Geldiler II geldikleri son sapak uyanık su geri dönüşsüz yollarda utangaç kızları şal içindeydiler varoluşun anlatımıydı duruşları

toprağı çapalar ekip biçerken usul usul içlerine aktılar onurlu bir bilgeliğin geldiler saatleri takıları yoktu aşkın billûrundan geçtiler esmerdiler, üzüm buğulu gözleri vardı küçük kızlarının toprakçıldı elleri parmaklarının ucunda açtı güller lâleler

geldiler, gamzeliydiler aktı durdu parıltılarından su aşktandır dediler

Aşk XII bir fincan mırra anımsatır Mardin’i şal ipek cam kesme taş dört dil avlularda eyvanlarda konuşulan rüzgârla yarışan at telkari bir türküdür Sarı Gelin dört dilde söylenir damlarında güvercinlerin uçtuğu bir yol aradığı göklerde aşktır bu kentte dudaklarda tanelenen dua kıpır kıpırdır uzaklıklar gözler birleştirir kör duyguları alıp verdiğimiz bir şeydir dört dilde söylenir, aşktır gülün delik deşik kokusu aşktır bir arada yaşama görgüsü taşın çıdamı toprağın ağzı ışıklarla aydınlanan ağaç yazla gelen kuş Ahmet Ada

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful