You are on page 1of 73

1 KAMU MALĠYESĠNE ĠLĠġKĠN YAKLAġIMLAR Maliye Kamu Maliyesi Devlet faaliyetlerinin iktisadi, mali, sosyal etkilerini inceleyen bilim

dalıdır. Kamu gelirlerinin toplanması, giderlerin yapılması, açıkların finansmanı, devlet borç, varlık ve hükümlülüklerinin yönetimidir.

KAMU MALĠYESĠNE ĠLĠġKĠN YAKLAġIMLAR A.GELENEKSEL YAKLAġIMLAR B.ÇAĞDAġ YAKLAġIMLAR 1.Kurumsal YaklaĢım: devlet faaliyetlerini hukuki ve idari açıdan ele alır. 1.Hukuki YaklaĢım: Devlet faaliyetleri gerçekleĢtirilirken sunulan kamu Vergilerin salınması, tahsili ve kamu fonlarının kullanımı ile ilgilenir. hizmeti finansmanı nasıl sağlanacak, finansman sağlanırken hangi 2.Yapısal YaklaĢım: kamu maliyesi konularını ekonomik yönü ile ilgilenir. kaynaklardan faydalanacak, sunulan kamu hizmetinin topluma nasıl mali yükümlülükler yükleyeceğini tarihi, hukuki, kuramsal düzenlemelerle Kaynak kullanımının ve piyasa ekonomisinin kamu ekonomisi ile olan ilgilenir iliĢkilerini inceler 3.Refah YaklaĢımı: Devlet faaliyetleri ile toplum refahının nasıl 2.Ġktisadi YaklaĢım: devlet faaliyetlerinin ekonomi üzerindeki etkilerini maksimize edilmesi gerektiğini öngörmekte olup, bireylerin refahlarını analiz eder. Burada kamu faaliyetlerinin gelir dağılımındaki etkileri, azaltmadan toplum refahının artırılmasını amaçlamaktadır. ekonomik büyüme ve kalkınma, kaynak kullanımında etkinliğin nasıl sağlandığı araĢtırma konusunu oluĢturur. 4.DeğiĢim YaklaĢımı: vergiler sunulan kamu hizmetinin bedeli olarak görülür. 5.Gelir YaklaĢımı (Fonksiyonel Maliye): devlet faaliyetlerinin MG‘yi arttırıcı/azaltıcı etkileri ile ilgilenir. KAMU MALĠYESĠNDE KLASĠK VE MODERN ANLAYIġ KLASĠK MALĠYECĠLER MODERN MALĠYECĠLER 1.devlet ekonomiye müdahale etmemeli (illa edecekse para politikası uygulamalı) 1.devlet ekonomiye müdahale etmeli, çünkü ekonomi her zaman tam 2.ekonomide tam rekabet koĢulları geçerli istihdamda değildir.(müdahaleci, sosyal devlet) 3.devlet Jandarma Devlet olmalı (savunma, adalet, güvenlik) 2.süzgeç devlet teorisi geçerli.(ikincil dağılım) (ücret, faiz, rant, kar 4.fiyatlar, faizler, ücretler esnektir. (birincil gelir dağılımı) üzerinden vergi alınması veya bunlara 5.görünmez el teorisi geçerli (bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler) sübvansiyon uygulaması) 6.denk bütçe ilkesi geçerli 3.maliye politikası araçlarından kamu harcamaları ve kamu gelirlerini 7.borçlanmaya sıcak bakmazlar, olağanüstü gelirdir. Borçlanma yapılacaksa kullanarak ekonomiyi dengeye getirmeli.(fonksiyonel maliyeyi savunur) sermaye piyasasından, uzun vadeli, yatırımların finansmanı için borçlanılacak 4.fiyat, faiz, ücretler esnek değildir. 8.dolaylı vergiyi savunurlar. Dolaysız vergi, geliri direkt olarak etkilediği için 5.önemli olan bütçe dengesi değil ekonomik dengedir. ekonomide ikame etkisine yol açarak tam istihdamda sapmalara neden olacaktır. 6.borçlanma olağan bir kamu geliridir. 9.dıĢlama etkisi vardır.(crowding out) 7.ekonomide çarpan etkisi vardır.

2 KAMU- ÖZEL SEKTÖR KARġILATIRMASI KAMU -Amaç -fiyat -Bütçeleme -finansmanı -Politika Büyüklük
Kamu hizmetidir Siyasal karar alma mekanizması içerisinde gerçekleĢir. Önce giderler hesaplanır, sonra gelirler giderler uydurulur Zorunludur ve vergilerle karĢılanır Tüm ülkenin yararına yöneliktir. Mal ve hizmetlerin üretimi siyasi otorite karar verir ve bu oylama ile olur Kamu Kesiminin Büyüklüğü : Kamu Harcamaları / GSMH

ÖZEL

Karlılıktır Arz ve talep koĢullarına göre fiyat mekanizması içinde karar verilir. Önce gelir sonra gider Gönüllüdür, bedel ödeme Ģeklindedir. ĠĢletmenin yararına yöneliktir. Mal ve hizmetlerin üretimine arz ve talep koĢullarına göre fiyat mekanizması içinde karar verilir.

Dar Anlamda Kamu Kesimi Merkezi Yönetim + Yerel Yönetim GeniĢ Anlamda Kamu Kesimi Merkezi Yönetim + Yerel Yönetim + Parafiskal KuruluĢlar + KĠT NOT: Merkezi yönetim: genel bütçe + özel bütçe + DDKB Yerel Yönetim: il özel idareleri + belediyeler + mahalli birlikler + köyler ( köyler 5018 sayılı kanun kapsamında yer almaz) Parafiskal KuruluĢlar: Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye ĠĢ Kurumu

Kaynak Kullanımında Etkinliğin Sağlanması Ġktisadın temeli olan kıt kaynaklarla bireylerin sonsuz ihtiyaçlarının nasıl karĢılanması gerektiğine dayanmaktadır ki kamu maliyesi de aynı kıt kaynakları kullanarak toplumsal ihtiyaçları karĢılamaya çalıĢmaktadır. Örn:devletin üretmiĢ olduğu tam / yarı kamusal mal ve hizmetler ve özel malları üretmeyip piyasaya bırakması kaynak kullanımında etkinliği bozucu etki yaratır ki devlet bu mal ve hizmetleri üreterek kaynak dağılımında etkinliği sağlamaya çalıĢmaktadır

KAMU MALĠYESĠNĠN AMAÇLARI Gelir Dağılımında Etkinliğin Sağlanması Bilindiği gibi devletin sunmuĢ olduğu mal ve hizmetlerin finansmanı olan vergiler halktan toplanmakta bu süreç de bütçe ile sağlanmaktadır. Bu süreç içerisinde kaynak tahsisi için vergileri toplarken dar gelir gruplarından az, yüksek gelir elde eden gruplardan fazla vergi alarak, dar gelirli vatandaĢları sübvanse ederek(negatif gelir vergileri, ayni yardımlar…) gelir dağılımında adaleti düzenlemesinde etkin olabilir.

Ġktisadi Ġstikrar Bir ekonomide iktisadi istikrarın sağlanması için; 1.Fiyat istikrarı: fiyatlar genel seviyesinin aĢağı veya yukarı dalgalanmamasını ifade eder 2.Tam istihdam: ekonomide bulunan iĢ gücünün tamamının kullanmasını ifade eder. Kamu maliyesi burada ekonomideki konjonktürel dalgalanmalara karĢı mali araçlarını kullanarak talebin geniĢlemesini/daralmasını sağlamakta ve böylelikle fiyat istikrarı ve iĢsizliği çözmektedir.

3 EKONOMĠK SĠSTEMLER
PĠYASA EKONOMĠSĠ - Fiyat mekanizmasına, - Bireysel faydaya ve kar güdüsüne dayanmaktadır. - Özel mülkiyet ve serbest giriĢimin yanı sıra, bu hakları koruyan ve kollayan hukuki yapı diğer bir ifade, özel hukuk kuralları vardır (Miras Huk., EĢya Huk. vb.). KARMA EKONOMĠ Ekonominin tümünün özel kesimle kamu kesimi arasındaki paylaĢıldığı, diğer bir ifadeyle, ekonomik yapının hem özel kesimden hem de kamu kesimi içinde barındırmasıdır. Karma ekonomik sistem günümüzde yerini giderek piyasa ekonomisine bırakmaktadır. SOSYALĠST EKONOMĠ - Merkezi planlama anlayıĢına dayanmaktadır. - Özel sektörün varlığı kabul edilmez. - Sosyalist ekonomide özel mülkiyet, özel giriĢim ve özel hukuk kuralları bulunmamaktadır.

KAMU KESĠMĠNĠN GEREKLĠLĠĞĠ
PĠYASA BAġARISIZLIKLARI -Piyasada tam rekabetin geçerli olmaması -DıĢsal ekonomiler -Ölçek Ekonomileri -Üretim faktörlerinin coğrafi ve sektörel dağılımında dengesizlikler (Kaynak dağılımında etkinsizlik) -Özel gelir ve servet dağılımındaki adaletsizlik -Tam Kamusal mallar -Erdemli mallar -Asimetrik Bilgi -Ücret ve fiyatların yapıĢkanlığı -Risk ve Belirsizlik -Ekonomik istikrarsızlık DEVLETĠN BAġARISIZLIKLARI -Politikada tam rekabetin geçerli olmaması -Politik dıĢsal ekonomiler: Politikada patronaj iliĢkileri, politik yandaĢlık ve partizanlık, rant oluĢturma ve rant dağıtma faaliyetleri, çıkar gruplarının rant kollama faaliyetleri, türemiĢ dıĢsal ekonomiler, politik miyopluk -Politikada Negatif Ölçek Ekonomiler -Politikada bütçe kaynaklarının coğrafi ve sektörel dağılımında dengesizlikler: Lobicilik,Hizmet kayırmacılığı, merkeziyetçilik. -Kamusal güç ve yetki dağılımında adaletsizlik:Devlet harcamalarında israf ve savurganlık, mali yanılma. -Bütçe açıkları -Kayıt dıĢı ekonomi

4 KAMU EKONOMĠSĠNDE ÜRETĠLEN MAL VE HĠZMETLER SERBEST MALLAR TAM KAMUSAL MAL VE HĠZMETLER (SAVUNMA – ADALET – DĠPLOMASI – ZORUNLU EĞĠTĠM) YARI KAMUSAL MAL VE HĠZMETLER (EĞĠTĠM – SAĞLIK) (SAMUELSON) ÖZEL MAL VE HĠZMETLER
1.Doğada hazır olarak bulunurlar. 2.kiĢilerin bu malları aĢırı kullanmalarından doğan soruna ORTAKLARIN TRAJEDĠSĠ denir. Bu durumda devlet bir takım kurallar koyarak serbest malların zarar görmemesini sağlamaya çalıĢır. Ancak kiĢiler birbirlerine güvenmediklerinden dolayı MAHKUM AÇMAZI sorunu karĢımıza çıkar 1.Faydası bölünemez 2.fiyatlandırılamaz. 3.pazarlanamaz. 4.tüketimi engellenemez 5.piyasa konusu olamaz. 6. gelir dağılımına etkileri nötrdür. 7.dıĢlama etkisi söz konusu değil 8.politik fiyatlandırma yapılır 9.finansmanı zorunlu vergilerle karĢılanır 1.bireysel tüketim ve faydanın yanı sıra toplumsal fayda sağlar.(pigovyen dıĢĢallık) 2.yarı politik fiyatlandırma yapılır 3.hizmetin bölünebilen kısmı resim, harç Ģerefiye gibi gelirlerle, bölünemeyen kısmı vergilerle finanse edilir. 4.tüketiminde rekabet vardır. 5.tüketiminde dıĢsallık söz konusudur. 1.yalnızca satın alana fayda sağlayan mallardır. 2. tüketiminde rekabet vardır. 3.hizmetten yaralanmak için bedel ödenmesi lazımdır.(mahrum bırakma ilkesi geçerli) Devlet neden üretir; 1) özel sektörün gücü yetmez. 2) özel sektörün karlı bulmaması 3) sanayiye ucuz ara malı sağlamak 4) istihdam yaratmak istemesi A)DOĞAL TEKEL: Stratejik öneme sahip, büyük ölçekli sabit maliyet isteyen ve azalan maliyetlerin geçerli olduğu mal ve hizmetlerde devletin bizzat üretici olması (su,elektrik, barajlar, doğalgaz, demiryolları…) B)YASAL TEKEL: Bu mal ve hizmetler piyasa tarafından talep edilmekle birlikte üretimi ve tüketimi topluma zarar verebilir. Bu mal ve hizmetlerin üretimi tekelleĢme yoluyla devlet tarafından yapılır. (tütün, alkol,…) Bazı kiĢi ya da grupların ekonomik durumlarını düzeltmek Erdemsiz(Demerit) Mallar: erdemli mallar içerisinde için bedelsiz ya da çok az bir bedel karĢılığı devlet tarafından yer alır. Bireysel tüketimi söz konusu olan ancak sunulan mal ve hizmetlerdir. toplumsal anlamda zararlı olan mallardır. (sigara, alkol, genelev, uyuĢturucu..) Bu malların üretim ve tüketiminde devlet müdahalede bulunur. Benzer zevklere sahip üyelerine yönelik olarak kuruluĢların sunduğu hizmetlerdir. Finansmanı aidatlarla sağlanır. ÇeĢitli kurumları sosyal tesisleri. Bu malların faydası, hizmetin sunulduğun bölgelere yakın yerleĢimde bulunanlara dokunur. Yerel yönetimler bu hizmetlerin finansmanını ―yerel vergilerle‖ finanse ederler. Tiebout 1956da yapmıĢ olduğu çalıĢmada insanların neden tercihlerine uygun hizmet ve fayda sunan yerlerde yaĢamayı tercih ettiklerini açıklar. Yapılan çalıĢmada ―voting by feet‖ (ayaklarıyla oy verme) kavramını ortaya atmıĢtır. Bu kavram bireylerdeki bedavacılık sorununa bir çözüm olarak önerilmiĢtir. Bu teze göre eğer her bölgesel topluluğa kamusal hizmetlerin maliyetlerini kendilerinin karĢılaması Ģart koĢulursa topluluk üyesi bireyler kendi tercihlerine en uygun toplulukları seçerek kendi menfaatlerini en iyi Ģekilde gözeteceklerdir. Böylece örneğin sporseverler, sportif aktivite alanlarının müzikseverler konser salonunun vb. finansmanına katılmak isteyen diğer müzikseverlerle aynı bölgede yaĢamak isteyeceklerdir. Faydaları tüm ülkelere, insanlara ve kuĢaklara yayılan, olumsuz etkileri yine sınırlar ve kuĢaklar ötesi olan mallardır. En büyük sorun bu mal ve hizmetleri kim sunacak? Finansmanı nasıl karĢılanacak?

ERDEMLĠ MALLAR (YEġĠL KART , HALK EKMAK , BURS) (MUSGRAVE)

KULÜP MALLAR (OLSON – BUCHANAN) YEREL SOSYAL MALLAR TIEBOT

GLOBAL KAMUSAL MALLAR (küresel barıĢın sağlanması, ulusal bağımsızlığa saygı, global güvenliğin sağlanması, AIDS gibi bulaĢıcı hastalıklarla mücadele…)

5 DIġSALLIKLAR (KNUT WICKSELL) 2.Özellikleri 3.Türleri: -Daha çok üretim faaliyetlerinde ortaya çıkar. - Negatif ( Ü-Ü, Ü-T, T-T, T-Ü) -olumsuz dıĢsallık durumunda aĢırı üretim söz - Pozitif (Ü-Ü, Ü-T, T-T, T-Ü) DıĢsallık olarak 8‘e ayrılır konusu olup dıĢsal maliyetler yüksektir. -olumlu dıĢsallıklarda ise eksik üretim vardır. 4. DıĢsallık Tipleri 1.marjinal dıĢsallık: Bir üretim veya tüketim faaliyetindeki ilave değiĢiklikten dolayı ekonomik birimlerin fayda ya da maliye fonksiyonlarındaki olumlu ya da olumsuz değiĢmelerdir. 2. Ġnfra – marjinal dıĢsallık: etkinin belli bir noktadan sonra ortaya çıktığı durumdur.(çevre kirliliği) 3. parasal dıĢsallık: olumlu ya da olumsuz dıĢsallık diğer ekonomik birimler üzerindeki etkilerini piyasa mekanizmasından geçerek gösterir. 4. teknolojik dıĢsallık: üretim ya da fayda fonksiyonunda kaymalara neden olarak reel etkiler meydana getirirler 5.DıĢsallıkla Mücadele Yöntemleri 5.1. Devlet Müdahalesi (Kamusal Çözümler) 5.2.Özel Çözümler 1.vergileme 2. sübvansiyon 1.Hicks – Kaldor Tazminat Ölçütü: zarar veren tarafın zarar görene tazminat ödenmesi gerektiğini 3.çevre standartları 4.miktar kısıtlamaları öne sürmesidir. (maden iĢçilerine verilen ücretler) 5.atık borsaları ve atıklar üzerinden vergi alınması 2.Coase Yöntemi (pazarlık yöntemi, mülkiyet esaslı çözüm) : koĢulları; -Taraflardan sadece birinin mülkiyet hakkına sahip olması yeterlidir. -çevreyi kirleten kirlilik iznine sahipse, kirliliğe maruz kalanlar kirletene ödemede bulunarak kirlilikten kurtulabilir. -kirliliğe maruz kalanlar temiz hava hakkına sahipse, çevreyi kirletenler, kirliliğe maruz kalanlara ödemede bulunarak kirlilik hakkına kavuĢabilir.
1.DıĢsallık: Bir ekonomik birimin faaliyetlerinden dolayı, diğer ekonomik birimlerin fayda ya da zarar görmesidir.

KAMU EKONOMĠSĠNDE FĠYATLANDIRMA
1.Tam Kamusal Mallar 2.Yarı Kamusal Mallar 3. Özel Mallar Politik fiyat Yarı politik fiyat Piyasa fiyatı Finansmanı zorunlu vergilerle karĢılanır. Hizmetin bölünebilen kısmı harç, Ģerefiye, resim… vb gelirle, bölünemeyen kısmı ise vergilerle finanse edilir. -1.en iyi fiyatlama yöntemi : P=MC -2.en iyi fiyatlama yöntemi: (marjinal maliyetin belirlenemediği durumlarda) P=AC, Fiyat farklılaĢtırması, gölge fiyat uygulamasıyla fiyat belirlenir. -monopol fiyatlaması yöntemi: doğal tekel niteliğindeki malların üretiminde kullanılır. Burada kısa dönemde zarar, uzun dönemde kar söz konusudur. Unutma!!! Buradaki söz konusu olan fiyatlandırma marjinal maliyete göre değil, sabit maliyete göre fiyatlandırma yapılır.

6 KAMUSAL MAL VE HĠZMETLERĠN ETKĠN TAHSĠSĠ
1.Pareto Optimalitesi -1.en iyi teoremi: hiç kimsenin durumunu kötüleĢtirmeden, en az bir kiĢinin durumumu iyilileĢtirmek mümkün değilse pareto optimumdur. -Pareto İyileştirme: hiç kimsenin durumunu kötüleĢtirmeden en az bir kiĢinin durum iyileĢebiliyorsa pareto iyileĢtirme vardır. -2.en iyi teoremi: aksak rekabet koĢulu altında pareto optimalitesinin tam olarak sağlanamaması durumunda devletin vergiler ve sübvansiyonları kullanarak optimuma yaklaĢmasıdır. 1.1.Pareto Optimalitesinin KoĢulları: 1.tüketimde etkinlik: iki mal arasındaki MRS birbirine eĢit olmalı 2.Üretimde etkinlik: üretim faktörleri arasındaki MRTS birbirine eĢit olmalıdır. 3.etkin ürün karması: MRS=MRTS 2.BENTHAM Önemli olan bireylerin sosyal refahı değil toplam refahtır. Eğer uygulanan politika sayesinde toplam refah artıyorsa o politika kullanılmalıdır. 3.RAWLS Önemli olan toplam refah değildir, en kötü durumda olan bireyin refahı artıyorsa o politika uygulanmalıdır.

OPTĠMUM ÜRETĠM DÜZEYĠNĠN BELĠRLENMESĠNE YÖNELĠK SĠYASAL KARAR ALMA MEKANĠZMALARI (MARJĠNAL ANALĠZ YÖNTEMĠ) A.GENEL DENGE ANALĠZĠ ( SAMUELSON) B.KISMĠ DENGE ANALĠZĠ(BOWEN) —Kamu ve özel malların üretiminde kaynak kullanımında etkinlik ve gelir —Kamu malının üretimi için gelir dağılımı dikkate alınmadan yapılan dağılımını birlikte ele alarak iliĢkilendirmiĢtir. analizdir. —1 birim kamu malı üretimi artırıldığında ne kadar özel maldan —Bowen, yapmıĢ olduğu analizde özel mal ve kamusal malları ayrı ayrı vazgeçilecek? değerlendirmiĢtir. Bu durumun 2 sonucu vardır; —ÖZEL MALDA fiyat sabittir. Üretilen mala olan piyasa talebini bulmak 1.eğer kamu malı üretimi sonucu oluĢan toplumsal fayda, bu malın üretimi için bireysel talep eğrilerinin YATAY toplamı alınır. Bunun sebebi ise her için vazgeçilen özel mal ve hizmetin sağlayacağı faydadan büyük ise bireyin özel maldan talep ettikleri miktar farklı olmasıdır ve böylelikle kaynaklar kamu sektörüne aktarılır 2. eğer kamu malı üretimi sonucu oluĢan toplumsal fayda, bu malın üretimi toplam talebe ulaĢılabilir. Bunun sonucunda ise arz ve talebin kesiĢtiği noktada piyasa fiyatı ve optimal üretim miktarı belirlenir. için vazgeçilen özel mal ve hizmetin sağlayacağı faydadan küçük ise —KAMUSAL MALDA ise üretilen mal/hizmet sabittir. bireylerin talep kaynaklar özel sektöre kaydırılır eğrileri sahte (fiktif) talep eğrileridir. Bildiğimiz üzere kamusal malın finansmanı vergilerle sağlanır ancak kiĢilerin üretilen mala ödeyecekleri vergi servet ve harcama unsurlarına göre farklılık gösterir. Piyasa talebini bulmak için talep eğrilerinin DĠKEY toplamı alınır 3.LĠNDAHL ÇÖZÜMÜ 4.KAMU HĠZMETĠ VE GELĠR DAĞILIMI (MUSGRAVE) Lindahl‘a göre bireyler toplumsal mallardan sağladıkları faydaya Musgrave göre, gelir dağılımı sorununun öncelikli olarak çözülmesi göre toplumsal maliyete katılmalıdırlar. halinde, kamu hizmetlerinin optimum noktası piyasa benzeri bir modelde Her bireyin kamu mallarından sağladığı marjinal faydaya göre kamu çözümlenebilir. KiĢiler sahip oldukları parasal varlığı bilirlerse kamusal hizmetlerinin maliyetine katılması gerektiğini ifade etmiĢtir. mallar konusunda oylama yapılabilir. Kısacası Musgrave göre farklı gelir Lindahl‘e göre bunun sağlanmasının temel koĢulu adaletli bir dağılımı bileĢimlerinden hareketle, en fazla toplumsal refahı veren kamuharcama ve vergi sistemidir. piyasa malı kaynak dağılımı etkin bir Ģekilde çözümlenebilir.

7 SĠYASAL KARAR ALMA MEKANĠZMASINDA KULLANILAN OYLAMA YÖNTEMLERĠ
Kamusal mal ve hizmetlerin üretimine siyasal karar alma mekanizması içerisinde oylama yöntemi ile karar verilir. Kamu Tercihi Teorisine göre siyasal karar alma mekanizmasının aktörleri : 1.SEÇMENLER 2.SĠYASĠ PARTĠLER 3.BÜROKRATLAR 4.BASKI GRUPLARI 5.ÇOK ULUSLU ġĠRKETLER -Siyasal Karar Alma Mekanizmasında KarĢılaĢılan sorunlar 1.tercihlerin açıklanması problemi 2.Bedavacılık 1.OYBĠRLĠĞĠ KURALI 1.1.Mutlak Oybirliği: Siyasal kararların alınmasında oylamaya katılan oyların TAMAMININ olumlu olmasıdır. 1.2.Nıspi Oybirliği: Siyasal kararların alınabilmesi için 9/10.2/3,5/6 gibi önemli bir kısmın olumlu oy vermesi gerekir. 3.Tercihlerin ToplulaĢtırılması (yaĢ, cinsiyet, eğitim düzeyi…)

OYLAMA YÖNTEMLERĠ
2.OYÇOKLUĞU KURALI: siyasal karra almada oybirliği kuralının uygulanma olanaksızlığı çoğunluk kuralının daha çok kabul edilmesin yol açmıĢtır demokrasilerde en çok kullanılan teknik arasında yer alır. 2.1. Nispi Çoğunluk: Oylamaya katılanlar arasında en çok oyu alan politikaların seçilmesidir. DEZAVANTAJI: Toplamda 400 oy var. A politikası 190, B pol. 160, C pol 50 oy aldığında A politikası seçilir. Lakin bu durumda A 400 oydan 190‘la en çok oyu almıĢ olabilir fakat geriye kalan 210 oy A‘nın seçilmesini istememektedir. Bu durumda optimaliteden uzaklaĢılır. 2.2. Basit Çoğunluk: oylamaya Katılanların yarısından 1 fazlasının olumlu oy vermesi halidir. 2.3. Kaliteli Çoğunluk: Oylamaya katılanların en az 2/3‘ünün olumlu oy vermesi halidir. 1.WICKSELL’ĠN OYBĠRLĠĞĠ 2.CONDORCET PARADOKSU 3.BLACK (ORTANCA SEÇENEK TEORĠSĠ) Oybirliğinin Demokratik görüĢ belirleme sisteminde bireysel Sunduğu teori concorcet‘in geçiĢkenliği sağlayamadığı durumlar için KURAL Kararların alınmasında en adil yol tercihlerden toplumsal tercihlere geçiĢliliğin olmadığını ifade geçerlidir. oybirliğidir. Ancak mutlak oybirliği eder. Black‘e göre her seçmenin tercih sırası içinde bir doruk noktası sağlanması mümkün değildir. Sonuçların Çoğunluk ilkesinin var olduğu durumda ise sonsuz döngüsel vardır ve çoğunluğun doruk noktalarının birbirine yaklaĢtığı tercih ile 4/5, 9/10, 6/7… olması halinde pareto süreç baĢlar. Concorcet bu durumu da en az oyu alan seçimlerin geçiĢkenliğin sağlanabileceği, bu tercihin ise ortanca seçenek olarak optimalitesine yaklaĢılacağını savunur. elenmesiyle ortadan kaldırmanın mümkün olacağını savunur. ifade etmektedir. 4. ARROW’UN ĠMKANSIZLIK TEOREMĠ 5. DOWNS YAKLAġIMI (POLĠTĠK 6. McKEAN YAKLAġIMI Oylama Paradoksu: Oylama sonuçlarının seçmenlerin gerçek sonuçlarını MÜBADELE) (HÜKÜMETĠN GÖRÜNMEZ ELĠ) yansıtmadığı durum. Oy maksimizasyoncusu olan siyasilerin kamusal Hükümet kamusal faaliyetlerden zarar . Bu yüzden, iktisadi kararlarla siyasi kararlar arasında tutarsızlık vardır. harcamalardan sağladıkları marjinal oy kazancı, görenlere tazminat öderken bu Arrow‘a Göre Oylama sonuçlarının geçerli olması i vergilerden sağladığı marjinal oy kaybına faaliyetlerinden yarar sağlayanların ise Döngüsel Çoğunluk: bireylerin tercihleri arasındaki tutarsızlığın yaratacağı eĢitleninceye kadar kamu harcaması yapar. tazminat ödemeleri gerekmektedir durum(tercihlerin geçiĢsizliği) Bireylerin fayda max yönelik hareketi bir süre -bireysel tercihler iktisadi iken, toplumsal tercihler siyasidir çin; sonra toplumsal faydaya dönüĢür. 1.ortak rasyonellik 2.diktatörlüğün olmaması 3.bağımsız seçeneklerin bağımsızlığı 4.sosyal ve bireysel tercihlerin bağımsızlığı 5.empoze etmeme 7. BUCHANAN – TULLOCK YAKLAġIMI 8. NISKANEN YAKLAġIM (BÜROKRASĠ ) 9.ROMER – ROSENTHAL MODELĠ Kamuda Mal ve hizmet üretim ve yönetimini Seçmenlerle bürokratların her seçim bölgesini (MALĠYET MĠNĠMĠZASYONU) Her kamusal faaliyet bireylere 2 tür maliyet yükler. bürokratlar aracılığıyla gerçekleĢir. Bürokratlar tanıdıklarını varsayar 1.DıĢsal maliyet (oylama sonucunda kararı beğenmeyenlerin katlandıkları bütçe maksimizasyoncusudur. Çok harcama yaparak bütçeyi büyütürler. maliyetler) Kamu kesiminin de aĢırı geniĢlemesinden dolayı 2.karar alma maliyeti(oylamaya katılan bireyler için yapılan zaman ve diğer masraflar) sosyal kaynak tahsisinde etkinsizlik ortaya Seçmenler bu iki maliyetin toplamını minimize etmesi gerekir. çıkmaktadır.

8

ĠKTĠSADĠ EKOLLERDE DEVLET ANLAYIġI
1.MERKANTALĠZM(zenginlik=ticaret) (güçlü ulus devlet) *güçlü ulus devlet için güçlü hazine *güçlü hazine için de altın, gümüĢ gibi kıymetli madenler Ģart. *bunun sağlanması için devlet ihracatı özendirici, ithalatı kısıtlayıcı politikalar uygulamalı 2.FĠZYOKRASĠ (zenginlik=üretim) (Laissez faire, laissez passer) (liberal ekonominin öncüleri) *ürün yaratan tek üretim dalı tarımdır. *daha fazla üretim ve bununla birlikte yaratılan artık üretim için devlet müdahalesinin olmadığı ekonominin kendiliğinden dengeye geleceği doğal düzene inanmaktadırlar 5.SOSYAL REFAH DEVLETĠ *Keynes‘in ekonomiye müdahalesinin sebebi ekonomik dengeyi sağlamak iken, sosyal refah devletinde amaç sosyal refahın arttırılmasıdır. *bu nedenledir ki devlet artık temel mal ve hizmetlerin yanı sıra sosyal refahı arttırabilmek için özel mal ve hizmetler de üretmeye baĢlamıĢtır. 3.KLASĠK EKOL (jandarma devlet) *ekonomi her zaman dengededir. *bu denge fiyat mekanizması ile sağlanır.(görünmez el) **piyasada rekabet olacak kiii üretim olsun. Bu sebeple devlet ekonomiye müdahale etmeyecek *jandarma devlet olarak adalet, savunma ve güvenliği sağlayacak. *UNUTMAKĠ devlet verimsiz özel sektör verimlidir. *devlet ekonomiye müdahil olmazsa fiyat ve ücretler esnek olduğu için ekonomi kendiliğinden dengeye gelebilecektir. 6.PATERNALĠST DEVLET(baba devlet): *aile yönetimi, devlet yönetiminin bir modelidir prensibine dayanan ve halk içerisindeki doğruyu seçme yetisine sahip olan 'yetkinlerin' verecekleri kararlarla siyasal yönetimin gerçekleĢmesine dayanan bir sistemdir. *Sokrat ve Platon'a göre; toplum içinde, yönetilmeye ihtiyacı olan aciz kimseler için rehberlik edecek bir grubun bulunması gereklidir. Aynı Ģekilde, aile içinde de ailenin bekası için doğru kararları alan bir merciinin bulunması gereklidir. Keza bu aile içinde ancak bir birey olabilir. Ġdeal kararları alabilecek olan kiĢi, aile içinde yönetilmeye ihtiyacı bulunan bireyler adına ve aile için en doğru kararları alacak tek otorite olmalıdır.

4.KEYNES (müdahaleci devlet) (24 ekim 1929, kara PerĢembe, Büyük Buhran) *Keynes, klasiklerin aksine ekonominin her zaman tam istihdamda dengede değil, eksik istihdamda da dengeye gelebilir. *öylekiiii eksik istihdamdan tam istihdama ulaĢıncaya kadar devlet ekonomiye müdahale edecek. *yapılan müdahale ise eksik istihdama neden olan talep yetersizliğini giderici GENĠġLETĠCĠ MALĠYE POLĠTĠKASIDIR. 7.DĠĞER DEVLET MODELLERĠ 7.1.Fundamental (teokratik) Devlet: katı dini kurallarla yönetilen devlet biçimi. 7.2.Mekanik Devlet: topluma hizmet edebilmek için toplum tarafından kurulmuĢ, siyasilerin yönetici, bürokratın ise görevli memur olarak görüldüğü devlet anlayıĢıdır. 7.3.Organik (müdahaleci) Devlet: devlet; toplumun üzerinde ve topluma ait bir organdır. Devlet ve toplumun menfaatleri bireyin menfaatleri olarak algılanır. 7.4.Bireyci (liberal) devlet: birey devletin yerini almaktadır, birey devlet için değil, devlet birey için var olmaktadır. 7.5.OligarĢik Devlet: asker, dini veya siyasi bir grup tarafından sınırlı bir kesimin devleti yönetmesi.

7.6.MonarĢik Devlet: tek bir hükümdar tarafından yönetilen devlet biçimidir

9 DEVLET FAALĠYETLERĠ HAKKINDAKĠ YAKLAġIMLAR
1.KLASĠK ĠKTĠSAT TEORĠSĠ VE TARAFSIZ DEVLET Liberal ekolün öncülerinden olan Fizyokratlar ekonomide doğal düzenin varlığına inanmıĢ ve devlet faaliyetlerinin sadece jandarma devlet görevini üstlenmesi gerektiği vurgulamıĢlardır. *fizyokratlardan esinlenen Adam Smith ise ―Ulusların Zenginliği‖ adlı eserinde klasik liberal iktisat doktrinin temelini oluĢturur. *Smith derki; -bireyler kendi çıkarlarını maksimize etmeye çalıĢırken aynı zamanda toplumsal faydayı maksimize edeceği görüĢünü savunarak herkesin fayda maksimizasyonu çabası sonrası piyasada dengenin sağlanmasına yardımcı olduklarını ileri sürmüĢtür.(görünmez el) 2.SOSYALĠST YAKLAġIM Sanayi devrimi sonrası oluĢan yeni ekonomik düzen içerisinde Klasik Ġktisatçılar bir kanadı ekonominin daha çok arz yönüyle ilgilenirken diğer kanadını oluĢturan Marx ve Hegel gibi düĢünürler ise bu sürecin daha çok bölüĢüm ve talep kısmıyla ilgilenmiĢler ve bu süreçten etkilenen kitleler üzerine eğilmiĢlerdir. Bu düĢünürlerin ortaya koyduğu akıma da sosyalizm denilmektedir. Sosyalizm; tüm üretim araçlarının devlet tekelinde olmasını öngören ve özel mülkiyet, serbest ticaret hakkının bulunmadığı, ekonominin merkezi planlama ile yürütüldüğü bir sistemdir. Bu sistem içerisinde tüm ekonomi kamu sektöründen oluĢmaktadır. 3.ĠKTĠSADĠ RASYONALĠTE YAKLAġIMI 4.MUSGRAVE YAKLAġIMI Bu görüĢe göre devletin, piyasa ekonomisinin iĢleyiĢinde tamamlayıcı bir görev üstlenmesi gerektiğini savunur. Bu Piyasa ekonomisi bazı sorunların çözümünde görüĢe iliĢkin üç farklı görüĢ bulunmaktadır; yetersiz olduğundan dolayı kaynak tahsisi, gelir I.Samuelson II.Chamberlin – Cournot (Aksak Rekabet) III.Tabotoni-Brochier (özel-kamu sektörü maliyet dağılımında etkinlik ve iktisadi istikrar Piyasada üretilmesi mümkün Devlet tam rekabet koĢullarından sapma karĢılaĢtırması) sağlanamamaktadır. Bu durumda devlet, piyasa olmayan, faydası olan monopol ve oligopol piyasalarda Bir malı ister kamu isterse özel sektör üretsin. Bu ekonomisinin yetersizliğinden kaynaklanan bölünemeyen mal ve faaliyette bulunmalı ya da bu yaklaĢıma göre önemli olan üretilen mal ve hizmetin sorunları çözmelidir.
hizmetlerinin kamu kesimi, üretilmesi mümkün olan ve faydası bölünebilen mal ve hizmetler ise özel sektör tarafından üretilmesi gerektiğini ifade eder piyasalardaki faaliyetleri düzenlemelidir ki kaynak dağılımında etkinlik sağlansın. topluma maliyetinin ne olacağı araĢtırılmalıdır. Öyleki, devlet faaliyetinin sınırı belirlenirken her bir faaliyetin özel veya kamu kesiminde üretilmesi halinde toplumun yükleneceği maliyetin hesaplanması gerekmektedir.

5.ANAYASAL ĠKTĠSAT YAKLAġIMI ( KAMU TERCĠHĠ) (BUCHANAN, HAYET, TULLOCK) Klasik iktisadi görüĢün bir uzantısı olarak iktisadi faaliyetlerin tamamen piyasa ekonomisi kuralları çerçevesinde gerçekleĢtirilmesi gerektiğini, devletin ise bilinen klasik fonksiyonlarını yerine getirmesinden baĢka hiçbir Ģekilde ekonomik faaliyetlere müdahale etmemesi gerektiğini ileri sürmüĢlerdir. Devlettin sürekli olarak büyüdüğüne iĢaret ederek, devletin görev ve sorumlulukları belirlenip anayasal hükümlerle sınırlandırılması gerektiğini ifade ederler. Devletin özellikle bürokrat ve siyasi partilerin bütçe ve oy maksimizasyonu eylemleri sonucunda büyüdüğünü, bu nedenle devletin piyasa devletin piyasaya müdahalelerini önleyebilmek için, anayasalara devletin iktisadi ve mali yetkilerini kesin bir biçimde kısıtlayan hükümler koymak gerektiğini ifade etmektedir. Örn:anayasaya kamu harc/GSMH max %25 olacaktır veya borç stoku/GSMH max %20 olsun veya enflasyon %15i geçerse kdv %10 artar gibi mali kurallar koyulmasını ifade eder.

6.TINBERGEN (1963 TR’de ilk kalkınma planı) Piyasa ekonomisinin etkin iĢleyebilmesi için devletin savunma, adalet gibi temel mal ve hizmetleri sunmasının Ģart olduğunu ve bu durumun piyasa ekonomisinin kapitalist yapısına zararı olmayacağı gibi iĢleyiĢini daha etkin kılmasını sağlar.

10 DEVLET FAALĠYETLERĠNĠN OPTĠMAL SEVĠYESĠ 1.Kaynakların Özel Kesimle Kamu Kesimi Arasındaki Optimum Dağılımı
Ekonomide kullanılan kaynaklar iki kesim arasında öyle dağılmalıdır ki bir faktörün bir kesimden diğerine aktarılması, toplam üretimde artık bir artıĢ sağlayamasın ki fayda maksimizasyoncusu olan bireylerin faydalarında bir kayıp yaĢanmasın. Bunun için özel kesimde üretilen mal ve hizmetlerin marjinal sosyal faydasının marjinal sosyal maliyetine oranının, kamu kesiminde üretilen mal ve hizmetlerin marjinal sosyal faydasının marjinal sosyal maliyetine oranına eĢit olması gerekmektedir. Yani iki kesimin çıktılarının(üretimlerinin) ; Özel Kesim MSF/MSM= Kamu Kesimi MSF/MSM

2. Kamu Kesiminde Optimum Kaynak Dağılımı 2.1. Kaynak Dağılımıyla Ġlgili Devlet Faaliyetlerinin 2.2.Gelir Dağılımıyla Ġlgili Devlet Optimum Seviyesi Faaliyetlerinin Optimum Seviyesi
Kaynak dağılımı ile ilgili devlet faaliyetlerinin optimum seviyesi nasıl belirlenir? —Ġlk olarak optimum kaynak dağılımının, ekonomin özel kesimine uygulanan MSM=MSF kuralının kamu kesimine de uygulanmasıyla sağlanır. -Piogu ―harcamaların, devlet hizmetleri için vatandaĢlardan alının sonuncu(marjinal) Ģilinin harcanmasıyla elde edilen faydalanmanın bu sonuncu Ģilinin devlete aktarılması dolayısıyla katlanılan fedakarlıkla eĢitleneceği noktaya kadar götürülmesini‖ öneriyordu. -Aynı görüĢü John F. Due ―devletin her faaliyetini faaliyetin sağlandığı MSF‘nin MSM‘ye eĢitlendiği noktaya kadar arttırması gerekir. - Bu görüĢler çerçevesinde MSM=MSF eĢitliği sağlanabilirse kamu kesiminde optimum kaynak kullnımı gerçekleĢtirilmiĢ yani kamu kesiminde kullanılan kaynaklardan mümkün olan en büyük fayda sağlanmıĢ olur. -lakin uygulamada bu usulden yararlanma imkanı yoktur. Çünkü üretilen tam kamusal malların piyasa fiyatının olmaması, hemde yarı kamusal malların sebep oldukları dıĢsallıklar bunların MSF‘sinin tespitini imkansız kılmaktadır. -hal böyle olunca bu teknik kullanılamadığı için maliyet fayda analizi adı verilen bir yöntemden yararlanılmaktadır. Devletin asli amaçlarından biri gelir dağılımını düzenlemektir. Bu sebepten özellikle günümüz devlet anlayıĢı olan sosyal refah devletinin, kalkınmanın gerçekleĢtirilmesi kadar önde görevlerinden biri de adil gelir dağılımının sağlanmasıdır. Bu anlamda gelir dağılımın etkin olarak sağlandığı nokta kamu faaliyetlerinin optimum düzeyini oluĢturmakla birlikte, bu notanın objektif değil sübjektif bir değer olmasından dolayı ölçülmesi sınırının belirlenmesi imkansızdır.

2.3.Negatif Gelir Vergisi (Milton Friedman) -bir tür sosyal transfer harcamasını ifade etmektedir. -görüĢe göre devlet temel hizmetler hariç hiçbir ekonomik faaliyette bulunmayacak ve bunlar piyasadan karĢılanacaktır. Devlet, bir geçim sınırı belirleyerek bu sınırın altında olanlara ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetleri piyasadan temini için negatif gelir vergisi yoluyla bir gelir transferi yapacaktır.

11

KAMU GĠDERLERĠ 1.TANIMI 1.1.DAR ANLAMDA KAMU GĠDERLERĠ 2.Kamunun Ekonomi içindeki Payı Kamu ihtiyaçlarının karĢılanması amacıyla yetkili MY+YY tarafından yapılan harcamalar (Kamu harcamaları )/(GSMH) kiĢilerce gerçekleĢtirilen zaman içerisinde sürekli artma eğilimi içersinde olan ve para Ģeklinde 1.2.GENĠġ ANLAMDA KAMU GĠDERLERĠ yapılan ödemelerdir. MM+YY+SOS GÜV KUR + KĠT + VERGĠ HARCAMALARI 3.ÖZELLĠKLERĠ-SINIRLARI 4.KAMU HARCAMALARININ ARTIġ NEDENLERĠNĠN SINIRLANDIRILMASI -kamu harcamalarının üst sınırı MG‘dir. Kamu 4.1. GÖRÜNÜġTE ARTIġ 4.2.GERÇEKTE ARTIġ harc MG‘yi AġAMAZ Kamu harcamaları sadece parasal olarak arttığı Kamu harcamalarının hem parasal hemde -amaç toplumsal ihtiyacın karĢılanmasıdır ve bu artıĢa rağmen kamu hizmetindeki miktar hizmet miktarı olarak arttığı durumlardır. -özel fayda ve kar amacı yok, amaç toplumsal olarak bir artıĢın olmadığı durumlardır. NEDENLERĠ fayda 1.Askeri (savaĢ ve savunma giderlerinin artıĢı) NEDENLERĠ -kamu harcamaları BÜTÇE KANUNU ile yapılır 1.para ekonomisinin yaygınlaĢması 2.siyasi ( liberal veya sosyalist bir iktidarın -Klasiklere göre kamu harcamaları 2.para değerinin düĢmesi gelmesi, partilerin taahhütlerini yerine VERĠMSĠZDĠR ve Kamu harcamalarında 3.ülke sınırlarının ve nüfusun büyümesi getirmeleri) SADECE kurumsal sınıflandırma yapılır 4.kamulaĢtırma, devletleĢtirme 3.ekonomik (ekonomik istikrarı sağlama çabaları, -Modern Maliyecilere göre kamu harcamaları 5.bütçe usullerinin değiĢmesi krizler) verimli olup, talep yaratıcı özelliğe sahiptir, 4.teknoloji (yeni buluĢ ve geliĢmeler. Hızlı tren Fonksiyonel Sınıflandırma yapılır. uygulamaları gibi) -Kamu harcamalarıyla ilgili evrensel bir sınır 5.sosyal (sosyal yardımlar) saptanamaz. Ülkeden ülkeye göre değiĢken bir yapı içerisindedir. Bunu n sebebiyse; toplumun anlayıĢı, benimsenen devlet biçimi, toplumun vergiye bakıĢ açısı ve ülkelerin geliĢmiĢlik düzeyidir.

12 KAMU GĠDERLERĠNĠN ARTIġ TEORĠSĠ
1.WAGNER (YASA) ―Devlet Faaliyetlerinde Sürekli ArtıĢ Kanunu‖ Bireylerin sosyal ilerleme istekleri kamu harcamalarını sürekli arttırır. Kamu harc artmasının nedeni; 1.sanayileĢme 2.kentleĢme, sos. Yapıdaki değiĢme 3.yerel yönetimlerin artması, sundukları hizmetin geniĢlemesi 6. PEACOCK – WISEMAN (SIÇARAMA TEZĠ) (yerini alma) SavaĢ, doğal afet, kriz dönemlerinde kamu harc artar., sıçrama yapar. Kamu harc finansmanı için vergi yükünü arttırır. (toplumda tepkiye neden olmaz). Bunalım sonrasında toplum vergi yüküne alıĢtığından vergi oranlarında indirime gidilmez. Kamu harcamaları eski düzeyine inmez. 11. NISKANEN (BÜROKRASĠ MODELĠ) Bürokratlar kamu iĢletmesini özel bir iĢletme gibi görür ve iĢletmenin karını maksimizasyon çabasını devlet bütçesini maksimize ederek karĢılar. Bunun sonucunda kamu harcamaları artar. Bürokrasi hükümete hizmet sunan monopol gücüne sahip bir hizmet sektörüdür isteyen bürokratlar maaĢlarını arttırmak isteyerek kamu harcamalarının artmasına neden olabilir 2. HENRY CARTER (SANAYĠ + SAVAġ) (Wagner‘i Onaylar) Kamu harcamalarının artıĢı ülkeden ülkeye değiĢir. Wagner‘e katılır (sanayileĢme) bununla birlikte savaĢlar kamu harcamalarını arttırdığını söyler. 3.NITTI (SAVAġ+SAVUNMA) (Wagner‘e karĢı) Kamu harcamalarının artıĢ nedeni 1.savaĢ ve savunma 2. büyük bayındırlık harcamaları 3.devlet borçlanması **kamu harcamalarından savaĢ ve savunmayı çıkardığında kamu harcamaları HĠÇ ARTMAZZZZ. 4.MUSGRAVE (KALKINMA – BÜYÜME) SavaĢ ve Savunma harcamalarını çıkardığında kamu harcamaları MG ile aynı oranda artar.(Ülkede MG artıĢı sosyal refahı arttırır (eğitim, sağlık, sosyal transferler artar dolayısıyla sosyal geliĢmelere bağlı olarak kamu harcamaları artar) 5. ROSTOW (5 AġAMALI KALKINMA TEORĠSĠ) Kamu harcamalarının artıĢı ekonomik geliĢmeye bağlıdır. 1.geleneksel toplum 2.kalkıĢa hazırlık 3.kalkıĢ 4.olgunlaĢma 5. tüketim toplum AĢama ilerledikçe kamu harcamaları artar.

7. PIGUE VE DALTON (SOSYAL REFAHIN ARTTIRILMASI) Amaç sosyal refahın max edilmesi olduğundan kamu harcaması artar. Bu artıĢ MSF=MSM olana kadar devam eder.

8. DOWNS, BUCHANAN, TULLOCK ( MAKSĠMĠZASYON YAKLAġIMI) Siyasiler oy maksimizasyonu Seçmenler fayda maksimizasyonu çerçevesinde siyasilerin iktidara gelmek adına seçmenleri memnun etmesi sonucu kamu harcamaları artar Bedavacılık ve politik miyopluk sorunları ortaya çıkar.

9.BAUMOL (DENGESĠZ BÜYÜME) Kamu genel olarak verimsiz alanlarda üretim yapar.( emekyoğun) Bu nedenle artan hizmet talebini karĢılamak için daha fazla maliyete katlanır ve kamu harcamaları artma eğilimi girer. Bu da kamunun özel sektöre göre hızlı ve dengesiz büyüğünü gösterir.

10. CLARK Kamu harcamaları MG‘nin %25‘ini geçmemelidir. %25‘Ġ geçen durumda kamu harcamalarının finansı olan vergilere baĢvurulur. Bu da iĢçilerde ikame etkisine yol açar ve MG düĢme eğilimine girer.

12. ODLE( POLĠTĠK AġAMALAR HĠPOTEZĠ) (SÖMÜRÜLEN ÜLKE ) Sömürge halindeki devletler (az geliĢmiĢ) bağımsızlığa 3 aĢamadan geçerek kavuĢur(kamu harcamaları artar) 1.altyapı çalıĢmaları (demiryolu, köprü, liman)sömürgeci devlet karĢılar 2.sermayenin geliĢ amacına uygun kamu harc:eğitim, sağlık 3.bağımsızlık sonrası dönem ulusal ekonominin kurulması: güvenlik savunma, diploması.

13.J. O‘CONNER (MARKSĠST YAKLAġIM) Amaç kapitalizmin kalıcılığını sağlamak. Bunu için ilk olarak eğitim sağlık, güvenlik, sosyal konut, sosyal transfer gibi hizmetler sunacak(sosyal devlet sağlanacak) kapitalizmin kalıcılığı sağlanacak. Sermaye hareketlerini hızlandırmak amacıyla devlet bütçesi küçük tutulmuĢ daha sonra sermaye sahiplerine yönelik karlı kamu sipariĢlerinin artması ile kamu harcamaları artar.

14.PYLE Kamu harcamalarının bazı dönemlerde belli bir süre MG‘den hızlı artar. Bu da ülkeden ülkeye göre değiĢir ve kamu harcamalarının sürekli arttığını savunur.

15.SOLOMON FABRICANT Kamu harcamaları sürekli artar ve bu artıĢın her ülke de farklı olduğunu söyler.

13 1.ĠDARĠ TASNĠF
1.1.ORGANĠK (KURUMSAL) TASNĠF Harcamayı yapan idari birimler itibari ile harcamalara sınıflandırma yapılmasıdır. Örn; MEB, SAĞLIK BAK, MALĠYE BAK 1.2.FONKSĠYONEL (ĠġLEVSEL) TASNĠF Harcamanın amacı önemlidir. —hizmet tekrarı engellenir, harcamalar azalır, tasarruf sağlanır. —sosyal fayda sağlar —etkinlik ve verimlilik artar —3‘e ayrılır; 1.genel hzmt 2.sosyal hzmt 3.ekonomik hzmt

KAMU HARCAMALARININ TASNĠFĠ (SINIFLANDIRILMASI) 2.BĠLĠMSEL-EKONOMĠK TASNĠF
2.1.ADĠ-OLAĞANÜSTÜ Adi(olağan); her yıl tekrarlanır nitelikte olanlar. örn: cari harcamalar 2.2.REEL-TRANSFER ―PIGOU‖ Reel; karĢılığında bir mal veya hizmet alınan harcamalardır 2.3.VERĠMLĠ-VERĠMSĠZ Verimli; MG‘de artıĢ yaratan harcamalardır. Örn; reel harcamalar verimli harcamalardır. Verimsiz; MG‘de artıĢ yaratmayan harcamalardır. Örn ; sosyal Transfer harcamaları MG‘yi arttırmaz, gelir dağılımında adaleti sağlamaya yöneliktir. 2.4.ZORUNLU-ĠHTĠYARĠ Zorunlu; mutlaka yapılması gereken ve kanunlara dayalı olan harcamalardır. Örn;eğitim, savunma vb harcamalarının düzenli olarak yapılması hem sosyal hemde ekonomik büyüme ve kalkınma açısından zorunludur. Ġhtiyari; ertelenebilecek esnekliğe sahip olan harcamalardır. Her yıl kaldırım taĢı döĢemek ihtiyaridir.

Olağanüstü; uzun süreli aralıklarla yapılan harcamalardır. örn: yatırım harcamaları, doğal afetler

Transfer; KarĢılığında bir mal veya hizmet alınmayan harcamalardır. Transfer harcamaları gelirin yeniden dağılımında kullanılır.gelir dağılımında adaleti sağlamaya yönelik harcamalardır.

2.2.1.REEL (GERÇEK) HARCAMALAR 2.2.1.1.CARĠ 2.2.1.2.YATIRIM Bir bütçe dönemi içinde tüketilen ve Üretim kapasitesini arttıran aynı dönemde faydası sağlanan ve kaynakların daha etkin genellikle her yıl tekrarlanan kullanımını sağlayan ve giderlerdir. Üretimi arttırıcı etkisi MG‘yi arttıran, faydası yoktur. sonraki yıllara sarkan Mevcut üretim kapasitesini iĢler harcamalardır. durumda tutan harcamalardır. Sermaye birikimine yönelik Örn; personel,memur,iĢçi maaĢları, harcamalardır.(maddi tazminatları, ödüller,kırtasiye sermaye-beĢeri olmaya giderleri,demirbaĢ alımı,küçük sermaye) onarım giderleri,yolluklar… Örn;etüt proje giderleri,taĢıt alımı, büyük onarım giderleri,

2.2.2.TRANSFER HARCAMALARI 2.2.2.1.ĠKT-SOS-MALĠ 2.2.2.2.GELĠR-SERMAYE İktisadi(verimli); üretimin arttırılması yönelik Gelir: transfer yapılan harcamalar örn; sübvansiyonlar, harcamasının ülke içinde üreticilere verilen krediler, yapılmasıdır Mali; kamu kurum ve kuruĢların finansman Sermaye; transfer açıklarının kapatılması amacıyla yapılan harcamasının ülke dıĢına harcamalar Örn; özel bütçeli ve DDKB yapılmasıdır. Örn: savaĢ açıklarının kapatılması için genel bütçeden tazminatları, dıĢ borç faiz yapılan hazine yardımları, borç faiz ödemeleri, ödemeleri KĠT açıklarının kapatılması Sosyal(verimsiz); düĢük gelir gruplarına yönelik olarak yaĢam standartlarını yükseltmek amacıyla yapılan harcamalar Örn: emekli maaĢları, iĢsizlik sigortası, öğrenci bursları, yeĢil kart, ayni yardımlar, tavan fiyat uyg.

2.2.2.3.DOLAYLI-DOLAYSIZ Dolaysız; kiĢilerin gelirlerinin direk arttırmaya yönelik yapılan harcamalardır. Örn: öğr bursları, dul yetim aylıkları, borç faizi ödemeleri Dolaylı: kiĢilerin gelirlerini dolaylı yoldan arttıran harcamalardır. Örn: yeĢil kart uygulamaları, kömür, gıda yardımları…

-Kalkınma Carisi (yatırım carisi): üretime katkı yapan cari harcamaları ifade eder. BeĢeri sermayeye yönelik yapılan cari harcamalardır.(eğitim, sağlık) => doktor, öğretmen maaĢı, okul için sıra, ısınma giderleri, hastane için yatak, ısınma giderleri….) -Sermaye TeĢkili Transfer Harcaması: karĢılığında mal alınan ancak cari üretim ve toplam talep düzeyine hiçbir katkısı olmayan harcamalardır(eski bina(ikinci el) alımı, faaliyette bulunan bir iĢletmeyi satın alması(devletleĢtirme) , arsa arazi alımı( kamulaĢtırma) -Sübvansiyon: fiyat hareketlerini kontrol için yapılan mali yardımlardır. Üretim ve tüketim sübvansiyonları olarak 2‘ye ayrılır. Üretim sübvansiyonları üretimi teĢvik etmek için üretici kesime yapılan yardımlardır. Tüketim sübvansiyonları ise piyasa fiyatını aĢağı çekmek için kullanılır

14 KAMUSAL HARCAMA POLĠTĠKALARININ SEÇĠMĠ Sosyal Fayda Maliyet Analizi (DUPUIT) Analiz daha çok kamu yatırım projeleri için kullanılır. Çünkü cari harcamalar daha çok kısa vadeli olduklarından olası yanlıĢ kararlardan dönmek mümkündür. Oysa yatırım projeleri, uzun vadeli harcama programı olduğu için, baĢlangıçta etkinlik analizlerinin titiz biçimde yapılması gerekmektedir. Sosyal fayda maliyet analizi açısından en önemli konulardan biri fayda ve maliyetlerin bilinmesidir: 1.Faydaların Belirlenmesi: Projenin değerlendirilmesinde faydaları; doğrudan – dolaylı, gerçek – parasal ve maddi – maddi olmayan maliyetler Ģeklinde sınıflamak mümkündür. 2. Maliyetlerin Belirlenmesi: bir kamu yatırım projesinde maliyetleri; doğrudan dolaylı maliyet, yatırım- iĢletme bakım maliyeti, gerçek-parasal maliyet, maddi – maddi olmayan maliyetler Ģeklinde sınıflamak mümkündür. 3.projenin Fayda ve Maliyetlerinin Ölçümlenmesi: fayda maliyetlerin ölçümlenmesinde özel sektör projelerinde kullanılmayan iki değerleme ölçütü yer almaktadır. 4.Gölge Fiyat: bu fayda ve maliyetlerin ölçümlenmesinde piyasa fiyatı yerine gölge fiyatlar kullanılmaktadır. Özellikle geliĢmekte olan ülkelerde piyasa ekonomisini geliĢmemesi, sermayenin belirli gruplarda toplanması, ekonomik kurumların yetersizliği gibi nedenlerden dolayı piyasa fiyatı yerine gölge fiyat kullanılmaktadır. Gölge fiyatı, herhangi bir malın marjinal maliyetinin prasal ifadei olarak tanımlanabilmektedir. 5. Sosyal Ġskonto Oranı: kamu yatırımlarının gelecekteki fayda ve maliyetlerini bugünkü değere eĢitleyen faiz oranı olarak tanımlanmaktadır. Buna da sosyal faiz oranı adı verilmektedir. KAMU HARCAMALARININ EKONOMĠ ÜZERĠNDEKĠ ETKĠLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLER
1.Pigou Etkisi 2.DıĢlama Etkisi (Crowding Out) 3.Çekme Etkisi(Crowding In)

Devlet harcamalarının azaltılmasının bireylere faydadan çok zarar getireceğini savunur ve kamu harcamalarının azalmasının talebi daraltacağını iddia eder. Kamu harcamalarının azaltılmasının MG‘yi düĢürebileceğini ileri sürer. Kamu harcamalarının azalmasının MG‘de yarattığı etkiye Pigou etkisi denir. Pigou Etkisi iktisatta; fiyatların düĢmesinin serveti ve buna bağpluı olarak da tüketimi arttırdığını ifade eder. DüĢen fiyatlar servet sahibi olan bireylerin sahip oldukları servetin değerini arttırır, bu da tüketimi kamçılar.

Monateristlere göre kamu harcamalarının artması faizleri arttırır. Faizlerin artması ise özel yatırımları azaldır. Diğer bir ifadeyle devletin kamu harcaması yapmak için borçlanma yoluyla piyasaya yüksek faizli tahviller sunar ve özel sektörün likit varlıklarının azalmasıyla yatırım yapması sekteye uğrar ve ekonomiden dıĢlanır.

Devlet ve özel sektörün yatırım yapacakları alanları paylaĢmasıdır. Örn; özel sektörün kar marjı yüksek inĢaat ve nihai tüketim malları üretimine yönelmesi devletinse büyük sermaye isteyen elektrik, su, bayındırlık harcaması yapması gibi.

15 KAMU GELĠRLERĠ KAMU GELĠRLERĠNĠN ÇEġĠTLERĠ
1.VERGĠLER — Kamu hzmti finansmanı için toplanır — cebridir — karĢılıksızdır(kiĢinin Ģahsına yönelik özel ve doğrudan bir karĢılık vaadi ve taahhüdü olmamasıdır.) —nakdi olarak alınır. — GELĠR(GV-KV) SERVET(MTV, EV, VĠV) HARCAMA (KDV, ÖTV, DV, BSMV, ÖĠV) üzerinden alınır. 2.HARÇLAR - kamusal nitelikli bir hizmetten bazı kiĢilerin özel yarar elde etmeleri karĢılığında ödenilen paradır. —Katkı payı — Kamu hzmtinden yoğun yararlananlardan alınır —cebridir —karĢılığı vardır —Harçla ödenen bedel hizmetin maliyetini tamamen karĢılamaz —harç > yararlanılan hzmt => aradaki fark vergi sayılır. **üni harçları, pasaport harcı… 6. PARA VE VERGĠ CEZALARI —Amaç gelir elde etmek değil, bireylerin yasalara uymasını sağlamaktır -ki toplumda illa uymayan olacağı için devlette buradan kamu geliri elde eder. 3.RESĠMLER — bir iĢin yapılması için kamudan izin alınması karĢılığında ödenen bedel. — genellikle yerel yönetimler tarafından toplanır — cebridir. — karĢılığı vardır. ** inĢat izni almak, eğlence mekânı açmak, avlanma ruhsatı… 4.ġEREFĠYELER(değerlendirme resmi) —kamu bayındırlık hzmti yaptığı bölgedeki gayrimenkullerin değerinin artması düĢüncesinden hareketle alınan bedeldir. —cebridir. —karĢılığı vardır. *Katılma payı: bayındırlık hzmti sonucu bölgedeki emlakların değeri artmadığı halde alınan bedeldir. Öngörülen harcamayı finanse etmek için toplanır. Örn; yol harcamalarına katılma payı Kanalizasyon harcamalarına ka. Payı Su tesisleri harcamalarına katılma p. 8.BORÇLANMA GELĠRLERĠ 8.1 zorunlu borçlanma —cebridir. —memur maaĢlarından yapılan kesintidir ***tasarruf bonoları 8.2.ihtiyari borçlanma —cebri değildir. **devletin piyasaya hazine bonosu devlet tahvili satması..

5.PARAFĠSKAL GELĠRLER(vergi benzeri) —Kamu-yarı kamu niteliğine haiz ekonomiksosyal-mesleki kuruluĢların üyelerine sundukları hzmtlrdn dolayı, üyelerinden aldıkları aidatlardır. —cebridir(vergiye benzer) —karĢılığı vardır ( harca benzer) — genel bütçe içerisinde yer almaz. —söz konusu kuruluĢun bütçesinde yer alır. **sigorta primleri, tic sanayi odalarına ödenen aidatlar, avukatların barolara ödedikleri aidatlar… 9.FONLAR — belirli bir amaç için kenarda tutulan ve lazım olduğunda kullanılan paralardır —Âdem-i Tahsis ilkesine ters *TR‘deki fonlar 1.özelleĢtirme f. 2.savunma sanayi teĢvik f. 3.sosyal yardım f. 4.türk tanıtma f. 5.TMSF 13 MALĠ TEKEL GELĠRLERĠ —devlet, talep esnekliği düĢük bazı malların üretimini ve satıĢını kamu tekeline alıp bunların fiyatlarını çok yüksek karlar sağlayacak Ģekilde belirleyerek gelir sağlar. **sigara, alkol…

7.MÜLK VE TEġEBBÜS GELĠRLERĠ (mamelek geliri, patrimium geliri) —kamunun taĢınır-taĢınmaz mal ve haklarını; satması/kiralaması/iĢletmesi karĢılığında gelir elde etmesi —cebri değil. **Arazi, bina, taĢ ocakları, KĠT karları… 11. SENYORAJ GELĠRLERĠ (ENFLASYON VERGĠSĠ) — MB‘nin para basması sonucu devletin gelir elde etmesidir

10.ÖZELLEġTĠRME GELĠRLERĠ — devlete ait iĢletmelerin özel sektöre devredilmesinden sağlanan gelirlerdir. — Cebri değil. — amacı; rekabeti arttırmak, teknolojik ilerleme, kar elde etme

12.DEVALÜASYON GELĠRLERĠ — Yerli paranın hükümet eliyle yabancı para karĢısında değerinin düĢürülmesidir. — bu durumda dıĢa açık ekonomide ihracat artar, ithalat azalır. Devlette buradan gelir elde etmiĢ olur.

14.DĠĞER — savaĢ tazminatları — ganimetler — yardım ve bağıĢlar — mirasçı bulunamayan gelirler

16 VERGĠYLE ĠLGĠLĠ TEMEL KAVRAMLAR -I1.VERGĠNĠN KONUSU —verginin kaynağını oluĢturan ekonomik unsurdur. 3‘e ayrılır; Gelir-Servet-Harcama (Gider) 2.VERGĠNĠN MATRAHI —verginin hesaplanmasında teĢkil olan MĠKTAR
VE DEĞER

4.VERGĠYĠ DOĞURAN OLAY — Verginin konusu ile mükellefin bağ kurması

—Advalorem: Parasal değer esas alınır **GV, KV, EV —Spesifik: Miktar esas alınır (hacim, kg, yaĢ, lt...) **MTV, ÖTV(sadece 1 sayılı tarifesi: petrol ) 5.VERGĠ SORUMLUSU —BaĢkasına ait bir vergi nedeniyle, v idaresine karsı muhatap olan ve vergi borcunu ödemekle yükümlü olan kiĢi.

8.VERGĠNĠN TAHSĠLĠ —verginin ödenmesidir. ---Doğrudan tahsil: verginin doğrudan mükellefin yatırması veya vergi memurlarının mükellefin adresine gidip vergiyi tahsil etmesi ---Dolaylı Tahsil: Vergi sorumlusu tarafından verginin ödenmesidir.

8.1. TAHSĠL USULLERĠ 1) Mükellefçe bizzat yetkili vergi dairesine yatırılması 2)Yetkili KiĢiler Tarafından Yatırılması 2.1)Ġltizam U: vergi hasılatının belli bir bedel karĢılığında 3.kiĢilere bırakılması. Bunlara MÜLTEZĠM denir. (kar/zarar mültezime ait) 2.2)Ġhale U: Getireceği toplam hasılat üzerinden EN DÜġÜK ORANDA pay almayı kabul edene verilmesi 2.3)Emanet U: devlet memurları eliyle vergi borcunun toplanılması 2.4) Temsilciler Aracılığıyla: Öğretmen, muhtar, imam… gibi bölgedeki güvenilir ve halk tarafından tanınmıĢ kiĢilerce verginin tahsil edilmesi 2.5) Tevkifat (Stopaj) U: Verginin doğduğu kaynakta vergi sorumlusu tarafından kesilip vergi dairesine ödenmesi. 3.Diğer Tahsil Usulleri :Pul-bandrol yapıĢtırmak..

2.1.MATRAH BELĠRLEME USULLERĠ —Götürü: vergi hesaplamasına konu olan değer ve miktarın tek tek hesaplanması yerine tüm konu ve mükellef için toptan belirlenmesi -Karine-DıĢ Gösterge: Bazı dıĢ göstergelere bakılarak matrahın tespit edilmesidir.(kapı, pencere sayısı) —Ġdarece Takdir: Vergi idaresi tarafından matrahın tespiti. —Basit: Gelir – Gider = Matrah —Beyan: Mükellefin beyannameyle matrahını tespit etmesi 6. VERGĠNĠN TARHI —Mükellefin ödemesi gereken vergi borcunun hesaplanmasıdır. 6.1.Tarh Yöntemleri —Beyana Dayalı: mükellefin beyanı esas alınır ---Basit Usulde: basit usuldekilerin vergisi basit usulde tarh edilir. —ikmalen: Tarhiyat sonrası kanuni usullere uyulmaması durumunda ikinci defa tarhiyat yapılması —Re’sen: Matrahın tamamen veya bir kısmının tespit edilmemesi durumunda vergi dairesinin belirlediği matrah üz. Tarh edilmesi. — Ġdarece: mükellefin kanuni süre içinde matrahını beyan etmezse vergi dairesinin kendi matrahı belirler ve tarhiyat yapar. 9.VERGĠ ALACAĞINI SONA ERDĠREN DURUMLAR 1.Ödeme 2.Terkin : Devlet tarafından mükellefin vergi borcunun tamamının veya bir kısmının silinmesidir. 3.ZamanaĢımı: VUK‘a göre 5yıl süre içinde vergi borcunun tahsil edilememesi durumunda, mükelleften vergi alacağını tahsil edememesi. 4.Af: Bazı nedenlerden dolayı kaybolan ( kaçırılan, kaçırılmaya teĢebbüs edilen) vergi hasılatını arttırmak için mükelleflerin VERGĠ CEZA ve FAĠZLERĠNĠ silmesidir. 5.Mahsup ve Takas: ÖdenmiĢ verginin ödenecek vergiden indirilmesine verginin mahsubu(tarh aĢamasında gerçekleĢir); aynı türden karĢılıklı iki borcun birbiri ile mübadelesine verginin takası denir( tahsil aĢamasında gerçekleĢir.) 6.UzlaĢma: Mükellefle il vergi idaresi arasında uyuĢmazlığın idari aĢamada çözümlenmesidir.(vergi borcunu tamamen ortadan kaldırabilir) 7.Mirasın Reddi: Kanuni mirasçılar mirasın kardan çok zarar getireceği durumlarda mirası reddedebilir. Bu durumda vergi de yalan olur

3.VERGĠ MÜKELLEFĠ —üzerine v.borcu düĢen GK –TK —Kanuni mük: Kanunlara göre üzerine v borcu düĢen kiĢi —Aracı mük: ödediği vergiyi 3.kiĢilere aktaran kiĢi 7.VERGĠNĠN TAHAKKUKU —verginin ödenecek aĢamaya gelmesidir. NOT: Verginin kesinleĢmesi ile verginin tahakkuku farklı kavramlardır. Verginin kesinleĢmesi; mükellefin tarh edilen vergiye karĢı tüm dava yollarının tükenmesidir. Bu aĢamadan sonra vergide değiĢiklik yapılamaz. 10.VERGĠ YÜKÜ -vergiyi ödeyen kiĢinin üzerindeki yüklerdir. ikiye ayrılır; —Maddi yükler(objektif) Toplam = ödenen v Vergi Y. MG Bireysel= bireyin ödediği vergi Vergi Y bireyin geliri Net = ödenen vergi - KHSF Vergi Y MG
Gerçek = (ÖV+YV)-(KHSF+YT.V) Vergi Y. MG

NOT: KHSF= kamu hizmetinden sağlanan fayda YV= Yansıyan Vergi YT.V=Yansıtılan Vergi -Manevi Yükler(subjektif) : mükellefin üzerinde psikolojik etki (verginin karar , ikame, gelir etkisi)

17 VERGĠYLE ĠLGĠLĠ TEMEL KAVRAMLAR -II11.VERGĠNĠN TARAFSIZLIĞI —vergi nedeniyle mükelleflerinin kararlarının etkilenmemesi 12.VERGĠ BASKISI —Ödenen verginin bireyin davranıĢları üzerinde yaratacağı etkidir. Vergi Baskısının Giderilmesi; 1.karar (beyan) etkisi: verginin ödenmesinin, mükellefin yatırım. Tasarruf, tüketim gibi kararlarını etkilemesi 2.Gelir Etkisi: Vergiden dolayı geliri azalan kiĢinin daha çok çalıĢmayı tercih etmesidir. 3. Ġkame Etkisi: Vergiden dolayı geliri azalan kiĢinin çalıĢmak yerine dinlenmeyi tercih etmesi. 16. VERGĠ MALĠYETĠ 1.Açık Maliyet: Devletin vergiyi toplamak için katlandığı maliyet 2.Örtük (Gizli) Maliyet: mükellefin vergiyi ödemek için katlandığı maliyet 20.MALĠ ANESTEZĠ —mali yükümlülüklerin muhatapları tarafından farkına varılmadan yerin getirilmesidir. — dolaylı vergilerde çok görülür. 13. VERGĠDEN KAÇINMAKAÇAKÇILIK Kaçınma: vergiyi doğuran olaya neden olunmaması suretiyle vergi yükünün dıĢında kalma çabasıdır.(kanunlara aykırı değil) Kaçırma: vergiyi doğuran olay ortaya çıkmasına rağmen vergi kanunlarına aykırı düĢen hareketlerde verginin hiç ödenmemesi veya kısmen ödenmesidir. (kanunlara aykırı) 17.VERGĠ HARCAMALARI Devletin istisna muafiyet ve indirim uygulamaları nedeniyle ortaya çıkan vergi kaybıdır. 21. VERGĠNĠN GELĠR ESNEKLĠĞĠ Vergi gelirlerindeki artıĢ yüzdesinin MG‘deki artıĢ yüzdesine oranıdır. 1.esnekliği yüksek bir vergi otomatik stabilizatör görevi görür 2.esnekliği en yüksek vergi artan oranlı kiĢisel gelir vergisidir. 3.esnekliği en düĢük vergi baĢ vergisidir. 25.VERGĠNĠN AMORTĠSMANI VE KAPĠTALĠZASYONU -bir mal veya hak üzerine konulan bir vergi nedeniyle o mal veya hakkın değerinin düĢmesine v.amortismanı - bir mal veya hak üzerine konulan verginin kaldırılması nedeniyle o mal veya hakkın değerinin artmasına v.kapitalizasyonu denir. 29. VERGĠ FĠYATI -Kamu mali için yapılan harcamalar arttık.a , kiĢinin ödeyeceği vergi de artar. Bireyin kamu malinden tüketeceği her ekstra birim için yaptığı ödemedir. 14. ÇĠFTE VERGĠ Aynı vergi konusu üzerinden birden fazla vergi alınması veya vergilendirme yetkisinin çatıĢmasıdır. 1.iktisadi ç.v: aynı vergi konusu üz 1den fazla vergi alınması 2.hukuki ç.v : aynı vergi konusu üz vergilendirme yetkisinin çatıĢması 3.yatay ç.v: aynı statüdeki kuruluĢların yetki çatıĢması 4. dikey ç.v: ast-üst kuruluĢların yetki çatıĢması 18. VERGĠ KAPASĠTESĠ (vergilendirilebilir vergi + ödeme gücü) Bir ülke ekonomisinin taĢıyabileceği vergi yüküdür. 22.VERGĠ BĠLĠNCĠ VE AHLAKI -Bireyin vergilerin kamu giderlerinin finansmanı için toplandığının farkında olması vergi bilincidir -bireylerin vergi ödevlerine uyması vergi ahlakıdır. (vergi kaçırmaması, zamanında beyanname vermesi…) **geliĢmiĢ ülkelerde her ikisi de yüksek 26. VERGĠ ALERJĠSĠ Vergilere karĢı aĢırı duyarlılıktır. Esnekliği yüksektir. Dolaysız vergilerde görülür.

15.VERGĠ ĠADESĠ Mükelleften fazla alınmıĢ verginin geri verilmesi 19. VERGĠ GAYRETĠ = fiili vergi hâsılatı /vergi kapasitesi (Mükellefin vergi ödeme, devletin vergi toplama çabasıdır.)

23. VERGĠ TUTAMAĞI —Kolay vergilendirilen vergi kaynaklarıdır.

24.TAKSFLASYON — yüksek enflasyon ve yüksek vergi yükünün bir arada görülmesidir.

27.MALĠ ZORLAMA —mükelleflerden ödeme gücünün üzerinde vergi alınmasıdır.

28. MALĠ SÖMÜRÜ VE MALĠ RANT — mali sömürü: ödeme gücüne göre vergilemede kamu hizmetlerinden elde ettikleri faydadan daha fazla vergi ödenmesi durumuna — mali rant: ödeme gücüne göre vergilemede kamu hzmt.den elde edilen faydadan daha az mik.da vergi ödemek

30.VERGĠ PLANLAMASI 1.Makro Planlama: devletin en uygun kaynaklardan en uygun Ģekilde vergi almasıdır 2.Mikro Planlama: Mükellefin kanunlara dayanarak en asgari düzeyde vergi ödemesidir.

18 VERGĠYLE ĠLGĠLĠ TEMEL KAVRAMLAR -III31.MALĠ TEVZĠN (AKÇAL DENKLEġTĠRME) MY ve YY‘nin gelir-gider paylaĢımı 32.VERGĠ TAKOZU — Vergi ve vergi benzeri yükümlülüklerin, iĢveren üzerinde oluĢturduğu yüklerdir. 35.VERGĠ ÇENGELĠ — mükellefin parasal gelirinin artarak artan oranlı tarifede, daha yüksek vergi dilimlerine çıkararak vergi yükünün artmasına neden olmasıdır. 38.VERGĠ CENNETLERĠ — yabancı sermayeyi ülkeye çekmek için bunlara uygulanacak vergi oranlarının minimum veya ―0‖ düzeyine çekilmesi. 41. TOBĠN VERGĠSĠ — kısa vadeli döviz iĢlemlerinden vergi alınmasıdır. Amaç: ülkeye sermaye giriĢ çıkıĢının(ani) engellenmesi( sıcak para giriĢ çıkıĢı), arbitrajcıların elde etmiĢ olduğu karı düĢürmek… 33.VERGĠ MATRAHININ AġINMASI (VERGĠ EREZYONU) — vergi harcamaları, vergi kaçırma ve vergiden kaçınmanın artması nedeniyle vergi matrahının aĢınmasıdır. 36.VERGĠ TATĠLĠ — belli konu veya kiĢilerden belli bir süre vergi alınmamasıdır. Amaç: yb. Sermayeyi ülkeye sokmak, sosyal alanda ilerleme… 39.VERGĠ UYUMLAġTIRMASI — ülkelerin vergi mevzuatlarının birbirine yakınlaĢtırılması 42. RAMSEY VERGĠLEME Talebin fiyat esnekliği düĢük olan malların üzerine vergi konulması gerektiğini belirtir. Böylece devletin vergi hâsılatı max olur… Örn; ekmek, Ģeker, tuz… 45.LAFFER EĞRĠSĠ(Ġ. HALDUN- A. LAFFER) — vergilemede optimal nokta aĢılınca vergi oranlarının düĢürülmesi vergi hasılatını arttırır. Vergi hasılatı Max.

34.MUAFĠYET – ĠSTĠSNA — vergilendirilmesi gereken KĠġĠNĠN vergi dıĢı bırakılmasına muafiyet.(subjektif) — vergilendirilmesi gereken KONUNUN vergi dıĢı bırakılmasına istisna denir.(objektiftir) 37.VERGĠ REKABETĠ — ülkelerin düĢük vergi uygulayarak uluslararası sermayeyi kendilerine çekmesidir. 40.VERGĠ KOORDĠNASYONU — ülkelerin vergilendirme yetkisinden vazgeçmeden sınır ötesi iĢlemler ile ilgili vergisel engelleri kaldırmasıdır. Örn: çifte vergilemeyi önleme çalıĢmaları 43. TANZĠ ETKĠSĠ ( OLIVERA – TANZĠ ) — enflasyon döneminde vergi tahsilinin gecikmesi ile uğranılan reel satın alma gücü kaybıdır. Bu kaybın nedeni: enflasyon döneminde verginin tarhı ile tahsili arasında geçen sürenin uzamasıdır.

44.TERS TANZĠ ETKĠSĠ Enflasyonla reel kamu harcamaları arasındaki ters iliĢkidir. Ters Tanzi etkisini ortaya çıkaran harcama gecikmesi, harcama taahhüdünün ya da sözleĢmenin yapıldığı an ile harcamanın gerçekleĢtiği an arasında geçen zaman aralığıdır. Enflasyonist ortamlarda harcama gecikmesinin uzun olması kamu harcamalarının reel değerini azaltan bir etkiyi beraberinde getirmektedir. Böylece artan enf, mal ve hizmetler için yapılan ödemelerin reel değerinin mal ve hizmetlerin reel değerinden daha düĢük kalmasına neden olarak kamu kesiminin mali durumunda göreceli bir iyileĢme yaratmaktadır.

46. VERGĠNĠN REDDĠ Mükelleflerin ağır olan vergilerin kaldırılmasına yönelik göstermiĢ olduğu tepkidir.

47. VERGĠNĠN GREVĠ Mükelleflerin ağır olan vergilerin oranının aĢağı çekilmesine yönelik göstermiĢ olduğu tepkidir.

Vergi oranı T*(optimal nokta) Not: verginin reddi ile vergi kaçakçılığı arasındaki fark ; vergi kaçakçılığında mükellefler bireysel olarak hareket ederken, vergi reddinde mükellefler bir araya gelerek vergiye karĢı toplumsal bir hareket içerisinde yer almaktadır.

19 VERGĠLEME ĠLKELERĠ KLASĠK ĠLKELER
A. SMITH’IN VERGĠLEME ĠLKELERĠ 1. ADALET (EġĠTLĠK) : bireylerin ödeme güçlerine göre devlet harcamalarına katılmasıdır. 2.KESĠNLĠK (MUAYYENLĠK): Her bireyin ödeyeceği verginin miktarı ve zamanı kesin olmalıdır. 3. UYGUNLUK (KOLAYLIK): Vergiler en uygun zamanda tahsil edilmeli ve ödemeler bireyleri rahatsız etmemeli 4. ĠKTĠSADĠLĠK ( TASARRUFĠLĠK) : Vergi en az maliyetle toplanmalı. A. WAGNER’ĠN VERGĠLEME ĠLKELERĠ 1.MALĠ ĠLKELER: Maliye politikasına iliĢkin ilkelerdir. 1.1. Yeterlilik: kamu harcamalarını karĢılayacak düzeyde olmalıdır 1.2. Esneklik : Kamu giderlerindeki artıĢa uyum sağlayabilmeli. 2. ĠKTĠSADĠ ĠLKELER: vergiler iktisadi faaliyetleri etkilememesi ile ilgilidir. 3.AHLAKĠ ĠLKELER: Vergi adaletinin sağlanmasına yöneliktir. 3.1.Genellik: her bireyden vergi alınma, hiç kimse vergi dıĢı kalmamalı. 3.2.EĢitlik : Her bireyden mali güce göre vergi alınmalı. 4.TEMEL ĠLKELER: verginin yöntem ve uygulamasına iliĢkindir. 4.1. Belirlilik: vergi açık ve kesin olmalı 4.2. Uygunluk: Vergiyi, en uygun zamanda ve en uygun biçimde topla. 4.3. Ucuzluk : en düĢük maliyetle topla.

ÇAĞDAġ ĠLKELER
1. GENELLĠK: Herkesin vergi ödeme gücüne göre vergi ödemeli.(ödeme gücü zayıf olanları vergilendirilmemesi gerektiğini söyler) 5.VERĠMLĠLĠK: vergi ile amaçlanan hâsılatın belli bir dönem inde gerçekleĢmesi 9ĠSTĠKRAR: vergi yasalarının sık sık değiĢmemesi 2.ADALET: kiĢilerin vergi ödeme güçlerine göre vergilendirilmesini söyler. 6.UYGUNLUK: verginin mükelleften uygun yer ve zamanda alınmasıdır.(tahsilatla ilgili) 10. KESĠNLĠK: vergi ödevlerinin Ģekil, yer ve zaman bakımından kuĢkuya yer vermeyecek bir yapıda hazırlanması gerektiğidir. 3. BELĠRLĠLĠK: vergi uygulamasının baĢarısı bakımından vergi ile ilgili kurum ve iĢlemlerin belli olması. 7. ĠKTĠSADĠLĠK(TASARRUF): vergi hasılatının en az masrafla toplanması.(vergi ekonomik faaliyetleri etkilemeyecek) 11. KANUNĠLĠK: vergiler kanunla; konulur, değiĢtirilir, kaldırılır 4.AÇIKLIK: Vergi yasalarının açık ve herkes tarafından anlaĢılabilir olması 8. ESNEKLĠK: verginin mükellefin ödeme gücündeki artmayı ya da azalmayı izleyebilmesidir. 12.EġĠTLĠK: vergi yükünün mükelleflerin sosyal ve iktisadi durumları göz önüne alınarak paylaĢtırılmasıdır. -yatay eĢitlik:aynı gelir düzeyine sahip kiĢilerden aynı -dikey eĢitlik:farklı gelir düzeyindekilerden farklı vergi alınmasıdır.

GÜNÜMÜZDE ÖNEM TAġIYAN VERGĠLEME ĠLKELERĠ FAYDALANMA (YARARLANMA) ĠLKESĠ ÖDEME GÜCÜ ĠLKESĠ 1.vergiler kamu hizmetinden yararlanma karĢılığıdır.(tam kamusal mal ve 1. kiĢilerin mali güçlerine göre vergi ödemeleridir. hizmete ters gelen bir ilke ) 2. tam kamusal mal ve hizmetlerin finansmanı bu ilkeye göre yapılır. 2.özellikle yerel nitelikteki mal ve hizmetler için söz konusu; çöp 3.mali rant ve mali sömürü sorunları var toplama… 4.kaynak israfına neden olur 3.kaynak kullanımında etkinlik sağlar. 5.gelir dağılımında adalet sağlanır 4.gelir dağılımında adalet sağlanamaz(kiĢilerin kamu malından elde ettikleri fayda kadar vergi vermesinden dolayı. Ne kadar fayda o kadar vergi)

20

ÖDEME GÜCÜNE ULAġMADA KULLANILAN TEKNĠKLER
1. EN AZ GEÇİM İNDİRİMİ Mükellefin kendisinin ve ailesinin yaĢamının asgari düzeyde sağlamak için gerekli olan gelirin vergilendirilmemesidir 1.1 Matrahtan Ġndirim Sistemi: mükellefin matrahından en az geçim indirimi tutarının düĢülmesinden sonra kalan kısmın vergilendirilmesidir. 1.2.Vergiden Ġndirim Sistemi (Dekot): Önce mükellefin geliri vergilendirilir daha sonra en az geçim indirimi tutarı hesaplanır ve vergiden indirilerek mükellefin ödeyeceği vergi bulunur(TR) 1.3Bölme (katsayı) Sistemi: Aile gelirinin, aile bireyleri arasında bölünmesinden sonra vergilendirilmesini öngören sistemdir. Ġki Ģekildedir; 1.3.1.Splitting: ailenin gelirini sanki karı-koca kazanıyormuĢ gibi 2‘ye bölünür. Daha sonra bölünen gelirler ayrı ayrı artan oranlı tarifeye göre vergilendirilir. Son olarak ailenin ödemesi gereken toplam vergi bulunur. 1.3.2.Katsayı: ailede yaĢayan her bireye birer katsayı verilir. Ailenin geliri bu katsayıya bölünür. Katsayı baĢına gelen gelire artan oranlı tarifedeki vergi oranıyla katsayı basına düĢen vergi hesaplanır. En son ailedeki kaç katsayı varsa onla çarpılıp toplam ödenecek vergi bulunur. Bölme Sistemindeki AMAÇ; artan oranlı tarifede mükellefin bir üst dilime geçip daha fazla vergilemenin önüne geçmektir. 2.3. Artan Oranlı Tarife: Vergi oranlarındaki artma ya da azalmaya bağlı olarak vergi oranının artması veya azalmasıdır. (MVO>OVO). Yatırım, tasarruf gibi istekleri kırdığı düĢünülse de, gelir dağılımını düzenlemesi ve vergi adaletini sağlar. 4 tiptir. 2.3.1.Sınıf Usulü: Vergi oranı diliminin değiĢmesine bağlı olarak artıpazalmaktadır. Sınıf değiĢtikçe vergi oranı SIÇRAMA gösterir.(adaletsizdir.) 2.3.2.Dilim Usulü: Matrah tarifenin öngördüğü dilimlere bölünüp ve her dilim için ayrı bir vergi oranının uygulanması yoluna gidilmektedir.(TR‘ de GV tarifesi dilim usulüdür.) 2.3.3. Gizli Artan Oran: Tarife DEĞĠL. Bir verginin yapılan bazı indirim ve eklemeler sonucu artan oranlı bir vergi haline gelmesidir. 2.3.4. Tersine Artan Oran: Tarife DEĞĠL. Matrah arttıkça ortalama vergi oranının azaldığı durum.(örn HARCAMA VERGĠLERĠ.) Gelir düzeyi farklı olan bireylerin AYNI MĠKTARDA mal ve hizmet satın aldığında aynı miktarda vergi öder. ANCAK, KATLANDIKLARI VERGĠ YÜKÜ FARKLIDIR.

2. TARİFELERDEN YARARLANILMASI Ödenecek vergi tutarının belirlenmesi için vergi matrahına uygulanacak olan oran ya da ölçülerdir

2.1.Sabit (EĢit, Düz, Tek) Oranlı Tarife: Vergi matrahındaki artıĢ ya da azalıĢa karĢın vergi oranı aynı kalır. KDV, KV, EV

2.2.Azalan Oranlı Tarife: 2.2.1.Matrahın ve vergi oranının aynı doğrultuda azalması ( artan tarifenin tersi) 2.2.2.Matrah artarken vergi oranının azalması. amaç: yatırım ve tasarrufların artması.

3.AYIRMA İLKESİ Emek gelirleri ile sermaye gelirlerinin farklı Ģekilde vergilendirilmesini savunur

4. MUAFİYET VE İSTİSNALAR Bazı kiĢilerin vergi dıĢı bırakılması muafiyet, bazı konuların vergi dıĢı bırakılması istisnadır.

21 VERGĠLERĠN AYIRIMI I.KONULARI BAKIMINDAN (GELĠR-SERVET-HARCAMA)
1.GELĠR ÜZERĠNDEN ALINAN VERGĠLER - Kaynak T. Göre : *gelir üretim faktörlerinin etkisi sonucu ortaya çıkacak *gelir sürekli olacak -Net (Safi) ArtıĢ T. Göre: *mükellefin malvarlığında meydana gelen her türlü artıĢı gelir olarak kabul eder. 2.HARCAMALAR ÜZERĠNDEN ALINAN V. * vergi adaletine terstir(gelire göre tersine artan oranlı olduğundan) *objektiftir *dolaylı vergilerdir(mali anesteziye uygundur) 1.1.GELĠR VERGĠSĠ Gerçek KiĢilerin bir dönem boyunca elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden alınan vergidir.Bunlar; 1.Ticari Kazanç 2. Zirai Kazanç 3.Serbest Meslek K. 4.Menkul Sermaye Ġradı 5.Menkul Sermaye Ġ. 6.Ücret 7.Diğer Kazanç ve Ġratlar NOT: kaynak teorisine göre ―diğer kazanç ve iratlar‖ gelir olarak kabul edilmez, ―safi artıĢ teorisine‖ göre gelir kabul edilir. TR‘de Gelir Vergisi Safi ArtıĢ Teorisine göre toplanır. 1.1.2.GELĠR VERGĠSĠNĠN UYGULANIġ 1.2.KURUMLAR BĠÇĠMLERĠ VERGĠSĠ *sedüler gv: gelir unsurları tek tek yaz ve her Kurumların yapmıĢ birine AYRI AYRI oranlar uygula. (sabit oranlı) oldukları *üniter gv: bütün gelirleri TOPLA ödenecek faaliyetlerden dolayı vergiyi bul.gelirler arasında mahsup yap(artan elde ettikleri oranlı)(TR) kazançların *birleĢik gv: gelir unsurları ilk sedüler nitelikte vergilendirilmesidir. vergilendirilir, sonra gelirleri topla üniter Ģekilde uygula. 2.1.MUAMELE VERGĠLERĠ 2.1.2.3.1.KDV HESAPLAMASINDA KULLANILAN Tüm mal ve hizmetlerin alım ve satımının vergilendirilmesini öngören global nitelikteki YÖNTEMLER vergilerdir. Ġki tiptir; 2.1.1.Özel Muamele V: Sadece belli gruplar üzerinden alınır (ÖTV- ÖĠV – ġans Oyunları *Çıkarma Y: V …) Malın satıĢ fiyatından, maliyet bedeli düĢülür. 2.1.2.Genel Muamele V: Mal ve hizmet ayrımı yapılmadan alınır. *Vergiden Ġndirim Y: Önce satıĢ fiyatı üzerinden vergi hesaplanır daha sonra 2.1.2.1.Yayılı (ġelale) M.V: -Ekonomik sürecin ÜRETĠMDEN TÜKETĠME kadar bütün aĢamalarda iĢlem yapıldıkça mal alıĢları sırasından ödenen KDV hesaplanan KDV‘den alınan vergi. düĢülür. -Vergi, malın satıĢ fiyatına koyulduğundan ―vergi piramitleĢmesine‖ yol açar.(kar (günümüzde kullanılan yöntem) piramitleĢmesi) -Firmalar arasında rekabeti bozucu etkisi vardır. 2.1.2.3.2.KDV HESAPLAMA YÖNTEMLERĠ - Mükellef psikolojisine uygun, vergi kaçınmaları azdır. —Gelir tipi Ücret + faiz + kar+ rant 2.1.2.2. Toplu M.V: -Yayılı M.V.nin üretim-tüketim zincirindeki bütün aĢamalardan alınmasına karĢın Toplu —Gayri safi hasıla tipi M.V.de bu aĢamalardan SADECE birine uygulanır. Üretim aĢamasında; istihsal v. toptancı Ücret + faiz + kar+ rant+ amortisman aĢamasında; toptan satıĢ v. perakende aĢamasında; istihlak v(perakende satıĢ). —Tüketim tipi (TR’de) Ücret + faiz + kar+ rant + amortisman - yatırım 2.1.2.3.KDV -Bir tür yayılı m.v.dir. ancak Yayılı M.V.deki sakıncaları gidermek için oluĢturulmuĢtur. —Ücret tipi -Yaratılan katma değer üzerinden alınır. Bu yüzden kar piramitleĢmesi ortaya çıkmaz. Ücret + faiz + kar+ rant – (faiz + kar+ rant)

3.SERVET ÜZERĠNDEN ALINAN VERGĠLER Birey tarafından herhangi bir servete sahiplik ya da servetin el değiĢiminden dolayı alınan vergilerdir.(EV-MTV-VĠV) Genel-Özel Servet Vergileri: Yükümlünün sahip olduğu varlıkların tümünden vergilemeyi esas alınması genel, servet unsurlarından sadece bazıları vergilemeye konu edilen servet vergilerine özel servet vergileri denir. TR‘de özel servet vergileri mevcut iken genel servet vergisine yer verilmemiĢtir. Özel servet vergileri; E.V., M.T.V., V.Ġ.V. Sürekli-Geçici Servet Vergileri; Düzenli aralıklarla sürekli Ģekilde vergilemenin yapılması sürekli(devamlı) servet vergileri iken, bazı nedenlerden dolayı(eko, sos, mali, savaĢ, mülkiyetin el değiĢtirmesi, ölüm…) bir defaya mahsus olmak üzere alınan vergiler ise geçici servet vergileridir. Sürekli servet vergilerine örnek MTV, EV iken geçici servet vergilerine örnek VĠV‘dir.

22 VERGĠLERĠN AYIRIMI II.DOLAYLI – DOLAYSIZ VERGĠ OLMALARI BAKIMINDAN DOLAYLI VERGĠLERĠN NĠTELĠKLERĠ DOLAYSIZ VERGĠLERĠN NĠTELĠKLERĠ
1. Vergi mükellefiyle vergi yüklenicisi genellikle farklı 2.harcama üzerinden alınır 3.kolay yansıtılabilirler 4.mali anestezi etkisi yüksektir. (vergi alerjisi düĢük) 5.objektif karakterlidir (sabit oranlıdır) 6.gelir dağılımında adaleti bozucu etki yaratır. (tersine artan oranlı tarife) 7.vergi idaresi açısından uygulaması kolay-maliyeti düĢüktür 8.tabanı daha geniĢtir. 1. mükellefle yüklenici genelde aynı 2. gelir ve servet üzerinden alınır 3.yansıma zor bazen imkânsızdır. 4.mali anestezi etkisi düĢük. (vergi alerjisi yüksek) 5.subjektif karakterli ( kiĢiler gelirine göre vergilendirilir.) 6.gelir dağılımında adaleti sağlar ( artan oranlı tarife) 7. vergi idaresi açısından uygulaması zor – maliyeti yüksektir 8.tabanı daha dar.

3.DĠĞER AYIRIMLAR
1.TAHSĠLATI YAPAN BĠRĠMLER AÇISINDAN 2.UYGULAMA SÜRELERĠ AÇISINDAN 3. ÖDEME ġEKĠLLERĠ AÇISINDAN 4.TARĠFELERĠ AÇISINDAN 5.MÜKELLEFĠN ġAHSĠ VE AĠLEVĠ DURUMU AÇISINDAN MERKEZĠ YÖNETĠM – YEREL YÖNETĠM GEÇĠCĠ – SÜREKLĠ AYNĠ – BEDENĠ – NAKDĠ SABĠT – ARTAN – AZALAN ORANLI ġAHSĠ(SUBJEKTĠF) – GAYRĠġAHSĠ(OBJEKTĠF)

TEK VERGĠ SĠSTEMĠ
1. FĠZYOKRATLAR (QUESNAY) 2.HENRY GEORGE – DAVID RICARDO 3. SCHULLER 4.M. THEIRS 5. EMILE de GIRARDIN – MENIER Sadece topraktan vergi alınmalı. Vergi arazideki değer artıĢından alınmalı Vergi enerjiden alınmalı Vergi hammaddeden alınsın Vergi sermayeden alınmalı

23 VERGĠ YANSIMASI
1.TANIM ÖdenmiĢ bir verginin piyasa mekanizmasından yararlanmak suretiyle diğer birimlere aktarılmasıdır.(verginin bir mükelleften alındığı halde baĢka birisi tarafından ödenmesi) 2.YANSIMA SÜREÇLERĠ *Ödeme: ilk aĢama verginin herhangi bir Ģekilde ödenmesiyle baĢlar *Vurgu: Vergi ödendikten sonra vergi mükellefinin vergi ödenmesinden dolayı üzerinde hissettiği psikolojik baskıdır *Aktarma: Üzerine vergi yükünün devredildiği kiĢi yine fiyat mekanizması aracılığı ile bu yükü baĢkalarına, onlar da diğerlerine parça parça devretme yönüne gitmeleriyle oluĢan aĢamalardır *YerleĢme: Fiili ve son olarak, diğer bir birey üzerine yeni transfer ümidi bulunmaksızın, "vergi yükü" son mükellefte kalmıĢtır 3.YANSIMA ġEKĠLLERĠ 3.1.Ġleriye – Geriye Yansıma : —İleri: verginin yüksek fiyat içerisinde nihai tüketicilere yansımasıdır. —Geri: verginin üretim faktörlerine doğru yansımasıdır. ( burada üretici bundan kurtulmak için ya ara malının fiyatında indirim talep eder ya da iĢ gücü ücretini aĢağı çeker) 3.2.Kanuni – Fiili Yansıma: —Kanuni: verginin kanuni sınırlar içerisinde kanunun öngördüğü biçimde yansıması.(KDV ve BSMV ) — Fiili: verginin piyasa koĢullarında yansıtılmasıdır. (bina sahibinin kirayı artırmak suretiyle vergiyi kiracıya ödetmesi gibi) 3.3.Sınırlı – Sınırsız Yansıma: —Sınırlı: yansımanın belirli bir yönde olacağını, bununda belli kiĢiler üzerinde toplanacağını söyler. (bir kere de yansıtılır olay biter) —Sınırsız: yansımanın her yönde olacağını, belli bir toplumda değil bütün ekonomik bireylere yansımasıdır. Bunun sonunda ise vergi yükü iyiden iyiye hafifler. 3.4.Biçimsel – Efektif Yansıma: --Biçimsel: vergiyi kim ödemiĢ;? —Efektif: vergiyi ödeyen mükellefin tepkisi? 3.5.Mutlak – Diferansiyel Yansıma: —Mutlak: herhangi bir verginin oranındaki artıĢın gelir dağılımı üzerindeki etkisidir. Yapılan artıĢ sonucu bu vergiyi ödemek zorunda olanların gelirlerini azaltarak toplumun gelir dağılımını değiĢtirir. Vergilerdeki artıĢ dolayısıyla gelir dağılımında meydana gelen değiĢmedir. —Diferansiyel: kamu harcamaları sabit varsayıldığında yürürlükteki herhangi bir verginin kaldırılarak yerine baĢka bir vergi konulması suretiyle gelir dağılımında meydana gelen değiĢmelerdir. 3.6.Çapraz Yansıma (çifte yansıma): Esnekliği yüksek olan bir malın vergisinin esnekliği düĢük olan bir malın fiyatını etkilemesi (ikame mallarda görülür) 3.7Çift Yansıma (Çift YerleĢme) Verginin fiyata yansıtılırken, üreticinin vergi artıĢının içersine karını da ekleyerek, fiyatların vergi artıĢından daha fazla artması durumudur.
5.YANSIMAYI BELĠRLEYEN MĠKRO FAKTÖRLER 1.Piyasa yapısı 2.Arz – talep esneklikleri 3.vergilendirilen malın türü – maliyet yapısı 4.verginin yüksekliği 5.verginin türü 6. YANSIMAYI BELĠRLEYEN MAKRO FAKTÖRLER 1.Mükellefin vergileri finansman Ģekli 2.devletin vergiyi zaman farkı olmadan gecikmeksizin devreye sokması 3.ekonominin içinde bulunduğu konjonktür

4.YANSIMAYI BELĠRLEYEN ÖĞELER 4.1.Arz ve Talep esnekliği: ed=o tüketici, ed= ∞ üretici , es= 0 üretici, es= ∞ tüketici. talep esnekliği > arz esnekliği => verginin çoğunu üretici öder. Talep esnekliği< arz esnekliği=> verginin çoğunu tüketici öder. 4.2. Piyasaların Yapısı *Tam Rekabette: kısa dönemde yansıma arz ve talep esnekliğine bağlı, uzun dönemde arz esnekliğine bağlı olarak maliyetler belirler. *monopolde: Kural olarak vergi yansımasından söz edilemez. Vergi yansıması üretici-tük paylaĢır *oligopolde: Talep esnekliği düĢük ve firmalar birlikte hareket ediyorlarsa vergi yansıtılabilir. 4.3.Vergi Türü: Dolaylı vergilerde yansıma yüksektir.

24 1.TANIM 5018‘e göre; belli bir dönemdeki gelir ve gider tahminleri ile bunların uygulanmasına iliĢkin hususları gösteren ve usulüne uygun olarak yürürlüğe konulan belgedir. DEVLET BÜTÇESĠ 2. BÜTÇEYLE ĠLGĠLĠ BĠLĠNMESĠ GEREKENLER *1215 Magna Carta -> dünyada bütçe hakkının geliĢimi *1876 Kanuni Esasi -> TR‘de ilk bütçe hakkı *1908 -> II. MeĢrutiyetle birlikte SayıĢtay‘ın yeniden düzenlenmesi *1909 -> TR‘de modern anlamda ilk bütçe *1911-2006 -> 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye *2006-…-> 5018 sayılı KMYKK *Bütçe Hakkı: Halkın bütçe yapma yetkisini kendi seçtiği temsilcileri aracılığıyla kullanmasıdır. *bütçe hükümet tasarruf değil, TBMM (yasama) tasarrufudur. * özel bir kanundur. (her yıl hazırlanır) 3.BÜTÇENĠN TEMEL ÖĞELERĠ (4T)
1.TAHMĠN: bütçede gelir-gider tahmini 2.TASDĠK: Yürütmenin hazırladığı bütçeyi yasama onaylar 3.TEVZĠN: Bütçede gelir ve giderlerin birbirine denk olması 4.TAHDĠT: Bütçenin belli bir süre geçerli olması.

1. KLASĠK BÜTÇE *Denk bütçe esastır. *Kamu harcamaları sınırı olacak *vergiler düĢük oranlı dolaylı vergi olacak *borçlanma yapmayacaksın. (yapacaksan uzun vadeli, yatırımları finanse etmek için, sermaye piyasalarından borçlanacaksın)

BÜTÇE TEORĠLERĠ 2.DEVRĠ BÜTÇE TEORĠSĠ(ALVĠN HANSEN) *Bütçenin yıllık olarak düĢünülmesi yerine uzun süreli dönemler dikkate alınarak uygulanacak *Bütçe bazı dönemlerde açık/fazla verebilir.(sorun değil) Bunun için devlet bütçesi içerisinde bir FON oluĢtur, fazla verdiği dönemlerde FONA at, açık verdiği dönemlerde FONDAN kaynak aktar, dengeye gel * Unutma ki!!! Önemli olan bütçe dengesi değil MALĠ DENKLĠKTĠR. Örn; Ekonomide geniĢleme varken 3 yıl bütçe fazlası ver. Ekonomide daralma var. O zaman 3 yıl bütçe açığı ver. 6 yılda bütçe denkliğini sağla

3. TELAFĠ EDĠCĠ BÜTÇE TEORĠSĠ (SIR WILLIAM BEVERIDGE) *Keynes‘ten fikir almıĢ ve demiĢ ki ; Özel kesimin harcamalarının azalması sonucu ortaya çıkan eksik istihdam durumunun giderilerek ekonominin tam istihdamda dengeye gelmesi için eksik olan özel kesim harcamalarının kamu harcamaları ile telafi edilmesidir Önemli olan tam istihdam sağlanıncaya kadar devletin açık verme derdine düĢmeden harcamalara giriĢebilmesidir. Tam istihdam sağlandıktan sonra bütçe denkliğine yeniden riayet eder. *** Burada da bütçe denkliği değil, önemli olan EKONOMĠNĠN DENGESĠ sağlanmalı.

25

BÜTÇENĠN FONKSĠYONLARI KLASĠK FONKSĠYONLARI 1.Ġktisadi ve Mali Fonksiyonu: kamu hizmetlerinin bir plan dâhilinde olmasını, en az maliyetle yapılmasını, bütçenin denk olmasını ifade eder. ( devlet kaynağını iktisatlı kullansın) 2.Hukuki Fonksiyonu: Bütçe bir kanundur. Bu kanun, yürütme organına yasama organı tarafından gelirlerin toplanmasına yetki ve giderlerin yapılmasına da izin veren bir kanundur. Özel bir kanundur. Her yıl yapılır 3.Siyasi Fonksiyonu: Kamu ekonomisi içinde üretilecek mal ve hizmetlerin ne miktarda ve ne Ģekilde üretileceğine siyasi süreç içerisinde karar verilir. Bütçe bu siyasi süreçte oluĢan tercihleri Ģekillendirip uygulamasına olanak sağlar. 4.Denetim Fonksiyonu: kamu maliyesinin ve mali iĢlemlerin belirtilen esas ve hedeflere uyumlu Ģekilde yürütülmesinin denetlenmesi Ģeklinde ortaya çıkar. ÇAĞDAġ FONKSĠYONLARI 1.Yönetsel Fonksiyonu: bütçe günümüzde özellikle devlet yönetiminde verimlilik ve etkenliği geniĢ ölçüde etkilediğinden ve kamu yönetiminde karĢılaĢılan güçlüklerin çözümlenmesinde yöneticilere yardımcı olduğundan kamu yönetimin verim ve etkinliğini artırma aracı olarak kabul etmektedir. 2. Planlama Fonksiyonu: bütçe sadece bir plan değilse de kamu kesiminin iktisadi bir planı niteliğindedir. Plan geleceğe ait ekonomik geliĢmelerin belli bir sistem içinde yapılmasını sağlar 3.Gelir ve Kaynak Tahsisi Fonksiyonu: bütçe kamu ve özel sektör arasında kaynak kullanımını düzenlediği gibi gelirin yeniden dağılım fonksiyonuna sahiptir. (kamu gelirlerinin toplanması, toplanan gelirlerin harcamalar ile dağıtılması) 4. Makroekonomik Fonksiyonu: 4.1.Konjonktürel Fonksiyonu: ekonomideki genel iniĢ çıkıĢları yani konjonktürel dalgalanmaları inceler ve genel iktisadi konjonktürü ayarlama görevi görür. 4.2. Telafi Edici Fonksiyonu: ekonominin eksik istihdamda olduğu dönemlerde bütçe açığı, talep arttırıcı ve iĢsizliği azaltıcı bir iĢleve sahiptir. 4.3.Kalkınma Fonksiyonu: Bütçe kamu ekonomisinin tasarruf ve yatırım tercihlerini yönlendiren bir plandır. Bu anlamda kalkınma hamleleri açısından üzerine bazı iĢlevler düĢmektedir. 4.4.Ġstikrarı Sağlama Fonksiyonu: bütçenin fiyat istikrarı ve tam istihdamı sağlamasıdır.

26 BÜTÇE ĠLKELERĠ I.KLASĠK ĠLKELER
Genellik Ġlkesi: Bütçede yer alacak tüm gelir ve gider tahminlerinin cinsi, tutarı ve kullanılmasında uygulanacak yöntem ile ilgilidir. Genellik ilkesi, üç noktada ağırlık kazanır: 1.Tüm gelir ve giderlerin bütçede gösterilmesi, 2.Bütçe yer alan gelir ve giderlerin gayri safi olarak belirtilmesi, 3.Belirli gelirlerin belirli giderlere tahsis edilememesidir (Adem-i tahsis). Döner sermayeli iĢletme bütçeleri, Ģartlı bağıĢ ve yardımlar, katma bütçeler, fon uygulamaları, bu ilkeden sapma gösterir. Ön Ġzin ve Bölümler Ġtibariyle Onaylanması Ġlkesi: Bütçenin mali yıla girilmeden önce onaylanmıĢ ve kanunlaĢmıĢ olmasının öngörülmesi ön izin ilkesidir. Bu sayede yasama organı yürütme organına bütçenin uygulanabilmesine iliĢkin izin vermiĢ olacaktır. Fiskalite Ġlkesi (Mali Olma): Bu ilke bütçede mali anlamda sınırları ifade etmektedir. Buna göre bütçede aĢağıda belirtilen esaslara uyulmak zorunludur; 1.Yürütme organı bütçede yer alan ödenek miktarından fazla harcama yapamaz, 2.Bütçede belirtilmeyen bir kaleme harcama yapılamaz, 3.Bütçede sadece mali hükümlere yer verilmesinin sağlanarak ve mali hükümler dıĢında hükümler konulamaz. 4.Bütçede, ödenekler belirli amaçları gerçekleĢtirmek üzere tahsis edilir ve baĢka bir amaca harcanamaz (giderlerde tahsis). Birlik Ġlkesi: Bir kamu tüzel kiĢiliğinin bütçe yaparken tüm gelir ve giderlerini tek bir bütçe içinde toplanmasına birlik ilkesi denir. YANĠ; DEVLETĠN BÜTÇESĠ TEK OLACAK Toplama Ġlkesi: Kamu idarelerinin tüm gelir ve giderleri bütçelerinde gösterilmesi ve benzer nitelikteki bütçelerin bir araya toplanmasıdır. Merkezi Yönetim Bütçesi, Mahalli Ġdare Bütçeleri ve Sosyal Güvenlik Bütçeleri ayrımı toplama ilkesini ifade etmektedir. Yıllık Olma Ġlkesi: Bütçe esas itibariyle hemen her ülkede bir yıl için geçerlidir Yeknesaklık Ġlkesi: Bütçede birlik ilkesinin devletin tüm gelir ve giderlerinin tek bir bütçede toplanmasını ifade etmektedir. Ancak uygulamada birlik ilkesinden sapmalar olduğunu görülmektedir. Yeknesaklık ilkesi ise, bütçelerde benzer nitelikteki gelir ve giderlerin gruplandırılarak bir arada gösterilmesini ifade eden bir ilkedir. Birlik ve genellik ilkesinin daha esnek bir uygulamasıdır. Denklik Ġlkesi: Bütçenin gelir ve gider kalemlerinin birbirine denk olmasıdır. BÜTÇE DENK BAĞLANMAK ZORUNDA AKTĠF = PASĠF Açıklık ve Alenilik Ġlkesi: Bütçe ile tüm belge ve hesapların kamu tarafından eleĢtiriye olanak sağlayacak Ģekilde açık bulundurulmasını ifade eder. Bütçenin tümüne ve özellikle gelir ve gider cetvellerine açıklık getirmektir. Alenilik ilkesi, bütçe ile ilgili tüm iĢlem ve uygulamaların, herkesin gözü önünde, herhangi bir gizlemeye baĢvurulmaksızın gerçekleĢtirilmesini öngörmektedir.

Doğruluk ve Samimilik Ġlkesi: Bütçe öngörülerinin elden geldiği ölçüde gerçek durumu yansıtması ve mevcut koĢulların ortaya konulması doğruluk ilkesini, gerek gider gerekse gelir tahminlerinin ortaya konulmasında, doğruluğuna inanılan hususların içtenlikle ortaya konmasına ise samimilik ilkesi denir.

II.ÇAĞDAġ ĠLKELER
Makroekonomik Ġstikrar ilkesi: Bütçelerin hazırlanması ve uygulanmasında, makroekonomik istikrarla birlikte sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak esastır. Performans ve Mali Kontrol Ġlkesi: Bütçeler kalkınma planı ve programlarda yer alan politika, hedef ve önceliklere uygun Ģekilde, idarelerin stratejik planları ile performans ölçütlerine ve fayda-maliyet analizine göre hazırlanır, uygulanır ve kontrol edilir. Planlama Ġlkesi: Bütçeler, stratejik planlar dikkate alınarak izleyen iki yılın bütçe tahminleriyle birlikte görüĢülür ve değerlendirilir. Uluslararası Standartlara Uygunluk Ġlkesi: Bütçeler kurumsal, iĢlevsel ve ekonomik sonuçların görülmesini sağlayacak Ģekilde Maliye Bakanlığınca uluslararası standartlara uygun olarak belirlenen bir sınıflandırmaya tabi tutularak hazırlanır ve uygulanır.

