You are on page 1of 4

F. M.

Dostoyevski’nin Suç ve Ceza Adlı Romanının İncelenmesi

Rus edebiyatı fikir, sanat ve edebiyat dünyasının tanınmış simalarından olan Dostoyevski roman ve kısa hikâye ile ilgili birçok eser ortaya koymuştur. 'Suç ve Ceza', Dostoyevski'nin 1866'da (45 yaşında) yayınlanan ustalık eseridir. Tahlil kısmına geçmeden önce Dostoyevski'yi ve bu romanı tanımaya çalışalım. Rasim Özdenören, "Dostoyevski'nin İlhamı" isimli yazısında şunları söylüyor: "Dostoyevski'nin yapabildiğini, yapabilmek için, onunki kadar nüfuzlu bir göze sahip olmak gerekir. Söylendiğine göre, o, suç ve ceza romanının konusunu basit bir gazete haberinden ilham almıştı. Her gün hepimiz, gazetelerde buna benzer nice haberlere rastlıyor, belki de adi zabıta haberlerinden sayarak okuma gereğini bile duymuyoruz; okusak bile o vakanın arkasında yatan, toplumumuza ve insanımıza ait gerçekleri görebildiğimiz söylenebilir mi? Dostoyevski'ye ilham veren zabıta vakası şuymuş: Bir üniversite öğrencisi tefeci bir kadını öldürmüş, sonra yakalanıp tutuklanmış. Suç ve Ceza romanı, bu kadar basit bir vakıadan kaynaklanmıştır. Ancak o romanda, Dostoyevski, suça ve cezaya ait, sonradan kriminologların araştırmalarına konu olan pek çok kuramı dile getirmiş, romanın kahramanın Raskolnikov'un kişiliğinde belli bir cani tipini sergilemiş, Freud'dan önce bilinçaltını kurcalamaya başlamış, dahası eserleriyle Freud'dan, kriminolog Ferri'ye, filozof Bergson'a, yirminci yüzyılın belli başlı bütün yazarlarına ilham vermiş, kaynaklık etmiştir." Şimdi eseri tahlil etmeye gelelim, eser ana hatları ile: Raskolnikov, fakir, içine kapanık, kalabalığa karışmayı pek sevmeyen maddi sebeplerden dolayı hukuk fakültesinden ayrılmış başarılı bir öğrencidir. Siyasi ve felsefi düşüncelerin etkisi altında kalmıştır. Raskolnikov insanları ikiye ayırmıştır. Sıradan ve olağan üstü diye. Üstün sınıftan olmak için zaten borçlu olduğu tefeci kadını kendine kurban seçer. Bu karara her ne kadar şüphe ve korku içinde baksa da tefeci kadını bir balta ile öldürür ve onu gören tefeci kadının üvey kardeşini de arkasında hiçbir iz bırakmamak için oracıkta öldürür. Birazcık ziynet eşyası alır ve kimselere görünmeden evine geri döner. Asıl suç ve ceza bundan sonra başlar. Kafasında ikiye bölünmüştür bazen suçlu görürken kendini bazen de haklı görmüştür. Barda Marmeledov adında bir adamla tanışmıştı ve bu adam karısını çok seviyordu fakat bütün parasını içkiye yatırıyordu. Ailenin geçimi için kızı Sonya fahişelik yapıyordu. Birkaç gün boyunca Sonya’yı düşündü ve fırsat buldukça onunla konuşmaya çalışarak geçirdi vaktini. Polis memuru porifiri Raskolnikov’un -Mihailovis adında genç biri cinayeti işlediğini itiraf etmiş olmasına rağmen- cinayet işlediğini biliyor ve onun psikolojik durumunu bildiği için, itiraf etmesi için onu sıkıştırıyor ama tutuklamayacağını söylüyordu. Raskolnikov cinayeti işlediğini başından geçenleri anlatmıştı Sonya’ya. Sonya ise ona Tanrı’dan ve insanlardan af dilemesini ve gidip teslim olmasını söylüyordu. Sonuç olarak Raskolnikov vicdanının verdiği acıya dayanamayıp suçunu polise itiraf etti. 1.5 yıldır Sibirya’daydı Raskolnikov. Petersburg’ a, Razumukin ve kardeşi Dunya evlenmişlerdi. Mahkeme Raskolnikov’un iyi hali, parayı kullanmadığı, daha önceki yaşamında verimli bir üniversite öğrenimi yaptığı, fedakar kişiliği ve kendi kendine teslim olmasından dolayı, çok az bir cezayla 8 yıl kürek mahkumiyetine çarptırıldı. Raskolnikov’u Sonya her gün ziyaret ediyordu. Sibirya da ailesi ile sürekli mektuplaşan Sonya, Ramuzkin ve Dunya’nın tek haber kaynağıydı. Raskolnikov, Sonya’nın

