You are on page 1of 174

J

smail

Beiki

B I L M
YN TEM I

KOMAL

KOMAL

10

ARATIRMA DZS :
Nisan 1976 [*]

[*] Nisan 1976'da Ankara bu san kitap, baz 1976'da

Kalite Matbcas'nda basma verilen tr geri verilmi, yine Ni ko "Felsefe' nceiemeleri" de

nedenlerden

dizgiye verilen

lonlarn yanmas sonucu ancak Haziran aynda dizgiye al


nabilmitir. Bu gecikmeden dolay sayn okuyucularmzdan
zr dileriz.

NSZ

Trkiye'de sosyo - ekonomik yap hzla deimektedir. Ye


ni yeni toplumsal ve siyasal gler olumakta ve bunlar halk ynlarn etkilemektedir. Bu gler kamuoyuna ses vermek
te ve kamuoyundan ses almaktadr. Gittike karmak bir ha
le gelen bu ilikileri kavramak ise, ancak, bilimsel yntem sa
yesinde mmkn olacaktr.

Son yllarda toplum olarak byk tecrbeler kazandk. Bu


arada Diyarbakr durumalar, nemli bir sorunun, Krt soru
nunun, btn boyutlaryla ortaya kmasna byk bir etken

oldu. Soruna daha nemli bir aklk geldi. Bu arada eski g rlerimizde kkl saylabilecek deimeler de oldu. Yargla
malar olaylara bak yntemini temelden etkiledi ve deitirdi. Krt sorunu elbette kendi bana .bir sorun
ve
i

deil. Zaman

mekan
gibi

boyutunda, ok geni ve karmak ekonomik, poli


etkileniyor da.

tik ve toplumsal ilikiler iinde bir sorun. Bu ilikileri etkiledi


onlardan

Dou Anadolu'nun Dzeni (Sosyo - Ekonomik ve Etnik Te


meller) kitabn yeni baskya hazrlarken, yeni bilgileri esklsiy-

le btnletirme, kitab, bu adan yeniden kaleme almak is

tedim. nemli bir blmn yazdm da. Fakat yeni bask iin
yazlanlarn, baz
letilmesine

ksmlarn karlmas, baz ksmlarn geni


eskisiyle nemli bir deirklik gsterme

ramen,

diini
kkl

grdm.
idi.

Halbuki

dncemizdeki

deiiklik

ok daha

Bu

dnceleri

derli- toplu
Bu

bir

ekilde

yeni

baskya

ak-

settiremediimi

belirtmeliyim.

durumun

nedenlerini

epeyce

dndm ve aratrdm. Arkadalarla konutum, tarttm. So

nunda,

bunun,

bilim

yntemine

gerei

gibi

nfuz

edememek

ten ileri geldiini anladm. Bu durumda. Dou Anadolu'nun D zeni, kitabnn yazm iini bir tarafa brakarak "Bilim Yntemi"

konusu ile ilgilenmeye baladm. Bu alma sonunda ad ge


en kitaba "nsz" olamayacak kadar byk bir metin orta ya kt. Ayr yaynlamay uygun grdm.

Bu alma srasnda, Trkiye'de, 50 yl boyunca, "bilimsel"


ad altnda yaplm almalarn, eletirisi yaplmadan, bu ara

trmalar yarglanmadan,

"Dou

Anadolu'nun

Dzeni" nin

yaz

lamayacan
caktr.

da

anladm. Yaknda

bu

alma

da

yaynlana

Ankara, Nisan / 1976

SMAL BEK

_ I.

BLM

INSTITUT KRDE DE PARS


ENTREE N (, ^-Cl

Dizgi : Bilgi Matbaas

Bask :

Diner Matbaas

istanbul

1976

BLM

BR

DNCE

YNTEMDR

nsanlar, kendilerini, dnyay, etraflarnda olup-biten eitli olaylar anlamak, bilmek ve


birok dnce biimi gelitirmilerdir,

kavramak iin
insanln za

man ve mekan boyutu iinde gelitirdii dnce biim leri arasnda din, mitoloji,
dnce

sanat-edebiyat,

metafizik,

ortakduyu nemli yer tutarlar. Bilimsel yntem de bir


biimidir. Fakat bUgi edinmede kullanlan en

geerli ve en salam bir yntemdir.

Bilimsel yntem,

insan dncesinin, insan, doay ve toplumu, bilmek


ve kavramak bakmndan gelitirdii en nemli bir d
nce yntemidir.

Yntem i, genel
iin dnlm bir

olarak belli bir


aratrma plan

amaca ulamak
olarak tanmla

yabiliriz. Yntem nas? sorusuna cevap arayan bir s


retir. Yntem bir aratrma ve incelemede kullanlan
ilemlerin meydana getirdii bir btndr. Bu ilem lerin eylemsel yn de zihinsel yn de vardr. Gzlem,

deney, lme, gibi ilemler eylemseldir.

Hipotez, teori

kurma,

bunlardan tekrar

gzlenebilir sonular karma ve) bu olgulara dnerek test etme


yani ve kavramsaldr. olgusal ilikileri kavramada

sonulardan
lemler de

gibi

zihinsel,

Yntem,

olgular

bir tutumdur.

Yntemin;

aratrma

ve

inceleme

konu

larn,

anlalabilir, kavranlabilir

ve

anlatlabilir

klan

bir grevi vardr. Olgulara ve olgusal ilikilere yaklam


tarz, aratrma ve inceleme konulannn seimi, ara

trma ve incelemenin yrtlmesi,

bir sonuca varlma

s, sonularn ilgili

kamuoyunun inceleme

ve denetimi

ne sunulmas, yntem aracl ile mmkn olmaktadr.


Aratrmann yntemi kavramn, Aratrmann tek

nikleri

kavranu ile kartrmamak gerekir.


kullanlan teknikler belirli bir amaca

Aratrmada

ulamak

iin gerekli aralardr.

Gzlem,

deney, lme

vs. aratrmann teknikleridir. Yntem ise, belli bir ama ca ulamak iin yaplan zihinsel ve eylemsel btn i

lemleri kapsayan

bir

alandr.

Bilimsel

dnce

biimi

bal bana bir yntemdir. Yntem ile aratrma teknikleri arasndaki fark

ve ilikiyi Doan Ergn yle belirtiyor:

Yntem

ve

aratrma

teknikleri

arasn

daki

fark ve

ba

gsterme

konusunda,

bir

anlatm
meden

kolayl

salamak

iin

bir

benzet

yararlanabUir.

Sosyolojik

yntemle,

sosyolojik
ilikiler, re

aratrma

teknikleri

arasndaki

strateji ile taktik arasndaki ilikile Tanmlayacak olursak, strateji,

benzer.

balangta
ulamak iin tir. iin Taktik,

hedefler saptamak ve
eitli yollar plan

hedeflere
demek

saptamak

stratejik

gerekletirmek an belirt

yararlanlacak

aralar, her

mekten ibarettir. Ksacas taktik, manevradr.

Ve manevra en iyi arac bulmak iin yaplr.

Baka bir deyile, yntem, strateji olarak d


nlnce, aratrma teknikleri
(1)

de

taktikler

olarak dnlecektir.

Biz burada aratrmann tekniklerinden, yani her

hangi bir aratrmada kullanlan

tekniklerden sz et

miyoruz. Gzlem nasl yaplr, soru kd nasl dzen

lenir, rnekleme nedir vs. gibi hususlar konumuz deil.


Biz, bilim yntemini, bilimin nasl bir yntem kullan

dn aklamaya alyoruz.

Bilim yntemi, yani bi

limsel dnce srecinde kullanlan yntem tek olduu


halde aratrmada kullanlan teknikler oktur. O hal de bilimin yntemleri denemez. Bilim yntemi daima
temelde durur. Teknikler her zaman deiebilir. (2)

BUimsel yntemi kendinden nceki

dnce yn

temlerinden ayran en nemli fark, bilimin daima olgu

sal oluudur. Bilim yntemi daima, gzlenebilen, dorulanabilen veya yanllanabilen nermelerle megul

olur. Bilimsel

nermelerin en nemli

zeUii geree

dnk olmas ve olgusal olmasdr. rnein din ve teo


loji dncesinde ise, sevgi, inan, duygu gibi kavram

lar dncenin temel kavramlar olmaktadr.


olgulardan kopuk olduu iin,

Bunlar

gzlenme, dorulanma

veya dir

yanllanma niteliine sahip deildirler. Mitoloji, Korku, endie, kayg, umut, gvensizlik, yce bu:

metafizik gibi dnce biimleri de aa yukar byle


gce snma ihtiyac gibi duygular dorulamak veya

yanllamak olana yoktur.


limsel bir

Bu bakmdan bunlar bi
Sadece kiisel

nermeye konu olamazlar.

inan ve zlem dzeyindedirler. Psikoloji, bu duygular

bilim yntemi ile gzleyebilir ve lebilir. Fakat bu duy


gular ifade eden nermeleri dorulamak veya yanl
lamak olana yoktur.
9

Bilim gzlenebilen ve nir. Bu bakmdan


ifade eden

llebilen nesnel

olgularla

ilgile Bu
yan

bilim

geree

dnktr.

olgular

nermeler

dorulanabilen ve

llanabilen nermelerdir. Olgulara dayanmayan, nesnel

geree dnk olmayan hibir iddia, hipotez veya teori;


bilimsel deildir. Bilim ynteminde olgular tarafndan

dorulanmayan nermeleri
tur.

kabul

etmek

olana

yok

Herhangi bir olgunun bilime konu olabilmesi iin,


nesnel geree dnk olmas, herkesin incelemesine ve

eletirisine ak olmas gerekir.

Bilime konu olan olgular yalmz bana bir ey ifade

etmezler. Bu tr olgular ancak, bir hipotezin veya teo


rinin aracl ile bilimxsel bir incelemeye veri olurlar.

Veya veri olma niteliini kazamrlar. Baka bir deyile, olgularn bilimsel bir incelemeye konu tekil edebilme

si iin

kavramlatrlmalar gerekir. rnein,

Krtler

Orta-Dou toplumlarndan biridir, eklindeki bir ner

meyi ele alalm. Bu

nerme nesnel

geree dnk bir

nermedir. Ayn zamanda olgusal bir nermedir. Bu ol


guyu gzlemek ve lmek her zaman mmkndr. Bu
nun gibi nermeyi dorulamak ta mmkn. Gzlem so

nular

bu nermeyi her zaman dorulayabilir. Fakat,

Krt'lerin Orta-Dou toplumlarndan biri olduu olgu su, yalnz bana bir ey ifade etmez. Bu sadece bir sap

tamadr. Bu haliyle ancak, bilimsel bir incelemeye veri olma niteliine sahiptir. Bu olgu Krt toplumunun Orta-Dou'daki, Trk, Arap ve Fars merkezi otoriteleri ile

ilikilerini aklayan hipotezlere ve teorilere veri olabi


lir. Krt toplumunun temel elimelerini, bu elime

lere canllk veren temel dinamikleri aklamada, yine


bu olguyu kavramlatran hipotezleri ve teorileri kulla

nrz. Bu olgu

Krt toplummdaki deimeleri, dei-

10

mede belirleyici olan eleri, Krt toplumunun tarihsel


dorultusunu, aklamada kullanlan hipotezlere ve te

orilere veri olma niteliine sahiptir. Bylece, Krt top

lumunun Orta-Dou toplumlarndan biri olduu eklin de ifade edilen olgu, bal basma olmaktan kurtulur,

bilimsel bir

incelemeye konu tekil eder. Yalnz bana

ele ahnd zaman bir ey ifade etmeyen bu olgu, bilim

sel bir neri, hipotez veya teori nda ele alnd za


man nemli bir aklama gcne sahip olmaktadr. olgulardan hare

Bilim ynteminin temel zellii,

ket etmesi, nesnel geree, somuta veya nesnel varla


dnk olmasdr. Olgulardan t sonular yine hareket eden bilim, ula

olgulara dnerek

temellendirmeye

alr. O halde bilim yntemi bir

sretir.

Hakikati,

yani doruyu ai-ama sreci. Bilimsel bilgi ise bir sonu tur. Herhangi bir hipotez veya teori olgular tarafndan

dorulamyorsa,

elde edilen

bilgi,

bilimsel

bir

bilgid*.

Bilim, bilgi yn deil, dnce yntemidir. Bilim, be

lirli bir konuda, sistemletirilmi nermeler btndr.

11

II,

BLM

BLMSEL FAALYETN YAPISI

Dinamik

bir

sre

olan

bilimsel

faaliyetin

balca

yn vardr. Bu yn zerinde durmada, bu ynle rin birbirleri


vardr.

ile ilikisini aklamada nemli


faaliyetin yapsal niteliini

bir gerek
aklamak

Bilimsel

bakmndan da yararldr. Bilimsel faaliyetin bu y


n, birbirleri ile dinamik bir btnlk halindedir. Bu

bakmdan bilimsel faaliyetin bu ynn, birbirlerin


den kopuk, bamsz basamaklar olarak anlamamak ge

rekir.

1. Gzlem, tzlem, Deney vs.

Bilimsel

faaliyetin

birinci

yn

eylemseldir.

Bura

da, gzlem, deney, lme, karlatrmal gzlem, zm


leme gibi tekniklerle somut eyleri ve olgular saptama
ya alrz. Bu safha d dnyann alglanmas ile ilgili

dir.

dnyay

alglamak

duyu

organlar

sayesinde

15

olur. O halde duyu organlar olmayan kiilerin d dn

yay alglamalar mmkn deildir. D dnyann, yani


olgularn ve eylerin duyu organlar vastas ile alglan
mas ayn zamanda bir soyutlama iidir. Burada ara

trmaya konu olan olgular, yada eyler, bal olduklar

btnsel ilikilerinden ayr olarak, tek bana incelenir.

nk, duyu organlarmz ve buna bal olarak dn


cemiz, nesnel gerei bir anda alglayamaz. elime ve

deimeleri
yamaz ve

btnsellik

ilikileri

iinde bir

anda anla

kavrayamaz.

O halde

bUginin

kayna,

insann duyu

organlar

ile etrafn alglamasdr. Bilgi elde etme ve bilgi edinme sreci, insann, rihi ve kendisini, iinde yaad toplumu, ta sayesinde alglamasyla

doay duyu organlar

balar. Bu bakmdan bilgi edinmemn temelinde duyum

lar vardr.

Bilginin ikinci derecesi olan kavramlar du

yumlara ve alglanan bilgilere dayanlarak oluturulur.

Anlald zere, bilgi elde


ek, gerek somut,

etmenin hareket nok

tas somut eylerdir. Buna maddi dnya, somut ger

madde de diyebiliriz. Bu insan

bUincinin dnda, ondan bamsz olarak var olan mad


di dnyadr. rnein, ev, fabrika, tarla, kz, aa, ma

sa, kitap, Krt halk, Trk halk, Arap halk, karakol,

krba, mahkeme, ordu, vs. hep gerek somut olan, yani


maddi dnya ile ilgili eylerdir, ite, insan bilgilenme

sreci iinde bu tr somut eyleri alglayarak hareket


eder. Fakat bu somut eyleri daha iyi alglayabUmek eitliliklerinden soyutlayarak iin, btnlklerinden,

alglar.

Bu bakmdan bilgi edme,

somut

eylerin,

gerek somut un

yani inaddi dnyann

alglanmas

ile balar. Fakat bu alglamann daha iyi yaplabUmesi


iin soyutlama eylemini de birlikte yrtr.

16

zetleyecek olursak, birinci safhadaki sre udur:


Bu safhada elde edilen, gerek somut, nesnel varlk,

maddi sr.

dnya

ile ilgili bilgiler, nesnel

insann bilincine nemlidir.

yan

Burada

bilginin demek,

ierii

Bilginin dn

nesnel

ierii

gerek

somut un,

maddi

ya nm

madde nin,

insan
Yani,

bilincine

aslna

uygun

bir
e-

biimde yansmasdr.

bilgi ile bilgisi edinilen

yamn
olan,

birbirine

akmasdr.

rnein,

gerek

somut
hay

maddi dnyada

bir yer igal

eden

aa,

van diye alglam.ak, yle telakki etmek yanl bir tutum

dur.

Burada gerek somut

aatr.

Fakat bu

aa

bUgi edinme sreci iinde olan kiinin bilincine hayvan


diye yansmtr. Yani aslna uygun bir biimde yans

mamtr.

Bu ise,

alg

ile

bilgisi

edinilen

ey arasnda

ztlk, Olduu anlamna gelir. Byle bir tutumun kiiyi


yanh gerek sonulara gtrecei phesizdir. maddi dnyada Bunun eden gibi, un

somut olan,

yer igal

sur

Krt

ise,

fakat bu

Krt

olarak

deil,

Trk

olarak alglanyorsa, nesnel gerek, yani gerek somut,


maddi dnya yine, aslna uygun bir biimde yansma

m demektir. Bilgi edinme

Gerek somut, bu rnekte, srecindeki kiinin bin

Krt ierii

tr. ise,

Trk tr. Bylece nesnel gerek, aslna uygun bir bi imde yansmamtr. Yani bilgi ile
nilen (Krt)

(Trk) , bilgisi edi

arasnda hibir iliki yoktur. Btn bun

lar bilim yntemi anlayna son derece

sakncal tu

tumlardr. nk, bilgi edinme srecinin daha banda,

yanllardan hareket edilmektedir.

Bu yanln bilinli

olarak srarla yaplmas phesiz ok daha tehlikelidir.

Bilim yntemi sreci ile

badamaz. Bylesine bir s

rele edinilen bilgiler bilimsel olamaz. Bu yanl, eksik veya dikkatsiz bir algama sonunda meydana gelmi
ise, bunun daia sonralar dzeltilmesi olana vardr.

17

Bu safhada daha ok endksiyon (tmevarm) ye adlandrlan dnce biimini kullanrz.

di

Tmeva-

nm, olgular ve eyleri teker teker ele alarak genel il

kelere ulamaya alan bir dnce yntemidir.

2.

Kavramsal Sistemlerin Kurulmas,


Hipotezler,
..

Teoriler

vs.

Bilimsel faaliyetin ikinci ynn, kavramsal, zihin sel bir nesnel Yani, lr. faaliyet olarak deerlendirebiliriz. btn olgusal Bu safhada allr. al

gerek bir olgular ve

olarak kavranlmaya

ilikiler somutlanmaya

Olgularn eitli ynleri, bunlarn birbirleri ile ili emeler, ilikileri deimeler, bir btn olarak, btn

kileri, sellik

iinde

kavranlmaya

allr.

Olgular,

nesnel gerek somutlanr. Bu safhada,

elikileri yaka

lama, olgular arasnda iliki kurma,

ve bunlar akla

ma nem kazanr. Burada nemli olan akl yrtme yo

lu ile mantksal karmlar yapmaktr. Hipotezler ve te


oriler kurarak olgular ve olgular arasndaki ilikileri

kavramaya

almaktr. Akl yrtme

yolu ile

mantk

sal karmlar yapma faaliyeti srasnda endksiyon ile'

birlikte
varma)

dedksiyon
Olarak

(genel

ilkelerden zel

durumlara
kulla

isimlendirilen dnce

biimi de

nlr.

Hipotetik-dedktif

olarak

isimlendirilen

bu

nce

biiminde

genel

ilkelere

ulamada tmevarmc,
ileri

olgulara dnmede

tmden gelimci bir yol izlenir,

srlm hipotezlerin ve teorilerin altnda olgula


rn gzleminden genel ilkelere giden, genel ilkelerden

tekrar olgulara dneni bu dinamik srece hipotetik-de


dktif yol diyoruz. Akl yrtmenin ve akl yrtme yo-

18

lu ile mantksal karmlar yapmann tek amac vardr. O da, olgular, olgusal ilikileri aklayc, hipotezler ve
teoriler snda kurmaktr. Bu hipotez ve teoriler olgular ara e

iki kurar,

olgulardaki ve

eylerdeki temel

limeleri belirlemeye
imeye temel olan

alr. Olgulardaki deimeyi, de


dinamikleri kavramak nemlidir.

Deimeleri

belirleyen

temel

etkenleri,

deimelerin

dorultusunu kavramak yine ok nemlidir. Btn bun

lar hipotez ve teorilerle aklayabUiriz. Hipotez ve teo


rilerin aklama: gcne sahip olabilmeleri olgu ve ey

lerin salam trmal

bir ekilde ile

gzlemi,

llmesi ve karla Olgular ve eyler, t

gzlemi

mmkndr.

mevarmc dnce ile, ne kadar salkl bir ekilde gz lenmi, llm ve alglanmsa, onlara dayanlarak

gelitirilen hipotez ve teorilerin aklama gc de o ka


dar geerlidir.

Burada

sz^ edUen

hipotezlerden

ve

teorilerden,

bilimsel

hipotezlerin

ve teorilerin

anlalaca

phe

sizdir.

rnein idealist felsefede, de teorilerden

metafizikte vs.

gibi

sistemlerde
felsefe ve

sz edilebilir.

Fakat idealist
olmas gere

metafizikteki

teoriler,

ideallere,

kenlere ve deer yarglarna dayal teorilerdir. kmdan bu tr teoriler normatiftirler.


ise,

Bu ba

Bilimsel teoriler
olgulara

olgulardan hareket edilerek kurulur, yine

dnlerek dorulanr veya yanllanr. Bimsel teorUer olan konu edinir. Nesnel geree ve olgulara dnk

tr. Olmas gereken durumlara, deer yarglarna, ide


allere ilikin deildir.

Grld gibi bilimsel faaliyetin bu safhas,

kav-

ramlatrma

ile

ilgilidir.

Birinci safhada,

gzlem, kar

latrmal gzlem ve lme yolu ile elde edilen bilgiler ve alglanan somut olgular bu safhada kavramlatmlr.

Bu kavramla^trma hipotez ve teoriler arach e yap-

19

lir. Birinci safhada btnsel ilikilerinden soyutlanarak gzlenen Yani, olgular ve eyler ikinci safhada somutlanr. i iliki
i e

olgularn ve eylerin btn eitlilikleri,


bunlarn balantlar, olgu

leri ve

ve eylerdeki

limeler,
lar

bunlarn teki olgularla ilikileri,


iinde ele almr.,

ve balant
unu

btnsellik

O halde ksaca

syleyebiliriz:

Kavramlar;

eylerin,

olgularn d gr

nmleri ile, mez.

birbirlerinden kopuk

aamalar e,

ilgen-

Bu ey ve olgularn zlerini, btnlklerini, i e i ve d iliki ve balantlarn anlamaya

limelerini,

ahr.

Bu

ilikilere ksaca,

olgu ve

olgular arasndaki

diyalektik

ilikiler

diyebiliriz.

Bylece

nesnel

gerei

kavrama olana ortaya kar. Olgu veya ey somut ola rak kavranr. O halde somut ve soyut birbirinin kart

unsurlar deildir. Bunlar dnce sisteminin, biri olma

dan dieri olamayacak,

birbirlerine sk bir btnsellik

iinde bal iki unsurudur. Bu msurlar birbirlerini di


namik bir ekilde etkilerler. Bu iki unsur, bilim ynte

mi sreci iinde birbiriyle her zaman btnlenirler. Ve


btnlk arzederler.

Diyalektik

yntemin

kurallar

konusunda, incele

meler yapan Marx ve


sunda

Lenin, yntemin kurallar konu

yle sylemektedirler:

1.

Aratrma konusu olan ey ya da olgu tek ba

sma,

ayn olarak

incelenecek.

zerine baka
eylerle bir-

eylerin katlmad, lemedii bir biimde lanarak incelenecek.

yada baka incelenecek. nk

Yani soyut

dnce gelime

ve deimeyi birdenbire alglayamaz.

2.

ey ya da olgu, evresinde baka olgularla olan

ilikileri

iinde,

yani ilikiler

btn iinde in

celenecek.

20

3.

ey ya da olgunun gelimesi, deimesi incele


necek.

4.

eyin ve olgunun yapsnda, bulunan elimeler

incelenecek

(eydeki,

olgudaki

elien i

yn-

semeler bulunacak).

5.

ey ya da olgu, bir elimeler btn olarak incedleneicek.

6.

ey ya da olguda, gerekleen
meler de incelenecek.

en kk eli

7. . ncelenmek iin paralara


olgu yeniden btnlenecek. eyler,

blnen

ey ya da
baka

Ve iinde

baka olgar bulunan btnle ilikileri

aranacak.

8.

ey ya da olgu, srekli bir biimde, yeni iliki


ler ve yeni nitelikler ortaya karan,
iinde gzlenecek.

bir sre

9.

eyler, olgular ve

sreler hakknda

insann

edindii bilgilerin, d

grnten derin ve ge

nel aikilere

giderek,

sonsuz olarak ilerledii

gerei bilinecek.

10.

Bir eyin ya da bir olgunun bir aamasnn bel


li zelliklerinin ancak daha yksek bir aamada
tekrarland bilinecek. (3)

Buradan anlalaca

zere,

diyalektik yntem ile

bilim yntemi arasnda byk bir ayniyet var. Bilimler,


bilim yntemi sayesinde kendi alanlarnda cereyan eden
olgular ve olgusail ilikileri kavramaya alr. Bu ise,

diyalektiin zaten genel amacdr. Bu bilimlerin ancak maddeci olaca gereini ortaya koyar. Diyalektik yn
temin, bu arada diyalektik materyalizmin bilimlerle,

21

tam olarak zde olmad dorudur. Fakat bUimlerin


zorunlu olarak diyalektik olduu phesizdir (4)

Engels maddeyi hareket olarak nitelendirmektedir.


Bu grn sonucu olarak diyalektii yle tarif etmek
tedir:

Diyalektik, d dnyann ve insan dncesindeki


hareketin genel yasalarnn bilimidir. (5)

O halde diyalektik yntem

gereince,

evrendeki

herhangi bir olgu, ancak, baka olgularia ilikileri iin


de ele alnabilir. Baka olgularla btnl iinde in
celenebilir. Herhangi bir olgu, ancak, etkilendii btn

ierisinde ele alnabilir. Veya btnn, olgusal ilikiler


btnnn olguya yapt etkilerle anlalabilir ve kavranabUir. Herhangi bir olgu veya olgusal ilikiler b

tn ancak belirli bir zaman boyutunda ve tarihsel bir sre iinde ele
nlabilir. Olgusal

alnd zaman anlalabilir ve kavra


ilikiler belirli bir zaman ve mekan

boyutu iinde ele alnmadan kavranlamaz.

Dorulama

Veya

Gerekleme

(Kanunlara veya Kanun dzeyinde bilgilere erime) :

Bim ynteminin

nc ynne gerekleme faa

liyeti diyebiliriz. Bu safhada, ikinci safhada elde edilen

hipotez ve teoriler tekrar olgulara dnlerek denetlen


meye alhr. Bu denetleme srasnda hipotez veya teo rilerle olgular arasnda bir uyum saptamrsa, yani olgu lar hipotez veya teorileri doruluyorsa elde edilen bilgi bilimsel bir bilgidir. Aksi halde, olgular ve ilikileri, ya-

22

ni nesnel gerei aklama gc


tezlerin veya teorilerin

olmadndan,

hipo

reddedUmesi gerekir.

Hipotez veya teorilerin test edilebilmesi iin, onlar


dan gzlenebilir sonularn karlmas da gerekir. Hipo

tez ve teorilerden gzlenebilir, test edilebilir sonularn


karlmas mantksal bir ilemdir. Hipotezlerden ve te orilerden gzlenilebilir ve test edilebilir mantksal so

nular karmadan olgulara dnmek ve kontrol olana

aramak

mmkn deildir.

rnein;

smrge

veya s

mrgeci kavramlarn ele alalm. Herhangibir toplumda

smrge
iin,

ilikilerinin

varolup

olmadn

anlayabilmek

smrge

kavramn

oluturan

olgusal ilikilerin

mevcut olup olmadna bakmak gerekir. lkenin veya

blgenin doal kaynaklarn kim denetliyor? lkede ve


ya blgede youn bir sma kapitalist
ticaret, araclk, komisyonculuk

gelime var rm?


gibi faaliyetler

Yoksa,

mi gelimi?
durdurulmu

lkenin veya

blgenin snai

gelimesi

mu? , Yoksa pazar olarak m kullanlyor?

Ulusal ve demokratik haklar geliip serpilmi mi? Yok


sa bu haklara ve kltrel fonksiyonlara kar amansz

bir bask m var? lkeye veya blgeye, halkn etnik ki


iliine sayg var m? Btn bu ilikiler zora ve iddete

mi dayanyor?

Kitle haberleme

aralarn

kim

denet

liyor? vs. Btn bu ilikileri izlemek ve gzlemek ve bu ilikiler aracl ile hipotez ve teorileri test etmek her
zaman mmkndr.

Gerekleme

faaliyeti

srasnda,

daha

ak

indirme

olarak adlandrabileceimiz bir dnce biimini kulla


nrz. Hipotez veya teorinin salad bilgi zel bir olgu

ya indirgenir ve denetleme bu olgu aracl ile yaplr. Buradaki mantksal karm tmdengelimci bir karm deildir. Fakat bu mantksal karm ilemine tmden
gelimci karmn tersi, diyebiliriz.

23

Bimsel yntemin

yn

bu ekilde

zetlendik

ten sonra, bu ynn birbirleriyle srekli bir etkile im iinde olduunu tekrar belirtmede yarar vardr.

rnein, herhangi bir aratrmacy ele alahm. Bu ara

trmacy gzleyecei olgulara gtren bir hipotez veya

teori yok ise, yaplan gzlem dank ve

geliigzeldir.

Kullamszdr.

Ne iin kullanlaca, neyi aklayaca

bile belli deildir.


olgulara,

Bu bakmdan aratrc gzleyecei


hipotez veya

aklama gc olan salam bir

teori ile gitmelidir. Hipotezler veya teoriler, belirli olgu


lar ve olgusal ilikileri aklayc kavramsal sistemler

dir. Teorinin doruluk derecesi ve aklama gc daha fazladr. Hipotezler ise, doruluk derecesi henz bilin

meyen, test edilmesi gereken, fakat aklama vaad eden


bir nermedirler. Genel olarak hipotezler, olgular tara

fndan dorulandklar zaman kesin bir bilgi elde edebi


lir. Fakat, bu kesin bir sonu deildir. Meydana gelen
yeni olgular ve yeni koullar bgiyi, dolaysyla sonucu
her zaman deitirebilir.

Hipotezlerle teoriler

arasnda

belirtilmesi

gereken

nemli bir farkta, teorilerin daha kapsaml olmasdr.


Hipotezler belirli konulara inhisar etmekle beraber, teo

riler ok daha geni olgulara ve olgular kmesine ilikin


dir.

Hipotezlerin

olgular

tarafndan dorulanmas de

mek, belirU bir kanuna eriilmesi demektir.


lirleyen, temel

eylerin,

olgularn veya olgusal iUkilerin doal geliimlerini be


isel ve disal balantarm bulunmas

demektir. Teorilerin

ise,

ok daHa geni bir

olgular

kmesini

aklama gc. ve zellii vardr. Bu bakm

dan, teoriler^ birok kanuriun

veya

kanun dzeyine

ulam bilgilerin birleiminden meydana gelir. .u hal-

24

de her objektif gerek grecelidir. Bununla beraber her

objektif gerek mutlak gerein bir unsuru olarak gr


nr. Mutlak realitenin bir ksm onun tarafndan yan
stlr.

Yine bunun gibi, aklama gc olan geerii, sa


lam bir hipotez veya lm ve teori, olgularn biimi ile, dikkatli gzlemi, sistematik gz karlatrmah gzlemi sonucu elde edilir.

Tiime varmc bir dnce

lem yaplmadan aklama vaad eden tutarl bir hipo tez veya teori kurmak mmlin deildir. Zaten gzlem

belirli bir ama iin bir hipotez veya teorinin al


tnda olgular ve olgusal ilikileri saptama faaliyetidir.

Gzlemin deneyden farkl bir yn vardr. Gzlemcinin olaylar karsndaki tavr pasiftir. Deney yapan kii ise, denetleme yapmak iin olay laboratuvannda suni olarak
yaratmaya alr.^

Btn

bunlar

bilim yntemi

srecinin

dinamik

ve etkin bir sre olduunu

gstermektedir. Bilimsel

faaliyetin bu yn birbirleri ile srekli bir etkileim


e btnlk iindedir. (6)

Marx, bilgi elde etme srecindeki bu basamaklar ve


ilikileri yle belirtiyor :

Genel kavramlardan somut kavramlara

giden

metodun bilimsel bakm.dan doru ol

duu aka grlmektedir. Somut, farkh be

lirlemelerin

sentezi,

yani birlii olduu iin

somuttur. Bundan dolaydr ki, somut, gerek


bir hareket noktas, yani dolaysz algnn ve

tasavvurun

hareket

noktas

olmasna ra
grnr.

men, dncede hareket noktas olarak deil,


bir sentez sreci, bir sonu olarak Birinci yntem, yani tasavvur edilmi somut
tan gittike basitlenen somutlamalara geme

25

metodu,

grnn

btnselliini

soyut

bir

belirlenim haline
belirlenimlerin,
tekrar

getirir.

kincisinde
dnce

soyut
yolu ile
somu

somuttan

retilmesini

salar...

Soyuttan

ta ykselmekten
kavray

ibaret olan
onu

metot,

somutu
bir

tarzndan ve

dnlm

somut olarak

tekrar

retmekten

baka bir

ey deildir.

(7)

Grld gibi burada da soyut ve somutun birbirleri


ne dr. olan etkileri ve btnsellikleri ortaya konulmakta

Burada d dnyada nimizde fikirlerin

ksaca bizi

unu

ifade

edebiliriz : ve

Dnceler zih Bu

evreleyen

eylerin

olgularn fikirlerdir.

(beynimizde) bazlar

brakt

izlerdir, ve

duyumlarmzdan

alglarmzdan

gelir. Bunlar d dnyada maddi bir eye tekabl eder ler. Masa, ev, fabrika, tarla, karasapan, Trk halk,

Krt yen
bir de

halk,

ingiliz vs. gibi. Maddi bir eye tekabl etme

fikirler de vardr. Dncenin bizzat kendisi byle


fikirdir. Uzay, eye sonsuzluk, tann, felsefe gibi fikirler yannda

maddi

bir

tekabl etmezler.

Bunlarn

bir de kavramlar vardr.

Duyumlarmzn ve alglarm

zn zihnimizde brakt izler, fikirler zerine, onlar ara

cl ile ve onlar yardmu ile elde edilirler. Kavramlar


eylerin ayr ve olgularn birbirinden kopuk, birbirlerinden kopukmu

aamalar ile

Ugilenmez.

Birbirlerinden

gibi grlen ey ve olgularn i elimeleri, eitli sre leri, i ve d ilikileri ve balantlar, btnlkleri ile

ilgilenir. rnein, karasaban, tarla, kz, toprak sahibi, topraksz kyl gibi duyum ve alglar aracl ile feoda lizm kavram elde edilir. Jandarma, karakol, krba,

yerli dilin yasaklanmas, halkn ulusal kiiliine bask, yabanc bir dil ve kltrn zorla kabul ettirilmeye ah-

26

mas,

doal kaynaklarn

tanmas...

gibi

duyum

ve

alglardan da smrgecilik kavram oluturulur. Emper

yalizm, da byle

faizm,

kapitalizm,

demokrasi

gibi

kavramlar

elde edilir. Kavramlar zihinsel sreler sonun

da elde edUir. D dnyada, masa, ev, tarla, gibi rnekler de olduu gibi maddi bir eye tekabl etmezler. Burada
nemli olan nokta udur :
olarak kurulabilmesi iin

Kavramsal sistemlerin doru


d dnyann, yani objektif

gerein doru

alglanmas gerekir.

O halde,

gerek somut ile,

dnlm somut u

birbirinden ayrmak gerekir. rnein, kz, kam, kara


saban, tarla, topraksz kyl, toprak
ifade

sahibi,

ev,.,

gibi

kavramlar

gerek

somut u

eden kavramlardr.

Feodalizm ise dnlm somut u ifade eden bir kav


ramdr. Feodalizm kavram ile, birbirinden kopuk ol

gular gibi
kyl,

gzken,

kz,

karasapan,

kan,

topraksz

toprak sahibi,

gibi eyler

arasnda

iliki kurul

maya allmtr. Bylece nesnel gerek btn i ve d


ilikUeriyls, btn eitlihkleriyle ele alnm, btnle tirilmitir. Ve bu somut, dnlerek ortaya konulmu
tur.

27

BLM NEDR?

BLMN BAZI ZELLKLER NELERDR?

Bu aklamalarn ndan bilime bir tarif vermek istenirse, yle syleyebiliriz : Bilim, gzlenebilen olgu

lar betimleme,

olgular

ve olgular arasndaki ilikileri

aklayarak genel ilkelere varma ve bu genel ilkeleri ve

genellemeleri, tekrar 'olgulara dnerek test etme, yani,


dorulama veya yanllama srecidir. (8)

O halde bilimin gerek amac, duyumlar ve alglar

yolu ile dnceye ulamadr. Daha sonra da duyuinlar


ve alglar yolu ile elde edilen dnceler sayesinde nes

nel eylerin ve

olgularn i

elimelerini, eitli sre

lerini, i ve d iliki ve balantarn anlayacak, yava

yava ve derece derece btnsel bir bilgiye varacaktr.


Bu tariften sonra bilimin temel zelliklerini ksaca
aklayalm :

31

m.

BOLUM

1.

Bilim Varlk Alam Olarak Gerei,


Gerek Somutu Kabul Eder. Geree

1^

Saygldr. Bilim Nesnel Geree


Dnktr ve Olgusaldr.

Bilim nesnel geree dnktr ve olgusaldr. Nesnel

gerekten anlalmas gereken ey udur ; Nesnel gerek dncede ya da kavramlarda deil, somut olarak var
dr. Bir durum olarak vardr, bir ey,
vardr, bir nitelik

bir nesne olarak

olarak vardr. O halde nesnel gerek

kavramsalsn,
yali nin, d

idelin, mmkn n kartdr. Ha


de kartdr. Nesnel gerek

grn n

kiiye

zg bir duygu deildir. Kiinini dnda, kiinin ve arzularndan bamsz olarak vardr ve

iradesinden

somut olarak vardr. Nesnel gerek kamunun gzlem ve

incelemesine

ve

eletirisine

daima

aktr.

Sbjektifle

ilgili deildir.

Objektiftir.

Doa, madde

veya varlk,

duyumlarmzn ve
bize sunduklar

alglarmzn bize gsterdikleri veya


ve olgularn tmdr. Genel

eylerin

olarak d

dnya

dediimiz ve bizi

evreleyen

eylerin

btndr. Objektif gerek, nesnel gerek


nel yani objektif kavramn,

budur. Nes

gnlk hayatta bu kelime

lerin

karh

olarak

kullanlan
Nesnel

tarafsz
ile,

anlamnda
<chakikiyi,

kullandmz

aktr.

gerek

hakikat, yani

((doruyu da birbirine kartrmamak

32

gerekir.

Hakikat,

hakiki,

yani

doru,

zne

ile

nesne

arasndaki bir ilikidir. Bilginin nesnel geree uygun luudur. Nesnel gerek ile onu ifade eden bilgiler ara
snda bir uygunluk var ise, hakikat, doru, saptanm

olur. Hakikat, yani doru; alglar, kavramlar, hipotez

ler ve teoriler ile, nesnel gerek arasndaki uygunluk


tur. Nesnel gerek ise, dncenin karsnda olan, ya

ni dncenin yneldii eydir. Nesnel gerek varln

bir zelliidir. Varolu eklidir. Aka grld gibi,


somut ve nesnel varlk anlamna gelen gerek, yani
nesnel gerek ile, hakikat, doru, ayr ayr kategoriler
dir ve niteliklerdir.