27 BÜTÇE TEKNĠKLERĠ
1.GELENEKSEL BÜTÇE *Ödenekler hizmetlere tahsis edilirken önemli olan ÖRGÜTLERĠN ĠHTĠYACIDIR. *O halde; Unutma ki burada kamu harcamalarında KURUMSAL SINIFLANDIRMA yapılır Kurumsal sınıflandırma varsa burada merkezi yönetim ve merkezi kontrol anlayıĢı vardır. *girdi odaklıdır sonuçlara bakmaz. O Halde ; *SADECE mali denetimi kale alır, performans denetimini sallamaz. *bütçe teknik bilgi ve ihtiyaçlara göre değil, siyasal anlayıĢa göre yapılır. O halde; *plan bütçe iliĢkisi kurulmaz(kısa vadeli olduğundan) *sayısal analiz tekniklerden yararlanmazzzzz *kalifiye eleman alıp masrafa girmez. *Hal böyle olunca kolay hazırlanırrrr, maliyeti de sudan ucuz olurrrr. 2. PERFORMANS BÜTÇE (TR) (EN UCUZ MALĠYET- EN YÜKSEK HZMT) *Devletin gerçekleĢtirdiği hizmetlerle bunların birim maliyetinin önem kazandığı bütçe sistemi *Yapılacak hizmetin en ucuza nasıl yapılacağını belirtir. *Eldeki kaynaklarla EN YÜKSEK hizmet çıktısını hedefler *örn; temel eğitim hizmetinde Çıktı->mezun öğrenci sayısı Sonuç->iĢ bulan öğrenci sayısı 3.PROGRAM BÜTÇE *Hangi hizmetleri belli kaynaklarla en yüksek TOPLUM REFAHINI nasıl sağlarızzzz?? *alternatif programlar arasından en RASYONEL seçimi yapma fırsatı veren bütçe sistemi *O halde ; Ġsrafı ÖNLER, AMAÇLAR ön planda olur. *süresi 1 yıldan uzundur (ist-ank arası ulaĢımı nasıl sağlamalıyım. Havayolu-karayolu-demiryolu) 6.YATIRIM BÜTÇESĠ *Ġsveç‘te uygulanıyormuĢ. *Bütçeyi 2‘ye ayırır 1.Cari – Transfer Bütçesi 2.Yatırım Bütçesi 4. PLANLAMA-PROGRAMLAMA-BÜTÇELEME- SĠSTEMĠ (PPBS) *kamu faaliyet programları ile belirlenen hedefler ve kamu kaynakları arasındaki iliĢkileri ele alır. *4 AġAMASI VAR 1.PLAN-> 2.PROGRAM->3.BÜTÇELEME->4.SĠSTEM ANALĠZĠ *YARARLARI 1.Tüm kamu faaliyetlerinde uygulanır. 2. bütçe uygulamalarına açıklık getirir. Denetimin etkinliği artar. 3.yöneticilerin sorumlulukları artar. 4.esnektir 5.FONKSĠYONEL sınıflandırma esastır. 6.tercihleri sıraya koyarak en rasyonel seçimi yapma fırsatı verir. *SAKINCALARI 1.Amaçların belirlenmesi bazı durumlarda güçtür. 2.geleceğe iliĢkin planlar yapılırken belirsizlik çoğu kez dikkate alınmaz. 3.bütçe hazırlanması ve uygulamasından kimler sorumlu olacak 4. uygulanması için bolca kalifiye eleman gerekli (maliyet artacak) 5.sistem genelde kamu giderleri üzerinde durur, gelirleri ihmal eder 6.sistemi kusursuz olarak görüp sıkı sıkıya bağlı kalınması yöneticileri yanılgıya düĢürür. 7.bütçenin sosyal fonksiyonunu ihmal eder, mali ve ekonomik fonksiyonu ön plana çıkartır.

5.SIFIR ESASLI BÜTÇELEME 7.TORBA BÜTÇE *Hizmetler sanki her yıl yeniden yapılacakmıĢ gibi *Harcama kalemlerine bütçeden ayrı ayrı ödenek verilmez. düĢünülerek ödeneklerin verilmesidir. *kuruluĢlar ödenek kullanımında serbest. *geçmiĢi olmayan bütçedir. Hal böyleyken israf alır baĢını gider. *düĢük öncelikli hizmetlerden çok, yüksek öncelikli hizmetlere önem veren bir sistemdir. 8.ANALĠTĠK BÜTÇE (Bir sınıflandırma tekniğidir.) *4‘lü bir kod yapısı vardır; 1.Kurumsal Sınıflandırma: program sorumlularının saptanmasını sağlamakla, performans hedeflerinin gerçekleĢmesinde sorumlu olanları ortaya koyar. 2.Fonksiyonel Sınıflandırma: sektörel tavanların belirlenmesine yardımcı olarak orta vadeli harcama sistemi ile kurum bütçeleri arasında iliĢki kurar. 3.Ekonomik Sınıflandırma: kamu hizmetlerinin en etkin yöntemlerle geliĢtirilmesini sağlayacak strateji tercihlerinin bütçeleĢtirilmesine olanak sağlar 4.Finansman Tipi Sınıflandırma: kamu hizmetinin hangi kaynaklardan finanse edildiğini gösterir

28
MERKEZĠ YÖNETĠM BÜTÇESĠ
1.GENEL BÜTÇE 2.ÖZEL BÜTÇE 3.DÜZENLEYĠCĠ VE DENETLEYĠCĠ KURUM BÜTÇESĠ

5018’E GÖRE BÜTÇE TÜRLERĠ MAHALLĠ ĠDARELER BÜTÇESĠ
1.ĠL ÖZEL ĠDARESĠ 2.BELEDĠYELER 3.MAHALLĠ BĠRLĠKLER

SOSYAL GÜVENLĠK KURULUġLARI BÜTÇESĠ
1.SOSYAL GÜVENLĠK KURUMU 2.TÜRKĠYE Ġġ KURUMU

MERKEZĠ YÖNETĠM BÜTÇESĠ 1.GENEL BÜTÇE 2.ÖZEL BÜTÇE 3.DÜZENLEYĠCĠ VE DENETLEYĠCĠ KURUM BÜTÇESĠ
*tek bir nakit idaresine sahiptir. * bir bakanlığa veya belirli bir kamu hizmetini yürütmek üzere *Özel kanunla kurulurlar. *DEVLET TÜZEL KĠġĠLĠĞĠNE sahiptir. (kendilerine kurulur. *mal ve hizmet üretmez, kural ve norm koyar. Bunların ait KTK‘si YOK) *kendilerine ait KTK‘leri vardır. uygulanmasını izler ve denetlerler. *kendilerine ait malvarlığı ve gelirleri YOKTUR. *kendilerine ait nakit idareleri vardır. *Kendi KTK‘leri vardır. *ağırlıklı olarak tam kamusal mal ve hzmt üretrler *Kendilerine ait mal varlıkları ve gelirleri vardır. *kendilerine ait mal varlığı ve gelirleri vardır. *****Ödenekleri yetmezse; YEDEK ÖDENEK *genellikle yarı kamusal mal ve hizmet üretirler. *ödenekleri yetmezse genel bütçeden HAZĠNE YARDIMI alırlar kaleminden ödenek alabilirler. *ödenekleri yetmezse genel bütçeden HAZĠNE YARDIMI *genellik ve birlik ilkesine aykırıdır. *genellik ve birlik ilkesine uygundur. alırlar *III Sayılı Cetvelde yer alırlar; RTÜK, SPK, BDDK, EPDK, *I Sayılı Cetvelde yer alırlar; TBMM, *genellik ve birlik ilkesine aykırıdır. TAPDK, KĠK, REKABET KURUMU, BĠLGĠ TEKNOLOJĠLERĠ CB,BAġBAKANLIK, SAYIġTAY, BAKANLIKLAR, *II Sayılı Cetvelde yer alırlar.YÖK, ÖSYM,ÜNĠVERSĠTELER, VE ĠLETĠġĠM KURUMU YÜKSEK MAHKEMELER, DĠĞER ĠDARELER (TÜBĠTAK, GSGM,OGM,VGM, MÜSTEġARLIKLAR(SAVUNMA SANAYĠ SAVUNMA SANAYĠ MÜSTEġARLIĞI……) MÜSTAġARLIĞI HARĠÇ, …KOMUTANLIĞI,… MERKEZĠ YÖNETĠM BÜTÇESĠ = GENEL BÜTÇE + ÖZEL BÜTÇE + DÜZENLEYĠCĠ VE DENETLEYĠCĠ KURUM BÜTÇESĠ – HAZĠNE YARDIMLARI

1.ĠL ÖZEL ĠDARELERĠ 1.VALĠ bütçeyi hazırlar 2.hazırlanan bütçe ĠL DAĠMĠ ENCÜMENĠ‘NE ve ĠL GENEL MECLĠSĠ‘NE sevk edilir. 3.ĠL GENEL MECLĠSĠ tarafından onaylana bütçe VALĠ tarafından ĠÇĠġLERĠ BAKANLIĞINA gönderilir. 4.ĠÇĠġLERĠ BAKANLIĞI bütçeyi konsolide eder.

MAHALLĠ ĠDARELER BÜTÇESĠ 2.BELEDĠYE BÜTÇELERĠ 3.KÖYLER 1.bütçeye hazırlık aĢaması BELEDĠYE BAġKANININ (5018 KAPSAMINDA talimatıyla baĢlar. YER ALMAZLAR) 2.BELEDĠYE DAĠRELERĠ ve BELEDĠYE HESAP ĠġLERĠ 1.Bütçe MUHTAR ya MÜDÜRÜ tarafından hazırlanır. da ĠHTĠYAR HEYETĠ 3.hazırlanan bütçe BELEDĠYE BAġKANI tarafından tarafından hazırlanır. BELEDĠYE ENCÜMENĠNE gönderilir. 2. VALĠ ya da 4.ENCÜMEN 2AY bütçeyi inceler ve BELEDĠYE KAYMAKAM BAġKANI tarafından BELEDĠYE MECLĠSĠNE sevk edilir. tarafından onaylanır. 5.BELEDĠYE MECLĠSĠ onayı basar.
6.onaylanan bütçe 7 gün içerisinde VALĠ ya da KAYMAKAMA gönderilerek bütçe yürürlüğe girer

4.MAHALLĠ BĠRLĠKLER *Mahalli birliklerin ve BĠT‘lerin bütçelerini kapsar.(unutma!!! BĠT‘lerin denetimini SAYIġTAY YAPAR) *EGO, Halk Ekmek, ĠETT… BĠT=Belediye Ġktisadi TeĢebbüsü)

SOSYAL GÜVENLĠK KURULUġLARI BÜTÇESĠ SOSYAL GÜVENLĠK KURUMU *Sosyal güvenlik hizmeti sunmak üzere kanunla kurulan ve IV. Sayılı cetvelde yer alan idarelerin bütçesidir. *giderlerini üyelerinden toplamıĢ oldukları kendi gelirleriyle karĢılarlar.( BÜTÇELERĠNĠ KENDĠ HAZIRLARLAR) *ANCAK; gelir gider açığı ortaya çıkması halinde genel bütçeden yapılacak TRANSFER HARCAMALARIYLA bu açık kapatılır. Bunların ayrıntılı harcama programları TBMM‘de Bütçeyle birlikte görüĢülür.

29

30 GĠDER BÜTÇESĠNĠN HAZIRLANMASI – GÖRÜġÜLMESĠ – UYGULANMASI (TABLO I) EYLÜL’ÜN ĠLK HAFTASINA KADAR
1.KALKINMA BAKANLIĞI ―ORTA VADELĠ PROGRAM‖ı hazırlar. 1.MALĠYE BAKANLIĞI orta vadeli programa uygun 2.YPK onaylar olarak ―ORTA VADELĠ MALĠ PLANI‖ HAZIRLAR 1.MALĠYE BAKANLIĞI ―BÜTÇE ÇAĞRISI YAPAR VE BÜTÇE HAZIRLAMA REHBERĠNĠ ilgili kuruluĢlara gönderir. 1. Hazırlanan bütçe teklifleri MALĠYE BAKANLIĞINA 2.Bunu BAKANLAR KURULU onaylar.(bütçenin hazırlık aĢaması baĢlangıcı) 3. RG‘DE YAYIN 2.KALKINMA BAKANLIĞI tarafından ―YATIRIM GENELGESĠ VE YATIRIM PROGRAMI HAZIRLAMA REHBERĠNĠ‖ kuruluĢlara gönderir. 2.Hazırlanan yatırım teklifleri KALKINMA BAKANLIĞI‘NA gönderilir 4.DDBK ile TBMM VE SAYIġTAY’A ait bütçe teklifleri doğrudan TBMM‘YE gönderilir.(bir örneğini de MALĠYE BAKANLIĞINA gönderirler) 3.BAKANLAR KURULU Bütçe 4. TBMM‘ye gelen Bütçe Kanun Tasarısını TBMM‘YE verir. Kanun Tasarısı BÜTÇE KOMĠSYONUNA VERĠLĠR.

15 EYLÜL’E KADAR

EYLÜL SONUNA KADAR 01-17 EKĠM

3.MALĠYE BAKANLIĞINCA kuruluĢlara ait bütçe tekliflerinin kuruluĢlarla KARġILIKLI olarak görüĢülür-incelenip birleĢtirilerek BÜTÇE KANUN TASARISI hazırlanır. 1.1.Makroekonomik göstergeler ve bütçe 2.Merkezi Yönetim Bütçe büyüklükleri en geç ekim ayının ilk haftası içinde Tasarısını Bakanlar YPK‘ da görüĢülür. Kuruluna Sunulur. 1.2.MALĠYE BAKANLIĞINCA Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı hazırlanır

17 EKĠM – 10 ARALIK (55 GÜN) 10 – 31 ARALIK (20 GÜN) 31 ARALIK

BÜTÇE KOMĠSYONU 55 gün içerisinde BÜTÇE KANUN TASARISINI görüĢerek TBMM GENEL KURULUNA SEVK EDER. (BÜTÇE KOMĠSYONU en az 40 kiĢiden oluĢur, 25i iktidar, 15 i muhalefet partisinden) (komisyona üye olmayanlar toplantıya katılabilir lakin görüĢ bildiremezler) TBMM GENEL KURULU 20 GÜN içinde Bütçe Kanun Tasarısını görüĢerek ONAYLAR VE CUMHURBAġKANINA gönderir. (Genel kurulda milletvekilleri gider arttırıcı veya gelir azaltıcı önerilerde BULUNAMAZLAR) 1.BÜTÇE CUMHURBAġKANI TARAFINDAN ONAYLANIR (VETO EDEMEZ, ĠPTAL DAVASI AÇABĠLĠR) 2.RG‘ de yayınlanarak yürürlüğe girer.(1.OCAK)

Eylül’ün ilk

15 Eylüle

Eylül

1-17 Ekime

17 ekim – 10aralık

10-31

31 aralık

Haftasına kadar

kadar

sonuna kadar

kadar

aralık

GEÇĠCĠ BÜTÇE
1.GEREKÇESĠ Eğer bütçe genel kurulda kabul edilmezse hükümet DÜġER. Bu gibi nedenlerle bütçe 1 Ocakta yürürlüğe girmezse GEÇĠCĠ BÜTÇE hazırlanır. ( geçici bütçe 6 aydan fazla uygulanamaz) 2.SAKINCALARI 2.1.Yeni hizmetlere baĢlanamaz 2.2.Yatırımlar aksar. 2.3. hesaplar birbirine karıĢır. 2.4.meclis denetimi zayıflar

31 GĠDER BÜTÇESĠNĠN HAZIRLANMASI – GÖRÜġÜLMESĠ – UYGULANMASI (TABLO II)

32 BÜTÇENĠN UYGULANMASI
1.GELĠRLERĠN TOPLANMASI *kamu gelirlerinin TARH-TEBLĠĞ-TAHAKKUKTAHSĠL iĢlemleridir. (gelirlerin toplanmasına BÜTÇE KANUNU ile mümkündür) *gelir bütçesinin hazırlanmasında görev ve sorumluluk Maliye Bakanlığı‘na aittir. *gelir bütçesini hazırlayan ve Gelirleri toplamak için yetkili kuruluĢ ―Maliye Bakanlığı Gelir Ġdaresi BaĢkanlığıdır‖ 1.1.Gelirlerin Tahmin Yöntemleri a.Otomatik Yöntemler: uygulanması biten son bir ya da birkaç yılın kesinleĢen rakamları yeni yılın tahmini olarak kabul edilir. b.Doğrudan Doğruya Tahmin Yöntemi: otomatik yöntemlerin aksine tahminlerin yapılmasında geçmiĢ dönemlerdeki uygulamalardan faydalanılmakla beraber bunlara bağlı kalınmaksızın; konjonktürdeki değiĢmeler değerlendirilerek gelir bütçesi tahminleri yapılır. 3.ÖDENEKLERLE ĠLGĠLĠ ĠġLEMLER 3.1.Yedek Ödenek: Bütçe kanunu hazırlanırken öngörülen harcama tertiplerinin yeterli olmaması ya da öngörülmeyen hizmetlerin ortaya çıkması halinde sadece GENEL BÜTÇEDEKĠ kamu idarelerine aktarılmak üzere, cari yıl genel bütçe giderlerinin %2‘sini aĢmamak kaydıyla Maliye Bakanlığı bütçesine konulan ödenektir. -ödenek aktarımında yetkili Maliye Bakanlığı -mali yıl içinde yapılan aktarmalar mali yıl bitimini takip eden 15 gün içinde Maliye Bakanlığınca ilan edilir. NOT: Özel Bütçeli KuruluĢlar Yedek ödenekten pay alabilirler 3.5.ÖRTÜLÜ ÖDENEK Kapalı istihbarat ve kapalı savunma hizmetleri, devletin milli güvenliği ve yüksek menfaatleri vb nedenlerle BAġBAKANLIK BÜTÇESĠNE konulan eklerdir. Bu ödenek, genel bütçe baĢlangıç toplamının %0,5‘ini geçemez. Örtülü ödeneği kullanma yetkilisi; *baĢbakan + maliye bakanı + ilgili bakan Tarafından imzalanan ORTAK kararname ile olur. 2.GĠDERLERĠN YAPILMASI 1.Bütçede belirtilen ödeneklerin kullanılması ancak MB‘nin ödenekleri serbest bırakmasıyla mümkün. 2.ödenekler yılın ilk 6ayı ve ikinci 6 aylık dönemi için AYRI AYRI SERBEST bırakılır. Ġkinci 6aylık ikiĢer dönem olarak da serbest bırakılabilir. 3.harcama yetkilisi harcama talimatı vermesiyle harcamalara giriĢilir. GerçekleĢtirme görevlisi harcamayı yapar. **BÜTÇE EMANETĠ —Ödeme emri belgesine bağlandığı halde yıl içerisinde ödenmeyen giderler bütçede emanet hesabına alınarak gider yazılır ve buradan ödenir. —mali yılsonundan baĢlanarak 5yıl boyunca alacaklıları tarafından mazeret gösterilmeyen borçlar zamanaĢımına uğrar ve kamu kurumu lehine gelir olarak yazılır. **AVANS VE KREDĠ ĠġLEMLERĠ --Harcama yetkilisinin uygun görmesi, sözleĢmede belirtilmesi, sözleĢme tutarının %30‘u geçmemek Ģartıyla ve benzeri nedenlerle bazı giderler için avans verilebilir ya da kredi açılabilir. 1.Bütçe içi avans ve kredi iĢlemleri; mutemet avansları, mutemet kredileri ve akreditifler, yolluklar. 2.Bütçe dıĢı avans ve kredi iĢlemleri; müteahhit avansları ve özel yasalara dayanılarak yapılan ödemeler

3.2. Ödenek Aktarması 3.2.1.Kurumlar arası Ödenek Aktarması Merkezi Yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarımı sadece kanunla yapılır 3.2.2.Kurum içi Ödenek Aktarması: Merkezi Yönetim kapsamındaki kamu idareleri aktarma yapılacak tertipteki ödeneğin %5‘ine kadar kendi bütçeleri içerisinde aktarma yapmaya yetkilidir. Bu Ģekilde yapılan aktarmalar 7 gün içinde Maliye Bakanlığına bildirilir. 4.HAZĠNE ĠġLEMLERĠ Bütçenin gelir ve giderlerinin yer ve zaman bakımından uyumlaĢtırılmasıdır. —yer bakımından haz. ĠĢl : gelir fazlası olan yerlerden, gelir açığı olan yerlere yapılan aktarımlardır. Bu durum hazinenin parasal aktarımıyla gerçekleĢtirilir. —zaman bakımından haz. ĠĢl: yıl içerisinde gelir ve giderler arasında uyuĢmazlık söz konusu olduğunda hazine, hazine bonosu aracılığıyla nakit sıkıntısını giderir.

3.3.Ek Ödenek (Ek Bütçe) Yıl içerisinde ödeneği yetmeyen kuruluĢlara yedek ödenekten aktarma yapılır. Ancak yedek ödeneğin yetmediği hallerde ek ödenek talebi ile ek bütçe hazırlanır. KanunlaĢarak yürürlüğe girer.

3.4. Olağanüstü Ödenek Genel veya kısmi seferberlik, savaĢ ilanı veya BK kararıyla zorunlu askeri hazırlıkların yapıldığı olağanüstü dönemlerde MSB, JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI, SAHĠL GÜV. KOM., bütçelerindeki ödenekler BĠRLEġTĠRĠLEREK kullanılır. Bu durumda mevcut ödenekler yeterli olmazsa toplam ödenek tutarının %15‘ine kadar ek harcama yapılabilir.

5.BÜTÇE HESAPLARININ KAPATILMASI 5.1. Hesap Aktarma Usulleri 5.1.1.Egzersiz U -gelir ve giderlerin kapatılması bütçenin mali yıla bağlı kalınmaksızın tamamıyla uygulanması ile sağlanır. *yıllık ilkesine ters *denetimi zayıf *hesaplar birbirine karıĢır. *israf ve savurganlığa neden olur *harcamalara esneklik tanır.

5.1.2.Jestiyon U (TR) Kamu gelirleri tahsil edildiği, giderler ise gerçekleĢtiği yılda kaydedilir. *denetim güçlü ve etkin *tasarruf sağlar *yıllık ilkesiyle uyuĢur

33 FAALĠYET RAPORU SÜRECĠ (BÜTÇENĠN YASAMA VE YARGININ DENETĠMĠ)
1.BĠRĠM FAALĠYET RAPORU *harcama yetkilisi tarafından hazırlanır 2.ĠDARĠ FAALĠYET RAPORU *Üst yönetici tarafından hazırlanır.

3.SAYIġTAY *Üst yönetici tarafından hazırlanan ĠDARĠ FAALĠYET RAPORU, üst yönetici tarafından SAYIġTAY‘A gönderir. *Üst Yönetici tarafından KAMUOYUNA açıklanır. 3.1.MALĠYE BAKANLIĞI *MERKEZĠ YÖNETĠM bütçe kapsamındaki tüm kamu idareleri ile SOSYAL GÜVENLĠK KURUMUNA ait idari faaliyet raporlarının bir örneği MALĠYE BAKANLIĞI‘na gönderilir 3.1.1.GENEL FAALĠYET RAPORU MERKEZĠ YÖNETĠM bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile SOSYAL GÜVELĠK KURUMLARNA ait idari faaliyet raporlarına göre mail yıldaki faaliyet sonuçlarına dayanılarak, MALĠYE BAKANLIĞI tarafından GENEL FAALĠYET RAPORU hazırlanır. *AYRICA ĠÇĠġLERĠ BAKANLIĞININ hazırladığı GENEL FAALĠYET RAPORUNDAN bazı genel değerlendirmeler bu rapora EKLENĠR. 3.2.ĠÇĠġLERĠ BAKANLIĞI *MAHALLĠ ĠDARELERE ait idari faaliyet raporlarının bir örneği ĠÇĠġLERĠ BAKANLIĞINA gönderilir. 3.2.1.MAHALLĠ ĠDARELER GENEL FAALĠYET RAPORU ĠÇĠġLERĠ BAKANLIĞI, MAHALLĠ ĠDARELERE ait ĠDARĠ FAALĠYET RAPORLARI üzerine, MAHALLĠ ĠDARELERE ait GENEL FAALĠYET RAPORU HAZIRLAR

4.SAYIġTAY MALĠYE BAKANLIĞI tarafından hazırlanan GENEL FAALĠYET RAPORU SAYIġTAYA gönderilir ve aynı zamanda KAMUOYUNA açıklanır. 1.MAHALLĠ ĠDARELERĠN Genel Faaliyet Raporlarını 2.MALĠYE BAKANLIĞI Genel Faaliyet Raporlarını 3.MERKEZĠ YÖNETĠM KAPSAMINDAKĠ kuruluĢların Ġdari Faaliyet Raporlarını 4.SOSYAL GÜVENLĠK Kapsamındaki KuruluĢların Ġdari Faaliyet Raporları 5.DIġ DENETĠM sonuçlarını dikkate alarak görüĢlerini belirtmek suretiyle TBMM‘ye sunar. NOT: SAYIġTAY Mahalli Ġdarelerin ĠDARĠ FAALĠYET RAPORLARINI DĠKKATE ALMAZ.

5.TBMM
TBMM bu raporlar ve değerlendirmeler doğrultusunda, kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasına ilĢkin olarak kamu idarelerinin yönetim ve HESAP VERME sorumluluklarını görüĢür. Bu görüĢmelere ÜST YÖNETĠCĠ veya GÖREVLENDĠRECEĞĠ YARDIMCISININ ilgili BAKANLA birlikte katılması zorunludur. NOT: KAMU YATIRIM PROJELERĠNĠN UYGULAMA sonuçları YIL BĠTĠMĠNĠ TAKĠP EDEN yılın MART SONUNA kadar MALĠYE BAKANLIĞI , DPT ve SAYIġTAY‘A gönderilir

34 KESĠN HESAP KANUN TASARISI
1.Kesin hesap TBMM‘nin YASAMA DENETĠMĠNĠ sağlayan bir unsurdur. 2.TBMM‘nin kesin hesap kanun tasarısını onaylaması ile bütçe AKLANIR. 3.Kesin Hesap Kanun Tasarısını MALĠYE BAKANLIĞI hazırlar 4.Ġzleyen Mali Yılın HAZĠRAN sonuna kadar BAKANLAR KURULU tarafından Kesin Hesap Kanun Tasarısı TBMM‘ye sunulur Bir örneği de SAYIġTAY‘a gönderilir.

GENEL UYGUNLUK BĠLDĠRĠMĠ
1.SAYIġTAY; -Ġdari Faaliyet Raporlarını -Genel Faaliyet Raporlarını -DıĢ Denetim Raporlarını Dikkate alarak GENEL UYGUNLUK BĠLDĠRĠMĠNĠ hazırlar 2. GENEL UYGUNLUK BĠLDĠRĠMĠ, Kesin Hesap Kanun Tasarısının verilmesinden baĢlayarak en geç 75 gün içinde TBMM‘ye sunulur NOT: TBMM bir önceki yıla iliĢkin idari faaliyet raporları, genel faaliyet raporları sonraki döneme iliĢkin Merkezi Yönetim bütçe kanun tasarısını birlikte görüĢür. Ancak bu raporlar ile GENEL UYGUNLUK BĠLDĠRĠMĠ ivedilikle görüĢülür.

DEVLET BÜTÇESĠNE ĠLĠġKĠN MUHASEBE SĠSTEMLERĠ 1.KAMERAL MUH. SĠST. 2.SCHEINDER MUH. SĠST. 3.CONSTANTE MUH. SĠST. 4.LOGĠSMOGRAFĠ MUH. SĠST.
Bütçe ile ilgile rakamlar, gelir gider tahakkukunu bütçe tertibine göre veren sistemdir. Kameral muh. Sisteminde belirtilen iĢlemlerin yanı sıra bütçe dıĢı alacak ve borç iliĢkilerine de hesaplarda yer verilir. Devlete ait mal varlığı hesaplarını da bütçe hesaplarını da katar Malvarlığı ve iĢletme hesaplarını birlikte gösteren sistemdir. Devlet malın sahibidir. Memursa, malın yöneticisidir.

BÜTÇENĠN DENETĠMĠ 1.YASAMA DENETĠMĠ: Bütçenin hazırlanması ve hesapların 1050 SAYILI MUHASEBE-Ġ UMUMĠYE’YE GÖRE

2.YARGI DENETĠMĠ: SayıĢtay tarafından kapatılması sırasında yasama organın yaptığı denetimdir.(SayıĢtay‘ın yapmıĢ yapılan denetimdir. (dıĢ denetim) yasalara aykırı olan olduğu denetimleri yasama organı adına yapar) usulsüz iĢlemleri inceler 3.ĠDARĠ DENETĠM: Harcamaların yapılması sırasında Harcama Yetkilileri, BÜMKO ve Mali Hizmet Birimi tarafından yapılan denetimdir. ( Ġç Kontrol Sistemi iç denetimdir.

5018 SAYILI KMYKK’YE GÖRE ĠÇ KONTROL SĠSTEMĠ VE DIġ DENETĠM 1.ĠÇ KONTROL SĠSTEMĠ 2.DIġ DENETĠM
Kamu faaliyetlerine iliĢkin tüm gelir ve giderler ile kamuya ait tüm varlık ve yükümlülüklerin amacına ve mevzuata gerçekleĢtirilmesini sağlamaktır. 2‘ye ayrılır; Harcama Öncesi Ġç Kontrol - Harcama Sonrası Ġç Kontrol —Ġç Denetim: Ġç denetçiler tarafından yapılır. Ġç Denetçi iç denetim raporlarını hazırlarken ÜST YÖNETĠCĠNĠN görüĢlerini almak zorundadır. Ġç denetçiler hazırladıkları raporu ĠÇ DENETĠM KOORDĠNASYON KURULU‘NA sunarlar —Ġç Denetim Koordinasyon Kurulu:7 üyeden oluĢur. Üyeleri BAKANLAR KRL atar Üyeleri: 1 BaĢbakanın, 1 DPT MüsteĢarının Bağlı olduğu Bakan, 1 Ġç ĠĢlerinin Bağlı olduğu Bakan 1 Hazine MüsteĢarının Bağlı Olduğu Bakan, 3 Maliye Bakanının ÖNERĠSĠ üzerine seçilir. Görev süresi 5 yıl. Görev süresi bitenler yeniden atanabilir. —SayıĢtay tarafından yapılır.

— SayıĢtay bu denetimi genel kabul görmüĢ muhasebe standartlarına göre yapmalıdır. — SayıĢtay kararı kesindir. Ancak bir kereye mahsus olmak üzere 15 gün içinde kararın düzeltilmesi istenebilir. — SayıĢtay denetimini ise TBMM BaĢbakanlık Divanı tarafından kurulan bir komisyon yapmaktadır. NOT: Sayıştay; KÖYLERİ, MESLEKİ KURULUŞLARI VE KENDİSİNİ DENETLEYEMEZ. Diğer bütün kuruluşların denetimi Sayıştay tarafından gerçekleştirilir. Buna TBMM’de dâhildir.

35 DEVLET BORÇLANMASI
1.Bilimsel olarak ilk kez Charles DAVENANT ve David HUME tarafından incelenmiĢtir. 2. Devletin kamu geliri ihtiyacını karĢılamak amacıyla yaptığı borçlanmadır. Borçlanma ; DAR ANLAMDA : MERKEZĠ YÖNETĠM GENĠġ ANLAMDA: MERKEZĠ YNTM + YEREL YNTM 3. Borçlanma, Bütçe Kanununda verilen yetkilere dayanılarak yapılır 4.KĠT‘lerin iç ve dıĢ borçlanması HAZĠNE KEFALETĠ ile olur. 5.Yerel Yönetimlerin iç borçlanması ĠLLER BANKASINDAN, dıĢ borçlanması ise HAZĠNE KEFALETĠ ile olur UNUTMA!! DEVLET BORÇLANMASINDA faizler KANUNLA belirlenirken, özel borçlarda faizler PĠYASA KOġULLARINDA ve SÖZLEġME ĠLE YAPILIR. ****Verginin geri ödenmesi söz konusu DEĞĠLKEN, devlet borçlanmasında geri ödemenin yanında FAĠZ de ödenir. (öyle ki vergi yükü bireyin üzerine kalırken, borçlanmanın yükü gelecek nesiller üzerine kalır ****vergi daha çok cari harcamaların finansmanında kullanılırken borçlanma genellikle yatırımların finansmanında kullanılır. ***BORÇLANMANIN KALDIRAÇ ETKĠSĠ: Alınan borçların prodüktif ( verimli ) yatırımlara aktarılmasıdır.

BORÇLANMANIN NEDENLERĠ
1. MALĠ 1.Bütçe açıklarını kapatmak 2. kalkınmanın finansmanı saplamak 3. savunma giderlerinin finansmanını sağlamak 4. kriz dönemlerinden kurtulmak için. 2. EKONOMĠK 1.tasarrufların yatırımlara dönüĢtürülmesi için 2. ekonomik dengenin sağlanmasına yönelik etkiler yaratılması 3. kaynak dağılımında etkinliğin sağlanmasına yönelik etkiler yaratılması 3.DĠĞER 1.savurganlık 2.doğal afet 3.kamu harcamalarının denetiminde yetersizlik

1.CEBĠR UNSURUNA GÖRE 1.1. CEBRĠ 1.2.ĠHTĠYARĠ (GÖNÜLLÜ)

DEVLET BORÇLARININ ÇEġĠTLERĠ 2.VADESĠNE GÖRE 2.1.KISA VADELĠ (DALGALI) 2.2.UZUN VADELĠ (KONSOLĠDE)

3.KAYNAĞINA GÖRE ĠÇ BORÇ DIġ BORÇ

36 1. ĠHTĠYARĠ – CEBRĠ BORÇLAR
Elinde borç verebilir fonları bulunanların kendi istek ve arzularıyla devlete borç vermesine ihtiyari borç denir. Ancak bazı durumlarda devletin zorunlu borçlanmaya gittiği görülür. (TR‘de 61‘de zorunlu tasarruf bonoları çıkarmıĢtır.)Zorunlu borçlar 4‘e ayrılır. 1.tam zorlama ile 2.zorlama tehdidi ile 3.manevi zorlama ile 4.zorunlu tasarruf yaratılarak

DEVLET BORÇLARININ ÇEġĠTLERĠ 2.VADESĠNE GÖRE BORÇLAR
* 1 yıla kadar olan borçlar KISA * 1 – 5 yıl kadar olan borçlar ORTA * 5 yıldan uzun olan borçlara UZUN VADELĠ BORÇ denir

3.KAYNAĞINA GÖRE BORÇLAR
Ġç ve dıĢ borç olmak üzere ikiye ayrılır. Farklı kriterlere göre iç – dıĢ ayrımı yapılır. En önemlisi PĠYASA UYRUĞUNA göre yapılan ayrımdır. Eğer borçlanılan piyasa yabancı bir piyasa ise dıĢ borç, yurt içi ise iç borçtur. Örn: YurtdıĢında oturan bir Türk yurtdıĢı piyasalarda satılan bir tahvil veya bono alması DIġ BORÇTUR. TR‘de oturan bir yabancının iç piyasalarda satılan bir tahvil veya bono alması ĠÇ BORÇTUR. Ġç borç dıĢ borç ayrımında yapılan diğer bir ayrımda MG‘ye etkisidir. MG‘de değiĢiklik yaratan (arttırıp azaltan) borçlara dıĢ borç, MG‘de herhangi bir değiĢiklik yaratmayan borçlar iç borçtur.

Kısa Vadeli Borçlar (Dalgalı Borçlar) (para Piyasalarından) vade KISA, risk DÜġÜK, faiz DÜġÜKTÜR. --Kısa Vadeli Borçlara BaĢvurma Nedenleri 1.bütçe dengesizliği 2.devlet açısından borç yükünün daha az olması 3. uzun vadeli borçlanmaya zemin hazırlaması 4.özellikle durgunluk dönemlerinde MALĠYE POLĠTĠKASI aracı olarak kullanılması 5.Öngörülmeyen giderlerin ortaya çıkması Uzun Vadeli Borçlar (Konsolide Borçlar) (Sermaye Piyasalarından) Vade UZUN, risk YÜKSEK, faiz YÜKSEKTĠR. -Uzun Vadeli Borçlara BaĢvurma Nedenleri 1.ekonomideki enflasyonist durumu ortadan kaldırmak 2.yatırımları finanse etmek 3.savaĢ, olağanüstü durumlarla karĢılaĢılması Uzun Vadeli Borç Türleri 1.süresiz (ebedi,devamlı) borçlar: faiz ödemesinin yapıldığı ancak anaparanın ne zaman ödeneceği belli olmayan borçlardır. 2.itfaya tabii (süreli) borçlar: süresi belli olan uzun vadeli borçlardır. Zamanı gelince devlet faizi de anaparayı da öder.

37 BORÇLANMA KAYNAKLARI Borçlanma Kaynakları 2’ye Ayrılır 1. ĠÇ BORÇ KAYNAKLARI 2. DIġ BORÇ KAYNAKLARI 1.1.Merkez Bankası: Hazineye avans veren en önemli kurum olmasına rağmen 2001 2.1. Devletlerden Güçlü Ekonomiye GeçiĢ Programı ile TCMB‘nin hazineye avans vermesi YASAKLANMIġ 2.2. Uluslar arası KuruluĢlardan 1.2.Ticaret Bankaları: Devlet tahvillerinin en büyük alıcısı bankalardır. Çünkü ellerinde 2.3. Özel Kaynaklardan
bulundurdukları atıl rezervleri burada değerlendirirler.(Özellikle durgunluk dönemlerinde bankaların atıl fonları olduğundan devletin bankalardan borçlanması tavsiye edilir.) 1.3. Sosyal Güvenlik KuruluĢları: Devletin Sosyal Güvenlik Kurumu, OYAK VE KĠT‘lerden borç alması mümkündür. 1.4.Bireyler ve Özel Firmalar: Özellikle enflasyonist dönemlerde devletin halktan uzun vadeli olmak ġARTIYLA borçlanması gerekir. Burada amaç likideyi kısmaktır.

BORÇLANMA ġEKĠLLERĠ ĠÇ BORÇ ġEKĠLLERĠ
1.Hazine Bonosu: Devletin kısa vadeli nakit ihtiyacını karĢılamak için çıkarılan ve vadesi maksimum 1 yıl olan devlet borçlanma senedidir. 2. Hazine Kefaletine Haiz Bonolar: Merkezi Yönetim dıĢında kalan kamu kuruluĢlarının Hazinenin Kefaletini alarak maksimum 9 aylık çıkardıkları kâğıtlardır. ( KĠT‘ler, Belediyeler…) 3. Merkez Bankası Avansları: Merkez Bankasının hazineye avans vermesidir. 2001‘de kaldırıldı

DIġ BORÇ ġEKĠLLERĠ
1.)Devirli – Garantili Krediler: Kamu kurumlarına finansman sağladığı krediler DEVĠRLĠ, kamu kurumunun sağladığı ancak hazinenin garantör olduğu krediler GARANTĠLĠ kredilerdir. Her ikisinde de kamu kurumu borcunu ödemezse, borcu HAZĠNE ÖDER. 2.Kalkınma Kredileri: Daha çok sermaye malı Ģeklinde verilen veya yatırımların finansmanında kullanılmak üzere verilen kredilerdir. 2.1.) Proje – Program Kredileri: Proje: kalkınma planlarında yer alan kamu – özel sektör üretim ünitelerinin oluĢturulması için açılan kredilerdir.(Dünya Bankasının erdiği krediler) Program: Ekonomik istikrar, bütçe açıklarının finansmanında kullanılan kredilerdir. (IMF ) 2.2.Bağlı – Serbest Krediler : Krediyi veren ülke kendi ülkesinden malların satın alınması koĢuluyla kredi verirse, bu tip kredilere (orijinde) bağlı krediler denir. Herhangi bir koĢul yoksa Serbest kredidir. 2.3. Ġhracat (Satıcı) Kredileri: Özel firmaların yatırım projeler için büyük mali kuruluĢların denetiminde sağlanan kredilerdir. Krediyi satıcı firmalar verir. 2.4.Borç Erteleme – Refinansman Kredileri: Refinansman: borcun borçla kapatılmasıdır. Borç Erteleme (Tecil): Vadesi dolan bir borcun ilk faiz oranına göre daha düĢük bir faiz oranıyla ileriki yıllara ertelemesidir. 3.Teknik Yardım Kredileri GeliĢmiĢ ülkelerden, geliĢmekte olan ülkelere yapınla teknolojik yardımlardır. Dünya Sağlık TeĢkilatı, BM Gıda ve Yardım TeĢkilatı, Sanayi Kalkınma TeĢkilatı… 4.BağıĢlar ve Askeri Yardımlar

4.Bütçe Emaneti: Ödeme emri belgesine bağlandığı halde yıl içerisinde ödenmeye tutarlar bütçede emanet hesabına alınır. Burada devlet, HAK SAHĠBĠ ÖDEMEYĠ TAHSĠL EDENE KADAR kendine kısa vadeli bir kaynak yaratmıĢ olur. 5. Adi Emanet: gerçek ve tüzel kiĢiler tarafından hazineye geçici olarak yatırılan paralar olup geçici teminat, kesin teminat, hacizli malların satıĢından doğan paralar, … (niteliği olmayan paralar) 6.Müteahhit Bonoları: GeçmiĢte müteahhitlere yaptıkları iĢler karĢılığında, devletten olan alacaklarına sayılmak üzere bonolar verilmiĢtir. Gerçekte uzun vadeli bir borç olmakla birlikte vadesinden önce ıskonto ettirilerek nakde dönüĢtürülmeleri nedeni ile kısa vadeli borç haline gelmektedir. Artık uygulamada yoktur.

38

BORÇLANMA TEKNĠĞĠ
Devlet borçlanmayı kolaylaĢtırmak için tasarruf sahiplerine bir takım avantajlar sunmalı ve birtakım garantiler vermelidir ki borçlanma faydalı bir araç haline gelsin. 1.TASARRUF SAHĠPLERĠNE SAĞLANAN 2.TASARRUF SAHĠPLERĠNE SAĞLANAN GETĠRĠLER 3.BORÇLANMA ġEKĠLLERĠ VE SATIġ ÇIKARLAR YÖNTEMLERĠ 1.1.Faiz : tahvil alımının asıl nedeni faizdir.faiz 2.1.Çıkarları Korumaya Yönelik Garantiler: Erken Borçlanma ġekilleri: oranlarına bağlı olarak talep değiĢkenlik gösterir. Ödememe(rachat), konversiyon yapılmaması, tahvil değerinin —tahvil ihraç etmeksizin borçlanma düĢmesini önleme garantisi, devletin en imkansız durumda bile —tahvil ihraç ederek borçlanma borcunu ödeyeceği garantisi. —nama veya hamiline tahvil ihracı 1.2.BaĢabaĢın Altında Ġhraç: Tahvili satın alan, 2.2.Enflasyona KarĢı Sağlanan Garantiler: SatıĢ Yöntemleri: tahvilin nominal değerinin altında bir fiyattan satın *Altın Garantisi: Tahvilin sadece anaparası altına endekslenir. *ihale yöntemiyle satıĢ almasıdır. *döviz (kambiyo) Garantisi: Tahvilin hem anaparası hemde faizi *doğrudan halka arz *EleĢtirisi: dövize endekslenir. Ödeme yerli para cinsinden yapılır. *bankalara satıĢ yöntemi -Gelecekteki borç yükünü arttırır. *fiyat Endeksleriyle Ayarlama Garantisi: diğer ikisine göre *borsada satıĢ yöntemi -Ġleride devletin bu borç yükü altında ezilmesi olası daha çok tercih edilir. Hem paranın değerindeki düĢmelere karĢı *TAP (Musluk) yöntemi: Tahvil ve bonoların olarak görülebilir. güvenilir bir araçtır hem de mali paraya güvensizliği çok sadece yüksek gelir grupları tarafından -Gelir dağılımında adaleti bozar. arttırmaz. alınmamasını sağlamak için düĢük tutarlı tahviller -Kırtasiyecilik artar. çıkartılıp Merkez Bankasının havuzunda ----Endeksli Tahvillerin Dezavantajları: —Paranın değer kaybına uğrayacağının açıkça itiraf edilmesi toplanması ve buradan satılması anlamına gelmesi 1.3.Ġtfa Primli Tahvil: Ödeme anında devletin —enflasyonist dönemlerde tüketim artıĢlarını kamçılaması müĢteriye nominal değerden daha yüksek para —borçların enflasyon nedeniyle otomatik amortismanın önlenmesi ödemesidir. —devletin borç yükünün artmasına neden olacaktır. 1.4. Vergisel Avantajlar: Devletin gerektiğinde tahvil faizlerinden menkul sermaye iradı adı altında vergi almamasıdır.(normal durumda %15 MSĠ kesintisi yapılır.) 1.5.Ġkramiyeli (piyangolu) Ġhraç: Piyango çekilerek ikramiye verilmesidir. 1.6. Vergi Ödemelerinde Kullanılması: vergi ödemelerinde nakit yerine tahviller kullanılabilmesi. 1.7.Teminat Olarak Kabul Edilmesi: Kamu Ġhale Kanunu‘na göre; tahviller teminat olarak kullanılabilir. 1.8.Haczedilememesi: Teminat olarak kabul edilen tahviller haczedilemez

39 BORÇ YÖNETĠMĠ
1.OLAĞAN BORÇ YÖNETĠMĠ
Devlet borçlarının sözleĢmede yer alan hükümlere göre uygun Ģekilde yerine getirmesidir.

2.OLAĞAN ÜSTÜ BORÇ YÖNETĠMĠ
Bir ekonomideki çeĢitli istikrarsızlıkların giderilmesi amacıyla devlet, borçlarının miktar ve bileĢiminde değiĢlik yapmaktadır. *Miktarda yapılacak değiĢiklikler; anapara ve faiz ödemesinin azaltılması *.BileĢimde yapılacak değiĢiklikler; borcun vadesinin ve kaynağının değiĢtirilmesidir.

2.1.KONSOLĠDASYON(TAHKĠM)
Kısa süreli borçların uzun süreli veya süresiz hale getirilmesidir. Devletin faiz yükü ARTAR, dolayısıyla borç yükü ARTAR. AMAÇ; kısa dönemde kamu dengesini rahatlatma. DEZAVANTAJI; Alacaklılarda güvensizlik yaratır, ilerdeki borçlanma miktarını sekteye uğratır. —Ġkiye ayrılır; 1)isteğe bağlı konsolidasyon: tahvil sahiplerinin onayı alınır 2)cebri konsolidasyon: mali itibar çok düĢerse baĢvurulur

2.2. KONVERSĠYON
Borç yükünü hafifletmek amacıyla devletin faiz oranlarında indirim yapmasıdır. Yüksek faizli tahvillerin düĢük faizli tahvillerle değiĢtirilmesidir.

2.2.1.KONVERSĠYON ÇEġĠTLERĠ
*BaĢa baĢtan Konversiyon: Nominal Değer sabit, faiz oranları indirilir. *BaĢabaĢın Altında Konversiyon: Nominal Değeri arttırılır, faiz oranlarını indir. *Fark Ödemeyi Gerektiren Konversiyon: Faizlerde indirim yapıp daha sonra yapılan indirim kadar anaparaya eklenmesi *kademeli Konversiyon: faizleri birden bire değil de yavaĢ yavaĢ düĢürülmesi. Bunun amacı konversiyonun etkilerinin tahvil sahiplerinin uğrayacağı kaybı birden bire hissettirmemektir.

2.2.2.KONVERSĠYONUN ETKĠLERĠ
*Devletin borç yükü azalır *gelir dağılımı olumlu etkilenir. *borç günün koĢullarına uydurularak borcun gizli amortismanı sağlanır. *alacaklılarda güvensizlik yaratır ve ilerideki borçlanma imkânını sekteye uğratır.

BORCUN ORTADAN KALKMASI
1.BORCUN ÖDENMESĠ(BORCUN ĠTFASI – BORCUN AMORTĠSMANI)
-Borcun vadesi gelmeden ödenmesine ĠHTĠYARĠ AMORTĠSMAN denir. Not: Süresiz borçların ödenmesi de ihtiyarı amortismandır.) -Dr. Price Otomatik Amortisman Teorisi: Devlet her yıl borçların ödenmesi için bir fon ayırmalı, bu fon bileĢik faiz iĢlemesi sonucu sürekli artacak ve sonunda borçları karĢılayabilecek bir fon haline dönüĢecektir.

2.BORCUN REDDĠ VE MORATORYUM -Devletin tek taraflı bir kararla mevcut borcunun tamamını veya bir kısmını
ortadan kaldırdığını söylemesi BORCUN REDDĠDĠR. -devletin borçlarını zamanında ödeyememesi durumunda borcun temerrüde düĢmesi ve devletin mevcut koĢullarda borcunu ödeyememesine MORATORYUM denir. NOT: Moratoryumda borç sona ERMEZZZZZ.

3.BORCUN SĠLĠNMESĠ —Alacaklı ülkelerin veya uluslar arası kuruluĢların bir ülkenin dıĢ borçlarını silmesidir.

BORÇLANMA ĠLE ĠLGĠLĠ DĠĞER KAVRAMLAR
1.MONETARĠZASYON Para basarak borcun kapatılmasıdır. 2.ARĠYERE BORÇLAR Biriken ve transferi geciken borçlara denir. 3.RACHAT Devlet ekonomik durumun iyi olduğu dönemlerde vadesi gelmemiĢ ve süresiz olan borçlarını ödenmesine denir.(ihtiyari amortisman) 6.DIġ BORÇLANMANIN KAPASĠTESĠ Ġthalat / döviz gelirleri

4.BÜTÇE NAKĠT DENGESĠ Bütçe - Bütçe + (Bütçe Emaneti –Avanslar) gelirleri Giderleri

5.BORÇ SERVĠS ORANI Bir ülkenin bir yıl içinde ödemesi gereken anapara, faiz ve temettü ödemeleri toplamının ihracat gelirlerine oranıdır.

40 MALĠYE POLĠTĠKASI AMAÇLARI
1.Kaynak kullanımında etkinlik 3.Ekonomik Ġstikrar 3.1.Fiyat istikrarı 3.2.Tam istihdam 2.Gelir Dağılımında Adalet 4. Ekonomik Büyüme ve Kalkınma 1. VERGĠLER 3.KAMU HARCAMASI

ARAÇLARI
2.BÜTÇE 4.BORÇLANMA

MALĠYE POLĠTĠKASININ AMAÇLARININ ÇATIġMASI- AMAÇLARIYLA ARAÇLARININ ÇATIġMASI AMAÇLARIN ÇATIġMASI AMAÇLARIYLA ARAÇLARININ ÇATIġMASI
1. Gelir ve Servet Dağılımında Adaleti Sağlama ile Ekonomik Büyüme Kalkınma Arasındaki ÇatıĢma GeliĢmekte olan ülkeler büyüme sürecine girebilmeleri için kamu gelirleri ihtiyaç duyarlar ve bu toplumdaki bireylerde vergi bilinci ve ahlakı tam olarak yerleĢmediğinden dolayı gelir ve servet üzerinden alınan vergilerde bir kaçakçılık yaĢanacaktır. Bu davranıĢlardan dolayı devlet büyümeyi sağlamak için dolaylı vergilere baĢvururr. Sonuçta büyüme ve kalkınmayı sağlamak için gelir dağılımında adalet bozulmuĢ olur. 2.Fiyat istikrarı ve tam istihdam arasındaki çatıĢma Ekonomi tam istihdam düzeyine yaklaĢtıkça azalan verimler kanun nedeniyle fiyatlar genel düzeyi yükselmeye baĢlar(çalıĢtırılan marjinal iĢçilerin verimi düĢük olduğundan) 3. Ekonomik Ġstikrar ve Ekonomik Büyüme Arasındaki ÇatıĢmalar Ġktisadi 1.iktisadi kalkınma amacının gerçekleĢtirilebilmesi için yatırım yapılması gerekir. Yatırımlar maliye politikası araçlarından biri olan borçla finanse edilirse borç yükü artar bu durumda kalkınma amacı gerçekleĢtirilirken borç yükünün artmasına sebep olunur

2.devlete borç veren kesim çoğunlukla yüksek gelir grubuna dahildir. Borçlanmanın getirilerinden bu kesim yararlanır. Bu durum gelir dağılımının bozulması anlamına gelir. Bu nedenle maliye politikası araçlarından biri olan borçlanma ile gelir dağılımının adaletli hale getirilmesi amacı arasında bir çatıĢma olur 3.maliye politikası araçlarından biri olan enflasyonun önlenmesi için toplam talebi kısacak dolaylı vergilere baĢvurulur. Dolaylı vergiler gelir dağılımının bozulmasına neden olur. Bu durumda gelir dağılımında adaletin sağlanması amacıyla maliye politikası araçları arasında yer alan vergiler arasında çatıĢma ortaya çıkar.

1.ĠġLEMSEL SINIRLAMALAR
*Zaman ve büyüklükle ilgili sorunlardır. *Burada uygulanacak politikanın uygulamaya konulması ve etkilerinin ekonomiye yansımasında oluĢan zaman gecikmesidir 1.1.tanıma gecikmesi: problemin ortaya çıkmasıyla harekete geçme kararı arasındaki gecikmedir. 1.2.uygulama gecikmesi: harekete konma kararı ile uygulamaya konması arasındaki gecikmedir. 1.3.tepki gecikmesi: uygulamaya konması ile ekonomi üzerindeki etkisini göstermesi arasındaki gecikmedir.

MALĠYE POLĠTĠKASININ SINIRLARI 2.YAPISAL SINIRLAR 3.POLĠTĠK SINIRLAR
Ekonomik yapıdan doğan sınırlamalardır. —ekonominin bazı sektörlerinde enflasyon bazılarında durgunluk görülmesi. Örneğin bir ekonomide kamu harcamalarında genel bir artıĢ veya vergilerde genel bir azalıĢ gerçekleĢtirildiği zaman, bu değiĢikliğin yarattığı etki, toplam talepte bir artıĢa neden olarak, bütün ekonomide hissedilecektir. eğer, bu ekonomide ekonomik durgunluk yaygınsa, maliye politikasınca yaratılan bu geniĢletici etki yararlıdır. Ancak, ekonomik durgunluk, ekonominin yalnızca bir sektöründe mevcut ise, o zaman bu geniĢleme politikası ekonomide birçok sektörde enflasyonist bir baskı yaratabilecektir. Maliye pol ile ilgili kararlar büyük ölçüde politik düĢüncelerden etkilenmektedir. Öyle ki ekonomik dengesizliklerin olduğu dönemlerde iktidarın baĢa gelirken vermiĢ olduğu sözlerden ve bir dahaki seçimlerde oy kaybetmemek adına istikrarsızlık politikalar uygulayabilir. Bu sebepten birçok maliye politikası, politik kaygılar nedeniyle uygulamaya sokulmaz. Örn: enf dönemlerde oy kaybetmemek adına sürekli bütçe açığı politikası izlenmesi , kamu harc arttırılması, Seçimlerden önce mali teĢviklerin arttırılması gibi durumlarda maliye politikasının istikrarı sağlama görevini yerine getirmesi beklenemeyecektir.

4.MERKEZ VE MERKEZ DIġI ĠDARELERĠN UYUMU
Merkezi idarenin ekonominin geneli için öncelik verdiği amaçlar nedeni ile uygulamayı öngördüğü politikalar ile yerel idarenin yetki sahasında bulunan bölge için öngördüğü amaçlar ve politikalar birbirinden farklı olabilir. Bu durumda maliye pol ile öngörülen amaçlara ulaĢmak için kullanılan araçların etkinliği merkezi idare ve yerel idare açısından azalmaktadır.

41
1.MERKANTĠLĠZM *devletin gücü sahip olduğu kıymetli madenlerle ölçülür. *ülkedeki kıymetli madenleri arttırabilmek için; 1.ihracatı ve sanayiyi özendir. 2.yurt içi ticareti geliĢtir. 3. temel hammadde ithalinde vergi indirimi, mamul madde ithalinde ağır gümrük tarifesi konulması ve daha çok ihracatı arttırmanın, yurtdıĢı kaynakları yurt içine çekmek amaçlanmıĢ MALĠYE POLĠTĠKASINA ĠLĠġKĠN YAKLAġIMLAR 2.KLASĠK YAKLAġIM *devletin faaliyetlerinin ekonomik istikrarsızlığa ve israfa neden olduğunu, özel sektörün daha verimli olduğunu ve bu nedenle devlet müdahalesini istemezler *piyasa hiçbir müdahaleye gerek kalmadan ekonomiye kendiliğinden dengeye gelir. *say kanunu geçerli *tarafsız maliye-tarafsız devlet *ekonomi tam istihdamda *fiyatlar, faizler ve ücretler esnektir. *I=S *küçük devlet – denk bütçe – dolaylı vergilerle finansman *borçlanmaya sıcak bakmazlar. Borçlanma yapılacaksa ya olağanüstü durumlarda ya da yatırımların finansmanı için, uzun vadeli, sermaye piyasalarından borçlanılacak. 5.MONETARĠSTLER *tarihte 70lerde meydana gelen petrol Ģoklarıyla yerlerini almıĢlardır. *ekonomideki istikrarsızlıkların nedeni olarak kötü para politikası ve para arzındaki dalgalanmalar olduğunu ifade etmiĢlerdir. *MG‘nin belirleyicisi sürekli gelirdir. *ekonomide doğal iĢsizlik vardır ve bu nedenle philips eğrisi uzun dönemde diktir. *faiz oranı değil, para arzı önemlidir. *para arzı sabit bir oranda arttırılmalıdır. Bu da ekonomik büyümeye göre belirlenmelidir. *kamu harcamaları, kiĢi ve firmalardan borçlanma yoluyla finanse ediliyorsa faizlerdeki yükselme özel sektör üzerinde dıĢlama etkisi yaratacaktır. *özel sektör istikrarlıdır. *fiyat ve ücretler esnektir. *ekonomiye yapılan müdahaleler ekonomiye yansımaları zaman alır, ekonomide gecikme vardır. *maliye ve para politikaları ile ekonomiye yansımaları istikrarsızlığa neden olur, kontrollü para politikası uygulanabilir Para politikası sabitken maliye politikası ile MG etkilenemez 3.KEYNES *devletin ekonomiye müdahalesi Ģart. *ekonomi her zaman tam istihdamda dengede değil, eksik istihdamda da dengeye gelebilir. *toplam talebi arttırarak ekonomi tam istihdamda dengeye gelinebileceğini öne sürmüĢ *devlet gelirin yeniden dağılımı için bir araçtır. *spekülasyon güdüye para talebi faiz esnekliği likitide tuzağı nedeniyle sonsuzdur ve bu durumda para politikası etkinsiz maliye politikası etkindir *hazinenin ekonomik istikrarı sağlama, kamunun gelir ihtiyacını karĢılama ve ekonomiyi düzeltme görevleri vardır. 6.YENĠ KLASĠKLER (RASYONEL BEKLENTĠLER HĠPOTEZĠ) KiĢilerin davranıĢlarının gelecekle ilgili beklentilerin rasyonel beklentilerin belirlediği e piyasada rekabet tam, fiyatların esnek ve her zaman denge olduğunu ileri sürmüĢler. Bu durumda devletin maliye ve para politikaları ile ekonomiye müdahale etmesi gereksizdir. (piyasaların temizlenmesi varsayımı) 7.ARZ YÖNLÜ ĠKTĠSAT Stagflâsyonla mücadele adına gelirler politikasını önermiĢlerdir. *ekonomik büyüme ve kalkınma için anahtar kavram yatırım oranıdır. *üretim artıĢına yönelik vergi indirimleri ve teĢviklerin ekonomide verimliliği arttırdığını ileri sürerler. 8.YAPISALCI YAKLAġIM Az geliĢmiĢ ülkelerde enflasyonun neden tarımda arz esnekliğinin düĢüklüğü dıĢ ticaret dengesizliği, kamu gelirlerinin ve ekonomik kurumların yetersizliği gibi yapısal nedenlere dayanır. Devlet, ekonomik büyüme ve kalkınmaya öncülük etmelidir.

