You are on page 1of 215

T.C.

ANKARA NVERSTES SOSYAL BLMLER ENSTTS TEMEL SLAM BLMLER (KELM) ANABLM DALI

ERKEN DNEM MSLMAN-HIRSTYAN TEOLOJK LKLER Doktora Tezi

brahim KAPLAN

Tez Danman Prof. Dr. aban Ali DZGN

ANKARA-2006

NDEKLER

UTNDEKLER ....................................................................................................................... II UTNSZ ...................................................................................................................................... IV UTKISALTMALAR ................................................................................................................... VI UTGR ............................................................................................................................................1

UT1. DNN FITR/ONTK VE BLGSEL/EPSTEMK DAYANAI ................... 1 UT2. MUTLAK DN-SLM ZDEL VE DNLERN KKEN BRL....... T7 UT3. KUR'AN AISINDAN DN ETLLN ANLAMI................................. 11
UTI. BLM UTHIRSTYANLARLA LK KARILAMALAR VE LK TEPKLER

UT1. SLMIN KARILATII HIRSTYANLIK ............................................... 18


UT1.1. Nesturler ............................................................................................... 23 UT1.2. Monofizit Sryniler (Yakubler) .......................................................... 26 UT1.3. Melkitler ................................................................................................ 27

UT2. KUR'AN PERSPEKTFNDEN HIRSTYANLAR VE HIRSTYANLIK...... 28


UT2.1. "Ehl-i Kitap" Kavramnn Anlam Alan ................................................ 30 UT2.2. Kur'an'n Ehl-i Kitab'a Kar Tavr ve brahim Din ls ................. 35 UT2.3. Kuran'da Hristiyanlara Ynelik Teolojik Eletiriler ........................... 43

UT3. TEOLOJK LKLER AISINDAN PEYGAMBER DNEM................... 55


UT3.1. Peygamberin Ehl-i Kitap Bilgisi............................................................ 55 UT3.2. Teolojik likiler Asndan Peygamberin mmlii............................. 61 UT3.4. Peygamberin Din Deneyimi ................................................................. 66 UT3.4. Peygamberin Hristiyanlarla Mcadele Stratejisi .................................. 70

II

UTII. BLM UTERKEN DNEM KELAMININ LG ALANI OLARAK HIRSTYANLIK

UT1. KELAMIN HIRSTYANLIA TARHSEL LGS ....................................... 76


UT1.1. Hristiyanla lginin Teolojik Arkaplan .............................................. 76 UT1.2. Hristiyan Kart Sylemi Tetikleyen Bir Unsur Olarak Politik ve Sosyo-Kltrel Arkaplan ................................................................................... 84 UT1.3. Teolojik likiler Balamnda Tercme Hareketleri.............................. 94

UT2. TEOLOJK TARTIMALARIN KARAKTERSTK YAPISI .......................... 96


UT2.1. Karlkl Din Tartmalar..................................................................... 98 UT2.2. Mektuplamalar ................................................................................... 103 UT2.3. Hristiyan Polemikiler ve slam Hakkndaki ddialar ....................... 112 UT2.4. Mslman Polemikiler ve Hristiyan Kart Sylemleri................... 118

UT3. TEOLOJK LKLERDE KELAMIN TAVRI............................................ 128


UT3.1. Teolojik likilerde Statik/Muhafazakar Tavr .................................... 129 UT3.2. Mu'tezile ve Dinamik Tavr ................................................................. 131

UT4. TEOLOJK ETKLEMN BOYUTLARI................................................... 139


UTIII. BLM UTHIRSTYANLARLA TEOLOJK TARTIMALARIN SSTEMAT

UT1.TANRI'NIN MUTLAK BRL VE TESLS DOKTRN ............................ 152


UT1.1. Tanr'nn Mutlak Birliine Yaplan Vurgu .......................................... 152 UT1.2. Tanr'nn Mutlak Birlii Asndan Teslis ve Unsurlar ...................... 157

UT2. NKARNASYONUN'UN MKANI VE DEER.......................................... 167


UT2.1. Hz. sa'nn nsan Oluunun Kantlar................................................... 170 UT2.2.Hz. sa'nn Peygamberlii ve Mesaj .................................................... 174

UT3.VAHY VE NBVVET GELENE AISINDAN NCL VE LAH MENE


.............................................................................................................................. 175 UTSONU ............................................................................................................... 187 UTBBLYOGRAFYA .............................................................................................................192

III

NSZ
slm'a zg bir ilim olan Kelam, Kur'an'daki inan esaslarn ispat ve izah ederek bunlar akl yollarla temellendirmeyi ama edinmi, Kur'an'da tespit edilen inan esaslarn dier dnya grlerine kar savunma grevini de zerine almtr. Her trl inan problemine zm bulabilme gibi bir iddia ile yola kan Kelam lmi, hem Kur'an'daki inan ilkelerinin akla ve insan ftratna en uygun ilkeler olduunu, hem de Kur'an'daki inan esaslarna aykr olanlarn bu uygunluktan yoksun olduunu ispatlayabilmek iin teki dinleri konu edinmitir. "teki " olarak Hristiyanln, Kelam'n gndemine girmesini salayan teolojik ve tarih sebeplerin ortaya konulmas erken dnem ya da oluum dnemi Kelamnn ilevi ve yntemi konusunda bize k tutacaktr. Buradaki "erken dnem" tabiri ile slm'n zuhurundan H. III. asrn sonlarna kadar geen tarihi sre kastedilmektedir. Bu bakmdan, erken dnemin ilk dnemi de iine alan tarih sreci ifade ettiini belirtmemiz gerekmektedir. Bu da bizi, Mslman-Hristiyan teolojik ilikilerinin balangcn tespit etmeye yneltmektedir. Kur'an'da Hristiyanlar ve Hristiyanlkla ilgili pek ok ayetin yer alyor olmasndan hareketle, MslmanHristiyan teolojik ilikilerinin, Kur'an' Kerim'in nzl srasnda baladn syleyebiliriz. Bu balamda, Kelam Hristiyan teolojisiyle ilgilenme ynnde harekete geiren en temel etken, Hristiyan teolojisyle ilgili ayetlerin anlalmas gayesidir varsaymnda bulunabiliriz. Bu bakmdan, Kur'an'n, Hristiyan teolojisine bak asnn ortaya konulmas ve Hristiyan teolojisine kar tavr almada neyi nerdiinin belirlenmesi ncelikli neme sahip grnmektedir. Bu belirlemeyi yapabilmemiz iin, ilk olarak Kur'an'n din kavramna ykledii anlamn, dinleri nasl bir snflandrmaya tbi tuttuunun ve bu snflandrma iinde Hristiyanln nerede olduunun tespiti gerekmektedir. Yine, Hz. Peygamber dneminin teolojik ilikiler asndan incelenmesi ve bu konuda nasl bir rneklik tekil ettiinin ortaya konulmas tezin ieriinde nemli bir yere sahiptir.

IV

Kur'an'da Hristiyan teolojisine yneltilen teolojik eletirilerle balayan Hristiyan kart sylemin zellikle H. III. asrn balarnda metot ve muhteva bakmndan eitlendiine ahit olmaktayz. Mslman-Hristiyan teolojik ilikilerinin erken dneme ait ilk belgelerinin ierik ve metot olarak tantlmas, hangi artlarn rn olduklarnn belirlenmesi Kelam aratrmalar asndan farkl bir bak asn gzler nne serecektir. Zira, Kelam ilminin tarih geliimi teolojik ilikiler asndan ayrca ele alnp deerlendirilmeye muhta grnmektedir. Bu anlamda, son yllarda ilhiyat evrelerinin gndemini en ok megul eden konulardan biri olan dinleraras diyalog almalarnda Kelam'n nasl bir tavr almas gerektii noktasnda, tarihsel tecrbeyi de dikkate almann faydal olaca kanaatindeyiz. Erken dnemin teolojik tartmalarn sistematik olarak ele aldmz blmn, Mslman ve Hristiyan teolojileri arasndaki farkllklar ve benzerlikleri ortaya koymak suretiyle, bugnlerde ska dile getirilen "amentde ittifakmz var" eklindeki sylemlerin teolojik adan deerinin kavranmasna yardmc olacan ummaktayz. "Erken Dnem Mslman-Hristiyan Teolojik likileri" adn verdiimiz bu almamz byk bir sabr ve titizlikle yneten, kendisinden ok ey rendiim danman hocam Prof. Dr. aban Ali DZGN'e teekkr bir bor bilirim. Ayrca, tezimizle ilgili deerli katklarn esirgemeyen hocalarm, Prof. Dr. Ahmet AKBULUT ve Do. Dr. Mehmet KATAR'a, tezimizin son msveddesini okuyarak katkda bulunan Dr. Mahmut AY, Ar. Gr. Burhanettin KIYICI, Ar. Gr. Mustafa BOZKURT, Ar. Gr. Nurullah KAYIOLU, Ar. Gr. Ahmet AKG, Ar. Gr. brahim ASLAN ve Rabia GEDOAN'a kranlarm sunarm. Tezin hazrlanmas esnasndaki desteklerinden dolay, eim Seniya Hanm, olum Fatih ve kzm Gkenay'a da teekkr ederim.

brahim KAPLAN ANKARA-2006

KISALTMALAR
AOY AFD bkz. C. ev. DA DEFD DA DD H. Ed. haz. A kr. mad. MUSJ MFD MW nr. . s. S. SAFD TDTD TDV thk. t.y. UFD Yay. : Ankara Okulu Yaynlar : Ankara niversitesi lahiyat Fakltesi Dergisi : Baknz : Cilt : eviren : Din Aratrmalar Dergisi : Dokuz Eyll niversitesi lahiyat Fakltesi Dergisi : Trkiye Diyanet Vakf slm Ansiklopedisi : Diyanet lm Dergi : Hicr : Editr : Hazrlayan : Milli Eitim Bakanl slm Ansiklopedisi : Karlatrnz : Maddesi : Mlanges de l'Universite Saint Joseph : Marmara niversitesi lahiyat Fakltesi Dergisi : The Muslim World : Nereden : lm Tarihi : Sayfa : Say : Sakarya niversitesi lahiyat Fakltesi Dergisi : Trkiye Dinler Tarihi Dernei : Trkiye Diyanet Vakf : Tahkik Eden : Basm Tarihi Yok : Uluda niversitesi lahiyat Fakltesi Dergisi : Yaynlar/Basmevi

GR
1. DNN FITR/ONTK VE BLGSEL/EPSTEMK DAYANAI Arapa d-y-n kknden mastar veya isim olduu kabul edilen din, en fazla yol anlamnda olmak zere adet, durum, ceza, mkfat, hesap, itaat, kulluk ve boyun eme gibi anlamlara gelmektedir1. Bunun yannda din, Latince karl religiodan farkl olarak, Arapa, teslimiyet, temyiz, yani iyiyi ktden ayrt etme, tabi meyil, hikmet, takva, saltanat, mlk ve hal gibi anlamlar da iermektedir2. Kuranda din kelimesi, doksan iki ayette yukardaki anlamlarn birini veya birkan kapsayacak ekilde kullanlm, bunun yannda, ifade ettii anlam asndan hak din3, ftrat ve hanif dini4, dosdoru din5, halis din6 ve dinde samimi olma ya da dini Allaha has klma7 eklindeki vurgularyla birlikte kullanlmtr. Bu vurgular dinin zellikle zihn ve ie ait olan ynleri ile ilgili olan esas ve asllar olarak, vahye dayanan btn dinlerin deimezlerini ifade eden kavramlar olarak deerlendirilebilir. Da ait ynle ilgili olanlar ise, dinin aslndan olmayan ve deiebilen ynlerini ifade etmektedir ki, bunlar da farkl eriatler olarak anlalabilir8. Kelimenin Kurandaki tanmlayc veya ierik belirleyici bu vurgular aslnda teki dinler de gz nnde bulundurularak, zellikle yaplm, vahiy srecini

Cemaleddin Ebu'l-Fadl bn Manzur, Lisnl-Arab, Beyrut, 1955, XIII, s. 166-170; smail b. Muhammed b. el-Fadl Rab el-sfehn, el-Mfredt f Garbil-Kuran, thk., Safvn Adnan Dvud, Beyrut, 1997, s. 323; Ebu'l-Feth Muhammed b. Abdlkerim e-ehristn, el-Milel ve'nNihal, thk., Muhammed Fehmi Muhammed, Beyrut, 1992, I, s. 33; Din kelimesinin etimolojisi iin bkz., Gnay Tmer, "Din" mad., DA, stanbul, 1994, IX, s. 312-314; smail alkan, Kuranda Din Kavram, AOY, Ankara, 2002, s. 43-58. Kr., Tmer, "Din", s. 312; lhami Gler, Sabit Din Dinamik eriat, AOY, Ankara, 1999, s. 11. 48.Fetih/28; 61.Saf/9. 30.Rm/30. 9.Tevbe/36; 30.Rm/30,43; 98.Beyyine/5. 39.Zmer/3. 7.raf/29; 10.Yunus/22; 29.Ankebut/65; 98.Beyyine/5. alkan, Kuranda Din Kavram, s. 69.

2 3 4 5 6 7 8

dikkate alan vurgular gibi grnmektedir. Nitekim Kuran, doru ve yanl btn inanlar9 ve Ehl-i Kitabn dinlerini10 ifade etmek iin de din kelimesini kullanr. Hak din ya da dosdoru din zorunlu olarak batl olanlar, halis din kavram da zorunlu olarak bozulmu, tahrif olmu ya da insan eli demi din anlamlarn artrmaktadr. Yine dinin zne ait bu vurgularla Allahn Dini yani slma iaret edilmektedir. Allahn dininin bu olumlu vasflarla anlmas da, bu dinin insann ftratna uygun olmasna ve akln kabul edebilecei, akl- selme uygun bir zellie sahip olmasna dayanmaktadr. nsan dier varlklardan ayran ve onun varlk artlarndan birisi olan inanma, baka bir ifadeyle insann dinle olan ilgisi, ilk insanla birlikte var olmutur. Zira insann yaratl Tanr tarafndan gerekletirilmitir ve insan kendi varlnn uuruna vardktan sonra yaratcsnn farkna varmtr11. Dolaysyla, inan ve Tanr mefhumu, insann kendi benliinden karp atamayaca bir fikrdir. nsan, metafizik fikirlere sahip olup olmamakta, tabiatst bir duyguyu yaayp yaamamakta serbest deildir12. Ksacas insan asl tabiatyla ilikisini kesemez. Aslnda, ilk insann yaratltan din duygusuna sahip olduu, ya da ilk insann ayn zamanda bir peygamber olduu hakkndaki bilgilerimiz temelde kutsal kitaplara dayanan bilgiler olmakla birlikte, ilkel kavimlerin yaaylar hakknda yaplan incelemeler de, ilkel kavimlerin Allah fikrine ve dini akidelere sahip olduklar hakknda bir takm ipular vermektedir. Hatta denilebilir ki, onlarda da monoteist karakterli dinlerin varln gsteren deliller mevcuttur13.

Dinini btn dinlere stn klmak zere rasuln hidayet ve hak ile gnderen odur (9.Tevbe/33) Ey kitap ehli! Dininizde taknlk etmeyin... (4.Nis/171) nsanla Allah, baka bir ifadeyle yaratlanla yaratan arasndaki bu iliki tarz Ontolojik liki dzeyini ifade etmektedir. nsanla Allah arasndaki dier iliki ekillerini ise Izutsu, yukardan aaya doru vahiy, aadan yukar doru ise dua eklinde beliren Haberleme likisi, Allahn ycelii ile kulun tevazu ve itaatini vurgulayan Rab-Kul ilikisi ve Allahn adaleti ile insann sorumluluuna vurgu yapan Ahlk liki eklinde ortaya koymaktadr. Bkz., Toshihiko Izutsu, Kuranda Allah ve nsan, ev., Sleymen Ate, Yeni Ufuklar Ne., stanbul, trs., s 95-96. Necip Taylan, lim-Din; likileri-Sahalar-Snrlar, ar Yay., stanbul, 1979, s. 37. Politeist dinlerde monoteist temayllerin varln gsteren deliller iin bkz., Krat Demirci, Dinlerin Dejenerasyonu, stanbul, 1996, s. 26-52; R. Pettazoni, "Monoteizmin Teekkl", ev., Fuat Aydn, SAFD., 2/2000, s. 285-295.

10 11

12 13

Kurann verilerine gre de din, insanla birlikte balamtr. Zira, Allah, ilk insan Hz. Ademi yaratm, ona eyann ismini retmi ve ilk peygamber olarak grevlendirmitir. nsan, en gzel biimde ve inanma ihtiyac ile yaratlm, buna ramen o babo da braklmam, uyarclarla, yani vahiyle desteklenmitir14. Buna ilaveten, ilahi vahye muhatap olmayan hibir topluluk kalmam, her toplulua bir yol gsterici gnderilmi, uyarc gnderilmedike azap edilmeyecei15 srarla vurgulanmtr. Yaratc ve vahyedici olarak yaratklaryla her an ve her yerde iliki iinde olan Tanr, kendisini lemle yle ilikilendirir ki kendisine dair bilgi, istidlli ya da mantksal yolla kefedilebilir hale gelir. Ancak bu istidll ve mantksal karm bir n hazrl; ontik ve epistemik olarak bir varolu durumunu gerekli klar. Bu istidll ve mantksal karma imkn veren ontik yap ftrat olarak karmza kmakta16 ve ftrat ile din arasndaki zorunlu iliki Rm Suresi 30. ayette u ekilde ifade edilmektedir; O halde, sen yzn bir hanif olarak dine; Allah insan hangi ftrat zere yaratmsa ona evir. Allahn yaratnda deime yoktur. te dosdoru din budur. Fakat insanlarn ou bilmezler. Hepiniz ona ynelerek ona kar gelmekten saknn, namaz kln, mriklerden olmayn. lk insann Tanryla bu ontolojik ilikisi bir anlamda insanolunun yaratlnda sahip olduu dinin zelliklerine iaret etmektedir. Bu da, din ile ftrat arasndaki zorunlu ilikiye temas etmektedir. nsan, yaam boyunca kendisi iin gerekli olan bilgi ve fiilleri anlama, yorumlama ve hayata yanstabilme imkn verecek i donanma sahip bir insan karakteri (el-cibillet'l-insniyye)17 ile doar. Baka bir ifadeyle insan, saf dini kabule yatkn olarak ve bu imkn iinde tayarak doar.

14 15 16 17

95.Tin/4; 30.Rm/30; 35.Ftr/24. 13.Rd/7; 17.sr/15. aban Ali Dzgn, Allah, Tabiat ve Tarih, Lotus Yay., Ankara, 2005, s. 131. Seyyid erif Crcn, Ta'rift, thk., Abdurahman Umeyra, Beyrut, 1987, s. 215.

Yukardaki ayette geen ftratullah18 ile, ftrat- l veya ftrat- asl de denilen19, btn insanlarn insan olma noktasnda yaratllarnda esas olan ve hepsinde ortak olan geree meyletme yeteneinden bahsedilmektedir20. D etkenler ve evre faktr gibi tali durumda bulunan unsurlar dikkate almakszn dnlmesi gereken, btn insanlarda ortak olan ve onlarn varlk yapsn oluturan din ierikli bu zelliin, sz konusu ayette ftratullah tamlamas eklinde, hanif dini ve dosdoru din tamlamalaryla birlikte kullanlmas, insann yaratltan tek bir Tanrya inanmaya yatkn olduunun ve yine yaratltan inancn rasyonel temellere dayandrma ihtiyac iinde olduunun bir ifadesidir. Zira dinin dosdoru olmas akl gereklere ve ftrata uygunlua dayanmaktadr. Bu uygunluk ise, insan doasna uygunluk, akla ve bilimsel gereklere uygunluk eklinde detaylandrlabilecek bir uygunluktur. Yine bu uygunluk, dinin insann snrl g ve kuvvetlerinin varlndan haberdar oluundan kaynaklanmaktadr21. Yine, buradaki hanif kavram, Mslman teolojisinde Hz. brahimin zel retisinin ad olmakla birlikte, insann yaratltan gelen bir istidatla yani aklla tevhid inancn bulmas anlamn da iermektedir22. Ayn zamanda bu, insann tevhide dnk doutan gelen eilimini belirten insan bir tutumu ve Allah'n yaratlta verdii ekil23 anlamlarn da ifade etmektedir. Bu durum ftratla ilgili mehur hadiste, "Her doan ocuk slam ftrat esas zerine doar. Sonra anas babas onu Yahudi, Hristiyan ya da Mecusi yapar."24 eklinde ifade edilmitir.

18

Kelimenin sadece bu ayette Allah'a izafe edilerek ftratullah eklinde kullanlmas ona zel bir anlam yklemektedir. Bu balamda, kelime, Allah, daha nce hibir rnei olmakszn ve yeniden yaratandr gibi bir anlam erevesi kazanmaktadr. Muhammed b. Cerr et-Taber, Cmiu'l-Beyn an Te'vli'l-Kur'an, Msr, 1374/1954, IX, s. 115; Bu anlam erevesiyle ftrat, lemdeki btn varlklarn yaratlndaki sreklilii ve orijinallii ve baka bir eyden taklit edilmemi olan zel bir yaratl ifade etmektedir. Yaar Nuri ztrk, Din ve Ftrat, stanbul, 1992, s. 44-45. Elmall M. Hamdi Yazr, Hak Dini Kuran Dili, Eser Ne., stanbul, 1982, V, s. 3822. Ayn zamanda, ftratullah kavram Allah ile insan arasndaki birliktelie taban salarken, ftrat kelimesinin kk anlam Allah ile insan arasndaki farklla vurgu yapmaktadr. Bu farkllk da yaratan ile yaratlan arasndaki farkllktr. Bkz., Dzgn, Allah, Tabiat ve Tarih, s. 132. aban Ali Dzgn, Din, Birey ve Toplum, Aka Yay., Ankara, 1997, s. 24. aban Kuzgun, slm Kaynaklarna Gre Hz. brahim ve Haniflik, Se-Da Yay., Ankara, 1985, s. 130. Taber, Cmiu'l-Beyan, XXI, s. 40- 41. Muhammed b. smail el-Buhr, el-Cmiu's-Sahih, thk., Mustafa Dib el- Bua, Beyrut, 1990, Cenaiz: 80, 97, Ebu'l-Hseyin el-Haccc el-Mslim, Sahih-i Mslim, thk., M. Fuad Abdlbki, stanbul, 1992, Kader: 22-5.

19 20

21 22

23 24

Ftrat hadisindeki her ocuk slam ftrat zere doar sz ile ftratla ilgili ayetin sonundaki Allahn yaratt ftratta deiiklik olmaz eklindeki vurgu, ftratn her bir insanda ikin olduunun, insann yaratlnda o dini bulmaya kabiliyetli olduunun ifadesidir. nsan, bir tek Allaha inanma yeteneiyle yaratlm olmasna ramen, zaman ierisinde pek ok sebepten dolay bu yeteneini kaybetmi25, fakat belirli aralklarla tekrar tekrar asli tabiatna dnmeye davet edilmitir. Bu anlamda, her bir vahiy, insan ftrat zerindeki tarihsel tortular kazyarak, insana ftratna uygun davranma arlar olarak deerlendirilebilir26. nsann ftraten sahip olduu yeteneklerin neler olduu ise akl vastasyla insanlara izah edilebilmektedir. nanma duygusu insana Allah tarafndan verilmi olsa da, insan yaps gerei inancn anlamlandrma ve akl temellere dayandrma ihtiyac ierisinde olmutur. Bunun yannda o, varlklar ve olgular bir btnlk iinde anlayabilme ihtiyacnn gerei olarak, kendini ve yaratln bir btnlk ierisinde anlama ihtiyacn hissetmektedir. nsann inancn akl temellere dayandrma ihtiyac, ftrat ile akl- selmi arasndaki zorunlu ilikiye iaret etmekte, varlklar ve olgular bir btnlk iinde anlama ihtiyac da vahyin desteine muhta olduunu gstermektedir. Zira, insandaki ftr duygu, hakk bilmek ve emirlerini anlayabilmek iin yeterli olmamakta, ilh vahiyle desteklenmesi ve aydnlatlmas gerekmektedir. Tarih boyunca gnderilen peygamberler de insandaki bu ftr duyguyu yaratcnn iradesine uygun bir ekilde ynlendirmeyi hedeflemilerdir27. Subjektif de olsa bir kesinlii ifade eden inan, bir nermenin doruluu konusunda bir ikna edilme durumunu, ya da bir emin oluu ifade etmektedir28. Bu bakmdan, inanan asndan inanta yanllk bulunmas mmkn deildir. Eer
25

lkel toplumlarn puta tapcl ve animizm her ne ekilde olursa olsun asl tek bir inancn gerilemesi, insann bir tek Allah'a inanma yeteneinin kaybolmas sonucunda meydana gelmitir. Ftratla ilgili ayette dile getirilen, insan hangi ftrat zerine yarattysa o ftrata uygun hanif dini eklindeki din tanm, yine ilk insan Ademin peygamber olarak kabul, bu durumu teyit etmekte, ayn zamanda insanln politeizmden monoteizme deil, tersine monoteizmden politeizme yneldiini gstermektedir. Bu konudaki tartma iin bkz., Pettazoni, "Monoteizmin Teekkl", s. 286; Muhammed Ataurrahim, Bir slm Peygamberi Hz. sa, ev., Krat Demirci, nsan Yay., stanbul, 1997, s 11; Seeyid Hseyin Nasr, slm: dealler ve Gerekler, ev., Ahmet zel, Akabe Yay., stanbul, 1985, s. 36. Burhanettin Tatar, Kelama Gre tekinin Durumu, slm ve teki, ed. Cafer Sadk Yaran, Kakns Yay., stanbul, 2001, s. 289. Osman Gner, Reslullah'n Ehl-i Kitap'la Mnasebetleri, Fecr Yay., Ankara, 1997, s. 125. Hanifi zcan, Epistemolojik Adan man, MFY, stanbul, 1997, s. 74.

26

27 28

yanllk sz konusu olsayd, bir insann inandn savunmas mmkn olmazd. Burada da inancn makuliyeti ne kmaktadr. mann kalben tasdik29 eklinde yaplan tanmlar inanmann akla dayal bir akt olarak alglandn gstermektedir. Eer inanlacak eyler, akla yatkn olmayan eyler ise onlarn kabul iin gl bir irade gerekmektedir. Onun iin Hristiyan inan sisteminde iradeye zel bir deer ve nem atfedilir. Hlbuki slamda inanlmas istenilen eyler makul olan, dolaysyla da herkesin kolayca kabul edebilecei eyler olduundan, slam inan sisteminde iradeye Hristiyanlktaki kadar vurgu yaplmaz. slamda iman objelerinin bu derece berrak ve muhakkak kabul addedilmesi vahyin ak seik kabul edilmesindendir30. slamn evrensellik iddiasn kuvvetlendiren delillerinden biri, iman ilkelerinin basit ve sade oluu, herkesin anlayp kavrayabilecei ilkeler olmasdr. Yine, imann bilgiye dayanmas, bilgiden sonra gelmesi, ftrat, akl ve vahiy arasndaki uyumu da aklamaktadr. Kavramlar arasndaki bu uygunluk, akln taklit ve benzeri btn balardan kurtulmasn salam, ona bamszln kazandrmtr. Buna karn, slam'dan nce dini anlama ve aklamada akln kullanlmasna kar kld, hatta dinin akla dman gibi gsterildii, bylece yanl fikirlere ve her eyi mucizelerle izah etme alkanlna dld grlmektedir31. Kur'an'n gelmesiyle dinde dier kitaplarda olmayan bir metot takip edilmeye balanm, akl istidll ve muhakeme yolu almtr. Bizzat ilh kitabn kendisi sz konusu metotlar kullanm, kar tezlerin geersizliini akl deliller getirerek ortaya koymutur32. Bu ise, dier kutsal kitaplarda olmayan, sadece Kur'an'a has bir durumdur. Vahiy bilgisinin btn gc ve grevi, akl desteklemek ve akl yan etkilerden kurtarp zne, yani ftratna uygun olarak hareket etmesini salamaktr. Vahiy, akln nne konan engelleri amasnda ona yol ve yntem gstermeye gelmitir. Vahyin geliiyle akl, hem vahyi anlamak, hem de vahyin dnda kalan

29

Geni bilgi iin bkz., Eb Mansur Muhammed el-Mturd, Kitab't-Tevhd, thk., Fethullah Huleyf, el-Mektebet'l-slmiyye, stanbul, 1979, s. 373-379. zcan, Epistemolojik Adan man, s. 111. Muhammed Abduh, Tevhid Rislesi,ev., Sabri Hizmetli, Fecr Yay., Ankara, 1986, s. 74. Hseyin Atay, "Kur'an'a Gre Mnazara Metodu", AFD, Yl 1969, C. XVII, s. 259-275.

30 31 32

hususlarda yol bulmak gibi iki grevi yklenmitir33. yleyse, akl- selim ve ftrat kavramlarn gz ard eden din tanmlamalar Kuran asndan eksik tanmlar olacaktr. Dolaysyla din, insan akl ve mantna ters gelebilecek, aklla ve akl ilkeleriyle eliebilecek prensipler iermez. Getirdii ilkeler insan aklnn alabilecei, makuliyetini anlayabilecei yani tayabilecei ilkelerdir34. Bu yzden dinen sorumlu olmann artlar akl ve temyiz gcne sahip olma eklinde belirlenmitir35. Din ile insan doas arasndaki bu ilikinin nitelii; Allah kiiye tayamayaca eyi yklemez36 eklinde ifade edilmitir. Sonu olarak, evrensel olduu iddias ile yola kan herhangi bir din, bu iddiasn ancak insan ftratna ve akl- selime uygunluu ile ispatlayabilir. Doutan itibaren hak dini tanmak ve onu dierlerinden ayrt edebilmek iin gereken btn yeteneklerle donatlm olduklar iin btn insanlar bu dine davet edilmitir. Son derece sade ve basit bir temele, yani tevhide dayanmasndan dolay deimezlik niteliine sahip olan bu din akln gerektirdii bir din, yani bir akl dinidir37. 2. MUTLAK DN-SLM ZDEL VE DNLERN KKEN BRL nsann ftratna ve akl- selimine uygun olma zelliinden dolay, Allahn dininin temel niteliklerinden biri haktr. Hak, her eyden nce doru ve gerek anlamlarna gelmekle birlikte, kullanld yere ve duruma gre: deimeyen, hakl, gvenilir, makul, uygun, salam, geerli, gerekli, zorunlu, yeterli gibi anlamlar ifade etmek iin de kullanlr. Mturd, hak kelimesinin, yukardaki anlamlara ilaveten, delil, ayet, tevhid ve snnet anlamlarn da ierdiini belirtmekte ve Hak Dini; delil, ahit ve ispata dayand iin; doru, gerek, makul, salam, gvenilir, geerli ve yeterli olan; dolaysyla gerekli ve zorunlu olup deimeyen, deimeden kalacak

33 34 35

Hseyin Atay, Kurana Gre Aratrmalar V, Ankara, 1995, s. 20-21. Dzgn, Din, Birey ve Toplum, s. 25. Bu balamda Crcn din'i; "akl sahiplerini peygamberin bildirdii gerekleri benimsemeye aran ilh bir kanundur" eklinde tarif etmitir. Crcn, Ta'rift, s. 141. 2.Bakara/286. Hanifi zcan, Mturdde Dn oulculuk ,MFV Yay., stanbul, 1999, s. 47.

36 37

olan din, yani Tevhid Dini eklinde tanmlamaktadr38. Nitekim ilgili ayetlerde hak terimi Mturdinin yukardaki tanmn dorular tarzda hidayet terimi ile birlikte kullanlmtr. Epistemik yetenek olarak isimlendirilebilecek hidayet kavram, insann kendi dndaki varlk alann kefedip anlamasn salayan bir yetenektir. Bu yetenein korelasyon kurup kefedecei varlk alanna yerletirilen ontik nitelik ise yukarda bahsi geen hak kavramdr39. Dini Allaha has klma, din ile ulhiyet arasndaki sk ilikiyi ifade etmektedir. Bu sk ilikinin sonucu olarak, hak din olmaya layk tek din, ancak ulhiyete layk bir varln, yani Hakn belirledii dindir. Dinin Allaha has klnmas, slmn beer bir planlama ile deil, Tanrsal bir giriimle vcut bulduu anlamna gelmektedir40. Bu bakmdan slm, Hristiyanlktaki Tanry yeryzne indiren anlaylarn tersine, Allahn dini olma zelliine sahip tek dindir. Bu anlamda Allahn dini, kltrlerin kendi retimleri olan inanlardan tabi ve ftr olmak bakmndan farkldr. Bu noktada, Kurann Hristiyanlarn Papa, Kilise Babalar, Yahudilerin de Ezra ve Talmud yazarlar gibi din byklerini ve limlerini yanlmazlk gibi Tanrsal vasflarla vasflandrmalarna, itihatlarn Tanrsal buyruk gibi alglamalarna itirazn dikkate alacak olursak, aslnda bu durumun dini Allaha has klma ilkesini korumaya ynelik olduu grlr41. Bu dinin bir dier ad da, yukardaki zelliini teyit eder ekilde, Hanif Dinidir42. Hanif, dlaletten doru yola meyletme43, hakka, geree ynelme44 anlamlarna ilaveten, delil, doru olma, doru ve salam istikamette bulunma,

38

Ebu Mansur el-Mturd, Te'vilt Ehl-i Snne, thk., Fatma Yusuf Hyem, Beyrut, 2004, IV, s. 4748; zcan, Mturdde Dn oulculuk , s. 46. Dzgn, Allah, Tabiat ve Tarih, s. 132. Mturd, Te'vlt, II, s. 222; W. Montgomery Watt, Mslman-Hristiyan Diyalou, ev., Fuat Aydn, Birey Yay., stanbul, 2000, s. 40. Ehl-i Kitaba, Dini Allaha has klan (Muhlisne lehud-dn) tevhid ehli olarak (Hunafe) kulluk etmeleri, namaz klmalar ve zekat vermeleri emrolundu. (98.Beyyine/5) Kur'an'da 12 yerde geen Hanif kelimesi, 8 yerde mriklie kar Hz. brahim'in Dini iin (2.Bakara/135; 3.l-i mrn/67, 95; 4.Nisa/125; 6.En'am/79, 161; 16.Nahl/120, 123), bir yerde Mutlak Tevhid (22.Hc/31) ve 3 ayr yerde de dinde samimiyet ve doruluk (10.Yunus/105; 30.Rm/30; 93.Beyyine/5) anlamnda kullanlmtr. Gner, Resulullah'n Ehl-i Kitap'la Mnasebetleri, s. 98. sfehn, Mfredt, s. 260. bn Manzur, Lisn'l-Arab, IX, s. 56; Maturdi, Te'vlt, I, s. 506.

39 40

41

42

43 44

Allahn bir olduunu itiraf etme gibi anlamlar da iermektedir. Hz. brahimin dini, inancnda delile dayand iin, hanif dini olarak isimlendirilmitir. Hanif terimi ile yukardaki kelime anlamlar dikkate alnrsa, ayn zamanda Hak dinin insann yaratltan ve doutan kendisine verilen miza ve tabiata uygun olduu bir kez daha ifade edilmi olur45. Kuranda vahye dayal tevhid dinini dier inan sistemlerinden ayran zellikleri aklamak iin kullanlan dosdoru din46 terkibi, hakk ayakta tutan mmetin dini eklinde tanmland gibi, hanif dini tabiri ile e anlaml olarak, peygamberlerin tebli ettii, iman esaslarnda ve ana ilkelerinde eliki bulunmayan, hurafe ihtiva etmeyen, tahrife uramam, insann yaratl zelliklerine en uygun din eklinde de tanmlanmtr47. Yine dinin dosdoru olmasnn anlam hccet ve delile dayanmasndadr48. te, Kuranda, insann ftratna ve akl ilkelerine en uygun ve tevhid zellikli dinin ad slmdr. Din-slm zdelii phesiz Allah katnda din slm'dr49 ve "Kim slm'dan baka din ararsa bu din kendisinden asla kabul edilmeyecektir ve o ahirette ziyan edenlerden olacaktr"50 ayetleriyle vurgulanmakta, tekinin konumu ise bu ilkeye gre belirmektedir51. Bu anlamda slam, insanlarn Allah'la nasl bir iliki iinde olmas gerektiini ortaya koyan52 son ve evrensel dinin addr. Yine, Kuran'da, O, mrikler holanmasa da kendi dinini btn dinlere stn klmak

45 46 47 48 49 50 51

zcan, Mturdde Dn oulculuk, s. 51. 9.Tevbe/36; 12.Yusuf/40; 30.Rm/30,43; 6.Enm/161; 98.Beyyine/5. M. Said zervarl, Dn-i Kayym DA, C. IX, s. 351. Mturd, Te'vlt, II, s. 572. 3.l-i mran/19. 3.l-i mrn/85. Taber, sz konusu ayet hakknda Abdullah bn Abbas'n u yorumunu nakletmektedir: "Allah, nce, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sbilerden Allah'a ve ahiret gnne iman edenler ve Salih amel ileyenlerin rableri katnda mkfatlar vardr" (2.Bakar/62) ayetini indirmi, bundan sonra da bu ayeti indirmitir. Bylece, slam'dan baka herhangi bir dinin hak kabul edilmeyecei beyan edilmitir" Taber, Cmiu'l-Beyn, III, s. 339. Ignaz Goldziher, Introdoction to Islamic Theology and Law, trans., Andras and Ruth Hamori, Princeton University Pres, Princeton, 1981, s. 4.

52

zere resuln hidayet ve hak din ile gndermitir.53 ifadesiyle teki dinler karsnda slmn konumuna vurgu yaplmaktadr. Kurana gre, Allah nezdinde bir tek din vardr ve ad slm olan bu din btn insanlk iindir. Btn peygamberler ayn dinin teblicileridir. Onun iin Kuranda btn peygamberler mslim olarak zikredilmektedir54. Dolaysyla btn peygamberler birbirlerine kar kmak iin deil, birbirlerini dorulamak iin gnderilmilerdir. O halde, Allahn elileri vastasyla eitli zamanlarda insanlara bildirdii dinin esaslarnda bir deime sz konusu olamaz. Bu anlamda her vahiy ebed gerein bir yenilenmesinden ibarettir. Deiiklik sadece dnya hayatn ilgilendiren idari bir takm hkmlerde yaplmtr ki, esasla ilgili olmayan bu deiiklikler, toplumlar daha ileri medeniyet seviyesine ulatrmak maksadyla yaplmtr55. Dolaysyla din, insanlarn kemale ulamak zere takip edebilecekleri en doru yoldur. Tarihi sre ierisinde din, insanlarn kabiliyet ve sosyal gelimilik derecesine gre asrdan asra mkemmellemi, mkemmelliin zirvesine de Hz. Muhammedin tebli ettii slmla ulamtr. Dinlerin Ademden, Hz. Muhammede geli seyri, ayn zamanda somuttan soyuta, aklk ve netlikten sembolizme kay srecidir. lh olann kendisini a ekli ve bunu ifadelendirii bu sre ierisinde gittike soyut ve sembolik bir anlatma kaymtr56. Ksacas, insan yaratlndan bu yana belirli bir gelime izgisi takip etmi, en son Hz. Muhammedin Allahtan alp kendisine ilettii vahiy sayesinde kendi ayaklar zerinde durabilecek olgunlua ulamtr. zmirlinin deyimiyle, gemi peygamberlerin zamannda insanlar umum hayata nispetle ocukluk devresinde idi. Zaman geti insanlar ocukluk devrinden kurtuldu, olgunluk devrine erdi. Ebed bir dine tabi meyil hsl oldu. 57 Peygamberler vastasyla eitli zamanlarda bildirilen dinin bir ve ayn olmas, zorunlu olarak, kaynaklarnn ve konularnn da bir ve ayn olmasn
53 54 55

9.Tevbe/33. 3.l-i mrn/84. Salih Akdemir, Msteriklerin Kuran- Kerim ve Hz. Muhammede Yaklamlar, AFD, C. XXXI, s. 179. Dzgn, Din, Birey ve Toplum, s. 14. zmirli smail Hakk, slm Dini ve Tabi Din, sad., Osman Karadeniz, FV Yay., zmir, 1998, s. 30-31.

56 57

10

gerektirir58. Dinin, kaynak ve konu birlii Kuranda u ekilde ifade edilmektedir; Senden nce hibir peygamber gndermedik ki ona: Benden baka Tanr yoktur. O halde bana kulluk edin diye vahyetmi olmayalm.59 O halde, dinin kaynan vahiy, konusunu ise tevhid inanc oluturmaktadr. Vahye dayal btn dinlerin temelini tekil eden ve mutlak kudret sahibi bir varla teslimiyette kendini gsteren zihinsel bir olgunluk seviyesini ifade eden Tevhid, her eyin yaratcs olan Allahn birliine iman etmek, yeryznde ondan baka taplacak, yardm istenecek ve boyun eilecek otorite tanmamak, Allaha verdiimiz her trl stn nitelii ve ona gsterdiimiz ball, onun dndakilere de ynlendirme durumunun ad olan irkin zihinlerden temizlenmesi demektir60. Birok Tanrya inanmann getirdii zihinsel paralanmalardan ve bamllk duygusundan insan kurtaran tevhid inancnn en nemli zellii, insan zgr klmasdr. nsanlk iin en byk kazanm olan tevhid ilkesi sayesinde, insann iradesini snrlayacak hibir otorite sz konusu olamaz. Denilebilir ki, tevhid, insan hrriyetinin teminatdr ve dini Allaha has klma, ayn zamanda insan hr klma anlamna gelmektedir. Yine bu sayede insanolunun ynelebilecei btn arlklarn nne geilerek, hibir kimse ya da gcn Tanr adna hkm verme yetkisine sahip olmad dile getirilmektedir. 3. KUR'AN AISINDAN DN ETLLN ANLAMI Sz konusu kaynak birliine ramen dinlerdeki farkllk gerei kelm bir sorun61 olarak karmzda durmaktadr. Peygamberin de zihnini olduka megul eden, hatta onu zen bu sorun Kur'an'da deiik ynleriyle ele alnmtr. Yalnzca dinlerin birbirlerinden ayrlm olmas deil, ayn zamanda kendi ilerinde blnm olmalar konusu da Kur'an'da ayrntl bir ekilde deerlendirilmitir.

58 59 60 61

Akdemir, Msteriklerin Kuran- Kerim ve Hz. Muhammede Yaklamlar, s. 179. 21.Enbiy/25. aban Ali Dzgn, Kurann Tevhid Felsefesi, Kelam Aratrmalar, 3:1 (2005), s. 7. Fazlurrahman, Ana Konularyla Kur'an, ev., Alparslan Akgen, AOY, Ankara, 1996, s. 264.

11

Kur'an'n ifadelerine gre, insanlk balangta birlik iindeydi62. Fakat, daha sonra bu birlik bozuldu ve blnmeler oldu. Bu birliin bozulma sebebi ise, ayn ayetin devamnda insanlar arasnda meydana gelen kskanlk olarak belirtilmektedir. Peygamberlere gnderilen vahyin insanlar arasnda birlii salamas gerekirken tam tersine insanlar arasnda blnmelere sebep olmas, Fazlurrahman'n deyimiyle blc g grevi yapmas etin bir kelam problem olarak durmaktadr. Fazlurrahman'a gre, eliki gibi gzken bu durum ilah bir sr olarak kalacaktr63. Kald ki, Allah dileseydi elbette insanlar bir tek yolda birleip, uzlaabilirlerdi64. yleyse, bu farklln sebebi yine bizzat dinin kurucusu, yani Allahtr diyebiliriz. Fakat, Kur'an'da, Fazlurrahman'n ilh bir sr olarak niteledii bu sorunun zmne yardmc olan, bu srrn perdelerini aralayan baz ifadelere de rastlamaktayz. Deiik din ve toplumlarn olmasndaki hikmet, bunlarn iyilikte ve ahlakta yar etmesi65 olarak aklanmaktadr. Bir anlamda, Eer rabbin dileseydi btn insanlar tek bir mmet yapard eklindeki uyar din kabul konusundaki btn zorlama ve basklarn nne gemekte, iman tercihe brakmaktadr. yleyse, Allah katnda en makbul iman ekli tercihe ve zgr iradeye dayal imandr. Onun iin Kuranda dier din mensuplarnn inanlarna sayg emredilmekte, din ve inan zgrl teminat altna alnmaktadr. Bu ilkeyi gz nnde bulunduran Mslman topluluklar, dier din mensuplaryla bar ierinde bir arada yaamlar, onlarn manevi deerlerine sayg gstermilerdir. Bu ilke sayesinde, slm tarihinin hibir dneminde, zellikle de Ehl-i Kitabn din deitirmesi iin hibir zorlama yaplmamtr66. Ayn ayetin devamndaki, "Ama onlar, ihtilaf yapmakta devam ederler" eklindeki ifade ise, kanaatimizce, insann yapsna vurgu yapmaktadr. Nitekim, insanolunun tarih serveni gz nnde bulundurulduunda, yeni bir vahyin
62 63 64 65 66

(mmeten vhideten) 2.Bakara/213. Fazlurrahman, Ana Konularyla Kur'an, s. 264. Kr., 11.Hd/118; 10Yunus/19. 2.Bakara/148, 177 Marston Speight, "Christians in the Hadith Literature", Islamic Interpretations of Christianity, ed. by, Lloyd Ridgeon, Curzon Pres, Richmond, 2001, s. 35; S. Hseyin Nasr, slmn Kalbi, ev., Ahmet Demirhan, Gelenek Yay., stanbul, 2002, s. 43.

12

gelmesini salayan ortam insann hazrlad ortaya kmaktadr. Baka bir ifadeyle, eer insan ftratn bozmasayd vahyin yenilenmesine gerek kalmayacakt. Ancak bu geri dnlmeyecek bir ekilde olmu bitmitir ve gerekli grlen durumlarda insan bozulmam doasna arlmtr67. Bu adan insann tarihi, bir anlamda dinlerin de tarihini oluturmutur. nsann bu tarihi serveni, onun gelime izgisini de gstermektedir. nsanolunun ilah emirleri alglama ve uygulamada ortaya koyduu tutum farkl eriatler ve dinler olarak karmza kmtr. Daha nce bahsettiimiz, slam, hak din, ftrat dini, dini Allah'a has klma, hanif dini ve din-i kayyim gibi ifadelerin yannda, Kur'an'da dinle ilgili olarak kullanlan ve dinin anlam alann dorudan ilgilendiren mmet, millet, eriat ve minhac gibi kavramlar da sz edilen problemin zmne yardmc olabilecek nitelikte kavramlar olarak gze arpmaktadr. mm ya da emm kknden geldii kabul edilen mmet, insanlar, hayvanlar vs den oluan snf veya cemaat anlamna gelmektedir. Dayand kke gre, bir nder ve arkasndan gidenler ya da bir hedef ve gaye etrafnda toplananlar ifade etmektedir68. Bu maksat da bir din, bir yaam biimi, belirli bir zaman dilimi veya mekn olabilir69. mmet veya mem, Kur'n kullanm anlamnda, din, ahlk, sosyal ve politik bir topluluu oluturan halk ifade ettii gibi, bir halk, bir millet, bir kltr ve bir medeniyeti de akla getirir. Fakat btn bu insan topluluklarnn her biri temeli tek bir din-ahlk kanun veya deerler sistemine bal olma grnde buluur70. teki din gelenekleri ifade eden bu kavramla ilgili olarak en nemli tartma konusu, insanlarn tek bir mmet olduunu ifade eden ayetler zerinde odaklanmaktadr. Bu konuyla ilgili ayetlerin balamda kullanldn syleyebiliriz; 1-Dinin kaynana ve balangcna vurgu yapan ve insanlarn dnya sahnesine ktklarnda tek bir mmet olduklarn ifade eden ayetler71. 2-Btn
67 68 69 70

alkan, Kuranda Din Kavram, s. 148. bn Manzur, Lisn'l-Arab, XII, s. 27. sfehn, Mfredt, s. 86. Gulam Haydar Aasi, "The Qur'n and Other Religious Traditions", Hamdard Islamicus, vol. IX, No. 2, s. 73. 2.Bakara/213; 10.Yunus/19.

71

13

peygamberlerin ayn mesaj getirdiklerine dikkat eken ayetler72. 3-Dinde zgr seimin ve tercihin esas olduunu belirten ayetler ki, bu grup ayetlerde Allah'n insanlar tek bir mmet yapmak istememesinden bahsedilir73. nsanln tarihsel din tecrbesini zetleyen74 bu konumu u ekilde ifade edebiliriz; Btn insanlk balangta tamamen Ftrat Dini zere tek bir din topluluktu. Allah, insanl bu ekilde tek bir din topluluk olarak tutabilirdi; ancak Allah, kullarna bask yapmamay, onlar iradeleriyle zgr brakmay murad etti. Daha sonra Allah, insanlk ftrat dinini uygulamada farkllamaya balaynca, ftrat dininin gerek halini insanlara hatrlatmalar ve sapknlklarn dzeltmeleri iin onlara peygamberler gnderdi75. Son olarak, "Bugn size dininizi tamamladm, zerinize nimetimi tamamladm ve sizin iin din olarak slm' setim"76 ifadesi ile Kur'an'n sregelen menei olan tarih slm, ftrat dininin son, somut ve evrensel ekli olarak ilan edildi. Bylece, Kur'an'a uyanlar ve hayatn onun dsturlaryla ikame edenler rnek mmet olarak nitelendirildi77. Bu noktada, son peygambere inanan insanlara atfen kullanlan mmet kelimesi teki kullanmlarndan farkl bir anlam tayor grnmektedir. lgili ayetlerde mmet kelimesi, bir anlamda, herhangi bir toplumdan ziyade, nitelikli bir toplumu ifade eden, Medine'de kurulan toplulua gnderme yapmaktadr. Bu mmeti dierlerinden ayran iki zellik ise; onun en hayrl78, itidalli ve dengeli mmet79 olmasdr. Sz konusu ayetler Yahudi ve Hristiyanlarn arlklarndan bahseden ayetlerden sonra gelmektedir. Bu balamda, bu mmeti dierlerinden ayran zellik, onlarn Yahudi ve Hristiyanlarn eletirilen arlklarndan uzak kalmalar, Yahudi ve Hristiyanlarn dt yanllara dmemeleridir80.

72 73 74 75 76 77 78 79 80

21.Enbiy/92; 23.M'minn/52. 5.Maide/48; 11.Hd/118; 16.Nahl/93; 42.r/8; 43.Zuhruf/33. alkan, Kuranda Din Kavram, s. 107. Aasi, "The Qur'n and...", s. 69. 5.Maide/3. Aasi, "The Qur'n and...", s.76. 3.l-i mrn/110. 2.Bakar/143. alkan, Kuranda Din Kavram, s. 113.

14

Din eitlilii ifade etmek iin kullanlan bir dier kavram olan Millet kelimesi, btn mtaklaryla birlikte Kur'an'da, el-millet'l-hira, millete kavmin, milletikm, milletn, millethum ve millet brahim eklinde, hepsi de tamlama olarak on be yerde gemektedir81. Bunlardan, millet-i brahim dndaki tamlamalar beer oluumlar anlatmakta olup Mekke dneminde inmitir82. Bu anlamda, millet kelimesi farkl insan topluluklaryla ilikili olarak kullanldnda dine gre mmete daha yakn bir anlam ifade ederken, brahim ile ilikilendirildii yerlerde mmete gre dine daha yakn bir anlam artrmaktadr83. Ancak, Mutlak Din'in Kur'an'da sadece Allah'a nispet edilmesi, peygamberler dhil hi kimseye nispet edilmemi olmas84 millet kelimesinin deiken din tanmlamas iinde yer almas gerektii ynndeki kanaati glendirmektedir. Zira, ed-din mutlakl ifade ettiinden millet kavramndan daha genel, kesin ve hakikati ifade edicidir. Nitekim Hz. brahim ocuklarna milleti deil de dini tavsiye etmektedir85. Kald ki, millet'e din, hele de mutlak din anlam verilmesi durumunda, dinin Allah'tan bakasna izafe edilemeyeceine dair hkm anlamn yitirecektir. O halde, Kur'an btnl ierisinde millet kavramnn, vahiyle gelmi olsa da insan tarafndan yaam biimi haline getirilmi ilkeler ve umdeler btnn ifade ettiini syleyebiliriz. Dolaysyla, Kur'an'da millet kavramnn brahim'e izafe edilmesini politik bir tavr olarak grebiliriz. nk, Kur'an vahyi boyunca sk sk tekrar edilen brahim'in yoluna davet ile hem mrik Araplara hem de Yahudi ve Hristiyanlara bir uzlama ars yaplmaktadr. Bu saland takdirde onlarn gittii yolun yanll tescil edilmi olacaktr86. Zira, millet-i brahim terkibinin getii yerlerde tevhide vurgu gze arpmaktadr. Hanif brahim pasajlarnn ounda tevhid ilkesinden uzaklaan Yahudi ve Hristiyanlar, putperestlii benimseyen mrikler ve dolayl olarak da dier milletlere ihtar sz konusudur.

81

2.Bakara/120, 130, 135; 3.l-i mran/95; 4.Nis/125; 6.En'am/161; 7.raf/88-89; 12.Yusuf/37-38; 14.brahim/13; 16.Nahl/123; 18.Kehf/20; 22. Hc/78; 38.Sd/7 alkan, Kuranda Din Kavram, s. 86. Aasi, "The Qur'n and", s. 77. Bunun yannda Kur'an, hak, kayym vb gibi gerek ve deer ifade eden kelimeleri ed-dinden baka bir kavrama izafe etmez; sfehn, Mfredt, s. 773. 2.Bakara/132. alkan, Kuranda Din Kavram, s. 87-88; Aasi, "The Qur'n and...", s. 78.

82 83 84

85 86

15

Bu anlamda millet kelimesinin beer oluumlara iaret etmek zere kullanldna ahit olmaktayz. 2.Bakara 120. ayette, ak bir ekilde Yahudi ve Hristiyanlarn hevalar anlamnda kullanlan milletuhum terkibi, bu kavramn beer oluumlara iaret ettiini gsteren bir rnektir; "Sen onlarn yoluna tabi olmadka Yahudi ve Hristiyanlar senden raz olmayacaktr." O halde millet, insanlarn kendilerine gre doru olduunu kabul ettikleri ve umde haline getirdikleri eylerdir. Baka bir tanmla millet; "nsanlarn kendisiyle Allah'a yakn olabilmeleri iin peygamber aracl ile bildirdii eylerin ismidir."87 Dolaysyla, din ile birebir rtmeyen kelimenin eriat kavramyla daha yakn bir ilikisi olduunu syleyebiliriz88. Dinin anlam alanyla ilgili bir dier kavram da eriattir. eriat ve ir'at, aklamak, tavzih etmek, izhar etmek anlamna gelen erea fiilinden tretilmi masdar isimlerdir. eriat, insanlarn ve hayvanlarn su imek iin gittikleri yol, suya giden yol, suyolu ve ak geni yol anlamna gelirken, ir'at, yol, det ve misal anlamlarna gelmektedir89. Kur'an'da bu kelimeler, drd konumuzla ilgili olmak zere, be kez kullanlmaktadr. Bu kelimeler Kur'an'da, iki kez fiil90, iki kez de isim91 olmak zere, istiare yoluyla din balamda kullanlmlardr. "Buradaki istiarenin suyun kaynana deil de kaynaa giden yola yaplmas dikkat ekicidir. Din anlamda bunun anlam udur: eriat, ed-din'den tarihin herhangi bir annda, bir topluma bir peygamber araclyla alan yoldur; yani eriat, din deil tedeyyndr. Lgat anlamnda eriat, canllar hayat kayna suya gtrrken, din anlamda eriat insanlar ilh hakikate balamaktadr."92 Kur'an asndan, btn peygamberler muhtelif dinlere deil, ayn dine mensuptular. Peygamberler kendisinden nce gelmi peygamberin dinini terk etmeyi
87 88 89 90 91 92

sfehn, Mfredt, s. 773. alkan, Kuranda Din Kavram, s. 89. bn Manzur, Lisn'l-Arab, VIII, s. 175-176. 42.r/13, 21. eriat eklinde: 5.Maide/48; ir'at eklinde: 45.Casiye/18. Gler, Sabit Din Dinamik eriat, s. 22.

16

emretmedii halde, nceki peygamberin eriatna uymay yasaklayabiliyordu. Zira, peygamberlerin dini bir olduu halde eriatleri farkldr. Allah'n dininin bir olduu, buna karn eriatlerinin farkl olduu Kur'an'n vurgulad hususlardan biridir. Nitekim Allah, bir taraftan; "Sizin iin bir eriat bir yol tayin ettik. Eer Allah dileseydi sizi bir tek mmet yapard"93 derken, dier taraftan, btn peygamberlere kendisinden baka ilah olmadnn ve sadece kendisine ibadet edilmesinin vahyedildiini94 sylemektedir. O halde din deitirilemez. Nitekim din, tebdl, tayr ve tahvil edilmemitir. eriatler ise tebdl ve tayr edilmitir. Zira bir takm eyler baz insanlar iin helal iken, Allah onlar dier insanlara haram klmtr. Bu da eriatlerin ok ve muhtelif olduunu gstermektedir95. yleyse, eriat, ed-Din'in kurumsal hale gelmesi, hukuk ve siyasete girmesi, toplum teorisi haline gelmesidir. eriat, vahiy/kitap ve peygamber aracl ile indii toplumun somut sorunlarn evrensel ed-Din asndan zer. Fakat eriatn deiik olmas, zmn de zamana, mekana, toplumsal yapya, kavimlerin etnik, antropolojik, demografik, ekolojik ve sosyolojik yapsna uygun olmasn gerektirmektedir. Hrszlk, adam ldrme ve zinann ahlakszlk olarak nitelenmesi ve bunlarn engellenmesi, cezalandrlmas gerektii din, fakat, bu sulara, yukardaki durumlara gre hangi cezalarn terettp ettii eraittir96. Mesela, Eski Ahit'te, merhamet yahut cezalandrmama bir ahlk davran ve erdem deil, zayflk belirtisi olarak alglanrken, Kur'an'da, sulu bile olsa, balamann imknndan bahsedilmektedir. Bu durumda, eraitlerin deiik olmas, toplumlarn somut bir anlaytan soyuta doru bir evrim geirdiinin de ifadesidir97.

93

5.Maide/48; Bu ayette ayn zamanda, "btn insanlar tarih sahnesine tek bir millet olarak karmak yerine, bir tekml serisini tamamlayacak ekilde farkl milletler ve bunlarn karakterine uygun farkl eriat ve minhactan bahsedilmektedir". Bkz., Dzgn, Allah, Tabiat, Tarih, s. 236. 21.Enbiy/25. Eb Hanife, "el-lim ve'l-Mteallim", mam- zam'n Be Eseri iinde, ev., Mustafa z, MFV Yay., stanbul, 1992, s. 12. Gler, Sabit Din Dinamik eriat, s. 25. Dzgn, Allah, Tabiat, Tarih, s. 236.

94 95

96 97

17

I. BLM HIRSTYANLARLA LK KARILAMALAR VE LK TEPKLER


1. SLMIN KARILATII HIRSTYANLIK slm Hicaz blgesinde yaylmaya baladnda, Hristiyanlk alt asrlk bir sreci geride brakmt. Bu alt asrlk sre zarfnda be ekmenik konsilini98 gerekletirmi olan Hristiyanlk, bir devlet dini olmu ve dayand doktriner esaslarn neredeyse tamamlamt. Fakat, bata Hz. sann tabiat olmak zere birok tartmal konu kilise bnyesinde byk lde kopmalara neden olmutu99. Asrlardr kiliseyi megul eden ve pek ok konsilin toplanmasna sebep olan sa'nn tabiat zerindeki tartmalar, Hristiyanln ne Hz. sa ne de onun havarileri zamanndaki durumunu koruyamam olduunu gstermektedir100. Nitekim, balangta Allah'n Olu ve Allah'n kelimesi gibi tabirlerin anlalmas ile ilgili sorunlar yaanmyordu101. I. yzyln sonlarna doru putperestlerin ve gnostik din izleyicilerinin Hristiyanla girmeleri, Hristiyanln yorumlanmasnda ve yeni anlamlar kazanmasnda nemli bir rol oynamaya balad. Bunlar, eski dinleriyle ilgili baz dncelerini yeni dinlerine tayor ve yeni dinin pek ok noktalarn eski din ve kltrlerinin etkisinde yorumluyorlard. Hristiyan cemaatinin putperest bir ortamda

98

Konsiller hakknda bilgi iin bkz., Francis Dvornik, Konsiller Tarihi; znik'tan II. Vatikan'a, ev., Mehmet Aydn, Ankara, 1990. mer Faruk Harman, Hristiyanlarn slma Bak, Asrmzda Mslman-Hristiyan Mnasebetleri, stanbul, 1993, s. 95-96. Daha sonra da deineceimiz gibi, Mslmanlarn, Hristiyanlarla ilk karlamalarnda en ok merak ettikleri konulardan biri, btn Hristiyan lemindeki ncillerin ayn olmasna karn hangi sebeplerle bunca Hristiyan frkasnn ortaya kt olmutur. Muhammed el-Behiy, slm Dncesinin lh Yn, ev., Sabri Hizmetli, Fecr Yay., Ankara, 1992, s. 85.

99

100

101

eitli inan ve felsef akmlarla i ie yaamas Pavlus102'un teolojisinin daha da gelimesine imkn salyordu103. Yahudiliin monoteizmini alarak ona Grek paganizmini ekleyen ve bylece eklektik bir teori gelitiren Pavlus, asl gnah, armha gerilme ve yeniden dirilme unsurlarn sz konusu teorisinin aya yaparak sentetik bir teolojik sistem gelitirdi. Buna bal olarak da l tanr anlaynn temellerini att. Bundan sonra Hristiyanlk, bir eittir gibi matematiksel anlamszlk, tarihsel yanllk ve psikolojik izlenimlerden mteekkil olacakt104. Bunun yannda, II. yzylda Hristiyanlk din evresinin bir baka kltrel ortamla, Yunan felsefesiyle, karlamasndan sonra ncil'deki tabirlerin anlalmasnda da farkllamalar grlmeye balad. Snrlama ve inceleme zellikleriyle tannan Yunan felsefesinin etkisiyle Hristiyan din adamlar ncil'deki tabirlerin anlamn sorgulamaya giriti. "Kendisiyle herhangi bir ey kastedilen bir anlamn ona tamamen aykr olan bir anlamla ifade edilmesi nasl doru olabilir?" gibi ve benzeri sorularn gndeme gelmesiyle ve bu sorulara verilen cevaplardan Hristiyan Felsefesi veya Felseflemi Hristiyanlk105 ortaya kt. Yukarda sz edilen tesirlerle ortaya kan, Oul'un hem ahsiyet ynnden Baba'dan bamsz oluu, hem de gerek Tanrl ve Baba'ya denklii eklindeki
102

Aslen Tarsus'lu bir Yahudi olan (Rasullarin leri: 11/1-18) Pavlus, nceleri fanatik bir Hristiyan dman iken (Rasullerin leri: 9/1-2; 12/4-5, 19-20; Korintoslulara: 15/9; Galatyallara: 1/13,23), daha sonra am yolunda sa'nn kendisine mucizev bir ekilde grnmesi zerine ihtida etmi (rasullarin leri: 9/3-19; 22/6-16) ve Hristiyanln ateli bir savunucusu olmutur. Hristiyanl tebli iin Tanr ve sa tarafndan seilmi olduunu iddia eden ve bunu bir grev olarak kabul ettiini syleyen Pavlus ile daha sonra Kilisenin dier ileri gelenleri, zellikle de havarilerin reisi Petrus arasnda, ihtida eden putperest aslllarn Yahudi eriat, ibadet ve geleneklerine uyup uymayacaklar konusunda anlamzllar ba gstermeye balad. Pavlus'un Yahudilikten gelme yiyecek esaslarn ve dier birok kural deitirmesi, Yahudi eriat ve ibadetlerine uyulmas gerektiine inanan Yahudi kkenli Hristiyanlarn tepkisine sebep olmutu. Buna ramen o, Kuds'te toplanan Havariler Konsili'nde kendi savunduu dorultuda bir karar kartmay baarmt. Pavlus'un Yahudi eriatn tamamen devre d brakan bu tavr Hristiyanln Yahudilikle olam mtereklerini byk oranda azaltt gibi, Hristiyanln bir mezhep grntsnden karak farkl bir din olmasna temel tekil etti; Mehmet Katar, Yahudilik, Hristiyanlk ve slm'da Tvbe, Tre yay., Ankara, 1997, s. 98-100; Pavlus'un hayat ve yetitii evre hakknda geni bilgi iin bkz., inasi Gndz, Pavlus; Hristiyanln Mimar, AOY, Ankara, 2004, s. 31 vd. Mehmet elik, Sryani Tarihi, Ayra Yay., Ankara, 1996, I, s. 77-78. Ataurrahim, Bir slm Peygamberi Hz. sa, s. 82. Behiy, slm Dncesinin lah Yn, s. 85.

103 104 105

19

birbirine tamamen zt grler, kristolojik tartmalarn daha da alevlenmesine ve Apolojistleri106 grlerini kabul ettirmek iin daha salam kantlar aramaya yneltti. Bu srada yaylan Yeni Eflatunculuk ilkelerine sarlan Origen (185254), Plotinus'un gne kuramn107 temel alarak, Baba'nn kendi kelam ile ilikisini aklamaya alt108. II. yzyln balarndan IV. yzyla kadar kavramlar ve din nasslar te'vil etme metodunda Yunan felsefesinden etkilenen Hristiyanlk, IV. yzyln sonlarndan itibaren Johanna Philoponus (Yahya en-Nahv) ve skenderiyeli Stephanos gibi skenderiye Okulu mensuplarnca dorudan Yunan felsefesi zerinde oluturulmaya balad109. Nassa dayal, yani felsefelememi ve Yunan felsefesinden etkilenmemi Hristiyanlk, Emev ve Abbasler dneminde, Necran ve Taleb ehlinden olan Arap asll Hristiyanlar ve onlardan Mslman olanlar araclyla karlkl konuma ve sohbet yoluyla Mslmanlara kadar ulat. kinci trdeki, yani felsefelemi ve erhedilmi Hristiyanl Mslmanlara ulatranlar ise Nesturler ve Yakubler olmutu110. lk dnemlerde ortaya kan sz konusu teolojik tartmalar kk aptaki sinodlarla zlmeye allrken, IV. yzyln ilk yarsndan itibaren zm eklinin deimeye baladna ahit olmaktayz. lk dnemlerdeki teolojik tartmalar devleti deil kiliseyi ilgilendirirken, Konstantin dneminde Hristiyanln resmen kabulnden sonra kilisenin artk devletin resm bir kurumu ve ayrlmaz bir paras
106

II. Yzyl ile IV. yzyl arasnda, dinlerini sapkn saydklar retilere, zellikle de gnostisizme ve tanrszlk ithamlarna kar savunmak zere bir takm denemeler kaleme almak suretiyle Hristiyan imann savunmay amalayan teologlar topluluu, Aziz ustinos, Tatianos, Apollinarios, Meliton, Kodratos, Aristeides gibi, Hristiyanla yaplan saldrlara cevaplar yazan Kilise Babalar. Ahmet Cevizci, Felsefe Szl, Paradigma Yay., stanbul, 2002, s. 80; elik, Sryani Tarihi, I, s. 79; Plotinos'a gre, eyler Tanr'dan, k kayna olan gneten nasl kp yaylyorsa, yle kp yaylr, sdr eder. Bununla birlikte, nasl ki k nlar gnee eitlenemezse, ayn ekilde var olan eyler de Tanr'ya eitlenemez, Tanr'yla bir ve ayn eyler olarak grlemez. Cevizci, Felsefe Szl, s. 1112. Origen'in grleri iin bkz., J.N.D. Kelly, Early Christian Doctrines, Harper Collins Publishers, New York, 1978, s. 126-138; Behiy, slam Dncesinin lh Yn, s. 87-90. Behiy, slam Dncesinin lh Yn, s. 86. Behiy, slam Dncesinin lh Yn, s. 86.

107

108

109 110

20

haline getirilmesi kilise zerinde devletin denetimini de beraberinde getirmiti. "Devletin birliini sarsacak kadar genileyen kilise iindeki kristolojik tartmalara devletin bir zm bulmas ve bunlar kendi devlet politikas lehinde sonulandrmas kanlmazd. te bu amala Bizans imparatorlar tarafndan sk sk toplanan konsillerin ilki ve en nemlilerinden biri 325'teki znik Konsili'dir."111 Bu dnemde, Pavlusu Hristiyanla kar kan Hristiyan fikir akmlarnn en nemlilerinden biri olan Arianism, Hristiyan birliini tehdit eden112 bir hareket olarak grlmtr. nc asrn ikinci yarsnda Libya'da doan, daha sonra skenderiye piskoposu olan Arius (280-336), 318 ylnda bir tartma esnasnda doktrininin temellerini ortaya koymutu. Arius'un Pavlusu Hristiyanln zellikle sa'nn tabiat konusundaki grlerine itirazlar ile Mslman dnrlerin bu konudaki itiraz noktalar arasnda nemli benzerlikler sz konusudur. Arius'a gre, Allah yaratlmamtr, domamtr, balangc yoktur. Oul Baba'dan kmamtr ve Baba ile karmamtr. nk, aksi dnldnde Baba birlemi, blnebilir ve deiken bir varlk olur. Baba'nn Oul'u meydana getirdii kabul edilirse, Oul'un varlnn bir balangcnn da olduu kabul edilmelidir. O halde, hull etmi olan Kelime ebed deildir. Ne eitlikte ne de cevher bakmndan Oul'un Baba gibi olmadn syleyen Arius, teslisin uknumu ihtiva ettiini kabul etmesine karn, uknumlarn farkl ve ayr cevherler olduunu, tabiatlarnn de ayr olduunu iddia etmektedir113. Nihayet, Hristiyanlk iin tehlikeli bir akm olarak grlen Arianizm, 325 ylnda toplanan ilk genel konsilde Hristiyanlktan aforoz edilmitir. Kendi iindeki btn bu tartmalara ramen, Hz. sadan ksa bir sre sonra Filistin topraklar dndaki yaylmasn srdren Hristiyanlk, Arap yarmadasnda da yaylma imkn bulmutu114. Yani slmdan nce, saylar az da olsa, Arap
111 112

elik, Sryani Tarihi, I, s. 106. Varrak'a gre, Arius Teslis hakknda bir tartma balatp insanlar kendisini takip etmeye arncaya kadar Hristiyanlar ayn gr paylamaktayd. Bkz., Ebu sa el-Varrak, er-Redd ale't-Tesls, ed. and trns., David Thomas (Anti-Christian Polemic in Early Islam; Abu sa alWarrq Against the Trinity iinde), Camabridge University Pres, New Yark, 1992, s. 72-73. Arius ve Arianizm hakknda geni bilgi iin bkz., A. A. Vasiliev, Bizans mparatorluu Tarihi, ev., Arif Mfid Mansel, Ankara, 1943, I, s. 66; Kelly, Early Christian Doctrines, s. 226-230; elik, Sryani Tarihi, s. 105-114; Behiy, slm Dncesinin lh Yn, s. 91 vd; Muhammed Eb Zehr, Hristiyanlk zerine Konferanslar, ev., Akif Nuri, Fikir Yay., stanbul, 1978. Hristiyan misyonerlerin ok erken dnemlerde blgede faaliyette bulunduu, Nesturlerin misyonerlik faaliyetlerini ilk balatt blgelerden birinin Arap Yarmadas olduu bilinmektedir.

113

114

21

yarmadasnda

Hristiyanlar

mevcuttu.

Mekke

dneminde

Hristiyanlardan

bahsediliyor olmas, slamn zuhuru srasnda bu blgede Hristiyanlarn varln gstermektedir. Burada ilk akla gelen isim, brnice bilen, Tevrat ve ncile vakf olan bilge kii Varaka b. Nevfeldir115. Bilindii gibi, Varaka b. Nevfel, peygamberliinin ilk balarnda Hz. Muhammede gelen vahyin Musann namusunabenzediini syleyerek kendisini teselli etmitir116. Hristiyanln Arap yarmadasna giri tarihi hakknda kesin bir bilgiye sahip olmamakla birlikte, ok erken devirlerde bu yarmadada kk de olsa Hristiyan topluluklarn bulunduunu syleyebiliriz117. Bununla birlikte, Hristiyanlk Araplar arasnda geni halk kitleleri tarafndan kabul grmemitir. Misyon dini olan Hristiyanln bu blgede yaylma imkn bulamamasnn temel sebeplerinden biri, Araplarn putperestlii milli bir din olarak benimsemeleri, bir dieri de hrriyetlerine bal olularnn tabii sonucu olarak yabanc dinlere iltifat etmeyileridir118. Ayrca, Hristiyanlarn Kbeyi ykma teebbsleri de Kbeye gnlden bal olan Araplar tarafndan iyi karlanmam, dolaysyla da Hristiyanlk Araplar arasnda fazlaca kabul grmemitir.119. Hristiyanln Araplar arasnda fazlaca rabet grmemesi, daha nce de belirtildii gibi, bu blgede hi hristiyann olmad anlamna gelmez. Talib, Gassan ve Kudaa, Eyle, Dumet'l-Cendel ve Tayy kabilelerinin yaad blgeler slm'n zuhurundan nce Hristiyan topluluklarnn bulunduu belli bal merkezler

Aziz S. Atiya, Dou Hristiyanl Tarihi, ev., Nurettin Hiylmaz, Doz Yay., stanbul, 2005, s. 285.
115 116

Muhammed Hamidullah, slm Peygamberi, ev., Salih Tu, Ankara, 2003, I, s. 617. Eb Abdullah Muhammed bn Sad, Tabakt'l-Kbr, Dr-u Sdr, Beyrut, ty, I, s. 195; Buhr, Sahh, Bed'ul-Vahy:3; Izutsu, bu hadisin shhatinden phe etmek iin hibir sebep olmadn, Kurann ok kulland Tevrat (Torah) yerine bu kelimenin kullanlm olmasnn hadisin salamln kuvvetle teyit ettiini belirtmektedir. Zira, namusun Kurana ait bir kelime olmad bellidir. Hikyenin etrafnda dnd namus kelimesi, Yunancada brnice Torann tam karl olan nomos (kanun, nizam) kelimesinin kendisidir. Bkz., Izutsu, Kuranda Allah ve nsan, s. 138. M.S. 122 ylnda Gney Arabistan'n Katar Blgesinde bir piskoposluk bulunduu, 380 gibi erken bir dnemde bile Hire ve Kfe'de epeyce Hristiyann olduu, beinci yzylda Arabistan'da alt piskopos, Sana iaden ve Dofar'da kiliseler, Maruta ve Yemen'de manastrlarn bulunduu belirtilmektedir. Atiya, Dou Hristiyanl Tarihi, s. 285-286. Mehmet Aydn, Hz Muhammed Devrinde Mslman-Hristiyan Mnasebetlerine Bak, Asrmzda Hristiyan-Mslman Mnasebetleri, stanbul, 1993, s. 81. M. Ali Kapar, Hz Muhammedin Mriklerle Mnasebeti, stanbul, 1987, s. 28.

