Çeviri: Anar ist Bakı Tasarım: Liberter

DEVR M B R EFSANE, ÖZGÜRLÜK B R ÜTOPYA, DE L!! www.liberter.cjb.net http://users.resist.ca/~liberter/ liberter@resist.ca

A. Önsöz B. Tarihsel Sunu C. Sunu D. Genel Bölüm

Alan Macsimoin, 1989 Nick Heath, 1989 Dıelo Trouda [ çi Davası] Grubu Paris, 20.6.1926

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU ÖRGÜTSEL BÖLÜM

ancak bu ekilde yerine getirebilir ve onların kurtulu sürecinin örgütlü öncüsü durumuna gelebilir.

E.

F.

1. Sınıf mücadelesi: rolü ve anlamı 2. iddete dayalı bir toplumsal devrime duyulan gereksinim 3. Anar istler ve liberter komünizm 4. Demokrasinin yadsınması: Demokrasi, burjuva kapitalist toplumun aldı ı biçimlerden biridir 5. Devletin ve otoritenin yadsınması 6. Toplumsal mücadelede ve toplumsal devrimde yı ınların ve anar istlerin rolü 7. Geçi dönemi 8. Anar izm ve sendikalizm Kurucu Bölüm 1. Üretim 2. Tüketim 3. Toprak 4. Devrimin Savunulması Örgütsel Bölüm 1. Teorik Birlik: 2. Taktik Birlik ya da Kolektif Eylem Yöntemi: 3. Kolektif Sorumluluk: 4. Federalizm

Nestor Makhno, Ida Mett, Piotr Archinov, Valevsky, Linsky

33

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU ÖRGÜTSEL BÖLÜM

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU ÖNSÖZ

Federalist ilke, ancak bu ko ulla ya am kazanır ve anar ist örgüt do ru biçimde i lev görerek kendisini saptanmı hedefe do ru harekete geçirir. Anar istler Genel Birli i fikri, koordinasyon ve anar ist hareketin tüm güçlerinin uyumu sorununu gündeme getirir. Birli e ba lı her örgüt, ortak organizmanın ya amsal bir hücresini temsil eder. Her hücre, örgütün siyasal ve teknik çalı masına rehberlik eden ve ona i lerlik kazandıran kendi sekreteryasına sahip olmalıdır. Birli e ba lı tüm örgütlerin faaliyetlerinin koordinasyonu dü üncesinden hareketle, özel bir organ yaratılacaktır: Birlik Yürütme Komitesi. Bu komite, u i levlerin görülmesinden sorumlu olacaktır: Birlik tarafından alınmı kararların uygulanması; tek tek örgütlerin Birli in teorik görü leri ve genel taktik hattı ile uygunluk içindeki faaliyetlerinin teorik ve örgütsel uyarlanmasını sa lama; hareketin genel durumuna gözcülük etme; Birlik içindeki tüm örgütler arasında ve di er örgütlerle i levsel ve örgütsel ba lar geli tirme. Yürütme komitesinin yetki, sorumluluk ve pratik görevleri, Birlik kongreleri tarafından kararla tırılır. Anar istler Genel Birli i, somut ve birlikte kararla tırılmı bir amaca sahiptir. Birlik, toplumsal devrimin ba arısı adına, her eyden önce, i çiler ve köylüler arasındaki en devrimci ve en ele tirel unsurları kendisine çekmeli ve onları kendi bünyesine dahil etmelidir. Anar istler Genel Birli i, toplumsal devrim fikrini yüceltip öne çıkaran, sınıflı toplumun ortadan kaldırılmasını arzulayan anti-otoriter bir örgüt olarak, esas olarak u iki sınıfa e it ölçüde dayanır: i çiler ve köylüler. Bu iki sınıfın kurtulu una e it ölçüde vurgu yapar. çilerin sendikalarına ve ehirlerdeki devrimci örgütlerine gelince; Anar istler Genel Birli i, tüm çabasını bunların öncüsü ve teorik rehberi haline gelebilmek için harcamak zorundadır. Aynı görev, sömürülen köylü yı ınları için de geçerlidir. Birlik, devrimci i çi sendikalarıyla aynı rolü oynayacak devrimci köylülerin ekonomik örgütlerinden kurulu bir a , yanısıra, anti-otoriter ilkelere dayanan özgül bir köylü birli i kurmak için çalı ır. Emekçi halk yı ınlarından do an Genel Birlik, bunların ya amının her görünümüne katılmalı, her fırsatta bunlara örgütlülük, kararlılık ve sava ım ruhu a ılamalıdır. Birlik, eme in toplumsal devrimindeki görevini, üstlenmi oldu u teorik ve tarihsel misyonu

A. ÖNSÖZ Fransa'da sürgünde bulundukları sıra Dielo Trouda [ çi Davası] grubu olarak bir araya gelmi olan bir grup Rus anar isti, bu kitapçı ı 1926 yılında yayımladı. Kitapçık, akademik bir çalı manın de il, onların 1917 Rus devrimi sırasındaki deneyimlerinin ürünüydü. Bunlar, eski egemen sınıfı yıkan harekete katılmı lar, i çi ve köylülerin özyönetim organlarının serpilip geli mesine katkıda bulunmu lar, yeni bir sosyalizm ve özgürlük dünyasının kurulaca ına ili kin yaygın iyimserli i payla mı lar. . . ve Devlet Kapitalizmi ve Bol evik Parti diktatörlü ünün kanlı biçimde bunun yerine ikame edi ine tanık olmu lardı. Rus anar ist hareketi, devrimde önemsiz sayılamayacak bir rol oynamı tı. O günlerde, Ukrayna'da Nestor Makhno liderli indeki hareket dı ında, Rusya'da 10.000 dolayında aktif anar ist bulunuyordu. Ekim'de iktidarın ele geçirilmesinde motor i levi görmü olan Bol eviklerin egemenli indeki Devrimci Askeri Komite'de en az dört anar ist üye vardı. Daha önemlisi, anar istler, ubat Devrimi'nin ardından do up yayılan fabrika komiteleri içinde faaliyet yürütüyorlardı. Fabrika komiteleri, i çilerin yı ınsal olarak bir araya geldikleri meclislerde i yeri temelinde seçimle kurulmu , kendilerine, bulundukları fabrikalarda fabrikanın i leyi ini yönetme, aynı sanayi kolunda ya da bölgede bulunan di er i yerleriyle koordinasyon kurma görevi verilmi i çi komiteleriydi. Anar istler, madenciler, liman i çileri, posta i çileri, fırıncılar arasında özellikle etkililerdi ve devrimin öncesinde Petrograd'ta toplanmı olan Tüm Rusya Fabrika Komiteleri Konferansı'nda önemli bir rol oynamı lardı. Anar istler, fabrika komitelerine, devrimin ardından yeni dönemi ba latacak bir özyönetim sisteminin temeli olarak görüyorlardı. Ne var ki, Ekim 1917'nin devrimci ruhu ve birli i uzun ömürlü olmadı. Bol evikler, solda yer alan ve "tek parti" iktidarına giden yol üzerinde kendilerine bir engel olarak gördükleri di er tüm güçleri bastırmada çok istekli davrandılar. Anar istler ve solda yer alan di er bazıları, i çi sınıfının kendi komiteleri ve sovyetleri (seçilmi delegelerden olu an konseyler) aracılı ıyla kendi iktidarını ya ama geçirebilece ine inanıyorlardı. Bol evikler bu inançta de illerdi. çilerin kendi yazgılarını belirleme yetene ine henüz sahip olmadıklarını ileri sürerek, Bol eviklerin "geçi dönemi" boyunca devam edecek "geçici bir önlem" olarak iktidarı ele almaları gerekti ini ileri sürdüler. Sıradan insanların yeteneklerine duyulan bu güvensizlik ve iktidarın otoriter bir yoldan ele geçirili i, i çi sınıfının çıkarlarına, onun beklenti ve dü lerine ihanetle sonuçlanacaktı. Nisan 1918'de anar istlerin Moskova'daki merkezleri saldırıya u radı; 600 anar ist hapsedildi, onlarcası öldürüldü. Bol eviklerin buna gösterdikleri gerekçe, anar istlerin "kontrol edilemez" olu larıydı; bununla her ne kast etmi olurlarsa olsunlar, bu saldırının nedeni, anar istlerin kendilerine itaat etmeyi reddediyor olmalarıydı. Gerçek neden, Çeka'nın (daha sonraki yıllarda KGB'ye dönü en gizli istihbarat te kilatı) düzenledi i vah i provokasyonlara ve bu örgütün giri ti i suistimallere kar ı mücadele etmek üzere kurulmu Kara Muhafizlar'ı [Black Guards] tasfiye etme amacıydı.

32

1

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU ÖNSÖZ

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU ÖRGÜTSEL BÖLÜM

Anar istler, hangi safta yer alacaklarına karar vermek zorundalardı. Bir kesimi, gericili e kar ı etkili ve birlik içinde mücadele kaygısıyla, ilkin Bol eviklerle çalı tı ve daha sonra onlara katıldı. Di er kesim, haklı olarak yeni bir egemen sınıfa dönü ece ini dü ündükleri Bol evik olu uma kar ı devrimin kazanımlarını savunmak için mücadele etti. Ukrayna'daki Makhnovist hareket ve Kronstadt ayaklanması, önemli son sava ımlar oldu. 1921 yılına gelindi inde, anti-otoriter devrim tamamen yenilgiye u ramı bulunuyordu. Bu yenilgi, uluslararası i çi hareketi üzerinde derin ve kalıcı etkiler yarattı. Yazarlar, bu kitapçı ı, böyle bir felaketin tekrar ya anmaması beklentisiyle yazdılar. Bu amaca bir katkı olarak kaleme aldıkları kitapçık, zamanla "Platform" olarak anılır oldu. Metin, Rus anar ist hareketinin deneyiminden çıkan dersleri, onun i çi sınıfı hareketi içinde yeterince büyük bir örgütsel varlık haline gelme ve Bol eviklerle kendilerini i çi sınıfının yerine ikame eden di er gruplara kar ı etkin bir mücadele yürütme konusundaki ba arısızlıklarının nedenlerini irdeliyor. Anar istlerin nasıl örgütlenmeleri gerekti ine, kısaca onların nasıl etkili bir akım olabileceklerine ili kin genel rehber ilkeler geli tiriyor. Kitapçık, birbiriyle kar ılıklı bir uzla mazlık ve çatı kı içinde olan anar izm anlayı larını savunan gruplardan olu an bir örgütün gülünçlü ü gibi basit bir dizi gerçe e ifade kazandırıyor. Biz anar istlerin, yazıya geçirilmi politikaları, çe itli örgütsel görevlere seçilmi ki ilerin rolünü, üyelik aidatlarını, vb. içeren, üzerinde uzla ılmı , bize büyük ve etkili bir demokratik örgütlenmeye ula ma olana ı sa layacak türden resmi yapılanmalara gereksinimi oldu una i aret ediyor. Kitapçık ilk yayınlandı ında, Errico Malatesta ve Alexander Berkman gibi dönemin tanınmı anar istlerinden bazılarının sert ele tirilerine maruz kaldı. Bunlar, bro ürü, "Salt Bol evizmden bir adım öteye gitmek" olarak yorumladılar ve onu "Anar izmi Bol evikle tirme" yolunda bir giri im olmakla suçladılar. Yersiz bir a ırılık içinde görünen bu tepki, olasılıkla, kısmen kitapçı ın bir Anar istler Genel Birli i önerisinde bulunuyor olmasından kaynaklanıyordu. Yazarlar, önerdikleri bu örgütle bunun dı ında kalan di er anar ist gruplar arasında nasıl bir ili ki olaca ı konusuna bir açıklık getirmemi lerdi. Ayrı anar ist örgütlerin ortak bir bakı açısına ve ortak bir stratejiye sahip oldukları konularda birlikte çalı malarının gayet do al oldu unu belirtmek bile gereksiz. Ayrıca, gerek kitapçı ı iddetle yerenlerin ve gerekse onun daha sonraki dönemlerdeki savunucularından bazılarının ileri sürdüklerinin aksine, bu, "anar izmden uzakla ıp liberter komünizme yönelmek" için olu turulmu bir program de il. Anar izm ve liberter komünizm, tamamen birbiri yerine kullanılabilir iki sözcük. Kitapçık, Rus anar istlerinin içinde bulundukları teorik karı ıklı a, bunun sonucu olarak ulusal ölçekte koordinasyondan yoksun olu larına, örgütsüzlük ve siyasal belirsizlik içinde bulunduklarına, di er bir deyi le, etkisizliklerine i aret etmek üzere kaleme alınmı tı. Anar ist hareket içinde bir tartı ma ba latmayı amaçlıyordu. Gerçekten, kitapçık, otoriter

