You are on page 1of 14

ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar // Temmuz 2008 // Say: 1/4

FELSEF BEDENDEN SOSYOLOJK BEDENE Meral Glkaya Timurturkan

ZET Dnce tarihinde, dalist yaklam, bedeni tekiletirirken ruhu da yceltir. Bu yceltme ilemi aydnlama dncesi ile daha da pekiir. Akln egemenliinin karsnda kendini grnr klmaya alan beden ancak aydnlanma dncesinin kartezyen yapsnn eletirilmesiyle grnr hale gelir. Bedenin, felsefi zeminde ruh-beden ayrmndan kurtulup sosyolojik bir zemine yerlemesinde fenomonolojik yaklamn ve postyapsalc dnrlerin pay byktr. Bu makale beden- ruh kartln sorgulamay, bedene artan ilginin nedenini ve bedenin sosyolojik ynn ele almay hedeflemektedir. Anahtar Kelimeler: Beden, Ruh, Aydnlanma, Fenomenoloji, Beden Sosyolojisi.

ABSTRACT In the history of thought the dualist approach others the body and glorifies the spirit. The idea of Enlightenment consolidates this glorifying. The body which attempts becoming visible against the hegemony of the mind achieves visibility only after the Cartesian structure of the idea of Enlightenment was criticized. The body owes a great deal concerning its eluding the spirit-body differentiation in the philosophical context, to the phenomenological approach and the post-structuralist thinkers. This paper aims at questioning the spirit-body antinomy, the reasons for the increasing interest in the body and the sociological aspect of the body. Key Words: Body, Spirit, Enlightenment, Phenomenology, Sociology of the Body.

Aratrma Grevlisi / Sosyoloji Blm / Akdeniz niversitesi letiim: meralgulkaya@akdeniz.edu.tr

1 ETHOS: Dialogues in Philosophy and Social Sciences // July 2008 // Volume 1/4

ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar // Temmuz 2008 // Say: 1/4

I. GR

nsanolu var olduu gnden beri merak duygusu iinde kendini bilme, kendini tanma abas iine girmitir. Bu kendini bilme abas insann hem kendini tanmasn, hem lm doum gibi sreleri sorgulamasn hem de kendini doa iinde farkl bir yere yerletirmesini beraberinde getirmitir. nsan, evreni, doay sorgulama, tanma abalar ile birlikte ruhbeden ayrm gibi dalist bir yaklam ortaya kmtr. Tartmann merkezinde yer alan klasik felsefe, beden ve ruh ayrmnda, ruhtan yana tavr koymu, bedeni sadece ruhun taycs, ruhun hapishanesi olarak grmtr. Bu dnce yenia felsefesinin kurucusu olan Descartes ile daha da pekiir. Descartes, akl-beden dalizminde akla ncelik tanr. Bylece insanlk doay egemenlik altna alma yetisi olan aklla tanmlanr. nsan tanryla eit bir noktaya getiren akl-insansalken, beden hayvansaldr.

Ruh-beden ikilii dnce tarihi boyunca ok farkl ekillerde ele alnm ve tartlmtr. Bu ikilik kimi zaman ruh- beden, kimi zaman akl-beden, bilin-madde gibi ayrmla var olmutur. Ama en belirgin ayrm kartezyen dncenin hkim olduu 17.yzylda yaanmtr. Aydnlanma dncesi de bedeni dalist yaklam iinde ele alm onu akln karsnda tekiletirmitir. Akln egemenliini doann karsna oturtan aydnlanma, bedeni nesneletirerek insan da bu srete zne olarak kurmaya almtr. Aydnlanmann kartezyen yaps bata fenomonolojik yaklam olmak zere birok postyapsalc dnr tarafndan eletirilmi ve bylelikle beden farkl disiplinlerce tartmaya almtr. Bu disiplinlerden biri de sosyolojidir. 1980lerden sonra gelien beden sosyolojisi temel olarak insann vcut geliiminin toplumsal doas, vcudun toplumsal olarak retilmesi, vcudun toplumsal temsili ve dile getirmeleri ve vcut, toplum ve kltr arasndaki karmak ilikileri incelemektedir (Cirhinliolu 2001, s. 93). Bedenin sadece biyolojik bir sreten ibaret olmad, toplumsal etmenler tarafndan ekillendii dncesinin yaygnlamas, bedenin sosyoloji iinde bir alan olarak glenmesine neden olmutur. Artk beden ne sadece biyolojiye, ne tbba konu olmu ne de felsefi zeminde ruhun karsnda yer almtr. Beden toplumsaln iinde ekillenen ok nemli bir olguya dnmtr

2 ETHOS: Dialogues in Philosophy and Social Sciences // July 2008 // Volume 1/4

ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar // Temmuz 2008 // Say: 1/4