117

118

119

22

olarak gze arpmaktadr120. Bunun yannda yarmadann gneyinde de Necranllar bulunuyordu. Bu belli bal merkezlerin yannda Mekke'de kle, tccar veya misyoner olarak yaayan Hristiyanlardan, Mekke'ye bilhassa dil ynnden tesiri olan Ebahi kabilesinin arasnda bulunan Hristiyan topluluundan ve Hre Hristiyanlarndan da bahsedilmektedir121. Arap Yarmadasndaki bu Hristiyan gruplarnn ise itikd bir birlikteliinden sz etmek mmkn deildir. slm'n zuhuru annda bilhassa Hre ve Gney Arabistan'da Nestr frkasnn, Gassan ve am civarnda Yakublerin, dier blgelerde ise Melkitlerin yaygn olduu grlmektedir. Blgede en yaygn olan Hristiyan frkas ise Nesturlerdir122. Hristiyanlara kar yazlm ilk reddiyelerde de bu Hristiyan frkasnn muhatap alnm olduunu gryoruz. Dolaysyla, ksaca da olsa, bu Hristiyan mezhebinin grlerinin hatrlatlmasnn faydal olacan dnmekteyiz. 1.1. Nesturler Nesturlik, sa'da ilh ve insan olmak zere iki ayr ahsiyetin yan yana, birbirine karmakszn varln srdrd grne dayal Diyofizit akideyi savunan stanbul Patrii Nestorius (. M. 450) taraftarlarnn oluturduu kristolojik cereyanlardan grlr124. Arius'un da renim grd125 Antakya lahiyat Okulunun en byk zellii, skenderiye lhiyat Okulu'na rakip bir konumda bulunmasdr. skenderiye Okulu Yeni Eflatuncu felsefenin temelleri zerine bina edilmiken, Antakya Okulu
120

biridir.

Antakya

lahiyat

Okulunun

teolojik

grlerinden

kaynaklanan123 Nestur hareketi, teslisin ikinci uknumuna bal bir hareket olarak

Cevad Ali, Trihu'l-Arab Kable'l-slam, Badat, 1956, VI, s. 185; Atiya, Dou Hristiyanl Tarihi, s. 285. Cevad Ali, Trihu'l-Arab, VI, s. 199-203; Mehmet Aydn, Mslmanlarn Hristiyanlara Kar Yazd Reddiyeler ve Tartma Konular, TDV Yay., Ankara, 1998, s. 16. Cevad Ali, Trihu'l-Arab, III, s. 180; Mustafa Fayda, slmiyet'in Gney Arabistan'a Yayl, Ankara, 1972, s. 20; Aydn, Reddiyeler, s. 17. A.J. Maclean, "Nestorianizm", Encyclopedia of Religion and Ethics, ed., James Hastings, New York, 1951, IX, s. 323;Kadir Albayrak, Keldanler ve Nesturler, Vadi Yay., Ankara, 1997, s. 73. Aydn, Reddiyeler, s. 102. elik, Sryani Tarihi, I, s. 107-108; Albayrak, Keldanler ve Nesturler, s. 73.

121

122

123

124 125

23

eski Grek tesiriyle Aristo mantk ve felsefesinin temelleri zerine kurulmutu. Yine, Kitab- Mukaddes yorumunda kinayeli, simgesel ve mecaz anlatm ne karan skenderiye Okulu'na karlk Antakya Okulu literalizm ve tarihsel yorumu tercih etmektedir126. Bu bak alaryla sa'nn tabiat problemini ele alan ve iki ayr Helenistik temayln tesiri altnda gelien skenderiye ve Antakya Okullar, sa'nn tabiatna ilikin olarak iki ayr grn temsilcileri olmulardr. Bu iki ayr tesirle skenderiye Okulu sa'nn ahsiyetindeki birlik zerinde durup, iki tabiatn ayrln inkar ederken, Antakya Okulu, sa'nn tabiatndaki ayrlk zerinde srar etmi ve sa'nn ahsiyeti ile kelimenin ayrln ispata ynelmitir. Bu iki kar temaylden, Dou'nun iki byk itizali domutur; Monophisism ve Nestorianizm127. Nestorianizm hareketinin ncs olan Nestorius'a gre; sa, iinde Allah'n kelimesinin bulunduu bir insandan baka bir ey deildir. sa, insan Allah deil, sadece Allah taycsdr. sa, iki ayr uknumdan olumutur. Bu uknumlardan biri ilh dieri de insandir. Fakat bu durum sa'nn ulhiyetine zarar vermez. nk ona gre sa, beer tabityla tam bir insan, ilh tabiatyla da tam bir ilahtr. Bu iki tabiat sa'da mstakil olarak mevcuttur. Ona gre, doduu zaman sadece bir insan olan sa, kelime yani logos'un insan bedenine girmesiyle Allah olmutur. Dolaysyla Meryem sa'nn insaniyetinin annesidir, ilh tabiatnn deil. Bu bakmdan Meryem "Tanr'nn Annesi" anlamnda "theotokos" olarak nitelendirilemez; o sadece sa'nn annesidir (Christokos). Meryem kendinden daha nce olan bir eyi douramaz. O, bu haliyle sadece bir insan annesidir (Anthropotokos). Beden ancak bir beden dourur. Allah bir kadndan domu olamaz128. Nestorius, III. genel konsil olan Efes Konsili (431) 'nde aforoz edilmi ve nce Antakya'da bir manastra, sonra da Msr'a srlm, uzun bir srgn hayatndan sonra 451 ylnda Panapolis (Ahmin)'de lmtr129. Onun lmnden sonra Edesa (Urfa)'ya snan Nestorius taraftarlar, retilerini atklar bir okulda devam ettirmilerdir. Bu okulun da kapatlmasndan sonra ran'a iltica eden Nestorius
126

Albayrak, Keldniler ve Nestriler, s. 109; Aydn, Reddiyeler, s. 102; inasi Gndz, Din ve nan Szl, Vadi Yay., Ankara, 1998, s. 34. Aydn, Reddiyeler, s. 102. Nesturlerin grleri hakknda detayl bilgi iin bkz., ehristn, el-Milel, II, s. 251-254; Maclean, "Nestorianizm", s. 323-331; Kelly, Early Christian Dogma, s. 310-317. Dvornik, Konsiller Tarihi, s. 14; Albayrak, Keldanler ve Nesturler, s. 75.

127 128

129

24

hareketi Nusaybin'de de bir okul amtr. Politik nedenlerle ran'da hsn kabul gren Nesturilik ksa zamanda gelimi, misyonerleri sayesinde btn Orta Asya'y, Arabistan' ve Hindistan' propaganda sahas semitir130. Bu yolla Arabistan'a giren Nesturlik almamz asndan da ayr bir neme sahiptir. lk olarak, teolojik ihtilaflarn yaand bir ortamda Aristo ve Yeni Eflatuncu felsefe Nesturler iin hayat bir neme sahipti ve bu nedenle mevcut teolojik ve felsef malzemenin ou Sryaniceye evriliyordu131. Bu eserleri Yunancadan Sryaniceye evirmekle Nesturler, Mslmanlarn bunlar Arapaya evirmesine, dolaysyla da Helenistik felsefeyle tanmalarna zemin hazrlamaktaydlar132. kinci olarak ise, ilk dnem Mslman-Hristiyan teolojik ilikilerinde, Nesturliin doruya en yakn hizip olarak grld ynndeki baz ifadelere rastlanmasdr. Haim ile Kind arasndaki mektuplamada Haim, Kur'an'daki; "M'minlere en yakn ve sevecen olanlarn "biz Hristiyanlarz" diyenlerden bulursun"133 ayetinden hareketle, doruya en yakn grup olan Hristiyanlarn Nesturler olduunu sylemektedir134. Buna karn Haim'nin muhatab olan Kind, Kur'an'n sz konusu ifadelerini, Hz. Muhammed'in Nestur bir Hristiyandan etkilendii ynndeki iddiasna dayanak yapmaktadr135.

130

De Lacy O'leary, slm Dncesi ve Tarihteki Yeri, ev., Yaar Kutluay-Hseyin Yurdaydn, Pnar Yay, stanbul, 2003, s. 42-43; Nesturlerin buralardaki misyonerlik faaliyetleri iin bkz., Atiya, Dou Hristiyanl Tarihi, s. 284-293. O'leary'ye gre, bu malzemenin Sryaniceye evrilmesi ihtiyatan kaynaklanyor grnse de, Nesturlerin dua dili olarak da Sryaniceyi kullanyor olmalar, kendilerine rahat vermeyen devlet kilisesine kar bir ksknln de ifadesi olarak dnlebilir. (O'leary, slm Dncesi ve Tarihteki Yeri, s. 44); Kanatimizce, bu malzemenin Sryaniceye evrilmesi ksknlkten deil, kendilerinin farkl bir dil biliyor ve kullanyor olmalarndandr. O'leary, slm Dncesi ve Tarihteki Yeri, s. 44. 5.Maide/82. Anton Tien, "The Apology of al-Kindi", The Early Christian-Muslim Dialogue, ed. by, N. A. Newman, Pennysilvania, 1993, s. 385; Fakat, sz konusu ayetin, Nec ve Habeistan'dan gelip iman edenler hakknda nazil olduu kanaati daha yaygndr. Geni bilgi iin bkz., Fahreddin Rz, Tefsr-i Kebr, ev., Komisyon, Aka Yay., Ankara, 1990, IX, s. 184; Ebu'l-Hasan Ali b. Ahmed el-Vahid, Esbab- Nzl, ev. Necati Tetik-Necdet al, htar Yay., stanbul, 1997, s. 165; Abdulfettah el-Kd, Esbb- Nzl, Sahabe ve Muhaddislere Gre, ev., Salih Akdemir, Fecr Yay., Ankara, 1996, s. 169-170. Tien, "The Apology of al-Kindi", s. 453-455.

131

132 133 134

135

25

1.2. Monofizit Sryniler (Yakubler) Nestorios'un grlerini reddeden I. Efes Konsili, Nesturliin tam tersi bir istikamette inkif eden yeni bir akmn ortaya kmasna zemin hazrlad. znik ve stanbul konsillerinde kabul edilen, sa Mesih'in Baba ile ayn zden olduu gr bu konsilde onaylanarak, birlemeden sonra sa Mesih'te tek tabiat ve tek uknumun var olduu karar alnd. sa'nn Tanr olduu ve sadece ilh tabiat tad inancyla, sa'nn beer yann yok eden ve onu tamamen tanrlatran bu gr, Antakya ve stanbul kilisesi dnda, bata skenderiye ve Roma olmak zere konsile katlan piskoposlar tarafndan imzaland. Ayrca bu konsilde, Meryem'e resmen "Tanr'nn Anas" nvan verilerek, ona "nsan Annesi" diyenler kfrle suland136. Hz. sa'da olduu kabul edilen ilh tabiatn, beer tabiata galebe ald ve beer tabiatn ilh tabiat iinde kaybolduu grn savunan Monofizit hareket, Dioskorus ve Eutyces zamannda ok byk ilerlemeler kaydetse de 451 Kadky Konsili'nde aforoz edilmi ve buna bal olarak monofizit bir kopma yaanmtr. Bu kopma neticesinde Antakya Sryni Kilisesi, Msr Kpt Kilisesi ve Ermeni Kilisesi gibi bamsz ve zerk kiliseler ortaya kmtr. sa'da ilh ve beer tabiatn birleerek tek tabiat olduunu savunan ve dier kiliselerden bu noktada ayrlan monofizit kiliselerden Antakya Sryni Kilisesi almamz asndan nemlidir. Daha sonra Yakubler olarak isimlendirilen137 Antakya Sryni topluluunun grleri erken deneme ait reddiyelerde ayrntl olarak ele alnm ve cidd ekilde eletirilmitir. Bunun yannda, Yakublerin inan esaslarnn, Hristiyanla kar yazlan reddiyelerden nce, Kur'an'da eletiri konusu yapld da iddia edilmitir. ehristn, Yakublerin inan esaslarn zetlerken, "phesiz Meryemolu sa
136

Bu konsilde Meryem'e "Tanr'nn Anas" nvannn verilmesini elik u ekilde yorumlamaktadr: "Bylece sr dinlerinin Pavlusu Hristiyanlk zerindeki son etki aamas tamamlanarak, skenderiye Patrii Kurilos tarafndan Tanra sis'in Theotokos sfat Meryem'e sfat oldu ve bandaki hle-i nur da Meryem'in bana tc olarak geirildi." Ayrca elik, Meryem'in Tanr'nn Anas m yoksa insan olan sa'nn anas m olduu sorununu zmek zere toplanan bu konsilin Efes'te toplanmasnn bir rastlant ya da coraf konumundan dolay deil bilinli bir tercihin sonucunda olduunu sylemektedir. Bkz., elik, Sryani Tarihi, I, s. 165-166. Kadky Konsili'nden sonra sinmi gibi grnen monofizit hareket daha sonra Urfa piskoposu Yakup Bardai tarafndan VI. yzylda yeniden canlandrlmtr. Bardai'den sonra ise Antakya Sryni topluluunun temsil ettii monofizit hareket "Yakub" veya "Yakubler" ismini almtr. Yakup Bardai (Burdono) ve Antakya Sryan Patrikliinin ikinci kuruluu ve Yakublik hakknda geni bilgi iin bkz., elik, Sryani Tarihi, I, s. 296 vd; Atiya, Dou Hrsitiyanl Tarihi, s. 202206.

137

26

Allah'tr diyenler kfir olmulardr" ayetinin "Kelime ete kana dnm, bylece Tanr bizzat Mesih olmutur" eklindeki Yakublerin grlerinin eletirisi olduunu sylemektedir138. 1.3. Melkitler Melkit Hristiyanl, 451 Kadky Konsili'nde kabul edilen iman ilkelerine bal kalan Roma Hristiyanlna hasmlar tarafndan verilen bir isimdir. Reddiyelerde, Melkaiyye, Melikiyye, Milkaniyye eklinde de bahsedilmi olan Melkitlerin doktrinlerinin iman esaslar 451 Kadky Konsili'nin iman formlnde u ekilde zetlenmektedir: "Biz, Rabbimiz sa Mesih'in ulhiyette tam, insaniyette tam olduuna, onun hakiki Allah ve hakiki insan olduuna, onun dnen bir ruh ve vcuttan meydana geldiine, ulhiyette Baba ile ayn cevherden, insaniyette bizimle ayn cevherden olduuna, gnah hari bize benzediine, ulhiyete gre asrlar ncesi Baba'dan doduuna, insaniyete gre bizim selametimiz iin son zamanlarda doduuna, Allah'n annesi bakire Meryem'den doduuna inanrz. ki tabiatl biricik ouldur. Bu iki tabiat karmamtr, birbirine dnmemitir. Blnemez, ayrlamaz. Zira, birleme, tabiatlarn ayrln ortadan kaldrmamtr. Tabiatlardan her biri kendi zel varln korumutur."139 Melkitlerin yukarda zetlenen inan esaslar erken dneme ait reddiyelerde mstakil olarak ele alnp eletiri konusu yaplmtr. Aslnda Melkitlerin sz konusu grlerinin ilk kez Kur'n'da eletirildii de dile getirilmitir. ehristn, "Andolsun ki, Allah n ncdr diyenler kfir olmulardr" ayetinin muhataplarnn Melkitler olduunu iddia etmektedir140. Ancak, kanaatimizce, yukardaki ayette dile getirilen ve kfr gerektiren bir ifade olarak alglanan, Allah n ncdr eklindeki inan, Hristiyanln genel anlayn ifade etmektedir. Dolaysyla, bu ayetin muhatab yalnzca Melkitler deil genel anlamda Hristiyanlk olmaldr.
138

ehristn, el-Milel, II, s. 254; Ayn gr Rz de paylamaktadr; bkz., Rz, Tefsr-i Kebr, IX, s. 172; Fakat, bu gr sadece Yakublerin deil, Arius-Atamasius tartmasndan sonra ana kitlenin gr olmutur. Dolaysyla, sz konusu ayetin muhatabnn sadece Yakubler olduu iddia edilmemelidir. Aydn, Reddiyeler, s. 107. ehristn, el-Milel, II, s. 249.

139 140

27

2.

KUR'AN

PERSPEKTFNDEN

HIRSTYANLAR

VE

HIRSTYANLIK nsanlar farkl din ve mezheplere bal olsalar da kendi benimsedikleri yolun hak, dierlerinin ise batl olduu konusunda ayn fikri paylamaktadrlar141. Dinler tarihi bilgilerine gre de, yegne kurtulu yolu olarak ortaya kan btn dinler, kendinden nceki btn din sistemleri lav etmiler, sonrakileri ise eletirel bir tarzda ele alp reddetmiler ve kendi din elemanlarn savunmac bir tarzda dierlerinden stn ve farkl tutarak kendilerine ait kurtulu kutsaln gelitirmilerdir142. Dolaysyla, her din kendi teolojisini olutururken u veya bu ekilde, zorunlu olarak, tekini de dikkate almaktadr. Fakat dinlerin tekine ilgisi, genellikle onun geersizliini ya da tarihselliini ortaya koymak suretiyle kendisinin doruluunu ispatlamak eklinde olmaktadr. Tek ve biricik hakikat olma iddias dinin mahiyetinin gereidir. zflik bir ok yerde geerli olsa da dinde asla sz konusu olamaz. Baka bir dinin de kurtarc olabileceini dnen insan iin onu da tercih etmesinde hibir engel kalmamaktadr. Baka dinlerin de kurtarc ya da hakikat olduunu reten bir dinin toplumda varln srdrebilmesi hayli zor grnmektedir143. Semav dinler sz konusu olduunda ise, yukardaki anlay geerliliini korumakla birlikte, baz farklarn olduunu da sylemeliyiz. yle ki; sz konusu dinler, ayn nebev gelenei takip etmekte, Adem, brahim, Musa gibi karakterleri ortak bir dini unsur olarak kabul etmektedirler. Hristiyanlk Yahudilikle ilgisini hibir zaman inkr etmez. Dahas, Eski Ahit Hristiyanlarca kabul zorunlu bir metindir144. Hristiyanlar, her ne kadar Yahudiliin iptal edildiini, Yahudiliin seilmiliinin kiliseye getiini iddia etse de, bilinen kken bandan dolay,

141 142

Mturd, Tevhd, s. 3. Mustafa nal, Kuranda Hristiyanlara Ynelik Teolojik Eletirilerin Fenomenolojisi, Mslmanlar ve Dier Din Mensuplar, TDTD Yay., Ankara, 2004, s. 214. Suat Yldrm, Mevcut Kaynaklara Gre Hristiyanlk, Ik Yay., zmir, 1996, s. 324. Hristiyanlk, bir baka dinin kutsal kitabna kendi kitaplar iinde blm olarak yer veren, bir baka dinin tm kutsal kitaplarn mukaddes bilen tek rnektir. Ancak, Hristiyanlarn elindeki Eski Ahit, Tanahn Yunancaya Yetmiler evirisi olmakla birlikte, iindeki kitap says ayn deildir. Bkz., Gnay Tmer-Abdurrahman Kk, Dinler Tarihi, Ocak Yay., Ankara, 1993, s. 256-257.

143 144

28

Tanrnn evrensel kurtulu plannda onlara nemli bir rol vermektedir145. Son din slm ise, Yahudi ve Hristiyanlar Ehl-i Kitap olarak kabul etmekte, onlar ortak olduklar bir kelimede birlemeye davet etmektedir. Baka bir ifadeyle, Kuran, bir taraftan Yahudi ve Hristiyanlar Ehl-i Kitap tamlamasyla bir anlamda kendisinin selefi grrken, dier taraftan da onlarn Allah tarafndan gnderilen kitaplar tahrif ederek doru yoldan uzaklatklarn sylemektedir. Dolaysyla slm, hem insanln son dini olmas ve kendi anlay erevesinde btn insanln dini haline gelmeyi hedeflemi olmas sebebiyle, hem de az nce deindiimiz Ehl-i Kitapla olan halef-selef146, baka bir ifadeyle kaltsal147 ilikisi sebebiyle Yahudi ve Hristiyanlarla grnmektedir. Bir anlamda, hem teolojik bir birliktelii, hem de farkll ya da ayrmay iinde barndran bu iliki tarz Mslman dnrler tarafndan da fark edilmi, bu ynyle de Yahudilik ve Hristiyanlk, Dinler Tarihinin konusu olmann tesinde, slm Kelamnn da bir ilgi alan olmutur. tekinin azmsanmayacak lde bulunduu dinsel bir corafyaya evrensel deerler ihtiva ettii iddiasyla inmi olan Kuranda birok din adyla birlikte zikredilmi, Yahudi ve Hristiyanlar ise Ehl-i Kitap zel stats iinde deerlendirilmitir. Yine, slmda bu iki dindeki birtakm inanlarn korunduu, bu dinlerde olan pek ok inancn da eletirildii bir gerektir148. Dolaysyla, slm kendini tanmlarken zellikle bu dinlerin inan sistemlerine sk sk atfta bulunmaktadr. Kurann evrensellik ve biricik hakikat olma iddiasna karn, bu durum, Tevrat ve ncilin bir anlamda ksm otoritesini kabul anlamna gelir mi? Byle bir kabul sz konusu ise bunun teolojik olarak anlam ve deeri nedir ve bu, slamn evrenselliini tartma konusu haline getirir mi? Yine bu durumda btn insanl slma davetin anlam nedir? Ya da Ehl-i Kitap kavramnn ii nasl doldurulmaldr
145 146

dierlerine

gre

daha

yakn

bir

teolojik

iliki

ierisinde

Baki Adam, Yahudilik ve Hristiyanlk Asndan Dier Dinler, Pnar Yay., stanbul, 2002, s. 1. Muhammed Abdrrauf, slm Asndan Musevilik ve Hristiyanlk, brahim Dinlerin Diyalou, ed. smail R. Faruk, ev., Mesut Karaahan, Pnar Yay., stanbul, 1993, s. 53. Pettazoni, "Monoteizmin Teekkl", s. 290. Fazlurrahman, Ana Konularyla Kuran, s. 261.

147 148

29

ki teolojik bir atmann nne geilebilsin? Ayn zamanda, Kuranda ilk insan Ademden itibaren btn insanlarn, Allahn adaletinin bir gerei olarak, ilh vahiyle u veya bu ekilde uyarldklar dikkate alndnda, Ehl-i Kitap kavramnn anlamn btn dinleri iine alacak ekilde geniletmek mmkn olabilir mi? 2.1. "Ehl-i Kitap" Kavramnn Anlam Alan Kuran, zellikle nazil olduu corafya ve evresinde daha nceden yaanm olaylar, topluluklar ve inanlar hakknda, kronolojik olmasa da retici amalarla bilgiler verir. Bu balamda, Adem ve Havva hikayeleri, Nuh Tufan ve Yusuf Kssas Kuran corafyasnn149 nemli olaylar, Romallar, Sabiler, Yahudiler, Hristiyanlar ve Cahiller de topluluk ya da inanlardr150. Kuran corafyasnda yaayan bu topluluklar da bal olduklar dinsel gelenek asndan mmler ve Kitap Ehli eklinde ikiye ayrlmaktadr151. Bu ayrmda birinci gurubu politeizm ve paganizme dayal geleneksel Arap dinine bal Arap halk olutururken152, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sbiler153 dier grubu oluturmaktadr. Nitekim bu ayrm

149

Herhangi bir kutsal kitabn indii evre iin bir dinin ya da kutsal kitabn corafyas adlandrmas kullanlmaktadr. Bu balamda Kurann corafyasn bugnk siyasi ve daha geni anlamyla Ortadou oluturmaktadr. Bkz. nal, "Kur'an'da Hristiyanlara Ynelik", s. 213. nal, "Kur'an'da Hristiyanlara Ynelik", s. 214. Ayrca, bu kategorinin dnda saylabilecek, saylar az da olsa, baz marjinal gruplar da vardr. Bu blgede az sayda Mecus ve Zndklarn varlndan bahsedilmektedir. Zndklar terimiyle ise muhtemelen Maniheistler kastedilmektedir; Bkz., inasi Gndz, Kuran Vahyi ve Dierleri Zincirin Son Halkas Olarak lk Buluma", slmiyt, 7, (2004), S. 1, s. 14. Kuranda mm teriminin yer ald ifadeler dikkate alndnda, bu terimin kelimenin dar anlamyla okuma yazma bilmeyen, cahil anlamndan ziyade Hz. Muhammedin muhataplarndan Ehl-i Kitap kategorisinde olmayan ve geleneksel Arap inancn benimseyenlere vurgu yapt eklindeki grn daha tutarl olduunu syleyebiliriz; Geni bilgi iin bkz., Gndz, "Kur'an Vahyi ve Dierleri", s. 15; Izutsu, Kuranda Allah ve nsan, s. 97-98. Sbilerin Ehl-i Kitap statsnde olup olmad tartmal bir konudur. Kuranda yerde bahsi geen, (2.Bakara/62; 5.Maide/69; 22.Hac/17) fakat inanlar konusunda fazla bilgi verilmeyen Sabilikin Ehl-i Kitaptan olup olmad tartmalarna girmeyeceiz. Geni bilgi iin bkz., ehristn, el-Milel, II, s. 289; Hamidullah, slm Peygamberi, I, s. 648; inasi Gndz, Mitoloji le nan Arasnda, Ett Yay., Samsun, 1998, 101-130; Hseyin Atay, Kurann Reddettii Dinler, Ankara, 1999, s. 89-98; inasi Gndz, Ehl-i Kitabn Kimlii Sorunu ve Eb Hanife ile adalarnn Kitap Terimi Merkezli Yaklamlar, slm Aratrmalar, 15 (/2002), S. 1-2; aban Kuzgun, "Kur'an- Kerim'e Gre Hristiyanlk ve Hristiyanlar", Asrmzda HristiyanMslman Mnasebetleri, slm limler Aratrma Vakf, stanbul, 1993, s. 62-63; M. Fatih Kesler, Kuran Kerimde Yahudiler ve Hristiyanlar, TDV Yay., Ankara, 2001, s. 237-243.

150 151

152

153

30

Kurann kitap verilenlere ve mmlere de ki154 eklindeki ifadesi de dorulamaktadr155. slm ncesi Arap literatrnde Yahudi ve Hristiyanlar tanmlamak zere zel bir deyim olarak kullanlan Ehl-i Kitap terimi156, Kur'an ve snnette de bu anlam ve kullanmn korumutur. Bu terim Mekke dneminden sonra ortaya km olmakla birlikte daha deiik bir ekli olan Ehl-i Zikre yani daha nceki vahiylerin bilgisine sahip olan kiilere iaret eden bir baka ibare Kuranda bulunmaktadr157. Ksacas, Kuran, gerek Ehl-i Kitap terimini gerekse Ehl-i Zikr terimini vahiy yoluyla nazil olmu Tevrat, Zebur ve ncil gibi kitaplar bulunan Yahudi ve Hristiyanlar mriklerden ayrt etmek iin kullanmtr158 denilebilir. Aadaki ayetler bu gr teyit eder grnmektedir; Kendilerine kitap verilenler, ancak o ak delil kendilerine geldikten sonra ayrla dtler. Kitap Ehli ve mriklerden slm kabul etmeyen kfirler ebed olarak orada kalmak zere cehenneme gireceklerdir. Onlar halkn en erlileridir.159 Allah katnda hak din slmdr. Kitap verilmi olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra, srf aralarndaki kskanlktan dolay, ihtilafa dtler. Kim Allahn ayetlerini inkr ederse, Allah hesab abuk grendir. Seninle mnakaaya kalkanlara de ki; Ben yzm slm ile tertemiz Allaha tuttum, bana tbi olanlar da Kendilerine kitap verilenlerle verilmeyen mmlere de ki; Siz slm kabul ettiniz mi? Eer nizay keser slma girerlerse doru yolu tutmulardr. Yok, yz evirirlerse, sana da den ancak teblidir. Allah kullarn laykyla grmektedir. 160

154 155 156

3.l-i mrn/20; Ayrca bkz., 62.Cuma/2; 2.Bakara/78;3.l-i mrn/75. Gndz, Kuran Vahyi ve Dierleri, s. 15. Araplar, Yahudiler ve Hristiyanlarla birlikte Mecusi, Sabi ve Haniflerin de bulunduu corafyada yaadklar halde yalnzca ilk iki din mensubunu Ehl-i Kitap olarak tanmlarlard. Gner, Reslullah'n Ehl-i Kitap'la Mnasebetleri, s. 56. 21.Enbiya/7. Ayrca bkz., Kesler, Yahudiler ve Hristiyanlar, s. 66. Ignaz Goldziher, Ehl-i Kitap mad. A, stanbul, 1977, IV, s. 208; Veli Ulutrk, Kuranda Ehl-i Kitap, nsan Yay., stanbul,1996, s. 33. 98.Beyyine/4-6. 3.l-i mrn/19-20.

157 158

159 160

31

Gerek Mecusilerin gerekse Sabilerin161 en az Yahudi ve Hristiyanlarnki kadar kkl bir din gelenee sahip olmasna ramen, Araplarn, zellikle de Kur'an'n, bu kavram yalnzca iki din mensubuna has bir deyim olarak kullanmas, Allah nezdindeki kutsal kitap ve risalet geleneinin bunlarn tarih gemiiyle bir btnlk arz ettiini gstermektedir162 denilebilir. Allah ilah ve yaratc bilme hususunda insanln tamamen kendi imknlaryla ba baa braklmadn belirten, dini yalnzca Allaha hasretsinler diye zaman zaman uyarclar gnderildiini bildiren ftrat dininin evrensellii, slmn tarih anlayyla da teyit olunur163. Bu bakmdan slm, Allahn stnlk ve birliini tanmaya yetecek kadar akl ve anlay bahettii btn Yahudi ve Hristiyanlarn ayn zamanda peygamberlerle de uyarldklarn kabul etmektedir. Dolaysyla, Yahudi ve Hristiyanlar ftrat diniyle tanm kimselerdir164 ve slmn kendini tanmlamasnda, ksmen bu iki dine kar taknd tavr nemli bir yere sahip grnmektedir. Yahudi ve Hristiyanlarn ftrat diniyle tanklklar, onlarn zihinsel altyaplarnn tevhid ilkesini anlamaya dier dinlerin mensuplarna gre daha yatkn olduunu gstermektedir denilebilir. Zihinsel altyaplarnn uygunluundan dolay Kur'an, Ehl-i Kitab'a ortak bir noktada bulumay teklif eder165. Ayn teklifin mriklere yaplmam olmas, onlarn byle bir gereklii kabul edebilecek zihinsel altyapdan yoksunluklar sebebiyledir eklinde yorumlanabilir166. Buna yannda, Kuran- Kerimde her bir millete kendi diliyle hitap eden peygamberlerin gnderildiinden167, Allah tarafndan gnderilen bu peygamberlerin ayn mesaj insanlara ulatrmakla grevli olduklarndan168 bahsediliyor olmasna ramen, bu iki din dndaki dinlerin neden Ehl-i Kitap kavramna dahil edilmedii, Kur'an asndan bunun ne gibi bir anlam ifade ettii gibi sorular gndeme
161

Mecusi ve Sabileri Kitap phesi bulunan din mensuplar eklinde tanmlanmas daha uygun grnmektedir. Gner, Reslullah'n Ehl-i Kitap'la Mnasebetleri, s. 43. Gner, Reslullah'n Ehl-i Kitap'la Mnasebetleri, s. 56. Abdrrauf, slm Asndan Musevilik ve Hristiyanlk, s. 55. Abdrrauf, slm Asndan Musevilik ve Hristiyanlk, s. 56. 3.l-i mrn/64. alkan, Kur'an'da Din Kavram, s. 11. 14.brahim/4; Kur'an'da, Allah tarafndan gnderilen bu peygamberlerin bazlarnnn kssalar anlatlrken, bazlarndan hi sz edilmemitir. Bkz., 40.M'min/78. Bkz., 11.Hd/25-110.

162 163 164 165 166 167

168

32

getirmektedir. Nitekim, Hz. sa ve dier peygamberlerin gelecekte gnderilecek bir elinin geliini haber verdikleri gibi, Zerdt'n de kendisine benzer birinin geleceini haber verdii iddia edilmekte, ad lemler iin rahmet anlamna gelen Soayant olan bu kiinin en nemli zelliinin Astuat Erata, yani vlen, rahmet, tm halklar tutan, bir araya getiren ve rehber olan hayrl kii olduu iddia edilmektedir169. Yine, Hindu ve Budist kutsal metinlerinde de Hz. Muhammed'in geleceini haber veren mjdelerin bulunduu iddia edilmekte, bu iddia kutsal metinlerden desteklenmeye allmaktadr170. Bu tr iddialara temkinli yaklamak gerektiini belirtmekle birlikte, sadece Yahudi ve Hristiyanlar Ehl-i Kitap kapsamna alp, dier din ve inanlar bu kavramn dnda tutmay nasl bir anlam erevisine oturtmak gerketiini de sormak zorundayz. Fakat bu zel bir almay gerektirmektedir. Bununla birlikte, Kurandaki din gruplara ilikin snflandrmann o corafyada mevcut olan iki grubu birbirinden ayrmak iin yaplm olmas ihtimali de gz nnde bulundurulmaldr. Izutsunun aadaki deerlendirmeleri, bu hususla ilgili farkl bir bak asn ortaya koymas bakmndan zikredilmeye deer grnmektedir. Izuts'ya gre, slm gelmezden nceki Araplara, yani kendilerine kitap verilmemi olanlara, mmiyyn denilmesi henz onlarn kfir sfatn almadklar anlamna gelir. "nk, Allahn muhteem ayetlerine bakp ibret almaya davet eden emirler, ikazlar henz gelmemitir. Kfirler onlardr ki, bile bile Allahn emrine kar kar, vahiy gerei kendilerine akladktan sonra ona kar gelirler."171 Yine, Kuran, resullere verilen mesajlara genellikle kitaplar yani kutsal metinler diye atfta bulunur. Bu bakmdan bir resuln izinden gidenlere Ehl-i Kitap demek mmkn hale gelmektedir. Ancak, bu ifadenin kullanld ayetlerin ounda
169

Yine Zend Avesta'nn ilk ksm olan Vendidad'da ve ayn kitabn ikinci ksm Yashts'ta Zerdt yle demektedir: "Bir kadn Kasava Gl'nde ykanacak ve gebe kalacak. Kadn sz verilen peygamberi, Astuat Erata'y (Arapa karl Muhammed) ya da Soayant' douracaktr. Bu kii Zerdt imann koruyacak, erri yok edecek, putlara ibadeti ortadan kaldracak ve insanlar hak dinine davet edecektir." Cemalettin Aytemr, Kutsal Kitaplarda Hz. Muhammed, Ay Kitaplar, stanbul, 2004, s. 236-237; Bkz., Aytemr, Kutsal Kitaplarda Hz. Muhammed, s. 243 vd. Izutsu, Kuranda Allah ve nsan, s. 98.

170 171

33

ilk Mslman topluluun iliki iinde bulunduu Yahudi ve Hristiyanlarn gz nnde bulundurulmas sadece bu iki din grubu Ehl-i Kitap olarak tanmlamaya sebep olmu olabilir. ki ayette geen Zikir Ehli de ayn anlamda kullanlmtr. Btn bunlara ramen, Kuran- Kerim Ehl-i Kitap tanmyla zellikle Yahudi ve Hristiyanlara gnderme yapmaktadr. Kur'an'da Ehl-i Kitap deyiminin yannda, ayn anlamda olmak zere; kitap verilenler172, kitap verdiklerimiz173, kendilerine kitaptan pay verilenler174, kitaba varis olanlar175, kitap bilgisi olanlar176, kitab okuyanlar177, nceki vahiylere ahit olanlar anlamnda "Ehl-i Zikr"178 gibi ifadelerin getii ayetler dikkate alnarak Kur'ann btnl iinde deerlendirildiinde Ehl-i Kitap diye tanmlanan kimselerin sadece Tevrat ve ncil'in mntesipleri olduu anlalmaktadr. Zira, Kur'an'da bu kavram sadece Yahudi ve Hristiyanlara has bir kavramdr. Fakat, kavramnn ieriini geniletmek ya da daraltmak aslnda sadece fkh uygulamalar asndan nem arz etmektedir. nk, Kurana gre, Allaha, peygamberlerine, kitaplarna ve ahiret gnne inananlar Mslman, bu esaslardan herhangi birini veya birkan reddeden de Mslman deildir. O halde, Hamidullahn dedii gibi, slam ncesi vahiy derlemelerine inanmakla ykml olan Mslman'n, Zerdtlerin Avesta veya Hindularn Vedalarnn kesinkes ilh kaynakl olduklarn kabule yetkisi yoktur. Buna karlk, sz konusu kitaplarn ilh vahiy esasna dayanm olmalar ve Hz. Musann Tevratnn urad felakete maruz kalm olduklar ihtimalini de dikkate almalyz. Bu ihtimaller, in, Eski Yunan ya da dnyann herhangi bir blgesindeki inanlar iin de geerlidir. Bunlardan her biri belli bir devirde peygamberlere vahyedilmi

172

2.Bakara/101, 144, 145; 3.l-i mran/20, 100, 186, 187; 4.Nisa/47, 131; 5.Maide/5, 57; 9.Tevbe/29; 57.Hadd/16; 74.Mddesir/31; 98.Beyyine/4. 2.Bakara/121, 146; 6.En'am/114; 13.Rd/36; 28.Kasas/52; 29.Ankebut/47. 4.Nis/44, 51; 3.l-i mrn/23. 42.r/14. 13.Yusuf/43. 10.Yunus/94. 16.Nahl/43; 21.Enbiy/7.

173 174 175 176 177 178

34

kitaplara sahip olmu olabilirler179. Zira biz, Hz. brahime sayfalar verildiinden haberdar olmamza ramen akibeti hakknda hibir bilgiye sahip deiliz. 2.2. Kur'an'n Ehl-i Kitab'a Kar Tavr ve brahim Din ls Allah, peygamberler vastasyla birok kez hr ve sorumlu bir varlk olan insanlar bilgilendirmi, onlar tenkit etmi, sorgulam ve ikaz etmitir. Allahn Adem soyuna; ben sizin rabbiniz deil miyim?" sorusuyla ve elbette dediler180 cevabyla balayan kutsal tarih, baka bir deyile Allah insan ilikisi bir tabii szleme gibidir181. Kuranda, insanlarn, en ok da srailoullarnn, ierii bu soru cevap tarznda zetlenen szlemeye sadk kalmadklar, szlemeyi bozduklarndan bahsedilir: Bir zamanlar zerinize Turu kaldrp sizden kesin sz almtk: Size verdiimiz eyi kuvvetle tutun, dinleyin! demitik. Dinledik ve isyan ettik dediler182 Yahudilerin Nisa suresi 46. ayette de dile getirilen Tanr'ya kar bu szleri, onlarn imdi inanmadklar gibi o zaman da kendilerine indirilene gerekten iman etmediklerini gstermektedir183. Nitekim yukardaki ayetten bir nceki ayette Hz. Musann kendilerine apak delillerle gelmesine ramen Yahudilerin buzay Tanr edindiklerinden, yani ahitlerini bozduklarndan, bahsedilir. Tanryla insan arasndaki bu szlemenin bozulma sebeplerinden belki de en nemlisi, "hev ve hevesin stn gelmesinden dolay dinde aldr etmeme ile gayr meru adetlere uyma" anlamna gelen tevhndr184. Bu durum aadaki ayette belirtilmektedir:

179

Muhammed Hamidullah, Kur'an- Kerim Tarihi, ev., Salih Tu, MFV Yay., stanbul, 2000, s. 18-19. 7.Araf/172. Ymni Sezen, slm'n Sosyolojik Yorumu, z Yay, stanbul, 2004, s. 138. 2.Bakara/93; Kr. 63-64. ayetler. Yazr, Hak Dini, I, s. 422; Ulutrk, Kuranda Ehl-i Kitap, s. 21. zmirli, slam Dini ve Tabi Din, s. 32.

180 181 182 183 184

35

And olsun biz Musaya kitab verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gnderdik. Meryem olu saya mucizeler verdik. Ve onu Ruhul-Kuds ile destekledik. Fakat, gnlnzn arzulamad eyleri syleyen bir eli geldike ona kar byklk tasladnz. Peygamberlerden bir ksmn yalanladnz, bir ksmn da ldrdnz185 Szlemenin bozulma sebeplerinden biri de inatlama olmaldr. Bu durum Kuranda u ekilde dile getirilir; Kalplerimiz perdelidir dediler. Hayr, ama Allah, inkrlarndan dolay onlar lanetlemitir. Artk ok az inanrlar.186 Ve dediler ki; Bizi bylemek iin ne kadar mucize getirirsen getir biz sana inanacak deiliz.187 "Kalbin perdelenmesi" ya da 5.Maide/13te dile getirilen, kalbin katlamas Allahtan yz evirmenin bir sonucudur ve genel olarak, akl tutulmas, ilh ltuf, rahmet ve cemal sfatlaryla olan balantnn zayflamasn ifade etmektedir188. Yukarda bahsi geen bu ahitlemenin bir baka boyutu, Allahn ak ayetlerle gnderecei peygamberlere iman etmedir. Kendilerine indirilen kitaplarda gelecek peygamberlerin vasflar aka bildirilmi olmasna ramen, bu ifadeler srailoullar tarafndan yukarda belirtilen gerekelerden dolay tahrif edilmitir. Ey Ehl-i Kitap! Gerei grp bildiiniz halde niin Allahn ayetlerini inkr ediyorsunuz?189 Aada mealini verdiimiz ayette Kitap Ehlinin Hz. brahim hakkndaki yanl inanlar eletirilirken, Allahn dininden ne kadar saptklar da vurgulanmaktadr. Yine bu ifadeler, yukarda belirttiimiz, Kitap Ehli tanmnn sadece onlar mriklerden ayrt etmek iin kullanld ynndeki kanaatimizi glendirmektedir.

185 186 187 188

2.Bakara/87. 2.Bakara/88. 7.Araf/132; Ayrca bkz., 42.Fussilet/5. William C. Chittick-Sachiko Murata, slm'n Vizyonu, ev., Turan Ko, nsan Yay., stanbul, 2000, s. 260. 3.l-i mrn/70

189

36

brahim ne bir Yahudi, ne de Hristiyan idi. Ama kendini Allaha teslim ederek her trl batldan yz evirmi, dosdoru Mslman biriydi. Ondan baka bir eye ilahlk yaktranlardan deildi. nsanlarn brahime en yakn olan, ona uyanlar, u peygamber ve ona iman edenlerdir. Allah mminlerin dostudur.190 Kendilerine kitap verdiimiz kimseler, sana indirilene sevinirler. Fakat senin aleyhinde birleen gruplardan onun bir ksmn inkr eden de var191 Kuran, bu ayet ile Ehl-i Kitabn doru deerlendirilmesini, bazsnn geree uyduklarn, bazsnn da ilerine gelene uyup, gelmeyeni reddettiini belirtmektedir. Bu da genelde misyonerlerin tavrn andrmaktadr192. Kuranda ok ynl olarak ele alnan Ehl-i Kitap, her eyden nce dier slm d gruplar gibi Kurana ve Hz. Muhammede imana davet edilmektedir193. Allahn, ellerinde mevcut kitaplar olmasna ramen Kitap ehlini Kurana imana davet etmesinin temel gerekesi onlarn kendilerine de tek Allah inanc tebli edilmi olduu halde bu ilkeden sapm olmalardr194. Yine onlarn, kendilerine gnderilen kitab deitirdikleri, yani tahrif ettikler195, gnderilen peygamberleri ldrdkleri196, Mslmanlarla yaptklar antlamalara bal kalmadklar197, dinlerinde taknlk yaptklar198, bilmedikleri konularda bile kendi aralarnda tarttklar ve yanl hkmlere vardklar199, yalanc olduklar200, birbirlerini suladklar201, bu yaptklaryla da kalmayp Kurana ve Hz Muhammede uyanlar saptrmak istedikleri202 ifade edilmektedir.

190 191 192

3.l-i mran/67-68. 13.Rd/36. Ekrem Sarkolu, "slm D Dinlere Kur'an'n Temel Yaklam ve brahim Din ls", Mslmanlar ve Dier Din Mensuplar, TDTD, Ankara, 2004, s. 38. 4.Nisa/47; 7.raf/157. 5.Maide/73. 2.Bakara/78; 4.Nisa/46; 5.Maide/13-41. 2.Bakara/61-87; 3.l-i mran/21-112; 5.Maide/70; 7.Enfal/56. 2.Bakara/27, 64, 100; 7.raf/102; 13. Rd/25. 5.Maide/77. 3.l-i mran/65-66. 2.Bakara/87. 2.Bakara/113. 3.l-i mran/69.

193 194 195 196 197 198 199 200 201 202

37

Kitap Ehlinden Yahudilerin buzay put edinmeleri203, zeyir Allahn oludur demeleri204, biz Allahn oullaryz205, bize belli gnler hari ate dokunmayacak demeleri206, Hz. say ldrdklerini iddia etmeleri207, peygamberleri yalanlamalar208, Hz. Muhammedi209, Kuran ve Allahn ayetlerini bile bile inkr etmeleri210, Allahn eli baldr demeleri211 Kitap Ehline yakmayan tavrlar ve inanlar olarak yerilmitir. Gerek kendi kitaplarnda grlen, gerekse Kuranda dile getirilen bu arlklarna ramen Ehl-i Kitaba gsterilen tolerans, sonradan tahrif edilmi de olsa, aslen kutsal olan bir kitaba sahip olmalarndan dolaydr212. Yoksa onlarn doru yolda olduklarndan deildir. Zaten onlarn yolu doru olsayd Kuran onlar imana davet etmezdi. Bunun yannda, Kurann birok suresinde kendini Allaha adam iyi niyetli kitap ehlinin vld grlmektedir. nsanlar iinde iman edenlere dmanlk bakmndan en iddetli olarak Yahudileri bulacaksn. Onlar iinde iman edenlere sevgi bakmndan en yakn olarak da biz Hristiyanz diyenleri bulacaksn. nk, onlarn iinde keiler ve rahipler vardr ve onlar byklk taslamazlar. Rasule indirileni dinledikleri zaman, tandklar gerekten dolay gzlerinin yala dolup tatn grrsn. Derler ki; Rabbimiz! nandk bizi ahitlerle beraber yaz. Biz, rabbimizin bizi iyiler arasna katmasn umarken neden Allaha ve bize gelen geree

203 204 205 206 207 208 209 210 211 212

2.Bakara/92; 7.raf/148. 9.Tevbe/30. 5.Maide/18 3.l-i mrn/24. 4.Nis/157-158. 5.Maide/70. 2.Bakara/146. 32.Bakara/89-91; l-i mran/70, 98; 4.Nis/155. 5.Maide/64. Kesler, Yahudiler ve Hristiyanlar, s. 9.

38

inanmayalm? Bu szlerinden dolay Allah, onlara altlarndan rmaklar akan, iinde ebedi kalacaklar cennetler verdi. Gzel davranlarn mkfat ite budur.213 ounun yoldan km olmasna ramen Ehl-i Kitabtan iman edenlerin de bulunduu, hepsinin bir olmad, ilerinde istikamet sahibi bir topluluun olduu, Allaha ve ahiret gnne inanan, iyilii emredip, ktlkten men eden ve hayrl ilere koan bu Kitap ehlinin iyi insanlar olduu ve yaptklar hibir iyiliin karlksz kalmayaca vurgulanmaktadr214. Ayrca, Kuran Ehl-i Kitabn tamamna kfir tanmlamasn yapmaz. Kitap ehlinden bir ksmn kfir olarak tanmlar. Fakat onlara mrik vasfn vermez. Onlar Hz Peygamberin peygamberliini kabul etmemekle kfir/nankr sfatn almlardr. Fakat Kuran kfr kavramn asla kendi dininde kalmakla birlikte Hz Muhammedin peygamberliini de kabul eden tevhide bal kitap ehli iin kullanmaz215. Kurann, zaman zaman olumlu vasflarla and bu insanlar iin Ehl-i Kitap tanmlamasn kullanmas, bu insanlarn kendi dinlerini brakmadklarn gsterir mi? ayet, Mslman olmu olsalard onlardan bu ekilde bahsedilmesinin anlam nedir? Kasas Suresi'nin 53. ayetinin nzul sebebi hakknda216 sylenenler gz nnde bulundurulursa, bu insanlardan bazlarnn, kendi dinlerini braktklar sylenebilir. Sz konusu ayette: Ondan nce kendilerine kitap verdiklerimiz ona da inanrlar. Onlara Kuran okunduu zaman: Ona inandk. nk o rabbimizden gelen bir hakikattir. phesiz biz daha nce de Mslman idik derler denilmekte, ayetin, Yahudi ve Hristiyanlardan, farkl zamanlarda Mslman olan gruplar hakknda nazil olduu iddia edilmektedir. Elmal'ya gre ise, ayetin nzulne o dnemde Mslman olan Yahudi ve Hristiyanlar sebep olmu olsa da, ayetin anlamn Ehl-i Kitap'tan

213

5.Maide/82-85; Yahudi ve Hristiyanlarn dmanlk ve sevgi bakmndan durumlarn belirten bu ayetin sosyolojik bir yorumu iin bkz., Ebu Osman Amr b. Bahr el-Chz, el-Muhtr fi'r-Redd ale'n-Nasr, thk., Muhammed Abdullah el-arkv, Beyrut, 1991, s. 58-67 . 3.l-i mrn/110-115. 3.l-i mran/113-115; 17.sr/107-109; 5.Maide/82-85; 29.Ankebut/46-47. Katade yle der: "Bu ayet, Ehl-i Kitaptan hak eriat zere olan ve o eriata tutunan, Hz. Muhammed peygamber olarak gndrilince de onu tasdik eden kimseler hakknda inmitir. Selman Faris ve Abdullah b. Selam bunlardandr" (Rz, Tefsir-i Kebr, XVII, s. 537; Kd, Esbb- Nzl, s. 297.)

214 215 216

39

btn iman edenlere amil klacak ekilde geniletmek mmkndr217. yleyse, bu ayette Ehl-i Kitap tamlamasnn kullanlmasnn, Kur'an'daki vahiy ve nbvvet gelenei asndan bir deeri olduunu syleyebiliriz. Buradaki Ehl-i Kitap kavramnn Mslman olan Yahudi ve Hristiyanlarn nceki durumuna iaret etmekte olduunu dnebiliriz. Ancak, Ehl-i Kitap'tan olumlu vasflarla bahseden ayetlerin tmnn nzul sebebi iin ayn eyi sylemek mmkn grnmemektedir. zellikle bu insanlarn peygamber dneminde kitleler halinde Mslman olduklarna dair salam belgelere de sahip deiliz. Fakat yle anlalyor ki, bu insanlar hibir art niyet tamadklar iin Kurann vahiy rn olduunu anlam ve ona saygl davranmlard. Kuranda bunlar ilerinden hakszlk edenler hari, kitap ehliyle ancak en gzel ekilde tartn ve deyin ki, bize indirilene de size indirilene de inandk. Tanrmz ve Tanrnz birdir. Biz de ona teslim olanlarz.218 eklinde ayrlmlardr. Bu anlamda, bu tr niteliklere sahip kendi Yahudi dinlerinde ve Hristiyanlarn Ehl-i Kitap olarak ve Hz. isimlendirilmeleri, olmaldr: Kitap Ehlinden yleleri vardr ki; Allaha inanrlar, size ve kendilerine indirilene de inanrlar. Allaha sayg gsterirler, Allahn ayetlerini birka paraya satmazlar.219 De ki! Siz ona ister inann, ister inanmayn. u bir gerek ki, bundan nce kendilerine ilim verilenlere o okununca derhal yzst secdeye kapanrlar.220 Sonu olarak, Kurandaki Ehl-i Kitap ile ilgili ayetleri gz nnde bulundurarak unlar syleyebiliriz. Ehl-i Kitap kavram, ierdii bu anlamlar ve Kurandaki kullanmyla, slm dini ile sz konusu dinler arasnda hem teolojik birliktelii, hem de teolojik ayrmalar iinde barndrmaktadr. Vahyin kaynann tek olmas, baka bir ifadeyle dinin orijinal yaps birinci durumu, Allahn vahyinin tarihi srete kitap
217 218 219 220

kalmalarna

ramen

Kur'an'a

Muhammed'e sayg gsterdikleri iin ve tevhid izgisinden sapmadklar iin

Yazr, Hak Dini, V, s. 3746. 29.Ankebut/46. 3.l-i mrn/199. 17.Yusuf/107.

40

ehli tarafndan dejenere edilmi haline iaret eden ifadeler ise ikinci durumu belirtmektedir. Kitap Ehlinin hepsi ayn deildir. Aralarnda farkllklar vardr. Hristiyanlar Yahudilere gre daha lml bir tavrla ele alnmakla birlikte onlar iin de ciddi eletiriler sz konusudur. Yahudilerin Kuranda inan sisteminden ok, hareket tarzlar ve iine dm olduklar psiko-sosyal sapknlklar221 ekseninde ve Mslmanlarla olan ilikileri bakmndan eletirildiine ahit olmaktayz. Buna karn, Hristiyanlar Kuranda, daha sonra ele alacamz zere, ounlukla inan sistemleri asndan tartma konusu yaplr. Kitap Ehli iin en ciddi eletiri ve knanma konusu dini Allaha has olmaktan karmaktr. Onun iin, ruhbanlk, Hz. sann Tanrlatrlmas, zeyrin Allahn olu olduu gibi konular gndeme getirilerek eletirilir. Kitap Ehli iinde olumlu vasflaryla n plana kanlarn, Allaha ve ahiret gnne inandklar, Hz. Muhammedi peygamber, Kuran da Allahn kitab olarak kabul ettikleri vurgulanarak dierleriyle aralarndaki farka dikkat ekilir. Bir taraftan Yahudiler ve Hristiyanlar orijinal vahyi tahrif etmi olmalarna ramen, teki din mensuplarna gre tevhide daha yakn gruplar olarak deerlendirilebilme imknna sahipken, dier taraftan da teki inan sahiplerinin ilemedii Allahn ayetlerini deitirme ve peygamberleri ldrme ya da yalanlama gnahn tayorlar eklindeki deerlendirmelere de maruz kalabilirler. Izutsunun; Yahudi ve Hristiyanlarn din skandallarn temizleme ve tevhid inancn saf haliyle yeniden kurma hareketi222 eklinde tanmlad slm ile Ehl-i Kitabn inan esaslar arasnda, zellikle de vahdaniyet konusunda, derin gr
221 222

Aydn, Reddiyeler, s. 9. Izutsu, Kuranda Allah ve nsan, s. 100; "Ey Ehl-i Kitap! Rasulmz size kitaptan gizlemekte olduunuz birok eyi aklamak iin geldi" (5.Maide/15); "phesiz bu Kur'an srailoullarna ayrla dtkleri hususlarn ounu anlatmaktadr" (27.Neml/76); Bu ayetler, Hz. Muhammed'in gnderili amacnn Ehl-i Kitab'n yanld, gizledii, ihtilafa dt veya inkr ettii konularda dorular bildirmek (onlarn din skandallarn temizleme) ve onlar inanmaya davet etmek (tevhid inancn saf haliyle yeniden kurma hareketi) olduunu ifade etmektedir.

41

ayrlklar vardr. Bu durum aslnda diyaloun hangi alanlarda gelitirilmesi gerektii konusunda ipular vermektedir. Sarkolu'nun Schimmelden aktard, diyalogta bir yerlere varlmak isteniyorsa, taraftarlarn ana konuya odaklanmalar, Tanr Tasavvuru konusunda grmelere balamalar ynndeki tavsiyesi223 ok da anlaml grnmemektedir. Zira, bu konudaki derin gr ayrlklar diyalou imkansz klar. Ne Mslmanlar tevhid ilkesinden vazgeebilir, ne de Hristiyanlar teslisten. imdi onlarn size inanacaklarn m umuyorsunuz? Oysaki onlardan bir zmre, Allahn kelamn itirler de iyice anladktan sonra, bile bile onu tahrif ederlerdi224 Ey Kitap Ehli! Siz Tevrat, ncili ve rabbinizden size indirileni hakkyla uygulamadka doru bir yol zerinde deilsiniz. man edenler ile Yahudiler, Sabiler ve Hristiyanlardan Allaha ve ahiret gnne gerekte inanp iyi iler yapanlara asla korku yoktur, onlar zlecek de deillerdir.225 Burada hemen belirtmeliyiz ki, Allaha iman ayn zamanda peygamberlerine ve kitaplarna iman da iermektedir. Zira, Allaha iman asll-usldr. Peygamber gndermek Allahn fiillerinden biridir226. Btn bunlara ramen, Kuran hibir zaman iddet ve zorlama ile dier din ve inanlar yok etmek gibi bir hedef gtmemitir. Bilakis, dinde zorlamay yasak eden227, herkesin inancna saygy emreden ve sizin dininiz size, benim dinim de bana228 ilkesiyle din hrriyetine kaplarn sonuna kadar aan Kuran, herkesi inancyla ba baa brakmaktadr.

223 224 225

Sarkolu, "slm D Dinlere Kur'an'n Temel Yaklam", s. 39. 2.Bakara/75 5.Maide/68-69; Bu ayet, Kur'an'n ncekileri, ncekilerin de Kur'an' tasdik ettiini ifade etmektedir. Fakat arada nemli bir fark vardr. Kur'an hari teki kitaplarda ilaveler vaya karmalar sz konusudur. Kendisinde hibir ilave ve phe olmayan Kur'an btn kutsal kitaplarn da doruluk lsdr. Muhittin Baeci, Kelam lmine Giri, Kayseri, 1994, s. 31. 2.Bakara/256. 109.Kfirn/6.

226 227 228

42

2.3. Kuran'da Hristiyanlara Ynelik Teolojik Eletiriler Kuranda 219 ayette Hristiyanlk ve Hristiyanlardan bahsedilmekte, bunlardan 14 tanesinde oul olarak nasr ifadesi kullanlrken229, sadece bir ayette tekil olarak Nasrn terimi kullanlmaktadr230. Kelimenin etimolojik tahlili ve tarihsel geliimini burada tartmak almamzn snrlarn aacandan u kadarn sylemekle yetiniyoruz; Kuran, Hristiyanlardan bahsederken, yre Hristiyanlarnn kullanm olduu, ayn zamanda Araplarn da onlar tanmlamak iin kulland bu ismi kullanmtr231. "Biz Nasrnleriz diyenler"232 ibaresi, isimlendirmenin bizzat Hristiyanlar tarafnda yapldn ve tasvip edildiini gstermektedir233. Kur'an'n bu dorudan hitab onlarn varln kabul anlamna da gelmektedir. Bunun yannda Kur'an, sa iin Mesih234 isimlendirmesini kullanmasna karn, onun retisine bal olduunu iddia edenlere Hristiyan (Christian/Mesih) veya retilerine de Mesihiyye terimlerini kullanmaz. Bu tavr, Kur'an'n, sa'nn Tanr oluuna ve mutlak kurtarc oluuna vurgu yapan temel Hristiyan retisini (Kristoloji) kabul etmediini gstermektedir235 eklinde yorumlanabilir. Nitekim, sa Mesih ile kendilerine Hristiyan diyen zmre arasndaki irtibat kopukluunun farknda olan Kur'an, sk sk Medine'li Yahudilerle Musa devrindeki srailoullarn zdeletirmesine ramen, ayn zdeletirmeyi sa'nn kendi

229 230 231

2.Bakara/62, 111, 113, 120, 135, 140; 5.Maide/14, 18, 51, 69, 82; 9.Tevbe/30. 3.l-i mrn/67. Kelimenin etimolojik tahlili ve tarihsel adan deerlendirilmesi iin bkz., Gndz, Mitoloji ile nan Arasnda, s. 81-99; Orhan Atalay, Dou-Bat Kaynaklarnda Birlikte Yaama, GYV Yay, stanbul, 1999, s. 304-305. 5.Maide/14, 82. Mustafa Alc, Kitab- Mukaddes ve Kur'an- Kerim Inda slm-Hristiyan Diyalou, (Baslmam Doktora Tezi, MSBE), stanbul, 2001, s. 320. 3.l-i mran/45; 4.Nisa/171. Alc, slm-Hristiyan Diyalou, s. 319.

232 233

234 235

43

zamanndaki inananlaryla236 Hz. Peygamber devrindeki Hristiyanlar arasnda yapmamaktadr237. Bundan baka Hristiyanlar iin Kur'an'n kulland dier bir isimlendirme de "Ehl-i ncil"dir. Kur'an, Ehl-i ncil'in Allah'n bu kitapta kendilerine indirdikleriyle hkmetmesini ister, Allah'n indirdikleriyle hkmetmeyenleri fask olarak isimlendirir238. Kur'an, Biz Hristiyanz diyenlerle bir ahit yaptn kabul etmesine ramen239, Hristiyanlarn Yeni Ahit diye bildii ve inandklar kutsal kitaplar klliyatn kabul etmez240. Kurann ilk inen ayetlerinde, dier Ehl-i Kitap mensuplaryla birlikte, Hristiyanlar iin olduka dosta241 gndermeler vardr242. Medineye hicretten hemen sonra ise, Kuranda onlara Ehl-i kitap ierisinde de zel bir konum salayan ifadelere yer verilmekte; iman edenlere sevgi bakmndan en yakn olarak Hristiyanlar iaret edilmektedir243. Bununla birlikte, Medine dnemine ait Hristiyanlarla ilgili ayetlerin daha ok eletirel olduu grlr. Fakat bu dnemde de, teolojik eletirilere ramen, onlarn olumlu davranlar vlmeye devam edilmektedir. Dolaysyla, Mslmanlarla Hristiyanlar arasndaki teolojik ilikilerin Kurandaki Hristiyanlar ve Hristiyanlkla ilgili ayetlerle baladn syleyebiliriz. Kuranda Hristiyanlar inan, tutum ve uygulama bakmndan iki biimde deerlendirilir. Birincisi, kurtulua erecek olan Allaha ve ahiret gnne inanp iyi amel ileyen Hristiyanlar244; ikincisi de, "Allahn Peygamberine gnderdikleriyle
236

Kur'an, sa'ya inanan ve ona yardm edenler olarak sadece Havarilerden bahsetmektedir. Bkz., 3.l-i mran/52; 5.Maide/111; 61.Sf/14. Alc, slm-Hristiyan Diyalou, s. 322. 5.Maide/47. 5.Maide714. Alc, slm-Hristiyan Diyalou, s. 322. David Marshall, Christianity in the Quran, Islamic Interpretations of Christianity, ed. by, Lloyd Ridgeon, Curzon Pres, Richmond, 2001, s. 8. phesiz iman edenlerden, Yahudilerden, Hristiyanlardan ve Sabiilerden Allaha ve ahiret gnne hakkyla inanp salih amel ileyenler iin rableri katnda mkfatlar vardr. 2.Bakara/62. 5.Maide/82. 2.Bakara/62; 5.Maide/69; Bu ayetlerde Ehl-i Kitaptan Allaha, ahirete gerekten iman eden ve salih amel ileyenler iin korku olmad ve onlarn rableri tarafndan mkfatlandrlaca ifade edilmekte, hemen takip eden ayetlerde de zellikle Yahudilerin verdikleri szleri tutmadklar, peygamberlerin bir ksmn yalanladklar, bazlarn da ldrdkleri sylenmektedir. Yine, Maide

237 238 239 240 241

242

243 244

44

alay edenler" olup asla dost edinilmemesi gereken Hristiyanlardr245. Yani Hristiyanlarn hepsi bir deildir246. Kurtulua erecek olan Hristiyanlardan bahseden u ayet dikkat ekicidir; Ehl-i Kitap iinde yleleri vardr ki; Allaha iman ettikleri gibi, hakk tanzim ederek hem size hem de kendilerine indirilene inanrlar. Onlar Allahn ayetlerini deersiz bir menfaat karlnda satmazlar. te rabbi nezdinde mkfatlar olanlar onlardr. Muhakkak ki Allah hesab ok abuk grr.247 mealindeki ayetin, daha nce de belirttiimiz gibi, Neca ve Habeistan'dan gelerek Mslman olanlar hakknda nazil olduu belirtilmektedir248. Kurann Hristiyanla kar daha lml yaklamnn, Hristiyan akidesinde meydana gelen sapmalar gndeme getirmesiyle gerginlemeye baladna ahit olmaktayz. Bu gerginlemenin zellikle Medine dneminin bana rastlamas, Wattn, bu gerilimin sebebi olarak slmn glenip Hristiyanlara ihtiya duymamas gibi siyasi ve asker nedenlere balamasna249 yapmasna sebep olmutur. Bu noktada, Wattn bu yorumuna katlmak mmkn deildir. Zira Kurann Hristiyanl eletiri noktalarnn, ulhiyet ve risalet gibi teolojik alanlarda odakland aka grlmektedir. Kurann, genelde Ehl-i Kitap zelde de Hristiyanlar sz konusu olduunda, hedef kitlelere apolojetik ya da reddiyeci-savunmac bir tavr ile meydan okuduunu syleyebiliriz. Ortadou dinleri, zellikle de Sami dinlerin tarihsel sreci dikkate alndnda nce gelen dinin kendinden sonra ortaya kan dini sapknlk ile itham ettiine, buna karn sonrakinin kendine ncekini temel ve dayanak aldna ahit
65. ayette; Eer Ehl-i Kitap iman edip ktlklerden saknm olsayd, herhalde gemi ktlklerini rter ve onlar nimeti bol cennete sokardk denilmektedir.
245 246

5.Maide/51-57. Tarihsel olarak da Hristiyanlk, Mesihe inananlar iermemekte, ona inananlardan sadece spesifik bir snf ifade etmektedir. nk tarihte, saya inanan birok Yahudi ve ilk Ariuscular gibi muvahhid gruplar da vardr; Bkz., Atalay, Dou-Bat Kaynaklarnda Birlikte Yaama, s. 304. 3.l-i mrn/199. Ebu Muhammed Abdlmelik bn Hiam, es-Sret'n-Nebeviyye, thk., Tah Abdurrauf Sa'd, Dru'lCl, Beyrut, 1411, I, s. 320-322; bn Sad, Tabakt, ty, II, s. 32; Rz, Tefsr-i Kebr, IX, s. 184; Vahid, Esbab- Nzl, s. 165. Yazr, Hak Dini, V, s. 3746; Atalay, Dou-Bat Kaynaklarnda Birlikte Yaama, s. 306-307; Rz, Tefsr-i Kebr, IX, s. 184. Montgomary Watt, The Christianity Criticized in the Quran, MW, LVII, July 1967, No: 3, s. 197.

247 248

249

45

olmaktayz. Yahudilik, kendisinden sonra ortaya kan Hristiyanl sapknlkla sulamakta, Hristiyanlk ise Yahudilii temel alarak slm sapkn olarak grmektedir. slm ise kendine temel veya vahiy sreci olarak Ehl-i Kitap olarak adlandrd Yahudilik ve Hristiyanl almaktadr. Ksacas, ayn corafyada ortaya kan dinler, kendinden ncekileri tamamen reddetmezken, onlarn eksiklik ve yanllklar iinde olduklarn iddia etmektedirler. Bu durum, Hint yarmadasnda ortaya kan dinler iin de sz konusudur250. Kurana gre Hristiyanlar, ilh vahyin bozulmasnn bir sonucu olarak eksiklik ve yanllklar ierisindedir. Onlarn teslis doktrini Tanr kavramndaki yanllklarn, Hz. sa hakkndaki inanlar da yanl ve eksik anlaylarn oluturmaktadr. Yine Tanrnn kelamnn bir ksmn unutmu ya da gizlemi olmalar, bir ksmn da tahrif etmi olmalar onlarn en temel yanlg noktalarn oluturmaktadr. Hristiyanlara gre, ncillerde Kelam beden oldu eklinde ifade olunduu gibi, Allahn kelam sadr. nciller sa hakknda yazlm ilhama dayal kitaplardr. Btn Yeni Ahit Allahn kelamnn rengine brnebilir; ama btn bu durum, tecessm etmi sann yannda ikincil bir eydir. Yeni Ahit olmakszn, salt szl gelenekle ayakta duran bir Hristiyanlk tasavvur etmek mmkndr. Buna karn, sasz bir Hristiyanl hayal etmek bile mmkn deildir. Mslmanlara gre ise, Allahn kelam Kurandr ve Hz. Muhammed sadece bir elidir. Asl nemli olan mesaj getiren deil, mesajn kendisidir. Dolaysyla, Kuran'sz bir slm tasavvuru mmkn deildir251. Dolaysyla, bu iki dinin vahiy ve nbvvet anlaylar temel noktalarda ayrmaktadr. Kuran teki din mensuplarn eletirirken, aslnda tevhidin bu din mensuplarnca aka arptlmasn eletirmektedir. Kur'an'n genel muhtevas asndan, Allah, vahiy ve nbvvet kurumu Hz. Adem'den balayarak dnem dnem gerekleen ve Hz. Muhammed ile son bulan bir btnl ifade etmektedir. Hz. sa da bu iliki iinde, kavmine doru yolu gstermek iin gnderilmi bir elidir. Kur'an'da, sa'ya gelen vahiy ve onun peygamberlii, Hristiyanlarn vahiy ve peygamberlik anlayndan farkl tarzda tasvir edilir.

250 251

nal, "Kur'an'da Hristiyanlara Yenelik Eletirilerin Fenomenolojisi", s. 216. Chittick-Murata, slm'n Vizyonu, s. 262-263.

46

Kur'an'da, kendinden nceki Tevrat' dorulayc olarak Hz. sa'ya ncil'in verildii252, Allah'n Hz. sa'ya, kitab, hikmeti, Tevrat ve ncil'i rettiinden bahsedilir253. Kur'an'a gre, Hz. sa da dahil, btn peygamberler ayn ierie sahip mesaj iletmekle grevlendirilmilerdir. Ancak, Hristiyanlar, kendilerine vahyolunandan farkl eyler sylemiler254, verilen mesajn nemli bir blmn unutmular ve kitaptaki pek ok eyi gizlemilerdir255. Dier taraftan onlar, "Mesih Allah'n oludur" demek256, Allah' brakp Meryemolu sa'y rab edinmek257, tevhid inancn brakp l Tanr inancn kabul etmek258 suretiyle Allah'n kitabn tahrif etmiler ve kendi elleriyle yazdklar kitabn Allah katndan geldiini iddia etmiler ve bu yolla insanlar Allah'n yolundan engellemilerdir259. Yine Hristiyanlar, kendilerine bildirildii halde Hz. Muhammed'in geleceini haber veren ayetleri gizlemilerdir260. Hristiyanlar, gerek ncil'de bulunan baz ayetleri gizlemenin yannda, baz ayetleri de yanl yorumlamlardr. Hz. sa'nn babasz doumu bunlardan biridir. Hz. sa'nn mucizev doumu Kur'an'da u ekilde anlatlmaktadr: mran kz Meryem, teyzesinin kocas Zekeriya tarafndan Beyt-i Makdis'te bytlm, kendini
252

Her eyden nce Kur'an, Hristiyanlarn aksine, ncillerden deil, ncil'den bahsetmektedir. (Kur'an'da "ncil" isminin getii yerler iin bkz., 3.l-i mrn/3, 45, 65; 5.Maide/46-47, 66-68, 110; 7.raf/157; 9.Tevbe/111; 48.Fetih/29; 57.Hadid/27.) Hz. sa'ya Allah tarafndan verilen ncil, asl itibariyle, Tevrat ve Zebur gibi ilh kaynakl bir kitaptr. Bununla birlikte, Hz. sa hayatta iken ifah tebligatnn dnda yazl bir eser brakmam, rencileri de onun retilerini konu edinen yazl herhangi bir belge dzenlememitir. Yazl bir metin olumusa bile, bu metnin sonrakilere ulamad ortadadr. Bir tek isim altnda birok risaleden meydana gelen ncil derleme bir eser niteliindedir ve onlar Hz. sa'nn lmnden on yllarca sonra kaleme alanlar onu grmemiler ve yazdklarn ondan duymamlardr. ncillerin Hz. sa'nn ref'i ve ondan sonraki olaylar anlatmas, onlarn tahrif edildiinin ve birok ey eklendiinin bir gstergesi olarak dnlebilir. Aralarndaki eliki ise bir baka gstergedir. znik Konsili'nin karlat en nemli sorun ncillerin okluu idi. Birbiriyle elien 40-50 ncilden oluan koleksiyon aslnda tahrifin bir sonucu idi. Daha geni bilgi iin bkz., Schuyler Brown, The Origins of Christianity, New York, 1984, s. 7; Xaver Jakob, ncil Nedir? (Tarih Gerekler), Ankara, 1985, s. 7, 10; Maurice Bucaille, Msbet lim Ynnden Tevrat, nciller ve Kur'an, ev., M. Ali Snmez, DB Yay., Ankara, 2001, s. 14; Kesler, Yahudiler ve Hristiyanlar, s. 219. 3.l-i mran/48; 5.Maide/110. 4.Nisa/171. 5.Maide/14-15. 9.Tevbe/30. 9.Tevbe/31. 4.Nisa/171; 5.Maide/73-75, 116. Taber, Cmiu'l-Beyan, X, s. 117; Yazr, Hak Dini, IV, s. 2519. 61.Sf/6.