Aratrmamzn

ikinci

blmnde, bunu,

gerek

somut

ve dnlm somut olarak ifade etmitik.

Dnlm somut, gerek somutu yanstabiliyorsa, el

de edilen bilgi doru. bir bilgidir. Dnlm somut,


elbette, birok gerek somutun bir araya gelemesinden, birok gerek somut arasndaki ilikilerin, bunlarn i

ve d elimelerinin yakalanmasndan sonra elde edil mitir. Gerek somut zele ait bir bilgi olduu halde,
dnlm somut genele ait bir bUgidir.

Bilgi objektif realiteyi insan bilincine doru olarak yanstan bir


yntemidir.

sretir. Bilim
u halde bUgi

de gerein binmesinin
objektif bir gerei insan

bilincine doru olarak yanstt gibi, yanl olarak ta yanstabilir. Yanl yansma dorusundan nasl ayhr?
Doru bir yansma, gerek bilgi, herey-

den nce, eer bilincimizin ierii, ilgili ob jektif gerek ile uygunluk halindeyse, gerek bir karar, ya da bir gerein sadeletirilmesi olaandr. O zaman gerek bir dnceyi an
latm oluruz. 33

Yalann tersi olarak gerek arasnda bilgi ve aynntarm

insanlarn alveriinde

yalan kendiinden ortaya kar. Bgi teori si kategorileri olan yalan ve gerek yan

smann iki ilikisi iinde gereklie varmada


karlkl iliki iindedirler. Gerek ve yalan

bgi teorisi

anlaynda,

objektif

gerein
oramnda

anlatlmas ile
anlahr. (9)

uygunluk derecesi

rnein, Douda aratrmalar ve incelemeler yapan

bir kii, hep Krtlerle konutuu ve grt halde,

bunlan, Trk diye anlamaya alrsa objektif gerek ile bilin ierii arasnda bir elime var, demektir.

Burada objektif

gerek

Krt varhdr.

BUin ierii

ise, Krt varhmn Trk

olarak algnlanmasdr. Bu

durumda bilin ierii yanltr. Bilin ieriinin doru


olmas, objektif gerek olan Krt varlnn, Krt olarak
alglanmasdr. Ancak byle bir doru alglama sonun

da, objektif gerek ile bilin ierii birbirine denk d


er.

Bilim olgusal dr, derken, olgudan anlalmas ge

reken ey ise udur : eklemitir, imkan

Olgu gzlem ve deney sonular dahilinde deUdir. Haya ola

tarafndan salanm bir veridir. Olgu gerektir ve ger

na veya mmkn olana da kardr. nk gerek

tir ve gereklemitir. O halde, olgu evrende var olan,


dolayl ve dolaysz yollardan gzleme ve deneye konu oluumdur. Gzleme ve deneye olabilen herhangi bir

konu olabilen olgular nesnel niteliktedir. Bilim ancak


nesnel nitelikteki olgularla ilgilenir.

Bilim nesnel geree dnktr. Ve olgusaldr.

...

Bilimsel nermelerin tamama doru olgusal ilikileri ifade eder. Bu

dan doruya veya dolaysyla gzlenebUir ol gular ve


34

nermelerin doru ya da

yanl

olmas

ifade

ettikleri
olup

olgularn ve olgusal
baldr.

ilikilerin' var

olmamasna

Bilimde hibir hi

potez veya teori

gzlem

ye deney sonularna

dayanlarak kantlamadka doru kabul edi


lemez. Bilim kendiliinden doru saylan ya

da

tanm

gereince
(10)

doru

olan

nermelerle

uramaz.

Bilimin

nesnel geree

ve olgulara

dnk

olan bu

zelliini rneklerle belirtmeye ve aklamaya alalm: rnein, 1916 - 1919 yUarmda oluturulmaya balanan,

Lozan Antlamas ile resmi ifadesini bulan, 1926 ylnda da noktalanan bir sre iinde, bir blmeye m nesnel tabi tutulmutur. ve Krdistan emperyalist Bu emperyalist bl Bunu ifade eden .

gerektir

olgusaldr.

nermeler de nesnel geree

dnk olan nermelerdir.

Bu olgu, yani Krdstan'm paylalmas olgusu, kiile


rin istek ve iradesinin dnda, somut olarak vardr.

G-erektir ve gereklemitir. Bu blm ve sonula


rn dorudan doruya gzlemek mmkndr. Fakat

bylesine bir . emperyalist blm gerekletiren g ler arasndaki ilikilerin saptanmas dorudan doruya
gzlemlerle mn mmkn olmayabilir. Emperyalist bl

hasrlanmas
glerin

sreci,

bu sre iinde emperyalistemperyalizmi, Fransz em

smrgeci

(ingiliz

peryalizmi, Trkiye Cumhuriyeti devleti, Iran monari


si) ekonomik kar ilikileri, ancak Clayl yollardan

gzlenebilen olgulardr. Bu sre


malar, szlemeler, tavizler,

iinde yaplan anla


an

elde edilen kazanlar,

cak dolayl yollardan gzlenebilir.

Bu

emperyalist

blmeye

kar

Krdstan'm

itli yerlerinde tepki ve direnmelerin olduu yine nes

nel gerektir ve olgudur. rnein 1919-1920 lerden iti-

35

baren

Krdstan'm

Irak

Manda

ynetimi

bnyesinde

braklan

kesiminde, ingiliz

Emperyalizminin smr

geci ynetimine kar

srekli bir Krt 4irenmesi

var

dr. Bu direnmeler manda ynetimi sona erdikten son

ra, Irak iktidarlarna bu olgular nesnel

kar da devam dnk

etmitir.

Btn

geree

olgulardr.

Bilimsel

nermelere,

aratrma ve incelemelere konu

olabilirler.

Bu
dr.

hareketleri

dorudan

doruya

gzleme

mmkn

Bu hareketlerin, kart olan tidarlara kar baz taleplerin olduu yine somut
lardr. Btn bu

ve nesnel nitelikte
niteliine

olgu

olgular gzlenme

sahiptir

ler. Bilime konu nermeler de


sahiptir.

olabUirler.

Bu

olgulan

ifade eden nitehine

dorulanma veya yanllanma

Yukarda

saylan

olgulara

bal

olarak,

Krdis-

tan' paylaan devletlerin Krt Ulusal Demokratik ta

leplerine iddetle kar koyduklar, yine nesnel geree


dnk olan olgulardr. Bu talepleri bastrmak iin son

tahlilde ortak hareket ettikleri


doruya yollarla gzlenebir.

dolayl ve
ihkiler,

dorudan
ner

Btn bu

olgular,

olgusal

bilimsel

melere,
mzda

aratrma ve incelemelere konu


zellikle

olabilir. a

emperyalist-smrgeci politikalarn et

ki alan iinde braklan blgelerde Ulusal Kurtulu Sa

valar ok nemli olan olgulardr. Bu olgular; kiilerin,


kurumlarn, emperyalist-smrgeci devletlerin istek ve

iradelerinin dnda objektif olarak, somut olarak var drlar. Bu istek ve iradelerden, devlet ideolojilerinden

bamsz olarak

olumaktadriar. BUimsel

incelemele

re ve nermelere her zaman konu olabilirler.

Bilimin,

nesnel geree dnk olmas, olgusal ol


Gzlenebir nitelikte

mas, onun en nemli. zelliidir.

36

olmayan olgular
sbjektif olan

bilime konu olamazlar. Kiisel


bilime konu olamazlar.

kalan,'

olgular,

Kendili

inden

doru

saylan,

veya

doru

sanlmas

istenilen

nermeler
bir halk

bilime

konu olamaz.
Krtler

rnein,

Krt
ifade

diye
edi

yoktur,

Trktr,

eklinde

len bir nermeyi ele let tarafndan

alalm. Bu gr, Trkiye'de, dev ileri srlmtr. 1922-1923

hararetle

yllarndan itibaren ileri srlen,


nimsenen bu gr, eitli

gittike hararetle be
eitli biimler

kurumlara,

de

empoze

edilmitir.

niversiteler,

mahkemeler,

siya

sal partiler, sendikalar,

dernekler, kamu kurulular bu

gr ve bunu ifade eden nermeyi tartmasz bir e

kilde

benimsemilerdir.

Bunun

tek

doru

olduunu-

na inanmlardr. Tartlmaz tek dorunun bu olduu


nu sylemilerdir. Fakat niversitelerin, siyasal parti

lerin, yarg organlarnn bunu byle sanmalar, bu ne rinin bilimsel olduunu gstermez. Bu konuda byk

bir kabul ve benimseme var dij^e, neri bilimsel olamaz.

nk trmal

bilim

daima

gzlenebilen,

llebilen,

karla Ancak

gzlemi

yaplabilen

olgularla

ilgilenir.

bylesine
lir. rin

olgular

ifade eden

nermeler bilimsel olabi

nk,

ancak bylesi olgular ifade eden nermele veya yanllanma nitelii vardr. Biz,

dorulanma

tarihte man,

Krdistan

diye

bilinen

blgeye

baktmz

za

orada, .dili ve kltr; Arap, Yahudi gibi toplumlarn,

Trk, Fars, Ermeni, dilinden ve klt

Sryani,

rnden ayr, bir Krt toplumunun yaadn, halen de

yaamakta olduunu, saptayabiliyoruz.

O halde, Trki

ye'de

devlet

tarafndan

gelitirilen

ve

niversite

gibi

kurumlara da kabul ettirilen ve bu kurumlarca tart


masz tek doru olarak benimsenen, bu neri, temel

de yanl ve bilim-ddr, inkarcdr. Dogmatiktir. San


mak, inanmak, olgulardan kopuk kavramlardr. Bun-

37

1ar

bilimin

kavramlar

deildirler.

Sanmak,

inanmak,

kiisel dzeyde
dir.

vs

sbjektif kalan
konu

zihinsel

faaliyetler
Nesnel ger

Bilimsel nermelere

olamazlar.

ei inkr eden bir gr bilimsel gr deildir. Bihmsel gr dncenin maddeden sonra geldiini belir

tir. Dnce herhangibir somut eyin,

olgunun dn

cesidir. Madde, ey, olgu, insan dncesinin ve aklnn

tesinde

objektif

olarak

vardr.

Objektif

gerek,

insa

nn istek ve iradesinden,
vardr. Yine, bilimsel

arzularndan bamsz olarak


gre bim, gzlem ve de

gre

ney yolu ile objektif gerei kavramaya imkn verir.

Varlk
yani

alan

olarak

gerei,

yani

objektif

gerei
yok

gerek

somutu

reddetmek,

kabul

etmemek,

saymak ise, kati surette bilimsel bir gr olamaz. n san billncinm objektif gerei yaratabileceini, yok sa yabileceim, deildir. yok edebileceini kabul eder ki, mmkn

Doann,

toplumun ve insanlarn bilincimizin


olmadn syler ki, byle bir g

dnda ve
rn

tesinde

kabulne

imkn yoktur. urat, kendisine konu edindi

O halde,

bilimin

i gerek objektif gerektir. Gerek somuttur. Yani nes


nel gerektir. Nesnel
dnda
yani,

gerek,
objektif

dncemizin,
olarak vardr.

aklmzn
Bilim z

ve irademizin
nel

gereklerle,

sadece dncemizde

olanla,

sb

jektif istek

ve

iradelerle

uramaz.

Lenin,

olgularn ve

olgusal ilikilerin, btn eitlilikleriyle ve ok yanllk

lar

ile incelenmesi ...

gerektii konusunda yle

diyor : b

Bir eyi bilmek iin, btn

yanlarn,

tn balantlarn, ve ara

balantlarn

kavrama

mz, incelememiz gerekir. Bunu tam olarak asla ba-

aramayacaksakta.

ok yanllk,

yanlglara ve ka

tla kar en iyi bir gvencedir.


Mao ise ayn konuda yle

(11)

demektedir :

38

...

Bir

kimse

elimelerin

zelliklerini bt

nyle ve her aamay ayr ayr incelemezse, olaya nfuz etme ve elimenin en ince zelliklerini in celeme gereini inkr eder. Sadece uzaktan bir gz

atmakla, elimenin baz grnlerini kabatasJak


grmekle yetinir. Ve onu zmlemeye (bir soru

yu cevaplandrmaya, bir anlamazl halle, bir g


revi yapmaya, ya da askeri bir harekt ynetme

ye)

kalkrsa,

ite

buna batan savma i

yapmak

denir, iler byle ele alnd m, bel hazrdr. Doktirinerizm ve ampirizm ile Uletli arkadalarmzn

hata yapmalarnn sebebi,

eylere bak yollarnn

znel, tek tarafh ve stnkr olmasdr.

Tek ta

rafllk ta, stnkrlk te znelliktir ve znel bir


metot gerektirir. nk gerekteki her eyin, ara-'

larmda bir ba ve herbirinin bir i gereklilii var

ken, baz kimssler bu artlar olduklar gibi gr


mezler, eylere tek tarafl ve stnkr bakarak,

ne bunlarn aralarndaki ilikileri anlarlar, ne i gerekliliklerini. Bir eyin btn gelime

de

sre

cindeki ztlarn hareketinde, sadece i balarn zel


grnlerini ve eitli aamalarnn artlarn de--

U, gelime srecindeki her aamann zelliklerini


de dikkatle gzetlemeliyiz. (12)

Bu ksmda, son

olarak bir

noktaya daha

dein

mekte yarar vardr. O da u: Nesnel gerein,

gerek

somutun inkr edilmesi, yok saymas, yntemi meta

fizik olan idealist dnce biimi ile ilgi deildir. n


k metafizik, dorulanamayan veya yanhlanamayan

nermeler btndr.

Metafizik nermeler

bilgi veri-

yorlarm gibi grnmelerine

ramen, bgi vermezler.

Halbuki, herhangibir somut eyin veya olgunun redde-,

dilmesi, yok saymas, inkr edilmesi metafizik bir yn39

INSTITUT KRDE DE PARS


BIBLIOTHEQE

temle

ilgili

deildir.

nk

idealizmin

de bir yntemi
Bu

vardr ve bu yntem kendi iinde yntemin

btnlk arzeder.

adna Metafizik yntem diyoruz. Bu yntem

de

doay

ve

toplumu

insan

bilincinin

yaratt dddia

edilir,
rak ei, mak

insan bilincinin dnda,


olamayaca iddia

bunlarn bamsz ola


Halbuki, nesnel ger yok say

var

edilir.

gerek somutu dorudan

reddetmek,

inkr etmek, bir

doruya O

yanllanabilir bilimsel

nermeden ak-se-

. hareket

etmektir.

halde,

bilgiler

ik. bir ekilde yanllanabilir,


edilmeye

bir nerme

zerine bina

allmaktadr. Bu ise,

yani bu yolla bilimsel

bilgiler sel

retilmesi

ise,

mmkn

deildir.

Bilim

nermelerin

dorulanabilir

veya

yanllanabilir
son

nermeler olduu phesizdir. Fakat yanllanmas

derece kolay olan


elde her edilemeyecei zaman

bir nerme
de aktr. olan

aracl ile^ bilimsel bilgi


Aslnda, yanllanmas ayakta tutul

mmkn

nermelerin

mas resmi devlet ideolojisi


m ile ilgilidir.

(smrgeci ideoloji)

kavra

2.

Bim OkJEktiftir

Bilimin
...

ikinci

zellii

objektif

olmasdr.

phesiz ki bilgin doruyu arama abasn istek ve nyarglarnn etkisi al

da kiisel eilim, tnda kalmamaya, alacaktr.

olgular olduu gibi uautmamaldr ki,

saptamaya bilim, sa

Ancak

nat,

edebiyat,

felsefe

gibi bir uradr.

Hipotezle is

rin kurulmasnda

veya seiminde bilim adam,

ter istemez baz deer yarglarna, hatta bir l de kiisel duygu ve beenere yer vermekten ka-

mamaz.

Yeni

bir hipotez

veya

teorinin ortaya

konmas, akhmza olduu kadar, hatta belki daha

40

fazla, sezgi ve muhayyilemize dayanan bir oluum dur... Byle olunca, bilimde objektiflii mutlak de

il snrl anlamda yorumlamak gerekir. limsel olma iddias

Bu da bi

tayan her sonu veya doru

nun gvenilir olmas, bir kii veya grubun tekelin

de deil, kamunun soruturmasna ak ve elverili


olacak ekilde ifade edilmesi demektir. (13)

Bilimde mutlak aramda bir objektiflik olamayaca


dorudur. Bu, zellikle toplumsal bilimlerde daha ok

dorudur. lecek,

Fakat

aratrmacnn deitirebilecek

aratrmay deer

arptabi

sonular

yarglarndan, syrmas

ideallerden,

kendisini mmkn

olduu kadar

gerekir. Aratrc

a priori

(doruluu gzleme

gitmek

sizin

bilinen)

bilgilerden

ok,

posterleri

(doruluu

gzlemsel yollar aracl e binebilen)


etmelidir.

bUgUere itibar

Bunun yamnda deer yarglarndan, idealle

rinden,

ideolojik

artlanmlklarmdan,

kendini mm

kn olduu lde arndrma yollanm bulmaldr. rne


in; srf ideolojisine uygun olsun diye yalan syleme
men, nesnel gerekleri gzard etmemeye almaldr. Burada objektiflik kavram ile tarafszlk duru

munun anlatld dikkatten uzak dedir.

Bu,

nesnel

gereklerin, gerek somut olgularn istenUdii gibi de,


olduklar gibi aksettirilmelerini art koar. Somut olgu ve eyler, nesnel gerek yok saylamaz, grmemezlikten

gelinemez. Bilim yntemini kullanan kiiler, kiisel istek


ve arzularm, zihinsel tasarruflarn nesnel gerein, ya ni somut olgularn ve eylerin yerine koyamazlar. Nes

nel gerein baz ynlerine mbalal bir arlk verip, baz ynlerini gzden uzak tutamazlar. Bilimsel faali

yet karmak olan ve rastgele gibi grnen olgularm ge

risindeki nesnel kanunlar bulmaya alr. O halde, bi lim yntemini kullanan kiiler, nesnel gerein btn
ynlerini zmlemelerine dahil etmek zormdadrlar.
41

Bunlardan hangilerinin nemli ve belirleme gcne sa

hip olduu, temelde durduu bilimsel faaliyetin sonun


da ortaya kar. Yine bunun gibi, hangilerinin ikinci

dereceden eler olduu, hangilerinin tayin

edici rolle

rinin bulunmad, ancak byle bir tahlil sonucu ortaya kar. O halde nesnel gerek, olgular ve eyler, arzu edU-

dii gibi deil, olduu gibi anlatlmaldr. Nesnel gere in sadk bir tantcs olmak gerekir. Bilimde yalann
ve uydurmann yeri olamaz. Objektif olmak, nesnel ger

ei, olgular ve eyleri olduu gibi grmek ve anlatmak


demektir. Nesnel geree sadakat, bata yalan syleme
meyi gerektirir. Olan eyleri yok farzetmemek, olmayan ey ve olgular da var gibi gstermemek gerekir. Bu tr

davranlar,
lardr.

bim yntemine temelden zt olan tutum

imdiye kadar birok kere ifade

ettiimiz gibi,

bi

lim ynteminde en nemli teknik gzlemdir. Olgular ve


olgular aracndaki ilikileri ancak gzlem sayesinde an

lar ve kavrayabiliriz. Bu bakmdan gzlem olmadan bi


lim olmaz. nk, bilimde dorunun ya da hakikatin l- -

s,

ancak

olgulardr.

Hipotezler

ve

teoriler,

bunlar

ifade eden nermeler,

ancak

olgular tarafndan doru

land srece bilimsel bir bilgi haline gelir,

doru ka

bul edilir. Olgulan kavramak dse, ancak gzlem yolu ile


olur. Bu bakmdan gzlem, bilim ynteminde asla vaz

geilmeyecek bir tekniktir. Gzlemin nemini bu ekilde belirttikten sonra, gzlenen giderek olgularn doru alglanp-

alglanmadnm,

doru

yazlp-yazlmadmn

nemir de belirtmek gerekir.


Gzlem, olgular, olgusal ilikileri, grmek, anlamak ve kavramak iin yapldna gre, gzlenen olgular,

eyleri, somut olarak alglamak ve olduu gibi anlatmak

ta

gerekir.

rnein;

Bitlis,

Mu,

Diyarbakr,

Hakkri,

42

Van, Mardin gibi Dou ve

Gneydou illerinde

aratr

ma yapan bir aratrmacy ele

alalm. Buralar Krtle

rin youn olarak yaadklar yerlerdir. Ve doaldr ki bu aratrmac, aratrmas srasnda Krt olan, Krte ko nuan pek ok insanla tanacak ve konuacaktr. Ob

jektiflik,
ilikilerin
munu

objektif
aynen

olmak

gzlenen olgularn ve
gerektirir. Krt

olgusal
toplu

anlatlmasn

gzleyen,

Krte konumalar duyan bu aratrc,

gzledii halk Krt olarak dede Trk olarak sunarsa,

objektiflik temelden yok olmu demektir. Bu aratrc nn eitli nedenlerin etkisi altnda, gzledii olgular

ve olgusal ilikileri doru olarak anlatamadm ortaya koyar. Veya halkn Krt olma zellipne hi dokunma

dan, bu zeUii gz ard etmeye almak", yine ayn kapya kan bir davrantr. Eer, gzlenen, llen, her

hangibir olgu ve olgusal iliki gzlemlendii, algUand gibi anlatlamyorsa, o zaman gzlem yapmann ne gibi bir faydas vardr? Aslnda hibir faydas yoktur. n
k, gzlem bize, olguyu ve olgusal ilikUeri anlama, kav- , rama ve a^lama olana veren bir teknUstir. Gzlenen,
olgular ve olgusal iHkiler de doru olarak algUanama-

d, anlatUamadma gre, gzlem yapmaya gerek yok

tur.' Aslnda bilimsel faaliyette bulunmann da gerei


yoktur. nk, burada, bir deer yargsmm, bir idealin, bir ideolojinin, aka bilimsel faaliyetlere egemen ol

duu grlmektedir. Burada objektiflik yokolduu gibi, bilim yntemi srecini srdrmenin olana da yoktur. nk resmi gerici ideolojiden kaynaklanan bir deer

yargs nesnel gerei ve olgulan gizleme amacn gt mektedir. Ve bu ideoloji bilim yntemine egemen olmak tadr. Halbuki, bUimin amac, doruyu, yani haksat

ortaya karmaktr. Burada ise, hakUsat bulmak de,


maksatl ve art niyetli alglamalarla ve anlatmlarla onu
43

gizlemek temel hedef olmaktadr. Bu, artk bimsel bir


faaliyet deildir. Ve objektif olmak temelden yok olmu tur. Yine bunun gibi, Trk kynn sorvmlar, Trk

toplumunun
sorunlan,

sosyo-ekonomik

yaps,
ve

Trk

kadnnn
Trk

Trk kynn yaps

sorunlar,

tanmmn gelecei, vb... gibi belirlemelerden sonra, r nein, Hakkri, Diyarbakr gibi yrelerde, bu sorunlarn
ve durumlarn biimlerini anlatmaya almak, objektif

olmak iin hi dikkat sarfedilmediini gsterir. Bu tr


anlatmlarda, artk bilim ynteminden sz etmek mm

kn deildir. nk, burada aratrma yapan kii, Tr kiye'de yaayan herkes Trktr, Krt diye binen bir

millet yoktur grnden hareket etmektedir. Veya so mut olarak Krt ulusal varln grse be, Trklemer si gerekir gibi normatif bir deerden, yani olmas gere ken bir durumdan hareketle onu Trk olarak alglama ya almaktadr. Bunu, tartlmaz tek doru kabul et

tii iin, Krt grse be onu Trk olarak alglamakta


ve Trk olarak anlatmaktadr. Burada artk, biUmsel

alann dna klmakta,

resmi devlet ideolojisinin er

eveledii bir alana girilmektedir. Bu bakmdan bu tu


tum normatif bir tutum bile depldir, (14)

Objektif olmann, olgulann ve olgusal ilikilerin iste

nildii

gibi

de, olduu gibi, btn eitlilikleri ve ba-

lantlan e anlatlmas demek olduunu ifade etmitU.


Aratrmay yapan kiinin kendi zihinsel tasarruflann,

ideallerini, istek ve arzularn, somut gerein yerine ko

yamayacan da
Savandan sonra, toplumsal

belirtmitik. rnein, Birinci Dnya


Osmanl imparatorluunda, siyasal,

ve ekonomik gelimeleri inceleyen bir ara


bu aratrmac, Amasya Tamimi,
Protokol,

trmac dnelim;

Erzurum Kongresi, Sivas Kongresi, Amasya

Byk Millet Meclisinin al ve ondan sonraki olaylan

44

izleyen gelimeleri, alsn. Bu sre

birbirini izleyen bir sre iinde ele Mustafa Kemal Paa,

iinde hareketin,

Rauf Bey,

Refet Bey, Ali Fuat Paa, Kzm Karabekir

Paa, smet Paa, Fevzi Paa, Bekir Sami Bey gibi lider
lerinin, hem birbirleriyle, hem Osmanl Hkmetiyle,

hem de d hkmetlerle ilikilerinin aratmlmas, ok


nemli bir husus olarak ortaya kmaktadr. Liderlerin

bu ilikileri srasnda, ((ileride Krtlerin sahip olacaklar hak ve zgrlklerden veya Krtlere ilikin sorunla-

nn nasl halledileceinden sz eden olgulann ve olgu

sal Ukilerin varlnn saptandn dnelim. eitli


tarihsel belgeler bunlar aka ortaya koysun. Bu du

rumda, gnmzde bu olgular ve olgusal iUkileri anla mak, kavramak ve aklamak isteyen bir aratrcnn

tavr ne olmaldr? Bim yntemi nesnel gerein btn ynleri ile, btn eitlikleriyle, i ve d balantlaryla, somut olarak, olduu gibi anlatmasm gerektirir. Ol

gularn bazlarn mbalal bir ekilde ne kararak,


bazarn da yok farzederek, olmam farzederek anla

tmlarda bulunmak, bilim yntemine zt bir davrantr. Fa;kat, sz edilen aratrc, gnmzdeki resmi deolo jiye uygun deil diye, Krtlere verilmi szleri, Krtler

le Uikeri gzard etmeye alrsa; Krt sorununa ol

gular ve olgusal ilikileri grmemezlikten gelirse, artk objektif olmaktan sz edilmez. (*) Yine bunun gibi, ta

rihsel belgeler tahrif edilerek, bu tr olgular gizlenir


se, arptlarak verUirse, objektiflik yine yok olur.

Krt diye

binen bir millet yoktur,

Krt olarak

(*) Burjuva ve kk burjuva ynetimlerinin verdikleri sze ou


zaman sadk olmadklarm biliyoruz. Devrimcilerin de, onlarn verdikleri sze, sonuna kadar sadk kalacaklarna inanmalar

mmkn deildir. Burada belirtilen husus ta zaten bu deildir.


Vurgulamaya alan husus, bilimsel aratrmalar yapan kii-

45

bilinenler Trktr
ce, tarihsel

eklinde, bir san ve inan gerein


geen btn Krt szlerini

belgelerde

Trk olarak aktarmak, bilim yntemi ile temelden e

lien
rin

bir davrantr.

Veya Krtlerden szeden,


ekonomik ve kltrel

Krtle

siyasal,

toplumsal,

faaliyetle

rini

anlatan

ksmlar

gizlemeye almak,
ayn kapya varr.

bu

tr

bel

geleri yok

saymak yine

O halde ksaca u sylenebilir :

Bilim ynteminde ob

jektif

olmak

mutlak olarak

salanamazsa da, aratmc

kendini deer yargiarndan mmkn olduu kadar kur

tarmaldr.
sine (**)

Kele,
uygun

devletin,

yalana

dayah

resm

idelojisu

deer yarglarma, bilim adam kati

rette

itibar

edemez.

stelik,

objektif

bir

gerein

reddedUmesi, inkar edilmesi, yok saylmas, deer yarg lan ile ilgi bir husus ta sayamaz. nk, deer yaglanna inanlr. Deer yarglan tartlmaz. Herkesin bir

deer yargs vardr. Nesnel gerek ise; resm ideoloji ve


ya o ideolojiyi benimseyen kiiler istedikleri gibi yok

nin bu tr belgeleri

gzard edemeyeceidir. Eer iki

siyasal

g arasmda yazd veya szl birtakm anlamalar yaplmsa, bunun nedenleri


bi daha

ve sonular elbette

incelenmelidir. Bunun
ediimemise,

gi

sonralar,

bu anla.maya riayet

uygulan-

mamsa,
Ve

verilen

szler

yerine

getirilmemise,

onun nedenleri

sonular da

aratrlmaldr.

(**) Bu incelemede

yalan

dayal

ideoloji

kavram,

baz

yerlerde

kullanlmtr. Burada yalan sz, bilgi teorisinin bir katego

risi

ve kavram olarak

ele

almmtr. Bilindii

gibi,

doru,
Do

ya da bilgi teorisinin kategorisi ru, yanl, yalan ahlak teorisinin

ve kavramlardr. kavramlar

olarak ta.

kullanlmaktadr.

Burada daha ok bilgi teorisi

ile

ilgi yn

dikkate alnmtr.

Krt halknn varln reddeden, yok sayan bir ideolojiye yan

l bir ideoloji demek, durumu gerektii gibi ak bir ekilde


ifade edememektedir. Nesnel rnein; gerek eitli nedenlerle yanl

alganalbilir.

tekniin gelimedii

dnemlerde doa

46

saysnlar, daima tartlr. Ve gereklikleri, somutluklar

ortaya konur. te yandan, farkl bir dil ve kltr orta


mnda bulunan bir kimse, devaml olarak Krte konu
malar duyan bir kimse, ben Krt diye bUinen bir hal

kn varlna, varolduuna inanmyorum diyemez. n


k, olgUar karsnda bu inacm sarslmas, yokolmas

gerekir. Burada, sadece, resm idolojinin bilim yntemine


olan kesin egemenliinden sz edilir.

Btn

bunlarn yannda,demokrasi,

zgrlk, eit

lik, emperyalizme ve smrgecilie kar koyma, snfla


r, sfatlar, statleri, meslekleri ne olursa olsun; ada
toplumlarda, hi kimsenin, hibir zaman vazgeemeye

cei deerlerdir. Gzlediini, algladm olduu gibi an

latabilecek
tahrif
mek,

kadar

drst

olmak,

belgeleri

ve

olgulan
syleme

etmeyecek
yalana

kadar drst

olmak,

yalan

dayal bir resmi ideolojiyi

hibir zaman

bilim

yntemine

stn

tutmamak

bu tr

bimd

eylemlerine kar da bilimsel gerekeler aramaya al


mak, yine vazgeilemeyecek deerlerdir.
hep yanl alglanmtr. Halbuki burada, bilinli bir red ve

yok sayma ilemi vardr. Bilinli bir red ve yok sayma ilemi
olduu iin yalana dayal ideoloji demeyi daha uygun gr

dk. Bu bakmdan burada, yalan kelimesini, felsef bir kate

gori olarak ele aldmz belirtelim.

(Marx - Engels - Lenin,

Evrensel eliki ve Tarihsel Maddecilik, s. 287; Engels, Anti Dohring, s. 157-168; Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritsizm,' s.

137-144; Nusret Hzr, Hakikat Kavram zerine, Felsefe Yazla


r, s. 271-276).

47

3. Bilim Dogmatizme kardr.

Eletirici ve zelletiricidir :

Bilimin nc bir zellii dogmacla kar durmas,


eletirici ve zetirici olmasdr. Bilimin gelimesi, do runun, yani hakikatin aranmas, ancak, eletiri ve zlettri ynteminin dinamik bir sre haline getirUmesi ile

mmkndr. Bu ise, dogmacla kar kmay gerekti rir. ... Dogmatizm kukuculuun tam kar kutbudur.
nkoulu, insanlarca bilinebilecek nesnel

Bu bakmdan

gereklerin varolduu yolundaki, epistemoljik, ontolojik

bir metafizii kabul etmektir. Bundan sonra, nitekim o


gereklik, falan kurumla, yanlmaz, sarslmaz, bir biim de kavranmtr, dersek dogmatik bir tutum taknm

oluruz. Verdiim tanmda nemli olan, yanlmazlk, sar-

sUmazlk

iddiasdr.

Yoksa,

onun yerine,

Hipotetik

bir

tutum taknlsa, pekala bilimsel kalba uyulmu olurdu.

Daha basite, dogmatizm kavramnn herhangi bir ku

ram .stnde
ryoruz.

inantla direnmek anlamna geldiini g

...

Her

trl

dnce

geree

erimek

ister.
inan

Ama
yolu

gerei
e

bilgi

yolu

ile

deilde

kavramaya

alan 'yaklam

larda,

yani

bilimo kar alannda

dinde ak,

dogmatizm din alamnda gerek-

doaldr.

BUim

duygu egemen
48

olduu iin,

inanlan

lerse,

ancak yanllklar

ortaya

karlncaya

dein, yle imiler gibi kabul ediUr...(15)

Bilimin dogmatizme kar durmas, eletirici ve z-

eletirici

olmas,

bilim

ynteminin

en

nemli

zellik

lerinden
sonular

biridir.

Bilimin

kendi

kendini,

yani

ulat

eletirme
olana

zellii,
verir.

ona,

kendini

yenileme,

ve gelitirme

Bilim, eletirme ve zele

tirmeyi hem kendi iinde yrtr, hemde kendi dn

daki,

bilim-d
yani

grlere

kar yrtr. Bimde,

do

rularn,

hakikatin tek lt vardr :

Olgulardr.

Hipotez ve teoriler ile,

olgular arasndaki uygunluktur.

Olgulara dayanmayan, olgular tarafndan dorulanma yan hibir nerme, hipotez veya teori doru kabul edi lemez. Bir zamanlar doru kabul edilen, fakat yeni orta ya kan olgular veya olgusal Uikeri aklama yete neine sahip olmayan hipotez veya teoriler hemen ele tiriye tabi tutulur,
Mmkn

yeni

olgulanda

aklayc

biimde

gelitirilir.

deilse

reddedilir.

Bilimsel zmn bahca lt vardr. Bmlar-

dan birincisi;
bilir olmas,

zmn mantksal
yani dnce

ynden kabul
uygun

ede-

kurallarna

olmas

dr. kincisi; zmn doru olmas, yani gzlem ve de

ney sonularna uygun olmas gerekir. nc lt ise:


zmn gvenilir, gzlem ve deney sonular ile do
rulanabilir nitelikte olmasdr. Bilim -d zmlerin

hibiri bu koulu tam olarak karlayamaz. rnein,


metafizik zmlerde yalnz birinci lte nem vermektedir. Dinsel ve mitolojUs: zmlerde ise, hibir l-,
t gznne alnmamaktadr. Burada, nsanlarn, akl

d saylmas gereken, korku, kayg, gvensizlik, gven, mit etme gibi duygulanna, yce bir kuvvete snma ihtiyac gibi, baz psikolojik taraflarna seslenUmektedir. Bu duygulan ifade eden nermeleri dorulamak ve
ya yanllamak mmkn deildir. (16)
49

Bilim yntemi, her zaman dogmatizme kar durur.


nk, dogmatizmde yanlmaz, sarslmaz dorular var

dr. Mademki, doru, hakikat bulunmutur.

Artk ara

trma ve inceleme yapmaya gerek yoktur. Bu dorular,


yanlmaz ve sarslmaz dorulardr.

Ortaadaki

Hristiyan

dncesine
sarslmaz

dogmatik

ka

rakterini veren, yanlmaz ve

dorulara, haki-

katlara varm
a

olmas

eklindeki

inancyd.

Yine

orta

Hristiyan dncesinde

dorunun,

yani hakikatin

lt,

yukanda

ikinci

ve

nc

lt

olarak

srala

maya altmz
Eflatun'un

olgular deUdi. Hakikatin tek lt,


idi. Dorunun, hakikatin yegane

yazdklar

lt, Eflatun'un Hristiyan dncesine ulaan kitap laryd. Bunun yannda kilisenin grleri de dorunun
lt olarak kullanlyordu. Aristo'nun kitaplar bile

yasaklanmt.

Aristo'nun dncesi,

ancak

islam

ka

nal ise, Hristiyanlk dnyasna girdi ve byk tepkiler


le karlat.

Ortaadaki Hristiyan dncesinde, herhangi bir


nermenin doruluu ya. da yanlh, olgulara dayana rak saptanmyordu. Herhangi bir nerme, Eflatun'un

kitaplarndaki

yazlanlara uygun ise, doru deniyor, uy

muyorsa yanl diye reddediliyordu.


r egemendi. Bir fikir, kUise

stad dediki

tarafndan

konulmu

gr ve kurallara, domalara uygun ise, doru deniyor,


uymuyorsa yanl diye reddediliyordu. BUimin gelime

sinde,

bu

tr

dogmatizmlere

kar

yaplan mcadele,

nemli bir yer tutar. Zaten bUimin gelimesi, bal ba

na bu tr dogmatizmlere kar verilen mcadelenin ta


rihinden ibarettir. (17) Herhangi bir bilgi, sarslmaz,

yanlmaz, tek doru olarak kabul edildi mi, artk fikir


retmek mmkn deUdir. Fikir retmeyi olanaksz

grme ise, bilimsel gelimeyi durdurur. Bu

bakmdan

50

dogmatizm bilim dman bir tutumdur. BUim ise greseldir. BUimin ortaya koyduu bulgular, hibir zaman

deimez ve mutlak deildir. BUimin olashk

niteliini

hibir zaman gzden uzak tutmamak gerekir. ok iyi is


patlanm bir hipotez veya teori iin, ancak, olaslk g c yksek bir doru diyebiliriz. Fakat
bakamayz.

kesin

gz ile

Bilim ynteminde, dorunun, yani hakikatin lt

nn olgular olduunu syledik. Dogmatizmin ise, doru


yu resmilemi ideolojilerde, (ortaan Hristiyan dn
sarslmaz olarak be

yasnda kilise ideolojisi yanlmaz,

lirledii

bUgilerde)

aradn

belirtmitik.

Bunu biriki

rnekte

aklayalm:

rnein;

Ortadou'da Krtler,
btn ulusal demokra

silahsz savunmasz braklm,

tik hak ve alannu,

zgrlkleri gaspedilmi, blnm ve pareklindeki

smrgeletirilmi bir toplumdur Bu nermenin


ve ile

bir nermeyi ele alalm.

doruluunu

ya da yanlln, olgularn matik bir gzlem ve izlemi

olgusal Uikilerin siste anlayabiliriz. Sistema

tik gzlem ve izlem verileri, bu nermeyi doruluyorsa kabul eder, aksi halde reddederiz. O halde, burada Krt toplumunun, Arap, Fars ve Trk toplumlar ile ilikile rini aklamak son derece Fars ve nemli Trk olmaktadr. toplumlar ile, Krt poli
iliki

toplumunun,
tik, idari,

Arap,

askeri,

ekonomik,

toplumsal,

kltrel

leri nedir ? Krdstan'm dan ve kimin adna

doal kaynaklar kim tarafn Kim tarafndan Krtle

iletilmektedir ? ynetim ve

denetlenmektedir ?

Bu

iletmede,

rin sz hakk varmdr ? Krdstan'm toprak aas, eyh,


seyit, airet reisi gibi tutucu smflanmn merkezi otori

telerde

etkinlikleri var

mdr?

