You are on page 1of 133

SOSYOLOJ

SOSYOLOJYE GR

Do.Dr.Ycel BULUT

1.Hafta e-Ders Kitap Blm

1. Ders Sosyoloji Nedir?

ZET Toplumsal olaylara dnk ilgi insanlk tarihi kadar eskidir. Ancak, toplumu dorudan bir inceleme nesnesi sayarak inceleme yapmann yaygnlamasna 19. yzylda rastlyoruz. Bu ada, toplumu kendisine inceleme nesnesi olarak alan ve bilimsellik iddiasnda bulunan bir bilimin ad ilk kez telaffuz edilmektedir: Sosyoloji. Terimi ilk kullanan kii Auguste Comtedur. Comteun almalarnda sosyoloji, doa yasalar hakkndaki bilgilerimizle edeerde bir toplumsal dnya yasalar bilgisi reterek, bilimin en stn baars haline gelecekti. Toplumsal hayatn ekonomik, bilisel, kltrel vs. boyutlar olmasyla da alakal olarak, ister istemez bir btn olarak toplumsal hayat bilimsel inceleme nesnesi yapma iddiasndaki sosyolojinin gerek ekonomi, psikoloji, siyaset bilimi, hukuk, ahlak vb. akademik disiplinlerden hangi noktalarda farkllatnn belirginletirilmesi gerekir. Ayn ekilde, bilimsel bir aratrma disiplini olarak sosyolojinin gndelik bilgi, Baumann ifadesiyle saduyu arasndaki fark da sosyolojiyle ilk kez karlaan, bu disiplinle yeni tananlar asndan netletirilmesi gerekiyor. C. Wright Millsin ifadesiyle sosyolojik tahayyl/toplumbilimsel dn (sociological imagination), bu hususu aklayc bir kavram olarak ne kmaktadr. Aada, toplumsal olaylarla ilgilenmenin tarihi insanlk tarihi kadar eski olmasna karn ancak 19. yzylda ortaya kabilme ve kurumlaabilme imkan bulan sosyolojinin ne olduu, dier bilimlerden hangi noktalarda ayrt ve neden farkl olduu, gndelik hayatmz yrtmek iin ihtiya duyduumuz bilgilerimizden farkl olarak toplumsal olaylara nasl bakt gibi hususlar zerinde durulmaktadr.

Bir tanma gre sosyoloji toplumun ya da toplumsal ilikilerin bilimsel olarak incele[n]mesidir.1 Bir baka tanma gre ise sosyoloji, toplumla ve toplum olaylar ile ilgili bilgilerimiz sistemidir.2 Baka sosyologlarn eserlerinde de sosyolojinin farkl kelimelerle, fakat benzer nitelikte tanmland grlmektedir. Mesela Max Weberin insann sosyal davranlarnn anlalr ilmidir eklinde tanmlad sosyoloji iin Hans Freyer Sosyoloji olmas gerekenin deil, olann ilmidir demitir. Yine benzer ekilde, Durkheime gre sosyoloji sosyal mnasebetler ilmidir.3 Anthony Giddens ise yle tanmlamaktadr: Sosyoloji, insann toplum yaamnn, insan gruplar ile toplumlarnn bilimsel incelemesidir.4 Bir baka sosyologa gre ise sosyoloji insan ilikileri zerinde zellikle duran ve inceleyen bir disiplindir.5 Sosyoloji, sosyal varlklar olarak bizim davranmz ele aldndan, ba dndrc ve zorlayc bir giriimdir. Sosyolojik incelemenin kapsam son derece, sokakta bireyler arasnda gerekleen karlamalardan slami kktendincilik gibi kresel toplumsal srelere yaylacak denli genitir. oumuz dnyay, kendi yaammzn bildik zellikleri bakmndan grrz. Sosyoloji, bizim neden olduumuz gibi olduumuz ve neden davranyor olduumuz gibi davrandmz hakknda, ok daha geni bir bak asn benimsememiz gerektiini ortaya koymaktadr. Bize, doal, kanlmaz, iyi ya da doru diye grdklerimizin byle olmayabileceklerini ve yaammzn verilerinin tarihsel ve toplumsal gler tarafndan byk lde belirlendiklerini retir. Bireysel yaamlarmzn, toplumsal yaantlarmzn balamlarn yanstt o ince, ancak karmak ve esasl yollar anlamak, sosyolojik bak as iin temeldir. Sosyolojik olarak dnmeyi renmek, baka deyile daha geni grnme bakmak imgelemin ilenmesidir. Sosyolojiyle uramak, yalnzca sradan bir bilgi edinme sreci olamaz. Bir sosyolog, kiisel koullarn dolayszlndan kurtulabilen ve eyleri daha geni bir balam ierisine yerletirebilen birisidir. Sosyolojik inceleme, her eyden nce C. Wright Millsin ifadesiyle sosyolojik tahayyl/toplumbilimsel dne bamldr. Mills, bir disiplin olarak sosyolojiye giri ve onun arkasnda yatan hmanist drtnn aklamasn yapmaya alt kitabnda, sosyolojik tahayyl sosyolojik bir vizyon olarak anlar ve tartr. Sosyolojik tahayyl, bireyin grnte zel olan problemleri ile nemli toplumsal meseleler arasndaki balantlar yakalamaya uraan bir yaklamdr. Meydana gelen bireysel ya da toplumsal olaylar en geni biimde anlamay, gemi, bugn ve gelecek perspektif ierisinde ve baka toplumsal olaylar ve srelerle ilikili olarak deerlendirmeyi salk verir. Toplumbilimsel imgelem bizden, her eyden nce, kendimizi gndelik yaamlarmzn bildik sradanlndan, yeni bir bakla uzaklatrarak dnmeyi gerektirir. Anthony Giddensin mehur kahve metaforunun da gsterdii gibi, hakknda fazlaca bir ey sylenemeyecek sanlan sradan herhangi bir ey hakknda, aslnda, sosyolojik olarak sylenebilecek o denli ok ey vardr ki.6 Toplumbilimsel imgelem, yalnzca bireyi ilgilendirir grnen pek ok olayn gerekte daha geni sorunlar yansttn grebilmemizi salar. Boanma, rnein, ilk balangta bireysel/kiisel bir sorun/durum olarak grlebilir. Ancak, btn evliliklerin te birinden fazlasnn ilk 10 yl iinde bozulduu herhangi bir lkede, boanma ayn zamanda bir toplumsal sorundur da. Sosyolojiyle uramaya yeni balayan pek ok kiinin, karlarna kan yaklamlarn eitliliinden kafalar karr. Ancak, sosyolojinin hi bir zaman herkesin geerli olarak kabul ettii dnceler btnne sahip bir disiplin olmadnn bilinmesi elzemdir. Sosyologlar ou zaman kendi aralarnda, insan davrannn, toplumsal ilikilerinin, toplumsal eylemin ve zetle toplumun nasl incelenmesi gerektii konusunda tarttlar, tartmaya da devam etmektedirler. Bu kafa kartrc gibi duran ve kimilerince kesinlikten uzak olmas iti1 E. Mine Tan, Toplumbilime Giri: Temel Kavramlar, Ankara: A. . Eitim Fak. Yay., No. 97, Sevin Matbaas, 1981, s. 1. 2 Baykan Sezer, Sosyolojinin Ana Balklar, stanbul: . . Edebiyat Fak. Yay., 1985, s. 13. 3 Aktaran: Zeki Arslantrk Do. Dr., ve M. Tayfun Amman, Dr., Sosyoloji: Kavramlar, Kurumlar, Sreler, Teoriler, stanbul: Marmara niversitesi lahiyat Fak. Vakf Yay., 1999, s. 21-22. 4 Anthony Giddens, Sosyoloji, ev. Hseyin zel vd., Cemal Gzel (yay. haz.), stanbul: Krmz Yay., 2008, s. 38. 5 Enver zkalp, Prof. Dr., Sosyolojiye Giri, (Eskiehir: Anadolu niversitesi, Eitim, Salk ve Bilimsel Aratrma almalar Vakf Yay., 6. Bask, 1993), s. 1. 6 Anthony Giddens, Sosyoloji, s. 40-42.

bariyle bir zayflk olarak grlebilecek ve hatta bilim olarak adlandrlmayan sosyolojinin bu zellii, onun inceleme nesnesinin zelliklerinden kaynaklanmaktadr. Sosyoloji bizim kendi hayatmz ve davranmz hakkndadr, kendimizle uramak da yapabileceimiz en karmak ve zor ilerden bir tanesidir. Olgusal aratrmalar eylerin nasl ortaya ktklarn gsterir, ancak sosyoloji, ne kadar nemli ve ilgin olurlarsa olsunlar, yalnzca olgular toplamaktan ibaret deildir. Ayn zamanda eylerin niin/neden ortaya ktklarn da bilmek isteriz; bunu yapmak iin de aklayc kuramlar oluturmay renmek zorundayz. rnein, sanayilemenin modern toplumlarn ortaya klarnda nemli bir etkiye sahip olduklarn biliyoruz; ancak sanayilemenin kkenleri ve nkoullar nelerdir? Neden toplumlar arasnda sanayileme sreleri bakmndan farkllklara rastlyoruz? Sanayileme neden, sularn cezalandrlma biimlerinde ya da ailede ve evlilik sistemlerindeki deimelerle el ele gitmektedir? Bu trden sorulara cevap verebilmek iin kuramsal dncenin geliimi elzemdir. Kuramlar, ok eitlilik gsteren deneysel durumlar aklamakta kullanlabilecek olan soyut yorumlarn oluturulmasn iermektedir. Bir sanayileme kuram, rnein, sanayinin gelime srelerinin paylat ana zelliklerin belirlenmesi ile ilgilenir ve bu zelliklerden hangilerinin bu tr gelimelerin aklanmasnda en fazla nem tadn gstermeye alr. Kukusuz, olgusal aratrma ve kuramlar tam olarak birbirinden ayrlamaz. Geerli kuramsal yaklamlar, eer onlar ancak olgusal aratrma yoluyla snayabiliyorsak gelitirebiliriz. Olgular anlaml klmaya yardmc olduklar iin kuramlara gereksinim duyarz. Yaygn olarak iddia edilenin aksine, olgular kendi adlarna konuamazlar. Bauman, sosyolojinin dier akademik disiplinlerle ilikisini, benzerliklerini ve farkllklarn ktphane metaforuyla anlatr. Devamnda da u sorular sorar: Bir eyi dierlerinden farkl olarak sosyolojik yapan ey nedir? Bir eyi teki bilgi ynlarndan ve teki bilgi kullanma/retme pratiklerinden farkl klan nedir?7 Bilgi kmeleri arasndaki blnme, inceledikleri dnyadaki blnml yanstmaldr. Onlar birbirinden farkllatran insan eylemleri ya da insan eylemlerinin zellikleridir ve bilgi kmeleri arasndaki blnme bu olgunun bilincine varlmasndan baka bir ey deildir. Bundan dolay deriz ki, sosyoloji halihazrda sregelen ya da zamanla deimeyen genel nitelikli eylemler zerinde younlarken, tarih, gemite gereklemi ve bugn artk olmayan eylemlerle ilgilidir; sosyoloji dikkatini bizim toplumumuzda gerekleen eylemlere ya da bir toplumdan tekine deimeyen eylem trlerine verirken, antropoloji, bizimkinden uzak ve farkl toplumlardaki insan eylemlerini anlatr. Sosyolojinin teki yakn akrabalarna gelince kesin yant vermek biraz zor olacaktr ancak yine de unlar syleyebiliriz: siyasal bilimler, arlkl olarak iktidar ve ynetimle ilgili eylemleri tartr; ekonomi, mal ve hizmetlerin retilmesi ve datlmas kadar kaynaklarn kullanlmas ile ilgili eylemleri ele alr; hukuk, insan davrann dzenleyen normlar ve bu normlarn/kurallarn nasl ifade edildii, ykmllkler getirdii ve uyguland ile ilgilidir... Yukardaki soruya bu ekilde son derece kesin yantlar verebiliriz; ancak verilen bu cevaplara daha yakndan baktmzda meselenin o kadar da halledilmi olmadn ve cevaplarn da kesinlikten uzak olduunu grrz. ncelikle sylenmesi gereken husus; insan eylemlerinin belli sayda farkl tipe blnmesi, hayatn ve insan doasnn bu ekilde blnm olmasndan deil, eylemlerin bu ekilde snflandrlmasndan ve belli tr eylemler zerinde aratrma yapmaya, etrafl grler sunmaya, yol gstermeye ya da tavsiyelerde bulunmaya tek kendilerinin hakk olduu iddiasnda bulunan bilgili ve gvenilir bir grup uzmann varlndan kaynaklanr. Hi kukusuz, kimse imdi siyaset, sonra ekonomi dnyasnda yaamaz; kimse herhangi bir modern toplumdan Polinezya adalarna gittiinde sosyolojiden antropolojiye, etnografya gemez ya da Kahireden Londraya gittiinde oryantalizmden sosyolojiye gemez. Baumann ifade ettii gibi, Eer yaarken bylesi alanlar ayrabiliyorsak, eer bu eylemin burada ve imdi politikaya ait olduunu, dierinin de ekonomik karakter tad ayrmn yapabiliyorsak, bunun tek nedeni bize her eyden nce bu tr ayrmlar yapmann retilmi olmasdr. Dolaysyla gerekten dnyann kendisini deil, dnyayla ilikimizi biliriz;
7 Zygmunt Bauman, Sosyolojik Dnmek, ev. Abdullah Ylmaz, stanbul: Ayrnt Yay., 1998, s. 11.

bir bakma, dnya imgemizi, dilden ve eitimden kazandmz yap talarndan skca rlm bir modeli pratie geiririz.8 Demek ki, akademik disiplinler arasndaki farkllklardan yansyan biimiyle insan dnyasnda doal bir blnmenin olmadn syleyebiliriz. Tersine, insan dnyasnn zihnimizde tadmz ve sonra yaptmz ilere uyguladmz zihinsel haritasnda grnenler, insan eylemleriyle uraan akademisyenler arasndaki iblmnn sonucudur; bu, her bir alann uzmanlarnn ayrlmasyla ve her bir grubun hkmettikleri alana neyin ait olup neyin olmadna karar verme hakkyla desteklenip pekitirilen bir iblmdr. inde yaadmz dnyaya yapsn kazandran da bu iblmdr. Bundan dolay, farkllk yaratan farklln sakland yeri bulmak istiyorsak, balangta drst bir biimde dnyann doal yapsn bize gsteriyor gibi grnen, kerametleri kendinden menkul disiplinlerin pratiklerine baksak iyi olur. Artk aradaki fark douran eyin ilk bata bu pratiklerin kendisi olduunu kestirebiliriz; eer bir yanstma varsa, bu bizim varsaydmzn tam ynnde gereklemektedir. eitli alma alanlarnn pratikleri birbirlerinden nasl ayrrlar? lk bakta bunlar, alma konular olarak setikleri eylere kar tutumlar bakmndan ok az farkllk gsterir ya da hi farkllk gstermezler. Hepsi kendi konularyla ilgilenirken benzer kurallara uyarlar. Hepsi bulgularn sorumlu bir biimde (yani, doruya gtreceine inanlan bir biimde) elde etmeye ve sunmaya alrlar. Ksacas, akademik alma yntemlerinde ok da bir farkllk bulamayacaz demektir. Akademik uzmanlk iddiasnda bulunan ve iddias kabul gren herkes olgular toplayp ilerken benzer yollar izlerler. Farkllk yaratan farkllk araymzda son umudumuz, her inceleme dal iin tipik sorularda, farkl disiplinlerden dnrlerin insan eylemlerine bakarken, onlar inceler ve aklarken gr alarn belirleyen sorularda ve bu gibi sorularn rettii bilgiyi dzene sokup insan hayatnn verili bir blmnn modeline ya da boyutuna katmak iin kullanlan ilkelerde yatmaktadr. rnein, ekonomi, birincil olarak insan eylemlerinin maliyetleri ile sonular arasndaki ilikiye bakacaktr. Siyasal bilimler ise, en azndan baka faillerin fiili ya da tahmini tutumlarn deitiren ya da onlar tarafnda deitirilen zellikte insan eylemleri ile ilgilenecektir. Bu akademik disiplinlerin ya da ktphane raflarnda sosyoloji kitaplarnn yaknlarna dizilen dier beeri bilimlerin ilgileri, sosyolojiye ok da yabanc eyler deildir. Ancak sosyolojinin de, bu erevede, dier sosyal aratrma dallar gibi, kendi yorumlama ilkeleri kadar kendi bilisel perspektifi, insan eylemlerini soruturmak zere kendi soru kalplar vardr. Sosyolojiyi farkl klan ey, ilk zet olmas asndan ifade edecek olursak, insan eylemlerini geni apl oluumlarn eleri olarak grme alkanldr, bu oluumlar ise karlkl bir bamllk (eyleme giriilme ihtimalinin ve eylemin baar ansnn teki faillerin kimler olduu ya da ne yapabileceklerine bal olarak deitii bir durum anlamnda bamllk) ana taklm faillerin rastlantsal olmayan birliktelii biiminde dnlebilir. Sosyolojinin merkezi sorusu udur: Ne yaparlarsa yapsnlar ya da yapabilir olurlarsa olsunlar, insanlarn baka insanlara baml olmalar ne anlamda nemlidir; insanlarn her zaman ve kanlmaz olarak baka insanlarla ortaklk, iletiim, mcadele, rekabet, elbirlii halinde yaamalar ne anlamda nemlidir? te sosyolojik tartmann zel alann oluturan ve sosyolojiyi beeri ve sosyal bilimlerin grecek zerk bir dal olarak tanmlayan bu soru trdr; yani, aratrma amacyla seilmi insanlarn farkl bir trde oluturulmu bir koleksiyon olmas ya da dier aratrma alanlarnn ihmal ettii trden belli insan eylemleri dizisini incelemesi deildir. Sonu olarak denebilir ki, sosyoloji en bata insan dnyas hakknda bir dnme biimidir; ilke olarak ayn dnya hakknda baka yollarla da dnebiliriz. Sosyolojik dnce tarzndan ayrlan teki yollar arasnda saduyu zel bir yer tutar. Belki dier akademik dallardan daha ok sosyoloji, kendi yeri ve pratii iin nemi tartlmaz sorunlarla dolu olan saduyuyla (hayatmzdaki gnlk ilerimizi yrtmek iin faydalandmz zengin ancak dank, sistematik olmayan, genelde balantlar belirsiz ve sze dklemeyen bilgi ile) ilgilidir. ou bilim dal kendileri gibi saygn ve sistematik bir aratrma izgisi izleyen dier bilim dallaryla onu birletiren kprlere ya da onlardan ayran snrlara gre kendini tanmlama peindedir. Saduyuyla, izilen snrlar ya da yap talarn yerinden oynatacak lde ortak bir zemini paylatn dnmez. Kabul
8 Bauman, a.g.e., s. 13.

etmek gerekir ki, onlarn bu ilgisizlikleri yersiz de deildir. Saduyunun rnein fiziin, kimyann, astronominin ya da jeolojinin ilgilendii konular hakknda syleyecek hemen hemen hibir eyi yoktur. Fiziin ya da astronominin ilgilendii konular sradan insanlarn gr ufkuna, yani senin benim gnlk deneyimimiz erevesine pek girmez. Ve bu yzden bilim insanlarnn yardm, hatta verdikleri eitim olmakszn bir kanya varamayz. Bu ve benzeri bilimlerin aratrd konular yalnzca sradan insanlarn akl sr erdiremedii ok zel koullarda, teleskopun merceinde ya da bin feet derinliinde bir kuyunun dibinde ortaya karlar. Ancak bilimciler onlar grebilir ve onlar zerinde deney yapabilir; bu konular ve olaylar verili bilim dalnn, hatta onun seilmi uygulaymclarnn tekelindeki bir mlktr; hem de meslekten olmayan kimsenin ortak olamad bir mlk. almalarnn hammaddesini salayan deneyimin biricik sahibi olan bilimcilerin o materyalin ilenme, zmlenme ve yorumlanma biimleri zerinde tam bir denetimleri vardr. Onlar kamuoyuyla, saduyuyla ya da uzman olmayan grlerin herhangi bir baka biimiyle yarmak zorunda kalmazlar; bunun tek nedeni, zerinde altklar ve laf ettikleri konularda kamuoyu ya da saduyuya zg bir gr bulunmamasdr. Sosyolojiye gelince iler farkldr. Sosyolojinin alma alannda dev hzlandrclara ya da radyoteleskoplara benzer bir ey yoktur. Sosyolojik bulgu iin hammadde salayan btn deneyimler, sosyolojik bilgiyi oluturan hemen her ey sradan insanlarn normal gnlk hayatlarnda yaadklar eylerdir; deneyim, bazen pratikte mmkn olmasa da, ilke olarak herkese aktr; ve deneyim bir sosyoloun byteci altna girmeden nce zaten herkes tarafndan, sosyolog olmayan, sosyolojik dili kullanma ve olaylar sosyolojik gr asndan grme eitimi almam bir kii tarafndan yaanmtr. Nihayetinde hepimiz baka insanlarla birlikte yaarz ve birbirimizi etkileriz. Hepimiz elde ettiklerimizin baka insanlarn yaptklarna bal olduunu ok iyi biliriz. Hepimiz birok kere arkadalarla ya da yabanclarla iletiim kopukluunun acsn ekmiizdir. Sosyolojinin bahsettii her ey zaten hayatmzda olmu eylerdir. Zaten yle olmas da gerekir, aksi halde hayatmz yrtemezdik. Bakalaryla birlikte yaamak iin bir sr bilgiye ihtiya duyarz ve saduyu bu bilginin addr. Gnlk rutinlerin iine iyice daldmzda, olup bitenlerin anlam zerinde pek dnmeyiz; hatta zel deneyimimizi bakalarnn bana gelenlerle karlatrmaya, bireysel olandaki sosyal olan, tikel olandaki genel olan grmeye frsatmz hi olmaz; sosyologlarn bizim yerimize yaptklar tam da budur. Biz onlardan kiisel hayat hikayemizin baka insanlarla paylatmz tarih ile nasl rldn bize gstermelerini bekleriz. Ne var ki, sosyologlar bu kadar derine insinler ya da inmesinler, yola kmak iin seninle ve benimle paylatklar gndelik hayat deneyiminden, her birimizin gnlk hayatna girmi ham bilgiden baka bir hareket noktalar yoktur. Yalnzca bu nedenden dolay sosyologlar, fizikilerin ve almalarnn konusuna ne kadar uzak dururlarsa dursunlar kavramaya altklar deneyimin i bilgisinden tamamen kopamazlar. Ne kadar abalarlarsa abalasnlar, sosyologlar yorumlamaya altklar deneyimin iki yannda da ayn zamanda hem i hem de d yznde de kalmaya mecburdurlar. Modern fizikilerin ya da astronomlarn gzlemleyip zerine teori rettii feonemenler, bozulmam bir biimde, ilenmemi, etiketlerden, hazr tanmlardan ve n yorumlardan zgr bir ekilde bulunurlar. Sosyologlarn aratrd trden insan eylemleri ve etkileimleri, ne kadar dalm, blk prk olursa olsun, hepsi faillerin kendileri tarafndan isimlendirilmi ve kuramsallatrlmtr. Sosyolog onlar irdelemeye balamadan evvel, saduyusal bilginin nesnesi olmulardr. Aileler, rgtler, akrabalk ilikileri, komuluk ilikileri, ehirler ve kyler, milletler ve kilise cemaatleri ve dzenli insan etkileimiyle bir arada tutulan baka gruplamalar zaten faillerce anlamlandrlm ve nemleri belirlenmitir. Failler, eylemleri esnasnda bu anlamlarn tayclar olduklarn bilirler ve ona gre davranrlar. Sradan failler ve meslekten sosyologlar onlardan bahsederken ayn isimleri, ayn dili kullanmak zorunda kalacaklardr. Sosyologlarn kullanabilecekleri her terim benim gibi sradan insanlarn saduyusal bilgisi tarafndan verilmi anlamlar ile olduka ykl olacaklardr. Sosyolojik sylem herkese aktr; herkese katlmas iin yaplm daimi bir davet deildir ama aka belirlenmi ya da almaz snrlar da koymamtr. Gvenlii nceden garantiye alnmam belli belirsiz snrlaryla (sradan deneyimle eriilemeyecek konular ileyen bilimlerin tersine), sosyolojinin bilgi zerindeki egemenlii, konusu zerinde yetkin hkmler verme hakk her zaman itiraza aktr. te bu yzden, uygun

sosyolojik bilgiyle her zaman sosyolojik fikirlerle dolu olan saduyu arasn snr ekmek, tutarl bir bilgi kmesi olarak sosyolojinin kimlii asndan ok nemli bir konudur. Bauman, sosyolojik bilgi ile saduyusal bilgi arasnda, yukarda dile getirilen btn bu yaklamlara ramen, drt temel farkllk olduunu vurgulamaktadr: (1) Saduyudan arkl olarak (baka, daha ok gevek ve daha az ihtiyatl bir biimde zdenetimli olduu sylenen bilgi biimlerinden ayr olan) sosyoloji, bilimin bir vasf olduu kabul edilen sorumlu konumann kat kurallarna kendini uydurmaya gayret eder. (2) kinci farkllk, yarg oluturmak iin materyalin karld alann bykl ile ilikilidir. Sosyologlarn bireysel hayat dnyasnn sunduundan daha geni bir bak as araylar byk bir farkllk yaratr; yalnzca daha ok veri, tek tek rnek olaylar yerine daha ok olgu ve istatistik veri vb. gibi- nicel bir farkllk deil, nitelik ve bilginin kullanm bakmndan da bir farkllk yaratr. (3) sosyoloji ile saduyu arasndaki nc farkllk tek tek her kiinin insan gerekliine anlam verme biimleriyle; kiilerin meraklarn gidermek iin, neden bu deil de unun olduunu ya da durumun neden byle olduunu nasl aklamaya kalktklar ile ilgilidir. Hepimiz eylemlerimizi belli bir ama, bir arzumuzu gerekletirmek iin yaparz. Sosyoloji, kiiselletirilmi dnya grlerine kar kar. Sosyoloji gzlemlerine bireysel failler ve tekil eylemler yerine oluumlardan yola karken, tamamen kiisel ve zel olan kendi dncelerimiz ve zel olan kendi dncelerimiz ve ilerimiz de dahil, insan dnyasn anlamann anahtar olarak bildiimiz o gdlenmi birey metaforunun yerinde olmadn gsterir. (4) Yeteri kadar sklkla tekrarlandnda alkanlk haline gelen, sorgulanmaya ihtiya duyulmayan ve kendilerini aklayan eyler olarak alkanlklarn ve karlkl olarak birbirlerini pekitiren inanlarn hkm altndaki bu bildik dnya (gndelik hayat) ile karlatnda sosyoloji; kimsenin brakn yantlanmasn sorulduunu bile hatrlamad sorular sorarak rahat ve sessiz hayat tarzn bozar, sorunsallatrr. Sosyoloji, sorduu sorularla hepimiz iin bildik olan eyleri bulmacalara dntrr; bildik olan bilmedikletirir. Anszn hayatn gnlk ak masaya yatrlr. Artk o yalnzca olas tarzlardan biri, tek ve esiz olmayan, doal olmayan bir hayat tarz olarak grnmeye balar. Sosyolojik dnme (toplumsal imgelem); etrafmzdakilere kar bizi daha duyarl hale getirir, duygularmz keskinletirir, olan bitenin daha fazla farkna varmamz salayabilir, gndelik hayatmzda mevcut ancak belki de bakmay bilemediimiz iin- bize grnmez olan insanlk durumlarn kefetmemize hizmet edebilir. Hayatlarmzn doal, deitirilemez, kanlmaz zelliklerinin, aslnda insan gcnn ve insan kaynaklarnn kullanlmaya ortaya ktn bir kere anladktan sonra, artk onlarn kendi eylemlerimiz de dahil insan eyleminden bamsz olduklarn ve insan eylemine geit vermediklerini kabul etmek zor olacaktr. Bu anlamda toplumsal imgelem, kendi bana bir g, sabitleme kart bir gtr. Mevcut haliyle o gne kadar baskc olan dnyay yeniden esnek bir hale getirir, dnyann imdi olduundan farkl bir dnya olabileceini gsterir ve her birimizin zgrlk alann geniletir. Bylelikle, belki karmzdaki, evremizdeki insanlar biraz daha iyi anlar; kendimiz iin istediimiz zgrlkleri onlar iin de isteyebiliriz. Sosyolojinin, gszn gc olduu sylenir. Ne var ki bu her zaman doru deildir. Sosyolojik anlay benimsemi bir kiinin, hayatn ac gereklerinin karsna kard engelleri kaldrabileceinin ve aabileceinin garantisi yoktur; anlayn gc uysal ve teslimiyeti saduyu ile ittifak yapm bask gleri ile boy lemez. Ne var ki bu anlay yoksa, kiinin hayatn baaryla ynlendirme ve ortak hayat koullarn kolektif biimde ynetme ans ok zayflayacaktr.9

Okuma nerileri Sosyolojinin ne olduu, ne ie yarad, dier bilimlerden ve yaklamlardan nerede farkllat vb. gibi hususlarda kuatc, felsef bir derinlik ve ufuk kazandran u iki alma nemlidir: Zygmunt Bauman, Sosyolojik Dnme (knyesi dipnotlarda verildi); C. Wright Mills, Toplumbilimsel Dn, ev. nsal Oskay, stanbul: Der Yay., 2000. Sosyolojiyi, ortaya kt tarihsel ve toplumsal koullar balamna oturtan, zengin, derinlikli ve eletirel bir analiz iin, Baykan Sezerin Sosyolojinin Ana Balklar (stanbul: Kitabevi Yay., 2011 [1. Bask: stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi Yay., 1985]) almas vazgeilmez nemdedir. Anthony Giddense ait Sosyoloji: Eletirel Bir Yaklam (ev. Ruhi Esengn ve smail retir, Erzurum: htar Yay., 1993),
9 Bauman, a.g.e., s. 26-27.

klasik sosyal teorinin ve sosyoloji kuramlarnn ada toplumlarn incelenmesinde yaad skntlar eletirel bir perspektifle dile getirir. Joseph Fichterin yapsal-ilevselci bir yaklamla kaleme ald Sosyoloji Nedir? (ev. Nilgn elebi, 2. Bask, Ankara: Attila Kitapevi, 1994) isimli almas, sosyolojiye yeni balayanlar iin derli toplu bir giri kitab niteliindedir.

alma Sorular
1. 2.

Son dnemde medyada sklkla karlatmz okullarda yaanan iddetin art, uyuturucu kullanmnn yaygnlamas ve cinsel saldrlar vb. gibi haberleri, sosyolojik tahayyl yaklamn gz nnde bulundurarak deerlendiriniz. Toplumda yaanan herhangi bir olay saduyu bilgisi ve sosyolojik bilgi ayrmn dikkate alarak rnekleyiniz.

2.Hafta e-Ders Kitap Blm

2. Ders Sosyolojinin Bir Bilim Olarak Kuruluu

ZET Sosyoloji, 19. yzylda Avrupada sanayi toplumunun yaratt sorunlar Aydnlanma felsefesinde billurlaan belli ilkeler nda zmek amacyla ortaya kt ve o dorultuda geliti. Ortaya kt dnemin ve toplumun sorunlarna, zelliklerine ve dnce erevesine bal olarak da belli zellikler kazand. Bir balang cmlesi olarak sosyolojinin modern sanayi toplumunun oluum srecinin bir sonucu olduunu ve ayn zamanda da bu sreci baarya eritirmek gibi bir misyonla kendisini donattn syleyebiliriz. Sosyolojinin o dnemde ve gnmzde, birey ve toplumla ilgili bir disiplin olmasna karn, doa bilimleri modelini kendine rnek alan pozitif bir bilim olarak tanmlanmas da, gerek 19. yzylda akademik kurumsallamasn gerekletiren iktisat, hukuk, siyaset vb. gibi bilimlerden zenle ayrtrlmas da ve gerekse de yazsz/ tarihsiz toplumlar inceleyen etnografya, antropoloji gibi bilimlerden farkl olarak modern/endstriyel/kapitalist Avrupa toplumunu inceleyen biricik, bilimlerin kraliesi olarak gsterilmesi sosyolojinin ortaya kt Avrupa toplumunun o dnemde yaad zel toplumsal ve dnsel koullardr. Sosyoloji, ayn zamanda kendisini douran bu sreci baaryla neticelendirmek gibi bir misyonla donanmtr. Baka bir deyile, sosyoloji modernleme srecinin bir sonucudur ve modernleme srecinin baaryla tamamlanmas iin ie koyulmutur. Aada sosyolojiyi ortaya karan toplumsal ve tarihsel koullar tasvir edilmekte ve dnemin dnsel ihtiyalarna uygun olarak kazand temel zellikler deerlendirilmektedir.

nsanolu, var olduu andan itibaren gerek insan topluluklar ve gerekse de doa zerindeki merakn gidermeye, ihtiyalarn karlamaya dnk araylar ierisinde olmutur. Bu, yazl tarih kadar eskiye dayanr. Sosyal bilimler diye adlandrlan ey de bu ihtiyacn modern ada karlanmasn salayan aralar ya da sistemdir, z itibariyle. ncelikle tespit edilmesi gereken husus, sosyal bilimlerin modern dnyaya ait bir ey olduudur. zelliklerini, amalarn ve aralarn, temelde belirleyen, ite bu modern dnya dediimiz eydir. Sosyal bilimler, hem bu dnyann bir sonucu/rndr, hem de bu dnyann olumasnda pay sahibidir. Sosyal bilimler, gereklik hakknda, bir biimde ampirik olarak dorulanan sistemli, dnyevi bilgi retme abasdr ya da bu abaya dayanr. Bu aba, balangta sadece bilgi anlamndaki scientia ile adlandrlyordu. Birka yzyldr hakim olan, klasik bilgi sistemi temelde iki varsaym zerine kuruludur: (1) Newton modeli: Bu model bize, Tanr gibi bizim de kesin bilgiye ulaabileceimizi syler. Bu model, gemi ile gelecek arasnda bir simetri ngrmekteydi. (2) kinci varsaym, doa ile insanlar, madde ile akl, fiziksel dnya ile sosyal/ manevi dnya arasnda kkl ayrmlar bulunduunu varsayan Kartezyen dualizmidir. Modern ada, pek ok alanda yaanan gelimelerle birlikte gkyz alabildiine almt; ayn ekilde insan hrslar da snr tanmaz biimde geniledi. lerleme bu dnemin, yeni snrszlk duygusuyla kanatlanan ve teknolojinin maddi baarlarndan g alan kilit szc haline geldi. lerleme fikrinin nemini belki, nceki dnemin dnya/evren fikri ile karlatrldnda daha iyi anlama imkanna sahibiz. Orta alarn Avrupas ilerlemekten ya da bymekten ok eldekini korumay kendisine hedef semi bir durumdayd. Tm dnyas bu temel zerine ina edilmiti. retim sreleri, dini anlaylar hep birlii korumak zerine kuruluydu. Colombun keif seferlerine itibar edilmeyiinin arkasnda yatan bu psikolojinin etkisini gz ard etmemek gerekir: Zaten elde kt imkanlar bulunmaktayd ve bu imkanlar, sonu belirsiz bir macerada heba etmeye kimsenin niyeti yoktur. Fakat Allahn ii, abalar Colombun karsna hi dnmedii ve hayal dahi edemedii imkanlar kard. Onlar Hindistana ulamak iin yol ararken, yeni bir kta kefettiler. Ve her ey o andan itibaren yava yava, nceleri hi fark edilmeksizin deimeye balad. Deiikliklerin ya da imkanlarn farknda olmayanlar, yaygn ekilde sylenegeldii gibi, yalnzca Bat-d toplumlar deildi, bizzat Avrupallar da bu yeni kefin kendilerine neler getirdiinin ya da ne tr sonular douracann farknda deillerdi. Onlarn amalar sadece siyasi ve ticari stnlkler elde etmelerine imkan tanyacak bir urat. Nitekim bir mddet, tm atma bu mihverde gitti. Bu gelimelerin sosyal yapy, kltr, doa ve toplum anlaylarnn deiimine etkisi ancak 200-300 yl sonra fark edilebilmi ya da pratie dklebilmitir. nce Reform ile karlayoruz. Kilisenin otoritesini sarsmaya balyor. Ardndan Rnesans geliyor. Ve ardndan da Aydnlanma ve Endstri devrimi... Bu hareketler, Batl insann zihnini deitiriyor, hem de kkl bir biimde deiiklie uratyordu. Genelde sosyal bilimlerin, zelde ise sosyolojinin temel zellikleri ite bu srete olutu. Ve bilfiil, iktidar tarafndan biimlendirilmitir. Fakat bu sre, ayn zamanda bir kaos ortamn da dourmaktayd. Zaten sosyal bilimler ve sosyoloji, bu toplumsal kaosu zmlemek, bozulan dengeleri yeni ilkeler erevesinde yeniden tesis etmek greviyle ortaya kacaklard. nce, felsefe/filozoflar teolojiyi mahkum ettiler. Fakat daha sonra sra kendilerine gelecek ve metafizik olarak nitelenip toplumsal meselelerde geri plana atlacaklard. Bilim alannda, ilk elde karmza kan doa bilimleri ile felsefenin ayrmasdr. Felsefe, gereklik hakknda ampirik aratrmalara dayanmayan a priori bilgi nermekle suland; daha nce kendisinin kiliseye/dine yapt kendisine yaptnn benzeri ona yapld ve devre d braklan teoloji/ilahiyatn konumuna oturtuldu. Ve zamanla, ayr ama eit iki ayr bilgi dal statsnden, doa biliminin tepede yerini ald ve felsefenin alt statde bulunduu bir bilgi hiyerarisine ulald. Ve nihayet 19. yzylda bilim, dilde de bu stnln tescil ettirdi. Sadece bilgi anlamndaki kavram, bu yzylda, gereklik hakknda bilgi veren aralarn en stn olarak doa bilimi anlamna kavutu. Doa biliminin alternatifinin zerinde ise, bir hemfikirlilik yoktur. smi konusunda bile bir mutabakata varlm deildir. Fakat ak olan bir ey vard: nsanlarn dnyas ile ilgili bilgiyi kimin denetleyecei konusunda sz sahibi olacak bilim, doal bilimlerin domasna sebep olan artlarn zelliklerine uygun nitelikler tayacakt, tamak zorundayd. Aksi takdirde tutunabilmesi mmkn deildi. Buna bal ve hatta bu hususun doal

sonucu olan ikinci bir gerek ise, doa bilimlerinin rnekliini kabullenmek durumunda kalacaktr. Bu ynde, 18. yzyldan itibaren bir ksm bilgi kategorileri gelitirilmeye allyordu. Ancak henz istenen kesinlie ulalabilmi deildi. Bir ksm sosyal filozoflar, bu amaca hizmet edecek bir bilgi disiplini olarak sosyal fizik ismini ortaya atmlard. Bu tabir tam da, yukarda bahsedilen zelliklere ve araylara iaret etmektedir. Bu gelimeler olurken, Avrupann tant yeni kltrlerin, yeni insan topluluklarnn tanmlanmas da nemli bir sorun olarak ortaya kmaktadr. eitlilikler nasl adlandrlacak ve nasl bir dzene kavuturulacaktr? Bu abalar, ayn zamanda, dzeni kendisine gre, kendisini merkeze oturtarak salamay uygun gren Avrupann dnyann dier kltrleri ve toplumlar zerindeki egemenliinin, stnlnn merulatrlmasna da hizmet etmeliydi. Bu yeni bilginin retilecei mekanlar olarak niversiteler, yeniden canland ve gelimeye balad. 19. yzyln entelektel tarihine her eyden nce, bilginin disiplinlere ayrlmas ve mesleklemesi, yani yeni bilgi retmek ve bilgi retenleri yeniden retmek zere devamllk gsteren kurumsal yaplarn oluturulmas sreci damgasn vurmutur.1 Fransz devrimi ile birlikte gndeme gelen kltrel alt-st olu, sosyal bilimlere duyulan ilgiyi canlandrmtr. Zira, artk mesele sosyal hayatn [szm ona] doal dzeni trnden teorilerle halledilemiyordu. Tersine pek ok kii zmn, halk egemenliinin hzla norm haline geldii bir dnyada, nlenemez grnen sosyal deimeyi, kukusuz apn snrl tutma umuduyla, rgtlemek ve rasyonelletirmekten getiini savunuyordu. Ama eer sosyal deiim rgtlenecek ve rasyonelletirilecek idiyse, daha nce onu incelemek ve deimeye yn veren kurallar anlamak gerekiyordu. Sonradan sosyal bilimler adn verdiimiz almalarn niversitede yeri olmas bir yana, bunlara ciddi bir sosyal ihtiya vard. stelik, yeni bir sosyal dzenin istikrarl biimde kurulmasna allacaksa, sz konusu bilimin olabildiince kesin (ya da pozitif) olmasnda yarar vard. Bu amala 19. yzyln ilk yarsnda modern sosyal bilimin temellerini atmaya girienler, zellikle Byk Britanya ve Fransada, taklit edilecek model olarak gzlerini Newton fiziine evirdiler.2 Sosyal paralanma srecini yaam devletlerde, sosyal birliin yeniden nasl salanabilecei ile ilikili olarak, yeni ya da potansiyel egemenliklerini ortaya koyabilmek iin ulusal tarihlerin nasl gelitiine bakmaya baladlar. Bu ulusal tarihler artk prenslerden ok halklar zerinden ilenmekteydi. Tarih, arivlere dayal ampirik bir aratrmaya yneldi ve krallar hakl klan vakanvislikten uzaklamaya balad. Bu yeni anlaya sahip tarihilik, felsefeden baka bir ey deil diyerek, speklasyon ve tmdengelim uygulamalarn reddeden sosyal bilime ve doal bilimlere katlmaktayd. Fakat, ampirik aratrmalara dayal olsa da, her biri farkl bir zellik arz eden toplumlar hakknda genelleme yapmak isteyen sosyal bilimcilere, yani toplumun evrensel yasalarn bulma arzusundaki kuruculara pheyle baklmaktayd. Bilimin, zihnin dna kmaya izin veren bir yntem kullanarak nesnel gerekliin kefini salad, buna karlk felsefecilerin yalnzca dndkleri ve dndkleri zerine yazdklar ileri srld. Bilim ve felsefe ile ilgili bu gr, 19. yzyln ilk yarsnda sosyal dnyaya ilikin zmlemeleri ynetecek kurallar belirlemeye koyulan Comte ve Mill tarafndan ak bir biimde savunuldu. Sosyal fizik terimini canlandrrken Comte siyasal endielerini aka ortaya koymutur. Yapmak istedii, Baty, Fransz Devriminden sonra gndeme gelen entelektel anari yznden zorunlu bir ynetim biimi haline gelen sistematik yolsuzluktan kurtarmakt. Deiim partisi, Protestanlktan tretilen salt olumsuz ve ykc tezlere yaslanrken, dzen partisi de modas gemi olarak deerlendirilen katolik ve feodal- doktrinlere dayanmaktayd. Comtea gre sosyal fizik, pozitivist felsefenin ve dncenin bir sonucu ve gerei olarak, sosyal sorunlarn zmn uygun eitimi alm snrl sayda sekin zekaya devrederek dzen ve ilerlemenin badatrlmasn salayacakt. Bu yoldan, yeni bir manevi g oluturularak Devrim sonlandrlacakt. Sosyal bilimlerin deiik disiplinleri, 19. yzylda gereklik hakknda ampirik bulgulara (speklasyondan farkl olarak) dayal nesnel bilgi elde edilmesini salamak iin harcanan genel abalarn bir paras olarak yaratld. Niyet edilen, doruyu icat etmek ya da sezgi yoluyla bulmak deil, renmek idi. Saptanacak ilk husus, bu kurumlamann belli bal be merkezde gerekletirilmi olduudur: Byk Britanya, Fransa, Almanya, talya ve ABD.
1 Gulbenkian Komisyonu, Sosyal Bilimleri An: Sosyal Bilimlerin Yeniden Yaplanmas zerine Rapor, ev. irin Tekeli, stanbul: Metis yay., 1996, s. 16. 2 Gulbenkian komisyonu, s. 17.

Saptanacak ikinci husus, 19. Yzyl boyunca ok sayda ve ok eitli konu ya da disiplin adnn nerilmi olduudur. Ancak birinci sava ncesinde adlar zerinde belli lde uzlama salanm birka disiplin vard: Tarih, iktisat, sosyoloji, siyaset bilimi ve antropoloji. Buna, ayn dzeyde olmamakla birlikte, bir de oryantalizm eklenebilir. Modern bilim, kapitalizmin evladdr ve ona baml olmutur. Bilimciler toplumsal onay ve destek gryorlard nk gerek dnyada somut ilerlemeler retkenlii artracak ve zamanla mekann dayatt snrlamalar azaltp herkes iin daha byk bir rahatlk yaratacak harika makineler- yaratma imkan sunuyorlard. Bilim ie yaryordu. Bilimsel faaliyeti kuatacak tam bir dnya gr yaratlmt. Bilimcilerin tarafsz olduklar syleniyor, byle olmalar isteniyordu. Bilimcilerin ampirik olduklar syleniyor, byle olmalar isteniyordu. Bilimcilerin evrensel dorular aradklar syleniyor, byle olmalar isteniyordu. Bilimcilerin basit olan kefettikleri syleniyor, byle olmalar isteniyordu. Onlardan karmak gerekleri zmleyerek bunlar ynlendiren basit, en basit temel kurallar saptamalar talep ediliyordu. Son olarak belki de hepsinin en nemlisi, bilimcilerin nihai nedenleri deil, etkili nedenleri aa karttklar syleniyor, byle olmalar isteniyordu. stelik, btn bu betimleme ve isteklerin bir paket oluturduklar syleniyordu; hepsi bir arada ele alnmalyd.3 Fransz ihtilalinin iki nemli sonucu oldu: (1) Siyasi deiim srekli ve normal bir eydir; (2) Egemenlik halka ait bir eydir. Bu iki nerme, sadece iktidar ya da otorite sahipleri tarafndan kullanlmyordu, herkes tarafndan kullanlabiliyordu. Bu da iin iktidarlarca can skc yan olarak deerlendirilmekteydi. Ortada tehlikeli snflar olarak adlandrlan bir grup olumutu. Serseri mayn misali, kimin elinde nasl sonular douraca tahmin edilemeden patlamaya hazr tehlike karsnda iktidarn elinde ara vard: (1) Toplumsal ideolojiler, (2) sosyal bilimler, ve (3) toplumsal hareketler. Eer siyasi deiim norm olarak grlyor ve eer genellikle egemenliin halkta olduuna inanlyorsa, soru ateten gmlein nasl giyilecei, daha akademik bir biimde ifade edecek olursak, kargaay, ykcl ve aslnda deiimin kendisini asgariye indirmek iin toplumsal basklarn nasl idare edilecei sorusu haline gelir. deolojiler ite burada devreye girer. deolojiler deiimi idare etme programlardr. On dokuzuncu ve yirminci yzyllarn balca ideolojisi, deiimi asgariye indirecek ekilde idare etmenin olas yolunu temsil ederler: Deiim mmkn olduunca yavalatlabilir, tam olarak doru hz aranabilir, ya da hzlandrlabilir. Bu program iin eitli adlar icat ettik. Bunlardan biri sa, merkez ve soldur. Biraz daha aklayc olan ikincisi ise muhafazakarlk, liberalizm ve radikalizm/sosyalizmdir.4 Bunlar arasnda dierlerine galebe alan liberalizm olmutur: Genel oy hakk, refah devleti ve (da ynelik rklkla birlemi) bir ulusal kimliin yaratlmasndan oluan katl siyasi programlaryla Avrupada tehlikeli snflar musibetini etkili bir biimde sona erdirdiler. Siyasi bir ideoloji olarak liberalizmin stratejisi, deiimi idare etmekti ki bu da deiimin doru insanlar tarafndan doru ekilde gerekletirilmesini gerektiriyordu. Nitekim liberallerin ilk olarak, bu idarenin ehliyet sahibi insanlarn elinde olduunu garantiye almalar gerekiyordu. Ehliyetin de ne miras yoluyla seim (muhafazakar nyarg) ne de poplerlik yoluyla seimle (radikal nyarg) garanti altna alnamayacana inandklar iin, geride kalan tek olasla, liyakat yoluyla seime dndler ki bu da kukusuz entelektel snfa ya da en azndan bu snfn pratik meseleler zerinde younlamaya hazr kesimlerine dnmek anlamna geliyordu. kinci art, bu ehliyet sahibi insanlarn edinilmi nyarglardan deil, nerilen reformlarn olas sonular konusunda nceden sahip olunan bilgiden hareket etmeleriydi. Byle hareket etmek iin de toplumsal dzenin gerekte nasl ilediine dair bilgiye ihtiyalar vard ve bu aratrmaya ve aratrmaclara ihtiyalar olduu anlamna geliyordu. Sosyal bilim liberal giriim iin kesinlikle can alc bir nem tayordu. Liberal ideoloji ile sosyal bilim giriimi arasnda sadece varolusal deil zsel bir ba da vard. Sadece sosyal bilimcilerin ounun liberal reformizmin savunucular olduklarn sylemiyorum. Bu dorudur, ama ok nemli deildir. Benim sylediim, liberalizm ile sosyal bilimin ayn ncl toplumsal ilikileri, tabii ki bilimsel (yani, rasyonel) bir biimde manipule etme yetenei sayesinde insann kusursuzlua ulamasnn kesin olduu nclzerine kurulmu olduklar. Mesele sadece bu ncl paylayor olmalar deil, ayn zamanda ikisinin de bu
3 Immanuel Wallerstein, Bildiimiz Dnyann Sonu: Yirmibirinci Yzyln Sosyal Bilimi, ev. Tuncay Birkan, stanbul: Metis Yay., 2000, s. 156. 4 Immanuel Wallerstein, Bildiimiz Dnyann Sonu, s. 162.

ncl olmakszn varolamayacak olmalar ve ikisinin de bunu kurumsal yaplarnn bir paras haline getirmi olmalardr.5 Sosyoloji. smi icat eden Comtea gre sosyoloji, bilimlerin kraliesi, kendi iinde btnlemi ve birleik bir sosyal bilim ve yine Comtegil bir neolojizmle sylenirse, pozitivist olacakt. Bununla birlikte uygulamada sosyoloji bir disiplin olarak daha ok, ondokuzuncu yzyln ikinci yarsnda says ok artm olan kentli ii snflarn yol atklar honutsuzluk ve dzensizliklerle ba etmeyi amalayan, sosyal reform derneklerinin almalarnn niversitede meydana getirdii deiiklik ve kurumsallamayla geliti. Bu sosyal reformcular almalarn niversite ortamna tamakla, yasa deiikliklerine ynelik aktif lobicilik rollerinden vazgetiler... Sosyologlar ksmen balangta sosyal reform rgtleriyle olan yakn balarn koparmak istedikleri, ksmen de bugn el almaya arlk verdikleri iin pozitivizme yneldiler, bu da onlar nomotetik kampa itti.6 Sosyal bilimin Avrupada kurumsallama sreci, Avrupann sonunda dnyann geri kalan zerinde egemenliini kesin olarak kurduu tarihlerde gerekleiyordu. Bu durum sorulmas kanlmaz soruyu gndeme getirdi: Neden tm rakiplerini alt ederek Amerikalar, Afrika ve Asya zerinde iradesini dayatan, dnyann bu kk paras olmutu? Bu ok kapsaml bir soruydu ve verilebilecek yantlar egemen devletler dzeyinde deil, karlatrmal uygarlklar dzeyinde aranyordu. Avrupann dnyaya egemen olacak hale nasl geldii sorusu, entelektel alanda Darwinci dnmle akt. Aydnlanmann hazrlad bilginin dnyevilemesi sreci evrim teorisiyle dorulanm olduundan, Darwinci teoriler, biyolojik kkenlerinden ok te alanlara tand. Sosyal bilim metodolojisine, rnek alnan Newton fizii egemen olsa da, hayatta kalmaya en uygun olann yaad kavramn ne karan, grne gre kar konulmaz bir ekicilii olan evrim meta-kavram, sosyal teoriler zerinde ok etkili oldu.7 Evrim teorisi biraz esnek ekilde yorumlandnda, ilerlemenin, ada Avrupa toplumunun gzle grlr stnlyle rtt yollu varsayma bilimsel gereke salamada pekala kullanlabilirdi. Nitekim kullanld: Son aamas sanayi devrimi olan, sosyal gelimenin aamalaryla ilgili teoriler, tarihin liberal yorumlar, iklimin belirleyicilii tezi, Spencer sosyolojisi vb. bunun rnekleri arasnda saylabilir.8 Sosyolojinin lk Dnemi tibariyle Gsterdii zellikler Sosyoloji, tekrarlayacak olursak, 19. yzylda Avrupada sanayi toplumunun yaratt sorunlar Aydnlanma felsefesinde billurlaan belli ilkeler nda zmek amacyla ortaya kt ve o dorultuda geliti. Ortaya kt dnemin ve toplumun sorunlarna, zelliklerine ve dnce erevesine bal olarak da belli zellikler kazand. Bir balang cmlesi olarak sosyolojinin modern sanayi toplumunun oluum srecinin bir sonucu olduunu ve ayn zamanda da bu sreci baarya eritirmek gibi bir misyonla kendisini donattn syleyebiliriz. Sosyolojinin o dnemde ve gnmzde, birey ve toplumla ilgili bir disiplin olmasna karn, doa bilimleri modelini kendine rnek alan pozitif bir bilim olarak tanmlanmas da, gerek 19. yzylda akademik kurumsallamasn gerekletiren iktisat, hukuk, siyaset vb. gibi bilimlerden zenle ayrtrlmas da ve gerekse de yazsz/tarihsiz toplumlar inceleyen etnografya, antropoloji gibi bilimlerden farkl olarak modern/ endstriyel/kapitalist Avrupa toplumunu inceleyen biricik, bilimlerin kraliesi olarak gsterilmesi sosyolojinin ortaya kt Avrupa toplumunun o dnemde yaad zel toplumsal ve dnsel koullardr. Bu erevede, sosyolojiyi modern sanayi toplumunu inceleyen bir aratrma disiplini olarak tanmlayabiliriz. Buna bal olarak da, zmeye alt pratik sorunlara bal olarak kuramsal yaklamlar, temelde modern toplumu meydana getiren 4 temel srecin ya da devrimin oluturduu birikimlerin izlerini tar: (1) Doa bilimlerindeki gelimeler (bilimsel devrim);9 (2) felsefe ve sanat alannda yaanan gelimeler (reform,
5 Immanuel Wallerstein, Bildiimiz Dnyann Sonu, s. 163-164. 6 Gulbenkian Komisyonu, s. 26. 7 Sosyal Darwinizm olarak adlandrlan bu yaklamn ortaya k, kapsam ve daha zelde de Osmanl aydnlar arasndaki etkisi iin bkz. Atila Doan, Osmanl Aydnlar ve Sosyal Darwinizm, stanbul: Kre Yay., 2012. 8 Gulbenkian Komisyonu, s. 33-34. 9 14. yzyldan itibaren Doa bilimlerinde yaanan gelimeler, dnyann anlalmas ve insan hayatn kolaylatracak ekilde tabiat zerinde egemenlik kurma, ayn zamanda bireyin ve toplumun kendi kaderlerine hkmedebilme imkann getirmitir. Bunun yan sra, doa bilimlerindeki gelimeler, ortaa Avrupa toplumundaki egemen kilise hiyerarisini ypratacak felsef ve teolojik bir tartmay da tetikleyen bir ilev grmtr. Bilimlerde yaanan gelimeler ve dnsel ve toplumsal sonular iin bkz. Steven Shapin, Bilimsel Devrim, ev. Ayegl Yurdaal, stanbul: zdm Yay., 2000; Peter Whitfield, Bat Biliminde Dnm Noktalar, ev. Serdar Uslu, stanbul: Kre Yay., 2008.

Rnesans ve aydnlanma felsefesi);10 (3) sanayi devrimi;11 ve (4) siyas devrimler (Fransz htilali ve devamndaki pek ok ii-kyl ayaklanmas). Tom Bottomore, sosyolojinin ilk dnemde gsterdii zellikleri zl bir biimde belirtiyor: Toplumbilimin benim izmeye altm snrlar iindeki tarih-ncesi kabaca, 1750-1850 dnemindeki yzyllk bir sreyi iermektedir. Bu dnem, bir baka deyile, Montesquieunun De lesprit des lois [Kanunlarn Ruhu] adl eserini yaynlamas ile, Comte, Spencer ve Marxn ilk yazlarn yaynladklar tarihler arasndadr. Ayr bir bilim olarak toplumbilimin olutuu dnem ise ondokuzuncu yzyln ikinci yars ile yirminci yzyln ilk blmdr. Bu ksa zetlemeden, ilk dnem toplumbilimin baz zeliklerini grmek mmkndr. Hereyden nce, ilk dnem toplumbilimi ansiklopediktir; insan toplumunun tarihinin ve toplumsal hayatn tmn birden kapsamak istemektedir. kinci olarak, tarih felsefesinin etkisi ve daha sonralar evrim konusundaki biyolojik teorinin bu etkiyi pekitirmesiyle toplumsal evriminin temel aamalarn ve ileyiini aklamaya alt iin evrimcidir. nc olarak, karakter ynnden doal bilimlere benzer biimde, genellikle bir pozitif bilim saylmaktadr. Onsekizinci yzylda toplumsal bilimler (sosyal bilimler) byk lde fizik bilimini model almlardr. Toplumbilim, ondokuzuncu yzylda, toplumu bir organizma olarak tasarlayan eitli dncelerden ve toplumsal evrime ilikin genel yasalar karma abalarndan anlalaca gibi, biyolojiyi model almtr. Drdnc olarak, genel kapsal bir bilim olma iddiasna ramen, toplumbilim zellikle onsekizinci yzyldaki siyasal ve ekonomik devrilerin yarat toplumsal sorunlarla ilgilenmi; hereyin stnde de, yeni sanayi toplumunun bilimi olmutur. Son olarak, bilimsel olduu kadar ideolojik bir karaktere de sahiptir; oluumunda tutucu ve radikal dnceler birlikte yer alm, biribiriyle elikin teorilere yol am, gnmze dek sren tartmalara neden olmutur.12 Sosyolojinin bir bilim olduunu savunanlara gre; (1) evrende ya da toplumda bilinebilir bir dzen mevcuttur, (2) toplumun tekbiimlilii ya da toplumun dzeni gzlenebilir, ve (3) fizik biliminin gzlem ve dier yntemleri sayesinde sosyal davrann kanunlar teyit edilebilir ve kodlanabilir. Bunun karsnda sosyolojinin bilim olmadn dnenler ise u gerekeleri ne srmektedirler: (1) insan kendi kendisinin denei/kobay olmaldr, (fakat) henz o, kendi deneyini kontrol edebilir durumda deildir, (2) Sosyal bilimde neden(sellik) doa bilimlerindeki gibi asla tek ve basit deildir, fakat daima birden ok ve karmaktr, (3) onun bilimsel yarglarn bozabilecek aratrmaya ait herhangi bir ey nyarglardr; bu sosyal bilimlerde ok yaygndr, ve (4) bilim, doa bilimleri rneinde olduu gibi, ahlaki olarak ntr ve tarafsz olmaldr. Sosyal bilimler bu ahlakn etik temellerini, tutku motivasyonunu nasl ele alabilir?13 Sosyolojinin ortaya kt andan itibaren ilgisi ana konu zerinde olmutur. Geri kalan sosyoloji konular ya da alanlar bu ana konunun almlarndan ibaret olmutur. Sosyolojinin balangcndan itibaren zerinde durduu iki konuyu Comteun tasnifi zetlemektedir: Sosyal statik ve sosyal dinamik. Biz buna bir de, toplumlararas ilikiler ve toplumlarn evrim izgisinin belirlenmesi, baka bir deyile Avrupa toplumlarnn dnyann dier toplumlarndan stn olduklarnn bilimsel olarak ispatlanmas urasn ekleyebiliriz. Sosyal statik ve dinamik, temelde Bat toplumunun i meselelerini (toplumsal yapnn ya da istikrarn nasl salanaca, toplum kurumlarnn neler olduu, toplum ileyiinin nasl gerekletii, ilikilerin ne tr zel10 Aydnlanma felsefesi iin bkz. Ahmet idem, Aydnlanma Dncesi, stanbul: letiim Yay. 2009; Norman Hampson, Aydnlanma a, ev. Jale Parla, stanbul: Hrriyet Vakf Yay., 1991. 11 18. yzylda gerekleen sanayi devrimi, hikayesi ksaca aada anlatlacak olan pek ok toplumsal gelimeyi ve sorunu tetikledi. ehirler ve fabrikalar olutu. Yeni bir birey ve yeni snflar teekkl etti. Bunlarn yan sra, teknolojinin ve sanayi retiminin gndelik hayat kolaylatrc etkisi, Marx, Durkheim vb. gibi 19. yzyln nde gelen pek ok dnrnn dncelerinde karmza kan ikircikli bir hal yaratt. Bir taraftan ilerlemeye duyulan inan ve gelecee ynelik iyimserlik, te yandan yaanan hzl deiimle birlikte toplumsal dayanmay salayan mevcut deerler manzumesinin hzla anmasyla birlikte toplumun sonunun geldiine ilikin endie ve ktmserlik hali. zellikle Fransz htilali ve sonrasndaki pek ok toplumsal ayaklanma, durumu daha da hassas hale getirdi. Dnemin bu halet-i ruhiyesi, Comteun mehur dzen ve ilerleme mottosunda hayat bulur. lerleme ve muhafazakarlk kavramlarnn zellikle ilk dnem- sosyoloji kuramnda izlerini bulmak hi de zor deildir. Bu iki kavram iin bkz. Kenneth Bock, lerleme, Gelime ve Evrim Kuramlar, ev. Aydn Uur, Tom Bottomore ve Robert Nisbet (eds.), Sosyolojik zmlemenin Tarihi, ev. Mete Tunay, Aydn Uur vd., 1. bs., Ankara: Verso Yay., 1990, s. 53-96; Reinhart Koselleck, lerleme, ev. Mustafa zdemir, Ankara: Dost Kitabevi, 2007; Robert Nisbet, Muhafazakarlk, ev. Erol Mutlu, Tom Bottomore ve Robert Nisbet (eds.), Sosyolojik zmlemenin Tarihi, ev. Mete Tunay, Aydn Uur vd., 1. bs., Ankara: Verso Yay., 1990, s. 97-133. 12 T. B. Bottomore, Toplumbilim: Sorunlarna ve Yaznna likin Bir Klavuz, ev. nsal Oskay, stanbul: Beta Basm Yaym Datm A.., 2. Bask, 1984, s. 6-7. 13 R. Serge Denisoff, Two: Scope and Method of Sociology: Knowledge? Objectivity? Or Opinion?, Sociology: Theories in Conflict, Wadsworth Publication Co., 1971, s. 7-8.

likler gsterdii, toplumdaki hareketliliklerin, atmalarn nerelerden kaynaklandn tespit etmeye urar ve nasl engellenebileceine ya da atmalarn mevcut dzen/sistem sahiplerinin istedii yne nasl evirilebilecei vb. konular) ele alrken, sosyolojinin balang evresinde dnya yzeyindeki tm toplumlar tasnif etme abas ierisinde de olunmutur. Comteun hal kanunu, Durkheimin organik-mekanik dayanma teorisi, Tnniesin cemaat-cemiyet ayrm, Weberin rasyonellemeyi, brokrasi mekanizmasn temel alan yaklamlar, Marxn ekonomik temelli ilkel toplumlardan feodal, kapitalist ve sosyalist toplumlara doru evirilen toplumsal evrim izgisi/emas ve daha birok sosyoloun znde pek deimeyen yarglar dile getiren eitli tarihsel toplum evrim emalar ortaya koyma abalar bu duruma rnek olarak zikredilebilir. Dikkati eken nemli bir zellik de, sosyal statik ve dinamik konularndaki farkl yaklamlara, tartmalara ve atmalara ramen, toplumlarn tarihsel geliim izgilerini ortaya koyma iddiasndaki ve znde ideolojik nitelikler barndran snflama abalarnn tm Batl sosyologlarca benimsenmesidir. Toplumlarn farkl zellikleri ne karlarak farkl kavramlatrmalara gidilmesine ve buna bal olarak da farkl evrim emalar izilmesine ramen, znde, toplumsal gelimenin zirvesindeki yeri her zaman tescil edilmi bir Bat ve bir de Batnn ulat zirve noktaya ulaan izginin eitli yerlerinde, kimileri henz balangcnda, kimileri biraz yaklam noktalarda bir Bat-d toplumlar diyebileceimiz kesim bulunmaktadr. Bu ikili ayrm, dediimiz gibi, hibir dneminde reddedilmi deildir. Bu erevede toplumbilimin temel anlay, ya da ynetici ideas, bu bakmdan toplumsal yapdr: Belirli bir toplumdaki eylem ya da davran formlar arasndaki sistematik karlkl-ilikilerdir.14 Sosyolojinin bir bilim olarak ortaya kt ilk dnemde, sosyologlarn ok sayda genel, evrensel kurallar koyduklarna ahit oluruz, insan toplumlarnn doasna ve evrimine ilikin. Ancak zaman getike, yeni toplumlarla tanmak, toplumsal hayatn ald biimler gz nne alndnda toplum hayatna ilikin genel geer kanunlar vaz etmekten vazgeilmitir. Bu konuda daha ihtiyatl olunmutur. Toplumlarn evrimine ilikin kanunlar koymaktan ekinilmesinde, Marxn sunduu toplumlarn evrimi hakkndaki teorisinin Bat burjuvazisi tarafndan kabul edilemez oluunun da nemli bir pay bulunmaktadr. Zira bu teoriye gre, hatrlanacak olursa, Bat toplumlar kapitalist aamadan sonra proletarya snfnn topluma egemen olaca sosyalist toplum aamasna varlacaktr. Bu da, Bat kapitalist, burjuva snflarnn iktidarlarn kaybedecekleri anlamna gelmektedir. O nedenle, sosyologlarn bu trden evrensel kanunlar kefetmeleri ya da sunmalar pek bilimsel bir davran olarak deerlendirilmez. deolojik bir yaklam olarak grlr ve mahkum edilir. Ancak meselenin bir dier yan daha bulunmaktadr ve gzden karlmamas gerekir. Marxn snf atmas temelinde ykselen teorisi reddedilirken, Bat toplumlarnn dnyann dier toplumlarna kyasla toplumsal evrimin en st aamas olarak kabul edilmesi ve toplumsal geliimin nihai bir halkas olarak Bat d toplumlara rnek gsterilmesi abasndan da vazgeilmemitir. Modernleme, kreselleme, gelimilik-azgelimilik, bamllk vs. kuramlarnn temelinde yatan n kabuln baka bir anlam bulunmamaktadr.

14

Bottomore, a.g.e., s. 13.

Okuma nerileri Sosyolojinin ortaya kt tarihsel ve toplumsal koullarn son derece baarl ve eletirel bir tahlili, Baykan Sezere ait Sosyolojinin Ana Balklar (stanbul: Kitabevi, 2011 [ilk bask: stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi Yay., 1985]) isimli almada bulunabilir. Ayrca bu blmn dipnotlarnda knyeleri zikredilen eserler, sosyolojinin somut tarihsel zeminini anlamak asndan son derece faydal olacaktr.

Sorular
1. 2. 3. 4.

Sosyoloji, zellikle 18. yzyldaki siyasal ve ekonomik devrimlerin yaratt toplumsal sorunlarla ilgilenmi; her eyin stnde de, .......................................................... toplumunun bilimi olmutur. 18. Yzylda sosyal bilimler ve sosyoloji byk lde .......................................................... bilimini model almlard. .............................................. toplumu ya da toplumsal ilikileri bilimsel olarak inceler. Toplumlar Cemiyet ve Cemaat eklinde ikili bir tasnife tabi tutan sosyolog aadakilerden hangisidir? a) E. Durkheim b) F. Tnnies c) G. Simmel d) H. Freyer

Cevaplar:
1. 2. 3. 4.

modern sanayi toplumunun doa bilimlerini/biyolojiyi Sosyoloji (b)

3.Hafta e-Ders Kitap Blm

3. Ders Sosyolojinin Kurucu simleri

ZET 18. yzyln son eyreinden itibaren, meydana gelen hzl ve kkl dnmlerin yaratt toplumsal krizleri anlamaya ve deerlendirmeye alan pek ok isim oldu: Adam Ferguson gibi sko Aydnlanma gelenei ierisinde deerlendirilen isimler, Herbert Spencer, Georg Simmel, Ferdinand Tnnies, Saint-Simon vd. Hatta daha eskilere giderek Montesquieu, Vico, Paretoyu da bu isimlere dahil edebiliriz. Nitekim, sosyoloji tarihleri yukarda sz edilen isimleri ve elbette daha baka pek ok ismi- sosyolojinin akademik bir disiplin olarak kurumlamasnn n-tarihi ierisinde deerlendirir. Kimi almalarda bu isimlere bn Haldun da dahil edilir. Sz konusu isimlerin her birisi, yaanan hzl toplumsal dnmleri ve yaratt sorunlar deerlendirmeye ynelik sosyolojik deerlendirmeler yaptlar. Ancak belli dnsel ve siyasal nedenlerle, toplumu aratracak mstakil yeni bir disiplininin kurumlamasn salayanlar; gerek bu disiplinin isim babaln yapmalar ve gerekse de hem dier bilimlerin yetersiz kald noktalarn almasna izin verilecek yeni yntemler nermeleri, disiplinin erevesini net ve kesin hatlarla izmeleri, bu yeni disiplinin inceleme nesnesini ok daha ak bir biimde izebilmeleri ve belki de en nemlisi- kapitalizmin yaad ilerleme ve gelimeyi bir dzen ierisinde kontroll bir biimde devam etmesini salayacak yaklamlar ve aklamalar getirmeleri nedeniyle Auguste Comte, Emile Durkheim, Max Weber olarak kabul edilirler. Eserlerini ilk verdii dnemlerde sosyolojiyi burjuva snfnn bilimi olarak grp ideoloji olarak deerlendiren ve dolaysyla da dlayan, buna karlk olarak da kendisi ideolojik bulunduu iin dlanan Karl Marx da, zellikle 1945 sonrasnda bu kurucu isimler arasna dahil edilmitir. Sosyoloji tarihleri, elbette, bugnden geriye doru baklarak ve bugnn ihtiyalar dikkate alnarak yazlmtr. Bu anlamda sosyolojinin tarihinin yazm eletirel bir biimde okunmaldr. Kald ki, klasik sosyal teorinin gnmz sanayi toplumlarn ele almada yetersiz kald noktalarn almas abasnda, gemite sosyoloji tarihinin kurucular olarak kabul grmeyen isimler yeniden hatrlanm ve geriye dnk bir okumayla Georg Simmel, Gabriel Tarde vb. gibi isimlerden daha fazla yararlanmann yollar aranmaya balanmtr. Bu da, sosyolojinin kuruluunda katks bulunan isimlerin ve dncelerin saysn hayli artrmaktadr. Ancak aada, ksaca, disiplinin kuruluunda ve gelimesinde belli zellikleri nedeniyle daha fazla tannan belli isimler ve dnceleri ksaca tantlmaya allmtr.

Auguste Comte (1798-1857) Toplumu bilimsel olarak incelemesi iin ihtiya duyulan bilime sosyoloji [sociologie] ismini ilk neren ve kullanan kii olmakla maruftur. Bir dnem katipliini de yapt hocas Saint-Simondan mlhem olarak, toplumu bilimsel inceleyecek bilim dal iin sosyal fizik terimini de kullanmt. Comte, tpk doa bilimlerinin fiziksel dnyann ileyiini aklamasna benzer biimde toplumsal dnyann yasalarn aklayabilecek bir toplum bilimi yaratmaya almt. Her bir bilim disiplininin kendine zg bir inceleme nesnesi ve yntemi olduunun farknda olmakla birlikte, btn disiplinlerin ortak bir mantk ile evrensel yasalar ortaya karmaya alan bilimsel yntemi paylatklarna inanmaktayd. Bu erevede de, tpk doal dnyann yasalarnn kefinin bize evremizdeki olaylar ngrme ve denetleme olana vermesi gibi, insan toplumunu yneten yasalarn ortaya dklmesinin de bize kendi kaderimizi biimlendirme ve insanln refahn artrma imkan vereceini dnyordu. Comte, sosyolojinin pozitif bir bilim olmas gerektiine inanyordu. Bu dorultuda, sosyolojinin toplumu incelerken fizik ya da kimyann fiziksel dnyann incelenmesinde kulland ayn kesin bilimsel yntemleri kullanmas gerektiine inanyordu. Pozitivizm bilimin yalnzca dorudan deney yoluyla bilinebilen, gzlemlenebilir byklklerle ilgilenmesi gerektiini ileri sren bir yaklamdr. Comteun hal kanunu, insann dnyay anlamaya ynelik abasnn teolojik, metafizik ve pozitif aamalardan getiini ileri srmektedir. Bu yasa nerisi ile Comte; hem bir insann zihinsel geliim srecini, hem de btn bir insanlk tarihinin geliim aamalarn evrimsel bir izgi dorultusunda aklama iddiasn tamaktadr. Teolojik aamada, dnceler dinsel anlaylar ile toplumun Tanrnn iradesinin bir dile gelii olduu inanc tarafndan ynlendirilmektedir. Yaklak olarak Rnesans dneminde ne kan metafizik aamada toplum, doast deil doal bir bak asndan anlalr. Copernicus, Galileo ve Newtonun keif ve baarlaryla ortaya kan pozitif aama, bilimsel tekniklerin dnyaya uygulanmasn tevik etmitir. Comte, bu aamada artk dnyann ve toplumun, bilimin salad imkanlarla anlalabileceine ve dzenlenebileceine inanmaktadr. Bu erevede o, sosyolojiyi, btn bilimlerin en karmak, en stn olan, bilimlerin kraliesi olarak adlandrr. Bu aamada, toplumun pozitif bir bilim olan sosyoloji araclyla dzenlenebileceine inanan Comte; inan ile dogmay terk ederek onlarn yerine bilimsel bir temeli merkeze geirecek olan bir nsanlk Dini nermekteydi. Sosyoloji de bu yeni dinin merkezinde yer alyordu. Comteun iinde yaad toplumun sorunlaryla yakndan alakal olduu, dalan bir toplumun yeniden, yeni ilkeler ve yeni aralarla yeniden kurulabilecei inancn tayordu. Sosyoloji de, baka bir deyile, onun sanayilemenin yaratt yeni sorunlar zebilecek, yeni toplumu kurabilecek bir dayanmay yaratabilme hedefini gerekletirecek bir imkan sunduu grndeydi. Onun yeni toplumu kurma d, bir tr sekler bir din ina nerisi eklinde karmza kt. Her ne kadar kendisinin dncesinin bu metafiziksel zellikleri bulunmaktaysa da, toplumu bilimsel bir erevede aratrma noktasnda, sonraki kuaklar iin yol ac olmutur.

Emile Durkheim (1858-1917) Sosyolojinin isim babas Comtetur; ancak sosyolojinin gerek anlamda bir bilim olarak kurulmas Durkheimle mmkn olabilmitir. Comteun yazlarnn kimi ynlerine dayanmakla birlikte Durkheim, selefinin birok grnn ok speklatif ve mulak olduunu, ayrca Comteun kendi programn sosyolojinin bilimsel bir temele oturtmada baarl olamadn dnyordu. Durkheim, sosyolojiyi, geleneksel felsefe sorunlarn, ampirik bir yntemle ele alarak akla kavuturmada kullanlabilecek bir yeni bilim olarak gryordu. Comte gibi, Durkheim da, toplum yaamn doal dnyay inceleyen alimlerin sahip olduu ayn nesnellikle incelemek gerektiine inanyordu. Sosyolojik Yntemin Kurallarnda dile getirdii ilk ilke, toplumsal olgularn eyler olarak incelenmesi gereidir. Edward Tiryakian, Durkheimin sosyolojik analizini aamal yaam tasarmnn bir paras olarak deer-

lendirir: (1) Sosyolojiyi ciddi ve titiz bir bilimsel disiplin olarak kurmak; (2) sosyal bilimlerin birletirilmesini ve birliini salayc temeli tesis etmek; ve (3) modern toplumlarn uygar/toplumsal dinlerinin ampirik, rasyonel ve sistematik temellerini oluturmak.1 Toplumsal blm, Sosyolojik Yntemin Kurallar ve ntihar balkl almalaryla Durkheimin birinci hedefine ulat sylenebilir. Bu eserlerle sosyolojinin manifestosunu yazm kabul edilebilir. Sosyoloji, onun bu almalarna kadar henz entelektel evrelerde phe ile karlanmaktayd. Zira 19. yzyln bireyciliine kar kmaktayd. Durkheim, 40. ya gnn yaynlad Anne Sociologique ile kutlamaktayd. Yllk, arkasnda ciddi bir kurumsallamann ve birlikte almann bir rnyd. 1913te ise kendisine sosyoloji krssnn verilmesi sosyolojinin meruiyetinin salandn gstermekteydi. Durkheim, toplumsal dnyaya ilikin bilginin deney ve gzlem araclyla bilineceine inanyordu. Durkheima gre, toplumsal dnya ahlak bir varlk idi ve bu dnyann yaps, rgtlenmesi aklc dnceyle kavranabilirdi. Bu tr bir baarya ulaabilmek iin modern bilimlerin bir ibirlii ierisinde olmalar gerektii kansna varmt. kard yllk, bu ibirlii iin bir zemin oluturmaktayd. Ona gre sosyal bilimler, insan toplumlarnn normatif st yapsnn bilimsel olarak incelenmesi demektir. Ekonomi, tarih, hukuk ve din insanlk evinin bilinen baz odalaryd ve sosyoloji de bu odalar birbirine balayan bir bad. Toplumsal gerek doa bilimlerinde olduu gibi deney ve gzlem yoluyla elde edilebilirdi, fakat doa bilimleri yntemi insan hayat iin geerli deildi. Onun iin olmas gereken, toplumsal olgularn sistematik, rgtl bir biimde karlatrmal zmlemesinin yaplmasyd. Bu da, ancak tarihsel bir dzlemde gerekletirilebilirdi. Denildii gibi, Yllk, profesyonel olarak sosyolog olmayan insanlar bnyesinde toplayan bir yaynd. Yani tam anlamyla bir raklk platformu ve farkl disiplinlerin ibirlii iin bir zemindi. Saint-Simon ile balayp Comte, Le Play ve Durkheim ile devam eden Fransz sosyoloji geleneinin ortak paydas politik karklktan, g elde etmek iin yaplan grup mcadelesinden ve i ekimelerden nefret editir; bu gelenek (Marxist sosyoloji ile kartlk ierisinde olan) sosyolojiyi koullar dzeltici ve istikrara kavuturucu bir bilim haline getirmek amacn tar. Bu bilim toplumsal oydamay geri getirebilmek ve toplumsal btnlemeyi salayabilmek iin gerekli olan temeli bulacaktr. Bu gelenek toplumsal bar ve adaletin temel ta olarak ahlakn ne kadar nemli olduunu vurgulamaktadr.2 Bu abalarn nemli bir rnei ve gstergesi olarak, modern toplumun skntlarn zecek bir ahlak iin neriler getiren Saint-Simonun Yeni Hristiyanlk adl kitab yaynlamas ya da Comteun laik karakterli bir insanlk dini gelitirme dnceleri aklaycdr. Toplumsal dzenin ekonomik hayat tamamlayabilmesi iin btnletirici bir ahlaka ihtiyac olduu dncesi, daha sonradan gelen Le Play, Proudhon ve Comteun yazlarnda farkl siyasal eilimlerine karn- tekrar ortaya kar. Bu, 19. yzyl Fransz toplumsal dncesinin en nemli yndr, zellikle de liberal solun.3 Durkheim; toplumu bir arada tutacak bir ara olarak ahlak meselesine verdii nem nedeniyle muhafazakar olarak grlmesine karn, liberal derneklere bal kalm bir kiiydi. Durkheim bilimsel temellere oturtulmu bir ahlak gelitirmeye alyordu; bu ahlak geleneksel Hristiyan ahlaknn ve Katolik kilisesinin III. Cumhuriyetin meruluuna itiraz eden tm sa-kanat politik hareketlerinin k noktas olan otoritesinin yerine geecek olan ahlaktr. Sonu olarak Durkheimin bilimsel yaamnn en son amac, modern toplumun prototipi olarak, Fransaya eylerin doasna en uygun olan uygar/toplumsal bir din salamaktr.4 Durkheim, kendisini 1789 ihtilalinin lklerinin gerekletirilmesine ve tamamlanmasna adam gibiydi. ncelikle o ihtilali muhafazakarlar gibi bir felaket ya da radikaller gibi bo bir hayal olarak grmyordu. Onun iin htilal, tamamlanmam byk bir vaad idi. htilal, sekler ve ibadetlerle ile tamamlanm bir din kurmutu. Durkheimin sosyolojinin gerek anlamda kurucusu olarak adlandrlmay hak ediinin arkasndaki fikir de budur zaten: Gelecein Fransas iin yaanabilir, aydnlanmann birikimi ve fikirleri zerine ina
1 Edward A. Tiryakian, Emile Durkheim, ev. Ceylan Tokluolu, Tom Bottomore ve Robert Nisbet (eds.), Sosyolojik zmlemenin Tarihi, ev. Mete Tunay, Aydn Uur vd., 1. bs., Ankara: Verso Yay., 1990, s. 200. 2 Tiryakian, a.g.m., s. 201. 3 Ayn yerde. 4 Tiryakian, a.g.m., s. 202.

edilmi sekler modern bir toplum modeli nermi olmak. Devrimin yan sra, Durkheimin varisi olduu ikinci miras Comteun pozitivizmi idi. Comteun pozitivizminin bir amac, yeni bir dnya dzeninin, rasyonel, bilimsel temellere oturtulmu, bir evrim emas ve Byk Varlk tapn ile tamamlanm (ki bu Byk Varlk byk harflerle yazlan nsanlk veya nsan Toplumudur) insanln dininin formle edilmesiydi. Bylece Fransz Devrimi ve Comte, Durkheimin sosyolojiye nihai pragmatik aklama salama konusundaki tasarmnn gerisinde yatan esin kaynaklaryd: Sosyoloji laik fakat ahlak toplumsal dzen iin gerekli olan en uygun birletirici gcn ortaya kmasn salayacakt. Durkheimin ve yanndakilerin din olgular dikkatlice incelemek iin neden bu kadar enerji ve zaman harcadna bir anlam vermek istiyorsak, sivil bir din araynn temel bir etken olduunu aklda tutmalyz. Durkheimin Bordeaux niversitesinde greve balamas, Dreyfus olaynn meydana geldii yllarda gereklemiti. htiya, diploma almak iin akademik krediye muhta lise retmenlerine ynelik bir program gerekletiren Espinasn yerine bu ileri yapabilecek bir kii aramasyla balad. Bu greve seilen Durkheim, o dnemde, Alman kltr bilimlerindeki en son akmlar zerine dikkat ekici makaleler yazan gen bir lise retmeniydi. Durkheimi bu greve seen Kamusal Eitim Bakanlnda yksek eitimden sorumlu Louis Liard idi. Liardn onu semesinin nedeni, 1870de Fransay yenen Almanyann bu zaferinin ardnda, Alman kurumlarnn Fransannkilere oranla ok daha hzl modernlemi olmas yatmaktayd. Bir modernlemeci olan Liard, bu Alman mucizesinin temelinde de Alman yksek eitiminin yattna inanyordu. Durkheim toplumsal dayanma konusuna zel bir nem verir, malum sebepler nedeniyle. Ona gre, sosyolojiyi evreleyen ilk sorun, toplumsal dayanma meselesi, insanlar birletiren balarn neler olduunu, yani toplumsal btnln oluumunu nelerin belirlediini bilmektir.5 Durkheim, toplumlar snflandrarak bu sorunun cevabn vermeye alr. Ona gre en genelde iki tr toplum tipi vardr. Birincisi siyasal rgtlenmeden yoksun biimsiz toplumlardr; ikincisi ise somut olarak devlet eklinde rgtlenmi toplumlardr. Bu iki toplum tipi ayn zamanda iki farkl dayanma tipine denk gelir. Birincisinde zihinlerin benzerliine dayal mekanik dayanma, ikincisinde ise farkllama temelli iblmne dayal organik dayanma vardr. Durkheimin vard sonu udur: Toplumsal dayanmann dnmlerinin ve tm tarihin ardnda yatan temel faktr, o halde, toplumlarn hacim ve younluklarnn ayn anda bymesidir. Mekanik ve organik dayanma ayrmnn ortaya knda Ferdinand Tnniesin Gemeinschaft ve Gesellschaft ikili ayrmnn katks dikkate deer. Modern toplumun doasna ilikin gerekletirilen tartmalar balamnda Tnnies, anlald kadaryla, modern toplumu birliin bozulmas, bireyciliin n plana gemesi anlamnda ktlemektedir. Durkheim ise, ilerlemenin olumlu yanlarn zellikle vurgulamakta ve modern toplumda da bir dayanma olduunu belirtmektedir. Durkheim, modern toplumun (gesellschaftn) Tnniesin sunduu kadar kapitalist olmadn da dnmektedir. Aslnda onun bu yaklamn, liberalizmin ve kapitalizmin ar yorumlarnn toplumsal dayanmay olumsuz etkileyecei, toplumu dataca endiesiyle, kapitalizmin arlklarnn trplenmesini nerdii eklinde almak daha doru olacaktr. Onun bu daha dengeci, liberal-muhafazakar karm korporatist devlet ve toplum anlayn gelitirmesinde; egemen toplumsal dzen iin ciddi tehdit tekil eden Marxist taleplerin de etkisi bulunmaktadr. Bu balamda Durkheimin toplum modelinin; bir ynyle liberalizmin ar yorumlarna, dier ynyle de Marxist tehditlere cevap amac tad sylenebilir. Durkheim, umutlarn, modern toplumda hayatn rgtlenmesi konusunda devlete balam olanlarn, devletin, toplumsal rgtlenmenin duygusal boyutunu kanunlatramaz olduunu fark edemediklerini hissetmitir. Bu duygusal boyut toplumun yelerini dayanma ierisinde birlikler oluturacak ekilde birbirine balayan zneler-aras duygudur... Tnniesin karanlk bir ekilde tanmlanm Gesellschaftla salad modern toplum yorumundan farkl bir yorum getirme abas uzun seneler boyunca Durkheimn sosyolojik dncesinde gizli bir uyaran olarak var olacaktr. Din Hayatn lkel Biimleri adl almas, birok zengin fikir arasnda, toplumun kendi kendini yeniden dourduu, dnemsel toplumsal kaynamalarn, youn toplum5 Tiryakian, a.g.m., s. 208.

sal etkileim esnasnda kutsal-olan kendiliinden yeniden yaratt ve bylece toplumsal rgtlenmeyi yeniden ina ettii grn de ierir. Buradaki balamdan yola karak unu iddia edebiliriz: Eer Durkheim, teorisinin geliebilmesi iin kaynak materyal olarak devletsiz veya basz toplumlara (Avustralya yerlileri) ait olanlar setiyse, bu onun esinlenmek iin Hegele geri dnen Alman geleneinin tersine, devlette dini veya mistik bir ey grmeyi reddediinin bir iareti olabilir.6 Durkheim zerinde etkili olmu bir dier kii de, Saint-Simondur (Henri de Simon, 1760-1825). Saint-Simonun ilgilendii konularn bir ksmnn, bu arada bunalm konusunun, Durkheimin de ilgilendii konular olmas dikkat ekicidir. Saint-Simonun etkilendii kiilerden olan iki muhafazakar dnr Louis de Bonald (1754-1840) ve Joseph de Maistre (1753-1821), yapsal-ilevsel zmlemenin ncleri olarak sivrilmektedirler. Toplumsal olgular ve kurumlar arasndaki balara dikkat ekmeleri nemlidir. Bu nedenle, bu iki kiinin Durkheim zerinde dolayl etkilerinden de bahsedilebilir. Bir anlamda, Durkheimin liberal dncelerinin sz konusu muhafazakar dnrlerin baz dncelerini de ierdii sylenebilir. Saint-Simonun herkesten yeteneine gre, herkese ihtiyacna gre, baka bir deyile, herkes hakknda btne yapt katkya gre deer verilecei, yapsal-ilevsel bir anlay gibi durmaktadr. Durkheim, Saint-Simonun modern toplumun endstriyel temelli bir dzen ierisinde rgtlenme araylarn deerlendirmektedir. Onun sosyalist grlerini incelemektedir. Dinden hibir zaman ayr kalmadnn altn izmektedir. Pozitif ve bilimsel felsefeyi dinden hibir zaman ayrt etmediine inanmaktadr. Saint-Simona gre bu yeni dinin temel zellii endstriyel toplumun rgtlenmesinde birletirici nitelii n planda olacak olan ahlaki yan olmutur. Simon tanr ile doay zdeletirerek bu temeli salamaya almaktadr. Ayrca da din ile bilim arasndaki kartl ortadan kaldrmaya almaktadr. Tiryakiann belirttii gibi, Durkheim byk bir sentezci olarak karmza kyor. Bir anlamda, Durkheim sanki ann her dncesinden bir paray her birinin bireimdeki oran ok dikkatli bir biimde hesaplanm bir biimde- bnyesinde tayan bir mze gibidir, 19. yzyl sonu Fransa toplumunun bir aynas. Hatta btn bir endstriyel Avrupa toplumlarnn ayns. Kendisinde Saint-Simonu, muhafazakarlar, Comteu ve pozitivizmi, liberalizmi, Yahudilii, kant felsefesini vs. bulmak mmkndr. Ayn ekilde Alman sosyologlarnn etkisinden,7 ngiliz antropologlarnn almalarndan, zellikle de ilkel dinler zerine olan almalarnn etkilerinden sz etmek gerekir. Durkheimc sosyolojide toplumsal dzen, Marxizmin tersine, gerek fakat smr ilikilerinden kurulu ve bundan tr de temelde nefret verici deildir; toplumsal dzen daha ok toplumsal bir gvde niteliindedir. Geleneksel deyile, salkl bir toplumda salkl bir zihin. Bireyler fiziksel ve biyolojik doann zorlamalarndan gerek anlamda zgr klnabilmesi ve bylece tam anlamyla grevlerini yerine getiren bireyler olabilmeleri iin kendilerini iyi rgtlenmi bir toplum ierisinde bulmalar gerekmektedir. Durkheim ahlakn doal olduu grndedir. Aslnda ahlak toplumla birlikte geniler niteliktedir. Toplumsal yaam ve toplumsal rgtlenme mmkn klnmtr ve normatif dzenlemeleri yanstmaktadr. Toplumsal kurumlar hem ne yaplmas gerektiini, hem de ne yaplmamas gerektiini gsteren ve toplumsal katmanlar aprazlamasna kesen bu normatif dzenlemelerin toplamdr. Kuramsal dzenlemeleri ne ekilde olursa olsun ve hangi gelime aamasnda olursa olsun, toplumsal dzen gerek bir ahlaki olgudur. Durkheim, merkezden evreye doru tabakalam bir toplumsal dzen tasarlamaktadr. En merkezde en youn duygular yer alr. Bu kolektif duygular, ayn zamanda evreyi de etkisi altnda bulundurur ve bireyin evreden bilisel yollarla dnyay tasarlamasn etkiler. Toplumsal yaamn birbirine zt iki eylem biiminin olduunu ne srmektedir: Ekonomik yaam ve dini yaam. Ekonomik yaam durgun ve canszdr. Dini
6 Tiryakian, a.g.m., s. 210. 7 Durkheim 1902 ylnda yazarken Almanlara ok ey borlu olduundan sz ediyordu. Fakat 5 yl sonra bu konuda kendisini savunmak durumunda kalmt: Kayzerin izledii siyaset Fransz kamuoyunun Rhinein teki tarafndan gelen hemen hemen her eye kar olmasna neden olmutu. Monsignor Deploige Durkheim Sorbonneda sosyoloji ad altnda Alman propagandas yapanlardan biri olarak sulamt. te bu sulamaya kar Durkheim kendisini savunmutu. Durkheimn aklamalar iin bkz.: Textes I, s. 400-407. I. Dnya Sava srasnda bir Fransz senatr Alman casusluu zerine bir tartma vesilesiyle Durkheimn Alman Kriegsministerium (Sava Bakanl) unun Sorbonnedaki temsilcisi olduunu iddia etti; Paris niversitesi Rektr Yardmcs olan Louis Liard harekete geti ve sonunda bu iftira kamuoyu nnde dzeltildi. Bu olaydan sz etmemin nedeni Durkheim zerindeki Alman etkisinin hem politik, hem dnsel dallanlarnn bulunmasdr. (Tiryakian, a.g.m., s. 246, not: 105).

yaam ise bir cokunluk dnemidir. Durkheim, cokunluk dnemlerine byk nem verir. Ayn zamanda bir festival dnemi olarak da adlandrd bu dnemlerin temelde toplumsal yaamn bunalm ierisinde bulunduu anlarda zm iin bireylerin katkda bulunmak iin rpndklar, kendilerini zme kattklar bir dnem olduu grndedir. Bu olaylarn yalnzca kutsal olmas gerekmemektedir. Ayn zamanda laik karakterli olaylar da bu trden cokunluklarn kayna olabilir. Sz konusu cokunluk kaynaklarn srekli hatrlamak iin de bu gnlerin festivaller eklinde srekli olarak hatrlanmas gerekir. Bunlar ayn zamanda, bireylere kendilerinin katksnn bulunduu zmn birer paras olduklarn srekli olarak onlara hatrlatan bir ileve sahiptir. Kararnda suu dahi toplumlarn iyilii asndan deerlendiren Durkheim, bunalm da toplumsal yenilik ve yeniden yaratmak iin gerekli olan tedavi edici bir ey olarak deerlendirmektedir. Bylece Biimlerde bunalm daha ok bir catharsis, toplumsal yenilik ve yeniden yaratmak iin gerekli olan tedavi edici bir ey haline gelmitir. Avustralya yerlilerinin dini yaamn younluunu yaayabilmek zere bir araya gelmelerini salayan ritellere ve cokuya ihtiyalar vardr ve bu ekilde hem toplumsal cemaatn kimliini hem de her gnk yaam ynlendiren normatif yapnn geerliliini yeniden tasdik ederler. Biimlerin ilk okunuundan karlacak basit ders budur. Fakat Durkheimn srdrmeye alt ikinci bir dnce daha vardr: Modern toplumlar da nemli anlarn yeniden yaratlmas srecine tabidirler. Onlarn da nadir fakat hayati vesileler aracl ile hakikat anlarn yaamaya ihtiyac vardr ve yaadklar da olmutur.8 Tiryakiann Durkheima ilikin deerlendirmeleri onu ok gzel ifade etmektedir: Durkheim, dnn toplumunun katklarn takdir ederek ve bugnn toplumunun ihtiyalarna duyarllk gstererek kendisini yarnn toplumsal dzenini eklemlemek gibi olumlu bir greve adamtr. Vosges-Hahambann olu Emile Durkheim modern sosyolojinin ba haham duruma gelmitir.9

Karl Marx (1818-1883) Marx, fabrikalarn ve sanayi retiminin ve bunun yaratt eitsizliklerin artna tanklk etmitir. Yazlarnn byk blmnn ekonomik sorunlar zerine olmasna karn, her zaman ekonomik sorunlar toplumsal kurumlara balamaya altndan, Marxn almalar sosyolojik grler bakmndan olduka zengindi; bu zelliini gnmzde de srdrmektedir. Marx, sanayi toplumunun ve zellikle de kapitalist toplumun ileyiinin son derece baarl bir analizini yapmakla maruftur. Tarihin farkl dnemleri hakknda yazm olmakla birlikte, gemie dnk bu aklama abalar, mevcut durumu belli bir tarihsel gelime zeminine oturtma ve mevcut duruma ilikin eletiri ve nerilerini bilimsel bir kesinlikle ifade etme abasna nesnel bir temel kazandrma abasyla ilikilidir. Ona gre, insanlk tarihi boyunca yaanan en nemli gelimeler ve deimeler, kapitalizmin geliimiyle balantldr. Kapitalizm, tarihteki dier ekonomik sistemlerden kkl bir biimde ayrlan, geni bir tketici kitlesine satlan mal ve hizmetlerin retiminin sz konusu olduu bir dzendir. Marx, kapitalist giriimler ierisindeki iki ana bileeni belirleyici olarak, baka bir deyile, ada tarihin zneleri olarak belirlemektedir. Bunlardan birisi sermayedir; para, makineler ya da hatta fabrikalar gibi, gelecekteki varlklar ortaya karmakta kullanlabilen ya da bunun iin yatrlabilen her trden varlk. Sermaye birikimi, ikinci bileen ile, yani cretli emek ile elele gitmektedir. cretli emek, kendi yaamlarn srdrmek iin gerekli aralara sahip olmayan, sermaye sahiplerinin sunduu ileri bulmak ve yapmak zorunda olan iilerin toplamna iaret etmektedir (proletarya snf). Marx, sermayeye sahip olanlarn ya da kapitalistlerin, egemen bir snf oluturduklarn; bunun karsnda ise, nfusun byk blmnn cretli iiler snfn ya da bir ii snfn oluturduunu iddia etmektedir. Sanayileme yaygnlatka, eskiden kendilerini toprakta alarak geindiren ok sayda kyl byyen kentlere g etmi ve kentsel temele dayanan bir sanayi iileri snfnn olumasna yardmc olmutu. Marxa gre kapitalizm; znde snf ilikilerinin atma ile nitelendii bir snf dzenidir. Sermaye sahipleri ile iiler karlkl olarak birbirlerine baml olsalar da kapitalist emee, iiler de crete ihtiya duymaktadrlar- bu bamllk olduka dengesiz niteliktedir. Snflar arasndaki iliki, iilerin kendi emekleri zerinde
8 Tiryakian, a.g.m., s. 232-233. Laik cumhuriyetin belli gnleri Ulusal Bayram olarak belirlemesinin temelinde, Durkheimin festivallere ilikin bu deerlendirmelerinin yatt dnlebilir. Ayrca, bunalm anlarna ilikin deerlendirmelerinin de etkisini blm hocalarnn dncelerinde grmek mmkndr. 9 Tiryakian, a.g.m., s. 234.

pek az kontrol olmas ya da hi olmamas ve iverenlerin karlarnn iilerin emekleriyle ortaya kardklar rnlere el koyarak arttrabilmeleri yznden, bir smr ilikisidir. Marxn, kuramnn yaad dnemde tepki alan ksm, bu smr ilikisine dayal snf atmasnn zamanla daha da artaca ve iddetlenecei ve bu atmalarn sonucunda da, yabanclamay sona erdirecek proleterya hakiminiyetinin gerekleeceidir.

Max Weber (1864-1920) Weberin yazlarnn byk ksm ekonomi, hukuk, felsefe, karlatrmal tarih ve sosyoloji konularn iermektedir. almalarnn byk blm de, mdern kapitalizmin gelimesiyle ve modern toplumun daha nceki toplumsal rgtlenme biimlerinden hangi bakmlardan farkl olduu ile ilgilidir. Bir dizi ampirik almayla Weber, modern sanayi toplumlarnn temel niteliklerinden bir blmn ortaya koymu ve bugnn sosyologlar iin de merkezi olmay srdren temel sosyolojik tartmalar belirleme baarsn gstermitir. Dneminin dier dnrleri gibi Weber de toplumsal deimenin doasn ve nedenlerini anlamaya almtr. Marxtan etkilenmiti, ancak ayn zamanda Marxn kimi nemli grlerine de gl biimde kar kmaktayd. Tarihin materyalist yorumunu reddetmi ve snf savan, Marxn nemsedii denli nemsememiti. Webere gre ekonomik etkenler nemliydi ancak dnce ve inanlar da toplumsal deime zerinde ayn dzeyde/derecede belirleyici etkide bulunabilmekteydi. Onun Protestan Ahlak ve Kapitalizmin Ruhu kitabndaki amac da, dnce ve inanlarn kapitalizmin geliimi zerindeki etkisini gstermekti. Weberin bir dier farkll, ilk dnem sosyologlarnn yap/snf gibi bireye dsal unsurlarn belirleyiciliine ilikin yaklamlarnn aksine, -Alman tarihi okulunun izlerini yanstan bir ekilde- bireylerin toplumsal eylemleri zerine younlalmas gereinin altn izmesidir. Toplumsal deimenin ardndaki itici g olarak, insan gdlerinin ve dncelerinin nemli bir paya sahip olduunu gstermek istemitir. Webere gre bireyler, zgrce eyleme ve gelecei biimlendirme gcne sahipti. Durkheim ve Marxn inandklar gibi yaplarn bireylere dsal ya da onlardan bamsz olduklarna inanmyordu. Bunun yerine, toplumdaki yaplar eylemlerin karmak bir etkileimi tarafndan oluturulmaktayd ve Webere gre, sosyolojinin grevi de bu eylemlerin gerisindeki anlamlar yorumlayarak ortaya karmakt. Weberin en etkin baz yazlar, onun Bat toplumunun dier nemli uygarlklarla mukayese edildiindeki kendine zgln zmlerken, toplumsal eyleme olan ilgisini yanstmaktadr. Batnn biricikliini gsterebilmek amacyla in, Hindistan ve Yakndou dinlerini incelemek suretiyle din sosyolojisi almalarna nemli katklarda bulunmutur. in ve Hindistandaki nde gelen din sistemleri ile Batdaki Hristiyan inanlarnn belirli ynlerinin mukayesesini yapmak suretiyle kapitalizmin neden Batda ortaya ktn ispatlamaya almtr. Bylelikle, bir yandan 19. Yzyldaki gelimi sanayi Avrupasnn stnln dnyann dier medeniyet, kltr ve inan sistemlerine kar bilimsel olarak ispatlama ve dier yandan da, Marxn insanlk tarihini ve zelde de kapitalist toplumun nasl ortaya ktna ve nereye doru evrileceine ilikin belli lde deterministik bir zellik de gsteren ekonomik aklamalarn, kltrel dnceler ve deerlerin hem toplumun, hem de bireylerin eylemlerinin zerindeki belirleyici etkisini gstermek suretiyle rtme iddiasnda olmutur. Weberin sosyolojik yaklamnn ve sosyolojik ynteminin nemli bir paras, onun ideal tip dncesidir. Toplumsal olgularn aratrlmasnda bir yntem olarak Weber, gerek dnyada birebir var olmayan ve toplumsal gerekliin belli zelliklerini bnyesinde barndran belli lde sanal nitelikli ideal tiplerin yaratlmas suretiyle ele alnmas gerektiini nerir. Ona gre, toplumsal olgularn belirli boyutlarn ieren bu ideal tipler, gerek dnyann deerlendirilmesinde kendisiyle kyaslanabilecek bir lt olma zelliine sahiptirler ve bu anlamda da toplumsal gerekliin ortaya karlmasnda son derece yararl aralardr. Bu anlamda ideal tipler sabit referans noktalar olarak hizmet grrler. Webere gre modern toplumun ortaya k, toplumsal eylem kalplarndaki nemli deiikliklerle elele gitmekteydi. Weber, insanlarn hurafe, din, tre ve uzun sredir var olan alkanlklara dayanan geleneksel inanlardan uzaklatklarna; bunun yerine, bireylerin etkinlik ve gelecekteki sonular dikkate alan aklc, ara hesaplamalar iine girdiklerini iddia etmekteydi. Sanaya toplumunda, duygulara ve ileri yalnzca ku-

aklar boyunca yaplyor olmalarna bakarak yapmaya devam etmeye pek az yer vard. Bilimin, modern teknolojinin ve brokrasinin geliimi Weber tarafndan, btnlkl bir ekilde, toplumsal ve ekonomik yaamn etkinlik ilkelerine gre ve teknik bilgiye dayanarak dzenlenmesi anlamnda ussallama/rasyonalizasyon olarak adlandrlmaktayd (kr. Durkheimin mekanik dayanma ve organik dayanma veya F. Tnniesin cemaat ve cemiyet ayrmlar). Webere gre Sanayi devrimi ile kapitalizmin gelimesi, rasyonalizasyon ynndeki genel eiliminin kantlaryd. Kapitalizme egemen olan ey, Webere gre, snf savam deil bilim ve brokrasinin gelimesiydi. Batnn dier kltrler karsndaki ayrt edici zelliinin bilimsellii olduunu ifade eder. Ancak ilerlemeye ilikin bu olumlu yaklamlarna karn, Weber, dnemin bir ok dnrnde grebileceimiz modernlemeye ynelik ikircikli ir yaklama sahipti, baka bir deyile, ilerlemenin, baarnn getirdii olumsuzluklarn da farkndayd. Sz konusu brokratikleme ve rasyonalizasyon ayn zamanda dnyann bysnn bozulmasn ve demir bir kafesi beraberinde de getiriyordu. Bu ynyle de, modern sanayi toplumun rasyonalizasyonu ve brokratiklemesinin, insan ruhunu yok edecek bir sistem haline gelmesi anlamnda ada topluma ilikin pheleri de mevcuttu.

Okuma nerileri Sosyolojiyi somut toplumsal koullar iine yerletirerek kavramaya alan bir abann rn olarak Tom Bottomore ve Robert Nisbete ait Sosyolojik zmlemenin Tarihi (knyesi dipnotlarda verilmiti) balkl alma sosyoloji tarihi ve sosyolojinin kurucu isimlerinin dnceleri iin son derece nemli ve faydal bir kaynaktr. Burada ksaca bahsedilmi ilk dnem sosyologlarnn her biri iin Trkede yaynlanm telif ve tercme pek ok makale ve kitap mevcuttur. (Burada yalnzca genel olarak bavurulabilecek genel sosyoloji tarihlerinden sz etmekle yetinilmektedir.) Bu erevede ayrca bkz. Baykan Sezer, Sosyolojinin Ana Balklar, stanbul: Kitabevi Yay.; Alan Swingewood, Sosyolojik Dncenin Ksa Tarihi, ev. Osman Aknhay, Ankara: Bilim ve Sanat Yay., 1998; Raymond Aron, Sosyolojik Dncenin Evreleri, ev. Korkmaz Alemdar, 8. Bask, stanbul: Krmz Yay., 2010; Hans Freyer, Sosyoloji Kuramlar Tarihi, ev. Tahir aatay, M. Rami Ayas (haz.), Ankara: Dou-Bat Yay., 2012. Elbette burada deerlendirilen isimlerin her birisinin en azndan- belli eserlerinin okunmas faydal olacaktr. Bu meyanda Comteun Pozitivizm lmihali (ev. Peyami Erman, stanbul: Milli Eitim Bakanl Yay., 1952); Durkheimin Sosyolojik Yntemin Kurallar (ev. Cemal Bali Akal, Ankara: Dost Kitabevi Yay., 2012), ntihar: Toplumbilimsel nceleme (ev. zer Ozankaya, Ankara: (UNESCO Trkiye Milli Komisyonu) TTK Basmevi, 1986), Dinsel Yaamn lk Biimleri (ev. zer Ozankaya, stanbul: Cem Yay., 2010), Toplumsal blm (ev. zer Ozankaya, stanbul: Cem Yay., 2006); Karl Marxn Ekonomi Politiin Eletirisine Katk (ev. Sevim Belli, Ankara: Sol Yay., 1993), Louis Bonaparten 18 Brumairei (ev. Sevim Belli, Ankara: Sol Yay., 1990), Hegelin Hukuk Felsefesinin Eletirisi (ev. Kenan Somer, Ankara: Sol Yay., 1997), Komnist Partisi Manifestosu (stanbul: Dnm Yay., 1994) ve Alman deolojisi (Feuerbach) (ev. Ahmet Kardam ve Sevim Belli, Ankara: Sol Yay., 1992); Max Weberin Protestan Ahlak ve Kapitalizmin Ruhu (ev. Milay Kktrk, Ankara: BilgeSu Yay., 2011), Sosyal Bilimlerin Metodolojisi (ev. Vefa Saygn tle, stanbul: Kre Yay., 2012), Sosyoloji Yazlar (H. H. Gerth ve C. Wright Mills [ngilizce basksn haz.], ev. Taha Parla, 2. Bask, stanbul: Hrriyet Vakf Yay., 1987) bu erevede sosyoloji rencisinin zaman ierisinde muhakkak okumas gereken metinlerdir.

Sorular
1. 2. 3.

Hal Kanunu, aadaki sosyologlardan hangisine aittir? a) F. Tnnies


a)

b) E. Durkheim b) Karl Marx

c) Georges Gurvitch c) Max Weber

d) A. Comte d) Martin Luther

Protestan Ahlak ve Kapitalizmin Ruhu adl eser, aadaki isimlerden hangisine aittir? Alfred Weber Dayanma trlerini organik dayanma ve mekanik dayanma olmak zere iki ksma ayran sosyolog aa-

dakilerden hangisidir?
4.

a) E. Durkheim

b) C. H. Cooley

c) F. Le Play

d) A. Comte

Auguste Comte, sosyolojinin pozitif bir bilim olma niteliini vurgulamtr. ( ) Doru ( ) Yanl

Cevaplar:
1. 2. 3. 4.

(d) Auguste Comte (c) Max Weber (a) Emile Durkheim Doru

4.Hafta e-Ders Kitap Blm

4. Ders Trkiyede Sosyolojinin Geliimi

ZET Sosyoloji, Avrupada ortaya kt ve kurumlamaya balad ilk andan itibaren Jn Trk aydnlarnn ilgisini ekti. Sosyolojinin Osmanl aydnlarnn ilgisini ekmesinde, sosyolojinin modern sanayi toplumunun bilimi olarak tanmlanmasnn ve tannmasnn nemli bir pay olsa gerektir. Bu anlamda Avrupada sosyoloji nasl modernleme srecinin bir sonucu ve bu sreci baaryla tamamlama greviyle stlenmi bir disiplin olarak ortaya km ise, Osmanl ve sonrasnda da Trkiyede sosyoloji, batllama abalarmzn bir rn olarak ilgi grd ve bu amaca ulamann en kestirme yolunu gstermesi gereken bir disiplin olarak tanmland. Osmanl Devletinin kalknma ve yeni koullarda varln nasl devam ettirecei konularnda youn bir ura veren Osmanl aydnlarmz arasnda ilgi grmesi de bu zelliiyle ilgilidir. Bu erevede Osmanl Devletinin bekas sorunuyla ilgilenen Osmanl aydnlarnn hemen her birisinin bir Batl sosyoloa balanmalar, onun dncelerinin temsilcisi olarak tannm olmas manidardr. Ahmet uaypin Herbert Spencerin dncelerini tantmas, Ahmet Rzann Auguste Comteun dncelerine balanmas ve takipilerinin kurmu olduklar dernee ye olmas, Sabahattin Beyin Frederic LePlayin ve takipilerinin kavram emasyla i grmeye almas ve Ziya Gkalpin Emile Durkheimin sosyolojik zmlemelerinden hareketle ve hatta onlar telif-tercme etmek suretiyle gelecein Osmanl Devletine bir kimlik ve zm nerme abalar bu meyanda hatrlanabilir. Aada, sosyolojinin Trkiyeye hangi gerekelerle girdii, belli deimelere uram olmakla birlikte gnmzde de etkisini srdren bu ilk dneminde kazand belli zelliklerinin neler olduu ve Trkiyede sosyoloji alannda ne trden almalar yapld gibi hususlar ksaca deerlendirilmeye allmaktadr.

XIX. yzyl, dnyann bildiimiz dnya haline geldii, siyasal, toplumsal yaplar asndan olduu kadar akademik disiplinler asndan da bir kurumlama yzyl olarak grmek sanrz yanl olmaz. Pek ok disiplin gibi sosyoloji de, bu yzylda akademik meruiyetini elde etti ve kurumlat. Avrupa d toplumlar, Avrupadaki ekonomik ve bilimsel ilerlemenin boyutlaryla ilk kez bu denli sert bir ekilde yzlemek durumunda kald. Hilmi Ziya lkenin ifade ettii gibi, yaadklar onca farkl tecrbeden ve aldklar pek ok tedbirin ada gelimelere cevap veremedii ortaya ktktan sonra, Avrupa d toplumlar iin tek bir seenek kald: Batllamak. Baka bir deyile, Batnn gelime model ve gzerghlarn takip etmek. Bu fikir, Osmanl Devleti yneticileri iin de zaman iinde kesin bir kanaat halini ald. Osmanl Devleti, daha XVII. yzyldan itibaren belli alanlarda yenilikler yapmaktayd. Fakat yaplan bu yenilikler/reformlar, yalnzca ordu kurumunun belli alanlaryla snrlyd. Bu yenilikler, ne baka reformlarla destekleniyordu, ne de henz btn elitler tarafndan benimsenen bir devlet siyasetine dnebilmiti. O nedenle reformlarn mrleri de, etkileri de snrl kalmtr. Topuluk ocann, hendesehanenin, Osmanlca eser basan matbaann vb. birok giriimin baarszlkla sonulanmasnn ardnda yatan reformlarn btncl olmayan bu karakteriydi. XIX. yzyln ikinci eyreinden itibaren ise, Avrupa siyasetinde gerekleen dnmlerle de ilikili olarak (Matternich ve Viyana Kongresi sonras dzen) Osmanl Devletinin reform hareketlerinde anlaml bir farkllama ortaya kmtr. Bir nceki dnemden en nemli farkllk, reformlarn artk gruplar st nitelik kazanarak bir devlet siyaseti halini almasdr. Padiahn ya da sadrazamn vs. deimesi, boyutlarnda ve hznda baz farkllamalar getirse de reformlarn ana dorultusunda kkl bir deiiklie sebebiyet vermiyordu. Tersine batllama siyaseti zamanla daha fazla kurumsal bir nitelik kazanyordu. Artk her bir reform hareketi, baka alanlarda da reformlar yaplmasn zorunlu klyordu. Bu dnemde reformlar entegre biimde yrtlyordu; baka bir deyile, artk reformlar btncl bir bak asyla gerekletiriliyordu. II. Mahmutun saltanatnn zellikle 1826 sonrasna denk gelen bu srete hukuk alanndan balayarak, eitim, ynetim, brokrasi ve hatta iletiim aralar vb. alanlarda, etkileri ve sonular ancak yzyln ikinci yarsnda ortaya kan, kapsaml reformlar silsilesi gerekletirildi. Reformlar, yeni bilgi ve dncelerle yetimi yeni bir brokrat-aydn snf yaratt.1 Yava yava eski bilginin ve eski ynetici kadrolarn yerini alan bu yeni bilgi ve yeni brokrat-aydnlar, yeni iletiim aralarnn hkimiyetini de kalclatrdlar. Yeni edeb trler gelitirdiler. Mevcut trleri dntrmeye baladlar. Yeni bir dil ina ettiler. Burada ayrntlarna giremeyeceimiz denli zengin bir arka plana sahip olan bu batllama srecinde alan okullardan yetien yeni aydn kua iin pozitivizm ile e anlaml kullandklar bilim her eyin belirleyicisi olmaya balad. Terakki szcnn azlardan dmedii, Terakkiyt- Cedide szcnn efsunlu bir etkiye sahip olduu bu dnemin aydnlar nezdinde Osmanlnn gerileyiinin, Batnn stnlnn temelinde ulm ve fnun bulunmaktayd. Hem iktidar, hem de muhalefet pozitif felsefeye gre rgtlenmi bir toplum ve devlet tesis etmek arzusu tayorlard.2 Sarayn nclnde balayan Batllama politikalarnn pek ok paradoksal sonucu oldu. Bunlardan birisi de, devletin Tanzimatla hzlanan merkeziyeti politikalarn ve merkeziyeti siyasetini tesis etmek amacyla balatlan reform hareketleri, ynetici sekinler arasnda fikir ayrmalar ve atmalarna yol at. Bu eilim1 Bu yeni entelektel snfn dnsel beslenme kaynaklarna, okuduklar Batl filozof ve bilim adamlarna, ellerinden drmedikleri kitaplara vb. ilikin Niyazi Berkesin, Murteza Korlaelinin, erif Mardinin eserlerinde pek ok anlat vardr. M. kr Haniolu da, bu yeni brokrat-aydnlarn beslenme kaynaklarna ilikin ilgiye deer bir bilgi veriyor: Bir dergi okuyucularndan, kendi ktphanesini oluturmak iin kitap ba talebinde bulunduunda ve st dzey yneticilerinden toplam yz yirmi alt cilt tutan kitaplarn baladklarnda; Bacon, Shakespeare, Montesquieu, Helvetius klliyatlarndan Adam Smith, La Fontaine gibi yazarlarn eserlerine kadar pek ok yabanc kitab ieren bu koleksiyonda bn-i Haldunun Mukaddimesi ile bir cilt Kavaid-i Osmaniye dnda tek bir yerli veya Dou klsiine rastlanmad grlmtr. Bir sre sonra ise Osmanl aydnlarnn ktphaneleri Schopenhauer, Isnard, Bchner eviri veya orijinallerinin doldurduu meknlar haline gelmeye balayacaktr. () Hemen arkasndan John Draper evirileri piyasaya kt. Draperin ana fikri toplumda atan temel unsurlarn din ile bilim olduu ve bunun ayn zamanda tarih bir karakter tad idi. Bkz. M. kr Haniolu, Bir Siyasal rgt Olarak ttihat ve Terakki Cemiyeti ve Jn Trklk, Cilt I: 1889-1902, stanbul: letiim Yay., 1985 [?], s. 33.
Konunun din ve bilim tartmas erevesinde nemli bir kritii iin bkz. Cemil Aydn, Trk Bilim Tarihi Yazmnda Zihniyet, Din ve Bilim likisi: Osmanl rnei, Trkiye Aratrmalar Literatr Dergisi, 2004, c. II, sy. 4, s. 29-44.

ler XIX. yzyln ikinci yars itibariyle, Osmanl toplumunun unsurlar arasnda ortaya kan youn siyasal ve toplumsal mcadeleleri dourdu. Reformu balatan sekinler, reformlardan murad edilen sonular almak iin reformlarn denetimini elden brakmamay tercih ettiler. Bunun iin de, temel tercihleri reformlar dorultusunda olsa dahi, kendilerinden baka glerin bu konularda mdahil olmalarn snrlandrmaya altlar. Ancak artk reformlar yeni kuaklar halinde meyvelerini vermeye balamt ve geri dn olamayan bir yola girilmiti. Bu da yeni entelektel snflar ortaya kard. nce Yeni Osmanllar3 ve sonrasnda da Jn Trkler olarak bilinen aydn hareketleri, devletin kurtuluuna ve reformlara ilikin grler ne srmeye ve aktan devlet politikalarn, zellikle de d politikay eletirmeye ve etkilemeye baladlar.4 Osmanlda sosyoloji de, ncelikle Jn Trkler olarak bilinen bu entelektel kesimler arasnda tannmaya ve tantlmaya balad. Osmanl aydnlarnn gndemine ilk kez girdii bu dnemde sosyolojinin, Osmanl Devletinin sorunlarndan, zm araylarndan ve dnsel geleneklerinden etkilenmemesi dnlemezdi. Nitekim de yle oldu. Osmanl aydnlarnn bu dnemdeki devletin bekasna ilikin problematikleri, araylar, siyaset yapma tarzlar sosyolojinin de belli zellikler kazanmasn belirledi. Sosyoloji XIX. yzylda Avrupada ve zellikle de Fransada, olumakta olan sanayi toplumunun sorunlarn zmek amacyla ortaya kmt. Tom Bottomore, bu dnemde icra edilen sosyolojinin ansiklopedik, evrimci ve pozitif bilim olma iddiasndan sz ettikten sonra, genel kapsaml bir bilim olma iddiasna ramen, toplumbilim zellikle onsekizinci yzyldaki siyasal ve ekonomik devrimlerin yaratt toplumsal sorunlarla ilgilenmi; her eyin stnde de, yeni sanayi toplumunun bilimi olmutur der.5 Bu anlamda sosyolojinin, XVIII ve XIX. Yzylda yaanan iki sanayi devriminin yaratt toplumsal ve siyasal koullarn aklanmas iin ortaya kan bir bilim olduunu rahatlkla syleyebiliriz. Burada Saint Simon ve Comte ilgin figrler olarak ortaya karlar. Bu anlamyla Batda da ilk zamanlar reformcu ve dzenleyici bir bilgi alan olarak dnlyordu. Sosyolojinin zellikle de ilk dnemi itibariyle- Trkiyedeki durumu da bundan farkl deildir. Trkiyede de sosyoloji Batllama politikalarnn bir rn olarak ortaya kmtr. Ayn zamanda sosyoloji, Osmanl literatisi iin, nasl batllalacann, iktisadi kalknmann nasl salanacann ve modern topluma nasl geileceinin yollarn reten, bir baka deyile, devlete ve toplumsal glere kurtulu reeteleri sunacak bir bilim olarak grlmtr. Jn Trkler, byle bir dnsel ortam ve arayn iine dodular. Bu aray ve tartmalar, zamanla toplumsal gleri ilerleme taraftarlar ve kartlar eklinde ikiye bld. Jn Trkler Avrupann stnlnn temel sebebi olarak grdkleri bilime ve pozitif felsefeye duyduklar inanla kendilerini inklplar hzlandracak bir zmre olarak gryorlard. Bu ar zgven, kendilerini bir toplum mhendisi ve hatta itima tabip6 gibi grmeye doru itti. kr Haniolu, Bilim ile bir milletin kurtuluunun nasl mmkn olabilecei gibi bir sorunsaln, Jn Trkler tarafndan iki ekilde ilendiini belirtir: () birincisi, kukusuz kendilerine ok uygun den bir fikir sistemi ile toplumun aklanmaya allmasdr. Bu da kendilerine istekleri dorultusunda bir ereve izen Sosyal Darwinismden baka bir dnce deildir.7 Haniolu, Jn Trklerin terakki fikirlerinden, bireyin toplum ierisindeki roln nemsemeyen pozitivizm gibi kurumlara verdikleri nemden fakat bir yandan da bireyin toplumdaki gelimeye daha ok mdahale etmesi gerektii yolundaki fikirlere gsterdikleri artan ilgiden bahsettikten sonra yle der: Bilim ile milletin kurtuluunun ilenmesi srasnda Jn Trklerin zerinde durduklar ikinci nokta, her alana nfuz etme yeteneinin olduu varsaylan bilimin, ynetim konusunda da devreye girmesi gerektii yolunda idi.8 lk sorunsal iin Sosyal Darwinizmin onlarn isteklerine elverili
3 4 5
Konu iin bkz. erif Mardin, Yeni Osmanl Dncesinin Douu, ev. M. Trkne vd., stanbul: letiim Yaynlar, 1996. Pek ok nemli tarih almasnda bu konuyla ilgili farkl tezler ileri srlmtr. mparatorluun zlme srecini ykselen burjuva snflarn konumlaryla birlikte ele alan bir almada dikkat deer tartmalar mevcuttur. Bkz. Fatma Mge Gek, Burjuvazinin Ykselii mparatorluun k: Osmanl Batllamas ve Toplumsal Deime, ev. . Yldz, Ankara: Ayra Yaynlar, 1999.