253 254 255 256 257 258 259 260

47

Allah'a adam, dindar ve iffetli bir kadndr. Tanr'nn emirlerine teslim olan, oru tutan ve dier ibadetlerini yerine getiren, birok ilh ltuf ve meleklerin getirdii mjdelere mazhar olan Meryem'e bir gn melekler; "Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir kelimeyi mjdeliyor. Ad Meryemolu sa'dr, Mesih'tir; dnyada da ahirette de itibarl ve Allah'n kendisine yakn kldklarndandr. Salihlerden olarak beikte iken ve yetikinlik halinde insanlara konuacak." derler. Bunun zerine Meryem irkilir ve: "Bana bir erkek eli demedii halde benim nasl ocuum olur" diyerek tepki gsterir. Allah da bu tepkiye: "Evet yledir. Allah dilediini yaratr. O, bir iin olmasn dileyince sadece 'ol' der ve o da oluverir." 261 eklinde cevap verir. Kur'an'n, Hz. sa iin kulland, "Ondan, yani Allah'tan, bir kelime", "Onun Meryem'e ilk ettii kelimesi"262 deyimi farkl ekillerde yorumlanmaktadr. Katde'den rivayet edilen yoruma gre "kelime" Allah'n "ol" emri; bn Abbas'dan gelen rivayete gre ise, sa'nn bizzat kendisidir. Taber, Katde'nin yorumuna katlrken263, Rz, "kelime" teriminin mecaz olduunu belirterek iki yorum getirir: Tpk, cmert biri hakknda "O cmertliin ta kendisidir" cmlesindeki kullanm gibi, kelime sa'nn kendisidir. Devlet bakanna, yeryznde ilh adaletin gereklemesine sebep olduu iin "Allah'n yeryzndeki glgesi" kullanmnda olduu gibi, sa'ya da Allah'n mesajnn, hak ve batl ayrc szlerinin gereklemesine sebep olduu iin "Allah'n kelimesi" eklinde kullanlmtr264. Kuran, Hristiyanlarn sann tabiat konusundaki temel yanlglarn Hz. sann Allahn kulu ve elisi olduunu srarla vurgulamak suretiyle dzeltme yoluna gitmektedir. Baz ayetler dorudan sann Allahn kulu265 olduunu vurgularken, baz ayetlerde sann dnyaya gelii anlatldktan sonra266, Allah

261 262 263 264 265 266

3.l-i mran/45-47. 4.Nisa/171. Taber, Cmiu'l-Beyan, VI, s. 412. Rz, Tefsir-i Kebir, VIII, s. 50. 4.Nisa/172; 19.Meryem/30; 43.Zuhruf/59. 3.l-i mrn/45-49; 19.Meryem/16-29; 21.Enbiy/91; 66.Tahrm/12.

48

katnda onun durumunun Adem gibi olduunun alt izilir267. Yine onun kulluunu vurgulamak amacyla268 16 kez sa iin Meryemolu sa269 terkibini kullanmtr. sann kulluu bu ekilde defalarca vurgulandktan sonra, onun Allahn rasul270 ve nebisi271 olduu ifade edilerek, nbvvet messesesinin ana temalar sann peygamberliini aka ortaya koyacak tarzda sralanmaktadr272. sa'ya pek ok mucize verildiinden bahsedilmekle birlikte, bu mucizelerin onun Tanrlna deil, peygamberliine iaret ettii vurgusu yaplmtr273. Kur'an'n Hristiyan teolojisiyle ilgili olarak ele ald ve zerinde nemle durduu dier bir konu da armha gerilme ve bununla balantl olarak kefret anlaydr. Kur'an, armh hadisesini esasta kabul etmekle birlikte, armha gerilenin ve armhta ldrlenin Hz. sa olmadnda srar eder. Kur'an'n aklamalarna gre armha gerilen ve armhta ldrlen sa'ya benzetilmi biridir veya olayn kendisi olmu gibi onlara gsterilmitir274. Kur'an, armha gerilenin sa olmad konusunda srarl olsa da, yeri ve zamann belirtlmeden, ldn sylemektedir. Kur'an'da, Meryem'den doan, bir kul ve insan olan sa'nn da lm tatm olduu u ekilde haber verilmektedir: "Allah buyurmutu ki: Ey sa! Seni vefat ettireceim, seni katma ykselteceim, seni inkar edenlerden arndracam ve sana uyanlar kyamete kadar kafirlerden stn klacam""275 Ayrca, sa'nn kavmine hitaben syledii: "Doduum gn, leceim gn ve diri olarak kabirden kaldrlacam gn esenlik banadr"276 eklindeki szleri, yeri,
267

"Allah nezdinde sann durumu Adem gibidir. Allah onu topraktan yaratt. Sonra ona ol dedi ve oluverdi." 3.l-i mrn/59. Mustafa Sinanolu, slm Kaynaklarnda Hristiyanlk; Kelam Asndan bir Yaklam, TDV sam, stanbul, 2001, s. 44. 4.Nis/171; 5.Maide/116. 4.Nis/157; 5.Maide/19; 57.Hadid; 27; 61.Sf/6. 19.Meryem/30. Sinanolu, slm Kaynaklarnda Hristiyanlk, s. 44. 3.l-i mran/46, 49, 54-55; 5.Maide/109; 19.Meryem/2736. 4.Nisa/157-159. 3.l-i mran/55. 19.Meryem/33.

268

269 270 271 272 273 274 275 276

49

zaman ve ekli bildirilmemekle birlikte sa'nn ecelinin tamamlandna iaret etmektedir. Bunun yannda, slm'n genel retisi iinde, "Btn nefisler lm tadacaktr"277 inan ve ilkesine gre, yeryzne gelen her canl bir gn lm tadacaktr. Btn canllar iin "belirlenmi bir sre" verilmi olup o srenin dolmasyla her canl bir an bile gecikmeden lm tadacaktr278. Dolaysyla, "Biz senden nce de hibir beere ebedlik vermedik"279 ilkesi sa'nn fenomeninde de krlmaya uramam ve sa lmtr280. Kanaatimizce Kur'an'n, Hz. sa'nn armhta lmediini vurgulamas, ayn zamanda da Hz. sa'nn ldn haber vermesindeki amac Hristiyanln kefret anlayna reddiye iin olmaldr281. Kur'an'n genel retileri erevesinde, Hz. sa'nn ldne dair deliller geree daha yakn ve isabetli grnrken282, zellikle Hadis ve Tefsirle ilgilenenlerin, Hristiyanlarn "millenium" inancna uygun ve yakn olarak sa'nn yeryzne inecei ynnde gelien ve slam'n inan esaslar arasnda olmayan "Mesihilik" konusuna son vermesi gerekmektedir283. Maalesef bu konu, zorlama te'villerle ve kaynaklar gvenilir olmayan, isnadlar salam olmayan ve metin tenkidi asndan da skntl olan rivayetlere dayal olarak284 neredeyse bir iman meselesi halinde tartlmtr hala da tartlmaktadr285. Resmi drt ncil'de yer almamakla birlikte, Pavlus'un: "Yalnz bir adamn itaatsizlii sebebiyle btn insanlar gnahkar klndlar"286; "ve kan dklmeden
277 278 279 280 281

21.Enbiy/35. 16.Nahl/61. 21.Enbiy/34. nal, "Kur'an'da Hristiyanlara Ynelik Teolojik Eletirlerin Fenomenolojisi", s. 225-226. Watt ise, haa gerilme olaynn reddedilmesindeki amacn Hristiyanl eletirmek deil, Yahudilere kar Hristiyanl savunmak olduunu iddia eder. Watt, "The Christianity Criticized in the Kur'an", s. 197-201 Mehmet nal, "Tefsir Kaynaklarna Gre Hz. sa'nn lm", slmiyt, C. 3, S. 4, Ankara, 2000, s. 146; nal, "Kur'an'da Hristiyanlara Ynelik Eletirlerin Fenomenolojisi", s. 226. M. Hayri Krbaolu, "Hz. sa'y Gkten ndiren Hadislerin Tenkidi", slmiyt, C. 3, S. 4, Ankara, 2000, s. 167. Hz. sa'nn lm, ref'i ve nzulyle ilgili olarak bkz., "Tefsir Kaynaklarna Gre Hz. sa'nn lm", s. 133-146; Krbaolu, "Hz. sa'y Gkten ndiren Hadislerin Tenkidi", s. 147-168. Romallara: 5/9.

282

283 284

285

286

50

balanma olmaz"287; "ve biliniz ki, atalardan kalma bo yaantnzdan, fani eylerle; gm yahut altnla deil, fakat Mesih'in kusursuz ve lekesiz kuzu gibi kymetli kannn fidyesiyle kurtuldunuz"288 szleriyle temellenen kefret anlay, Adem'in Aden bahelerinde iledii yasak aatan yeme suu ile gnahkar olan tm insanlar kurtarmak amacyla kendini feda ettii esasna dayanmaktadr. Dolaysyla, kefret, sadece fert veya toplumun iledii gnahlar affettirmeye ynelik bir davran olarak deil, ayn zamanda Hz. Adem'den gelen asl gnah'n Hz. sa tarafndan ortadan kaldrlmas olarak grlmektedir. nsanln atas Adem'in iledii ilk gnah ve onun cezas olan lmn btn insanlara sirayet etmi olduunu kabul eden Hristiyanlar, dorudan doruya Tanr'ya kar ilenen bylesine ar bir gnahn ancak Tanr'nn kendisiyle giderilebileceine inanmaktadrlar289. Bu anlaya gre, Allah, insanlar cehenneme atlmaktan kurtaracan vaat etmitir. Ancak soyut bir ze sahip olan Allah ac ve elemi hissetmeyeceinden dolay sa'nn insanl ile birleti ve kendisiyle birletii bu beden armha gerildi290. Aslnda, Hezekiel: 18/20' de yer alan: "Su ileyen can, ite lecek olan odur; Babann fesadn oul tamaz ve olun fesadn baba tamaz" gibi ifadeler yukarda dayanaklarn verdiimiz kefaret anlayn reddeder mahiyettedir. Bu eliik durum, ayn zamanda, bu anlayn salam temellere oturmadnn ve sonradan uydurulduunun delili olarak da kabul edilebilir. Evrensel bir kaide olan su ve cezann bireysellii prensibini kabul eden Kur'an, insanln gnahna kefaret olsun diye sa'nn armha gerildiini asla kabul etmez. Kur'an, daha nce geen kavimlerin yaptklarn anlattktan sonra yle buyurmaktadr: "Onlarn kazandklar onlarn kendilerine, sizin kazandklarnz da sizedir. Onlarn yaptklarndan siz sorumlu deilsiniz"291 Kur'an sorumluluun kiisel olduunu, her insann kendi yaptklarndan sorumlu olduunu srarla vurgular. Bir insann fedakrlnn tm insanl kurtaraca dncesi toplumda bir zlmeye ve bozulmaya sebebiyet verir. Bu durum sosyal dengenin cidd bir ekilde
287 288 289 290

branilere: 9/22. I. Petrus: 1/18-19. H. Mehmet Katar, "Kefret" mad., DA, stanbul, 1994, C. XXV, s. 179. Hristiyanlkta ve dier dinlerde kefret anlay hakknda geni bilgi iin bkz., Ilena Marcoulesco, "Redemption" mad., The Encyclopedia of Religion, ed., Mircea Eliade, Macmillan Publishing Company, New York, 1987, vol. XII, s. 228-231; Katar, "Kefret", s. 177-179. 2.Bakara/134.

291

51

bozulmasna yol aar292. Bu ekilde, Hz. Adem'in iledii su da dahil olmak zere, kimsenin kendinden nceki bir bakasnn suunun cezasn ekmeyeceini vurgulayan Kur'an dolayl olarak Hristiyanlktaki "asl gnah" inancn eletirmektedir293. nk, Hristiyanln armh anlay, dolaysyla da asli gnah anlay kiisel sorumluluun blnmesi anlamna gelmektedir294. Ayn ekilde, daha nce bahsi geen peygamberin ftratla ilgili hadisi, insanlarn gnahsz, saf ve temiz olarak doduunu belirtmekte, bylece Hristiyanln asl gnah anlayn reddetmektedir295. Bu ekilde Kuran, bir anlamda, Hristiyanlarn sa merkezli teolojik kafa karkln gidermeyi ve sann tarihsel kiilii zerindeki kargaaya son vermeyi hedeflemektedir denilebilir. Hristiyanlarn, Hz. sa'nn tebli etmi olduu Hak Din'in esaslarn deitirmi olduklarn belirten Kur'an, tahrif edilmi Hristiyanln inanlarn ana hatlaryla ele alarak hepsini eletiriye tabi tutar. ncelikle, esas ncil'de bulunmad halde, Hz. sa'nn ilah olduu fikrini ncil'e sokan Hristiyanlar bylece tevhid ilkesinden sapmlardr296. Esas ncil'de olmad halde Hz. sa'nn: "Ben ve baba biriz, ben babadaym, baba da bendedir"297 dediini iddia ederek bunu kitaba ilave eden Hristiyanlar, bylece Hz. sa'nn Allah'n olu ve ilah olduu fikrini kitaba sokmulardr298. Hz. sa'nn ilah olduu fikrinin kitaba sonradan sokulan ifadeler olduu, Kur'an'da Hz. sa'nn bylesine bir teblide bulunmad, yine kendi azndan u ekilde ifade edilmektedir: "Hatrla ki, kyamet gnnde Allah yle

292

Ali Sami en-Ner, slm'da Felsef Dncenin Douu, ev., Osman Tun, nsan Yay., stanbul, 1999, I, s. 122. Kuzgun, "Kur'an- Kerim'e Gre Hristiyanlk ve Hristiyanlar", s. 67. Ner, slm'da Felsef Dncenin Douu, I, s. 122. Katar, Yahudilik, Hristiyanlk ve slm'da Tvbe, s. 5. "Ehl-i Kitaptan bir ksm kitapta olmad halde kitaptan zannedesiniz diye dillerini eip bkerler. O, Allah katndan olmad halde Allah katndandr derler." (4.Nisa/171) Bu ayette, kitapta olmad halde baz eyleri kitaba sokanlarn Hristiyanlar, tahrif edilen kitabn da ncil olduu anlalmaktadr. Nitekim takip eden ayetlerde u ifadelere yer verilmektedir: "Allah'n kendisine kitab, hkm ve peygamberlii verdii insanoluna 'Allah' brakp bana tapn, bana ibadet edin" demek yaramaz Size melekeleri ve peygamberleri ilahlar olarak benimsemenizi emretmek ona yaramaz." Yuhanna: 1/14, 14/11. Kuzgun, "Kur'an- Kerim'e Gre Hristiyanlk ve Hristiyanlar", s. 63.

293 294 295 296

297 298

52

buyuracak: Ey Meryemolu sa! beni ve annemi Allah'tan baka iki ilah edinin diye insanlara sen mi syledin? sa: Ben seni tenzih ederim. Hak olmayan sz sylemek bana yakmaz. Eer syledimse muhakkak onu bilirsin"299 Yukardaki ifadeler, Kur'an'da Hristiyan teslis formlnn, Allah, sa ve Meryem'den olutuu izlenimini vermektedir ki bu, sz konusu akidenin kilise konsillerince formle edilen ekliyle uyumad anlamna gelmektedir300. Buradan hareketle, Kur'an'da tenkit edilen Hristiyanln, Hz. Muhammed zamannda Hicaz evresindeki baz sapk Hristiyan mezheplerini kapsad, dolaysyla da Kur'an'n tenkitlerinin bugnk Hristiyanl kapsamad dile getirilmektedir301. Bu bakmdan, Hz. Muhammed'in karlat Hristiyanlk, teolojisi yorulmam veya heretik folklorik inanlar btnyd302. Halbuki, bu iddiann aksine, o dnemde Hicaz blgesinde yaayan Hristiyanlk, dier blgelerdeki Hristiyanla nazaran daha az dejenerasyona uram bir Hristiyanlkt. O devirde Hicaz evresinde yaayan Hristiyanlarn byk bir ksm Nestur mezhebine mensup idi. Hz. sa'nn beer vasfn da kabul eden Nesturiler, zellikle tevhid inanc noktasnda, slm inancna en yakn Hristiyan gurubu grnmndedirler. yleyse, Hristiyanlk hakknda iddia edilenden daha fazla tarih ve teolojik bilgilere sahip olduu anlalan303 Kur'an'n tenkidi dier Hristiyan mezheplerini ve bugnk Hristiyanl da hedef almaktadr304. Kur'an'n eletirilerinin, sadece o blgedeki sapk Hristiyanl kapsad ynndeki iddialarn gerei yanstmadn ne sren aban Kuzgun, Kur'an'n, nazil olduu srada dnyada mevcut olan Hristiyan mezheplerinin inanlarn ayr ayr ele alarak bu inanlarn yanlln ortaya koymu olduunu ispatlamaya alr. Ona gre, "Meryemiyye" veya "Berberaniyye" gibi mezhepler, Hz. sa ile birlikte Hz. Meryem'in "Tanr'nn Annesi" anlamnda theotokos sfat ile ilahlatn iddia
299 300

5.Maide/116. H. Austryn Wolfson, Kelm Felsefeleri; Mslman-Hristiyan-Yahudi Kelm, ev., Kasm Turhan, Kitabevi Yay., stanbul, 2001, s. 233. Thomas Michel, Hristiyan Tanrbilimine Giri, Ohan Basmevi, stanbul, 1992, s. 72. Jose Peirera, "The Portrait of Christ in the Qur'an", Encounter, October/November 1999, S. 259, s. 3. Alc, slm-Hristiyan Diyalou, s. 319. Kuzgun, "Kur'an- Kerim'e Gre Hristiyanlk ve Hristiyanlar", s. 67.

301 302

303 304

53

ediyor ve Hz. sa ile Hz. Meryem'in ayr ayr birer Tanr olduunu ileri sryordu305. Muhtemelen Kur'an'n indii dnemde, snm de olsa, bu grlere sahip Hristiyan mezhepleri vard. Ayrca, Origen'in brnilerin incilinden yapt iktibasnda, Mesih'in; "Annem, Kutsal Ruh" ifadesi yer almaktadr ki bu, Meryem'in teslisin bir unsuru olarak kutsal Ruh'un yerine konulmasna sebep olmu olabilir306. Kur'an'n bu ifadelerle Hz. sa'y ilahlatranlarn inancn tenkit ettii gibi, Meryem'i de ilahlatranlarn varln haber vermektedir307. Kur'an'n, "Allah, ancak Meryemolu Mesih'tir diyenler phesiz kafir olmulardr"308 hkm, Hz. sa'y, Allah'n beden ekline brnerek yeryznde tecelli eden ve insan eklinde insanlar arasnda dolaan sureti olarak kabul eden Hristiyanlar hakkndadr. Bu ayet ile, hull inancna sahip olan, dolaysyla, "nsan olan sa yok, aksine insan ekline brnm ilah sa vardr" diyen ve Hz. sa'nn insan tabiatn inkar ederek sadece onun ilh tabiatnn olduuna inananlarn inanlar tenkid edilmektedir309. Sadece genel hatlaryla teslisi eletirmekle kalmayan Kur'an, teslisin farkl yorumlaryla ilgili olarak ortaya kan grleri de eletirmektedir. Bir yandan, Kur'an'da, "Baba Allah, oul Allah, Ruhu'l-Kuds Allah" eklinde ortaya atlan ilahn var olduu eklindeki gre "tr demeyin"310 denilerek iaret edilmekte, dier taraftan da, esasta teslisi kabul ettii halde tesliste tevhidin var olduunu ileri sren ve "Baba ayr, oul ayr, Ruhu'l-Kuds de ayr ayr eylerdir, bu ayr eyden Baba Allah'tr, oul Allah'tr, Ruhu'l-Kuds de Allah'tr; bununla birlikte Allah yine de birdir, bu akl yoluyla kavranamaz ilah bir srdr" diyenlerin grleri ile, baba ile olu ruhu'l-Kuds'te birletirenlerin grlerine aadaki ayette ciddi eletiriler

305

Kuzgun, "Kur'an- Kerim'e Gre Hristiyanlk ve Hristiyanlar", s. 64-65; Geni bilgi iin bkz., Kelly, Early Christian Doctrines, 498. Wolfson, Kelm Felsefeleri, s. 233. Kuzgun, "Kur'an- Kerim'e Gre Hristiyanlk ve Hristiyanlar", s. 65. 5.Maide/72. Kuzgun, "Kur'an- Kerim'e Gre Hristiyanlk ve Hristiyanlar", s. 65. 4.Nisa/171.

306 307 308 309 310

54

yneltilmektedir311. "phesiz Allah n ncsdr diyenler kafir olmulardr. Allah'tan baka hibir ilah yoktur."312 Kur'an'n Hristiyan teolojisine ynelik eletirilerinden biri de ruhbanlk konusudur. Kur'an'a gre Hristiyanlar, kendilerine emredilmedii halde Allahn rzasn kazanmak iin ruhbanl uydurmular, ancak buna da gerei gibi uymamlardr. Onlardan iman edenlere karlklar verilmitir, ancak ou da yoldan kmtr313. Kuran zellikle son dnemde dikkat ekici bir ekilde, Hristiyan toplumunu, nderleri olan rahiplerinin etkisinden kurtarma ve Hristiyan toplumunu slma girenler arasna katma siyasetini ortaya koymaktadr314. Yahudiler Allah brakp bilginlerini, Hristiyanlar da rahiplerini ve Meryemolu say rab edindiler. Hlbuki hepsine de tek Tanrya kulluk etmekten baka bir ey emrolunmad. Ondan baka hibir Tanr yoktur. O bunlarn ortak kotuklar eylerden uzaktr.315 Genel olarak, Hristiyanlk sz konusu olduunda Kuran'n, bir yandan gerek Hristiyanlk hakknda bilgiler verirken, dier taraftan da mevcut Hristiyanlk iin eletiriler ynelttii gzlenmektedir. 3. TEOLOJK LKLER AISINDAN PEYGAMBER DNEM 3.1. Peygamberin Ehl-i Kitap Bilgisi Mekkede putperest olmayan, ancak herhangi bir dine de bal olmayan Hanifler ile baz Yahudi ve Hristiyanlarn peygamber beklentisi iinde olduklar bilinmektedir316. Kaynaklarda, Hristiyanlarn gnderilmesi beklenen peygambere sempatisini vurgulayan birok rivayet yer almakta, hatta Kuranda, Ehl-i Kitap

311 312 313 314

Kuzgun, "Kur'an- Kerim'e Gre Hristiyanlk ve Hristiyanlar", s. 65. 5.Maide/73 57.Hadid/27. Mehmet Paac, "Kur'an'da Ehl-i Kitap Anlay", Mslmanlar ve Dier Din Mensuplar, TDTD Yay, Ankara, 2004, s. 62. 9.Tevbe/31. zzet Derveze, Kur'an'a Gre Hz. Muhammed'in Hayat, ev., Mehmet Yolcu, Ekin Yay., stanbul, 1998, C. II, s. 355.

315 316

55

tarafndan peygamberin kolayca tannaca vurgulanmaktadr317. Buna bal olarak Hz. Muhammedin daha ocuk yata iken amcas ile gittii Suriyede rahip Bahradan ilgi grd318 eklinde rivayetler ortaya km319, Hz. Muhammedin ilk vahiy sonras, hanm Hz. Hatice ile birlikte olay aydnlatmak zere gittikleri, eski ve Yeni Ahid'i bilen bir Hristiyan olan, Varaka b. Nevfel'in320 ona peygamber olduunu syledii iddia edilmitir321. Sz konusu rivayetler, bir taraftan Hz. Muhammedin nceki kutsal kitaplarda mjdelendii (tebrt) ynndeki Mslmanlarn iddialarnn kant olarak kullanlrken, dier taraftan, slamn, Hristiyanln heretik bir kolu olduu, Hz. Muhammedin ilk bilgilerini bu keilerden ald, dolaysyla da yalanc, sahte bir peygamber olduu ynndeki Hristiyan argmanlarnn da bir dayana olmutur322. Hlbuki Bahr ile ilgili rivayetlerin Hristiyanlar tarafndan

317

Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu, oullarn tandklar gibi tanrlar. Ancak, yine de onlardan bir grup, bile bile gerei gizler (2.Bakara/146) bn Hiam, Sret, I, s. 320-322;bn Sad, Tabakt, I, 153-155; Muhameed b. Cerr et-Taber, Tarihu't-Taber, Dru'l-Ktbi'l-lmiyye, Beyrut, 1407, I, s. 519; smail b. Muhammed b. El-Fadl el-sbehn, Delil'n-Nbvve, thk., Muhammed el-Haddd, Riyad, 1409, s. 230-231; Bahira haknda bilgi iin bkz., Mustafa Fayda, Bahira, DA, IV, s. 486-487. Benzer rivayetlerin Bizans kaynaklarnda da yer aldn belirten Wensinck, asl ad Sergius olan Bahirann, rafzndan dolay aforoz edilmi bir kei olduuna vurgu yapmaktadr. Bkz., A.J. Wensinck, Bahir mad., A., MEB Yay., stanbul, 1944, s. 228; Atiya, Dou Hristiyanl Tarihi, s. 286. Varakann hayat ve Hz. Peygambere dini-kltrel etkisine dair iddialar iin bkz., Hamidullah, slam Peygamberi, I, s. 617; Izutsu, Kuranda Allah ve nsan, s. 137-138; Neet aatay, Varaka mad., A., C. 13; zcan Hdr, lk Vahyin Gelii Hadisi Balamnda Varaka b. Nevfelin Hz Peygambere Dini-Kltrel Etkisine Dair ddialarn Deerlendirilmesi, Marife, 4, S. 2, Gz 2004, s. 27-37. bn Hiam, Sret, II, s. 10; bn Sad, Tabakt, I, s. 195; Taber, Trhu't-Taber, I, s. 533. Yuhanna ed-Dmek, slmiyeti Hristiyan kartl (antichrist), Hz. Muhammedi de, Logosun kutsalln ve Kutsal Ruhu inkr ettii iin bir Arian Hristiyan olarak tanmlamaktadr. Onun bu konudaki grlerini temel alan Batl aratrmaclar Hz. Muhammedin retilerinde bir Hristiyan tesiri aramlar, Hz. Muhammedi bir Hristiyan keii ya da Hristiyan keilerden edindii bilgilerle yeni bir reti oluturmu bir reformcu olarak grmlerdir. Bkz., Saint John of Damascus, Writings, tr. By Frederic H. Chase, New York, 1958, s. 153.

318

319

320

321 322

56

kullanm323, Gottheilin de dedii gibi,

"tarih rivayetlerin slm Dinine kar

dmanlk maksad ile nasl ifsat edildiini gsteren birer delildir."324 Gotheile gre bu rivayetlerin, Hz. Muhammedin yalanc bir peygamber olduunu, Araplara tebli ettii hususlarn da kei Bahirann telkinlerinden ibaret olduunu ispatlamak iin Hristiyanlar tarafndan uydurulduu aka ortadadr. Baz msterikler ise, Ortaa boyunca peygamber ve Kuran aleyhine kullanlmak zere Hristiyanlar tarafndan istismar edilen bu rivayetlerin, Hz. Muhammedin peygamber olacann kendi kitaplarnda mjdelendiini ispatlamak iin Hristiyanlktan dnen Mslmanlar tarafndan uydurulmu olabilecei ihtimali zerinde durmaktadrlar325. Bahira ile ilgili rivayetler, rivayet teknii asndan deerlendirildiinde, sebebi ne olursa olsun, uydurma olabilecei ihtimalini glendirmektedir. Hereyden nce, Bahira hadisesine ait rivayetlerin shhati phelidir. Senedi mrseldir326 ve ravilerden hibirisi olay grmemitir. Ravilerden Abdurrahman b. Gazve mnker hadis327 rivayet eden biri olarak bilinmektedir. Hadiseyi naklettii ileri srlen sahabe Eb Musa el-Ernin olaya tank olma ihtimali sz konusu olmad gibi, o, hadiseyi kimden duyduunu da sylememitir328. Bunun yannda, dokuz ya da on iki yanda bir ocuun bir keiten edindii bilgilerden yola karak bir din tesis etmesi mantkl grnmemektedir. Son derece nemli ve anlalmas zor olan tevhid ve teslis gibi meselelerin dokuz ya da on iki

323

Bu konuda o kadar ileri gidilmitir ki, gya btn inan esaslarn bu rahipten renen Hz. Muhammed'in, ikiyi akl hocas Bahira'nn sarho olarak lmesinden dolay yasakladn iddia edenler bile olmutur. Cara d Vaux ise, Kur'an Mellifi Bahira adl tamamen hayal rn bir almay yalnzca bu konuya tahsis etmitir. Bkz., Hamidullah, slam Peygamberi, I, s. 47-48; Gner, Reslullah'n Ehl-i Kitap'la Mnasebetleri, s. 93. Wensinck, "Bahira", s.286. Fayda, Bahira, s. 486. Mrsel, tbin'un sahabeyi atlayarak dorudan doruya peygamberden naklettii zayf hadislerdir. Ayrca, sahabenin bizzat peygamberden iitmedii ya da onu grmedii halde baka bir sahabe kanalyla iitmi ya da grm gibi rivayette bulunmasna da sahabe mrseli denir. Geni bilgi iin bkz., Talat Koyiit, Hadis Usl, AF Yay., Ankara, 1993, s. 99-101. Mnker, zayf olan ravinin sika ravilere muhalif olarak rivayet etii ve bu rivayetiyle tek kald haberlerdir. Geni bilgi iin bkz., Koyiit, Hadis Usl, s. 113-115. Fayda, Bahira, s. 486.

324 325 326

327

328

57

yandaki ocuk ile konuulmayaca aktr329. Kald ki grmeyle ilgili rivayetlerin doru olabilecei varsaylsa bile, bu grmenin bir yemek yeme sresiyle snrl olduu bildirilmektedir. Bunlara ilaveten, Hz. Muhammed'in vahiy gelmeden nce kendisinin peygamber olacana dair bir bilince sahip olmad Kur'an tarafndan bildirilmektedir330. Bu da sz konusu rivayetlerdeki, Bahira'nn kendisine peygamberliini mjdeledii eklindeki ifadelerin aslszln ortaya koymaktadr. Bu rivayetler doru olsayd, Hz. Muhammed ilk vahiy srasnda ve sonrasnda bu kadar armayacakt. nk bekledii bir olay gereklemi olacakt. Varaka hadisesi de, Hristiyanlar tarafndan saptrlm, Hz. Peygamberin vahiy irtibatn koparma gayretinin331 bir sonucu olarak deiik ekillerde yorumlanm bir konu grnmndedir. Mesela Watt, Hz. Muhammed'in Varaka ile daha erken dnemlerde sk bir al veri iinde bulunduunu iddia etmekte, Alak suresindeki "O insana kalemle yazmay retti, insana bilmediini retti" eklindeki ayetlerin daha nceki vahiylere iaret ettiini belirterek, bunlarn Hz. Muhammed'e Varaka'ya olan minnet borcunu hatrlatm olabileceini ne srecek kadar ileri gitmektedir. Bununla da kalmayan Watt u iddialarda bulunuyor; "Daha sonraki slm dnceler, sz gelii, Hz. Muhammed'e gelen vahyin daha nceki vahiylerle ilikisi gibi, ounlukla Varaka'nn fikirleriyle ekillenmitir."332 Halbuki, bilindii gibi, ilk vahiyle ilgili hadiste anlatlan sadece Varaka'nn olay renince Hz. Muhammed'in Tevrat ve ncil'de mjdelenen Allah'n elisi olduunu sylemesinden ibarettir. Hal byle iken, dahas Varaka'nn bunun dnda Hz. Muhammed ile grtne dair bir bilgiye rastlanmazken333, mesele arptlmakta, hayal yorumlara gidilmektedir.

329 330

Gner, Reslullah'n Ehl-i Kitap'la Mnasebetleri, s. 91. "De ki! Allah dileseydi, Kur'an' size okumazdm ve onu size hi bildirmezdi" (10.Yunus/16); "Sen Kitab'n kalbine braklacan ummazdn" (28.Kasa/86); "Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin" (42.r/52). Hdr, lk Vahyin Gelii Hadisi Balamnda", s. 37. W. Montgomery Watt, Hz. Muhammed Mekke'de, ev., M. Rami Ayas-Azmi Yksel, Ankara, 1986, s. 59. Gner, Reslullah'n Ehl-i Kitap'la Mnasebetleri, s. 102.

331 332

333

58

Meselenin bu ve baka yorumlarla arptlmas ihtimali Kur'an'da dile getirilmekte ve bu trden iddialar cevaplandrlmaktadr. Ona bir insan retiyor eklindeki iftiralarn farknda olduunu334 belirten Kur'an, bu tr iddialara cevap olmak zere meydan okumada bulunmaktadr. Hz. Muhammede indirilene pheyle bakanlara, ona Allah tarafndan indirilenin benzeri bir kitap, bir sre, bunu da yapamazlarsa bir ayet getirmeleri istenmekte ve asla bunu yapamayacaklar meydan okumasnda bulunulmaktadr335. Anlalan o ki, bu meydan okuma karsnda aresiz kalan slam kartl areyi belli belirsiz, zayf delillere dayanmakta bulmaktadr. Dier taraftan, Mslmanlar da dier mmetler gibi kendi peygamberini nceki peygamberlerle karlatrm, onlarda bulunanlar kendi peygamberlerinde de grmek istemilerdir. Mslmanlarn bu psikolojik durumu, Hz. Muhammed'e de hiss mucizelerin verildiini ispatlama amacna ynelik rivayetlerin ortaya kmasna sebep olmu olabilir336. Mucize arayanlar iin Kurann kendisi bizzat ortada iken337, bu tr delillerle iddialar destekleme abas slamn akl dini olma zellii ile pek de badamamaktadr. Kendisine indirilen Kur'an'da Hz. Muhammed'in doumundan ve ocukluundan bahsedilmemi olmas, mevcut baz rivayetlerin aksine onun tamamen tabi bir ekilde doup byd, herhangi bir olaanstlk338 yaamad anlamna gelebilir. ayet, doumundan itibaren iddia edildii gibi olaanst olaylarla karlam olsayd, onun hayatnn her an izlenir ve o harikulade biri olarak destan veya masal kahraman olarak tarihe geerdi. Mevcut tarih, siyer, megz vb. kitaplarnda onun genlik yllarnn tam on yl hakknda hibir malumat bulunmamas da onun mitolojik bir varlk olmadnn bir gstergesidir339. yleyse, ne tarih belgeler ne de Kur'an'daki ifadeler Hz. Muhammed'in nceden peygamber olacana dair bir bilince sahip olmadn gstermektedir. Bu
334 335 336 337 338

16.Nahl/103; ayrca bkz., 50.Kf/45. 2.Bakara/23-24; 10.Yunus/38; 11.Hd/13. Ahmet Akbulut, Nbvvet Meselesi zerine, Birleik Yay., Ankara, 1992, s. 29. "Onlara Kur'an yetmiyor mu?" (29.Ankebut/51) Peygambere izafe edilen olaanstlk iddialarnn bir yorumu iin bkz., Bnyamin Erul, "Hz. Peygamber'in Risalet ncesi Hayatna Farkl Bir Yaklam", DD, (Peygamberimiz Hz. Muhammed zel Says), Ankara, 2003, s. 33-66; Murat Gkalp, Kad Iyaz ve if Adl Esrinde Peygamber Tasavvuru, (ASBE Baslmam Doktara Tezi), Ankara, 2005, s. 142 vd. Hamidullah, slam Peygamberi, I, s. 48; Erul, "Hz. Peygamber'in", s. 59.

339

59

durum bir bakas ya da bakalar iin de geerlidir. Ehl-i Kitap peygamber beklentisi ierisinde olmakla birlikte onun kim olduu konusunda bir bilgiye sahip deildi. Buna karn, Hz. Muhammed'in peygamber olduu bilgisine sahip olunduktan sonra, Peygamberin 40 yl sade bir hayat srm olmas gz ard edilerek, akl geriye dnk iletilmi ve snr tanmaz muhayyileyle Hz. Peygambere dair tafsilt verilebilmitir. "Bu balamda denilebilir ki, ocukluu dahi elinden alnmtr. Buna sebep olan en temel faktr ise, onun daha ocukken bile bir Peygamber olduuna dair telkkidir. Bu bakmdan da kendisiyle ilikilendirilen her ey, hasis yahut mucize cmlesinden (irhst) kabul edilmitir."340 Dolaysyla, Hz. Muhammed'in gerek doumu annda gerekse hayatnn teki aamalarnda ortaya kt sylenen bir takm olaanst olaylara da temkinli yaklamak gerekmektedir. Bu tr rivayetler, peygamber iin n belirtiler aramann sonucu ortaya km olabilir. Bu tr abalar, ister istemez onun beer tabiatnn dna tarlmas ve ona dier peygamberlerin tad niteliklerden ayrcalkl bir grnm verilmesi341, dahas Tanrsal bir ereve ya da bu anlamda bir yapya oturtulmas gibi Kur'an ile badamayan sonulara kadar gidebilmektedir342. Buna karn Kur'an'n bu konuda zellikle hassas davrandna ahit olmaktayz. Buna ilave olarak, peygamberin risletinden nce bir din ya da ideoloji tesis etme gibi bir giriimde bulunduuna dair bir bilgiye de sahip deiliz. Dolaysyla, ilk vahiyle peygamberliinin farkna varan Hz. Muhammed, Ehl-i Kitap hakkndaki gerek bilgilere de vahiy yoluyla ulamtr. Elbette bu, daha nce Ehl-i Kitab hakknda hibir bilgiye sahip olmad anlamna gelmez. Zira, o toplumda Ehl-i Kitap'tan kimseler de yayordu. Ehl-i Kitaptan kimselerin de bulunduu bir toplumda yaayan Hz. Muhammed, peygamberliinin ilk anndan itibaren daha nce nazil olan kitaplarn vahiy kaynakl olduunun bilincindeydi. Hem brahim, Musa ve sa, hem de Tevrat ve ncilde adlar geen dier peygamberlerin kendisi gibi birer peygamber

340 341

Gkalp, Kad Iyaz, s. 159. Peygamberin beer tasavvurundaki krlma rnekleri iin bkz. Akbulut, Nbvvet Meselesi, s. 26 vd; Gkalp, Kad Iyaz, s. 158 vd. Derveze, Kur'an'a Gre Hz. Muhammed'in Hayat, II, s. 30.

342

60

olduunun farknda olan Hz. Peygamber, daha nce Allah tarafndan gnderilen ilh mesajlar tasdik etmek zere geldiini de biliyordu. Ayn zamanda o, daha sonra mntesiplerince kurumsal hale getirilen, daha dorusu sonradan icat edilen dinlerin Allahn tek ve gerek diniyle ayn olmadnn da bilincindeydi. Hz. Muhammedin daha risaletinin banda iken sahip olduu bu bilin, yani Ehl-i Kitap peygamberlerini Yahudi ve Hristiyan zmresinden ayr tutmas, nazar ya da ideal din dzey ile fiil inan ve uygulama dzeyi343 arasndaki farklla iaret etmesi asndan nemli grnmektedir. Zira, Kurann Ehl-i Kitaba kar tavrn bu ekilde grmek, bu noktada daha nce gndeme getirdiimiz teolojik problemlerin zmnde bize yardmc olmaktadr. Baka bir ifadeyle, Kur'an'da Ehl-i Kitab'a ilikin hem vlen hem de yerilen ifadelerin yer almas onun asndan eliik bir durum arz etmez. "O halde, ideal din dzeyde ilah kaynaa yaknl ve safl muhafaza ettii lde Ehl-i Kitaba ait baz unsurlar, gerek Kuran, gerekse peygamber tarafndan vgyle karlanm; fiil itikat ya da mevcut haliyle aslndan sapm, safln yitirmi ve haktan kopmu birok unsur da ayn ekilde eletirilmi ve aslna rc etmesi istenmitir."344 Hz. Peygamberin yukarda zetlemeye altmz, Ehl-i Kitap ve onlarn inanlarna dair bilin dzeyi, Hz. Peygamber tarafndan; Ben Meryemolu saya dnya ve ahirette insanlarn en yaknym. Esasen peygamberler, analar ayr babalar bir kardetirler, dinleri ise ayndr.345 Allahn peygamberlerini birbirinden stn tutmayn346 eklinde dile getirildii gibi, fiil uygulamalarna da yansmtr. 3.2. Teolojik likiler Asndan Peygamberin mmlii Hz. Muhammed'in okuma-yazma bilip bilmedii teolojik ilikiler asndan zel neme sahip bir konu olarak karmzda durmaktadr. Hz. Muhammed'in Kur'an' uydurduu ya da dier kutsal kitaplardan derledii eklindeki iddialar,

343

Fazlurrahman, slm, ev., Mehmet Da-Mehmet Aydn, Seluk yay., Ankara, 1992, s. 35; Osman Gner, Hz. Peygamberin tekine Bak, slm ve teki, ed., Cafer Sadk Yaren, Kakns Yay., stanbul, 2001, s. 219. Gner, Hz. Peygamberin tekine Bak, s. 220. Buhr, Sahh, Enbiy: 48; Mslim, Sahh, Fedil: 143-5. Buhr, Sahh, Enbiy: 31; Mslim, Sahh, Fedil: 159-63; kr., 2.Bakara/285; 4.Nisa/152.

344 345 346

61

peygamberin okuma-yazma bilip bilmediinin aratrlmasn zorunlu klmaktadr. Zira, Kur'an'n derleme bir kitap olduu iddiasnn ispatlanabilmesinin yolu Hz. Muhammed'in okuma yazma bildiinin delilleriyle ortaya konulmasndan gemektedir. Ancak bu yndeki iddialar desteklemek iin ortaya konan delillerin tatmin edici olmadn syleyebiliriz. Kur'an, zellikle mucize oluuna ve nceki kutsal kitaplara gnderme yaparak bu tr iddialarn nn kesmeyi hedefliyor grnmektedir. Hz. Peygamberin okuma yazma bilmeyen, nceki kitaplardan da haberi olmayan bir mm olduunu vurgulayan ayet, Kur'an'n derlenmi olabileci ynndeki pheleri ortadan kaldrmaktadr. Kurandaki bu beyann yannda onun mm olduu toplumu tarafndan da bilinmekteydi. Peygamberin okuma yazma bilmemesinin hikmeti Kuranda u ekilde ifade edilmektedir; Sen bundan nce ne bir yaz okur ne de onu elinle yazardn. yle olsayd batla uyanlar kuku duyarlard.347 Bu ayetten nceki iki ayette Ehl-i Kitaptan bahsedilmekte, bylece Kuran hakknda Ehl-i Kitabn Kurann Allahn Kelam olduu konusunda ortaya atabilecei muhtemel btn pheler kaldrlmak istenmektedir. Nitekim ayet, vahyin ve onu Allah'n indirdiinin doruluunu temellendirme meselesiyle ilgili bir srada nazil olmutur348. Zira yukardaki ayetlerin devamnda, bu konuda delil arayanlara u ekilde cevap verilmektedir; "Hayr o kendilerine ilim verilenlerin sinelerinde yer eden apak ayetlerdir. Ayetlerimizi de bile bile ancak zalimler inkr eder. Ona rabbinden bakaca mucizeler indirilmeli deil miydi derler. De ki! Mucizeler ancak Allah'n katndadr. Ben ise sadece apak bir uyarcym. Kendilerine okunmakta olan kitab sana indirmi olmamz onlara yetmiyor mu349 Elbette iman eden bir kavim iin onda rahmet ve ibret vardr."350 Bu tr iddialara Kur'an'n, bizzat nceki kitaplara ve Ehl-i Kitab'a gnderme yaparak cevap verdiini belirtmitik. Kur'an'daki; "Onlara nceki kitaplarda bulunan
347 348 349

29.Ankebut/48. Derveze, Kur'an'a Gre Hz. Muhammed'in Hayat, II, s. 54. 29. Ankebut/49-51; Bu ekilde, Hz. Muhammed'in Kur'an'n dnda mucizesinin olmad telkin edilmesine ramen, "evelem yekfhim" ifadesi, ona Kur'an'n dnda da hiss mucizelerin verildiini savunanlarca, zann rivayetler dorultusunda tevil edilerek "evelem ye'thim" (onlara Kur'an gelmedi mi) eklinde anlalmaktadr. Bu konuyla ilgili bir deerlendirme iin bkz., Akbulut, Nbvvet Meselesi, 22 vd. 29.Ankebut/49-51;

350

62

deliller gelmedi mi?"351 "srailoullar bilginlerinin onu bilmesi de onlar iin bir delil deil mi?"352 "Eer sen, sana indirdiimizden phede isen, senden nce kitap okuyanlara sor"353 gibi ifadeleri, vahyin kayna konusunda phede olanlarn phesini gidermeye ynelik meydan okumalar olarak grebiliriz. Dolaysyla Kur'an, mm olan, kitap okumayan ve ilim tahsil etmeyen bir insann bylesine bir kitap getirmesini kendisinin bizzat mucize oluuna ahit olarak yeterli olduunu354 ve bunun dnda mucize aramann da yersiz olduunu vurgulamaktadr. yleyse Hz. Muhammed'in nbvvetini tasdik eden en nemli delil akl bir mucize olan Kur'an'dr355. Bunun yannda, Hz. Peygamberin okuma yazma bildiini iddia edenler de yok deildir356. Fakat, yukarda zikrettiimiz ayetin lafz tevile ihtiya hissetmeyecek ekilde aktr. Ayrca, peygamberin okuma-yazma bildiine dair net bir tarih belgeye de sahip deiliz. Bize gre, burada fazlaca yadrganacak bir durum da sz konusu deildir. Zira o dnemin kltr, neredeyse tamamen, szl kltr idi. Okuma-yazma toplum tarafndan zerinde durulan nemli bir mesele deildi. Okuma-yazma bilmeden de insanlar ilerini yrtebiliyorlard. Kald ki, o dnem Mekkede okuma yazma bilenlerin bir rivayete gre on yedi, bir rivayete gre de yirmi yedi olduunu gz nnde bulundurursak357 Arap toplumunun okuma yazmaya gsterdii ilgiyi daha iyi anlam oluruz. Okuma yazma orannn nfusa nispetle ok aalarda kald bir ortamda doal olarak iir ve edebiyat gelime gstermitir. Okuma ve yazmann ilerleme kaydetmedii dnemlerde Araplar tm zihn donanmlarn ezber ve rivayete sarf etmilerdir.

351 352 353 354 355 356

20.Th/133. 26.uar/197. 10.Yunus/94. Akbulut, Nbvvet Meselesi, s. 23. Akbulut, Nbvvet Meselesi, s. 23. Konuyla ilgili grler iin bkz., Ahmet nkal, Hz. Peygamberin mmlii, SFD, S. 2, Yl 1986, s. 249-261; 356 ahin Abdussabur, Hz. Muhammed Okuma ve Yazmay Biliyor mu idi?, ev., Tayyar Altkula, Diyanet Dergisi, XII, S. 4, s. 199; Remzi Kaya, Kuranda Hz. Peygamberin Beer ve mm Oluu, UFD, 2002, C. XI, S. 1, s. 41. Belzur, bu dnemde Mekkede okuma yazma bilen 17 kiinin isimlerini vermekte, Hz. Muhammedin ismini ise bunlar arasnda zikretmemektedir; Geni bilgi iin bkz., Belazur, Fthul-Bldn, ev. Mustafa Fayda, Kltr Bakanl Yay., Ankara, 2002, s. 691; Muhammed Hamidullah, Hz. Pegamberin Alt Orijinal Diplomatik Mektubu, ev. Mehmet Yazgan, Beyan Yay., stanbul, 1990, s. 24.

357

63

Eitim retime bu kadar deer veren bir peygamberin nasl olup da okumayazma bilmedii sorusu ise, peygamberin risaletinin belli bir dneminden sonra okuma-yazmay rendii eklindeki grlerle giderilebilir358. Ancak bu konuda da kesin bir delil bulmak zor grnmektedir. Bize gre, burada asl olan Kurann ilh kayna konusunda o gnn insannn kafasnda oluabilecek btn pheleri gidermek olmaldr. nk o, kendisinde asla phe olmayan bir kitaptr359. Bylece Kuran, ak bir ekilde peygamberin okuma yazma bilmediini belirterek, onun iin Kuran uydurmu ya da dier semav kitaplardan derlemitir eklindeki sulamalarn dayanaktan yoksun olduunu gl bir ekilde ortaya koymaktadr. Ayrca, nkar edenler: Kuran, olsa olsa onun uydurduu bir yalandr. Baka bir zmre bu hususta kendisine yardm etmitir dediler. Bylece onlar hi phesiz hakszla ve iftiraya bavurmulardr. Yine onlar dediler ki: bu ayetler onun bakasna yazdrp sabah akam okunmakta olan, ncekilere ait masallardr.360 eklinde Kuranda yer alan bu ifadeler de Hz. Muhammedin okuma-yazma bilmediinin bir kant olabilir. Zira mrikler, sz konusu ayette, onun bakasna yazdrdn, sabah akam kendisine okunduunu sylemektedirler. ayet, Hz. Muhammed okuma yazma biliyor olsayd, inanmayanlar onu kendisinin yazdn ve okuduunu iddia edebilirlerdi. ayet, bunun aksine, Peygamber okuma yazma bilip din, ilim ve felsefe ile megul olmu olsayd, Kuran okuma yazma bilmediini sylemezdi. nk hitap ettii topluluk, bunu dikkate alarak yalan beyanda bulunduunu ileri srerek ona bu konuda tepki gsterirdi361. Nitekim, onun getirdii mesaja iddetle tepki gsteren mrikler asla onun dier semav kitaplardan alnt yapt ynnde bir iddiada bulunmamlardr362. Mrikler ve Hz. Muhammed'i ok iyi tanyan Ehl-i Kitap
358

Bu idialar iin bkz., nkal, Hz. Peygamberin mmlii, s. 248 vd; Kaya, Kuranda Hz. Peygamberin Beer ve mm Oluu, s. 36-40. 2.Bakara/2. 25.Furkn/4-5. Derveze, Kur'an'a Gre Hz. Muhammed'in Hayat, II, s. 56; smail Yrk smail k, "Kelam Asndan Hz. Peygamberin mmlii", DA, C. VII, S. 19, Mays-Austos 2004, s. 184. bn Abdi Rabbih, el-Ikdu'l-Ferd, Msr, 1969, IV, s. 214, Yazr, Hak Dini, V, s. 3784; Yrk-k, "Kelam Asndan Hz. Peygamberin mmlii", s. 184; Bu ifade yukarda bahsi geen Furkan 4-5.

359 360 361

362

64

risaletinden nce onun okuma-yazma bildiini ispatlayacak deliller bulsalard bu delilleri kullanmaktan geri durmazlard363. Msterikler ise, vahyin kaynan problemli hale getirme amacna ulamak iin, onun okur-yazar olmamasnn dnlemeyeceini sylemekte fakat salam delillerle bunu ispatlayamamaktadrlar364. Hz. Muhammed'in mkemmel bir ekilde okuma-yazma bildiini iddia eden msterik Ceatani, Kur'an'da mevcut menkbelerin byk ounluunun brn ayinleriyle ayn olduuna dikkat ekerek, Hz. Muhammed'i bunlar okuyarak kendine mal ettmekle itham etmektedirler365. Ona gre, Hz. Muhammed okuma yazma bildiini muasrlarndan bile saklam, bunu itiraf etmek istememitir366. Btn bunlara ramen, Ali b. Rabben et-Taber'nin de dedii gibi, Kur'an gibi bir kitab getiren kimse mm deil de byk bir edip ve hatip bile olsayd bu takdirde de onun mucize oluunda kuku duymamak gerekirdi367. Montgomery Watt, bu konuyla ilgili olarak u deerlendirmeleri

yapmaktadr: Hz. Muhammed'in okuma-yazma bildiini kabul etsek bile bu sadece ticar kaytlar tutacak kadar olmaldr368. Ayrca, Hz. Muhammed'in Kitab- Mukaddes ya da dier kutsal kitaplar okumadn dnmek iin birok neden vardr. Her eyden nce, o dnemde Mekke'de Kitab- Mukaddes'in bir nshas var idiyse bile bu nsha kesinlikle Sryanice olmaldr369. Okuma-yazma bilip bilmedii bile tartmal olan peygamberin Sryanice olan kitaptan alnt yapmas ise sz konusu bile edilemez.

ayetlerindeki ifadelerle eliiyor gzkebilir. Ancak, Kurann ncekilere ait masal olduu ynndeki mriklerin iddialar, aslnda bu konudaki kanaatimizi pekitirmektedir. Zira masallar szl kltrn eserleridir.
363

Bklln, 'czu'l-Kur'an, Msr, 1951, s. 62.; Abdussabur, Hz. Muhammed Okuma ve Yazmay Biliyor mu idi?, s. 199; Kaya, Kuranda Hz. Peygamberin Beer ve mm Oluu, s. 41. Yrk-k, "Kelam Asndan Hz. Peygamberin mmlii", s. 187. Leon Ceatani, slm Tarihi, ev., Hseyin Cahit, stanbul, 1926, IX, s. 162. Ceatani, slm Tarihi, IX, s. 163. Ali b. Rabben et-Taber, ed-Din ve'Devle, thk., Adil Nveyhiz, Dru'l-Efkru'l-Cedde, Beyrut, 1982, s. 606. W. Montgomery Watt, Hz. Muhammed'in Mekkesi, ev., M. Akif Ersin, Bilgi Vakf Yay., Ankara, 1988, s. 96. Her ne kadar o dnemde Kitab- Mukaddes'in Arapa'ya evrildiini iddia edenler varsa da, Watt'a gre, bu imknszdr. nk o dnemde Arap nesir edebiyatnn herhangi bir tr mevcut deildi. Watt, Hz. Muhammed'in Mekkesi, s. 96.

364 365 366 367

368

369

65

Peygamberin mmlii balamnda son olarak S. Hseyin Nasr'n bir deerlendirmesine yorumsuz olarak yer vermek istiyoruz: "Allah'n kelam slm'da Kur'an'dr, Hristiyanlkta ise Hz. sa'dr. lh mesajn nakil arac Hristiyanlkta Bakire Meryem, slm'da ise Hz. Peygamberin ruhudur. Hz. Meryem'in bakirelii hangi sebeple gerekli idiyse, Hz. Peygamber de ayn sebeple mm olmak durumundadr. Bir ilh mesajn beer arac temiz ve ar olmaldr. Zira ilh mesaj ancak beer kabuln saf ve 'dokunulmam' levhasna yazlabilir. Bu sz vcut eklinde olunca, saflk onu douran annenin bakireliiyle sembolize edilmitir; Allah'n kelam kitap eklinde olunca da bu arlk onu insanlara tebli iin seilen insann mm tabiatyla sembolize edilmitir. Mantken bir kimse Hz. Peygamberin mm zelliini reddedip ayn zamanda da Meryem'in bakireliini savunamaz. nk her iki husus da bu vahiy srrnn ayn derin ynn sembolize ederler ve durum anlalnca da biri kabul edilip dieri reddedilemez. Hz. Peygamberin mm tabiat, beer alcnn ilh varlk karsnda nasl bsbtn pasif durumda olduunu gsterir. Bu ruh ve bekret safl olmasayd, ilh olan kelam bir anlamda tamamen beeri olan bilgiyle lekelenecek ve asl arl iinde insanla sunulamayacakt. Peygamber Allah'tan ald vahiy karsnda tamamen pasif kald ve bu vahye kendisinden hibir ey eklemedi. O bir kitap yazmad, kutsal kitab insanla nakletti."370 3.4. Peygamberin Din Deneyimi lah mesajn insanlara ulamasna araclk etmesi bakmndan dinin en nemli kurumu peygamberliktir. Peygamberlik yok sayldnda din diye bir kurum ortada kalmaz. nk ilah dinin tamam haberden ibarettir. Haberi getiren peygamber olduundan, haberin varl ve gvenilirlii peygamberin varlna ve gvenilirliine baldr. Dolaysyla, haberin, yani ilah mesajn gvenilirlii peygamberin gvenilirliiyle dorudan ilgilidir. Baka bir ifade ile, haber getiren en az haber kadar nemlidir371.

370 371

Nasr, slm, dealler ve Gerekler, s. 49. Cafer Karada, "Vahyi Alma ve Uygulamada Hz. Peygamberin Rol", Diyanet lm Dergi (Peygamberimiz Hz. Muhammed), s. 240.

66

Hz. Muhammed'in risalet gelmezden nce "emin" lakabyla anlacak kadar toplumun gvenine mazhar olmas, getirdii haberin kolayca inkar edilememesine sebep olmutur. Nitekim, inanmayanlar ona yalanc diyemedikleri iin ncelikle onun "beer" oluunu ne karp372 deerini drmeye almlardr. Buradan hareketle, bir dinin salam ve sahihliinin onu getiren elinin gvenilir ve her trl aibeden uzak olmasyla ilgili olduunu syleyebiliriz. Zira, eli hakknda gndeme gelebilecek bir kusur ya da phe dorudan dinin zarar grmesine sebep olur373. Bu anlamda dinin sahihliini ispatlamada peygamberlerin en nemli sfatlarndan biri emanettir, yani gvenilirliktir. Hz. Muhammed'in gvenilirlii ise daha risaletinden nce sabit olunmutur. Kur'an'n nemle zerinde durduu hususlardan birisi ulhiyet ile insanlk arasndaki almaz fark ortaya koymaktr374. Bundan dolay Kur'an'da Hz. Muhammed'in insan olduu srarla vurgulanm375, tebli vazifesinin ise Allah'n bildirdikleriyle snrl olduu belirtilmitir. Dolaysyla Kur'an'da Hz. Muhammed'in iki grnm olduu ortaya kmaktadr. Birincisi tam bir insan olmas, ikincisi ise peygamber oluudur376. Hz. Muhammed'i dier insanlardan farkl klan ey onun Allah'tan vahiy alyor olmasdr. Hz. Muhammed'in Allah'n kelam ile beer olarak kendisinin sylediklerinin kartrlmamas iin hadis yazlmasn yasaklamas377, Kur'an'n bu hassasiyetini gerei gibi alglam olduunu gstermektedir. Bu hassasiyetin bir anlamda tarihsel tecrbeyi dikkate alan bir zellii olduunu da syleyebiliriz. slm'dan nce en son Hz. sa insanlara, tpk dier btn peygamberler gibi, tevhid ilkesini ieren mesajn iletmiti. Ancak, zamanla insanlar onun bir beer olduunu unutarak onu ilah konumuna kartmt. Bu konuda Peygamber'in "Hristiyanlarn Meryemolu sa'ya yaptklar gibi siz de bana ar vgde bulunmayn. Ben ancak Allah'n kuluyum.
372 373 374 375 376 377

23.M'minun/24. Karada, "Vahyi Alma ve Uygulamada Hz. Peygamberin Rol", s. 241. Hseyin Atay, slm'n nan Esaslar, AFY, Ankara, 1992, s. 190. 18.Kehf/110; 7.A'raf/188; 6.En'am/50. Atay, slm'n nan Esaslar, s. 190. "Benden bir ey yazmayn. Kim benden Kur'an'dan baka bir ey yazdysa onu silsin" (Msned, Zhd, 72)

67

Bana Allah'n kulu ve elisi deyin."378

eklindeki uyarlarna ramen, Kur'an'n

metnine mdahale edemeyen, Kur'an metnini ne kadar zorlarsa zorlasn insan st kozmik bir peygamber tasavvuruna ulaamayanlar, beer mdahalelere tamamen ak olan hadis rivayetlerine ynelmilerdir Peygamber Allahn elisi olduuna gre, grev ve sorumluklarnn ne olduu konusunda yine Allah tarafndan bilinlendirilmitir. Ey Muhammed! vazifen sadece tebli etmektir. Hesap grmek bize der379; Peygamberin zerine ak seik tebliden baka bir ey der mi?380; Ey Muhammed! sana denin sadece aka tebli olduunu bil.381 Allahtan ald vahyi insanlara olduu gibi iletme sorumluluunu tayan peygamber, vahyin bir paras olmad konusunda da bilinlendirilmitir. Dolaysyla onun bu Allahn mesajdr dedii ey vahiydir ve o bu vahye bir ilavede bulunamaz382. slm dininin temelini tekil eden Kur'an'n ilh vahye dayand ve bu vahyin srekli olarak Allah tarafndan kontrol edildii aadaki ayetlerde ak bir ekilde vurgulanmaktadr; "O, kendi arzusuna gre konumaz. Onun syledii kendisine Allah tarafndan gelen vahiyden baka bir ey deildir."383 "Eer peygamber bize atfen baz szler uydurmu olsayd elbette onu kskvrak yakalardk. Sonra onun can damarn koparrdk."384 "Ayetlerimiz apak onlara okunduu zaman, bize kavumay ummayanlar 'Bundan baka bir Kur'an getir ya da bunu deitir' derler. De ki: Benim onu kendi

378 379 380 381 382 383

Buhari, 60; Enbiya, 48. 13.Rd/40. 16.Nahl/35. 16.Nahl/82; Ayrca bkz., 5.Maide/67; 24.Nr/54; 13Rd/40; 16.Nahl/35, 82.. Akbulut, Nbvvet Meselesi, s. 61, 63. 53.Necm/3-4. (Ayrca, ayet peygamber okuma yazmay biliyor olsayd, vahyin bir tek kelimesini bile karmamak iin onu aklnda tutma gayretine girmez, mevcut artlara gre herhangi bir yere yazmay denerdi.) 69.Hkka/44-46.

384

68

isteime gre deitirmem imknszdr. Ben ancak bana vahyolunana uyuyorum. Eer rabbime kar gelirsem byk gnn azabndan korkarm."385 "Rasulm' vahyi arabuk almak iin dilini kmldatma. phesiz onu kalbine yerletirmek ve okutmak bize aittir. Sana Kur'an' okuduumuz zaman onun okunuunu takip et. Sonra onu aklamak bize aittir."386 Vahyin bizzat Allah tarafndan korunmas, vahiy ile kendi szlerinin karmamas konusunda Hz. Peygamberin kl krk yararcasna titiz davranmasn da gerektiriyordu. Bu sebebe binaen Hz. Peygamber kendi szlerinin yazlmasn yasaklam, fakat vahiy geldii anda da onu derhal vahiy ktiplerine yazdrmtr. Bu durum da onun kalbine inen ilh vahiy ile kendi szleri arasndaki farkn zellikle bilincinde olduunu gsterir387. Dolaysyla, Kur'an'a peygamberin bile herhangi bir ilave yapma ya da ondan bir ey karma yetkisi yoktur. Nitekim Hz. Muhammed; "Ey insanlar! Allah'n bana helal kld bir eyi benim haram klma yetkim yoktur"388 diyerek bu duruma vurgu yapmtr. Bunun yannda, tebli edilen mesaj insanlara sorumluluk yklediinden389, peygamber hem mjdeci hem de uyarc olmaktadr390. Fakat, Allahn mesajn insanlara ileten peygamberin, insanlarn vekili ya da bekisi olmad391 srarla vurgulanarak grev ve sorumluluklarnn snr net bir ekilde izilmitir392. Bunun iindir ki, Peygamber, btn insanlar Mslman yapamayacann farkndadr. O, Allah tarafndan bu konuda srarl bir ekilde uyarlmtr393. Bu bilin Hz. Peygamberin uygulamalarna daha nce benzeri grlmemi bir din ve vicdan zgrl eklinde yansmtr.

385 386 387 388 389 390 391 392 393

10.Yunus/15. 75.Kyame/16-19. Derveze, Kur'an'a Gre Hz. Muhammed'in Hayat, II, s. 136. Mslim, Sahh, 76, 565. Akbulut, , Nbvvet Meselesi, s. 60. 18.Kehf/56; 34.Sebe/28; 16.Nahl/2; 13.Rd/7; 15.Hicr/89; 11.Hd/2. 6.Enam/107; 10.Yunus/108; 17.sr/54; 11.Hd/86; 39.Zmer/41; 42.ra/48. Akbulut, Nbvvet Meselesi, s. 61; 11.Hd/118; 12.Yusuf/103; 28.Kasas/56; 6.Enam/35.

69

Genelde Ehl-i Kitap, zelde de Hristiyanlk sz konusu olduunda peygamberin bilin dzeyini yanstmas asndan Bakara suresi 120. ayetindeki u ifadeler nemli grnmektedir. Sen onlarn dinine dahil olmadka ne Yahudiler ne de Hristiyanlar senden memnun olmaz. Asl doru yol ise, Allahn yoludur. Bu hitap gereince Hz. Muhammed, onlar ortak bir kelimede bulumaya davet etse de bu ortak kelimenin tevhid olduu konusunda asla taviz vermemitir. 3.4. Peygamberin Hristiyanlarla Mcadele Stratejisi slmiyetin Ehl-i Kitaba kar genel politikas Kuranda ak bir ekilde ortaya konulduktan sonra, Hz. Muhammed tarafndan da erevesi net bir ekilde izilmitir. Ne Kurann ifadeleri, ne de Peygamberin uygulamalarnda Ehl-i Kitaba kar asla dmanca bir tavr izlenmemi, sadece belli bir siyaset takip edilmitir394. Bunu peygamberin uygulamalarnda da grmek mmkndr. Kuranda da aka ortaya konulduu gibi, onun Yahudilerle ilikilerinde daha ok sosyal ve siyasi anlamazlklar ve bu anlamazlklarn sonucunda ortaya kan hasmane tutumlar sz konusu olurken, Hristiyanlarla ilikilerde itikd ve kelmi tartmalarn gndeme geldii grlmektedir. Mslmanlarn Hristiyanlara Ehl-i Kitap olmalarndan kaynaklanan duygusal yaknl Bizansllar ile Sasaniler arasndaki savalarda da kendini hissettirmitir. Kendileri gibi ok Tanrl dine inanan ranllarn Ehl-i Kitaptan Bizansllar malup etmesi mrikleri sevindirirken, Mslmanlar ise zmektedir. Hatta, mrikler daha da ileri giderek, ateperest ranllarn kitap ehli olan Hristiyanlara galip geldikleri gibi kendilerinin de Mslmanlara galip geleceklerini sylemeye balamlard395. Bunun zerine 3-9 yl iinde Bizansllarn ranllara galip geleceini mjdeleyen ayetler nazil olmutu396. Bu mjdeye Mslmanlar ok sevinmi, mrikler ise inanmamlard. Bunun zerine Hz. Ebu Bekir ile mriklerden bey b. Halef iddiaya gitmiler, neticede Hz. Ebu Bekir iddiay kazanmtr397.

394 395 396 397

Levent ztrk, slm Toplumunda Hristiyanlar, z Yay., stanbul, 1998, s. 261. Vahid, Esbab- Nzl, s. 286. 30.Rm/1-6. Rz, Tefsr-i Kebir,

70

Bu dosta ilikiler Mekkeli Mslmanlarn Habeistana hicretleriyle daha da pekimitir. Hz. Peygamber, Mekkeli mriklerin ikence ve tazyiklerinin sonucu Mslmanlarn doru ve emin bir yer398 olan Habeistana hicret etmelerini istemitir. Hicret edenler vastasyla Necaye bir de tavsiye mektubu yazan peygamber bu mektubunda, slamn tevhid inancn ve Allah telakkisini ortaya koyduktan sonra Hz. sa hakkndaki kabullerini de ifade etmitir399. Kendi karlar iin Mslmanlarn buradan karlmasn temin etmek gayesiyle Habeistana birok hediye ile giden mrikler, onlarn atalarnn dinini terk ettiklerini, Hristiyan da olmadklarn sylemilerdi. Fakat, sznden dnmeyi gerektirecek bu teklifi iddetle reddeden Necai, kendisine snan Mslmanlar tekrar dinlemek zere arm, dinleri hakknda bilgi istemiti. Bunun zerine peygamberin amcasnn olu Cafer inanlarn zetlemi, Neca'nin istei zerine Allahn ayetlerinden okumutu. Yaplan izahlar ve okunan ayetler karsnda tatmin olan Neca hislenmi ve yle demiti; Bu n kp geldii kaynak ile saya gelen tebliin kayna ayndr. Haydi, imdi sulh ve selamet iinde gidiniz. Ben sizi asla bu putperestlere teslim etmem.400 Bunun zerine mrikler son koz olarak, Mslmanlarn Hz. sa hakkndaki grlerinin Hristiyan kabulleriyle ayn olmadn sylemiti. Bunun zerine sz alan Cafer, Hz. sa hakkndaki bilinen slam inanlarn yinelemi, Neca de bu grleri aynen tasdik ederek mrikleri hediyeleriyle birlikte geri gndermiti401. Bu durum, ayn zamanda, Araplarn Hristiyanlk hakknda azmsanmayacak bilgilere sahip olduklarn, ayn zamanda da Hristiyan misyonerlerin bu blgede propaganda faaliyetlerini devam ettirdiklerini gstermektedir. Fakat bu olumlu hava, Hz. Muhammedin elisinin Bizansa bal Gassan emiri tarafndan ldrlmesi, Herakleitosun Mslmanlara kar byk bir ordu hazrlamas neticesinde yaplan Mute sava ve Tebk seferiyle olumsuz bir hal almtr.

398 399 400 401

bn Hiam, Sret, I, s. 205; Hamidullah, slam Peygamberi, I, s. 109. Mektubun tam metni iin bkz., Hamidullah, slam Peygamberi, I, s. 297. Hamidullah, slam Peygamberi, I, s. 298-299. Hamidullah, slam Peygamberi, I, s. 301.

71

Hz. Peygamber dneminin Mslman-Hristiyan ilikileri asndan nemli bir olay da Necranl Hristiyanlarla giritii teolojik tartmalardr. Hz. Peygamber Necranl Hristiyanlara slm tebli iin Mure b. ubeyi gndermiti. Necranllar, Kurana kar baz itirazlar ileri srmler, bunlar cevaplandrmakta yetersiz kalan Murede geri dnmt402. Bunun zerine Hz. Peygamber Necran keilerine hitaben aada metni verilen mektubu gndermiti; Tanrnn elisi Muhammedden, Necran keilerine: brahim, shak ve Yakubun Tanrsnn adyla! Ben sizi yaratklara tapma yerine Allaha ibadet etmeye aryorum. Yine sizi yaratklarla olan ittifaknz yerine Allahla ittifak etmeye aryorum. ayet bunu kabul etmezseniz cizye vereceksiniz; cizyeyi de reddederseniz sizinle savaacam. Selamlarmla403 Bu mektup zerine Necranllardan 6o kiilik bir heyet Medineye geldi ve heyet adna kii Hz. Peygamberle konutu404. Hz. Muhammed Necranllar Mslman olmaya davet edince onlar; Biz senden nce Mslman olduk diye cevap verdiler. Buna karlk Peygamber; Yalan sylyorsunuz. Domuz eti yemeniz, haa tapmanz ve Tanrnn olu olduu iddialarnz sizi slmiyeti kabulden alkoymaktadr405 diyerek karlk verdi406. Bunun zerine Necran heyetinin szcs; O halde sann babas kim? eklinde bir soru yneltti. Kaynaklarda, Peygamberin bu soruya hemen cevap vermeyip sustuu, Allahtan emir almadka onlara cevap vermekte acele etmedii407, Hristiyanlk ve Hz. sa hakknda pek ok bilgiyi ihtiva eden l-i mran suresinin bandan itibaren seksenden fazla ayeti ile bu sorularn cevaplandrld

402 403 404

Aydn, Reddiyeler, s. 23. bn Hiam, Sret, III, 109; Hamidullah, slm Peygamberi, I, s. 619. bn Hiam, Sret, III, s. 112; Taber, Cniu'l-Beyn, III, s. 297; Muhammed b. Ahmed b. Eb Bekr b. Ferec el-Kurtb, Tefsru'l-Kurtb, thk, Ahmed Abd'l-Alm el-Berdn, Kahire, 1372, IV, s. 4. Vahid, Esbab- Nzl, s. 77. Kurtb, Tefsr, IV, s. 103. Belzur, Fthul-Bldn, s. 91; Vahid, Esbab- Nzl, s. 83.

405 406 407

72

belirtilmektedir408. zellikle Hz. sa ile ilgili soru ayn surenin 59. ayetinde u ekilde cevaplandrlmaktadr; Allah katnda sann durumu Ademin durumu gibidir. Allah onu topraktan yaratt. Sonra ona ol dedi, o da oluverdi. Necranl Hristiyanlar, bylece yeni din ile kendi dinleri arasndaki nemi ve fark grm oldular409. Tartmalarn uzamas ve sonu alnamamasndan dolay Peygamber yine ilah emirle, din mantnn bir zm ekli olarak410 onlar mbaheleye davet etti. Bylece davasnda haksz olann zerine Allahn lneti istenecekti411. Bu teklif karsnda Necran heyeti mavere iin izin istemi, bu mavere sonucunda da Hz. Muhammedin Allah tarafndan gnderilmi peygamber olduu kabul edilmi, peygamberle lanetlemenin sonucunun iyi olmayaca kanaati olumu, sonu olarak da lanetlemeden kanma ve kendi dinlerinde kalarak antlama yaplmasna karar verilmiti. Antlamaya gre, Necranllar cizye verecekler, madd ve manev gvenlikleri de slm devletine ait olacakt412. Mbahele srasnda Hristiyanlarn sorularna cevap olarak nazil olan ayetlerde, Hristiyanlarn Hz. sa hakkndaki yanlglar dile getirilerek hak olan inancn teblii yaplmtr. Sz konusu ayetlerde sann Allah olduu iddias ile ha zerinde lm arasndaki tezada imalar yaplm, ondan sadr olan harikulade olaylarn onun ilahlna deil, Allahn peygamberi olduuna delil olduuna gndermeler yaplmtr. Yine, onun babasz doumundan hareketle ilahlna inananlara, Ademin hem babasz hem de annesiz yaratlndan bahsederek ilahla

408

bn Hiam, Sret, I, s. 575-576; Belzur, Fthul-Bldn, 91; Taber, Cmiu'l-Beyan, III, 298; Nisbur, Esbbun-Nzul, Kahire, 1968, s. 61-67; Kd, Esbb- Nzl, s. 88; Mustafa Fayda, Hz. Muhammedin Necranl Hristiyanlarla Grmesi ve Mbahele, AFD, II, Ankara, 1975, s. 146. Ner, slm'da Felsef Dncenin Douu, I, s. 122. Yldrm, Mevcut Kaynaklara Gre Hristiyanlk, s. 325. Artk sana ilim geldikten sonra kim seninle onun hakknda ekiirse de ki: Gelin, oullarnz ve oullarmz, kadnlarnz ve kadnlarmz, kendimizi ve kendinizi aralm. Sonra Allahn lneti yalanclarn olsun diye ona dua edelim (3.l-i mrn/61) Hamidullah, slm Peygamberi, I, 623; Fayda, Hz. Muhammedin Necranl Hristiyanlarla Grmesi ve Mbahele, s. 147, Aydn, Reddiyeler, s. 25.

409 410 411

412

73

sadan daha layk olabilecei, halbuki, ne Ademe ne de saya ilah denilemeyecei vurgusu yaplmaktadr413. Grld gibi, slamn genel din politikasn ve tekine kar msamahasn gsteren bu karlkl konuma srasnda tartma konusu Hz. sa zerinde younlam, Hz. Muhammedin peygamberlii ve ahsiyeti ile ilgili olarak daha sonraki Hristiyanlarn gelitirdikleri argmanlar gndeme getirilmemitir. Necranllarn kendi aralarndaki maverede Hz. Muhammedin Allah tarafndan gnderilmi bir eli olduunu kabul etmeleri, nceki kitaplarda peygamber gnderileceine dair haberlerin varlna delil olabilir. Yine bu olay, peygamber beklentisi iinde olan kitap ehlinin slam kabule hazr bulunuluunu da gstermektedir. Fakat, Necranllarn gerei kabul etmelerine ramen kendi dinlerinde kalma konusundaki srarlar ayrca dnlmesi gereken bir meseledir. Herhalde bu srar bir insan iin din deitirmenin sosyo-psikolojik gl ile aklanabilir414. Kald ki bu heyeti oluturanlar din adam kimliine sahip kiilerdir. Geri daha sonra bu heyetten bazlarnn Mslman olduu da kaynaklarda belirtilmektedir415. Kar taraf tanma, kendini tantma ve karlkl kabul gibi olumlu etkileri416 olan davet mektuplar da peygamber dnemi teolojik ilikileri asndan nemli bir yere sahip grnmektedir. Peygamber, komu kabilelerle yapt antlamalar neticesinde slam devletinin gvenlii temin edildikten sonra, ou Hristiyan olan devlet ve kabile reislerine davet mektuplar gndermitir. Sz konusu davet

413 414

Aydn, Reddiyeler, s. 24. Necran heyetinin Medineye gelii srasnda iki kardein diyalou bu duruma rneklik tekil etmektedir. Ebu Hrise b. Alkamenin, Muhammed bizim beklediimiz peygamberdir szlerine karlk kardei Kurz b. Alkame; yleyse niin inanmyorsun sorusunu yneltmiti. Bu sorunun cevab ise; Hristiyanlarn bunca iyiliine karlk bunu yapamayacam eklinde idi. bn Hiam, Sret, II, s.573; bn Sad, Tabakt, I, 357. Yukardaki dipnotta anlatlan olaydan sonra, Kurz b. Alkamenin kardeinden nce Medineye gelerek Mslman olduu belirtilmektedir. Bkz. a.y. Casim Avc, slm Bizans likileri, Klasik Yay., stanbul, 2003, s. 109.

415

416

74

mektuplarnda Hz. Muhammed, onlar slama davet ediyor, Allahtan baka kimseye tapmamaya, Allaha hibir eyi ortak komamaya aryordu417. Peygamberin, zellikle Bizans imparatorlarna gnderdii mektuplarda 3.l-i mrn suresinin 64. ayetin yer almas da olduka manidardr418. Davet mektuplarnda, daha nce belirttiimiz Hz. Muhammedin Hristiyanlarla ilikilerde izledii politikann izleri grnmektedir. Peygamber, yukardaki ayetin muhtevas ierisinde, bir taraftan onlarn yanl itikatlarn dzeltme yoluna giderken, dier taraftan da onlar Allahn dinine, hak olan dine, daha nce gnderilen dinin aslna davet ediyordu. Bu tavr Kurann genelde Ehl-i Kitap, zelde de Hristiyanlara kar taknd tavrla rtmektedir. Zira Kuran, nce zellikle Hz. sa ile ilgili Hristiyanlarn yanl inanlarn dzeltmi, sonra da Hristiyanlar ortak bir kelimede bulumaya davet etmitir.

417

Herakliusa gnderilen mektubun asl iin bkz., Hamidullah, Hz. Peygamberin Alt Orijinal Diplomatik Mektubu, s. 104-106.; Mukavksa gnderilen mektubun asl iin, s. 74-75. Ey Ehl-i Kitap! Sizinle bizim aramzda ortak olan bir kelimeye geliniz

418

75

II. BLM ERKEN DNEM KELAMININ LG ALANI OLARAK HIRSTYANLIK


1. KELAMIN HIRSTYANLIA TARHSEL LGS 1.1. Hristiyanla lginin Teolojik Arkaplan Tanrnn ne olduu sorusunun cevab aranrken, bir anlamda ne olmadnn da aratrlmas ihtiyac, dier dinlerin Tanr kavramlarnn aratrlmasn gerekli klmaktadr. Zira, slmla yeni tanmakta olan insanlar yeni dinin Tanr tasavvurunun halihazrda sahip olduklar Tanr tasavvurundan farkn ve benzerliklerini grme ve karlatrma ihtiyac hissedeceklerdi. Bu da blgede bulunan dinleri ve onlarn Tanr tasavvurlarn bilmeyi kanlmaz klmaktayd419. Bu durum dinle ilgisi bulunan, peygamberlik, vahiy vb konular iin de geerlidir. Zaten Kuran da, indii corafyadaki dinler hakknda bilgiler sunmu, hatta karlatrmalar yapm, bylece kendi din tanmn ortaya koyduktan sonra, dolayl olarak zikretmedii dinlerin de geersizliini ilan etmitir420. Kur'an'n ihtiyalara ve hayatn akna gre nazil olmas421, peygamber dneminde inan alannda problem kmasna imkn vermiyor ya da kan problemlerin annda zlmesine yardmc oluyordu. Vahiy nazil olmaya devam ediyordu ve vahyin muhatab, onu teblile grevli olan, ayn zamanda da onu en iyi anlayan kii aralarnda idi. Onun tebli grevinin yannda tebyn ile grevlendirilmi olmas insanlara ilettii ilkleri ok iyi bilmesini zorunlu klmaktayd. Sahabe yeni dinleriyle ilgili sorunlar bizzat peygambere, din konusundaki en yetkili kiiye, dinin

419 420 421

Cafer Karada, Baklln'ye Gre Allah ve lem Tasavvuru, Arasta Yay., Bursa, 2003, s. 65. Atay, Kurann Reddettii Dinler, s.39. Bekir Topalolu, Kelam lmi, Damla Yay., stanbul, 1988, s. 19.

teblicisine

gtrerek

annda

zme

kavuturuyordu422.

Bu

da

inan

paralanmalarnn nne geiyordu. Hz. Peygamberin vefatndan sonra on-on iki yl iinde Irak, Suriye ve Msr fetheden Mslmanlar, dou bat ynnde yaylmasn srdrmekteydi. Bu fetihler neticesinde iyi yetimi Hristiyanlarla karlaan Mslmanlar, daha ileri bir dzeyde savunma gereinin de farkna varmlard423. Henz I. yyda Mezopotamya, am, Msr, ran ve ksmen de Hindistan' fetheden Mslmanlar bu hzl yaylma ve genilenmeyle birlikte gelen iki ciddi problemle kar karya kalmt; Kitlesel slmlamann getirdii uyumsuzluk sorunu ve blgedeki inan ve felsefi dn sistemleriyle fikri alanda atma424. Dolaysyla, sahabe dneminde Tanrnn ne olduu onlar iin yeterli olurken, imdi ne olmadnn aklanmas ayr bir ihtiya olarak belirmekteydi. Bu balamda slam dncesini, tekiyle etkileimi ve iletiimi asndan deerlendirildiinde, iki aamada ele almak mmkndr. Bunlardan ilk aama Muhammed el-Behiyin, slm Dncesinin lh Ynnde Uzlet: Yalnzlk Dnemi olarak adlandrd ve yabanc unsurlarla karlamadan nceki dnemi ya da eviri ncesi dnemi kapsayan dnemdir. Bu dnem kabaca, Hulef-i Raidn dnemi balarndan Emev devrinin sonlarna kadar sren dnemi ifade etmektedir. Bu dnemin dnce tarihi "din usl tarihi" veya "kelam ilminin dou tarihi" olarak da adlandrlabilir. kinci dnem ise, Mslmanlarn yabanc unsurlarla karlamasndan bugne kadarki geen dnemdir. Bu dnemde, Yahudilik ve Hristiyanlk yannda dou dinleriyle ve tercmeler neticesinde Antik Yunan dncesiyle tanma ve etkileim sz konusudur425.

422

Yrkan'a gre, sahabe Hz. Peygamber'e hayat boyunca on konuda soru yneltmitir. Bu sorulardan on biri amel konularda, biri ruh biri de kyametle ilgili idi. (Yusuf Ziya Yrkan, "slm Akaid Sisteminde Gelimeler ve mam- Azam Ebu Hanife", AFD, Yl 1952, S. 3, Ankara, 1952, s. 6) Yeni bir dinin mensuplarnn bu kadar dar alandaki sorularla yetinebileceklerini dnmyoruz. Zira din, sadece muamelatla ilgili hususlardan olumuyordu. Bunun farknda olan sahabenin pek ok konuda soru yneltmi olmas gerekir. W. Montgomery Watt, Gnmzde slm ve Hristiyanlk, ev., Turan Ko, z Yay., stanbul, 2002, s. 19. Karada, Baklllnye Gre Allah ve lem Tasavvuru, s. 80. Behiy, slm Dncesinin lh Yn, s.31- 32.

423

424 425

77

Yukarda bahsettiimiz slm Dncesinin evrelerine gre, yeni din mensuplarnn Tanry tanmaya ynelik faaliyetlerini u ekilde zetleyebiliriz. Tanr hakknda ilk elden bilgi alma gibi bir ansa sahip olan sahabenin inandklar Tanry tanmlama gibi bir zorlukla karlamadklarn grmekteyiz. nk ilh mesajn aktarcs olan peygamber aralarndadr ve bu konuda gndeme gelen her trl problem annda zme kavumaktadr. Ayn zamanda, mriklerin sistematik bir Tanr tasavvuruna sahip olmamas onlarn bu yndeki kafa karkln nlemekteydi. Yine Yahudilerin, takip ve srgnler neticesinde maruz kaldklar coraf danklk, onlar iin fikr dankl ve zlmeyi braberinde getirmiti. Bu blge ve tarihin nemli bir dini durumundaki Hristiyanln, Bizans gibi gl bir devletin resmi dini olmasna ramen kendi iindeki mezhep atmalar yznden Mslmanlara ynelik fikri ve askeri mukavemet gsterebilecek gte olmamas da Mslmanlarn teki dinlere ilgisiz kalmasna sebep oluyor ya da teki dinlere reaksiyon gstermesini gerektirmiyordu426. slm corafyasnn genilemesiyle karlalan kitlesel slamlamann getirdii uyumsuzluk sorunu eitim yoluyla almaya allrken, ikinci sorun, blgedeki inan ve felsefi dn sistemleriyle fikri alanda mcadele karsnda blge kltrn dikkate alma ya da almama eklinde iki tr tavr gelitiine ahit olmaktayz. Birinci tavr tercih edenler daha ok Selef ve Ehli Hadis anlaynda olan, Kuran ve hadislerin verdii malumat yeterli grp reddetmek eklinde bile olsa dier dnce ve inanlarla ilgilenmeyi bidat sayan kimselerden oluuyordu. Bu tavrn temsilcileri, Hz. Peygamber dneminde dinin mkemmel ekline kavutuundan hareketle baka din ve kltrleri dikkate almann gereksiz olduunu, dolaysyla her konuda olduu gibi bu konuda da Kur'an ve snnete balln yeterli olaca dncesini tayordu427. kinci tavr benimseyenler ise, dier inanlarla hesaplamann kanlmaz olduunu, er ya da ge gerekleecek olan bu hesaplamadan galip kabilmek iin ncelikle bunlarn bilinmesi, ardndan da slm
426

Karen Armstrong, Tanrnn Tarihi, ev., Oktay zel-Hamide Koyukan-Kudret Emirolu, Ayra Yay., Ankara, 1998, s. 149-150; Karada, Baklllnye Gre Allah ve lem Tasavvuru, s. 80. Geni bilgi iin bkz., Sleyman Uluda, slm Dncesinin Yaps; Selef, Kelam, Tasavvuf, Felsefe, Dergah Yay., stanbul, 1985, s. 33 vd; Binyamin Abrahamov, Bila keyfe Doktrini ve slm Kelamndaki temelleri, ev., Orhan . Kololu, UFD, Bursa, 2002, C. XI, S. 2, s. 213226.

427

78

inancnn sistematize edilmesi gerektiini savunuyordu. Ayn zamanda bu, blgede tutunabilmenin de bir gerei olarak grlyordu428. Zaman getike kitlesel slamlamann getirdii sorunlar slm toplumunda inan paralanmalar ve buna paralel olarak da slam'n temel ilkelerine aykr baz tasavvurlarn olumasna sebep oldu. Nitekim hicri birinci asrn sonuna doru slm toplumunda bir yekn oluturmaya ve tehdit unsuru olmaya balayan ar gruplar boy gstermeye balamt. M. Abduh bu durumu u ekilde zetlemektedir; "eitli dinlere mensup insanlardan bazlar, tam olarak inanmamalarna ramen, slm etiketini aldlar. lk dinlerine ait inanlarn beraberlerinde getirerek slm'a girdiler ve eski dinleriyle girdikleri bu yeni din arasnda birletirici bir ba bulacaklarn umdular. Bylece byk fitne kasrgasndan sonra phe kasrgalar ortaya kt."429 Abduh'un yukardaki aklamalar; "Ey Muhammed! Bedevler iman ettik dediler. De ki; nanmadnz ama boyun edik deyin. nan henz kalplerinize yerlemedi. ayet Allah'a ve peygamberine itaat ederseniz, yce Allah ilediklerinizden bir ey eksiltmez"430 eklindeki ayeti hatrlatmaktadr. Kelam kitaplarnda genelde slam-iman ve amel-iman ilikisi balamndaki tartmalarda ska mracaat edilen bu ayet, ayn zamanda nceki inancn brakp da Mslman olanlarn psikolojisini yanstmas asndan da deerlendirilmeye tabi tutulmas gereken bir mesaj grnmndedir. Eski inanlarn brakp slmiyet'i seenlerin kendi i dnyalarnda bir takm gel-gitler yaamalar gayet doaldr. Onlarn, ikrarlarndan hemen sonra nceki dinleriyle zihinsel irtibatlarnn da kesileceini dnmek yanl olacaktr. nk bir insann, batl da olsa, zihninde ve kltrnde yer edip btn benliini saran bir inanc bir anda terk etmesi kolay deildir. Sanrz ayette bu duruma da gnderme yaplmaktadr. Ayetin ikinci ksmndaki, onlarn amellerinin boa kmayacana vurgu yapan ifadeleri de, onlarn zerinde psikolojik

428 429 430

Karada, Baklllnye Gre Allah ve lem Tasavvuru, s. 80-82. Abduh, Tevhid Risalesi, s. 80. 49.Hucurt/14.

79

bir tesir brakarak yeni inanlarnda sabit klmay hedeflemeye ynelik ifadeler olarak deerlendirebiliriz. te bu dnemde, yeni Mslman olanlara inan ilkelerini alglayabilecekleri tarzda sunma grevini Kelamclarn yklenmi olduklarn grmekteyiz. teki dinlerin Kelam'n bir konusu olarak belirmesi de bir anlamda, yeni Mslmanlarn bu gel-gitlerine son vermek, yani inananlarn zihninde oluabilecek pheleri giderme abas olmaldr. Bunun yannda, mal, hret, ahs kar ve slmiyet'i iten ykmak ve bylece asl inandklar dinin intikamn almak gibi sebeplerle din deitiren insanlarn verebilecei zararlarn da nne gemek gerekiyordu. Bu insanlarn bu kisveyle, gerek niyetini bilmeyen Mslmanlarn zihinlerinde sinsice oluturabilecei tereddtlerin ve bulankln boyutlar herhalde ok byk olacakt. Nitekim Kelam lmi'nin gayesine gre tarifi yaplrken zellikle bu hususa, sebebi ne olursa olsun Mslmann zihninde oluabilecek phelere, dikkat ekilmitir. Kesin deliller getirerek ve pheleri gidererek din akideleri ispat etme431 gayesine ulaabilmek iin Kelam, doal olarak teki inan ilkeleri ile slm'n ilkelerini karlatrma yoluna gitmitir. Bu sayede de teki dinler Kelam lmi'nin bir ilgi alan olarak belirmitir. Nitekim, bir yandan farkl inan ve dinlerle karlama, dier taraftan da tercme hareketleriyle bir baka kltr ve gelenein muhtevasndan haberdar olma, slm vahyine dayal bir tefekkr alternatif olarak sunmak ve tevhid geleneini her trl olumsuzluktan korumak uruna farkl din ve inanlar tanmay zorunlu klmaktayd. Dolaysyla, slam'n inan ve esaslarn konu edinen Kelam, alternatif ve evrensel bir inan sistemi olarak ortaya kmann bir sonucu olarak teki dinleri de aratrma konusu haline getirmek zorunda kalmt. Bu anlamda, balangta dorudan doruya din akideleri tekil eden hususlar (mesil) ayn kalrken, bu akidelere mebde tekil edenler (vesil) zaman iinde deiime uram432, slm'n mkemmel ve evrensel bir din olduunu ortaya koyma

431

Seyyid erif Crcn, erhu'l-Mevkf, stanbul, 1239, s. 11; zmirli smail Hakk, Yeni lm-i Kelam, Evkf- slmiyye Matbaas, stanbul, 1339-1341, 5. Crcn, erhu'l-Mevkf, s. 12; Sa'duddin Mes'ud b. mer Taftazn, erhu'l-Maksd, thk, Abdurrahman Umeyra, Beyrut, 1989, I, s. 173; zmirli, Yeni lm-i Kelam, s. 7.

432

80

sadedinde Hristiyanlk, slm'n karsnda duran bir inan sistemi olarak aratrma konusu yaplmtr. Bunun yannda, eski inanlar ile yeni inanlarn harmanlayp antropomorfik bir Tanr tasavvuru oluturan mebbihe433 ve mcessime434 gibi ar gruplarla bunlara tepki olarak ortaya kan435 ve Allah'n btn sfatlarn geersiz klan Cehm b. Safvn (. 128/754)436 gibi arlarla fikr mcadele artk kanlmaz olmutu. ehristn, tebih ve tecsim anlaylarnn ortaya kmasnda Mslman olan Yahudilerin uydurma haberlerinin etkisinden bahsetmektedir437. Kur'an'n, vahyedildii gibi korunmas hususunda Mslmanlarn hassasiyeti neticesinde onu tahrif edemeyeceklerini anlayan Yahudiler bu kez hadis sahasna el atmlard438. Ayn eye Hristiyanlarn da teebbs ettiini sylemek zor deildir. Yahudi ve Hristiyanlarn ilh vahiyle peygamberin ve dier din adamlarnn szlerini birbirine kartrmas neticesinde slm'n muharref olarak niteledii Tevrat
433

Allah'n sfatlarn insann sfatlarna benzeterek insan biimli bir Tanr anlay oluturan Mebbihe hakknda geni bilgi iin bkz., ehristn, el-Milel, I, s. 92-98; Ebu Mansur Abdlkhir el-Badd, el Fark beyne'l-Frak, thk., Muhammed Muhyiddn Abdlhamid, el-Mektebet'lAsriyye, Beyrut, 1993, s. 225-230. Kurucusu olduu kabul edilen Muhammed b. Kerram'dan (. 255/869) dolay Kerrmiye diye de isimlendirilen Mcessime, Allah'n cisim olduundan hareketle Allah'a mekan, cevher ve arlk atfetmitir; bkz., E'r, Maklt'l-slmiyyn ve htilf'l-Musalln, thk., Muhammed Muhyiddin Abdlhamid, el-Mektebet'l-Asriyye, Beyrut, 1995, I, s. 281-290.; ehristn, el-Milel, I, s. 99105; Badd, el-Fark, s. 226-230. Mukatil b. Sleyman'n tebih anlayna tepki olarak, ada Cehm b. Safvn gerek sfatlar reddetme gerekse Allah' tenzih konusunda ar hassas davranarak tam ters tarafta bir arln temsilcisi olmutur. Ebu Hanife, Cehm'in tebihi nefyetmede gsterdii arln Mukatil'in tebih anlayna bir tepki olduunu syler. Bkz., Cemaleddin Kasm, Trihu'l-Cehmiyye ve'l-Mu'tezile, Msr, 1331, s. 8; Ner, slm'da Felsef Dncenin Douu, I, s. 331; Resul ztrk, Cebr Dncenin Yaygnlamasnda Siyas ktidarn Etkisi, (ASBE Baslmam Doktora Tezi), Ankara, 2002, s. 158. Allah'n sfatlar konusundaki grleri ile Mutezile'ye nclk ettii iddia edilen Cehm b. Safvn, Allah'n ezel sfatlarnn bulunmadn iddia etmektedir. "Allah, grlecek yz, duyulacak sesi, koklanacak bir kokusu olmayan, gzlerin grmedii ve belli bir mekanda bulunmayan bir varlktr" diyen Cehm b. Safvn'n grleri iin bkz., Ahmed b. Hanbel, er-Redd ale'l-Cehmiyye ve'z-Zandka, thk, Abdurrahman Amre, Riyad, 1982, s. 102 vd; Kasm, Trihu'l-Cehmiyye ve'lMu'tezile, s. 21; Malat, et-Tenbih ve'r-Redd al ehli'l-Ehv ve'l-Bida', thk., Muhammed Zhid elKevser, Bueyrut, 1388/1968, s. 92-96; Snmez Kutlu, Mrcie ve tikd Grleri, (ASBE Baslmam Yksek Lisans Tezi), Ankara, 1989; ztrk, Cebr Dncenin Yaygnlamasnda Siyas ktidarn Etkisi, s. 155-161. lgili haberler iin bkz., ehristn, el-Milel, I, s. 96-99. Ner, slm'da Felsef Dncenin Douu, I, s. 87.

434

435

436

437 438

81

ve ncil'in ortaya kt tecrbesinden hareketle Hz. mer, ayn eyin Mslmanlarn da bana gelmesi endiesiyle hadisleri tedvn ettirmeyeceini sylemi ve bunu uygulamt. Hadis rivayetleri konusunda olduka hassas davranan Hz. mer dneminde hadislere uydurma szlerin ve iftiralarn karmas pek kolay olmazken, Hz. Osman dneminde uydurma hadislerin yaylmas iin msait bir ortam olumutu. Bu msait ortamdan sonuna kadar yararlanan Yahudiler, btn maharetlerini kullanarak hadislere isrilayt ithal ettiler. nceleri imamet ve siyaset renginde olan isriliyt daha sonra tebih ve tecsim rengine brnmt. Bu tr hadislerin daha ok Kur'an'daki mtebih ayetler sz konusu edilerek ortaya atldna ahit olmaktayz439. Nitekim, tebih ve tecsimle ilgili rivayetlerin ounun Tevrat kaynakl olduunu tespit etmek zor deildir440. Badd'ye gre de, nceden Yahudi iken Mslman olan Abdullah ibn Sebe441, Hz. Ali hakkndaki arlklarn yannda, tebih phelerini ortaya atan ilk kiidir. Bu tr phelerle bn Sebe, Mslmanlar dinlerinde ifsat etmek ve bylece Hristiyanlarn sa hakkndaki anlaylarna benzer bir anlay slm'a ithal etmek istemiti442. Daha bandan beri Hristiyanlar Emev saraylarnda nemli mevkilerde grev yapmaktaydlar. Bunun yannda, Abbasler, iktidara gelilerinde nemli katklar bulunan ranllar vezirlik ve saray muhafzl gibi nemli grevlere getirmekle mkfatlandrmlard. Bunlar ierisinde Maniheizme mensup olanlarla eski ran dinlerine inananlar da vard. Halk zerinde nemli tesirleri olan, fakat asla Mslman olmayan bu kiiler fikirlerini gizlice yaymaktan da geri durmuyorlard. Bylece sapklk ortaya kt ve zndklk ba gsterdi443. Ortada cidd bir problem vard ve bu sorunun stesinden gelebilmek iin ncelikle yabanc kltrlere aina blge insannn anlayabilecei ve kavrayabilecei bir Tanr tasavvuru ortaya koyabilmek ve tevhid ilkesini zedeleyecek Tanr
439 440

Ner, slm'da Felsef Dncenin Douu, I, s. 87-88. Mesela, Tevrat'ta; Allah'n lemi alt gnde yaratp yedinci gn dinlendii (Tekvin: II/2), Hz. Yakup ile gretii, Yakub'un onu yenip sril adn aldndan bahsedilmektedir: (Tekvin: 32/2228) Abdullah bn Sebe ile ilgili geni bilgi iin bkz., Ethem Ruhi Flal, amzda tikd slm Mezhepleri, Seluk Yay., stanbul, 1993, s. 289-301. Badd, el-Fark, s. 253. Abduh, Tevhid Risalesi, s. 82.

441

442 443

82

anlaylarnn nne geebilmek iin slm d inan ve dncelerin ileri srdkleri iddialarn geersiz klnmas bir zorunluluk halini almt. te ilk Kelamclar olan Mutezile limlerinin yabanc din ve dncelere kar yaptklar mcadele ve yazdklar reddiyeler, byle bir faaliyetin fiilen yapldnn ve byk lde baarl olduunun444 belgeleri olarak grlebilir. Nitekim bu dnemde, bata Hristiyanlk olmak zere, teki dinlere reddiye yazanlarn byk bir ounluunu Mutezil limler oluturuyordu445. zellikle Kufe ve Basradaki ilim meclislerinde daha tabiin dneminden itibaren bu tr fikr mukavemetin hazrlklar balamt. Denilebilir ki, Hasan el Basr (. 110/728)446 bu tr hareketi ilk ateleyen dnr olmu, rencileri olan Vasl b. Ata (. 131/748) ve Amr b. Ubeyd (. 143/761) ise onun sistemini kurup gelitirenlerdi. Muhalifleri tarafndan Mutezile olarak isimlendirilen bu hareket kendilerini Ehlt-tevhid vel-adl447 olarak isimlendiriyor ve bylece ilk gndem maddelerinin Mutlak anlamda bir olan Tanr tasavvuru olduunu ilan ediyorlard. Genelde halifenin huzurunda gerekletirilen din ierikli tartmalar gstermektedir ki, Mslmanlar ok erken dnemlerden beri kendilerinin inanlarn reddeden yksek kltre sahip bir halkla ayn corafyay paylatklarnn farkndadr. Bu corafyada Hristiyan ve Yahudilerden baka Budist ve Hint dinlerinin mntesipleriyle temas halinde olan Mslmanlar, savunma ve polemik ihtiyalarnn bir gerei olarak felsefe tahsiline girimilerdir448. slm inancn savunma ihtiyacna ilave olarak, Hristiyan kart sylemin olumasnda baka teolojik nedenleri de zikretmek gerekmektedir. slam' yeni kabul eden mhtedilerin slam toplumuyla btnlemesini salama ve nceki inanlarndan
444 445 446

Karada, Baklllnye Gre Allah ve lem Tasavvuru, s 82. Thomas, Anti-Christian Polemic in Early Islam, s. 4. Kemal Ik, Mutezile'nin Douu ve Kelm Grleri, AFY, Ankara, 1967, s. 50; Hasan elBasr'nin hayat ve Kelm grleri iin bkz., Osman Karadeniz, "Hasan el-Basr ve Kelm Grleri", DEFD, II, zmir, 1985, ss. 135-156; bn Murtaz ise Mutezile'nin douunu Hz. Peygambere kadar dayandrmaktadr; bkz., bn Murtaz, Tbaktu'l-Mutezile, thk., Susanna Diwald-Wilzer, Beyrut, 1961, s. 7. lh adaleti ve Allah'n gerek birliini en iyi ekilde anlayp ispat ettiklerini dndkleri iin Mutezile'nin en ok beendii isim budur; Ik, Mutezile'nin Douu ve Kelm Grleri, s. 56. W. Montgomery Watt, slm Kelam ve Felsefesi, ev., Sleyman Ate, Pnar Yay., stanbul, 2004, s. 77.

447

448

83

kaynaklanabilecek bir takm kukulardan onlar uzaklatrma, slam'n yeni din akmlar ierisinde, zellikle de Hristiyanlk iinde erimesini nlemek iin slam'n orijinalliini gsterme gibi sebepler de bu tr eserlerin yazlmasnda etkili olmua benzemektedir449. Aslnda btn bunlar da, Zebir'nin de dedii gibi, Mslman polemiklerinin Hristiyanlardan ziyade Mslmanlara hitap eden bir ynn de gzler nne sermektedir450. Fakat burada polemiklerin olumasnda, Kur'an'n en temel ilkesi olan Allah'n mutlak birlii yani tevhid ilkesini reddeden btn anlaylara cevap verme gibi en temel itikad sebebi tekrar hatrlatmann yerinde olacan dnyoruz. O halde, Hristiyan kart sylemin gerisinde bulunan temel nkabul, "Hakikat bir, batl ise oktur" eklinde dile getirilebilecek anlaytr diyebiliriz. Watt'n ifadesiyle zelletirerek syleyecek olursak, bunun gerisinde slam'n kendi kendine yeterliliine olan inanc vardr. slm'n bu inanc, slm olmayan her eyden kukulanmaya sebep olmutur451. "Hak geldi batl zil oldu"452 ifadesinden hareketle, zil olan batl/batllarn ne olduunu ortaya koyarak, hakkn ne olduunu belirginletirme abas reddiyelerin arakasndaki en temel sebep olarak grnmektedir. Zira, Teolojik sylem, nceden kabul edilen bir fikrin analizine dayanr.453 Dier sebepler bu nkabuln tekrar hatrlanmasna yardmc olmutur diyebiliriz. 1.2. Hristiyan Kart Sylemi Tetikleyen Bir Unsur Olarak Politik ve Sosyo-Kltrel Arkaplan Bilgi sosyolojisinin ifadesine gre btn felsefi ve teolojik mevzularn, siyasi veyahut itimai dayana vardr. Din ile siyasi olaylar arasnda yakn bir irtibat her zaman mevcuttur. Eski Ahit bununla doludur. lk yedi asrda Suriye ve Msr
449

Abdlmecid e-arf, el-Fikru'l-slm f'r-Redd ale'n-Nasr il Nihyeti'l-Karni'r-Rbii, Tunus, 1986, s. 114. Kate Zebir, Muslims and Christians; Face to Face, Oxford: Oneworld Publications, 1997, s. 44; Gadret, "slam Din limleri inde lm-i Kelam'n Yeri zerine Baz Dnceler", s. 20. Watt, "slmn Geleneksel Olarak Kendini Gr", ev., Turan Ko, Bilgi ve Hikmet, K 1995, S. 9, s. 79. 17.sr/81. Zeki zcan, Teolojik Hermentik, Alfa Yay., stanbul, 1998, s. 53.

450

451

452 453

84

Hristiyanlarnn Bizans mparatorluuna kar nefreti, Monofizit ve Nesturi mezheplerinde mihrakn bulmutu454. Dahas, Teslis doktrininin inantan deil, politik karlardan kaynakland iddia edilmektedir455. yleyse ayn toplumda yaayan farkl inanlara sahip insanlar arasnda meydana gelen tartmalarn da politik ve sosyo-kltrel bir zemini olduunu sylemek mmkn grnmektedir. Bu balamda, gerek Kelam'n ortaya kmas ve ekillenmesinde, gerekse Kelam'n Hristiyan teolojisine tepkisinde politik ve sosyo-kltrel etkilerin de gz ard edilmemesi gerekmektedir. Kabul etmek gerekir ki, slm dnyasnn i bnyesinde ortaya kan bir takm politik ve sosyal hadisler neticede akid sahasna etki eden amiller haline gelmitir456. Muhtemelen Hz. Peygamber'in hastal srasnda hazrlanm projelerin onun vefat haberi duyulur duyulmaz Ben Saide'de fiiliyata dklm olmas457 politik hadiselerin, daha sonra inanla ilgili problemlere etkisinin ne derece youn olaca konusunda ipular sunmaktadr. Bu toplantda Muhacirlerin Ensar'a, Ensar'n da Muhacirlere kar hilafetin kendi haklar olduunu ispatlamak iin ne srdkleri argmanlar, bunun yannda ilk halife Hz. Ebu Bekir'e Halfet'r-Rasul denilmesi458, devlet bakannn seimi gibi tamamen hukukun alanna giren bir meselenin slm'n rknlerine ithal edilerek bir iman meselesi haline getirilmesinin yolunu da amtr bir anlamda459. lk iki halifenin devlet idaresindeki baarlar ve fetih hareketleri ortamn daha da gerilmesini nlemitir. Ancak, nc halife Hz. Osman'n H.35 ylnda katledilmesi, ardndan Cemal Vakas ve Sffin Sava Mslmanlar zerinde byk tesirler brakan ac hatralar brakt gibi zm zor baz akaid problemlerinin de ortaya kmasna sebep olmutur.

454 455 456

Watt, slm Kelam ve Felsefesi, s. 30. Ataurrahim, Bir slm Peygamberi Hz. sa, s. 13. Topalolu, Kelam lmi, s. 21; Politik olaylarn Kelam problemlere etkisi iin bkz., Ahmet Akbulut, Sahabe Devri Siyas Hadiselerinin Kelam Problemlere Etkileri, Birleik Yay., stanbul, 1992. Akbulut, Sahabe Devri, s. 22. Akbulut, Sahabe Devri, s. 23-24. Yrkan, "slam Akaid Sisteminde gelimeler", s. 6; Topalolu, Kelam lmi, s. 21.

457 458 459

85

Hem len hem de ldrlenlerin Mslman oluu byk gnah ileyenin iman bakmndan durumunun ne olaca, dolaysyla imann tarifi ve snr, ldrme filini ileyenin bunu hr iradesiyle mi yoksa ilh takdir gerei mi iledii gibi kelm tartmalara kap aralamtr. Bunun yannda, H.I. asrn sonlarnda Suriye, ran, Irak ve Msr gibi pek ok din, kltr ve inan iinde barndran lkelerin slam corafyasna dhil olmas, Mslmanlar doal olarak bu din, kltr ve inanlarla karlkl ilikiye sokmutur. Bu karlkl iliki de slam'da ortaya kan fikir hareketlerini ynlendirmede nemli bir role sahip olmutur. Ayn zamanda fethedilen bu lkelerdeki insanlara din ve vicdan zgrlnn tannm olmas, nceki dinlerinde kalmay tercih edenlere kar gelitirilen ve uygulanan hukuk, insanlarn tekini tanma ynndeki meraklar ve slm aleyhtar fikirlerle mcadele etme gayretleri de, hem Kelam'n douunu hazrlayan, hem de Hristiyan kart sylemi tetikleyen nemli etkenler olarak gze arpmaktadr. Gerekletirilen fetihlerle dorudan doruya balayan Mslman-Hristiyan teolojik ilikilerinde, halifeler de genelde peygamberin onlara kar taknm olduu tavrn rnek almlar, Tevbe sresi 29. ayetindeki460 cizye almaya dair emrini uygulamlardr461. Hz. Ebu Bekir, Necranllarn daha nce Hz. Muhammed'den aldklar ahidnmeyi olduu gibi kabul etmi462, Hz. mer dneminde Eb Ubeyde b. Cerrah'n am'da Hristiyanlarla yapt sulhnmede de ayn izgi korunmutur463. Hz. mer Kuds' aldnda, Hristiyanlarn cizye karlnda can ve mal gvenliklerinin teminat altnda olduu ve ibadethanelerinin yklmayaca garantisini vermiti464.

460

"Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gnne inanmayan, Allah'n ve elisinin haram kldn haram saymayan ve gerek dini din edinmeyen kimselerle klerek elleriyle cizye verinceye kadar savan." Muhammed Hamidullah, Vesiku's-Siysiyye, Kahire, 1956, s. 157-158. Hamidullah, Vesik, s. 158. Sulhnme'ye gre, Hristiyanlar cizye demekle ykml tutulurken, ehirlerdeki ve taradaki kiliselerin yklmamas, can ve mal emniyetlerinin salanmas gibi hususlar garanti altna alnm, ancak yeni kilise ve havra yaplmas yasaklanmt; Hamidullah, Vesaik, s 374-375. Hamidullah, Vesaik, 379-380; A. S. Triton, The Caliphs and Their non-Muslim Subject; A Critical Study of The Covenant of Umar, Frank Cass&Co. Ltd., 1970, s. 5 17.

461 462 463

464

86

Buna karn, Hz. mer'in zararl faaliyetlerinden dolay Hristiyanlara kar baz tedbirler ald dorudur. Ancak bu tedbirlerin asker ve siyas bir takm artlarn zorlamasyla alndn syleyebiliriz465. Kald ki, Hz. mer'in vefat esnasndaki tavsiyelerinden biri, onun zmmlerin haklarnn korunmas konusundaki hassasiyetini ak bir ekilde ortaya koymaktadr: "Benden sonra yerime gelecek halifeye, yaplan akitler ve artnameler mucibince Rasulllah'n zmmlerin haklarnn tam olarak verilmesini, can ve mallarnn emniyeti urunda icap ederse savalmasn, takatlarnn fevkinde ykler yklenmemesini tavsiye ederim"466 H. 41 ylnda resmen kurulan Emev Devletinin idarecileri, bata Muaviye (41/60-661-680) olmak zere, din meruiyet salamak iin halifetullah unvann kullanmakla kalmamlar, cebir ideolojisini de ilk defa bilinli ve sistemli bir ekilde siyasette kullanmlardr467. Emevlerin bu tr sylemlerine kar eletiriler de gecikmemi, bata Mabed el-Chen el-Basr (80/699)468 olmak zere; Gaylan b. Mslim ed-Dimek (105/719)469, Ca'd b. Dirhem (124/742)470 ve Cehm b. Safvan

465

Hz. mer, tefecilikle uram olmalar ve nfuslarnn kalabalk olmas veya gizli bir takm ilere karm olmalar sebebiyle Necranl Hristiyanlar Irak'a srmtr. Yine, toplumdaki gayr-i Mslim unsurlarn bilinmesini salamak iin valilerinden zmmlerin bellerine znnar balamasn salamalarn istemitir; Ayrntl bilgi iin bkz., Belzur, Fthul-Bldn, s. 94-95; Arnold, ntir- slm Tarihi, s. 95; ztrk, slm Tolumunda Hristiyanlar, s. 210-212, 233. bn Sa'd, Tabakt, I, s. 24; T.W. Arnold, ntir- slm Tarihi, ev., Hasan Gndzler, Aka Yay., Ankara, 1982, s. 70; Hz. mer dnnemindeki zmmilerin sosyal konumlar hakknda bir deerlendirme iin bkz., Triton, The Caliphs and Their non-Muslim Subject, s. 137-145. bn Murtaz, Tabaktu'l-Mut'tezile, s. 6 Kaynaklar kaderi inkar ynndeki ilk szlerin Chen'ye ait olduunu sylemektedirler; bkz., bn Hacer el-Askaln, Tehzbu't-Tehzb, Beyrut, 1993, V, s. 489; bn Murtaz, Tabaktu'l-Mu'tezile, s. 133; Ahmed Emin, Duha'l-slm, Kahire, 1368, III, s. 81. Kader konusunda Chen'den sonra konuan ikinci kii olarak tannan Gaylan'a Hristiyan inanlardan etkilendiini gstermek amacyla "Gaylan el-Kpt" ve "Gaylan en-Nept" gibi isimler verilmi, Hristiyan inanlarnn bir propagandacs gibi sunulmak istenmitir. Geni bilgi iin bkz. bn Hacer, Tehzb, V, s. 489-490; Eb Muhammed b Abdullah b. Mslim bn Kuteybe, elMearif, thk., Servet Ukke, Kahire, 1981, s. 484; E'r, Maklt, I, s. 217; Hayyt, el-ntisr, Beyrut, 1957, s. 93; Kd Abdulcabbar, Fazlu'l-tizal ve Tabaktu'l-Mu'tezile, Dru't-Tunusiyye, Tunus, 1974, 229-230; bn Murtaz, Tabaktu'l-Mutezile, s. 229; Kutlu, Mrcie ve tikd Grleri, s. 20, 158; ztrk, Cebr Dncenin Yaygnlamasnda Siyas ktidarn Etkisi, s. 140147. Ca'd b. Dirhem'in Yahudiler arasnda yayor olmas, Yahudilerin grlerini reddetmek iin akl delilleri kullanma konusunda ar duyarl davranmasna neden olmu olabilir. Ma'bed'e gre daha sistemli grnen Ca'd, kader konusunda, insanlara fiillerini ilemede hr bir irade alan tanm, insanlarn fiillerini meydana getirdiklerini, dolaysyla yaptklar fiillerden sorumlu olduklarn belirtmitir. Grleri iin bkz., Kasm, Tarihu'l-Cehmiyye, s. 27-32; Mustafa z, "Ca'd b.

466

467 468

469

470

87

(128/746) 471 gibi Mslman dnrler sistemli olarak kader meselesinde kart bir gr oluturmulardr. Ksacas kader, Mslman toplumun kendi dinamikleri sonucunda tartlmaya balam bir konudur. Bu dnemde, Hristiyanlara ve dier gayr- mslim aznlklara olduka msamahakr davranan Emev hkmdarlar, kendi iktidarlarnn devamn salamak iin asl unsur olan Mslman halka zulm ve bask yntemini kullanmaktan geri durmuyordu. Yaptklar siyas ktaller ve her trl zulm merulatrmak iin ise Cebr dnceyi destekliyordu472. Zira Cebr dnce, Muaviye'nin iktidar ele geirmesi ve insanlarn da onu ve otoritesini tanmamalar sonucunda ortaya kmt473. Bylece, hilafet eksenli siyas kavgalarda din nasslarn meruiyet kayna olarak kullanlmasyla mrtekib-i kebre, cebir, kader, istitat, irade vb konular gndemi igal etmeye balamt. Sz konusu gndem maddeleri cedel ve mnazara tarzndaki tartmalar balatm, sonuta da kartlar arasndaki farkl bak alarnn cedel mantyla ilendii ideolojik arkaplana sahip474 reddiyeleme geleneini ortaya karmt. Ebu Esved ed-Duel (. 69/688)'nin Risletn f Zemmi'l-Kaderiyye adl risalesi, Yahya Ya'mer (89/707)'in, Abdullah b. shak el-Hazrem (117/735)'nin Kaderiyye'ye kar yazdlar reddiyeler475, Hasan Basr'nin Risletn fi'l-Kader, Hasan b. Hanefiyye'nin Kitb'l-rca ve er-Redd ale'l-Kaderiyye476, mer b.

Dirhem" mad, DA, stanbul, 1992, VI, s. 542-543; ztrk, Cebr Dncenin Yaygnlamasnda Siyas ktidarn Etkisi, s. 148-150.
471

Cehm'in Kelm grleri hakknda detayl bilgi iin bkz., ztrk, Cebr Dncenin Yaygnlamasnda Siyas ktidarn Etkisi, s. 151-163. Emev-Cebr dnce ilikisi iin bkz., W. M. Watt, slm Dncesinin Teekkl Devri, ev., Ethem Ruhi Flal, Birleik Yay., stanbul, 1998, s. 98 vd; Akbulut, Sahabe Devri, s. 281 vd; ztrk, Cebr Dncenin Olumasnda Siyas ktidarn Etkisi, s. 119 vd;. Kd Abdulcabbar, Tabaktu'l-Mu'tezile, s. 163. brahim Aslan, Hasan b. Muhammed'in Cebir Risalesi ve Yahya b. Hseyin'in Reddiyesinin Mukayeseli Deerlendirilmesi, (ASBE Yksek Lisans Tezi), Ankara, 2002, s. 8. Abdlkhir el-Badd, Usli'd-Dn, stanbul, 1928, I, s. 316. Hasan b. Hanefiyye ve sz konusu risakenin ona aidiyeti hakknda geni bilgi iin bkz., Aslan, Hasan b. Muhammed'in Cebir Risalesi, 19-26.

472

473 474

475 476

88

Abdlaziz'in er-Redd ale'l-Kaderiyye, Zeyd b. Ali'nin er-Redd ale'l-Kaderiyye mine'l-Kur'an477 adl risaleleri reddiye geleneinin rnlerinden bazlardr. Sz konusu dnemde, Mslmanlar kendi aralarnda bu tartmalarla urarken, Hristiyanlarn gayet rahat bir ortamda hayatlarna devam ettiklerini gryoruz. Muaviye ile birlikte devlet idaresinde grev almaya balayan Hristiyanlarn bu msamaha ortamndan alabildiince yararlanm olduu anlalmaktadr. Amr ibn As'n m. 639 ylnda Antakya Nestur patrii I. John ile balatt tartmalarn Emev saraylarna tanm olmas Hristiyanlara gsterilen msamahann boyutlarn ifade etmesi asndan nemli grnmektedir. Bu dnemin en nl Hristiyan polemikilerinden Yuhanna ed-Dmek Emev saraylarnda grev yapmt. Dmek ve talebesi Theodora Ebu Kurra'nn apolojileri bu msamaha ortamnn rndrler. Gayr- mslim aznlklara gsterilen toleransl anlay, temelde deimemek artyla, mer b. Abdlaziz (707-720) tarafndan baz tedbirlerin alnmasyla bir anlamda kstlanmtr478. Temel hak ve zgrlkleri koruyarak, toplumdaki nizam ve intizamn salanmasna ynelik bu tedbirlere sebep olan yine Hristiyanlarn siyas ve sosyal hayat tarzlar olmutur. Gayr- mslimlerin kendilerine gsterilen msamahay ve igal ettikleri sosyal statleri ktye kullanmalar, Mslman halka kaba davranmalar ve Mslmanlar rahatsz etmeleri baz tedbirlerin alnmasn zorunlu klmt479. Fakat, slam toplumunda yaayan zmmlere, klk-kyafet, vergi, mabet vb konularda480 bask uygulandn iddia eden pek ok Batl bilim adamnn hibirisi fikir hrriyeti asndan herhangi bir baskdan sz etmemiledir. Dolaysyla, slam

477 478

Badad, Usli'd-Dn, I, s. 307. Bu tedbirler daha ziyade onlarn tannmasn salayan klk-kyafet, hareket tarzlar ve slam hizmetlerinde onlarn kullanlmamas eklindeki din zgrlyle alakal olmayan sosyal ierikli tedbirlerdir. Arnold, ntir- slm Tarihi, s. 90-91. Bu konulardaki uygulamalarn detaylar iin bkz., ztrk, slm Tolumunda Hristiyanlar, s. 102 vd.

479 480

89

toplumunda yaayan gayr-i mslimler kendi inan ve deerlerini savunma ve tartma gibi zgrlklerini sonuna kadar kullanmlardr481. Buna ilaveten, iktidar ele geirenin kar tarafa tahammlszlne, hatta sert tedbirlere bavurmaktan ekinmemesine ramen, gayr- Mslimlere gsterilen ar msamaha halkn vicdann cidd ekilde yaralama benzemektedir. Netice olarak halk bu tepkisini farkl ekillerde dile getirmi olmaldr. Bu tr ikayetlerle el-Mansur (754-775), el-Mehd (775-785), el-Me'mun (815-833), el-Mtevekkil (847-861) ve el-Muktedir (908-932) gibi halifeler de karlamlar, gayr- mslimlere kar sert olmayan baz kstlamalara gitmilerdir. Harun Reid (786-809) ve bilhassa el-Mtevekkil (847-861) dneminde ise bu kstlama ve tedbirlerin uygulandna ahit olmaktayz482. Fakat, grnen o ki, bu tedbir ve kstlamalar da zmmlere uygulanan hukukun tekrar dzenlenmesi ve hatrlatlmasndan ibaret gibi grnmektedir. Zmmlerden, beyaz elbise giymeleri ve znnar balamalar, Mslmanlardan daha byk binalar yapmamalar, anlarnn sesini ve kendi kitaplarnn okunuunu daha sessiz yapmalar, ha ve putlarn, domuzlarn ve iki iilerini Mslmanlara gstermemeleri vb. istenmektedir483. Fakat bu kstlamalar ve tedbirlerin din hrriyeti asndan deil, sosyal artlar asndan gerekli zaruretler484 olarak dnlmesi daha doru olur. te slam idarelerinin din msamahas iinde tartma imkan bulan Hristiyanlar bu sert idareler altnda sinmek zorunda kaldlar. Fakat ilgintir ki, hem lml ortam hem de tedbirlerin alnd sert ortam bu dnemde olumaya balayan Hristiyan kart reddiye geleneinin gelimesine nemli katklar salamtr485. Abdullah b. smail el-Him'nin Abd'l-Mesih el-Kind'yi slam'a davet ettii, onun
481

Ignaz Goldziher, "Ehl-i Kitab'a Kar slam Polemii", ev., Cihat Tun, AFD, C. V, s. 154; David Thomas, "The Doctrin of the Trinity in the Early Abbasid Era", Islamic Interpretations of Christanity, ed., Lloyd Ridgeon, Curzon Pres, Richmond, 2001, s. 78; ztrk, slm Tolumunda Hristiyanlar, s. 263. bn Cerr et-Taber, Tarhu'l-mem ve'l-Mlk, thk., M. Ebu'l-Fadl brahim, Dru's-Seveydn, Beyrut, ty., IX, s. 171; Arnold, ntir- slm Tarihi, s. 91 bn Cerr et-Taber, Tarhu'l-mem ve'l-Mlk, s. 171-173; ztrk, slm Toplumunda Hristiyanlar, s. 185 vd. Aydn, Reddiyeler, s. 30. Aydn, Reddiyeler, s. 30-31.

482

483

484 485

90

da buna yazd reddiyeleri birinciye rnek olarak verilebilir. Yine, Timotheus ile halife el-Mehd arasndaki tartma da msamaha ortamnn bir rndr. kinciye ise, Ali b. Rebban et-Taber'nin ed-Dn ve'd-Devle isimli eserini rnek gsterebiliriz. Nitekim, Taber, bu eserini Halife el-Mtevekkil'in tevikiyle yazdn belirtmektedir486. Zaman zaman baz tedbirlere ve yasaklamalara ramen, Abbasler dneminde de aslnda aznlklarn zgrlkleri anlamnda deien fazla bir ey olmamtr. Hatta, zamanla sosyal refah seviyeleri ve toplumdaki nfuzlar artan Hristiyanlar, bu dnemde, gerek saraylarda gerekse toplumun deiik kesimlerinde kendi inanlarn dile getirebilme ve savunabilme zgrlnden daha fazla yararlanmlardr. Saraylardaki ve entelektel evrelerdeki bu tartma toplantlar zaman zaman Mslmanlara adeta ikinci snf vatanda durumuna dme kaygs yaatacak kadar Hristiyanlarla samimiyeti beraberinde getirmitir. Bu tr kayglar da bir anlamda sessiz bir protesto mahiyetindeki reddiyelerin oluumuna nemli bir katk salamtr487. Grnen o ki, Hristiyanlarn Mslman toplum iindeki konum ve itibarlar, bunun yannda misyonerlik olarak adlandrlabilecek faaliyetleri halkn tepkisine sebep olmutur. Halk bu tepkisini bizzat saraya ilettii gibi dnemin aydnlarndan da bu konuda yardm ve destek talebinde bulunmutur. Chz'n reddiyesi bu kanaatimizi glendirmektedir. er-Redd ala'n-Nasr adl eserinde Hristiyanlarn toplumdaki nfuzlarndan ikayet eden Chz, sz konusu eserini baz Mslmanlardan gelen sorulara aklk getirmek iin yazdn sylemektedir488. Chz'n reddiyesinin Mtevekkil'in gayr- mslimlere ynelik alnan siyas kararlar ile irtibat konusunda bir bilgiye sahip deiliz. Ancak, bu eserin Mtevekkil'in kararlarndan nce yazlm olduunu dnrsek, sz konusu reddiyenin kamuoyu oluturmada
486 487

katk

salam

olabileceini

syleyebiliriz.

Nitekim,

Cahz'n

Ali b. Rabbn Taber, ed-Dn ve'd-Devle, s. 209. ztrk, slm Tolumunda Hristiyanlar, s. 266; Sidney H. Griffith, "Faith and Reason in Christian Kalm: Theodora Ab Qurrah on Discerning The True Relgion", Christian Arabic Apologetics During the Abbasid Perod, ed., Samir Khalil-Jorgen S. Nielsen, E.J. Brill, Leiden-New YorkKln, 1994, s. 1-2. Chz, el-Muhtr fi'r-Redd, s. 53.

488

91

reddiyesinde yer alan, "Hristiyanlarn Mslmanlar gibi giyindikleri" eklindeki bir bilgiden ve Hristiyanlarn toplumdaki etkilerine iaret eden gzlemlerinden489 hareketle, eserin Mtevekkil'in kararlarndan nce yazlm olduunu syleyebiliriz. Bir dier ihtimal ise, Chz'n 255 ylnda ldn gz nnde bulundurulursa, onun bu tr ikyetlerinin alnan kararlarn uygulanmasnda gsterilen ihmallerin sonucu olduudur490. Fakat grnen o ki, ister sz konusu kararlardan nce yazlm olsun, isterse daha sonra yazlm olsun, Chz bu eseriyle, Mslmanlar tarafndan dile getirilen tepkilerin szcs olmutur. Ksaca belirtmek gerekirse, bir yandan reddiyelerin oluturduu komuoyu, dier taraftan da halkn tepki ve szl uyarlar Hristiyanlara kar daha sert tedbirlerin alnmasna sebep olduu gibi bizzat halifeler tarafndan Hristiyan kart polemiklerin yazdrlmasna da yol amtr. Bu da devletin Mslman olmayanlara kar uygulad politikalar merulatrma ihtiyacnn bir sonucu olarak grlebilir491. Bunun yannda, ayn toplumda Hristiyanlarla bir arada yaayan Mslmanlar onlarn dinleri hakknda bilgi edinme ihtiyac hissetmiler, yine onlar slam'a davet etmek iin inanlarnn yanl ve eksik taraflarn renmek ihtiyac hissetmilerdir. Ayrca, asrlardr sregelen mezhep kavgalarndan bunalarak slam' tercih etmi olan muhtedler slam imannn ilk heyecan iinde hemen eski dinlerini tenkid mahiyetinde bir takm risaleler kaleme almlardr492. Goldziher ise, polemiklerin oluumuna farkl bir adan yaklamaktadr. Ona gre, Araplarn nceden sahip olduklar polemiki mizacn dnce yaplarna da yansdn, edebiyatlarnn da bu mizaca uygun bir grnt arz ettiini, hatta, gece ile gndzn, kalem ile klcn, Kahire ile Dimkn, elif ile bnn bile polemik
489 490 491 492

Chz, el-Muhtr fi'-Redd, s.74-76. Geni bilgi iin bkz., ztrk, slm Toplumunda Hristiyanlar, s. 270. arf, el-Fikri'l-slm fi'r-Redd ale'n-Nasr, s. 112. Gnmze kadar ulaan reddiyeler iinde bir mhted tarafndan kaleme alnm ilk reddiye olma zellii Ali b. Rabbn et-Taber'nin er-Redd ale'n-Nasr adl eserine aittir. Mellif bu eserini samim olduunu gstermek iin kaleme aldn belirtmektedir. Ali b. Rabbn et-Taber, ar-Radd ala-n-Nasr de Ali At-Tabari, (edite par) I. A. Khalife-W. Kutsch, MUSJ, Bayrout, 1959, Toma, XXXVI, Fas. 5, s. 119.

92

konusu

yapldn

ve

karlkl

delillerin

ileri

srldn

belirtmekte,

Araplarnkinde olduu gibi, pek nemsiz eyleri bile polemik konusu yapm bir edebiyat hemen hemen yok gibidir.493 Ona gre, slmn mtecaviz tabiat Araplarn bu temayln dini sahada geerli klmaya sevk etmitir. Polemik tarz yazlarn balangcnn slmn ilk devirlerine kadar gittiini, zira Ehl-i Kitaba kar slm polemiinin en eski kitabnn Kurann kendisi olduunu494 belirten Goldziher, Araplarn bu polemiki mizalarnn slmiyetle birlikte slm bir zellik kazandn sylemektedir495. Ancak, polemik geleneinin olumasnda daha nce aklamaya altmz etkiler, bu durumu Araplarn polemiki mizalarna ya da slm'n mtecaviz tabiatna balamann yetersizliini ortaya koymaktadr. Zira, polemik geleneinin gelimesi iin neden H. III. asrn balarn bekledii sorusunun cevab, Kelamn bu dnemde ilevi asndan neden argmantasyon tarzna mracaat ettiinin cevabn da verecektir. Yine, slm corafyasnda teekkl eden erken dnem itikad ve siyas oluumlarn neredeyse tamamnn Irak blgesinde ortaya km olmas496, sz edilen dneme ilikin Kelamn fonksiyonu, muhtevas ve yntemi hakknda nemli ipular salamaktadr. Blgenin ok kltrl ve ok dinli yaps, blgeye yeni gelen ve deiik artlarla karlaan Mslmanlarn bu artlar dorultusunda davranmasn, tedbir almasn ve blgeye uygun yaam tarz gelitirmesini zorunlu klmtr497. Pek ok din ve Tanr tasavvuruyla karlaan Mslmanlar, slm'n esaslarn ve Tanr tasavvurunu aklamak iin kanlmaz olarak dier sistemlerle karlatrma yapmak yoluna gitmek zorunda kalmlar, bu da argmantasyon tarzn kullanmay gerektirmitir. Blgede en ok mntesibi olan dinin Hristiyanlk olmas ise daha ok bu dinin muhatap alnmasna, blgede Hristiyanl temsilen ounlukla Melkit,
493 494 495 496

Goldziher, Ehl-i Kitaba Kar slm Polemii, s. 151. Goldziher, Ehl-i Kitaba Kar slm Polemii, s. 154. Goldziher, Ehl-i Kitaba Kar slm Polemii, s. 152. W. Montgomery Watt, slm'da Siyasi Dncenin Oluumu, ev., Murat Klavuz, stanbul, 2001; Cafer Karada, "Mu'tezile Kelam Okulunun Oluum ve Geliim Sreci", Marife, 3/3, K 2003, s. 9. Karada, "Mu'tezile Kelam Okulunun Oluum ve Geliim Sreci", s. 9.

497

93

Nestur ve Yakublerin bulunmas da zellikle bu mezhepler yoluyla Hristiyanln tenkide tabi tutulmasna sebep olmutur. 1.3. Teolojik likiler Balamnda Tercme Hareketleri Wadi Z. Haddad, Mslmanlarla Hristiyanlar arasndaki teolojik ilikiler srecini safhada ele almaktadr. Birinci safha, her iki din mensubunun da iddialarn desteklemek iin kendi kutsal metinlerinin otoritesine bavurduu dnemi ve anlay yanstmaktadr. Bu sre tarih olarak, Kitab- Mukaddesin Arapaya evrilmeden nceki dnemini ifade etmektedir. Dolaysyla, Mslman dnrlerin Kur'an'n Hristiyanlk hakknda verdii bilgileri kendi kutsal kitaplarndan destekleme gibi bir ans bulunmuyordu498. Hz. Muhammed'in davet mektuplar, Patrik John ile slm komutan arasndaki tartma bu dnemde Hristiyanlk hakkndaki bilgilerin Kur'an' Kerim'im muhtevasyla snrl kaldn gsteren rnekler olarak deerlendirilebilir. Fetihlerle birlikte slm corafyasnn genilemesinden sonra, fethedilen blgelerde yaayan gayr-i mslimler yava yava Arapay renmeye baladlar. mparatopluk merkezlerinde yaayan gayr-i Mslim dnrler ise Arapay daha hzl bir ekilde renme gayretinde idiler. Bunlar, daha sonra hem Kur'an' incelemeye, hem de kutsal metinlerini Arapaya evirmeye baladlar. Bylece, her iki tarafn polemikileri kendi iddialarn glendirmek iin hem kendi kutsal kitaplarndan hem de dier tarafn kutsal metinlerden delil getirme yoluna gittiler. Bylece, teolojik ilikilerin bu ikinci safhasnda, her iki taraf iin de tekinin kutsal kitab kendi iddialarn delillendirmenin bir vastas olmaya balad. Bu dnemde zellikle mhtedilerin nceki dinlerini terk ederek neden slm' setiklerini aklamak gayesiyle yazdklar reddiyelerde nceki dinlerinin kutsal kitaplarna sk sk mracaat ettiklerine ahit olmaktayz499. Bu yntemi ilk kez Ali b. Rabbn etTaber'nin kullanm ve kendinden sonra gelen polemikilere bu konuda rneklik tekil etmitir.
498

Wadi Z. Haddad, "A Tenth-Century Speculative Theologian's Rafutation of the Basic Doctrines of Christianity: al-Baqillani", Christian-Muslim Encounters, ed., Y. Y. Haddad and W. Z. Haddad, University Press of Florida, 1995, s. 84. Haddad, "A Tenth-Century Speculative Theologian's", s. 84.

499

94

Haddad'a gre, nc safha ise tercme hareketlerinden sonra ortaya kmtr. Abbas halifesi el-Me'mun tarafndan 830 ylnda Badat'ta kurulan Beyt'l-Hikme'nin temel amac, felsefe, kimya, tp, astronomi, astroloji ve matematik alanlarnda Yunanca ve Sryanice eserleri Arapaya evirmek idi500. Bu alanlardaki eserlerin Arapaya evrilmesinden sonra Mslman dnrler, ilk elden bu eserler hakknda bilgi sahibi olmaya baladlar. Bu oluum, Mslmanlarla Hristiyanlar arasndaki tartmalarda Aristo felsefesi ve mantnn ortak bir zemin olmasn beraberinde getirdi501. Bylece her iki taraf da kendi din mesajlarnn aklliini ispatlama sadedinde felsef terimlerin yardmna mracaat ettiler. Bu noktada da ne kan en nemli konular ise, teslis ve inkarnasyonun Tanr'nn birlii asndan nasl izah edilebilecei idi502. Bu anlamda, Aristo mantn teslis inancnn tutarszln ortaya koymak iin kullanan ilk dnr olarak filozof Kind olmutur503. Tercme hareketleri sonucunda slm dnyas, bata Platon, Aristo Sokrates, Proclus, Plotinus, Galenus gibi Grek, Yeni Platoncu ve Yeni Pisagorcu gibi filozoflar eserleri ve eserlerinde tercme edilen fragmentleriyle tanyorlard. Bunun yannda, Thales, Anaximenes, Aneximandros, Parmanides, Eleal Zenon, Anaxagoras, Empedokles, Demokritos ve Kukippos gibi filozoflar onlara izafe edilen hikem szlerden oluan paralaryla tanyorlard504. Bu ve baka eserlerin tercmesiyle birlikte bir yandan ok Tanrc Grek Panteonunun getirdii sorunlar, dier yandan Helenistik dnemde Grek felsefesiyle

500

Abbasilerin iktidara geliindn, Me'mun'un tahta oturmsna kadar geen sre iinde de olduka fazla sayda eser, Yahudiler, Hristiyanlar ve slmiyet dndaki dinlerden son zamanlarda ihtida etmi olan mtercimler tarafndan Arapaya evrilmitir. Dolaysyla tercme hareketlerine, Abbasilerin iktidara gelmesinden Me'mun dnemine kadar olan safha ve bu tarihten sonraki safha olarak iki safhada deerlendirmek gerekmektedir. Ancak gerek manada tercme areketinim Me'mun'la birlikte balad kabul edilmektedir. O'leary, slm Dncesi ve Tarihteki Yeri, s. 105-106; Bekir Karla, slam Dncesinin Bat Dncesine Etkisi, Litera Yay., stanbul, 2004, s. 219. Seppo Rissanen, Theological Encounter of Oriental Christians with Islam During Early Abbasid Rule, Abo Akademi University Pres, Abo, 1993, s. 76. Rissanen, Theological Encounter, s. 77-78. Haddad, "A Tenth-Century", s. 84. Karla, slam Dncesinin Bat Dncesine Etkisi, s. 223; Ayrca geni bilgi iin bkz., lken, Uyan Devirlerinde Tercmenin Rol, s. 87 vd; O'leary, slm Dncesi ve Tarihteki Yeri, s. 105-119; brahim Saram-Seyfettin Erahin, slm Medeniyeti Tarihi, TDV Yay., Ankara, 2006, s. 35-42.

501

502 503 504

95

i ie girmi olan Hristiyan teolojisinin, zellikle dou kiliseleri tarafndan dile getirilen problemleri slam dnyasnda tartlmaya baland. Bundan sonra Mslman dnrler bu tartmalar hakknda derinliine aratrma yapma ihtiyac hissettiler. Zira, son ilh mesaj olan Kur'an'n tasdik etmek zere geldiini belirttii Tevrat ve ncillerde ortaya konulan muharref YahudiHristiyan geleneine ve her trden antropomorfizme kaplar kapayan saf tevhid akidesini, Helenistik dnemde ekillenen muhtelif politeist anlaylara kar savunabilmek ve ok ynl mukayeseler yapabilmek iin ncelikle bu tartmalar hakknda derinlemesine bilgi sahibi olmak gerekiyordu. Dolaysyla, tercme faaliyetlerinin balamasnda, Mslmanlarn slmiyeti delillerle savunma ve kar durduklar kltrleri tanma gayretlerinin nemli bir etkiye sahip olduunu syleyebilriz505. Bu anlamda, tercme faaliyetleri Mslman-Hristiyan teolojik ilikilerine, dolaysyla da Kelam almalarna yeni bir dinamizm kazandrmtr denilebilir. Saf tevhid ilkesini koruma amac iin Mslman dnrler, bir yandan geleneksel kutsal kitap yorumlarndan fazlaca etkilenen Tefsir abalarn (sriliyt) sk denetim altna almaya alrken, dier taraftan da bu ilkeyi dejenere etme eilimi gsteren hadis uydurma faaliyetlerini engellemek zere sistematik almalara hz verdiler506. Kelamclarn hadis olarak rivayet edilen haberlerin bilgisel deeri konusunda gsterdikleri titizliin arkasnda yatan sebeplerin banda yukarda ifade ettiimiz kayglar yatmaktadr diyebiliriz. 2. TEOLOJK TARTIMALARIN KARAKTERSTK YAPISI Kur'an- Kerim'deki Hristiyanlar ve Hristiyan teolojisiyle ilgili ifadelerden sonra, Mslman Hristiyan teolojik ilikilerinin en eski belgeleri Hristiyanlarca yazlm olanlardr507. Hristiyanlar Kur'an'daki ilgili ifadelerle balayan tartmalara
505 506 507

Saram-Erahin, slm Medeniyeti Tarihi, s. 37. Karla, slam Dncesinin Bat Dncesine Etkisi, s. 230. Adel-Thedore Khoury, Les Thologiens Bizantins et L'Islam, Louvain, 1969, s. 38.

96

polemiki bir tavr ve slupla yaklamlar, ilk nce Kur'an'n kendileriyle ilgili verdii bilgilere itiraz ederek bunlar tartma konusu yapmlardr. Temel itiraz noktalar ise sa'nn tabiat zerinde younlamtr. Mslmanlarn bu saha ile ilgili almalar ise daha sonra, H. III. asrda, ortaya kmtr. slam topraklarnda yaayan Hristiyanlar eserlerini nce Suryanice, sonra Greke ve Kptce, daha sonra da Arapa yazmlardr508. Hristiyanlkla ilgili Kuran- Kerimde geen ayetlerle balayan MslmanHristiyan teolojik ilikilerinin iki alanda gelime gsterdiini syleyebiliriz: Birincisi, ayn corafyada yaayan Hristiyan cemaatleriyle Mslmanlarn gsterdikleri ilikilerdir. kincisi ise, Kuranda Hristiyanlarla ilgili ayetlerin yorumunda sergilenen tavrdr. Aslnda birinci tavrn ekillenmesinde de ikinci tavrn olduka nemli rol olmusa da, birinci tavra genelde Kurann, dinlere genel yaklamnda sergiledii politika yn vermitir. slm kltr tarihinde H. III. yzyla kadar geen sreyi, slm-Hristiyan ilikileri asndan birinci ve ikinci tavrlarn i ie girdii ve ancak ou kez, slmn hogr ortamnda gelitiini syleyebiliriz509. slm-Hristiyan ilikilerinin, Tefsir, Hadis, Kelam, slm Hukuku ve reddiyeler asndan incelenmesi iin, H. III. asr, yani miladi dokuzuncu asr beklemek gerekecekti. Hristiyanla kar reddiyelerin yazlma tarihi de bu tarihlere kadar gitmektedir. Bu reddiyeleri yazanlarn birou ise Mutezili bilginlerdir. Genelde bu reddiyeler, Hristiyanlk konusunda farkl yaklamlar da gstermektedirler. Mesela bazlar Hristiyanlar slma davet etmek iin yazldklar halde dier biroklar da slmiyeti dorulamak, Hristiyanl tenkit etmek yolunu izlemilerdir. Bu tarz reddiyelerin ortak yn ise hareket tarzlarnn ve dnce yaplarnn merkezine, Kuran ayetlerini yerletirmi olmalardr. phesiz bu

508 509

Harman, "Hristiyanlarn slm'a Bak", s. 97. Mehmet Aydn, Taber Tesfsirindeki Hristiyanla Bir Bak, Mslmanlar ve Dier Din Mensuplar; Mslmanlarn Dier Din Mensuplaryla likilerinde Temel Yaklamlar, TDTD Yay., Ankara, 2004, s. 193.

97

reddiyelerin temel hedefi, Mslman-Hristiyan polemiini rasyonel izgide tutarak, Hristiyanl Mslman vizyonu dorultusunda incelemek olmutur.510 nceleri, karlkl din tartmalar eklinde balayan Mslman-Hristiyan teolojik ilikileri daha sonra mektuplamalar eklinde devam etmi, nihayet reddiyelerle bugne gelmitir. 2.1. Karlkl Din Tartmalar Karlkl tartmalarla ilgili olarak Hristiyanlara ait en eski yazl belge, Antakya Yakub Patrii John I (635-648)'in Mezopotamya Hristiyanlarna yazd Sryanice mektuptur. Mektubun konusu, John I ile Mslman ordu komutan arasnda yaplan din tartmadr511. Patrik, mektubunda tartma konular hakknda dier Hristiyanlar bilgilendirmektedir. Ancak, tartmann kiminle yapld konusunda gr birlii yoktur. F. Nau'ya gre, bu ordu komutan Amr b. s512, Lemmans'a gre ise o tarihte Hms ordu komutan olan Said b. mir'dir513. Mektuba gre, komutann, btn dnyadaki Hristiyanlarn elinde bulunan ncil'in aralarnda hi bir fark olmakszn ayn olup olmad sorusuna Patrik, btn dnyadaki ncillerin tek ve ayn olduu cevabn vermitir. Komutann; "yleyse, Hristiyanlar arasnda neden inan farkllklar var" eklindeki sorusu ise, her mezhebin ncili farkl anlayp yorumlamasyla izah edilmitir514. Daha sonra Patrik, brahim, shak, Yakup, Musa, Harun gibi peygamberlerin inancnn Hristiyanlarnkiyle ayn olduunu, onlarn da sa'y bildiklerini, fakat zamanla eitli sebeplerden dolay doru yoldan saparak politeizmi benimsediklerini ileri srer. Patrie gre, Hristiyan teslis doktrini Tanr anlayn deil tektanr anlayn ifade etmektedir515.

510 511

Aydn, Taber Tesfsirindeki Hristiyanla Bir Bak, s. 193. F. Nau'nun (journal Asiatique, 1915, 225-279)'da Franszca olarak yaynlanan makalesinin ngilizce evirisi iin bkz., F. Nau, "Dialogue between the Patriarch John I and the Amir of the Hagarenes", The Early Christian-Muslim Dialogue; A Collection of Documents from the First Three Islamic Centuries (632-900 AD) Translation with Commentary, ed. by., N. A. Newman, Interdisciplinary Biblical Research Institute, Hatfielde, Pennsylvania, 1993, ss. 11-46. Nau, "Dialogue", s 15. Khoury, Les Thologiens, s. 39. Nau, "Dialogue", s. 24. Nau, "Dialogue", s. 24-25.