Bu

tr

tutucu

snflar
Trk,

sadece Krdistanda m

vardr ? Yoksa,

ada

Arap ve Fars toplumlarnda da var mdr ? Bu tr ege-

51

men snflarn Krdstan'm doal kaynaklarnn iletUmesinde ve kullanlmasnda gelimi, sz haklar ve etkin var mdr ? var

Krdistan'da

dinamik

sanayii

mdr ? Yoksa bu blge, merkezi otoriter tarafndan pa

zar olarak m kullanlmaktadr ? Krdistan ucuz igc deposu olarak


distan'da

kullanlyor mu ?
salayacak

Yoksa
tedbirler

nfusun Kr
alnm m ?

kalmasn

Krt

diline

ve

Kltrne

bask

yaplyor

mu ?

Yoksa

Krt dilinin

gelime ve

serpilme

olanaklar var m ?

Merkezi otoriteler tarafndan, bu gelime iin tedbirler


getirilmi mi? Trk, Arap, Fars dil ve kltrleri e

itli rin

biimlerde foklor

Krtlere empoze edUiyor deerli kitaplan,

mu?

Krtle

zenginlikleri, canl

Krt etnog antlar, .m ?

rafyasnn

kantlar, tarihsel tarafndan alnp

belge ve

merkezi otoriteler

gtrlm

Bu Krt ulusal zenginlikleri egemen ulusun kendi kl

tr ve turizmleri iin mi kuUamlyor ?


ne, Krdistan kiilii ne, Krt

Krt kiilii
sayg var

onuru na

im?...

O halde btn bu ilikilerin var olup olmad,


ve younluu, ancak somut olgularn

ilikilerin biimi

ve somut durumlarn somut tahlili sonunda ortaya ko

nulabilir. Bu ise, sistematik izlem ve gzlemlerin yapl masn gerekli klmaktadr. Bylece, nesnel gerek,

btn eitlilikleriyle, i ve d balantUanyla, elime ve deimeleriyle somut olarak kavranlabilir. Bylece,

olgular ve

olgular arasndaki ilikilerin sadece d gonlara canllk veren ve iUkileri dina ortaya karlr.

' rnleri deil,

mik klan i elimeler ve ilikileri de


zmlenir.

Bilim ynteminin gerekleri bu iken, bunlan bir ta rafa brakp, soruna Krdistan' paylam olan devlet

lerin resm deoloj ileriyle yaklamak ve sorunun varhn


reddetmek veya varhm gizlemek dogmatik bir tutum-

.52

dur.

rnein;

Trkiye

Cumhuriyetinin

resmi

idolojisi
Kemalist
yoktur.

haline

gelen Kemalist ideolojiyi


Krt olarak

ele alahm :

ideolo.iiye gre

bilinen bir halk

Krtler Trktr, enin bir ivesidir,

Krte diye bir

dU yoktur, Trk-

Trk olmaktan dolay mutludur

lar, 'Ne mutlu Trkm diyene' dedikleri oranda daha


da mutlu olacaklardr. Kemalist ideolojinin Krt hal

kna dnk olan yn bu ekilde zetlenebiUr. Kemalist ideolojinin ileri srd bu nermeleri, olgulara daya-

nUarak dorulamak ya

da yanllamak

yerine,

olgula

r bir kenara iterek,

yanlmazlna ve

sarsUmazlma

inanlan bir bilgi ile, yani bir inan ile yaklamak, by

le bir inanc ifade eden bir ideoloji ile yaklamak dog


matik bir tutumdur. Kemalist ideolojiye gre, Krt

milletinin olmad,

Krtlerin Trk

olduu yanUmaz

ve sarslmaz bir dorudur.

Kemalizm

bylesine bir

dorudan en ufak bir phe dahi duyulmamasm ister.

Bu doru

ancak

bilinir ve

buna

gre

hareket

edilir.

Baka bir hareket tarznda bulunmak, bu bilgiden p he etmek mmkn deildir. Bu, kesinlikle domatUs

bir tutumdur. Dolaysyla bilim dmandr. nk fi


kir retmeyi olanakl grmemekte ve bilimsel gelime yi durdurmaktadr. Doru'nun ve hakikatin lt ola
rak, olgularn yerine, Kemalist ideolojinin yamlmaz ve

sarslmaz olarak bilinmesini istedii kabullerini almak,

dogmatizmi ifade eden bir tutumdur. Bunun Ortaa


Hristiyanhmdaki doru ltnden hibir fark yok

tur. O zaman dorunun tek lt olarak kilisenin

retisi, Eflatun'un kitaplar almyordu. Burada ise, do


runun lt olarak yine olgular deU, Kemast ide53

olojinin kabulleri ve Mustafa Kemal'in syledikleri. Btn bunlarn tesinde, Kemalizm, bu

(*)

grler

den kuku duyulmamasm,

baka

trl dnlmeme-

sini,

rnein;

Trkiye'de

Krtlerin

varlndan

sz

edilmesini dnyasnda,

cezaya da balamtr. kilisenin retilerine ve cezalandrld gibi.

Ortaa Hristiyan domalarna kar

gelenlerin
ile,

Bu ise,

ceza yasalar

ceza tehditleri ile,

dogmatizmi egemen klmaya a

lmaktan
meyi

baka

bir
ile

anlama

gelemez.

Bilimsel
ve

geli
ceza

ceza yasas

engellemeye

almaktan

tehdidi altnda tutmaktan tr bir ceza anlay


ideoloji,

baka

bir

ey

deildir.

Bu

ile

ve bunu hkme
aka

balamakla,

dogmatizm,

bilime

egemen klnmtr. bu dogmatizm Trkiye'de

648 sayh Siyasal Partiler Kanunu ile, siyasal faaliyetlere de egemen

klnmtr.

Trk dilinden ayr bir dilin, Trk kltrnden ayn bir


kltrn varolduu, yazUamaz, savunulamaz, ifade

edUemsz..

(madde

89).

Grld

gibi,

siyasal parti

ler

Kemalist ideolojinin kabullerine


Trkiye'nU

olduu gibi
siyasal

inan

maya zorlanmaktadr.

partilerce

yorumlanmas Zira, aksine ifade

yasaklanmakta eden

ve

engellenmektedir. kapatla

hareket

siyasal

partilerin

caklar
Bylece,

edilmektedir. Bu koyu bir dogmatizmdir.


demokrasinin vazgeUemeyen, on

Trkiye'de,

(*)

Kemalizm

deyince,

sadece

Mustafa

Kemal'in

yazdklarn

ve

sylediklerini dikkate

almak phesiz ki eksik bir davrantr.

Baz kiiler Mustafa Kemal hayattayken, ona yakn

olmak ve

bylece
ve sreci

nemli bir mevki


mbalaal iine

elds etmek iin,


bir ekilde

cnu,

sylediklerini
dalkavukluk

yazdklarm

verek

girmitir. Bu, Mustafa Kemal'in lmnden son

ra da devam etmitir. Kemalist ideolojinin oluumunda, bu m balaal tavrlarm da rol vardr. D. Mehmet Doan, Batlama haneti (Dergh Yaynlar, 2. bs. stanbul 1976) kitabmda
bu tavrlardan ilgin rnekler vermektedir, s. 37 vd.

54

larsz olunulamaz olarak kabul ettii siyasal partilerin,

Trkiye hakknda yorum getirmeleri somut olarak teh


dit altnda tutulmaktadr.

Bu tr bir dogmatizmin, niversite tarafndan ha-

raretle benimsemnesi, kurtarmtr.

onu fikir retme

zahmetinden

Yarg organlar tarafndan benimenmesi,


Siyasal Partiler, sendikalar, dernekler

onlan resmi ideolojiyi yapan ve yayan kurumlar hali


ne getirmitir.

tarafndan
la

benimsenmesi

halinde ise, onlar


hale getirmitir.

Trki

ye'yi btn eitlilikleri ile, btn i-d balantlanyyorumlayabimekten uzak

HakUsatm,

dorunun lt

olarak,

olgulardan

baka bir lt alnd zaman, dogmatizme kar koy


. mak mmkn deildir. Dogmatizm ise, bUime kar
duran ve bilim dman olan bir tutumdur.

Dogmatik olmak iU, ou kez, uslu bir

ocuk gibi sz dinlemek yeter, dogmatik

oj-

mamak iin ise, deneye-yamla dnmeyi


renmek gerekir. (18).

Bilim ynteminde

eletirici ve

zetirici

olmak

esastr.

Tabulatrma,

domatzim,

kiileri bamh k
iinde y

lar. Kiiler, zgr yani bilim yntemi gerece dundke bamszlar. Tabulatrma bu sre

klr

Ve kiilerin yaratc olabUmeleri,

ancak bam

sz olabildikleri ve dogmatizme kar mcadele ettU^leri srece mmkndr. Gemii durmadan vmek hi

bir ise yaramaz. Bu tutum kiileri ve toplumu pasfletirir. Gemii eletirmek ise, kiileri ve toplumu di namik ve yaratc klar. Bunun gibi, rnein; Kema bgi lizm! vmek te kiileri ve toplumu retimini durduran bir tutumdur. pasifletiren,

Kemalizmi eletir

mek gerekir. KiUerin ve toplumun dmank ve yarat

c klnmas, bilimin
mmkndr.

gelimesi ancak bu

sre mde

55

Batda burjuva demokrat toplumlarda bilimsel d

nce hzla gelimitir ve younlamtr, islam dnya


snda ise, byle bir youn birikim gremiyoruz. Bunun

balca nedenlerinden

biri,

Bat

da

ve

slam'da

eleti

ri kurumuna verilen nem ile ilgilidir, islam, kutsal ki


tap Kur'an da, dinsel ve ahlak prensipler yannda hu kuk kaideler
deleri birbiri

de getirmitir.
iindedir. Bu

Hukuk,

ahlk

ve

din kai
r

fikirler

arasnda,

devlet

gt Ue

ilgili, islam devletinin ba ile ilgili siyasal

fi

kirler de vardr. Byle


tinin ba, yrtcs btn bu, olarak

olunca herhangibir islam devle


ahlak ve siyas sistemin bir

dn,

belirtilmektedir. Adeta, Tanrnn yer O halde, islam devleti, eletiriden ha

yzndeki bir nedan,

temsilcisidir. teki

devletin

grevlileri

masundur.

Btn bunlar kutsal varlklardr.

Eletirilemezler. Bun

larn eletirilmesi, Tann'nm eletirilmesidir. Bu ise su


tur, mmkn deildir. Bu durum islamdaki
ilgilidir.

laiklik))
ve si

kavram ile de sk skya

Dini iktidarn

yasi iktidarn ayn kiide temerkz, yani


da temerkz mel nedenidir. devletin dini bir grnm

ayn

organ
te

almasnn

Grld
mektedir. tedir. Byle

gibi,

slam'da eletiri yntemi ileme


de retilememek Halbuki, Bat'da,

olunca bilimsel bilgi laikleememektedir. ve

Toplum

Hristiyanlkta, din iktidar

siyasal iktidar yrten

kurumlar ajrr

ayndr.

Din

iktidar

veya siyasi

iktidar

ayn

kiide

veya

ayn

kurumda

temerkz

etmemitir.

Hristiyanln kutsal kitab ncil, genel olarak' dini ve


ahlaki bilgiler btn olarak grimektedir. Siyasal ik tidarn rgtlenrnesine, devlet bakannn hak ve grev lerine ilikin fikirler yoktur. Fakat Ortaa boyunca, siyasal iktidar

dini iktidar yrten kii ve kurumlar,

yrten kii ve kurumlar zerinde kesin bir sz hakk-

56

na sahiptir. Btn mini

Kilise ve papalar krallara kar egemendir. ramen bu farkllama, grevlisi kii eletiri ve ynte

bunlara

gelitirmitir.

Devlet

kurumlar

eletirenler,

bir

anlamda

hogr

ile

karUanmtr. retiminin dinsel

Bat'da eletiri

ynteminin gelimesi, bilgi

balca nedenlerindendir. Yine Bat'da siyasal ve

glerin mun

farkllamas,

siyasal iktidann

giderek

toplu

laiklemesinin

de temel etkenidir.

Bu sre iin

de Kilise'nin devlet gc zerindeki egemenlii de yava


yava zayflamtr.

Eletiri, btn kii, kurum veya fikirler iin geerUdir. Baz kiiler, kurumlar veya f U^irler eletirilemez,

bazlar ise

eletirilebilir anlay,

eletiri
^

anlay ile
___^__

badamamaktadr.

4.

Bilim Seicidir.

Bilimin baka bir

zellii seici

olmasdr.

BiUm

evrende olup biten

tm

olgularla

ilgilenmez.

Ancak

nemli grdkleri ile UgUenir. Bir olgunun bUims konu

olabilmesi iin, inceleme konusu olan soruna ilikin ol mas gerekir. Veya test edilen bir hipotez veya teoriyi

kantlama niteliine sahip olmas gerekir. insanlar, toplumlar, gnlk yaantlar srasnda

pek ok olgu ile kar karya gelirler. Bunlarn bir ks mn bizzat yaarlar. Bilimin grevi olgular ve olgular

arasndaki ilikileri belirlemek ve


bilim

aklamaktr.
BUim adam

Fakat
sade

olgularn hepsiyle ilgilenmez.

ce, inceledii soruna Uikin

olgular seer ve

bu olgu

1ar araclyla hipotezini kurar. Ve olgulan kavramla-

trr.

Olgulara

dnerek

hipotezini

test

ederken

kant

niteliine

sahip olan olgulan kuUanr.


57

Bilim gereidir.

ynteminde,

aratncmm, ...u

kendisini

megul

eden sorunlara ilikin

olgulan semesi

yntemin bir

Fakat aratrcnn,

biimlerdeki, u

kategorilerdeki

olgular

incelensin,

yle

yle

bin-

lerde ve

katogorUerde olanlar incelenmesin

eklinde

bir aymm yapmaya kati surette yetkisi yoktur. Siyasi

?:tidariar, yahut resm ideoloji u biimlerdeki olgula


rn ve olgusal ilikilerin aratrlmasna izin verir, u

biimlerde ve nceden

kategorilerde resm veya

olanlarn

incelenmesine

izin vermez, onlar tabu olarak


yaplm,
rma bilim

tutulmaldr

eklinde
ay
ayrmlar

gayri resm hibir

yntemince itibar edilemez. Bu

sbjektif ve ideolojik niyetleri aksettirir. Bu bakmdan

Bilim her trl olguyu ve olgusal ilikileri inceleyebiUr, kavrayabilir, anlatabilir. Bu, bUim iin ayn zaman

da

bir grevdir. Bilim ynteminde olgularn seici

ol

ma zellii, olgularn aratrlan konuya Uikin olup ol


mamasdr. Hipotezlerin ve teorilerin test edilmesinde,

olgularn

kantlama gcne

sahip olup

olmamas ile
... u

UgUidir. Yoksa olgular arasnda seim yapmak,

tr olgularn ele alnmas


dir; celenebUir eklinde

tehlUselidir,

incelenmemeliinBu deildir.

falan olgularn ele alnmas tehlikeli deildir, mekanUs: bir seim

nun gibi olgulan demokratik veya anti-demokratik,

veya ilerici veya tutucu diye ayrarak biUme konu yaplabileceine veya yapUamayacama karar vermek,
bilim yntemine ters tutumlardr. Bilim d tutumlar
dr. Olan deU, olmas gerekenleri konu edd m,
normatif yaklamlardr diyebUiriz.

58

I
I

5.

Bilimsel Yntem, Birbirlerinden |


Kopukmu Gibi Gzken Olgular

i Arasnda, Problem Gren, Aykrlklar

'akalayan Bir Baktr.

Olgulara ve
lem gren,

olgusal

ilikilere
yaklayan

bilimsel
bir

bak,

prob

aykrlklar

baktr. Bilimde,

aratrmac,

bir

sorunu,

bir

aykrl

yakalar

ve

onu-

aratrmaya konu edinir.

Bilim birbirinden leri arasnda iliki


arasndaki

kopukmu

gibi

grnen,

birbir

yokmu
ilikiyi ve

izlenimini veren
btnl

olgular ve
al

eyler

kurmaya

r.

Nesnel

gerein

anlalmasnn ve

bilinmesinin an

lam
i ve

budur. Bilim,
d

olgular

ve

eylerin

i elimelerini,
kurmaya al-

balantlarnn

btnlklerini

u'. Bu bilimin tem.el zelliklerinden biridir. Yani; doa daki,


lar

toplumdaki,

veya

tarihteki btn
Hibir ey

eyler ve olgu
veya olgu te

birbirlerine

baldrlar.

kinden

bamsz

deildir.

Btn

bunlar

diyalektik

bir

btnlk iinde

birbirleri ile iliskidirler. Her olgu ve

ya

ey

teki

olgu

veya

eyleri

etkiledii

gibi,

kendisi

dndaki olgu ve eyler tarafndan da etkilenir. yley


se, bilimsel bir tahlilde, Baz btn olgu ve eyler dkate alnmak zorundadr. olgu veya eyleri mbalaal

bir ekilde ne karp, gerektiinden daha fazla arlk verip, bazlarn grmemek veya yok saymak bilim yn
temine ters bir davrantr.
59

Bilimin,

bu

temel

zelliklerine

bal

olarak,

ikin

ci bir zellii daha vardr. O da, deitii, hibir eyin sabit

her ey veya

olgunun bilime, (*) bi

kalmaddr.

Bu,

zellikle toplumsal bilime, Ksaca, toplumsal

tarihsel bir zellik verir. deneysel deil, tarihsel

bilimler

limlerdir.

Ekonomik,

toplumsal,

siyasal

hayatta veya

hayatn guyu

teki

iliki

biimlerinde

hibir

ey

veya

ol

yeniden

yaratmaya, bir fiziki, Bu

yeniden fizik

yaamaya

olanak

yoktur. nnda

Halbuki,

olaylar fizik

laboratuva bilimleri de

tekrarlyabilir.

bakmdan,

neysel
O

bilimlerdir.
bugn

Toplumsal
anlamak ise,

bilimler
dn

ise

tarihseldir.
gerekir. Dn,

halde,

iin,

bilmek

Yanm bugn

bilmek ve

iin

bugn

bilmek

gerekir.

yarn diyalektik

bir btnlk

iindedir.

Toplumu, doay, tarihi veya insan deitiren, ha


rekete getiren neden ise, ey veya olgularn yapsnda

mevcut

olan

elimelerdir.

etkenlerin,

dahalelerin de,

bu

deimede

rol

oynad

bilinmekte

dir.

Toplumlarda

veya

tarihteki

gelimenin
ise,

ve

dei
ol

menin duu,

ynn tayin eden faktrn her toplum iin ayr ayr

hangisinin

incelenmesi

gereken

ilikilerdir.

Bilim

yntemini kullanan

bir

aratrcnn,

sahip

olmas gereken bir takm zellikleri


li olan bu zellikleri u ekilde

vardr. ok nem
Birinci

sralayabiliriz :

olarak

aratrc;

aratrd

konu hakknda gerekli n herhangi bir

bilgilere sahip

olmaldr. Aratrc nce

sorunla, bir olgu ile karlar. Giderek sorunu yaratan durumun temellerine inmeye, balantlarn bulmaya

(*)

Burada toplumsal bilimler kavram geni anlamda kullanlmak tadr. yasal, Toplumsal ekonomik, bilimler kavram, kltrel, askeri,
bir ilikileri

yaantnn, vs. btn


olarak

toplumsal,
kavramaya

si
a-

ynlerini

kucak

lamaktadr.
hsmaktadr.

eitli

btn

60

alr.

Bu sre

iinde durum

sorun ortaya farkedilir.

karUr.

Yani

glk yaratan

Aykrlk saptanr.

Aratrc inceleme yapaca konuda muhakkak n bil


gilere sahiptir. Bu bilgiler de, ou zaman, kitaplardan
ve eitli yazlardan elde edilen bilger dedir. Bu bil

gilenme daha ok,

toplumsal yaantnn aratrc kim

se zerinde yapt etkilerle oluur. Aratrc herhangi bir soruna, u u konularda imdiye kadar birok ara trma yapld, fakat u u konularda hi yaplmad, ben
de o konuya yaklaaym, bakalm ne var ne yok zih

niyeti

Ue

yaklaamaz.

Bilimsel ise

aratrma,

ortamn

ih ile

tiyalarndan doar. ilgilidir.


sorunu

Bu

toplumsal

bilinlenme

Toplumsal bilinlenme
btn ilikileri ve

sayesinde herhangi bir


nesnel

btnsellii iinde

olarak tanmak

mmkndr.
Bilinlenme tutum psikolojik bir gerektir, uyanklk

...

fakat bir

ierir,

bu. tutum

tutumudur,
davran ve

soruturma tutumudur, insanlar


ilerinin yaplmasnda engellerle

karlatka,

bilinlenirler.

Baka bir deyile

insan,

toplumsal

gerek iinde,

olanaklarmn

gereklemesinde, de engellerle ve
bilinlenmektedir.

ihtiya larmn giderilmesin saptrmalarla


Bireyin

karlatka'
ba

bilinlenmesi

ka, bilincin

nesnesini, yani
bakadr. olduu

ihtiyacn sala
Her tarihsel ve

yp salayamamas toplumsal bilimde

gibi,

sosyolojide de
bilin' olarak tarihsel ev

zellikle, bilinlenme incelenecektir. rim boyunca

'olanakl bilin',

'Olanakl

gerekletirilmesi,

insanlarn ve

toplumlann olana iinde olan bilincidir

ki,

buna sosyolojik bilinlenme diyoruz. Insanlarm ve toplumlarn olana iinde olduu hal-

61

de, gereklemesi yabanclama olarak sonu lanan bu yaant, sosyolojinin tarihsel olma

nedenlerinin en nemlisini ortaya koyar. Top lum olarak geri kalmamz yabanclamadr.

Mhendis

veya

doktor olacak yetenekte

olan

bir rencinin Imam-Hatip

Okuluna

giderek i

imam olmas yabanclamadr. klemizde


sizlik yabanclamadr. Mhendis ya da

dok

tor olacak nitelikte olmad halde, bir ren cinin, sonunda mhendis ya da doktor olma
s da yabanclamadr. Bu yabanclamalar

hangi tarihsel

koullara

baldr ?

Bir top

lumda hangi gler yznden bu yabancla

malar olmutur ? ite, sosyolojik blinlenm.e,


yabanclamalar meydana getiren engeller

karsnda,

soruturma

tutumuna

girecek

tir...

Ksacas, olarak,

sosyolojik soyoloun

bilinlenme

bilim

adam

bilinlenmesidir. kimselerin sosyolo

Ya da sosyolojik bilinlenmesidir... jik bilinlenme,

dncesi olan Baka bir

deyile

bilim

iinde bir

bilinlenme

dir.

Bilimin engelini
(19) .

tanmak

ve

bu

engeli

kaldrmaktr.

Madde durmadan deiiyor.

Toplumsal

hayat

dur

madan deiiyor. Bu deiikliklsrin kiilerin dncele rine ve zihinsel faaliyetlerine yansmamas mmkn

deildir.
kiileri,

Maddedeki,
bu arada

yani toplumdaki bu deimelerin,


etkilememesi mm

aratrmaclar

kn

deildir.

Aratrc

birtakm

sorunlar

grd,

toplumdan etkilendii, sorunlara zmler arad iin,


herhangi bir konuyu aratrmacUann, sbjektif kararlar, incelemeye bir girmektedir. soruna O halde,

herhangi kiisel

yaklamalar, sonucunda

istek ve

arzular

62

olmamaktadr. Aratmc, bir sonm, bir aykrlk, yaka


lad dolay, yap, iin incelemeye kiilere, girimektedir. Btn bunlardan aratuma

aratrclara,

u konuda

u konular aratrld, sen de u konuyu aratr ,

baka

bir

sr konu varken neden ikaz ve uyarmalarda

bu konuda al bulunulmas bim ve toplumun hi

yorsun, sel bir

gibi

davran

deildir.

Maddenin
Bu,

deimediini

kabul

etmektir.

deiikliklerin

ara

trclar hi etkilemeyeceini kabul etmektir.

Trkiye'nin her tarafnda, Trkenin dndaki e

itli dillerde
faaliyetler

eitim yapan kurumlar


Krtenin

varken, kltrel
yasaklanmasnn

srdrlrken,

toplumsal

bilin yaratmamas mmkn deUdir. TRT-

de eitli dUlerde mzik alnrken, Krt mziinin en


gellenmesinin, Krte ark syleyenlerin hapishanele-

re

gnderilmesinin toplumsal

bilin yaratmamas

ola

nakszdr.

Trk'n onurundan, erefinden,


Krt kiilii ne ve

bykl
Krt onu

nden sz edUirken,

ru na kar srekli bir aalama polit&asmn yrtl mesi, toplumsal bUin yaratmakta geri kalmaz. Krdistan'm doal
yararlanamamas, yine
unsurlardr.

Krt

blgelerinin geri kalmas,


lanndan Krtlerin
ve kiileri

kaynak-

toplumlar

bilinlendiren

Krtler iin
olanlar gibi

soyca Trk

olanlar,

zbe z Trk
taiUnmektedir.

deyimlerin

kuiland

T.C. Hkmetlerinin Trk olanlar i byk fedakr^

hklara giritii, bunun iin sava bile gze ald yine


biliniyor. rnein; Kbrs Trklerinin hak ve hukulu-

nu)),

Trk toplumu olma zeUikleri korumak iin,

her trl gayreti gsterdii biliniyor. Bu durum kar

snda, Krtlerin (merkez otoritenin ifadesi ile zbe z

Trklerin)
yardm

Irak'taki ulusal kurtulu


sorulmayacak,

savama neden

etmedii,

soruturulmayacak
63

mdr ? Yardm etmek yle dursun, neden


tavr taknp, snrlan kapad, zulmden,

dmanca
katliamdan

kap gelen, kadn ve ocuklaa-a, ihtiyarlara, mlteci ol


ma hakkn bile vermedii, olgusunun toplumsal bUinBu

cin gelimesine neden olmamas mmkn mdr?

olgulann ve olgusal ilikilerin nedenleri aratrlmaya


cak, soruturulmayacak mdr? Btn bmlar toplumsal hareketlerdir. Ve ferdin bi lincine yansr. ratan Bu bilinlenme, nesnel ister-istemez ortaya
ve

sonm ya

durumlarn,
Sorun

olarak

karlmasn
ilikin

gerektirir.

yaratan durum

durumlara

olgularm

ve d balantlar, elime iinde ortaya konulmaya

ve

deimeleri Bu a

btnsellik

allr.

balarn engellerle

karlamas, bu konulara

dokunul-

mamasnm istenmesi, sosyolojik bUincini

ceza tehditleri vs. aratrmacnn lde arttmr, gelitirir, yo-

geni

unatnr.
m

Krtlerin

dili,

tarihi,
gibi,

kltr,

Krdistan'kar geti

sosyo-ekonomik

yaps

incelemelere

rilen engeller ve

ceza tehditleri bu konudaki bilinlen

meyi youn bir ekilde arttrmtr.


Grld gibi, aratrmac, aratrmasna her

hangi bir sorunu, farkederek

ve aykrl

yakalayarak

balyor. Burada rol oynayan en nemli falrtr, aratr

mac

kiinin,

sorunlar,

engeller

ve

ihtiyalar

hakkn

daki

bilincinin

gittike

artmas ve younlamasdr.
aratrma

halde,

aratrmacya,

((u u konularda

yap

gibi empozelerde bunulamaz. Aratrmac, yaam iin de ve sosyolojik ynden bilinlenmesi sreci iinde, ne yin sorun olduunu kendisi kavrar ve aratrr. Halkn veya aratnclann bu tr bilinlenmeleri

ne kar,

merkez

otorite tarafndan

tedbirler getiril

mesi de, d dnya Ue Ugiy bir harekettir. Bu yolla bi

linlenmenin

ve

binlenmenin yaratt

etkinlii

so-

64

nulanmn kmlmas istenmektedir. Merkez otorite,

s-

mrgeletirip,

kendi ynetimi

iine

ald

bir

blgede .

veya lkede, ulusal bilincin gelimesini eitli yollardan

engelleyebilir. Uluslamanm nne


nurculuk gibi -islam bir akm gelitirebiMr. nk,

geebir. rnein,
ideolojisin

entemasyonalizmi'ni amalayan nurculuun

de,

uluslar

gereini

amay ve giderek

yoketmeyi

amalayan bir anlay

vardr.

nemli olan

islam

ol

maktr, insan olmaktr, iyiliksever olmaktr, fazeth ol

maktr. nemU olan kardelUstir. Trk olmak, Arap ol mak, Krt olmak nemli deUdir. Bu engeller ahnal,
btn mslmarar karde olmaldr. Bu ideoloji dev let tarafndan douda gizli-kapakl yollardan gelitiri

lir, tevik edUir. Bu tnokrat

tevikin nedeni, Krt

ulusal de-

hareketini paralamaktan baka bir ey de

ildir. Bu ideolojinm, rnein;


lna hibir zarar veremeyecei

Trk ulusunun
phesizdir.

ulusal

Devletin

amac,

zaten, Trk ulusal zelUini korumaktr. Trk

lusal zellUclermin, Krt lusalh zerindeki deneti mini srdrmektir. Bu ideoloji Trkiye'n baz yerle rinde, baka amalan gerekletirmek iin de kuUanlabUir. (rnein; Trk proleteryasmn sosyaUst mca

delesini saptrmak.)

Toplumun sosyo-ekonomik yaps ile

organJ ba

lan olmayan, somut durumun tahlUi sonucu elde edmi bilgere dayanmayan, kitlenin somut taleplerine
cevap vermeyen bir solculuk ta, yer yer ve zaman za

man tevik edilebilir. rnein; bakmlardan kantlanm bir

smrge olduu birok blgeyi veya lkeyi ele

alahm.

Sanayilememi, ii snf teekkl

etmemi,
yaa

sanayilemesi

bUinld olarak engellenmi, krsal

mn ar bakt bir lke veya blge. Somut durum bu


iken, proletaryann fli nclnde sosyalist hareket65

ten sz edilmesi, dU ve kltr gibi unsurlarn gasbedilmesinin nemli sorunlar olmadnn, devrimcilerin bu

gibi sorunlarla

uramayp

daima

enternasyonalizm

iin seferber edilmesi gerektii anlaynn yaygmiatrmas taya da, uluslamay gerileten bir etken olarak or

kmaktadr. Uluslamas eitli basklar karsn

da

engellenmi,

uluslamasn

tamamlayamam

bir

toplumda,

soyut bir ii snf

enternasyonalizminden

sz etmek, kiileri veya rgtleri toplumun sosyo-ekono mik yapsndan koparmak demektir. Onlar, temelsiz

ve

dayanaksz

brakmak demektir.

Kald ki, herhangi


enterna.cyoenternasyo

bir halkn uluslamasn


nale katlmas da

tamamlamadan,
deildir. Zira

mmkn

nalde, btn uluslar, diller, ulusal zellikler eittir. En

ternasyonalizmin tadan kaldrmak

amac

uluslar ve diller

gereini or

deildir.

Baka bir ulusa veya ulusal

dile imtiyaz verilerek enternasyonale girilemez. Herhan


gibir
do

imtiyazn

olduu

yerde,

zaten,

enternasyonalden

sz^dilemez.

O halde, somut

durumun somut

tahUlini ok iyi

yapmak gerekir. Doay, toplumu ve insan; deitirici, harekete getirici ve


durumun,

rgtleyici

fikirler,

ancak;

somut

somut tahliM sonucu elde edilmi fikirlerdir. aratrc kimsenin, olay

Btn bunlarn yannda,

lara
lerin
nin;

bkknda;
rol

snfsal, toplumsal ve
bilinmektedir.
karlar;

psikolojik etken
Aratrc kimse
sn

oynad da

ekonomik, politik

hangi toplumsal

fn yesi olduu;

yani, hangi toplumsal smf m bilinci


Bu arada, aratrmacnn,

nl ve olaylara bak perspektifini tad; bata sayl


mas gereken br etkendir.

langi ulusal ya da etnik gruba mensup olduu da, olay


lara bak da son derece nemli bir etkendir. Toplum daki egemen ideolojinin, aratrc kimse zerindeki et-

66

kii yine ok nemlidir. Aratrcnn bu ideolojiye kar


tavr, onu benimseyip-benimsemedii, eletirip-ele-

tirmedii, zerinde durulmas-gereken konulardr.

Bu
ve

nun yamnda,
yetenekler,

aratrmac kimsenin doutan getirdii


alkanlklar da, olgulara

rastlantlar,

olgusal ilikilere bak asn etkileyen faktrlerd:.


Aratrmac kimsede bulunmas gereken ikmci bir
zeUik; o zamana kadar okuduklarn phe Ue kar

lamaydr. phedir.

Bu phe, daha nceleride te yandan,

belirtdii

gibi,

dogmatizme kar duran bir phedir. BUgiye dayah bir aratmc megul olduu sorun yapUm olan ile ilgUi olarak, keridisinkinden nce

aratrmalan da yarglamak ve bir sonuca ulamak du


rumundadr. te, bu bilgilerle, toplum yaps arasnda
hala bir eMme varsa, o zamana kadar zmlenme

mi bir durum var demektir. Ve aratncmm gzledii


olgular problemleir. Bylece problemi veya problemle

ri tanmlama olana ori;aya kar. Olgulann ve olgusal


ilikilerin sistematik gzlemi, varsaymlann saptan

mas, hipotezlerin kurulmas,

ancak, byle bu: aykr

l ve elimeyi yakaladUctan sonra mmkn olur. Ol


gulardan ve olgusal ilikilerin gzleminden, hipotez ve. teoriler aracU ile mantksal kanmlar yaplmas,

bunlann olgulara dnlerek test edUmesi, red veya ka bul, yine byle bir
sonra balayabUir.

aykml yakalama

noktasndan
_ ,.

Aratrmacda bulunmas gerekli nc

bir zel

lik te; incelenen konunun bitiminde gerekli yorumlan


yapabilecek yetenee sahip olmasdr. (20)

Demekki; toplumsal bilimlerde veya

genel olarak

bilimde

gnlk yaantda raslanan olgular ve olgusal emeler yakalamak, herhangibir

ikiler' arasnda;

sonma yaklamda nemli bir admdr. Toplumlan ale

riye gtren etkenlerin, bu ehmelerin zumu oldu


u phesizdir. Ksaca, herhangibir elime, bir aykm-

lk yakalamadan, bilimsel bir alma mmkn olmaz


67

u olgdan gzden geirelim:

Trkiye

Cumhuriyeti

Devletinin

demokratik bir

devlet

olduu,

uluslararas

ilkeleri

savunduu,

insan
oldu

haklarna ve eitlik

ilkelerine kesinlikle riayetkar

u, bu ilkelerin Anayasada aka yer ald, yneticiler


tarafndan sk sk ifade edilen nermelerdir.
Bunlar, toplumsal, siyasal olgulardr.

Bunun

yannda,

Anadolu'nun

zellikle

dou

ke

simlerinde, Devlet statistik Enstits'nn rakkamlanna gre milyon, fiiU olarak ise en azndan 7-8 milyon
Krt asll vatandalarn yaad, yine toplumsal bir Krt halknn

olgudur.

Baka

bir toplumsal

olgu da,

kendi ana dilini, yani, Krteyi ve buna bal olan hak


larn, ulusal demokratik haklarn kullanamaddr.

Bu haklarn bask altnda tutulduudur. Ben Krdm diyen kiilerin, fiilen anti-demokratik basklara ve ce

za kouturmalara
kesinden nn

uratld. Anayasann
Krt

eitlik

il

yararlanamaddr. ilkesinden

halknn.

Anayasa kendi

tand eitlik

faydalanmasnn

zn, dilini ve kltrn reddetmesi, yani, kendi ken

dine, kendi ulusuna ve kendi halkna tamamen yaban


clamas kouluna balanmas olgusu, gnlk hayat

mzda sk sk rastladrmz olgardr.

O halde, T.C. Devletinin demokratik ve zgrlk bir devlet olduu beyanlar ile Krt halknn temel de mokratik riyle hak ve zgrlklerinin Bir gaspedUmesi Bir birbirle

elien

olgulardr.

aykrlktr. bir

sorundur.

Byle bir

aykrlk bilimsel

incelemeye

yaklamda
/

nemli rol oynayabilir.

Bunun gibi,

gerek

T.C. Devleti

yneticilerinin,

ge

rek

niversitelerin,

gerek

mahkemelerin,

gerek

kitle

haberleme aralannm ve gerekse, siyasal partiler, der

nekler, sendikalar gibi teki kurumlarn,

Krt diye bir

68

ey yoktur, herkes Trktr ve Trklnden mutludur

eklindeki .objektif geree kesinlikle aykr, yalana da yah bir ideolojinin (*) yapcl ve yaycUn yaptkla
r, yine toplumsal siyasal olgulardr.

Bununla beraber, mahkemeler, bamsz ve hakika

ti ortaya karp buna gre adalet datan ve bu biim

de dzeni koruyan kurumlar olarak tanmlanr. niver


sitelerin zerk ve nesnel gerei her trl siyasal bask

dan uzak bir ekilde arayan kurumlar


Basnn hr olduu ifade edir. Btn

olduu sylenir.
bu nermeler,

ifade' ve beyanlar, gnlk yaantmzda sk sk rasladmz ve izlediimiz olgulardr. Burada da bir ehmenin,
bir aykrln olduu phesizdir. Hem doruyu arayan
ve bulmaya alan kii ve kurumlar olmak, hem de nes

nel gerei bastrmaya ve gizlemeye


ii yapanlara yardmc olmak,

ahmak veya bu
elien dav

birbirleriyle

ranlardr. Aykr bir durumdur. Sosyolojik ynden binlenmeye balayan kiiler,, bu aykrl kolayca kav
rarlar.

Btn bunlann tesinde, devlet yneticileri ve te

ki yetkili kii' ve kurumlar sk sk, Drst olalm, doru


olalm, yaanla-dolanla mcadele edelim. Doruyu sy
ak szl olalm.

lemekten hibir zaman ylmayalm,

Bu ilkeler, toplumsal hayatn, siyasal faaliyetlerin vazge

ilmez kouUandr eklinde nermelerde

bulunmakta

drlar. Bu ifade ve beyanlar da gnlk yaantmzda sk


sk izliyoruz. Burada da bir elime ve aykrlk vardr.

Hem nesnel gerei yok sayabUmek veya reddedebilmek

iin yalan sylemek, hemde

doru olalutn, drst ola

lm, gerei sylemekten ekmmeyelim demek, aykml


aka ortaya koymaktadr.

Trkiye,
Baknz;

Birlemi Milletler
2e'daki dipnot.

rgtnde,

Avrupa

Sahife :

69

Konseyinde, eitli uluslararas kurulu ve

toplantlar

da, nsan haklarn savunduunu ifade etmektedir. Bu na Uikin belgelerin altna imza atmaktadr. Fakat l

kede ise, Krt halknn temel ulusal demokratik hak ve

zgrlklerini gaspetmi bir durumu vardr. Bu iki olgu arasndaki emenln ve aykrln kavranmas, bilim sel almada nemli bir yaklam salamaktadr.
Yine bunun gibi, uluslararas planda, zaman zaman

ulusal kurtulu savalarna" yanda

olduundan szet-

mektedir. lkede ise, halklara zgrlk sloganna b


yk bir tepki gsterilmektedir. Bu slogan ifade eden ki
i ve kurululara kar iddetli bir bask politikas uygu
lanmaktadr.

Kbrs'ta, Trk mltecilerinin yerlerine

dnmeleri

iin, uluslararas planda propaganda yapmaktadr. n


san haklarn zedeledii iin, Rum ynetimi
yk bir zulm ve katliamdan kaarak,

ve ingiliz

ynetimi knanmakta ve ikayet edilmektedir. Fakat, b


snrlara kadar

gelen Krtler, mlteci

olarak kabul

edilmemektedir.