Genel anar ist hareketin yürütme organı, Anar ist Birlik, sorumsuz bireycili e kar ı kesin bir tavır alarak, kendi saflarına kolektif sorumluluk ilkesini a ılar: Birlik her üyenin devrimci ve siyasal faaliyetinden sorumlu olacaktır; yine her üye bir bütün olarak Birli in devrimci ve siyasal faaliyetinden sorumlu olacaktır. 4. Federalizm Anar izm, gerek yı ınların toplumsal ya amı ve gerekse kendi siyasal eylemi alanında her zaman merkezi örgütü yadsımı tır. Merkezi sistem, her bireyin ele tirel duyarlı ının, inisiyatif ve ba ımsızlı ının azaltılmasına, yı ınların 'merkez'e körü körüne itaat etmesine dayanır. Bu sistemin do al ve kaçınılmaz sonuçları, toplumsal ya amın ve örgüt ya amının kölele mesi ve mekanikle mesidir. Anar izm, her zaman, merkezcili e kar ı, bireylerin ve örgütlerin ba ımsızlı ını ve insiyatifini ortak davaya hizmetle uyumlu hale getiren federalizm ilkesini savunmu tur. Her bireyin ba ımsızlı ı ve ileri düzeyde haklara sahip olmasi fikri ile toplumsal gereksinimlere ve zorunluluklara hizmeti birbirine uyumlu kılan federalizm, her bireyin yeteneklerinin sa lıklı bir ekilde cisimle mesine olanak sa lar. Fakat, federalist ilke, anar ist saflarda sık sık tahrifata u ratılmı tır: Sık, çok sık olarak, her eyden önce bireyin kendi 'ego'sunu örgütsel görevlere ili kin yükümlülüklerden ba ı ık olarak ifade etme hakkı olarak yorumlanmı tır. Bu yanlı yorum, geçmi te hareketimizi örgütsüzle tirmi tir. Buna kararlı ve uzla maz bir ekilde son vermenin zamanı gelmi tir. Federasyon, bireylerin ve örgütlerin ortak bir amaç do rultusunda kolektif çalı ma yürütmeye yönelik özgür anla masına i aret eder. Ne var ki, böyle bir anla ma ve buna dayanan federal birlik, mutlak ko ul olarak, anla manın katılımcılarının üstlenmi oldukları görevleri tam olarak yerine getirmeleri ve ortak kararlara uymaları halinde bir kurmaca ya da yanılsama olmaktan çıkıp bir gerçeklik kazanır. Toplumsal bir projede, projenin üzerine dayandı ı federal temel ne kadar geni olursa olsun, alınan kararlar ya ama geçirilmedikçe, karar alma eyleminin anlamından söz edilemez. Bu, i çilere ve onların toplumsal devrimine ili kin olarak sorumluluk üstlenmi bir anar ist örgüt için daha da kabul edilmez bir durumdur. Dolayısıyla, federalist türden anar ist örgüt, her üyenin ba ımsızlı ını, özgür dü üncesini, bireysel özgürlük ve insiyatifini kabul ederken, her üyenin kararla tırılmı örgütsel görevler üstlenmesini ve ortak kararların uygulanmasını talep eder.

2

31

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU ÖRGÜTSEL BÖLÜM

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU ÖNSÖZ

F.ÖRGÜTSEL BÖLÜM Yukarıda ifade edilmi olan genel ve kurucu görü ler, anar izmin devrimci güçlerinin örgütsel platformunu olu turur. Kesin bir taktik ve teorik yönelim içeren bu platform, örgütlü anar ist hareketin tüm militanlarının etrafında toplanacakları asgari platform olarak görünmektedir. Bu platformun görevi, anar ist hareketin tüm sa lıklı unsurlarını, kalıcı bir temelde faaliyet yürüten ve ajitasyon yapan genel bir örgüte evrilmek üzere kendi etrafında toplamaktır; bu genel örgüt, Anar istler Genel Birli i'dir. Tüm anar ist militan güçler, bu örgütün yaratılmasına yönelmelidirler. Anar istler Genel Birli inin temel örgütsel ilkeleri a a ıdakiler gibi olmalıdır: 1. Teorik Birlik: Teori, bireylerin ve örgütlerin faaliyetlerini belirli bir amaca giden yola kanalize eden gücü ifade eder. Do al olarak, bu teori, Genel Birli e ba lı tüm bireyler ve örgütler tarafından ortakla a payla ılmalıdır. Genel Birli in tüm faaliyeti, gerek genel gerekse ayrıntılı olarak, birlik tarafından geli tirilmi teorik ilkelerle tam bir uyum içinde olmalıdır. 2. Taktik Birlik ya da Kolektif Eylem Yöntemi: Aynı ekilde, Birlik içindeki ayrı birey ve grupların ba vurdukları taktik yöntemler aynı olmalıdır; yani, hem birbirleriyle, hem de Birli in genel teori ve takti i ile uygunluk içinde bulunmalıdır. Hareket içinde ortak bir taktik hattın olması, örgütün ve bütün hareketin varlı ı açısından belirleyici bir öneme sahiptir: Bu, birbirine kar ıt çe itli taktiklerin yıkıcı etkilerini ortadan kaldırır, hareketin tüm güçlerini bir merkezde yo unla tırır, onları kararla tırılmı bir hedefe giden aynı do rultuya yöneltir. 3. Kolektif Sorumluluk: Herkesin kendi ki isel sorumlulu una göre hareket etmesi prati i, anar ist hareketin saflarında kesinlikle kınanmalı ve reddedilmelidir. Toplumsal ve siyasal devrimci ya am alanları, her eyden önce, do ası gere i son derece kolektif bir niteli e sahiptir. Bu alanlardaki toplumsal devrimci faaliyet, tek tek militanların ki isel sorumlulu u ilkesine dayandırılamaz.

siyasetle herhangi bir uzla maya de il, etkin devrimci faaliyet ile temel anar ist ilkeleri bütünle tirecek bir örgütün yaratılmasının ya amsal zorunlulu una i aret ediyor. Kitapçık, kaleme alındı ı 1926 yılı için oldu u gibi, bugün için de kusursuz bir program de il. Kimi yetersizliklere sahip. Ortaya koydu u dü üncelerin bazılarını yeterli derinlikte açıklamıyor; yine, bazı önemli konulara hiç de inmedi ini söylemek de mümkün. Fakat, bunun en nihayet 26 ciltlik bir ansiklopedi de il, sadece bir kitapçık oldu u unutulmamalı. Yazarlar, kaleme aldıkları bu bro ürün bir tür "incil" olmadı ını Sunu bölümünde açıkça ifade ediyorlar. Bu, tamamlanmı bir çözümleme ya da program de il; yalnızca varlı ı zorunlu bir tartı maya yapılan bir katkı -ve bu anlamda iyi bir ba langıç noktası. Kitapçı ın bugünle ilgisinden ku ku duyacak insanlar olabilece ini dü ünerek, sözlerimizi öyle noktalayalım: "Platform"un temel dü ünceleri, hala, uluslararası anar ist harekette bugün geçerli olan dü üncelerin önünde gidiyor. Kitapçık, daha iyisini yaratmak için dünyayı de i tirme arzu ve çabasında olan anar istler için, bu görevi yerine getirmede gereksinim duydukları araçlardan bazılarının nerede oldu una i aret ediyor. Alan MacSimoin, 1989

30

3

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU TAR HSEL SUNU

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU KURUCU BÖLÜM

B. TAR HSEL SUNU Nester Makhno ve Piotr Arshinov, Paris'te sürgünde bulunan di er Rus ve Ukraynalı anar istlerle birlikte, 1925 yılında Dielo Trouda adlı mükemmel bir aylık dergi yayınlamaya ba ladılar. Bu, son derece nitelikli bir teorik anar ist-komunist yayındı. Böyle bir dergi çıkarmayı yıllar önce, daha Moskova'daki Butirky hapishanesinde bulundukları günlerde tasarlamı lardı. Bu tasarı imdi ya ama geçiriliyordu. Makhno, üç yıllık yayın dönemi boyunca, derginin hemen her sayısına bir makale yazdı. Rusya'dan kısa bir süre önce kaçan ve yazdı ı Kronstadt Komünü adlı kitapçıkla Bol evizmin maskesini dü üren Ida Mett, gruba 1926 yılında katıldı. Aynı yıl, Örgütsel Platform adlı metin yayınlandı. "Platform"un yayınlanı ı, uluslararası anar ist hareket içinde yer alan pek çok anar ist tarafından öfkeyle ve saldırgan bir tutumla kar ılandı. lk saldırı, kendisi de o sıralar Fransa'da bulunan ve Sebastian Faure ile birlikte anar ist-komünizm, anarko-sendikalizm ve bireyci anar izmin karmakarı ıklı ını haklı göstermeye çalı an "Synthesis" adlı dergiyi kuran Rus anar isti Voline'den geldi. Voline, Molly Steirner, Fleshin ve di erleriyle birlikte "Platform"a kar ı kaleme aldı ı yazıda unu söylüyordu: "Anar izmin yalnızca sınıfların bir teorisi oldu unu ileri sürmek, onu tek bir bakı açısına indirgemek demektir." Giri iminden vazgeçmeyen Dielo Trouda grubu, 5 ubat 1927'de, anar istlere yönelik olarak bir 'uluslararası konferans' ça rısında bulundu; buna göre, aynı ayın 12'sinde bir hazırlık toplantısı yapılacaktı. Bu toplantıya, Dielo Trouda grubu üyeleri dı ında, Fransız Anar ist Gençli i Odeon'un delegesi, herhangi bir grubu temsilen de il kendi adına toplantıya gelen Bulgar Pavel, Polonyalı anar ist grubun delegesi Ranko, aralarında Orobon Fernandez, Carbo ve Gibanel'in de bulundu u bir grup spanyol militan, talyan Ugo Fedeli, Çinli Chen, Fransız Dauphlin-Meunier katıldı -bu sonuncular toplantıya herhangi bir grubu temsilen de il, ki isel olarak katılıyorlardı. Bu ilk toplantı, Paris'teki cafe'lerden birinin arkasındaki küçük bir salonda gerçekle ti. Toplantıda, Makhno, Chen ve Ranko'dan olu an geçici bir komisyon olu turuldu. Hazırlanan bir bildirge, 22 ubatta tüm anar ist gruplara gönderildi. Bildirgenin ça rıda bulundu u uluslararası konferansı, 20 Nisan 1927'de, Paris yakınlarındaki Hay-lesRoses'de, Les Roses sinemasında toplandı. Konferansa, ilk toplantıya katılmı olanların yanısıra, "Platform"u destekleyen talyan delege Bifolchi, "Pensiero e Volonta" adlı dergiyi temsilen talya'dan gelen ve Luigi Fabbri, Camillo Berneri ve Ugo Fedeli'den olu an bir talyan delegasyon da katıldı. Bu kez, Fransızları temsil eden iki delegasyon vardı: "Platform"u destekleyen Odeon ile Severin Ferandel delegasyonu. Asa ıdaki ilkelerin benimsenmesini öneren bir taslak metin hazırlandı:

Di er bir deyi le, iç cephede (burjuva komplolar, kar ı devrim hazırlı ı) oldu u kadar temel askeri cephelerde kar ı devrimle mücadeleden sorumlu devrimi savunma organı, tamamen i çi ve köylülerin üretim organlarının yetkisi altında olacaktır; söz konusu organ, yı ınların bu organlarının iradesine itaat edecek ve siyasal do rultusunu onlardan alacaktır. Not: Belirli liberter komünist ilkelerle uygunluk içinde yönetilmesi gereken bu ordunun kendisi, bir ilkesel sorun olarak görülmemelidir. Bu ordu, devrimdeki askeri stratejinin, iç sava sürecinin emekçilere kaçınılmaz olarak dayattı ı stratejik bir önlemin ürünüdür. Fakat, bu önlem üzerine bugünden dü ünmek gerekir. Devrimi koruma ve savunma a amasında onarılması mümkün olmayacak yenilgilerden sakınmak için, bu sorun dikkatlice irdelenmelidir, çünkü, iç sava sırasında alınacak yenilgiler toplumsal devrimin bütünü üzerinde yıkıcı sonuçlar yaratacaktır.

