You are on page 1of 90

Materyalizm ve Devrim, Jean Paul Sartre'nin iki nemli makalesini ve bir tartmasn ieriyor.

Kitaba adn veren birinci Makalesinde Sartre nesnel olma saplantsnn devrimcinin davran ve ideolojisi arasnda yaratt kaymadan yola karak materyalizmi yeniden gzden geiriyor. Dnya grn anlatt Varoluuluk adl ikinci makalesinde ise, Sartre kendi dncelerinin ksa ve sistematik bir anlatmn veriyor. Sze konu edilen her iki makalede de Marksizme bir dizi eletirel gndermede bulunuyor. Naville ile tartmasnn ieriini de oluturan bu eletirileri dikkate alarak bir Marksistin Varoluuluk'a nasl baktna rnek tekil ettiini sandmz A.Schaff'n Marksizm ve Varoluuluk adl bir makalesini ekledik.

iindekiler
BRNC BLM -MATERYALZM VE DEVRM.............................................................. 3 I -Devrim Miti ....................................................................................................................... 3 II -Devrimin Felsefesi .......................................................................................................... 21 iKiNCi BLM -VAROLUSULUK ................................................................................. 44 1 -Ekzistansiyalizm Bir Hmanizma Mdr?.......................................................................... 44 2 -Ekzistansiyalizm Nedir?................................................................................................... 46 3 -Seme ve A. Gide'in Nedensiz Eylem (Act Gratuit) Dsncesi .......................................... 60 4 -Ahlak ve Estetik .............................................................................................................. 61 5 -"Mill On The Floss" rnegi ............................................................................................. 63 6 -"Chartreuse De Parme" rnegi ......................................................................................... 63 NC BLM -TARTISMA ........................................................................................ 66 DRDNC BLM -MARKSiZM VE VAROLUSULUK (*) ....................................... 76 Adam Schaff ........................................................................................................................ 76

I .......................................................................................................................... 76 II......................................................................................................................... 81

BiRiNCi BLM -MATERYALiZM VE DEVRiM I -Devrim Miti


Bugnn genleri, kendilerini bir ekilde tedirgin hissediyorlar. Kendilerinde gerekten delikanl hakk grmyor, onu gereksiz bir biimde uzatlan ocukluk, yalnz iyi ailelerin oullarna tannan sorumluluk duygusunun bir geciktirilmesi, yatan daha ok bir snf meselesi sayyorlar; nk iiler bir araa yaamadan ergenlikten erginlie geiyorlar. Avrupa burjuvalnn tasfiyesine ynelmi olan amz o srada birlikte u "abuk gemeli" denilen soyut, metafizik genlik an da ortadan kaldracaa benzer. Bu genlikten ve baboluktan utan duyduklar iin, eski rencilerimden ou erken evlendiler, renimlerini bitirmeden baba oldular. Bunlar ay sonlarnda ailelerinden yine birer ek alyorlar, ama tabii ki yetmiyor; ders vermek, eviriler yapmak, vekillikler almak zorunda kalyorlar. Bunlarn durumu metreslik eden, ya da eve i alan kadnlarn durumuna benziyor. Artk bunlarn, vaktiyle bizim yaptmz gibi, birini seip balanmadan nce dncelerle zgrce oynamaya vakitleri yoktur. Onlar yurtta ve babadrlar, oylama devlerini yerine getirir ve bir eye balanrlar. Eh bu kt de saylamaz, nihayet herkes onlardan abuk bir seme, bir balanma bekliyor: nsan iin, ya da insana kar, ynlar iin ya da ynlara kar. Birinci kka gre setiler mi, hemen glkler balar: Onlara znellikten, bencillikten syrlmalar gerektii sylenir. Bunu yapmaya niyet edince de anlarlar ki, tutumlarn belirleyen etken yine znel niteliktedir. Suya atlmadan nce, kendi kendileriyle danmaya koyulur ve grrler ki, szde brakmak ve syrlmak istedikleri znellik nemce artm da eksilmemi; zntyle sezerler ki, nesnellik anlaylar daha znellikten paay kurtarmamtr. Bylece, hibir yan semeden bulunduklar yerde dner dururlar, sonunda, bir karar almak zorunda kalnca, bunu sabrszlk ve can skntsyla yaparlar: Suya atlarken gzlerini kapayanlar gibi. bununla da kalmaz: Onlara materyalizm ile idealizm'den birini semek zorunda olduklar bildirilir. kisi arasnda bir orta yol yoktur, ya biri, ya teki denir. Ama biroklarna materyalizmin esaslar yanl grnyor, maddenin madde fikrini nasl dourduuna akl erdiremiyorlar. Geri idealizmi olanca gleriyle reddettiklerini sylemekten geri durmuyorlar nk onun varlkl snflara mit olarak hizmet ettiini, sk bir felsefe deil, gerei rten, ya da ide'de belirsiz olmasn salayan olduka bulank bir dn olduunu nceden kabullenmilerdir: "Materyalist olmazsanz ister istemez idealist olursunuz. niversite adamlarnn hnerlerinden nefret bile etseniz, belki daha ince, ama o yzden daha tehlikeli bir kuruntuya kurban gidersiniz!" te bylece, genleri dnme yeteneklerinin kkne kadar geri iter ve orada bu kk kuruturlar. Onlar artk ilerinden kin besledikleri bir felsefeye kr krne

hizmet etmekten, inanmadklar bir retiyi disiplin gerei kabullenmekten baka are bulamazlar. Yalarnn hakk olan tasaszl yitirir, ama olgun yan gvenini de ele geiremezler. Artk serbest deillerdir, ama kendilerini balayamazlar da komnizmin kapsnda dikilir kalrlar: Ne ieri girmeye cesaret edebilirler, ne de geri dnmeye. Bunda sulu da saylamazlar. Bugn diyalektik deyimini dilden drmeyenlerdir ki, onlar sktrp iki kartlktan birini semeye zorluyorlar, ya da nc k diye horladklar bireimi (sentezi) reddetmeye. Oysa, genler iten ve ar yrekli olduklar, sosyalist devlet dzenini gnlden istedikleri, devrime btn gleriyle yardm etmek istedikleri iin onlara yararl olmann tek yolu u olsa gerek: Bu genlere sormal: Materyalizm ile nesnel olma miti devrim davasna gerekten yarayl mdr, yoksa devrimcinin davran ile ideolojisi atasnda bir bozukluk, bir kayma m olmutur? te bu sorunun aydnl altnda materyalizmi bir daha gzden geirmeye koyuluyorum. Materyalizmin ilk adm, Tanrnn varl ile akn (transzen-dent) ama fikrini reddetmek gibi gzkyor. kinci adm ruhun (zekann) hareketlerini maddenin hareketine indirgemek, ncs de, stndeki insanla birlikte dnyay aralarnda her eyi kavrayan ilikilerle bal nesneler rgs saymaktr. Ben bunlara iyi niyetli bakarak, materyalizmin fizik tesi bir reti, materyalistlerin de metafizikiler olduu sonucuna varyorum. Hemen szm kesip aldandm syleyeceklerdir, nk materyalistlerin en holanmadklar ey metafiziktir; felsefeyi bile sevdikleri sylenemez ya! Naville'e gre: "Diyalektik materyalizm, evrendeki karlkl etkilerin srekli olarak ilerleyen bir anlamas (keif) dr ancak bu edilgin (pasif) deil, anlayann, aratrann, savaann eylemini de kapsayan, bir oluudur." Graudy'ye gre ise, materyalizmin ilk adm, bilimsel bilgi dnda bilgi olamayacan kabul etmektir. Ve nihayet bayan Angrand'a gre: Her trl nsel (apriori) kurguyu reddetmeyen materyalist saylmaz. Metafizie kar yaplan bu gibi klar hep biliniyor. Bunlara geen yzylda pozitivistlerin yazlarnda rastlanrd. Ama onlar hi deilse daha tutarl dnrler. Tanrnn varl stne fikir sylemekten saknrlard, nk bu konuda yazlacak her eyin tant olmayan oranlamalardan, yaklatrmalardan teye geemeyeceini bilirlerdi. Ruh ile beden arasndaki ilintiler stne soru sormaktan bsbtn vazgemilerdi, nk o sorulara hibir yant alnamayacan biliyorlard. Belli bir ey ki, Naville, ya da bayan Angrand'n Tanr-tanmazl

"gittike ilerleyen bir anlamann deyimlenii" olamaz. O bizim deneme gcmz kat kat aan bir sorun stne ak, ama nsel bir fikir sylemekten baka bir ey deildir. Benim grm de budur, stelik; u farkla ki, ben Tanrnn varln yoksamakla, kendimi o varl kabul eden Leibniz'den daha az metafziki saymyorum. Maddeyi saltk ruha mal ettikleri iin metafizik yapyorlar diye idealistleri yeren materyalist, saltk ruhu maddeye indirgemekle metafizikten baka ne yapyor, bu yermeden kendini hangi mucize ile kurtaryor dersiniz?Deney her ikisinin retisinden yana deildir: Deney fizyolojik ve psikolojik alanlar arasndaki sk balar belirtmekle yetiniyor. Bu balant ve ilintiler ise krk eit yoruma elverilidir. Materyalist, temel kavramlarnn doruluuna kar yle kesin bir gven besliyorsa, bu gven, ancak sezilerden, ya da nsel dncelerden doabilir, ki bu da kendi knad, ktledii kurgulardan baka bir ey deildir. imdi ak-seik biliyorum ki, materyalizm, pozitivizm klna brnm bir metafiziktir, ama yle bir metafizik ki, kendi kendini rtyor, metafizii kkten ykmakla kendi bindii dal da kesmi oluyor. Dahas var: O klna girdii pozitivizmi de ykyor. Comte'un izinden yryenler gnl alaklyla insan bilgisinin yalnz bilimsel bilgilerden ibaret olduunu sylyorlar ve akl deneylerimizin dar snrlar iinde tutuyorlard nk akl bu snrlar dnda bir ie yaramaz. Bilimin baars onlara gre bir gerekti, ama yalnz insancl bir gerek: nsann bulunduu yerden bakarak ve yalnz insan iin bir gerek. Evrenin, bilimsel rasyonalizmi iinde tayp tamadn sormay doru bulmuyorlard; nk o zaman kendilerinden ve insanlktan dar kp evreni olduu gibi grmek ve grdklerini bilimin bize gsterdii tasarm ile karlatrmak zorunda idiler, bu ise insana ve evrene kar Tanrnn yerini almak demek olurdu. Ama, materyalist ataktr. O bilimden, znellikten ve insanlktan dar kar ve kendini yoksad Tanrnn yerine koyarak evren oyununu onun gzyle seyretmeye kalkar. O hi ekinmeden yazar: "Evrenin materyaliste anlal demek, doay naslsa yle, hi katksz anlamak demektir."1. Bu metinde sz konusu olan, anlalan insancl znellii, bu "Doaya aykr katk"y ortadan kaldrmak olacak. Materyalist kendi znelliini yoksad m, onu ortadan kaldrdn sanr. Ama dzen srtmakta gecikmez; znellii bastrmak iin materyalist kendini nesne yerine koyar, yani bilimin konusu ve maddesi yapar. Bylece znellii nesne adna biryol bastrd m, dner bu kez,- kendini de nesneler arasnda bir nesne sayp evren dalgalan arasna babo brakacak yerde kendine nesnel bir gr yetenei balar ve bu yetenekle evreni "Naslsa tpk yle" grdn iddia eder. "Nesnellik", birinde teriminin edilgenlii demek ise, brnde btn znel kusurlardan uzak, tanyc, bilici bir baktr. Btn znellii bylece geride brakan ve salt nesnel gereklie uyan (eit olan) materyalist, insan-nesnelerce oturulan bir nesneler dnyasnda keyfince at oynatmaya balar.

Bu bilgi gezisinden dnnce rendiklerini bize de haber verir: "Akla uyan her ey gerektir, gerek olan her ey akla uygundur." O bu rasyonalist iyimserlii nerden almaktadr? Biliyoruz ki, bize bu doa aklamasn yapan filozof, bir Kant idi, nk ona gre deneyleri yapan, kuran akl idi. 1) K. Marx ve F. Engels, btn eserleri, Ludwig Feuerbach, cilt XIV s. 651. Rus basm. Bu sz bugn hangi anlamda kullandklarn belirtmek iin buraya aldm, yoksa Marx'n nesnellik deyimini ok daha derin ve zengin bir ekilde anlam olduunu baka yerde belirteceim. Ama materyalist, dnyann bizim kurucu-biimleyici (kontituierend) eylemlerimizin bir rn olduunu asla kabul etmez; tam tersine, onun gznde biz her eyimizle doann bir retmesiyiz. O halde, gerekliin rasyonel olduunu nasl bilelim? Onu kendimiz yaratmadmza, onun en kk paralarn ara sra yakalayp yanstmaktan te bir ey yapmadmza gre? Bilimin baars, dorusu istenirse bizi ancak u, ya da bu rasyonelliin daha olas olduu fikrine gtrebilir. Ama bu olaslkla da yalnz yresel (mevzii), istatistik bir rasyonellik anla-tlabilir. Belirli bir nicelik dzeni iin doru olur da, o dzeninin stnde, ya da altnda bir ie yaramaz, bize yiite bir tmevarm ya da, isterseniz, bir konut (postulat) olarak grnen eyden materyalist salt bir kesinlik karr. Ona gre, hi phe olamaz ki; akl, insann hem iinde oturur, hem dnda. Materyalizmin byk dergisi (La Pensee, organ du rationalisme modern) kendisini "dncenin, ada rasyonalizmin organ" semekten ekinmez. Gelgeldim, bu materyalist rasyonalizm nceden grlebilen bir diyalektik tersinme ile irrasyonalizm haline gelip, kendi kendini ykar. Ruhsal (psiik) gerek, sk skya biyolojik gerekle, bu ikincisi de ayrca evrenin fizik haliyle koullanm ise, insan bilinci evreni ancak, etki nedeni nasl ve ne kerte aklayabilirse yle dile getirir, ama bu dnce'nin kendi konusunu deyimledii gibi deil. Dardan ynetilen klelemi bir akl, kr nedenlerin zincirine vurulmu bir akl... Eer o dpedz d olayca iime sokulmu ise bu nasl bir akldr? Hegel azyla, "Akl bir kemik" ise, yarglarma nasl gvenebilirim? Hangi rastlantya borluyuz ki, durumlarn hammaddeleri bize ayn zamanda doann anahtarlarn veriyor? stelik Lenin'in bilin zerine nasl konutuuna baknz: Bilin varln yalnz bir yansmasdr, en elverili halde, tama yakn bir yansma." Peki kim bilecek ki, konumuz olan materyalizm bilinci yanstmaya "En elverili hal'dir? Bunu bilmek iin karlatrmak, karlatrmak iin ise hem ierde hem darda bulunmak gerekirdi. Eldeki varsaymlara gre bu mmkn olmadndan yansmann doruluu zerine hibir ltmz yoktur; meer ki u gibi isel ve znel ller ola: Yansmann baka yansmalarla uygunluu, aydnl ve ayrlk derecesi, sresi... Ksacas hep idealist ltler.

Bunlarnsa imdiye dein yalnz insanoluna zg olduu belirlenmitir. Kald ki bu gerek, Kant'larn nerdii biimde kurulmu olmayp, insann olsa olsa ancak boyun eebilecei temelsiz bir inantan, bir alkanlktan teye bir ey olamaz. Materyalist dogmatik bir ekilde evrenin dnceyi dourduunu iddia ederken aya kayarak idealist phecilie srtst geri dmektedir. O bir eliyle akln deimez haklarn savunurken, br eliyle onlar geri almaktadr. Dogmatik bir rasyonalizmle ilkin pozitivizmi ykyor, sonra insann maddi bir ey olduunu idda ederek her ikisini ykyor, en sonunda metafizii reddederek bu son iddiay da ykyor. Bilimi metafizie kar dikiyor, ama bilmeyerek bilime kar da bir metafizik dikiyor. Byle ortal dknt ve ykntyla dolduran materyalizmi ben nasl beenir, benimserim? Bana iin asln anlamadm, Holbach ve Helvetius'larn mekanik materyalizmi ile Marx'n diyalektik materyalizmini birbirine kartrdm syleyecekler; doann kucanda yle diyalektik bir devinim var ki, diyecekler, orada birbiriyle karlaan, atan eyler anszn deiip yeni bir sentezde kaynarlar; bu yeni doan, sonra kendi kartn dourur ve bir baka sentezde birlemek zere onunla arpr. Burada Hegel diyalektiine zg devinimi hemen tandm, tabii tamamyla dnce oyunu alannda kalan devinimi. Hegel felsefesinde bir idenin nasl tekini ardn, her birinin nasl kendi kartn uyandrdn hatrlyorum; bu sonsuz devinimin itki yaylarnn nasl gelecein imdiki zamana aktard ekim gc olduunu, daha varolmayan btnn nasl kendi paralarn ayn gle etkilediini v.b. ok iyi biliyorum. Bu, para-sentezler iin olduu kadar, sonunda ruh (geist) olacak salt btnlk iin de dorudur. Bu diyalektik ilkeye gre, demek ki, btn paralar ynetir; bir ide kendi kendini yetkin klmaya, zenginletirmeye abalar, bilincin ilerleyii neden-sonu etkileiminde olduu gibi, tek ynl olmayp, sentetik ve ok boyutludur, nk her birinde ncekilerin tmn iinde tar ve onlarla uyuur. Bundan baka yine Hegel'de kavramn i yaps deimez elemanlarn yaln bir yanyana gelii deildir, bunlar rastgele ayn yapdaki baka elemanlarla karp yeni birleimler ortaya kamazlar; yle bir birlik nitelii olan bir rgt iinde bulunurlar ki, bu rgtn yapsal kollar asla btnden kopmu ve ayrlm olarak dnlmezler, yoksa "soyutlar", zlerini yitirirler. deler sz konusu olunca, bu diyalektik kolayca kabul edilebilir, nk dnceler doalarna uygun olarak birleik, sentetiktirler. Yalnz bu, sanki maddenin z varl imi de Hegel'ce alt-st edilmi gibi gzkyor. Burada hangi maddeden sz ediliyor diye sorulsa, hangi madde ne demek, bilginlerin anlatt biricik madde, diye karlk verirler. Maddenin ayrc zellii de "sredurum" halidir. Demek ki, o kendiliinden hibir ey meydana getirmez, o yalnzca devinime,

erkeye araclk eder, ama devinimle erke ona dardan gelir, madde onlar ireti alr ve hemen geri verir. Her diyalektiin itki yay btnlk dncesidir. Birlikte ortaya ktklar zaman ise daima bir btnn yksek birlii iinde, ie giden ilintilerle birbirine bal olarak bulunurlar, birinin varl tekini ta znden etkiler ve deitirir. yi ama, bilim dnyas nicelikseldir yani diyalektik birliin tam tersidir. Bir toplam yalnz grnte bir birliktir, bunlar birarada tutan elemanlar arasnda yalnz dokunma ve birlikte bulunma ilintisi vardr: Birlikte bulunuyorlar, ite hepsi bu. Saysal bir birlik ayn cinsten baka bir birliin yannda bulunmaktan etkilenmez, birlikte meydana getirdii say birliinin kucanda bouk ve aylak kalr. Zaten yle olmasa sayya, saymaya gelmezdi: ki grnt sk balant halinde ortaya kp da birbirini deitirecek olsalar, nmzde ayr ayr iki ye mi, yoksa tek bir ye mi bulunduunu bilemeyiz. Onun iin bilim -bilimsel madde sanki yalnz nicelii gerekletirmek iin olduundangerek derin amac, gerek ilkeleri ve yntemleriyle diyalektiin tam tersidir. Maddi bir noktaya etki yapan glerden sz ettiinde balca kaygs olarn bamszln onamaktr: Onlardan her biri sanki yapayalnzm gibi davranr. Cisimlerin birbirine kar ekim gcn irdeliyorsa bunu tamamyla bir d iliki olarak grmeye, yani cisimlerin deyimlerindeki dorultu ve hzn deimelerine balamaya nem verir. Arasra bireim kelimesini kulland olur, rnein kimyasal bileimlerde, ama bu asla Hegel'ci deildir. Bileime giren paralar niteliklerini korurlar. ster bir atom oksijen, kkrt atomlaryla birleerek kkrt asidi yapsn, ister hidrojen atomlaryla birleerek su yapsn: Durum deimez; ne su, ne de asit tam bir btnlk deildirler. Bu btnlkte katmanlar yaln ve pasif bilekeler olarak kalr: Haller (durumlar). Biyolojinin olanca abas, szde canl bileimleri fziko-imik srelere indirgemeye ynelmitir. Materyalist Naville, bilimsel bir psikoloji gereksindiinde, insan davranlarn koullu tepkilerin toplam olarak kabul eden "Behaviyorizm" e el atyor. Bilim dnyasnn hibir yerinde organik btnlklere rastlamyoruz: Bilginin arac zmleme (analiz)'dir; amac her yerde karma basite indirgemektir. Daha sona giritii yeniden birletirme ii bir kari denemeden baka bir ey deildir. Oysa, diyalek-tiki, ilkesi gerei, karma baka bir eye indirgeyemez. Geri, Engels'in iddiasna gre, tabiat bilimleri kantlam bulunuyor ki, "Doada her ey metafizik olarak deil, diyalektik olarak oluur, yani doa biteviye tekrarlanan bir daire evresinin sonsuz tekdzeninde devinmeyip, gerek bir tarih yaar" Ve tezini desteklemek iin Darwin rneini vererek der ki: "Darwin metafizik doa anlayna en byk darbeyi vurarak, btn bugnk organik doann milyonlarca yl sren bir geliim srecinin sonucu olduunu kantlamtr." (Anti-Dring). Ama tabiat tarihi deyiminin boluu ortada deil

midir? Tarih ne deime ile, ne de gemiin salt ve basit eylemleriyle deil, kendini gemi zamann imdiki zaman ile bilerek yeniden canlandrmasyla belirler, nitelikler; yani ancak insanolunun bir tarihi olabilir. Kald ki, Darwin'in trleri birbirinden km olarak gstermesi, byle bir aklama denemesi, mekanik karakterde olup, asla diyalektik deildir. Kk varyasyonlar teorisi yardmyla bireysel ayrlklara yer vermektedir. Bu varyasyonlardan her biri Darwin'in gznde bir "Geliim srecinin etkisi deil, mekanik bir rastlantnn, bir tesadfn iidir: statistiklere gre, ayn trn bir bireyler grubunda gvde gcnde, ya da herhangi baka bir ayrntda tekilere stn birka rnei bulunmas gerekir. Varolmak iin savamaya, hayat kavgasna gelince; bu, kartlklar kaynatrma yoluyla yeni bireim yaratamaz; tersine, zayflar ortadan kaldrarak bsbtn olumsuz sonular verir. Bunun byle olduunu anlamak iin snf kavgasnn diyalektik idealinden doan sonulan karlatrmak yeter: Proletarya, burjuva snfn iine alp eriterek snfsz bir toplum birliine gtrecek. Oysa, varlk savanda kuvvetliler daima zayflar yok ediyor. Ve nihayet rastlantsal stnlk, duraan bir stnlk olup kaltm yoluyla, olduu gibi, gelecek kuaklara geer, ama gelimez. O yalnzca bir durum olduundan, bir i gler savayla deierek daha yksek bir organizasyon basamana ulaamaz: Olsa olsa baka bir rastlant varyasyon dardan yaklap ona katlr ve yok etme sreci mekanik olarak tekrarlanr. O halde, Engels'in dnce ktlna m, yoksa yanl inancna m hkmedelim? Kant olarak ileri srd bilimsel varsaym, tabiatn bir tarihi olduu varsaym, gerekte her trl tabiat tarihini mekanik zincirlemelere indirgemek iin kabul edilmitir. Fizik stne konuan Engels, sanki daha m ciddidir? te bakn: "Fizik, acundaki her deiim nicelikten nitelie doru bir gei, hangi biimde olursa olsun, cisimde ikin bulunan (?), ya da cisme aktarlan devinimin niceliinden nitelie doru bir gei demektir. Szgelii, suyun ss ilkin sv durumuna hi dokunmaz, ama bu s arttrlr, ya da eksiltilirse, suyun kohezyon hali deierek, ya buharlar, ya da buzlar..." Engels burada dpedz oyun oynuyor. Gerekte bilimsel aratrma nicelikten nitelie gei konusuyla hi uramaz: O duyu ile alnabilen, ama aldatc ve znel bir grnm, bir yansma saylan nitelikten kalkarak bunun ardnda asl evren gerei saylan nicelii arar. Engels saflk ederek burada sy, sanki o, ta batan beri salt bir nicelikmi gibi ele alyor; oysa s ilkin bir nitelik olarak ortaya kar: Bizi ya soyunmaya ya da skca giyinmeye zorlayan bir honutluk, ya da honutsuzluk halinde. Bilginler ite bu duyusal nitelii matematik dille ifade edilir bir nicelik haline getirmiler, yani duyularmzn belirsiz algs yerine, bir svnn s etkisi ile hacim olarak genilemesini l olarak almlardr. Suyun buharlamas bilginler iin bir nitelik deitirme deildir, yine niceliksel bir deimedir. Her iki halde onlar iin bir nicelik olarak kalr. Bilginler buhar kavramn basn ile belirlerler;

ya da devinsel (kinetik) bir teori ile ki, o da buhar molekllerinin belirli niceliksel bir durumuna (hal, hz) indirgemektedir. O halde semeliyiz: Ya duyu ile alglanr nitelik alannda kalacaz, ki bu durumda buhar ile s birer nitelik olur; o zaman biz de bilim dna km, yalnzca bir niteliin baka bir nitelik stne etki yapmasna tanklk etmi oluruz. Ya da sy bir nitelik sayp svdan gaz haline gemeyi niceliksel bir deime olarak yani bir pistona yaplan llebilir bir basn ile ya da molekller arasnda yine llebilir ilintilerle oluan bir deiim olarak kabul etmek zorunda kalrz. Bilgin iin nitelikten nicelik doar. Kanun niceliksel bir formldr. Bilimin bir eylem olarak sunduu ey, dpedz kendi ruhunun bir davran olup, dikkatsizlikle bilim acunundan realizme dyor ve sonra yine, salt duyusal duyguyu ele almak iin, bilim acununa geri dnyor. Kald ki, Engels'i bir yana braksak bile, dncenin bir gidip gelii yine hibir bakmdan diyalektik bir sreci andrmyor. O, bunun neresinde bir ilerleme gryor? Bir an diyelim ki, niceliksel olarak alman s buuya dnyor? Eh sonra? Bas bir supap alsn: Buu havaya kp sour ve yine su olur. lerlemek bunun neresinde? Ben burada bir ilerleme deil, bir dng gryorum ki, bu da bsbtn baka bir ey. Geri su artk kapta deil darda, toprak ya da imen stnde i halindedir; ama bunda, bu yer deitirmede bir ilerleme grmek iin insan nasl bir metafizikten yardm grmelidir?1 1) Burada yein niceliklerden (intensiv Quantiteat) sz aarak iin iinden klaca sanlmasn. Psiko-fzikileri yoldan saptran bu yein nicelik mitindeki yanllk ve aknlklar Bergson oktan gstermi bulunuyor. Is bizce duyulduu srece bir niteliktir. Hava dnknden daha scak deil, bir baka trl scaktr. Kbik genilemeye gre kaydedilen derece ise, salt ve basit nicelik olup, baya halk buna duyu yolu ile alglanan bulank bir nitelik tasarmna balamtr. ada fizik bu ikiyzl kavram frlatp atm, sy belirli atom devinimlerine indirgemitir. Nerde kald yle ise, yeinlik (intetsitat)? Bir ses tonunun, bir yeinlii matematik bir iliki deil de nedir? Belki itiraz edilecek, Einstein'nki gibi baz yeni teorilerin bireimsel (sentetik) olduu sylenecektir. Bilindii gibi bu sistemde ayrk hibir eleman yoktur: Her gereklik evrene oranla ve evrene bakarak belirlenir. Bu konuda sert tartmalar olabilir, ben ancak unu syleyeceim ki, burada bir bileim sz konusu deildir, nk bir bileimin yap eleri arasnda kurulabilecek ilikiler isel ve niteliksel olduu halde, Einstein teorilerinde bir durumu, ya da kitleyi belirlemeye elverili ilikiler dsal ve niceliksel kalrlar. Oysa, ekimeli nokta burada deildir. ster Newton, ya da Archi-medes olsun, ister Laplace, ya Einstein; bilgin somut btn deil, evrenin genel ve soyut koullarn aratrr: ine k, s ve dirim eleri alarak onlar eritip kaynatran, bir yaz gn aa, yapraklar arasnda szlen

gne nlaryla snan doa olayn deil, genel olarak, , s grnmlerini, genel yaama koullarn inceler. Burada sz konusu olan ey, u cam paras ile krlan (ve ayr bir hikayesi olan) belirli bir gr noktasndan Evrenin somut bir bireimi olarak beliren bu n kontrol deil, genel olarak k krlmas olaynn koullardr. Bilim kelimenin Hegel'ci anlamyla tasarmlardan meydana gelir. Diyalektik ise kendi znde kavramlarn bir oyunudur. Bilindii gibi, Hegel iin kavram tasarmlar rgtler, ve birbirleriyle kaynatrp somut gerekliin rgtsel ve canl bir btn haline koyar. Yeryz, rnesans, 19. yzylda smrgecilik, Nazilik birer kavram; varlk, k, erke ise soyut tasarmlardr. Diyalektik zenginleme soyuttan somuta geite, yani esel tasarmlardan gittike daha zengin kavramlara geitedir. Diyalektiin gidii bylece bilimin yrynn ters ynndedir. Komnist bir aydn, bana: "Dorudur, diyalektik ile bilim ters ynlerde giderler." dedi. "nk bilim burjuvaln analitik grn dile getirdii halde, diyalektik proletaryaya zg bir dnya grdr." Eh, buna bir diyeceim yok. Ama Sovyet biliminin yntemlerinde burjuva lkelerinde kullanlanlardan pek ayrlmaz grnmesi bir yana, neden komnistler materyalizmlerini temellendirecek tant ve kantlar hep bilimden aparyorlar yleyse? Bilim, ruhunun derinliinde materyalisttir, buna ben de inanrm; ama onu birdenbire analitik ve burjuva saymalarnn sebebi nedir? Durumlar anszn tepe-taklak evriliyor ve karma dven iki snf dikiliyor: Birisi burjuvazi, materyalist ve dnce yntemi analiz, ideolojisi bilim. teki proletarya, idealist, dnce yntemi sentez, ideolojisi diyalektik. Bu iki snf kavgal olduundan, ideolojileri arasnda da uzlamazlk bulunmak gerekir. Ama durum hi de yle deil! Diyalektik bilimi talandrr, verilerini deerlendirir gibidir. Analizi kullanan ve bylece yksei alaa indirgeyen burjuvazi idealist iken, sentetik dnen ve devrimci ideal gden proletarya nedense, bir sentezin elemanlarna indirgenmeyeceini iddia ederken de, materyalisttir: Bunu anlayan varsa beri gelsin! Bu yine, burjuva olsun olmasn, hi deilse denemeden gemi bilime geri dnelim. Onun madde stne ne dediini biliyoruz: Dardan canlandrlr, evrenin tm durumuyla koullanr, hep dtan gelen glere boyun eer, birbirine eklenen elemanlardan bileirse de onlar iselletirmez. Maddi bir ey aslnda dsal bir eydir, balca nitelikleri istatistiktir ve yalnz molekler hareketlerin bilekesidir. Hegel'in yle derin bir ekilde syledii gibi madde, dsallktr. yleyse, diyalektik gibi bir salt iselletirme (verinner-lichung) hareketi iin bu dsallkta, dsallkta nasl yer bulunacak? Grmyorlar m ki, kendi sentez dncelerine gre, hayat maddeye ve insan bilinci hayata indirgenemez? Materyalistlerin sevgi ve insan konular olan bilim ile, yine onlarn ara ve yntem

yapmaz istekleri diyalektik arasnda, biraz yukarda saptam olduumuz gibi, pozitivizmleri ile metafizikleri arasndaki ayn kaydrmaca var: Biri tekini ykyor. Onlar bir yandan size hayatn dpedz fiziko-imik grnmlerin karmak bir zinciri olduunu sylerken, bir yandan da soukkanllkla onun doal diyalektiinin artk daha fazla indirgenemez bir momenti bulunduunu sylerler. Ya da daha tuhaf, her iki eyi ayn zamanda dnmek safln gsterirler. Kark konumalarn indirgenir indirgenemezlikler kavramn bulduklarn sans gelir. Graudy, bununla da yetinmez. Onu konuurken dinlerseniz salntlarna aakalrsnz: Bir yandan soyutlamalarda mekanik determinizmin ii bitiktir ve yerini diyalektie brakmak zorundadr derken te yandan, somut bir durumu yorumlamak isterken yine nedensel ilikilere dnmekten saknmaz; o ilikiler ki, tek ynldrler, etki ynnden nedenin salt dsallna baldrlar. Materyalistlerin iine dt byk dnme karkln belki en iyi gsteren bu neden (sebep) kavramdr. Naville ile savap, kullanmaktan bunca holand nl nedensellik kavramn diyalektiin erevesi iinde tanmlayamayacan sylediimde kafas kart ve susakald. Hakk da vard hani! Ben pekala diyebilirdim ki, nedensellik kavram bilimsel ilikilerle diyalektik sentezler arasnda havada sallanp duruyor. Grld gibi, materyalizm, aklayc bir metafizik olduundan esasta hep nedensel emay kullanr: Belirli sosyal grntleri bakalarnn yardm ile yani fizik olan biyolojik olanla, biyolojik olan fziko-imik kanunlarla. Ama ayn materyalizm birinde evrenin aklanmasn grdnden bu kez, ona dner ve hayretle saptar ki nedensellik ilintisi bilimsel deildir. Joule kanununda, Mariotte kanununda, Archimedes, ya da Cornot ilkesinde neden (sebep) nerde? ou yerde bilim grngler arasnda fonksiyonel ilikiler kurar ve elverililik derecesine gre bamsz deikeni seer. Kald ki, niteliksel nedensellik ilikisi matematik diline de sokulamaz. Fiziksel kanunlarn ou dpedz y = f (x) tipinde basit fonksiyon formundadrlar. Bakalar say usul ile deimez nicelikler (sabiteler) kurar. Yine bakalar tersinmez grnglerin fazlasn verir, ama bu durumlardan hibirinin bir sonrakinin nedeni olduu sylenemez (denebilir mi ki, Karyoki-nese'de hcre ekirdeinin zl protoplazma ebekesinin paralanma "Segmentation" nedenidir?) Bylece materyalist nedensellik havada kalmaktadr. Nasl kalmasn ki, kk ruhu (akl) maddeye indirgemek ve psikolojik olan fizik olanla aklamak gibi metafizik bir amata gml bulunuyor. Bilimin pek kt bulduu yardmndan znt duyan materyalist nedensel aklamalarn desteklemek iin yine diyalektie bavurur. Gelgelelim, diyalektik de pek cmerttir: Nedensel ba tek ynldr ve neden (sebep) etki (sonu) bakmndan dsal kalmaktadr. Ayrca etki nedende bulunandan daha ok bir ey yoktur, yoksa nedensel aklamann gzlem (deneyim) tarzna uygun olarak aklanmam bir tortu kalrd. Buna