II. BEDENN GRNMEYEN YZ: RUH VE BEDEN AYRIMI

Dnce tarihi iinde ruh-beden ayrmnda ruhtan yana konulan tavr Platona kadar uzanmaktadr. Eski a Filozoflarndan Platon idealizm dncesi ile dnceyi merkeze koyarak varln kendisini arka plana iter. Hanerliolu bu idealizmi yle aklar; idealizm geni anlamda her trl varl dncenin rn ya da dncenin kendisi sayan btn retileri kapsar (Hanerliolu 1993, s. 93). Platona gre ruh lmszdr ve idealar dnyasndan gelerek bedenle birleir, bylelikle asl yurduna kavumu olur. dealar dnyasnda ruh merkezi bir yer tutar, beden ise sadece bu yeri pekitirmeye yarayan aratr. Aristoteles Platonun dalizmine kar karak, ruhu bedenin bir etkinlii, biimleyici ilkesi olarak grr. Ona gre ruh yaayan bir varln formu olmas anlamnda tzdr ki o potansiyel olarak yaama sahiptir ve tz bu anlamda aktivitedir. Ruh o zaman, hlihazrda tanmlam olduumuz anlamda bedenin aktivitesidir (Erkzan 2003, s. 577). Aristoteles bu dncesi ile ruhun tamamyla madde d olduunu savunan dnceleri eletirir. Ruhu maddeden koparp aklamaz. Bedenin bir aktivitesi olan ruh, bir forma sahip olmadan geliemez.

Ortaa dnrlerinden Byk Gregoriusa gre beden ruhun u iren giysisi idi. Beden yok olur, lr, ama ruh her zaman varln sonsuza dek korur. Saint Louis Jonville ise beden hakknda grn yle dile getirmi; insan ldnde u beden czzamndan kurtulur (Goff 1999, s. 282-283, aktaran: Kzlelik 2003, s. 89). Bu dnemde yaplan aklamalar, bedensel gereksinimleri yok sayan bedeni her trl gnahn arac olarak gren, ileci, dini tavrdan bamsz deildir. Ortaa Hristiyan dnyas iin beden ruhun taycs, maddi dnyaya ait lml bir nesneydi.

Ruh beden ikilii 17. yzyl Descartesin felsefesiyle daha belirgin ve nemli hal alr. Descartesin dalist yaklamnda, akl bedenden nce gelir. Varln kant dncedir. Dnrseniz var olabilirsiniz. Beden ve ruh iki ayr tzdr. Ruh maddi olmayan dnen bir tz iken, beden ise, enlilii, uzunluu, derinlii, olan ve maddi bir tzdr ( Gkalp 2004, s. 6). Tanilli Descartesin dncelerini yle yorumlar;

Descartese gre, insanlk, onu doann egemeni ve sahibi klan dncededir. nsan kimi ynden tanryla eit bir noktaya ykselten bu yeti, o temelde kaygy da siler. Bylece beden hayvansalken,

3 ETHOS: Dialogues in Philosophy and Social Sciences // July 2008 // Volume 1/4

ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar // Temmuz 2008 // Say: 1/4


dnce insansaldr. Descartese gre insan dnen bir nesnedir. Yani kuku duyan, kavrayan, belirleyen, yadsyan, isteyen, ayrca imgelemde bulunan ve duyan bir nesne, bir dnen ruh da diyebiliriz (Tanilli 1998, s. 84-85).

Descartes, ruh ile bedenin birlikteliini ikisinin btnlemesi olarak deil de, iki ayr eyin bir arada almas ve birbirini etkilemesi olarak anlar. Yalnzca uzam/yer kaplama olarak var olan beden ile yalnzca dnce olarak var olan ruhun birlemesine, ruhun bedeni hareket ettirmesi ve bedenin de duygular veya ihtiraslar oluturmak suretiyle ruha etki etmesi anlam da yklenir (Gkalp 2004, s. 7). Beden burada bir makineye dnr. Ruhun devinimi ancak bedensel gereksinimler araclyla olur.

Spinoza ise Descartesin oklu tz anlayna; ruh ve beden tzne kar karak, tek bir tzn varlndan sz eder. Ruh ve beden iki ayr tz deil ayn tzdr. Ruh ve beden ayn eyin iki farkl grnnden baka bir ey deildir. Tz sonsuz ve bamsz olandr. Spinozann tz grnn birlik anlay olduu ileri srlebilir.

Berkeley daha sonra maddenin var olmadn ve tersini iddia etmenin de aykr bir tutum olduunu syleyerek kendinden nce gelen filozoflarn dncelerini pekitirmekteydi.

Barok dneminin nemli filozoflarndan olan Leibniz, Descartesin aksine, ruh ve beden ayrmnda farkl bir deerlendirme yaparak kendini bu alan iinde farkl klmaktayd. Descartesin znelerinin tersine, zneler ruh ve bedeni birlikte tarlar. Descartesda znenin ruhu bedenden ayrdr. Leibnizde ise bunlar birlikteler. Her monad beden ve ruhunu birlikte tayor ve her monadn bir bedeni ve ruhu var (Akay 1998, s. 48). Leibnize gre ruh ve beden birbiri zerinde etkili olmayan iki saat gibidir. Onlarn birbirini etkilemeden ayn saati gsteriyor olmalarn salayan ncesel uyumdur (Afar 2000, s. 333).