4

29

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU KURUCU BÖLÜM

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU TAR HSEL SUNU

Toplumsal devrimde en kritik an, Otoritenin bastırılması zamanı de il, fakat bunun ardından gelen zamandır; yani, kritik an, yenilgiye u ratılmı rejim emekçilere kar ı genel saldırı ba lattı ında, saldırı altına giren zaferi koruma zamanı geldi inde ya anacaktır. Bu saldırının niteli i, yani iç sava ın tekni i ve geli imi, emekçileri kararlı devrimci askeri birlikler yaratmak zorunda bırakacaktır. Bu askeri kurumların özü ve temel ilkelerinin ne olaca ı önceden belirlenmelidir. Devletçi ve otoriter hükümet yöntemlerini yadsıyan biz anar istler, emekçilerin askeri güçlerinin devletçi tarzda yapılandırılması fikrini, yani, zorunlu askeri hizmete dayanan devletçi bir ordu fikrini de yadsımaktayız. Liberter komünizmin temel dü ünceleriyle uygunluk içindeki gönüllü hizmet ilkesi, emekçilerin askeri olu umlarının temelini olu turmalıdır. Rus devriminde askeri eyleme öncülük etmi olan ayaklanmacı partizan, i çi ve köylü birlikleri, bu tür olu umlara örnek gösterilebilir. Bununla birlikte, "gönüllü hizmet" ve partizanların eylemi sözcü ün dar anlamında, yani, i çi ve köylü birliklerinin, yerel dü mana kar ı, genel bir operasyon planının koordinasyonuna ba lı olmayan, her bir birli in kendi sorumlulu unda ve kendini riske ederek giri ece i bir mücadele olarak yorumlanmamalıdır. Partizanların kendi geli im süreçleri içindeki eylem ve taktikleri, ortak bir devrimci stratejinin rehberli inde olmalıdır. Tüm sava larda oldu u gibi, bütün askeri eylemlerin iki temel ilkesine ba vurulmadı ı sürece, emekçiler iç sava ta yengiye ula amazlar; söz konusu iki temel ilke, operasyonların planlamasında birlik ile ortak komuta ilkeleridir. Devrimin en kritik anı, burjuvazi devrimin örgütlü gücüne kar ı harekete geçti i zaman ya anacaktır. Bu kritik an, emekçileri askeri stratejinin bu iki ilkesini benimsemeye zorlar. Bu yüzden, askeri stratejinin ve kar ı devrimin stratejisinin dayattı ı gereklilikler dikkate alınarak, devrimin askeri güçleri, kaçınılmaz olarak, ortak bir komutayı ve hareket planını esas alan genel bir devrimci orduya dayanmalıdır. A a ıdaki ilkeler bu ordunun niteli ini olu turur: a) ordunun sınıf karakteri; b) gönüllü hizmet (her türlü zorlama, devrimi savunma çalı masından dı lanacaktır); c) özgür devrimci disiplin (özdisiplin) (gönüllü hizmet ve devrimci özdisiplin birbiriyle tam bir uyum içindedir ve devrimci orduya herhangi bir devlet ordusundan daha büyük moral verir); d) devrimci ordunun, tüm ülkede, ekonomik ve toplumsal ya amı kontrol etmek üzere yı ınlar tarafından kurulmu olan i çi ve köylü örgütlerince temsil edilen i çi ve köylü yı ınlarına tam itaati.

1. Sınıf mücadelesinin anar ist dü üncenin en önemli görünümü olarak kabul edilmesi; 2. Anar ist-Komünizmin hareketin temeli olarak kabul edilmesi; 3. Sendikalizmin temel mücadele yöntemi olarak kabul edilmesi; 4. deolojik-taktik birlik ve kolektif sorumluluk ilkesi temelinde bir Anar istler Genel Birli i'ne gereksinim duyuldu unun kabul edilmesi; 5. Toplumsal devrimi gerçekle tirmek için yapıcı bir programa gereksinim oldu u tezinin kabul edilmesi. Uzun tartı maların ardından, ilk metin üzerinde kimi de i ikliklerin yapılması kararla tırıldı. Ne var ki, bunu gerçekle tirme fırsatı bulamadılar: Polis toplantıyı bastı ve tüm katılımcılar tutuklandı. Makhno sınırdı ı edilme tehlikesiyle yüz yüze kaldı; ancak, Fransız anar istlerinin öncülü ündeki bir kampanya sayesinde bu giri im durduruldu. Fakat, "Uluslararası Devrimci Anar ist-Komünistler Federasyonu"nun kurulmasi önerisi, herhangi bir sonuca vardırılamadan suya dü tü. Konferansa katılanlardan bazıları, daha önceki metne yeni eklemeler yapılmasını reddettiler. "Platform"a yönelik di er saldırılar Fabbri, Berneri, anar ist tarihçi Max Nettlaau ve tanınmı talyan anar isti Malatesta'dan geldi. Dielo Trouda grubu, bu ele tirilere, "Anar izmi Karı ıklı a tenlere Yanıt" ba lıklı bir yazıyla kar ılık verdi; bunun ardından, Arshinov, 1929'da "Platform"da söz konusu ele tirilere ili kin bir yazı yazdı. "Platform"a yönelik saldırgan ele tirilere çok içerlemi olan Arshinov, 1933'de SSCB'ye geri döndü. 'Anar izmi Rusya'da yeniden in a etmeye giri mek' suçuyla ölüm cezasına çarptırıldı ve Stalin'in giri ti i tasfiye hareketi sırasında 1937'de idam edildi. "Platform", kendisini uluslararası düzeyde örgütleme konusunda ba arısız kaldı; fakat, çe itli anar ist hareketler üzerinde etkili oldu. Fransa'da, anar istlerin durumu bir dizi ayrılıklar ve birle meler tarafından belirleniyordu; 'Platformistler' kimi zaman ana anar ist örgütü kontrol ediyor, kimi zaman ise örgütten ayrılarak kendi gruplarını kurmaya zorlanıyorlardı. talya'da, "Platform" yanda ı anar istlerUnione Anarco Comunista Italiana adında kısa bir süre sonra çökecek küçük bir örgüt kurdular. Bulgaristan'da, örgütlenme konusu üzerine yürütülen tartı malar, 'liberter komünizmin ilke ve taktiklerini esas alan, kalıcı ve yapılandırılmı özgül bir anar ist örgütü hedefleyen somut bir platform' üzerinde yükselecek Bulgaristan Anar ist-Komünist Federasyonu (BAKF)'nun kurulmasına yol açtı. Ne var ki, keskin [hard-line] 'Platformistler' yeni kurulan bu örgütü tanımayı reddettiler ve kendi yayın organları olan "Prouboujdane" adlı haftalık gazetede söz konusu federasyonu sert biçimde ele tirdiler. Federasyon bundan kısa bir süre sonra çöktü.

28

5

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU TAR HSEL SUNU

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU KURUCU BÖLÜM

Benzer ekilde, Polonya'da,Polonya Anar ist Federasyonu (PAF), kapitalizmin ve devletin sınıf mücadelesi ve toplumsal devrim yoluyla yıkılması, i çi ve köylü konseyleri temelinde yeni bir toplumun in ası ilkesi ile, teorik birli e dayanan özgül bir örgütün kurulması ilkelerini kabul etti; ancak, Federasyon, otoriter e ilimlere sahip oldu unu ileri sürdü ü "Platform"u benimsemeyi reddetti. spanya'da, Juan Gomez Casas'ın "Anar ist Örgüt: F.A.I.'nin Tarihi" adlı kitabında söyledi i gibi, " spanyol anar izmi, Komünist Enternasyonal'in spanya'ya girmesinden sonra sahip oldu u gücü nasıl muhafaza edece i ve nasıl arttıraca ı sorusuyla me guldü". O tarihlerde spanyol anar istlerinin yalıtılmı lıktan kurtulmak ya da Bol eviklerle rekabet etmek gibi sorunları yoktu. Bol evikler spanya'da hala küçük bir grup durumundaydılar. "Platform" spanyol anar ist hareketini hemen hiç etkilemedi. 1927 yılında anar ist örgüt Federacion Anarquista Iberica kuruldu u zaman, "Platform", örgütün gündeminde yer alıyor olmasına kar ın, metin henüz spanyolcaya çevrilmemi oldu u için tartı ılamadı. O günlerde Fransa'da spanyolca Konu an Anar istler Grubu Genel Sekreteri olan J. Manuel Molinas, daha sonraları Casas'a yazmı oldu u mektupta unları söylüyordu: "Arshinov ve di er Rus anar istlerinin platformu, spanya'daki hareket ya da ülke dı ındaki spanyollar üzerinde çok küçük bir etki yarattı. . . "Platform", Rus Devrimi'nin ı ı ı altında uluslararası anar ist hareketi yenilemeye, ona daha güçlü bir nitelik ve yetenek kazandırmaya yönelik bir giri imdi. Bugün, ya adı ımız kendi deneyimlerimizin ardından, onların bu çabasının yeterince de erlendirilmemi oldu unu dü ünüyorum." kinci Dünya Sava ı anar ist örgütlerin geli imini sekteye u rattı; fakat, Fransa'da Federation Comuniste Libertaire [Liberter Komünist Federasyon] ve 1950'lerin ba ında talya'daGruppi Anarchici di Azione Proletaria adlı anar ist grubun kurulmasıyla birlikte, "Platform" üzerine yapılan tartı malar yeniden canlandı. Bu iki örgüt de "Platform"u kendilerine yönelik bir referans olarak kullanıyordu (ayrıca sürgündeki spanyolların kurdu u Federacion Communista Libertaria [Liberter Komünist Federasyon] adlı küçük bir örgüt de vardı). Bunları, 60'lı yılların sonları ile 70'lerin ba larında kurulan bir dizi örgüt takip etti - ngiltere'deki Organisation of Revolutionary Anarchists [Devrimci Anar istler Örgütü] ile Fransa'daki Organisation Revolutionnaire Anarchiste [Devrimci Anar ist Örgüt] bunlardan bazıları. "Platform", hala, sınıf mücadelesini esas alan, daha etkili olmanın ve içinde bulunulan siyasal yalıtılmı lı ın, durgunluk ve karı ıklı ın üstesinden gelmenin yolunu arayan anar istler için de erli bir tarihsel ba vuru kayna ı niteli i ta ıyor. Nick Heath, 1989