karlk diyalektik ilerleme bir derlenme toparlanmadr; her yeni aamada geilmi olan durumlarn btnne ynelir ve onu kendi koynuna alr. Bir aamadan brne gei daima bir zenginleme demektir. nk sentezde daima tez ile antitezdekinden daha ok bir ey vardr. Bylece materyalistlerin nedeni ne bilime dayanabilir, ne de diyalektie tutunabilir, kaba ve salt bir kavram olarak kalr. Materyalizmin, birini tekine doru emek ve birbiriyle uzlamayan iki yntemi zorla birletirme yolundaki srekli abasnn nedeni budur. Bu bir sahte sentez tipi olup, kullan da drst saylamaz. Bu hal, hibir yerde, Marksistlerin "styap" irdelenme-sinde grld kadar, belirgin deildir. Bu bir anlamda, onlar iin, retim biim ve koullarnn "yansmas"dr. Stalin yle yazar: "klelik hkm srerken rastladmz belirli dnceler ve sosyal teoriler, belirli grler ve kurumlar baka, derebeylik anda bulduklarmz baka, kapitalizm koullar altnda grdklerimiz yine bakadr; demek ki, bunlarn kk doanda deil, dnce, gr, teori ve politik kurumlarn zglklerinde de deil, sosyal geliimin trl zaman blmlerindeki toplumun maddi yaaynn eitli koullarnda bulunmaktadr. Toplumun durumu, maddi hayatnn koullardr ki bu da dnceleri, teorileri, politik grleri ve kurumlar belirler. "1 1) -Diyalektik materyalizm ve tarihi materyalizm- Stalin. "Yansma" ile "belirleme" deyimleri yannda bu ibarenin tm anlam bize aka gsteriyor ki, determinizm topra stnde bulunmaktayz, styap, yansmas bulunduu sosyal durumca tanmakta ve belirlenmektedir. retim tarznn politik yaamla ilikisi bir neden - sonu ilikisidir. Buna dayanan budalann biri, bir zaman iddia etmiti ki, Spinoza'nn felsefesi Hollanda tahl ticaretinin tam bir yansmasdr. Oysa Marksist propagandann kendisi iin de ideolojilerin tutum ve davranlarda kendilerini koullayan sosyal duruma bakarak bir eit kendine yeterlie ihtiyac vardr. Baka bir deyile, alt-yap karsnda belirli bir zel yasaya. te bundan dolay Marksistler diyalektie snarak styapdan bir sentez karrlar; yle bir sentez ki, temelini phesiz retimin ve maddi hayatn koullarndan alr, bunlarn karakteri ve geliim kanunlar ise gerek bir "bamszlk" gsterir. Ayn yazsnda Stalin diyor: "yeni dnceler ve sosyal teoriler ancak toplumun maddi yaaynn gelimesi onu yeni devler karsnda brakt zaman ortaya karlar... Yeni dnceler ve sosyal teoriler ortaya karlar... nk onlar toplum iin gereklidir. nk onlarn dzenleyici ve drtkleyici, deitirici rol olmadan toplumun maddi hayatnn gelimesiyle birlikte yryen ivedi problemlerin zm mmkn deildir." Grld gibi, bu tmcelerde gereklilik bambaka bir grnm kazanmtr: Bir dnce doar, nk yeni bir devin baarlmas iin kanlmaz olmutur. Demek ki dev, daha baarlmadan nce, kendini gerekletirmeyi "kolaylatracak" dnceyi

aryor. Dnce postulat olarak konuyor ve doldurmas istenen bir gedik tarafndan ekiliyor, arlyor. Bu "arlma" deyimini Stalin birka satr aada kendisi kullanyor. Gelecein bu gereklilik, bu dzenleyen, drtkleyen ve deitiren dnce gc bizi doruca Hegel diyalektiine geri gtrr. Ama Stalin'in szlerinden hangisine inanaym? "Dnce (ide) sosyal durumca m belirlenir?" yoksa," "baarlacak yeni devlerle mi arlr?" Stalin'le birlikte dnmek gerekirse, "Toplumun zihinsel (manevi) hayat, nesnel gerein bir yansmas, varoluun bir yansmasdr," yani kendi varl olmayan ireti, glge bir gerek, Stoaclarn "Lecta"sna benzeyen bir ey. Yok, Lenin ile birlik olursak, "Dnceler ynlarn bilincinde yerleince, canl gerekler haline gelir." Etkinin, yansmann sre durumunu ieren nedensel ve yalnkat iliki mi, yoksa diyalektik ve sentetik iliki mi? -ki buna gre son sentez kendini douran ksmi sentezlere geri dnerek onlar emip eritir, dolaysyla zihinsel hayat -her ne kadar toplumun maddi hayatndan domu olsa da- tekrar buna dnerek onu tamamyla kendi iinde eritir. Materyalistler burada hibir sonuca ulamazlar, her iki olanak arasnda gidip gelirler. Soyutta diyalektik ilerlemeyi kabullenirken somut hallerin ounda Tain'in evre ve zaman etkilerine dayanan eski aklamasna bavurmaktan ekinmezler.1 1) Ne var ki evre materyalistlerde maddi hayat tarz olarak daha tam tanmlanr. Dahas var; diyalektikilerin kulland madde kavramndan ne anlamak gerek? Onu bilimden dn alsalar en ierik yoksulu bir tasarm elde etmi olurlard ki, bu da somut, zengin bir kavrama ulamak iin baka birtakm tasarmlara karp gitmek zorunda kalrd. Bu kavram, bir sonuca varmak iin, yapsnn, kuruluunun bir paras olarak madde tasarmn ierecektir, oysa madde ile aklanacak yerde, kendisi maddeyi aklayan kavram oluyor. Bu durumda bo bir soyutlama olarak maddeyi aklayan kavram oluyor. Bu durumda bo bir soyutlama olarak maddeden kalkmak caizdir, tpk Hegel'in varlk (sein) dan hareket etmesi gibi: Aradaki fark byk deildir, ya da en soyutu olarak Hegel'n setii k noktas daha iyidir. Ama biz Hegel diyalektiini gerekten tersine evirerek "ayaklan stne dikecek olursak", itiraf etmek zorunda kalrz ki, madde diyalektik hareketin k noktas olarak, Marksistlere kof bir tasarm eklinde deil, en zengin bir kavram gibi gzkr. O btn evrene eittir, btn grnmlerin birliidir: Dnme, hayat bireysel varlklar onun yalnzca biimleri, tarzlardr. Szn ksas, o Spinoza'nn tmellii, tmvarldr. Yalnz i byleyse ve marksistlerin maddesi Hegel'in akl (ruh) dediinin tam tersi ise, o zaman u aykr sonuca varlr ki, diyalektii ayaklar stne dikmek iin, Marx k noktasna en zengin kavram yerletirmi olur. Hegel iin phesiz ki akl bata gelir, ama etki gc (yetisi) olarak, istek olarak; onun tarihi ne ise,

diyalektii de odur. Oysa Marksistler iin i tersinedir: lk bata her eyi kapsayan madde (Actus olarak) vardr ve diyalektik bu gerekliin - ister trlerin tarihine, ister insan toplumunun geliimine uygulansn - tarzlarndan birinin paral oluumunun model resminden baka bir ey deildir. Gelgelelim, eer diyalektik evren oluumunun ta kendisi deilse, durmadan ilerleyen bir zenginleme deilse, hibir ey deil demektir. Marksizm diyalektii balayc bir ekilde saygnla geerlie ulatrmak isterken, ona son darbeyi vurmu oluyor. Bunun nasl farkna varlmad, diye mi sorulacak? Materyalistlerimiz, hi de kt niyet tamadan, kaygan ve eliken bir madde tasarm yaratmlardr. htiyalarna gre, o ya bombo bir soyutlamadr, ya da en zengin bir somut btnlk. Birinden tekine durmadan atlar, birini tekiyle rterler. Sktrp nihayet azna tktnz da kacak delik bulamadlar m, bu kez materyalizm bir yntemdir, bir zihinsel yndr derler. Daha da skrlarsa, o bir hayat stilidir, diyeceklerine phe yoktur. Byle demekle haksz da olmazlard dorusu! Ben kendi payma, ondan bir zihinsel davran, bir onur ve temkin biimi, bir kendinden ka yaplmasn ho grrdm. Ama o, yani materyalizm, her eit znellie, duygusalla, tutarszla elverili bir insancl tutum ise onu bize neden sk bir felsefe olarak, bir nesnellik retisi olarak sunmaya kalkyorlar? Ben materyalizme dndrlenleri grdm: Ona bir dine girilir gibi giriliyor. yle ki, materyalizmi, znelliklerinden utanan kimselerin znellii diye tanmlayasm geliyor. Onun bedence ac eken, alk, hastalk, el emei ve benzeri gibi bir insan kahredebilecek gerekleri tatm olanlarn keyifsiz ve honutsuzluk felsefesi olduuna phe yoktur. Ksacas, ilk hareketin retisi. lk hareket tamamyla merudur. Hele bir ezilenin kendi durumuna kar doal tepkisi olarak dile geldii yerde. Ama bu onun doruluunu kantlamaz. Maddi dnyann ezici gereine iaretle idealizme kar kmak ile sahiden materyalist olmak arasnda ok fark var. Bu noktaya sonra yine dneceiz. imdi soralm: Peki, diyalektik gkten yere indiinde gerekliliini nasl koruyabildi? Hegel bilincinin diyalektik bir varsaym kurmaya hi ihtiyac yoktur. O bilin yalnzca nesnel bir tank, dtan gelecek dncelerin doumundan bilgi edinen bir tank deildir. O kendisi diyalektiktir, o kendi kendisini sentetik ilerleyiin kanunlarna gre dourur. Balantlar, ilintiler arasnda zorunluluk kabul etmesi asla zorunlu deildir. Bu zorunluluun kendisidir, o bunu yaar. Kesin bilgisi ona herhangi, az ok eletirilmeye elverili bir apaklktan deil, bilincin diyalektiinin diyalektiin bilinci ile gittike ilerleyen bir rtmesinden gelmektedir. Yok, diyalektik maddi dnyann geliim yolu ise, o zaman bilin diyalektik ile rtmek yle dursun, yalnz bir "Varln yanstmas", bir paral rn, bir sentetik ilerleyi an olur; ierden kendi doumuna yardm edecek yerde kkleri darda bulunan - dourmad halde yalnzca yklendii (katland)

duygularn ve ideolojilerin basknna urarsa o zaman ba ve sonu birbirinden pek uzak bir zincirin yalnz halkas olmu olur. Kendisi btn zincir deilse, bilin o zincir stne kesin olarak ne syleyebilir? Diyalektik, bilince belirli etkiler yapar ve hareketini srdrr. Dnce (reflexion) bu etkileri gzlemlerken hkmeder ki, bunlar ilerleyiin bir sentetik tarznn olas varln dorulayabilir, ya da hi deilse, d grnmlerin gzlemi stne tahminler yrtr. Ama her durumda diyalektii bir alma varsaym olarak grmekle yetinmek zorundadr, yle bir yntem ki, onunla denemeler yaplabilir ve kendini dorulamas kazand baaryla orantl olur. Nasl oluyor da, materyalistler bu aratrma yntemini evrenin yap tasla sayyorlar? Neye dayanarak iddia ediyorlar ki: "diyalektik yntemle grnmler aras ilikiler ve karlkl koullanmalar devinme halindeki maddenin zorunlu kanunlarn ifade eder? (Stalin - ayn eser)... Tabiat bilimleri kart bir zihniyetten kalkarak tamamyla kart yntemler kullanr ve tarih bilimi daha ocukluk anda bulunurken?... Anlalan materyalistler diyalektii bir acundan tekine aktarrken birincide gsterdii faydalardan vazgemek istemiyorlar. Bir yandan diyalektiin gerekliliini korumak isterken, bir yandan da kendilerini onu kontrole yarayan aratan yoksun klyorlar. Yalnz dnceye zg sentetik geliimi maddeye mal etmek istiyorlar. Dncenin kendi zndeki itepkiden ireti aldklar gvene ise yeryz denemelerinde hibir yer yoktur. Ama birdenbire madde kendisi dnce oluyor: Geri adna uygun olarak saydamszln, sredurumunu, dsalln koruyor, ama yine de tam bir saydamlk gsteriyor, nk o -i oluumlar zerine tam bir gvenle hkm verilebildiine gre- gittike zenginleerek ilerleyen bir sentez oluyor. Aldanmayalm: Burada hem materyalizmin, hem de idealizmin yenilmesi sz konusu deildir;1 saydamlk ile saydamszlk, dsallk ile isellik, sredurum ile sentetik ilerleme dpedz yanyana getirilerek bundan aldatc bir diyalektik materyalizm birlii kurulmaktadr. Madde bilimin bize aklad gibi kalyor, yani kartlklar birletirip uzlatran yeni bir kavram ki, u kartlklar gerekten iinde eritsin ve artk ne madde, ne de dnce kalsn. Kart yelerin elikisi ortadan kaldrlmak isteniyorsa, bu, bir yandaki nitelikleri gizlice br yana maletmekle olmaz. Aka kabul edilmeli ki, materyalizm kendini diyalektik diye sunmakla gerekte idealizme "dnr". Bu tpk marksistlerin bir yandan pozitivist olduklarn ileri srerken, bir yandan da metafizikten yararlanma tarzlaryla onu ykmalarna benzer. Yine bunun gibi, bir yandan rasyonalist olduklarn bildirirken te yandan bunu dnmn kayna ile ilgili anlaylaryla rtmelerine benzer. 1) Her ne kadar Marx, arasra bu iddiada bulunmu ise de, o 1844 de yazar ki, idealizm ile materyalizm arasndaki kartlk yenilmelidir. Marx'n yorumcusu

Henri Lefebve ise "Materializm dialectique" (S. 53-54) da yle yazar: "Tarihi materyalizm, ak sylenirse," Alman deolojisinde "idealizm ile materyalizmi birlie kavuturur, ama 1844'teki yaz bunu ancak sezdirebilirdi," Peki, ya neden mark-sizmin baka bir szcs, Graudy "Lettres Franaise" de yle yazyor: "Sartre materyalizmi reddederken idealizmden saknabileceini sanyor. Burada o "nc parti"...? dncesinin boluu meydana kyor." Aman ne aknlk! Onlar daha da ileri giderek z ilkeleri olan materyalizmi, gizlice idealizme bavurarak yoksar, yadsrlar.1 Bu karklk materyalistin kendi z retisi karsndaki znel tutumunda belirgindir: Kendi ilkeleri iinde olduundan emindir ama ispat edebileceinden ok daha fazlasn iddia eder. "Materyalist ho grr, hak gzetir" der Stalin, ama niin ho-grr ki, Tanr yoktur, akl (ruh) maddenin bir yansmasdr, evrenin geliimi kart glerin atmasyla olur, bir nesnel gereklik vardr, evrende bilinmez eyler deil, yalnzca daha bilinmedik eyler vardr? Btn bunlarn nedeni bize sylenmez. Ama doru saylrsa, ki "toplumun maddi hayatnn gelimesi sonucu ortaya kan yeni devlerce arlarak doup, halk ynlarnn bilincine yol bulan dncelerle sosyal teoriler, o ynlar toplumun kmekte olan glerine kar seferber edip rgtler ve bylece toplumun maddi hayatnn gelimesine engel olan glerin yklmasn kolaylatrr..." te ancak ondan sonra proletaryann bu dnceleri benimsemesinin hizmeti kolayca anlalr, nk bu dnceler onu imdiki durumu ve ihtiyalar zerinde aydnlatr, burjuva snfna kar kavgasnda kullanaca etkin bir ara ekline sokar. 1) Belki bana itiraz edip derler ki, evrenin btn dnmlerinin genel kkeninden, yani erkeden sz amadm ve dinamik materyalizme deer bimek iin mekanizm alanna yneldim. Buna yle karlk veriyorum: Erke dorudan doruya alglanan bir gerek olmayan, belirli grnrler stne fikir yrtmek iin ortaya atlm bir kavramdr. Bilginler onu doasndan daha ok etkilerinden tanrlar ve Poincare'nin dedii gibi, en ok bildikleri: "Bir ey sryor, dayanyor"dan ibarettir. Kald ki, erke stne bildiimiz o pek az ey de diyalektik materyalizm isterlerine taban tabana aykrdr: Erkenin tm nicelii hep ayn kalr, sreksiz llerde ger, giderek azalr. zellikle bu son ilke, her admda artmak ve zenginlemek iddiasnda bulunan diyalektiin istekleriyle eliir. Yine unutmayalm ki, bir cisim erkesini hep darda alr (hatta i atomik erke bile dardan alnr): erkesel edeerlik sorunlar genel sredurum ilkesi erevesinde irdelenmektedir. Erkeden bir diyalektik arabas karmak demek, onu zorla dnceye evirmek demek olur.

Ad geen yazsnda Stalin bildirir: "Poplistlerle birlikte topistlerin, anaristlerin ve sosyal devrimcilerin batmas, bakalar arasnda u gerekle aklanr ki, bunlar toplumun maddi hayat koullarnn sosyal gelimedeki stn roln tanmadlar; idealizm zeminine kaldlar, abalarn toplumun maddi hayatnn gelime ihtiyalar stne yneltecekleri yerde onlar grmezlikten gelerek ve onlara karn "ideal planlar" ve "her eyi kapsayan projeler" tasarladlar. Bunlar toplumun gerek hayatna yabanc idi. Marksizm-Leninizmin asl gcn yaratan, pratik abalarnda toplumun gerek hayatndan hi uzaklamadan btn dikkatini toplumun maddi hayatnn gelime ihtiyalar stnde toplamasdr." Marksizm bylece en iyi i gereci saylnca, hakikati de pragmatik eitten olmak gerekir: O alan snf iin dorudur, nk onun baarsna yardm etmektedir. i snf sosyal ilerleyii salamak zorunda olduundan materyalizm hakikate idealizmden daha yakn demektir, nk idealizm bir sre, yani bu snf daha yeni serpilmekte iken, burjuvaln karna hizmet etmiti, o snf ise bugn toplumun maddi hayatnn gelimesini ksteklemekten baka bir ey yapamaz. Ama proletarya burjuva snfn iinde eritip bir kez snfsz toplumu kurdu mu, yeni birtakm devler doup, bunlar da ayrca yeni birtakm dnceleri ve sosyal teorileri sahneye aracaklardr: O zaman materyalizm tarihe karacaktr, nk o ii snfnn dncesi, dnya gr idi. i snf ortadan kalknca elbet o da kalkacaktr. Bylece bir snfn ihtiyalarnn ve devlerinin programlatrlmas eklinde kabul edilirse, materyalizm bir gr, bir sava seferberlii, bir biim deitirme, bir rgtleme gc haline gelmi olur ve bunun da nesnel gereklii etkisi ile llr. Yalnz kesin bilgi olmak iddias gden bu gr, ldrc zehirini kendi gvdesinde tayor demektir, nk o ilkeleri gerei, kendini nesnel gereklik, varln yansmas, bilimin konusu saymakla bilimi ykmaktadr; o bilim ki, kendisini hi deilse bir gr olarak aklamak ve saptamak zorunda idi. Ksr dng (fasit daire) meydanda ve her ey havada: Varlk ile yokluk arasnda biteviye sallanmakta, Stalin mezi bu ksr dngden inan zoruyla kurtulmak istiyor. Eer materyalizmi "Hogrr" ise, bunun nedeni etki yaratmak ve dnyay deitirmek istemesidir: Bylesine byk ve geni bir ie giriilince, o ii hakl gsteren ilkeler stnde ok durulmaya, kl krk yarmaya vakit yoktur. Stalin'in mezi Marx'a, Lenin'e ve Stalin'e inanr, otorite ilkeline saygs vardr ve nihayet gvenir ve kr krne balanr ki, materyalizm amaz bir bilimdir. Bu kesin inan, nne srlen her trl dncelere kar tulumundan apak grlyor. retilerinden birini, ya da somut iddialarndan herhangi birini skca eletirmeye kalksanz, bouna harcanacak vakti olmadn, durumun hi gecikmeye gelmediini, hemen harekete geip devrine gerekli hizmetleri grmek zorunda bulunduunu syleyecektir. lkeleri yeniden gzden geirmek gerekiyorsa bile,

bunu daha sonra yapacaktr, ya da o ilkeler kendi kendilerini deneyeceklerdir. u an iin her teorik ekime bir yana braklmaldr, nk bundan kuvvet deil zaaf doar. Bu doru olabilir, ama Stalin yanls bir yol kendisi hcuma gemeye grsn, burjuva bir dnceyi, ya da gerici saylan herhangi bir dnsel tutumu eletirmek istesin, -o zaman btn hakikati elinde tuttuunu iddia etmekten ekinmeyecektir: Az nce doruluklarn ayklamak iin vakit olmadn syledii ilkeler birdenbire kesin bilgiler ve ltler olur kar. Yarayl cmleler olmak derecesinden salt hakikat dzeyine kverirler. Ona Trokistlerin yanldn, ama iddia edildii gibi polis ajanlar olmadklarn syleseniz, yle karlk verir: "Tam tersine, ben onlarn polis ajan olduuna eminim. Bu arada ne dndkleri hi umurumda deildir, znellie hi deer vermem. te nesnel ynnden baklnca Trokistler burjuvazinin oyununu oynuyor, provokatr ve jurnalci gibi hareket ediyorlar, nk polise bilerek hizmet etmekle dolaysyla etmek arasnda pek fark yoktur." Hayr, derseniz, hem de ok fark var. Nesnel ynden baklnca Trokistin davranyla Polisinki birbirine hi benzemez. O, bu kez, birinin teki kadar zararl olduunu ve her ikisinin etkisi ii snfnn ilerlemesini ksteklemekten baka bir ey olmadn syler ve dayatr. Ona gsterirseniz ki, bu ilerleyii frenlemekten frenlemeye fark vardr, etkileri de bir cinsten deildir -o zaman yle tepeden bir hogrrlkte, belki yle olduunu, ama bunun kendisini ilgilendirmediini syler: Kavga halinde bulunuyoruz, durum belli cepheler meydandadr, yle ince eleyip sk dokumak neye yarar? Savaan komnist, yle krk trl ukalalklara kafasn yormamal! Demek ki, bir kez daha pragmatizme ulam olduk: "Trokist bir polis ajandr" sz hep faydal bir gr olarak ortaya atlr ve yava yava nesnel gereklie doru ykseltilir. Marksist gereklik kavramnn bu ifte anlam hibir yerde komnistlerin bilgine kar tutumlarndaki ikizlikte grldnden daha belirgin deildir: Komnistler bilginde destek arar, onun bulularn smrr, dnnden bilimin tek saygn temel yapsn karrlar. Ama bu onlarn bilgine kar gvensiz ve kukulu davranmalarna da engel deildir. Bilimin sk nesnellik kavramna dayandka bilgi adamnn eletirici zekasna, aratrma ruhuna ve kolay inanmazlk eilimine, ruh aydnlna muhtatrlar; bu zellikle otorite ilkesini reddeder, hep denemeden, rasyonel ak-seiklikten yana olurlar; ama inanm insanlar olarak, bilimin her eit inanc incelemek ve yoklamak hakkn tanmazlar; biraz nce erdem saydklar eye, sra kendilerine gelince, kuku ile bakarlar. Eer bilgin bu bilginlik huyunu partiye getirecek olursa ilkeleri denemek hakk stnde diretirse "Entelektel" diye horlanr. Onun maddi bakmdan az ok bamsz durumunun

bir ifadesi saylan bu tehlikeli kafa zgrlne, nderlerinin yol gsteren gzlerine durumlar gerei kr krne inanan sava iiler pek tutulur, kzar. Hakknda bir karar vermem beklenen materyalizm ite budur: Bu ejder, her biime girebilen bir Proteus,1 heybetli ama bulank ve elikin bir grnt! steniyor ki, hemen imdi onun iin bir karar vermeliyim, kafam tam formunda iler ve gzm apaydn grrken ve ok kr tam bir zgrlk iindeyken dncenin dman bir retiyi semeli ve balanmalym. 1) Biteviye deien deniz tanrs gvenilmez adam anlamna. Biliyorum, insan iin bugn ii snfnn kurtuluundan daha nemli bir dava yoklar. Materyalist olmadan da yle olaylara bir bakarsak bunu gryorum. Zeka gleri hep proletaryadan yanadr, biliyorum: Ama bu beni bu noktaya kadar getiren dnme yetimden vazgememi gerektiren bir sebep midir? Kafamdan nasl isterim ki, bu andan teye kendi l ve ltlerini bir yana braksn, eliik dnmeye alsn, uyumaz tezler arasnda bocalasn, hatta kendi zerine duru bilincinden vazgesin, bir inanca doru ba dndrc bir yara girmeyi kabul etsin?.. "Diz k; inanrsn!" der Pascal. Materyalistin istedii de bundan ok farkl deil dorusu. Diz kecek yalnz ben olsaydm ve benim bu kurbanmla insanlar mutluluk kazansayd, hi duraklamazdm elbet, ama burada sz konusu olan, btn insanlar iin serbest eletirme hakkndan, ak ve seiklikten ve dolaysyla tm hakikatten vazgemektir. Bu haklarn sras gelince bize yine geri verilecei syleniyor, peki ama nerede bunun kant? Kendi kendilerini ykan ilkeler adna verilen sze ben nasl inanrm? Ben yalnz bir ey biliyorum: Benden daha bugn dnmeyi brakmam isteniyor. Ne oluyor, ya hakikat urunda proletarya davalarna ihanet etmek ya da proletaryaya hizmet urunda hakikate ihanet etmek durumunda mym? Materyalist dogmay i deerine bakarak deil de tarihine bakarak, bir sosyal grng olarak yarglarsam aka gryorum ki, o ne aydnlarn keyfinden domutur, ne de bir filozofun yanlmasndan. Onu geri doru izledike hep devrimci tutuma bal gryorum. nsanlar korkudan ve zincirlerinden kurtarmak isteyen, kendi iftliinde klelii kaldrmaya kalkan ilk kafa adam bir materyalist idi:Epikr. Byk Fransz filozoflarnn materyalizmi ile "Socites de pensee" (dnm kurumlar)ninki 1789 devriminin hazrlanmasna az hizmet etmediler. Komnistlerin tezlerini savunmada kulland, kullanmadan holand kant katoliklerin inanlarn savunmada kullandklarna ok benzer: Materyalizm yanl olsayd ii snfnn birliini nasl salayabilir, onu nasl savaa srebilirdi? Son yarm yzylda btn bask ve ezgilere karn bir dizi zaferi nasl kazanrdk?

Kiliseden kan ve sonsal olarak (aposteriori) baar ile savunular bu kant hi de yabana atlr ey deildir. Hi phesiz bugn materyalizm devrimci proletaryann, devrimci olduu srece, felsefidir. Bu hrn, bu aldatc reti en temiz ve ateli umutlarn taycs olmu, batan sona insan zgrln reddeden bu teori kkten bir kurtulu hareketinin bir arac olmutur. Demek oluyor ki, onun z, ierii devrimci gleri "seferber edip rgtlemeye" elverilidir. Yine anlalyor ki, ezilen bir snfn durumu ile bu durumun materyaliste ifadesi arasnda derin bir iliki vardr. Ama btn bu pratik ie yararlk materyalizme bir felsefe gibi, hele biricik hakikat gibi bakmamza neden olamaz. Materyalizm tutarl, badalk bir eyleme (aksiyona) elverili olduu, elle tutulur bir durumu dile getirdii, milyonlarca insan onda durumlarnn ve umutlarnn aynasn grd srece birtakm hakikatler sakladndan phe edilmez. Ama bu onun reti olarak tam doruluunu kantlamaz. Ondaki hakikatler tamamyla rtlebilir ve yanllk yk altnda boulabilir. Olabilir ki devrimci dnm sk-ivedi grevleri karlamak zorunda kalnca eldeki hakikatlere stnkr ve geici bir kurulu verebilmi olsun - tpk terzilerin bir giysi parasn ilkin ilitirmekle yetindikleri gibi. Bu takdirde materyalizmde devrimcinin istediinden daha ok ey var demektir. te yandan bilginin aradndan da daha az ey var demektir, nk hakikatlerin bu ivedi ve zorlama atks bir reti olarak onun kendi iinde kusursuz ve dzgn bir birlie ulamasna engel olur. Denilebilir ki materyalizm devrimci isterlere uygun den biricik mittir, politikacya da daha ou gerekli deildir: yle ya, madem ki mit amacna doru ilerlerken iine yaryor, neden benimsemesin? Ne var ki giritii iin uzun mrl olmasn isteyen politikacnn asl muhta olduu ey mit deil, gerektir, hakikattir. Materyalizmde sakl gerekleri toplayp badatrmak ve giderek salam bir felsefe halinde yourup hi deilse mit kadar devrimci isterlere elverili hale getirmek filozofun devidir. Yanln kucanda gml dorular meydana karmann en iyi yolu ise udur: Devrimci isterleri ve tutumu dikkatle gzden geirerek gerekimleri belirtmek evrenin materyalist bir tasarmna ulamak iddiasn douran somut isterlerin getii yolu muhakkak bir daha yrmek ve byk bir dikkatle, ta bata saptanan dorultudan saplar bulup dzeltmek. Bu hakikatler kendilerini yine kendileri adna rten mitten kurtarlrsa belki tutarl, badak bir felsefenin ana izgileri elde edilmi olur ve bylece bu felsefe, materyalizme bakarak, doann ve insan ilikilerinin geree daha yakn bir tasarm olmak stnln kazanr.

II -Devrimin Felsefesi
Fransa'da Nazilerle ibirlii edenlerin marifeti dnceleri kartrp insanlar artmakta idi. Bu sayede bir Petain rejimi kendini devrim adna lyk grebiliyordu. ler ylesine karmt ki, bir gn "Gerbe" gazetesinin balnda

u samay okumak mmkn oluyordu. "Korumak! Ulusal devrimin parolas bu!" Birka esel (elemanter) gerei burada hatrlamak bu bakmdan yerinde olacaktr. Her trl nyarglardan saknmak iin, tarihi A. Mat-hiez'in devrim iin kulland sonsal (aposterleri) deyimini biz de benimseyeceiz. Ona gre bir yerde devrimin varolmas iin orada kurumlarn deimesi ile birlikte mlkiyet ilikilerinin de derinliine bir deimesi grlmelidir. Biz o partiyi ya da o parti yesini devrimci sayacaz ki, hareketleri ve davranlaryla bilerek byle bir devrime yol asnlar. Rastgele kiilerde bu gibi bir varsaym, bir n - koul aranamaya-ca belli duruyor. Amac devrim olan byle gl ve rgtl bir partinin varoluu, phe yok ki, her eit insanlar ve gruplar zerinde ekici, itici bir rol oynar. Ancak byle bir parti rgt yalnz belirli sosyal durumlardaki kiilerle yaratlabilir. Bir baka deyile, devrimciyi belirleyen durumdur, kouldur. Devrimci olmaya yetmez. Yahudileri ezilenler arasnda saymak mmkn iken (kimi lkelerde de baka aznlklar), bunlarn ou burjuva snfnn kucanda ezilmektedir. Ezen snfn n-haklrndan, ayrcalklarndan kendileri de yararlandklarndan bunlar kaldrmak isteyenlere elbette katlamazlar; katlrsa orada bir aykrlk, bir eliki var demektir. Bunun gibi Birleik Amerika zencilerini ya da smrge halkalarn da devrimci sayamayz: Bunlarn haklar ve karlar devrim yapmak isteyen partinin amalaryla uyusa bile! nk bunlar topluma tam olarak kapatlmamlardr. Smrge halklar bir eyin eski bir hale geri dnmesini istiyorlar; bamszlklarn yeniden kazanmak, kendilerini smrgeci topluma balayan ipleri koparmak iin urayorlar. Amerika zencileriyle burjuva Yahudileri emeli de hak eitlii salamak, yeni aslnda sregelen sosyal dzene iyice katlmaktr. Bunun yrrlkteki mlkiyet dzeninde bir deime istemekle hibir ilgisi yoktur. Devrimci yle bir durumda bulunan adamdr ki, yrrlkteki sosyal dzenin nimetlerinden, ayrcalklarndan hi yararlanamaz; kendisi iin istedii haklar ancak kendini bask altnda tutan snf ykmakla elde edebilir. Demek oluyor ki, burada sz konusu bask ve ezgi Yahudilerle zencilerde olduu gibi, yaayan sosyal dzenin ikincil, ardl bir ayrmac deil, birincil, nemli bir ayrmacdr. Devrimci hem ezilendir, hem de ezen toplumun vazgeilmez dayanadr. Daha ak bir deyile, devrimci ezilen olarak toplumun balca bir paras, vazgeilmez bir esidir, nk egemen snf iin almaktadr; iidir, ii olduu iin de saknlmaz bir ekilde ezilir. Devrimcinin durumunu hem reten, hem ezilen (ii) olarak tad bu ifte sfat belirlemeye yeterse de, kiiliini belirlemeye yetmez, 1848 Haziran gnlerinin Lyon ipek iileri devrimci deil, isyanc idiler, nk kaderlerini kkten deitirmek iin deil, ayrntlarda baz dzeltmeler salamak iin dvyorlard. Yoksa iinde bulunduklar durumu oynamakta idiler: Yani kendilerinin olmayan makinelerde cretle almay uygun buluyorlar, mal sahibi