4.KEYNESYEN (IS-LM) *ekonomik büyüme, gelir dağılımı ve fiyatlama üzerinde durmuĢlar. *ekonomik büyüme ve gelir dağılımını iliĢkilendirerek ve bu iki kavramın temel belirleyicisinin yatırım oranı olduğunu ileri sürmüĢlerdir. Piyasada karlılık oranlarının (mark-up), yani fiyatlamanın yatırımı belirleyen etken olarak görmüĢler. *IS-LM analizi yapmıĢlardır. *geçmiĢ ekonomik deneyimleri dikkate almıĢlar, geleceğin belirsiz olduğunu ileri sürmüĢler *ücretler ve fiyatlar aĢağı doğru esnek değildir ve ekonomide yapısal iĢsizlik vardır. *ücretler sendikalarla iĢverenler arasında belirlendiğinden, fiyatlar ise oligopolistik piyasa yapısından dolayı esnek değildir. Bu da ekonomik istikrarsızlığı neden olmaktadır. *maliye ve para politikaları birlikte kullanılmalıdır. Ancak maliye politikası daha etkindir.

42
MALĠYE POLĠTĠKASI ĠġLEMLERĠNĠN MG DÜZEYĠ ÜZERĠNDEKĠ ETKĠLERĠN BELĠRLENMESĠ (ÇARPAN ETKĠSĠ) KEYNES‘in mal piyasasındaki dengeyi gösteren çarpan analizi ile maliye politikasın MG üzerindeki etkileri belirlenebilir. Buna göre basit MG modelinden (Y=C+G+I) hareket ederek, çarpan analizi çeĢitli politika araçları açısından ayrı ayrı değerlendirilecektir.
1.REEL HARCAMALAR *kamu harcamalarında mal ve hizmet alımına yönelik olarak yapılacak 1brlik artıĢ, çarpan etkisi ile birlikte katlanarak artar ve MG‘ye yapılan kamu harcamasından daha büyük miktarda artmaktadır. *bu etkinin büyüklüğünü MARJĠNAL TÜKETĠM EĞĠLĠMĠ ( c ) belirler. 2.VERGĠLER *vergilerde yaratılan 1 brlik artıĢın kullanılabilir kiĢisel geliri buna bağlı olarak talebi AZALTACAĞI, bunun ise ekonomide yayılarak MG‘yi AZALTACAĞI açıktır. *UNUTMA!! Verginin çarpan etkisinin büyüklüğü, mal ve hizmet alımına yönelen kamu harcamasından daha küçüktür. SEBEBĠ; kamu harcamasıyla kamu mal ve hizmeti alarak ekonomide harcama yolu ile talebi arttırmakta, verginin ilk etkisi ise öncelikle kiĢisel kullanılabilir geliri azaltmakta ve azalan gelirin tamamı kadar değil SADECE ( c ) kadarlık kısmı talep azalmasına ilk etki olarak yansıyacak ve bu yansıma yine ( c ) kadar ekonomide yayılarak MG‘de azalma yaratacaktır. 3.TRANSFER HARCAMALARI *Transfer harcamaları, mal ve hizmet alımına yönelen harcamalardan farklı olarak daha az bir çarpan etkisi yaratır. Bunun nedeni verginin etkisine benzer olarak ilk etkinin MG‘ye değil kiĢisel kullanılabilir gelire olmasıdır. Transfer harcaması ile kiĢisel kullanılabilir geliri artan kiĢinin, bu geliri tükettiği kısım kadarı ekonomide talep artıĢı yaratarak MG‘de arıtıĢa neden olur 4. GELĠRE BAĞLI VERGĠLER Ekonomide çarpan etkisiyle yaratılan MG artıĢı olmaktadır. Ancak artan gelir üzerinden vergi oranı ölçüsünde toplanan vergi kadar kullanılabilir geliri azaltmaktadır. Bu da çarpan etkisini azaltır. 5.AÇIK EKONOMĠ Kamu harcamalarındaki artıĢa bağlı olarak artan gelirin bir kısmı ithalat yolu ile dıĢarı kayarak, toplam talepteki artıĢın bir kısmını yurt dıĢına kaymasına neden olacaktır. YurtdıĢına kayan talep kadar da çarpan etkisi azalmaktadır.

1.1.REEL HARCAMA ÇARPANI
∆Y = [ 1 / (1-c)] x ∆G

2.1.VERGĠ ÇARPANI
∆Y = [ -c / (1-c)] x ∆T

3.1.TRANSFER HARCAMASI ÇARPANI
∆Y = [ c / (1-c)] x ∆TR

4.1.GELĠR VERGĠLERĠNĠN KATILDIĞI ÇARPAN
∆Y = [ 1 / (1-c(1-t))] x ∆G ∆Y = [ -c / (1-c(1-t))] x ∆T ∆Y = [ c / (1-c(1-t))] x ∆TR

5.1.AÇIK EKONOMĠDE ÇARPAN
∆Y=[ 1 / (1-c(1-t)+m)] x ∆G ∆Y=[ -c / (1-c(1-t)+m)] x ∆T ∆Y=[ 1 / (1-c(1-t)+m)] x ∆TR

MALĠYE POLĠTĠKASININ ETKĠLERĠNĠN ÖLÇÜLMESĠ
Ġlk olarak bir ülkede geçmiĢte uygulanan Maliye politikalarını analiz etmek için gerekli olmaktadır. Böylece uygulanan maliye politikalarının hangi dönemlerde ve ne büyüklükte geniĢletici ve daraltıcı olduğu toplam etki olarak nötr olup olmadıkları gösterebilir. Bu tür çalıĢmalarla ayrıca devletin ekonomide örneğin istikrarı sağlayıcı mı?yoksa istikrarı bozucumu bir etki yaptığı açıklanabilir.Ekonomik faaliyet üzerinde Maliye politikası iĢlemlerinin etkisinin ölçülmesi ikinci olarak örneğin bir ekonomide özel talep düzeyinin yetersiz olduğu veya aĢırı olduğu tahmin edildiği zaman ne ölçüde geniĢletici veya daraltıcı bir Maliye politikasının gerekli olduğunun belirlenmesi açısından önemli olmaktadır. 1. BÜTÇE AÇIĞI VEYA FAZLASI 2.TAM ĠSTĠHDAM BÜTÇE FAZLASI VEYA AÇIĞI *eğer bütçe, tam istihdam üzerinde fazla ise maliye politikası daraltıcı, eğer bütçe, tam BÜTÇE AÇIĞI; Ekonomi üzerinde GENĠġLETĠCĠ etkiye sahiptir. istihdam düzeyinde açıksa maliye politikası geniĢletici olarak isimlendirilir. BÜTÇE FAZLASI; Ekonomi üzerinde DARALTICI etkiye sahiptir. *Tam istihdam bütçe fazlasının hesaplanmasının güçlükleri yanında mali sürüklenme *Denk bütçe kuramında harcama ve vergilerde yapılan eĢit bir artıĢ bütçe (fiscal drag) olgusu ile ekonomi aĢırı derecede istikrara kavuĢabilir. Büyüyen bir açığı veya fazlasını değiĢtirmeyecek ancak ekonomi üzerinde geniĢletici bir ekonomide, tam istihdam bütçe fazlası, gerçek rakamlarla yılda yaklaĢık belli bir oranda etki yaratacaktır. Bu etki konusunda TAM ĠSTĠHDAM BÜTÇE FAZLASI büyüyen tam istihdam düzeyindeki GSMH‘nin bir fonksiyonudur. Bu takdirde büyüyen kavramı ortaya çıkmıĢtır. bir ekonomide tam istihdam düzeyinde hep artan vergi hâsılatları meydana getirecek ve
tam istihdam bütçe fazlası, vergi politikalarının ve harcamaların değiĢmeden kaldığı dönemlerde bile, bir artıĢ gösterecektir. Bütçe gelirlerindeki bu otomatik artıĢ ekonomi üzerinde ters bir etki yaratarak ekonomiyi aĢırı ölçüde istikrar getirebilir.

43
ĠRADĠ (ĠHTĠYARĠ) MALĠYE POLĠTĠKASI Politika belirleyicilerin ve uygulayıcıların, ekonominin içinde bulunduğu konjonktürel durumu tespit ederek önlem almaları ve uygulamalarını, bu politika ve uygulamalarının hiçbir yasal veya hukuki bir norma tabi olmaksızın belirlenmesidir. OTOMATĠK STABĠLĠZATÖRLER
Ekonomide oluĢan dengesizliklerin giderilmesinde hiçbir müdahaleye gerek kalmaksızın ekonominin kendi içinde var olan kurum veya mekanizmalarla dengeye gelmesidir. Otomatik Stabilizatörler; 1)Vergi Hasılatındaki Otomatik DeğiĢmeler: Ekonominin geniĢleme dönemlerinde artan oranlılık dolayısıyla vergi hasılatı da artmaktadır. Dolaysız vergilerin en önemlisi gelir vergisidir. KiĢiler gelirleri arttıkça artan oranlılık dolayısıyla daha fazla oranda vergi öderler. Vergi hasılatı, matrahtaki artıĢtan daha hızlı arttığı için kiĢiler harcamalarını kısma yoluna giderler. (Gelirleri artmasına rağmen) Tüketim ve yatırım harcamalarını artırmazlar. Böylece devletin vergi hasılatı artıĢı yanında kiĢilerin harcamaları düĢeceğinden artan oranlı vergi tarifesi enflasyonu düĢürücü etki oluĢturacaktır. Ekonominin daralma dönemlerinde ise, vergi yükümlüleri, gelirlerin azalmasına karĢın, ortalama vergi oranı düĢtüğü için, ödedikleri vergiler, gelirlerindeki düĢmeden daha büyük bir oranda düĢtüğü için (artan oranlı tarife dolayısıyla) tüketim ve yatırım harcamalarını azaltmamakta, büyük ölçüde devam ettirebilmektedirler ġahsi gelir vergisinin otomatik stabilizatörlük fonksiyonunu yerine getirebilmesi için; 1.her türlü kazancı vergilendirilen genel bir vergi olacak 2.kaçakçılık az olacak 3.tarifesi dik artan oranlı olacak (dik müterakki) 4.geniĢ ölçüde kaynakta kesme usulüne göre alınmalı. 5.vergiyi ödeyenlerin çoğunun yüksek gelir grubunda olmalıdır. 6.vergi götürü usulde tahsil edilmemeli 2) ĠĢsizlik Sigorta Primleri ve ĠĢsizlik Yardımları: Ekonominin refah dönemlerinde iĢsiz sayısı az olduğundan iĢsizlik sigorta primleri birikmekte ve bunlar bir fonda biriktirilmektedir. Buna karĢılık ekonominin deflasyonist eğilimler içersinde olduğu durumlarda da iĢsizlik sayısı artacaktır ve refah dönemlerinde biriken iĢsizlik sigorta fonuyla bu kesim sübvanse edilerek iĢçilerin gelirlerinin kesintiye uğraması önlenmekte, talep yetersizliği beklenenden daha AZ gerçekleĢmektedir. 3)Toprak Mahsullerine Ödenen Mali Yardımlar: Tarım ürünlerinin fazla ve noksan olduğu zamanlarda fiyat dalgalanmalarına karĢı üreticiler zarar görür. Bu durumu önlemek üzere mahsulün bol olduğu yıllarda devlet ürün fazlasını üreticiden satın alarak stoklarına atar. Ürünün kıt olduğu yıllarda da stokları piyasaya sürerek fiyat dalgalanmalarının önüne geçilir. 4)Kurum ve Aile Tasarrufları: Ekonominin duraklama hatta gerileme dönemlerinde, kurum kazançları azalmasına rağmen dağıtılan kar payları eski seviyelerini korur. ġirketlerin bu politikaları sayesinde hisse senedi sahiplerinin satın alma güçlerinin düĢmesi önlenir. Ekonominin geniĢlediği dönemlerde ise dağıtılan kar payları arttırılmaz, otofinansmana gidilir. Bu Ģekilde bir yandan kurumlar daha çok yatırım yaparak toplam arzı arttırırlar. Aileler ise ekonominin refah dönemlerinde gelirlerinin artmasıyla birlikte tasarrufa yönelirler. Deflasyonist dönemlerde ise bu tasarrufları tüketerek, talepteki düĢüĢün etkisini yavaĢlatır. 5)Ekonomi Stoklarındaki ArtıĢ ve Azalmalar: Rekabetçi piyasa ekonomisinde imalatçı ve üreticiler belirsiz alıcılar için üretim yaparlar. Bu nedenle en az düzeyde de olsa stok halinde mal bulundurulmaktadır. Dolayısıyla piyasada söz konusun mala talep fazla artıĢ gösterirse artan talep stoklardan karĢılanır. Böyle bir durumda üretici daha fazla mal üretme çabasında olmadığı gibi mevcut stoklar artan talebi karĢıladığından bu sırada malın fiyatında da yükselme gözlenmez. Diğer yandan söz konusu malın talebi piyasada düĢtüğünde üretici üretimi kısmaz ya da kesmez, normal üretimine devam eder. Sadece stoklarda bir yükselme gözlenir. Mevcut stok düzeyindeki artıĢ ve azalıĢlar kendiliğinden istikrarı koruyucu ve ekonomik dengeyi sağlayıcı bir etki yaratmaktadır. 6) Kendiliğinden Meydana Gelen Bütçe Açık ve Fazlaları

FORMÜL ESNEKLĠĞĠ YÖNTEMĠ Ekonomiye müdahalenin bazı kanunlarda belirlenerek belirli Ģartların oluĢması halinde uygulamaya girmesidir. Bu yöntem iradi maliye politikasının taĢıdığı sakıncaları önlemek ve otomatik stabilizatörlerin yetersizliğini gidermek amacıyla getirilmiĢtir. Örnek; enflasyonun %... ‗yı geçmesi halinde talebin kısılması amacıyla KDV‘nin %... artırılmasının kanunda yer bulması.

44
1.ENFLASYON
Bir ekonomide belirli bir süre için fiyatlar genel düzeyinin devamlı yükselmesidir . SONUÇLARI; 1.kaynak dağılımının bozulması 2.devlet gelirlerinin reel olarak gerilemesine 3.kamu harcamalarının yeterli boyutta yapılamamasına 4.kamu harcamaları artarken hizmet miktarında artıĢın olmamasına (görünüĢte artıĢ) 5.gelir dağılımının bozulmasına neden olur. 1.1.ENFLASYONLA MÜCADELEDE MALĠYE POLĠTĠKASI 1.1.1.HARCAMA POLĠTĠKASI — Genel olarak harcamalar kısılır, ancak cari ve transfer harcamalarının kısılması zor olacağı için yatırım harcamalarının kısılmasına gidilir. — Bu dönemde gelir dağılımı daha da bozulacağı için transfer harcamaları kısılamaz. — Yatırımların süreleri uzatılarak yıllara yayılabilir, kamu harcamalarının verimliliği artırılabilir, lüks tüketime yönelik kamu harcamaları daraltılabilir. 1.1.2.VERGĠ POLĠTĠKASI — Vergiler açısından talebi kısıcı arzı artırıcı önlemler alınmalı. — Bireysel talebi kısmada gelir vergileri, toplumsal talebi kısmada ve kamu gelirlerini artırarak bütçe fazlası yaratmada gider vergileri daha etkilidir. Çünkü gider vergilerinin tabanı gelir vergilerine kıyasla daha geniĢtir. Servet vergileri çok fazla etkili olmamakla birlikte, lüks mallar üzerindeki servet vergileri artırılarak lüks tüketime yönelim engellenebilir. 1.1.3.BORÇLANMA POLĠTĠKASI Uzun vadeli borçlanma tercih edilir. özellikle yurt içi kaynaklar tercih edilerek ekonomideki fazla fon çekilmelidir. Yurt dıĢı borçlanma daha da fazla fon oluĢturacağı için enflasyonu daha da azdırabilir. — DüĢük faizli uzun vadeli borçlanılmalıdır. Yüksek faiz likitideyi daha da artırır. — Bankaların yaratacağı kaydi para ve Merkez Bankasının yaratacağı emisyon nedeniyle para arzının artacağı için Bankalar ve Merkez Bankasından Borçlanmamalıdır.

2.DEFLASYON
Ekonomide üretimin talep yetersizliğine bağlı olarak artmaması ve hatta azalmasıdır. Talebin daralması nedeni ile fiyatlarda sürekli olarak gerilmektedir. SONUÇLARI; 1.iĢsizlik artar 2.fiyatlar genel düzeyi seviyesi geriler 3. yatırımlar donar. 4.MG‘de negatif büyüme yaĢanır. 5.firmaların kar marjı düĢer. 2.1.DEFLASYONLA MÜCADELEDE MALĠYE POLĠTĠKASI 2.1.1.HARCAMA POLĠTĠKASI — Harcamalar arttırılır. — Ekonomi de en çok girdi sağlayan ve ekonomiyi daha hızlı canlandıran bayındırlık - yatırım harcamalarına daha fazla önem verilmelidir. — Transfer harcamalarının çarpan etkisi diğer harcamalara göre (cari ve yatırım) daha azdır. 2.1.2.VERGĠ POLĠTĠKASI — Vergi oranları indirilip, vergi indirim, istisna ve muafiyetler daha da geniĢletilerek kullanılabilir gelir dolayısıyla talep arttırılmaya çalıĢılır. — Bireysel talep açısından gelir vergileri, toplam talep açısından gider vergileri daha etkindir. Bu nedenle her ikisi de kullanılmalıdır. Özel tüketim ve yatırım harcamalarını arttıracak Ģekilde vergi yükü indirilmeli, tam istihdama ulaĢınca özel tüketim ve yatırım harcamalarını kısıcı vergi politikası uygulanmalıdır.(kısmazsan ekonomide enflasyona neden olursun) 2.1.3.BORÇLANMA POLĠTĠKASI — Kısa vadeli, yüksek faizli iç borçlanmalıdır. Diğer bir ifade ile likiditeyi artırıcı borçlanma seçilmelidir. — Merkez Bankasından borçlanılarak emisyonun, Bankalardan borçlanılarak kaydi para mekanizmasının para arzını artırıcı etkileri kullanılmalıdır. Yada uzun vadeli, mümkün olduğunca düĢük faizli, dıĢ borçlanmaya gidilmeli ve bunların verimli alanlarda kullanılması gerekmektedir. 2.1.4.BÜTÇE POLĠTĠKASI Ekonomide yaĢanan daralmadan sıyrılmak, toplam talepte artıĢ sağlamak amaçlanır bu sebepten bütçe açığı ile geniĢletici etki yaratılmalıdır.

1.1.4.BÜTÇE POLĠTĠKASI Toplam talebi düĢürücü etki yaratmak adına bütçe fazlası politikası izlenerek ekonomide daraltıcı etki yaratılmalıdır.

1.2.ENFLASYON TÜRLERĠ
1.Talep Enf: ekonomide toplam talebin, tam istihdam gelir düzeyi için gerekli gelir miktarının aĢması ile ortaya çıkmaktadır. 2.Maliyet Enf: Bir ekonomide, üretim faktörleri piyasasında rekabetin bozulması sonucu girdi fiyatlarının yükselmesinin, maliyetlerin artmasının ve dolayısıyla toplam arzın azalmasının neden olduğu enflasyon türüdür. 3.ücret enf: verimlilikte bir artıĢ olmamasına karĢın ücretlerde yapılan artıĢın fiyatlar genel düzeyine yansımasıdır. 4.yapısal enf: ekonomide talebin artıĢına bağlı olarak bazı darboğazlar nedeniyle arzın arttırılamaması durumunda ortaya çıkar. 5.Sentetik Enf: fiyatlar genel düzeyinde sürekli ve hissedilir bir artıĢtan ziyade fiyatlar genel düzeyinin, yüksek kamu zamları ya da ithal girdi fiyatlarındaki ani yükseliĢler nedeniyle bir defalık sıçramasıdır.

45

STAGFLÂSYON Enflasyonla birlikte durgunluğun görülmesidir.(enflasyonla birlikte iĢsizlik) LAKĠN UNUTMAMAK LAZIMDIR KĠ Stagflâsyondaki enflasyon MALĠYET ENFLASYONUDUR. STAGFLÂSYONLA MÜCADELE YÖNTEMLERĠ ***Stagflasyonla mücadelede; GENĠġLETĠCĠ MALĠYE POLĠTĠKASI(durgunlukla mücadele için), DARALTICI PARA POLĠTĠKASI(enflasyonla mücadele için) uygulanmalıdır. ***GeniĢletici maliye politikasını kullanırken kamu harcamalarını arttırma yöntemiyle değil, vergilerde indirim yaparak ekonomi canlandırılmalıdır. Buna ekonomi dilinde SELEKTĠF MALĠYE POLĠTĠKASI denir. 1.GELĠRLER POLĠTĠKASI (ücret ve fiyat kontrolleri- heteredoks politikalar) 2.VERGĠ TEMELLĠ POLĠTĠKALAR *fiyat ve ücretlere devletin doğrudan müdahale etmesidir. *vergiler kullanılarak düĢük ücret uygulama yapan iĢletmeleri ödüllendirilmeli(vergi indirimi yapılmalı), uymayan firmaları da yüksek vergi oranları koyarak onları cezalandırması. DüĢük ücret uygulanması durumunda çalıĢanların ücretlerinde bir artıĢ yaĢanmaz ve enflasyonla mücadele edilir. DüĢük ücret uygulayanlara da vergisel teĢvikler sağlanması durumunda üretim hacminde bir artıĢ yaĢanması arzu edilir. 3.ĠNDEKSLEME YÖNTEMĠ 4.ÜRETĠM TEġVĠKLERĠ POLĠTĠKASI (arz yönlü iktisatçılar) *her türlü nominal değerli sözleĢmelerin enflasyon oranına göre ayarlanmasıdır. *üretimin artması için vergi oranlarının düĢürülmesi gerektiğidir. (Laffer) Dezavantajı ise; enflasyon ve ücret spiralinin resmileĢtirir. 5.SEKTÖREL VE BÖLGESEL AĞIRLIKLI YÖNTEMLER ĠĢsizlik belli sektörde yaĢanıyorsa devlet bunu gidermek için global nitelikte önlem almak yerine o sektöre yönelik önlemler alarak daha baĢarılı sonuçlar alınmasına yardımcı olur. Bu nedenledir ki stagflasyonu ortadan kaldırmak için desteklenecek sektörler selektif olarak belirlenmeli ve sübvansiyona baĢvurup o sektörü ayağa kaldırılmalıdır.

46
EKONOMĠK BÜYÜME VE KALKINMA 1.MALĠYE POLĠTĠKASI VE EKONOMĠK BÜYÜME 2.MALĠYE POLĠTĠKASI VE EKONOMĠK KALKINMA Bir ekonomide zaman içinde mal ve hizmet üretimi miktarında artıĢ olmasıdır ve para Ekonominin gösterdiği belirtilere göre tanımlanabilen,bundan da anlaĢılabileceği yaratımında artıĢ olmasına bağlıdır. Ġktisadi büyüme; gibi kesin sınırları belli olmayan,ancak bazı paritelerin(milli gelir, yurtiçi hasıla 1.yüksek istihdam düzeyini sağlar. 2.yapısal değiĢimi kolaylaĢtırır. vb..) belirli seviyelerde seyretmesiyle kendini gösteren bir olgudur. 3.gelir dağılımında oluĢan farklılıkları yumuĢatır. 4.kaynak tasarrufuna yol açan yatırımlar için uygun koĢullar sağlar. 1.1.MALĠYE POLĠTĠKASININ EKONOMĠ ÜZERĠNDEKĠ ETKĠLERĠ 2.1.EKONOMĠK KALKINMANIN KOġULLARI 1.1.1.Emek Arzı Üzerine Etkisi 1.1.2.Teknolojik GeliĢme Üzerine Etkisi -iç tasarrufların arttırılması (burada amaç tasarrufları yatırıma dönüĢtürmek) *en önemli maliye politikası aracı Üretim faktörleri verimliliğinin ve buna -kamu yönetiminin de etkinliği arttırıcı politikalar izlemek vergilerdir.(böylelikle emek arzını arttırıp bağlı olarak MG‘yi arttırması, yeni -teknoloji ithaline yönelik politikalar izlenmelidir. azaltabilir.) böylelikte 2 etkiyle karĢılaĢılır; teknolojik geliĢmelerin izlenmesi ve Ġhracatı geliĢtirici politikalar izlenmelidir. -ikame etkisi: uygulamaya konulan vergiyle kullanmasıyla sağlanabilmektedir. birlikte kiĢinin çalıĢmak yerine dinlenmeyi Devlet teknolojinin geliĢmesi için kamu tercih etmesine yol açar. harcaması ve kamu gelirlerine baĢvurur. -gelir etkisi: uygulamaya konulan vergiyle Kamu harcamasıyla teknolojiyi ülkeye birlikte kiĢinin daha fazla çalıĢarak eski gelir yayabilir. düzeyini yakalamasıdır. Vergi yoluyla da; özel araĢtırmalar vergiden muaf tutulmak yoluyla teĢvik etmek gibi MALĠYE POLĠTĠKASI VE GELĠR DAĞILIMI Bir toplumda milli gelirin çeĢitli gruplar arasındaki dağılım Ģekline gelir dağılımı denir. 1.FONKSĠYONEL GELĠR DAĞILIMI 2.SEKTÖREL GELĠR DAĞILIMI 3.BÖLGESEL GELĠR DAĞILIMI 4.KĠġĠSEL GELĠR DAĞILIMI Üretim faktörlerinin üretime katılmaları sonucu Tarım, hizmet ve sanayi sektörlerinin Bir ülkenin çeĢitli bölgeleri arasında Milli gelirin bireyler arasında milli gelirden aldıkları payı gösterir. milli gelire olan katkılarıdır yada üretim kiĢi baĢına düĢen gelir farklılıklarını dağılımını gösterir. Q= emek + sermaye + toprak + giriĢimci faktörlerinden aldıkları paydır. ortaya koymak için kullanılır. Y= ücret + faiz + rant + kar GELĠR DAĞILIMINI SAĞLAMAK ĠÇĠN KULLANILACAK MALĠYE POLĠTĠKASI ARAÇLARI HARCAMA POLĠTĠKASI VERGĠ POLĠTĠKASI BORÇLANMA POLĠTĠKASI 1.Transfer harcamaları arttırılmalı 1.gelir vergileri artan oranlı, geniĢ tabanlı, muafiyet ve istisnalar 1. borç veren kesimle borç anapara ve faizlerini öden 2.Eğitim, sağlık gibi altyapı yatırım harc politik kaygı taĢımadan adaletli bir Ģekilde olacak kesimler arasında farklılık var ise gelir dağılımı arttırılmalı 2.gider vergileri tersine artan oranlı özellikle nedeniyle gelir bozulmaktadır. 3.Faiz harcamaları gelir dağılımını bozucu etkisi dağılımını bozucu etkisi vardır.bu sebeple zorunlu tüketim 2özellikle borç tahvil ve bono faiz gelirlerinin vergi vardır. harcamalar üzerinden düĢük, lüks tüketime yönelik dıĢı bırakılması, baĢa baĢın altında konversiyon… gibi 4.cari harc gelir dağılımını enflasyonist ortamda harcamalardan yüksek vergi alınmalıdır. sağlanan faydalar gelir dağılımında adaleti bozar. bozucu, deflasyonist ortamda düzenleyici bir 3.servet vergileri yansıtmaları zor, subjektif ve gelir dağılımı 3.uzun vadeli borçlanma nesiller arası borç yükü fonk.a sahiptir. açısından en önemli vergilerdir. Ancak gelir ve gider vergilerine aktarımına neden olmakta ve borcu ödeyen nesil göre tabanı daha dar olduğundan çok fazla etkin değildir. üzerinde gelir dağılımını bozucu bir etki yaratır

47
GELĠR DAĞILIMININ ÖLÇÜMÜ (LORENZ EĞRĠSĠ - GĠNĠ KATSAYISI)
G ELĠR DÜZEYĠ (%)

Lorenz eğrisi gelir dağılımındaki eĢitsizliği gösterir. Mutlak eĢitlik doğrusu herkesin eĢit gelir dağılımına sahip olduğu doğrudur. Bu durumda Lorenz Eğrisi, Mutlak EĢitlik doğrusuna ne kadar yakınsa gelir dağılımı o kadar adildir. Gini Katsayısı(E); Lorenz Eğrisinde 45 derecelik doğru ile Lorenz eğrisi kavisi arasında kalan alanın tüm üçgenin alanına oranı olarak hesaplanır. Gini Katsayısı = (ALAN A) / (ALAN A+B) E=1 => mutlak adaletsiz gelir dağılımı E=0 => mutlak adil gelir dağılımı 0<E<1 arasındadır. 0<E<0,5 adil 0<E<1 adaletsiz

Mutlak EĢitlik Doğrusu

A

Lorenz Eğrisi

B

GELĠR SAHĠBĠ KĠġĠLER (%)

1.GELENEKSEL AÇIK ―bütçe gelirleri – bütçe giderleri‖ (Ülkeler arasında karĢılaĢtırılmalarının daha kolay sağlanabilmesi için ―kamu kesimi borçlanma gereği‖ olarak ortaya konulmaktadır.)