Bu açıdan, teknik geli me muazzam bir öneme sahip olacaktır ve tarımın evrimini, komünizmin ehirlerde ve her eyden önce sanayide ya ama geçirilmesini kolayla tıracaktır. E er sanayi i çileri köylülerle olan ili kilerinde bireysel ya da ayrı gruplar yerine sanayinin bütününü kucaklayan muazzam bir komünist kollektif olarak hareket ederlerse; e er, buna ek olarak, kırın ya amsal gereksinimlerini sürekli akılda tutar ve her köye topra ın kolektif kullanımı için gerekli araç ve makineleri temin ederlerse, bunlar köylüleri tarımda komünizme yönelmeye te vik edecektir. Devrimin Savunulması Devrimin savunulması sorunu da 'birinci gün' sorunuyla ili kilidir. Esas olarak, devrimin savunulmasının en güçlü aracı, onun yapısal sorunlarının, yani üretim, tüketim ve toprak sorununun arzulanan biçimde çözüme kavu turulmasıdır. Söz konusu sorunlar bir kez do ru biçimde çözüldü ünde, hiçbir kar ı devrimci güç, i çilerin özgür toplumunu sekteye u ratacak ya da onun dengesini bozacak bir güce eri emeyecektir. Bununla birlikte, i çiler, devrimin somut varlı ını muhafaza edebilmek için, devrimin dü manlarına kar ı amansız bir mücadele vermek durumundadırlar. Toplumun emekçi olmayan sınıflarının ayrıcalıklarını ve varlıklarını do rudan tehdit eden toplumsal devrim, bu sınıfların, iddetli bir iç sava biçimine bürünecek umutsuz bir direni ini kı kırtacaktır. Rus deneyiminin gösterdi i gibi, böyle bir iç sava bir kaç aylık bir mesele de il, yıllara yayılan bir sorun olacaktır. Emekçilerin devrimin ba langıcında atacakları ilk adımların ne e ve iyimserlik düzeyi ne olursa olsun, egemen sınıflar uzun zaman devam edecek bir direni i gösterme gücünü ellerinde bulunduracaklardır. Bunlar, yıllarca devrime kar ı saldırılar düzenleyecekler, yoksun kılınmı oldukları ayrıcalıklarını ve iktidarlarını yeniden ele geçirmeye çalı acaklardır. Büyük bir ordu, askeri teknik ve stratejiler, sermaye ve her ey muzaffer i çilere kar ı seferber edilecektir. Emekçiler, devrimi koruyabilmek için, devrimi savunma organları yaratmalı, gerici saldırganlı a kar ı bu görevin gerektirdi i büyüklükte bir sava gücünü olu turmalıdırlar. Devrimin ilk günlerinde, bu sava gücü tüm silahlı i çilerden ve köylülerden olu acaktır. Fakat, bu kendili inden olu an silahlı güç ancak devrimin ilk günlerinde, yani, iç sava doruk noktasına eri meden, mücadele içindeki iki taraf kendi düzenli askeri örgütlenmelerini yapılandırmadan önce de erli ve i levsel olabilecektir.

6

27

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU KURUCU BÖLÜM

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU SUNU

ehirdeki sanayi gibi, birden çok emekçi ku a ına yayılan uzun bir zamandan beri kendisinden yararlanılmakta olan toprak, bunların ortak çabalarının ürünüdür. Toprak, ayrıca, emekçilerin devredilemez ve satılamaz ortak mülkü oldu u dü üncesinin bir ürünü olarak, tüm emekçilere aittir. Toprak, artık eskiden oldu u gibi satın alınamayacak, satılamayacak ve kiraya verilemeyecektir: Dolayısıyla, artık di erlerinin eme inin sömürülmesinin bir aracı olmaktan çıkacaktır. Ayrıca, toprak, insanların geçimlerini birlikte sa ladıkları bir tür toplumsal ve komünal i liktir. Fakat, belli tarihsel ko ulların sonucu olarak, toprak, her emekçinin (köylünün) i ini di er üreticilerden ba ımsız olarak tek ba ına görmeye alı ık hale gelmi oldu u türden bir i liktir. Sanayide kolektif çalı ma yöntemi esasken ve zamanımızda yegane mümkün yöntem iken, köylülerin büyük ço unlu u topra ı kendi hesaplarına sürüp i lemektedir. Dolayısıyla, toprak ve onun kullanım araçları köylüler tarafından satma ya da kiralama olana ı olmaksızın mülk edinildi inde, topra ın kullanımı ve toprakta üretim yöntemleri (komünal ya da ailesel) sorunu, sanayi sektöründe oldu u gibi, hemen bugünden yarına tam bir çözüme kavu mayacaktır. Muhtemelen, ba langıçta bu yöntemlerin ikisi birden kullanılacaktır. Topraktan yararlanmanın kesin yönteminin ne olaca ı, devrimci köylülerin bizzat kendileri tarafından belirlenecektir. Bu sorunun çözümünde herhangi bir dı sal zorlama kabul edilemez. Bununla birlikte, emekçileri kölelikten ve sömürüden kurtaracak, onlara tam bir özgürlük ve e itlik getirecek eyin ancak toplumsal devrimin kendisi adına yapılaca ı komünist toplum olaca ına göre; köylüler nüfusun ezici ço unlu unu olu turdu una (tartı tı ımız dönemde Rusya'da nüfusun yakla ık yüzde 85'i) ve dolayısıyla köylülerin kuracakları tarım rejimi devrimin yazgısı açısından belirleyici faktör olaca ına göre; nihayet, tarımda özel mülkiyete dayalı ekonominin sanayide oldu u gibi ticarete, sermaye birikimine, özel mülkiyete ve sermayenin yeniden in asına yol açaca ına göre, bize dü en görev, bugünden itibaren, tarım sorununun kolektif bir tarzda çözümünü kolayla tırmak için elimizden gelen her eyi yapmamızdır. Bu amaçla, daha bugünden, köylüler arasında kolektif tarım ekonomisi lehine güçlü bir propaganda yürütmeliyiz. Özgül olarak liberter köylü birli inin kurulması, bu görevi dikkate de er ölçüde kolayla tıracaktır.

C SUNU Liberter dü üncelerin gücüne ve yadsınamaz olumlu niteli ine, toplumsal devrime yönelik anar ist yakla ımların netli ine ve tutarlılı ına, nihayet, liberter komünizm mücadelesinde anar istlerin göstermi oldukları kahramanlı a ve katlanmı oldukları onca özveriye ra men, anar ist hareketin güçsüz kalmaya devam etmesi ve i çi sınıfı mücadeleleri tarihinde sık sık küçük bir olay, önemsiz bir faktör olarak görünmesi, üzerinde dü ünülmesi gereken önemli bir durum. Liberter dü üncelerin yapıcı ve önemi yadsınamaz niteli i ile anar ist hareketin içinde bulundu u acıklı durum arasındaki bu çeli ki, birden çok nedenden kaynaklanıyor; bunlar arasında en önemli en temel olanı ise, anar ist hareketin örgütsel ilkelerden ve pratikten yoksun olu u. Tüm ülkelerde, anar ist hareket, birbiriyle çeli kili teori ve pratikleri savunan, gelece e yönelik perspektiflerden ve süreklilik gösteren istikrarlı bir militan faaliyetten yoksun, hemen her zaman ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolan yerel örgütler tarafından temsil ediliyor. Bir bütün olarak alındı ında, devrimci anar izmin içinde bulundu u durum, ancak 'kronikle mi genel örgütsüzlük' olarak tanımlanabilir. Söz konusu örgütsüzlük hastalı ı, tıpkı sarılık gibi anar ist hareketin bünyesine girmi ve onyıllar boyunca onu güçten dü ürmü tür. Bu örgütsüzlü ün sonuçta teorik hatalardan, özellikle anar izmdeki bireysellik ilkesinin yanlı bir yorumundan kaynaklandı ına ku ku yok. Bu ilke, sık sık, sorumluluktan ba ı ık olmakla karı tırılıyor. nsanın kendi 'ben'ini yalnızca bireysel ho nutlu u dikkate alan bir bakı açısıyla öne sürmesi fikrinin yanda ları, sonu gelmez bir ısrarcılıkla, anar ist hareketin içinde bulundu u kaotik duruma dört elle sarılıyorlar ve bu fikri savunurken anar izmin ve onun ustalarının temel ilkelerine göndermede bulunuyorlar. Oysa, bu ilkeler ve ustalar gerçekte bunun tam tersine i aret ediyorlar. Da ınıklık ve parçalanmı lık yıkıcıdır: Ortak inançlar ve amaçlar temelinde bir araya gelmi insanların olu turdu u birlik ise dirili in ve geli menin göstergesidir. Toplumsal mücadelenin bu kuralı, sınıflar için oldu u kadar, örgütler için de geçerlidir. Anar izm ne güzel bir ütopya, ne de soyut bir felsefi fikirdir; o, emekçi yı ınların toplumsal hareketidir. Bu yüzden, anar izm, gerçekli in ve sınıf mücadelesi stratejisinin gerektirdi i gibi, güçlerini sürekli ajitasyon faaliyeti yürüten bir örgüt içinde toplamalıdır.

26

7

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU SUNU

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU KURUCU BÖLÜM

Kropotkin öyle söylüyordu: "Rusya'da bir anar ist örgütün kurulu unun, ortak devrimci göreve zarar vermek öyle dursun, son derece arzu edilir ve yararlı bir ey oldu una inanıyoruz." (Bakunin, Paris Komünü'ne Önsöz'den) Bakunin, genel bir anar ist örgütün kurulması fikrine asla kar ı çıkmamı tır. Aksine, Bakunin'in Birinci Uluslararası Emekçiler Birli i'ndeki faaliyetlerinin yanısıra örgütlenmeye ili kin arzu ve tasarıları, bize onu böyle bir örgütün aktif partizanı olarak görme hakkı veriyor. Genel olarak, istisnasız tüm aktif anar ist militanlar da ınık faaliyete kar ı mücadele etmi ler, amaçlar ve araçlar temelinde birle mi bir anar ist hareketin yaratılmasını arzulamı lardır. Genel bir örgüte duyulan gereksinim, kendisini en derin ve en acil biçimde 1917 Rus devrimi sırasında hissettirmi tir. Liberter hareketin grupçulu un ve karı ıklı ın en yo un düzeylerini sergiledi i dönem yine o dönemdir. Genel bir örgütün yoklu u, pek çok aktif anar ist militanın Bol eviklerin safına geçmesine yol açmı tır. Aynı eksiklik, bugün pek çok anar ist militanın pasifli ine, güçlerinin dikkate de er bir bölümünün atıl kalmasına neden olmaktadır. Anar ist hareketi olu turan grupların ço unlu unu bir araya getirecek ve anar izm içinde tüm harekete rehberlik edecek genel bir taktik-siyasal hattı olu turacak bir örgüte çok büyük gereksinim duyuyoruz. Anar izm için, örgütsüzlük bataklı ından çıkmanın, en önemli taktik ve teorik sorunlarda sonu gelmek bilmez duraksama ve kararsızlıklara bir son vermenin, açıkca tanımlanmı hedefe do ru kararlılıkla ilerlemenin ve örgütlü kolektif prati i ya ama geçirmenin zamanı gelmi tir. Ne var ki, böyle bir örgüte duyulan ya amsal gereksinimi tespit etmek tek ba ına yeterli de il; bunun hangi yöntemlerle yaratılaca ı sorusunu da yanıtlamak gerekiyor. "Synthesis"in bir örgütün yaratılmasına ili kin olarak bir reçete sunar gibi ifadelendirdi i o gülünç fikri, yani, anar izmin farklı e ilimlerinin temsilcilerini yeniden birle tirmeyi önerme anlamına gelen anlayı ı reddediyoruz. Heterojen teorik ve pratik unsurları kendi bünyesinde bir araya getirecek böyle bir örgüt, anar ist hareketin sorunlarına ili kin her biri kendi dü üncesine sahip bireylerin basit ve mekanik bir toplulu undan ba ka bir ey olmaz ve bu tür bir örgüt gerçekle yüz yüze kaldı ında kaçınılmaz olarak parçalanıp da ılır.