512 513 514 515

98

Diyalou nereden Nau, Sryan Michael'in, tartma sonrasyla ilgili u iddiasna yer vermektedir: Patriin, Eski ve Yeni Ahid'e dayanarak verdii cevaplar Amr b. s' hayrette brakmt. Bu hayretini gizleyemeyen komutan, Patrikten ncil'i Arapa'ya evirmesini, ancak sa'nn ulhiyeti, vaftiz edilmesi ve armha gerilmesi ile ilgili ksmlarn karlmasn ister. Patriin, "Btn vcudumu parampara etseniz bile tek bir harfini bile deitirmem" eklindeki kararl cevab zerine komutan, "Bildiiniz gibi yapn" der. Daha sonra Patriin bakanlnda oluturulan bir komisyon ncil'i Arapa'ya tercme edererk ve komutana takdim eder516. Benzer bir tartmann, 643 ylnda Amr b. s ile Yakub Patrii Benjamin arasnda gereklemi olduu belirtilmekle birlikte tartmann ierii hakknda hibir bilgi verilmemektedir517. Yine, 670 ylnda Nestur rahip Abraham'n da bir Mslman ile bir Hristiyan arasnda geen tartmay konu alan bir risale yazdndan bahsedilmektedir518. Erken dneme ait, Mslman-Hristiyan teolojik ilikileri asndan neme sahip bir dier karlkl din tartma Halife Mehd ile Timothy arasnda gemitir. Halife Mehd dneminde patrik olan Timothy (109-208/727-823) zaman zaman halifenin davetiyle saraya gelerek onunla Hristiyan ilahiyat hakknda eitli konular tartm olduu belirtilmektedir519. Bu tartmalar, Timothy'nin kaytlar sonucu, pek ok kopyasyla birlikte gnmze kadar ulamtr520.

516

Nau, "Dialogue", s. 16-17; Fakat, bu tr rivayetlere, din ve mezhep tarafgirliiyle baz ilavelerin yaplm olabilecei ihtimalinden dolay, temkinle yaklamalyz. Burada ia'nn stnln ortaya koymak iin uydurulduu anlalan bir rivayet rnek olarak verilebilir. Avc, et-Tabers'nin el-hticc adl eserinden u rivayeti aktarmaktadr: Hz. Ebu Bekir'in hilafeti dneminde Bizans'tan gelen Hristiyan bir heyet, halifeye soru sormak istediklerini, ayet bu sorularna doru ve tatmin edici cevaplar alrlarsa Mslman olacaklarn sylerler. Fakat halife sorular cevaplayamad gibi, Hz. mer ve Osman da cevaplandramazlar. Bunun zerine, bu durumdan rahatsz olan Selman- Fris Hz. Ali'yi durumdan haberdar eder. Hz. Ali gelir ve sorular cevaplandrr. Bunun zerine rahip Mslman olur ve hilafetin aslnda Hz. Ali'nin hakk olduunu syler; Avc, slmBizans likileri, s. 113. Nau, "Dialogue", s. 14. Khoury, Les Thologiens, s. 39. Jean-Marie Gaudeul, Encounters and Clashes, Islam and Christianity in History, Rome, 1990, I, s. 14. Bu metinlerin ngilizce tercmesi, A. Mingana tarafndan, Sryanice asllaryla birlikte, "The Apology of Timothy the Patriarch before the Caliph Mahdi" adyla, BJRL, XXII, (Manchester, 1928, ss. 137-298'te yaynlanmtr. Ayn metin, Cheikho tarafndan Arapa olarak, "el-

517 518 519

520

99

ki oturumda tamamland anlalan521 sz konusu tartma, Allah kavram, Allah'n oul edinip edinmedii, Mesih'in ilahl, sa'nn doumu, sa'nn baz szlerinin akla kavuturulmas, l Tanr anlay, paraklit, tahrif ve tebdil, Hristiyanlarn Kur'an'a ilh bir kitap olarak bakp bakmadklar, ha nnde ibadet, sa'nn ldrlmesi, aslmas ve ref'i gibi olduka zengin bir ierie sahiptir522. Mehdi'nin "Allahn ocuk sahibi olduunu veya ondan ocuk olduunu sylemen sana yakmaz." szleriyle balayan diyalog, Timothy'nin "Kim Allaha byle bir iftira atabilir ki?" eklindeki karlyla devam etmektedir. Mesih'in, insanlar kurtarmak iin, insan suretinde gnderilmi Allahn zahir kelam olduunu belirten Tymothy, "Onun Allahn olu olduunu sylemiyor musunuz?" eklindeki soruya; "Buna ncil, Tevrat ve nebilerin tanklyla inanyoruz. Fakat, onun oulluu cesed bir oulluk deil, ezel, ilah bir oulluktur ve o yle bir srdr ki onun keyfiyeti idrak edilemez. nk, Allahn zat ve sfatlarnn keyfiyeti idrak edilemez. Onun doruluuna tanklk eden kitaplarnda nasl ifade edilmise ona ylece iman ederiz. Fakat bir misal verecek olursak, bu durum, gneten n kmas ve nefisten kelimenin kmas gibidir." 523 cevabn vermektedir. sa'nn "kelime" olarak babadan ezeli bir ekilde meydana geldiini; Nsut ynyle ise bakire Meryemden, herhangi bir cinsel iliki olmakszn ve bakireliini kaybetmeksizin belli bir zamanda dnyaya geldiini belirten Timothy, "Cinsel iliki olmadan hamile kalmasna tamam, ama doum yaptktan sonra bekaretini kaybetmediini nasl iddia edersiniz?" eklinde yneltilen soruya ise; "bir bayann cinsel iliki olmakszn hamile kalmas ve bekaretini kaybetmeksizin doum yapmas normal artlarda mmkn deildir. Fakat bu iki olay da Allahn kudreti sz konusu olduunda onun iin ok kolaydr. Nasl ki Havva Ademden o ypranmadan km

Muhveret'd-Diniyye ellet cerret beyne'l-Halife el-Mehd ve Timsvus el-Cselik" adyla, alMachriq (el-Merk), XIX, Beyrut, 1921'de yaynlanmtr. Bkz., L. K. Brovne, "The Patriarch Timothy and the Caliph al-Mahdi", MW, XXI, no. 1, January 1931, s. 38; Ayn metin daha sonra, R. Casper tarafndan, zet olarak, "Les Versions Arabes du Dialoque entre le Caht Licos et le Calife al-Mahdi", adyla, Islamochristiana, 3, (1977), ss. 107-153'te Arapasyla birlikte yaynlanmtr.
521 522 523

Gaudeul, Encounters and Clashes, s. I, 14. ztrk, slam Tolumunda Hristiyanlar, s. 267. Caspar, "Les Versions", s. 125-126.

100

ve yine nasl ki k gneten karken gnee zarar vermeden kyor bu da yledir" diyerek cevap vermektedir524. Sorulan sorular zerine o, sa'nn tabiatna ilikin Hristiyanlarn grlerini u ekilde izah etmektedir: "Onun beeri cevheri Meryemden domutur, ezeli cevheri deil. Buna ramen bize gre o birdir, iki deil. Onun iki cevheri olduuna bakmyoruz. Fakat o bir Mesih ve bir ouldur. Bu, tpk insann ekil olarak bir olmas gibidir. Fakat insan bir beden ve bir ruhtan oluur."525 Mehd'nin, "nasl oluyor da ahsiyet Allah anlamna gelmiyor?" sorusunu, "Onlarn bir Allah' tekil eder. O, Allah'n olduu grn engelleyen bir Allah'tr" diyerek cevaplandran Timothy, "Aslnda tek Allah olduunu engelleyen ey var. Eer ey varsa bu nasl bir olabilir?" eklindeki itiraza, "Bu ey Allah deil ahsiyetlerdir. Fakat bu ahsiyet Allah'tr" eklinde, bnyesinde bariz elikiler barndran ifadelerle karlk vermektedir. O, Allah'n hem tek hem de oluunu u benzetmeyle izah etmeye almaktadr: "Nasl ki, halife dediimizde, kendisi, kelam ve ruhu ile halifeden deil de bir halifeden bahsediyorsak Allah, kelimesi ve ruhuyla bir tek ilahtr, ilah deil"526 Bu dneme ait bir dier karlkl din tartma, Theodora Eb Kurr (750825?) ile dnemin ileri gelen Mslman limleri arasnda gemitir. Melkit kilisesine bal Ortodoks bir ilahiyat olan Theodora Eb Kur, Badat'ta Abbasi Halifesi Me'mun'un huzurunda, muhtemelen 824 ylnda, dnemin ileri gelen Mslman limleriyle yapt din ierikli tartmay yazya aktarmtr527. Halife Me'mun'un huzurunda olduka zgr bir ortamda gerekletii ve birka gn srd anlalan bu tartmada Eb Kurr, zaman zaman muhataplarna ikna edici cevaplar vermi, zaman zaman da olduka zorlanmtr. Eb Kurr,
524 525 526 527

Caspar, "Les Versions", s. 126-127. Caspar, "Les Versions", s. 127. Caspar, "Les Versions", s. 129. Arapa olarak yazlm olan tartma metni, Paris Bibliotheque nr. 70'te kaytldr. Bu tartma metninin muhtevas hakknda, A. Guillaume'in "Theodora Abu Qurra as Apologist" adl makalesiyle bilgi edinmekteyiz. MW, XV, (1925), ss. 42-51; Eb Kurra'nn teolojik grleri iin bkz., Griffith, "Faith and Reason in Christian Kalm: Theodora Ab Qurrah on Discerning The True Relgion", ss. 1-43.

101

tartma srasnda olduka ciddi eletirilere hedef olduu gibi, Kur'an'dan yanl alntlar yapt ve ayetleri yanl yorumlad gerekesiyle sert tepkilere de maruz kalm, bu sert tepkilerden Halife'nin mdahalesiyle kurtulabilmitir528. Tartma Me'mun'un ocuklarn snnet edilmesine ilikin bir sorusuyla balamaktadr. Bu soru zerine, Adem'in snnetsiz yaratldna dikkat eken Ebu Kurra, insanlar putperestlerden ayran bir alamet olan snnetin, Yeni Ahit'in iaretiyle Hz. sa tarafndan vaftize evrildiini iddia etmektedir529. Tartmada Hz. sa'nn Allah'n Ruhu ve Kelimesi olduu konusunda uzlama salanrken, Eb Kurr'nn Hz. sa'nn Tanr'yla edeer olduu ynndeki ifadeleri sert tepkiyle karlanr. Buna karn Ebu Kurra'nn, Adem'in aksine Hz. sa'nn mahlk deil, yaratc olduunun kabul edilmesi zerinde srarl davrand grlr530. Kitab- Mukaddes'ten Hz. sa'nn insan olduunu gsteren ifadeler hatrlatldnda olduka zor anlar yaad anlalan Eb Kurr, areyi inkarnasyonla ilgili uzun aklamalar yapmakta bulur. Ancak, muhataplarn ikna edemeyeceini anlaynca bu sefer konuyu deitirmek maksadyla muhatabna sorular yneltmeyi tercih eder531. Eb Kurr'y skntya sokan sorulardan biri de, Hz. sa'nn kendi iradesiyle mi yoksa iradesi dnda m armha gerildii eklindeki sorudur. Eer, iradesiyle ldrlmse bu durumda Yahudilerin knanmamas gerekir. radesi dnda armha gerilmi ve ldrlm ise Tanr aciz bir Tanr durumuna dmektedir. Bu zor durumdan Eb Kurr, bu iki hususun birbiriyle kyaslanamayacan aadaki argmanyla anlatmaya alarak kurtulmaya alr. "Siz bize Allah'a yalan isnat ettiimizi sylyorsunuz. ayet bu onun iradesiyle olmaktaysa bizi knamanz

528 529 530 531

Guillaume, "Theodora Abu Qurra as Apologist", s. 44-45. Guillaume, "Theodora Abu Qurra as Apologist", s. 46. Guillaume, "Theodora Abu Qurra as Apologist", s. 46-47. Guillaume, "Theodora Abu Qurra as Apologist", s. 48; Bir tartmada zor durumdan kurtulmak maksadyla konuyu deitirmeye msdere denir. Bu yntem, zellikle din ierikli tartmalarda sk sk kullanlan bir yntemdir.

102

anlamsz. Eer onun iradesi dnda ise o takdirde onun iin de acziyet sz konusu olmaz m?"532 Sonu olarak, Hristiyanlarn teslis doktrinini izahta, Mslmanlarn ise Hz. sa'nn Allah'n Ruhu ve Kelimesi olduuna dair hususlar izahta zorlandklar grlen bu toplantnn tartma konular, nceki tartmalarda olduu gibi, daha ok Hz. sa'nn tabiat zerinde younlamaktadr. Dier tartma konularnda Ebu Kurra, hocas Yuhanna ile ayn dorultuda tavr taknmakta ve benzer ifadeleri kullanmaktadr. 2.2. Mektuplamalar Teolojik ilikiler asndan erken dnemim en nemli belgelerinden biri, Emev Halifesi mer b. Abdlaziz (99-101/717-720) ile Bizans mparatoru III. Leon arasnda gerekletii kaydedilen teolojik ierikli mektuplamadr533. Besmeleden sonra, "Mslmanlarn halifesi mer'den Bizans mparatoru Leo'ya" eklinde balayan mektubunda halife, Hristiyanln temel retileri hakknda teden beri bilgi sahibi olmak istedii halde buna frsat bulamadn belirtip, imparatordan cevaplamasn istedii sorular sralamaktadr. II. mer'in sorduu sorulardan, onun Hristiyanlk hakknda azmsanmayacak bilgiye sahip olduunu syleyebiliriz. Belki de halifenin renmek istedii ey, Hristiyanlk hakknda tespit ettii elikilerin Hristiyanlarca nasl yorumland olabilir. Zira, o zaman zaman Hristiyan teolojisi hakknda hkmler de vermektedir. II. mer'in muhatabna ynelttii sorular ve bu sorulara imparatorun verdii cevaplar unlardr:

532 533

Guillaume, "Theodora Abu Qurra as Apologist", s. 49-50. Arthur Jeffery, "Ghevond's Text of the Correspondence Between Umar II and Leo III", The Early Christian-Muslim Dialogue; A Collection of Documents from the First Three Islamic Centuries (632-900 AD) Translation with Commentary, ed. by., N. A. Newman, Interdisciplinary Biblical Research Institute, Hatfielde, Pennsylvania, 1993, ss. 57-131; Newman'n nsz ve notlarla yaynlad makale, ilk kez, Harvard Theological Review, 37 (1944), ss. 269-232)'de yaynlanmt. (A Collection'da II. mer'in mektubu karlmtr.) Ancak, hemen belirtelim ki, Jeffery'nin yaynlad bu mektubun orijinal nshalar mevcut deildir. Jeffery, mektubun en eski kaynann, lm tarihi bilinmeyen Ermeni tarihi Ghevond olduunu belirtir. bkz., Jeffery, "Umar II and Leo III", s. 62.

103

Niin Hz. sa'nn beer olduu ynndeki ifadelerini kabul etmiyorsunuz da, peygamberin kitap ve mezmurlarnda Hz. sa'nn inkarnasyonunu gsteren deliller arama yoluna gidiyorsunuz? Bu durum sizin phe iinde olduunuzu ve Hz. sa'nn beer olduuna dair beyann yeterli bulmadnz gstermez mi? Peygamberlerin szlerine itimat ettiinizi sylediinize gre, Hz. sa itimat edilmeye layk deil mi? Eski Ahit'in srailoullar tarafndan okunup anlaldn ve birden fazla kii tarafndan yazldn, daha sonra ise kaybolduunu, insanlarn elinde ondan hibir para kalmadn, fakat ok sonralar baz insanlarn onu hafzalarndan yazya geirdiini iddia ediyorsunuz. Yine siz onun unutkanlkla mall, hata edebilen, dmanca tavrlar taknabilen beden sahibi ademoullar tarafndan szl gelenek yoluyla aktarlm olduunu kabul ediyorsunuz. Ahd-i Atik'te niin cennet, cehennem, yeniden dirilme ve hesap konularyla ilgili ak bir ifadeye rastlanmamaktadr? Bu hususlardan ncil yazarlar kendi vehb yetenekleri dorultusunda bahsetmilerdir. Onlar niin ilah kanunlar kendi heva ve heveslerine gre deitirdiler? Mesela, snnet yerine vaftizi, kurban yerine ekmek arap ayinini ve cumartesi yerine pazar koydular?534 Hz. sa'nn ncil'de Hz. Muhammed'i kastederek bir peygamber geleceini haber verdii doru deil midir? Hz. sa'nn havarileri ldkten sonra Hristiyanlar niin yetmi iki frkaya ayrlmtr535? Hz. sa'dan sonra gelen Hristiyanlar niin sa'y kdir-i mutlak olan Allah'la beraber, ona denk ve bir tuttular? Onlar niin ilahtan bahsediyorlar? Niin peygamberlerin ve havarilerin kemiklerini ve resimlerini taparcasna seviyorsunuz? Tanr'nn ete kemie brnmesini ve temiz olmayan ana rahminde bulunmasn nasl aklayacaksnz? Niin bir zamanlar ikence aleti olarak kullanlan haa tapyorsunuz? III. Leon, Hristiyanlk hakknda sorulan sorulara u yantlar vermektedir:

534 535

Jeffery, "Umar II and Leo III", s. 66-69. II. mer, burada, Kur'an'n Yahudi ve Hristiyanlarn peygamberlerinden sonra birok gruplara ayrlm olduunu haber veren ifadelerle, (6.En'am/159; 30.Rm/32; 42.uar/14) "Yahudi ve Hristiyanlarn yetmi iki frkaya ayrldklar" (Tirmiz, man: 18; bn Mce, Fiten: 17) eklindeki rivayetlere dayanyor olmaldr.

104

Kitab- Mukaddes'te Hz. sa'nn ahsiyeti ve inkarnasyonu ile ilgili bilgiler Hristiyanlarn inanlar dorultusundadr. Ayrca, kutsal kitabmzda Mslmanlarn grlerini destekleyecek malumata da rastlanmamaktadr. Bundan sonra Leo, yalanc birinin Kitab- Mukaddes'i inkr etmesini ve tahrif edildiini sylemesini yadrgamadn belirterek, halifeyi yalanclkla sulamaktadr536. mparator'a gre, sa tam bir beer ve tam bir Tanrdr. Allah kelam olmalar dolaysyla Eski ve Yeni Ahit arasnda bir elikiden sz edilemez. Kald ki, Kur'an'da bu kitaplara mspet atflar yaplmaktadr. Bu mspet atflara ramen Mslmanlarn Kitab- Mukaddes'e ynelik tahrif iddialar bir elikidir. Yine, Hz. Muhammed'in de "Allah'n Salih kullar" olarak vasflandrd birok peygamber ve havari araclyla Tanr'nn sa hakknda verdii bilgileri kabul etmemek de elikidir537. Yeni Ahit'te gelecei haber verilen Paraklit'in538, Ahmed ya da Muhammed ismiyle ayn anlama gelmediini, bilakis Paraklit'in sa ile ayn ad tayacan belirten imparator, Mslmanlarn Paraklit ile ilgili aklamalarnn bir hakaret ve iftira olduunu, Kutsal Ruh'a hakaretin ise asla balanmayacan sylemektedir. Kald ki, imparatora gre sa, lmnden sonra ortaya kacak herhangi bir peygamber veya elinin yolundan gitmemeleri konusunda havarileri sk sk uyarmtr. Buna karn, Hz. Musa'dan sonra srailoullarnn arasndan gnderilecei mjdelenen peygamberin Hz. sa olduunu belirten imparator, Ahd-i Atik'ten pek ok rnekle bu grn desteklemeye almaktadr539. "Hristiyanlarn yetmi iki frkaya ayrldklar" iddiasn yalan olarak niteleyen imparator, uzun bir gemie sahip olan, ok geni bir corafyada pek ok farkl etnik kkene sahip, farkl dilleri konuan insanlar tarafndan kabul edilen Hristiyanlkta birok mezhebin kmasn yadrgamamak gerektiini, zira, douundan itibaren yz yl gemi olmasna ramen ayn rka mensup ve ayn dili konuan Mslmanlarn bile frkalara ayrldn belirtir.
536 537 538 539

Jeffery, "Umar II and Leo III", s. 75. Jeffery, "Umar II and Leo III", s. 65. Bkz., Yuhanna: 14/16, 26; 15/26; 16/7. Mezmurlar: 2/7; 22/6-8; 33/5-6;110/1-2; aya: 48/16.

105

Mslmanlarn ithamlarnn aksine, Tanrya deil bir tek Tanrya inandklarn ne sren imparator, bu iddiasn Tanr-sa-Kutsal Ruh ilikisini gne ile gne nlar arasndaki ilikiye benzeterek izah etmeye almaktadr540. lh kanunlar kendi hevalarna gre deitirdikleri iddiasn reddeden Leo, bu deiikliklerin bizzat rab tarafndan yapldn sylemektedir. Ona gre, Hristiyanlarn, halifenin iddia ettii gibi, resimlere tapnmalar da sz konusu deildir. Hristiyanlarn, gemiten intikal eden bu resimleri kendilerini byleyen bir hatra olarak muhafaza edip tazim gsterdiklerini belirttikten sonra Leo, asl putpereste davrann, Mslmanlarn Kabe'ye tapmalar ve Hacer'l-Esved'i pmeleri olduunu iddia eder541. Son soruyu olduka kltc olarak gren Leo, yaratcnn kutsal eliyle yaratlan insann onun temsilcisi olmas dolaysyla yaratlmlarn en ereflisi olduunu, Tanr tarafndan yaratlan hibir eyin onun gznde kirli olmadn, kirli olan eyin sadece gnah olduunu syleyerek Kitab- Mukaddes'ten Tanr'nn insanda yerleeceini gsteren deliller zikretmitir542. Zaman zaman olduka saldrgan bir tavr sergileyen Leo, Hz. Muhammed'i, ayrlk, yalanc ve ifte standartl davranmakla sulamakta, kadnlarn erkeklerin ekin tarlasna benzetilmesini, Hz. Muhammed'in Zeynep'le evlenmesini, cariye uygulamasn, cennet ve cehennemle ilgili hususlardaki grlerini ar bir dille tenkid etmektedir543. Mektubu nakleden Ghevond, mektubun halife zerindeki etkilerini u szlerle anlatmaktadr: "Mektubu okuyan mer'in kafas ok kart. Mektubun halife zerinde sevindirici sonular oldu. O andan itibaren Halife Hristiyanlara daha iyi davrand. Onlarn konumlarn iyiletirdi ve Hristiyanlara daha yakn bir ilgi gstermeye balad. Hibir fidye istemeden esirleri serbest brakt"544 Bir baka
540 541 542 543 544

Jeffery, "Umar II and Leo III", s. 76. Jeffery, "Umar II and Leo III", s. 92-93. Jeffery, "Umar II and Leo III", s. 89-90. Jeffery, "Umar II and Leo III", s. 93-96. Jeffery, "Umar II and Leo III", s. 98.

106

Ermeni tarihi Thomas ise mektubun halife zerindeki etkilerini olduka abartl bir ekilde anlatmaktadr ki, bu abartl ifadeler mektuba daha sonra ilaveler yaplm olabilecei ihtimalini glendirmektedir."mparatorun cevab mektubun karsnda halife, Kur'an'dan birok eyi ak bir ekilde inkar etti. nk, mparatorun argmanlarnn daha gl olduunu grmt."545 Erken dnem teolojik ilikileri asndan tantlmas gereken bir baka belge de Harun Reid'in Konstantinos'a gndedii davet mektubudur. Ebu'r-Rab Muhammed b. El-Leys tarafndan kaleme alnd belirtilen davet mektubunda546 Harun Reid, Allah'n birlii, Hz. sa'nn tabiat, Hz. Muhammed'in peygamberliinin delilleri ve Kur'an'n vahiy mahsul olduunu gsteren delileri sraladktan sonra, Hristiyanlarn inan sistemini eletiri konusu yapmakta ve Hz. Muhammed'in geleceine dair ifadelerin Hristiyanlar tarafndan tahrif edildiini iddia etmektedir. Harun Reid, Konstantinos'u, Allah'tan bakasna ibadet etmemek, ona irk komamak ve ondan baka kimseyi rab edinmemek zere szbirliine547 davet ettikten sonra, Allah hakknda, olduu gibi, yanl eyler sylenmemesini isteyen548 ayete atfta bulunur. Allah'n bir olduunu ve ocuk edinmesinin dnlemeyeceini vurgulayan Harun Reid, slm'n Allah tarafndan seilen son din olduunu hatrlatarak, mparatoru, arsna kulak vererek, son peygamber Hz. Muhammed'e ve ona indirilen Kur'an'a inanmaya davet eder549. Asla yalan sylemeyen Hz. Muhammed'in peygamberliine ve Kur'an'n Allah'n kelam olduuna dair apak deliller bulunduunu belirten Harun Reid, bu delillerden birinin de Hz. Muhammed'in Kitab- Mukaddes'te mjdelenmesi olduunu iddia etmektedir. Ancak, Ehl-i Kitap bu ifadeleri tahrif etmi, onlardan bir

545 546

Avc, slm-Bizans likileri, s. 126. Mektubun tam metni, Ahmed Ferid Rif tarafndan, Asru'l-Me'mun, Kahire, 1928, II, ss. 188236'da, yaynlanmtr. Ayrca, mektubun daha sonra, Hadi Eid tarafndan baz aklamalar ve Franszca tercmesiyle birlikte yaynland da belirtilmektedir. Bkz., Avc, slm-Bizans likileri, s. 134. 3.l-i mran/64. 4.Nis/171. Rif, Asru'l-Me'mun, II, s. 188.

547 548 549

107

ksm kutsal kitaplarnda belirtilen zellikleri Hz. Muhammed'in ahsnda grd halde bu hakikatleri dindalarndan saklamlardr550. Teslis doktrininin tutarszl dile getirilirken, Hristiyanlarn bu doktrini aklamak iin sk sk kullandklar gne benzetmesi de mektupta eletiri konusu yaplan bir baka husus olarak gze arpmaktadr. Nasl ki, gne nlarna gne, insann eline de insan denmiyorsa, Tanr'nn ruhu olduundan hareketle Hz. sa'ya da Tanr denilemez551. Mektupta, et ve kandan mteekkil olan sa'nn Tanr olamayaca mantk delillerle ortaya konulup, onun insan olduuna ve tebrata ilikin ncillerde bulunan ifadeler sralanmaktadr. Ge kaldrld iin Hz. sa'ya ibadet ediliyorsa, meleklere ve Hz. dris'e, babasz dnyaya geldii iin ibadet ediliyorsa Hz. Adem ve Havva'ya, ly dirilttii iin ibadet ediliyorsa binlerce kiiyi dirilten Hazakiel'e, baz mucizelerinden dolay ibadet ediliyorsa Musa'ya ibadet etmenin daha mantkl olaca vurgulanarak Hz. sa'ya Allah'n olu demenin tutarszl ortaya konulmaya allmaktadr552. Mslman-Hristiyan teolojik ilikileri asndan erken dneme ait nemli belgelerden biri de Abdullah b. smail el-Haim (. 205/850)553 ile Abd'l-Mesih elKind554 arasndaki mektuplamadr555. Him'nin ok sevdii ve deer verdii
550 551 552 553 554

Rif, Asru'l-Me'mun, II, s. 194-195 Rif, Asru'l-Me'mun, II, s. 223. Rif, Asru'l-Me'mun, II, s. 225-226. Him, Halife Me'mun (813-833)'un yeenidir. Him'nin mektubuna cevap yazan kiinin, daha zgr yazabilmek iin iki isim kullanm olabilecei dnlen Yahya b. Adiy olduu iddia edilmektedir. (Bkz., Gaudeul, Encounter and Clashes, I, s. 49-50) Fakat, mektubun Me'mun dneminde yazlm olduu doru kabul edilirse, metni 893-974 yllar arasnda yaam olan Adiy'in yazm olmas zayf bir ihtimal olarak kalmaktadr. Yine, Kind'nin Nesturi, Adiy'in de Yakub olduu gz nnde bulundurulursa bu ihtimal daha da zayftr. Zira, metnin Nestur birinin kaleme alnd hissedilmektedir. Sabire Abay, Mslmanlarla Hristiyanlar Arasndaki Teolojik likilerin lk Dneminde Abdlmesih elKind'nin Abdullah b. smail el-Him'ye Reddiyesi rnei, (ASBE, Baslmam Yksek Lisans Tezi) Ankara, 2002, s. 2. Him ile Kind arasndaki bu mektuplamann metni 19 yy'da Amerikan misyonerler tarafndan Msr'da bulundu. Bu metni ieren bir baka el yazma da daha sonra stanbul'da bulundu. 1880'de Anton Tien Arapa olan bu iki yazmay tahkik ederek yaynlad. Metin 1882 ylnda W. Muir tarafndan ngilizceye evrildi. Metnin 1882-85 yllar arasnda A. Tien tarafndan da bir evirisinin yapld, ancak bu evirinin yaynlanmad bildirilmektedir. Daha sonra Newman,

555

108

arkada Kind'yi slm'a davet iin yazd mektup, Mslmanlarn Hristiyanlara kar yazm olduklar polemik tarz eserlerden gnmze kadar intikal etmi olan ilk eser hviyetindedir556. Sz konusu mektubun bir dier nemli zellii de, sz konusu mektubub, Kur'an ve Hadis'ten sonra Hristiyanlar slmiyete davet eden ilk eser olarak kabul edilmesidir557. Him olduka dostane bir hava iinde yazm olduu mektubunda Hristiyan doktrinini tafsilatl bir ekilde ele almaz. Onu sadece icml davetinin iine yerletirir. Dolaysyla onun mektubu Hristiyanla yazlm bir reddiye olmaktan ok, slm'n ilkelerini zetlenmi bir ekilde sunan bir risale zellii tamaktadr558. Him, Kind'den Baba, Oul ve Kutsal Ha'a tapmay brakmasn, bunlarn hibir faydas salamayacan bildirir ve tenkitlerinde Hristiyanl aalayc olarak alglanabilecek hibir ifadeye yer vermez. Buna karn Kind, zellikle Hz. Muhammed'in peygamberlii ve Kur'an'n kkenine ilikin aklamalarnda olduka saldrganca ve subjektif deerlendirmelerde bulunabilmektedir. Hz. brahim'in dini ile slm Dini arasndaki zdelie dikkat eken Him, muhatabn Hz. brahim'in dini olan Haniflik ile ayn zden olan slm'a davet etmekte ve bu konuyla ilgili Kur'an'daki "brahim ne Yahudi ne de Hristiyand. Fakat Allah' bir tanyan dosdoru bir Mslmand; mriklerden de deildi"559 ayetine vurgu yapmaktadr560. Fakat, Haniflik ve hanifliin Hz. brahim ile olan ilikisi konusunda Kind muhatabndan olduka farkl dnmektedir: "brahim 75 yl Harran'da hanif, yani putperest olarak yaad. Tanr'dan vahiy aldktan sonra haniflikten dnd. Beni brahim'in hangi dnemindeki inancna aryorsun? brahim'im putperest yaantsndaki haniflie ardn sanmyorum.
Arapa metni esas alarak Muir ve Tien'in evirilerini karlatrm, Tien'in giriini kartp baz hatalar dzeltip notlar ekleyerek yaynlamtr: Anton Tien, "The Apology of al-Kindi", The Early Christian-Muslim Dialogue, ed. by, N. A. Newman, Pennysilvania, 1993, s. 355-546; Ayn metni Sabire Abay ad geen Yksek Lisan tezinin ek ksmnda (ss. 67-196) Trkeye evirmitir.
556 557

Aydn, Reddiyeler, s. 37. arf, el-Fikri'l-slm fi'r-Redd ale'n-Nasr, s. 121; aban Kuzgun, Drt ncil, Yazlmas, Derlenmesi, Muhtevas, Farkllklar ve elikileri, Ertem Matbbas, Ankara, 1996, s. 93. Aydn, Reddiyeler, s. 37-38. 3.l-i mran/67. Tien, "The Apology of al-Kindi", s. 388.

558 559 560

109

ayet beni brahim'in 75 yl sonra dosdoru bir biimde iman ettii inancna aryorsan, bu ary yapmak ncelikle brahimoullar olan Yahudilere der."561 Grld gibi, Kind, Hz. Muhammed'in retisini Hz. brahim'in retisine dayandrmasna itiraz etmektedir. Halbuki bu argman, Kind'yi destekledii kadar, btn semav dinlerin ve peygamberlerin retilerinin ayn zden kaynakland ynndeki Mslmanlarn argmanlarn da desteklemektedir562. Haim, genelde gzlemlerinden hareket ettiini, davet metodunu buna dayandrdn syleyebiliriz. Hristiyanlarla yapt tartmalarda, onlarn sylemlerinde bir kapallk grdn563 belirten Him, Hristiyanl teolojik temellerini tartmaz ve bunlarn teolojik hakikatlerle ne derece rttn sorgulamaz564. Sk sk diyalektik argmantasyon tarzn kullanan Kind ise, muhatabna gre teolojik bir tartmada teolog iin gerekli formasyona sahip grnmektedir. Bununla birlikte, Tanr'nn birliine ynelen tm nermeleri tek tek inceleyerek iptal ederken565 olduka titiz davrand gzlenen Kind'nin l-birlik doktrinini temellendirirken ayn titizlii gstermediine ahit olmaktayz." Teslisin ikinci uknumu olan sa Mesih'in insan klna girmi Tanr olarak ulhiyet kazanmasndan kaynaklanan teolojik, felsef ve mantksal problemler, tpk btn Hristiyan teologlarnda olduu gibi, onu da skntya sokmaktadr. O da, teslis doktrinindeki Tanr tanmlarnn akn ve yce Tanr anlayyla uyumlu olduunu gstermek iin felsef ve mantksal yollarn kendisine kapal olduunun farkndadr566. Kind'nin sz konusu yntemi l-birliliin aklamasnda kullanmamasnn sebebi bu farkndalk olsa gerek. Bu meseleyi daha sonraki blmde tartacamz iin burada bu kadaryla yetiniyoruz.
561 562 563 564 565 566

Tien, "The Apology of al-Kindi", s. 415. Abay, Kind'nin Abdullah b. smail el-Him'ye Reddiyesi, s. 10. Tien, "The Apology of al-Kindi", s. 388. Abay, Kind'nin Abdullah b. smail el-Him'ye Reddiyesi, s. 20. Tien, "The Apology of al-Kindi", s. 416-417. Abay, Kind'nin Abdullah b. smail el-Him'ye Reddiyesi, s. 23.

110

Teslis konusundaki, genelde Kitab- Mukaddes'e dayanan, aklamalarndan sonra Kind, Hz. Muhammed'in peygamberliine ve Kur'an'n kkenine ynelik eletirilerini sralamakta, bunu yaparken de olduka saldrgan bir slp taknmaktadr. O Hz. Muhammed'in gerek bir peygamber olamayacan ispatlamak iin onun hayatndan kendince kantlar arar. Netice olarak, ona gre, kavgac ve kabaday567, insanlar kl zoruyla kendi inancna eviren, despot568, insanlarn mallarn zorbalkla yamalayan, kadnlara kar zaaf olan569 Hz. Muhammed'in gerek peygamber olmas mmkn deildir. Bu deerlendirmeler, Kind'nin, duygusallkla krklenen nyargsnn eseri olarak ortaya km gibi grnen bu deerlendirmeler, ayn zamanda onun Hz. Muhammed'in hayatn incelemeye balarken verdii tarafszlk szn unuttuunu da gstermektedir570. Ona gre, peygamberliin artlarndan biri gayb bilmek, bir dieri de mucize gstermektir. Hz. Muhammed'in gayb bilme gibi bir iddiasnn zaten olmadn571, Kur'an'da da ona mucize verilmediinin belirtildiini572, ona atfedilen mucizelerin ise uydurulmu olduunu573 syleyen Kind, bu iki zellie sahip olmayan Hz. Muhammed'in gerek bir peygamber olamayacan iddia etmektedir. Buna karn, Kur'an hakknda azmsanmayacak bilgiye sahip olduu anlalan Kind, mucize olarak Kur'an'n gsterildii ayetler konusunda suskun kalmaktadr. Kind, Kur'an'n Nestur bir keiin etkisinde kalan Muhammed'in kaleminden km bir kitap olduunu iddia etmekte, bu iddiasn ispatlamak iin ise, Hristiyanlardan vgyle bahseden ayeti delil olarak kullanmaktadr574. Fakat Kind,

567 568 569 570 571 572

Tien, "The Apology of al-Kindi", s. 426. Tien, "The Apology of al-Kindi", s. 435. Tien, "The Apology of al-Kindi", s. 432. Abay, Kind'nin Abdullah b. smail el-Him'ye Reddiyesi, s. 37. Tien, "The Apology of al-Kindi", s. 439. Tien, "The Apology of al-Kindi", s. 440; Kind,"Bizi mucizeler gndermekten alkoyan tek ey, ncekilerin bu ayetleri yalanlam olmasdr" (17.sr/59) eklindeki, mriklerin mucize isteklerinin reddedildii, ayete atf yapmaktadr. Tien, "The Apology of al-Kindi", s. 442. Tien, "The Apology of al-Kindi", s. 454.

573 574

111

bu ayeti kendi iddialarn kantlamak iin bir delil olarak kullanrken, birinci blmde geen, Hristiyan teolojisini eletiren ayetlere hi deinmemektedir. 2.3. Hristiyan Polemikiler ve slam Hakkndaki ddialar slm'a kar reddiye yazan ilk Hristiyan ilhiyats olarak bilinen Yuhanna ed-Dmek (Ionnas Damaskenos/John of Damascus), Bizans hakimiyeti dneminde Dmk'n ml ilerinden sorumlu olup M. 635 ylnda ehri slm komutanlarna teslim eden ve slm hakimiyetinden sonra da ayn grevinde tutulan Sregius Mansur'un torunudur575. Doum tarihi olarak genellikle M. 675 kabul edilmekle birlikte bu konuda bir kesinlik sz konusu deildir576. Yuhanna, uzun yllar Emev saraynda maliye grevlerini yrten babasnn lmnden sonra, Halife Abdlmelik b. Mervan (684-705) ve olu Velid b. Abdlmelik (705-715) dneminde, bu grevden alnana kadar, ayn grevi devam ettirmitir. Saraydaki grevinin sona ermesinden sonra Kuds yaknndaki Saint Sabas Manastr'na ekilen Yuhanna eserlerini, Kutsal konlar Hakknda Konumalar hari, burada yazmtr577. Bulunduu mevkiden de yararlanarak slm' ve Mslmanlar yakndan tanyan Yuhanna ed-Dmek, muhtemelen devlet grevinden ayrlmasnn verdii kzgnlkla slm'a olduka saldrgan tavrlar iine girmitir578. Yuhanna'nn kilise retisindeki Hristiyan doktrinlerinin bir el kitab mahiyetinde hazrlam olduu Bilginin Kayna (The Found of Knowledge) adl eseri blmden olumaktadr. Yuhanna bu eserinde, slm ve Mslmanlar hakkndaki grlerini, "Sapklara Dair" (De Hearesibus) olarak isimlendirdii

575 576

Gaudeul, Encounter and Clashes, I, s. 28. Khoury, Les Thologiens, s. 47-48; Ayrca, Yuhanna'nn hayat hakknda geni bilgi iin bkz., Stanley Samuel Harakas, "John of Damascus", The Encyclopedia of Religion, ed., Mircea Eliade, New York, 1987, VIII, 110-112; Mustafa Gregen, Hristiyan Teolojisinde Yahya Dmeki'nin Yeri ve nemi, (MSBE Yksek Lisans Tezi), stanbul, 1995; Leyla Haneciolu, Yuhanna edDmek'nin slam ve Hristiyanlk Arasndaki likideki Yeri, (ASBE Yksek Lisans Tezi), Ankara, 2002, s. 4-10. John W. Woorhis, "John of Damascus on the Muslim Heresy", MW, XXIV, October, 1934, s. 391; Haneciolu, Yuhanna ed-Dmek'nin, s. 11; Gregen, Yahya Dmeki'nin Yeri ve nemi, s. 20. Karla, slam Dncesinin Bat Dncesine Etkisi, s. 100.

577

578

112

ksmda (101.Ksm) aklamaktadr. Yuhanna burada slam' "smail Sapklk" olarak isimlendirmektedir579. Yuhanna'ya gre, slamiyet Hristiyanln sapk bir kolu, Mslmanlar da sa aleyhtar, olanlarn ncsdr580. Tanr'nn olunun bedene brndn, onun mkemmel Tanr olduunu, ayn zamanda da mkemmel bir insan olduunu kabul etmeyenler iin Yuhanna'nn kulland kavramlardan biri deccaldir. Kur'an'daki Hz. sa ile ilgili olumlu anlatmlardan haberi olmasna ramen581 Yuhanna, bu balamda slm' ve Hz. Muhammed'i bu isimle isimlendirmektedir582. Ona gre, Ariusu bir rahiple dostluk kurarak Eski ve Yeni Ahit'e dayanarak kendi mezhebini kurmu olan Hz. Muhammed yalanc bir peygamberdir. nk o da tpk Arius gibi Kutsal Ruh'un ilhliini inkar etmektedir583. Ona gre, sa'nn Tanr'nn olu olduu, Tanr olarak beer suretinde gelecei, armha gerilip ldkten sonra dirilecei ve insanlar sorguya ekecei Hz. Musa'ya Sina Da'nda Allah tarafndan bildirilmi ve ondan sonraki btn peygamberler de sa'nn geleceini mjdelemitir. Buna karn, Kur'an'da herhangi bir haberin, aratrmakszn delil ve ahitsiz kabul edilmemesi emredilmesine ramen, Mslmanlarn Kur'an'n Hz. Muhammed'e Allah tarafndan indirildiine dair ahitleri yoktur, onun geleceini hibir peygamber nceden bildirmemitir. Kur'an'n bu yndeki ifadelerine ramen, iman gibi temel bir konuda ahit istemeksizin Hz. Muhammed'e ve getirdiine inanan Mslmanlarn elikili bir tavr sergilediklerini
579

Saint John of Damascus, Wrtings, trans., by., Frederic H. Chase, Fathers of the Church, Inc., New York, 1958, s. 153-163; Harakas, "John of Damascus", s. 111. Damascus, Wrtings, s. 153;"sa kartl" ile e anlaml olarak kullanlan Deccal ile ilgili fikirler, Tanr'nn eytanla dnyann sonunda yapacaklar savaa dair mitolojik ve speklatif haberlere dayanmaktadr. (Bkz., W. Bousset, "Antichrist", Encyklopedia of Religion and Ethics, New York, 1955, C. II, s. 578) Bununla birlikte, Antichrist'in Mslmanlarla irtibatlandrlmas ile ilgili olarak Merril'in u deerlendirmesine yer verebiliriz. Sryanice bir yazmaya gre, Araplarn Yesrib'den ilerlemeleri, Bizansllar karsnda yenilgiye uramalar ve Antichrist (Deccal)'in ortaya kmas kyamet alametleri arasnda yer almaktadr. Yuhanna da muhtemelen bu efsaneye dayanarak byle bir isimlendirme yapmtr. (Bkz.,J. E. Merril, "The Tractate of John of Damascus on Islam", MW, XLI, (1954), s. 89.) Yuhanna, Allah'n birlii ve Hz. sa ile ilgili pek ok ayeti aktarmaktadr. Bkz., Dmascus, Wrtings, s. 153-154. Haneciolu, Yuhanna ed-Dmek'nin, s. 27. Damascus, Wrtings, s. 153.

580

581

582 583

113

belirten Yuhanna, "kendilerine bu husus hatrlatldnda verecek cevap bulamazlar ve yzleri kzarr" demektedir584. Fakat, Kur'an hakknda olduka malumat sahibi olduu anlalan Yuhanna'nn, Kur'an'da Hz. sa'nn kendisinden sonra gelecek olan peygamberi haber verdiini anlatan ifadeleri bilerek atlad grlmektedir. Ayrca, bu konu gndeme geldiinde Mslmanlarn suskun kalmas mmkn deildir. Ayrca onun, "sa'y Allah'n ruhu ve kelimesi olarak gren Mslmanlar da onun Tanr ile btnletiini kabul etmi olmaktadrlar"585 eklindeki ifadeleri, onun Kur'an'da Hz. sa ile ilgili ifadeleri ok iyi tetkik ettiini gstermektedir. Bu cmlenin devamnda Yuhanna, Tanr'dan bu iki eyi (ruh ve kelime) soyutlamakla, Mslmanlarn onu cansz bir varlk durumuna drdklerini iddia etmektedir586. eytanlarn gcn ve tuzan boa karm olan haa Hristiyanlarn sayg gstermesinin tenkit edilmesini ve bu yzden Mslmanlar tarafndan putperest olarak grlmelerini aknlkla karlayan Yuhanna, hemen sonrasnda Mslmanlarn Hacer'l-Esved'e sarlp onu ptklerini hatrlatr. Ona gre, Kitab- Mukaddes'te Hz. brahim'in olunu kurban ettii yer ormanlk bir yer olarak tasvir edilmektedir. Dolaysyla Hz. brahim'in l ve orak bir arazi olan Mekke'ye gelmi olma ihtimali olmadndan bu tan ona ait olduu iddias aslszdr. Bu husus kendilerine hatrlatldnda Mslmanlarn utan duymakta, ama yine de tan Hz. brahim'e ait olduunu sylemekten geri durmamaktadrlar587. Bundan sonra Yuhanna, drt kadnla evlilik, cariye edinme, boanma ve Hz. Muhammed'in Zeynep ile evlenmesi gibi hususlar ele alarak dorudan Kur'an'n muhtevasn eletiri konusu yapmaktadr588. Yuhanna'nn, bir Hristiyan ile bir Mslman arasnda geen hayali tartmay konu alan bir risalesi daha vardr. Teolojik ilikilerin ilk rneklerinden birini tekil eden Disputatio Christiani et Sareceni (Hristiyanlar ile Mslmanlar Arasnda
584 585 586 587 588

Damascus, Wrtings, s. 155. Damascus, Wrtings, s. 156. Woorhis, "John of Damascus on the Muslim Heresy", s. 394. Damascus, Wrtings, s. 156-157; Woorhis, "John of Damascus on the Muslim Heresy", s. 394-395. Damascus, Wrtings, s. 157-158.

114

Tartma)589 bir yazl diyalog rneidir ve Hristiyanln savunulmasn iermektedir. Taraflarn hayali karlamasn ve tartmasn anlatan eser, o devirde iki din mensuplar arasnda yaanan ve sorulmas mmkn tartma noktalarn ortaya koymaktadr. Tartlan konular arasnda, irade hrriyeti, teslis, sann ulhiyeti, ilahi kelamn mahlk olup olmayaca saylabilir. Yuhanna, diyalou bir tartma ve sohbet ortamnda ncilin hakikatlerini bildirmek ve kar taraf buna ikna etmek" anlamnda kullanmtr. Kitap, dorudan Hristiyanlarn muhalifleriyle tartmalar srasnda soracaklar sorular ve sorulan sorulara verilecek cevaplar iermektedir590. Yuhahanna, Hz. sa ve ahsiyeti hakknda sorulmas muhtemel sorulara ne tr cevaplar vermeleri gerektii konusunda dindalarna u tavsiyelerde bulunmaktadr: Hz. sa'nn kim olduu sorulduunda, "Tanrnn kelimesi" deyin. Tanr kelamnn mahlk olup olmad sorusuna, "mahluk olmad gibi gayr- mahluk da deildir" eklinde cevap vermeniz uygundur. Tanr'nn bir kadnn rahmine nasl girmi olabileceine dair muhtemel soruya, "bu konuda Kur'an'n ifadeleriyle591 ncil'in ifadeleri592 arasnda farkllk yoktur" deyin593. sa'nn Tanrl ile onun yiyip imesi, uyumas ve ldrlmesi gibi beer zelliklerin nasl badatrlacana dair bir soru; sa'nn tabiatnda ilh ve beer olmak zere iki zelliin bulunduunu, dier hususlarla birlikte armha gerilmesinin sa'nn bu beer ynyle ilgili olduu eklinde cevaplandrlabilir594.

589

Bu diyalog, J. P. Migne, Patrologia Graeca, C. 94, yl: 1864, no. 1885-1898'deki Latince ve Greke metin esas almarak Voorhis tarafndan ngilizceye tercme edilerek yaynlanmtr; John of Damascus, "The Dscussion of a Christian and a Saracen", trns., John W. Woorhis, MW, XXV, (1935), ss. 266-273. Ayn diyalog, The Early Christian- Muslim Dialogue, ed. N. A. Newman, Hatfield, Pennsylvania, 1993, ss. 144-152'de de yaynlanmtr. Alc, slm-Hristiyan Diyalou, s. 95; Gaudeul, Encounter and Clashes, s. 29-30. Yuhanna burada, "Biz ona (Hz. Meryem'e) ruhumuzdan fledik" (66.Tahrim/12; 21.Enbiya/91) eklindeki ifadeye gnderme yapyor olmaldr. "Melek ona (Hz. Mereyem'e yle cevap verdi: 'Ruhu'l-Kuds senin zerine gelecek. Yce olann kudreti zerine glge salacak. Bunun iin doacak olana Kutsal Tanr Olu denecek" (Luka: 1/35) Damascus, "The Dscussion", s. 266. Damascus, "The Dscussion", s. 268-269.

590 591

592

593 594

115

Bir Hristiyan ile bir Mslman arasnda geen din tartmalardan bir dieri, Theodora Eb Kurr tarafndan Yuhanna'nn ifadeleriyle aktarlmaktadr. Theodora mslmann sorusu zerine, Hz. Musa'nn peygamberliini ilan ettikten sonra putperestlerin deil, ona uyan Yahudilerin, Hz. sa'dan sonra da ona kar kan Yahudilerin deil Hristiyanlarn, Hz. Muhammed dneminde ise ona inananlarn deil Hristiyanlklarndan vazgemeyenlerin daha doru bir davran sergilemi olacaklarn"595 belirtmektedir. Muhatabnn bu ifadeleri karsnda hayrete den mslmana Ebu Kura, Hz. Musa'nn ve sa'nn mucizelerinden bahsederek onlarn peinden gidilmeye daha layk olduklarn belirtir596. Hristiyanlk tarihinin 284-813 yllar arsndaki nemli olaylarn konu alan Thephone (. 817), Vekayinmesi'nde 622 yl vakalarn anlatrken slmiyet ve Hz. Muhammed hakknda malumat vermektedir. Onun eseri, Dmek'nin eserinden ksa bir sre sonra Bat dillerine evrilmi ve Hristiyan yazarlar tarafndan ska kullanlan bir eser olmutur597. 622 yln "Sarazenlerin sahte peygamberinin ld yl" olarak ilan eden Thephones'e gre, Hz. Muhammed ilk ortaya ktnda Yahudi liderlerden bazlarnn onu beklenen Mesih zannettiklerini, ancak daha sonra yanldklarn anlayarak ona kar ktklarn dile getirmektedir598. Dnemim Hristiyan polemikilerinden biri de Bizansl Nictas'dr. Rivayete gre, III. Mihael'in imparatorluu dneminde Mslmanlar, Baba ve oul kavramlarnn felsefi ve mantk yollarla izahn isteyen bir mektup gndermilerdi. Bunun zerine. O dnemde Bizans mparatorluunda filozof olarak tannan Nictas mektuplara cevap hazrlamakla grevlendirilir. Uzun bir almadan sonra Nictas sorulan sorulara felsef ve mantk cevaplar veren bir kitapk hazrlar. Confitatio Libri Mohamedis adyla Latinceye tercme edilen eserde, Mslmanlarn Aristo mantna dayal olarak hazrlam olduklar anlalan sorular kaydedildikten sonra,

595 596 597 598

Daniel Sahas, John of Damascus on Islam, Leiden, 1972, s. 158.. Sahas, John of Damascus on Islam, s. 159; Avc, slm-Bizans likileri, s. 133-134. Karla, slam Dncesinin Bat Dncesine Etkisi, s. 101. Karla, slam Dncesinin Bat Dncesine Etkisi, s. 101; Avc ise, Thephones'in, "Onun deve eti yediini gren Yahudiler yanldklarn anlamalarna karn, din deitirmekten korktuklar iin yannda kalmaya devam ettiler ve ona Hristiyanlara kar haksz davranlar telkin ettiler" dedii eklinde alnt yapmaktadr. Avc, slm-Bizans likileri, s. 145-146.

116

ayn mantk yntemlerle bu sorular cevaplandrlr599. Nictas, Tanr'nn zatnn bilinmesinin ok zor olduunu belirtmesine ramen, imkn nispetinde konuya aklk getirmeye altktan sonra teslisle ilgili olduka uzun izahlarda bulunur. Daha sonra, slam'n anlad anlamda Tanr'nn birlii fikrinin tutarsz ve anlamsz olduunu ispatlamaya alr. Arap Muhammed Tarafndan Uydurulan Kitaba Reddiye baln tayan ikinci mektubunda da Nictas, slm'n sadece Tanr inancnda deil, insanlara sunduu dnya grnde de yanlm olduunu, Kur'an'n da bir yanllar yn olduunu iddia etmektedir. Hz. Muhammed'in vahiy ald ynndeki iddialarnn doru olabilmesi iin, ald vahyin nceki vahiylerle dorulanmas gerekir diyen Nictas, halbuki onun ald vahiy, yanllklar ve glnlklerle doludur demektedir. sapmtr600. Balangta Hristiyanlar, slm'a siyasi ynden deil ama din ynden pek ehemmiyet vermemiler, onu da Hristiyanlk tarihinde oka ortaya kan rfizliklerden biri, Ariusu ve Nestoriusu Monofizm'in yeni bir canlan olarak grmlerdir. Bu sebeple de slm'n din ve fikr esaslarn yakndan tanyp inceleyerek eletiri konusu yapmak yerine, byk zorlamalarla daha ok bu yeni dinin Hristiyanlk karsnda zayf ve gsz taraflarn ortaya karp sergilemeye almlardr601. Savunma (apology) ve red (polemic) eklindeki metinler halinde gnmze ulam bulunan Hristiyanlarn slm'a kar tezleri, genellikle eski iddialarn tekrarndan teye geememektedir. Bu yzden ilk iddialardaki yanllar uzun asrlar boyunca, hi aratrlmakszn, aynyla sralanp durmaktadr602. Ona gre, bir yandan tek Tanrcln savunuculuunu yapan Hz. Muhammed dier taraftan Tanr'nn iinin bo olduunu syleyerek putperestlie

599 600 601 602

Karla, slam Dncesinin Bat Dncesine Etkisi, s. 102. Karla, slam Dncesinin Bat Dncesine Etkisi, s. 102. Khoury, Les Thologiens, s. 57; Karla, slam Dncesinin Bat Dncesine Etkisi, s. 95-96. Karla, slam Dncesinin Bat Dncesine Etkisi, s. 96.

117

2.4. Mslman Polemikiler ve Hristiyan Kart Sylemleri Mslmanlarn yazdklar reddiyeler genellikle slmn bu din hakkndaki temel grlerini yanstmaktadr. ncelikle, Hz. sa'nn ulhiyeti, teslis, Hz. sa'nn ldrlmesi ve armha gerilmesi, tahrif, tebrt gibi temel konularla ilgili aklamalar yaplmaya allmaktadr. Mslmanlar, Hristiyanlarn kendilerine ynelik eletirilerini cevaplamak yerine daha ok kendi grlerini sergilemeyi yelemilerdir. Ali b. Rabbn et-Taber'nin er-Red ale'n-Nasr603 adl eseri gerek anlamda Hristiyanla kar yazlm ilk reddiye zellii tamaktadr. Taber'nin reddiyesini teolojik ilikiler asndan nemli klan bir dier husus da, reddiyenin, hayatnn yetmi yln Hristiyan olarak geirdikten sonra slm' semi olan bir mhtedi tarafndan yazlm olmasdr. Hristiyanlkla ilgili pek ok noktay slm akidesi asndan derli toplu bir ekilde ele alyor olmas da onun nemini bir kat daha arttrmaktadr. Taber'nin hayat ile ilgili net bilgilere sahip deiliz. Onun, 154/770 veya 164/780 tarihinde doduu, H. 224 veya 234 tarihinde de Mslman olduu belirtilmektedir. er-Red ale'n-Nasr'da bu yllarda yazlm olmaldr604. Taber, eserinin banda, mrnn yetmi yln sekin bir yesi olarak geirdii Hristiyan cemaate kar, slm' kabul ediini delillendirmeye altn ifade etmi, amacnn "dini karlnda dnyalk satn almak maksadyla slm'a gemek olmadn gstermek, kendi bulduu ve yanl olduklarna inand Hristiyan inanlarn yine onlara bir nasihat olmak zere ortaya koymak olduunu"605 belirtmitir. Hemen arksndan, bu sylenilen ve yanll ortaya konulan eylerin hi birinin ne sa Mesih'i ne de onun gerek tbilerini hedef
603

Yazma nshas, ehit Ali Paa Ktphanesi 1628 no da kaytl risale, A. Khalife-W. Kutsch tarafndan, Mlanges de L'universit Saint Joseph, S. 36, Beyrut, 1959, ss. 114-148'de yaynlanmtr. Bkz., Carl Brockelmann, Geschicte der Arabischen Literatr, Leiden, 1937, Suppl., I, s. 415. Aydn, Reddiyeler, s. 38; Taber'nin hayat ve eserleri hakknda detayl bilgi iin bkz., Fuat Aydn, Ali b. Rabben et-Taber ve Eseri er-Red ale'n-Nasr, (MSBE, Yksek Lisans Tezi), stanbul, 1994, s. 14-26. Ali b. Rabbn et-Taber, er-Redd, s. 119.

604

605

118

almadn, Mesih'e ve ncillere muhalefet eden ve onun kelimelerini tahrif edenlere kar olduunu zellikle belirtme gereini duyan Taber, yazdklarnn Mslmanlar sevindireceini, Hristiyanlara ise dinlerini terk ettireceini, bunu yapamazsa Hristiyanlk hakknda onlar pheye dreceini eklemektedir606. Taber eserini be blme ayrr: Birinci blm, sorulan kabul ettiinde dinlerini terkle, reddettiklerinde ise ncil ve Tevrat'a muhalefetle kar karya getiren ve susturucu diye isimlendirilen sorulardan olumaktadr. Bu sorularn hemen ardndan Taber, ncillere dayanarak Hristiyan inancnn geersizliini ve Hz. sa'nn bir kul ve peygamber olduunu ortaya koyar607. kinci blm, ilk blmde ortaya koyduu gerekleri destekler mahiyette sorulardan olumaktadr. Bu blmde Taber, Tavrat ve ncillerden getirdii delillerle Hz. sa'nn Tanrln ifade eden Hristiyan kredosunun yanlln ortaya koymaya alr608. nc blmde, Hristiyan iman esaslarnda bulduu ve ncil'e zt olan byk hatalardan bahsedilmektedir. Bu blmde, Yakub, Nestur ve Melkitlerin sa telakkileri tek tek ele alnarak, snnet olan, alayan, Tanr'ya dua eden, kyametin vaktini bilmeyen kimsenin Tanr olamayaca, btn bunlarn din mensubu tarafndan kabul edilen Tanr'nn tamas gereken zelliklere aykr eyler olduu ortaya konulur609. Drdnc blm ise, ncillerdeki tutarszlklarn ortaya konulmas suretiyle Hristiyanlar zor duruma sokacak delillere ayrlmtr610. Son blm, babalk, oulluk ve hulln anlamlarn aklamaya ve bu konularla ilgi kavramlarn nasl tahrif edildiine ayrlmtr.

606 607 608 609 610

Ali b. Rabbn et-Taber, er-Redd, s. 120. Ali b. Rabbn et-Taber, er-Redd, s. 121-128. Ali b. Rabbn et-Taber, er-Redd, s. 128-132. Ali b. Rabbn et-Taber, er-Redd, s. 133-139. Aydn, Ali b. Rabben et-Taber ve Eseri, s. 43-45.

119

Taber, hedefine safhada yntemle ulamaya almaktadr. lk safhada Taber, Allah'la insan arasnda birbirine indirgenmesi mmkn olmayan farklarn olduunu ortaya koymak iin, Allah'ta olmas gereken sfatlarla bir insanda bulunmas gereken sfatlarn karlatrmasn yapmaktadr. "Karlatrma" olarak isimlendirilebilecek bu metodu Taber, iki ulu sorulardan oluan birinci blm, bunlar destekler mahiyette olan ikinci blm ve Tanr'nn Hz. sa'da bedenlendiine inanan Hristiyan mezheplerini eletirdii drdnc blmde youn olarak kullanmaktadr611. Taber'nin ikinci safhada kulland ikinci metot ise, akla ve onun elimezlik ilkesine dayanr612. Akln elime olarak grd eylerden biri de Hristiyan kredosundaki Hz. sa'nn hem yaratc hem de yaratlan olmasdr613. nc aamada kullanlan metot ise, akl muhakeme ile desteklenmi semantik tahlil614 olarak isimlendirilebilir. Bu aamada Taber, sa'nn ulhiyetine delil olarak kullanlan Mesih, ilah, rab, baba ve oul gibi kavramlarn semantik tahlilini yapmaktadr. Taber, Hristiyan iman esaslarnn ncillere aykr olduunu ve sa'nn insan olduunu bu eserinde ispatlamaya altktan sonra, Hz. Muhammed'in peygamberliini Kitab- Mukaddes'teki ilgili metinlerden hareketle ispatlamak maksadyla, ed-Dn ve'd-Devle f sbat Nbvveti'n-Neb615 adl bir eser daha kaleme alr.

611 612 613 614 615

Aydn, Ali b. Rabben et-Taber ve Eseri, s. 46. Aydn, Ali b. Rabben et-Taber ve Eseri, s. 47. Ali b. Rabbn et-Taber, er-Redd, s. 137; Aydn, Ali b. Rabben et-Taber ve Eseri, s. 47. Kitabn yazma nshas ilk olarak Mingana tarafndan John Royland Library'de bulmutur. Mingana, "A semi-offical Degfense of Islam" adl makaleyle eseri tantm, daha sonra da 1922 ylnda giri ve tercmesiyle birlikte, 1923 yknda da Arapa olarak yaynlamtr. Bkz. Mahmut Kaya, "er-Red ale'n-Nasr", DA, stanbul, 1994, s. 351; Aydn, Ali b. Rabben et-Taber ve Eseri, s. 31; Mingana'nn tecmesi daha sonra, Editrn nszyle "The Early Christian-Muslim Dialogue'de yaynlanmtr; A. Mingana, "The Book of Religion and Empire", The Early Christian-Muslim Dialogue; A Collection of Documents from the First Three Islamic Centruies (632-900 AD) Translations with Commentary, ed. by, N. A. Newman, Pennsylvania, 1993, ss. 547-684. Taber'nin ayn eseri, Adil Nveyhiz tarafndan Arapa olarak neredilmitir; Ali b. Rabbn et-Taber, ed-Din ve'd-Devle f sbti'n-Nbvve, thk., Adil Nveyhiz, Beyrut, 1982.

120

Kitabn en nemli zellii, Hz. Muhammed'in peygamberliini ispatlamak ve slm'n mdafaas iin ilk kez Kitab- Mukaddes metinlerinin kullanlyor olmasdr616. Daha nce bu konuda yazlan eserlerin baz eyleri ihmal ettiklerini, delilleri birbirine kartrdklarn ve Kutsal Kitaplara yeterince bavurmadklarn ima ederek bu eserleri yetersiz grdn belirten Taber, reddiyelerde bulunmas gereken zellikleri sraladktan sonra asl konuya gelmektedir. Ona gre slm'a kar olanlarn kar olu gerekesi unlardr: Peygamberin nbvveti hakkndaki haber konusundaki phe, mevcut siyas ve sosyal staty kaybetme endiesi, alkanlk ve gelenekten kopamama, zeka ve anlay ktl. Yazar daha ok peygamberin nbvveti hakkndaki haberlerle ilgilenmekte617 ve Arap mrikler tarafndan inkar edilen ve Ehl-i Kitap tarafndan kutsal kitaplarnda bulunan Hz. Muhammed'in ismi ve nitelikleriyle ilgili gizlenen iaretleri aa karmay ama edinmektedir618. Bu amala Taberi, mm birinin Kur'an gibi belagat rnei bir eser meydana getiremeyeceinden hareketle bunun mucizeden baka bir ey olamayacan belirttikten sonra Kur'an ile dier ilah kitaplar arsnda karlatrmalar yapmaktadr619. Mslman-Hristiyan teolojik ilikileri asndan dnemin nemli

dkmanlarndan biri de Gney Arabistan'daki Zeyd ilere mensup Kasm b. brahim er-Ress(. 246/860)'nin er-Redd ale'n-Nasr620 adl risalesidir.

616 617 618 619 620

Aydn, Ali b. Rabben et-Taber ve Eseri, s. 31. Kaya, "er-Red ale'n-Nasr", s. 349; Aydn, Ali b. Rabben et-Taber ve Eseri, s. 32. Ali b. Rabbn et-Taber, ed-Din ve'd-Devle, s. 35-36. Ali b. Rabbn et-Taber, ed-Din ve'd-Devle,, s. 65. Er-Redd ale'n-Nasr'nn be yazma nshas mevcuttur. Bunlardan drd Milano'daki Ambrosiana Ktphanesi'nde, biri de Berlin'deki Reale Ktphanesi'ndedir. Ksm b. brahim'in bu reddiyesini, "Di Matteo Confuzatione Contrai Cristani Dello Zaydita al-Kasm b. brahim" adyla Rivista Delgi Studi Orientali 1921-1922 yll, ss. 301-364'de yaynlanmtr. Di Matto, reddiyenin Arapa metninden nce drt sayfalk talyanca bir Mukaddime koymutur. Bkz., Brockelmann, GAL, Suppl., I, s. 315; Fuat Sezgin, Geschichte des Arabischen Schrifttums, Leiden, 1967, I, s. 562; Aydn, Reddiyeler, s. 41; Kasm b. brahim'in bu reddiyesi, onun tm eserlerinin topland, Mecmu'u Ktb ve'r-Resil li'l-mam el-Ksm b. brahim er-Ress, thk., Abdlkerim Ahmed Cedebn, Dru'l-Hikmeti'l-Yemniyye, San'a, t.y., ss. 389-442'de neredilmitir.

121

Hz. sa'nn ulhiyetinin mantkszln ortaya koymak iin Kasm b. brahim eitli yntemlere bavurmaktadr. ncelikle, Kur'an'daki Hz. Meryem ve Hz. sa'nn insan oluuyla ilgili ayetleri sralayan Kasm b. brahim, Hz. sa'nn bir kul olarak yaratldn, buna Hristiyanlarn da ahit olduunu belirterek, onun sadece bir kul olarak kabulnn zorunlu olduunu ortaya koymaya alr. Daha sonra, beer sfatlara sahip birinin Allah'n olu olamayacan, sa'nn bir beer olduunu gsteren davranlaryla ispatlamaya alr. Tanr'nn ocuk sahibi olmas dncesini esas itibariyle olduu gibi neticeleri itibariyle de muhal olarak gren Kasm b. brahim bu konuyla ilgili ayetlere atflar yapar621. zellikle, Allah'n domad ve dourmad, hibir eyin ona benzemeyeceini ortaya koyarak, sa'y Allah'n olu olarak nitelemenin yanllna deinen Kasm b. brahim, Hristiyan kredosunu eletiri konusu yaparken de Kitab- Mukaddes'ten baz nakiller yapmaktadr622. Onun Hristiyan mezhepleriyle ilgili olarak verdii detayl bilgilerden, Hristiyan inan esaslar hakknda epeyce malumata sahip olduu anlalmaktadr. Sz konusu dnemin en ok dikkat eken polemikilerinden biri de Ebu sa el-Varrk'tr. Onu ilgin klan zelliklerden biri onun hayat, mezhebi, hatta mensup olduu dini konusunda elimize ulaan elikili haberlerdir. Kaynaklarda onunla ilgili mevcut bilgiler, ana hatlarla da olsa, onun hayatn izmee pek msait deildir. Nerde doduu ve ilk tahsilini nerede yapt kesin olarak bilinmiyorsa da, mrnn byk bir ksmn Badatda geirmi olmaldr. sminde rastlanan el-varrak kelimesi krtasiyecilie yakn bir meslekle ilgilendii intiban vermektedir. Ebu sa hakkndaki ilk bilgilere, Hayyat'n Kitb'l-ntisr adl eserinde rastlyoruz. bn Rvend'nin Kitab Fadihat'l-Mutezile adl eserine reddiye nitelii tayan bu eserinde Hayyat, Varrak' Rvend'nin hocas623 ve selefi olarak tantmakta624, Ravendiye hitaben ondan seni ilhada gtren, Mutezilede bulunma
621 622 623 624

Ress, Mecmu Ktb, s. 390-394. Ress, Mecmu Ktb, s. 424. Ebu'l-Hseyin Abdurrahim el-Hayyt, Kitbu'l-ntisr, Beyrut, 1957, s. 73. Hayyt, el -ntisr, s. 111.

122

erefinden mahrum edip, ilhad ve kfrn zelilliine eken kt selefin diye bahsetmektedir625. Hayyat, ayn zamanda, Varrak'n balangta kabul ettii iiMutezil grleri brakp Maniheizmi ve Seneviyyeyi mdafaa eden eserler yazmaa balad zaman, mezkr mezheple alakasnn kesilmi olduunu belirtmektedir626. Yine Hayyat, Varrakn ok kan dklmesine sebep olduu iin Ali hakknda iyi eyler dnmediini, zira kendisinin hangi sebeple olursa olsun hi kimsenin kannn heder edilmesini istemeyen bir mani olduunu iddia etmektedir627. Mesud ise, Mrcz-Zehebinde, Varrak' i'nn grlerini ileyen eserler mellifi olarak tantmakta ve lm tarihini vemektedir. Ayrca Kitabel-Mecalis adl bir eserin de mellifi olarak grlen Varrrak, 247 (861) tarihinde Badatn dousunda Rumla adn tayan bir yerde vefat etmi olup birok eser yazmtr ve imamete dair Makalat ile Kelama dair birok eserin de sahibidir. Burada ad geen Makalat daha sonraki eserlerde geen paralar dikkate alnrsa geni bir dinler tarihi olduu intiban vermektedir628. E'r'de Makalt'n da, "Varrak'n, Hiam taraftarlarndan naklettii, "Allah arta ve ona temas halinde bulunmaktadr. Ne o artan, ne de ar ondan fazladr" eklindeki grn naklederek629, onun Rfza'yla olan ilikisine temas etmek istemektedir. Badad de Hiam b. Hakemin Allahn zat hakkndaki grlerini zikrederken Varrakn, onun baz taraftarlarnn bu husustaki nakillerine, ismini bildirmedii bir eserinde yer verdiini sylemekte dier bir yerde de, Varrakn tecsim ve tebihte pek ar grlere sahip olan Hiam b. Salim Cavalikiden yapt bir nakli kaydetmektedir630. Bu iki rivayetin de Makalattan olmas ihtimali kuvvetlidir. Maturd'de, Kitab't-Tevhd'te Varrak'n nbvvet hakkndaki

625 626 627 628

Hayyt, el-ntisr, s. 111. Hayyt, el -ntisr, s. 108. Hayyt, el -ntisr, s. 110-111. S. M. Stern, "Ab s Muhammed b. Hrun al-Warrk" mad., The Encyclopedia of Islam, New Edition, Leiden E.J. Brill, 1986, C. I, s. 139. Er, Maklt, C. I, s. 109. Badd, el-Fark, s. 67.

629 630

123

grlerini kaynak gstermeden eletirmektedir631. Varrak'n eletiriye tabi tutulan bu grnn de ayn eserde yer alm olmas muhtemeldir. ehristani de Varraktan, eserlerini zikretmeden baz nakiller yapmaktadr. Bunlar arasnda zellikle u ikisi nem arz etmektedir. ehriatani Maninin ahsiyetleri ve grleri hakknda bilgi verirken, aslen bir Mecusi olarak kabul ettii Varrakn bu dinin grlerini yakndan bilen biri olduunu sylemekte ve onun Maninin alem hakkndaki grlerine yer vermektedir632. Dierlerinde ise yine Varrakn Ebu irvann babas Kubad zamannda ortaya kan Mezdekin grleriyle Manininkiler arasndaki mukayesesini kaydetmektedir. Bu rivayetlerin, isim tasrih edilmemesine ramen Makalattan alnm olmas ihtimali kuvvetlidir633. Varrakn birok eserinden bahsedilmekle birlikte, bunlardan sadece birisi bugne ulamtr. Bu eser de Varrak'n, devrinin byk Hristiyan mezhebi olan Yakubi, Nesturi ve Melkitiler'in grlerini ayr ayr ele ald Kitab fi'r-redd alelfraku's-selas minen-Nasr adl iki ciltlik eseridir634. Yalnzca Hristiyanln teslis ve inkarnasyon inanlarnn rasyonel bir tahlilinden oluan bu eserin birinci cildinde teslis, ikinci cildinde ise inkarnasyon ele alnmaktadr. Teslisin rasyonel tahlilini ieren ilk blm, David Thomas tarafndan tahkik edilerek ngilizce tercmesiyle birlikte yaynlanmtr635. Eserin, inkarnasyonun rasyonel tahlilinin yapld, ikinci cildi A. Abel tarafndan tahkik

631 632 633 634

Mturd, Tevhd, s. 232-238. ehristn, el-Milel, II, s. 269. Stern, "Ab s" mad., s. 139. Mehmet Aydn'n ulaamad reddiyeler arasnda zikrettii (Aydn, Reddiyeler, s. 35) Varrak'n bu eseri, Yahya b. Ad'nin reddiyesi (Yahya ben 'Ad, Teybn Ghalat Muhammed ibn Harun, Paris Bibliotque, Cataloque des Arabes, no. 167 ve 168) iinde muhafaza edilmitir. Eb sa Muhammed b. Harun el-Varrak, er-Redd ale't-tesls, ed. and trns., by David Thomas, AntiChristian Polemic in Early Islam; Abu s al-Warraq's Against the Trinity, Cambridge University Pres, 1992.