Locke ve Humea gre insan, felsefi anlamda duyu ve izlenimlere dayal kavrayn karsnda yer alan, ie yaramaz akl yrtmelerin sonular olan metafizik tartmalar bir kenara brakmaldr. Bylece iki dnr her trl metafizik dnceyi reddetmektedirler. (Veysal 2003, s. 208). Dolaysyla tzsellik sorunu bu dnrlerle nemini yitirmektedir. Ruh-beden gibi tzsellik tartmalar metafizik nitelikte olup, her trl deneyselliin karnda yer alr.

Aydnlama felsefesinin temelinde yer alan kartezyen dnce ise, akl merkezli zellii ile, 4 ETHOS: Dialogues in Philosophy and Social Sciences // July 2008 // Volume 1/4

ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar // Temmuz 2008 // Say: 1/4 doann karnda akln egemenliini kurar, bylece beden ile akl arasndaki ayrm belirginleir. Bu kat ayrm sadece beden ile akl arasnda deil; insan ile doa, zne ile nesne arasnda da grlr.

Aydnlanma dnrlerinden Kanta gre ise, akl ve beden arasnda kkl ayrm yapmaya ihtiyacmz vardr. Beden engellenirken, akl belirlenimden kurtulmutu. Dolaysyla, insan yaam fazlasyla zgrlk iindi (Smith 2007, s. 28). Bu zgrlk insan akln en iyi ekilde kullanma ile mmkn olabilir. Aydnlanma, nsann akln bir bakasnn klavuzluuna bavurmadan kullanabilmesidir. Kanta gre insann aklnn kullanmamas ise iine dt ergin olmama durumundan kaynaklanr. Bu ergin olmama durumu, bakalarnn aklnn egemenliinde yaamn idame etmesini ve bu idame sayesinde dnmemesini, akln kullanmamasn beraberinde getiriyordu. Kanta gre insan gerek kamu iin gerek zel gereksinimler iin akln kullanmaldr. Ancak bu sayede aydnlamaya katkda bulan bilirdi
Kendi akln kitle nnde, kamuoyu nnde ve hizmetinde serbeste ve ak bir biimde kullanmas her zaman zgrce olmaldr ve yalnzca bu tutum insanlara k ve aydnlk getirebilir. Buna karlk akln zel olarak kullanl (der Privatgebrauch), genellikle ok dikkatlice ve dar bir alanda kalacak bir biimde snrlandrlabilmitir ve bu da aydnlanma iin bir engel saylmaz. Kendi akln kamu hizmetinde kullanmaktan ( der ffentliche Gebrauch), bir kimsenin, rnein bir bilginin bilgisini ya da dncesini, yani akln, onu izleyenlere, okuyanlara yararl olacak bir biimde sunmasn anlyorum. Akln zel olarak kullanlmasndan da kiinin, kendi ii ve memuriyeti erevesinde, kendine emanet edilen topluma bir hizmeti ya da belirli bir grevi yerine getirmesi diye anlyorum ( Kant 2000, s. 18).

Foucaultya gre Kantn dncesinde insan aklnn kamusal ve zel alanda kullanm arasnda fark vardr. Kant aslnda akln kamusal alanda kullanlmasn zgr, zel alanda kullanlmasn da boyun eer olarak deerlendiriyordu ( Foucault 2000, s. 71).

Aydnlanma dncesinde bir yanda akln kullanan zgr, rasyonel birey, te yanda bireylerin sahip olduu grmezden gelinen bir beden vard. Bu balamda aydnlanma bedeni, kartezyen dnce nda akl-beden kartl iinde ele alm ve bu kartlkta beden tekiletirilmitir.

Ika gre aydnlanmann kkeninde yer alan kartezyen dnce yle basit, nemsenmemesi gereken bir dnce deildir. nk bu dnce kartlklar erevesinde, bilimsel, felsefi 5 ETHOS: Dialogues in Philosophy and Social Sciences // July 2008 // Volume 1/4

ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar // Temmuz 2008 // Say: 1/4 ve toplumsal sorulara yeni cevaplar getirmeyi hedefleyen dnsel, felsefi bir eilimdir. Ona gre aydnlanmay temellendiren Newton fizii basit bir fizik kuram deildir. (Ik 1998, s. 99) Bilindii gibi Newtonun kefettii yer ekim yasas doann nnde yer alan tm engelleri ortadan kaldrarak, yeni bir doa anlaynn domasna yol amt. nk doa artk llr, kontrol altnda tutulabilir ve bylelikle zerinde iktidar kurulabilirdi. Bireyi bir iktidar znesi, bedeni ise bir iktidar nesnesi haline getiren de bu llebilir doa anlay olmutur (Bal 2002, s. 33).

Eletirel kuram, Aydnlanmann insan stn grerek, doay nesneletirmesini eletirir. Horkheimere gre aydnlanmann elikisi, bir yandan insan ile doay nesnelletirip bir makineye benzetmesinden te yandan ise insan doadan stn tutmasndan kaynaklanr. nk aydnlanma, insan ile doa arasndaki elikiyi gz ard etmitir (Jay 1989, s.371-373, aktaran: Atiker 1998, s. 57-58). Aydnlanma dncesinde, zne-nesne, insan-doa ayrmnda zne merkeze konulmu, ona stnlk tannmtr. Bylelikle bu diyalektik olmayan iliki toplumsal ilikilere aktarlarak yneten-ynetilen ilikisi hakl klnmtr. Eletirel kuram Aydnlanmann totalizme beik olduunu savunur (Atiker 1998, s. 58).

III. KARTEZYEN DNCENN ELETRS VE FENOMENOLJK YAKLAIM

Fenomenolojik yaklam, felsefe tarihinde uzunca bir sre yer igal eden bu beden ve ruh kartezyen dalizmine kar ciddi eletiriler getirir. Phenomen Szc Yunancadan grnm anlamndan alnmtr. The Encyclopedia of Sociology fenomenolojiyi: birey ve onun bilinli deneyimleri ile balayan ve daha nceden var olan kabuller, n yarglar ve felsefi dogmalardan kanmaya alan bir yntem olarak tanmlar. Fenomenoloji olaylar (grnleri) toplumsal aktr tarafndan dorudan doruya algland ekilde inceler (Wolf&Wallace 2004, s. 297). Fenomenolojik yaklam benimseyen ve temsil eden dnrler, Husserl, Schultz, Scheler, Ponty, Sartre, ve Heideggerdir. Fenomonolojik yaklamnn kurucularndan olan Husserle gre Fenomenoloji felsefeyi metafizik elerden kurtararak, kesin bir bilim seviyesine eritirmitir. Husserlin en nl slogan eylere dnelim arsdr (Woff 2006, s.708). Bu dncesi ile Husserl, nesnelere ynelen anlayn terk edilerek, bilin alanna ynelmeyi nerir. eylere dnelim ars Weberin anlamaya 6 ETHOS: Dialogues in Philosophy and Social Sciences // July 2008 // Volume 1/4

ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar // Temmuz 2008 // Say: 1/4 ynelik sosyoloji arasnda benzerlik gsterir. Webere gre Sosyoloji () toplumsal davranlar yorumlayarak anlamak ve bylece bu davranlarn oluum ve etkilerine nedensel aklamalar getirmek amacn gden bir bilim olarak anlalmaldr (Weber, aktaran: Woff 2006, s. 709). Weberyan sosyoloji ve fenomonolojik yaklam olaylarn arkasndaki nedensellik ilkesini aklama balamnda birbirinden ayrlmaktadr.

Fenomonolojik yaklam her trl metafizik dnceye kar karak somut yaantya nem verir. Bylelikle akl-beden ya da ruh-beden kartl erevesinde sren soyut, metafizik tartmalar da aarak bedene farkl anlamalar ykler.

Fenomenolojide, karmza biri fiziki (krper) dieri ise yaayan (leib, living ya da lived ) olmak zere iki farkl beden kar. Kartezyen anlay, bedeni fiziki nesneler arasnda bir nesne olarak grmekteyken, Fenomenolojinin nde gelen temsilcilerinden biri olan Merleau-Ponty ve Fenomonolojik yaklam iin beden, sadece dnyada bir nesne olarak ele alnmaz. O dnyann sayesinde var olduu eydir (Ik 1998, s. 122). Beden fizyolojik olarak tanmland gibi organlardan oluan bir nesne, bir mekanizma deildir. Yani beden basit bir nesne deildir. nk nesneler paralarn birbirinin dnda bir varolutur. Bu tanmda nesneler ya da nesnelerin paras arasnda mekanik bir iliki vardr. Oysa bedenin her blm dieri ile orijinal biimde birbirine baldr ve Beden bir btndr (Gkyaran 2003, s. 46-47). Pontye gre insan ayn anda hem dnen bedensel ben, hem de dnen znedir. Varlk hem dnceden hem de bedenden oluur. Dnce hibir zaman bedenden kopmamtr (Akay 2004, s. 42). nk Pontynin dncesinde bedenli varolu vardr. Tin beden ilikisinin ele alnd bu var olu dncesinde tinin egemenlii yklmtr. Ancak beden de tinin yerini almaz. Tinin bir bedeni vardr ve bedenin bir tini aralarnda kesiim( Savan 2003, s. 122).