üretime katılmayı reddedenler. Fakat, genel olarak, bu son kategorideki insanlar hariç olmak üzere, devrim döneminde herkesin gereksinimlerinin kar ılanması, genel tüketim malları rezervi ile güvence altına alınacaktır. Gerekli miktarın gerisinde kalan tüketim mallarının olması durumunda, bu malların bölü ümü en büyük aciliyet ilkesine göre düzenlenecektir -yani ilk planda çocuklar, bedensel-zihinsel özürlüler, çalı an aileler. Bundan çok daha güç sorun, tüketimin temelinin yapılandırılması sorunudur. Henüz daha devrimin ilk gününden itibaren çiftliklerin nüfusun gereksinim duydu u tüm malları kar ılayamayaca ı ku kusuzdur. Fakat, köylüler, ehirlerin yoksun bulundu u bir bollu a sahiptir. Liberter komünistler, ehirlerdeki i çilerle kırdaki emekçiler arasında kar ılıklı dayanı maya dayalı bir ili ki oldu undan ku ku duymazlar. Toplumsal devrimin ancak i çilerle köylülerin ortak çabasıyla gerçekle ebilece ine inanırlar. Dolayısıyla, tüketim sorununun çözümü, ancak, bu iki kategorideki i çilerin devrimci i birli i sayesinde gerçekle ebilir. Bu i birli inin kurulmasi için, üretimi kendi eline geçirmi ehirli i çi sınıfı, derhal kırın ya amsal gereksinimlerini kar ılamalı, kolektif tarımın gereksinim duydu u üretim araçlarını temin etmek için elinden gelen çabayı göstermelidir. çilerin, köylülerin gereksinimlerini kar ılama konusunda gösterdi i dayanı ma, köylülerde kar ılık olarak aynı dayanı mayı gösterme arzusu uyandıracak, ve ehirler için kendi kolektif üretimlerini gerçekle tireceklerdir. çi ve köylü kooperatifleri, ehir ve kırın yiyecek ve ekonomik gereç gereksinimlerinin kar ılanmasının temel organları olacaktır; bu kooperatifler, i çilerin ve köylülerin ekonomik ve toplumsal ya amını güvence altına alma ve geli tirme gibi daha önemli ve kalıcı sorumluluklar üstlenecekler, ehir ve kırın gereksinimlerinin kar ılanmasında kalıcı organlara dönü eceklerdir. Tedarik sorununa getirilecek bu çözüm, i çilere, yeni üretimin sonuçları üzerinde arzulanır ve kesin etkiler yaratacak olan bir sürekli mal sto u yaratma olana ı tanır. Toprak Tarım sorununun çözümünde, temel devrimci ve yaratıcı güçlerin, di erlerinin eme ini sömürmeyen emekçi köylülerle ücretli kır proleteryası oldu unu dü ünüyoruz. Bunların görevi, topraktan komünist ilkelere uygun biçimde yararlanılabilmesi için, kırda topra ın yeniden bölü ümünü gerçekle tirmek olacaktır.

8

25

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU KURUCU BÖLÜM

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU SUNU

Ülkenin üretim aygıtı bir bütündür ve i çi sınıfının tamamına aittir. Bu tez, yeni üretimin niteli ini ve alaca ı biçimleri belirler. Bu, ayrıca, i çiler tarafından üretilen ürünlerin herkese ait olması anlamında da bütüncül bir niteli e sahiptir. Bu ürünler, hangi kategoriden olurlarsa olsunlar, i çilerin genel tüketim fonunu olu tururlar ve üretime katılan herkes, di erleriyle e it bir temelde, gereksinim duydu u tüketim mallarını temin edecektir. Yeni üretim sistemi, bürokrasinin ve sömürünün tüm biçimlerini ortadan kaldıracak, bunların yerine i çilerin dayanı masını ve karde çe i birli ini geçirecektir. Modern kapitalist toplumda ara i levleri (ticaret, vs.) üstlenmi olan orta sınıf, tıpkı burjuvazi gibi, di er i çilerle aynı ko ullarda üretime katılmak zorundadır. Aksi taktirde, bu sınıflar kendilerini emekçi toplumunun dı ına yerle tirmi olurlar. Yeni üretim sisteminde ne patronlar, ne yatırımcılar, ne de (bugünkü Bol evik devlette oldu u gibi) devletçe tayin edilmi mülk sahipleri olacaktır. Bu yeni üretimin yönetimi, i çiler tarafından yaratılmı yönetim organlarına geçecektir: i çi sovyetleri, fabrika komiteleri, ya da i çilerin i yeri ve fabrikalardaki idari yapıları. Bu organlar, birbirleriyle komün, bölge ve nihayet genel ve federal üretim yönetimi düzeyinde ili kilendirilmi olacaklardır. Yı ınların kendisi tarafından kurulan ve daima onların kendi nüfuzu ve kontrolü altında olacak söz konusu organlar, sürekli olarak yenilenecek, halk yı ınlarının gerçek özyönetimi fikrinin gerçekle tirimini ifade edecektir. Üretim araçlarının herkese ait oldu u, karde çe i birli inin bürokrasinin yerini aldı ı, tüm emek sürecinde e it hakların ya ama geçirildi i, üretimin yı ınlar tarafından seçilmi i çi kontrolü organları tarafından yönetildi i birle ik üretim, liberter komünizmin gerçekle tirimine giden yoldaki ilk pratik adımdır. Tüketim Bu sorun, devrim sırasında kendini iki biçimde gösterecektir: 1. Ürünlere ve tüketime olan talep; 2. Bunların bölü ümü ilkesi. Tüketim mallarının bölü ümü sorununda, çözüm, her eyden önce, tüketilebilir ürün miktarı ile üzerinde fikirbirli ine varılmı hedefler ilkesine ba lı olacaktır. Toplumsal düzenin bütününün yeniden in ası sorununu içeren toplumsal devrim, herkesin ya amsal gereksinimlerini kar ılama sorumlulu unu kendi üzerine alır. Bunun yegane istisnası, i çi olmayanların olu turdu u gruptur -yani, kar ı devrimci nedenlerle yeni

Anarko-sendikalist yöntem anar ist örgütlenme sorununu çözmez; çünkü, bu soruna öncelik tanımayan anarko-sendikalizm, yalnızca sanayi proleteryasına nüfuz etme ve orada güç kazanma fikriyle ilgilenmektedir. Oysa, sanayi proleteryası içinde bir yer edinilse dahi, genel bir anar ist örgüt olmadı ı sürece, bu ekilde fazla bir yere varılamaz. Bize göre, genel örgütlenme sorununa çözüm getirecek yegane yöntem, anar ist militanları, teorik, taktik ve örgütsel temelde, yani, az çok homojen bir program temelinde bir araya getirmektir. Böyle bir programın geli tirilmesi, son yılların toplumsal mücadele sürecinin anar istlere dayattı ı temel görevlerden biridir. Sürgündeki Rus anar istlerinin çabalarının önemli bir kısmını üzerinde yo unla tırdıkları görev budur. A a ıdaki "Örgütsel Platform" ba lıklı yazı, böyle bir programın ana hatlarını çizmektedir. Bu, liberter güçlerin, mücadeleye yetenekli tek ve aktif bir devrimci kolektif içinde, Anar istler Genel Birli i çatısı altında bir araya toplanmalarına giden yolda bir ilk adım olma amacını gütmektedir. Bu platformun, u ya da bu öneme sahip bütün yeni pratik adımlar gibi, bazı eksikliklere sahip oldu unu biliyoruz. Belli bazı önemli meselelere hiç de inilmemi olması, bazı yakla ımların yeterince geli tirilmemi olması, bazılarının ise gere inden çok yinelenmi veya ayrıntılandırılmı olması muhtemel; ama bu durum ya amsal bir öneme sahip de il. Önemli olan, genel bir örgütün temellerini atmak, bu platformun ula mayı amaçladı ı hedef de bu. Bu platformu geni letmek, ona bir derinlik kazandırmak, onu tüm anar ist hareketin kesin platformu haline getirmek tamamen kolektifin bütününe, Anar istler Genel Birli i'ne ba lı. Bir ba ka düzeyde kaygılara da sahibiz. Kendine anar izmi temsil etme hakkını bah eden bireycili in ve kaotik anar izmin temsilcilerinin a ızlarından köpükler saçarak bize öfkeyle saldıracaklarını ve bizi anar ist ilkeleri çi nemekle suçlayacaklarını tahmin ediyoruz. Ne var ki, bireyci ve kaotik unsurların 'anar ist ilkeler'den siyasal kayıtsızlı ı kendini her türlü sorumluluktan ba ı ık kılmayı anladıklarını biliyoruz; hareketimizde onarılması neredeyse olanaksız bölünmelere yol açmı olan, bizim tüm enerjimizle mücadele etti imiz ey de onların bu yakla ımlarıdır. Bu nedenle, bu kamptan gelecek saldırıları sukünetle kar ılayaca ız.

24

9

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU SUNU

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU KURUCU BÖLÜM

Bizim umut kayna ımız, anar izme sadık kalan, anar ist hareketin trajedisinin sonuçlarını bizzat ya ayan ve bundan zarar gören, hareketin bu sorunlarına çözüm pe inde ko an di er militanlardır. Yine, Rus devriminin yarattı ı atmosfer içinde do mu , ba langıçtan itibaren kendilerini örgütsel yapılanma sorunlarının ortasında bulmu genç anar istlere büyük umutlar ba lıyoruz; bunlar, anar izmdeki yapıcı ve örgütsel ilkelerin ya ama geçirilmesini mutlaka talep edeceklerdir. Dünyanın çe itli ülkelerine da ılmı tüm Rus anar istlerini ve ayrıca yalıtılmı durumdaki militanları ortak bir örgütsel platform temelinde birle meye davet ediyoruz. Bu platform Rus anar ist hareketinin tüm militanlarının toplanma noktası olsun, devrimci bir omurga i levi görsün! Bırakın bu platform Anar istler Genel Birli i'nin temellerini olu tursun! Ya asın Dünya çilerinin Toplumsal Devrimi! DIELO TROUDA [ Ç DAVASI] GRUBU Paris, 20.6.1926.

E. KURUCU BÖLÜM Emek dünyasının mücadeledeki temel amacı, devrim aracılı ıyla, "herkesten yetene ine göre, herkese gereksinimine göre" ilkesine dayanan özgür ve e itlikçi bir komünist toplumun kurulmasıdır. Ne var ki, bu toplum kendili inden ortaya çıkmayacak, fakat ancak toplumsal ayaklanmanın gücüyle yaratılacaktır. Onun gerçekle tirilmesi, örgütlü eme in muzaffer güçlerinin kararlılıkla izledi i yola uyarlanmı devrimci toplumsal sürecin ürünü olacaktır. Bu yola i aret etmek, toplumsal devrimin ilk gününden itibaren i çilerin kar ısına çıkacak sorunların yapıcı, somut ve sonuçları önerilerin do rulu una ba lı olacak yanıtlarını formüle etmek, bugünden itibaren görevimizdir. Yeni toplumun in asının ancak i çilerin burjuva-kapitalist sisteme ve onun temsilcilerine kar ı zafere eri mesinden sonra mümkün olaca ı çok açıktır. Kölelik rejimini koruyan devlet iktidarının henüz yıkılmadı ı, devrimin amacına uygun olarak i çilerin ve köylülerin kapitalist sanayi ve tarım üretimine son vermedikleri ko ullarda, yeni bir ekonominin ve yeni toplumsal ili kilerin in asına ba lamak olanaksızdır. Dolayısıyla, ilk devrimci toplumsal görev, toplumsal devrimin temel ilkelerini ifade etmek üzere, kapitalist sistemin devlet aygıtını yıkmak, burjuvaziyi ve iktidarın tüm ayrıcalıklı unsurlarını mülksüzle tirmek ve ayaklanma içindeki i çilerin tam iradesini egemen kılmaktır. Devrimin bu saldırgan ve yıkıcı görünümü, toplumsal devrimin anlamında ve özünde içkin yapıcı görevlerin yerine getirilmesine giden yolun temizlenmesine hizmet eder. Söz konusu görevler unlardır: 1. Ülkenin sanayi üretimi sorununun liberter komünist anlamda çözümlenmesi; 2. Tarım sorununun benzer ekilde çözüme kavu turulması; 3. Tüketim sorununun çözümlenmesi. Üretim Ülkenin sanayisinin birden çok i çi ku a ının çabalarının ürünü oldu u, sanayinin de i ik kollarının sıkı biçimde birbirine ba lanmı bulundu u gerce ini dikkate alarak, tüm üretimi, mülkiyeti belli bir ahısa de il fakat tamamen tüm i çilere ait olan tek bir i yeri olarak kabul ediyoruz.