635

124

edilmi ve Franszca tercmesiyle birlikte yaynlanmtr636. Ayn cild, David Thomas tarafndan tahkik edilerek ngilizce tercmesiyle birlikte yaynlanmtr637. Varrak'n reddiyesini dierlerinden ayran en nemli zellik, Hristiyanln tutarszln ortaya koymak iin Kutsal Kitaplara mracaat etmemi olmasdr. Ayn zamanda eseri nemli klan bir dier husus da, Hristiyanln sadece teslis ve inkarnasyon retileriyle ilgilenmi olmasdr. Dier reddiyelerde Hristiyanlk geneli itibariyle eletiri konusu yaplrken burada sadece iki hususa deinilmi, tahrif ve tebirt gibi konulara hi deinilmemitir. almalarn Ebu sa el-Varrak zerinde younlatrm olan David Thomas, Varrak'n Hristiyan mezheplerine dair olduka detayl bilgisinden yola karak, onun Hristiyanlk hakknda bilgi sahibi olmak uruna bu almay yapm olabileceini ileri srmektedir. Ona gre Varrak, Hristiyan retilerini tasvir etmek ile onu reddetmek arasnda formal bir ayrmn farkndadr. Onun mevcut dinlere kar ar bir merak vard ve onun slm d dinler hakknda yapt baka almalardan da bahsedilmektedir. Ancak bunlarn hibiri bugne ulaamamtr. Thomas buradan yola karak, Varrak'n dier dinler hakkndaki bu merakndan dolay heretik olarak itham edilmi olabileceini ima etmektedir. Thomas, Varrak'n mezhebine ait grleri ise u ekilde deelendirmektedir: Btn bu dank rivayetler, nceleri Mutezileye bal bir kelamc olduu anlalan Varrakn daha sonralar ilgi duyduu ve mdafaa ettii Maniheist grleri dolaysyla Snni mtekellimler tarafndan zndklardan biri olarak kabul edildiini gstermektedir638. Ebu sa'nn reddiyesinde, akln elikiyi kabul etmeyeceinden hareketle, Hristiyan mezhebini ayr ayr ele alarak onlarn, baba-oul-kutsal ruh arasndaki ilikilerini sorgulamaktadr. Sorulan sorulara bu mezheplerin verebilecekleri muhtemel cevaplarn hepsini gndeme getiren Varrak, bu sorulara verilebilecek

636 637

Thomas, Anti-Christian Polemic, s. 3. Eb sa Muhammed b. Harun el-Varrak, er-Redd aale'l-ttihd, ed. and trns. by David Thomas, Early Muslim Polemic Against Christianity; Ab s al-Warrq's Against the Incarnation, Cambridge University Press, 2002. Thomas, Anti-Christian Polemic, s. 3-4.

638

125

cevaplarn her birinin kendilerinin bir baka anlaylaryla elitiini gstermeye almaktadr. Daha ok edeb sahada eserler vermi olan Chz'n er-Redd ale'n-Nasr639 adl risalesi Mslman-Hristiyan teolojik ilikileri tarihi asndan nemli bir yere sahiptir. Chz'n bu risaleyi mechul birinin mektubuna cevap olmak zere yazd anlalmaktadr. Yine onun risalenin bandaki cmlelerinden anlald kadaryla, Hristiyan misyonerlerin din konular savunma hususunda zayf kalanlarn akln elme teebbsne kar Chz'dan yardm istenmektedir. Bu ayn zamanda Hristiyanlarla tartmalarda Mslmana yardmc olabilecek argmanlar konusunda yardm talebi anlamna da gelmektedir640. Bu balamda, Chz'n reddiyesinin karakteristik zelliklerinden birinin Hristiyanlarn kafa kartrc sorularna tatmin edici cevaplar verme iddias olduunu syleyebiliriz. Eserin gayesi, Hristiyanlarn slmiyeti ktleyen szlerini ortaya koymak, sonra da onlar rtmektir. Dolaysyla Chz'n reddiyesi bir propaganda kitab deil641 bir savunma kitabdr. Chz, reddiyesinde, zamann en yaygn metodu olan soru-cevap metodunu kullanm, ncelikle Hristiyanlarn Mslmanlara ynelttii sorular bir dzene koymutur. Belki bu sorular Chz faraz olarak Hristiyanlarn azyla sormu veya onlarca sorulmas muhtemel sorular belli bir disipline sokmutur642. Chz reddiyesini orta derece kltre sahip insanlarn anlayabilecei bir slupla kaleme almtr. Bundaki amac da, derinlemesine bilgi sahibi olmayan
639

Chz'n reddiyesi J. Finkel tarafndan, Sels Resil li eb Osman Amr bn Bahru'l-Chz, Kahire, 1344/1926, iinde yaynlanmtr. Fakat Finkel'in neri tam metin deil, Chz'n yazd metinden seilmi bir hlasadr. Finkel'in Ezher (no. 6836) ve Ahmet Timur Paa Ktphanelrinde (edeb. No: 19) bulduu yazma nshas Ubeydulah b. Hasan'n Chz'n eserlerinden setii fasllardan sonuncusudur..Risale daha sonra, O. Rescher, Stutgart, 1931 ve I. S. Allouche (Paris, 1939) tarafndan da yaynlanmtr. Rockelmann, GAL, Lit., I, s. 153-154; Muhammed Abdullah arkv de ayn risaleyi, risale ile ilgili incelemlerini ve metin zerindeki aklamalarla birlikte yaynlamtr.(el-Muhtr fi'r-Redd ale'n-Nasr, Dru'l-Cl, Beyrut, 1991). arkavi'nin bualmas Osman Cilac tarafndan Hristiyanla Reddiye Tekin Kitabevi, Konya, 1992) adylaTrkeye evrilmitir; Chz, el-Muhtr fi'r-Redd, s. 53. Aydn, Reddiyeler, s. 43. Mustafa Erdem, "Chz ve el-Muhtr fi'r-Redd ala'n-Nasara isimli Eseri", AFD, XXXI, s. 462.

640 641 642

126

Mslman tabakann yararlanabilecei bir eserle onlara hitap etmek istemesi olabilir. Bunu bir anlamda, zayflarn akln elme teebbslerine kar, onlarn kendilerine yneltilen sorulara cevap verebilme yeteneini gelitirme gayreti olarak dnebiliriz. Reddiyenin dier bir karakteristik zellii de, kendinden nce yazlm reddiyelerin aksine grlerini desteklemek iin Eski ve Yeni Ahit'e hi bavurmam olmasdr. Onun Kitab- Mukaddes'e kar taknd bu tavrn bir tek nedeni vardr. O, Kitab- Mukaddes metinlerine asla gven beslemez ve onlarn otoritesini, kendi grn desteklemek iin bile olsa asla kabul etmez643. Reddiyenin deerini arttran bir zellii de, yaad dnemdeki gayr- Mslimlerin sosyal durumlar hakknda bilgiler veriyor olmasdr644. Chz, Yahudi ve Hristiyanlarn Kur'an'a kar ileri srdkleri iddialar tek tek sraladktan sonra her birine ayr ayr cevaplar verir. Reddiyenin gayesi sorulan sorulara cevaplar vermek olduundan, teslis ve kefret gibi konular zerinde derinlemesine durulmamtr. Kind, er-Redd ale'n-Nasra645 adl risalesinde, yalnzca Hristiyanln teslis doktrini zerinde younlaarak, tartmasn ise sadece akl yoldan, mantk ve felsefe kurallarna bal kalarak yapmaktadr. Onun yalnzca teslis doktrinine odaklanm olmas, onu reddiyelerin genelinden farkllatran bir zellik olarak ortaya kmaktadr. Yine o, bu zellii ile yalnzca Teslis ve inkarnasyonu konu edinen Varrak'n reddiyesine benzemektedir.

643 644 645

Chz, el-Muhtr fi'r-Redd, s. 81. Erdem, "Chz ve el-Muhtr fi'r-Redd ala'n-Nasara isimli Eseri", s. 462. Kind'nin reddiyesi ilk kez, Augustin Prier'in, Pettits Tratis Apologtiques de Yahy ben 'Ad, ad ile hazrlad doktora tezinin sonunda Franszca olarak yaynlanmtr (Paris, 1920, ss. 118128); Ayrca Prier, Kind'nin bu reddiyesini Hristiyan filozofu Yahy b. Ad'nin verdii cevaplarla birlikte ilk defa Revue de L'Orient Chrtien, 3. srie 22/1920-1921 yllnn 4-14 sayfalar arasnda Arapa metinle birlikte yaynlamtr. Brockelmann, GAL, Supl. I, s. 372; Sezgin, GAS, I, s. 387, Aydn, Reddiyeler, s. 46.

127

Kind'nin reddiyesini, yaklak bir asr sonra yaayan Hristiyan filozofu Yahya b. Ad (. 364-974)'nin tenkit etmesi, onun grlerindeki orijinallie ve dayand mantk kurallarndaki stnln gstermektedir646. Kind, Hristiyan teslisini eitli ynlerden inceleyerek teslisin unsurlarnn ebedlik vasfna sahip olmadn gstermi ve teslisin uknumlar arasnda bir terkbin olduunu belirterek, terkib hviyeti tayan unsurlarn hdis vasfna sahip olduunu ok kesin mantk izgileriyle ortaya koymutur647. Bunun yannda katologlarn tespit ettii bu dneme ait pek ok reddiye maalesef gnmze kadar ulaamamtr648. Mesela bn Nedim olduka uzun bir liste vermektedir649. 3. TEOLOJK LKLERDE KELAMIN TAVRI Peygamberin vefatndan hemen sonra Mslman toplum, dier geleneklerle karlamann bir sonucu olarak, biraz da daha nce bahsettiimiz kendi i dinamiklerinin etkisiyle, din meseleler zerinde tartmaya ve farkl fikirler ne srmeye balamt. Aslnda bu tabi bir sreti. slam toplumunun gndemini igal eden siyas ve itikd konular dinin temel referanslarna dn atelemi, ortaya kan olaylara gre taknlan tavr farkl yorumlar da beraberinde getirmiti. Bu srece insann anlama ve inancn rasyonel temellere oturtma istei katkda bulunmu ve akideye ilikin problemleri anlama ve aklama sreci fiilen balatmt650. teki tartmalarn, ilh geleneklerle birlii, karlamadan Hz. sonra, itikd gibi konulardaki konularda

Allah'n

Muhammed'in

risleti

younlatn grmekteyiz. Fakat, dier din geleneklere kar tavr alta baz

646 647 648 649

Aydn, Reddiyeler, s. 47. Aydn, Reddiyeler, s. 47. Aydn, Reddiyeler, s. 35. Bu listede Drr b. mir, Ebu'l-Huzeyl el-Allf, el-Murdr gibi isimler yer almaktadr. bn Nedim, el-Fihrist, nr., Gustav Flgel, Beyrut, 1964, s. 162. Nadim Macit, Ehl-i Snnet Ekolnn Douu, htar Yay., Erzurum, 1995, s. 16-17.

650

128

farkllklar grnse de, Mslmanlarn dncesinin temel konusu ilk dnemlerde ve sonraki dnemlerde eitli ilikiler bakmndan tevhid konusu olmutur651. Genelde teki dinler, zelde de Hristiyanlk sz konusu olduunda ilk dnem Mslman dnrlerinin iki farkl tavr sergilemilerdir: Statik/muhafazakr ve Dinamik tavr652. Statik veya muhafazakr tavr benimseyen dnrler, teki din ve kltrleri dikkate almayan, dolaysyla tekinin inanlarn tartma konusu bile yapmayan bir anlay ierisinde olmulardr. Dinamik tavr benimseyenler ise, Tanr'nn ne olduu kadar ne olmadnn da zerinde durulmas gerektiini dnerek, teki dinlerin inanlarn tartma konusu yapmlardr. 3.1. Teolojik likilerde Statik/Muhafazakar Tavr tikd konularn akl kriterlere gre tartlmasn uygun grmeyen hadisiler, teki sz konusu olduunda da bu tavrn devam ettirmitir. Onlar, tekini olumsuzlama yerine, nassa, nakle ve rivayete arlk vererek slm itikadn aklamay tercih etmilerdir. Onlarn birinci gndem maddesi Tevhid olunca, bu yntemle ortaya konan disipline de ilm't-tevhid ya da ilm't-tevhid ve's-sfat denilmiti653. Bid'at akmlarna cevap vermek iin Allah'n birliini ve sfatlarn, Kur'an ve hadislerde zikredildii gibi anlatma abasnn sonucu olarak ortaya kan eserlerine tevhid risalesi adn veren Selef alimleri, bylece ilk dnemin din anlayn korumay hedeflemekteydiler. Bu konuda, akl ilkelerle desteklenmi kelam bir metot deil de muhatab inandrmaya ve tatmine ynelik iknai metodu kullanan Ashab- Hadis654; "Allah ilahtr, birdir, tektir ve samedtir, ondan baka ilah yoktur. E ve ocuk edinmemitir. Muhammed onun kulu ve elisidir" demekle yetinmitir. zellikle Mutezile ve Hriclerin nasslarda geen Allah hakkndaki ibare ve ifadeleri yorumlamalar Ashab- Hadis tarafndan iddetle eletirilmitir. Tanr tasavvurunu nasslarn lafz
651 652 653

Macit, Ehl-i Snnet Ekolnn Douu, s. 17. Karada, Bakllni'ye Gre Allah ve lem Tasavvuru, s. 81. Sa'duddin Mes'ud b. mer Taftazn, erhu'l-Akid, haz., Sleyman Uluda, Dergah Yay., stanbul, 1991, s. 93. ahristn, el-Milel, I, s. 78.

654

129

dorultusunda oluturan Hadisiler'e gre, Allah hakknda kullanlan lafzlar herhangi bir yoruma veya zerinde olumlu ya da olumsuz dnmeye gidilmeksizin olduu gibi kabul edilmelidir. Dier bir ifade ile nass ne akla uygun olarak tevil edilmeli ne de beeri anlamlar ile ii doldurulmamaldr. Kelimenin ne anlama geldiinin Allaha veya peygambere havale edilmesi (tefviz) en doru ve en gvenilir yoldur655. Daha sonra, Mihne olay ile birlikte Ahmet b. Hanbel sembol ismi etrafnda toparlanm olan hadisiler Selefiyye adyla bir mezhep oluturarak dncelerini kurumsallatrmaya baladlar. Ancak bu noktadan itibaren kendi iinde tepki hareketleri olumaya balad. Hadisiler ile Mutezilenin kendilerine gre olumlu taraflarn alp bir sentez oluturma abasnda olan kiiler yeni bir zm nerisi ile ortaya kmaya baladlar. Ahmed b. Hanbelin ada olan ilk Snni kelamc kabul edilen bn Kllab (. 240/854), sufilik rengi ar basan Muhasibi (. 243/858), bn Kllabn rencisi Kalnis (. 255/89) nc zm656 diye niteleyebileceimiz bu kn ncleri oldular. Bu kelamclar selef akaidini Mutezile kelam metodu ile izah ve tanzim etmeye altlar657 ve Tanr tasavvuru konusunda Mutezile ile hadisiler arasnda yer aldlar. Nitekim bn Kllab daha sonra Snni kelamclarn sfat konusundaki temel ilkelerinden olan Allahn sfatlar ne onun ayndr nede gayrdr658 eklinde formle edilmi ilkeyi ilk defa ortaya atan ahs olarak bilinir. Earinin gerekletirmeye alt ey ise, ulhiyet anlayn orta bir noktaya yerletirme abas olarak grlebilir. nk onlar, tenzih lehine dengenin bozulduu kanaatindeydiler. E'r, Mutezile'den ayrlnn ilk dnemlerinde hadisileri memnun eden eserler yazmakla birlikte onlarn elindeki malzemenin belli bir metot erevesinde gzden geirilmesi ve dzenlenmesinin gerektiinin de farkndayd. Bu aba sonucunda Allahn sfatlarn snrlayarak Allahn ne ayn ne de gayr olan yedi zati sfat kabul etmi ve dier sfatlar bunlarn kapsamnda deerlendirmitir. Hadisilerin tepkisini ekmemek iin haberi sfatlarn teviline
655 656 657 658

E'r, Maklt, I, s. 345-346; ehristn, el-Milel, I, s. 77-78. Karada, Baklllnye Gre Allah ve lem Tasavvuru, s. 87. ehristn, el-Milel, I, s. 78. E'r, Maklt, I, s. 250.

130

gitmemi ise de ortaya koyduu zt sfat formu selefleri memnun etmemi ve "Hristiyanlar kadm ispat ettikleri iin kfir oldular. E'rler ise bunu dokuza kardlar" eklindeki sulamalara da muhatap olmulardr659. Wolfson da, snn slm'n sfatlara dair grlerinin kklerinin Hristiyan teslis akidesi olduunu iddia etmektedir660. E'r, Hristiyanl sistemli bir ekilde ele almad gibi, bu dinin grlerine zel bir blm de ayrm deildir. O, baz yerlerde Hristiyanla ksaca deinmeler yapmakla yetinmitir. E'r, Makalt'l-slmiyyin adl eserinde Hristiyan mezheplerindeki teslis anlayna, Hz. sa'nn tabiat ve i'nn Hz. Ali hakkndaki grleriyle benzerlii asndan deinmitir661. Mturd'de Kitab't-Tevhid adl eserinde, tevhid bahsinde Hristiyanln teslis doktrinini ve Hz. sa'nn tabiat hakkndaki grlerini tenkit etmitir662. Mturd'nin Hristiyanla ynelttii tenkitler, Hz. sa'nn statsyle ilgili belli bal hususlar ortaya koyup mantk tutarllk asndan irdelemekle snrl kalmtr. Ayrca Maturd, Te'vilt'l-Kur'an adl tefsirinde de ilgili ayetleri yorumlarken bu konudaki grlerini aktarmtr663. 3.2. Mu'tezile ve Dinamik Tavr Mslmanlarla Ehl-i kitap arasndaki dini tartmalarn Emevilerin ilk dnemlerinden itibaren baladn belirtmitik. Bununla birlikte Mslman yazarlardan kalan en erken Hristiyan kart metinler yaklak olarak III. asrn balarnda ortaya kmaya balamtr. Bu asrn balarnda Kelamclarn temel ilgi alanlarndan biri, bata Hristiyanlk olmak zere, teki dinlere reddiye yazmak

659 660 661 662 663

Karada, Baklllnye Gre Allah ve lem Tasavvuru, s. 88. Wolfson, Kelm Felsefeleri, s. 156. E'r, Maklt, I, s. 74-78. Mturd, Tevhid, s. 210-215. Kitb't-Tevhid'in Hz. sa'nn ulhiyetiyle ilgili blm David Thomas tarafndan tenkitli neri ve notlarla birlikte ngilizce tercmesiyle birlikte yaynlanmtr; David Thomas, "Abu Mansur alMaturidi on the Divinity of Jesus Christ", Islamochristiana, XXIII (1997), ss. 43-64.

131

idi664. Bu dnemde argmantasyon tekniinin hzla gelimeye baladna tank olmaktayz. Balangta Hristiyanlar, teolojik tartmalarda ksmen daha avantajl konumda grnyorlard. nk onlar savunma konumunda deillerdi. Hristiyanlarn Tanr'nn kelam, vahyin yaps, peygamberlik, Tanr'nn birlii, insann kaderi ve kurtulu gibi konularda sorduklar sorulara, Mslmanlarn cevap verme teebbsleri daha sonra kelamn douuna ve gelimesine nemli katklar yapmtr665. Aristo mant, metafizii ve retoriiyle tanma ve Mutezile'nin entelektel abalar sayesinde, IX. yy'n ilk yarsndan itibaren, durum bir anlamda eitlenmeye balad. Ayn yzyln ikinci yarsnda ise, Hristiyan kart sylemin olduka etkin olduunu grmekteyiz. Bu dnemde, zellikle Eb sa el-Varrak'ta olduu gibi, felsef-diyalektik argmanlar polemiklere tand. Yine mezhepler arasndaki polemiklerde de ayn yntem kullanlarak, Mrcie, Zndklar ve Rfz gibi gruplarn grleri tartma konusu yapld. Hatta, bu heretik gruplar Hristiyanlam olmakla suland. zellikle Mutezile limler, Yunan felsefesi araclyla, gerek heretiklerle, gerekse Hristiyanlarla mcadelesinin faturasn ierden, Tanr'nn sfatlar konusundaki grlerinden dolay, ciddi tepkiler alarak dedi666. Ayn yzyln ortalarndan sonra, Eski ve Yeni Ahit'in mhtediler vastasyla Arapa'ya tercmesiyle birlikte, polemiklerde uygulanan yntemlere bir yenisi daha eklendi; Kutsal kitaplara dayal delillendirme. Eski ve Yeni Ahit'in tutarszlklarn ortaya koymak ya da Hz. Muhammed'in peygamberliinin bu kitaplarda mjdelendiini ispatlamak iin bu ynteme mracaat edildi. Burada Eski ve Yeni Ahit'e mracaat edilmesiyle iki kavram ortaya kt, nesh ve tahrif. Bundan sonra polemikler tipik kelam almalar olmann da tesine geerek, tefsir almalarnn

664 665

Thomas, "Abu Mansur al-Maturidi on the Divinity of Jesus Christ", s. 43. Jacques Waardenburg, "World Religion as Seen in the Light of Islam", Islam: Past Influence and Present Challenge, ed. by, Alford T. Welch and Pierre Cachia, Edinburg University Pres, Waardenburg, "World Religion as Seen in the Light of Islam", s. 259.

666

132

da nemli bir paras oldu. Bu dnemden sonra Eski ve Yeni Ahit, Kur'an'n baz grlerini desteklemek iin kullanlan bir kaynak oldu667. almalar hakknda bilgi sahibi olduumuz bu dneminin nemli Kelamclarnn hemen hemen hepsi, en azndan Hristiyan inanlarnn baz ynlerine, birer reddiye yazmlardr demek ar bir iddia saylmaz. Takip eden on yllarda bilimsel almalardaki tartma rneklerinin ou polemik geleneinin bir balangc olarak yayld ve gelien slm Kelamnn ayrlmaz bir paras oldu668. Ebu sa elVarrak 3/9. yzyln ortalarnda reddiyesini yazdnda Hristiyan kart polemik slmda teolojik sylemin nemli bir paras olmutu669. "Dindarn inancn glendirme" ve "dini savunma"670 gibi bir sorumluluu yklenmi olan Kelamclar, hem bu sorumluluu yerine getirebilmek, hem de blge insanna anlayabilecei tarzda slm' tantabilmek iin yeni bir slup ve dil gelitirme mecburiyetinde kalmlard671. Bu sorumluluk dorultusunda Kelamclar, kltrel, sosyal ve psikolojik adan farkl olan yeni muhataplarna dini anlayacaklar dille anlatma abas ierisinde olmular, bu araya paralel olarak da Kelam lminin oluumu gereklemitir. Bu balamda Kelam, Mslman, imannn metn ve akl doruluuna inandrmak iin, hasma ve phe iinde bulunan Mslmana hitap eder672. Tm faaliyetlerinde dinin temel kayna olan Kur'an' merkeze alan Kelamclar, yine Kuranda, hikmet, gzel t ve cedel olarak belirlenen davet ekillerinden673 her birini muhatabnn seviyesine gre kullanmlardr. Kuran hakikatleri muhataplarnn seviyelerine uygun olarak ya burhan, ya hitabet, ya da

667 668 669 670 671

Waardenburg, "World Religion as Seen in the Light of Islam", s. 260. Thomas, "Abu Mansur al-Maturidi on the Divinity of Jesus Christ", s. 43. Thomas, Anti-Christian Polemic, s. 31. Crcn, erhu'l-Mevkf, s. 14-15; Bu balamda Kelam, Mslman, imannn metn ve akl doruluuna inandrmak iin, hasma ve phe iinde bulunan Mslmana hitap eder. Louis Gardet, slm Din limleri inde lm-i Kelamn Yeri zerinde Baz Dnceler, ev., M. Sait Yazcolu, slm Dncesinin Tarihsel Geliimi, Aka Yay., Ankara, 2001, s. 20. Gardet, "lm-i Kelam'n Yeri zeine Baz Dnceler", s. 20. 16.Nahl/125.

672 673

133

cedel ile sunmutur. Zira, insanlar tasdik konusunda farkl tabiatlara sahiptir674. Kelamclar, yukarda sz edilen metotlar muhatabnn durumuna uygun olarak kullanmaktan geri durmad gibi, ileri srd iddialar delillendirmek iin baka yntemlere de bavurmutur. Bununla birlikte; "Mantk ve cedel/dialektik eklinde, sz yahut yaz ile ifade edilen bir iddiaya Araplar genel olarak ve bilhassa dini retide Kelam ve bu iddiay ileri srenlere de mtekellimn derlerdi. Kelam ilmi iin bizim bulduumuz en iyi unvan ise teolojik diyalektikler veya ksaca dialektiklerdir mtekellimunu da dialectians eklinde tercme edebiliriz"675 eklinde tanmlar yaplm, hatta baz ada Mslman dnrler de benzer tanmlamalara gitmilerdir. Hasan Hanef, hasm susturma, kart tezi olumsuzlama mantna dayal abalar negatif teoloji676 olarak tanmlamakta, kelamn akl temellendirmeden baka bir ey olduunu677, dolaysyla ilim deil, ancak bir sanat olduunu iddia etmektedir678. Louis Gadret ise; "Kelamclar tarafndan yaplan tanmlarna gre bu ilmi, inanlarn mdafaas (Defensive apologia) anlamyla almak mmkndr"679 grn benimsemektedir. Yukarda verdiimiz tanmlarda Kelam'n slm itikadn savunma grevi zerinde bir uzlama sz konusudur. Ancak, kanaatimizce, Kelamn teolojik dialektik, negatif teoloji ya da defansif teoloji eklindeki tanmlar Kelamn tarihi srecini gz ard etmenin sonucu ortaya kan eksik tanmlar olarak dikkat ekmektedir.

674 675 676

bn Rd, Faslu'l-Makal,ev., (Arapa aslyla), Bekir Karla, stanbul, 1992, s. 74. T. J. De Boer, slmda Felsefe Tarihi, ev., Yaar Kutluay, Ankara, 1960, s. 33. Hasan Hanef, "Kelam lmi'nin Yntemi", ev., Nadim Macit, DA, C. III, S. 8, Eyll-Aralk 2000, s. 157. Hanef, "Kelam lmi'nin Yntemi", s. 151. Hanef, "Kelam lmi'nin Yntemi", s. 161. Louis Gardet, Din ve Kltr, ev., lhan Kutluer, Kltr ve Medeniyet, Kitabevi, stanbul, 1997, s. 133.

677 678 679

134

Nitekim, bir Allah tasavvuru olutururken ncelikle onun tanmlanmasna ynelmi olan Mutezile, ncelikle Allah'n sfatlarn istidll bi'-hid ale'l-gib680 yoluyla temellendirmeye almaktadr. Allah gaib bir varlk olduundan Allahn sfatlar ahide (grnene) dayanarak akl yrtme ile temellendirilebilirdi. Kad Abdlcabbar, insanlarda fiilin olumas iin onun kdir olmas gerektii gibi Allahtan fiilin ortaya kmas iin onun da kdir olmas gerekir. Allahn fiilleri bulunduuna ve bunu hepimiz bildiimize gre o kdirdir681 diyerek bu metot dorultusunda grn ortaya koymaktadr. Kanaatimizce, selb olarak isimlendirilen bu yntem, savunma ya da olumsuzlama mantn barndrmayan, aksine ispat amal bir yntem grnmndedir. Zira, Kelamclarn, "gaibin ahide kyas edilmesi" (kyasu'l-gib ale'-hid)682 yerine ahide dayanarak gaibi istidll etmek formunu kullanmalar, biri din dieri de epistemik olmak zere iki sebebe dayanmaktadr. Din adan, Kelamclar tebih ifade ettii iin kyas kavramn kullanmamaya zen gsteriyorlard. Zira, gaib Allah, ahid de insan veya tabiat olunca gaibin ahide kyas edilmesi dncesi, Allah'n insana benzetilmesini artrabilirdi. Kelam lminin en nemli hedefi Allah'n mahlkta her trl benzeyiten tenzih edilmesi olduuna gre, bu, Kelamclarn kabul edemeyecei bir tanmdr. Epistemolojik adan ise, Kelamclar delilden hareket ettiklerinden metotlarn salt kyas olarak deil, istidll olarak isimlendirmilerdir683. Mutezile Allahn zatndan ayr veya zatnn yannda ayr gereklikleri olan varlklar grnts oluturabilecek, kelam tabirle taaddt-i kudema'ya yol aabilecek, sfat anlayndan uzak bir Tanr tasavvuru gelitirmiti. Mutezile'nin
680

"Dorudan alglanabileni temel alarak dorudan alglanamayann dolayl olarak karsanmas" ya da "Bilinenden bilinmeyenin dolayl olarak karsanmas" eklinde tanmlanan sadece Mutezile'nin kulland bir yntem deil, baz ayrmlar ve benzerliklere barndrmasna ramen E'rlerin de kulland bir yntemdir. Hatta, Kelam lminin ana konularnn istidll bilginin konusu olduu, bu bilginin elde edilme ynteminin delile dayal olduu ve Kelamclar iin bu temel konularn akli delilin alanna girdii dnldnde, sz konusu delili Kelam lminin istidll yntemini kapsayacak ekilde adlandrmak mmkn grnmektedir. Bkz., Hilmi Demir, Delil ve stidll'in Mantk Yaps-lk Dnem Snn Kelam rnei-, ASBE Doktora Tezi, Ankara, 2001, s. 154. Kad Abdulcabbar, erhu Usl'l-Hamse, nr., Abdlkerim Osman, Kahire, 1384/1965, s. 158-159. Sz konusu yntem bu isimle de isimlendirilmektedir. Delil hakknda geni bilgi iin bkz., Demir, Delil ve stidll'in Mantk Yaps, s. 155. Muhammed bid el-Cbir, Arap-slm Kltrnn Akl Yaps, ev., B. Krolu-H. Hacak-E. Demirli, stanbul, 2000, s. 191; Ramazan Altnta, slm Dncesinde levsel Akl, Pnar Yay., stanbul, 2003, s. 282-286.

681 682

683

135

sfat anlay dikkate alndnda, onlarn Hristiyanlarn dm olduklar teolojik yanlgya dmeme gayreti iinde olduklar hissedilmektedir. Hristiyanlar Allahn sfatlarn mahhas varlk olarak dndklerinden irk grnml bir Tanr tasavvuruna ulamlard. Mutezilenin sfat anlaynn byle bir teolojik yanlgya dlmesini batan engelleme gayretinin sonucu ortaya kt Kad Abdulcabbarn u szlerinden anlalmaktadr: "Mutezile alimleri Allahn bir olduunu akladlar. Onlarn bu grleri iki kadim ispat eden Seneviyye ve kadim ispat eden Hristiyanlarn dedikleri gibi deildi."684 Bundan dolay Mutezile Allahn ne olduunu anlatan/ispat eden sfatlar kendi balarna bir varlklar olmayan Allahn zatnn ayn manalar kabul etmilerdir. Bu sfatlar da Allahn Mevcut, lim, Kdir ve Hay" olmasndan ibarettir Bunun dndaki Kur'an ve snnette geen sfatlar veya isimler Allaha mecazen nispet edilmi manalar olup tevil edilerek anlalmas gerekir685. Yine, Vasl b.Atann Bir manay kadim bir sfat olarak ispat eden bir kimse iki ilah ispat etmitir sz686 Seneviyye'nin anlayna benzememe konusundaki zeninin bir tezahrdr. Grnen o ki, Mutezile, sfat grn olutururken teslis anlaynda olan Hristiyanlarn ve dalist anlaytaki Mecusilerin Tanr tasavvuruna benzememeye, bir baka ifadeyle tebihe dmemeye zel bir itina gstermekteydi. Mutezile'nin sfatlar konusundaki bu yaklam bir baka aklamay olumsuzlama, ya da herhangi bir iddiaya kar savunma anlayna dayal olarak gelimi deildir. Mutezile, kendi akl yrtmesi neticesinde ulat anlay ifade ettikten sonra, bir karlatrma yaparak, bu anlayn Seneviyye'nin ya da Hristiyanlarn bu konudaki anlayndan farkl olduunu belirtmektedir. Kald ki, Hristiyanlarn dncesinden uzak durmaya alan Mutezile bu sfat kabul etmekle snn kelamclar ve Hristiyan tologlar tarafndan teslis benzeri bir dnceyi ortaya koymakla sulanmlardr.

684

Kad Abdulcabbar, el-Muhtasr f Usli'd-Dn, (Muhammed Ammr, Resil'l-Adl ve't-Tevhid iinde), Kahire, 1971, II, s. 199. Karada, Baklllnye Gre Allah ve lem Tasavvuru, s. 83-84. ehristan, el-Milel, I, s. 40.

685 686

136

E'r bir dnr olan ehristn, Mutezile ile Nesturler arasnda bir irtibat olduu iddiasndadr. Ona gre, "Nestur, ncillerde kendi grne dayanarak tasarruflarda bulunmutur. Onun ncillerde yapt ilaveler, Mutezile'nin slm eriatnda yapm olduu ilaveler gibidir."687 ehristn'ye gre, Nestur, Allah'n, vcut, ilim ve hayat olmak zere uknuma sahip bir ilah olduunu sylemektedir. Bu uknum onun ztnn gayr olmad gibi, ztnn kendisi de deildir. Bu gr Mutezile mezhebinin temelini tekil eder. Ona gre, Eb Haim el-Cbb'nin ahval nazariyesi ile bu mezhebin teslis anlay arasnda da benzerlikler vardr688. Wolfson da benzer ekilde, Mutezile'nin gereklikleri bulunmayan sfat anlayna ynelmesinde Rfiz Hristiyan dncesinin byk pay olduunu iddia etmektedir689. Halbuki, yntemi isimlendirirken bile tenzih kaygsnn n planda tutulmas, bu konuda son derece hassas davranlmas bile bu tr iddialarn daha fazla kanta ihtiya hissettiini gstermektedir. Bu noktada, belki de, Mutezile'nin sfat grnn Hristiyan dncesine ve dalist anlaylara bir tepki olarak belirdiini sylemek, ilk iddiaya gre daha tutarl grnmektedir. Nitekim, Mutezil alimlere yaknlyla tannan ve Mihne dneminin nemli simas Me'mun, halku'l-Kur'an meselesiyle ilgili olarak syledii u szler, bu konudaki kanaatimizi glendirmektedir. "Kur'an mahlk deildir diyen bir takm kimseler, bu grleriyle
687 688

ehristn, el-Milel, II, s. 252. ehristn, el-Milel, II, s. 252-253; Ner'a gre, Eriyye mezhebine muhalif olanlarn grleriyle slm'a kar olanlarn yahut mlhidlerin mezhepleri arasnda irtibat kurmaya almak teden bei ehristn'nin izlemi olduu bir yoldur. Fakat, Ner'a gre o, bu giriimlerinde ounlukla hataya dmtr. rnein, ahvl nazariyesi ile Nestur mezhebinin grlerinin uzaktan yakndan ilgisi yoktur. Bu dn biimi, mutlak tevhide inanm bir dnrn tenzih giriimidir ve Hristiyanlktaki teslisin unsurlaryla alakas yoktur. Ner, slm'da Felsef Dncenin Douu, I, s. 131. Wolfson, Kelm Felsefeleri, s. 100; Mutezilenin gereklikleri bulunmayan sfat anlayna ynelmesiyle ilgili bir baka iddia da, Mutezile'nin bu grn Cehm b. Safvandan ald iddiasdr. Ebul-Vefa Taftazani, Mutezilenin aralarnda cebr gr dolaysyla anlamazlk bulunan bir kiiden sfat grn almasnn dnlemeyeceini dile getirir. Zira Mutezile Cehm gibi sfatlar tamamen iptal eden bir dnce ve tavr ierisinde olmamtr. Yine, Vasl b. Ata'nn Cehm b. Safvanla mnazara yapmak iin birini gndermi olmas, Mutezile'nin Cehmiyyeden uzak durduunu gstermektedir. (Ebu'l Vef Taftazn, Ana Konularyla Kelm, ev., erafeddin Glck, Konya, 2000, s. 129) "te yandan Mutezilenin sfat gr tek dze bir seyir izlememitir. Earinin ada olan Cubb, Mutezile sistemine katt sfatlar, itibari varlklar bulunan hallerdir diye ksaca tanmlanabilecek ahval nazariyesi ile keskin bir dn gerekletirmitir. Ahval nazariyesine gre, sfatlar ilahi ztn halleri olup kll manalar vastasyla czleri idrak ettiimiz gibi kendileri ile zt idrak ettiimiz kavramlardr. Buna gre, haller zat zerine zid (artk/eklenti) olmadklar gibi zatn ayn da deillerdir." (Karada, Baklllnye Gre Allah ve lem Tasavvuru, s. 85-86.)

689

137

Hz. sa'ya Allah'n olu diyen Hristiyanlara benzemi oluyorlar. nk, Hz. sa Allah'n kelimesi olmakla, onlara gre, mahlk olmam oluyor."690 Yine, Tritton da halku'l-Kur'an bulunuyor. meselesinin kaynana logosun ilikin olarak u deerlendirmelerde mevcut olduunu Hristiyanlar ezel olarak Allah'ta

sylyorlard. Kelam anlamndaki logos, Kur'an'n yaratlmad grn pekala harekete geirmi olmaldr. Nitekim, Kur'an'da sa'dan, Allah'n Kelimesi olarak bahsedildiinden yola kan bir Hristiyan, Mslman muhalifine kelimenin yaratlm olup olmadn sorabilirdi. Bu soruya mslmann yaratlmamtr eklindeki cevab kelimenin, yani sa'nn ezelliine kap aralayabilir. Dolaysyla bu kayg onlar kelamn yaratlml fikrine gtrm olabilir691. Grld gibi Mutezile, bir yandan mstakil reddiyelerle, genelde teki inanlarla zelde de Hristiyanlarla, fikr alandaki mcadelenin temsilcisi olurken, dier taraftan da Hristiyanlarn dm olduklar teolojik yanlglara dmeme gayreti iinde olmulardr. Bu bakmdan, Mutezile'nin Hristiyanlarla fikr mcadelesinin reddiye tr eserlerle snrl kalmam olduunu syleyebiliriz. Bir anlamda, Tanr'nn ne olduunu kendi delillendirmeleriyle akladktan sonra, Tanr'nn ne olmadn ortaya koyma abasnn bir sonucu olarak teki dinlerin Tanr tasavvurlarn tartma konusu yapan ilk dnem Mslman dnrler, zellikle de Mutezil Kelamclar, bir taraftan onlarn kutsal kitaplarndaki elikileri ortya koyarak Tanr tasavvurlarnn yanllna iaret ederken, dier taraftan da soru-cevap formuyla bu iddialarn ispat etme yoluna gitmilerdir. Mutezil dnrlerin sk sk bavurduklar soru cevap formuyla ekillenen argmantasyon tarz, muhalifine sorular sorarak, bu sorulara verilebilecek muhtemel cevaplar tartmaktadr. Sorulan sorular ise genellikle kutsal kitaplarnda yer alan eliik ifadeler zerine bina edilmektedir. Sonuta verilen cevap ne olursa olsun muhalif keye sktrlmakta, inancnn tutarsz olduu ve rasyonel temellere oturmad ispat edilmektedir. Gerekte yaplmak istenen ise, muhalifinin Tanr tasavvurunun yanlln ortaya koymaktan ziyade kendi grnn doruluunu ispat etmek

690 691

Ahmed Emin, Duha'l-slm, s. 163. Triton, slm Kelam, s. 59.

138

olmaktadr692. Bu adan Kelam argman, nefyedici, yani yanllayc bir yap arz eder693. zellikle Mutezile'nin teolojik tartmalarda kulland diyalektik ya da cedel olarak da isimlendirilen argmantayon tekniinde unsurun ne kt grlmektedir: Soru ve cevaptan olumu faraz bir konuma, iki alternatifi ieren bir soru, hangi alternatifi seerse sesin, muhalifinin kaybetmesini salayan ikilem/dilemma694. Sonu olarak, farkl neticelere ulasalar da, hem Mutezile hem de E'ariler, zellikle sfatlar konusunda, Hristiyanlarn anlayna benzer bir anlay artracak yaklamlardan uzak durmaya zen gstermilerdir. Bununla birlikte, ne gariptir ki, her iki ekol de sfat grlerini, dolaysyla da Tanr tasavvurlarn olutururken Hristiyanlktan etkilendikleri ithamlaryla kar karya kalmlardr. Fakat, bu tr iddialar dorulayacak yeterli kanta sahip olunmadn da belirtmeliyiz. Bu tr iddialar, ilk kez Yuhanna ed-Dmek ile dile getirilen slmiyet'in Hristiyanln heretik bir kolu olduu ynndeki mesnetsiz iddialarn desteklemek iin ortaya atlm ithamlar gibi grnmektedir. 4. TEOLOJK ETKLEMN BOYUTLARI Batl mellifler, Hristiyanlarla yaplan tartmalardan Mslmanlarn iki ekilde faydalandn iddia etmektedirler; Hristiyanlarn baz grlerinin benimsenmesi, Kelam akidelerinin oluturulmasnda metot695. De Boer'e gre, Kuranda Mslmanlara bir din verilmi fakat bir sistem verilmemitir. Kur'an'daki ayetler bir takm emirler ve hkmlerdir, fakat doktrin deildir. Onda manta aykr eyler nasl ve niini sorulmakszn, ilk Mslmanlar tarafndan kabul ediliyordu. Fakat fethedilen memleketlerde onlar, Zerdt ve
692

Josef Van Ess, "The Logical Structure of Islamic Theology", Logic in Clasical Islamic Culture, ed., G. E. Von Grnebaum, Otto Harrossowitz, Wiesbaden, 1970, s. 23. Van Ess, "The Logical Structure of Islamic Theology ", s. 23. A. Hadi Adanal, "Kelam: slm Toplumunun Rasyonelleme Sreci", slmiyt, III (2000), S. 1, s. 63. Ner, slm'da Felsef Dncenin Douu, I, s. 135.

693 694

695

139

Maniheist nazariyelerle olduu kadar, tam manasyla teekkl etmi Hristiyan domatii ile de kar karya gelmilerdi. Mslmanlarn doktrinel sisteminin birok Hristiyan tesiriyle ekillenmi ve ifadesini bulmu olduunu syleyen De Boer, amda slm kelamnn ekillenmesinin Ortodoks ve monofizit tesirlerle, Basra ve Badatta belki de daha fazla Nesturi ve Gnostik nazariyelerin tesiriyle olduunu iddia etmektedir. slmiyetteki en eski Kelam retileri ile Hristiyan akaidi arasnda kuvvetli benzerlikler olduunu ve kimsenin bu ikisi arasnda dorudan doruya temasn bulunduunu inkr edemeyeceini ileri sren De Boer'e gre Mslmanlar doktrinlerini Hristiyan teolojisinin etkisiyle oluturduklar iin onlara borlu konumdadr696. Dnyada gelip gemi hibir medeniyetin veya dnce sisteminin, tamamen kendi iine kapanarak ve kendi kendine yeterek varln devam ettirdii tespit edilmi deildir. Her dnce sistemi kendinden nceki sistemden bir eyler ald gibi sonrakilere de bir eyler aktarr. Bu etkileim inkr edilmemekle birlikte, tartlmas gereken asl mesele, Mslmanlarn dnmesini onlardan rendikleri iin mi, yoksa dncelerine onlardan baz unsurlar katm olmalarndan dolay m borlu olduu meselesidir697. Mslmanlarn dnmesini renmek iin d tesirlere ihtiyac olmad ortada. Zira Kelam ilminde en nemli bilgi kaynaklarndan biri olarak kabul edilen akl, Kur'an- Kerim'de, biri gemi, dierleri geni zaman kipinde olmak zere 49 yerde isim ve mastar formunda deil, fiil formunda gemektedir. Akl kavramnn bu ayetlerde fiil/eylem formunda gemesi, kelimenin olduka dinamik bir uygulama alanna ve bilgisel adan ilevsel bir deere sahip olduunu gstermektedir. Kur'an'da akl salt alet olarak deil, uygulama ve vazife olarak anlatlmtr. Kur'an'da fiil formunda gelen akl iin sebepleri sonulara balama gibi bir takm vazifeler zikredilmi ve akln ilevselliini anlatmada fikir, tefekkr, nazar, basar, tedebbr, zikir, ilim ve fehm698 gibi zihn faaliyetlerden bahsedilmitir. "Akln ileyiini ifade eden bu ayetlerde, akl kullanma biimleri olan kavramlarla eyann farkl yaratl biim ve ekilleri zerinde dnce retme ve
696

De Boer, slmda Felsefe Tarihi, s. 31-32; S. Pines, Felsefe, slm Tarihi, ev., ilhan Kutluer, s. 361. Yaar Kutluay, slm'da Felsefe Tarihi evirisi, s. 32. 2.Bakara/221; 6.En'am/50; 28.Kasas/72;39.Zmer/9.

697 698

140

doal gzlem yaparak deneysel tecrbe yoluyla hidayete ulama asndan bilgi sahibi olma tevik edilir."699 Hristiyanlarn Mslmanlarla yapm olduklar tartmalarn Kelam ilminin kurulmasnda katksnn olduunu inkr etmemekle birlikte, bu iki teolojik sistem arasnda byk anlamazlklar olduunu da gz ard edemeyiz. ncelikle, her iki teolojik sistemin kaynaklarnda bir farkllk sz konusudur. Hristiyan teolojisi inan esaslarn temellendirirken Kitab- Mukaddesi temel kaynak olarak alrken, Mslman kelamnn temel kayna Kur'an- Kerim olmaktadr. Kur'an'a gre de nceki kitaplar tahrif edilmilerdir. Dolaysyla bilgi kayna olarak nceki kitaplarn hibir deeri yoktur. Onlarn doruluk kriteri Kur'an- Kerim'dir. kinci olarak iki teolojik sistemin ele ald konular farkllamaktadr. Her iki teolojide de birinci gndem maddesi Tanr ve onun sfatlar olsa da, Tanr'nn anlalma biimleri farkllamaktadr. Her eyden nce, Teslis doktrini ile Tevhid ilkesi arasnda cidd anlamazlklar sz konusudur. Bu iki sistem arasnda meydana gelen en byk problem; Allahn birlii, taaddd, ilahi cevherin bakasna intikali tahayyz ve araz ile bir araya gelmeyi kabul etmesi gibi meselelerde kendini gstermitir. Mslman dnrler, tm diyalektik vastalara dayanarak teslis, taaddd, tahayyz ve Allaha araz isnat etmek gibi dnceleri reddetmilerdir700. Tamamen Allah'n mutlak birlii esasn aklamaya ynelmi olan Mutezile mezhebinin ilk rencileri, Near'n da dedii gibi, kilise ileri gelenlerinin rencileri deillerdi. Ayrca, bu iki teolojik sistemden biri, taaddd eden, ekilden ekile giren, sonra yeniden bire bazen dnp bazen dnmeyebilen birden ie balarken, dieri deimez ve mutlak bir olandan ie koyulmaktadr.701 Baz msteriklere gre, zellikle hr irade ve kader konusunda Kelam ilmi Hristiyan teolojisinden etkilenmitir. Yuhanna'ya gre Mslmanlarda determinizm, Hristiyanlarda zgr irade dncesi hakimdir. Baz Kur'an ayetlerinde hr iradeyi ifade eden ibareler bulunsa da bunlarn yorumlanmasnda Hristiyan teologlarn
699 700 701

Altnta, slm Dncesinde levsel Akl, s. 37. Ner, slm'da Felsef Dncenin Douu, I, s. 135. Ner, slm'da Felsef Dncenin Douu, I, s. 135-136.

141

nemli bir etkisi vardr702. Fakat Watt'a gre byle bir etkileim sz konusu deildir703. Tritton, hr irade konusundaki tartmalarn Hristiyanlarn etkisiyle balamadn kabul etmesine ramen, bu tr dncenin gelimesinde tevik edici bir unsur olduunu iddia etmektedir. Ona gre, kader ve hr irade problemi slmn erken dnemlerinde zuhur eden siyasi hadiselerin ardndan ortaya kmtr. Tritton'a gre, Kuran zerinde dnmekten doan slmdaki frkalarn grleri, bu konularda nazariyeleri balatm olmakla birlikte, Hristiyanln, bu dnce hareketini tevik ettiini gsterecek baz deliller mevcuttur.704 Mslman fetihlerinin balad dnemlerde hibir yerde ve hibir dnemde grlmedik ekilde irade meselesinin Dou Hristiyanlar arasnda mnakaa ediliyor olmasndan hareketle, bu mesele zerinde konuan ilk Mslmanlarn bunu Hristiyan ilhiyatlardan aldklarn sylemek nyargl bir yaklam gibi grnmektedir. Zira, Batl bilim adamlar bu konudaki tesirin mahhas ismi olark Yuhanna'y gsterirler. Halbuki, ilk olarak Yuhanna eserini Arapa yazmamtr. kinci olark, Yuhanna 124 ya da 135 ylnda lmtr. Bundan ok nce, muhtemelen 86 ylndan nce Hasan Basr kader meselesine dair grlerini yazmt. Van Ess'e gre de, Yuhanna tarafndan temsil edilen Hristiyan polemikiler Kader hareketi etkilememitir. Van Ess, C.H. Becker'in, bu meselenin ortaya kmasna sebep olmad, gerek argmantasyon tarznn ekillenmesinin gerekse kader meselesi zerindeki tartmalarn sadece Mslman ve Hristiyan evreyi ayn ekilde etkileyen teolojik tartma ortamnn iki ehresi olduu eklindeki grlerine katlmaktadr705. Hristiyanlk slm'dan daha nce var olduu iin, Hristiyanlar bu problemlerle daha uzun sredir megul olmaktaydlar. Kaderler, bir insann iledii

702

John Windrow Sweetman, Islam and Christian Theology, London, 1947, C. I, s. 174-180; Ramazan Bier, "Georges Anawati'nin Kelm lmine Katks", Oryantalizmi Yeniden Okumak; Bat'da slm almalar Sempozyumu, DB Yay, Ankara, 2003, s. 428. W. Montgomery Watt, Free Will and Predestination in Early Islam, London, 1948, s. 38, 58. A. S. Tritton, slm Kelam, ev., Mehmet Da, AF Yay., Ankara, 1983, s. 21. Van Ess, "slm Kelamnn Balangc", ev., aban Ali Dzgn, AFD, C. XLI, s. 412.

703 704 705

142

zina suundan Tanr'nn sorumlu tutulamayacan sylediklerinde, Nisibis ekolnn lideri Henh'nn determinizmine kar polemie girien Nestur Bbai'nin sylediklerini tekrardan baka bir ey yapmyordu. Fakat bu tekrarn Hristiyanlarn etkisiyle yapldn syleyemeyiz. Sadece ortak argman hazinesinden istifade ediyorlard706. Zira, hr irade ve kader gibi konularda farkl fikirlerin ortaya kmasnda dahil tesirlerin daha etkili olduunu daha nce gstermitik. slmiyet'i Hristiyanln heretik bir kolu olarak grmenin neticesinde Batl dnrler, slm'a zg bir ilim olan Kelam'n kaynan da Hristiyan teolojisinin etkisine balama abasnda olmulardr. Sz konusu Kelam olunca onlar ilk olarak bu terimin meneini tartma konusu yapmlardr. Mesela Wolfson, 'sz' ve 'kelime' anlamlarna gelen Kelam teriminin Yunan filozoflarnn Arapaya yaplan tercmelerinde logos teriminin karl olarak 'kelime', 'akl' ve 'delil' anlamlarnda kullanldn iddia etmektedir. Yine bu tercmelerden aktarlan mtekellim ve mtekellimn terimlerinin de bu ilim dalyla uraanlara ad yahut sfat olarak kullanldn sylemektedir. Ona gre, Yunanca 'tabiat hakknda konumalar' (perifuseos logoi) ifadesi tabi kelam (el-kelm't-tabi), 'tabiatlar' (fusikoi, fusiplogoi) terimi tabi kelamclar (ashb'l-kelmi'l-tabi), 'teologlar' (teologoi) terimi de ashb'l-kelmi'l-ilh eklinde tercme edilmitir. Bu tercmelerden sonra kelam ve mtekellim terimlerinin Arap yazarlarca kullanlmaya balandn syleyen Wolfson, bu sebeple Yahya b. Ad'nin 'Hristiyan mtekellimndan'707, ehristn'nin de 'Empodoklesin Kelam'ndan708, 'Aristo'nun kelam'ndan709 ve 'insan bedenine girerek kelimenin birlemesine dair Hristiyan kelam'ndan710 sz ettiklerini belirtir711. Halbuki buradaki kelam kelimesini 'gr/grler' eklinde anlamann daha doru olaca aktr. Michael A. Cook ise, Kelam teriminin kayna olarak Sryaniceyi gsterir. Ona gre, Arapada kelam, diyalektik ve teolojinin birletikleri noktay temsil eder
706 707 708 709 710 711

Van Ess, "slm Kelamnn Balangc", s. 413. Prier, Pettits Tratis Apologtiques, s. 39. ehristn, el-Milel, II, s. 384. ehristn, el-Milel, II, s. 444. ehristn, el-Milel, II, s. 245. Wolfson, Kelm Felsefeleri, s. 1-2.

143

ve kelam, teolojik alandaki diyalektik argmandr712. Yunancada diyalektik ve teoloji kelimelerinin ortak bir yan yoktur. Buna karn Srayanicede diyalektik ve teoloji birbirlerine Yunanca karlklarndan daha yakndr. Bu yzden de, Kelam Sryanice rneinden hareketle teolojinin karl olarak terimlemitir713. "Konumak" ya da "anlalr sz sylemek" anlamlarna gelen bir mastar veya isim fiil olan Kelam'n teknik bir terim olarak ne zaman kullanlmaya baland hakknda bir bilgiye sahip deiliz. Kelime, Kur'an ve hadislerde gemi olsa da buralardaki kullanmlarnn Kelam ilmine karlk olmad ortadadr. Ancak, "bir konu hakknda konumak", fikir beyan etmek" veya "akl yrtmek" anlamndaki kelm f veya tekelleme f eklindeki kullanmlar erken dnemlere kadar gtrmek mmkndr. Kelam veya ilm'l-Kelam zamanla dier baz terimlerle eanlaml hale gelmitir. Bunlardan 'bakmak, dikkate almak' anlamnda nazar, teknik bir terim olarak fikir, tefekkr, teemml ve istidll anlamlarna gelmektedir. kelam fiveya nazar f, kelamclarn kulland ekliyle belirli kurallar dahilinde gerekletirilen akl yrtmedir ve netice itibariyle pheye yer brakmayan bilgiye gtrr714. ada felsefede kelimelerin ve kavramlarn bir dilden bir dile evirisinin imknszl tartlrken, baka hibir delil gstermeksizin bu kelimenin Yunanca logos teriminin Arapaya tercmesinden sonra kullanmaya balad iddias nyarglarn sonucu olarak ortaya km bir iddia gibi grnmemektedir. Buna karn, Kelam teriminin herhangi bir konu hakknda Mslman dnrlerin grlerini beyan ederken konuya kelam fi eklinde giri yapmalaryla kullanlmaya baladn715 sylemek daha doru grnmektedir716. Nitekim Goldziher de, kelam teriminin ilk olarak, herhangi bir dogmay veya tartmal teolojik bir problemi, diyalektiin konusu yapp, argman eklinde ortaya koyan ve savunduu tez iin speklatif deliller getiren kimseler iin kullanldn ifade
712

Michael A. Cook, "The Origines of Kalam", The Early Muslim Dogma, Cambridge Unv. Pres, London, 1981, s. 42. Cook, "The Origines of Kalam", s. 43. Adanal, "Kelam: slm Toplumunun Rasyonelleme Sreci", s. 55. Taftazn, erhu'l-Akid, s. 97. Bu ilme Kelam denilmesinin sebepleri iin bkz., Taftazn, erhu'l-Akid, s. 97-98.

713 714 715 716

144

etmektedir. Daha sonra ise, sz konusu terimin anlam geniletilerek, kesin dorular olarak kabul edilen din inanlar doktrinler halinde tartan, dnen kimselerin kabul edebilecei formller halinde ortaya koyanlar iin kullanlmtr717. Zaten, Wolfson'da hemen devam eden ifadeleriyle yukardaki grne zt bir gr de ifade etmektedir. O yle der: "Btn bunlara ilave olarak Kelam terimi hibir kayda balanmakszn slm'da felsefenin douundan nce ortaya kan hususi bir dnce sistemine ad olarak verilmi ve onun temsilcilerine, Kind ile balayan ve sadece filozoflar denilen kimselere mukabil yalnzca Kelamclar/mtekellimn denilmitir."718 Sz konusu Kelam'n kayna olduunda, slm'da neden bir Kelam sistemi geliti ve bu nasl balad sorusu gndeme gelmektedir. ayet, Van Ess'in dedii gibi, biz Kelam deyince soru-cevap diyalektiini anlayacak olursak Kelam'n balangc iin ncelikle Mutezile'nin ortaya k artlarna gitmemiz gerekecektir. Ona gre; "Teoloji, slm Dnyasnda Latin veya Greklerde olduu gibi, muhtevas belli olduktan sonra (Tanr hakknda bilgi) ismini alm deil, tersine argmantasyon/tartma tarzndan dolay bu ismi almtr. Kii bu ekilde muhalifine sorular sorarak onu zora sokuyordu."719 Vasl b. Ata (. 131), Amr b. Ubeyd (. 144) ve Drar b. Amr (. 200) gibi ilk Mutezil dnrlerin Mslman hkimiyetindeki ehirlerde ve krsal kesimde yaayan gayr- mslmleri slma dndrmek iin gnderilen davetiler olduunu syleyen Ess, Vasln Maniheistlere kar bin soru adl eserinden bahisle, Kelam'n bir anlamda inanmayanlara kar bir savunma mcadelesi olarak balam olabileceini iddia etmektedir720. Ancak, sadece Vasl b. Atann sz konusu kitabndan hareketle diyebiliriz ki, bu Van Essin dedii gibi bir savunma mcadelesi deil, olsa olsa slm davetinin Mslman olmayanlara ulatrlmas abasdr. Bu da bize slm Kelamnn
717 718 719 720

Goldziher, Introdoction, s. 85; Adanal, "Kelam: slm Toplumunun Rasyonelleme Sreci", s. 59. Wolfson, Kelm Felsefeleri, s. 2. Van Ess, "slm Kelamnn Balangc", s. 401. Van Ess, "slm Kelamnn Balangc", s. 401.

145

balangcnn savunma amal deil, slm itikadn ispat amal olduu hakknda ipular vermektedir. Kald ki, kendisi de Mutezileden nce, H. I asrda, Kelamn varln kabul etmektedir: Emevilerin ilk dnemlerindeki entelektel yaamn ayrlk hareketleri zellii tayan gruplarn Haricler, Kaderler, Mrcie- herhangi bir teolojik styapya sahip olmadan, sadece siyasal baz gelimelere angaje olduklarn sylemek mmkn deildir. Hatta bunun tersini ispat edebiliriz: Hicr 75 yllarnda Halife Abdlmelik Basradaki bdlerle, Haric bir kaynakta hala muhafaza edilen bir yazma balatmt. Ve yine yaklak olarak ayn dnemde, en azndan H. 80den nce, Abdlmelikin Hasan Basrye, Kader doktrinin prensiplerini ortaya koyup, delillerini serdetmesini istedii bir mektup yazmtr. Hasan Basrnin buna cevap olarak yazd Risle hala muhafaza edilmektedir.721 Bu noktada Kelam ile teoloji arasnda bir ayrm gze arpmaktadr. Kelam daha ok soru-cevap diyalektiini ieren ve muhalifine cevap verme, onun delillerini rtme ya da onu zora sokma gayesinin bir rn olarak argmantasyon/tartma tarz eklinde ortaya kmtr. Teoloji ise, daha orijinal nitelie sahiptir ve muhtevas da bellidir. Teolojinin esas gayesi, slmn itikat esaslarn aklamaktr. Buna gre, Hasan Basrnin mektuplar, teolojik problemleri ele aldklar iin teolojidir ama Kelam deildir. nk her iki metinde de daha sonraki kelam metinlerinde grlen muhaliflerle giriilen hayal diyalog rneklerine rastlanmaz, sadece fikirlerin izah sz konusudur. Yine bu iki metin kelam terimini kullanmazlar. Bunun yannda, ilk dnem kelamclarnn da ayet-ayet deilse... formundan haberdar olduklarn gsteren metinlerin varlndan bahsetmekle birlikte Van Ess, bu metinlerin salamlndan phe etmektedir722. Halbuki her iki mektupta da kelam teriminin kullanlmam olmas bunlara kelam metinler deildir diyebilmemiz iin yeterli gerekeler midir, ya da, bir eyin kelam olabilmesinin n koulu argmantasyon tarzn benimsemi ve kullanm olmas mdr? Ayrca, kelam metot olarak yalnzca cedel metodunu mu kullanmaktadr, yoksa bu, kelamn kulland metotlardan sadece bir tanesi midir?
721

Van Ess, "slm Kelamnn Balangc", s. 401; Hasan Basrnin Rislesi iin bkz., H. Ritter, Studien sur slmischen Frmmigkeit I: hasan al-Basr, Der slm 21, (1933) 1-83; J. Obermenn, Political theology in early slm: Hasan al-Basrs Treatise on Qadar, Journal of the American Oriental Society 55, (1935), 138-162. Van Ess, "slm Kelamnn Balangc", s. 402-403.

722

146

ncelikli olarak Kelam'n kendini nasl tanmladn ve hangi konular ele aldn tespit etmek bu tr sorularn zm iin bize yol gsterici olabilir. Zira, slm'a zg bir ilim olan Kelam'n kendini nasl tanmlad gz ard edilmi gibidir. Elbette, her trl inan problemine zm bulabilme gibi bir iddia ile yola kan Kelam ilmi, Kur'an'da tespit edilen inan esaslarna aykr olanlar reddedici bir nitelie sahiptir. Ancak onun, Kurandaki inan esaslarn izah ve ispat edici zellii daha nde gelmektedir723. Zira Kelamn teekklne katk salam en nemli unsur, Kur'an'daki metafizik meseleler zerinde dnmek ve onlar kavramak, Allah'n emir ve iradesiyle insann fiilleri arasndaki mnasebet gibi meselelere slm zmler bulmak olmutur724. Dolaysyla, Kelamda asl olan Kur'an nassdr. Buna gre, Kur'an balang olmak zere akl aratrmaya yer veren Kelam ilmi bir tr Kur'an Felsefesi halini almtr725 denilebilir. yleyse, kayna Kur'an olmak zere tedricen slm bnyesinde domu olan726 Kelam, slm'a zg bir ilimdir727 ve klasik kullanm itibariyle teolojiyi de iine alacak bir kapsama sahiptir. Zira teoloji, politik teoloji, tabii teoloji, doktrinel teoloji, vs gibi alt balklarla ifadelendirilmedii srece bu alanlar kapsamaz. Sadece Tanr doktrini ve Tanr'nn kurtarcl, kefret gibi Tanr doktriniyle ilgili konularla ilgilenir. Buna karn Kelam terimi, hibir balklandrmaya gerek duymadan btn bu alanlar iine alan bir kullanm geniliine sahiptir728. Denilebilir ki, Kelam, yeni bir slm ortaya koymak deil, Kur'an' temel alarak, doru bir din anlay gelitirmek ve rasyonel ilkeler balamnda slm' savunmak729 endiesinden domutur.

723

Kelam'n bu zellii konusuna ve gayesine gre yaplan tariflerinde de zellikle vurgulanmaktadr: "Kelam, kesin deliller getirerek ve pheleri gidererek din akideleri ispat etmeye daima kendisiyle g yetirilen bir ilimdir." (Crcn, Trift, s. 236.) "Kelam, Allahn zatndan, sfatlarndan mebde ve mead (balang ve sonu, yaratl ve ahiret) itibariyle yaratlmlarn hallerinden slm kanunu zere bahseden bir ilimdir. Crcn, erhul-Mevkf, s. 12. S. Pines, Felsefe, slm Tarihi, ev., ilhan Kutluer, s. 361. erafettin Glck, Kelam Tarihi, Kitap Dnyas Yay., stanbul, 200, s. 23. Glck, Kelam Tarihi, s. 27. Gardet, Din ve Kltr, s. 133. Dzgn, Allah, Tabiat, Tarih, s. 15. Altnta, slm Dncesinde levsel Akl, s. 13.

724 725 726 727 728 729

147

yleyse, Kelam'n eitli tariflerinden yola karak Kelam' btncl bir ekilde yle tanmlayabiliriz; "Kelam, nasslar hareket noktas yaparak, ortaya kan problemlere cevap bulma, slm itikadnn akl temellerini kurma, insanlar taklit dzeyinden tahkik dzeyine karma ve dardan gelen veya gelmesi muhtemel tehdit ve tehlikelere kar fikr savunma mekanizmas oluturma ameliyesidir."730 Nitekim Kelamclar, dorudan doruya din akideleri tekil eden hususlar bu ilmin temel konular (mesil ve maksd), bu konularn ele aln tarzn ise vesil olarak isimlendirmilerdir. tikada ilikin problemlerin neticesinde ortaya kan Kelam ilmi, slm dininin pratik deil nazar ynn ele aldndan meselelerin ou nazardir, yani akl ve tefekkre hitap edicidir. Bu zellii ile Kelamn temel konular daima ayn kalmakla birlikte, vesileler, yani konularn ele aln tarz, her asrda, o asrn yaygn kltr ve bilimsel geliimini dikkate alarak deiebilmektedir731. Bu da Kelam ilmini daima dinamik yapan bir unsur olarak gze arpmaktadr. "Bir anlamda, belirli ilkeler yardmyla, vahyedilmi mesajn farkl konularn aydnlatan, birbirine balayan ve aklayan sistematik bir bilim olarak tanmlanabilen teoloji, vahyi alglamann imknn elde etmeye alr."732 Kelam ilmi de Kur'an'daki ilkeleri alglama gayretlerinin bir sonucu olarak ortaya kmtr. Nitekim kutsal kitabn aktelliinden, insann psikolojik, entelektel, sosyal ve kltrel ihtiyalarn karlamas orannda bahsedilebilir733. Bu anlamda Kelam ya da Mslman Teolojisi Tanrsal mesajn aktel meselelere zm bulmak iin yorumlanmasdr denilebilir. "Tanrsal mesajn aktellii de, imann gerek mahiyetinin korunmas iin, tarihi artlara bal ve zorunsuz olanla, deimez ve zorunlu olann ayrlmasna baldr. Bu durum bizi, teolojik metin karsnda varolusal bir tavr taknmaya gtrmektedir. Varolusal szyle kastedilen, urada ve imdi yaayan insann iinde bulunduu biyo-psiko-sosyal artlarn btndr. Byle bir tavrn, Tanrsal st belirlemenin, tarih belirleme yardmyla insan hayatna
730

Cafer Karada, "Georges Anawati'nin Kelam lmine Bak Balkl Tebliin Mzakeresi", Oryantalizmi Yeniden Okumak; Bat'da slm almalar Sempozyumu, D..B.Y., Ankara, 2003, s. 446. zmirli, Yeni lm-i Kelam, s. 7. zcan, Teolojik Hermentik, s. 44. zcan, Teolojik Hermentik, s. 45.

731 732 733

148

katlmasnn en doru biimi olduunu kabul edebiliriz. Bu ise bizi teoloji ve kltrn birbirine bal olduu fikrine gtrecektir."734 Dolaysyla Kelam, ayn zamanda, fetihlerle birlikte coraf snrlarnn genilemesi ve kltrel, etnik farkllklarn artmas karsnda slm'a has deerlerin yeniden yorumlanmas ihtiyacn karlamann gerekliliine inanm insanlarn dncelerinin belli bir forma dklmesiyle ortaya km bir ilim daldr735. Nitekim, Mutezileyi harekete geiren ortak bir ruh vard; dini deerlerin savunulmasnda akln deerini kavram olmak, Allah fikrini her trl antropomorfizmden arndrma endiesi, Grek dncesinin batan kartclna ve zandkann saldrlarna kar slm itikadn savunma ve haklln gsterme736. Kelamn kaynan haric tesirlere balayan, tartlan konularn belirmesinde Hristiyan dnyasnda tartlan konularn etkisinden bahseden Hristiyan dnrler, bununla da kalmayp, Kelam'n yukarda bahsettiimiz argman yapsndan yola karak Mslmanlarn Kelam metodunu Hristiyan-Sryn kaynaklardan aldn iddia etmektedirler. Kelam'n kayna zerinde younlaan Cook, bu yndeki tezini desteklemek iin P. S. Brock tarafndan tahkik edilerek baslan bir grup Sryn metni kullnmaktadr. Hristiyan teolojisiyle ilgili olan bu metinler, bir mezhep mensubu tarafndan dier bir mezhebin grlerini rtmek gayesiyle yazlmtr737. Cook'a gre, Hasan b. Muhammed b. El-Hanefiyye'nin risaleleriyle738, sz konusu Sryn metinler arasnda yapsal bir benzerlik bulunmaktadr. Her ikisi de muhalifini zora sokacak faraz sorularla ie balamaktadr. Verilen cevap ne olursa olsun muhalif kaybetmektedir. Yine Hasan'n "Eer onlar derlerse kide ki" eklindeki ifadeleriyle Sryn metinlerdeki, "Eer biri sana sorarsade ki"

734 735 736 737 738

zcan, Teolojik Hermentik, s. 46. Karada, Bkllniye Gre Allah ve lem Tasavvuru, s. 65. Gardet, "Din ve Kltr", s. 134. Cook, "The Origines of Kalam", s. 35. Hasan b. Muhammed'in Kitb'l-rc adl risalesinin metin ve tercmesi iin bkz., Snmez Kutlu, "lk Mrc Metinler ve Kitb'l-rc", AFD, 37 (1998), s. 319-331; Snmez Kutlu, "lk Mrc Metinler: rc Kasidesi (I) ve rc Kasidesi (II)", AFD, 39 (1999), s. 239-252; Ayrca bkz., Aslan, Hasan b. Muhammed'in Cebir Rislesi, 41 vd.

149

eklindeki ifadeleri arasnda da bir benzerlik sz konusudur. Cook metinler arasndaki baz farkllklar kabul etmekle birlikte bunlarn stillerin aynliini etkileyecek cinsten olmadn sylemektedir739. Oysa ki, "Kur'an'n kelamclarn argmanlarn dilsel ve yapsal olarak nasl etkilemi olabilecei konusunda kk bir aratrma bu iddiann temelsiz olduunu gstermektedir. Zira, Hasan'n risalesinde kullanlan soru-cevap formuyla Kur'an'daki baz ayetler arasnda yakn benzerlikler sz konusudur. Bunun yannda, iki metin arasndaki stillerin yapsal adan ayn olmad Cook'un da kabul ettii bir gerektir. Yine, iki metin arasnda ierik anlamnda da bir farkllk vardr. Yani, her iki metnin de ilgilendii kelm problemler ayn deildir"740. Ayrca, "Mslmanlar Kur'an' dier kitaplardan daha ok okumaktaydlar ve Kur'an, onlarn dn ekillerini ve sylemlerinin yapsn etkilemekteydi. Vahyin anlalmas ve mdafaasn amalayan kelamclarn argmanlarn olutururken, gerek muhteva gerkese ekil asndan en ok etkilendikleri kaynan Kur'an olmas olduka doaldr."741 Hasan b. Hanefiyye'nin kulland soru-cevap formuyla Kur'an'daki baz ayetler arasnda benzerlikler olduunu syleyen H. Adanal'ya gre, aadaki ayetler soru-cevap formuna benzerlikleri asndan dikkate deerdir: "De ki: Allah size bir zarar gelmesini dilerse veya bir fayda elde etmenizi isterse kim Allah'n istedii eyi geri evirebilir."742 "De ki: Allah size bir zarar vermek isterse, sizi ondan kim koruyabilir; ya da size rahmet dilerse kim mni olabilir?..."743 "De ki: Allah' brakp taptklarnz onun verdii zarar nleyebilir mi? Yahut Allah bana rahmet dilerse onlar onun bu rahmetini engelleybilirler mi?..."744

739 740 741 742 743 744

Cook, "The Origines of Kalam", s. 38. Adanal, "Kelam: slm Toplumunun Rasyonelleme Sreci", s. 63. Adanal, "Kelam: slm Toplumunun Rasyonelleme Sreci", s. 64-65. 48.Feth/11. 33.Ahzab/17. 39.Zmer/38.

150

nsanlarn Allah'n iradesinin tersine davranamayacaklarna iaret eden yukardaki ayetler, ayrk artl nermeleri745 ieren sorular sormaktadr. yleyse, gerek Hasan b. Hanefiyye'nin gerekse soru-cevap formunu kullanan dier Mslman dnrlerin Sryan metinlerine mracaat gerekmemektedir746. Kur'an'n muhataplarna kar kulland dil ile kelamclarn kulland dilin ayn olduu iddiasnda deiliz. Ancak, Kur'an'n mnazara tarzn yanstan ayetler ile kelamn argman formlar arasnda benzerlik olduunu747, kelamclarn da, genelde teki din ve inanlarla, zelde de Hristiyanlarla, fikr mcadelede esnasnda sk sk kullandklar argmantasyon tarzn olutururken Kur'an'dan ilham alm olmalarnn, bu teknii haric kaynaklardan kopya ettikleri iddiasna gre daha makul olduunu sylemek istiyoruz. O halde, temel kaynaklar, tarihsel tecrbe, sosyo-kltrel ortam ve bilimsel birikime, karlalan farkl durumlara gre gelitirilen metotlar gz nnde bulundurulduunda, Kelamn oluum ve geliiminde Hristiyanln etkisinin Batl msteriklerin iddia ettii boyutlarda olmad grlecektir.