Soykan da fenomonolojik yaklam izleyerek beden ve ruhu ayr dnmenin btnl bozan bir dnce olduunu, bedenimizin varlyla dnyaya ait olabileceimizi savunmutur. Dnre gre ruh, bedenin btnldr. kisi birbirinden ayrlmaz bir birlik oluturur.
Ruh ya da ben; bedenden fazla bir eydir. Ama bu fazla ey kendisini yine bedende gsterir: Ben, cisimlemi bedendir. Ben ve ruh, bedenin btnldr. Onun beden dnda baka bir yeri yoktur. Benin hem bedenden fazla bir ey olmas, hem de ikisinin birbirinden ayrlmaz bir birlik oluturmas biiminde kendini gsteren bu paradoksal durum, bilgikuramsal adan yaplan ben-

7 ETHOS: Dialogues in Philosophy and Social Sciences // July 2008 // Volume 1/4

ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar // Temmuz 2008 // Say: 1/4


beden ayrmnn varlksal bir temeli olmamasndan ileri gelir.. Bilgi ile varlksal olan arasndaki rtmezlik, burada ruh- beden ayrm (bilgikuramsal) ve ayrmszl ( varlksal ) ile ak bir rnek bulur. Eer ben veya ruh diye bir varolan ve beden veya cisim diye birincisinden ayr varolan olsayd, o zaman bilgi kuramsal ayrma varlksal ayrm kar geleceinden, sz edilen rtmezlik ortadan kalkard; ama bu kez bu iki ayr var olann birbiriyle ilikisi sorunu, Descartesta olduu gibi zmsz olarak kalrd (Soykan 1996, s. 55).

Ksacas fenomonolojik yaklam yaayan bedene ynelir ve beden ruh kartln eletirir. Fenomonolojik yaklamda nesnel d dnya, bedenin eylemleri ve muhtemel eylem potansiyeliyle balantl olarak ele alnr. Kartezyen dnceye ynelik nemli eletiriler post yapsalc dnrlerden de gelmitir. Bu dnrler, Aydnlanma dncesini zelde yanllk-tekilik ayrmn, genelde ise kartlklarla dnen tm kartezyen yapsn eletirirler ( Ik 1998, s. 14). Bu dnrlerin banda Foucault, Deleuze, Derrida, Lyotard ve Baudrillard gelmektedir (Ik 1998, s. 14).

IV. KLASK SOSYOLOJDE BEDEN Kartezyen dnce nda sre gelen akl-beden, beden-ruh tartmasnda ruha ayr bir nem atfedilmesi ve bu nemin uzun sre varln srdrmesi bedenin ikincil konuma itilmesine yol amtr. Beden u an var olan ama her an yok olacak maddi bir nesne olarak grlrken, ruh hi yok olmayacak yok olsa bile baka bir yerde varln srdrmeye devam edecek lmsz dnyann maddi olmayan yn olarak grlmekteydi. Nazlya gre bu tartmalar nda bedene yklenen canl/biyolojik zellikleri, Klasik sosyolojinin doa/toplum ikilii iinde, doal alana aittir (Nazl 2005, s. 73).

1789 Fransz devrimi ve Avrupada sanayi devriminin ortaya kmasna paralel olarak sosyoloji de bir bilim dal olarak gelimeye balam, dnemin sorunlarna k tutmaya almtr. Klasik sosyolojide nemli yer tutan Comte, Durkheim, Marx, Simmel, Weber gibi dnemin dnrleri, bu srete hzla deien kltrel, siyasal, ekonomik, teknolojik ve toplumsal deerleri zmlemeye ynelmitir. Dnrlerin ortak temas toplumlarn modern ncesi aamadan modern aamaya geiidir (Gugutzer 2004, s. 20 ). Nazlya gre bu klasik kuramclar toplumu temel analiz nesnesi olarak kabul etmi ve toplumsal dzen, toplumsal kontrol, bir toplumsal sistem olarak endstri toplumlarnn heterojenlii, ilevleri, 8 ETHOS: Dialogues in Philosophy and Social Sciences // July 2008 // Volume 1/4

ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar // Temmuz 2008 // Say: 1/4 yabanclama ve anomi gibi konularla ilgilenmilerdir. Bu nedenle sosyolojik baka dorudan bedeni dhil etmeyen klasik Sosyoloji buna ramen onu tamamen de yok saymamtr. Doal bilimlere kar gsterdii tavrn zedelemeyecek ekilde varln kabul ettii bedene grnmez bir nitelik atfetmitir; beden vardr ama grnmemektedir (Nazl 2005, s. 73).

Sosyoloji tarihinin nemli dnrlerinden olan Marxn ve Weberin kuramlarnda beden var olmayan bir konudur. Weberin sosyolojisinde biyolojik sistem olarak herhangi bir toplumsal aktr kavramndan bahsedilmedii gibi konu ile ilgili hibir yorum da yaplmaz (Turner 1992, s. 7). Weber, sadece Protestan Ahlak ve Kapitalizm adl almasnda Kalvenist retinin nasl varlktan doal zevk ve haz almaya kar karak, btn bedensel zevklere sava at zerinde durarak bedene eitli gndermelerde bulunur.

Marx yaklam da bedeni ele almayarak ihmal eder. Turnera gre Marksizmin gerekte hibir beden kuramna sahip olmamas tuhaftr; byle bir kuramn materyalizmin temel bir niteliini oluturmas gerekir (Turner 1995, s. 212). Marksist yaklamn bu temelde eletirilmesinin ardnda insan doum-lm gibi materyalist sorunlarn grmezden gelmesi yatar. Turnere gre Marksist kuramda bu sorunun yokluunu kefeden Foucault idi.