Btn bunlar elikUi durumlardr. Ve aykrUk yaratan olgulardr. Aratrc, bu elimeler ve aykrlk yaratan

durumlar hakknda,,

binlendike,

bunlar

daha iyi

kavramakta ve aratrmasna konu yapmaktadr. Bu rnekleri uzatmak mmkndr.

Bilimin grevi, rasgeleymi gibi, birbirinden kopuk mu, gibi grnen, bu olgular ve olgular arasndaki ili kileri, bir btn olarak kavramaktr. Bu olgulan ve ol gusal ilikileri btnseliU iinde kavrayarak nesnel ger ein btn eitliliklerini, i ve d balantlarn, eli
me ve deimelerini ortaya koymaktr.

Toplumsal bUimler, sadece bu olgular

saptamakla

yetinemez. Birbirlerinden kopuk, birbirlerinden ayr gi bi grnen, bu plgular arasmda-ki ilikileri yakalamak

70

da, bilimsel dncenin kamlmaz bir ilemidir. Sadece gzlem ve baka yoUaria, olgulan saptayp, olgulan ve

olgusal ilikileri aklamak, kukusuz ok eksUs olan bir


bimsel abadr. Anayasa ve teki yazh hukuk metinle

ri karsnda, T.C. Devletinin demokratik bir devlet oldu u, insan haklar, eitlik gibi evrensel ilkelere sayg du

yulduu gzlem ve akl" yolu ile saptanabilen bir olgu


dur. Anadolu'nun dousunda yaayan, Krt halknn

anayasal - demokratik haklarn ve zgrlklerini, yani, Krt toplumu olma zellikleri Ue Ugili hak ve zgrlk lerini kullanamad da phesizdir. Bu hak ve zgrlk
lerin, anti-demokratik yollarla bask altnda tutulduu,'
hak ve zgrlkleri bask altnda tutabilmek iin, anti demokratik bask politikalarnn izlendii, yine olaylara dayal gzlem ve izlem ve akl yolu ile saptanabilir.
ite, toplumsal bUimlerin buradaki grevi, birbirin--

den kopuk, birbirinden bamsz, birbirinden

ayr gibi

grnen bu olgular, olgular arasndaki ilikileri, belirle


mek, aklamak ve btnle varmaktr. O halde, de

mokratik olduu, insan haklan, eitlik gibi evrensel ilke

lere dayand her zaman ifade edilen bir devlette, yedisekiz (en azndan) mUyon civarnda olduu biUnen bir vazgeUemez, dev

kitlenin en demokratik hakk olan,

redilemez, onsuz olunmaz olan

ana dilini ve buna ba-

h olan hak ve zgrliUilerini kullanma ve geUtirme hak k, kendi z varln ve kltrn gelitirme hakk, ken

di' zne yabanclamama hak ve zgrl, neden anti


demokratik bask yntemleri e yokedilmeye ah-

yor? sorusu sorulmaldr. Bu soru her zaman iin sorul


maya ve cevab aranmaya deer bir sorudur. Bu, asln

da, anayasa, anayasa hukuku, insan haklar, kamu hr

riyetleri, ceza hukuku, sosyoloji, hukuk

sosyolojisi, ei

tim., gibi bUim daUar ile uraanlan temelden Ugilen-

71

dirmesi gereken bir sorundur. Ve bu aklama, her trl

metafizik ve ideolojik verinin tesinde kesinlikle, nesnel


geree ve olgulara dnk bilimsel bir aklama olmal dr. Trkiye'de Kiirt olarak anlan bir unsur yoktur,

herkes Trktr ve bundan dolay mutludur. Dolaysyla, olmayan eylerin demokratik talebi de olamaz eklinde
aklama, geree ve olgulara dayal bimsel bir akla

ma dedir. Bu eit bir aklama, sadece, siyasi ikti darlar tarafndan; niversitelere, yarg organlarna, kit le haberleme aralanna, siyasal partilere, sendikalara

vs. eitli biimlerde empoze eden resm ideolojiyi tek


rarlamak olur. Bir halk yok saymak, inkr etmek sure-

tiylei onun, en demokratik haklarm,

varoluunun z

e gi haklann gaspetmek ve bu gasp ilemini meru

gstermeye almak, bUim-d bir abadr. Anti-demokratc bir tutumdur. Bilim yntemi, bu ideolojinin yap clnda ve yaycnda vasta olarak TcuUamlamaz.

Btn bunlar, bUgi elde etme ve bilgi edinme sre cinin iki aama& olduunu, fakat, iki aamada da, pra tikten gerek somutun anlatmndan yani olgudan taviz
veremeyeceini gstermektedir.

Lenin, ...

maddenin

soyutlanmas;

bir

tabiat kanunmun, bir deerin soyutlaninas;

ksaca btn

bilimsel soyutlamalar,

tabiat

daha derinden, daha doru ve daha tam ola


rak yanstr diyor. (21)

... Marksizm - Leninizm, bilgi srecinin

iki aamasmm ayrt edici


aamada bilginin

niteliklerinin,

alt

alg biiminde, st aama

da ise^mantik biimde ortaya ktn, fakat her iki adamann da bUginin tek bir srece

alt olduunu kabul eder. Alg 11 yarg asln


da birbirinden farkhdr, fakat birbirinden ay-

72

n deildir. Bmlar prats esasnda birleiktir


ler. Denemelerimiz, algladmz eylerin ko

layca anlalmadn, sadece, anlalan eyle


rin daha derden alglanabildiini gstermi

tir. Alglama yalnz olgu meselesini zer. ze ulama ancak, yarglama e mmkndr.
Her iki meselenin de zmlenmesinde, pra

tikten en ufak bir aynlma yapamaz. Bir e

yi bilmek isteyen insan,

onunla

temasa gel
onu.

meksizin, onun evr^tnde yaamakszm, uygulamadan bu ii baaramaz. ^2)

6. BiUm Genelleyicidir ve Geneli Araycdr.

Bim Genelleyecidir ve Geneli Araycdr. BUn, tek

tek olgularla deil, olgu trieri ile ilgilenr. Bir olgunun

yalnz babna nemi yoktur. Olgular, ancak bir geneUemenin dorulanmasnda veya yanhlanmasnda, bir is-

bat vastas olarak kuUanlyorsa nemlidir. O halde, bi


lim elde ettii sonulan, genel bir ekilde ifade etmeye

ahr. Belirli bir olgu ile deU, belli bir trdeki olgular

ve olgular arasndaki Uikilerle urar. BUim yntemi,


benzer koullar altnda ayn yntem ile, aym sonularn

elde edileceini bildirir. Zaten bUn, eer u u art

lar var ise, yle yle olur ekUnde nermeler yapmak


olana veren bir dnce ve tahi yntemidir. BUn ge

nelleyici olduu gibi, geneh araycdr da. Kamunun de

netimine ve eletirisine ak olmayan, bulgu veya doru


lar, ne kadar nemli olursa olsunlar, bilimsel saylamaz

lar. Bilimin sonulanmn kamuya ak olmas ise, onun,


belirti bir dU, belirti bir ifade e anlatlu:, olmasm ge
rektirir. (23)

t3

Bilim, genellemelerini daha ziyade teoriler aracl ile yapar. Teoriler, belirli bir olguyu deil, olgular k

mesini

aklayan

genel

nermelerdir.

TeorUer,. gzlem

ve izlem yolu ile dorulanm, birok bilginin bir araya


gelmesi ile oluur.

7. Bilim Mantksaldr.

Bilimin
dr.

nemli bir

zellii

de

mantksal

olmas

Bilimin mantksal olma zelliini, iki ynden ak

lamak mmkndr. Birincisi u: Bilim ulat sonula

r her trl elikiden uzak bir ekUde smmaldr. rne


in; birbirir izleyen iki nerme birbirleri ile eliiyorsa, mantksallk yok demektir. Ve bu nermeler doru ka
bul edilemez. u nermelere bakalm: X partisi, bir bildiri yaynlayarak, dn

yann eitli yerlerindeki

ulusal kurtulu ha

reketlerine

yanda olduunu belirtti.

Bdiri-

de ulusla kurtulu mcadelesi veren halklarn

desteklenecekleri ifade edildi. Yine ayn bildi ride, son gnlerde lkede gelitirilmeye al lan, halklara zgrtk sloganna iddetle kar kld. Bu slogan ifade edenlere kar id

det nerildi.

Bu slogan ifade edenlere hibir

msamahamn gsterilmeyecei, bunlara kar

iddetle
di.

mcadele

edilmesi

gerektii

bildiril

Aka grld

gibi,

bu iki neri birbiri ile es

mektedir.

Bir

siyasal partinin

bUdirisinde, bu tr

tn nermelerinde ve anlatmlannda tutarl olmak zo


rundadr.

74

...

BUginin gerek

amac,

alglama yolu

ile dnceye ulama, nesnel eylerin i-eli-

melerini,

kanunlarn,

eitli

srelerin

ili-

kUerini, yava yava anlayarak, mantk bilgi


ye varmaktr. Mants bilgi ile, alglarimzla

elde edilen bilgi arasndaki fark,

alg bUgisi-

nin, tek tek olaylarla, eylerin d Uikeri ile

ilgilenmesine karlk, mantk bUginin, byk

bir adm atarak btne varmas, eylerin z


n, i UikUerini kavramas ve bizi evreleyen alemin i-elimelerini aklamasdr. Bylece, o, evremizdeki alemin gelimesini, btn aa

malar, arasndaki
(24)

i-Uikileri

kavrayabiUr.

Bilimin

mantksal

olmasnn gzlenebir

ikinci

bir

yn

de;

teori ve hipotezlerden,

sonular karmak

sreci ile ilgilidir. BUindii gibi, bir hipotez veya teoriyi


test etmek iin, gzlem yoluna bavurmak gerekir. Fa kat, olgulara bavurabUmek iin, teoriden veya hipotez den, gzlenebilir sonular karmak gerekir. Bu ka

rm ilemleri ise, mantk kuraUanna' dayanlarak yap


lr. (25)

Klasik mantn
1.
2.

nemli kesi vardr :

Bunlar;

zdelik ilkesi,
alimezlik ilkesi,

3.

ncy dta brakma ilkesi, yani, nc


nn imkanszh ilkesidir.

Mantm bu ilkeleri, gnmzde yetersizliine ra


men Pratik hayattaki dncenin vazgeilmez ilkeleri

dir. Birinci prensip olan zdeUk ilkesine gre; bir ey ne ise yalnz kendisidir. Yani. kendisi Ue zdetir. Hay-

75

van hayvandr.
mantklar, a,

Bitki bitkidir. nsan

insandr. Bunu

a dr, forml Ue ifade ediyorlar. e

limezlik

kesine

gre

ise,

bir ey

aym

zamanda

hem

kendisi hem de
hayvan da

bakas olamaz. nsan


deildir. Mantklar

hayvan
bunu

deildir,
da, a, a

insan

olmayan deildir, diye


olamayaca ilkesi ise,

formlletiriyorlar. ncnn
udur; Herhangi bir varlk, ya

bitkidir, hayvandr, nc bir olanak mevcut deildir.


Bunun forml de udur ;
ya a olmayandr.

Herhangi bir ey, ya a dr,

ten

Klasik mantn, bu temel ilkelerini ksaca belirttik


sonra, konumuza dnelim: Aratrmas srasnda,

objektif olarak mevcut olan Krt varln Trk olarak alglamaya alan ve Trk olarak anlatan
mantn bu temel ilkelerine bile daha

kii,

klasik
ters

temelden

dmektedir. nk, zdelik ilkesine gre, bir ey ne ise


odur. Trk, Trk'tr. Krt, Krt'tr. elimezlik ilkesi

ne gre ise,

bir ey hem kendisi hem

bakas olamaz.

Trk, Krt olamaz. Krt, Trk olamaz. nc ilkeye


gre ise, bir ey ya kendisidir, ya deildir. Herhangibir
kii ya Krt'tr, ya deildir.

Burada u sonuca varabiliriz: Bilimde mantksal ol mak esastr. Fakat varlk alan olarak gerei, yani, ob jektif gerei reddeden kii, mantksal
temelde uzaklam demektir. (26)

olmaktan daha

8. i 8.

BUim Gelecek Hakkmda ngrde Bulunur. BUi


betimle
olacaklar

Bilim sadece mevcut durumu kavramak,


mek ve aklamakla yetinemez. Gelecekte,

hakknda da, bilgi verir. ngrde, yani, gelecek hakkn da baz yorumlarda, belirlemelerde bulmur. Bimin ge lecek hakknda baz ngrlerde, yorumlarda, beUrleme76

lerde bulunmas, kukusuz, kehanette bunmak anla mnda deildir. Gemiin ve bugnn olgularna daya

narak; doann, tarihin, toplumun


dorultusunu gstermektir.

ve insann geliim

BUindii gibi, gemi, bugn ve gelecek, diyalektik bir btnlk meydana getirirler. Bu btnlk, hem ey ve olgularm i-balantarnda, hem de teki olgularla

olan d-ilikilerinde mevcuttur. Bugn

anlamak iin,

gemiteki somut olgularn somut tahlilini yapanz. Ge


mii^ kavramadan, bugn kavramaya almak mm

kn deildir, ite, bugn, ne kadar iyi ve salam bir e kilde bilinirse, gelecek hakknda yorumlarda, belirleme

lerde bulunmak ta, o nisbeite mmkndr.

Bu, hibir

zaman gelecei tam olarak bUmek anlamna gelmez. Za


ten bilimin, her eyi tam ve kesin olarak bUdii, bildii
eylerin deimedii, mutlak olduu iddias yoktur. Bili min rettii bUgiler, her zaman nisbi dorularla, nisbi gereklerle UgUidir. Fakat, her nisbi gerein, mutlak bilinmektedir.

geree yaklamda bir adm olduu da

Bunun yamnda, bilimin, diyalektik bir sre iinde ge

litiini; gemi, bugn ve gelecein, diyalektik bir b


tnlk meydana
kir. (27)

getirdiklerini

de-

unutmamak

gere

9.

BUim Toplumsal htiyalardan Doar.


Dmamik Bir Etkinlie Sahiptir.

Bim,

toplumsal

ihtiyalardan

doar

ve

dinamik

bir etkinlie sahiptir. BUimin toplumsal

ihtiyalardan

domas, onun en nemli zelliklerinden biridir. retim


srecinde, .sorunlar ve ihtiyalar srekli olarak kendini
hissettirir. Yaant iinde, toplumsal ynden bilinlenen

77

kiiler,

sorunlan

inceleme ve

zme

gayreti

iine

gir

mektedir. Toplum iin, yaant iin,

ksaca, retim s
almaktadr.

reci iin, gerekli olan bilgileri retmeye

Bilimsel bilginin artmas ve younlamas, toplumsal bi-

Ikcin gelimesini de hzlandrinaktadr. Bu sre iinde,


hem bilim adamnn bilinci, hem de tabaklarm bilinci artar. toplumsal snf ve bilim retme

Bu bakmdan,

sreci, nemli bir toplumsal etkinlii


dir.

gelitirme sreci

Toplumdaki

retim

faaliyeti,

basamak

basamak

ykselerek geliir. Tabiat zerde olsun, insan zerinde

olsun, insan bUgisi de buna paralel olarak gitgide ykse


lir. Yzej^den derine, tek yanllktan ok yanllna eri

ir. Tarihte uzun bi rdnem, insan, bir yandan smr


c snflarn toplum tarihini yalan yanl yorumlama

lar, te yandan, ufak ldeki retimin insan gr n daraltmas


anlamaya
le, byk

nedeni ile, toplum


edUmitir.

tarihini tek tarafl


gelimesiy

mahkm
retim

Endstrin

glerinin,

modern

proletaryann or

taya k sonunda, insan, toplumun gelimesini daha


etraflca ve tarihi ak iinde kavrayabilmitir. (28)

O halde, bilgin artmas ile, retim glerinin ve


retim ilikUerinin gelimesi arasnda doru bir orant

vardr. Bu iki etken, birbirlerini youn bir ekilde geli tirme yeteneine sahiptir. Bilim gelitike, retim gle ri geliir. retim gleri retim UikUerini zorlar ve gi

derek deitirir. '^retim ilikileri gelitike, insanlar tek


yanh ve dar bir bak as iinde dnmekten kurtu

lur. Dinamik bir dnce biimine eriir. eyleri ve ol

gular btn eitlilikleri Ue, i-ekileriyle, d-balantlanyla, btnseUik iinde kavramaya alr. Bu ba

kmdan bilimin yom bir toplumsal etkinlii vardr. Si yasi iktidarlar tarafndan, baz dncelerin su sayl-

78

mas, bUimin bu toplumsal etkinliini krmak, ve engel


lemek iindir. Bu konuda Berthol Brecht yle sylyor:
... Bilimlerin gelimesi, sektrler arasn

daki hz farklarna ramen bir tutarllk gste


rir ve yneticiler, her eyi kontrol edemezler.

Gerein savunucular, dman


beten

gzlerin nis-

gremeyecei mcadele alanlar seebi

lirler. Aslolan doru dnme metodunu, yani

her eyde ve her fenomende, deien ve deie bilen veheleri gn na karan bir metodu
renmektir. Yneticiler bjnik deiiklikler

den nefret ederler. Hereyin olduu gibi


masn, binlerce yl devam

kal

etmesini isterler.

Gp gitmek olan ortaya koyan bir aratr ma metodu, ezilenleri yreklendirmenin en

kestirme yoludur. Durmadan

deien birok

ey arasnda, bir ballk bulunduunu ve her eyin bir elikiler btn olduunu ileri sr mek, diktatrlerin hi holanmadklar ve ok tehlikeli bulduklan bir tutumdur. Kitleleri sefelete mahkm eden yneticiler, bu sefalete

kendilerinin sebep olduklarnn bilinmemesini isterler. Kaderden sz ederler, bol bol. Sefalet

onlann hatas deil, kaderin cilvesidir. Bunun


aksini syleyenler ve dzendeki bozukluklarn

sebeplerini aratrarUar, ou
boylar. (29)

zaman

kodesi

Bilimlerin amac,

mevcut dzeni,

mevcut ilikileri

korumak deUdir. Bilim toplumlar daha Ueri gtrmek,

kiUeri ve ikileri dinamik kmak iin gerekli olan d


nce yntemidir. Bilimsel dncen gelimesinin en gellendii yerde dogmatizm vardr. Bu
duraan kUar. Fikir retiini

ise, toplumlan

fonksiyonlarn tamamen

79

durdurur. karr.

Dokunulamaz, szedemez tabular ortaya

Bilimler, devaml olarak iki ynl bir soruturmay srdrrler ve bu soruturmalarn yeni tanmlarla ta mamlarlar. Bu soruturmann bir yan; toplumlarm ve

nsanlann htiyalar Ue ilgilidir. kinci yan ise; bu ihti yalar k'arUayacak kaynaklar ve bu kaynaklarn kulla
nlma yntemleri hakkndadr. Gzlemsel ve kavramsal

,bir btnlk iinde yrtlen bu soruturmalar sonun da yeni tanmalara vanlr.


faaliyeti

Soruturma
Bu sre

ve tanmlama
iinde, kendi

dinamik bir sretir.

toplumunm sorunlanm,

ada

gelimeler

ile birlikte

yorumlayabecek ve anlatabilecek yeni kadrolar ortaya

kar. Bilimlerin gelimesi, bu tr dinamik ilikerin yo


unlamasna neden olaca gibi, bu Uikilerin de reti

mi artraca, retim' glerini ve retim iUkllerini ge


litirecei phesizdir. Demekki, toplumlarn gelimesi

ve modernlemesinde,

demokratiklemesinde

bimsel

dnce ok nemli bir rol oynamaktadr.

BUimsel dncenin, bilim ynteminin etkinlii, or

taya koyduu, rettii bilgilerden dolaydr. nsanlar ve


toplumlar, alar boyunca, zlem ve arzulann gerek vast&-

letirememi,

ihtiyalarn karlayamamlarsa;

lann, yolunu ve yntemim bilemedikleri iindir. Eer


bir toplum, bir ulus imdiye kadar smrge dzeyinde

tutulmu ve halkm smrgeciliin farkna bile varma mas salanmsa, bu, o toplum hakknda somut bUgiler

elde edilmesinin eng^enmesinden baka bir ey deil


dir. Bir halk, imdiye kadar smrge olarak kalm, fa

kat smrge olduunun farkna bile varmamsa, kendi


toplumu hakkmdaki bUgilerinin noksanhmdandr.

Bilgi en byk giitr. BUimsel bgi ve onun, yarat

t bin; toptan, tfekten, fzeden', tanktan ok daha

80

etkUi bir silahtr. Ymlarda ifadesini bulduu zaman,


maddi bir g olarak ortaya kar. Bilgisizlik ortadan

kalktka, toplumun sosyo-ekonomik yaps ve deime leri hakkmda bimsel bilger oaldka, insanlar top lumsal ve ekonomik ilikilerinin daha ok bilincine va
rrlar. Kendi toplumsal ve ekonomik koullarn, evre

deki toplumlarn

ekonomik ve toplumsal

koullan

ile

birlikte yorumlama yeteneine sahip

olduklar zaman,

insanlarn ve toplumlarn bilgi dzeyleri youn bir ekil de gelimi olur. zellUsle, geri braklm veya smrge dzeyinde tutulmu lkelerde veya blgelerde, intelli-

gent'ia denen kadrolarn grevi halkn bu yeteneini ge


litirmektir: Kendi sosyo-ekonomik kouUann, evrede

ki veya iliki halinde

olduu toplumlarn sosyo-ekono


yorumlan

mik koullar ile birlikte yorumlamak ve bu

kendi halk ynlarna anlatabilmek. Siyasi iktidarlarn

baz dncelere yasak koymas, bilimin bu tr etJnliklerini krmaktr. Mevcut dzenin deimeden aynen de
vam etmesini salamaktr.

insanlar,

kendi toplumsal kouUan,

evredeki top

lumlann koullar, toplumun i ve d ilikileri hakkm da, toplum sosyo-ekonomik yapsndaki, temel elime

ler ve deimeler hakknda biUmsel bilgilere sahip

ol

duklar lde, bu koullan deitirebilme ve umutlarn,

gerekletirme olanaklanna sahip olurlar. Bu tr yete


neklerini gelitirebilirler.

Burada unu ilave etmede de yarar vardr. Bilim bir


Ulandrma arac, bir propaganda usul deUdir. Fakat, bilimsel bilginin ortaya koyduu sonular, toplumlan ve

doay ve insan harekete geirici, deitirici ve rgtle

yici bir ze sahiptirler. Bu, retilen

bgUer objektif

koullara uygunluu ile ilgilidir. retUen bUgilerie, ob

jektif koullar arasnda byk bir mtekabUiyet, yani,

81

zdeim varsa; bilimin, doay,

toplumlar ve insanlar,

deitirici, rgtlendirici ve harekete geirici etkileri ok


yksek olur. Zaten bilimi, gerein objektif bgisi ola

rak tarif etmitik. Baka bir deyile bilim, gerein bilin

mesinin diyalektik

yntemidir.

Bilim objektif gerein


aksettirmeyen bUgilerin,

bilinmesidir. Objektif gerei

harekete geirici, deitirici ve rgtlendirici fonksiyon


lar olamaz.

rnein; smrgeletirilmi, btn doal zenginlik


leri, ulusal demokratik haklan gasbedilmi bir toplumu

ele alalm: Bu toplum hakknda, retilen bilgiler smr ge koullarn aksettiriyorsa, smrge-smrgeci iliki

lerini akla kavuturuyorsa, bu bilgiler nesnel

gere

i belirleyen bUgilerdir. Bu bilgilerin ilgili toplumu ha


rekete geirici, deitirici, ve rgtleyici fonksiyonlar

yksektir.

Fakat, objektif gerei aksettirmeyen, gere

in objektif bilgisi olmayan bilgUerin, bu tr fonksiyon


lar yoktur. Bu tr bilgiler, yani, toplumun sosyo-ekono

mik yaps ile organik ba olmayan fikirler, harekete ge tirici, deitirici, rgtleyici ve yeniletirici fonksiyora-

ra sahip olamazlar. Bu fikirler genel planda doru ola


bilir. Yani, toplumun somut koullan ile ilgili olmayan

genel dorular tekrarlayabilir. nemli olan, genel do


rulardan yararlanarak, somut sonmlara zmler ara

maktr. likilerin somut olarUarn zmlemek durur


ken, bunlar bir tarafa brakarak, genel dorular tek

rarlamak anlainl deildir, ite, bUimsel bilgi, toplumla


r, doay ve insan harekete geirici, deitirici, yenile
tirici ve rgtleyici etkiler yapar. Bu fonksiyonlan son

derece youn bir ekilde gelitirir.

82

IV.

BLM

BLM

DEOLOJ VE DOKTRN GZLEMSEL VF


KAVRAMSALIN LKS.

Yukarda

bilimin en

nemli zelliinin nesnel ger

eklere ve olgulara dnk olduunu belirtmitik. Bilim ynteminin nesnel gereklere ve olgulara dayal olmas,
onun asla vazgeilemeyen, onsuz olunamaz olan bir zel

liidir.

Zaten

bilim

yntemini,
mitoloji,

bilgi

edinmenin

teki

yollarndan

olan,

din,

metafizik,

ortakduyu

(herhangibir toplumun herhangibir ada, hi tartma

dan geerli ve doru sayd inan ve dnceler)


edebiyat gibi dnce biimlerinden ayran en

sanat,
nemli

zellii budur. Ve bu zellii, bilim yntemini, bilgi edin

menin bir yolu olmas bakmndan, kendisinden nceki


dnce biimlerinden daha stn klmaktadr. Bilim yntemi sreci iinde, kullanlan en nemli

tekniin lem ve

ise gzlem

olduunu yine ifade etmitik. Gz bUimsel bir

izlem

tekniklerini kullanmakszm,

faaliyetin srdriilmesi

mmkn

deildir.

Bilim gz85

lemseldir. Ve bu, yntemin hem zeUiidir, hem de gere

idir. BUim ynteminde, gzlem ve izlem hem olgularn


saptanmasnda, hem de olgularn hipotez ve teoriler ara

cU Ue kavramlatnlmas srasnda kullanlr. Hipotez


- ve teorilerden gzlenebilir sonular karldktan sonra,

olgulara dnerek test etme safhasnda, yine gzlem, tek


nii kullanlr. te bu noktada, son derece nemli bir so runsala geliyoruz. O da u: Gzlenen ve izlenen olgular bUinli bir ekilde doru algUanmazsa veya doru ifade

edilmezse durum ne

olur?

rnein nesnel

olarak ii

haklarnn savunulmas ile ilgili bir gsteri yryn

gzledii halde, bunu, bUinli olarak dn eklinde al


glayan ve ifade eden kiinin davran nasU bir davra

ntr? Veya gzledii ve alglad

olgular ve olgusal

Ukileri hi yokmu gibi, olmam, algUamam gibi dav ranan kiinin, bu tutumunu nasU deerlendirmek gere

kir? Herhangibir ideoloji veya yasak, herhangibir nesnel


gerein ifade edilmesini engelliyorsa, stelUs: bunun ce

za yasalar ile de beUrli cezalara balamsa, bilim ynte


minin tutumu ne olmahdr? fade edilmesi, konuulma

s,

tartlmas

engellenen,

cezaya

balanan

bylesine

bir olguyu ve olgusal ilikUeri kavramlatran hipotez

lere ve teorilere bim ynteminin yaklam nedir? Her

hangibir olgunun veya olgusal ilikinin ifadesini, bir ide oloji veya yasak, engelliyor diye, bu, bilime konu olma yacak mdr? Bu olgular veya olgusal ilikUer bilimsel
nermelerle ifade edUmeyecek midir? Bunlar kavram

latran hipotez ve teoriler ifade edilmeyecek midir? Bu


olgular kavramlatrUmayacak mdr? Bu hipotezler ve

teoriler tekrar olgulara dnlerek test dir? Bunlar bUim tarihinde son derece
olarak ortaya kmaktadr.

edilmeyecek mi nemli sorunlar

Bilim ynteminin, bu sorulara verdii cevap, son de-

86

rece aktr ve kesindir. Bilim ynteminden taviz verile mez. Nesnel gerek, gerek somut, daima fade edmelidir. Nesnel geree ve olgulara dayanmayan hibir ner me, hipotez veya teori bUimsel olamaz. Olgular tarafn

dan kantlanmayan, hibir hipotez veya teori- doru sa ylamaz. O halde, nesnel gerei doru algUamak gere

kir. Gzlenen ve izlenen olgunun ve olgusal ilikilerin ol- . duu gibi anlatlmas da arttr. Bu balamdan, nesnel

gerei gzleyen kii, gzlemini yapt olgular ve olgu sal ilikileri olduu gibi anlatarak ve yalana Utifat etme
yecek kadar drst olmaldr.

Nesnel gerei inkar eden, kabul etmeyen, yok saya-

bilen kiinin tavr, kesinlikle bilimsel bir tavr deUdir.


Resm ideolojilere taviz veren kiinin tavr da, bilimsel

anlaytan ok uzaktr. ik bu, kiinin istek ve irade

sinin, objektif gerei, nesnel gerei yok edebUeceini,

ortadan kaldrabileceini varsayan bir

grtr. stek

ve iradenin nesnel gerei yaratabileceini, istedii za man da ortadan kaldrabileceini kabul eden bir gr

tr.

Bu grlerin

bilimsel

olmas

mmkn deildir.

nk bilimsel gr objektif gerein, nesnel gerein

bgisidir. Bilin
bilinci yaratr.

objektif gerei deil,

objektif /gerek

Burada, ok nemli olan, bir noktaya daha iaret


etmekte yarar vardr. Hem nesnel gerein reddedilmesi, yok saylmas; hem de reddedilen, inkar edilen ej4er ve olgular zerinde tahlil yaplmas; inceleme ve aratrma

yapan kiijri zihinsel bir eUki iine sokar. Bu elime


kiinin; objektif gerekleri, doru olarak algUayan ve

kavramlatran biUn ierUjleri ile,

objektif gerekleri

yanl olarak algUayan ve yanh olarak kavramlatran

bUin ierikleri arasndaki elimedir. Fakat, kiinin bi-

87

lincl, bilin ierikleri, paral de, bir

btndr. Bilgi

elde etme sreci bir btnlk arzeder. Objektif gerein


reddedilmesi, ilgili almalara etken olarak katlmama s, ahraalann bimsel olmadn gstermesi bakmn dan yeterlidir. Bu bakmdan, byle bim-d bir anlay

a gre, retilen bilgUere dayal olarak eylemde (*) bulu nan kiilerin, elimeli davranlarda bulunmalar ka-

mlmazdr. rnein; baz sorunlara demokratik, baz so


runlara anti-demokratik bir yntemle yaklarlar. Bura

da kiinin

bUincinin bir btn olduunu, bilgi edinme

srecinin btnlk arzettiini unutmamak gerekir. Hal buki, elime insann bilincinde, zihninde deil, olgular da ve eylerdedir. Doadaki, toplumdaki ve olgulardaki elime zlerek, yeni yeni aamalar ortaya kar. Ge
limenin dinamii zaten budur. Tez-antitez-sentez bii

minde

formUetirdiimiz sre budur.

Nesnel gerei

kabul etmeyen kiinin, fikir yapsndaki elime ise, son suza kadar devam-eder. Bu onu dogmatik klar. Olgular

daki ve eylerdeki elimeleri doru olarak algUamak,

btnsel bilgilere varmak ise, tenelde

nesnel gerei,

yani, somut olan ey ve olguyu kabul etmeyi gerektirir, inkarn, reddin, bilim ynteminde yeri yoktur. O halde, bu tr kiilerin, bin ieriklerine egemen olan tarafn,

bilim - d ynleri olduunu syleyebiliriz. Bu kiiler bi


m yntemine gre, fikir reten kiiler deildir. Eylem

lerinde egemen olan yn de, anti-demokratik ynleridir.

nk, insann bgi edinme sreci btnlk arzeder ve


bilinci bir btndr.

Yukarda ifade edilen nesnel gerek, toplumsal ha

yatta yaanan, var olan olgunun bizzat kendisidir. Yoksa


(*) Eylem geni kajMaml bir terimdir, insann retim faaliyeti,
sosyal, siyasal, ekonomik hayat, bilimsel faaliyet, sanat hare
hep eylemdir. ketleri...

bu gerei bastrmaya ve gizlemeye alan ve yme nes

nel gerek olduu phesiz olan anti-demokratUs bask-

nm veya dogmatizmin kendisi deildir. O halde, siyasi Ustidar, bu konularda dnmeyi yasaklamtr, bu ko

nudaki bask, hassasiyet byk bir gerektir, bu gerei


gzden uzak tutmayalm. Ona saygl olalm denemez.

. Nesnel geree dnk olmak derken, toplumsal olgunun

bizzat kendisine dnk olmak anlamnn ifade, edildii phesizdir. Fakat, her trt olgu bilime konu olduuna
gre, anti-demokratUc basklar ve 'hassasiyetler' de birer

nesnel gerek olduklarndan, onlar da

aynca inceleme

ve aratrma konusu yapUabUir. Anti-demokratUs bask

nn nedenleri, 'hassasiyetlerin' kaynaklan,

hangi snf

ve tabakalann jann gzettii, etn& bakmlardan an

lam, bUimsel bir aratrma ve incelemeye konu yaplabi


lir. Fakat, anti-demokratik baskann vari, baz evre

lerin 'hassasiyeti', baz olgularn ve olgusal

UikUer

aratrmasma, bilinmesine ve anlatlmasna engel ol


mamaldr. te yandan, toplumsal olgunun bizzat ken

disine, yani, nesnel geree dnk olmak bilimsel bir ta


vrdr Bunu bastrmaya ve gizlemeye alan, anti - de
mokratik baskya itibar edip arattrma yapmamak veya

vazgemek, olsa olsa politik (!) bir tavr

olabUr. Veya

'hassasiyetlere' boyun emek yine ayn kapya vanr.


O halde bilim ynteminde nesnel geree sayg esas

tr. Kepler'iA bim tarihindeki yerini aklamaya ahan


Prof Cemal YUdrm bu konuda yle sylyor:
Kepler'in nesnel olgulara olan saygs,

sonunda kiisel ve duygusal beeni ve eUimlerine baskn kar. Kepler'in gerek bUm adam olarak bykln, en bata u &
zeUii kantlamaktadr :

Kaynam antik otoritelerden alan. baz dnce

ve inanlarn yanl olabileceini grmek ve bun89

lan ortaya koyabUecek kadar drst ve cesur ol


mak,

2.

Son tahlilde, beeni ve eilimlerimize uyan, bir takm dnce veya teorilere de, fakat nesnel
ve olgusal verilere bal kalmak.
lara tam uyacak ekilde

Teorileri olgu
pa-

deitirmekten ne

hasma olursa olsun kanmamak. Birinci zellii onun eletirisel yarglama

gcn, ikincisi nesnel olgulara saygsn gs termektedir, ikisi birlikte stn bir bilim ka
fasn niteleyen zeUiklerdir. (30)

Grld gibi,

bilim ynteminde, olgularn, olgu

sal Uikilerin,

gerek somut

un ve

dnlm so

mut

un, yani, nesnel gere drste anlatm ok

nemlidir. Bu olmadan bilim olmaz. Bilim tarihi, egemen

siyasal otoritelere, bu otoritelerin ideolojilerine kar d


ncenin, yani, bilimin gelimesini rneklerle anlatmak

tadr. Kepler'den baka, nice bilim adamlar egemen si


yasal otoritelere kar daima bimi savunmulardr. Ol
gularn ve olgusal ilikilerin anlatmndan taviz verme

milerdir. rnein; Galileo'yu ele alalm: Dnyann dn

d olgusal bir gerek idi. Fakat bu gerein ifade edil mesi ise. Kiliseyi ok rahatsz ediyordu. Ve Kilise bu ol
gulann ifade edmesini engellemek iin, ok ar bask

lar yapyordu. Bu baskann da bir gerek olduu phe


siz. Olgusal bir gerek olan, bu baskannda aratrmaya-

konu edilebilmesi yannda, bilimsel tavr baskya boyun

emeyip yine, dnyann yuvartak

olduunu syleyebil
aratrclar

mektir. Ar ^asklann olmas karsnda,

bUimsel tutumdan vazgememelidirier!

Gerein ifade

edilmesine kar byk ve dayanlmaz bir bask var diye,

Galileo, gzledii ve izledii olgularn ve olgusal Uikile


rin ifade edmesmden vazgeseydi, bu bilimsel bir tavr

90

olur muydu? Bu basklara boyun eip gerei ifade et mekten myd?


Bilim iin rahat ve geni bir ana Bilim yapmak gl bahesinde dolamak cadde yoktur. deUdir. Ege

kansayd,

dogmatizme

boyun

emi

olmaz

men ideolojilerle, bask yntemleri ile, mcadele edilme

den bilim yaplamaz.' Egemen resm ideolojilere ve bask


yntemlerine taviz verilerek bilimsel bgi retilemez.

Olgulann, olgusal Uikerm, yani,

nesnel gerein

ifade edilmesinin, eitli bask yntemlerTIe engellenme

si karsnda; bilim yntemini uygulamaya alan kii


lerin gsterecei tavrlar, elbette dinamik tavrlar olma ldr. Nesnel gerein ifade edilmesinin trl yollardan

engellenmesi karsnda sinmek,


insana yarar bir

boyun

emek, ada

davran olamaz.

Bu klelemekten

baka bir ey deildir. Dogmatizme aka taviz vermek

tir. Bilim ynteminde bu tr davramlarm

yeri yoktur.

Zaten

sinmek,

boyun

emek...

gibi

kavramlar

bimin

kavramlar da deildir.

Olgularn, olgusal ilikilerin ve nesnel gerein ifa de edilmesinin engellenmesini, iki safhada ele alabiliriz.

Birincisi bizzat olgunun varlk alan olarak gerein, ifa

de edilmesinin engellenmesidir. rnein;


halk, Krt ulusu, Krt toplumu)',

Krt, Krt
Krt dili,

Krt kltr, Krt folkloru, ?:rt tarihi, Krdis tan, Krte., gibi szcklerin ve bunlarn belirttii

olgularn ifade edilmelerine kar iddetli bir tepki gste


rilmektedir. Bu gibi somut olgular ve gerek somutlar durumlar yani ve ceza

ifade edenler yarglanmakta kinci olarak ise, bu gibi

landrlmaktadr.

olgular ve

olgusal ilikileri, dnlm somutlar yani, nesnel ger

ei kavramlatran hipotez ve teorilerin ifade edilmesi nin engellenmesidir. Bu safha birinci safhann doal bir

91

sonucudur. rnein;

Ortadou'da Krtler,

silahsz ve

savunmasz braklm, btn demokratik ve ulusal hak ve zgrlkleri gaspedilmi, blnm ve paralanm,

smrgeletirilmi bir toplumdur nermesi bu trl bir nermedir. Yani dnlm bir somuttur. Bu hipotez

somut olgular ve olgusal ilikileri kavramlatnyor. Ve


daha kuvvetli bir aklama gc tayor. Birok, fakat ayn tr olgularn ve olgusal ilikilerin bir sentezini mey dana getiriyor. Bu bakmdan buna sentetik bir nerme
denebilir.