745

Mukaddem ile tli arasnda birbirini yok etme (nefyetme) suretiyle hkmolunan nermelere ayrk artl nermeler (el-kazyyet'-artyye) denr. Bu tip nermelerin olumlusunda, nermeyi meydana getiren iki tarafn ayrlmasnn vuku bulmas; olumsuzunda ise vuku bulmamasnda ile hkmolunur. Bu tr nermeler ise Arapada genelde "ya" "yahut" anlamna gelen "imm" edatyla ifade edilen hkmlerdir. brahim Emirolu, Klasik Mantk, Elis Yay., Ankara, 2004, s. 114. Adanal, "Kelam: slm Toplumunun Rasyonelleme Sreci", s. 63-64. Adanal, "Kelam: slm Toplumunun Rasyonelleme Sreci", s. 65.

746 747

151

III. BLM HIRSTYANLARLA TEOLOJK TARTIMALARIN SSTEMAT


1.TANRI'NIN MUTLAK BRL VE TESLS DOKTRN 1.1. Tanr'nn Mutlak Birliine Yaplan Vurgu Tanr, bata semav dinler olmak zere, hemen hemen btn dinlerin dnce merkezinde yer alan odak bir varlk veya insanlarn zihinlerinde din yaantlarnn ynn belirleyen en nemli kavramdr. Dolaysyla, inananlarn yaam tarz, dnya grleri, insana ve evrene baklar, hatta her trl alglamalar ve eylemleri ile Tanr tasavvurlar arasnda kopmaz, zorunlu bir ba vardr748. Tanr'nn varl slmiyet ve Hristiyanlk dinlerinin savunduu en temel ilkedir. Tanr inanc her iki dinin inan sisteminde imann ana konusudur ve dier tm esaslar da buna dayanr. Acaba, ayn trden paralellik, Tanr'nn birlii konusunda da mmkn mdr? Bilindii gibi her iki din de monoteist bir karakter tad iddiasndadr. Fakat bu dinlerden ilkinde tevhid ilkesine, ikincisinde ise teslis ilkesine vurgu vardr. Kavramlardaki bu farklla ramen, fonksiyonlar ve sfatlar arasndaki benzerliklerden hareketle, her iki din mensubunun da aslnda ayn Tanr'ya inandklarn sylemek ne kadar mmkndr? Fonksiyon ve sfatlardaki bu paralelliklere ramen, srf kutsal kitaplardaki baz ifadelere dayanarak ayn Tanr'ya ibadet edildiinin reddedilmesi, Opeloye'nin dedii gibi749, bir ironi midir? Eer bunda tuhaf karlanacak bir durum grmyorsak, davet ve misyon kavramlarn nereye yerletireceiz?

748 749

lhami Gler, Allah'n Ahlklii Sorunu, AOY, Ankara, 1998, s. 11. M. O. Opeloye, "Tanr'nn Birlii ve l-Birlik; Kitab- Mukaddes ve Kur'an- Kerim'deki Grlerin Analitik Bir Deerlendirmesi", ev., Alparslan Yalduz, UFD, C. XII, S. 2, 2003, s. 473.

Genelde teki dinler, zelde de Hristiyanlk, erken dnemin Mslman dnrleri tarafndan slam akidesi ile uyumayan ynleriyle ele alnmtr. Mslman dnrlerin, zellikle reddiye tr eserlerde, bu konuyu ele alrken Kur'an'n metodunu takip ettiklerini syleyebiliriz. Bu erevede, Hristiyanlarn inanlarnn yanl olduu Kur'an'n tezlerinden hareketle ispatlanmaya allmtr. Dolaysyla, yazarlarnn birikimine gre farkl ayrntlara sahip bulunsalar da, reddiyelerin olmaktayz
750

konularnn .

Kur'an'daki

genel

ereveyi

takip

ettiine

ahit

lk karlamalarnda Mslmanlarla Hristiyanlar muhataplarna genelde kutsal kitaplarndaki ifadelerle cevap vermeye ve onlar inan asndan snflandrmaya ve adlandrmaya tabi tutmulardr. Kur'an'a gre Allah'a ortak komak byk bir zulm olarak nitelendirilmekte751, Mesih Allah'n oludur diyen Hristiyanlar mrikler gurubuna dhil edilmektedir752. Hristiyanlar ise, tam tersine, Mesih'in Kur'an'da Allah'n kelimesi olarak tavsif edildiini, bu durumda onun Allah'tan ayrlamayaca ve Tanr olduunun kabul edilmesi gerektiini ileri srmekte, onun Tanr olduunu inkr eden Mslmanlar Tanr'y sakatlamakla sulamaktadrlar. Bunun sonucu olarak Yuhanna ed-Dmek, Mslmanlar iin Tanr'y sakatlayanlar (Mutilators of God)753 tabirini kullanmaktadr. Kur'an- Kerim'de bir yandan gerek Hristiyanlk hakknda verilen bilgiler, dier taraftan da mevcut Hristiyanlk iin getirilen tenkitler, ayn zamanda peygamber dneminde gelitirilen ilikiler yeni fethedilen blgelerde farkl din ve ekollerle fikr mcadelede Mslmanlar iin nemli bir rnek ve tecrbe oluturmutur. Ayn zamanda, slm'n olduka erken dnemlerinde ortaya kan, teki mezhebin grlerini olumsuzlamaya dayal olarak gelien slm ii reddiyeleme gelenei de tartma teknii konusunda farkl bir tecrbeyi oluturmutur.

750 751 752 753

Sinanolu, slm Kaynaklarnda Hristiyanlk, s. 115. 31.Lokman/13. 9.Tevbe/30-31. Damascus, Writings, s. 156.

153

H. III. asra gelindiinde bu birikim ve tecrbenin yannda Mslman dnrler, Hristiyan doktrinini bizzat kendi kaynaklarndan renme ve Hristiyan mntesipleriyle birebir temas imknna da kavumulard. Bunun yannda, Mslmanlarn tartma sanat ve polemik konusunda daha tecrbeli olan Hristiyanlardan baz argmantasyon tekniklerini rendikleri de iddia edilmektedir754. Btn bunlarn reddiye tr eserlere Hristiyanlarla fikr mcadele stratejisi olarak yansm olduunu gryoruz. Bu dnemin en nemli konulu Kelam eserleri olarak grdmz sz konusu reddiyelerde, ncelikle Hristiyanlarn teslis anlay ve teslisin unsurlar ele alnmtr. Bu dnemde, kutsal kitaplardan delil getirmenin yannda rasyonel tahlillerin de kullanld grlmektedir. Mslman dnrler Hristiyanlarn teslis doktrinini tevhid ilkesine uymayan ynlerini ortaya koymak suretiyle tartma konusu yapmlardr. Zira Kur'an asndan srarla zerinde durulan en nemli konu Allah'n Mutlak Birlii (tevhid) ilkesidir. Zaten, vahyin yenilenmesini gerektiren en nemli etken, daha nceki blmlerde belirttiimiz gibi, tevhid ilkesinden sapmak ve dini Allah'n dini olmaktan karmaktr. Kelam limleri Allah'n birlii konusunu genellikle iki adan

deerlendirmilerdir: Zt itibariyle bir ve tek olmas, sfatlar asndan yaratlmlara benzersizlii755. Kelamclarn bu kaygsn, zellikle H.III. asrda younlaan reddiye literatrnde de hissetmek mmkndr. Bu anlamda, teslis doktrininin eletirisini Allah'n zat ve sfat bakmndan bir tek olduunu ispatlama abas olarak deerlendirmek de mmkndr. Zira, teslisin eletirisi bir anlamda Tanr'nn Hristiyanlarn l Tanr anlayndaki gibi olmad, mutlak anlamda bir ve tek olduunu ispatlama abasdr. Ayn zamanda bu, Hz. sa'nn Hristiyanlarca tarih sre ierisinde dntrlen asl tabiatn yeniden ortaya karma abasdr. Ksacas bu abay, hem Tanr'nn hem de Hz. sa'nn ne olduunu Kur'an- Kerim'den ve ncil metinlerinden hareketle, buna ilaveten rasyonel tahlillerle belirleme gayreti olarak grebiliriz.
754 755

Wolfson, Kelm Felsefeleri, s. 245. Bekir Topalolu, "Allah" mad., DA, C. II, s. 480.

154

Kuranda, dinin temel ve deimez ilkesi olan tevhid, yani Allahn mutlak anlamda birliinden bahseden ayetler incelendiinde, hitabn Tanr tanmayanlardan ok, Tanr tanyp da onu anlama ve kavrama hususunda yanlan ve saptanlara ynelik olduu grlr. Kald ki, Kuranda Allahn varlndan daha ok insanln en ok yanld Allahn birlii ve onu dier btn yaratlmlardan tenzih eden sfatlar zerinde durulmaktadr. Dolaysyla, Allah vardr eklinde deil de Allahtan baka Tanr yoktur eklindeki tevhid kelimesi ile ondan baka Tanrlarn varl nefyedilmektedir. Burada la ve illa, kbalin dedii gibi, birbirlerinin tamamlayclar olan ve Allahtan baka her trl otoriteyi reddeden iki remiz olarak kabul edilebilir. Yani l ile sahte olan her eye bir isyan, bir bakaldr, ill ile de Allahn mutlak otoritesine balanma ifade edilmektedir756. Zira slm kelimesi, teslimiyetin yannda, paradoksal olarak, bakaldry da iermektedir. Bu direnme ve bakaldr, sahte olan her eyin saf d braklmasn hedefler757. slm kelimesinin ierdii teslimiyet, teslim olann niin ve kime teslim olduunu bilme uuruna vard teslimiyettir. te Allahn zaman zaman peygamberleri vastasyla mdahalesini, insann ftratna aykr ekillerde gelien din telakkilerinin ve ilh iradeyi saf d brakma teebbslerinin vahiy yoluyla dzeltilmesi, insanln tekrar ftratna uygun olan inana davet edilmesi eklinde anlayabiliriz. Zira Hz. Muhammed, kendisinin asla yoktan balayp yepyeni bir ey ortaya atan mucit olmadn, sadece esasen mevcut olan daha nce defalarca vahiy yoluyla bildirilen, fakat yine de insanlar tarafndan unutulan teblii, ilah gerei tekrar ele alp yeniletiren, tecdit eden bir mucit758 olduunu ifade eder. Dolaysyla, her vahiy yeniden hatrlatmay ya da bir yenilenmeyi ifade eder. Bu anlamda, peygamberlerin birbirini takip ettii sre, peygamberlerle yaplan tekrara dayal hatrlatmalar ve yenilikleri ifade eder. Burada yenilenme ile kastedilen dinin kendi kendini yenilemesi deil, daha ok esasa bulam olan yanllklarn ve sapmalarn temizlenmesidir. Bu faaliyette dini bakalatrma, dini din olmaktan
756 757 758

Muhammed kbal, Armaan- Hicaz, ev., Ali Nihat Tarlan, stanbul, 1968, s. 40. Dzgn, Din, Birey ve Toplum, s.100. Hamidullah, slm Peygamberi, II, s. 718; Nasr, slam: dealler ve Gerekler, s. 36.

155

karma sz konusu deildir759. Yine bu faaliyet, inanca ve inancn temel yapsna rengini veren en temel din ilke durumundaki tevhid ilkesinin yeniden inasdr760. Tevhid dini, btn peygamberleri kucaklayan, birini dierinden ayrmayan bir yol btnln ifade eder. "De ki, biz hak yol zere bulunan brahimin dinindeyiz. Biz Allaha ve bize indirilen Kurana, brahim, smail, shak, Yakup ve torunlarna indirilenlere, Musaya, saya verilenlere ve btn peygamberlere rableri tarafndan verilen kitaplara iman ettik. Onlarn hi birini birbirinden ayrt etmeyiz. Biz ancak Allaha boyun een mminleriz."761 Namazn oturu ksmnda brahim ve ailesini de dile getirmekte, bylece ibadette de tevhidin btnl ifade edilmektedir. Bylece slm, doru olan btn dinleri ve peygamberleri tasdik etmi ve onlar btnlk iinde ele alp kemale erdirmi, nceki dinlerin bozulmu taraflarn dzeltmitir. Kurann ncekilerin bozulmu taraflarn sylemesi de bu btnle iaret eder762. Din unsurlarn birbirleriyle olan ilikisini salayan ve anlaml bir btn oluturarak dinin sistemli bir yap arz etmesine imkn veren bu temel ilke, bata Allahn birlii olmak zere, dinlerin kken birlii, insanlarn ve insanln birlii, zerinde uzlalacak konularn birlii, insanlarn amas gereken konularn birlii gibi geni bir yelpazede kendini gstermektedir. Bu geni yelpaze slmn evrensellik ve son din olma iddiasnn temel dayanaklardr. Dolaysyla Allah'n dini anlaml bir btnlk ifade etmektedir. Fakat bu anlaml btnlk zaman zaman insanlar tarafndan tam olarak idrak edilememitir. Mesela, Yahudi ve Hristiyanlar peygamberlerin bir ksmna inanp, bir ksmn inkar etmilerdir763. Bylece onlar dini bir btnlk iinde anlamaya davet edilmektedir. Btn dinlerden stn klmak zere, peygamberini hidayet ve hak din ile gnderen odur. ahit olarak Allah yeter.764 mrikler istemese de dinini btn dinlere stn klmak zere peygamberini hidayet ve hak ile gnderen odur.765

759 760 761 762 763 764

Sezen, slm'n Sosyolojik Yorumu, s. 401. Dzgn, Kuranda Tevhid Felsefesi, s. 3. 2.Bakara/135-136. Sezen, slm'n Sosyolojik Yorumu, s. 142. Mturd, Te'vlt, II, s. 471. 48.Fetih/28.

156

Yanllklar, sapmalar, ilave ve karmalar slmda tevhid ilkesiyle giderilerek en olgun seviyede ifade edilmitir. Sapmalarn en uta olan irktir. Tevhid dini ftrdir, irk ise ftrata sonradan gelmi arz bir durumdur766 ve insan aklnn kabul edemeyecei bir irrasyonalitedir. Dolaysyla, Allahn dininin deiime uratlmas767, Allah hakknda yanlglar, Allah dnda bir varl ilahlatrma, ayrca, insan ftratna aykr davranlarn artmas zaman zaman vahyin yenilenmesini gerekli klmtr. Aslnda, vahyin her yenilenii Tanr adna hkm koymann kimsenin yetkisinde olmadn srarla vurgulamadan baka bir ey deildir. nk byle bir yetki kimseye verilmemitir. Sonu olarak slm, kendisinden nceki btn dinlerin hkmsz klarken, daha sonra ortaya kmas muhtemel btn din iddialarnn da geersiz olacan ilan etmitir. Bu noktada Kuran, en ok dinlerin Allah-insan ilikisindeki yanllklara iaret ettiini syleyebiliriz. Zira, yeni bir peygamberin geliini hazrlayan gelimeleri, tevhidin yerine irkin ikame edilmesi eklinde zetlemek mmkndr. Bu durumda, Allahn tarihin bir kesitine mdahalesi olarak grebileceimiz peygamber gndermesinin arkasndaki temel sebep olarak, tevhidi yeniden asl formuna kavuturma, bu asl formun tahrifiyle varlk tasavvurunda ortaya kan her trl tahribi de yeniden dzeltme olarak belirleyebiliriz768. Burada hedef, insann insan olarak, Tanrnn da Tanr olarak bilinmesini ve ona gre tavr alnmasn769 salamaktr. 1.2. Tanr'nn Mutlak Birlii Asndan Teslis ve Unsurlar Teslis ilkesine dayanan Hristiyanlk, Kur'an'n getirdii tevhid ilkesinden sonra l Tanr kavramn yorumlamak mecburiyetinde kalarak, n iinde veya n
765 766 767 768 769 770

arasnda

Tanr'nn

birliini

savunmaya

balad770.

Hristiyan

Tanr

61.Sf/9. Sezen, slm'n Sosyolojik Yorumu, s. 143. 22.Hc/74; Allah gerei gibi anamadlar. Dzgn, Kuranda Tevhid Felsefesi, s. 4. Atay, Kurann Reddettii Dinler, s. 39. Atay, slm'n nan Esaslar, s. 75.

157

tasavvurunun l-birlie doru gidiinde zellikle ilk reddiyelerin nemli bir etkisi olduunu syleyebiliriz. Bir anlamda Hristiyanlk monoteist bir inan sistemi ierisinde deerlendirilmesini slam'a borludur. Bu ayn zamanda rasyonellemesi iin de geerlidir. Btn Hristiyan ilahiyatlar Hristiyanln monoteist bir din olduu noktasnda birlemelerine ramen, Hristiyanlarn inan esaslarnn temelini oluturan teslis (trinity, leme, l-birlik)'in monoteizme uygun olup olmad konusunda farkl grlere sahiptirler. Kendilerini trinitarian olarak isimlendiren Hristiyan ilahiyatlar teslisin monoteizme aykr olmadn iddia edip bu kavram monoteist bir yaklam iinde yorumlamaya alrken771, anti-trinitarian ya da unitarianlar olarak isimlendirilen ilahiyatlar bu kavramn monoteizme aykr olduunu, dolaysyla da inan esas saylamayacan savunmaktadr772. Teslisi savunan Hristiyan ilahiyatlar, l-birlik kavramn Kitab- Mukaddes'in hibir yerinde ak bir ekilde gemese de, aadaki Kitab- Mukaddes metinlerine dayandrmaktadrlar773; " Balangta sz (kelm) var idi. Sz Tanr'yla birlikteydi ve sz Tanr'yd. Balangta o, Tanr'yla birlikteydi. Her ey onun araclyla var oldu, var olan hibir ey onsuz olmad."774

771

Catherine M. Lacguna, "Trinity", The Encyclopedia of Religion, ed. Mircea Eliade, Macmillan Publishing Company, New York, 1987, C. XV, s. 53-57; Teslis doktrininin anlamsz ya da tutarsz olmadn, teslisin aslnda l Tanr anlayn (tritheizm) deil l-birlii ifade ettiini ispat etme abalar iin ayrca kr., John Macnamara-Marie La Palme Reyes-Gonzalo E. Reyes, "Logic and the Trinity", Faith and Pholosophy, vol. 11, no. 1, January 1994, s. 3-18; C. Stephen Layman, "Tritheism and the Trinity", Faith and Pholosophy, vol. 5, No. 3, July 1988, s. 291- 298; Richard Swinburne, "Trinity; A Defense of the Doctrine of the Trinity", Philosophy of Religion, ed., Lane Crcig, Rutgers University Pres, New Jersey, 2002, ss. 556-567; Karl Rahner, "Trinity, Divine", Encyclopedia of Theology, ed., Karl Rahner, Crossroad, New York, 1986, ss. 1755-1771; Michel, Hristiyan Tanrbilimine Giri, s. 64-65; Carlos Madrigel, Hristiyanlarn l-Birlik (Tevhit'de Teslis) nanc Ne Demek?, Mjde Yaynclk, stanbul, 1995, s. 14-19, 49-58; Christian W. Trol, Mslmanlar Soruyor Hristiyanlar Yantlyor, ev., Robert Kaya, stanbul, t.y., s. 50-51. Unitarianlar, Hristiyanlkta Tanr'nn birliini srarla vurgulamakta ve teslisin monoteizme aykr olduunu iddia etmektedirler. Onlara gre, bir tabiatta ayr ahsn bulunmas mmkn deildir. Dolaysyla Tanr'nn birlii hem akl hem de Kutsal metinlere uygun bir ilkedir bkz., J. C. Godbey, "Unitarian Universalist Assocation", The Envyklopedia of Religion, ed. Mircea Eliade, Macmillan Publishing Company, New York, 1987, C. XV, s. 143-146. Michel, Hristiyan Tanrbilimine Giri, s. 64. Yuhanna: 1/1-3.

772

773 774

158

"Sz insan (beden) olup aramzda yaad. Biz de onun yceliini Baba'dan gelen ltuf ve gerekle dolu olan biricik olun yceliini grdk."775 "mdi siz gidip milletleri akirt edin. Onlar baba, oul ve kutsal ruh adna vaftiz edin."776 "Baba! Senin bende olduun ve benim sende olduum gibi onlar da biz de olsunlar. Dnya beni senin gnderdiine iman etsin"777 Hristiyan ilahiyatlar, yukardaki nakl delillerin yannda akl bir takm delilleri de kullanarak, Tanr denilen teslisin aslnda "bir" olduunu ispatlamaya gayret gsterirlerken, buna karn Mslman dnrler, teslisin Hristiyanlarn da kabul ettii Allah'n mutlak birlii anlayyla badamadn yine ncil metinleriyle ispatlamaya almlar, bu grlerini mantk delillerle destekleme yoluma gitmilerdir. ki tarafn sz konusu bu anlayn da yanstmas asndan Halife Mehdi ile Timothy arasndaki polemik nemlidir. Halifenin, teslis anlay ile Tanr'nn birliinin nasl uzlaabilecei, Tanr'nn nasl oul edinecei sorusuna Timothy, kral ve gne rnekleriyle cevap vermeye almaktadr778. Bu rneklemeler, teslisin ahslar arasndaki fark szde deil gerek olduu halde Tanr yine de birdir ve bu nedenle Tanr'nn birlii, kendi iinde ayrlmaz paralarn ayrmn mmkn klan izaf bir birliktir, iddiasnn aklanmasyla ilgilidir779. Buna karn btn bu alamalar Mslman polemikilerin, teslisin Tanr'nn mutlak birliini ifade ettii konusundaki phelerini giderecek aklkta deildir. Hristiyanlktan slam'a geen Ali b. Rabban et-Taber, slam'n tevhid inancn, Allah'n varl ve birlii ilkesini ortaya koyduktan sonra, Hristiyanlarn bylesi bir tevhid anlayndan uzak olduklarn, teslisi kabul etmek suretiyle ncillere dahi aykr bir inanca sahip olduklarn iddia etmitir. Hristiyanlarn,
775 776 777 778

Yuhanna: 1714. Matta: 28/19. Yuhanna: 17/21. Kelimesi ve ruhu kraldan ayrlamayaca iin, kelimesi ve ruhuyla kral deil bir kraldr. I ve ss gneten ayr olmamasna ramen gneten deil bir tek gneten bahsedilir; R. Caspar, "Les Versions", s. 125-126; kr., Madrigel, Hristiyanlarn l-Birlik (Tevhit'de Teslis) nanc Ne Demek?, s. 35-36 Wolfson, Kelm Felsefeleri, s. 245.

779

159

bylece Tanr'ya, hatta Baba, Oul, Ruhu'l-Kuds ve ezel insan olan Mesih olmak zere drde dahi kabilecek bir Tanr anlayna sahip olduklarn belirtmitir780. nceki dininin kutsal metinlerine son derece hakim olan Taber'ye gre, Hristiyanlarn Mesih'i bir kul, bir eli deil de ezel bir yaratc olarak grmeleri ncil'deki Mesih ile ilgili ifadelere uygun deildir. Zira ona gre, eb (baba) lafz bir ahsa doumla veya mecazen verilebilir. Bir kavmin eyhlerine ve atalarna eb ad verilebilir. Hz. Adem'e ebu'l-beer denilmesi kelimenin mecaz kullanmna rnek olarak gsterilebilir. bn (Oul) kelimesi de bir ahsa doumla, oul edinmekle veya mecazen terbiye etmek anlamnda verilebilir. Falan falan oul edindi demek, falan falan terbiye etti eklinde anlalabilir. Bu anlamda, Allah iin eb ve ibn kelimelerini gerek anlamlaryla kullanmak doru deildir781. Hristiyanlarn kullandklar gibi Allah gerek anlamda Baba olursa, ya ezel bir eyi dourmu olur ya da hdis olan bir eyi dourmu olur. Allah'n ezel bir ey dourduunu kabul edemeyiz. Bu muhaldir. nk ezel olan ey domu olamaz. Allah'n ezel olmayan bir ey dourduunu kabul edersek eb yani baba hdis olmu olur. Bu da znik'te kabul edilen Hristiyan Kredosundaki "gerek Allah'tan domutur, yaratlm deildir" szlerini iptal eder782. Dolaysyla, eb ve ibn kelimeleri Hristiyanlarn teslis anlayna kaynaklk tekil etmez. Taber'nin ncillerde geen eb ve ibn kelimelerini mecaz anlamda kullanldna dair grleri ayn dnemin reddiye yazarlarndan biri olan Kasm b. brahim tarafndan da dile getirilmekte ve ncil metinleriyle delillendirilmeye allmaktadr783. Taber, byle bir kabuln akla da aykr olduunu ise u ifadelerle dile getirmektedir; "Eer Mesih ezel ve yaratc bir Tanr ise, Hristiyanlarn Tanr'nn bir ksmn yaratc ve ezel, bir ksmn da l ve yaratlm kabul etmeleri gerekir. Zira, Mesih'in et ve kandan ibaret olduu Hristiyanlar tarafndan kabul edilmektedir. Bu noktadan hareketle, Mesih'i meydana getiren et ve kann da yaratc kabul edilmesi
780 781 782 783

Ali b. Rabbn et-Taber, er-Redd, s. 120-121. Ali b. Rabbn et-Taber, er Redd, s. 147. Ali b. Rabbn et-Taber, er-Redd, s. 147. Ksm b. brahim, Kitb'r-redd, s. 319.

160

gerekir. Bunlar da dnyadaki yiyecek ve ieceklerden olumaktadr. Bu durumda dnyadaki her eyin kendi kendini yaratt iddia edilmi olur ki, bu kabul edilemez."784 Chz da reddiyesinde, Hristiyanln zellikle Hz. sa'nn ulhiyeti anlayn anlamak iin insann btn akln kullanmasnn ve btn gcn sarf etmesinin bile yeterli olmayacan785 syleyerek teslis doktrininin tutarsz oluuna vurgu yapmaktadr. Taber ve Kasm b. brahim'in eb ve ibn kelimelerine verdikleri mecaz anlamlar da kabul etmeyen Chz, Allah'n ne doum yoluyla ne de mecaz olarak evlat edinme yoluyla baba olarak adlandrlamayacan, insana ait bu tabiatlar Allah'a isnad eden kimsenin Allah' tam olarak bilmediini ve onun ulhiyetini tam olarak tanmadn ifade etmektedir. Yine oul kelimesi iin Tevrat ve ncillerdeki ilgili metinlerin mecaz yorumlar da Chz tarafndan yetersiz grlr786. Chz'a gre, ne doum yoluyla ne de evlat edinme yoluyla Allah'n bir ocuu olabileceini kabul etmek, bunu mmkn grmek byk bir cehalet ve byk bir gnahtr. "ayet Allah'n Yakup'un babas olmas caiz olsayd, o takdirde Allah'n Yusuf'un dedesi olmas da mmkn olurdu. Allah'n nesebi gerektirmeyecek ve baz hallerde zorluk karmayacak, onun byklnden ve deerinden bir ey eksiltmeyecek ekilde baba ve dede olmas caiz olsayd onun amca ve daysnn da bulunmas caiz olurdu. ayet, merhamet, sevgi ve terbiye asndan Allah'a baba dememiz caiz olsayd byklk, stnlk ve liderlik asndan birinin Allah' karde olarak isimlendirmesi de mmkn olurdu ve isimlendiren kiinin ona bir arkada ve dost bulmas imkn dhilinde olurdu."787 Chz, "ayet Allah onu babasz yaratt iin "sa Allah'n oludur" denilirse, Hz. Adem ve Havva hem anasz hem de babasz yaratldklar iin buna daha ok layktr"788 diyerek bu konudaki itirazlarn srdrmektedir. Eer bu isimlendirme terbiye bakmndan ise, Allah, Hz. Musa'y, Hz. Davud'u ve btn peygamberleri

784 785 786 787 788

Ali b. Rabbn et-Taber, er-Redd, s. 124-125. Chz, el-Muhtr fi'r-Redd, s. 68. Chz, el-Muhtr fi'r-Redd, s. 32. Chz, el-Muhtr fi'r-Redd; s. 32. Chz, el-Muhtr fi'r-Redd, s. 82.

161

terbiye ettii gibi onu da terbiye etmitir. Dolaysyla, Chz'a gre, dierlerini bundan soyutlayp da sadece ona byle bir isim vermek doru deildir789. Hristiyan mezhebinin grlerini ayr ayr irdeleyen Ebu sa el-Varrak, teslis ve inkarnasyon retilerini rasyonel bir tahlile tabi tutar. Onun reddiyesi sadece Hristiyanln teslis ve inkarnasyon retilerini rasyonel adan deerlendirmesi ynnden dier reddiyelerden farkllamaktadr. Hristiyan mezhebi de teslisi oluturan asllarn Baba, Oul ve Ruh'tan meydana geldii konusunda hemfikirdir790. Yine bu asllarn cevheriyette bir, asllkta (uknumiyet) ise farkl olduklar, her birinin ayr bir cevheri olmasna karn onlar bir cevher-i mm'n meydana getirdii konusu da ittifak edilen bir konudur791. Ancak bu asllarn mahiyeti ve inkarnasyonun hangi yolla gerekletii bu mezhepler arasnda bir ihtilaf konusudur. Nesturi ve Yakubilere; ezeli olduunu iddia ettiiniz tek cevher hakknda ne dersiniz; o muhtelif midir yoksa deil midir? Sorusunu ynelten Varrak, hayr demeleri durumunda; asllarn muhtelif mi yoksa deil mi olduu sorusunu yneltir. Evet muhteliftir demeleri durumunda, ihtilaf ve ortada adet sorunu ki onlar adetle teslisi kastediyorlar- vardr. Bu defa da onlara yle denir: ayet cevherin uknumlarla ayn ey olduunu iddia ediyorsanz, bu sefer de muhtelif dediiniz eyin muhtelif olmadn iddia etmi oluyorsunuz. Bu da bir elikidir792. Asllar cevher oluta deil, ahs ve mahiyet asndan muhteliftir, demeleri sorunun zld anlamna gelmez. "Zira, o uknumlarn herhangi bir ynden "muhtelif" olduunu sylemek, ardndan cevherin tek olduunu ve muhtelif olmadn sylemek ve sonra da kalkp cevher" gerekte uknumlarn kendisidir

789

"Rabbhu" teriminin, beslemek, yedirmek, iirmek, rzklandrmak ve doyurmaktan baka bir anlam olmadn vurgulayan Chz, bunu Allah btn insanlar iin yapt halde siz niin Allah'n onlar yedirmesini, iirmesini terbiye olarak isimlendiriyorsunuz sorusunu yneltmektedir. Bkz., Chz, el-Muhtr fi'r-Redd, s. 83. Varrak, er-Redd ale't-Tesls, s., 66-67. Varrak, er-Redd ale't-Tesls, s. 74. Varrak, er-Redd ale't-Tesls, s. 76-77.

790 791 792

162

demek eliki deil de nedir? Siz muhtelifin muhtelif olmadn iddia etmediniz mi? Bu da bir elikidir."793 ayet denirse ki... o halde tarzndaki tahlil uzayp gitmekte ve Varrak Yakub ve Nesturlere u soruyu ynelterek keye sktrmak istemektedir; Sonra onlara unu sor; madem ki, iddianza gre uknumlar, ahslarda ve zelliklerde muhteliftirler, cevherde ise muhtelif deildirler; peki size gre zellikler cevher deil midir? derlerse ki evet bu sefer de onlara yle denir: Sizin muhteliftir dediiniz ey ayn zamanda muhtelif olmam oluyor. te bundan daha net bir eliki olamaz. Problem, ister ahslarda muhteliftir densin, isterse zelliklerde muhteliftir densin ayndr794. Melkitlerin teslis anlay da tutarl grlmez. Asllardan farkl olan cevher onlara muvafk m yoksa muhalif midir? Eer her ynden muvafk olduu kabul edilirse, asllardan farkl olan cevher bizatihi kendinde muhtelif hale gelmi olur. Bu da kendi grleriyle elimektedir. Cevherin baz ynlerden asllara muvafk olmas da bu elikiyi gidermemektedir795. Dier taraftan, cevherin asllardan farkl olmas durumunda cevherin fiillerinin asllarn fiillerinden farkl olmasn gerektirir. Bu durumda cevherle asllar arasnda irade birlii problemi gndeme gelir. Dolaysyla, g sahibi olduklar halde asllarn bir ey yapamamas, fiilin cevhere ait olmas durumunda da Mesih'in hibir eylemde bulunmamas gerekir. Bu ise onlarn Tanr anlayna uymamaktadr796. Sonu olarak, Ebu sa el-Varrak'a gre, Melkitlerin Teslis anlay, hem cevher ve asllarn mahiyeti itibariyle birbirleriyle ilikileri hem de ortaya koyduklar Tanr anlaynn mahlkata ynelik icraatlar asndan tutarszdr797. Hristiyan teslis doktrinini mnhasran rasyonel adan tenkit eden bir baka polemiki olarak Ya'kub b. shak el-Kind'yi de zikretmek gerekmektedir. Filozof

793 794 795 796 797

Varrak, er-Redd ale't-Tesls, s. 77. Varrak, er-Redd ale't-Tesls, s. 79. Varrak, er-Redd ale't-Tesls, s. 80-82. Varrak, er-Redd ale't-Tesls, s. 110-112. Sinanolu, slm Kaynaklarnda Hristiyanlk, s. 119.

163

Kind'nin reddiyesi daha sonra Hristiyan filozofu Yahya b. Adiy tarafndan eletirildii iin de ayrca bir neme sahiptir798. Teslis doktrini hakknda ksa bilgiler verdikten sonra Kind, Baba-OulRuhu'l-Kuds amalamaktadr arasnda
799

ak

bir

birlemenin

olduunu

ortaya

koymay

. Kind'ye gre, ezel uknumun (hypostas, asl) tek bir cevher

(ousia) olduu eklinde formle edilen Hristiyanlarn teslis inanc terkibi iermektedir. Mrekkep olan eyin ise ezel olamayacan iddia eden Kind, bu iddiasn ortaya koyduu delille ispatlamaya almaktadr800. Uknumlarla, onlarn ahslar ve bir cevherle her bir uknumun zelliiyle kendinde bulunduu ey kastedilmektedir. Bundan dolay, cevher mefhumu uknumlarn her birinde mevcuttur ve her birinde ayn anlama sahiptir; her bir uknumun onda ezel olan ve bir uknumu dierinden ayran bir zellii vardr. Bundan u sonu kar: Her bir uknum onlarn hepsi iin ortak olan bir cevher ile onlardan her birine zg bir zellikten mrekkeptir. Mrekkep olan her ey bir sebebin eseridir ve bir sebebin eseri olan ey asla ezel olamaz. Bundan da, ne Baba'nn, ne Oul'un ne de Kutsal Ruh'un ezel olmad sonucu kar. yleyse ezel olduu iddia edilen eyler gerekte ezel deildir; bu da ak bir elikidir801. Kind'nin anlay ile Hristiyanlarn teslis anlaynn ayn olmadn802 syleyen Yahya b. Adiy, bir anlamda muhatabnn Hristiyanl kendine gre yorumladn, objektif olamadn ima etmektedir. Yahya b. Adiy, "Hristiyanlara gre ahs biricik Cevher'in hususiyetleridir. Bunlar, biricik Cevher'e verilen bir takm sfatlardr. nk onlara gre Cevher'in iyilik, hikmet ve kudretten ibaret olduunu syleyerek; iyiliin, Hristiyanlarca 'Baba' diye adlandrldna, Hikmet'in 'Oul' diye belirtildiine, Kudretin ise 'Ruhu'l-Kuds' olarak isimlendirildiine iaret etmitir."803 diyerek Kind'ye itirazda bulunur.

798 799 800 801 802 803

Aydn, Reddiyeler, s. 133. Kind, er-Redd, s. 119. Wolfson, Kelm Felsefeleri, s. 246. Kind, er-Redd, s. 133; Wolfson, Kelm Felsefeleri, s. 247. Kind, er-Redd, s. 119. Kind, er-Redd, s. 119; Aydn, Reddiyeler, s. 134.

164

Kind, Porphyrius'un Isagoci'sindeki mantk nermelerdeki be kllnin saymna gnderme yaparak, teslis formln bir mantk nermesi haline getirmek suretiyle ikinci delilini ortaya koyar. Bu nermede, "tek cevher" ibaresi konu, " ezel uknum" yklemdir ve konu ile yklem "dir-dr" bayla birletirilmitir. Bu balamda u sorular gndeme gelmektedir: Konu cevhere yklem yaplan ezel uknum nedir? Onlar cins midirler, tr mdrler yoksa fasl mdrlar? Onlar terimin genel anlamnda m yoksa zel anlamnda m arazdrlar? Yani zellikler midirler? Bu sorulara, baz uknumlarn cins, bazlarnn fasl yahut tr ya da onlarn hepsinin bir trn fertleri olup olmad sorularn da ekleyen Kind, uknumlarn bunlardan herhangi biri olarak dnlemeyeceini syler. Eer uknumlar bunlardan biri olarak dnlrse ezel olduu varsaylan her bir uknumun czlerden yani bir konu ve yklemden meydana gelmi olmas gerekmektedir. Czlerden meydana gelen bir eyin ezel olduunu iddia etmek ise bir elikidir804. Kind, " birdir ve bir tr" eklindeki Hristiyan inancna Aristo'nun ayn terimi bir terimine aittir ve ayn ya tr bakmndan, ya cins bakmndan ya da say bakmndan kullanlr cmlelerine dayanarak itiraz eder. "Biz bir ve ayn dediimiz eye anlamda bir deriz. Ona ya say bakmndan (tek'e bir dendii gibi), ya da onlar ortak tre dahil olduklar iin (insan trne dahil olduklar iin Halid ve Zeyd'e bir dendii gibi) veyahut da onlar ortak cinse ait olduklar iin (canl cinsine dahil olduklar iin insan ve eee bir denmesi gibi) bir ve ayndr. Dolaysyla, teslis akidesi bir konu hakknda hem ' hem de bir'i tasdik etmek gibi ak bir imknszl iermektedir."805 Ksacas Kind'ye gre teslisi savunmak, mantk ve matematik asndan da mmkn deildir. Hristiyan filozofu Abdlmesih el-Kind ise, Allah'n mutlak manada bir olduu konusunda srarl olan Mslmanlarn bu grlerine, polemiklerde ska kullanldn sylediimiz soru-cevap formuyla ekillenen argmantasyon tarzn kullanarak itirazda bulunmaktadr.

804 805

Wolfson, Kelm Felsefeleri, s. 248. Prier, Pettits Tratis Apologtiques, s. 30-32; Wolfson, Kelm Felsefeleri, s. 249.

165

"Tanr'nn birliinden ya cins olarak ya tr olarak ya da sayca bahsedilebilir. Sen Tanr'nn cins olarak m, tr olarak m, yoksa say olarak m 'bir' olduunu sylyorsun?" Eer Tanr'nn cins olarak bir olduunu sylyorsan cinsler, snrsz sayda ve eitte trleri ierir. Bu durum ise Tanr'ya yakmaz. Tanr'nn tr olarak bir olduunu sylyorsan tr kategorisi de iinde fertler topluluunu barndrr. Bu da Tanr'ya yakmaz. Tanr'nn sayca bir olduunu sylediinde, ondan bir ey karabilir veya onun blnebilir olduunu kabul etmi olursun. nk bu durumda 'bir' sadece bir say paras olmaktadr"806 Grld gibi, hem Mslman filozof Kind, hem de Hristiyan filozof Abdlmesih el-Kind kart tarafn ilkelerinin tutarszln ispatlamak iin Aristo'nun ayn ilkelerini dayanak yapmaktadrlar. Muhatab olan Haim'ye verdii bu hayali argmanlar, dolaysyla da slm'n tevhid ilkesini bu ekilde iptal ettiini dnen Abdlmesih el-Kind, Tnr'nn birliine ynelen tm nermeleri tek tek inceleyerek iptal ederken gsterdii bu titizlii l-birlik doktrinini temellendirirken gstermez. O, l-birlik doktrinini ispatlamak iin argmanlar sralamak yerine meseleyi bir muamma olarak aklamay tercih eder. Kind, l-birlik paradoksunu mystery of three persons in the Godhood (ulhiyette ahsiyetin gizemi) eklinde ifade eder807. l-birlik doktrini bir sr ya da gizem olarak kabul edilince, Hristiyan polemikilerin sz konusu doktrini savunmak iin genelde, Kitab- Mukaddes'ten ilgili pasajlar hatrlatmak ve teslisle ilgili uzun uzadya aklamalar yapmak yoluna gitmek olmaktadr. Bu tarz dnemin ve daha sonraki dnemlerin hemen hemen btn Hristiyan polemikileri iin geerlidir. Ksacas, zellikle teslisin ikinci uknumu olan sa'nn insan klna girmi Tanr olarak ulhiyet kazanmasndan kaynaklanan teolojik, felsef ve mantksal
806 807

Tien, "The Apology of al-Kindi", s. 416-417. Tien, "The Apology of al-Kindi", s. 421.

166

problemler Hristiyan ilahiyatlar skntya sokmu grnmektedir. Hristiyan ilahiyatlara ait btn polemiklerde bu hissedilmektedir. Dahas, baz Hristiyan ilahiyatlarn da teslis doktrinine benzer eletiriler getirmesi bu konudaki Hristiyan ilahiyatlarn kafa karkln gstermesi asndan nemlidir. Teslis retisinin Bat dnyasnda genellikle yanl anlaldna dikkat eken Armstrong, "nsanlar ya ayr kiilik hayal ederler veya btn retiyi grmezden gelip Tanr'y Baba ile zdeletirir ve sa'y pek de ayn dzeyde olmayan Tanrsal bir dost yaparlar."808 der. Bu yzden de Mslman ve Yahudiler de bu retiyi kafa kartrc hatta zndklk olarak grmlerdir809. Ona gre, tesliste Baba btn varln Oul'a aktarm, bylece benliini yitirmi ve Sz Logos'un yani Oul'un olmutur. Sonu olarak, Baba'nn olaan anlamyla, bizim kimlik kavrammzla uyuan kimlii, ben'i yoktur810. Buna karn "Baba'nn genellikle Hristiyan amacnn hedefi olarak sunulmas sonucu Hristiyan yolculuu hibir yere, hibir yne ve hi kimseye varmayan bir ilerleme olarak ortaya kar."811 2. NKARNASYONUN'UN MKNI VE DEER nkarnasyon, ilh bir varln insan veya herhangi baka bir varlk eklinde tezahr etmesi anlamna gelir812. nkarnasyon, Hristiyanln temel inanlarndan birisisidir. Tanr'nn yaratlmam olan ezel mesajnn tenletii ve sa olarak insanlar arasnda yaad eklindeki Hristiyan inancn ifade eder813. sa'nn bu ekilde alglanmas, Hristiyanlk tarihinin olduka erken dnemlerinde, Hristiyanl Tanrl bir sisteme gtrecei eklinde itirazla karlanmtr. ranaeus (130-200), Tertullian (160-220), Origen (185-254), Diedorus (. 300?), Lucian (. 312) ve Arius (250-336) gibi Hristiyanlktaki ilk tevhidciler Allah'n birliinde srar ediyor, l Tanr'y reddediyor ve sa'dan bahsederken Oul

808 809 810 811 812 813

Armstrong, Tanr'nn Tarihi, s. 178. Armstrong, Tanr'nn Tarihi, s. 178. Armstrong, Tanr'nn Tarihi,s. 178. Armstrong, Tanr'nn Tarihi, s. 179. inasi Gndz, Din ve nan Szl, s. 193. Karl Rahner, "Incarnation" mad., Encyklopedia of Theology, ed., Karl Rahner, New York, 1986, s. 693.

167

terimini kullanmaktan kanyorlard814. Ataurrahim'e gre, Kuzey Afrika ve Bat Asya'da slam'n kolayca benimsenmesi ve hak din olarak kabul Allah'n birliini ve sa'nn saf retisini savunan Arius'un buralarda brakt etkinin neticesidir815. Arius'a gre Baba, Oul, Kutsal Ruh lemesi Yunandaki politeizmin baka bir biimidir. Halbuki eldeki ncillerin ak anlam Baba'y tek Tanr olarak bildirir. Sonradan yaratlan Oul yokken Baba vard. Baba yaratan, Oul ise yaratlandr. Dolaysyla, zleri ve mahiyetleri ayrdr. kisi ayn z ve mahiyette olamazlar. Aksi halde iki ayr Tanr kabul edilmi olur ki bu putperestliktir816. Fakat 325 znik Konsili, Arius'u aforoz ederek teslis ve sa'nn tabiat konusundaki srarlarn devam ettirmitir817. Arius'un btn itirazlarna ramen bu tarihte kilise sa'y resmen Tanr olarak kabul etmitir. Bundan nce o, Hristiyanlar tarafndan gerek bir Tanr olarak alglanmyordu818. ehristn, Mesih'in gerek kimliini arptarak onu ilh derecesine ykselten kiinin Pavlus olduu grndedir819. Bu tarih aslnda, yukarda da ifade edildii gibi, sa'nn Tanrsallatrlma srecinin balangc olarak alnabilir. sa'nn ulhiyeti ve Mesihlii zerine bina edilen geleneksel Hristiyanln sa anlay ile tarihsel sa'nn ok farkl karakterlere sahip olduklar, dn de bugn de baz Hristiyan ilahiyatlarn da dile getirdii bir konudur. Aratrmaclar, sa'nn kiiliinin ve basit retisinin kendisinden sonra eitli etkenlerle bozulduunu dile getirmekte ve bu noktada ilk isim olarak da Pavlus'un adn zikretmektedirler. Hristiyanlk olarak tandmz dini oluturan kiinin Pavlus olduu ne srlmekte, ayn zamanda Pavlus'un sa'nn retilerine

814 815 816

Ataurrahim, Bir slm Peygamberi Hz. sa, s. 87. Ataurrahim, Bir slm Peygamberi Hz. sa, s. 16. Armstrong, Tanrnn Tarihi, s. 153; Ataurrahim, Bir slm Peygamberi Hz. sa, s. 101; Atay, Kur'an'n Reddettii Dinler, s. 113. Rahner, "Incarnation", s. 693-694. Arthur Weigall, Pavlus Hristiyanlna Dair Bilimsel Bir Eletiri: Hristiyanlmzdaki Putperestlik, Ozan Yay., stanbul, 2002, s. 95. ehristn, el-Milel, II, s. 245.

817 818

819

168

ihanet ettii, onun basit retisini tahrif ettii ve paganist sr dinlerinin bir adaptasyonu olarak Hristiyanl oluturduu iddia edilmektedir820. Hristiyanlarn bu trden sa alglamalar ada Hristiyan ilahiyatlar tarafndan da pek ok teolojik problemi tad gerekesiyle itirazlara maruz kalmaktadr. Hick, Hristiyanlarn geleneksel inkarnasyon doktrini ile ilgili u probleme dikkat ekmektedir ki, bu problemler erken dnem Mslman polemikilerinin de tespitlerini iermektedir. Son dnemlerde yaplan aratrmalar, sa'nn bizzat kendisinin, "Tanr veya Kutsal Teslis'in ikinci ahs olan Tanr'nn Olu" olmadn, aksine "insanolu" olduunu rettiini ortaya koymutur821. sa'nn bizzat kendisinin Allah'n kulu ve peygamberi olduunu bildirdii Mslman polemikilerin de temel tezlerinden biridir. Bu tezlerin yine, Kur'an'dan ve ncillerden getirilen delillerle ispatlanmaya alldna ahit oluyoruz. Bu konuyu bir alt balkta rneklendirmeye alacaz. Tarih iindeki bir bireyin, nasl olup da ayn zamanda hem Tanr'nn onlarsz dnlemeyecei zt sfatlara, hem de insana ait niteliklere sahip olabilecei, yalnzca Mslman kelam asndan deil, ayn zamanda Hristiyan teolojisi asndan da izah olduka zor, hatta imkansz bir mesele gibi grnmektedir. Alglamalardaki farkllklardan dolay, daha lml bir yaklamla, meselenin zmnn Mslman kelam asndan imkansz, Hristiyan teolojisi asndan ise izah zor bir mesele olduunu syleyebiliriz. nkarnasyona ilikin ikinci temel problemi ifade eden ve insanlarn zihinlerini kurcalayan bu sorular Hristiyan yetkililerden hala cevap beklemektedir822. Tanr'y, kadir-i mutlak, her eyi bilen, her yerde hzr ve nzr, her eyin yaratcs, ezel ve ebed olarak kabul eden Hristiyanln, tarih bir ahsiyet olan sa'nn nasl hem ilah olarak sonsuz, hem insan olarak sonlu; ilah olarak her yerde, insan olarak belli bir yerde; ilh olarak her eyin yaratcs, insan olarak byle bir
820

Pavlus hakknda detayl bilgi iin bkz., Gndz, Pavlus Hristiyanln Mimar, AOY, Ankara, 2004. Weigall, Hristiyanlmzdaki Putperestlik, s. 96; Mahmut Aydn, sa Tanr m nsan m?, z Yay., stanbul, 2002, s. 117. Mahmut Aydn, sa Tanr m nsan m?, s. 117-118.

821

822

169

nitelikten yoksun; ilah olarak mutlak kudret sahibi, insan olarak gc snrl; ilah olarak her eyi bilen, insan olarak snrl bilgiye sahip; ilah olarak mkemmel, insan olarak yanlabilir niteliklere sahip olabilecei823 eklinde detaylandrlabilecek bu teolojik sorununun zm iin eitli formller gelitirse de bu konudaki kafa karklnn hala devam ettiini syleyebiliriz824. nc olarak, inkarnasyon doktrininin literal olarak anlalmas

Hristiyanlarn dier dinsel geleneklerle ve onlarn mensuplar ile olan ilikilerine tamir edilemez zararlar vermektedir825. 2.1. Hz. sa'nn nsan Oluunun Kantlar Sz konusu bu istisnalar hari tutulursa, Hz. sa, Mslmanlar ve Hristiyanlar tarafndan farkl ekillerde alglanan din bir figrdr. Hristiyanlarca teslisin ikinci uknumu, Allah'n olu (Son of God) olarak kabul edilen Hz. sa, Mslmanlar tarafndan insanolu (Son of Man) ve Allah'n insanlara gnderdii peygamberlerinden biri olarak kabul grmektedir. Hristiyanlkta sa, merkez bir neme sahiptir826. sa merkezli bir din olarak bilinen Hristiyanln inan, ibadet ve ahlak retilerinin tamam sa'nn kimlii ve kiilii etrafnda odaklanmaktadr827. Hatta denilebilir ki, Hristiyanlk, sa merkezli (Kristosentrik) bir dindir828 ve Hristiyan teolojisinde inkarnasyon (Tanr'nn kendini insan formunda, sa'da, gstermesi) ve Tanr'nn Olu iki anahtar kavram olarak belirmektedir829. sa'nn bu merkez konumu, Hristiyan teolojisinde, sa'y kendisine konu alarak onun ahsn ve yaptklarn aratran ilim daln Kristoloji (Christology),
823

Mahmut Aydn, sa Tanr m nsan m?, s. 118; sa'nn Tanrsallnn insanl ile nasl uyum salayabileceine ynelik olarak daha drt ve beinci yzyllarda, Apollinarius, Nestorius ve Euthykos gibi o dnemde sapklar olarak nitelendirilenlerin ilgin sorularndan biri de "Tanr nasl aresiz mzklayan bir bebek olabilmiti" eklindeydi. Bkz., Armstrong, Tanrnn Tarihi, s. 172. Armstong, Tanr'nn Tarihi, s. 158. Mahmut Aydn, sa Tanr m nsan m?, s. 118. Tmer-Kk, Dinler Tarihi, s. 232. Mehmet Katar, "Hristiyanlkta sa'nn Doumu le lgili Kutlamalarn Ortaya k", slmiyt, III (2000) S. 4, s. 115. Mahmut Aydn, "Yahudi Bir Peygamberden Gentile Tanr'ya: sa'nn Tanrsallatrlma Sreci", slmiyt, III (2000), S. 4, s. 47. John Hick, "Hristiyanlarn sa'y Alglama Biimi ve Bunun slm'n Anlayyla Karlatrlmas", ev., aban Ali Dzgn, slmiyt, III (2000), S. 4, s. 75.

824 825 826 827

828

829

170

ortaya karmtr830. Haddizatnda btn Hristiyan teolojisini Kristolji olarak adlandrmak mmkndr. Zira, dn de bugn de Hristiyan ilhiyatnn temel ilgi alan sa'nn ahs ve eylemleridir. Hristiyanln kendisini dnya dinleri arasnda, kurucusu Tanr olan tek din, bu sebeple de dier dinlerden stn bir din olarak kabul, dier dinlerle ilikilerinde de nemli bir belirleyen olmutur. Bunun doal sonucu olarak, Karl Barth'n ifadesiyle, sadece Hristiyanlk misyonerlik dini olma yetki ve sorumluluuna sahiptir anlay gelimitir831. Hristiyanlarn sa hakkndaki bu kabulleri Mslman polemikiler tarafndan, teslisin ikinci uknumu olan Oul'un Allah ile birlemesinin, inkarnasyonun, mmkn olamayaca eklinde kristolojik bir eletiriyle karlanmtr. Bir yandan Kur'an'n Hz. sa ile ilgili mesajn dile getirmek, dier taraftan da eletirilerindeki haklln ispatlamak amacyla sa'nn kulluu ve peygamberlii zerinde srarla duran Mslman polemikiler, delil olarak Hristiyanln kendi delil kaynaklarnn yannda akl istidlallere de bavurmaktadrlar. Kur'an'n, Hz. sa'nn kulluu ve peygamberlii gereini bizzat sa'nn azndan dile getirdii ifadeler832, Mslman polemikilerin Hristiyanlarn sa hakkndaki alglamalarn sorgulamalarna kaynaklk etmi gibi grnmektedir. Ayn zamanda bu ifadeler, Hristiyanlarn kendi kitaplarnda da sa'nn bir kul ve peygamber olduunu srarla vurgulad eklinde bir bilinci de oluturmutur. mer b. Abdlaziz, Bizans mparatoru III. Leon'a gnderdii mektubunda bu bilinci yanstmaktadr. O, muhatabndan, niin sa'nn beer olduuna dair kendi ifadesini kabul etmek yerine, peygamberlere gnderilen kitap ve mezmurlarda onun inkarnasyonunu gsteren deliller aramay tercih ettikleri sorusunu yantlamasn istemektedir833. Doal olarak, III. Leon bu soruya, sa'nn ahsiyeti ve inkarnasyonu ile ilgili bilgilerin Kutsal kitaplarnda kendilerinin inand dorultuda olduu
830 831 832 833

Aydn, "Yahudi Bir Peygamberden Gentile Tanr'ya ", s. 47. Hick, "Hristiyanlarn sa'y Alglama Biimi", s. 75. 3.l-i mrn/51; 5.Maide/116.; 19.Meryem/30. Jeffery, " Umar II and Leo III", s. 277.

171

eklinde cevap vermekte ve Mslmanlarn grlerini destekleyecek bir malumatn kutsal kitaplarnda bulunmadn sylemektedir834. Mevcut ncillerdeki sa'ya ilikin ifadelerin Kur'an'n ortaya koyduu sa anlayyla paralel olduunu ispatlamaya alan ilk polemikilerden biri olan Taber bu noktada da kendisinden sonra bu konuya ilgi duyanlara rehberlik etmitir. Taber, Hristiyanlarn sa'y teslisin bir unsuru kabul eden inanlarnn aksine, ncillerde sa'nn Allah'n kulu ve elisi olduunu aka ortaya koyan pek ok ifadenin bulunduunu iddia etmektedir. ncelikle o, sa'nn beer zelliklerini n plana karan, zaman ve mekanla irtibatn ortaya koyan ifadelerden yola karak itirazlarn dile getirmektedir. Matta ncilinin, "brahim olu, Davud olu sa Mesih'in nesebinin kitabdr"835 cmlesiyle baladn hatrlatan Taber, Allah'n ise, kadm ve dourulmayan bir varlk olduunu, dourulann sonradan yaratlm olduunu, Allah'n ise sonradan yaratlan deil btn varlklarn yaratcs olduunu belirtmektedir836. Yani sa, sonradan yaratlm olmas hasebiyle Tanr olamaz. Matta ncilinde sa'nn Kral Hirodes zamannda, Yahudiyye'ye bal Beytlehem'de doduunun837 ifade edilmesi onun sonradan yaratldn dile getirmekte; "ocuk byyor, kuvvetleniyor ve hikmetle doluyordu" ifadeleri yine onun normal bir insan gibi byme zellii gsterdiini tasvir etmekte; "Allahm! Allahm! Niin beni braktn"838 eklindeki feryad onun Allah'n yardmna muhta bir kul olduunu; gstermektedir. Ayrca, sa'nn "Zira a idim, bana yiyecek verdiniz, susamtm bana su verdiniz"839 eklindeki kendi szlerinin; "iddetli zdrap iinde kalan sa'nn hararetin tesiriyle topraa dklen ter damlalarnn kan damlalar gibi olduunu"840 anlatan ncil metninin sadece sa'nn insan oluunu dile getirdiini ifade etmektedir. ncillerde anlatlan, yemlikte yatan, kundaa sarlm bir ocuk841, krk
834 835 836 837 838 839 840 841

Jeffery, " Umar II and Leo III", s. 283. Matta: 1/1. Ali b. Rabbn et-Taber, er-Redd, s. 121. Matta: 2/1-2. Matta: 27/46; Markos: 15/34. Matta: 25/35. Luka: 22/44. Luka: 2/12.

172

gn krk gece oru tuttuktan sonra ackan842, havarilerinin kendisini uykusundan uyandrd sa843, yz yast zerinde uyuyan Mesih844 tam bir insandan baka bir ey deildir. Yine ncillerdeki anlatlara gre, sa, dn yemeine katlm845, havarilerin ayaklarn ykam846, merkebe binmi847 ve haa gerilmitir848. Dolaysyla, Taber'ye gre, bu ekilde zaman ve mekanla ilikisi olan sa'nn bir insan olduu ncillerin de ortaya koyduu bir gerektir849. Nihayet onun Vali Pilatus zamannda ldrld850 ifade edilmektedir ki, ldrlen varlk sonradan yaratlm bir varlktr ve Tanr olmas dnlemez. Hristiyan gemiinden kaynaklanan ncil metinlerine vukufiyeti851 sayesinde sa'nn bir beer olduunu bu ekilde ortaya koymakla yetinmeyen Taber, bu hususu akl delillerle de temellendirmeye almaktadr. Ona gre, eer Oul Hristiyanlarn inand gibi ezel ise dourulmu olmas dnlemez. Eer dourulmu ise ezel olamaz. nk ezellik vasf balangc ve sonu olmayana verilir. Hristiyanlar bu ekilde, bir anlamda, Tanr Babadr fakat dourucu deildir. Mesih Tanr'dr fakat Tanr Mesih deildir. Mesih gnderilmitir fakat kul deildir diyerek izah edilemez bir elikiye dmlerdir852. Doumundan lmne kadar, sa'nn ncillerde anlatlan hayat hikyesinin, onun bir insan olduunu ortaya koyduunu iddia eden ayn dnemin bir baka polemikisi de Kasm b. brahim'dir. sa'nn bir kul ve peygamber olduunu Kur'an'daki ilgili ayetlerle ortaya koyduktan853 sonra Kasm b. brahim, Taberi'nin daha nce kulland ncil metinlerine ilaveten bu konuda orijinal baka metinlere de

842 843 844 845 846 847 848 849 850 851 852 853

Matta: 4/2. Matta: 8/25. Markos: 4/38. Yuhann: 2/1-11. Yuhanna: 13/5-14. Matta: 21/7; Yuhanna: 12/14. Yuhanna: 19/25. Ali b. Rabbn et-Taber, er-Redd, s. 124-130. Bkz. Luka/23. Sinanolu, slm Kaynaklarnda Hristiyanlk, s. 143. Ali b. Rabbn et-Taber, er-Redd, s. 147-148. Kasm b. brahim, Mecmu'u Ktb ve'r-Resil, s. 390-402.

173

mracaat etmitir854. Mesela, "ona nsral denecektir"855 ifadesindeki nsral ifadesi insana ait bir sfattr. Bu konuda Chz, Hristiyanlarn kutsal kitab hakkndaki kukusundan dolay, hibir kitb delile bavurmakszn, akl delillerle sa'nn insaniyetini onda grlen insan zelliklerle ortaya koymaya alr. Hristiyan ilahiyat John Hick de sa'nn hibir zaman ilahlk iddiasnda bulunmadn856 syeleyerek, Kur'an'n ve polemikilerin bu yndeki sylemlerini dorulamaktadr. Ona gre, sa'nn tanrsallatrlmas kendisinden yzyllarca sonra ortaya km bir durumdur857. Hick de tpk Taber gibi, Tanr'nn olu nvannn biyolojik deil mecaz anlamda anlalmas gerektiini, bu nvanla "zel bir ii tamamlamak zere Tanr tarafndan gnderilen ve Tanr'yla arasnda zel bir iliki bulunan kii"858 kastedilmekte olduu kanaatindedir. Bu anlamda inkarnasyon ifadesi de lafz deil mecaz anlamda alglanmaldr859. 2.2.Hz. sa'nn Peygamberlii ve Mesaj Hz. sa'nn, Hristiyanlarn iddia ettii gibi teslisin bir unsursu deil de, bir beer olduu bu ekilde ortaya konulduktan sonra, onun bir peygamber olduu ve mesajnn dier peygamberlerle ayn ierie sahip olduu yine ayn yntemlerle ispatlanmaya allmaktadr. Yine Kur'an, Hz. sa'nn mslim olarak nitelendirilen peygamberlerden biri olduunu ak ve net bir ekilde ortaya koymaktadr. Kur'an'n Hz. sa hakkndaki bu telakkisinden hareketle Mslman polemikiler, onun Allah tarafndan gnderilen bir eli olduunu ispatlamak iin ncelikle yine ncillerdeki pasajlara mracaat etmilerdir. ncillerde Hz. sa'nn ak bir ekilde Allah tarafndan gnderilmi bir eli olduunun belirtildiini iddia eden Taber, pek ok ncil pasajn rnek olarak gstermektedir. Allah'n Hz. sa hakknda; "te benim setiim

854 855 856 857 858 859

Aydn, Reddiyeler, s. 127. Matta: 2/23. Hick, "Hristiyanlarn sa'y Alglama Biimi", s. 77. Hick, "Hristiyanlarn sa'y Alglama Biimi", s. 77. Hick, "Hristiyanlarn sa'y Alglama Biimi", s. 79. Hick, "Hristiyanlarn sa'y Alglama Biimi", s. 80.

174

kulum"860 demesi; Hz. sa'nn havarilerine "Sizi kabul eden beni kabul eder ve beni kabul eden beni gndereni kabul eder. Bir peygamberi peygamber olarak kabul eden, peygamber karln alacaktr"861 eklindeki hitab; Yuhanna ncilindeki; "Zira, Allah'n gnderdii kimse Allah'n szlerini syler"862; "Beni sevmeyen szlerimi tutmaz. ittiiniz sz benim deil, beni gnderen Babanndr."863; "Dnya bilsin ki, ben Babay severim. Baba bana nasl emir verdi ise yle yaparm."864 eklindeki cmleler onun seilmi ve gnderilmi bir eli olduuna delildir865. Hz. sa'nn peygamberliinin bizzat kendi azndan; "Bir peygamber kendi memleketinden ve evinden baka yerde itibarsz deildir"866 eklinde dile getirildiini iddia eden Taber'ye gre867, Hz. sa'nn gsterdii mucizeler onun ilahlnn deil, peygamberliinin delilleridir. Yine, Hz. Muhammed ile Hz. sa arasnda hibir fark yoktur. Her ikisi de Allah'n elisidir868. Mslmanlar, Kur'an'n tasvir ettii sa portresi ile Yeni Ahit'in sa portresi arasnda kesin farkllklar bulunduu grn paylarlar. Her eyden nce, Mslmanlar iin sa, kesinlikle Hristiyanla ait bir sa deil, aksine Mslman bir sa'dr. Baka bir ifade ile Hz. sa, Hz. Muhammed vastasyla "slamlatrlm" bir Hristiyan figr deil, aksine Hristiyanlar tarafndan zerine "Hristiyanlk maskesi" geirilmeye allan bir slm Peygamberidir869. 3.VAHY VE NBVVET GELENE AISINDAN NCL VE LAH MENE Dinin dejenerasyonu genelde iki ekilde meydana gelir. Biri ok eski dnemlerde tevhidin primitif insanlarca, Doudaki nesnelerle zdeletirilmesi
860 861 862 863 864 865 866 867 868 869

Matta: 12/18. Matta: 10/40-41. Yuhanna: 3/34. Yuhanna: 14/24. Yuhanna: 14/31. Ali b. Rabbn et-Taber, er-Redd, s. 122-125. Matta: 13/57. Ali b. Rabbn et-Taber, er-Redd, s. 144-145. Kate Zebiri, Muslims and Christans Face to Face, Oneworld Publications, Oxford, 1997, s. 63 Zebiri, Muslims and Christans Face to Face, s. 59.

175

sonucunda maksada dayal olmadan oluan kendiliinden dejenerasyondur. Bir dieri ise, kutsal kitaplarn yahut retilerin kastl veya maksatl ekilde deitirilmesini ieren sun' dejenerasyondur870. Yahudilik ve Hristiyanlktaki bozulma sreci, Kur'an'daki ilgili ayetler ve tarihsel sre gz nnde bulundurulursa, ikinci trden bir bozulma srecini ifade eder grnmektedir. Musaddk zelliiyle nceki vahiyleri reddetmeyen, bilakis onlar tasdik eden Kuran, bunun yannda, ierdii mesaj nceki vahiylere dorulattn da temel bir argman olarak ne srmektedir871. Bu yaklamyla, vahiy geleneinin bir devam ve son temsilcisi olduunu ve kendisince ilan edilen retilerin genelde bir hatrlatma ve uyarma olduunu bildiren Kuran, ayn zamanda kendinden nceki mesajlarn deitirildiini ve bozulduunu da iddia etmektedir. Yahudilerin, Allah'n kelamn tahrif ettiklerini872, kitab okurken dillerini eip bktklerini873 ve onu deitirdiklerini874 belirten Kur'an, Hristiyanlarn da, Kutsal kitaplarnda yer alan, Hz. Muhammed'in risaletinin gerekliine ehadet eden metinleri gizlediklerini875 sylemektedir. Yine, tevhid inancnn dndaki inan sistemlerinin Hristiyanlar arasnda yaygn oluu zmnen ncil'in tahrif edildiine bir iaret olarak kabul edilebilir876. Ayn ekilde Kur'an, bu vahyin insanlara iletilmesinde araclk eden peygamberin de kendisinden nceki peygamberler gibi bir peygamber olduunu, fakat onun zincirin son halkasn oluturduunu ve onunla ilgili bilgilerin nceki vahiylerde de belirtilmi olduunu vurgulamaktadr. Kur'an'n bu retisi nda Mslmanlar, Ehl-i Kitapla teolojik ilikilerinde, onlarn kutsal kitaplarn deitirdikleri, dolaysyla muharref bir dinin temsilcileri olduklar iddiasn dillendirmilerdir. Tahrife uram en nemli mesajlardan biri ise son peygamberin
870 871

Demirci, Dinlerin Dejenerasyonu, s. 77. Kur'an, inan ve ibadet esaslaryla ilgili konularn daha nceki topluluklara farz klndna dikkat ekmekte, yine belirli konularda, zellikle Ehl-i Kitab'a kar yrtlen polemiklerde, ellerindeki kitap ya da indirilen mesajn kendisinin doruluuna ahit gstermektedir. Kr., Gndz, Kuran Vahyi ve Dierleri", s. 20-21. 2.Bakara/75; 4.Nis/46; 5.Maide/13,14. 3.l-i mrn/78; 4.Nisa/46. 2.Bakara/59, 79; A'raf/162. 61.Sf/6. Aydn, Reddiyeler, s. 145-146.

872 873 874 875 876

176

geleceini haber veren (tebrat) bilgilerdir. Buna karn Yahudi ve Hristiyanlar Kur'an'n vahiy mahsul olmadn, Hz. Muhammed'in de peygamber olmadn, dolaysyla da slm Dini'nin heretik bir akm olduunu iddia edegelmilerdir. te hem bu iddialara cevap verebilmek, hem de Kur'an'n yukarda sz konusu edilen iddialarn delillendirmek asndan ele alnan bir konu olarak kutsal kitaplarn tahrifi, Mslman-Histiyan teolojik ilikilerinin nemli gndem maddelerinden birini oluturmutur. Her ne kadar, erken dnem polemikileri tahrif konusuna detayl bir ekilde deinmemi olsalar da, daha sonraki dnemlerde bu konunun Mslman dnrlerin en nemli gndem maddelerinden biri olduunu grmekteyiz. Tahrif meselesinin Mslman dnrlerin gndemini en ok megul eden konulardan birisi olmasnn sebebini ise aadaki cmleler ortaya koymaktadr: Tahrif edilen kutsal kitaplarca insan ftrat zerinde oluturulan tarihsel tortular veya sahte bilin, Tanrnn yeni bir vahyi araclyla ortadan kaldrlabilir, ftrat ve akl orijinal durumlarna geri getirilebilir. Bylece Mslman Kelamc iin tarihin gerisine gitme veya ncil ve Tevrat metinlerinin eletirisi, gerekte Kuran araclyla orijinal insan ftratn ortaya karmaya alma anlamna gelmektedir.877 Kutsal kitaplarn Ehl-i Kitap eliyle tahrifi meselesini slm'n vahiy anlay erevesinde ele alan Mslman polemikiler, ilh vahyin her trl tezat ve ihtilaftan uzak olaca grnden hareketle ncillerdeki tezatlar tahrifin en nemli delili olarak grmlerdir878. Fakat hemen belirtelim ki, nceki kutsal kitaplarn tahrif edildii konusunda gr birlii iinde olan Mslman polemikiler, Kitab- Mukaddes'in mevsukiyeti konusunda farkl tavrlar sergilemilerdir879. Baz polemikiler, ncil'in tahrif edildiini kabul etmelerine ramen, ondan kendi grlerini destekleyecek delilleri kullanmaktan geri durmazlarken, Kitab- Mukaddes'in zerindeki tahrifin mutlak olarak gerekletiini kabul eden baz

877 878 879

Tatar, Kelama Gre tekinin Durumu, s. 289. Aydn, Reddiyeler, s. 146. Aydn, Reddiyeler, s. 146.

177

polemikiler, slm'n lehinde olsa bile ondan deliller nakletmeyi uygun grmemilerdir. Kitab- Mukaddes'in tahrif edildiini kabul etmekle birlikte, kendi grn desteklemek iin ncil metinlerini delil gsterenlerin banda mhtedi Ali b. Rabbn et-Taber gelmektedir. Hristiyan Kitab- Mukaddes'inin tahrifi konusuna hi deinmeyen Taber, daha nce getii gibi, Hristiyan inancnn tutarszln ispatlamak iin pek ok ncil metnini kullanm, Hristiyan inancn destekler mahiyette grnen ncil metinlerinin ise mecazen tevile msait olduunu belirmitir880. Taber'nin bu tavr, onun, ncil'in yorumunda bozulma (tahrfu'l-mn) olduu ynnde kanaate sahip olduu izlenimini vermektedir. Nitekim Aasi, tahrif konusundaki bu tr yaklama sahip olan ilk polemik rneinin Taberi'nin ed-Din ve'd-Devle adl eseri olduunu belirtir881. kinci trden bir yaklama sahip olan Chz, Yahudi ve Hristiyanlarn kutsal kitaplarn Allah'n sz olarak deil, insan sz olarak dnd iin, ondan doru bir fikrin teyidi iin bile delil karmay uygun grmemitir882. ncil'in metnindeki bozulmadan (tahrfu'l-lafz) bahseden ilk polemiki883 olan Cahz, drt ncillerin tahrifiyle ilgili u deerlendirmeleri yapmaktadr: "Eer bu kitaplar, yalan iermeyecek kadar salam, herhangi bir noktay unutmamakta ok titiz, Tanr'nn dininde yanlmaktan yahut kendilerine gvenenleri yanl yola saptrmaktan uzaktr derlerse biz de deriz ki: ncil anlatlarndaki farkllklar, kitaplarnda bulunan retilerindeki tutarszlklar, Mesih'e ilikin bilgilerdeki uzlamazlklar, er' hkmlerdeki gr birlii eksiklii, bunlarn hepsi bu drt kitap hakkndaki grlerimizin doruluunun gstergesidir."884 Ayn dnemin bir baka polemikisi Varrak da ncil metinlerini grlerini delillendirmek iin kullanmamtr. Ancak, onun bu tavrnn Chz ile ayn gerekeye
880 881

Ali b. Rabbn et-Taber, er-Redd, s. 121. Gulam Haydar Aasi, slm'n Dier Dinlere Bak; bn Hazm'n Kitbu'l-Fasl fi'l-Milel ve'l-Ehv ve'n-Nihal Eseri zerine Bie nceleme, ev., brahim Hakan Karata, nsan Yay., stanbul, 2005, s. 65. Aydn, Reddiyeler, s. 147. Aasi, slm'n Dier Dinlere Bak, s. 64. Chz, el-Muhtr fi'r-Redd, s. 81.