10

23

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU GENEL BÖLÜM

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU GENEL BÖLÜM

girmeliyiz ve bu örgütlü güç, sendikalardaki yürüttü ü çalı mada genel anar ist örgüte kar ı sorumlu olmalıdır. Kendimizi yalnızca anar ist sendikalar yaratma amacıyla sınırlandırmadan, teorik etkinli imizi tüm sendikalar üzerinde gerçekle tirmeye çalı malıyız. Bunu, asla aralarında ne örgütsel bir ba ne de teorik bir uzla mı lık olan küçük, ampirik gruplar olarak de il, fakat örgütlü anar ist kolektifler olarak ve yorulmak bilmez bir çalı mayla ba arabiliriz. letmelerde, fabrikalarda ve atölyelerde anar ist sendikalar yaratmak ve sendikalizm içinde liberter dü ünceleri hakim kılmak üzere devrimci sendikalara önderlik etmek için çalı an anar ist gruplar, faaliyetleri genel bir anar ist örgüt tarafından örgütlenen gruplar: Anar istlerin sendikacılı a yönelik tavırlarını belirlemesi gereken yöntem ve araçlar bunlardır.

D. GENEL BÖLÜM 1. Sınıf Mücadelesi: Rolü ve Anlamı Tek bir insanlık yoktur Farklı sınıflardan olu mu bir insanlık vardır: Köleler ve Efendiler Günümüzün burjuva kapitalist toplumu, kendisinden önce gelen di er tüm toplumlar gibi, 'bir tek insanlık'tan olu maz. Durumları ve i levleri toplumsal olarak farklıla mı s birbirinden farklı iki kampa bölünmü tür: proleterya (sözcü ün geni anlamında) ve burjuvazi. Bugün proleteryanın yazgısı, yüzyıllardır oldu u gibi, meyvelerinden kendilerinin de il, mülkiyete, otoriteye, kültür ürünlerine (bilim, e itim, sanat) sahip ayrıcalıklı sınıfın (burjuvazinin) yararlandı ı emek sürecinin fiziksel ve sancı verici yükünü kendi omuzlarında ta ımaktır. Emekçi yı ınların toplumsal köleli i ve sömürüsü, modern toplumun üzerinde yükseldi i ve onsuz var olamayaca ı temeli olu turur. Bu durum, bir sınıf mücadelesini do urmu tur; sınıf mücadelesi, kimi zaman açık ve iddete dayanan bir niteli e bürünür, kimi zaman ise, i çilerin gereksinimlerini, zaruretlerini, haklarını yansıtan a ır ve algılanması güç bir süreci andırır. Toplumsal alanda, tüm insanlık tarihi, emekçi yı ınların kendi haklarını, özgürlüklerini ve daha iyi ya am ko ullarını elde etmek için verdikleri mücadelelerin kesintisiz bir zincirini temsil eder. Toplumlar tarihinde, bu sınıf mücadelesi, her zaman için bu toplumların biçimini ve niteli ini belirleyen temel faktör olmu tur. Tüm devletlerin toplumsal ve siyasal rejimi, her eyden önce sınıf mücadelesinin ürünüdür. Herhangi bir toplumun temel yapısı, bize, sınıf mücadelesinin ya andı ı sahneyi gösterir. Sınıflar arasındaki sava ım sürecindeki en küçük de i im, sınıf mücadelesindeki güçlerin göreli yerleri, toplumun doku ve yapısında sürekli de i iklikler yaratır. Bu söylediklerimiz, sınıflı toplumlarda sınıf mücadelesinin genel alan ve anlamını olu turur. 2. iddete Dayalı Bir Toplumsal Devrime Duyulan Gereksinim Yı ınların iddete dayalı bir yoldan kölele tirilmesi ve sömürülmesi, modern toplumun temelini te kil eder. Bunun varlı ının tüm görünümleri (ekonomi, siyaset, toplumsal

22

11

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU GENEL BÖLÜM

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU GENEL BÖLÜM

ili kiler) sınıfsal iddete dayanır; devletsel otorite, polis örgütü, ordu, hukuk sistemi sınıfsal iddete hizmet eden kurumlardır. Bu toplumdaki her ey, yani her bir kurum kendi ba ına ele alındı ında, tıpkı Devlet sisteminin bütünü gibi, kapitalizmin i çilerin sürekli gözetim altında tutuldu u surlarından ba ka bir ey de ildir; bunlar, i çilerin o toplumun temelini tehdit eden her hareketlerini -ve hatta i çilerin sessizli ini- bastırmak için yaratılmı güçleri her an el altında tutarlar. Aynı zamanda, bu toplum sistemi, çalı an yı ınları bilinçli olarak cehalet ve zihinsel uyu ukluk içinde tutar; onlardan daha çok ve daha kolay yararlanabilmek için, onların moral ve entelektüel düzeyinin yükselmesini zor yoluyla engeller. Modern toplumun geli mesi, sermayenin teknik evrimi ve kendi sisteminin kusursuzla tırılması, egemen sınıfların iktidarını peki tirir ve onlara kar ı mücadeleye giri meyi daha da zorla tırır, böylece eme in kurtulu unun o umulan kesin anının gelmesini erteler. Modern toplumun çözümlenmesi, bizi, kapitalist toplumun özgür i çilerin kuraca ı bir topluma dönü türülmesinin ancak iddete dayalı toplumsal devrim yoluyla gerçekle tirilebilece i çıkarsamasına götürür.

mesle e dayalı di er gruplar gibi, belirleyici bir teoriye sahip de ildir; ça da gerçekli in bütün karma ık toplumsal-siyasal sorunlarına yanıt getiren bir dünya görü ü yoktur. Her zaman, kendi saflarında yo un olarak çalı anlar ba ta gelmek üzere, çe itli siyasal grupların ideolojilerini yansıtır. Bizim devrimci sendikalizme yakla ımımız, burada dile getirece imiz bir dizi önerme tarafından biçimlenir. Burada, devrimci sendikaların devrimden sonraki rolü -ya da, bunların yeni üretim sisteminin örgütçüleri olup olamayacakları, veya bu rolü i çi sovyetlerine ya da fabrika komitelerine bırakıp bırakmayacakları- sorununa bir çözüm getirmeye giri meksizin, sadece, anar istlerin, devrimci sendikalizmi devrimci i çi hareketinin aldı ı biçimlerden biri olarak görerek, devrimci sendikalizm içinde faaliyet yürütmeleri gerekti ini belirtece iz. Bugünün önümüze getirdi i sorun anar istlerin devrimci sendikalizme katılıp katılmamaları gerekti i sorunu de il, bunu nasıl ve hangi amaçlara sahip olarak yapmaları gerekti idir. Anar istlerin sendika hareketine tek tek bireyler veya propagandacılar olarak girmi oldukları bugüne kadarki dönemi, profesyonel i çi hareketine yönelik bir amatör ili kiler dönemi olarak görüyoruz. Anar ist tipte sendikaların yaratılmasının bir aracı olarak liberter fikirleri devrimci sendikalizmin sol kanadına a ılamaya çalı an anarko-sendikalizm, ileriye do ru atılmı bir adımı ifade eder; fakat, anarko-sendikalizm, sendika hareketinin 'anar istle tirilmesi'ni hareketin dı ında örgütlenmi anar istlerle içiçe örmeyi mutlaka ve kendili inden sa lamadı ı için, henüz ampirik bir yöntemin ötesine geçememi tir. Devrimci sendikacılı ın 'anar istle tirilmesi', oportünizme ve reformizme yönelmesinin önlenmesi, ancak bu temelde, böyle bir ili kilendirme sayesinde olanaklı olabilir. Sendikalizmi i çilerin tutarlı bir toplumsal-siyasal teoriden yoksun, dolayısıyla, toplumsal sorunu tek ba ına çözme gücü olmayan mesleki örgütlenmesi olarak gören bizler, sendikal hareketin saflarındaki anar istlerin görevinin u oldu unu dü ünüyoruz: liberter fikirleri toplumsal devrimin aktif bir kolu haline dönü türebilmek için, liberter dü ünceyi geli tirmek ve harekete liberter bir yönelim kazandırmaya çalı mak. unu asla akıldan çıkarmamak gerekiyor ki, e er zamanı geldi inde sendikacılık anar ist teoride kendisine aradı ı deste i bulamazsa, ho umuza gitsin ya da gitmesin, yüzünü devletçi bir siyasal partinin ideolojisine dönecektir. Devrimci i çi hareketi saflarındaki anar istlerin görevleri, ancak, yürüttükleri çalı manın sendikalar dı ındaki anar ist örgütün faaliyetleriyle içiçe örülmesi ko uluyla yerine getirilmi sayılabilir. Di er bir deyi le, devrimci sendikalara örgütlü bir güç olarak

3. Anar istler ve Liberter Komünizm çilerin kölele tirilmesi süreci ve i çilerin özgürlük özlemi sonucu do mu sınıf mücadelesi, bu baskı ko ullarında anar izm fikrinin do u una yol açmı tır: sınıflara ve Devlet ilkesine dayanan bir toplumsal sistemin reddi ve bunun i çilerin özyönetimine dayanan, özgür, devletçi olmayan bir sistemle yer de i tirmesi fikri. u halde, anar izm, bir aydının ya da felsefecinin soyut dü üncelerinden de il, i çilerin kapitalizme kar ı dolaysız mücadelelerinden, i çilerin gereksinimlerinden, i çi yı ınlarının kahramanca giri tikleri mücadele dönemlerinde özellikle canlılık kazanan özgürlük ve e itlik özlemlerinden kaynaklanır. Önde gelen anar ist dü ünürler -Bakunin, Kropotkin ve di erleri, anar izm fikrini kendileri icat etmediler; anar izmi yı ınların kendisinde buldular ve kendi dü ünceleri ve bilgileriyle, anar izmin netle mesine ve yaygınla masına yardımcı oldular. Anar izm, ne ki isel u ra ların bir ürünü, ne de bireysel ara tırmaların konusudur.

12

21

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU GENEL BÖLÜM

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU GENEL BÖLÜM

Komünist bir toplumun in asının a ırlık merkezi, daha devrimin ilk gününden itibaren her bireye kendi gereksinimlerini kar ılamada sınırsız bir özgürlük getirmesinde de il, fakat, bu toplumun toplumsal temelinin fethedilmesinde ve bireyler arasında e itli e dayalı ili kiler ilkesinde yatar. u ya da bu ölçüde bollu un yaratılması sorunu, ilkeler temelinde bir sorun de il, teknik bir sorun olarak görülür. Yeni toplumun üzerinde dikilece i, kalıcı olarak yapılanaca ı ve asla hiçbir ekilde sınırlandırılmaması gereken temel ilke, e itlikçi ili kiler, i çilerin özgürlü ü ve ba ımsızlı ı ilkesidir. Bu ilke, yı ınların toplumsal devrimde öne çıkardıkları ilk temel talebi ifade eder. Ya toplumsal devrim i çilerin yenilgisiyle son bulacaktır -ki bu durumda mücadeleyi, kapitalist sisteme kar ı yeni bir saldırıyı yeniden hazırlamak zorundayız; ya da, toplumsal devrim i çilerin zaferine ula acaktır -bu durumda, özyönetimi olanaklı kılan toprak, üretim, toplumsal i levler gibi araçları kendi ellerine geçirmi olan i çiler yeni özgür toplumun in asına giri eceklerdir. Komünist bir toplumun in asının ba langıcını karakterize eden ey budur ve, böyle bir toplum, bir kez in asına ba landıktan sonra, kendi geli im süreci kesintiye u ramadan, kendisini sürekli olarak geli tirip peki tirecektir. Bu süreçte, üretimsel ve toplumsal i levlerin i çiler tarafından yerine getirilmesi, devletçi ça larla devletçi olmayan ça ı birbirinden ayırt eden ayrım çizgisini te kil edecektir. Anar izm, e er sava an yı ınların sözcüsü durumuna gelmek, tüm toplumsal devrim ça ının bayra ı olmak istiyorsa, kendi programında eski düzenin izlerine ve geçi sistemlerinin ve geçi dönemlerinin oportünist e ilimlerine yer vermemeli, temel ilkelerini kendisine saklamamalı, aksine bunları mümkün olan en ileri düzeyde geli tirmeli ve ya ama geçirmelidir.