O halde hem somut olgularn yani gerek somutla


rn ifadesi, hem de bunlar kavramlatran hipotez ve

teorilerin yani dnlm somutlarn ifadesi eitli bi


imlerde engellenebilir. Birinci safhada sz edilen ger

ek, nesnel olan olgu ile UgUidir. Somut olan ile, yani, ol
gunun bizzat kendisi ile UgUidir. Varlk alan olarak ger

ein gerek somutun reddedilmesidir.


dir. kinci safhadaki gerek ise, olgusal

inkr edilmesi
Ukileri ifade

eden kavramsal bir sistemdir. Dnlm somutun ifa desi engellenmektedir. Buradaki gerek, doru, ((haki kat anlamndadr. Bilim yntemi bu tr engellemelere

kar durmak zorundadr. Aksi halde

bUim olmaz. Bu

tr engellemelere boyun eildii zaman, biUmden szetmek mmkn deUdir. Grld gibi, bim adamnn

haar derecesinde, kiisel drstlk byk bir rol oyna maktadr. Bilim ynteminin salkl bir biimde uygu

lanmasnda, bUim adamnn kiisel drstl arttr.

Bilim adam, gzledii ve alglad somut olgular, ifade

edecek kadar drst olmak zorundadr. Olgularn ve ol gusal Uikilerin btnselim iinde, kavranmas srasnda

oluan hipotez ve teorileri, kavramsal

sistemleri, ifade

etmek zorundadr. Nesnel gerem veya

bununla Ugi

kavramsal sistemlerin, ifade edUmesini engelleyen ide-

92

olojilere, taviz vermemek durummdadr. Hele bu tr g rlere itibar edip, o ereve iinde
hi yeri olmayan bir davrantr.

dnmek, bilimde

Biln;

elbette, dokunulamaz,

tartlamaz nitelikte,

ok mkemmel bir sistem dedir. Ortaya koyduu so


nularn yanlmazlk, sarslmazlk iddias yoktur. Yan-

labilecei, kendi kendini dzeltebilecei zelliklerindendir. Bunlar da, nceki

bilimin nemli ksmlarda ifade

etmitik. Fakat bilim, bilgi edinmek bakmndan insan-^

ln gelitirdii en son ve en nemli yntemdir. nsanla


r; doa, tarih toplum ve insan hakknda en geerU, en

salam ve en kalc bUgileri, ancak bilim yntemi saye


sinde elde ederler. Bu bakmdan, bilim ynteminde srar

etmek, yntemin btn gereklerini yerine getirmek ge rekir. BUim d btn grlere kar mcadele etmek,

bilim ynteminden kati surette taviz vermemek gerekir. nk, bilim ynteminden bir kere taviz verildi mi, o

tavizin nerelere kadar gideceini kestirmek mmkn de


ildir. Tavizin muhtevas, ekli, boyutu kestirilemez.
BUimsel bilgi kavram, toplumsal yarar veya

toplumsal zarar kavramlar ile birlikte

ele alnamaz.

Toplumsal yarar veya toplumsal zarar kavramlar deer


yarglardr, ideallerdir, inanlardr. Kamu yarar,

(fkamu dzeni, genel ahlak, milli


salk gibi kavramlar iin de,

gvenlik, genel
yukar ayn ey

aa -

sylenebilir. Bu tr kavramlara ncelik

vererek,

bilgi

retmeye alan kiiler,

bilgi

rettiklerini

sandklan

bir srada, hilinli veya bUinsiz bir ekilde muhbir de


olabilirler. Giderek, bu kavramlar, bilgi retimini kst

layan veya durduran, engellemeler ve yasaklamalar ola


rak da ortaya kar.

Bu pragmac grlere gre,

gerein

(dorunun)

z, temeli, sadece yararllktr. Halbuki, dorunun l-

93

t, yararhlk de,

fikrin objektif geree

uygunluu

dur. Bilginin objektif geree doru yansmas, bilginin


gereklenmesi, dorulanmas, denetlenmesidir. Pragma

c grlere gre gerek, yani doru ise, yle formUetirilebilr: Gerek u anda, Mussolini'nin veya Hitler'in

dnddr.

^..Bilim-d grlere kar, tavizin balad bir yer


de, artk bilimden szetmek mmkn deildir. Bu genel bir dorudur; tartlmas gerekli deildir. Bir ideal,

inan, ideoloji veya yasak, somut olgularn ifadesini en

gelliyorsa, bilim adam da bu. engellemeye boyun eiyor sa, bu byk bir tavizd:. retilen bUginin bilimsel dee
ri yoktur. O kii de, artk bim adam olamaz. Bir ideolo

ji veya yasak, baz hipotez ve teorilerin veya ramsal sistemlerin ifade edilmesini

baz kav

engelliyorsa, biUm

adam denilen kii de bu engeUemeler karsnda siniyor


ve boyun eiyorsa, bu bir tavizdir. Byle bir tavizin ba

lad yerde bilim yine yoktur. BUim-d grler, bask

lar, yasaklar, biUme egemen olmulardr. BUim adaml

vasf, yine basklar ve yasaklar karsnda erimitir. r


nein; Anadolu'nun Dou veya Gney - Dou blgele rinde incelemeler yapan bir kii veya grubu ele alalm: Bu kii veya grup, Krt olgusunu gzlesin veya algUasm. Fakat resmi ideoloji (Kemalist ideoloji) olgusunun ifade- edilmesinden kanUrsa bunun ifa

de edUmssine engeldir, bu olguyu reddediyor diye, Krt


bu byk bir

tavizdir. Veya, zten byle bir halk, bir ulus yoktur, her kes Trk'tr, Trk olduundan dolay da mutludur, n banda yntemine yargs ile ve anc ile gidilirse, ta meselenin bilim ynteminden uzaklaUm olur. BUim ta temelden ters dld iin, somut

olgular inkar

edildii iin, hipotezler, teoriler, yani, kavramsal sistem

ler kurulmasda m.mkn deildir. nk, bUimde hi-

94

bir hipotez veya teofi olgular tarafndan kantlanmad


srece kabul edilemez. Olgulara dayanmayan hibir hi

potez veya teori bilimsel deildir. Olgular, olgusal iki leri ve nesnel gerei reddeden bir nermenin, ise, bim
yntemi ile uzaktan veya yakndan bir Uikisi yoktur.

Bylesine bir hareket noktas olmadan bUim yntemini


kullanmak mmkn deUdir. Bu bim yntemini, teki dnce biimlerden ayran en nemli zelliktir. BUi

min nesnel geree dnk ve olgusal


olmas, gzlenebilir, llebilir ey ve

olmas, gzlemsel
olgularla UgUen-

mesi bununla ilgilidir. Bilgi edinmenin

teki biimleri

olan, din, teoloji, mitoloji, metafizik, sanat - edebiyat gi

bi dnce biimlerinde bu zeUik yoktur. Bu tr dn


ce biimleri ile dikya alglanrken ve kavranrken, somut olgulardan hareket etmek ilk koul deildir. Bazan hi
koul deUdir. rnein; sanat, edebiyat ele alalm: Bu
rada, sanatnn psikolojik yaps sbjektif tavUran, ya-

zUannda grlebUir. Somut olgular, gerei baka bi imlerde anlatmann yollarn bulabilir. Olgular ve algUad eyleri, sbjektif tavrian ve psikolojik yaps

iinde verebilir. Halbuki olgularn ve olgusal

ilikerin,

nesnel gerein olduu gibi, yazlmas, anlatlmas bilim


yntemin bir gereidir.

Bilim nesnel gerei


eder. Sanat edebiyat,

kavramlar aracl ile ifade


gerei; heyecan

tiyatro, vs. ise,

gc ile, endie, korku, sevgi, evkat gibi imgelerle ifadefeder.

Bu konuda, ilgin rneklerden biri de Machiavelli'dir. MachiaveUi, 1469 1527 yular arasnda yaam

Floransa'h tikacdr. rafndan

bir italyan. Hereyden nce Medii Ailesi

aktif bir poli Floransa'dan

1594 yllarnda Floransa Fransz ordusu ta igal edihni ve

kovulmutur. Ondan sonra, MachiaveUi'yi ok etk i


95

ve d politik grevlerde gryoruz. Machiavelli'nin bu

etkin politik

grevleri,

1512 yhnda ynetime el

Medii

ailesinin

tekrar Floransa'ya dnp,

koymasna ka

dar devam eder. 1513 yUnda en nemli eseri Hkm


dar! yazar. (31),

MachiaveUi'nin
ka rnek verelim : ...

Hkmdar'da

yazdklarndan bir

Yeni Hkmdann

bavurmas gere

ken en etkili ve en

tez arelerden biri, ken-

dismin gidip oraya

(igal ettfi lkeye)

otur

mas olabilir. lkeyi elde tutmay hem srek


li hem de emin klabUecek ey budur. Trk
ler byle yaptar Yunanistan'da. Bu memle

keti boyunduruk altnda tutmak iin, ne ted


birler alm olurlarsa olsunlar,
baarl

oraya gidip
olamazlard.

oturmasalard, bu ite

yinin iyisi,

baka bir are de,

memleketin

kilit noktas olan bir iki

yere gmen toplu

luu gndermektir. Ya bu

tedbiri almak,

ya

da. orada ok birlik bulundurmak gerekir. Oy sa, gmen topluluklan az masrafa mal olur

bir hkmdara. Bunlardan,

cezaya arptml-

malar istenenler, ya da korku verenler, veya


geri gelenlere verilmek zere; topraklar, ev

leri, ellerinden
cak. Byleleri,

almanlar zarar

grrler an
dalm

sayca az olacaklan,

ve" yoksuUam bulunacaklar iin, artk k


tlkleri dokunamaz, te yandan, kendilerine
hibir zarar verilmeyenlerin hepsi rahat du

rurlar haliyle. Ya da, kmldanmaya kalktk

lar takdirde,

plak

braklanlann

Jaline

dmekten korkarlar. Gmen topluluklannm

az masrafa mal olacan,

hkmdara

daha

96

az masrafa mal olacam, fazla sadakat

hkmdara daha ancak; 503011-

besleyeceklerini,

mu, datlm,

nce de syledin gibi, za

rarsz hale getirilmi, ok az saydaki kimse


lerin gzlerine batacaklarn ben bundan insanlan ya -

kanyorum.

nk,

kazanmak,

ya da onlardan yakay syrmak


gzden kaybetmemelidir. hatlann cn Onlar, Ama,

gerektiini
hafif kababyk su-

alabUirler.

lannkini alamazlar. Bylece, bir insana kar

ilenecek

kabahat

yle

olmal

ki

hkmda

nn ten yana korkusu olmasn.!

Ama, bir hkmdar zaptedilmi bir yer

de gmen yerine saysz

birlikler

tutarsa,

masraf ok daha fazla olur.

Memleketin ge

liri muhafaza ve koruma yolunda erir gider...


Uzak ve kendi yurdundan farkh bir lkenin ye babuu, en zayf komu krallann koru

yucusu ve bakam da olmal. Aym zamanda en gl komu devleti nasl zayflatacan

da aratrmaldr.

...Romalar

zaptettikleri

yerlerde

bu

usulleri titizlikle
luklan yolladlar.

uyguladlar. Gmen toplu


Glerini artrmadan en

zayflarm

korudular.

Korkulabilecek

gibi

olan byklerinin
(32)

kudretlerini

azalttar.

...Ele

geirilmeden nce kendi

z yasa

lar Ue ynetilen ehir veya krallklan nasl


ynetmek gerekir ? Ele geirilen devlet ken

di yasalanna alksa, sahip olann, onun mu

hafaza iin

yol vardr elinde:

97

Birincisi

onu yakp

ykmak,

kincisi gidip orada oturmak.


ncs yasalarn ona brakmak, bir

hara bimek ve bir hkmet kurup oraya bu


hkmeti sulh iinde tutabilecek az sayda

insan yerletirmek...
ehir kendi

zgrle
ile

alm bir
daha

vatandalar

ynetilirse,

kolaylkla muhafaza edir...

Kim ki zgrl

e sahip olmaya alrm bir lkeyi ele geirir


ve onu ortadan kaldrmazsa, kendisi onun ta rafndan ortadan
(33)

kaldrlmay

beklemelidir.

...
tm

iyi olmayan

saysz insan
kaplacak

arasnda,,
bir adam,
u

iyi olma

sevdasna

mahvolmaktan hibir zaman

kurtulamaz.

halde, batmamak isteyen bir hkmdarn ge

rektii zaman iyi olmamay


tr. (34)

renmesi

art

...

leri

srdm

bu

niteliklerin

hep

sine

sahip

olmana

gerek

yok.

Yalnz

onlara

sahipmi gibi

grnmelisin.

Balayc, s

zne sadk, lisin.

gle,

doru ve dindar grnme

yle ki, seni gren ve duyan, iyilik, sa


doruluk, yumuaklk ve din demenin

dakat,

sen demek olduuna nitelikler


(35)

inansn.

Yalnz

bu son

en

fazla

sahip

olman

gerekendir.))

Grld

gibi,

MachiaveUi,

kitabnda

hkmda

ra tler vermektedir. Kitab batanbaa bu tr t lerle doludur. Kitap,


dan alan,

1512 den sonra Floransa'da

ikti-

Prens Medii'ye ithaf edilmitir. Machiavel

li'nin yazdklan
tr, anlaynn

gaye iin her vasta, her ey mubah


kuram olarak deerlendirilmektedir.

98

rnein;

Byk

Frederik,

MachiaveUi'yi;

iddetin,

tln, aalk bir yaantnn zehirli ve mUsroplu to humlarn


Onun iin
Byk

saan

bir

kii

olarak

deerlendirmektedir.
(36)

ktlk rnei
Frederik :

demektedir.

Hkmdarlarn

devi,

egemenUinde

yaayan insanlara, her ynden; doruluk, iyi


lik, yumuaklk, hogrllk, sznden dnmemezlik gibi hasletleri alamaktr. Ve

hkmdarlar da bu hedefi

bunlar

yapmaktadr.

Yazarlar iyi rnek

gerekletirmek iin

sunmaldrlar.
a mikrop
demektedir.

Halbuki,

MachiaveUi

insanl

samaktadr.

Kanmzca, mas gerektiini,

MachiaveUi

hkmdarlarn

nasU ol

ne yapmalar

gerektiini anlatmyor.

Nasl

olduklarn, ne yaptklarn
lkeler zaptetmek,

anlatyor,
ve

iktidara
ken

gelmek,

halklar

devletleri

dilerine

boyun

edirmek

iin

ne

yaptklarn,

ne

gibi

aralar kullandklarn anlatyor. Bu bilgileri de eit li zaman ve mekan boyutu iinde yapt incelemele
yazUann,

rinden karyor.

O halde,

Machiavelli'nin

Hkmdar tidan korumak ve srdrmek iin zulm

yapmaldr

eklinde zulm

anlamamak gerekir. yaptklarn,

MachiaveUi bu

hkmdarlarn yolla yi

iktidarlarn

koruduklarn belirtiyor.

Nitekim,

MachiaveUi' za

amansz bir ekUde

eletiren Byk Frederik'in

mannda da,

hkmdarlar aa-yukan

MachiaveUi'

nin yazdklar

biimde

davranmlardr.

Gnmzde

be bu davranlarn pek ok rneklerini grmek mm


kndr.

Fakat,

o gnn

politik koullar

iinde, Machia

veUi

bu eletiriyi tam

olarak yapamamaktadr.

Engi-

99

zLyon mahkemesinden, kUisenin domalanndan ekin


mektedir. Bylece eletirilerini hkmdara tler ve

riyormu ekilde kaleme almakta ve kitabn hkmda ra sunmaktadr. davran sonucu Bu politik bile, bir davrantr. Bu poUtik Medii Slalesi

MachiaveUi'rn,

tarafndan

itibar grd iddia edemez.

Grld

gibi,

politikac (! )

bir kii, olgulan,

ol

gusal UikUeri baka yollarla da anlatma olanana sa hiptir. Sanatnn da bu tr


ise, kamuoyunun

olanakalar

vardr. Bilim
ve eleti

incelemesine,

denetimine,

risine her zaman ak olmak zorundadr. Byle olunca

ulat sonular
karyadr. BUim,

ak olarak yazmak grevi le

kar-

kzm sana sylyorum, gelinim sen

anla

zihniyetiyle

hareket edemez.

amzda

bilim

ynteminin, kamunun inceleme, eletirme ve denetimi


ne aklk zelliini unutmamak gerekir.

Demekki,
gunun,

bUim

ynteminin

temel

ta,

somut

ol

giderek

nesnel gerein ifadesidir. ne srdklerinin doruluu,

BUimin

yalmzca objektif

geree uygunluklanna da-

yanrki, bu da ancak pratikte, yani


deitiren aksiyonda gereklenebilir. Bu konuda Berthol Brecht yle diyor :

gerei
(37)

... Yazar gerei

sylemek

cesaretinde rtbas
yazma

olmaldr. Yazarn gerei sylemesi,


etmemesi, geree aykr hibir yaz

mas

gerektii aka grlmektedir...

Yaza-

nn,

gerei gn na karmak

grevi

de

vardr. Bask ve iddet dnemlerinde gerei


sylemek gtr. Bu yzden gerei syleyipsylememek, biroklanna gre sadece bir na mus meselesidir. Onlar, bunm sadece bir na

mus meselesi

olduunu

sanrlar.

Halbuki,

100

gerei sylemen yannda


karmak ta nemlidir.

onu

gn ma

nce hangi gerei sylemek gerektii


ni kefetmek bir hayli gtr. Mesela bugn

byk bir devletin


tn dnyann gz

(Nazi Almanyas'nm)
nnde en

aahk bir

barbarln iine
korkun belki de bir

gmldn,
srdrlen enkaz

stelik en
i savan, ge

ekilde bir

dnyay

yn haline

tirecek, genel bir savaa yol aacan herkes


bihnektedir. bunun phesiz bir gerektir gereklerde bu. Ama

yansra

baka

vardr.

Mesela iskemlelerin insanlar' otursun diye ya

pld, yamurun gkten yere yad yanl


dedir.
dUe

Yazarlarm

ou, bu tr
batmakta yapan

gerekleri
olan bir

getiriyorlar. zerine

Onlar resim

geminin

ressamlara

benziyorlar. Szn ettiimiz ilk gl g


ze almyorlar hi. Ama, gene de vicdanlar ra

hat.

Zalimlerin

hmna

uramakszm

yap

yorlar resimlerini.

Fakat,

kurbanlann

lk-

lan rgalamyor orUar. Buna ramen dile ge^ tirdikleri gereklerin, pldn ve iskemlelerin ne iin ya

yamurun nasl yadn belirt

mekten

baka

bir

eye

yaramadn
nk,

syle

mek bile kolay

deildir.

gereklere

bambaka bir

khf

giydirmesini undan

biliyorlar. ibarettir :

Syledikleri ey

aslnda

'skemle iskemledir'
gkten yere

ve

'hi kimse yamurun


nleyemez' (38).

yamasn

Btn

bunlar

varlk

alam

olarak

gerei,

gerek

somutu,

yani, nesnel

gerei olduu

gibi

kabul etme-: gstermekT

den, bilim ynteminin

kuUaulamayacam

101

tedir.

Nesnel

gerein
d bir

yok

farzedUmesinin,
olduu

tahrif

edilmesinin

bUim

faaliyet

phesizdir.

te bu yoruz :

noktada, nemli bir sorunsal alana Somut olgular inam zerinde, nesnel

daha geli zerin Ve

gerek

de srar etmek,

domatiklie gtrr

m ?

ya eitli bask ve yasaklar zerinde srar eden bir kii


la sulanabiUr mi?
aklayalm :

karsnda njesnel fikri sabit sahibi


bilim tarihinden

gerek olmak

Bunu,

rneklerle

rnein;
ayan Galileo

aa yukar ayn alarda italya'da ya


(1564 1642) ile, Almanya'da yaayan

Kepler'i

(1571

1630), ele alahm :

Bu alarda gerek

Almanya'da, gerek italya'da kilisenin byk bir etkin


lii vardr. KUisenin retilerinin, kUisenin ideolojisi

nin dna

kmak su saylrd. Bu

bakmdan an

egemen ideolojisini yapan ve yayan kiliseye, onun


retilerine kar klamazd. Evrenin merkezinin dnya
olduu, dnyann dz olduu, sabit olduu, kilisenin

nemli retilerindendi. Bununla beraber Kepler, Gali


leo gibi bUim adamlar, yaptklar aratrmalar sra

snda kilisenin bu
i aksettirmedii

retilerinin doru
sonucuna vardlar.

olmad, gere
Yaptklar ara

trmalar ve incelemelerle kendi


duunu, gerei aksettirdiini, yanl olduunu dnya ve evren

grlerinin doru ol
kilisenin retilerinin koydular. ile Bylece,

defalarca ortaya hakknda birbirleri

hi balants

olmayan iki

eit bilgi elde ediliyordu. Biri, dinsel ve

ayn zamanda politik, ideolojik bir bilgi; sel bir bilgi. Fakat dini mahiyetteki

bii bilim kiUsenin

bilgi

bUgisi idi Bilginin reticisi, yaycs kiUse olduu iin,

bilginin ideolojc ve politik bir yn de vardr. an


yani. Ortaadaki Hristiyanlk dnyasnn, resmi ide
olojisi kUiseni ideolojisi idi. KUise btn evrenin mer-

102

kezln

dnya

olduunu,

dnyamn

sabit

olduunu,

dnyamn merkezinin de kilise, yani, papalk olduunu


sylyordu. Bylece, her trl politik, ekonomik, top

lumsal

ve

askeri
Bu de

faaliyetlerin odak
ise, kilisenin ve hem

noktas
halk

olduunu
ze

bildiriyordu. rindeki, hem

ynlar

feodal byk

merkezi

krallklar

zerin

deki etkinliini

lde

artryordu.
bUginin, en

Kepler ve Galileo'nin

orta^ya koyduklar

nemli zellii,

daima

gzlenebilir

ve

izlenebiUr

olma

sdr.

Ve olgular tarafndan dorulanm'asdr. Halbuki,


retilerine sadece inanmak gerekir. Doru tarafndan

kilisenin

olup-ohnadm
da daima

tartmak

sutur.

Olgular

yanllanabilir.

O
jisi;

halde

en

nemli nokta
yasaklyor, su

udur :

Kilisenin ideolo-gnah sayyor,

engelliyor,

sayyor,

diye;

Galileo ve midir ?

Kepler bilimsel bilgilerini ifade edeme Kilisenin, an egemen ideolojisinin


tehditleri-

yecekler
bu

derece

engellemeleri,

yasaklamalar

ve

karsnda,
nn

evrenin merkezinin
olgular ve

dnya

olmad,

dnya

dnd Bu

zerinde olgusal

srarla

durulmayacak srarla

mdr ?

olgular

ilikiler

zerinde

durulmas; allmas;
fikri sabit

bununla ilgili bunlardan


veya

nermelerin

ifade

edilmeye

taviz

verilmemesi;
olarak

dogmatizm,
mi ?

obsession

nitelenebilir

Dogmatizme kar
lendirmek

mcadeleyi,
mdr ?

dogmatizm

olarak nite

mmkn

Dogmatizme

kar

mcadele,

bilim

ynteminin

bir

gereidir. olarak
tizmi, baka

Dogmatizme kar

mcadeleyi,

dogmatizm'

nitelendirmek;
dogmatik bir anlam dnk

gizli kapakl
bilime Bilimin

yollardan dogma
egemen olgulara klmaktan ve nesnel

dnceyi, tamaz.

gereklere
dr.

olduu hibir zaman


hibir

unutulmamal
hipotez ve-

Olgulara dayanmayan

iddiann,

103

ya teorinin bimsel olmadn, olgular tarafmdan ka


ntlanmayan hibir hipotez veya teorinin kabul edUe-

meyeceini ne kadar dnya mekteki, dnyor, azim ve

tekrarlasak nesnel

azdr.

GalUeo'rn, ifade et

eklindeki

gerei

iradesini hibir zaman Bunu ifade etmekteki

gzden

uzak

tutmamak

gerekir.

srarmdan

dolay, engizisyon mahkemesi tarafndan yarglanmas,

idama mahkum edilmesi,

dogmatizme kar mcadele

nin ne biim boyutlara ve sonulara ulaabildiini gs

termesi bakmndan nemUdir. Engizisyon Galeo'ye Eer

mahkemesi,

dnya dnyor, diyerek yce kUiseye

kar hata

ettim, zr derim. imdi bu


dnya kilisenin
kurtulacaksn,

grm
sabittir,
nerme

reddediyorum,
dersen idamdan

dedii
diyor.

gibi
{*)

Bu

ise, kUisenin retilerinin dinsel olmamn tesinde ideolojs ve politik ierikleri olduunu da gstermektedir.
Dnyann dnd, evrenin merkezinin dnya olma

d anlay yaygnlatka, kilise, politik ve ekonomik


ikarlarm yava yava kaybetmektedir. Burada ama;

kiUerin

kahramanlatmlmas, kiere

hayranlk du

yulmas
zerinde

gili deildir.

Dnyann dnd olgusu . Donklotluk olarak

srarla durulmas bim yntemmin bir gere

idir. Bu srar kahramanlk,

nitelenemez. Bimin baka trl bir davran ve ifade


biimi yoktur.

Gelelim Trkiye'ye. Krt

olgusunun ifade edilme

sini resm ideoloji, Kemalist ideoloji yasaklam. Kema

list ideoloji,
(

Krt olgusunu kr ediyor,

reddediyor.

Galileo, Engizisyon Mahkemesi karsnda, bu neriyi fcabul atmigtir. Bylece Engizisyon Mahkemesi onu idam etmenitir.

Fakat, mahkemenin kararm aklamasndan sonra, kapi(an d


ar admn
danmtr.

atgrken dnya imdi bile dnyor, diye mnl-

104

Bu olguyu ifade edenleri her zaman ceza kanunlan ile,


eitli bask ve terr yntemleri ile tehdit ediyor. Za

man zaman idam cezalar isteyen iddianamelerle yarg

lyor.

Ar

cezalar veriyor.

Ayn Ortaada

Hristiyan

dnyasnda, kanlann

kilisenk

retilerine ve Son 50

ideolojisine

kar

yargland gibi.

senedir, Krtler
iddianame

hakknda siyasal su isnad ile dzenlenen

ler incelendii zaman bu husus grlmektedir.

Bu durum karsnda resmi ideoloji yasaklam di


ye, cezaya balann diye, inkar etmi, reddetmi, diye,

bu olgunun tfadesden kamlabilir mi ? BUim alann da olduumuzu kati surette hatrdan yani, karmayalm. hakikatin tek

BUimde

ise dogrunm,

gerein,

lt vardr. O da olgulardr. Bilimin ortaya koyduu


sonulann olgular aracl Ue gzlenebUir olmas art tr. Olgular tarafndan kantlanmadan bilimsel doru-

lann elde edilmesi


zaman dorunun,
list olsa da.

mmkn deildir,

ideoloji hibir

hakikatin lt olamaz. Ad Kema

O halde, bilimin grevi dogmatizm ile mcadele et


mektir. Dogmatizm, onunla resm ideoloji edilir. erevesinde ekil-

lenmlse,

mcadele

Bu tr mcadeleyi Zi

srdrmeden bUimi
ra

gelit'mek
yntemi

mmkn deildir.
yoktur. Terr

bilimin baka bir

karsn

da;

sinmek, yalan sylemek, emek, bilimin

grmemezlUsten gelmek, Zaten bun

boyun

yntemi olamazlar.

lar bilimin kavramlan da deildir.

O
gerek

halde, herhangi bir kiinin


zerinde, gerek somut

varik alan olarak


olgular ve

zermde,

nesnel gerek zerinde srar etmesi, bUim yntemmin

bir gereid-.
dogmatizm

Yalana dayah

bir resmi ideoloji,


gerek

yani,
ze

karsnda;

olgular ve nesnel

rinde srar eden bir knsenin tavnm, dogmatizm, fm

105

sabit gibi

deyimlerle

nitelendirmeye

almak,

aslmda,

dogmatizmi zerinde,
egemenlik

bilime

egemen klmaya toplumsal


olan

almaktr. zerinde
ses

Bim iyice

zellikle
kurmu

bilimler

dogmatizme

hi

karma

maktr. lerin,

Herhangibir dogmatizm ile mcadele etmeyen ise, onu vmekten baka yapa

boyun eenlerin

caklar hibir ey yoktur.

Yukarda,

olgularn,

olgusal

ilikilerin

ve

nesnel

gerein

ifadesinin

yasaklarla,

ideolojUerle

engellendi

ini belirtmitik. te bu noktada bilim ile ideoloji ara


sndaki ilikileri beUrtmekte byk bir yarar vardr.

ideoloji Ue bilim arasnda byk bir; ayrlk, biraz


da benzerlik vardr. deolojik kavram,
zaman

eitli zaman
uzay boyutu

larda eitli

anlamlar verilmi,

ve

iinde,

muhtevas

en

fazla

deiiklie

uratUm

kav

ramlardan

biridir,

ideoloji

kavram

balangta,

nceler bmi
limi

anlamnda kullanlyordu.
nereden geldii,
duruyordu.

deoloji

bi

dncelerin
zerinde

nasl elde

edildii
nereden

konular

Dncelerin

geldii
Fakat inanc,

sorusuna

verilen

cevap

udur :

Duyumlardan.
birleebilir. ile Din bir

duyumculuk ruha olan

kolayca inan,

inanlarla

giderek

duyumculuk

leti.

(*)

Bylece

dncelerin

bilimi

olarak

gelien
ha

ideoloji, lini ald.

belirli bir dnceler ve inanlar sistemi (39) Gnmzde ve ideoloji; daha ok,

fikir, elde

inan,

dnce

davranlann ad olarak

kanm

sonucu

edilmi,

sistemlerin

kullanlmaktadr. devletin;

Belir

li bir snfn,

sosyal tabakann,

kazanlm i

karlarm korumak,

srdrmek ve yeni yeni karlar el

de etmek iin gelitirdii;

fikir, dnce inan ve dav-

(*)

Duyumculuk,

CondiUac'n

(1715-1780)

savunduu

bir

felsefe

dir. Buna gre,

zihin ilemleri

sadece duyumlara dayamr. Du

yumculua gre, zillinin zerk faaliyeti yoktur.

106

ran

sistemleri
glerin

olarak
gelien

kullanlmaktadr.
smflannda

Burada

yeni
var

gelien

deoloj ileride

dr.

Smrgeci

devletin

ideolojisi

olduu

gibi,

s
dev sr

mrge halklarnn da ideolojileri oluur. letin ideolojisi smrge ilikilerini

Smrge

sonsuza kadar

drmek olduu

halde,

smrge

halklarmm gelitirme

ye alt ideoloji smrgeci boyunduruu paralama


y amalamaktadr.

ideolojiler ksaca, fikir, dnce,


sistemleridir. (40)

inan ve davram

deoloji,
davranlara inanlar

belirli bir
yn veren,

durum
fikirler

veya
ya

Uiki
da

biimnide
ve ve

dnceler fikirleri

btndr,

ideolojiler,

inanlar,

davranlar

birletirmektedirler.

Baka

bir

deyile

ideolojiler, ni^ nasU

belirli

durumlarda edUecetni

ne

yaplmas

gerektii

hareket,

gsteren

sistemlerdir,

ideolojiler zerinde
hareket edeceini

alarak, belirli durumlarda


nceden kestirme

nas
bu

olanaklanm

labiliriz. Bu bakmdan ideoloji kavram doktr kavra

mndan daha

kapsamldr.

deoloji en geni

anlamda

eylem-ilke ilikisini belirlemekte, bu ikiyi kurucu ve

srdrc bir rol oynamaktadr. deoloji, bu roln ve fonksiyonunu iki ynde yrtmektedir. Birincisi, ide

olojinin sosyal bir ierik tamasdr. deoloji;


bu, bir halk, bir ulusu, bir sosyal snf,

bir gru

belirli konu

larda bir araya getirmekte; ortak dnce ve ortak ey

lem ekilleri biimlerinde,

ortaya

koymaktadr. kinci

olarak ise, bu

meydana getirilmeye allan ortak dnce ve eylem

kiilerin rollerinin ne

olacan ve
(41)

rollerin nasU rgtleneceir gstermektedir.

ideolojinin doktrinden daha kapsamh olmas

ise,

fikirler btn olmasndan te davranlar konusunda

da yol gstermesi, eylemleri ve eylemler iinde kiile107

rin rollerini rgtlemesi ile UgUidir. Doktrinm ise, by le bir eylemsel ve


fikirler dzeyinde

rgtsel bir

rol

yoktur.

sadece

gelimekted:.

Doktrin,

bir felsefe

veya edebiyat veya d okulunun, veya dn domalarmm meydana getirdii fsirler deer yarglarna dayaldr. btndr. Doktrin,

deolojiler, fikirlerin,
davranlann belirli

inanlarn ve buna
birlemesden

uygun
meyda

oranlarda

na gelen sistemlerdir. Bu ideolojiyi bilimden ayran son

derece

nemli

bir

farktr.

Bilimde

inanlar

rol

oyna

maz. BUn sadece fikirler dzeyinde geliir. Bimin ne

tr fikir ve

bUgiler

zerinde

gelitiini

daha nceleri

belirtmitik. te yandan, ideolojiler sadece toplum iin


yaplr. Bilim ise, insanlann, evreni, doay, tarihi, top

lumu,

ey

ve

olgulan kavramalan

iin

geUtirdiklri

bir dnce yntemidir. BUn sadece toplumlar zerin

de uramaz, ideolojinin bilimden farkl olan bu zel


liini u tarif ile de belirtmek mmkndr :
Siyasal ideoloji, bir lke, devlet, millet,

.siyasal bir parti veya sosyal bir grup tarafn

dan benimsenen,
leri

amac

belirli

siyasal hedef
siyasal, sosyal, amalara
btn

gerekletirmek olan ve olaylan,

ekonomik

kurunan bu
inanlar fikirler

gre yorumlayan
dr. (42)

ideolojilerin ortaya knn eitli nedenleri var


dr. deolojiler bata bir grubun, bir sosyal smfm, bir
ulusun kazamlnu karlarm; korumak, savunma, ve

gelitirmek

iin ortaya athrlar. Dier

yandan,

ideolo-

jer belirli bir sosyal sistem iinde baz fonksiyonlarn

deitirilmesini amalayabilirler,
kmm gren baka bir nedeni

deolojinin ortaya deimeden zarar

toplumsal mevcut

gruplarn

ve smflann

karlarm koru-

108

mak dr. tin, lere

savunmak ve (43)

srdrmek

iin gsterdUjleri

aba

Btn bunlarn

tesinde

herhangi bir devle uluslara ve lke iin,

egemenUinde tuttuu halklara, kar yrtt politikay

salamlatrmak

ortaya

atlan

ideolojilerde

vardr. Bu ideolojiler;

hallc-

lan, uluslar ve lkeleri boyunduruk altnda ve smr


ge ynetimi karlarn altnda tutarak, devletin ve kazamlnu gelitirmektedir. karlan

korumakta,

savunmakta daima,

Grlecei

gibi, ideolojiler

kazanlm

korumakta ve yeni karlar elde etme noktasnda odak

lanmaktadr.
sz konusu

Bu da iki safhada
karlan

olmaktadr.
iin,

nce;
bir

gerekletirmek

belirli

dnya

gr ortaya

atUmaktadr.

kinci

olarak ise,

bu dnya grn egemen klmak iin, u ya da bu


biimde eyleme geilmektedir.

O
bah
a.
b.

halde,

herhangibir ideolojinin

gc

iki

etkene

olmaktadr.

Birinci etken udur :

Tehdit edilen,
Savunulan,

c.

Gerekletirilmeye allan

karlarn,

ekono

mik, toplumsal ve politik ierii nedir ? kinci etken ise u: karlan tehdit eden, savu

nan, gerekletirmeye ahan sosyal grubun, politUc g ekonomik, siyasal,

sosyal ve

sistem imdeki kontrol gc ne kadardr? Bu toplumsal veya bunlann kan-

mas ve tek elde toplanmas ekldeki bir g mdr ?


(44)

ideolojilerin hem pozitif, hem de negatif unsurlan vardr. Eer ideoloji, benimsedii, taraftarhm yap

t ve kitlelere gtrmek istedii hareket iin, belirli amalar gsteriyorsa; bu, ideolojm pozitif unsurudur.

BeUrU bir dzene, rejne, siyasal sisteme kar olmak

ise, ideolojmin negatif unsuru ile gilidir.

(45)

Eer,
109

ideoloji politik eylem alannda taraftarlanna yol gste


riyorsa, klavuzluk ediyorsa; arasal bir ideolojidir. Pra

tik, eylem
anlatmsal

alanyla
bir

yakn

bir
(46)

ilikisi

bulunmuyorsa;

ideolojidir.

Bu arada,

Tarih

bakmndan

organik,

belirli bir

yap iin zorunlu olan yonalist, 'kastl'

ideolojilerle, keyf ras arasnda da ay

ideolojiler

rm yapmak gerekir. Tarih bakmndan zorunlu olmalan ne

deni

le,

bunlarn

bir geerlii vardr.

Bu da,

psikolojik ynlarn
ecekleri,

bir geerliktir. 'rgtler',

Bu ideolojiler insan harekete ge

insanlann

durumlarnn

bUincine

erecekleri,

savaacaklan vb. zemini hazrlar, 'keyfi' olan lar ise,


den

'bireyseli

hareketlerden',

polemikler
Bunlar

baka bir ey meydana getirmez.

da

bsbtn

yararsz
ve

deildir.

nk,
bir

haki
hata

kate kar

kan

onu pekitiren

roln oynarlar. Grld


yeni yeni

(47) toplumsal yaantda,


ara

gibi
ve

ideolojiler,

gelien

rgtlenen glerin

mcadele

c olarak
farkl

belirmektedir. Yeni bir


mevcudiyetini bir

ideolojinin
gerekli

gelimesi
Farkl olanak

karlann

klar.

karlar olmadan yeni

ideolojinin

gelimesi

szdr,
varmak

ikinci

olarak,

bu

farkl

karlarn

bilincine

de

gerekir.

Farkl

karlarn

bilincine

varmadan,

ideolojiyi
deildir.

mcadele
Btn

silah

olarak
tesinde,

kullanmak
farkl

mmkn
ger

bunlann

karlar

ekletirmek iin,
olmak gerekir.

gerekli mcadele aralarna da sahip

Marksist

anlamdaki

ideoloji

ise,

smf

karlar

ile

110

zde

olarak

kullanlr.

Marksist

anlaya

gre,

ideolo

jileri toplumsal snflar yaratrlar :


Toplumsal ilikileri, maddi retim bi

imlerine uygun olarak ekillendiren insanlar,


fikirleri, kategorileri, yani, toplumsal ilikile

rin, ideal,
tedirler.

soyut ifadelerini de ekillendirmek


(48)

deoloji szcn

sk

sk kullanan

Marx

ve

En

gels, 3 cilt tutan

Alman deolojisi
(49)

isimli esere de bu
ideolojiler, top

sz balk yapmlardr. lumsal snflarn

Bu eser, hakl

durumlarn

gstermek: amacn

gden,

dncelerden ve olarak

tasarmlardan meydana gelen Hukuk, ahlk, eitim,

sistemler

sunulmaktadr.

sanat, din vs. hep ideolojik st yap iindedir. Demekki,marksist anlamda ideolojiler, snf yaplann yanst

maktadr. nflar
dr.

Kapitalist

devlette

egemen

snfn,

teki

zerindeki

tahakkmn

gizlemeye

almakta

Sosyal ilikilerin bilincine


sanlarn, zihinlerinde

vardklar alanlarda, in
bu ilikerin biUnci-

dnceler,

ne biimde vardklann yanstan dnceler doar. Hu


kuk ve politik, moral de ve dsel, fUozofik, bilimsel ve

artistik
leri, bu

dnceler
dncelere

doarki,

insanlar

sosyal

iki
Bu

dayandrarak

deerlendirirler.

dncelere rin

sosyal

dnceler biimine

diyoruz. de

Bu

dncele <50) Snf

sistemletirilmi

ideoloji.

mcadeleleri,
Burjuvazinin

ayn zamanda ideolojik


ideolojisi tutucu,

mcadelelerdir.
ideolojisi

proleteryamn

ilerici ideolojidir.
u halde,

Burjuvazinin ideolojisi aldatc


gerei

oldu
bir

proletaryann ideolojisi

karan

ideolbjidtr.
edilebilir.

Bu
(51)

arada

uzlamac

ideolojilerden

de

sz

111

Demekki,

ideolojiler,

daima beUrli smflann

ve ta

bakalann

hizmetinde grev yapmaktadrlar. smfm ideolojisiyse gerein baaa,

Kapitalist

sakatlanm ve eri-br olmu bir yansmasdr.


Marx ve pitalist Engels tarafndan yaplan aklamalarda, u zellikleri grlr :

(52)
ka

snf

ideolojilerinin

a)
ederler.

ideolojiler
Ama,

belirli bir

gereklikten

hareket

bu gereklik ksm ve

blk-prktr.

b)
dan

ideolojiler,

hakim smflar ve gruplar tarafn


nceden mevcut tasav

seilmi

ve kabul edUmi,

vurlar

vastasyla, nesnel

gereklii

baka bir biimde

gstermektedir.

c)

ideolojilerin iine giren gereklik ve gerek di


alara, artlara ve smf ikerine gre

ilik nisbeti;

deiir,

ideolojiler, yorumlanm ve

aktarm gerek

ten hareket ederek ve genellemeler yaparak ie balar


lar.

d)

IdeolojUer, bir yandan speklatif ve soyut, te


snrl ve zel menfaatleri temsil ederler.

yandan belli,

deolojiler, btn
vermeye alrlar.

sorulara, btn

problemlere cevap
Ayn

Dnya grleri Ueri srerler.

zamanda, tumlar,
e)

yaama

ve

davranma ettirirler.
varlk

biimleri,

ahlak

tu

deerler kabul
Gereklikte,

somut

alannda,

bir

daya

nak noktalar olduu iin, ya da, daha dorusu bir- da


yanak noktasna malik olduklar lde, ideolojiler ta

mamen

yanl

deildirler.

Marx'a

gre, ideoloji, hayal


mitos ve top

ve yalan arasnda olduu gibi;

ideoloji,

ya arasnda
smf

da fark gzetmek doru olur.


ihtiva ettikleri, siyasi

deolojiler,

hayalleri

mcadelelerde

apak yalanlara

yardmc

olduklan

halde, mitoslar ve

topyalar

ile

ideolojiler

arasnda

baz

ilintiler

bulun

duu halde, bu fark gzetmek gerekir. deolojerin ta-

112

rihinde,

hayal

ve

aldatc

tasavvurlar;

tadklan,

giz

ledikleri,
ya

ortadan

kaldrdklar

ya

da

ortaya

karma

altklar

bilger ile i-iedirler.

f)

IdeolojUer,
Oysa

biUmsel

olmayan
bilimsel

soyutlamalan

ih

tiva ederler.

kavramlar

soyutlamalardr.

Art deer, mbadele deeri, feodalizm, vs. lojUer, soyutlamalarn elle tutulmaz

Fakat Ideo kal

dnyasnda

mazlar. Pratie de mdahale ederler. deolojiler, prati


e iki ekilde fikirler, karrlar : Zorlama ile ve ikna ederek. de

Soyut

kendiinden

hibir iktidara

sahip

ildirler. Fakat, ekonomik

ya da poltk iktidan elinde

tutanlar, yaptklan
vurlarndan

ileri meru gstermek


(53)

iin tasav

faydalanrlar.

...

ideoloji

dardan

baklnca, kapal

ve tutarl bir
ise, imana,

sistem gibi grlr,

ieriden,

inana katUmaya

verir kendini.

Fert ideolojiye balamr ve onda kendai bu lacana Ulanr. Ama, kendi gerekletirece
i yerde kaybeder, yabanclar. Demekki, fer

di,

hayatlarla olan iUkisinde,


gerekler Ueri

ideoloji birta
bu ge

km

srmektedir. Ama,

rekler,

fert

tarafndan- raz
Eer, fert,

olunarak

kabul
fe

edmektedir.

ideoloji

uruna

dakrlk
ferdin

yapmaya ynelmise, eer


zerinde meyyideler

ideoloji

uyguluyorsa,

fert onlan

bekler ve

talep

eder...

Demekki,

bask altnda olanlann ve smrlenlerin, bo

yun eiini,

katlanmasm, nzasn

salayan

ey ideolojidir.... ideoloji, bu ideolojiyi kabul


etmeyenleri .kmsemeyi, onlar ideolojiye

dndrmeyi, ya da mahkum etmeyi mmkn


klar... (54)

113

aMarx'a
ildir.

gre,

marksizm

bir

ideoloji

de

Marksizm

ideolojinin

sonunu

belirtir.

Ve bir

bu

sonun de

geliini

hzlandrir. nk,

Marksizm, aar

felsefe

deildir.

felsefeyi

ve
dir,

gerekletirir.
ama

Marksizm,

bir

ahlak
bir Ama,

deil

ahlaklar bir estetik

hakknda deUdir.

teoridir. eserler,

Marksizm,

eserlerin artlar, ortaya klar, ve yokolulan hakknda br teoriyi ihtiva eder. (55)

Anlalaca zere, olaljilecei

ideoloji, bilimsel ya da bilim-d gerein doru ya da yanl

gibi nesnel

yansmas
lim ddr.

da

olabilir.

Egemen

snflarn
ideolojisi

ideolojisi,
ise,

bi

Emeki

ynlarn

bilimden

hareket

eder.

Smrgeci

devletlerin

ideolojileri,

bilim-

ddr.

Smrge

halklarnn ideolojileri ise,

bimden bUimi

kaynaklanr. Btn bunlara ramen,

ideoloji Ue

hibir zaman birbirine kantrrnamak gerekir. deoloji


ler tutucu yada ilerici olabilir. Bilim-d yada bilimsel
saptamalardan ile ayn hareket edebilir. Bu, ideolojinin biUm

ey olduunu gstermez.

nk,

ideolojilere,

artk, inan ve
davran nk,

davran unsuru
her trl

girmitir,

inan ve

unsurlan,

ideolojiyi

katlatmr. davran

ideolojiler belirli

durumlarda,

nasU

gsterilecei,
vs.,

nelere

inanlp nelere

inanlmayaca...
BUimde

konularda da kstlamalar

getirmilerdir.

ise,

inan ve davran unsurlarnn hibir rol ve yeri


Marksizm, aslnda; gerek Marks-, Engels ve Le-

yoktur.

nin'in

ifade

ettikleri,

gerekse,

gnmzdeki

baz

marksist lerin,
bi, bir

rnein;

Henri Lefebre'in: ifade ettii gi


Marksizm; doaya, topluma,

ideoloji deildir.

insana ve tarihe bir bak yntemidir. Ekonomik, top


lumsal ve politik gleri zmleyi biimidir. Deer

yarglan,

inanlar Mlim deildir.

114

V.

BOLUM.

BESMt DEOLOJ,

DOGMATZM, BLM
LlS.

Bir

toplum

eitli

smf

ve

tabaklardan

meydana

geldiin gre, her smf ve tabakann ayr ayn ideolo jilerinin olmas
retim gleri

doaldr.
ve retim

Smrge olmaktan kurtulan,


ilikUeri gittike gelien ve

modernleen

toplumlarda,

yeni

yeni

smflann

ortaya

kmas ve boy atmas doaldr. Bu tr toplumlarda ye

ni yeni gelien,
ideolojisi olduu

glenen, boyutlanan ii snfmn bir


gibi, burjuvazisinin de ideolojisi var

dr. BeUrli bir halk veya ulusu veya blgeyi smrgele^tiren devlet bir ideolojisi olduu gibi, smrgeci

Uikilere kar koyma, smrgecilikle mcadele i de

bir

ideoloji geUir.

Modernleen

toplumlarda,

ideoloji

ler, daima arpma halmdedir. Bu arada kyliUn,

kk-burjuvazinin
melidir.

ideolojUerinin varh da
gruplann,

belirtil

eitli siyasal

grupuklarn ideolo-

jUermin varl da bir gerektir. Fakat, btn bu ideo

lojiler egemen
let ideoljlsidir.

smf burjuvazinin veya smrgeci dev


Bunlar imdiye kadar,
korumakta,

kazandklan

kartan savunmakta,

srdrmektedirler.

Yeni karlar elde etmeye almaktadrlar.

17

Bu
dir. Bu

ideolojilerden
egemen

en

gl

olan

egemen

ideoloji
et

ideolojinin

teki

btn

ideolojileri

kileme gc vardr.
men g

rnein; Bat
Ve onun

toplumlarnda
de

ege

burjuvazidir.
Burada

ideolojisi
g

topluma
ideoloji

egemendir.

ifade

edilen

kavram,

nin doruluu ya da yanll ile ilgili deildir. deolo


jinin kendisini kitlelere empoze etmek iin kuUand

vastalarla ilgilidir. berleme ideoloji, levizyon, aralarn, gl bir

eitli devlet olanaklarn, kitle ha denetleyebilen ideolojidir. kitle ok ve kullanabilen bir basn, radyo, te en

Hatta,

sinema

gibi ve en

haberleme

aralann, bir

ok kullanabilen
en gl bir

denetleyebilen

ideoloji,

ideolojidir,

denilebilir.

Egemen

ideolojinin

ortaya
ce,

kma,

yapsna
bilim,

ve

ileyilerine
doktrin gibi

gemeden

ideolojinin;

teori,

kavramlarla

olan ilikisine yeniden dnmekte yarar vardr. Daha onun nceki ksmlarda, diye teori zerinde dururken, ifade et da

bilimsel

ve felsefi teori,

ayrlabileceini

mitik.

Bilimsel

olgulara

ve olgusal ilikilere

yaldr.
doru

Tekrar
saylr.

olgular
Bilimsel

tarafndan
teoride,

kantland

zaman
ide

olmas

gerekenler,

aller,

deer

yarglar idealler, felsefi

yoktur.

Felsefi

teori

ise,

olmas

gerekenler, Bu idealist

deer yarglar teoridir. Fakat,

zerine her iki

kuruludur. halde de,

teorUer

soyut

haldedir.

Sadece kavramsal

sistemlerdir.

Bu derece soyut sistemleri,


na yoktur. hale Bu bakmdan,

toplumda uygulamann ola


teorinin canl klnmasn Bu ye

olanakl

getiren bir yapya ihtiya

vardr.

ni
rin

yapUarak model
birer
ileri

denir.

(56)

ite ideolojiler teorile


genel olarak toplumlar

modelidir.
srlrler.

deolojiler

iin

Teoriler

dinamiktirler.

Teorilerin,

olgarla

ve

ol

gusal ilikilerle

srekli bir ba vardr.

Bu ba,

teori-

118

lere

esnek

bir

karakter

vermektedir.

Teoriler
-

kendi

kendilerini

yenileyebilmektedirler.

Deiip

geliebil

me

olanaklarna deolojiler

sahiptirler. katlam

IdeolojUer

ise

katlam Statiktirler.

lardr.

teorUerdir.

Teorilerdeki dinamik yap, ideolojilerde yoktur.

Teoriler, kitleleri eyleme

geirmek iin yetersiz bir

yapdadr. Bunun iin, ideolojilere gerek vardr. deolo


jiler, mevcut toplumsal koullara gre, elde edilmeye teorileri Fa

allan ekonomik ve yorumlamakta,

politik karlara gre

kitleleri seferber

edebUmektedir.

kat, ideolojilerde de tutarll salayc elemanlar aran


makta ve bulunmaktadr.

Ortaa'da

yaam

Aigustus'un

(354

430)

Tanr Devleti krallklar, modeldir.

isimli

eseri teorik bir eserdir.

Mutlak

ise bu teoriden faylanlarak (57) Bu model, yani, ideoloji,

retilmi birer Aigustinus'un

fikirlerinin

uygulanabilme

olanam

vermektedir.

Neitzsche'nin
radesi nemli bir

(1840 - 1900)

Zerdt Dediki, ktidar


Hitler iin ideolojisi bu Hitler'in
(58)

gibi, teorik model

mahiyetteki eserleri,

hazrlamtr.

teorilerden kaynaklanmaktadr.

Auguste Compte'-

un

(1798

- 1857)

nclnde

gelien

pozitivist anla

yn ve pozitivist teorinin ise, Avrupa'daki zellikle sa

a
tii

dnk
ileri

olan,

sosyal-demokrat harekete modellik


(59)

et

srlebUir.

Demek ki, ideoloji bir yandan teori ile, bir yandan

da uygulama, yani, eylem ile UgUidir. deoloji, teoriyi eyleme geirme


sralama

niteliine

sahiptir.

O halde yle

bir

yapabiliriz :

1.

X, y, z, gibi, ideallerden,

deer

yarglanndan,

olmas gerekenlerden, eitli ekonomik ve politUs kar


lardan meydana gelen bir bilgiler btn olsun.

2.

Bu bilgilerden meydana getirilecek teori, felse119

fi

bir

teoridir.

Veya

bu

bUgUer

iinden,

olmas

gere

kenleri,
ra ve

idealleri,

deer

yargUann
dayal bir

atarak

srf

olgula
Bu

olgusal

ilikilere

teori

yapabiliriz.

bilimsel bir teori olur.

3.

Byle bir

felsefi teoriyi veya

bilimsel bir teori

yi uygulama olana yoktur. Bunu salamak iin, teori

ye canllk vermek gerekir. Bu model ideolojidir. deolo


ji, teoriye nazaran
getirilmek

daha kat ve deimezdir.


yorumlanmtr.

Teori ey

leme

iin

Yeni olgular kar

snda teoriler her zaman yenilenebUir, deitirilebilir: ReddedilebUir.


baar lar.

ideolojiler ise
gre

deimezler.
veya

Eylemdeki
alnr

derecelerine

atlrlar

yeniden

4.

Drdnc bir basamak ise,

ideolojinin uygulan toplum

mas, yani, eyleme geirilmesidir. Bu ideolojiyi


da uyguladmz zaman karlar, deer ise, birinci safhada

belirtilen gere

iktisadi kenler

yarglar,

idealler,

olmas

elde edilmi

olur.

Grld

gibi,

ideolojilerde

kapal

bir

dngsel-

lik vardr. deolojilerin,


gular karsnda,
nileyememeleri

yeni toplumsal koullar ve ol


karsnda kendilerini ye

deimeler

bundandr.

ideolojilerde, uymayan

ou zaman,

temelindeki

teorisine hangi

unsurlar vardr. olduklar

Bazan belli

ideolojilerin, olmaz.

teorinin modeli

bile

Teorilerden

modele, yani, ideolojilere

geilirken baz noktalar abar

tlr, baz noktalar da ihmal edUir. de teorideki esneklikler,

Bylece,

ideolojiler Ka-,

deiebUirlikler yok olur.

tlarm,

kalplam

bir

sistem

ortaya

kar.

Burada

nemU olan udur :


taya atlr. mek

nce, belirli bir dnya gr or


bu dnya grn gerekletir geilir.

Sonra da,

ve egemen klmakiin eyleme

TeorUer;

olmas

gerekenlere,

ideallere,

deer

yar-

120

glanna deil, her zaman gzlemi yapUabiUr ve lle

bilir, olgulara ve olgusal Uikilere dayand zaman bi Umsel bir teori elde edilmi olur. Marksizmin teorisi bi Umsel bir teoridir. teki ideolojUere Bu teoriden ikaran ideoloji ise,

nazaran bimsel bir lteUe sahiptir.

... BUimsel grler dorudan ya da do

layl

olarak,

sosyal

Uikilere

dedikleri l

de incelenen sosyal kuruluun ideolojisinin baka deyile o kuruluun sosyal dnce

ler. Baka deyimlerle;

biUmsel grler, kap

sadklar dnceler, sosyal dnce karakte

rinde olduu, yani; insanlarn sosyal UikUe


rini dorudan, ya da dolayh olarak deerlen

dirirken dayandjlan dncelerden olduu,l-

de ideolojinin btnleyici ksmdr. zeUUsie,


ideolojn
sosyal

btnleyici ksmdr.

zelUkle,

bilimler konusundaki

grler bu ka-

rakterded:. Bu bUimlerin konusu sosyal Ukilerdir. ne srdkleri sosyal iUUslere dolayh tarzda etkide ikindir. Ve bu ilikilerin deerlend:Umesinde,

dorudan ya da

bulu

nurlar. Sosyal
dr, derizki,
dir. (60)

biUmler,

demekki,

beUi bir

tarz kuruluta mevcut

ideolojin b: ksm

bunlar ideolojik bir karakterde

Marksist teori ve buna dayanan ideoloji, olgularla

ilikilertni kesmedii, yeni olgulan ve toplumsal koul


lar dUckate ald lde bUimseldU-. Sosyalizm, de er yarglan ile ilgili yn de vardr. Bilimsellik, mark
sizmin dayand deer yargannda, deUdir. Ekono

mik ve toplumsal

gleri

zmlemi

biimindedir.

Art-deer kavram ile, kapitaUzmin zmleni ya

plmas, toplumdaki smf UikUerin zmlenii, top lumlann geUn dorultusunun saptanmas vs. Mark121

sizmin

bilimsel

yndr.

Marksizm

doaya,

topluma,

tarihe

ve

insana

bir

bak

yntemidir.

nsanlarn

in

san olduklar i eitlii, halklarn i,


ne

ve uluslarn eitli ynetimleri


ideolojik

hakim snflarn zulm


kar kmak gerektii,

ve

hegemonya

gibi

nermeler,

nermelerdir. Bilim
dir...

nce

genelin

sonra

olann bilimi

Dileklere,

tutkulara, duygulara, n yar

glara, bal n

deer yarglarna ve kiisel ideoloji, nesnel Nesnellik gerein sorunu

karlara bamszl

bir

giderir.

gerekliini

kaybeder. Bilimsel bilgi kesin bir bilgidir. Fa

kat
ler

kesin

bir sonu

deildir. u halde,
de

bilim
(61)

ilerledike

kesinlik

deiecektir.

Bilimsel

bilgiye

ulamak

iin ise,

nesnellikten hi

bir zaman ayrlmamak gerekir. Demek ki, Marksist teorinin bilimsellii, lar ve
vrdan

yeni olgu ta

yeni toplumsal koullar


ortaya kmaktadr.

karsnda
olgular

taknd
ve yeni

Yeni

top

lumsal koullar karsnda, yeni yeni fikirler retilmek tedir. Marksizmin ve kesin din ortaya koyduu bilgilerin, olduunu yanlrnaz, onu bir ya

sarslmaz doma,

bilgiler

sylemek,

bir

haline

getirir.

Somut

durumlarn,

ni,

somut

koullarn

somut

tahlili

ilkesi,

yanlmazlk,

sarslmazlk, kesinlik anlay ile elien bir davrantr.

rnein,

sosyalizmin tek lkede


ele alalm : 1840

kurulup kurula
yllarnda, Marks

mayaca sorununu

ve

Engels,

sosyalizmin tek

lkede

kurulamayacan

belirtiyorlard. Kapitalizmin o zamanki koullarn tah lil d. eden Marks ve (62) Fakat, Engels, byle bir sonuca varyorlar Stalin, Rusya'da Dnyada

1920'lerde, Lenin ve karar

Sosyalizmin

kurulabileceU

verdiler.

ki tekelci kapitalizmin tahlUi sonucunda,

byle bir d-

1-22,

nceye
Marks'a

ulatlar.
ve

Bu

srada,

Zinovyev,
tek

Troki

ise;

Engels'e dayanarak,

lkede sosyalizmin

kurulamayacan, Rusya'da kurulan ediyorlard. la

Avrupa'da sosyalizmin bu

devrim

gereklemeden, ifade

yaayamayacan

Lenin ise, Burada,

tr kiileri

dogmatik olmak so

suluyordu. da

zellikle;

koullar deiince,

nularn
Somut

deiebilecei
somut

konusu

zerinde duruyordu.
neriyordu. (63)

koullarn

tahlilini

nemli sorunlardan biri de,


rinedir. Lenin, bu konuda da

Srekli devrim
bolevikleri

ze

sulayan;

Kautsky,

Hilferding,

Martov,

ernov,

Hilkit,

Lange,

MacDonald, makla

Turati

gibi

sosyalistleri Bunlar da,

de

dogmatik ve

ol

sulamaktadr.

Marx

Engel'in

1840'larda ortaya attklar fikirlere sk-skya sanlarak, 1910 yllarndaki , bir Lenin somut ise, durumu zmlemeye somut a tah

lmaktadrlar.

somut koullarn

lilini yaparak,
koullarnda

1840'larda ifade

edilmi fikirlere,

gnn

canllk

verdiini bertmektedir.

.(64)

Btn
teorisini

bunlardan

anlalmaktadr ki,
bilim yapan temel

Marksizmin
unsur, so

gelitiren,

onu

mut koullarn somut tahlilidir. Bu bakmdan Marksiz

min bilimi her trl katla kardr. rnein, Rusya'


da Stalin dneminde, Asya retim Biimi
konuulmamas,

kavram

nn yasak edUmesi,

(65)

Marksizmin

bilimsel teorisinin
tim biimlerinin
biimi

katlamasna sebep
aamal gelimesinde,

olmutur. re
Asya retim
ille de ema

kavramnn emadan karlmas,

ya gre dnmek zorunluluu bilgi retimini de kstlamtr.

Bilimi gelitiren en nemU etken, somut koullarn

somut

tahlUidir. Bu

ise, rnein;

1920'lerde

Rusya'da

geerli olmu, baz bilgileri gnmz koullarnda, her

hangi bir yerde uygulamamak demektir.

O gnk ko-

123.

Uarda

geerli

olmu

bilgilerin,

dorulanm

bilgile

rin bugn de geerli saylmas, dorulanmas anlamna

gelmez, ii smfmm hi teekkl etmedii smrge l


ke veya blgelerde, ii smf fiili nclnde hareket ler nermek, somut koullarn somut tahlilini yapma

mak demektir. Yine bunun gibi, alt yap,


sndaki ilikiler zerinde de dikkatle

st yap ara
gere

durulmas

kir. st yapnn alt yap tarafndan

biimlendirildiini

sylemek

yetersiz kalmaktadr. st yap kurumlarnn,


de alt yap ilikilerinin gelimesi

rnein ideolojilerin

ni nasl etkiledii dikliatle

ortaya konulmaldr.

emalara gre

dnmeye almak,

insan dog

matik yapar. Dnyann herhangi bir yerinde, bu ema-

lardaki

srelere

uygun gelimeler

gstermeyen

top

lumlar bulunabilir.

Genel dorularn, dnyann her ye

rinde,

emalardaki

gibi,

ayn

ekilde,

sreler

gster

mesi beklenemez.
gsterdiini,
m

zel durumlarn ok farkl


durumlara nazaran
gerekir. O

zellikler
farklla
zel dugster

genel

ok
halde,

olduunu

unutmamak
nazaran ne

rumlann

genele

kadar farkllama

diini, bu farkllamann
cak incelemelere gre

nedenlerini

yeniden yapla

anlayabiliriz.

deolojiler, belirli bir zaman ve mekan boyutu iin de, belirli toplumlar iin ortaya atlrlar. Fakat, daha

sonralan bu ideolojiler, baka toplumlar tarafmdan da


ithal edilip uygulanabiUr. Bylece, ideolojUer esas ideolojin kar;

taklitleri

diyebileceimiz,

ortaya

Bunlar, ikinci nc dereceden ideolojilerdir. rnein;


Bat Avrupa toplumlarnn tarihsel bir sre iinde, kardklan kapitalist kendi zel yapUar iin ortaya

sistemin ideolojisi, Avrupa dndaki lkelerde veya ge

ri braklm olan lkelerae, baka biimlerde uygulan maktadr. Yine, Bat Avrupa relerinde, kapitalizmin

124

styap kurumlan olarak oluan ve ideoloji olarak isim lendirilen len baz btnsel sistemler, nc dnya ad veri

iUkelerde

bambaka biimlerde

uygulama ola

naklar aramaktadr. talizmin st-yap

Bat Avrupa toplumlarnda, kapi olarak ortaya ikan b-

kurumlar

tnsellUs iinde, insan haklan, kamu hrriyetleri, eitlj, demokrasi, gibi fikirler burjuva demokartik anlam

da

ok

nemU

olduu

halde,

bunlar taklit eden top

lumlarda,

bu

fikirlere

zaman

zaman

hi

nem

veril

memektedir.

Aym lunduu;

ekUdre, komnist Sovyet Sosyalist

partilerinin iktidarda bu Birlii, in

Cumhuriyetleri

Halk Cumhuriyeti,

Yugoslavya Federatif Cumhuriyeti

Arnavutluk, Dou Avrupa lkeleri Ue bunlar dndaki


lkelerde, komnist ideolojide de farkh uygulamalar

grlmektedir. zellikle, nc dnya diye bUen ba


z lkelerde, bu ideoloji temel dayana olan teoriler

den tamamen koparlm rnein; Arap

bir ekilde uygulanmaktadr. veya Baashk ola

Sosyalizmi

rak bilinen fikir geliiminin, hem kayna hem de he defi Arap ulusal birliini gelitirmektir. Sosyalizmin

temelde duran, sosyal eitlik anlay, bu tr bir ide


olojinin uygulanmasnda, ikinci, nc planda yer

almaktadr.

Yine,

bu

tr

ideolojileri

uygulayan

lke

ler; d dnyaya kar, ok radikal, dnmc, grn


d halde; ite, koyu bir askeri diktatrln
kmaktadr.

uygu

laycs olarak ortaya

Toplumun sosyo

ekonomik yaps konusunda, birler getirici roUert yoktur.

dnmc, Ortadou'da

radikal

ted

bu tr siya

sal ideolojUeri kuUanan hkmetler, dnya kamuoyun

da, kendUerine

'sosyalist' veya

'sosyalist benzeri' bir

grnm vererek,

ite uyguladclan anti-sosyalist, rk-

125

ve smrgeci eylemlerini
lar. (*) Burada belirtilmek

gizlemeye

almaktadr

istenen

kapitalist

veya

sosya

list veya sosyalist sistemlerin her lkenin somut koul larna gre uygulanaca eklindeki genel doru deil
dir. KapitaUst veya sosyalist sistemi uygulamaya al

an nc dnya lkelerinde, kapitalist veya sosyalist uygulamann, temelindeki


taya kt lkelerde

teorisinden

olduka nemli
sz konusu

bir kopukluk gstermesidir. Halbuki, bu sistemlerin or

byle bir kopukluk

deUdir.

Trkiye'de

uygulanan Kemalist

Ideolojin teorik

kaynaklar, Fransz Devriminde rol oynayan Rousseau-

nun dncelerine kadar gider. Fakat, 19. y.y. sonlarn

dan

itibaren

Osmanl

aydnlarn

etkileyen

esas

fikir
A.

akm pozitivizmdir.

Pozitivizm, Fransz sosyologu

Compte (1789 - 1855)

tarafndan biimlendirilmi, top

lumsal ve siyasal bir felsefedir. Pozitivizm aslnda, ge

lien kapitalizmin gereklerine gre oluturulmaya ahlan, saa dnk bir felsefedir. Bu gre gre bim,
sadece, duyularmzla algladmz, deney ve gzlem

lerin konusu olan olgularia urar. Bu olgular, ancak baka olgularia


kmdan,

aklanabil:. Kavramlar

gerek d

dr. Nesnelerin bizatihi kendileri de bilinemez. Bu ba


zaten bilinemeyen ve bilinemeyecek olan ey

ler de

bim konusu dndadr. Demekki, pozitivist g

olgular duyumlara indirgiyor. Nesnel gerei red

dediyor. Nesnel gerein bilinemeyeceini sylyor. Et-

r7 Burada ArT^Ulusal Birliinin teekkl zerinde durmak nem


li bir sorundur. Arap Ulusal Birlii iin gayret gsterlnnes
elbette ilerici bir tutumdur. Bu bakmdan eletirisi yaplan

konu bu deildir. Eletirilen ve mcadele verilen konu; Arap


Ulusal Birliinin gelitirilmesi maskesi altmda. Kurt uluslamasmm paralanmas ve geciktirilmeye allmasdr.
126

rafmzda olup-biten olgular, ne ruhulukla ne de mad


decilikle aklanabilir, ancak baka olgularla aklana

bilir, diyerek,

gzleme ve olgulara nem

vermekteyse

de;

nesnel

gerein bir btn olarak kavnamayacan

ileri srmektedir. Bu da bir tr idealizmdir.

O halde, pozitivizm bilimcilii savunduu halde bi


linemezcidir. Yani, agnostiktir. Nesnel gerei inkar

ederek, bilgiyi insann


idealisttir. Nitekim,

bilincine indirger. Bu bakmdan


boyunca insann bilgilenme,

tarih

safhalarn grmek

gsteren,

hal

yasas nda

bu

idealizmi

mmkndr.

Teolojik olarak

isimlendirilen

birinci halde, insanlar olaylar, stn iradelerin ynet- -

tiini sanyordu. Fakat bu stn iradeler insan irade


lerine benziyordu. hal yasasnn ikinci safhas ise,

metafizik

olarak

isimlendirilmektedir.

Bu

safhada

in

sanlar kendilerine ve kendi


tanrlar yerine daha soyut

iradelerine
kavramlar

benzettikleri,
Olay

koydular.

lar bu

soyut

kavramla aklamaya ahtlar.


deneylere dayanlarak

hal
ol

yasasnn nc gular gzlemlere,

safhas ise, pozitiftir. Burada ise,

inceleniyor.

Ve yine gzlem ve deneye dayanan baka olaylarla ak


lanyor.

Pozitivistlere
alizm)

gre,

insanlk,

ruhulukla

(spirit-

ve maddecilikle

(materyalizm)

uraarak bou

na

vakit kaybetmitir,

insanlk,

bu iki bUinmezin iki

sine de srt evirmelidir. nc yol olan pozitivizmde

yrmen ve bu yolda karar klmaldr, insanlar, sade


ce,
ve

gzleri ile grebildii, elleri

ile tutabildii

olgular

eyleri incelemekle yetinmelidir.


Pozitivizme gre;

Tarih boyunca, bilim de,


tir. Her bilim kendisniden

bu

safhay

geirmi
metafi-

nceki

bUimlerden etkilen
sosyolojiyi,

mektedir. En karmak bilim olan

127

z&ten,

ancak, pozitif bilim kurtarabir. Tarihsel

olay

lar da, biyolojc olaylardaki zorunluluun ayn olan bir zorunlulukla birbirlerini dorular. Pozitif bimden ba

ka bilim yoktur. nsanla, insan sevgisinden doan ye ni bir insarlk dini gereklidir. Bu din hibir insanst varha dayanmamaldr. Pozitif olan bu dm, teolojiye

olduu kadar metafizie de srt evirmelidir,


dini, nereden geldiimizi, nereye

insanlk
getir

gideceimizi dn

memelidir. Hayatmz daha iyi yaamr bir hale mek ve birbirimiz iin yaamaktr,
mek iin ahmaldr.

insanl bir sa-

Bunun yolu da, birbimizi sev-

m sevdiiniz gibi seviniz.

Grld gibi pozitivizm, olgu, gerek, deney gibi kavramlardan szetmekle beraber, sonuta ideaUst bir saplant iine girmektedir. BUimcie ok nem verdi
i halde nesnel gerei biUnemez saymakla bilime kar durmaktadr. Pozitivistler, ne materyalist, ne de ide

aUst olduklarm, fakat amprik olay ve olgulan incele


mekle yetndderini, bim adam olduklanm sylerler. Oysa bu szler idealizm ile ayn kapya kmaktadr.

Pozitivistler, nesnel gerein bilim tarafndan kavrana-

mayacam sylemekle, maddi alemden kopmakta, ken

di bUinleri iine kapanmaktadr. Nitekim


sonunda, ak ya da gizli idealizmin

pozitivizm insanlk
(66)

zorunlu sonucu

olan, tle

varmaktadr.

nsanlara,

di

ni, idealizmi* ve sevgi saygy tlemektedir.

Pozitivist bUginin zeUii, sadece bugnn, bugn

k mevcut durumun bilgisi olmasdr. Olgulann ve ol

gusal Uikilerin betimleme ve aklamalarn, bugnk grnlerine gre yapmaktadr. Byle olunca, rnein; toplumsal bUimler tarsel olma zeUii gzden uzak
tutulmaktadr. Bugnk olgulara ve olgusal Uikilere,

gemiin etkileri belirtUmemektedir.

Aynca,

pozitivist

,128

bilgi,

gelecek

hakknda da hibir ngrde

bulunma

maktadr.

Sadece

bugnk

olgular

saptamakla

yetin

mektedir.
onlara

Olgularn sadece d grnleri ile urap,


bu

hayatiyet ve canllk veren i elimeler ile, uramamaktadr.

elimelerin zmlenmesi Ue

(67)

Btn bunlardan son tallilde

anlalaca olan

zere,

pozitivizm, 1830, 1848

saa dnk

bir grtr.

ihtilllerinin, Avrupa'y kasp-kavurduu bir zaman s reci iinde oluturulmaya allmtr. Bu zaman sre

cinin en nemli zelliklerinden biri, materyalist dnya grnn kk salmasdr. Yeni bir g olarak gelien

ve gittike kuvvetlenen ii snfnn gr haline gel


mesidir.

Kemalist

ideolojinin

fU^irsel

dayanaklarmm,
(68)

pozi

tivist gr olduu ileri sriUmektedir.


... Atatrk'n fU:ir

sisteminin temelin

de

'pozitivist bir espri'nin varhm Ueri Atatrk'te 'ilim' kavrammm


olmas niteUine dayanyoruz.

rerken,
kavram

temel
(69)

... Dnyada her ey iin, medeniyet iin, hayat iin, muvaffakiyet iin, en hakiki mr

it ilidir. lim ve fennin

haricinde,

mrit

aramak gaflettir, cehalettir-, dalalettir. Yalnz, Burada szkonusu olan idealizm, felsef idealizmdir. Ahlk idea

lizm deil- Ahlk

idealizm,

deer

yarglarm, normlara da

yanr, daha ok gnlk yaantdaki davranlarla ilgilidir. Fel sefi idealizm ise, bir dnce yntemidir. Metafiziktir. Felsefi
idealizm, bilinci ve dnceyi esas ise, sayar. Maddenin madde bundan

sonra

geldiini
Felsef

syler. Yani, maddenin dnceden trediini


materyalizm ifade eder. bilincin tarafmdan materyalist Felsefi bakmdan

belirler.

ekillendirildiini

olan bir kii, ahlk bakmdan idealist olabilir. Felsefi bakm

dan idealist olan birok kiinin, ahlk bakmdan materyalist


olmalar gibi. (Bu konu ile il,gili olarak baknz : Politzer, Fel
sefenin Balang lkeleri, s. 21 vd.; ss. 34-35.)
129

ilmin ve fennin yaadmz her dakikasmdaki safhalannm terakkiyatn tekamln idrak etmek ve arttr.

zamanla takip etmek

Bin,

ikibin,

binlerce

sene evvelki Uim ve fen

lisammn izdii dstrlar, u kadar bin sene


evvel bugn aynen tatbikata kalkmak, el

bette
dir. Burada,

Uim ve
(70)

fennin

iinde

bulunmak

deil

Mustafa Kemal'in belirttii,

ilim

kavra

m zerinde nemle durmak gerekir, ilim kavram, Os

manl imparatorluunda slami limler anlarmnda, ya


ni; fkh, kelam, hadis vs. anlamnda Bat teknii, bat ilmi az-ok kullanlmaktadr. baladktan

tannmaya

sonra ise, bunlar; lmtr. (71)

fen kelimesi Ue ifade edmeye al pozitivizm zerinde dururken,

Yukanda,

onun,
kar

teolojiye,
ktn, klmaya

yani;

dini

dnceye
br

ve

metafizie
dncesini ge

gzleme

dayal

bilim

egemen

altm

belirtmitik.

Avrupa'da

lien
da,

bu

pozitivist

dnce;

Osmanl mparatorluun
Cumhuriyetin ilk arkadalan tara

Gen

Osmanllar ve Jn Trkler; ise, Mustafa Kemal ve

dnemlerinde

fndan nemle zerinde duruldu.

Bu
dalar

dncenin
tarafndan

zellikle
nemle

Mustafa

Kemal

ve

arka
ne

zerinde

durulmasnn

deni, ona

iki ynden, nem pozitivist gr,

tamas idi. anlaym

Birincisi, temel

szm

ilim

yapyordu,

tlm

ise,

evrenseldi.

lim

evrensel bir

sistemdi,
alnp

ilimin
uygu

vatan

olamazd.

Dolaysyla

pozitivizmin

lanmas taklit saylamazd.


celerini reddetmesi idi.

kincisi ise,

pozitivizmin,
gr idi.

kilise ile ilgUi bir gr olmamas idi. Kilisenn din-

Pozitivizm, laik bir

Bu ise, toplumun laiklemesini isteyen Mustafa Kemal

130

ve

arkadalar tarafndan nemle

zerinde durulan

bir

husus

idi.
... Bu noktada iki ey sylyorum: Bi

ri Trk batclnn
pozitivizmin

pozitivist

olduu, teki
Bizim ba-

dogmatizmi

ierdii.

tchunzm,

zellikle ttihat ve Terakki ide


grnen, Kema-

olojisinin bir devann olarak

lizmin pozitivistlii benim fikrim deUdir. Fi kir tarihilerimiz oktan bu tammlamada bir

letiler. Bat dncesinin mutlaka pozitivist


olmas Batda gerekmez 1789 elbette. Fakat akl ve pozitivizmin. aydmlanma onlarn

ncesin

alarmm meru

ocuu

olduunu,

iyimser akla inanlann srdrdn, bizim de siyasal ve toplumsal yapmz gerei, zelhazrlayan dncelerden etki Dinden, byle bir

lile 1789'u lendiimizi,

unutmayalm.

kesin metafizik

dman programa

gemek,

eskilere pek zor gelmi olmamal. yleki, ter


minolojinin bile deimesi gerekmemi, yal

nz baz kavramlara yeni yorum getirilmitir. Din yerine biUme inanmtr. Atatrk'n

'Hayatta en

hakiki

mrit

ilimdir'

szn

ele alalm. Burada Uim yeni bir terim deil


di. Dbilimi demekti. Onun iin byle sy

lendiinde,
nin

arpc bir yan yoktu.

Sanki di

stnl bir kez daha Ayn szdeki, irat

aklanm olu terimine de

yordu.

etme

dUckatinizi ekmek isterim. Ayrca 'aydn' di


ye evirdiimiz, 'mnevver' terimi de, bu yn den son derece ilgintir. Bat diUerdeki ze

k adamnn

yannda,

bizn

tannsal kla

aydnlanm adammz buram buram din ko


kar. (72)
131

Demekki, batllama laik bir islamlk olarak ileri


snmektedir. Yukarda pozitivizmU de laik bir insan

lk dini gelitirmeye altn ifade etmitik.


...Memleket ve mUletin hayat ve atisi ne olan muhabbet ve hrmetimden dolay hu

zurunuzda bir noktay izaha mecburum : Va


tandalar, vatandamz,, herhangi bir ahhs istediiniz gibi sevebilirsiniz. Kardeiniz

gibi, arkadamz gibi, babanz gibi, evladnz

gibi, sevgiliniz gibi

sevebUirsUiz. Fakat, bu

sevgirzi, mUU mevcudiyetinizi, btn muhab

betinize ramen herhangi bir ahsa, sevdii


nize vermeye neden olmamaldr. (73)

Bu tr sevgi ve sayg tlerinin, pozitivistler tara

fndan da ileri srldn yukanda grmtk. Mustafa Kemal hayatta en hakiki mrit ilimdir

diyerek iki eyi ifade etmeye ahyor : Birinci olarak,


resm islam anlayn, yani, devlet tarafndan organize edilen gerek islam savunuyor. Gerek slama kar

imanl ve akc bir tavr takmyor. Hayatta en hakiki


mritin ilim olmas budur. Buna karlk devlet rg

tn dnda, yani, resm islam anlaynn dnda geli


en tarikatUa, eyhlie, dervilie, tekkelere vs. sa

va ayor. Bin yUdr, ikibin yUdr uygulanan ak d sistemler de budur. kinci olarak ise, islami Uimler ile
fen'i yani, gerek bilimleri bir arada, biriikte kullan

yor. Bunlann birbirieri ile


btnlediini belirtmeye

elimediini,

birbirlerini

alyor.

Burada stnde durmaya altmz nemli nok ta u : Avrupa'da, 19. yzyln iUs. eyremden itibaren
gelimeye balayan, pozitivist
Gen

teorUer,

Osmanl Impaaynen uy

ratoriuunda,

OsmanlUar

tarafndan

gulanamad. Pozitivist teori olduu gibi alnmad. Bu

132

konuda nceler,

pozitivizm adma geUtirmeye temeldeki teorik

allan

d ko

dayanaklarndan epeyce

puktur. modeli

(74)

Kemalist

ideolojinin

ise,

hangi

teorinin

olduu bile

belli deUdir. Aslnda,


Fakat,

pozitivist te
uygu

orilerden

kaynaklanmaktadr.

Trkiye'de

lanan Kemalist ideoloij, pozitivizmin teorik kaynaklanna olduka ters dmektedir. ou zaman, pozitivist

teorilerle,

arasnda Ugi kurmak bile zorlamaktadr. nesnel gerei reddetmekle; elle tutulanm ve onun bi gzle g

Pozitivistler, linemeyeceini

sylemekle;

rlenin tesinde bilinemeyeceini

hibir eyin bildirmekle

aratrUamayacam ve olgulara, gzlem

beraber;

ve deneylere nemli yer nin ve elle somutu tutulanm

vermektedirler.

Gzle gri-

bUime konu olacam bUdirerek, Yani, varlk Kemast alan ise, olarak, daha

kabul etmektedir. etmektedir.

gerei kabul

ideoloji

nesnel

geree

varmadan;

olayn,

olgunun,

eyin biz

zat kendisi reddetmektedir. Somutu reddetmekte,, kar etmektedir.


edilmektedir. (*)

Yani, varlk alan olarak gerek inkar

Krt

olgusu,

1923'lerden

itibaren

inkar edilmitir

ve yok saylmtr. Krt isimli bir ulusun varolmad, tarihte byle bir halkn yaamad, bu isimle bUmen

halkn Trk olduu, Trk olduu iinde mutlu olduk lar, Krte diye bir dUin bulunmad, bu diUn Trk-,

e 'nin bir ivesi olduu, Kemalist ideolojinin temel ha

reket
n

noktalarndan biridir.
ama, kemalist

Kemalizm,

bu grlerini
belirtmek
nasl

Burada
ildir.

ideolojinin,

zelliklerini
srete,

de- i

Kemalist

ideolojinin,

toplumsal

egemen

bir ideoloji haline geldiini belirtmek de deildir. Vurgulama


ya altmz nokta, kemalist ideolojinin, Krt Sorununa ba

k yndr. Kemalist ideolojinin zellikleri, egemen bir ideo

loji haline
deki

gelii. Krt

Sorununa bak asnn anlam,

ileri

almalarda ele almacaktr.

133

hem fikir plannda, hem ekilde gelitirmekte ve bu grleri;

de

eylem plannda etkin bir Kemalizmin siyasal

uygulamaktadr. yarg

rversitelere,

organlarna,

partilere, sendika ve derneklere eitU kamu kurulula-

nna empoze edUmi ve kabul


niversiteler, zellikle bylesine yalana ve

ettirUmitir.
bUimler

rne;
blmleri (**)

toplumsal

inkara dayaja bir

ideolojiyi

yapan ve yayan kurumlar haline gelmilerdir. niver


siteler, bylese yalana dayal ve inkar zerinde geli
tirilen bir ideolojiyi merulatrmaya almaktadrlar.

Aa-yukan,

teki

kurumlarn

durumlan da byle.

Devlet ise, askeri ve idari sistemi ile, eitim sistemi ile, kitle haberleme aralar politikas ile,bu ideolojiyi ak uygulamakta ve
Bu

tif olarak

gereklerini yerine

getirme

ye almaktadr.

ideolojiyi

gerekletirmek iin,

her trl gayreti gstermektedir. Bu ideolojiyi gerek

letirmek iin her trl vasta mubahtr. Osmanl Imparatorluundaki Yenieri Ocaklarn hatrlatan, Yatl

Blge Okullar ile, Krt ocuklar zlerinden koparlarak asimile edilmeye, kleletirilmeye allmakta; radyo,

televizyon gibi aralar da, bu ii btn Krt toplumu a

pnda

gerekletirme amacm

gtmektedirler.

Devlet,

idare sistemi ile, ordusu ile, bu ideolojiyi benimsemeyen

leri, yani Trklemeyi benimsemeyenleri, Krt kalarak


yaamn srdrmek isteyereri, eitli biimlerde horla

maktadr. Kemalizm, Krtlerin mutlu olmalarn, Trk leme kouluna balamtr. Krt kalarak mutlu olmak
isteyenlerin zerlerinde ise, ar bir bask poUtikas sr
drlmektedir.

Kemalist ideoloji,

Trkiye'n

sosyo-ekononk te-

temeU zerinde, ekonomik menfaatler erevesinde olu


an ve kamlmaz olan suflamay da reddederek,

( 134

Baknz : Sahife : 26'daki

(**) dipnota.

Trkiye'nin smfsz ve zmresiz bir toplum olduunu sylyor. Buda maddi gerein ve sosyal olgmun reddidir.

Grid gibi, kemalist ideoloji, varlk alan olarak

gerei inkar eden ve yalana dayanan bu hali ile, po zitivizmin teorik temellerinden son derece uzaktadr.

Hem Hayatta en hakiki mrit Undir, fend: demi,


hem de gerek bUimlerin temelinde duran, olgulan, ya

ni, varlk alann yok sayarak, reddederek bUn dma n bir tavr iine girmitir. nk, dogmatizmi bime

egemen kUarak, belirU konularda fj: retme olanam ortadan kaldrmtr. Normatif tedbirlerle fdr re
tilmesini yasaklamtr. Kemalist ideolojinin zmleme

sini, ileride etrafl bir ekilde yapacaz. Bu arada, ni


versite, yarg organlar gibi zerk kurumlara, bu ide

olojinin nas benimtedUdii, onlan da bunu, tartl


maz tek gerek olarak nasl benimsediklerini yine anlat

maya ahacaz. Burada ksaca

KemaUst

ideoloj

resm ideoloji olduunu, egemen ideoloji olduunu be


lirtmekle yetinelim.

Kemalist ideoloji, bata, asker-sivl'Trk kk-burjuvazisinin deoloj isidir. Daha sonralar, Trk burjuva

zisi ve geUen Trk tekelci sermayesi de, bu ideoloji ile


btnlemitir.

Kemalist ideoloji, Krt olan snf ve tabaklara ge

nel olarak uzak bir ideolojidir. Ideolojin, Krt haUsna kar bask yntemleri Ue bennsetilmeye ahlma-

s, bu uzaklktan dolaydr. Merkezi otoriten 37 - 38 senedir, yani Dersim Direnmesinden sonra, yaratp ayak

ta tutmaya aht, ajan edip kendae balad, ma


halli istihbarat rgtlermde kuUand, zaman zaman

da parlamenter olarak Trkiye Byk MUlet Meclise soktuu .tutucu smflann, yani, toprak aalarmn, eyh135

lemi,

seyitlerin,

airet

reislerkin
1938

bile

bu

ideoloji
ise,

ile

btnletikleri sylenemez.
egemen snflarm

lerden nce

Krt

Kemast

ideoloj

uygulamalar

na kar mcadele halde olduunu biliyoruz.

Kemalist ideoloji egemen

bir ideolojidir.

Trkiye'

deki btn smf ve tabakalar zerde egemend:. Ba


ta kk-burjuvazi olmak zere btn egemen smf ve

tabakalar tarafndan savmulmaktadr. Kemalist ideolo

ji, niversiteler, yarg organlar, lan zerinde kesin bir

mahkemeler,

siyasal

prtUer, dernekler, sendsalar, kitle haberleme araegemenk kurmutur. Bu ise, byk bir teh bim yntemi bakmndan son derece toplumsal kurumlar zerinde bu

like yaratmaktadr. nk, ideoloji, toplum zerinde ve derece ar ve etkin


allmaktadr. bir egemenlik kurunca, gelecek, artk, ideoloji asmdan ve ideoloji aracl ile yorumlanmaya

Mademki ideoloji, Krt unsurunu kabul etmiyor, byle bir unsur yok, gelecekte de olmaz. Olamaz, olmamaldr. EerKrdm diyenler olursa, bunlara kar mcade le etmek kamhnaz gir grevdir. Olmayan bir eyi ya

ratmaya alanlara kar mcadele edilir. deoloji, ege


men ideoloji olup, toplum ve toplumsal kurumlar ze rinde egemenlUs kurunca, artk, gemi te, bu ideolo

jiye gre yeniden ina kabul etmiyor, gemite de

edUmektedn.

Mademki, gn

mzde egemen ideoloji; Krt varhm, Krt gereini


byle bir varlk, byle bir gerek yok, tarihsel
Bilim

yaamamtr. Bu anlaya gre


yntemleri olamaz.

olaylara yaklamaya alanlarn, tarihsel belgeleri tah


rif etmekten baka hibir
mi

adam denen kii bylesine bir ideolojUs saplantya girdi


tarihsel belgelerde geen Krt kelimeleri, ya (Tari yazan karr, veya onlan, Trk, Arap, Fars vs.

hangi mlete mensup ise) diye deitirir. Veya Krtle


rin tarihteki eylemleri grmemezlikten gel:.

136

Grld gibi, resm ideoloji artk, bilgi edinmede kuUamlan bir Dorunun dnce yntemi haline tartUmaz tek gelmektedir. lt olarak

(hakikatin)

kullanlmaktadr. Ve bu bilgilerin, doruluu herkes ta rafndan tartmasz kabul edilen ve geerli saylna or takduyu haline gelmesi istenmektedir. Btn bunlarn

ise; biUm yntemi bakmndan ne kadar sakncal du

rumlar olduu phesizdir.

nk, bim ynteminde;

gemi, bugn ve gelecek bir btndr ve birbirleri

etkilerler. Bugn anlayabilmemiz iin, gemiin somut


durumunun ve somut olgularnn somut tahUlini yap

mamz gerekir. Toplumun gelecee doru, dorultusunu

izebilmenz iin ise, bugn anlamalyz. Burada ise, gemiten yararlanarak, bugn anlalmaya ahUma-

makta, bugnn egemen ideolojisine gre, bu ideoloji


nin gereklertne gre, gemi yeniden ina edilmeye a
llmaktadr.

Halbuki, bugnden gemie bakmak ok shhatli ve

bilimsel

olmaldr.

Resm ideolojiden,

kstlayc

fik:-

lerden kurtularak gemii

anlamaya ahan kii,

ok

daha shhatU ve geerii bUgUere sahip olur. Resm ideolo

jiye dayal olarak fikir retmeye dayanmann,

ahan kii, elbette,

ok nemli bir rahatlk imdedir. Bu rahatlk, devlete resm ideolojiyi yaygmlatrmanm verdi
Fakat resm ideolojiye dayanmamn i bir ralatlctr.

rahatl iinde reten bUgUer hibir zaman bUimsel


olamazlar.

137

VI.

BLM

SONU :

VARLIK ALANI

OLARAK,

GEREK

KABUL EDLMEDEN

VE NESNEL

GEREK

BLNMEDEN, DOAYI,

TOPLUMU,

NSANI DETRMEK MMKN


DELDR.

BUimsel gerein,

faaiiyetin gerek

temel

ta,

varlk

alan eyin

olarak kabu

yani

somut'un,

olgunun,

ldr.

BiUm,

ancak

byle

bir

kabulden

sonra

olgUan

ve

olgusal

ilikileri

kavrama iine

balayabUir.

'D
S

nlm mr

somut'u aram-rv'a,

kavramaya normatif

balayabilir. tedbirlere

smf ideolojilerine

ve

boyun

eilmesinden
faaliyetin

ve

bunlann

kabulnden

sonra,
Bu

bilimsel
alma

yrtlmesi

mncn

deildir.

lar,

ideolojiyi

korumak ve

onun

bilim
ie

zerindeki ege
yaramaz.

menliini

srdrmekten

baka bir

Btn

bu tutumlann,

bUim-d ve bim dman

tutumlar
egemen

olduu

phesizdir. yleyse,

bim

yntemi
ta

smf

ve smrgeci ideolojilere kati

surette

viz veremez. Gerek somutu somut olgulan, nesnel ger

ei

yok

saymak,

reddetmek,

bim

yntemi

ile

hi

badamayan

tutumlardr. Bilim,

somut

durumlann,

somut olgularn,

somut tahlUini yapar. Somut durum,

olgulann ve

eylerin

bizzat kendisidir. ,

Somut tahlil

141

ise, nesnel gerein b: btnsellUt iinde kavranmaya


allmasdu-. Olgular ve olgular arasndaki ikUerin,

eUme

ve deimelerin

eitli

ve

balantUann

bir btn olarak kavranlmas ve ortaya ikanlmasdr.


Yani, gerein somutlanmasdr. Gerek somut tan

dnlm somut a byle vanlr.

Grld gibi, doada, toplumda, btn eyler ve olgular birbirlerine sk bir ekilde baldrlar. Biribir-

leriyle diyalektc b- btnlk iindedirler. Hibir olgu


veya ey teki olgu veya eylerden bamsz deildir.

Kendi

dndaki

eylerden

ve

olgular

kmesinden
Bu,

et

kilendii gibi,

onlar

etkileyebilir de.

olgu veya ola

eyler hibir zaman

sabit kalmadn,

devaml

rak deitiini de gsterir Bu ise,

zellsle

toplumsal

bUnlerin, tarihsel

bimler olduunu gsterir.

Doay,

toplumu, insan ve

tarihi deitiren, harekete geiren

nemli etkenin ise, eylerin veya olgulann i yapUannda mevcut olan elimeler olduu phesizdir. Bu de

imede d mdahalelerin ve d etkenler de rol var


dr. Hangi toplumlarda i oynad,
trma ve

etkenlerin, tayin

edici rol

gelimenin

ynn tayin ettii,

somut ara

incelemelerle ortaya kar. bile baz eyleri yazmann yeri ve

Doru olsalar

zaman deildir. Her ey, her yerde, mez, her eyin bir sras var

her zaman sylen

anlay bilimin anlay

deUdir. Bu dnce
zmc

idare-i maslahat

ve

neme-l-

bir dncedir. Bir ka meru gsterme aba

sdr. Bu ayn zamanda idealist bir dnce Dlimr(3 faaliyete vcut veren, maddi

biimidir. gr

hareketi

memek ve anlamamak iin gayret eder. gusal Uikeri maddi rn

Olgulan ve ol insanla

hareketleri iinde deil,

bilinciyle aklamaya alr.

142

BUim,
yorsa,

herhangi

bir bUgiyi

retiyor

ve

Uade

edi

bunu, yeri ve zamam olduu iin

yapyordur.

Zira bilim, genel olarak d dnyadaki ve nisan zihnin


deki hareketlerm genel yasalann arayan bir sretir.

Diyalektc bir doadaki,

sretir. Bilim adam

denen kii de,

tarihteki ve toplumdaki

hareketlerden ba

msz deildir. eitli

forssiyonlan ile o

hareketleri

etkUedii gibi onlardan etker de. Onlardan etkilen


dii zaman, yeni yeni sorunlarn varln kavrar. Bu

sorunlan zmlemek iin yeni yeni bUgiler retmenin


yollarm arar. O halde bUimsel faaliyetin, doadaki, ta

rihteki ve
mannda

toplumdaki
retildiini

hareketlerte

organUs: bir ba
ve zamanmda

vardr. Bu ba, bilimin rettii bilgilerin yerde ve za

gsterir.

Yerinde

retilen bir bilgi de ifade edilmelidir.

Bu bUimsel bU

ginin bir zelliidir. Kanunun mcelemesine ve eletir mesine sunulmam, gizli braklm bilgiler, ne kadar
nenUi olurlarsa olsunlar, biUmsel bgi saylamazlar.

Herhangi bir somut sorun ortaya atdmda, yeri


ve zaman deil, artlar msait deil, hassas ev

relerin hmna urar

gibi, nedenler ileri

srlmesi,

bilim yntemi ve dncesi ile badamayan bir anla

ytr. Bu tr anlaylarn bim yntemi ve dncesi


ile ilikisi yoktur. Bu anlay olsa, olsa, toplum zerin
de veya smrge halklan zerinde veya smrge halk

lar zerinde byk bir egemenlUs ve smr mekaniz


mas kurmu olan smflann ve smrc glerin ide
olojisi olabUir. Zira onlar, blenmeye, nesnel ger

eklerin anlatlmasna, iddetle kar kariar. Bu ba

kmdan bUgisizlii, karanl neririrler. nk, yn


lar biUnlenmeden yoksun kaldklan zaman, smr

ilikileri dala rahat srer. Bu bakmdan, egemen smf1ar ve smrge ynetimleri, nesnel gerei anlatan fi143

k-

ve

dncelerden

iddetle

kamrlar.

Bu

fUtir ve

dncelere byk bir ambargo koyarlar.

Fikirlerin eskisi, yani, tutucusu olabildii gibi dev

rimcisi de olur. Devrimci fikirler yeni gelien glerin,

tutucu fU?:irler eski glerin, egemen glerin fikirleri


dir. Egemen gler, smrge ynetimleri; basn, radyo

televizyon, sinema gibi kitle


geUmesmi

haberleme

aralanyla,
fikirlerin fi-

eitim kurumlaryla ve eitli yollarla tutucu fikirlerin


tevik ettUcleri halde; devrimci gelimesine byk bir ambargo koyarlar. Devrimci kirlert yasaklarlar. liklerini krmaya
yeni

Sahiplerini zindana atarlar. Byle alrlar. nk, yeni


ok nemli

ce yeni fikirlerin, yeni dncelerm toplumdaki etkin

fikrlerin ve
etkinlUsleri

dncelerm toplumda

vardr. Yeni fsirler ve yeni dnceler toplumu dina-

mikletirirler. Yeni fikirlerin ve yeni dnceler top

lumlan deitirici, yeniletirici, harekete geirici ve rgtleyci gleri vardr. O halde, yeri ve zaman deil,
artlar meyelim msait deil, tezleri hassas evreleri endielendir anlaydr. znde egemen glerin

Smrge

ynetimlerinin

anlaydr.

Onlara hizmet

eder. Devrimciler bakmndan ise, sadece bir kan ifa


desidir. Bir ka, uzak duruu meru gstermenin ifa
desi.

Btn bunlardan
artlar msait ylan ve bu deil,

dolay,

yeri ve

zaman deil,
anla-

hassas

evreler ne der olan

anlaylara egemen

deer yarglan,

bilim d bir bak

asnn ifadesidir.

Zaten bilimin

kavramlan da deildir. Ancak


iin retiyordur.

kategorilerdir.

Bilim

herhangi bir bilgiyi retiyorsa, yeri ve zaman olduu Bu bakmdan Marks'm Ekonomi Po

litiin Eletirilmesine

Katk kitabnn nsz' zerin

de nemli durmak gerekir :

144

...

insanlk

ancak halledebilecei prob

lemleri ortaya atar. nk, yakndan baklr sa grlecei gibi problemin kendisi ancak,

halledilmesi iin gerekli maddi artlar esasen

varolduu, ya da olu halinde bulunduu za


man meydana karlar. (75)

rnein;
gecilik

Bat'da

smrgecilik kavrarm ve

smr
k
As

ile mcadele biimlerinin


rastlamaktadr. Halbuki

gelimesi, onun
Bat'nm,

yllarna

Afrika,

ya,

Gney

Amerika

gibi

blgelerde

uygulad

mrgecilik,

ok uzun yllar

nce balamt.

Marx,
lerin

Ludwig

Feuerbach
yle der :

zerine

gelitirdii

tez

onbirincisinde

imdiye biimlerde

kadar

filozoflar dnyay

eitli ve

kavramakla,

yorumlamakla

aklamakla
dnyay

yetindiler.

Halbuki
(76)

nemli .olan

deitirebUmektir.

Doay,

toplumu

deitirebilmenin

koulu

ise,

nce varlik alan olarak gerein, yani, somut olgunun, eyin kabuln, sonra da nesnel gerein kavranmas

n gerektirir. Yani, deitirilecek olan eyin ne olduu


nu iyi bilmek gerekir. Somut olgular, varlk alanlar

reddedilerek, yalana dayal resm ideolojilere itibar edi


lerek dnyay, Yalana dayal toplumu deitirmek mmkn bir ideoloji karsnda sinerek, sessiz kalarak, deildir. o ideolo

jinin eylemleri karsnda

grmemezlik

ten ve duymamazlktan gelerek, dnya ve toplum dei

tirilemez. Bu kouUarda, deil dnyay, toplumu dei


tirmek, onu kavramak, yorumlamak, aklamak bile

mmkn

deildir.

Dogmatizmle

mcadele etmeden bilimsel

faaliyeti

yrtmek mmkn deildir.

145

Dnsel bamszhk ve tutumu, basklar karsmda


gerektirir. yun ememeyi

bilimsellik sinmemeyi,

eletirisel

bir
bi

baskara bo
bUakis

Dnsel bamszlc ve
sus-pus olmamay,

limsellik basklar karsnda

basklar zerine yrmeyi gerektirir.


szlk olmadan da,

Dnsel bam
mmkn

biUmsel alma yapmak

deUdir. Her

trl bask ve terr

karsnda, zerke

davranamayan kii ve kurumlar, zerk olamazlar. Tu

tucu gler, siyasal iktidarlar kii ve kurumlara zerklUc vermez. dncelerin


Bilnsel

O,

ancak, kendi gr ister.

dorultusundaki zerke davranan

fikir ve dncelerin, kendisine hizmet edecek fikir ve yaygmla^masm


faliyet iin,
kii veya kurulu zerktir.

geni ve

rahat

bi rana cad

denin almad
gl bahesinde

unutulmamaldr.

BUimsel

faaliyetin

dolamak olmad bir gerektir.

Dnyay deitirmek isteyen snflarn ve glerin,


somut olgular venesnel gerei bUmeye tiyalan

vardr. Smrgeciler, her zaman smrgeci yntemleri

ni smrc snflar da, her zaman smrlerini giz lemek isterler. gstermeye
ynetimlere

Smrgeci ilikilerini ve

smrlerini Smrgeci
gizlenecek

heru gstermek iin, yaptklar ii, evrensel imi gibi

alrlar. Rasyonelize ederler.


kar mcadele edenlerin ise yoktur.

hibir eyleri

Smrc snflara kar mca

dele eden emekilerin, gizleyecekleri hibir ey olamaz.


Nesnel gerein, yani gerek somutun yok sayla

rak,

reddedUerek

ie

balanmas

ise,

bilim yntemine

daha bandan itibaren ters der. Byle kii ve kuru

lular, sik sk objeyi


146

gerek biUm

bUgilenme srelerinde, dedii halde, bilimin

gerekse nesnesini,

daha yani,

sonraki eylemlerinde

elimeler iinde kahr.

rnein;

reddeder.

zgrlk szn sk sUc kulland

halde,

smrgecilii

savunur,
gelir.

smrgeci

boyunduru

un bir halkas haline

Burada nernli olan nokta

udur : lk

Bilgilenme sreci Bireyin

ve

bireyin bilinci bir btn srekli bir elime ola

arzeder.

bilincinde

maz. Bireyin bilincinin bir yan smrgeci, bir yan z

grlk, sa, yani,

bamszlk bilgilenme

olamaz.

Byle ve

bir

elime

var

srecinde

daha sonraki eylem aslmda, bire

lerde,

byle

bir elimeye rastlanlyorsa,

yin

bilincine

egemen
Birey iin

olan ynn,
byle

ikinci

yn

olduu
par

phesizdir.

olduu gibi,

siyasal

tiler,

dernekler,

sendikalar

vs.

iin

de

byledir.

n,-

k bilgilenme sreci

bir btndr.

nk

elime, in

sann biUncinde
daki, lime

deil,

eylerde

ve olgulardadr. Doa
e

toplumdaki ve deildir.

tarihteki elime, duraan bir bir sretir. Bu elimeler

Dinamik

zlerek, doa ve toplum yeni yeni aamalara gelir. Tez-

Antitez-Sentez

biiinde

ifade

ettiimiz bu sre;

do

ay, tarihi ve toplumlar dinamik kUan motor bir g tr. Nesnel gerei kabul etmeyen, yok sayan bir in

sann
medir.

zihin

yapsndaki
bir

elime

ise,
Bu
bir

srekli
ise, o

bir

eli
veya

Duraan

elimedir.
yapan temel

bireyi

kuruluu

dogmatik

etkendir.

eylerdeki ve

olgulardaki elirneleri, doru-drst kavramamakta srar edenlerin,

kavramayanlann veya

zihin yaplar elbette elimeli kalr. Bu elimede ar basan ynleri ise,


ynleridir.

bilim-d, giderek

anti-demokratik
yolu z

Bu elimelerden kurtulmann tek

etirici yapp, nesnel gerei doru olarak kavramann


yollarn aramaktr.

Bunlar temel dorulardr.

Bata ii snf ve ezilen, smrgeletirilen haUdar olmak ve zere, dnyay ve toplumu deitmek isteyen snf ve tabakalarn
hibir zaman

bu nitelie sahip olan btn


halklarnn bu temel

smrge

doruyu

akldan karmamalar gerekir.


147

(1)

Doan Ergn, 100 Soruda Sosyoloji

El Kitab, 2. bs. Gerek

Yaynevi, istanbul 1975 s. 162.


(2) Yntem, metot hakknda bk. Politzer, Felsefenin Temel

lkeleri. ev. M. Ardos, Sol Yaynlan, Ankara 1969, ss. 3344; Cemal Yldrm, 100 Soruda Bilim Felsefesi, Gerek

Yaynevi, stanbul 1973, ss. 77-81;


ve Tarih, Yar Yaynlan,
Ergn, 100 Soruda

Doan Ergn, Sosyoloji


1973, ss.
bs.

stanbul,
El

49-56;

Doan

Sosyoloji

Kitab, 2.

Gerek Ya

ynevi, stanbul
Ve Toplum
202-206; W.

1975,

ss. 152-155;

brahim Armoan,
stanbul
iBlimlerde
Ankara

Bilgi

I, Bilgi Sosyolojisine Giri,


Goode
ev.

1974, ss.
Aratr
Ca-

ve

P.

Hatt,
Kele,

Sosyal
SSYB,

ma IVIetotlar,

Ruen

1964;

vit, Orhan Ttengil, Sosyal

Bilimlerde Aratrma ve IVIetot,

3.

bs.

stanbul,

1975 s.
mer

I;

oanna
Bozkurt,

Kuuradi, eitli
Say 4, Bilim Toplumsal

Dialektik Kavramlan: Metot ve Gr, AD, Cilt 7 ftnkara 1974, ss. 30-32;

lerde Yntem Kavramnn Alan, AD, Cilt 5 Say 4 Ankara


1972 ss. 3-13; Asaf Sava Akat Gei Dnemi Toplumlan

in Teorik Bir ereve I Birikim, Say 13 Mart 1976 s. 22.


(3) Doan
gn,

Ergn,

Sosyoloji Ve Taril, ss. 135-136;


El Kitab, ss. 155-156; Selahattin

Doan
Hilav,

Er
Di

Sosyoloji

yalektik Dncenin Tarihi, Sosyal Yaynlar, stanbul 1966,


ss. 173-180; Cem Eroul, Diyalektie Giri, SBFD Cilt 21

Say 3 (4) Cem

1966, ss. 294-296. Diyalektie El ve Giri, ss. a.g.m. s. 294, 298; Doan

Eroul,

Ergn, (5)

Sosyoloji tarifi

Kitab,

152-159. kavram Alman hakknda bk. En

Diyalektiin gels, L.

diyalektik ve Klasik

Feaerbach

Felsefesinin

Sonu,

ev.

Nizamettin

Burhan,

Sosyal

Yaynlar,

stanbul

1962

88. 16-25; Marx-Engels, Felsefe ncelemleri, ev. Cem


oul, Sol Yaymlan, Ankara, 1968, s. 33; Politzer,

Er

Felsefe

nin

Balang

lkeleri,

ev.

Cem

Erolu,

Sol

Yaynlan,
lke

Ankara
leri, ss.

1966, ss.
37-44,

131-184;

Politzer, Felsefenin Temel


Anti-Duhring, ev.

45-124;

Engels,

Kenan Mater

Somer, Sol

Yaynlan,

Mart 1975 ss. 199-229;

Lenin,

yalizm ve Ampiryokritisizm,
n, Ankara 1976, ss. 32-210;

ev. Sevim
Marx -

Belli, Sol Yaymla- Lenin. Evren-

Engels

148

sel eliki ve Tarihsel Maddecilik, I, ev. E. Ate, Ana Ya ynlan, stanbul 1975, ss. 215-269; Marx - Engels Lenin,

Marksist

Felsefe Yazlan,

ev.

Mesut Odman,

Bilim Ya

ynlan, stanbul 1976, ss. 105-153; Stalin, Diyalektik ve Ta

rih - Materyalizm, ev. Zeynep Seyhan, Bilim ve Sosyalizm


Yaynlan, 5. bs. Ankara 1975, ss. 5-14; Stalin, Anarizm mi

Sosyalizm mi, ev. Muzaffer E. Kabagil, Sol Yaynlan, An


kara 1974, ss. 13-24; Antonio Gramsci, Felsefe Ve Politi

ka Sorunlar, ev. Adnan Cemgil, Payel Yaynlan, stanbul


1975 88. 165-168; Kuisinen, Diyalektik Materyalizm, ev.
Sahir Sel, Sosyal Yaynlar, stanbul 1965; Selahattin Hilav,

Diyalektik

Dncenin

Tarihi,

Sosyal

Yaynlar,

stanbul

1966,; Kuzinen ve arkadalan, Marksizm - Leninizmin lke


leri, El Kitab I Diyalektik ve Tarihi Materyalizm, ev. G
ne Bozkaya, Yar Yaynlan, stanbul 1975 ss. 99-149; M.
Rosenthal ve P. Yudin, Materyalist Felsefe Szl, ev.

Aziz allar, Sosyal Yaynlar, 2. bs. stanbul 1975, 114 116; A. Spirkin - O. Yakhot, Diyalektik ve Tarih Materya

lizm, ev. Engin Karaolu, Bilim Yaynlan, 2. bs. stanbul


1976 ss. 59-110; Henri Lefebre, Kari Marx, Hayat ve Eser

leri, Cilt I, ev. Rasih Nuri leri, Anadolu Yaynlan, Ankara 1968, ss. 69-86; Henri Lefebre, Lenin'in Hayat, Filozofik,

Ekonomik ve Politik Dncesi, Cilt I, ev. Rasih Nuri le


ri. Anadolu Yaynlan, 2. bs. stanbul
Affanasiev, Felsefenin lkeleri I

1975 ss. 280-284; V.


Materyalizm,

Diyalektik

ev. Nuri Samyeli, Yar Yaynlan, stanbul 1974: Lenin Fel

sefe Defterieri, Sosyal Yaynlar istanbul 1976 ss. 289-307 M. Buhr - A. Kosing, Marksc Leninci Felsefe Szl
ev. Engin Akn, Konuk Yay. stanbul 1975 ss. 78-85. Di

yalektik kavramnn eitli anlamlan iin aynca bk. oanna


Kuuradi, eitli Dialektik Kavramlar Motot ve Ve Gr,
a.g.m. ss. 3-32.

(6) Bilim ynteminin sz edilen yn ile ilgili

olarak bk.

Cemal Yldrm, Bilim Felsefesi, ss. 92-108; Politzer, Felse


fenin Temel lkeleri, s. 188; Kuzinen ve arkadalar, Mark
sizmin - Leninizmin lkeleri, I ss. 151-186; Lenin, Materya

lizm ve Ampiryokritisizm ss. 32-98; Lenin,

Felsefe Defter-

149

leri, ss.

387-379 Antonio Gramsci, Felsefe ve

Politika So

runlar, ss. 164-185; Marx - Engels - Lenin, Marksist Felse fe Yazlar ss. 154-204; Marx - Engels - Lenin, Evrensel e liki ve Tarihsel Maddecilik, I s. 271 vd.; Engels, Anti-Duh ring, ss. 85-230,; Mao, Teori ve Pratik, ev. N. Soluku, Sol Yaynlan, 2. bs. Ankara 1969 ss. 7-73; Marx, Hayat Lenin'in ve Eserleri, Cilt Henri Lefebre, Kari Henri Lefebre,

I ss. 51-67;

Hayat,

Filozofik, Ekonomik ve M.

Politik

Dncesi,

Cilt I ss. 190-196, 268-279;

Rosenthal ve P, Yudin, Ma

teryalist Felsefe Szl, ss. 60-62; dris Kkmer, kti

sat lkelerine Yeniden Bak, Cilt I F, stanbul 1972, n


sz Behice Ankara Boran, ss. Toplumsal Yap Aratrmalar 1-22; Oskar Lange, Ekonomi DTCF. Politik'in 1945,

Metodu, Cilt II, ev. Muvaffak eref, Ata Kitabevi, stan

bul 1966 ss. 21-29, 64-78, brahim Armaan, Bilgi Sosyoloisne Giri, 88. 202-206;
88. 134-141; Doan

Doan

Ergn, Sosyoloji ve Tarih,


El Kitab 2. bs. ss.

Ergn,

Sosyoloji Bilimden

150-166;

Bertrand

Russel,

Beklediimiz, ev. Av-

ni Yakalolu, Varlk Yaynlan, stanbul 1962 ss. 56-68; Se


lahattin Hilav, Diyalektik Dncenin Tarihi, ss. 173-180;

Necat Erder, Siyasi limlerde Teori ve Metot Hakknda Ba


z Genel Dnceler, SBFY Ankara 1962, s. 9; Hilmi Ziya

lken, lim Felsefesi I, AEF, Ankara 1969 ss. 162-271; Em


re Kongar, Toplumsal Deime, Bilgi Yaynevi, Ankara 1972

ss. 21-35; Yavuz izmeci

Bilim

ve

Bilimsellik

zerinde Bir

Deneme, Birikim Say 2, Nisan

1975 ss. 7-8; Marksist Yn

tem zerine, Devrimci Genlik Yaynlan


Cem Eroul, Diyalektie Bilim Giri, Kkmer ve Felsefesi, Felsefe

1, Ankara 1975;
Hilmi Ulusal Yavuz, Kltr, ve

ss. 284-296;

ada Yaynlan,
ss. 9-10;

stanbul 1976 ss.


Eitimin

118-125;

Kitle,

Siyasi
Kav

Eitimin Temelleri 4 Bilimsellik, Kitle Say 79, 13 Ekim 1975


Kitle, Siyasi Temelleri 9, Gerein

ranmasnn Diyalektii, Kitle, Say 85, 24 Kasm 1975, ss. 9 -

10;

Kitle, Siyasi

Eitimin

Temelleri

10,

Pratik ve Bilginin

levi, Kitle, Say 86, 1 Aralk 1975


Eitimin Temelle.ri, 11
8 Aralk 1975, ss. 9-10.

ss. 9-10; Kitle, Siyasi

Hakikatin Somutluu, Kitle, Say 87,

150

(7)

Marx.

Ekonomi

Politiin

Eletirilmesine

Katk,

ev. Orhan

Suda, May yaynlan, 2. bs. stanbul 1974, ss. 214-215.


(8) Bilimin eitli tarifleri iin bk. Cemal Yldnm, Bilim Felse

fesi, ss. 13-18; brahim Armaan, Bilgi Sosyolojisine Giri,

88. 9-14; Bertrand Russel, Bilimden Beklediimiz, s. 56; H.

Poincare, Bilimin Deeri, ev. Fethi Ycel, MEB, stanbul,


(tarihsiz) 8. 208;
Avni Yakalolu,

Edmonda
MEB,

Bouty, Bilimsel Hakikat, ev.


Edmond

stanbul 1952 s. 13 vd.;

Goblot, limler Sistemi, ev.

Fethi Ycel, MEB

stanbul

1954, ss. 9-10; Henri Le Chtelier, Tecrbi limlerde Metoda


Dair, ev. Avni Yakalolu, MEB, stanbul 1955, s. 11 vd.;
W. Goode ve P. Hatt, Sosyal Bilimlerde Aratrma Metotla

r, s. 9; Pauline V. Young, Bilimsel Sosyal ncelemeler ve


Aratrma, evirenler, G. Bingl ve N. Iil, SSYB. Ankara

1968 S8. 132-136; Hilmi Ziya lken, lim Felsefesi I ss. 2-3;
Yavuz izmeci, Bilim ve Bilimsellik stne Bir Deneme, s. 7; Tuncer Bulutay, Bilim zerine Bezi Dnceler, SBFD

Cilt 27 Say 3 iCem Sar'a Armaan)

1972, 8. 465; TB,


Aylk Blteni

Bilim, ktisat, deoloji Ve niversiteler, TB

Say 12 Haziran 1965 ss. 1-16; Adnan Advar, Tarih Boyun

ca lim ve Din, 2. bs. Remzi Kitabevi, stanbul 1969, ss. 2944; M. Buhr - A. Kosing. Felsefe Szl, ss. 41-46 Marx Engels Lenin, Evrensel eliki ve Tarihsel Maddecilik,

ss. 272 vd.: Marx - Engels - Lenin, Marksist Felsefe Yazla r, ss. 154-204; Antonio Gramsci, Felsefe ve Politika So
runlar, 88. 170-175,; Laurent Schvvarz, Markslk ve Bilim

sel Dnce, ev. Vedat Gnyol, an


1975, ss. 13-53.

yaynlan, stanbul

(9) Marx - Engels - Lenin, Evrensel eliki ve Tarihsel Madde


cilik 8. 272, 88. 286-287;
Felsefe Yazlar

Marx - Engels - Lenin, Marksist

ss. 157-160; Antonio Gramsci, Felsefe ve

Politika Sorunlar, ss. 80-81; Kuzinen ve arkadalan, Mark


sizm Leninizmin lkeleri, I, ss. 166-169; Lenin, Materya

lizm ve Ampiryokritisizm, ss. 127-138 Politzer,


Temel lkeleri, ss, 186-195; Nusret

Felsefenin

Hzr, Hakikat Kavram

zerine, Felsefe Yazlar, ada Yaynlar,


88. 287-291 Lenin, Felsefe Defterieri, s. 158.

stanbul 1976

151

(10)

Cemal Yldnm,

Bilim

Felsefesi, s. 18.

(11)

Szeden Mao Tse Tung, Teori ve Pratik, ev. N. Soluku,


2. bs. Sol Yaynlan, Ankara 1969, s. 45.

(12)

Mao Tse Tung, Teori Ve Pratik, s. 45-46.

(13)

Cemal Yldnm, Bim Felsefesi, ss. 19-20; Aynca Bk. Tun cer Bulutay, Bilim zerine Baz Dnceler, s. 471 vd.;

Oral Sander, Tarihte Yntem, SBFD, Cilt 28, Say 1-7 1973
s. 63.