882 883 884

178

dayandn sylemek iin yeterli kanta sahip deiliz. Varrak, tahrif konusuna hi deinmemitir. Onun reddiyesi, daha nce de belirttiimiz gibi, sadece Hristiyanln teslis ve inkarnasyon retilerinin rasyonel tahlili ile snrldr. Grld gibi, bu dnemde tahrif gibi ok nemli bir polemik konusu zerinde tafsilatl bir ekilde durulmu deildir. altmz dneme ait dnrlerin tahrif problemine yaklamlar konusunda son olarak unlar sylenebilir. Bir taraftan Hristiyan kutsal metinlerini muharref kabul edip, dier taraftan kendi grn dorular nitelikteki ncil metinlerini ispat arac olarak kullanmak aslnda ciddi bir sorun ve eliki gibi grnmektedir. Chz bu tr bir elikiye dme korkusuyla ncil metinlerini delil olarak kullanmamtr. Biz Chz'n yaklamnn daha doru olduu kanaatindeyiz. Muharref kabul etmekle birlikte ncil metinlerini delil olarak kullanmak, Aydn'n da dedii gibi, Hristiyanlarn kutsal kabul ettikleri metinlerden kendilerine ynelik staretejik bir mnakaa ve mcadele ekli885 olarak grlebilir. Fakat, mesele bu ekilde yorumlansa bile, tutarsz davranma sulamalarn bertaraf etmeyecektir kanaatindeyiz. Nitekim, bylesine bir tavr, yine polemiklerin slbuyla dile getirilecek olursa, yle bir itirazla karlaabilir: Hristiyanlarn kutsal kabul ettikleri metinleri siz de kutsal olarak kabul ediyor musunuz? ayet bu sorunun cevab evet ise niin onlara muharref diyorsunuz? Cevap hayr ise, niin onlar kendi iddianz desteklemek iin delil olarak kullanyorsunuz? Grld gibi cevap ne olursa olsun tutarszlk giderilememektedir. "lh vahyin bir ksm tahrif, tayir ya da tebdil edilmitir, bir ksm ise korunmutur" eklindeki muhtemel cevaplar da tatmin edici grnmemektedir. Belki, tahrif konusundaki bylesine bir yaklam, srf kutsal kitaplarndaki elikileri gndeme getirerek, Hristiyanlarn inan sisteminin rasyonel temele dayanmad tezini delillendirmeyi ama edinmi olabilir. Chz gibi, kendi grnn doruluunu teyit iin bile olsa ncil metinlerinden delil karmay kabul etmeyen bir baka polemiki de, daha sonraki dnemin nl polemikisi bn Hazm'dr. Mslman alimler iinde Kitab- Mukaddes'in tahrife uradn eitli ekillerde ispatlamaya alanlar olduysa da bunu sistematik bir ekilde ele alan bn Hazm (384/994-456/1064) olmutur886. Bu

885 886

Aydn, Reddiyeler, s. 147. Aydn, Reddiyeler, s. 148.

179

bakmdan bn Hazm'n tahrif konusuna bak asna ksaca deinmenin faydal olacan dnmekteyiz. bn Hazm, Hristiyan kutsal kitabnn tahrif edildiini srarla vurgulamakta ve kutsal kitabn otoritesni kabul etmemektedir. Tahrif konusundaki tahlillerine Tevrat ve ncil'e ilave edilen mektuplar da dahil eden bn Hazm, eserinin nemli bir blmn bu konu zerine ayrmtr. nciller hakknda genel bilgiler veren bn Hazm, daha sonra ncillerin ve dier kitaplarn Allah'tan ve Mesih'ten gelmemi olduunu belirtmektedir887. Hz. sa'dan itibaren Hristiyanlarn devaml takip ve zulm altnda kaldklarna ve bu durumun yz yl devam ettiine dikkat eken bn Hazm, bu mddet zarfnda Allah'tan nazil olan ncil'in kaybolduunu iddia etmektedir888. Ona gre, Hristiyanlar da ncillerin drt ayr kii tarafndan ayr ayr zamanlarda yazldn kabul etmektedirler. Kayna vahiy olan habelerin tezat tekil etmeyecei ilkesinden hareketle yer yer ncillerdeki ifadeler arasnda karlatrmalar yapan bn Hazm, yer yer de ncil metinleriyle Tevrat arasnda karlatrmalar yapmaktadr. Mesela, Matta ncilinde, "Yahuda, Perets'in babas idi, Perets Hetsron'un babasyd"889 denirken; Tavrat'ta, "Yahuda olu Zerah"890 denilmektedir. Bu iki haberden birinin yalan olmas gerektiini belirten bn Hazm, "Halbuki peygamberler yalandan mnezzehtir"891 demektedir. bn Hazm, Tevrat ve nciller arasndaki birbirini yalanlayan pek ok haberin bulunduunu belirtmekte ve bu tezatlara detayl bir ekilde rneklendirmektedir. ncillerdeki tenakuzlar belirtmek iin de pek ok rnek gsteren bn Hazm'n, bazen de zorlama yorumlamalara gittii grlmektedir. Mesela o, Matta'da sa'nn eee bindiinden bahsedilirken, Markos'un spaya bindiinin sylendiine

887

Ebu Muhammed Ali b. Ahmed bn Hazm, Kitbu'l-Fasl fi'l-Milel ve'l-Ehvi ve'n-Nihal, Beyrut, 1975, s. II, s. 2. bn Hazm, el-Fasl, II, s. 5. Matta: 1/3. Yeu: 7/1. bn Hazm, el-Fasl, II, s. 11.

888 889 890 891

180

dikkat ekmektedir892. Halbuki bu, tenakuzlar ispatlayacak bir karlatrma olarak grlmemelidir. Zira, sa eee binmitir demekle, spaya binmitir demek nemsiz bir ayrnt gibi grnmektedir. Yine, Matta, Luka ve Yuhanna'da, sa'nn Petrus'a; "Bu gece horoz tmeden nce, sen beni kere inkr edeceksin" dediini, buna karn ayn haberin Markos'ta, "Bugn, hatta bu gece, horoz iki kere tmeden nce sen beni kere inkr edeceksin" eklinde yer aldn belirtmekte ve bu farkllktan hareketle ya sa'nn yalan syledii ya da ncil yazarlarnn yalan syledii ihtimaline vurgu yapmaktadr893. Halbuki, horoz tmeden nce demek ile horoz iki kere tmeden nce demek arasndaki nemsiz ayrnt, ncillerdeki tenakuzlarn ispat iin kullanalabilecek bir kant gibi grnmemektedir. bn Hazm'n bu tavr inand, Aydn'n da dedii gibi, zhir inan sisteminin tesirinin sonucu olarak grlebilir894. bn Hazm'n bu tavrn anlamak asndan bir baka hususa da deinmek yerinde olacaktr. Mslmanlar Kur'an'n bir tek kelimesinin, hatta harfinin bile hibir deiiklie uramadan, Allah'tan vahiy olduu ekliyle korunduuna inanr. Dolaysyla, Mslman zihni vahiy mahsul olan kitabn bir tek harfinin bile deimesini kabul edemez. Bu hsusu gz nnde bulundurulduunda, bn Hazm'n neden yukardaki rnekleri Hristiyan kutsal kitabndaki elikileri ispatlamak iin delil olarak kulland daha iyi anlalm olur. bn Hazm, Hristiyan kutsal kitabnn tahrif edilmi olduunu kutsal kitaptan pek ok rnekle kantlamaya altktan sonra, tahrif balamnda farkl bir boyuta da dikkat ekmektedir. Mslman dnrlerin Hristiyan kutsal kitaplarnn tahrif edildii ynndeki iddialarna kar, kutsal kitaplarnn tahrif edilmediini ispatlamak iin Hristiyanlar, Kur'an'dan deliller getirmek yoluna gitmilerdir895. Hristiyanlar, bu balamda, "De ki: Ey Ehl-i Kitap! Siz Tevrat', ncil'i ve rabbinizden size indirileni uygulamadka bir esas zerinde deilsiniz"896 ayetini tahrif ve tebdilin vuku bulmad ynndeki iddialarn desteklemek iin kullanmlardr. bn Hazm'a gre ise bu ayet onlarn bu yndeki iddialarn
892 893 894 895

bn Hazm, el-Fasl, II, s. 40. bn Hazm, el-Fasl, II, s. 48. Aydn, Reddiyeler, s. 148. Bu iddialar hakknda geni bilgi iin bkz., Ramazan Bier, slm Kelmclarna Gre ncil, Gelenek Yay., stanbul, 2004, s. 129-136. 5.Maide/68.

896

181

kantlayacak nitelikte deildir. Zira bn Hazm, ayetin, asl Tevrat ve ncil'de olan baz bilgiler yerinde bulunmadndan asla uygulanamayacandan, bu hkmn ancak Hz. Muhammed'in getirdiklerine uymasyla yerine getirilmesi gerektii eklinde yorumlanmasnn daha doru olacan dnmektedir. bn Hazm, "Gerekten Tevrat' biz indirdik, onda hidayet ve nur vardr."897 eklindeki ayetin mevcut Tevrat ve ncil'i onaylad grn kabul etmez. Ona gre, ayetin zhir anlam haktr. Fakat bu hkm, tahriften nceki dneme ait bir hkmdr ve tahriften sonra bu hkm geersiz olmaktadr. Ayn ekilde, "Sana da kendinden nceki kitab dorulayc ve onu kollayp koruyucu olarak bu kitab gerekle indirdik. Artk onlarn aralarnda Allah'n indirdiiyle hkmet ve sana gelen gerekten ayrlp onlarn hevalarna uyma"898 ayetini u ekilde yorumlamaktadr: "Buna gre, ncil inananlarna onun iindeki bilgilerle hkmet anlay zhiren dorudur. Zira onda, Hz. Peygamber'e iman edilmesi, onun dinine balanlmas bulunmaktadr. nk, Allah'n hkmettiiyle hkmetmek ancak Kur'an ile olur." bn Hazm'a gre, "yannzdakini dorulayc"899 ifadesi ile ncil ve Tevratta bulunan baz ayetler kastedilmektedir. Ona gre burada bir tahsis sz konusudur. Zira, ierisinde batl, yanl ifadelerin de bulunduu bir kitabn tamamen kastedilmesi mmkn deildir900. Tahrif konusunda detayl bir inceleme de Cveyn (478/1085) tarafndan yaplmtr. Bu konuda bn Hazm'n tesirinde kald901 hissedilen Cveyn, Yahudi ve Hristiyan kutsal kitaplarnn tahrif edildiini ispatlamak iin ilk olarak ncillerin tarih seyrini gndeme getirmitir. Ona gre, nciller sa'dan ok sonra yazlmtr. Matta, ncil'i, sa'nn ge ykselmesinden dokuz yl, Markos on iki yl, Yuhanna otuz yl, Luka'da 22 yl sonra

897 898 899 900

5.Maide/44. 5.Maide/48. 4.Nisa/47. bn Hazm, el-Fasl, II, s. 75-80; bn Hazm'n tahrif konusundaki grleri hakknda detayl bilgi iin bkz., Aasi, slm'n Dier Dinlere Bak, s. 145 vd; Aydn, Reddiyeler, 148-154; Bier, slm Kelamclarna gre ncil, s. 98-100. Aydn, Reddiyeler, s. 154.

901

182

kaleme almtr902. Hz. sa ile ncillerin yazlma tarihleri arasnda bu tarihsel boluu hatrlattktan sonra. Cveyn, bu durumun, Hristiyanlarn ncil'in sa'ya indii ekilde yazldn ispatlama imknn ortadan kaldrdn sylemektedir903. Cveyn'ye gre, ncil sahiplerinin naklettiklerini itina ile koruyamam olmalar tahrifin imknna iaret etmektedir. nk nciller, bu tarihsel bolua ilaveten, tahrife ve unutulmaya msait zamanlarda, acelece ve dikkatsiz bir ekilde kaleme alnmlardr904. ncillerin tahrif edilmi olduunu ispatlamak iin Cveyn'nin kulland ikinci yntem, ncillerdeki birbirlerini yalanlayan ifadeleri gzler nne sermek olmutur. Cveyn bu konuda bn Hazm'n gndeme getirdii elikileri hatrlatmakla birlikte, sa'nn eceresiyle ilgili tezatlar zerinde younlamaktadr905. slm, kutsal metinlerin Hz. saya gelen vahyin eksiksiz belgeleri olduu yolundaki Hristiyan iddiasn reddeder. Bununla beraber, dier tenkitlerde olduu gibi bu hususta da slm yalnz deildir. Pek ok Kitab- mukaddes limi ve ilahiyat da ayn eyi sylemitir. Hatta apostolik babalar ve znikte bulunan, znik kart ve sonras dnemine mensup daha pek oklarnca yaklak ayn grler ne srlmtr906. Mesela, M.S. II asrda yaam olan Celcus, o srada Hristiyanlarn elinde bulunan ncillerde pek ok farkllklarn ve elikilerin varlna dikkat ekmitir907. yleyse, semav kitaplara, yani Kitab- Mukaddes'te yer alan kitaplara tahrifat isnadnn ilk kez Kur'an tarafndan yapld908 iddias anlamsz kalmaktadr. Gerek slm'n zuhrundan nceki Hristiyan ilahiyatlarn, gerekse Mslman ilahiyatlarn Hristiyan kutsal kitabndaki elikilere dikkat ekmeleri,
902

Nitekim, Hristiyan kaynaklar da ncillerin Hz. sa'nn ge ykseltilmesinden ok sonra yazldn kabul etmektedirler. Hatta ncil zerinde yaplan modern almalar ncillerin M. 70 ile 110 yllar arasnda kaleme alndn ispatlamaktadr. Bu tarihler Cveyn'nin ncillerin yazlma tarihi olarak belirledii tarihlerden daha sonradr. Kr., Bucaille, Tevrat, nciller ve Kur'an, s. 100101. Abdlmelik b. Abdullah el-Cveyn, ifu'l-all f Beyn m vakaa fi't-Tevrat ve'l-ncil mine'tTebdl, Beyrut, 1968, s. 59. Cveyn, ifu'l-alil, s. 59. Cveyn, ifu'l-alil, s. 61-83. Abdrrauf, slm Asndan Musevilik ve Hristiyanlk, s. 60. Kuzgun, Drt ncil, s. 83-84. Goldziher, "Ehl-i Kitab'a Kar slm Polemii", s. 154.

903

904 905 906 907 908

183

daha sonra, Bat dnyasnn da ilgisini ekmi, bu yndeki iddialar onlar kutsal kitap eletiriciliine yneltmitir. 1600'l yallarda balayp, gnmze kadar gelen ve Bat dnyasnda bir akm halini alan tenkidilik, kutsal kitaplarn tarihsel balamda eletirisine ynelmitir. Roma Kilisesine kar, bu yzyldan itibaren ortaya kan bakaldrma hareketi ile beraber, hem Yeni Ahit hem de Eski Ahit zerinde cidd tartmalar balatmtr. Bu ie nclk edenlerden biri olan Martin Luther (14891546) hem Yeni Ahit hem de Eski Ahit zerinde cesurca tenkitler yapmtr. Kutsal kitap eletiricilii, bilimsel olarak kutsal metinlerde meydana gelen deiiklikleri tespit ederek, kutsal kitaplarn edeb ve tarih konumunu incelemeye ynelmitir909. Bu bak alarn ortaya koyduktan sonra, bu meseleyle ilgili olarak nemle zerinde durulmas gereken bir konuya deinmek gerekmektedir. Daha nce de belirttiimiz gibi, Kur'an, kendisini nceki vahiylere dorulatmakla birlikte, nceki kitabn ya da ilh mesajn deitirildiine, bozulduuna dikkat ekmektedir. Bu tahrif kimi evrelerce geleneksel olarak, Yahudi ve Hristiyanlarn u an ellerinde bulunan kitaplarn tahrif edilmesi eklinde anlalmaktadr. Oysa, Gndz'e gre, burada ciddi bir hata yaplmaktadr. Sz konusu bu metinlerin tarihsel adan Musa ve sa'ya aidiyetleri kesin deildir. Bu metinler, tarihsel sre ierisinde, sonradan Musa'ya ve sa'ya atfedilen tarihsel olaylarla baz sz ve deyilerin derlenmesinden oluan kitaplardr. Bu metinlerin bir ksmnn yazarlar bilinmekte, bir ksm ise anonim derlemeler gibi grnmektedir. Bir baka ifadeyle, aslnda Tevrat ve ncil diye iki kapak arasnda toplanan bir metin olup da sonradan bu metnin ekleme ya da karmalarla deitirilmesi sz konusu deildir. Bu durumda Kur'an'n dikkat ektii tahrif, mesajda ya da ilh retide tahriftir. "Kur'an, belli peygamberlere iletilen mesajlar iin baz isimler kullanmtr. rnein, sa'ya ncil'in, Davud'a Zebur'un ve baz peygamberlere sahifelerin verildiinden bahsedilir. Yine srailoullarna gnderilen peygamberlerin de onlara Tevrat'la (reti, yasa) hkmetmi olduklar vurgulanr. Ancak, Kur'an'da, bunlarn iki kapak arasnda toplanm olan metinler olduu tarznda bir ifade yer almaz. Dolaysyla bu mesajlar, Eski Ahit ve Yeni Ahit'teki bir takm yazl metinlerle ayn

909

Bat Dnyasndaki eletirel kutsal kitap aratrmalar hakknda geni bilgi iin bkz., Kuzgun, Drt ncil, 97-116; Bier, slm Kelamclarna Gre ncil, s. 137-146.

184

grmek ya da Kur'an'da sz edilen bu mesajlarn Ehl-i Kitab'n sahiplendii metinlerin asl, esas olduunu varsaymak doru deildir."910 slmiyetin vahiy ve kutsal kitap anlay ile Hristiyanln vahiy ve kutsal kitap anlay bu deerlendirmeleri hakl karyor grnmektedir. Fakat, asrlardr bunun tersi bir anlay hkim olmutur ki, bu anlay ciddi tehlikeleri bnyesinde barndrmaktadr. ncelikle Kur'an- Kerim ile Yahudi ve Hristiyanlarn kutsal kabul ettikleri kitaplarn stats eitlenmektedir ki bu Kur'an asndan izah zor bir konudur. Bu durum ayn zamanda, Tevrat ve ncillerde Allah'n sz olabilecek ifadelerin aranmas gibi bir abay ortaya karmaktadr. Bu, aslnda, ayrca ve derinlemesine allmas gereken bir konu olmasna ramen bu durumun muhtemel tehlikelerine ksaca deinmek gerekmektedir. Daha nce, Kur'an'a mdahale ans ortadan kalknca Hadis kltrnn tesire ak bir alan olarak grldn ifade etmitik. Bu durumda, mevcut Tevrat ve ncillerde bulunan Yahudi ve Hristiyan inanlarnn Hadis rivayetleri olarak insanmza sunulmu olmas ihtimalini gzden uzak tutmamak gerekir. Bylece, nciller ya da Tevrat'taki ifadeler bir sre sonra bu yolla inan meselesi haline pekl gelmi olabilir. Bu durumda nciller ve Tevrat'n kutsiyet bakmndan Kur'an'a yaklatrlmas sz konusu olabilir. Halbuki, bizim inancmza gre, bugn insanln elindeki Allah'n Kelm zelliine sahip tek kutsal kitap Kur'an'dr. Ayrca, bu tr benzerlikler zellikle Hristiyan misyonerler iin nemli bir propaganda malzemesi olmakta, din hakknda doru bilgiden yoksun olan pek ok insanmz Hristiyan misyonerlerin hedef kitlesi haline getirmektedir. Bu ekilde, pek ok insanmzn ilgisi Hristiyanla ekilmi olmaktadr. Burada, son olarak, polemiklerin en nemli tartma konularndan biri olan tahrif probleminin gndeme getirilmesinin slm'n yaylmas noktasndaki etkisine de temas etmek gerekmektedir. Kur'an'n isim zikrederek Tevrat ve nciller'de tahrifat olduunu vurgulamas, Hristiyanln yaylmasnda cidd bir engel tekil etmeye balad gibi911, tevhid ilkesine bal olan Ehl-i Kitabtan pek ok kiinin Mslman olmasna yardmc olmua benzemektedir. Elbette, Hz. Muhammed'in
910 911

Gndz, "Kur'an Vahyi ve Dierleri", s. 21. Kuzgun, Drt ncil, s. 92.

185

tebli faaliyetleri de mriklerle snrl deildi. O, Yahudi ve Hristiyanlar da slm'a davet etmi, bunu yaparken de Tevrat ve ncil'de tahrifat ve deiikliklerin olduu, Kur'an'n bu kitaplardaki hata ve tahrifat dzelttii hususuna temas etmitir. Peygamberden sonra da Mslmanlar ayn metodu takip etmiler, Necran, Filistin ve Suriye'de birok hristiyann kendi dinlerini terk ederek Mslman olmalarn salamlardr. H. III. asrdan sonra ise bu yndeki almalar gitgide daha sistemli hale gelmitir912. Kendisinden nceki kutsal kitaplarn tahrif edildiini syleyen Kur'an, son ilh mesaj olarak bizzat Allah tarafndan muhafaza altna alnmtr. Peygamberin de bu konudaki hassasiyeti Kur'an'n orijinal metninin tahrif edilmesi imknn ortadan kaldrmtr. Nitekim Hz. Muhammed, ilh tebli grevinin balangcndan itibaren, vahiy yoluyla gelen ayetlerin yazl bir biimde saklanmasna byk bir nem gsteriyor ve bunlar kopyalar hainde oaltlp datlmasn tevik ediyordu913. Bandan beri vahyin yazlmas hususunda titiz davranan Hz. Muhammed'in, vefatndan nce ilh vahyi kitap halinde toplamam olmas mmkn grnmemektedir. Bu bakmdan, Kur'an'n Hz. Ebu Bekir zamannda kitap haline getirildii ynndeki haberlerin yeniden gzden geirilmesi gerekmektedir. "Balangta sahifelere yazl olan Kur'an ayetleri, Hz. Peygamber hayattayken kitap halinde tedvin edilmitir"914 gr geree daha yakn grnmektedir. Zira, Kur'an'n muhafazasn bizzat Yce Allah zerine aldn belirtmektedir915. yleyse Kur'an, indirildii ekliyle, hibir eksiklik ve fazlalk sz konusu olmakszn, bize kadar ulam ve bylece o, dier kitaplarn yaad akibeti yaamamtr916.

912 913 914

Kuzgun, Drt ncil, s. 93. Hamidullah, slm Peygamberi, II, s. 766-767. aban Ali Dzgn-Muammer Esen-Mahmut Ay, Sistematik Kelam, ed. Ahmet Akbulut, Ankara niversitesi Uzaktan Eitim Yay., Ankara, 2005, s. 172. "Kukusuz Kur'an' biz indirdik ve onu kesinlikle koruyacak olan da biziz" (15.Hicr/9) Dzgn-Esen-Ay, Sistematik Kelam, s. 172.

915 916

186

SONU
Btn peygamberlerin ilettii mesajn bir ve ayn olmas, zorunlu olarak, dinin kaynaklar ve konularnn da bir ve ayn olmasn gerektirmektedir. Kur'an- Kerim'e gre, kayna vahiy, konusu da tevhid inanc olan bu dinin ad "slm"dr. Bundan dolay, Kur'an'da btn peygamberler "mslim" olarak isimlendirilmilerdir. Kur'an'da "mslim" olarak isimlendirilen peygamberlerden biri de Hz. sa'dr. Hz. sa'ya kar hibir zaman olumsuz bir tavr ierisinde olmayan Kur'an, bir peygamber olarak ona inanmay da iman esas saymtr. Fakat, Kur'an'da insan ve peygamber oluuna srarla vurgu yaplan Hz. sa, Hristiyanlar tarafndan teslisin ikinci unsuru, "Allah'n Olu" olarak kabul edilmektedir. Dolaysyla, Hz. sa'nn Kur'an'daki alglan ile Hristiyanlarn sa hakkndaki alglaylar arasnda cidd teolojik farkllklar sz konusudur. Hz. sa'dan yaklak olarak alt asr sonra nazil olmaya balayan Kur'an, Hristiyanlar tarafndan peygamber konumundan karlarak Tanr ya da yar Tanr konumuna getirilen Hz. sa'nn da, tpk kendisinden nce gnderilen peygamberler gibi, bir peygamber olduunun altn izerek, teslise ve onun teslisin bir unsuru olarak alglanmasna itiraz etmitir. Btn peygamberlerin ayn dini teblile grevli olduunu vurgulayan Kur'an, o gne kadar olup bitmi tarihi yeniden balatma iddias ile deil, gemiin bir devam olduunu syleyerek gelecee yeni bir yneli ve dinamizm verme iddiasyla ortaya kmtr. Bu anlamda, Kur'an'da verilen bilgilere gre Hristiyanlk, daha nce slm izgisinde, tevhid ilkesine bal olmasna ramen, tarih srete bozulmalara ve saptrlmalara maruz kalmtr. Hz. sa'dan sonra bir baka peygamberin teblile grevlendirilmi olmas, Hristiyanln safln koruyamad, tevhid izgisinden sapt anlamna gelmekteydi. Nitekim, tevhidci Hristiyan ilhiyatlarn samimi abalarna ve kar durularna ramen, Hristiyanlk sa merkezli bir din haline gelmi, Allah'n dini olmaktan karak konsillerde alnan kararlarla ekillenen bir din halini almaya balamtr. Hz. sa'ya gnderilen vahyin kayt altna alnarak bir kitap haline getirilmemi olmas,

Hristiyan tevhidcilerin dinin zn koruma ynndeki samimi abalarnda baarl olamamalarnn en temel sebebi olarak grlebilir. Buna karn, son ilh mesaj olmas itibariyle, Kur'an'n bizzat Allah tarafndan koruma altna alnm olmas ve Hz. Muhammed'in vahiy ile kendi szlerinin karmasnn nne gemek iin gsterdii ar hassasiyet son vahyin tahrifini imknsz hale getirmitir. Kuran, mucize olarak kendisini yeter gstermek ve hiss mucizelerle deil de akl ilkelerle desteklenmi olduunu sylemek suretiyle, bir anlamda insanln bu tarih tecrbesine atf yapmaktadr. Belki de saya verilen mucize onun tanrsallatrlmas iin nemli bir gereke oluturmutu. Hz. Muhammed'in, dier peygamberler gibi sadece bir uyarc, bir teblici, hatta insan olduuna dair yaplan vurgular, onun da sa gibi tanrsallatrlmasnn nne gemek iindir. Yine peygamberin vahiy dndaki kendi szlerinin kaydedilmesini yasaklamas bu amaca hizmet etmektedir. Bu ekilde Kuran, insanln tarih tecrbesini hatrlatarak, Hz Muhammed'in de tpk Hz. sa gibi bir eli konumundan karlarak, Tanr, ya da yar Tanr konumuna getirilmesini engellemektedir. Allah'n son mesajn insanlara iletmekle grevli olan Hz. Muhammed, kendi tebliinin ncekilerin bir devam olduunu ve stlendii misyonun muvahhid brahim gelenein yeniden ihyas olduunu biliyordu. Kendisinin daha nceki ilh mesajlar tasdik etmek zere gnderildiinin farknda olan Hz. Muhammed, sz konusu mesajla ilikisi kalmam, daha sonra mntesiplerince kurumsal hale getirilmi Yahudilik ve Hristiyanlk gibi dinlerin, Allah'n tek ve gerek diniyle ayn olmadnn da farkndayd. Hz. Muhammed'in, Hristiyanlarla teolojik ilikilerinde bu farkndalkla hareket etmi olduunu gryoruz. Kur'an'daki Hristiyanlar ve Hristiyan teolojisiyle ilgili ayetlerle balayan Mslman-Hristiyan teolojik ilikilerinin H. III asrn balarnda, muhteva ve metot olarak gelitiine ve eitlendiine ahit olmaktayz. Balangta Mslman toplumdaki Hristiyanlarn sayca az olmas Hristiyanln bir ilgi alan olmasn gerektirmiyordu. Ancak, yeni fethedilen blgelerin ok kltrl ve ok dinli yaps, blgeye yeni gelen ve deiik artlarla karlaan Mslmanlarn bu artlar dorultusunda davranmasn ve tedbir almasn gerektiriyordu. Fethedilen blgelerde pek ok din ve Tanr anlayyla karlalmas, slm'n esaslarn ve Tanr anlayn

188

aklamak iin dier sistemlerle karlatrma yapmay kanlmaz klyordu. Blgede en ok mntesibi bulunan dinin Hristiyanlk olmas ise daha ok bu dinin muhatap alnmasn gerektiriyordu. Bu anlamda, gerek dier dinlere, gerekse Hristiyanla kar yazlan reddiyeler, karlatrmalar yaparak slm'n inan esaslarn blge insanna tantma abalarnn bir rn olarak grlebilir. Bunun yannda, slm' yeni kabul edenlerin slm toplumuna entegrasyonunu salama ve nceki inanlarndan kaynaklanabilecek kukulardan onlar uzaklatrma, slm'n yeni din akmlar ierisinde, zellikle de Hristiyanlk iinde erimesini nlemek iin slm'n zgnln gsterme gibi sebepler de polemik tarz eserlerin ortaya kmasn hazrlayan etkenler olarak zikredilebilir. Ayrca, slm' tercih etmi olan mhtedilerin eski dinlerinin tutarszlklarn ortaya koyma abalar da reddiye literatrne nemli katklar salamtr. Ancak, polemiklerin olumasnda Allah'n Mutlak Birlii yani tevhid ilkesini reddeden btn anlaylara cevap verme gibi temel itikd sebep gz ard edilmemelidir. Bir nedene deil de pek ok nedene bal olarak Mslman Kelamnn gndemine giren Hristiyanlk, zellikle reddiyelerde ayrntl bir ekilde ele alnm, tevhide dayal Tanr anlayyla eliik hususlar ortaya konulmak suretiyle eletiri konusu yaplmtr. Hristiyanln inan esaslarnn, zellikle de tevhide dayal Tanr anlayyla eliik ynleriyle tantlmas ihtiyac, bir anlamda blgede bulunan Hristiyanlarn misyonerlik olarak adlandrlabilecek faaliyetlerine tedbir olarak da dnlebilir. Zira, dn de bugn de Hristiyan misyonerler, Kur'an'daki Hz. sa'dan "Allah'n Kelimesi" olarak ve Hristiyanlardan olumlu vasflarla bahseden ayetlere iaret ederek, Hristiyanln da makbul bir din olduunu iddia etmektedirler. Bu da, cahil Mslmanlarn kafasn kartrmaktayd. Bu balamda hem pheleri gidererek dini savunma ve dindarn imann glendirme hem de kitlesel islmlama neticesinde ortaya kabilecek sorunlara zm retebilme anlamnda bir sorumluluk yklenmi olan ilk Kelamclar, Hristiyanlarla fikr mcadelede, oluan artlara gre farkl slplar gelitirmilerdir. Farkl slplara ve zengin bir ierie sahip olan, genelde Mutezil kelamclar tarafndan yazlm olan reddiyeler, Kelam tarihinin ilk dnemine k tutacak belgeler olarak durmaktadr.

189

Kelamn oluum dnemi Mslman-Hristiyan teolojik ilikileri balamnda deerlendirildiinde unu sylemek mmkndr. Mutezile Kelam'nn ortaya knda Hristiyanlarn l Tanr anlaylarna tepki nemli bir etkiye sahip grnmektedir. Nitekim Mutezile'nin, zellikle sfat anlayn ortaya koyarken, Hristiyanlarn dm olduklar teolojik yanlglara dmeme konusunda olduka hassas davrandklarna ahit olmaktayz. Hristiyanlarn Allah'n sfatlarn mahhas varlk olarak dnmelerinin bir sonucu olarak irk grnml bir Tanr tasavvuruna ulatklar tecrbesinden hareketle Mutezile, byle bir teolojik yanlgya dmemek iin tenzihe ar vurgu yapma ihtiyac hissetmiti. Fakat Mutezile'nin sfatlar konusundaki bu yaklamnn tamamen bir baka aklamay olumsuzlama ya da herhangi bir iddiaya kar savunma anlayna dayal olarak gelimi olmadn da belirtmeliyiz. Mutezil kelamclar, kendi akl yrtmeleriyle ulatklar anlaylar ifade ettikten sonra, bir karlatrma yaparak bu anlayn Hristiyanlarn bu konudaki anlaylarndan farkl olduunu belirtmilerdir. Mutezile'nin bu yaklamlar gz nnde bulundurulduunda, onlarn Hristiyanlarla fikr alandaki mcadelesinin sadece reddiye tr eserlerle snrl kalmadn syleyebiliriz. Genelde Mutezil Kelamclar tarafndan kaleme alnan Hristiyanla kar yazlm mstakil reddiyeler ise zengin bir ierik ve slba sahiptir. Teolojik, politik ve sosyo-kltrel pek ok nedene bal olarak ortaya kan ve oluum dnemi kelamnn ilevi hakknda nemli bilgiler sunan Hristiyan kart reddiyelerde, Hristiyanln teslis ve inkarnasyon anlay, kefret, armh, kutsal kitap anlaylar, ruhbanlkla ilgili inanlar irdelenerek eletiri konusu yaplmtr. nceleri, ne srlen iddialar Kur'an'n otoritesine bavurularak ispatlanmaya allrken, Kitab- Mukaddes'in Arapaya evrilmesiyle, Hristiyan inan sisteminin tutarszlklar kendi kutsal kitaplarndaki elikilerin ortaya konulmas suretiyle ispatlanmaya baland. Bunun yannda rasyonel tahliller de polemiklerin ayrlmaz bir paras oldu ve Hristiyan inan sistemi rasyonel adan mercek altna alnd. Ancak, Hristiyan polemikiler, tartmann rasyonel zemine ekilmesinden, ya da dinlerin rasyonelliinin tartmaya almasndan son derece rahatsz grnmektedirler. nk, Hristiyanln rasyonellikle ciddi anlamda skntlar vardr. Onlara gre, zellikle teslisin nelii bir tartma konusu edilmemelidir. Teslis bir iman meselesidir, aklla izah dilemez, edilmesi de gerekmez. zellikle teslis 190

retisine kar yneltilen itirazlar bu ekilde cevaplayan Hristiyan ilhiyatlarn savunma stratejisi, genelde Kur'an ve Hz. Muhammed hakknda temelsiz iddialar ortaya atarak gndemi deitirmek olmutur. Hristiyan polemikiler genellikle, Kur'an'n vahiy mahsl olmadn, Hz. Muhammed'in Hristiyan rahiplerden elde ettii bilgilerle yeni bir din tesis ettiini iddia edegelmilerdir. Onlara gre Hz. Muhammed sahte bir peygamber, slam da Hristiyanln heretik bir koludur. Bu anlaya dayal olarak msterikler, Mslman Kelamnn da gerek muhteva, gerekse metot olarak Hristiyan teolojisinden kopya edildiini ne srmektedirler. Halbuki, Kelam ncelikle slm'a has bir temel ilkeyi tevhid ilkesini savunmaktadr. Bu ilke, Hristiyanlarn teslisinden ya da herhangi bir dinin Tanr anlayndan tamamen farkldr. Kelamn ilk kayna Kurandr. Hristiyanlk ise, sa'nn lmnden sonra yazlm olan ncillere ve kilise babalarnn yorumlarna dayanr. Ksaca, kaynak anlamnda iki teolojik sistem arasnda cidd farkllklar bulunmaktadr. Ayrca, Kelam ilminin yaad tarih tecrbe de sadece kendine has bir tecrbedir. Bu anlamda, msteriklerin iddiasnn aksine, hr irade ve insann kaderi gibi Kelm tartmalar, ilk Mslman toplumlarn kendi i bnyesinde meydana gelen hadislerin ardndan tartlmaya balanmtr. Son olarak, Hristiyan inan sistemiyle slm'n inan esaslar arasnda ciddi anlamazlklar sz konusudur. Hereyden nce, Hristiyanlarca teslisin bir unsuru olarak kabul edilen Hz. sa, Kur'an'da Allah'n elilerinden biri olarak grlmektedir. Dahas o, kendisinden sonra gelecek olan "Ahmed" ismindeki peygamberi mjdelemi olmasna ramen Hristiyanlar bu ifadeleri tahrif etmilerdir. Btn bunlardan sonra, hem Hristiyan polemiki ve msteriklerin bu yndeki iddialar mesnetsiz kalmakta hem de bugnlerde dile getirilen "Ehl-i Kitapla mentde ittifakmz var" sylemleri anlamn yitirmektedir.

191

BBLYOGRAFYA
AAS, Gulam Haydar, "The Qur'n and Other Religious Traditions", Hamdard Islamicus, vol. IX, No. 2, ss. 65-91. , slm'n Dier Dinlere Bak; bn Hazm'n Kitbu'l-Fasl fi'l-Milel ve'l-Ehv ve'n-Nihal Eseri zerine Bie nceleme, ev., brahim Hakan Karata, nsan Yay., stanbul, 2005. ABAY, Sabire, Mslmanlarla Hristiyanlar Arasndaki Teolojik likilerin lk Dneminde Abdlmesih el-Kind'nin Abdullah b. smail el-Him'ye reddiyesi rnei, (ASBE, Baslmam Yksek Lisans Tezi), Ankara, 2002. ABDUH, Muhammed, Tevhid Rislesi, ev., Sabri Hizmetli, Fecr Yay., Ankara, 1986. ABDUSSABUR, ahin, Hz. Muhammed Okuma ve Yazmay Biliyor mu idi?, ev., Tayyar Altkula, Diyanet Dergisi, XII, S. 4, ss. 195-200. ABDRRAUF, Muhammed, slm Asndan Musevilik ve Hristiyanlk, brahim Dinlerin Diyalou, ed. smail R. Faruk, ev., Mesut Karaahan, Pnar Yay., stanbul, 1993. ABRAHAMOV, Binyamin, Bila keyfe Doktrini ve slm Kelamndaki temelleri, ev., Orhan . Kololu, UFD, C. 11, S. 2, Bursa, 2002, ss. 213-226. ADAM, Baki, Yahudilik ve Hristiyanlk Asndan Dier Dinler, Pnar Yay., stanbul, 2002. ADANALI, A. Hadi, "Kelam: slm Toplumunun Rasyonelleme Sreci", slmiyt, III (2000), S. 1, ss. 55-70. AHMED B. HANBEL, er-Redd ale'l-Cehmiyye ve'z-Zandka, thk, Abdurrahman Amre, Riyad, 1982. AHMED EMN, Duha'l-slm, I-III, Kahire, 1368. AKBULUT, Ahmet, Nbvvet Meselesi zerine, Birleik Yay., Ankara, 1992.

, Sahabe Devri Siyas Hadiselerinin Kelam Problemlere Etkileri, Birleik Yay., stanbul, 1992. AKDEMR, Salih, Msteriklerin Kuran- Kerim ve Hz. Muhammede Yaklamlar, AFD, C. XXXI, ss. 179-210. ALBAYRAK, Kadir, Keldanler ve Nesturler, Vadi Yay., Ankara, 1997. ALICI, Mustafa, Kitab- Mukaddes ve Kur'an- Kerim Inda slmHristiyan Diyalou, (MSBE, Baslmam Doktora Tezi), stanbul, 2001. ALTINTA, Ramazan, slm Dncesinde levsel Akl, Pnar Yay., stanbul, 2003. ARMSTRONG, Karen, Tanrnn Tarihi, ev., Oktay zel-Hamide KoyukanKudret Emirolu, Ayra Yay., Ankara, 1998. ARNOLD, T.W., ntir- slm Tarihi, ev., Hasan Gndzler, Aka Yay., Ankara, 1982. ASKALN, bn Hacer, Tehzbu't-Tehzb, Beyrut, 1993. ASLAN, brahim, Hasan b. Muhammed'in Cebir Risalesi ve Yahya b. Hseyin'in Reddiyesinin Mukayeseli Deerlendirilmesi, (ASBE Baslmam Yksek Lisans Tezi), Ankara, 2002. ATALAY, Orhan, Dou-Bat Kaynaklarnda Birlikte Yaama, stanbul, 1999. ATAURRAHM, Muhammed, Bir slm Peygamberi Hz. sa, ev., Krat Demirci, nsan Yay., stanbul, 1997. ATAY, Hseyin, "Kur'an'a Gre Mnazara Metodu", AFD, C. XVII, Yl 1969, ss. 259-275. , slm'n nan Esaslar, AFY, Ankara, 1992. , Kurana Gre Aratrmalar, Ankara, 1995. , Kurann Reddettii Dinler, Ankara, 1999. ATYA, Aziz S., Dou Hristiyanl Tarihi, ev., Nurettin Hiylmaz, Doz Yay., stanbuli 2005. AVCI, Casim, slm Bizans likileri, Klasik Yay., stanbul, 2003.

193

AYDIN, Fuat, Ali b. Rabben et-Taber ve Eseri er-Red ale'n-Nasr, (MSBE, Yksek Lisans Tezi), stanbul, 1994. AYDIN, Mahmut, "Yahudi Bir Peygamberden Gentile Tanr'ya: sa'nn Tanrsallatrlma Sreci", slmiyt, III (2000), S. 4, ss. 47-74. , sa Tanr m nsan m?, z Yay., stanbul, 2002. AYDIN, 1993, ss. 81-93. , Taber Tesfsirindeki Hristiyanla Bir Bak, Mslmanlar ve Dier Din Mensuplar; Mslmanlarn Dier Din Mensuplaryla likilerinde Temel Yaklamlar, TDTD Yay., Ankara, 2004, s. 193-211. , Mslmanlarn Hristiyanlara Kar Yazd Reddiyeler ve Tartma Konular, TDV Yay., Ankara, 1998. AYTEMR, Cemalettin, Kutsal Kitaplarda Hz. Muhammed, Ay Kitaplarstanbul, 2004. BAEC, Muhittin, Kelam lmine Giri, Kayseri, 1994. BADD, Ebu Mansur Abdlkhir, el Fark beyne'l-Frak, thk., Muhammed Muhyiddn Abdlhamid, el-Mektebet'l-Asriyye, Beyrut, 1993. , Usli'd-Dn, stanbul, 1928. BKILLN, Ebu Bekr Muhammed b. et-Yayyb, 'czu'l-Kur'an, Msr, 1951. BEHY, Muhammed, slm Dncesinin lh Yn, ev., Sabri Hizmetli, Fecr Yay., Ankara, 1992. BELAZUR, Ahmed b. Yahya b. Cbir b. Davud, Fthul-Bldn, ev. Mustafa Fayda, KB Yay., Ankara, 2002. BER, Ramazan, "Georges Anawati'nin Kelm lmine Katks", Mehmet, Hz Muhammed Devrinde Mslman-Hristiyan

Mnasebetlerine Bak, Asrmzda Hristiyan-Mslman Mnasebetleri, stanbul,

Oryantalizmi Yeniden Okumak; Bat'da slm almalar Sempozyumu, DB Yay, Ankara, 2003, 427-443. , slm Kelamclarna Gre ncil, Gelenek Yay., stanbul, 2004.

194

BOUSSET, W., "Antichrist", Encyklopedia of Religion and Ethics, New York, 1955, C. II, s. 578 BROCKELMANN, Carl, Geschicte der Arabischen Literatr, Leiden, 1937. BROVNE, L. E., "The Patriarch Timothy and the Caliph al-Mahdi", MW, vol. XXI, no. 1, January 1931, ss. 38-45 BROWN, Schuyler, The Origins of Christianity, New York, 1984. BUCALLE, Maurice, Msbet lim Ynnden Tevrat, nciller ve Kur'an, ev., M. Ali Snmez, DB Yay., Ankara, 2001. BUHR, Muhammed b. smail, el-Cmiu's-Sahh, thk., Mustafa Dib elBua, Beyrut, 1990. CBR, Muhammed bid, Arap-slm Kltrnn Akl Yaps, ev., B. Krolu-H. Hacak-E. Demirli, stanbul, 2000. CHIZ, Ebu Osman Amr b. Bahr, el-Muhtr min Kitbu'r-Redd ale'nNasr, nr., J. Finkel, Kahire, 1344/1926. , el-Muhtr fi'r-Redd ale'n-Nasr, thk, Muhammed Abdullah elarkv, Dru'l-Cl, Beyrut, 1991. CASPER, R, "Les Versions Arabes du Dialoque entre le Caht Licos et le Calife al-Mahdi", Islamochristiana, 3, (1977), ss. 107-153. CEATAN, Leon, slm Tarihi, I-X, ev., Hseyin Cahit, stanbul, 1926. CEVAD AL, Trihu'l-ArabKable'l-slam, Badat, 1956. CEVZC, Ahmet, Felsefe Szl, Paradigma Yay., stanbul, 2002. COOK, Michael A., "The Origines of Kalam", The Early Muslim Dogma, Cambridge Unv. Pres, London, 1981. CRCN, Seyyid erif, erhu'l-Mevkf, stanbul, 1239. , Ta'rift, thk., Abdurahman Umeyra, Beyrut, 1987. CVEYN, Abdlmelik b. Abdullah, ifu'l-all f Beyn m vakaa fi'tTevrat ve'l-ncil mine't-Tebdl, Beyrut, 1968. AATAY, Neet, Varaka mad., .A., C. 13.

195

ALIKAN, smail, Kuranda Din Kavram, AOY, Ankara, 2002. ELK, Mehmet, Sryani Tarihi, Ayra Yay., Ankara, 1996, I-II. DE BOER, T. J., slmda Felsefe Tarihi, ev., Yaar Kutluay, Ankara, 1960. DEMR, Hilmi, Delil ve stidll'in Mantk Yaps-lk Dnem Snn Kelam rnei-, (ASBE, Baslmam Doktora Tezi), Ankara, 2001. DEMRC, Krat, Dinlerin Dejenerasyonu, nsan Yay., stanbul, 1996. DERVEZE, zzet, Kur'an'a Gre Hz. Muhammed'in Hayat, ev., Mehmet Yolcu, Ekin Yay., stanbul, 1998.. DZGN, aban Ali, Allah, Tabiat ve Tarih, Lotus Yay., Ankara, 2005. , Din, Birey ve Toplum, Aka Yay., Ankara, 1997. , Kurann Tevhid Felsefesi, Kelam Aratrmalar, 3:1 (2005), ss. 3-21. DZGN, aban Ali ESEN, Muammer AY, Mahmut, Sistematik Kelam, ed. Ahmet Akbulut, Ankara niversitesi Uzaktan Eitim Yay., Ankara, 2005. DVORNK, Francis, Konsiller Tarihi; znik'tan II. Vatikan'a, ev., Mehmet Aydn, Ankara, 1990. EB HANFE, Numan b. Sabit, "el-lim ve'l-Mteallim", mam- zam'n Be Eseri iinde, ev., Mustafa z, MFV Yay., stanbul, 1992. EB ZEHR, Muhammed, Hristiyanlk zerine Konferanslar, ev., Akif Nuri, Fikir Yay., stanbul, 1978. EMROLU, brahim, Klasik Mantk, Elis Yay., Ankara, 2004. ERDEM, Mustafa, "Chz ve el-Muhtr fi'r-Redd Ala'n-Nasara simli Risalesi", AFD, XXXI, Ankara, 1989, ss. 454-474. ERUL, Bnyamin, "Hz. Peygamber'in Risalet ncesi Hayatna Farkl Bir Yaklam", DD, (Peygamberimiz Hz. Muhammed zel Says), Ankara, 2003, ss. 33-66.

196

E'R, Ebu'l Hasan Ali b. smail, Maklt'l-slmiyyn ve htilf'lMusalln, I-II, thk., Muhammed Muhyiddin Abdlhamid, el-Mektebet'l-Asriyye, Beyrut, 1995. FAYDA, Mustafa, Bahira, DA, IV, s. 486-487. , Hz. Muhammedin Necranl Hristiyanlarla Grmesi ve Mbahele, AFD, II, Ankara, 1975, ss. 143-149. , slmiyet'in Gney arabistan'a Yayl, Ankara, 1972. FAZLURRAHMAN, Ana Konularyla Kuran, ev., Alparslan Akgen, Ankara Okulu Yay., Ankara, 1996. , slm, ev., Mehmet Da-Mehmet Aydn, Seluk yay., Ankara, 1992. FILALI, Ethem Ruhi, amzda tikd slm Mezhepleri, Seluk Yay., stanbul, 1993. GARDET, Louis, slm Din limleri inde lm-i Kelamn Yeri zerinde Baz Dnceler, ev., M. Sait Yazcolu, (slm Dncesinin Tarihsel Geliimi iinde), Aka Yay., Ankara, 2001. , Din ve Kltr, ev., lhan Kutluer, Kltr ve Medeniyet, Kitabevi, stanbul, 1997. GODBEY, J. C., "Unitarian Universalist Assocation", The Envyklopedia of Religion, ed. Mircea Eliade, Macmillan Publishing Company, New York, 1987, C. XV, s. 143-146. GOLDZIHER, Ignaz, Ehl-i Kitap mad. A, stanbul, 1977, C. IV, s. 208 , "Ehl-i Kitab'a Kar slam Polemii", ev., Cihat Tun, AFD, C. IV, ss. 151-169. , , Introdoction to Islamic Theology and Law, trans., Andras and Ruth Hamori, Princeton University Pres, Princeton, 1981. GKALP, Murat, Kad Iyaz ve if Adl Esrinde Peygamber Tasavvuru, (ASBE, Baslmam Doktara Tezi), Ankara, 2005. GLCK, erafettin, Kelam Tarihi, Kitap Dnyas Yay., stanbul, 2000. 197

GREGEN, Mustafa, Hristiyan Teolojisinde Yahya Dmeki'nin Yeri ve nemi, (MSBE Yksek Lisans Tezi), stanbul, 1995. GRIFFITH, Sidney H., "Faith and Reason in Christian Kalm: Theodora Ab Qurrah on Discerning The True Relgion", Christian Arabic Apologetics During the Abbasid Perod, ed., Samir Khalil-Jorgen S. Nielsen, E.J. Brill, Leiden-New YorkKln, 1994, s. 1-43. GULLAUME, A., "Theodora Abu Qurra as Apologist", MW, 15 (1925), ss. 42-51; GLER, lhami, Allah'n Ahlklii Sorunu, A.O.Y., Ankara, 1998. , Sabit Din Dinamik eriat, AOY, Ankara, 1999. GNDZ, inasi, Pavlus Hristiyanln Mimar, AOY, Ankara, 2004. , Ehl-i Kitabn Kimlii Sorunu ve Eb Hanife ile adalarnn Kitap Terimi Merkezli Yaklamlar, slm Aratrmalar, 15 (/2002), S. 1-2. , Kuran Vahyi ve Dierleri Zincirin Son Halkas Olarak lk Buluma", slmiyt, 7, (2004), S. 1, ss. 13-28. , Din ve nan Szl, Vadi Yay., Ankara, 1998. , Mitoloji le nan Arasnda, Ett Yay., Samsun, 1998. GNER, Osman, Hz. Peygamberin tekine Bak, slm ve teki, ed., Cafer Sadk Yaren, Kakns Yay., stanbul, 2001, ss. 285-305. , Reslullah'n Ehl-i Kitap'la Mnasebetleri, Fecr Yay., Ankara, 1997. HADDAD, Wadi Z., "A Tenth-Century Speculative Theologian's Rafutation of the Basic Doctrines of Christianity: al-Baqillani", Christian-Muslim Encounters, ed., Y. Y. Haddad and W. Z. Haddad, University Press of Florida, 1995. HAMDULLAH, Muhammed, el-Vesiku's-Siysiyye, Kahire, 1956. , slm Peygamberi, I-II, ev., Salih Tu, maj Yay., Ankara, 2003. , Hz. Peygamber'in Alt Orijinal Mektubu, ev, Mehmet Yazgan, stanbul, 1990.

198

, Kur'an- Kerim Tarihi, ev., Salih Tu, MFV Yay., stanbul, 2000. HANECOLU, Leyla, Yuhanna ed-Dmek'nin slam ve Hristiyanlk Arasndaki likideki Yeri, (ASBE, Baslmam Yksek Lisans Tezi), Ankara, 2002. HANEF, Hasan, "Kelam lmi'nin Yntemi", ev., Nadim Macit, DA, C. III, S. 8, Eyll-Aralk 2000, ss. 149-161. HARAKAS, Stanley Samuel , "John of Damascus", The Encyclopedia of Religion, ed., Mircea Eliade, New York, 1987, VIII, 110-112. HARMAN, mer Faruk, Hristiyanlarn slma Bak, Asrmzda Mslman-Hristiyan Mnasebetleri, stanbul, 1993, 95-110. HAYYT, Ebu'l-Hseyin b. Abdurrahim b. Muhammed b. Osman el-, Kitb'l-ntisr ve'r-Redd al bni'r-Rvend el-Mlhid, thk., Albert Nasr Ndir, Beyrut, 1957. HICK, John, "Hristiyanlarn sa'y Alglama Biimi ve Bunun slm'n Anlayyla Karlatrlmas", ev., aban Ali Dzgn, slmiyt, III (2000), S. 4, ss. 75-85. HIDIR, zcan, lk Vahyin Gelii Hadisi Balamnda Varaka b. Nevfelin Hz Peygambere Dini-Kltrel Etkisine Dair ddialarn Deerlendirilmesi, Marife, 4, S. 2, Gz 2004, ss. 27-37. IZUTSU, Toshihiko, Kuranda Allah ve nsan, ev., Sleymen Ate, Yeni Ufuklar Ne., stanbul, ty.. BN ABD RABBH, el-Ikdu'l-Ferd, Msr, 1969. BN HAZM, Ebu Muhammed Ali b. Ahmed, Kitbu'l-Fasl fi'l-Milel ve'lEhvi ve'n-Nihal, Beyrut, 1975. BN HAM, es-Sret'n-Nebeviyye, thk., Tah Abdurrauf Sa'd, Dru'l-Cl, Beyrut, 1411. BN KUTEYBE, Eb Muhammed b Abdullah b. Mslim, el-Mearif, thk., Servet Ukke, Kahire, 1981.

199

BN MANZUR, Cemaleddin Ebu'l-Fadl, I-XV, Lisnl-Arab, Beyrut, 1955. BN MURTAZA, Tabaktu'l-Mut'tezile, thk., Susanna Diwald-Wilzer, Beyrut, 1961. BN NEDM, Ebu'l Ferec Muhammed b. shak, el-Fihrist, nr., Gustav Flgel, Beyrut, 1964. BN RD, Faslu'l-Makal, ev., (Arapa aslyla), Bekir Karla, stanbul, 1992. BN SAD, Ebu Abdullah Muhammed, Tabakt'l-Kbr, Dr-u Sdr, Beyrut, ty. KBAL, Muhammed, Armaan- Hicaz, ev., Ali Nihat Tarlan, stanbul, 1968. SBEHN, smail b. Muhammed b. El-Fadl, Delil'n-Nbvve, thk., Muhammed el-Haddd, Riyad, 1409. SFEHN, Rab, el-Mfredt f Garbil-Kuran, thk., Safvn Adnan Dvud, Beyrut, 1997. ZMRL smail Hakk, slm Dini ve Tabii Din, sad., Osman Karadeniz, FV Yay., zmir, 1998. , Yeni lm-i Kelam, Evkf- slmiyye Matbaas, stanbul, 13391341. JAKOB, Xaver, ncil Nedir? (Tarih Gerekler), Ankara, 1985. JEFFERY, Arthur, "Ghevond's Text of the Correspondence Between Umar II and Leo III", The Early Christian-Muslim Dialogue; A Collection of Documents from the First Three Islamic Centuries (632-900 AD) Translation with Commentary, ed. by., N. A. Newman, Interdisciplinary Biblical Research Institute, Hatfielde, Pennsylvania, 1993, ss. 57-131. JOHN of DAMASCUS, Writings, trns., Frederic H. Chase, Fathers of the Church, Inc, New York, 1958. , "The Discussion of a Christian and a Saracen", trns., John W. Woorhis, MW, XXV, July, 1935, ss. 266-273.

200

KADI ABDULCABBAR, el-Muhtasr f Usli'd-Dn, (Muhammed Ammr, Resil'l-Adl ve't-Tevhid iinde), Kahire, 1971. , Fazlu'l-tizal ve Tabaktu'l-Mu'tezile, Dru't-Tunusiyye, Tunus, 1974. , 1384/1965. KD, Abdlfettah, Esbb- Nzl, Sahabe ve Muhaddisler Gre, ev., Salih Akdemir, Fecr Yay., Ankara, 1996. KAPAR, M. Ali, Hz Muhammedin Mriklerle Mnasebeti, stanbul, 1987. KARADA, Cafer, "Georges Anawati'nin Kelam lmine Bak Balkl Tebliin Mzakeresi", Oryantalizmi Yeniden Okumak; Bat'da slm almalar Sempozyumu, D..B.Y., Ankara, 2003, ss. 445-454. , "Mu'tezile Kelam Okulunun Oluum ve Geliim Sreci", Marife, 3/3, K 2003, s. 9, ss. 7-26. , "Vahyi Alma ve Uygulamada Hz. Peygamberin Rol", Diyanet lm Dergi (Peygamberimiz Hz. Muhammed), ss. 239-244. , Baklllnye Gre Allah ve lem Tasavvuru, Arasta Yay., Bursa, 2003. KARADENZ Osman, "Hasan el-Basr ve Kelm Grleri", DEFD, II, zmir, 1985, ss. 135-156. KASIM, Cemaleddin ed Dmek, Trihu'l-Cehmiyye ve'l-Mu'tezile, Msr, 1331. KATAR, Mehmet, Yahudilik, Hristiyanlk ve slm'da Tvbe, Tre Yay., Ankara, 1997. , "Hristiyanlkta sa'nn Doumu le lgili Kutlamalarn Ortaya k", slmiyt, III (2000) S. 4, ss. 115-131. , "Kefret" mad., DA, stanbul, 1994, C. XXV, ss. 179-179. KAYA, Mahmut, "ed-Din ve'd-Devle", DA, stanbul, 1994,. erhu Usl'l-Hamse, nr., Abdlkerim Osman, Kahire,

201

KAYA, Remzi, Kuranda Hz. Peygamberin Beer ve mm Oluu, UFD, C. XI, S. 1, 2002, ss. 29-52. KELLY, J.N.D., Early Christian Doctrines, Harper Collins Publishers, New York, 1978. KESLER, M. Fatih, Kuran Kerimde Yahudiler ve Hristiyanlar, TDV Yay., Ankara, 2001. KHOURY, Adel-Thedore, Les Thologie Musulmane et L'Islam, Louvain, 1969. KIRBAOLU, M. Hayri, Hz. sa'y Gkten ndiren Hadislerin Tenkidi", slmiyt, C. 3, S. 4, Ankara, 2000, ss. 147-168. KND, Yakub b. shak, "er-Redd ale'n-Nasr", nr., Augustin Perier, Ptits Traits Apologtiques de Yahya ben Adi iinde, Paris, 1920. KTAB-I MUKADDES, Eski ve Yeni Ahit, Kitab- Mukaddes irketi, stanbul, 1981. KOYT, Talat, Hadis Usl, AF Yay., Ankara, 1993, s. 99-101. KURTB, Muhammed b. Ahmed b. Eb Bakr b. Ferec, Tefsru'l-Kurtb, thk, Ahmed Abd'l-Alm el-Berdn, Kahire, 1372. KUTLU, Snmez, "lk Mrc Metinler: rc Kasidesi (I) ve rc Kasidesi (II)", AFD, 39 (1999), ss. 239-252. , "lk Mrc Metinler ve Kitb'l-rc", AFD, 37 (1998), ss. 319331; , Mrcie ve tikd Grleri, (Baslmam Yksek Lisans Tezi), Ankara, 1989. KUZGUN, aban, "Kur'an- Kerim'e Gre Hristiyanlk ve Hristiyanlar", Asrmzda Hristiyan-Mslman Mnasebetleri, slm limler Aratrma Vakf, stanbul, 1993, ss. 61-79. , Drt ncil; Yazlmas, Derlenmesi, Muhtevas, Farkllklar ve elikileri, Ankara, 1996.

202

, slm Kaynaklarna Gre Hz. brahim ve Haniflik, Se-Da Yay., Ankara, 1985. LACGUNA, Catherine M., "Trinity", The Encyclopedia of Religion, ed. Mircea Eliade, Macmillan Publishing Company, New York, 1987, C. XV, s. 53-57. LAYMAN, C. Stephen, "Tritheism and the Trinity", Faith and Pholosophy, vol. 5, No. 3, July 1988, s. 291- 298. MACT, Nadim, Ehl-i Snnet Ekolnn Douu, htar Yay., Erzurum, 1995. MACLEAN, A.J., "Nestorianizm", Encyclopedia of Religion and Ethics, ed., James Hastings, New York, 1951, IX, s. 323. MACNAMARA, John REYES, Marie La Palme REYES, Gonzalo E., "Logic and the Trinity", Faith and Pholosophy, vol. 11, no. 1, January 1994, s. 3-18; MADRGEL, Carlos, Hristiyanlarn l-Birlik (Tevhit'de Teslis) nanc Ne Demek?", Mjde Yaynclk, stanbul, 1995. MALAT, Ebu'l-Hseyin Muhammed b. Ahmed, et-Tenbih ve'r-Redd al ehli'l-Ehvve'l-Bida', thk., Muhammed Zhid el-Kevser, Bueyrut, 1388/1968. MARCOULESCO, Ilena, "Redemption" mad., The Encyclopedia of Religion, ed., Mircea Eliade, Macmillan Publishing Company, New York, 1987, vol. XII, s. 228-231. MARSHALL, David, Christianity in the Quran, Islamic Interpretations of Christianity, ed. by, Lloyd Ridgeon, Curzon Pres, Richmond, 200, ss. 3-29. MTURD, Eb Mansur Muhammed, Kitbt-Tevhd, thk., Fethullah Huleyf, el-Mektebet'l-slmiyye, stanbul, 1979. , Te'vilt Ehl-i Snne, thk., Fatma Yusuf, Beyrut, 2004. MERRL, J. E. , "The Tractate of John of Damascus on Islam", MW, 41 (1954), ss. 88-97. MICHEL, Thomas, Hristiyan Tanrbilimine Giri, Ohan Basmevi, stanbul, 1992. MSLM, Ebu'l-Hseyin el-Haccc, Sahih-i Mslim, thk., M. Fuad Abdlbaki, ar Yay., stanbul, 1992.

203

NASR, Seeyid Kseyin, slm: dealler ve Gerekler, ev., Ahmet zel, Akabe Yay., stanbul, 1985. , slmn Kalbi, ev., Ahmet Demirhan, Gelenek Yay., stanbul, 2002. NAU, F., "Dialogue between the Patriarch John I and the Amir of the Hagarenes", The Early Christian-Muslim Dialogue; A Collection of Documents from the First Three Islamic Centuries (632-900 AD) Translation with Commentary, ed. by., N. A. Newman, Interdisciplinary Biblical Research Institute, Hatfielde, Pennsylvania, 1993, ss. 11-46. NER, Ali Sami, slm'da Felsef Dncenin Douu, I-II, ev., Osman Tun, nsan Yay., stanbul, 1999. OBERMENN, J., Political Theology in Early Islm: Hasan al-Basrs Treatise on Qadar, Journal of the American Oriental Society 55, (1935), 138-162. O'LEARY, De Lacy, slm Dncesi ve tarihteki Yeri, ev., Yaar KutluayHseyin Yurdaydn, Pnar Yay., stanbul, 2003. OPELOYE, M. O., "Tanr'nn Birlii ve l-Birlik; Kitab- Mukaddes ve Kur'an- Kerim'deki Grlerin Analitik Bir Deerlendirmesi", ev., Alparslan Yalduz, UFD, C. XII, S. 2, 2003, 473-485. NKAL, Ahmet, Hz. Peygamberin mmlii, S...F.D., S. 2, Yl 1986, s. 249-261. Z, Mustafa, "Ca'd b. Dirhem" mad, DA, stanbul, 1992, VI, s. 542-543. ZCAN, Hanifi, Epistemolojik Adan man, MFY, stanbul, 1997. , Mturdde Dn oulculuk ,MFV Yay., stanbul, 1999. ZCAN, Zeki, Teolojik Hermentik, Alfa Yay., stanbul, 1998. ZERVARLI, M. Said, Dn-i Kayym DA, C. IX, s. 351. ZTRK, Levent, slm Toplumunda Hristiyanlar, z Yay., stanbul, 1998. ZTRK, Yaar Nuri, Din ve Ftrat, stanbul, 1992. ZTRK, Rasul, Cebr Dncenin Yaygnlamasnda Siyas ktidarn Etkisi, (ASBE, Baslmam Doktora Tezi) Ankara, 2002. 204

PAACI, Mehmet, "Kur'an'da Ehl-i Kitap Anlay", Mslmanlar ve Dier Din Mensuplar, TDTD Yay., Ankara, 2004, ss. 41-63. PERERA, Jose, "The Portrait of Christ in the Qur'an", Encounter, October/November 1999, S. 259. PRER Augustin, Pettits Tratis Apologtiques de Yahy ben 'Ad, Paris, 1920 PETTAZON, "Monoteizmin Teekkl", ev., Fuat Aydn, SAFD., 2/2000, s. 285-295. RAHNER, Karl, "Trinity, Divine", Encyclopedia of Theology, ed., Karl Rahner, Crossroad, New York, 1986, ss. 1755-1771. RZ, Fahreddin, Tefsr-i Kebr, ev., Komisyon, Aka Yay., Ankara, 1990. RESS, Kasm b. brahim, Mecmu'u Ktb ve'r-Resil li'l-mam el-Ksm b. brahim er-Ress, thk., Abdlkerim Ahmed Cedebn, Dru'l-Hikmeti'l-Yemniyye, San'a, ty. RISSANEN, Seppo, Theological Encounter of Oriental Christians with Islam During Early Abbasid Rule, Abo Akademi University Pres, Abo, 1993. RF', Ahmed Ferid, Asru'l-Me'mun, Kahire, 1928. SARIAM, brahim, ERAHN, Seyfettin, slm Medeniyeti Tarihi, TDV Yay., Ankara, 2006. SARIKIOLU, Ekrem, "slm D Dinlere Kur'an'n Temel Yaklam ve brahim Din ls", Mslmanlar ve Dier Din Mensuplar, TDTD Yay., Ankara, 2004, ss. 35-39. SEZEN, Ymni, slm'n Sosyolojik Yorumu, z Yay, stanbul, 2004. SEZGN, Fuat, Geschichte des Arabischen Schrifttums, Leiden, 1967. SNANOLU, Mustafa, slm Kaynaklarnda Hristiyanlk; Kelam

Asndan bir Yaklam, TDV sam, stanbul, 2001. SPEGHT, Marston, "Christians in the Hadith Literature", Islamic Interpretations of Christianity, ed. by, Lloyd Ridgeon, Curzon Pres, Richmond, 2001, ss. 30-53.

205

STERN, S. M., "Ab s Muhammed b. Hrun al-Warrk" mad., The Encyclopedia of Islam, New Edition, Leiden E.J. Brill, 1986, C. I, s. 139. SWEETMAN, John Windrow, Islam and Christian Theology, London, 1947. SWNBURNE, Richard, "Trinity; A Defense of the Doctrine of the Trinity", Philosophy of Religion, ed., Lane Crcig, Rutgers University Pres, New Jersey, 2002, ss. 556-567. ARKV, Muhammed Abdullah el-Muhtr fi'r-Redd ale'n-Nasr, Dru'lCl, Beyrut, 1991. ARF, Abdlmecid, el-Fikru'l-slm f'r-Redd ale'n-Nasr il Nihyeti'lKarni'r-Rbi, Tunus, 1986. EHRSTN, Ebu'l-Feth Muhammed b. Abdlkerim e-, el-Milel ve'nNihal, thk., Muhammed Fehmi Muhammed, Beyrut, 1992, I-III. TABER, Ali b. Rabbn, ar-Radd ala-n-Nasr de Ali At-Tabari, (edite par) I. A. Khalife-W. Kutsch, MUSJ, Bayrout, 1959, Toma, XXXVI, Fas. 5, ss. 114-148. , ed-Dn ve'd-Devle,,thk., Adil Nveyhiz, Dru'l-Efkru'l-Cedde, Beyrut, 1982. TABER, bn Cerr, Tarhu'l-mem ve'l-Mlk, thk., M. Ebu'l-Fadl brahim, Dru's-Seveydn, Beyrut, ty. , Tarihu't-Taber, Dru'l-Ktbi'l-lmiyye, Beyrut, 1407. , Cmiu'l-Beyn an Te'vli'l-Kur'an, Msr, 1374/1954. TAFTAZN, Sa'duddin Mes'ud b. mer, erhu'l-Akid, haz., Sleyman Uluda, Dergah Yay., stanbul, 1991. , erhu'l-Maksd, thk, Abdurrahman Umeyra, Beyrut, 1989. TAFTAZN, Ebu'l Vef, Ana Konularyla Kelm, ev., erafeddin Glck, Konya, 2000, s. 129. TATAR, Burhanettin, Kelama Gre tekinin Durumu, slm ve teki, ed. Cafer Sadk Yaran, kakns Yay., stanbul, 2001, ss. 285-305. TAYLAN, Necip, lim-Din; likileri-Sahalar-Snrlar, ar Yay., stanbul, 1979. 206

THOMAS, David, "Abu Mansur al-Maturidi on the Divinity of Jesus Christ", Islamochristiana, XXIII (1997), ss. 43-64. , "The Doctrin of the Trinity in the Early Abbasid Era", Islamic Interpretations of Christanity, ed., Lloyd Ridgeon, Curzon Pres, Richmond, 2001. TIEN, Anton, "The Apology of al-Kindi", The Early Christian-Muslim Dialogue, ed. by, N. A. Newman, Pennysilvania, 1993, s. 355-546. TOPALOLU, Bekir, Kelam lmi, Damla Yay., stanbul, 1988. , "Allah" mad., DA, C. II, stanbul, 1994, ss. 471-498. TRTON, A. S., The Caliphs and Their non-Muslim Subject; A Critical Study of The Covenant of Umar, Frank Cass&Co. Ltd., 1970. , A. S., slm Kelam, ev., Mehmet Da, AF Yay., Ankara, 1983. TMER, Gnay KK, Abdurrahman, Dinler Tarihi, Ocak Yay., Ankara, 1993. TMER, Gnay, "Din" mad., DA, stanbul, 1994, C. IX, s. 312-314. ULUDA, Sleyman, slm Dncesinin Yaps; Selef, Kelam, Tasavvuf, Felsefe, Dergah Yay., stanbul, 1985. ULUTRK, Veli, Kuranda Ehl-i Kitap, nsan Yay., stanbul,1996. LKEN, Hilmi Ziya, Uyan Devirlerinde Tercmenin Rol, lken Yay., stanbul, 1997. NAL, Mehmet, "Tefsir Kaynaklarna Gre Hz. sa'nn lm, Ref'i ve Nzl Meselesi", slmiyt, C. 3, S. 4, Ankara, 2000, ss. 133-146. NAL, Mustafa, Kuranda Hristiyanlara Ynelik Teolojik Eletirilerin Fenomenolojisi, Mslmanlar ve Dier Din Mensuplar, TDTD Yay., Ankara, 2004, ss. 213-228. VAHD, Ebu'l-Hasan Ali b. Ahmed, Esbab- Nzl, ev. Necati TetikNecdet al, htar Yay., stanbul, 1997. VAN ESS, Josef, "The Logical Structure of Islamic Theology", Logic in Clasical Islamic Culture, ed., G. E. Von Grnebaum, Otto Harrossowitz, Wiesbaden, 1970, ss. 21-50. 207

, "slam Kelam'nn Balangc", ev., aban Ali Dzgn, AFD, C. XLI, ss. 399- 423. VARRAK, Ebu sa Muhammed b. Harun, er-Redd ale't-Tesls, ed. and trns., David Thomas (Anti-Christian Polemic in Early Islam; Abu sa al-Warrq Against the Trinity), Cmabridge University Pres, New York, 1992. , er-Redd ale'l-ttihd, ed. and trns., David Thomas, (Early Muslim Polemic Against Christianity; Ab s al-Warraq's Against the Incarnation), Cambridge University Press, New York, 2002. VASLEV, A.A., Bizans mparatorluu Tarihi, ev., Arif Mfid Mansel, Ankara, 1943. WAARDENBURG, Jacques, "World Religion as Seen in the Light of Islam", Islam: Past Influence and Present Challenge, ed. by, Alford T. Welch and Pierre Cachia, Edinburg University Pres, WAT, W. Montgomery t, slm'da Siyasi Dncenin Oluumu, ev., Murat Klavuz, stanbul, 2001. , "slmn Geleneksel Olarak Kendini Gr", ev., Turan Ko, Bilgi ve Hikmet, K 1995, S. 9, ss. 76-91. , The Christianity Critized in the Quran, MW, LVII, July 1967, No: 3, ss. 197-201. , slm Dncesinin Teekkl Devri, ev., Ethem Ruhi Flal, Birleik Yay., stanbul, 1998. , Free Will and Predestination in Early Islam, London, 1948. , Gnmzde slm ve Hristiyanlk, ev., Turan Ko, z Yay., stanbul, 2002. , Hz. Muhammed Mekke'de, ev., M. Rami Ayas-Azmi Yksel, Ankara, 1986. , Hz. Muhammed'in Mekkesi, ev., M. Akif Ersin, Bilgi Vakf Yay., Ankara, 1988.

208

, slm Kelam ve Felsefesi, ev., Sleyman Ate, Pnar Yay., stanbul, 2004. , Mslman-Hristiyan Diyalou, ev., Fuat Aydn, Birey Yay., stanbul, 2000. WEGALL, Arthur, Pavlus Hristiyanlna Dair Bilimsel Bir Eletiri: Hristiyanlmzdaki Putperestlik, Ozan Yay., stanbul, 2002. WENSINCK, A.J., Bahir mad., .A., MEB Yay., stanbul, 1944, ss. 227229. WOLFSON, H. Austryn, Kelm Felsefeleri; Mslman-Hristiyan-Yahudi Kelm, ev., Kasm Turhan, Kitabevi Yay., stanbul, 2001. WOORHIS, John W., "John of Damascus on the Muslim Heresy", MW, XXIV, October, 1934, ss. 391-398. YAZIR, Elmall M. Hamdi, Hak Dini Kuran Dili, Eser Neriyat, ty. YILDIRIM, Suat, Mevcut Kaynaklara Gre Hristiyanlk, Ik Yay., zmir, 1996. YRK, smail-IK, SMAL "Kelam Asndan Hz. Peygamberin mmlii", DA, C. VII, S. 19, Mays-Austos 2004, ss. 173-189. YRKAN, Yusuf Ziya, "slm Akaid Sisteminde Gelimeler ve mam- Azam Ebu Hanife", AFD, Yl 1952, S. 3, Ankara, 1952, ss. 3-19. ZEBR, Kate, Muslims and Christians; Face to Face, Oxford: Oneworld Publications, 1997.

209