snfn haklarn tanyorlar, tresine sayg gsteriyorlard. Ne ap gemeyi dndkleri, ne de menfur bulduklar bir sosyal dzen ortasnda yalnzca cretlerinin artmasn istiyorlard. Devrimci ise bu sfatn ancak iinde bulunduu durumu amak istemesiyle kazanr. Yeni bir duruma doru bu ama iledir ki devrimci o durumu sentetik btn ile kavrayabilir, ya da onu bir btn olarak kendisi iin vdedilebilir. Durumunu gerei gibi kavramas gelecein asndan bakmasna, yani haldeki durumu amasna baldr. O zaman durum ona nsel (apriori) ve kesin bir evren yaps, bir kurulu yasas gibi grnecek yerde, -ki haline raz olan ezilende durum budur-yalnzca bir an olarak gzkr, nk onu kendi ifadesiyle deitirmek istemektedir. O duruma tarih asndan bakt gibi, kendisini de tarihin etken gc olarak tanyor. Bu gelecek plan sayesinde iinde ezildii toplumda zihnen syrlan devrimci sonra yine ona ynelerek anlar ve saptar ki: Gz nnde oluan tarih insann kaderiyle ilgili nemli bir evre, bir aamadr. Gerekletirmeye abalad deiiklik ona bir tarihsel ilerleme gibi gzkr. nk bizi uzlatrmak istedii durumu eskisinden ok daha iyi bulmaktadr. almak kendi alnyazs olduu iin insanlar aras ilikileri hep alma ve emek asndan grr ve deerlendirir. Ona gre alma insan dorudan doruya evrene balad gibi, doay da insann eline vermekte ve ncelikle insanlar arasndaki balca kkel ilikiye de temel olmaktadr. almak insan gereinin yle esasl bir halidir ki, bir yandan ayn bir taslan birliinde "bulunurken", te yandan insanlarn doa ile ve kendi aralarndaki ilikileri de vareder, kurar. i olan devrimci kendi kurtuluunu isterken bilir ki, bu kurtulu kendi ahsn egemen snfa mal etmekle olmaz. Emei almay btn insanlar aras ilikilere temel yapmak isleyen devrimci kendini teki iilere balayan dayanma duygusu-nun deerini her kaygnn stnde tutar; isyanc kendini bana buyruk sayarken o kendini snfndan ayr dnemez, ancak snf iinde kendini anlayabilir. Devrimci bylece bal bulunduu sosyal kuruluun bilincine ulanca durumuna uygun bir felsefe ister. Kendi tutum ve davran gerek anlamn ancak btn insan bahtn kapsamakla kazanabileceinden, bu felsefe ister istemez tmelci olacaktr, yani tm insanlk halinin tmden aydnlatlmas! Bir ii olarak devrimci toplumun nemli bir yap esi olduu, insanlarla doa arasnda mentee rol oynad iin, tam gbeinde ademolunun dnya ile kkel ilikisini belirtmeyen bir felsefeyi beenmez. Beenmez, nk felsefe zaten insanla doann birbiriyle ilikisi zerine dnsel bir yorumdan, bir hesaplamadan baka bir ey deildir. Nihayet bu felsefe tarihsel bir eylemden, bir giriimden domak isteyenin, smarlayann setii biimde belirli bir ynsemeyi gerektirdiinden ister istemez tarihsel gidii sral - dzenli gsterecek, ya da hi deilse sra dzenine elverili bir ekilde hazrlayacaktr. Eylemden doan ve yine konusu olan eyleme dnen bu

felsefe iin evrenin gzlemci (temaac) bir irdelenmesi olamaz. yi anlayalm: Ben demiyorum ki bu felsefe hep devrimci abalarn ardndan gider, onlara uymaya alr; Hayr, dediim, bu felsefenin o abalardan asla ayrlmaddr: O devrimci partiye giren her iinin niyetinde, ntasarsndan bulunduu gibi, btn devrimci tutum ve davrannda da sakldr, nk dnyay her deitirme plan ayrlmaz ekilde belirli bir anlaya baldr. Bu anlay ise iinde gereklemesi istenen dnyay yaplacak deiiklik asndan aydnlatmaldr. Demek ki devrimci filozofun abas devrimci tutumun byk klavuz temalarn aa karp ilemek ynnde harcanacaktr. Bu filozofik alma ister istemez bir eylem (act) olacaktr; nk o temalar ancak kendini douran devrimci akma katlmak suretiyle ortaya karabilir. Bu dnsel aba u nedenden tr de bir eylemdir, nk dile geldiinde devrimcinin yazgs olacak, onun hayattaki yerini belirtip amalarn daha bilinli klacaktr. Grlyor ki devrimci dnm durum iinde bir dnmdr: Baskya, ezgiye kar ayaklananlarn dndr. O dardan ve sonradan tasarlanamaz, ancak eylem halinde renilebilir: Devrimci hareketi kendi kiiliinde yeniden yaratarak, onu douran durumdan bakarak... Bu arada unutulmasn ki, egemen snftan kan filozoflarn dnm de yine eylemdir, harekettir. u var ki bu dnm savunmak, yan tutmak geriletmek (defetmek) grevi yklenmitir. Devrimci dnm karsndaki aa durumu bu pragmatik karakterini, yani bir bask ve ezgi felsefesi olduunu saklamaya almasndan doar. Dnyay deitirmek yerine olduu gibi korumak istediinden onu yalnzca gzetlediini, gzlemlediini iddia eder. Toplumu ve doay salt bilme - tanma amacyla irdelediini sylerken dnyann imdiki durumunu son-suzlatrmak gibi bir emel beslediini bilmezlikten gelir. Oysa kandrmaya, inandrmaya alrken dnya belki tanlabilir ama asla deitirilemez. Bilmeye, tanmaya verilen bu ncelik teorisi konuya salt ve duruk (statik) bir nitelik vererek frenleyici ve olumsuz bir etki yapar. Oysa br felsefe konuyu eylem yoluyla kavrar ve kullanarak deitirir... stnl, ncelii bilmeye veren birinci felsefe eylemi, ta batan reddetmi, hakikatin her trl pragmatik anlayn horlam olur. Devrimci dnn stnln salayan asl zellik ise tam tersine, kendini eylem ile zde saymas, bunu, ta batan belirtmesidir. Evrenin tmel bir anlay ve kavray olmak iddiasna gelince: Bunu bilerek, ezilmekte olan iinin tasla tm evrene kar tmel bir tutum olmak gerektii iin yapar. Devrimcinin doruyu yanltan ayrt edebilmesi iin dnle davran arasndaki bu zlmez birlik hakikatin yeni ve yntemli (sistematik) bir teorisini gerektirir. Pragmatik gr bu bakmdan pek iine yaramaz, nk o yaln ve znel bir idealizmdr. Materyalizmin bir baars, dnm genel erkenin alma biimlerinden biri saymasdr, o sayede soluk ve donuk bir k grnnden kurtulur. Sonra ayn

mit dnmeyi, bakalar arasnda nesnel tutumlardan biri olarak, yani evrenin belirli bir halince arlan ve sonra yine ona dnerek durumu deitirmek isteyen bir ama, bir g olarak sunar. Ama yukarda grdk ki, belirlenen (koullanan) bir dnm kavram kendi kendini rtr; sonra gstereceim gibi, nceden belirlenmi eylem iin de durum ayndr. Oysa marifet, imgesel olarak dnme ve davranma anlamna gelen kozmogonik bir mit uydurmada deil, btn, mitleri yok ederek devrimin gerekimlerine dnmekte, yani edimle (fiil ile) hakikati, dnmle gereklii (realiteyi) birletirmektedir. Baka bir deyile yle bir felsefe teorisi gerek ki, insan gereinin eylemden ibaret olduunu, evren karsnda eylemin evreni olduu gibi anlamak demek olduunu belirtsin; gstersin ki, eylem hem gerekliin ortaya kmas, hem de ayn zamanda deitirilmesi demektir.1 Fakat materyalizm ayn zamanda, yukarda grdmz gibi, tarihsel hareketin insanlar aras ilikilerin, insan - madde ilikisinin, ksacas btn devrimci temalarn kozmolojik birlik iindeki zihinsel tablosu, tasarm olduundan yeniden devrimci tutumun i ilintilerine dnerek onlar ayr ayr incelemeli ve grmeliyiz: Acaba mitsel bir aklama, daha dorusu bir canlandrma bekleyen konularla m kar karyayz, yoksa gerekten sk bir felsefenin temelini atmaya yarayan eylerle mi? 1) Feuerbach yazsnda Marx'n "Pratik materyalizm" dedii budur. Ama neden "Materyalizm"? Egemen snfn her yesi hakkn Tanrdan alm bir kiidir; bir babuudur ve nderler evresine domu olarak ocukluundan beri hep buyurmak iin dnyaya geldiine inanr. Bir bakma dorudur da, nk buyuran ana - babann dldr ve sonra da onlarn yerine geecektir. Zaman gelince kendini bekleyen greve elinden tutularak sokulacak ve bunun kendi kiiliinin metafizik gereklii olduuna inandrlacaktr. Artk o bir K'dir, yani gerek (realite) ile hak ve hukukun nsel (apriori) bir bireimi, bir sentezidir. Sayg trenlerinde aka belli olan, burjuvalarca kutsallatrman greneklerde (selamlama, kartvizit kullanma, aile ilnlar, resmi ziyaretler... vb.) dile gelen insan onuru (!) ite budur. Bataki snfn ideolojisi tamamyla bu onur dncesinin hkm altndadr. "nsan yaradln tacdr" dendiini duyarsanz bunu yle anlayacaksnz: Onlar Tanr kayrasyla balar tal krallardr. Dnya onlar iin yaratlmtr. nsanlarn varl saltk deer olup evrene anlamn veren saltk ruhu honut eder. lk zamanlarda btn felsefe sistemlerinde bu zihniyet vard ki, bunlar znenin nesneden nce geldiini ve doann temelinin dnmek edimiyle atldn iddia ederlerdi. Bu varsaymlarda insan ister istemez doast bir varlkt: Varolanlarn hepsine birden doa denirdi ama, gerekte ona varlk hakk tannmazd.

Bask ve ezgi altnda yaayan aa snflar kutsal yukar snflar iin doann bir paras saylrd. Onlar buyuramazlard. Baka toplum biimlerinde "domus" ya da domu olmak belki kleye de, hizmet iin dnyaya gelmi olmaktan doan kutsal bir nitelik veriyordu: Tanrsal hak sahibi insana kar tanrsal bor sahibi insan! Ama proletaryaya gelince durum, deiiyor: Sapa bir kenar mahallede halk ynlar iinde doan bir ii ocuu sekin zmre ile hemen de hi karlamaz. Kiisel hibir hkm yoktur - meer ki kanun emirleri ola! stn hizmet denilen o esrarl hedefe erien, belirli koullar ve sakncalarla, yukar snflara katlabilir ve ancak o zaman ocuklar ve torunlar Tanrdan hakl insanlar olur. Bu ii artk baka bir yaratk, iyi terbiye olmu bir hayvandr. Bir smrge lkenin uygarlam yerlileri iin kullanlan "Natrel" deyimindeki kmseyici, incitici tonu herkes kolayca sezer. Banker, endstri patronu, profesr herhangi bir lkenin bakentinde bile "natrel" deildirler; Onlar hibir suretle "doadan" olamazlar. Ezilen ise tersine, kendini "natrel" hisseder; hayatta bana gelen her ey ona gerek varlk hakk olmadn hatrlatr. Ana babas onu zel bir amala dnyaya getirmemilerdir; yle rastgele, bou bouna, belki ocuk sevdikleri ve belki de belirli bir propagandaya kapldklar iin, ya da ok ocuklu ailelere salanan haklar ele geirmek iin. Onu hibir nemli grev beklemiyor. Eer rentiye, rakla verilirse bu onu szgelii papazlk gibi bir meslee hazrlamak iin deildir; doduundan beri yersiz ve gereksiz hayatn kazansn diyedir. O alacak, yani gndelik yaay iin gerekli nesneleri emeiyle deyecektir. Bu iinin emek rn stndeki mlkiyet hakknn gaspedildiini sylemek yetmez, bu beylik laftr, asl nemli olan onun igcnn z-ruhuna dein soyulmas smrlmesidir, nk alan uruna emek harcad toplumla kendini dayanma halinde hissetmemektedir. Montr, yardmc... ne olursa olsun, ii bilir ki, yerine her an bakas konabilir. Deitirilebilir olmak - iinin bugn balca zellii, ayrmac bu olsa gerek. Doktorun, hukukunun iini niteliine, kalitesine gre lerler. Niceliine, miktarna gre llen biricik i "iyi" iininkidir. i kendi durumunun koullan iinden geerek bir zoolojik trden, insan trnden olduunu anlar ve dzlemde kald srece de durumu kendisine doal grnr: mrn balad gibi srdrp giderken ezgi dayanlmaz hale geldike isyanlarla kesilir, ama bu daha ok o ann etkisiyle olur. Devrimci ise bu durumu aar, nk o durumu deitirmek istemektedir, ona bu adan bakmas tabiidir. Ayrca o bu durumu yalnz kendisi iin deil, btn snf iin deitirmek emelindedir. Yalnz kendisini dnseydi, trn stnde durduu topra pekala terkedebilir, egemen snfn deerlerine gtren yola debilirdi. O zaman besbelli ki Tanrdan hakl insanlarn kutsal karakterini ncel olarak benimsemi olur, bunu da yalnz ondan yararlanmak amacyla yapm bulunurdu. Madem ki ayn tanrsal haklardan btn snftalarn yararlandrmak oluu deildir. -nk o haklarn kk kaldrmak

istedii bask dzeninde g-mldr-, o halde devrimcinin ilk ii egemen snfa zg haklar tmden reddetmek olacaktr. Onun gznde Tanrdan hakl insanlar olamaz. Geri insanlar iinde yaamamtr, ama sezer ki onlar da ayn belirsiz ve gerekesiz hayat yaamaktadrlar. Kar snfn yelerinden farkl olarak, devrimci ondan insanlar toplumdan darda tutmay dnmez, ilk istedii onlar sihirli grnlerinden soyarak ezilen insanlar stndeki korkutucu etkiyi silmektir. Sonra onlarn koyduu ya da kurduu deerleri horlamak, yadsmak gelir. yle ya, onlarn "iyi" dedii gerekten, nsel olarak iyi saylsayd devrim davas znden rrd: Ezen snfa kar ayaklanmak demek genel olarak "iyi" ye kar ayaklanmak demek olurdu. Ama devrimci onun yerine daha bir baka nsel "iyi" koymay dnmez, nk daha yapc ve kurucu evreye gelmemitir. imdilik istedii egemen snfn z kar iin yapp yaktrd deerler ve trenler sisteminden kurtulmaktr, nk statkoyu srdrmek iin konulmu olan o deerler ve kurallar devrimciyi ksteklemekten baka bir ie yaramaz. Sosyal dzeni ykmak isteyen her eyden nce o dzende Tanrnn parma olduu inancn ykmak zorundadr. O bu dzeni dpedz bir sosyal olay sayarsa deitirmeyi umabilir, yani onun yerine kendine daha elverili gzken baka bir olay, bir gerei koyabilir. Devrimci dnm hmanisttir de. "Biz de insanz" her devrimci dilden dmez. Bununla devrimcinin demek istedii ezenlerin de insan olduudur. Onlar elbet zorlayacak, boyunduruklarn krmaya alacak, bu uurda baz canlan sndrmek zorunda kalsa bile bunu gze alacak bu cana kymay elden geldiince kk llerde tutacak, nk kendi dzenini kurmak iin de eski kadrolara ve tekniklere muhtatr. En kanl devrimler bile bunun iin hasmlarna kapy ak tutarlar. Amalar yok etmek deil, eski egemen snf yeni kurtulan snf iinde emip eritmektir. stn hakl, ayrcalkl insanlarn hizasna varmaktan, onlara benzemekten baka bir ey istemeyen snf kaann ya da kovalanan aznlk yesinin tersine olarak, devrimci, ancak o ayrcalk haklarn tanmamak suretiyle st snftakileri kendi yanna ekmek ister. inden hi kmayan tesadfen varolma duygusu onu gerekesiz bir gerek olma fikrini kabule eilimli kldndan, Tanrdan hakl olmak vehmi besleyen insanlar da basbaya, kendi gibi grr. Demek ki devrimci kendine haklar arayan deil, tersine zorbalk ve alkanln dourduu hak kavramn kknden ykmak isteyen adamdr. Onun hmanizmi insan soysall stne kurulmaz, nk o ademoluna hibir soysallk tanmaz; trdelerini kendisiyle birlikte iine sokup eritmek istedii birlik insanlarn deil, insan trnn yurt - birliidir. Bir insan tr vardr yeryznde, rastgele bir oluum ve gerekesiz bir grnm; geliim koullarnn zellikleri dolaysyla ve nasl olduysa i - dengesi bozulmu bir varlk! Devrimcinin devi onu imdiki durumundan teye, akla uygun bir dengeye kavuturmaktr. Nasl tr Tanrdan sakl insann stne kapanp onu sourmu

(emmi) ise, doa da tpk yle insan evreleyip kendine souruyor: nsan doal bir gerek, insanlk bakalar arasnda bir trdr! Devrimci ancak bu suretle imtiyazl snfn aldatlarndan kurtulacan dnmektedir. Kendini doadan bilen adam nsel ahlak deerleriyle bir daha artlmaz, kandrlamaz. Materyalizm bu bakmdan ona pek yarayl bir pusat gibi gzkr: Gerekliin (realitenin) vgs! Materyalist dnya iinde oluan ilinti ve balantlar phesiz zorunludur, ama bu zorunluluk kksel tesadfn, kozmolojik rastlantnn kucanda doar. Evren var ise gelimesi ve hallerinin birbirini izlemesi kanunlarla dzenli olabilir. Ne var ki evrenin oluu, hatta genel olarak bir varln bulunuu zorunlu deildir. Evrenin tesadfilii her eyde, hatta en zorunlu ilinti ve balantlarda, her zel gereklikte kendini gstermektedir. Bir nceki durumca dardan ynetilen her dunun ve hal, nedenleri etkilenerek, deitirilebilir ve bu yeni durum doal olmakta hibir surette ncekinden ayrlmaz: Yeter ki haklara dayanmam olsun ve zorunluu yalnz bantl (relatif) bulunsun! Materyalizmin bir stnl de, -insan dnyaya kapatmak sz konusu olduuna gre-, trlerin meydana gelii zerine soya bir mit yaratarak, hayatn karmak biimlerini en yalnlarndan karmasdr. Gerekli olan, her yerde erei nedenle (gayeyi sebeple) deitirmek deildir, yle renk renk bir evren tablosu yaratmal ki orada neden her yerde erekin yerini alm olsun, Materyalizmin srgit bu rol oynad byk materyalistlerin ilki ve en ars olan Epikr'n tutumundan anlalr: Epikr kabul eder ki, birbirine benzemeyen birok aklamalarn hepsi de materyalizm kadar doru olabilir, yani grnmler zerinde hep ayn gte hesap verilebilir. Ama ayn filozof yine iddia ediyor ki, bunlarn hibiri insan korkudan kurtaramaz. nsann balca korkusu da, hele ac ekiyorsa, ne lmdr, ne de insafsz bir Tanrnn varl; Onu asl tedirgin eden, ektii aclar douran olaylarn doast gizli ereklere hizmet eder olmas ihtimalidir. byle ise durumu deitirmeye abalamak hem su olur, hem de faydasz. Savlarna, yarglarna dein ince bir umutsuzluk, bir umursamazlk sokularak, filozofu bir deiiklik tasarlamak ve istemekten bile alkoyuyormu. Epikr, ahlaksal grten uzaklatrmak, yani bir yeralt yargtayda hesap vermek dncesinden kurtarmak suretiyle, lm basbaya bir olay, bir gereklik kertesine indirdi. Geri cinleri, grntleri bsbtn yok etmi deildir, ama onlar hep fizik varlklar, grnmler haline sokmutur. Tanrlar bsbtn alaa edemediyse de onlar bizimle hi iliii olmayan bir tanrsal tre indirgedi. Onlardan kendilerini yaratma gcn ald, onlarn da tpk bizim gibi atomlarn yamas, akmasyla meydana geldiini syledi. Burada biz bir daha soralm: Belirli insanlara yarayan, onlara cesaret veren materyalizm bir felsefe olarak sahiden gerekli miydi? Devrimci bilincin istedii udur: Ergen snflarn ncel haklar, ayrcalklar olamaz. Devrimcinin kendi

znde sezinledii bulduu kkensel (menei) tesadfilik ezen snftan insanlarn varl iin de sz konusudur. Egemen katlarca dzlp koulan hak-hukuk kuruluu (reel) ayrcalklara tzel bir hak grn vermek amac gtmekte olup gelecek bir dzen uruna, btn gerek ve tzel haklar ortadan kaldracak bir yeni dzen uruna alabilir. Gzel ama burada materyalizmin doaya, doala kar ikiyzl bir tutum taknd hemen gze arpar: O bir yandan doaya belirli bir yntemle dalp efendi-uak her snf saknlmaz bir ekilde oraya ekerken, bir yandan da doann kr dzeni yerine insan ilikilerinin akla uygun dzenini koymak istediini bildirir. Bu gelecek toplum dzenini nitelemek (tavsip etmek) iin Marksizm'in kulland kelime Antiphysisdir, ki anlam doal kanunlarn hemen hemen yoksanmasna eit olan bir toplum dzenini hayata geirmek istemek demektir. Geri bu sav (hkm) sz konusu dzenin doa kurallarna uyarak gerekletirileceini eklemekte gecikmezse de bu tasar nihayet yine zorunluu yadsnan bir doann kucanda izilecek deil mi? Demek ki doaya aykr bir toplum iin kanun tasarlamak o kanunun gereklemesinden nce olacak. Oysa materyalist anlaya gre kanun kendisi hakkndaki tasarm belirlerdi. Bir baka deyile, Antiphaysis'e gemek demek kanunlar toplumunun yerine erekler (gayeler) devletini kurmak demektir. Devrimci yaayan, deerlerden kukuland iin daha iyi bir toplum dzeni kurmak istediini sylemez, nk dolaysyla da olsa yeni deer aldanlarna dmekten ekinir. Ama kendisinin yaamay beklemedii bir dzen uruna hayatn vermeyi gze alm olmas gerei bile yetesiye kantlar ki, btn imdiki davranlarn yerinde ve hakl klan o gelecek dzen devrimcinin gznde bir deer, hem de btn bir deer tamaktadr. yle ya, deer denilen ey daha olmam bir eyin bize ynelttii ar deilse ya nedir?1 Bu eitli isterlerle hesaplamak iin devrimci bir felsefe materyalizm mitini aradan kaldrp belirtmeliydi ki: 1) Ademolu temize karlamaz, mazur grlemez; Varl rastlantsaldr, tesadfidir, o ne kendi kendini yapmtr, ne de bir yazgnn yaptdr. 2) te bundan tr insan elinden kan her dzen baka dzenler uruna alabilir. 3) Yrrlkteki deerler dzeni bir toplumun yapsal kanunu yanstmakta olup devi de yaayan toplumu korumaktadr. 4) u halde her sosyal sistem gelecek sis temler uruna alabilir. 1) Bu ikiz anlaym komnistin hasmlarna kar yarglarnda aka grlr. Oysa materyalizm onu bu gibi yanlardan alkoymalyd. yle ya,burjuva sk bir zorunluluktan domam mdr? Bunlarn aka bilinmemesi kendilerini dile getirecek toplumun daha domam olmasndandr; o toplum daha ancak sezilir, daha dorusu alacak toplum yelerinin abalaryla bulunur. te yandan ezgi altndakiler kkensel

tesadfiliklerini yaamaya devam ederler, devrimci felsefe bunu gz nnde tutmak zorundadr. Ezilen kendi tesadfiliini yaarken ezenlerin tzel varln ve onlarn yaratt ideolojilerin salt deerini tanr. Onun devrimci olmas bu haklar ve ideolojiyi phe altna sokan bir ama hareketine baldr. Bu felsefe bireyin salt maddi ve doal varln k noktas yapamaz, nk gelecein asndan deerlendirmek zere yine o varla el atacaktr. Bir dunundan syrlp o durumla ilgili bir tutum almak - zgrlk denen ey ite budur! Ancak bu tanmadan ibaret bir tutum deil, kavramakla eylemin zlmez birlik olduu bir tutum olacaktr. Ne kla girerse girsin, materyalizm bunu asla yapamayacaktr. Bir nedenler ve etkiler zinciri bir davrana gtrebilir: Kendisi de etki (sonu) olan, ama dnyann halini deitirecek olan bir tutuma! Ne var ki bu beni, btnyle kavramam iin kendi durumuna geri eviremez; yani, bir baka deyile, devrimci snf bilinci hesap veremez. Gelecee doru bu amay aklayp dorulamak grevi phesiz materyalist diyalektie dmektedir. Ama onun btn abas, insana her eyde zgrlk tanyacak yerde, onu nesnelere (eylere) tktrmak yolunda kendini belli eder - Tabii sama bir i! Bir dnya durumu asla snf bilinci douramaz. Marksistler de bunu bildiklerinden, ynlara snf bilinci ulatrmak, onlar kkel hareketlere kkrtmak iin savalara, yani bilinli ve hesapl davranlara gvenirler. ok gzel, ama bu savalar nerden alyorlar kendi durum bilgilerini? Bunlarn herhangi bir anda o dunundan syrlp kurtulmu olmalar gerekmez mi? Devrimcinin yeniden eski buyrukularnn tuzana dmemesi iin ona yrrlkteki deerlerin baya gereklikler (realiteler) olduu belletilmelidir. Onlar baya gereklikler, ondan dolay da alabilir eyler olunca artk gerek deerler olmaktan kar, yalnzca geerlikteki saygya bal geici deerler olarak gzkr. Devrimcinin kendini aldatmasn nlemek iin ise, ona gtt amacn da, -ona ister Antiphysis desin, ister insan kurtuluunun snfsz toplumu- bir d e e r olduu, alamaz grnmesinin de daha gereklememi olmasndan ileri geldii retilir. Bunu sezdiini Marx "komnizm tesi" deyimini kullanarak belli ettii gibi, Troki de "Srekli Devrim" teorisiyle gstermitir. Tesadfi, gerekesiz amma zgr bir varlk; kendini ezen bir toplum iinde batk ama yine ondan kurtulmak ve kendi abasyla onu deitirmek yetisinde: Devrimci adamn istedii ite budur. dealizm (dnsellik) ona zarar verir, nk yrrlkteki haklar ve deerlerle onu kstekler, kendi yolunu bulma yetisini kreltir. Ama materyalizm de onu aldatr, nk zgrl elinden alr. Devrimci felsefe bir aknlk (transzendenz) felsefesi olmaldr. Ama kavramn eitli kt yorumlar yznden devrimci zgrle de gvenmez. Haksz da deildir. Trl yalvalar kp ona hr olduunu sylememiler ve her seferinde aldatmamlar mdr? Stoac hrriyet, Hristiyan hrriyeti ve Bergson'un hrriyeti onun zincirini, bu zinciri gizleyerek, daha da sktrmlardr. En

sonunda hepsinin ulat yer bir irek (deruni) hrriyet olmutur ki, szde insan bunu her durumda koruyabilirmi. Oysa bu irek hrriyet dnsel trden bir aldatmaca olup hibir zaman eylemin zorunlu bir koulu deildir. Aslnda o tatl bir avunmadr. Zincire vurulmu Epiktet o halinde isyan etmiyorsa sebebi kendini hr hissetmesidir. inde zgrlk hazz duymasdr. Byle olunca da klelikle efendilik arasnda bir ayrm olamaz, niin bir deiiklik aramal? Bu hrriyet her durumda dnce zgrl bulunduunu savunmak demektir, dnceyi durumdan bamsz saymak her eyi kapsayan hakikati btn hallerde dnmek mmkn olduunu belirtmektir. Bylece dnm eylemden ve ilemden de ayrlm olur, nk bize bal olan yalnz niyet, yalnz amatr ve eylemin gereklemesi dnyann gerek glerinin trl etkilerine baldr. Bunlar ise amac tanmayacak kerteye bozup deitirebilirler. Soyut dnceler ve bo dnceler: Metafizik bir hrriyet adna kleye braklan mutluluk ite budur. Oysa efendinin buyruu ya da ekmeini kazanma sorunu kleyi ac somut grevlere, ilevlere srkleyerek onu madde stne, ara - gere stne trl dnceler yaratmaya zorlamaktadr. Neyse, ezilenin kurtarc eleman gerekte yalnz almadr, onun iin de alan ya ilk admdan beri dev-rimci olmutur. O geri hep buyrukla yaplr ve ilkin alann kleletirilmesi eklinde gzkr. Ama buyrulmasayd, klenin o ii ayn koullar altnda ayn srede yapmay seecei pek pheliydi. ada iveren kle tutmaz ama iinin el hareketlerini ve btn davranlarn kle sahibinden ok daha insafsz bir ekilde nceden belli eder. i paralara blerek her paray bakasna yaptrr, iinin bilinci ve sentetik eylemini (faaliyetini) biteviye tekrarlanan belirsiz el hareketlerine indirger, Davranlarn zellik haline getirerek iiyi daha baya bir nesne (ey) derecesine drm olur. 18. Yzyl banda Rusya'ya yapt gezi ile ilgili anlarnda Mdm. Stael buna ok yerinde bir rnek verir: "Yirmi mzkacdan (Rus toprak klelerinin orkestras) her biri yeri geldike, daima hep ayn notay alar, bunun iin adamlar alacaklar notann adn almlardr. Bunlar geerken bu bey Narikin'in Sol', bu Mi'si, bu Re'si diyorlar. "Grlyor ki burada her insan deimez bir zellik olmu, tpk adm arl ve ergime derecesi gibi, onu belirlemitir. ada Taylor sistemi de bundan baka bir ey yapmyor. i tek bir ilemin, gnde yzlerce defa tekrarlad ayn ilemin yapcs oluyor. O artk bir ey, bir nesnedir: Byle bir iiye szgelii kundura fabrikasnda bir kpmeciye, ya da Ford otomobil fabrikasnda hzlerin kadranma yelkovan takan bir iinin bana, bal bulunduu ii yaparken isel dnce zgrlne sahip olduunu sylemek eer ocuka deilse, alaka bir lf sylemektir. Evet, bu byledir; ama bu ar hallerde bile alma somut bir kurtulu drts dourur, nk o, ayn zamanda, patronunun buyruu demek olan tesadfi yasann inkr, reddi demektir.

Ezilen ii alrken patronun houna gitmeyi dnmek zorunda deildir; dans, nezaket, tre ve psikoloji dnyasndan uzaktr; buyurann gzleri ardnda ne gibi dnceler dolatn sezmeye almaz, dnek bir mizacn kaprislerine oyuncak olmaz. omuzuna ykletilmitir -doru! Emeinin karl alnyor - o da doru! Ancak yine doru ki, alma bu iki snr arasnda ona eya zerinde bir egemenlik salamaktadr. i bu egemenlie, belirli genel kurallara gre etkileyince maddi bir nesneyi sonsuzlua doru bir deitirme gc ve olana salar. Baka bir deyile: Maddenin gerekircilii.....iiye ilk zgrlk duygu ve tasarmn verir. Bir ii bir bilgin gibi gerekirci deildir, o alma hareketleri iinde, ya bir perini dven ya da bir kolu bastran kolunun ileyiinde yaar. Bu uraa ylesine gmlmtr ki, beklenen sonu alnmazsa hemen gizli engeli arayacak, doal dzenin ni ve tesadfi bir aksamasn, bir dnekliini aklna bile getirmeyecektir. Kleliinin son kertesinde, yani patronun keyfi kendini bir nesne, durumuna drd srada yetien emek, eya stnde egemenlik ve uzman zerklii salamak suretiyle onu kurtaryorsa bu (kurtulu idesi) onu determinizm idesinden kurtaryor demektir. Gerekten ii hrriyeti havada sallanr olarak kavrayamaz, nk patron ya da ezici snf iin sadece bir ara, bir nesnedir. zgrln kendi stne dnerek de alglayamaz, ama eyann grnleri, biimleri stndeki etki gcyle -ki bu, hem de zincirlenmiliin skl sayesinde, grnleri deitirme olananda somut bir zgrlk tasarm salar-, ii pekala klelik durumu stnden aabilir. Bu somut zgrlk tasar veya tasla determinizm balantlarnda belirdiine gre ve asl bundan dolay ii, insandan insana ilikinin yerine, -nk bu ona alaltc bir boyun emeye gtren zorbaca bir hrriyet ilikisi olarak gz-kr-, insandan nesneye ilikiyi koyar, hatta baka bir gr noktasnda, -Nesneleri yneten adamolunun kendisi de nihayet nesne sayldna gre -nesneden nesneye ilikiyi koymak isterse buna amamak gerekir. Byle yapnca da determinizm ona, hi deilse nezaket psikolojisine kar koyduu srece-, artc bir dnce, bir katharsis olarak gzkr. Sonra, kendini belirlenmi nesne (Ding) olarak grmek zere, yine determinizme dndnde, efendilerinin tanmaktan saknd hrriyetten de azat olur, nk o hrriyeti de determinizmin balantlarna kattrarak, efendilerim de nesne gibi grm olur. Buyurma ve ynetmelerini onlarn durumlar, eilimleri ve tarihleriyle aklayarak, deyim yerinde ise, onlarn evren iine sokup grnmez eder. Btn insanlar bylece nesne olunca ortada kle de kalmaz, yalnz pratikte ezilenler kalr. Nasl Samson, Filitenlerle birlikte yok olmak artyla, tapna bana ykmay gze aldysa, kle de zgrln, efendilerinki ile birlikte, maddenin a boazna atmaya hazrdr. Ama sonu olarak, onun anlad anlamda kurtulmu toplum Kant'n niteledii erekler topluluuna hi benzemez, nk hrriyetlerin karlkl tannmas temeline

oturmaz. Kurtarc olan iliki ancak insanlardan maddeye iliki olabileceinden toplumun temelini, temel yapsn onun kurmas gerekir. Kle ile efendisinin istemeleri arparak birbirini gsz koyacak ve bu halde her ikisi nesnelere kar birleerek insanlar aras ezme - ezilme ilikisi bylece ortadan kalkm olacaktr. Bylece kurtarlan toplum artk insan deil, yalnzca dnyay smrmek iin kurulmu uyumlu bir sistem, bir giriim olacaktr. Bu toplum egemen snflarn sourulmasyla meydana geldii, alma ile, emekle (madde etkilenerek) belirlendii ve nihayet kendisi de determinizm kanunlarna uyduu iin halka kapanm, dnya kendi iine kapanm olur. syancnn tersine, devrimci gerekten yeni bir dzen istedii, kendisine nerilen manevi dzenler de hep onu ezen toplumun az-ok aldatc bir ekline benzedii iin, tabii maddeci bir dzen semeyi ye bulacaktr. Maddeci dzen ise iinde kendisinin hem etken (neden), hem etki (sonu) olarak gzkt bir etkinlik dzeni demektir. Materyalizm burada bir-iki kez daha ona yardma koar: Mit ona, iinde hrriyetlerin bulunmad bir toplumun tam bir tablosunu izer. Auguste Comte bu miti, ykseklii alakla aklamak isteyen bir reti olarak tanmlamt. Alak ve yksek deyimleri belli ki burada moral anlamlarnda kullanlmamtr, az ok dolak rgt biimlerini deyimle-mektedir. imdi ii kendi besledii ve koruduu insanlarca horlanmakta, egemen snfta batan beri kendini daha yksek saymaktadr. sel yap izgileri daha ince ve eitli olmakla, kltr, ideolojileri ve deerler sistemini de o yaratmtr. Bylece yukar toplum katlarnn tutumu da ala yksekle aklamaya yneliktir: Bu ister alan varlk sebebini yksee hizmette grmekten ileri gelsin, ister tekine yksein bir soysuzlamasn grmekten. Bu maksatl alama tarz zamanla bir ilke dzeyine kar. Bir dnya gr haline gelir. Ezilen snfn benimsedii ise "alttan yukar" bir aklamadr, yani her eyi ekonomik, teknik ve nihayet biyolojik koullarla kantlamak ister, nk bu tarz koullama onu (iiyi) tm toplumun dayana klar. Eer yksek alaktan akp kyorsa, demek ki "sekin snf" toplumda ikincil bir olaydr; Alaktakiler (ezilenler) ona hizmetten vazgeiverseler lr, yok olur. Onun varl demek ki kendinden deildir. Bu sn (exakt) gr geniletip genel bir aklama ilkesi yaparsanz materyalizm'i elde etmi olursunuz. Evreni, dnyay materyaliste aklamak (biyolojik olaylar fziko-imik nedenlerle, dnm madde ile) te yandan devrimci tutumu da yerinde ve hakl gsterir. Ezilenin ezene kar kendiliinden olan isyan bol ilmekli bir mit sayesinde materyalistlerin elinde varln, gerekliin her eyi kapsayan bir ekli olur kar. Gelgelelim, materyalizm burada devrimciye bir kez daha istediinden bol materyal sunar. Devrimci nesne olmay deil, nesneye egemen olmay istemektedir. Evet, geri o almada, emekte zgrln yerinde bir deerlenii bulmutur, ama onun