(14)

Bilimsel Yntem, niversite zerklii, ve Demokratik Top lum lkeleri Asndan SMAL BEK DAVASI
Yaynevi, Ankara 1975 88. 521-529; Devrimci

I, Komal
Kltr

Dou

Ocaklar Dava Dosyas I, DDKO, Ankara 1975, ss. 261-272, 316-317; Ziya Gkalp, Krt Airetleri Ankara Hakknda s. 5; Sosyolojik Siyasi

Tetkikler,

Komal

Yaynevi,

1975

Kitle,

Eitimin

Temelleri
85 24

Gerein
1975

Kavranmasnn
Maurice

Diyalektii.
Me

Kitle Say

Kasm

s. 9;

Duverger,

todoloji Asndan Sosyal


kay. Bilgi

Bilimlere Giri, ev. Unsal

Os-

Yaynevi, Ankara 1973 s. 31-35.

(15)

Mete Tuncay, Dogmatizm, Felsefe Kurumu, tarafndan, Ha

cettepe niversitesinde 24-25


da dzenlenen nulan tebli,

Ekim 1974 tarihleri arasn


isimli seminere su Giri, ss.

Gnmzn Sorunlan, 1-2; Cem Eroul,

88.

Diyalektie

198-199.

(16) Cemal Yldnm,

Bilim Felsefesi, ss.

81-82;

brahim Arma

an, Bilgi Sosyolojisine Giri, ss.


(17) Cemal Yldnm, 100 Soruda Bilim

12-14.
Tarihi, Gerek Yaynevi,

stanbul 1974, 88. 7-13, 77-86.


(18) (19) (20) Mete Tuncay, Yukanda Sz ve geen tebli s. 6

Doan Erol

Ergn, Sosyoloji Deneysel

Tarih, ss. 27-28. Felsefi Gr Asnn Ko

Baar,

Bilimlerde edilen

Katklar, nulu

Yukanda

sz

Gnmzn tebli,

Sorunlar, ss. 1-3;

Felsefe

seminerine

sunulan

Cemal

Yldnm,

Bilim

Felsefesi

s.

18;

brahim

Armaan,
Bilim

Bilgi

Sosyolojisine Giri, s. 14;


Baz Dnceler, s. 471 vd.

Tuncer Bulutay,

zerine

(21)

Szeden,

Mao

Tse

Tung,

Teori

Ve

Pratik, s.

12.

(22)

Mao

Tse Tung, Teori Ve

Pratik, ss. 12-13.

152

(23) W. Goode ve P. Hatt, Sosyal Bilimlerde Aratrma Metot

lar, s. 9; Cemal Yldjnm, Bilim Felsefesi, s. 21; ibrahim


Armaan, Bilgi Sosyolojisine Giri 8. 14.

(24)

Mao Tse Tung. Teori ve Pratik s. 12.

(25) Cemal Yldnm, Bilim Felsefesi s. 12; Cemal Yldnm, 100 Soruda Mantk El Kitab. Gerek Yaynevi, stanbul 1976,
s. 9 vd.; brahim Armaan, Bilgi Sosyolojisine Giri, s. 13.

(26) Klasik

mantn

ilevi

hakknda

bk.

Nusret Hzr. Eski


Potzer, Felsefenin

Mantk Yeni

Mantk, Felsefe Yazlan, ss. 235-247; Cemal ss. 7-33;

Yldrm, Mantk El Kitab,


Temel lkeleri, ss. 43-44.

(27) Bu

konu

le ilgili olarak bk. Nusret Hzr, Oloslk Kavra

mnn Bilgi iin nemi, Felsefe Yazlar, ss. 253-260.

(28) Mao Tse Tung, Teori Ve Pratik, s. 9; Ayrca

bk. Birikim,

Gelimede ktisodm Rol Sorunu, Birikim, Say 14 Nisan

1976 ss. 34-35; Nathon Rosenberg, Kari Marx'da Bilimin


ktisadi Rol, ev. Faik Seyhan
1976 ss. 36-44.^

Birikim, Say 14,

Nisan

(29) Berthol Brecth, Gerei Yazmann Be Gl, ev. Or


han Suda, Yeni Admlar, Say 1 Ocak 1973 ss. 9-10.
(30) Cemal Yldnm, Bilim Tarihi, s. 135.

(31) Mete Tuncay, Batda

Siyasal Dnceler Tarihi,

(Derle

me) Cilt II, Yeni a, SBF Ankara 1969, ss. 3-5; George

Sobine, Siyasal Dnceler Tarihi, Cilt 2, Yeni a, TSID,


Ankara 1969, ss. 1-23; Yavuz Abadan, Devlet Felsefesi.

Seilmi Okuma Paralar, SBF Ankora, 1969, ss. 183-187.

(32) MachiaveUi, Hkmdar ve Byk Frederik'in

Makyavell

rtme Denemesi, ev. Vahdi Atay, Remzi Kitabevi. s


tanbul (Tarihsiz) ss. 18-20; Yavuz Abadan, a.g.e. ss. 188191.

(33) MachiaveUi, Hkmdar, a.g.e. Blm 5 ss. 27-28.


(34)
(35)

MachiaveUi, a.g.e. Blm

15 ss. 61-62.

MachiaveUi, a.g.e. Blm 18 s. 69.

(36) Byk

Frederik,

MachiaveUi'yi rtme

Denemesi, a.g.e.

ss. 94-229.

(37) Oskar Lange, Ekonomi Politik IV. Ekonomi Politikte Akm

lar ve Bilimsel Bilgilerin Belirlenmesi, ev. Muvaffak e153

ref. Ata Kitabevi, stanbul 1968 s. 119.


(38)
(39)

Berthol
Antonio

Brecht,

Gerei

Yazmann

Be

Gl,

s.

5.

Gramsci,

Felsefe Ve

Politika Sorunlar,

s. 85.

(40)

Duverger,

Politikaya

Giri,

ev.

Semih

Tiryakiolu,

Varlk

Yaynlan
(41) David

stanbul

1964 s. 80.
Genay ayian, Trkiye'de Kapita

Apter.

Szeden,

lizm Brokrasi ve Siyasal deoloji, TODAE


s. 9

Ankara 1974

(42). Blent

Daver,

Siyasal

Bilime

Giri,

SBF,

Ankara

1966

s.

246, 293. (43) (44) (45) Genay ayian, a.g.e. s. 9 Genay Blent ayian, a.g.e. s. 10

Daver, a.g.e. ss.

256-257.

(46)

Ergn zbudun, Siyasal Partiler, SBD, Ankara 1974 s. 116 117, ideolojiler iin bk. erif
1969 88. 5-27;
Ankara vd.;

Mardin,

Din

ve deoloji,

SBF, Ankara
Doktirinler, a.g.e. s.

Blent Daver, ada Siyasal


s. III vd.; Genay ayian,

SBF

1970, J.

9-10,

136

Hans

Margenthdu,

Uluslararas

Politika, ev. 1970 ss.


Giri, s

Baskn

Oran,

Unsal

Oskay, Bilgi

TSBD Ankara Sosyolojisine


Siya

115-125;
.196-201;

brahim
Esat am,

Armaan,
Bat

Demokrasilerinde

si ktidar le ktisadi ktidar, F, stanbul 1966 s. 38 vd.;


Esat am, Siyasal Bilime Giri. F, stanbul 1975 s.
C. Friedrich Z. Brezezinsky, Onaran, Totaliter Diktatrik

;
ve -

Otokrasi. ev.

Ouz

TSBD

Ankara

1964 ss. 71

102; Seymour M. Lipset, Siyasi nsan, TBD Ankara 1964


ss. 389-404; 1966 Suat Bilge, Milletleraras Politika, SBF, An 81-

kara 85;

88.

246-293; Siyaset

Duverger, Sosyolojisi.

Politikaya ev. irin

Giri, ss. Tekeli,

Duverger,

Var

lk Yaynlan, stanbul 1975 ss. 113-181; J.


Siyasi Propaganda, Remzi Kitabevi,

M. Domenach,
Serisi, ev.

Kltr

Cevdet
Siyaset

Perin,

stanbul

1961, ss. 21-25; Gaston Bouthoul,


Ali Trkay Yazc, Remzi Kitab

Sosyolojisi,

ev.

evi, Kltr Serisi, stanbul 1968 ss. 108-116; Mnci Kapani. Politika Bilimine Giri, AHF Ankara 1975 s. 65; J. S.
Schapiro,
ler,

ada

Dncede
-

Toplumsal

Tepki.

eviren

Mehmet Koksal

Mehmet Harmanc, Kpr Yaynlan,

154

stanbul

1966

ss.

90-108;

Mmtaz

Soysal,

Anayasaya

Giri. 2. bs. SBF Ankara 1969, ss. 131-150; Duverger, Si

yasal Partiler, ev. Ergn zbudun, AHF Ankara, 1970


8S. 225-295, s. 368 vd.; Leslie Lipson, Politika Biliminin

Temel Sorunlar. ev. Tuncer Karamustafaolu,


Ankara 1973 s. 22 vd.; Raimonda

AHF.

Luraghi, Smrgecilik

tarihi, ev. Halim nal, E Yaynlan, stanbul 1975, ss. 21-

24; Baskn Oran, Kara Afrika'da Az Gelimi lke Milli


yetilii, (Baslmam Doktora Tezi), Ankara 1974 ss. 130223; Trkkaya Atav, Afrika'da Ulusal Kurtulu Mcade
leleri, SBF Ankara 1975, s. 561 vd.; Gusslav A. VVetter,

Bugnk Sovyet deolojisi, I BKMY Ankara 1972 s. 3 vd.;


Erich From, amzn zgrik Sorunu, ev. Bozkurt

Gven, zgr nsan Yaynlan, Ankara 1973, ss. 147-162

Politzer, Felsefenin Balang lkeleri, ev. Yudin, Materyalist Felsefe Szl, s. 224

Cem Eroul, M. Buhr - A,

Sol yaynlar, Ankara 1966 ss. 207-220, M. Rosenthal - P.

Kosing, Felsefe Szl, ss. 137-138. Bahri Savc, Otori

ter Bir deoloii Denemesi zerine Mtalalar, SBFD, Cilt


18, Say 3-4, ss. 71-103; Tark Zafer Tunaya, Siyasi Mes seseler Ve Anayasa Hukuku, stanbul 1969, ss. 982-992; Cemil Meri, deoloji, Sosyoloji Dergisi, stanbul 1968, ss.
119-142; lhan Tekeli, deoloji: Bir Toplumsal Yorumlama,

Politika, 3. Aralk 1975; Yavuz Abadan, deoloiiler ve kti


sadi Sistemler, Cumhuriyet 29 Eyll - 2 Ekim 1965.

(47) Antonio Gramsci, Felsefe ve Politika Sorunlar, s. 87.


(48) Marx - Engels, Felsefe ncelemeleri, s. 137.

(49) Marx -

Engels, Alman deolojisi, ev.

Selahattin Hilav,

Sosyal Yaynlar, stanbul 1968.

(50) Oskar Lange, Ekonomi Politik, ev. Muvaffak eref, Aka


Kitabevi stanbul 1965, ss. 35-36.

(51) Oskar Lange, Ekonomi Politik, Ekonomi Politik'te Akmlar


ve Bilimsel Bilgilerin Belirienmesi, IV, ss. 120-145; Henn

Lefebre, Marx'n Sosyolojisi, nc

Kitabevi,

stanbul

1968, ss. 73-105; Marx, Marx'n Toplum Kuram, eviren

ler, zer Ozankaya, Mete Tuncay, Doan Yaynevi, Anka

ra 1971,; Doan Ergn, Sosyoloji Ve Tarih, ss. 34-41; M.


155

Bouvier,

Ajam

ve

G.

Mury,

Kapitalist

Toplumda

Snflar.

ev.
ss.

Erdoan

Bulutsuz,

Sosyal

Yaynlar,

stanbul
Tarihi

1965

62-73;

Kouisinen,

Tarihi

Materyalizm

Madde

cilik. ev. Sahir Sel, Sosyal Yaynlar,

stanbul

1966, ss.

69-74;
Belli,

Politzer, Felsefenin
4. b. Sol

Balang lkeleri. ev.


1974 ss. 201-239;

Sevim
Polit

Yaynlan, Ankara

zer, Felsefenin Temel lkeleri. ev. M. Ardos, Sol Yaynlan, Ankara 1969, ss. 316-329; Antonio
Marx -

Gramsci,

Felsefe ve

Politika Sorunlar, ss. 85-88; sist Felsefe Yazlan Evrensel

Engels - Lenin, Mark Marx Engels ss. 308-

ss. 223-225 ve

238-241;

Lenin,

eliki

Tarihsel

Maddecilik,

325; Kuzinen ve arkadalan, Marksizm - Leniniz.min lke


leri I, 88. 235-246; A. Spirkin-0. Yakhot, Diyalektik ve ta
rihi Materyalizm, ss. 169-177;
Felsefe Szl,

M.
s.

Rosenthal
224; Hubert

ve

P.

Yudin,

Materyalist

Descamps,

Smrge mparatoriuklarmm Sonu,


bul 1975, ss. 62 - 68; M. Buhr - A.

Geliim

Dizisi, stan

Kosing, Felsefe Szl

, ss. 46-47. (52) (53)


(54) (55)

Henri Henri
Henri Henri

Lefebre, Lefebre,
Lefebre, Lefebre,

Marx'n a.g.e.
a.g.e.

Sosyolojisi, s. 78. 84-88.


91-97

ss.
ss.

a.g.e. s.

103.

(56) Teori - deoloji - Model likileri, Prof. Nusret


fndan gelitirilmitir. Prof. Hzr, Mart 1975

Hzr tara
deki dersle

rinde ve
lk

daha

sonraki
ders

derslerinde
notlan

bu

konuya

epey

ar

vermitir.

Bu

yaknda

yaynlanacaktr.

Prof.

Nusret

Hzr'n,

Felsefe

Yazlar

(ada

yaynlar

stanbul 1976)

isimli

kitab

ayn

bir kitaptr.

Sz edilen

notlar aynca yaynlanacaktr.

(57)

George

Sabine,

Siyasal

Dnceler

Tarihi

Eski

a,

Orta a,
183-190

ev.

Harun

Rzatepe,
Bat'da

TSD Ankara,

1969

ss.

Mete

Tuncay,

Siyasal

Dnceler Tarihi, 209-236 Ya

I Eski ve Orta alar,

SBF. Ankara

1969 ss.

vuz Abadan, a.g.e. ss. 103-108.

(58) VVilliam Shirer, Nazi mparatoriuu, Douu, Ykselii ve


k, I ev. Rasih Gran, Aaolu Yaynevi, 2. bs. s
tanbul 1970, ss. 161-173; George Sabine, Siyasal Dn-

156

eler Tarihi Cilt 3, ev. zer Ozankaya,


1969, ss. 267-272; Haluk Ulman, Alman

TSD. Ankara,
Sosya

Nasyonal

list Partisi, SBFD, Cilt 12, No. 4 1957, ss. 149-152.

(59)

Gneri
rasi

Akaln,

Ekonomi

Politik Asndan

Sosyal

Demok
No. 1-2

Hareketinin Deerlendirilmesi, SBFD Cilt 28

1973 ss. 211-237.

(60)

Oskar Lange, Ekonomi Politik IV. Ekonomi Politikte Akm


lar ve Bilimsel Bilgilerin Belirienmesi, s. 120

(61)

Doan Ergn, Sosyoloji Ve Tarih, s. 40

(62) Marx - Engels, Komnist Manifesto. ev. Sleyman Aslan,


Bilim ve Sosyalizm yaynlan, Ankara 1976; Jccques Doc-

loc. Birinci Enternasyonal, ev. . Ufuk, nc Kitabevi,


ss. 13-40.

(63) Stalin, Leninizmin lkeleri, ev. Muzaffer Kabagil, Sol Ya

ynlar, 2. bs. Ankara 1974


tanbul 1969, ss. 328-425;
ev. Rasih Gran,

ss. 159-173; saac Deutsher,

Stalin Cilt I, ev. Selahattin Hilav, Aaolu Yaynevi, s


saac Deutscher, Troki, Cilt II,
1970, ss. 7-86; Troky, Haya stanbul

tm, ev. Mntekin lmen, Kz Yaynlan, stanbul 1975,

ss. 509-526.; SBKP Tarihi, Aydnlk Yaynlar, 2. bs. stan

bul 1975,
Henri

ss. 276-302; Bertran


Lenin'in Hayat,

WoIf. Devrim Yapan


Filozofik. Ekonomik ve

Adam. ev. Unsal Oskay, TSD Ankara 1969 ss. 705-729;


Lefebre,

Politik

Dncesi, Cilt II, ss. 444-449;

Lenin'in baz kii

leri dogmatiklikle sulamas hakknda ise bk. Lenin, Ulus

larn Kaderlerini Tayin Hakk, ev. -Muzaffer


Yaynlar, 2. bs. Ankara

Ardos, Sol

1975 ss. 100-109; Lenin, Ne Yap

mal, ev. M. Kabagil, Ankara 1968, ss. 11-38; Lenin, Re-

vizyonizme, Oportnizme ve Dogmatizme


Yavuz alar,
72.

Kar, I, ev.
ss. 45Lefebre.

Odak Yaynlan, lkeleri, ss.

Ankara

(tarihsiz) Henri

(64)

Stalin.

Leninizmin

119-121;

Lenin'in Hayat, Filozofik, Ekonomik ve Politik Dncesi,


ss. 460-470.

(65)

Asya retim Biimi Hakknda bk. Marx. Kapitalizm n


cesi Ekonomi ekilleri, "Sol yaynlar, Ankara 1966; Ches-

157

naux ce arkadalar, Asya Tipi retim Tarz, ev. rvem


Keskinolu,
hattin

Ant
ss.

Yaynlan,
10-12;

stanbul
Maurice

1969,

nsz
Asya

(Sela
Tipi

Hilav)

Godolier,

retim Tarz, ev. Atilla Tokatl, Sosyal Yaynlan, stan


bul 1966; Selahattin Hilav, Asya Tipi
F.

retim

Tarz,

Ey

lem,
Tarz

Mart
ve

1965;

Sencer

Divitiolu,

Asya

Tipi
1969;

retim
Muzaf

Osmanl

Toplumu,

stanbul

fer Sencer, Osmanl Toplum Yaps, Ant Yaynlan, stan


bul
zak,

1969;
Ant,

Oya Sencer, Asya Tipi


Say

retim Tarz ve Bir Tu

3, Temmuz 1970, ss. 70-84.

(66)

Orhan Haneriiolu, Felsefe Szl, Varik Yaynlan, s


tanbul 1967, 273-276; bk. Auguste Auguste Compte'un Compte, retisi ve pozitivizm hakknda Pozitif Felsefe

Dersleri,
1954-1966,

ev.
ss.

mid

Meri,
Hans

Sosyoloji

Dergisi

19-20.

213-258;

Freyer, Sosyolojiye Giri,

ev. Nermin

Abadan, SBF Ankara 1957, ss. 45-52; Hans

Freyer,

tima

Nazariyeler

Tarihi,

ev.

Tahir

aatay,

2.

bs., DTCF Ankara


Fndkolu,

ss. 33 - 55 ve ss. 241 - 248; Z.


2. Cilt Metodoloji Nazariye

Fahri

timaiyat

leri, F stanbul 1962, ss. 235-305;


yoloji E! Kitab, ss. 36-43;

Doan Ergn, Sos


Toplum Bilime

Barias Tolan,

Giri,
Orhan

Kalite

Matbaas,
Sosyal

Ankara

1975,

ss.

11-15;
ve

Cavit
Metot,

Ttengil,

Bilimlerde

Aratrma

3.
lu.

bs.,

F stanbul 1975,
Sosyolojisi

ss. 50-55;

Hamide TopuoAsndan Hu

Hukuk

Dersleri

(Sosyoloji

kuk) 2. bs., AHF Ankara 1963, ss. 429-473; Tank zbilgen. Eletirel Hukuk Sosyolojisi Dersleri, Cilt 1, HF
stanbul yan 154 1971, s. 455 vd.; Varik Necip Aslan, amz stanbul lken, 1967, Hazria141 Dnce, ve Yaynevi, Ziya ss.

222-235;

Hilmi

Trkiye'de

ada

Dnce Tarihi, Seluk Yaynlan, stanbul 1966, ss. 200 -

230;
bs..

Alfred
Remzi'

VVeber,

Felsefe Tarihi,
stanbul 1964,

ev.
ss.

Vehbi

Eralp,

3.

Kitabevi,

396-405;

Macit

Gkberk,

Felsefe

Tarihi,

Bilgi

Yaynevi,

Ankar-a

1967,

ss.

557-565;

Emre

Kongar,
ss.

Toplumsal

Deime,
Advar,

Bilgi
Tarih

Yaynevi,

Ankara

1972,

71-78;

Adnan

158

Boyunca

lim

ve

Din,

ss.

421 - 432;

Auguste

Comte,

Po

zitivizm

lmihali, ev.

Peyaml

Erman,

istanbul

1952; Nu

rettin ozi
1956, ss.

Ksemihal,
144-159,

Sosyoloji
Remzi
Ad

Tarihi,

EF
azi

stanbul
1971, ss.

159-175;

Nurettin

Ksemihal,

Durkheim Sosyolojisi,
19-27; Ziya Gkalp.

Kitabevi,

stanbul

(67)

Nusret

Hzr, Pozitivizm itimaiyat :

zerine, Felsefe Yazlar, ss. Sosyolojisi Say 20, ve Emil ss. Durk 11-15;

281 - 286; heim,

Fransz 1,

Kk

Mecmua. Cilt

1338,

Ziya
25,

Gkalp, Garb Meselesi, Kk Mecmua, Cilt 1, Say


1338 ve daha sonrakiler; Ziya Gkalp, Avrupa'daki

tima Buhrann Sebebi, Kk Mecmua, Cilt 1, Say 31,


ss. 13-14.

(68)

Taner

Timur,

Trk Devrimi

Tarih Anlam

ve

Felsef Te

meli, SBF, Ankara 1968. ss. 112-117; Taner Timur, Trk


Revrimi
ra
rihi

ve

Sonras,

1919 - 1946,

Doan

Yaynevi.

Anka

1971, ss. 127-142;


m. istanbul

Doan Avcolu. Mill Kurtulu Ta


vd.; Mete Tuncay, Dogma

1974, s, 1351

tizm,

a.

g.

tebli,

s.

vd.;

Bahri

Savc,

Atatrk

De

mokrasi
Sar'a

Bilim

Politikas,
s. 458.

SBFD.

Cilt

27, Say

(Cem

Armaan)

(69)

Taner Timur.

Trk

Devrimi,

ss.

114-115.

(70)

Atatrk'n

Sylev

ve

Demeleri

II

(1906-1938),

2.

bs.,

TTE, Ankara 1959, s. 194 (22/9/1924 tarihli

nutuk).

(71)

Mehmet Zeki rimleri


Taner

Pakaln, Cilt II,

Osmanl MEB
s

Tarihi

Deyimleri 1971. ss.

ve

Te

Szl,
Timur,
ve

stanbul
.116;

52-57;
Trk

Trk

Devrimi,
s. 139.

Taner

Timur,

Devrimi

Sonras,

(72)

Mete

Tuncay, a.

g.

tebli, s. 3.

(73)

Atatrk'n
(22.^9/1924

Sylev ve
tarihli

Demeleri

II

(1906-1938),

s.

195
I,

nutuk).

(74)

Hilmi

Ziya

lken,

Trkiye'de ada Kltr

Dnce Tarihi

ss. 200 - 230; erif Mardin, Gen Trklerin Siyasi Fikirieri,

(1895-1908),

Bankas

Yaynlar, Ankara

1964. Ba

ss. 225 - 230; 'erif Mardin, Tanzimat'tan Sonra An

tllama, Trkiye Coraf ve Sosyal Aratrmalar (Editr-

159

ler;

Tmertekin,

Mansur,

Benedict)

TEF,

stanbul

1971

ss.
rine
Say

411-458;
Bir

Tank

zbilgen,
Sosyoloji
415-512.

Batllama
Denemesi,

Problemi
HFD,

ze
34,

Uygulamal
1969, ss.

Cilt

1 -2,

(75)
(76)

Marx,

Ekonomi

Politiin

Eletirilmesine
Alman

Kat,

s.

6.
Sonu, s.

Engels,

Feuerbach ve

Klasik

Felsefesinin

53;

Marx

Engels,

Felsefe

ncelemeleri,

s. 69;- Politzer,

Felsefenin Temel lkeleri, s. 26;


fe Dersleri, (Sosyal Yaynlar

Politzer,
s.

Marksist Felse
Galip stn,

evirisi),

ev.

Sosyal Yaynlar,
Kari Marx

stanbul
ve

1969,

20

vd.; Henri

Lefebre,

Hayat

Eserleri,

I,

s.

51.

KAYNAKLAR
KTAPLAR
ADIVAR Adnan

Tarih

Boyunca

lim

ve

Din, 2.

bs..

Remzi

Kitabevi,
Toplum

stanbul
I, Bilgi

1969.
Sosyolo

ARMAAN brahim
Bildiriler

Bilgi

ve

jisine

Giri,

stanbul
Sosyal

1974. H, Anka

Trkiye'de

Aratrmalann

Gelimesi
ra 1971.

Semineri,
Yap 1945. ev.

BORAN

Behice

Toplumsal DTCF,

AratrVnalan,

Ankara

BOUTY

Edmond

Bilimsel

Hakikat,

Avni

Yaka

olu,
ev.

MEB,
-

stanbul
Akn,

1952.
Szl
Ya

BUHR M. - KOSNG A.

Marks
,

Leninci

Felsefe

Engin

Konuk

ynlan,

stonbul

1975.
Metoda Dair,

CHTELER Henri

Tecrbi

Bilimlerde

ev.
1955.

Avni

Yakalolu,

stanbul

Devrimci

Genlik

Biriigi

Marksist Yntem zerine, Devrim


ci Genlik Biriii Yayn, Ankara

1975. DUVERGER Maurice

Metodoloji

Asndan

Sosyal

Bi

limlere
Bilgi

Giri,

ev.

Unsal

Oskay,

Yaynevi,

Ankara

1973.

160

DOAN

Mehmet

Batllama haneti, Dergh Yayn


lan, 2.
-

bs.,

stanbul

1976.
Kenan So
1975.

ENGELS

Anti
mer,

Duhring,

ev.

Sol

Yaynlan,

Ankara

ERDER

Necat

Siyas
SBF,

limlerde
Baz
Ankara

Teori
Genel

ve

Metot

Hakknda

Dnceler,

1962.

ERGN
ERGN

Doan
Doan

Sosyoloji

ve

Tarih,

Yar

Yaynlan,

istanbul
100

1973.
Sosyoloji El Kitab,

Soruda

Gerek
2. bs.

Yaynevi,

stanbul

1975,

FINDIKOLU
GOBLOT

Z.

Fahri

itimaiyat 2. Cilt Metodoloji Naza riyeleri, F, stanbul


ev.

1961.
Fethi Ycel,

Edmond

limler

Sistemi,

MEB,
GOODE W. ve HATT P.

stanbul

1954.

Sosyal Bilimlerde Aratrma Metot

lar, ev. Ruen Kele, SSYB, An


kara 1964.

GRAMSC

Antonio

Felsefe ve Politika Sorunlan, ev.

Adnan Cemgil, Payel Yaynlan, s


tanbul HIZIR Nusret 1976.

Felsefe Yazlar, ada Yaynlan, stanbul 1976.


Diyalektik Dncenin Tarihi, Sos

HLAV

Selahattin

yal
KIVILCIMLI Hikmet

Yaynlan,

stanbul

1966.
A-

Metafizik

Sosyoloji

Eletirileri,

rarat
KOMAL

Yaynlan, Olaylara
Yaynlar,

stanbul Bak
Ankara

1970. Yntemi,
1976.

Felsefe ncelemeleri, Doaya, Top

luma,.
Komal

KKMER
LANGE Oskar

dris

ktisat

lkelerine

Yeniden

Bak,

Cilt

I,

F,

stanbul

1972.
Muvaffak

Ekonomi Ekonomi

Politik,

ev.

eref, Ata Kitabevi, stanbul 1965.


LANGE Oskar

Politik'in Metodu II, ev.

Muvaffak eref, Ata Kitabevi, s


tanbul
LANGE Oskar

1966.

Ekonomi

Politik

III

Ekonomi

Poli

tik'in

Rasyonellik lkesi, ev. Mu161

LANGE

Oskar

vaffak
tikte
rin

eref,
AkmJar

stanbul
ve

1967.
Bilgile

Ekonomik Politik IV Ekonomi Poli Bilimsel


ev.

Belirienmesi,

Muvaffak

eref,
LEFEBRE Henri

stanbul

1968.
ev. Selahat

Marx'n

Sosyolojisi,

tin
LEFEBRE Henri

Hilav, nc
Marx'n

Kitabevi,
ve

stanbul
Eserieri
Ya

1968.

Kari
Cilt I,

Hayat

Reat Baraner, Anadolu

ynlan,
LEFEBRE Henri Kari Cilt

stanbul
ev.

1968.
ve Eserleri Ana Baraner,

Marx'n II,

Hayat Reat

dolu
LEFEBRE Henri mik

Yaynlan,
Hayat, Politik ve

stanbul

1968.
Ekono Cilt I,

Lenin'in

Filozofik, Dncesi

ev. Rasih Nuri leri, Anadolu Ya ymlan, 2. bs., stanbul


LEFEBRE Henri Lenin'in Hayat,

1971.
Ekono

Filozofik,

mik

ve

Politik

Dncesi

Cilt

II,

ev.
LENN
ev.

Rasih
Sevim

Nuri
ve

leri,

stanbul.
Yaynlan,

Materyalizm

Ampiryokritisizm, Sol

Belli,

Ankara

1976.

LENN MACHAVEL

Felsefe

Defterleri,

ev.

Atilla

To

katl,

Sosyal

Yaynlar,
Byk
rtme

st.

1976.

Hkmdar
Makyavel'i ev. Vahdi

ve

Frederik'in
Denemesi, Kitabevi,

Atay,

Remzi

stanbul
MARX ENGELS

(tarihsiz). ncelemeleri.
Politiin
Orhan

Felsefe
Ekonomi
Katk,

ev.

Cem

Erolu, Sol Yaynlan, Ankara 1968.


MARX

Eletirilmesine
Suda, May Ya

ev.

ynlan, 2.
MARX - ENGELS - LENN
Marksist;

bs., stanbul
Felsefe

1974.
ev.

Yazlar,

Mesud

Odman, Bilim Yaynlan, s


eliki ve Tarihsel Mad

tanbul J976.

MARX - ENGELS - LENN

Evrensel

decilik,

ev.

E.

Ate,

Ana

Yayn

lan, stanbul 1976.


162

ORAN

Baskn

Kara
ra

Afrika'da
SBF,

Az

Gelimi

lke

Milliyetilii,
Tezi),

(Baslmam
Ankara 1974.

Dokto

PLAHANOV

Maksist
leleri,

Dncenin
S.

Temel
Hilav,

Mese
E. Bu-

evirenler :

ri,

N.

Burhan,

S.

Mirolu,

Sosyal

Yaynlar, stanbul

1964.

POLTZER

Felsefenin Balang lkeleri, ev.


Cem
ra

Eroul,

Sol

Yaynlan,

Anka

1966.

POTZER
PONCARE H.
M. ve

Felsefenin Temel
Bilimin Deeri,

lkeleri, ev. M.
1959. Ycel, Fethi

Ardos, Sol Yaynlan, Ankara ev.

MEB,
ROSENTHAL

stanbul

(tarihsiz).
Szl, ev.

YUDN P.

Materyalist

Felsefe

Aziz

allar,

Sosyal

Yaynlar, ev.

2.

bs.,
RUSSEL Bertrand

stanbul

1975.
Avni

Bilimden

Beklediimiz,

Yakalolu, Varlk Yaynlan, stan


bul 1962.

SAYLAN

Genay

Trkiye'de Kapitalizm. Brokrasi ve

Siyasal
1971.

deoloji,

TODAA, Ankara

TOGAN

Zeki Velidi

Tarihte Usl,
bul 1969.

2.

bs.,
ev.

EF, stanN. Soluku,

TUNG

Mao

Tse

Teori ve

Pratik,

2. bs.. Sol Yaynlar, Ankara 1969.

TTENGL Cavit Orhan


LKEN
YAVUZ

Sosyal

Bilimlerde

Aratrma

ve

Metot, 3.
Hilmi
Hilmi

bs.,

F,

stanbul
Kltr,

1975.

Ziya

lim Felsefesi I, AEF, Ankara 1969


Felsefe ve Ulusal
Bilim

ada
Ger

Yaynlan,
YILDIRIM Cemal

stanbul

1975.
Felsefesi,

100

Soruda

ek
YLDRM Cemal

Yaynevi,
Soruda
Soruda

stanbul
Bilim

1973.
Gerek

100

Tarihi,

Yaynevi,
YILDIRIM Cemal 100

stanbul

1974.
El Kitab Ger

Mantk

ek
YOUNG Pauline V.

Yaynevi,

stanbul

1975.

Bilimsel Sosyal ncelemeler ve Anayasa. evirenler; G. Bingl - N.


sll, SSYB, Ankara 1968.

163

MAKALELER

AKAT

Asaf

Sava

Gei
Mart

Dnemi
ss.

Toplumlan

in Te

orik Bir ereve, I. Birikim, Say 13,


1976, 22-35.

BAAR

Erol

Deneysel Alannm

Bilimlerde Kalklan,

Felsef Felsefe

Gr Kuru

mu

tarafndan
arasnda

Hacettepe
Ekim
dzenlenen

niverta
Gn

sitesi'nde,
rihleri

24-25

1974

mzn
sunulan BELGE Murat Teorik

Sorunlar
tebli. (Bilimsel)

isimli

seminere

Bir

Tarih

Ak

lamasnn

Balang Mays

Noktas,

Biri

kim, Say 3,

1975, ss. 5-10.

BRKM

Bilimsel' Gelimede
Sorunu,
1976, ss.

ktisadn
14,

Rol
Nisan

Birikim,
34-35.

Say

BOZKURT mer

Toplumsal

Bilimlerde Yntem

Kav

ramnn Alan, AD, Cilt 5, Say 4,


ss. 3-13.

BRECTH

Berthol

Gerei' ev. Soy

Yazmann Suda, 1973,

Be Yeni ss.

Gl, Admlar,

Orhan 1, Ocak

3-10.

BULUTAY

Tuncer

Bilim
SBFD, Sar'a

zerine
Cilt 27, Armaan),

Baz
Say 3, ss.

Dnceler,
1972, (Cem

465-476.

ZMEC Yavuz

Bilim

ve
ss.

Bilimsellik
Birikim, 5-9.

zerine
Say 2,

Bir

Deneme, 1975,

Nisan

EROUL

Cem

Diyalektie
Say 3,

Giri,
ss.

SBFD,
281 -301.

Cilt

21,

1966,

HIZIR Nusret

Bilgi Yntemi, zellikle Tarih Yn


temi
Soy

stne Ksa Notlar, Belleten,


102, ve TTK, 1962, ss. 337-361. Tarih G Nietzsche'de

HIZIR Nusret

Hegel

r,
TTK,

Atatrk
8rikara

Konferanslar
ss. 15-23.

IV,

1973,

KTLE

Siyas

Eitimin

Temelleri

4.

Bilim 1975,

sellik, Kitle, Say 79, 13 Ekim


ss. 9-10.

164

KTLE

Siyasi
ei

Eitimin

Temelleri

9.

Ger

Kavramann

Diyalektii, Kitle,

Say 85, 24 Kasm 1975, ss. 9 - 10. KTLE


Siyas Eitimin Temelleri 10. Pra

tik

ve

Bilginin
Eitimin

levi,

Kitle,

Say
Ha 87.

86, 1

Aralk 1975,

ss. 9-10.

KTLE

Siyas kikatin
8

Temelleri Kitle,
9-10.

11. Say

Somutluu,
1975, ss.

Aralk

KUURAD oanna

eitli

Dialektik

Kavramlan :

Me

tot' ve Gr, AD, Cilt 7, Say 4,


4 Aralk 1974, ss. 3-32.

PAVEL Kopnin

Bilimsel

Dnce

Metodu,

ev.

rn,
ss. ROSENBERG Nathan

RN,

Say

3,

Eyll

1974.

81 -95.

Kari Marx'ta. Bilimin ktisad Rol,


ev.
14.

Faik
Nisan

Seyhan,
1976,

Birikim,

Say

ss. 36-44.

SANDER

Oral

Tarihte Yntem, SBFD, Cilt 28, Sa


y 1-2, 1973, ss. 59-71.

TB

Bim, ktisat, ideoloii ve niversi


teler, TB Aylk Blteni, Say. 12.
Felsefe Kurumu tara

Haziran
TUNCAY Mete

1975. SS...1 -6.

Dogmatizm.

fndan
24-25

Hacettepe
Ekim 1974

niversitesi'nde
tarihleri arasn

da dzenlenen Gnmzn Sorun

lan, isimli seminere sunulan tebli.

165

KISALTMALAR

a.g.e.

Ad

geen

eser

AD AHF
AEF

Trkiye ve Ortadou Amme dare


si Enstits Dergisi

(AKFD)

Ankara
tesi

niversitesi
(Dergisi)

Hukuk Eitim

Fakl Fakl

Yayn

Ankara
tesi

niversitesi
Kltr

Yayn

BKMY

Babakanlk
Yayn

Msteari Yayn Fa

H
EF

Hacettepe stanbul
kltesi

niversitesi

niversitesi
Yayn

Edebiyat

HF (HFD) F (FD)
MEB SBTD SBF (SBFD)

stanbul niversitesi Hukuk


tesi Yayn (Dergisi)

Fakl

stanbul niversitesi ktisat Fakl


tesi Yayn (Dergisi)

Mill

Eitim

Bakanl

Yayn

Siyas limler Trk


Siyasal
(Dergisi)

Dernei

Yayn
Yayn

Bilgiler

Fakltesi

SSYB

Salk
l

ve

Sosyal

Yardm

Bakan

Yayn

TB

Tm ktisatlar Biriii

Blteni

TODAE TSD

Trkiye
resi

ve

Ortadou

Amme

da

Enstits

trkiye Sosyal limler Dernei Ya


yn

166

KOMAL YAYINLARI :

TARH DZS

19. YZYILDA

KRDSTAN ZERNDE
MCADELE
(TOPLATILDI)
Bu kitaptan dolay yaymev

Mdr halen TUTUKLU.

-KX)000-

KOMAL YAYINLARI :

ARATIRMA DZS

FELSEFE

NCELEMELER
Doaya

Topluma
ve

Olaylara

BAKI YNTEM

-ooOoo-

KOMAL YAYINLARI :

ARATIRMA DZS

HALK HAREKET
(TOPLATILDI)

DEVRMC DOU KLTR OCAKLARI


DAVA DOSYASI { 1 )

Durunna

tutanaklar

Iddinanaeler

ddianameye tevap 632 S. 37 Lira

Belgeler.

(Durumas devam ediyor)

ooOoo

'

Orhan

Kotan

GURURLA BAKIYORUM DNYAYA


iirler

2 nci Bask
^ ooOoo

10 Lira

Sinan

S a b r i

BELSINA SEVDALANDIIM BEBEK


iirler
7.5 Lira

-TDOOOO"

Bilimsel yntem

niversite zerklii ve

Demokratik toplum ilkeleri

asndan

SMAL BEK DAVASI


544 S 35 Lira

TUT.