Tom B. Bottomore, Toplumbilim: Sorunlarna ve Yaznna likin Bir Klavuz, ev. nsal Oskay, 2. bs., stanbul: Beta Basm Yayn Datm A.., 1984, s. 7 (vurgular yazara aittir). 6 tima tabip yaklam ve Jn Trk aydnlarnn toplumla fakat zellikle ve ncelikle de devletle ilikilerini bir tr doktor-hasta ilikisi balamnda deerlendirmelerine ilikin deerlendirmeler iin ayrca bkz. erif Mardin, Jn Trklerin Siyasi Fikirleri (1895-1908), stanbul: letiim Yay., 1983. 7 M. kr Haniolu, Bir Siyasal rgt Olarak ttihat ve Terakki Cemiyeti ve Jn Trklk, s. 51. 8 M. kr Haniolu, Bir Siyasal rgt Olarak ttihat ve Terakki Cemiyeti ve Jn Trklk, s. 51-55.

bir ereve izdiini belirtir.9 Bu tespitler, ayn zamanda Jn Trklerin, ortaya kndan itibaren sosyolojiye neden ilgi duyduklarna da k tutuyor. Jn Trklk iinden kan iki temel siyasal hareketin (Teebbs-i ahs ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti ve TC), ayn zamanda iki farkl sosyoloji geleneiyle de (Sabahattin Bey [ilm-i itima] ve Ziya Gkalp [itimaiyat]) dorudan alakal olmalar bu durumun bir ifadesi olarak deerlendirilebilir. Bu nokta, ayn zamanda, Trkiyede sosyolojinin, zellikle de ilk dnemi itibariyle belirgin bir ekilde, siyaset kurumuyla makro-sosyolojik ilgiler etrafnda gerekletirdii youn ilikiye de iaret etmektedir.10 Tanzimat, Islahat ve Kanun- Esas gibi kritik eiklerden geen devlet soylular ve entelektellerin temel kayglar devleti kurtarmak, hem de acilen kurtarmakt. Bu kayg, onlarn eski ve yeni ile olan ilikilerini dzenleme biimini de etkiledi. XIX. yzyl sonu itibariyle, Osmanl brokrat-aydnlarnn dncelerinde karmza kan eklektisizmin, ikiliklerin, elikilerin ve yzeyselliklerin arkasnda ite bu temel kayg yatmaktayd.11 Mardin bu kuaklardan zellikle aciliyet duygusunun basks altnda olan Jn Trklerin tarihsiz ve felsefesiz bir dnme formunu kurumlatrdn iddia eder. Osmanl toplumunda sosyoloji almalaryla ilk iliki kuranlarn, sosyolojiyi ilk kez gndeme getirenlerin devleti acilen kurtarma kaygsyla hareket eden Jn Trkler arasndan kmas, ayn zamanda, sosyolojinin ncelikli ilgilerinin bir devlet reformu fikrine sk bir biimde balanmasna yol at. Sosyolojinin Osmanldaki bu ilk yllarnda sosyologlarn toplumsal dnyayla ilikisi, teorik ve ampirik ilgileri de byk lde bu balam iinde ekillendi. Devletin kurtuluu iin retilmi reeteler balamnda toplumun da dntrlmesi hedefleniyordu. Bylece toplumsal mhendislik ve itimai tabip alkanlklar kurumsallatrlm ve sosyolojik bilgi arasallatrlmtr. Cumhuriyet dneminde de devam eden bu alkanlkla, devlet reformu ihtiyalarndan bamsz olarak toplumun nitelii, zellikleri, pratikleri, deneyimleri uzun bir dnem boyunca nemsenmemitir. Doktor-hasta ilikisi balamnda da sosyal bilim, gerek devlet ve gerekse de toplumsal gler ve yaplar onlar hasta brakan zelliklerinden kurtarlma abasyla icra edilmitir. Osmanl Devletinin kurtuluunu Batllama politikalarnda gren, pozitivist felsefe ve sosyoloji araclyla Bat toplumlarnn seviyesine ulalabileceini iddia eden Osmanl entelektelleri sanayi toplumlar iin nerilen ilerleme ve dzen reetelerini Osmanlcaya aktarma yoluna gittiler. Osmanl entelektelleri, zellikle de belli bir siyaset nerisinde bulunanlar, kendi dnsel geleneklerine uyumlu fakat daha ok da siyasal hedeflerini bilimin salad meruiyet erevesinde savunmalarna imkn tanyacak tarzda, Batl dnrlerin eser ve fikirlerini Osmanl dnyasna tanttlar. Onlarn kavram ve kuramlarn Osmanl lkesinin koullarn dikkate alacak ekilde serbest bir tercmesini yaptlar. Baka bir deyile, Batl sosyal bilimcilerin teorilerini Osmanl Devletinin koullarna uyarladlar. Bu da, ilk dnemlerde sosyolojinin bir dier niteliinin ekillenmesine yol amtr: Aktarmacln bilinli bir biimde icras. Gkalpin gerek Osmanlda ve gerekse de Trkiye Cumhuriyetindeki yaygn ve kalc etkisini de, onun siyasal iktidarda bulunan grubun ierisinde yer almasnda deil de, bu adaptasyon srecine yapt mdahalede aramak daha aklayc olacaktr.12 Sosyolojinin Osmanldaki akademi ncesi tarihi Ahmet uayp, Ahmet Rza, Suphi Ethem, Mustafa Suphi, Bedii Nuri, Sat el-Husri gibi isimlerin Ulum-u ktisadiye ve timaiye Mecmuas ve Servet-i Fnun gibi dergilerde kaleme aldklar makaleler, telif veya tercme kitaplar ile balar. Le Play ve takipilerinin dncelerini benimseyen Sabahattin Bey, Trkiyede sosyolojiyle ilgilenme biimini ve farkllamasn salamtr. Sosyo9 10 Bilim ile siyaseti birbirinden ayrtrd ve siyasetten ziyade bilimsel almalara kendisini hasrettii vglerine mazhar klnan Sabahattin Beyin siyasetle uramad dnemlerde sosyolojiyle de uramam olmas, balanmay tercih ettii LePlayin sosyolojik dnce geleneinin ona ayn zamanda temel siyasal tercihlerini bilimsel bir zeminde savunabilme ve dolaysyla da meruiyetini salayabilme imkn vermesi ve Trkiyede siyasal zmn bir anlamda tesis edildii Cumhuriyetin kuruluu sonrasnda ise sosyolojik herhangi bir alma ierisinde olmay bu noktada aklayc bir rnek olarak nmzde durmaktadr. Ayn ekilde, Gkalpin Cumhuriyetin kuruluu sonrasnda mehur hars-medeniyet kuramn, tehzib eklinde adlandrd yeni bir kavramla yeni koullara uyarlama abas da manidardr. Gkalpin Durkheim sosyoloji geleneiyle kurduu ilikiyi siyasal dnceler balamnda deerlendiren deerli bir alma iin bkz. Taha Parla, Ziya Gkalp, Kemalizm ve Trkiyede Korporatizm, Fsun stel ve Sabir Ycesoy (yay. haz.), 5. bs., stanbul: letiim Yay., 2006. 11 Bu acilciliin ve siyasetle ilikili olmann aydnlarmzn dnceleri zerindeki etkisine bir rnek olarak erif Mardinin Sabahattin Beyle ilgili yapt u tespit olduka aklaycdr: Ksaca Sabahattin Beyin trajedisi sosyoloji tekniklerini bir siyasi program olarak gstermek zorunda braklm olmasdr. Bkz. erif Mardin, Jn Trklerin Siyasi Fikirleri, s. 217. 12 Taha Parla, Gkalpin bu etkisini korporatizm balamnda yetkin bir ekilde deerlendirmektedir. Bkz. Taha Parla, Ziya Gkalp, Kemalizm ve Trkiyede Koporatizm.
Konunun ayrntl tartmas iin bkz. Attila Doan, Osmanl Aydnlar ve Sosyal Darwinizm, stanbul: Bilgi niversitesi Yaynlar, 2006.

lojinin Trkiyedeki akademik meruiyeti ve kurumlamas ise, 1910lardan itibaren sosyolojiyle ilgilenmeye balayan ve Durkheim sosyoloji anlayn kendisine rehber edinen Ziya Gkalpin 1914 ylnda sosyolojiyi Darlfnun ders programlarna dhil etmesiyle balar. Gkalpin Durkheim okumasnn sorunlar bu yaznn kapsam dndadr. Gkalpin etkisi, ksa zamanda yalnzca timaiyat Krssnde deil, Darlfnunun baka birok disiplininde de kendisini gstermitir. Yeni Trkiye iin formle ettii toplumsal rgtlenme, ncelik ve ihtiyalar erevesinde edebiyat tarihinden ilahiyata, iktisattan pedagojiye pek ok disiplinin ibirlii iinde gelimesini salamaya alr. Buradaki temel etken Gkalpin ulus-devlet milliyetiliine olan koyu balldr. 1915te timaiyat Darl-Mesaisini kurar, 1917de timaiyat Mecmuasn karr. I. Dnya Savann bitiminde stanbulun igal edilmesi ve Gkalpin, dier pek ok ttihat gibi Maltaya srgne gnderilmesiyle birlikte Darulfnundaki sosyoloji eitimi de sekteye urar. Cumhuriyetin kurulmas sonrasnda ise gerek Mehmet zzetin gen yata vefat nedeniyle ksa sren faaliyetleri, gerekse Necmeddin Sadakn almalar sosyolojiyi Gkalp dnemindeki etkisine ve yaygnlna kavuturmak iin yeterli olmamtr. 1928de kurulan Trk Felsefe Cemiyeti bnyesinde de sosyoloji almalar yaplmtr (cemiyet, Felsefe ve timaiyat Mecmuas isimli bir de yayn organna sahipti). Ltfi Erii; 1933den itibaren Hukuk Fakltesi birinci snf mfredatna dhil edilen sosyoloji dersini veren 1933 niversite Reformu erevesinde Hukuk Fakltesi bnyesinde kurulan ve sonrasnda ktisat Fakltesinin de ekirdeini tekil eden ktisat ve timaiyat Enstits retim yelerinden- Alman akademisyen Gerhard Kesslerin ve yaynlad Muasr Avrupa timaiyat (1933) isimli almasnda Amerikan sosyolojisini benimsediini belirten Ankara Gazi Terbiye Enstits muallimlerinden M. Saffetin dncelerini Trkiyedeki Durkheimci sosyoloji geleneinin dnda yeni temayller olarak niteliyor.13 Bu srete stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi (EF) Sosyoloji Krss, Gkalp sonrasnda, Hilmi Ziya lkenin nclnde 1940larla birlikte ikinci kuruluunu yayordu. Hilmi Ziya lken derin entelektel kiilii ve zengin akademik ilgisiyle sosyoloji blmnn kurumsallatrlmasnda nc bir rol stlendi. lken sosyolojinin yannda mesleki olarak mantk, felsefe, ahlk, sanat gibi alanlarda da birok kymetli eser retti. Bat dnyasndaki dnsel gelimeleri ok yakndan takip ediyordu ve Trk akademi evrelerini yeni dnsel gelimeler konusunda hzl bir ekilde bilgilendiriyordu. Kurucusu ve yneticisi olduu stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi Sosyoloji Dergisinde bu trden pek ok aratrma metni, makale vs. yer almaktayd. lken aktif bir sosyolog olarak uluslararas sosyoloji topluluklaryla da etkin balar kurdu. Onun nclnde stanbul niversitesi ve Trkiye uluslararas sosyoloji kongrelerine ve farkl alanlardan birok toplantya ev sahiplii yapt. Onun bakanlk yapt yllarda stanbula birok nemli sosyolog gelerek dersler, konferanslar ve seminerler verdiler. Trkiyede sosyolojik dncenin farkllama ve eitlenme ihtimali douran bir dier kritik dnem, Ankara niversitesi Dil-Tarih Corafya Fakltesinde bakanln Fransz akademisyen Olivier Lacombeun yapt Felsefe Enstits bnyesinde, 1939da Do. Behice Borann bakanlnda kurulan ve Niyazi Berkes, Pertev Naili Boratav ve Mediha Berkes gibi farkl disiplinlerden akademisyenlerin grev aldklar sosyoloji krss ile yaanr.14 Bu krsyle birlikte, Trkiyede daha nceki tarihlerde clz da olsa varlyla karlatmzsosyolojik aratrmalarn ampirik olarak delillendirilmesi temel bir yaklam olarak kurumsallama eilimine girdi. II. Dnya Sava sonrasnda dnyada meydana gelen siyasal gelimeler (San Francisco dzeni ve Souk Sava), bu gelimelere ayak uydurmak isteyen Trkiye Cumhuriyetinin dnmleri ve zellikle de dnemin iktidar partisi CHP ierisindeki krlmalar neticesinde, Boran bata olmak zere krsnn kurucu akademik kadrosunun 1948 Tasfiye hareketiyle birlikte dramatik ve utan verici bir ekilde niversiteden kopartlmalar Trkiye sosyal bilimleri asndan nemli sonular dourmutur.15
Ltfi Erii, Trkiyede Sosyolojinin Tarihesi ve Bibliyografyas [1], Sosyoloji Dergisi: Edebiyat Fakltesi Sosyoloji Semineri Tetkik ve Aratrmalar, 1941-1942, c. I, sy. 1, s. 164-165. Trkiyede sosyoloji eitiminin, fakat zellikle de belli bir tarihe kadar Trkiyedeki sosyoloji eitimiyle zdelemi gibi duran stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi sosyoloji krssnn hocalarnn, mfredatnn ve almalarnn tarihi iin ayrca bkz. Mehmet Yalva, stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesinde Sosyoloji Eitiminin Tarihesi (1912-1982) I-II, Kubbealt Akademi Mecmuas, I: Ocak 1985, Yl: 14, sy. 1, s. 59-72; II: Nisan 1985, Yl: 14, sy. 2, s. 59-72; smail Cokun, Sosyoloji Blmnn Tarihine Dair, 75. Ylnda Trkiyede Sosyoloji, smail Cokun (yay. haz.), stanbul: Balam Yay., 1991, s. 1323. 14 Niyazi Berkes, Unutulan Yllar, 3. bs., stanbul: letiim Yaynlar, 2005. 15 1948 tasfiyesi iin zellikle bkz. Mete etik (haz.), niversitede Cad Kazan: 1948 DTCF Tasfiyesi ve Pertev Naili Boratavn Mdafas, stanbul: Tarih Vakf Yay., 1998. Niyazi Berkes zelinde kaleme alanm bir inceleme 13

Yaadklar ypratc tasfiye srecine ramen Muzaffer erif ABDde, Berkes Kanadada ve Pertev Naili Fransada yapm olduklar almalar ile gerek Trkiye ve gerekse de uluslararas sosyal bilim alannda etkinliklerini artrarak srdrdler. 1960 sonrasnda hem akademik kurum ve akademisyen saylarndaki art hem de Trkiyenin sanayileme ve planl ekonomi dnemine geii ile birlikte deiik alanlarda sosyolojik zmlemelere sosyal siyaset balamnda olan ihtiya artmaya balad. Bu tarihten itibaren sosyal yap tartmalarnn hzl biimde artt grlmektedir. Ayn srete tarihle yeniden yzleme olarak da nitelendirilebilecek tarih tezleri tartmalar da alevlenmi ve bu tartmalar birbiriyle balantl zellikler gstermeye balamtr. Hilmi Ziya 27 Mays sonrasnda EF Sosyoloji Blmndeki grevinden alnmasyla, daha sonra geri dnne izin verilmesine karn, akademik faaliyetlerini daha nce yar-zamanl olarak ders verdii- Ankara niversitesi lahiyat Fakltesi bnyesinde srdrmeyi tercih etti. Bu dnemden sonra EF Sosyoloji Blm, almalarn Nureddin azi Ksemihal bakanlnda srdrd. Ayn yllarda Ziyaeddin Fahri Fndkolu da almalarn ktisat Fakltesinde ve ktisat ve timaiyat Enstits bnyesinde yrtyordu. 1950lerin son yllarndan itibaren ABDli uzmanlarn nclnde ve byk lde de onlarn finansmanyla kurulan Trkiye ve Orta Dou Amme daresi Enstits, Devlet Planlama Tekilat gibi aratrma kurulular ve brokratik kurumlar farkl bir sosyal bilim anlayn Trkiyede canlandrmaya baladlar. Mbeccel Kraya DPT tarafndan yaptrlan Ereli aratrmas nemli bir dnm noktasdr.16 Bu almalar Birlemi Milletler bnyesinde grevli olarak bir neri rapor yazan Charles Abramsn teklifiyle 1956da kurulan Orta Dou Teknik niversitesi ile farkl bir sosyal bilim anlaynn kurumlamaya balad grlr. Bu yllarda, zellikle ADTCF sosyoloji krssnn ksa sren mr esnasnda rencilik yapm Muzaffer erif, Boran ve Berkesin rencisi olmu- Mbeccel Belik Kray ise yeni kurulan Orta Dou Teknik niversitesinin sosyal bilimler programn kurmaya balamt.17 Ankara niversitesine bal baz salk kurumlarnn ekirdeini oluturduu ve 1967de kurulan Hacettepe niversitesinde ise sosyoloji eitimi niversitenin kuruluu ncesi 1964de balam ve 1980 sonrasnda eser veren birok sosyolog bu okuldan mezun olmutur. Bu okula daha sonra Boazii, Ege ve Mimar Sinan gibi niversiteler katlm ve sosyoloji eitiminin eitlenmesi artarak srmtr. 1980 sonras YK kanunu ile birlikte bamsz sosyoloji blmleri kurulmaya balanm ve yeni kurulan niversitelerle birlikte 30u akn sosyoloji blm ortaya kmtr. Bugn bu blmlerde, birok okulda kendi alma alanlarnda mnhasran nitelikli almalar yapan ok sayda sosyolog akademik faaliyette bulunmaktadr. Fakat yine de, btn bu almalarn henz ampirik ve kuramsal olarak tatmin edici bir aamaya ulatn sylemek zordur. Bat-dndaki birok lkeye kyasla sosyolojik bilginin kurumsallamasnda Trkiyenin nemli bir aama kaydettii sylenebilir. Ama zellikle 1990 sonras post-modern epistemolojilerle pozitivist ve tarihselci yaklamlar arasnda yaanan, baz alardan verimli olmakla birlikte geneli itibariyle verimsiz olan tartmann Trkiyenin sosyal bilimler alannda yaratt etkilerin incelenmesi gerekmektedir. Bu sahte tartmalar yoluyla kurum olarak bilime dnk sorgulayc bir sylem g kazanmtr. Olumlu olan Trkiyenin pozitivist gemiinin bu vesile ile tartmaya alm olmasdr. Pek ok eletirmen bilim kurumunu pozitivist dnce ile eitlemi, fakat asl dikkat edilmesi gereken son dnemlerde bilimin epistemolojik ve tarihsel aratrmalarda kat ettii etkileyici geliime ise ayn oranda dikkat gstermemilerdir. Bu nedenle 1980li ve 1990l yllar boyunca eletirel bir sylem inasndan teye gitmeyen ve yaayan toplum hakknda delillendirilmi ve gerekelendirilmi hibir ey sylemeyen bir yaklam da gittike arlk kazanmaya balamtr. zellikle baz dergiler etrafnda gelien bu tutum, pozitivist olmayan bir ampirik ve etnografik almay dahi yaynlamaya deer grmemektedir. Bugn Trkiyede grgl, kuramsal ve tarihsel aratrmalar, byk lde yapsal-ilevselci, post-yapsalc,
olmasna ramen, sz konusu tasfiyeye ilikin de doyurucu deerlendirmelerde bulunan bir yaz iin bkz. Fahrettin Altun, Niyazi Berkes ve Eserleri Hakknda, Trkiye Aratrmalar ve Literatr Dergisi, (Trk Siyaset Tarihi: Tanzimattan Gnmze), Bahar 2004, c. II, sy. 1, s. 439-474.
Mbeccel Belik Kray, Ereli; Ar Sanayiden nce Bir Sahil Kasabas, Ankara: DPT Yaynlar, 1964. Mbeccel Belik Kray, Hayatmda Hi Arkaya Bakmadm: Mbeccel Belik Krayla Sylei, stanbul: Balam Yaynlar, 2001.

16 17

Marxist, tarihselci yaklamlar etrafnda kmelenmitir. Byk lde II. Dnya Sava sonrasnda oluan yaklamlar etrafnda gelien bu i blm Trkiyenin sosyolojik dinamiklerini ileri dzeyde aklayacak yetkinlikten ve birikimden mahrumdur. Bunun temel nedeni olarak birok tez ileri srlebilir. Fakat zellikle yaayan, deien, dnen kanl-canl toplumun nasl ilediini, tarihsel srelerin iinden sregelen yaplar, iliki alarn, kltrel deiimlerin yrngelerini, demografik yapdaki farkllama ve deiimleri, devletin oluum sreci ve niteliini, kentsel bymenin formunu ve ieriini, krsal alanlarn hangi deiim srelerinden getiini, kamu salnn sosyolojik boyutlarn, karmak g hareketliliklerinin ne tr toplumsal deiimleri tetiklediini ve ne trden yaplamalar rettiini, i ve alma hayatnn yapsn ve daha bunun gibi birok konuyu aklayacak birikimin snrl dzeyde kalm olmas sosyologlarn Trkiyenin dnmleri hakknda ileri kavramlatrma ve temsil sistemleri oluturmalarn engellemektedir. Elbette ki hakk teslim edilmesi gereken birok sosyologun kendi aratrma alanlarnda ok deerli almalar mevcuttur. Fakat sosyal bilimlerin gnmzde ulat seviye ile kyaslandnda durumun pek i ac olduu sylenemez. Trkiyenin son iki yzyldr yaad muazzam sosyolojik dnmleri anlaml bir i blm iinde modelleyebilmi ve ampirik olarak (niteliksel ve niceliksel modeller araclyla) delillendirilmi bir ileri aratrma etkinliinden bahsetmek zordur. Bu konuyu biraz daha rneklendirmek mevcut durumdaki eksikliklerin giderilip yeni aratrma programlar ina etmek iin sosyologlarn nndeki frsatlara da iaret etmektedir. rnein, siyaset sosyolojisi aratrmalar, realist, eletirel ve dnmsel (reflexive) ampirik kanta ve kavramsal aratrmaya yeterince nem vermemitir. Siyaset sosyolojisi alanndaki almalar daha ok, 1980 sonras sivil toplumcu sylem balamnda ve ounlukla kamuoyu kavram etrafnda rgtlenen piyasa aratrmalar mant iinde konumlanmaktadr.18 Kamuoyu aratrmalarnn sosyolojik metodoloji asndan yeterlilii ve geerlilii tartmal bir durum iken, birok sosyolog bu aratrmalara referansla tartmalar ina etmeye almaktadr. Krsal sosyoloji almalar, Trkiyede krsal farkllama ve dnm aklayabilmek iin, en fazla, baz kuramsal tartmalarla cevap verebilmektedir. Bu alanda yeterli etnografik ve ampirik birikimin olduunu sylemek zordur. Kuramsal birikimin mevcut farkllamalar ne dzeyde aklayabildii ise belirgin deildir. Kent sosyolojisinde bir kentin byme ve dnm eklinin tam bir eseri (monografik dzeyde bile) yazlamamtr. Baz deerli monografiler ise ounlukla zellemi problematiklerle yazlmtr ve btncl bir sosyal-ekoloji tartmas ihtiva etmez. stanbul gibi ortalama bir bat metropol veya ortalama bir Bat-d metropol olarak snflandrlamayacak ve srekli allmas gereken, dnyann nemli metropollerinden olan bir ehrin nereden nereye geldii hakknda az sayda istisnai nitelikli alma olsa da- elimizdeki sosyolojik temsillerin says ok fazla deildir.19 Bu durum dier byk kentler iin de farkl deildir. Din sosyolojisi dinsel sosyal hareketleri, laiklik-seklerizm sorunlarnn dnyadaki dier rnekleriyle benzerliini ya da zgnln/ tekilliini ve Mslman toplumlardaki deiimleri kavramlatrabilecek bir yetkinlikten uzaktr. Salkl bir sosyal politikann olmazsa olmazlarndan olan kamu sal (hfz shha) sorunlarn ayrntlaryla ve derinlemesine ekilde ele alabilmi incelemelerin says fazla deildir.20 Demografi aratrmalar nfusun karmak hareket dinamiklerini, niteliini, deiimini, farkllamasn aklayacak bir birikimin henz balarndadr. -alma sosyolojisi hl emekleme aamasndadr. Bilim sosyolojisi alannda dank baz yazlar dnda sistematik bir tartma mevcut deildir. Ekonomi-politik alannda sosyologlar tarafndan yaplan ve kuramsal ve grgl temelleri salam kurulmu almalar ok azdr. Neredeyse her alanda yapsal farkllamalarn dinamik resimlerini verebilecek bir birikim yoktur denilebilir. ok karamsar bir tablo olarak grlecek olsa bile, yaplmas gerekenin sosyal bilimlere ileri dzeylere ulam bilimselliini Trkiye leinde de yeniden kazandracak zahmetli bir yola girilmesi gereine olan inancmzdr. Yaanan temsil krizinin zamann basks altnda alaca mukadderdir. Mesele bu srecin ne kadar uzayacadr. Bu konuda zellikle son yllarda farkl alanlarn ehresini ve yapsn dntren umut verici almalarn yapld grlmektedir. Trkiyede sosyal bilimcilerin iinde yaadmz, sessizce
18 19
nemli bir istisna iin bkz. erif Mardin, Religion, Society and Modernity in Turkey, Syracuse University Press, 2006. Kent sosyolojisi alannda ilikisel perspektiften yeniletirici bir aratrma ina eden Murat Gvenin eserleri umut verici bir keifsel aratrma programdr. Elinizdeki sayda bu konuda bir yaz mevcuttur. ki nemli yaz iin bkz. Murat Gven, Be Bykehirde Stat-Gelir Temelinde Meknsal Farkllama: likisel zmlemeler, 75 Ylda Deien Kent ve Mimarlk, stanbul: Tarih Vakf Yurt Yaynlar, 1998; Murat Gven, stanbulda kinci Sanayi Devrimi: Yeni Bir Kentsel Aratrma Programna Doru, Asu Aksoy (der.), Silahtaraa Elektrik Santral: 1910-2004, stanbul Bilgi niversitesi Yaynlar, 2007.

20

Bahattin Akit ve Belma Akit, Community Participation in Primary Health Care: An Anthropological Action Research in a Squatter-Housing District of Antalya, A UNICEF Turkey publication RS-6U, Ankara, Mart 1994.

etrafmzda vuku bulan deiimleri anlamak ve aklamak konusunda gittike artmakta olan ilgilerinin zamanla daha verimli biimler kazanacan ve sosyoloji dncesinin daha ileri bir dzeye ulaacan, pek ok sosyologun emekleriyle ina ettii eserlerden grebiliyoruz. Umudumuz bu tr emek ve zahmet mahsul almalarn zamanla rnek tekil etmesi ve bu tr aratrmalarn saysnn artmasdr.

Okuma nerileri Sosyolojinin Trkiyeye hangi koullarda girdii ve Trk sosyolojisindeki temel tartma konular hakknda son derece faydal, derinlikli ve nemli deerlendirmeler ieren Baykan Sezere ait Trk Sosyolojisinin Ana Sorunlar (stanbul: Kzlelma Yay., 2006) isimli almas Trk sosyoloji tarihi incelemeleri asndan temel nemde bir metindir. Ayrca Trkiye Aratrmalar Literatr Dergisinin Trk Sosyoloji Tarihi balkl zel says (2011, sy. 11); Emre Kongarn derlemi olduu iki ciltlik Trk Toplumbilimcileri (stanbul: Remzi Kitabevi, 1988) ve aatay zdemirin derlemi olduu Trkiyede Sosyoloji: simler-Eserler (2 cilt, Ankara: Phoenix, 2008) isimli eserler Trk sosyologlarn eserlerine ve dncelerine ilikin zengin bilgiler ieren almalardr. Sosyolojinin Trkiyeye giriinde Osmanl Devletinin batllama siyasetinin etkisinden ve Osmanl aydnlarnn bu erevedeki siyasi almalarndan yukarda sz edilmiti. Meselenin bu ynyle ilgili olarak, ayn zamanda Trk sosyolojisinin tarihini kavramak isteyenler iin Hilmi Ziya lkenin Trkiyede ada Dnce Tarihi (stanbul: lken Yay., 1979) ve erif Mardinin Jn Trklerin Siyasi Fikirleri (1895-1908) (stanbul: letiim Yay., 2003) isimli almalar faydal olacaktr.

Sorular
1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9.

Friedrich LePlayin sosyolojik dnceleri, Osmanl lkesinin problemlerinin tanm ve zm iin ilk kez .............................................. tarafndan kullanlmtr. lkemizde sosyolojiye ilgi duyan ilk isimlerden biri olan Ahmet Rza, hangi Batl sosyologun dncelerini Trkiyede tantmaya almtr? a) G. Simmel b) H. Spencer c) F. Le Play d) A. Comte Ahmet uayipin, dncelerine ilgi duyduu ve Trkiyede tantt Batl sosyal bilimci aadakilerden hangisidir? a) E. Durkheim b) F. Tnnies c) H. Spencer d) H. Freyer Sabahattin Bey, Teebbs-i ahsi ve Adem-i Merkeziyeti Cemiyetinin kurucusudur. ( ) Doru ( ) Yanl Niyazi Berkes, Osmanlnn adalama/modernleme tarihini, .............................................. tarihi olarak anlamaktadr. Mbeccel B. Kray, bir deime analizi olarak deerlendirdii Ereli almasnda .................................... ..... kavramyla toplumsal deimenin ok nemli bir ynn, toplumlarn bir gnden br gne ne tr deiimler geirdiini incelemitir. Trklemek, Muasrlamak, slamlamak balkl eser, aadaki dnrlerimizden hangisine aittir? a) Hseyinzade Ali b) Yusuf Akura c) Ziya Gkalp d) Ahmet Agayef Toplumsal Yap Aratrmalar balkl alma aadaki sosyologlarmzdan hangisine aittir? a) Behice Boran b) Mbeccel B. Kray c) Mehmet Ali evki d) Emre Kongar M. Weberin sosyolojisi, Trkiyede Prens Sabahattin tarafndan tantlm ve temsil edilmitir. ( ) Doru ( ) Yanl

Cevaplar

1. Sabahattin Bey/Prens Sabahattin 2. (d) Auguste Comte 4. Doru 6. Tampon kurum 7. (c) Ziya Gkalp 9. Yanl 3. (c) Herbert Spencer 5. Laiklemenin/Seklerlemenin 8. (b) Mbeccel B. Kray

5.Hafta e-Ders Kitap Blm

5. Ders Trkiyede Sosyolojinin ki Kurucu smi

ZET Trkiyede sosyolojinin kuruluunda zellikle iki isim nemlidir: Sabahattin Bey (Prens Sabahattin) ve Ziya Gkalp. Bu iki isim, Trk sosyoloji tarihinde belirleyici, tanmlayc ve tasnif edici etkide bulunmu iki geleneinin de kurucusudur. Gnmzde bu etkinin izlerini, farkllam da olsalar, bulmak mmkndr. Trk sosyolojisinin bu iki kurucu ismi, ayn zamanda siyasal dnce tarihimiz asndan da nemini srdren kutuplamalarn merkezinde olmulardr. Sabahattin Bey, bir Fransz dnr olan Frederic Le Playin ve takipilerinin dncelerinin etkisinde kalm ve onlarn gelitirdikleri sosyolojik kavram ve yntemi Osmanl toplumunun sorunlarna uyarlamaya, zm yollar gstermeye almtr. Ziya Gkalp de, yine bir Fransz dnr olan Emile Durkheimin sosyolojik yaklamlarn Osmanl toplumunun sorunlarna uyarlamaya almtr. Her iki dnrmz de, kaynaklar Fransz olmasna ramen, belki de kaynak dnrlerinin Fransz toplumu iin farkl zm nerilerinde bulunmalarndan kaynaklanan bir ekilde Osmanl Devletinin sorunlarna farkl yaklam ve farkl zm nerilerinde bulunmulardr. Sosyolojik nerilerinin arka plannda elbette lkenin sorunlarna farkl siyasal perspektiflerden bakmalarnn belirleyici etkilerini grmek mmkndr. Bu blmde, sz konusu iki dnrmzn sosyolojik yaklamlar eserlerini verdikleri dnemin siyasal ve toplumsal gelimeleri balamnda deerlendirilmektedir.

1. Sabahattin Bey (Prens Sabahattin) Sultanzade Sabahaddin Bey Osmanl geleneklerine aykr olarak mehur edilmi ismiyle Prens Sabahaddin [1878, stanbul1948, svire]; gerek Jn Trk hareketi ierisindeki konumu ve gerekse de Trk sosyolojisinin iki ana geleneinden birinin ncs olmas nedeniyle, II. Merutiyete giden srete ve sonrasnda adndan oka sz ettirdi. Trkiyede Le Play sosyoloji akmnn mmessili olmas, ngiliz yanls bir siyaseti savunmas, kendisinin ve taraftarlarnn srarla reddetmelerine karn dnemin siyas olaylarnn tam da merkezinde yer almas vs. ile, tipik bir Trk aydndr. Prens Sabahaddinin Trk siyas ve dnce hayat zerindeki etkisinin balangc, babas Mahmut Celaleddin Paann, II. Abdlhamit ile yaad skntlar sonrasnda, kendisini ve kardei de Ltfullah da yanna alarak menfay ihtiyar olarak Parise gittii yllara rastlar. Anlamazlk ve blnmeyle neticelenen I. Jn Trk Kongresine katld [1902, Paris]. Anlamazln sebebi, II. Abdlhamit iktidarna kar giriilecek mcadelede takip edilecek ynteme ilikin gr farkllklaryd. Ahmet Rzann ban ektii daha sonralar merkeziyeti olarak tanmlanacak grup, II. Abdlhamit kart ihtilal giriiminde yabanc devletlerin mdahalesini reddetmekteydi. Sabahaddin Beyin nderliindeki daha sonralar ademi merkeziyeti olarak nitelenecek olan dier grup ise, aznlk temsilcileriyle birlikte, bu giriime yabanc devletlerin mdahil olmalar gereini savunmaktayd. Sabahaddin Bey, bu dncelerini gerekletirmek iin eitli giriimlerde bulunmusa da baarl olamamtr. Bu uralarnda, ngilizlerin madd ve manevi desteini de grmtr. 31 Mart olaylarndaki rol ise hl tartlmaktadr. Merutiyet ve Cumhuriyet dnemlerinde, Sabahaddin Beye duyulan gvensizliin arkasnda; bu dnemde dillendirdii dncelerinin, eylemlerinin ve ilikilerinin nemlice bir etkisi olduu muhakkaktr.1 Sabahaddin Bey, Trkiyede Frederick Le Playin gelitirdii sosyoloji anlaynn szcs olarak tannr. Le Play sosyolojisiyle; siyasal giriimlerinde urad baarszlklar nedeniyle moralsiz ve yorgun geen gnlerin ardndan, bir sabah, Pariste yry yaparken bir kitap vitrininde grd Edmond Demolinsin A quoi tient la superiorite des Anglo-Saxon (1897) [Anglo-Saksonlarn Esbab- Faikiyeti Nedir? adyla Trkeye de tercme edilmitir] balkl kitabn alp okumak suretiyle tanmtr. Daha sonra, Le Science Social adl bir dergi de karan bu evreyle yakn ilikilere girmi, grubun Pariste kurmu olduu Societe pour le developpement de linitiative privee et la vulgarisation de la science sociale adl dernee ye olmu ve Pariste, dernein Teebbs ahsi ve Ademi Merkeziyet Cemiyeti [TAMC] ad ile bilinen Trkiye ubesini amtr. Cemiyetin yayn organ olarak da Terakki isimli bir dergi karmtr [1906]. Sabahaddin Bey, bu evre ile birlikte, savunduu siyas fikirlere sosyolojik bir anlatm imkan bulmutur. Siyas mcadelesini srdrd mddet sresince de, bror hacminde birka eser kaleme almtr. Bu eserlerde, onun Trkiyenin sorunlarna yaklam tarz, kavramlatrmalar ve lkenin, bu sorunlardan nasl kurtulabileceine ilikin zm nerileri bulunmaktadr. Osmanl toplumunun ve lkesinin sorunlarn, toplumsal yap balamnda ele alan ilk dnrmz olan Sabahaddin Beyin dncelerinin en derli toplu hali, Trkiye Nasl Kurtarlabilir? balkl eserinde bulunabilir. Cenk Reyhann Modern Trkiyede Siyasi Dnce ansiklopedisinin ilk cildinde yer alan Prens Sabahaddin balkl yazsnda belirttii gibi, Prens Sabahaddinin yararland Science Sociale program esasen Le Play Okulunun, Fransz toplumunun bunalmlarn zmek amac ile gelitirdii, felsefi temelleri olan bir yntemdi. Bu sosyoloji okulunun, savalar, zenginleme ve fakirleme, dinin olumas ve cemaat btnlnn bozulmas, nfusun artmas, azalmas ve sosyal dmanlklar gibi konulardaki sosyolojik irdelemelerine deinmeyen Prens Sabahaddin, Osmanl toplumunun o an iinde bulunduu durum ile Le Playn Fransas arasnda paralellikler kurmakta ve zgl bir toplum bozukluunu dzeltmek amacyla gelitirilmi sosyal teknikleri siyasal program yerine koymakta, ilm-i itimaiyeye Osmanlnn idari hayatndan, askeri yapsna kadar her alandaki problemlerini zebilecek bir sihirli denek rol bimekteydi.2
1 Sabahaddin Beyin siyas kimliine ilikin dikkate deer bir analiz iin bkz. Baykan Sezer, Trk Sosyologlar ve Eserleri-I, Sosyoloji Dergisi, 1989, 3. Dizi-1. Say, s. 1-99. 2 Cenk Reyhan, Prens Sabahaddin, Modern Trkiyede Siyasi Dnce, Cilt: I, Cumhuriyete Devreden Dnce Miras: Tanzimat ve Merutiyetin Birikimi, stanbul: letiim Yay., 2. Bask, 2001.

Sabahaddin Beyin dnce sisteminin temeli, Le Playin fikirlerini takip eden science sociale evresidir. Le Playin fikirleri, daha sonralar, Edmond Demolins, Henri de Tourville ve Paul Descamps tarafndan gelitirilmitir. Sabahaddin Beyin az saydaki eserinde, bu ekoln isimleri dnda bakalarna atflarla karlalmaz. Le Playin aile snflamas temelinde Demolins tarafndan gelitirilen, kamucu/itirak ya da tecemm toplumlar ile bireyci/infirad toplumlar ayrm, science sociale [ilmi itima olarak Trkeletirilmitir] akmnn temel tezidir. Toplumlarn gelimilik derecelerini, coraf durumlarna bal olarak aklayan ve yukardaki ikili ayrm dahilinde tanmlayan bir yaklama sahiptirler. Science Social evresi, Fransz htilalinin getirdii toplumsal ve siyasal yapya, ihtilal ncesindeki mevcut toplumsal yap adna, eletiriler ynelten, Katoliklie bal muhafazakar bir evredir. Baarl bir emperyal g olarak kabul ettikleri ngiltereyi; toplumsal kurumlarn ve geleneklerini koruyarak geliebildii ve bir dnya gc haline gelmeyi baarabildii iin, Fransaya rnek gstermektedirler. Aykut Kansu, Demolins ve La Science Sociale evresinin adem-i merkeziyet ile kastettikleri[nin], esasen 1789 Devrimi ncesi Fransada varolduu iddia edilen siyasal ve sosyal dzen [olduunu ve] onlar asndan, olmas gereken adem-i merkeziyetilii[n], yceltilmi bir feodal dzen[i] temsil e[ttiini] ve topraklar zerinde hemen hemen her trl tasarruf yetkisine sahip olan aristokrasi[nin], geleneksel devletin kontrol mekanizmas dnda yer aldn vurgulamaktadr.3 Ekol, kamucu-bireyci toplum ayrmna benzer olarak, dnya tarihini de sahte ve gerek zirveler olarak ikiye ayrmtr. Ekole gre, tarihteki btn kt devirler, merkez devletlerin olduu dnemler ve devletlerle tarif edilmitir; iyi ve parlak devirler ise gerek zgrln olduu devirlerdir. Emperyalist bir devlet olarak zirveye km olan ngiltereye duyulan hayranlk, tarma dayal bir ekonomiden kapitalist bir ekonomiye baaryla gemi olmas nedeniyle deildi. Tersine, bu evre, kapitalizmden tiksinti duymaktadr. ngiltereye duyulan hayranlk, bu devletin Fransz devrimiyle ortaya kan modern ve merkez klasik devlet modelinin dnda yer almasndan ve eski dzeni tamamyla ortadan kaldrmadan modernleebilmeyi baarabilmi olmasndan kaynaklanmaktayd. ngilterenin bir dier zellii de, bu evreye gre, bireyci aile [kk aile] tipine sahip oluudur. Bu aile tipi; hem ailenin mal varlnn, ailenin anavatanda kalan bir ocuu araclyla devamn salamakta, hem de dnyann drt bir tarafna yaylan dier aile fertleriyle lkenin yeni smrgeler kazanmasna katkda bulunmaktayd. laveten, dnyann drt bir tarafna yaylan bu fertlere okullarda verilen pratik eitim de bu ileyiin srmesini salamaktayd. Kolaylkla anlalaca zere, ngiliz aile yaps ve eitim sistemi, bu ekole gre, ngiliz stnln dourmaktadr. Bu evrenin eletirdii Fransz eitim sistemi ise, genlere teorik bilgiler yklemekte ve merkez devlete baml brokratlar yetitirmekteydi. Bu sistem ierisinde yetien genlerin, aile ya da devlet ilikileri dnda ayakta kalabilmeleri mmkn grlmemekteydi. Ekol, bu nedenle, eitim konusu zerinde nemle durmutur. Demolins, Fransada bireyci insan yetitirmek amacyla Parisin batsnda Ecole des Roches adyla bir zel okul kurmutu. Demolinsin amac, bu zel okulda aristokrasinin ocuklarna ie yarar bir eitim vermekti. Bu; ngiltere ile Fransa arasnda gerekleen emperyalist yara Fransz genlerini hazrlayacak, onlar smrgelerde yerlemeye tevik edecek bir eitim anlamna gelmektedir. Grld zere, Science Sociale ekolnn ska kulland ferd giriim ve adem-i merkeziyetilik kavramlarnn smrgecilikle alakal bir boyutu bulunmaktadr. Toplumsal sorunlarmza ilikin tahlil denemesinde, Le Playin ve takipilerinin gelitirdii kavramlar kullanan Sabahaddin Bey, TAMCnin programndan anlaldna gre, adem-i merkeziyeti bir ynetim temelinde, sorumluluklarn mmkn olduunca datld bir yap tasarlamtr. Osmanl toplumunun idar ve siyas yapsnn topyekun deiimini hedefleyen iki temel ilke zerinde durulmaktadr: (1) dar bakmdan: Siyas iktidarn toplum zerindeki tahakkmn, belli hukuk kaidesi dhilinde kstlamak ynndeki adem-i merkeziyet, tefrik-i vezaif, tevsi-i mezuniyet prensiplerine dayal idar anlay; (2) Ekonomik bakmdan: Muhafazakar karakterli memurlarn oluturduu duraan yap yerine, ferd giriimcilikle nitelenen bir snfn temel alnd aktif bir iktisad yapnn kurulmasn ngren teebbs ahsiye dayal ekonomi prensibi. Ademi merkeziyet kavram; ttihat ve Terakki Cemiyetinin Sabahaddin Beyi, aznlklarla yakn ilikiler ierisine girmekle ve aznlklarn isteklerinin gereklemesi iin lkenin paralanmasna almakla sulama3 Aykut Kansu, Prens Sabahaddinin Dnsel Kaynaklar ve Ar-Muhafazakar Dncenin thali, Modern Trkiyede Siyasi Dnce, Cilt: I, Cumhuriyete Devreden Dnce Miras: Tanzimat ve Merutiyetin Birikimi, stanbul: letiim Yay., 2. Bask, 2001, s. 157.

sna sebebiyet vermitir. Sabahaddin Beyin kendisinin ve taraftarlarnn srarla reddetmelerine karn, pek ok kaynakta zikredilen siyas faaliyetlerinin, bu tr sulamalar iin elverili bir zemin tekil ettii anlalmaktadr. Sabahaddin Bey, bu sulamalara cevap olarak kaleme ald zhlarnda; ademi merkeziyeti, tevsii mezuniyet anlamnda ademi merkeziyyeti idar ve zerklik anlamnda ademi merkeziyyeti siyas ikiye ayrmakta ve kendisinin kavram birinci anlamnda kullandn belirtmektedir. Bu idare biiminde, ilerin, iin niteliine uygun olarak kurulacak selahiyetli ve sorumlu ynetim meclisleri araclyla yrtleceini ifade etmektedir. nzibat ilerin, kuvay mahalliye tarafndan yerine getirilmesini nermektedir. Yine, adl ilerin de, hukkun masniyetini en emn srette tekeffl eden tekilt hussiyede kazanm olduklar mevkii mmtz ile metn bir istiklli vicdniye temellk ederek hemcivrlarna skn ve emniyyet baheden erkn mahalliyyeye istinad etmesi gereinden bahisle, merkez devletin memuru olarak grevlendirilecek hakimlere pheyle yaklamaktadr. Ademi merkeziyet anlayna gre, Hkmt mahalliyyeye verilecek selahiyetlere tekbl etmek zere her vilyetin mevzi bir bdceye malik olmas gereklidir. Sabahaddin Beye gre, Osmanl devletinin sorunlar, hkmdar deiiklikleriyle zlemez. nk, hastal reten ve zayfln kayna iktidar deildir. Tersine, mevcut mstebid idare, toplumsal yapdaki rmln bir sonucudur. Dolaysyla, deitirilmesi gereken toplumsal yapnn bizzat kendisidir. Problemlerimiz, kamucu/itirak toplum oluumuzdan kaynaklanmaktadr. Kurtuluumuz ise, bireyci toplum yapsna gemektedir. [Teekkli Tecemmden Teekkli nfirdye Gemek!] Ancak, toplumlarn kamucu ya da bireyci toplum yapsna sahip olmalarnn nedeni toplumsal koullardr. En bata da coraf koullar. Fakat, eitim yolu ile bu dnm gerekletirilebilir. [Teekkli infirdye gemek essen bir terbiye meselesidir.] Baka bir deyile, Sabahaddin Beye gre, eitim araclyla, memur zihniyetli ailesine ya da devletine baml genler yetitirmek yerine, ferd giriimcilie sahip genler yetitirmek suretiyle bu dnm salamak mmkndr. zetle, OsmanlTrk toplumunun sorunlarn Le Play ve takipilerinin kavramlaryla analiz eden Sabahaddin Beye gre, toplumsal yapmzn bireyci toplum tipine dntrlmesi, kamu hayatmzn ademi merkeziyet ve kiisel hayatmzn da teebbsi ahs prensiplerine uygun olarak ekillendirilmesi kurtuluumuzu getirecektir. Toplumsal yap kavramn dikkate alarak toplumsal sorunlarmz analiz eden ilk dnrmz olmasna, sosyolojik yntem olarak ky monografilerini nermesine ve Trkiyede liberalizmin ncs olarak gsterilmesine karn; Sabahaddin Beyin ve dncelerinin uzunca bir sre Trk sosyolojisinde pek ok sosyal bilimcimizin belirttii zere ihmal edildii sylenebilir. Ancak doru ve aklanmaya muhta bir dier tespit de, Sabahaddin Beyin, mtareke yllarnda kaleme ald Trkiye Nasl Kurtarlabilir? balkl eserinden sonra, lmne kadar bir daha Trk toplumunun sorunlaryla ilgilendiini gsterir herhangi bir izin olmaydr. Sosyoloji ile ilgilenmeye balamasndan bugne yzyla yakn bir zaman gemesine karn, Sabahaddin Bey ve dnceleri zerinde hl aklanmay ve aratrlmay bekleyen pek ok gizem mevcuttur!

2. Ziya Gkalp Ziya Gkalp, yirminci yzyl egemen Trk siyasal dncesinin, hatta Trk kamu felsefesinin belirleyici figrlerinden bir tanesidir. Belki de en balcasdr. Onun korporatist dnceleri, balangcndan bugne ok eitli ideolojik ve siyasi programlarda nemli bir yer tutar. Her iki alt-tr de anti-Marksist ve antisosyalist olan ve kapitalizme anti-liberal bir teorik-moral rasyonel alan korporatizm, tanm gerei, sa bir ideolojidir. Korporatist dnce, toplumu birbirlerini uyum iinde tamamlayan, birbirlerinin lazm ve melzumu olan organlardan olumu bir organizma olarak grr. Hem liberalizmin bireyciliini, hem de sosyal snflarn varln, snf atmasn, emek-sermaye elikisini reddeder. Deien derecelerde otoriter ve devleti ara-biimler teoride ve pratikte eitlilik gsterir. Korporatizm, rekabeti bireyci liberal kapitalizme Marksizmin ynelttii retim anarisi ve snfsal smr eletirisindeki isabet payn grp, kapitalizmin snf atmas riskini gidermeye ynelik korporatist kapitalist bir kuram gelitirmitir... Trkiyedeki egemen korporatist dncenin ilk ve hala en yetkin sistematik dnr ise Ziya Gkalptir. Trkiyedeki ar ve lml sa akmlar, partiler, silahl kuvvetler, klasik Kemalistler, Kemalist sol ve sosyal demokratlar (SHP

ve DSP), hatta belli lde baz sol gruplar, ayrntlardaki farkllklarn tesinde, son tahlilde sahip olduklar temel dnsel kategoriler bakmndan, bu korporatist emsiyenin altndadrlar ya da korporatist dnceden nasiplerini deien derecelerde almlardr.4 Ziya Gkalpin bu denli yaygn etkisi, onun, aslnda Trkiye Cumhuriyetini kuran dnce zerindeki, baka bir deyile, Trkiyenin kurucu dncesinin en nemli retici kiisi olmas anlamna gelmektedir. Mustafa Kemalin hissiyatmn babas Namk Kemal, Fikriyatmn babas Ziya Gkalp demesi de bu geree iaret ediyor gibidir. Trkiyenin ilerici olduu iddiasndaki siyasi partilerinin ve hareketlerinin hala o yllarda retilmi dncelerle i grmeleri, Gkalpin dncelerinin ne denli kuatc, sistematik ve Trkiyenin temel problemlerini son derece gereki bir ekilde tespit ettiinin de bir gstergesi olarak alnmaldr. Ziya Gkalp, yirminci yzylda Trkiyenin yetitirdii en nemli sistematik dnrdr. ok sayda etnik oluumu iinde barndran Osmanl mparatorluundan (1299-1922) bir ulus-devlet olan Trkiye Cumhuriyetine (1920/1923) gei srecine egemen olmu derin bir bunalm ve deiim dneminde yaayp yazmtr. Siyasi karklklar, ekonomik iflas, dnya sava ve yeni kltrel deerler edinmeye ynelik umutsuz araylarn oluturduu koullarda, Trkiyenin ulusal canlann ve kimliini salamay amalayan bir almayla, Trk, slam ve Bat deerleriyle kavramlarnn bir bireimini yaratmay denemitir.5 Dolaysyla, onun bu kapsaml deneyi, Trkiye ynetici ve aydnna kuatc bir paradigmatik dnya gr salamtr. Ziya Gkalp (25 Mart 1876 25 Ekim 1924)i, Trkiyede sosyolojinin kurumlamasn salayan isim olarak adlandrmak mmkn. Gerek yntemi ve gerekse de ele ald konulardaki dnceleri, ok uzun sreler Trk sosyolojisindeki ncelikli ve belirleyicilikteki yerini korumutur. Gnmzde dahi, Ziya Gkalpin Trkiyenin sorunlarn ele alma yntemi ve vard sonularn etkisinin srdn sylemek kimi zaman abart olmaz. Bu anlamda, eer Trkiyenin batllama, zellikle de Tanzimat sonras dnemde Osmanl lkesinin yaad sorunlar formlletiren ve bu sorunlara nasl yaklalaca ve zmn nasl formlletirilebilecei konularnda Namk Kemalin felsefi bir etkisinden bahsetmek yanl olmayacaksa, Namk Kemalden sonraki dnemde meydana gelen sreleri, tartmalar nihai erevesine kavuturan kii olarak Ziya Gkalpi gsterebiliriz. Ziya Gkalpin, bu anlamda, ifade edebileceimiz dnsel ve kavramsal kuatcl sonraki dnemlerde de etkisini ve belirleyiciliini srdrmesinde, hem Osmanl Devleti, hem de Cumhuriyet dnemindeki en temel sosyoloji okulu olarak dncelerinin varln srdrmesinin sebebi olmutur. Ziya Gkalp, Diyarbakrda dodu. Dedesi Mustafa Stk bir mftnn oluydu ve Van ve Nusaybinde devlet memuru olarak grev yapt. Gkalpin babas Tevfik Efendi ise, Diyarbakrda vilayette grev alm, ariv ve matbaa mdr olarak almt. Daha sonra vilayetin resmi gazetesinin yaymclna getirilmi ve bir Diyarbakr Salnamesi yaynlamtr. Babasnn Gkalp zerindeki nemli bir etkisi, Gkalpin hem Bat deerlerini, hem de yerli/doulu deerleri birlikte kavramasna vesile olmasdr. lk mektepten sonra Askeri Rdiyeye devam etmitir. Diyarbakr Gazetesinde bayazarlk yapmtr. Mlkiye dadisinde okumu. Bu yllardan itibaren, Padiaha ynelik eletirilerde bulunduu biliniyor. [Abdullah Cevdet, araclyla ttihat ve Terakki Cemiyetini tanmtr.] Felsefi problemlerinden tr, intihar giriiminde bulunduu, bu giriimden kalma bir kurun ekirdeini kafatasnda lnceye kadar tad ve kimi zaman bu kurunun fiziksel olarak Gkalp zerinde etkilerde bulunduu biliniyor.6 Daha sonra, stanbulda Baytar Mektebinde parasz-yatl olarak okudu. Bu arada, Ayasofya Camiinde bildiri datrken yakalanm, 1900de tutuklanm ve daha sonra da Diyarbakra srlmtr. Vilayette katiplik grevinde bulunmu. 1908den sonra Diyarbakrda ttihat ve Terakki ubesini kurmutu. Bu dnemde Peyam gazetesini karmt. 31 Mart olaylar srasnda gazete kapatlmt. T ubelerinden istenilen raporlar esnasnda, Gkalpin gnderdii rapor dikkat ekmi, Diyarbakrdaki posta merkezini igal etmi olmas da gz nnde bulundurularak, Merkez Ynetim Kuruluna ye seilmitir.