nesneler stne yapt etki sayesinde geriye, kendi stne yansyan hrriyet ile Stoaclarn soyut dnme hrriyeti arasnda hi benzerlik yoktur. Bu hrriyetlerde birincisi zel bir durumda, iinin rastlantsal doumu ya da patronun kar uruna iine atld bir durumda ortaya kmaktadr, yoksa zgrce seip balad ve sonuna dek gtrmeyi tasarlad bir ite deil. Bu eit hrriyetin iinin o iin kucanda hissettii ballklarn ayrt edilmesi gtr. Ama ii nihayet o zgrln bilincine varr da kleliinin derinliini daha iddetle duyarsa bu ancak, kendi somut davrannn etkinliini anlamas, lmesi sayesinde olur. ide tadna varmad saf bir zerklik dncesi yoktur ama davranyla ilgili gerek bykln anlamtr. Bu davran srasnda tespit etmitir ki maddenin imdiki durumunu tam bir planlama ile aabilir ve bu, ayrntlarna dek iyi hesaplanm, plan sayesinde ereklere gtren aralara hkmedebilir. Etken - eski ilikisini kavram olmas kendisini pasife brakarak deil, imdiki durumu belli bir amaca doru aan hareketin iinde aktif bulunarak (Kmr kmr ocann duvarna asp balamak gibi) elde etmitir, nk mevcut durumu gelecein derinliinden aydnlatp anlalr klan o eylem, o harekettir. Etken - etki ilikisi ancak byle hem plan, hem uygulama olan bir eylem iinde ve eylem sayesinde aydnlanr. O evrenin hem uysall, hem direnmesi olup, ayn zamanda, iiye hem nedenler srasnda eit kaln, hem de hrriyetin grntsn yanstr. Bu hrriyet ise, nedenler srasnn, yine o hrriyetin diktii bir erek uruna kullanlmasndan baka bir ey deildir. Mevcut durum bu erekten bakarak aydnlatlmadan onda ne bir etkinlik (nedensellik) ilikisi oIurdu, ne de ara - ama ilikisi! Ya da, daha dorusu, onda ara ve amalardan, etken ve etkilerden belirsiz bir sonsuzluk bulunurdu, ki geometrik bolukta dairelerden, elipslerden, gen ve drtgenlerden karma kark bir sonsuzluk var, ama bu figrleri, setii bir sra noktalardan belli bir kanuna gre birbiriyle birletirerek izen matematikinin yaratc parma yok. Determinizm almada zgrl soyut bir doa kanunu olarak aklamaz, tersine, grnmlerin sonsuz karlkl etkileri ortasnda, insan elinden km bir plan olarak belli ve ksmi bir belirsizlik halinde snrlar ve belirtir. Sadece insan davrannn etkinlii ile kendini gsteren bu determinizmde neden-sonu ilintisi ara-ama ilintisinden ayrt edilmez: Tpk geminin Arimet kanunu bilinmeden nce yaplp kullanld gibi. inin planndaki organik birlik, evrende nceden bulunmad halde elde edilmesi iin kullanlan aralar sayesinde bir amacn, bir erein domasndan ileri gelir, nk ama kendini elde etmek iin ileri srlen aralarn sentetik birliinden baka bir ey deildir. bu aralar alttan yukar sunan ve kendini de ancak onlarla belli eden alt kat etkin-etki-bant diyalektii ile oluup biimlenir, yine tpk tekniin ve gemi yapclarn hem dayana, hem

ierii olan Arimed ilkesi gibi. Bu anlamda atom'un atom bombasnca yaratld sylenebilirdi, oysa atom bombas ancak sava kazanmak isteyen Anglosaksonlarn sava planlarnn nda dnlp anlalabilir. Hrriyet yalnz edimle (akt) belirir, edimde bir ve ayn eydir. Edimin isel yap izgilerini yapan balantlarn ve karlkl etkilerin temeli odur. O asla kendi kendini tanmlamaz, yalnz rnleriyle ve rnlerinde kendini gsterir. O hrriyet en skk durumlardan kendini syracak bir isel g deildir, nk insan iin ne dar vardr, ne ieri! O imdiki eyleme karan ve bir gelecei douran bir yetidir. devi imdiki zaman kavramay ve deitirmeyi salamaktadr. i zgrln gerekten nesneler zerinden anlam olur, olur ama asl bu yzdendir ki her ey olur da yalnz nesne olamaz! te burada materyalizm onu hayal krklna uratr ve istemeden ezenlerinin eline teslim eder; nk ii bir yandan -insann madde ile kkensel ilikisi olarak anlalan- almada zgrln bulurken, bir yandan da iverenle ilikisi bakmndan kendini bir nesne saymak durumuna dm olur. yle ya, iiyi Taylor sistemi ya da baka bir yntemle birtakm hareketlerin hi deimeyen toplam kertesine indiren, bylece onu pasif bir ara, deimez niteliklerin baya bir toplam yapan efendisi deil mi? nsan Taylor sisteminin kurallarna uygun birtakm tutum ve davranlara ayrmakla materyalizm patronun roln yklenmi, yani kleyi makineye saym olmuyor mu? Kendini bir "bakas" olarak ve "bakas"nn kafasyla dnen! Grld gibi materyalist devrimcinin dncesi ile ezgisi altnda bulunduu efendininki bu bakmdan tamamyla uyumaktadr. Gerekte ise materyalizmin yapt efendiyi tuzaa drmek, kle gibi onu da bir nesne haline koymaktan ibarettir, denilebilir. Ama buyruk sahibinin bundan haberi bile olmaz, olsa da umursamaz: deolojilerinin, haklarnn ve kltrnn kucanda keyfine bakar; yalnz klenin znel bakl gzleridir ki onu nesne olarak grr. u halde kleye, efendinin bir nesne olduunu ispata almaktan, dolaysyla kendi zgrln de bsbtn rtmektense emekten kalkarak zgrln duyurmak ve dnyay deitirme abas sayesinde durumunu kavramasna yardm etmek ok daha doru ve yararldr. Materyalizmin yksei alakla (yukary aa ile) aklayarak bugnk toplumumuzun kuruluuna uygun bir tasarm salad doru ise onun, kelimenin platonik anlamnda bir mit olduu daha iyi belirir; nk devrimcinin imdiki durum iin yle sembolik bir aklamaya ihtiyac yoktur, onun istedii gelecek, a kurmasn kolaylatracak salam bir dndr. Ne yazk ki materyalizm miti ala kalmayan bir toplumda hibir ie yaramaz, orada sudan km bala dner. Tabii Marksistler itiraz edip insana hr olduunu sylerseniz davaya hainlik etmi olursunuz diyecek. yle ya, doutan hr olduunu dnen bir adam kurtulu

yolu arar m? Yeniden hrriyet aramasna bir gereke kalr m? Buna cevabm udur: nsan ta batan hr deil de her zaman iin belirlenmi ise onun kurtuluunun ne demeye geldiini bile anlayamayz. Kimisi bana "insan doas kendini bozan ve yozlatran basklardan kurtulacak" diye cevap verir ama, kulak asmayn, bu budalaca bir szdr: Bir insann doas u anda iinde bulunduu somut varlktan baka ve o varlk dnda ne olabilir ki? Bir Marksist yalnz ezgi halleri ve koullar ile rtlebi-len gerek bir insan doasna nasl inanr? Kimisi de t r n mutluluunu salamak iddiasndadr. Peki, duyulmayan, denenmeyen bir mutluluk olabilir mi? Mutluluk znelliktir, nesnenin hkm altnda nasl varolabilirdi? Gene de her eyi kapsayan determinizm varsaymnn biricik sonucu, vargs olarak nesnellik grnden daha akllca bir toplum dzeni dnlemez. Ne var ki serbest bir zne' ce duyulmayan yeni amalara doru almayan byle bir dzen neye yarar? Hakikat u ki, eylemin her iki isterleri arasnda, yani eylemcinin hr, iinde hareket ettii dnyann ise belirlenmi olmas arasnda bir aykrlk yoktur; nk ne ayn gr noktasndan, ne de ayn gerekler dolaysyla bunlardan biri ya da teki aranmakta deildir. zgrlk insan eyleminde bir yap eleman olup yalnz kendi kendini balamada (semede) belirir. Determinizm ise evrenin kanunudur. Eylemin ksmi zincirlemelerden ve yerel (mevzii) sabitelerden (konstant) oluudur. Ayrca serbest bir insann kurtarlmak istemeyecei de doru deildir, nk onun hem serbest, hem kstekli olmas ayn bakmdan deildir. nsann hr oluu, ayn zamanda, iine atlm bulunduu durumu bilmesi, aydnlatmas demektir; ancak bakalarnn hrlkleri onun baml durumunu dayanlmaz hale getirebilir ve onu biteviye ayaklanmaya ya da lme srkleyebilir. Kle alma'da zgrln bulmak-la beraber bu, o almann horlama, dayatma olmasna, zc ve ezici olmasna, engel deildir. Yine bu, iinin emeinin karl kurnazca alnmyor, onun kendini smren, dayanma halinde bulunmad bir toplumdan dar atlm hissetmesine sebep olmuyor demek deildir. Her ii bilir ki, o ban ve sonunu grmedii bir zincirin bir halkasdr, Efendinin bak, ideolojisi ve buyruklar ondan kuru varlndan baka her eyi esirgemektedir. O zgrln ancak efendilerin zorbaln silkelemek amacyla teki snfdalaryla el ele verdii zaman tam anlamyla duyar. Ezgi ona ya boyun emekten ya devrim yapmaktan baka seim yolu brakmaz. Ama her iki kta da seme hrl meydandadr. u da var ki, devrimciye verilen hedef ne olursa olsun, o bunu aacak ve onda yalnz bir aama grecektir. O bugn yalnz alma gvenlii ya da daha rahat yaama olanaklar istiyorsa bu onlar yeni bir k noktas yapmak iindir. Bir cret artrma istei karsnda gericiler "ynlarn kirli materyalizminden" sz etmeye balaynca Marksistler kendileri byle dediler. Anlatmak istedikleri bu gibi maddi istekler ardnda hmanist bir amacn sakl olduudur. iler birka kuru daha ok

kazanmak iin uramyorlar aslnda; o istekte insan olma ve insan saylma emellerinin bir imgesini buluyorlar da ondan. nsan olmak ise kaderini kendi eline almak demektir.1 Bu kayt devrimcinin son erei saylr. Akl kurallarna uygun kamusal rgtleme yoluyla snf bilincine ulamak, - yeni bir hmanizm dedikleri ite budur: Hrriyet amacyla hrriyetten vazgemek! Sosyalizm hrriyetin egemenliini salamaya elverili bir ara, bir ortamdr. Materyalist bir sosyalizmin eliiklii ama olarak hmanizmi benimsemesindedir. 1) Marx bunu hayran olunacak bir ekilde "Politische konomie u. Philosophie" de aklyor. dealizmde devrimcinin en zoruna giden eylerden biri, dnya deimelerinin dnler, idelerce, daha dorusu dnler iinde gerekleir saylmasdr. lm isizlik, bir grevin bastrlmas, alk ve sefalet... Bunlar dnler (ideler) deildir, btn korkunluk-laryla yaanlan gndelik olaylar ve gereklerdir. Elbet bir anlamlar vardr, ama temellerinde daha ok bir usd saydamszlk bulunur. 1914 I. Dnya Sava Chavalier'nin dedii gibi "Kant'a kar Descartes" deil, oniki milyon delikanlnn cezasz, bedelsiz lmdr. Gerekliklerin altnda bunalan, ezilen devrimci idealizmin boboazlklarna dayanamaz. O bilir ki devrim yalnzca dncelerin yerine getirilmesi demek olmayacak, ter, kan ve cana mal olacaktr. Devrimci yine bilir ki, nesneler ve olaylar etin ve arasra almaz engeller ortaya karr, en iyi plan bile yer yer baarszla urayabilir. Bilir ki i becermek dnceleri isabetli bir ekilde birletirmek demek deildir, tam bir insann btn gcn alan inat bir direnci kar savamaktr. Olaylar - nesneler bilmecesini zdkten sonra dahi geriye bakalk, usdlk, nfuz edilemez gereklik gibi birtakm tortular kalr ve bu kalntdr ki en sonunda hesaplar altst eder, hatta ezer ve boar, Materyalist devrimci, korkak ve gevek dnmekle sulad idealistten ayrlarak sert ve hain dnmek ister. Yani nesnelerin dmanca dayanna kar ideleri deil de eylemleri ne srer; yorgunluklar, bitkin dren gece nbetleri, binbir baka glkler demek olan eylemleri. Burada materyalizm daha ihtiyaca en elverili deyimi verir gzkr, dnemedii kadar znelliin abasyla aydnlanmayan bir eydir. Ona gre her ey eylemdir, glerin atmasdr, edim ve ilemdir. u her eyi llen dnyada dnce bile gerek (reel) bir grnmdr, maddeden doar ve erke yutar. Gereklik (realizm) dilinde ok anlan nesne (konu) stnln tanmak gerektir. Ama bu tanma, bu anlay derin bir ekilde inandrc, kandrc mdr? Sakn ama-ar gidip kendi dourduu ihtiyac doyurmadan brakmasn? deleri birbirinden karmak kadar az emek isteyen bir ey yoktur deniyor, maddeleri birbirinden karmak da g olmaz. Maddi bir noktaya etki yapan bir g kadar insanda az zahmet izlenimi

brakan bir ey yoktur dnyada: O ne eksik, ne fazla, gcnn yettiince etkiledikten sonra ya kinetik erkeye ya da s douran erkeye dnr gider. Doa hibir halde ve hibir yerde yenilmi bir diren ilenimi sunmaz; kar koyma ve boyun edirme, alma ve yorulma gibi eyler ona bsbtn yabancdr. O ne ise her durumda yine odur. Kart gler onda Mekanik biliminin souk ve susuk kanunlarna gre alr. Gereklikten alma ile yenilecek bir diren gibi sz edebilmek iin bu direncin onu yenmeye alan bir benlike, bir znece yaanmas gerekir. Salt nesnellik (maddi) olarak dnlen doa ise idenin tam tersidir. Ama asl bu yzdendir ki ideye dntr. Doa salt nesnellik idesidir. Gerek (reel) olan ortadan svr, nk gerek olan bir benliin (znelliin) nfuz edemeyecei bir eydir: u eker parasndan benim beklediim Bergson'un dedii gibi, erimektir; ya da, bir baka deyile, bir zne (bir ben) byle bir beklemede hakldr. "ekerin erimesi uzunca bir zamana baldr" diye kestiren, insann susuzlukla ilgili plandr, yoksa insan tesinde ne abuk erime vardr, ne yava erime! eker paras kendi doas, kalnl ve iine brakld su ktlesine gre belli bir srede erir. Gerein kendisine kar hasmln plan iinde ve plan sayesinde kefeden ve amac o plan gelecee doru amak olan znedir, BEN'dir. Bir tepeye kmann kolay ya da zor olduunu anlamak iin bir k plan hazrlam olmak gerekir. Demek istediim u ki, idealizm nesneyi ortadan kaldrarak hakikati elden karyorsa materyalizm de ayn eyi yadsyarak yapyor. Hakikatin ortaya kmas bir insann o uurda savamasna baldr; bir baka deyile, devrimci realist hem varln hem de znenin varln gerekli klar, daha dorusu bu ikisi arasnda karlkl bir iliki bulunmasn ister, nk dnya dnda bir znellik dnemedii kadar, znelliin abasyla aydnlanmayan bir dnya da dnemez.1 Gereklikte en yksek ly, dayanmada en yksek ly elde edebilmek yalnz insan dnya iinde, durum iinde bir kavram olarak almakla mmkndr, insan gerekliin etin raklk sresini ancak, kendini geree ilikin olarak belirlemek suretiyle kolay atlatr. Ayrca belirtelim ki, her eyi kapsayan bir determinizme pek sk balanmak gereklie kar direnme gcn ve olanan yok edebilir. Graudy ve iki arkadayla yaptm bir grme beni buna inandrd: Stalin Alman - Rus paktn imzaladndan zarlarn kesin olarak atlm olup olmadn sorduum gibi, Fransz komnistleri de Gaulle hkmetine girmeyi kararlatrdklar zaman da renmek istemitim: Her iki halde ilgililer bu tehlikeli adm zel sorumluluk duygularnn korkusu iinde atmamlar mdr? Byle sormakta hakl idim, nk bence gerekliin balca ayrmacn, ona kar yzde yz gvenle oyuna girilemeyeceinde, davranlarmzn sonular hep olaslk erevesi iinde kalacanda aramaldr. Graudy bu fikirde deildi, ona gre btn oyunlar nceden

tasarlanm ve kararlatrlmt. Ortada bir Tarih bilimi vard. Olgu ve olaylar zinciri yle salam halkalardan yaplmt ki, onlar gerei gibi tanyan yanl adm atmazd. Kendi grnn alml haline ylesine kapld ki, sonunda bana yle dedi: "Stalin'in zekas bunda ne rol oynam olabilir ki? O bana vzgelir!" Hemen iaret ederim ki Graudy arkadalarnn keskin baklar altnda kzard, 1) Bu Marx'n 1844'de Engels ile o uursuz karlamasndan nceki grdr. gzn yere indirdi ve bu kez olduka kurumsuz bir yzle tmcesini yle bitirdi: "Kald ki Stalin ok zekidir de!" Grlyor ki devrimci realizm en kk verimin bile byk aba ile elde edilebileceini bildirirken, materyalist mit kimi kafalar en ikircikli hallerde bile zahmetten ve tasadan kurtarabiliyor; onlara yanl yapmayacaklarn, baarszlk ya da isabetsizlik olana olamadna inandrabiliyor. Onlarca Tarih bir bilimdir, orda yazl sonular okumay bilmek yetiir. Belli bir ey ki, tutum hem yanl, hem kaamakldr. Graudy'lerimiz sorumluluktan kayor ve bilmezlikten geliyorlar ki, devrimci burjuva mitlerini ykm ve ii snf saysz biim deiiklikleri, kt muameleler, geri tepmeler, yengi ve yenilgiler arasnda alnyazsn, kokulu bir zgrlk iinde, kendisi yazmaya girimi bulunmaktadr. Graudy'lerin komnizmde aradklar ey kurtulu, zgrlk deil, daha ok ve daha sk bir disiplindir. Eer iinden ktklar snfn nsel deerlerinden ayrlm-arsa bunu tarihte oktan izilmi yollarn nselliine yeniden kavumak iin yapmlardr: Riske girmek yok, tela ve tasa yok, her ey gvenli, sonu garantilidir. Anszn gereklik ortadan silinir ve Tarih kendi kendine oluup gelien bir ide olarak ortada kalr. Graudy'ler bu idenin koynunda yan gelip yatacaklardr. Bu grmeyi kendilerine anlattm baka komnistler omuz silkip yle dediler, glerek ve kmseyerek: "Graudy bir protestan burjuva ki, kendi kiisel zevki iin Tanr parman tarihi materyalizm ile deitirmitir." yleyse bir diyeceim yok, o zaten bana bir meale gibi grnm de deildir; ancak o durmadan yazd halde kimse kendinden yz evirmiyor. Birok bilim adamnn kapa kolayca komnist partisine atmas bouna deilmi demek. Her eit sapmalara kar ylesine amansz olan parti bu bilim adamlarn hogryor, onlar kap dar etmeyi dnmyor. Burada birkez daha syleyim: Devrimci tarih olaylarn kanunsuz rastlantlarn sonucu olarak grmesin, zarar yok, ama iyi i grmek istiyorsa yolunun nceden izilmi olduunu da sanmasn. O yolu kendi izecektir. Deimez nitelikler (miktarlar), belirli ksmi sonular, iyi bilinen sosyal biimlerin isel yap kanunlar... Devrimcinin ngrs iin bunlar gerekli ve yeterlidir. Ama ona gerekenden ou verilirse her ey ide'ye kaar; tarih artk yaplmaz, yalnz okunur; gereklik bir d kuruntu olur.

Bizi materyalizm ile idealizm arasnda semeli brakyor, ikisi arasnda baka bir yol bulunmadna and ediyorlar. Biz ise burada hibir ide'yi peince tutmadan, devrim isterlerini dile getirdik, ve grdk ki bunlar kendiliklerinden, idealizm ile materyalizmi ayn dzeyde ve deerde sayan zgn bir felsefenin taslan kurabilirler. lk azda kavradk ki, asl hr eylem devrimci eylemdir, yoksa bireysel ya da anarik serbestlik eylemi deil. Devrimci bu durumdan kalkarak kendine pekala "sekin snf" haklar isteyebilir, daha yukar toplum katlarna alnmay salayabilirdi. Ama o ezilen snf iinde bulunduu ve ezilen snfn tm iin akla daha uygun bir sosyal anayasa istedii iin kendi zgrln yalnz devrimci eylemde grmektedir; kendi snf, onunla birlikte de btn insanl kurtaracak olan eylemde. Kendi zgrlnn bakasnnkine kkten bal olduunu bildiinden bakasndan da kendisininkinin tanmasn bekler. Bylece o ta batan dayanma ilkesine balanmtr. Devrimci eylemde bir hrriyet felsefesinin varsaymlar, ncleri vardr, ya da baka bir deyimle, o salt varl ile bu felsefeyi yaratr. Devrimci nasl kendi serbest planyla kendini ezilenler arasnda bir ezilen olarak buluyorsa, ylece ve ilk durumunun salad hakka dayanarak ezginin hesabn sorabilir. Bu da yeniden gsterir ki, insanlar hrdr, nk madde maddeyi ezemez, orada yalnz glerin birbirine katlmas, kaynamas sz konusu olabilir. Ama hrriyetler arasnda o eitten ilikiler kurulmu olabilir ki, o koullar altnda bunlardan biri tekini tanmaz ve tanmad bu hrriyeti bir nesne'ye evirmek amacyla dardan bask yapabilir. Baskya urayan hrriyet kendini zorla kurtarmak isteyeceinden, bu suretle beliren devrimci tutumun bir erk (iktidar) teorisine ihtiyac olur. Olur ama, materyalizmin zel terimleri byle bir erk teorisi yapmaya idealizminkilerden daha elverili deildir. Bir uzlatrma felsefesi olan idealizm birbiriyle atan hrriyetlerin salt ve yenilmez plralizmini bile kavramaz, nk o bir monizm'dir. Ama materyalizm de yledir: Madde birliinin kucanda "kartlklar sava" yle dursun, kartlklar bile yoktur. Souk ile scak termometre skalasnda trl derecelerden baka bir ey olmad gibi, karanlktan aydnla da adm adm geilir. Karlaan iki eit g birbirini ortadan kaldrr, geride bir denge durumu brakr. Kartlklarn savamas dncesi insancl ilikileri maddeye aktarmaktan doar. Devrimci bir felsefe eitli hrriyetleri hesaba katmal, ancak ne suretle, hrriyetler niteliini yitirmeden, biri tekine konu olabileceine, ya da olmas gerektiini aratrmal. Hrriyet ile maddiliin bu ifte karakteridir ki, ezgi, kavga, baarszlk ve zorbalk gibi bileik kavramlar aklayp aydnlatabilir: nk hrriyetten baka ezgi ve bask altna ne alnabilir? Yalnz u var ki, ezilmek iin hrriyetin kendini herhangi bir ynden ezgiye brakmas, yani bakas iin nesne dsall balamas gerekir. Devrim hareketi ile tasla -ki iinde hrriyetlerin satld bir durumdan toplumu zorla karp karlkl sayg grd bir duruma

sokma abas demektir-, ancak bu suretle anlalabilir. Ezgiyi etinde ve davranlarnn her birinde ac ac duyan devrimci-, omzundaki boyunduruu asla kmsemek istemez, onun iin de idealist eletirinin onu ideler halinde hafifletmesine raz olmaz. O egemen snfn haklarn yoksarken, genel olarak hak idesini de ykm olur. Olur ama, materyalistin sand gibi, o ideyi baya ve salt olgu (gereklik) ile deitirmek iin deil. Bir olgu ancak baka bir olgu dourabilir, ama o olgunun tasarmn deil; imdiki hal bir baka imdiki hali meydana getirir, ama gelecei deil. ite bundan dolaydr ki, devrimci eylem, bir toplumun zl ve daln aklayan, ama yeni bir toplumun kuruluunu sz konusu edemeyen materyalizm ile baya realiteye bir hak grn veren idealizmin elikilerini bir sentezin birliinde yenmeyi gerektirir. Yine devrimci eylem yle bir felsefe ister ki, insann dnya ile ilikilerini trl ekillerde tansn ve gznnde bulundursun. Eer devrim olsun isteniyorsa, insan bir yandan gerdein (realitenin) rastlant-sallna sahip olmal, ama te yandan, gelecei hazrlama pratik yetisi dolaysyla da, realiteden ayr olmaldr. nsann bu ayrl salayan bir yetisi de imdiki durumundan syrlp kabilmesi zaman aabilmesidir. Ne var ki, bu zlp kopma Stoa'cnn inkarc hareketine hi benzemez, nk Stoac bununla kendi iine kapanmak ister: devrimci ise ileri atlmak ve girimelere kendini balamak suretiyle zamann aar. Devrimci nihayet insan-ii yapan bir insan olduuna gre, her insancl eyleme bu syrlma yeteneini tanmak ok yerindedir. nsan davranlarnn en k bile ancak gelecekten baklarak anlalp deerlendirilir; gerici bile ynn gelecee evirir: Ne var ki, onun istedii gelecek gemi bir zamana eit olmaldr. Taktikinin salt realizmi gerektirir ki, insan elle tutulur tehlikeler karsnda ve elle tutulur bir basknn kurban olarak gereklie batk bulunsun; sonra yine elle tutulur davranlarla kendini oradan kurtarsn! Kan, ter, ac, lm ideler deildir; ezen kaya, ldren kurun da ide deildir. Ancak nesnelerin, Bachelard'n yerinde bir deyimle "dmanlk katsaylar" diye adlandrd eyi aa vurmalar iin, bunun, kendilerini aydnlatan bir taslan (tasarnn) altnda olmas gerekir. sterse bu yaamak iin gerekli ok yaln ve ank bir taslak olsun! Demek oluyor ki, insan, idealistin istedii gibi, dnyann ve doann dnda deildir; baka bir deyim ile yalnz ayaklaryla oraya dalarken (sanki yalnz ayaklarn slatmak isteyen nazl birisi gibi), ban gklerde tutmamaktadr. O doann btn pencereleriyle smsk enselenmi olup, her an -yere frlatlabilir, can da teni de ortadan kalkabilir. nsan batan beri doann barndadr ve domak onun iin gerekten bir "dnyaya gelmek"tir: Kendi semedii bir duruma; u beden, u aile, u rk koullaryla Dnyaya byle gelen ademolu kalkar da, Marx'n kesin olarak syledii gibi, "dnyay deitirmek" isterse, bu onun ta batan yle bir varlk olmasn gerektirir ki, dnya tmyle onun iin varolsun! Bu bir fosfor, ya da

kurun paras iin sylenemez elbet, nk bunlar dnyadan bir para olduu ve trl glerle karlap att halde o glerin nasl etkiletiini anlamazlar; oysa insan dnyay gelecek bir duruma doru ap geebilir ve geri dnp onu gzden geirebilir. Dnya ise ancak kendini aan ve deitirence anlap anlabilir. Varl bir bireim (sentez) iinde tmyle kavramyla o sadece soyut olsayd bile - ne evren st uup giden orada salam bir noktaya tutunmayan zk bilin, ne de dnyann yalnz bir durum'u-nu yanstan madde (nesne) muktedirdir. Bu ancak, evrende bir durum iinde bulunan, doann gleri tarafndan yere smsk balanm olsa da, dnyay bir planla ap onu hkm altna alabilen bir ademolunun elinden gelir. Devrimcinin her tutum ve davranyla somut olarak istemekte bulunduu, "durum", "dnya-ire-olmak" gibi yeni kavramlarn gzelce aklanp aydnlatlmasdr. dealistin kendisini artp tkmaya alt haklar ve devler fundalndan kurtulan devrimci asla materyalizmin dar geitlerine dmek zorunda deildir. Geri, zeki Marksistler tarihe belli lde bir rastlantsallk tanmyor deiller, ama bunu yalnzca, sosyalizm gemisi apa oturursa insanln barbarla geri dp, yok olacan sylemek iin yapyorlar. Ksacas, tarihsel determinizm onlara, yaratc sylyor; oysa trl barbarlklar, eit eit sosyalizmler olabilecei gibi, barbar bir sosyalizm de olabilir. Devrimcinin istedii de ademoluna kendine zg kanunu bulmak olanann salanmasdr. Onun hmanizminin de, sosyalizminin de temelinde bu var. Aslnda o hi kendini dnmyor ve biliyor ki, -hi deilse, gzne kum serpilmedii srece- sosyalizm onu bir yol dnemecinde eli sopal bir haydut gibi beklemektedir. Sosyalizmi kendisi yapmak istiyor, onu kendi istemiyle kurmak istiyor; sosyalizmin varolu hakkn ancak devrimci snfn onu bulmasnda, yaratmasnda gryor. Sosyalizmin bu anlamda yava ve etin douu insan zgrlnn tarih iinde ve tarih sayesinde tannp onanmas demektir. Ama insan hr olunca da sosyalizmin zaferi kesin saylamaz, nk o, yol stnde bir snr ta gibi dikilmi olmayp, yalnz bir tasarm, bir taslaktr. nsan nasl yaparsa sosyalizm yle olacaktr; devrimci iini ne kerte sk tutar ve ciddiye alrsa ona gre biim alacaktr. O yalnz ve genel olarak sosyalist bir cumhuriyetin douundan deil, sosyalizmin zel doasndan da kendini sorumlu sayyor. imdiki devrimci felsefenin iddias; bir yandan idealist burjuva dnn, bir yandan da ezilen ynlara bir sre yararl olmu olan materyalizm mitini ap geride brakmak ve bylece tm insanln felsefesi haline gelmektir. Eer doru bir felsefe ise byle kapsaml olmas tabiidir elbet. Materyalizmin iki yzll hem bir snf ideolojisi, hem de bir saltk gerek olmak iddiasnda belirir. Devrimci ise, hem de devrimi serbeste semi olmasndan dolay, ayr, stn bir durumda bulunmaktadr: O, burjuva partilerinin bir savas gibi belli bir snf

korumaya deil, snflar kaldrmaya alyor; toplumu Tanrdan hakl insanlarla "natrel", ya da "alt insanlar" kategorisine ayrmyor, tam tersine, btn halk gruplarnn, snflarn, tek kelime ile btn insanlarn bir olmasn istiyor. Yine o devrimci, nsel olarak zekal (intelligubel) saylan bir gkyznde yazl haklara ve devlere bovererek, tam tersine, onlara kar gelmek demek olan kendi z eyleminde eksiksiz ve metafizik insan zgrln ne sryor; insann tam serbestlikle kaderini kendi eline almasn savunuyor. te bundan tr devrimcinin i i nitelii gerei ademoluna skca baldr ve felsefeden onun stne yalnz hakikati sylemesini bekler. Demek ki, bu felsefe yle kapsayc, yani herkes iin doru ise, snflar ve partilerst olmak gerekmez mi? Bu soru bizi yine politika d, toplum d, kksz bir idealizme gtrr; ama buna benim cevabm ksaca udur: Bu felsefe ilkin devrimci stnde durur ve onu belirtir, bir baka deyimle ezilenlerin durumunda olan insanlar; nk kendini bildirmek ve tantmak iin onlara muhtatr. Ancak, bu felsefe gerekten her insann da felsefesi olabilmelidir. Evet, bu burjuva ezdii snflara, aalk etmesinin cezasn ekerek kendisi iin uydurduu hak ve deerlerin tel-rgsne dmek zorundadr. Devrimci materyalist mite bal kaldka., gen burjuva ancak, sosyal hakszlklara baka baka devrim platformuna ulaabilir, yani gvenilmez bir kavram olan gnll soysallk ile. Gnl soysallnn kayna kuruyabilecei gibi, aklna uymayan, kiisel durumunu bile getirmeyen materyalizmi ezberlemek zorunda kalnca da vicdan bulanr, yk altnda kalr. Ama devrimci felsefe kendini aka dile getirdi mi, kendi snf ideolojisini beenmeyen, hayatnn rastlansalln ve kiisel zgrln tanyan, ibu zgrln ancak baka zgrlklerin ona gsterecekleri sayg ile onanm olacan anlayan burjuva kolayca takdir eder ki, bu felsefe ona kendi iinden seslenmektedir ve bu sese uyarsa burjuva snfnn aidat aygtn bir yana atarak kendini rahata bakalar arasnda bir insan sayabilir. te o zaman devrimci hmanizm yalnz ezilen snfn felsefesi gibi grnmekten kurtularak, hakikatin ta kendisi olur: karlar gerei grmezlikten gelen insanlarn saknd alaltt, rtp bastrd hakikatin! O zaman her iyi niyetli insan anlar ki, hakikat aslnda ve znde devrimcidir. dealist felsefenin soyutlatrd deil tabii; kurtulu yolunda alan insanlarn yrtt sosyal savalar boyunca zlenen, elde edilen, yaratlan ve korunan hakikat! Belki bana itiraz edilip denecek ki; devrimci isterlerin bu analizi soyuttur, realite ddr, nk gnmzn biricik devrimcileri Marksistler olup, onlar da materyalizme baldrlar. Dorudur, gnmzn biricik devrimci partisi, komnist partisidir ve onun sk skya bal olduu reti de materyalizmdir; ama ben

burada Marksistlerin arzu ve inanlarn deil, eylem ve ilemlerinde soyut olarak ierik bulan eyi grp gstermeye altm. Marksist dediklerinin ne deiken, ne soyut ve znel bir ey olduunu da ben yine komnistlerle dp kalkmalarmdan rendim. Graudy'nin dar ve bn bilim retisi ile Herve'nin felsefesinden daha birbirini tutmaz ey yoktur dnyada! Bu tutmazlk belki onlarn zeka farkndan ileri geliyor, denirse itiraz etmem; ancak ok iyi biliyorum ki, bu ayrl asl yaratan, onlardan her birinin derin ve daha derin tutamlarndan doan bilin dereceleri ve bir de materyalizm mitinde inanma dereceleridir. Marksizmin bir kafa bunalmndan sz edildii u srada partinin Graudy ayarnda szcleri ne srecek kertede gnl alakl gstermesi bouna olmasa gerektir. Dorusu u ki, materyalist mitin eskidii gerei ile yeniden benimseyecekleri bir ideolojinin saflar arasna bir karklk, belki de bir kopuma, getirecei korkusu arasnda skp kalm olan komnistler, neye karar vereceklerini bilmiyorlar. En iyileri susuyor ve susku, budalalarn rtkanl ile rt-bas edilmek isteniyor. nderler yle dnyor olmal: "Bir ideoloji nihayet nedir ki? Bizim emekli materyalizm bunca denemelerden sonra herhalde bizi yar yolda brakmaz, zafere kadar gtrr. Kald ki bizim kavga bir ideler kavgas deildir, insandan insana yrtlen politik bir savatr." u an ve yakn gelecek iin hakl olabilirler, ama yeni kuaklar nasl yetitirecekler? Baar kazanm yanllar ve yanltlarla genlik eitilemez ki! Materyalizm miti bir gn devrim tasarsn boarsa ne yapacaklar?

iKiNCi BLM -VAROLUSULUK 1 -Ekzistansiyalizm Bir Hmanizma Mdr?