Benzer ekilde, anar izm insancıl [humanitarian] özlemlerin ürünü de de ildir. Tek bir insanlık yoktur. Anar izmi günümüz insanlı ına mal etmeye, ona genel bir insancıl nitelik atfetmeye yönelik her giri im, kaçınılmaz olarak statükonun ve yeni bir sömürünün me rula tırılmasına yol açacak tarihsel ve toplumsal bir yalanı ifade edecektir. Anar izm, yı ınların fikirlerinin insanların ya am ko ullarını geli tirmeye yönelik oldu unu ve bugünün ya da yarının insanlı ının yazgısının sömürülen eme in yazgısından ba ımsız olmadı ını ileri sürmesi anlamında, yalnızca bu anlamda genel bir insancıl karakter ta ır. E er emekçi yı ınlar zafere eri irlerse, tüm insanlık yeniden do acaktır; e er emekçi yı ınlar ba arısız kalırlarsa, iddet, sömürü, kölelik ve baskı, daha önce oldu u gibi dünyayı yönetmeye devam edecektir. Anar ist fikirlerin do u u, geli mesi ve ya ama geçirilmesi, köklerini i çi yı ınlarının ya amından ve mücadelesinden alır, kendi yazgısı kopmaz bir biçimde onların yazgısına ba lıdır. Anar izm, günümüz burjuva kapitalist toplumunu, i çilerin kendi emeklerinin ürünlerine sahip olmalarını, onların özgürlüklerini, ba ımsızlıklarını, toplumsal ve siyasal e itliklerini güvence altına alan yeni bir topluma dönü türmeyi ister. Bu toplum, toplumsal dayanı manın ve özgür bireyselli in içinde tam ifadesini kazanaca ı, bu iki kavramın birbiriyle tam bir uyum içinde geli ece i liberter komunizm olacaktır. Liberter komünizm, toplumsal de erin biricik yaratıcısının fiziksel ya da zihinsel emek oldu una, dolayısıyla, toplumsal ve ekonomik ya amı yönetme hakkının yalnızca eme e ait oldu una inanır. Bu nedenle, emekçi olmayan sınıfların varlı ını hiçbir ekilde savunmaz ve buna izin vermez. Sınıflar liberter komünizmle e anlı olarak varlıklarını sürdürdükleri müddetçe, liberter komünizm bunlara kar ı hiçbir görev ve sorumluluk üstlenmeyecektir. Bu durum, ancak, emekçi olmayan sınıfların üretken olmaya karar vermeleri ve komünist toplumda herkesle -yani, toplumun üretken bireyleri olarak aynı haklara ve görevlere sahip özgür üyeleriyleaynı ko ullarda ya amayı istemeleri durumunda son bulacaktır. Liberter komünizm, ister bireylere ister yı ınlara yönelmi olsun, her türden sömürüye ve iddete son vermeyi arzular. Bu amaca ula mak için, toplumun tüm kesimlerini birle tirecek, her bireyin toplumun di er üyeleriyle e it bir yere sahip olmasını güvence altına alacak, herkesin azami refaha ula masını sa layacak bir ekonomik-toplumsal temel in a edecektir. Söz konusu temel, tüm üretim araçlarının (sanayi, ula ım, toprak, hammadde, vd.) kolektif mülkiyeti ve emekçi sınıfların e itlik ve özyönetim ilkelerine dayanan ekonomik örgütlerinin in asıdır.

8. Anar izm ve Sendikalizm Liberter komünizmi sendikalizmin kar ısına yerle tiren e ilimi yapay, bir temelden ve anlamdan yoksun buluyoruz. Anar izmin ve sendikalizmin dü ünceleri iki farklı plana dayanır. Kendisinden özgür i çilerin toplumunu anladı ımız komünizm anar ist mücadelenin hedefi iken, devrimci i çilerin kendi i yerlerindeki hareketi olan sendikalizm, yalnızca devrimci mücadelenin biçimlerinden biridir. çileri üretim temelinde bir araya getiren devrimci sendikalizm,

20

13

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU GENEL BÖLÜM

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU GENEL BÖLÜM

Liberter komünizm, i çilerin özyönetimine dayanan bu toplumun sınırları içinde, her bireyin ('genel olarak' bireyselli in, ya da 'mistik bireyselli in' veya bireysellik kavramının de il, gerçek ve ya ayan bireyin) e it de ere ve haklara sahip olması ilkesini yerle tirecektir.

4. Demokrasinin Yadsınması: Demokrasi, Burjuva Kapitalist Toplumun Aldı ı Biçimlerden Biridir. Demokrasinin temeli, modern toplumun birbiriyle uzla maz bir çeli ki içindeki iki sınıfının varlı ının korunmasına dayanır: i çi sınıfı ile kapitalist sınıf -ve özel kapitalist mülkiyet temelinde bu sınıfla güçbirli i içindeki i birlikçiler. Demokrasi, biçimsel olarak, dü ünce özgürlü ü, basın özgürlü ü, dernekle me özgürlü ü, yasa önünde herkesin e itli i ilkesi vaat eder. Gerçekte ise, bütün bu özgürlükler son derece göreli bir niteli e sahiptir: Bunlara, egemen sınıfın -yani burjuvazinin- çıkarlarıyla çatı madıkları sürece tolerans gösterilir. Demokrasi, özel kapitalist mülkiyet ilkesini oldu u gibi muhafaza eder. Dolayısıyla, burjuvaziye, ülkenin bütün ekonomisini, basını, e itimi, bilimi, sanatı kontrol etme hakkı tanır -bu ise burjuvazinin ülkenin bütününün efendisi haline getirir. Ekonomik ya amda kendi tekelini kuran burjuvazi, siyasal ya amda da sınırsız bir güç kurabilir. Demokrasilerdeki parlamentolar ve di er temsili organlar, gerçekte burjuvazinin yürütme organlarıdır. Dolayısıyla, bunlar, siyasal özgürlükler ve dü sel demokratik güvenceler gibi aldatıcı bir örtünün ardında gizlenen burjuva diktatorlü ünün görünümlerinden ba ka bir ey de ildir. 5. Devletin ve Otoritenin Yadsınması Burjuva ideolojileri, Devleti, modern toplumda insanlar arasındaki karma ık siyasal ve toplumsal ili kileri düzenleyen, toplumda yasa ve düzeni koruyan organ olarak tanımlarlar. Anar istler bu tanımlamayla tam bir fikirbirli i içindedirler, fakat, bu tanımlamaya unu eklerler: Bu düzenin ve bu yasaların temeli, halkın ezici ço unlu unun küçük bir azınlık tarafından kölele tirilmesidir ve Devlet tam da bu amaca hizmet eder. Devlet, aynı zamanda, burjuvazinin i çilere kar ı örgütlü iddetidir ve burjuva sistemin yürütme organıdır.

Sosyalist partiler, "geçi dönemi"' ifadesinden, bir halkın ya amında genel karakteristik özelli i u olan kesin bir a amayı anlıyorlar: eylerin eski düzeninde bir kopu ve yeni bir ekonomik-toplumsal sistemin bunun yerine ikame edilmesi -oysa, bu, henüz i çilerin tam kurtulu unu temsil etmeyen bir sistemdir. Bu anlamda, sosyalist siyasal partilerin tüm asgari programları (Bir asgari program, kapitalizmi bütün olarak dönü üme u ratmayı de il, fakat kapitalizm ko ullarında ya ayan i çi sınıfının yüz yüze oldu u en yakıcı bazı sorunlarına çözümler getirmeyi amaçlayan siyasal programdır), geçi döneminin programlarıdır -örne in, sosyalist oportünistlerin demokratik programı, ya da komünistlerin 'proleterya diktatörlü ü' programı. Bütün bunların temel özelli i, i çilerin ideallerinin (kendi ba ımsızlıkları, özgürlükleri ve e itlikleri) tam olarak gerçekle tirilmesinin olanaksız oldu unu dü ünmeleri, dolayısıyla, devletin yaptırım ve zorlama ilkesi, üretim araçları üzerinde bireysel mülkiyet, bürokrasi ve parti programının öngördü ü di erleri- gibi kapitalist sistemin pek çok kurumunu muhafaza etmeleridir. Anar istler, ilkesel olarak, yı ınların sömürüsü ve zorlanımı ilkesini muhafaza eden geçi sel sistemlerin in asının kaçınılmaz olarak köleli in yeniden geli mesine yol açtı ı dü üncesinden hareket ederek, her zaman için bu tür programların dü manları olmu lardır. Anar istler, siyasal asgari programlar olu turmak yerine, her zaman, kapitalist sınıfı sahip oldu u ekonomik ve toplumsal ayrıcalıklarından yoksunla tıracak, üretim araçlarının ve ekonomik-toplumsal ya amın tüm i levlerini i çilerin kendi ellerine verecek olan do rudan toplumsal devrim fikrini savunmu lardır. Bugüne de in, bu yakla ımı korumu olanlar anar istlerdir. Toplumsal devrimin komünist topluma de il, fakat eski sistemin unsurlarını muhafaza eden u ya da bu sisteme yol açması gerekti ini ileri süren geçi dönemi fikri, özünde toplum-kar ıtıdır. Potansiyel olarak, eski sistemin bu unsurlarını geli tirip peki tirme, onları eskiden sahip oldukları boyutlara geri ta ıma, ve olayları geriye do ru çevirme tehlikesini içerir. Bunun en açık örne i, Rusya'da Bol evikler tarafından kurulmu diktatörlü ü" rejimidir. olan "proleterya

Bunlara göre, rejim, tam komünizme geçi te bir geçi sel adımdan öte bir ey olmamalıdır. Gerçekte ise, bu adım sınıflı toplumun yeniden in ası ile sonuçlanmı tır ve bu toplumun en altında, daha önce oldu u gibi yine i çiler ve köylüler bulunmaktadır.