Taha Parla, Ziya Gkalp, Kemalizm ve Trkiyede Korporatizm, Fsun stel ve Sabir Ycesoy (yay. haz.), 2. bask, stanbul: letiim Yay., 1993, s. 8. 5 Taha Parla, a.g.e., s. 17. 6 Gkalpin intihar giriimi sonrasnda ilk mdahaleyi yapan doktor Abdullah Cevdetmi. Cevdetin, Gkalpin felsefe ve pozitivist bilim gibi konulardaki birikimi zerinde etkili olduu syleniyor bizzat doktorun kendisi tarafndan. Ancak Trklk konusundaki dncelerine iddetle kar kmakta ve Keke kurtulmasayd da, memlekete Trklk gibi geri fikirleri yaymasayd dedii rivayet edilmektedir. Bkz.: Mehmet Eriirgil, Ziya Gkalp: Bir Fikir Adamnn Roman, (stanbul: Remzi Kitabevi, 2. Bask, 1984), s. 3839. 4

Selanike gelen Gkalp, burada youn bir siyasal alma atmosferine dahil olmutur. Burada eitli kltrel etkinlikler dzenlemi, ktphane kurmu, konferanslar vermi, T Okulunda ilk kez Sosyoloji [timaiyyat] derslerini vermitir (1910-11). Bunlarn yannda Gen Kalemler ve Yeni Felsefe Mecmuas gibi dergilerde yazlar yaynlar. Balangta yazlarn mstear isimlerle yazm, Ziya Gkalp ismini 1910 sonrasnda kullanmaya balamtr. stanbula geldikten sonra, Darulfnunu yeniden dzenlemeye uram, burada Sosyoloji ilk kez niversite mfredatna, bamsz bir krs olarak (1915) dahil edilmitir. Daha sonra, 1915te timaiyyat Darul-Mesaisi ad altnda ilk sosyoloji enstitsn kurdu. 1917den 1924e kadar yayn hayatna devam eden ilk sosyoloji dergisi timaiyyat dergisini yaynlad. Gkalp, 1919 ylnda, ngilizlerin stanbulu igal etmeleri sonrasnda esir edilerek Maltaya srlmtr. 1921de Trkiyeye dnebildi. Bir sre Ankarada kaldktan sonra Diyarbakra dnd. Burada Kk Mecmuay kard. Ankarada Telif ve Tercme Encmenine bakan olarak atanmas sonrasnda derginin yayn faaliyetleri durdu. Sonraki dnemde Trk Tresi ve Trkln Esaslarn yaynlad. 1923 ylnda Diyarbakr milletvekili olarak seildi. Bu arada Trk Medeniyeti Tarihi zerinde almaktayd. Doru Yol adl broryle Halk Partisinin ilkelerini desteklemekteydi. 25 Ekim 1924 ylnda vefat etti. Ziya Gkalpin Trkiyedeki etkisi, onun iktidar partisiyle ilikisi vesilesiyle aklanmak istenmitir. Bunun, elbette belli bir doruluk pay olmasna karn, tek aklayc deildir. Yukarda bahsedildii zere, Namk Kemaldan II. Merutiyet dnemine kadar sren problemleri derleyen, bunlar bir senteze kavuturan ve o dneme kadar dile getirilen dnceleri belli bir ahenk ierisinde bir araya getiren ve bir tez halinde sunan kii olmas Gkalpi kalc yapmtr. Bir dier nemli yan da, belki de, Gkalpin nerilerinin Osmanl Devletinin acil ihtiyalarna ve ynetim geleneklerine ok daha yakn oluudur. Gkalpi nemli klan bir dier zellii de, bir sistem kurabilme baars gsterebilmi olmasdr. Sistem kurabilmesi; hem dncelerinin btncl ve sistemsel bir zellik gstermesi, hem de yetitirdii bir akademik evreyi oluturabilmesi anlamndadr. Gkalpin metodu ve bilim anlay, rencileri ve alma arkadalar tarafndan, sosyoloji dnda Trk tarihi, Trk edebiyat, Trk iktisad, tasavvuf tarihi vs. aratrmalarda da yaygn bir ekilde kullanlmtr. Necmeddin Sadak, Mehmet zzet, Mehmet Servet, Halim Sabit, Tekin Alp, Fuat Kprl, Halil Nimetullah ztrk, . Hakk Baltacolu Gkalpin yakn alma arkadalar olarak akademik faaliyetlerini srdrmlerdir. Ziya Gkalpin ele ald konularn Trk toplumunun temel meseleleri olmas dolaysyla olsa gerek, sonraki dnemin pek ok sosyal bilimcisi, almalarnn balang dnemlerinde sanki bir zorunlulukmu gibi Ziya Gkalpin dnceleri zerinde almalar yapmlardr: Bu meyanda Z. Fahri Fndkolu, Hilmi Ziya lken, Niyazi Berkes vb. gibi pek ok isim saylabilir. Bu almalar bir eit Gkalp ile hesaplama, onu ve onun zerinden retilen dnceleri ama denemesi zellii tar. Fakat yine de Gkalpin dnceleri ve retimleri etkisini srdrmeye devam etmitir. Bu durum, onun etkisini yalnzca iktidar partisi ierisinde yer almasyla snrlanamayacak denli nemli ve aklanmaya muhta bir konudur. Aynur lyasolunun belirttii zere Merkeze tekabl eden Ziya Gkalp sosyolojisi, en z bir ifadeyle, ulus bilincini, modern ulusal kltr kurma yolunda kolektif temsil yoluyla ulusal idealizmi canlandrmaya ynelik bir sosyoloji anlay olarak tanmlanabilir.7 Bu tanmlama ve gerekse de Ziya Gkalpin eserlerini verdii dnemin koullar, Gkalpin, balangta farkl Batl felsefeci ve sosyolou takip etmesine karn, neden Durkheimda karar kldn ve onun dncelerini Trkiye koullarna uyarlamaya/tercme etmeye altn anlalr klmaktadr. Evet, Ziya Gkalp, Trkiyede Durkheimin dncelerini tantan kii ve onun sadk bir izleyicisi olarak bilinir. Ancak, balangta Gkalp zerinde Bergsonun dncelerinin etkisi olmutur. Bunalm dneminden kmasna vesile olduu belirtilir. Daha sonraki dnemde, Abdullah Cevdetin etkisiyle, Avrupa organizmac sosyolojisi (H. Spencer) ve materyalist felsefenin belli bir izgisiyle (Ludwig Buechner) ilgilendii biliniyor. 1910larda ise, Fransz idealist ve dayanmac felsefecisi Alfred Fouilleenin etkisi altndadr. Bu tarihlerde, arkada Tekin Alpin (Moiz Kohenin) tantmas sayesinde Durkheimin dncelerine ilgi duymaya balam ve ondan sonra da, Durkheimin sadk bir takipisi olmay srdrmtr. Ziya Gkalpin gerek dncelerine ve gerekse de alma hayatna baklacak olursa, Durkheimin etkisinin yalnzca belli sosyolojik dncele7 Aynur lyasolu, Trkiyede Sosyolojinin Gelimesi ve Sosyoloji Aratrmalar, Cumhuriyetten Gnmze Trkiye Ansiklopedisi, stanbul: letiim Yay., s. 2169.

rinin takip edilmesi noktasyla snrl kalmad ve gerek interdisipliner almalara ynelmesi ve bu dnceye uygun dergi karmas ve gerekse de ok farkl alanlardan akademisyenleri ayn hedef dorultusunda almak zere bir araya getirmesi gibi- akademi iin uygulamalarda da grlebilir. Durkheim, modern sanayi toplumunun problemleriyle uramaktayd. Bir ynyle sanayilemenin/modern toplumun ihtiyacn duyduu birletirici ilkeleri oluturmak zerinde kafa yormutur. Kaotik ortam dinginletirecek, fakat te yandan gelimeci/ilerlemeci talepleri de karlayabilecek bir anlaya ihtiya duyulmaktayd. Modernliin zc etkilerini deerlendirecek, fakat ayn zamanda, -dnemin muhafazakar dnrlerinin sylemlerinde karmza kan trden- bir karamsarla izin vermeyecek ya da karamsar bir duruma engel olacak aralarn, kurumlarn ortaya kmasna izin verecek mekanizmalarn oluturulmasyla ilgilenmiti. Durkheim sosyolojisi, esas itibariyle bir styaplar sosyolojisidir. Bu sosyolojinin erevesi iinde odak noktas olarak snflar aras savan yerini solidarite (tesand-dayanma) almaktadr. Burada pozitivist gelenekten aktarlarak varln srdren toplumsal ahenk fikri, daha somut olarak dayanma ve dayanmay mmkn klan koullarn incelenmesi biimini almaktadr. Ziya Gkalp, sosyolojinin grevinin toplumsal gruplar arasndaki hiyerariyi anlamak ve bu doal olmayan atma durumunu bir bar durumuna dntrmek olduu inancndadr.8 Gkalp, daha nce de belirtildii zere, Durkheim sosyolojisinin bu temel zelliklerini almakla birlikte, Trkiye koullarna uyarlayabilme baarsn gstermitir. Durkheimde karmza kan dzen ve ahlak kavramlar, Gkalpte ulus ve terakki ile karlanmt. Durkheimdaki kolektif bilin kavram, Gkalpte millet uuru haline gelmitir. Gkalp iin, ideal kolektif bilincin ulusuluk kavram ekseninde younlamasdr.9 Gkalpin,zellikle de toplumsal dzeni salayc ahlak ve dayanmay tesis edecek kltrel deerler gibi- baz noktalarda Durkheimdan daha avantajl bir durumda olduu bile sylenebilir. Zira toplumsal dzende ve devlet yapsnda slam hala birletirici bir e olma zelliini hala korumaktayd. Gkalpin dncesinde slam, belirleyici ve ynetici bir referans noktas deildir. Asl deildir; ancak, milli duygunun, milli dncenin ve millet uurunun ana bileenlerinden bir tanesidir. Son olarak bir alnt: Z. Gkalpin Durkheimci ereve iinde benimsedii korporatist model, onun terimleriyle itimai mefkurecilik yeni toplumsal idealizm olmaktadr. Bu model, trdeleri iinde, en demokratik olandr, denilebilir. Zira, Z. Gkalpin sistemi iinde rnein ulus, devletten nce gelir. T. Parlaya gre, Z. Gkalpin korporatist dncesi Trkiyede etkin olmu resmi ideolojilerin ve kamu felsefelerinin [ittihatlk (1908-1918), Kemalizm (1923-1950/), ada Kemalizmler] zeminindeki paradigmatik dnya grn oluturmutur. Ancak Gkalpin modeli dier programatik ve ideolojik eitlemeler iinde en demokratik olandr. T. Parlann ifadesiyle, Gkalp sistemi, Avrupa korporatizmi ile ulusal siyasi zihniyetin belirli elerinin kaynamasndan oluan, zamann hakim fikirlerinin bir kodifikasyonu olarak deerlendirilebilir. Dier bir deyile, Gkalpin sosyal ve siyasi fikirlerinden oluan zihinsel ereve, Trkiyede uzun bir sre etkinliini korumu olan ana siyasi sylemin ve pratiin etrafnda ekillendii ana eksenleri belirlemi olmaktadr.10 Ziya Gkalpin kaygs, lkenin pratik problemlerine kuramsal zmler retebilmekti. O nedenle, tm bilimsel ve felsefi aralar bu ynde kullanr. Bu durum da, ayn zamanda, onun dncelerinin kapsamn ve sistemliliini artrr. Gkalpin toplumsal ve siyasal retileri sadece analitik nitelikte deildi; toplum, siyaset ve ahlak felsefesine dayanan gl normatif eleri de barndran bir kuram oluturuyordu.11 Gkalp, pratik gerekleri incelemek, fakat yalnzca bunlarla snrl kalmayp kuramsal bir ereve ierisinde deerlendirmeyi dnmt. Bir tr idealizmle pozitivizmi birletirmeyi denemekteydi. Kuramnn erevesini mehur sz Trk milletindenim, slam mmetindenim ve Garp medeniyetindenim aslnda son derece net bir ekilde ifade etmektedir. Gkalpin sisteminde, din ikincil planda kalmaktadr. Onun bu lemesini bu ekilde anlamak gerekir. Gkalpe gre Trk milliyetilii, kltrel bir ideali ve toplumsal dayanma ve birliin temelini oluturacak bir yaam felsefesini temsil ediyordu. Onun milliyetilii, rk temelli bir milliyetilik deildi. Dinden aldklar da, ortodoks karakterli eyler deildi; daha ok, btn urann belirleyici temel konusu olan toplumun dayanmas iin yararl olabilecek dinin tasavvufi yorumundan kaynaklanan siyasal deil ahlaki unsurlard. Bu
8 9 10 11 Aynur lyasolu, a.g.m., s. 2170. Ayn yerde. Aynur lyasolu, a.g.m., s. 2170-2171. Taha Parla, a.g.e., s. 55.

ynyle, Durkkheimin de temel ura alanlarndan biri olan, ayn zamanda zellikle Aydnlanma a sonrasnda Avrupal sosyal bilimcilerinin ihtiya duyduklar ve karlamak iin youn bir aba ierisinde bulunduklar toplumsal dayanmann, toplumsal birliin ve btnln salanabilmesi iin gerekli olan dnyevi/ laik dzen araynn ve bu dzenin temel kurucu esi olarak laik karakterli ahlak araylarnn etkisini grebilmekteyiz. Belki de, Gkalp, ve dolaysyla da Trkiye, zel koullar nedeniyle Batl sosyal bilimcilerden ve Avrupa lkelerinden yalnzca bu konuda daha avantajl bir konumda idiler. Zira, Trk aydnnn slamdan ve zellikle de onun tasavvufi yorumundan bir ok noktada yararlanabilme imkanlar bulunmaktayd. Osmanl toplumsal ve kltrel gelenekleri, yararlanmak isteyenler iin bylesi bir imkan sunmaktaydlar. Taha Parlann dedii gibi, Gkalpin toplum modelinde Trklk kltrel normu, slam da ahlaksal normu oluturmaktayd. Kulland batllama/adalama kavramlar ise, Avrupa kapitalizminin bilimsel, teknolojik ve snai baarlaryla e anlamlyd ve ulusal canlanma programnn temelini oluturmaktayd. Marksizm ve Liberalizme kart olarak ortaya kan korporatist kapitalizmin bir alt tr olarak dayanmac korporatist dnceleri ise, Gkalpin bir tr idealist-pozitivist toplum modelinin karlyd. Gkalp, bu modele, itimai mefkurecilik adn vermiti. Gkalpin Bat toplum modelini deerlendirirken yapt bir ayrm da ciddiye alnmaldr. Gkalp, Bat toplumunu ele alrken onun kltrel yanlaryla, teknolojik baarlarn birbirinden ayrmtr. Bu ikisinin birbirinden ayr olarak deerlendirilebileceini dnmtr. Tekrarlayalm: Gkalpin kayglarnn temelinde k ve paralanma sreci yaayan Osmanl toplumunun, bu cendereden ancak kalknmak/sanayilemek baka bir deyile batllamak-adalamak suretiyle kurtulabilecei inanc yatmaktadr. Dolaysyla nnde duran ve zmesi gereken sorunlar; (1) kendisinden olduka uzun bir zaman nce devletin Osmanl lkesini sokmaya karar verdii ve soktuu batllama srecinin geleneksel deerlerle bir uzlasn yapmak, (2) bunu yaparken, hem adalama hedefinden vaz gememeyi, hem de kltrel-geleneksel deerlerden vaz gememeyi salamak, (3) lkenin yaad siyasi gelimeler neticesinde, geleneksel siyasal deerlerin anmas ve lkenin daha homojen bir nfusa ulamas neticesinde, sz konusu hedefleri gerekletirirken toplumun dalmasn nlemeye ve hatta, toplumu bu yeni siyaset dorultusunda grev almaya yneltecek yeni bir siyasi-ideolojik ve kltrel kimlik retmektir. Gkalp, bu ihtiyalara cevap verebilmek iin, sosyal bilimlere dayanr. Sosyal bilimlerin, pozitivist karakteri nedeniyle, bir klavuz olarak grev yapacana inanmaktadr. Dolaysyla onun rettii model: itimai mefkurecilik olarak adlandrlan yeni bir toplum modelidir; bu modelde, hars-medeniyet ayrm modeli adalamaya olan inanc salar, slamn tasavvufi yorumlarndan kaynaklanan ahlak ve zellikle de vazife ahlak, bu srete karlalabilecek dalmay, bireysellemeyi engeller ve hatta bireylerin adalama amac dorultusunda zerlerine deni ellerinden gelenin en iyisi sergilemek suretiyle gerekletirmelerine izin verir, Trk milliyetilii de, bu toplumun bir ve btn olduunu, bireyleri birbirine balayan manevi ba olarak kullanlr. O zamana kadar yaygn olarak kullanlan, zellikle Yusuf Akurann analiz ettii ekliyle, Osmanl toplumunun zaman iinde bir kurtulu olarak gelitirdii ve uygulad, biri baladnda dierinin bitmi olduu dolaysyla da birbirine zt/kart olarak deerlendirilen Trklk, Osmanlclk ve slamclk eklindeki lemesini [ Tarz- Siyaset], Trk milliyetilii, slam tasavvufu ve Avrupa korporatizmini kastedecek ekilde Trklemek-slamlamak-Muasrlamak haline sokar. Bu lemeyi de, kltr ve medeniyet kavramlar erevesinde aklar. Gkalp, kltr ve medeniyeti yle tarif ediyor: Bir kavmin vicdannda yaayan kymet hkmlerinin mecmuuna o kavmin hars-culture denilir. Terbiye, bu hars, o kavmin fertlerinde ruhi melekeler haline getirmektir. Bir kavmin zihninde yaayan eniyet hkmlerinin mecmuuna o kavmin fenniyat-technologie denilir. Talim, bu bilgileri o kavmin ruhi itiyatlar haline getirmektir. (Ziya Gkalp, Milli Terbiye, s. 1). Gkalp, bir toplumun kolektif vicdanna [maeri vicdana] ve dolaysyla ulusal kltre uygun den deer yarglarn ve kurumlar canl gelenekler olarak adlandrr. Tersine ise toplumsal fosiller adn verir. Kolaylkla tespit edilecei zere, burada, Gkalp konuyu bir anlamda seici evrimci yaklamla ele almaktadr. Baka bir deyile, bugn toplumda yaayan gelenekler, canllklarn srdrebilmeyi baarm ve bu ynyle de toplum iin faydal olmu geleneklerdir. Yani, fonksiyoneldirler. l olanlarn ayklanmas gerekir. Ancak Trkiyede bu ayklama gerekletirilmemitir. O nedenle de bir ikilik ortaya kmtr. Arap-Fars slam medeniyeti ile Avrupa medeniyeti. Son dnemlerde buna bir de, eski Trk uygarl dahil edilmeye allmtr.

Gkalp bunlara kar kar. Hatta bu dncelerine bal olarak, ulusal kltr noktasnda kesinti yarataca endiesiyle Arap alfabesinden Latin alfabesine geie de scak bakmaz; ayn ekilde dilin ar bir ekilde sadeletirilmesine de kar kar. Aslolan toplumun varln ve btnln srdrebilmesidir. Tarihsel srecin akna deer verir. Eitim ilkelerinin de, Avrupadan aktarlmasna kar kar ve ulusal kltrn ncelenmesi gerektii zerinde durur. Gkalp, hars ve medeniyet ayrmna denk gelecek ekilde, iki tr toplumsal grup ve bunlara denk den yarg zmresi olduundan bahseder: Ahlak zorunluluklar, hukuk kurallar, estetik grler, idealler vs. zneldir, dolaysyla her bir kltrel grup iin zgndr. Bilimsel dorular, ekonomi, mhendislik, matematiksel kavramlar ve benzerleri nesneldir, mutlaktr ve uygarlk gruplarna aittir. Gkalpe gre, ulusal kltr toplumsal dayanmaya dayanan bir toplum temeli salayabilmelidir. Kltr, birlik ve dayanmay glendirirken; uygarlk, eer bu duygu dzeyiyle bilisel dzey kartrlacak olursa, solidariteyi tehlikeye drebilir. Kltr, bir toplumdaki halkla sekinler arasnda balayc bir e iken; uygarlk, paylalmad takdirde, blc ve yozlatrc bir e oluturur. Gkalp, kltr ve medeniyet ayrm tezine ilikin iddialarn desteklemek iin, Osmanl devletinin knn Trk kltrnn tersine Osmanl idarecileri dzeyinde Arap-Fars kurum ve deerlerine bal kalnmasn gstermektedir. Gkalpin gzlemlerine gre, Tanzimat dneminde, halk arasnda yaygn bulunan Trk kltryle, saraya egemen olan Osmanl (Arap-Fars) uygarl arasndaki atmaya yeni gerilimler eklenmitir: Sekinler arasnda Arap-Fars uygarlna (ulema) kar, Avrupa-Fransz uygarlnn (Batllama yanls brokratlar) karlmasyla oluan gerilim; ve halkla sekinler arasnda, Trk kltrnn bunlarn her ikisine de kar durmasyla oluan gerilim.12 Gkalp, Osmanllarn Trkleri etrak- b-idrak13 eklinde tanmladklarn ve aaladklarn vurgulamak suretiyle, Cumhuriyetin ilk yllarnda gelitirilmeye alanlara, sekler temelli Trk ulusuluunun merulatrlmasnda kullanmalar iin olduka ilevsel bir malzeme vermitir. Gkalp, kltr-uygarlk kuramnda birincinin lehine dnr. Avrupa uygarlndan seici bir ekilde birtakm unsurlarn alnabileceini, ancak uygarln kltrn yerini almasna kesinlikle scak bakmad ve tersine, kltre uyarlandnda, kltre uygun hale getirildiinde ancak uygarln rnlerinin alnabileceini dnr. Dardan alnmas gerekenlerin deerler deil, kavramlar ve teknikler olduunu savunur. Bunlar seme iini de, sekinlere deil halka verir. Dolaysyla halka mal olmak bu noktadaki belirleyici kstastr. Gkalp, halktan kopuk sekinlerin uygarlk nam altnda teknik konulardan ziyade, ahlaki ve edebi deerleri aldklarndan ikayet etmektedir. Btn bu dncelerinde, onun deerlendirmelerinde belirleyici olan nokta da, toplumdaki birlik ve btnlk duygusudur. Halkyla sekini arasnda kopukluk olan, bu kopukluk kltr-uygarlk, baka bir deyile halkn tercihleriyle sekinlerinin deerleri arasndaki kopukluk ve atma, ortaya iki ayr ulusu karaca iddiasndadr. Gkalp, uygarln yararc, bencil, bireyci ve karc oluu ile kltrn yararc olmamas, zverili, kamucu ve idealist oluu arasndaki soyut kartl olutururken, bunu somut toplum modellerine dayandrmaktadr; liberal (ve Batl) toplum modeline kar solidarist model (Trk ve slam toplumlar ile belli baz Bat toplumlar).14 Devamla da, kltrlerin kmesiyle emperyalist devletlerin yaygnlamas arasnda bir balant kurar. Emperyalizmi, byk lde liberal kapitalizmle alakalandrr. Gkalp iin adalama, Batllama ve Avrupa uygarl, kapitalizmin snai ve teknolojik baarlar ile bunu mmkn kldna inand pozitif bilimlerinden ibaretti. Gkalp, Trkln Esaslar [1923]nda, kltr ve uygarlk, milliyetilik ve enternasyonalizm arasndaki ilikiler konusunda eski grlerinin bazlarn yinelemitir. Ancak, milliyetilik mefkuresinin gereklemesini ve 1923te Cumhuriyetin kurulmas sonrasnda kaleme alnm olan bu yaptnda, enternasyonalizm ve uygarlk karsnda kltr ve milliyetilie daha nce tanm olduu arlkl vurguyu artrmad, tersine
12 Taha Parla, a.g.e., s. 64. 13 Kelime karl Anlaysz Trkler olan bu ibareyi, ehirli Trkler kyl, gebe Trkleri yermek iin kaba saba, oturmasn kalkmasn bilmeyen, adab- muaeret kurallarndan habersiz anlamnda kullanyorlard. Bunun karlnda gebe Trkler de, ehirli Trkleri yozlam olarak niteliyorlard. Dolaysyla bu ibareden Osmanl yneticilerinin Trk halkn dladklar ve aaladklar gibi bir anlam karmak, ar bir zorlamann ve Trk milliyetilii ideolojisi retebilmek ve merulatrabilmek iin bir kart yaratmaya dnk kara propagandac bir abann rndr. 14 Taha Parla, a.g.e., s. 67.

hafiflettii gzlenmektedir. nceki dnemde yapt, ulusal kltr ile uluslar aras olan uygarlk arasndaki ayrm belirlemekti. Yeni dnemde ise, bu ikisi arasndaki fark azaltmaya gayret etmektedir. Gkalpe gre, bu yeni eserinde, bir ulusun toplumsal yaamlar, dinsel, ahlaki, dilsel, siyasi-hukuki, ekonomik, dnsel ve bilimsel yaamlardan olumaktayd. Aslnda bunlardan son ikisi, Gkalpin nceki dnemine ait eserlerinde, uygarla ait olarak deerlendirilen kategorilerdi ve ancak, halkn kltrne uyum saladklarnda, halk tarafndan kabul edildiklerinde ve o lde ulusal kltrn bir paras haline gelebilirlerdi. Kltr bir ulusun toplumsal yaamlarnn uyumlu bir btnln, uygarlksa ayn uygarlk grubuna (medeniyet dairesine) dahil olan eitli uluslarn toplam yaamlarn temsil ediyordu. Akl ve bilim ise, birleme noktalaryd. Bunlar bireysel iradeler tarafndan, yntem yoluyla yaratlyor; kltr rnleri ise ulusal vicdann esin kaynandan doal olarak tryorlard.15 1923 tarihli, Trkln Esaslarnda yer alan Hars ve Tehzib balkl makalesinde Gkalp, kltr ve uygarlk arasndaki mesafeyi daha da ksaltmaya almaktadr. Ona gre, hars halk kltrdr, demokratiktir, gelenekler, alkanlklar, adetler szl ve yazl edebiyat, dil, mzik, din ve ahlak deerleri ile halkn estetik ve ekonomik rnlerinden oluur. Buna karlk tehzib, yksek kltre denk dmektedir. Aristokratiktir, yksek tahsil grm aydnlara zgdr. Ancak, halk kltr de yksek kltr de ayn ulusal kltrden kaynaklandklar iin, sz konusu olan farkllk niteliksel bir farkllk deildir; gelimilik derecesidir. Hal byle olunca, yksek kltre sahip olan aydnlar, kozmopolit deil, halka ait ulusal sekinler olarak kalrlar. Gkalpin dncesindeki bu deiiklik, ayn zamanda, lkenin geirdii deiimi de yanstmaktadr. Geirilen sava ve kurulan yeni devletin belli zellikleri, kurucu kadrolara ilikin duyulan gven ya da karizma, Gkalpin dncelerinde de kendisini gstermektedir. Gkalp, bu yeni durumun da aklamasn yapmaktadr. Olgun milliyetilik anlay, Ziya Gkalpin, kesinlikle ve aka dil ve kltr milliyetiliine dayanmaktadr. Dier uluslarn milliyetiliiyle bar ve karlkl sayg iinde birlikte var olmas istenmekteydi. Trk milliyetiliinin rk ve irredantist bir biimi olan siyasi Turanclk, Gkalpin bu dneminde yaynlanm makale ve denemelerinde gze arpmaz. Gkalpin milliyetilik konusundaki grlerini sistematik bir biimde toplayan eser Trkln Esaslar [1923]dr. Kitap, Trkln sistemi ve program zerinde younlamtr. Gkalpin milliyetilik konusundaki dncelerinin tarihi, onun eitli dnemlerde yazd makalelerin derlenmesiyle oluan Trklemek, slamlamak, Muasrlamaktaki yaklamlarna kadar uzanr. Konuyla dorudan ilgili makaleler, Trkln Bana Gelenler, Trk Milleti ve Turan ve Milliyet Mefkuresidir. Bu yazlar ayn zamanda, Gkalpin milliyetilie ya da millet idealine atfettii toplumsal ilevi de ortaya koymaktadr. Trkln Esaslarnda ise, sz konusu ideal ayn aklkla vurgulanm deildir, nk Gkalp, milliyetilik idealinin artk hedeflerini gerekletirmi olduunu dnmektedir. Gkalp Trklerin bir ulusal ykmllk, ulusal vicdan ve ulusal ideal duygusuna sahip olmayan, tamamyla farkl ve dank bireyler olduklarn, geri kalmlklarnn da kendini tanmamak ve milli mesuliyetini bilmemek durumundan ileri geldiini yazarken, toplumsal dayanma salayan belli bal normatif sistemlerden biri olarak milliyetiliin toplumsal ilevine iaret etmek istemiti. Gkalp iin nemli olan toplumsal dayanmadr. Milliyetilik de, bu dayanmann nemli bir gerekesidir. Bylece Gkalp iin, toplumsal dayanmay ve dolaysyla bir toplumun yaama gcn gvence altna alan normlarn ya da normatif sistemlerin bir hiyerarisi olduu grlmektedir. Milliyetilik ideali ise bu hiyerarinin en stnde yer almaktadr. Gkalpin siyasal-toplumsal kuram ampirik deil normatiftir, ama sosyolojik terimlerle ifade edilmitir.16 Gkalp iin, Trk toplumunun toplumsal dayanmas iin gerekli olan bir dier unsur da, ahlak tasavvuf biiminde dindir, yani slamdr. Milliyetilik ile birlikte toplumdaki dayanmay salamaktadrlar. Gkalpi ilgilendiren ey, slamiyetin ilahiyat ya da siyasi kullanm deildir; toplumsal ilevi zerinde durmaktadr. Dolaysyla, bireyci olmayan bir ahlak felsefesine dayanan analitik bir dayanmac toplum modeli oluturmaya alt sentezinde, Durkheimin sosyolojisini, zellikle ahlak bilimini sisteminin temel direinden biri olarak uyarlam olmas, rastlant deildir. te tam burada, tasavvufun, akn bir tanrya eriip katlma ilkesi; Gkalpin solidarist korporatist modelindeki toplumun bireye stnl ilkesine uygun dyor, des15 16 Taha Parla, a.g.e., 69. Taha Parla, a.g.e., s. 78.

tek salyordu. Gkalp iin Trk milliyetiliinin kltrel-normatif bir sistem oluu gibi slam dini de, ahlaki-normatif bir sistemdi; her ikisi de toplumdaki dayanmann temellerini oluturuyordu. Mardinin doru bir gzlemle belirtmi olduu gibi, Gkalpi ilgilendiren slamiyetin teolojisi deil, toplumsal ileviydi. Dolaysyla, bireyci olmayan bir ahlak felsefesine dayanan analitik bir dayanmac toplum modeli oluturmaya alt sentezinde, Durkheimin sosyolojisini, zellikle ahlak bilimini sisteminin temel direinden biri olarak uyarlam olmas rastlant deildir. te tam burada, tasavvufun, akn bir tanrya eriip katlma ilkesi; Gkalpin solidarist korporatist modelindeki toplumun bireye stnl ilkesine uygun dyor, destek salyordu.17 Ziya Gkalp, slam siyasal, hukuki ve teolojik ynlerinden nemsemez; toplumsal hayat ierisinde zellikle de siyaset dzeyinde belirleyici olmasn da istemez. Gkalp, siyaset alannn teokrasinin tm kalntlarndan temizlenmesi gerektiini ve yasama yetkisinin tmyle devletin elinde bulunmas gerektiini nermektedir. O daha ok, Osmanl-Trk toplumunun dayanmasn salayacak nemli bir unsur olmas ynyle slamla ilgilenir. Dinin modernletirilmesine ilikin dncelerinde de, amac, slam hukuki ve siyasal kurallarndan arndrmak ve tamamyla bir ahlak sistemi olarak i grr hale getirmekti. Nass ve rf kavramlar etrafnda gelitirdii dnceleri de bunu gsterir niteliktedir. Ayrca bu dnceleri, Durkheimin kuramna denk decek ekilde Tanr ile Toplumu zdeletirir nitelikler tamaktadr. Gkalp, nassn uygulanmasnda rfe zel bir nem verir; hatta yer yer rfn belirleyicilii daha yukardadr. Uriel Heyde gre, Gkalp, Tanr ile kul arasndaki tm ykmllklerin toplumsal vicdan tarafndan temellendirildiini dnmektedir. Byle bir yaklam ise, zaten ahlaki boyutu zerinde daha youn vurgularn yapld dinin zamanla daha da seklarize edilmesini dourur; aslnda bu yaklam da, daha nce deinildii zere, Durkheimc kuramda var olan Tanr ile Toplumun zdeliini getirmektedir. Gkalp iin, slam denince nemli olan tasavvuftur. Tasavvufi liderleri, Avrupadaki idealist felsefenin temsilcisi filozoflara benzetir. Oluturmaya alt pozitivist-idealist korporatist sisteme uygun olacak ekilde, sistemin idealist yanlarn tasavvufi ahlak anlayndan alr. Zira bu anlay, liberalizmin ykc olduu dnlen bencil bireycilik ynn trplediine inanmaktadr. Asl denedii, laik bir ahlak felsefesinin ve bilimsel bir toplum kuramnn, temelde tasavvuf felsefesi ve ahlakyla yaknln ve uzlaabilirliini gstermeye almak olmutur. Bu anlamda slamiyet, Gkalpin genel ahlak sisteminin sadece bir parasn oluturuyor, kltrel Trkln ve moral solidarizmini destekliyordu.18 Gkalp iin Bat kapitalizmi, baz ynlerini almamak kouluyla alnmas gerekli olan bir modeldir. O nedenle, Avrupann liberal siyaset ve dncelerine, liberal toplum modeline scak bakmaz; ayn oranda, toplumsal btnl paralayc bir dnce ve aklama biimi rettii iin, sosyalist ya da komnist modele de yakn deildir. Onun benimsedii yaklam, toplumsal dayanmay ve btnl koruyacak, ayn zamanda toplumsal gelimeyi ve kalknmay salayacak bir modeldir. Bu modeli de, Durkheimin gelitirdii korporatist solidarist yaklamda bulur. Zira; Korporatizm, zel mlkiyet ve giriimin ncelii ilkesine dayanan kapitalist retim tarznn egemen olduu bir toplumu varsayan bir dnce sistemi ve bir dizi kuruma iaret eder. Korporatizm, tanm gerei, anti-sosyalist ve anti-Marksisttir. Ayn zamanda, felsefesi, siyaset ve iktisat anlay bakmndan anti-liberaldir; ancak, anti-kapitalist deildir.19 Korporatizmin iki biimi sz konusu edilebilir: Dayanmac korporatizm ve faist korporatizm. Solidarizm, siyasal ve kltrel liberalizmin baz ilkelerini belli idealler halinde iinde hala barndryor olmakla birlikte, btnsel bir ekonomik, toplumsal ve siyasal rgtlenme modeli olarak liberalizmi reddeder. Liberal paradigmann tersine, korporatist modelde toplum, bireylerin toplamndan ibaret deildir; kamu yarar da piyasa mekanizmann grnmez bir el ileyiiyle salad dzen sayesinde, bireylerin olabildiince bilgili ve bilinli bir ekilde kendi zkarlarnn peinden komalaryla gerekleemez. Bu modelde toplum, bireylerin saysal toplamndan daha byk bir btn olarak grlr; bireyler karsnda kendi gereklii vardr, ncelik ve ayrcalklara sahiptir. Bireylerin kendi karlar iin almalar, zel mlkiyet ve giriimleri,
17 18 19 Taha Parla, a.g.e., s. 79. Taha Parla, a.g.e., s. 85. Taha Parla, a.g.e., s. 90.

toplumsal dayanmaya hizmet ettii ve kendi bana bir stn deer olan kamu yararna zarar vermedii lde meru saylr. Solidarist korporatizmde mesleki gruplar ve bunlarn korporasyonlar, Bireyle devlet arasnda bir tampon ilevi grr. Mesleki gruplar ve korporasyonlar, aslnda bencil olan Bireylere kamu kar ruhunu aladklar gibi, sivil Toplumun moleklleri olan korporasyonlarn zerk yetki alanlarna Devletin el atmasn da engellerler. Gkalp, uygun bir toplumsal felsefeyle desteklendikleri takdirde, slamn ve milliyetiliin Bat dncesinin belli bir akmyla uzlamaz olmad grndedir. Gkalpe ve Durkheima gre, toplumsal olaylarn incelenmesinde temel zmleme birimi, en nemli toplumsal olgular olarak ele alnmas gereken kolektif temsillerdir; bunlarn da en nde geleni bir toplumun yelerince paylalan fikirleri, kltr ve deer yarglarn ieren maeri vicdandr (conscience collective). Durkheimin, btnn paralarn toplamndan daha byk olduu ve kendi gereklii bulunduu ilkesine uygun olarak ortak vicdan ya da kamu vicdan, bireysel vicdanlardan olumakla birlikte, onlardan ibaret deildir, bamsz bir gereklie sahiptir.

Okuma nerileri Dipnotlarda knyeleri verilen eserler ve her bir dnrmzn yazda bahsedilen- belli eserleri haricinde Sabahattin Beyle ilgili olarak ayn zamanda onun sadk bir takipisi olduunu da unutmadan- Nezahat Nurettin Egenin Prens Sabahattin: Hayat, Eserleri ve lmi Mdafaalar (stanbul: Gne Neriyat, 1977)ye baklabilir. Sabahattin Beyin yazd her metin, Mehmet . Alkan tarafndan Gnll Srgnden Zorunlu Srgne (Btn Eserleri) balkl eserde derlenmitir (stanbul: Yap Kredi Yay., 2007). Adem-i merkeziyetilik tartmalar ile ilgili olarak ayrca bkz. Cenk Reyhan, Osmanlda ki Tarz- dare: Merkeziyetilik Adem-i Merkeziyetilik, Ankara: mge Kitabevi Yay., 2007; Cenk Reyhan, Osmanlda Liberalizmin Kkenleri: Prens Sabahattin (1877-1948), Ankara: mge Kitabevi Yay., 2008. Ziya Gkalp hakknda ok zengin bir literatr mevcuttur. Dipnotlarda zikredilenlere ek olarak bkz. Mehmet Karaka, Trk Ulusuluunun nas, Ankara: Vadi Yay., 2000; Uriel Heyd, Trk Milliyetiliinin Kkleri, ev. Adem Yaln, stanbul: Pnar Yay., 2001; Andrew Davison, Trkiyede Seklarizm ve Modernlik, ev. Tuncay Birkan, stanbul: letiim Yay., 2002; Hilmi Ziya lken, Ziya Gkalp, stanbul: Bankas Kltr Yay., 2007; smail Cokun ve Korkut Tuna (eds.), Ziya Gkalp, Ankara: Kltr ve Turizm Bakanl Yay., 2011.

1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8.

Friedrich LePlayin sosyolojik dnceleri, Osmanl lkesinin problemlerinin tanm ve zm iin ilk kez .............................................. tarafndan kullanlmtr. ......................................... , Trkiyenin bir ynetim sorunu deil, yap sorunu ile kar karya olduunu belirtmitir. Bir siyasi parti program nitelii de tayan Trkiye Nasl Kurtarlabilir? balkl eser, sosyologlarmzdan ..........................................................e aittir. II. Merutiyetten sonra sosyoloji alannda ilk yaplan tercmelerden biri olan Anglo-Saksonlarn Esbab- Faikiyeti Nedir? balkl almann yazar Fransz sosyal bilimci aadakilerden hangisidir? a) Edmond Demolins b) Henri Tourville c) F. Le Play d) A. Comte Toplumlar kamucu ve bireyci toplumlar olmak zere ikiye ayran sosyologumuz aadakilerden hangisidir? a) Ziya Gkalp b) Sabahattin Beyc) Ahmet uayip d) Ahmet Rza Emile Durkheimin sosyolojik dncelerini Trkiye koullarna uyarlayan sosyologumuz aadakilerden hangisidir? a ) Ahmet Rza b) Sabahattin Bey c) Sait Halim Paa d) Ziya Gkalp Sabahattin Bey, ttihat ve Terakki Partisinin kurucularndandr. ( ) Doru ( ) Yanl Emile Durkheimin sosyolojik dncesinin nemli kavramlarndan biri olan kolektif bilinin Ziya Gkalp dncesindeki karl millet uuru olmutur. ( ) Doru ( ) Yanl

Cevaplar:
1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9.

Sabahattin Bey / Prens Sabahattin Sabahattin Bey / Prens Sabahattin Sabahattin Bey / Prens Sabahattin (a) Edmond Demolins (b) Sabahattin Bey (d) Ziya Gkalp Yanl Doru

6.Hafta e-Ders Kitap Blm

6. Ders

ADA SOSYOLOJ TEORLER I

ZET Sosyolojik inceleme yapan birisi, sosyolog, aratrma konularna zihinleri btnyle bo olarak yaklamazlar. Konular ne olursa olsun, incelemekte olduklar olayn belli ynleri zerine younlamakta, younlaabilmektedirler. Aratrma konularna belli kabuller ile yaklarlar, baz aratrma yntemlerine arlk verirler ve cevap aradklar belli sorular bulunmaktadr. Bunun anlam, aratrmalarnn, sosyolojik teorilerin gelitirdii ekilde olaylara bak tarzlarna dayanmaktadr. Teoriler bunlar aklayc ve sistemli olarak ortaya koyar. Sosyal teorisyenler, varsaymlarn sistematik olarak gelitirirler ve teorilerinin toplumsal hayat ne lde aklad kapsaml olarak anlatmaya alrlar. Bundan daha da nemlisi, davran ve toplumlarn ileyi biimleri ve sreleri ile ilgili yeni genel anlaylar gelitirirler. Bu blmde, zellikle II. Dnya Sava esnasnda ve sonrasnda gelitirilen ve sosyolojik aratrmalarda yaygn bir ekilde kullanlan belli bal sosyolojik teorilerin genel bir deerlendirilmesi yaplacaktr.

Toplumsal dnyada insanlar karlkl iliki halinde bulunurlar, baka bir deyile, toplumsal etkileim halindedirler. Sosyolojik teori, toplumsal dnyay aklamak iin bir model nerir. Son derece soyut bir eydir sosyolojik teori. Zira toplumsal etkileim hakknda konumak, aile ve okul gibi ilevsel olarak birbirlerinden farkl toplumsal sistemlerden bahsetmek demektir. Bunlarn ounluu da, toplumsal gereklii bir btn olarak kavrama ve aklama iddiasnda bulunan, ancak yalnzca uzmanlar tarafndan anlalabilen zel dillerdir. Sosyolojik teoriler, yalnzca gereklii resmeden birer model ya da gerekliin yeniden ina edilmesinden ibaret bir ey deildir; onlar ayn zamanda [toplumsal gereklie ait] paralarn nasl bir araya getirilebileceini anlatan birer kullanma klavuzudurlar.1 nsanlarn davranlarnn gzlemlenmesi ve bu gzlemler sonucu ortaya konan davran kurallarnn yeniden yaplandrlmas sonucu ortaya ktklar, dolaysyla da insana bir tr yaam klavuzluu teklif eden felsefe, ideolojiler ya da dinler gibi sistemlerden farkl olarakbilimsel olduklar iddiasn tarlar. Fakat bu ayrtrmann ne lde geerli olduunun youn bir ekilde tartld hatrda tutulmaldr. Teorilerin toplumsal gereklii ve gndelik hayatn ileyiini paralara ayrarak, paralar arasndaki ilikileri soyutlayarak ele alma abas, teorilerin gereklikle ilikisinin baz zamanlar ortadan kalkmas gibi riskleri de iinde barndrr. Soyut ve uzmanlara hitap eden dili nedeniyle teori, ou insan iin skc da olabilir. Ancak gndelik sohbetlerde, gazete kelerinde ya da televizyon talk-ov programlarnda konuulan tre cinayetleri, okullardaki cinsel taciz ya da iddet, evlilik yann ykselmesi ya da boanma oranlarnn artmas, nfusun yalanmas vs. gibi pek ok konu aslnda skc bulunan bu kuramlar eliinde ya da glgesinde konuulur. phesiz sosyolojik teorilerin skclna ve soyutluuna karn, gerek hayat ok daha renkli ve canldr. Sosyolojik teorilere ihtiyacmzn olup olmad elbette tartlabilir; ancak Bizim bu konuda ne dndmzn bir nemi yok; gndelik hayat kuram olmakszn ifade edemeyeceimiz apak ortada duruyor. Zira kuram, bahsedilen gereklik hakknda varsaymlar yrtmek ve bunlarn vuku bulmasn ummaktr.2 Gnlk rutin ilerimizden daha kapsaml ve uzun vadeli toplumsal olgulara ne olduklarna, nasl meydana geldiklerine, nasl ilediklerine, nereye varacaklarna, nasl davranmamz gerektiine, neden belli bir biimde davranmamz gerektiine vs. varncaya dek- hemen her ey hakknda bir teorimiz vardr. Her gn hayata yeniden sfrdan balamamak iin, irili ufakl pek ok saydaki bu teorilere ihtiya duyarz. Gerekte, toplumsal hayatta ileyen bu trden pek ok teorinin varln gnlk rutin ilerimizde hissetmeyiz bile. Alkanlk haline gelmitir bizim iin; o alkanlarmza gvenerek gnlk hayatmz sorunsuzca yrtrz. Bir aksama olduunda, varln fark edemediimiz yaplarn, sistemlerin ve teorilerin zerine dnmeye balarz. Comte, Marx, Durkheim, Weber, Simmel gibi klasik sosyal teorinin kurucu isimleri, iinde bulunduklar toplumlarn yaad hzl deiimin toplumsal doasn ve sonularn kavramaya ve yorumlamaya altlar. Bu aba; bir yandan yaanlan deiimin doasn anlamaya dnkt, dier yandan da sz konusu deiime yn vermeye. Bu urata her bir dnrn toplumsal hayat anlamak iin belirleyici nclleri dierlerinden farkl idi. rnein Durkheim ve Marx bireye dsal glerin gc zerine younlarken, Weber bireylerin d dnyadaki yaratc eylemde bulunabilme yeteneklerini merkeze alyordu. Marx ekonomik sorunlarn nceliine iaret ederken, Weber daha geni etkenler dizisine vurgu yapmaktayd. nsanlk tarihi boyunca yaanan deiimi bilimsel olarak aklama iddiasn tamakla birlikte, her birisinin bu tarihin temel dinamiinin ne olduuna ilikin nerisi farklyd. Bilimsellik iddias ve dnsel rakiplerinden daha bilimsel olduunun veya ilgili alanda yegane bilimsel gr olduunun kabul edilmesi, o teorinin, bugnn ve gelecein toplumuna yn verme hakkn dnemin dnyevi ve metafizik dnyaya ilikin her tr dzenlemenin yegane meru kayna olarak akln ve bilimin grlmesi nedeniyle- bilimsel olarak elde etmek asndan nemliydi, hala da yledir. Klasik sosyal teori ierisinde ne km yukardaki isimlerin dnceleri etrafnda gerekletirilen tartmalar sosyoloji tarihi boyunca karmza kar. Toplumsal hayat ve gereklii aklama aba1 2 Rudolf Richter, Sosyolojik Paradigmalar, ev. Necmettin Doan, stanbul: Kre Yay., 2012, s. 10. Rudolf Richter, a.g.e., s. 14.

lar, sonraki yllarda yukarda isimleri zikredilen dnrlerle belli etkileimleri bulunan- farkl kuramlar tarafndan srdrlmtr. Burada, sz konusu bu nisbeten daha yeni tarihli baz kuramlar ele alnacaktr: Yapsal-ilevselcilik, atma teorisi, sembolik etkileimcilik, fenomenolojik sosyoloji, postmodern sosyal teoriler, feminist teori.

1. levselcilik, Yapsal-levselcilik ve Yeni-levselcilik levselcilik; toplumu, bir istikrar ve dayanma ortaya karmak zere- farkl paralar birlikte ileyen bir sistem olarak grmektedir. Bir sistem ilevsel terimlerle kavramlatrlrken, bu sistemin ve unsurlarnn nasl altna ilikin bir dizi varsaym oluturulur. Bunlar arasnda ne kan tanesi vardr: (1) Bir sistemin eleri ilevsel olarak karlkl iliki iindedir; (2) Bir sistemin oluturucular bu sistemin sregiden ileyiine genellikle olumlu katklarda bulunurlar; (3) Pek ok sistem dier sistemler zerinde etkide bulunur. Bunlar ayn zamanda tm bir organizmann alt sistemleri olarak grlebilirler.3 Bu teoriye gre, sosyoloji, toplumun paralarnn birbirleriyle ve bir btn olarak toplumla ilikilerini incelemelidir. levselcilik; bir toplumsal pratik ya da kurumun ileyiinin aratrlmasn, o pratik ya da kurumun toplumun varlnn devamna yapt katknn zmlenmesi olarak grr. Charles Darwin, Herbert Spencer, Auguste Comte ve Emile Durkheim de dahil olmak zere ilevselciler, toplumun ileyiini canl bir organizmann ileyiiyle mukayeseli bir biimde ele alrlar. levselci yazarlarn toplumun ileyi biimini aklamakta kullandklar genel benzetme, srekli deien bir evrede varln srdrebilmek iin koullara adapte olmaya ve evrimlemeye, dengesini korumaya ve kendi bedeninin her parasnn dzgn ekilde ilerliini salamaya alan bir organizma benzetmesidir. levselciler toplumun paralarnn tpk insan bedeninin deiik organlarnda olduu gibi, toplumun btn iin yararl olacak biimde birlikte altklarn ileri srmektedirler. nsan bedeninde her bir organn nasl bir ilevi varsa, toplumda da her bir olgunun, her bir kurumun toplumun btnl ve sreklilii iin grd bir ilev vardr. Dahas, paralar/kurumlar ilevlerini yerine getirdikleri mddete vardrlar. Dolaysyla bir toplumsal bileenin ilevinin tahlil edilmesi de, onun toplumun varlnn srmesinde yklendii ilevi/grevi anlamak anlamna gelir. levselcilere gre, toplumun normal hali dzen ve denge iinde olmasdr. Bu dzen ve denge ise, toplumun yeleri arasndaki ahlak mutabakata/konsensusa baldr. Toplumsal uyuma ve dzene verdii ar nem nedeniyle ilevselcilik, ampirik deime srelerine aklk getirmede yetersiz kalan bir yaklamdr: (...) aka belirtirsek, ilevselcilik toplumsal deimeyi aklama yeteneine sahip olmayan bir toplum grdr.4 Kayna Talcott Parsons (1902-1979)n yazlar olan yapsal-ilevselciliin toplum modeli II. Dnya Savandan sonra uzun bir sre, zellikle de 1930-1970 arasnda ABD ve Avrupadaki sosyolojik dnceye egemen oldu. Kresel bir toplum kuram gelitirmek amacyla klasik sosyologlarn, zellikle de Durkheim ve Max Weberin grlerinden bolca yararlanan Parsonsn yapt ey ilevselcilie yapy getirmesi, toplumun kendi yelerinin stnde ve tesinde kendine ait bir hayata ve yapya sahip canl bir varlk olduu dncesini teorik ve bilimsel bir nerme haline getirmesidir.5 Parsons, ilevselcilerin hayatta kalmak iin srekli dengesini korumaya alan (deien dnyaya adapte olmaya alan) bir canl organizma olarak toplum benzetmelerinin yan sra, toplumu aklamak iin sistemler yaklam kullanr. Ona gre toplumlar, birbirinden olduka farkl alt-sistemlerden oluan, hepsi birbiriyle karlkl iliki ve bamllk iinde bulunan, bamsz ve kendine-yeten sistemlerdir. rnein ekonomik sistem nitelikli ii iin eitim sistemine, okullar gelecekteki rencileri iin aileye bamldr. Bu alt-sistemlerin her biri, bir toplumun varln srdrebilmek iin yerine getirmesi zorunlu olan 4 temel ihtiyacn karlanmasn salarlar: (1) Adaptasyon (Adaptation-A); (2) Amaca ulama (Goal Attainment-G); (3) Btnleme (Integration-I); ve (4) Varln srdrme (Latency-L). Bunlar, literatrdengilizce kelimele3 Mark Abrahamson, levselcilik, ev. Nilgn elebi, Konya, 1990, s. 3-5. 4 Anthony D. Smith, Toplumsal Deime Anlay: levselci Toplumsal Deime Kuramnn Bir Eletirisi, ev. lgen Oskay, zmir: Ege niversitesi Edebiyat Fakltesi Yay., 1988, s. 2. 5 Martin Slattery, Sosyolojide Temel Fikirler, mit Tatlcan ve Glhan Demiriz (yay. haz.), Bursa: Sentez Yay., 2007, s. 375.

rin ba harflerinin bir araya getirilmesi suretiyle- ksaca A.G.I.L. olarak bilinir. Durkheimden gl bir biimde etkilenen Parsons, temel deerler sistemini istikrarl ve etkili bir sosyal sistemin kalbi ve damarlarndaki kan olarak grr. Bu temel deerler sistemi, uygun ekilde kurulduunda, sadece tm farkl alt sistemlerin mkemmel ezamanlln salamakla kalmayp, bireyin entegrasyonunu temin eden deerler kodu ve normlar setinden oluur. Temel deerler sistemi sayesinde, herkes ve her ey mkemmel uyum iindedir ve sistem dzgn olarak iler. Her biri kendine has bir kiilie, tutku ve arzulara sahip olan bireyler; sosyalleme, toplumsal kontrol ve rollerin gerei gibi oynanmasyla toplumsal btnlemeye dahil edilirler. Her birey, toplumsal hayat ierisinde birbirinden farkl pek ok rol yerine getirmek zorundadrlar; her ne kadar dsal baz zorlamalar sz konusuysa da, bireyin kendisinden beklenen rolleri yerine getirmesinin kayna insanlarn sosyal sisteme olan ballklardr. Bu isel motivasyonun kayna, etkin bir sosyallemedir. Bu noktada Parsons da, Durkheim gibi, temel deer sisteminde ahlaklln nemine vurgu yapar. nsan eylemini otomatik, dsal zorlamaya dayal ya da bencil tepkiler eklinde aklayan davran yaklamlar reddeden Parsons, yine Durkheim ve Weberin grlerinden yararlanarak, sistematik toplumsal sistem analizini bir toplumsal eylem teorisiyle birletiren tutarl ve iradeci bir toplumsal sistemler teorisi gelitirmek amacndadr. Bylece btn bir bireysel ve grupsal etkinlikler kaosundan bir toplumsal dzenin nasl ortaya ktn, varln nasl srdrdn ve bireyi toplumla nasl btnletirdiini aklamaya alr. Btn bu abasna ramen, Parsonsn insan doas anlay, ar determinist olduu, insanlar kiilik ve zgr iradeden yoksun kuklalar gibi grd gerekesiyle eletiriye uramtr. Onun teorisi, toplumsal konsensse ve dzene ar vurguda bulunan, iktidarn etkisini gz ard eden, hzl, zellikle de devrimci deimeleri aklama yeteneinden yoksun, muhafazakar bir yaklam olarak deerlendirilmitir. Ayrca fazlasyla ABDye zg bir yaklam olarak grlm, soyut ve etrefil dili nedeniyle de eletirilmitir. Parsonsn ak ilevler ve rtk ilevler ayrmyla mehur Robert K. Merton ve btnletirici bir g olarak atma fikrinin sahibi Lewis Coser gibi iki rencisinin youn uralar, yapsalc-ilevselci teorinin zayflamasn yalnzca geici olarak durdurmutur. 1970lerden itibaren Karl Marx ve Max Weberin daha radikal ve atmay merkeze alan yaklamlar Avrupada ve ABDde daha etkin bir konuma geldiler. levselcilik youn akademik eletiriler alsa da, onun miras olduka nemlidir. (...) Parsonsn fikirlerinin ou 1980lerde yeni-ilevselcilik tarafndan, zellikle Jeffrey Alexander4n almasyla ve hatta bu yaklam ve kavramlardan yararlanan [Jrgen] Habermas ve [Niklas] Luhman gibi yazarlarn sistem yaklamlaryla yeniden canlandrlm ve yenilenmitir. Gnmzn atmalarla dolu ve blnm dnyasnda, yapsal-ilevselcilik, olduka muhafazakar, hatta arkaik ve sosyolojik aklamayla daha az ilintili olarak grnse bile, sosyolojinin bamsz bilimsel bir disiplin olarak kurulmasnda temel bir adm oluturmutur. O sava-sonras Bat dnyasn hakimiyeti altna ald ve halen toplumsal dzen ve btnlemenin aklanmasnda byk bir deere sahiptir.6 Jeffrey Alexander; ilevselciliin genel bir okul olarak anlalabilecei, zira Parsonsn almalarnda sistemli bir kuramdan ziyade ayn yaklamn birok farkl biimine rastland grndedir. Alexander, ilevselcilii bir kuram olarak grmez. Ona gre ilevselcilik, toplumsal kurumlar ile onlarn ortamlar arasndaki sembiyotik ilikilere odaklanm bir betimlemedir ve bu haliyle, istikrar (dengeyi) analiz yapmann referans noktalarndan birisi saymakta, yapsal farkllamay ise toplumsal deiimin nemli bir biimidir. Eylem ve sistem, Parsonsta olduu gibi, Jeffrey Alexanderda da merkez kavramlardr. Bu kavramlar makro-mikro kartlklar temelinde deerlendirmektedir. Alexander, bir talihsizlik olarak grd bu iki alan birbirine kart olarak ele almak istemez; en azndan aralarnda keskin bir izgi ekmek istemez. Bu durum, olsa olsa, bulgusal anlamda bir fayda salar ve kurumsal anlamda da olgular tasnif etmede i grrd. Makro-mikro, yap-eylem, yap-zne, toplum-birey gibi klasik sosyal teoride kartlklar olan ele alnan dzeyler, gerekte, srekli olarak birbirleriyle etkileim halindedirler. Makro mikroyu etkiler, bunun
6 Martin Slattery, a.g.e., s. 381.

tersi de geerlidir. nsan etkileim, eylemleri etkileyen yaplar retir. Alexander sistemi makro analiz dzeyinde, toplumsal eylemi de mikro dzeyde deerlendirir. Her ikisinin ilikisinden sistemi reten toplumsal eylem ve toplumsal eylemle sonulanan sistem ortaya kar. Toplumsal eylem, eylemin oluumunda ayn anda etkili olan yorum ve strateji belirleme eklinde iki dzeyden oluur. Bu toplumsal eylem sistemi retir. Sistem, Parsonsta olduu gibi, bir eylem sistemidir; fakat Alexander sistemi kltr, toplum ve kiilik olmak zere alt sisteme ayrr. Bu sistemin her birisi ayn anda vardrlar ve birbirlerini bir dizi biiminde tetiklemezler Yapsal-ilevselcilie dayanan fakat ayn zamanda, fenomenolojik sosyoloji gibi, zneye ve eyleme younlaan mikro kuramlar yeniden ina eden karmak bir toplum modeli gelitirmeye alan Jeffrey Alexander, dnceleriyle, sistem kuramnn o determinist yaklamndan ciddi lde uzaklar.

2. atma Teorisi atma teorisyenleri, toplumlar ve toplumsal kurumlar bir arada ileyerek denge yaratan, birbirlerine dayanan ksmladan oluan sistemler olarak gren ilevselciliin aksine, toplumu bireylerin, gruplarn g elde etmek iin birbirleriyle mcadele ettikleri ve atmann denetim altna alnmasn bir grubun geici bir sre iin rakiplerini bastrd bir arena olarak deerlendirirler. atma teorisi, temel olarak iki farkl gelenekten beslenir. Bunun da tesinde, atma teorisi ierisinde deerlendirilen sosyologlar arasnda farkllklar bulunmaktadr. Fakat yine de, bu homojenlii gevek olan bu teori kapsamnda deerlendirilen isimlerin ortaklatklar temel nokta mevcuttur: (1) nsanlarn hepsi baz temel karlara sahiptir. (2) Tm atma yaklamnn merkezinde, toplumsal ilikilerin ekirdei olarak g (power) bulunur. (3) Deerler ve dnceler, btn toplumun kimliini ve hedeflerini belirleyen aralar olmaktan ziyade, farkl gruplarn kendi amalarn gerekletirmek zere kullandklar silahlardr. atma teorisi, temel olarak, birbirinden farkl iki gelenekten beslenir: (1) Karl Marx (C. Wright Mills, Frankfurt Okulu [Eletirel Teori], Pierre Bourdieu); (2) Max Weber (Ralf Dahrendorf, Lewis Coser, Randall Collins). Bu iki temel gelenein yan sra, bir de farkl bir yaklam sergileyen Georg Simmel ve Chicago Okulundan da etkilenen atma teorisini kullanan sosyologlar bulunmaktadr. Eletirel Teorinin kkeni, Frankfurt niversitesinde 1923te kurulan Frankfurt Sosyal Teori Okulunda birlikte alan bir grup Marxist ve Yahudi akademisyenin almalardr. Merkezin ilk mdr Theo Grnbergdi, fakat okulun motor gcn Theodor Adorno ve Max Horkheimerin almalar oluturuyordu. Walter Benjamin, Erich Fromm, Herbert Marcuse ve daha pek ok dnr merkezle ilikili olmulard. II. Dnya Sava koullarnda almalarnn bir blmn ABDde gerekletirmek zorunda kalan Frankfurt Okulunun yaayan son yesi Jrgen Habermastr. Eletirel Teori, asla tek bir dnce olmamasna ve ye yaps srekli deikenlik gsteren bir okul olsa da, bu isim altnda deerlendirilen isimleri birletiren noktalar; ortodoks Marxist dncenin ada olaylar nda yeniden deerlendirilmesi ve zelde totalitarizmden nefret, Nazi Almanyas ve Sovyet komnizminin otoriter rejimlerinin bireysel zgrlklere ve insanla kar yarattklar tehditler ve kapitalizmin baskc ideolojisidir. Eletirel Teoriyi tek ve birleik bir sosyolojik dnceler topluluu olarak tasnif etmek zordur. Okul; Marxizmi Freudcu kavramlarla, felsefeyi psikanalizle, ekonomik aratrmay aileden kitle iletiim aralarna, ekonomi ve devlete kadar birok sosyolojik alanla ilikili- tarihsel ve kltrel analizlerle birletirmeye alan disiplinlereras bir yaklam temsil etmektedir. Okulun almalarn younlatrdklar alanlar olarak karmza u drt temel konu kyor: (1) Modern bilimsel analizin temeli olarak, bir bilgi teorisi olarak ve modern sosyolojinin temeli olarak ciddi bir pozitivizm ve amprisizm eletirisi. (2) Gelimi toplumlardaki yeni egemenlik biimlerinin analizi. (3) Kltr endstrisi analizi. (4) Modern toplumda bireyin greli zerkliinin bile neredeyse ortadan kalkma eilimi sergiledii, rasyonallemi, otomatlam, tamamen idare edilen bir dnya haline gelme eilimindeki bir ada, bireyselliin varln srdrebilecei konusundaki karamsarlk.

C. Wright Mills (1916-1962), ABDdeki sosyal bilimler kurumuna kar gelen bir asi olarak deerlendirilmektedir. Akademisyenliinin yan sra aktivist yanyla da tannan Mills, pek ok sosyoloun dnemin temel problemleriyle yzlemekten kandn, oysa sosyolojinin grevinin bu problemlerle yzlemek ve onlar eletirel bir perspektiften analiz etmek olduuna inanr. Amac toplumu aklamak kadar sosyal reformlar da yapmak, Amerikan toplumuna sosyolojiyi tantmak ve sosyolojik tahayyl gelitirilebilmekti. Amerikan liberalizminin kritik eii atna ve bu yzden bir rehavet dnemine girdiine inanan Mills, Weberin ve giderek Marxn atma teorisine ynelir. Souk Savan iki tarafnda da yaanan amzn ahlaki rahatszlndan, kitlelerin siyasal ve toplumsal sekinlerin kontrol altna girmeye balad bir dnemde ada aydnlarn manevi liderliklerini srdremediklerinden ve modern sosyal bilimlerin teorik ve yntemsel yetersizliklerinden ikayet eder. Trkeye de evrilen Toplumbilimsel Dn, ktidar Sekinleri, Dinle Yankee! gibi eserlerinde de bu dnceleri dorultusunda toplumsal hayatta olan biteni en ak bir dille analiz etmeye gayret gstermitir. Pierre Bourdieu (1930-2002), toplumun, snflar ve snfa dayal karlar ve ideolojiler balamnda zmlenebileceine ilikin Marxist gre kar kar. almalarnn byk bir ksm, eitimin ve kltrel faktrlerin bamsz rol ile ilgilidir ve modern toplumlarda okul ii eitim kurumlarnn nemini vurgular. Toplumlar snflar esasna zmleme yerine, bir alan kavram kullanr; yani, tpk bir oyunda olduu gibi, insanlarn manevra yaptklar, stratejiler gelitirdikleri ve arzu edilen kaynaklar iin mcadele ettikleri toplumsal bir alan: Bourdieu akademik alan, dinsel alan, ekonomik alan ve g alanndan sz eder. Ona gre bir alan, onun iinden g ilikileriyle yaplandrlm bir toplumsal statler sistemidir. Farkl alanlarn olduka zerk olabileceini ve daha karmak toplumlarda birbirinden olduka farkl pek ok alann olabileceini vurgular. rnein modern toplumlarda politika profesyonelletirilmi ve zerklik kazandrlmtr, kendine zg kurallar vardr ve politikann ileyi tarz ve salad g, ekonomik srelerin bir ilevi olarak grlemez. Nihai noktada, farkl alanlardaki g ok hayat olan farkl sermaye ekillerine baldr. Bourdieu, temel sermaye tipi olduunu iddia eder: (1) Ekonomik sermaye, (2) Toplumsal sermaye; ve (3) Kltrel sermaye. Bunlardan birincisi, ekonomik kaynaklara egemendir; ikincisi ise ilikilere. zerinde en fazla durduu sermaye tipi ise, ebeveynlerin ocuklarna verdii kltrel sermayedir. Farkl snflar arasndaki zevklerin nasl farkllat zerinde durmutur, fakat en byk ilgisi kltrel sermayenin bireylerin eitim srelerini, baarl ya da baarsz olma durumlarn vs. nasl etkilediine ynelikti. . Bourdieunun teorisi; bir ekonomik snfn kendi kendisini yeniden nasl rettii ve ayrcalklarn bir sonraki kuaa nasl aktard ile ilgilidir. Bu noktada kltrel sermaye olduka aklaycdr. Kltrel sermaye ile tahlillerini gelitirirken Bourdieu, kilit nemdeki habitus kavramn gelitirmitir. Habitus, nesnel artlar altnda oluturulan ancak bu artlarn deimesinden sonra bile devam etme eiliminde olan, kazanlm ve sreklilii olan bir alglama, dnce ve eylem emalar sistemidir. Bu allmlk, Bourdieuya gre, snfsal yeniden retimin anahtardr. (Oscar Lewisin gelitirdii mehur Yoksulluk Kltr kavram burada hatrlanmaldr.) Modern atma teorisinin -Weberin etkisinde gelien ikinci yaklamnn- nde gelen isimlerinden biri Ralf Dahrendorf (1929-2009)tur. Dahrendorf, Marx gibi, sanayi toplumlarnda toplumsal deimenin temel dinamii olarak tanmlar. Ancak Marxtan farkl olarak analizini, retim aralarnn mlkiyetine sahip olmak veya olmamak zerinden deil, iktidar (g) ve zelde otorite konumlarna katlma ve dlanma zerinden yapar. Yaklamlar, Talcott Parsonsn ve dahil olduu yapsal-ilevselci akmn yaklamlarna alternatif olarak gsterilen Dahrendorfa gre, sosyolojik analiz toplumsal dayanma ve deerler uzlasna deil, deime ve atmaya younlamaldr. Dahrendorfa gre otorite bireylerde deil meru g konumlarnda bulunur; otorite konumlar bu konumlarn sahiplerine g salar ve tabi olanlardan onlara itaat etmeleri beklenir. Otorite, tabi konumdakileri zorlayacak ve onlar kontrol edecek bir yaptrm gcne ihtiya duyar. Fakat otorite konumlar sabit deildir ve kii belirli bir konumda egemen iken, baka bir konum veya ilikide tabi konumda olabilir. Gecekondu blgelerinde yaayanlar arasndaki hemerilik ya da himaye sistemindeki ilikiler buna rnek verilebilir. Blgenin nde gelen kiisi, kendilerine toprak, gecekondu veya i temin ettii hemerileri karsnda egemen konumda olabilir; ancak mahalli ya da merkezi idareler ve siyaset karsnda tabi

konumda bulunabilir. Otorite dalmnn yaratt egemen ve tabi konumlar dncesi Dahrendorfu kar gruplar ve kar ilikileri kavramlarn gelitirmeye yneltir. Her iliki ve organizasyonda otorite konumundakiler statkolarn srdrmeye, tabii konumdakiler de deitirmeye alrlar. Dolaysyla bu iki kesimin ilikisini srekli olarak bir kar atmas oluturur. Bu kar atmas, baz durumlarda ilikileri zayflatr; baz durumlarda gizli olabilir, bazen ak savaa dnebilir. Dahrendorf toplumda grup ayrr: (1) Yar gruplar; (2) kar gruplar; ve (3) atma gruplar. Bu tipleri ayrca (1) gevek ilikiler, (2) kar gruplar, ve (3) toplumsal dzene fiilen meydan okuyan gruplar eklinde yeniden snflandrr. Marxn aksine, lmpen proleteryann nihayetinde ve kanlmaz olarak bir atma grubuna veya devrimci bir snfa dneceine inanmaz. Bunun iin koullarn uygun olmas gereklidir. Snf dayanmas da, snf atmas da farkl durumlarda farkl ekillerde yaanabilir. Bir dnem snf ii dayanmann artmas gzlenebilirken refahn artt dnemlerde snf iin geveme sz konusu olabilir. Marx, sanayilemenin artmasyla birlikte kapitalist toplumlarda snf dayanmasnn ve dolaysyla snf atmasnn da artacana iddia ediyordu. Ancak Dahrendorfa gre, teknolojinin artmasyla birlikte bunun tersi bir durum sz konusu olacaktr; zira bu srete ii snf farkllaacak ve kendi iinde blnecektir. Artan uzmanlamayla birlikte, ii snf cret, stat ve becerilerdeki farkllamalar yznden birlemekten ok byk bir farkllama ve blnmeye urayacaktr. Dahrendorfa gre, srekli atma sadece normal ve kanlmaz olmakla, sadece kademeli olarak ve ara sra gerekleen radikal toplumsal deiimlerin kayna olmakla kalmayp, toplumsal dzen ve btnlemenin de temelidir, kaos ve dzen arasnda sonsuz bir gerilim mevcuttur. Bu anlamyla Dahrendorf, atma ve uzla/denge teorileri arasnda bir kpr kurmaya uraan bir dnrdr. 7 Lewis Coser (1913-2003), genlik yllarnda Marxist hareket iinde bulunmutu; ABDdeki yllarnda ise Marxist olmamakla birlikte sosyalist dncelere sahip olmay srdrmtr. Yukarda da belirtildii zere, Parsonsn rencisi de olmutur. Yazlar her zaman iin siyaset ve toplumun yaps arasndaki iliki zerine olan ilgisini yanstmaktadr. Coser, atma teorisi ierisinde deerlendirilen dnrler arasnda Marx ve Weberin yan sra- George Simmelin zmlemelerinden en fazla beslenen isim olarak gzkyor. En ok da, atma a ya da toplumu hem bir arada tutan, hem de mcadele reten kesien sadakatler ile ilgilenmitir. Bu erevede onun en nemli almas olan The Functions of Social Conflict [Toplumsal atmann levleri] (New York: The Free Press, 1956), Simmelin dank ve blk prk grlerinin aklanmas ve gelitirilmesi olarak deerlendirilmektedir. Coserin atma teorisine olan katklar iki noktada ne kmaktadr: (1) Toplumsal atmay grup karlarna kar olan faktrlerden daha baka faktrlerin sonucu olarak ele almas; (2) atmann toplumsal kkleri ile ilgili olarak fazla bir ey sylemez, ancak daha byk bir toplumsal dengelilik ve deiim dahil- atmann farkl muhtemel sonular arasnda ayrm yapmas. Coser, atmann kkenlerini tartrken, insan psikolojisi ve duygularnn oynad roller zerinde oka durmutur. nsanlarda saldrgan veya dmanca gdler bulunduu hususunda Simmel ile ayn fikirdedir ve yakn ve sk ilikilerde hem sevgi hem de nefretin bir arada bulunduunu vurgular. Ona gre, yakn olmak, gcenme duygularnn gelimesine bol frsat salayacak demektir ve bylece atma ve anlamazlk, mutlaka dengesizlik durumu veya bozuma iaretleri olmayp, insan ilikilerinin bir parasdr. Dmanlk ve atmann alaca ekiller, ilgili toplumsal yaplarn farkllklarna gre deikenlik gsterir. rnein, ocuklarn ebeveynleri ile yaadklar atma; iddet bakmndan devletler arasnda yaanan atmalardan farkldr, ancak ayn zamanda ocuklarn ekonomik bamszlklarn elde etmi olup olmadklarna, ocuklarn yetikin rollerine ulama yollarnn ak olarak belirlenmi olup olmadna, ekirdek aile dndaki
7 Dahrendorf un grleri iin bkz. Martin Slattery, a.g.e., s. 181-187; Alev Erkilet, Toplumsal Yap ve Deime Kuramlar, Ankara: Hece Yay., 2007; Ruth A. Wallace ve Alison Wlof, ada Sosyoloji Kuramlar: Klasik Gelenein Gelitirilmesi, ev. Leyla Elburuz ve M. Rami Ayas, zmir: Punto Yay., 2004, s. 139-149; Margaret M. Poloma, ada Sosyoloji Kuramlar, ev. Hayriye Erba, Ankara: Gndoan Yay., 1993, s. 115-127.

dier aile fertlerinin pratik ve duygusal destek salayp salamadklarna vs. bal olarak farkl yaplarda ve farkl durumlarda farkl sonular douracaktr. Coser, bu noktada, bylesi yapsal faktrlerin insanlarn duygular ile olan etkileimleri zerine younlar. Cosere gre toplumsal atma toplumsal deiime yol aar. Fakat daha fazla ilgilendii husus, atmann toplumsal ya da grupsal i btnl, i dayanmay ve kimlii koruyup gelitirmedeki roldr. Bu ynyle, yani grup birliinin salanmas ve korunmas hususu daha ziyade ilevselcilikle ilikili bir konu olarak karmza kar. Coser de, ilgi dzeyinde ilevselcilere yaklar. Bir grubun/cemaatin devam etmesi ve birlik halinde kalmasnn mutlaka istenen bir ey olduu ya da atmann grup/cemaat iin bir ileve hizmet etmek amac ile ortaya kt eklindeki ilevselci yaklamlar benimsemez. Birlik, Cosere gre, atmann mmkn sonularndan sadece bir tanesidir. Coser, grup/cemaat ii atmalar ile grubun/cemaatin dnda olan atmalar arasnda ayrm yapar. D atmann, grubun kimliinin tespit edilmesi asndan gerekli olduunu dnr. Baka bir deyile, d atmann grup bilincini ve bir toplumsal sistem iindeki dier gruplar ile kendisi arasndaki farkllklar ayrtrarak ve kuvvetlendirerek, grup kimliini yerletirdii grndedir. atma konusunda Durkheim, George H. Mead ve Marx takip eden Coser, sapkn olarak nitelenenlere kar mcadele etme rneinde olduu gibi, i atmann doru davran belirleyen normlar iermesi nedeniyle, bir grubun/cemaatin kimliini tanmlamakta nemli olduunun altn izer. Coser, bir grubu/cemaati tanmlama veya btnln koruma konusunda i atmann roln tartrken, bu roln, i atmann grubun temel deer ve ilkeleri hakknda olmamas artyla geerli olduunu da ayrca belirtir. Bu erevede, dmanca iddialarn ifadesine izin vermeyen kat bir toplumda i atmann, temel prensiplere doru yneleceini ve dolaysyla da toplumsal adan blc, datc bir hal alacan vurgular. Randall Collins (d. 1941) Weberin dncelerini ve ynteminin youn etkisindedir, fakat belli noktalarda zerinde Durkheimin etkisi de gzlenmektedir. Dier atma teorisyenlerinden farkl olarak, genellikle sembolik etkileim ve fenomenoloji gibi mikrososyolojik yaklamlarla ilgili bilinen Mead, Alfred Schutz ve Erving Goffman gibi dnrlerin almalarndan da yararlanmtr. Bu zengin yararlanma kaynaklar onun, toplumsal btnleme ile toplumsal atmay zgn bir biimde birletirme abasnn bir sonucu olsa gerektir. Collins; insanlarn btn toplumlarda peinden koacaklar servet, g ve saygnlk gibi baz metalar olduu ve hi kimsenin emir almay sevmedii ve bundan kanmak iin elinden gelen her eyi yapaca gibi belli temel kabullerden hareket eder. Collinse gre g ve saygnlk az bulunan metalar olduundan ve zenginlik de genellikle bunlarla bir arada bulunduundan, insanlarn kk bir ksmnn bu metalardan eit payn daha fazlasna sahip olma hrs, dier insanlarn tabi olmak ve itibarszlktan kanmak iin kar bir mcadeleye girimelerini gerekli klyor. Birok farkl ekil alabilecek bu toplumsal atmann merkezinde bask vardr, Collinse gre. Weberi izleyen Collins; hayatta insanlarn daha az ya da daha ok kaynak elde ettikleri, az ok egemen olduklar ya da egemenlik altna girdikleri balca alan vardr. Bunlar hep birlikte toplumsal tabakalama rneklerini oluturur: (1) nsanlarn farkl snflar halinde tasnif edilebilmelerini salayan uralar; (2) ya, cinsiyet, etnik ve eitim gruplarn ieren farkl stat gruplar halinde yaadklar cemaatler/topluluklar; ve (3) farkl partilerin politik g peinde kotuklar siyasal arena. Collins, srekli olarak nihayetinde bireysel insanlar zerine altn hatrlatr. Bu erevede, Mead ve Goffman gibi fenomenolojik sosyoloji geleneinden gelen dnrlerin, bireysel deneyimler zerine odaklandklar ve bunlar sabit ve deimez eyler olarak grmedikleri iin, toplumsal etkileim konularnda yararlanabilecek pek ok ey rettiklerini dnr. Gerek Collins ve gerekse dier atma teorisyenlerinin, belki de en fazla eletiri alan zellikleri toplumsal etkileime ve btn bir toplumsal hayata sfr sonulu bir alan olarak bakmalardr. Baka bir deyile, onlar, bir insann kazancnn bir bakasnn buna eit kaybndan olutuunu dnmektedirler. Bu durumun, her zaman byle olmas gerekmediine ilikin pek ok rnek bulunabilir. kinci bir eletiri konusu, atma teorisyenlerinin dnceleri yalnzca glnn karlarnn bir yansmas olarak ele almalaryla ilgilidir. Pek

ok durumda, bu anlamdaki dar karcln olaylarn anlalmas ve aklanmasnda yetersiz kald aikardr. nc bir eletiri de; atma teorisinin bir deiim mekanizmas sunmasna karn btnyle tatmin edici olmaktan uzak oluuyla ilgilidir. Zira atma teorisi, bir grubun gc daha nce nasl elde etmi olduundan ziyade, nasl muhafaza ettiini daha baarl bir ekilde aklayabilmektedir.