Bu konumamda Ekzistansializmi kendisine yneltilen bir sr yermelere, knamalara kar savunacam. Bunlardan birincisi ekzistansiyalizmin, insanlar bir umutsuzluk dalnca (sekincilik -kietizm) iinde kalmaya arddr. Btn zm yollar tkal bulunduuna, bu bakmdan u dnyada her eylem bo olduuna gre, insan sonunda salt gzlemci bir dnya grne saplanrm -ki bu da ayrca bir lks tutum olarak insan bir burjuva felsefesine gtrrm. Bu yermeler zellikle komnistlerden geliyor. te yandan biz insanolunun hep kt yann belirtiyor, irkini, kukuluyu, bountuluyu gsteriyor, bir sra glen gzelliklere, insan doasnn aydnlk yanlarna yan iziyormuuz. rnein Katolik eletirmen bayan Mercier'ye gre ocuun gln unutuyormuuz.

Her iki eit yermee baklrsa biz insanca dayanmaya deer vermeyerek insann tekliini, yalnzln ne almz. Bu da daha ok -komnistler byle diyor- k noktas olarak znellii (bencillii) almamzdan geliyormu, yani Cartesien ilkeyi (dnyorum yleyse varm) benimsememizden. Baka bir deyile bu "insan yalnzl iinde kendine geldiinde" demek olduundan bu k noktas bizi Ben dnda kalan, "Cogito" ile eriilemeyecek olan insanlarla dayanp desteklemekten alkoyuyormu. Hristiyanlarca yerilmemizin bir sebebi insanlarn giritii ilerin gerekilik ve ciddiliini szde yadsmamzdr. yle ya, Tanr buyruklarn ve sonsuzlukta yazl deerleri hie sayarsak, insan babo koyvermi olur, her kiiyi cam ne isterse yapmakta serbest brakarak, kimsenin kendi bulunduu yerden elin tutumunu knamasna, yarglamasna yer brakmam oluruz. te bu gibi yermelere bugn cevap vermeye alacam. Onun iin de bu konferansa "Ekzistansiyalizm bir hmanizma mdr?" adn koydum. Biroklar hmanizmann burda ii ne diye dnp aacaklar, ama sabredip amacmz bir anlasnlar. Her eyden nce unu syleyelim ki bizce ekzistansiyalizm insann yaayn mmkn klan bir reti olup, her gerein, her eylemin bir evreyi, bir de benlii ierdiini syler. Bilindii gibi, bize yneltilen balca yerme, insan hayatnn kt yann abartmak, belirtmektir. Son gnlerde bana bir kk fkra anlattlar. Bir bayan sinirli bir halinde azndan irkin bir sz karnca yanndakilerden zr dileyerek sylenmi: Ben de ekzistansiyalist mi oluyorum ne? Fkradan anlald gibi ekzistansiyalizm irkinlikle bir tutuluyor, bu bakmdan bize bir de "natralist" ad taklyor. Tutalm ki yleyiz, yani natralistiz, ama bizim asl natralistlerden daha ok yadrganmamza, fke uyandrmamza ne demeli? Emile Zo-la'dan rnein bir "Toprak" kolayca yutup sindiren biri ekzistansiyalist olduu sylenen bir roman okudu mu midesi bulanyor. Uluslarn gerekte hep zgn olan bilgeliinden kendisi iin rahata yararlanan biri, bizi onlardan da daha znl (hzn ve keder verici) buluyor. Oysa halk hikmetlerinden olan "insana en yakn yine kendisidir" ya da "Ua kral yap da seni uak yerine koysun" gibi szlerden daha hayal yoksulu ne olabilir? Halklarn bilgelii denilen eyler hep buna benzer beylik zdeyilerdir. Bunlara gre: Yerleik glere kar koymamal, akntya krek ekmemeli, izmeden yukar kmamal, gelenee uymayan her davran abestir, romantiktir, snanm kurallara dayanmayan her giriim baarsz kalr, yaantmz insanlarn hep geriye, aaya doru ar bastn, onlar skca tutulmazsa anari doacan gsterir vb... Gel

gr ki, bu zavall hikmetleri azlarnda sakz edenlere az ok bir davran haber verecek olsanz "insan hali" deyip geerler. Bir yandan ak sak trklere baylr, bir yandan da ekzistansiyalizmi karamsarlk, ktmserlikle sularlar. yle ki hep kendi kendime sorasm gelir: Bu insanlar sakn ekzistansiyalizmin ktmserliinden daha ok iyimserliine kzmasnlar? Size aklayacam retide rktc olan, onda insanlara bir seme pay braklm olmas mdr acaba? Bunu anlamak iin konuyu sk flozofk alanda bir daha gzden geirelim.

2 -Ekzistansiyalizm Nedir?
Bu szc kullananlarn ou gerekte ne dediini bilmiyor, aklamak isteyince aryor, nk ekzistansiyalizm imdi moda olmutur, sklnca filan ressam ya da filan mziki ekzistansiyalisttir deyiveriyorlar. "Chartres"n kk bir fkracs yazsnn altna "Ekzistansiyalist" diye imza atyor. Gerekten kelime bugn ylesine genileyip yaygnlamtr ki anlam belirsiz olmutur. Grne baklrsa, ortada SRREALZM'e benzer nc bir reti, akm bulunmamasndan tr, btn skandal ve serven dkn insanlar drt elle bizim felsefeye sarldlar, oysa bu felsefe onlarn iine yarayacak hibir ey getirmemektedir. Gerekte ekzistansiyalizm en az coku verici, en sk bir retidir - Hem de filozoflar iin bir reti. Ama bu onun tanmlanmas, anlalmas zor olduu demek deildir. Gl, karkl douran iki eit ekzistansiyalizm bulunmasdr: 1- Hristiyan ekzistansiyalistler. Bunlar arasnda Alman Karl Jaspers ile katolik Fransz Gabriel Marcel vardr. 2- Tanrtanmaz (Ateist) ekzistansiyalistler. Bunlar arasnda da, Alman Heidegger ile kendimi saymaktaym. Bunlarn ortaklaa inanlar udur: Varolu (Existence) z (Essence) den nce gelir. sterseniz buna kalk noktas olarak benlii almak da diyebilirsiniz. Bu ne demek oluyor yleyse, bu deyimden ne anlamalyz? Bir yapm (maml), szgelimi bir kitap ya da kat ban ele alalm. Bu nesne bir emeki eliyle yaplmtr, demek ki belli bir kavrama, bir ynteme, bir teknie gre alan bir zanaat eliyle. Zanaat ie balarken kafasnda hem kat ba kavram, hem de nceden bildii bir retim teknii vardr. Kat ba bylece hem belli bir ekilde reten, hem de belli bir ie yarayan nesne olarak ortaya kar. Yaptnn neye yaradn bilmeden kat ba yapan bir adam dnlemez. yleyse diyebiliriz ki, kat ba ile ilgili z (essence) -onun yapmn salayan yntemler ve tekniklerle belirlenen zellikler- varolutan (Existence) nce gelir. Bir kitabn ya da bir kat bann bana kar varoluu bu ekilde belirlenmi (determine) olur. te burada nesnelerin teknik grn ile kar karyayz ve diyebiliriz ki, retim retilenden nce gelir. Bir Yaradan = Tanr kabul edersek onu yce bir zanaatya benzetebiliriz. Hangi teoloji retisini benimsemi olursak olalm, -ister Descartes'inkini, ister

Leibniz'inkini-, Tanrsal istemin (irade) Tanrsal akln ardndan geldiini ya da hi deilse onunla birlikte gittiini dnmek zorundayz, yani Tanr yarattn kesin olarak nceden bilir. Buna gre, insan kavram Tanr'nn ruhunda ne ise kat ba da emekinin kafasnda o olmu olur, yani emeki nasl ba bir tanm ve ynteme, bir teknie gre yapyorsa Tanr da insan bir kavrama ve teknie gre yaratr demek oluyor. Bylece insan tanrsal aklda (nceden) bulunan belirli bir kavram gerekletirmi saylr. 18. Yzyln Tanrtanmaz filozoflar Tanr kavramn atmlar, ama zn varlk tan nce geldii dncesini alkoymulard. Bu dnceye her yanda yeniden rastlamaktayz: Diderot'da, Voltaire'de hatta Kant'ta. nsann (kendinden nce) bir insanlk doas vardr. Bu insan doas, -ki insann kavram demektir-, btn insanlarda bulunur. u halde her insan genel "insan" kavramnn zel bir rnei demek olur. Kant'ta bu genellik (evrensellik)den u sonu kyor ki, bir orman adamyla bir burjuva ayn kavramn iine girmekte, ayn temel zellikleri, nitelikleri paylamaktadr. Bylece yine burada da insann z (Essence) doada rastladmz tarihsel varlndan (Exsistence) nce geliyor. Benim de temsil etmekte bulunduum Tanrtanmaz Ekzistansiyalizm daha tutarldr. Der ki, eer Tanr yoksa, hi deilse, bir varlk vardr ki, onda existence essence'den nce gelir, bir varlk ki, herhangi bir kavramla belirlenmeden nce varolmutur. te bu varlk insan ya da Heidegger azyla sylersek, insan gerekliidir. Varoluun zden nce geldii burada u demektir: nsan ilkin varolur, kendiyle karlar, dnyada ortaya kar da, ancak ondan sonra kendi kendini tanmlar, zn ortaya kor. Ekzistansiyalistin anlay ile, insan nceden tanmlamaz, nk o balangta hibir ey deildir, o ancak sonradan, gelimesinin ikinci evresinde bir ey olacak, kendini nasl yaparsa yle olacaktr. Onu tasarlayacak bir Tanr bulunmadna gre, demek ki, bir insan doas da yoktur. nsan kendini nasl anlyorsa yledir, hatta yalnz yle deil, nasl olmak istiyorsa, varolutan sonra kendini nasl gryorsa, bu varolua doru atltan sonraki kiiliinin nasl olmasn istiyorsa yledir. nsan kendi kendini nasl yaptysa yledir; baka trl deil! Ekzistansiyalizmin ilk temel kural budur: znellik (Subjectivite) denilen ey budur; bizim bamza kaklan da bu! Oysa bununla sylemek istediimiz insann

tatan ya da masadan daha byk bir nem, bir onur tadndan baka bir ey deildir. Demek istiyoruz ki, insan ilkin varolur, yani gelecee doru atlan, gelecekte plan kuran bilinli bir varlk olarak ortaya kar. nsan ilk bata znel olarak yaayan bir taslaktr. (Entwurf): bir kpk, bir rnt, bir karnbahar yerine bir insan tasla! Bu tasla hazrlayan hi kimse yoktur, gk botur, insan nasl olmay tasarladysa ilkin odur, yoksa olmak isteyecei deildir. nk istemek kelimesinden anladmz, yle bilinli bir karar vermedir ki, oumuz iin, ancak kendimizden, kendimizi ne yapmsak ondan sonra sz konusu olabilir. Ben bir partiye katlmay, bir kitap yazmay, evlenmeyi isteyebilirim. Btn bunlar istem (irade) denilen daha kkl, daha kendiliinden (spontane) bir seimin iidir. Eer varolu zden nce geliyorsa bundan u sonu kar: nsan ne ise ondan sorumludur. Bylece ekzistansiyalizmin ilk ii her insan varlna sahip klmak, btn sorumluluu kendi omzuna almasn salamak oluyor. Ama insan kendinden sorumludur, dediimizde kastmz, onun zel kiiliinden sorumlu olduu deildir, btn insanlardan sorumlu bulunduudur. Dmanlarmz znellik kelimesinin ifte anlamndan kahpece yararlanyorlar. znellik, bir yandan bireysel zneyi kendi kendine semek demekse, bir yandan da insann insanca znellii (sbjektiflii) aamayaca demektir. Ekzistansiyalizmin daha derin anlam bu ikincide sakldr. nsan kendini seer dediimizde her birimizin yalnz kendini setiini deil, ayn zamanda btn insanlar da setiini sylemek istiyoruz. Gerekte hibir edim ve eylemimiz yoktur ki, yalnz kendi olmak istediimizi deil, ayn zamanda kafamzda istediimiz bir insan tasarmn yaratmam olsun! unu ya da bunu semek demek, setiimizin deerini bilmek,onamak demektir, nk asla kty (kt sandmz) semeyiz! Setiimiz hep iyidir. Herkes iin iyi olmayan bizim iin de iyi olamaz. u halde:... NSAN KENDN SEERKEN BTN NSANLARI DA SEER! Ayrca, varolu z den nce geldiine gre ve biz tasarladmz biimde varolmak isteyince bu tasar herkes iin ve btn a iin geerlik kazanr. Bylece sorumumuz sandmzdan daha byk olur, nk o btn insanl balar. Ben bir ii olarak komnist olacak yerde bir Hristiyan sendikasna girmeyi ye bulacak olursam, bu girile gstermek isterim ki: Gnl alakl, tevekkl insana yaraan temel zmdr. nsan iin bu dnyada saltanat yoktur. Bylece yalnz kendim iin karar vermi olmam, herkes iin gnl alakln salk vermi, kendi davranmla btn insanl balam olurum.

Bsbtn bireysel bir olay rnek alalm, diyelim ki ben evlenerek ocuk yapmak istedim. Bu karar tamamyla kendi zel durumum, cinsel arzum ya da tutkum ile ilgili olsa bile, bununla yalnz kendimi balam olmam, monogami yolunda btn insanl grevlendirmi olurum. Bununla da hem kendim, hem de herkes iin sorum yklenmi, setiim insan iin belirli bir figr, bir hayal yaratm olurum. KENDM SEERKEN NSANI SEM OLURUM. Bu olay tedirginlik,1 braklmlk, umutsuzluk gibi gz dolduran kelimelerin altnda ne sakl bulunduunu anlamamza yardm eder. 1) Ekzistansiyalizm felsefesinde temel rol oynayan An-GOSSE szcn Asm Bezirci bunalt ile karlam. Fransz szlndeki anlam takmna gre eviri yanl saylmaz: Bunalt, sknt, bountu, hatta yalnzlk - braklmlk korkusu bunalmak kavramnda vardr. Ancak Franszcay daha iyi bilip felsefenin ruhunu da daha iyi kavrad anlalan Alman evirmen (Walter Schmiele) ayn deyimi ilk anlam korku olan Angst kelimesiyle karlamay ye bulmutur. Bu ana duygu motifine kayg (tasa), sknt znt gibi yukardakilere kout olanlardan baka ylgnlk,tedirginlik, ac eitleri balanyor. Szn ksas angoise yaln anlaml bir kelime olmayp her iki koldan gelen, yani bunalmak ve korkmak duygularnn eitlerinden bileen bir takm, bir karmak olduundan, ben btn bunlar sezdirmeye elverili Trke kelimenin bunalt deil, tedirginlik - tedirginlik olduunu sanyorum, onun iin de evirimde ba yeri ona verdim. Yerine gre her iki motife bal eitleri de kullandm. Greceksiniz ki bu ok kolaydr. lkin soralm:tedirginlik nedir? Ekzistansiyalist "insan tedirginliktir" demekten holanr. Anlam udur: Kendini balayan, kendine hesap, veren insan, yalnz kendini seen deil, kendisiyle birlikte btn insanl seen, bir yasa koyucu olduunu bilen insan, tam ve derin bir sorumluluk duygusundan saknamaz. Biroklarnn tedirginlik duymad dorudur, ancak biz onlarn tedirginliklerini gizlediklerini, ondan katklarn iddia ediyoruz. Biroklarnn davranlar ile yalnz kendilerini baladklarna inandklarna phe yoktur. Onlara "Herkes sizin gibi yapacak olsa ne olur?" diye sorulacak olsa omuz silkerek "Herkes yle yapmaz ki!" diye karlk verirler. Aslnda biteviye sormak gerek: Herkes yle yapacak olsa ne olurdu? byle tedirginlik edici bir sorudan kurtulmak iin insann gerekten bir eit ktlk yapmay istemesi gerekirdi.

Yalan syleyerek: Herkes yle davranmaz ki! diyenin vicdan muhakkak ki temiz deildir, nk yalan olay kendinde, sonradan ona ykletilen, genel bir deer tar. tedirginlik rtnse de yine ortaya kmaktan saknamaz, Kierkegaard'n "brahim peygamberin korkusu" dedii ey budur. Hikayeyi bilirsiniz. Bir melek gelip brahim'den olunu kurban etmesini ister. Gelenin gerekten melek olduunu bilince mesele yok, ama herkes ilkin kendi kendine sorar: O gerekten melek midir, ben de Tanrnn setii brahim miyim? Bunun byle olduunun kant nedir? Bir zaman bir ruh hastas kadn varm ki, sanrlar, birsam gryormu. Szde ona telefonla emirler veriliyormu Doktor sormu: "Peki, seninle konuan kim acaba?" - "Tanr olduunu syledi." Onun Tanr olduuna kadn nasl inanyordu? Bana bir melek gelse, onun melek olduuna beni kim inandrabilir? Kayptan sesler duysam onun Cehennemden, altbilinten, ya da herhangi baka bir patolojik halden deil de, gkten, Tanr'dan geldiini kim tantlayabilir? O seslerin dorudan doruya bana yneltilmi olduu ner-den belli? Bana kim ispat eder ki, insan zerine dn ve seiimi insanla dayatmak iin Tanr parma beni imlemektedir? Btn bu sorulara kandrc bir cevap bulmak iin elimde ne kant var, ne tant! Bana yle kayptan bir ses gelse, bunun bir melekten olup olmadna karar vermek, demek ki yine bana decek. Bir eylemin iyi olduuna hkmedersem, bunun ktye bakarak iyi olduuna hkmeden yine benden bakas olamaz. Beni brahim olarak belirleyen hibir ey olmasa da, ben yine her an rneklik hareketler yapmak zorunda olduumu aka duyarm. Sanki btn insanlk gzn tek bir kiinin stne dikmi de, o ne yaparsa kural edinmeye karar vermitir! Bylece her insan daima kendine sormak zorundadr: Ben gerekten davran insanla kural olacak bir adam mym? Bunu sormayan tedirginliini, korkusunu saklyor demektir. Burada sz konusu olan tedirginlik kiyetizme, tembellie vardran tedirginlik deildir. Buradaki sorumluluk tayan herkese bilinen yaln tedirgidir. Diyelim ki bir komutan bir saldr emri alm, dolaysyla bir sra askeri lme yollamak iin sorum yklenmitir. O bu ii yapmay kendi istemi, hem de tek bana bir seim yaparak kararn almtr. Geri yukardan gelen emir elindedir, ama o pek geni ereveli olduundan komutann omuzuna bir yorum grevi dmektedir. On, on drt, yirmi gencin hayat bu yorumun isabetine, ya da isabetsizliine baldr. Onun bu karar verme annda belli bir tedirginlik, bir korku duymamas olulu deildir. Btn nderler bu tedirgiyi tanr, ama bu onlar hareketten alkoymak yle dursun, onlar drter ve iter, nk hareketlerinin asl nedeni ve koulu budur. Bu tedirgi onlar birok olanaklar bir arada gzden

geirmeye zorlar ve bir kka karar verdikleri an e klar arasnda tek deer tayan o olur. Ekzistansiyalistin kulland tedirgi ite bu trden bir korkudur. Aklama ilerledike grlecektir ki, bu tedirginlik balad baka insanlara kar duyulan arasz sorumluluun bir sonucudur. tedirginlik bizi eylemden ayran bir yerde deil, eylemin bir parasdr. Biz braklmlktan, atlmlktan (Heidegger iin nemli olan bu deyimden) szettiimiz zaman demek isteriz ki: "Tanr yoktur" yargsndan btn mantk sonurgularn karmak gerek. Ekzistansi-yalist Tanry elden geldiince az kaypla ortadan kaldrmak isteyen belli bir laik ahlak retisi ile sert atma halindedir. 1880'e doru Fransz profesrleri bir laik ahlak kurmaya alrken aa yukar yle diyorlard: Tanr gereksiz ve pahal bir varsaymdr, onu ortadan kaldralm. Ama bir doruluk, bir topluluk, burjuva dzenli bir d n y a olabilmesi iin baz deerlerin ciddiye alnmas ve nsel olarak kabul edilmesi gerekir. Doru ve sznde durur olmak, yalan sylememek, karsn dvmemek, ocuk dnyaya getirmek vb. vb. nselce kabul edilen devlerden olmaldr. u halde kk bir zahmeti gze alp bu deerlerin her eye karn yerinde kaldn, Tanrsz da olsa soyuta tasarlanan bir gkte yazl bulunduunu gsterelim. Baka bir deyile ki bu, sandma gre Fransa'da kkencilik (Radikalizm) denen eyin dnce yndr-, Tanr'nn olmamas hibir ey deitirmez; biz doruluk, insanclk, ilerleme... gibi kavramlarn normlarn yine bulacak, Tanrdan kendi kendine lp gidecek, zamanamna uram bir varsaym yapm olacaz. Ekzistansiyalist ise yle dnr: Tanrnn olmamas tedirgin edici, bunaltc bir ruh hali yaratr, nk Tanrnn ortadan kalkmas ile gkte deerler arama olana da yok olmu olur. Artk nsel iyi kavram olamaz, nk onu bizim yerimize dnecek sonsuz ve yetkin bir bilin kalmamtr. yi, artk hibir yerde yazl deildir - Doru, drst olmak, yalan sylememek buyruklar da yle. nsanlarn yapayalnz bulunduu yeryznde kendi bamza kalmzdr. Dostoyevski: "Tanr olmazsa yaplmas yasak hibir ey de kalmaz" demiti. Ekzistansiyalizm ite bu noktadan kalkmaktadr. Doru, Tanr olmazsa her eyi yapmak caizdir, nk braklml iinde artk insann ne kendinde, ne de darda sarlp tutunaca bir dal kalmamtr. Hibir zr, mazereti de yoktur. Varolu zden nce geliyorsa, nceden belirli salam bir insan doasna dayanarak hibir aklama yaplamaz. Baka bir deyile yarg, kader yoktur, insan hrdr, insan hrlk demektir. te yandan, Tanr olmaynca davranm dardan dorulayacak deerler ve buyruklar da yok demektir. Bylece ne nmzde, ne ardmzda -Deerlerin kl

lksnde- hibir hakl kma ve mazur grme olana kalmamtr. Hi mazeretsiz olarak ve yapayalnz bulunmaktayz. Aadaki szlerle belirtmek istediim ite bu dncedir: nsan hrdr, hr olmaya mahkumdur, nk o kendini kendisi yaratm deildir. te yandan yine hrdr, nk bir kez yeryzne atlm olarak, yapt her eyden sorumludur. Ekzistansiyalist, tutkunun amansz gcne inanmaz, kabul edemez ki, gzel bir tutku insan saknlmaz bir ekilde belirli eylemlere srkleyen cokun bir rmaktr, bundan tr de insann tutumu iin mazeret saylr! O dnr ki, insan tutkusundan sorumludur. Ekzistansiyalist, insann u dnyada hareketine yn verip yol gsterecek bir im, bir imar bulunabileceine de inanamaz, nk insann her im ve imar yine kendi keyfine yorumlayacan bilir, bilmekle de, insann hibir yandan yardm ve destek bulmakszn, her an insan bulup karmaya mahkum olduuna inanr. Ponge gzel bir yazsnda yle diyor: "nsan insann geleceidir." Bu pek dorudur, ama hemen yanl olur, eer bu gelecek Tanrnn grp gzettii bir gksel gelecek olarak dnlrse; nk o zaman bu bir gelecek bile olmaz! Ama bu sz, meydana gelen insanolu nasl olursa olsun, biim verecei bir gelecek, el srlmemi bir gelecek bulaca anlamna kullanlyorsa, ite o zaman dorudur. Dorudur ama, o zaman da insan tamamyla kendi bana braklm demek olur. Bu braklml daha iyi kavramamz iin size rencilerinden birinin bana geleni rnek gstereceim: Bu gencin annesi (Hem de ayrca ibirliki olan) babasyla bozumu, ayr yaamakta idi. Oysa, aabeyi de Almanlarn 1940 saldrsnda ehit dmt. Kk karde imdi byn cn almak ateiyle yanyordu. Biricik olu ile yaayan anne, kocasndan ve ehit olundan gelen btn acsn onda avutuyordu. te bu delikanl ikircikli bir durum karsnda bocalyor, vicdanna daha elverili gelecek karar bir trl bulamyordu. ngiltere'ye geerek hr Fransa savalarna m katlsn, yani annesini kendi haline braksn, yoksa onun yannda kalarak annenin rahat yaamas uruna sava grevini mi savsaklasn? yice biliyor ki, annesi yalnz ona dayanarak yaamaktadr, ondan uzaklar ve hele savata lrse o da kahrndan lr. Ayrca dnmektedir ki, annesinin yannda kalrsa, onun yaamasn salamak gibi elle tutulur, somut bir ama gtm olaca halde, savamak karar verip yola karsa ne olaca bilinmez bir hedefe doru gitmi olacaktr: yi niyeti belki bir ie yaramayacak, dvme hevesi kursanda kalacaktr. ngiltere'ye ulamak zere spanya'dan geerken yakalanp bir toplama kampna tklabilir. Yahut ngiltere veya Cezayir'e ular da orada bir bro

yazcl ile grevlendirilerek yine sava d braklabilir. te delikanl bylesine eliik iki dev duygusu karsnda bocalamaktayd: Biri somut, elle tutulur bir ama gdyordu, ama nihayet tek bir kiinin yaamas ile ilgili idi. teki btn bir toplumun, bir ulusun alnyazs ile ilgili idi; ama sonu pheli, belki de suya decek bir davran olacakt. ki ahlak eidi arasnda ister istemez bocalyordu: Bir yandan ana sevgisi ile, bireysel bir zveri ile ilgili bir ahlak emri; te yanda, sonucu ve etkisi belirsiz de olsa, daha geni, daha byk bir ahlak emri! Bu din geri merhametli olun, yaknnz sevin, el iin kendinizi feda edin, yolun zorunu sein vb. diyordu. Ama bu halde yolun zoru hangisi idi? Kimi en yakn gibi sevmeli idi: Anay m yoksa yurtseveri mi? Hangisi daha yararldr. Bir topluluk iinde adsz bir er olarak arpmak m, yoksa bilerek belli bir insann, bir annenin yaamasn salamak m? Pein bir yarg ile bir durumdan syrlacak bir yiit varsa ksn meydana! Bunun iin yazl hibir ahlak kural yoktur. Kant ahlak yle der: Bakasna ara gibi deil ama gibi baknz! Gzel. Anamn yannda kalrsam ona ara gibi deil, ama gibi bakm olurum phesiz; ama korkarm ki, o zaman evremde, biraz da benim iin kelle koltukta savaanlar ara yerine koymu olurum. Savalara katlrsam onlar ama yerine koymu olurum, ama bu kez de annemi ara saymak tehlikesi ba gsterir. Elimizdeki somut rnekte olduu gibi, deerler bulank ve kark ya da geni evreli olursa igdmzden gayr ortada gvenilecek bir ey kalmam demektir. Delikanlmz da yle davranmak istedi. Diyordu ki: Asl nemi olan iten gelen duygudur, beni belli bir yne doru daha ok iten duygu hangisi ise ona uymalym. Seversem ki annemi ok seviyorum ve onun uruna baka her eyi, alma, byk i grme, serven dknl vb.- bir yana brakabilirim, o zaman onun yannda kalrm. Yok, bu ana-sevgisinin pek yle gl olmadn hissedersem, o zaman da eker giderim. Peki ama bir duygunun derecesi nasl bilinir? Delikanlnn ana-sev-gisini belli ederek l oulun yannda kalmasndan baka ne olabilir? Ben filan dostumu, uruna u kadar para harcamay gze alacak derecede sevdiimi syleyebilirim. Ama bunu tantlayp deerlendirmem ancak o fedakarl gerekten yapmamla olur. Bunun gibi, annemi yetesiye seviyorum, dediimde bunu ancak onun yannda kalmak suretiyle gstermi, gerekletirmi olurum. Bu sevginin lsn ve deerini yalnz onu belirleyen, pekiten grevi yerine getirmek suretiyle anlam, bilmi olurum. Kald ki, A. Gide'in syledii gibi gerekten yaanlan duygularla yaamsanan duygular vardr. Nitekim annemi sahiden ok sevdiim iin yannda kalmam da, ok sevdiimi ileri srerek kalmam da olaandr; ki bylece iki ayr ey tek bir ey saylm olur. Baka biimde sylemek istersek: Duygu yaptmz iler ve yerine_

getirdiimiz grevler stne oturur, onun iin de kararlarm duygularmn hakemliiyle, drtsel alamam. u halde ne kendi iimde davranm ynetecek bir g bulabiliyorum, ne de darda bavuracak ahlak kurallar! Belki de delikanlnn bana, bir profesre, akl danmay dndn syleyeceksiniz. Doru. Ama siz, szgelimi, bir rahibe akl danacak olsanz o rahibi kendiniz seersiniz, yle deil mi? Bu semede alacanz dn ya da fetvann ne olacan az ok bilmenizin etkisi vardr. Baka deyile, bir akl hocas semek kendini nceden balamak demektir. sterseniz kendinizden rnek aln: Siz bir Hristiyan iseniz, "Git bir papaza dan!" dersiniz. Dersiniz ama eit papaz vardr: birliki papazlar, direnmeci papazlar ve yantutmaz (Attentist) papazlar. Hangisi seilecek? Delikanl direnmeci bir papaz seerse onu bekledii cevaba gre semi, ibirliki bir papaz semise yine umduu cevaba gre semi olur. Kald ki delikanl bana geldii zaman da ne cevap alacan biliyordu. Kendisine ben ancak yle diyebilirdim: Hrsnz, zgrsnz. Seiniz, yani tutacanz yolu kendiniz bulunuz. Ne yapmanz gerektiini size bildirecek genel bir ahlak kural yoktur, bir im, bir belirti de yoktur. Katolikler "niin belirtiler olmasn, vardr" diyecekler. Tutalm ki vardr, ama bu belirtilerin anlamn seecek olan yine ben deil miyim? Tutsaklm srasnda ilgimi eken bir cizvit ile tanmtm. Bu adam cizvit yolacna (Tarikatna) trl baarszlklardan sonra girmiti. Daha ocukken babas lm, olunu yoksulluk iinde yalnz brakmt. Bir din enstitsnde kendisine burs salamtr, ama kszlne acyarak aldklarn durmadan hissettirmilerdi. ocuklar sevindirip kvandran birok dllerden, alklardan da yoksun braklmt. On sekizine doru bandan kk bir ak serveni gemi ve baarszlkla sonulanmt. Nihayet yirmi ikisinde askerlik snavn da kazanamaynca bu, dolu barda taran damla olmutu. Gen adamn dncesine gre byle her giritii ite baarsz kalmas kaderin bir imi, bir belirtisi idi. Ama neye im, neyin belirtisi? O ac bir hayal krklna ya da umutsuzlua kaplabilirdi. Ama o, kendisi iin isabetli bir yorumla, bu dnyann nimetleri iin yaratlmam olduuna, dinde, inanda ve azizlik yolunda kendini denemesi gerektiine hkmetti. Bunda Tanrnn parman grerek tarikat hayatna girdi. Bu adamn Tanr parmann gsterdii yeri tek bana grp setiini kim inkr edebilir? Btn o baarszlklardan phesiz baka sonular da karabilirdi. Szgelimi marangoz olmaya ya da devrimci olmaya karar verebilirdi. Belirtiyi yorumlamada tm sorumluluk gen cizvitin kendi omuzlarndadr, bu belli. Braklmlk halimizde varlmz kendimiz seeriz. "Braklmlk Hali" tedirginlik ve bunalt ile kol kola yrr. Umutsuzluk kavramna gelince, pek yaln bir anlam vardr. O da yalnz kendi istemimize bal eylere gvenmek ya da eylemlerimizi mmkn klan btn

olaslklarla (ihtimaliyetlerle) yetinmek durumunda bulunmamzdr. Bir ey istenince daima birtakm olas elemanlarla karlar. Diyelim ki, ben bir dostun gelmesini bekliyorum. Dostum ya tren ya da tramvayla gelecekler. Bu geliin gereklemesi trenin zamannda ulamasna ya da tramvayn yoldan kmadan seferini yapmasna baldr. Demek bir olanaklar alannda bulunuyorum. Btn bu olanaklar ne zaman tam olarak hesaba katabilirim? Eer eylemim, davranm btn olanaklar iine alyorsa. Gz nnde tuttuum olanaklar davranlarmla hesaba kattmdan itibaren bu olanaklar hibir anlam tamaz, nk dnya ile olanaklarn benim istemime uyduracak ne bir Tanr vardr, ne de alnyazs! Descartes, "Dnyadan nce kendimizi yenelim" dedii zaman ayn eyi sylemek istiyordu: Umuda kaplmadan ie girimek! Grtm Marksistler bana yle diyorlar: "Yaadnz srece bakalarnn desteine gvenebilirsiniz elbet! Ama bu ayn zamanda bakalarnn baka yerlerde -Szgelimi in'de, Rusya'da-size yardm iin yaptklarna gvenmek demektir; hatta sonralar, yani siz ldkten sonra, yapacaklarna da gvenmek! Bu ise ancak sizin balattnz ii -ki bu devrim olacaktr- onlarn sonuna ileteceklerine inanmakla olur. Buna inanp gvenmezseniz ahlakl bir adam saylmazsnz." Onlara dedim ki, sava arkadalarma hep gvenirim, elverir ki bu arkadalar benimle birlikte genel ve somut bir kavgada yer alm olsunlar! Benim az ok kontrolm altnda bulunan bir parti birlii, bir topluluk iinde, ki ben de o rgtlere bir sava olarak katlm olaym ve her an yaptklarn, gidilerini greyim. te o zaman partinin birliine ve iradesine gvenmekle tramvayn zamannda geleceine gvenmek arasnda fark kalmaz. Yoksa tanmadm insanlara gvenemem, insann iyilii ya da toplumsal genlik ve esenlie ball gibi soyut yarglara dayanarak tevekkl gstermem, biliyorum ki, insan davrannda serbesttir ve bel balanacak bir insan doas yoktur. Rus devriminin daha sonra nasl gelieceini bilemem. Onu pek beenebilir, rnek diye gsterebilirim, hele proletaryann bugn Rusya'da oynad rol hibir lkede oynamadn grr ve bilirsem... Ne var ki, bugnk gidiin emeki halkn tam bir zaferi ile sonulanacana da kesin olarak inanamam. Ben yalnz grdmle yetinirim. Sava arkadalarmn lmnden sonra da benim iimi srdreceklerine, onu en yksek ereine ulatracaklarna emin olamam, nk varsaym insanlarn hr olduudur, belki yarn insann varl zerinde baka bir karar verirler. Olur ya, benden sonra belki Faizmi kurmak isterler ve geri kalanlar da ylesine dlek ve kararsz olabilirler ki, Faizmin kurulmasn nleyemezler. nsanlar ne olmak isterlerse hep onu olacaklardr!

Ama bu demek deildir ki, ben kendimi sekincilik (Kiyetizm) dalncna brakmak istiyorum! Hayr; ilkin kendimi balamam (karar vermem), sonra da u eski kurala uymam gerek: Bir ie girimek iin bir umuda balanmak gerekmez! Bu benim bir partiye katlmayacam anlamna gelmez, yalnz kendimi kuruntuya brakmayacam, elimden ne gelirse onu yapacam demektir. Szgelimi kendi kendime sorsam: Ortaklaaclk (Kolektivizm) tam bildirildii ekilde gelecek midir? Bilmiyorum, btn bildiim onu getirmek iin elden geleni yapmak istediimdir. Bundan te hibir eye gvenemem. Kiyetizm yle diyen insanlarn tutumudur: Benim yapamadm varsn bakas yapsn! Benim size anlatmaya altm reti ise bunun tam tersidir, nk o "Gerek yalnz edimde, eylemdedir" diyor. Daha ileri giderek: nsan bir taslaktr, o ancak kendimi gerekletirdii lde varolur, o edim ve eylemlerinin tmnden, yaad yaamdan baka bir ey deildir." diyor. Bizim retinin kimi insanlara neden rknt verdiini bundan anlayabilirsiniz. nk onlar iinde bulunduklar miskinlie, dknle ancak yle dnerek katlanabilirler: Koullar bana elverili olmad, yoksa ben daha iyisine layktm. Byk bir ak, byk bir dostluk yaamadmsa ne yapaym, akm ya da dostluumu kazanacak yle birine rastlamadm da ondan! yi kitaplar yazamadm doru, ama bunun iin frsat ve zaman buldum mu ki? Uurlarna feda olacak ocuklarm yoksa sebebi evlenip yuva kurmaya deer birisini bulamaymdr. Bende bir sr eilim, yatknlk, yetenek ve olanak kullanlmadan, iletilmeden kalmtr. Eylem ve etkilerimde bunlarn damgas grlmediyse bu onlarn bende bulunmadn kantlamaz ki! Ekzistansiyalist btn bu bahane ve avuntulara byk altndan gler ve yle der: Gerekleenden baka ak yok, bu gereklikte belirenden baka ak olana yoktur. Bunun gibi, sanat yaptlarnda deyimlenip dile gelenden baka zeyreklik (deha) da yoktur. Proust'un dehas eserlerinin tmnden olumutur. Racine'in dehas da Tragedyalarnn iinde olup dnda hibir ey yoktur. Racine'e yazmad bir tragedya iin yazma olana tanmakta ne hikmet olabilir? nsan kendini yaad gerek hayatla balar, yznn izgilerini bile ona borludur. Onun yz ite budur ve bunun dnda hibir ey yoktur. Hayatta baarl olmayan insanlar iin bu retinin pek sert olduunu aka kabul ediyorum. Buna karlk Ekzistansiyalizm insanlar yalnz gerekliin (Realitenin) nemli olduunu dnmeye altrr. retir ki dler, bekleyiler, umutlar insan ancak kmayan d, boa kan bekleyi, suya den umut olarak olumsuz bir ekilde tanmlamaya yarar. Ne var ki sanatya, "Sen yaadn hayattan baka bir ey deilsin." dendiinde, bu onun yalnzca sanat yaptlarna gre yarglanaca demek deildir, onu tanmlamaya yarayacak baka etmenler de vardr. Bizim dediimiz, bir insann bir sra giriimlerden baka bir ey olmadn, bu giriimleri meydana getiren ilikilerin tm, toplam, rgt bulunduudur.

Buna bakarak denilebilir ki, bizim asl beenilmeyen, yadrganp ktlenen yanmz ktmserliimiz deil, iyimser sertliimizdir. Romanlarmzda insanlar zayf, gevek, korkak, hatta dpedz kt gstermemiz bamza kaklyorsa, gerekte bu, yalnz o kiilerin gevek, korkak, zayf ya da kt olmasndan ileri gelmiyor; nk biz de Zola gibi onlarn byle olularna kaltsal (irsi) nedenler gstersek, evrelerinin, toplumun etkisini ya da organik veya psikolojik alnyazsn bundan sorumlu saysak atma ortadan kalkar, kimse bize ierlemezdi. O zaman yle derlerdi: te byleee! yle yaratlmz bir yol, elden ne gelir? Ama Ekzistansiyalist byle yapmyor, tasvir ettii bir korkan bu korkaklktan sorumlu olduunu sylyor, onun bu halinin korkak bir yrek ve cier, bir beyin tamasndan ya da yle veya byle fizyolojik bir yapda olmasndan ileri gelmediini, bu korkakln dpedz kendi eylemleri ve davranlar ile yaratlm olduunu sylyor. Korkak yaradl, korkak miza yoktur. Sinirli miza vardr, kansz ya da bol kanl mizalar ve doalar vardr. Ama insan kansz diye korkak olmaz. Korkakl yapan kiinin bir eylemden vazgeii, uysal ve gevek davrandr. Miza ve doa bir eylem deildir; korka yapan ve bu sfatla belirleyen etmen ise yapt i, gsterdii ve bu sfatla belirleyen etmen ise yapt i, gsterdii davrantr. Bizim korka korkaklndan sorumlu tutmamz, -ite insanlarn bulanka sezip rktkleri ey budur! nsanlarn houna giden, dnyaya korkak ya da yiit olarak gelinmesidir. "Lesche-mins de la Liberte" romanna yaplan balca eletirilerden biri yle zetlenebilir. yi ama burada gsterilen kiiler hep gevek, psrk, bunlar sonradan nasl kahramanlatracaksnz? Bu itiraz bizi yalnzca gldryor, nk arkasnda insanlarn dnyaya yiit olarak geldii inanc sakl olduunu biliyoruz. Onlar gerekte yle dnmek istiyorlar. Eer korkak domusanz zlmeyin, doaya kar elden ne gelir? Hayatnz boyunca ne yapsanz ne etseniz korkak grnmek zorundasnz. Eer yiit domusanz yine kayglanmayn, ya da bbrlenmeyin. Artk btn hayatnz boyunca yiit olacak, yiit davranacaksnz; yiit gibi yiyip ieceksiniz. Ekzistansiyalist ise yle diyor: Korkak kendini korkak yapan, yiit de kendini yiit yapan adamdr! Korkaa artk korkak olmamak, yiite de yiitlikten kmak olana aktr. nemli olan tam bir balantr. nsan tam balandran ise tek tek u ya da bu hal, bu davran deildir. Buraya dek Ekzistansiyalizme yneltilen bir sra yermelere, knamalara cevap vermi olduk sanrm. Gryorsunuz ki o bir sek-incilik (kiyetizm) felsefesi

deildir. nk o insanlar edim ve eylemlerine, tutum ve davranlarna bakarak yarglamaktadr. O insanlar ktmser bir grle de tasvir etmiyor, nk insann kaderini yine eline vermekten daha iyimser felsefe olamaz! nsann hareket cesaretini, i grme hevesini krd hele hi doru deildir; nk o umudu yalnz eylemde, yalnz davranta aramak gerektiini, yalnz bunlarn yaamay saladn sylyor. Demek ki szn ettiimiz felsefe insanlara bir eylem ve bir balan ahlak tlyor. yle iken, bu birka veriye dayanarak bizi, insan bireysel bir benlik iine tkm olmakla suluyorlar. Tm yersiz ve yanl bir sulama! Geri bizim bireysel benzerlikten kalktmz dorudur, ama bu sk filozofik nedenlerden ileri gelmektedir, yoksa burjuva olduumuzdan deil, hakikate dayanan bir reti isteimizden. Bol umut datan, ama gerek nedenlere dayanmayan gzel kuramlara bo verdiinden. Byle olunca kalk noktamz ancak "Dnyorum, demek ki yarm" olabilir. nsan, kendine geldii bu ann dnda kavramak isteyen her kuram ilk azda hakikati rtbas ediyor demektir. nk Cartesien ilke Cogito'dan baka her ey ancak olasdr; gereklie bal olmayan bu olaslar retisi ise havada kalmaya, hi olmaya mahkumdur. Olasy belirtmek iin elde bir gerek bulunmaldr. Baka bir deyile, yaklak bir harikate ulamak iin salt bir hakikat gereklidir. Bu hakikati kazanmak kolaydr, nk her elin eriecei yerdedir; o herkesin kendini arasz ve aracsz olarak kavramasndan baka bir ey deildir. Ayrca imleyelim ki, bu teori insana deer ve onur veren onu nesne yerine koymayan biricik teoridir. Hem materyalizm btn insanlar -kendisi de iinde olarak-nesne gibi alr, nceden belirli tepkilerin tm olarak; bu da bir masa veya sandalyeyi ya da bir ta oluturan niteliklerden, zelliklerden ayr deildir. Biz Ekzistansiyalistler ise insan acununu madde evrenindeki deerlerden ok ayr deerlerde kurmak istiyoruz. Ne var ki, bizim gerek olarak bulduumuz benlik bsbtn bireysel bir benlik deildir, nk Cogito'da insann yalnz kendini deil, zgelerini de bulduunu ispat etmi bulunuyoruz. "Dnyorum" ile kendimize geliyor, ve bunu Descartes ile Kant'n felsefesine aykr olarak, baka insanlarla yzyze yapyoruz; yani bizim iin bakasnn varl da kendimizinki kadar kesindir. Bylece cogito ile kendini aracsz olarak kavrayan insan yannda bakalarn da bulmu, onlarn varlnn koulu olarak alm olur. Kabul eder ki onu zeki, ktcl, kskan gibi niteliklerle tanyan

bakalar olmasa o da hibir ey olamaz;. Kendi stme herhangi bir hakikati renmem iin baka insanlarn iinden (ruhundan) gemeliyim. zge insanlar benim varlm iin ne denli gerekli ise, kendi stme edindiim bilgi iin de o denli gereklidir. Bu koullar iinde kendi benliimi bulup tanmam, ayn zamanda bakasn kendime kar (benim iin ya da bana kar) dikilmi bir hrriyet olarak tanmam demektir. Bylece kefettiimiz leme "Ara benlik" (nter Subjektivitaj) adn vermek istiyoruz. nsan ite bu lemde kendisinin ve bakasnn ne olduunu anlar. Geri insanda insan doas saylacak genel bir tz yoktur, ama yine de genel bir insanca varolu vardr. Bunun iindir ki, ada dnrler insan doasndan deil, (insan halinden) sz etmektedirler. Varolutan (varlk halinden) kastlar ise az veya ok bir durulukla- evren iinde insann temel durumunu nsel olarak belirleyen snrlarn tmdr. Tarihsel durumlar deiir: nsan pagan bir toplumda kle olarak doabilecei gibi, bir derebeyi, bir proleter olarak da dnyada gzkebilir. Deimeyen yalnz dnyada bulunmak zorunluluudur; orada almak, bakalar ile birlikte bulunmak ve lml olmaktr. Snrlar ne zneldir, ne nesnel, daha dorusu onlarn bir znel bir de nesnel yanlan vardr. Nesnel olular her eyde rastlanp tantabilir olmalarndan, zel olular ise yaanr olmalarndan, yani insan onlar yaamadka hibir ey olmamalarndan trdr. Bir baka deyile, insan kendini zgrce, o snrlarla ilgili olarak z varl iinde belirlememise hibir ey olmadndandr. nsan taslaklar nice eitli olursa olsun, hibiri bana bsbtn yabanc olamaz; nk onlardan her biri bu snrlar bir ama bir geri itme, bir yoksama ya da onlara uyma denemesinden daha teye gidemez. Bu bakmdan her taslak, ne kerte bireysel olursa olsun, genel bir deer tar. Bu taslak bir inlinin, bir Kzlderilinin, bir Zencinin de olsa bir Avrupal ile anlaabilir. Onun anlam 1945 Avrupalsnn, kavrad bir durumdan kalkarak kendi snrlar stne atlabilecei, bir inlinin, bir Kzlderilinin ve Afrikalnn taslan yeniden kurup canlandrabileceidir. Her taslan bir genellii oluu, baka bir insanca anlalr olmasndandr. Ama asla demek deildir ki, bu taslak insan her zaman iin tanmlar. Hayr, o her seferinde yeniden bulunmak ve amlanmak (erhedilmek) ister. Bir aptal, bir ocuu, bir ilkel adam, bir yabancy anlamann elbet bir yolu vardr, elverir ki gereken n-bilgiler elde bulunsun! te bu anlamda insann bir genellii olduunu syleyebiliyoruz. Ne var ki bu genellik doutan verilmi olmayp daima yeniden yaplarak kurulur. Kendimi seerek geneli kurarm, hangi adan olursa olsun, zge insanlarn taslan anlayarak onu yeniden kurarm. u

var ki, seiteki bu saltk her an kendine greliini, ballm ortadan kaldrmaz. Ekzistansiyalizmin asl nem verdii, zgrce balann saltk karakteri ile, -ki her insan belirli bir insan tipini onunla, yani herhangi bir zamann herhangi bir zamann herhangi bir insannca anlalr olan bu balan ile gerekletirir-, byle bir seiten doabilecek kltrel btnn kendine grelii arasndaki ba gstermektedir. Ayrca Cartesianizmin kendine grelii ile c a r t e s i e n balann saltk karakteri de belirtilmelidir. Bu anlamda denilebilir ki, her birimiz soluk alarak, uyuyarak, yemek yiyerek ya da herhangi bir i grerek saltkl (mutla) yapm olur. zgrce varolula -taslak halinde varolu ile, zn seen varolu ile- salt-varlk arasnda ayrlk yoktur. Zamanca yerellemi (lokalize olmu) saltk ile, yani tarih iinde kendini yerelletirmi varlk ile, kamuca anlalr olan varlk arasnda bir fark yoktur. Ancak bu, znelcilik (subjektivizm itirazn bsbtn ortadan kaldrmaz. Bu itiraz pratikte trl biimlere brnr. Ne kadar eitli ifade edilse de birincisi yle zetlenebilir: Ne isterseniz yapabilirsiniz! Demek burada bizi anarist yerine koymaktadrlar. Sonra diyorlar ki: Siz bakalar stne yarg yrtemezsiniz, nk sizce bir tasla tekine stn tutmak iin sebep yoktur. En nihayet diyorlar ki: Setiiniz hibir eyde hikmet yoktur, nk bir elle topladnz teki ile datyorsunuz. Bu itirazlar pek ciddiye alnamaz. lkin (her eyi seebilirsiniz) itiraz eksiktir. Semek belli bir anlamda mmkndr, mmkn olmayan sememektir. Ben her zaman seebilirim, ama bilmeliyim ki semesem yine semi olurum. Geri bu pek formel gzkr, ama fantazi ve kaprisi snrlamak iin pek byk bir nemi vardr. Eer doruysa ki, nme kan bir durum karsnda, -diyelim ki bu, benden bir cinsel varlk karp teki cinsle bir iliki kurabilen ve ocuklar peydahlayabilecek olan bir durum olsun-, ben bir davran yolu semek zorundaym ve herhalde kendimi balayacak bir semenin sorumunu tamaktaym: Bununla btn insanl da balyorum demektir. nsel bir deer bulunmasa da durum deimez. Bunun kaprisle ne iliii olabilir?

3 -Seme ve A. Gide'in Nedensiz Eylem (Act Gratuit) Dsncesi


Burada Gide'in "Nedensiz eylem" teorisine atld dnlyorsa, bunun sebebi bizim teori ile Gide'inki arasndaki byk ayrla dikkat edilmemesidir. Gide, bir durumun ne olduunu bilmez, o dorudan doruya kapristen kalkar. Bize gre ise insan, kendini balam olduu, rgtl bir durumda bulunur. Bu balanma ile btn insanl balanmtr, semekten asla saknmaz. Ya bekar kalacak, ya evlenecek; evlenirse, ya ocuk yapacak, ya yapmayacak. Ksacas ne yapsa ne etse bu problem karsnda btn sorumu yklenmekten kurtulamayacaktr. Seerken

nceden varolan deerlere dayanmaz phesiz, ama bunu kapris saymak da yersiz ve hakszdr. Ahlaksal semeyi bir sanat eserinin yapl ile karlatrmak daha uygun olsa gerektir.

4 -Ahlak ve Estetik
Burada hemen belirtelim ki, sz konusu yaptmz estetik ahlak deildir. nk hasmlarmz bizi bununla da sulayacak kadar kt niyetlidirler. imdi soralm: Resim yapan bir sanat nsel olarak saptanm kurallara uymad iin hi knanm mdr? Yapmas gereken tablonun ne olduu nceden ona sylenmi midir? Belli bir ey ki, yaplmas gerekli belirli bir tablo yoktur. Sanat, tablosunun yaplna, kuruluuna kendini balar ve yaplan tablo onun yapm olacandan bakas olamaz. nsel estetik deerler olamayacan syledik, ama sonradan, tablonun birlik ve uygunluundan meydana gelecek, yaratma istemi ile elde edilen sonu arasndaki ilikiden doan deerler vardr. Yarnn resim sanatnn nasl olacan kimse bilemeyecei gibi, o meydana gelmedike de kimse tarafndan yarglanamaz. Bu aklamann ahlakla ne iliii var diyeceksiniz. Biz de ayn yaratc durumunda bulunuyoruz. Biz asla bir sanat eserinin yersizliinden, sebepsizliinden sz etmeyiz. Szgelimi Picasso'nun bir tablosunu ele alp bunun nedensizliini ileri sremeyiz. Biliriz ki, Picasso, Picasso olarak kendini sanat ile ayn zamanda yaratm ve kurmutur. Eserinin tmn kendi kiilii ile yourmutur. Durum ahlak alannda da tpksdr. Sanat ile ahlakta ortak olan ey, her ikisinin de karmza yaratma ve bulu gc kmasdr. Ne yaplacan nceden (apriori) kararlatranlayz. Bana bavuran Fransz delikanlsnn rneinde bunu gerei gibi akladm sanyorum. O, btn ahlaklara -Kant'nkine ve bakalarnadanm, hibirinde aradn bulamaynca kendi yasasn kendi aramak zorunda kalmt. imdi bu genci, ne duygular, bireysel davran Ve somut merhameti ahlak temeli yaparak annesinin yannda kalmay seti diye; ne de zveriyi yeleyip ngiltere'ye gemeyi seti diye knayabilir; nedensiz ve gereksiz bir seim yapm olmakla sulayabiliriz. nsan ta batan, (ezelden) hazr yaratlm deildir. kendi kendini yaratr. Ahlakn seerek yaratr, koullarn basks onu bir seim yapmaya zorlar. Biz insan kendini seiine, balayna gre tanmlarz. Bizi nedensiz, gerekesiz seim yapmakla sulamak, grlyor ki, samadr. kinci derecede bir sylenti de u: Biz bakalar zerine hkm verecek durumda deilmiiz. Bu bir bakma doru, bir bakma yanltr. Dorudur, eer insan

balarn ve z taslan tam bilin aydnl ve zdenlikle semi ise; yani bu taslak ne biim olursa olsun, pimanlk duymayacaksa. Yine dorudur. Eer biz ilerlemeye inanamyorsak. lerleme bir dzelme, bir iyileme demektir. nsan biteviye deien durumlar karsnda hep ayn kalr, oysa bir seim deien bir durum iinde yine hep bir seimdir. Klelii savunanlarla kaldrmak isteyenler arasnda, -diyelim Amerika i-savanda-, bir seim yaplabildii zamandan beri ahlak problemi deimemitir, bugnk Fransa'da M.R.P. ile Komnist Partisi arasndaki seme konusunda da durum ayndr. Ama yine de bir hkm vermek mmkndr, nk yukarda sylediim gibi insan semeyi de, kendini semeyi de bakalar karsnda yapar. lk bata hkmedilebilir ki, (bu belki deer yargs olmaz da, bir mantk yargs olur)- u ya da u seim eylemi yanltya, u ya da u seim ise geree, doruya dayanmaktadr. Bunun gibi, bir adamn kt niyetli olduuna da hkmetmek mmkndr. yle ya, eer insann durumunu hr bir seim durumu olarak kabul ettiysek, hibir mazeretsiz ve gereksiz olarak tutkularna snp kendini kurtarmaya alan bir adam neden kt niyetle sulamayalm? nk o bylece kendine bir aln yazs uydurmak istemektedir. Burada yle denilebilir. nsan kendini neden kt niyetle seiyor? Cevabm: Ben onu ahlak bakmndan yarglamyorum, yaptm yalnzca kt niyetini bir yanlt olarak belirtmektir. Burada bir hakikat yargsn aka sylemeliyiz. Kt niyet besbelli bir yalandr, nk eksiksiz balan zgrln perdelemektedir. Ayn grn bir gerei olarak unu da syleyeyim: Eer nmde belli deerler bulunduunu aklamay seersem, bu da bir kt niyet olur. Onlar hem ister, hem de onlar kendilerini bana zorladlar, dayattlar dersem kendimde elimeye dm olurum. Ama bana denirse ki: "Ben bilerek kt niyetli olmak istiyorum", o zaman da cevabm udur: yle olmanza hibir engel yoktur, ama sizin yle olmanz hi deilse tam tutarl olmak hah (tutumunu), bir iyi niyet (saflk) halidir. Ayrca bir ahlak hkm de verebilirim. Bilirsem ki, zgrlk btn somut durumlar iinde yine kendisinden baka bir ama gdemez, braklml iinde kendine gelen (bilin kazanan) insan deerler yaratr, -o zaman yalnz bir ey isteyebilir demektir: Btn deerlerin temeli olan hrriyeti, zgrl... tabii bu plak, soyut hrriyet istei deildir. Burada hrriyetin anlam iyi niyetli insanlarn tutum ve davranlarnda tam zgr olmalar adam belli, somut amalar gdyordur. Bu amalar, soyut bir hrriyet istemini ierir. Ancak bu hrriyet bakalaryla paylalmay da gerektirir. Biz hrriyet iin hrriyet isterken, her zem ve bireysel durumda serbest olmay gz nnde tutmak isteriz ve bilmekteyiz ki, bu tamamyla bakalarnn hrriyetine baldr, tpk bakalarnn hrriyeti bizimkine bal olduu gibi, insann hrriyeti tanm (definiton) olarak bakasna bal olamaz phesiz, ama

nerde bir. kendi kendini balama varsa, orada kendiminki ile birlikte bakalarnn hrriyetini gzetmedike kendiminkini de gzetemem. u halde, tam bir doruluk ve itenlikle bir yol anladm m ki, insan varl znden nce gelen bir yaratktr; yle zgr bir varlk ki, her eit koullar iinde hrriyetten baka bir ey isteyemez: O zaman ben de bakalarnn hrriyetinden baka bir ey isteyemeyeceimi anlam olurum. Bylece hrriyetin kendi znde ierik bulunan bu hrriyet istemi adna varlklarnn tm nedensizliini ve tm hrriyetini saklamak isteyenler zerine pekala hkm verebilirim. Ciddilik ruhu ile, ya gerekirci (determinist) mazeretlerle tm hrriyetini rtmek isteyenleri korkaklar diye; tekileri, varlklarn zorunlu imi gibi gstermek isteyenleri, -oysa insann yeryznde grnmesi bile sadece olumsaldr-, ise mundarlar kirlozlar diye aracam. u var ki, gerek korkaklar, gerek kirlozlar ancak eksiksiz doruluk ve itenlik ile yarglayabiliriz. Ahlakn z (ierii) byle deiken ise de bu ahlakn yine de genel bir biimi (formu) vardr. Kant, hrriyetin hem kendini, hem bakalarnn hrriyetini gerektirdiini syler. Buna diyecek yok, ama ona gre biimsel ile evrensel bir ahlak kurmaya yeter. Biz ise, davran belirtmek isteyen soyut ilkelerin havada kaldn dnmekteyiz. Fransz gencini biryol daha aklmza getirelim: Neyin adna, hangi byk ahlak kuralna dayanarak annesini brakp gidecek, ya da yannda kalacaktr? burada hkm vermeyi mekanik olarak salayacak hibir ara yoktur. z (ierik) hep somut olarak meydana ktndan, nceden grlemez, daima bulua yer vardr. nemli olan bu zel bulu abasnn zgrce harcanp harcanmaddr. imdi u iki rnei gzden geirelim:

5 -"Mill On The Floss" rnegi


Bu rneklerin ne lde birbirine uygun olduunu kendiniz greceksiniz. ngiliz airi George Eliot'nun "Floss'daki Deirmen" adl romannda Maggie Tulliver adnda gen bir kz vardr ki, tutkunun deerini temsil eder ve kendisi de bunu bilir. Kz, Stephen adnda bir delikanlya tutkundur, ama o silik bir kzcazla nianldr. Maggie Tulliver, kendini tutkusuna verip yalnz kendi mutluluunu dnecek yerde, insanca bir dayanma ve hogr ile sevdii adamdan vazgeer.

6 -"Chartreuse De Parme" rnegi


Stendhal'in "Chartreuse de Parme" romanndaki kz Sanse-verine tekinin tam tersini dnerek, insann gerek deerini yalnz tutkuda buluyor ve byk bir akn kurban istemesini pek tabii gryor, bylesi bir sevginin Stephen ile aptal kz birletirecek olan evlenme bayalna feda edilemeyecei kansnda. Byle

bir durumda hi kukusuz kendi saadetini gerekletirmeye bakar, tekini hi umursamazd. Nitekim, Stendhal'in gsterdii gibi, gerekince tutku uruna kendini kurban etmekten ekinmez. Burada yine birbirine kart iki ahlak bulmaktayz. Ben diyorum ki, bu iki ahlak birbirine eit deerdedir. Her iki halde de hrriyet ama olarak alnmtr. Etki bakmndan ayn trden iki tutum dnnz: Kzn birisi gnl alakl edip akndan vazgeiyor. tekisi cinsel igdden kalkarak sevdii erkein nian ban umursamyor. Bu her iki davran d grnyle yukarda belirttiklerimize benzese de, z bakmndan ok farkldr. Sanseveri-na'nn davran kaygsz bir yrtclktan daha ok, Magge Tulliver'in davranna yakndr. Serbest balan alannda kalarak her seim mmkndr. Bize yneltilen nc itiraz da udur: "Bir elinizle verdiinizi tekiyle geri alyorsunuz. Bu demektir ki, aslnda deerlerin ciddiye alnmasna imkan yoktur, nk onlar siz seiyorsunuz." Ne yazk ki, bu gerekten yledir. Tanr baba aradan knca deerleri bulacak baka birisini aramak gerekir. Her eyi olduu gibi almaldr. stelik, deerleri bizim bulduumuzu sylemek undan baka bir anlam tamaz: Hayatn nsel bir anlam, bir hikmeti yok-tur. Siz yaamadan nce hayat hitir. Ona bir anlam kazandrmak sizin iinizdir, deer denilen ey de sizin seeceiniz anlamdan baka bir ey deildir. Bundan anlyorsunuz ki, bir insan topluluu yaratmak oluludur, olanakldr. Ekzistansiyalizm bir hmanizma mdr, sorusunu ortaya attm iin bana ktlar. Dediler ki: Siz "La Nau-Nasee" romannzda "Hmanistler"in haksz olduunu yazdnz, hatta onun bir tipiyle alay ettiniz, imdi nasl ona dnyorsunuz? Gerekte, hmanizmin iki anlam vardr. Bu kavram altnda bir teori var ki, insan son ama ve en yksek deer olarak alr. Bu anlamda hmanistlik, szgelimi Cocteau'da vardr: 30 Gnde Dnya Turu adl hikayesinde, uakla dalar ap giden birisini "nsanolu bir harikadr!" diye bartt zaman. Bunun anlam, ua ben icat etmediim halde ondan yararlandm iin insan olarak gurur duyuyor, yalnz birka kiinin baard bir iten kendimi sorumlu sayyorum. Bu, insana belirli birka kiinin yksek baars iin eref ve deer pay ayrlmas demektir. Bu eit "hmamzma"-sama-dr. nk, insan kpek ve at verebilirdi, ama zannedersem onlar u ana dein bundan saknmlardr. nsann insanolu stne byle bir yarg drmesi bizce deersizdir, ekzistansiyalist ona byle bir hak tanmaz. Ekzistansiyalist, insanolunu hibir zaman bir ama, bir erek

sayamaz, nk insan teker teker yaratlacak bir varlktr. Biz A. Comte'in istedii gibi insanlk iin bir tapnca (klt) yaplabileceini de hi sanmyoruz. Bu eit bir hmanizma bizim umudumuzda deil. Ama bir baka "hmanizma" vardr ki, zeti udur: nsan srekli olarak kendi dndadr, o kendini tasarlayarak, kendi dnda kendini yitirerek kendini var eder, insan bulur. te yandan akn (trancendent) amalar peinde koarak varolua kavuur. nsan ite bu snr amadr, nesneleri kavramas ancak bu amaya gredir, yalnz bu sayede tam ortada, bu amann gbeinde bulunur. Ancak hmen bir evren vardr. Hmen benlik evrenin dnda hibir ey yoktur! te aknln, insan varln korumak anlamnda bu balan (Tanrnn aknl anlamnda deil, snr ap gemek anlamnda) benliin, insan kendi iinde kapal olmayp her zaman bir hmen evrende hazr olduu anlamnda bu balantr ki, ekzistansiyalist hmanizma adn alr. Biz insanoluna kendinden baka kanun koyucu olmadn, braklml iinde kendi kendini yargladn hatrlatyor ve gsteriyoruz ki, insan kendi stne katlanmak suretiyle deil, daima kendi dnda bir ama aramak: u ya da bu kurtulu, u ya da bu-zel gereklemeyi mmkn klan bir ama aramak suretiyle varolabilir; insan ancak bu yoldan insanca varolu nitelii kazanabilir. Ekzistansiyalizm, tutarl bir "tanr-tanmazlk" tutumundan gerekli btn mantk sonularn karma denemesidir, yoksa insan umutsuzlua drmek iin uramaz. Ama Hristiyanlar "gibi, her inanmazlk tutumunu umutsuzlukla bir sayarsak, o zaman ekzistansiyalizmin ilk-umutsuzluktan yola ktn syleyebiliriz. Ne var ki, ekzistansiyalizm Tanrnn yokluunu kantlamakla yetinmez; bir Tanr bulunsayd bile durum deimezdi, der. te bizim grmz budur. Bu szle Tanrnn varlna inandmz deil, yalnz sorumuzun Tanr varl, ya da yokluu ile ilgili bulunmadn sylemek istiyoruz. nsan kendini yeniden bulmaldr, Onu kendinden kurtaracak hibir g bulunmadna inanmaldr. Tanrnn varl iin gvenilir bir kant bulunsayd bile, insan iin durum deimezdi. Bu anlamda ekzistansiyalizm bir iyimserliktir, bir eylem retisidir. Hristiyanlar kendi umutsuzluklarn bize mal ederek ekzistansiyalistleri umutsuzlar diye damgalamaya bouna uramasnlar!