Durkheim gr ve yazlarnda beden konusuna direkt yer vermemekle birlikte daha ok din ve insann doasna ilikin aklamalarnda insan bedenine gndermelerde bulunmutur

Gerek Fransz sosyolog Durkheimin, gerek Weberin din ve toplum arasndaki ilikiyi zmlerken gelitirdikleri dnceler, merkezi bir balamda yer almasa da insan bedenine eitli atflarda bulunmaktadrlar. Her ne kadar beden konusu satr aralarnda ilenmi olsa da bu konunun sosyoloji iinde yer edinmesi iin 1980leri beklemek gerekmitir.

V. BEDENE ARTAN LG ve BEDEN SOSYOLOJSNN GELM Kartezyen dnce erevesinde srekli aalanan ve yok saylan beden anlaynn ciddi eletirilere maruz kalmasyla birlikte, 17. yzyldan itibaren beden ska gndeme gelen, tartlan bir konu haline gelmitir. Satr aralarnda ilenen, ihmal edilen beden, sosyoloji iinde farkl bir disiplin olarak ele alnmaya balanmtr. Beden ok farkl disiplinlerin, farkl 9 ETHOS: Dialogues in Philosophy and Social Sciences // July 2008 // Volume 1/4

ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar // Temmuz 2008 // Say: 1/4 alanlarn konusu olmakla beraber en ok diyet, gzellik, estetik cerrahi, magazin, spor, vcut gelitirme, cinsellik, cezalandrma, salk, eitim vs. gibi balklar altnda karmza kan bir konu olmutur. Bedenin tarihi her ne kadar 17. ve 18 yzyla, zellikle sosyoloji iindeki yeri, 1980lere gtrlse de, beden tarihi insanlk tarihi kadar eski ve nemlidir. Beden sosyolojisi her geen gn nem kazanan bir alan olmakla beraber, 1980lerden sonra sosyolojinin bir alt dal olarak tartlmaya balanlmtr. Peki, nedir bu beden sosyolojisi? nceleme alan nedir? Ve son yllarda neden bu kadar nem kazanmaya balamtr?. lk olarak bu sorulara yant aramak bedenin tarihi geliiminin irdelenmesi balamnda nemlidir.

Giddensa gre yeme bozukluklarnn yaygnlamas, toplumsal etmenlerin yaamlarmzn zerindeki etkisinin artmas bedene olan ilginin gstergesidir. Beden sosyolojisi diye bilinen alan, bedenin toplumsal etmenler tarafndan nasl etkilendiini incelemektedir. Dnre gre insanlar olarak bizler, bedensel varlklarz- hepimizin bir bedeni var. Beden yalnzca bizim olan bir ey olmad gibi toplumun dnda var olan, yalnzca fiziksel bir ey de deildir. Bedenlerimiz, bizim toplumsal deneyimlerimizden olduu kadar bizim ait olduumuz grubun normlar ve deerleri tarafndan da derinlemesine etkilenirler. Sosyologlar, toplum yaam ile beden arasndaki balantlarn yapsnn ciddiyetini ancak ok yakn zamanlarda kavramaya balamlardr. Giddensa gre bu alan, olduka yeni ancak bir o kadarda heyecan vericidir (Giddens 2000, s. 126). Giddens dnceleriyle bedene toplumsal bir nitelik atfeder ve onu sosyolojik bir perspektif iine yerletirir. Bedeni salt fiziksel bir sre olmaktan karr, bedenin biyolojik yn kadar toplumsal ynn de vurgular.

Wallace ve Wolfa gre sosyologlarn beden konusuna giderek artan ilgilerinin nedeni, kamuda fiziksel salk ve iyilik alanna duyulan yaygn ve artmakta olan meraktr. Bedenlerimiz ve salmz zerinde farkl besinlerin etkilerine kar ilgi artmtr. zellikle son yllarda Amerika toplumu iinde artan obezite ve buna kar farkl besinlere olan ilgi sz konusu durumun gstergesidir. Yirminci yzyln son zamanlarnda diyet besinler, plastik cerrahi ve salk kulplerine ilginin hzla bymesi bedenin artan neminden ileri gelmektedir (Wolf&Wallace 2004, s. 432). Bu balamda bedene artan ilgiyi, Bat toplumunda artan obezite ve popler kltrn medya araclyla dayatt kusursuz beden yaratma abas ve bu anlayn toplumun byk kesimlerince kabul grmesine balamak yanl olmaz. Nazlya gre bedene artan ilginin temelinde, gelien kapitalizmin, toplumsal platformdaki grnmleri nemli bir rol oynamaktadr (Nazl 2005, s. 79). Modern endstri toplumlarndan 10 ETHOS: Dialogues in Philosophy and Social Sciences // July 2008 // Volume 1/4

ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar // Temmuz 2008 // Say: 1/4 postendstriyel toplumlara geile birlikte retimin kol igcnden beyinsel igcne kaymas, bunun sonucu olarak hizmet sektrnn n plan kmas, bo zamann artmas, postendstriyel toplumla beraber yeni bir tketim kltrnn ortaya kmas, kitle iletiim aralarnn hem tketim kltrnn yaygnlamasnda hem de bu kltr iinde bedenin nemli bir tketim nesnesi haline getirilmesinde nemli bir rol oynamas, bedenin popler kltr iinde ayr bir alan oluturmas, toplum yapsnda meydana gelen deiimler ve hazc bir toplum anlayna dayanan deerlerin n plana kmas, 1960lardan sonra kadn ve ecinsel hareketlerinin bedene ayr bir vurgu yapmas, artan yal nfus ve bunun da beraberinde yeni ekonomik ve sosyal dzenlemeleri getirmesi, ortaya kan yeni hastalk tipleri ve bu hastalk tiplerinde hem biyolojik hem psikolojik srelerin rol oynamas, son yllarda biyoteknolojilerin gelimesiyle birlikte, klonlama, organ nakli, doping gibi etie de konu olan tartmalarn yaygnlamas, plastik cerrahinin gelimesi ve bu cerrahilere talebin artmas gibi ok farkl nitelikte faktrlerin pay byktr (Gugutzer 2004, s. 34-40).

Beden sosyolojisi toplumsal ve bireysel yaam iin fiziksel deneyimlerimizin nemini, bu deneyimlerin farkl toplum ve kltrde nasl deitii, toplumsal srelerden nasl etkilendii ve toplumsal olarak nasl retildiini konu edinir.

Turnera gre ise beden sosyolojisi sosyal bilimlerde hayli ihmal edilmi bir alandr. Fakat 1980lerden sonra bu alanda yaplan almalarn artmas ilginin bu yne doru kaymasna neden olmutur. Beden sosyolojisine kayan bu ilginin kaynan kadn hareketlerinin gerek siyasal gerek toplumsal etkisi, akademik feminist almalar (zellikle ataerkillik, cinsiyet ve cinsellik gibi ve gcn beden zerinde temsili gibi konularda Kristeva, Haraway, Butler, Hochschild gibi dnrlerin almalar) ecinsel hareketler, gelien tp teknolojileri, ayrca gelien yeniden retim teknolojileri, HIV ve AIDSe kar duyulan ve artan kayg, tketim kltrnde beden ve yeni yaam tarz ve buna bal estetik kayg oluturur. Turnera gre ONeillsin Five Bodies (1985) ve Communicative Body (1989), Francis Barkern The Tremulous Private Body (1984), David Armstrongun Political Economy of the Body (1983), Micheal Ryand ve Avery Gordonn Body Politics (1994), Arthur Frankn At the Will of the Body (1991b), Judith Butlern Bodies that Matters (1993) ve Don Johnsonn Body (1983) gibi yaynlaryla beden, belirgin hale gelmitir. 1990lara gelindiinde ise Pasi Falk The Consuming Body (1994), Chris Schilling The Body and Social Theory (1993), Anthony Synnott (1993) The Body Social ve Mike Feathersone, Mike Hepworth ve Bryan Turner, 11 ETHOS: Dialogues in Philosophy and Social Sciences // July 2008 // Volume 1/4

ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar // Temmuz 2008 // Say: 1/4 Social Processes and Cultural Theory (1991) gibi almalar ile birlikte artk, sosyal kuramda beden daha belirgin hale gelmitir ( Turner 1995, s. 228-231). Ayrca Turnera gre bedenin sosyal yaam iinde son yllarda nemli bir aratrma konusu, aratrma problemi haline gelmesinde ve konunun canlanmasnda Nietzsche ve Foucaultun almalarnn katks yadsnamaz (Turner 1992, s. 32). Foucault almalarnn hepsinde insan bedeninin nemli bir rol ald eitli faaliyet ve davranlarda, insanlarn ne dndkleri ve nasl hareket ettiklerini aratrmtr (Wolf&Wallace 2004, s. 433). Foucault almalarnn ounda, bedenlerin nasl dzenlendii, disipline edildii, iktidarn bedenler zerinde nasl kodland zerinde durur. Foucaultun bu alandaki almalar, beden kuramnn gelimesine byk katk salamtr.

Beden sosyolojisinin geliimine katkda bulunan nemli dnrlerden bir dieri ise Bourdieudur. Habitus kavramyla snflar aras beden algsnn nasl deitiinin bir analizini sunarak, bedeni sosyal sermaye, kltrel sermaye ve ekonomik sermaye arasnda farkl bir sermaye tr olarak sunar. Bylece beden bata sosyoloji olmak zere birok disiplinin ilgi oda haline gelmekte, disiplinler aras bir alma alan olarak karmza kmaktadr.