3. Sembolik Etkileimcilik (Simgesel Etkileimcilik) Sembolik etkileimcilik, ilevselcilik ve atma teorilerinin aksine, toplumun mikro boyutlarna, gndelik yaantlarmza, iinde yaadmz gndelik dnyaya ve insanlarn sembolik iletiim araclyla gndelik yaantlarnda nasl etkiletiklerine, dzen ve anlam nasl yarattklarna odaklanr. Toplumu ieriden analiz eder ve belirli bir durum veya yaam biimiyle ilgili, insanlar gdleyen temel faktrleri grmeye alr. Sembolik etkileimciliin ortaya kt Amerikan sosyolojisi, toplumsal yap ve toplumsal snflara odaklanan Avrupa sosyolojisinin aksine, daha ziyade bireyle ve onun kendi zgrln ifade etme yetenei ve yeni snrlar, yeni mcadeleler yaratma ve kontrol kapasitesiyle ilgilenir. Avrupa, ynetici snflar tarafndan ynetilen bir toplum olarak deerlendirilir; ABD ise her zaman bireysel hareketlerin serbest olduu snfsz bir toplum olarak grlr. Sembolik etkileimcilikin nclleri, byk lde, Georg Simmel, Robert Park, William Isaac Thomas, Charles Horton Cooley, John Deweyin dncelerinde bulunur. Ancak bu yaklamn temellerini insan zihninin ileyii hakkndaki yorumlaryla atan George Herbert Mead (1863-1931); (i) davranlarn mevcut duruma veya oluturduu hedeflere gre bilinli bir ekilde planlamak ve uygulamak, (ii) en nemlisi dil olan olduka farkl semboller araclyla bakalaryla iletiim kurmak ve bu sembollerde ifade edilen eylerin ardndaki anlam yorumlamak veya gerekli tepkileri gstermek; ve (iii) kendinin bilincinde olmak, bir benlie ve benlik imgesine sahip olmak gibi zelliklere sahip olmasnn insan hayvandan farkl kldn ifade eder. Bu zellikler, insanlarn evreleri ve davranlar zerinde kontrol kurmalarn salar. Meada gre, insanlar bir tr toplumsal dzen yaratacak biimde dnen, bilinli, birok farkl amacn peinden koabilen ve birbirimizle iletiim kurabilme yeteneine sahip varlklar olarak, yalnzca anlam aktarma yeteneine sahip olmakla snrl deiliz ayn zamanda bakalarnn szlerini ve eylemlerini yorumlama yeteneine de sahibiz. Bu anlamlar, deimez ya da mutlak deildirler. Anlamlar duruma, balamna gre deiir. Ayn szck, farkl balamlarda farkl anlamlar kazanabilir. Hatta farkl vurgularda sylendiinde farkl anlamlar kazanabilir. Meade gre, toplumsal dzen sadece dorudan etkileimle, birbirleriyle konumakta olan insanlar araclyla deil, ayn zamanda ortak beklentilerin olumasyla da ortaya kar. Nasl davranmamz gerektiini sosyalleerek ve rol oyunuyla reniriz. Bu rollerin hi biri, Meadin analizinde, hi bir zaman sabit deildir. Onlar, bireylerin kendi imgeleri, gdleri ve yeteneklerine gre o anda gelitirdikleri genel taslaklar olarak grr. Mead, ferdi ben ve sosyal ben (I ve me) ayrm yapar, yani kiinin gerek i benliini kamu nndeki benlikten, insanlarn dierlerinin yanndayken sergiledikleri toplumsal imajdan ayrtrr. Her bireyin kendisi iin zel arzular ve ihtiyalar vardr, ancak bakalarnn bizim hakkmzda neler dndn tasavvur edebildiimiz iin btnyle bencilce de davranmayz. Bu yzden i ben ile d ben arasnda srekli bir mcadele vardr. Bu mcadele, Meade gre, zdenetim olarak adlandrdmz eyin, yani kendini snrlama gereklilii ortadan kalkt durumlarda bile, zihnimizdeki, bedenimizi ynlendirme ve duygularmz kontrol altnda tutma aracnn temelini oluturur. Srekli karlatmz, fakat zellikle de tanmadmz kiilerin btn beklentilerini bilemeyeceimiz iin, belli genellemeler yaparz. Genelletirilmi tekinin, rnein bir cenaze merasiminde glmeye kalktmz bir durumda, hakkmzda neler dnebileceklerine ilikin bir imge gelitiririz. Genelletirilmi tekinin beklentilerine her zaman ve mutlaka uyduumuz gibi bir durum da yoktur aslnda. Ancak, genelletirilmi dieri arasndan, zellikle bizim iin nemli olan kiilerin, yani nemli dierlerinin basksna boyun eeriz.

Mead, insan sosyal bir varlk olarak grr. Toplum da, ona gre, insann kendi etrafnda yaratt srekli bir ak, srekli bir yaratma ve yeniden-yaratma, yorumlama, mzakere ve tanmlama sreci ieren bir dnyadr. Bizler hem bireyler, hem de sosyal varlklarz. Hem toplumu biimlendirmekte, hem de onun tarafndan biimlendirilmekteyiz. Hepimiz birok farkl minyatr dnya iinde evden ie, okuldan kafe vb. elence mekanlarna vs. geerek- yaarz. Gn ierisinde pek ok farkl statlerden geer, pek ok farkl rol oynarz. Ancak bu minyatr dnyalar, ayn zamanda, paylalan ortak ve genel bir kltrn parasdrlar. Bu dnyalarn her biri temel bir yapya sahiptir, ancak belli durumlarda onlar da deiirler. Meadin analizinde snf mcadelesi veya iblm deil, birey ve onun zihni, iletiim kurma ve yorumlama yetenei yer alr. Sembolik etkileimcilik gerek bir toplum tasavvurundan byk lde yoksundur; aksine, daha ok bir grup etkileimi ve psikolojisine, genel toplumsal eilimlerden ziyade insan toplumsal davrann i dinamikleriyle ilgili bir yoruma sahiptir. Meade gre, insan dncesi, deneyimleri ve eylemleri znde toplumsaldr, yani dier insanlar gerekli klar ve her toplumsal etkileimin temeli, anlamlarn semboller zellikle de dil- araclyla paylalmas anlamnda sembolik etkileimdir. Hibir nesne rnein sandalye, ev, sevgili veya tutku- iletiim iindeki insanlarn ona ykledii anlam dnda hibir anlama sahip deildir. Paylalan anlamlar, semboller olmadan ne bir insan etkileimi, ne de bir insan toplumu var olabilir. Toplumsal hayat ve iletiim, Meade gre, ancak sembollerin anlamlar toplumun yeleri tarafndan Meadin rol alma adn verdii ey ve zel bir semboln yorumu sayesinde byk lde paylaldnda mmkn olabilir. Bireyler ancak bu rol alma sreci araclyla hem ferdi ben hem de sosyal ben olma yetenei, bilinli olma ve bir benlik algsna sahip olma yetenei gelitirebilirler. Bireyin iinde yer ald toplum veya grup, kendi yelerinin davranlar zerinde bir kontrol kurarken, bireyler de dierlerinin beklentilerini anlamaya ve yorumlamaya alrlar. Aslnda kltr, roller ve toplumsal kontroln varlna ramen, Meade gre, insanlar kontrol altndaki robotlar deildirler ve nasl davranacaklar konusunda seimler yaparlar. Meadin talebeleri, rnein Herbert Blumer, onun bu analizlerini daha da genilettiler ve gelitirdiler. Onun ilgisi, insanlarn niin belirli biimlerde davrandklarn anlamakt. Bunun iin, yzeysel laboratuvar deneylerine veya basitletirici neden-sonu analizlerine bavurarak, toplumun dardan deil, daha ziyade ieriden, katlmcnn bak asndan, doal durumlar iinde aratrlmas gerektiini savundular ve bu ynde bir metodoloji gelitirmeye giritiler. Mead, hastal nedeniyle ayrld Chicago niversitesindeki hocalnn son dnemlerinde, kendi dncelerine ilikin yorumlarna byk gven duyduu bir kii olarak Herbert Blumer (1900-1987)i iaret etmi ve hatta leri Toplumsal Psikoloji adl dersini onun srdrmesini istemiti. Blumer, Mead geleneini Chicago niversitesinde yirmibe yl srdrm ve emekliliine kadar ders verdii Berkeleydeki California niversitesinde bir yirmibe yl daha srdrmt. Blumerin sembolik etkileimcilie balca katklar; yorum zerindeki almalar, sembolik etkileimin temel nermesi olan yap, sre ve metodoloji konularnda olmutur. Blumerin yorum ile ilgili tartmas, Meadin Watsoncu davranlk ya da herhangi bir mekanik uyar-yant yaklamna ilikin grlerinin daha geniletilmi eklidir. Mead gibi Blumer de, -mantksal olarak, sembolik etkileimin eyay aktrn/znenin asndan anlamaya verdii nemin bir sonucu olarak deerlendirilebilecek olan- insan etkileimin bilimsel aklamalarnda, gzlemlenebilir davran ile znel deneyim ya da gizli davrann da dikkate alnmas gerektiini savunur. Blumer iin yap, bir deli gmleidir. Mead gibi o da, insanlar her zaman etkin, her zaman abalayan ve uyum salayabilen varlklar olarak kabul eder ve Meadin totplum ile ilgili anlay ile, toplumu bir yap olarak kabul eden yaygn sosyolojik gr arasnda bir fark olduunun altn izer. Fakat Meadin, toplumda yapnn varln reddetmediini de vurgular. Toplumsal roller, statler, mertebeler, brokratik rgtler, kurumlar aras ilikiler, farkl ayrmsal otorite ilikileri gibi toplumsal yaplar kabul etmekle birlikte, insan davrann yalnzca bunlarn belirlemediini ifade eder. Blumerin sembolik etkileimcilie yapt balca katklardan bir tanesi, bu yaklamn metodolojisini gelitirmi olmasdr. Metodolojik sorularla ilgili tartmalar; saha almalar, etnografya ve niteliksel sosyo-

lojinin kullanm ve yaygnlamas gibi etkilerde bulunmutur. Bu erevede toplumsal dnyay dorudan incelemek ve daha yakndan tanmak iin kefetmek ve yakndan incelemek adn verdii iki sorgulama yntemi nerir. Sembolik etkileimcilik ierisinde deerlendirilen bir dier sosyolog, almalaryla Peter Blau gibi bir rasyonel seim teorisyenini, Randall Collins gibi atma teorisyenini ve etnometodologlara ilham vermi, etkilemi bir kii olan Erving Goffman (1922-1982)dr. Goffman da, Blumer gibi, Meadden etkilenmitir. Bu etki, onun Gndelik Yaamda Benliin Sunumlar ([The Presentation of Self in Everyday Life, 1959], ev. zde Duygu Grkan, stanbul: Metis Yay., 2009) isimli ilk eserinden itibaren grlr. O da, sk bir Mead takipisi olarak, insanlar etkin ve zeki varlklar olarak kabul eder. Stigma ([Damga] 1963) isimli almasnda, her ey kendilerine kar olduunda dahi bir ben duygusunu muhafaza etmeyi baarabilen yaratc, aykr ya da bir ekilde lekelenmi kiileri ele alr (bu almasndaki grleri damga teorisi olarak adlandrlr). Asylums ([Akl Hastaneleri] 1961)da akl hastalarnn bulunduu bir kurumda yapm olduu gzlemler onu ayn durumda olan bireylerin olduka nemli bir zaman sreci iinde, geni toplumdan tecrit edilmi olarak kapal ve baz yntemlere gre ynetilen hayat srdkleri bir yer olan btncl kurum kavramn icat etmesine gtrmtr. Goffman, almalarnda sembolik etkileimcilerin kullanm olduklar bir ok yntemi bir araya getirir: Vaka almalarnda elde edilen verilerle tamamlanan katlmc gzlemler, otobiyografiler, mektuplar, gazete makaleleri ve gazete ilanlar. Asylumsdaki yaklamn benliin kaderini ele alan sembolik etkileim erevesi olarak tanmlar. Durkheimin yazlar ve zellikle de Dini Hayatn lk Biimleri isimli almasndan byk lde etkilenmitir. Bu etkiye bal olarak Interaction Ritual ([Etkileim Ayini] 1967) isimmli bir eser yazmakla yetinmemi, ayin temas pek ok almasnda yer bulmutur. rnein gsterileri, spor olaylarn ve dans gibi trensel uygulamalar tartrken sklkla Durkheimin yaklamlarna gndermelerde bulunur. Ona gre, tehlikeli bir ekilde hastalarla grevliler olarak blnm bir toplum, bu trenler araclyla kendini bir arada tutabilir. Durkheimin etkisi, zellikle ilk almalarnda bulunmakla birlikte, srekli ve ok kapsaml olmamtr. Zira Durkheimin yapnn belirleyiciliine verdii nem Goffmann yaklamlarna uygun deildir. Sonrasnda daha ziyade, Simmelin saysz kk sentezleri ve toplumun atomlar olarak adlandrd bireylerin balayc ilikileri zerine odaklanr. Son almalarnda ise Goffman, yapsalcln farkl bir ekline doru yola km gzkr. Goffmann sembolik etkileimci yaklama yapt balca katklardan biri, insan davranlarn bir tiyatro oyunu zerinden ifade ettii dramaturjik fikirleridir. Bireylerin kendilerini ve etkinliklerini gnlk hayatlarnda nasl gsterdikleriyle ilgilenen Goffman, Gndelik Hayatta Benliin Sunumlarnda, sosyolojik bir kavram olan rol kavramn alm ve insan davranlarn tiyatro sahnesi zerinde zmlemek suretiyle tekrar aa karmaya almtr. Ona gre toplumsal hayat ya da gndelik hayat, kadn ve erkek oyuncularn sahne zerinde, sahne arkasnda (arka blgede) zerinde alm olduklar rolleri n blgede, yani sahnede oynadklar bir tiyatro oyunu gibidir. Asl hazrlk arka blgede gerekleir, n blgede olup bitenler yani, sahnede oynanan oyun- seyirciyi ustalkla idare etme abasdr. Sahne arkasnda aktr, kostmlerin ayarlanmasndan suflr verilmesine, oyuncunun rahatlamasna varncaya dek pek ok yardm alr. Sahne nnde de bu hazrlk sonucunda icraat sz konusudur. Sahne ne ve arkas faaliyetler iyi dzenlenmediinde, aktr roln iyi oynayamaz ve gsteri farkl llerde daha az baarl olur. Burada Goffman, dikkatimizi sahne arkasna ekerek, kiinin kendisini kamuya baarl bir ekilde takdim etmesi iin gerekli gizli ilemleri anlamamza yardmc olmaktadr. Bize gndelik hayat oyununda, aktrlerin/znelerin kendilerini evde, okulda, iyerinde, komuluklarda ve dier mikro faaliyet alanlarnda nasl iyi grntlediklerini anlatmaktadr. Goffmann bir dier katks, etkileim dzeni hakkndaki grdr. lmnden nceki The Interaction Order ([Etkileim Dzeni], American Sociological Review, 48 (ubat 1983):1-17) balkl son yazs, Goffmann btn meslek hayat boyunca uralarnn odandaki konu hakkndayd: ki ya da daha fazla bireyin huzurunda yz yze etkileim alan.

Btn hayatnn alma konusunu zetleyen konuma olarak dnlm- bu yazsnda Goffman, etkileim dzenini kendi bana bamsz bir alan olarak ele alma giriiminde bulunur. Yazda, etkileim dzeninin en knden en byne kadar temel birimlerini ve tekrar eden yap ve srelerini zetler: (1) Kiiler (tek, ift, sralar, olaylar ya da kuyruklar halinde); (2) Temaslar (fiziksel olarak ayn yerde bulunmak, telefon konumas ya da mektuplama); (3) karlamalar (bilinli olarak bir arada bulunan katlmclar); (4) platform gsterileri (konferans, resmi bir toplant, bir tiyatro ya da mzik gsterisi); ve (5) kutlama ile ilgili toplumsal gereklilikler. Wallace ve Wolfa gre Goffmann toplumbilimine brakt miras, bakanlk konumasnn sonunda, etkileim dzeni zerinde yaplacak olan aratrmaya yeni bir yn gstermi olmasdr. Meslek hayatnn nemli bir ksmn, itaat etme durumunda olan insanlar, ayrcal olmayan gruplar zerinde odaklanarak, hakszla uram kimseleri incelemekle geirmi olan Goffman farkl bir ey tavsiye etmektedir. Toplumbilimcilerin, kurumsal yetkilere sahip olan polis, general, hkmet yeleri, ebeveynler, erkekler, beyazlar, ulusular, medyaclar ve gerekliin yorumlarna resm bir karakter verebilecek mevkilerde olanlarn faydalanmakta olduklar toplumsal dzenlemelerin destek beklemeden zmlemelerini yapmalarn istemektedir. Burada Goffman, toplumsal dzende ve toplumsal gerekliin ynetiminde g alemine hitap eder. taat etme durumunda olanlar ile emretme durumunda olan bireyler arasnda tekrarlanan etkileim rntlerini anlamak iin toplumbilimcilerin dikkatlerini bu ikincisinin dnyasna evirmelerini ister. Bu tavsiyesinde, toplumumuzda iktidar mevkilerinde bulunan kimselerin incelenmesi abasnda, mikrososyolojik aratrmaclar, atma kuramclar iin bir anahtar kavram olan g ilikileri ile ilgilenmeye zorlamaktadr. Son zmlemede bu, toplumbilimi zmlemesinin mikro ve makro dzeyleri arasnda kpr kurmaya doru bir aba olabilir.8 Netice olarak, sembolik etkileimcilik, esas itibariyle, Simmelin ifadesiyle toplumun atomlar arasndaki etkileim zerine odaklanan bir toplumsal psikolojik bak as olarak tanmlanabilir. Bunun sonucu olarak insan davranlarnn dondurulmu bir fotoraf yerine hareketli bir resmi, tepeden bak yerine yakn ekim bir resmi olarak grlebilir. Sembolik etkileimcilik, sosyolojinin ana alannda olan bir yaklam olarak kabul edilmez; fakat son yirmi otuz ylda marjinallikten daha fazla kurtulmaya, pek ok ekirdek kavram kabul grmeye balamtr. ABDde kurulan baz dernek ve yaynlanan dergilerle birlikte sembolik etkileimcilik yeniden canlanmaya balam grnyor. znel anlama ve yapya karlk, srece birinci derecede nem veren bir yaklam, bakasnn gznden grlen bakasnn dnyasn yakalamaya alan bir metodoloji ile bir arada, baka trl cevaplanmas zor nemli sosyolojik sorular sormakta ve bu ynyle de ilgi grmektedir.

Wallace ve Wolf, a.g.e., s. 279.

Okuma nerileri Sosyal teoride yaanan gelimeler ve tartmalar hakknda kapsaml bir tartma, Derek Layderin Sosyal Teoriye Giri (ev. mit Tatlcan, stanbul: Kre Yay., 2006)da bulunabilir. Stephen S. Turnerin derledii Sosyoloji ve Sosyal Teori: Klasikler ve tesi (stanbul: Kre Yay., 2008), gnmz sosyologlarnn klasik sosyal teoriyle ilikilerinin nasl olmas gerektiine ilikin, klasik sosyal teorisinin tenkidini ve ada baz sosyal teori rneklerinin derinlikli irdelemelerini ieren birok nemli yaz iermektedir. Ruth A. Wallace ve Alison Wolfun birlikte kaleme aldklar ada Sosyoloji Kuramlar: Klasik Gelenein Gelitirilmesi (knyesi dipnotta verilmitir), derli toplu ve faydal bir ada sosyoloji teorileri tarihidir. Martin Slatterynin Sosyolojide Temel Fikirler (onun da knyesi metin ierisinde dipnotlarda verilmiti) klasik ve ada pek ok sosyal teori ve sosyolog hakknda faydal ve zet deerlendirmeler ierir. Klasik sosyal teori ierisinde yer almakla birlikte bu blmde adndan daha oka sz ettiimiz Georg Simmelin dnceleri iin; kendisine ait Modern Kltrde atma (ev. Elin Gen, Nazile Kalayc ve Tanl Bora, stanbul: letiim Yay., 2003), Tarih Felsefesinin Problemleri (ev. Grsel Ayta, Ankara: Dou-Bat Yay., 2008) ve Bireysellik ve Kltr (ev. Tuncay Birkan, stanbul: Metis Yay., 2009) balkl almalar ve Werner Jungun Simmel zerine kaleme ald- Georg Simmel: Yaama, Sosyolojisi, Felsefesi (ev. Doan zlem, stanbul: Anahtar Kitaplar, 2001) balkl eseri nemlidir. Pierre Bourdieu, son zamanlarda eserleri dilimize kazandrlan dnrlerden bir tanesidir. Hakknda yazlan yazlardan oluan Ocak ve Zanaat (Pierre Bourdieu Derlemesi) (Alim Arl ve ark. (eds.), stanbul: letiim Yay., 2007) onun hakknda yeterince malumat vermektedir.

alma Sorular
1. 2. 3. 4.

Sosyologlar toplumsal deime ve toplumsal atmay nasl aklarlar? Meadin benliin doas ve geliimi konusunda sosyolojik anlaya yapt katklar deerlendiriniz. Etkileimci yaklamn temel yetersizlii toplumsal yapy ihmal etmesidir. iddiasn tartnz. Sosyolojik teoride temel problem, toplumsal yap ve eylem arasndaki karlkl ilikilerin aklanmasdr. szn deerlendiriniz. Gerekte iki sosyoloji olduu ne srlmtr: Bir sosyal sistem sosyolojisi ve bir sosyal eylem sosyolojisi. Bir sosyoloji anlay eylemin kaynan sistem olarak grrken, dier sosyal sistem anlaylar toplumsal etkileimler olarak grr. Bildiiniz bir sosyoloji alanndan rnekler vererek bu cmleden ne anladnz aklaynz. Size gre bu iki yaklam birbiriyle eliir mi yoksa birbirini tamamlar m? Tartnz. levselci aile aklamalar aile hayatndaki gerilimler ve smrnn derecesini gz ard ederler. Tartnz. Sosyolojinin temel bir grevi toplumun ileyiini aklamak ve paralar ve btn arasndaki ve bizzat paralar arasndaki ilikileri aratrmaktr. Tartp aklaynz.

5.

6.

7.

7.Hafta e-Ders Kitap Blm

7. Ders

ADA SOSYOLOJ TEORLER 2

ZET Sosyolojik inceleme yapan birisi, sosyolog, aratrma konularna zihinleri btnyle bo olarak yaklamazlar. Konular ne olursa olsun, incelemekte olduklar olayn belli ynleri zerine younlamakta, younlaabilmektedirler. Aratrma konularna belli kabuller ile yaklarlar, baz aratrma yntemlerine arlk verirler ve cevap aradklar belli sorular bulunmaktadr. Bunun anlam, aratrmalarnn, sosyolojik teorilerin gelitirdii ekilde olaylara bak tarzlarna dayanmaktadr. Teoriler bunlar aklayc ve sistemli olarak ortaya koyar. Sosyal teorisyenler, varsaymlarn sistematik olarak gelitirirler ve teorilerinin toplumsal hayat ne lde aklad kapsaml olarak anlatmaya alrlar. Bundan daha da nemlisi, davran ve toplumlarn ileyi biimleri ve sreleri ile ilgili yeni genel anlaylar gelitirirler. Bu derste, bir nceki derste yapmaya baladmz, zellikle II. Dnya Sava esnasnda ve sonrasnda gelitirilen ve sosyolojik aratrmalarda yaygn bir ekilde kullanlan belli bal sosyolojik teorilerin tantmna devam edilecektir.

4. Fenomenolojik Sosyoloji Fenomenolojik sosyoloji bir ok farkl sosyolojik analiz tipini kapsayan bir adlandrmadr. Fenomenolojik sosyolojinin k noktas, filozof Edmund Husserl (1859-1938) tarafndan gelitirilen felsef teoridir. 1960larn sonu ve 1970lerde Alfred Schutz (1889-1959), onun grlerini Meadin grleriyle birletirmek suretiyle fenomenolojik sosyoloji olarak adlandrlan ve ksa zamanda sosyoloji teorileri arasnda ilgi gren yaklam gelitirdi. Fakat Schutzn fenomenolojik sosyolojinin kurucu temelini oluturan almalar 1932de yaynlanan Weberin yazlar zerine olan dncelerini ieren almasna kadar gtrlebilir. Schutz, bu almasnda klasik sosyolojinin yeni bir yorumunu yapmay deniyordu. Weberin, nemini vurgulam olsa da, verstehen (anlama) veya pozitivist sosyal bilimlerin kulland aklama kavramna kar yorumlayc sosyolojinin tercih ettii anlama kavramn yeterince aklamad kanaatindedir. Verstehen bazen saduyusal bilgiyi, baz durumlarda sosyal bilimlere zg bir yntemi anlatr. Schutzun temel fikri ve katks, verstehenin ilk anlamn gelitirmesi ve gndelik hayatmzda kendimizin ve dier insanlarn eylemlerini anlamakta kullandmz yorumlama srelerini aratrmay nermesidir. Fenomenoloji; birey ve onun bilinli deneyimleri ile balayan ve daha nceden var olan kabuller, n yarglar ve felsefi dogmalardan kanmaya alan bir yntemdir. Olaylar toplumsal aktr tarafndan dorudan doruya algland ekliyle inceler. Fenomen szcnn temelde iki anlam vardr: (1) Bir alg nesnesi, grdmz, duyularmzla hissettiimiz ve algladmz bir eydir. (2) Sra d bir ey, henz aklayamadmz veya anlayamadmz normal d bir ey. lk tanm, d dnyann gzlerimizle alglanabilen kendine ait bir gereklie sahip olduu varsaymna dayanan bilimsel ve gndelik bir tanmdr. kincisi ise yorumlayc bir tanmdr; yani kendine has bamsz bir gereklie sahip olmayan fizik dnyay duyularmz araclyla anlar ve onu kendi yorumlarmza gre yeniden yaratrz. Fenomenolojiye gre, rnein gerekte sandalye veya masa diye bir ey yoktur; bunlar sadece belirli ilevler yklediimiz ahap formlardr. O nedenle, fenomenoloji fizik dnyann asla deimeyen ve btn insanlar iin ayn olan gerek bir dnya olmadn savunur. Daha ziyade o, varoluu iin insanlarn yorumlarna veya ona ykledii anlamlara bal greli bir dnyadr. Fenomenologlar sosyal dnyaya fizik dnyaya gre- ok daha greli kavramlarla bakarlar. Fizik dnyadaki nesneler (rnein, aalar, dalar vs.) insanlarn nitelendirmelerine bakmakszn fiziksel olarak var olmalarna karn, sosyal dnyadaki ak, su vb. kavramlar tamamen insanlarn yarattklar eylerdir. Var olular btnyle insanlarn alglarna, yorumlarna ve ykledikleri anlamlara baldr. Benzer ekilde, pozitivist yaklamda tasvir edilenin aksine toplum, kendine ait bir var olua sahip orada bir ey deil, aksine gndelik yaantlarmz srasnda rutinlerimiz, etkileimlerimiz ve dierleriyle paylatmz ortak kabullerimiz araclyla yarattmz ve yeniden-yarattmz bir eydir. Bu yorumlama ve iletiimin anahtar dildir ve kendi toplumumuzun genel kabullerini/saduyusal bilgilerini sosyalleme araclyla reniriz. Sosyal dnya dierleriyle birlikte yaanlan deneyimler araclyla renilen bir dnyadr. Bu anlamda, fenomenoloji, insan bilincinin ve insanlarn iinde yaadklar dnyay yorumlama biimlerinin aratrlmasdr. Schutz; insann Yaant-Dnyasnn temellerine inmek ve onun zn ortaya karmak abasnda olan Husserlin yaklamlarn toplumun aratrlmasna uyarlamaya ve bu kadar greli ve deiken olan toplumsal dnyamzn bizleri gndelik temelde nasl bir arada tuttuunu tahlil etmeye alr. Eer tamamen yoruma balysa, tamamen zihinlerdeyse, o halde toplum devamlln nasl salar? Bu noktada Schutz, gndelik toplumsal dzende anahtar e belirler: (1) Saduyu bilgisi; (2) tipletirmeler; ve (3) Karlkllk. zneler-araslkla ilgili bu unsur, birlikte, gndelik hayatn grnr dzenini yaratr. Bu genel kabulleri sosyallemeyle renir, onlara uyum salar ve gerektiinde onlara ilikin alglarmz deitiririz. Fenomenologlara gre toplumsal dzen, o nedenle, mzakere edilmi bi dzen, ou insann gndelik yaantlarn ve ilerini srdrmeye alrken iinde yer ald yaant-dnyasnn temelini oluturan pratik bir erevedir. Hepimizin zel bir gemii, ilgili ve istekleri, kendisi ve dnya hakknda bir gr vardr; ancak biz bunla-

r ancak birlikte alrken, ortak anlamlar ve kabullere bavururken hayata geirebiliriz. Bu ortak kabuller ilemez hale geldiinde, temel uzlama ktnde toplumsal bir kargaa ve dzensizlik ortaya kar. Bu durum, farkl dzeylerde ve iddetlerde karmza kabilir. Bu anlamda Schutzun toplumsal dnya anlay, toplumsal dzenin genel kabuller ve yorumlara dayal mzakere edilmi bir gereklik olduunu savunan, byk lde yorumcu bir yaklamdr. Ona gre sosyoloun rol, bu dnyann zn anlamaktr. Bunu yapabilmesi iin hibir eye mutlak gzyle bakmadan, aksine dnyay veya zel bir toplumsal durumu o olay ya da dnya iinde bulunanlar gibi- grmeye alarak, tutumlarn askya veya paranteze almas gerekir. Zira bu dnyay yaratan, onlar ve onlarn yorumlardr. Bu dnyay anlamak iin ona yabanc biri gibi yaklamal, fakat ayn zamanda dier insanlarn dnyay nasl grdklerini anlamak iin kendi bilincini, anlayn ve hatta sezgilerini kullanmaldr. Bunun yan sra, sadece insanlarn nasl davrandklarn deil, niin yle davrandklarn anlamak iin de insanlarn gerek davran ve eylemleriyle olduu kadar, gdleri, duygular ve dnceleriyle, tm duyusal-alg biimleriyle de ilgilenmelidir. Bu erevede Schutz, gndelik hayatn temelini oluturan ana kabulleri, insanlarn kendi hayat tarzlarn, rutinleri dzenlemekte ve dierleriyle iletiim kurmann ve birlikte yaayabilmenin temeli olarak saduyusal bilgileri ina etmekte kullandklar tipletirmeleri ortaya karmaya ve anlamaya alr. nsanlar etraflarndaki dnya iinde ortak bir dnya varsaym altnda hareket ederler ve dnyay bu varsaym temelinde anlarlar. Onlar dierlerinin gndelik dnyay kendileri gibi grdklerini varsayarlar ve bu yzden bir perspektiflerin karlkll, sosyal dzen ve zneler-arasln temelini oluturan ve bir arada tutan bir doal tutum sz konusudur. Aratrmacnn rol, Schutza gre, bizzat hayattan uzak soyut kavramlar ve bilimsel teoriler gelitirerek hayat nesnel ve dardan aratrmak deil, aksine onun iine grmek ve onu yelerinin gzyle grmektir. Toplumsal dnya, yaayan aktif yeleri tarafndan her gn yaratlan ve yeniden-yaratlan ve ortak anlaylar ve ilikiler temelinde yaantlar biimlendiren srekli deiik halindeki canl bir sosyal deneyimdir. O bir Yaant-Dnyas, gndelik deneyimler ve kltr dnyasdr. Hayatn anlam, yelerinin onu yaarken her zaman bilinli ve aktif olarak ykledikleri anlamdr.

5. Etnometodoloji Balangc Harold Garfinkel (1917-2011)in 1945te mahkeme jri yelerinin mzakerelerine ait bant kaytlarn zmlemesine kadar geri gtrlebilen etnometodoloji,1 insanlarn etraflarndaki dnyay anlamak iin kullandklar metotlar ifade eden bir terimdir. Parsonsn rencisi, Schutzn fenomenolojik dncelerinden byk lde etkilenmi biri olan Harold Garfinkelin kurucusu olduu etnometodoloji, onun 1967de yaynlanan kitab Studies in Ethnomethodology ile birlikte bamsz ve bilinli bir aratrma giriimi olarak gelimeye balad. Genellikle yorumlayc/anlamac sosyoloji geleneinin bir paras olarak deerlendirilen etnometodoloji; gndelik hayatn, insanlarn gndelik ilerini srdrmekte kullandklar rutinler ve kurallarn dostlar veya aile, i arkadalar veya mteriler, yabanclar veya tandklar olarak dier insanlarla alverileri ve ilikilerinde kullandklar normlarn ve deerlerin aratrlmasdr. Tamlamann etno ksm, bir grubun yeleri ya da halk veya insanlar olarak tercme edilecek olursa, terim, yelerin kendi toplumsal dnyalarn anlama yntemleri olarak ifade edilebilir. Etnometodoloji, insanlarn gnlk etkinliklerine verdikleri anlam (bu etkinlikleri nasl anladklar) ile ilgilidir. Bir baka deyile, etnometodoloji, birou olduu gibi kabul edilen, alkanlk haline gelen ve sorgulanmadan yaplan yaam dnyasna bir problematik olarak yaklar. Etnometodologlar, aratrmalarnn merkezine gndelik gereklii yerletirirler. Onlara gre toplumsal dzeni oluturan ey; gndelik hayatn rutinleri ve saduyusal anlaylarnn ardndan yatan ortak fikirler, karlkl beklentiler ve paylalan anlamlardr. Garfinkelin aratrmasnn temel bir zellii, toplumsal dzenin olduka krlgan doasn aydnlatmak iin doal deneyler yapmakt. rnein, o gndelik rutinlerin nemini aydnlatmak iin, rencilerinden kalabalk bir otobste yksek sesle ark sylemek veya yal bayanlar ve hamile kadnlar yerlerini kendilerine vermeye zorlamak vb. gibi- bu rutinleri bilinli olarak ihlal etmelerini istemiti. Bu trden deneylerden hareketle Garfinkel, toplumun sradan yelerinin gereklii yorumlama abalarnn yan sra, bu gereklii her gn yaratma (ve yeniden-yaratma) kapasitesine sahip olduklarn aklamak iin temel kavram gelitirdi: (1) Dkmanter yorum metodu, (2) refleksivite, ve (3) balama gnderimlilik. Dkmanter yorum ile her gn grdmz ve yaadmz olaand eitlilikteki olgunun belirli temel kalplarn belirleme biimimizi ifade eder. Bu genel kalplar yaadmz zel olaylar anlamakta kullanrz. Toplumsal hayat bu nedenle refleksiftir; yani her zel para daha genel bir temann bir yansmasdr/ kantdr ve ayn zamanda her yansma veya kant da genel temann bir parasdr. Her biri bir dierini aydnlatmakla kalmaz, kendini dorulayan bir kehanet geliir. Genel gereklik anlaymz bireysel kantlar nceden belirlenmi ve toplumsal hayata ilikin orijinal resmimizi dorulayacak- biimde zel kantlar semeye ve yorumlamaya yneltir. Hi bir kelime ya da eylem, ilgili konuma veya durumun yer ald balam dnda bir anlama sahip deildir. Her bir ifade, balama-gnderimlilik kavram nda deerlendirecek olursak, ifade edildii balama, ifade edi biimine, ses tonuna, mimiklere bal olarak farkl anlamlar kazanabilir ve farkl ekillerde yorumlanabilir. Nitekim Garfinkel ve pek ok etnometodolog iin, dil ve bir etkinlik olarak konuma sadece dnyay anlamakta deil, ayn zamanda onu yaratmakta da kullandmz bir aratr. Szckler yalnzca olan eyi ifade eden semboller deil, eyleri yaratmann, toplumun ileyiinin temel aralardr. Bu kavram, etnometodologlar arasnda o kadar nemsenir ki, Harvey Sacks gibileri konuma analizini mstakil bir alt-disiplin haline getirmeye almlardr. Garfinkel, zellikle, geleneksel sosyolojinin toplumsal dzenin sokaktan insanlar grleri ve aklamalarnn tesinde ve zerinde kendine ait bamsz bir gereklie sahip olduuna ilikin yaklamlarn rt1 Terim, Garfinkelin Yaledeki kltrel aras dosyalar incelerken etnobotani, etnofizyoloji, etnofizik balkl blmlerle karlamas sonucu ortaya kmtr. Garfinkel, jri yelerinden beklenen ve jri yelerinin jrilik yapmalarn salayan, bavurduklar ve bilimsel olann kart olarak- saduyuya dayal bilgiyi yakalamaya alt jri yelerinin mzakereleri projesinde metodoloji yapmakta olan jri yeleri ile kar karya olduunu dnm ve bu fikri ifade etmek iin de etnometodoloji balnn uygun olacana karar vermi. Zira bu tamlamadaki etno; bir yenin, toplumu veya herhangi bir konu hakknda sahip olduu saduyusal bilgiyi ifade etmektedir.

meye alr. Sradan insanlar, sadece toplumun talimatlarna uyan kltrel aptallar deildirler. Ona gre, sosyologlarn toplumu anlama metotlar znde sokaktaki insanlarnkinden stn deildir. Sokaktaki insan da bir anlamda sosyologtur. Sosyologlarn rol, sadece insanlarn iinde yaadklar dnyay her gn nasl yarattklar ve yeniden-yarattklarn betimlemek ve aklamaktr. Toplumsal kurallar, Garfinkele gre, yapya ve topluma hakim ve belirleyici bir konum veren yaklamlarn tasvir ettiklerinin aksine, toplumsal sistemdeki ve ortak kltrdeki zorunluluklarn bir sonucu deildirler. nsanlar toplum tarafndan kontrol edilen ve koullandrlan pasif aptallar deildirler; daha ziyade onlar, gndelik yaratma ve yeniden-yaratma srelerinin aktif katlmclardr.

6. Gr As Teorisi (Standpoint Theory) Fenomenolojik sosyolojinin, allagelmi kabulleri sorgulayan, kltrel olarak renilmi fikirlere meydan okuyan ve gndelik hayat anlayabilmek iin allagelmi olanlar problematik hale getiren tutumunun bir rneini Dorothy E. Smithin gerekletirdii kadnlk tartmas oluturur. Ona gre, kadnln feminist adan aratrlmas, toplumsallama yoluyla retilen ve kadnlarn bir ekilde boyun edikleri bir normatif dzenden farkl bir yerden bakmaktr. Dorothy Smithin gr as kuram, ikincil olarak grlen bireylerin gndz/gece hayatlarn aratrmaktadr. Smithin kuram, kadn bak as zerine odaklanmsa da, gr as kuram, Patricia Hill Collinsin siyah kadnlarn durumunu analiz etmesi gibi, ikincil durumda olan baka bireylerin bak alarn da kapsar: Yoksul beyaz kadn ve erkekler, homoseksel kadn ve erkekler, Avrupada ve ABDdeki gmenler ve aznlklar, dinsel gruplar vs... Smithin feminist gr as kuram, hem toplumsal-yapsal, hem de toplumsal-psikolojik eler ierir. almalar mikrososyolojik ve makrososyolojik zmleme dzeyleri arasnda kpr kurmaya alr. Kadnlarn gndelik deneyimlerinde yaanan erkek egemen yaplar ve kadnlarn bu deneyimler hakkndaki dnceleri zerine younlaan Smith, kendi yaklamn, Marx ve Engels tarafndan gelitirilen tarihsel materyalist yaklam ile Garfinkelin etnometodolojisinin bir sentezi olarak deerlendirmektedir.

7. Postmodernizm/Postmodernite Postmodern szcnn kayda geen ilk kullanm 1870lere kadar uzanr. Sonraki yllarda bazen olumlu, bazen olumsuz anlamlarda kullanlsa da, kesin anlamn 20. Yzyln ikinci yarsnda kazanmaya balar. 1870lerde ngiliz ressam John Watkins Chapman, dnemin devrimci yeni sanat slubu empresyonizmin tesine geen sanatn postmodern resim olarak tanmlanabileceini ne srmt. 1917ye kadar postmodern, savan tahrip ettii Avrupada gelien yeni militarist ve anti-hmanist kltr tarzn tanmlamak iin yazar Rudolf Pannwitz tarafndan kullanlmaktayd. 1920ler ve 1930larda ABDli teolog Bernard I. Bell, dnyevi olan reddeden ve din inanc seen bir kii olarak postmodernistten olumlu anlamda sz ediyordu. Tarihi Arnold Toynbee, mehur eseri A Study of Historyde [(1934-1961) orijinali 12 cilt olan eserin 2 ciltlik hlasas Tarih Bilinci olarak Trkeye evrildi (1. Bask, stanbul: Bate Yay., 1978)], Avrupa tarihinin 1870lerden sonraki dnemi iin Bat tarihinin post-Modern a olarak, iki dnya savann kantlad zere kltrel kn belirledii bir a olarak sz ettiinde terimin ktmser/olumsuz anlam geri dnd. Postmodern bir dnya, yerine getii modern dnyadan (1475-1875) yaamak iin hem daha az gvenli, hem de daha az cazip bir yerdi. Nihayet kavram II. Dnya Sava sonrasnda ina edilen prefabrik evleri iaret etmek zere kullanan mimarlk teorisyeni Joseph Hudnutla birlikte, terim ultra-modern anlamn kazanmaya balad. Hudnutun postmodern insan duygusuzdu ve kendi yaamnn niteliini artrmak iin bilime mit balyordu. Postmodernizmin, kavram olarak mimarlk alannda kk sald aktr. Bu erevede, mimarlk teorisyeni Charles Jenks, postmodernizmi teorik bir kavram olarak popler hale getirmek iin ok youn ura vermi bir kiidir. Postmodernizm teriminin teorik bir btn ifade ettii konusunda bir mutabakat bulunuyor. Bu btn, Jean-Franois Lyotard ve Jean Baudrillard gibi yazarlarn metinlerinden oluan bir seki ile bu sekinin, -bir ksm, postmodernist olarak adlandrlmay kabul etmeseler dahi- Jacques Lacan, Roland Barthes, Michel Foucault ve Jacques Derrida gibi post-yapsalclar tarafndan kaleme alnm baka bir metinler kmesince belli bir tarzda okunmas sonucunda gelitirilmesini kapsyor. Lyotard, terimi icat eden kii olmamasna karn, postmodernizmi sosyolojinin ilgilendii bir konu haline getiren metin (La Condition Postmoderne: rapport sur le savoir, Paris: Minuit, 1979) [Postmodern Durum, ev. Ahmet idem, Ankara: Vadi Yay., 2000]) ona aittir. Lyotard, bu eserinde, ileri kapitalist toplumlarda yaayan insanlarn, en azndan 1960larn bandan itibaren postmodern bir dnyada yaadklarn ilan etmiti. Lyotardn yeni olarak yapt; postmodernizmin yalnzca yeni bir yaratc teori tarz ya da btn olmad, ayn zamanda gemi iki yzyldaki bilimsel faaliyetlerin sosyal bilimsel faaliyetler dahil- merulatrd iki byk mit ya da st-anlatya duyulan inancn artk geni lde geerliliini yitirdiinin ge de olsa farkna varld genel bir toplumsal durum olduunu ilan etmekti: Bir yandan, 20. Yzyln byk sularnda tm bilimlerin su ortakl yapm olmas nedeniyle zgrleme mitine duyulan inan yitirilmi; te yandan doruluk mitine duyulan inan, -Paul Feyerabend, Thomas Kuhn vb. gibi- bilim tarihileri ve felsefecilerinin pheci dnceleri sonucunda silinip yok olmutu. Lyotarda gre, genellemi bir eilim olan st-anlatlara inanmamann en ak sonucu, ileri kapitalist toplumlarn sakinlerinin artk, ne eylemlerinin deerinin ne de nermelerinin doruluunun bir garantisi olduu, yalnzca dil oyunlarnn gzlenip kltrel alanda hi bir ekonomik kstlamann olmad bir dnyada yayor olmalardr. Postmodernistler geleneksel sosyolojiyi btnyle reddederler. Hatta onlar toplumun btnn, gemii, bugn ve geleceini analiz edebilecek etrafl ve tam kapsaml bir sosyolojik teori ihtimalini de reddederler. Onlar toplumlarn evrim sreci sonucunda veya devrimlerle daha iyi bir gelecee doru, daha insani, daha uygar ve rasyonal gelime evresine doru ilerledii dncesini reddederler. Bilimsel yntemi reddeder ve akl ve nesnelliin toplumun hakikatini ve temel tarihsel gelime yasalarn ortaya karma potansiyelini de kabul etmezler. znde onlar, modern sosyolojiyi mevcut haliyle gncelletirmeye kar karlar. Postmodernlik hangi kla brnrse brnsn, modernist sembolik dzenlerin zlmesini beraberinde getirmektedir. Tm evrensellerin varln, modernliin sylemlerinin ve gnderme yapt kategorilerin (zne, topluluk, devlet, kullanm deeri, toplumsal snf vs..) rgtszlemi kapitalizmi artk aklayama-

dklar gerekesiyle ikar eder ve onun yerine yeni bir paraloji kltrn geirir. Yaam dnyalarnn oullamasyla tanmlanan postmodernizmin en fazla gze arpan zellikleri, Baumann ifade ettii, eitlilik, olumsallk ve mulaklk, kltrlerin, komnal geleneklerin, ideolojilerin, yaam biimlerinin ya da dil oyunlarnn srekli ve indirgenemez oulluudur. Postmodern toplum biimlerinin karakteristik zelliklerini, postmodernist teorisyenlerden bamsz olarak, toparlayacak olursak karmza yle bir tablo kyor: Modernizmin temel zelliklerinden bir tanesi farkllatrma, ayrtrma ise eer, postmodernizmi de bunun tersiyle, yani farkllatrmama, ayrtrmama ile tanmlamak mmkndr. Modernizmde ilevsel olarak farkllaan, birbirlerinden ayrlan ve ayrtrlan ne varsa (rnein bilim ve ahlak, bilim ve sanat) postmodernizmde tekrar bir araya getirilir. Fakat bu sre sistemsiz bir zlme ve paralanma eklinde olmaz. Aksine bu, sanatlarn kolaj yapmalar gibi bilinli bir inadr. Forma ilikin ilkelerin ve estetik ltler posmodernizmde galip gelir. Retorik nem kazanr. Bir ifadenin etkisi, doruluundan daha merkezi bir konuma sahip hale gelir. Zarf mazruftan daha nemlidir. Sunu biimi, ierikten daha nemlidir. Figrler, ironi ve metinleraraslktr. Bu durum, metinler gereklie deildier metinlere dayanmasna sehep olur. Mekansal olarak merkez ve evre ayrm daha mulak hale gelir. Merkeziletirme yerine merkezsizleme gndeme gelir. Bunu artk tek bir merkezden ziyade bir ok evreye sahip olan, eski merkezleri gcn yitirmi metropollerde gzlemek mmkndr. Merkez ve evre birbirine karmaktadr. Bu durum sosyolojik teoride u ekilde ifadesini bulur: zne artk merkezde deildir; Foucaultnun ifade ettii gibi, modern insan resmi kumdaki bir suret gibi kaybolabilir. Tek bir merkez yerine, yan yana pek ok merkezin bulunmas; farkllklarn yan yana yaamasn ngren bir hogrnn geliimine katk salayabilir. Postmodernizmin bir baka grngs kltre kar yeni uyanan ilgiyi temsil eden kltrlemedir. Gnmzde siyaset ve kltr, ekonomi ve kltr iie gemilerdir. Kltr ticariletirildi. Reklamlar birer sanat nesnesi haline geldi. Postmodernizmde entelekteller yeni bir rol stlenirler. Onlar artk yol gsteren merulatrclar deil, anlam ilikilerini gsteren evirmenler haline gelir. Grevleri gereklik modelleri gelitirmek deil, anlam balantlarn dierleri iin tercme etmektir.

Sonu ada sosyoloji teorileri ya da ada sosyal teoriler, ksaca deerlendirmeye altmz bu iki derste ele alnanlardan ibaret deildir elbette. Daha pek ok yaklam ve kiiyi bu balk altnda deerlendirmek mmkndr: Anthony Giddensn yaplama teorisi, Niklas Luhmannn sistem teorisi, Peter Blau ve rasyonel tercih teorisi, Peter Bergerin toplumsal gerekliin inas yaklam, Ulrich Beckin risk toplumu yaklam vb. gibi... Belirtilmesi gereken ikinci bir husus, burada yaptmz tasniflerin de mutlak olmad ve deikenlik gsterebileceidir. rnein, fenomenolojik sosyoloji, sembolik etkileimcilik ve etnometodoloji gibi yaklamlarn ya da teorilerin hepsini tek bir balk altnda, yorumlayc/anlayc sosyoloji gelenei ierisinde deerlendirmek de mmkndr. Zira hepsi, toplumu, Simmelin deyiiyle toplumun atomlarnn gzyle anlamaya almaktadrlar. Dolaysyla, burada deerlendirilen geleneklere ya da yaklamlara yenilerini eklemek pekala mmkndr ve olmas da gerekir zaten. nc bir husus, belli balklar altnda deerlendirilen sosyologlarn ayn anda teorisinin belli bir boyutu nedeniyle bir baka balk altnda da deerlendirilebileceidir. rnein Lewis Coser, bir ynyle Parsonsn

talabesidir ve yapsal-ilevselcilik ierisinde deerlendirilir, dier bir ynyle de atmac kuram ierisinde deerlendirilir. Bu durum, sz konusu dnrlerin teorilerini gelitirirken dier yaklamlara kendilerini kapatmay tercih etmemelerinden kaynaklanan ve znde belki de bir eksiklik, belirsizlik ya da kafa karklndan ziyade, toplumsal gereklii btnyle kavramaya alan bir zihnin aray olarak olumlu olarak grlmelidir. Meselenin dier bir boyutu, ada sosyal teoride ifadesini bulan teorilerin tamam, gerekte, toplumun analizinde klasik sosyal teorinin bize brakt miras olan belli dalizmleri amak, aarak ada toplumun tam ve kapsaml bir aklamasn yapmak urann sonulardr. Sz konusu dalizm, yap-eylem ikilemi olarak ifade edilebilir. Bu dalizmi farkl kavramlarla ya da ikililerle de ifade edebiliriz: Toplum-birey, cemaat-birey, makro-mikro, yap-zne gibi. Mevcut teoriler, bu gerilimi mutlak anlamda zebilmi gzkmyorlar. Toplumsaln doas ve sreklilii gerei byle bir zm peinde komann ne kadar makul bir ura olduu ise bal bana ayr bir tartma konusudur. ada sosyal teorilerin temel problemi, toplum denen varl ve toplum iinde bireyin durumunun, konumunun ve rolnn yap-eylem, yap-zne dengesini kuracak ekilde kapsaml ve tutarl bir aklamasn yapmaktr. Birey ve toplum, zne ve yap, eylem ve yap arasndaki dengenin kurulmas, klasik sosyal teorideki eyleme/zneye ya da sisteme/yapya arlk veren iki yaklam tutarl ve aklayc bir biimde bir noktada birletirme, biraraya getirme abas ada sosyal teorilerin temel problemi olarak karmza kyor. Belki bu noktada, en yararl tavsiyeyi Pierre Bourdieu neriyor: Aratrmann ve aratrma nesnesinin niteliine bal olarak, esnek bir yaklam ve yntem, gerekiyorsa birok yntem ve yaklam birlikte kullanmay dnmek.

Okuma nerileri Trkede fenomenolojik sosyoloji gelenei ve bu gelenein geliiminde sz sahibi olmu kiiler hakknda monografik almalar pek yok. Ancak Necmettin Doann yaknlarda km olan Alman Sosyoloji Gelenei (stanbul: Kitabevi Yay., 2012) balkl almas gerek yorumlayc sosyoloji gelenei ve gerekse de bu yaklamn alt balklar olarak deerlendirilen sosyoloji yaklamlar hakknda doyurucu malumatlar vermektedir. Ayrca bir nceki ders notlarnn Okuma nerileri ksmnda ve dipnotlarda knyeleri verilen Wallace ve Wolfun, Slatterynin, Turnern ve Richterin eserlerine baklabilir. Alain Coulonun Etnometodoloji (ev. mit Tatlcan, stanbul: Kre Yay., 2010) isimli almas, Trkedeki bu konuyla ilgili tek monografik almadr. Etnometodoloji yaklamnn, tarihesi, yntemi ve temel kavramlar itibariyle zl bir anlatmn ihtiva eder. ada sosyal teorinin klasik sosyal teoriyle eletirel ilikisi ve tartma konularna ilikin younluklu ve derinlikli bir tartma ve hatta sosyal teorinin sistematik bir yeniden ina denemesi Anthony Giddensn Sosyal Teorinin Temel Problemleri balkl almasnda bulunabilir (ev. mit Tatlcan, stanbul: Paradigma Yay., 2005). Postmodernist teori ierisinde deerlendirilen Lyotard, Faucault, Rorty vb. gibi- birok ismin eserleri Trkeye evrilmi durumdadr. Her biri iin kitap nerisinde bulunduumuzda uzunca bir listenin ortaya kaca muhakkaktr. O nedenle byle bir ie girimiyoruz. Stuart Simin derlemi olduu Postmodern Dncenin Eletirel Szl (ev. Mukadder Erkan ve Ali Utku, Ankara: Ebabil, 2006) postmodernizmin felsefe, mimar, sanat, politika, edebiyat vb. pek ok alandaki etkilerini kapsaml bir biimde anlatan rehber nitelikli bir derlemedir.

Sorular (Arkadalarnzla bir grup oluturunuz ve aadaki sorular birlikte tartnz.)


1.