14

19

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU GENEL BÖLÜM

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU GENEL BÖLÜM

Toplumsal devrimin eme in tam kurtulu unu gerçekle tirmesi ancak anar izmin teorik temellerinde mümkün oldu u için, anar izmin devrimdeki öncülü ü herhangi bir teoriden daha fazla olmalıdır. Anar ist dü üncelerin devrimdeki öncü konumu, mantıksal olarak, toplumsal ve siyasal geli melerin anar ist teoriye uyarlanmasını öngörür. Ne var ki, bu teorik itici güç, nihai olarak Devlet ktidarına yol açan devletçi partilerin siyasal liderli i ile karı tırılmamalıdır. Anar izm, ne siyasal iktidara, ne de diktatörlü e özlem duyar. Onun esas özlemi, toplumsal devrime, sosyalizmin in asına giden gerçek yola yönelmelerinde yı ınlara yardımcı olmaktır. Fakat, kitlelerin toplumsal devrime giden yola yönelmeleri tek ba ına yeterli de ildir. Devrimin bu yöneliminin ve hedeflerinin korunması da gerekir: kapitalist toplumun, i çilerin özgür toplumu adına bastırılması. 1917 Rus devrimi deneyiminin de gösterdi i gibi, bu görev, her eyden önce sayısız çoklukta parti hareketi toplumsal devrime aykırı yönlere çekmeye çalı tı ı için, hiç de kolay ba arılır bir görev de ildir. Yı ınlar toplumsal hareket içinde kendilerini anar ist e ilim ve ilkelerle büyük uyum gösteren bir yoldan ifade ediyor olsalar da, bu e ilimler ve ilkeler parçalanmı , koordinasyondan yoksun halde kalmaya devam ediyor ve, dolayısıyla, liberter dü üncelerin itici gücünün, anar ist uyarlanma ve toplumsal devrimin amaçlarının korunması açısından varlı ı zorunlu örgütlülü üne ula ılamıyor. Bu teorik itici gücün ifade kazanması, ancak, yı ınların özellikle bu amaç için yaratmı olduklari bir kolektifle mümkün olabilir. Örgütlü anar ist unsurlar, tam da bu kolektifi olu tururlar. Bu kolektifin teorik ve pratik görevleri, devrim anında büyük önem kazanır. Söz konusu kolektif, toplumsal devrimin tüm alanlarına katılmalı, devrimin yönelimi ve genel karakterinde, devrimin yapıcı görevlerinde, yeni üretim ve tüketimin örgütleni inde, tarım sorununda, vb. kendi inisiyatifini ortaya koymalıdır. Tüm bu sorunlarda ve di erlerinde, yı ınlar anar istlerden açık ve kesin bir kar ılık beklemektedir. Anar istler devrime ve toplumun yapılandırılı ına ili kin bir görü belirttikleri zaman, tüm bu sorunlara açık bir yanıt vermekle, bu sorunların çözümünü liberter komünizmin genel anlayı ıyla ili kilendirmekle, tüm güçlerini bunların ya ama geçirilmesi için seferber etmekle yükümlüdürler. Anar istler Genel Birli i ve anar ist hareket, toplumsal devrimde teorik itici güç olma i levini ancak bu ekilde yerine getirebilir. 7. Geçi Dönemi

Ba ta Bol evikler olmak üzere, sol sosyalistler de burjuva Devleti ve Otoriteyi sermayenin u akları olarak görürler. Fakat, Otorite ve Devletin, sosyalist partilerin elinde proleteryanın kurtulu u mücadelesinde güçlü bir araç haline gelebilece ini savunurlar. Bu nedenle, bu partiler, sosyalist bir Otoriteden ve proleter bir Devletten yanadırlar. Bazıları iktidarı barı çıl yoldan ve parlamenter araçlarla (Sosyal Demokratlar), di erleri ise devrimci yöntemlerle (Bol evikler ve Sol Sosyalist Devrimciler) ele geçirmek isterler. Anar izm, bunların her ikisini de temelden yanlı ve eme in kurtulu u süreci açısından yıkıcı görür. Otorite, her zaman için halk yı ınlarının sömürüsüne ve kölele tirilmesine dayanır. Bu sömürüden do ar, ya da, bu sömürünün çıkarları içinde yaratılır. Otorite, iddetin ve sömürünün yoklu unda, kendi varlık nedenini yitirir. Devlet ve Otorite, yı ınlardan tüm inisiyatifi alır, yaratıcılık ve özgür eylem ruhunu öldürür, yı ınlarda kölelere özgü bir itaatkarlık, beklenti, toplumsal basamakların üst kısımlarına tırmanma umudu, lidere körü körüne ba lılık, otoriteyi payla ma yanılsamasi yaratır. Bu yüzden, eme in kurtulu u, ancak, geni i çi yı ınlarının ve bunların sınıf örgütlerinin kapitalist sisteme kar ı do rudan devrimci sava ımı ile mümkündür. Bugünkü ko ullarda iktidarın sosyal demokrat partiler tarafından barı çıl araçlarla ele geçirilmesi, eme in kurtulu u görevi açısından ileri atılmı tek bir adımı bile ifade etmeyecektir; çünkü, gerçek iktidar, ve dolayısıyla gerçek otorite, ülkede ekonomiyi ve siyaseti kontrol eden burjuvazinin elinde kalmaya devam edecektir. Bu durumda, sosyalist otoritenin rolü reformlara indirgenir: aynı rejimin iyile tirilmesi (Ramsey MacDonald, Almanya, sveç, Belçika'da iktidara gelmi sosyal demokrat partiler bunun örnekleridir). Öte yandan, toplumsal bir ayaklanma yoluyla iktidarı ele geçirme ve "proleterya Devleti" denen bir devleti örgütleme, eme in gerçek kurtulu u davasına hizmet edemez. Devrimi savunaca ı dü üncesiyle kurulan devlet, kaçınılmaz olarak, kendisine özgü gereksinimler ve nitelikler tarafından tahrifata u rar; kendi ba ına bir amaç haline gelir; özgül, ayrıcalıklı kastlar yaratır ve dolayısıyla kapitalist Devlet ve Otoritenin temelini, yani, yı ınların iddet yoluyla kölele tirilmesi ve sömürüsünü yeniden in a eder (Örnek: Bol eviklerin "i çi-köylü Devleti"). 6. Toplumsal Mücadelede ve Toplumsal Devrimde Yı ınların ve Anar istlerin Rolü

18

15

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU GENEL BÖLÜM

LiBERTER KOMÜN STLER N ÖRGÜTSEL PLATFORMU GENEL BÖLÜM

Toplumsal devrimin temel güçleri ehirli i çi sınıfı, köylü yı ınları ve çalı an aydınkesimdir [working intelligentsia]. (Not: Emekçi aydınkesim, ehir ve kır emekçileriyle benzer ekilde sömürülen ve ezilen bir sınıf [class] olmakla birlikte, burjuvazinin onun içindeki bazı unsurlara bah etti i ekonomik ayrıcalıklara ba lı olarak, i çilere ve köylülere oranla göreli bir parçalanmı lık içindedir. Toplumsal devrimin ilk günlerinde aydınkesimin yalnızca halinden ho nutsuz kesimlerinin devrime aktif olarak katılmı olmasının nedeni de budur.) Anar istlerin, yı ınların toplumsal devrimde ve sosyalizmin in asındaki rolüne ili kin kavrayı ları, devletçi partilerin kavrayı ından tipik olarak farklıdır. Bol evizm ve ona yakın e ilimler, yı ınların sadece yıkıcı devrimci güdülere sahip olduklarını, bunların yaratıcı ve yapıcı aktiviteye sahip olmadıklarını dü ünürlerken (bu, onların, yaratıcı ve yapıcı aktivitenin Devleti ve partinin Merkez Komitesi'ni olu turan insanların elinde toplanması ilkesinin temel gerekçesidir), anar istler, emekçi yı ınların potansiyel olarak ola anüstü yaratıcı ve yapıcı yeteneklere sahip olduklarına inanırlar ve onların bu yeteneklerinin açı a çıkmasının önündeki engellerin ortadan kaldırılmasını arzularlar. Anar istler, Devleti, yı ınların haklarını gasp eden, onlardan ekonomik-toplumsal ya am üzerindeki insiyatiflerini çalan temel engel olarak görürler. Devlet, gelece in toplumunda ve 'günün birinde' de il, derhal ortadan kalkmalıdır. Devlet, i çilerin zaferinin ilk gününde, i çiler tarafından yıkılmalıdır ve kılık de i tirmi u ya da bu biçim altında yeniden in a edilmemelidir. Devletin yerini, i çilerin üretim ve tüketim örgütlerinin olu turaca ı, özyönetim temelinde federatif olarak birle mi bir federalist sistem alacaktır. Bu sistem, hangi biçim ve nitelikte olursa olsun parti diktatorlü ü gibi otoriter yapılanmaları dı lar. 1917 Rus devrimi, tam da, i çi ve köylü sovyetleri ile fabrika komiteleri sisteminin yaratılı ı temelinde, toplumsal kurtulu sürecinin bu yönelimini sergiler. Devrimin en üzücü hatası, uygun bir anda devlet iktidarını tasfiye etmemi olmasıdır -ilkin geçici hükümeti, ardından Bol evik iktidarı. çilerin ve köylülerin güvenini istismar eden Bol evikler, o günün ko ullarına göre burjuva devlet aygıtını yeniden yapılandırmı , devlet aygıtını desteklemi ve muhafaza etmi ler, böylece yı ınların yaratıcı eylemini, devletçi olmayan sosyalist bir toplumun in asında ilk adımı temsil eden sovyetler ve fabrika komiteleri özgür rejimini bo mu lardır. Anar istlerin faaliyeti iki döneme ayrılabilir: devrim öncesi ve devrim zamanı. Anar istler, her iki dönemde de, ancak mücadelelerinin amaçlarına ve kendilerini bu amaçların gerçekle tirimine götürecek yollara ili kin net bir kavrayı a sahip olmaları durumunda üstlendikleri rolün gere ini yerine getirebilirler.

Anar istler Genel Birli i'nin devrim öncesi dönemdeki temel görevi, i çi ve köylüleri toplumsal devrime hazırlamak olmalıdır. Biçimsel (burjuva) demokrasiyi, otorite ve Devleti reddeden, eme in tam kurtulu unu savunan anar izm, vurguyu sınıf mücadelesinin temel ilkeleri üzerine yapar. Yı ınlar arasında sınıf bilincinin ve sınıfın devrimci uzla mazlı ının öne çıkması ve geli mesi için çalı ır. Yı ınların liberter e itiminin yöneltilmesi gereken ey, tam da bu sınıfsal uzla mazlık ilkesi ve anarko-komünizmin demokrasicilik ve devletçilik kar ıtı fikirleridir. Fakat, e itim tek ba ına yeterli de ildir; ayrıca gereksinim duyulan ey, yı ınsal bir anar ist örgüttür. Bunun gerçekle tirilebilmesi için iki do rultuda faaliyet yürütülmesi gerekir: bir yandan, devrimci i çi ve köylü güçlerinin seçilip liberter komünist teorik temelde (özgür bir liberter komünist örgüt içinde) bir araya getirilmesine yönelik bir çalı ma; di er yandan, devrimci i çi ve köylülerin üretim ve tüketim etrafında ekonomik bir temelde yeniden bir araya getirilmesine (üretim etrafında örgütlenmi devrimci i çiler ve köylüler: özgür i çi ve köylü kooperatifleri) yönelik bir çalı ma. Üretim ve tüketim temelinde örgütlenmi , devrimci anar ist görü lerin içine nüfuz etti i bir i çi-köylü sınıfı, toplumsal devrimin birinci güç noktası olacaktır. Bu örgütler, daha bugünden itibaren anar ist bilinçle ve anar ist tarzda örgütlendikleri ölçüde, devrim anında daha uzla maz ve daha yaratıcı bir irade sergileyeceklerdir. Rusya'daki i çi sınıfına gelince. Yı ınların özgür eyleminin do al gereksinimlerini zincire vuran sekiz yıllık Bol evik diktatörlü ün ardından, bu iktidarın gerçek niteli i her zaman oldu undan daha net olarak görülüyor. çi sınıfı, kendi içinde, yı ınsal bir anar ist hareketin yaratılması açısından muazzam bir potansiyele sahip. Örgütlü anar ist militanlar, i çi sınıfının reformizmin (Men evizm) elinde soysuzla masını önlemek için, derhal ellerindeki tüm güçlerle sınıfın bu potansiyelini açı a çıkarmaya giri melidir. Anar istler, aynı aciliyetle, devlet iktidarı tarafından ezilmi , sahip oldu u devrimci potansiyeli ortaya koymanın yolunu arayan yoksul köylülü ün örgütlerine yönelmelidirler. Anar istlerin devrim dönemindeki rolü, yalnızca liberter dü üncelerin temel ilkelerinin propagandasıyla sınırlı tutulamaz. Ya am, yalnızca, u ya da bu dü üncenin propagandasının yapıldı ı bir arena de ildir; bunun yanısıra, belli bir düzeye kadar, mücadelenin, stratejinin, bu dü üncelerin ekonomik ve toplumsal ya amın yönetiminde ya ama geçirilmesi çabasının gerçekle ti i arenadır.

16

17

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful