You are on page 1of 315

FELSEFENIN TEMEL ILKELERI

(MAKSIDU'L-FELSFE)

EBU HAMtD EL-GAZL

Arapa'dan eviren Cemaleddin Erdeme i

Sunu Prof. Dr. A l p a r s l a n A k g e n Giri ve Tahkik ' S l e y m a n Dnya

VAD

YAYINLARI

Eb Hamid Muhammed b. Muhammed el-Gal, hicr 450, milad 1058 y!ndn Horasnn'm T'ih jchrinde dodu, 1077'der 1085'e kadar tmamu'l-Haremeyn el-Cvcyn'dtn ders aidi. tlnut vfHlndan sonra Nizsmu'l-Miillt'n yanna giici. Onun ilm maviri vc bMjhkkusu (ilJu. lOyi'dt! henz 33 yakndayken Nizamu'l-Mlk tarafndan o dnemin ct nemli lm unvan olan li(dHt Nizamiye Medresesi basmderrisliine atand, li medresede saylar 300't viirnr renciye durs verdi. Alt ay kadar devam eden tiddi bir ilm phecilie kapld. Hayatnn bundan sunrak dovrciindc yaamn ziihd ve ibadetle geirdii biliniyor, 111 l'de doduu yer olan Ts'da veia .'dcn Gazl yetmie yakn eser yazm, bnlarn nemli bir ksm da Trke'ye ^t-vnlmitr. hy Ulflmiiddn, Mj;ktu'l-Evr, Tehju'ut-Felnfe, K\my-\ Saadet, EI-MuJ; mm ed-DalSl, ei,MiUlos/fl, el-lkc\sifi'l-Uikadgibi kilaplar Trke'yc evrilenlerden sadece bir kadr.

Vd Yaynlar: 180 Felsefe Dizisi: 19 Ebli Hamid El-Gazil Felsefenin Temel lkeleri Arapa'dan eviren Cemaleddin Erdemci

Prof Dr. Alparslan Akjjen GiTfve TMk Sleyman Dnya eviriye Esas Alnan Metin Maksd'nl-Felsife (Sleyman Dnya tahkiki) Kahire: Dru'l-Maril', I9fi! Yayma Hazrlayan Yasin Akray &. Ercan cn V a d i Yaynlar. 1997 1. Basm, Eyll, 2001 2. Basm, Kasm 2002 KafKik Ttaamm Utt Erba Dig, Sayfa diieni ESAM Montaj, Bask ve Cilt HSer Matbaas ISBN 975-6768-15-0

www.vadiyayinlari.com
VAD YAYINLAllI Bayndr S L .6/B Kzlay/ANKARA Tvl: 312. 435 98 65-4-35 64 89-418 65 70
FHI: 312. 405 79 03

IINDEKILER

evirenin nsz Sunu: Alparslan Akgen Giri: Sleyman Dnya Mukaddime: Gazt

^ ^'

1. BLM MANTK
M A N T I K L M N N F A Y D A L A R I VE B L M L E R M A N T I K LMNN F A Y D A L A R M A N T I K LMNN K I S I M L A R I V E T E R T B I. MANTIK LMNN BLMLER LAFIZLARIN D E L L E T II- T M E L K A V R A M L A R LKLERNN FARKLILII V E KISIMLARI LNTSEL'IN ( A R A Z ) B L M L E R ZSEL'E ( Z A T ) DAR A Y I R I M L A R III- T E K L A N L A M L A R I N B R L E M V E N E R M E L E R N K I S I M L A R I NERME ETLER A - Yklem vc art Esasna G r e n e r m e LYklemli nerme: 2 , Bitiik Sard nerme: R- Yklemlerine Girc nermeler C - Konuanna Gre nermeler D-Yklcmin Konuyla likisi Bakmndan nermeler E-Oncrmelcrin Rirhirini Nakzermcsi F-Aksetme Durumuna G r e n e r m e IV. KIYAS'IN YAPILACAI NERMELERN BRLEM 1. K I Y A S I N F O R M U KESN ( K T l R A N l ) K I Y A S L A R SEMEL (STSNAU) KIYASLAR HULF KIYAS TMEVARIM (STKRA) 50 52 5.3 57 5 58 58 5 59 61 62 6.1 65 Aft 66 67 76 79 79 41 ^' 44 46 46

A N A L O ] ! (TEMSL) BRLEK K I Y A S L A R 2. K I Y A S I N M A D D E S 1. Evveliydi 2. MdJsust 3 . Mucerrebt 4. Mutevatir Bilgfler 5. Kjas, tabii olarak kendisinde 6. Vehmiyat 7. Me^hra 8. Makbult 9 . Museliemt O. Mu^ebhtht i. Grnrde 12. Mazmmt 3. Muhayyeldi N C L L E R N KULLANIMINA DAR K I Y A S A DAIR S O N S Z V. B U R H A N VE KIYASIN EKLERt I- Bilimsel somlar ve ksmlar L Burhan kyaslar ]]I- Burhan limlerin Kullanld Yerler ]V- Brhan'm ncllerinin arriar mefhurlar bulunan nermeler (Ftriyt)

80 4 86 8? ^8 88 89 89 90 91 92 92 92 93 93 93 95 98 98 99 100 102

IL BLM ILAHIYAT
BRNC M U K A D D M E ; LMLERN S I N I F L A N D I R I L M A S I KNC M U K A D D M E : M A T E M A T K , T A B A T V E METAFZK BLMLERNN K O N U L A R I N A D A R MAKALELER BRNC MAKALE: VARLIIN KISIMLARI, H K M L E R VE ZSEL LNTLER I. A Y R M : C E V H E R V E LNT O L A R A K V A R L K CSMN HAKKAT C S M L E R N FARKL BRLEM BMLER MADDE ( H E Y U L A ) VE F O R M U N BAIMSIZ O L A M A M A L A R I ILINTILER ( A R A Z L A R ) LNTLERN G R L E R I n. A Y R I M ; T M E L V E T K E L O L A R A K V A R L I K T m e l ve tikele dair kurallar III. A Y R I M : BIR V E O K O L M A B A K I M I N D A N V A R L K U3 113 116 118 126 129 Hi 137 137 143 111 18

V. AYRIM: N C E L I K V E S O N R A L I K B A K M N D A N V A R L K V . AYRM; NEDEN V E NEDENLI O L A R A K VARLIK V. AYRM: S O N L U V E S O N S U Z O L M A B A K M N D A N V A R L K S O N S U Z L U U N JMKANS/2L VII. A Y R I M : FL V E G H A L N I 3 E O L M A K B A K M N D A N V A R L K VIII. A Y R M : Z O R U N L U V E M M K N V A R L K KNC MAKALE: Z O R U N L U VARLIK: ZT'I V E SIEATLARI N C MAKALE: LK VARLIIN SIFATLARI, DDALAR V E B R GR SFATLARA D A I R S O N SZ D R D N C MAKALE: VARLIKLARIN KISIMLARI GKSEL CISIMLER BENC MAKALE: EYANIN LK PRENSPTEN V A R OLMASI NEDEN V E NEDENLILERIN T E R T I B I N e d e n ve Nedenlilerin, Nedenlerin Nedeni O l a n Br'e Ykselmesi

146 147 151 152 15.5 158 163

174 195 198 210 224 224 224

. BLM TABIAT BILIMLERI


BRNC MAKALE: B T N CSMLERDE B U L U N A N ORTAK ZELLKLER 1. H A R E K E T 2. M E K N KNC MAKALE: BAST CSMLER V E ZEL MEKANLAR'A DAR N C MAKALE: KARIIMLAR VE BRLEMLER Birinci inceleme: Karmn ( m i a c ) hakikati kine i inceleme; Unsurlarn ilk harmanlanmas U n c inceleme: Buhar maddesinden, atmosferde olujan eyler Drdnc inceleme: Duman maddesinden meydana gelen jeyler Besinci inceleme; Madenlere dair D R D N C MAKALE: BTKSEL, H A Y V A N S A L VE NSAN NEFSE DAR ZAHIR D R A K L A R I N GEREKLII I (BATN) DUYULAR INSANNEFS BENC MAKALE: EAAL AKILDAN NEFSLERE VERLENLER 272 274 280 282 293 238 238 244 250 264 264 265 266 269 270

evirenin nsz

slm dnyasnn yetitirdii nemli ahsiyetlerden biri olan Gaz, kelam, felsefe, mantk, tasavvuf ve usre dair yazd eserlerle slm dncesinin geliimine nemli katklarda bulunmu ve Hccetu'l slm unvanna layk grlm bir alimdir, islm dncesinin hemen hemen her alannda eserler vermi olan Gazl, kelm ilminde bir r am ve mutaahirin kelmn balatmtr. Bu dnemin en belirgin zellikleri kelm ilminde m a n t n bir l olarak kullanlmas ve felsef konularn incelenmesidir. Gazl kelm ilminde "mtekaddmn" ve "mteahhirn" eklinde bir ayrm meydana getirirken, slm felsefesinde de bir krlma meydana getirdii kabul edilmektedir. O n u n felsefeye ynelttii eletirilerin felsefi dnceyi ykt ve gerilettii iddia edilmektedir. Gazl'ye kadar islm bilginleri genelde felsefe karsnda ifrat ve tefrit eklinde bir tutum sergilerken, Gazl ilk defa felsefeyi anlamaya alm ve ayn zamanda ona sert eletiriler yneltmitir. Gazl ncelikle eletirecei konuyu hak-batl, doru-yanl ayrm yapmadan ortaya koymaya alr, daha sonra da eletiri iine giriir. Gazali bunu bir metot olarak benim.'^emi grnmektedir. Nitekim onun batnler ve felsefeciler karsndaki tutumu bu ekilde olmutur. slm dncesini besleyen ana damarlardan birini felsefe olutur maktadr. Mslmanlar ok erken bir dnemde Yunan felsefesi ile tLinm, tercmeler yoluyla ondan istifade etmeye almlardrOzellikle Aristo felsefesi Mslmanlar arasnda ilgi grm ve aln dnyasnda bu kaynaktan beslenen Kindi, Frb, Ibn Sina gibi Me filozoflar yetimilerdir. Bir kelamc olan Gazali felsefeye de ilgi duymu ve bu alanda eserler yazmtr. Bu eserlerin ilki Maksdu'iPelsife'6'\T. Gazl bu eserinde felsefecilerin grlerini aralarnda doru-yani, hak-batl ayrm yapmadan olduu gibi aktarmaya ahmitr. Eletirilerini ise bu kitaptan sonra yazacan ilan ettii

Tehft'l'Felsife adl eserine brakmtr. Gerekten de Gaz bu ese rinde felsefecilerin mantk, ilahiyat ve tabiat bilimlerine dair grle rini aktarrken son derece titiz davranmtr, Ga:lfnin Tehft'l Felsife adl eseri Prof. Dr. Bekir Karla ta rafndan daha nce Felsefecilerin Tutarszlk adyla tercme edilip ya ynland halde bunun bir girii mahiyetindeki Maksdu'l-Felsife adl eseri bu gne kadar tercme edilmemitir. Gazlfnin felsefeyle olan ilikisinin ortaya konulmas, dnce seyrinin renilmesi ve islm felsefesinin renilmesinde bir ilk adm olabilecek bu kitabn tercme edilmesini bu adan gerekli grdk. Kitabn edisyon kritiini yapp A r a p a olarak yaynlayan Sleyman Dnya metnin daha iyi anlalmasna katkda bulunmak amacyla dipnotlarla aklamalarda bulunmutu. Biz de onun bu notlarn olduu gibi tercme ettik, zorunlu aklamalar yapma zo runda kaldmzda bLinu yldz iaretiyle gsterdik. Kitabn adnn Trke karl FeUefecilerin/Filozofhmn Melisadan olduu halde ierdii konulan gz nnde bulundurarak sayn Alparslan Akgen'in de tavsiyesiyle Felsefenin Temel lkeleri adyla yaynlamay uygun grdk. Bu eserin tercmesi esnasnda yardmlarn esirgemeyen tm dost lara, zellikle Maksd'm Gazl'nin eserleri iindeki yerini ve felsefeye olan katksn tantan bir sunu yazs gnderme nezaketinde blunan hocamz Prof. Dr. Alpaslan Akgen'c, kitabn ilahiyat ve tabiat bilimleri blmlerini okuyup gerekli dzeltmeleri yapan A . . ilahi yat fakltesinden Dr. Grbz Deniz ile yine ayn faklteden, kitabn Mantk bilimleri blmn okuyup dzeltmelerde bulunan Dr. smail Kz'e, Vadi Yaynlar'nn emekdarar ve editrleri olan Ercan e n ve Yasin Aktay'a teekkr f edilmesi gereken bir bor olarak gryorum. Yce Allah'n bizi almalarmzda muvaffak klmasn diliyorum

Cemalettin Erdemci Ankara, Eyll 2 0 0 0

kinci Baskya nsz

evirisini yaptmz "Makasidu'l-Felsife"nin birinci basks ksa denilebilecek bir srede tkenmi bulunmaktadr. evirinin birinci basksna dair eletiriler yneltilmiti, bu eletirileri gz nnde bulundurarak kitab batan sona, gzden geirdik. Ayrca kitap baskya girdikten sonra tercmeye esas aldmz Sleyman Dnya'nn basksnn yan sra Muhyiddin Sabri el-Kurd tarafndan Kahire'dc yaynlanan bir basksnn daha olduunu rendik, ikinci baskya hazrlarken Muhyiddin Sabri'nin basksn da gznnde bulun durduk ve farkllklara iaret errik. Yce Allah'n bizi almalarmzda muvaffak klmasn diliyorum

Cemalettin Erdemci Ankara, Kasm 2002

SUNU

ALPARSLAN

AIKGEN

islm felsefesi tarihini dnemlerine blmek istersek bunu herhalde ev vel emirde Gazl ncesi ve sonras olmak zere ikiye ayrabiliriz. Bunu belirrmekten maksadmz, byle bir dnemlendirmenin doru ve sa lkl olduunu savunmak iin deil, Gazl dnce nizamnn (system) slm felsefesi tarihindeki nemini ifade edebilmek iindir. Aneak islm felsefesi tarihinin elimizde geerli bir dnemlendirilmi tarihi mevcut deildir. Bunu gz nnde tutarsak, dnce tarihimizi geici olarak bile olsa bu ekilde dnemlendirmenin tamamen rastgele olduunu syleyemeyiz. ncelikle bir tarihi dnemlere ayrrken belli zaman dilimleri ierisinde o tarihin geirdii nemli deiiklikler gz nne alnmaktadr. Bu durumda Gazl ncesi ve sonras dnce mizde ayn deiimi muahade etmekteyiz. Durum sadece bundan ibaret olmayp Gazl ncesi islm dncesinin belli bir takm zellikler ierdiini ve bunlarn birbiri ierisinde bir tutarll olduunu savu nabiliriz. Ayn durum Gazl sonras iin de geerlidir. Ancak genel islm dnce tarihi iin bu durumu baz elikilere dmeden savu namayz. Mesela Gazl ncesi Tasavvuf dncesinin daha zahidne bir yaklam ile Gazl sonras Suhraverdi ve Ibn Arabi gelenei ile felsefeleen tasavvuf dncesi arasnda nemli farkllklar vardr. Nitekim Gazl sonras islm dncesi bu felsef tasavvufun ar etki sinde olduu halde, Gazl ncesi slm felsefesi bundan uzaktr. Bu farkllamada Gazl'nin etkin olduunu ve hatta islm dnce tari-

Prof. Dr. Alparsliit A k g e n , Fatih niversitesi, F e n Edehiyat Fal;tcsi retini yesidir.

hinin bu yne doru akmasnda Gazl'nin nemli bir rol oynadm rahatlkla syleyebiliriz. slm felsefesinin akn bylesine deitirmede Gazl nasl bir rol oynad? Bu sorunun cevabn herhalde Gazl'nin eserini dikkate alarak cevaplayabiliriz. Bunlardan birincisi, el-Mnkiz min'ed-Dalal; ikincisi, Tehaft'l'Felasife ve ncs, Mikatu'l-Envar'dr. Burada Trke evirisinin ilk defa sunulduu Makstd el-Felasife, ikinci grup taki esere ilave olarak ele alnabilir. Bu eser zinciri ierisinde Gazl'nin slm felsefesindeki yerini gstermeye alarak burada ksaca Maksd olarak anacamz bu almann nemine iaret etmeye gayret edeceiz. Minktz, Tehafut, ve Mithat ls, zellikle eitli Bat dillerinde yeterince almalara konu olmutur. Maksd ile ilgili almalar ise yok denecek kadar azdr. Bu almalarn ortaya koyduu grnmden de anlalaca gibi Gazl kendi devrinin eitli dnce akmlarn ya kndan takip etmitir. Bunlardan ilgisini eken tanesine ise ayr bir nem vermitir. Bunlar da felsefe, kelm ve tasavvuf dnceleridir. Bylesine nemli bir filozofun bu akmlar yakndan incelemesi, bun lardan hangi yne kaymas ile kendinden sonraki felsefe okullarnn ynnn deimesine katkda bulunaca aktr. lk olarak Gazl Aristocu felsefeyi irdelemitir. Bunu yapabilmek iin Me olarak ad landrlan Aristo geleneinin felsefi nizamn analitik olarak Mflksid'da ortaya koymaktadr. Burada da grlecei gibi Me felsefe sinin temel birimi vardir: 1. Mantk, 2. Fizik veya Tabiat Felsefesi ve 3. Metafizik. Gazl de tahlilini bu adan yapmaktadir. Bu a lmasyla Tehaft'e bir nevi giri hazrl yapmaktayd, Aratrmalar, onun eletirilerinin daha ziyade metafizik zerine younlamasna yol amtr. Ona gre, Melerin en fazla hata yaptklar konu ve bu yzden de Kur'an'Ia elikiye dtkleri alan metafiziktir. Bu yzden Me metafiziinin yeterince incelenmesini Maksd'de lzumlu gr mtr. Maksd'm ana hedefini daha ak olarak tahlil edebilmek iin fel sefe geleneinin Gazl'ye kadar ulat dnemin genel olarak ince lenmesi yerinde olacaktir. Bu gelenei Gazl ok ak bir ekilde yuka rda zikrettiimiz eser lsnden Munkiz'de ele almaktadir. Bu eserin12

deki tahlilinden de anlalaca gibi, Gazl ve aslnda btn slm d nrleri 'felsefe' denince sadece ve sadece Yunan felsef geleneini ve zellikle de Aristocu dnce nizamn (svstem) anlyordu. Onlara gre, 'felsefe' kelimesi bu dnce nizamna verilen bir ad idi. slm medeniyeti ierisindeki felsefeye tekabl eden dnce nizam iin ise genellikle 'kelam' ad kullanlmakta idi. Fakat bugn iin felsefe, arnk Aristocu veya Yunan felsefe geleneine hasredilen bir ad deil, aksine akl ile dnce nizam kurmak ile ilgilenen bilgi alanna verilen bir addr. Bu nemli konuyu gz nnde rutarsak, Gazl'nin yaad zamanda onu filozof olarak tavsif etmek sadece yanl olmaz ayn zamanda ona bir hakaret olurdu. Hatta yukardaki eser lsnden Mun/ci^'den anlaldma gre, Gazl kendisini ne bir filozof ne de bir mtekellim olarak gryordu. Belki o, kendisini btn bu dnce nizamlarm aratran ve eletiren bir islm dnr olarak gryordu. Ancak gnmzdeki 'felsefe' teriminin kazand anlam gz nnde tutarsak ona bugn iin bir filozof nazaryla bakabiliriz. te Maksd ve hatta Tehafut bu adan deerlendirilebilir. Gazl'nin kendi deerlendirmesine dnecek olursak, Munkiz'de Aristocu felsefeyi Islm adan ele aldn grrz. Mantk, matema tik ve astronomi gibi bilimlerin ele aldklar konularn dinin ilgi ala nna giren konularla akmadn burada aka sylemektedir. Bu durumda bu bilimlerde ileri srlen nazariyeler, din asndan deer lendirilemez. Ancak biz bunlar kendi bilimleri asndan ele alp in celeyebilir ve yanllar varsa ortaya koyabiliriz. Bu bilimlerde yaplacak yanllarn dini bir sorumluluk tamad bylece anlalabilir. Fizikte ise sebeplilik gibi baz sorunlarn dini, nemli bir ekilde ilgilendirdi ini belirtmektedir. Bunun dnda fizik biliminin de din bir sorum luluk tamad anlalmaktadr. Sebeplilik sorununda ise sebep-sonu arasndaki ilikinin zorunlu olarak belirtilmesinin eletirilebileceini zaten Tehaft'te ortaya koymutur. Zira Gazl'ye gre, sebep ile sontcun zorunlu balam ileri srlrse Allah'n yaratmadaki iradesi orta dan kalkmaktadr. Ayrca mucizelerin aklen aklanmas g bir durum almaktadr. Metafizik veya Aristo'nun kendi deyimi ile ilk felsefeye gelince du rum tamamen farkldr. Bu biUmin konusu tamamen dinle akmak13

tadr. O halde bu bilimde dine zt den bir felsefi nazariye zorunlu olarak yanl olmaldr. Mesela, metafizik Allah'n varlndan ve zatndan bahsetmektedir; Me filozoflara gre, Allah ezel olmasna ramen yaratlan kinat da ezeldir. Halbuki din adan kinatn yara tlm olmas onun ezel deil, hadis olduunu akla sylemektedir. Dier taraftan Allah'n cz'iyyat klller suretinde bilmesi baz nemli sorunlara yol amaktadr. nk klller genel zellikler olduklarndan tekabl ettikleri cz'ler hakknda bi2e net bilgi veremezler. Bu da Allah'n h! cz'leri bilmedii sonucunu dourmaktadr. Halbuki Kur'an Allah'n her seyi en ince ayrntsna kadar ok iyi bildiini, yani alm olduunu belirtmektedir. te burada filozoflarn dzeltilmesi gerekir. Gazl'ye gre bu durumlarda bir Mslman dnrnn Kur'an' esas alp konuya yle yaklamas gerekmektedir. Yukarda szn ettiimiz eser lsnden Mithat'a gelince bu ese rin Gazl'nin taknd Munkiz'de tavr belirlediini syleyebiliriz. Y i n e belirttii gibi hakikati aratranlardan en isabetli yolu seen-

lerin tasavvuf ehli olduu anlalmaktadr. Zira bu aratrmaclar, kendi akllarna deil, dini olduu gibi yaayarak kalbe ilham yolu ile yakn olarak gelen hakikata gvenmektedirler. Yaknin ise aklen isbata ihti yac yoktur, zira doruluu bizzat yaanmakla bilinmektedir. Ancak bu rada tasavvufun tarikat anlamna gelmediini belirtmek yerinde olacak tr ve ne yazk ki Gazl'nin tasavvuftan ne anladn tam olarak or taya koyan bir alma henz mevcut deildir. Mithat'la se, byle bir hakikatin nasl ifade edilebileceinin bir nevi basit bir rneini sergi lemektedir. Bylece zannedersem Maksd'in dnce ortamm biraz da olsa akla kavuturmu olduk. Ayrca bu dnce okuluna Gazl'nin yaklamn da bylece ksa olarak zetledikten sonra Moksd' neden yazdna ve bu kitapta ele ald konulara ksaca dei nelim. Tehaft'te belirttiinden anlaldna gre, Gazl Maksd'i Me

felsefeyi, gayet derinden inceleyip anladn ispatlamak iin yazmtr. Neden bunun ispatnn gerektii ise tamamen ayr bir sorudur. lk nce, burada Maksd'in ieriinden de anlalaca gibi Me felsefesi ok soyut kavramlarla ifade edildiinden anlalmas biraz zor idi. Uzun bir sre bu felsefeyi almaya dayanamayan ilim adamlar anlayamadkH

lan iin Aristocu felsefeyi almay terk etmilerdir. Gazl bu eseri yazmakla bir nevi bunu anlamaktan aciz olmadn ortaya koymak is temitir. Geri bu yaklam yine de yersiz grnmektedir, zira Tehafut gibi bir eseri yazmak zaten bunu isbat iin yeterlidir. kinci olarak, bence asl amac da budur, konuya tarafsz yaklatn sergilemek iste mitir. Gerek de budur; Gazl Me felsefeyi ok samimi olarak de rinden anlamak ve iindeki hakikatlan benimsemek iin incelemitir. Ancak bu incelemeleri felsefenin ruhun derinliklerinde yatan itmi'nan arayc itiyakn dindiremediinin farkna varmtr. Bu ruh itmi'nan, Gazl din yaantda bulduundan ve bu ynde aba gsteren hakikat aratrclarnn tasavvuf ehli olduunu anladndan felsefeyi terk edip tasavvuf yolunu semitir. Bu bakmdan Maksd'in Gazl'nin fikr gelimesindeki rol cidd olarak nemsenecek kadar byktr. Maksd, dier zet olarak sunulan Me eserlerinin bir nevi tak lididir. Aristo nizamn yanl anlad ileri srlmesin diye Gazl bu yolu kastl olarak semitir. Bu adan Maksd, mesela bn Sina'nn Uyun el'Hikme* ve Necat adl eserleri ile karlatrlabilir. Bu eserlerde olduu gibi, Maksd Aristo nizamnn temel esas zerine kuruldu unu ve bunlarn Mantk, Metafizik (llahiyyt) ve Fizik (Tabi'iyyt) olduunu belirtmektedir. te Maksd, bu nemli bilimi Aristo ni zamnda anlald ekliyle ortaya koymaktan ibarettir. Birinci bilim olan Mantk, nce iki temel blme ayrlmtr, Aristocularn takip ettii snflandrma da byledir: 1. Tasavvurt, 2. Tasdikt. Bu snflandrma bilgi nazariyesi asndan yaplmaktadr; zira mantken insan bir konu hakknda bilgi elde etmek istediinde nce o konu ile ilgili kavramlar renir, sonra o kavramlar eitli ekillerde birletirerek o konu hakknda birtakm fikirler yrtr. te Aristo mantnda kavramlar bilgisine 'tasavvurt' denmektedir. Bir adan ta savvuf demek bit nesnenin veya sorunun zihinde kavramsal olarak temsil edilmesi demektir. Bu kavramlarn birletirilerek o konu hak knda bilgi retilmesi ise eitli cmlelerle olur ki, bu cmlelerin doru

R eser A l p a r s l a n A k g e n v c M e h m e t Hayri Krhiiofjlu

rarafndan Trke'ye

evrilmi olup Kitabiyt Yaynlan tarafndan yakmda fjn na karlacaktr.

15

veya yanl olma zellii vardr. Bu tr cmlelere Aristo mantnda 'tasdikr' denmektedir. te tasdikt hu anlamda bir nevi fikir yrtme bilgisidir. Ancak hu bilgi iki trldr; birincisi akl yrtmeden sadece bir hkmle ifade edilen fikir, ki buna 'nerme' veya eski mantkta 'kaziye' denmektedir; ikincisi, bu nermelerin akl yrterek birleti rilmesi ile oluturulan ispatlardr ki bunlara da 'kyas' denmektedir, ite Aristo mant, zihnimizin kulland bu bilgi edinme ekillerinin bi imlerini inceleyen bir bilimdir. Bu eserde bunlar ayrntl olarak Gazl ortaya koymaktadr. ikinci bilim ise, ilahiyyttr. lahiyat, Aristo'nun metafizik iin kulland Theologia kelimesinin Arapa'ya evrilmi eklidir. Bazan Aristo'nun kulland ilk felsefe (el-felsefet'ul-l) deyimi de bu bilim iin bir ad olarak kullanlmaktadr. Konusu ise varlklar dier bilim lerde olduu gibi tek tek incelemek deil, aksine varl sadece varlk olarak genel adan incelemektir. Bu dunmda en genel varlk olarak Tanr, btn varln en niha noktas olduundan ilahiyatin temel amac sadece Tanr'yi incelemektir. O halde Tanr, bizzat bu bilimin konusu olduu halde, varla temel alnan dier cevherler ise, araz ola rak bu bilimin konusu olurlar. Bu belirlemeden sonra, Gazl dier Me filozoflarda olduu gibi sras ile varln ne olduunu ve genel snflandrmasn ele alp, sonra cisim, cevher, ilinti (araz), kuvve, fiil, vacib, mmkn, madde ve biim gibi Aristo metafiziinin temel kavramlarn aklamaya a lmaktadr. Bundan sonra Melerin Gksel cisimler (el-ecsm elsemviyye) hakkndaki metafizik aklamalarna yer vermektedir. Maksd'e Gazl, bu fikirleri olduu gibi ilemi, herhangi bir deer lendirme veya eletirmeye girimemitir. Bundan gayesi, yukarda da be lirttiimiz gibi filozoflarn grlerini yorum katmadan olduu gibi ob jektif olarak ortaya koymaktr. Me nizamnn ele ald nc temel bilim ise, fiziktir (tabi'iyyt). Bu bilim maddeyi, varlk alanna girdikten sonra tabi alemde geirdii deiiklikleri ile ele almaktadr. Bu adan madde ilk nce, bil'kuvve varken biim kazanarak bil'fiil var olur. Maddenin byle ald ilk biim drt unsurun meydana gelmesine yol aar; drt unsurdan {hava, su, toprak ve ate), srasyla mineral ve madenler, 16

daha sonra bitkiler ve hayvanlar meydana gelir. Bitki, maddenin ilk canhik kazanm ekli olduundan br hareket kabiliyeti vardr. Aristo felsefesinde ve ashnda eski Yunan felsefesinde hareketin nasl meydana geldii bir muamma gibi onlar devaml uratrmtr. Cansz olan maddenin nasl hareket ettii onlar iin adeta mucizev bir eydi. Bu dan Aristo fiziinin bir nevi temel ilkesi saylabilecek nemli bir fi zik ilkesi ile karlamaktayz; insan gibi ancak ruhu olan bir varlk ha reket edebilir. O halde bitkilerin de onlara hareketlilik kazandran br ilkesi vardr, buna 'bitkisel ruh' {el-nefs el-ncbatiyye) denmektedir. Bitkiler, maddenin ruhla birletii ilk varlk alan olduundan ruhun tanm, "canllk zellii tayan bir madd cismin kazand ilk m kemmellik" olarak yaplmaktadr. Bundan, ruhun mkemmel bir var lk olduu sonucu rahatlkla karlabilir, ancak hem bitkisel hem de hayvansal ruhlar soyut akl hakikatlara ulaamadklar iin ulatklar madd mkemmellikte kalp lmden sonra bedenle birlikte dalp yok olurlar, insan ruhu (el-nefs el-natika) ise byle deildir. Ulat soyutluk onun lmden sonra bekas iin yeterlidir. Bylece Aristo fi zii, onun psikolojisini de iermektedir. Bunlarn zeti dnda Gazl, Arsito fiziinin hareket, sebeplilik, atom ve cisimlerin dier zellikleri gibi konulan olduu gibi ortaya koymaya almaktadr. Maksd'm genel bir deerlendirmesini nasl yapabiliriz? unu he eletirmi

men belirtelim ki, Gazl'nin kendi dnce yaps ierisinde bu eserin yeri ok azdr, nk bu eserdeki fikirlerin ounu Tehafut'ta ve reddetmitir. Ancak dier bir ounu da benimsemi vc uygulam tr. Bu adan Gazl'nin kendi dncesini anlamada bu eser bize pek faydal olamaz. Fakat Me felsefesini anlamada ve deerlendirmede nemli bit eser olarak ele alnabilir. Dier taraftan ayet bu eserin yle bir nemi varsa neden Meler bunu esas alp erh yazarak bir nevi medrese ders kitab gibi kullanmamlar sorusu gndeme gelmektedir. Bu adan, mesela, diyebiliriz ki, Ebher'nin Hidayet'ul-Hikme' si ok daha baarl olmu ve buna bir ok erhler ve haiyeler yazlmtr. Acaba Gazl Me felsefeyi Ebher kadar baarl olarak ortaya koya mad m? Bir defa, Ebher'nin Hidayet'ul-Hikme'i le karlatrld nda, Maksd'm daha ayrntl olduunu grrz. Kullanlan dil ve yaklam asndan aralarnda benzerlik olmasn da gz nnde tutnr-

17

sak zannedersem Ebher'nin eserinin baarsn onun bizzat Me ol masna balayabiliriz. Gazl'nin bu eserinin slm dnyasnda rabet grmemesinin herhalde en nemli sebebi onun Meleri eletirmek iin bu eseri yazm olmasdr. Nitekim Maksd Latince'ye ilk evrilen eserler arasnda olup bu yzden onun yanllkla Me filozof olarak nceleri tannmasina yol amtr. Maksd ile ilgili dier bir konu da bu eserin Gazl sonras slm dncesine olan etkisidir. Yukarda belirttiimiz gibi bu eserin Meler zerindeki etkisi grld kadaryla yok denecek kadar azdr. zellikle Mafesd'a bal olarak veya onun etrafnda gelimi bir literarrn pek az olduunu gz nnde rutarsak bunu rahatlkla syleyebiliriz. Buna ramen Mcisid'm Ebheri'nin Hidayet'd-Hikme' si ile ilikili allmasna ihtiya olduuna inanyorum. Bu tr eserlerin Maksulan, ayet bir istifade sz konusu ise, ne lde istifade ettiklerini incelemek durumundayz. Bu yzden belki a c e l e c i olmamakta yarar olabilir. Maksd'm etkilediini dnebileceimiz ikinci grup dnrler phesiz ki kelamelardr. A n c a k kelmclar zerindeki etkisinin do layl olduunu syleyebiliriz. Razi ve Tusi dnda bu eserle ilgilenen kelmc ok azdr. nk bu iki filozof Me dncesi ile ilgilen milerdi, bu yzden Gazl'nin Maksd'ina ilgisiz kalamazlar. Bunlar da belirttikten sonra sont olarak diyebiliriz ki, Gazl aslnda Me terminolojisini bu eserinde iyice hazmetmi ve daha sonraki eserlerinde bunlar kullanarak nemli lde bu terimlerin meruluk kazanma snda nclk etmitir. Bir bakma eletirdii felsefenin nemli lde slm dncesine tanmasnda dolayl da olsa yardmc olmutur. Bu adan bakldnda Maksd'm nemsiz bir eser olduu sylenemez, ak sine bizce ok nemlidir. Yukarda Gazl dncesi asndan bu ese rin yerinin ok az olduunu belirttik. Bu saptama Maksd'in nem.siz bir eser olduu eklinde anlalmamaldr. Bunu sylerken kasdettiimiz, Gazl'nin Me okuluna mensub olmamasndan dolay burada zellikle metafizikte ortaya konan retileri kabul etmedii eklinde anlalmaldr. Aksi halde bylesine zerinde durulmu ve incelenmi bir dnce nizamnn dnr zerinde etkili olmadn dnmek mantk ddr. Bizce bu eserin Gazl'nin fikir yapsnda nemli etki leri olmutur. 18

Bunu ileri srerken Makst'\n Gazl'nin fikir yapsndaki etkile rinin ortaya konmas gerekir. Maiesef bu ksa sunuta bunu yapmamz mmkn olmad gibi, Makstd dnda Gazl'nin dier btn eserlerinin tek tek Maksd nda incelenmesini gerektirmektedir. Zannedersem buradaki belirlediimiz bir ok sorun bu eser zerinde ok allmas ihtiyacn yeterince gndeme getirmitir. Dileimiz bu ter cmenin bu ihtiyaca bir nebze de olsa katkda bulunmasdr. Bunu gz nnde tutarsak, mtercimin ilim hayatmsa katks kendiliinden anlalacaktr. Bu konudaki hizmetlerinden dolay Vadi Yaymlar'n da tebrik eder, bu tr hizmetlerinin devamn dileriz.

19

GR

SLEYMAN DNYA

Gazal, Felsefecilerin

Maksatlan

ifadesi ile felsefecilerin grlerini, d

ncelerini ve teorilerini kastetmektedir. Gazl bn kitabm felsefecile rin mantk, ilahiyat ve tabiat bilimlerine dair grlerinin ve dnce lerinin deerli bir zetinden oluturmutur. Kukusuz felsefecilerin bu bilimin drnda ilgilendikleri baka bilimler de vardr. Fakat Gazl'yi bu kitab yazmaya iten temel neden bu bilimler olduu iin bunlarla yetinmitir. Bu ama Gazl'nin zihnini megul eden baz fel sefi problemleri felsefecilerle tartma isteine dayanmaktadr. Gazl felsefecilerin felsefelerinde kullandklar aralarn dayanksz ve zayf olduklarn grmtr. Bu meseleler ilahiyat ve u>iat bilimi diye isimlen dirilen bilimlerin iinde yer almaktadr. Felsefecilerin problemleri kendileriyle zmek istedikleri bu aralar zayf oldvklan gibi, bu prob lemler islam'da kabul edilmi ve bilinen eylerle de akmaktadr. Gazl ancak hedefleri ve amalar bilinen ve aklanan bir eyi ele tirmek mmkn olacamdan bu meseleleri tartmaya amadan nce felsefecilerin gzyle bu problemleri sunmay uygun bulmutur. Bu meseleler yukarda ifade ettiimiz gibi tabiat bilimi ve ilahiyar bilimi diye isimlendirdiimiz bilimlerin iinde yer aldklarndan Gazl kitabn iki blme ayrmtr. Birincisi ilahiyat blmdr ve bu blmde ilahiyat biliminin meseleleri felsefecilerin bak alaryla sunulmaktadr, ikincisi tabiat bilimidir. Bu blmde de tabiat bilimi nin meseleleri felsefecilerin bak asyla sunulmaktadr, Her iki bilim alannda dlen hatalar, her iki bilimin meselelerini zmek iin bir ara olarak kullandklar mantksal ilkelerin salam olmamasna da20

yandndan Gazl tabiat ve ilahiyat bilimlerinin yannda mantk bilimini de felsefecilerin bak asyla sunmay uygun grmtr. Btn felsefecilerin tabiat ve ilahiyat bilimlerindeki hatalarnn yan sra mantk ilmindeki hatalarn da ortaya karmak amacyla yapmamtr. Bilakis mantk ilminin meselelerini takrir etmek demek; tabiat ve ilahiyat bilimlerinde ihtilafa dlen problemleri zmek iin bir yntem olarak kullandklar vasta ( M a n t k ) zerinde ittifak edildiini ilan etmek anlamna gelir. Nitekim Gazl de felsefecilerin hataya dtkleri hususlar bizzat bu vastaya dayanarak ele alacaktr. Kitap blmden olumakta ve bilimi iermektedir; Mantk, ilahiyat, Tabiat bilimi. Gazlnin kendisi de kitabnn giriinde bu kitabn hikayesini u ekilde anlatmaktadr: ...imdi ben felsefecilerin mtarszlklarn, grlerinin eliikli ini, kartrmalarn ve sapmalarn aa karacak anlalr bir kitap yazmak istiyorum. Mezheplerini tancmadan, inanlarn retmeden size yardm etme umudu yoktur. Alglama biimlerini renmeden g rlerinin yanll zerinde durmak imkanszdr. Bu, yanlla ve ce halete atlmaktr. Felsefecilerin, tabii bilimler, ilhiyc ve mantk bilimlerindeki amalarn ve tutarszlklarn aralarnda hak batl ayrm yapmakszn aa karacak veciz bir eser sunmak istiyorum. Bununla da gayeleri d ndaki uzatma ve fazlalklara yer vermeksizin yalnzca szlerinin anla lmasn hedefliyorum. Bunu delilleriyle ilikisi olduuna inandm metinler sunmak suretiyle gerekletireceim. Kitabn amac ayn za manda kitabn da ismi olan felsefecilerin maksatlarn anlatmaktr. Felsefecilerin ilgilendikleri bilimlerin drt bilim olduunu size bildi reyim. Bunlar; matematik bilimleri, mantk bilimleri, tabiat bilimleri ve metafizik bilimlerdir. Evet, felsefecilerin ilgilendikleri bunlar ve bunlardan baka bilim lerdir. Kimi felsefeciler bu bilimlerin yan sra tp, ahlak ve kimi de mzik ile ilgilenmitir. Fakat Gazlf yi bu kitab yazmaya iten asl ne den/else/ec/erin tutarszlklartm ve kantrmalann aa karacak bir eser yazmak istedim sznde sakldr. Bu da Gazl'nin yalnzca elikiye d tklerini grd grleriyle yetineceini gstermektedir. Gazl'nin

21

elikiden (tenakuz) kast yalnzca hata deildir. Nitekim Gazl'yi TehfiUiCt' Fesife" ve onun girii mahiyetindeki Maksidu't-Felsife adl eserleri yasmaya iten sebep de felsefecilerin hatalar -salt Katalandeildir. Gazl'yi bu kitaplar yazmaya iten hatalar; dinin ilkeleri, te melleri, nan sistemiyle elien hatalardr, ite Gazl'yi bu iki kitab yazmaya iten hatalar bu zel hatalardr. Nitekim Tehfutu'l-Felsife giriinde Gazl'nin syledikleri bunu daha bir izah etmektedir: .... imdi., zeka ve anlay bakmndan kendilerim akran ve e&allerinden stn gren ve sekin olduklarna inanan bir grup grdm. Bunlar, islmm ibadetlerle ilgili vazifelerini kaldran, namaz klmak, yasaklardan korunmak gibi dini ritelleri kmseyen, eriatn snrla rn ve boyunduruklarn hafife alan, eriatn durak ve ballklarna kulak asmayan bir gruptur. Aksine bunlar erl zanlar reterek "Allah'n yolundan alkoyan, onda erilik arayan ve kendileri ahireti inkar eden" (Hud: 22) bir Toplulua uyuyorlar. Bunlarn kfrlerinin, doumlar ve yetimeleri islam dininin dnda gemi, babalan ve ara lar da o yolda yrm Yahudi ve Hristiyanlarn taklidi gibi ramdk kulaktan duyma taklitten baka bir dayanaklar yoktur. Bunlar ayn za manda doruyu bulmaktan alkoyan phelerden vc serap parlts gibi aldanc hayallere kanmaktan sadr olan teorik aranrnaUrdan baka bir eye dayanmazlar. Bu konuda bid'at ve heves ehlinden inanlar ve grler ile ilgili aratrma yapan gruplada ittifak iindedirler. Onlarn kfrlerinin yegane kayna; Sokrat, Bukrar (hpokrare.s), Ellarun, Aristoteles ve benleri devasa isimleri iitmeleri ve onlara tabi olan bir grubun onlarn matematik, manrk, tabiat vc ilahi bilimlerdeki titizliklerini, yntemlerinin gzelliini, akllarnn niteliini ve bu tr gizli hususlar ortaya karmadaki yksek zekalarn abartmalar ve saptmalar, art onlar hakknda unu aktarmalardr: Filozoflar akllannin ciddiyeti ve faziletlerinin okluu dolaysyla eriatleri ve mezhepleri inkar etmekre, dinlerin ve inanlarn ayrntlarn ret etmekte ve bunlarn, uydurulmu kanunlar ve aldanc hileler olduuna inanmaktadrlar.... Gazl'yi felsefecilerle atmaya gtren hatalar, etkileri dine sirayet eden bu tr felsefi hatalardr. Dinle atmaya srkleyen ve dinle felsefe arasnda bir husumet douran bilimler Gazalinin Meksidu'l'Felsife kitabnda zetledii ve Tehft'l-Felsfe adl eserinde tenkit ettii bilimlerdir. nin

22

Gazl, filozoflarn ilgilendikleri bilimler arasmdan setii ve Tehftul'Felsife'dG eletirecei bilimlere bir giri olsun diye Maksdta sunduu bilimleri u ekilde sunmaktadr. ...size filozoflarm ilgilendikleri bilimlerin drt olduunu bildiri yorum. Bunlar matematik bilimleri, mantk bilimleri, tabiat bilimleri ve ilahiyat bilimleridir. Matematik bilimleri; Aritmetik ve geometrinin gerekliliklerine deil, bizarihi geometrinin ve aritmetiin kendileri hakknda dn mektir. Aritmetik ve geometri akla aykr olmadklar gibi akhn onlar ret ve inkar etmesi de sz konusu deildir. yleyse bunlar ayrntl bir ekilde sunmamzm da bir anlam yoktur. lahiyar bilimleri: Felsefecilerin metafizik alanmdaki nanlarmm ou hakka aykrdr ve bu alanda dorular ok azdr. Mantk bilimleri: felsefeciler bu alanda genellikle doru bir me toda dayanrlar. Bu alanda hatalar ok azdr. Mantklar anlamlar ve amalarda deil, kavramlar ve aktarmlarnda hak ehline muhalefet et mektedirler. Onlarm amac delil karma yollarn sslemektir. Bu, na zar ehlinin de katld bir husustur. Tabiat Bilimleri: Bu alanda hak batlla kartrlm, isabet hataya benzetilmi durumdadr ve bu bilimlerde bir yenen ve yenilene hk metmek mmkn deildir. Bu eserden sonra yazacamz Tehft'lFelsife adl eserimizde btl olduuna inandmz hususlar aklaya caz. imdi Maksidu''Felsife adii bu eserimizde felsefecilerin grlerinin doruluunu yanlln aratrmadan ve bunlara sahip kmadan metinler sunacaz, Bunu bitirdiimizde inallah Tehfia'l' Felsife adn vereceimiz kitabmzda ciddi bir ekilde bu konu!;r aratracaz... Dikkat edilmesi gereken hususlardan biri udur; Gazlnin felsefe cilerin ilimlerini drt ile snrlandrmas genel bir snrlandrmadr. Gazlnin, matematik bilimlerinden bahsettii halde ne tantm ne de eletiri iin onlar sunmaya ihtiya duymamas, dier bilimi de, bi rinci kitabnda sunmak, ikinci kitabnda ise eletirmek amacyla ele almas, Gazl'nin iki kitabnda dile getirdii felsefi hatalarn, dinin temelleriyle atan hatalar olduunu daha br izah etmektedir. zerinde durulmas gereken ikinci husus ise udur; Gazlnin mantk ilminin genelUkle doru bir metoda dayand, andaki hatalann nadir ol duu sz gerekten kapal ve kark bir szdr. Gazl bu szyle man2-3

tk ilmini, Maksidu'l'Felsife'd&

sunup, Tehft'te.

eletirdii ilahiyar

ve tabiat bilimleriyle ayn grmektedir. Buna gre her ne kadar ilahiyar ve tabiat bilimlerindekine oranla mantk ilminde daha az hatalar var ise de (Gazlnin bizzat metni bunu te'kid ediyor) Gazalinin kendisi iin izdii metodun bir gerei olarak Makasidu'lgerekirdi. Bunun anlam udur. Gazalinin Maksd'ta bilimler hatalar ierdiinden, bunlarn hepsi Tehft'te mitir, yleyse mantk ilminin Tehft'te Fesife adl eserde eletirmesi sunup aklad tenkit edilme sunduu dier ilimlerle birlikte mantk ilmini de Tehft'te

liydi. Madem ki Gazl mantk ilminde hatalarn olduuna hkmet eletirilmesi ve dorularnn "...Tehft'te, belirtilmesi gerekirdi. Nitekim bu, bizzat Gazlnin de; eklinde tasrih ettii ifadenin bir gereidir, Gazl "mantk bilimleri genellikle doru bir metoda dayanr, onda hatalar ok azdr" der. Her ne kadar mantktaki hatalar dorudan doruya dinin temelleri ile akmyor ise de dinle akan hususlar ihtiva eden ilahiyat ve tabiat bilimlerinin hkmlerinin istinbat arac olmas dolaysyla dolayl olarak da olsa din zerinde tehlikeli etkileri olacaktr. Aracm hatas veya zayfl, vastas olduu eyde hataya yol ayor ise. Mantk ilmi de hatalar iinde barndrmas dolaysyla din iin bir tehlike oluturacaktr. Din savunucusunun grevi bu trden hatalar ihmal etmemesidir. Bilakis ona den, doru dncelerin ortaya ko nulmasnda arac olmasn salayacak ekilde onlar dzeltmesidir. Tehaft'l'Felasife adl esere mracaat ettiimizde acaba manta yazar bu kitab dair bir eletiriye rastlyor muyuz? Hayr. .. Tehft'n

batl olduuna inanlan hususlarn geersizlii ortaya konulacaktr.."

yirmi konuya ayrm, bunlardan on alts ilahiyat bahsi ile ilgili iken drt maddesi ise tabiat bilimlerine tahsis edilmitir. Mantk biliminin eletirisine ise hibir ekilde rastlanmamaktadr. Kukusuz bu durum, Gazlnin kendisi iin izdii metoda sadk kalmadnn, izdii me todun dna ktnn kantdr. Gazl, Maksidul'Felsife'e dorudan doruya veya dolayl olarak dine zararnn dokunduunu grd felsefi bilimleri zetlemitir. Gazl bu zetledii bilimler arasnda mantk bilimine de yer vermi ve onda hatalar olduuna da hkmetmitir. 24

Hatalar barndrdna hkmettii mantk ilmini neden Maksd kitabnda zetleme gayreti iine girmitir.? Mantk ilmi hkmlerin istnbat edilmesinde arac klnmas dolaysyla haralar dine de ulaan bir bilim olmas asndan ilahiyat ve tabiat bilimlerine elik etmekte dir. Maksd'm blmnden birincisini oluturmak suretiyle dc di er iki bilimle eit bir konum verilmitir. Gazl tabiat ve ilahiyat bi limlerine ortak ve eit bir konum verdii halde Tehft'te neden man tk bilimini istisna etmitir? Dier ortaklarn eletirmek ve deerlen dirmek iin gsterdii abay neden mantk ilmi iin dc gstermemi tir? Keke Teh/iit'te Gazl sadece mantk biliminin hatalarn eletir meme ve deerlendirmeme snrnda kalsayd. Bilakis O, bunu da aa rak mantk biliminin nemine ylesine sk bir ekilde iaret etmekte dir ki bu, mantk biliminin hkmlerinin doruluuna iareti de iermektedir. yle grnyor k, Gazl'nin Maksd'ta mantk lmne yer vermesi, Gazl ile felsefeciler arasnda tabiat ve ilahiyat bilimle rinde ihtilafl olan konularda bir mihenk olmas amacna binaendir. Nitekim Gazl Tehftit'n drdnc mukkadimesinde bunu u ekilde ifade etmektedir; ... Evet. Onlarn "mannk bilimlerinin hkmleri gereklidir" .sz leri dorudur. Fakat mantk onlara has bir bilim deildir. Mantk bili minin esas Kelm ilminde " Kitabu'n-Nazar" diye isimlendirdiimiz bilimdir. Filozoflar olay abartmak iin onu mantk olarak deitirmi lerdir. Bazen de mantk bil imini "Kitabu'l-Cedel" baen de "Medriku'l-Uki" olarak isimlendiririz. Ne var ki gsz fakat akll grnmek isteyen kiiler mantk ismim duyunca bunun Kclamclann bilmedii yabanc bir bilim oluunu ve felsefecilerden baka kimsenin bu sanattan haberdar olmadn zannederler. Biz bu yanll ortadan kaldrmak ve gerei saptrma anacndaki bu hileyi kknden ykmak iin Medriku'l' Ukl konusunda bu kitapta ayrca sz etmek ve kelamCilarn usul bilginlerinin ifadelerini brakarak, mantklarn terimle rini kullanmak suretiyle onlara cevap vermek istiyoruz. Kelime kelime onlar takip edeceiz. Bu kitapta kendi terminotojileriyle-mantklan kastediyorum- onlarla tartacaz ve kyasn maddesinin shhati iin Mantn Burhan (I!. Analitikler) ksmnda arr kotuklar eylerle. Kyas (I. Analitikler) kitabnda kyasn ekli konusunda art kotuklar eyleri, mantn blmleri ve mukaddimelerinden olan Katigoryas (kategoriler) ve Isagojide koyduklar durumlar aklayacaz. Onlar ilahi ilimlerin hi birisinde bunlara dayanmamlardr.

25

Fakat biz Medriku'l-kVu kitabn sonunda (baka bir kitapta ay rca) aklamay gerekli gryoru: nk kitabn amacn kavramak iin o, bir ara ncctiindedir. Ne var ki dnrlerin ou anlama ko nusunda ona gerek duymazlar. Onun iin biz de Medriku'l' Ukl konu sunu sona brakyoruz. Bylece ona ihtiya duymayanlar ona bakuak zorunda kalmazlar. Felsefecilere ynelttiimiz bu eletirilen yeterince kavramayanlar, felsefecilerce mantk ilmi olarak isimlendirilen Mi'yaru'l lm adl eserimize bavursunlar.. yleyse mantk Tehaft'l'Felasife'de yer almaktadr. Fakat dier vtrguladmr bilimlerine ait

iki arkada ilahiyat ve tabiat bilimleri gibi eletirilmek iin deil, kitabn amacnn anlalmas iin. Bn yukarda anlamdr. Yani; "Mademki ilahiyat ve tabiat

konulardaki hatalar bu iki bilimin hkmlerinin istinbatnda bir ara olarak kullanlan mantk kurallarnn salam olmamasna ve mantk ilkelerinin doru bir ekilde uygulanmamasna dayanmaktadr -ki, Gazl bunu ifade etmektedir- bu durumda Gazl'nin ilahiyat ve tabiat bilimlerine bir giri olsun diye deil, bilakis ilahiyat ve tabiat bilimlerindeki hatalarn yan sra mantk ilmindeki hatalarn da ortaya koymak ve birbirinden farkl bu iki bilimde bir hkm karma kayna olarak kullanlan bu ara zerinde ittifak edildiini ilan etmek zere bu grleri ortaya koymaktadr. Oysa bizzat Gazl'nin felsefecileri eletirmek iin bir ara olarak kulland mantkta da hatalar vardr..." te yukarda bunlar sylemitik. Bunlar Tehft'te Maksidt'lsunulan metinlerle de kesin bir uygtnluk erisindedir. Felsife'de zikredilenlerin zellikle de mantk ile ilgili olan Maksd'ta Bundan dolay biz ancak az nce sylediklerimizi pekitirmek zere ksmn ak olmadn syleyebiliriz. Nitekim Gazlnin kitabn Tehaft'l'Felasife'de

zellikle mantk ilmi ile ilgili olarak onda hatalarn bulunduu ve bu eletirilecek konular iin bir giri olaca kendisi desteklememektedir. Zira bt zikredilmesinin; kitabn eklindeki ifadesini, Tehft^n

kitapta manta (|air herhangi bir eletiriye rastlamamaktayz. yleyse bu durum mantk ilminin Maksd'vA anlalmas ve nantk ilminin Gazl ile felsefeciler arasnda hakem olmas amacna binaen yer aldn tasrih etmektedir.

26

Maksdu'i'Fesife

ve TehfiUii'l'Felsifec

mantk ilminin yer

edinmesine anlam veremediim ikinci bir husus daha vardr. Tabiat bilimlerinin her iki kitapta da zikredilmesi anlalabilir bir eydir. Nitekim bunlardan birinde tabiat bilimlerini tantmak ikincisinde de eletirmek iin bu yaplmtr. Metafizik bilimlerinin de her iki kitapta tekrar edilmesinin anlalr bir taraf vardr. Nitekim bu da tabiat bi limleri gibi birinde o ilmi tantmak dierinde eletirilmek iin tekrar edilmitir. Fakat iinde barndrd hatalar dolaysyla Mak^d'ta ta ntmak ve Tehft'te eletirmek iin mantn her iki kitapta zikredil mesini anlamak mmkn deildir. Gazl her iki kitapta da mantk ilmini tantmak zere zikretmitit. Yalnzca iki sunu tarz arasnda bir fark vardr o da mantk ilminin Tehftte Miyru'l'lm'de' veya dier bir ifadeyle yer ald zira Gazl Mi}iarw'MTnin, Tehft'i^m bir blm oldu

unu yukarda aldmz alntda ifade etmektedit.- Maksd't ndan daha geni bir ekilde yer almasdr.

aret edilmesi gereken hususlardan biri de udur. Gazl MflJcsd'ta aktard grlerin filozoflarn grleri olduunu, onlar yalnzca nak lettiini zenle ifade etmektedit. Gazl kitabna mantk ilmi ile ba lamakta ve bu blmn sonunda yle demektedir: "....Aktarmak ve anlalmasn istediimiz mantk ilmi budur. Bundan sonra metafizik ve tabiat bilimlerini inaallah anlatacaz.." Sonra da iin unu der; " Felsefecilerin mantk, metafizik ve kitabn tabiat sonunda, yani tabiat bilimlerinin sonunda bu durumu pekitirmek bilimlerine dair grlerini gl-zayf, hak-batl ayrm yapmakszn sunduk. Bundan sonra Tehft'l-Felsife kitabmza balayacaz ki, onda batl olan hususlarn neden batl olduklarn aka ortaya koyacaz..." Yukatda ki kitaptan yaptmz alntlat ve bizim yapmaya altmz yonmlat bu iki kitap arasndaki ilikiyi aka ortaya koymaktadr. Maksdu'l'Felsife, manda Gazl'nin felsefecilerin mantk, metafizik ve mahiyetindedir. tabiat bilimlerine dair grlerini serdettii bir kitaptr ve bu, ayn za bu bilimleri eletirmek i i n bir giri Tehaft'l'Felasife ise, felsefecilerin doru bildii fakat iinde hatalar zetledii bilimlerin eletiildii bir ilikinin aklanmas, Gazlnin 27

olan ve Gazlnin Maksd'ta kitaptif. ki kitap arasndaki

Malisdu'l'felsife'de

grlerini zetledii felsefecilerin, Tehft'te

rlerini eletirdii felsefecilerin kendileri olduunu ortaya koymakta dr. yleyse bu filozoflar kimlerdir? Bu filozoflar, felsefe bilindii gn den Gazl'ye ulancaya kadar felsefeleri alar buyunca reva bttlunmu ve tedavlde kalm, uzun dnemler felsefeleri kabul grm filo zoflardr. Felsefeleri yol alrken tkezleyen, kendilerine kar kanlarla kar laan ve sahtelii aa kan, kendilerine yneltilen eletirilerle zama nn kvrmlar arasnda gml kalan felsefecileri insanlar tanmazd. Tanyanlar da onlar ancak yzeysel olarak tanrlard. Gazl, kitabnda tantmak, Tehft'te Maksd de eletirmek amacyla filozoflarla ilgi

lenmeyi kendine vazife bildi. Fakat (felsefeleri tarihin kvrmlar ara snda gml kalan filozoflarla ilgilenmeyi) abesle itigal olarak gr yordu. Zira lm ve topraa gmlm bir eyin dri kabul edilmesi uygun deildi. Bunun aklamas udur: Gazl Aristo zerinde durmay- Aristo kendinden nceki filozoflara vakf olduu ve onlarn mirasnn br ksmn kabul ederek, bir ksmn da ret ederek artt iin- gemi b tn filozoflar ve onlarn ilahiyat ve tabiat bilimleri htsusunda syle dikleri, hataya dp ret edilen grleri zerinde durma zaruretinden kurtulmaya yardm edecek bir etken olarak grdnden ontn zerinde durmutur- Yani Aristo'nun ret ettii, art grler sahtedir, dolay syla Gazlnin bunlar zerinde durmas gerekmez. Aristo'nun kendi sinden nceki filozoflardan geriye braktklar, kendinden kattklar, Araplara geinceye kadar Aristo'dan sonraki nesillerin ona ekledikleri, Arap toplumunda dine muhalif ierdii hususlarla meydana getirdii etkiler, Gazlnin zerinde durmas ve younlamas gereken ksmlar idi. Araplarn Aristo'ya en ok balananlar ve Gazl'nin zamanna en yakn filozoflar olmalar dolaysyla Farabi ve bn Sina Gazlnin dorudan doruya yneldii hasmlar olmaldr. Farabi ve tbn Sina kendi rolleri gerei Aristo'nun baz grlerini deitirdiklerine gre, onlafn kaldrd ve tabi olmaktan sakndrdklar hususlar Gazlnin tekrardan eletirmek ve tezyif etmek iin arda bulunduu eyler ara snda olmamaldr. 28

y l e y s e Farabi ve Ibn S i n a Ma/csd'ta grleri sunulan ve Tehft'te grleri eletirilen filozoflarn bizzat kendileridir. Gazl felsefeciler terimi ile Aristo'dan Gazlye ulancaya kadar kabul grm felsefenin iki temsilcisi olmalar dolaysyla bni Sina ve Frb'yi kastettiine gre, Gazlnin eletirisi btn felsefecilere; Aristo'dan Gazlye ulancaya kadar ki btn felsefecilere yneliktir. Ayn zamanda Gazlnin bu iki filozofun felsefelerine ynelttii eleti riler, Aristo'dan Gazlye gelinceye kadar kabul grm ve reva bulmu btn felsefeye yneliktir. Gazl bu konuda Te//t'n birinci mukaddimesinde unlar sylemektedir: ...yi bilinmelidir ki, filozoflarm ihtilaf ettikleri hususlara dalmak uzun zaman alr. nk onlarn szleri uzundur, tarnmalan oktur, g rleri yaygndr, metotlar birbirinden olabildiince uzak vc birbirin den farkldr. yleyse biz onlarn elikilerini aklamada mallm- evvel, feylesuf-i murlak olarak isimlendirilen nderlerinin grlerindeki elikileri aklamakla yerinelim. Onlarn iddialarna gre bilim lerini bir sraya koyan ve dzenleyen odur. Grlerindeki fazlalklar o ayklamtr, arzularnn esasna en yakn olann o armdrntr, bu kii Aristoteles'tir. Aristo kendisinden nceki btn filozoflar hatta ilh Efltun (Efltun el-llh) olarak n salm olan stadn bile red etmitir. stadna muhalefetini " Eflarun bir do:^trur, hak da bir dosttur, ancak Hak ondan daha ok dosttur" diyerek mazur gstermeye almtr. Bu hikayeyi anlatmamzn sebebi, felsefecilerin grlerinin kendi iinde bile dzenlenmi ve tespit edilmi olmadnn, onlarm kesin bilgiye ve aratrmaya dayanmayan zan ve tahminlerle hkm verdikle rinin bilinmesini salamaktr. Onlar ilh ilimlerin doruluunu arrmetik ve manta dair bilimlerin ortaya koyduu neticelerle delillendirmcye ve bylece akl zayf olanlar yava yava yoldan karmaya a lmaktadrlar. Eer ilahiyata dair bilgiler, aritmetie dair bilgiler gibi burhanlarla dzenlenmi ve tahminlerden uzak olsayd aritmetiksel ay rla dmedikleri gibi, ilahiyata dair bilimlerde de ayrla dmez lerdi. Aristo'nun eseflerini tercme eden evirmenlerin de szleri tebdil ve tahriften uzak kalmamtr. Mtercimlerin eserleri tefsir ve tevili ge rektirmektedir. Bu husus mtercimler arasnda bile tartma konusu ol mutur. slam filozoflarndan onlarn eserlerini en iyi tercme eden ve inceleyen Ebu Nasr el-Frb ve Ibn Sina olmutur. yleyse biz onlarn

29

sapklktaki reislerinin doru grdkleri ve setikleri grlerinin yan ll erinde durmakla yetineceiz. Zira onlarn terk ettikleri ve ba lanmaktan kandklar hususlarn eksiklii phe grrme ve bunla rn iptali iin uzun uzadya aratrmaya gerek yoktur. yi bilinmelidir ki; Yunan Filozoflarnn grlerini ret etmede bu iki adamn nakilleriyle yetineceiz... unu da hatrlatmam: gerekir ki, Gazl, Maksid'i-Felsife'dc

Filozoflarn metafizik tabiat ve mantk bilimlerinin problemlerini ar: ederken sadece Te/fiit'te eletirecei konularla yetinmemitir. Zira Gazl Tehft'te ilahiyat ve tabiat bilimlerinin belh konularn ele tirmitir. Oysa Gazl Maksd'ta hem ilahiyat ile ilgili konular hem de tabiat bilimlerini en mkemmel ekliyle sunmutur. Gazl'nin sznn gerei udur: ...imdi ben felsefecilerin tutarszlklarn, grlerinin eliikli ini, kartrmalarn ve azgnlklarn ortaya karacak anlalr bir eser yazmak istiyorum. Onlarn grlerini tantmadan, inanlarn ret meden size yardm etme umudu yoktur. Onlarn alglama binlermi kavramadan grlerinin yanll zerinde durmak yanlla ve kr le ta atmaktr. Gazl bu grlerin eletirisine ayrlm Tehjt'l'Felsife'de yardm etmek iin Maksdu'i Felsife'de bu

grleri eletirmeden nce bu grlerin iyi bir ekilde anlalmasna bu grleri sunmaktadr. eletiri konusu yapaca ks eleti Bunun bir gerei olarak Gazl, Tehft'te

myla yetinmeliydi. Fakat ne var ki Gazl'nin Maksd'ta btn ilahi yat ve tabiat bilimleri ile ilgili meseleleri sunduunu, Tehft'te recei ksmla yetinmediini gryoruz. Bu genilikte filozoflarn gr lerini nakletmesinin Maksd ile Tehft arasndaki ilikiyi aan, sadece filozoflarn grlerini eletirmek in, nceden onlarn grlerinin anlalmasn salama amacnn tesinde bir nedeninin olmas gerekir. Gazl ei'Mnkizu mine'd-Dal tadr; ....Talimiyyeden bir grup ortaya kt halk arasnda onlarn hakk kaim klacak Masum mam tarafndan baz hususlar rendikleri sy30 adl eserinde bunu u ekilde aklamak

yayld. Onlarn grlerini aratrmak iin kitaplarna vakf olmam gerektii aklma geldi. Sonra da hilafet merkezinden onlarn g rmlerini ortaya karmam isteyen kesin bir emir de benim bu isteime tevafuk etri. Bu da iimdeki asl drtye ek dardan bit tevik odu. Onlarn kitaplarn ve makalelerini toplamakla ie baladm. Onlardan, kendilerinden ncekilerde bulunmayan ancak yaadklar an insanlarnn rettii yem terimler bana ulat. Ben bu terimleri topladm geree yakn bir ekilde bir sraya koydum. Bu konuda cevap verecek konuma geldim. Hatta hak ehlinden baz kimseler onlarn de lillerini ortaya koymada ileri gittiimi dnerek bana kar ktlar v e bunun onlara bir yardm olduunu; onlarn kendi grlerini "senin aratrmalarn v e sralaman olmasayd bu derece phelerden arnm bir biimde grlerini sunmaktan aciz olurlard" dediler. Bu kar k bir ynden haklyd. Nitekim Ahmed b. Hanbel de, Haris elMuhasb'ye Murezileye reddiye olarak yazd eserlerinden dolay kar kmrr. Buna, bidatlere kar kmak farzdr, diyerek kar k a n Muhasib'ye Ahmed b. Hanbel yle demitir: evet, fakat sen nce onla rn phelerini ortaya koydun sonra da cevapladn. nsanlarn senin verdiin cevaba bakmadan veya senin verdiin cevaba bakp onun knhn anlamadan kendi anlaylaryla bu phelere balanmayacak larndan emin olamazsn, Ahmed'n syledii dorudur. Fakat bu s y l e d i i , yaylmam ve mehur olmam pheler iin geerlidir. Fakat bir phe yaylm ise onu cevaplandrmak vaciptir. Cevap ise ancak o gr aktardktan sonra gerekleebilir.
lenCisi E v e t . onlarn stlenmedii bir pheyi srlenmenn anlam yokrur. Ben de bunu s t l e n m e t i L Ancak ben bu phelen bana muhalefer e d e n ve onlara katlan bir arkadamdan iittim. O, kendilerine kar reddiye olarak yazlan eserlere glp getiklerini, zira reddiye yazanlarn kendi delillerini anlamaktan a c i z olduklarn baz rnekler zikrederek anlatt. Onlarn delillerinden gafil olduumun sanlmasn nefsim kabul et m e d i v e bundan dolay onlarn grlerini ortaya koydum. Onlarn ke dilerinden iittiklerimi anlamadm sanmalarn istemedim, Bundan dolay bunlar ifade ettim. Amacm ncelikle btn imkanlarmla on larn grlerini ortaya koymak, sonra da onlarn geersizliini ortaya koymakt...-

Gazl batnryye veya onun isimlendirmesi ile ashab ("t-talm taraftar lar karsndaki konumunu bu ekilde dile getirmektedir, O, nefsinin eletirdii eyi bilmediinin sanlmasna raz olmadn ifade etmekte dir. Gazl, ashabu talimin bakalar iin syledikleri; bize reddiye yaz yorlar, fakat grlerimizden habersizler, denilmesine raz deildir. Gazl

kendisi iin byle bir thmetin ortaya atlmamas iin onlardan bin gibi grlerini ortaya koyma noktasnda dikkatli olmutur. Nitekim onlara reddiye yazdktan sonra da dierlerine yneltilen; eletirdi^ hebi ile ilgili olarak Gazl kendisi iin bunlar sylemektedir.. Gazlnin felsefeciler in kendisine belirledii konum da eyin kendisini bilmiyor, eletirisi kendisine yneltilmemitir. Batniyye mez

Ashbu't Talim iin belirledii konumun aynsdr. Felsefeciler gr lerini anlamadan kendilerine reddiye yazanlarla karlayorlard, Gazl bunlardan biri olmak istememitir. Nitekim kendisi bu durumu da u ekilde ifade etmektedir: ... Kelm ilmine vakf olduktan sonra felsefe ile uratm. Kesin bir ekilde anladm ki, herhangi bir bilime tam anlamyla vakf olmadan -en az onlar kadar, hatta onlardan daha fazla- o ilmin bilim adamlar se viyesine ulamadan, onlarn derinliine bildikleri hususlara onlar gibi muttali olmadan onu geersiz klmann mmkn olmadn anladm. Ancak bu durumda onlarn iddia ettiklerinin geersiz olduunu gerek bir ekilde ortnya koymanz mmkn olur. slam alimlerinden hi birinin ilgisini ve abasn bu hususta har cadn grmedim. Kelamclarn kitaplarmda, filozoflara reddiye yaz makla uratklar halde onlarn grleri ile ilgili dml ve dank, eliiklii ve geersizlii ak, ancak hibir eyden haberi olmayan sradan kiileri kandrabilecek szlerden baka bir ey bulamazsnz. Anladm ki, anlamadan ve knhn kavramadan bir gr ret etmek karanla ta atmaktr. Bundan dolay bu bilimi renmek amacyla herhangi bir hocaya bavurmadan, onlarm kitaplaryla yetinerek bu bilim renmek zere kollar svadm. eriat ilimlerinin yazm ve tedris ilerinden bo kalan zamanlarm buna ayrdm. Bu dnemde Badatta yz renciye ders vermek ile meguldm. Allah'n yardmyla sadece bu bo vakitlerde ve sadece kitaplara bavurmak suretiyle iki yldan daha az bir zaman dilimi ierisinde onlarn ilimlerini son noktasna kadar rendim. Felsefeyi rendikten sonra da tekrar baa dnerek bu bilimin inceliklerinm, iinde barndrd ktlkleri inceleyerek bir seneye yakn zerinde dnmeye aba gsterdim. Bylece felsefenin iinde barndrd aldatmalar, kartrmalar, gerekleri, hayalleri, hibir pheye yer brakmayacak ekilde tespit ettim....

32

Felsefecilerin durumu, Ashabu't-Taiim'in durumundan farkllk arz etmez. Gazl Ashabu't-Talim iin yaptklarnn aynsn onlar iin de yapmtr. Bylece bir tala iki ku vurmu olmaktadr. Tabiat bilimleri ve ilahiyat bilimlerine dair Maksdu'I-Felsife gibi yeterli zet bir eser yazarken, te yandan bunu daha sonra eletirmek zere yazaca Tehftii'l'Feasife adl eserine bir giri olarak kullanmaktadr. Bylece, filozoflarn bizim grlerimizi anlamadan bize reddiye yazyor thme tini kendinden savmaktadr. Bu ikinci ama, Gazl'nin sz konusu iki ilimde -ilahiyat ve tabiat- bu bilimlerin btn problemlerini kap sayan bir eser yazmasn gerektirmitir. Yoksa yalnzca eletiri konusu yapaca konular deil. Bylece Gazl'nin iki bilimin konularn ie ren bir kitap neden yazdnn sebeplerine ak bir ekilde parmak basm oluyoruz. Mantk, ilahiyat ve tabiat bilimlerini kapsayan Maksdu'l Felsife her ne kadar bu drt ile meydana getirilen mkemmel bir eser ise de o, ayn zamanda meydan okuma amacyla da yazlmtr. Bunun sebebi Allah'n Gazl'yi ak ve net bir ifade gcne sahip klmas ve en ince ve zor dnceleri, ak ve net ibarelerle ifade etme sini salamasdr. Maksdu l-Felsife slam felsefesini renmek isteyen ler iin zaruri bir balang kitab olmaya elverilidir. Her felsefe ren cisinin kendisiyle balamak zorunda olduu ilk admdr. O ayn za manda slam felsefesinin ak, titiz bir zetini vermektedir. Maksdu'lFelsife, Ibn Sina'nn hayatnda byk etkisi olmu bir kitabn hatr latmaktadr. Ibn Sina'nn Aristo'nun bir kitabn krk kez okuduu ve anlama d anlatlr. Ibn Sina neredeyse kitab ezbere bilmektedir, fakat anla mamaktadr. Ibn Sina felsefeden midini kesecek ve Aristo felsefesini anlamaktan aciz olmakla kendini itham edecek bir durumdadr. Bir gn varraklar arsnda otumyor iken felsefecilerin vesveselerini, p helerini kendi zihninde tartyor iken br seyyar kitap satcs oraya ge lerek ona Farab' ye ait bir kitap verir. Ibn Sina adam azarlar ve kitab frlatarak; benim felsefeye de kitaplarna da ihtiyacm yok, der. Satc sabahtan beri hibir ey satamadn ve kendisine acmasn syleye rek, kitab satn almas iin srar eder. Ibn Sina satcya iki dirhem ve rerek kitab satn alr. Bu kitap Farabi'nin bn Sina'nn anlamaktan

33

aciz olduu Aristo kitabmn mulak yerlerini izah eden kitabdr. bn Sina kitab okumaya balar. yle ki, Aristo kitabnn mulak yerleri tek tek kendisine almaya balar. Ibn S i n a kitab ezbere bildiinden kitaba mracaat etmek zorunda da kalmaz. Bu kitap Ibn Sina'nn hayatmda ok gzel bir yer edinir. V e onu kendi ilim hayatnda nemli bir yere yerletirir. Kendisini ilme muvaffak klan bu yneliten dolay bir ziyafet vererek Allah'a kreder. ite byle kimi kitaplar baka kitaplara veya bir bilime muvaffak olmann baarl bir arac olmaktadrlar. Maksdu'i'Fesife Bana yle geliyor ki de Farabi'nin kitabna benzer bir rol oynayacaktr.

Nasl ki Farabi'nin kitab Aristo felsefesini renmenin balang ki tab olmaya layk bir kitap ise, Maksd da slam felsefesini renmek isteyenlerin ilk admlarn kendisiyle atmaya layk bir kitaptr. Baarya ulatran Allah'tr. Msr 25 Zilkade 1 3 7 9 / 1960

34

MUKADDME
EB HAMD EL'GAZL

RAHMAN VE RAHiM OLAN ALLAH'IN ADIYLA

Hamd, bizi sapklktan koruyan ve cahillerin ayaklarnn kayd yeri bize tantan Allah'a mahsustur. Salat ve selam da gelii ve szleriyle ya ratklarn en hayrls olan Muhammed Mustafa ve arkadalarnn ze rine olsun. imdi ben; felsefecilerin tutarszlklarn,' grlerinin eliikli ini, kartrmalarnn ve azgnlklarnn gizliliklerini ortaya karacak anlalr bir eser ortaya koymak istiyorum. Onlarn grlerini tantma dan, inanlarn retmeden size yardm etme umudu yoktur. Kapsaml bir ekilde alglama biimlerini kavramadan grlerinin yanll ze rinde durmak imkanszdr ve bu; bilgisizlie, yanlla atlmaktr. Filozoflarn, metafizik bilimleri (ilahiyat), tabiat bilimleri ve mantk bilimlerindeki amalarn kapsayan tutarszlklarn z ve ksa bir ekilde aralarnda hak-batl ayrm yapmakszn sunmay uygun buldum. Maksadm; amalan dndaki teferruat ve ayrntlar zikremek suretiyle sz uzatmak deil, yalnzca hedeflerini anlatmaktr. Filozoflarn delilleriyle ilikili olduuna inandm metinler ve misal ler sunacam. Kitabn amac ayn zamanda kitabn da ismi olan Felsefecilerin Maksatlan'n anlatmaktr bilimleri, mantk bilimleri, tabiat bilimleri ve Felsefecilerin ilgilendikleri ilimlerin drt grup olduunu size bil diriyorum. Bunlar: matematik metafizik bilimlerdir.
1- GazSl Mi itHcyi kullanrken henz Tehft%Fetsifc ndh eserine isim olark scmirir. J l estrini yzmannir. y l e Tehft'l-Fel^fs

grnyor ki az^, b u r a d a k u l l a n J L ifadeyi d a l a sonra yszd^i

Matematik Bilimleri: Matematik, aritmetik ve geometrinin gerek liliklerine deil, bizatihi geometrinin ve aritmetiin kendileri hak knda dnmektir. Aritmetik ve geometri akla^ aykr olmadklar gibi, akln onlar inkar ve red etmesi de sz konusu deildir. yleyse bu bilimleri ayrntl bir ekilde sunmaya almamzn da bir anlam yoktur. Metafizik Bilimler (lahiyat): Felsefecilerin, metafizik alanndaki inanlarnn ou geree' aykrdr ve dorular ok azdr Mantk Bilimleri ( M a n t k i y t ) : Felsefeciler bu alanda genellikle doru bir metoda dayanrlar. Onda hata ok azdr. Mantklar anlam lar ve amalarda deil, kavramlar ve aktarmlarnda hak ehline*^ muha lefet etmektedirler. Onlarn amac delil karma (istidlal) yollarn ss lemektir. Bu, dnrlerin de katld bir husustur. Tabiat Bilimleri ( T a b i i y t ) Bu bilimlerde hak batlla kartrl m, isabet de hataya benzetilmi durumdadr ve bu bilimlerde bir ye nen ve yenilene hkmetmek mmkn deildir Bu eserden sonra yazacamz Tehfutu'l-Felsife adl eserimizde b tl olduuna inandmz hususlar aklayacaz. Biz imdi, felsefecile2. Guzl'nin filozoftur ile arasnda ihtilaf konusu olun hususlarda skla irimat cimcs, f'ilozoflann elikilerini aklamad stlendii roln fcl;li hr rol ojduunn J c l a l e r et mektedit; zir azal felsefecilerin felsefe binasnn temelini olnrmada dayanJklar akl, bu binay sarsan bir konuma jjetirmitir. FcUcfecilerin tuctnJklar vc dayandk t n kl, Gazl'nin de lutunup dny^^' 'akldr. yleyse onlar filozof ismini G^zal'dcn daha ok hakkediyor deillerdir. Felsefe, zel dncelere verilen bir isim degiidir. Akla aykr olsa da felsefi dnee neclikle u.s.sal bit m e t o d a , daha sonra da bu me totla iitetiicn d n c c l c t c dnyanr. M e t o t dot oldnktHn .sonra Jneelerit yanl. olmas nemli deildir, 3 . Gazl ile filozoflar arasnda ihtilaf konusu olan 'hakk' kavramnn kullanmnda da durum yndtr. Bu, GarAl'nin hakikatin peinde koktuunun ilamdr- Hakikat, gerek filozofun hedefi olmaldr, Gazl, hakikatin bilgisi peinde ekebilecei kadar zotlk ekmitir. Bayra altnda alt ve kilaplatndH ilan ettii ,slogan uydu; "Hakikat aht.siiitla tannmaz, hakikati tan, hakikat ehlini ontni tantsn." 4. Gazl 'hak ehli' kavramyla usun aratrmalardan sonra tespit ettii; dncclerni akln ve nas,'im bitlikte destekledii zel bir frkay kastetmektedir. Bu prensibe daya narak bu gruhu hakka nishct cunitir. Rtin frkaRr hkkti tattjp h e r biri kendim hakka nisbct ederken, Gazl hakikati zel bir frkaya izafe e t m e k suretiyle bakala rnn soyut bir iddiaya dayanmaktan teye gemeyen abalarnn dnda hit ey yap mtr. Gazl bununla hr antrmay yol, bilgilendirici incelcnteyi de m e t o t olardk benimsemi oluyor.

36

rin grlerini, doruluunu-yanisln aratrmakszn ve bu grlere sahip kmakszn sadece nakletmekle yetineceiz. Bu kitab bitirdikten sonra sadece felsefecilerin grlerini ciddi bir eklide eletireceimiz Tehfutu'l-Feisifa caktr. (Filozoflarn Tutarszl) adl eserimize balayacaz. Bu kitabn balangc, mantk ilminin anlatlmas ve sunulmas ola

37

1. BOLUM MANTIK

MANTIK LMNN FAYDALARI VE BLMLER

Giri: ilimler bir takm blmlere ayrisalar da temelde tamvvur ve taS' dik olmak zere iki blmde toplanrlar. a) Tasavvur : Cisim, aa, melek, cin vc benzeri terimlerden kas tedilen anlamn alglanmas eklinde, tekil bir ifadenin delalet ettii zlerin (zatlar) tahkik ve anlama yoluyla idrak edilmesidir. b) Tasdik: Evren sonradan olmadr (hadis). vardr. AUo/'a itaate karhk miafatlan(hrma

Giinoha karhk cezcdandrma vardr gibi yarglar bilmendir. Her tasdik zorunlu olarak iki tasavvurdan sonra gelir. Tek bana lem (evren) ve tek bana kdis (sonradan olma) terimlerini anlama yan lem hadistir nermesini tasdik edemez. Hadis teriminin anlam bi linmiyor ise rnein mdis terimi gibi anlamsz bir terim ile deitirilir ise; lem mdistir denildiinde bu nermeyi ne tasdik edebilirsiniz ne de yanJlayabilirsiniz. Anlalmayan ey nasl yanllanabilir veya tasdik edilebilir? lem terimi dc rnein alem terimi Igibi anlamsz bir terimi ile deitirildiinde durum ayndr. Tasavvur ve tasdikten her biri, bir aba ve dnmeye gerek kal madan alglanan ve bir aba ile alglanan olmak zere ikiye ayrdrlar. Bir abaya ihtiya duyulmadan tasavvur edilen; varlk, nesne vc benzer leridir. Bir aba ile idrak edilen tasavvurlar ise ruh, melek, cin ve zleri gizli olan nesnelerin hakikatlerinin bilinmesidir. ki birden byiiiitr, Bir nesneye eit olan nesneler birbirlerine de eittir, gibi hkmler aklda apriori olarak bulunan tasdiklerdir. Buna duyulara ait bilgiler (hissiyat), makbCit ve bir dnme, bir aba olmakszn zihnin sahip

olduu dier bilgiler eklenebilir. Bunlar on blme aynlmaktadr ve yeri geldike bunlar aklanacaktr. Evrenin sonradan yaratlm olduu, cesetlerin har olunaca, g nahlarn, ibadetlerin karlnn verilecei ve benzeri yarglarn tasdik edilmesi ise zihinsel bir aba ile alglanan tasdiklerdir. Tasavvuru bir aba gerektiren eylerin bilgisi, ancak tanmla elde edilebilir. Tasdik edilmesi bir aba gerektiren nesnelerin bilgisi de ancak delil (hccet) ile elde edilebilir. Bunlardan (tanm, hccet) her birinin nceden biliniyor olmas zaruridir, insan teriminin anlam bi linmiyor ise; insan nedir? diye sorulduunda; insan, dnen' bir hay vandr diye cevap verilir. Bilinmeyen insan terimi hakknda bilgi elde etmek iin nceden hayvan ve dnen terimlerinin biliniyor olmas gerekir. Evren sonradan olmadr nermesini tasdik etmediimi; zaman bize denilir ki; Evren tasavvur edilendir {musavver)'^ Her tasavvur edilen sonradan olmadr. yleyse Evren sonradan olmadr. Bu nerme evren tasavvur edilendir, her tasavvur edilen sonradan ol madr eklinde kendisini nceleyen bir tasdik olmadka, evrenin son radan olduuna dair bilgisizliimizi orradan kaldrmaz. Bu durumda bilmediimizin bilgisine ulaabilmek iin bu iki bilinenden yararlanacaz. Bununla; istenen her bilginin ancak kendisini nceleyen bir bilgi ile elde edilebildii anlalmaktadr. Fakat bu sonsuza kadar zincirleme devam etmez. Bunun bir ilk bilgide son bulmas gerekir. Bu bilgi, hi bir tefekkr ve aba olmadan akln yapsnda bulunan bilgidir. Yukarda sunduumuz bilgiler, mantk ilmine dair br giritir.

"Aristo mantnda kulHnlan LDJJO'" terimi h e m k>njj;may hen <Ie dnmcy ier mektedir. Arapa'da da mtfc szcii bu iki anlam i l a J t etmektedir. N e var k, Trk e'de bu iki a n h m birden ihtiva eden bir kavram bulunmadljmdan ve mantk daha ok dnce ile ilgili olduundan "dnen" .sjzcign .setik. 5. Yani duyusal (his.;!) bir sureti vardr.

42

M A N T I K LMNN F A Y D A L A R I

Bilinmeyenin bilgisinin ancak bilinen ile elde edildii sabittir. Her bilinenle her bilinmeyenin bilgisine ulalamad, aksine her bilii' meyenin kendisine uygun bir bilineninin olduu, onu zihine getiren, zihinde hazrlayan zel bir ynteminin bulunduu ve bu yntemin bi linmeyeni kefetmeye gtiu"dii de aktr. Tasavvurlar kefetmeye gtren yol, tnnm had veya resm olartk isimlendirilir. Tasdik edici bilgilere (el-uhmu't-tasdikiyye) ulatran yol da hccet olarak isimlendirilir. Kyas, tmevarm (istikra), her biri, doru olup kesin inan ifade eden ve ;vanl[^ olup donya olmak zere iki ksma ayrlrlar. Mantk lmi, doru tanm ve kyas,'^ yanl kyas ve tanmdan ayran kanun olup, kesinlik ifade eden bilgileri, kesinlik ifade etmeyen bilgilerden ayran bir bilimdir. M a n t k ilmi, dier btn ilimlerin ls ve terazisi konumundadr. Terazide tartlmayan bir eyin ar olan hafif olanndan, kn zararndan ayrt edilemez. Mantk ilminin faydas, bilgiyi bilgisizlikten ayrt etmektir, yleyse faydas nedir.'^ diye sorulursa; Denilir ki: Btn faydalar ebedi mutluluk olan hiret mutlulu una oranla nemsizdir. Ahiret mutluluu da nefsin mkemmcUemesine baldr. Nefsin mkemmellemesi iki yolla mmkn olmaktadr: a) Tezkiye: Nefsin, ahlakn irkinliklerinden temizlenmesi ve ye rilen sfatlardan arndrlmasdr. b) Tahliye: Bilgisizlik ve kartrma iermeyen, hakka uygun gerek bir inkiafla ilahi hakikatler bir dzen ierisinde kendisine alncaya kadar hakk'm gerek yznn nefse nakedilmesidir, bilenin analoji benzeyen (te?nsil) ve benzeri yntemler hccetten saylrlar. Tanm ve kyastan

6. Bu a g.stcriyor ki

mantn -direkt- faydas, doru tanm yiinl t a i L m d H i , d o ^ r u

kyns yanl kyastun <ytt etmektir. Bu ayrt e t m e n i n -mantn dolayl- faydns i.'iu kesin bilgiyi, hata barndran bilgilerden veya kcsm tlmayan alglardan ayrt ctmekii. 7. Bu .soru, bilgisizlikten ( e e h a l c t ) ayrt edilmi bilgi ve mantn faydasna dair bir M L tudur; zira bilgisizlikten ayrt edilmi bilginin faydas yok ise, mantn da bir faydas yoktur.

43

Bunun aynadr.

rnei,

gzel

suretleri

herhangi

bir

deitirmeye ve kirden

uratmadan ve bozmadan olduu gibi mkemmel bir ekilde gsteren Aynann bunu baarmas, aynann pastan temizlenmi olmasna baldr. Nefis de, bir aynadr, her ne kadar kt ahlak brakmak suretiyle parlayp temizlense de, varln btn sureti ona ilenmitir. v l e n ayrt etmek ahlakla yerilen mmkn ahlakn arasn bilgi btn olmakszn deildir. Varlklarn

resimlerini bilgi olmadan nefiste toplamann bir anlam da yoktur. Mantk olmadan bilgi elde etmenin de baka bir yolu yoktur. yleyse mantn faydas bilgiden yararlanmaktr. Bilginin faydas da ebedi mutluluun elde edilmesidir. Mttluluu elde e t m e n i n nefsin kemaline; tezkiye ve arndrlmasna dayand doru oldugna gre, mantk zorunlu olarak byk faydalar olan br ilim dal olmaktadr.

M A N T I K LMNN K I S I M L A R I V E T E R T B Mantk ilminin amalan zikredilince ksmlar da ortaya kacaktr. Mantk lminin amac, tanm ve kyasn doru olannn yanl olanndan ayrt edilmesidir. Bunlarn en nemlisi kyastr. Kyas birle iktir (murekkeb). nk ilerde aklanaca zere kyas en az iki nclden kurtlur. Her nclde bir konu (mevzu) ve yklem (mahmul) bulunur, her konuda lafz bulunur ve kukusuz her lafz bir manaya delalet eder. Birleik kyas elde etmek isteyen kii, ister varlk isterse de bilgi hakknda olsun ilk nce kyas oluturan tikelleri ve tikellerin cz lerini ne almak zorundadr. Bir inaat ustas nce tahta, amur ve tu laya ihtiya duyar ve malzemesini hazrlar, daha sonra hina le urar. Ayn ekilde bilgi de bilinenin yolunu izler. Bilgi, maluma tygun bir misaldir. Birleik kyas elde etmek isteyen ilk nce birleii oluturan tikellerin (mfredat) bilgisini elde etmelidir. yleyse ncelikle lafzlar ve anlamlara delalet biimlerini daha sonra da anlam ve ksmlarn, konu ve yklemden oluan birleik nermeleri ve ksmlarn, iki nermeden meydana gelen kyas anlatmamz gerekecektir. Kyas da iki blmde inceleyeceiz: 44

1. Kyasn Maddesi 2. Kyasn Formu (suret) Aklamak istediimiz mantk ilminin bir ok alt bal kapsad bu ekilde ortaya konulmu oldu.

45

l^MANTIK LMNN BLMLER

LAFIZLARIN DELLET Beli bir blmleme ile ama ortaya konulacaktr.

-IBilmi ol ki lafzn manaya delaleti ynden olmaktadr. 1. Mutabakat (Kaplam) ynnden: Ev teriminin evin tamamna delalet etmesi gibi. 2. Tazammjn (Ilem) ynnden: Ev teriminin belirli duvarlara de lalet etmesi. Nitekim duvar lafz, mutabakat ynnden isimlendii eyin konusudur ve bu yolla ev'e delalet etmektedir. Ev lafz da ev'e delalet etmektedir. Fakat delalet yn itibariyle duvardan ayrlmaktadr 3. ltizam Ynnden: at'nn duvara delalet etmesi, lafzn gerek tirme ynnden manaya delaletine rnek verilebilir, ltizam, tazammun ve mutabakattan farkldr, kesinlikle nc bir isim icat etmez. ilimlerde kullanlan ve kavramlarda kendisine dayanarak karar ve rilen, tazammun ve mutabakat metotlardr. ltizam metodu ise ilimlerde kullanlmaz. nk gerektirenin de gerektireni vardr ve bu snrsz nesneler artrr. Bu yzden bu yolla (iltizam) atlamak mmkn deildir,

-IILafz; basit (mfred) ve birleik (mrekkeb) olmak zere iki ksma ayrlr. Basit lafz: Czleriyle anlamn czleri kastedilmez. Jn-san kelimesi buna rnek verilebilir. n- ve -san-la insan'n anlamnn czleri kaste46

dilmez. "Zeyd'in klesi" ve "Zeyd yryor" ifadeleri ise byle deildir. Zira cmlenin bir paras olan kle lafzndan bir anlam, Zeyd lafzndan baka bir anlam kastedilmektedir. Abddiah bir unvandr fakat tekil bir isimdir. nk bununla Zeyd lafz ile kastettiinizden fazlas kastedilmemektedir. Eer bunu sfat olarak kullanrsanz abddiah lafz bu dunmda birleik bir terim olmu olur. Bu anlamyla Abdullah is mini alan herkes zorunlu olarak Allah'n kuludur ve bu isim, kulla nanlar arasnda ortak (mterek) olmu olur. Dolaysyla birini tanma amacna ynelik olarak kullanlan Abddiah terimi basit (mfred); nitelik olarak kullanlan abdullah terimi ise, birleiktir. bir

-IIILafz, tekil (czi) ve tmel (klli) olmak zere iki ksma ayrlmaktadr. Tekd lafz: Mefhumunda ortaklk bulunmasn engelleyen lafzdr. Zeyd, u aa, u at terimlerinde olduu gibi. Tmel lazf: Mefhumunda ortaklk olmasn engellemeyen lafzdr; at, aa, insan lafzlarnda olduu gibi. Dnyada bir at'tan baka hi bir at bulunmasa da at** lafz, tmel bir lafzdr, nk fiil (bi'l-fii) olarak bulunmasa da g bakmndan (bi'l-ktvve) ortakl mm kndr. Bu at dendiinde ise, lafz tekil olmu olur. Bundan dolay bu gne teriminin yerine gne derseniz tmel bir lafz kullanm olursunuz. nk; gneler takdir edilmi olsayd bu ismin altna girerlerdi.

-IVLafz; fiil, isim ve edat (harf) olmak zere e ayrlr. Mantklar fiili, kelime olarak isimlendirirler, isim ve fiil kendi balarna tam bir anlam ifade etmeleri ynyle edattan ayrlmaktadrlar. Giren kimdir? denildiinde Zeyd'dir derseniz bu anlalr ve cevap tamamlanm olur. Ayn ekilde; ne yaptn? diye sorulduunda, dvdm diye cevap verirseniz cevap tamamlanmtr. Zeyd nerededir? diye sorulursa ve siz; fi (-de) veya ai ( zerinde) derseniz; evdedir veya atdadr demedike cevap tamamlanm olmaz. Zira edatn anlam kendisinde deil, bakasnda
8. BLL ifadede bir dikkatsilik grlmektedir. Zir ut szmz deil, t'm kendi.si rmcldir.

47

ortaya kar. Fiil, anlam vc anlamn olu anna delalet etmesi ynyle isimden ayrlmaktadr, dvd fiilinde olduu gibi. Bu kelime, gemite meydana gelmi dvme eylemine delalet etmektedir. At kelimesinde ol duu gibi isim, herhangi bir zamana delalet etmemektedir. Dn, geen yl gifci terimler zamana delalet etmektedirler, da fiildir, diye sondursa; Denilir k i : Fiil; bir manaya ve manann olu anma delalet eden terimdir, Dn terimi ise, manann olu anna deil, manann kendisi olan zamana delalet etmektedir. Eer dn terimi dne, dn de, anlam olmayan bir zamana delalet etseydi, o zaman bu terime fiildir, denilebi lirdi. Byle olsayd bu, fiilin tanmna uygun dt gibi gerekli de olurdu. yleyse bnlar

-VLafzlar anlamlar bakmndan mutevat, (mitebyin), e anlaml (mteradif), ayrk ortak (mtjterek) lafzlar olmak zere drt gruba ayrlrlar,

Miitevati' Lafzlar Hayvan terimi; zayflk, kuvvetlilik; ncelik ve sonralkta ayrm olmakszn at, kz vc insan iin ayn anlama gelir ve hayvanlk bunlarn tm iin birdir. nsan terimi de; Zeyd, Amr, Halit iin ayn anlama gelir ve her brine ayn derecede delalet eder. Ef anlaml (Mteradif) lafzlar: T e k bir nesne iin konulmu farkl isimlerdir; leys, esed ikisi de asian'a ; hamr ve kar da ikiye verilmi sim lerdir. A^nk (Mutebyin) eder. Onok (Mterek) Mttefik Lafzlar Lafzlar: Farkl varlklara verilmi tek bir simdir. Mtcvati' lafzlar ile mterek lafzlardan Ayn lafznn altn, gne, terazi ve su gzesine delalet etmesi gibi. hangisine girdii pheli olan terimlerdir; cevher ve ilinti iin varlk teriminin isim olarak kullanlmas gibi. Varlk kelimesi, ayn terimi gibi deildir. nk ayn teriminin kullanld nesneler arasnda bir ortaklk yoktur. Varlk, cevher iin olduu kadar, ilinri (araz) iin de vardr. Mttefik terim, mutevat' terim gibi de deildir. nk insun vc ar iin hayvanlk farkl ynlerden deil, tek bir ynde vardr. Oysa 48 lafzlar At, kz, gk gibi farkl varlklara veri len farkl isimlerdir. Bu isimlerin her biri. isimlendii eye delalet

ilk nce cevherin varl sabit olur sonra cevher vastasyla ilintinin varl sabit olur. Dolaysyla cevher ve linti ncelik ve sonralk ba kmndan sabittirler. Tereddtl oluu dolaysyla byle varlklara muekkek de denilmitir. Biz terim eitlerinin bu kadaryla yetinelim.

49

ILTMEL KAVRAMLAR
LKLERNN FARKLILII VE KISIMLARI

Bu insan, canldr ve beyazdr dediimizde beyazln ve canlln insana nisbetnin farkl olduunu kavrarz. Nesnelere (mevzuat) nisbeti, canllk olan varlklar, ^sei (zat); nisbeti beyazlk'a benzeyenler ise ilintsel (araz) dye isimlendirilirler. Altndaki tekile (ciiz') nisbet edilen her tmel mana ya zsel veya ilintisel olur. Oysa husus kendisinde toplanmadka mana, zsel olamaz: 1, Ozsel'i vc zselin ait olduu eyi anlarken, zselin kendisi iin var olduu eyi anlamadan, zselin iinde yer ald eyi (mevzu) aklna getirmen veya anlaman mmkn deildir. zsel olmadan da konuyu anlaman mmkn deildir. nsan ve hayvan anlarken, hay van anlamadan insan, ayn ekilde sayyr (aded) vc drt saysn an larken; sayy anlamadan drt saysn anlaman ve zihnindekilere kat man imkanszdr. Hayvan ve sayy varlk ve beyaz lafzlar ile deitirdiinde drt', drt'n var ve beyaz olup olmadn zihninize getirmeksizin anlamanz mmkndr. Evrende drt says var mdr, yok mudur? diye phe edilse yine de zihninizde drt says zedelenmez. Ayn ekilde insann mahiyetini yani, insann beyaz olup olmadn veya var olup olmadn Fakat anlamaya hayvan ihtiya duymadan olduunu anlamadan zihninle insan kavrayabilirsiniz.

anlamanz, mmkn deildir. Zihniniz, bu rnei anlamada size yardm etmiyorsa -nk si: var olan bir insansnz- bunu timsah veya dilediiniz baka bir hayvanla deitirin. Bylece varln, btn mahiyetler iin ilintisel olduu ortaya kacaktr.

50

nsan iin canllk zseldir . S i y a h iin renk, byledir

be iin say da

2. sler zihinde ister d dnyada olsun, tmelin altndaki tekilin var olmas iin nce tmelin kendisi vat olmaldr. nsan veya at'n olmas in nce hayvanln var olmas gerektiini biliyorsunuz. Ayn ekilde nce scey bulunmaldr ki, sonradan drt, be gibi saydar var ol sun. nsan olmak iin, nce glen olmak gerekir demeniz mmkn deil dir. Aksine glen olmak iin, nce iman olmak gerekir denilebilir. insann glen olmas, yapsyla ilgili bir durumdur ve insanm ilintisel bir niteliidir. Bu nitelik insann var oluuna tabidir, ayrlma yan lazm olmas dolaysyla insan iin hayvanlkla ayn dzeydedir. Fakat ikisi arasndaki fark, alglanabilir. nk olmak iin nce glen olmak insanm insan olabilmesi iin ilk nce ruhun bedenle birlemesi gerekir. Ancak iusan gerekir, denilemez. Aksine, glen olabilmek iin nce insan olmak gerekir, denilebilir. Biz bu ncelik (evleviyyet) ile - her ne kadar zamansa! bir sre var ise de- zamansal bir sralamay deil, zihinsel bir sralamay kastediyoruz. 3. Ozsel olann bir nedene bal olmas mmkn deildir, insan canl, siyah renk, drt' say klan nedir, diye sorulmas mmkn de ildir, insan z gerei hayvandr. Her hangi biri, insan hayvan kl m deildir. nk biri onu hayvan klm olsayd zihinde nsan k lp, glen klmamas mmkn olduu gibi, hayvan^ klmadan insan klmas da mmkn olurdu. ilintisel (araz) olan ise bir nedene baldr, nk, insan var klan kimdir diye sorulabilir ve bu soru dorudur. Fakat insan hayvan klan

9. Ca\l ( H a y v a n ) v c dnenden (natic) tnL-ydana gelen bir ituann, ayn z a m a n J a canl (Jmayandan meydana gelmesinin imkanszl ortadadr. Zira bu durumda canii ve diiiincnden meydana geldiinden dolay insan iin canllk tespit edilirken ite yandan canl olmayandan meydana geldii iin de insandan canllk ncf^'cdilmcktcdir, lu du rum iki eliiin bir araya uctirilmesini f^erektitmcktedir, bunun imkan.s:lg i.se apa ktr. A c a b a , filozoflarn; mahiyet mehuidut, .szlerinin anlam bu mudur? Kastedilen bu ise, bu konuda akl sahibi hi kimse onlata itita: etmez. Zita iki eliiin bir ataya toplanmayaca hu.susu bcdihiyattandt. Fakat mahiyetlerin kdnm (mac'l) olduu hususu ihtilafl bir konudur. Ru konu iin kelam vc fcUce kitaplannn ilgili biiliimlerne baklabilir.

51

nedir diye sorulmas doru deildir. nk, nsan hayvan klan nedir sorusu, insan insan klan nedir? sorusu gibidir. Ve bu soruya; insan z gerei insandr ve z gerei hayvandr, denilebilir. nk insan'n anlam, diinen hayvandr (hayvan- natk). Diinen hayvan, d' nen hayvan hlan nedir sonsu ile. insan hayvan hlan nedir? sorust arasnda fark yoktur, fakat iki sorudan birinde, iki zden biriyle yetinilmitir. z e t l e : Yklem, konudan farkl olmad ve btnyle ondan kmad srece, kendisi iin bir nedenin aranmas mmkn deildir. Mmkn niin mmkndr? Zorunlu niin zorunludur gibi sorular sorulamaz, fakat mmkn niin mevcuttur? sorusu sorulabilir.

LNTSEL'tN (ARAZ) BLMLER


lintisel blmlere ayrlr : Ayrdmayan ilintisel nitelik (Lazm- la yufrk): Kesinlikle ayrlma yan ilintisel nitelik; insann glen, drt saysnn ift, genin iki ke narnn alarnn eit olmas bu tr bir ilintidir. Bu zellik genden kesinlikle ayrlmaz. Sz konusu nitelikler zsel deil, ayrlmayan ilinti sel niteliklerdir. Ayrlan ilintisel nitelik (lazm- yufarik); ocukluk vc genlik gibi ya va ayrlan nitelikler ve korkudan sararma, utantan kzarma gibi hzl ayrlan ilintisel nitelikler olmak zere iki ksma ayrlrlar. Ayrlmayan ilinti: Zenci iin siyahlk gibi d dnyada deil, zi hinde ayrlan ve drt'n ift olmas, noktann yer tutmas gibi zihinde de ayrlmas dnlemeyen olmak zere iki ksma ayrlmaktadr. linti bazen d dnyada deil,^" zihinde zden ayrlr; genin iki kenarnn alarnn eit olmas gibi. nk bazen genin bu zelliini anlama-

1 0 . y l e prntiyor ki b ifade z^cmm

siyah olmas gibi d dnyada

de^l de zihinde

varliktan ayrlan has ilinti ifodcstnin tekrardr. Fakat, iki.'^i ara.-;nda fark vardr, diyen ler de vardr; zenci rneinde olduu jihi d dnyada deil dc zihinde nesneden a y r lan ha." ilintinin d dnyadn da nesneden ayrlma.-ii nmkindijr v c bu konuda herhangi bir imkanszlkla karlalmaz. Nit^km siyah olan zenciyi beyaza boyayarak dcmlcUrebilirsinlz. Fakat gen rneinde olduu ^ihi, kimi ilincilct zihinde nesneden ayrld halde, d dnyada nesneden ayrlamnzlar. rnein genin alarnn iki dik kenardan hakn bir eyle meydana gelmesi mkaastzdr.

52

yan da, geni anlar. ift olma dncesi kendisiyle birlikte olmadan drdn anlalmas mmkn deildir. Bu tr nitelikler zsel olana yakm ve ona karm olduklarmdan hepsinin itibar grmesi iin bu anlamn tmn bir araya toplamak durumundayz. Bunlarn bir araya getirilmesiyle nesnenin zsel olduu anlalr. Bu zellikten birine dayanarak nesnenin zsel olduuna karar verilemez. ilinti iki ksma ayrlr; nsann glen olmas gibi konusu zel olan ilinti. Buna has ilinti denir. nsan in yiyen denilmesi gibi, konusu bakalarn iine alacak ekilde genel olan ilinti. Buna da mutlak genel (m) iUmi denir. ilinti,

ZSEL'E (ZTI) DAR AYIRIMLAR

z^el, umum ve husus bSiimndan ksm/ara aynhr: Kendisinden daha genel bir ey olmayan zsel, cins diye isimlendirilir. Altnda daha zeli olmayan zsel, tr diye isimlendirilir. stndekine nisbetle tr, altndakine nisbetle cim diye isimlendirilen zsel ise mutavassn olarak isimlendirilir. Altnda tr olmayan zsel, trlerin tr (nevu'l -enva'), stnde baka cins olmayan zsel ise, cinslerin cinsi diye isimlendirilir. liyye) (cnsu'l'ecns)

stnde baka cins bulunmayan stn cinsler (el- ecnasu'l-

on tanedir. Biri cevher'dir, dokuzu ilintidir. Cevher; cinslerin cinsidir. nk varlktan daha genel bir ey yoktur. Varlk ise zsel olmayp, ilintiseldtr. Cins, en genel zseldir. Cins, cisim olan ve cisim olmayan olmak zere ikiye ayrlr. Cisim de gelien/byyen (nm) ve ge limeyen olmak zere ikiye ayrlr. Gelien de hayvanlar ve bitkiler olmak zere iki ksma ayrlr. Hayvan da insan ve dierleri olmak zere iki ksma ayrlr. Cevher, cinslerin cinsidir, insan, trlerin tr'dr. Bu ikisinin arasndaki hayvanlar ve bitkiler bunlarla ilikileri bakmndan cins ve lr diye isimlendirilirler, insana ancak trlerin tr denilebilir. Zira insan ocuk-ihtiyar, uzun-ksa, alim-cahil gibi ilintisel anlamlara ayrlabilir. Bunlar zsel olmayp, ilintisel olan eylerdir. 53

nsan, z itibariyle at'tan farkldr. Siyahlk da z itibariyle be yazlktan farkhdr. Bu siyah u siyahtan z ve yaps itibariyle farkl deildir. Fakat bu siyah mrekkepte ve siyah da kargada bulun maktadr. Siyahln kargaya nisbet edilmesi, karga iin ilintisel bir durumdur. Zeyd, insanhk ve zsel durumu itibariyle Amr'dan farkl deildir; baka birinin olu olmas, baka bir yerden olmas veya baka bir renkte olmas itibariyle Amr'dan farkl olabilir. Bazen de ahlak ve meslekleri insanlar birbirinden farkl klar. Btn bunlar daha nce ilintisel olann tanmnda zikredildii gbi insan in var olan ilintisel hususlardr.

-IIzsel haka bir adan da blmlere aynlr: Zat'm mahiyetini kastetmesi artyla; o nedirl ve o hangi eydirl sorularnn cevabnda sylenenler ba kmndan zsel iki ksma ayrlr. Birinci soru asndan zsel, cins veya tr diye isimlendirilir. kinci soru asndan da; aymm (fasi) olarak isimlendirilir Birinci rnek; A t , kz ve insann her birine aret ettikten sonra o nedir? diye sorann sorusunun cevabnda sylenen o hayvandr ifadesi dir. Ayn ekilde Zeyd, Amr ve Halit'e iaret ettikten sonra Onlar nedirl diye sorana; cevap olarak sylenen oniar imandr szdr. kinci rnek: Insan'a iaret ettikten sonra o nedirl diye sorana: u hayvandr demenizdir. Bu durumda soru bitmez. nk hayvan, insan dan bakasn da kapsar. yleyse insan dier hayvanlardan ayrmaya ihtiya vardr. O /tangi hayvandrl diye sorulduunda cevab, dit^nen ve dnen ifade hayvandr olacaktr. Burada dnen ifadesi, o hangi eydirl sorusunun ce vabnda verilen zsel bir ayrm olmaktadr. Hayvan leri, insann tanmn verirler. nk tanm ( H a d ) ; nesnenin

mahiyetinin knhn, sorann nefsinde tasavvur ettirmekten ibarettir. "Dnen" terimini uzun boylu, geni omuzlu, gler yaratdh hayvan gibi, insan dier hayvanlardan ayran bir ilinti ile deitirirseniz bu, insan dier hayvanlardan ayrt eder ve ayrr. Fakat bu, resm olarak isimlendirilir, feydas da ^'alnzca temyizdir. Tanmla nesnenin znn hakikati renilmek istenir, ^sel ayrmlar zikredilmeden tanm elde edilemez. Temyiz de zsel ayrmlara bal olarak elde edilir. Temyiz, 54

bazen tek bir ayrmla elde edilir, bazen de bir ka ayrm zikredilmeden hakikat tasavvur edilemez. N i c e nesneler vardr ki birden fazla ayrm vardr. IByle bir nesneyi] talep edenin bu ay rmlar zihnine getirerek nesnenin mahiyetini dnmesi gerekir. Hayvan'in tanmnda ; hayvan cimndir, nefs sahibidir, hissedendir, derseniz. ze ilikin btn ayrt edici zelliklerini getirmi olursunuz. Fakat zsel ayrmlarn tamamlanmas iin buna irade ile hareket edendir sznn ilave edilmesi gerekir. Ozsel ayrmlara bunun eklenmesiyle nesnenin hakikatinin tasavvuru tamamlanm olur, Tanmdan bahse dildiinde yanla dlen konulara dikkat etmemiz gerekir. O da ya kn cins ile dier btn zsel ayrmlar bir sra'' ierisinde bir araya topladktan sonra, nesneyi kendisinden daha ak olmayan bir eyle tanmlamaya kalkmaktr. Bu nesnenin bizatihi kendisi ile veya ken disi kadar kapal ya da kendisinden daha kapal veyahut ancak kendi siyle bilinen bir eyle tarif edilmesi eklinde olmaktadr. Birinci rnek; Zamann tanmndaki u ifadeler buna rnek tekil eder; zaman, hareket sresidir; nk zaman, hareket mddetidir. Kime za man anlalmaz geliyorsa, ashnda ona hareket sresi anlalmaz gelmi tir, srenin anlam da, o nedir! sorusudur. kinci rnek: Beyazn tanmnda: beyaz, siyaha zit olandr demenizdir. Bu durumda nesne ztiyla tarif edilmi olur. Oysa nesne mphem kaldka ztt da mphem kalacaktr. Zira ztt kapallkta kendisi gibi dir. yleyse beyazn siyah ile tarif edilmesi, siyah'n beyaz ile tarif edilmesinden evla deildir. nc rnek: Kimi insanlarn atehin tanmnda ate, nefse dii halde, nefis atele nasl tanmlanmaktadr? Drdnc rnek: Nesnenin ancak kendisi ile bilinen bir eyle tanmlanmasdr. Gnein gndzleri ortaya kan, k veren bir gezegendir, eklinde tanmlanmasdr. Gndz, gnein tanmnda kullanlmtr. ben zeyen bir unsurdur szleridir. Nefsin, ateten daha kapal olduu bilin

11. "Yakn cins ile btn zsel avTirrian bir dzen ierisinde bir arayn getirdikien sonra" ifadc.>;inn anlam udur. ^urada ytnla dlen biLsnslarn bir ksm, ayrmlarn tertibine, cinsin yaknl ve uzaklna bal iken bir ksm da ba^ka peylere baldr. Burada ranma arz ulan yanllar ise ne ayrmlarn t e n i h n e ne de yaknlk ve uzaklk eklindeki cinsin mekanna baldr. Dolaysyla ikinci tr yanlklarla ilgilidir.

55

Oysa gndz, gne

bilinmeden

bilinemez. Gndz,

gnein

yeryznde kald sredir, eklinde tanmlanmas belki doru olabilir. Bunlar tanmda saknlmas gereken nemli hususlardr. Yukardaki bilgilerden de anlald gibi zsel; cins, tr ve ayrm olmak zere ksma ayrlmaktadr, ilinti ise; zel ilinti ve genel eklinde iki ksma ayrlmaktadr. Tmellerin be ksma ayrld da bylece sabit oldu. Bunlar; cins, tr, ayrm, genel ilintidir ve zel ilinti, be tmel diye isimlendirilir. ilinti,

56

III-TEKtL ANLAMLARIN BRLEM VE NERMELERN KISIMLARI

Tekil anlamlar (el- meni'i- mfrede) birletiinde blmler ortaya kar. Biz bu blmlerden sadece biri zerinde duracaz ki, o da haber dir. Haber, nerme ve kesin sz olarak isimlendirilir. Haber, dorudur veya yanltr sonucuna varlan yargdr. kendisiyle

Evren sonradan olmadr diyene ; doru syledin, insan tatr diyene; yanl syledin, gne domusa yldzlar gizlenmitir diyene; doru syle din, gne donnsa yldzlar grnr diyene yanl syledin evren ya son radan olmadr ya ncesizdir diyene, doru syledin, Zeyd ya raktadr ya Hicazdadr diyene, yanl'^ syledin denilmesi mmkndr, nk Zeyd bazen am'da bulunur. te nermelerin ksmlar bunlardr. Fakat bana bir konu ret, veya Mekke'ye ^tmeye bana elik eder mi sin? diyene, ne doru syledin ne de yanl syledin, denilebilir. nermenin anlam budur ve onu blmler halinde aklayacaz.

12. O ahsn bazen am'da olmasna dayanarak, "yanl .syledin", demek salkl hr ey deildir. nk salt bu ihtimal yargnn yant. okh kamrna varmamz iin ye reri i deildir.

N E R M E ETLER -AYklem V e art Esasna G r e nerme nerme, yklemU (hamli) nerme; (evren sonradan olmadr); bitiik artl nerme; (eer gne domusa, gndz vardr), ayrk artl nerme; (evren ya sonraldr ya ncesizdir) eklinde ksmlara ayrlmaktadr. l . Y k l e m l i n e r m e : iki czden meydana gelir. Czlerden biri konu diye isimlendirilir. Konu, kendisinden haber verilen eydir, ev ren, sonradan olmadr cmlesindeki evren terimi, konudur. YklemU diye isimlendirilir. nermeyi meydana getiren ikinci cz ise, yklem terimi, yklemdir. Yukarda ifade ettiimiz gibi, konu ve yklemden her biri, bazen tekil bir terimden, bazen de birleik terimlerden meydana gelirler. Fakat birleik terimlere, tek bir terimin delalet etmesi de mmkndr; dnen hayvan ayakknnn yer de^tirmesiyle, yer deitirir, cmlesinde ol intikal etmesiyle intikal duu gibi. Bu cmlede dnen hayvan ifadesi, konudur ve tekil olan insan teriminin yerini tutmaktadr, ayaklarnn dr. 2 . Bitiik artl nerme: Bitiik artl nerme de iki czden olu ur, fakat czlerden her biri, birden fazla nermeyi ierir. 1. Eer gne doarsa ifadesi, mukaddem olarak isimlendirilir. art edat olan eer. i-in) kaldrlrsa geriye, gne doar ifadesi kalr. Bu cmle tek basma bir nermedir. art edat, bu nermeyi onaylanabile cek veya yanllanabilecek bir nerme olmaktan karmtr. 2. Hemen yldzlar gizlenir ifadesi, tli olarak isimlendirilir. Cevap harfi olan "fa" kaldrlrsa geriye, yldzlar izlenir nermedir. artl nerme ile yklemli nerme arasndaki fark, iki yndedir; a. Bitiik artl nerme iki cz'den meydana gelmitir ve yklemli nermenin aksine czlerinin her birini, tekil bir terim ile ifade etmek mmkn deildir. 58 ifadesi kalr. Bu da bir edendir ifadesi de, yklemdir ve yryendir ifadesinin yerini tutmakta

Yklem, haberdir. Evren sonradan olmadr cmlesindeki sonradan olmadtr

b. MevzLidan yklemi sormak mmkndr. rnein; hayvandr denildiinde, man hayvan mdr? diye sorulabilir. Mdiaddem,

insan,

tli olamaz. Fakat tli, bazen mukaddemden baka bir

ey olabilir, ancak bu durumda bile, ona bitiik ve onm var olmas iin varlnda tli ve lazm olarak bulunur. Bitiik artl nerme ile ayrk artl nerme de iki ynden birbirinden farkllk arz ederler: a. Ayrk artl nerme iki czden meydana gelir, bunlardan her biri art edat kaldrldnda birer nermedir, czleri arasnda -anlatm yn hari- bir sralama da yoktur. Evren ya sonraldr ya ncesizdir derse niz, sonra da bunlar evren ya ncesizdir ya sonraldr eklinde dndrrseniz anlam deimez. Fakat bitiik artl nermede tli, mukaddem kImrsa, anlam deiir ve bunlardan biri onaylanrken dieri onaylan mayabilir.^^ b. Mukaddeme bitimesi, bir nitelik olarak bulunmas ve ona ters dmemesi anlamnda tl, mukaddeme uyar. Ayrk artl nermede ise, czlerinden her biri, dierine terstir ve ayrktr. nk birinin var l dierinin yokluunu gerektirmektedir.

-BYklemlerine Gre nermeler

nermeler yklemlerine gre; Olumlu ve olumsun nermeler olmak zere iki ksma ayrlmaktadr. Olumlu nerme; evren sonradan olmadr

GazSl, n e r m e eitlerini sayarken 'Ayrk sard n e r m e y e de yer verir. A n c a k burada Ayrk artl nermeyi izah etmesi gerektii halde, dorudan doruya Bitiik artl n e r m e ile Ayrk artl n e m e n i n farknn izahna girer. Bu da metinde bir a t l a m a n n olduu zannn dourmaktadr. A n c a k h e m S l e y m a n Dnya h e m J c Muhyiddin Sabri'nin basksnda buna dcinilmcmitir. 13. Yani bitiik artl n c t m c y i dndreek; mukademi tli, tli'yi mzda iki n e r m e elde etmi oluruz: 1. n e r m e n i n dndrlmemi asl durumu; gne do\nu ise, yldzlar gizlenmitir. 2. n e r m e n i n dndrlm durumu: Yldzlar gizlenmi ise, gne domutur. Yani ikisinden biri -asl veya onun dndrlm hali- dorulanrken dieri yanllanmaktadr. Yukarda zikrettiimiz rnekte bu a k a grlmektedir. Burada temel n e t m c doru, onun dndtlm ekli ise yanlt. mukaddem kld

59

Olumsuz nerme; evren sonradan olma deildir Ciimledeki debidir, olumsuzkk edatdr. Bitiik artl nermede olumsuzluk, bitiikliin lyani, mukaddem ile tli arasndaki bitiikliini kaldrlmasdr. Eer gne domu ise gece mevcut deildir rneinde olduu gibi. Ayrk artl nermede ise, olumsuzluk, ayrln [mukaddem ile tli arasndaki ayrln] kaldrl masdr rnein; eek ya erkektir ya da siyahtr debidir nermesi, olumsuz ay rk artl nermedir. Fakat eek ya erkektir ya diidir nermesi, olumlu ay rk artl nermedir. Evren ya kadmdir ya cisimdir deildir nermesi, olumsuz ayrk artl nermedir, fakat, evren ya kadmdir ya hadistir ner mesi, olumlu ayrk artl nermedir. Bazen mukaddem de olumsuz olur tli de, fakat onlardan meydana gelen artl nerme ise olumlu olabilir; ter gne domamsa gndz mevcut deildir bu olumlu bir nermedir. nk gndz olmamasnn gereklilii, gnein domam olmasna balanmtr. Bu nermede bu, olumluluk anlamndadr. te burada bir tkezleme mevcuttur. Bu ekilde bazen yklemli nermelerde de yanllar yaplmaktadr. Farsa'da Zeyd n hna est (Zeyd gren deildir) ifadesinin, olumsuz olduu zannedilir. Oysa bu nerme olumludur, nk anlam; Zeyd krdr demektir. Arapa'da bu; Zeyd ayru hasrin (Zeyd gren deildir) eklinde sylenebilir. Bu, olumlu bir nermedir gren deldir; krden ibarettir. Bu btnyle yklemdir. Bunun bu ekilde sabit klnmas da nefyedilmesi de mmkndr. Zeyd, grmeyen debidir denilebilir, bu du rumda gren deildir nitelemesi Zeyd'ten kaldrlmaktadr. te bu ner meye ma'dule ismi verilir. Yani; gerekte bu nerme olumludur, fakat olumsuz bir siga ile yer deitirmitir. spat udur; var olmayan ey, olumsuz klnabilir. Nitekim; Allah'a ortak koan grmeyendir denilebilir. nk burada imkansz olan gz deildir. Fakat Allah'a ortak koan krdr, denilmedii gibi Allah'a ortak koan gren debidir de denilemez. Farsa'da bu daha aktr.

60

Konularna G r e nermeler

nermeler konularma gre ikiye ayrlrlar : 1. Tekil (ahs) nerme; Zeyd limdir gibi. 2. Tekil Olmayan (gayri ahs) nerme; Tekil olmayan nerme; be lirsiz ve nicelik bildiren olmak zere ikiye ayrlr. Belirsiz (mhmele) nermedir rnein; insan hsrandadr ifadesinde, insanlarn bir ksmn kaste diyor olmanz mmkndr. hlicelik Bildiren (maksure) nerme: inde yukarda geen hkm zikredilen nermelerdir. Bu tr nermeler drttr. a. Tmel olumlu : Btn insanlar hayvandr. b. Tikel olumlu ; Baz insanlar ktiptir. c. Tmel olumsuz ' Hibir insan ta deildir. d. Tikel olumsuz ' Btn insanlar ktip deC'iidir. Veya: Baz insanlar katip debidir. Bu snflandrmaya gre nermeler sekiz olmaktadr. 1. Tekil olumsuz 2. Tekil olumlu 3. Belirsiz olumsuz 4- Belirsiz olumlu Bu drt nerme bilimlerde kullanlmaz. Belirli tekil nerme (e'ahsiyyu'l-muayyen): Bilimlerde belirli tekil nermenin hkm istenmez. Zira Zeyd'in deil, insann hkm talep edilir. Belirsiz: nerme (mhmele): Belirsiz nerme tikelin g c n e sahiptir. nk belirsiz nerme; zorunlu olarak cz hakknda verilmi bir karardr. Genelin bkmne sahip olmas ise phelidir, tereddde yok atndan matematikte ( t a l i m a t ) belirsiz nermeden uzak durulmaldr. Geriye drt; nicelik bildiren nerme kalmaktadr : 5. Tmel olumlu nerme: Konunun btn fertlerine veya bir ksmna hkmn yklendiini aklayan bir nicelik iermeyen

61

6. Tikel olumlu 7. Tmel olumsuz 8. Tikel olumsuz Bitijik artl nerme; tmel ve tikel nermeler olmak zere ikiye ay rlmaktadr. Tmel bitiik artl nerme ; her ne zaman gne doarsa mevcuttur. Tikel bitiik artl nerme ; bazen gne doar ve bulut bulunur. Ayrk arth nerme: ikiye ayrlr. 1. T m e l ayrk arth nerme; her cisim ya hareket dxrgundur. 2. Tikel ayrk artl nerme; insan ya gemide olur ya da boulur. Bu blnme ve deiim baz durumlarda yani karada deil de, denizde olduu zaman insan iin sabittir. Bitiik ve Ayrk artl nermelerin tmel ve tikel olumsuzlarnn rneklerini getirmek ise, size der. -DYklemin Konuyla likisi Bakmmdan nermeler (nermelerin Modaltesi: Modalitesi Asndan nermeler) Yklemin, konu le ilikisi bakmndan nermeler 'e ayrlrlar; 1. Mmkn; nsan yazandr, nsan yazan de^klir. 2. mkansz; nsan tatr, nsan ta debidir. 3. Zorunlu; nsan hayvanckr, nsan hayvan defkkr. Yazma eyleminin insanla ilikisi imkan ilikisidir. fadedeki olumluluk ve olumsuzluk farkna itibar edilmez. nk, olumlu, halindedir ya gndz

Hu r n e k Mhyiddn Sabri'nin bask.smJa yer alr T e r c m e y e e.sas Sleyman Onyu'nn bask.smda ise bir h a t a n n nldug gzlenmek redir.

aldmu

62

olumlulukla yklendii gibi olumsuz da olumsuzlukla yklenmitir. Tan insana nisbeti, imkanszlk hayvanlk'n insana nisbeti ise zonmlluktur.
4

Mmkn iki anlam ieren mterek bir terimdir; bazen mmkn terimi ile imkansz olmayan ber ey kast edilir, buna zorunlu da girmektedir. Bu durumda varlklar; mmkn ve mmreni' olmak zere iki ksma ayrlm olurlar. Bazen de mmkn terimi ile, varl mmkn olduu gibi yokluu da mmkn olan nesneler kastedilir. Bu, zel bir kullanmdr ve bu durumda varlklar; mmkn, zorunlu ve imkansn olmak zere 'e ayrlrlar. Bu anlamda zorunlu, mmkn teriminin kapsamna girmez. Birinci anlamda ise zorunlu, mmknn kapsamna girer. Birinci anlamda mmknn, yoklumun (ademiyet) mmkn olmas gerekmez. Bilakis zorunlu varlk gibi, yokluu imkansz da olabilir, Mmkn bu anlamda yalnzca mmteni' olmayandan ibarettir.

-E-

nermelerin Birbirini Nakzetmesi


Her nermenin olumluluk ve olumsuzlukta grnrde kendisine mu halefet eden bir eliii (nakz) vardr Bunlar onaylama ve onayla mama blerse, 'mmenakzayn' diye isimlendirilirler ve biri dierinin eliiidir, denilir. Bununla, birinci nerme dorulandnda ikinci nermenin yanllanmasn, birinci nerme yanllandmda ise, ikincisinin doru olmasn kastediyoruz. Bu karlkl tenakuz baz artlarla gerekleir: 1. ki nerme, isimde bir olduklar gibi konuda da gerekten bir olmaldrlar, aksi takdirde birbirleri ile eliik olmazlar. Kuzu (hamal} kuzu) kesilir ve kzandr. Kuzu (hamal/kuzn barna^) kesilmez ve kzartlmaz, derseniz vc bun lardan biriyle kuzu barnan, dieriyle de bilinen hayvan kastediyor sanz, iki nerme birbirinin eliii olmaz. 63

2. iki nermenin yklemlerinin bir olmas gerekir, aksi takdirde birbirlerini nakzetmezler; Zorlanan muhtardr, yani engelleme gcne sahiptir. Zorlanan, muhtar deildir, yani kendi istei ile ba baa braklm deildi r. Konu'da hamel ismi nermelerin birbirlerini nakzetmelerini engel ledii gibi, (yklem olan) muhtar ismi de mterek bir terim olduun dan, nermelerin birbirleri ile eliik olmalarn engellemektedir. 3. Tmellik ve tikellikte farkl olmamaldrlar. Falancamn gz siyahtr derseniz ve bununla sadece gz bebeini (hdka) kastediyorsanz. Onun gz siyah debidir derseniz, bununla da btn gzn siyah olmadn kastediyorsanz, bu nerme, nceki nermeyi nakzetmez. 4- iki nerme eylem vc g halinde bulunma bakmlarndan, bir birinden farkl olmamaldrlar; Testide arap sarho edicidir. Bununla potansiyel olarak sarho edici liini kastediyorsanz, testideki arap sarho edici deildir. Bununla da fiil olarak sarho ediciliini kastediyorsanz, yukardaki nerme bu ikinci sini nakzetmez. 5. Tamlama cmlelerinde, ikisi eit olmaldr. On yarmdr nermesini, on yarm debidir nermesi; yirmi ve baka saylara izafe olmadka nakzetmez. Zeyd, bahadr, Zeyd baba debidir, bu hkmlerin iki farkl kiiye izafe edilmeleri halinde ikisi de doru olmu olur. 6. Zaman ve mekanda eit olmaldrlar. zetle; iki nerme olumluluk ve olumsuzluk konularda kesinlikle birbirlerinden farkl olmamaldr. hari dier

iki nermeden biri, aralarnda eliki olmakszn ayn konuda di erinin olumlu kldn olumsuz klar. Eer konu tmel olup tekil de ilse, yedinci bir art daha eklenmi olur. O da udur: nermelerden biri tmel, dieri de tikel olduundan nicelikte birbirlerinden farkl olurlar, iki nerme de tikel ise im/can kkna dayanarak ikisinin de doru olmasv. mmkndr: Baz insanlar katiptir. Baz insanlar katip debidir, nermelerinde olduu gibi. 64

iki nerme de tmel ise; imkan kkma dayanarak bunlarm yanl olmas mmkndr: Btn insanlar katiptir, Btn imanlar katip de^kUr, gibi.

Aksetme Durumuna G r e nerme ibare (zahir) bakmndan her nermenin dndrmesi (aks) vardr, n e r m e ; onaylanmas gereken ve onaylanmas gerekmeyen olmak zere iki ksma ayrlr. Dndrmeden kastmz yklemin konu, konunun yklem yaplmasdr. Dndrme yapldktan sonra nerme eskisi gibi hl doru ise, bu nerme dndrlm nermedir, denilir; eer doru olmas gerekmiyor ise nerme dndrlmemitir denilir. Nicelik bildiren nermelerin drt olduunu zikrettik: 1. Tmel olumsuz'- Kendisi gibi tmel olumsuz olarak dndrlr, Hibir iman ta debidir nermesi doruysa, fibir ta insan deildir nermesi de dorudur. nk, ikinci nerme yanl olursa onun eli ii olan baz insanlar tojttr ifadesi doru olmu olur. Bu baznn insan ve ta olmas durumunda ise; onayladmz hibir insan ta debidir mesi, yanllanm olur. Bu rnekler, tmel olumsuzun tmel olumsuz olarak dndne delalet eder. 2. Tikel olumsuz: Tikel olumsuzun dndrmesi yoktur laksetmez]. Baz insanlar katip debidir ifadesinin doru olmas; Ija^ katipler insan de}ldir ifadesinin onaylanmasn gerektirmez. 3. Tmel olumlu: Tmel olumlu olarak deil de, tikel olumlu ola rak aks eder. Btn insanlar hayvandr nermesi doru ise, zorunlu olarak baz hayvanlar insandr nermesi de doru olur ve btn hayvanlar insandr nermesi de yanl olur. 4. Tikel olumlu: Tikel olumlu, tikel olumlu olarak aks eder. Ba? hayvanlar imaTidtr ifadesi doruysa; zorunlu olarak ba^ insanlar hayvandr ifadesi de doru olmu olur. nermelerin blmlerine dair fi lozoflarn grleri bunlardr. ner

6.5

IV^KIYAS'IN YAPILACAI NERMELERN BRLEM

Ama kyastr. Kyas, ilk dnlen fakat en son yaplan itir. Bu hu sustaki inceleme iki temel zerinde odaklanmaktadr: 1. Kyasn formu (suret), 2. Kyasn maddesi.

1. KIYASIN FORMU lmin, tasavvur ve tasdikten ibaret olduunu, tasavvur'a tanmla; tasdik'e delil ile ulaldn daha nce belirttik. Delil; tmdengelim (kyas), mak zere 'e ayrlr. Bilinmeyenin bilinen ile deer kazanmasna analoji (temsil) denir. Ta'vil de kyasn bu eidine dayanlarak yaplr. Kyas zerine kyas trlerinden biri de burhan kyastr. Kyas burhan kyas ve dier kyaslar diye blmlere ayrmadan nce kyasn tanmnn yaplmas gerekir. Kyas', bir araya getirilmi szlerden ibarettir ki, bunun kabul edil mesinden zorunlu olarak baka bir sz kabul etmek gerekir. rnek: Evren musavverdir. Her musavver olan sonradan olmadr (hadis) Bunlar bir araya getirilmi iki ifadedir, bunlarn kabul edilmesi zo runlu olarak nc bir ifadeyi yan, evren sonradan olma'dr, evren musavverdir. nermesini zorunlu klar. 66 olmadr ifadesini olmadr, kabul etmeyi gerektirir. Ayn ekilde, Evren musavver ise sonradan Bu ifadeler evren .sonradan tmevarm (istkr) ve analoji (temsil) ol

Veya; Evren ya sonradan olmadr ya ncesizdir Evren ncesiz deildir, bundan;

(kadm)

Evren sonradan olmadr, ifadesini zorunlu olarak kabul etmek gere kin Kyas; kesin (iktiranj k^as ve semeli (istisna) kyas olmak zere iki ksma ayrlr. KESN (KTRAN) K I Y A S : Aralarnda ortaklk olan iki nermeyi tek bir tanmda bir araya getirmektir. nermelerden her biri zorunlu olarak bir konu ve yklemi kapsar. ki nerme drt hususu iinde barndrr. Fakat nermeler anlamlardan birinde ortak deillerse kaynamazlar ve sonu da meydana gelmez. Bu durumda: musavverdir, evren nefs bir cevherdir sznden bir kyas kurulamaz. Kyasn

kurulabilmesi iin ikinci nermenin, birinci nermeye Tanmlarndan birinde ortak olmas gerekir, rnein; evren musavverdir Musavver olan sonradan bunlara terimler (hudud) olmadr. denir ve kyasn eksenini bunlar oluturur. sonradan olma, terimleridir. rneimizde, her olarak (elHer iki nermenin czlerinin toplam paraya iner. te Bunlar; evren, musavver,

iki nermede de tekrar eden ve ortak olan ncl orta terim (el haddu'l evsat) olarak isimlendirilir. Kyasn sonu nermesinde konu bulunan ve kendisinden haber verilmek istenen; kk haddu'l esar), byk terim (el-haddu'l nerme (mukaddime) herhangi ekber) olarak isimlendirilir. Evren klndnda terim

sonuta yklem, yani yarg olarak bulunan terim de; sonradan ncl

olmadr nermesindeki sonradan olmadr ifadesi, byk terimdir. bir kyasn paras adn alt. Kyasta kk teriminin bulunduu ncl kbyk teriminin bulunduu ncl olarak isimlendirilir, Orta

k ncl (eI'Mukaddimetuu's'Sur)

ise byk ncl (el'Mukaddimet'i-Kubr)

terim iin yeni bir isim tretilmi deildir. nk kk terim, kyas olututan ncllerden sadece birisinde bulunur, byk terim de yle; orta terim ise her ikisinde de bulunmaktadt. Kyasn sonucunda elde edilmesi gerekli olan (lazm), kyas kuru lup sonu elde edildikten sonra sonu (netice), sonu olarak kmadan nce ise istenen (matlup) olarak adlandrlmaktadr. ki ncln birle67

tirilmesine iktiran, verilmektedir.

iki ncln birletirilmesi biimine de ekil ismi

ki ncln birletirilmesi ekilde gereklemektedir: Orta te rim''* iki nclden birinde yklem, dierinde konu ise; birinci ekil, iki nclde de yklem ise, ikinci ekil her iki nclde de konu olarak hlnyor ise, iinci ekil meydana gelir. Bitiik artl nermede tli ve mukaddemin hkm, birleiminde yukardaki ekillere ayrlan yklem ve konunm hkmnn aynsdr; ekil de; iki olumsuz, iki tikel, k olumsuz, by tikelden meydana gelen nermelerin sonulu bir kyas oluturamayacaklar nok tasnda ortaktrlar. Her eklin kendine has zellikleri vardr, bunlar zikredeceiz.

I. EKL:
Bu ekil dier iki ekilden iki ynden ayrlmaktadr: 1. Birinci ekil, sonucunun bir gerei olarak, baka bir ekle dn drlmeye muhta deildir. Dier ekiller ise, sonucun gereklilii ortaya kncaya kadar bu ekle dndrlmektedirler. 2. Bu ekilde, drt niceliksel nerme (mahsure-i arbaa); tmel olumlu, tikel olumlu, tmel olumsuz, tikel olumsuz, sonu verir. 2. ekil: Kesinlikle olumlu sonu vermez. 3. ekil: Kesinlikle tmel olumlu olarak sonu vermez. Birinci ekil'in sonu vermesinin iki art vardr: 1. Kk ner menin olumlu olmas. 2, Byk nermenin tmel olmas. Bu iki art gereklemez ise, iki ncl onayland halde sonu gerekmeyebilir.

H- Bu canmlania: "evren .sonradan olmadr ve sonradan olan her ey hir .sonradan var edene (muhdis) ihtiya duyar" nermesi ile; "baz c a n h l a r insandr ve hibir ta canl deildir" nermelerini kap.sar. Birinci rnekte orta terim olan hadis kelimesi kk te rimde yklem, byk terimde konu'dur. kinci rnekte ise orta terim olan canl kav ram kk terimde konu, byk terimde ise yklemdir. ki rnekte olduu gibi, orta terim iki nclden bitinde yklem dietindc konudu. Dolaysyla azl'nin birinci ekil iin yapt tanm, hem birinci ekil h e m de drdnc ekil olarak isimlendirileni iermektedir. Birinci j c k i c dair belirsizlik Aristo'dan kaynaklanmaktadr. Buna binaen .sylenen; "Aristo drdnc ekli tanmamtr" sz delile ihtiya duyar. Vaka ise bu nun tam tersidir.

68

Bll ekil'in z udur: Tmel olumlu bir nermenin yklemlerine ait hkm, zorunlu olarak nermenin konularnn da hkmdr. Yklem hakkndaki hkmn olumlu olmas veya olumsuz olmas ya da konunun tmel veya tikel olmas bu durumu deitirmez. Bundan drt mod, sonu olarak kar ve bu sonucun gerei aktr-, insan hayvandr nermesi onaylanrsa, nermede yklem olarak bulunan hayvan terimi iin ta deildir, duyt sahihidir, eklinde verilen kararlarn nermede konu olarak bulunan insan iin de geerh olmas gerekir, nk insan, zorunlu olarak hayvan'n ierisindedir. Hayvan iin doru olan her hkm, zorunlu olarak onun baz tikelleri iin de doru olur. Birinci ekil'in z budur. Drt mod'un ayrntlarn ise aada zikredeceiz: Birinci Mod: ki tmel olumludan meydana gelir: rnei; Her cisim bileiktir, Her bileik olan sonradan olmadr yleyse zorunlu olarak; btn cisimler sonradan olmadr. tkinci Mod: Byk ncl olumsuz olan iki tmel nerme, z iti bariyle birinci ekildir. Fakat nermeyi olumsuz klmak iin sonradan olmadr ifadesi, ncesiz deildir ifadesi ile deitirilmektedir: Btn cisimler bileiktir. Hi bir bileik, ncesiz deildir yleyse; Hi bir cisim ncesi;: deildir. nc Mod: Birinci mod'un tpksdr. Fakat birinci nclde konu, tikel klnmaktadr. Bu duriiin hkmde deiiklik gerektirmez. nk her tikel kendine izafe edilenle tmel olur, tikelin btn yk lemlerine dair hkm, bu tikelin de hkmdr. rnek: Ba^;! varlklar bileiktir Btn bileikler sonradan olmadr. Bundan da zorunlu olarak u sonu kar: Baz varlklar sonradan olmadr. Bu kyas iki olumlu nclden oluturulmutur; kk ncl, tikel, byk ncl ise tmeldir. Drdnc mod; nc modun tpksdr, fakat byk ncl olumsuz klnmakta ve olumluluk sigas olumsuza dntrlmektedir, yle denilir;

69

Baz varlklar bileiktir, Hibir bileik ezeU debdir. Bundan da; Hibir varlk ezeli debidir sonucu kar Bu kyas, kk tikel olumlu ve byk tmel olumsuz'dan olu turulmutur. Bunlann dnda sonu vermeyen on iki mod kalmaktadr. Her bir ekilden on alt mod dzenlenmektedir. Zira kk nermenin; olumlu, tmel veya tikel; olumsuz, tmel veya tikel olmas mmkn dr. Bunlar drt etmektedir. Bunlarn her birine drt byk eklendi inde 4 x 4 ' t e n 16 mod elde edilmektedir. Kk ncln olumlu ol masn art kotuumuzda, iki olumsuz ve olumsuz zerine kurulu so nular bunun dnda kalr. Bununla 8 mod iptal edilmi olmaktadr. Geriye iki olumlu kalmaktadr. Kk tmel olumluya drt byk nerme izafe edilir, bunlarn iki tanesi zorunlu olarak tikel olacaktr ve bu ikisi de geersiz olacaktr. Bu ckil'dc bulunan byk nermenin tmel olmasn art kotuumuzda, geriye alt mod kalr. Kk tmel olumluya gelince; ona ne olumlu ne de olumsuz b yk tikel nerme izafe edileme:. nk iki tikelden kyas yaplamaz. Bundan da geriye kalan alt mod'un ikisi daha der ve geriye drt mod kalr. Eer geriye kalanlarn tasvirini ve oluum ekillerini renmek is tiyorsan, ite onlarn emas;

Gal tercmeye esas aldm: nshada birinci eklin ttcini bit ema halinde verir. Maksd'm baz nurfalannda bu ema yoktur. Bunun yerine metin halinde birinci eklin a n l a t m yet alr. Biz emay aktardmz i i n , m e t i n aktarmadk. halinde anlatm

70

^
3

0.
3

Q
3

O
|

O
|

O ^
|

O
| |

O ^
|

O y_ |

i; O
_

O
3

2
. 3

2
_

<

t;

> > > >


yut yun

>

>

H o
3

^
3 3
^

:^
o"

3'

r
3

g-

r
3

3 E*

i IS "

3 F

? ? ^ ?
Ipa
S) p

C3

:::3

c=
r,

33

-5-

c-

>

>

> >

>
. 3

>

>

>

=1

ca

33

3'

C.
I

n S-

i3

I
-

a.

i'

-i

i.

^ K t z: p- r
3
^ 2.

^-P. 15-

E -o r

-> n.

E: -

f^
3 ^ ?

r:

"

>

K k T m e l Olumlu: Byk rmc olumluyla sonu verir. Byk tmel olumsuzla sonu verir ki byk tikel'le sonu vermez. K k tikel olumlu: Byk tmel olumluyla sonu verir Byk tmel olumsuzla sonu verir ki byk tikelle sonu vermez Kk tmel olumlu ve tikel olumluya drt byk nerme ykle diimizde, sekiz mod elde edilir. Bunlardan drt tanesi geersizdir. nk byk nermeler tikelden oluturulmutur. Oysa hkmn ko nuya gemesi iin byk nermelerin, tmel olmasm art komutuk. Geriye tmel ve tikel; iki kk olumsuz kalmaktadr. Bunlarm her birine drt ncelikli nermeden (mahsurat- erba'a) drt byk nerme eklenir. Kk nermedeki halelden dolay hibiri sonu vermez. nk kk nermenin olumlu olmasn art kotuk, zira yklem iin sabit olan hkm, konuya da gemektedir. Oysa olumsuz yklemle, konu arasmda farkllk (mubayenet) vardr. Byle bir durumda yiklemin hkm, konuya gemez. nsan ta de^Mr dedik ten sonra ister olumlu ister olumsuz, ta iin hangi yargda bulunursa nz bulunun, bu hkm insana, yani konuya gemez. nk olumsuz lukla, insan ile ta arasna farkllk oluturmusunuz. ite yukardaki artlarn ve on alt modtan yalnzca drt modu'un sonu vermesinin nedenleri bunlardr. IL EKL Bu ekil'in z udur; br hkmn konuya deil de yalnzca yk leme yklenmesine mkan tanyan nerme, olumlu deil, olumsuz nermedir. rk bu nerme olumlu olsayd, yukarda birinci ekil'de olduu gibi, yklem iin geerli olan hkm, konu iin de geerli olurdu. Btn olumlu nermelerin ^klemierine ait hkm, kon\ iin de ge erlidir, dedikten sonra, yklem hakknda verilen bir hkmn konu hakknda verilmediini grrsek, nermenin olumlu deil, olumsuz olduunu anlarz. nk nerme olumlu olsayd, yklemin hkm konuda da bulunurdu. V2

Bu ekil'in art: kisinden birinin olumsu:, dierinin ohtnu ol mas iin iki ncln nitelikte (kcyfiyer) birbirinden farkl olmakn ve byk nermenin her durumda tmel olmas gerekir. Bu iki art daha nce birinci ekilde getii zere, 16 modtan 4 (drt) mod olarak sonu vermektedir. Birinci mod: Kk tmel olumlu ve byk tmel ohmsuzdan meydana gelir. rnek: Btn cisimler blnendir Hi bir nefis blnen debidir debidir. Sonu: Hibir cisim, nefs

Bu sonucun gerekeni (birinci ekil'c dndrmek suretiyle) byk dndrmeyi aklamaktadr. Yani bu nerme tmel olumsuzdur ve t mel olumsuz olarak dnmektedir (aks). rnein; Hifcir blnen, nefs deildir, yukarda blnen ifadesi, kk nermenin yklemi olduu halde, burada byk nermenin konusu olmakta ve birinci ekle dnmektedir. ikinci mod: K olumsuz, iki tmelden meydana gelmektedir. rnek: Hi bir ezel bileik Btn cisimler bileiktir Sonu: Hibir ezel cisim deildir. Kk nermeyi dndrerek byk nerme yapabiliriz'^ rnek: Hibir bileik ezel deildir^^ Btn cisimler bileiktir.*'^ Sonu: Hibir cisim ezel debidir (birinci ekilde de byle idi) Sonra da bu sonucu dndrrz. nk sonu, tmel olumsuzdur. Bundan da; hibir ezel, cisim debidir, sonucu elde edilir. debidir.

I 5. Yani kk terimin dndrmesinde onu

ekilde itadc ederiz.

16. Bu, byk terim vapImM gereken kk teninin ters dndrmcsidir. 17. Bu unce byk tetim iken, kk tetim byk terim yapldktan stnrH kk terini haline gelmi olan tetimdit. n e r m e n i n yeni dzenleme.'^! yledir; Btn cisimler bileiktir Hibir bileik ezdi (mikllef). deildir.

Sonu: Hi bir cisim ezelt deHildir. Sonra da bu sonu tets dndtilt vc u hale gelir; Hibir ezeH cisim debidir.

7.1

nc

mod: Kk tikel

OILIITIIU

ve byk tmel olumsuzdan

meydana gelir. Birinci ekil'in ilk modu budur. Fakat burada kk nerme, tikel kimmtr. rnek: Ba^ varlklar blnendir Hibir nefis blnen dedir Bazt varlklar nefis dedir. Byk nerme dndrldnde birinci ekl'e dner. Drdnc Mod.- Kk rikel olumsuz ve byk tmel olumludan meydana gelir. rnek: Btn varlklar bileik deildir Btn cisim/er bileiktir, yleyse: Btn varlklar cisim deildir. Dndrme yoluyla bu nermenin birinci ekil'e dndrlmesi mmkn deildir. nk bu mod da tikel olumsuzdur ve tikel olum suz dndrlemez. Byk olumlu aksettiinde tikel olarak akseder, iki tikelden ise; ancak iki yolla kyas dzenlenir: Birincisine iftiraz, ikinci sine hul/denir Varsaymsal (iftirzt) Kyas: Baz varlklar bileik deildir. Burada kulla nlan baz terimi kendi iinde bir btndr (kl) ve btn olarak varsaydabilir, istenilen bir lakap ile de isimlendirilebilir. Byle bir ile min sonucunda iftirazi kyas ikinci eklin ikinci modu konumuna gelir. Hulf Kyas ise: Btn varhklar cisim deildir, nermesi doru deilse, onun eliiii olan; initn varlklar cisimdir, nermesi dorudur, denilmesidir. Bilinmektedir ki btn cisimler bileiktir nermesi, btn varlk lar bileiktir nermesini gerektirir. Oysa biz, kk nclde btn varlk lar bileik debidir, demitik. Bu doru ise, onun eliii nasl doru ola bilmektedir? Bu imkansz ise, yani onun eliii doruysa kk nerme nasl doru olabilmektedir? ite bu hulf tur. nk, sonucun eliiinin doru olmas, kk terimin doru olmamas artna bal dr, eliii doru olduuna gre, kk terimin doru olmamas gere kir. III: EKlL Orta terimin iki nclde de konu olmasdr. 111. eklin z udur; btn olumlu nermelerin konularna ait hkm, -ister bu hkm

74

olumlu olsun, ister olumsuz olsun, nerme ister olumlu ister tikel veya tmel olsun- baz yklemlerine de ait hkmdr. Bu aktr ve iki satt vardr: 1. Kk nerme olumlu olmaldr. 2. Byk veya kk; iki nermeden biri tmel olmaldr. kisinden birinin tmel olmas yeterlidir. Bu ekil'den kan alt ( 6 ) mod, sonu olarak kmaktadr. Birinci mod: Olumlu iki tmelden ouur Btn insflnkr canldr, Btn insanlar dnendir bundan; baz canllar dnendir, Btn insanlar dnendir. Bu birinci ekil'in nc modVdur. kinci nod: By olurrsuz, iki tmelden oluur; Btn insanlar canldar (hayvandr) Hibir insan at ck^ldir Btn canhlar at deildir. Bu ekilde aksetmesinin nedeni udur; kk nerme aksettiinde tikel olumlu olur ve birinci ekil'in drdnc mod'una dner. nc mod: K tikel, iki olumludan oluur; Baz^ insanlar beyazdr Btn insanlar canldr Baz beyazlar conldir. Kk nerme, tikel olumlu olarak dndrlr ve bu da hirnc ekil'in nc mod'una dner. Drdnc mod : By tikel, iki olumludan oluur; Btn insarar canldr Baz} insanlar yazt yazar Baz^ canhlar yazt yazar nk; byk nerme, tikel olarak dndrlp, kk nerme klndnda, u ekle girer: Her /iangi birfcntipinsandjr Btn insanlar canhdr sonucu kar. nk kk nerme, tikel olarak baz canllar insandr, eklinde akseder.

75

Bundan da; herhan^ bir katip, canldr, sonucu kar.^** Sonu dndrlnce u hale getirilir: Her/angi br canl, oluur: Bfitiin insanlar dnendir Btn insanlar katip debidir Sonu.
BitTi

katiptir.

Beinci mod: Bir kk tmel olumlu ve byk tikel olumsuzdan

djiinen/er katip deildir komqandr dedikten sonra;

Bu, varsaymsal kyas ile de aa kar, rnein; Btn imanlar Bav insanlar mmdir (okumasz'yazmasz), Baz konuanlar mmidir Hibir mmi, katip debidir Btn konuanlar katip deildir.
ltmcf

mod: Kk tikel olumlu ve byk tmel olumsuzdan olu

ur: Baz! cmihim beyazdr Hibir canh kar demdir Baz} beyazlar kar debidir. Kk nermeyi dndrmek suretiyle bu aa kar; nk birinci ekil'in drdnc moduna dndrlr. Yklemli kyaslarn ayrntl aklamas budur.

ISTSNALI

KIYASLAR

5tisnal kyaslar iki eittir: l. Bitiik arth kyas 2. Ayrk artl kyas I . Bitiik artl Kyas: r n e k : Eer evren sonradan olma (hadis) ise, onun bir sonradan var edeni (muhdis) vardr. Bu mukaddemdir. Mukaddem istisna edildiinde tlinin de istisna edilmesi gerekir.

18. Yni lyk terimden yaplr. Kyasn iki nciilniin dc doru aksiyomlar kiu varsaylr. Burada aracrlun jcy se iki n c l n sonucu y c r f k n p - t;erckcrmcdiiJir. Ru gereklilii ispat t t n e d c -incCillerin doru olarak dtjerlcndirilneleri d(i[nyiMyIa- iki ncl veya birini istihdam ederek yanirlandm:dn bu durum, ispat yolunun dee rinden herhangi bir ey eksiltmez,

76

rnein: Bilinmektedir ve tliyi gerektirir.

ki evren somadan

olmadr. Bu mukaddem'd ir

Tli: Evrenin bir sonradan var edeni vardr. Tl'nin eliiini istisna ederseniz, bundan mukaddemin eliii olan; bilinmektdir ki evrenin sonradan var edeni yoktur, sonucu kar. Bundan da; yleyse evren sonradan olma debidir, gerekecektir. Mukaddemin eliiini istisna ederseniz bu; ne tl, ne de tlinin eliiini gerektirir. Evren sonradan olma debidir, nermesi sonu vermez. Nitekim yle denilebilir: Eer bu insan ise o canldr fakat o, insan debidir bundan ; o ne, canldrr, ne de, canl defMir, sonucu kar. Ayn ekilde tl'nin kendisini de istisna ederseniz yine sonu vermez. rnek: Bilinmektedir ki evrenin bir var edeni vardr, dediinizde bundan so nu kmaz. nk; eer hu nama^ sahih se, namaz kUn temizdir, namaz klan temizdir, yleyse: Namaz sahihtir veya nama;: batldr, sonucu gerek mez. stisnalar drttr. Bunlardan sadece iki tanesi sonu verir; mukad dem, tl'nin aynn; tl'nin eliii de mukaddemin eliiini sonu olarak verir. Mukaddemin eliiinin, talnin ayn olmas, talnin mukaddeme eit ve ondan daha genel olmamas artna baldr. Bu artlar gerekletiinde, mukaddemin eliii, tlinin kendisini sonu olarak verir. Bu ekilde drt seme (istisna) sonu verir. rnek: Bu nesne cisim ise, bileiktir. nesne, dsimUr yleyse nesne bileiktir veya; nesne bileiktir (yleyse; o, cisimdir Veya; O, cisim deildir yleyse; bileik debidir. Veya; bileik deldir (yleyse; cisim deildir. 77

Hayvan

terimi insan teriminden dala genel olduu gibi, tli, mu

kaddemden daha genel ise; genel olan nefyedildiinde zel olan da nefy edilmi olur. Bu durumda hayvan nefyedildiinde insan da nef^'edilmi olur. z e l olan nefyedildiinde ise. genel olan nefyedlmi ol maz. Dolaysyla insann nefyedilmesi, hayvanm nefyed ilmesin i gerek tirmez. zel, tespit edildiinde genel de tespit edilmi olur, fakat gene lin tespit edilmesi, zelin tespit edilmesini gerektirmez. 2- Ayrk arth stisnah Kyas: Evren ya sonradan oimt^r sonu ortaya kar: Evren sonradan olmadr yleyse; evren ncesiz yleyse; ncesizdir Veya; evren ncesizdir yleyse; sonradan olma debidir Veya; evren ncesiz deildir yleyse; sonradan olnadr. denilebilir. Her birinin aynn semek, tekinin eliiini sonu olarak verir. Her birinin eliiini semek, tekinin aynn sonu olarak verir. Bu zgllk art iki ksmda incelenir: Eer bu art nermede ise: Her birinin kendisini semek, dier ikisinin eliiklerini sonu olarak verir: Bu say ya fazladr ya azdr veya eittir Bu say fazladr yleyse; bu saynn az veya eit olmas geersizdir. nermelerden birinin eliiini semek; seileni deil, geriye ka lan iki ktan birini gerektirir. Sa^'i eit deildir, ifadesi saynn az veya ok olmasn gerektirir Zeyd: Ya Hicazdadr ya rak'tadr veya; bu say, ya betir ya on'dur, ya udur ya budur eklinde nermenin ksmlar arasnda bir snrlan drma yok ise, ksmlardan birinin aynn semek, dier ikisini geersiz klar. Birinin eliiini semek ise ancak geride kalan ve smrlandrlmayanm, hasredilmesi sonucunu dourur. 78 debidir. Veya; evren sonradan olma debidir ya ncesizdir denilir. Bundan semeli drt

Kyaslarn usul budur. u drt kyas; Hulf Kyas, tmevarm, analoji ve birleik Kyas' anlatmak suretiyle szmz tamamlayaca. HULF KIYAS Hulfi kyasn formu udur; ncl ak doru, sonucu ak yanl olan eyi izafe ederek, imkansz eyleri eliie gerektirmek suretiyle eliii iptal edip, grnz tespit etmenizdir. Yanl sonu, ancak yanl ncllerden meydana gelir, dersiniz. ncllerden biri ak doru oldu una gre, hasmn gr olan ikinci ncildeki yanl belirlenir. rnek: Biri derse ki; S e n de yleyse; btn nefisler cisimdir btn nefisler cisimdir btn cisimler blnendir btn nefisler blnendir, dersin

nsan nefsi dikkate alndnda bunun ak bir yanl olduu tespit edilir.'^ Hulfi kyasn sonucunun ncllerinden birinin yanl olmas gere kir. Fakat; btn cisimler blnendir ifadesi, ak dorudur. yleyse yan l, btn nefisler cisimdir ifadesinde bulunmaktadr. kinci ncln yanl olduu tespit edilince; nefis cisim deildir ifadesinin doru olduu tespit edilmi olur. TMEVARIM (STKRA)

Tmevarm; bir ok tikelden hareketle, tikelleri kapsayan tmel hakknda hkm vermektir. rnek; Her hayvan ya insandr ya at'tr veya bunlarn dmda bir peydir. Her insan ineme esnasnda ait enesini /iareket ettirir. Her at ineme esnosmda ait enesini harel<et ettirir. Her yle, byle olan ve bunlarn dndalciler ineme esnasnda alt enelerini hareket ettirirler
19. nsan ncfci bakmndan b byledir. Oysa bilinen; insan nctsinn blnen olmad dr. Gazl'nin anlatmak istedii de budur.

79

Sonu; Her hayvan ineme esnasnda alt enesini hareket ettirir. nk; at, insan, kedi gibi hayvanlarn ineme esnasnda ak enele rini hareket ettirdiklerini gzlemledik. Btn oluturan paralarn hi biri darda kalmayacak ekilde btn paralar btnn altnda top lamak mmkndr ve bundan birinci ekilden bir kyas dzenlenebi lir. Fakat btn oluturan paralardan birinin darda kalma ihtimali var ise -st enesini hareket ettiren timsah gibi- bu kyas kesinlik ifade etmez. nk bazen btn oluturan bin parada bulunan bir zellik, birinde bulunmayabilir. yleyse, tmevarm, kesinlik gerektiren hususlardan ziyade fkh meselelerde kullanlmaya elverilidir. Fkh meselelerde aratrma ne kadar kuvvetli ve btn oluturan paralar ne kadar ok ise, tmevarmda galip zan o derece glenir.

ANALOJI (TEMSL)
Analoji; fkhlann ve kelamclarn kyas diye isimlendirdikleri ey dir. Analoji, aralarndaki benzerlik dolaysyla bir tikelden (cz') baka bir tikele hkmn tanmasdr. Eve bakp evin musavver ve sonradan olma olduunu gren kiinin, gn de musavver olduunu grnce g, eve kyas ederek; gk mu savver bir cisimdir. yleyse gk de ev gibi sonradan olmadr sonucuna var mas analojidir. Bu hkm, kesinlik ifade etmez, fakat diyaloglarda kalbi rahatlatmaya, kardakini ikna etmeye yarayabilir. Analoji, daha ok retorikte kullanlr. Retorikten kasrmz; vme, yerme, hakir grme gibi hususlarda mazeretler, ikayetler ve satamalar eklinde yaplan karlkl konumalardr. Bir hastaya ; bu iecek sana fayda verir, denildiinde; niin? der. Hastaya; nk falanca hastayd, iti ve faydasn grd, denilir. Hasta bunu duyduktan sonra; bu iecek herkese mi fayda veriyor, bu iecei iip iyileenin hastal benim hastalm ile ayn mdr, iyileen hasta ya, g ve dier hususlarda benimle ayn durumda mdr? bunlar aratrmadan gnl, o iecei imekle iyileeceini kabul etmeye meyleder. Diyalektikiler (cedeliyyun), bu zahn yetersiz kaldn grnce baka yollarla analo80

jiy aklamay denediler ve yle dediler: Aslda bulunan hkmn an lam itibariyle nedenli olduunu akladk. Bu anlam ve nedeni tespit etmek iin iki ynteme bavurdular: Birincisi; Tard ve aks yntemidir. Bunu da u ekilde akladlar: Her musavver olann mhdes, musavvver olmayan eyin de muhdes olmadn grdk. Bu akl yrtme, zorunlu olarak tmevarma gt rr. Tmevarmn ise kesinlik ifede etmediini yukarda akladk. Tmevarm u nedenlerden dolay kesinlik ifade etmez: 1. Btn oluturan tikellerin tmn incelemek mmkn deil dir, btn oluturan tikellerden birinin incelenmemi olma ihtimali her zaman vardr, 2. Tmevarm ilemi yaplrken acaba gk btnyle incelen mekte midir? eer incelenmiyor ise, btn, incelenmiyor demektir; r nein bin tikel inceleniyor, fakat bir rikel incelenmiyor olabilmekte ve bu tikel de yukarda timsah rneinde olduu gibi, bu bin tikelden, hkm bakmndan farkl olabilmektedir. Eer gk incelenip musavver olduundan dolay muhdes olduu sonucuna varlsa yine de tartma konusu olacaktr. nk bu durumda, kyasn ncl tespit edilme den, sonu aa km oluyor, eer bu ekilde sonu tespit ediliyorsa kyasa ne gerek var?^^ i k i n c i s i ; Sebr ve taksim yntemidir. Bu yntemi savunanlar; rnein biz, evin niteliklerini tespit ederiz ve; ev; varlktr, cisimdir, kendi nefsiyle kimdir, musavverdir. Evin; varlk olmas, kendi nefsiyle kaim olmas veya u ve bu sebepten muhdes olmas doru deildir. nk bu durumda kendi nefsiyle kim olan her varln muhdes
7 0 . Bu tartma kyasa zg bit prohkm; iaret etmektedit ve bu tartma ycn bir fayda da salamaz. Bu konuda Mantku'lIrt adl eserin giriinde .sanrm problemi zen baz aklamalar yaptm. Burada .sylemek istediim udur: Kyasn ncl eer rikelcrn rek tek incelenmesi (istikta) ile biliniyor i.se, sonu bu tikellerden alnyor demektir. Dolaysyla btn tikeller incelenmedike t a m a m l a n m a y a n ncl ile elde edilen bilgi, daha ncln kendisi bilinmeden bilinmi olur. Binaenaleyh; sonie eri sinde bulunduran kyasn ncl istikra yolu !e alndysa buna dayanarak kyasa uraz etmek dorudur. Zita yeni bir bilgi salamamaktadr ve neticeyi iinde bulunduran on. cln kendisi, neticeye baldr. Bu da ttolojik bir karmdr. n c l , tikellerinden biti olmas dolaysyla neticeye dayanrken, netice de kynsn bir cz' olmas dolay syla ncle dayanmaktadr. Fakat ncl bajka bit yol ile elde dilmsc bu itlrazlat kya.sa yneltiemcz.

8i

olmas gerekecektir. Bu zellikler, evin muhdes olmasnn nedenleri deilse, geriye evin musavver olma zellii kalmaktadr, yleyse evin muhdes olmasnn nedeni, musavver olmasdr, Bu gr' drt adan geersizdir: 1, u denilebilir; aslda bulunan neden (yani evin muhdes olma sn gerektiren nedenler) yukarda ifade edilen trden geneF^ nedenler deildir. Belki de evin muhdes olmasn gerektiren, evin kendisine has ve baka hibir varla gemeyen bir niteliktir. rnein; ev'in ev olarak bulunmas, belki de evin muhdes olmasna neden olan niteliktir. Eer evden baka eyler de muhdes ise, evi ve evin dnda muhdes olan varhklan meydana getiren eylerin toplam, onlarn muhdes olmasn salayan nedenlerdir, bu zellikler onlara zgdr-^ ve bunlara dair hkm, ge gemez. 2, Bu, ancak asl'n btn nitelikleri aratrlp darda hibir nite lik braklmad zaman geerlidir. Varla ait znellik (hasr) ve soru turma (istiska) birer delil deillerdir; zira illet olmas muhtemel olan bir niteliin, deerlendirmenin dnda kalmas mmkndr. Diyalektikilerin ou hasr'a nem vermezler ve unu derler; eer bunda baka bir illet bulunsayd onu ortaya karrd. Veya; eer onda baka bir illet olsayd, nmzdeki fili kavradmz gibi ben ve sen de onu idrak ederdik, idrak etmediimize gre, onun yokluuna hkmederiz. Bu, zayf bir iddiadr. nk hasmlarn o anda idrak etmekten aciz kalmalar ve acizliin uzun srmesi, ikisi de yoklua delalet etmez. Bu zelliin idrak edilmemesi, flin durumuna benzemez. nk fili imdi grmediin gibi hi bir zaman da grmeyebilirsiniz. Oysa nice manalar vardr ki, biz onlar kavramak isteriz, onlar o anda anlayamayz , fakat sonra anlarz. 3, Aratrma asldaki nedeni bulma yntemi olarak kabul edilecekse; eer drt nitelik bulunur se, nn geersiz klnmas, drdnc niteliin sabit olduunu gerektirmez. nk varln birle2 1 . Analojinin doruluunu ispatlamada izlenen bir yoldur. 2 2 . Yani; vatlk, cisimlilik, kendi nefsiyle kim ma vc ta.savvur gibi kendisinden daha gene! olan nitelikle. Bunlar evi de (el- beyt) bajka eyleri de kap.'^amaktadtlar. 2 3 . NMSII meydana geldii (hudii.su) hilinen c v ve baka eylere ait bir zelliktir.

82

imindeki nitelikler drtten fazla olabilir. yleyse nesnenin hadis ol masnn nedeni; varlk ve cisim olmas; varlk ve kendi nefsiyle kim olmas; varlk ve musavver olmas olabilir. Veya varlk, cisim ve kendi nefsiyle kaim olmas; cisim ve musavver olmas, muhdes olmasmm nedeni olabilir ya da ; varlk, cisim ve kendi nefsiyle kaim olmas; varlk, kendi nefsiyle kaim olmas ve musavver olmas, muhdes olmasnn nedeni olabilir. Dier birleimler de iki, iki. Veya; , eylerden meydana gelebilirler. Nice hkmler vardr ki baz hususlar bir araya getirilmedike tes pit edilemez; rnein mrekkeb'in siyah olmas; maz, karaboya ve bunlarn su ile kartrlmalarndan meydana gelmitir. Hkmlerin ou birleik eylerle mualleldir. Bu durumda btn oluturan ele rin iptal edilmesi, nedenin ortaya karlmas iin nasl yeterli olacak tr? 4. Eer sebr (inceleme) yntemi kabul edilirse; yani drt nitelik ten oluan varln zellii iptal edildiinde drdnc nitelikten baka bir eyin geriye kalmad kabul edilirse, bu hkmn ilk nite likte olmadna ve drdnc nitelie getiine delalet eder. Fakat bu, hkmn zorunlu olarak drdnc'ye bal olduuna delalet etmez. Bilakis drdnc niteliin ikiye ayrdmas mmkndr ve hkm iki sinden birinde olabilir. zelliin iptal edilmesi, hkmn drdn cye getiine delalet eder, fakat drdnc niteliin neden olduuna delalet etmez. te burada hataya dlmektedir. Eer ilk bata blnm olsayd ve onun nitelikleri; varlk, kendi nefsiyle kim, cisim yle bir nite likle veya baka bir nitelikle musavvar olmas eklinde tespit edilmi olsayd, zelliin iptal edilmesi, hkmn, mutlak musavvere deil, fakat musavverin iki blmnden birinde olmasn gerekli klard. te diyalektik delil bu ekilde ortaya kmaktadr: fakat aadaki ekilde ifade edilmedike burhan olarak kabul edilemezler : Her rmtsavver sonradan gk musavverdir yleyse; gk de sonradan olmadr. Eer, her musavver sonradan olmadr ifadesi tartmaya ak ise, bu nun tespit edilmesi gerekir. Bu da, ne bir sonradan olma musavveri, olmar,

83

ne de bin sonradan olma musavveri grmekle tespit edilir. nk ncln kendisi ispat edilmesi gereken bir nazariyeye dnmtr. yleyse bunu aksiyomlardan iki nclle veya yukarda zikredilen yntemlerden biriyle ispat etmek zorunludur.

BIRLEIK KYASLAR
Kitaplarda ve matematikte, kyasm bizimkinden farkl bir biimde sra landn bilmelisiniz. Bu kitaplarda kyas, ya kendisine veya aa kmasna gereksinim duyulmadndan ya da bilinli bir ekilde kar trmaya yol amas amacyla iki nclnden biri hazf edilerek yer alr. Bizim takip ettiimiz sralamaya uymayan fakat bu sralamaya tabi tutulmas mmkn olan ve dzensiz bir ekilde kitaplarda ver alan k yaslar, sonu veren kyaslardr. Grnrde bizim takip ettiimi: dzene tabi olan fakat onun artlarn tamayan kyas ise, sonu vermez. Sralama klides'ten birinci ekil'dir. O da udur: Elinizde A B dorusu bulunursa bundan da bir ekenarl gen oluturmak isterseniz, kenarlarnn eit olduuna dayanarak bir e kenar genin kurulabile ceine delil (burhan) getirmek isteseniz, yle dersiniz; A noktasn merkez alp, pergelin bir ucunu buraya koyarak, B noktasna kadar per gelin dier ucunu ap, merkezin etrafnda bir daire izsek, sonra da B noktasn merkez klp pergelin ucunu buraya yerletirdikten sonra per gelin dier ucunu A ' ya doru aarak B noktas etrafnda bir daire iz sek, iki daire birbirinin benzeri (mutemsil) olur. nk iki daire de ayn uzaklkta olacaktr ve ikisi de zorunlu olarak C noktasnda kesiecektir. Kesime noktasndan A noktasna dorusal bir izgi izilir. Bu da C A dorusu'dur. Yine C noktasndan B noktasna doru bir donsal izgi daha izilir, bu da C B dorusu'dur.

84

Bu durumda deriz ki; A - B - C noktalarmdan elde edile^ gen, ekenarl bir gendir. Delili udur: A - C ve A - B dorular birbirlerine eittir. nk bunlar tek^'' bir dairenin merkezinden yani A noktasndan evreye doru kmaktadrlar. B - C ve A - B dorulan da aym nedenden dolay, e i t t i r l e r . A - C ve B - C dorular da eittir. nk bu dorular kendi leriyle ayn olan A - B dorusma eittirler. yleyse sonu udur; bu gen e kenar bir gendir, olacaktr. Geometride ncllerin kullanl masnda olaan ak budur. Hakikate vc sralamaya dnmek istedii nizde, her biri iki nclden meydana gelen, drt kyastan ancak sonu elde edebilirsiniz. 1. A - B ve A- C dorulan birbirlerine eittir, nk ikisi de bir dairenin merkezinden evreye doru izilmektedirler. Merkezden ev reye izilen iki doru birbirlerine eittir. yleyse bu iki doru da birbir lerine eittir. 2. A - B ve B - C dorular da bu kyasa gre eittir. 3. A - C ve B - C dorular, A - B dorusuna eittirler. nk bir nesneye eit olan iki doru, birbirlerine de eittir. yleyse onlar birbir lerine eittirler. 4. A - B - C ekli, birbirine eit doru ile evrelenmitir. Birbirine eit doru ile evrelenmi ekil, bir e kenar gendir.
2 4 . Merkezi A olan daire ka.si:cdilmektedir. 2 5 . nk ikisi de merkezi D olan tek bir dairenin merkezinden evreye doru kmitktadrlar.

8.5

A - B dorusu zerinde kurulan A - B - C ekli, e kenar bir gendir. Gerek sralama budur. Fakat buna gre daha ak olmas iin baz n cllerin hazf edilmesi hususunda ho grl davranlmaktadr. Kyasn ekillerine dair aklama budur.

2. KIYASIN MADDES
Kyasn maddesini ncller oluturur. n c l doru ve kesin ise sonu ta doru ve kesin olur. ncl yanl se kyas, doru sonu vermez. ncl zann ise, yine kesin sonu vermez. Altn, dinar'n maddesidir. Yuvarlak olmas ise dinarn eklidir. Erilterek ya da dik drtgen ekline sokarak yuvarlakln gidermek su retiyle altn dinar olmaktan karmak mmkndr. Bu durumda altn dinar olarak isimlendirilemez. Dinarn maddesi olan altn; demir veya bakrla deitirmek suretiyle de, dinarn dinarln bozmak mmkndr. Kyas ta byledir. Bazen kyasn formunu bozarak kyas bozulur; bu da yukarda an lan kyas ekillerinden hi birine dayanmadan kyasn yaplmasyla ger ekleir. Bazen kyasn formu dzgn olduu halde, maddesini bozmak suretiyle kyas bozulabilir. Bu da ncllerin zniyattan olmas, ya da yanl olmas ile gerekletirilebilir, Altn'n be aamas vardr; 1. Hakiki saf altn 2. Hakiki saf altn kadar saf olmayan; ancak tenkiti bir gzle in celeyenin ortaya karabildii bir miktar katk katlm altn, 3. Her tenkiti gzn, hatta tenkiti olmayan gzn bile grebile cei derecede katk maddesi katlm altn. 4- st ince bir altn tabakasyla kaplanm altn; iinde hi altn olmad halde, dikkatli bir gzle inceleyen bile neredeyse onun altn olmadnn farkna varmaz. 5. Herkesin katkl olduunu fark edecei kadar katk maddesi olan altn. Ayn ekilde ncllerin de be derecesi vardr;

86

1. Seksiz, phesiz doru ve kesin olan ncl. Bundan kurulan k yasa Burhan Kyas denir. 2. Ancak dikkatli bir gzn fark edebilecei derecede kendisinde hata bulunan, kesine yakn ncl. Bu ncllerden meydana gelen k yasa cedeU kyas denir. 3. Galip zan ifade eden zann ncler. Nefis, eliiinin farkna vararak ondaki hatay rahatlkla tespit edebilir. Bu tr ncllerden ku rulan kyasa Htab Kyas denir. 4. Ne zann ne de yakin olan fakat yakiniyatla kartrlm bir biime sokulmu ncl. Bu ncllerden oluturulan kyasa mugalata ve safsata kyas denir. 5. Yanl olduunu herkesin bildii ncl. Fakat nefsin hayali bu tr ncllere ynelir. Bundan elde edilen kyasa iir denir Bu ncllerin aklanmas gerekir. Bir kanta dayanmadan n kabulle ele alnp, kendisinden kyas dzenlenen her ncl u on hususun dnda deildir: 1. Evveliyat 2. Mahsst 3. Mutevtirat 4. Vehmiyat 5 Musellemt 6. Zanniyt 7- Tecrbiyt 8. Mehrt 9. Muebbiht 10. Muheyyelt 11. Makbult 12. Grnrde mehur 13. Zihnin orta terim ve kyaslarndan soyutlayamad nermeler 1, Evvveliyt (a priori bilgiler): A k i m yapsn, tek balarna kendilerini onaylamak zorunda brakan bilgilerdir; tki birden oktur; b tn, parasndan byktr; bir nesneye eit olan nesne/er birbirlerine eittir, ifadeleri, bu tr evveli bilgilerdir.

87

Kendini akdi olarak deerlendiren, doutan getirdii bilgilerin dnda eitim ve retim grmemi, bir alkanlk kazandrlmam, akll olarak yaratlm kiiye bu tr nermeler sunulduunda, bunlar zihinde tasavvur etmesi halinde yani; btn (kll), para (cz) daha b yk (ekber) terimlerinin anlamlarn dndnde mutlaka btnn, paradan byk olduunu onaylar, bunu onaylamamas imkanszdr. Hangi durumda bulunursa bulunsun, durum ayndr. Bu bilgiler duyu (his) ile elde edilen bilgiler deildir. nk dtyu ancak bir, iki gibi sa yl eyleri kavrayabilir. Yukardaki nermeler aklda tmel bir biimde bulunan hkm lerdir. Akln bu tr bilgilerden syrlmas mmkn deildir. 2. Mahsst (Duyular): Gne aydinktctdr. Ay'n artar ve eksilir, ifadeleri duyularla elde edilen bilgilerdir. 3 . M u c e r r e b t : Duyu ve akln toplamndan elde edilen bilgilerdir; atejin ;yakc olduunu. Sakamunyann (bir ila) safra'y rahatlattn, ikinin sarho edici olduunu tecrbe ile elde ettiimiz bilgilerle biliriz. ki pe pee iildikten sonra duyu, ikinin sarho edici olduunu idrak eder ve akl uyarr. Zira bu, onun gerekenidir. Rastlantsal olmu olsayd duyu, akl ou kere uyarmazd. Akl duyunun getirdii hu bil gilere gvenerek onlar zihine nakeder. 4 . Mtevtrt ( M u t e v a t r B i l g i l e r ) : Bir topluluun haber vermesiyle elde ettiimiz bilgilerdir. Grmediimiz halde Msr ve Mekke'nin var olduunu mtevatir haberle biliriz. phe ortadan kalkt zaman bu tr haberler, mutevtir olarak isimlendirilirler. 'Peygamberi tasdik eden kii, peygamberden sadr olan mucizeyi de tasdik etmek zorundadr, nk mucizeye dair haber, peygamberin var lna dair haber gibi mtevatirdir' denilerek bir haberin bir habere k yaslanmas (mtevatir kabul edilmesi) caiz deildir. nk (bu kii) yle diyebilir: peygamberi grdmden dolay onun varl hakknda tereddde dmem mmkn deildir. Oysa mucizenin varl hakknda bir tereddde dmem mmkndr. Eer mucizeye dair

haber/bilgi, peygambere dair haber/bilgi olsayd, bu konuda tereddde demezdim yleyse mucizeye dair bilgi mtevatir olsa da- ondan phe etmemi imknsz klacak art bir haberin olmas zorunludur. 5 . K y a s , tabii o l a r a k k e n d i s i n d e b u l u n a n n e r m e l e r ( F t r i y t ) : Orta terimleri zihinde meydana gelen nermelerdir. Fakat orta terim, zihinden silindiinden kii onun vastasz ve nceli (evleviyt) bir nclle elde edildiini zanneder. Aratrma sonucunda bu tr bilgilerin orta terimle bilindiinin farkna varlr. Kyasn, orta terimin hkmnn istenmesinden baka bir anlam da yoktur. Zaten, byk terim ve kk terim, hkm renilmek istenen meselede birlikte bulunuyorlardr. rnek: Bedih olarak iki'nin, drt'n yars olduunu bilirsiniz. Aslnda ikinin, drtn yars olduu orta terimle bilinmektedir; drt 'n yarsnn her biri dierine eit, btnn iki parasndan biridir, iki de drt'n birbirine eit iki parasndan biridir ve o da (drtn) yansdr. Kant udur: Otuz drtte, ka tane on yedi, vardr? diye sorulursa, otuz drt' ikiye blp, her parann on yedi olduunu grmeden; on yedinin, otuz drt'n yars olduuna belki de hemen karar verilemeye cektir. Hadi bunun blme ilemine bavurmadan bilindiini varsaya lm, eer bu saylarn yerine daha byk saylar koyarsak, ya da yars yerine, altda bir, onda bir, oranlarn koyarsak bu kii bunlar bedih olarak bilemeyecektir. zetle: Nesnenin bir vasta (orta terim) ile bilinmi olmas uzak bir ihtimal deildir, fakat bir vasta ve kyasla bilindii halde zihin bunun farknda deildir. nsann, bir vasta ile varlnn farkna var d eyle, bizatihi zihinde sabit olan ey ayn deildir. Bir eyin varl nn bilincine varmakla, onu ifade etmek arasnda da fark vardr. 6. V e h m i y t ( K u r u n t u l a r ) : Geersiz (batl) ncllerdir. Fakat nefiste tereddte yer brakmayacak derecede glendirilmilerdir. Bu vehmin ancak duyumlardan karlan hususlarda karar vermesinin bir sonucudur. nk kuruntu, ancak duyularn telif ettiklerine lygm eyleri kabul eder. rnein kuruntu, kendisine iaret edilmeyen, evrenin iinde de dnda da olmayan bir varln imkansz olduuna karar verir. Yine kuruntu, bir cismin kendi kendine dardan bir ey

89

eklenmeden artmayacana karar verir. Kuruntunun bu ekilde karar vermesinin nedeni ise. bu tr hususlarm'^ dtyuya uygun olmamas ve kuruntunun iine girmemesidir. Kuruntunun verdii kararlarm geersi:^^ olmasnn nedeni udur; kuruntunun iine girmeyen eyler geersiz olduuna gre, kuruntunun kendisi de geersizdir. Zira kuruntunun kendisi de kuruntunun iine girmez. Nitekim ilim, kudret ve be duyunun idrak edemedii nitelik leri, kuruntu da idrak etmez. Kuruntunun yanlgya dtn ise, hu tr belirli meseleler ortaya koymaktadr. nk bu meseleler, kuruntu nun kabul edilmesine yardm ettii, evveliyattan kurulmu kyaslarn gerekli sonulandr ve kumntu, nclleri evvehyattan olan kyaslann sonulannm doru olduunu kabul eder. Sonu ortaya ktktan sonra ise, kuruntu sonucu kabul etmekten korkar. Bununla da kuruntunun bu sonucu kabul etmesini engelleyen eyin, yaplarn mekan olduu ortaya kmaktadr. nk kuruntu, duyulara uygun olmayan eyleri, kabul etmekten uzaktr.

7. Mehrt: hretleri ve genelin gr dolaysyla kendilerine gvenilen nermelerdir. ilim ehline gre bu bilgilerin, akim yapsnda bulunan gerekli nceli bilgiler olduu aktr. rnek; Yalan nkindir Peygambere a'mp edmemesi geredr. Hamama petemahiz irilmez Adalet gereklidir Zulm irkindir, gibi ifadeler yaygn ifadelerdir. Bunlar ocukluktan itibaren tekrar tekrar iitilen szlerdir. Herkese biliniyor olmas dolaysyla nefislerde kolayca kabul edildi2 6 . Yani yle bir varlktr ki, kendisine iarcr edileme:, evrenin ne iindedir ne de d ndadr. Byle bir cisim ancak bir eyin kendisine izafe edilmesiyle arrar. Duyu bu tr jeyleri inkar etmesine ramen akl, bunlar inkar ermez. Akl, maddeden .soyutianm.5 nefsi tanr, cismi Ecrektircn evrenin yoktan var oluunu da kabul eder. C-isim hibir jeydeyi var olduuna gre hibir j c y d c n a n m a s da mmkndr. Yani bu cisim kendi sine her h a r ^ i bir ekleme olmakszn artar. 2 7 . Y a n i kurunrunun hu tr hasuslarJaki hkmleri geersizdir.

, aksi takdirde avret yeri akta kahr.

90

inden, yaamn dzene sokulmas iin memleketin ahalisi bu husustarda ittifak ierisindedirler. Belki de nezaket, korkaklk ve haya gibi yaratln icaplar da yukardaki mehur ifadeleri teyit etmektedir. Akll, fakat herhangi bir eitim almam, bir eyden holanma veya holanmama eklinde bir huy kazandrlmam ve kendi haline braklm bir insan varsayalm, byle birine yukardaki ifadelerin ar: edilmesi halinde bunlar red etmesi mmkndr. Bu; iki, birden b yktr, nermesi gibi deildir. Aratrma veya bir delil artna bal olarak bazen bu ncller doru olurlar, fakat bunlarm mutlak doru olduklar zannedilir. rnein; Allah'n gc her eye yeter, ifadesinin doru olduunu zannederiz. Bu ayn zamanda mehur bir szdr, bunu red etmek ho deildir. Oysa bu ifade doru bir ifede deildir. Zira Allah; kendisi gibi birini yaratmaya kadir deildir. yleyse; Allah, [yaplmas mmkn olan her eyi yapmaya kadirdir, denilmesi gerekir. Allah, her eyi bilir, denilir. Oysa Allah, kendisi gibi birinin var olduunu bilmez. Bu tr yaygn ncller, hretleri, karakter ve gele neklerin farkllna gre g ve zayflk bakmndan birbirlerinden farkllk arz ederler, Bu ifadeler beldeden beldeye veya farkl meslek gruplar arasnda farkllk arz edebilirler. rnein, tplarn yannda mehur olmayan bir ifade marangozcularn yannda mehur olabilir, bmun tersi de olabilir. Mehur, batil'n eliii deildir. Mehurun eliii, eni'dir. Batln eliii ise, hakk'tr. Oysa nice hak olan ey vardr ki, eni'dir. Nice btl ey de vardr k, sevimlidir, mehurdur, phesiz nceli bilgiler, baz duyumlar, mtevatir haberler ve tec rbeye dayanan bilgiletden de mehur olanlar vardt. Burada asi olan, sadece hrettir. 8. Makbult: Faziletli insanlarn, byk alimlerin, selefin ileri gelenlerinin benzer ekilde naklettikleri ve kitaplarnda da aktardklar szlerinin hsn zanla kabul edilmesidir. Bu szler nefiste tam olarak yerleir.