Bizler insanz ve insan toplumunu iinden deneyimleriz. Bu durum, sosyolojiyi, ierden bakn mmkn olmad doa bilimlerinden daha inandrc klar m? Yorumlayc/anlamac sosyoloji geleneindeki sosyologlar insann yaratcl ve aktifliini, pozitivist/ natralist sosyoloji geleneindeki sosyologlar ise pasifliini vurgularlar. cmlesini, rnekleyerek tartnz. Her bilgi grecelidir, zira sosyal olarak ina edilmitir. grn tartnz. Bir intihar olarak tanmlanan ey, lm aratran grevlinin ne dndnden ziyade len kiinin neye niyetlendiini meselesidir. yargsn deerlendiriniz. Sanayi toplumlarnda aslnda snf deil, en nemli toplumsal blnme toplumsal cinsiyettir. grn deerlendiriniz. Etrafmzdaki eyalar ya da aile resimleri gibi farkl toplumsal nesnelerin temsilinin farkl zaman dilimlerinde ya da ayn anda o ortamda bulunan farkl kiiler (mesela bir aile toplantsndaki aile fertleri, bir resim sergisine gelmi sanatseverler veya snftaki renciler) arasnda ne tr farkllklar gsterdiklerini mukayese ediniz. Deiik zamanlarda ya da farkl kiilerde ayn nesnelere ilikin ne tr farkl anlamlar gzlenmektedir? Ders yapld esnada bir snfa gittiinizi ve snfta dans salonundaym gibi davrandnz dnn (ya da bu dnceyi uygulayn). evrenizden ne tr tepkiler alrsnz? Bir amfiye gidiniz. Byk bir dans salonundaym ya da oturma odasndaym gibi davrann. Duygularnz ve hareketlerinizi gzlemleyin. Burada kendi oturma odanzdaki rahatl hissediyor musunuz? Neden? Aile yapmzda ya da toplumsal yapmzda hangi postmodern ya da modern zellikler gze arpmaktadr? Postmodern bak asyla dnyann fakir ve zengin toplumlar arasndaki uurumlar nasl aklanabilir?

2.

3. 4.

5.

6.

7.

8.

9.

10.

8.Hafta e-Ders Kitap Blm

8. Ders Do. Dr. Ycel Bulut Ak ve Uzaktan Eitim Fakltesi Sosyoloji Blm Sosyolojiye Giri I 8. Hafta e-Ders Kitap Blm

ZET Birey ile Toplum, birbirinden ayr dnlemeyen ancak hangisinin belirleyici olduu hususu hala tartmal olan sosyolojinin iki temel kavramdr. Her insann biyolojik bir varlk olduu kadar toplumsal bir varlk, bir kltr taycs, iinde yaad toplumun bir rn olduu aktr. Toplum da, kltr de bireylerin davranlaryla var olurlar, daha doru, bireyin davranlarnda kendilerini ak ederler. Fakat ak olan bir ey daha vardr: Toplum, bireyden nce vardr ve onu aar. Ancak bu nceden var olmak, toplumun bireyden daha akn ve varln hi bir ekilde bireye borlu olmayan bir ey olduu anlamna gelir mi? Klasik sosyal teori, byk lde, bu tartmada toplumun bireyden bamsz bir varlk, bireye dsal bir varlk ve g olarak tanmlama eiliminde olmutur. zellikle ada sosyoloji teorilerinde, daha nceki derslerde grld zere, bireyi toplum karsnda edilgen bir konumda gren bu yaklam ama ve toplum ile bireyin etkinliklerini bir noktada buluturma ve dengeleme abasna giriilmiti. Her insan bir grup iinde doar. Toplumsal niteliklerini de bu grup iinde kazanr. Bir toplumun yaam tarzlaryla o toplumda yaamak iin gereken bilgilerle deerler, gruplar araclyla bireye aktarlr. Ancak bu sre, tek bir toplum ierisinde dahi tek biimde bir ekilde gereklemez. Bu srecin uyumlu olma ihtimali gibi uyumsuz, olma ihtimali de mevcuttur. Toplumsal hayatta her an karlatmz eitlilik, toplum-birey ilikisinin yalnzca tek bir biimde olmadn bize ifade ediyor. Bu derste, toplum ve birey ilikisinin pek ok boyutundan biri olan, hayat boyu devam eden bir sre olarak toplumsallama/sosyalleme zerinde durulacaktr. toplumsallama nsan; biyolojik, psikolojik ve sosyo-kltrel varl ile belli bir zaman ve belli bir mekanda var olur. nsann belirlenmesinde bir temel olarak biyolojik yapnn tad nem son derece somuttur. Ancak insan, ayn zamanda, belki de her eyden nce toplumsal bir varlktr. Onu dier canllardan ayran bir zellii de, toplumsal bir varlk oluudur. Her bir insan, yukarda da ifade edildii zere, bir grup iine doar. Bir taraftan biyolojik byme srecini tamamlarken, te yandan iine doduu grubun/toplumun normlar ile de tanr. Bu toplumsal normlar ve deerler, bir anlamda, insann gndelik hayatn srdrmesini kolaylatran klavuzlardr; fakat te yandan, insan/bireyi snrlandran yanlar da vardr. Gerek bireyin hazr bulduu bu normlarn kolaylatrc veya snrlayc etkileri, gerekse de insann gelimesinde tabiatn ve terbiyenin (kaltmn ya da toplumsal evrenin) greceli nemleri, sosyolojide sonu gelmez tartmalarn konusudur. Bu tartma, Freudun toplumsallamann doal eilim ve drtlerin aleyhine ileyen bir sre olduunu ngren psikolojik perspektifini, toplumsallamaya toplumun entegrasyonunda temel bir rol atfeden ilevselci perspektifle kar karya getirmitir. (...) Toplumsallama artk sadece ocukluu (balca unsurlar aile ve okuldur) kapsayan bir olgu olarak grlmemektedir. Toplumsallamann tm yaam boyunca devam ettii; ayrca, bireylerin topluma uyum salamay renecekleri tek

ynl bir sre olmad, insanlarn da kendi toplumsal rol ve ykmllklerini yeniden belirleyebilecekleri artk genel kabul gren bir dncedir.1 Sosyal terimi Latince socius szcnden tretilmitir. Sociusun anlam birliktelik, birlikte olutur. Birisi gibi nasl davranlacan renmek ve bir socius olmak igds insan bireyinde doutan var olan bir hususiyettir. Kukusuz 30 gnlk bir bebek ile 30 yandaki bir yetikin arasnda byk farkllklar vardr. Zaman iinde gsterilecek fizik, ahlaki ve entelektel deiiklikten baka, yetikin olan kii sosyolojik olarak da farkldr. Kapasitesini sosyal bir kii olarak deitirmitir. O; gruplar ve toplum ierisindeki yerini, konumunu, dier bireylerle nasl iliki kurabileceini, onlara kar nasl davranacan renir. Kimi sosyologlara gre, doula getirdiimiz zelliklerimizin bir hammadde olduu grndedirler. Ancak bu kaltmsal ya da biyolojik zelliklerimizin, bize nasl bir katkda bulunduklar speklatif deerlendirmeler konu olur. Bu konuda kesin bir ey sylenememesinin elbette en nemli sebebi, hi kimsenin toplumsal etkenlerden etkilenmemi doal bir insan/birey olarak llemiyor oluudur. Bu anlamyla, belki de, doru olan yaklam udur: Bireyin sosyalizasyonunda doann m yoksa yetitirilmenin [terbiye] mi daha nemli olduu tartmas gereksizdir. (...) En gvenilir bilimsel sonulara gre, bireysel kiinin sosyalizasyonunda hem doa, hem de yetitirilme katkda bulunmaktadr.2 Doa m yoksa terbiye mi tartmasyla ilgili olarak, Anthony Giddens, ocuklar acaba bir biimde, yetikin insanlarn etkisi olmadan yetitirilselerdi ne olurdu? diye sorar ve Hi bir insann, bir deney olarak, ocuunu insan etkisi olmadan bytemeyecei ortadadr. Yine de, ilk yllarn olaan insan ilikilerinden uzak geiren ocuklarn sz konusu olduu, oka tartlm rnekler de vardr.3 diyerek Aveyron Yabani ocuu rneini zikreder. Nedir bu rnek? Giddensten okuyalm: Ocak 1800de, gney Fransadaki Saint-Serin kynn yaknlarndaki ormanda garip bir yaratk grld. Ksa zamanda, dik yrmesine karn insandan ok hayvana benzeyen bu yaratn on bir-on iki yalarndaki bir erkek ocuu olduu belirlendi. ocuk, tiz ve garip lklarla konumaktayd. ocuun bir temizlik duygusundan yoksun olduu, istedii yer ve zamanda kendini rahatlatt grlyordu. ocuk yerel polise teslim edilerek yakndaki bir yetimler yurduna kondu. lk zamanlarda, srekli kamaya alyor ve kolayca yeniden yakalanyordu. Elbise giymeyi reddediyor, giydirildii zaman da bunlar yrtyordu. Onun kendi ocuklar olduunu dnen kimse de kmad. ocuk, herhangi bir olaandlk sonucu vermeyen titiz bir tbbi muayeneden geirildi. Bir ayna gsterildiinde, aynadaki imgeyi farketmi grnse de kendisini tanyamamt. Bir keresinde, aynada grd bir patatesi almak iin ellerini aynaya doru uzatmt (patates gerekte bann arkasnda tutulmaktayd). Bir ka denemeden sonra, kafasn eriye evirmeden, elini omuzunun arkasna uzatarak patatesi ald. (...) ocuk daha sonra Parise gtrld ve onu hayvandan insana evirmek iin sistematik bir aba gsterildi. Bu aba yalnzca ksmen baarl olmutu. Tuvalet eitimini rendi, elbiselerini giymeyi kabul etmeye balad ve kendi kendine giyinmeyi rendi. Yine de, oyuncaklar ya da oyunlarla ilgilenmiyordu ve bir ka szckten fazlasnda da ustalk elde edemedi. Davranlarnn ve tepkilerinin ayrntl betimlemelerine dayanarak, bunun nedeninin zeka gerilii olmadn syleyebiliriz. nsanca konumada tam ustalk kazanmakla ya ilgilenmiyor ya da bunu beceremiyordu. ok az bir ilerleme gsterdi ve 1828de krk yalarndayken ld.4 Buna benzer baka rneklerin olduunu da belirtelim. Yabani ocuklarla ilgili belki de bilinen en popler hikaye, 1920de J. A. L. Singh tarafndan bir kurt ininde uyurken bulunan, kurtlar tarafndan bytlm Amala (1,5 yanda) ve Kamala (8 yanda) ad verilen iki kz ocuuna ait olandr. Singh tarafndan yakalandktan sonra, bir yetimhaneye braklan bu ocuklarn davranlar ve grnmleri kurt gibidir. Drt ayak zerinde hareket ediyor ve dizleriyle avu ileri nasr balam durumdadr. i ete baylmakta ve frsatn bulduklarnda almaktadrlar. Suyu dilleriyle imekte ve yiyeceklerini melmi vaziyette yemek1 2 3 4 Gordon Marshall, Sosyoloji Szl, ev. Osman Aknhay ve Derya Kmrc, Ankara: Bilim ve Sanat Yay., 1999, s. 760. Joseph Fichter, Sosyoloji Nedir?, ev. Nilgn elebi, 2. Bask, Ankara: Attila Kitapevi, 1994, s. 21. Anthony Giddens, Sosyoloji, Hseyin zel ve Cemal Gzel (yay. haz.), Ankara: Ayra Yaynevi, 2000, s. 25. Anthony Giddens, a.g.e., s. 26.

tedirler. Dilleri kaln ve krmz dudaklarndan dar sarkm ve kurt gibi solumaktadrlar. Gece yars asla uyumamakta, sinsi sinsi av arar gibi dolamakta ve ulumaktadrlar. Bir sincap gibi ok hzl hareket etmektedirler ve onlara yetiip yakalamak ok gtr. nsandan tmyle uzak durmakta ve eer yaklalrsa dilerini gstermektedirler. itme duyular ok duyarl ve bir etin kokusunu ok uzaklardan duyabilecek kadar koklama hisleri gelimitir. Gndzleri ok iyi gremezken geceleri daha iyi grebilmektedirler. 1921in Eyllnde ikisi birden hastalanr ve Amala lr. Sing Kamalay elinden geldiince eitmitir. ki ylda ona yrmeyi ve tuvalet eitimini vermitir. Yine de heyecanlandnda ya da korktuunda drt ayak zerine gelmitir. yl kadar sonra Kamala yaklak bir dzine kelime renebilmiti. lerleyen yllarda kelime daarc krka kadar ulamt. Bununla birlikte kelimeleri telaffuzunda yatlarna gre ok geriydi. Genellikle kelimelerin yarsn sylemekteydi. rnein Hinte kedi (biral) demek iin bil, tabak (thala) demek iin tha demekteydi. O da 17 yanda ld. Bir rnek de lkemizden: Adanada iki avc bir dii ayy ldrr ve aniden uzun sal bir yaratk tarafndan saldrya urarlar. Yarat zorlukla zapt eder ve balarlar. Kendilerine saldran bu yaratn kk bir kz olduunu anlarlar. Adanada ormanda bulunan aylar tarafndan bytlm bir kz ocuudur. Yaplan aratrmalar sonucunda ocuunun, bulunduu tarihten 8 yl evvel, ormanda al rp toplarken ocuunu kaybeden annesi de bulunmu ve ocuk, Bakrky Ruh ve Sinir Hastalklar Hastanesine gtrlm. ocuun akbeti hakknda daha fazlaca bir malumat yok. Toplumsallama [Trke literatrde sosyalleme veya sosyalizasyon olarak da kullanlmaktadr], bireyin evresindekilerle etkileim srecidir. Bu, sosyal davran rntlerinin kabul ile sonulanan bir sretir. Fakat bu sonulanma, kiinin birey olarak bittii, durduu anlamna gelmez. Birey, hayatnn ilk anlarndan itibaren toplumsal bir kiidir ve hayat boyu sren bir uyarlama ve deiime maruz kalr. Bu gelime, sadece bireyin ocukluu, ergenlii, yetikinlii ya da yall gibi biyolojik ve ayn zamanda toplumsal/ kltrel- hayatnn farkl aamalarnda grlmez; bir kltrden bir baka kltre, bir sosyal statden bir baka sosyal statye, bir meslekten bir baka meslee geen kiilerde de grlebilir. Toplumsallama, insann baka insanlarla karlkl etkileim sonunda belli bir toplumun yapma, duyma ve dnme biimlerini renmesi ve iselletirmesi srecidir.5 Toplumsal hayat iin gerekli olan bireysel beceriler, disiplinli davranlar, amalar ve nihayet bireysel davran bakalarnn davranlaryla btnletirmeyi salayan uyum toplumsallama srecinin kapsamna girer. Toplumsallama iki adan tanmlanabilir: Nesnel olarak, birey zerinde eylemde bulunan toplum asndan ve znel olarak, topluma tepkide bulunan birey asndan. Nesnel olarak sosyalizasyon, toplumun kltrn bir kuaktan dierine geirildii ve bireyin, rgtlenmi sosyal yaamn kabul edilmi ve onaylanm yollarna uyarland bir sretir. Nesnel sosyalizasyonun ilevi belirli bir toplumun sahip olduu yaama desenini, deerleri ve hedefleri bireylerin yava yava benimsemesi iin, zellikle de bireylerin toplumda yerine getirmek zorunda olduklar sosyal rolleri renmeleri iin, bireylerin gereksindii hner ve kurallar gelitirmektir. (...) znel olarak sosyalizasyon, bireyin evresindeki kiilere uyarlanmas srasnda bireyde cereyan eden bir renme srecidir. Kii iinde yaad toplumun alkanlklarn alr. ocukluktan balayarak adm adm toplumca krlm bir hale gelir. Kii bir gmen ise, yeni toplumuna sosyolojik anlamda doallatrlr. Sosyalizasyon yaam boyu sren bir sretir. Bilinalt uyumluluun bir eididir ve her yer, her kltr, her zaman ve her toplum iin sz konusudur. Kiinin geliigzel bir dnya vatanda veya insan toplumunun genel bir yesi olmas diye bir ey olamaz. Sosyalizasyon srecinin ileyii ile kii bir Amerikal, Meksikal, Fransz vs. olur.6 Toplumsallamann iki taraf vardr ve bu iki taraf iin de toplumsallama farkl fonksiyonlar icra eder. Bu taraflardan biri olan birey asndan toplumsallamann sonucu, kiiliin geliimi ve gereklemesi, biyolojik organizmann insanlamas, benlik ve kimlik edinmesidir. Toplumsallamann dier taraf olan toplum asndan ise, kltrn kuaklar arasnda aktarlmas, topluma yeni katlan insanlarn yaam dzenine uydurulmas ve bylelikle de toplumun devamn salama ilevini grr.
5 6 E. Mine Tan, Toplumbilime Giri: Temel Kavramlar, Ankara: A Eitim Fakltesi Yay., 1981, s. 35. Joseph Fichter, a.g.e., s. 23.

Sosyal bilimler, insan ve toplum hayatn kendi ilgi alanlar, baka bir deyile inceleme konular kapsamnda/erevesinde aklama eilimindedirler. rnein, bir iktisat iin her eyin temelinde iktisadi gdler ve olaylar vardr. Psikolog her eyin temelini bireyin i dnyas ile, bireyin zellikleri ile aklamaya alr. Buna benzer olarak sosyolojinin egemen yaklamlar da, dnyay toplumu nceleyerek aklar. Bu aklama biiminde birey, toplumsal yap ve kurumlar tarafndan belirlenmektedir. Bir anlamda bireyin zgrlk alan yok gibidir. Psikolojide toplumsal olaylarn oluumunda bireyin abartl rolnden bahsedilmesi gibi, sosyolojide de abartl bir biimde- bireyin toplum tarafndan belirlenmesi sz konusu edilmektedir. Ancak belki toplumsal olaylara pek ok etmenin birlikte ibirlii ierisinde bulunduklar bir sre olarak bakmakta daha fazla yarar vardr. Toplumsal hayatn kurumlamas, gelimesi ve deimesi iktisadi, bireysel, biyolojik ve kltrel pek ok faktr tarafndan etkilenerek oluur. Her ne kadar insan belli bir toplum ierisine doar ve o ortam tarafndan ekillendirilirse de, toplumla bireyin ilikisi tek tarafl bir iliki deildir. Birey, geliiminin herhangi bir evresinde toplumun kendisine nerdii kltr ve toplumsal davran kalplarn ret edebilir. Ya da, deitirebilir, yerine yenisini nerebilir. Bylelikle de toplumsal yapda baz deiimler gerekletirilebilir. Fakat daha da nemlisi, birey hayatnn her annda, iine doduu toplumda hazr bulduu, gndelik hayatn ve toplumsal ilikilerini kurma ve srdrme imkan salad kurallar ileyerek yorumlamakta, yeniden-retmekte ve yeniden-tedavle sokmaktadr. Birer toplumsal kiilik olan bireyler arasnda yaanan etkileim sonucunda, baka bir deyile, bireylerin kimi zaman hissedilemeyecek dzeyde yava ilerleyen bir srete, mevcut kurallarn, normlarn ieriini deitirdii, yeni anlamlar ykledikleri, toplumsal dzen ierisindeki deerlerini, anlamlarn ve nemlerini etkiledikleri sylenmelidir. Dolaysyla toplumsallamayla ilgili her anlay, bu srecin toplumsal deiimle ilintisini dikkate almak zorundadr.7 Toplum ve birey arasndaki iliki doal, normal ve mutlak bir iliki deildir. nsan/birey, stne kltrn ya da toplumsal dzenin, toplumsal normlarn yazld bo bir levha deildir. Onun biyolojik ya da psikolojik zellikleri, toplumsallama srecinden dlanabilir bir nitelik arz etmez. Toplumsallatrclar, bireyin bu zelliklerini dikkate almak zorundadrlar. Birey de, ayrca, deerleri sngerin suyu ekmesi gibi almaz. Hayatn belli bir evresinde deerleri olduu gibi kabul de edebilir, ret de edebilir ya da uyumsal bir srete deiiklikler de yapabilir. Ksacas, toplumla bireyin ilikisi, kuklacyla kuklalarn ilikisi gibi deildir. Sapkn ve uyumsuz davranlarn da gsterdii gibi, aklanmas gereken pek ok karmak, sorunsallarla dolu ve karlkl bir etkileim nitelii tamaktadr. Kolaylkla anlalaca gibi, toplumsallama eitli ortam ve gruplarda, baka insanlarla etkileim ierisinde ve sonucunda gerekleir. Toplumsallamann aracs ad verilebilecek olan bu gruplar; bireyi, hem kendisine gre, hem de kendisinin de iinde bulunduu toplumsal ereveye uyacak ekilde toplumsallatrr. lk ve en etkili toplumsallama aracs aile ya da akrabalk grubudur. Bireyin, daha bebekliinden itibaren, ihtiyalarn karlayan ana-baba, kardeler, byk anne-bykbaba ve bazen de baka akrabalar, bireyin gelecekteki geliiminde nemli etkilerde bulunan ilk ve en yakn ilikileri kurarlar. Aile; bir zamanlar sahip olduu ilevlerin pek ounu okul, hastane, devlet gibi kurumlara kaptrmasna ramen yine de en etkili toplumsallama aracsdr. Baz toplumlarda ailenin yerini almaya alan baka baz kurumlarla da karlamaktayz. sraildeki Kibbutz uygulamalar gibi. kinci toplumsallama aracs arkada gruplardr. Genellikle otoriteye dayanan ve geleneksel deerleri vurgulayan ailenin aksine, arkada grubu, daha eitliki bir yaanty salama grnmndedir. (Arkada gruplarnn da zaman zaman baskc ve ar istemci olduu unutulmamaldr.) Bu yzden, yetikinlerle ilikilerde yasaklanan davranlar gerekletirerek bamsz bir kimlik edinme olasln sunan nemli bir toplumsallama aracs niteliindedir.8 Bu erevede, akran gruplar ve arkada gruplar arasnda oynanan oyunlarn, ocuu toplumsal yaantya hazrlama ve bu anlamda da toplumsallatrma balamndaki etkisi dikkat ekicidir: Belli kurallar dahilinde bir rekabet/yarma duygusu, paylama, atma, biz ve teki algs vs... nc bir dier nemli toplumsallama aracs okuldur. Okul, tm tarih boyunca nemini korumu bir toplumsal kurumdur. Fakat okulun ilevi, amalar ve kapsam zamanla ve toplumdan topluma deiiklik7 8 Gordon Marshall, a.g.e., s. 760-761. E. Mine Tan, a.g.e., s. 38-39.

ler gstermitir. Smerdeki okulla gnmzn okulu arasnda fonksiyon, amalar ve kapsam alarndan elbette pek ok farkllk vardr. Ancak temelde bireyin belli toplumsal hizmetleri/grevleri yerine getirmesi iin hazrlanmas ve dolaysyla da toplumsallama aracs olma ilevini srdrmektedir. Kre ve ana okulu gibi uygulamalarla okulda geen zamann erkene alnmas ve yksek retimle de uzatlmasnn sonucu olarak, okulun bireyin toplumsallamas srecindeki etkisi ve nemi gnmzde daha da artmtr. Bu erevede, eitim ve okul hakknda pek ok farkl yaklam ve teorinin bulunduu hatrlanmaldr. (lerleyen haftalarda, Toplum ve Eitim balkl dersimizde bu konu zerinde ayrca ve ayrntl bir ekilde durulacaktr.) ada toplumlarda gndeme gelen bir dier nemli toplumsallama aracs da kitle iletiim aralar olmutur. Belli olaylar karsnda nasl davranlmas gerektiine ilikin belli rollerin sunulmas, alglama, kavrama ve yorumlama noktalarnda ynlendirici olmas, deer yarglarnn oluumunda nemli bir rol stlenmitir. Haber programlarnn, TV dizilerinin, izgi film ya da izgi roman gibi kltr-sanat rnlerinin bireyler zerindeki etkilerinden bu balamda sz edebiliriz. Kitle iletiim aralarnn kullanm modern toplumlarda pek ok incelemeye konu edilmitir. zellikle kltr rnlerinin retilme ve datm sreleri, kltr endstrisi ad verilen devasa bir sektr ortaya karmtr. Kltr sosyolojisi ve kltrel incelemeler, 20. yzyln ortalarndan itibaren sosyolojinin nemli inceleme alanlarndan birisi olarak sivrilmitir. (Bu erevede, Eletirel Teorinin [Frankfurt Okulu kuramclarnn], Birmingham Kltrel ncelemeler Merkezinin balattklar ve gelitirdikleri kltr ve kltr endstrisi incelemeleri, iletiim sosyolojisi almalar hatrlanmaldr. Bu almalar ve yaklamlar, ilerleyen haftalarda deerlendirmeye alacamz Toplum ve Kltr balkl derslerimizin konusunu oluturacaktr.) Bu toplumsallama araclarnn verimli olabilmeleri, ancak aralarndaki uyum ve ibirlii ile mmkn olabilmektedir. Ancak normal hayatta bu uyumlu ibirliini her zaman grmek pek mmkn olmamaktadr. Aile ile kitle iletiim aralar ya da aile ve okulda verilen eitimle arkadalk gruplarnda edinilen deerlerin, bilgilerin ya da kanaatlerin arasnda nemli farkllklar ve dolaysyla da nemli atmalar ortaya kabilmektedir. Bu durum toplumda mutlak anlamda bir uyumun, ahengin olmadn ya da olamayabilecei anlamna gelmektedir. Sz konusu atmal ortam da, ya toplumsal hayatta ya da bireylerin i dnyalarnda nemli krlmalar, psikolojik ya da toplumsal skntlar dourabilmektedir. Toplumsallama srecinin en nemli gelerinden biri dolaysz retim ya da uyardr. Bu unu yap, unu yapma gibi dorudan komutlar eklinde olabilir. Ya da belli davranlarn ya da becerilerin iselletirilmesini salamayla dnk eitli yaptrm ve dllendirmeler ile pekitirilir. Toplumsallama srecinin nemli bir kesimi de dolayl, toplumsal ortamlarda gizli anlamlar erevesinde oluur. Daha ok, kimlik ve kimliin oluumu problemi etrafnda oluan bir tartmadr bu. Bireyin kimliinin oluumunda etkili olan bir unsur da, ayn zamanda, kendisine rnek ald kiilerdir. Btn bu anlatlanlar dorultusunda toplumsallamay bireyin yaparak, deneyerek-yanlarak, karmak etkileimler ve duygusal ilikiler iinde gerekletirdii bir sre olarak tanmlamak mmkndr.

Benlik ve Toplumsal Benlik Toplumsallama srecinde benlik ya da bireyin kendi kiisel ve toplumsal kimlii hakkndaki duygu ve anlaylar nemli yer tutar. Bireyler, toplum ierisinde eitli rol beklentileri ve kltrleri hakknda bilgilerini ve deneyimlerini eitlendirirken, ayn zamanda kendilerini de tanma imkan bulurlar. Bu anlamda, bireyler, benliklerini toplumsallama sreci gibi- yava yava olutururlar. Benlik veya kendilik insann kim ve nasl olduu hakkndaki alglamalarnn bir organizasyonudur.9 Benlik birtakm yaantlar sonunda kazanlan bir yap, bir oluumdur. ocuk, byme srecinde giderek kendini dier insanlardan ve nesnelerden ayrmay renir. Bylece z ya da benlik kavram oluur. (...) bu farknda olu, bu idrak onun z benliini oluturur. Demek ki z-benlik insan kendisi yapan ve dier kiilerden ayran duygular, fikirler, niyetler ve deerlendirmelerin bir yndr. Kiiye dn ve bugn, ok muhtemel olarak yarn, ayn kii olduunu ve olacan bildiren eydir.10 George Herbert Mead (1863-1931), toplumsal deneyimin bir bireyin kiiliini nasl gelitirdiini aklama abas ierisinde oldu. Meadin de temel kavram benliktir. Fakat onu farkl klan husus, benlii toplumsal deneyimin bir rn olarak grmesidir. Meadde benlik ya da kendilik bir toplumsal yapdr ve toplumsal tecrbeleri sonucunda ortaya kar. Meade gre: (1) Benlik doutan gelmez, zamanla geliir. (2) Benlik, bireyler dier bireylerle iletiime girdike, yani toplumsal deneyim ile geliir. (3) Toplumsal deneyim, sembollerin deiimi ile gerekleir. Sadece insanlar anlam yaratmak iin kelime kullanr, jestlerde bulunur. (4) Anlam karma abas ierisinde olmak, dier bireylerin niyetini anlamaya sebebiyet verir. (5) Bir niyeti anlamak, bir durumu bakalar asndan deerlendirebilmeyi gerekli klar. Semboller kullanarak, kendimizi dier bireylerin yerine koyar, o kiinin bizi grd gibi kendimizi grebiliriz. O nedenle de, harekete gemeden bile dier bireylerin bizim hakkmzda ne dndn tahmin edebilir ve ona uygun davranabiliriz. Dier insanlar, bu anlamda, kendimizi grebileceimiz bir aynadr. Bu konu, Charles Horton Cooley (1864-1929) tarafndan da vurgulanan bir husustur. O, bu durumu, ayna benlik kavramyla aklar. Ona gre ayna benlik ya da aynada akseden ben, insanlarn bizi nasl grdn dnmemize dayanan benlik imajdr.11 (6) Dier bir kiinin roln alarak kendimizin farkna varrz. Baka bir deyile, dier insanlarn roln stlenmekle kendi benliimizi gelitirmemiz mmkn olur. ocuklar ise, snrl toplumsal tecrbeleri nedeniyle, bunu taklit etme yolu ile yaparlar. Meade gre, benlik iki blmden oluur: I/Ferd Ben ve Me/ Sosyal Ben. I/Ben olarak bir eyi yapmaya karar veririz ve daha sonra hareketimizi dier bireyleri dikkate alarak ekillendiririz. Dierleri (1) genelletirilmi tekiler ve (2) anlaml tekiler olarak ikiye ayrlr Meadde. Hareketlerimizi daha ok da, bu anlaml tekileri dikkate alarak dnr ve yaparz. Benliin oluumu ve sosyal benliin geliimine ilikin yaklamlar elbette Meadin dnceleriyle snrl deildir. Sigmund Freudun kiilik modelleri ve kiiliin geliimine ilikin yaklamlar, Charles H. Cooleyin ayna benlik ve birincil gruplar-ikincil gruplar ayrm, Jean Piagetin Bilisel Geliim Kuram, Lawrence Kohlbergin Ahlaksal Geliim Kuram, Carol Gilligann Cinsiyet ve Ahlak Geliim Kuram gibi yaklamlar da, netice itibariyle, tm hayat boyu devam eden karmak bir sre olarak toplumsallamann nasl gerekletiine ilikin ne kan farkl aklama biimleridir.12 Benliin kazanlmas, toplumun dsal bir gereklik olmayp isel bir olgu da olduunu bize kantlar. Bireyin dndaki dzen, benlik yoluyla, bireyin iindeki kiisel dzene balanr. Bu balantnn kurulmas toplumsallama srecinin temel bir parasn oluturmaktadr. Benliin ortaya k insann kendini, bakalarnn onu grd gibi grmesiyle olur ve toplumsal etkileimlerle yaantlar srasnda gerekleir. Bireyin benlik kavram; toplumsal beklentilerin bireyin deer, tutum ve duygularyla balanmas srecine temel olan boyut tar: Bireyin, toplumsal ilikiler iindeki yerini anlay biimi olan kimlik. Bireyin z yetenekleri, becerileri ve nitelikleri konusundaki anlayn oluturan benlik simgesi. Ve bireyin olumlu ya da olumsuz z-deeri konusundaki benlik saygs. nsanlar kendi davranlar ve zellikleri hakknda olumlu dn9 Enver zkalp, Sosyolojiye Giri, 6. Bask, Eskiehir: Anadolu niversitesi, 1993, s. 92. 10 Zeki Aslantrk ve Tayfun Amman, Sosyoloji: Kavramlar, Kurumlar, Sreler, Teoriler, stanbul: Marmara niversitesi lahiyat Fakltesi Vakf Yay., 1999, s. 147-148. 11 Zikreden: John J. Macionis, Sosyoloji, Vildan Akan (ev. ed.), Ankara: Nobel Akademik Yay., 2012, s. 119. 12 Benlik, sosyal benlik, ayna benlik gibi kavramlar ve bu konular aklama abas ierisindeki kuramlar hakknda daha geni bilgi iin bkz. John Macionis, a.g.e., s. 115-121; Anthony Giddens, a.g.e., s. ?????.

mek isterler. Ama bu yarglar bakalarnn yarglarna sk skya baldr.13 ocukluk dneminde yaanan toplumsallama, bireylere, gndelik hayatlarn srdrmelerini salayacak bilgi, beceri ve benlik kavramlarn salar; ancak bu toplumsallamann tamamland anlamna gelmez. nsan hayatnn ergenlik, annelik veya babalk, askerlik, meslek hayat, yallk vb. gibi her bir safhasnda yeni toplumsal ilikilere, dolaysyla yeni becerilere, bilgilere ve benlik/kimlik alglarna sahip olur. Deien yerel ya da kresel teknolojik, ekonomik, kltrel vs. deiimler her bir insan bireyi zerinde farkl etkiler yapar. Yetikinlerin toplumsallamas byk lde gnlk yaantlar erevesinde ve biimsellememi yollarla olur. Ancak ayn ilevin halk eitim merkezleri, okur-yazarlk seferberlii vb. gibi biimsel kurumlar eliyle de gereklemesi sz konusu olabilir. Bunun dnda Macionisin tabiriyle insanlarn toplumun dier kesiminden izole edildii ve idari grevliler tarafndan ynlendirildii btncl kurumlar14 eliyle de, bireylerdeki z-benlik kavram, deerler, davranlar temelden deitirilmek amalanabilmektedir. Akl hastaneleri, hapishaneler, slahevleri vb. gibi kurumlarla birey toplumsal evresinden soyutlanarak yeniden-toplumsallama ilemine maruz braklabilmektedir. Sonu Bu derste, doumdan lme kadar hayatmzn her bir safhasnda maruz kaldmz toplumsallama konusu zerinde durmaya altk. Toplumsallamann tanm, toplumsallama araclar, toplumsallama sreleri, benliin oluumu ve yeniden-toplumsallama konular zerinde durduk. Toplumsallama konusunun gndeme getirdii nemli ve anlaml tartmalardan bir tanesi, bireyler olarak bu toplumsal ileyi ierisinde zgr olup olmadmz ya da ne kadar zgr olduumuzdur. Sosyologlarn bu konudaki cevaplar elbette, birey ve toplum anlaylarna, siyasal grlerine, inanlarna vb. bal olarak deiiklikler gsterir: Politik liberal gr, bireylerin toplumda zgr olmadn syler. Aslnda sosyal yaratklar olarak da hi bir zaman zgr olamayz. zerimizdeki bir gle yaamak zorundaysak, snf farkllklarn ortadan kaldrp, aznlklarn iine kadn da dahil edip engelleri azaltarak, dnyamz yaamaya uygun hale getirebilmek nemli bir eydir. Muhafazakar kesim, toplumun hayatmz ekillendirdii hakknda hemfikirdir, ama zgr olduumuzu, nk toplumun hayallerimize sz geiremeyeceini belirtir.15 Bu tartmann daha da tesine giderek, toplumun bu ileyiini daha radikal deerlendiren yaklamlar da mevcuttur. Bu erevede Louis Althusserin deoloji ve Devletin deolojik Aygtlar (ev. Yusuf Alp ve Mahmut zk, 3. Bask, stanbul: letiim Yay., 1991) adl eserinde sergiledii yaklam ya da Michel Foucaultnun iktidar ve sylem analizleri, toplumsallama ve toplum ierisinde bireyin ne kadar zgr olduu meselelerine btnyle farkl bir cepheden de baklabileceini ve aklanabileceini bize gsterir.

Okuma nerileri Toplumsallama, kimlik, benlik ve grup ilikileri balamnda sosyal psikoloji almalarna baklabilir. Bu erevede, metin ierisinde dipnotlarda verilen almalarn dnda u almalara baklabilir: D. Krech, R. S. Crutcfield ve E. L. Ballachey, Cemiyet inde Fert, 2 cilt, ev. Mmtaz Turhan, stanbul: MEB Yay., 19701971; D. Krech, R. S. Crutcfield ve E. L. Ballachey, Sosyal Psikoloji, ev. Erol Gngr, stanbul: tken Neriyat, 2007; G. C. Homans, nsan Grubu, ev. O. Onaran, B. Oran ve . Oskay, Ankara: TODAE Yay., 1971.

13 14 15

E. Mine Tan, a.g.e., s. 41. John J. Maiconis, a.g.e., s. 130. John J. Maiconis, a.g.e., s. 131.

alma Sorular
1. 2. 3. 4.

Toplumsallama hakknda bilgi sahibi olmak, zgrlk hissini artrr m yoksa azaltr m? Neden? Bireylerin kendi hayatlar zerinde kontrolnn olup olmad konusunu tartnz. Kadn ya da erkek oluumuz, toplumsallama srecinde nasl bir etkide bulunur? Cinsiyetiniz, kiiliinizin geliimini nasl etkiledi? Cinsiyetinizin hayatnzda ekillendirdii eyi belirtin. Yaam seyri ierisinde kendinizi nasl tanmlarsnz? Ergen mi, yetikin mi yoksa yal m? Neden? Bir kiinin ergen ya da yetikin olarak tanmlanmas neye baldr? Toplumsallama, alama ya da beyin ykamadan hangi bakmlardan farkllklar gsterir? Benlik, z-benlik kimlii ile toplumsal kimliimiz arasnda nasl bir iliki vardr? Tartnz. Karmak ve hzl deien toplumlarda, birincil toplumsallama ne kadar nemlidir?

5. 6. 7. 8. 9.

9.Hafta e-Ders Kitap Blm

9. Ders Do. Dr. Ycel Bulut Ak ve Uzaktan Eitim Fakltesi Sosyoloji Blm Sosyolojiye Giri I 9. Hafta e-Ders Kitap Blm

ZET Toplum ierisinde bireyler, eitli gruplara ye olarak, eitli gruplarn bir paras olarak yaamlarn srdrrler. ster gelimi, ister gelimemi olsun hemen her toplumda, insanlar bir aile, bir arkadalk grubu, bir meslek grubu, bir dernek ya da bir siyasi parti grubu ierisinde yer alrlar. Hepimiz, daha en bata, dnyaya geldiimiz anda bir aile ierisine doarz. (Elbette -ok ok az olmakla birlikte- istisnalar vardr ve bu istisnalklar nedeniyle, farkl ynleriyle sosyoloji ya da baka disiplinler tarafndan inceleme konusu edilen durumlar sz konusudur.) Bu grup ierisinde grubun grup ile toplum arasnda herhangi bir eliki ya da atma yok ise- ve toplumun kltr elerini ediniyoruz. Zaman ierisinde okula balyor, ok farkl evrelerden akranlarmzla tanyor, gnmzn nemli bir ksmn onlarla geirmeye balarz. Okulda toplumun farkl ynlerini tanyoruz. Okul, gndelik hayatmz srdrmemize yardmc olacak ve toplumun ihtiyalarn karlayacak belli bilgi ve becerileri kazandrr; ayn zamanda bizi terbiye eder. Ayrca, brokrasiyi ilk kez okulda tecrbe ederiz. lerleyen zamanda, i hayatna atlyor ve eitli kurumlarda mesleimizle ilgili yeni ilikilere giriyor, yeni grevler ve sorumluluklar stleniyoruz. Bu safhada da yine hayatmz, eitli gruplar ierisinde geer; iin ve grubun zelliklerine gre biz de yeni zellikler kazanr, benlik algmz farkllar, yeni zellikler kazanrz. Daha da nemlisi, her gn bir ok farkl grup ierisine girip kyoruz. Dolaysyla ayn anda pek ok farkl grubun birer yesi, her bir grupta ayr statlere ve rollere sahip bir insan olarak hayatmz srdryoruz. Toplumsallama sreler ve dahas, kendi benliimiz toplumsal gruplar araclyla ortaya kar. Bizim bir yere ya da bir eylere ait olma ihtiyacmz da, yine toplumsal gruplar araclyla karlanr. Yukarda da ifade edildii gibi, doumdan lme kadar farkl dnemlerde veya ayn dnemlerde birok farkl grup ierisinde bulunuruz. Bizden farkl olan gruplarla karlarz. Bu anlamda toplum; kimi zaman hiyerarik ekilde sralanm, kimi zaman yan yana olan ve uyumlu alan, kimi zaman birbiriyle atan pek ok farkl grubu ierisinde barndran bir yapdr. Bu derste, gndelik hayatta etkileim ierisine girdiimiz insan kmeleri olan toplumsal gruplar incelenecektir. ncelikle toplumsal grubun tanm yaplmaya allacak, toplumsal gruplarn zellikleri anlalmaya ve anlatlmaya zen gsterilecek, ardndan bu zelliklerine bal olarak toplumda karmza kan toplumsal gruplar gerek nitelik, gerek muhteva ve gerekse de boyutlar dikkate alnarak- tasnif edilmeye allacaktr. Ayrca, toplumsal grup zellii gstermemekle birlikte, gndelik hayatta sk sk iinde bulunduumuz dier insanlarla bir arada olduumuz insan birliktelikleri deerlendirilmeye allacaktr.

Toplumsal Grup Veysel Bozkurt, Srekli etkileim iinde olduunuz gruplarn ve rgtlerin bir anda yok olduunu hayal edin. rnein aileniz, arkada evreniz, futbol kulbnz, salk, eitim, gvenlik ve beslenme gibi alanlarda size her trl hizmeti salayan kamusal ve zel rgtler bir anda hayatnzdan ekiliyor. Alt milyardan fazla insann yaad u yerkrede tek banasnz. Ait olduunuz hi bir grup yok. inde yaadnz toplum kendi aralarnda hibir ibirlii olmayan tek tek bireylerden oluuyor. Acaba gruplarn ve rgtlerin olmad bir dnyada nasl bir hayatnz olurdu?1 diye soruyor. Gerekten de nemli ve zerinde dnlmesi gereken bir soru. yle bir dnyada nasl bir hayatmz olurdu? Doduumuz andan itibaren, hayatta kalabilmek iin bakalarna ihtiya duyarz. Kendimizi tanyabilmek iin dahi bakasna ihtiya duyarz. Bu da bakalaryla, dierleriyle etkileimi gerekli klar. Zygmunt Baumandan alntlanan aadaki paragraf, gndelik hayatta karlatmz, iletiime ve etkileime girdiimiz sosyolojide toplumsal grup, toplumsal yn ya da kategoriler olarak adlandrlan, bizim de bu ders boyunca ksaca tanmlamaya alacamz- insan topluluklarn zetler niteliktedir: Dnyorum da, insan soyunun (gemi, imdiki ya da gelecekteki) yelerinin bana farkl kapasiteleri varm gibi geliyor. Bazlarna ok sk rastlyorum ve bu yzden de hemen tanyorum onlar; onlardan ne bekleyebileceimi ve neleri bekleyemeyeceimi, beklediim ve istediim eyleri aldmdan nasl emin olacam, eylemlerime benim onlardan istediim biimde tepki gsterdiklerinden nasl emin olacam bildiime inanyorum. Bu insanlarla etkileime girerim, iletiim kurarm; birbirimizle konuuruz, bilgilerimizi paylarz ve bir uzlamaya varma umuduyla ilgi alanmza giren eyleri tartrz. Dierleriyle ancak zaman zaman karlarz; karlamalarmz ya ben ya da teki kiiler zel, gayet zgn hizmetleri almak ya da mbadele etmek istedii zamanlarda, tamamen zel koullarda gerekleir; retmenimle dersler ve seminerler dnda pek karlamam bir bakkal rayla ancak bir eyler satn alrken karlarm, ansma diimi ok nadir olarak, ancak diimin yaplmas gerektiinde grrm. Bu gibi insanlarla ilikilerime ilevsel ilikiler denebilir. Bu insanlar hayatmda bir ilevi yerine getirirler; ilikimiz bana (ve varsayyorum ki onlara da) ait karlar ve eylemlerle ilgili zellikler tar. ou durumda teki kiinin, o kiinin yerine getirmesini beklediim ilevle ilikili olmayan zellikleriyle ilgilenmem. Dolaysyla bakkal rann aile hayatn, diinin hobilerini, siyasal bilgiler hocamn sanatsal zevklerini aratrmam. Buna karlk, onlardan da benzer bir yaklam beklerim. Onlarla ilikimde, zel alanm olarak grdm alan soruturmalarn haksz mdahale olarak deerlendiririm. Byle bir mdahale geldiinde, buna direnirim; bunu nihayetinde belli bir hizmetin mbadelesinden te olmayan ilikimizin yazl olmayan koullarn ktye kullanma ya da ineme durumu olarak alrm. Nihayet, dierleriyle neredeyse hi karlamam. Onlarn hakknda bilgilerim vardr; onlar vardrlar, bilirim ancak grnd kadaryla benim gnlk ilerimle dorudan ilgili olmadklarndan, onlarla dorudan iletiime girme ihtimalini ciddi olarak dnmem. Aslnda onlara ancak gelip geici bir dnce kadar ilgi duyarm. Sosyolojide fenomenolojik okul ad verilen okulun kurucusu Alman asll Amerikal sosyolog Alfred Schutza gre, her bireysel bak asndan insan soyunun btn teki yelerinin yerleri, hayali bir izgi zerinde belirtilebilir ve bu izgide sosyal iliki hacim ve younluk olarak azaldka artacak sosyal mesafe ile llen bir sreklilik tespit edilebilir. Byle bir izgi zerinde kenimi (egomu) balang noktas alarak bana en yakn noktalarn dostlarm olduunu syleyebilirim; onlar gerek anlamda dorudan, yz yze ilikiye girdiim insanlardr. Dostlarm, adalarmn, benimle ayn zaman diliminde yaayan ve en azndan potansiyel olarak yz yze ilikilere girebildiim insanlarn oluturduu geni bi alanda ancak kk bir blgeyi igal ederler. Bu gibi adalarma ilikin pratik deneyimim, elbette kiisel olarak edinilen bilgiden, insanlar bir kategorinin rneklerinden aka bir ey olmayan (yallar, siyahlar, Yahudiler, Gney Amerikallar, zenginler, futbol fanatikleri, askerler, brokratlar vb.) tiplere ayrma yetimle snrl bir bilgiye kadar eitlilik gsterir. Bir insann, sreklilik izgisi zerindeki verili noktas benden ne kadar uzaksa, benim o insana tepkim (karlamasak da zihinsel yaklamm ya da, eer olursa, kiisel ilikim) kadar onun hakkndaki dncelerim de o kadar genel ve tipik olacaktr. (...) Listede yer alan
1 152. Veysel Bozkurt, Deien Dnyada Sosyoloji:Temeller, Kavramlar, Kurumlar, 7. Bask, Bursa: Ekin Basn Yayn Datm, 2011, s.

kategorilerin hibirinin sonsuza dek sabitlenmediini aklmzdan karmayalm. Bunlarn geirgen snrlar vardr; tek tek insanlar bir kategoriden dierine geerek, sreklilik izgisinde benim dorultum ynnde ya da baka ynde yol alarak (...) yerlerini deitirebilir, deitirirler de.2 Gordon Marshalln Sosyoloji Szl, toplumsal grubu Resmi ya da gayri resmi yelik ltleriyle tanmlanan, grece istikrarl bir karlkl ilikiler modeliyle birlik olma duygusunu paylaan ya da kendilerini birbirlerine bal hisseden ok saydaki kiinin oluturduu bir kme.3 olarak tanmlyor. Joseph Fichter de, toplumsal grubu, -aada zerinde durmaya alacamz- kimi niteliklerden/gerekliliklerden hareketle yle tanmlyor: Grup, ortak sosyal hedefleri izleyen, sosyal normlar, ilgiler ve deerlere gre karlkl roller oynayan sosyal kiilerin tanmlanabilir, yaplam, srekli birlikteliidir.4 Aile, akraba veya arkada gruplar yesi olduumuz pek ok ve eitli gruplardan yalnzca bir ksmdr. Bunlarn yan sra, dinsel, sportif, toplumsal, eitsel, siyasal etkinliklerin ya da mesleki ve ekonomik amalarn gerekletirilmesi iin oluturulmu pek ok grup mevcuttur. Toplumsal hayatta, mason locas, mafya rgtlenmesi, eteler, hayr cemiyetleri, su rgtleri vs. pek ok farkl zellikte grupla karlarz. Btn bu oluumlarn birbirlerinden farkl olmasna karn, hepsini grup ortak adlandrmas altnda toplayabilmemize izin veren baz zellikleri vardr. Bu zellikleri, ayn zamanda, bir toplumsal birliktelii toplumsal grup olarak adlandrmamz temin edecek ama, nitelik, kapsam vb. gibi hususlarla ilgili- gereklilikler olarak da adlandrabiliriz. Her eyden nce gruplar, birbirleriyle gerek karlkl ilikiler iinde bulunan, davranlarnda birbirinin davrann hesaba katan insanlardan oluur.5 Aralarnda bu trden ilikilerin bulunmad topluluklar, fizik alardan birbirine olduka yakn insanlardan olusalar dahi -bir otobs duranda otobs bekleyen, trende seyahat eden insanlar, bir futbol manda stadyumda bulunan insanlar rneklerinde olduu gibi- bir grup oluturmazlar. nk grubun varl ayn zamanda bir baka eye daha, bu etkileim erevesinde baz ortak deerlerin, kurallarn hatta belli bir duygusal ortamn oluumun[a]6 ihtiya duyar. Ortak deerlerin ve kurallarn varl, grup ierisindeki farkllklar ya da atmalar yadsyan bir zellik deildir. En samimi ve yakn insan grubu olan ailede dahi, zaman zaman aile ii srtmeler (kar-koca anlamazlklar, kardeler aras ekimeler, ocuklar ile ebeveynler arasnda yaanan gerilimler vb. gibi- atmalar sz konusu olabilir. Ancak, bu atmalar ne zaman ki ortak olmas gereken deerleri andrc, ypratc ve paralayc boyutlara ulatnda sz konusu gruplar da dalr. Ailelerin dalmas gibi. Grup iin ekimelerin kayna yalnzca yine grup ii ilikiler deildir elbette. Dardan gelen etkiler de bu grup ii dayanmay olumlu ya da olumsuz ynde etkileyebilir. Kimi grup yaplarnda, dsal basklar grup ii dayanmay olumlu ynde etkiler ve artrrken, kimi zamanda gruplarn yapsna, kapsamna, dardan gelen basknn/etkinin niteliine ve iddetine bal olarak olumsuz ynde sonular da ortaya karabilir. (Bu erevede, ada Sosyoloji Teorileri I balkl 6. derste zerinde ksaca da olsa durduumuz Lewis Coserin atma a balamnda dile getirdii grleri hatrlatalm.) Toplumsal gruplar, yapsallam, rgtlenmi, ksacas yelerinin yerlerinin ak-seik belirlenmi olmasyla da belirlenirler.7 Dolaysyla, bir pazar yerindeki ya da otobs durandaki insan kalabal, aralarnda herhangi bir yapsallam, rgtlenmi ilikinin olmamas, insan ortak tanmnn dnda zel bir kimlikle ilikilerin kuruluyor olmamas gibi nedenlerle grup tanm ierisinde deerlendirilmez. Grup ierisindeki insanlar/bireyler, birbirlerine kyasla belli bir hiyerarik sralanma ierisindedirler. Aile ierisinde baba, anne ve ocuklarn veya bir mason locas, ete, dernek, siyasi parti vs. gibi yaplarda yelerin belli bir statye gre sralanmas rneklerinde olduu gibi. Toplumsal gruplar ierisinde, kimi daha belirgin ve daha kat, kimi daha gevek ve belirsiz olmak zere olduka ok eitlilik gsterebilir. Ancak gevek ya da kat, nihayetinde grup yeleri arasnda hiyerarik bir stat sralamas mevcuttur. Bu durum, gruplarda bir liderlik ve lider altnda yelerin sralanmasn, yeler arasnda grubun ve yaplan iin niteliine bal olarak ayr bir
2 3 4 5 6 7 Zygmunt Bauman, Sosyolojik Dnmek, ev. Abdullah Ylmaz, stanbul: Ayrnt Yay., 1998, s. 48-50. Gordon Marshall, Sosyoloji Szl, ev. Osman Aknhay ve Derya Kmrc, Ankara: Bilim ve Sanat Yay., 1999, s. 285. Joseph Fichter, Sosyoloji Nedir?, ev. Nilgn elebi, 2. Bask, Ankara: Attila Kitapevi, 1994, s. 54. E. Mine Tan, Toplumbilime Giri: Temel Kavramlar, Ankara: A Eitim Fakltesi Yay., 1981, s. 44. Ayn yerde. E. Mine Tan, a.g.e., s. 45.

ast-st ilikisi sz konusudur. Grup yeleri ierisindeki bu sralanmaya bal olarak, yelerin rollerinin sralanmas, baka bir deyile, belli bir iblm mevcuttur. Grup ierisinde liderin, igal ettii statye bal olarak, yerine getirmesi gereken belli grevleri/rolleri vardr. Kendisinden bu grevleri/rolleri baaryla yerine getirmesi beklenir. Benzer ekilde, grup iindeki dier bireylerin de, igal ettikleri statlere ya da iblm sonucunda kendi paylarna den ie- gre yerine getirmeleri gereken belli roller vardr. Grup yeleri arasndaki bu stat farkllamasnn, hiyerarinin ve rollerin garanti altna alnabilmesi iin, ayn zamanda belli bir davran kurallar btn belirlenir. Bu bir denetim ve bask mekanizmasn da dourabilir elbette. Bu kurallar; gruplarn yaplarna, niteliklerine ve kapsamlarna bal olarak yazya geirilmemi szl kurallar da olabilir, bir parti tz gibi yazl kurallar btn de olabilir. Bu szl ya da yazl kurallar, btn yeler tarafndan bilinir, en azndan bilindii varsaylr. Yeni durumlar, daha nce dile getirilmeyen fakat varsaylan baz hususlar/kurallar aa karabilir; ancak bu srecin sancsz olmama ihtimalinin de bulunduu hatrlanmaldr. (Grup yeleri tarafndan bilindii var saylan ve uymalar istenen kurallarn bu zellikleri, ayn zamanda, grubun niteliini de deitirici zelliktedir. Bir meslek rgtne dahil olan birisi, dernein amacn, kapsamn ve bir anlamda uyulmas gereken kurallar, uyulmad takdirde muhatap olunacak ceza yaptrmlar da ieren- tzn okur, inceler. Bir siyas partiye ye olmak kii de benzer bir durumla karlar. 3-5 kiilik gruplarla binlerce, yzbinlerce yesi olan sendikalar, dernekler, meslek odalar, siyasi parti vb. yaplanmalar arasnda yz yze ilikilerden gayri-ahsi ilikilere varncaya dek pek ok noktada farkl iliki biimleri ortaya kabilir. Nitekim gruplar, bu ynleriyle de ayrca tasniflere tabi tutulmaktadr. Bu konu zerinde, ilerleyen sayfalarda tekrar durulacaktr.) Yukarda bahsedilen hiyerari, stat ve rol dalmlar, iblm ve kurallar, pei sra, yelerin stlenmi olduklar rollerin gereini yerine getirmediklerinde ya da ortak kurallara uymadklar takdirde belli bir ceza yaptrmlar da beraberinde getirmektedir. yeler, elbette, bu yaptrmlarn da farkndadrlar. Grubun beklentilerine uygun davranmadklarnda, baz yaptrmlarla karlaacaklarn, knanabilecekleri, cezalandrlacaklarn ve hatta gruptan atlabileceklerini de bilirler. Bu ayn zamanda, grubun dier yelerinin benzer hatalarna kar belli bir tepkide bulunma hakkn ona verir. Sz konusu yaptrmlar, doal olarak, grubun byklne, niteliine ve yenin yapt hatann zelliine bal olarak deiebilir. Toplumsal grubu tanmlayan zelliklerden bir bakas da, greli de olsa bir sreklilik arz etmesidir. Baka bir deyile, toplumsal grup, zamansal olarak llebilir bir sreklilik ierisinde olmaldr. Bir futbol man stadyumda izleyen ya da bir konser dinleyen seyirciler, etkinlik bittiinde dalp gittikleri iin bir grup oluturmazlar. Geici bir beraberliktir sz konusu olan. Oysa bir ete, bir mafya rgtlenmesi ya da siyasi parti ok daha uzun sreli bir ilikidir. Gruplar, bir kuak boyunca ya da birok kuak boyunca var olabilirler. Gruplar, kazandklar yeni yelerle kalclklarn, srekliliklerini artrabilirler. Bu katlmlarn, ok da bilinli, rasyonel tercihler sonucu olumu olmas gerekmez. Toplumsal grubun bir dier zellii de, zdeimdir. zdeim ise kiinin kendi varln ve zelliklerini yesi olduu gruba ve grubun zelliklerine baml olarak alglamasdr. Bireyin en fazla zdetii gruplar genellikle referans gruplar olarak adlandrlr.8 Deerlendirmelerimizi yaparken veya karar verirken bu kararmz ya da deerlendirmemizi nasl karlayacan dikkate aldmz, bize referans noktas olarak hizmet eden gruplardr bunlar. Atf grubu olarak da adlandrlr. Bir kii, evlenmeyi dnd kadn ya da erkek hakknda ailesinin ne dneceini dert ediyorsa, ailesini referans grup olarak kullanyor demektir. Toplumsal grubun bir zellii de; hem yeleri tarafndan, hem de dardaki gzlemciler tarafndan tannabilir olmasdr. Bu, grubun yeleri ve dardakiler tarafndan kabul edilen, tanmlanabilen bir ortak varla sahip olmas anlamna gelir. Baka bir deyile, grup yelerinin bir biz bilincine sahip olmasdr. Biz bilinci, ayn zamanda dierleri, tekiler, yabanclar gibi deerlendirmeleri de beraberinde getirir. Biz ve onlar, karlkl olarak birbirini etkileyen tanmlamalardr. Toplumsal Gruplarn Tasnifi Toplumsal gruplar, bu tanmlama ve zelliklerinin belirlenmesi abalarna karn, son derece karmak
8 E. Mine Tan, a.g.e., s. 46.

ve eitli zellikler gsterir. lev, kapsam, geveklik ya da katlk, ye says vb. gibi pek ok nitelie ve bu niteliklerin sreklilik arz edip etmediine baklarak tasnif edilebilirler. Ancak bu tasniflerin tek olmayacan, farkl tasniflerin sz konusu olabilecei belirtilmelidir. rnein yapya gre snflandrmada gruplar, en kat yaplamadan en gevek olana doru giden bir izgi zerine yerletirilirler. Toplumsal rollere gre yaplacak bir tasnif, grup yelerinden ok ey bekleyenlerden daha az ey bekleyenlere gre bir tasnif yaplabilir. Grup yeleri arasndaki iletiimin younluuna bal olarak bir tasnif de gelitirilebilir. Grup yelerinin paylatklar deerlere ya da grubun yelerini ynelttii toplumsal amalarn trlerine gre tasnifler yaplabilir. Yukarda szn ettiimiz, referans grubu da bir baka adan yaplan bir grup tasnifi, grup tiplemesidir. Dier bir tasnif i-grup (in-group) ve d-grup (out-group) aras farka gre yaplabilir. -grup, yelerin birbirlerine kar sayg ve sadakat hisleri besledii toplumsal gruptur. D-grup ise, bir i-gruba ait kiinin, rekabet ve kartlk hissettii kendi dndaki, dier, yabanc grup ya da gruplardr. -grup, d-gruba gre var olur. Gruplar arasndaki gerilimler, gruplar arasnda keskin ayrmlara yol aar ve grup yeleri iin daha saf toplumsal kimlikler temin eder. ve d gruplar ayrm, kolaylkla anlalaca gibi, biz ve onlar ayrmna dayanr ve gereklii tartlr bir biimde, btn olumlu zellikleri ve deeri bize atfederken, olumsuzluklar, ktlkleri ve deersizlikleri onlara, tekine atfeder.9 Belki dierlerinden daha kuatc ve doyurucu gelebilecek bir dier grup tasnifi, gruplarn insan hayatnda yerine getirdikleri temel ilevlere dayal olarak yaplacak bir temel gruplar tasniftir. Bu tasnif; insanlarn her zaman ve her yerde aile, eitim, ekonomi, siyaset, din ve bo zaman deerlendirme etkinliklerinde iaret edilen toplumsal ihtiyalarn giderilmesi iin yle ya da byle bir ekilde ilikiye girmek zorunda olduu fikrinden hareket eder. Elbette bu ihtiyalar, her toplumda ayn statye, ayn deere sahip deildir. Bu yaklama gre temel gruplar; aile grubu, eitim gruplar, ekonomik gruplar, siyasal gruplar, din gruplar ve bo zaman deerlendirme ve dinlenme gruplar eklinde tasnif edilirler. Bu tasnifin, toplumda var olduu ifade edilen temel kurumlar ile ok fazla paralellikler tad aktr. En fazla bilinen toplumsal grup tasniflerinden biri, Charles Horton Cooleye (1864-1929) atfedilen birincil gruplar ikincil gruplar ayrmdr. Cooleye gre birincil gruplar, yelerinin kiisel ve kalc ilikileri paylat kk gruptur. Kiisel ve sk bir ekilde btnlemi gruplardr. Cemaatsel, yerleik, mekanik, kapal, dayanmac, ailesel, folk ve geleneksel olarak da nitelendirilebilirler. Birincil gruplarn yeleri pek ok ynden birbirine yardmc olur. Grubu, amalarna ulamak iin bir ara deil, ama olarak grrler. kincil gruplar10 ise, yelerinin belirli bir hedef veya faaliyet iin bir araya geldii byk ve gayri-ahsi ilikiler zerine kurulu gruplardr. Kiiler arasnda duygusal balar zayftr, yeler birbirleri hakknda fazlaca bir bilgiye sahip deildir, kiisel ynelim sergileyen birincil gruplarn aksine hedef ynelimlidirler. Birincil grup yeleri birbirlerini aile balar ve kiisel nitelikler iinde kim olduklarna gre tanmlarken; ikincil grup yeleri bir9 Biz ve onlar yalnzca iki ayr insan grubunu deil, tmyle farkl iki tutum arasndaki, duygusal balanma ve antipati, gven ve kuku, gvenlik ve korku, ibirlii ve ekime arasndaki arm temsil eder. Biz ait olduumuz grup anlamna gelir. Bu grup iinde olanlar gayet iyi anlarm ve anladm iin nasl srdreceimi bilirim, kendimi gvenli ve evimde hissederim. Bu grup adeta benim doal ortamm, iinde olmaktan holandm ve huzur iinde dndm yerdir. Onlar ise tersine ne ait olmay isteyebileceim ne de istediim grubu anlatr. Dolaysyla o grupta neler olup bittiine ilikin gzmde canlanan eyler, belli belirsiz ve kopuk kopuktur; o grubun ileyiine ilikin pek bilgim yoktur ve bu yzden o grubun yapt her ne ise benim iin genelde kestirilemez ve ayn ekilde korkutucu eylerdir. Ben onlarn temkinli tutumumu ve endielerimi ayn geer akeyle geri dediklerinden, kukularma karlk kuku duyduklarndan ve benim onlar onaylamadm gibi onlarn da bana hn beslediklerinden kukulanrm. Bundan dolay, onlardan beklediim karlarma kar hareket etmeleri, bana zarar vermeyi ve bama bir orap rmeyi istemeleri ve felaketimden mutluluk duymalardr. Biz ve onlar ayrm bazen sosyolojide i grup ve d grup ayrm olarak verilir. Bu zt tutumlar ifti birbirinden ayrlmaz; d grup olmakszn i grup duygusu olamaz, ve tabii tersi de geerlidir. Bu kavramsal-davransal ztln iki yesi birbirini tamamlar ve koullandrr; onlar btn anlamlarn ztlarndan alrlar. Onlarn olan bizim olmaz ve onlar biz deildir; biz ve onlar ancak birlikte, karlkl atma iinde anlalabilir. Ben kendi i grubumu ancak belli bir teki grubu onlar olarak grdm iin biz olarak grrm... Bkz. Zygmunt Bauman, a.g.e., s. 51-52. 10 Cooley, hibir zaman ikincil grup szn kullanmamakla beraber bu [birincil] grubun kart zelliklerine sahip gruplar iin ikincil kavramn kullanmay doal karlamaktadr. kincil gruplar, birincil grubun dnda kalan her trl gruplardr. Bu gruplar byk apl, nemli ve resmi gruplardr. Bu gruplarn rneklerini zellikle sanayilemi kentlemi toplumlarda grmekteyiz. Bu gruplar karlkl karlara gre rgtlenmi resmi rgtlerdir. (...) rnein, irketler, bankalar, sendikalar, birlikler bu tr gruplardr. Burada nemli olan bireylerin veya yelerinin yaamla ilgili sorunlar deil, yelerinin stlendii birtakm toplumsal grevlerini yerine getirmeleridir. yeler arasnda karlkl ykmllk ve haklar belirleyen eyler yazl yasa, tzk ve ynetmelik kurallardr. Bkz. Enver zkalp, Sosyolojiye Giri, 6. Bask, Eskiehir: Anadolu niversitesi, 1993, s. 234-235.