VI. SONU Beden sosyolojisinin gelimesinde kukusuz hem sosyal hem de felsefi bak alarnn nemi yadsnamaz. Bu gelimede, bedeni d dnyaya ait gren, ruhu ise bu dsal dnyada merkeze koyan, onu ycelten bak alarnn nemini yitirmesinin pay byktr. Beden felsefeden sosyolojinin iine bir gei yapar ve sosyo-kltrel bir zeminde toplumsaln iinde tartlr. Deien ekonomik ve sosyal rgtlenmeler bu alann nemini artrr. Yeni toplum tipinde beden nemli bir ara ve arac haline gelir. nk beden araclyla yeni kimlikler, yeni tketim kalplar, yeni gzellik idealleri, yeni imajlar, yeni iktidar tipleri ina edilir. Bylelikle beden modern dnyann bir projesi haline gelir.

12 ETHOS: Dialogues in Philosophy and Social Sciences // July 2008 // Volume 1/4

ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar // Temmuz 2008 // Say: 1/4

KAYNAKA

Afar, T. (2000) Felsefe Szl, stanbul: Bulut Yaynlar. Akay, A. ( 2004) Tekil Dnce, 3.Bask, stanbul: Balam Yaynlar. Akay, A. (2002) Kapitalizm ve Pop Kltr, stanbul: Balam Yaynlar. Atiker, E. (1998) Modernizm ve Kitli Toplumu, Ankara: Vadi Yaynlar. Bal, M. (2002) Klasik Fizik (Newton Paradigmasnn) lkeleri Balamnda Modern Bilincin ve ktidarn mknlar: zgrlk ve Yetkinlik, Dokuz Eyll niversitesi Sosyal Bilimler Enstits Dergisi, Cilt 4, say:3, s. 33-57. Cirhinliolu, Z. (2001) Salk Sosyolojisi, stanbul: Nobel Yaynclk. Erkzan, H. N. (2003) Aristoteles, Felsefe Ansiklopedisi cilt I iinde, ed. A. Cevizci, stanbul: Etik yaynlar. Foucault, M. (2000) Aydnlama nedir?, Toplumbilim Aydnlanma zel Says, ev. Eda zgl, zlem Ouzhan, say: 11, s. 69-76. Gddens, A. (2000) Sosyoloji, Ankara: Ayra Yaynevi. Gkalp, N. ( 2004) Descartes ve Spinoza Dncesinde Gerek yi Kavram, Felsefe Dnyas, say: 40, s. 18-40. Gkyaran, E. (2003) Bakas ve Aynlk, Dnyann Teni iinde, ed. Z. Direk, stanbul: Metis Yaynlar. Gugutzer, R. (2004) Soziologie des Krpers, Bielefeld: Transcript verlag. Hanerliolu, O. (1993) Dnce Tarihi, 5. Basm, stanbul: Remzi Kitabevi. Ik, E. (1998) Beden ve Toplum Kuram, stanbul: Balam Yaynlar. Ik, E.(2006) Toplumsal Teoride Beden: Beden Tekniklerden izo-Analize, Toplum Bilim Gilles Deleuze zel Says, say 5, s.3951. Kant, I. (2000) Aydnlanma Nedir? Sorusuna Yant (1784), Toplumbilim Aydnlanma zel Says, ev. Nejat Bozkurt, say: 11, s. 17-21. Kzlelik, S. (2003) Kreselleme, Beden ve izofreni, C.U. Tp dergisi, , say: 25 (4), zel Ek. s. 89-94. Nazl, A. (2005) Grnmeyen Bedenden Grnen Bedene Bedenin Sosyolojisi, 13 ETHOS: Dialogues in Philosophy and Social Sciences // July 2008 // Volume 1/4

ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar // Temmuz 2008 // Say: 1/4 Sosyoloji Aratrmalar Dergisi, say: 2 s.7187. Savan, Z. (2003) Algsal nan, Dnyann Teni iinde, ed. Z. Direk, stanbul: Metis Yaynlar. Smith, P.( 2007) Kltrel Kuram, stanbul: Babil Yaynlar. Soykan, . N. (1996) Beden Fenomenolojisi in Dnceler, Beden Politikasnn Bir Yz Spor, Varlk Dergisi, Say 1064, s. 54-59. Tanilli, S. (1998) Yaratc Akln Sentezi, 3. Bask, stanbul: Adam Yaynlar. Turner, B. S. (1992) Regulating Bodies: Essays n Medical Sociology, London: Routledge. Turner, B. S. (1995) Medical Power And Social Knowledege, 2. Bask, London: Sage Publication. Veysal, . (2003) Tz zerine, Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt: 27 No: 2, s. 202-210. Woff, K. H. (2006) Fenomenoloji ve Sosyoloji, Sosyolojik zmlemenin Tarihi-I iinde, ev. Harun Rzatepe, ed. T. Bottomore, R Nisbet, stanbul: Krmz Yaynlar. Wolf, A. Wallace R. A. (2004) ada Sosyoloji Kuramlar, ev: Leyla Elburuz, Rami Ayas, zmir: Punto Yaynclk.

14 ETHOS: Dialogues in Philosophy and Social Sciences // July 2008 // Volume 1/4