NC BLM -TARTISMA
Soru - Bilmem soruyu aklamaya almam sizin, onu daha iyi anlamanza m yarar, yoksa ii daha ok mu kartrr? lkin u noktay belirtmek isterim ki, "Action"daki dzeltme yaznz daha iyi bir anlaya yol am saylamaz. Umutsuzluk ile braklmlk szckleri, ekzistansiyalist bir metinde ok daha iddetli bir yank yapyor. Bana yle geliyor ki, umutsuzluk ile tedirginlik (bunalt) sizin iin, yalnzlk hisseden bir insann karar verirken duyduundan ok daha esasl bir anlam tayor. Oysa, bu halin bilince vurmas seyrek olur. Durmadan seilir, karar verilir, ama bunalt ve umutsuzluk her zaman kendini gstermez. Sartre - Bir kremal ekmek dilimi ile bir havu arasnda, semeli olduum zaman da tedirgin olduumu tabii syleyemem. Tedirginin srekli oluu benim ilk-seim halinin srekli oluu anlamnda ve lsndedir. Tedirgi benim grme gre, gerekte bir hakl karn, bir dorulayn bulunmamas yznden herkese kar duyulan sorumluluktur, sonra endiedir. Soru - Ben (Action) daki dzeltme yaznz anarken orada grnzn olduka hafiflediini, yumuadn sylemek istemitim. Sartre - Ak syleyeyim, "Action" da tezim olduka hafifletilmi olabilir, nk, sk sk grld zere, hazrlkl olmayan insanlar da bana som soruyorlar. Bu gibi hallerde, ya cevaptan kanmam ya da halkn seviyesine uygun bir tartmay kabul etmem gerekiyor. Ben ikinci kk setim, nk bir hoca felsefe rencileri karsnda ders verirken anlay kolaylatrmak iin bir dnceyi hafifletip yalnlatrabilir. Bir kendini balama teorisi gden adamn balan sonuna kadar gtrmesi gerekir. Ekzistansiyalist felsefe gerekten, varoluun zden nce geldiini syleyen felsefe ile yaanlmaldr, iten ve drst olmas buna baldr. Ekzistansiyalist olarak yaamak demek, bu reti uruna kurban vermek demektir, yoksa onu yalnzca kitaplar iinde sunmak ve dayatmak deildir. Bu felsefenin gerekten bir balan olmasn istiyorsanz, onu politika ya da ahlak alannda tartmak isteyenlere hesap vermek zorundasnzdr. Siz beni hmanizma kelimesini israf etmekle suluyorsunuz. Bu byle oluyorsa, sorun onu gerektiriyor da ondan, yoksa keyfimizden deil.

retiyi ya bsbtn felsefe alanna alkoyup etkisini tesadfe brakmal, ya da. bir balan olarak, kendinden beklendii gibi halk iine yaylmasna yol vermelidir - Tabii onu bu yoldan bozmamak artyla... Soru - Sizi anlamak isteyen anlayacak, istemeyen anlamayacak. Sartre - Siz felsefenin roln, olaylarn arkada brakt bir biimle anlar gibisiniz. Eski zamanlarda filozoflara yalnz filozoflar saldrrd. Ufak adam ondan bir ey anlamaz, onunla uramazd. imdi ise, felsefe sokaa indiriliyor. Marx kendisi de dncelerini halka yaymaktan hi geri durmad, "Manifesto" bu maksatla yazlmad m? Soru - Marx'n ilk (kkl) sekisi devrimci bir sekidir. Sartre - Marx'n kendini ilkin devrimci, sonra filozof olarak m, yoksa ilkin filozof sonra devrimci olarak m setiini ayrt edecek adamn zekasna parmak srsam yeridir. O hem filozof, hem devrimcidir, bu ikisi birbirinden ayrlmaz. Marx ilkin devrimci olarak kendini seti, demekte bir hikmet gremiyorum. Soru - Manifesto bence bir halka inme (popularizastion) deil, bir sava arac, bir silhtr. Onun bir kendini balama eylemi olmadna inanamam. Marx, devrimin gerekli olduuna bir kez inandktan sonra ilk ii Manifesto'u yazmak oldu, bu ise politik bilitir. Manifesto, Marx felsefesi ile komnizm retisi arasnda bir badr. Oysa, sizin rettiiniz ahlak ile felsefe arasnda byle sk bir mantk ba sezilmiyor. Sartre - Benimkisi bir hrriyet ahlakdr. Bu ahlak ile felsefemiz arasnda bir elime olmamas bize yeter. Kendini balamann devrim yapmak demek olduu bir ada Manifesto, elbet yazlacakt. eitli partileri bulunan ve bunlardan her biri de bir ekilde devrimci olan gnmzde ise kendini balamak demek bunlardan birine girmek deil, kavramlar aklayp durultmak, ayn zamanda eitli devrimci partileri etkileyecek ekilde durumu belirtmektir. Naville - Sizin ileyip gelitirmekte olduunuz kalk noktasndan baklnca retinizin yaknda Radikal - sosyalizmin bir yeniden douu -olacan dnmekten insan kendini alamyor. Biraz tuhaf grnse de, bugn soruyu byle koymak gerek. Ayrca siz her dnce durumuna, her gre yatknsnz Ekzistansiyalizmin bu duru, ya da gr noktalarn birletirecek bir odak (mihrak) aranacak olsa, onu liberalizmin bir dirilii olarak tanmlamak da caizdir. Felsefeniz gnmzn zel tarih koullar iinde Radikal-sosyalizmin, hmanist liberalizmin zn yeniden canlandrmaya alyor. Sizin felsefenizin zellii

sosyal acun bunalmnn (krizinin) eski liberalizme elverili olmamasndan douyor: O bunalml, tedirgin, tasal bir liberalizm istiyor! Bu yargy pekitirmek iin bir sra kkl nedenleme saymak hem de bunlar yalnz kendi deyimlerinizi kullanarak yapmak kolaydr. imdi aklamalarnzdan anlaldna gre, ekzistansiyalizm bir hmanizma biimi ile bir hrriyet felsefesi olarak grlmektedir ki, bu sonuncusu aslnda nsel bir balantr. Tanmlanmayan bir taslaktr. Birok bakalar gibi siz de insan onurunu, kiinin stn onurunu baa alyorsunuz, ki bu temalar en sonunda btn eski liberal temaslarla uzlamaya gtrr. Bunu hakl, yerinde gstermek iin insancl durumun iki yorumu arasnda, artk hayli anm bir dizi deyimin anlamlan arasnda ayrmlar yaratyorsunuz. Oysa, bu deyimlerin dikkate deer bir tarihi vardr ve yle iki-yzl olmalar hi de bouna deildir. te bu deyimleri diriltmek, canlandrmak iin ilerine yeni anlam tktrmaya alyorsunuz. Felsefenin teknii ile ilgili zel sorular, ilgin ve nemli olsalar da, geiyorum. Duyduum deyimlerden ayrlmadan esasl bir nokta zerinde nemle durmak istiyorum: Siz hmanizmin iki anlam arasndaki ayrm belirtmeye ne denli dikkat ederseniz ediniz, gerekte yalnz birisine, eskisine sadk bulunuyorsunuz: "nsan yaplmas gereken bir seimdir" diyorsunuz. Gzel, insan her eyden nce u andaki varldr. Doal ncel dzenin dnda; o zn nceden seip belirlemez, bireysel yaama grevi srasnda kazanr. Bunun stnde bir insan doas yoktur, ama ona belli bir anda kendine zg bir varlk verilir. Bu anlamda alnan varlk (existence), korkarm, "nsan doas" denilen eyin baka bir biimidir, ama tarihsel nedenlerden tr, baka bir kla brnmtr. Bu benzeyi, ilk bakta sanldndan daha esasldr, yani sizin reddettiiniz 18. Yzyl anlaynn "nsan doas" ile sizinki arasnda pek fark yoktur; ekzistansiyalizmin kulland ekilde "nsan durumu" deyiminin arkasnda yine o sakldr. nsan durumu sz insan doas sznn bireydeki bir "erzats"dr - Tpk yaanm deneyi genel deneye, ya da bilimsel deneye sokuturduumuz gibi... nsancl varolular, "Ben"i imleyen bir x ile gsterilmi koullar olarak tanmlarsak, -yani kendi tabii ball, kendi olumlu kesinlii iinde deil-, insan doasnn baka bir biimi ile kar karya bulunuyoruz demektir. sterseniz buna koullu doa da diyebilirsiniz, yani doann soyut bir tipini belirleyen deil de, formllendirilmesi daha zorca bir eyle kendini belli eden bir doa. Formllendirmenin gl de, benim grme gre, yine tarihsel nitelikte nedenlerden ileri geliyor. Bugn insan doas zsel (esanciel) yapsn iinde sosyal egemenlik biimlerinin bozulduu, snf atmalarnn keskinletii, rklarn ve uluslarn birbirine kart toplumsal ortamlarda kazanyor. Btn

bunlardan u kyor ki, zamanmzda btnsel ematik bir doa idesi bile ayn genellik karakteri iinde gzkemiyor, ayn evrensellik fikrini alamyor; oysa, 18. Yzyln grnte srekli ilerleme temeli stnde kendini byle deyimlemekte idi. Bugnk insan doas deyimini, bu konuda bnce dnp konuan kimseler, insan (varlk) koullar diye kullanyorlar. Bunu kark, bulank bir ekilde kullanyorlar, isterseniz olaylarn zorlad dramatik bir adan gryorlar diyelim. Bu koulu byle kark ve bulank kullanmaktan kurtarp, gerek koullar gerekirse (Determinist) bir snavdan geirmedike, soyut bir deyim tipi, tpk, "insan doas" gibi bir ema olarak kalacaktr. Bylece ekzistansiyalizm yine insan doasna sarlyor. Ancak bu doa artk kendini beenmi salt bir doa deildir, korkan gvensizin ve braklmn koullu doasdr. Gerekten, ekzistansiyalist koutluktan sz ederken, ekzistansiyalizmin taslak dedii eyde artk balanm bir koullu varoluu kastetmiyor, demek ki bu bir n-kouldur. Demek ki, burada sz konusu olan, daha bir n-balan olup gerek balan, gerek koul deildir. u hale gre, bu koulun kendini her eyden nce genel hmanist bir nitelik olarak tanmlamas sebepsiz deildir. Kald ki, gemite insan doas sz konusu olunca, ok snrl bir ey kastedilir, yoksa genel olarak bir koullu varolu deil, nk doa biraz baka bir eydir, belli anlamda kouldan fazla bir eydir. nsan doas insan koulu anlamnda bir nitelik, bir varolu deildir. Bunun iin bence hmanizm yerine natralizm kelimesini kullanmamak daha iyi olurdu, nk natralizmde hmanizmdekinden daha genel gerekler yer almtr, hi deilse hmanizmin sizin aznzda ald anlama gre byledir. Bir gereklik ile uramaktayz, stelik insan doas stne yrttmz bu tartmay geniletmek, iine tarihsel gr de katmak yerinde olur. lk gereklik, doa gereklii olup, insan gereklii onun yalnzca bir grevidir. Ama bunun iin ilk bata tarihin gerekliini onanmak gerekir. Ekzistansiyalist genel olarak tarihin gerekliini kabul etmiyor, ne insanolunun tarihini, ne de doann tarihini! Oysa, bireysel varlklar meydana getiren tarihtir. Dl yatandan balayan ve onlar, kendilerine soyut bir belirleni (koullan) hazrlayan bir dnyada deil, bir paras olarak her zaman tpk rahme den bir ocuun anay, anann da ocuu etkiledii gibi, karlkl etkileni ile bal bulunduklar canl bir dnyada yaanan bir tarih yalnz bu gr asndan bakarak ilk gereklik halinde bir insan belirlenmesinden, koullanmasndan, sz edilebilir. Bunun iin de ilk gerekliin bir insancl koullanma deil, bir doalsal (ftri) koullanma olduunu sylemek daha yerinde olur. Geri, burada bilinen baya grleri

tekrarlamaktaym, ama ekzistansiyalizmin aklamalaryla bunlarn rtldn hi sanmyorum. Szn ksas, eer doruysa ki, soyut bir insan doas yoktur, varlndan nce gelen, ya da varlndan bamsz olan bir z (esans) yoktur. Genel olarak bir insan belirlenmesi (koullanmas) de yok demektir. Bu deyimin altnda bir sra haller ve somut durumlar dnsek bile, bu byledir, nk bunlar sizin aznzda anlalr bir deyim kazanamamaktadr. Marksizme gelince: O bu konuda bambaka bir dnceye sahiptir: Bu nsandaki doa ile doadaki insan dncesidir. Bu dncenin bireysel adan tanmlanmas da muhakkak art deildir. Bundan kan sonu udur: Gerek insan iin, gerek bilimin herhangi bir konusu iin, kelimenin tam anlamyla bunlarn doasn yapan grev yasalar vardr. Burada gz nnde tutulan doa ise olgu bilimsel (Fenomenolojik) bir nitelik tamaz, yani filozoflarn saduyularnn, daha dorusu, szde saduyularnn bildirdii denenmi, yaanm ampirik bir tasarma benzemez. Bu anlamda 18. Yzylda zihinlerde yer eden insan doas fikri Marx'n grne ekzistansiyalist erzatstan daha yakndr. "nsann koullanp belirlenii, dncesinden. Bu dpedz bir durum (Situation) fenomenolojisidir." Hmanizme gelince. O bugn, ne yazk ki, felsefe akmlarn yalnz ikiye deil, e drde, bee, altya blen bir deyim haline gelmitir. Bugn hmanist olmayan yoktur. Hatta anszn klasik rasyonalistler olarak ortaya kan kimi Marksistler bile anm, geen yzyln belirli liberal dncelerinden koparlm bir anlamda hmanisttirler. Bugnk bunalmla kaacak delik arayan liberalizmden. Marksistler hmanist olmak iddiasnda bulunurlar da, dinler ve baka sosyal kurumlar durur mu? Ekzistansiyalistler ve genel olarak teki filozoflar geri kalr m? Gnmzn birok siyasal akmlar da hmanizmi benimsemek davasnda. Btn bu abalar belli bir felsefenin yerlemesine ynelmise de, o da iddiasnn tersine, kendini balamaktan kanyor; hem bu balan yalnz sosyal ve politik tasalarla deil, derin filozofik bir anlamda reddediyor. Hristiyanlk hmanist olduunu sylemekle balanmay reddetmi oluyor, nk o gerekten balanamaz, yani ilerici glerin savana katlamaz, devrim karsndaki gerici tutumunu deitiremez. Szde Marksistler ile liberallerin kiiye, bireye ynelmelerinin nedeni ise, bugnk dnya durumunun isterlerinden kamalardr. Ekzistansiyalist de liberal gr ile yine tek insana yneliyor, nk olaylarn gerektirdii bir tutum formlleyecek dununda deildir. Onun iin biz diyoruz ki, bugn iin balca ileri durum (position) Marksizminkidir. ann gerek sorunlarn ortaya koyup yantlayan yalnz Marksizmdir.

nsann seme zgrl, onun bu seme sayesinde (yoksa hi olacak olan) grev ve ilevlerine anlam ve nem kazandrd eklinde alnrsa, doru deildir. Gerekten ne iin savatklarn grp bilmeden de, insanlarn hrriyet iin savaabileceklerini sylemek yetmez; ya da bu, bu hkme tam anlamn verecek olursak o demeye gelir ki, insanlar kendilerine hkmeden bir eye teslim olup, onun iin savarlar; yani kendilerini aan bir ereve iinde, tamamyla zgr olmayarak. nk bilmeden, ne suretle, ve hangi amala olduunu kavramadan dven bir insan, hareketlerinin douraca bir dizi sonucu, bu sonularn aprak nedenler rgsn tanmaz ve ister istemez, bakalarnn hareketlerine bal olarak, kendi hareketlerini de iine alan bir olaylar akntsna kaplr gider: Hem yalnz bakalarnn hareketlerine deil, bu insanlarn iinde bulunduu dnya evresine de bal kalarak. stelik, sizin grnzce bu seme bir n-semedir de. Bu n ekine tekrar tekrar iliiyorum, nk her zaman araya byle bir saknca sokulacan bilmekteyiz. Demek ki, sizin seiminiz, iinde bir n-ilgisizlik (indiference) hrriyeti anlam saklayan bir n-seimdir. phesiz sizin varolu ve hrriyet anlaynz birtakm nesnelerin belirli kavram oluumlarna baldr; onun iin bunlar stne de birka sz sylemek gerekiyor. Siz hemen her eyi ite bu nesneler acunundan, bu "nesnellik"1 den karmaktasnz. Sreksiz varlklar emasna gre, sreksiz bir dnyann tablosunu tasarlyorsunuz ki, bunda btn nedensellik eksiktir, daha dorusu o garip nedenler ilikisinin bir eidi olan "nesnesellik" vardr: Pasif, anlalmaz ve horlanmaya deer bir eit. 1) -Zeughaftigkait- nesne, madde gibi olma. Ekzistansiyalist bir insan, ii nesneler ve birbirine zincirlenmi pis engellerle dolu bir dnyada tkezlenip geziyor. Bunlar bu garip yardmlama abas ile birbirine dayanmakta, ama idealistlerin gznde baya, d-grnrlk, ikizyzllk lekesinden kurtulamamaktadr. Bu madde (nesne) - gerekircilii (Zeug Determinizmus) ayrca nedensel (Kausal) de deildir. Kavramlandrlmas bsbtn keyfi olan, ada bilim verileri ile de uyumayan bu dnya nerde balar, nerde biter? Bizce onun ne balad yer vardr, ne bittii yer, nk ekzistansiyalistin ona yklemek istedii ayrlm (tecerrd) doa ile ve daha ok insan varoluu ile ilgisi bakmndan gerek ddr. Bizim gzmzde ise yalnz bir dnya, tek bir dnya vardr, ve bu dnyann tm, insanlar ve nesneler bir arada, blnmez bir btn olarak, ya da ayrmakta inat

ederseniz, belirli deiken koullar altnda ve nesnellik vasfn koruyarak grlebilir. Yldzlarn, fkenin, ieklerin nesnellii ne demeye gelir? Bundan yeni mantk sonular karmak istemiyorum, yalnz iddia ediyorum ki, sizin hrriyetiniz ile idealizminiz nesnelerin (eylerin, hususlarn, maddelerin) keyfi olarak horlanmasndan, kmsenmesinden yaplmtr. Oysa, nesneler sizin gstermek istediinizden ok ayr yapltadr. Siz nesnelere kendi varlklarn tanmakla iyi ediyorsunuz, ama bu gerekte esirgenen (privativ) bir varlktr, srekli bir dmanlktr. Fizik ve biyolojik evren sizin iin asla bir koul, varolularn bir kayna deildir, nk bu sz, tam ve pratik anlamnda onlar iin neden kelimesinden daha ok gereklik tamaz. Bundan tr konular ve nesneler dnyas ekzistansiyalist iin hibir tutama olmayan -aslnda ilikisiztalihsizlikler dourmaktadr; bu hallerinde, yani srekli olaslklarn bir karma olarak, Marksist iin ifade ettiklerinden tam tersi bir anlam tamaktadrlar. Btn bu nedenlerden ve daha anlmayanlardan tr - felsefenin kendini balamasn siz keyfi bir hkmle hr ve serbest sayyorsunuz. Marx'n tarihini bile bozup deitirerek onun felsefesini, ancak pratik olarak hayata soktuktan sonra kavramlandrmaya baladn sylyorsunuz. Hayr, balan, daha dorusu sosyal ve politik alma, Marx'n genel dnnn belirleyici bir etkeni olmutur. retileri bir dizi deney ve yaantlar arasnda aydnlk ve duruluk kazanmlardr. Bana gre, gze batan bir nokta da, Marx'da filozofik dncenin gelimesinin sosyal ve politik gelime ile, bilinli olarak, yan yana gtrlm olmasdr. Kald ki, daha nceki filozoflarda da durum az ok byledir. Her trl politikadan uzak kald bilinen sistematik filozof Kant'n bile belirli bir politik rol oynad, Heine'in kendisini Alman Robesyer'i adlandrmasndan da anlalmaktadr. Felsefenin gelime derecesi, Descartes zaman gibi, henz dorudan doruya politik rol oynamaya elverili olmad kabul edilse bile, bu, geen yzyln ortasndan beri bsbtn olusuz hale gelmitir. Gnmzde hangi biim ve kalpta olursa olsun, Marx ncesi bir tutum taknmak, bir durum almak... Radikal-sosyalizme dnmek dediim ey ite budur. Ekzistansiyalizm dediiniz gibi devrimci istekler uyandrmaya elverili ise, ilkin kendini sk bir eletirmeden geirmelidir. Bunu seve seve yapacan sanmyorum, ama yapmas ok iyi olurdu. Yantlarnn, savunucularnn stnde bir bunalm geirmesi faydal olurdu, bir diyalektik bunalm ki, kimi ekzistansiyalistlerde gerekten ie yarar, baz deerli tutum ve durumlar belirtip pekitirdi. Bunlardan birka kiinin ekzistansiyalizmden kardklar gerici, sosyal sonulara bakyorum da, bunun gerektirdiine daha ok inanyorum. Bunlardan biri, yapt bir analizin sonucu olarak bildiriyor ki, bugn olgubilim (fenomenoloji) sosyal ve devrimci alanda pekala ie yaradna gre, uluslararas

devrim hareketinde kk-burjuvala nclk salayacak bir felsefe pekala yaplabilirmi. Bilin enternasyonallikleri yardmyla kk-burjuvala gre, uluslararas devrim hareketinde ona nclk rol salayacak, bir felsefe silah verilebilirmi. Bu ve bunun gibi birok rneklerle gsterilebilir ki, kendilerini baka konularda balam olsalar da, felsefe olarak yine ekzistansiyalizmi tutan birtakm aydnlar, yukarda sylediim gibi, aslnda neoliberalizm, neoradikalsosyalizm saylmas gereken politik teoriler gelitiriyorlar. phesiz bu bir tehlikedir. Ama bizi en ok ilgilendiren ekzistansiyalizmin dokunduu btn konular arasndaki diyalektik balar aramak deildir, asl bilmek ve grmek istediimiz, kendini savunma gdsnden doan ve giderek sizin bir aratr, bir teori ve bir tutum yararna birbirinden tamamyla ayr tutmaya altnz konular arasndaki ynsemedir, ki sonunda bu, phesiz sekincilik (kiyetizm) olmayan (nk bugn kiyetizmden sz etmek ii kolay ynnden almak demektir, olacak ey deildir), ama yantutmazla, beklemecilie (attentismus) eit olan bir noktaya ulatrr. Belki bu baz kiisel balanlara aykr dmez, ama kollektif bir deer, zellikle balayc bir deer tamas istenen bir balan arama isteine aykrdr. Ekzistansiyalizm neden tutulacak yollar gstermezmi, anlayamyorum. Hrriyet kavramyla elimek korkusundan m? Eer o Sartre'n onard biimde bir felsefe ise, nihayet 1945 ylnda, ne yan tutmak, hangi partiye girmek gerektiini aka syleyebilmelidir. Hi deilse, ii snfndan m, yoksa kkburjuvalktan yana m olduunu bildirmelidir. Sartre - Size tam bir cevap vermem zor olacak, nk ok eye deindiniz. Ama not ettiim birka noktay cevaplandracam. lkin unu belirteyim ki, siz dogmatik bir durum alm bulunuyorsunuz. Diyorsunuz ki, siz Marksizm ncesi bir durum alm, yani geri geri gitmisiniz. Oysa, bizim daha ok Marksizm sonras bir geliime ayak uydurmaya almadmz kantlamalydnz. Ama ben bu konuyu uzun boylu tartmak niyetinde deilim, yalnz gereklii byle grmenizin nedenini bilmek isterdim. Bana yle geliyor ki, siz kesin olarak gerek eyler bulunduunu dnmektesiniz, nk kesin bir gerek adna konuup duruyorsunuz. Ama sorarm size, dediiniz gibi btn insanlar konu (obje) ise-, bu kesinlie nasl ulaabilirsiniz? Dediniz ki, insann insan konu olarak ele almay reddetmesi insan onuru adnadr, kendine yediremediindendir. Yanl. Bu daha ok, filozofik ve mantksal dzenin gereidir: Eer tek bir konular acunu varsayarsanz, gereklik tamamen ortadan kalkar. Konular acunu olaslklar acunudur. tiraf etmelisiniz ki, bilimsel ya da filozofik her teori ancak olumsaldr. Tant da ortada: Bilimsel ve tarihsel tezler deikendir ve ancak varsaymlar klnda gzkrler. Konular

acununda tek ve biricik olaslk olduunu kabul edersek, elimizde yalnz bu biricik olaslklar (ihtimaliyetler) acunu kalr. Ve madem ki, olaslk bir dizi kazanlm geree dayanr, kesin bilgiyi nerden karabiliriz? Oysa, bizim benlik retimiz pekala baz kesin bilgiler salamaktadr, bunlardan kalkarak yine pekala sizinle olaslklar alannda birleebilir ve tartmada ileri srdnz, ama durduunuz yerden baklnca anlalmaz olan, dogmatiklie hak verebiliriz. Gereklii tanmlamadka Marx'n teorisini, doan, deien ve len btn teki teorilerden nasl ayrt edebilirsiniz. Bir dizi kural koymadan tarihin diyalektii nasl kurulur, diye mi soruyorsunuz? Biz Cartesien cogito'da bu olana bulmaktayz. Onu ancak benlik zemininde durarak bulabilirdik. Biz insann insan iin daima bir konu olduunu hi inkr etmi deiliz, ama dnyoruz ki, konuyu konu olarak kavramak iin yine insann zne (subje) olarak kendine gelmesi gerekir. Ayrca siz "nkoul" dediiniz bir "nsancl varolu (koulu)"dan ve sonu olarak bir "n-belirleni=kader"den sz ediyorsunuz. Ama gznzden kam olacak ki, bir Marksizmin birok tanm ve tasvirlerini paylamaktayz. Siz beni koulun btn karmak sorularna yabanc olan 18. Yzyl aydnlar gibi eletiremez-siniz. Sizin nceden belirlenme zerine sylediklerinizi biz oktan bilmekteyiz. Bizim iin asl problem, insan topluluunun hangi koullar altnda varolduudur. Bir insan doas bulunmadna gre, durmadan deien bir tarihte -rnein zamann anlamak iin en az anlayn yeterli olduu- Spartaks olayn yorumlama yolunda nasl yeterli genel ilkeler koyabiliriz? nsan doas denilen bir ey bulunmad noktasnda dndeiz. Bir baka deyile: Her a diyalektik yasalara gre gelimekte olup, insanlar insancl doalarna deil, alarna baldrlar. Naville - Siz yorumlamak isterken: yledir, nk biz belli bir duruma dayanyoruz dediniz. Biz ise ilgili an sosyal yaaynn kendi amza oranla benzerlik, ya da ayrlklarn gz-nnde tutuyoruz. Byle yapacak yerde, bu benzerlii soyut bir tipe bal olarak zmlemek isteseydik, hibir sonuca varamazdk. Tutalm ki, 2000 yl sresince, -bugnk durumu elerine ayrmak iin-, yalnz "insann varolu koullar" stne birtakm genel tezler elde ettik; geri bakarak gerekli analizleri nasl yapacaktk? Sartre - nsann varolu koullarn ve bireysel amalar (intention) inceleyip zmlemek gerekmediini sylemedik ki! Durum dediimiz ey, maddi ve psikanalitik koullarn hepsi olup, bunlar belli bir ada tam bir btn tekil ederler.

Naville - Bu tanmlamanzn yazlarnza uyduunu sanm-yorum, ama bundan da yine ortaya kmaktadr ki, sizin durum anlaynz ile Marksistlerin anlay arasnda hibir yaknlk yoktur, nk siz nedensellik ilkesini yoksuyorsunuz. Ayrca sizin tanmlamanz eksiktir. O ustaca bir durumdan tekine atlyor ve hibirini de gerei gibi belirtip tamamlamyor. Bize gre durum temel i-yaps olan bir btn olup, bir dizi etkin nedenlerin sonucudur; bu etkin nedenler ise istatistik tipteki nedensellii (kausalitat) ierir. Sartre - statistik tipte nedensellik bana hibir ey sylemiyor. Siz nedensellikten ne anladnz bana ak seik syleyemez misiniz? Bir Marksist bir gn bunu bana aklayabilirse o zaman Marksist nedensellie inanacam. Sizlere hrriyetten sz ald m yle karlk veriyorsunuz: Canm, ite nedensellik var ya! Yalnz Hegel de anlam tayan bu nedensellik diye bir kuruntu, bir glge gezdiriyorsunuz. Naville - Siz bilimsel bir gereklik bulunduuna inanmyor musunuz? Hibir gereklik gstermeyen blgeler var phesiz, ama nesneler (konular) acunu -ki bunu kabul edeceinizi umarm-, bilimlerin urat acundur, sizin iin bu acun hakikate ulaamayan, yalnzca bir olaslktan ibaret olan bir eydir. Nesneler acunu ki, bilimlerin alandr, salt bir geree yer vermez, olsa olsa bant (relatif) bir hakikate yer verir. Ne var ki, bu bilimlerin hep nedensellik ilkesine dayandklarm, nedensellii en yarayl bir ara olarak kullandklarn bilir ve itiraf etmek zorunda kalrz. Sartre - Hi de etmem! Bilimler soyuttur, onlar yine soyut etmenlerin biim deiikliklerini aratrrlar, gerek nedensellii deil! Sz konusu olan balantlarn daima aratrlabilecei bir alanda geni kapsaml etmenlerdir. Ama Marksizmde nedensellii aranan tek ve bir defalk bir btndr: Bu ise, bilimsel denilen nedensellik ile asla rtmez. Naville - Eh, bunun en gzel rneini siz, size akl danmaya gelen Fransz gencine zaten vermi bulunuyorsunuz. Sartre - O gen hrriyet zemini stnde bulunmuyor muydu? Naville - Ona bir cevap verilebilirdi ve verilmeliydi. Sizin yerinizde olsam, gencin yetenekleri stne bilgi edinir, anasna olan ilgi ve ilikilerini incelerdim. Belki doruluu olaslk derecesini amayan bir dnce aklam olurdum ama, hi deilse ba btn bir gr ortaya koymu, ocuu bir ey yapmaya ykmlemi bulunurdum. Sartre - Size akl dant anda o zaten cevabn semi bulunuyordu. Pratik olarak ona pekala bir t verebilirdim. Ancak o hrriyeti aradndan, karar

kendisine verdirmeyi yeledim. Onun ne yapacan nceden biliyordum, nitekim yle de yapt.

DRDNC BLM -MARKSiZM VE VAROLUSULUK (*) Adam Schaff


(*) Bu makale 1966'da De Yaynlar arasnda kan ve Evin Diner tarafndan evrilen Marxizm Varoluuluk ve Birey adl kitapktan alnmtr, (e.n.)

I
Varoluuluk etkilerinin birdenbire patlak vermesinin, son yllarda Polonya'daki entelektel hayatn en ilgin olaylarndan biri olduu kolay kolay yadsnamaz. Felsefi bir eilimin daha nce yalnz hi tannmad deil, ayn zamanda geleneksel olarak yabanc sayld bir ortamda birdenbire ve hzla baar kazanmasnn nedeni, her halde, bu durumun her eyden nce kendi sosyopsikolo-jik dokusu iinde incelenmesiyle aklanabilir." Her eyden nce, ama her eyin dnda olarak deil tabii. nk sorunun tam anlamyla felsefi bir yan var ve bu yannn belirtilmesi bu konuyu btnyle kavramamza yardm eder. Polonya'da son zamanlarda devam eden felsefi tartmalarda (burada felsefenin konusunun ne olduu zerinde yaplan tartmalara ayr bir nem verilmi olmakla birlikte, son birka yldr yalnz bu tartmalarda deil, btn tartmalarda) iki deiik felsefe anlay belirdi. Kimi felsefenin, varln btnn yneten en genel yasalarla ilgilenen bir bilim dal olduunu ne sryor, kimi de onu bireyin hem kendine hem de bakalarna kar doru (proper) davranmas anlamnda insan hayat zerine dncelerin zel bir dal sayma eiliminde. Bu ikinciler felsefeye byk sorumluluk ykleyen "bilim" adn vermeyi bile dnmezler. Bu gr ayrl mutlaka felsefenin z ve grevleri zerine bildiriler halinde dorudan doruya dile getirilmez. ou zaman olduu gibi, dolayl yollarla ve iki deiik felsefe anlaynn savunucular tarafndan ortaya konan somut ve tikel (cz'i) sorunlarn sonucu olarak belirtilirler. Balca iki kart dnceyi tantrken gz nnde bulundurduumuz blnme izgisi yalnz ada dnyamz iin byk nem tamaz, ayrca uzun bir gelenek tarafndan da dorulanmtr. nk bu blnme bir dalyla onya okuluna bir dal ile de Sokrates okuluna kadar uzanr. Ancak bu anlamda felsefe tarihindeki on ve Sokratik izgiden sz alabilir.

Bugnk kart dnrlerin bu uzak felsefi geleneklere bavurmalarnn gereklilii tamamyla kabul edilmitir. onya dnrleri, felsefi grlerinde, gereklik zerine spontan dncelerle dinsel mitosu birletirmi de olsalar, felsefenin grevlerinin eitli bilimlerin aratrmalaryla skca bal olduunu ve zel ura alannn dnyay yneten en genel yasalar olduunu kabul eden ada akmn kkleri, bu dnrlerin gelenei iindedir. iero'nun dedii gibi, felsefeyi gkyznden indiren, onu insanoluna tantan filozof Sokrates'dir. Felsefe sistemlerinin materyalist ve idealist adlar altnda ana-blnmesine ek olarak, birok baka blnmeler de dnlebilir. rnein, ampirizm ve rasyonalizm, ampirizm ve irrasyona-lizm, dnyann statik ve dinamik olarak grn vb. gibi ayrmalar yaplabilir. Btn bu ayrmalar u ya da bu yoldan birbirlerine baldr, ama bu mutlaka onlarn felsefe sistemlerinin ana-bl-meleri iinde toplanmalarn gerektirmez, daha ok onlar birbirleriyle rlm gibi grnrler. Felsefe tarihinin "Kara ve Ak"larla kurulu bir bilgi taslandan baka bir ey ortaya koyamamas da bundandr. Materyalizm de, idealizm de felsefenin konusuna eitli ynlerden yaklama frsat verirler ve zellikle, onya felsefesi ile Sokratesi akm arasndaki tartmann zm yolu tek deildir -daha pek ou iin de bu byledir, nk, baka sorunlarda da olduu gibi bu blmleme tarih iinde hibir zaman ar olamamtr. onya okulu asndan felsefenin grevlerini enine boyuna yorumlayanlar arasnda ahlak sorunlarn ele almay reddedenler ancak ok ularda olanlardr; tpk bunun gibi, Sokratesi felsefe anlay taraftarlarnn da ontolojik ve epistemolojik sorunlara ilgisiz kalmalar ancak olaanst durumlardadr. Bu, amzda iki ar akm olan neo-pozitivizm ile varoluuluk rneine de uygun der. Bu olguyu aklamak hi de g bir i deil: Bunu, gerekte varolan sorunlardan onlarn varln salt doktrin yoluyla yadsyarak kurtulamayacamz hakknda hepimizin bildii iddia bir kez daha dorular. Bu iddia klasik rneini sahtesorunlar denilen sorunlar zerine alan retisiyle neo-pozitivizm'de grrz. Neopo-zitivizm baka eylerin yan sra, geni anlamda ahlak biliminin sadece cmlelerin gramatik biimlerinden ibaret olduu, anlamdan yoksun bulunduu, ya da baka bir deyimle anlamsz olduu hakkndaki nermeyi tantlamak istemiti. Neopozitivistler varoluuluun asl zellii olan sorunlar daha baka birok sorunlarla birlikte iirsel duygular bal altnda snflamakla ve onlar bilimsel nitelikten yoksun saymakla ne demek istediler? Elbette, rnein hayatn ve lmn anlam ile ilgili sorular gibi, baz sorular hibir zaman bir svnn s derecesi ve buna benzer eyler hakkndaki somlarn cevaplandrld biimde cevaplandrlamaz. Kukusuz bu byledir. Ama bunun byle olmas sorunun ortadan kalkt ya da felsefi bir soran olmad anlamna m gelir?