birlerine ne olduklarna, birbirleri iin ne yapabileceklerine gre bakarlar. kincil gruplarn bir dier zellii de, grup yelerinin dier yelerle ilikilerinin karlkl al verie dayal oluudur; ne verilecei ve karlnda ne alnaca zihniyeti nceliklidir. Bu hedef ynelimi, grup yelerinin birbirlerine kar resm ve kibar davranmalarn beraberinde getirir. Bu tr bir ilikide, naslsnz? eklindeki bir soru, nezaketen sorulmu bir soru olarak kalr; gerek cevab pek merak edilmez.11 (Birincil ve ikincil grup ayrm, cemaat-cemiyet [topluluk-toplum] ayrmnda olduu gibi, Ferdinand Tnniesin toplum tasnifiyle de byk benzerlikler gstermektedir. Cemaat/topluluk, birincil grup ilikilerinin egemen olduu bir toplum tipi olarak gzkyor; cemiyet/toplum da ikincil grup ilikilerinin karakterize ettii toplumlar olarak da tanmlanmaktadr.) Joseph Fichter, birincil ve ikincil gruplar ayrmyla ilgili u deerlendirmeyi yapyor: (...) birincil ve ikincil gruplarn tannmasnda birtakm glklerle karlalabilir. nk bu gruplarn zellikleri gerek yaamda birbirleriyle karmtr. Gerek birincil gerek ikincil gruplar, gruplarn iki u tipini temsil ederler. Bu nedenle birer [Weberci anlamda ideal] tiptirler. Bir toplumdaki tm gruplarn bir sreklilik izgisi zerine yerletirilmesi halinde baz gruplarn gei aamasnda bulunduu gzlenebilecektir. Gei aamasndaki gruplar her iki tip grubun zelliklerini sergilerler.12 Toplumsal Grup Tanm Dnda Kalan Topluluklar Gndelik hayatta sadece toplumsal gruplar ierisinde bulunmazlar. Daha baka pek ok insan topluluu ierisinde yer alrlar. Gndelik dilden farkl olarak, sosyoloji, bu tr birliktelikleri toplumsal grup olarak nitelemez. Sz konusu insan topluluklar, fiziksel ya da meknsal bir yaknla sahip olup olmamaya bal olarak farkl isimlerle adlandrlmaktadr. Toplumsal ynlar; fiziksel yaknlklarna, komu hatta bitiik bulunmalarna karn aralarnda karlkl ilikiler, ksacas birletirici, btnletirici balar bulunmayan ya da yzeysel ve geici olarak balanan insan birikimleridir.13 Ynlarda insanlar birbirlerini tanmazlar, dolaysyla rol ve stat ayrmlarna gitmezler. ou kez bir rastlant sonucu bir araya gelirler (otobs duranda bekleyenler gibi), abucak dalrlar (trafik nda bekleyenler gibi). Toplumsal ynlar ierisindeki bireyler, etkileimde bulunmasalar bile, ynn nitelii bireyde yzeysel de olsa- belli bir davran deiikliine sebebiyet verebilir (kitlesel eylemlerde bireylerde gzlenen deiimler gibi). Kii tek bana iken yapmay dnmedii pek ok eyi, ynlar ierisinde iken yapabilir. Btn bu gibi durumlar, ynlar ierisinde bulunmann kiiyi kolektif davranlara itmesi ya da bakalar tarafndan tannmamas nedeniyle sorumluluk duygusunun azalmas ile aklanmaktadr. Toplumsal ynlar, kimi zellikleri nedeniyle ayrtrlabilir: rnein izleyici ve dinleyici topluluklar, belirli bir sre iin ayn yerde toplanan ve hepsi ayn uyarcya dnk bulunan insanlardan oluurlar. Belli bir saatte belli bir televizyon dizisini seyretmek iin yurdun her tarafnda televizyon karsna oturanlar, aralarnda fiziksel ya da meknsal bir iliki olmad iin yn saylmazlar; fakat belli bir tarihte ve belli bir mekanda bir konferans dinleyenler yn saylrlar. Bir konserin ya da sinema filminin bitiminde dalmakta olan kiilerin oluturduu topluluk ise, yn11 nsanlar arasndaki ilikilerde grlen bu farkllama, sadece ada dneme ya da sanayilemeye zg deildir. Norbert Elias, benzer bir hikayeyi kltr-uygarlk kavram iftinin kartlnn geliimi balamnda 18. yzyln ilk yarsnda Almanyada yaynlanan bir Genel Kltr Ansiklopedisinin (John H. Zedler, Groes vollstndiges Universal-Lexikon aller Wissenschaften und Knste, Leipzig ve Halle, 1735) Saray, Nezaket, Sarayl maddesinden alntlar yaparak anlatr: Nezaket szc, phesiz sarayl olmak, sarayda yaamak kavramndan kaynaklanr. Byk saraylar herkesin frsat peinde kotuu yerlerdir. Ve frsat ancak sarayda derebeyin ve st dzeydekilerin beenisini kazanmakla elde edilir. Herkes kendini sevdirmek iin elinden geleni yapar. Karlat her frsatta, onlarn tamamen hizmetinde olduunu gstermeye alr. Ama her istenenin her zaman yaplmas mmkn deildir ve insan bazen de kendisinden bekleneni yapmak istemez. Bu gibi durumlarda nezaket devreye girer. Dsal davranlarla dierine onun hizmetinde bulunulduu gsterilmeye allr. Bu tr davranlar kardakinin gvenini kazanmaya yneliktir, ki bu gven daha sonra sevgiye dnr, bu da bizim iin iyi eyler yaplmas demektir. Bunlar nezaket sayesinde kazanld iin, nazik kiiler srekli kazanl kar. Aslnda insana sayg kazandran eyler yetenek ve erdem olmaldr. Ama bu ikisini deerlendirebilecek kiilerin says ylesine azdr ki! Bunlara deer veren kiiler daha da azdr. Dsal olarak adlandrlan eyler, dsal olana dkn kiileri daha ok etkiler; hele bir de bu gibilerin iradelerini zellikle etkileyecek durumlar ortaya kmsa, nazik olann ekmeine ya srlr. Nakleden: Norbert Elias, Uygarlk Sreci, ev. Ender Atemen, stanbul: letiim Yay., 2000, c. I, s. 81-82. 12 Joseph Fichter, a.g.e., s. 60. 13 E. Mine Tan, a.g.e., s. 47.

larn gndelik yaamda en sk karlalan tr olan kalabalklara bir rnektir. Kalabalklarda, belki dier insanlardan yalnzca fiziksel yaknlklar kadar haberdar olabiliriz; dinleyici ya da izleyici topluluklar kadar bile biarada bulunmayz. Bir amac gerekletirme, kendisini ifade etme, bir uygulamay protesto etmek gibi nedenlerle biraraya gelen ve belli lde rgtlenmeye de ihtiya duyulan topluluklarla da karlarz. Bunlar genel olarak gsteri topluluklar olarak adlandrlr. ada yaam, zellikle de kentlerde, modern insan komuluk ilikilerinin byk anlam ve nem tad geleneksel toplumlarn aksine, yn nitelii gsteren yerleim alanlarnda yaamaktadrlar. Birbirine fiziksel adan yakn olmalarna karn, birbirine yabanc birey ve ailelerin yaadklar apartmanlar, gvenlikli siteler, rezidanslar, oda oda kiralanan binalar ve mahalleler vs. gibi. Toplumsal Kategoriler Toplumsal kategori; toplumsal yndan ya da toplumsal gruptan farkl olarak, aslnda zihinsel bir ina olarak, gzlemcinin yarglarnda bir araya gelmi kiilere iaret eden bir kavramdr. Toplumsal kategorilerin tanmlanmasnda en nemli husus, kiilerin birtakm ortak zellikleri paylamakta olduklarnn saptanmasdr. Belli bir toplumsal kategori ierisinde deerlendirilen kiiler, byle bir kategorinin varlndan ya da bakalaryla birlikte bir kategori oluturduklarnn farknda bile olmayabilirler. Okul ncesi ocuklar, evli kadnlar, tarm iileri, sosyal konutlarda ikamet eden aileler, okur-yazar olmayanlar, ya, meslek, eitim durumu vb. gibi belli ynlerden benzeen kiiler toplumsal gruplardan farkl olarak birbirleriyle gerek ilikiler iinde bulunmazlar, hatta birbirlerini tanmazlar bile. Kategorilerin ayrmna temel zellik ancak toplumsal adan belli, anlaml sonulara veya deerlendirmelere yol aacak nitelikte ise toplumsal kategorilerden sz etmek mmkn hale gelir. rnein toplumdaki kvrck ve dz sallar ayrmn bir toplumsal kategori olarak deerlendiremeyiz; ancak kyl-kentli, sivil-asker, yerli-gmen, ifti-ii vb. gibi ayrmlar sosyolojik aratrmalar asndan nemli, anlaml sonulara yol aabilecek toplumsal zellikler olarak deerlendirilir. Toplumsal kategorilerin istatistik zellikler tad aktr. Sadece istatistik bir ortalamaya tekabl ediyor olmas, kategorileri dikkate almamay gerektirmez. Zira sosyoloun aratrma amalarna bal olarak, bu trden istatistik kategoriler nemli olabilir: rnein, siyasal davran analiz eden bir sosyal bilimci verilerini oy veren veya vermeyen, radikal ve muhafazakar, kadn ve erkek semenler veya ya, eitim, meslek, gelir ltlerine gre kategorilere ayrp dzenleyebilir. Eitimle ilgili ya da yoksullukla ilgili aratrma yapan bir sosyal bilimci, farkl kategorileri kendisine baz alabilir. statistik kategoriler, genellikle incelenen evreni bize verir. Evren, aratrma yaptmz alanla ilgili verilerin toplam saysdr. rnein, stanbulda 2011 ylnda 1000 bebek dodu eklindeki bir ifade tek bana ifade etmez; bu ifade, ancak stanbulun genel nfusu bilindiinde ya da dikkate alndnda bir anlam ifade eder. Bu mukayese sonucunda, sz konusu doum saysnn nfus art asndan yksek ya da dk olduuna ilikin bir deerlendirme yapabiliriz. Benzer durumlar, evlilik, boanma vs. rakamlaryla ilgili de sylenebilir. Toplumsal kategoriler hakknda bu trden bilgilere sahip olmak, toplumsal durumlar ve gelimeler hakknda bilgi sahibi olmak ya da toplumsal dzenlemeler ve hazrlklar yapmak asndan nemli olabilir. rnein, 2011 ylnda doan ocuklarn saysna ilikin bir bilgi, yaklak 6-7 yl sonra ka rencinin okula balayacan tahmin etmek asndan ve ihtiyalarn tespiti asndan faydal olacaktr. ada toplumda rastlanan pek ok ve eitli kategori mevcuttur. Fakat bunlar arasnda zellikle ikisinden sz etmek gerekebilir: Bunlardan bir tanesi olan kitle, ayn uyarcdan etkilenmekle beraber fizik yaknl bulunmayan kimselerin oluturduu bir toplumsal kategoridir. Belli bir kitleyi oluturan kiiler birbirleriyle etkileim iinde bulunmazlar, ancak ilgi ve beenileriyle bakalarndan ayrrlar. Ayn gazeteyi okuyanlar, ayn mzik sanatsn dinleyenler, ayn aktrn filmlerini izleyenler arasnda karlkl anlaml ilikiler mevcut olmad, aralarnda hiyerarik bir iblm vs. olmad iin bir toplumsal grup olarak deerlendirilmezler. Ayn ekilde aralarnda fizik bir iliki olmad, ayn yerde bulunmadklar iin yn olarak da kabul grmezler. Ortak paydalar uyarann ayn olmasdr. Gnmzde, bu trden kitle aratr-

malar; moda, kitle iletiim aralar, pazarlama vs. gibi alanlarda nemli hale gelmitir. Bir dier nemli toplumsal kategori rnei aznlklardr. Aznlklar, toplumun egemen yelerinden belirgin farkllklar nedeniyle ayrmcla tabi tutulan kiilerden oluan kategorilerdir. Aznlk yelerinin tanmlanmasnda konutuklar dil, inan, derilerinin rengi vb. gibi eitli zellikler belirleyici olabilir. Bir toplumda aznlklarn ortaya k; ekonomik veya siyasal nedenlerle gerekletirilen gnll ya da zorunlu gler, toprak ilhaklar, smrgecilik vs. gibi eitli yollarla olabilir. Ayrca, toplumsal aznlk kavramn, saysal aznlk ile de kartrmamak gerekir. rnein apartheid rejiminin hkm srd dnemde Gney Afrikada Bantu yerlileri buradaki Avrupallardan sayca ok fazla idiler, fakat Avrupallar egemen, Bantular ise aznlk statsnde Avrupal ynetici snflar tarafndan toplumsal yaamdan dlanm ve eitli basklara maruz braklmlard. nsanlar belli kstaslara ve zelliklere gre trlere ayrma olarak tanmlanan kategoriletirmenin zel bir tr de kalpyarglardr. nsanlarda gerekten var olan bir zellie dayal olarak gelitirilen kategorilerden farkl olarak kalpyarglar, var olduu sanlan, varsaylan bir zellie dayanrlar. Dolaysyla bilimsel kantlara dayanmazlar. Kulaktan dolma bilgilerle retilirler. Genelletirme ve zellitirme eilimlerinin bir sonucu olarak gelitirilen yarglardr. rnein Trkiyenin herhangi bir ehrinden tandmz 3-5 kiiden hareketle o ehrin tamamna ilikin bir genellemeye varmak gibi. Bunun tersi de sz konusu olabilir: rnein herhangi bir ehirden ya da lkeden olanlara ilikin genellemeci yargmz, o ehir ya da lkeden daha nce hi tanmadmz birisine uygulamamz gibi... Sonu Bireyin toplumla ilikisi ve toplumun genel ileyii, bir anlamda, bu derste tanmlamaya ve tantmaya altmz gruplar, ynlar, kitleler vs. ierisinde ve araclyla gerekleir. Hatrlanmas gereken bir husus; toplumsal hayatn duraan bir hayat olmaddr. Tam tersine toplumsal hayatmz son derece deikenlikler ierir ve dinamiktir. Bireyler olarak bizler, gndelik hayatmzda btn bu farkl birliktelikler ierisinde oluyoruz. Sabahleyin uyanp yataktan kmakla balayan ve akam eve dnp uyuyana kadar geen sre ierisinde, toplumsal gruptan toplumsal ynlara varncaya dek birok farkl topluluk ierisinde bulunuyor, iinde bulunduumuz yapya uygun davranlar sergiliyor, sergilemediimizde belki ayplanyor ya da sergilemeyenleri ayplyoruz; kategorilerden, kitlelerden, kalpyarglardan vs. sz ediyoruz. Dahas bazen kat zerinde duraan, birbirinden ayr ve kopuk grnen bu farkl topluluk tiplerini ayn anda yaamak durumunda kalabiliyoruz. Toplumsal grup, toplumsal yn, toplumsal kategori gibi kavramlarn incelenmesi, sistematik zmlemenin ilk admdr. Bu tanmlamalar, aratrma sorularn ortaya karr. rnein, toplumsal grubun tanm, grup iinde aratrlmas gereken etkileimler, deerler, dayanma vb. gibi deikenleri ortaya karr. Bir grubun yelerinin grupla zdeimi bir baka gruba gre daha gl ya da daha zayf olabilir. Bir grubun yelerinin birleriyle ilikileri bir dier gruba gre daha youn ya da gevek olabilir. Okuma nerileri Toplumsal grup, grup kimlii, grup etkileimleri vs. iin metnin dipnotlarnda verilen eserler haricinde- 8. dersin okuma nerileri ksmnda da zikrettiimiz u almalara baklabilir: D. Krech, R. S. Crutcfield ve E. L. Ballachey, Cemiyet inde Fert, 2 cilt, ev. Mmtaz Turhan, stanbul: MEB Yay., 1970-1971; D. Krech, R. S. Crutcfield ve E. L. Ballachey, Sosyal Psikoloji, ev. Erol Gngr, stanbul: tken Neriyat, 2007; G. C. Homans, nsan Grubu, ev. O. Onaran, B. Oran ve . Oskay, Ankara: TODAE Yay., 1971.

alma Sorular
1.

Birincil gruplar ikincil gruplardan nasl ayrt edersiniz? Kendi yaantnzdan rnekler vererek tartnz. Birincil grup-ikincil grup (Cooley), cemaat-cemiyet (Tnnies) ve mekanik dayanma-organik dayanma (Durkheim) eklindeki tasnifleri karlatrnz ve bu tasnifler arasndaki benzer ve farkl ynleri tartnz. ehirlere g gelimi veya gelimekte olan lkelerde cemaat balarnda kopmaya yol aar. grn birincil gruplar/i grup/cemaat tanmlarn dikkate alarak tartnz. Cemaat duygusu modern toplumlarda kaybolmutur. Lehte ya da aleyhte delillerle birlikte, bu tezi tartnz.

2.

3.

4.

10.Hafta e-Ders Kitap Blm

10. Ders Do. Dr. Ycel Bulut Ak ve Uzaktan Eitim Fakltesi Sosyoloji Blm Sosyolojiye Giri I 10. Hafta e-Ders Kitap Blm

ZET Gruplarn ya da toplumlarn belirleyici zellii, bir btn oluturmalardr. Btnleme ise, yani paralarn her birinin dierleriyle birlikte var oluu yaplamayla birlikte salanr. O nedenle, yap kavram, sosyolojinin nemli, belki de en nemli, fakat zerinde bir gr birliinin salanamad ya da en az salanabildii kavramlardan bir tanesidir. Toplumsal yap kavramn ilk kullananlardan biri Herbert Spencerdir.1 Spencer, bu kavramla neyi kastettiini aklamak iin biyolojik benzetmelerin (organik yap ve evrimle kurduu analojiler vb. gibi) oka etkisinde kalmtr. Sonraki dnemde pek ok sosyolog ve antropolog toplumsal yap kavramna bir aklk salama abas ierisinde olmularsa da, yaptklar tanmlar birbirlerinden epeyce farkl olmutur. Yap kavramn kiileraras ilikilerin yapsal biimi (Radcliffe-Brown); toplumdaki kalc, srekli, rgtlenmi ilikilerin oluturduu temel grup ve kurumlarn btn (M. Ginsberg); toplumsal rollerin bilekesi (S. F. Nadel, H. Gerth ve C. W. Mills) olarak belirleyen grler vardr.2 Btn bu yaklamlar; ne kardklar hususlarn ya da vurgularn farkllamasna karn, toplumun belli bal elerini belirlemeyi amaladklar, bu elerin birbirleriyle nasl ilikili olduklarn ve bu ilikilerin/balantlarn nasl olup da paralarn tmn aan zelliklere sahip srekli bir btn ortaya kardn aratrmay amalarlar. Yap kavram genellikle bir dzen, dzenlilik, rgtlenme zelliklerini akla getirir. Nitekim paralar arasnda dzenli, uyumlu ilikiler bulunmayan oluumlar bir sistem olarak grlmezler. Bu erevede, yapnn duraan bir zellik ierisinde olduu sylenebilir. nceleme kolayl asndan, sosyologlar da, toplumun duraan/statik yan ile dinamik yann birbirinden ayrtrmay tercih etmilerdir (Comteun sosyoloji iin nerdii toplumsal statik ve toplumsal dinamik ayrmna benzer olarak). levselci ve yapsal-ilevselci yaklamn bir uzants olarak da deerlendirebileceimiz tarzda, toplumun nasl dzenlendiinin anlalmasnda benimsenen yaklamlardan bir tanesi, toplumsal davran kiilerden ayrtrarak statlere balayarak ie balamaktr. Bunun bir devam olarak da, her bir toplumda bu statlere bal olarak belli ayrtrmalarn, sralamalarn meydana geldii, sonrasnda da bu sralamalardan hareketle de tabakalamalar aratrlmaya, deerlendirilmeye allr. Bu derste, toplumsal statler zerinde durulmaya allacaktr.

1 Tom Bottomore, Toplumbilim: Sorunlarna ve Yaznna likin Bir Klavuz, ev. nsal Oskay, 2. Bask, stanbul: Beta Basm Yayn Da., 1984, s. 112. 2 E. Mine Tan, Toplumbilime Giri: Temel Kavramlar, Ankara: A Eitim Fakltesi Yay., 1981, s. 62.

Toplumsal Stat Stat szc, durum anlamndaki Latince statustan tremitir. Szck Bat dillerinde 18. yzyldan itibaren, hukukta bir durumu veya konumu ifade etmek iin (rnein, meden durum, zencilerin yasal statleri, gndeliki-iilerin statleri vb. gibi) kullanld ve bu anlamyla gnmze dek ulat. Williams, aaya alntladmz paragrafta, stat kavramnn kkenini, tarihsel sre iinde kazand yeni anlam ve ada sosyolojideki konumunu ksaca zetliyor: Sk sk daha kesin ve llebilir bir terim olarak classa (snf) tercihen nerildii modern sosyolojide, yeni bir genel anlamda kullanlmasyla birlikte, szck zorlar. Classn grup, mertebe ve oluum eklindeki balca anlamna gnderme yapmadan, bunu akla kavuturmak olanaksz. Belli ki statusn ne grup ne de oluum anlamnda ak bir anlam yok, asl nemi mertebeyi anlatan yeni ve modernletirici bir terim olmasnda (mertebe [rank] teriminin devralnmaya ve resmiyete ilikin armlarn tamaz). Dolaysyla yalnzca bu anlamyla class szcnn yerine geirilebilir. (...) Szcn kullanm ou zaman Max Webere ve onun Marxa ait snf kavramn eletirmesine kadar gtrlr. (...) Marxtaki balca anlamyla classn salt ekonomik etkenlerinden baka motivasyonlar olan bir toplumsal grubu kapsayacak biimde geniletilebilir bu anlam: gruba veya ayr bir toplumsal duruma uygun sosyal inanlar ve idealler gibi motivasyonlar. Daha yakn zamanlarn sosyolojisinde, bu nemli toplumsal gzlem, genelletirilen bir mertebe dzeni eklinde soyut bir anlama aktarld: toplumsal stat... bir kii, aile ya da akrabalk grubunun toplumsal sistemde dierlerine gre tuttuu konum... Toplumsal statnn birka kiinin dorua yerletii hiyerarik bir dalm vardr... (A Dictionary of Sociology, G. D. Mitchell, 1968). Bu, rekabeti ve hiyerarik toplum modeline olaand bir teknik derinlik getirmitir. Status sreklilii olan bir deikendir, ama gzlemlenebilir bekleriyle birlikte mertebe anlamyla snfa kar, belirli grup ya da oluum imalar olan bir lm terimi olarak bunlar avantajlardr. Ayn zamanda dezavantajlardr, nk terim (geleneksel armlarndan) grnte nesnel stat belirleme srecini kartrmas kanlmaz olan sayg ve zsayg elerini miras olarak alr. Mertebenin nvanlar ve kuaklar varken, statnn simgeleri vardr. Fakat bunlarn yalnzca sergilenebilmesi deil, edinilmesi de karakteristiktir; nesnel ya da sahte-nesnel gstergeler, bu durumda znel ya da srf gsterie dnk vurgularla kartrlr. Bu zellemi, ama artk yaygn anlamyla statnn dilinin zellikle indirgenmi bir anlamda (mertebe) snfn dili halini almas ok anlamldr. Oluum, hatta daha geni grup anlamnda snfn stn iziyormu gibi grnme ve de hiyerarik ve bireysel olarak rekabeti olmakla kalmayan, z bakmndan tketim ve gsterile tanmlanan bir toplum modeli sunma avantajlarna sahiptir bu. Dolaysyla sreklilii olan bir toplumsal stat skalas, evin oturma odasna yansyan yaam biimi stne temellendirilmitir (...). Birimler stat gruplar, hatta stat sistemi olacak biimde gruplandrlrken, llmekte olan yaama biimi, ister mallar ve hizmetler olsun ister kamuoyu olsun, piyasa aratrmasyla tanmlanr. nceden yasal durum ya da genel durumu anlatan (...) terim de bu durumda uzlal modern kullanmyla, btn toplumsal sorunlarn devingen bir tketici topluma indirgenmesinin emrine amade bir terimdir.3 Stat, zellikle Max Weber sosyolojisi balamnda nem kazanan ve ada toplumlarn tabakalama sistemlerinin analizinde youn biimde kullanlan bir kavramdr. Balarken kavramn, bir giri metninde sunulandan ok daha zengin ve karmak bir ierie sahip olduu konusunda bir uyarda bulunmak gerekiyor. Konunun bu boyutunun ve tartmann taraflarnn daha ak ifade bir ifadesi Turnerin u ifadelerinde yer alr: (...) tartma, ksaca Karl Marxn (1818-1883) almalarndaki toplumsal snfn politik ekonomisi ile Max Weberin sosyolojisi arasndaki kartlk olarak ifade edilebilir. Marxa gre, toplumdaki asli blnmeler ve sonuta oluan toplumsal tabakalamann tm biimlerinin temelleri ekonomik niteliklidir, yani zel mlkiyete sahiplikle ilgilidir. Marksist sosyolojiye gre toplumlardaki eitsizlik, blnme, hiyerari ve ayrmlarn nedeni, asl olarak ekonomik ilikilerde bulunabilir. Ayrca, bu ekonomik ilikiler, ancak tarihsel zmlemeyle anlalabilir. Bu nedenle Marksist sosyoloji, ou zaman tarihsel materyalizm olarak tanmlanr. Oysa, Weberin almalarn izlediimizde, toplumsal tabakalamann bir ok boyu3 s. 364-365. Raymond Williams, Anahtar Szckler: Kltr ve Toplumun Szvarl, ev. Sava Kl, 3. Bask, stanbul: letiim Yay., 2007,

tunun (rnein g/iktidar, ekonomik ve kltrel farkllklar) olduunu grrz. (...) Stat kavramn evreleyen tartma, sosyolojideki kuramsal yaklam farkllklaryla ilintilidir. Bu tartma, toplumdaki eitsizlik boyutlar ve boyutlar arasndaki ilikiyle balantldr. Bu konu nemsiz gibi grnse de, bak as farkll, gerekte tarihe baktaki farkllklar ierir. Ksaca, Weberci ve Marksist sosyolojiler arasndaki gerilimler, ekonomik snf ya da stat gruplarndan hangisinin toplumsal tabakalamann en nemli gesi olduu ve bundan dolay da modern toplumlardaki politik atmann nitelii etrafnda odaklanmaktadr. Klasik Marksizm, sosyalizmde zel mlkiyetin ortadan kaldrlmasyla toplumsal snflarn yok olacan ngrmken, Weber, hem kapitalizm hem de sosyalizmde stat farkllklar ve stat-grup atmalarnn sreceini iddia etmitir.4 Toplumsal ilikilerin daha ok uzlamayla m yoksa atmayla m tanmlanmas gerektii konusu, sosyolojideki temel tartmalardan bir tanesidir. Toplumsal uzlama kuramlar, bu erevede, toplumsal dzenin varln nasl srdrdn aklamaya alr. atma sosyologlar ise, anlama ve uzlama alanlarndan ziyade, atma, gerilim ve dzensizliin yaygnlna vurgu yaparlar. Gnmzde, bu konu her iki boyutun da belli bir nemi ve etkisi olduunu belirten yaklamlarn gelimesiyle birlikte bu tartma bir ynyle alm grnyor. Stat konusunun ele alnmasnda, Turnere gre, ABD ve Avrupa sosyolojileri arasndaki farkllklar da nemli olmaktadr: Birleik Devletlerdeki stat tabakalamasnn tarihsel geliiminin Avrupadaki snf sistemlerinin geliiminden baz bakmlardan farkl olduunu grebiliriz. Birleik Devletler, feodal bir soyluluk geleneini miras almamtr. G, hem lkenin deer sistemi ierisinde temel bir bileen olarak bir bireysel baar duygusu hem de ayr ve rakip etnik topluluklar biiminde rgtlenmi olan bir toplumsal sistem oluturmada kritik bir rol oynamtr. Bu tarihsel farkllklar, Amerikan ve Avrupa sosyolojilerindeki toplumsal tabakalamaya olduka farkl olan yaklamlar bir dereceye kadar aklamaktadr. Avrupa kkenli sosyal kuramlar, endstriyel toplumlardaki ekonomik snflarn rolyle ilgilenirken, Amerikan sosyologlar ise bireylerin toplumsal hareketlilii almalar, mesleki yap zmlemesi (...) ve saygnla ilikin znel duygularla (...) daha ok ilgilenmilerdir.5 Ayn yerde, Turner, Amerika balamnda Warner Sosyoloji Okulunun6 almalaryla Weberin stat kavramna ilikin atma perspektifinin dntrldn, asl erevesinden saptrldn, stat ve snf kavramlarnn birletirildiini ve atmann bilinci biimlendirmedeki neminin gz ard edildii tespitini yapmaktadr: Toplumsal tabakalama, saygnlk mertebelendirilmesiyle eitlenen daimi bir konumlar derecesi olarak grlmtr. Bireylerin, kendi kiisel abalarnn sonucunda bu derecelendirilmi konumlar iinde hareket ettikleri dnlmtr. Kaynaklar tekelletirmek iin sosyal kapanma uygulayan stat gruplar dncesi, toplumsal hareketlilik frsatlarnn hayli fazla olduu snfsz bir toplum olarak Amerikan imgesi lehine terkedilmitir. Hem Marxn hem de Weberin sosyolojilerinde grdmz toplumlarn tarihsel dnmlerinin dinamik srecindeki temel geler olarak snf atmas ve stat rekabetine odaklamann yerini, Warner Okulunun topluluk almalar ile K. Davis ve W. E. Mooreun yapsal ilevselci tabakalama kuramnda uzlamaya yaplan vurgu almtr.7 Stat kavramnn farkl yorumlarna ilikin Turnerin altn izdii bu durum, Gordon Marshall tarafndan da farkl bir biimde dile getirilmektedir: Sosyolojide stat konusunda iki yaklam vardr. Daha zayf olan anlam erevesinde stat, bir kiinin toplumsal yapda igal ettii konum (retmen vb. olarak) anlamna gelir ve genellikle, stat-rol dncesini akla getirmek iin toplumsal rol nosyonuyla birletirilir. Daha gl anlamyla ise, stat gruplar ya da katmanlarnn hukuksal, siyasal ve kltrel ltlerle derecelendirilip dzenlendii bir toplumsal

4 Bryan S. Turner, Stat, ev. Kemal nal, Ankara: Doruk Yay., 2000, s. 12-13. 5 Bryan S. Turner, a.g.e., s. 22. 6 1930 ve 1940larda isminden oka sz edilen Amerikal sosyolog William Lloyd Warnerin (1898-1970) almalar ve dnceleri etrafnda ekillenen yaklamlar ifade ediyor. Warnerin temel almas, literatrde Yankee ehri Aratrmalar olarak bilinen, New Englandn 1930larn balarndaki yaamyla ilgili, snf, cemaat, fabrika yaam, etnik gruplamalar, din ve sembolizm zerinde duran, arpc ve etkili cemaat aratrmasdr. 5 cilt olarak yaynlanan eserin Social Life of a Modern Community (Modern Bir Topluluun/Cemaatin Toplumsal Hayat, 1941) baln tayan ilk cildi, onun sosyolojisinin temelini oluturmaktadr. Bu ciltte Warner, tarihsel olmayan ilevselcilii ayrntl bir ekilde ortaya koyuyordu. Bu konudaki yorumlar nedeniyle ciddi eletirilere de urad. Her ne kadar benimsedii snf gr, analitik bakmdan ayr kavram olan snf, stat ve partiyi, snfn dikey bir boyutunun iine dahil etmi olsa ve snftan ok (aslnda) bir prestij lt tasa da, onun bir akademik tabuyu ykp, ABDde tabakalamann tartlmasnn yolunu at da kabul edilmelidir. Bkz. Gordon Marshall, Sosyoloji Szl, ev. Osman Aknhay ve Derya Kmrc, Ankara: Bilim ve Sanat Yay., 1999, s. 791. 7 Bryan S. Turner, a.g.e., s. 22-23.

tabakalama biimini anlatr. Stat konusundaki bu yaklamn birok versiyonu vardr. rnein hukuk kuramcs Sir Henry Maine, Bat toplumunun tarihini, statden szlemeye gei; yani, hiyerarik bakmdan dzenlenmi katmanlara dayal feodal rgtlenmeden, birbirlerine szlemeler araclyla bal bireyler arasndaki piyasa ilikilerine gei ekseninde kavramsallatrabileceimiz grndeydi. Max Weber de, snf, stat ile partiyi birbirinden ayrarak kategoriletirdii nl iktidar kuramnda, snflar, stat gruplar ile siyasal partiler arasndaki ilikileri buna benzer bir tarihsel bakla ele almt.8 Kavramn ok boyutluluuna ve karmaklna ilikin bu balang ve genel bilgilendirmeden belki de genel bir hatrlatma yaptktan- sonra, gerek snf kavramn ve gerekse tabakalama konusunu ilerleyen haftalarda ayrntl bir ekilde ele alacamz da belirterek, stat ve onunla ilgili belli kavramlarn ksaca tantmna ve deerlendirmesine geebiliriz. Stat, toplumsal yapnn [ayn zamanda toplumsal tabakalamann] en kk birimleri olarak deerlendirilir ve ksaca bireyin toplum yaps iindeki yeri, konumu, mevkii9 olarak tanmlanr. Stat, onu igal eden kiilerin zelliklerinden, ahslarndan bamsz olarak nitelendirilip deerlendirilmitir. Birer soyutlamadrlar. Toplumsal grup iinde belli bir yerin, dier yerlere gre belirlenmesidir. Bu ynyle, stat kavramnn tm tanmlarnda somut belli kartlklar ya da karlatrmalar gizlidir. rnein kadnn statsnden sz ediyorsak eer, bu her zaman erkein statsne gre yaplan bir deerlendirmedir. Elitler kavram, elit olmayanlarn olduunu da ifade etmektedir. Trklerden sz etmek, Trk olmayan birilerinin bulunduunu da ifade ediyoruz demektir. Belli bir statnn iyi, nemli, g, sradan ya da kt olarak nitelenmesi onun saygnln (prestijini) oluturur. Herhangi bir statnn saygnl, o staty igal eden kiinin rol davrannn deerlendirilmesinden farkl bir husustur. Statye ilikin toplumsal deerlendirme statsel saygnlk olarak adlandrlrken, o staty igal eden kiinin kendisinden beklenen rolleri ne lde baarl bir ekilde yerine getirdii kiisel saygnlk olarak adlandrlr. Statsel saygnlk, kiisel saygnln bir garantisi deildir. Toplumda yksek bir statye sahip bir meslei (doktorluk, avukatlk, yneticilik, siyaset vb. gibi) icra eden herhangi bir kii, sergiledii toplum tarafndan ho karlanmayan- kimi gayr ahlak davranlar nedeniyle mesleinin statsne e deerde bir kiisel saygnla sahip olmayabilir. Toplumsal statler, genellikle iki yolla kazanlr: (1) Doumla edinme [verilmi stat] Biyolojik faktrler: Ya, cinsiyet, rk ve baka fizik zellikler gibi biyolojik faktrler, baz statlerle yakndan ilgilidir. Hemen hemen tm toplumlarda yala ilgili olarak baz stat ayrmlar kabul edilir: Semenlik, meden haklardan yararlanma, askerlik, memuriyete giri, evlilik vb. gibi baz statler belirli yalarla balantldr. Ya deiiklikleri fizyolojiden ziyade kltrel kalplarla ilikilendirilebilmektedir. ocukluk stats ilkel ve meden toplumlara olduu kadar, zamana ve koullara bal olarak da deiebilmektedir. rnein Spartada hastalkl ve sakat ocuklar genellikle dalarda lme terk edilirken, ada toplumlarda bundan tamamen farkl bir gr saygnlk kazanmtr. ada toplumlarda eitim sresinin uzatlmas, evlenme yann ykseltilmesi, ocuk yata almann yasaklanmas vb. gibi uygulamalarla ocukluktan yetikinlie gei sreci uzatlmaktadr. Yallk stats, zellikle sanayileme ncesi toplumlarda byk bir saygnlk ve g belirtisi olarak grld de hatrlanmaldr. Deimez ve kolaylkla grlebilen fiziksel bir zellik olmas nedeniyle cinsiyet de, stat ayrmna elverili bir zemin tekil etmektedir. Meslek, dnsel uralar, siyasal sorumluluklar ve teki pek ok faaliyet eitleri her toplumda kadn ve erkek asndan deiik ltlere dayandrlmaktadr. Gnmzde boyutlar eitli disiplinlerin rettii bilgiler nda tartlr olmakla birlikte- her toplumda kadn ve erkek ayrmna dayal bir iblmnn retildii gzlemlenmektedir. Kadn ve erkek statleri ayrmn biyolojik temele indirgemek, antropolojik verilerin erkein stn gc ve yapsna dayanan merulatrma abalarn da epeyce zorlamaya balamtr. Yalnzca erkeklerin fizyolojik zellikleri, gc vs. gibi nedenlerle grebilecei ilerin, dolaysyla da sahip olaca statlerin farkl kltrler arasnda deikenlik arz ettii grlmektedir. Baz toplumlarda kadnn erkekten daha gl ve daha stn statlere sahip olduu da grlmektedir.
8 9 Gordon Marshall, a.g.e., s. 697. E. Mine Tan, a.g.e., s. 64.

Doumla sahip olunan staty belirleyen biyolojik zelliklerden bir dieri de rktr. Belli toplumlarda ve belli zamanlarda, bir rkn dierine gre daha yce ya da daha aa statlerde tanmlanmas gibi... Bu kategorilendirmeler ve ayrtrmalar, belli ilerin, mesleklerin ve statlerin yalnzca belli rklara zg klnmas gibi sonular douracaktr. Bireyin yesi bulunduu ailenin toplumsal stats, o kiiye kendinden bamsz olarak belli statlerin yklenmesinin sebebi olabilir. Bunun yan sra, ailenin toplumsal stats ve imkanlar, kiinin kendi uralar sonucunda elde edebilecei dier statlere eriimde bir balang noktas oluturacaktr. Servet, eitim, meslek, din ve mezhep gibi stat belirleyici zellikler pek ok zaman kiinin soy ve aile ilikilerine bal olarak statsnn sonularyla da ilikilidir. Bu anlamda aile; toplumsal stats nedeniyle, baz statleri ocua dorudan temin ettii gibi, toplumsallatrma srecindeki nemli konumu nedeniyle ocuun stat ynelimlerini de belirleyebilmektedir. (2) Bireysel nitelik ve uralarla kazanma [kazanlm stat]. Doumla edinilen statlere ilaveten, bireyler toplumsal hayatlarnda yeteneklerine ve uralarna bal olarak farkl statlere de sahip olabilmekte, ada toplumlar da onlara bu isteklerini gerekletirme frsatlar sunabilmektedir. Bu erevede, bireylerin daha farkl statler elde etmelerinin bir arac eitimdir. Eitim biimi, sresi ve derecesi stat kazanlmasnda nemli bir faktrdr. Eitim grm olmak, eitimli olmak bal bana bir stat kayna olabilmektedir. Fakat eitimin yaygnlamas nedeniyle, eitimin tek bana bir stat gstergesi olmaktan kmas durumlarnda bile, eitim grlen alan (rnein mhendislik, tp, hukuk, siyaset bilimi vb. gibi) yksek statlere giri imkanlar sunmaktadr. Meslekler ve mesleklerin toplumsal yapdaki ilevi, toplumsal ileyiteki nemleri de bireylerin toplum ierisindeki konumlarn belirlemede kullanlan bir lt olarak grlmektedir. Uzmanlamann ve iblmnn artmasyla birlikte, meslekler ve grlen iler giderek birbirinden ayrr ve her birine farkl deer verilir. Bu anlamda bir tp doktorunun stats ile bir teknisyenin stats ve doal olarak da bu statlerin bireye kazandrdklar ayn dzeyde olmaz. Bu farkllatrma ve sralama her toplumda karmza kan bir durum olmasna karn, meslek hiyerarilerindeki sralamalar toplumdan topluma farkllklar gsterecei aktr. (Bu benzerlik ve deikenlik durumu, doumla elde edilen statler iin de ayn ekilde sylenebilir. Baz toplumlarda yallk olumlu bir zellik iken, baz toplumlarda bunun tersi bir durum sz konusu olabilir. Irk ve inan iin de benzer bir durum sz konusudur.) Toplumsal tabakalama ve toplumsal hareketlilik konusuyla da yakndan ilikili olan bir husus da udur: Eitimle, meslekle ya da servet biriktirmekle elde edilen yeni ve daha st statlere ulaan bireylerin, o staty igal eden bireyler ya da gruplar tarafndan hemen ilk bata kolaylkla benimsenmedii de hatrlanmaldr. Belli statlere giren yeni bireylerin, belki bu statleri elde etme biimlerine ve ilgili statnn gerektirdii varsaylan rolleri icra edip etmemelerine bal olarak, belli bir sre iin sonradan grme muamelesi grdkleri ve sonraki kuaklarda bu dlanma durumunun ortadan kaybolduu gzlenmektedir (rnein, feodalite dneminde para ile soyluluk unvanlarnn satn almak suretiyle aristokrasi snfna dahil olmak gibi). Toplumsal sistem iinde herkesin birden fazla statye sahip olduu aktr. nk herkes birden fazla gruba yedir ve her bir grup ierisindeki yeri ve konumu ayr bir deerlendirmeye konu edilir. Ayn anda birilerinin ebeveyni, birilerinin ocuu, birilerinin kardei, birilerinin arkada, baz ikincil gruplarn yesi, bir renci ve ayn zamanda da belli bir meslek mensubu olabiliriz. Btn bu farkl grup ve stat ierisinden, kendimizi daha fazla ait hissettiimiz, kendimizi zdeletirdiimiz ve toplumda o statyle anlmay tercih ettiklerimiz vardr. Ayn ekilde, toplum da bizi bu farkl statler ierisinden belli bir tanesiyle anmay tercih edebilir. rnein, kendimizi karmzdaki kiiye/kiilere mesleimizi merkeze alarak tantmay tercih edebiliriz. Komumuz Ahmet Beyi, Fatma Hanm cinsiyetinin, hangi ehirli olduunun, hangi dnce yapsna sahip olduunu dikkate almakszn yapm olduu ile tanmlayabilir, ilikimizi o stat zerinden kurup gelitirebiliriz: Doktor, mhendis, avukat vb. gibi. Toplumda belirleyici nemde grlen bir gruptaki stat, bireyin kilit stats [anahtar stat] olarak adlandrlr. Dier statler ikincil bir konumda kalabilir. Ancak, bireyin pek ok gruba ye olmas, buna bal olarak pek ok staty igal etmesi ve pek ok rol icra ediyor olmas aslnda btn bu stat ve rollerin bireyin yaam tarz, dzeni zerinde belli etkilerde bulunacaktr. O nedenle, bireyin her eyini yalnzca kilit statsnn belirlediini dnmek eksik olacaktr. Hatta,

bireyin statlerinin dier aile fertlerine de etkide bulunaca, ayn zamanda kendisinin statsnn de dier aile fertlerinin statlerinden etkilenebilecei de dnldnde mesele toplumsal aratrmalarda bireyin evre faktrlerine de dikkat etmeyi gerektirecek karmak, karlkl etkileimlerin bolca olduu bir hal alr.

Sonu Hemen her toplumda, bireyler arasnda belli zelliklerine ve yapp ettikleri ilere bal olarak belli farkllklarn, ayrmalarn ve eitsizliklerin olduu grlyor. Her toplumda, dolaysyla, belli statlere dierlerinden farkl saygnlk, gelir, prestij, otorite vb. gibi- dller atfedilmitir. Her toplum, o toplumsal iblm ierisinde karlanan belli grevlerin karln farkl cret ve deerlendirme sistemi ile deyebilir. Bireyler, toplum iinde igal ettikleri ve toplumsal hiyerarideki yeri/saygnl kendilerinden bamsz olarak toplumdaki iblmne bal ve dier ilere ve statlere greli olarak belirlenen belli statler ierisinde, bu statlerin gerektirdii belli rolleri yerine getirirler. Bu derste, sonraki derslerde ayrntl bir ekilde deerlendirmeyi hedeflediimiz toplumsal tabakalama asndan stat ve stat gruplarnn nemine ve bu kavram etrafndaki tartmalarn eitliliine pek fazla girmeden, stat kavramnn ieriini ksaca deerlendirmeye altk. Bir sonraki dersimizde, stat kavramyla dorudan ilintili ve birlikte dnlmesi gereken toplumsal rol kavramn ele almaya alacaz. Okuma nerileri Toplumsal stat konusunda, dipnotlarda verilen kaynaklara bakmak yeterli olacaktr. Toplumsal tabakalama konusunu ilerken daha ayrntl bir deerlendirmesini yapmay dndmz Max Weberin stat konusundaki yaklamlar iin bkz. Max Weber, Snf, Stat, Parti, Max Weber, Sosyoloji Yazlar, H. H. Gerth ve C. W. Mills (yay. haz.), ev. Taha Parla, 2. Bask, stanbul: Hrriyet Vakf Yay., 1987, s. 176-191.

alma Sorular
1. 2.

Toplumsal stat kavramnn ieriini dikkate alarak, igal ettiiniz statleri deerlendiriniz. En alt dzeydekinden en st dzeyde olana kadar bir toplumda yaayan bireyler ve aldklar roller birbirleriyle balantl olarak (rgtl biimde) dnldnde toplumsal yap ortaya kar.
a) c)

Bu paragraftan hareketle aadaki genellemelerin hangisine ulalabilir? Her birey stat ve rol bakmndan dierlerinden farkldr. Toplumsal yapnn bir ynndeki aksama dier ynleri de etkiler. Toplumsal yapnn oluumunda teknolojik faktrler nemli bir rol oynar. Toplumsal yap, stat ve rollerin rgtlenmi halidir. Toplumsal yapda yer alan bireyler tabakalara ayrlr.

b) e)

d) 3. a) c)

Aadakilerden hangisi verilmi statye bir rnek deildir?


b) e)

Gen Erkek Kadn Teyze Hekim

d)

4) Aadaki statlerden hangisi dierlerinden farkldr? a) Dershane retmeni b) Dershane erkek rencisi c) Dershane rencisi d) Dershane mdr e) Dershane bilgisayarcs 5) Aadakilerden hangisi verilmi statye rnek tekil etmez? a) Mdr ya da retmen olmak b) Bir kiinin amca olmas c) Zenci ya da beyaz olmak d) Bir kadnn teyze olmas e) Bireyin kz ya da erkek olmas

cevap anahtar: 2) d; 3) e; 4) b; 5) a

11.Hafta e-Ders Kitap Blm

11. Ders Do. Dr. Ycel Bulut Ak ve Uzaktan Eitim Fakltesi Sosyoloji Blm Sosyolojiye Giri I 11. Hafta e-Ders Kitap Blm

ZET Bir nceki derste toplumsal stat zerine durmutuk. Hatrlanaca zere, toplumsal stat bireyin toplumsal yap ierisinde konumunu gstermekteydi. Toplumsal statnn, toplumdaki geerli toplumsal deer ltlerinin kullanlmasyla ulalan bir kurgu, bir soyutlama olduunu belirtmitik. Stat, bakalaryla mukayese edildiinde bireyin toplum ierisindeki yerini, konumunu, mevkiini gstermekteydi. Bu derste ise, toplumsal statyle dorudan alakal, sosyolojik teoride anahtar bir kavram olan toplumsal rol konusu zerinde durulacaktr.

Toplumsal Rol Bir sinema filmini, tiyatro oyununu ya da televizyon dizisini dnelim. Aktrler, filmlerde kurgusal ya da tarihsel bir karakterin kiilik ve davranlarn stlenirler. Baka bir deyile, geici bir sre iin, bir film/ oyun sresince canlandrd kiiymicesine oyundaki roln sergiler. Toplumsal rol kavram da, aslnda, bu role benzer. Tek bir farkla: Toplumsal rolde birey kendini oynamaktadr. Toplumsal rol, bu anlamda, geici ya da kurgusal bir ey deildir. Toplumsallama srecinde bireyler tarafndan renilir ve iselletirilir. Bireyin dahil olmu olduu gruplar ierisinde oynanmaktadr. Rol kavram, belirli bir stat ya da toplumsal konumlara atfedilen toplumsal beklentileri ortaya koyar. Onun zerinden, bu tr beklentilerin gerekleip gereklememe sreci analiz edilir. Toplumsal rol kavram ve teorisi, zellikle yirminci yzyln ortalarnda yaygnlk kazanmt; ancak gelen youn eletirilerle birlikte bu etkisini yitirmeye ve daha az kullanlmaya balanmsa da, hala sosyolojik analizde temel bir kavram olarak kullanlmaya devam etmektedir. Gordon Marshalla gre rol kuram ierisinde birbirinden olduka farkl iki yaklam bulunmaktadr: Bu yaklamlardan birincisi, Ralph Lintonun sosyal antropolojisinin geliiminde rol oynam ve toplumsal sistem iinde yer alan rollerin yapsal bir deerlendirmesini sunmutur. Burada roller, kurumsallam normatif hak ve ykmllkler kmesi haline gelmitir: Talcott Parsonsn nl hasta rol deerlendirmesi buna gzel bir rnek niteliindedir. kinci yaklam ise, genel anlamda daha toplumsal-psikolojik niteliklidir ve rol yapma, rol stlenme ve rol oynama gibi aktif srelere odaklanr: Bu yaklam, sembolik etkileimcilik ve dramaturji geleneklerinin bir parasdr. Dramaturji, toplumsal yaam drama ve tiyatro metaforlaryla analiz etmektedir.1 Role ilikin yapsal bak, tpk bir retmenin rol gibi, toplumun iine bir stat yerletirir ve daha sonra bu statnn ideal tipine elik eden bir dizi standart hak ve devler ynn tanmlamaya alr. Rol, bu yaklama gre, toplumsal temeli olan bu beklentiler oluturmaktadr. Her rol, hepsinin de kendi beklenti kmeleri olan birtakm farkl ortaklklar beraberinde getirir: rnein bir retmen; her birinin olduka farkl beklentileri olan renciler, meslektalar, idarecileri, ebeveynler gibi rol ortaklar olabilir. Btn bunlar rol kmesini oluturmaktadr. Talcott Parsonsn toplum kuram temelinde yorumlanan bu rol anlayn karsnda, daha ziyade, rollerin ileyiindeki dinamik boyutlar zerine younlaan sosyal psikolojik yaklam bulunmaktadr. Bu yaklam; bireylerin oynadklar rollerin toplumsal yap ierisindeki yerini aklamaktan ziyade, bu rollerin yerine getirilmesi srecindeki etkileimler zerine younlar. Sosyal psikolojik yaklam; bireylerin dierlerinin rollerini stlenmesi, kendi rollerini ina etmeleri, kendilerine ait rollere kar dierlerinin tepkilerini tahmin etmesi vb. gibi hususlara odaklanr. Toplumsal rol, daha ziyade duraan bir olgu grnm veren statlerin dinamik ynn oluturmaktadr. Toplumsal roln farkl tanmlaryla karlalmaktadr: eitli almalarda rol kavramnn belli bir toplumsal statye ilikin olarak beklenen davranlar, belli bir toplumsal statde kiiden beklenen ilemlele onun gerek edimlerinin toplam, belli bir toplumsal statye ilikin gerek davran kalplar ya da beklenen davran kalplar olarak tanmland grlmektedir.2 Btn bu ve benzer tanmlar, roln rencilik, askerlik, memurluk, annelik, babalk, komuluk vb. gibibelli bir toplumsal statye ilikin davran kalplarna karlk geldiini iaret etmektedir. rnein cinsel rol, kiinin kadn ya da erkek olmas dolaysyla kendisinden beklenen ve/veya kendisinin gerekletirdii davranlardr. Belli bir statyle alakal haklar, grevler ve o staty igal eden bireyin yapmas gereken davranlara rol beklentileri (ideal rol) ad verilmektedir. Belli bir statdeki bireyin, o statyle ilikili davranlar ise rol edimini (gerek rol) oluturmaktadr. Herhangi bir statdeki bireyin davranlaryla bu statnn bir gerei olarak kendisinden beklenen davranlar arasnda belli bir uyum bulunmaktadr. Ancak bu uyumun her zaman tam olarak gerekleme1 2 Gordon Marshall, Sosyoloji Szl, ev. Osman Aknhay ve Derya Kmrc, Ankara: Bilim ve Sanat Yay., 1999, s. 624-625. E. Mine Tan, Toplumbilime Giri: Temel Kavramlar, Ankara: A Eitim Fakltesi Yay., 1981, s. 71.

yebilir ya da sreklilik arz etmeyebilir. Bu durum, btnyle bireyin kiilik zellikleri, evre koullar gibi faktrlerin etkisiyle oluabilir. Herhangi bir staty igal eden kii, o statden beklenen rollere kendi kiiliinden baz zellikler katar ve dolaysyla, ayn statde bulunan dier bireylerden gerek rol davranlar asndan farkllar. Rol beklentileri herhangi bir staty igal eden kiiden bamsz soyutlamalardr, o staty igal eden kiinin deimesi ve yerine bir bakasnn gelmesi staty deitirmedii gibi, rol beklentilerini de deitirmez. Kalknma, batllama, kentleme, sanayileme, nfus art, i veya d gler gibi tm toplumu etkileme zelliine sahip byk apl toplumsal dnmlerin, rol beklentileri ile rol edimleri arasnda bir farkllama douraca aktr. rnein, sanayileme, kentleme, g vs. nedenlerle kadn nfusun alma hayatna daha aktif bir biimde katlmasnn kadnlarn cinsel rol edimleri ile geleneksel cinsel rol beklentileri arasnda bir farkllama yaratacaktr. Benzer ekilde anne ve babann i hayatna girmelerinin aileye, ebeveynlere ve daha genelde aile ii rol dalmna ilikin geleneksel rol beklentilerinden farkllamalara sebebiyet verecektir. Toplumsal roller, basit gibi grnmekle birlikte, olduka karmaktrlar. Rollerin yerine getirilmesi, ancak rol kmesini oluturan dier bireylerle, dier ortaklarla birlikte mmkn olur. Toplum tarafndan aka belirtilmekle birlikte, bireyler, toplumsal rolleri toplumsal hayat ierisinde zamanla renirler. rnein retmenden beklenen belli roller aka belirtilmi olmasna karn, aka belirtilmemi olan fakat retmenin yapp ettii belli davranlar nedeniyle aa kan, baka bir deyile, rtk/gizli baz roller de sz konusu olabilir: Aka belirtilen belli bilgi ve becerilerin belirlenmi belli yntemler araclyla rencilere retmelerinin yan sra, aka belirtilmeyen ancak okul kurumu iinde ya da dnda davranlarna, giyim kuamna vs. hassasiyet gstermesi ve dolaysyla bu ynleriyle de retme ve eitme grevini srdrmesinin beklenmesi gibi. Bu, ayn zamanda, belli statleri igal eden kiilerin rollerinin yalnzca yaptklar i ya da icra ettikleri ii gerekletirdikleri mekann dnda da srd gereine bizi gtrmektedir. Herhangi bir kiinin toplumsal stats sadece baka kiilerin toplumsal statleri ile ilikili olduunda ya da onunla karlatrldklarnda sosyolojik olarak anlaml olabilirler. Ayn deerlendirmeyi toplumsal roller iin de yapabiliriz. Toplumsal roller, tek balarna var olmazlar, ancak baka roller araclyla tanmlanabilirler. Bireyin oynad eitli sosyal roller, kiilii iindeki dier rollerle ilgilidir. Bu roller tek tek veya btn olarak dier kiilerin rollerine de baldr. Bu ise rollerin tamamlayc olduunu gsterir.3 Statlerin baka statlere greli olarak deerlendirilmesi, anlamlandrlmas gibi... ocuksuz anne-babadan, rencisiz retmenden, iisiz iverenden, memursuz amirden vb. sz edilemeyecei gibi. Bu anlamyla roller, belli hak ve grev dizilerinden oluur ve bireyler arasndaki belli karlkl ilikileri temsil eder. Bir staty igal eden kiinin rol, daima, baka bir kiinin rol ile, baka bir deyile, bir kiinin hak ve sorumluluklar daima baka bir kiinin hak ve sorumluluklar ile dzenlenir ve snrlanr. Bu anlamda, (...) sosyal rollerin sosyal ilikilerin birer dzenleyici mekanizmas olduunu grrz. Kiiler sosyal rolleri sayesinde ve iinde, birbirleriyle eylemlerde bulunurlar. Anne-kz deneyimi srekli bir kiisel ilikidir, fakat bu iliki annelik ve kz evlatlk rolleriyle tanr. Hem anne hem kz bir dierince bilinen, beklenen ve yantlanan rntlemi tarzlarda birbirlerine kar eylemde bulunurlar.4 Hkmetler ile halk, milletvekilleri ile semenler, okul mdr ile retmenler, retmenler ile renciler vb. hep karlkl olarak belli hak ve sorumluluklara sahiptirler. Belli grevleri yaparlar. Karlkl olarak belli rolleri yerine getirirler. Bu ynyle roller, yalnzca davranlar ve ilikileri dzenlemezler; ayn zamanda belli bir durumdaki bireylere bakalarnn davranlarn tahmin etme ve bu tahmine bal olarak da kendi davranlarn belirleme, karsndaki muhtemel davranlara gre kendi davranlarn ayarlayabilme imkan salar. Rol olarak tanmladmz belli statleri igal eden bireylerin sorumluluklar, neyi nasl yapacaklarnn belirlenmesi yalnzca sayg, itaat, nezaket vb. gibi genel davran kalplarn belirleyen- deerlerle tanmlanmaz; ayn zamanda ilgili kurumlar tarafndan belirlenen kurumsal dzenlemelerle de belirlenmitir: retmenin, hakimin, polisin... mesleini ya da grevini icra ederken nasl davranaca belli kurallarla, hem de yazl olarak dzenlenmitir. En genelde kamu grevi grecek bireylerin, greve balarken grevlerinin gerei olan rolleri nasl yerine getireceklerine
3 4 Joseph Fichter, Sosyoloji Nedir?, ev. Nilgn elebi, 2. Bask, Ankara: Attila Kitapevi, 1994, s. 96. Joseph Fichter, a.g.e., s. 97.

ilikin bir ant itikleri de hatrlanmaldr. Toplumsal stat konusunu ele aldmz bir nceki derste Toplumsal sistem iinde herkesin birden fazla statye sahip olduu aktr. nk herkes birden fazla gruba yedir ve her bir grup ierisindeki yeri ve konumu ayr bir deerlendirmeye konu edilir. Ayn anda birilerinin ebeveyni, birilerinin ocuu, birilerinin kardei, birilerinin arkada, baz ikincil gruplarn yesi, bir renci ve ayn zamanda da belli bir meslek mensubu olabiliriz. demitik. Buna benzer ekilde, her bir birey igal ettii pek ok statye bal olarak yerine getirmesi gereken pek ok rol, sorumluluu olan bir kiidir. Toplum karmaklatka etkileme durumlar artmakta ve birbirinden farkl etkileme durumlarnda farkllk gsteren statler igal eden birey de buna paralel olarak ok sayda rol oynamak zorunda kalmaktadr.5 Birey bu pek ok saydaki roln gerei davranlar icra ederken, kimi zaman bu rollerin birbiriyle atmasndan kaynaklanan bir gerilim ve bask ierisinde olabilmektedir. Belli roller, baz durumlarda bizim rol kmesi ierisinde yer alan dier ortaklarmza kar tarafsz kalmamz gerektirebilir, ancak ayn rnekte rol kmesi ierisinde deerlendirebileceimiz ortamza ya da ortaklarmza kar daha yakn davranmak gibi bir eilim ierisinde de olabiliriz. Rollerin icras esnasnda yaanan toplumsal uzaklk ile toplumsal yaknlk arasndaki bu gerilim, sosyolojik terminolojiyle ifade edecek olursak, rol atmas olarak adlandrlr. retmen olan bir anne ya da babann, kendi rencileri arasnda olan kendi ocuu ile olan ilikisi, hakim ya da savc olan bir bireyin birincil grup niteliinde bir iliki ierisinde bulunduu herhangi bir yaknnn davasna bakmas vb. gibi durumlar bu rol atmasna verilebilecek rneklerdir. Kurumlar, ilerinin sistemli, verimli ve disiplinli bir ekilde yrtlebilmesi iin zellikle ikincil grup niteliinde deerlendirebileceimiz bir dizi kural koyarak bir toplumsal uzaklk duygusu yaratabilirler. Bunu baz rollerin, bu trden sorunlar zmeye dnk biimde aka belirlenmesi olarak da adlandrabiliriz. rnein, emir verme konumunda bulunan kiilerle astlar arasndaki yaknlamay engellemeye dnk kimi dzenlemelerin yaplmas gibi. Ordu ierisinde subaylar ile erler arasnda yaratlan toplumsal uzaklk duygusu gibi. Ancak kimi durumlarda, baarl bir nderlik ve yneticilik ast-st ilikisindeki toplumsal uzaklk duygusunun azaltlmas ve karlkl ilikilerin, kiisel balarn daha da artrlmasyla da salanabilmektedir. Rol atmalarnn bir baka biimi de kiinin yesi olduu bir gruptaki roln bir baka gruptaki rol ile badatrlmas olanann bulunmad hallerde ve lde ortaya kar. Kiinin adam ldrme konusundaki etik deerleri asker olarak savaa katlmas halinde sz konusu olan grevleri ile atabilir. Aile ya da meslek hayatndaki roller bazan bunlardan birinin ya da tekinin gerektirdii ideal davranlardan sapmaya neden olacak atmalara girebilir.6 Buna benzer rnekleri ve deerlendirmeleri oaltmak mmkn. Yaanan toplumsal deime ile birlikte, her birimizin stlendii roller de deiiklik gsterebiliyor. Baz toplumlar, bu trden atmalar statler, dolaysyla statlerin gerektirdii roller arasnda baz ayrmlar yapmak ve bu roller arasnda bazlarn dierlerine tercih etmek suretiyle amak yoluna gitmilerdir. Fakat bu durumun sorunlar btnyle zdn dnmemiz gerekmiyor. rnein, mevcut deer ve kurallarn kadnn temel roln e ve anne olarak belirlemesi, kadnn da doal olarak bu rol benimseyecei anlamna gelmez. Dolaysyla da, toplumun kadndan bu yndeki beklentileri ile i hayatna katlan kadnn kendisiyle ilgili tercihleri ve beklentileri arasnda bir gerilimin domas mmkndr. Farkl statlere ilikin roller arasndaki ilikinin her zaman bir atmaya neden olmas da bir zorunluluk deildir. Kimi zaman farkl statler ve roller arasnda birbirini destekleyici, glendirici, pekitirici durumlar da sz konusu olabilir. Bir avukatn, -savunma, araclk, i takibi, topluluk nnde konuma, mnazara yetenei vb. gibi- mesleinin gerektirdii roller sayesinde kolaylkla siyasal hayata atlabildii, siyasal hayatn gerektirdii rollere uyum salayabildii grlebilmektedir. Toplumdaki herkesin bir kilit/anahtar stats olduundan bir nceki derste sz etmitik. Kiinin anahtar stats gibi anahtar rol; bireyin zaman, ilgi ve enerjisinin ounu emen ve ayn zamanda kendisini en fazla zdeletirdii rol olacaktr. Toplumsal yap ierisinde hiyerarinin en st seviyesindeki kurum ekonomi ise anahtar roln ekonomik, baka bir kurum ise o kurumla ilgili icra edilen bir roln olmas dnlebilir. Birey, toplumsal hayat ierisinde bulunduu grup ve birlikler ierisinde pek ok eitli rol ve alt-roller
5 6 Altan Eserpek, Sosyoloji, Ankara: A DTCF Yay., 1981, s. 154. E. Mine Tan, a.g.e., s. 73.

oynar. Btn bunlara ramen, o toplumsal bir aktr olarak yine de tek bir kiidir. Sosyal kiilik, birey olarak tek tek pek ok ilevi yerine getiren, eylem iindeki bir yapdr. Bu bak asndan kii, oynad tm rollerin bileimi olan, bir toplam genellemi role sahiptir. (...) Genel rol, anahtar veya temel rolden farkldr. Kiinin yaamdaki duruu nasl tm sosyal statlerinin toplam ise, genel rol de tm rollerinin toplamdr. Genel rol, kiinin toplumdaki tm ilevlerini yanstan bir kavramdr. Genel rol kavram kiinin topluma katklar ile toplumun kiiden beklemeye altklarnn bir bileimidir.7 Sonu Bu derste, bir nceki derste ele aldmz stat kavramyla ilikilendirilen rol kavram ele alnmaya alld.