Şapka. merhamet. cinayet. Simge Olay örgüsü yukarıda da bahsettiğimiz gibi 3 bölümden oluşmaktadır. Razumukin Kavram Aşk. kendi yerini tespit edebilmek için. İçinde bir deha taşıdığına inanmaktadır Raskolnikov. aile bağları. kanun. küçük arkadaşlık. polis memuru. Eşitsizlik. kül tablası. içki. Kahramanımız. Bu amaçla. Cinayeti işledikten sonra kafası mahkeme salonuna döner bazen kendisini haklı bulur bazen öldürdüğü yaşlı kadını. zaten borçlu olduğu bir tefeci kadını kendine kurban olarak seçer. o da tefeci kadının üvey kız kardeşi Lizavetta. fedakârlık. Raskolnikov’un suçunu işlemesi B. Birkaç ufak engeli de aşıp.sevgisi ile hayata bağlandı ve geleceğin planlarını beraber hayal etmeye başladılar. Artık ikiye bölünmüştür. Ne ki. Balta. mektup. Nastasya. Bu olağanüstü insanların gayeleri uğruna işlediği cinayetler ve döktüğü kanlar suç değildir. fakirlik. Raskolnikov’un vicdanı ile olan hesabı (kendi içinde cezasını çekmesi) C. meyhane. Bu kararı uygularken pek de rahat olmamasına rağmen. haksızlık. . kimseye görünmeden eve gelir ve yatağa serilir." Bu prensib. baltayla kafasını yararak öldürür. karşısına ummadığı bir kişi daha çıkar. pişmanlık. güçlü ve güçsüz insanlar karşıtlığında. Raskolnikov’un Sonya ile olan mutluluğa erişimi Bu eseri kora şeması üzerinde gösterecek olursak. Porifiri(polis memuru). sadakat. Dünya’nın kadının üvey kardeşi. İkinci kısım ise Raskolnikov’un kendi içinde acısını çekmesi ile olan bölümdür. baltayla alnını yararak öldürür. Dunya. Bazen kendisinin. para. kafasını duruşma yeri haline getirir. patronu Mihailovis. Raskolnikov. Roman bu yönüyle 3 izlekten meydana gelmektedir. Tefeci Luzbin. tefeci kadını. Marmeladov. Ülkü Değer(Tematik Güç) Karşıt Değer (Karşıt Güç) Kişi Sonya. masum kızı da. A. kafasında kurduğu mahkemede kendini savunurken aynen şöyle söylemektedir: "Bir insanı öldürmedim ben. vicdan. Tefeci Kadın. Birinci bölüm Raskolnikov’un suçu işlemesi ile başlar ve kitabında adını koyduğu bölümdür bu ‘‘suç’’ kısmıdır. bazen de öldürdüğü yaşlı kadının avukatlığını yaparak. palto. bir prensibi öldürdüm. İşte her şey bundan sonra başlar. görme.