Byle bir soran karsnda duyulan i huzursuzluu ne yazk ki yalnz neopozitivizm'de deildir. Buna benzer gnahlar Marksizm tarafndan da (baka yoldan, olduka baka nedenlerle ve baka bakmlardan olmakla beraber) ilenmi ve bu, Polonya'daki ideolojik atmay nemli derecede etkilemitir. Doktrini bakmndan Marksizm pozitivizmden farkl olarak, bireyin yeri ve rol Varoluularn tekellerine aldklar konular-zerinde dnmeye engel deildir. Tersine, balangtan beri sorunlar varoluuluunkine taban tabana kart biimde ortaya koymu olmasna ramen gene de Marksizmin kklerini byk lde bu eit ilgilerin alannda aramak gerekir. Bylece, rnein, Marx'n yabanclama sorununu ele al biimi varoluuluunkinden olduka farkl olmakla birlikte, bu sorun hakkndaki-eski Marksist dnce btnyle bu kategoriye girer. Yani, Marksizm bu ve buna benzer sorunlarla uraabilmek iin adamakll "mcehhez"dir; "szln" geniletmesinin, hele varoluuluun ona "eklenmesi"nin hi gerei yoktur. Ama Marksizmin daha sonraki gelimesinde bu gibi sorunlar bir yana brakld; ve bunlarla bakalar (ou kez de tm yanl ve idealist adan) urat iin Marksizm'e yabanc ve dman sayldlar. Bu neden byle oldu? Marksizm neden bu sorunlar balangta ihmal etti, sonra da onlardan bsbtn koptu? ncelikle, Marksizm'in devrimci ii snf hareketi ile sk ilintisi, onun toplumsal gelimenin yasalarna, sosyalizme ve sosyalist yapya gei yasalarna, kitlelerin hareketi ve atmalaryla ilgili sorunlara eilmesini gerektiriyordu. Marksizmin bu politik zihin urann sonucu olarak tek insan'a ve onun kendine zg sorunlarna bal konular geriye itildi. Ve giderek proletaryann zaferinden sonra byle bir alma iin gerekli nesnel koullar varolunca, bu kez de baka bir kart faktr, daha da byk bir gle araya girdi: Marksizme yabanc ve ou zaman aka dman olan birtakm akmlar bu sorunlara el attlar, onlar tekellerine aldlar ve devrimci ii snfna kar savalarnda bir silah haline getirdiler. Bu savan dourduu nefret duygusu dman akmlarn ilgilendikleri sorunlara da srad ve bylece bu sorunlarn kendileri de yabanc ve dman saylr oldular. Elbette bu yanl ve geree aykr, ama psikolojik bakmdan anlalmas mmkn bir sre. Bunun sonucu Sartre'n hakl olarak gsterdii gibi, Marksist felsefede tarihsel bir gedik almas olmutur. 19. ve 20. Yzyllardaki Varoluu etkinin kaynaklar ve kalcl toplumsal faktrlerin sonucu olarak aklanabilir ve bu aklama hi de ilkel bir sosyolojik yaklam saylmaz. nk bir toplumsal dzen yerini bir bakasna brakrken, ortaya kan huzursuzluk dnemlerine zg ahlaki ve siyasi buhranlar ile felsefe

akmlar arasndaki ba o kadar apaktr ki, toplumsal evrim yasalarna kar bir ilgi douran ve bu alandaki aratrmalar destekleyen, ayn zamanda insan birey ve birey'in yaants zerine dnmeye -bu dnceler an kargaalndan ve bu kargaaln yol at buhranlardan doar- zendiren dnemlerdir bunlar. nk kimi bireysel sorunlar ve yaantlar vardr ki (lm ya da hayatn anlam gibi) bunlar her ada kendilerini tekrarlarlar; ama kimi dnemlerde -toplumsal kurumlarn deimezlii hakkndaki yaygn inancn sarsld, bir atmann gelime gsterdii ve bunun da ahlaki ve siyasi bir buhranla bir arada olduu, bir seim yapmak gerektii ve daha nce yerlemi ltlerin (kriter) byle bir seimde artk ie yaramayaca anlald zamanlar- hayatn kendisi bu sorunlar toplamn ne karr. Bu da, baka eylerin yan sra, kinci Dnya Sava'ndan sonra varoluuluun grlmemi derecede byk bir ekicilik kazann aklar. Yalnz ortaya koyduu sonullar deil, ayn zamanda (belki de ncelikle) temelindeki ruh hali de -bir k ve boyun eme psikolojisi, her eye "kadir" irrasyonel glerle savanda bireyin hayatn dolduran umutsuzluk duygusuaslnda insanlardaki birtakm duygularn yansmasyd; varoluuluk bu insanlar her eyden daha kolaylkla kendine ekti, nk ilgilendii konular onlarn dnceleri ve duygularyla akyordu. Bizim 1956-1957 yllarndaki zel koullarmz iinde btn bu faktrlerin etkisinin daha da gl olmas gerekirdi. Bu, yerlemi ltlere olan yaygn gvensizlikten, deerlerin genellikle altst oluundan, insan varlnn tehlikede olduu ve bilinli eylemin anlamszl hakkndaki yaygn kandan da fazla bir eydi. Aslnda bu duygular normal olarak sava ve devrim sarsntlar ile birlikte geliirler ve byk ahlaki buhranlara yol aarlar. Polonya'da hi olmazsa kimi evrelerde, baka ve belki de daha sert kasrgalar koptu. Uluslararas komnist hareketlerinin, bizim kendi deyimimizle "geen dnemin yanlglar ve arpklklar" dediimiz eyleri aa karmas, bir oklar iin nitelik ve derece farklaryla bireysel ahlak buhranlarna yol aan ahlaki ve siyasi depremler yaratmt. Btn bu olup bitenlerin sonucu olarak daha nce btn emirlere, onlarn doru olduklarna inandklar iin kr krne boyun eenler imdi insann eyleminden sorumluluu, disiplinle vicdan arasndaki atma, kitle hareketlerinde birey'in yeri ve rol, eitli davran normlar arasndaki aykrlk ve bunun ahlaki bir buhranla sonulanmas halinde alnacak kararlar hakknda sorular sormaya baladlar. Bunun artc bir yan var m? Hayr, bu hi de beklenmedik bir olay deil, tersine olduka normal ve anlalabilir bir olay. Hatta diyebilirim ki: Bir kimse u ya da bu bakmdan byle bir duruma dmediyse, bu sorunlar karsndaki tavrn

(eer bunlarla ilgilendiyse) yeniden belirtmemise, ya tmden ilkel bir insandr, ya da manevi duygusuzluun en ktsne srklenmitir. Bu sorular sorulabilir deil, sorulmalyd. yleyse, insanlarn bu arama iinde, bu ateli sorular zmleyebileceini ve acele cevap bekleyen sorunlarn cevaplandracan hakl olarak umduklar bir gre ynelmelerine alr m? Cevap gene hayr olmal. Varoluuluktan yardm beklemeleri ho deil. Bunun kt sonular oldu, ama zellikle bu aramann iddetli manevi sarsnt ve siyasi kargaalk atmosferi iinde yer ald hesaba katlrsa durum batan aaya savunulabilir. Marksizmin felsefi geliiminde alan gediin -Sartre'n iaret ettii ve varl yadsnamayacak gediketkileri hem nemli hem de ac oldu. nk les absents ont toujours tort. Yukardaki uyarmalar varoluuluktan esin bekleyen revizyonist eilimleri hakl karmak iin yaplmad. Varoluuluun bizim kendi saflarmzdaki baar nedenlerinin aklanmas, her eyden nce bu baarya imkn veren kendi yanlglarmzn ve eksikliklerimizin gzden geirilmesini art koar. Bylece, son zmde, bu tr bir hesaplama olaylarn gidiini deitirme yollarn ve aralarn aratrmak, kar koymaya elverili yntemleri aratrmaktr. Bu hepsinden nemlidir. nk varoluuluun Sartre yorumunda kinci Dnya Sava'ndan beri bir eit felsefi moda haline gelen biimi, yalnz biim olarak ok ekici olmam, z ile de byk kitleye ok daha yakn gelmitir. Tanrtanmaz Varoluuluk, bu gr savunanlarn ilerici toplumsal eilimleri ile birleince, eitli biimlere girmi olan varoluuluk tarihinde bir yenilik idi ve aka burjuvaln ortaya koyan akmlardan ok, sol eilimler tarafndan benimsenmiti. Btn bunlar Polonya'daki revizyonizm srasnda "moda"laan felsefenin niin varoluuluk olduunu gsterir ve onun birden "patlak vermesi" ile hzla "ilerleme"sinin nedenlerini aklar. Bundan karlacak tek sonu u ki, yzst braktmz sorunlarla uramak karlatmz sorunlara kendi cevaplarmz vermek ve alan gedii kapatmak iin mmkn olduu kadar ksa zamanda tavrmz taknmak zorundayz. Btn bu nedenler yznden aadaki sorunlar birtakm ayrntlaryla incelemek gerekiyor. Varoluuluun ele ald sorunlarn ekicilii nereden geliyor? Bu sorunlarn hangileri gerekten nemli saylabilir? Ve bu durumda hangileri Marksist adan ele alnmaldr? Varoluuluu bir doktrin olarak deerlendirmek, ya da onun btn iddialarn zmlemek deil bizim amacmz. imiz ok daha gsterisiz, ama ok daha somut: Varoluuluun zellikle kiisellik kuram ile

ilgili olan ve bugn Polonya'da toplumsal nemi grlen ortak sorunlarn incelemek.

II
Birbirinden bu kadar ayr, gerekten aka birbirine bu kadar kart iki felsefe akm olan Marksizm ve varoluuluk (yani Sart-re'n varoluuluu; nk onun Polonya'da belli bir etkisi olmutur) arasnda yaplacak bir karlatrmaya aralarndaki ana ayrmlar belirleme abas ile balamak gerek. Varoluuluk Marksizmle karlatrldnda yalnz deiik bir sorunlar dizisini, deiik bir szl ya da deiik bir dnya grn kapsamaz; o ayn zamanda bambaka bir dnce dnyasn da temsil eder. Eer biz bu aykrln ana noktasn yakalayamazsak bu tartmadan bir ey umamayz. Bu ana nokta -ki Marksistlerle varoluular arasndaki btn br dnce ayrlklar bu noktann evresinde toplanr- birey anlaydr. nk btn varoluu akmlarn ana konusu da bu olmutur- ontoloji ya da epistemoloji deil, dorudan doruya insanolunun sorunu, insan sorunu. Varoluu dnce ile Marksist dnce arasnda kartlk, bu yaz erevesinde, aadaki somlara indirgenebilir: nsann sorunlarn zmlerken ya hareket tarzn tamamen keyfi olarak seen ve bylece toplumsal hayat dediimiz eyi yaratan "bamsz" (otonom) birey'i k noktas olarak alacaz, ya da kart yolu tutup birey'e biim veren ve onun hareket tarzn belirleyen toplum'la ie balayacaz. Elbette bu, davann ok genel olarak ortaya konmasdr ve yalnzca daha birok ayrntl nermeyi deil, ayrca bir yorumu da gerektirir. Ama ana sorun buradadr ve her ey -z ve varlk sorununu da iine alarak- ancak buna bal olarak ortaya kar. unu iyice belirtmek yararldr ki, iki akmn k noktalar arasndaki uyumazlk hibir zaman varoluuluun toplumun roln, Marksizmin de birey'in roln kesinlikle yadsdklar anlamna gelmez. Bizim burada iaret etmek istediimiz, kuramsal gre nedense skca bal olan (yntem sorunlarnda ou zaman bu byledir) zmleme yntemidir. Varoluuluun btn trlerinin ortak izgisi (bu trlerin says Kierkegaard'dan Sartre'a ka-darki zaman iinde olduka oktur ve byk ayrmlar gsterirler) yalnzca onlarn temel sorun olarak birey'in kaderi ve yaantsn almalar deildir. Onlar ayn zamanda birey'i evresinin irrasyonel gleri ile savanda yalnz kalm, tecrit edilmi ve trajik olarak grmelerinde de uyuurlar. Bu konularn anlalmas g olduu gibi, kesinlikle dile getirilmesi de ok gtr.

Normal olarak buna znelcilik (subjektivizm) denir; varoluular kendi durumlarnn byle nitelendirilmesine ne kadar iddetle kar koyarlarsa koysunlar, bu gerekten znelciliktir. nk ancak znelci bir yaklam insan, bireyin egemen olduu dncesi gibi tuhaf ve kendi iinde eliik bir dnceye gtrebilir (eer bireyin tm zgr, olduuna, yalnz kendi kararlarna bal kaldna, ama ayn zamanda aresizliine, kt bir kaderle savanda ac bir mutsuzluk iinde olduuna inanacaksak). Ama iaret ettiim gibi, bu dncede, iradeci bir renk tayan znelcilik ile insann eylemleriyle baml olmayan kaderin nesnelmi gibi ele alnmas arasnda bir i elime var; ve taraftarlar iin bu kadar ekici olan umutsuzluk ve anlamszlk felsefesi bu elime olmasa btn bysn yitirmi olur. u da var ki, varoluuluktaki elime yalnz bu deildir. Sartre'n varoluuluu hem grlerinin evrimi, hem de bu evrimin eitli aamalar arasndaki zorunlu elimeler yznden znel bir durum olarak ele alnmal. Sartre'n baars, btn varoluu akmlarn ana sorunu saylan birey ve bireyin evresiyle karmakark ilikileri sorununu olaanst bir ustalkla, artistik bir ekicilikle sunmasndan ileri geliyor. Bu bakmdan Sartre'n varoluuluu, yalnz felsefesini batan aa dolduran karamsarlk ve umutsuzluk psikolojisiyle deil, ayn zamanda bu psikolojiyi belirleyen ok daha nemli bir nedenle gelenekseldir: Anti-sosyal bir tutumla ele ald yalnz ve tecrit edilmi birey, kendi hareket tarzyla ilgili kararlar tam bir yalnzlk iinde vermek ve canl cansz btn kt eylere kar savanda salt kendisine gvenmek zorundadr -son snanda da korku ve umutsuzluktan baka bir manzara ile karlamaz. Bu yeni bir dnce deildi ama, zellikle sava sonras manevi kargaalk dneminde, geleneksel deerler sisteminin alt st edildii yeni bir deerler sisteminin ancak strap ve ekimeler iinde yeni yeni domakta olduu bir zamanda daha etkili grnmt. Bu anlay, br grlerden ok daha etkili olmutu nk -gene syleyeyimayn zamanda gl bir psikolog olan byk bir yazar tarafndan dile getirilmiti. Ne var ki, bu Sartre'n yalnz bir yan. Bir de birinciye kart olarak, pratik eylemiyle sosyalizme ve kuramsal abalaryla da Marksizme ynelmekte olan teki Sartre var. Sartre'n -Marksizme ynelen bir varoluunun -bizim Marksistlere- ki onlara da varoluulua ynelmektedirler ve bu arada Marksist felsefe ve deerler hakkndaki bilgilerini yitirmilerdir -Marksizmin amzda yaayan, gelime manzaras gsteren tek felsefe olduunu anlatmak iin zel bir makale ("Marksizm ve Varoluuluk", Tworczocs, No.4, 1957) yazm olmas hayli gariptir. Hayli gariptir dedim ama, bu szme ayn zamanda iyice anlalabilir olduunu da ekleyebilirim. ki kart eilim "Marksizmden sapan ve Marksizme ynelen) belli bir noktada akt m, bu nokta hibir zaman bir

uyuma noktas deildir. nk geriye kalan bir ey daha var: Onlarn gelime sreleri; bu hi gzden kamamal, nk uyumazlklar bu yzdendir. Varoluu gelenee bal kalan Sartre ile Marksizmin felsefi grn kabul eden Sartre arasnda bir elime vardr ve bu ancak, bugn onun grlerinde gzlemlediimiz aykr durumlarn birini kabul etmemekle ortadan kaldrlabilir. Bu elime en zl biimde bireyin sorununun ele alnnda grlr. Polonya'daki birtakm garip "hayranlar"nn bir varoluu olarak tantma hevesine kapldklar gen Marx, nl Feuerbach zerine Tezler' inde der ki: "... insan z her bireyin tabiatnda varolan bir soyutlama deildir. Aslnda o, toplumsal ilikilerin btndr." Bu zdeyisel ifade Feuerbach'a yneltilmiti. Feuerbach, Marx'a gre, bireyin toplumsal karakterini kavrayamam, bu yzden de iki eye kar, ifte gnah ilemiti: (a) bireyin tarihsel belirleniine kar; nk onu soyut olarak tecrit edilmi bir birey gibi ele almt; (b) bireyin toplumsal belirleniine kar; nk onu natralist bir biimde, eitli trden bireyleri birbirine ilitiren balar asndan ele almt. Feuerbach'n bireyi ele alna ynelttii (zellikle burada Feuerbach insann dinsel duygusundan sz ayordu) eletirisini bitirirken Marx: "Feuerbach 'dinsel duygu'nun kendisinin de toplumsal bir rn olduunu ve onun inceledii soyut bireyin gerekte belirli bir toplum biimine ait olduunu grmyor," diyordu. Bu szlerin yalnz Feuerbach'a kar deil, ayn zamanda ve ayn iddetle natralizm ile varoluuluun birey problemine yak-lamlarndaki yanl gre kar da yneltildiini anlamak iin zel bir sezgi ya da bilgi gerekmez. Marx der ki: "insan z her bireyin tabiatnda varolan bir soyutlama deildir. Aslnda o, toplumsal ilikilerin btndr. " Bunu anlamak iin zn kavramak demektir. nsan, bir "insan bireyi" olarak, "toplumsal ilikilerin btndr", onun kaynaklan, gelimesi ancak toplumsal ve tarihsel balar iinde anlalabilir; yani, insan toplumsal hayatn bir rndr. nsann ruhsal hayatna ve rnlerine bu toplumsal, ayn zamanda tarihsel yaklam Marksizmin sz gtrmez ve ok nemli bir kuramsal baarsdr. Bu nokta zerinde, yalnz varoluu yaklama kar Marksist tezi savunmak iin deil, bir de kendimizi gen Marx'n grlerinin basitletirilmi yorumlarndan kurtarmak iin, nemle durul-mal. Kimi aydn evrelerimizin Marx'n almalarnn ilk dnemlerinde ele ald sorunlara birdenbire bu dknl, o evrelerin kendi kendilerine sorduklar insan faaliyetleriyle ilgili sorulara bir cevap arama, Marksist kuramn kapsad konular "insancllatrma" (hmanizme), bunlara insancl bir anlam verme, bireyin kaderi ile bu konular

arasnda bir iliki kurma abas olarak aklanabilir. Bu sorunlar ve bu heves gerekten Marx'n ilk yaptlarnda vard ve bunlar Marx'n almasndaki gelimenin temeline dayandrarak incelemeye devam etmek ok nemli ve ciddi bir tekliftir. Byle bir alma yalnz bu gibi sorunlar zerinde aratrma gereini uyandran geici toplumsal gereksinimlere bal deildir. Aslnda, nemli olan bu soranlara nasl yaklald ve bu soranlarn nasl incelenip yoramlanddr. u halde daha nce Marksizme bal kalm aydnlar kitlesini varoluulua ynelten toplumsal ve psikolojik nedenler onlar ayn zamanda gen Marx'n grlerini varoluu bir hava iinde yorum-lamaya itiyorsa bu aratrmann nitelii adamakll deimi olacaktr. Ama artk ana soruna dnelim. Biz birey sorununu varoluu biimde ele aha kar, asl gen Marx'n grlerinde keskin ve uzlama tanmaz bir direnme gryoruz. Marx'n bu konudaki grn -bunu Marx ilkin Feuerbach zerine Tezlerinde ortaya koymu, sonraki btn incelemelerinde gelitirmi- kabul etmek varoluuluun kuramsal temellerini reddetmek demektir: Onun znelci, anti-sosyal ve tarihsellie kar olan birey kavramnn reddetmek demektir. Bunun iin eklektizme ya da elimelere dmeden, genel olarak felsefi soranlar ve zellikle birey sorunu zerinde varoluu ve Marksist grlerin ikisini birden benimsemek olanakszdr. Eer birey sorununa Marksist adan, yani tarihsel ve toplumsal adan yaklarsak, varoluu birey kavramndaki idealist (subjektivist) temelleri reddetmek zorundayz; insan ahlaki bir atma ile kar karya geldii zaman bamsz olarak karar vermek durumunda olduu iin (ki bu dorudur ve ana sorun burada ortaya kar) yalnzla ve giderek keder ve mitsizlie mahkumdur, nermesini reddetmeliyiz. Tersine, Marksizm gsterir ki, insan bir anlamda bamsz saylacak kararlar verirken ve belli bir tavr taknr ya da bir davran biimini seerken daima bu kararlar topluma bal olarak alr -nk onun kiisel modelleri toplum tarafndan belirlenmitir, dayand temeller, Marx'n dedii gibi, toplumsal bir rndr ve bu gr asndan "birey, gerekte belirli bir toplum biimine aittir. " Bu bakmdan "keder felsefesi" bir buhran dneminde toplumun belli bir kesiminde hkm sren psikolojik havay yanstmakla birlikte "sonsuz" saylan felsefi geerliini yitirir. uras aka belirtilmelidir ki, tanrtanmaz varoluuluk bile, insann kaderi ve sorumluluu sorununun dinsel adan ele alnna, ilk bakta grndnden ok daha yakndr. Bu, insana zg eyleri tarihsel ve toplumsal adan zmlemeye yanamann kanlmaz bedelidir.

Daha nce de grld gibi, varoluuluk, kendi kaderinin bamsz yaratcs olan bireyin "egemenlii"nin tannmas ve insann kr bir kaderin elinde oyuncak olduunu ve -Sartre'n zellikle oyunlarnda srarla zerinde durduu gibiktnn insann eylemine bakmadan her zaman onu yendiini (Le Diable et le Bon Dieu belki bu dncenin en keskin ifadesidir) ilan eden "keder felsefesinin anlam arasndaki bir i kartlkla nitelenir. Bu kartlk dinsel terbiyeye ve zellikle Musa dinine (ki Hristiyanlk onun bir kopyasdr) zgdr. Yahudi, Yehova da varoluular kadar sapkndr: Onun, insan "kendi biiminde yaratt" ve olduka ustalkla iyi ile kt bilgisini verdii dorudur, ama o bunu sadece insan mahkum etmek iin yapmtr -tek retim arac olarak On Emir'le donatlm, ahlaki atmalarndan kurtulabilmek iin korku ve kargaalk iinde karanlkta umutsuzca yol arayan, en sonunda lanetlenme ile kar karya gelecek olan sefil solucan. Bu ulvi, kutsal yaratk, dinin nda ne kadar sefil, aresiz, ne kadar zavall ve aalanm grnr. Ve eer bu kt Demiurgos'un nceden mahvolmaya mahkum ettii kendi yaratnn dn beklediini hatrlayacak olursak; u haince tehdidi dnrsek: "Dedesi koruk yemi torunun dileri kamam"; insann eylemlerinde alaca intikam asl gnahkarlardan ta onuncu kuaa dein srdrdn aklmzdan karmazsak -rahatlkla ncil'in olaanst derecede ahlak d bir kitap olduu sonucuna varabiliriz. ster tanrtanmaz, ister dinsel olsun, varoluular da gerekte ayn gr temsil ederler ve ihtiyar Yahova'nn hainliini ve sapknln olduu gibi tekrarlarlar. Onlar da bireyi egemen olarak nitelerler, ama bu sadece onu yalnz brakmak, toplumdan ayrmak iindir; kt Kader'in ayaklan dibinde aresizlik iinde srnen bu sefil, gln solucanlar balarnda ahmaklarn egemenlik talar ile kedere ve kimsesizlii drmek iindir. Onlarn, bireyi toplumdan ekip koparmakla ona egemenlik tanmak yle dursun, tersine, onu herhangi bir gerek bamszlktan yoksun braktklar ortada deil mi? Kafka'nn romanlarn, ato ya da Dava'y okuyan, ya da La Diable et le Bon Dieu'de Sartre'n kahramannn bana gelenleri seyredenlerin bundan kukusu olamaz. "Kader felsefesi" rebours (tersine) bir terbiye, ahlakd bir ahlak dersi, insanca olmayan bir hmanizmadr. unu yeniden syleyeyim: nsan Marksist grle varoluu gr arasnda bir seim yapabilir, ama ikisini uyumlu bir biimde badatrmak olanakszdr. Byle olunca bundan nemli bir sonu karlabilir: Er ge Sartre'n kendisi, kendi grlerinin eliik unsurlar arasnda bir seim yapmak zorunda kalacaktr. Bu szler, bir kimsenin Marksist olabilmek iin varoluuluun ilgilendii sorunlarla uramaktan vazgemesi gerektii anlamna m gelir? Hibir zaman. Bu makale batan aaya kart yaklamn savunulmas iin yazlmtr.

Sartre "Marksizm ve Varoluuluk"da kendi varoluuluunun sadece Marksizmde alan gedii kapatmak iin tasarlandn nemle belirtir ve bu gedik doldurulduu zaman varoluuluun bamsz bir felsefe okulu olarak varlk nedenini yitireceini syler. Her ey bizim bu aklamay yorumlay tarzmza bal. Eer bu, Marksizmi varoluu kuram ve yntemle "tamamlamak" demekse tm nerme anlamszdr, nk ate, suyla tamamlana-maz. te yandan, eer Sartre insann sorunlar -ki bunlar deiik nedenlerle tarihsel bakmdan varoluuluun tekelinde kalmlardr- Marksizm tarafndan ve Marksist yntemle temellendirilerek ele alnmaldr demek istiyorsa bu ok dikkatli ve derine inen trden bir inceleme isteyen nemli bir nermedir. Bylece aadaki sorulara kesin cevaplar verme zorunluluu ortaya kar: Ele alnan sorunlar nelerdir? Marksist adan hangi yeni sorunlar kuramsal olarak tartlmaldr? Varoluuluun ortaya koyduu sorunlarn hangileri kart bir kuramsal grle ele alnmaya deer? Varoluulukta insan zellikle kendine eken ey nedir? Dikkatli bir inceleme iki byk sorunlar grubunun zel bir ilgi istediini ortaya koyacaktr: (a) insann kendi eylemlerindeki kiisel sorumluluu, ki buna siyaset alannda ve zellikle eitli ahlak kurallarnn atma halinde olduu durumlardaki eylemleri de katlr; (b) bireyin dnyadaki yeri ve rol; bu ikinci konu olduka bulank ve belirsizce "hayatn anlam"yla ilgili sorunlar olarak tanmlanmtr. (Her iki sorunlar grubu da geni anlamda bir tre bilimin konulardr, ama -ne yazk ki- bunlarn Marksist ahlak felsefesinin geleneksel gelime programnda bir yeri olmamtr; bizim "Marksist ahlak felsefesi gelitirilmelidir" diye ortaya konmu genel bir yarg ile yetinemeyiimiz bundandr. nemli olan byle bir ahlak felsefesi konusunun ve alannn nasl belirtileceidir.) Bir varoluu, insann sorumluluu sorununu ele ald m o bu ii sz sanat ile ve soyut bir biimde yapar. Baka trlsn de yapamaz nk birey sorununu ve bireyin karar verme zgrln -dolayl olarak sorumluluunu- yle toplumdan ve tarihsel ieriinden ayr olarak ele alnca Birey'i ve Sorumluluu soyutlamalar olarak grr. Sartre, gerekten, davran kurallar arasnda bir seim yapma durumuna iliik olan atma unsurunun farkndadr (bunun kuramsal anlatmn L'Existentialisme est un humanisme'de ve edebi eserlerinde ortaya koymutur), ama bu seimin bireyin zgr eylemi olduunda srar eder. Bizim iin asl yaplacak i, varoluularn bu sorunlara yaklam tarzna yknmek deil, tersine

bu yaklama kuvvetle kar koymaktadr. Varoluuluun ekicilii herhalde sorunu ortaya koyu biiminden deil, bu sorunu ortaya koymu olmasndan ileri gelmektedir. Marksism hibir zaman bu sorunun varln yadsmamtr, ama onu ele alp btnl iinde gelitirmemitir de. Ve bu konunun zellikle bugn ve gene zellikle sol kanat evreleri iin tad nem kmsenemez. nsann kendi eylemlerinden sorumluluu sorunu halkn karsna soyut olarak deil, ok pratik bir sorun olarak kt; birey vicdan ile parti disiplini arasnda muhtemel bir atma dolaysyla, ya da eylemleri kiisel art dncelerle zorlanmad, toplumsal grevlerini yerine getirdikleri kans ile hareket ettikleri halde, nesnel bakmdan yanl iler yapan kimselerin kiisel sorumluluu dolaysyla kendini gsterdi. Bylece sorumluluk sorunu ok daha somut bir biimde ve hayat iindeki baz durumlarn ierdii ahlaki atma unsurunun ak belirtisiyle hayatn kendisi tarafndan ortaya karlmtr. Bu yoldan ortaya konmu sorunlara varoluuluk bir cevap bulamazd. Bununla birlikte varoluuluk bir alanda epeyce yol ald. nce, unu unutmamak gerekir ki, birey ve birey zgrl zerine znelci ve iradeci grler (bunlar ayrlmaz olarak birbirlerine baldrlar), baka sorunlarn yan sra, ihsan zgrln determinist bir sistem erevesinde yorumlayabilme glne kar bir tepki olarak varoluuluk iinde gelimilerdir; sonra da -daha nce de iaret edildii gibi- bu sorunlar zerine olan tartmalara Marksistler katlmamlardr. Sorun ok karmaktr ve birok konularda aratrmalar gerekmektedir -her eyden nce toplum iindeki birey ve buna bal olarak bireysel zgrlk ile toplumdaki belirleyici faktrler arasndaki karlkl diyalektik iliki diye anlan sosyolojik sorunun incelenmesi gerekir. Bu konu Marksist retide salam kuramsal temellere oturtulmutur. Ama teki konular adamakll ihmal edilmitir ve onlar sz konusu oldu mu her ey yeniden ele alnmay beklemektedir. Bu sorunlar iinde en bata geleni de sosyolojik, psikolojik ve ahlaki ynleri olan sorumluluk sorunudur. Sonunda da en g soru karmza kar: Ahlaki bir atmay ieren durumlar ve sorumluluk sorununun ardarda sralanan deiik biimleri. Ahlak felsefesi insan davranlarnn ahlak ynnden deerlendirilmesini gerektiren durumlarn ou zaman ahlaki atmay ieren durumlar olduunu normal olarak hesaba katmamtr. Dahas, ahlak felsefesi genel olarak ahlak sorunlarna mutlak zmler, yani zaman, mekn ve toplumsal evreye bal

olmayan zmler getirerek iini basitletirmitir. Bu btn dinlerin, ahlak sistemlerinin ve laik ahlak denilen ahlak iindeki eitli sistemlerin ahlak kavramlarnn temelidir. Durum byle olunca, biz birbirine iyice bal iki grevle kar karyayz: Grelilie (rlativizm) sapmadan ahlaki tarihsellii (ethical historicism) aklamak ve bu temel zerinde, ahlaki atma unsurlarn iine alan, durumlar sorununu aklamak. "Mutlak" ahlakn btn sistemleri, yani sonsuzluu ve deimezlii nceden kabul edilmi ahlak ilkeleri zerine kurulmu sistemler, hayatta sk sk rastlanan bu sorun karsnda bir ie yaramazlar. Bu sorun iyi bir i yapmann ayn zamanda kanlmaz olarak kt bir i yapmak sayld, ahlak normlarnda bir zlme ba gsterdii durumlarda ortaya kan bir sorundur. nk eer sulu ya da gnahkar dediiniz kimse belli bir durumda kendisi iin hangi ahlak ilkesini semesi gerektiini bilmiyorsa, bu onun genel olarak ilkeyi bilmemesinden deil (ki ahlaklar o ilkenin getirdii rahat sulamalara dayanarak hametli, mutlak emirleri ve yasak-laryla araya girerler), bu duruma birka eliik normun uygulanabileceinden ve kendisinin bu normlardan hangisine ncelik tanyacana karar verememesinden ileri gelir. Buna Orestes sorunu da diyebiliriz. Bu ve buna benzer durumlar btn "Mutlak" (absolutist) ahlak sistemlerini, dinsellerini de, laiklerini de, tepe taklak eder. Varoluuluk bu kuramsal sorunu zecek durumda deilse bile, ortaya koymu olmas bakmndan vlmeye deer. Potansiyel olarak, bu sorunu zmeye en hazrlkl olan Marksizmdir; ama imdiye dein bu sadece bir imkan olarak kalmtr. Baka bir byk sorunlar grubu da, bilimsel olmak dileinde-ki felsefe akmlarnn biraz hor grdkleri konularla ilgilidir. Bu hor grmenin nedeni, hem sorunlardaki birtakm apraklklar, hem de bu sorunlarn bilimden ok, din, mistisizm ya da edebiyat alanna zg saylmas yznden ortaya kan geleneksel engellerdir. (Daha nce de akland gibi, neopozitivizm'in bunlar "sahte-sorunlar bal altnda snflamas da bundandr.) Ne var ki bu sorunlar grubu ortadadr, vardr ve insanolunun ok eski zamanlardan beri ilgisini ekmi, yakn zamanda da varoluuluun baarlarna byk katkda bulunmutur. Bu, kukusuz, Marksist dneme dayanan bir zm ister. Bulank szcklerin ardnda gizlenen nedir, bakalm. Eski Ahit'de "Boluklar boluu, her ey bo" diye yazar. u ya da bu biimde btn Dou felsefelerinde rastlanan bu szckler, yalandka, hayat ve lm

zerine dnp tanmaya balayan her insana yakn gelen szcklerdir. nsan byle sorunlar iitince iinden acmayla kark bir glmseme gelebilir ama, onlar sadece yadsmakla kalamaz -ne yaamann glkleri ve yenilgilerinden yorgun dm insann sorduu "ne iin?", "niye?" sorunlarna, ne de lm dncesine bal olarak kendini zorla kabul ettiren "nasl olsa leceksek btn bunlar neden?" sorusuna srtn evire-mez. lmn anlamsz olduu yargsna katlanmak gtr; hele gereksiz, zamansz vb. bir lmse. Elbette sormalyz: Anlamsz, ama hangi bakmdan? Doa bakmndan ise, o zaman anlamla ykl, ama herhangi bir kimseden, bceklere, bitkilere yem olmakla Do-a'nm hayatna nemli katkda bulunaca dncesine dayanarak avunmas belki beklenemez. Birey asndan, bireyin faaliyeti ve hayat asndan ise, lm tm anlamsz; btn eylemlerimizin anlamn yok eden bir ey. te dinlerin u ya da bu yoldan kar koymaya altklar bu anlamszlk duygusudur: Dou'nun eski ve ok kurnaz dinleri, Nirvana'y son u olarak gstermiler, bylece lme ak bir anlam kazandrmlard; ok daha ilkel olan tekiler br dnya inancn alayarak kendilerince lmn anlamszln ortadan kaldrdlar. Ama dinin kendisi anlamn yitirince ne olacak? Bu soruna glp gemenin, ya da onun varln yadsmann bir yarar yok -nk ok iyi bildiimiz baz rnekler, lm deklerinde dindarla dnen tanrszlar bu konuda dnmemiz iin yeterli bir nedendir. Felsefe dinin yerini almal ve dinsel dnya gr ortadan kalkt zaman arta kalan eitli sorunlarla -strabn anlamszl; hayattaki kiisel baarszlklar; lm; ve yaayan, mcadele eden, ile eken ve len bireyin kaderi ile ilgili eitli konular- felsefe uramal. Bu, bilimsel bir yoldan, yani hem anlatlabilir klnarak, hem de bir eit tantlamaya (tarihsel ya da toplumsal) uyularak yaplabilir mi? Elbette yaplabilir -fizik ve kimyadaki yoldan olmamakla beraber, gene de yaplabilir. Ve ite bunun iin, hem sahte-sorunlar ile, neopozitivistler, hem de bu sorunlar ihmal etmi olmakla Marksistler yanlmlardr. Burada amacm "Marksist ahlak bilimini gelitirmek" nermesinin anlamn btnyle incelemek deildi. Ben yalnz, bu nermenin, amzdaki ideolojik atma ile ilgili olarak baz somut yanlarna deinmeye altm. Bunu da varoluu felsefenin canl ve kar klmaya deer sorunlarn gstermekle yaptm. Herhangi bir yanl anlalmay nlemek iin yeniden belirtmek isterim ki, bu sorunlardan bazsnn varln ve canlln tanmak hibir zaman bu konularda varoluu gr benimsemeyi ya da varoluuluun bu sorunlar koyma ve zmleme yol ve yntemlerini kabul etmeyi gerektirmez. Tersine bu sorunlar Marksist grle ele almak, varoluulua kar koymak ve sorunlar

yeniden kendilerine uygun bir aya oturtmak demektir. Gene de bizim varoluuluktan alabileceimiz bir ey var, o da sorunun kendisi; biz nem vermediimiz ya da hesaba katmadmz halde varoluuluun farkna vard soran. Onu kabul ediyoruz, nk yaadn tantlad, nk baz nesnel gereksinmeleri ve sorular yanstyor ve bylece biz bu sorunu hayatn iinden karm oluyoruz, ama baka bir felsefe akmnn aracl ile. Bir sorana kar, salt o soran bizimle genel bir uyumazlk gsteren bir felsefe akmnca ortaya konmutur diye, nihilist bir tavr taknmak, karmzdakilerin deil, bizim zararmza sonulanacak byk bir yanlmadr. Hayat bu alanda nemli bir ders verdi bize. te bunun iin, bu sorana kuramsal bir genelleme biimi vermek gerekiyor.