Okuma nerileri Toplumsal rol konusunda, dipnotlarda verilen kaynaklara bakmak yeterli olacaktr.

Joseph Fichter, a.g.e., s. 104.

alma Sorular
1.

Toplumsal rol, bireyler arasndaki belli, karlkl ilikileri temsil eder. ocuksuz ana baba, iisiz iverenden sz edilemez. Yukardaki paragrafta toplumsal rollerle ilgili aadakilerden hangisi vurgulanmaktadr?
a) c) b) e)

Bir roln baka bir role gre tanmlanmas Bireylerin ayn anda birden fazla rol yklenmesi Baz rollerin tm toplumlarda grlebilmesi Rollerin toplumsal yapca belirlenmesi Kimi rollerin birbirini pekitirmesi

d)

2.

Kendi ocuunun davasnda hakim olarak grevlendirilen bir baba, baba gibi davranrsa hakimlik grevini, hakim gibi davranrsa babalk grevini aksatacaktr.
a) c)

Bu kiinin iinde bulunduu durum aadaki kavramlardan hangisine rnektir? Rol pekimesi Stat deimesi Rol atmas Prestij Yabanclama

b) e)

d)

cevap anahtar: 1) a; 2) c

12.Hafta e-Ders Kitap Blm

12. Ders Do. Dr. Ycel Bulut Ak ve Uzaktan Eitim Fakltesi Sosyoloji Blm Sosyolojiye Giri I 12. Hafta e-Ders Kitap Blm

ZET Toplumun bir prestij ve iktidar hiyerarisi oluturan snflara ya da tabakalara ayrlmas tm tarih boyunca toplum zerine dnen insanlarn, toplumsal kuramclarn ilgilendikleri toplumsal yapya ilikin temel bir zelliktir. Toplumsal yapnn evrensel bir zellii olarak deerlendirilen toplumsal tabakalama konusu, sosyolojinin ortaya kmasyla birlikte eletirel almalara konu olmutur. Sosyologlar toplumsal tabakalamay belli tipler zerinden ele almaktadrlar: Klelik, zmre, kast, toplumsal snf ve stat. Bu derste ncelikle, bu toplumsal tabakalama tiplerini ele almaya alacaz. Ardndan toplumsal tabakalama konusuyla ilgili baz genel kuramlar deerlendirmeye gayret edeceiz.

Toplumsal Tabakalama Sosyolojiye jeolojiden geen bir kavram olan tabakalama (toplumsal tabakalama), toplumun katmanlar ya da tabakalar halinde blnmlne iaret eden sosyolojik bir kavramdr. Toplumsal tabakalamadan sz ettiimizde, toplumda bireylerin icra ettikleri belli meslekler arasnda bir eitsizliin bulunduunu ifade ediyoruzdur. Eitsizlik btn insan toplumlarda karlalan bir durumdur. Servet ve g arasndaki farkllklarn neredeyse hi olmad en yaln kltrlerde, toplumlarda bile erkekler ile kadnlar, yallar ile genler arasnda bir eitsizlik, toplumsal deer ve prestij asndan belli bir derecelendirme/mertebelendirme grlebilir: Avclkta dierlerinden daha yetenekli, daha baarl, daha becerili olmak ya da atalarn ruhlarna eriimde dierlerinden daha zel bir zellie sahip olmak gibi... Toplumdaki baz bireylerin ya da gruplarn dierlerinden daha fazla g ve servete sahip olmalarnn sebebi nedir? Gnmz toplumlarnda bu eitsizliin boyutlar nedir? Zenginlik ve g skalasnda daha alt basamaklarda yer alan birisinin daha st basamaklara trmanma olasl var mdr? Gnmzn refah toplumlarnda yoksulluk neden bu kadar yaygn ve kalc bir zellik gstermektedir? Sosyoloji ite btn bu eitsizlikleri tasvir etmek iin toplumsal tabakalama kavramn kullanr. Toplumsal tabakalamadan sz edildiinde, balangta, farkl insan gruplamalar arasndaki yaplam eitsizliklerin kast edildiini ifade etmek gerekir. Toplumdaki statlerin dzenlenii; bir ynyle aralarnda ciddi farklarn bulunduu statlerin birbirinden ayrmasn, dier bir ynyle de benzer ya da birbirine yakn prestije ve saygnla sahip statlerin birletirilerek, bir araya toplanarak sralanmas gereini iermektedir. Statlere belirgin toplumsal roller hak ve sorumluluk dizileri- balayarak onlar birbirinden ayrma srecine toplumsal ayrma ad verilmektedir. Statler birbirlerinden ayrlnca karlatrlabilmekte ve bu karlatrmada sklkla sralama yoluna gidilmektedir. (...) Ayrm ve sralanm olan statlerden benzer olanlar bir araya toplayarak bir dzeyler hiyerarisi iinde dzenleme srecine toplumsal katlama (tabakalama) denir. Toplumsal sralama ve katlama toplumsal deerlerle yakndan ilgilidir. nk benzerlik ve ayrlklar ok kez statlerin toplumsal deerlendirilmesine, nitelenmesine gre saptanr.1 Toplumsal tabakalama konusuna ilikin genel bir teori kurmaya alan balca iki giriimden sz edilebilir: Marx ve ilevselciler (fonksiyonalistler). Marxn teorisi, gerek kendi dneminde ve gerekse de gnmzde toplumsal ve siyasal elikileri analiz etmek noktasnda byk nem tamaktadr. Marx, snflarn geliimi ile ve toplumsal snflarn toplumsal ve siyasal deiikliklerin oluumundaki rolleri zerine younlamtr. Burjuvazinin oluumu, kapitalizmin ortaya k, proleteryann kapitalist toplum iinde bir snf olarak formasyonu ve gelimesi ile ilgili sorunlar zerine yazmtr. Marxist teorinin ana izgileri teorinin bu ksm Marx ya da sonraki dnemin Marxist dnrleri tarafndan sistematik bir biimde formle edilmemise de2- bellidir ve herkese de bilinmektedir. ada sanayi toplumlarnda fabrikalar, brolar, makineler ve bunlar satn almak iin gereken servet ya da sermaye daha nemli bir hal alr. Burada iki ana snf ortaya kar: Yeni retim aralarna sahip olan sanayiciler ya da kapitalistler ve yaamlarn onlara emek glerini satarak kazanan ii snf ya da proleterya. Marxa gre, bu iki snf arasndaki ilikiler smrye dayanan bir ilikidir. Feodal toplumlarda smr, ounlukla, art rnn kyllerden (serflerden) aristokrasiye doru aktarlmas biiminde oluyordu. ada kapitalist toplumlarda ise smrnn kayna ve biimi daha kapal bir grnme sahiptir. Kapitalistlerin kendi kullanmlar iin el koyduklar art rn karn kayna olarak ortaya kar. Sanayinin geliimi, fabrika retiminin art vs. ile kapitalizm ncesi toplumlarla mukayese edildiinde muazzam bir zenginlik olumutur. Ancak iiler, bu zenginliin ok azna eriebilmektedir.
1 E. Mine Tan, Toplumbilime Giri: Temel Kavramlar, Ankara: A Eitim Fakltesi Yay., 1981, s. 74-75. 2 Anthony Giddens, Marxn almalarnn byk blmnn tabakalama ve ncelikle de toplumsal snf hakknda olmakla birlikte, Marx[n], artc biimde snf kavramnn sistematik bir zmlemesini sunmakta baarsz kald grndedir. Giddens, deerlendirmelerine yle devam ediyor: Marxn lmeden hemen nce zerinde alt elyazmas (daha sonra en nemli almas Kapitalin bir blm olarak baslmtr), tam da Bir snf oluturan nedir? sorusunu ynelttiinde yarda kalmt. Dolaysyla, Marxn snf kavram, kendi yazlarnn btnnden, yeniden kurulmak zorundadr. Marxn snf irdeledii pasajlar her zaman tutarl deildir... Bkz. Anthony Giddens, Sosyoloji, Hseyin zel ve Cemal Gzel (yay. haz.), Ankara: Ayra Yay., 2000, s. 260.

Toplumsal farkllamann iki temel snf olarak burjuvazi ve proleteryann yan sra birbiriyle eliik karlara sahip baka bir ok grup kimi zaman bunlar, geici snflar olarak da adlandrmaktayd- oluturduunun farkndayd. Fransada Snf Mcadelesi ve Louis Bonaparten 18. Brumairei gibi almalarnda, siyasal mcadelelerde yer alan balca toplum tabakalarn analiz ederken 10 civarnda farkl gruptan bunlarn nemli bir ksm, ynetici snf ierisinde deerlendirilen fakat farkl sektrlerde faaliyet gsteren ve kendi aralarnda kimi zaman kar atmas yaayan gruplard- sz etmektedir. Yine Kapitalin nc bitmeyen son blmnde, snfl iki farkl model gelitirmeye almt: Biri Marxn kapitalistler, toprak sahipleri ve emekiler eklinde byk snfa dayanan modelidir. Dieri ise; retim aralarn elinde tutan ve emeki istihdam eden kapitalistler, baz mlkiyet aralarn elinde tutan fakat ayn zamanda kendi emeklerini de retime katan orta snf (ya da kk burjuvazi) ve son olarak cretlilerden oluan modeldir. Dolaysyla, Marxn toplumdaki tabakalarn ve snflarn saysnn birbirine kart ekilde konumlanm iki snftan olumadnn farknda olduu sylenebilir. Temel kuram asndan ok da nemli olmadn dnd iin olsa gerek, dier tabakalar/snflar zerinde fazlaca durmad.3 Marxn analizinin temeline oturttuu snf kavram, toplumdaki nesnel olarak yaplam ekonomik eitsizliklere iaret etmektedir. Marxn yapmak, gstermek istedii ey, belirli toplumsal eylemlerin, zellikle belirli siyasal eylemlerin olasln kestirmekte bireylerin mlkiyetle ilikileri asndan iinde bulunduklar toplumsal konumlarna bakmak gerektiidir.4 Marx tarafndan gelitirilen snf analizine dayanmakla birlikte Weber, onun yaklamlarna eletirel deerlendirmelerde bulunmutur. Webere gre bir snfn topluluk olma derecesi, snf yelerini biraraya getiren ya da blen faktrler, ana toplumun genel zellikleri ve sz konusu snfn dier toplumsal grup ve snflar ile olan ilikileri tarafndan etkilenmektedir. Fakat Marxn snf anlayna ynelik olarak dile getirilen Weberin eletirilerinden daha geni kapsaml bir eletiri; Marxn teorisinin belirli bir dnemdeki kapitalist toplumlardaki toplumsal ve siyasal atmalarn tahlilinde olduka geerli ve yararl bir teori olduunu, fakat bu erevenin dna kldnda sz konusu teorinin o denli geerli ve kesin olmadn ifade edenlerin yaklamdr. Bu geersizliin bir rnei olarak, Hindistandaki kast sisteminin aklanmasnda Marxist teorinin glkler yaamas gsterilmektedir. Fonksiyonalistler (ilevselciler)in toplumsal tabakalama teorilerinin temelinde, ilevselciliin genel varsaymlar yatmaktadr. Bu noktada, ilevselci tabakalama kuram asndan en aklayc teori, Kingsley Davis ve Wilbert E. Moore tarafndan ortaklaa kaleme alnan bir makalede dile getirilmitir. Some Principles of Stratafication ([Tabakalamann Baz lkeleri], American Sociological Review, Nisan 1945) balkl yazda, yazarlar, tabakalamay toplumsal yaam iin kanlmaz, ilevsel ve evrensel bir olgu olarak deerlendirmektedirler. Zira onlara gre, her toplumun fertlerini toplumsal yap ierisinde konumlandrmak ve motive etmek zorunluluu ierisindedir. Davis ve Mooree gre; toplumsal eitsizlik, bu bakmdan, toplumun en nemli konumlara gerekten en nitelikli kimseleri getirebilmek iin, bilincinde bile olmakszn, bavurduu bir ara olmaktadr. blmnde sistemin korunmas iin en ok zorunlu olan statler yeter derecede dl elde etmelidir ki, daha az zorunlu olan statler, bunlar dolduracak kiiler ynnden, zorunlu olanlarla baarl bir biimde rekabet edemesin ve ayn zamanda yetime ve yetenek asndan en stn niteliklere sahip kiiler zorunlu olan statleri doldurmak ve bunlarn grevlerini gereince yerine getirmek ynnden zendirilmi olsunlar.5 Bu teori, bir yandan toplumsal deerlerin ilevleri nemli-nemsiz, iyi-kt eklinde ayrtrmas, te yandan da dllendirmede kullanlan ekonomik, siyasal, manev gibi- varlklarn sistemli bir biimde datlmasndaki zorunluluk statler arasnda bir sralanmann yaplmasn ve benzer statlerin birletirilerek bir tabakalanmann meydana geldiini aklar. Davis ve Mooreun dillendirdikleri bu tabakalama teorisi; Hereyden nce, tabakalanmann evrensel olduunu, bu nedenle de her toplumda belirli bir merte3 Tom Bottomore, onun bu tercihinin eitli alardan yorumlanabileceini ifade eder ve hepsinin etkili olduunu fakat etkinlikte en nemlisinin birincisi olduunu belirttii noktaya dikkat eker: Birincisi, bireyin mlkiyet konusu eylerle balantsn, toplumsal eylem asndan en nemli belirleyici etmen saymaktayd ve kendi zamannn toplumsal ve siyasal almalar bu gr hakllatrc nitelikteydi. kincisi, gelime konusunda Hegelden gelme felsefi bir anlay tayor; gelimenin zt iki olgunun arasndaki eliki ve antagonismin sonucu olduunu dnyordu. Sonuncusu ise, zamanndaki snf sistemini analiz ederken, snfsz bir toplum idealine ballnn etkisinde kalyordu. Bkz. Tom Bottomore, Toplumbilim: Sorunlarna ve Yaznna likin Bir Klavuz, ev. nsal Oskay, 2. Bask, stanbul: Beta Basm Yay., 1984, s. 213. 4 Ayn yerde. 5 E. Mine Tan, a.g.e., s. 76.

belendirme sistemi bulunduunu ileri srmektedir ki, bu gereklere uymamaktadr. Ayrca, teori en nemli konumlarn ve en nitelikli kiilerin kolayca tanmlanabileceini; btn toplumlarda, kar gruplarnn etkisi olmakszn bunlarn saptanabileceini varsaymaktadr. Sonra, aka grlyor ki, fonksiyonalistler toplumsal tabakalanma teorilerini bireylerin toplumdaki sosyal gruplarn; stat gruplarnn, sekinlerin, snflarn varln da aklamak durumunda olduklarn unutmulardr. stelik, bu teori deiik toplumsal tabakalanma tipleri olabileceini, bir tipten dierine geite eitli deiim sreci tipleri bulunabileceini kabul ettii halde, bu durumun nasl aklanabileceini dnmemitir. En son bir nokta da, toplumsal tabakalanmann oluumunda ve srdrlmesinde gcn roln tamamen bir yana brakm; bu nedenle de, toplumsal tabakalanma ile siyasal atma arasndaki ilikiye hi deinmemitir.6 eklinde ciddi eletirilere maruz kalmtr. Social Stratification: The Forms and Functions of Inequality ([Toplumsal Tabakalama: Eitsizliin Biimleri ve levleri], N.J.: Prentice-Hall, 1967) isimli eserinde toplumsal tabakalama, mertebelendirme, dllendirme ve deerlendirme sorunlarn inceleyen M. Melvin Tumin de; eitsizliin bir toplumun devam iin zorunlu olmadn, dllerin farkl olarak datmnn mutlaka gerekli olup olmadn, belli statler iin gerekli yeteneklerin toplumda ancak pek az kiide bulunduu iddiasnn ne lde doru olduu, zellikle eitim imkanlarnn anne-babann servetine bal olduu ve servetin eit olarak datlmad bir toplumda nfusun pek ok kesiminin kendi yeteneklerini anlama ve gsterme ans bulamayacaklarn ne srerek fonksiyonalist tabakalama teorisine eletiriler yneltmektedir. Fonksiyonalist tabakalama teorisine yukardaki eletirileri ynelten Tom Bottomore, iki kuram arasndaki farklln nedeni ile ilgili olarak da u deerlendirmeyi yapmaktadr: Grlyor ki, Marxist teori yanlgsz bir biimde ondokuzuncu yzyl Avrupasndaki toplumsal ve siyasal atmalarn karakterini yanstmaktayken, fonksiyonalist teori de, ayn aklkla, hibir zaman bir emeki snf ideolojisi gelitirmemi; toplumsal hiyerarinin, byk lde, gevek bir doku iinde ilintiletirilmi ve yelikleri kiisel yetenee bal saylan rgtl stat gruplarndan olutuuna inanlan A.B.D.deki toplumsal durumu yanstmaktadr. Marxist teori byk ve oturmu gl birlik duygusuna sahip gruplar arasndaki atmaya vurguda bulunmaktadr. Fonksiyonalist teori ise, kiisel yetenek ve becerilere, kiisel baar ve yarar uruna yaplan kiisel abalara dayanan bir toplumsal tabakalanmann btnletirici ilerde bulunduunu vurgulamaktadr. Fonksiyonalistlerin teorileri Durkheimin iblm teorisine birok bakmlardan benzemekte; fakat Durkheimin ele ald sorunun, toplumdaki salksz bir iblm durumu olduunu gzden karmaktadr.7 Toplumsal Tabakalama Tipleri Sosyologlar, toplumsal tabakalama konusunu ele alrken drt temel tabakalama tipi belirlerler: Klelik, zmre/feodalite, kast, toplumsal snf ve stat gruplar. Bu tiplerin deerlendirilmesine gemeden evvel, sz konusu tiplerin birer teorik soyutlama olduklarn, somut tabakalama sistemlerinde bu tiplerin birebir aynen bulunamayabileceini, buradaki ideal teorik tanmlardan farkllaabileceklerini, bu tiplerden birine veya dierine daha yakn olabileceklerini ya da bunlarn bir karm olabileceklerini belirtmek gerekiyor. Klelik Klelik, eitsizliin en ar ucunu oluturan bir durum. eitli biimlerde insanlarn zgrlklerinin ellerinden alnd, belli bir gruptan olanlarn tamamen ya da tamama yakn bir derecede tm haklarndan yoksun braklma durumunu ifade ediyor. Kleliin yasal durumu eitli rneklerde farkllk gstermektedir. Kimi zaman kleler, yasayla btn haklarndan yoksun braklm iken kimi rneklerde de konumlar bir hizmetininkine yakn olabilmektedir. Klelik deiik corafyalarda ve deiik zamanlarda grlm bir olgu olmakla birlikte, en tipik iki rneini zellikle Yunan ve Roma toplumlar olmak zere- ancient dnyann toplumlarnda ve 18. ve 19. yzyllarda ABDnin gney eyaletlerinde yaanan uygulamalar oluturmaktadr.
6 7 Tom Bottomore, a.g.e., s. 215. Tom Bottomore, a.g.e., s. 215-216.

Klelik, ekonomik bir temele dayanan alma ve altrma sistemi (endstriyel bir sistem) olarak tanmlanr. lk dnem kapitalizmde tanr klelik, 15. yzyl ile 19. yzyl arasndaki plantasyon iletmecileri ve Kuzey ve Gney Amerikann kle sahiplerince kullanlan, kle ticareti araclyla salanan emek arzyla birlikte ucuz bir igc salama sistemiydi.8 (Bu igcyle ilgili bir fikir verebilmesi iin aadaki tabloya baknz.) Plantasyon klelik sistemini yalnzca hukuk sistemi ve onu destekleyen, glendiren mekanizmalar ayakta tutuyordu. Bu trden modern kle sistemleri ayrca madencilik irketlerinde ve endstriyel retimde de grlmekteydi. 1820ler CVARINDA AMERKAYA G EDEN TOPLAM NFUS (x1000) Afrikal Avrupal United States spanya Amerikas 550 1,072 651 750 6,777 2,365 Toplam Afrikal (%) 1,201 1,822 964 10,764 46 59 7,741 78 88

Brezilya ve Bat Hint Adalar Toplam 8,399

1650 CVARINDA TOPLAM NFUS (x1000) Yerli Amerikallar ve Mestizolar spanyol Amerikas (Peru hari) 8,773 (90%) 575 (6%) 437 (4%) 9,785 (100%) Avrupallar ve Melezler 1,002 (100%) Siyahlar Toplam

Kuzey Amerika 860 (86%) 120 (12%) 22 (2%)

Brezilya, Bat Hint Adalar ve Guyanalar 843 (51%) Toplam 154 (9%) 667 (40%) 1,664 (100%) 849 (7%) 1,126 (9%) 12,451 (100%)

10,476 (84%)

1825 CVARINDA TOPLAM NFUS (x1000) Yerli Amerikallar ve Mestizolar Kuzey Amerika 423 (4%) spanyol Amerikas (Peru hari) 12,660 (79%) 2,937 (18%) 387 (2%) 15,984 (100%) Avrupallar ve Melezler 9,126 (80%) 1,920 (17%) 11,469 (100%) Siyahlar Toplam

Brezilya, Bat Hint Adalar ve Guyanalar 381 (5%) Toplam 13,464 (39%) 1,412 (20%) 5,247 (75%) 7,554 (22%) 7,040 (100%) 34,493 (100%)

13,475 (39%)

Kaynak: David R. James ve Sara Heiliger, Slavery and Involuntary Servitude, Encyclopedia of Sociology, F. Borgatta ve Rhonda J. V. Montgomery (eds.), 2. Bask, New York: Macmillan Reference USA, 2000, c.
8 Rinchona gre, Yeni dnyaya getirilen toplam zenci kle says 14 milyondur; bu rakam, Moreau de Jonnesin 1842de bulduu 12 milyondan ok, nfusbilimci Carl Saundersin herhalde abartl olan 20 milyonundan azdr. Rinchonun hesab, 1500-1850 arasndaki 3,5 yzyllk sre iin ylda ortalama 60 bin kle vermektedir. Bkz. Fernand Braudel, Uygarlklarn Grameri, ev. Mehmet Ali Klbay, Ankara: mge Kitabevi, 1996, s. 150. Gerek tabloda, gerekse de burada verilen rakamlar elbette tetkik edilmelidirler. Ayrca bu rakamlar, Afrikadan Amerikaya gtrlen klelerin nemli bir miktarnn da ar seyahat koullar sonucunda yollarda ld gereini nda mukayese etmek gerekir.

IV, s. 2599 [s. 2596-2610]. Bu sistemde her klenin itaat edecei bir efendisi vardr. Hr bir kiinin yine hr olan bir kii zerinde kuraca otoriteden farkl olarak, efendinin kle zerindeki iktidar ilke olarak snrsz biimde tanmlanr; zel bir yasayla snrlandrlmadka, efendinin kle zerindeki iktidarn snrszca kullanma isteinin snrlanmas ilikinin doasn ihlal etmek olarak alglanr. Kleler, pek ok adan dier insanlara gre ok daha kt koullarda yayorlard. Klelerin siyasal haklar yoktur, semen olamaz, kamu organlarna ya da meclise katlamaz. Toplumsal adan yok hkmndedir. Klelik denilince akla gelen eylerden biri de angaryadr. (phesiz angarya iler yalnzca kleler tarafndan yaplmyordu.) Kle almak zorundayd, zgr insan gibi her tr maliyetini gze alarak- almama gibi bir seenei yoktu. Ekonomik bir temele dayal olarak kavranan ve aklanan kleliin ortadan kalkmas da yine ekonomik adan verimsizlemesine balanmaktadr. Bir dier nemli etki de, kleyi bir eya/mal olarak gren zihniyetin karsnda onu belli haklara sahip bir insan olarak gren yaklamn kleliin olduu ilk alardan itibaren var olmasdr. Klelie ilikin bu iki kart yaklam, her dnem var olmutu. Ayrca Greklerde de, Romallarda da yabanc kleler ile toplumun bor vs. gibi nedenlerle- kleletirilmi eski yeleri arasnda bir ayrm yapld grlmektedir. Grek ve Romallarda borlu-kleliin ortaya k, klelik kurumu zerinde baz yumuatc deiikliklerin olmasna sebebiyet verdi. Klelik yava yava efendinin cezalandrc yetkilerinin kstlanmasyla yumuatlm, evlenme, mlkiyet ve miras gibi kimi ahsi haklara kavuturulmu ve klelerin azad edilmesi gibi olanaklar salanmt. Zmre Zmreler [estates], Avrupa feodalizminin bir parasdr; ancak pek ok farkl uygarlkta ve gelenekte de onlara rastlanabilir. (Kimi eserlerde zmre yerine dorudan feodalite veya mlkler tabiri kullanlmaktadr.) Zmreler, gemite doutan gelen soylulua dayanan bir geleneksel aristokrasinin bulunduu blgelerde ortaya kmtr. 3 nemli zellii bulunur: lk olarak, hukuken tannmlard. Her zmrenin, haklar, grevler, imtiyazlardan oluan hukuk bir kompleks olarak belirli bir stats bulunmaktayd. kinci olarak, zmreler geni bir iblmn temsil etmekteydiler. nc olarak, feodal zmreler siyasal gruplar konumundayd. Klasik feodalizmde sadece iki zmre tannmtr: Soylular ve kilise grevlileri. Tom Bottomore, 12. Yzyldan itibaren feodalitenin gerilemesiyle birlikte, burgher ad verilen ehir zenginlerinden oluan nc bir zmrenin gelitiini ve hukuksal bir varlk kazandn ifade eder.9 Anthony Giddens ise (zmreye karlk olarak mlk tabirini kullanmay tercih ediyor) nc mlkn serfler, zgr kyller, tccarlar ve zanaatkarlardan oluan bir grup olarak kabul eder.10 Ortaa Avrupa toplumu feodalitenin bir rnei olarak ele alnr. Avrupadaki feodaliteye benzerlikleri dikkate alnarak 12. yzyldan itibaren Japonya, in ya da Osmanl Devletinin de feodal bir sistem ierisinde olduu dnlmtr. Ancak birincisinde bir yerel malikane sistemiyle yakn ilikilerin varl, iktidarn paral yaps, merkez otoritenin zayfl vb. durumlara karlk ikincilerde varln devam ettiren gl merkezi geleneksel devletlerin varl nemli bir fark yaratr. Yine Hindistann feodal bir yapya sahip olduuna ilikin iddialar bulunmaktadr. Ancak Hindistann kimi dnemlerde ya da kimi blgelerinde feodalite zellii gsteren yaplar olmakla birlikte, genel olarak kast ilikileriyle yryen ayr bir yapsnn olduu da bir gerektir. Kast Hindistanla zdelemi olarak literatrde yerini alan kast, sklkla, doutan getirilen niteliklere dayal kat bir tabakalama sistemiyle rgtlenmi byk lekli akraba gruplarna iaret etmek iin kullanlmaktadr. Hindistanda Hindular arasnda kurulmu bulunan kast sisteminin, baka tabakalama sistemleriyle mukayese edilemeyecei ya da baka hi corafyada asla bulunmad, bulunamayaca anlamna gelmez elbette. Kast sistemi, belli kriterlere bal olarak ar kapal, kat bir hiyerarik toplumsal tabakalama tipiTom Bottomore, a.g.e., s. 198. Anthony Giddens, a.g.e., s. 258.

9 10

nin ideal tipini oluturmak isteyenlerin basitletirdikleri, fakat bize sunulandan ok daha karmak bir sistemdir. Kastn herhalde en ak tanm, onu ievlilik, kaltsal yelik ve zgl bir yaam tarzyla (bu bazen gelenek uyarnca belli bir meslein srdrlmesini de kapsar ve genellikle, arlk ve kirlilik kavramlarna dayal olarak, hiyerarik bir sistemdeki az ya da ok belirgin bir ayin statsyle birlikte anlr) ayrt edilen insanlarn meydana getirdii kk ve adlandrlm bir grup olarak niteleyen Andre Beteillein nerdii tanmdr. 11 Erken Hindu literatrne ait klasikler, toplumu 4 varnaya12 (kasta) blnm olarak tasvir eder: Brahmanlar (rahipler), Kshatriya (savalar ve soylular/ynetici snf), Viashya (retici ve tccar snf) ve Shudralar (emekiler). Varnalar, farkl ruhsal ve maddi ayrcalklara sahip olmakla nitelenen kategoriler olarak sralanmlardr. Bu drt temel kasta ek olarak, bir de, dokunulmazlar olarak adlandrlan ve yaptklar iler nedeniyle pis olarak grlen kast d bir grup daha mevcuttur. Varna toplumsal tabakalama modeli, Hint alt ktasnda binlerce yllk bir srete pekimitir. Kastlar arasndaki ve iindeki balca ayrm izgisi kirlenme kurallar erevesinde ifade edilir. Bu kurallar yiyecek hazrlama ve paylama, evlilik ve toplumsal ilikinin her biimini etkiler. Yksek ritel statlere sahip olanlar ayn zamanda ekonomik ve siyasal gce de sahiptir. Kirlilikle ilgili inanlar, kastlar arasndaki btn ilikileri dzenler. yeler kastlar dndan evlenemezler, yiyecek ve iecekler hakknda sk kurallar mevcuttur, dier kast yelerini ziyaret ve karlamalarla ilgili de ayrntl kurallar mevcuttur. Bu kurallarn ihlal edilmesi arnmay ve hatta kasttan dlanmay da gerektirebiliyor. Varna emas, toplumun geni kategorilerine iaret eder ve bir deerler sistemi temin eder; gerekte toplumun toplumsal organizasyonun birliini jati ad verilen endogaminin hakim olduu kk gruplar ya da alt-kastlar gerekletirir. Her bir dil blgesinde 2 binden fazla alt-kast bulunmaktadr. Alt-kastlarn stats, kltrel gelenekleri ve saysal gc bir blgeden dierine, ou zaman kyden kye deiiklik gsterir. Kast sistemi zerine yaplan almalar, kast sisteminin sanldndan daha dinamik bir sistem olduunu gsteriyor. Varnalar, Senartn klasik bir incelemede belirttii gibi, balangta, baz bakmlardan feodal zmreleri andran bir grnm tamlardr. Karakter ynnden benzerlik tadklar gibi, asl nemlisi, toplumsal gruplar mertebelendirmede (papazlar, savalar ve soylular, tacirler ve serfler) gsterdikleri benzerliin yan sra, gerekte btnyle kapal gruplar olmaylar bakmndan da baz benzer noktalar olmutur. (...) Daha sonralar gelien jatiler toplumda iblm, kabileler aras ibirlii, ve daha nemsiz de olsa, dindeki yenilemeler gibi etmenler nem kazandka sayca art gstermiler ve geleneksel kast sisteminin temel birimlerini meydana getirmilerdir. (...) Jati, endogam bir gruptur ve bireyin temel izafet grubudur. Her grup zeldir ve dier jatilerinkinden farkllatrlm bir yaam biimini iermekte; bugn iin greneksel meyyideler alannda, daha nceki dnemlerde ise hukuksal meyyideler alannda zel kurallara ballkla varln srdrm ve srdrmektedir. Jati grubunun ekonomik yan aktr; byk oranda birer meslek ve i gruplardr.13 Jatiler daha st varnann pratiklerini benimseyerek kast hiyerarisi iinde ykselmeye alabilirler; bu, varnalar arasnda deil, kendi varnalar iinde ykselmeyle sonulanabilir. Varnalar arasndaki mobilitenin ancak yeniden-doumla salanabileceine inanlr: Kast kanunlarnn ya da dhrahmann baarl bir ekilde yerine getirilmesi bireye arttrlm bir karma kazandracaktr; bylelikle birey yeniden doumla birlikte daha st bir statye kavuacaktr. Bu yukarya doru hareketlilik, sanskritizasyon olarak adlandrlmaktadr. Bu hiyerarik toplumun ileyii, samsara (reenkarnasyon) ve karma hakkndaki geleneksel Hindu din inalar araclyla merulatrlr. Bir kiinin bu hayattaki konumu, onun nceki hayatndaki eylemleriyle belirlenir. Shudra veya Dokunulmaz olarak doan birisi, nceki hayatnda iledii gnahlarn karl olarak cezalandrlmtr.14 ngiliz smrge ynetimi, Hint toplumsal dzenini kkl bir biimde etkilemitir. Bat kltrne ait fikirler, ngiliz eitim kurumlarnn al, kanun nnde eitlik prensibini getiren yasal sistem, yeni ekonomik faaliyetler ve i trleri vb. gibi pek ok yeni avantajlar, yeni imkanlar sunan gelimelerin daha byk bir
11 12 13 14 Gordon Marshall, Sosyoloji Szl, ev. Osman Aknhay ve Derya Kmrc, Ankara: Bilim ve Sanat Yay., 1999, s. 391-392. Varna, Sanskritede renk anlamna gelen bir szcktr. Tom Bottomore, a.g.e., s. 200. Rita Jalali, Caste and Inherited Status, Encyclopedia of Sociology, c. I, s. 251 [s. 249-255]

hareketlilii dourduuna ve daha alt snflarn nnde yeni ufuklar atna ilikin yaygn bir deerlendirme vardr. Fakat hala bu konularda tm Hindistan kapsayc net bir deerlendirme yapmak mmkn olmuyor. ehirde ya da krsalda kast sisteminin farkl konulardaki etkilerinin dzeyinde farkllamalar gzkmektedir; yerel ya da ulusal dzeyde de yine kast sisteminin etkisinin boyutlar farkllaabilmektedir. (Kast sisteminin ada dnyadaki durumuna ilikin deerlendirmeler, yorumlar ve bu konuda yaplan almalar hakknda daha ayrntl bilgi iin bkz. Rita Jalali, a.g.m.; ve Tom Bottomore, a.g.e.) Toplumsal Snf ve Toplumsal Stat 18. yzyldan itibaren geliip ortaya kan endstriyel toplumlarnn karakteristik gruplar olarak toplumsal snflar; dier tabaka trlerinin aksine, yasal ya da dinsel dzenlemelerle kurulmazlar. Kapal deil, grece ak gruplardr. Snflar arasndaki snrlar, ak seik deildir. Farkl snflara ye insanlar arasnda evliliklere getirilmi herhangi bir yasal ya da dinsel snrlama sz konusu deildir. Herhangi bir bireyin snf, dier tabaka trlerinde olduu gibi, doutan verili deildir. Elbette her birey, belli bir toplumsal ortama doar, ancak mevcut toplumsal durumunu, snfn deitirebilme ihtimali her zaman iin sz konusudur. Bu anlamda, en azndan, ksmen elde edilmi bir zellii bulunmaktadr. Snflar arasnda aa ya da yukar ynde gerekleebilecek bir toplumsal hareketlilik (sosyal mobilite/toplumsal akkanlk) ihtimalinin nnde, dier tabakalama trlerinde olduu gibi bir engel yoktur. Tartmasz bir biimde ekonomik temelli bir gruplardr. Snflar; ekonomik olmayan faktrlerin ok daha nemli olduu dier tabakalama trlerinden farkl olarak, madd kaynaklarn sahiplii ve denetimindeki eitsizlikler temellidir. Snf sistemleri, esas olarak, kiisel olmayan daha byk lekli ilikiler zerinden iler: Snf farkllamalar iin nemli bir temel, cret ve alma koullar arasndaki eitsizliklerde yatmaktadr ve bir btn olarak ekonomide geerli olan koullarn bir sonucu olarak ekillenir ve belirli meslek kategorilerinde alan herkes sz konusu durumdan etkilenirler. Sanayi toplumlarndaki toplumsal tabakalama, toplumsal snflarn yan sra stat gruplarnn da varlyla daha karmak bir hal alm durumdadr. Bu ikisi arasndaki fark ilk gren, inceleyen ve dile getiren kii Max Weber oldu. Weberin grleri, bir anlamda, kapitalist toplumu analizinde snf kavramna dayanan Marxa cevap verme abasnn rn olarak da deerlendirilebilir. Marxn snf konusundaki yaklamlarn daha nce ele almtk. Burada Weberin stat gruplar zerinden yapm olduu analizler ksaca deerlendirmeye allacaktr. Webere gre snflar sosyal topluluklar deildir; yalnzca toplumsal eylemin mmkn ve muhtemel temellerini temsil eder. (...) Snf konumu, kiilerin mal, yaam koullar ve kiisel yaantlar iin sahip olduklar tipik olanaklar demektir. Bu olanaklar ise, verili bir ekonomik dzen iinde gelir salamak zere mal ya da beceri harcama gcnn derecesi ve tr ya da bu gcn yokluu tarafndan belirleniyor olmaldr. Snf terimi, ayn snf konumunda bulunan insanlar grubu anlamna gelir.15 Snflarn tersine, stat gruplar genellikle sosyal topluluklardr. Ancak ou zaman, pek biimlenmemi dank topluluklardr. Tmyle ekonomi tarafndan belirlenen snf konumuna kar tanmlamak istediimiz stat konumundan negatif toplumsal onur ls tarafndan belirlenen tm tipik elerdir.16 Webere gre de, toplumsal tabakalama toplumdaki g eitsizliinin rgtlenmi halidir. Baka bir deyile, Weber ada sanayi toplumundaki tabakalamay iktidar/g kavram zerinden irdelemeyi tercih eder. Ona gre kurumsallam iktidar, temel etkinlik alanna ayrlmaktadr: Ekonomik, toplumsal ve siyasal. Bu alanlarn her birinde de iktidar snf, stat ve parti temeline gre biimlenir. Ekonomik alanda iktidar, Webere gre, snf sistemine gre tabakalar. Benzer ekonomik karlara ve benzer ekonomik gce sahip olanlar ayn snfa dahil olurlar. Weberde, Marxtan farkl olarak, ekonomik snflar sadece iki tane deildir ve snflar arasndaki kartlklar ykc nitelikte deildirler. Toplumsal alanda iktidar, stat boyutuna gre tabakalanr. Ayn toplumsal saygnlk dzeyinde bulunan ve benzer yaam ltlerine sahip olan kiiler stat gruplarn olutururlar. Bunlar birbirlerini toplumsal
15 Max Weber, Snf, Stat, Parti, Max Weber, Sosyoloji Yazlar, H. H. Gerth ve C. W. Mills (yay. haz.), ev. Taha Parla, 2. Bask, stanbul: Hrriyet Vakf Yay., 1987, s. 177, [s. 176-191]. 16 Max Weber, a.g.m., s. 181.

eitleri olarak grr, ocuklarnn ayn grup iinde evlenmelerini salayacak nlemler alr, ayn toplumsal etkinlikleri, beenileri ve zel davran kalplarn paylarlar. Stat gruplarnda, kiinin toplumsal alandaki gc bakalarndan grd sayg/prestij derecesine gre belirlenir. Snfn nesnel ve ekonomik bir konum olmasna karlk stat kiisel deerlendirmelere tabiidir ve topluluk iinde kabul edilmi ltlerle belirlenmektedir. Eitim dzeyi, akrabalklar, meslek vs. kiinin topluluk iindeki statsn belirlemeye yardm ederler. Kurumlam iktidar alanlar ierisinde zerinde en az durduu alan, siyasal iktidar alandr. Webere gre siyasal alandaki iktidar, bireyin herhangi bir toplumsal eylemi etkilemekte kullanabildii gcn lsnden anlalr. Genellikle siyasal iktidar rgtlenmi bir siyasal parti araclyla kullanlr. Siyasal iktidar, ekonomik ve toplumsal alandaki iktidar yanstabilir. Partiler snf ya da stat gruplarnca belirlenen karlar temsil edebilir, yelerini de bunlarn birinden ya da dierinden devirebilir, bazen snf bazen de stat partisi nitelii tayabilir, bazen bu kategorilerin hi birine dahil olmayabilir. Toplumsal tabakalama ve toplumsal hareketlilik konularnda son dnemde yaplan aratrmalar, meslek farkllklar asndan, mesleklerin prestij derecelerine gre yapldlar. Amerikan sosyolojisinin yaygnlamas ile birlikte, Amerikan toplumunun tarihsel ve bugne zg niteliklerini merkeze alan sosyolojik yaklamlarn, kavramsallatrmalarnn yaygnlamasyla birlikte stat gruplar, stat onuru, saygnlk, prestij gibi konular da genel bir yaygnlk durumu yaratmaktadr. Ancak Batl sanayi toplumlarnda yaanan deiimlerin, toplumdaki snf farklarn ve snf elikilerini olduka yumuatt da bir gerektir. Saygnlk temelli bir tabakalama, iki byk ve u snf arasndaki boluu stat gruplar araclyla doldurmakta ve farkl bir tabakalama tanm getirmektedir. Bu yaklamda toplumsal tabakalama; az ok belirlenmi stat konumlarnn srekli dizilerinden meydana gelen bir olgu ve sadece mlkiyet ile olan ilikilerle deil, birden ok faktr tarafndan belirlenen ve kitle toplumu snflarn ve snf tanmlarn kabul etmeyen bir gereklik olarak tanmlanmaktadr: Bylece, deiik dzeylerdeki stat gruplar arasnda ilikiler, eliki nitelii tamayan, rekabet ve ekememezlik niteliindedir. Orta snflarn saysal bir art gstermesi, orta snflarn genel nfus iinde gitgide byk bir orana varmas, toplumsal hiyerariyi, keskin bir ayrm; yani belli bal toplumsal gruplar arasnda keskin elikiler olmakszn, sadece bir prestij mertebeleri dizisi (ya da statler dizisi) sayan grn toplumsal dnce zerinde etkinlik kazanmasna yol am; bu grn yaylmas ise, snf bilincinin artmasn bir lde nlemeye yaramtr.17

17

Tom Bottomore, a.g.e., s. 209.

Okuma nerileri Toplumsal tabakalama konusunda, dipnotlarda verilen kaynaklar yeterli olacaktr. alma Sorular
1.

1600den fazla insann hayatn kaybettii Titanic kazasnda lenlerin %80i erkekti. Birinci snf bilet tayanlarn % 60ndan ou kurtarlmt. nk onlar uyarlarn ilk duyulduu ve filikalara ulalabilir olduu st gvertedeydiler. kinci snf yolcularn sadece % 36s sa kalabildi. Daha alt gvertede yer alan nc snf bilet sahibi yolcularn sadece % 24 kurtulmutu. Yukardaki paragraf toplumsal tabakalama asndan deerlendiriniz. Gney Afrikada 1980lere kadar hakim olan rk ayrmna dayal apartheid rejimini kast sistemiyle karlatrnz. Dnyann farkl blgelerinde kast sistemine benzer tabakalamalarn grlp grlmediini aratrnz. Karl Marx, snf yaps tekrarlar szyle ne demek istemitir? Tartnz. ok alarak herkesin baarya ulaabilecei dncesi sizce ne kadar dorudur? Nobel dll iktisat Simon Kuznets tarafndan gelitirilen Kuznet Erisine gre daha byk eitsizlikler tarm toplumlarnda sz konusudur. Sanayi toplumlarnda daha az eitsiz bir sistem mevcuttur bu yaklama gre. Tabakalama trlerini gz nnde bulundurarak Kuznets Erisinin sonularn deerlendiriniz. Dnyada hala klelik mevcut mudur? Aratrnz.

2. 3. 4. 5. 6. 7.

13.Hafta e-Ders Kitap Blm

13. Ders Do. Dr. Ycel Bulut Ak ve Uzaktan Eitim Fakltesi Sosyoloji Blm Sosyolojiye Giri I 13. Hafta e-Ders Kitap Blm

ZET Bu derste, toplumsal tabakalama konusunun nemli bir paras olan toplumsal hareketlilik ve eitleri deerlendirilmeye allacaktr.

Toplumsal Hareketlilik (Sosyal Mobilite) Toplumsal tabakalama srecini ele alrken, sklkla bir hareketlilik kavramndan sz edildii hatrlanacaktr. zellikle de tabakalama trlerinin/sistemlerinin deerlendirilmesinde ve ayrtrlmasnda kullanlan ltlerden bir tanesi belki de balcas- tabakalar arasndaki geilere izin verilip verilmediiydi, baka bir deyile, ak ya da kapal olularyd. Hareketlilik, kiilerin fizik mekanda veya sosyal yapdaki her tr hareketine veya gne iaret eder. Fiziksel ve sosyal hareketlilik arasnda elbette bir farkllk vardr. Fiziksel hareketlilii genellikle g olarak adlandrrz ve bu anlamda coraf bir alanda bir baka coraf alana g ada dnyada hzla artan bir olgu durumundadr. Toplumsal hareketlilik ise, bir kii ya da grubun statsnn deiimine iaret eder. Herhangi bir toplumdaki toplumsal tabakalama sistemi iinde genellikle bireylerin, ama bazen gruplarn tamamnn- farkl konumlar arasndaki hareketine iaret eden bir kavramdr. Baka bir deyile, toplumsal hareketlilik bireylerin ve gruplarn statler arasndaki giri klarna verilen isimdir. Toplumsal hareketlilik, bireylerin statlerindeki deimenin yn asndan aa ve yukar ya da benzer statler arasnda sz konusu olabilir. Dolaysyla da dikey (snfsal) ve yatay (meslek, coraf) hareketlilik tipleri ortaya kmaktadr. Dikey hareketlilik, yapay hareketlilikten daha nemsenen ve daha fazla tartlan bir hareketlilik tipidir. Kiilerin bir statden bir dierine, bir snftan bir dierine geiini ifade eder. Dikey hareketlilii etkileyen etmenler ve koullar, yatay hareketlilii etkileyenlerden ok daha fazla sayda ve ok daha fazla karmaktr. Aa veya yukar ynde gerekleebilir ve bu iki stat ya da snf arasndaki fark da birey asndan son derece nemlidir. Dikey hareketlilikte yukarya doru olan geilere snf atlama, aaya doru olanlarna da snf dme diyebiliriz. Yatay hareketlilik ise, ayn toplumsal dzeydeki farkl grup, durum veya birimlere, rnein meslek ya da ailelere geii ifade etmektedir. Teorik olarak, ayn toplumsal snf ierisindeki kiiler kabaca ayn stat ltlerini ayn derecelerde paylatklar iin bir dierine doru ilerlerler. Yatay hareketlilik, kiiler iin nemlidir; nk ilikide bulunduu kiiler deimektedir. Ancak toplumsal benliin (sosyal kiiliin) yeni kiilere veya ilikilere uyarlanmas eer gerekten de ayn snftan iseler- ok da g olmamaktadr. Aileleri birbirlerini tanmasalar da, ayn toplumsal snftan olan kiilerin evlilikleri bu duruma bir rnektir. Ayn tabaka ierisindeki farkl alt-snflar arasnda birtakm farkllklarn olabilmesi mmkn olduu iin, bu tr bir durumdaki evliliklerin, dikey hareketlilik olarak deerlendirilebilmesi de mmkndr elbette. Toplumsal hareketlilik karmak bir sretir. Bu sre, dikey ya da yatay ynlerdeki ileyiinin yan sra, dikkate alnmas gereken baka baz boyutlara daha sahiptir: Bu boyutlardan bir tanesi zamandr. Yani hareketlilik kuaklar arasnda ya da kuak iinde incelenebilir. kincisi, kiilerin ne kadar bir sre ierisinde stat deitirebildiklerini gsteren hareketliliin hzdr. Hareketliliin hangi kurum ya da toplumsal evre ierisinde gerekletiini gsteren hareketliliin balam nc boyutu oluturur. Drdnc bir boyut; bireylerin tabakalama sistemindeki statlere geilerini ykleme, erime, olgunlama, yasallama vb. gibi kavramlar araclyla tasvirini salayan hareketlilii dzenleyici mekanizmalarla alakaldr. Beincisi, hareketliliin birimleridir. Hareketlilik bireyler, gruplar, tabakalar ve hatta tm toplumu kapsayc olabilir. Toplumun tamamn kuatan bir hareketlilik, artk toplumsal deime kavramyla aklanr boyutlara gelmi demektir. Son boyut, hareketlilie ilikin znel-nesnel deerlendirmelerdir. Bireyin stat deiimleri, bu srece tabi olan kii tarafndan snf atlama veya snf dme (sra ama veya sra dme) gibi deerlendirilebilir; ancak bu deerlendirmeler bakalar tarafndan ayn ekilde deerlendirilmeyebilir. Hareketlilie ilikin bu farkl boyutlar, hareketliliin lmn ve eitli toplumlar arasnda mukayeseli hareketlilik incelemelerinin yaplmasn salar. Baz aratrmalara gre kol iiliinden kafa iiliine gemek, mavi yakal ilerden beyaz yakal ilere gemek, krdan kente g etmek, tarm iiliinden fabrika iiliine gemek vs. yukar doru hareketliliin rnekleri olarak saylmakta ve dolaysyla da, toplumlarnn aklklarnn bir gstergesi olarak grlmekte iken; baka bir grup aratrmac ise, sz konusu hareketliliin stat deiimi yaayan bireyler tarafndan nasl anlald, deerlendirildii bilinmeden hareketliin aa ya da yukar olduunu ifade etmenin anlamsz olacan iddia etmektedirler.

Toplumsal hareketlilik, toplumsal bir sre olarak zaman iinde oluur ve toplumun eitli paralarnn birbirleriyle yakn ilikiler iinde olduu iin genellikle eitli toplumsal koullarn ve faktrlerin birlikte ileyiinde etkilenirler. Bunlardan bir tanesi, eitlik ve eitsizlik konusundaki genel inanlar, yaygn toplumsal dn kalplardr. Eitliin ya da eitsizliin yaratln bir gerei ve hakl bir ey olup olmad, adaletsizlik anlamna gelip gelmedii gibi inanlar, bireylerin statler arasnda giri klarn kolaylatrc ya da zorlatrc bir faktrdr. Bu dnme biimleri rekabeti tevik edici, frsat eitliini yaratc dzenlemelerin sebebi de olabilir, tamamen kart ynde, belli zelliklere sahip olanlarn (rnein, farkl rktan birilerinin, kadnlarn, sakatlarn vs. gibi) belli statlere alnmasn btnyle engelleyen, kotalar koyan snrlayc dzenlemelerin getirilmesini de salayabilir. kinci bir etken, nfustur. st snflardaki insan saysnn az ve dourganlk oranlarnn alt snflara kyasla daha dk olduundan hareket eden kimi aratrmaclar; bu durumun st snflarn varlklarn srdrebilmek iin alt snflardan insan devirmek zorunda kaldklarn ifade ederler. Bu durum ayn zamanda, hareketlilikle ilgili bir baka sonuca daha yol aabilir: Eer st snflarn nfus says grece fazla ise, bu aadan yukarya doru bir hareketliliin hzn yavalatacaktr; tersi bir durum ise bu hz artracaktr. Nfus hareketleriyle ilgili bir dier faktr glerdir. Baka bir topluma, toplulua, lkeye g etme siyasetinin yukarya doru dikey hareketlilik imkanlarn etkiledii dnlmektedir. Genel kabul, ok sayda olan ve genellikle de yabanc bir lkeden ya da krsal alanlardan kentlere gelen gmen iilerin byk lde iine dahil olduklar yeni toplumsal yapnn en alt basamaklarnda yer alacadr. Bu durumun ise, yerli iilerin daha st statlere doru hareketliliini artrc bir etkide bulunacaktr. Bireyin rekabet srecine kendini hazrlayabilmesini salayan frsatlarn elde edilebilirlii yukarya doru hareketlilik iin bir faktr olarak deerlendirilmektedir. Bu erevede eitim, yukarya doru hareketlilik iin kestirme bir yol olarak grlmektedir. Servet ve gelir, dolaysz yoldan yukarya doru toplumsal hareketlilii etkileyen bir faktrdr. Bu trden ekonomik faktrler; gerek soyluluk unvanlarnn parayla satn alnmas gibi dorudan ve gerekse de daha st statlere eriime imkan salayan eitim olanaklarn ve evre koullarn salayarak dolayl yollardan yukarya doru toplumsal hareketlilii salarlar. Teknolojik deiimler de, gerek servet hareketlerini hzlandrarak para temelli faktrlerin etkisini pekitirir ve gerekse de iblmnde yaratt deimelerle toplumsal hareketlilii artrabilir. rnein, 20. Yzyl bandaki kapitalist toplumlarda hastabakm, ocuk bakm, amar t, diki, konservecilik gibi evde yaplan ilerin hizmet ve endstri sektrne geii, byk irketlerin oalmasyla birlikte muhasebe defteri tutma, daktilo ve sekreterlik alannda igc talebinin art ok sayda kadnn cretli igcne geiini salamtr. Fakat btn bu rneklerin olumlu ya da olumsuz anlamlarda farkl deerlendirmeler konu olduunu belirtmek gerekir. Bu gelimeler, kadnlarn ekonomik statsnn ykselmesi olarak grlm ve olumlanmtr. Fakat teknolojik deiimlerle birlikte ortaya kan yeni ve daha st dzeydeki nitelikli ilere geen erkeklerden boalan vasfsz ilere alnmalar nedeniyle kadnlarn aslnda byk bir hareketlilik yaamadklar ifade edilmitir. Bir baka gre gre de; hzl makineleme ve otomasyon, makinelemi igcnn verimini artrarak kitleleri ekonomik etkinlikten yoksun klm, bunun sonucunda da, sz konusu kitleleri bro, sat ve hizmet alanlarnn dk cretli ilerini grmeye elverili bir artk-nfus haline getirmitir. Kadnlar da bu yeni kitle mesleklerinin ideal igc kaynadr. Btn bu deerlendirmeler, teknolojik deiimlerin yukarya doru hareketliliin tek bir nedeni olarak alnamayacan gstermektedir belki de. Aile de, yapsal zelliklerine bal olarak toplumsal hareketlilii kolaylatrabilir de, engelleyebilir de. rnein, servet genellikle aileden kaynaklanan bir hareketlilik faktrdr. Bu balamda 1980lerde ngiliz milyonerlerinin gemileri zerine bir aratrma yapm olan William D. Rubinsteinin Wealth and Inequality in Bratian ([Britanyada Zenginlik ve Eitsizlik], Londra: Faber and Faber, 1986) isimli almasnda elde ettii sonular aktarmak belki faydal olacaktr. Rubinstein almasn, 1984 ve 1985te len ve arkalarnda en az bir milyon pound brakan insanlara dayandrmtr. (Yaayan milyonerler hakknda gvenilir bilgilere ulamak neredeyse imkanszdr.) Rubinstein, babalar varlkl iadamlar ya da toprak sahileri olanlarn bugn de, milyoner saflarnn % 42sini oluturduunu bulmutur. Ailelerinden maddi bir destek alan (st dzeylerdeki profesyoneller olarak alan anne babalar olan) kiiler bir % 29 daha tutmaktadr. Milyonerlerin %

43, adam bana 100.000 pound kalt edinmi, bir % 32de 10.000 ile 100.000 pound arasndaki bir miktar kalt edinmitir. ngilterede zengin olmann en emin yolu hala, zengin olarak domu olmaktr.1 te yandan aile, toplumsallamadaki rol nedeniyle bireyin beklentilerini, yeteneklerini, toplumsal hareketlilik konusundaki tutumlarn belirlemekte byk nem tar. Sonu Toplumsal hareketlilik incelemeleri, K. Marx ve John S. Millin 19. yzyl ortalarndaki yazlarna ve elitlerin dolam kuramyla tannan V. Pareto ve P. A. Sorokinin 20. yzyl balarndaki almalarna kadar uzanan uzun bir sosyolojik gemie sahiptir. Toplumsal hareketlilik zerine gnmzdeki zengin sosyolojik literatr eitim, toplumsal cinsiyet, kltr, iktidar vb. gibi daha geni bir tartma ile i ie girmi durumdadr. Toplumsal hareketlilikle ilgili modern literatr, 1945ten beri bu konudaki tartma iki farkl aratrma program arasndaki ekimeyle gelimektedir: Bir tarafta toplumsal hareketlilii, iinde bireylerin gelir, eitim baars ya da sosyo-ekonomik prestije gre sralanabildii toplumsal hiyerari balamnda ele alan aratrmaclar; dier tarafta, emek piyasalar ve retim birimleri iinde hkm sren ilikilerle tanmlanm toplumsal mevkileri kapsayan, bunlar snf yaps balam iine oturtan aratrmalar bulunmaktadr. 1950ler ve 1960larda hiyerarik perspektif egemendi ve bu perspektif zirvesine ABDde ortaya kan stat kazanma geleneiyle ulamt. Ancak 1970ler ve 1980ler sresince snfsal zmleme yaklamn benimseyen Avrupal sosyal bilimciler bu gelenei daha fazla eletirmeye baladlar.2

1 Anthony Giddens, Sosyoloji, Hseyin zel ve Cemal Gzel (yay. haz.), Ankara: Ayra Yay., 2000, s. 285. 2 Toplumsal hareketlilik konusundaki farkl yaklamlar ve hareketliliin aratrlmasnda kullanlan farkl aratrma tekniklerine ilikin ayrntl bir sunum iin bkz. Gordon Marshall, Toplumsal Mobilite, Sosyoloji Szl, ev. Osman Aknhay ve Derya Kmrc, Ankara: Bilim ve Sanat Yay., 1999, s. 750-755.

Okuma nerileri

Daha nceki derslerde knyelerini vermi olduumuz E. Mine Tann, Joseph Fichterin, Anthony Giddensn ve John J. Macionisin kitaplarnn toplumsal hareketlilik ile ilgili blmlerine baklabilir.

alma Sorular
1.

Anthony Heath, yapm olduu toplumsal hareketlilik aratrmasnda, profesyonellerle yneticilerin kzlarnn yarsndan fazlas, rutin bro ilerinde almaktayd; bunlarn % 8den fazla olmayan bir blm, babalarnn konumuna benzer bir dzeydeki konumlara eriebiliyorlard. Mavi yakal evlerden gelen kadnlarn yalnzca % 1,5ine bu tr ilerde rastlanmaktayd (% 48i rutin bro ilerinde allyor olsalar da). Heathin aratrmasndan elde ettii sonularn bir ksmn anlatan bu paragraftan hareketle profesyonel ve yneticilik ilerinde kadnlar iin bir frsat aklndan m yoksa kapallndan m sz edilebilir? Tartnz. ok alarak herkesin baarya ulaabilecei dncesi sizce ne kadar dorudur? Tartnz. Snf farkllklarnn bu yzyln byk bir sorunu olduunu dnyor musunuz? Sebeplerini tartnz. Sizce Trkiyedeki genler gelecekteki yaamlarna ilikin neler dnyordur? yimser midirler, ktmser midirler? Tartnz.

2. 3. 4.