91

9 . Musellemt: Hasmm kabul ettii veya sadece birbirine kar olan iki taraf arasnda yaygn olan ncllerdir. Bu ncl sadece iki ha sm arasnda kullanlr. Musellemt, mehurdan ancak genel ve zel olma bakmndan ayrlmaktadr. Mehur ncl herkes; n kabulleri (musellemt) ise sadece hasm kabul eder. 1 0 . Muebbiht: Evveliyat, tecrbeler ve mehurlara benzeyen bilgilerdir. Gerekte bunlara benzemez fakat ekilsel olarak onlara yak lamaktadr. 1 1 . Grnrde mehurlar (el-Mehurtu fi'z-Zahr): itilen bir szn iitilir iitilmez yeterince dnlmeden hemen herkes tarafndan kabul edilmesidir. Dndkten ve bir sre getikten sonra onun kabul edilemeyeceini, fasit olduunu hissederiz: Zalim de olsa mazlum da oha kardeine iardm et, sz byledir. Nefis bu sz ilk etapta kabullenmeye ynelir. Sonra iyice dndkten sonra zalim'e yardm etmesinin vacip olmadn anlar.
2 8 . "Zatim dc olsH mazlum da olsa kardeine yardm cr" sz baz kaynaklarda Hz. Pey gambere (s.a.v.) nispet cdilmektedi. Yorumu da yine peygamberin diliyle aktarlmak tadr. Bu .sz ile birlikte aktatlan yotuma gte zalim kardeine yardm e t m e n , onu zu lm ilemekten al koymandr. Zalimi zulm ilemekten al koymak, gerek anlamda bir yardmdr ve bunun bir ok gerekelen vardr: 1. Zalim; fkesine yenilip bunun netice sinde sonucu belli olmayan dmanca zulm ilediinde iki deiik unsuun kendi nefsini istila ettiini gt. a. Kendisini azarlayan vicdannn rahatszl. G e r e k t e n bu, ac ve son derece etkileyici bir tahat.szlkt. b. Zulmettii kiiden kendisine ulaabilecek intikam ite ilgilidit. Zalimin zulm ilemekten ve fkeli iken bir dncesizlik sonucu srklendii eyi yapmaktan alkonulmas yukarda anlan iki dutumun etkiletinden onu ktumak anlamna gelir. 2. G n adaleti yerini bulur. Ru dnyada btn olma.sa da mazlumun hakk zalimden alnr. Bunun ahirette tamamlanmas getekit. Allah mhlet vcir fakat ihmal etmez. Kuku.suz Allah, elim bit ekilde hakk alt. Zalimin zulm ile mekten alkonulmas, kendisinden kuttulmas mmkn olmayan ilahi k.-iastan kurtul mak anlamna gelit ki bu, onun iin bit lahmctti. 3. Zalimin zulm ilemekten alkonulduu toplum, emniyet v c adaletin hakim olduu bit toplumdu. Byle bir toplumda yaamak hetkes iin mutluluu gatanti eder, hatla zu lm ilemeye kendilerini kudretli sananlat iin de bu bylcdit. Byle bit toplumda b tn g Allah'a aitti. Allah, zalime daha zulim birini musallat klmaya da kadirdir. Za limin zulmden alkonulmas, adaletin tcmelletinin tespit edilmesi ve toplumda gvenin olmas anlamna gelir ki, zulm ilemeye kendiletini yetkili g t e n l c t bile bunladan kendiletini vareste gtcmezlcr. Allah'n gcnn snn yoktut netede ve ne zaman di lerse bu gcn ttaya katt.

92

1 2 . Maznunt; eliiinin olma imkan hissedilmekle beraber, galip zan ifade eden bilgilerdir. rnein; gece kan kiiye; o haindir, eer hain olmasayd gece kmazd, denilir. Veya; falanca dman aryor, yleyse o da ard dman gib dmandr. Oysa onun arsnn nedeni, dman aldatmak veya arkada iin dmana tuzak kurmak olabilir. 1 3 . Muhayyelt: Yalan olduu bilinen ncllerdir. Fakat tevik ve nefret ettirmek suretiyle nefse etkide bulunurlar. Nefis, tatlln, bekarete benzetilmesinden nefret eder. Oysa bunm yalan bir ey oldu unu da bilir. te ncller bunlardr, imdi de onlarm kullanldklar yerleri zikredelim.

NCLLERN KULLANIMINA DAR


lk be ncl; yani nceli, duyusal, tecrb, mtevatir vc kyas yap snda olan ncller, hlrhan kyaslar iin elverilidirler . Burhan kyasm faydas; gerein ortaya kmas ve kesin inancm hasl olmasdr. Mchurr vc muscllemt; diyalektik kyasn nclleridir. Evveliyat ve yukarda zikredilen dier drt ncln diyalaktik k yasta kullanlmalar daha kuvvetlidir. Fakat yalnzca mehur n kabul (msellem) olduklar iin diyalektikte kullanlmaktadrlar nk diyalektik sanat, hi bir eye bundan daha ok ihtiya duymaz. Diyalektiin ise birok faydas vardr:

M e t n i n h jckildc yDtmhnnt.'ii iin hcrhanL'i bir kfinl yoktur. A n c a k

:Hmc yarJm yo-

etmenin n H m J H bu clnbilir. n k utku <ik o U n hcrkt.^ bunu bu ekilde mhr ve bunu kabul e m e k t e n bajka bir ks yol da bulamaz. M e t n i n yzeysel bir ekilde rumUuuM-s ise baz kantlar gerektirir. Mi-tnin yzeysel okunmas .udr: in.san fer iaikrdn amac vc y-ripti^ ne tlur.sa olsun arkadana yardn etmek zoundadr, yiipt zulm ve hak.szik olsa dahi. nsan kardelik ijki.si ve bafihln dikkate aldnda hatbu anlam balngta kabul etmeye meyleder, fakat adalere uyuak gerektiini lat ve neft.'lcr bma uymaya meyleder.

laymca udalerc tabi oimiinm kardelie tabi olmaktan dahu hakl bir ,ey olduunu an

93

1. Hak yolunu tutmayan, hakkm bilgisine burhan ile ulamaktan aciz olan ve mehurata dnerek, mehuratn bir gerek gibi kabul edil mesi gerektiini zanneden bidat vc fuzuli kimseleri delil ile susturmak ve bozuk grlerini iptal etmek, diyalektiin faydalarndan biridir. 2. Bilgi dzeyi avm'n stnde, vaaz sylemiyle ikna olmayan ve tvjrhan kyasm artlarn inceleyecek seviyeye de ulamam bununla birlikte hakk renmek isteyen bir ahsn kalbine diyalektik kyaslarla inan tohumlarm ekmek mmkndr. Genelde sezgisi gl olanlar (fakihler) ve renciler byledir. 3. Tp, geometri ve bunlarn dndaki tikel ilimlerin rencileri, iin banda burhana ynelerek bu ilimlerin ncllerini ve ilkelerini renmeye nefisleri itaat etmez. Bunlar kabul etmeleri istenirse nefis leri buna msaade etmez.^^ yleyse burhanla renmeyi mmkn kla cak belli bir sreye kadar, nclleri mehurlardan olan diyalektik kyas larla gnlleri kazanlmaldr. 4. Diyalektik kyasn zelliklerinden biri, bir problemde sonucun ve eliiinin ayn anda ortaya kmasna mkan tanmasdr. Bu ger ekletiinde ikisinin hatal noktalan zerinde dnlp meselenin gerek yn ortaya konulabilecektir. Diyalektik sanatnn bu kadaryla yetinelim. Aksi takdirde bal bana bir kitap ortaya kacaktr. yleyse diyalektii anlatmaya daha fezla ihtiya yoktur. Vehmiyat ve muebbiht: Bunlar safsata (mugalata) kyasnn ncl leridir, kendilerinden korunulmas ve sakmlmas dnda kesinlikle bir faydalar yoktur. Bu tr ncllerden nasl sakndklarna baklarak insanlarn ilimde yeterli olup olmadna karar verilir. Bundan dolay bu tr k yaslara; imtihan kyas ad verilmitir. Bazen de halka, kendini alim ola rak yutturan vc halkr peinden srkleyen kiilerin aybn ortaya karmak iin kullanlr. Safsata kyasyla halkn nnde bu tr kiilerle mnazaraya girilir ve bu tr insanlara gerein iinde bulunan yanh, gsterilmek suretiyle onlarn acizlii ortaya konulur. Bylece halk onla-

29. Yani .spar udilmcdcn btnlann kabul edilmesi v c <*>ngrtlnesi isrcnirsc.

94

n n kusurlarn renir ve bu tr insanlarn peinden gitmez. Bu tr k yasa da inod kyas ismi verilir. Grnrde mehur, zanniyt ile makblat: Hitab, fkh ve kesin inan istemeyen btn kyaslarn nclleri olmaya elverilidirler. Hitab kyasm, gnllerin hakka ynelmesinde, batl eylerden nefret etmesinde etkin rol oynad gizli deildir. Fkhn da byle bir faydas vardr. Hitabet hususunda mstakil bir kitap mevcuttur, bu yzden sz uzatmaya ihtiya yokmr. Muhayyelt: iirsel kyaslarn nclleridir; evveliyat ve beraberin dekiler retorik ve iirde kullanlyorsa bu a n c a k hretleri dolaysyladr. Hayal etme ve arkasndakilerin iirde kullanlmalar iin herhangi bir art yoktur Burhan kyasa, hkm elde etmek iin, safsataya da kendisinden saknlmak iin ihtiya vardr. yleyse biz de bu kadarm anlatmakla yetinelim.

KYAS'A DAlR SON SZ


Kendisinden saknlmas iin yanln saiklerini anlatmalyz. Bu saikler on tanedir: Birincisi: Tartmalar genellikle aknlk (tevi) yaratr ve bu tartmalarda yanllar yer alr. Bundan dolay tartmacnn, tartmada ileri srlen fikirlerin bir kyas olup olmadklarn renmek iin yu karda anlan sralamaya ba vurmay bir alkanlk haline getirmesi ge rekir. Eer bu ifadeler bir kyas ise, kyasn hangi tr olduklar, kya sn hangi eklinden yapld ve modlardan hangi modla oluturulduu bilinmelidir ki, kartrmann nerede yapld ortaya ksn. i k i n c i s i : Orta terimin iki nclde ayn ekilde yer almas iin, orta terim zerinde yeterli derecede dnlmelidir. nk; isrer fazla lk isterse eksiklik ynnde olsun; orta terimin iki nclde farkl e kilde yer almas, kyas bozar ve sonu yanl olur. rnek; yukarda, tmel oUmsuzun, tmel olumsuz olarak dnd n (aks) syledik. arapta hibir arap testisi yoktur, diyen doru sylemi olur.

95

Hi bir arap, m-ap testisinde debidir, eklindeki dndrmesi ise. tas dik edilemez. nk burada dndrmenin kurallarma riayet edilme mitir. Sylenmesi gereken udur; Hi bir kp, arap de^kiir. Hi bir arap, kp de^kir. Bu nerme dorudur. Arapa -/fi(-iinde) harf-i ceri cmleye ekleyip; arapta hi bir kp yoktur, denildiinde, bumm dndrmesi; arapta olan hibir ey kp deildir, eklinde olacaktr ve bu da dorudur. Yanl, bu nermedeki yklemdedir. Yan yalnzca a rap ifadesi kullanlacana, arabn iinde (fi'-arb) ifadesi kullanl mtr. Bunun dndrmede btnyle konu olmas gerekir, buna riayet ettiinizde, dndrme doru olur. n c s : Kk terimle byk terimin eliii arasnda hibir ekilde farklln olmamasna dikkat edilmelidir. Kyas, iki terimin birbirleriyle farkllk arzetmeksizin bir araya getirilmesini gerektirir. Bu da eliiin artlar bahsinde anlattklarmzla bilinir. D r d n c s : Ortak bir ismin bulunmamas iin terim ve sonucm taraflar ayr ayr dnlmelidir, Bazen bir ismin birden fazla anlam vardr, bu tr isimler kyas iin uygun deillerdir. Beincisi: Zamirlerin iyice incelenmesi gerekir. Bunlar delalet ynleri itibariyle farkllk gsterirler, bundan da yanllar ortaya kar; akll kikinin bildii her ey O ' mm biklii gibidir. Buradaki o (huve) zamiri hem bilinene hem de bilene iaret edebilir. Bu durumda; o, ta bilir. yleyse o, tatr, denilir. Altncs: Kyas belirsiz ifadeleri kabul etmemelidir. Belirsizler, ifadenin doru olduunu zannettirirler. Belirsiz ifadeler belirli hale ge tirilince, akl yanllklarnn hemen farkna varr: nsan /lsrandadr, denildiinde nefis bunu kabul eder ve bu ifadeyi tasdik eder. Bu ifade belirsizlikten kurtarlarak; btn insanlar zorunlu olarcdi hsrandader, deni lirse akl, btn insanlarn hsranda olmadn fark eder ve bunun yanl olduunu anlar. Diijmanmn dostu, senin diijmanmdfr, ifadesini nefis kabul eder. Fakat bu belirli hale getirilerek; senin dmannn dostu olan herkes, dmanndr, ... eklinde ifade edilirse akl zaruri olarak bunun herkesi kapsamak zorunda olmad hususunda kiiyi uyarr, 96

Yedincisi: Bazen kyasn nciiRin tasdik edersiniz, tasdik etmeni zin sebebi ise ncln eliiini zihninizde aradnz halde hulmamanzdr. Byle bir kyasn ncln tasdik etmek gerekmez. Bulmadnzda deil, bizatihi kendi iinde eliiinin olmadn rendiinizde bu kyas tasdik edilebilir. Zira kyasn iinde eliii ol duu halde siz bulamam olabilirsiniz. Allah her eye kadirdir, nerme sini tasdik ettiiniz gibi. Allah kendi benzerini yaratmaya kadir midir?^'^ zihne gelinceye kadar, aklnza gelen her bir eye Allah'n kadir olduunu tasdik edersiniz. Akl, tasdikte ; Allah'n, kendi iinde nmkn olan her eye kadir olduu hususunda seni uyarr ve bunun kendi iinde eliii yoktur. Sekizincisi: Kyasta tespit edilmek istenen meselenin, kyasta n cl yaplmamasna dikkat edilmelidir. rnek: Her hareket bir hareket ettirene ihtiya duyar ifadesini ispatlamak iin', hareket eden kendi kendine hareket etmez ifadesi, ncl olarak kul lanlmamaldr. Zira bu ncl, da'vann kendisidir, lafzlar deitiri lerek delil klnmtr. D o k u z u n c u s u : Kyasn, nesneyi, kendisiyle sahih olan bir eyle dorulamamasdr. Nefs, lmez- nk nefs srekli faaliyet ierisindedir, denildii gibi. Oysa nefsin srekli faaliyet ierisinde olduu, nefsin lmedii bilin medike bilinmez. Nefsin fiilinin devam ettii de yine bununla (lmediiyle) sabit olmaktadr. O n u n c u s u : Vehmiyat, mehrt vc muebbiht'tan sakmlmaldr. Kyas ancak evveliyat, hissiyat ve onlarla birlikte olanlarn ncl klnmasyla tasdik edilir. Bu artlara riayet ederseniz zorunlu olarak k yasnz doru sonulu edemezsiniz. kar ve iinde tereddt olmayan, kesin inan meydana gelir. Dyle bir kyastan tereddt etmek isteseniz bile tereddt

O. AlHh'ran kudretin nefyedihe.si gihi rneklerin verlme.si miin netsin kolny knlny kabul edecei eyler deildir.

97

V-BURHAN VE KIYASIN EKLER

-1Bilimsel sorular ve ksmlar

Biz bununla bilimlerde yer alan sorular kastediyoruz. Bu sorular drt'tr: (/-bel/ var mdr?) sorusu: Nesnenin varln renmeye ynelik bir sorudur. (/- m/ ne?) sorusu: Nesnenin mahiyetini bilmeye ynelik bir so rudur. (/- eyyu/ hangi?) sorusu: Nesneyi, cinsinde kendisine ortak olan nesneden ayrmaya ynelik bir sorudur. (/ - lime/ niin?) sorusu: Nedeni renmeye ynelik bir sorudur. 1. (/-hel/ var mdr?) sorusu, iki ksma ayrlmaktadr: a. Var mdr? sorusu, varln asln renmeye yneliktir: Allah var mdr?, Bo{(wk var mdr? ifadeleri gibi. b. Soru, nesnenin durumunu renmeye yneliktir: Allah midirl, evren sonradan olma mdr? gibi sorular bu tr sorulardr. 2. (/-m / ne?) sorusu da iki ksma ayrlmaktadr: a. Mu tekeli im in kendisi izah etmeden, mutekellimin kulland terimin ne anlama geldiini renmeye ynelik bir sorudur. rnein, mtekellim, Jckar dediinde; bununla kastedilen nedir? diye sorulur, o da; ukkar, ikidir der. dileyen

98

b. Nesnenin kendi iindeki hakikatini renmeye ynelik bir so rudur: Ukkar nedir? sorusunu soran kiiye; ukkar, zm sklarak elde edi len, sarho edici bir ikidir, denilir. (/-m/ ne?) sorusu; birnc anlamda (/-hel/ var mdr?) sorusun dan nce gelir. Zira nesneyi anlamayan, onun varhgm soramaz. kinci anlamda ise; (/-m/ ne?) sorusu, ( /-bel/ var mdr?) soru sundan sonra gelir. Zira varl bilinmeyenin, mahiyeti sorulamaz. 3. (/-eyyu/hangi?) sorusu; aynm ve /lassa'ya ynelik bir sorudur. 4. (/-lime/ niin?) sorusunun iki yn mevcuttur: a. Varln nedenini renmeye ynelik bir sorudur. Bu elbise niin yand? sorusunu soran kiiye; nk, atee dt, deriz. b. ddiann nedenine ynelik bir sorudur: Niin elbise atee deriz. (/-m/ ne?) ve (/-eyyu/ hangi?) sorular: Tasavvurlar iindir, (/-hel/ var mdr?) ve (/-lime/ niin?) sorulan ise: Tasdik iindir. -11B u r h a n kyaslar Burhan kyas, sonucun var olmasnn ve sonucun varln tasdik et menin nedenlerini ortaya karan kyastr. Birincisi: Burhan u- lime diye isimlendirilir.* ikincisi: Burhan'uinne diye isimlendirilir. rnekler: Bir yerde bir dumann olduunu iddia eden kimseye, niin bunu sylyorsunuz? denilir. O da; fnk orada ate vardr, atein ol duu yerde de duman vardr, yleyse orada duman vardr, der. Burada tasdikin nedeni olan, burhan'u Orada vardr, *
Gazl " B u r h n u L i m e " ve " B u r h n u e n n e " eklinde fade ettii b u r h a n e i t l e n felfese kitaplannda genellikle " B u r h a n u n nnyun" ve " B u r h a n m limmuyun" eklinde gemektedir- T r k e y e de b u n l a r genellikle " B u r h a n - inn" ve " B u r h n - L i m m i " eklinde aktanimlardr. Biz Gazl'nin kullammm tercmede esas aldk.

dt,

dediniz? sousunu sorana da; nk onu ;yanm^ olarak grdm ve buldum,

lime, dumann varln ve ate vardr diyorsun? ate nedenini

dumann var olma nedenini renmemizi salamaktadr. ate vardr diyen kiiye; niin orada denilir, o da; nk orada duman vardr ve dumann der. Bu da; atein varhgm olduu yerde

tasdik e t m e n i n

99

renmemizi salamaktadr, fakat atein var olma nedenini ve hangi sebeple bu yerde olduunu bu soru bize retmez. Ksacas; nedenli, nedene delalet eder. Neden de, nedenliye dela let eder. Nedenli, nedeni gerektirmez. Neden ise nedenliyi gerektirir. Burhan'u' eme ile Brhanu' lime arasndaki farktan maksat ta budur. Tek bir nedene dayanan vc birbirinin gerekeni olan iki nedenli den her biri, dierine delalet eder. Burhan'u-limenin, mutlak surette byk terimin varlnn nedeni olma zorunluluu yoktur. Burhanu'limmenin kk tetmi, byk terimle nitelendirecek bir ne den olmas, yani byk terimde bulunduundan dolay neden olmas, kendisi iin yeterlidir. man hayvandr. Her hayvan cisimdir yleyse; iman cisimdir Bu kyasta orta terim, kk terimin iinde, byk terimin ne deni olarak bulunduundan, burhan'- lime'dir: insan cisimdir, nkii o. hayvandr yani cisim olmak, hayvan olmas bakmmdan insana nispet edilen bir zsel niteliktir; ne insann bir varlk olmas gibi daha genel, ne de; yazan olmas, uzun oinaii ^ibi daha zel bir nitelii dolaysyla insan, cisimdir.

-IIIB u r h a n ilimlerin Kullanld Y e r l e r Bunlar drt'tr: Konular, zsel ilintiler, meseleler, prensip/er. 1. Konjdar: Biz bununla, her bilimin zorunlu olarak bir konusu nun olduunu tp, l'nn ve bu konu erevesinde aratrmalar yaplarak geometri, saylarn aritmetik, namenin mzik, konunun kurallarnn tespit edildiini kastediyoruz. nsan bedeninin mkelleflerin eylemlerinin fkh iin bir konu tekil etmesi buna rnek verilebilir. Bu bilimlerle ilgilenen kiilerin yukarda zikredilen konularn var ln bu bilimlerde tespit etmeleri gerekmez. Fakihin insann her hangi bir eylemini, mhendisin lnn bir ilinti olduunu tespit etmesi gerekmez. Bunlar tespit etmekle grevli baka disiplinler vardr. yleyse bu ilimlerle ilgilenen kiilerin, tasavvur (tanm) yolu ile bu konular snrlar ile bitmeleri gerekir. 100

2. zsel

ilintiler. ssci ilintilerle, konunun snrlan iinde yer

alan, konunun dnda kalmayan zellikleri kastediyoruz. rnein, baz ller iin; gen ve kare, dier baz ller iin ise, doru ve eri birer zelliktir. Bunlar geometrinin konusunun zsel ilintileridir. ift ve tek olmak saylarn; ittifak ve ihtilaf yani uygunluk namelerin, hastalk ve shhat ta hayvann zsel ilintilerdir. Her bilimin giriinde ncelikle zsel ilintilerin, tanmlanyla bir likte, tasavvur yoluyla anlalmalar gerekir. zsel ilintilerin konularda bulunmas ise, ancak bu bilimin tamamndan istifade edilerek bulunur. limden maksat, konunun iinde bunlara delil getirmektir. 3. Meseleler: zsel ilintilerin konularla bir araya gelmesinden iba rettir. Her ilimde istenen ve cevab aranan ey de budur. lmin konu sunda bunlar aratrldndan bunlara, ilmin meseleleri; zellikleri istenildi^nden dolay da ilmin istekleri, burhan kyasnn sonular olduklarn dan da sonular diye isimlendirilirler. Varlk tek'tir, isimler ve ifadeler ise deerlendirmelere gre farkllk arz ederler. Bir ilimde bulunan bur han her bir problemin konusu ya bu ilmin de konusudur, ya da hu ilimde bulunan zsel ilintiler, burhan meselenin konusudur. Burhan meselenin konusu, ilmin de konusu ise burhan mesele ya konunun kendisidir; nitekim geometride ortak olan ller, birbir lerinden farkllk arz ermezler, benzerlik arz ederler. Aritmetik ilminde dc, her say iki kenarndaki saylarn toplammn yarsdr, denilir. Nitekim be says; alt ve drt; ve yedi; iki ve sekiz; bir ve dokuz saylarnn toplamnn yarsdr. Ya da burhan kyas bu ilimde zsel bir ilinti ile konu olur. Geometride; l bakmndan bir nesneden farkh olan ey, nesneye l de orta!< olan dier nesnelerden de farkllk arz eder, denilir. Burada ele alnan birbirinden farkh miktarlr'dr yalnzca miktar deil dir. Furkhlk, miktar iin zsel bir ilintidit. Aritmetikte, ikiye bln m saynn iki parasnn arpmnn toplam, saynn btnnn, btnne arpmnn drtte biridir, denilir. Burhan kyas tek say de il, ikiye blnm saydr. Ya da burhan kyas, ilmin konusunun tr olur; rnein: alt tam saydr ve bir say trdr. Ya da brhani kyas, zsel ilinti ile tr olur. zsel, geometride bir dorusal izgi ze rinde, bir dorusal izgi dikilirse iki kenarnn alar birbirine eit bir

101

ecil elde edilir, denilir. izgi, konu olan lnn bir tr'dr. Dorusal se konuda bulunan zsel bir ilintidir. Ya da burhan mesele ilintidir: Geometride: Alar eit olan her genin iki dik kenar var dr. gen baz llerin zsel ilintilerindendir. yleyse ilimlerdeki burhan meselelerin konular bu be blm den ayr olamaz. Burhan meselelerin yklemi ise, konunun zel zsel ilintileridir. 4. lkeler: Biz bununla lmin meselelerini tespit eden; ilmin m sellem ncllerini kastediyoruz. Bu ilimde msellem ncllerin kendi leri tespit edilmez. Fakat msellem ncller; ya nceli bilgiler olarak bulunurlar ve bu durumda Mterife ilimler diye isimlendirilirler, klidesin giriindeki: ki eit olan nesneden iki eit para alnrsa geriye kakn nesneler birbirlerine eit olurlar, eit ekilde iki nesne artrlrsa ^^'ne bir birlerine eit olurlar, eklindeki ifadeler buna rnektir. Ya da nceli bil giler olarak bulunmazlar, renilerek kabul edilirler. Bu bilgiler gnl huzuruyla kabul edilirse buna usul mevzua, ayet gnlde bir tatminsizlik kalyorsa buna da musdert denir. Baka bir ilimle durum kendisine aklanncaya kadar bu grte sebat eder. N i t e k i m klidesin giriinde u ifade de yer alr: Her noktann merkez olmasnn ve b merkez zerinde bir ember izmenin mmkn olduunu kabul etmemiz gerekir. Baz insanlar merkezden evreye doru izilen, dorulan eit bir emberin izilebilecei dncesine kar karlar ve renimin balangcnda bu onlara zor gelir.

Burhan'n ncllerinin artlan


Bu artlar drt'tiir: Burhann nclleri, doru ve evveliyattan olmaldr. ncllerin doru olmasndan kesinlii kastediyoruz; nceli bilgi ler, duyularla elde edilen bilgiler ve bunlarla birlikte olan dier ncl ler byledir. Yukarda bu art zikredildi, ncln zaruri olmas gerekir; insann yazan olmas deil, hayvan olmas nsan olmak iin zaruridir denilmektedir. Bu art, nermeden zorunlu bir sonu isteniyor ise geerlidir. Zira ncl zorunlu deilse akln, zarur sonucu tasdik etmesi gerekmez, 102

n c l n evveliyattan olmas gerekir; bununla konunun yk leminin, konudan dolay nclde bulunmasn kastediyoruz. rnein; btn hayvanlar cisimdir. nsan cisimdir, nk insan, hayvandr denilir. nsan cisimdir gibi daha genel bir anlamdan dolay deil, insan, hayvan olduundan dolay cisimdir. yleyse insan, hayvan oluundan dolay cisimdir. Cisimlilik ncelikle hayvan iin vardr. nsan iin cisimliliin olmas se hayvan vastasyladr. Daha zel bir anlamdan dolay da insan cisim deildir. rnein hayvanm yazan olmas, hayvanla de il, insanla ait bir zelliktir. nk insan daha zeldir. n c e l i , kendisiyle konu arasnda herhangi bir vastann olmad eydir. Kendisi vasta iin bir ilk konumundadr, sonra da bu vasta aracl yla ikinci olmu olur. nceli ncllerde bu bir kouldur. Fakat kimi kyaslarn sonucu olan ve sonra da baka kyaslarn nclleri yaplan ncllerde ise bu, art deildir. Bu tr ncllerde ise zarurilik ve zsellik bulunmaldr. nclde bulunan zsele gelince; yabanc ilintiler hususunda dikkatli olmaktr. Zira yabanc ilintilerin nclde yer al mas durumunda bu ilimler, bu tr ilintileri incelemezler. Mhendis, dorusal izginin mi, yoksa emberin mi daha gzel olduuna ya da emberin dorusal izgi ile zt olup olmadna bakmaz. nk gzellik ve ztlk mhendisin sahip olduu ilmin konusunun yabanclardr. Mhendisin urat alan ldr. Gzellik ve ztlk ise, miktar olma nitelikleriyle deil, var olma gibi daha genel bir nitelikle miktara ilimilerdir. Doktor, yara'nm daire biiminde olup olmadna bakmaz. nk daire biiminde olmann yara ile yara olma bakmndan bir ilikisi yoktur, daha genel bir adan ilikisi olabilir. Doktor; bu yara yumuak bir yapya sahiptir, nk daire biimindedir ve daireler en geni ekillerdir, derse; syledii tbbi bir bilgi ifade etmez. Bu ifade, onun tp bilgisine deil, belki geometriyi bildiine delalet eder. yleyse meselenin yklemi hem ilimlerde hem de konuda zsel (zat) olarak bulunmaldr. Fakat yklemin ilimlerde ve konuda zsel olarak bulunmas arasnda faik vardr; nk zselin burada tki anlam vardr: I. nsan, hayvan kavramnn iine girdii gibi, zsel de konunun tanmnda yer alr. nsan hayvanda zsel olarak bulunur. nk insan, hayvann tanmna girmektedir. Bu durumda insann anlam udur: nsan zel bir hayvandr.

103

2. rsel konunun tanmnda yer almaz. Fakat konu zselin tan mnda yer alr. Burun iin basklk, izgi iin dorusallk, byledir. Basklk buruna ait zsel bir niteliktir ve zorunlu olarak insann tanmnda yer alr. zselin birinci anlamda bilimlerde hkm renilmek istenen meselelerin yklemi olmas imkanszdr. i'nkii konu ancak zsel ile bilinir. yleyse zselin bilinmesi, konunun bilinmesinden ncedir. Bu durumda konu ile onun varl nasl elde edilmek istenebilir? geni tasavvur yoluyla, bilmeyen kiiden, genin bilmesi beklenemez. Fakat byle birine
iki kurallarn birbirle

kenarn alarnn

rine eit olup olmadklar sorulabilir. Veya genin bir ekil olup ol madnn sorulmas caizdir. Bu da imkanszdr. lk nce ekil bilinir, sonra kenar olan eyin gen, drt kenar olan eyin drtgen ol duu bilinir. Zira ekle dair bilgi, gen ve drtgene dair bilgiden nce gelir. ncllere gelince: Yklemlerinin zsel olmas gerekir. Dier bir ifa deyle iki ncln yklemlerinin zsel olmas caizdir. Birinci anlamda ikisinin ykleminin ayn anda zsel o l m a s caiz deildir. nk bu durumda sonu nclden nce bilinmi olmaktadr. Zira zselin z' bu anlamda zatdir ve: Btn imanlar hayvandr. Btn hayvanlar cisimdir. yleyse: btn insanlar cisimdir,. Bu hkm istenilen konu (matlup) o l d L i u n d a n bunun denilmesi caiz deildir. nk cisimsellie dair bilgi in.sana dair bilgiden nce gelir. Konu insan ile ilgili ise, ilk nce insan tasavvur edilmelidir k i onun hkm istensin. nk insanm, hayvann ve cismin tasav vurlar zorunlu olarak daha ncedir. nk cisim bilinir ve hayvan ve dier nesneler diye ksmlara ayrlr. Hayvan da: dnen ve dnmeyen diye iki ksma aylr. Kk nermenin ykleminin birinci anlamda zse! olmas ve byk ncln ykleminin ise ikinci anlamda zsel olmas caizdir. Bunun aksi de dorudur. ite anlatmay ve anlalmasn istediimi: hususlar bunlardr. 104

II. BLM LAHYAT

Rahman ve Rahim olan Allah'n adyla

Bilmi ol ki; felsefecilerin gelenei, tabiat bilimlerinin ilahiyat bilim lerinin nne ahnmas ynndedir. Fakat biz, lahiyat bilimini ne aldk. nk ilahiyat daha nemlidir ve bu alanda fikir ayrlklar daha oktur. lahiyat, ilimlerin gayesi ve amacdr. Uahiyat'n tabiat bilimlerinden sonraya braklmasnn sebebi, ilahiyat konularnn kapal olmas ve tabiat bilimlerine vakf olmadan onlara vakf olmann zor olmasdr.-*' A n c a k , tabiat bilimlerinin, ilahiyatn anlalmas kendisine bal olan ksmn burada ilahiyat bilimlerinden nce sunacaz. Tabiat bilimlerinin amacn, iki mukaddime ve be makale ha linde anlatmakla yetineceiz. Birinci MaJmle: Varln ksmlar ve hkmleri hakkndadr. kinci Makale: Btn varlklarn nedeni olan Yce Allah'a dairdir. nc Makale: Allah'n sfatlarna dairdir. Drdnc hakkndadr. Makale: Allah'n fiilleri ve varlklarn Allah'la ilikileri

Beinci Makale: Felsefecilere'^ gre varlklarn Allah'tan var olma larnn nitelii hakkndadr.

31. Muhtar

adl kitapta hilal; iki ey a r a s m J a k i bcluk, ularak tanmlanmaktadr. o

ulu h/df'dr. 32. Kitabn giri^indc; "hu kitap fcLscfocilcrin grlerinden oluturulacaktr" eklindeki ifadesinin bir tekrardr. Ayn zamanda daha sonra yazaca ve felsefecilerin t u t a s i 2 lklarn ele alaca kitaba da bir hazrlktr.

107

Birinci Mukaddime LMLERN SINIFLANDIRILMASI (Tak smu'l-Ulm)

Kukusuz her ilmin bir konusu vardr ve konu deiik ekillerde bu bi limlerde incelenir. Bilimin konusu olarak incelenmesi mmkn olan eyler; varl eylemlerimize bal olanlar (Siyaset, ynetim, ibadet, matematik, vb. insan uralar) ve varl eylemlerimize bal olmayan lar (gk, yer, bitkiler, hayvanlar, madenler, melekler, cinler, eytanlar ve dier nesneler) olmak zere iki ksma ayrlr. Hikmet ilmi iki ksma ayrlmaktadr: 1. Eylemlerimizin durumlarn kendisiyle rendiimiz ve prak ilim (el-ilmu'l-amel) diye isimlendirilen, hikmet ilmi. Bu ilinin faydas dnya ilerimizin kendisiyle dzene girdii, hiret beklentilerimizin doruland fiillerin niteliklerinin aa kmasdr. 2. Btn varlklarn mahiyetlerinin bir dzen ieri.sinde nefiste meydana gelmesini salayan ve varlklarn mahiyetlerini kendisiyle rendiimiz hikmet ilmi; aynada grnen resim gibi. Bu bilginin nefislerimizde olumas, bizim iin bir olgunluktur. Nefsin zellii varln btn durumlarm kabul etmeye hazr olmas dr.'^ Bu durum, dnyada fazilet, -ilerde zikredilecei zere- ahirette de mutluluk sebebidir.^"^ Bu ilim, teorik ilim (el-ilmu'n-nazar) diye isimlendirilir. Bu iki ilimden her biri kendi iinde k-^ma ayrlmaktadr: Pratik lim; 1. nsann diet insanlarla ilikilerini dzenleyen ynetim bilimi. Gerekten insan, dier insanlarla bir arada yaama zorunluluu iinde
33. Yani nefsin, VHrIiKin hunin durumHtm kahul etmesi. 34- azl'nin .salt teorik hilgiyi hiret mtlnuum e l J e etmek im hr ko.ul hnlm ftctrmesinc dikkar edilmelidir.

108

yaratlmtr. Bir arada yaama ise, ancak ahiret kurtuluunu ve dnya yararlarn temin edecek zel bir ilim ile dzenlenebilir. Bu ilim, temeli eriat olan bir ilimdir ve o n u ehirlerin ve ehir h a l k n n y netimini .salayan siyaset bilimleri tamamlar,^^ 2. Bv ynetimi ilimi; birey, hanmyla, ocuuyla, hizmeti vc evde yaamakta olan dier ahslarla geinmeyi bu ilimle renir.^'^ 3. Sfatlarnda, huylarnda hayrl ve erdemh biri olmak iin in sann sahip olmas gereken nitelikler ve ahlak ilmi. nsan zorunlu olarak tek bana veya bakalar ile bir arada yaar. Bakalar ile bir arada yaamas da; ya ev halkyla snrldr veya btn ehir balkn kapsayacak ekilde gcnitir.^^ lim, bu yaama alanna gre de zorunlu olarak ksma ayrlr. Teorik ilimler de e ayrlrler: {.'Metafizik (ilh) veya ilk felsefe (el- fcisefetu'l-l). ilmi. 2. IIm-( Riyazi, ilm-i talmi ya da 'lm-i evsat denilen matemaktk (el- lm'l evsat). 3, Tabiat bilimi vc aa ilim (cl-ilmu'l-cdn) diye isimlendirilen teorik bilimler.

35. UaH; Lslam criarriL, i n s a n H t n bankalaryla ilj.kilctini dzenleyen ilkelerin kardd bir temel olarak deerlendirmektedir. Bu konuda siya.'^ct bilinkri olarak -micndirilcn bilimlerin l.slara eriatna yardmc olmalarn engelleyecek bir husus d a yokrur. slam eriatna yardmc olan veya onu tamamlayan eylerin .slam'a zt vc ter.s eyler olmamalar nemlidir. Bu temele dayanatak topluma yatdme olacak fikiletLgtjii-slerin almasna m.saade edilmi ve toplumun refah .standarllarn artracak, j;vcn salayacak ve I.slam eriatnn tamamlanmasna yardmc olacak eylere izin ve rilmitir. I.slam eriat, yer^'zn imar etmek zere in.san halife olarak seen Allah'n vahyine dayandna gre bu gayeye ulamaya yardmc olacak eylerin veya bu t r bilimlerin slam eriat ile elimesi mmkn deildir. nk hakikat hakikat ile eli mez. Yeter ki in.san, varlnm dnen canl esasna dayandn, bu dnyada son bula cak olan hayatnn daha uzun .srecek ve a n c a k Allah'n bildii baka bir hayat ta mamlayacak bir cz olduunu unutma.sn. 36. Gazl bu bilimin temelinin eriat olduunu bclittueitir. Bunu hclirtmemi olma.s sz uzatmamaya v c zeki insanlara olan gvenine balanabilir. Zira byle biri, I.slam eriatnn ocuklar, analar, babalar, kardeler, eler hu.susunda tctayl bilgiler verdiini grr. 37. Bu ifade ksaltlm bir ifadedir. ehir halk, kamu ilikileri asndan verilen bir r nektir. Burada kastedilen ehrin kuatld evre deildir, zira bu konuya daha IIUCL: "in.sanm dier b t n insanlarla ilikilerini dzenleyen ilim" eklinde deinilmiti,

109

Bu ilimler ksma ayrlmlardr. Nedenine gelince; akledilen eyler; ya maddeden, hareketli ve deiken cisimlere bal olmaktan uzaktr; rnein, Allah'n zat, akln z, birlik, neden, nedenli, uy gunluk, muhalefet, varlk, yokluk ve benzerleri gibi. Bunlarn -akln z gibi- bir ksmmn madde ile bulunmalar imkanszdr. Fakat 'neden ve birlik gibi- bir ksm ise bazen maddelerle birlikte bulunur. Bu ikisi nin maddelerle birlikte bulunmalar zorunlu deildir. Nitekim akl bir ile nitelendii gibi, bazen cisimde oluu nedeniyle neden olarak da ni telenir fakat maddelerde bulunmas zaruri deildir. Ya da insan, bitki, maden, gk, yer ve dier cisimler gibi akledilen eyler maddeye bal olurlar. Bu ballk da; ya belirli bir maddeye olan gereksiniminden doan bir ballktr; ya da gen, kare, dikdrtgen, daire gibi zihinde belli bir maddeden soyutlanm olarak meydana gelmesi mmkn olan varlklardr. Bu ekillerin varl, her ne kadar belirli bir maddede gerekleiyorsa da; var olmadaki bu belirlenim, belli bir maddeye ball zorunlu klmamaktadr. nk; baz durumlarda demirde, odunda, toprakta ve baka eylerde bu ekiller meydana gelebilmektedir. Fakar insan byle deildir. nk insann insan olarak kavranmas ancak et, kemik vb. belirli bir madde ile mmkn olmaktadr. Odundan olduu varsaylan insan, insan deildir. Ancak, ister etten, topraktan veya odundan olsun, kare, karedir ve bu ekilleri, bir maddeye bal olma dan zihinde dnmek mmkndr. D dnyada deil de zihinde akim maddeden soyutla ya bildii bi lim matematik bilimi, akln ancak belirli bir maddeye bal olarak d nebildii bilim ise, tabiat bilincidir. limlerin guruba ayrlmasnn nedeni ve felsefecilerin bu bi lime bak ite budur.

110

ikinci Mukaddime MATEMATK, TABAT VE METAFZK BLMLERNN KONULARINA DAR

T a b i a t Bilimleri: Tabiat bilimlerinin konusu, alanlan-miktarlar, e killeri ve biimleri, baz paralarm dier paralarla-'^ ilikisi ve AUah'm fiilleri olmalar bakmndan deil de,^^ hareket, skn ve de iimin kendisinde meydana gelmesi bakmndan evrenin cisimleri dir,''*' Cisimleri bu alardan incelemek mmkndr. Tabiat bilimi ise cUimleri yalnzca deiim ve doniim asndan inceler.
3 8 . Tabiat bilitnlcti bUimndc tabiat biliminin kendisi dolaysyla tabiat bilimi olduu konuyu cic alj biimi aklanacaktr. E v r e n i n cisimicini tabiat biliminin konusu o l m a k t a n k a r a n d u t u m l a r i.sc: l v c mesafe biimleridir. Bu konu Farabi'nin Ihsau'U'ulm T e o r i k pcomci ( h c n d c s c t u n nazaryyc) Pratik geometri: Marangozun kulland odunun ve demircinin kulland demirin yzeylerini ve izgilerini inceler. Teorik geometri ise, mutlak .surctre ve genel t)larak yzeyleri ve izgileri inceler. Bu bilim, btn bilimlere girer. Mutlak anlamda cisimlerde, izgilerde vc yzeylerde ekil leri vc llerini, birbirlerine olan eitliklerini ve fazlalklarn inceler. .39. Evrenin cisimlerini birbirleriyle olan ilikilcn bakmndan ele alan bilim ise yuk^ndaki kaynakta u ekilde anlatlmaktadr; "asttoloji bilimine gelince (ilmu'n-nueum) bu hsimlc bilinen k bilim varr: 1. Yldzlardan karlan hkmler ilmi. Bu liim, yldzlarn, imdi vc gemite olanlarla, gelecekte olacaklara dair delaletlerinden bahseden bir bilimdir. 2. Matamatiksel yldzlar ilmi (ilmu'n-nucumi't- talmi) . Bu bilim, matematiin bir dal olarak bilimler arasnda saylr. Bu bilim yeryz ve gkyz cisimlerini ynden in celer a. ekilleri vc birbirlerine gre poi.syonlarn, evrendeki mertebelerini, cisimle rinin miktarlarn ve birbirleriyle olan ilikilerini b. gk cisimlerinin hareketicnni, harckerlcrinin niceliini, btn gk cisimlerinin harckerlcrinin dngselliini inceler c. Yeryznn imar edilen ve imar e-dilmeycn ksmlarn inceler. 4 0 . Cisimler, Allah'n fiilleri olmalar ha.seby)e labiar bilimleri erisinde deil, Allah'n fiilleri blmnde incelenir. ile ekil v c d a i r e n i n ele aln adl eserinde zikredilmitir. Geomerr

(hendese) ismi ile bilinen bilimler ikidir, a. Prarik geometri (hendcsetup amcliyye). b.

111

Matematik Biliminin konusu; genel olarak nicelik, zel olarak miktar vc saylardr. Tabiat biliminin bir ok alt dal vardr: Tp, tlsm, simya, sihir ve benzerleri tabiat biliminin alt dallardr. Yine matematiin de bir ok alt dal vardr : Matematiin T e m e l Dallan: Geometri, aritmetik, astronomi ve mziktir. Matematiin A l t Dallar ise: Optik, arhklar tartma, Ekire-i mteharrike , cebir vc benzeri bilimlerdir. Metafizik bilimine gelince: Metafizik bilimin konusu en genel husus; yani, mutlak varlktr. Metafizikte aratrlmak istenen konular, sadece varlk olmas dolaysyla z gerei varlkta bulunan; cevhcrilinti, tmel-tikel, bir-ok, neden-nedenli, kuvve-fiil; uygun-aykn, zorunlu-mmkn ve benzerleri olarak varla ilien hususlardr. Bunlar; varla varlk olmas dolaysyla iliirler. Ugenlik ve karelik byle de illerdir. Zira bunlar, varla l var olduktan sonra iliirler. ift ve tek olmak da byle deildir; bunlar da varla, say var olduktan sonra iliirler. Beyazlk siyahlk da byle deildir; nk bunlar varla, tabii bir cisim olduktan sonra iliirler. zetle, matematik ve tabiat bilimlerinin konusu olduktan sonra varla ilien hususlar, metafizik biliminin konusu olamazlar. Metafizik bilimlerin konusu : Varln btn nedenlerini incelemek tir. nk varlk; neden ve nedenli olmak zere ikiye ayrlr. Nedenin bir ve Zorunlu Varlk {Vacibu'l-Vucut) olmas, Zorunlu Varln sfat lan, dier varlklarn Zorunlu Varla bal olmalar ve Zorunlu Varlktan var olma biimlerini incelemek, bu ilmin konusuna girer. Bu ilmin zel konularndan biri olan tevhidin incelenmesine; te oloji ilmi (el ilmul-ilb) ad verilir. Bu ilim, Rbubiyyet ilmi olarak da isimlendirilir. U bilim iinde, en ak olan matematiktir. Tabiat bilimlerinde ise kapallk oktur. nk tabiat bilimleri durgunluktan uzak, dei imlerle i ie olan bir bilimdir. ite sunular (mukaddimt) bunlardr.

IV

lm,

Ta^kpriyJcnin

"Mevzuiu'l-Ulum"

ndl

c-crinde

ckiklc

CHnmlunmakradr: Ekte-i m t c l a r n i ; c , kirey-.' bal olan mkrariatn durumundun, hareketli olmalar bakmndan bahseden bir ilimdir.

112

MAKALELER
Birinci Makale V A R L I I N KISIMLARI. H K M L E R V E ZSEL L N T L E R

Bu makale varlm kismlan, hkmleri vc zsel ilintileri hakkmdadr. Bu hususlar, varl blmlere ayrdmzda ortaya kacaktr.

I. A Y R M : C E V H E R V E L N T l O L A R A K

VARLIK

Varlk; cevher ve ilinti (araz) olmak zere ikiye ayrlr. Bu taksim; tr ler (enva') ve ayrmlar (fusl) asndan yapm hr blmlemeyi an drmaktadr. Blmlemenin anlalma.'^nn yolu udur; Akl, resm vc tanma (hadd) ihtiya duymadan dnce yoluyla kesin olarak varl alglar, nk varln ne bir resm ne de tanm ^ardr. T a n m , cins vc ayrm (fasi) birletirmekten ibarertir. Oysa varln, ayrmnn kendisine izafe edilecei vc kendisinden tanm elde edilecek varlk kavramndan daha genel bir eyi yokrur. Resm, gizli olann ak olanla bilinmesinden ibarettir. Oysa varln kendisiyle bilinecei kendisinden daha ak, daba ok hilinen ve daha mehur bir ey yoktur. Varlk, Arapa olarak ifade edildiinde anlalmyor ise, varlk teriminden neyin kastedildiini anlamak iin baka bir dile evrilebilir. T a n m ve resmde ise byle bir eyin yaplmas imkanszdr. nk tanm vc resmden kastnz, varln; kadim ve muhdes diye ikiye ayrlmas ise, h geersizdir. Zira bu durum varln kendisi vastasyla

11.3

bilinen eyle tanmlanmasdr. nk sonradan olan varlk, ancak var olma olay bilindikten sonra bilinebilir. Kadm varlk da byledir, Hads; yok iken sonradan var olandr. Kadm; ncesinde yokluk olmayan varlktr. Yukarda belirtildii gibi, varln, tanm ve tasavvurunun resme ihtiya duymadan nceli olarak zihinde meydana geldii ortaya knca, varln zihinde u ksmlara ayrld da ortaya kacaktr. Varlk, iUnti gibi kendisi ile var olaca bir yere ihtiya duyan ve bir yere ihtiya duymayan, olmak zere iki ksma ayrlr. Bir yere ihtiya duyan varlk da; 1. insan ve elbise iin siyahlk gibi, ilinti olmadan kendi nefsiyle bir yerde yer edinen, kaim olmada ilintiye ihtiya duymayan, ilintinin kendisine hulul etmesi, zne ve mahiyetine ynelik sorunun cevabn deitirmeyen varlk ve; 2. Bir mahalde yer kaplayan ve mahallin hakikati kendisine bal bulunan varlk, olmak zere ikiye ayrlr. Bu varln sz konusu yere yerleme siyle yerin hakikati ve mahiyetine ynelik sorunun cevab deiir, insann spermadaki ve farenin topraktaki ekli byledir. Bir giysiye ia ret ederek bu nedir? diye soran kiiye; bu giysidir, denilir. Giysi siyah veya scak olsa dahi sonilacak soruya, giysidir, cevab verilir. nk si yahlk ve scaklk giysiyi giys olmaktan karmaz ve giysinin hakika tini bozmaz. Fakat sperma insana dntkten sonra, o nedir? soru suna; insan spermadr, denilemez. Ayn ekilde toprak, fare'ye dn tnde, topran mahiyetini renmeye ynelik sorulan soruya; fare topraktr, denilemez. Renk ve scaklk giysiye eklenmi niteliklerdir; giysi bu niteliklerle giysi olarak kalr. Fakat toprak fare eklini aldktan sonra toprak olma zelliini, sperma da insan eklini aldktan sonra sperma olma zelliini kaybeder. R e n k ve insan ekli br yere muhta olma noktasnda birbirlerine eittirler. Fakat iki yer ve Ik durum arasnda fark vardr. Bu iki farkl ibareyi kavramlatrmak gerekmekte dir. Giysideki scaklk ve rengin yerini tutmak zere ilinti (araz), ilintinin yerini ifade etmek iin de mevzu' lafzlar terim o l a r a k seilmitir. Bu kavramlatrmaya gre ilintinin anlam; bir mevzuda yer edinen eydir. Mevzu' ise; kendisine hulul eden mn olmakszn kendi nefsiyle kaim olan demektir.

114

insanln yerini tutan kavram form (suret),

mahalli de heyia diye

isimlendirilir. Odun, sedirin formu iin bir mevzu, odunun klnn formu iin de heyuladr. Odun, sedirin formuyla odun olarak kahr fakat kln formu ile odun olarak kalamaz. Form, cevher olarak isimlendirilir. nk bir mevzuda yer almayan her varl felsefeciler cevher olarak nitelendirmilerdir. Yukarda da belirtildii gibi form, herhangi bir mevzuda yer tutmu deildir. yleyse heyula da cevherdir. Bu dunmda cevher drt guruba ayrlmaktadr: Heynt, suret, cisim, ayrc akl (el-aklu'l-mufank). Cevher, kendi nefsiyle kimdir. Her cisim, ilk cevheri inde bulundurur. rnein su; akc form ve formun taycs heyuladan (madde) meydana gelen bir cisim dir. Salt heyula bir cevherdir, salt form bir cevherdir, ikisinin birle imi olan cisim de bir cevherdir.

* **
Varlklar hu terimlerin yorumuyla birlikte blmlere ayrmann aklamas ite budur. cevherin (heyula, form ve ayrc akl) ispat burhan, cismin ispat ise, gzlem ile olmaktadr. Ayrc akl, form ve heyula zorunlu olarak del le spat edilirler. Bundan cevher isminin, hem yer hem de mahalde yer tutan ey (hl) iin kullanlm olduu ortaya kmaktadr. Kelamclar, formun, yerin varlna tabi olan bir ilinti olduunu ileri srerek felsefecilere muhalefet etmilerdir Felsefeciler grlerini u ekilde temellendrirler; Cevherin z (zat), hakikati ve mahiyeti form ile kam olduu halde, formun ken disi neden cevher veya ilinti olmasn? Oysa ilinti, yer var olduktan sonra yere tabi olmaktadr. Heyula ise, kim olmada forma tabi olmaktadr. Bu durumda cevherin asl olan form, nasl cevher olamamakladr?

115

CSMN HAKKAT Akl cevheri, cisim olan vc olmayan eklinde blmlere ayrdna ve cismin varl da cevherler trnden olup burhana ihtiya duymadan, duyu ile alglandma gre sze, cismin tanm ve hakikati ile bala mak gerekir. Cisim, bir dik a zerinde birbiriyle kesien uzanmn (imtidadt) kendisinde varsaylma mmkn olan cevherdir. Akln veya yce Allah'm zatn dndnzde kesinlikle bir boyut (bu'd) veya uzanm varsaymanz mmkn deildir. Yere, ge ve dier cisimlere baktmzda blnme (inkism) ve ayrlmay (infisl) kabul eden kesintisiz (ittisal) bir uzanm varsaymanz mmkndr. Tek bir yndeki uzanm, zunhk (tfd) olarak isimlendirilir ve bu zellik yal nzca matematiksel doruda (hat) vardr. ki yndeki uzanm, genilik (araz) vc uzunluk (tl) olarak isimlendirilir. Bu da yalnzca yzeyde (sath) bulmur. Yzey iki ynden, doru ise tek ynden blnr. Cisimden baka ynden blnen herhangi bir nesne yoktur. Zihinde bir dik a zerinde kesien uzanm varsaylabilen her ey, cisimdir. Cismin tanmnda ann, dik a olmasn art kotuk. nk bunu art komasaydk, her bir cismin, kendi benzeri olmayan bir dik a zerinde, bir ok kesien uzanmnn varsaylmas mmkn olacakt,'" Dik alarda uzunluk, genilik ve derinlik boyutlarndan fazlas bulunmaz. Dik a, dikey bir izginin dier bir izginin merkezi nin zerinde dik olarak yerletirilmesi ile elde edilir. nk dikey izgi, iki taraftan birine meyletmez ve iki taraftan elde edilen alar birbirlerine eit olur, iki a birbirlerine eit olduunda da aada ikinci ekilde grld gibi ler biri. bir dik kenar olarak isimlendiri-

4 1 , AHJki ekilde ( A B ) dikey izgisi. ( C D ) yurav ezgi^i v t hmlann aprazlanJa (1,M) ve ( S ) zgLlen hulnmakradr. Bu czpllerm riim ( K ) mktasmda kesimekledir. Bu kesime sonucunda u aLav ortaya kmaktadu': ( A K M ) , (LKC'}, ( ( ~ K S ) , ( S K B ) , ( B K M ) , ( M K P ) , ( P K ) ( K A ) , Bunlar toplam ,'.ek: adr. B alardan libiri dik a deildir, 4 2 . 11. ekilde CM) izgisi (.A.B) yatay izgisinin ortasma dikilmitir. C'K'I) izgisinin ( a m a c , A B zgi.smin sanda m e y d a n a gelen (AMO A B ) zerinde dikilmesinin

116

Dik izgi, resimdeki gibi saa doru meylettiinde dikeym kendi sine doru eildii sa kenarm as, kar kenarn asmdan dar olur. ite bu aya dar a (hadde), verilir.
H

geni olana da geni a (mnnferice)

isimleri

.ekil

11. ekil

111. ekil

Cisim uzunluk, genilik ve derinlik eklinde tanmlanmt. Bu tanmda bir eit dikkatsizlik mevcuttur. Cism fil olarak kendisinde uzunluk, genilik ve derinlik bulundurduundan deil; uzunluk, genilik, derinlik ve boyutu kabul ettiinden dolay cisim dir. unu delil getirebilirsiniz: Bir munu eline alp bir kar uzunlu unda, iki parmak geniliinde ve bir parmak kalnlnda bir ekle so karsanz, iinde bulunan uzmluk, genilik ve derinlik sebebiyle mum, cisim olmaz. nk, mumu yuvarlak veya baka br ekle soksanz, be lirli uzanm, uzunluu ortadan kalkar yeni bir uzanm ve uzunluk meydana gelir. Cisimsel form ise asla deimez. yleyse cisimde var olan ller (mekdr), cismin znn d nda olan ilintilerdir. Bazen bunlar gn ekli gibi ayrlmayan lazm (lazm- ayn mufark) olurlar, ilintisel olan ise bazen lazm olur. Habeli iin siyah olmak gibi, ilinti de byledir. Bu durumda cisimsclliin (el- cismiyye) formu olan csmn zsel nitelii, uzanmlarn varl n deil, uzanmlarn varsaylmasn! kabul ettiinden dolay fiil halindedir. Kendisinde fiil olarak bulunan miktarlar ise, birer ilinti dir. Bundan dolay bir cismin daha byk ve daha kk lleri ka bul etmesi mmkndr. Miktar, cisimde ilinti olarak bulunduundan,
aiMitn, ( A B ) iiRi.snin solunda meydana gelen ( ~ M B a.sna e.it olmasdr. ( A B ) iz gisi ne .saa ne de sol meyleder, iki taratn ortasnda dik olarak durur. B u n d a n dolay alar hem hrhrlerine eit. h e m de dik nladr.

17

dardan bir eklemeyle deil, kendi iinden klp, byyebilir, znn gerei olarak cisim n baz ller belirlenmi deildir. Bn da lnn cismin hakikatinden baka olduuna delalet eder. Cisimler, ci simsel formda birbirlerine eittirler, aralarnda herhangi bir fark dnlemez. llerde ise zorunlu olarak farkllk arz ederler. CSMLERN FARKLI BRLEM BMLER Cisimlerin birleimi hakknda insanlar ihtilafa dmlerdir. Bu ko nuda doruyu tespit etmeden, cismin hakikati zerinde durmak imkan szdr. Bu konuda gr ileri srlmtr: 1. Cisim, ne zihinde ne de d dnyada paralara ferd) olarak simlendirilir. Cisim, bu cevherlerin bir araya gelmesiyle meydana gelir. 2. Cisim, asla birleik deildir; tanm ve hcdiikatiyle tek bir varUkr ve znde asla okluk bulunma?;. gelmitir. 3. Cisim, form ve maddeden meydana ayrlmayan elerin hirleimidJr. Bunlara gre; bu elerin her hir\ ferd cevher (el-cevheru'l-

Birinci grn geersizlii, ferd cevherin geersizliine dayanr. Aada zikredeceimiz alt husus le ferd cevherin imkanszl or taya konulabilir: 1. ki cevher varsayalm, bunlardan her biri, dierinin ilitiine ya ortadan bitiir veya baka br yerden; baka yerden bitiirse, blnme meydana gelir, nk temas edilen kenarn igal ettii yer, dier kena rn igal ettii yerden farkl olacaktr, iki cevherin temas ettii yerin ayn olmas ise imkanszdr. nk her iki cevherin bir btn olarak ortaya mdahil olmalar gerekecektir. Bu durumda da ferd cevherin btn ile temas edilmi olur k, aslnda onun btn yoktur. Zira ferd cevher tektir (paralardan meydana gelmi deildir). Eer bln meyen cevherden bir ey temas etmi ise, tamam temas etmitir ve di er cevherin tamamna temas etmitir. Bu da btnn mekanyla, or tann (vasat) mekannn ayn olmasn gerektirir. Aksi takdirde orta nn iki kenar arasna girmesi ve iki kenardan her biriyle, dieriyle ke simedii bir yerden temas etmesi gerekecektir, Giriimlilik (tedhl)

118

olmakszn iki blnmeyen cevherin bititii kenarn, dieriyle biti tii kenarn ayns olmas imkanszdr. Sonra nc, drdnc kenar lar gelirse; bu durum, bin parann hacminin tek bir parann hac minden fazla olmamasn gerektirecektir. Bunun imkansz olduunda phe yokttr. 2. Bir izgi gibi fek bir sra oluturan be para varsayalm. ki par ay izginin iki ucuna yerletirelim. Akl zorunlu olarak birbirleriyle kesiinceye kadar bu iki parann hareket edeceini ve ayn ekilde iki parann kesiimlernin birbirine eit bir hareketle gerekleeceini ka bul eder. Bu durum varsayldnda czlerden her biri ortadan bir para katetmi, orta da bylece blnm olur. Aksi takdirde; "eit bir hare ketle bu paralarn birbirine ulatrlmalar yce Allah'n g yetirebildi bir ey deildir. Yce Allah onlar hareket ettirip, birincisi, ikinci sine ulannda, ikinciyi ncye hareket ettiremez, gc orada durur" demek gerekecektir. Acaba yce Allah'n gc sa cevherlerde mi yoksa sol cevherlerde mi durmaktadr?! hareketi kabul etmede eit olduklar halde, ikisinden sadece birisinde Allah'n gcnn durmas imkansz deil midir? 3. Her biri alt paradan oluan iki izgi varsayalm. Birincisi; ab izgisi T

Dieri de, cd izgisi olsun. 5 R

Bu izgiler zerinde biri, a'dan b'ye, dieri de d'den c'ye hareket etmek isteyen iki para varsayalm. Bunlar kar karya gelirler. Kukusuz iki para nce kar karya sonra ayn hizaya gelirler ve daha sonra da birbirlerini geerler, bunun iki parann eit hareketiyle oldu unu varsayabiliriz. Ferd cevheri kabul ettiimizde yukardaki durum 119

imkansz olur. nk iki parann ayn hizaya gelmeleri ancak u ekilde mmkn olabilir: . C ve S'^^ noktalarnda iki cisim ayn hizaya gelirler, fakat bu durumda cisimlerden biri,'''^ drt noktay kat ederken, ikinci ci.sim .sadece iki noktay kat etmi okr.'*^ 2. R ve T noktalarnda ayn hizaya gelirler, bu durumda da; cisim lerden biri'"' iki, dieri'^^ drt nokta ka etmi olacaktr. Fakat eit bir hareketle bu gereklemez. 3. ki paradan biri H"^'"* noktasnda dieri de T noktas zerinde bulunur. Bunlardan her biri iki paray kat eder. Fakar H ve T nokta lar bu durumda ayn hizada olmayacaklardr. Hareketleri eit olduu takdirde iki cismin ayn hizaya gelmeleri imkanszdr, bu durumda bir birlerini gemeleri de imkanszdr. Kukusuz bu imkanszlk, ferd cevherin varsaylmas durumunda ortaya kan bir imkanszlktr. Ferd cevher kabul edilmediinde ise, iki cisim izginin ortasnda ayn hizaya gelirler. nk her uzunluk, birbirine eit iki paraya ay rlmay kabul eder. Bu para da merkezdir ve iki para bu merkezde ayn hizaya gelirler.'*^
4-3, Yani (nb) izgisi zerindi: a'dan b'yc dru haeke eden para, cd izgisi zerinde d'den c'ye doru larekec eden pata ile, her iki izgide de beinci paray temsil eden 5 .say.s zerinde paralel hale gelir. Fakat ab izgisi zerinde hareket eden para drt paray kar ederken, cd izgi.si zerinde hareket eden para sadece k para kat et mi olmaktadr. 4 4 . Sadan sola ab izgisi zerinde hareket eden paradr. 4 5 . cd izgisi zerinde .soldan .saa doru harckcr eden para kastedilmektedir. 4 6 . ab izgisi zerinde .sadan sola doru larckel eden para. 47. cd izgisi zerinde .soldan saa doru haeke eden para. ^H. iki ( 2 ) says zerinde bulunan para ab izgisi zerinde sadan .sola doru hareke eden paradr. Be say.s zerinde bulma para .se. cd izgisi zerinde .soldan .saa doru hareket eden paradr. 4 9 . Gazl'nin burada zet olarak zikrettii bu delilin almn yle yaptk; ilk nce ab izgi.sini izdik ve alt eit paraya bldk. Sadan sola doru p a r a n n hareket edecei yndeki izginin zerindeki karelere say n u m a r a l a n verdik. Bu alt kare Gazl'nin itade etrii ab izgisini olustutmaktadr. cd izgisini i:dik bunu da birbirine eir aln kareye bldk ve cismin hareke edecei yne doru .soldan ,saa numaraladk. Bu at kare de Gazl'nin ifade etrii cd izgisini olutrmakradr. ab izgisi zerinde hareker eden paray x, cd izgi.si zerinde hareket eden ci.smi da y harfi ile gsrerJik. X ci.smini ab izgisinin zerine .sadan sola doru hareket edecek ekilde koyalm. Bu

120

durumdu x cismi alt kutcdcn oluan ah izgisinin hirinci karesi iizcrindf hdunmu olur. (~ismin zerinde hulunduu kareyi helirlcmck zere s: konusu kareyi siyaha hoyayalm. Ayn ekilde cd izgisi zerine de soldan saa doru hareket etmek erc hir cisim koyalm. Bu durumda iki izgi zerinde bulunan iki cisim de henz hareket etmi dt.gddir. Bunu u ekilde gstermemiz mimkndr.

A
t:

1
<i

2 s

! 4
1

(>

!^

! 4

(ekil: 1) iki cismin hareketlerinin eit olduu varsayld surece iki cisimden bitinin k izgiden biri zerinde iki, , drt ve be kareyi dierinden fazla kat ettii sylenemez, hareketle hareket ettii iddiasm geersiz klar. ki cismin eit bit hzla h a r e k e t ettikleri varsaylsa ve bu mmkn ise, x cismi zerinde hareket eden tetmekcedr: h iki cisimden bitinin daha az veya daha fazla kareyi kat ettiini vatsaymab, iki cismin csif

admlk hareket ettiinde 2 numaral karenin zerine gelmi olur. Ayn ekild cd izgisi y, cismi dc ayn hareketle 2 numaral kareye gelmi olur. Bu iki srece bylcdit. ekil iki bunu gscismin h a t e k e t i eit olatak deetlenditildii

\2
1

1 ^

4
1 !

6
1

1 ^

\ 4

(ekib2) X cismi ikinci defa hareket ettiinde ^ nol karenin zennde olmu. olur. Ayn ekilde Y cismi dc . nolu karede olmu olur.

1
(ekib.) te bu snrda >; ve y cisimleri kar karya gelmi olurlar. Fakat burada iki cisim ayn hizada deillerdir. ekilde de bu aka grlmektedir. ki cisim nc hareketlerini gcrekletitdiklerinde x cismi dc y cisn de Drdnc ekilde bn aka grlr; 4 nolu kare'nin izermie bulunmu olurlar.

121

4. Birbirinin yanna on a)c ( 1 6 ) ferd cevherin bir care bii minde dizildiini varsayalm, bu dizili 4 X 4 eklinde olacaktr;

o o o o

o o o o

o o o o

o o o o

Biz cevherleri birbirinden ayrk bir ekilde dizdik. Aralarnda bo luk olmakszn birbirine bitiik bir biimde dizildiklerini varsayalm; kukusuz bu durumda kenarlar (edlA') birbirine eit olacaklardr. nk her kenar drt paradan olumaktadr. ap da drt paradan olumak tadr. Bundan dolay karenin apnn, kenara eit olmas gerekecektir. Oysa bu imkanszdr. nk kare'yi birbirine eit iki paraya ayran

1 1
(ckil:4)

1 6

1
i 5

1
1

4-

i 2

Bu pozisyonda iki cisimden her biri dierini gemitir. Bunun anlam udur: ki cisim Unc ekilde grld gibi kar karya gelmilerdi, bu pozisyonda ise birbirlerini gemi grnmektedirler. Kar karya gelme ve birbirini g e m e bu ekilde gerek lemi olur. Fakat kar karya gelme ve birbirini g e m e ayn hizaya gelmeksizin ger eklemitir. nk ayn hizaya gelme, kar karya gelme ile, g e m e n i n ortasndaki bir konumda gerekleir. Bu pozisyon ise cisimleri kar karya v c birbirini gemeye aktaran daha az bir hareketi gcektirmektedir. Fakat bu tt bir hareket mmkn de ildir. n k daha yava hareket, iki ci.smi kar karya ve birbirini gemeye nak leden hareketin mekanndan daha kk bir mekan gerektirmektedir. Oysa bylesine kik bir mekan mevcut deildir. Zira iki cisimden her biti iki izginin kendilctinden olutuu lek bir cisme dmtr. C^vher-i ferJin i.sc )JrH.s yoktur ki iki cismi knr t a r t y a veya birbirini g e m e y e n a k l e t t i r e n h a r e k e t t e n daha kuilk bir h a t c k e t l c tamamlansn. yleyse iki cisim ayn hizaya gelmeksizin kar karya gelmekte vc birbilcini gemektedirler. Bunun imkanszl ise apaktr. Zira ayn hizaya gelmek.sizin iki eyin birbirini geeceini akl kabul etmez. Bunu imkansz kln ey ise, ab vc cd izgilerinden her birinin alt c e v h c r - i fertten olutuunu varsaymamzdr. yleyse byle bir varsaym da imkanszdr. Bu durumda c c v h c r - i ferdin varl da imkansz ol mu oluyor. I j t c bunlar adm adm, Gazl'nin sembollerle ifade e i t l e n n n uzun izah dr,

122

ap, her zaman kenardan daha byktr. Btn kareler iin bunm byle olduu gzlem ile bilinir. Geometrik kant''" (burhan) bunu or taya koyar, ferd cevherin kabd edilmesi ise bunu imkansz klar. 5. Gneli havada yere dikilen bir tahta parasn varsayalm. Bu tahtann zorunlu olarak bir glgesi olacaktr ve tahtann tepesinin gl gesinin snrndan, n, bit dorusal izgi eklinde gnee doru uzaya caktr. Gnein hareketiyle bu dorusal izginin de hareket etmesi ge rekir. nk n, ancak dorusal olarak der. Gne hareket ettii halde glge hareket etmiyorsa, dorusal izginin iki kenar vardr de mektir: Kenarlardan biri gnein daha nce bulunduu yerin snrndayken dier kenar, gnein intikal ettii ikinci yerin snrndadr. Oysa bu, mmkn deildir. Gnein hareketini tek bir para kabul edersek, bu durumda glgenin hareketi bir paradan az olacaktr, para da blnm olacaktr. Glgenin, gnein hareket ettii gibi hareket etmesi mmkn deildir. nk gne byk mesafeler katederken, glge ancak arpa boyu yol almaktadr. 6. Demirden veya tatan bir deirmen ta dndnde, kukusuz merkezin paralar, kenarn paralarndan daha az bir hareketle hareket eder. nk ortann daireleri, kenarlarn dairelerinden kktr. evre hareket ettiinde paralanr:

50. nlc A B C I ! ) karesinde drt dik kenar a hlnmaktadr ve bunlar u jekilde gsterilir: a < b < c < d A y r c a ACR yar ap da dik drgeni AC.'B ve DC^B genlerine ayrr. AC^B genini ele aldmzda t.'.A.B a.snn dik a olduunu grrz . Zira aLs kare'nin alarndan biridir. g e n i n rm alar iki dik aya eit oldu undan C A B asnn A C ' B ve APQ alarndan byk olmas gerekir. n k geni ay en byk kenar karlamaktadr. yleyse .AC^B geninde B C kenar, A C ve A B kenarlarnn ier birinden byktr. Ayn ekilde 1X^B genindeki hQ kenarnn dier iki kenar oluturan A C ve A B kenarlarnn her birinden byk olduunu da ispat edebiliri:. G e o m e t r i k delil bunu gerektirir. Fakar B C kenarnn drt cevherden mey dana geliyor olmasnn bir gerei olarak kenarnn A C , A B vc I X - , D B kenarlarn dan her birine eit olmas gerekeeekrir. Geometrik deli! doru olduuna gre onun so nucunun da doru olmas ve sonuca aykr olan eyin de geersiz olma.s gerekir. G e ometrik delilin sonucunun getegine muhalefet, dik drtgenin drt cevheri fertten olu uyor olmas varsaymna dayanmaktadr. Kare'nin varl kendi znde geersiz bir ey deildir. Kare'nin gcersi: olmas, yukarda da izah edildii gibi oluumuna cevheri fertlerin girmi olmasdr. Zira ferd c e v h e r i n varl muhaldir Gazl'nin kendi dilleriyle konutuu filozoflarn iddia.s budur. te Gazl'nin "cevheri fertle bu imkanszdr" sznn anlam budur.

123

Bu durumda ya merkez, kenardan daha az hareket eder ve para b lnr, veya hareket etmez. Deirmen camn bir ksmmm hareket edip, bir ksmnm hareket etmemesinin gereklemesi iin deirmen tamm btn paralarmm birbirinden ayrdmas gerekir. Oysa duyular vasrasyla bumm mmkn olmad bilinir. nk deirmen tann paralan kesinlikle birbirinden ayrlmaz,

*
kinci grn geersizlii: Cisim; birleik de^klir, katiyle tek bir varlktr diyenlerin gr de geersizdir: ianm ve haki-

Btn ynlerden bir olan nesnenin birinin dorulanmas. teki nin yanllanmasn gerektiren iki terimle ifade edilmesi dnlemez. Zira biz akim her cisimde birini onaylamann tekini onaylamay ge rektirmeyen iki husus tespit ettiini gryoruz. Cisimsel form zorunlu olarak ittisalden ibarettir ve muttasl cisim zorunlu olarak ayrlmay (inrisal) da kabul eder. Ayrlmay kabul eden cisim ise ya ittisalin ayndr veya ayn deildir, Intisali kabul eden cismin, ittisal ile ayn olmas imkanszdr. Zira kabul eden, kabul edilenle beraber kalan eydir, bundan dolay, "yokhk, varl kabi.il etti" denilemez. yleyse ittisal, intisali kabul etmez. Bu durumda cismi ittisal ve intisala; ikisine birden kabiliyetli klan baka bir durumun olmas gerekir, te bu iki durumu birden kabul eden eye terim olarak heyda denilmekte dir. Kabul edilen ittisal de form diye isimlendirilir. ttisalin olmad bir cisim dnlemez ve ittisal, ancak muttasl bir eyde dnlebilir. Uzanm (imtidad) da ancak dorusal bir cisimde bulunur. ittisal, tanmda ve hakikatte, intisal ile ayn deildir, ikisi mekan itibariyle birbirinden farkl deillerdir ve duyu da bunlarn farklln ayrt edemez. Fakat akl vastasyla bunlar birbirinden ayrt edilebilirler. nk akl kesintisizlik ve kesintisiz cisim hakknda ayr ayr kararlar verebilir. rnein akl, kesintisizliin, ayrlmay kabul etmesinin imkanszlna hkmederken, kesintisiz cismin ayrlmay kabul edeceine karar verebilir.

124

A k l , nesnede deiimlerin olduunu idrak eder. Oysa nesne kendi inde deiim gercklctirmez. H e r cisimde form \'e lieylanm var olduunun ak delili ite budur.

lah zat, akl z ve ilintisel zlin herhangi birinde ittisal vc intisalin varsaylmas imkanszdr. Bunlarda herhangi bir birleimin olmas da gerekmez. Cisimler ise zorunlu olarak form ve heyuladan meydana gelirler.

Yukarda anlatlanlardan nc grn doru olduu ortaya kmaktadr yani cisim, ne sonlu ne de sonsuz, paralanmayan czler den birlemi deildir. C i s i m , sonsuz czlerden meydana gebeydi, cis min bir kenardan baka bir kenara bir mesafe katetmesi mkansz olurdu. nk bir cismin yarsnn yarsna ulamadan, cismin yansna ulalamaz. Ayn ekilde yarnn yarsnn yarma, yarnn yarsnn yarsna eklinde devam eder. Bylece cisimde katedilmcsi m m k n olmayan sonsuz yarmlar yer alm olur. C i s m i n f olarak deil, g olarak cz' vardr. C i s m i n , paralandnda czleri; kesildiinde para lar; blndnde blmleri olmu olur. Cisim bunu; cisim, blnmenin meydana blnendir diyen, ^eime^ine ^ifltkmdr, anlamnda sy

lemiyorsa, hatadadr. rnein cisim kesilendir ve ayrktr diyen ha tadadr, kesintisiz tek cisim, nasl kesik ve ayrk olabilir? C i s i m b lnmeye yatkn olabilir. B l n m e ( i n k i s m ) , kesilme (inkta), paralanma (tecezz) eanlaml ibarelerdir ve hepsi dc fiiil olarak deil, g olarfik tek cisimde bulunurlar. B u zelliklerin fiil olarak cisimde bulunmas u durumda m m k n olabilir: 1. C i s i m , paralarn birbirlerinden ayrlmas ile kesildiinde. 2. R e n k l i odunda olduu gibi, cisimdeki ilintinin deimesiyle; m m k n olabilir. nk; beyaz, siyahtan bakadr. 3. V e h i m ile iiimde blnme ve kesilme fiilr olarak var olabi liri. Bu da dnceyi bir kenara yneltip dier kenardan uznklanr\Z5

makla gerekleebilir. Bu durumda dncenizi ynelttiiniz kenar, y neliminizi kestiiniz kenardan farkl olmaktadr. Dncenin bir ke nara yneltilmesi, parmaklarn bir yere konulmas gibidir; parmaklar bir tarafa konulduunda parmaklara temas eden kenar, temas etmeyen kenardan farkl olacaktr, bundan da blnme meydana gelir. Ayn e kilde dnceyi ynelttiiniz kenar, dncenizi yneltmediiniz ke nardan ayrt edilir. Bundan dolay zihnin cismi, cz' olmayan bir ola rak dnmesi zordur. nk vehm. daha n c e kenarlar belirlemeye ve llerle baz czler oluturmaya almtr. Bu durumda da cisim zi hinde meydana gelen bir ayrmla ile blnm olur. Aslnda bu b lnme cisimde deil, zihnin aktivitesiyle cisimde meydana gelmitir. Evet cisim, zihnin eylemine hazrdr. Bu bazrltklln ortaya kmas, hazrlkl olunan eyin kolayca elde edilmesi ve hayalin kendisinden ayrlmamas yznden zihin, bir testinin iindeki! su gibi, paralar birbirine benzeyen cismin bir olduunu onaylamaya kanaat getirecek ekilde cismi alglar. Oysa biz unu diyoruz: "Biliniz ki, testinin dibin deki su, testinin yzeyindeki sudan bakadr ve bu gerektir. nk b lnme, temas edilen yerin ilintilerinin deimesiyle meydana gelmi tir." Sonra da diyoruz ki: "Zihin, testiye temas etmeyen iki cz varsay maktadr; testinin sandaki su, testinin solundaki sudan bakadr, za ruri olarak bu da dorudur." Blnme, sa ve soldaki birbirinin kar snda yer alan ya da testinin yzeyine yakn veya ortasnda yer alan lintilerin farkl olmas ile meydana gelmitir. Btn bunlar bln meyi gerekli klar. Bu farkllklar ortadan kaldrlp, btn ynlerden birbirine benzer bir cisim kabul edildiinde akl, bunlarn bir oldu una hkmeder. Byle bir cismin fiil olarak paralar yoktur, fakat paralanmay kabul etmektedir. Bu konudaki kapallk bylece kaldrlm oldu.

MADDE (HEYULA) VE FORMUN BRBRLERNDEN BAMSZ O L A M A M A L A R I Heyula'nn, form olmakszn kendisine ait fiil bir varl yoktur, Heyula daima formla birlikte bulunur. Form da heyula olmadan kend bana bulunamaz.

126

Detl: heyulann formsuz olamad iki durum vardr: 1. Heyula, form ile bulunursa ya kendisine ve ynne el gibi du yusal bir iaretle iaret edilir veya iaret edilemez. Kendisine iaret edili yorsa, heyulann iki yn var demektir. Bir ynden gelip kendisine ulaan, dier taraftan gelip kendisine ulaandan farkldr. Heyula bu nunla blnr ve kendisinde cisimsel form meydana gelir. nk cisimsel formun, blnmeyi kabullenmekten baka anlam ve gereklii yoktur. Heyulaya iaret edilmemesi ise bir anlam ifade etmez. nk form heyulada yer edindiinde, ya heyulann her yerinde bulunur ya hi bir yerde bulunmaz ya da herhangi bir yerinde bulunur, dier ye rinde bulunmaz. blmleme de geersizdir, zira kendisine form boallanm kendisi geersizdir. Formun her mekanda bulunmasnn veya hi bir yerde bulunma masnn geersizlii aktr. Fakat formun bir yerde bulunup baka yerde bulunmasnn geersizlii ise una dayanmaktadr; Cisimsel form, ci simsel olmas dolaysyla belli bir yere ihtiya hissetmez. Cisimsel form iin btn mekanlar birdir. Belli bir yere tahsis edilmesi cisimselliin zerine "artk" bir eyle olmaktadr. Bu da unun denilmesi ile olmak tadr: Heyula iaret edilen yerdedir, form, heyula ile orada karlamtr ve onunla zellemitir. Heyula iaret edilen yerde olmasayd, heyula nn bir mekan brakp baka bir mekana has olmas imkansz olurdu. Cizmin, z itibariyle hi bir mekana ait olmamas gerekir. Cisim, olma bakmndan btn mekanlarla et hr komana scdiptir denilirse; Denilir ki; Kesinlikle unu diyoruz: Heyulada yer eden bir form olmadan, heyulann fiil olarak kaim olmas nasl dnlemiyorsa, ayn ekilde trn tamamlayan cisimsel orma, artk bir husus eklen medii srece, at, insan ve benzerleri olmayan, mutlak bir canh dnlemedii gibi, sadece cisimsel formla, mutlak bir cismin varl da dnlemez. Bilakis trn tamamlanmas ve varln meydana gelmesi iin ayrmn, cinse izafe edilmesi gerekir. yleyse varlkta asi olarak, gk, yldz, ate, hava, ter, su ve bunlardan meydana gelen eyler gibi, mutlak bir cisim yoktur sadece zel cisimler vardr. Bunlar formlarn dan dolay baz yerleri hak edip bazlarn hak etmezler. Toprak gibi; toprak, toprakhk formu sayesinde merkezi hak etmitir. Ate; atesel cisim

127

formundan dolay evrenin kenarnda bulunmay hak etmitir. Dier trler de bunlar gibidir. Gerekmie (ilzam) tek bir trn mekannn czlerimle daima vardr. Denizdeki suyun bir czme iaret ettikten .vonra; bu su. su olduundan do lay. m/<flnm u czn hak etmi deildir, bu suyun denizin ortasna daha uzak veya yakn olmas nmkndir, yleyse suyu o mekana zg klan ne dir? diye sorulursa; Denilir ki: Sudaki akc form, kendisinde yer edindii heyula ile bu mekanda karla.5mtr. rnein hava, havay suya dn.trcn so ukluk ile karlamadan nce bir mekanda mevcuttur. Soukluk hu mekanda iken hava ile karlam ve suya dnmtr. Hava, suya dntkten sonra orada srekli olarak kalr. Heyula formsu: olarak orada olamaz. yleyse heyula sadece hava (ormunu karp, akc iorma brnmtrNedenlerden biri budur. Bir dieri \-<c hir hareket ettirici veya baka hir etkenle suyun o mekana gemi olmasdr. Salt akclk, su yun cslcrtnden birine belli bir yer gerektirmez. Bu, daha nce anlat tklarmz trnden, suyun akc formuna eklenmi.'; artk bir husustan kaynaklanmaktadr. yleyse heyrknn formsuz, kendi bana kim olamayaca ortaya kmaktadr. kinci delil: Heyula formdan soyurlnnrn kabul edildiinde ya blnr ya da blnmez; heyula blnyor i.se kendisinde cisimsel form vardr, demektir. Blnmyor i.se, blnmeyi kabul etmemesi ya yapsnn zsel bir niteliinden veya yapsna aykr yabanc hir eyin kendisine arz olmasndan kaynaklanmaktadr. Blnmemesi yapsna ait zse! bir sebepten kaynaklanyor ise ilintinin v e akln, cisme d nmeleri nasl imkansz ise hu cismin de blnmeyi knbui etmesi y lece imkanszdr. Blnmesini engelleyen, yapsndaki yabanc bir arz i.se, kendisinde form vardr ve kendi^i formsuz deildir demektir. Fakar hu form, cisimsel forma zttr. Ztlar konusu lerde ele alndnda grlecei gibi, cisimsel formun ztt yoktur. Cisim-sel formun heyulay p^erektirdli\i ve bunun cs'm.se/ fonna gerekli olan bir ilimi olduunu liobul edenleri neye daycmarck red ediyorsunuz? diye sondursa;

128

D e n i l i r k i : Bu imkanszdr. nk mevzu her ne kadar d; dnyada iUntisiz olmuyor ise dc, zihinde ilinri olmakszn kendi bana bulunabilir. Bizzat akln bu nesnenin zn ifade etme yolu vardr. Akl nesneye iret edilmekle midir, edilmemekte midir.' Nesne blnmekte midir, blnmemekre rnidir? diye sorar. Yukarda zikrettiimiz iki delil, baz art problemlerle geri dnerler. O problemler de unlardr; Hc>'Ua. kendi kendine iaret edilen olma dna vc iaret, ilinti olan lorma doru olduuna gre; ilinti, nesne nin znde kaimdir. Nesne, iaret edilen deil ise, kendisine iaret edi len ilintiden farkldr ve bu durumda ilinitin mahalli olmaz. yleyse lintinin mevzuda deil, kendi znde kaim olmas gerekir, nk kendisine iaret edilen konumuna gelmitir, ite btn bunlar imkan szdr. yle grnyor ki heyula, formsuz bulunamaz. Cisimsel form ve heyula-, kisi de bu cismin trni tamamlayan ayrm kendilerine eklenmeksizin var olamazlar. nk her cisim, kendi yapsyla hahaa brakldnda iinde karar klaca bir yer ister. Bu cisim oluundan deil, cisme arz olan baka hr eyden kaynaklanmaktadr. Cismin ayrm ya abuk ya zor ya da imkanszdr, Btn bunlar salt cisimlilikten deil, cisimlilik zerindeki artk bir eyden kaynaklanmaktadr. yleyse varln tamamlanmas iin ci.simlilikten baka eylere dc ihtiya vardr. Bunlardan cismin bir cevher olduu; form vc heyula gibi iki cevherden mrekkep olduu onaya kmaktadr. Heyula ve formun birleimi, tasarmsz. birbirinden ayrk iki eyin bir araya toplanmas deildir. Bunlarn birleimi, yukarda iaret edildii gibi akl bir birleimdir. LNTLER ( A R A Z L A R ) Cevherleri blmlere ayrdktan sonra Hincileri de blmlere ayrmak gerekir, ilintiler ncelikle iki ksma ayrlrlar: 1. znn tasavvurunda dardan bir eyin tasavvuruna htiya duymayan ilinti, 2, znn tasavvurunda dardan bir eyin rasavvruna ihtiya duyan ilinti. Birincisi, iki eittir: Nicelik ve nitelik. 129

Nicelik; zunlk, genilik, derinlik, zaman gibi lme, artma, ek silme ve eitlik sebebiyle cevhere ilien bir ilintidir. Bu tr bir ilinti, tasavvurunda dardan bir eye balanmaya ihtiya hissetmez, Fakat kendisi dolaysyla cevherlerde blnme meydana gelir. kinci tr ilintiler niteliktir. (Keyfiyyet) Nitelik; Tasavvurunda dardan bir eye ihtiya duymaz ve kendisi dolaysyla cevherlerde bjr blnme de meydana gelmez; renkler, tatlar, kokular, sertlik, przszlk, yumuaklk, katlk, nemlilik, kuruluk, scaklk, soukluk gibi duyu ile drak edilen duyular (mahsusat) ve olgunlua yatkn olmak veya olmamak; salkl olmak-olmamak, gl olmak, zayt ve hasta olmak gibi duyumlarla idrak edilmeyen, duyumlarn baka bir eyle idrak edilen niteliksel ilim iler byledir. Bunlardan ilim ve akl gibi olgunluk olarak ifade edilen ilintiler vardr; Tasavvurunda, znn dnda bir eye balanmaya ihtiya duyan ilintiler ise yedi tanedir. Bunlar: zafe, nerede, ne zaman, konum, sahiplik, etki (fiil), ve edilgi'dir zafe: Babalk, kardelik, evlatlk, komuluk, arkadalk, paralellik, sanda ve solunda bulunma eklinde kartlarn bulunmasndan dolay cevherde meydana gelen ilintilerdir. Babalk vasf; mukabilinde evlatlk bulunmadan, haba'ya ait br zellik olamaz. Nerede?; Altta ve stte olmas eklinde nesnenin bir mekanda bu lunmasdr Ne zaman: Dn, nceki yl, bugn gibi, nesnenin bir zamanda bulunmasdrDurum: Cismin baz paralarnn dier paralan ile olan ilikisidir. Otinyor, uzanyor ve ayakra olmak gibi. nk iki bacan baldrlarda farkl pozisyonlar almas oturma ve kalkma arasndaki fark oluturur Sahiplik: Nesnenin, yer deitirmesi ile inde yer alan eyin de yer deitirmesidir. nsanm sarkl, giyinik, ayakkabl olmas, veya at 'n semerli ve gemli olmas byledir. At'n veya insanm yer deitirmesiyle kendileriyle bulunan eyler de yer deitirir. Eer bir nesne br nesneyi kuatmycjr takat onun yer deitirmesi ile yer deitiriyor ise, kuatan, kuatlan nesnenin mlk deildir. 130 dnda

r n e i n , giysisini bann stnde tayan, giyinik deildir. Bir n e s n t bir nesneyi kuatyor fakar onun yer deitirmesiyle yer deitirmiyor ise, yer deitirmeyen, yer deitirenin mlk deildir. Ev, insan; kap, suyu kuatr, fakat ikisi de kendilerini kuatan eyin yer deitirmesiyle yer deitirmezler. Etki: Bakasna etki ederken, nesnenin etkin olmasdr. Yanma eylemi esnasnda atein yakc ve scak olmas gibi. Edilgi: Edilgi, etkinin kartdr; yani nesnenin srekli bakasn dan etkileniyor olmasdr. Suyun snmas, soumas, siyahlamas \-c beyazlamas gibi. snma, sdan, siyahlama da siyahtan farkldr. nk s ve siyahlk tasavvurunda baka eye balanmaya ihtiya duymayan niteliklerdendir. Edilgiden kastmz; etkilenme ve deiimin olmas, nesnenin hr durumdan baka bir duruma intikal etmesidir. rnein, scakln art mas ve eksilmesi bir etkilenme olaydr. Cisimde istikrar var ise {scaklk artp eksilmiyorsa), c-^im s ile nitelenmitir, edilgen deildir demektir. Bu fark anlalmaldr. LNTLERN ELER Nicelik; muttasl ve munfasl olmak zere iki ksma ayrlr. Kesintisiz nicelikler {cl-Kemiyyetu'l-Muttasl) ise drt ksmdr: ijigi, yzey , cisim, zaman. iz^: Uzunluktur, tek ynde kendisinde l ve uzanm bulunur. izgi cisimde g olarak bulunur, aktif olarak bulunmas durumunda bu ad alr. Yzey'' ki ynde; enine ve boyuna uzamadr. Cisimde g olarak bulunur. Cismin kesilmesiyle fiil olarak meydana gelir v e yzey adn alr. Yzeyden kastmz; cismin grnen vc kesik olan yzdr. Ci5n: U boyutu olan nesneye denilir. Cismin iindeki eylere itibar etmeksizin sadece temas edilen y nne itibar edilecek ise bu, yzeydir, yzey de lintidir. nk yzey yok iken cisim vard ve yzey ancak cismin kesilmesiyle aa kmtr, ilintinin anlam da budur. Yzey, cismin kesitinden ibaret olduu gibi, izgi de yzey ve kesi tinin kenarndan ibarettir, nokta da izgi vc kesitinin kenarndan iba rettir. Her ne kadar yzey ilinti i.sc dc, izgi ve nokta ilinti olmaya Ll

daha uygundur. Noktann bir ls de yoktur, nk noktann bir miktar ve tek bir uzanm olsayd izgi; iki uzanm olmu olsayd y zey; uzanm olmu olsayd cisim olurdu. Hareketin dnlmesiyle izgi, yzey ve cismin tasavvur edilme leri mmkndr. Nokta hareket ettiinde izgi; izgi, uzanm dn daki bir ynde hareket ettiinde yzey; yzey, uzanm dndaki bir ynde hareket ettiinde cisim meydana gelir. Bunun neredeyse gerek olduu zannedilir. nk izginin noktann hareketinden meydana gelmesi, imkanszdr. Bu zihinsel bir olaydr; nk nokta bir mekan olmadan hareket edemez ve cisim olmadan da bir mekan olamaz. Bu durumda meydana gelme bakmndan cisim, yzeyden; yzey izgiden; izgi noktadan; nokta da, kendisinde varsaylan hareketten ncedir. Zaman: Hareketin miktarndan ibarettir. Tabiat bilimlerinde bu aklanacaktr. A;yrk nicelik (el'Kemiyet'i'hAunfasla): Bununla saylar kastediyonz. Saylar da ilintidir. nk say, teklerin tekrarndan meydana gelir. Eer bir ve birlik ilinti ise bunlardan meydana gelen say, ilinti olmaya daha layktr. Ayrk nicelik, bir noktada kesintisiz nicelikten ayrlr: Ayrk nice liin czleri arasmda, ki kenardan birini dierine bititiren ortak bir cz bulunmaz. ki ile saylar bitiik olmadklar gibi, izginin orta snda varsaylan ortak nokta, izginin iki kenarn; zgi yzeyin iki kenarn; yzey cismin iki kenarn; n ise gemi zamanla gelecek za mann arasn bititirdii gihi, iki ile saylar arasnda birini tekine bititiren ortak bir cz de yoktur. Birliin ilinti olduunun belirtisi udur: Birlik ya suda ya insanda ya da atta bulunur. Akcln ve birliin anlamlan birbirinden farkl dr. Bir olan su blnmekle ki; toplanmakla br olur. Su, birlik ile de ikilik ile de zihnimizde yer alr: S u mekandr, birlik, ikilik ise suda yer alan ilintilerdir. Bir olan insan iki deildir. Bu, insan iin gerekli bir ilintidir. Fakat bunun insan iin gerekli olmas onu, ilinti olmaktan karmaz. yleyse birlik, bir eyde bulunan bir anlamdr ve bu ey, birlik varsaylmakszn kendi znde gerekliiyle kimdir, ilintiden kast da budur. 132

Nitelik: Niteliklerden ikisini rnek vereceiz: 1. Renkler 2. ekiller Renkler: Siyahlk bir ilintidir diyoruz. nk siyahlk herhangi bir nes nede varsaylmad zaman ya kendisine iaret edilir ve blnr, ya da kendisine iaret edilmez ve blnmez. Siyahlk, iareti ve blnmeyi kabul etmez ise, kartn da kabul etmez ve gz lc alglanmaz. Zira siyahlk, grende belli bir ynde meydana gelen bir alglamadan ibarettir. Gz, siyahl idrak eder. siyahlk da blnmeyi kabul eder. Siyahlk blnmeyi kabul ettii takdirde siyah olmas, blnen olmasndan baka olacaktr. nk blnme, beyazlk ve siyahlk iin ortak bir husustur. Fakat siyahlk ve beyazlk birbirlerinden farkldrlar. Biz cisimden, yalnzca blnen eyi anlyoruz. Bu durumda ya renk, blnenin iindedir ve ilintidir, denilir ya da renk, blnenin kendisidir, denilir. Bu, imkanszdr. nk blnmenin hakikati cisimselliin hakikatidir. Zira biz cisimsellikten ancak bunu anlyoruz. Oysa siyahln hakikati, blnmenin hakikatinden bakadr ve ayns deildir. Siyahlk duyusal bir iaretle mahallinden ayrt edilemez. Fakat yukarda akladmz gibi, akln iaretiyle ayrt edilebilir. yleyse siyahlk bir ilintidir. ekiller: Bunlar da ilintidir, nk mum farkl ekillere girer bu nunla birlikte varln srdrr. yleyse; daire, drtgen, gen gibi ekiller niteliklerdendir ve ilin tidirler. Dairenin varlna dair tartmalar mevcuttur. Deniliyor ki: or tasnda bir nokta bulunan ve noktadan evreye doru kan btn iz gileri eit, belli bir ekil dnlemez. Varl duyu ile idrak edilen ci sim, dairenin var olduuna delalet eder. Cisim ya birleiktir ya da basittir. Birleik cisim ancak basit cisim lerden meydana gelir, ylevse ncelikle basit cismin tespit edilmesi ge rekir. Basit cisim, kendisinde farkl yaplar bulunmayan cisimdir; su ve hava gibi kendisinde yalnzca tek ve benzer bir yap bulunur. Basit ci simden bir miktar kendi bana brakldnda, bu miktarn ya kend znden bir ekli olur, ya da bir ekl olmaz. Bir eklinin olmamas doru deildir; nk eklinin olmamas sonsuzluktur. Oysa biz, basit

133

cisimden sonlu bir miktar varsaymtk. Bu miktardan bir ekil meydana gelirse bu ekil ya kre. ya kare veya bunlarn dndaki bir ekil olacaktr. Bu eklin kreden bakas olmas imkanszdr. nk benzer mahaldeki benzer yap. hrkii bir ekil gerektirmez ki. hir ksmnda izgi, hir ksmnda a gereksin. ekiller ierisinde kreden baka benzer (muteabih) olan yoktur. yleyse bu eklin kre biiminde olmas gerekir. Ne zaman kre donsal bir kesimle kesilirse; kesilen, zorunlu olarak ekillerin a.sl olan daire biiminde olacaktr. Bylece dairenin mmkn, nitelik ve niceliin de iki ilinti olduu tespit edilmi oldu. Dier yedi kategorinin ilinti olduu zaten gizI deildir. nk bunlar; bir eye izafe edilmekten soyutlanamazlar. zafenin olmas da ancak br eyin var olmas le mimkndr. Etki (fiil); bir eyin bir eye etki yoluyla nispet edilmesidir. lk nce bir ey var olmaldr ki etkide bulunulsm, Edilgi (infial); etkilenme yoluyla bir eyin baka bir eye nispet edilmesidir. ncelikle bir nesne olmaldr ki kendisine erkde bulu nulsun. Geriye kalan drr kategori ise, bir mekana htiya duyarlar. nk onlar ya zamana ya mekana ya da hr evreye \'eva hr cz'e nispcr edil milerdir. ( E c e d e n bir ey olmaldr kt. edilgen olstm ve yine nceden bir ey olmaldr ki bir zamanda, bir mekanda veya bir pozisyon ya da bir hey'et (ekil) lizcre buluasun yleyse bu dokuz kategorinin hepsi de ilintidir ve varlk, on nesne iin kullanlr. Bunlar yce (l) cinslerdir; biri cevherdir, do kuzu ilintidir. Bunlarn tanmla bilinmeleri mmkn deildir. nk bunlardan daha genel bir cins yoktur. Tanrm (had); kendisinde cins ve ayrmn topland eydir. C e v h e r , tanm kabul etmemesi noktasnda varla eittir. Cevher varl deil, resmi kabul eder. nk kendisiyle tanmlanaca, varlktan daha mehur bir ey yoktur. Bu hususlar kapaldr. Kendilerinden daha yaygn bir eyle resm edilmeleri mmkndr. Bu on husus, on kategori olarak isimlendirilmektedir. Bu on kategoriye varkk sn verilmesi, ormkhktan m yoiisa uylatmcia m liayru^lannuJitar? diye sorulursa; Deriz k i : Ne ortaklktan ne dc uylamdan k;tvnaklanmaktadr. 134

Baz kimseler, aralarmdaki ortaklktan, bunlara (on kategori'^ bu ismin verildiini zannederler. Oysa varlkta ilinti, cevhere ortak deil dir. Cevherin varlndan maksat, bizzat cevherin kendisi, niceliin varlndan da maksat, niceliin kendisinden baka bir ey deildir. Varlk anlam bakmndan kesinlikle birbirine ortak olmayan bir ok farkl eyi kapsayan bir isimdir. Ayn (gz. pnar) lafz da, isim olarak kullanld eyler iin byledir. Bu iki ynden geersizdir: Birincisi: Cevher vardr, dediimiz zaman bu cmle, bir anlam ifade eder ve anlalr. Cevherin varl, cevherin kendisi olmu olsayd cevher vardr szmz; cevher cevherdir szmz gibi olurdu. Etki ve edilgi varhk deflerdir dediimizde bu ifade, baz durumlarda onaylanr. Fakar, etki ve edilgi bir etki ve edilgi ile olmazlar dediimizde bu kesinlikle onay lanmaz. Eer varlk lafz, etki lafz gibi olmu olsayd; etki, varhk deildir szmz etki, etki deildir szmz gibi olmu olurdu. kincisi: Akl, nesnelerde ikiden fazla blnmenin olamayacana hkmeder. nk; bir ey ya vardr ya yokttr denilir. Varln bu on kategorinin dnda bir anlam olmasayd, b lnme iki ile snrlanmazd ve bu ifade de anlalr olmazd. "Nesne ya cevherdir, ya niteliktir, ya niceliktir ilh." denilmesi gerekirdi; Blnme de iki deil, on olurdu. Bu da yukarda ifade ettiimiz gibi varlktan ibaret olan iniyyet'in mahiyetten baka olduunu ortaya koyar. Bundan dolay:Scak/ var klan nedir! siyah mekanda var klan nedir? denilmesi caizdir Fakat siyahl^ renk klan nedir? rengi siyah klan nedir? denilmesi caiz deildir: Duyunun deil, akln gstermesiyle heyula ve formun farkl eyler olduklar bilindii gibi, inniyet ile mahiyetin de baka ba.ka eyler ol duklar bilinir. Eer bu doluysa, denilirse; uykm yoluyla bu on kategoriye varlk ismi verilmitir,

D e n i l i r k i : Mutevti' isim, isimlendirildii varlklar ncelik, sonrahk ve herhangi bir eliki olmakszn tek bir defada ieren bir isimdir.

1.35

A t ve insan iin canllk, Zeyd ve Amr iin insanlk isminin kdlanlmas gibi. Bu iki isimden biri dierinden ncelikli ve biri dierinden nce deildir. ncelikle cevher iin varlk tespit edilir. Nitelik ve nicelik iin dc cevher vastasyla varlk tespit edilir. Geriye kalan dier ilintilerin v^rlklar da bu ikisi vastasyla tespit edilirler. Bnkrda ncelik vc sonraln olduu gnilmektedir. Aralarndaki elikiye gelince: Siyahln varl hareket, deiim vc zaman gibi olmayp, kalc bir durumdur. iink bunlarn sebaf ve karar yoktur; hareket, zaman ve heyulann varl, dier varlkliinn varlndan daha zayftr. yleyse bu on kategori varlkta hir ynden birlik halinde iken baka ynden de ihtilaf halindedirler. Bu on kaicgori, nmcevti vc nmterek isimleri ile isimlenirler. Bundan doav bu tiir isimler mekkek isim veya mttefik isim diye de isimlendirilirler. Bylece varln btn nesneler iin bir ilinti olduu sabit olmaktadr. Mahiyetlere varlk, hir illet ile art: olur. nk mahiyetin kendi znden hir varl yoktur. Nesnenin znden olmayan bcr ey, hir nedenle nesneye ait olur. Bundan dolay ilerde aklanaca zere lk Neden, zait ve mahiyetsiz bir varlktr. yleyse varlk, mahiyetlerden herhangi bir eyin cinsi deildir. linti de bu dokuz mahiyete gre byledir; nk onlardan her birinin kendi znden bir maliiyeti vardr. Bunlarn ilintisellii mahalline nispetledir. Bunlara ilintisel (arz) ismi verilmesi de mahiyetine izafe edilmesi dolaysyla deil, mahalline izafe edilmesine karlk verilmitir. Bu sebeple bunlarn bir ksmn ilinti olarak tasav\'ur etmemiz, bir ksmnn ise ilinti olup olmadndan mmkndr. Tr tasavvur edip, cinsinin kukulananuz ku.^ku varlndan

duymamz mmkn deildir. nk; siyah iman dnlp de siyahn, renk olduundan kuku duymak mmkn deildir. Veya at dnp, onun cisim veya hayvan olduundan kuku duyulamaz. Bir szc dc byledir; hir lafz, varlk lafz gibi bir genellie sahip ise, mahiyetlerden herhangi bir nesnenin zsel nitelii olamaz. Varlk (vcut), ilinti, birlik (vahdet) kesinlikle on mahiyetten herhangi birinin ne cinsidir ne de ayrmdr. Biz varl, cevher ve ilinti olarak ikiye ayrdk.

n6

Cevheri drt; iUrtiyi de dokur hUimc ayrdk. Dokuz blmn bas elerini de alt blmlere ayrdk. Onlarn ilinti olduklarna deliller getirdik. yleyse varln baka bir ayrmna dnebiliri:: 11. A Y R I M : T M E L V E T K E L O L A R A K V A R L I K Varhk, tmel (klli) vc tikel (cz) olmak zere ikiye ayrlr. Biz mantk blmnn giriinde bunlarn gerekliini akladk. imdi de; hkmlerini ve eklerini anlalaca:. Bunlar da drttr: Tmel ve tikele dair kurallar l.Kural (hkm)

Tmel olarak isimlendirilen manann varl, d dnyada (ayan) deil, zihindedir. Btn insanlar insanlkta birdir, btim siyahlar, siyahlkta birdir, szleri mizi iiten bir topluluk'''; tmel siyahn (es-svdrkuU) var ve bir mana, tmel insann da var ve bir mn olduunu zannettiler. Tmel nefis, say itibariyle tek bir manadr ve birok ahsta vardr.'- Bir ba51. azl'yt Jiien bu rr Hdelcn kllanniimrri.sdr. Zira bu JadcIcr, G-.iHi'un Mi dece inatdp grleri aktard mnnn duurunktadr. Nirekin bir grup, azl'nin bu kicab, doruluuna inand di.eelen tide ermek zere kaleme ald dda.Mnda bulunmulardr. Oysa zihinden uzak turuhaua> gereken husus, (.jazl'nn telselecjlere aic aktard btn girlcre nuhaiit oluaddr. Bu anlamda Cazli tebetecilerle ayn dncede olduu grleri aktarrken daha yl bir anlacuu tercih ei nlabiir. Bu ka.sth olarak yaplm hr ey de deildir. A n c a k u unuulmamaldr ki insan doruluuna inand grleri dorla inanmad r-lerden daha iyi aktarr. 52. "(Ncfi.s) bir ok kiide bulunan bir varlkrr" ifadesi, neti.- rek bir varknr fakat bir den fazla kiide bulunur anlamndadr. Tek bir babann birden (azla ocua baba, gne in bir ok blge iin gne olmas buna rnek verilebilir. Bunu zikreruesinin nedeni Eflatn'un ideler nazariyesi ile kartrlma ihtimalini ortadan kaUlnaktr. Fakat t melin varl bu ekilde deildir. Zaten Gazl'nin bu kitajna grlerini aktard ve Tehft'i-Felsife adh eserinde grlerini eletirdii filozoflar da hunu inkar etmemek tedirler. Ibn Sina'nn Ijrn adl eserindeki grleri buna delaler etmektedir:

"Bilmi ol k, insanlar bazen varlu sadece duyularla idrak edilen .-eyler oldu-

137

bann birden ok ocuunun bulunmas, bir olan gnem birden ok yerde olmas buna rnektir. Bu katksz bir hatadr; dnk tmel nefis, say bakmndan tek bir nefis olmu olsayd Zeyd, Amr olmu olurdu. Zeyd'in alim, Amr'n cahil olmas durumunda da tek nefsin ayn hu susta ve ayn anda hem alim hem de cahil olmas gerekirdi. Oysa bu imkanszdr. Tmel hayvan hir ok ahsta tek bir varlk olarak bu lunmu olsayd; bir olan varln, bizatihi kendisinin iki ayak ve drt ayakla hem yryen hem de uan olmas gerekirdi. Bu da imkanszdr. yleyse tmelin varl, zihinlerdedir.'^^

unu, duyunun c c v h e t i y l c ulajcg bir oyL varsaymann imkansz olduunu, me kan olmayan, kendi znden veya ei.smin dtmlari gibi kendisinde bulunan bir neden dolaysyla bir pozisyonu bulunmayan bit jeyn var olma ansnn olmadfin zannederler. Duyunsanan varly d.nmek .-.uretiyle bunlarn .sznn geer.siz olduunu anlayabilirsiniz. unki sen ve muharap olmay bakkeden herkes bu duyunsanan .eylerin tek bir sm aldklarn bilir. Bu salt ortaklk dolaysyla deil, ayn zamanda tek bit anlam tamalar dolaysyla da byledir. nsan i.-imi gibi. kimi de bu ismin Zeyd ve A m r iin rek ve var olan bir anlam olduu husu.sunda phe etmezsiniz. Bu var o l a n anlam; ya dymm kemlisine lamaM dolayiMyla veya ulamamas dolaysyla vardr. Bu anlam duyunun la.masmdan uzak ise, arattma duyumsanmayan vatlklar, duyumsananlar arasndan arayp karr. En hayret verici olan da budur. Bn var olan anlam duyumsaniyor ise, zorunlu olarak onun bir pozi.syonu. yeri, belli hr liLs vc belli bir nie olacaktr. Zira ancak bu ekilde var olan anlam duyumsanabilr ve hayal edilebilt. Duyum?,anan veya hayal edilen her ey zotunlu olarak ancak bn durumlatdan biriyle zclleebilir. Varlk bu ekilde olduuna gte bu durumlara sahip olmayan eylerle uygunluk ierisinde bulunmas mmkn deildir."

yleyse insan tek hr hakikate .sahip olmas ve bunun onun deimeyen asl hakikati olmas dolaysyla hs.'-edilen deil, sadece akledilen bit .;eydir. Nastuddin et-Tsi yle der; "eyh- rnuhalitin grn rtmek n- yenel veya zel olmas tibariyle deil; nitelik, nicelik, pozisyon, ve m e k a n gibi ynbanc maddelerden mcerret olmas itibariyle duyulur nesnelerden, akkdilir yaplarn varlk bulduu husu suna dikkat ekmitir. rnein; Zeyd'in bit paras .ilan insanlk, insan liias itibariyle u nsan'n hatta duyumsanan b c r insann parasdr. Bu insan ( a n l a m ) ahslara yk lenmitir". 5 3 . Bu, bir cmccki n o t t a ibn Sinu vc Tmi'den kavdertimiz m c i m i e r c kart hir itadedit. yle grnyor ki bu; tmel, yalnzca zihinde vardr eklindeki .Aristo'dan aktar lan gtsn bir bctimlcmesdit. nceki dipnotta Tu.-.rnm bn .Sina'nn grnn vorumu n syledii ise udur; tmel, tekiller ierisinde vat olan h a n c bir varlktr. Bu iki grcn yannda tuniel varl d. dnyada hanstz olarak goen Eflatun'un ttrun dc bulunmaktadr.

138

Anlam: Zihin, insan formunu zorunlu olarak kabul eder. Bunun gereklemesi ise. zihnin daha nce bir ahs gzlcmlemesidir. Zihin, ilk grd insandan sonra baka bir insan grrse kendisinde her hangi bir yenilik meydana gelmez, ntsl ise ylece kalr. ncy, drdncy grdnde dc insana dair dncesi deimez. Zeyd'in zihninde meydana gelen resim, yce Allah'n evrenindck btn insanlarn resimletyle ayndr. nsanlar insanlk tanmnda kesinlikle birbirlerinden farkl deillerdir. Bundan sonra yedi farkl ki iyi daha grse zihinde baka bir mahiyet vc birinciden farkl bir resim meydana gelmez. Zeyd'in ahsndan zihinde hasd ohn, zihinde var olan mahhas bir formdur. Bunun tmel olmasnn anlam; insan lardan var, var olacak ve var olmu olan her ahsa nispetinin bir ol mas ve zihne gelen hangisi olursa olsun, ondan bu resmin hasl olmas, daha sonra gelenin onun zerine artk olmama.sdr. rnek: T e k bir ekilde ilenmi bir mhr dnelim; bu mhr mumun zerine konulduu zaman hr form elde cdiir, ayn yere ayn ekilde ikinci, nc defa konulduunda birinci resim deime: ve yer de etkilenmez. Denilir k i : Mumdaki resim, tmel bir resimdir. Yani mhrlerin tmne uygun olmas anlamnda o, btn mhrlerin resmidir ve buna dayanarak bir ksm dier ksmndan ayrt edilme:. Bu akla uy gundur. Fakat tek bir resmin altn mihr, gmi mhr, demir m hrde ayn ekilde varsaylmas imkanszdr. Tr olarak birdirler, deni lebilir. Say bakmndan her mhrn ekli, dierinin eklinden farkl dr. Evet onlarn mumdaki etkileri tek bir etkidir ve mumda, hepsin den meydana gelen ekil, tek bir ekildir. Eyann tanmlarnn ve t mel olmalarnn anlamnn :ihindc izlenim brakmas bu ekilde anla lmaldr. yleyse tmel, tmel olmas itibariyle d dnyada deil, zi hinlerde mevcuttur. D dnyada ise tmel (kll) bir insan yoktur. Fakat insanlk hakikari hem zihinlerde hem dc d dnyada iki sinde birden mevcuttur.''''

M . GHZSI. daha dojiru hir fcJcvtc OHiM'm k a J l c r i n J c n nakildi- hulnJgu kijlcr tmeli, tmel olma ynyle hakikatten ayrmaktadrlar Nitekim onlar riimel iin; "time, d dnyada dejjil. zihinlerde vardr" derken. Makikat in; "hakikat hem zihinlerde hem dc d dnyada vardr" derlet.

n . Kural Ayrm veya ilinti ile birbirlerinden ayrt edilmedike, tmelin bir ok parasmm olmas c a i : deildir. Kendisine izate edilen artk hususlar olmakszm yalnz bana dnlen tmelde, okluk vc tahsis bulunmaz. iki siyahn ayn anda ayn ekilde bir yerde bulunmas imkansz dr. Ancak iki ey arasnda zorunlu olarak tcayur var ise mutlak siyah, iki siyah olabilir; iki siyahn iki ayr yerde olmas gibi bu farkllk ya mekandadr veya iki .siyahn bir yerde iki a\Ti zamanda bulunmas gibi zamandadr. Zaman ve mekan hir olduu srece, siyah iin okluk dnlemez. Ayn ekilde, iki insan, tmel insanln zerine me kan, nitelik veya bunlarm dnda artk bir hu.sus eklcnmedikc birbir lerinden ayrt edilemezler. nk iki in.san hibir ynden birbirlerin den farkl olmasalard, her insan iin unun denilmesi caiz olurdur "Bu insan iki, be, on insandr." Bu dunmda hibir say dier saydan ayrt edilemezdi. Siyah iin dc bu byledir. Bunun imkanszl ise aktr. Yukardaki iddialarn ispat udur: T e k bir yerde bu siyah ve ju siyah denilecek ekilde birbirlerinden ayt edilen iki siyah varsaylsn. Bu si yah siyahtt, u siyah da siyahtr, dediimizde, iki siyah bir midir yoksa bir deiller midir? Eer bu siyah, u siyahn tpksdr diyecek kadar bir iseler; kendisine bu siyahtr dediimiz her ey iin, bu .siyah u siyahn

Gazl, tmelin zihindeki varhn -Gazl'nm d e k ]->r tadeyle la.snl eti ii gibi zi hindeki tmelin varl somr bir form olmasna ramen- var olnt^, var ve var olacak hsiara nisbeti lek olan, farkllk <rz eneyen fi-V olarak yortlanrr. Zihiti-sel tomn eklentilerini grmezden geldiimizde bu form eklentileri grmezden eelien birey lerin tmne nasl uygun bit fonn oluyot ise ayn e k i l d e d varln tla tonnu eklenti lerinden soyutlandnda btn hreylec uygun olacaktr bununla b i r l i k t e Gazzali J s varl tijmel saymamaktadr. Hunim anlam sudur; zihinsel tom, zihinsel varl itiba riyle gerekte tekil hr formdur. Zihinsel varln lmel o l a n k deerlendirilmesi, zihin sel belirlenimlerinin gz ard edilmesi iledir. Fakat bu dcerlendite d varla d a uy gulanabilir. Zihinde bulunann dndaki varlklar ickil olarak deerlendirmek hakl g rlmesi mmkn olmayan bir zorlamalr. Belki d e tSal; hem zihinde hem dc d dn yada vardr, dedii hakikat ile bunu kastenuekedir. Buna gre bakkar; zihinde iken zihinsel ahslatta ite, d diinv.da iken d e d; vatlnn ahi.-iatrliTiHsmn d nlmesiyle var olan ttrmdur. Nitekim insanlk hakikati, d dnyada var olan Zeyd'te bulunmaktadr, takat ayn zamand Zeyd'in sureti d e zihinde mevnutrur.

140

tpksdr demi okrz. yleyse teki diye saylan siyah, o da bu siyahn tpksdr. Burada okluk yoktur. Eer ^ siyahn tpksdr ifademiz 5i^aK kavramnn dnda artk bir anlam ise, zorunlu olarak siyahla art bir durum izafe edilmi olur ve bu siyah, u siyahtan kendisine izafe edilen bu artk mana ile farkl olmu olur. Bununla da, tmele zait bir durum izafe edilmedike tek bir tmelin tikellerinde okluun olmasnn imkansz olduu ortaya kmaktadr. lk Neden (Illec-i ula) bir ve mcerret ise yani kendisinde ilinti ve ayrm eklinde bir birleim yok ise, kendisinde kesinlikle ikilik dnlemez. in. Kural

Ayrm, cinsin hakikatine ve genel tmel manann mahiyetine kesinlikle giremez. Fakat varlna girer. Varlk ise mahiyetten bakadr. AkkiTiast; insanln, hayvanln hakikatinde herhangi bir kat ks yoktur. Zira hayvanlk hakikati; insanlk, a'lk vc dier ayrmlar olmakszn mkemmel ekliyle aklda sabittir. Ayrmlar, cisimsellik gibi deildir; cisimsellik zihinden kaybolduunda, hayvanln zihin deki mahiyeti de yok olur. Hayvanln hayvanlk olmasnda cisimsellik art olduu gibi, in sanlk da art olmu olsayd, cisim olmayan iin hayvanlk sabit ola mayaca gibi, insan olmadndan at iin de hayvanlk sabit olmazd. Oysa insan iin hayvanlk nasl tam ise, at iin de hayvanlk ylece tamdr. yleyse tmel anlamlarn mahiyetlerinde ayrmn yeri yoktur. Evet ayrmn, tmel anlamn var ve meydana gelmi olmasnda kat ks vardr. nk at, insan vc benzerleri olmadan, hayvan mevcut deildir. Fakat hayvanlk, insanlk ve at'lk olmakszn, hayvan vardr. Yukarda getii gibi varlk ayr eydir, mahiyet baka bir eydir. Ayrmn, tmel anlamn olumasnda katk.s yok ise. ilintinin katk snn olmamas daha evladr. nsanlk, hayvanln memesi daha nceliklidir. hakikatine girmediine gre, beyazlk ve uzunluun hayvanln hakikatine gir

I V . Kural Bir ey iin ilintisel olan her ey, mualleldir. lleti de; ya tan aaya doru hareket etmesi ve suyun soumas gibi nesnenin kendisi-

141

dir ya da suyun snmas, tan yukarya doru hareket etmesi gihi nes nenin znn dnda bir eydir. ze ait ihnti ya nedenhdir ya da deildir. Nedenli deilse, z ile var demektir. z ile var olan, bakasnn yok olmasyla yok olmaz ve bakasnn varl onun varlc iin art deildir. linti, zorunlu olarak ilintisi olduu eye muhtatr. linti, zyle var olamaz bundan dolay da ilinti, nedenlidir. Nedeni de ya nesnenin zndedir ya da dnda dr. Zorunlu olarak bu snrl bir blmlemedir ve bir delildir. Neden ya nesnenin iinde ya da dnda olduuna gre ncelikle nedenin meydana gelmesi gerekir ki, bakasnn da varlnn nedeni olsun. Bundan dolay mahiyetin kendi varlnn nedeni olmas im kanszdr. zerinde artk bir varlk olan her mahiyetin nedeni, mahi yetten bakadr. nk, bakasnn varln gerektitmesi iin nce neden var olmaldr. Mahiyet i.se varlktan nce var olamaz, bu du rumda mahiyet varln nasl nedeni olabiliri" Bundan zorunlu olarak u ortaya kyor; var olmada bir nedene ihtiya duymayan varln inniyeti, mahiyetinden baka olamaz."'"' Byle bir varln inniyyeti, mahiyetidir. nk inniyeti mahiyetin den farkl olsayd, inniyeti, mahiyetin dnda bir nedenle mahiyeti nin ilintisi olmu olurdu, biz de onun nedenli olmadn varsayardk. Bu imkanszdr. Tikellerin tmel anlamlan Zeyd ve Anr'm in.san olmas gibi bazen crseldir; at ve insanm hayvan olmas gibi bazen de cinsdir; aralarndaki fark (tmel anlamn trsel mi. cins mi olduu) nasd kavranr? Ve hu tmelin an cak ilintilerle blnmekti kabul eden trsel olduu veya omm zsel a;ymmlark blnmeyi geersiz klan cins olduu neyle bilinir? diye sondrsa; Denilir k i : Sana sunulan ve bilinen varlk olarak takdir etmek is tediin tmellerin takdir edilmesinde ilintisel olmayan bir anlam yk lemeye ihtiya duyduun her ey, cin.sdir. Yalnzca ilintisel olana ihti ya duyuyor isen, o da trseldir. Cins olanla trsel olan birbirinden ayrmak, daha nce getii gibi zsel olanla ilintisei olanm farklln kavramaya dayanr.

55. Zonnu Varln mahiycrinin tzcrinJc arnk bir cyin ohadna J a i r lintr-cl bir delildir.

142

r n e k ; drt veya be denildiinde, ceviz, at ya da insan gibi var lklar, bu saylara izafe etmeden drt'n varln takdir etmeye ihtiya duymazsnz. Bunlar drt iin ilintisel eylerdir. Saylar bunlarda zsel (zat) olarak bulunmazlar. Biz, zselin zselin kendisi iin var olduu ey anlalmadan manas tamamlanmayan ey olduunu yukarda akladk. Drt'ii anlamada cevizi, at ve baka saylanlar aklna getirmeye ihtiya duymazsnz. Size bir say sylendiinde, saylann mcvcur ve var olduunu varsaymanz mmkn deildir. Bilakis yap, onun hangi say olduunu; be mi, on mu veya baka saylar m olduklarn bilmeyi gerekli klar. S a y n n be olduu bilindikten sonra, saylann kendisiyle trne ayrlmasndan baka bir eye ihtiya duymazsnz. Saylan, be olmas bakmndan deil, sayya izafe edilmesi dolaysyla ilintiseldir. Be say zerinde bir ilinti, aniden ortaya kan bir fikir ve bir artk deildir. Bilakis o. hu saymm sayld olarak meydana gelmitir. Bu manalar nefiste ortaya kar. Bazen onun aklanmasnda kullanlan ibarelerden onu istemek gleir, hatta hir karkl hile gerektirir. te bu durumda ibareye deil, manaya iltifat edilmelidir. Tmelin hkm ite hudut.

111. A Y R I M : BR VE OK OLMA BAKMNDAN VARLK Varlk bir (vhid) ve ok olmak zere ikiye ayrlr. Biz hr ve ok'un ksmlarn ve ve ikisine bal hususlar zikredeceiz. Bir'e gelince: Hakikat ve mecaz olarak hulunur. Hakikat anlamnda bir; belirli tikel varlk iin kullanlr ve derecesi vardr. 1. Ne fiil ne de g olarak kendisinde okluk bulunmayan gerek bir. Nokta ve kudret sahihi yce Allah'n zat' gihi. Yce Allahm zat, fiil olarak blnen olmad gihi, blnmeyi kabul de etmez; b lnme ne imdi vardr ne de hu imkan dahilindedir. Zira, ne g ola rak ne de fiil olarak kendisinde okluk bulunmaz. O, Gerek Birdir. 2. Kesintisizlik (ittisal) yoluyla var olan bir. Bu birde, fiil olarak okluk bulunmaz. Fakat g olarak kendisinde okluk bulunur, yani okluu kabul eder. Bu bir veya iki izgidir, u cisim bir veya iki cisimdir dediimiz gibi. Eer bu izgide veya cisimde hir kesinti

14.3

meydana gelirse, onun ikiliine h f i k i K K T : . Benzeme yoluyla kesintisizlik (ittisal) asndan birlik vardr denilirse, deriz ki; bu izgi tek bir izgi, tek bir cisim vc tek bir sudur; nk bunlarda fiil olarak bir ayrlma (nfisl) ve oktuk yoktur, ancak u var ki, okluu kabul ederler. Bu ynyle bazen bunun gerek hr olmad zannedilir. nk eyleme yakmik gc, onun eylem olduunu zannettirir. Byle olmadna gre, byle bir varhk, gerek birdir, fakat kendisinde g olarak okluk bulunur. 3. Bir tr ilikiyle meydana gelen bir. Bu birde tiil olarak okluk vardr. Bir ok paradan meydana gelen karyola ve ahs buna rnek verilebilir. nsan; et, kemik vc damarlar gibi kendisini meydana geti ren czlerle tek bir varlktr. nk tek insan ve tek yatak denilebilir. Oysa paralar itibariyle fiil bir okluk meydana gelmitir. Bu durum, su ve benzeri cisimler gibi deildir. kisi arasnda fark vardr. Gerek bir ismi tayan tikele dair aklamalar bunlardr. Mecazi Bir ise: Tek bir tmelin altna girmeleri dolaysyla bir isminin bir nesne iin kullanlmasdr. Bunlar betir: 1. Cinste birlik; insan ve at hayvanlkta birdir. 2. Trde birlik; Zeyd ve Amr insanlkta birdir. 3. lintide birlik; Kar vc kafur beyazlkta birdir. 4. Nisbeite birlik; Kralm ehirle ilikisi, netsin bedenle ilikisi birdir. 5. Mevzuda birlik; sarho edici nesne iin; beyazdr, tatldr, de menizdir. Beyaz ve tatl birdir yani nesneleri birdir, deriz. Bylece bir, mutlak olarak sekiz anlama gelmektedir. lintide Birlik: lintilerin blnmesi ilc bir. ksmlara ayrlr, Birlik, niceliin ilintisinde eitlik, nireliinde benzerlik, pozisyonda paralellik, zelliinde ise denklik adn alr. Bir'in sekiz adan ele alndn rendikten sonra kart olan ok da zorunlu olarak birin oalmasyla artat. Bir'in eklentileri; o. odur ifadesidir. Nesne eer kendi znde bir, lafzlar ve nisbeti bakmndan farkllk arz ediyorsa; aslan (cl-lcys) as landr (esed), Zeyd , Amr'n oludur, denildii gibi; o, odur. denilir. okluun eklentileri i.sc: Bakalk, farkllk, kartlk, benzerlik, paralellik, eitlik ve denkliktir. Bu hususlar ancak iki veya ikiden fazla olan eylerde dnlebilir. te bunlar oklua bal olan eylerdir.

144

Kartln (tekabl) ksmlarnm aklanmas gerekir ki, bunlar da drttt. 1. Olumluluk ve olumsuzluk karrl; insan ve insan olmayan gibi. 2. zafede kartlk; baba-oul, arkada-arkada kartl gibi. nk ikisinden her biri, dierini karlamakradr. ^. Skn ve hareket ara.snda olduu tl, 4. Scaklk ve soukluk gibi iki z da birbirlerinin kar.ilandir. Zt ve yok arasndaki fark: yok. baka bir eyin varlSndan deil, nesnenin bir yerden yoksun almas dolaysyla yoktur, ."^k'n, yalnzca hareketin yokluundan yoksundur. Ba.ka bir renk meydana gelmeksi zin siyahn yoklun rnkJir cJiltncsi hir voklukrur. bkar krmz veya beyaz rengin meydana gelmesi ile, siyah yok oluyor is, hu; siyahn yokluunun zerine artk bir varlktr. Yok yalnzca bu nesnenin olmamasdr, Zt ise nesnenin yok ol masyla meydana gelen varlktr. Bundan dolav, tek neden iki zt n elverili deildir, iki zt iin ki neden gereklidir. Sahiplik ile yoksunluun nedeni birdir. Bu rek olan neden, !;:r ise, sahiplik vacip olur, ortadan kalkarsa veya yok nlur--:!. voksunluk ge rekli olur. Yoksunluun nedeni, var olmann nedeninin yokeudiT, Skunun nedeni, hareketin nedeninin yokluudur. zafe kartl: zellii. zalede her birinin kartyla biliniyor ol masdr. Scaklk byle deildir; nk scaklk, karsn ohn stjklkla kyaslanmadan bilinir. Hareket dc hylc deildir; :ira harckci. skunla kyaslanmadan da bilinebilir. Olumluluk vc olumsuzluun kartl i'^e; Yoklnkan da :rlkt;n da farkldr. Zira olumluluk vc olumsuzluk sadece szdedir \'e her sev iin geneldir. Zt kavram ise, sadece
nesnesi g i h i , ."Rahiplik

c yokluk kar

ayn iki kart iin klMilr.

Hiiua

bu iki eyin zt olabilmeleri iin hir araya rophmmayMn, ardk olma yan ve aralarnda ,son derece farkllk olan eyler olmalar .gerekir. Siyah ve l-*eyaz gibi; bunlar birbirinin zrrdr. siyah vc krmz bvlc dciKllr. Zira bunlar birbirlerinin zrt deillerdir, nki krmz, siy;hla he\;: arasnda beyazdan siyaha doru yol alan hir renktir \'e krnz: heya:a 145

en u uzaklkta da deildir. Basen iki zt'n arasnda iki taraftan birine daha yakn, birden fazla vasta olur. Bazen de aralarnda herhangi bir vasta olmaz. yleyse zt, zt'a nesnede ortaktr. Sahiplik ve yoksunluk da byledir. Olumsuzluk ve olumlulukta ise bu gerekli deildir. Bazen erkeklik, diilik gibi cins'te ortak olur. Fakat tek kiide erkeklik ve dii lik bulunmaz. Bazen cins braklarak onun altndaki anlamn olumsuzu alnr ve byk bir yanla dlr; ayrm veya znellik cinsle birletirilir ve buna olumlu bir isim konulur bakalar da bunlarn zr olduklarn zannederler. Bylece say tek ve ift olmak zere iki ksma ayrlr, deni lir rnein, tek ve iftin birbirinin ztt olduklar zannedilir, bu yanlrr; nk nesneleri bir deildir. Zira ift say, kesinlikle tek say olamaz.; iftin nesnesi, tek saynn nesnesi deildir, aralarnda olumlu luk vc olumsuzluk kartl vardr. iftin anlam; iki eit paraya blnmektir. Tek saynn anlam ise; iki eit paraya blnmemek tir. Blnmyor, szmz, salt olum suzluktur, fakat ift saysnn karsna tek ismi konulduu iin bir zt kartl olduu zannedilir. Bir eyin birden fazla zituntn olmas caiz midir? dtye sondrsa, D e n i l i r k i : Aralarnda extrem bir farkllk ve tek bir nesnede bir birini takip eden iki eyden ibaret olduu srece bir eyin birden fazla zttnn olmamas gerekir. nk nesnede zorunlu olarak sadece bir extrem farkllk vardr.

IV. AYRIM: NCELK VE SONRALIK BAKIMINDAN VARLIK


Varlk: nceli (muta kaddim) ve sonrab (muteahhir) olmak zere ikiye aynlr. ncelik ve sonralk da varln zsel (zat) iki ilintisidir. nceli iin: o, ncedir; sonral varlk iinse o, sonradr, denilir. Yce Allah ev renden ncedir, denilir. ncelik be yndendir. nk ncelik be ksma ayrlr: 1. Zaman bakmndan ncelik. nceliin en ak olandr, sanki dilde hakiki nce ismi bunun in kullanlmtr.

146

2. Derece bakmndan nceliktir: Derece bakmndan ncelik dc ya pozisyon itibariyle bir nceliktir; Horasandan Mekke'ye ynelen iin Badat, Kufe'den ncedir, veya kbleye son derece bal olanlar veya bakalar iin; bu saf u saftan ncedir, denilir. Ya da yap bak mndan bir nceliktir: Genellik ynnden ele aldmzda hayvanlk, insanlktan, cisimsellik de hayvanlktan ncedir. Bunun zellii ise, baka ynden ele alndnda ters dnmesidir. znellii dikkate alarak konuyu ele alrsanz hayvanlk, cisinsclliktcn. Mekkedcn Horasana ynelirseniz, Kfe, Badat'tan ncedir. 3. eref ynnden ncelik: Ehu Bekir aoma eref bakmndan nce gelir. 4- Yap itibariyle ncelik; Bu ncesi olduu eyin kalkmasyla kalkmayan fakar kendisinin kalkmasyla ncesi olduu eyin kalkmas dr; bir, ikiden ncedir. Evrende hir'in olmad varsaylsa, ikinin -.Ic yok olmas gerekir. nk iki; bir art birdir. Fakat ikinin evrende olmad varsaylsa bile hir'in yok olmas gerekmez. Bir, ikiden olmas mmkndr, bununla uygundur. 5. Zt itibariyle ncelik; Varh bakasyla beraber, fakat bakas nn varl kendisine bal olduu halde kendi varl bakasna bal olmayan ve bu bakasyla beraber huiunan \'arlk, zat itibariyle ncedir. Nedenin, nedenliden, elin harekerinin, yzn hareketinden nce olmas byle bir nceliktir. El hareket etti, yzk dc hareket etti, denilebilir. Fakat yzk hareket etti, el de hareket etli, denilemez. Buradaki (-/fa) harfi rakip olup., bir ii pei sra yapmak anlamndadr. Zaman itibariyle el ve yzn birlikte hareket ettikleri biliniyor. Fakar buradaki ncelik, nedensellik vc olumluluk bakmnd^ndt. birlikte birin n c e olmas ncedir akla sznden zamansal bir ncelii kastetmiyoruz. Birin, iki ile birlikte var mer (r.a.) ifadesi byle bir nceliktir. Ehu Bekir dier hrn Sahabeden (r.a) fazilet vc

V. AYRIM: NEDEN VE NEDENL OLARAK VARLIK

Varlk: Neden (sebeb) ve nedenli (musehbcb) olmak serc iki ksma ayrlr. 147

Bakas sebebiyle deil de kendi nefsinde varl olan her ey bili nendir. Bilinenin varl ise ancak bir nesne iledir. Bilinenin varl nn bal od ey, bilinenin nedeni olarak isimlendirilir, bilinen dc bu eyin nedenlisidir. Btn oluturan paralarn varlnn sebebi btn deildir. Aksine parann varl ve paralarn br araya toplanmalar, btnn varlnn sebebidir. Sirkeli bal erbeti, sarholuk nedeni deildir. Fakat sarholuk, sir keli bal erbetinin nedenidir. nk sirkeli bal erbeti, sarholuk iin yaplmaktadr. Burada parann zaman bakmndan btne ncelii apak ortadadr. Elin insana izafeti gib zaman bakmndan btn ve para birbirlerinden aylmyorlar se dc para, hrnden ncedir, yleyse btnn paras olan eyler, btnn nedenidir. Neden, nedenlinin znden olan ve olmayan olmak zere iki ksma ayrlr. Nedenlinin paras olan neden de; varl ilc nedenlinin var olmasn gerektirmeyen -odunun varl, sandalyenin vnr olmasn gerektirmez- ve varl nedenlinin \'arhn gerektiren neden- -sandal yenin formu, sandalyenin var ohnasn gerektirir- olmak zere iki ksma ayrlr. Neden (sandalyenin sureti) varsayldnda zorunlu ola rak sandalye de var olur. Odun byle deildir, sandalye btn olmasna ramen, odun ve ekil (suret) bir araya gelmedike var olma;. Nedenliyle ba odun-sandalye olan neden; temel neden, ba form-sandalye olan neden ise, ekisel neden (el'letu'S'S\iverwye) diye isimlendirilir. N e s n e n i n zatnn dndaki nedene g e l i n c e : 1. Nesnenin kendisinden meydana geldii vc erkii neden (el-illetu'l-Failiyyc) olarak isimlendirilen nedendir; ocuk iin baba; scaklk iin ate, sandalye iin marangoz byledir. 2. Nesne kendisinden deil, fakat kendisi iin vardr, Bu neden, amal (el'iletu'l'gaiyye) ve tam neden (el-iUetu't-tcmamiyye) olarak isimlendirilmektedir; evin yerleim; sandalyenin orunna iin olmas g bir nedene dayanmaktadr. Amal nedenin zellii, dier btn nedenlerin kendi.^r''' vasasyla neden olmalardr. Oturmaya imkan tanyan sandalyenin formu

5 6 . Burudaki zamir, gi ILTC dncktedir. Kendisiyle hcrahcr zikredilen hu.suslar illet klan da hu gi ilettir.

148

ve oturma ihtiyac marangozun zihninde ekillenmedike, marangoz fail; odun, sandalyenin unsuru: form sandalyede yer almaz. Amal neden btn nedenlerde bulunduundan dolay, nedenle rin nedenidir. Etkin neden (ei'iUem'l'faiUyye Ya atein yakmas ve gnein aydnlatmas gibi, yaps gerei eylemde bulunur ya da insann yrmesi gibi, irade ile eylemde bulunur. Eyleminde ama bulunan etkin neden asndan, amacn olmas ile olmamas ayn mesabede olmamalardr. nk ama; yapan a smdan, bir eyin yaplmasn yaplmamasna evla klan eyden iba rettir. Eer byle olmasayd, ama olarak isimlendirilmezdi.''^ Fail a sndan varl ve yokluu ayn cjlan ey, varln yokluuna tercih ede cek bir fayda ve gayeye sahip clmayan eydir. Byle olan .jeyler ama olamazlar. Geriye u soru kalmaktadr; varlk, neden yoklua tercih edildi? Ama zikredilmedike bu sorularn sonu gelmez. Ama, yapan asndan hir eyin yaplmasn yaplmamasna ncelikli klan eydir. Yapan asndan bir eyin yaplmas ve yaplmamas eit olsayd, yapa nn onlardan birine meyletmesi imkansz olurdu. Amac olan her ey, eksiktir. nk bu amacn gereklemesi, gcreklememesinden hayrldr. yleyse, nesnede henz elde edilmemi hayrlar vardr ve bu eylemin gereklemesi, kayp hayrlarn meydana gelmesini salar. Bu amacn gereklemesi ile nesne tamamlanr. Bu ama gereklemeden nesne, tamamlanm olmaz. Eylemde bdunan kii. kendisine deil, bakasna faydas dokunan bir e\lemde buiunrrtaktadr diyen, yanlmaktadr. Byle diyen kiiye; bakas iin bu faydann temin edilmesi, yapan asndan, eylemin yaplmamasndan daha m iyidir? diye sorulabilir. Sz konusu eylemin yerine getirilmesi, yapan asndan daha uygun ve evla ise, bakasn fay dalandrmakla kendisi de faydalanm olur. yleyse fail, bakas iin hayrl olan hu eylemi gerekletirmeden, bu hayrdan mahrumdur ve eksiktir. Bu eylemi gerekletirmek, yapan iin bir fayda salamasayd, niin bu eylemi gerekletirdi? sorusuna dn yapmak gerekirdi ve bu sorudan ka yoktur. yleyse her failin bir amac vardr. Ama, faili

57. GarHz kelimesinin taniLn inudiii. Bu tann lamadan .Allah'n fiiilcrnduki gaycvi an lamann srr aa kmaktadr.

149

tamamliir, amacn gereklemesiyle failde \-ar olan kusurlar ortadan kalkar vc fail olgunlar.^"*^ Bakalarmn varl kendisinden tat iin, ;at gerei nedenlileri gerektiren bir zatn varl niimkn olsayd, zorunlu olarak amasz olurdu. Bu tr bir etkin olma biimi bir ama ve seimle meydana ge len etkinlikten stn ve daha uygundur. Etkin olmayp sonradan etkin olan her ey yeni bir art, yap, irade, ama, kudret, durum veya bunlarn verine koyabilecein yeni bir ey meydana gelmeden fail olmu deildir,'''-' Failin durununda; za tnda veya zatnn dnda herhangi bir dcjiiklik olmasayd, eylemi gerekletirmek, gerekletirmemekten, kendisi a.'^nda daha iyi ol mazd. artlar deimedii srece de eylemin gereklememesi devam ederdi ve devam etmesi gerekirdi. Eylemin gereklemeye devam etme sinin nedeni, varln yokluuna rcrcih edecek birinin olmasdr. imdi eylem gerekletiine gre onu tercih eden de vardr demektir. Tercih eden yenilenmeseydi vcva hala bir tercih eden olmasayd, daha nce olduu gibi yokluun devam etmesi gerekirdi. Bunu ilerde daha detayl olarak aklayacaz. unun da zikredilmesi gerekir; Neden; zat gerei neden ve ilintiden tilri neden olmak zere iki ksma ayrlr. ilinti itibariyle neden; .salt mecaz neden olarak isimlendirilir. Bu neden, nedenliyi meydana getirmez, nedenli bakas dolaysyla mey5 8 . Filozoflar hu ckilJe p r o M c n J c n krrulm^IarJr: YkikanJaki itaJcJrn aka anlajjild ^ihi fiilin bir gaye iin olm-ds eksiklik olifjn ve fii). ihiyara e'slik e d e n bir gaye (garaz) iin olduuna gre iel.seleciler, gaye ve htiyarn iki.sinden birden kurrnlmakradrlar. Hundan dolay tilozotlar Aliah'run gaye ve ihtiyar nefyediyorlar. A l l a h ' t a n ihtiyar nefyermclen dolay.syla hasmlar kendilerine .-.aldrntr. Zira ihtiyar olmaynt bir fail, zorunlu faildir, zorunluluk .se bir ek.-lkliktir. Kelmclar H Allah'tan gayeyi netyetmislerdir. Bu konuda fel.-cfeciler ile avn gri;;tedirler. Fakat Allah iin ihtiyar tespr etmilerdir. I,jayeyi netyetnkcen sonra ihtiyar tespit etmek na.sl mmkn olmaktadr? .-orusu .-e ortada kalmaktadr. I^u pnblem zmede lakip ettikleri metodun bir scmucu olarak her gnip problemin tarkt bir yni ile ylemitir. Yukarda zikredilenler aicnun kdenu konusunda ha.-l hasma bir delil olarak decricndirilehilirler. nk uavenh- netyedile,'i, ihtiyarn nety edilmesini t!erekirir. Faddun ihiyann nefv'ediime.- ise. failin l a n n -irade-sn deil- tuldeki iller konununa getirmekledir. Zar, iller olduuna gre, :HI vat okluu M i t e c t tl d c onunla birlikle vur o U c a k n t - Zat kadm olduuna gre. tl de kttJiindir. 59. Bu, alemin kdemine dair bnka hr delildir. Fakat bu delil, hult bir delildir. Gaziali bunu Tehft'lFelsife adl e.sennde akln.;lr.

1.50

dana gelir. Fakat mecazi

neden olmadan, nedenli sz konns nedeni

kabul etmez. a t m m stunlarm kaldran kiiye, aty kerten deni lir. Bu bir mecazdr. nk atnn kmesinin nedeni, atnm agr olmasdr. Fakat at, stunlar varken bu eylemi gerekletirmekten men edilmitir, Stunlar kaldran, sadece atnn kendi eylemini ger ekletirilmesine imkan hazrlam olur. Stun kaldrldktan sonra at eylemini gerekletirir. Sekamunya (karn arsn gideren bir eit bitki ilac) ate drr yani, bnyenin soumasn engelleyen safra hastaln giderir, denilir. Aslnda soutma eylemini yapan bnyedir fakat engel kaldrldktan sonra, sakamunya ilac, safra hastaln gidermenin nedeni olmakta dr, yoksa safra hastal kalktktan sonra bnyenin meydana getirdii soukluun nedeni deildir,

V.

AYRM:

SONLU VE SONSUZ OLMA BAKMNDAN

VARLK

Varlk; sonlu (mterhi) ve sonsuz (ayru'l-mtcnh) olmak zere iki ksma ayrlr. Sonsuzluun drt ynden olduu sylenmektedir: Bunlardan ikisinde sonsuzluun bulunmas imkanszdr. Diet iki sinde ise, sonsuzluun olduuna kyas delalet etmektedir. 1. Krenin hareketinin sonsuz olduunun sylenmesidir. Yani, krenin hareketinin balangc yoktur. Kyas buna delalet etmektedir. 2. Bedenlerden ayrlm insan nefislerin dc sonu yoktur, denil mektedir. Bu da zorunlu olarak zamann ve krenin hareketinin sonsuzlu unu gerektirir. 3. Cisimlerin veya boyutlarn; alttan ve stten sonlan yoktur denilmesidir. Bu imkanszdr. 4- Nedenlerin sonsuz olduunun sylenmesidir. Bir eyin nedeni vardr, o nedenin de nedeni vardr, onun da nedeni vardr bylece nedeni olmayan bir ilk nedene ulalmaz ve nedenler sonsuza kadar devam eder. Bu da imkanszdr.

151

BLI konudaki kural udur: Ayn anda var olduu tar: cJiltn her sa ynn elemanlarnn yap hakimindim hir sralamas; neelii vc sonrahi vardr. Sonsuz nedenler olamayaca jihi hu saylarda da sonsuzlu un olmas imkanszdr. inkd neden ile nedenli ara.smda rahii bir sralamanm olmas zaruridir. Sralamann kaldrlmas, neden olma zel liini orradan kaldrr, ("isimler ve bt^yutlar da byledir, Onlar da hir sralamaya rahidirler. Yani bir ksm zorunlu olarak bir ksmndan n cedir. Bir ynden halandnda yap itibariyle deil, pozisyon rihariyle bir sralama meydana gelir. Yukarda ncelik vc sonralk konusunun taksiminde aralarndaki fark aklannn. Kendisinde iki anlamdan biri bulunan .peyden -dier anlam ol makszn- sonLiluun kaldnhvas imkansz deildir. Krenu hareketi gibi. Krenin hareketinde bir sralama vc ardklk vardr. Fakat bu hareket ayn anda hrn czleriyle mevcut deildir. Felein hareketi son,su?dur denildiinde, bununla var olan hareketlerden dcl. henz var olmam ve yok olmu hareketlerden de sonluiuk kaldrlmaktadr, l m l e bedenlerden ayrlan beer netisicr de byledir, Btn beeri nefisler bir arada var olsalar, saymlarnda .sonlulugun kaldrlmas mmkndr. nki kendilerinde sralama kaldrldnda nefis olma larn geersiz klacak ekilde yapsal hir sralamalar yoktur. Beeri ne fisler birbirlerinin nedeni de deillerdir; yapsal veya belirlenmi bir ncelik ve sonrahk olmak.szn, beeri nefisler beralx:r bulunmaktadr lar. Fakat meydana gelmelerinde hr ncelik ve sonralk dnlebilir. Beeri nefisler, zler (zevat) ve nefisler olmalar itibariyle kesin likle bir srlamaya sahip deillerdir. C'isimler vc boyutlar, neden ve ne denlinin aksine \'ar olmada eittirler. Sonsuz nefislerin vc balangc olmayan hareketin mmkn olup olmad ise, deliller ksmnda aklanacakrr. SONSUZl.UOUN MKANSIZLII eriimlerin, boyutlarn, yapsal veya yapay dizilii olan nesnelerin .sonjsuz olmalarnn imkanszln hu holmde aklayacaz. Boyutlarn sonsuz olmalnnnn imkanszl iki delille bilinir: 1. Biz, H-D izgisinin D ynnde sonsuza doru de\'am ettiini varsayalm. A - B izgisini de kendi dairesi ierisinde M ynnde D- H

152

izgisine paralel olacak ekilde hareket eti irelim. B hareket zaruri ola rak mmkn bir hareket ettirme olacaktr. A - B ve D-H paralel iken hunlar birbirlerine yaklastrrsak, ilk nce A - B nin D-H nin bir noktasma daha sonra dier nokralarna temas emesi gerekecektir. Bu temas paralellii ortadan kaldnneaya ka dar devam edecektir. te bu, imkanszdr. (,,unk; tcma.s L>luaks:n pa ralelden kendisine doru bir eilim oldj^unun ^arsaylinast imkansz dr. Temasn olmas da imkanszdr, nk temas nce birinci noktada gerekleir. Oysa sonsuz bir izgide birinci nokta yoktur. Temasn ger ekleecei varsaylan her ilk nokta; tcma.s edilmeden nce, kendisinin kendinden ncekine temas etmi olmasn, bu da kendinden ncekine temas edilmi olmasn gerektirir vc bu sonsuza kadar devam eder yle ki, kendisinde temas edilecek bir ilk nokta bulunmaz, bu da imkanszdr. Yukardaki aklamalar; -ister doluluk ve boluk varsaylsn isterse var saylmasn- sonsuz boyutlar tespit etmenin imkansz olduunu or taya koyan kesin geometrik delillerdir. 2. Sonsuz bir izgi mmkn ise, bu izginin ( A B ) dorusu oldu unu ve B ynnde sonsuza doru uzadn varsavahm.

A - B dorusu zerinde (d-z) noktalarn koyalm: ayet d' den B 'ye kadar ki mesafe sonlu ise, z'den B'yc kadar ki mesafe de sonludur. Eer d- B' arasndaki mesafe sonsuz olsayd; bi: zihnimizde d-B' yi, z-B'ye tatbik ederdik. Bu durumda; ya ikisi B ynnde aralarnda bir eliki olmakszn birlikte uzard;'^''^ bu imkan.szdr, nk a: olan, ok olana
6 0 . Ru delilde bir zn'i vardr. "Farkhik (cetavir) ulnnk.MZin ya iki.si ayn ynnde uzar" eklindeki ifadesi, (Di) ve ( Z B ) dorularnn .-OIIMIZ veya sonlu olarak uzanmlarnn bi linmesinin miimkiin olduunu varsaymaktalr. Bv var.savu doru deildir. ( D B ) ve ( Z R ) donlar ( B ) ynimde .sonsu: olduuna t;e, (D) ve ( Z ) ynlerinde bu iki doru nun kenarlarn birbirine catbik eCrGmize iki laal sonsuz olduundan, iki rarafn ejic veya birinin dierinden daha lazla olduu kararna \'armadan hu uymlama .sonsuz bir hareket steyecektir. Bu durmda hangi evi diinMrM.k dinelm. ( Z ) noktasn {D) noktas dstiine koymak istediimizde ayn dutuu so; konusu olacaktr. Bu dutumda ya

1.53

eitlenmi olurdu; zira (z- B),( d- B ) den Jala kistidir. Ya da; (dB)'den (z- B ) kadar brakp, (d- B'nin (z-B) den fasla olan ksmn ke sersek geriye kalan (d- B ) devam ederdi ve (z-B) izgisi B ynnde kesi len yerde son bulurdt. Bu durumda da (d-B) aneak sonlu olan (d-D) kadar z- B'den fazla olurdu. Bir sonlu nesneye eklenen sonlu, sonlu olduundan; (z- B ) de zo runlu olarak sonludur . Sonsuz Nedenlerin imkanszl: Bir ksm dier bir ksmnn ne deni olmas bakmndan bir sralama varsaylsa, bu sralamann ne denli olmayan bir nedende son bulmas gerekecektir. Bu neden de ke nardr ve sonludur. Eer neden, bir kenarda son bulmayp devam ederse, kukusuz var olmu sonsuz nedenlerin hepsi birden var olmu lardr, demektir. Bu btn, btn olmas bakmndan; ya nedenli bir mmkn varlk ya da zorunlu bir \'arlkrtr. Btnn zorunlu varlk olmas mmkn deildir. nk btitn. nedenli elerden meydana gelmitir, nedenli ile meydana gelen varlk ise zorunlu vatlk deil, nedenli varlktr ve btnn dnda bir nedene ihtiya duyar. Btn oluturan eleri btnn iine aldmza gre, bu eleri kapsayan btnn nedenli olduu sabittir. Bu durumda da btn, nedenli olmayan, dardan bir nedene ihtiya duyar ve bu neden de zorunlu olarak kenar olacaktr, o da sonludur. Sonlu ve sonsuza dair aklama btdr.

(Dli) izgisini ekeceiz ki, ( O B ) haeker ecsin vc bylece ( H ) okriisu ( Z ) n<klasna koymak mmkn olsun. Ya J a ( Z B ) izgi.sinin ( O B ) izgisinden faik obm ksmn ksalmak gcrekcccfcut. Bazen ekmek mmkn olma:: zira ( O B ) :gsQn ba^ka bir mekan curmas iin Ker bir parasnn hareket etmesi gerekir, riousu: puaMin h a r e k e n , -nn.Mi; bu zaman s. ter. ( Z ) ve ( D ) noktalarnn pinulcl hale eimeien sonsu: hr zauam t;emcsine ba. ldir. Yani sonsuz olann .-.on bulma.sn baldr. Bn ise, llkaiszdr. ( Z B ) ugi.snn kendisinde bulunan fazlalk kiJar kT.saltdmisi, S'ui ( Z P ) miktarn ndirilmesi halinde bu ksaltlan para daha iki kenarn birbirlerine e ; i r olup olmadklarn itenemeden .sonsuz bir h a r e k e t t e bulunacaktt. Bu delil, mtbk delili oliimk bilinmektedir. Bu e r . c v e d e sylenmi ok .sz vardr ki pek kabul edilcmilei.lir.

154

VII. AYRM:
FitL V E G HALNDE OLMAK BAKIMINDAN VARLIK Varlk; g (bi'l-kttvvc) vc eylem (bi'l-tiil) halinde \'arhk nlmak zere iki ksma aynhr. Kuvve vc fiil terimleri farkh anlamlara sclir. Ancak bizim bunlardan bir ksmna ihtiyacmz vardr. Kuvve; eylem (fiil) ve edilgenlik (infial) gc olmak zere iki ksma ayrlr. Eylem giici Etkini, etkin olmaya hazrlayan bir manadan ibarettir; atein, stma eyleminde scak olmas buna rnektir, Edilgenlik gic: Biz bununla varl edilgen olmay kabul etmeye hazrlayan manay kastediyoruz. Nitekim mumda bulunan esneklik ve yumLiaklk, mumu ekiller ve resimler kabul etmeye hazrlamaktadr. G, fiili baka bir ynden kabul etmektedir; gerek olarak var olmu her varlk iin, bilfiil varlktr, denilir. Bundan kastmz daha nce fiil hakknda sylediklerimiz deildir, ilk Prensibin zt, btn ynler den fiil olarak vardr, ilk Prensibin (cl-Mebdeu'l-Evvel) zatnda g olarak bulunan hibir ey yoktur, denilir. Birinci anlamda fiilin lk Prensip iin kullanlmas imkanszdr. Fiili, meydana gelmi varlk anlamnda kullanrsak, bunun karsnda yer alan g halinde olmay da; var olmadan nce nesnenin var olma imkanna sahip olmas anlamnda kullanm oluruz. Nesne var olma d srece g halindedir, denilir veya daha yumuak bir ifadeyle; g olarak varlktr, denilir. G halindeki varlk, ifadesi arafy sarho edicidir ifadesi gibi mecazdir. Sarholuk araptadr. Fakat, arap testisinde de g halinde vardr. Testinin sarho edicilii mecazidir. nk testinin kendisi sarho edici deildir. Fakar sarholuu meydana getirmesi mmkn olduundan g /inimde sarho edici diye isimlendirilmitir. Cisim iin; bl(inendir denilir, yani cisimde blnme g halindedir. Cismi kesmek ve paralarn birbirinden ayrmak suretiyle blme ve yeniden meydana getirme eylemlerinden nce kendisinde gerek an lamda bir blnme yokrur.
*

:^

ki kural daha zikretmek suretiyle bu blm tamamlyoruz:

155

1. Nesnenin var olmasna imkan tanyan son gcn hkm u dur; bu g, bir mahale ve varlk bulaca bir maddeye ihtiya duyar. Bu hkmden, sonradan meydana gelen her varl nceleyen bir maddenin olmas gerekir. lk maddenin hadis olmas mmkn deil dir, ilk madde kadimdir. nk her hadis, meydana gelmeden nce g halindedir. Yani, var olmadan nce var olma imkanna sahiptir. Var olma imkan, var olma'dan ncedir. Bu imkan u iki durumun dnda deildir: imkan ya meydana gelen bir eydir, ya da hibir eydir. mkan; hibir ey olmayandan ibaret olsayd, sonradan olan varln var olma 'imkan olmazd. Byle bir eyin var olmas mmkn olmazd ve var olmas engellenirdi. Nesnenin var olmasnn engelle niyor olmas, nesnenin hi var olmamas anlamna gelir. Bu imkan szdr, yleyse imkann hasl olan bir ey olduu ortaya kmaktadr. Akl da bunu gerektirmektedir. mkan ya kendi nefsinde kaim bir cevher olarak bulunur, ya da bir yere ihtiya duyar. mkan kendi kendi siyle kim bir cei'/erdir denilmesi doru deildir. nk imkan, imkan olduu nesneye izafe edilen bir niteliktir ve bu niteliin kendi kendi siyle kim olmas dnlemez. Bu dunmda imkann bir konusunun (mevzu) olmas zorunludur, imkann meydana gelmesi de, deiimi kabul eden konuya ait bir nitelie dner. Bu bebein renmesi mmkndr denilmesi gibi. ilim bu bebek iin mmkn bir ey olmaktadr. Bu spermada, insan olma imkan vardr denildiinde, insanln var oma imkan spermdeki bir nitelik olmaktadr. Bu havamn su olmas mmkndr. Fakat kendisini bir maddenin ncelemcdii bir hadis varsaylr ise hu durumda hadis varlk, var olmadan nce var olma imkanna sahiptir ifade sinin bir anlam olmaz. nk imkan, kendisiyle kim olaca bir var l gerekli gren bir niteliktir. Oysa nesnenin kendisi var olmadan nce herhangi bir niteliin mahali deildir. Somadan olan her varln imkan, maddesindedir ve var olma gc de mahaline baldr ifadesi, nesne g olarak vardr szmzle ayn anlamdadr. Bi/g' ocdcta g halinde vardr. Hurma, ekirdekte g haknde vardr ifadeleri gibi. G, bazen yakn, bazen de uzak olur. Sperm, yakn g olarak insandr. 156

Toprak da uzak g olarak insandr. nk toprak, ancak br ok evre geirdikten s o n r a insnna dnmektedir. 2. Eylem gc, iki ksma ayrlr 1. G, eliiinin deil, bizai eylemin zerinde bulunur; atein gc, yakmamann deil, yakmann zerindedir. 2. G, eylem ve eylemin terk enii eyin zerindedir; insann hem hareket etmeye hem de durmaya gcnn olmas gibi. Birincisi yapsai oU (el'ki'vet'f-tabityye) olarak isimlendirilir. kincisi, irod g (el-kuvvetu'l-inKivye) olarak isimlendirilir. kinci g, her hangi bir engel olmadk ve kendisine tam irade izafe edildiinde, birinci grcn eylem tabii olar;k nasl meydana geliyor ise, bu gten de tabii olarak eylemin m t y J a n a ,'elmcsi gerekir. G meydana kp irade ramamlandnda eylem, eilim ve tereddtten kurtulur, kararl olur. Eylem bn durumdu da meydana gelmezse, ancak bir engel (mani') dolaysyla meydana gelmemitir. Her ne zaman eylem gc, edilgen gle karla.-jip iki g de tam ise; zaruri olarak edilgenlik meydana gelir. G e n e l olarak u sylenebilir: Her neden, zonnln olarak nedenli sini gerektirir. Nedeninden dolay varl zorunlu olmayan n c L e n l i , var olama: ve nedenin btn koullarnn meydana gelmemesi dolaysyla var ol mamas mmkn olan hir ey de y;n olma:. Nedenin artlan T a m a m landnda nedenlinin meydana gclnesi behrlenmis olur, bu tr bir nedenlinin meydana gelmemesi imkims:Jr. nki gerektiren orta dayken, gerekenin meydana gelmemesi, gecikmesi; eer eylem yap ile meydana geliyorsa yapsndaki bir ku.-irdan, i r a d e ile meydana geliyor ise, radesindeki bir kusurdan-, zat t ; e r e i meydana geliyor ise, zatnn olmamas dolaysyla meydana gclmemi.ir. (erckiirendcn, gerekenin meydana gelmemesi caiz olduu srece, yecktrcn Mil olarak deil, g olarak nedendir. Bu durumda nedeni, g halinden (iil hale karacak yeni bir eye ihtiya vardr. Bu husus ortaya krnh nedenin fiil hale kmas zorunlu olmu olur.

VIIL AYRM: ZORUNLU VE MMKN VARLK


Varlk; Zorunlu (Vacip) ve miimkn varlk olmak zere iki ksma ayrlr. Biz bu ayrmla unu kastediyoruz: Her nesnenin varl, ya z nn dnda bir eye baldr ve bal olduu eyin yok olmasyla yok olur; rnein sandalyenin varl odm, marangoz, oturma ihtiyaa ve forma baldr. Bu drt eyden birinin yok olmas, zaruri olarak sandal yenin yokluunu gerektirir. Ya da zatnn varl kesinlikle bakasna bal deildir. Bu varln zatndan baka her ey yok saylsa yine de onun yokluu gerekmez. Bu varln zat, varl iin yeterlidir. Varlk birinci tanmlamaya gre mmkn, ikinci tanmlamaya gre, zornnh olarak isimlendirilmitir. Biz diyoruz ki: Varl bakasndan olmayp kendi zatndan olan, zorunlu varlktr. Varl kendi zatndan olmayan varlk da; ya kendi nefsiyle mumteni'dir ve var olmas hibir zaman mmkn deildir. Ya da kendi znde mmkndr. Zorunlu (Vacp): Varl zaruri olan varlktr. Muhal: Yokluu zaruri olan varlktr. Mmkn: Ne varl ne de yokluu zaruri olmayan zattr. znde mmkn olan her eyin -bir varl var ise- zorunlu olarak varl bakasna baldr. nk z ile var olmu olsayd mmkn deil, zorunlu varlk olurdu. Mmkn varln, bal olduu eyle ynden ilikisi vardr: 1. Mmkn varln varlk nedeni, zorunlu varlktr. nk yu karda nedenin varl, nedenlinin varln zonmlu klar demitik. 2. Mmkn varln bir n e d e n i n i n olmamas imkanszdr. Mmkn varlk bir neden olmakszn var olduysa, kendi zatyla var olmutur. Bu da onun mmkn deil, zorunlu varlk olmasn gerekti rir. 3. Mmkn varlk iin, nedenin olmas ve olmamas nem arz etmiyor, yalnzca kendi zatna iltifat ediyor ise, mmkn varln znde nc bir durum var demektir. Bu da imkandr. Bu unun gi bidir; drt saysnn varlnn nedeni iki art ikidir. ki art ikinin yok

158

saylmasr, evrende drt'n bulunmasn imkansz klar. ki art ikinin var saydmas, drt'n varlm :orunk kibir. ki'ye deil de, drt'n zne itibar edilirse; drt kendi znde mmkndr, yani varl da yokluu da zaruri deildir. Oyley.se varl znde olan her mmkn, ancak nedeniyle meydana gelir vc bir var lk, nedeniyle birlikte mmkn varlk olarak kald "krece dc var ol maz. A n c a k nedeniyle zorunlu varlk olunca var olur. nk mmkn olarak kald srece yokluu devam edcr.^' yleyse imkanm ortadan kaldrlmas gerekir. Kaldrlan imkan, varln kendi znde sahip olduu imkan deildir, nk bu imkan, nedenine bal deildir, bilakis nedeninde bulunan imkanm kaldrlp, zorunlulukla deitirilmesi gerekir. Bu da neden iin gerekli olan btn artlarn yerine getirilmesi ve nedenin nasl olmas gerekiyorsa o bale getirilmesi ile olacaktr.

Mmkn konusunda kendisine byk bir kaidenin dayandrld nemli bir ilke vardr. Bu ilkenin bilinmesi gerekir. Bu nemli ilke udur; evren ncesiz ise, evrenin Allah'n eylemi olmas miimkn mdr yoksa mmkn deil midir? Yukarda mmknin varlnn bakasna bal olduu ve bu bakasurn mmkn varln taili olduu aklanmt. Bir eyin fail olup olmad ki ekilde anlalr; 1- Fail, yoktan varla karmak sureliyle mmkn var eder, insann olmayan bir evi ina etmesi yibi; hu aktr vc yaygndr.
6 t . Bu, titooflarn; "bir ey nedeniyle lornlu oluadken vur nlma:" eklindeki

diincclcinc dayanmaktadr. Nesne mmkn kald srece :i)nnl deildir, nesne zorunlu olmadka da v a r olmaz. V a r olmadka ila yok ( m a d m ) olarak kalr. Du durumda imkan yokluun eanl/unls dayanarak Gazl veya gerekeni (niilazim) olmakradr. Buna felsefecilerin, a l e m i n kdemine dair

Tehft

birinci meselede

grlerini u ekilde aktarmakcadr "Sonradan var olann kadm olandan kmas mutlak .surette imkanszdr. Zira bi: Kadm bir varlk varsay, Kadmden alemin kmadn kabul ettiimizde bu, varl tecib edecek birinin olmamas dolaysyla olacaktr. nk alemin var olna,< .salt imkan bakmovlan umklindtr. Bundan .sonra alem meydana gelir.se ya tercih e J c n yenilenmiir \ e y a \enilennu'mirn. T e r c i h eden yenilenmemi se, daha n c e olduu g h aleni, imkan ere kalr..." ("Alemin varlnn mmkn olmas, .salt imkandr' su ve "alem sah imkan izere bak kalr" cmlesindeki salt mkan iludcs ile ynktugu kasrermekredn vc bu kavaia pualei vnuekedir).

159

2. Nesnenin varl kendisine baldr; aydnln varlnn g nee bal olmas gibi. Gne yaps gerei aydnln failidir. Belki de eylemin olulardan baka bir anlamnn olmadna inananlar; varlk meydana geldikten sonra varln ank bir var edene ihtiyacnn olmayacan zannediyorlardr. Onlan gre var eden. yok olsa da sonradan var olan varlk, yok olma. Hana baz kimseler; Yce Alkh yok sayth' Allah o, ?fllin/er'n sylediklerinden miinezzehcir' evren var oldkrrti sonra yok olmaz deme cesaretinde buknmulardr. Bunu bir ka rnek ve delille kantlamaya almlardr; rnein, evi yapan kii evi yaptktan sonra lise eve zarar gelmez. Ustann yok olmasyla ev yok olmaz. Delil: Yok olan ey (var olmak iin), bir viir edene ihtiya duyar, var olan ey ise bir var edene ihtiya duyma:. Bu rnekler geersizidir: nk e.vi yapan, ancak mecaz olarak evin varlnn sebebidir. Evi yapan, e v m paralarnn birbirlerine doru hareket etmesinin sebebidir. Bu hareketler dc e v nsta.snn hare ketlerinin nedenlileridir. Evi yapann harekerinin kesilmesiyle parala rn da hareketi kesilir. Ev u.stasnn yok olmasyi e\'in eklinin yok olmamasnn anlam udur: T e m e l (.:i:') konilduu yerde kalr. nk temel ardr, nesne aaya Jmcyi ister, almdaki ise youn olduundan onu engeller. Neden, evin arl vc e\'in temelinin younluudur. Younluk yok olursa e^'in ckli de yok olur. amurdan yaplm duvarn sekli, :ir.laki kumluk sebebiyle vklma:. Onun eklini ylece tutan, anrdnki knrluktnr. ayet akc bir kalp iinde duvar yaplm olsayd. ';nhp kaldrlr kaldrlmaz ku ruluun yokluundan duvar yklrd. k''\ leyse evi ina eden evin, ayn ekilde baba da ocuun faili deildir. labi birleme arekeinin sebe bidir, bu harekei de, spermin rahme doru hareketinin sehehidir. Spermdeki insan suretinin okuuunn si.b;hi de, spermann znde formla birlikte bulunan manalardr. Netsin .sebebi, ayn zamanda var l devam ettirmenin dc sebebidir. Oylcy<c \iikitridaki c>rnci sunma nn hir anlam yoktur. Delile gelince: Var olan varln bir vay edene ihciya duymad iddiasdr. Bu dorudur. Fakat nesne, var olmak iin hir kadim varla ihtiya duyar. 160

Aklanmas: Sonradan meydana gelen eyin iki nitelii vardr: Birincisi: O , imdi vardr, ikincisi: O . daha nce yok idi. Etkin'in (fail) de iki nitelii vardr: Birincisi, u andaki varlk, etkindendir. Yani meydana gelen varlk talidendir. Iknci.si, u anda var olan varlk, daha nce failden deildi. imdi dikkat edelim! fiilin, faille ilikisi u hususlardan biriyle olur: Ya fiilin faille, varl ynnden veya gemiteki yokluu ynn den bir ilikisi vardr ya da her k ynden de, fiilin faille ilikisi var dr. Fiilin, faille yokluu ynnden bir ilikisinin olmas doru deil dir. nk fiilin gemiteki yokluunun faille herhangi bir ilikisi yoktur, onda herhangi bir etkisi dc yokrur. Fiilin faille h e m varlk hem de yokluk ynnden bir ilikisinin olmas da geersizdir. nk yokluun faille ilikisi olmadna gre, ikisinden olmas da doru de ildir. Bu durumda geriye fiilin varl kalmaktadr. yleyse taile bal olan, fiilin yokluu deil, varldr. Fiilin faille ilikisi, ncesi yokluk oUn vamh hakmmdandtr, -van var ol mas, yokluundan sonradr ve yok iken var olmasnda failin herhangi bir eddsi yoktur; nk varlk ancak yokluktan sonra var olur ve yok iken var olmas kendi zndendir. Fail, yok iken fiiH var ermek i . ^ r e s e bu gereklemez ve bu m m k n de^kiir. Fiilin yok iken var olmas, herhangi bir kikinin kmasyk (bi ca'U ca'iiin) deikUr, Klanm etkisi ancoJi varhndtKir. denilirse; Denilir k i : Evet! Fail, fiili ilemeyebilir ve var etmeyebilir. Fakat ncesi yokluk olmayan bir eyi var etmesi imkanszdr. yleyse sonra dan var olann faile ihtiyac, var olma ynndendir vc sadece bu y nyle mmkn varlktr. Yok iken var olmas bakmndan ise mm kn deil, zorunlu varlktr ve bunda da h i bir faile ihtiya duymaz. Her ne kadar fiilin faile ball var olma ynnden ise de, fiil var olduu srece failden bamsz (nu,'tani) kabma:. Bilakis ona bal olur, yani k her durumda gnee bal olduu gibi, fiilin de varl her durumda faile baldr. Fail: Onun da daha nce zikrettiimi: tjibi iki nitelii \ ardir ve fa ilin, varln nedeni olmas u ynlerdendir: Ya fail, bakasnn varl nn kendisine bal olmas ynnden nedendir veya fiilin varl fa ile bal olmad halde, sonradan var olma ynnden bir ballnn olmas bakmndan nedendir. 161

Gerek u ki, fail bakasnn varlnn kendisine bal olmas y nnden nedendir. Yok iken var olmas ynnden ise, fiilin nedeni deildir. nk kendisi daha nce neden olmadndan, varlk kendi siyle var olmu deildir. Bu, failin neden olmamas durumunda varlan bir yargdr. Failin neden ve fail olduu kabul edildiinde ise, yarg de imektedir. Nitekim insan, ancak irade ile gerekleen eyi irade etme yip, daha sonra rade ettiinde, irade edilenin meydana gelmesi ha linde; irade, yok iken var olmas bakmndan deil, istenenin ve iste in meydana gelmesi bakmndan faildir. yleyse, nesnenin var olmas baka, bir varla dnmesi baka bir fjcydir, nesnenin neden ve fail olmas baka, nesnenin neden vc faile dnmesi baka bir eydir. Nesnenin yok iken bir varla dnmesi, yok iken neden vc faile d nmesinin kartdr. Nesnenin var olarak bulunmas da, fail olarak bulunmasnn kartdr. Fiili, nesnenin y(,k iken var olmas eklinde anlayan, faili dc yok iken sonradan var olan neden olarak anlamaldr. Fail nedensellie, nedenlinin yokluu da varla doru deiir. Fiil, faille var olan ey olarak anlayan ise faili, varla dnmenin nedeni olarak deil, var olmann nedeni olarak anlamaldr. Bir eyin varlk nedeni olup, varln zat zerinde zait olarak bulunan ey, faildir. Fail daim bir neden se, ayn zamanda daima fal olarak ta kalacaktr. Fail, belli bir sre iin neden ise, ayn zamanda belli bir sre iin faildir, demektir. Fail olan, ayn zamanda nedendir. Fail, fail olarak kald srece, neden olnrak ta bulunacaktr. Evet, nesnenin fail e")larak bulunmasyla, faile dnmesi arasn daki fark kimileri anlamaz. Bundan dolay baz kuruntular kurarlar. yleyse; nedenlinin, devam etmesi ve her zaman bir nedenle kaim olmas gerekir. Nedenli, nedenden mstani kalamaz. Neden ve fail yok olursa, nedenli ve fl de yok olur. Fail ncesiz ise fiil de nce sizdir. nk fiilin faile ball yukarda getii gibi, yok iken var olan anlamndaki meydana gelme ynnden deil, yalnzca varl ynndendir.

162

ikinci Makale ZORUNLU VARLIK: ZT'I VE SIFATLARI

Varln, varl bakasna

bal, hu varln yok olmasyla yok olan vc olmak zere iki ksma ayrldn daha

varl bakasna bal olmayan, nce zikretmitik.

Varl bakasna bal olan varl mmkn, varl ba-^kasna bal olmayan varl da, z gerei Zorunlu (e-vacibi bizatihi) vatlk diye isimlendirdik. Bu tanmdan Zotnk varln (Vacibu'l Vtcud) ztna dair on iki zellik ortaya kmaktadr. 1. Zorunlu Varlk, ilinti olamaz. nk ilinti cisme baldr, cismin yok olmasyla ilinrinin de yok olmas gerekir.Oysa bi: Zorunlu Varl, kesinlikle bakasna ball olmayan varlk, olarak ifade ettik. linti, mmkn varlktr ve her mmkn, bakasyla vardr. Bu bakas da ilintinin nedenidir. yleyse ilintinin kendisi de zorunlu olarak nedenlidir. 2. Zorunlu Varlk, iki ynden cisim olamaz; a. Her cisim say ile paralara blnr ve cismin btn, parala rna baldr. Paralarn yok saylmas, btnn de yokluunu gerekti rir. Kendisini oluturan paralarn yok olmasyla yok olmas kanlmaz olan insan gibi. Biz her btnn, paralar ile nedenli olduunu yukarda ak lamtk. Bundan dolay Zorunlu Varln paralardan meydana gel mesi caiz deildir.^^ Mrekkep neden vardr? diye sorulduunda; su, maz, boya ve bir araya toplanma hususlar mevcuttur bunlarn hir araya
6 2 . R konuda Adududdin cl-lc'nin el'Memhf hak ilah il ir. 163 dl eserinin "Zorunlu Varlk" K>timiine

toplanmasyla da mrekkep meydana gelmitir, deriz. Bu paralar bt nn nedenidir. Bunun gibi her birleiin paralar ayn zamanda onun nedenidir. b. Cismin, form ve heyuladan meydana geldii sabittir. Heyula yok sayldnda cisim yok olur, form yok sayldnda yine cisim yok olur. Biz Onu (Yce A l l a h ' ) , Zorunlu Varlk olarak ifade ettik. Zorunlu Varlkla zatnn dnda, baka eylerin yok olmasyla, yok olmas gerekmeyeni kastediyoruz. A n c a k Zorunlu Varln zat yok sa yldnda. Zorunlu Varln da yok olmas gerekir. 3. Zorunlu Varlk, form gibi olamaz. nk form heyulaya bal dr, kendisiyle beraber olduu heyulann yok olmas, formun da yok olmasn gerektirir. Zorunlu Varlk, formun mahhali olan ve ancak formla birlikte bulunan heyula gibi de olamaz. Heyula, form ile fiil olarak bulunur ve formun yok olmas heyulann da yok olmasn ge rektirir. nk heyula da forma baldr. 4. Zorunlu Varln varl, mahiyetinden baka olamaz. Zorunlu Varln inniyet ve mahiyetinin bir olmas gerekir. nk inniyetin, mahiyetten farkl olduu ve inniyet'in, mahiyette bulunan bir ilinti den ibaret olduu yukarda ifade edildi. Nesneye arz olunan ey, nedenlidir. nk nesnede bulunan, kendi z ile var olsayd, baka snda bulunmazd. Arz, bakasyla birlikte bulunduuna gre, baka sna bal demektir ve ancak birlikte bulunduu nesne ile vardr. Varln nedeni ya mahiyettir ya da mahiyetin dndaki bir eydir. Varln nedeni, mahiyetten bakas ise varlk, nedenli ve ilintisel ola candan Zorunlu Varlk olamaz. Mahiyet, bizatihi kendi varlnn sebebi olamaz. nk yokluk var oluun sebebi deildir.'^-' Mahiyetin ise, mahiyet olmadan nce bir varl yoktur. Bu durumda mahiyet na sl kendi var oluunun sebebi olabilir? Eer mahiyetin mahiyet olma dan nce bir varl olmu olsayd, ikinci bir varla; yani mahiyet ol maya ihtiya duymazd. Buna ilave olarak u sorunun sz konusu varlk iin sorulmas gerekirdi; eer bu varlk mahiyette ilinti olarak bulunu yorsa, ona nerede arz olmutur ve bu durum nereden gerekmitir?
6.3. Bu tr ifadeler E^escarte.s'tan da aktarlr. Kimileri bunu; madde yoktan var olmaz eklinde anlama abas ierisindedirler. Biz bu konuyu Ibn Sina'nn el-hrt ht adl eserinin giriinde tarttk ( S . D ) ve't-tenb-

164

Bylece Zorunlu Varln inniyetinin, mahiyeti olduu. Zorunlu Varhk iin varln Zorunlu Varln dndaki varlklara mahiyetin gerektii gibi gerekli olduu sabit oldu. Zorunlu Varln bakasna ke sinlikle benzemedii de aa kmaktadr. Onun dndakilerin tm mmkn varlklardr ve mmkn olan her eyin varl mahiyetinden bakadr. 5. Her biri dierinin nedeni olma anlamnda, dier \'arlklar Zorunlu Varl'a bal olduu halde kendisi baka varlklara bal de ildir. u durum, Zorunlu Varlk iin imkanszdr; ( B ) , ( C ) nin nedenidir ( C ) , ( B ) nin nedenidir. ( B ) neden olduu iin, ( C ) den ncedir. ( C ) de neden olduu iin, ( B ) den ncedir. Bu ifadelerden; ilk varln kendisinden ncekinin ncesi olduu ortaya kyor ki, Zorunlu Varhk iin bu, imkanszdr. Zorunlu Varlk dndaki varlktan her biri, neden olma bakmndan dierinden nce, nedenli olmas bakmndan da dierinden sonradr. Bunm Zorunlu Varhk iin sama olduu da ortadadr. 6. Zorunlu Varlk, nedensellik anlamnda deil, iki karde arasn daki ilikide olduu gibi birbirlerine izafe edilmeleri (ledyuf) anla mnda, dier varlklar kendisine bal olduu gibi, kendisi bunlara bal deildir. Biz diyoruz ki: Dier varlklarn yok olmas. Zorunlu Varln yok olma'^m ecrektirmiyorsa aralarnda bir nedensellik ilikisi yoktur. Fakar neden, nedenliye bal deilse de nedenli, nedene bal olduu iin, Zorunlu Varln dndaki varlklarn Zorunlu Varlkla ilikilerinin bulunmasn mmkn gryoruz. Zorunlu Varlk, dier varlklarn yok olmasyla yok olsayd, zorunlu deil, mmkn varhk olurdu. Zira bakasna bal'^"^ olan her ey mmkndr ve mmkn;
6 4 . Kujk.suz Gazl bununla; bakas\a ha0 olan her ^ey baland^ eye ihtiya balh^yia balanr, demek (.semektedir. Eylem (fiil) ve etki bakmndan baka.'ina bala nanlar ise, bu balln bir gerei olarak mmkn varlklar deillerdir. Yukarda "ne denli nedene baldr fakar neden nedenliye bal deildir" eklindeki ifadesi bu anlama hamledilmelidir. Zira nedenli, nedene ihtiya ball ilc baldr oysa neden nedenliye ihtiya balh ile bal deildir, liilak.s eki ball ilc nctleniye baldr. Mutlak ,surcttc nedenin nedenli ilc ilikisinin ke,stlne.- mmkn deildir. Herhanyi bit ekilde

165

aada sayacamz hususlardan beri deildir: Mmkn varlk, ya var olmasnda bakasna baldr ve bu bakas onun var olmasnda yeterli olduu gibi, tek bana da onun nedenidir. Bu durumda mmkn var lk nedenin nedenlisi olur, Veya mmkn varlk, hu bakas ile bir likte baka bir eye de ihtiya duyat ve kendisi bu iki varln nedenlisi haline gelir. Btn bunlar Zorunlu Varlk oma vashn ortadan kald rr. 7. Zorunlu Varln; bu varla denk olacak, birbiriyle ilikileri olmayan, bamsz ve aadaki hususlar gz nne alndnda her biri zorunlu varlk olacak iki ayr ey olmas caiz deildir. Ru varlklar ya btn ynlerden birbirlerine benzerler veya birbirlerine benzemezler. Btn ynlerden birbirlerine benziyorlarsa, okluk ortadan kalkar ve daha nce bir yerde ayn anda iki siyahln olmasnn imkanszln akladmz gibi, burada da ikilik dnlemez. Bunu u ekilde ak lamtk; tmel, ancak zorunlu olarak bir ayrm (fasi) ve kendisine has bir ilinti (el-arazu'l-has) ile elde edilir. Zorunlu Varl oluturacak olan iki varlk, bir ayrm ya da bir ilinti ile farkllk gstermi olsayd yine de Zorunh Varln, her biri zorunlu varlk olacak iki eyden meydana gelmesi imkansz olurdu. nk daha n c e ayrm ve ilintinin tmelin znn hakikatinde bir etkisinin olmad aklanmt. rnein insan olma vasfnn, hayvanln hayvanlk oluunda bir katks yoktur, insanlk, hayvanla varlk olarak girer. Bu da varln, mahiyet ve baka eyler zerinde bir ilinti olarak bulunmasndan kaynaklanmaktadr. Inniyeti ve mahiyeti bir olan ve mahiyetine de inniyctine de ay rmn girmedii varhk, ayrm olmakszn Zorunlu Varlktr ve ayrm da linti de Zorunlu Varlk iin geersizdir. Ayrm, Zorunlu Varlk iin zorunlu olsayd manann hakikatine; yani Zorunlu Varln an lamna girmi olurda. Bunun imkansz olduunu yukarda ifade ettik. Ayrm, ancak mahiyet ve varlktan farkl olduu zaman mahiyet vc hakikate girer.

Halellin nedenliyle iliki.si kesildiinde, nedenlinin de neden ile ilikisinin kesilmesi zorunh mle gelir. Bununla birlikte neden, neden olarak, nedenli de nedenli olarak kal d surece nedenlinin nedene hltimcsi, ball ve o n a o l a n ihtiyac l a r u n olarak tespit edilen hir husustur,

166

8. Zorunlu Varln zatnda artk (zait) bir niteliin olmas caiz deildir. nk Zorunlu Varlk, bu artk nitelik yok sayldnda var l yok olacak ekilde bu nitelikle var olmu olsayd, bu artk nitelie bal olmu olurdu ve bu durumda Zorunlu Varln zat, ancak Kcpsi bir araya geldiinde uyum iinde alan, paralardan meydana gelmi olurdu. Oysa yukarda, paralardan meydana gelen her eyin nedenli olduu aklanmt. Zorunlu V a r l k , artk (zait) niteliin yok olmasyla yok olmuyorsa bu durum, artk niteliin Zorunlu Varlkta ilintisel olarak bulunduu anlamna gelir. nsanda bulunan ilim gibi. Zorunlu Varlk iin bu imkanszdr. nk yukarda akland gibi, ilintisel olan her ey nedenlidir. Nedeni ise udur: Zorunlu Varln zat, fail ve kabul eden (kabil) olsayd; O n u n fail olmas, kabul eden olmasndan farkl olurdu. nk Zorunlu Varln kabul ediyor olmas, yapyor olmasnn bir sonucu deildir. Yapyor olmas da, kabul ediyor olmasnn bir sonucu deildir. Byle olmu olsayd, kendisinde bir ynden okluk meydana gelirdi. Biz, Zorunlu Varlkta okluk olmasnn imkansz olduunLi aklamtk. nk bu btnn, btn oluturan paralarla bir neden-ncdcnli ilikisine girmesini gerektirir. Oysa Zorunlu Varlk, btn ynlcrivie birdir. T a b i a t bilimleri blmnde, cismin kendi kendine hareket etmediini ve ayn anda bir eyin hem hareket ettiren hem de hareket ettirilen olmasnn imkansz olduunu aklayacaz. Fail, kabul eden deildir, kabul eden cisimdir. Fail ise nesnenin yukarya doru hareket crririlmesinde olduu gibi dardandr veya ka bul eden heyula, fail olan ise cismin aaya doru hareket etmesinde olduu gibi, formdur. yleyse kendisiyle eylemde bulunulan form ve kendisiyle kabul edilen maddenin cisimde veya cismin yerini tutan bir eyde bulunmalar, yani fiil vc kabuln bir araya gelmesi dnlebilir. Biz, Zorunlu Varln byle olamayacan akladk. Zorunlu Varlk iin bu arzn dardan gelmesi dnlemez. nk bu durumda Zorunlu Varlk bakasyla bir ilikiye sahip olmu olur. Varlnn bu nitelikte olmas O'nu, bakasnn varlna balar. Varlnn hu nite likten beti olmas ise O'nu, bakasnn yokluuna balar. Bu durumda; ya onunla nitelenmi veya nirelenmemitir. Fakat her iki durumunda da bamldr. Varl bakasnn varlna bal olan, nedenli olduu

167

gibi, varl bakasnn yokluuna bal olan da nedenlidir. nk onun zat) bu yokluktan mstani deildir. Hatta, yokluk varlkla dei tirilirse, onun zat da yok olur. Ru durumda da onun zat bakasna ba ml olmu olur. Zorunlu Varln ise kesinlikle bakasna bamll yoktur, O'nun zr kendi kendine yeterlidir. Zorunlu Varlktan kasrettiimiz de budur. 9. Zorunlu Varln deimesi imkanszdr. nk deiim, daha nce Zonnt Varlkta bulunmayan bir sfatn meydana gelmesidir. Sonradan meydana gelen her ey bir sebebe ihtiya duyar. Zorunlu Varla bakasnn neden olmas ise yukarda getii gibi, imkanszdr. Bu niteliin Zorunlu Varln zatndan meydana gelmesi de imkansz dr. nk zat'a gerekli olan her sfat, zatla beraber bulunur ve ondan ayrlamaz. Biz, yapann, kabul eden olmadn ve kesinlikle Zomniu Varln zatnda bir ey yapmadn yukarda zikretmitik. 10. Vastasz olarak Zorunlu Varhkran tek bir ey kar. Vastalarla bir ok ey bir sraya gre kar. Bunun sebebi; Zorunlu Varln bir olmas ve kendisinde hibir ynde okluun olmadnn sabit olma sdr. Zira okluk; ya birleik cisimde olduu gibi eleri bamsz olan paralarn okluu ile meydana gelir veya nesnenin- form-heyla; var lk ve mahiyet gibi- biri dierinden bamsz olamayan iki eye bln mesi eklinde birden fazla anlamn olmasyla meydana gelir. Btn bu hususlarn Zorunlu Varlk iin imkansz olduunu ispat ettik. Geriye Zorunlu Varln btn ynlerden bir olduu hususu kalmaktadr. Bir olan varlktan ise ancak bir kar. Bir'in eylemi u durumda farkllk gsterebilir: a. Yerin (mahal) farkll b. Alerin farkll c. Bir olan failin zat zerindeki artk bir sebebin farkll Delili ( b u r h a n ) : Bir cismi bir cismin yanna koyduumuzda ci sim snr, baka bir cismin yanna koyduumuzda ise sour. Bu du rumdan iki cisim arasnda farkllk olduunu zorunlu olarak anlarz. nk ikisi ayn olsayd, eylemleri de ayn olurdu. ki farkl nesnenin birbirinin benzeri olan iki zden varlk bulma lar imkansz olduuna gre, farkl k nesnenin tek bir zden var ol malar daha da imkansz bir eydir. nk farkl bir nesneden mey dana gelen ey, bir baka nesneden meydana gelen eyden, meydana

168

geldii nesneye daha yakndr. Bakasyla benzerlik iki nesnenin bir bi r i n i n eylemine muhalif olmamasn gerektirdiine gre; nesnenin kendi nefsiyle benzerlii, eylemlerinin birbirinden farkl olmamasn daha gl bir ekilde gerekli klar. Nefiste benzerlik (mmaselct) mecazdir. A m a ise konuyu anla lr klmaktr. 11. Zorunlu Varla ilinti denilemeyccci gibi, cevher gibi kendi nefsiyle k i m ve bir mahalde olmamasna ramen, cevher dc*""" deni lemez.

6 5 . a z l ' n i n Tehfi'nn

ikinci mukadi.limcsinc baklmaiJLr. Gazali hu cscrmdc ,u

hilf^lcrc yet vctmektcdu': "y\ hilnmcldu- k; filozoflarla licr fukalar arasndaki yr ayrlklar f;rup>Ca toplanmakcadu'. Tar.^mann hir ksm yalnzca kelimelerdedir. O n l a r n alemin yatancsma {sani') c e v h e r ismini vermeleri - A l l a h onlarn szlerinden mnezzehtir- sonra da cevheri; konu (mevzu) olmayan varlk, yani kendisini iiyakc^ tu tacak bir eye ihtiya duymadan kendi k e n d i n e ayakta duran, .peklinde yorumlamalar gibi. O n l a r yer kaplayan c e v h e r l e h a s m l a r n n ka>eii ^ey kaseuemilerdr....' Tehft'te g e e n bu ifade; i i l o : o f l a n n A l l a h iin c e v h e r terimini kullandklarn ifade e t m e k t e d i r . Malisdu'l-Fefs/e'dc ise Gazl, filozoflarn A l l a h iin ilinti kelimesini kullanmadklar j^ibi c e v h e r kelimesini de kullanmadklarn ifade etmektedir. Bu e likiyi gidermenin iki yolu vardn !. Maksd'm son ibaresinde mahiyeti \'e inniyet hir olan varlk, hu kavramlatrmaya gre c e v h e r olarak i s i m l c n d i r i l e m c : . A n c a k kavram retenler bit kavram retip bunu mahalli o l m a y a n bir varlk iin kullanrlarsa bu du tumda bu kavramn kullanlmasna engel olunmaz, denilmektedir, i^u son kavramta.rmaya gre A l l a h i m "O, cevherdir" denilmesi mmkndr. Tehft'te g e e n ifadenin filozof bu kavtamlanrma esas alnarak ifade edildii sylenebilir. 2. Gazl Tehft'fj

larla hasmlar arasnda mevcur ihtilaftan bahsermk/ktc'dir. Birinci ihtilafn da ke lime etrahnda cereyan eden bir tartma olduunu tade e t m e k t e d i r . G c r L k e n (LFilozoflarla muhalifleri arasnda bu trden tartmalar meydana gclm.tir. r n e i n filo zoflarn; A l l a h akldr (el-aki), aklcdendr (el-k!) ve akledilendir (el- ma'kul) eklin deki cannlamala o n l a t a zgdt. Nicekin k e l a m c l a r bu tr kavramlar .Allah i m kullanmazlar. Gazl'nin filozoflarn A l l a h iin c e v h e r kelimesini kullanmadklarn tes lim e t m e k l e beraber bu rr tarcijmalar c e v h e r problemiyle rneklendirmesi, konuyit aklk getirme steine hamledilebilir. Nitekim n e k l e r l e ilkeyi anlatma bir ielot ola rak yaygndr. B u n u n ahslarla ilgisi yoktur. B u n u n anlam udur; seilen rnein ger e k t e var olmas gerekli deildir. Gazl'nin "Zorunlu varla c e v h e r denilme:" eklin deki ifadesi hakknda baz tereddtlerim var. N i t e k i m Gazl bir nceki hUindc "filo zoflar cevheri drt ey in kullanrlar. Bunlar; cisim, heyula, sure, vc akldr" der. Fi lozoflar kukusuz .^llah iin Akl kavramn kullanmaktadrlar. A k l ise, cevher ketuesinin kullanld drt nesneden biridir. R durumda akl kavramnn kullanld varlk iin neden c e v h e r kelimesi kullanlmasn.' dnlmelidir.

169

Cevher halk dilinde; varl bir mahalde yer almayan mahiyet ve hakikattir. Yani cevher var olduunda, varl bir mahalde deildir ve fiih olarak meydana gelmi bir varlk olarak da var deildir. rnein; timsah bir cevherdir yargsnda bulunursunuz ve bu yargda tereddt et mezsiniz. Fakat timsah imdi var mdr, yok mudur? dye phe edebi lirsiniz. te btn cevherler de byledir. Hakikat \-c mahiyet iin bir terim olarak kullanlan cevhere varlk, bir mahalde arz olmaz. yleyse cevher; mahiyeti, inniyetinden baka olan bir varlktan ibarettir. Mahiyeti ve inniyeti bir olan varlk, bu terimlerle cevher olarak isim lendirilemez. Ancak biri kp mahalli olmayan varhk iin bir terim icar ederse, bu durum yeni bir isimlendirmede bulunmasna engel olmaz. Zornnlu Varlk vardr, ondan baka varhklar da vardr. Varlk genel bir kavramdr ve baka varlklarla birlikte zorunlu varlk da cinsin aknda yer alr. Bu durumda zorunlu varln, dier varlklardan, tamn (hadd) olacaii bir aynm ile aynimas gerekir, denilmiyor mu? diye sondursa; Denilir k: Hayr. nk varlk ncelik ve sonralk bakmndan hem Zorunlu Varlk hem de dier varlklar iin kullanlmaktadr. Nitekim cevherler ve ilintiler iin de ayn ekilde varhk teriminin kullanldn, fakat bu kullanmn, uylam yoluyla olmadn yu karda aklamtk. Uylam yoluyla olmayan kullanm ise, cins ola maz. Varlk, bir yerde deildir eklinde varla bir olumsuzluk eklendiin den, varhk, cins olmad gibi cinse de dnemez. nk, varla salt olumsuzluk yklenmitir. Bir mevzuda olmayan varlk (vicud), zorunlu varlk ve dier cevherler iin cevherlik ve cinsiyetlik yoluyla deil, btn cevhetler iin cinstir. Yukarda anlatlanlardan Zorunlu Varln, on kategoriden hi bi rine girmedii ortaya kmaktadr. Zorunlu Varlk, cevher kategorisine girmediine gre, lintiler kategorisine nasl girer? Dier btn kategori lerin varl, mahiyetler zerinde artk, mahiyette ilinti ve mahiyetle rinden kt halde, Zorunlu Varlk nasl kategorilere girer? Oysa Zorunlu Varln varl ve mahiyeti birdir. Bundan da anlalyor ki. Zorunlu Varln cinsi, ayrm ve tanm yoktur. Zorunlu Varlk iin bir yer, bir mekan olmad gibi, ztt da yoktur. Zorunlu Varln tr, orta ve dengi olmad gibi hibir sebebi de yoktur. Zorunlu Varlk iin hi bir deiim sz konusu deildir ve hibir durumda cz' yok tur.

170

12. Zorunlu Varln dndaki btn \'arlklann bir dzen ieri sinde Zorunlu Varlktan kmalar ve kendisi dnda her eyin, varl n ZorunLi Varlktan almas gerekir. tspat; Zorunlu V a r l n sadece bir olduu aa ktna gre; Zorunlu V a r l k dndaki varlklar zorunlu deil, m m k n olup. Zorunlu Varla ihtiya duyarlar ve varlklarn O n d a n alrlar. n k Zorunlu V a r l n dndaki btn varlklar, m m k n varlklardr. V e u drt guruba ayrlrlar: Y a m m k n varlklarn bir ksm, bir ksmn dan meydana gelir ve bu dunm zincirleme sonsuza kadar devam eder veya bir noktada son bulur, bu nokta bir nedendir ve bu nedenin kendi iinde bir nedeni yoktur. Y a da bir noktada son blur ve bu n o k t a n n nedenlilerden Varlkta son bulur. B u drt gurupla snrlandrlmasnn sebebi udur: M m k n varlk ya teselsl eder ya da etmez. Eer bir noktada son bulursa, bu nokta: Y a Zorunlu Varlktr veya Zorunlu V a r l n dnda bir baka varlktr. Eer Zorunlu varlktan baka ise, bu noktann ya bir nedeni vardr ya da yoktur. Birinci Gr: Sonsuza kadar teselsln devam etmesidir, biz bun u n yukarda geersiz olduunu ortaya koyduk. kini Gr: Zorunlu Varln dmda bir noktada m m k n varl n son bulmasdr. B u noktann bir nedeni de yoktur. B u durum, iki Zorunlu Varln olmasna yol aar. n k biz, Zorunlu Varlktan ke sinlikle nedeni olmayan kastediyoruz. Bu gr de geersiz kldk. nc Gr: B u noktann nedeninin dng sebebiyle kendi nedenlilerinden biri olmasdr, r n e i n : ( A ) , ( B ) n i n nedeni, ( B ) , ( C ) n i n nedeni, ( C ) , ( D ) nin nedeni iken Sonra da baa dnerek; ( D ) n m , ( A ) n m nedeni olmasdr. Bu durum imkanszdr. n k bu, nedenliyi, neden olmaya gt rr; zira nedenlinin nedenlisi de nedenlidir. Bu durumda neden ve nedenin nedeni nasl neden olur? ve sonra da nasl nedenli olarak 171 bir nedeni vardr. V e y a h u t da Z o n m l u

dner? bunun geersizlii de yukarda ifade edildi. Bu durumda dordiinc grn isabetli olduu ortaya kmaktadr. Yani mmkn \-ar' bk, varln Zorunlu Varlktan almaktadr. "Varl, varl haliosma bal olan ve olmayan diye iki ksma ayrdum: Vari bankasna bal olmayan varl, Zorml olarak isimlejdirdni^. Zornuiu Varln baka varlklarla ba^^nm olmanoi-i iin yle yle olmas gerekt^n iddia ettiniz- Fakat var okn varlklar arasnda byle bir varin olduunu ispat etmediniz. Bu niteliklei tandn ./y/ediini?: Zorunlu Varim var okNniiin delili nedir" diye sorulursa; Denilir ki: O'nun spat, duyular aleminin (alemu'l mahsust) ak bir ekilde varla sahip olmasdr. Duyular alemi, cisimler ve ilin tilerden olumaktadr. Cisimler ve ilintilerin hepsinin mahiyeti, inni yetinden bakadr. Byle (inniyeti mahiyyetinden baka) olann, mmkn varhk olduunu yukarda ifade etmitik. Nasl olmasn ki? lintiler cisimlerle kaim olurlar ve onlar mmkn varlklardr. Cisimler de czleri olan form ve heyula ile kim olurlar. Form, hcyia ile. hey'la da form ile kim olur. nk bunlarn hepsi birbirlerine muhtatr. Bu zellikte olan varln, Zorunlu olamayaca yukarda ifade edildi. Biz, form, heyula, cisim ve ilinti olarak meydana gelen varlklarn zorunlu bir varlk olamayacaklarn daha nce akladk. T m e l olumsuz, kendisi gibi ters dner, tmel olumsuzdan Zorunlu Varlk deil, ancak mmkn varlk elde edilebilir. Mmknn kendi kendine var olamayacan, ancak bakasyla var ol duunu zikrettik. Mmkn varln, sonradan olma bir varlk olmas nn anlam da budur. yleyse, evren mmkndr ve ayn zamanda sonradan olmadr. Muhdes oluunun anlam, varlnn bakasndan olmas, znden kendisine ait bir varlnn olmamasdr. Miimkn varln zat itibariyle deil, bakasnn z itibariyle varh vardr. Nesnenin z itibariyle sahip olduu varln, bakas vastasyla sahip olduu varla ncelii, z itibariyle sahip olunan bir nceliktir. Mmkn varln yokluu znden, varl ise bakasndan olduuna gre; yokluu varlndan ncedir. Mmkn varlk, ebette ezelde de de muhdestir. nk onun varl, ezelde ve daima bakasmdandr. Nesnenin varln idame ettirmesinin, fiil olarak bulunuuna aykr olmad daha nce anlatld,

172

N e s n e n i n srekli varln kendisinden ald varlk, sonu olma yan bir srede durdurulan ve sonra eylemde bulunmas iin diriltilen eyden stndr. T m e l i n m m k n olduu sabit olduuna gre her m m k n , bir nedene ihtiya duyar ve nedenler de zaruri olarak Zorunlu Varla gelip dayanr. Zorunlu Varln da hir olmas gerekir. Bundan u sonu kar; evreni. ncelikle zat gerei zorunlu, her yn den bir, varl zatndan ve zatnda srf varln hakikati olan biri var ermitir. Zorunlu Varlk, kendi dndaki varlklarn kaynadr ve var l mkemmeldir. Hatta dier mahiyetler kendisiyle bir dzen ieri sinde varlk kazanacak kadar, mkemmelin de stndedir. Zorunlu Varln dndaki nesnelerin varlnn. Zorunlu Varln varlna nisbeti; sair cisimlerin n n , g n e i n na nisbcti gibidir. G n e i n baka hir varlktan deil, kendisindcndir. Dier cisimler klarn gneten alrlar ve gne k saan btn cisimlerin k kaynadr. Y a n i gne, kendisinden k ayrlmakszm dier cisimlere k verir ve gnete bulunan k. baka cisimlerde n meydana gelmesinin sebebi olmaktadr. B u rnek gnein, bir mahalli (mevzu) olmakszn kendi zyle bir varsa geerlidir. Fakat gnein bir cisimdedir ve o cisim dc gnein mahallidir. Btn varlm kayna olan ilk Varlk ise herhangi bir mahalde deildir. Z o r u n l u V a r l k baka bir adan da gneten ayrlmaktadr. G n e i n , k e n d i s i n d e n meydana geleceine dair hir bilgisi olmakszn salt yapsal bir ekilde z n d e n kar. Cjnein, k e n d i s i n d e n k a y n a k l a n a n ktan ve bu m ne zaman var olduundan da haberi yoktur. Biz, btndeki ma'kul dzen (nizam) asndan lk V a r l n ilminin, dzenin ilkesi (mebde') olduunu aklayacaz. V a r l n dzeni de ilk V a r l n zatnda temsil edilen akledilenlerin dzenine uygundur.

173

n c Makale

LK VARLIIN SIFATLARI, DDALAR VE BR GR

Giri; Zorunlu Varlkta hi bir durumda okluun olamayaca daha nce akland. Zorunlu Varln bir takm sfatlarla nitelenmesi gerekir: zde oklua yol aan sfatlarla, oklua yol amayan sfarlarn birbirlerin den ayrt edilmeleri zorunludur. Zorunlu Varlk iin ancak oklua yol amayan sfatlar tespit edilebilir. Sfatlar be gurupta toplanr: Bir insan iin; cisimdir, beyazdr, alimdir, cvterttir, fakirdir fademiz, bu nitelikleri bir araya getirir, Bunlar be niteliktir: 1. nsan cisimdir ifadesi, mahiyetlere giren zsel (zat) bir niteliktir. Bu sfat, cinsrir, Bu tr br niteliin Zorunlu nce aklanmt- caiz deildir, 2, BH insan beyazdr nitelemesi, insana ait ilintisel bir niteliktir. Bu tr bir niteliin de Zorunh Varlkta bulunmas caiz deildir. 3. Bilendir nitelemesi, insana ait ilintisel bir niteliktir ve bakasyla yani bilinenle balants vardr. Beyazlk ise bakasna bal olmayan bir ilintidir. Beyaz ile bilgi atasndaki fark ta budur. Baka varla bal olsun veya olmasn - yukarda akland gibi- bir iHntinin Zorunlu Varln zatnda bulunmas caiz deildir, 4, nsan cmerttir nitelemesi zn, kendisinden kan bir fiile izafe edilmesidir. Bu sfat lk Varlk iin de tespit edilebilir. Uk Varlktan kan farkl eylemlere gre, farkl ynlerde nitelemelerin kendisine Varln znde bulunmas -Zorunlu Varln cinsinin ve ayrmnn olmad daha

174

izafe edilmesi caizdir. B u tr nitelikler, zatta okluk gerektirmez ve z deki bir nitelie de dnmezler. Zira izafe y n n i n deimesi zatn deimesini gerektirmez. r n e i n ; bir insann sanda bulunman, ba kasna izafe edilen sana ait bir niteliktir. B u insan soluna alrsan, in sanda hareket dolaysyla bir deiim meydana gelir. S e n i n znde se bu hareketten kaynaklanan bir deiiklik meydana gelmez. te bu tr niteliklerin zde artmasnn bir sakmcas yoktur. 5. Fakir terimi olumsuz bir niteliin ismidir. A n l a m ; maln ol mamasdr. Lafz itibariyle olumlu bir anlam artrmaktadr. Bu da lk Varlk hakknda geerli olabilir. n k lk Varlktan bir ok ey uzaklatrimtt. Olumsuzluk ve izafe nitelemelerinden lk Varlk iin, zatnda okluk gerektirmeyen bir ok isim tremitir. lk Varlk birdir denildiinde b u n u n anlam; lk V a r l n ortann, d c n g i n i n olmamas ve kendisinde b l n m e n i n o l d u u n u n reddedilmesidir. Y a n i , lk Varlktan ortam ve dengin selb edilmesi ve blnmenin kaldrlmasdr. lk Varlk kadimdir denildiinde b u n u n anlam; varl nn balangcnn olmamasdr. Cmerttir, kerimdir, rahivdir denildi inde b u n u n anlam, lk Varln kendisinden kan eylemlere izafe edilmesidir. lk Varlk
btn

varlklarn

ilk prensibidir

(el-mehdeul'id)

denilmesinin anlam; yine izafedir. te giri budur. ddialara Gelince 1. ddia: lk Prensip, diridir. Ztn bilen, diridir, lk Varlk kendi ztn bilir. yleyse Uk Varlk, bilendir ve diridir. lk Varln zatn bildiinin delili udur: " O alimdir" O nedir?; szmz ilc " O bilgi (el-ilm) ve bilinendir ( m a ' l u m ) " O nedir? szmzn anlamn bilmenizdir. K i t a b u ' n - N e f s ' i n tabiat bilimleri blmnde; nefsimizin kendi znn ve baka varlklarn bilincinde olduu ve onlar bildii akla nacaktr. lk Varln alim olmasnn anlam; O n u n maddeden ber olma sdr. N e s n e n i n akledilir ve bilinir o l m a s m m anlam ise, nesnenin maddeden mcerret olmasdr. N e zaman miicerred olann ben olanda yer ettii varsaylsa; yer eden, ilim, yer de alimdir. n k ilmin, mad175

deden miicen"et bir formun, maddelerden beri olan br :rra izlenim brakmasmdan baka bir anlam yoktur. Bu durumda izlenim brakan ilim; izlenim braklan ise lim olmaktadr. lmin de bundan baka bir anlam yoktur. Bu nitelikler bulunduunda, ilim ve lim ismi onayla nr, bu zellikler bulunmazsa bu isimler de onaylanmaz. Ber ve mcerretten maksar birdir, fakar biz; mcerret lafzn bilinen, beri lafzn da bilen iin kullandk. A m a ; sylemde karklklara sebebiyet vermemektir. nsan kendi nefsini bilir. nk insann nefsi, mcerrettir, grnmeyen deildir ki, kendi nefsini bilmek iin benzerinin ve formunun nefsinde meydana gelmesine ihtiya duysun. Bilakis insan nefsi hazrdr, gaip deildir ve insan kendi nefsini bilir. Zorunlu Varln, insan nefisten ok daha gl bir ekilde maddeden beri olduu yukarda ifade edildi. nk nefis, eyleminin maddeye bal olmas dolaysyla maddeye baldr. lk Zt'n ise ilerde aklayacamz zere maddelere hibir ball yokrur. lk Varln zt, kendi zatnda hazrdr. Bundan dolay zorunlu olarak lk Varhk, kendi zatn bilendir. Zira O'nun mcerret zt, ber olan zatndan gaip deildir. lim yalnzca bu tr durumlardan ibarettir. 2. ddia: Zorunlu Varln kend z hakkndaki bilgisi, zat ze rine artk bir bilgi deildir ki, bilgisi okluk gerektirsin. Bu bilgi, zat nn kendisidir. Aklamas: Bu konuda bir giri sunacaz. nsan btn bildiklerini ve bilmediklerini ya kendi nefsinde, d veya duyulardan br duyu ile mahede ederek renmitir ya da renememitir. nsann, kendi nefsinde gzlemledikleriyle elde ettii eylerden biriyle karlatrma yapmadan renmesinin bir yolu yokrur. insanm kendi nefsinde benzerini gzlemlemedii bir eyi renmesi imkanszdr. Bu tespit yapldktan sonra unu diyoruz: nsan, Allah hakknda aadaki hususlar kendi nefsiyle kyaslamadan bilemez. nsan kendi nefsini bilir, fakat bildii kendisinden farkl bir varlk mdr yoksa kendisinin ayn mdr? bildii kendisinden farkl bir varlk ise, insan kendisini deil, bakasn biliyor demektir. Bildii kendisinin ayns ise, bu durumda blen de, bilinen de kendisi olmu olur ve bilen ile 176

bilinen bir olmu olurlar. Biz bilginin bilinen olduuna delil getirece iz. Nitekim biz, bilinenin asl oldmu, bilginin de, bilenin de bi linenin ayns olduunu akladk. yleyse btn bunlarn, kenlisinde okluk olmayan tek bir prensiplerinin olmas zorunludiir, Bilginin bilinen, duyunun duyum oldLiunn delili: nsan, gzde zlenim brakan eyin izlenimi ile duyumsanan grnr lorn \'c ben zerini hisseder. nsan kendisinde izlenim braknu etkinin bilincinde dir v e yalnzca o n u hisseder. Dardan bu eikiye ygLin ve etkinin meydana gelmesinin sebebi olan nesne ise, ilk alglanandan farkl ikinci bir alglanandr. Senin karlatn ey ise znde meydana ge len eydir. D u y u , bu dLiyulr etkiden ibarettir. lk d u y u m s a n a n da b etkidir. yleyse duyu ve duyum birdir, A y n ekilde bilgi dc bilinenin kendisidir. Buna uygun rnek de; alglanan bilgilerdir. Yani nefiste iz lenim brakm olan buna rnektir. Nefsin dndaki varlk i s e . nefse uygundur ve o n u n nefiste meydana gelmesinin nedenidir. Gerekte bi linen, bu formdur. Bilinen her ne ekilde olursa olsun, bilenin kendisi olduu sabit olduuna gre; ilim, alim ve malum birdir. yleyse lk V a r h k . kendi nefsini bilendir, bilgisi de bilineni de kendisidir. A n c a k deerlendir melere gre ifadeler deimektedir. B u durumda lk Varlk, ztu'nn maddeden ber olmas, mcerret ve kendisine gaip olmayan hr ze sa hip olmas dolaysyla lim; ztnn, ber olan zarmdan niLiccrrct ol mas dolaysyla bilinen; Zat, zat gerei var olduu, zatnda olduu ve zatndan gaip olmadndan zatyla ilimdir. B t n bunlarn sebebi, bilginin, bilineni gerekrirmesidir. Sz k o n u s L i bilinen ya bilenin ayn sdr veya o n d a n bakadr, bu konudaki ayrntlar bilmek gerekme:. Yalnz u denilebilir; bilinen, bilenin zat olan ve bilenden baka olan olmak zere ksmlara ayrlr. Bilenin mutlak den daha geneldir.
sLireite

bir bilineni gerek-

cirmcsi, ayns veya kendisinden baka olan bir bilineni gerektirmesin

3 . ddia: lk Varlk, btn varhk trlerini vc cinslerini bil r v c bilgisinin dnda kalan hibir ey yoktur. Bu durum, birineLsinden daha kapal v. titiz bir durumla bizi kar karya brakr.

177

A k l a m a s : lk Varln kendi zatn bildii sabittir ve lk Varln kendi ztn olduu gibi bilmesi gerekir. nk Onun zat, zat iin mcerrettir, kendi hakikati ile olduu gibi kendisine aktr. lk Varln hakikati, salt varlk olmasdr. O, cevherlerin, ilintilerin ve mahiyetlerin hir dzen iinde var olmalarnn kaynadr, ilk Varlk kendi nefsini dier varlklarn ilkesi olarak bilirse, bunlara ait bilgisi zatn da kapsar. Eer nefsini bir ilke olarak bilmezse, nefsini olduu gibi bilemez, zaten hu muhaldir. Zira bu durumda lk Varlk ancak kendi zn bilir. nk O'nun zt, ztndan gizli deildir ve iki zar da mcerrertir. Yani lk Varln zt iki deerlendirmeye gre de, kendi zatna okltu gibi aktr. nsan kendini zorunlu olarak diri ve g yetren olarak bilir. nk insan byledir; eer kendini bu ekilde bilmez ise kendini ol duu gibi bilmemi olur. lk Varlk da kendi zat'n her eyin ilkesi olarak bilir. Btne dair bilgisi, zonnlu olarak ilcm (tezammun) ba kmndan kendi z hakkndaki bilginin iinde yer alr. 4. ddia: Bu da lk Varln zatnda ve ilminde hir oklua yol amaz. Bu ilk iddiadan daha anlalmaz bir durumdur; bilinenler okluklanyla bir ok bilgiyi gerektirirler. Ayrntl bir ok bilineni tek hir bilgi ile bilmek imkanszdr. nk birin anlam, tek hir eyin dnda kendisinde baka bir ey bulunmayan demektir. Bu birin bir ksm yok sayldnda birin ramamnn yok olmas gerekir. Zira birin ksm yok tur. ilim, cevher ve ilintileriye bir saylrken, bilginin ilintilerle ba lants yok kabul edilirse geriye yok saylmayan bir ey kalr, o da bilgi nin cevherlerle olan bantsdr. Bilinenlerin hepsi b y l e d i r . B u du rum, hir'in anlamn ortadan kaldrr fakat nefsin gzlemledikleri ile karlatrarak bunu aklayabiliriz. Nefis, evrenin btnnn muhtasar bir nshasdr, onda her bir eyin bir benzeri bulunur \'e onunla btne dair bilgi glenir. nsann bilgi bakmndan durumu sz konusudur, denilebilir.
6 6 . Gazl bu konuya Tehft'l'Fetiife'dc tarz buradaki ibl deildir. zel bir hln aynm^tr. Gazl o r a J a ilmin

bu ekilde tek bir tatzda bulunmasnn imkan.sz uldiguna ikmemi^tir. Fakat iah

178

1. nsann fkht bir meseleyi dnyormu gibi; bir ksm hir ksmndan sonra gelecek bir dzen ile, kendi nefsinde bilinenlerin su retlerini birbirinden ayrmas eklinde ele ettii bilgi. AyrmtJ bilgi ite budur. 2. Kavraym (fkh) roln oynamas ve bilgiyi meydana getirme sidir. Bu durumda bilgi bamszdr herhangi bir ksntya gidilmeksizin kendisine sunulan btn formlar bilmesi dolaysyla kavrama gcn elde eder. Bundan dolay, ayrntlar bilmedii bir durumda dahi, byle biri iin o, fakihtir denilir. Oysa zihninde o anda hazr bir bilgi yok tur. Fakat bir mertebe ve meleke kazanmtr. Bu meleke, zihinde son bulmayan formlarn tamasnn balangcdr. Bu durum btn mm kn formlar iin ayndr, Bu basit ve ibtida bir dtrumdur, O'nun, ay rnts ve sonlu olmayan suretlerle ilikisi vardr. 3. Bu iki durum arasndaki bir durumdur. rnein insan tartma esnasnda bir konuda bakasndan bir sz iittiinde kendisine ait bir bilgisi var ise, cevabnn hazr olduunu, kardakinin sylediinin sama olduunu ve kesin olarak onun geersiz olduunu ispatlamaya gcnn yettiini bilir. rnein, evren u, u sebeplerden kadmdir, szn iittiinde eer evrenin sonradan olduunu ve kardakinin ileri srd gereke leri nasl cevaplayacanz biliyor iseniz- ki bunlar cevaplandrmak aynntlata dalmay gerktirir- her ne kadar cevabn ayrntlar zihninizde hir sraya girmemiise de kendi inizden bir btn halinde bunu cevaplandrabileceinizi kesin olarak bilir ve kendi nefsinizde idrak etti iniz basit tmel olguya dayanarak cevaplama ilemine dalar, ok ge meden zihninizde bu basit tmel olgudan formlar tek tek ayrntlaryla meydana gelir ve bunu bir ibare ile ifade edersiniz, o zamana kadar zihninizde mevcut bulunmayan fakat kendi nefsinizde bulunan basit cevabn ncllerinin vc ayrntlarnn izahna yetecek kadar nclleri teket teket sunarsnz. Bu, onun basit halidir. Bu. sanki ayrtrmann balangc ve yaratlcr. Bu durum ayrntlara ayrmaktan daha iyidir. te lk Varln btne ait bilgisini bu nc k kabilinden deer lendirmelisiniz. lk Varln bilgisinin birinci k trnden olmas mkanszdr. nk mufassal ilim, nefiste ayn anda iki eyi bir araya toplayafayan insana ait bir ilimdir. Mufassal ilim bilgileri tek tek karlar. Nefiste 179

var olan bilgi, resim gibidir. Nasl ki ayn anda bir mumda iki ekil ve iki resim tasavvur edilemiyor ise, nefiste de ayn anda hazr iki bilginin ayrntl bir biimde bulunmas dnlemez. Aksine bu bilgiler ya bu knlklarna gre birbirlerini takip ederler ve zaman ksalndan

rakip alglanamaz. Zira bir ok bilgi bir btn halinde tek bir bilgi ha line gelmektedir. Bu durumda nefsin de buna dair tek bir durumu ol maktadr. Nefsin her bir formla ilikisi resimde olduu gihi tektit. Ayrntlarna ayrma ve intikal Igibi zellikleri ancak insan iin vardr, Allah iin bu ikisi ayrncl bir biimde var olsayd, sonsu: sa yda ilimler olurdu ve bu okluk gerektirirdi sonra da bunlar eliik olurlard ; nk nefsin tek bir eyle aynnrh bir ekilde ilgilenmesi, bakasyla ilgilenmesini engeller. yleyse lk Varln alim olmasnn anlam; btn malumatla ilikisi bir olan basit bir durum zeredir, demektir. Onun alim olmasnn anlam, bakasna ait ayrntlarn kendi sinden tamasnn ilkesi olmasdr. Meleklerin ve insanlarn zlerinde bilgilerin ayrntlarm yaratan ilke onun ilmidir. O , bu itibarla alimdir ve bu, ayrntlara ayrma'dan daha stndr nk mufassal, bir'in s tne kmaz ve bundan dolay da sonludur. Sonsuz bilgilere gre du nunu budur. Sonlu bilgilere nisbeti de bundan farkl deildir. Misali: kendisinde yeryz hazinelerinin anahtarlar bulunan, ta kat bunlara ihtiyac olmayan ve altn, gmren yararlanma\'an bir me lik varsayalm. Bu melik sz konusu mallan kendisine almyor, onu halka datyor, altn olan herkes ondan alyor ve bunlara melik'in anahtarya kavuuyor. Bunun gibi lk Varlkta da gaybn anahtarlar bulunmaktadr, gayba ve grnene dair bilginin ilkesi (mcbde'l-ilm) lk Varlktan btnn zerine akar. Nasl ki, anahtarlar elinde bulunduran Melik'in zengin olarak isimlendirilmemesi imkansz ise ayn ekilde ilmin anahtarlar kendi sinde bulunann da alim olarak isimlendirilmemesi imkanszdr. Melikten sayl miktarda dinarlar alan fakir, elinde dinarlar bndurmas nedeniyle zengin olarak isimlendirilir. Dinarlar Melein ehndc bulunduuna gre ve zengin de ondan kazanp dier kimselere verdiine gre, Melik neden zengin olarak isimlendirilmesin? te il min durumu da byledir. SO

ilk Varln mufassal bilgilerle ilikisi, kimyann belli dinarlarla ilikisine benzemektedir. Kimya nefislerdir.. dinarlar elde etmekteyiz. Zira varsaym ve rneklerle sonsuz sayda

lk Varln lminin basit olarak anlalmas gerekir, bu nc kka mukayyese etmekle anlalr. lk Varln ilminin btn malumatla ilikisi, ayrnrd cevap elde eden tartmacnn durumuna benzemektedir. Bu durum onun ilimsiz fcdmt yokm bir gle, ilim sahibi olmaya kabili' yetU olduuna delalet eder. Oysa yakn g iin : O, alimdir, ancak u anda, ilimsizdir (munfekk,) denilir, Bu durumda Uk Varlk fiil olarak ilim sahihi ol mad gibi, g bakmndan ilim sahibi olmaya kabiliyetli olmas da dinlemez- yleyse O , ne fiil ne de g baknundan aUm debidir, denilir ise; Denilr k i : Sorduun soru, ikinci kta zikredilenin durumudur, nc kta zikredilenin deil. nc ktakinin durmu, ikinci kta zikredilenin durumundan u ynden ayrlmaktadr; kinci kta zikredilen ne genel ne de ayrntl biimde bilgi ve bilinenden haber sizdir. n c kta zikredilen, kardakinin "evren ncesizdi"r iddiasnn geersizliini ve bu ynde ileri srd pheleri cevaplama biimini bilir ve bu konuda kendine gvenmektedir. u anda zihninde ayrntl bir ekilde cevap hazr olmasa da onu zihnine getirmeye kadir olduunu bilen bir dumma sahiptir. Ilk Varln durumunun hu kta belirtilen ile temsil edilmesi gerekir ki bu davadan istenen ey anlalsn. 5. ddia: Biz bilmesek de yce Allah, cinsleri ve trleri bildii gibi sonradan olan mmkn varlklar da bilir. Mmknn, mmkn olarak bilindii srece gerekleeceinin veya gereklemeyeceinin bi linmesi imkanszdr. Zira mmkn olan eyin yalnzca imkan vasf bi linir. Bunun anlam ise, olmasnn da olmanasmn da mmkn ol masdr. rnein, yarn Zeyd'in kesin olarak geleceini bilirsek, Zeyd'in yarn gelmesi, zorunlu hale gelir. Gelmemesi miimkilndr eklindeki ifa demiz de geersiz olur. yleyse mmknden ancak imkan bilindii s rece, bir eyin olacann veya olmayacann bilinmesi dnlemez. Fakat biz, kendi znde mmkn olan her eyin sebebiyle zorunlu ol18]

duunu yukarda akladk. Nesnenin var olmasnn sebebi bilinirse, varl mimkn deil, zorunlu olmu olur. Yokluunun sebebi bilinir ise, bu defa da yokluu mmkn deil, zorunlu olmu olur. Bir eyin btn sebeplerini renirsek, varlna kesin kanaat getiririz. Zeyd'in yarn bir hazine bulmasnn ve bulmamasnn mmkn olmas gihi. Biz hazineyi bulmann sebeplerini rendiimizde bu phe ortadan kalkar, rnein, Zeyd'i evinde rahatsz eden bir eyin oldunun, zerinde hazinenin bulunduu u izgiden yrdnn ve hazinenin Zeyd'in arlna dayanamayacak hafif bir eyle rtl olduunun bilinmesi gibi. Bu durumda Zeyd'in kesinlikle hazineye rasrlayaca bilinir. Zira varsaylan sebeplerin varl bunu zorunlu klmaktadr. Yce ve mnezzeh olan ilk Varlk ise, sonradan olanlar sebeple riyle bilir. Zira sebepler ve illetler. Zorunlu Varla ular. Yce Allah, sebeplerin dzenini bildiine gre zorunlu olarak nedenlileri de biir. Astrolog varln baz sebeplerini ararrdgmdan ve varln b tn sebeplerini renemediinden kukusuz nesnenin oluu hakknda san ite hkm verir. nk rendiklerine baz olumsuzluklarn ka rmas mmkndr, bu durumda onun anlatt ey, sebeplerin tm deildir. Sebepler, kendilerine ilien olumsuzluklarla bir btndr. Astrolog n c kadar ok sebebi bilirse sans o kadar gl olur. Btn sebepleri renirse kendisinde ilim meydana gelir. K mevsimindey ken alt ay sonra havann snacann bilinmesi gibi. nk scakl n sebebi, gnein asan hurcunda, dolaysyla gn ortasnda bu lunmasdr ve bu olaan ak ile bilinir. 6. ddia: Yce ve mnezzeh olan Allah'n gemi, gelecek ve n'n iine giren hir ilimle tikelleri bilmesi caiz deildir, rnein; gne in bu gn tutulmayacan, yarn tutulacan, yarn olduunda ise, onun u an tutulmu olduunu, enesi gn olduunda ise, onun dn tu tulmu olduunu bilmesi caiz deildir. Zira hu bilgiler farkl oldukla rndan, Allah'n zatnda bir deiim gerektirirler. Oysa Allah'n za tnda deiimin olmas yukarda getii zere imkant^zdr. Farkl bilgilerin Allah'n zatnda deiim gerektirmesinin sebebi ise udur: Bilgi, bilinene tabidir, bilinen deitiinde bilgi de deiir, bilgi deiince bilen de deiir. nk bilgi sa vc sol gihi, deiti182

inde kendisiyle nitelenen kiiyi deitirmeyen niteliklerden deildir. Zira bilgi, deitiinde zatm deimesini gerektiren e ait bir nitelik tir. Bilginin bilinenle ilikisi de, bilinenin deimesini gerektirmeyen ve bilinenlerin farkll neredeyse btn bilgilerin tek bir bilgi oldu unu varsaydran bir bilgi deildir. Allah'n bilgisi gnein tutulaca na dairdir. Tutulma gerekleirken, Allah'n bilgisi gnein tutul makta olduuna dair bir bilgi olmu olur. Turulma getiinde ise bil gisi, tutulmann olmu olduuna dair bir bilgi olmu olur. Allah'n :atmdaki ilim^^ birdir, bilinenler ise deimektedir, Zira bilgi bilinenin misalidir. Farkl bilgilerin misalleri Ibilinenleri] de farkldr, lk Varln, tutulmann olacan bildii varsayddnda lk Varln bu hle ait bir durumu vardr, demektir. Tutulma olduunda ilk Varlk nceki durum zere kalrsa, cahil olmu olur. nk tutulma olmakta dr. Tutulmann olmakta olduuna dair bir bilgiye sahip olursa; bu nceki durumdan farkl olan bir durumdur ki, bu deiimdir. lk Varlk, tikelleri kendisiyle ezel ve ebed olarak nitelenen t mel bir bilgi ilc bilir ve bu bilgi deimez. rnein gnein kurt bur cunu getikten bir mddet sonra, tekrar ayn yere dnecei ve ay'm kendisine ulaaca bilinir. Gne, ay ile dnyann arasna girer, fakat ikisinin arasn tamamen kapatmaz. rnein iite biri orannda kapattn varsayalm; byle bir durumda gnein te biri tutulmu gr nr. Allah bunu bu ekilde ezel ve ebed olarak bilir ve bu da ister tu tulma olsun ister olmasn dorudur. Gne^ itndi tutdmiL debidir, ertesi gn olduunda da; gne inv tutulmutur, derseniz ikinci sz birinci sinden farkl olmu olur. Bu durum, kendisinde deiim caiz olmayana yakmaz. yleyse bir atom tanesi kadar dahi olsa her bir tikelin bir se bebi vardr ve Allah sebebiyle birlikte tmel bir biimde kendisinde herhangi bir zamana iaret olmakszn onu bilir, ezel ve ebed olarak onu bilen olarak kalr, bir atom tanecii bile bilgisinin dnda kal maz. Bununla birlikte Onun btn durumlar birbirine benzer, durum byle varsayld srece, deimez.

6 7 . Bu dil Gazl'nin "bilginin bilinenle ilikisi... deildir, ilh" Wle.^nin medlulnn n e h i erisinde nLralaH edilmelidir.

7. ddia: lk Varlk irade sahibidir, bir iradesi ve inayeti vardr. Bu O n u n Zat zerinde artk deildir. Aklamasi: lk Vark faildir. H e r eyin kendisinden meydana geldiini ve bunun kendi eylemi olduunu gstermitir. Fail ya ,srl yaps ya da iradesi ile etkin olmaktadr. Srf yap ile meydana gelen ey lem; eylem ve eylemden etkilenenle ilikisinde hir bilgiye dayanmayan eylemdir. Zira bilgiden soyutlanmayan hibir eylem, iradeden hali olamaz. Btn ise A l l a h ' n zatndan taar ve A l l a h o n u n kendi zatn dan tatn bilir. Btnn kendisinden tamas, A l l a h ' n zatna ay kr deildir ki zorlanm osun. B u hususta zat'a herhangi bir zorlama yoktur. yleyse A l l a h , btnn kendi zatndan tamasna razdr. Bit durumun irade ile ifadelendirilmcsi caizdir. B t n n kendisinden tamasnn balangc, A l l a h ' n dzenin btnde olduunu hilmesidir. A l l a h ' n bu durumu bilmesi, bilinenin var olmasnn sebebi olmaktadr. yleyse A l l a h ' n iradesi, ilmidir. V e her iradeye dayanan eylem ya kesin bir inantan veya ilim, zan ve ku runtudan biriyle meydana gelir. limle meydana gelen irad eylem, ger ek bilginin gerekleriyle i yapan mhendisin eylemidir. San ile mey dana gelen irad eylem ise, zararl olduunu sand eylerden saknan hastann eylemi gibidir, KurLintu ile meydana gelen irad eylem, nefsin sevgiliye benzeyen hir eyi, o olmadn bildii halde istemesi ve ho lanmad hir eye benzeyen eyden uzaklamasdr. lk Varln eyleminin san ve kuruntu ile meydana gelmesi caiz deildir. Zira bunlar sabit olmayan, sonradan varla ilimi (avarz) eylerdir, yleyse A l l a h ' n eylemi gerek ve akla uygun bir bilgiye da yanmaktadr. B u durumda geriye u soru kalmaktadr: Bilgi nasl hir e yin var olmasnn sebebi olmaktadr? ve lk Varlk, nesnelerin kendi sinden, bilgisi ile meydana geldiklerini ne ile bilmektedir? lk Varlk ancak nefsin benzerini gzlemleyerek bilir. Sevilen hir eye ait hir tasavvur zihnimize takldnda, bu tasavvurdan arzu gc ortaya kar. stek tamamlanr ve o eyin var olmas gerektiine dair ta savvurumuz da ona eklenirse, kaslarda yerleik g ortaya kat, lifler hareket eder, ondan da mekanik organlarn hareketi meydana gelir ve istenen eylem gerekleir. izilmesini istediimiz izginin eklini hayal eder ve o n u n olmas gerektiini dndmzde izgiyi izmeye dair 184

istek gc ortaya kar. Bununla el ve kalem hareket eder ve ta,sa\'vur ettiimiz biimde izginin sureti meydana gelir. Onun olmas gerekir s zmzn anlam ise; o eyin, bizim iin faydal veya lezzetli ya da hak kmzda hayrl oldugLinu bilmemiz veya zannetmemizdir. yleyse ehn hareketi, stek gcnden meydana gelir. stek gc de tasavvurdan vc o eyin olmas gerektiini bilmemizden meydan gelmitir. Bu durumda zihnimizdeki bilginin bir eyin meydana gelmesinin balangc oldu unu grmekteyiz. Bundan daha ak rnek udur; son derece yksek iki duvar arasna uzatlm bir kalas zerinde yryen kii, iinden d meyi geirirse, hemen der. Yani dme onun dlinmesiyle meydana gelir. Kalas yere uzatlm olsayd vc yerdeyken zerinde yrseydi, d meyecekti. nk bu durumda dmeyi dnmezdi ve bunu hisset mezdi. yleyse dme dncesi ve formunun hayalde hazr blndunlmas, dinlen eyin meydana gelmesinin sebebi olmaktadr. Bizzat nefsin gzlemlerinden rneklere rastladk. Biz, lk Varla dnerek diyoruz ki; hareket, istek gcnden k t gibi lk Varln eylemi ya istek gcnden kar k bu, imkanszdr. Zira istek ve arzunun varl lk Varhk iin imkanszdr. nk bunlar var olmu, sonra da kaybolmu bir eyin ilekleridir, Zorunlu Varlkta ise meydana gelmesi istenilip, g halinde olan hibir ey yoktur. Yukarda bunun delilleri zikredildi. Geriye sylenecek ancak u kalyor: lk Varln, btnn dzenini dnmesi, dzenin kendi zatndan tamasnn .sebebidir. Bir izgiyi veya resmin izimini tasavvur ettiimizde bunlar hemen meydana gelmezler. Zira bize gre iler bize uygun olan ve uygun olmayan diye iki ksma ayrlr. Biz baz aletlerde yaratlm istek gcne ihtiya duyarz. Baarl olup olamayacamz da bunlara gre biliriz. Bu ortaya ktnda amalarmz elde etmek iin hareket ettireceimiz organlara ve aletlere ihtiya duyarz. lk Varln tasavvurunun kendisi, tasavvur edilen eyin meydana gelmesi iin yeterlidir. Bu da Zorunlu Varl dier \'arlk!ardan ayran baka bir zelliktir. Eylemimizin bizim iin hayrl olduunu bilmemi: veya sanmamz ya da hayal etmemiz gerekir. lk Varhk iin ise bu mu haldir. Zira bu, istek gerektirir. Yukarda istein ancak eksik olanlar hareket ettirdiini aklamtk. Buna gre hayal etliklerimiz asndan, bu eylem bizim iin hayrl olmaktadr. 185

lk Varln ilmine gre. klli nizama dair irade, kendi ierisinde hayrldr, var olmak da kendi znde var olmamaktan hayrldr. Varln blmlere ayrlmas mmkndr. T a m ve mkemmel olan varlk bu blmlerden sadece biridir dierleri ise buna nisbetle eksiktir ler. Mkemmel olan ise eksik olandan hayrldr. lk Varln zat, b tn varlklarn, kendilerinde bulunmas mmkn olan en mkemmel ve tam biimleriyle, dzenin gayesine katlmak zere zorunlu olarak kendisinden ta.5t bir zattr. Allah'n yaratklara inayetinin anlam da budur, rnein, lk Varlk, insann bir yakalama organna ihtiya duyduunu bilir. Bu organ olmazsa insan eksik kalr ve ayn zamanda bu onun iin bir ktlktr. Yakalayc aletin el vc avu gibi olmas, parmaklarn da birbirlerinden ayrlmas gerekir. Bunlar olmazsa yaka lama gereklemez. Parmaklarn bir ok konumlarnn olmas ve bei nin de bir srada olmas icap eder. Drd bir srada olduu gibi, drd nn bunlarn karsnda duran baparmak srasnda olmas da mm kndr. Zira baparmak hepsinin zerinde dnmektedir, bunlarn farkh biimlerde iki sra iinde bulunmalar da mmkndr. Farkl ha reketleriyle elden istenen, bazen yakalamak, bazen bakasna zarar ver me bazen de bir hareketi savmaktr. Bunlar ancak gzlenerek m kemmel hale gelir. lk Varln bunu bilmesi, o eyin (el) var olmas nn sebebi olmaktadr. Ever, dier btn konumlar bilmesine ramen el iin bu konumu semesi; hayrn ve mkemmelliin hu konumda olmasndandr. Zira lk Varln zat, kendisinden hayrn ramasn, ktln tamasna tercih eden bir zat'r, Hayr ve er ilk Varlk iin deil, kendi iinde ve dier varlklar iin \'ardr. yleyse bitn varlk lar; yldzlarn says ve miktarlar, hayvanlar, yer ve var olan her ey bulunduklar ekilde var olmulardr. Zira bu ekilde var olmak, var olmann cn mkemmel eklidir. Bunun dndaki var olma imkanlar buna nisbetle eksiktir. Hayvanlar iin mekanik aletler yaratlm ol sayd ve onlar kullanma ekli retilmeseydi, ilevsiz kalrlard. Civciv in yumurtay delen br gaga yaratlmtr. ayet kullanm retilme seydi ve o durumda lyiyecek] toplamayla megul olsayd, ilevsiz kalrd. Allah'n inayeti, hayrn tamamlanmas le tamamlanr. Yce Allah, varlklar yarattktan sonra, sahip olduklar imkanlar nasl kul lanacaklarn retmek suretiyle hayr tamamladn bildirmitir. Yce 136

A l l a h yle buyuruyor: Bizim Rabbimiz (20/Taha: 5 0 ) Ki beni yaratan ve doru yolu gsteren O'dur (161 uara: 78) Planlayp, yol gsteren (87/el-A'la;3). te irade vc inayetin anlam budur, bunlar ilim statna ruc' eder ve ilim zerinde artk hususlar deillerdir. Um de yukarda akland gibi zt zerinde artk deildir. lk V a r l n eyleminin bir ama iin olmas ve bilgiye dayanmamas ise imkanzdr. Uk Varh^n liandisi iin deil, dier varhklara hayr aktmcdi iin {jizon gibi bil^ ile birlikte hir kastnn olmas neden olmasn? ime^n da gtmeyiz denilirse; Denilir k : Kast eden asndan kastedilen eyin, terk edilen ey den ncelikli olmas, kastn gereklerindendir. B u n u n farkna da ama ile varlr. A m a ise eksiklie delalet eder. Bir sevap veya vg almak, hayr ileyerek erdem ahlakn kazanmak gibi bir istek olmakszn bi:, herhangi bir eyi kastetmeyi tasavvur etmeyiz. Bizim iin eylemin ol mas ile olmamas ayn konumda olsayd, hizim o n u n in bir kastm zn ve ynelimimizin olmas imkansz olurdu. Zira kastn uygun bir biimde takdir edilene ynelmekten baka bir anlam yoktur. Kasttan bu anla ilmi yorsa, kosd anlam olmayan salt lafz olmu olur, 8. ddia: ilk Varln kadir olmasdr. Delili: lk Varln bu sfat vardr. Kadir; dilediinde yapan, di lediinde yapmayandr. Biz, A l l a h ' n dilemesinin ilmi olduunu, iinde hayr olduunu bildii eyin meydana geldiini, olmamasnn hayrl olduunu bildii eyin de meydana gelmediini akladk. Bu nasd doru olabilir! Bu lankyiaral yok etmeye kadir deildir, denilirse;
6 8 . "Ilmlara grt;" ifnJcsi, CHzirni baiiklarnm liiylc aktiirmtla hluiJj- his.sjni uyandrmaktadr. G n j l c r i akrarminlakl <;\'cnirlit;in(j vc f;u7c! hir ckillc sunma L!c n n ima.sma raguen, kralm fjinndc aklad; "bu, tlnii'flann .uiirkrnin nin;liint aklayan vc rcc edilmeyi hak eden ksmna hir giritir" eklmlekl preisJiiyle pa ralel yrmektedir.

her eye hilkatini

veren

sonra da hidayete

yneltendir

boulmakta baka bir

olan
ama

kurtaimay amalarz, bummla balamakta olan kurtarmalitan

gre^-^ lk Varhk, yeri ve g'

187

Denir k: lk V a r h k dilerse onlar yok eder, ancak O , bunu dilememektedir. A l l a h ' n ezeh meieci, varln devamna hkmetmitir. Zira hayr, varln yok olmas (fena) ve zeval bulmasnda deil, srekliliindedir. Kadir, dilemesinin gerekliltiyle deil, dilerse yapar anlamnda kadirdir. Zira; falanca kendini ldrmeye kadirdir, denilir. O ahsm ken dini ldrmeyecei bilinse de, sznde dorudur (sadk). Yce A l l a h ' n , imdi kyameti koparmayacan bilsek de O , imdi kyameti koparmaya kadirdir. zetle: B i l i n e n , g yetirilenden farkldr, yleyse lik Varlk, irade ederse yapar anlamnda btn olabilecek eylere kadirdir. rade ederse yapar ifadesi bitiik artl bir nermedir. artl nermenin czle rinden ikisinin doru olmas, artlarndan deildir. Bilakis ikicinin veya birinin yanl olmas caizdir ve hu durumda da bitiik artl nerme doru olur. nsan uarsa, havada hareket eder diyenin sz, do rudur. Oysa cmlenin iki taraf da yanltr, insan usayd hayvan hir nermedir. 'Dilerse yapar' sziinz, bir eyin iradesinin sorgdandn] dndrr, olurdu ifadesi dorudur, fakat mukaddimesi yanl, tali'si doru, bitiik artl

bu da deiime delalet eder, denilirse; Denilir ki: Doru ifade udur: rade ettii her eyin olmas, irade etmedii hibir eyin meydana gelmemesi anlamnda A l l a h kadirdir. A l l a h ' n irade ettii ey, irade etmemesi caiz olan bir ey olmu olsayd, o ey olmazd. rade etmedii ey de, irade etmesi caiz olan hir ey ol sayd, o ey olurdu. lk V a r l n iradesinin ve kudretinin anlam h.dur. B u iki sfat A U a h ' m ilim sfatna rucu' eder. ilmi de zatna dner ve hu, zatnda hir okluk gerektirmez. 9. ddia: lk Varlk hakimdir. Zira hikmet iki eyde kullanlr; 1. lim anlamnda hikmet: lim, mahiyet ve tanmn gerekle mesi ile eyann tasavvur edilmesi ve gerek kesin hir inanla dor.1lanmasdr. 2. Eylem anlamnda hikmet; S s ve olgunluk bakmndan ihti ya duyduu her eyin hir dzen ierisinde salam hir biimde topianmasdr.

ilk Varhk eyay olduu ereflisi olan bir ilimle bilir.

gibi {ala ma hiye aleyhi) ilimlerm cn

Bizim bilgimiz ksmlara aynhr: 1. Kendisiyle bilinenin varl elde edilemeyen ilim; gklerin, yldzlarn, hayvan ve birkilerin varlna dair bilgimiz byle hir bilgi dir. 2. Kendisiyle bilinenin varl elde edilen ilim; ressamn rnek ald bir mode! olmakszn kendi kendine kurgulad resmin formuna dair bilgisi gihi. Resim, ressamdan varlk bulur ve ressamn bilgisi, bi linenin varolmasnn sebebidir. Bakas o sanat eserine haknda vc onu rendiinde, resim hakknda renilenler, bilginin varlk sebebi olmu olurlar. Yoktan meydana getirilen hil:;!, var olan bilgiden isti fade ile elde edilen bilgiden stnd'ir. lk Varln, var olmann dze nine dair bilgisi, yukarda getii zere klli nizamn balangcdr vc bu bilgi, bilgilerin en stndr. Eylemlerinin dzenine gelince; lk Varln fiili salamln zirvesindcdir. Zira O, her eye yaratln vermi, yolunu gstermi ve kendisi iin zaruri olan her hir nimeti, zarure derecesinde olmasa hile, ihtiya duyduu her eyi, vermitir. Kalarn yay eklinde olmas, ayak Tabanlarnn u k u r olmas, yallkta derinin bzln, rtmek i i n sakallarn biririlmesi ve bunlarn dndaki saysz ltuf vc nimetleri za ruri ihtiyalar olmadklar halde hayvanlara, bitkilere ve evrenin butun czlerine bu ekilde ss vc mkemmellik iin \'ermirir.

1 0 . ddia: lk Varlk, cmerttir. Zira hayr ifa ermek ve bakala rn nimetlendirmek, hayr yapana fayda olarak dner. Hayr, hylc hir ama gderek yaplan ve byle bir ama gtmeden yaplan olmak zere iki ksma ayrlr: Fayda da; harcanana denk olan -bir maln, dengi bir malla karlanmas gibi- ve harcanana denk olmayan -hir maln sevap ve vg almay mit ederek veya erdem sfatn kazanmak ve onunla olgunlamay istemek gihi amalarla harcaniTias gibi- olmak zere iki ksma ayrlr. Bu hile karlkl bir iliki ve alveritir. C'mcrtlik de ildir. Nitekim hu iliki biimini, her nc kadar halk cmertlik olarak isimlcndiriyorsa da karlkl hir al \'eritir. Cmert; gerekli olan hr karlk olmakszn bakalarnn istifadesine sunandr, ihtiyac olmayan 189

kiiye kl hibe eden, nimet verici deildir. Uk Varlk hibir kstlam olmakszn btn varlklara gerektii gibi varhk ve mmkn olan za ruri ihtiya ve ssten gerekeni vermitir. Btn buniar herhangi bir fayda ve ama (garaz) olmakszn yapmtr. lk Varln zat, btn \-arlklara, kendilerine uygm olan veren br zattr. Gerek cmert O'dr, ve cmert ismi O'ndan bakas iin mecazdr. 1 1 . ddia: lk Varlk kendi zatyla sevinir (ibtihac). Bizde kar l lezzet, nee, mutluluk ve sevin olan anlamlar, hibir niteleyenin bir niteleme iine sokamayaca ekilde O'nun zan ve mkemmellii iin vardr. Varlklarna deliller getirilecek olan mkarreb meleklerin, ilk Varln rububiyet cemalini dnerek lezzet almalar ve sevinme leri, kendi nefislerinin gzelliiyle sevinmelerinden daha youndur, Bu bir ka ilkeyle anlalabilir; Birinci lke: Lezzet ve acnn anlamlarnn bilinmesidir. A c ve lezzet zel bir alg zerinde artk eyler iseler, lk Varlk iin ac ve lez zetin olduu dnlemez. Eer llezzet ve ac] bir nitelikle nitelenen bir alg ise ve Uk Varln idrakinin bu nicelie sahip olduu sabit ise, zorunlu olarak bu iddia l on birinci] sabit olmu olur. Zira lezzet ve ac, zorunlu olarak algya baldrlar, algnn olmad yerde, lezzet ve elem de yoktur. Bize ait alglar iki eittir: l.Duyusal (Hiss) (zahir) alg gibi. 2. sel (baan) alglar: Be duyunun lezzetine bal olan d

alg: Zihinsel ve sezgisel alglar gibi..

Bu alglardan her biri, bal olduu eyin alglayc gle ilikisi bakmndan ksma ayrlr: 1. Alglayc gce uygun olan ve onun v'apsna muvafk olan alg. 2. Alglayc gce aykr olan alg. 3.Alglayc gce ne aykr ne de uygun olan alg. Lezzet, yalnzca algya uygun olann, elem ise, aykr olann alg lanmasndan ibarettir. Ne uygun ne de aykr olan alg ise, elem ve lez zet olarak simlendirilemez. Elemin, nefse aykr olann alglanmasna tabi olan bir nitelikten ibaret olduunu zannctmemelisin. Bilakis elem, nefse aykr olann alglanmasdr. Kendi dndaki her ey yok 190

saylsa bile elem ismi tasdik edilmeden, anlam gereklemeden, algla yc gce aykr olann alg ile bir araya gelmeleri dnlemez. Lezzet de byledir. A l g , genel bir isimdir; lezzet, ac, ne lezzet ne dc ac ol mayan olmak zere ksma ayrlr. kinci ilke: Her gcn uygun olan, bir zarara uramam, yaps n n gerei olan eylemdir. Her g, bir eylem gerekletirmek zere yara tlmtr. Bu eylemin, eylemi gerekletiren gncnn yapsna uygun ol mas gerekir. fke gcnn yapsnn gerei, stn gelmek vc intikam almaktr. Lezzeti ise stn gelme algsdr. ehvet gc. yapsnn ge rei, zevk'tir. Hayal ve vehmin gerei, mittir ve mitle de nefis, lezzet alr. H e r bir g iin durum budur. n c ilke; A k l l ve salam olan kiide i gler d glerden daha ok glenir. gleri daha gl olan kii, duyusal glerin lez zetlerini, kuruntusal ve akl lezzetlerin yannda kk grr. Eksik olan kiide ise duyusal gler, vehm ve akl glere stnlk salar. Bundan dolay kii yal bir yemein tad ile dman istila etme, ykselerek bakanlk vastalarn elde etme arasnda serbest braklrsa; emelleri yok olmu, kalbi l, i gleri snm bir kii, heriseyi (et ve bulgurdan yaplan bir yemek) ve o n u n tadn bakanla ve stn gelmeye tercih eder. M u h a y y e r braklan kii, akl banda byk emelleri olan biri ise, dman yenme ve bakanl elde erme lezzeti kar.snda yemeklerin lezzetini hakir grr. Emelleri yok olmutan kastmz, i gleri lm veya tamamlanmam kiidir. Byle biri ocuk gibi yaar. Byle birinin i gleri kuvve'den fiile gememitir. D r d n c ilke A l g l a m a g c n n gc, devam eitii srece alglamas devam eder. Glerinin farkll orannda lezzetlerde dc farkllk meydana gelir. Lezzetlerin farklln salayan u sebeptir; 1. Alglar 2. Alglama gleri 3. Alglama anlamlar. Bunlar, lezzetlerin farklln salayan sebeptir. i. Sebep: Alglayc gler arasndaki farkllktr. Kuvvet kendi iinde ne kadar glenirse ve cinsinde stn olursa, lezzeti dc o derece tam olur; yemein lezzeti, yemein ekici gcne baldr. C-ima' lezzeti de yledir. A k l eylerin lezzeti, kendi cinslerinde duyusal olan eylerin lezzetinden stndr. B u n d a n dolay akl alglar, duyusal alglara stn gelirler. A k l l olan kii, akl lezzetleri yiyeceklerin ve duyularn lezzet lerine tercih eder.

lQi

2. Sebep: Alglamann farklldr. Alglama ne kadar iddetli ise, lezzet de o derece tam olur. Bundan dolay gzel bir yze, yakndan ve aydnlk bir yerde bakmann lezzeti, uzaktan alglama lezzetinden daha gldr. Zira yakndan alglama daha tamdr. 3. Sebep: Alglayann farklldr. Bu da uygunluk ve aykrlk bakmndan farkllk arz eder. Gzel ve irkin yzlerin deimesiyle lez zet deitii gibi, idrak edenin konumu, nesneyi alglamaya ne kadar uygun ise lezzet ve elem de o derece tam olur. Kukusuz cn gzelin lez zeti vc en irkinin elemi da daha byk olur. Beinci ilke;'^^ Yukarda zikredilen prensiplerin sonucudur. Bize ait olan akl lezzerin duyusal lezzetlerden daha gl olmas gerekir: Gce baktmzda, akl gcn, duyusal gten daha stn vc gl olduunu grrz. Nitekim biz Kitabu'r\-Nefs adl eserimizde duyu.sal glerin ancak cisimsel aletlerde olduunu, alglayclarn ar derecede glenmesiyle bozulduklarn aklayacaz. Zira gzn lezzeti aydn lkta, elemi ise karanlktadr, gl k ise bunu bozar. Nitekim gl ses de, iitme algsn bozar ve daha ksk sesleri iitmeye engel olur. Ak alglayclar ise akl glendirir ve aydnln a r t r r . Nasl olmasn ki! akl g kendi bana kimdir, dnmeyi ve deimeyi kabul ermez. Duyusal g ise dnen cisimdedir. Yer yz varlklarnn ilk Varla en yakn ve en kuvvetli ilikiye sahip olan-ilerde gelecei zere- akl gtr. A k l n alglamas, duyunun alglamasndan birka ynden farkllk arz eder: .A.kl, nesneye arz olan eyler nesneyle birlemeden, nesneyi olduu gibi alglar. Duyu ise; en-boy, yakmlk-uzaklk ve daha baka rengin kendisinde olmayan yabanc .eyleri alglamadan, rengi alglama:. Akl, nesneyi olduu gibi, soyut olarak alglar ve onu kendisiyle birleen yabanc nesnelerden soyutlar. Duyunun alglamas farkllk ar: eder, by kk, k byk grr. Akln alglamas ise, alglanana mutabktr, farkllk arz etmez; Akl nesneyi ya olduu gibi algdar veya alglamaz. Alglanann durumuna gelince: Duyunun algladklar, cisimler ve deien duyua! ilintilerdir. A k i m alglad ise, deimesi imkansz
69. Kaynaklar burada "beinci C t m c i " olarak ifade edilenin drdnc remel olmas gcrekrji busu.sunda ircitak halindedirler.

192

olan ezeli tmel mahiyettir. A k h n algladklarndan biri, evrendeki btn gzelliklerin kendisinden sadr olduu hak olan lk Varln za tdr. yleyse duyunun lezzeti, akln lezzeti ile kyaslanamaz. Beinci lke: Lezzeti gerektiren algda hazr olduu halde, insann habersiz ve baka eylerle megLil olmasndan -gzel melodilerden ha bersiz olan dnr gibi- veya karakterini asl yapsndan farkl klan bir zarara uramasndan dolay -uzun sre beraber bulunmaktan eki bir ey veya topraktan lezzet alan gibi; bu iliki uzarsa bazen bununla yap arasnda bir uylam meydana gelir ve asl yapya ho olmayan /kerih gelen bir eyden lezzet alabilir- insan hu lezzetin farknda olmayabilir. Bolimus hastalna yakalanan gibi. B u hastann btn uzuvlar gdaya ihtiya duyar. Fakat midesinde yemek isteini hissetmeyi engelleyen ve yemekten tiksinmeyi salayan hir hastalk olduundan beslenmek iste mez. B u , yaps gerei yemein kendi iinde lezzetli olmadna delalet etmez. Bazen de lezzetin alglanmamas, alglama glerinin zayfln dan kaynaklanr. Zayf gz, hastalkl gze gre daha uygun olsa hile, k karsnda rahatsz olur. B u durumda; eer akl eyler daha lezzetli olmu olsayd, ilimleri elde etmekten aldmz lezzet, onlar kaybetmekten duyduumuz ac, duyusal ac eyleri elde etmekten duyduumuz lezzet ve kaybetmekten duyduumuz

dan fazla olurdu" diyenin sorusu u ekilde cevaplandrlr: Denilir ki: B u n u n sebebi, alkanlklar v c kendisinde sonradan meydana gelen afetler sebebiyle nefsin, yapsnn gereinin dna k mas, duyulur nesnelerle iliki kurmas v e ehvetin getirdikleri ile me gul olmasdr. Bunlar kalbe v c nefse inen hir hastalk vc uzuvlarda fel konumundadrlar. Bazen bir uzuv uyuur, ate yakt halde, hissetmez; uyuma ortadan kalkt zaman, hisseder. U y u y a n ve h a s t a o l a n kiilere de bazen sevgilileri sarlrlar ve uyandklarnda b u n u hatrlarlar. Bedende meydana gelen kimi arzalar bu tr uyuukluklar meydana ge tirmektedirler. Nefis, lmle bedenden ayrld z a m a n nefiste mey dana g e l e n eyleri k a v r a r ; cahil ise, cehaletin acsndan ahlak k t olur. Eer a l i m ise, i l m i n lezzetinden zeki yapl olur. Biz maksatlata dnyoruz ve diyoruz ki; lk Varlk, btn gzellik lerin ve honutluklarn mebdei ve b t n iyiliklerin kayna olan za tn, gzellik ve honutluklaryla olduu gibi idrak eder. lk V a r l n 193

alglamasna baktmzda bu alglamann en stn alglama, eyalarn en yce ve grkemli olan olduunu grrz. Algya baktmzda bunun da yine eyann en stn ve mkemmel algs olduunu grrz. Biz algnn sahibine baktmzda azamet ve celalden dolay tam bir alglama ile eyay olduu gibi algladn anlarz. nsan olgunlama yolunda ilimle herkesten stn olduunun, yeryzndeki herkesten mlknn fazla olduunun ve stn geldiinin farkma vard zaman, buna bedenin shhati ve btn halkn kendisine boyun emesi de eklenirse, kendi nefsiyle mutlukk duymasna baksn! Btn bunlarn bakasndan dn alnm olmas, yok olmaya maruz kalan eyler olmalar, ancak baz verilerden sonra bilgiye dnmeleri, nefs ve akl cevherlere ek olarak evrenin cisimleriyle bir varlk ilikisi olmayan yerin kenarlarndan bir cz' istila etmelerine r a m e n , btn bunlarn bir kiide topland dnlrse bu kii, lezzetin doruuna ular. Bu durum varsaylsa bile, lk Varln lezzetinin bizim lezzetimize oran, bizim mkemmelliimizin O'nun mkemmelliine oran gibidir. Aristoteles der ki: Uk Varln bizim O'nu idrak etme lezzetinden baka, kendi zatnn cemalini idrak etme lezzeti olmasayd dahi; cema line bakp, dndaki ber eyden bakmz kestiimizde, bykl nn, cemal ve celalinin farkna vardmzda, btn en gzel dzen iinde ondan meydana geldiinde, kendini kk grerek 'na boyun ediinde ve deime imkan olmakszn ezel ve ebed olarak bu de vam ettiinde, bu lezzet Ona gre lezzet olarak kyaslanamaz. Nasl ? O'nun zarmn alglamas bizim O'nu a l g d a m a m z l a Lygunluk arz etmez; Biz lk Varln zatndan ve sfatlarndan ancak genel ve basit eyleri idrak ederiz. Meleklere gelince, onar da, kendi nefislerini ancak lk Varlkla bilirler, onlar- ilerde aklanacaktr- s rekli olarak bu gzellii dnme ierisindedirler. Onlarn lezzet alma lar da sreklidir, fakat bu, lk Varln lezzetinin altnda bir lezzettir, meleklerin i l k Varl alglamaktan aldklar lezzet, kendi nefislerini alglamaktan duyduklar lezzetin stndedir, onlarn kendi nefislerin den lezzet almalar, kendilerini Uk Varln kullar ve O'na boyun een kiiler olarak grmelerinden kaynaklanmaktadr. rnek: Melikler'den bir melik'e ak olan kii, meik'e yaklar, O da onu hizmeti iin yanna alrsa, melik'i grdnden 194 dolay.

vnmesi, sevinmesi, kibirlenmesi vc melik'in yanmda kabul edilmi bir kle olmas, kendi cismiylc, gcyle, babasyla ve soyuyla vnmesinden fazladr. G , akl ve yaratlraki dengenin mkemmeliyyeti bakmndan aramzda var olan farkllktan dolay, mutluluumuz hayvanlarn mutluluundan mkemmel ld,u gibi, meleklerin mutluluu da- her ne kadar mide ve ehvet arzular yoksa da- alemlerin Rabbine yakn olmalar, iinde bulunduklar durumun ebedi olarak yok olmayacandan emin olmalar dolaysyla bizimkinden stndr. nsann, btn varlklarn durumunu tertipleri zere naketmek iin akl gc kuvveden fiile geirmek suretiyle ebedi mutluluu kazanmasnn bir yolu vardr. nsan, lk Varl, melekleri ve bunlarm dndaki varlklar alg lar. Beden ile kaplad yerden dolay, bazen h hayarta, onlara muttali olmasna ramen en az lezzeti hisseder. Beden, lmle mekandan ayr lp engel kalktnda lezzet tamamlanr, perde kalkar ve ebedi mutluluk ebed olarak devam eder. Mele-i 'al'ya kar ve hakk olan lk Varla yaklamada- mekan bakmndan deil, sfat bakmndan- meleklere e lik eder. B u yalnzca mutluluun anlamdr, dorusunu ise, A l l a h hilir.

SIFATLARA DAR S O N SZ Yukarda anlatlanlardan, bilinmeyenin (gaip) ancak bilinen (hid) ile bilinebilecei ortaya kmaktadr. A n l a m ise, niteliini aratrdn hi bir eyi, duyu (his) ile ak olarak veya aklnla, nefsinde gizli olarak mahede ettiin bir rnek olmadan anlamann bir yolunun olmamas demektir. lk Varlk kendi ne/sini nasl bilmektedir.'' diye sondursa; Yeterli cevap unun denilmesidir; S e n kendi nefsini nasl biliyor isen, lk Varlk da kendi nefsini ylece bilir. Bu anlalr ve yeterli hr cevaptr. Uk Varhk dier varhklan nasd bilir! diye sortdursa; Denilir ki: S e n bakalarn nasl biliyorsan O da ylece bilir. lk Varlk bakalarna ait bilgilen basit cek bir ilimle nasd hilir! diye soruhrsa; 195

Denilir ki: Bir sorunun cevabn ayrntya girmeden tek bir defada verip, sonradan nasl ayrntlaryla urayorsan, lk Varlk da bilinen leri o ekilde bilir. lk Varln bilmesi, nasl bu nesnenin varlnn balangc diye sorulursa; Denilir ki: Dal zerinde yrrken dmeyi dnmen, nasl d menin balangcn oluturuyor ise, lk Varln dier varlklar dn mesi de onlarn var olmalarnn balangc olmaktadr. Bcn mmknleri nasd bilmektedir? diye sorulursa; Denilir ki: Sebepleriyle bilen ilimle bilir. Kesin olarak scakln sebepleri olarak bildiklerine denk gelen yaz mevsimindeki scakl, bildiin gibi bilir. lk Varhk gzellii ve kemaliyle nasd sevinir? diye sorulursa; Denilir ki; bialktan ayrt edildiin bir olgunluun var ise ve sen bunun farknda isen, bununla nasl seviniyor isen, lk Varlk da ylece sevinir. Bunlar zikretmemizin amac udur: Yce Allah hakknda bir eyi, kendi nefsinden bir eyle kyaslamadan anlamaya g yetiremezsin. Evet, kendi nefsinden, keml ve noksanlkta birbirinden farkllk arz eden eyleri alglayabilirsin. Bununla beraber, lk Varlk hakknda anladn, kendi nefsin hakknda anladndan daha stn ve ycedir. te bu, mcmel olarak gayba iman demektir. Aksi takdirde, lk Varlk iin var olduunu dndn stnlklerin hakikatini bilemezsin. Zira-bu tr artlar sende bulunmaz. lk Varln sende benzeri bu lunmayan bir zellii var ise, senin onu anlaman mmkn deildir. lk Varlkta olup da sende olmayan ey, Uk Varln zatdr. lk Varlm zat, varlk zerine artk, mahiyetsiz bir varlktr ve btn var ln kaynadr. Mahiyetsiz varlk nasldr? diye sorarsan, senden bir rnek getirmemiz mmkn olmadndan, mahiyetsiz varln hakika tini bilmeniz mmkn deildir. Uk Varln zatnn hakikati ve kendine has zellii; varlk ze rine artk mahiyet olmayan, inniyeti ve mahiyeti bir olan bir varhk olmasdr. Hibir ey lk Varba benzemez. lk Varln dndaki var lklar ya cevher ya da ilintidirler. lk Varlk ise ne cevher n e de ilinti dir. Melekler de byle deillerdir. Zira onlar da cevherdir, varlklar olmaktadr?

196

mahiyetlerinden bakadr, mahiyeti olmayan varlk yalnzca Yce Allah'tr. yleyse Allah' yalnzca Allah bilir. Yce Allah'n, zait mahiyet olmayan hir varlk olduunu, ilk Varln /litkikatinin srf varlk (el-vucudu'l'mahd) olduunu biliyoruz. Buna dair bir bi'lgi yok ise, lk Varlk bunu ne ile blmektedirj" diye sorulursa; Deriz k i : lk Varlk varolduunu bilir ve bu genel bir durumdur. Uk Varhk mcdiyetten baka deildir, ifadesi ilk Varln sizin benzeriniz olmadnn ifadesidir. Bu, bakasyla ayn olmaktan mnezzeh olan hakikati deil, birbirinin dengi olmay ortadan kaldran bir bilgidir. Zeydin marangoz ve koyumcu olmadn bilmen, onun mesleini bil diine delalet etmez. Bu sadece Zeyd'in neye sahip olmad ile ilgili bir bilgidir, ilk Varln iradesini, kudretini ve hikmetini bilmeniz, btn bunlar O'nun kendi nefsini ve bakalarn bilmesine dayanmak tadr. lk Varln kendi nefsini bildiini bilmeniz, zatnn hakikatini deil, zatnn sfatlarn topluca bilmeniz anlamna gelir. Zira O'nun zatnn hakikati, artk (zait) bir mahiyet olmakszn, srf varlktr, Yce AHahh bihnenin yolu nedir! diye sorulursa; Denilir ki: Bir delile dayanarak lk Varl bilmenin imkansz olduunu ve kendisinden baka kimsenin lk Varl bilmediini renmenizdir. Nefsinde mahiyetsiz varlk bulunmayan zatn, lk Varlktan, sfatlarn, eylemlerini, mrsel vcdn reneceini dnmesi imkanszdr. nk Uk Varln benzeri yokr ve nefsinde mahiyetsiz varlk bulunmayan insan, lk Varl kendi nefsiyle kar latrp renme imkanna sahip deildir. Artk mahiyeti olmayan vucud, ancak lk Varlk iin vardr ve Onun dnda kimse de Onu bi lemez. Bundan dolay insanlarn ve cinlerin efendisi yle buyurmunr: Sen kendini vdn gibisin, baka bir vg ile seni vemem. Sddk ise; anlamaktan aciz olduunu anlamak, anlamaktr, Byk demitir. Fvet insan

btn insanlar lk Varl anlamaktan acizditler. Fakat kesin delil ile Onu anlamann imkansz olduunu anlayan, ariftir, yani cinsinin anlayabilecei dnlen snn idrak eden, lk Varl bilir. Aciz olduu halde, zikrettiimiz delillerle aciz kalmann zaruri oldu unu alglamayan kii, O'nu bilmemektedir. Evliyalar, nebiler ve ilimde rasih olan alimler hari, btn halk byledir.

197

Drdnc Makale VARLKLARN KISIMLARI

ilk Varln sfatlarn rendikten sonra imdi de, Uk Varln fiille rini, yani btn varlklarn ksmlarn zikretmemiz gerekmektedir. Zira O'nun dndaki her ey, O'nun eylemidir (fiil). Varlklarn ksmlarn rendikten sonra, beinci makalede bun larn kendisinden nasl sudur ettiklerini, okluklanyla beraber, neden ve nedenlilerin Uk Varlktan sudur etme dzenini ve ahircttc nedenle rin nedeni (musebbihu'l-esbb) olan tek bir nedene dnmelerini aklayacaz. Bu blm, bir giri ve esas (rkn) ile snrlandrlmtr. Birincisi: Ay kresi altndaki cisimler, bunlarn gklerin varl na delaleti ve hareketlerinin nitelii. kincisi: Gkler ve hareketlerinin sebebi. ncs: Gksel nhan melekler olarak ifade edilen akllar ve nefisler.
* :|t +

Giri: Bu makalede varlklar ekilde blmlere ayracaz. Birinci B l m l e m e : Var olan cevherler, etkileme ve etkilenme imkanlar bakmndan aklda, blme ayrlrlar: a. Etkileyen fakat kendileri etkilenmeyen cevherler. Bunlar, soyut akllar (el-uklu'l-mucerred) terimi ile ifade edilen cevherlerdir. Bunlar blnmezler, birleik de deillerdir. b. Etkilemeyen fakat kendileri etkilenmi olan cevherler. Bunlar, yer kaplayan ve blnen cisimlerdir. 3. Etkilemi ve etkilenmi olan c e v h e r l e r . B u n l a r akllardan et kilenirler, cisimlere etkide bulunurlar ve nefisler olarak isimlendirilir ler; yer kaplamazlar ve cisim de deillerdir.
7 0 , Burada a : t cevheri, a k i m tanmna dahil cimiv hulnmaktadr. Bu da c e v h e r iin akl kelimesini knllanmunn ez dldum {i.srennektedir.

198

Blmlemelerde en stn olan tcevher]; deimeyen, bakasmdan etkilenmeyen ve olgunlamak iin bakasmdan istifade etmeye ihtiya duymayan akllardr. Bunlarn kemali kendileriyle beraberdir. Kendilerinde g (bi'l- kuvve) halinde hibir ey yoktur. En aa olan ise, deien ve dnen cisimlerdir. Ortas ise, akllar ile cisimler arasmda olan nefislerdir. Nefisler, aklllardan etki alr ve bunu cisim lerin zerine etki olarak brakr. Akln mmkn grd blmlemeler bunlardr. Cevherlerin varl ise, delile ihtiya duyar. Cisimlerin varl duyu ile bilinir. Nefislerin varlna cisimlerin hareketleri delaler eder. Akllarn varlna ise, ilerde aklanaca zere, nefsler delalet eder. kinci Blmleme: Varlklar eksik ve mkemmel olma ynn den ksmlara ayrlrlar: Bir nitelik kazanmak iin bakasnn desteine ihtiya duymayan; a) Bu varlk, kendisi iin mmkn olan her eyi kendisinde hazr olarak bulundurur. Byle varlk tam olarak isimlendi rilir, b) Kendisi iin mmkn olan her eyi kendisinde hazr bulun durmayan varlk. Bu varlk iin, hazr olmayan eyin hazr hale geti rilmesi gerekir. Bu varlk tamamlanmadan nce eksik (naks) olarak isimlendirilir. Eksik varlk; kendisi iin olmas gerekeni elde etmek iin dar dan bir eye ihtiya duymayan (ki, bu yeterli (muktefi) olarak isimlendirilir) ve dardan bir eye ihtiya duyan (bu da mutlak eksik (en-nakisu'l-mutlak) olarak isimlendirilir) olmak zere iki ksma ayrlr. T a m olana gelince: Kendisi iin gerekli olan eyler kendisinde bulunduu gibi, bakalar iin gerekli olan eyleri de bulunduruyor ise, tamamdan da stn (fevke't'temam) olarak isimlendirilir. Zira o, kendi nefsinde tamdr ve kendisinde bakas iin de fazlalk vardr. n c B l m l e m e : Cisimlere zgdr. Yukarda cisimlerin, varlklarn en aa ksmn oluturduklar akland. Cisimler; basit ve birleik olmak zere iki ksma ayrlrlat. Bu, mmkn varlk olmalar bakmndan yaplan zihinsel bir blmleme dir. Varlk bakmndan olmu olsayd yine ayn blmleme yaplrd. Basit'ten kastmz, hava ve su gibi, tek bir-yaps olan cisimlerdir. Birleikren kastmz ise, su vc topran birleiminden meydana gelen 199

amur gibi, iki yapy kendisinde toplayan cisimlerdir. Biri&im ile ba sitte olmayan baz faydalar elde edilir; maz ve boyada bulunmayan baz faydalarn bunlarn birleiminden meydana gelen mrekkepte bulun mas gibi. Fakat basit cisim, birleik cismin temelidir ve zorunlu olarak zaman ve sralama bakmmdan birleikten ncedir. Basit cisim de akl ayrma gre, birleimi kabul eden ve birleimi kabul etmeyen olmak zere iki ksma ayrlr. Birleimi kabul eden ci simden kastmz, basitliinde olmayan faydalarm, birleiminde elde edilmesidir. Birleime girmeyenden kastmz ise, mkemmellii basitli inde bulunan cisimdir ve byle bir cismin birleiminde trt bir fayda nn olmas dnlemez.

Bu giriler sunulduktan sonra, biz aa cisimlere delalet eden bi rinci esasa dnebiliriz. Ay kresinin altndaki cisimlerin varl gzlem ile bilinir ve bunlar birleime yatkndrlar; rnein amur; su ve top raktan olumutur. Biz diyoruz ki; bu gzlenen birleim, dorusal hareketin varlna delalet eder. Hareket de mesafe asndan yapda farkl iki snrl ynn sabit olduuna delalet eder. Ikl farkl yn ise, kendilerini kuatan bir cismin varlna delalet eder ki, o da gktr. Hareket, oluu bakmn dan bir sebebi olduuna ve sebebin de sebebi -sonsuza kadar bu devam eder- olduuna delalet eder, Bu, ancak gn dngsel hareketi ile mmkn olur. Ayn zamanda hareket, cisimde tabii bir eilime, hare ket ettirici bir yapya ve hareketin iinde gerekletii bir zamana dela let eder. Biz bu delaletlerin ynn vc gereklerini zikredelim. Birinci zellik; Birleimin birinci vasf, donsal harekettir (elhareket'l-mustakim). Delalet yn: Suyun da, topran da bir yeri (hiyez) vardr ve bun lar tabiidir. Zira her cismin tabi bir mekannn olmas zorunludur. lerde bu konu tabiat bilimleri blmnde aklanacaktr. Birleim iki ci-

200

simden birinin, dierinin yerine hareket etmesiyle meydana gelir. Zira her biri kendi yerini zorunlu klsayd, iki cisim birlemeden yan yana dururlard. Bu aktr. yleyse akl, varla bakmadan nce, eer var lkta iki basitten meydana gelen bir birleim var ise, bunun ancak do rusal bir hareket ile olduuna hkmeder. Hareket var se, bu ancak bir yerden ve bir yere olmas bakmndan mmkndr. Hareket, iki yne ihtiya duyar. Bu da aktr. Bu ynlerin yap bakmndan birbirinden farkl ve snrl olmalar gerekir, Onlarn yap ve tr bakmndan birbi rinden farkl olmalar, hareketin ya tabi veya zoraki olmasn gerekti rir. Tabii hareket, tan aaya dmesi gibi, terk ettii yerin yneldii yerden farkl olmasn gerektirir. Eer iki yer benzer olsayd, tam bir yeri brakp baka bir yeri istemesi imkansz olurdu. Bundan dolay ta, yerin zerinde tabi olarak hareket etmez, Zira yerin yaygs benzerdir. Tam yukarya atlmas gibi hareket zoraki ise, zaruri olarak tan uzak lat ynn, yneldii ynden farkl olmas gerekir. Zoraki hareketin anlam, tabii hareketin aksine olmasdr. Tata bir yne doru rab br eilim olmaldr ki, zorakiiik dnlsn. Her zorlama, yap zerinde tertip edilir. Bir yne deil de baka yne tabii eilimin olmas, zaruri olarak iki ynn farklln gerektirir. ki ynn snrl olmasnn an lam, rnein, aa yne ulatnda hareketin son bulaca bir hede finin olmas demektir. Son bulduu yer de onun snn ve sonu olmu olur. st yn de byledir. Bunun delili vardr: 1. Yn, zorunlu olarak duyusal bir iaret-ci- ile kendisine iaret edilen bir uzaklkta olmaldr; zira kendisine iaret edilemeyen zihinsel ilemlerde bir hareketin olmas dnlemez. Yukarda -ister bolukta (bel) olsun ister dolulukta olsun- sonsuz uzakln olmasnn da im kansz olduunu akladk. 2. Yn kavram, belli bir snrn olmasn gerektirir. Aa, da; dou ya da bat ynne iaret edilmesi gerekir dediin zaman, aacn ol duu ynn iaret edilen yn olmas gerekir. Herhangi bir hareketin son bulmad eye aret edilemez, kendisine iaret edilemeyen eyin de bir yn yoktur. Evet aa iaret edildiinde, aacn yn amalanr. Aala aranzdaki mesafe sonsuz olsayd, aaca iaret edilmesi dnle mezdi. Aa yn dediiniz zaman da, aann belli br snr ve kendi sine ulalan bir hedefinin olmas gerekir, o da aalarn aagsdr 201

( e s t e l u ' s ' S a t i l i n ) . Yukar iin de b y l e olmaldr. D u r u m byle olmiizsa ve sonsuza kadar uzarsa kesinlikle kendisine i.sarer edilemez. 3. A a yn'e den nesnelerin bir k s m n n bir ksmndan a.sa' da olduunu dnmenizdir. Kendisine en yakn olann en aa, en uzak olann da en yukar olacak ekilde aann belli bir hedefi vc kendisine iaret edilen bir snr olmasayd, bir k s m n n en aada olmasnn anlam olmazd. Bilakis bu y n n benzer olmas gerekirdi, kendisinde en aa ve en yukar da olmu olmazd. Zira aa o h n a y a n n en aas yoktur. yleyse her dorusal hareketin birbirinden farkl, snrl iki y n n n olmas zorunludur. Y n boyttur. Boyut ise 'ilerde boluun imkanszl blmnde aklanaca zere- ancak c i simde olur. Bu durumda hareketin dnlmesi iin, ynleri snrlayan snrl bir cismin olmas gerekir. kinci iddia: Ynler tarafndan, snrlanan cisim, dorusal hare ketli cisim tarafndan kuatlm olmaldr. G n , iindekileri kuat mas bu ekildedir. Kuatc bir cisim olmakszn iki y n n farkll dnlemez. Bu durumda merkez en uzak, evre en yakn olacaktr vc yaknlk ile uzaklk arasnda yap ve tr bakmndan extrem bir farkl lk olacaktr. spat: Y n n farkl olmas, ya holukta veya cisimde olur. Y n farkllnn holukta olmas, boluun imkansz olmas dolaysyla ge ersizdir. Zira boluk varsayldnda, ynler birbirine benzer hale gelir ler ve hir ksm hir ksmndan farkllk arz etmez ki, cisim iin bir yn belirlenip, baka yn terk edilsin. Y n farkll dolulukta, yani cisimde ise, farkllk ya cismin iinde veya cismin dndadr. Farkllk c i s m i n iinde ise, l^arkllk yalnzca merkez ve evre farklldr, C i s m i n ii bo ise evre en yakn, merkez c n uzak noktada olmu olur. ki nokta dolaysyla, evreden evreye bir birbirinden farkldr denilecek ekilde daireyi ikiye blen izginin merkezden gememesi yn farkllnn elduunun varsaylmas da imkanszdr. Zira aralarnda yalnzca say farkhi vardr, yapda ise ikisi de benzerdirler. n k ikisinden her birinin evreye eit ekilde yaknl vardr. a p n merkezden getii varsayldnda da apn iki noktasnda farkl iki ynn takdir edilmesi imkanszdr. Zira iki noktadan her biri 202

evreye eit yaknlktadr. Onda da evre ve merkez farkllndan baka farkhik yoktur. Qaink ap merkezi geerse, uzaa der ve merkez, uzakln snr, evre de, yaknln snn olmu olur. Yn farkllnn cismin dnda varsaylmas da imkanszdr. Zira ya merkez olarak tek cisim varsaylr, evresi de ynler olarak kabul edi lir ya da iki cisim varsaylr. T e k bir cisim var .-iaylyorsa, yaknlk be lirlenmi, uzaklk yn de snrlandrlmam olur. Zira cismin e\'resindeki yerler ayndr. Say yn hari bir ksm bir ksmndan farkl lk arz etmez. Cisimden uzakln ise, snrlandrlm bir snr yokrur. Oysa biz, ynn br snrnn olmas gerektiini aklamtk. Uzaklk belirlenmemitir. Zira merkezin zerinde, uzaklkta birbirinden farkl, sonsuz dairenin izilebildii dnlr, Merkez, evreyi belirlemez, evre ise zaruri olarak tek bir merkez belirler, iki cisim varsaylp, birinin yaknl dierinin yaknlndan farkldr denilmesi de imkanszdr. Zira iki cisimden her birinin zelletii yerle ilgili soru hala ortada durmaktadr. nk yn bulunmadka bu cismin dengi bulunmaz. ki cisim benzer i.se, yap bakmndan birinin yaknl dier cismin yaknlndan farkllk ar: etmez. Cisimler birbirinden farkl ise. onlarn farkll iki ynin iki cisimle belirlenme.^ini vc snrlandrlmasn gerektirme: ve cisim lerden her birinin ait olduu yerle ilgili olarak; cisim yere niye ait olmrur, neden yaknlkta ya da uzaklkta bir ey bir eyden ayrt edilmektedir? sorusu yine ortada kalr. Oysa boluk benzerdir, 13u varsaym kabul edilir ve iki cisimden her biri dierinin yerine geecek ekilde yerleri deitirilirse, iki yn deitirildii halde bu, iki ynn farklln gerektirmez, ikisinden birinin yok olduu takdir edilir .se, iki ynden biriyle her ne kadar uzakln devamll takdir edilse de sadece iki ynn farkhna dair hayalde olanlar geriye kalr ve cisim iptal olur. ki cismin birleimi kabul edildiinde, iki cismin farkll orta dan kalkar, iki ynn farkll, ise de\'an eder. Bundan u aa k yor; iki cismin farkll, iki ynn farkllnn nedeni deildir. Pu, f-.ncak merkez vc e\'reyi kuatan vc iki yn snrlayan kuatc hr ci.simle dnlebilir. Bu kuatcnn m dorusal hareketi kabul ctncsi imkanszdr. Kuatc ci.>in iki ynn farkllna ; c kendisi le ynle rin snrland baka bir kuatc cisme lhtiyi:\ duyma:. Zira yJn s-

mrlayan, yne ihtiya duymaz ve kendisinde dorusal hareket bulun maz. Byle bir cismin delinmeyi (inhirak) de kabul etmemesi gerekir. Delinmenin anlam, czlerin en ve boy olarak dorusal hir ekilde uza yp gitmesidir ve dorusal hareket bunun hir gereidir. Dorusal hareket ise, iki y n n farklln gerektirir, iki y n n farkll ise -yukarda getii zere- iki yn snrlayan hir kuatc cisim gerektirir. n c ddia: Hareket, zorunlu olarak zaman gerektirir. Zira her hareket hir zamann iindedir. Z a m a n ise hareket miktardr. Hareket olmasayd, zaman var olmayacakt, Nefs hareketi hissermeseydi, kehf ashabnda olduu gibi zaman da hissetmezdi. Kuluk vakti uyuyan ve ikinci gn kuluk vakti uyanan, olaan ak ile kendisinde meydana gelen deiimin ancak hir zaman iinde olacan bilmesiylc, hir zama n n getiini hisseder. U y a n k kii, hir karanlk ve aydnl ya da hir glgenin dnerek yok olduunu hissettiinde, hu hususlara dayanarak zamann miktarn olaan ak ile bildiinden, uyku zamannn geldi ini hilir. Tabiat bilimleri blmnde incelemek her ne kadar daha uygun ise de, zamann gerekliine iaret etmek gerekir. Biz diyoruz ki; Kukusuz her hareketin balamasyla kesilmesi arasnda belli bir mesa feyi, belirli bir hz veya belirli hir aama ile kareden baka hir hareket takdir etmek mmkndr. Hatta hu [ikinci] hareket ne daha az ne daha ok, ancak [hirinci] hareket kadar hir mesafeyi kat eder, [kinci] hareket [hirinci] hareketten daha hzl ise, o n d a n daha fazla hir mesa feyi kat etmesi de mmkndr. D a h a az hir mesafeyi hzlar eitlendik ten sonra birlikte kat etmeye balarlarsa, mesafenin yarsna kadar bir birlerinden farkllk arz etmezler. B u hareketin yarya doru harekete balamasyla kesilmesi arasndaki imkan, hareketin tamamnn sona ermesi arasndaki imkann yarsdr. A y n ekilde hu imkan iin drtte bir ve altda hir imkan da varsaylahilir. Bu snrlandrmalar ancak bir l ile ortaya konulmaktadr. Burada hir l meydana gelmitir. l n n s n n , hareketin snrndan bakadr. Miktar, hareketin ken disi yani z deildir. Bilakis miktar, hareketin iindedir ve o n u n hir niteliidir. Her hareketin iki ynden miktar vardr: 1. Mesafe bakmndan, bir fersah yrd denildii gihi, 2, Yukarda akladmz ve zaman ola rak isimlendirilen miktar; bir saat yrd denildii gihi. 04

Burada

takdir

edilen

imkan,

zamandr.

Zaman

nceli

(mutekaddim) ve sonrah (muteahhir) olarak blnmesi dolaysyla, hareketin miktardr. nk zamann, hareket eden cismin miktar olmas, imkanszdr. Zira bu durumda fil ile kurbaann hareketi eitlenmi olacaktr. Oysa k a t e t t i k l e r i mesafenin eit olmas imkanszdr. Zira eit zamanda biri bir fersah kat ederken dieri iki fersah kat etmi olacaktr. Bunun srat ve yavalamayla aklanmas da imkanszdr. Zira sratte birbirine denk iki hareket, imkan bakmndan birbirinden farkllk arz edebilirler. Gnein grnmesin den batna kadar ki hareket, douundan zevaline kadar ki harekete eittir. Yani sratte onun yarsna eit olduu halde, zamanda ona eit deildir. yleyse bu, yalnzca uzamasndaki (imtidd) hareketin miktardr; zira bir hareket uzama bakmndan baka bir hareketten fazla olabilir, uzamann fazlal, zamann fazlaldr, azl da zamann azldr. Uzamann asl, zaman ve srenin asldr; zira zaman, hareket sresinden yani hareketin uzamasndan ibarettir. A y n ekilde zamann, mekansal hareketin mddetinden baka olmas da mmkn deildir. nk zaman, nceli ve sonral diye ksmlara ayrlan bir olgudan ibarettir. nceli hibir durumda sonrah le beraber bulunmaz. ki cz bir arada toplanmasn diye, zaruri olarak, ilerleyen ve klen ile ilikilidir. Hareketten baka kendi z ile nceli yoktur. Zamandan nceli ile birleene nceli, sonrah ile birleene de, sonrah denilir. Zamann, hareket miktar olduu aa ktktan sonra, hareket leri len bir lye olan ihtiya, ortaya kar. l, elbiselerin l snn alnd zira' (yaklak 65 cm.lik bir uzunluk l birimi) gibi bilinen ve tannan bir ey olmaldr ki, onunla bakas llsn. Gk cisminin (felek) gnlk hareketi de byledir. O, hareketlerin en hzh ve halka en ak olandr. Gne de duyulur nesnelerin en ak olan dr ve onunla dier duyulur nesneler hissedilir. Gne, hareketlerin kendisiyle lld bir l olarak ele alnmtr. Gk cisminin ha reketinin kendi iinde bir ls vardr ve zira' gibi; bakalarn o l er. Zaman, nceli ve sonrah olarak ksmlara ayrlmas ve ncelinin sonrah ile beraber bulunmamas bakmndan, gk cisminin hareket miktarndan ibarettir.

205

Drdnc iddia: Birleimi kabul eden cisimlerin hareketinden, zorunlu olarak lerinde bir yne doru bir eilimin ve eilimi gerekti ren bir yapnn olmas lazm gelir. Hareket, eilim ve yap birbirinden farkl husustur. Su tulumunu hava ile doldurup suyun alrma brak tnzda, havann kaplad yere doru trmanr. Trmanma esnasnda hareket, eilim ve yap kendisinde bulunur. Onu zorla suyun altnda tutarsanz hareket olmaz; elinize olan yklenmesini, eilimini ve iste dii yne doru s i z e olan basksn hissedersiniz. Eilimden kast bu dur. Suyun stnde ise hareket ve eilim yoktur. Fakat her ne kadar ye rinden ayrlm olsa da, yerine doru eilimi gerektiren yap kendisinde vardr. A m a ise, birleik olan her cismin hareketi kabul ettiinin aklanmasdr. Hareketi kabul eden eyde ise bir eilimin olmas zo runludur. Delili: Birleik cisimlerde bu aktr. Zira onlar ancak hareket ile birleirler. Hareketin olduu yne, hareket eden cismin yapsal bir ei limi var ise cisim hareket eder. Yaps ile ba baa brakld halde o yne doru hareket etmiyor ise, o yne doru hr eilimi yoktur, demektir. Eer o yne doru bir eilimi yok ise, iinde bulunduu yere doru eilimlidir. Ne iinde bulunduu yere ne de baka yere doru eilimi olmayan uzakta bir cismin varsaylmas imkanszdr. Zira bu durumda bu cismin, zaman inde olmayan bir hareketinin olmas gerekeceketir ki, bu imkanszdr. Buna izafe edilen hususlar da imkan szdr. Bundan, zaman iinde olmayan bir hareketin gerektiini kabd ruz, denilirse; Deriz k i : rnein cismin aaya doru eilimi \'ar ise, biz onu yukarya doru hareket ettirirsek, bu eilim zoraki hareketin eilimine mukavemet eder ve bu, harekette bir yavalama gerektirir. Eilim ne kadar ok ise mukavemet de o derece iddetli olur ve hareket de o derece yavalar. Eilim ne kadar azalrsa, hareket o derece hzl olur. Hareketin srat ve yavalamadaki farkll, eilimin farkllna baldr. Diyoruz ki: Kendisinde eilim olmayan bir cisim varsayar ve r nein onu on metre hareket ettirirsek kukusuz bu, bir zaman iinde olacaktr. Biz bunu saat olarak isimlendirelim. inde eilim olan bir cisim varsayarsak ve onu hareket ettirirsek, kukusuz bu cismin hareketi 206 etmiyo

zonnlu olarak daha yava olacaktr. rnein bunun da on saat iinde olduunu varsayahm. Diyoruz ki; Bu eilimin onda biri kendisinde bulunan bir cismi takdir etmemiz mmkndr. Bu cismin bir saatte hareket etmesi
gere

kir. Zira hareket zamannn, hareket zamanna oran, eilimin eilime olan orandr. Bu eilimin onda biri kendisinde bhnan cismin hare keti, kendisinde eilim bulunmayan cismin hareketine esir olmaktadr ki bu, imkanszdr. Bilakis eilim miktarlar farkl iki cismin, hareker zamanlarnn eit olmalar nasl imkansz ise, ayn ekilde, eilimin as lnn olmas ve olmamas noktasnda farkh olan iki cismin, hareket miktarnda eit olmalar da imkanszdr. Bu, ya hareket ettii yne doru ya da onun aksine- nasl olursa olsun- her cisimde tabi bir mey lin olmas gerektiine dair kesin bir delildir. yleyse ikinci mkaddimede ?aman iinde hareketin eden kiiyi neden red ettiniz ?diye sordmsa;
irn/<nn5i:;/n(

iddia

Denilir ki: Hareketin zaman dnda var saylmas durumunda ha reket ya bir boyutta olacaktr veya olmayacaktr. Eer bir boyutta ve me safede ise, biz btn boyutlarn blndn, ferd cevherin, tek boyu tun ve blnmeyen mesafenin dnlemeyeceini yukarda akladk. Blnmeyen bir zaman da dnlemez, Zira zaman, hareket raikrardr ve her hareket, zorunlu olarak hareket mesafesinin blnmesiyle blnr. Mesafenin bandaki cz, kendisinden sonraki czn nn dedir. Nesnenin zaman inde oluunun anlam da budur. zetle, birinci yars, ikinci yarsndan nde olmadan, bir nesne nin hareketi nasl on metre olmaktadr? ncelik ve sonralk meydana geldiinde, zaman da meydana gelmi olur. Blnmeyen bir uzaklk, a bir hareketin varsaylmas imkanszdr. Zira her uzakln blnen ol duu sabittir. Boyut, cisim, hareket, zaman, bu drt husus zanri olarak blnrler ve yukarda getii zere onlarda tek para dnlemez. Beinci ddia: Birleik yaplar ancak dorusal bir hareketle hare ket ederler. Zira her cismin tabi bir mekannn olmas zorunludur. Kendisi iin var saylan yerde, cisim yaps ile ba baa braklr ise oraya yerleir. O yer cisim iin tabii bir yerdir. Eer oradan baka hir yere yneltilirse yine oraya Etabii yerine] meyleder. Kendisi iin istenen pozisyon tabiidir. Onun tabii eilimi, rabii pozisyonuna ynelir, ay-

207

rilma annda kendisine hareket arz olur, kavutuunda ise kendisinde durguniuk meydana gelir. Nesne tabii yerine meylettiinde oraya en ksa yoldan hareket eder. Nesne en yakn yoldan saparsa, tabii yerine ynelmi deil, ondan uzakhmtr demektir. ki nokta arsndaki en ksa yol, dorusal izgidir. Hareket zaruri olarak bu izgi zerinde olur. Merkez ve evreden baka ynn olmad sabit olunca, evrenin ier dii cisimlerin yapsal hareketi iki dorusal harekete blnr: evreden merkeze ve merkezden evreye. A l t m e ddia: Hareket, oluu yani birleiklerin hareketi bak mndan bir nedeninin olduuna delalet eder. Huds'un sebebinin de sebebi vardr ve bu durum sonsuza kadar devam eder. Bu durum, ancak gksel olan dngsel hareketle mmkndr. Her sonradan meydana gelen hareket, sonu olmayan daimi bir harekete delalet eder. Bu varsa ylmad takdirde, bir hadisin hudusu dnlemez. Havadis var oldu una gre, sonu olmayan bir hareketin de olmas gereklidir. Delili: Sonradan olann, bir sebep olmadan meydana gelmesi m kanszdr. Neden var olduu halde nesne meydana gelmiyor ise, sebep nesneyi var olmaya hazrlayacak artk artlar ve durumdan yoksundur ve bundan dolay nesne meydana gelmemitir. Sebep iin bu artlar olu madka sebep, nesneyi meydana getiremez. Bu durumda u sorunun [sorulmas] zorunludur; sebep nesneyi neden imdi meydana getirdi ve daha nce meydana getiremedi? Bu da sebebe ihtiya duyar ve bylece teselsl meydana gelir. Bu durumda sonradan meydana gelen, zaruri olarak sonsuz sebebe ihtiya duyar. Bu illetler ve sebepler de: Ya ahenk iinde birlikre veya ardk bir biimde var olurlar. Sonsuz nedenlerin ayn anda var olmasnn im kansz olduunu yukarda ispatlamtk. Bu durumda sebeplerin ancak ardk bir biimde gelmesi kalmaktadr k, bu da ancak her bir cz' peyderpey meydana gelen srekli bir hareketle mmkndr. Btn ise sanki sonradan meydana gelmemi de ylece var olmutur. yle ki, onun czleri kendisinden sonra gelen eyin sebebidir. Her bir para iin durum ayndr. Her hangi bir durumda bu hareketin kesilecei varsaylr ise, hareketin kesilmesinden sonra nesnenin meydana gel mesi imkansz olur. Hareket meydana gelmiyorsa, kendisinden sonra kini meydana getirmez. Zira, nesne kendisini meydana getirecek bir var

208

edene ihtiya duyar, nesneyi meydana getiren de kendi dengi hir eye ihtiya dnyar ve bunda hudus tasavvur edilemez. Srekli bir hareket varsay i Idmda ise. soru kesilir. rnek: Topraktaki tohum, bitkisel nefsi neden daha nce kabul etmedi de imdi kabul etti? Diye sorulur ise; Denilir ki: K mevsimindeki an souk ve daha nce bir den genin olmamas nedeniyle [bitkisel nefsi kabul etmedij. Neden imdi denge meydana geldi?denilir ise; Denilir ki: Havann snmas dolaysyla. Hava neden imdi snd? denilir ise; Denilir k: Ko burcuna giren gnein gn ortasna yaklamas ve ykselmesi dolaysyla. Neden imdi ko burcma girdi? denilir ise; Denilir ki: Zira gnein yaps harekettir. Balk burcundan gne henz ayrlmtr, balk burcundan ayrlmadka ko burcuna giri ol maz, ko burcuna datktan sonra da, balk burcundan ayrlma, balk burcuna girmek iin bir sebep tekil eder. Balk burcuna ulamakla bir likte, gnein yap ile hareket ettirilen oluu, ondan ayrdmann sebebi olmaktadr, balk burcuna ulayor olmann sebebi de bundan nce kendisinden ayrld ey olmaktadr, bu bylece sonsuza kadar devam eder. Sonradan olanlar zincirleme dnyevi sebeplerin teselslnden sonra zorunlu olarak gksel harekete dnmektedirler. Bunun baka trl olmas mmkn deildir. Gn hareketi iki ynden eyann meydana gelmesinin sebebi olmaktadr. Birincisi: Gnele birlikte bulunan k gibi, nedenin dngsel hareketle birlikte bulunmasdr. Nitekim k gnele dner ve yerin her bir parasnda yava yava ortaya kar, gndz de her bir eyde pey derpey oluur. Gndz sebebiyle grme meydana gelir, karanlk yok olur- Grme sebebiyle insanlar amalan iin dalrlar, dalma sebe biyle de eit eit hareketler ve bu hareketlerden dc dnyada gizlenme yen olaylar meydana gelir. kincisi: Dngsel hareketin, yetinin sebeplere ulamas iin bir neden oluturmasdr. Nitekim artlarn olumamas dolaysyla neden liler gecikir. 209

G n e , topraa s verir ve toprak bu s ile iinde btlunan to humu etkilemeye hazr hale gelir. Fakat tohumun toprakta hLilunmamas nedeniyle etkileme meydana gelmez, t o h u m da kendisini hareket ettirecek bir iradenin yokluu nedeniyle gecikir. T o h u m u hareket etti recek irade de baka bir sebebe dayanr. Daha nce yerin yokluu nede niyle i grmeyen scaklk, t o h u m u n yaylmasnn kolaylamasyla to humu etkilemeye balar. Sonradan olan varln gecikmesi dc byle hir sebeptendir. Nesnelerin var olmalar ite hu ekilde dnlr (tasavvur edi lir), Grnein, toprak vc suyun birleiminin harekete delalet ettii ak tr. Hareket dc zarur olarak iki y n n farkllna delalet eder, ki y n n farkll ise kuatc hir cisimle m m k n olur ki, o da gktir. G n de sonradan meydana gelen varlklarn ortaya kmasnn d nlmesi iin, srekli hir hiimde hareket halinde bulunmas gerekir. yleyse bu deliller, duyum ile uygunluk arz eder; g, gn hareke tini ve kuatcln grmeyen hir kr, dikkat ettiinde ve aklyla en kk hareketi dndnde srekli hr hiimde dnen bir gn var lnn gerekliliini hilir. Hareketi o ekilde dinr. n k , h a k a ekilde hu hareketin yaratlmas imkanszdr. mkansz olan ey, g dahilinde deildir vc imknsz olann kesinlikle varl da yoktur. G n hareketinin sonucuna dayanarak, gn hareketini hir de lil ile akladktan sonra, imdi de gn hareketinin sebebini alaya lm; G k niin hareket etmektedir? hemen hkmlerini aklayalm:

GKSEL CSMLER
Bu konudaki iddialar unlardr: Gksel cisimler irade sahibi bir nefisle hareket ederler. Gksel cisimlerin, tikellere dair yenilenmi hir tasavvuru vardr. (kksel cisimlerin, hareketinin bir amac vardr. Ijksel cisimlerin amac; ay alt varlklarla ilgilenmek deildir. (jksel cisimlerin amac; k e n d i s i n d e n ok daha stn (e.ref) o l a n ve cisimlerle arasnda herhangi hir iliki bulunmayan bir ce^'hcrc benzeme isteidir. H a l k n diliyle hu, mcerred mkaneh 210 melek olarak isimlendirilir. ak eriat dilinde ise;

Akllar ok olduu gibi, gksel cisimlerin yaplar da farkldr vc gksel cisimler birbirlerinin varhk sebebi deillerdir.
* 'K +

Birinci ddia: Gk irade ile hareket eder: Gn hareket ettii, gzlenmektedir. B u n u Ja yukarda ispai n dik. Buna unu ekliyoruz ve diyoruz ki: Bu kuatc cisiu, harcLcrsi: (sakin) olarak varsayldnda, kendisine has hir duruu { v > z ) olucaklr. r n e i n ^n belirli hir paras u an lisl m'zdc blnacak , Bunun jlmamas, imkanszdr. nk evrenin (ha\ I) tm paralar nn birbirlerine gre konumu ayndr. Bu durumda evreden hir para n n , evrenin paralarmdan hir baka para iin tayin edilmesi imkan szdr. Zirn kendisi iin hir st belirlenen ciz. kendisi iin hir alr belir lenen czden farkllk arz edecek ve birleik (mrekkep) olacakr. bir leik ise ancak basit cisimlerin dorusal (istikamet) hareketiyle hir araya gelir. Birleiin dorusal hareketi kabul etmesinin imkanszl ise yu karda aklanmt. Basit cisimde ise, evrenin paralar birbirinden ayrt edilemez. yleyse gk, hareketi kabnl etmekredir, biz harekeli ka bul eden her eyin, yapsnda bir eilim lamas gerektiini yukarda zikrettik. Bu eilimin dorusal hareket ynnde bir eilim olma-Si e;: deildir. Zira birleik cisim, dorusal hareketi kabul cfme:, ynleri s nrlandran baka bir cisme ihtiya duyar ve iarekeii kah! eden c i s min eilimi, stndeki evrenin czlerinin dc,i:;t rilnu'Sinc \'neliklir, bu da merkezin evresinde dnmekle gerekleir. Bu durumda onun yapsnda, merkezin etrafnda hareker erme ynnde hir eilimin ol mas gerekir. Zira evrenin bir ksm, dier ksmndan neclikl deil dir. Byle bir hareketin iradeden bams: olarak sah yap ile olmas

mkanszdr. Zira yapsal hareket, farkl bir yeri isteyerek hir yerden ka tr. Nitekim yapsal hareket o yere ulatnda orada karar klar \'c yaps gerei ayrld yere geri dnmesi dc imkanszdr. nk cisim ayrld yerle uyumlu idiyse neden oradan ayrlsn' Sonradan karar kld yer, kendisine uyumlu deil ise neden oraya varsn?

211

Gk, hareketle ayrld yere zorunlu olarak tekrar dner, gk bu ekilde srekli br yerden ayrlr ve tekrar oraya dner. Gn bu hare keti, yaps gerei deildir, bilakis irade vc seme iledir, irade ise ancak dnce ile meydana gelir. Dncesi ve iradesi olan her eyi nejs ola rak isimlendiririz, nk; cismin salt cisim olmas bakmndan ne ira desi ne de tasavvuru vardr, ancak zel bir yap ve zel bir formla csim iin nefis kavramn kullanabiliriz, yleyse gn irade ile olan hareketi de, nefsn bir harekettir, t k i n c i ddia: G hareket ettirenin yalnzca yap olmas caiz olmad gibi, deiimi kabul etmeyen salt akl bir ey olmas da caiz de ildir. Akl olan, deiim kabul etmeyen sabit bir cevher; nefs ise, dei imi kabul eden sabit bir cevherdir. Biz diyoruz ki; tek bir durum zere sabit olandan, tek bir durum zere bulunandan bakas kmaz. rnein yerin hareketsiz olmasnn, onu sabit klan bir nedenden ol mas caizdir. Zira yer srekli tek bir durum zeredir. Gn pozisyonlarna gelince, srekli deiim halindedir ve onu bu ekilde gerektirenin deimeyen bir sabit neden olmas, imkanszdr. A dan B ' ye hareket ettiren neden, bu durumda kald srece B den C ' ye hareketi gerektirmez, nk bu hareket, birinci hareketten bakadr. Neden, olduu gibi kalrsa (deimezse), birincisinde kendi sine gerekenden bakas gerekmez. yleyse hareketin ikinci snrdan nc snra hareket etmesini gerektirmek, ancak niteliinin deime siyle hareketinin deimesi gibi yeni bir eyin ortaya kmas sebebiyle olmaldr. Nitekim (gk) souduunda, scakken hareket ettiinden farkl bir ekilde hareket eder. Bu durumda gerektiren deitiinde, ge rektirilen de deimelidir. Gerektiren irade ise, iradelerin deimeleri ve yenilenmeleri gerekir. Tikel (cz) iradelerin yenilenmeleri gerekir; nk tmel (kiillt) irade bir tikel hareketi gerektirmez; hacca niyet lenmen, admn attn yere adm atma iradesini yenilemedike, aya nn belli bir yne doru hareket etmesini gerektirmez, bu admla bir likte bmdan sonra atacan admn dncesi oluur ve bylece ikinci adm atmak iin yeni bir tikel irade ortaya kar. Tmel iradeden, ancak Kabe'ye ulamak iin hareketin devamn .salayan tikel iradeler meydana gelir. Yani tmel iradeden meydana ge len; hareket, dnce ve iradedir. Hareket, irade vastasyla meydana 212

gelmitir, irade, tmel irade ile birlikte tikelin tasavvuruyla meydana gelmitir. Tikelin tasavvuru ve tmel irade ise, hareket ile meydana gelmitir. Karanlkta lamba ile yryen buna rnek tekil eder; lamba, ancak nndeki bir admlk yeri aydnlatr, lamba kendisiyle birliktey ken tek bir adm dnr, harekete dair tmel irade ve tasavvurdan, bu adma dair tikel irade doar ve adm meydana gelir. Bunu, tasavvurun gerektirdii irade oluturur, sonra bu adm, baka bir admn tasavvuru nun sebebi olur. Tasavvur edilir ve adm meydana gelir, bu admdan da baka bir admn tasavvuru doar, onun tasavvurundan da baka bir admn iradesi ortaya kar, iradeden de baka bir adm ve bylece son suz zincirler oluurr. Tikelde hareketin baka trl olmas mmkn deildir. Gn hareke tinin de byle olmas mmkndr. Bu ekilde; iradelerin ve tasavvurlarn deimesiyle deien, akl deil, nefis olarak isimlendirilir. nc ddia: Gk, ay alt alemi nemseyerek hareket etmez. Ay alt alemle ilgili hususlar g ilgilendirmez, gn, amac daha stn ve daha yce bir eydir, spat: iradeye dayanan her hareket; ya cisimsel duyusal (cismaniyeten hissiyeten) veya akl bir harekertir. Duyusal hareket, arzu ve fke le meydana gelir. Gn hareketinin bir arzu ile meydana gelmesi imkanszdr. Zira arzu, baki kalmann sebebi olan eyi, i s t e m e k t e n ibarettir. E k s i l e c e i n d e n ve h e l a k o l a c a m d a n korkmayann, arzu sahibi olmas imkanszdr. Ayn ekilde byle birinin fke sahibi olmas da imkanszdr. Zira fke; eksiklik ve helak gerektiren zararl eyleri savma gcnden ibarettir. Arzu, uygun eyleri istemek, fke ise, olumsuz eyleri savmak iindir. Felein helak olmas ve eksilmesi^' imkanszdr. Amacnn arzu veya fke olmas mmkn deildir, dolaysyla felein iradeye dayanan hareketinin akl olmas gerekir. Gn eksilmesinin ve helak olmasnm imkans;:I[[nm ispat: ayet yu karda saydmz hususlar gerekleseydi, bu, ya krlma ve delinme ek linde ilintisinin -bitiiklii- ortadan kalkmas veya formunun ve yap snn yok olmas, ya da, maddesi ve formuyla aslnn btnyle yok
71. Bu ifadenin, filozoflarn; "evrenin ramam zyle mmtciindr, var olma.s da yok ol mas da caizdir" eklindeki ifadeleriyle na.sl uygunluk a n etiine baklmaldr.

213

olmas eklinde olacakc. G k t e delinme vc krlmann olmas sama dr. Bunun anlam; czlerin en ve hoy olarak dorusal ynlerde yok olmasdr, birbirinden ayrlmann anlam budur, yani bu, onun gerekliliklerindendir. Gn dorusal hareketi kabul etmedii yukarda aklanmt. Ayn ekilde gk cisminin formunun, maddesinden ayrlmas da sa madr. nk bu durumda madde; ya, formsuz olur - bn muhaldir- ya da baka bir forma brnr ki, bu da olu ve bozulutur, -bu da muhal dir-. Zira olu vc bozuluun artlarndan biri. dorusal hareketi kabul etmektir. Bu durumda madde, birinci formdan yap bakmndan tarkhlk arz eden bir formu kabul eder ki, bu da baka bir mekan ister ve o mekana, dorusal hareket ile hareker eder. Havann ilk maddesi (heyula) byledir. H a v a n m , hava olma formunu deitirip, su for muna brnmesi, ancak havanm dorusal hareketle suyun kaplad yere hareket etmesiyle dnlebilir. Gn asl, yani maddesiyle yok olmas ise, muhaldir. Zira mad desi olmayan bir eyin, yok iken var olmas imkansz olduu gibi, var olduktan sonra yok olmas da imkanszdr, Daha nce her sonradan olann bir maddesinin olduu ispat edilmiti; zira varln var olmadan nce var olmasnn mmkn olmas, sabit bir niteliktir ve byle bir varhnn mahallinin olmas da gereklidir. Bundan dolay nesne, ancak bir maddede yok olur vc yok olduk tan sonra da maddesinde var olma imkan srekli kalr. Tekrar var ol mas imkansz olacak ekilde bir yok olma olay sz konusu deildir. Varln imkansza dnmesi, imkanszdr. yleyse geriye gn mmkn varlk olduu hususu kalmaktadr ve bu gk. kendi nefsiyle kim olan cevhere izafe edilmi bir nitelik olan imkana ihtiya duyar. Bununla maddenin deimesinin imkanszl sabit olduuna gre, gn hareketi ne bir arzu ne de bir fkeden kaynaklanmamakta dr. Bu durumda geriye sadece akl ama olmas kalmaktadr. Gn varlnn ve hareketinin amac, ay alt varlklar olacak ekilde, olu ve bozulularla ilgilenme olmas da imkanszdr. Zira nesne iin istenilen, zorunlu olarak nesnenin kendisinden nemsizdir. Oysa bu, stn varlklarn yok olmay, deimeyi, kabul etmedikleri ve ezeli olduklar halde, ay ak varlklardan nemsiz olmalarna yol aar. 214

Ay ak varlklar ise, g halinde varlklardr, eksiktirler ve deikendir ler, Yeryznn tm ve iindekiler, gne cisminin kk bir para sdr, Gne cirmi, yerin 160 ksur katdr, Gne cisminin kendi k resi ile herhangi bir ilikisi yoktur, bu durumda gnein en son felekle nasl bir ilikisi olabilir ki? Byle bir cisimden ama, nasl byle di hususlar olabilir? ve bu tr ezeh ve srekli bir hareketin amac nasl b u tr di hususlar olabilir? V e gk asndan bu, nasl bir aalk durum olmaz? Ay alt varlklarn en ereflisi hayvandr. Hayvanlarn da cn eref lisi insandr. Onlarn ou da eksiktir, insanlardan tam olanlar da ke sinlikle tam olgunlua ulaamazlar. Zira insan, deiik durumlara d mekten kurtulamaz daima eksik kalr yani, kendisi iin mmkn olan ve elde etriinde daha olgun olaca eyi hep kaybeder. Ay st cisim ler ise tamdrlar, en di amalarna dnen pozisyonlar hari, kendi sinde g olarak bulunan, eylem olarak da bulunur. Bunlar da ilerde aklanacaktr, stn varlklar di eyleri amalamazlar. nk adi ey ler zaten kendi iinde vardr. Bakas iin istenen, kendisi iin istemien eyden nemsiz ise; oban koyundan, retmen renciden ve nebi mmetten deersizdir, zira oban anca}<. koyunun, detmen rencinin ve nebi de mmetinin irad iin istenmekte dir, denilirse; Denilir k i : oban, obanlk ynyle koyundan deersizdir, insan olma ynyle koyundan stndr. obann insan olmas yalnzca o banlk iin istenmemitir, obann sadece obanlk niteliine itibar edilecekse, zorunlu olarak insan, koyunlarn bekiliini yapan kpek gibi koyundan deersiz olacaktr. Kpek, obanlktan baka bir nitelii yoksa zarur olarak koyundan deersizdir. Kpein avclk gibi bir nite lii daha varsa bu durumda koyundan daha stn olabilir. Kpein yalnzca bekilik yapmas, zaruri olarak koyundan deer siz olmasn gerektirir. nk bakas iin istenilen, istendii eyi izler, kpek, istendii ey olan koyuna tabi olduuna gre nasl daha aa olmaz ki! retmen ve peygamber hakknda da cevap budur; kendisiyle stn olaca niteliin kendisinde mkemmel bir ekilde bulunmas dolaysyla peygamber, halkn slahyla uramasa da stndr. slah 215

etme niteliinden bagka nitelikleri gz nnde bulundtrulmazsa, slah edilmek istenilenin, slah etmede kullanlandan stn olmas gerekir. Kendisimn stn bir hayr, kendisinden kanm da iy (hasen) olmas iin gn amac, neden hayn ifa etmek olmasn? nk hayr eylemi, iyidir ve bu durumda ay alt varlklar (sufliyt) mu4 olmazlar, deniUrse; Denilir k: Ha^r e;yleni iyidir sz yaygndr (mehur). Burada g zetilen fayda ise, halkn buna inanmas ve ktlklerden saknmasdtr. Fakat bu, konu ve yklemiyle bir nerme eklinde gerekletirilmeye alldnda, incelenmeyi ve ayrntlaryla ele alnmay gerektirmekte dir, Hayr ilemek iyidir nermesinde, hayr eylemi, konudur, hayr ey lemi de; z le hayr olan ve bir kastla hayr olan olmak zer iki ksma ayrlr. z ile var olan hayr, eksiklie delalet etmez, anlam da, bir zde, hayr eyleminin gerekmesi ve kendisinden baka bir eyin amalanmam olmasdr. Bu tr bir hayr; eylem, ama ve irade ile meydana gelmez. Oysa biz dngsel hareketin iradeye dayanan bir ha reket olduunu belirttik. z ile hayr olmayan ise, bir kast ile meydana gelir. Bu da onu kast edenin eksikliine delalet eder. Zira kendisinde olmayan elde et mek iin, eylemi yapmas yapmamasndan evladr. Byle biri mkem mel olmu olsayd, baka bir hususu kazanmaya ihtiya duymazd. Bu eksiklik olmasayd, kesinlikle bir kast ve irade de olmayacakt. yidir ifadesi, nermede yklem olarak bulunmaktadr. yi de; kendi cnde iyi, kardaki iin iyi ve yapan iin iyi olmak zere farkl ksmlara ayrlr. Kendi znde iyi: Btnn varl, yokluu ile karlatrldnda varl, yokluundan iyidir, denilir. lk Varln zt, hayr gerektiren bir zattr. Fakat hayr, lk Varlk iin deildir, zira kendisi ondan hi bir ekilde istifade etmemektedir. Bu, kardaki in de hayr deildir, zira btnden bakas yoktur ki, btn onun iin hayrldr, denilsin. Kardaki iin iyi olana gelince; bu bir iyiliktir, kardakinin ek sikliine ve varl yokluundan daha mkemmel olduundan karda kinin ona ihtiyac olduuna delalet eder. Yapan iin iyilik olana ge lince bu, yapann da eksikliine delalet eder, zira mkemmel olmu 216 zleri itibariyle gn amac da ol-

olsayd, eylem vastasyla hayr ve olgunluktan istifade etmeye htiya duymazd. Hayr eyleminin insan iin eksiklik deil, fazilet ve olgunluk ol duu hret kazanmtr. Zira, insann elinden ktlk de gelir, fakat ftratnn gerektirdii hayrdr. Gerekte ve mutlak olgunluk bakmn dan dnlrse insan eksiktit. Bu sabit olduuna gre; hayrn ifa edilmesi, yapan iin hayr ol masayd, bir ama olmazd ve iradenin hu amaca ynelmesi de dn lemezdi. yleyse, hayr ifa etmenin, insan iin hayrl olduu ortaya konulmaldr ki, onun bir ama olduu dnlsn. Drdnc ddia: Soyut akllarn tespit edilmesidir. Hareket; ci sim olmayan, kendisinde izlenim braklmam, deimeyen stn bir c e v h e r i n varlna delalet eder. Bu tr c e v h e r l e r e soyut akl denilmektedir. Hareket, sonsuzluu ile akla delalet eder. Bu hareketin devaml, sonsuz, ezel ve ebed olduu aklanmt. Bu durumda hareketin, hareket ettiren bir gten yardm almas gerekir. Zira cisimde sonsuz bir gcn bulunmas imkanszdr. Brn cisimler blnr ve blnme oranna gre cismin gc de blnr. Blnmeyi varsayarsak, gcn bir ksm; ya cismi sonsuza kadar hareket ettirir ki; para aralarnda bir farkllk olmakszn btn gibi olmu olur, bu imkanszdr. Ya da her iki para ayr ayr cismi belli bir yere (gaye) kadar hareket ettirir ve ikisinin toplam sonlu bir hareket meydana getirirler. Bununla da bir cisimde bulunan bir gcn, sonsuz olmasnn dnlemeyecei tespit edilmi oldu. yleyse bu hareketin, maddeden armm bir hareket ettiricisinin olmas gerekir. Hareket ettiren de iki eittir: 1. Ak olunann ak olan, istenilenin isteyeni, sevilenin se veni hareket ettirdii gibi... hareket ettiren. 2. Ruhun bedeni, arln cismi aaya hareket ettirmesi gibi. Birincisi, kendisi iin hareket ettirir, = kincisinin ise hareketi kendisindedir. Dngsel hareket ise, hareketin kendisinden olduu failin doru dan mdahalesine ihtiya duyar. Bu ise ancak deien bir nefis olabilir. nk deimeyen tmel soyut akldan yukarda akland gibi, dei217

en hareket kmaz ve hareketi yapar\ nefs, cisimsel olmas dolaysyla sonlu bir kuvvete sahiptir. Fakat cisim olmayan bir varlk, onu sonsuz gcyle desteklemektedir ve sonsuz gcn kendisinden kmas iin bu varlk zorunlu olarak maddeden beridir, hareketin faili deildir, hare kete dorudan mdahale de etmez. Fakat ak olunan (mauk) ve ama lanan olmas dolaysyla hareket, kendisi in meydana gelmektedir. Ak olunann, k hareket ettirdii ak yolu hari, kendi iinde ha reket etmeyen br hareket ettiren dnlemez. Akim, ak yoluyla hareket etriklii nasd dniebiiir? diye sorulursa; Denilir k: Bu yolla hareket ettirilen; ya ilim gibi bizzat hareket ettii eyin kendisini ister, nitekim ilim, kendisine ak olan bu yolla hareket ettirir, ama da ilmin elde edilmesidir. Ya da hoca gibi, biri sine uymak ve benzemek ister, nitekim hoca, -kendisine benzemek an lamnda- rencinin ma'uk ve hareket ettiricsdir. Benzemek isteni len stn nitelikler, kendisinde bulund undan dolay ilgi duyulan herkes iin de bu byledir. Aklin hareketinin birinci trden bir hareket olmas caiz deildir. Zira akl anlamn cismin zne ulamas dnlemez. Nitekim akln, bir cisimde yer edinmedii yukarda akland. Bu durumda geriye, ben zemek istenene nitelikte yaklamak iin, niteliine benzer bir nitelik kazanmak suretiyle sadece uyma ve benzeme sevgisi kalmaktadr, ocu un babasna, rencinin hocasna benzemesi gibi. Bu benzemenin emretme ve grme yoluyla olmas mmkn deildir. Zira emir, em redenin bir hedefinin olmasn gerektirir k, eksiklii ve deimeyi ka bul ettiine delalet eder. Grme de ayn ekilde, kendisinin bir he definin olmasn gerektirir ki, amalanan da bu hedeftir. Emrin yab nzca emir olarak bir fayda gtmeden rnek getirilmesi, mmkn de ildir. yleyse akln yalnzca ak olunana benzeme yoluyla hareket etmesinin mmkn olduu sabit olmutut ve bunun art vardr: 1. Benzemeyi isteyen nefsin, istenen nitelie ve ak olunann zne dair bir dncesinin olmas gerekir, aksi takdirde kendi irade siyle bilmedii bir eyi istemi olur ki, bu imkanszdr. 2. Bu nitelik kendisinden yce ve stn olmaldr", aksi takdirde ona yneli dnlemez. 3. Kendisi iin, o eyin elde edilmesi mmkn olmaldr. Elde edilmesi imkansz olan bir ey olsayd, gerek akl bir iradeyle deil, s218

rekli olarak zihinde kalmayan v e yok olmaya yakm bir ilinti o l a n ku runtu (hayal) ve zan yoluyla tasavvur edilirdi. yleyse, gk krenin nefsinin ak olunann gzelliine dair bir alglamas olmaldr ki, onun gzelliini dnmekle ona bakmay vc yukarya ynelmesini gerektiren ak, ondan da benzemek istenilene ulatran hareket dosun, bu durumda onun gzelliini d n m e k , a kn sebebi olmaktadr. Ak; istein, istek; hareketin nedenidir, ite bu ak olunan, Gerek ilktir veya ona yakn olan mukarreb meleklerdir. Yani kendisi iin mmkn olan kemal niteliklerinden herhangi bir eye ihtiya dymayan, deimeyi kabul etmekten mnezzeh olan ezel soyut akl lardr. Ak, mauk ve etde edilmek istenen niteli0n hareketle elde edilmesi ko' nulannm, daha detayl bir ekilde aklanmalar gerekir, denilirse; Denilir k: Zorunlu Varla zg olana ynelik her istek, bilfiil tamdr, onda g (kuvve) halinde hibir ey yoktur. Zira nesnenin g halinde bulunmas eksikliktir, anlam da elde edilmesi mmkn olan olgunluunun olmamasdr. Bir ynden g halinde bulunan her var lk, bu yn bakmndan eksiktir ve stei, g halinden eylem haline gemektir. Btnn istei kemaldir ve ona ulamaktr. Kendisinde g ha linde eyleri fazla bulunduran ivarlki. zorunlu olarak g halinde ey leri az bulunduran [varlktan! deersizdir. Her ynden eylem halinde olan ise mkemmeldir, insan ise tz itibariyle bazen g halindedir bazen, eylem halindedir, insan tznde e y l e m halinde ise, ilintilerinde g halindedir. nsan bedende olduu srece kemalin zirvesine ulaa maz ve g halinde bulunmaktan kurtLilamaz. Gksel cisim ise, cevherinde kesinlikle g halinde deildir, nk o, sonral deildir, zsel ilintilerinde ve eklinde de g halinde deil, eylem halindedir. Yani kendisi iin mmkn olan her ey elde edilmitir. Zira ekillerin en stn olan kre'dir. Mahiyetlerin cn stn olan da, aydnlk ve effaflktr. Dier sfatlat da byledir. Bu durumda g k cisimleri iin eylem halinde olmas mmkn olmayan tek husus, iinde bulurnduklar pozisyonlardr. Zira gk iin 219

varsaylan her pozisyonun baka ekilde olmas mmkndr. T e k bir durumda iki ayr pozisyonda bulunmak mmkn olmadndan, gk cisimleri, pozisyon bakmndan g halindedirler. Gksel cisimleri bu derece g halinde bulunmasalard, benzemede soyut akllara yakn olurlard. Pozisyonlarn bir ksm bir ksmndan stn deildir ki, biri gerekli grlrken dieri terk edilsin. Btn pozisyonlar say bakmn dan bir araya toplamak mmkn deildir. Fakat onlar birbirini takip eden trler olarak bir araya toplamak mmkndr. Bylece pozisyonla rn tr daima eylem halinde olmu olur. nsann fiilen varl yok olduunda, trnn devamn korumak iin birbirini izleme yoluyla tedbirler almas byledir. Dngsel hareketin de, eylem halinde oluunun, deiimden, e likilerden uzak oluunun bir zellii vardr. Dorusal hareket tabi ise, hareket sonlara doru hareketsizlie dnr, hareket zoraki ise, zorlama sona erdiinde yatmaya dnr. Dngsel hareket ise, tek bir ekilde hareketine devam eder. yleyse gksel cisimler, pozisyonlarn trn srekli bir biimde fiil olarak devam ettirdiklerinde, kendileri iin mmkn olan en stn cevhere benzemi olurlar ve ona benzeme istei de. Alemlerin Rabbi'ne ibadet olmu olur. Zira ibadetin anlam yaklamadr, yaklamann anlam da, yaknl istemektir. Bu da mekan itibariyle deil, sfatlar asndan yaklamadr. Zira mekan itibariyle Alemlerin Rabbi'ne yaklamak mmkn deildir. Gkleri hareket ettiren ama, ite budur. Beinci ddia: Gzlemlerin, gklerin kre biiminde olduuna delalet etmesidir. Bu da gk cisimlerinin yaplarnn farkl olmasn ve tek bir trden olmamalarn gerektirir. Bu konuda iki delil vardr: 1. G k cisimleri tek bir trden olmu olsayd, gk cisimlerinin baz czlerinin baz czlere nisbeti, tek bir cz'e nisbeti gibi olmu olurdu. Byle olmu olsayd gk cisimlerinin hepsi birbirinden ayr deil, birbirine bitiik olmu olurlard. Ayr olma, yap bakmndan cisimlerin birbirinden ayr olmas dr. Nitekim suya dklen ya, suya karmaz, sudan ayr olarak^ suyla

220

yan yana bulunur. Oysa su, suya karr ve onunla bitiir, ya da yala ayn ekilde karr ve bitiir. Suyun baz czlerinin baz czlerine, ya n czleriyle ayr olma eklindekine benzer nasl bir ilikisi varsa, gk cisimlerinde de durum ayndr, zira btne benzemelerine ramen bir birlerine birimelerine herhangi bir engel yoktur. 2. G k cisimlerinin bir ksm altra, bir ksm da sttedir, bir ksm kapsaycdr bir ksm da kapsanmtr. Bu da yaplarnn farkll na, trlerinin deiik olduuna delaler eder. Zira, suyun ve havann kimi czlerinin, suyun ve havann kaplad yerlere; aaya ve yukarya hareket ettikleri gibi, gk cisimlerinin aa olanlar, sttekilerle ayn trden olsayd, gkcisimlerinin yukarda olanlarnn aaya, aada olanlarnn da yukarya hareket etmeleri caiz olurdu. [Yukarda zikretti imizi bu durum caiz olsayd, gk cisimleri dorusal hareketi kabul ederdi, zira unsurlarda olduu gibi gk cisimleri de aadan, yukarya doru hareket etmi olurlard. yleyse, gk cisimlerinin dorusal hareketi kabul etmesi imkan szdr. Altnc ddia: Gksel cisimlerin bir ksmnn dier bir ksmnn nedeni olmas caiz deildir. Ayn zamanda, bir cismin baka b i r ci.smin sebebi ve ondaki nedenin nedeni olmas da caiz deildir. Zira bir ci sim, bir nesneye ancak temas ettiinde veya yan yana geldiinde ya da paralel olduunda etki e d e r . Ksacas, gne, arada bir engel olmad zaman cismin aydnhtlmasma, ate karlat ve temas ettii cisimlerin yanmasna nasl erki ediyorsa cisim de, ancak bir iliki kurulduunda etki eder. yleyse ncelikle etkin cisim olmaldr, sonra etkin ci.^min kar lat bir varlk olmaldr ki, ona etk etsin ve bu etkiyle de baka hr ey elde edilsin. Varhk olmad zaman, cisimle baka bir varln yoktan vat edilmesi de imkansz olur. Ate, havann var olmasnn sebebi deil midir? nitekim suyun altnda ate yakld^nda, ate sebebiyle hava cismi meydana gelmektedir, denilirse; Denilir ki: Hava ilk cisim deildir, hava baka hir cisimde var dr, ate sadece onunla karlaarak ona etki etmitir. Sz konusu ettiimiz gk cisimleri ise, ilk cisim
olup

baka hir ci oluum'

simden meydana gelmi deillerdir. Zira biz, "gksel cisimler fasa

221

lar olsaydi. dorusal hareketi kabd ederlerdi" demitik, oysa gk cisimleri n i n fasit oluumlar olmalar imkanszdr. yleyse ilk cisimler bir birinin var olma nedeni deildir. Temas veya baka yolkria cisimde fiil olarak buhmava simden fiil kmaz dediniz, neden? Diye sorulursa; Denilir ki: Delili udur; ci.sim, eylemde hulnuyor i s e , ya sal madde ile eylemde bulunuyordur, veya sair form ile eylemde bulunuyordur, ya da form ve maddenin yardmyla eylemde bulunuyordLir. C i s m i n salt madde ile eylemde bulunmas, doru deildir. Zira madde nin hakikati, olu b a k u n m d a n formu kabul etmektedir, ber madde cisimde etkin ise bu, formu kabul etmesi vnyle d e i l , baka hir yn dendir. yleyse bu cisimde u iki h u s u s buhnacakr; 1. C i s i m d e , kabuln kendisiyle gerekletii bir ey v a r d r ki, madde bu itibarla madde olmakladr. 2. Cjsimde eylemin kendisiyle gerekletii bir .e\' \'ardr ki, lorm onunla form olma zellii kazanmakradr. Zira b: formla b u n d a n ba kasn kastetmiyoruz, madde de onda lonu olarak bulunur, .soyut olarak bulmmaz. C i s m i n salt form ile eylemde bulnnmi-s da geersizdir. Zira salt form tek bana \'arlk sahibi deildir, o n u n \'arh maddenin iindedir, C i s m i n , form ve madde \'astasyla eylemde bulunmas husu suna gelince; ya form maddenin nedeni, madde dc nesnenin nedeni olacak ekilde madde gerek bir \'asLtadr, Bu durumda form, nedenin nedeni olmaktadr ki bu, maddenin madde olmas bakmndan ey lemde bulunduu sonucuna gtrr, bi bunun gcersiliii oruy,"i koymutuk. Y a da cisim, madde aracl ile eylende bulunmakladr, zira madde vastasyla cisim, nesneye ulamakta \ ' e nesneye etki etmek tedir. Atein formunun madde vastasyla burada olmas w karsla.n eyleri etkilemesi ya da bir baka yerde olmas \'e karlat eyleri etki lemesi buna rnek vcritcbtIiT, Bu dn zorunlu olarak cismin etkide bu lunabilmesi iin o eyin burada \ eya bir baka yerde olmasn gerektirir. Yedinci ddia: Soyut akllarn ok olmas gerekir. Bunlarn say snn gksel cisimlerin saysndan az olmas caiz deildir. Zira s o y u r akllarn farkl yapdara sahip, m m k n varlklar o l d u K a n . \'av olmala rnn bir nedene i h t i y a duyduu sabittir. ]damadd<a, ci

222

Bir'den ancak bir kar. yleyse saylar hnhnmaldr k i , her bi rinden hir ksn. Tiir'de ise bunlarn farkh olmalar gerekir k i , kendilerinden farkl trler ksn. Bu nasl olacaknr...? Oysa yukarda tek hir trde, ancak maddele rin birden fazla olmasyla saylarn okluunun dnlebilecei, ak land Maddede okluk yoktur, okluk olsa da bu, ancak rrn deime siyle olmaktadr, hu da btn ayrmla dierlerinden ayran elliktir. Arz ile de maddede okluk meydana gelmez. Zira trde bulunmas caiz olmayan hir arzn, trn altnda bulunan nesnenin gerekli grmesi imkanszdr. Maddede okluk olmadna gre, rrde okluk ^'ardr. yleyse akllarn, gklerin nefislerinin ma'Liku olmalar gerekir. G k cisimle rinden her biri, kendi nedenine \'e ona benzeme isteine ynelir. Zira hepsinin maukunun bir olmas imkanszdr. A k s i takdirde gk cisim leri, hareketlerinde hir olurlard. Oysa durum byle deildir. Nitekim matematik bahsinde gk cisimlerinin farkl hareketlere sahip olduklar ortaya konulmutu. stenen tek olsayd, isrck de tek olurdu. yleyse gk cisimlerinden ler birinin kendisini fiil olarak vc dorudan do ruya hareket crrircn, kendine zg bir neisi vardr. G k cisimlerinin her birini kendisine zg soyiu akl, ak yoluyla hareket ettirir. Nefisler dc, cisimlerine zg olmalar dolaysyla gksel melekler dir. Sfarlarnda alemlerin Rahhine y a k m v c maddelerin bantla rndan heri olduklar iin bu akllar, mukarreb meleklerdir.

Beinci Makale EYANIN LK PRENSPTEN VAR OLMASI


NEDEN VE NEDENLLERN TERTB

Neden ve Nedenlilerin, Nedenlerin Nedeni Olan Bir'e Ykselmesi

Bu makale ilahiyat konusunun hasdas ve z niteliindedir. Gerek Evvel (el-Evvek'1-Hakk) sfatlarmm bilgisinden sonra, hkm renilmek istenen son konu budur. Bu konudaki ilk problem udur: Yukarda ilk Varln btn bir lerin bir'i olduu ve birden ancak bir'in kt zikredildi. Varlklar ok tur ve bir sra ierisinde var olmulardr denilmesi mmkn deildir iddi as, btn varlklar in geerli deildir. rnein; gksel cisimler yap iti bariyle unsurlardan, basit unsurlar birleiklerden ncedir denilebilir. Faka byle olmayan varhklar da vardr. rnein, drt unsur arasmda her hangi bir sralama yoktur. nsan ile at, ba ile hurma, siyah ile beyaz scaklk ile soukluk arasnda da herhangi bir sralama yoktur, nk var olmada hepsi eittir, yleyse bmlar birden nasl ktlar? Bu varlk lar okluu iinde bulunduran hir birleikten ktlar deniliyor ise, bu ok luk, nereden elde edilmitir? [Konu ile ilgili sylenebilecek] en son Iszl udur: okluk, bir ile karlamtr fakat bu da imkanszdr. yleyse bizi bundan ktrtaracak ey; Uk Varlktan tek bir ey kmtr denilmesidir Bu bir, ilk Varlk ynnden baka bir hkm gerektirir ve bun dan dolay kendisinde okluk meydana gelir. Bu, kendisinde uygunluk ve dzen bulunan okluun balangc olmakta, uygunluk ve dzen de daha sonra birde toplanmaktadr. 224

Bu bir, iindeki okluk ile okluu gerektirir ve bununla iler o alr, oysa bu ekilde olmas mmkn deildir. Bu okluun ynne gelince lk Varlk; "Gerek Birdir. Zira O'nun Varl, salt (mahz) varlktr. Inniyeti, mahiyetinin aynsdr, O'nun dndakiler ise mmkn varlklardr. Her mmkn varln varl, mahiyetinden bakadr. Zira zo runlu olmayan her varhk, mahiyet iin bir ilintidir. yleyse mahiyet olmaldr ki, varlk onun ilintisi olsun. Bu varlk, mahiyetten tr mmkn varlk, nedeninden tr de Zorunlu Varlktr. Bundan u kar: her ey nefsinden tr mmkn, bakasndan tr zorunludur ve iki yn vardr: Ynlerden biri zorunluluk dieri de imkandr. Bu nesnenin mmkn varlk olmas g bakmndan, zorunlu varhk olmas ise eylem bakmndandr. Varln mmkn olmas, znden, zorunluluu ise bakasmdandr. Bu varlkta, biri maddeye, dieri de forma benzeyen bir birleim vardr. Maddeye benzeyen imkan, forma benzeyen ise kendisine bakasmdan gelen zorunluluktur. yleyse birden, yalnzca soyut akl kar ve lk basitten yalnzca kendisiyle zo runlu olduu basit varl alr. mkan ise ilk Varlktan deil, nesnenin kendi zndendir. Bu varlk kendi zatn ve ilk prensibini hilir. zn, ilk prensibi vasta syla biliyor ise, varl lk Prensiptendir demektir. Fakat buntnla hkm farkllk arz eder. Bu okluk nedeniyle Varlkta okluk mey dana gelir ve son varlklara ulancaya kadar yava yava oalmaya de vam eder. Varlkta hibir ekilde okluk olumuyor ve az bir oalma mmkn oluyor ise bu, lk varlklar okluun zirvesinde deillerdir; akllar, nefisler, cisimler ve ilintiler var oluncaya kadar tedrici bir o alma var demektir Varlklarn btn ksmlar da bunlardr. Birkimleri'nin ve sraknmalannm detaylar nasldr? diye iorulrsa; Denilir k : Yukarda akland gibi, lk Varlktan nce kendi sinde ikilik bulunan soyut akl kar: Birincisi lk Varlktan, ikincisi ise, kendi zndendir.

225

Soyut akldan da, melek ve felek meydana gelir. Melek, soyut akldr. stn olann, stn nitelikten meydana gelmesi gerekir. Akl S' tndr. Soyut akln, lk Varlktan olan zorunluluk nitelii de stn dr. Zorunlu olmas itibariyle kendisinden ikinci bir akl. kendisin den olan imkan itibariyle en son felek, bir madde olarak meydana gelir. kinci akl, nc akl ve burlar feleini gerektirir. nc akldan, drdnc akl ve satrn gezegeni. Drdnc akldan, beinci ak! ve Jpiter felei. Beincisinden altncs ve merih. Altncsndan yedincisi ve gne felei, Yedincisinden, sekizincisi ve zbre felei Sekizincisinden, dokuzuncu ve atared telei, Dokuzuncusundan, onuncu ve ay felei gerekir. Bunlarla gksel cisimlerin varlklar tamamlanr ve stn varlklar meydana gelmi olurlar. lk Varln dnda bunlarn says ondokuzdur. Bunlarn on tanesi akllar, dokuzu ise feleklerdir. Feleklerin says bundan fazla deilse, bu dorudur. Felekler daha fazla ise, akllarn, gklerin tmn tamamlayacak ekilde artmalar gerekecektir. Fakat bu dokuz felein dndaki felekler, gzlenemez. stn varlklardan sonra, aa varlklar (sufliyt) var olmaya balarlar. Bunlar balangta drt unsurdur. phe yok ki bunlar birbirinden farkldrlar. Zira yaplan dolaysyla mekanan farkldr; bir ksm ortay isterken bir ksm da evreyi istemektedir. Drt unsur, oluu kabul eden yaplarn nasl elde etmektedirler. Bu konu tabiat bilimleri biliminde aklanacaktr. Bu durumda drt unsurun ortak bir maddelerinin olmas gerekir. nk cismin, sebebi yalnzca gksel cisimler olmas caiz olmayan bir cisimden meydana gelmesi dnlemez, art, drt unsurun maddesi ortak olduundan, maddelerinin varlk nedeninin de ok olmas caiz deildir. Ayn zamanda formlar birbirinden farkl olduundan, formlarnn maddenin nedenlerinin de- unsurlar drt olduundan- ancak drt nesnede veya drt trde bir okluk olmas caizdir. Tek bana formun, 226

varlk sebebi olmas caiz deildir. Zira byle olsayd, formun yok olmasyla, maddenin de yok olmas gerekirdi, oysa durum byle deildir, madde baka bir form giyerek varln Formun, ilk maddenin varlmda bir paynn srdrmektedir. ve katlmnn

olmamas caiz deildir. Zira formun giriimi olmasayd, heyula, formun yok olmasyla, illetinin kalmas nedeniyle tek kalrd, bu, imkanszdr. yleyse madde birka eyin katlmyla varlk kazanmaktadr: 1. Ayrc cevher: Maddenin varlnn asl bununla meydana gelmektedir. Fakat yalnzca ayrc cevher ile madde var olmaz, formun da katksyla madde var olur. Yerde kabul edilmi bir gcn bulunmas kouluyla, hareket etti ren g, hareketin varlk sebebi; etkilenmeyi kabul eden tabii bir g cn meyvede bulunmas artyla gne, meyvelerin olgunlama nedeni olduu gibi, ayrc akl da maddenin var olma nedenidir. Fakar maddenin aklla varlk bulmas, formun katksyladr. Bir formun braklp baka bir formun seilmesi, ayrc akldan deildir. Bilakis maddenin, bir ksmnn bir formu dier forma tercih ettirecek baka bir sebebi olmaldr. Unsurlar iin madde ortaktr ve bu da maddeyi belli bir formu kabul edip dierlerini brakmaya yatkn klmaktadr. Bu durum ilk bata ancak gksel cisimlerde olur. Zira maddeler gksel cisimlere yaknlklar ve uzaklklar bakmndan farkl yetiler kazanmaktadrlar. Madde, yatkn hle gelince, ayrc akldan formu kabul eder. Gksel cisimler, tmelin dngsel hareketini gerektiren tmel yapda birlik iinde olduklarndan, madde btn formlar kabul et meye mutlak istidat kazanr. Zira her gk cisminin zel bir yaps oldu undan, her bir ksmnn baz formlar iin zel yetilerinin olmas ge rekir. Bylece her maddenin, ayrc akldan formu olmu olur. yleyse, cisimsel maddenin asl, ayrc aklsal cevherden; ynlerinin snrl oluu ve yetisi de gksel cisimlerdendir: Gksel cisimlerin bir ksmnda, tikellere ait baz yetilerin olmas da caizdir. Nitekim ate, hava ile bir araya geldiinde, atein formunu kabul etmeye istidat kazanr ve ayrc akldan zerine form akar. Maddenin istidat sahibi olmas ile, g olarak bulunmas arasnda fark vardr. Zira g olarak bulunmasnn manas; maddenin, formu ve eliiini kabul etmesidir, istidat sahibi olmasnn anlam ise, zel ola227

rak iki formdan birinin uygunluunun ar basmasdr. Bu durumda g halinde bulunma, nesnenin var olmas ve yok olmas noktasnda ntrdr, tstidd ise, iki gten birinin dierinden daha uygun olmas bakmndan yalnzca var olmak iindir. Hava maddesinin sv v e ate formlarna ayn dzeyde mstaid olmas gibi. Soukluun ar basmas onun akc formu kabul etmesini nceli klar ve soutucu sebepten is tidat kazand zaman, ayrc akldan akc formu kabul ederek, suya dnr. Ayn ekilde, devaml hareket ettiren cismin civarnda bulunan maddenin de, scakln hareketle olan ilikisinden dolay, ate for munu kabul etmesi daha uygundur. Hareketsiz olmas daha Lygun olan madde ise, hareket ettirici cisimden uzak olan maddedir. te olu ve bozulua yatkn olan cisimlerin yani unsurlarn v a r olmalar bu ekil dedir. BLindan, heyulann ilk stidadnn sebebinin btn formlar. zel istidatnn sebebinin ise drt yap olduu aka ortaya kmaktadr. Bu unsurlarn karmndan baka cisimler meydana gelir: 1. Buhar, duman ve ate bzmesi gibi meydana gelen h a v a olay lar. 2. Madenler. 3. Bitkder. 4. Hayvanlar. 5. nsan. Btn bunlar unsurlarn karmndan meydana gelirler. Akc ve hava formlarn karmndan buhar; formlarnn karmndan; duman meydana gelir. lk karmla, meteorolojik olaylar meydan gelir. Karmn sebebi ise havada, gksel cisimlerden kan scaklk ve soukluktan kaynakla nan hareketlerin meydana gelmesidir. stidadn da ondan elde eder. Sonra da formlar veren formlar zerlerine aktr. Bundan daha gl ve daha mkemmel bir karm elde edilip baz artlar eklendiinde maden cevherler iin bir istidat meydana gelir ve bu formlar da Formlar balayan tarafndan izerlerine boaltlr. Karm bundan daha mkemmel ise, bitkiler elde edilir, daha st br mkemmellikte ise, hayvanlar elde edilir. Karmlarn en mkemmeli 228 ate v e toprak

ise, insan formunu kabul etmeye istidad olan insan spermas kanuni' dr. Bu istidatn sebebi ise. gk ve yere ait hareketler ile bu hareketlerin karmlardr. Formlarn nedeni se, ayrc cevherdir. Gksel cisimler srekli istidat, ayrc cevher ise srekli formlar kazandrr, var olu kendileriyle tamamlanncaya kadar bu byle devam eder. Bu karmlar, rtifak iinde deillerdir. Nedenler ise bir dzen ierisinde, uyum halindedirler, bunlar gksel hareketlerdir. Bundan dolay yldzlar gibi baz nesnelerin, kendi d varlklar (ayan) ile baki kaldn grrsnz. Bir ksmnn ise d varlklar ile baki kalmalar mmkn deildir; hayvan ve bitkiler gibi. Bunlarn baki kalmas, trlerinin baki kalmasna balanmtr. Bu; bazen zel gksel bir sebeple toprakta br reme istidadnn ortaya kmas ile ohr, bazen de doumla olur ve genellikle bununla olmaktadr. Zira her tr den yaratl gc, g bakmndan kendisine benzeyen bir cz'n ken disinden kmasna neden olur ve bu da onun benzeri birinin kendi sinden var olmasna sebep tekil eder. Bu, sonradan meydana gelen varlklarn var olu sebebidir. Sonradan var olan btn varlklar, ay feleinin altndadrlar. Gksel cisimler - inde bulunan en ad ilintiler hari; bunlar da posisyon ve izafettir- zatlar ve ilintileri ile tek bir durum zere sabittirler, zira onlarn karlkl hareketlerinden yldzlar arasnda leme (reslis), alnlama (tesdis), karlanrma, karlama, drrleme (terbi'), farkl k yayma ve insan gcnn saymaya g yenremedii astrolojide anlan bir takm karmlar meydana gelir. te bu, balamada cimrilik yapmayan Formlar balayan, form larn kazanlmas iin farkl karmlarn ve isti'datlarn sebebi olmak tadr. A n c a k , Formlar verenin cimriliinden deil, kardaknin ek sikliinden, baz durumlarda bazen formlar elde edilmez. Gksel ilikiler trde farkllk gsteriyorsa, trde farkl olan isti datlar elde edilir ve farkl formlar aktlr; insan, at ve bitkilerin formu gibi. At'n formunu karlayan madde, kesinlikle insan formunu kabul etmemektedir. Bundan dolay da kesinlikle at, insan dourmaz. Trde bir olduklar halde g bakmndan birbirlerinden farkllk arz eden varlklarn, istidat nitelii bakmndan da farkllk arz etmeleri gerekir. Bu durumda tek bir trde dahi eksiklik ve mkemmellik ba229

kmndan farkl formlar olabilir. Bir hayvann bir uzvunun veya bir niteliinin eksik olmas, ya annesinin rahminde ya beslenmesi esnasmda veya bunlara bal bir eksiklik sebebiyledir. Bu sebep de baka bir sebep, onun da sebebi baka bir sebeptir. Fakat bu, sonsuza dek zincir leme devam etmez. Sonunda bunlar gksel hareketlere gelip dayanrlar. Bundan u elde edilir; lk Prensipten, melekler vastasyla var olma imkan bulan varlklar en gzel ve mkemmel ekliyle varhk bu luncaya kadar, hepsinin zerine hayr aktlmaktadr. Her var olann varl, gerektii gibidir daha mkemmel bir varlnn olmas mm kn deildir. Sinein maddesi, sinein formundan daha mkemmel bir formu kabul etmi olsayd, onu gerektirenden bu, kendisine verilirdi; zira ne bir engel ne de cimrilik durumu vardr. k; havaya, topraa, aynalara, suya gneten akt gibi, form da yaplara^^ gre varlklara aktlr. In gneten tamas, farkl izler brakr; rnein, k havada aa kmaz, toprakta aa kar, fakat topraktan bir k yansmas olmaz. Ancak k, aynalarda ve suda aa kar ve yansr. Bunun byle ol mas gneten kaynaklanan bir farkllk deildir. Bu, maddelerin isti datlarnn farkl olmasndandr. Bilinmelidir ki sinek, sinek maddesinin en hayrl olandr, y lece braklsayd ve byle olmasayd, var olmayacakt.

Tufanlar, depremler, yinmlar, yrtc hayvanlar vs. afetler ve ktlk' lerle dn^^anm; ehvetler, fkeler, baka afet ve ktlklerle insanlarn nefisle rinin dolup tatn gryoruz. Ktlk lk Varlktan nasd kt? Bir l ile mi? Yoksa lsz m? eer bir l ile defl ise, bir ey lk Varln meietinin ve kudretinin dna km olur, yleyse o ey, neyden^! bir l ile ise, kendisi safhayr olduu ve kendisinden yalnzca hayr tat (fezeyan) halde nasd ktl takdir eder? dye sorulursa; Denilir ki: yilik ve ktln anlamlar aklanmadan, kader srr aa kmaz.
72. Alemin kdcmi'nin floioflar gre hanni mlmvA gtidigirti Tehft'l-Fcsite. meselede inceleyiniz. birinci

230

Hayr iki .^eittir-. 1. Kendi znde hayr olan. Anlam, nesnenin var olmas vc ^'arl ile beraber tam olmasdr. Hayr bu olunca, karsndaki ktlk ise, nesnenin yok olmas veya tam olmamasdr. Ktln bir z yoktur. Varhk, salt hayrdr. Yokluk ise salt ktlktr. Nesneyi yok eden veya nesneyi tamamlayan eylerden birini yok eden ktln se bebi de, helak ettii eye bal olarak ktlktr. 2. Bazen hayr ile, nesnelerin varlnn ve onu ramamlaya e yin kr kii kastedilir. lk Varlk bu anlamda salt hayrdr. Nesneler bu adan drt ksma ayrlrlar; a. Salt hayr alan ve kendisinden ktln kmas dnleneyen. b. Salt ktlk olan ve kendisinden hayrn kmas mmkn olmayan c. Kendisinde hem hayr hem de ktlk bulunan, fakat hayr ounluk olarak bulunmayan. d. ounluk kendisinde hayr olarak bulunan. Birincisi: lk Varlktan tamtr. Bunlar meleklerdir ve hayrla rn sebepleri de bunlardr, kendilerinden ktlk kmaz. kincisi: Kendisinde hayr bulunmaz, kendisinde hayrn bulun mas dnlemez de, bu, salt ktlktr. n c s : Kendisinde ktlk ounlukta olandr. Bunun ge rei, kendisinde hayrn bulunmamasdr. Zira kk bir hayr iin, ok ktln bulunmas ihtimali, hayr deil, ktlktr. D r d n c s : Kendisinde hayrn bulunmas gerekir. Bu ate r neine benzer; atete, evren iin muazzam bir denge vardr. Zira ate ysratlmasayd, evrenin dzeni bozulurdu ve onun bozulmasyla ktlk byrd. Ate yaratlp sebeplerin tm bir araya geldiinde ate, zo runlu olarak fakirjn elbisesini yakar. Yamur da byledir; yaratlmasayd, ziraat yok olur ve evten harap olurdu. Yaratlp yadnda, ihti yar kadmn evinin damn da zonnlu olarak ykar. Yaarken iki yer arasnda seim yapan, atlara deil de civarn daki tarm alanlarna dmeyi seen br yamurun yaratlmas mmkn deildir. Bunu yapmak seme gcne sahip olann iidir.

23;

Suyun formu, tek basma, herhangi bir karm olmadan canhhk formunu kabul etmez, bakasyla karp bir canl olduunda ise, bu hayvanlardan fayda elde edilmedii gibi kendisinden de mkemmel ekliyle su faydas temin edilemez. Hayrdan istifade etmek, evrenin iyilii iin yamurun yaratlmas ve kendisinden kaynaklanan ktln nemsenmemesi, art onun bir gereklilik olarak grlmesi ile, genel bir ktlk olsun diye yamu run yaratlmamas, arasndadr. Bu durum bu ekliyle kabul edildiinde hayrn, erri iinde barndrsa da bu tr eylerin yaratlmasnda olduu kesinlikle bilinmi olur. Satrn gezegeni, mars gezegeni, ate, su, eh vet ve fkenin yaratlmas da bu trdendir. Bunlar, yok olmalaryla, bir ok hayrn yok olaca nesnelerdir ve bunlarn beraberinde az bir kt l tamadan yaratlmalar da mmkn deildir. Bundan anlalmas gereken udur: Btn yaratlanlardan honut olmak gerekir, hayr z ile; er ise, ilinti ile gerekmitir ve hayr da er de bir kader iledir Biitn varhklann salt hayr olarak yaraalmas gerekirdi, denilecek olursa; Denilir k i : Bu sorunun anlam, iinde er olan varlklarn yara tlmamas gerekirdi, demektir. Zira salt bayr olan varlklar, zaten var olmulardr, geriye salt hayr olmayan; hayr ok, ktl az varlklar kalmaktadr. Bunlarn da yaratlmalar, yaratlmamalarndan hayrldr. Eer yaratlmalar daha hayrl olmasayd varlklarn bu ksm ya rat lmazd. Yukardaki soru u anlama da gclir; atein ate olmayacak, Satrn gezegeninin Satrn gezegeni olmayacak ekilde yaratlmas gerekir. Bu imkanszdr. Niin ktlk azdr, dediniz? diye sondursa; Denilir ki: nk ktlk varln yok olmas ve eksilmesinden ibarettir, anlam ise, zatm yok olmas veya kendisiyle mkemmel ol duu bir niteliinin yok olmasdr. Melek ve felek hakknda bunun imkansz olduu daha nce ifade edildi. Bu, ancak birbirine zt formla rn bulunmas ynyle var olabilir, onlar da unsurlardiir. Zira baz formlar, baz formlan,. kendilerine zt oldtklarmdan zorunla olarak yok eder. Bu da ancak yeryznde olur.

232

Ktlk yeryznn her tarafnda olsa bile, yeryznde dier varlklara oranla azdr. Nasl...? ounUk salamdr ve bu ktlkler yeryznn en az varlklar olan hayvanlarda vardr ve bunlarn da az bir ksmnda ktlk bulunur. nk hayvanlarn ou salamdr, salam olmayanlar da ya genelde salamdr, ya da baz niteliklerinde ve baz durumlarda salam deildir. Hayra oranla ktln ok az olduu ise gzden kamamaktadr. zetle; zlerin yok olmasndan duyulan korku, sfatlarn yok olmasndan duyulan korkudan daha gl olduu iin btn bunlar ancak zn fesada uramasna dayanan hususlardr. Ktlk, yokluktur. Ktln idrak edilmesi ise acdr Hayr ise, olgunluktur. Hayrn idrak edilmesi de, lezzettir. Varlklarn ilk Varlktan nasl ktklar, nasl bir sray takip et' tikleri ve ktln varlklara nasl girdii, koruluun kader ve kaza nn iine nasl girdikleri bylece aa km oldu. Kaderin srnn aklanmasndan vazgeildi. Zira halkn yannda bu acz olarak telaki edilir. Onlara unun ulatrlmas doru olur: ilk Varlm (Evvel) her eye gc yeter. Bu, onlarn kalplerinde saygy gerektirir. Eer ayrma gedilir ve; hayr! Uk Varhk, yalmzca mmkn olan eylere gii yetirir, iler de, mmkn olanlar ve mmkn olmayanlar diye ksmlara aynhr, denilirse; Denilir k i : Atein yemekleri piirecek, madenleri eritecek fakat evine dtnde fakirin evinin odunlarn yakmayacak ekilde yara tlmas mmkn deildir. Halk ise bunun bir acizlik olduunu zanne der. Zira halkn bir ksmna; lk Varlk, kendisi gibi birisini yarat maya, beyazla siyah bir araya roplamaya g yetremez, denilirse, bunun da acizlik olduuna inanrlar. |te kader'in srr akland gibidir, dorusunu ise Allah bilir. lahiyat blm burada bitt, tabiat blm bunu fakp edecektir.

2.33

III. BLM TABAT BLMLER (TABYYT)

Rahman Ve Rahm Allah'n Adyla N C BLM T A B A T BLMLER H A K K I N D A D I R Varhn cevher ve ilinti olmak zere iki ksma ayrldn nceki b lmde akladk ilinti; nicelik, nitelik gibi bakasna izafe edilmeden anlalabilen ve ancak bakasna izafe edilerek anlalabilen olmak zere iki ksma aylr. kinci tr ilinti, cevher, nitelik ve nicelik zerinde fer' olarak bulunur. Cevher, ilinti ve varlm hkmlerine dair bilgi, ilahiyat alanna girer. Blme (taksim) ise, matematiin konusu olan nicelik ile, ne d dnyada (vucud) ne de zihinde maddelerden soyutlanmay kabul etmeyecek ekilde maddelere bal olan nesnelerde meydana gelir. Bu da, kendisinde meydana gelen deiim, hareket ve durgunluk bak mndan tabiat inceleyen tabiat bilimlerinin konusudur. Tabiat bilimlerinin amalar drt makale ile snrlandrlabilir: Birincisi: form, heyula, hareket, mekn lunan en genel hususlar ncelemektir. kincisi; Bundan daha zel olan basit cisimlerin hkmlerini incelemektir. n c s : Karmlar (mumtezict) ve birleik cisimlerin ince lenmesidir, D r d n c s : Hayvansal, bitkisel ve insan nefsin incelenmesi dir, ama bununla tamamlanr. gibi btn cisimlerde bu

Birinci Makale BTN CSMLERDE BULUNAN ORTAK ZELLKLER

Btn cisimlerde u drt husus bulunur: Form (suret), heyla,-daha nce hibir cismin bu ikisinden bamsz olamayacan zkretmitikhareket ve mekn. imdi bu [son] iki zellii aklayalm.

1. HAREKET
Hareketin hakikatinin ve blmlerinin aklanmas gerekir. Hareketin H a k i k a t i : Yaygn olan kullanma gre hareket, yal nzca bir mekndan baka bir mekna gei (intikal) iin kullanlr. Fakat halk stlahnda daha genel bir anlama sahiptir. Bu kullanma gre hareket, bir nitelikten baka bir nitelie gei ve tamamlanncaya kadar tedrici olarak tutulan yoldur. Aklamas ( b e y a n ) : G halinde bulunan ve eylem (bil-fiil) haline gelmesi imkan dahilinde olan her ey, bir defada eylem haline dnen-beyazn bir defada siyahlamas, karanln; artmayan, durgun, istikrarl bir aydnlanma ile bir defada aydnlanmas gibi- ve salt g ile salt eylem arasnda kendisine ait bir yol (suluk) tutan ve g halinden eylem haline kta yava davranp, tedrici olarak eylem haline geen olmak zere ikiye ayrlr. Hareket salt g deildir. Zira hareket, kta gten balamtr. Salt eylem de deildir. Zira hareket, amalad ve kendisine yneldii snra henz ulamamtr. rnein sabah vakti karanl, tedrici olarak 238

aydnlanr. Aydnlk, var olmaya baladnda salt g (el-kvvet'lmahd) ile aydnlk olmaz. Salt eylem (el-fi'lu'bmahd) ile de aydnlk var olmaz. Zira elde edilmesi amalanan snr henz elde edilmemitir. Ayn ekilde cisim beyazdan ayrlarak siyahlamaya baladnda, siyah ile beyaz arasnda yol ald srece hareket eden olarak isimlendiri lir. Yani tedrici olarak deimektedir. Bir durumdan baka bir duruma gei, zorynlu olarak on kategorinin (el-makult'l-aere) iinde gerek lemektedir. [Hareket birka adan blmlere ayrlr;]

Harekete dar Birinci Ayrm Hareket btnyle drt eyde meydav gelir: Meknda hareket, nicelikte hareket ( i n t i k a l ) , pozisyonda (vaz') hareket, nitelikte (keyfiyet) hareket. Meknda geiin br defada olmas dnlemez. Zira mekn b lnmeyi kabul eden Cism de yledir. Bundan dolay cisim, meknn para para deitirir, bir ksmn bir ksmndan nce kateder Baka ekilde olmas dnlemez. Bir meknda oturmaktan uzanmaya gei olan pozisyonda (vaz') hareketin meydana gelmesi de ancak bu ekilde tasavvur edilebilir. Nicelikteki (kemiyet) hareket, nesnenin bymesi veya klmesidir. Pozisyon (vaz') ve niceliin; her ikisinin de hareketi, meknsal hareketten ayrlamaz gibi grnmektedir. Nitelie gelince, bir defada siyahlaarak gei yapmas caiz olduu gibi, tedrici olarak siyahlaarak hareket iinde olmas da caizdir. Cevherde ise hareket dnlemez. Su bir defada havaya, sperma da bir defada insana dnr. spat ( b u r h a n ) : Deiim baladnda var olan tr, ya varln srdrr (baki) ya da srdrmez. Tr varln srdrrse, zerinde bulunduu ey, yok olmayan bir boyuttur, demektir. rnein insann cevherinde farklln olmas dnlemez. Zira siyahln aksine in san olmada kimse kimseden daha ncelikli deildir." Tr (nev*) b7.3. "In.sani dnen { n a t k ) canldr" ifadesinde hh kapallk gr m ek red ir t J c v h e r l e r olmalar itibariyle canllk bakmndan canllar ara.'Jinda her han^i bir farkllk olma.s

239

dnlemez a n c a k dnen olmalar itibariyle birbirlerinden farkllk arz ederlur. nk dn bakmmdan farkllkUr mmkndr. Bu farkllklar ztki, aptal ve iki snf anbinda olanlarda fiil olarak meydana fjcIir. G e r e k .u ki, ayrt eden aynn ve m-^ann hukikalinj tamamlayan ey dnp anlamndaki nutk deil, d j n t n cevherdir ( d ccvhcru'n-natk). tnan; djnen canl olarak canmlayanlara g c insan iki cevherden meydan gelmitir: Birinci cevher canldr. Yani, irade ile hareket eden, hi.ssedcn ve byiy-n ci.sim. ikincisi ise, maddeden soyutlanm cevherdir. Maddeden soyutlanm cevher iac yaps gerei akleden (ebkl), bilen (el-lm) ve dnendir (el-mutefckkir). Na.sl ki, hasta lk veya bir aksilik dolaysyla hayvann herhangi bir duyusu ilevsiz kaldnda bu onu hayvan olmaktan karmyor ise- zira g bakmndan hala duyu .sahibidir ve engel or tadan kalktnda tekrar bu ilevini yerine getirebilecektir.- ayn ekilde bir cnpe! do laysyla dn (tcfkir) ortadan kalktnda da bu durum insan, in.san olmaktan karmaz. Zira hala g bakmndan insan dnce sahibidir. Yan engel ortadan kakt nda tekrar dnebilme kabiliyetine rahiptin nsan, djen caddiT. idcmizdeki dnen ( n t k ) kelimesi, m c c n c t cevherdir ki

kendisi dolay.syla dn meydana gelir, yok.sa nutkun kendisi mcerret d.ns deildir. H e r ne kadar canl maddi, dnme soyut bir c e v h e r ise dc d.jniin de canl gibi cevher olmas dolaysyla canl gihi farkll kabul etmeyen bir ey haline gelmek tedir. yleyse insanlk -cevherlerden oluuyor olmas dolaysyla- farkllklara yatkn deildir. Bu analizden u ortaya kyor ki, insann tanmnda unu sylemek gerekmektedir; in san, eanldt vc dnendir. Burada atf harfinin araya konulmas zotunkidur. nk bu yaplmadnda dnmenin, canlnn .sfsn olduu sans orraya kat. Bu itibarla da or tada tek bir cevher ortada oiur k, bu da dn ile nitelenmi olan canl cevheridir. "air evki'yi grdm" ifadesinde olduu gibi. Burada evki ayr, aT a y n c e v h e r l e r deillerdir. air, evki ile var olan hr niteliktir. "nsan; dnen canldr" if-adesi ise boyle deildir. Zira burada dn ile n i re lend irilmi tek bir canl cevheri yoktur. Bi lakis burada lmle eriyip giden canl cevheri ie beraber, lmden .soma geriye kalan soyut baka bir cevher de vardr, ikisinin bir ataya gelmesinden de insan olumutur. Filozoflarn gznde insan meydana getiren unsurlarn e n nemlisi bu mcerret cev herdir, Zira lmden sonra geriye kalan bu cevherdir. Onlarn ruhani bi'sct szlerine binaen bi'.sete giden de yalnzca bu cevherdir. yleyse insann tanmnda zikredilen dnen ( n t k ) kelimesinin .sadece cani eevhe-

riylc kaim, soyut bir nitelie delalet ettii dnlmemelidir. Aksi takdirde canllk formunun yok olmas ve maddesinin erimesi ile insann tekrar dnmemesi ( r i c a t ) gctckccvkti. MKman filozoflarn; n.san yok olduunda geri dnmez, si)zlcrnde olduu gibi. Bununla birlikte onlar unu da derlet; l m d e n sonra geri dnmemek zere insan ci.smi eriyip gittikten .sonra insan, sermedi bir devamllkla geride kalr. Yok olmaz. Zira filozoflara gre mcerret varlklarn yok olma.s imkanszdr. Bundan 511 iki husus ortaya kmaktadr1, nsan; canl (maddi c e v h e r ) ve nakan (mcerret c e v h e r ) mrekkep olduu srece insanlkta farkllk olmaz. Zira cevherler farkllk kabul etmezler. 2. "nsan, dnen canldr" eklinde yaplan tanmda kullanlan dnen ( n a i k ) keli-

240

riindyle yok (zail) oliLrsa, cevher d e btnyle orradan kalkar. yleyse cevherlilik, trsellikten bakadr; bir tre dnmek (istihale), (diyer) trn yok olmas demektir. Rer dniimle birlikte, tr varln srdryor ise, dnm ilintide gereklemitir, cins \'e ayrmda dnm olmamtr. Yani, tanmda vc hakikatte bir dniiin olmamtr. Dairesel hareket meknda deil, pozisyonda (vaz') meydana gehr. Zira cisim, mekndan ayrlmamakta, aksine meknn bi::ar iinde dnmektedir. En son gn (cs-semi'l-aksa) ise, ilerde zikredilecei zere her hangi bir mekn yoktur. Nicelie gelince; Nicelikte iki hareketin olduu dnlr: 1. Byme vc yava yava erime eklinde besin ile meydana gelen hareket. 2. Seyrelme ve younlama gibi besinsizlikle meydana gelen hare ket. Besin ile biiyme; besin alan cismin, g bakmndan kendisine yakn baka bir cisimden yardm almas, bi'l-fiil ona benzemesi vc gelimesini onunla tamamlamasdr. Erime (zhul) se, paralarnn gevemesi dolaysyla deil, ci.smin, kendisinden eriyip gidenin yerini dolduracak besininin olmamas do laysyla eksilmesidir. indeki nemden dolay havann etrafn sarma lamas ve youn scakln kendisini sv haline getirmesi sebebiyle s rekli bir ekilde kendisinden bir ey eriyip giden cisim, be.sine ihtiya duyar ve besin burada srekli bir ekilde eriyip gideni onarr, Seyreldeme ise, cismin dardan bir destek olmakszn bymek zere hareket etmesidir. Dardan hibir ey kabul etmeden kendi iinde, nceki miktarndan daha fazla bir miktar kabul ederek, cismin bymesidir. Suyun snp bymesi gibi, nitekim kabn kapa

mcsi, cuniig bir nicelii dcf|ildir, ilakis, cunlnn kendisinden meydunii geldii mtddi c e v h e r i n yap.sndnn farkl, m a d d e d e n miicercc bir cevherdir. Bunlarn bir araya gelmesinden filozoflarn da aka fade etrii gibi hakikatini yalnzca .Allah'n bildifi v c insan diye isimlendirilen v'aritk meydana fjelmitir. Ijte gelip, giden insan bu dur. Fiio!t)flara gre in.san a h i r c t t c , hu iki unsurun birinden kurtulacaktr, O da hay vani olun n,surdiir. Eer b maddi m.sur, insandan bir c : olarak dccrlendirilvur ve bununla birlike insann hirer h a y r m d a bmu brakaca iddia ediliyor ise bu. akla uygun deildir.

241

kapatldnda kap, suya dar gelir ve krlr veya karndaki yemek gibi; yemek karnda ier, buharlar ve miktar oalr, karn bundan dolay imi olarak byr. Heyulann kendi znde br miktarnn olmad, miktarn he yula iin bir ilinti olduu ortaya knca, heyula iin baz miktarlarn baz miktarlardan -kendisine zel bir miktarn kabul belirlenecek e kilde- evla olmad da ortaya km oldu. Bilakis gelii gzel olmamak artyla ve belli bir snra kadar her ne ekilde olursa olsun heyulann az ve ok'u kabul etmesi imkansz deildir. Younluk (tekasf) ise, gibi kendisinden herhangi bir ey deiim olmakszn cismin, dala kk bir miktar kabul etmek in eksilmeye doru hareket etmesidir. Su donduunda, olduundan daha kk hale gelir.

Harekete Dair (nedeni itibariyle) knci Ayrm Hareket: linti (araz) ksma ayrlr. linti ile meydana gelen hareket, bir cismin baka bir cismin iinde bulunmas ve evreleyen cismin hareket etmesiyle -zel yerinden deil, genel yerinden ayrlmas anlamnda- evrelenen cisimde de bir hareketin meydana gelmesidir. Testinin iinde bulunan su gibi, testi nakledildiinde su zel yerinde kalmakta, nakledilmemektedir. Fakat testi bir evden baka bir eve nakledildiinde su da bir evden baka bir eve nakledilmi olmaktadr, suyun zel mekn testidir, ev deildir. Suyun gerek hareketi, testiden kmasdr. Zoraki (kasr) hareket: Nesnenin, dndaki bir sebepten zel yerini terk etmesidir. Yay'n gerilmesiyle ok'un yer deitirmesi veya yukarya frlatldnda tan yere doru hareket etmesi, nesnenin kendisini e ken veya iten ey ile yer deitirmesi gibi. Tabii hareket: Tan aaya, atein yukarya doru hareket etmesi, zorla stlan suyun tabii olarak soumas gibi nesnenin yapsndan kaynaklanan harekettir Cisim hareket ettiinde hareketinin mutlaka bir sebebi vardr. 242 ile meydana gelen hareket, zoraki ikasr)

meydana gelen ve tabu olarak meydana gelen hareket olmak zere

Hareketin sebebi nesnenin dnda ise, hareket zoraki (i<.am) hare ket olarak isimlendirilir. Hareketin sebebi nesnenin dndan deilse, tabii hareket olarak isimlendirilir. phe yok ki nesne kendi znden; yani cisim oluundan dolay hareket etmez, zira byle olsayd, nesne s rekli hareket halinde olurdu ve her bir cismin tek bir ynde hareket ermesi gerekirdi. yleyse, nesneye bir mana eklenmekte ve bu mana, yap olarak isimlendirilmektedir Hareket ksmlara ayrlr: stem d meydana gelen hareket; tan aaya doru hareket etmesi gibi. Nesne tek ynde hareker ediyorsa yap, farkl ynlere hareket ediyor ise- bitkilerin hareketi gibi- bitkisel ne/is (en-nefsu'n-nebat), iradeyle ve farkl ynlere hareket ediyorsa, hayvan nefis, Icrcnin (felek) hareketi gibi irade ile tek bir ynde hare ket ediyorsa melek veya felek nefs olarak isimlendirilir. Neden atein ve tan hareketinin tabii olduunu sylediniz? Belki de ta aaya, hava itmektedir veya yer onu kendisine ekmektedir. Nitekim hava ile doldurulmu tdum suya brakldnda yukanya tmaTir. nk hava onu l<endisine ekmektedir veya su onu itmektedir, denilirse; Denilir k : Bu geersiz bir delildir, byle olsayd kk csnin byk cisimden daha hzh hareket etmesi gerekirdi. Zira kk cismin ekilmesi ve itilmesi daha kolaydr. Durum bunun tersidir. Bu da nes nelerin hareketinin kendi yaplarndan olduuna delalet etmektedir. Aksi takdirde yapsnn bymesiyle nesne glenmez, klmesiyle de zayflamazd.

Harekete Dair n c Ayrm Hareket: Krelerin hareketi gibi dairesel ve unsurlarn hareketi gibi dorusal olmak zere iki ksma ayrlr. Dorusal hareket (el- harketu'l- mstakim): Merkezden evreye -ki hafif hareket olarak da isimlendirilmektedir- ve evreden merkeze -buna da ar hareket denmektedir- olmak zere iki ksma ayTtImaktadr Onlardan her biri de: Bir hedefe ynelik- atein evreye, yerin merkeze doru hareketi gibi- ve bir hedefe ynelik olmayan- havann

243

suyun indeyken yukarya doru, suyun da havada iken yere doru ha reketi gibi- olmak zere ksmlara ayrlmaktadr.

Merkez (vasat) bakmndan hareket eittir; 1. Merkez zerinde gerekleen dngsel hareket. 2. Merkezden yaplan hareket 3. Merkeze doru olan hareket.

2. MEKAN
Mekn geni bir konudur. Ksaca ittifak edilen drt zellii vardr: 1, Cisim, bir mekndan baka bir mekna hareket eder ve iki me kandan birinde karar klarak durur. 2, Bir meknda iki nesne bir araya gelmez. Su kmadka boluk, hava kmadka da su testiye giremez. 3, Alt ve st baka eyde deil, yalnzca meknda bulunur. 4- Cisim mekndadr, denilir. Heyula gibi birden ok eyi pepee kabul etmesi dolaysyla meknn, heyula olduunu zannedenler ol mutur, Oysa bu yanltr; zira heyula formu kabul eder. Mekn ise formu deil, yalnzca cismi kabul eder. Bir grup bunu form zannetmitir. Zira cisim, meknda kendi sinden ayrlmayan bir form ile bulunur. Bu yanltr. nk torm ha reket srasnda cisimden ayrlmaz, heyula da byledir. Oysa hareketle mekndan form ayrlr.

Bir grup, cismin mekn, cismin iki kenar arasndaki uzaklk kadardr ve suyun mekn da, testinin dibinin iki kenar arasnda su yun igal ettii yerdir, dediler. Bir grup ta; bu mesafenin bo olmas imkanszdr, bu mesafe ancak dolu olabilir, dediler. Boluu kabul edenler: Bu mesafenin kendisini dolduran cisim den boaltlmas caizdir. Bunlar, evrenin yzeyinin arkasnda sonsuz bir

244

boluk,^'' evrenin iinde de bir boluk tespit ettiler. yleyse boluu mmkn grenlerin grleri iptal edilmelidir. Birinci gr sahipleri: Mekn, mesafedir (bu'd). Bu, ancak tes tinin iki kenar arasndaki mesafenin, iindeki suyun veya havann mesafesine eit olduu anlalrsa doru olmu olur. Bu durumda testi nin iki kenar su veya hava iindir fakat bu meknn hangisine ait ol duu bilinmez. nk gzlem, ancak testinin iindeki cismin mesafe sine delalet eder. Baka bir mesafenin ona dahil olduu sylenemez. Hava irmeksizin suyun testiden boaltldn varsayarsak, mesafe, iki kenar arasnda kdm olur, denilirse Denilir ki: Bu doru olsa da bir delile dayanmamaktadr. Zira testi (kuz), 3 4 2 eim zerine bina edilmitir; bundan dolay da hava girmeden suyun kmas imkanszdr. Doru nerme imkansz ( n c l ) zerine kurulduuna gre, imkansz olan (ncl) meydana gelmeden nerme doru sonu vermez. Be says, iki eit paraya blnrse ift olur, dersen, bu dorudur. Fakat bununla be saysnn ift olduu sonucuna varlmas doru deildir. Ayn ekilde testi bo ise, iinde bir mesafe vardr, fakat netmenin ncl imkanszdr ve byle bir nclden sonu k m a z . B u sy lediklerimin anlalmas iin bir anlama (mutabakat) olmaldr. mkanszlnn ispat: Testinin iki kenar arasnda bulunan cis min mesafesi bilinir. Baka bir mesafe varsayldnda bu mesafe, cis min mesafesine girecektir. Oysa cisimlerin birbirine dahil olama yacaklar kanrma dayanarak mesafelerin de birbirine girmesi imkan szdr, diyebiliriz, Bunun byle olmas c e v h e r oluundan dolay deildir. Zira bunlara gre mesafe kendi nefsiyle kaimdir, cevherdir ve bu haliyle cisme girmitir. Scak, souk veya baka bir ilinti ohndan
74. Yani, boyutun sonsuz olma.s.

75,

Burada kullanlan

"cali, mukaddemin

gerekeni deildir" ifadesi, zenle seilmi bir

ifade deildir. Zira mukaddem ve tli arasnda sahih, akl bir iliki bulunduu .srece; "tali, mukaddemin gerekeni deildir", denilmesi doru olmaz. Zira gereklilik (lzum), "mukaddem var ise, tli de var olur" anlamnda meydana gcimekredir. yleyse burada "tli meydana gelmez v c gereklenmez" ifadesinin kullanlmad daha uygundur. Zira t linin elde edilmesi v c gceklemesi mukaddemin gereklemesine baldr. Mukaddem imkansz ise, imkanszn gereklemesine bal o l a n eyin gereklemesi de imkansz olmu olur. Fakat gereklemesi imkansz olmasna ramen tli, mukaddemin gereke nidir. Gereklemenin imkanszl bu karlkl gerektirmeyi ortadan kaldrmaz.

245

dolay da deildir, ayet byle olsayd, bu nitelikler yok olduunda bunlarn birbirine girmesi caiz olurdu. yleyse mesafe sahibi olmaktan baka bir sebebi yoktur, mesafeler ise birbirine dahil olmaz. Anlam; rnein kutunun iki kenar arasnda bir metrelik hava vardr, bu cismin kendisi de bir metredir, hava kmadan bu cisim kttuya girerse, iki metrelik iki cisim, bir metre oimt oUrlar, oysa bir metrelik bir cismin bir metrelik havaya girmesi nasl imkansz ise baka eyde de iki metrenin bir metre olmas ayn ekilde imkanszdr. yleyse iki mesafe birbirine giremez, eer birbirine dahil olmaktan, mesafelerden birinin yok olmas dierinin geriye kalmas kastediliyor ise bu, yok olmak anlamna gelir. Eer iki mesafenin de varlklarn koruduklar syleniyor ise bu, iki metrenin bir metre olmas durumuna gtrr ki, bu imkanszdr. ki mesafe birlikte varsaylrsa, o zaman iki lik ne ile tanmlanacaktr? ki siyahn tek bir yerde bulunduu iddiasn geersiz klan kant, bunu da geersiz klar. kilik ancak mesafelerden birinin, ilintilerden bir ilintiyle dier mesafeden ayrlmasyla anlalr. ki mesafe birbirine dahil okp, biri dierinden farkl deilse; burada iki mesafe vardr, diyenin szyle, mesafe, drt mesafe vardr, diyenin sz arasnda ne fark olacaktr. Bu muhaldir, iki mesafe arasndaki farkn, var iken iki mesafenin birbirine girmesi esnasnda yok olan bir nitelik olmas caiz deildir. Zira yok olan husus, iki ey arasnda farkllk meydana getirmez. kinci iptal yolu: O da boluun iptal edilmesidir, bu hususta da sylediklerimiz yeterlidir. Zira boluu iddia edenlerde de mesafelerin birbirine girdiine dair bir iddia vardr. Fakat biz delilleri artracaz. 1. Boluk, ancak havaya ilikin olarak zihinde oluur, zira duyu havay alglamaz. nsan, iinde su olmayan testinin bo olduunu zan neder ve zihinde boluk dncesini oluturur. Boluu savunanlarn (erbbu'l-hel) vehmettii ey hava gibi bir eydir. Havann belli bir ls vardr, kendi nefsiyle kimdir ve blnendir. Biz cisimden, za ten bu nitelikleri kendisinde bulunduran eyi, kastediyoruz. Bu itibarla hava bir cisimdir. Boluk, salt yokluk deildir, zira o, kk ve byk, altgen, drtgen ve daire eklinde nitelenmektedir. Bu boluk (ytkarda ki rnekte olduu gibi) dolulukta iki metre geniler, daha fazla deil, ayet ondan az se ona mutabk/uygun olmaz. 246

Salt olumsusluk olduu gibi kendi nefsiyle kaim, ilinti olmayan, belli bir ls olan ve blnmeyi kabul eden, tr sjfatarla nitelenemez. Biz de hava rneinde cisimden, bundan bakasn kasretmiyoruz. 2. Eer boluk mevcut ise, csim onda ne durgundur ne de hare ketlidir. Burada ncl de sonu ta muhaldir. Biz diyoruz ki; bolukta durgunluk muhaldir, zira, ya yaps gerei hava durgundur veya zoraki olarak hava durgundur. Boluun bir cznde cismin, yaps gerei lareketsiz durduunun varsaydmas imkanszdr. Zira boluun czleri birbirinin benzeridir, ilerinde farkllk yoktur. Hareketsizliin zoraki olduu varsaylsa, bu ancak iinde bulunduu durumdan farkl ve kendisiyle uyumlu baka bir yerin daha olmas durumunda mm kndr. Farkllk ortadan kaldrldnda, yap (tab') ve yapdan sonra zorakiiik de ortadan kalkar. Bolukta hareketin olmas da iki sebepten dolay imkanszdr: 1. Bunu yukarda zikrettik; eer hareket yapsnn gerei ise, cisim iinde bulunduu yerden farkl bir yer istiyor demektir. Bunda ihtilaf yoktur, zoraki hareket de byledir. 2, Bolukta hareket var ise, bu hareket zaman iinde deildir. Hareketin zaman iinde olmamas, imkanszdr. n c l muhaldir. mkanszl ise daha nce getii zere her hareketin bir zaman iinde olmasdr; zira nesnenin ikinci czde olmadan birinci czde olmas zo runludur. Bu, imkansz olan gerekli klar; zira havada aaya doru hareket eden ta, suyun iinde hareket eden tatan daha hzldr; nk hava nn engellemesi daha zayf ve tme gc daha azdr. Su bir metal veya baka bir eyle snrsa, iinde meydana gelen itme ve engellemelerden dolay ondaki tan hareketi daha yava olur. Srat ve yavalamada hareketin harekete oran, irme ve engellemede, snmann incelie orandr. rnein, bir bolukta saatte yz metrelik bir hareketin olduunu varsayalm, sonra da ayn mesafede havann veya suyun olduunu takdir ettiimizde cismin hareketinin daha yava olmas gerekecektir. Bu durumda hareketin on saatte tamamlandn varsayarsak, kabn, sudan daha ince ve daha latif baka bir eyle dolu olduunu ve ancak

M7

suyun onda biri orannda bir engellemede bulunduunu varsayd mzda, byle bir kapta mesafe bir saate alnacaktr. Bu da bolukta ha reketi engellemekle, engellememenin hareket iin ayn olduu sonu cunu dourur. Engellemenin miktarndaki farkllk bile harekette farkllk ge rektirdii halde, engellemenin olmas ile olmamas bir hareket iin na sl farkllk gerektirmez, denilebilir? Bu, her cismin bir eilim tamas gerektii hususunda zikrettiklerimizi ispatlayan kesin hir delildir. n c spat Yolu: Tabiat biliminde boluu iptal etmenin bir yolu da udur; Demir bir tas, suyun zerine brakldnda batmaz. Bunun nedeni; havann, tasn dibine skca yapmasndan baka bir ey deildir. Zira tas batarsa hava, tasn suyun yerini tutmasna msaade ermez, nk hava, yerinden trmanmak ister. Eer hava tasn dibin den ayrlr, suyun yerini tutar ve tas da batarsa, tasn yzeyi ile ayrlan havann yzeyi arasnda bir boluk meydana gelir. Bu imkanszdr. Gemiler buna dayanlarak yaplmlardr, bundan dolay tasn veya ge minin iindeki hava boaltlrsa ve su ile doldurulurlar ise, batarlar. Hacamat iesi de byledir, emme ile hava dar karlr ve onunla birlikte hacamat yaplann derisi ekilir. Deri ekilmese boluk mey dana gelir, hu muhaldir. Su testisi de byledir. Su testide alt st olarak tutunur, su karlrsa, testinin dibinde kendi yerine brakt bir ey bulunmaz ve testinin dibi bo kalr. Oysa boluun var olmas ve kendi yerine bir ey brakmakszn cisimlerin yzeylerinin birbirlerini brakmalar imkanszdr.Yass olarak havan'n zerine konulan sonra da kaldrlmasyla havan'm ykseldii testi de byledir. Bunun gibi bolu un imkanszl zerine kurulmu, bu cmleden ola hususlarn hepsi byledir. Meknn hakikati nedir? diye soruhr ise; Denilir ki: Aristo'nun ifade ettii ve herkesin kabul ettii udur; mekn, cismin kaplad yzeyden ibarettir. Yani, kapsanan eyin remas ettii i yzey, mekndr. Zira zikredilen drt belirti yzeyde mev cuttur, kendisinde bu belirtiler bulunan ey ise mekndr. Formda, heyulada ve bunlarn dndaki bir eyde bulunmayan ey mekn deil dir. yleyse evren tmyle herhangi hir meknda deildir. Bundan dolay alem neden u mekandadr, neden daha aada veya yukarda 248

deildir, denilmesi caiz deildir. . n k i i holuk imkanszdr, daha yukar ve daha aa bir yer de yoktur. A t e i n m e k n , i taraftan (batn) ay kresinin yzeyidir. Bu sralamaya uymamz gerekmektedir. evresidir, h a v a ' n m mekn atein i yzeyi, s u y u n mekn ise, h a v a n n i

249

ikinci Makale BAST CSMLER VE ZEL MEKANLAR'A DAR

Cisim basit vc birleik (mrekkep) olmak zere ikiye ayrlr. Basit Cisim: Basit cisim de gk cisimleri gibi olu (kevn) ve bozuluu (fesat) kabul etmeyen ve drt unsur gibi, olu ve bozuluu kabul eden, olmak zere iki ksma ayrlmaktadr. Yukarda gk cisimlerinin; yrtlmay, bozuluu ve dorusal bareketi kabul etmedikleri dairesel hareketten soyutlanamadklar zikredildi. Gkcisimleri oktur ve yaplar farkldr. rade ile hareket eden \-e dnen nefisleri vardr. Btn bunlar ilahiyat blmnde anlatld. Biz yukarda anlatlanlara unu ekliyoruz; gk cisimlerinin form lar farkl olduu gibi, maddeleri yani heyulalar da yap olarak farkl dr. Unsurlar byle deildir, unsurlarn maddeleri ortaktr. Gk cisim lerinin maddeleri ortak olsayd, tek bir gk cisminin maddesi, znden dolay baka bir formda tasavvur edilebilirdi. yleyse gk cisimlerinin maddeleri birbirinden farkldr. G k cisimlerinin maddelerinin ortak olduu dnlrse, her gk cisminin kendine ait bir formunun ol mas rastlant ile olmu olur. Yani, gk cismi bu form ile karlat iin o formu alm olur. Oysa gkcisminin baka bir nedenle karla masnn varsaylmas imkansz deildir. Byle bir durumda gk cismi baka bir form kabul edecektir, birinci form bozulacak ve ikinci form oluacaktr. Bundan da gk cisminin dorusal bir hareketle ikinci formun yerine hareket etmesi gerekecektir. Bu muhaldir, mmkn olan ise muhal olana gemez. Bu da gk cisimlerinin maddelerinin or tak olmasnn mmkn olmadna ve gk cisimlerinin maddelerinin, unsurlarn maddesinin benzeri olmadna delalet ermektedir.

250

Basit gk cisimlerinin Irvkm budur. Unsurlara gelince: Unsurlarn u ksmlara ayrldn iddia ediyoni2:

Ate gibi, kua ve scak olan, Hava gibi, nemli ve scak olan. Su gibi, nemli ve souk olan, Toprak (ard) gibi, kuru ve souk olan unsurlar. Bu konuda unu da iddia ediyoruz: Scaklk, nemlilik, kurduk ve soukluk unsurlarda bulunan lin tilerdir, formlar deillerdir. Su snd zaman buhara dnt gibi, atein de dumana d ntn iddia ediyoruz. Bu unsurlarn bir ksm bir ksmna dnr Unsurlardan her biri, olduundan daha byk ve daha kk br miktar kabul eder. Unsurlar gksel cisimlerin etkilerini (asar) de kabul ederler. Unsurlarn gksel cisimlerin merkezinde bulunmalar gerekir. Bunlar yedi iddiadr: Birinci iddia; Deiim, olu-bozulu (kevn-fesat) ve birleimi ka bul eden cisimler; scaklk, soukluk, nemlilik ve kuruluktan soyutla namazlar. Zira onlar ya bir ekli brakp yeni bir ekli kolayca kabul edebiliyorlar ki; nemlilikten kast budur, ya da baz paralarna temas edildii halde bitimeden kalabilecek ekilde ittisal ve ekil almay zor kabul ediyorlar, ittisal hzl gerek 1 eiyorsa bu, nemlilik olarak tabir edilir; su vc hava gibi. Ate ve toprak gibi, temas annda ittisal hemen gereklemiyorsa, bu da kuruluk olarak ifade edilir, Bu cisimler, scaklk ve soukluktan uzak deillerdir, ilerde aklanaca gibi bunlar karm kabul ederler. Bunlarn karlkh olarak birbirlerini etkilemeleri gerekir, aksi takdirde karm deil, yanyanalk (mcaveret) meydana gelir. Unsurlarn birbirlerini etkilemeleri sonucunda ya unsurlar birbi rinden ayrlr ki bu, scaklk olarak isimlendirilir ya da katlk meydana gelir, bu da soukluk gelir. 251 olarak isimlendirilir. Bundan dolay nemliliin kurulukla kuvvetli bir biimde karmas esnasnda krlma, meydana

Yumuaklk, nemlilikten, sertlik ise kuruluktan (yabiiset) mey dana gelir. Yapsal
dzllk

nemlilikten, yapsal sertlik kuruluktan meydana

gelir. yleyse bu yapdarn asl bu drt unsurdur, geriye kalanlar da bunlara katlan eylerdir. Bu drt blm, bu drt husustan uzak deildir. Koku, tat ve rengin yukardaki unsurlarda bulunmamalar caizdir. Havann rengi, havann ve sularn tad, havann ve tan kokusu yok tur. yleyse cisimlerde ncelikle dokunmaya dair nitelikler bulunur. Onlar grme, koklama, tatma ve iitme takip eder. yleyse ilk karm bu drt yapya aittir. Hafiflik scaklkla, arlk ise souklukla beraber bulunur. Scaklk ve soukluun artt nesnede, hafiflik ve arlk ta artar. Kuru, scak, hafiflik bakmndan en iddetli olandr. Kum souk ise arlk bakmndan en iddetli olandr. Hibir cisimde bu niteliklerden iki tanesi kesinlikle bir araya ge lemediine gre, birleimler drttr: Kuru scak: Bu ikisi en ak ekilde atete bulunurlar; ate, basit kuru scaktr. Nemli scak: Hava byledir. Kuru souk ise, topraktr. yleyse birleik cisimlerin altndakiler, stndekiler bu anlamlar dadr ve iinde bu yaplar ounlukta olanlar birleiklere yaklamakta drlar. Havann yap olarak scak olduuna dair kant, su iinde hapse dildiinde havann yukarya doru kmak istemesidir. Suyun a k m a ate verilip muhafaza edildiinde su, buharlar ve trmanan havaya dnr. Bedenlerimize temas eden havann soukluunu hissediyoruz. Zira hava, civarnda bulunan suyun buharyla karmtr. Toprak g ne tarafndan stlmasayd ve civarndaki hava da bu sebeple snmasayd hava, daha souk olurdu. Fakat topran civarnda bulunan hava belli bir snra kadar snr. Bundan dolay soukluk azalr, daha yukarlardaki hava belli bir snra kadar daha souk olur ve hava daha sonra ate gibi olmasa da belli bir dereceye kadar snmaya balar.

252

Toprak ise kurudur ve souktur. Soukluu

kcndsindendir.

Toprak kendi bana braklsa yine souk olarak kalr. Soukluk olma sayd toprak ar ve youn olmaz, yn bakmndan da atein kart y nn istemezdi. yleyse bu drt basit cisim, btn cisimlerin vc bun larm karmndan meydana gelen cisimlerin temelidirler, kinci ddia: Bu drt nitelik bir gurubun zannettii gibi form de il, ilintidir. Zira form cevherdir; artma ve eksilme, daha gli ve daha zayf kabul etmez. Oysa bu cisimler scaklk ve soukluk bak mndan birbirlerinden fakldrlar. Nitekim birbirinden souk nice su lar vardr; suyun formu soukluk olsayd, scaklkla formu yok olurdu ve suyun meknnn, scakln meknndan ayrlmas gerekecekti, su yun da bir gereklii kalmazd. nk soukluun bozuluu, suyun ha kikatini dc bozar. Havann formu, hafiflik vc yukarya doru hareket olsayd, suyun ortasnda tulumun iinde hapsedildiinde formu yok olduundan ha vann kalmamas gerekirdi. Bunlar ilintilerdir. Unsurlarn formu baka bir yapdr. Yani, he yulada gerek hviyetlerindedirlcr, kendi balarna duyu organlar ile idrak edilmezler. Duyu organlaryla idrak edilenler; renk, soukluk, nemlilik vc bu yapdan ilintilerdir. Bunlar da ancak eylemleri ile lanmrlar; IBu ilintiler; rnein] tabii yerinde cisimde skn, yerinden ayrldnda da ona dn eylemini gerekletirirler. Bu ilintiler, arlk ve hafiflik olarak ifade edilen eilimi, her cisimde zel hir nitelik vc zel bir nicelii gerektirirler. Suyun yaps, soukluun kendisinde aa kmasdr. Zorla stlp, soukluu giderilen su, kendi haline b rakldnda tekrar sour. Zorla yukarya frlatlan su, zorlama ortadan kalktnda aaya doru hareket eder. Ayn ekilde suyun miktar zorla artrlarak veya klterek deitirilirse zorlama kalktnda, tabii mikarna dner. yleyse bu drt unstrdan her birinin varl vc hakikati olan bir formu vardr. Duyulur nicelikler ise ilintilerdir. n c ddia: Bu unsurlar dnm ve deiimi kabul ederler. Suyun scak olmas, yani; bizatihi suda scaklk niteliinin meydana gelmesi caizdir. Dier unsurlar da byledir. Scaklk, sebepten meydana gelir:

2S3

1. Ate gibi scak bir cismin, nesnenin civarnda olmasyla scak lk meydana gelir. Nitekim ate, civarndaki suyu str, 2. Hareketle scaklk meydana gelir. Kaptaki yourdun hareketle snmas gibi. Nitekim akan su, duran sudan scaktr, bir ta bir taa srtldnde snr ve ondan ate kar. 3. Ik, sy meydana getirir. Bir cisim aydnlandnda snr, nitekim yakc olan aynalar da, yla yakar. Bir grup bu htsusta farkl bir gr ileri srerek dediler ki; su ve toprak snmaz. Hava da soumaz. Sz konusu grup, yukardaki hususlar iin farkl bir aklama nerisinde bulunarak: Su, atee temas ettiinde ateten paralar ayrla rak gelip suyun paralar ile karr, suyun ss da ateten ayrlp suya karan bu paralardr. Bu esnada suyun soukluu atein paralarnn ounlukta olmas dolaysyla gizlenir, yoksa su kendi iinde yine souktur. Atein destei kesildii zaman, atein paralan suyu terk eder ve soukluk gizlendikten sonra- yok olduktan sonra deil- tekrar aa kar, Nesne, hareket ile snr. nk nesnenin ii (batn) atein par alarndan arnm deildir. Hareket, ate paralarn aa karr. Ik, bakasn stmaz; k, bir ilinti deildir, kendi iinde scak olan hir cisimdir, latiftir ve bir yerden bir yere intikal eder." derler. Bu aklamay nermelerinin sebebi; bu ilintilerin formlar oldu unu zannetmeleridir. nk formu kalmakla beraber, suyun souklu unun ortadan kalkmasn izah edemediler. Bu aklamay da bundan dolay nerdiler. Biz bu iddiann geersizliini ortaya koyduk, onlarn bl ii ekilde delil getirmelerinin geersizliini konuacaz. 1, Hareketin, atein gizli olan ksmlarn ortaya karddr. Bu iddiann geersiz olduuna u delalet eder. Eer bu doru olsayd snn nesnenin iini terk etmesiyle, dnn snmas, iinin ise soumas gerekirdi. Oysa [vaka| byle deildir; ucu bakrdan yaplm ok, frlatldnda tamamen erir. ayet scaklk darya ksayd, iinin sertlii artar, temren de erimezdi. Nasl..,? nesneyi hareketle snmadan nce krp iine dokunulsa, iinin nceki durumdan scak olduu grlr. D (zahir) da byledir. Su da uzun sre bir tulumun iinde hareket ettiinde, btn parala254

nyla; iinin vc dnn benzer ekilde scak olduklar grlr, bu da s cakln btn paralarda meydana geldiine ve intikal etmediine de lalet eder. Scaklk, iinde scaklk bulunan atein paralarm yoktan meydana getimii'^tir, denilirse; D e n i l i r k i : Bu, dnmn olduunun itirafdr. Yani daha nce nesne vard, scak deildi veya ss zayft, yenilendi, demektir. Temren, kendi iindeki sdan deil, havadaki atein ssndan erir, dier btn paralr da bu ekilde erir. denilirse: Denilir ki: Bu geersizdir. nk hava, saf ateten daha scak de ildir ve atein iinde duran ey, hzl hir ekilde hareket eden eyden daha gl bir ekilde yanar. Zira etkileyen, etkide bulunmak iin zamana ihtiya duyar. yle grnyor ki, hava iinde etkilenen, kendisinde bulunan hafif hir hareketten dolay yanmaya daha elverilidir. Nesne hareket ettiinde, hareketinin hzyla havann atelerini kendisinj eker ve ate, nesnenin iine girer, bylece nesnenin iinde ateler oluur, denilirse; Denilir k i : Atein paralarnn nesneden karak havaya yksel mesi, nesneye giriinden daha kolaydr. Bundan dolay onun daha so uk, atein kendisinden kmas bakmndan da daha kat olmas gere kir. Zira ate, zorunlu olarak nesnenin gzenekcnnden nesnenin iine girer. Gzeneklere girmek ihtimal dahilinde olduu gibi, bu gzenek lerden atein kmas da ihtimal dahilindedir. Kald ki, arein bilin meyen bir yerden kmas, bilinmeyen bir yere girmesinden kolaydr. Hareket, k engelliyorsa, girii hayli hayli engeller, 2. Yan yana geldiklerinde atein paralarnn odun ve suya girme leridir. Bunun inkar edilmesi mmkn deildir. Zira karmn (ihtilat), sebeplerden biri olmas caizdir. Fakat dnmn cevaz -yukarda getii zere- sabit olduuna gre, nesnenin kendi iinde, iine ate paralar girmeksizin dnmesi de. uzak bir ihtimal deildir. 3. Im, scak bir cisim olduu iddiasdr. Bu, birka sebepten ge ersizdir : a. In, ate alevi gibi scak se, zerine dt vakit atein nes neyi rtt gibi nn da nesneyi rtmesi gerekir. Oysa bilinmektedir ki, atein aksine n, nesneyi aa karmakla, rtnemekredir. 255

h. n, tek bir yne doru hareket etmesi gerekir, k ise btn ynlere yaylmaktadr. e. Inn uzak bir yere ulamas, yakn bir yere ulamasndan daha yava olmaldr. Gne tutulmas esnasnda bir lamba yakldnda ikisinin aralarnda fark olmakszn ayn anda yere ular. 4. Bir eve bir delik ahp aniden kapatldnda, deliin kapatl masyla m evden kmas engellendiinden, evin ve iinde bulu nan cisimlerin aydnlk kalmas gerekir. Delik kapandmda aydnln yok olacan iddia ediyorlarsa; topran bazen karanl bazen de ay dnl kabul eden bir cisim olduunu kabul ediyorlardr demektir. yleyse aydnlk cismin ilintisidir ve kendisine ihtiya yoktur. Gerein itiraf edilmesi gerekir, o da udur; gnele karlamas veya gneten ayr kalmas dolaysyla toprak, bazen karanl bazen de aydnl kabul etmektedir. d. Bu cisimler birbirinden ayn iseler, topraa ve havaya, ikisinin tmne k nasl ulamaktadr.' Cisimler birbirleri ile balantl ise, yani birbirlerinden ayrk deiller ise, k ve hava cisimleri birbirlerine nasl girmektedirler? Birbirlerine girmiyorlarsa birbirlerinden ayrktrlar demektir. Bu durumda k, topraa nasl ulamaktadr? e. Gneten veya lambadan, kl cisimler havaya, topraa geiyor ise; her iki durumda da gnein paralan erir ve eksilir. nk, kl paralar sadece gneten ayrlmaktadr. kl paralarn kendisinden ay rlmas dolaysyla ikinci durumunda gnein paralarnm erimesi ve klarnn azalmas gerekecektir. Bu kl paralarn gneten kma dklar, gnete sabit olduklar gnein birer zorunlu nitelii olduklar, gnele birlikte hareket ettikleri ve ancak gne toprakla karlatnda bu paralarn topraa getii varsaylyor ise bu sorunun cevabn yu karda iki yerde sunduk. unu demitik: k, arkasndaki eyleri rter, havann cisimlerine girer. Oysa ktan bir eyin havada kalmamas ge rekir. Zira bir cismin hem yerden uzaklamas ve hem de yere yakla mas caiz deildir. yleyse havann ktan hali olmamas gerekir. Ik havada bir cisim ortaya karrsa, m bunun zerine dmemesi gere kir. nk unun denmesi imkanszdr; yerin zerindeki k, kendi sine intikal eden bir cismin sunuluunun (i'tirad) iaretidir.

256

f. k, cisim olsayd su gibi yumuak eylerden deil, ta gibi sert eylerden yansrd Btn bu gstergeler n ilinti olduunu ortaya koymaktadr. Bu u anlam gelir; aralarnda effaf bir cisim olduu takdirde gne, karlat eyde bir ilintinin meydana gelmesinin sebebidir. Aydnlatlm cisim de yansma veya kvrlma yolu ile karlat ey lerde n meydana gelmesinin sebebidir. Cisim kabul ettiinde, scakl kabul eden bir cism ise, hemen kendisinde scaklk meydana gelir. Bu da baka bir ilintidir. 4. ddia: Basit cisimler dardan bir ey eklemeksizin daha byk ve daha kk hir miktar kabul ederler. Su; bazen byr bazen de k lr. Su snd zaman olduundan byk, souduu ve donduu za man da daha kk olur. Suyun gerek miktar ise, ikisi arasndaki lk olma halidir. Miktarn heyulada bir ilinti olduu ve tek bir miktar zerinde an lamann gerekmedii yukarda ifade edildi. Biz imdi gzlem ile bu nun doruluuna kant getirmekteyiz; iki, arap testisinde ylesine i er ki, ieyi patlatr, siyahe diye isimlendirilen bakr testi, su ile dolu iken az kapatlp altnda ate yakldnda krlr. Bunun sebebi, su yun olduundan daha ok olmasndan baka bir ey deildir. Belki de atein paralarnn, Urse; Denilir k i : Su, hi dar kmad halde ate, testinin iine na sl girebilmektedir? ayet biraz su dar ksayd ve yerine ate paralar girseydi, daha nce olduu kadar olurdu ve yine testi krlmazd. Ate^ yukan kmak istemitir, bundan dolay testi krlmtr, denilirse; Denilir ki: Bu durumun testiyi krmas deil, uurmas gerekirdi; zira testi hafiftir, salam olan testiyi yukarya kaldrmak, krmaktan daha kolaydr ve bu durumda atein temas ettii ycrn krlmas gere kirdi. Testinin krlmasnn gerek nedeni udur; su her ynden ya ylmaktadr, btn ynlerden testinin yzeyini itmektedir, en zayf olan yerden testi, patlamaktadr. yleyse miktar bir ilintidir; eksilir ve artar. Miktar gerektiren yap yok olmaz fakat bir bask olmad srece zel bir ilintiyi kabul terinin iine gjrmesiyle su arEm^nr, deni-

257

eder. Bir zorlayc bulunursa bazen onu yapsnn gerektirdii hedefe ulamaktan al koyar. 5. ddia: Bu drt unsur birbirine dnr; Hava, su veya atee. Su, hava veya topraa dnr Geriye katanlar da byledir Bir grup bunu inkar etmitir. spat (burhan): Gzlem (mahede) bunun kantdr. Demircilerin kr uzun sre gl bir ekilde frlrse, iinde bulunan hava snr, yanar ve ate olur. Atein de yanan havadan baka bir anlam yoktur. Camdan bir testi, rnein kar'n ortasnda belli bir l (muhendim) ve bir terkip ile yaplrsa iindeki hava sour ve suya d ' nr, yzeyinde de damlalar toplanr. Damlalar oaldnda da su, testinin dibine iner. Bunun sebebi, suyun gzeneklerden ieriye gir mesi deildir. Zira dardaki su azalmamaktadr, souk su yerine scak su olmu olsayd, suyun gzeneklerden ieri girmesi daha uygun olurdu. Testinin dndaki su scak olsayd, bu ekilde testinin yzeyinde dam lalar toplanp testinin dibine inmezdi. Bilakis an souk su veya kar olduu zaman bu gerekleir. Ayn ekilde dardan su testiye girmi ol sayd, damlalar ancak suyun bulunduu yerde bulunurdu. Oysa damla lar bazen testinin kardan yksek kenarnda bulunur. Nitekim an so uklarn olduu baz blgelerde bazen soukluun, bulutsuz bir zamanda yere yakn temiz (safi) havay kaplad, havay kar'a dntrd ve yere derek, byk bir ktle oluturduu gzlenmektedir.. Suyun havaya dnmesi; altnda ate yaklp, buhar havaya yksel diinde aka grlr. Su>Mn topraa dnmesi; iinde przl talama ve katlama gc olan ve topraa den yamurun saf damlalarnda bu grlr. Bu damlalar annda talaarak katlar ve bu grlr. Tam eritilerek suya dnmesi ise: kimya sanatnn talarn, eritil mesine dair tecrbeleri ile bu anlalr. Btn bunlar unsurlarda heyulann ortak olmas dolaysyladr. Heyula in bu formlarn hibiri znden dolay belirlenmi deildir. Bilakis karlat sebebe bal olarak heyula, formu kabul eder. Sebep 258

deitiinde, form da deiir ve bu formun ilikisinden oluan ilintiler baka bir formun meydana gelmesinin artlarn meydana getirir. rnein suyun scakl galip geldiinde su, daha ok hava bir forma hazrlanm olur. Srekli bir biimde scaklk arttrldnda suya ait form devam etmekle beraber, havasal gc tamamlanncaya kadar bu srerse, suyun hava forma girmesi daha uygun olur. Suya ait form karlr ve havaya ait form giyilir. Formlar Balayan {vahihu'sSuver) tarafndan havasal form, verilir. 6. ddia: Ay alt varlklar (sufliyt), gksel cisimler (semviyt) tarafndan etkilenmeyi kabul ederler. Etki bakmmdan gezegenlerin en ak olanlar ay ve gnetir; zira onlarn etkisiyle meyvelerin olgunla mas, denizlerin gelgitleri meydana gelmektedir. Ayn fazlal ile gelgit oalmakta ve meyveler artmaktadr. Dier konulara ait ayrntlar da de taylar anlatan kitaplardan renilebilir. Gne ve ayn ay alt varlklarna en belirgin etkileri k ve k vastasyla meydana gelen scaklkta ortaya kar. k vastasyla scaklk meydana gelmesine ramen gnein kendisinin scak olmas gerekmez. Gnein, stt zaman buharlama yolu ile suyu yukarya doru hareker ertirmesi, gnein yukarya doru hareket ettiine delalet etmedii gibi, suyun scakl da, gnein scaklna delalet etmez. Yukarda akland gibi, gk cisimlerinin bu yaplardan farkl beinci bir yaplar daha vardr. Bu ilintiler birbirlerine aktrlar, birbirlerine baldrlar ve birbirlerine kar fke ierisindedirler. Scaklk, hareketten, k da scaklktan ayrlamaz. Yani, bu iki sinden her biri, dierinin kabul edilmesi iin, Formlar balayan tara fndan kendisine form verilinceye kadar birbirlerine yeti (istidat) verir ler. yleyse nesnenin eyleminin kendi cinsinden olmas zaruri deil dir. Fakat genellikle baka bir cinsten cisimde meydana gelen fiil, faile uygundur; Scaklk, ateten; soukluk, sudan; k, gnetendir. Cismin, cisimdeki eylemi: Cismin cisimdeki eylemi, bazen civarnda bulunmak ile gerekleir; souk bir cismin temas ettii baka bir cismi soutmas, rzgarn temas ettii baka bir cismi hareket ettirmesi gihi. Bazen de kar karya kalmakla cisim cisimde eylemde bulunur; niu 259

kim gnein doduu ynde yeil renkli bir nesne, beyaz bir duvarla karlatmda bir akis gibi yeilliin duvarda meydana gelmesini gerek tirir. Form da, ayna ile karlatmda -ayna salam ise- aynsnn ay nada izlenim brakmasn gerektirir. Ayn ekilde uzakta olan renkli bir eyin gzle karlamas, formunun aynsnn gzde meydana gelmesini gerektirir. Temas ettiinde, yani renkli cisim gze temas ettiinde bu gerekmez. Bunun gerek sebebi, n bir parasnn gze veya aynaya kadar uzamas veya formlardan birinin gzden veya aynadan kmas deildir, zira bu imkanszdr. Ayn ekilde youn cisimle kar karya olan aydnlatc cisim, aralarnda effaf bir cisim bulunduu srece yenileme yoluyla formunun tpksnn youn cisimde meydana gelmesinin sebebidir. Herhangi hir nedenle nesnede k meydana geldiinde, cisim hareket iin hazr hale gelir ve snr. Bazen de nesnedeki s nesneyi harekete hazr hale getirir. Byle hir durumda nesne bir suda bulunuyor ise, buharla trmanmaya balar. Mercekler, koni biiminde ukurlar olduklarndan yakarlar. Odak noktas, alma ve yanstma yoluyla aynann btn paralarndan gelen kabul eder, bununla odak noktasnn s ve k yetisi glenir, ss glendiinden dolay da yakar. Yazn s artar. Aydnlatc cismin tam kar karya gelme ile glenir. nk k ancak kar karya gelme ile eylemde bulunur; karlama gl olunca k ta artar. T a m kar karya gelme ise gne dikey iken gerekleir. Yazn gne, kuzey tarafnda tepemize yakn bir yerdedir. Bundan dolay yaz mevsiminin gndzleri, k mevsiminin gndzlerinden daha aydnlk ve zorunlu olarak daha scak olurlar. K mevsiminde gne gneye doru yneldii iin, dikeyik bozulur, k zayflar dolaysyla scaklk ta zayflar. Dikeyden kastm da, gnein merkezinden iki ynden iki a zere yere doru uzanan ve kaim olan izgidir. A l a r n farkllndan deillerdir. dolay sapan nlar ise, dikey

7. ddia: Bu unsurlarn gk cisimlerinin merkezinde bulunmalar gerekir. Bu unsurlarn merkezden kmalar dnlemez. Gklerin 260

iinde bu unsurlara aic iki tab yerin bulunmas da dnlemez. Bilakis msurlardan her birinin sadece bir yerinin olmas gerekir. Unsurlarn, gklerin merkezinden yzeyine kmalarnn caiz olmamasna gelince; yukarda getii zere unsurlar, dorusal hateketi kabul ettiklerinden iki farkh yne sahiptirler. Bundan dolay ynlerini snrlayan bir csm onlar kuacmadka var olmalar dnlemez. Evrenin en st yzeyinde bir cisim tarafndan kuatlmadan merkezden, yzeye kmalarnn varsaylmas da imkanszdr. Baka bir gk varsaylsa ve bununla birlikte, birbirine yakn veya birbirinden uzak iki evren farz edilse yine de aralarnda bir boluun bulunmas mkanszdr. nk boluun kendisi imkanszdr.

oo oo
ki yne sahip olan boyutun, iki yn arasnda dorusal bir hare ket dnldnden, boyut iki ynn farklln gerektiren hir eye ihtiya duyar.

Biz, cismin dardan bir yn gerektirmediini akladk, bu du rumda iki yn ieren ve evreleyen nc bir cisme ihtiya vardr. Bu da muhaldir. Zira bu; iki toprak parasnn, iki yerde olmas ve ay cismi, unsurlar cismi gibi kuatc bir cismin onlar kuatmas ve hep sinin birden ay feleinde olmalar anlamna gelir; bu da imkanszdr. 261

Bundan dolay diyoruz ki, basit unsurun yeri tek olmaldr, eer iki mekn kendisi iin varsaylsa, rnein su iin iki mekn arasmda bir yer varsaylsa ve ylece braklsa u hususlardan kurtulamaz: Su ya iki yerden birine yaps gerei ynelir ve bu yer dierinin aksine onun tabii mekn olur, ya da suyun bir ksm bir yere, dier ksm da teki yere ynelir ki bu imkanszdr. Zira su, paralar birbirinin misli olan basit bir cisimdir. Paralarnn hareketleri de birbirlerine benzemelidir. Zira suyun bir ksmn bir mekna has klan bir ey yoktur ki, suyun bir ksm bir ksmndan ayrlsn.

Cismin tabii mekn, cismin paralar farkl yerlere konulup tabii hallerine brakldnda, hepsinin kendisine doru hareket ettii ve iinde topland yerdir. yleyse suyun tamamnn yeri, btn paralarn iinde topland yerdir ve bu, zikrettiimiz imkanszla gtrmez. Bundan da aa kyor ki, evren bir tanedir ve birden fazla ol mas da mmkn deildir, evrenin cisimleri de; yne (cihet) ihtiya duyan, yne sahip olan cisimler, olmak zere iki ksma ayrlrlar. Yne ihtiya duyan cisimler, yn sahibi cismin ortasnda bulun maldr ki, yaknlk ve uzaklk ynleri, birbirinden ayrlabilsin. Yne ihtiya duyan cismin, bir ksmnn bir ksmna dahil olmas gerekir, baka trl olmas caiz deildir. Btn bunlar bir ynteme dayanr, bu usul de udur: Bu cisimler basit cisimlerdir. Her basit cismin tabii bir ekli vardr, bu ekil kre' dir. Cismin tabii ve tek bir mekn vardr. Boluun olmad aa kmtr. Zikrettiimiz sonular bu temeller zerine, bina edilmilerdir. Diyoruz ki: Her cismin tabii bir mekn vardr, zira zorlamalar dan kurtulduu zaman cisim, ya bir meknda durur ki, biz bunun onun tabii mekn olduunu sylyoruz. Ya da hareket eder ve zorunlu olarak tabii mekn olan yere doru ynelir. Diyoruz ki: Tabii mekn yalnzca bir tane olmaldr ki, imkan szlk gerekmesin. mkanszlk (muhal) iki snrda serbest brakld-

262

nda basir cismin czlerinin, bir ksm u tarafa dier ksm da br tarafa olmak zere iki mekna ynelerek birbirinden ayrlmasdr. Cisim iki yerden birini terk edip dier yere doru ynelirse, tabii mekn onun yneldii mekndr.

263

nc Makale KARIIMLAR VE BRLEMLER

Bu konuda be hususu incelemek gerekmektedir. B i r i n c i i n c e l e m e : Karmn (miza) hakikati hakkndadr. Karmn anlam, htnde benzer bir nitelie kavuuncaya kadar, nite liini deitirecek ekilde unsurlarn birbirine etkide bulunarak birbi rine karmasdr (imtiza). te unsurlarn karar klma (isitikrar) oay, karm (imtiza) olarak isimlendirilir. Zira souun soukkundan s caklk, scan scaklndan da soukluk krlmaktadr, ya ve kuru da byledir. Nitekim formlarn ilintileri olarak akladmz duyukr ni telikler karlkl etkileim ilc (icful) birbirine denk ve benzer hale ge lirler. Formlar i ^ . bu nitelikleri gerektiren gtr. Bu g karlkl etki leim devam ettii srece devam eder. Zira btn formlar iptal edilirse karm deil, bozulu meydana gelir. rnein atelik formu iptal edi lip, hava form braklrsa bu; karm deil, atein havaya dnmesi dir. Nitelikler, etkileim ile deimiyotlarsa, karm deil, yan yanalk (mcaveret) meydana gelir. Aristo yle demitir: Unsurlarn gc, karmlarda daima vardr, Aristo bununla ancak etkin gc kastetmektedir. Etkileim gcnn ortadan kalkmas, bozulua delalet eder, Aristo, bununla kanmm, bo zulu olmadna delil getirmek istemitir. Karma giren iki unsur birbirine denk iseler, bozulu nasd mey dana gelir? Zira para, kendisine denk paray bozmaz. Karmda un surlardan biri stn gelirse, stn gelen ksm kalr, maUp olan ise, yok olur ve galip gelen unsura dnr. zetle: Cevherler arasnda herhangi bir vasta yoktur. Formlar da, artma ve eksilmeyi kabul etmeyen cevherlerdir.

264

Bundan da karmn gerekliine inanmak ksma ayrlr.

gerekmektedir.

Karm zihinde; a- Dengeli, ve; h- Eilimli karm olmak zere iki Dengeli karm mmkn deildir; zira dengeli karm, cismin ne durgun ne de hareketli olmasn gerektirir. Byle br karm topran zerinde dursa toprak, havada dursa hava, atee doru hareket etse ate, topraa doru hareket etse toprak stn gelir. Bu durumda karmn, bir yerde durmamas ve bir yere hareket etmemesi gerekecektir, bu da imkanszdr. k i n c i inceleme: Yukarda basitlikleri ve nitelikleri sz konusu olan unsurlarn ilk harmanlanmas hakkndadr. Bilinmelidir ki toprak, tabakadr; 1. Alt tabaka: Merkezin evresinde, yaylmaya eilimli olan saf toprak tabakas. 2. Bu tabakann stnde ise kendisine ektii sularn nemi (rutubet) ile karm bir tabaka vardr ki, bala benzer bir tabakadr. 3. Bu tabakanm da stnde, yer yz tabakas vardr. Yeryz ta bakas da; denizin kaplad, ve denizin kaplamad olmak zere ki ksma ayrlr. Denizin altndaki yer yz tabakasna, akclk, denizin L a p h i n ^ d ksmda se, gnein scakl nedeniyle kuruluk galiptir. Su,
Ui

rak tarafndan kuatlmad zaman, toprak suya dnr vc zorunlu olarak bu yerde bir knt meydana gelir. Bazen de su, topraa dnir ve bu sebeple de tepeler meydana gelir. Toprak serttir. Topran hava ve su formunda bir ekli (muakelet) de yoktur ki, bir ksm bir ksmn ayakta tutsun, kendisinden farkllk kalksn ve su, hava gibi daire eklinde bir ekil alsn. Oysa toprak, yksekten alaa doru mey leder ve baz yerler havann etkisine ak kalr. lahi inayetin gerektirdii budur; kara hayvanlar, yaamlarnn devam in hava ile beslenmek zorundadrlar Bu dnmun salam vc srekli olmas iin, toprakhm suya stn gelmesi gerekir. Yine kara hayvanlarnn varlnn tamamlanmas iin, topran baz yerleri hibir ekilde havann etkisine ak olmamaldr.

26S

Hava da drt tabakadr: inde sularn etrafndan kendisine doru ykselen buharlardan akc eyler bulunan ve yeryznden hemen sonra balayan hava tabakas. Bu tabakada bir scaklk vardr. Zira top rak gneten k ahr ve snr, bu s, evresinde bulunanlara da geer. Bu tabakann stnde ise, buharsal bir rutubetten uzak olmayan, fakat daha az scak, bir tabaka bulunmaktadr. Bu tabaka yeryznden uzak olduundan, topran scakl kendisine ykselmemektedir. Bu taba kann stnde ise, saf hava tabakas bulunmaktadr. Zira topraktan yansyan scaklk ve buhar bu tabakaya hi ykselmemektedir. Bu tabakann stnde ise, duman halinde bir tabaka bulunmak tadr. Bylece topraktaki dumanlar havada ykselmekte ve etkileyen alemi (alemu'l-esir) yani, atei amalamaktadrlar. Bunlar trmanmak ve yanmak iin havann en st yzeyinde serpilmi gibiler. Ate ise tek bir yakc tabakadan meydana gelmektedir, yok tur, hava gibi latiftir. Havann bir rengi olsayd, yldzlarn gece g rnmesini engellerdi ve tutumu atein olduu gibi onun da olurdu. Lambann rengi, dr. O da saf atein skca karanlk dumana yapmasndan meydana gelmitir, btn bunlardan renk ve k mey dana gelmektedir. Yoksa safi atein kendine zgl br rengi yoktur. Lambada ate glendirildii zaman, lambann bir rengi olmaz ve bu durumda lambann iinde ancak hava ve boluk bulunan bir delik ol duu zannedilir. Gerek anlamda ate, budur. Bir rengi olduunda bu, dumana yapm olmasndandr. Gerekte ise bu, atein deil, yan makta olan yan veya odunun rengidir. Ate de hava gibidir; ne rengi vardr, ne de . Zira ate de yanm bir hava olduundan effaftr. nc inceleme: Buhar maddesinden, atmosferde oluan eyler hakkndadr. Gne, k vastasyla topra stt zaman, nemli topraktan bu harn, kuru topraktan da dumann ykseldii grlr. Nitekim duman ve buharn topran altnda tutulmas ile topran inde madenlerin olutuunu mahede ettiimiz gibi, topran altndan kurtulup havada trmanan buharlardan da zikredilmeye deer bir ok eyin meydana gel dii gzlenmektedir. 266

Bliar maddesinden atmosferde meydana gelen eyler; bulut, ya mur, kar, dolu, gkkua, bale/k halkas ve bundan baka eylerdir. Ne saman scak hava tabakasndan, souk alana dom bir ey ykselse, soukla younlar, katlar ve bulut haline gelir. nk souk; scak buhar, suya dntrmede atmosferde daha etkilidir. Bu da s sebe biyle buharm latif hale gelmesindendir. K mevsimi girdiinde ha mamn scaklnn arttm ve havasnn daha karanlk olduunu, buhann bulutlar gibi younlatn grmyor musunuz? Bundan dolay su, ikindi vakti gnein scaklyla yumuasm diye, gnee braklmak tadr, soutulmak istendiinde de, gece kuzey ynne su braklr. Ayn ekilde k mevsiminde scak ve souk su yere dkldkle rinde scak su, souk sudan nce donar. Bunun rnei, souk memle ketlerde scak su ile abdest alan kiide grlr; abdest alr almaz sanda su donar. Oysa souk su byle deildir. Gnein scakl topraa iyice etki ettiinde, sert dalarn altnda olanlar hari, topran iinde bulunan buharlar ykselir. Bu dalar bu harlarn kmasna engel olurlar, zira buralarda buharlarn kmasn engelleyen ve buhar inde tutan imbikler mevcuttur. Dalarn altnda olmayan buharlar ise, topran gzeneklerinden dar kmay baarr lar. Topran altnda tutulan buhar, madenlerin maddesi olmu olur. Dalarn patikalarnda glenip k yolu bulduunda ise buhar, uygun bir miktara kadar dadan yksee kar, sonra deiir. Buhar zayf ise, gne dalarda scaklyla onu ayrtrr ve onu hava olarak zer. Bundan dolay yaz mevsiminin gndzlerinde bulut az, k gecelerinde ise bulut ok olur. Bu ya buhann gl olmas veya k mevsiminde gnein scaklnn zayf olmas ya da her iki hususun bir araya gel mesi sebebiyledir ki, s buhar etkilememektedir. Belki de rzgar bulut lar birbirinin stne sevk ederek onlarn birbirine eklenmesinde belir leyici olmutur. Bulut, souk tabakaya ulatnda younlaarak su ve damlalara dnr ve yamur adn alr. Bulut, buhar gibi belli bir yk seklie kadar trmanr ve kendisini kuatan cisme kadar ular. Bulur burada en ufak bir souklukla karlarsa zerinde hemen damlalar bi rikir, damlalar toplanmadan ve daha byk damlalara dnmeden daha iddetli bir soukla karlarsa donar, paralan birbirinden ayrlr, atlm pamuk gibi yere iner, bu da kar olarak isimlendirilir. Damlalar 267

soukla karlamadan bir araya coplanp, baka ynden gelen bir scak lkla karlarsa, soukluklar ilerine ker, damlalarn iinde yaylm olan havann soukluu ise artar. Bu durumda damlalar katlar, bu da dolu olarak isimlendirilir. Bundan dolay dolu, ancak sonbahar ve ilk baharda yaar. Dtlann kuatan bir scaklk nedeniyle soukluk, dolu tanelerinin ilerinde toplanr. Ne zaman hava, yamurla slanrsa, en ufak bir parlatmayla ayna gibi olur. Gne arkasnda olduu halde havann karsnda duran kii, ay nann karsnda durann gnei grd gibi, gnei havada grr. Gnein , nemli buharla karr ve bundan gkkua doar, gkku ann rengi vardr: Belki aynann tm paralarnn gnee uzakl bir olacak ekilde renk ortada ve daire biimindedir. Ayna, gren ve grlen arasnda ancak belli bir mesafe olduunda formu gsterir. Optik biliminde bundan bahsedilir. Fakat Igk kuanda] daire tamamlanmaz. Zira da ire tamamlansayd, yars yerin altna derdi. Cjne bu dairenin tepe noktas gibi bakann tepesinde ve yere de yakn bir ykseklikte olurdu. Gnein zeval vaktinden nce, gkkua nce batda sonra da dou ynnde grlrse, gne de bu esnada gn ortasnda ise; btn bunlat birletiinde k mevsiminde, gk kua olarak kk bir yaydan bakasn grmek mmkn olmayacaktr Hleye gelince; hle ay tarafndan evrelenmi bir dairedir, o da yukardaki sebeplerden byledir. Ay ile gz arasndaki hava parlak v t slaktr. Ay, havann bir parasndan grlr. Bu yle bir paradr ki, aynann iinde dahi olsayd yine ay kendisinde grnrd. Bir pozis yonda aynada grnen ey, ayet bir ok ayna gzn etrafnda konuniandrlmlarsa ve nesne btn aynalara ayn mesafede ise, aynalar ar dk bir biimde bir btn oluturacak ekilde birbirlerine balanrsa, nesne btn aynalarda grlr ve zorunlu olarak Ibu nesnel daire ek linde olacaktr. Hale'nin ortas ancak karanlk olarak grlr. nk, ortadaki buhar incedir; a yaklat zaman dalr ve grnmez hale gelir, ktan uzaklatnda ise grnr. Buhar, ne gnete grlen atom ta necikleri ne de glge gibi deildir, daha ok gndzle gizlenen ve ge268

ceyle aa kan yldzlara benzemekledirler. Bundan dolay dairenin ortasnda bulut yokmu gib grnmektedir. Hava yamurlu deilse, ba zen bu daire yalnzca havanm soukluundan meydana gelir. nk bu soukluk nedeniyle havada ufak bir slaklk meydana gelmekte ve bu slakl engelleyecek nc hir duman ne de toz (ubr) bulunmamak tadr. Drdnc inceleme: Duman maddesinden meydana gelen eyler hakkndadr, Rzgar, yldrm, ihap, kuyruklu yldzlar, gk grlts ve im ek dumandan meydana gelmilerdir. Duman ykseldii zaman, buharn ortasndan ykselir, duman daha ok yukarya kmaya eilimlidir ve buhardan daha gl bir ha rekece sahiptir. Duman ykselirken souk havaya arparsa arlar, yo unlar, alt st olur ve bir defada havaya yklenerek byk bir perva nenin hareket ettirdii gibi kuvvetli bir ekilde havay hareket ettitir, bundan da r^^ar meydana gelir. Rzgar hareket ettirilen bu havadan ibarettir. Dumana souk arpmasa, etkileyen tabakaya (esr) kadar tr manr ve burada dumann iinde ate tutuur, ondan da gzlenen bir ate ortaya kar, Bazen de bu ate, dumann uzunluu orannda uzamak ister, bu durumda bozuk/ ters yldz diye isimlendirilir. Duman ince ise; ya halis atee dnr, sner ve grnmez hale gelerek yok olur; nk ate onu grnr olmaktan karr. Veya sadece halis ate (nrun srfanm) ha line gelir, o da salt atetir (narun mahz) ya da duman ykselirken so ua denk gelir ve sner, havaya dnr ve effaf hale gelir. Onunla karlaan souk, snmesinde etkili bir souk ise, duman havaya dn r, ^ e r ate glenir ve dumann karartmasndan kurtulmay baarrsa, dumann hepsi atee dnr. nk duman bundan sonra soumaz. ayet duman youn ve tutumu ise fakat yaktnndakine dnme mise, bu ekilde kontrol altnda kalr. Bu durumda ku;yrukiu yldz ola rak grlr. Bazen ate felek ile dner. nk atein paralan, felek al tnn (mak'ar) paralarna yapmtr. Eer ate tutumamsa felei iz ler ve onun yerinde meydana gelen duman dndrr. Fakat onda Xtuan atei sndren kararma, krmz olarak grlr ve ondan havada 269

krmzms iaretler aa kar, bir ksmnn da krmzl yok olur ve atei karartan karart gibi olur ve havada karanlk bir delik gibi gr nr. Bulutlarn katmanlar arasnda dumandan bir ey kalmsa ve soumusa bulutun ortasnda rzgar haline gelir ve bulutun inde kuvveth bir ekilde hareket eder, hareketinden de gk grlts denilen bir ses ortaya kar. Hareketi ve hareket ettirilmesi glendirilirse havann ssndan hava ve duman, ikisi birden tutuur ve aydnlatc bir ate haline gelirler, buna da imek ad verilir. Tutuan; kesif, ar ve yakc ise, bulutlarn arpmalaryla top raa doru itilir. Bu da yldrm olarak isimlendirilir. Fakat bu ylesine ince bir atetir ki, elbise ve yumuak eylere nfuz eder; altm, demir gibi sert eylere arpar vc onlar eritir. Yldrm altn kesesinde eritir, fakat keseyi yakmaz. Sslemeli altn eritir, altm olmayan ksm ise yakmaz. Yldrm, gk grltsnden soyutlanamaz. nk ikisi de ha reketten meydana gelirler, fakat gz tek bir algya sahiptir, gk grlemesinin sesi kulaa ulamadan yldrm grlr. nk gz zamansz idrak eder, iitme organ ise iiten ve iitilen arasnda hava hareker edip, et kisi kulaa ulamadka idrak etmez.

Beinci nceleme: Madenlere dairdir. Madenler, yerin altnda giz lenmi duman ve buhardan oluurlar. Buhar ve duman hir karm olutururlar, bu farkl karmlar Formlar balayann zerlerine aktt formlar kabul etmeye hazr hale gelirler. Duman stn gelirse, kkrt ve nisadr elde edilir. Buhar stn gelirse, an su elde edilir. Talam kat (munakid) buhar ve duman dan ise, yakut, kristal vb. madenler meydana gelir. Bu tr madenlerin atele eritilmeleri zordur ve hibir ekicin altna da girmezler. Zira bun larn dvlmeleri ve eritilmeleri, duhniyye denilen bir nemli yapkan ile mmkn olmaktadr. Bu madenlerin iindeki nem tkenir tken mez, donar ve katlarlar. Altm, gm, bakr, kurun gibi dvlen ve eriyen madenler ise, buharn dumanla karm salam ve cevherinde gizli s az bulunan 270

madenlerdir. Bunlarda nem ve ya daima vardr. Bu da maden'in scakhmin, nemliliine oka etki etmesindedir. Bundan dolay ma den'in soukluu krlr ve hava bir ey de ona karr, Bu tr maden lerde, havasal olanla birlikte biraz da toprakhk geriye kalr. te bu tr madenler atete erir. Zira iinde bulunan kkrt eritmede atee yardmc olur, nemi aktarak trmanmaya ahr. Madene yapan toprakhk ise onu kendisine doru eker. Kkrt'n havaya trmanmasndan, toprakln ise onu topraa ekmesinden, paralar birbirinden ayrlmayan dngsel bir hareket meydana gelir. nk karm salamdr. Karm zayf olursa buhar yukarya doru trmanr ve kendisini aaya eken arlktan kurtulur. Ate gtilendirildiinde buharn ayrlmasndan dolay, maden eksilir ve kurun gibi kire haline gelir. Madende bulunan ya, katlamaktan ne kadar uzaksa, o oranda ekicin altnda dvlmeyi kabul eder. Katlap (in'ikd), erimeyen madene gelince, zerine kkrt ve arsenik atlarak madenle kartrlp emdirildiinde; demir tala, talk maddesi ve harsina gibi hzl bir e kilde erimeye balar; Soukluun katlatrd her eyi, scaklk mum gibi eritir; Scakln katlatrd her eyi, soukluk tuz gib ertr, Tuz, scaklk ve topran kunduunun ortak etkisiyle katlar. Scaklk neme ve ku rulua; ikisine birden yardm eder ve ikisinde artar. A k c l k yn stn olan her ey, soukhk ile katlar, Toprakhk yn stn olan da scaklkla katlarlar. Nesnede nemlilik ve toprakhk bulunduu zaman, toprakln scaklkla ilikisi daha gl ise, nesne souk hava ile katlar ve demir gibi, zor erir. Bunun ayrntlar sz uzatmay gerektirir. Kimya ilmi ve bunun dndaki bir ok ilim bundan domutur.

271

Drdnc Makale BTKSEL, HAYVANSAL VE NSAN NEFSE DAR

B i t k i s e l nefis: Buhar ve dumann karm, madenlerin formlarnn kabul iin bir yeti salad gibi, bazen de unsurlarn (su, hava, ate, toprak) daha gzel, tam ve dengeye daha yakn, birbirine karm niteliklerdeki ztlklardan uzak bir karm (imtiza) meydana gelir ki; can szlarn formundan stn baka bir formun kabul iin hazr hale gelir ler ve canszlarda bulunmayan byme kendilerinde meydana gelir. te bu form, bitkisel nefis diye isimlendirilir. Bu nefis, aa ve bitkilerde (necm) bulunur. Bu nefsin fonksiyonu vardr: 1. Besleme gc. 2. Byme gc. 3. Dourma gc. Besleme: Fiil olarak deil, g bakmndan beslenen cisme ben zeyen bir cisimden ibarettir. Besleyici g, beslenen eye ulatnda kendisine etkide bulunur. Besleyici g, besinleri eriten bir gtr, besinin formunu karr, bes lenenin formunu giydirir ve czlerinde yayar, beslenene yapr ve z len paralarnn yerini tutar. Byme: Byyene uygun olarak cismin, kenarndan- uyumlu bir ekilde bymesini tamamlayncaya kadar- kendisine uygun olan farkllklarla birlikte yani; byyenin alalan, ykselen, yuvarlak olan ve uzayan paralarnda besin ile bymesinden ibarettir. Bu eyleme uy gm olan g, byten g olarak isimlendirilmektedir. Bu g, duyu ile alglanmaz. Eylem (fiil) ona delalet eder. Zira her eylemin bir z nesi (faili) olmaldr ve znenin eylemden treyen bir ismi vardr. 272

Dourma G c : Kendisinin tpks olan bir formu kabul etmesi iin, g bakmmdan kendisine benzeyen bir paray cisimden ayran gtr; hayvanlardaki sperma, tahllardaki tohum gibi. Besleme G c : mrn sonuna kadar ilevseldir, fakat zlenin yerini tutmada acze dT ve besini zmede zayflad iin mrn sonlarna doru bu g, zayflar. B y m e G c : Erginlik a ve byme tamamlanncaya kadar grr, sonra durur. Zaman dolaysyla deil, miktardaki fazlalk ne deniyle byme durduunda dourma gc harekete geer vc glenir. Hayvan.sal Nefse Dair: Dengeye daha yakn ve ncekinden dala jjsel bir karm gerekleir ise, bu karm hayvansal nefsi kabul et meye hazr hale gelir. Hayvansal nefis, bitkisel nefisten daha mkem meldir; zira onda bitkisel gcn yannda fazladan iki g daha vardr: drak edici g . Hareket ettirici g. Hayvan, idrak eden^^* vc irade ile hareket eden bir varlktr. Tek bir nefiste bu iki g bulunur ve tek bir asl'a dnerler; bun dan dolay eylemleri birbirlerini etkiler. Ne zaman idrak meydana gelse; ya bir eyi elde etmek, ya da hir eyden saknmak iin hemen is tek ortaya kar ve ondan da hareket doar. Hareket ettiren gcn ira desinin olmas gerekir. rade de ancak istekle (ehvet) meydana gelir. Eilim: Ya gda gibi bir istee yneliktir ki, birey varln devam ettirmek iin huna ihtiya duyar. Veya cima gibi trn devam ettir mek iin ona ihtiya duyar. te bu tr eilime (nuzu') ehvani g, de nilmektedir. Ya da saMinma vc saknmaya yneliktir, varlnn deva mna zt ve olumsuz olan eyleri savmak iin canl ona ihtiya duyar, huna da flie gilcii ad verilmektedir. Korku, fke gcnn zayflamasndan, isteksizlik de ehvani g cn zayflamasndan kaynaklanmaktadr. Sinirlerde ve kaslarda yayln olan hareket ettirici gc, tahrik ve tevik etmek suretiyle hareket ettiren, bu iki gtr. Kaslardaki g, emir alan bir gtr. Eilimsel g ise sevk edici, emredici bir gtr.
76. Blin:i JHyHnarnk lgiyi (idrak) canlda var olan bir ey, aklctmcyi de insana zg v c insan dier canllardan ayran bir ey olarak ele alp. idrak ile aklctmey birbirin den ayrmak mmkindii.

273

drak Edici G ikiye ayrlr. 1. Zahir idrak edici g; be duyu gibi, 2. Batn idrak edici g- ilerde ayrntlaryla aklanaca zere, bunlarda hayal edici, vehm edici {mutevehhime), hatrlayc (zkire) ve dnme (mtefekkire) gc vardr. Be duyunun dnda canllarn batm gleri olmasayd, rnein bir hayvan bir eyi yemei dndnde, ilk tattnda tiksindii bir eyi, bir kez daha tatmadan ikinci defa yemekten vazgemezdi. Zira o, bunun kendisine zararl olduunu bilmezdi. Anmsama gcnde sz konusu yemein formu kalmasayd, ikinci defa onu grdnde zararl olduunu bilmezdi. Grme, koklama ve dier duyularn arkasnda da bu anmsama gc vardr. Be duyu, alglad formlar ortak his diye isimlendirilen vc be duyunun btn verilerini kendinde toplayan baka bir gce iletmcsevdi ve biz sar bir ey grdmzde daha nce onu tatm olma.saydk vani. bal yemeseydik, tatl olduunu alglayamazdk. Gz duyusu tarll; tatma duyusu da sarl drak etmez. San nesnenin tatl olduuna karar vermek iin iki durumu da kendinde toplayan bir karar merciine ihtiya vardr. Karar verme ne tatma ne de grme duyusuna aittir. Bu karar ak be duyunun dnda baka bir gce yani, batn gce aittir. Batn g olmasayd, kei kurt'un d manln alglayp ondan kamazd, nk dmanlk, Igzle] grl mez. Glerin tm bunlardr, ayrntlarnn sunulmas gerekir.

ZAHIR IDRAKLARN GEREKLII


Dokunma duyusu: A k bir duyudur, deri ve etin btnnde yaylm bir gtr; scaklk-soukluk, kuruluk-yallk, sertlik- yumuaklk, ar lk- hafiflik bu duyu ile alglanr. Bu g, kendisini tayan bir ince (latif) cisim vastasyla cildin ve etin btn noktalarna ular, ruh diye isimlenir ve sinirler anda akar. Aada aklanaca zere, latif cisim bu gc, kalbin beyninden (dima) almaktadr. 274

Derinin nitelii soukluk, scaklk vs. gibi hrsuslardan alglama gcnn benzeri bir nitelie dnmedii srece, idrak edici olamaz. Bundan dolay deri, ancak kendisinden daha souk ve daha scak olan eyleri idrak eder. Nitelikte deriye eit olanlar ise, deriye etki etmez, deri de onlar alglamaz. Koklama Duyusu: Memenin iki ucuna benzeyen, beynin iki kn

tsnda bulunan gtr. Kokulu paralar, su ve havanm birbirine kar t gibi, koklama duyusu ile karrlar veya bir karm meydana getirir ler. Koklama duyusu bu kokulardan etkilenen bir cisim vastasyla ko kular idrak eder. Kokulu paralarm havayla karm olmalar gerek mez. Kokularn civarnda bulunmasndan dolay havann. Formlar verenden koku formunu kabul etme yetisi kazanmas ve kokuya dn mesi uzak bir ihtimal deildir. Bu durum, kokunun, havaya gemesi (ntikal) ile gereklememitir. Zira bu, lintilerde imkanszdr. Nitekim biz, ilintilerin geilerinin imkansz olduunu yukarda ak lamtk. Kokunun paralar, havann paralan ile karmasayd, koku fersahlrca uzakla yaytmazd. Yunanllarn akbabalarnn (rahme) kendilerinden yz fersah tede meydana gelen bir savata ldrlm ve rm cesetlerin ko kusundan, evresinde hi akbaba bulunmayan baka bir beldedeki a tma blgesine intikal ettikleri anlatlr. Akbabalar cesetlerden fersah lrca tede idi. Bu ancak akbabalarn koklama duyusunun gc, hava nm etkilenmesi ve rm ceset kokusunu almay kabul etmesiyle meydana gelmitir. Cesetlerden ykselen buharn paralarnn bu kadar yaylmas ise, mmkn deildir. Ijitme Duyusu: itme kanalnn u noktasna serilmi sinirlerde yerletirilmi ve davulun zerindeki deri gibi gerilmi bir gtr. Sesleri bu g idrak eder. Ses, sert bir arpma ile meydana gelen iddetli bir hareketten veya kuvvetli bir ekilde bir eyi skmekten meydana gelen havann dalgalanmasndan meydana gelir. Ses, arpmaktan meydana geliyorsa; iki cisim birbirine arpar ve iddetli bir ekilde hava cisimlerden kurtulur, ses meydana gelir. Eer bir eyi skmekten meydana geliyorsa; hava iddetli bir ekilde birbi275

rinden ayr iki cismin arasna girer vc havann dalgalanmasyla ses meydana gelir, dalgalanmann hareketinin vard yere kadar da ses ula r. Bu hareket, iitme kanalndaki durgun havaya ulatnda, iitme kanah zerine serilmi sinirlerin civarndaki durgun hava, hu hareketle yerinden ayrhr, aynhrken kendisinde davulun derisindeki gibi bir n lama meydana gelir ve sinirlere yerletirilmi g, bu nlamay hisse der. Hareket, havada dairesel bir dalga meydana getirir, bir ta atld nda suda daire eklinde bir dalga, ondan da kk daireler meydana geldii gibi, havada meydana gelen daireler de hareketlerinde grnmez oUncaya kadar genilemeye ve zayflamaya devam ederler. inde su bulunan bir tasa bir ta brakldnda tasn su ile evrili kenarlarna doru daireler ortaya kar. Bu daireler kenarlara arpar ve ortaya; baladklar yere doru ynelirler. Ayn ekilde hava dalgas da sert bir cisme arptnda, bazen sapar ve kendisinde seda ortaya kar, sapmalarn birbirini izlemesi ve artmasyla da leen, hamam vc dan altndaki kayalarda ses srekli hale gelir. Tatma Duyusu: Dilin stne serilmi sinirlere, tad olmayan ve dilin stne yaylm tkrn slakl araclyla yerletirilmi g ten ibarettir. Tatma duyusu, tad olan nesnelerin tadn alr, onlara dnr ve sinirlere yapr. Sinire yerletirilmi g de tad alglar. Grme Duyusu: Formlar ve renkleri alglama gcdr, beynin nndeki gzn iki boluuna yerletirilmitir, Gzler; alglanan nesnenin formunu almaktan ibarettir. Yani, formunun benzerinin, gzn dolu veya buza benzeyen buzlu slakl nda izlenim brakmasdr. Gzler, ayna gibidir. Aynann karsna geen insann formu, aralarndaki effaf cisim araclyla aynada izle nim brakt gibi, renkli bir ey ile karlaan gzlerde renkli nesnenin benzeri bir izlenim kalr. Bu; n c renkliden herhangi bir eyin ayrlarak gze kadar uzanmas, ne de gzden bir nn ayrlmas ve forma kadar uzanmas iledir. Bu iki eyin olmas hem gzlerde hem de aynada imkanszdr. Fakat nesnenin formunun benzeri aynada ve nesneye bakann gznde meydana gelir. Meydana gelme yetisi, aynann veya bakann karsnda zel bir ekilde durma ve effaf cisim vastasyla 276

meydana

gelmektedir. Formun meydana

gelmesi ise, Formlar

balayandandr.

Be duyudaki ve dier btn alglar, alglanann formunun aln masndan ibarettir. Form buzlu nesnede (gz retinas) meydana geldi inde beynin n ksmnda oyuk iki sinirin kesiim noktasna yerleti rilmi grme gc, sz konusu form zerine odaklanr, biraz sonra ak lanaca zere nefis, ortak duyu vastasyla onu idrak eder. Aynann nefsi olmu olsayd, karsndakini idrak eder ve formun benzeri kendisinde meydana gelirdi. Uzaklk etkisiyle byn, kk grlmesinin nedeni se, reti nann kre biiminde olmas ve krenin karsnda srekli merkezin bulunmasdr. Gz kresinin karsnda, kalkan gibi yuvarlak bir yzey varsaydmzda gz; gzle yzey arasndaki havann etkilenmesi ve gz tabakasnn bakana ulancaya kadar havadan etkilenmesiyle yuvarlak yzeyi alglar. Etkilenen hava koni biimindedir. Koninin taban alg lanann yzeyidir, koninin tepesi ise, bakan kiinin ruhuna kadar ular. Koninin tepesi cisimsel bir adr ve gerekte alglanan da odur. K o n i n i n taban olan grnenin yzeyi, gzden uzaklatrldnda koni, uzar ve as daralr. Yani koninin gz bebeine kadar uzanan tepesi klr. Grnenin yzeyi, yani koninin taban uzaklatka koni uzar, uzamasyla da tepesi incelir. Yani gerekte alglanan a klr. Kklkte yle bir snra ular ki, grme kuvveti onu grmeye g yetiremez ve grnen, alglamada kaybolur. Bu olayn ekli, aadadr. Grnen yuvarlak olmasayd gene de nesne ile gzbebei arasn daki etkilenmi hava, grnenin ekline gre kenarlar ve alarla evre lenmi bir koni biiminde olacakt ve koninin tepesi, gzbebeine bir

277

a veya alardan ulard. Bu konu matematik ilimlerinden saylan optik biliminde anlatlmaktadr, bu kadar, amacmz iin yeterlidi.

Gzdeki yansmas n uak dcydtdLr

Aristoteles'in gr, algnn niteliine dair deildir. Aristo'dan ncekiler ise yle demilerdir: Hissetmenin meydana gelmesi iin duyu vc duyum arasnda bir temasn olmas zorunludur. Baklan nes neden bir formun ayrlp gze kadar uzanmas imkansz olduuna gre; grmenin meydana gelmesi iin gzden latif bir cismin, yani n ay rlmas ve baklan nesneye ulamas gerekir, diyenler vardr. Bu, im kanszdr; zira, gz genilediinde evrenin ve gk kresinin yarsnn zerinde baz cisimler yaylr. Tabiplerden bir grup bunun yakksz ve imkansz bir iddia ol duunu sylemilerdir. Bu tabiplere gre gzle temas halindeki havada; gzden kan ve ha\'ann nyla birleen n dolaysyla bir etkileme meydana gelir. Gzden kan nla havadaki n bir gz ap kapayn caya kadar, az bir zaman iinde neredeyse tek bir n haline gelirler ve 278

ikisinin toplamndan gzlerde br alet oluur. Bu da birka ynden imkanszdr: 1. Hava, rnein gzbebei gibi grmenin gerekletii bir alet olabiliyor ise; bu durumda grme duyusu salam olan bir topluluk bir araya geldiinde grme gc zayf olan kiinin grme duyusunu glen dirmeleri gerekecektir. Zira her ne kadar havann dnmnden do lay onlardan birinin grmesi zayf ise dc, birok gzden kan nlar hava ile birletiklerinden, grme gc zayf olan kiinin lambann ndan yardm ald gibi, bu nlardan da yardm almas gerekecektir Eer grnen form, havada deil de gzde aa kyor fakat hava onu gze ulatryor ise, hava gzle, gren de hava ile bitiik ol duuna gre nn gzden kmasna ne hacet vardr? Bu durumda ha vann n olmadan formu gze ulatrmas gerekecektir. 2- Bu husus nn asln iptal eder. nk n ya ilintidir ve bu durtmda, nla gei yapmak imkanszdr ya da bir cisimdir ki, bu da muhal olan gerektirir. Zira n, uzatlm izgiler gibi gzle bitiik kalmyor ise, gzden ayrlmas ile gze etki etmez. Eer n srekli gze bitiik kalmyor ve izgiler eklnde uzuyor ise, kendisinden ayrlan ey, gz etkilemeyecektir. Eer n gze bitiik olarak kalyor ise, gzden ayrlmas ve nesneleri farkh ekilde alglamas gerekecektir. nk hu durumda n da uzatlm bir ip gibi olacaktr ve rzgar estiinde, n baka yne yneltecek ve istikametinden karacaktr. Rzgarn n emesi nedeniyle, nn karsnda olmayan nesneyi, ya da bitiikliini kesmek suretiyle tamamen grmesini engelleyecektir. 3. Eer n baklan nesnede erilerek gzden ayrlyor ise; baklan ister yakn ister uzak olsun miktarda farkllk olmakszn ayn ekilde idrak edilir; yukarda koni bahsinde getii zere bir karlk (mukabil ) takdir edilemedii iin kesien, her iki durumda da ( uzak vc yakm grme) kesiene mutabk olacaktr. Cisim uzaklatnda n, sadece bir ksmna der, denilemez. Zira ister uzakta ister yaknda olsun cismin tamam grlr. Bazen daha fazlas da grlr. Alglar bunlardr, alglara has alglamalar da; renkler, kokular, tat lar ve seslerdir. 279

Dokunma duyusunda anlatdan ve bu duyularla alglanan be ayr husus daha vardr ki bunlar da: Kklk-byklk, uzaklk-yaknlk, nesnelerin saylan ve daire, drtgen, h a r e k e t , durgunluk gibi nesnele rin ekilleridir. Bu tali konularda yaplan yanllar, temelde (usl) ya plan yanllardan daha fazladr.

I (BTIN)DUYULAR

Biliniz ki, i duyular da betir: 1 - Ortak duyu 2- Tasavvur gc 3- Hayal etme (mutehayyile) gc 4- Vehmetme gc 5- Hatrlama gc. Ortak duyu: Dier duyular kendisinden yaylr, etkileri ona dner ve onda toplanr. Ortak duyu , dier duyularn sanki toplanma alan dr; bizim beyaz rengi ve sesi kendisinde toplayan bir duyumuz olma sayd, u beyazn, sesini iittiimiz arkc olduunu bilemezdik; renk ve sesi bir araya toplamak ne kulan ne de gzn iidir. Tasavvur gc: Ortak duyuda izlenim brakan muhafaza etmekten ibarettir. Koruma, kabul ve izlenim brakmaktan baka bir eydir. Bundan dolay su, form ve biimi kabul eder fakat bunlar muhafaza etmez. Mum, gecenin gcyle ekli kabul eder ve kuruluun gc ile ekli korur. Beynin n ksmnda bir zedelenme olduu zaman, hayalde tutu lanlarn korumas ortadan kalkar ve formlar unutulur. Vehmetme gc: Duyulur olandan, duyukr olmayan alglamaktr; keinin, kurt'un dmanln alglamas gibi. Bu gzle deil, baka bir gle alglanmaktadr ve bu g hayvanlar iin insanlardaki akl gibi dir. Hatrlama gc: Vehmetme gcnn idrak ettii manalar hfzet mekten ibarettir.

280

Tasavvur gc, nasl ki ortak duyuda izlenim brakm formlar koruyor ve formlarn hazinesi ise, ayn ekilde hatrlama gc de an lamlar hazinesidir. Bu ikisi; vehmetme ve hatrlama gleri, beynin arka ksmnda; ortak duyu ve tasavvur gc ise, beynin n ksmmdadrlar. Hayal etme gc: Beynin ortasnda bulunan bir g olup grevi alglamak deil, hareket ettirmektir. Yani hayal etme gc, formlarn ve kavramlarn hazinelerinde bulunan eyleri aratrr. Hayal etme gc, iksnn ortasna oturtulmuur ve orada yalnzca birletirme (terkip) ve ayrma (tafsil) fonksiyonunu icra eder. Bir insa nm utuunu, bir insann yarsnn insan, dier yarsnn at olduunu ve benzerlerini tasavvur eder. Daha nce gemi bir rnek olmakszn kendisi bir form tasarlayamaz, bilakis hayalde ayrk olarak duranlar bir letirir ve toplu olanlar ayrr, te buna insandaki dnme (mfekkire) ad verilir. gc

Gerekte dnme gc akldr. Fakat akl dnme gcnn kendisi deil, akl gcnn dnmedeki aracdr. Nasl ki sebeplerin mahiyetleri; kapallklar aratrma ve grme kolaylamcaya kadar gz, btn ynlerden deliklerde hareket ettiriyorsa, ayn ekilde iki hazineye (anlamlar ve suretler hazinesi) yerletirilmi anlamlar aratrmaya da, sebeplerin mahiyetleri neden olmaktadr. Bu gcn karakteri hareket tir, uyku halinde bile yatmaz, kendisine uygun olan eye hzl bir e kilde intikal etmesi, yapsnn gereidir. Bu g gei yaparken ya ben zerlikle veya ztlkla ya da hayalde meydana gelmesi annda meydan ge len bir rastlant ile olmaktadr. Kopyalama ve rneklendirme de onun karakterindendir; Akl, bir nesneyi ksmlara bldnde, bunu dallar olan bir aa ile simgeler. Bir ey derecelerle dzenlenmise akl, bunu merdi venler ve basamaklarla anlatr ve bununla unuttuu eyleri hatrlar. Akl, srekli bir biimde hayaldeki formlar kontrol eder ve bir form dan kendisine yakn olan baka bir forma gei yapar. Yine akl unutu lan manay alglatan formu buluncaya kadar bunu devam ettirir ve bu ekilde unuttuu eyi hatrlar. Unutulan formun, kendisiyle ilikisi olan ve kendisine bal olan eyle hazr hale gelmesi, orta terimin so nula olan ilikisine benzer. Zira orta terimin getirilmesiyle, neticenin 281

kabul edilmesi iin hazr hale gelinir, ite d (zahir ) ve i (batn ) gler bunlardr. D ve i glerin hepsi aralar konumundadrlar. nk hareket ettirme ancak bir faydann temini ya da bir zararm defedilmesi iindir. Alglama gc de kendisiyle haberler elde edilen casuslara benzer. Tasavvur ve hatrlama gleri, n e s n e n i n korunmas iindir. Anmsama gc ise, gzden kaybolduktan sonra nesnenin huzura geti rilmesine yarar. Btn bunlarn kendisi iin bir alet olduu, kendi sinde topland, kendisine boyun edii ve kendisinin sebebi olan bir temelinin (asi) bulunmas gerekir. Bu temel, nefis olarak ifade edil mektedir ve cisim deildir. Zira cismin her bir organ ayn zamanda bir alettir ve nefse rucu eden bir ama iin hazrlanmtr. yleyse bu g lerin ve organlarn, kends in aletler olduu bir nefsin bulunmas zorunludur.

INSANI NEFS
Unsurlarn karmlar denge bakmndan daha iyi ve daha mkemmel olduu zaman, kendisinden daha latif ve daha gzel olmas mmkn olmayan bir seviyeye ulam olurlar. Bu, bitkilerin ve hayvanlarn be sinlerinden daha latif besinler, hayvanlarla bitkilerinkinden daha iyi madenler ve glerle olgunlaan insan spermas gibidir. Sperma, Formlar balayandan form kabul etmek iin hazr hale gelir. Bu form, suretlerin en gzelidir. te bu form insan nefsinin kendisidir. nsan nefsin iki gc vardr: 1. Bilici g. 2. Yapc g. Bilici (lmJ g : Teorik g ve pratik g olmak zere iki ksma aynlr: Teorik g: Yce Allah'n bir olduunu ve evrenin sonradan (hadis) meydana geldiini bilmek gibi. Pratik g: Zulmn irkin olduu ve yaplmamas gerektiinin bi linmesi gibi, eylemlerimize bal olan bilgiyi ifade eden gtr.

282

Yukarda anlattmz gibi bu bilgi bazen tmel, bazen de; Zeyd'in zulmetmemesi gerekir ifadesinde olduu gibi tikeldir. Yapc (mil) g: Pratie bal teorik g olan bilici gcn iare tiyle harekete geer. Yapc g, pratik akl olarak isimlendirilmektedir. Fakat yapc gcn akl olarak isimlendirilmesi, katlm dolaysyladr. Zira yapc gcn alglamas yoktur yalnzca akln gerektirdiine uygun bir hareketi vardr. Hareket ettirici hayvansal g, nasl ki bir ey istemek ya da bir eyden saknmak iin var ise, insandaki yapc g de ayn sebeplerden dolay vardr. Yapc gcn istei akldir ki, o da hayrdr. Sevap ise, ondan sonrakine baldr, faydalanma da- u anda hayvansal arzu ken disinden nefret ettiinden, bu hayr ac verir- hirettedir. nsan nefsin iki yn vardr. Bir yn stn olana dorudur ki bu, mele-i a'ldr. nk ilim leri buradan elde eder, insan nefsin teorik gc de bu yn itibariyle vardr ve onun hakk daima kabul eden olmasdr. Bir yn de aa tarafadr, bu da bedeninin ynetilmesi yndr. Pratik g, bu yn itibariyle ve beden iin mevcuttur. nsan akl gcn, alglardan ayr olduu ve bu alglar zerinde zait olduunun aa karlmas iin, alglarn hakikatleri ve ksmlar zikredilmeden aklanmas mmkn deildir. Yukarda Alglamann idrak edilenin formunun alnmasndan ibaret olduunu akladk. Ancak bu formu almann dereceleri vardr: 1. Gzn alglamas: Gz, insan mcerret olarak deil, sfatlar ve kendisine tabi olan eylerle; zel bir renk, zel bir pozisyon ve zel bir miktar ile birleik olarak alglar. Bunlar yle eklentilerdir ki, insa nn zyle birlikte olmasalar da insan, insandr. nsan bu eklentilerle insan deildir, bilakis bunlar insana ilien yabanc ilintilerdir. Gzn, insan bu yabanc eklentilerden soyutlayacak gc yoktur, Bu eklenti lerden, gzlerdekine uygun bir form hayalde meydana gelir. Yani bu form, sureti, pozisyonu, miktar ve rengiyle hayalde de vardr. Btn yabanc ilienler gzlerde olduklar gibi, hayalde de vardr. Bu form. kesinlikle ilienlerden soyutlanm deildir. Hayaldeki form, gzlerdekinden tek bir hususta ayrlr; grnen cisim, yok olursa veya gzden kaybolursa, grnme ortadan kalkar. Fakat hayalde kalan formu yok 283

olmaz, yani tasavvur edici olarak isimlendirilen gte baki kalr. Hayaldeki bu form, grme iin gerekli olan hazr bulunma ve maddi varla ihtiya duymama bakmndan maddeye en uzak noktada gibidir. Form; miktar, pozisyonu, kenarlar, ortas ve dier paralaryla hayalde meydana geldii zaman, bunun ancak cisimsel bir aletle mey dana gelmesi mmkndr. Zira miktar ve kenarlarla takdir edilen par alar ancak bir cisimde birbirinden ayrt edilirler. Nitekim suret de an cak su veya ayna gibi bir cisimde temyiz edilir. Bu iki g, yani grme ve hayal gc; ikisi de cisimseldirler. Vehimsel alglama: Kedinin fareye, keinin kurt'a dmanl, ko yunun kuzuya dknl gibi duyulur olandan duyulur olmayan ma nalar idrak etme gcdr; Bu da maddeye baldr; zira duyuda kurt'un suret algs olmasayd, bunun alglanmas tasavvur edilemezdi. Bu g de ayn ekilde cisimseldir. Alglanann hakikatine ya banc, mahiyetten soyutlanmayan ve mahiyetin zerine artk (zaid), hususlara baldr. Bilinmektedir ki, biz insanl ya tanm ve hakikatiyle veya herhangi (zne) yabanc bir eye bal olmakszn soyut haliyle idrak ederiz. Zira insanlk bu ekilde idrak edilmeseydi biz, miktar, renk ve pozisyonun onun gerekliine oranla yabanc eyler olduuna, mahiyetine dahil olmayan karlklar olduuna hkmetmezdik. yleyse bizde bu tr, yabanc eylere bal olmayan, bilakis insan lk hari btn her eyden mcerret, mahiyeti alglayan bir g vardr. Biz mutlak siyah, siyahln dnda her eyden soyutlanm olarak id rak ederiz, dier anlamlar da ayn ekilde alglarz. Bu g, akl olarak isimlendirilir. Hayal bu soyut eyleri idrak etmeye g yetiremez. Biz bir insan, ancak bize yakn veya uzak, kk veya byk, oturmu veya ayakta, giyinmi veya plak olarak hayal edebiliriz. Bu hususlar ise, in sann mahiyetine yabanc olan eylerdir, hayalin de grmenin de byle bir alglamas yoktur. Bu iimizde hasl olmaktadr. yleyse bu, baka bir gle meydana gelmektedir ki, bu g de akl olarak isimlendirilen istektir. Bu gle insan bilinmeyenleri, orta terim vastasyla tasdikleri, tanm ve resm ile de tasavvurlarn bilgisini elde eder. Aklda meydana gelen alglar, tmeldir. nk soyutturlar, onlarn manann tikelleri nin teklerine nisbeti, bir tektir. Bu, insann dnda herhangi bir hay284

van iin sz konusu deildir. Bundan dolay da kendisine :or gelen eyden kurtulma gc bakmndan hepsi farkl trlerde olmalarna ramen bilgisizlik hususunda tek bir tarz zeredirler, ancak ihtiyalar orannda bir bilgiye sahiptirler ki, bu bilgi dc boyun eme ve ilham yoluyla tabiatlarna kazandrlm bir zelliktir. yleyse dier hayvanlarn ortak olmad insana at zellik, t mellere dair tasavvur ve tasdiktir. Bu zellik sayesinde insan, sanatlar ve baka hususlarda bilinenlerle bilinmeyenler hakknda hkm verir. Bu iki g dier btn glerle birlikte yukarda getii zere tek hir nefse aitrir. Biz diyoruz ki; akl gcn mertebeleri vardr ve buna gre isim alr. Birinci mertebe: Akl g bu mertebede akledilir (makult) hi hir eye fiil olarak sahip deildir. Bebekte olduu gibi, bu mertebedeki akl g, akledilir eyleri kabul etmez ve byle bir yetisi yoktur. Bu du rumdaki bebein akl, heykm akl ve g halinde akd olarak isimlendiri lir. Bundan sonra akl gte akledilir formlardan iki tr form orta^Ja kar: 1. Yaps, kazanmakszn kendisinde izlenim olunmasn gerekti ren ve akladmz gibi bir aba olmadan kabul edilmeleri, iitmeye dayanan gerek nceli bilgiler. 2. Mehurt'a dair bilgi tr. Bu tr, sanatlarda ve ilerde daha aktr. Kendisinde bu durum ortaya kt zaman melekel akd olarak isimlendirilir. Yani akl g, kyas yoluyla teorik akledilir eylerin ka zanlmas yeteneine sahip olmu olur. Bu aamadan sonta kendi aba syla teorik akledilir eylerden bir ey kazanrsa, fiil akd olarak isimlen dirilir. limlerden habersiz olan fakar diledii zaman onlar elde etmeye g yettiren byledir. Eer bilinenin formu zihninde hazr ise, hu form, kazandm akd yani istifade edilen ilim olarak isimlendirilir. lahi ya da erkin sebeplerden bir sebeple bu olmutur, bu sebep de, meleke, akd olarak isimlendirilir. Bu alglarn cisimsel bir alet ile elde edilmeleri caiz deildir. Bu, tmel akledilir eyleri idrak eden, kendi nefsiyle kaim bir cevherdir, ci sim deildir ve herhangi hir cisimde izlenim olarak braklm da de-

285

ildir. Cismin yok olmasyla da bu cevher yok olma:; ya ac ekerek veya lezzet alarak ebediyete kadar canl olarak kahr. Bn cevher, nefistir. Akln, cisim olmakszm idrak ettiine aadaki on husus delalet et mektedir: Yedi delillerdir. 1. Cisimsel aletlerle idrak eden duyular, alete bir zarar dokundu unda ya idrak etmez, ya algs zayflar, ya da alglamada hata eder. 2. Duyu organlar, vastalarn idrak etmezler. Zira gz ne kendisini, ne de aletini idrak eder. 3. Duyu organlar kendilerinde bulunan nitelii bile idrak etmez ler. Daima bakas onlar idrak eder; hatta bedende kt bir kanm var ise; yani bir cevher aletiyle birlikte dahi olsa dokunma gcn idrak etmez. 4. Duyular kendilerini de idrak etmezler; eer vehmetme gc, bu haldeyken kendisini vehmetmek istese bu, mmkn deildir. 5. Duyu, gl bir ey drak ertikten sonra, bir sre gemedike daha zayf olan idrak etmez. Normal sesin akabinde alak ses iitilmez, ak aydnlktan sonra zayf renk, youn tatlnn arkasnda az tatlnn tad alnmaz. Bunlar gl idrak edilenler tarafndan etkilendiklerinde, zayf idrak edenlerin etkisine hemen giremezler. Bunun nedeni, k u y vetli idrak edicilerin duyuyu igal etmesi ve bunlann zayf idrak edici lerle karmasdr. 6. Gl bir alg duyulara hcum etriinde alet zayflar ve bozulur. Nitekim gz, giil bir kla, kulak da anormal bir sesle bozu labilir. 7. Cisimsel gler krk yandan sonra zayflar, bu da bedenin mi zacnn zayflad zamandr. Akli g (el- kuvvetu'l- akliyye) iin yukarda anlattmz husus larn tam tersi geerlidir; akl g, kendi nefsini idrak eder, nefsini id rak ettiini de idrak eder, kalb ve beyin (dima) gibi kendi aletlerini de idrak eder. Glden sonra zayf olan, ak olandan sora gizli olan idrak eder. Bir ok hususta krk yandan sonra glenir. Akli gii de, bedenin mizacnda meydana gelen hir hastalk nedeniyle tozen idrak etmede yetersiz kahr denirse: 286 tanesi, akln cisimden olan herhangi bir aletinin olmadna dair ikna edici gl gstergeler, tanesi se kesn

Denilir k i : Yetersizlii veya aralarnn bozulmas nedeniyle akli gcn muattal kalmas akl gcn kendi iinde fonksiyonun olmadgma delalet etmez. Aletlerin bozulmasnn akl gc iki ynde etkilemesi mmkndr: a. Alet bozulduunda nefis, kendi ynetimi ile megul olur ve akledilcnlerden yz evirir. Nitekim; nefs korku ile urarken, lezzeti al glamaz, f k e ile urarken, acy blssetmez. Makul bir sanatla megul iken de bakasn idrak etmez. Bir ey baka bir eyle megul olmasm engellemektedir. Aletin zayfl ve onu dzeltmeye olan ihtiyacn, nefsi megul etmesi de uzak bir ihtimal deildir. b. Nefis, fonksiyonunu icra ederken bazen cisimsel aletin gcne ihtiya duyar, i meydana geldikten sonra da ona ihtiyac kalmaz; bir yere gitmeye karar verenin bir binee ihtiya duymas vc vardktan sonra da binee ihtiyacnn kalmamas gibi. yleyse aletsiz bir iin yaplyor olmas, onun kendi iinde bir ey leminin olduuna delalet eder. Aletin bozulmas nedeniyle iin yapl mamas, zikrettiimiz iki hususa ihtimal \'ermektedir ve bu htsusta bir kant yoktur. 8. Tmel soyut bilginin blnen bir cisimde yer tutmasnn caiz olmadgma dair kesin delildir, nk tmel bilgi blnmez, Cisim ise blnr. Blnmeyen, blnende yer tutmaz. Bilgi de blnmez. yleyse bilgi cisimde yer tutmaz. Bu ncllerde bir itirazn olmas mmkn deildir. yleyse paralanmayan cz geersizdir ve onda bilgi yoktur. Bilgi blnen cisimde bulunursa, scaklk ve renk olarak bl nr. Cisim blndnde, bilgi de bilinmeyen ile blnr, iddiasnda bulunanlar vardr. Oysa tek bilinene dair rek bilgi, blnmez. Zira ke sinlikle bilginin bazs yoktur ve bu bilginin blnen cisimde yer tut mas da imkanszdr. Neden tek bilgi blnmez, dedini^.' diye sondursa; Denilir k i : Soyut akledilene dair bilgi iki ksma ayrlr; 1. Varla dair soyut bilgi ve birlie dair bilgi gibi, kendisinde okluk dnlemeyen ve blnme kabul etmesi imkansz olan bilgi. Zira bilinenin bazs olmad gbi ona mutabk olan bilginin de bazs yoktur. 2, Kendisinde okluk dnlen bilgi, O n saysna dair bilgi ile dnen ve hayvan gibi elerden oluan insana dair bilgi byledir. 287

Dnen ve hayvan, insann cins ve ayrmdr. Bu tr bilginin paralarmn olduu zannedilir. Zira on saysnn paralar vardr ve on say sna dair bilgi de on saysnn benzeridir. Bu bilgi yalnzca on saysna uygundur. On saysna dair bilginin de, insana dair bilginin de cz' vardr, denilmektedir. Bu imkanszdr; on saysmm on olma bakmn dan herhangi br cz' yoktur, Zira hu saynn altndaki saylar on de illerdir. O n says, suya benzemez, suyun bir ksm ayrhrsa da su, yine sudur. On says, ba gibidir. Her insan iin tek bir ba vardr vc ban ba oma bakmndan herhangi bir cz' yotur; yalnzca, ct, deri, ke mik olmas bakmndan czleri vardr, Ban; et, deri, kemik olmas, ba olmasndan bakadr. Ban ba olmas, cz'nn olmasn gerek tirmez; ba, ba olma ynyle blnmez. Bu trle birlik oluturmayan hibir bilinen, tek bir bilinen deildir. nsan ise tek hir bilinendir. Zira insan, insan olma bakmndan tektir vc insann tek tmel bir formu vardr. Tek olmas dolaysyla insan aklediHr vc blnmeyi kabul etmeyen tek olmaktadt. Blnmenin olmadna dair getirdiimiz delil udur: Eer cismin blnmesiyle bilgi blnseydi bilginin iki parasndan her biri cismin bir parasnda olurdu. Bilginin iinde olduu varsaylan para, ya b tnden farkldr veya btnden farkl deildir. Btn ile para birbirle rine hibir konuda muhalefer etmiyorlarsa, para, btn gibidir. Oysa bu imkanszdr; nk para btnden kmaktadr. Para, btnden farkl ise bu farkllk; ya trn tt'e, formun renge muhalefetidir ki, bn muhaldir. Zira form renge dahil deildir ve iki para da btne dahil dir. Ya da para btne girdikten sonra btne muhalefet eder ki, bu da cinsin, tre muhalefetidir. Hayvann insana muhalefeti, bir says nn on saysna muhalefeti bunun gibidir, Cin.sin, tre muhalefer et mesi geersizdir. Zira bu, insann hayvan (canl) oluuna dair bilginin bir czde, dnen oluuna dair bilginin baka bir czde olmasna g trr. ki cz'n hibirinde insana dair tam bilgi bulunmaz. Bu da in sana dair bilginin elde edilmemesine yol aar. Cismi iki paraya ayrd mz varsaydmzda; paralardan biri stte, dieri de altta ise cisme dair bilgi ikisinden hangisinde bulunacaktr? Oysa iki paradan biri cinsin, dieri de ayrmn mahalli olmay hak etmez. nsan, hayvan ve dnenden olumu ise, hayvan sonsuza kadar uzayan bir saydan 288

olumu deildir; hir ilkte sorr blur. A k s i takdirde bir ey ancak sonsuz bilgiden sonra bilinirdi ki bu, muhaldir. Eer, birin o n ' a muhalefet etmesi gibi para, miktarda btne muhalefet ediyorsa; bu para (cz) ya bilgidir, ya da bilgi deildir. Para bilgi deilse bu, btnn bilgi olmayan czlerden meydana gelmesine gtrr. r n e i n ; btn, iki czden meydana gelmektedir ve bunlar da ekil ve siyahlktr denilebilir, bu muhaldir. B u para bir bilgi ise ve parann bilineni, btnn bilineni ise, para btne eittir, demek tir. Eer parann bilineni, btnn bilineninden baka ise bu du rumda da, btne dair bilginin, paralarnn bilgisinden baka bir bilgi olmas imkanszdr. Zira ekle ve siyahla dair bilgi, kudrete dair bil giyi meydana getirmez. Eer cz'e dair bilgi, btnn bilineni olsayd, paras olmayan tek bir bilinenin varsaylmas [halinde hu geerli] olurdu. B u da blnmenin imkansz olduuna delalet etmektedir. 9. B u da bir ispattr. Soyut ma'kul, yukarda getii zere miktar ve pozisyondan arnm olarak nefiste, yani insandan elde edilir. Mcerret olmas ya yeri itibariyledir ya da kendisinden meydana geldii ey itiba riyledir. Kendisinden meydana geldii ey itibariyle mcerret olmas ge ersizdir. n s a n , nsana dair bilginin tanmn ve hakikatini belli bir ls olan somut bir insandan alr ve insann mahiyeti ancak belli bir ls olan somut bir insandan zihinde oluur. Fakat akl, insan bu miktar ve pozisyondan soyutlar. yleyse insan, kendisinden mey dana geldii ey dolaysyla deil, yerinden dolay miktar ve pozisyon dan mnezzehtir. B u u anlama gelir; insann mahalli yani insann nefsi, insan miktar ve pozisyondan ayrt etmektedir. Gerek u ki, bir miktar ve pozisyona sahip bir yerde yer alan her eyin, mahallinden dolay zorunlu olarak bir miktar ve pozisyonu olur. 10. A k l , kalb ve beyin gibi akln aleti varsaylan her eyi idrak etmeye kadirdir. A k h n idrak etmesi idrak ettii eyin formunun kendi sinde meydana gelmesidir. Zira idrakin anlam budur. A k l d a oluan form, ya aletin form.tnn tpksdr veya say itibariyle ondan bakadr, fakat ona benzer. A k l d a oluan formun, aletin formunun tpks olmas geersizdir. Zira bu form, aklda srekli hazrdr. B u durumda a k l n , aletin formunu srekli olarak alglyor olmas gerekecektir, oysa durum byle 289

deildir- Zira itsan bazen formu ziimine getirdii halde aleti alglamaz. Aklda hazr olann alglanmamas imkanszdr. Aklda oluan form, say itibariyle akldan baka ise ya cisme katlmakszn kuvvetin iinde yer ahr ki bu, onun cisimde deil, kendi kendine kaim olduuna delalet eder ya da cisme katdarak kuvvetin iinde yer alr ve alet olan cisimde, zdelik ve kuvvet bakmndan farkl olan bu form, cisme benzer hale gelir. Bu da tek bir bedende birbirine benzeyen iki formun toplanmasna yol aar. ki siyahn ayn anda bir yerde toplanmas ki imkansz olduu gibi bu da imkanszdr. Biz ikiliin ancak iki farkl trde olabileceini aklamtk, burada ise farkllk yoktur. formdan biri iin zikredilen her ilinti dier form iin de mevcuttur. Bundan dolay da birbirlerine uygundurlar. Bunun imkanszl ise ortaya kt. l . Yukarda her cisimsel gcn sonlu olduunu aklamtk. Sonsuz g kesinlikle cisimde bulunmaz. Cisimsel ve akl formlar zerindeki akl g ise, sonsuz bir gtr. nk akln, duyulur ve akledilir eylerden alglayabildikleri snrl (mahsur) deildir Bundan dolay, akl gcn cisimsel olmas imkanszdr. Cismin yok olmas ile nefsin yok olmayacann ispatna gelince; nefsin cisimle beraber meydana geldii nclne dayanmaktadr. Zira nefis cisimden nce var olmu olsayd, nefisler ya tek ya da ok olur lard. Nefislerin ok olmas geersizdir. Zira okluk ancak ilintilerdek bakalk ve farkllktan^'meydana gelir. Nefiste farkllk oluturacak ilintiler ve maddeler olmadna gre, farkllk tasavvur edilemez,

7 7 . Bu delil, ddiann ciddiyeti ile badamayan rurarsz bir delildir. zellikle de evrenin ncesiz (kadm) olduunu ve evrenin sonradan olmasnn mkan.sz olduunu iddia edenler iin . Bilindii gibi filozoflara gjire sonradan var olan nefis (en-nefsu'l-hSdise), salt yokluk deildir, var olan bir eydir. Bu var olan ey hibir ey'dun nasl m e y d a n a gelmitir.' Eer bn eyin hibir eyden var olmas caiz ise, evrenin maddesinin hibir eyden var olmas kendi znde bir problem tekil etmez. Yani sadece bir jeyin hibir eyden var olmas esasna dayanarak alemin sonradan var olduu teorisini iptal etmek uygun de ildir. Eer ellerinde -bir eyin hibir eyden meydana gelmesinin imkanszl iddias nn dnda- hudus'un geersiz olduuna dair bir kanr var i.se. onu orraya k o y M i n a r . Ever Mslman filozoflar evrenin ncesizlii vc .sonradan olduu teorisinin geersizlii iddiasnda Allah'n zatna bakmaya ynelirler. Allah'n zat ise herhangi bir vakitre ta'til edilmesi mmkn olmayan bir zattr.

290

Nefsin tek olmas da imkanszdr. Zira nefis, bir ok bedende vardr. ok, bir olamad gibi bir de; cismin bir miktar ve hacminin olmas, bunlarn bazen cisimden ayrlp bazen bitimesi durumu hari, ok olmaz. Nefsin bedenlerde ok olduunun delili Zeyd'in bildiini, Amr'm bilmemesidir. Nefis tek olsayd bir nefis tarafmdan bilinen bir ey, tpks olan baka nefis iin bilinmeyen olmu olmazd. Bu du rumda nesne tek bir nefis iin hem bilinen hem de bilinmeyen ol maktadr ki, bu muhaldir. Biz diyoruz ki: Nefis, cisimlerle birlikte meydana gelmesine ramen, cisimler vastasyla meydana gelmi deil dir. Zira daha nce cismin, kesinlikle baka bir eyin- hele bu ey ci sim deilse- yoktan var edilmesinin sebebi olmadn aklamtk. Bilakis nefsin sebebi. Formlar Verendir (Vahibu's- Suver). Formlar veren ise, ezel akl bir cevherdir. Nedenli, neden var olduu srece vardr. Bu cevher ise bakidir. Nefis var olmak iin bedene ihtiya duyduu gi6i, varlm iin de bedene ihtiya duyar, denilirse; Denilir ki: Beden, nefsin meydana gelmesinin kouludur, fakat nefsin nedeni deildir. Beden bir ba mesabesindedir ki, nedenli onunla nedenden stifade etmekte veya onunla nedenden kmaktadr. Nefis bu ba vastasyla var olduktan sonra, ba'n baki kalmasna ihti ya duymaz, Bedenin art olup neden olmamas ise una dayanmakta dr; eer nedenden nefis km olsayd, bu ya bir ya iki ya da daima sonsuz sayda nefis olmu olurdu. Btn bunlar muhaldir. Zira hibir say dier saydan ncelikli deildir. Saylardan birinin dierlerine ter cih edilmesi de sz konusu deildir. Nefis, tek bir sayya hasr olunursa, onu tahsis eden biri de olmaz. Zira tahsis eden asndan ikincinin olma imkan birincinin olma imkan gibidir. Var olma imkan, yok olma imkanna tercih edilmedii zaman ise, sperma kendisiyle nefsin reyecei bir alet konumuna gelinceye kadar, yokluk (adem) devam eder. Sperma bir alet konumuna gelince nefsin var olmas, yok olma sndan ncelikli olmu olur, nefislerin says da rahimlerde hazr sper malarn saysna baldr. Var olmann yok olmaya tercih edilmesinin ilk art budur. Nefis var olduktan sonra varlnn devam nedenine baldr, bir tercihe bal deildir. 291 srdrmek

Tenasuh'un

geersizli^nin

ispat: Nefs, mizacn bozulmas ve ync'

rimi kabul etmemesi dolaysyla bedenin ynetimini terk ettii zaman; ya ta, odun gibi ynetimi (tedbir) kabul etmeye hazr olmayan eylerin ynetimi ile urar ve onlar iin bir nefis olur ki bu, imkanszdr veya nefsin ynetimini kabul etmeye hazr olmu bir spermann ynetimi ile urar. Bu spermann insann veya baka bir canlnn spermas ol mas nemli deildir. Bir grubun iddias budur. Bu durum muhaldir. Zira nefsi kabul etmeye hazr hale gelen her sperma, sapma ve seme ile deil, tabii olarak akl cevherden meydana gelmeyi hak eder. Zira seme ve sapma, bir bedende birden fazla nefsin hir araya gelmesine yol aar. Bir bedende, birden fazla nefsin olmas ise imkanszdr. Spermann, Nefisleri Verenden (Vahihu'n-Nufus) gelen nefsin nu runu kabul etmeye hazrlkl olmas; cismin, gnein nurunu kabul etmeye hazrlkl olmasna karlktr. rt kaldrld zaman lamba orada hazr ise, gne ve lambann ikisi birden parlar ve lambann , gnein n engellemez. Ayn ekilde bir bedenle uramadan evrende bulunan nefsin var lyla, spermann lk Prensipten nefsi kabul etmeye ynelik etkisi en gellenemez. Bu durum, bir bedende iki nefsin bir araya gelmesine yol aar. Oysa her ahs tek bir nefse sahip olduunun bilincindedir. yleyse tenash imkanszdr.

292

Beinci Makale FAAL AKILDAN NEFSLERE VERLENLER

Kukusuz Fa'l Akl konusu, ilahiyat blmne daha ok yakr. Yukarda Fa'l akln varlnn tesbitl ve sfatlar zikredildi, Burada Fa'l akl, zat itibariyle deil, nefislerdeki etkisi bakmndan ele alnacaktr. Ele abnacak konu, Fa'l akhn etkisinden de te, Fa'l akldan etkilenmeleri ynyle, nefislerdir. Biz bu makalede unlar zikredeceiz: Nefsin, Fa'l akla delaleti. limlerin, Fa'l akl'dan nefse aktlmalannm nitelii. lmden sonra nefsin Fa'l aklla mutluluk biimi. Kt ahlak ile Fa'l akldan mahcup kalm nefsin skmt duyma biimi. Oon (sadk) rya ve doru olmayan ryann sebebi. Nefsin, gayb bilgisini alglamasnn sebebi, bilgiler evreni ( a l e m i ' b u l m ) ile bitimesi, bunlarn, sebebi. Nbvvetin anlam, mucizeler ve mucizelerin dereceleri. Peygamberlerin varl ve onlara duyulan ihtiya. Bunlar on husustur: Birincisi: Nefsin, Fa'l akla delalet ermesidir; nsan nefis, soyut akledilcnleri, tmel anlamlar, ocuklukta g halinde, ocukluktan sonra fiil olarak bilir. G halinden eylem haline geen her ey, ken disini g halinden eylem konumuna karan bir sebebe ihtiya duyar. yleyse, nefsi, ocukluktaki g halinden eylem durumuna karan bit nedenin olmas gerekir, bu nedenin de nedeninin olmas gerekir. uyankken harici varl olmayan formlar (suver) olarak grlmesi ve mahede edilmesinin

29.3

Nedenin, cisim olmas imkanszdr. Zira yukarda akland gibi ci sim, cisim olmayan bir eyin sebebi olamaz. Akl bilgiler cisim olma yan nefse baldrlar. Bu bilgiler cisimde izlenim brakm da deildir. Akl bilgiler baka bir cisimle yan yana gelmeden (civar) bir mekana ve yere de girmezler, ya da girerler fakat o yere etkide bulunurlar. (I>y!eyse neden, maddeden armm br cevherdir. Fa'l akln anlam budur. Zira akln anlam; soyut (mcerret) olmak, Fa'l ( e t k i n ) olmann anlam da; srekli bir ekilde nefislerde eylemde bulunuyor olmaktr. Kukusuz Fa'l akl, daha nce ilahiyar bahsinde tesbit edilen akl cevherlerdendir. Zikrettiimiz on akldan sonuncusunun buna bal olmas da daha uygundur. eriat de, insanlar ve peygamberlerdeki hu bilgilerin melekler vastasyla verildiini onaylamaktadr. kincisi: Nefislerde bilgilerin meydana gelmesinin niteliine da irdir. Duyulur hayaller, hayalde olumadka, soyut tmel anlamlar elde edilemez. Fakat bunlar ocukluun ilk yllarnda, karanlk bir form hkmndedirler. Nefsin yetisi tamamlandnda Fa'l akln nuru, hayalde hazr bulunan formlar aydnlatr. Bundan, Zeyd'in formun dan, tmel insann formu, u aacn formundan tmel aacn formu, vs. alacak ekilde nefislerde tmel soyutlamalar meydana gelir. Gnein domasyla nasl varlklarn formlar ortaya kyor ise, Fa'l akln nu ruyla da salam gzlerde varlklar belirir. Gne, Fa'l akhn gibidir. Nefsin basireti de grme gc gibidir. Hayal edilenler de, duyulur olan lar gibidir. Hayaller, gzdeki gle karanlkta grlr, hissedilir ve g halinde idrak edilirler. Baka bir sebep olmadan duyulur nesneler ey lem haline geemezler. Bu neden de gnein domasdr. Hayal edilen ler de byledir; ne zaman bu nur doarsa, akli g, hayalde resmedil mi, zat ve ilintisel formlar birbirinden ayrr. Hakikatleri de zsel olmayan yabanc eylerden ayrr. Zatn dnda olan ilintisel zellikle rin ortadan kaldrlmasyla tikel akhn varl ortadan kalknca akl g, soyut ve tmel hale gelir. Geriye btn tikellerle ilikisi bir olan, soyut tek bir ey kalr. n c s : Mutluluktur. Mutluluk; Fa'l akln feyzini kabul et mek iin nefsin, hazr hale gelmesi, faal aklla srekli bir biimde biti erek nsiyet kurmas, beden ve duyularn gerektirdiklerine ynelme 294

ihtiyacndan kesilmesidir. Fakat yine de beden, nefsi kendine ekmeye ve megul etmeye devam eder ve Fa'l akhn tamamen bitimesine engel olur. lmle, bedenin nefsi megul etmesi sona erince rt kalkar vc engel yok olur, bitime (ittisal) se devam eder. Zira nefis, bedenin yok olmasyla yok olmaz. Fa'l akhn da ebed olarak bakidir. Feyiz onun cihetinden serbesttir. Zira feyz, zarndandr. Bir engel olmad srece nefis de cevheriyle, Fa'l akhn kabul etmeye hazrdr. Engel yok olunca kavuma devam eder; nefis bedene, iinde bulunan duyular ve gler dolaysyla ihtiya duyar. nk nefis, tmel soyut hayalleri bedendeki bu gler ve duyular vastasyla kendisine eker ve onlar vastasyla tmel soyut hayallere dair bilgiler elde eder. Zira balangta nefsin, akledilcnleri elde edecek duyulardan baka bir vastasnn olmas mnkn deildir. Duyu balangta bir ba veya amaca ulatran bir binek gibi nefis iin yararldr. Amaca ulatktan sonra amaca ulamak iin art olan eyin kendisi, bir yk hakine gelir. Nefsin, amalanan eyden faydalanmasn engellemesi ve nefsi kendisiyle megul etmesi dolaysyla yarar, nefsin o arttan kurtulmasndadr. Bu da byledir. Nefsin, Fa'l aklla bitimesi mutluluktur. Zira bu ittisal, niteleme al tna girmeyen byk bir lezzettir. Bu bir lezettir; nk daha nce lez zeti; her gcn, yaptsnn gerekiirdi^ni herhangi bir engel olmakszn idrak et mesidir eklinde aklamtk. Nefsin yapsnn zellii, eyann hakikarini olduu gibi bilmek ve tanmaktr. Bu akledilenler kesinlikle du yuya ait deildir. Akl gcn lezzetini, duyusal gcn lezzetiyle kyasla mann mmkn olmad bylece ortaya km oldu. Ayn zamanda ilimlerin lezzetini idrak edemeyiimizin sebebinin, bizim bedenin ileri ile megul olmamz olduu da ortaya kt. lahiyat bahsinde bu konu daha nce akland. Allah; melekleri, kitaplar, peygamberleri, varlklarn A l l a h ' t a n kmalarnn nitelii ve dier bilgiler, akl gcn yapsnn ve zellii nin gerei olarak nefiste hazr olduklar halde, nefis bedende iken be den ve ilintilerine boulduundan vc bedenin ilgilerini karladn dan bu tr bilgilerle ilgilenmemektedir. Ancak bedenden ayrldktan sonra nefis, Fa'l aklla bitimeye devam eder, olgun hale gelir ve knhn nitelendiremeyeceimiz bir lezzet elde eder. Fakat bu du rumda zevkin yokluu nedeniyle arzu ve isrek iddetli deildir. rnein 295

ehveti olmayan ocuk kendisinde birlemenin lezzeti olduu halde cimada bulunmay istemez, hatta onun biiminden tiksinir. Akl lez zet, bu evrende olgunlam nefis iindir. Kendisi irkinliklerden m nezzeh olduu halde bilgilerden syrlm, ilgilerini hayallere ynehmise, uykuda olduu gibi lezzetli formlar hayal etmekten geri durmaz. Duyulur olanlardan kimileri cennerte, akl lezzet iin var olan lezzetleri temsil etmektedir. Kimi gk cisimleri de cennetin hayal edilmesi iin konulmutur. Zira cisim olmadan hayal etmek mmkn deildit. Drdncs: Mutsuzluktur. Nefsin, yapsnn gerei olan mutlu luktan mahrum braklmasdr. Nefis ve arzusunun arasna bir ey gi rerse, nefis mutsuz olur. ehvetlere tabi olmas, ilgiyi tamamen beden sel yapnn gerektirdii eylerle snrlamas, fani ve adi dnyadan etki lenmesi sebebiyle nefis, mutluluktan mahrum kalmaktadr. Bu durum alkanlkla nefiste kkleir ve nefsin bu tr eylere olan arzusu pekiir. lmle nefis, arzu ettiini alglama ve bilgilerden yararlanma vastasn kaybeder. Ortada sadece arzu ve zlem kahr ki, bu snrsz byk bir acdr. Bu durum, Fa'l akla ulamay ve onunla bitimeyi de engel lemektedir. Zira bu dnyadaki nefis, yukarda akladmz gibi be dende olmasa da, bedene izlenim olarak braklm olmas dolaysyla Fa'l aklla bitimesinin devam engellenmektedir. Nefsin, bedenin ilintileri, arzular ile uramas, bedene duyulan zlem ve kendisi ile yapsnn gerektirdiinin arasna giren tabii ak dolaysyla nefis, bu dnyada herhangi bir ac hissetmemektedir. Bu da sava veya korku ile megul olann acy hissetmemesi gibi yalnzca bedenin nefsi uratr mas dolaysyladr. Bunun nedenlerini akladk; lmle nefis bedenden ayrld zaman, uratran ey ortadan kalkar, geriye istek kalr. Alet, yani, akledilir eylerin kendisiyle idare edildii bedensel gler ve duyular ile amaca ulattan vasta ortadan kalkar. Arzu, alt vc kendisine ba land histen, kaybettii eye ynelir. Bu istek bedenin kendi yaps nn gerektirdii ile bitimesine engel olur, ebed byk imtihan, ite budur. Bu nefis, ilmi kaybettiinden eksiktir, ehvete tabi olduundan kirlidir. Akl gc mkemmel klan ey, bilgileri meydana getirir fakat ehvetlere uyar. ehvetlere ve kendi iinde onlara olan zlemi bak k lar, bu da onu alak tabiatnn ynne doru eker. A k h gcn cevhe296

rinde meydana gelen bilgiler ise, nefsi en yksee (el-mele'u'l a'l) doru eker. ki kuvvetin arpmasmdan rktc byk bir ac mey dana gelir. Fakat bu ac geicidir, srekli deildir; zira cevher olgunla mtr. Bu durum geicidir. lmle arzunun sebepleri kesilir ve arkada onu pekitiren, yenileyen bir ey kalmaz bir sre sonra yok olur ve ebedi olarak azap ekmez. Yok olmasnn erken ve uzamas, bu nite liin g ve zayflna baldr. eriat, bu konuda fask mminin ebedi olarak atete kalmayaca n haber vermitir. lkelerin fonksiyonlarnn bilgisiyle mkemmel olma arzusu kaza nan ve sonra bunu terk eden kiinin cezas, kat kattr. Zira bu, acla rna eklenir ve istek duyduu halde onu kaybettiinden dolay hasret eker. Deerini bilmeyen, kaybettii eye istek duymaz ve onu yitirdi ini de hissetmez. Bundan dolay da yitirdii eye zlmez; saltanatn ne olduunu bilmeden ldrlen sultan ocuk gibi. Melikin iki olu vardr: Biri, melikliin ne olduunu bilmeyen bir ocuktur, dieri ise, melikliin ne olduunu bilip, onu elde etmek iin giriimde bulun mu fakat onu btnyle elde etmeye ve devam ettirmeye muvaffak olamam daha byk bir ocuktur; kukusuz ikincisi yitirdiinin dee rini yeterince bilmeyen ocuktan daha byk bir znt duyar. Peygamber (s.a.v) bu konuda yle buyurmutur: "Kyamet insanlardan azaplar en iddetli olan, Allah'n, sahip olduu faydalandrmad^ alimdir" hidayetini gn ilimden

Peygamber (s.a.v.) yine yle buyurmutur: "ilmini artunp, artrmadan, Allah'tan ancak uzakh^n artrm olur" Beincisi: Doru ryann (er-R';ya es-Sdika)

sebebine dairdir.

Bilinmelidir ki, uykunun anlam, ruhun dardan ieriye hapsedilmesidir. Ruh da kalbi sarmalam karmlarn buharndan meydana

gelmi, latif bir cisimdir. Ruh, nefsn ve hayvan glerin bineidir


ve ruh vastasyla hareketli hassas gler, aletlerine ular. Bundan do lay duyuya sevk eden sinirlerin akm yatana ne zaman bir engel d erse, duyu ilevsiz kalr; sara ve inme gibi hastalklar meydana gelir. Eli, kuvvetli bir ekilde balanan insan, parmaklardan elin etrafna doru bir karncalanma hisseder, o anda- eli zlnceye kadar -duyusu ilevsiz kalr. Duyu ancak elin zlmesinden bir sre sonra geri dner. 297

Ruh, atardamarlar vastasyla bedenin dna yaylmtr. o k hareket etmekten dolay dinlenmek istemesi ve gdalar eritmek iin ruhun alkonulmas gibi- bundan dolay doyma annda uyku basar- baka bir takm sebeplerle bazen ruh, ierde kstl kalr. Ruhun eksik ve az ol mas durumunda da i ve dta ikisine birden etki edemediinden ruh ierde kstl kalabilmektedir. Ruhun az ve ok olmasnn tbbi sebep leri vardr. Bitkinliin anlam; hararetle ortaya kan nem ve arln ei limi sebebiyle ruhun erimek suretiyle eksilmesidir. Rutubet ve arlk, ruhu hzl hareket etniekten al koyar. Nitekim uzun sre hamamda ka lp hamamdan ktktan sonra sulu hir ey yiyen kiilerde ok defa bu durum meydana gelir. Bu sebeplerden biriyle, duyu gcn tayan ruh, ierde kapal kaldndan, duyular durgun kalr ve nefis, duyularn u ralarndan kurtulur. Zira nefis srekli duyularn kendisine getirdii eyleri dnmekle meguldr, Nefis bo kalma frsat bulduunda ve engel ortadan kalktnda btn varlklarn resimlerinin bulunduu ve eriatta levh-i mahfuz olarak ifade edilen akl yce ruhan cevherlerle bi timeye hazr hale gelir. Bu cevherlerde bulunan btn nesnelerin formlar, zellikle de nefsin amalarna uygun, nemli eyler nefiste iz lenim brakmtr. Bitime annda formlarn nefiste izlenim brakma lar, kar karya konulmu ki aynann aralarndan perde kaldrld nda birbirlerine izlenim brakmas gibidir. ki aynadan grlenin tpks br aynada da grlr. Eer bu form, nefse ait bir tikel olarak tasarlama gcne der, ha fza da onu o ekilde hfz eder ve eyay btnyle kopyalayan hayal edici g de bir tasarrufta bulunmazsa, hu rya dorulanr ve bu hususta yorumlanmaya da ihtiya duymaz. Zira rya, grdnn aynsdr. Hayal edici g stn, fakat nefsin, formlar alglama gc zayf ise, hayal edici g, kendi yapsyla nefsin grdn, bir simge ile dei tirmeye hzl bir ekilde koyulur. Adamn aa ile deitirilmesi, d mann ylan le deitirilmesi veya dmana benzeyen ve herhangi bir ekilde kendisiyle ilgili olan bir eyle ya da zttyla deitirilmesi gibi. Kendisinin bir erkek ocuk olduunu, bir olunun, olunun da bir k znn olduunu veya aksinin olduunu gren gibi. Bu rya, yorum lanmaya ihtiya duyar. 298 birinde

Yorumun (tabir) anlam: Yorumcunun grd suretlerden haf zasnda kalan eylere dayanarak, nefsin neyi grm olabileceini -yle ki hayal, o suretten hafzada kalan eye intikal etmitir- dnmesidir. Bu, bir ey hakknda dnp, hayali baka eye gei yapan ondan da baka eye gei yapan ve hatta ilk dnd eyi unutan kiide ol maktadr. Bunun yolu da anmsama ve hayal etmedir. Bu, hazr haya ln sen neden onu ammsadm? demesi sebebiyledir. Kendisini gerektiren sebebi hatrlar, sonra da bu hususta dnr ve sebebini hatrlayncaya kadar bu bylece devam eder. Bazen de hayal etmesinde kendisini bu sonuncuya gtren sebebin farkna varr. Hayalin geileri zel bir tr altnda tutulmadnda yorumlar; ahslar, durumlar, meslekler, sene nin mevsimleri, uyuyann shhatli ve hasta olmas durumuna gre farkllklar arz eder. Burada ancak bir tahminde bulunulur ve onda da yanl yaplr, byk oranda da kartrlr. Altncs: Karmakark ryalardr. Bunlar hibir temeli olmayan dlerdir. Sebebi de hayal edici gcn son derce hareketli ve karmak olmasdr. Zira hayal edici g, ou durumlarda intikallerden ve tak litlerden geri durmaz. Uyku annda da genellikle sakinlemez, uyank ken duyularla megul olduu gibi nefis zayf kald srece uykuda da taklitlerle urar. Ruhan cevherlerle bitimeye hazr olmaz. Karkl ile hayal edici g sebeplerden bir sebeple glendiinde, var olmayan formlar icat ve taklit etmeye devam eder, bunlar kii uyanmcaya kadar hafzada kalr ve uyandktan sonra uykuda iken grdn hatrlar. Bedenin durumlar ve mizacndan taklitlere dair sebepler vardr. Mizacna galip gelen san ise, hayal edici g san olan eyleri taklit eder. Mizata an scaklk varsa, onu scak hamam ve ate ile t a k l i t eder Soukluk galip gelirse, bunu k ve kar ile rneklendirir. Siyah galip gelirse, karanlk ve rktc eyler ile bunu simgeler. Nefis dnce ile megul ise, hayal ile dncenin geriye kalann unutur. Hayal, dn cedeki ilgiye bal olarak gidip gelmeye devam eder. rnein scaklk mizata stn geldiinde hayal etme gcnde atein formu meydana ge lir. Zira, gnein aydnl cisimlere getii gibi, bir yerdeki scaklk da kendisine uygun ve civarnda bulunan eylere geer, yani o eyin mey dana gelmesinin sebebi olur. Nesneler varlk olarak akledilip varlkla rn benzerlerinin zerine boaltld dnldnde hayal etme gc, 299

scak cisimde izlenim brakr ve yapsna uygun bir ekilde ondan e t k i ' lenir. Hayal etme gc, bir cisim deildir ki, scakl kabul etsin. Fakat yapsnn kabul edecei bir scaklk miktarn kabul eder. O da scakln, atein ve benzerlerinin formudur. Ondaki sebep ite budur. Yedincisi: Uyankken, grnmeyeni bilmenin sebebine dairdir. Bilmi ol ki, uykuya ihtiya duymann sebebi, ayb ilmini- zikret tiimiz nefsin zayfl ve duyularn onunla megul olmas sebebiylerya ile alglamaktr. Duyular durduujda nefis, akli cevherle bitiir ve onu kabul etmeye hazr hale gelir. Baz nefislerin uyankken akl cev herle birleip, gayp ilmini idrak etmeleri iki ynden mmkndr. 1. Nefis glerinden biri vardr ki, akl cevherler btn vaktini doldurduu ve duyularla uramaktan al koyduu iin, duyular onu kuatamaz. Bu duyu, yukar ve aa tarafa doru genileyerek dncesini glendirir. Baz nefislerin ayn anda konuma ve yazmay bir araya getirecek ekilde glenmesi gibi. Bu tr nefislerin baz durumlarda duyularn meguliyetinden arnmalar ve gayb alemine muttali olmalar caizdir. Bazen gz kamatran imek akar ve baz hususlar kendilerine aka grnr, bu bir eit nbvvettir. Hayal edici g zayfladnda bellekte gayba ait kendisine alan eyler olduu gibi kalr, bu da apak vahiydir. Hayal edici g glenirse, taklit ettiklerinin yaplar ile ura r, sz konusu rya yoruma ihtiya duyduu gibi, bu tr vahiy de yo ruma ihtiya duyar. 2. Mizata scakhk ve kuruluun galip gelmesiyle, mizacn kuyulamas ve duyularn kendisine aktardklarndan yz evirmesidir. Bu durumda nefis, iki gzn at halde sanki grdklerinden, iittikle rinden habersizmi, onlar grmemi gibi davranr. Bunun sebebi, ru hun darya kma gcnn zayfla mas dr. Bu tr bir nefsin, ruhan cevherlerden, grnmeyen aleme (gayb) dair baz hususlar renmesi, onlardan bahsetmesi, dile getirmesi imkansz deildir. Fakat byle bir nefis, kendisinde meydana gelen eyden habersizdir. Baz deliler, sarallar ve Arap kahinlerinde bu tr bir nefis bulunur; ilerde olacaklara uygun baz eyler sylerler. Bu tr sebepler, eksikliktir. Birinci tr sebep ise, olgunluktur. Sekizincisi: nsann uyankken varl olmayan eyleri grmesi nin sebebine dairdir. Bazen nefis, grlmeyeni gl bir drak ile idrak 300

eder. tdrak ettiinin tpks bellekte kalr ve bazen de nefis zayf bir ka bulle onu kabul eder, hayal edici g ona sahip kat ve onu duyulur olan bir fo;nla taklit eder. Bu form, tasarlayc gte glenince, ortak duyuya elik eder ve form; tasarlayc, hayal edici glerden ortak du yuya sirayet ederek zlenim brakr. Grme: Bir formun, ortak duyuya dmesidir. Darda bulunan form, ortak duyuda benzeri bir form olmadka duyumsanmaz. Gerekte ise, duyumsanan (mahsus), dardaki form dolaysyla duyuda meydana gelen formdur. te d varlk, bu anlamda duyumsanan varhk olarak isimlendirilir. Formun ortak duyuya dardan veya ierden dmesi ara snda herhangi hir fark yoktur; form, nasl duyumsanrsa duyumsansn, bu grmedir. Ortak duyuya form dt zaman, ortak duyunun sahibi, gz kapaklar kapal ve karanlkta olsa bile formu grr. nsann uya nkken grd, grnr olmadka ortak duyuda etki brakmaz; zira ortak duyu bu durumda duyularn dardan kendisine ilettikleri- bun lar ounluktadr- ile meguldr. Akl, hayal etme gcnn tasarladk larn krmakta ve onlar yalanlamaktadr. Bundan dolay uyankken tasavvuru gl deildir. Akl, herhangi bir hastalk sebebiyle bu ha yalleri geri evirme ve yalanlama hususunda zayflad zaman ortak du yuda izlenim brakmas uzak deildir. Hayal edici gte oluan formlar dan dolay hasta, varl olmayan formlar grr. Korkunun artt, kor kann kuruntusunun younlat ve yalnzca korktuu eyi dnd, nefis ve akl zayflad zaman; bazen duyuda kendisinden korkulann formu meydana gelir, duyu sahihi o korktuu eyi grr ve mahede eder. Bundan dolay korkaklar, korkun suretler grrler. lde var ol duu sylenen ses ve o sesin iitildiine dair sylenenlerin sebebi bu dur. Bazen zayf hastann arzusu glenir. Bundan dolay istek duyduu eye benzeyen eyler grr ve onlar yiyormu gibi elini uzatr ve varl olmayan formlar grr. Dokuzuncusu: Mucizelerin ve kerametlerin asllarna dairdir. Bunlar zelliktir. 1. Nefsin kendi cevherindeki gce ait zelliktir. Bu g, bir formu yok etmek veya var etmek suretiyle evrenin heyulasna etkide bulunur; bir gn, havann buluta dnmesine etki ederken baka gn de, yamurun su ihtiyac kadar veya tufan kadar yamasn salar. 301

ilahiyat bahsinde heyulann nefislere itaat ettii ve nefislerden etki lendii tespit edilmiti. Bu formlar felek nefislerin etkisi olarak birbi rini takip eder. nsan nefis, felek nefislerin cevherindendir ve onlara son derece benzemektedir. nsani nefsin, bu nefislerle ilikisi, gnein lambayla olan ilikisine benzer. Bu nefis hi bir etkiyi (tesir) engelleyememektedir. Nitekim lambann zayf olmas, aydnlatmada ve st mada gneten etkileniyor olmasna engel deildir. Ayn ekilde insan nefsi de alemin heyulasna etki eder. Fakat genellikle insan nefsinin etkisi, kendisine ait amille snrldr, o da bedenidir. Ayn ekilde nefiste holanlmayan bir form meydana geldi inde bedenin karm dnr ve ter slakl ortaya kar. Nefiste s tn gelen formu meydana geldiinde ise, bedenin karm snr ve yz kzarr. Nefiste arzulanan bir form meydana geldiinde, meninin damar anatmda buharl, tahrik edici bir scaklk meydana gelir, cima etme or gannn damarlar buharla dolduunda bu ie hazr hale gelir. Bedende meydana gelen scaklk, soukluk, slaklk, kuruluk baka bir scaklk, soukluk,, slaklk, kuruluktan deil, yalnzca tasavvurdan meydana . gelmektedirler. Salt dnce -nefsin meydana gelmesi iin ona etkide bulunmad halde; zira o, bedende yoktur- bedenin heyulasnda bu deiikliklerin meydana gelmesinin sebebi olduuna gre- nk bun larn meydana gelmesinin nedeni, nefsin bedende izlenim brakmas deildir, zira nefis, bedende deildir-, bu etki kadar veya daha az baka varlklarn bedenine deetkide bulunmas caizdir. Fakat nefsin bedene etki etmesi daha nceliklidir. Zira nefsin, bedeniyle birlikte meydana gelmesi ii'n bi'set ilikisine dair bir hkm vardr. Nefsin bedene olan ak yapsaldr ve bedene ynelik bir eilimdir. Bu tr yapsal aklar in kar edilemez; nitekim br ocuk atee veya suya dtnde annesi tabii olarak arkasndan atee kendini atar. insann nefsinin baka bir bedene ak olmas,uzak bir ihtimal deildir. nk ocuk, nefsin bedeninin bir fer'idir, kendi bedeninde ve ocuun bedeninde bir dnm olmadktan sonra, nefis kendi be denine, yaps gerei neden ak olmasn? Nefsin etkisini bedenle snr layan ite bu ak ilikisidir. Bazen kimi nefislerin etkileri, baka bir bedene geer ve ruhu ve him ile bozar, insan vehim ile ldrlr ve bu, gz demesi olarak 302 "

ifade edilmelctedir. Bundan dolay Peygamber (s.a.v.) buyurmulardr ki: Gz adam mezara, deveyi tencereye skar. haktr. Peygamber (s.a.v.) yine buyurmulardr ki: gz (demesi)

Bunun anlam, Gz dediren, rnein; bir deveyi gzel grr ve ona hayrer eder, nefsi kt v e kskan olma noktasnda birleir ve devenin dn hayal eder. Deve onun kuruntusundan (vehm) etkilenir ve ayn anda der. Bu mmkn olduuna gre, nefislerden nadir olarak bir nefsin bunlardan daha ok glenmesi ve hareket, soukluk, scak lk meydana getirmek suretiyle evrenin heyulasna etkide bulunmas uzak bir ihtimal deildir. Ay alt alemde meydana gelen btn deiimler yukarda cevher ve baka eylerin oluumlar zikredilirken anlatld gibi; hareket, souk luk ve scakln blmlere ayrlmasndan meydana gelmektedirler. Bu tr hususlar; mucize ve keramet olarak ifade edilirler. 2. Dnme gcndeki zelliktir. Nefsin, Fa'l akldan ilimleri almasn, Fa'l aklla bitimesini ve son derece hazr olmasn salaya cak bir ekilde atnmasdr. Nefisler blmlere ayrlrlar: Eitime ihtiya duyan ve eitime ih tiya duymayan nefisler. Eitime htiya duyan nefisler de ikiye ayrlr: Uzun v e yorucu bir ekilde eitilebilen nefisler ve abuk eitilen nefsiler. Baz kimseler bilgiyi, reten olmadan kendi kendilerine istinbat ederler. Hatta btn ilimlerin -eer zerinde iyice dnlrse- kendi kendilerine istinbat edildikleri grlr. Nitekim ilk reten bir reten tarafndan renmemitir. Bu kendi kendine renen birilerinin oldu una gtrr. Her dnenin, kendisinin istinbat ettiini zikrettii bir ok eyi vardr ki bunlar bir retmen olmadan istinbat etmitir. Bu, kendi aklndan sonucu dnmcsiyledir, sanki kendi nefsinde yokmu ve bilmiyormu gibi kendi kendine orta terimin farkna varr. Veya orta terimi syler sylemez, sonu zihninde hazr olur. Bir tan aaya doru dtn grp aklna iki farkh yn ohnasayd ta yu kardan aaya mme:;di diye dnen gibi. Sonra da bu kii, farkl iki ynn ancak bir cisme yaknlk ve uzaklkla var olduunu dnr ki, bu da ancak bir merkez ve evre ile dnlebilir. Gn kuatc ol duu ve var olmas gerektiini de bununla kefeder. 303

Ya da hareketin meydana geliine bakp her sonradan meydana gelenin (hadis), kendisini meydana getiren bir sebebinin olduunu dnen gibi, bu sonsuza kadar zincirleme devam eder. Bunun da ancak dngsel bir hareketle mmkn olduunu bilir. Sonra dngsel hareketin tabii olmad; onu konumundan ayran eye dn olduu bunun da nefse ihtiya duyduu, nefsin de akla ihtiya duyduu, -yukarda getii zere- aklna gelir. Bu ve benzerleri muhal deildir. Dnldnde uzun veya ksa bir zamanda makultn sonuncusuna kadar bmu srdrmek mmkndr. Bir renim olmadan btn bu akledilenler kendisine ksa bir zamanda alan Nebidir veya veli'dir, denilir, Bu olay da keramet veya Peygamberin mucizesi olarak isimlendirilir. Bu mmkndr, imkansz deildir. renimin, anlamay engellediini dnmek mmkn olduuna gre, renime ihtiya duymadan kemale doru ilerlemek de caizdir. Bu, nasl mmkn olmasn ki? Ayn srede renim gren renciler vardr ki, onlardan biri, ilimlerin hakikatleri hususunda ne geer, bununla birlikte abas, geride brakt kiilerden daha azdr. Fakat sezgi gc ve zekann kuvveti ona bunu vermitir, bu konuda ileride olmak mmkn olan eylerdendir 3. Hayal edici gce ait zelliktir. Yukarda getii zere nefis g lenir ve uyankken gayb alemine ular, hayal edici g idrak ettii g zel formlar ve ahenkli sesleri taklit eder, zikrettiimiz sebeplerden uy kuda iken grd ve iittii eyleri uyankken grr ve iittir. stn cevhere ait hayali suret, son derece gzel garip bir suret olur. Bu, peygamberin veya velinin grd melektir ya da stn cevherle bir lemesinden nefse ulaan bilgiler, ortak duyuda gerekleen dzenli g zel &ir sz olur ve bylece iitilir hale gelir. Bu da mmkndr, imkan sz deildir. Bu, peygamberliin tabakalardr. Bu zellik kimde toplanrsa o, en stn peygamberdir ve insan derecelerinin zirvesindedir, meleklerin derecesine ulamtr. Fakat pey gamberler bu hususta birbirlerinden stndrler. Peygamberlerden bi rinde, bu zelliklerden iki zellik bulunur. Bazen de tek bir zellik bu lunur. Bazen sadece rya kendisi iin vardr. Bazen de her zellikten

304

zayf bir ey bulunur. Bununla, Allah ve meleklerine yaknlk konum lan birbirinden farkllk arz eder. Onuncusu: Peygamberin varomasmm gereklilii ve bu gereklili in dorulanmasnn ispat hakkndadr. Dnya ( a l e m ) , ancak insanlarn adaletle hkmettii, btn insanlar arasnda iitilmi bir kanunla dzene sokulur. Aksi takdirde insanlar birbirleriyle savar ve dnya helak olur. rnein dnyann dzeni iin yamur nasl gerekli ise ve lah inayet; yamurun gkten yamasnda bir ksnt yapmyor ise, ayn ekilde dnya nizam, dnya ve ahiret menfaatini bildirecek kiiden mstani deildir. Her bir insan bu ile uraamaz. Bu dzen dnyada mevcuttur. yleyse dzenin sebebi de mevcuttur. Dnyadaki nizamn sebebi kim ise, Allah'n yeryznde ki halifesi de odur. Zira onun vastasyla dnya ve ahiret menfaatlerine ynelme tamamlanmaktadr. Aksi takdirde hidayetin dndaki insanlar herhangi bir hayra ulaamazlard. Bundan dolay yce Allah: "takdir etti, ve hidayet etti" ve "...her sonra da hidayet etti" buyurmutur. Melek, Allah ile peygamber arasnda bir vastadr. Peygamber, melek ile alimler arasnda bir vastadr. Alimler, pey gamber ile halk arasnda bir vasradr. A l i m , peygambere yakndr. Peygamber, melee yakndr. Melek, Allah'a yakndr. Sonra da Meleklerin, peygamberlerin, alimlerin yaknlk mertebe leri saylamayacak derecede birbirinden farkllk arz eder. Zayf-gl, lardr. Bu kitaptan sonra Tehafutu'l-Felasife adl kitabmza balyoruz ki bu grlerden batl olanlarnn geersizliini ortaya koyacaz. Gc ve yardmyla hakkn idrak edilmesine muvaffak klan Allah'tr. kredenlerin hamdiyle hamd, Allah'adr. Salat selam O'nun el isi Muhammed (s), ailesi ve tm mminlerin zerine olsun. Amin. h a k k - b a t l olan ile uramadan filozoflarn (mantk, ilahiyat ve fizik) ilimlerine dair anlatmak istediklerimiz bun eye yaratdn verdi

305

DZN
Adalet, 90, 305 Ahlk, 21, 43, 44, 54, 109, 187, 193, 293 Ahirce, 22, 43, 108, 09, 198, 305 Akl, 13, 14, 16, 18, 11, 15. 4 1 , 64, 81, 82, 88, 9 1 , 94, 96, 97, 107, 110, 11.3, 115, 1 1 6 , 1 1 9 , 1 2 4 , 1 2 5 , 126, 129, 130, 1.33, 135, 141, 1 4 6 , 1 5 6 , 1 7 6 , 184, 1 9 1 , 1 9 2 , 195, 198, 199, 2 1 0 , 2 1 1 , 2 1 3 , 2 1 7 , 2 1 9 , 220, 221, 222, 223, 225, 226, 227, 228, 2.0, 243, 248, 253, 256, 257, 258, 262, 264, 267, 276, 278, Z79, 280, 281, 283, 2 8 4 . 285, 289, 290, 293, 294, 29.5, 296, 301, 303 Akl gc, 281 Alem, 16, 41, 172, 185, 213, 2 2 0 , 223, 266, 300, 302, 303, 304, .305 A k k d i k n , 110, 173, 175, 285, 287, 288, 290. 2 9 3 , 2 9 5 , 2 9 9 , 3 0 4 Alemler, 195, 220, 223 Allah'm fiilcti, 110 Allah, 13, 14. 22, 3 2 , 33, 34, 3 5 , 4 i , 47, 60, 91, 97, 98, 107, 110, 139, 143, 5 9 , 1 6 0 . 1 6 4 . 176, 180, 181, 182, 183, 184, 186, 187, 188, 195, 196, 197, 2 3 3 , 2 3 7 , 282, 295, 297, 305 Anoloji, 43, 66, 79, 80 Ar:, 1 6 , 4 9 , 113, 116, 242 Araz, 16, 50, 51 n:, 164, 167. 223 Aristo, 9, 12, 13, 15, 16, 17, 22, 28, 29, 33. 34, 194, 248, 264, 278 Arzu gc, 184 Arzu gcii. 115, 128, 228 Astroloji, 112, 229 Atmosfer. 2 6 6 , 267 Ay at alem, 213 Aytc, 1 15, 2 2 7 , 2 2 8 , 2 2 9 Ayrm, 9, 10, 21, 27, 35, 48, 54, 55, 56, 99, 1 1 3 , 1 2 7 , 129, 1.34, 1 3 6 , 1 3 7 , 1 4 0 , 141, 142, 1 4 6 , 1 5 8 , 166, 170, 174, 200, 223, 233,241,288 B Badat, 32, 147 Basit, 1 4 , 4 4 , 4 6 , 47, 133, 179, 1 8 0 , 1 8 1 , 1 9 4 , 1 9 5 , 1 9 9 , 200, 201, 21 1, 224, 225, 237, 250, 251, 252, 253, 262, 263, 265 Hatl, 9, ] 0 , 21, 2 , 24, 2 7 , 3 5 , 36, 77, 89, 95, 305 Beka, 17 Benzerlik, 17, 80, 101, 144, 169 Besin. 241, 272, 273, 282, 291 Be duyu, 90, 1 9 0 , 2 7 4 Be tmel, 56 Bil'fl, 16 Bii'kuvvc, 16 Birleik, 44, 4 6 , 47, 58, 79, 83, 118, 133, 1 6 8 , 1 9 8 , 199, 200, 206, 208, 224, 237, 250, 252, 283 Bitki, 17, 53, 108, 110, 15. 189, 209, 2 2 9 , 242, 272, 282 Boluk, 9 8 . 153, 201, 202, 203, 244, 246, 247, 248, 249, 266 Boyut, 1 1 6 , 1 1 7 , 1 3 1 , 1 51, 1 5 2 , 1 5 3 , 22, 239, 261 Bozulu, 214, 228, 2.50, 251, 253, 2 6 4 Blnme, 62, 116, 125, 126, 128, 135, 217 Burhan, 25, 102 Burhni kyas, 8 7 , 9 3 , 9 5 , 9 9 , 1 0 ] Byme, 2.39, 241, 243, 272, 273 Burhan' inne, 99, 100 124, 21 1, 228, 245, 207.

207,

Canh, 50, 51, 75, 76, 7 7 , 1 2 7 , 232, 273, 286, 288, 292 Cedel, 25,80, 87 Cevher, 16, 4 8 , 49, 53, 115, 129, 134, 155, 137, 169, 170, L7. 194, 196, 198, 199. 207, 210, 2 1 2 . 214. 220, 227, 228, 229, 237, 2.39. 264, 270. 285. 286, 291, 292, 294, 2 9 5 . 297. 298, 299, 300, 301, .301. 304 Cin, 41, 108, 197 Cins, 53, 54, 55, 56, 98, 1 13, 127, 1 34, 136, 141, 143, 144, 146, 170, 174, 177, 181, 191, 241, 259, 288 Cirm, 215 Cisimsellik, 104, 117, 118, 124, 127, 128, 129,141,147,1^2, 213.218, 227,277, 284, 2 8 5 , 286, 287, 2 9 0 Ci.smiyet, 133, 141, 147 Cisimsel form, 1 17, 124. 127, 128, 129 Cmert, 174. 175, 189, 190 C u 2 , 1 4 , 4 4 , 4 6 , 4 7 , 50, 58, 5 9 , 6 1 , 67, 8 0 , 8 ^ . 119, 1 2 5 , 1 2 6 , 128, 132, 1 3 4 , 1 3 7 , 1 4 4 , 1 5 2 , 1 7 9 , 1 7 2 , 1 8 8 , 189, 194, 204, 205, 207, 208, 21 1, 212, 214, 220, 221, 229, 247, 263, 272, 287, 288, 289 eliik, 21, 30, 3 2 , 3 5 . 6 3 , 64, 78, 96, 180 izgi, 84, 101, 103, 104, 1 16, 1 17, 119, 120,

.306

123, 131, 132,13.3, 134, 143, 1 4 4 , 1 5 2 , 1 5 3 , 1 5 4 , 1 8 2 , 1 8 4 , 1 8 5 , 202, 208, 260, 279 o k , 9 , 12, 14, 1 5 , 1 7 , 1 8 , 19, 22, 23, 24, 28, 29, 34, 36, 45, 78, 79, 80, 87, 93, 9 4 , 107, 112, 113, 116, 1 1 8 , 1 3 8 , 137, 138, 1 4 0 , 1 4 1 , 1 4 3 , 1 4 4 . 153. 157. 1 6 6 . 1 6 7 , 1 6 8 , 1 7 4 . 175, 176. 1 7 7 , 1 7 8 , 1 7 9 . 1 8 0 , 1 8 2 , 1 8 6 , 1S8, 191, 198, 204, 206, 210, 211,222,22.3,224, 225,226, 231,232, 233, 242, 244, 250, 257, 259, 266, 267, 268, 269, 271, 279, 286, 287, 290, 291, 2 9 3 , 2 9 8 , 303 kluk, 118, 140, 141, 143, 144, 166, 167, 168, 175, 176, 177, 178, 188, 198, 223, 224, 225, 226, 287, 290 D >*irc, 84, 8 5 . 103, 110. 123. 1.13. 134, 152, 202, 2 0 3 . 2 4 1 . 2 4 3 . 2 > . 250. 265, 2 6 8 , 2 6 9 . 2 7 6 , 280 Deiim. 11, 62. M , 1 12, 125, 136. 140, 156, 168, 170, 175, 182, 1 8 3 , 1 8 8 , 204, 212, 220, 237, 239, 251, 253, 303 Diyaletik, 80, 82, 83, 9 3 , 94 Doru, 9, 10, 11, 12, 14, 15, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, .30, 3 1 , .36, 37, 4 3 , 44, 51, 52, 56, 57, 6 3 , 6 4 , 65, 69, 74, 79, 81, 84, 85, 86, 87, 91, 96, 9 7 , 1 0 1 , 102, 103, 104, 108, 116, 1 1 7 , 1 1 8 , 123, 124, 125, 126, 129, 133, 1 3 4 , 1 3 5 , 141, 142, 145, 152. 1 5 3 . 1 5 6 , 1 6 0 , 1 6 1 , 162. 167, 183, 1 8 7 , 1 8 8 , 1 9 5 . 2 0 0 . 2 0 1 . 202, 2 0 3 , 204, 2 0 6 , 2 0 7 . 208. 211, 212. 2 1 4 . 2 2 0 , 221, 222, 225, 2 2 6 , 233, 242, 243, 244, 245.247,250,252,253,254,256,257, 259, 2 6 0 , 261, 262, 263, 2 6 5 . 266, 267, 270, 271, 273, 276, 283, 293, 296, 297, 298, 300, 303, .304, 305 Dorusal, 84, 101, 103, 104, 123, 124, 134, 200, 201, 202, 203, 204, 207,208, 211, 214, 220, 221, 222, 243, 250, 261, Dokunma duyu.su, 274, 280 Jnm, 112, 241, 253, 255, 279, 302 Drt unsur, 16, 2 2 5 , 2 2 6 , 2 5 0 , 2 5 3 , 2 5 8 l")uyu,69. 8 8 , 8 9 , 9 0 . 9 1 , 1 0 2 . 116. 1 2 4 , 1 3 0 , 13.3, 1.35,172, 176, 177, 192, 193, 195. 199, 233, 246, 253, 264, 272, 274, 275, 276, 277. 279, 280, 281, 286, 293, 295, 2 9 6 , 297, 298, 299, .300, 301, 304 Duyum, 89, 91, 130, 177, 210, 278, 280, 301 Duyu organlar, 253, 281 Duyulur nesne, 193, 205, 294

't Ebed, 183, 194, 195, 217, 295, 296 Edilgin, 130, 131, 134, 135 Eksilme, lO, 131, 213, 232, 241, 242, 251, 264,298 Eleman, 152 En son felek, 2 1 5 . 2 2 6 Eski Yunan, 17 Eiklik, 44 Etken. 28, 128 Etkilenme, 131, 134, 139, 184, 198, 199, 227, 255, 259, 275, 277, 286, 293, 296, 300, 302, 303 Etkin, 11,9.5, 131, 148, 149, 150, 155, 161, 1 7 7 , 1 8 4 , 221, 2 2 4 , 1 6 4 , 285, 293, 294, 295, 296, 303 Evren, 4 1 , 42, 50, 57, 5 8 , 59, 60, 66, 67, 76, 7 7 , 7 8 , 8 9 , 9 8 , 1 1 1 , 1 2 8 , 1 3 9 , 1 4 6 , 147, 159. 160, 172. 173. 178, 179, 181, 189. 19.3, 1 9 4 , 2 0 8 , 2 1 1 , 2 3 1 , 232, 237, 2 4 4 , 245, Z48, 261. 2 6 2 , 2 7 8 . 282, 292, 293. 296. 3 0 1 , 3 0 3 Ezel, 14, 70, 73, 183, 188, 194, 217, 219, 291

Faal akl, 293, 2 9 4 , 295 Fasi, 54, 113 Felek, 2 0 5 , 215. 226, 232, 245, 269 Felsefe, 9, lO, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 20, 21, 22, 23, 25. 26, 27, 28. 29, 30, 32, 33, 34. 35, 3 6 , 37, 107. 109, 110. 115 Fed, 118. 119. 1 2 0 , 1 2 2 . 1 2 3 . 207, 2 6 6 . 267 Ferd cevher, 118, 119, 120, 122, 123, 207 Fii, 16, 47, 4 8 , 64, 97, 107, 108, 111, 112, 13, 1.4, 155, 157, 161, 167, 172, 174, 181, 191, 195, 198, 219, 220, 222, 223, 238, 272 Fiil, 47, 64, 117, 125, 126, 127, ] 3 1 , 143, 144, 1 5 5 , 1 5 7 , 164, 170, 1 8 1 , 2 2 0 , 222, 223, 274, 285, 293 Filozof, 9, 10, 12, 13, 14, 16, 18, 22, 23, 25, 27, 28, 29, 30, 32, 33, 35 57, 65, .305 Fik. 12, n . 14, 15, 16, 17. 18. 21, 23, 27.

.05
F m , 4 5 . 1 15. 1 17, 124, 125, 126, 127. 128, 129, 135, 1.39, 148, 149, 158, 160, 164. 167, 168, 172, 176, 177, 1 7 9 , 1 8 0 , 1 8 5 , 189,212,213,214,222,225,226,227, 228, 229, 230, 231, 2.32, 237, 2.38, 244, 248, 250, 251, 253, 254, 258, 259, 260, 264, 265, 268, 270, 272, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283,

307

284, 285, 288, 289, 290, 291, 2 9 3 , 294, 296, 298, 299, 3 0 0 , .301, 302, 304

Gayb alemi, 300, 3 0 4 Genel, 9, 11, 12, 13, 16, 17, 23, 24, 53, 56, 61, 77, 78, 8 2 , 9 0 , 9 2 , 9 4 , 9 5 . 1 0 0 , 1 0 3 , 112, 113, 134, 136, 141, 145, 1 4 7 , 1 5 7 , 170, 177, 181, 1 9 1 , 1 9 4 , 197, 229, 232, 233, 237, 238, 242, 259, 2 9 9 , 302 Geomecri, 23, 36, 8 5 , 9 4 , 1 0 0 , 1 0 1 , 1 0 2 , 1 0 3 , 112, 123, 153 Gerek, 15. 3 2 , 43, 44, 60, 63, 86, 9 2 , 9 4 . 108, 127, 1 3 2 , 1 4 3 , 1 4 4 , 150, 1 5 5 , 1 6 2 , 177, 184, 1 8 8 , 1 9 0 , 217, 219, 222, 224, 225, 242, 253, 257, 260, 266, 277, 279, 285,289,301 Gkler, 189, 198, 220, 223, 226, 251, 260, 261 Gk cisimleri, 2 0 5 . 214, 2 1 9 , 220, 221, 222, 223, 227, 250, 259, 260, 296 Gk Kre, 2 1 9 , 278 Grme, 60, 80, 209, 252, 268, 274, 277, 278, 279. 2 8 1 , 2 8 4 , 2 9 4 , 3 0 0 , 301 Gmie duyusu, 274, 276, 279 G balinde, 64, 115, 155, 156, 157, 185, 215, 219, 220, 228, 238, 2 8 5 , 293, 294
H

Hayvan, 17, 42, 4 8 , 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 58, 59, 61, 62, 63, 65, 69, 75, 78, 79, 8 0 , 100, 101, 102, 103, 104, 108, 136,. 138, 141, 142, 144, 147, 166, 186, 188, 189, 195, 215, 228, 229, 230, 232, 233, 237, 243, 265, 272, 273, 274, 2 8 0 , 282, 283, 284, 285, 288, 289, 297 Hayvani nefis, 243 Heyula, 115, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 135, 136, 164. 167, 168, 72 Hikmer, 108, 188, 197 Hiss, 41, 55, 92, 9 3 , 97, 127, 130, 177, 185, 1 9 3 . 1 9 5 , 2 0 4 , 205, 2 0 6 , 252, 276, 278, 287, 294, 296, 297 Hviyet, 253 Hulfi kyas, 74, 79

l-I
s. 241, 242, 247. 251, 252, 253, 254, 255, 257, 258, 2 5 9 , 260, 266, 268, 273, 3 0 0 k, 55, 161, 173, 192, 193, 209, 229, 230, 2 5 4 , 2 5 6 , 2 5 9 , 2 6 0 . 266, 2 6 7 , 2 6 8 badet, 22, 4 2 , 108, 2 2 0 duyular, 176. 280 drak, 41, 8 2 , 88, 90, 125, 130, 133, 179, 190, 192, 193, 194, 197, 233 !btilaf,21,25,29, 101,118,247 Uahayat, 26, 28, 29, 30, 33, 107, 294, 302, 305 lham, 14, 285 ilim, 14, 19, 23, 24, 27, 32, 33, 35, 36, 44, 4 6 , 90, 9 4 , 100, 101, 102, 103, 104, 107, 108, 109, 110, 1 1 2 , 1 5 6 , 157, 175, 176, 177, 1 7 8 , 1 7 9 , 1 8 0 . 1 8 1 , 182, 183, 1 8 4 , 1 8 7 , 1 8 8 , 1 8 9 , 1 9 3 . 1 9 4 , 195, 196, 197, 218, 274, 278, 283, 285, 293, 295, 2 9 8 , 3 0 3 , 3 0 4 , 305 ller, 82, 141, 182, 208, 227 linti - Ilitntisel, 16, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 56, 100. 101, 102, 103, 112, 113. 114, 115, 117, 1 2 5 , 1 2 6 , 1 2 8 , 129, 1 3 0 , 1 3 1 , 132, 133, 1 3 4 , 1 3 5 , 1 3 6 , 137, 1 4 0 , 1 4 1 , 142, 1 4 3 , 1 4 4 , 1 4 6 , 1 5 0 , 163, 164, 166, 167, 1 6 9 , 1 7 0 , 1 7 2 , 1 7 4 , 178, 192, 196, 213, 2 1 9 . 225, 229, 232, 237, 241, 242, 246, 247, 253, 254, 256, 257, 259, 264, 275,279, 283,290. 294,295,296 Ilkelsefe, 13, 16. 109 imkan, 31, 62, 64, 65, 72, 9 0 , 94, 113, 143, 148,151,156,158,159, 161,181,186, 194, 198, 204, 205. 214, 225, 2 2 6 , 230, 238, 291 mtiban kyas, 9 4 mkansz, 21, 35, 50, 6 0 , 62, 63, 74, 79, 88, 90, 104, 110, 113, 118. 119, 120, 122,

Hadis, 282, 3 0 4 Hds. 1 4 , 4 1 , 6 0 , 6 6 , 76, 83, 156, 208 Hakikat, 14, 15, 17, 4 1 , 4 3 , 54, 55, 85, 99, 114, 115, 116, 124, 133., 139, 141, 143, 1 6 6 , 1 7 0 , 173, 178, 196., 1 9 7 , 2 2 4 , 2 3 8 , 2 4 1 , 2 4 8 , 2 5 3 , 2 6 4 , 283.. 284, 289, 294, 295, 3 0 4 Hafza, 29S, 299 Hamal, 63 Hareket, 17, 55. 62, 79, 80, 97, 110, 111, 119, 120, 123, 124, 128, 132, 136, 141, 142, 1 4 5 , 1 4 7 , 151, 152, 1 5 3 , 1 6 0 , 167, 175, 1 8 4 , 1 8 5 , 186, 188, 1 9 8 , 1 9 9 , 200, 2 0 1 , 2 0 2 . 2 0 3 , 2 0 4 , 2 0 5 . 206 Hareket ettiren, 8 0 , 97, 167, 212, 217, 218, 220, 2 2 3 , 2 2 7 , 228, 273 Harf, 47, 56, 9 6 Hassa, 99 Hava, 16, 123, 1 2 7 , 1 2 8 , 133, 156, 1 8 2 , 1 8 8 , 199, 206, 208, 2 0 9 , 2 1 4 , 2 2 1 . 2 2 7 , 2 2 8 , 230. 239, 2 4 1 , 2 4 3 , 2 4 4 , 245. 246, 247, 248, 249. 2 5 1 , 2 5 2 , 253, 254, 255, 256, 258, 259, 264, 265, 266, 267, 268. 269, 2 7 0 , 2 7 1 , 2 7 2 , 2 7 5 , 2 7 6 , 277, 278, 279, 301

308

1 2 3 , 1 2 4 . 1 2 5 , 1 2 7 , 1 2 8 , 1 2 9 . 1 3 2 . 133. 1 3 4 . 1 3 8 , 1 3 9 , 1 4 0 , 1 4 1 . 1 4 2 , 1 4 9 , 151, 1 5 2 . 1 5 3 , 154, 155, 156, 157, 158,159, 161,165, 166, 167, 168, 171, 176,178, 1 7 9 , 1 8 0 , 1 8 1 , 1 8 2 , 1 8 5 , 1 8 7 , 1 9 2 , 197, 201, 202, 203, 205, 2 0 6 . 2 0 7 , 208, 2 1 0 . 2 1 1 , 2 1 2 . 2 1 3 . 2 1 4 . 2 1 7 , 2 1 8 , 2 1 9 . 221, 2 2 2 , 2 2 3 , 2 2 4 , 2 2 7 , 2 3 2 , 2 4 2 , 2 4 4 , 245, 246, 247, 248. 249. 250, 256. 260, 261. 2 6 2 , 2 6 5 , 2 7 5 , 2 7 6 , 2 7 8 , 279, 287, 288, 2 9 0 , 2 9 1 , 2 9 2 , 2 9 4 , 300, 3 0 4 nniyc, 135. 142. 164, 165, 166, 170, 172, 196, 225 Infisa, 116. 134. 144 rade. 13, 55, 149, 150, 157, 162, 184,186, 187, 1 8 8 , 1 9 7 , 2 1 0 , 2 1 1 , 2 1 2 , 2 1 3 , 216, 217, 218, 219, 243, 250, 273 Isbat, 14, 15 sm, 22, 2 5 , K. 3 1 , 4 4 , 4 6 , 4 7 . 4S. 5 0, 5 5 , 57, 58, 6 1 , 67, 74, 80, 86, 88, 9 6 . y9, 1 0 0 , 1 0 2 , 108, 109, 1 1 2 , 1 1 3 , 1 ! 6 , U 7 , 1 2 3 . 1 2 4 . 135, 136. 137, 146. 148, 149, 1 5 0 , 1 5 5 , 157, 163, 1 7 0 . 1 7 5 , 176, 180. 189, 1 9 0 , 1 9 1 , 1 9 9 . 2 0 4 , 2 0 6 , 2 1 0 . 212, 214. 238. 2 4 3 , 2 5 1 , 2 5 7 , 263,267.268 lslm,9, 10, 11, 1 2 . 1 3 , 18, 22 lh ilimler, 2 6 , 2 7 Ijirme duyusu, 275, taat, 4 1 , 94, 302 ittisal, 116, 144, 295 hlemm, 139, 176, 177, 2 1 7 , 260, 2 7 6 .280, 281, 2 3 5 , 294, 296, 298, 3 0 0 , 3 0 1 . 302 Ikm, 4 6 , 178 stikra, 4 3 , 79 Tafe, 64, 6 9 , 70, U 3 , 127, 130, 134, 136, 1 4 0 , 1 4 1 , 143, 145, 148, 1 5 6 , 1 5 7 , 165, 1 7 4 , 1 7 5 , 2 0 6 . 2 1 4 , 229, 237 J Jpiter, 226 K Kinar, 14 Karakter,91, 1 9 3 , 2 8 1 Karm, 2 2 8 , 229, 2 3 1 , 237, 2 5 1 , 252, 2 5 3 , 255, 264, 265, 270, 271, 272, 273, 275, 282, 286, 297. 302 Karesoti, 2 6 , 1 3 4 , 135. 170, 2 3 9 Kavram, 14, l 5 , 16, 23, 26, 30. 3 2 , 3 5 , 36, 46, 50, 82, 103, U ) , 114, 115, 141, 1 4 2 , 1 4 5 , 1 7 0 , 1 7 9 , 2 0 1 , 2 1 2 , 281 Kelam,9, 1 8 , 2 5 , 3 2 , 8 0 , 1 1 5 Kelamclar, 1 8 . 2 8 , 3 2 , 8 0 , 1 1 5 Kcsizntisiz, 1 1 6 , 1 2 4 , 125, 131. 143, 144

Kyas, 16, 2 5 , 43, 4 4 , 45, 66, 67, 6 8 , 69, 70, 74, 76, 78, 79, 8 0 , 81, 84, 85, 86, 87. 88, 89, 9 0 , 93, 94, 95, 9 6 , 97. 99. 100, 101, 103, 1 4 5 . 1 5 1 , 1 7 6 . 1 9 3 , 1 9 4 , 1 9 6 , 285. 295 Koklama, 252. 2 7 4 , 2 7 5 Koklama, 9 , 10, 12, 13, 1 4 . 1 5 , 16, 17 , 18, 19, 22. 23, 24, 25, 26, 29, 30, 31 32, , 33, 36. 4 4 . 51, 52. 53. 55, 57. 58 . 5 9 . 61. 6 2 , 63, 6 4 , 65, 6 7 , 68, 69, 72 73, , 74, 8 8 , 89, 9 6 , 1 0 0 , 1 0 1 , 1 0 2 , 103, 104, 108. 1 1 0 , 1 1 1 . 1 1 4 , 1 1 8 . 1 2 8 , 146, 203, 2 1 1 , 2 1 6 , 2 2 0 , 224, 259, 264, 278, 293, 295,296 Konum, 2 5 , 3 1 , 32, 43, 74, 103, 127, 129. 130, 186, 187, 192, 1 9 3 , 2 1 1 , 2 6 8 , 282, 291,293,304,305 Kuvve, 16, 4 7 . 112. 155, 191, 195, 199,219 :UVV,48, 8 0 , 9 1 , 191, 192, 192, 2 1 8 ,251, 269, 270, 275, 277, 286, l^O, 297, 304 Kk lerim, 67, 74, 89, 9 6 . 100 Klli, 14. 4 7 . 137. 186, 189 Kaplam, 4 6 Kre, 134, 1 5 1 , 1 5 2 , 1 9 8 , 200, 215, 219, 220, 243, 249, 262, 277, 2 7 8 L Lafi, 46, 1 4 4 , 1 8 7 M Ma'kul, 173, 289 Makuft, 239, 2 8 5 , 304 Madde, 16, 17, 24, 25, 45,66, 86, 110, 115, 118,126,156, 167,175,176,177,213, 214, 2 1 7 . 2 1 8 . 2 2 2 , 223, 2 2 5 . 2 2 6 . 2 2 7 . 228, 229, 230, 237, 250, 266, 267, 269, 271,284, 290,294 Madd. 17 Madenler, 16, 108, 2 2 8 , 2 3 3 , 266, 267, 270, 271, 272, 282 Mahiyet, 1 0 . 22. 27, 5 0 . 5 4 . 55, 9 8 , 9 9 . 1 0 8 , 1 1 4 , 1 1 5 , 1 3 5 , 136, 139, 141, 1 4 2 , 1 6 4 , 1 6 5 , 1 6 6 , 1 6 8 , 1 6 9 , 1 7 0 , 1 7 2 , 174, 178, 1 8 8 , 1 9 3 , 1 9 6 , 197, 219, 225, 281. 284, 289 Mantk, 30, 3 3 , 3 5 , 36, 3 7 , 4 2 , 4 3 , 4 4 , 45,47, 137,305 Matematik, 3 5 , 3 6 . 84, 1 0 8 . 109, 110, 111, 112, 1 1 6 , 2 2 3 , 2 7 8 Mecaz, 143, 144, 150, 1 5 1 , 155, 160, 169, 190 Mekan, 64, 9 0 , 1 1 8 , 1 2 4 , 1 2 7 , 1 2 8 , 130, 132, 1 3 4 , 1 3 5 , 1 4 0 , 1 7 0 , 1 8 4 , 1 8 6 , 195, 2 0 0 . 2 0 5 , 2 0 7 , 2 1 4 , 220, 2 2 6 , 2 4 4

309

Melek, 4 1 , 108, 179, 180, 190, 194, 195, 196, 198, 210, 219, 223, 226, 231, 232, 2 4 3 , 2 8 5 , 2 9 4 , 2 9 5 , 3 0 4 , 305 Merkezden evreye, 85, 102, 208, 243 Metafizik, 3 5 , 36, 109, 111, 112 Metod, 36, 46 Mevsimk-r. 299 Me:heb, 2 1 , 2 2 , 3 1 Muhal, 158, 178, 185, 214, 246, 247, 248, 250, 261, 262, 279, 288. 289, 291, 292, 304 Mutlak, 29, 53, 83, 88, 9 1 , 100, 112, 127, 140, 144, 177, 199, 217, 227, 284 N
N a i T i a j , 22, 77, 126

:des, 2 9 0 Onc, 82, 147. 2 7 2 zsel, 50, 5 1 , 52, 53, 54, 55, 56, 100, 101, 102, 103, 104, 1 1 3 , 1 1 7 , 128, 136, 142, 143,146,174. 219,294 klidcs, 84, 102

Nefis ge, 3 0 0 Nesne, 15, 4 1 , 42, 46, 48, 49, 50, 53, 54, 55, 63, 77, 83, 85, 87, 89, 97, 98, 99, 101, 102, 104, 108, 114, 116, 1 2 4 , 1 2 5 , 129, 130, 131 Nicelik. 6 1 . 6 4 , 6 5 . 6 8 . 72. 112. 129, 130. 131. 132, 1 3 5 . 1 3 6 , 237, 239, 241 Nitelik, 6 ] , 64. 6 5 . 68, 72, 112, 129, 130. 131, 132, 135, 136, 237, 239. 241 Nitelik, 6 1 , 64, 65, 68, 72, 112, 129, 130, 131, 132, 135, 136. 237, 239, 241 Nbvvet, 293, 3 0 0 O Objcktf, 16 Olumlu, 59, 60, 6 1 , 62, 6 3 , 64, 65, 6 8 , 69, 70, 72, 73, 74, 75. 76, 145, 146, 147. 175 Olumsuz, 59, 60, 6 1 . 62. 63, 64, 6 5 . 68, 69, 70, 7 2 , 7 3 , 7 4 . 7 5 . 7 6 , 9 5 , 1 4 5 . 1 4 6 . 1 7 , 172, 1 7 5 , 1 8 2 , 2 1 3 . 2 4 7 . 273 O115, 4 8 . 4 9 , 107. 110, 164. 182, 200, 208, 209, 214. 222, 226, 228, 229, 250. 251 Olu ve bozulu, 214, 228, 250 On kategori, 134, 135, 136, 170, 239 Orta terim, 67, 68, 74, 89, 9 5 , 1 0 0 , 281, 284, 303 fke, 1 9 1 . 2 1 3 , 214, 230. 2 3 2 . 259, 2 7 3 , 2 8 7 fke gucii, 191, 273 lm, 17, 152, 193, 195, 293, 2 9 5 , 2 9 6 , 197 neul, 44, 67, 68, 69, 70, 73, 74, 79, 8 1 , 84, 85, 86. 87, 89, 90, 9 1 , 9 2 , 93, 94, 9 5 , 102, 103, 104, 179, 245, 247, 287, 2 9 0 nerme, 4 1 , 42, 44, 57, 5 8 , 6 0 . 6 1 , 62, 6 3 , 6 4 . 6 5 , 6 6 , 6 7 , 6 8 . 6 9 . 70, 72. 7 3 . 7 5 , 76, 77, 87. 88, 89, 9 0 , 9 1 , 9 6 , 97, 102, 104, 188. 216, 245, 254

Paralel, 130, 144, 153, 221 Para, 47, 67, 80, 87, 88, 89, 101, 102, l l l , 118, 119, 1 2 0 , 1 2 2 , 1 2 3 , 124, 125, 126, 130, 1 4 0 , 1 4 4 , 146, 148, 1 5 5 , 1 6 0 , 163, 164, 167, 168, 178, 207, 0 8 , 209, 2 1 1 , 2 1 5 . 2 1 7 . 2 3 9 . 2 4 1 . 2 4 5 . 2 4 7 , 2 5 1 , 254, 255, 2 5 6 , 257, 260, 2 6 1 , 262, 267, 268, 269, 271, 272, 273, 275, 284, 287, 288, 289 Peygamber, 88, 89, 90, 215, 293, 294, 295, 297, 303, 304, 305 Potansiyel, 64 Pratik, 108, 282, 283 Pratik akl. 283 R Rahman, 8 8 , 250, 281 Renk, 5 1 , 54, 114, 125, 130, 133, 135, 136, 145, 253, 260, 266, 268, 276, 279, 280, 283, 284, 286, 287 Resm. 4 3 , 5 4 , 1 1 3 . 1 3 4 , 2 9 4 Ruh, 4 1 , 5 1 , 217, 2 7 4 , 277, 297, 298, 300, 302 Ruhan, 198, 298, 3 0 0 Rutubet, 2 6 5 , 266, 298 Rya, 293, 297, 298, 299, 300, 304 Rzgar, 259, 267, 269, 270. 279 Retmik, 8 0 . 9 5

Satrn. 226, 232 Say, 50, 5 1 , 78, 101, 112, 125, 132, 133, 138, 139, 140, 1 4 1 , 1 4 6 , 158, 163, 180, 186, 191, 203. 207, 220, 222, 223, 226, 245. 288. 290. 291 Sebep. 33, 8 1 , 9 9 . 128. 136, 179. 182, 191. 192, 196. 208, 209, 210, 228. 229, 230, 231, 242, 247, 252, Z53, 255, 258, 265, 268, 281, 283, 285, 2 9 4 , 297, 298, 299, 300, 3 0 4 Ses, 192, 270, 2 7 5 , 276, 279, 280, 286. 304 Seak. 114. 130. 131, 135, 148, 155. 196, 210, 212, 224, 228, 241, 245, 252, 253. 2 5 4 . 255, 257, 258. 259. 301, 182. 25!. 260,

310

2 M , 265, 266, Z67, 268, 270, 271, 274, 275, 287, 299, 300, 302, 303 SmrJ., 109. 142, 2 0 0 . 2 0 1 . 202, 227, 290, 302 Siyaset, 1 0 8 . 1 0 9 Souklulc. 128, 13, 145, 2Z4, 228. 251, 252, 2 5 3 . 254, 2 5 9 , 264. 267, 2 6 8 , 2 6 9 . 2 7 1 , 274. 2 7 5 . 299, 302, 33 Sonuc. 289 Son>u, 42, 125, 153, 151, 152, 153, 154, I7L, 180, 181, 200, 201, 202, 203, 208, 209, 213, 217, 218. 230, 2 4 4 , 2 8 9 . 2 9 0 , 291,304 Soyu[ akl, 198, 217, 219, 220, 222. 223, 225, 226 Su, 16, 48, 83, 115, 126, 127, 128, 13], 132, 133, 141, 142, 144, 195, 199, 200. 2 0 6 . 210, 214, 220. 221, 230, 231 Suret, 14, 21, 25, 32, 35, 44, 45, 66, 73, 79, 86, 93. 9 5 , 100, 115, 148, 155, 159, 160, 1 7 7 . 1 7 9 , 1 8 5 , 1 8 6 , 1 9 5 , 218, 238, 273, 279, 281, 282, 283, 284, 2 9 8 . 2 9 9 , 501,303,304 Skuti, 111. 253 Safsata, 87, 9 4

1 1 2 , 1 3 2 , 167, 175, 200, 204, 226, 233, 237, 248, 285, 296 Tabi, 16. 200, 2 0 1 , 207, 220, 235 Tabi eilim, 201 Tad, 191, 252, 276, 286 Tanr, 16 Tanm, 17, 42, 43, 44. 4 7 , 4 8 , 54, 55, 56, 66, 67, 9 4 . 100, 11. 103, 104. U 3 , 114, 116, 1 1 7 , 1 1 8 , 124, 1 3 4 , 1 3 9 , 158, 163, 170, 188, 241, 246, 284, 289, 295 Tasarlama gc, 280, 281, 298 Teoloji, 112 Terim, 13, 18, 25, 2 9 , 3 1 , 4 1 , 4 2 , 4 4 . 4 6 . 4 7 . 48, 49, 50, 54, 58, 59, 63, 64, 67, 68, 69, 74, 78, 87, 88, 89, 95, 96, 97, 98, 100, 113, H , ! 1 5 , 1 2 4 , 1 2 5 , 1 3 5 , 136, 155. 170, 175, 176. 198, 2 8 1 , 254, 303 Tp, 2 1 , 9 3 , 9 4 , 100, 103, 112, 131, 140 Toprak, 16, 110, 114, 127, 157, 193, 200, 209, 210, 228, 229, 230, 251, 252, 253, 254, 2 5 6 , 2 6 1 , 2 6 5 , 2 6 6 , 2 7 1 , 2 7 2 Tmel, 47, 50. 51, 56, 61, 62, 64, 65, 68, 69, 7 0 , 7 2 , 73, 74, 75, 76, 79, 8 8 , 9 5 , 112, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 166,172,173,179,183,193.212,215, 2 1 7 , 2 2 7 , 2 8 3 , 2 8 4 . 2 8 5 , 2 8 7 , 288, 293, 294, 295 Tr, 1 6 , 1 8 , 19, 22, 24, 52, 53,54, 56, 66, 84, 87, 88, 8 9 , 9 0 , 91. 94, 95, 96, 98, 101, 103, 113, 1 1 6 , 1 2 7 , 128, 1 2 9 , 1 3 0 , 136, 137, [39, 142, 145, 1 4 4 . 1 4 5 , 150, 157, 170, 1 7 4 , 1 7 5 , 176, 1 7 7 , 1 7 9 , 181, 193, 196, 2 0 1 , 202, 209, 210, 215, 216, 217, 218, Z2, 221, 222, 225, 225, 226, 229, 232, 237. 2 3 9 . 2 4 1 , 246, 2 4 7 . 2 5 2 . 262. 270, 271, 273, 2 8 4 285, 288, 289, 295, 296, 299, 300, 302, 303 Tasavvur, 15, 4 1 , 42, 4 3 , 54, 55, 66, 88, 99, 100, 1 0 1 , 1 0 4 , 1 2 9 , 1 3 0 , 1 3 1 , 1 3 2 , 136. 180, 184, 185, 187, 188, 2 0 9 , 2 1 0 , 2 1 2 , 213, 219, 239, 250, 280, 281, 284, 285, 290, 3 0 1 , 3 0 2 Tasdik, 4 1 . 42, 4 3 , 6 6 . 88, 9 6 , 97, 99, 102, 191, 284, 285 Tckiye, 4 4 , 44 Tmevarm, 43, 66, 79, 80, 81 U- Unsur,16, 55, 149, 221, 224 226, 232, 243, 250, 251, 252, 253, 261,262, 264,265,272,282 U:ak, 11. 29, 61, 84, 89. 9 0 , 93, 125.128. 146,156.157,175.

ehvet, 191 ekil, 9 , 1 1 , 1 2 , 1 3 , 1 5 , 16, 2 1 , 2 3 , 2 4 , 2 5 , 26, 27. 50, 31, 32, 33, 35, 36, 4 4 , 4 5 . 4 7 , 5, 51, 53, 54, 60, 66, 68, 69, 70, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 80, 81, 83, 84, 85, 86, 90, 91, 9 2 , 9 5 . 9 6 . 101, 102, 103, 104, 108, 1 0 9 , 1 1 0 , 1 1 1 , 114, 1 1 5 , 1 1 6 , 117, 1 1 9 , 1 2 0 . 1 2 2 , 1 2 5 . 126, 1 2 7 , 1 3 3 , 134, 139, 1 4 0 , 1 4 8 , 152, 1 5 3 , 1 5 5 , 1 5 9 , 1 6 0 , 1 6 6 , 1 6 7 , 169, 1 7 0 , 1 7 2 , 1 7 3 , 1 7 6 , 177, 1 7 8 , 1 8 0 , 1 8 1 , 1 8 3 , 1 8 6 , 1 8 9 , 190, 193, 196, 198, 202, 203, 204, 2 0 5 . 207. 210, 212,213,214,215,216,218,219,220, 221, 222, 225, 226, 228, 232, 233, 237. 239. 241, 242, 245, 246, 251, 252, 253, 254, 255, 258, 260, 262, 264, 265. 267, 2 6 8 . 269, 2 7 0 , 2 7 1 , 272, 275, 2 7 6 , 2 7 9 , 280, 281, 284, 289. 294, 297, 298, 300, 302, 303, 305 eriat, 22, 32, 109, 210, 294, 297, 2 9 8 i d d e t , 192. 206, 252. 2 6 7 . 2 7 5 , 2 9 5 , 297 iir, 8 7 , 9 5

227. 228, 258, 260, 1 10, 112, 184. 192,

Tabiat, 1 0 , 1 2 , 20, 21, 22, 23. 24. 25, 26. 27, 2 8 , 3 0 , 3 3 , 3 5 , 3 6 , 1 0 7 , 1 0 9 , 110, 111,

311

ZOl, 202, 203, 206, 207, 2 2 8 , 244, 251, 252. 255, 262, 266, 268, 271, 272, 280, 2 8 7 , 2 9 7 , 3 0 1 , 3 0 2 , Uzay, 123, 204, 272, 289 erae, 229 zm, 297 t boyuc. 117, 131

208. 220. 227, 256, 2 6 0 , 261, 275, 277, 279, 303

YerJcitirmc, 5 8 . 1 3 0 , 1 3 2 , 2 4 2 Yldz, 10, 57, 58, 127, 166, 189, 229, 266, 269 Yklem, 44, 54, 59, 60, 6 2 , 64, 65, 67, 68, 6 9 , 72, 73, 75, 76, 96, 102, 103, 104, 216 Yzey. 2 8 , 1 1 6 , 1 2 6 , 131, 132, 244, 248, 249, 257,258, 261.266,277

V Vahiy, 3 0 0 Varlm hakikari, 173, 178, 196, 197 Varhk, 16, 17, 41, 44, 4 8 . 49, 50, 53, 63, 6 9 , 70, 74. 81, 82, 83, 100, 101, 107, 108, 1 1 0 . 1 1 2 , 1 1 3 , 114. 1 1 5 . 1 1 8 . 124, 127, 134, 135, 136, 137, 138, 141, 142, 143, 144, 1 4 5 , 1 4 6 , 147, 149, 151, 154. 155, 156, 158, 159, 160,. 161, 162, 163, 1 6 4 , 1 6 5 , 166, 167, 1 6 8 , 1 7 0 , 171, 172, 173. 1 7 4 , 1 7 5 . 176. 1 7 7 . 1 7 8 , 180, 181, 184, 185. 1 8 6 , 1 8 7 , 1 8 8 , 189, 190, 192, 193, 1 9 4 , 1 9 5 , 196, 1 9 7 . 1 9 8 , 1 9 9 , 201, 210, 211, 214, 215, 216, 218, 219, 221,. 222, 224, 225, 226, 227, 229, 1 3 0 . 231. 2 3 2 . 2 3 3 . 246. 2 5 9 . 2 7 3 . 294, 2 9 5 , 2 9 8 , 299, 3 0 1 . 3 0 2 Vehm, 8 9 , 1 2 6 , 191, 246, 274, 280, 2 8 6 , 3 0 3

Zahir. 6 5 , 190, 254. 274, 282 Zaiim, 9, 11, 13, 21, 22, 27, 28, 29, 32 33, 35, 4 2 , 48, 51, 55, 62, 6 4 , 81, 82 , 88, 91, 123, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 1.36, 139, 140, 146, 147, 148, 151, 157, 1 5 8 , 1 6 0 . 1 6 2 . 1 6 4 , 1 7 2 , 1 7 3 , 1 7 5 , 179, 180, 1 8 3 . 1 8 6 , 1 9 3 , 194, 200, 204, 205, 206, 207, 221, 226, 228, 246, 247, 251, 2 5 4 , 2 5 . 5 , 2 5 7 , 2 5 8 , 2 5 9 , 2 6 2 , 2 6 5 , 266, 2 6 7 , 2 6 8 , 2 6 9 , 2 7 0 , 2 7 1 , 2 7 3 , 2 7 8 , 28, 282, 284, 285, 286, Z9r, 2 9 2 , 2 9 4 , 295, 2 9 6 , 297, 3 0 1 , . 3 0 4 Zann, 86, 87 Zt. 53, 147, 155, 163. 168, 175, 176, 177, 178, 187, 216 Zorunlu, 10, 13, 14, 41, 44, 47, 52, 61 , 62, 63, 6 5 , 66, 67, 69, 70, 8 1 . 83, 84 , 89, 96, 97, 100, 102, 104, 108, 109, 110, 112, 115, 118, 119, 1 2 3 . 1 2 4 , 1 2 5 , 134. 1 3 9 , 1 4 0 . 1 4 1 , 1 4 2 , 1 4 4 . 1 4 6 . 1 4 8 . 150. 1 5 1 , 1 5 2 , 1 5 4 , 1 5 6 , 1 5 7 , 1 5 8 , 1 5 9 , 161, 1 6 3 , 1 6 4 , 165, 166, 167, 168, 169, 170, 1 7 1 , 1 7 2 , 1 7 3 , 1 7 4 , 1 7 6 . 1 7 7 , 181, 182, 185, 186, 190. 200, 201, 2 0 2 , 2 0 4 , 206. 2 0 7 , 2 0 8 . 2 0 9 . 2 1 1 . 2 1 4 , 2 1 5 . 218, 219. 2 2 2 , 2 2 5 , 2 2 6 , 2 3 1 . 2 3 2 , 2 3 9 , 247, 255, 2 5 6 , 260, 262, 265, 268, 278, 282, 289 Zorunlu varlk, 63, 112, 154, 158, 159, l , 163, 164, 165, 166, 167, 168, 170, i 74, 172, 173, 174, 185. 225 Zulm, 9 0 Zoraki hareker, 201, 2 0 6 . 247

Yakn g, n6, 181 Yakn, 14 Yer, 16, 2 0 , 2 1 , 2 4 , 2 5 , 26, 2 7 , 3 2 , 3 4 , 3 5 , 50, 52, 58, 60, 84, 8 9 , 9 0 . 9 5 , 9 8 , 99, 100, 102, 103, 1 0 4 , 1 0 8 , 110, 114, 1 1 9 , 1 1 6 , 118. 119. 1 2 5 , 1 2 6 . 1 2 7 , 1 2 8 , 129. 1.30. 131, 1 3 2 , 1 4 1 , 149, J 5 5 , 156, 1 6 9 , 1 7 0 , 175, 178, 1 8 6 , 1 8 7 , 1 9 8 , 200, 2 0 1 . 203, 206, 2 0 7 , 2 1 1 , 212, 2 1 3 , 2 1 7 , 2 1 8 , 231, 242, 243. 244, 246, 248,-249, 262, 267, 287. 2 8 9 . 2 9 0 , 294 Yeryz, .56, 180, 194, 215, 232, 233, 26.5, 266, 305

312