tanrının herkese bahşettiği yaşama hakkıdır. arabanın altında ezilerek ölen Marmeladov'un karısına cenaze masraflarını karşılaması için cebindeki bütün parayı verecek kadar da merhametli bir karakterdir. Raskolnikov. Raskolnikov iyice zorlar Sonya'yı ve onun. insan olmak ve doğanın kurallarına uymaktan rahatsızdır ve kendi içinde Tanrı'yı yenip yerine kanun koyucu olarak kendini koymak istemektedir ki. İşte bu yüzden asıl mesele. bunda başarısız olur (vicdanına yenik düşer) ve gidip suçunu polis memuru Porfiri Petroviç'e itiraf eder. Eğer açlıktan cinayet işlemiş olsaydı. Dostoyevski'nin hemen her roman kahramanında rastlanabilen bir durumdur. bir pansiyon odasında tek başına yaşamaya başlamıştır. Fakat tefeci kadını öldürdüğü için asla pişman değildir ve Sibirya'ya gittikten sonra dahi pişman olmamıştır. polis memuru ile konuşmalarında kendini hep gergin. Sonya ile olan konuşmalarını da buna dâhil edebiliriz. bir anlamda Raskolnikov'un şahsında beşerî gücün iflasıdır. gülerek. kötü hisseder. o da kendisini yine de suçlu görmüyor oluşuydu. Çünkü Raskolnikov içindeki Tanrı’nın varlığını. . kendi içinde çift kişiliğe sahip bir karakterdir. Raskolnikov. Doğanın kanunu da diyebiliriz buna. her şeyden önce kendini sosyal hayattan soyutlamış bir gençtir. Raskolnikov bir cinayet işlemiştir. "Belki de hiç Allah yoktur. Son bölüm ise Raskolnikov’un cezasını çekmesi için Sibirya’ya gönderilmesi ile başlar. "Hayır. Onun tek suçu. Sonra cinayeti işlediği evi aklına getirdikçe de kötü olur çaresizliğe düşer teslim olup olmamakla kararsız kalır hep. Tanrı ile arasında cereyan etmektedir. Raskolnikov'un. İç dünyası dengesizliklerle doludur." feryadına Raskolnikov. Karakterin kötü hissettiği yerler ise kendisini karakolda düşündüğü vakit. Bu yüzden kürek mahkûmiyetinde ona yeni çileler çektiren bir şey daha vardı ki. Diğer tarafta Rusya'yı kasıp kavuran Avrupa kökenli felsefî ve siyasî (Sosyalist) düşüncelere sahiptir. Bu kadar iğrenç bir şeye Allah razı olamaz. hiçbir kural. kafasını baltayla yarıp öldürecek kadar katı ve cani. bir yandan iki insanı. pişman olabilirdi ve bunu kendisi de biliyordu. doğaya. bu büyük insanlarda var olan cesareti göstermekti. Başkarakter olan Raskolnikov’u biraz anlatacak olursak: Raskolnikov. işte bu gözü karalık. kahramanımız kendi zihin dünyasında kanaat önderliğine soyunmuş. değer ve yasa tanımadan yaşayabileceğini ve bu alanda bazı haklara sahip üstün bir şahsiyete sahip olduğunu kendine göstermek istemektedir. Bu yerler karakterin kendini psikolojik yönden iyi gördüğü yönlerdir. Vicdanına yenik düşüp yaptığı itiraf. Bu. Tahlilde mekân olarak daha çok Raskolnikov evinden çıkmayan evinden çıkınca da meyhaneye giden kişidir. Her şeyden önce Raskolnikov. hayır böyle bir şey olamaz. onun adaletini sorgulamaktadır. Asıl gidip teslim olduğu ve aptal kanunlara kendini teslim ettiği için pişmandır. cesaret gösterememektir. Ama onun yapamadığı şey. Fakülteyi terketmiş. işlediği suçun temellerine inersek. Tek başına. bunun üzerinde hiç düşünmeden yoluna devam etmesi gerekirdi. Nitekim Sonya ile aralarında geçen konuşmanın bir yerinde. Deyim yerindeyse. diğer yandan bir çocuğu kurtarmak için alevler içindeki bir eve gözünü kırpmadan girecek kadar şefkatli. Kocakarıyı öldürdükten sonra. Sonya susar ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar." der. devlete ve yasalara başkaldırmıştır.

Sonuç Suç ve ceza romanı ikilemlerden yola çıkarak suçlu olan Raskolnikov’un sonra insanların(okuyucular) gözünde haklı çıkmasını sağlar. Raskolnikov’un suçunu çekmesi için Sibirya’ya gönderilmesi ve Dostoyevski karakterini pişman etmemiştir kürek cezası çekerken ve büyük adam oluncaya dek bekleyecektir Raskolnikov. . Dostoyevski suç ve ceza romanında kanunlardan daha çok Tanrı’nın adaletini sorgulamıştır.