KAMU KESĠMĠ VE FĠNANSMAN AÇIĞI 3.NAKĠT AÇIK 4.BĠRĠNCĠL AÇIK (faiz dıĢı açık) ―Geleneksel acık – (yatırım ―bütçe açığı + avanslar ―bütçe açığı – faiz ödemesi‖ h +sermaye geliri)‖ – emanetler‖ bir ülkenin ödemeler Kamu kesiminde ödeme Bütçe açığından faiz giderleri bilançosundaki cari iĢlemler ve harcama konularında düĢüldükten sonra ortaya çıkan kalemindeki borçlarının tahakkuk ve nakit esası açıktır toplamının, alacaklarının söz konusudur. Tahakkuk toplamını aĢması halinde esasına göre denk olan oluĢan açıktır. bütçe nakit esasına göre açık verebilir. 2.CARĠ AÇIK

5.ĠġLEMSEL (OPERASYONEL) AÇIK ―faiz dıĢı açık + reel faiz öd.‖ Birincil açığa, kamu borçları için katlanılan reel faizin eklenmesiyle ortaya çıkan açıktır.

48 KAMU KESĠMĠ FĠNANSMAN AÇIĞININ FĠNANSMANINA ĠLĠġKĠN YAKLAġIMLAR RICARDIAN EġDEĞERLĠK TEORĠSĠ SARGENT – WALLACE’NĠN HOġ OLMAYAN ARĠTMETĠĞĠ Rasyonel beklentilere sahip hane halkları devlet bütçesindeki değiĢikliklerin Bir ülkede kamu açıklarının finansmanı parasal geniĢlemeyi engellemek ve gelecekteki doğru biçimde algıladıkları sürece, özel tasarrufların ulusal enflasyona sebep olunmaması için borçlanma ile yapılırsa borçlanma tasarruf düzeyindeki değiĢiklikleri telafi edecekleri düzeyde uyaracaklardır. miktarı artarak sürdüğü müddetçe reel faiz yükselecek ve borçlanma sadece Bu sürecin sonunda mevcut fiyat ve faiz oranlarında hiçbir değiĢiklik ortaya borçlanma FAĠZĠNĠN ÖDENEBĠLMESĠ için yapılır hale gelecektir. çıkmayacaktır. Buradan hareketle kamu açıklarının fiyat istikrarında Borçlanmanın tıkanmaya baĢladığı hatta tıkanma beklentisinin oluĢmaya herhangi bir etkiye yol açmaması gerektiği ileri sürülmektedir. Ayrıca boĢladığı noktada para politikası artık iĢlemez olacaktır. Bu durumda yapılan borçlanma yatırımlarda kullanılmıĢ ise borcun ödeneceği dönemde hükümet borçlarını kapatmak için para basma zorunda kalacak bu da daha yatırım nedeniyle elde edilen gelirle neticesinde borcun ödenebileceği ve yüksek enflasyona neden olacaktır. böylece hem kamu gelirlerinin zorlanmayacağını hem de nesiller arası bir Yani demek istiyor ki kamu açığını kapatmak için vergi geliri elde etmek yük aktarmanın söz konusu olmayacağı belirtilmiĢtir. yerine borçlanmaya gitmek ve bu yolun sürekli kullanılıp alıĢkanlık haline getirmek iç ve dıĢ borç stokunu arttıracak böylece borç sarmalına girilecek, bununla beraber faiz ödemeleri gün geçtikçe ağırlaĢacak ve sonuçta kamu finansman krizinin derinleĢmesi sorunuyla karĢı karĢıya getirecek. Haliyle artık borçlanma ekonomik ve sosyal amaçla yerine faiz yükünün kapatmak için kullanılacak bu da ekonomiyi içinden çıkılmaz bir batağa sürükleyecek. En son olarak devlet bu açığı gidermek için para basmak zorunda kalacak ekonomi enflasyon içinde boğulacaktır. MALĠ KURAL MALĠ DĠSĠPLĠN Hükümetin orta vadede mali disiplinle ilgili olarak alacağı kararlarda hangi Borç stokunu belli bir düzeyde tutmayı ya da belli düzeylere çekebilmek sınırla içinde davranabileceğini belirleyen düzenlemeler bütünüdür. için kamu maliyesinde gelir ve giderler arasında dengenin sağlanması anlamındadır. NOT1:Mali uyumun sağlanması için maliĢ kural tek baĢına yeterli değildir. Borcu belli düzeyde tutmak, borcun sürdürülebilirliliğini sağlamak için bütçe açığının akımları olan gelir-gider ve bütçe açığına kural koymak gerekir. Kurumların harcama tavanları, faiz dıĢı fazlanın MG‘ye oranı, borç stokunun MG‘ye oranının belli düzeyi aĢmaması gibi. NOT2: Mali uyumun Miktarına ĠliĢkin YaklaĢımlar -Ordodoks YaklaĢım (Klasik Mali Gelenekciler): devlet faaliyetleri sınırlı, bütçe denk ve küçük olacak. Bu sebeple kamu açığının TÜMDEN KALDIRILMASI gerektiğini savunur. -Keynesyen Telafi Edici YaklaĢım: devlet, maliye politikası araçlarıyla ekonomiye müdahale edecek. Ekonominin daralma dönemlerinde bütçe açığı vererek pump priming etkisiyle ekonomiyi canlandıracaktır. Bu sebeple kamu açığının kaldırılması ekonomide DARALTICI etkiler doğuracağını ifade eder.

49 VERGĠ HUKUKU VERGĠ HUKUKUNUN KAYNAKLARI
ASLĠ KAYNAKLARI
1.ANAYASA Vergi hukuku kaynakları arasında hiyerarĢik sıralamada en üst sırada yer almaktadır. AY madde 73; ―herkes(genellik ilkesi) kamu giderlerini karĢılamak üzere(mali amaç ilkesi) mali gücüne göre(eĢitlik, adalet, ödeme gücü ilkesi) vergi ödemekle yükümlüdür.‖ 2.KANUN Vergi kanun ile konulur, kaldırılır ve değiĢtirilir.(kanunilik ilkesi)(ay m.73) Kanun da ; verginin konusu, mükellefi, matrahı, vergiyi doğuran olay, verginin tarifesi, tahsili ve istisnamuafiyetler yer alır. Bütçe kanununun C Cetvelinde kamu gelirlerinin dayanağını teĢkil eden hususlar yer alır. 3.ULUSLARARASI ANLAġMALAR Uluslar arası ekonomik iliĢkilerin artması ile vergi uygulamalarında da çifte vergileme gibi sorunlar ortaya çıkmıĢtır. Bu sorunları ortadan kaldırmak amacıyla ülkeler kendi aralarında anlaĢmalar yapma yoluna gitmektedir. 4.KHK BK, KHK ile vergiye iliĢkin sadece olağanüstü KHK ile değiĢiklik yapılabilir. Bunu için AYM‘YE Ġptal dava konu yapılamaz 5.BAKANLAR KURULU KARARLARI (BKK) BK, anayasanın kendisine vermiĢ olduğu sınırlara dayanarak ―vergi, resim, harç ver benzeri mali yükümlülüklerin muafiyet,istisna, indirim ve oranlar‖ üzerinden değiĢiklik yapar.(kanunilik ilkesinin istisnası) Örn; AY md 28 KDV‘nin oranını %1‘e kadar indirmeye, 4 katına kadar artırmaya BK yetkilidir. 6.TÜZÜK Kanunun uygulanmasını göstermek, emrettiği iĢleri belirmek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve DanıĢtay‘ın incelemesinden geçirilmek koĢulu ile BK tarafından çıkarılır. CB imzalar RG‘de yayınlanır yürürlüğe girer. Vergi alanında sadece Emlak Vergisi ile tüzük çıkarılmıĢtır. 7.YÖNETMELĠK BaĢbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kiĢiliklerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak amacıyla ve bunlara aykırı olmamak koĢulu ile çıkarttığı düzenleyici metinlerdir. DanıĢtay denetimine tabi değildir. Kanuna ve tüzüklere aykırılık için DanıĢtay‘a iptal davası açılabilir. 8.AYM KARARLARI Bazı vergi kanunlarının anayasaya aykırı olduğu yönünde AYM tarafından verilen kararlar da vergi hukukun asli kaynakları arasında yer almaktadır. Örn: 94 bunalımının ardından çıkarılan ―Net Aktif Vergisi‖ ile ilgili olarak AYM bu vergiye iliĢkin kanunun bazı maddelerini iptal etmiĢtir. 9.ĠÇTĠHADI BĠRLEġTĠRME KARARLARI Bir yüksek mahkemenin aynı vergi konusu ile ilgili olmak üzere dava daireleri tarafından farklı görüĢler, uygulamalar ve kararlar alması alinde DanıĢtay içtihadı birleĢtirme kararı alır. Belli bir uyuĢmazlık durumunda farklı uygulamalara gidilmesi içtihadı birleĢtirme kararları yolu ile önlenir. 10.BAĞLAYICI GENEL TEBLĠĞ

YARDIMCI KAYNAKLARI
1.DĠĞER YARGI KARARLARI Vergi mahkemeleri, BĠM, DanıĢta dava daireleri kendilerine gelen vergi davaları ile ilgili olarak karar verebilmektedir ve bu kadarlar sadece tarafları bağlamaktadır. 2.GENELGE Maliye Bakanlığı‘nın vergi kanunlarının uygulamasını bizzat kendi personeline açıklamak üzere göndermiĢ olduğu bilgilerdir. Genelgeler iç yönetsel emir niteliğindedir. Mükellefleri bağlayıcılıkları yoktur. 3. ÖZELGE(mukteza) Vergiyle ilgili bir konuda tereddüdü olan bir mükellefin Maliye Bakanlığı‘na bir dilekçe yazarak özel bilgi istemesi durumunda maliye Bakanlığı‘nın sadece bilgi isteyen mükellef için gönderdiği açıklamadır. 4.SĠRKÜLER Vergilendirmeye iliĢkin özel konularda mükellefleri bilgilendirmek için yapılan açıklamalardır. 5.BĠLĠMSEL DOKTRĠN Makale, kitap, tez ve doktrin gibi bilimsel çalıĢmalar vergi hukukunda yol gösterici nitelik taĢımaktadır. 6.ÖRF VE ADETLER Yazılı olamayan hukuk kurallarıdır. Vergi hukuku için sadece bazı durumlarda örf ve adete atıf yapılır. KAYNAĞINI YARATAN ORGANA GÖRE SINIFLANDRMA YASAMA Anayasa, Kanun, Uluslar arası AnlaĢmalar YÜRÜTME KHK, BKK, Tüzük, tebliğ, genelge, özelge, yönetmelik YARGI AYM kararları, Ġçtihadı birleĢtirme k, diğer yargı k. DĠĞER Doktrin, örf ve adetler

50

A.YER BAKIMINDAN
1.Verginin Yerselliği Ülke sınırları içindeki vergiyi doğuran olayların tümünden (gelir, harcama, servet) mükellefin ülke vatandaĢı olup olmadığına bakılmadan vergi alınmasıdır. MTV, EV gibi servet vergileriyle tüm dolaylı vergiler (KDV, DV, ÖTV, BSMV) 2.Verginin ġahsiliği Ülke vatandaĢı olan herkesin ülke içinde ve dıĢındaki vergiyi doğuran olayların tümünden vergi alınmasıdır. GV, KV Not: Her iki ilkeye de uygulanan vergi ise VĠV dir.

VERGĠ KANUNLARININ UYGULANMASI B.ZAMAN BAKIMINDAN
1.Vergi Kanunlarının Yürürlüğe Girmesi ve Yürülükten Kalkması Vergi kanunları TBMM‘de onaylandıktan soran RG‘de yayınlanarak yürürlüğe girer. Verginin ne zaman yürürlüğe gireceği kanunda yazar. Eğer yazmazsa RG‘de yayınlandıktan 45 gün sonra yürürlüğe girer. 2.Kanunların Geriye Yürümemesi Bir vergi kanunu yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geçerlidir. GeçmiĢ olaylara uygulanmaz 3. Kanunların Ġleriye Yürümemesi Bir vergi kanunu yürürlükten kalktıktan sonraki iĢlem ve olaylara uygulanmaz

C.ANLAM BAKIMINDAN
2.Yorum Yöntemleri 2.1.Lafzi (deyimsel) Yorum Sözcüklerin anlamlarından yola çıkarak yapılır. Ġlk baĢvurulan yöntemdir. 2.2.amaçsal (gai) yorum Kanunun amacından hareket edilerek günün koĢullarına uygun yapılan yorumdur

Vergi kanunlarının anlama bakımından yorumlanmasına yorum denir. 1.Yorum Türleri 1.1.yasama yorumu TBMM yapar. 61 AY ile kaldırıldı 1.2.Ġdari Yorum Vergi idaresinin yaptığı yorumdur. 1.3.yargı yorumu: Mahkemenin yaptığı yorumdur. 1.4. Bilimsel Yorum: Bilim adamlarının yaptığı yorumdur.

2.3.tarihi yorum Kanunların uygulamaya koyulduğu zamanki amacına dayanarak yapılan yorum 2.4.sistematik yorum Vergi kanunlarının diğer kanunlarla iliĢkisi göz önünde tutularak yapılan yorumdur 4.TĠPLEġTĠRME VE TĠPĠKLĠK TipleĢtirme; vergi ile ilgili soyut kurallar konulmasıdır. Tipiklik; vergi ile koyulan kuralların gerçek hayatta vukuu bulmasıdır.

D.YORUMA ĠLĠġKĠN ÖZELLĠKLER
1.EKONOMĠK YAKLAġIM Vergiyi doğuran olayın ekonomik niteliklerini esas alır. Amaç vergiden kaçınmayı minimize etmektir. 2.PEÇELEME Özel hukuk kurallarını ustaca kullanarak vergi yükünü düĢürme, vergi kaçırma çabasıdır. Muvazaa ile aynı anlama GELMEZ. Muvazaa özel hukukta geçersiz iken Peçeleme özel hukukta geçerli bir iĢlemdir. 3.KIYAS YASAGI ĠLKESĠ Vergi hukukunda; ceza ve medeni hukukta olduğu gibi hakimin kıyas yapılamaz. Kıyas yasağı ilkesi geçerlidir. Hakim kanundaki boĢluğu doldurma yetkisine sahip değildir. Kanun da ne yazarsa, kanun ne derse hakim onu uygulamak zorundadır.

51 VERGĠNĠN TARAFLARI, VERGĠLENDĠRME ĠġLEMĠ
1.VERGĠNĠN ALACAKLISI VE BORÇLUSU Alacaklı; vergilendirme yetkisine sahip olan idaredir. Borçlu;vergiyi doğuran olaya neden olan gerçek veya tüzel kiĢidir. (mükellef) NOT: 1.vakıf, cemaat, topluluklar ve menkul kıymet yatırım fonları tüzel kiĢi sayılmasalar da mükelleftir. 2.hak ehliyetine sahip herkes gerçek kiĢi sayılmakta ve mükellef olabilmektedir. 3.mükellef olabilmek için reĢit ve mümeyyiz olma Ģartı yoktur. 4.sağ doğmak Ģartıyla anne karnındaki cenin de mükellef sayılmaktadır. 3.1.Vergi Kesenlerin Sorumluluğu Ödenmeyen verginin aslı, faiz ve zammı öncelikli olarak vergi sorumlusundan, tahsil edilmezse vergi mükellefinden istenir. Cezaların kiĢiselliği gereğince suçu kim iĢlerse ceza ondan talep edilir. Vergi sorumlusundan tahsil edilen vergi aslı ve zammından sadece aslı mükelleften rücu edilebilirken, Verginin aslı,faiz ve zammı mükelleften tahsil edilirse mükellef sadece faiz ve zammı rücu edebilir. 3.3. Mirasçıların sorumluluğu -Mirasçı mirası ölümden itibaren 3 ay içinde mirası kabul veya red eder. -Mirasçı sadece vergi borcunun aslı, faizi ve zammından dolayı sorumludur, cezalar ise ölümle ortadan kalkar. -mirasçılar vergi borcu dolayısıyla oluĢan borcun beyannamelerini normal beyanname süresine 3 ay ekleyerek beyan eder ve öder. SADECE GELĠR VERGĠSĠNDE bu süre “ölüm tarihine” 4 ay eklenir. 5.1.Beyana dayanan tarh: vergi matrahının mükellefçe saptanıp bildirilmesi iĢlemidir. Vergi; vergi dairesi tarafından tarh edilir. Mükellefler kural olarak beyana dayanan tarha karĢı dava açamazlar. Ancak vergi hatası olması ve ihtirazı kayıtla beyanname verilmesi bu durumların istisnası niteliğindedir. Beyannamenin verilmesiyle tarh ve tahakkuk aĢaması birlikte gerçekleĢmektedir. Beyanname üzerinden tahakkuk fiĢi kesilir. 5.4.Ġdarece Tarhiyat Mükellefin kanunen belirtilen sürede vergi idaresine müracaat etmemesi ve vergi ödevlerini yerine getirmemesi nedeniyle verginin idare tarafından hesaplanmasıdır. 2.VERGĠ SORUMLUSU Mükellef adına vergi ödevlerinin yerine getiren üçüncü kiĢilere vergi sorumlusu denir. -vergi mükellefi ve sorumlusu üstlendikleri ödevleri sözleĢme ile bir baĢkasına devredilemez. Ancak, mükellef ve vergi sorumlusu vergi ödevini onlar adına yerine getirmek üzere temsilci (vekil) atayabilir. 3.1.1. Vergi Kesintisi yapmak zorunda olanlar 1.tüm kurumlar vergisi mükellefleri 2. tüm kamu kurum ve kuruluĢları 3. gerçek usule tabi ticari, zirai ve meslek kazanç erbabı. 4. dernek ve vakıflar 5. yatırım fonu yönetenler

3.VERGĠ SORUMLULUK ġEKĠLLERĠ Vergi kesenler ve kanuni temsilcilerin ödedikleri vergi için mükellefe rücu haklarının bulunması hali müteselsil sorumluluktur. SORUMLULUK HALLERĠ SF: 52deki TABLODA DETAYLI OLARAK ĠNCELENMĠġTĠR. 3.2. Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu Ödenmeyen verginin aslı, faiz ve zammı öncelikli olarak vergi mükellefinden, tahsil edilmezse vergi sorumlusundan istenir. Cezaların kiĢiselliği ilkesi gereği suçu kim iĢlerse ceza ondan talep edilir. - Tüzel kiĢilerde; Temsilci ödemiĢ olduğu ceza için mükellefe (Tüzel KiĢiliğe) rücu edebilir. 5.VERGĠNĠN TARHI Ödenecek verginin hesaplanması iĢlemidir.

4. VERGĠNĠN KONUSU, VERGĠYĠ DOĞURAN OLAY, VERGĠNĠN MATRAHI Vergi borcunun doğumuna neden olan ekonomik unsurlar verginin konusunu oluĢturmaktadır. Vergiyi Doğuran Olay: Vergi mükellefinin verginin konusunu gerçekleĢtirmesi sonucu borcunun ortaya çıkması durumudur. Matrah; Üzerinden vergi hesaplanacak olan iktisadi değerdir. 5.2. Re’sen Tarhiyat BEYANA DAYALI VERGĠLERDE, mükellefin defter, kayıt, belgelere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde verginin matrahının takdir komisyonları tarafından tarh edilmesidir (kanuni süre içinde beyanname verilmemiĢse, tutulması zorunlu defterlerin tamamının veya bir kısmının tutulmaması, beyan edilen matrahın yazmaması, matrahta usulsüzlük tespit edilmesi…) 5.5. Düzeltme Tarhiyatı Vergi hatası veya yargı kararı doğrultusunda yapılan tarhiyattır.

5.3. Ġkmalen Tarhiyat Bir vergi tarh edildikten sonra defter, kayıt ve belgelere dayanılarak matrahın eksik hesaplandığının tespit edilmesi sonuncu verginin TEKRAR tarh edilmesidir. Mükellef dava açma süresi içinde dava açmazsa vergi kesinleĢir.

52

53
6.VERGĠNĠN TEBLĠĞĠ Tarh edilen verginin mükellefe bildirilmesidir. 6.1.Tebliğ Yapılabilecek KiĢiler 6.2. Tebliğ Yöntemleri 1.mükellefin kendisine 2.veli, vasi, kayyım 1.memur eliyle 2. posta yoluyla(iadeli taahhütlü) 3.genel vekil 4.iĢyerindeki memura 3.ilan yoluyla (verdi dairesinde asılır. Yerel ya da ulusal gazetelerin birinde 5.görüntü itibariyle 18 yaĢından büyüklere ilan veriler ve ilanı takiben 1 ay sonunda ilan tebliğ edilmiĢ sayılır.) 6.tüzel kiĢilerde müdür, baĢkan, daimi temsilci ve yöneticilere 4.daire ya da komisyonda 7.VERGĠ TAHAKKUKU VE 7.1.Beyana Day. Vergilerde 7.2.Ġkmalen, Re’sen ve 7.3 UzlaĢma yada 7.4.tahakkuku 7.5. Kendiliğinden Tahakkuk fiĢinin kesilmesiyle KESĠNLEġMESĠ Ġdarece Tarh Edilen Dava Yoluna Tahsile Bağlı V.lerde Tahakkuk Eden Tahakkuk: Mükellefe tebliğ edilen tahakkuk aĢaması gerçekleĢmiĢ Verginin tahsili Vergilerde Gidilmesinde V.lerde verginin ödenmesi olur. Verginin tebliğini takip eden Bu iki durumda tahakkukunu da kapsar Vergi belirli dönemlerde KesinleĢmesi: tüm dava yollarının (GV. KV. ÖTV. BSMV. KDV. 30 gün içinde verginin sonucun tebliği ile vergi kendiliğinden tahakkuk tükenmiĢ olması. ÖĠV. VĠV, ġANS O) tebliğini takip eden 30 gün tahakkuk eder. eder. sonra tahakkuk eder. Örn: mükellef Caber 2010 yılında …. TL ticari 8.VERGĠ ALACAGINI ORTADAN KALDIRAN HALLER 8.2. Zamanaşımı ZamanaĢımına uğrayan vergi borcu ortadan kalkar. kazancını beyan etmemiĢtir. Bu durumda 8.1.Verginin Ödenmesi ve Tahsili -Bey. Day. Vergilerde ödeme süresi geldiği vakit vergi ödenir. Vergi dairesi zamanaĢımına uğramıĢ olduğu borcu için tarh(tahakkuk) zamanaĢımı ne zaman baĢlar ve biter? -ikmalen, re‘sen, idarece tarh edilen vergilerde TAHAKKUKTAN cebren tahsil veya dava yoluna gidemez. Vergi alacağının doğduğu yıl 2010‘dur. itibaren 1 AY içerisinde ödenir. O halde tarh zamanaĢımı 01.01.2011‘de baĢlar, -UzlaĢma ya da dava açma yoluna gidilmesi halinde, 31.12.2015‘te zamanaĢımı biter. 8.2.1.Tahakkuk (tarh) ZamanaĢımı UZLAġLIKTAN ya da DAVA SONUÇLANDIKTAN itibaren 1 ay Vergiyi doğuran olayın meydana geldiği yılı izleyen içinde ödenir. yılın baĢından itibaren 5yıldır. 8.2.1.1Tahakkuk ZamanaĢımını Durduran Haller 1.vergi idaresince vergi matrahının tespiti için takdir komisyonuna baĢvurulması 2.mücbir sebepler 8.2.2.Tahsil ZamanaĢımı Vergi alacağı vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yılın baĢından itibaren 5yılın sonunda zamanaĢımına uğrar. Örn: 2010 yılında elde edilen bir kurum kazancıyla ilgili tahsil zamanaĢımının baĢlangıcı ve bitimi ne zamandır?. 2010 yılında elde edilen kurum kazancından doğan kurumlar vergisi, 2011 yılının nisan 25‘ine kadar beyan edilip nisan sonuna kadar ödenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla verginin vade tarihi 30 Nisan 2011‘tir. (lakin bu tarihte ödememiĢĢĢĢ) O zaman Tahsil zamanaĢımının baĢlangıcı;01.01.2012--- bitimi ise 31.12.2016‘dur.

8.3.Terkin 8.4.Mahsup ve Takas Vergi borcu veya cezasının kısmen veya tamamen silinmesidir. Mahsup; verginin daha önce ödenmiĢ olan kısmının vergi borcundan 8.3.1.doğal afet nedeniyle: mükellefin yangın, deprem,sel … gibi nedenlerden dolayı malvarlığının 1/3‘ünün düĢürülmesi.(tahakkuk aĢamasında gerçekleĢir.) (KDV, Geçici vergi kaybetmesi durumunda Maliye Bakanlığı vergi borcunu kısmen/tamamen silebilir. uygulamalarında) 8.3.2.vergi hatalarının düzeltilmesi: mükellefe aleyhine yapılan hataların düzeltilmesiyle vergi borcu silinir. Takas; aynı türden, karĢılıklı, muaccel olan 2 borcun mübadele 8.3.3.yargı kuruluĢlarının kararı ile: davanın mükellef lehine sonuçlanması halinde vergi borcu silinir. edilmesi.(tahsil aĢamasında gerçekleĢir) 8.3.4.Tahsilden vazgeçmeyle: vergiden elde edilecek gelirin astarının yüzünü geçmesi halinde devlet mükellefin vergi borcunu terkin eder. 8.3.5.tahakkuktan vazgeçme 9.VERGĠ 9.1.Gecikme Zammı(tahsil gecikmesi): 9.2. Gecikme Faizi (tahakkuk gecikmesi): 9.3.Tecil - tehir: Vergi borcunun zamanında ödenmemesi Verginin ödenmesi gereken tarihle(tahsille) Tecil: Verginin tahsili borçluyu çok zor duruma ALACAĞININ nedeniyle vergi borcu üzerine yürütülen ek tahakkuk tarihi(verginin kesinleĢtiği) arasındaki düĢürecek ise teminat göstererek 36 ayı geçmemek DEĞERĠNĠ ödeme. ( GV‘nin ilk taksitinin ödenmemesi) farktır. (Re‘sen, Ġkmalen, Ġdarece sonucu beyan KORUYAN YOLLAR kaydıyla üzerine tecil faizi %1 yürütülerek Oranı; %1,40 dıĢı kalmıĢ vergilere uygulanır) Maliye Bakanlığı süreyi uzatabilir. Oranı; %1,40 Tehir: ödemenin mahkeme kararıyla ertelenmesi

54
10.1. Teminat ve Kefalet: Vergi alacağının güçleĢeceğine kanaat getirilmesi halinde, bu alacağın tarh ve tahakkukunu beklemeksizin vergi müfettiĢlerince yapılan araĢtırmalar hesaplamalara göre bulunan değer/miktar üzerinden TEMĠNAT isteyebilir/teminat gösteremiyorsa borçludan KEFĠL isteyebilir.(v. Dairesi gösterilen kefili kabul etmemekte serbest) 10.2. Ġhtiyati Haciz: Tahakkuk etmiĢ bir vergi alacağının tahsilinin tehlikeye düĢmesi halinde ( mal kaçırması, mal bildiriminde bulunmaması…) alacaklı kamu idaresinin bulunduğu yerin en büyük memuru(vali/kaymakam) ĠHTĠYATĠ HACĠZ kararı alabilir. *bu karara karĢı v. Borçlusu 7 gün içinde vergi mahkemesine baĢvurabilir. *borçlu eğer teminat gösterirse ihtiyati haciz kaldırabilir. 10.3. Ġhtiyati Tahakkuk: Borçlunun henüz vadesi gelmemiĢ borçlarının( tahakkuk etmemiĢ) önceden ihtiyaten tahakkuk ettirilmesidir. *Vergi dairesi müdürü talep eder defterdar, Maliye Bakanlığı‘nın tespit ve ilan ettiği vergi ve resimler ile bunlara iliĢkin gecikme zammı ve cezaları için ihtiyati tahakkuk alabilir. * bu karara karĢı v. Borçlusu 7 gün içinde vergi mahkemesine baĢvurabilir. 10.5. Ġptal Davası (hükümsüz iĢlemler): Borçlunun, alacağın tahsilini engellemeye yönelik hamleleri (muvaazalı iĢlemler…) ve tasarrufun iptali için alacaklı kamu idaresi umumi mahkemelerde dava açabilir. 10.6. Rüçhan Hakkı Kamu idaresi borçlu hakkında yapılan diğer haciz iĢlemlerine göre ayrıcalıklı olarak öncelik(rüçhan) hakkına sahiptir. Bu durum rehinli alacaklar için de geçerlidir. Örn: Kredi ile alınan araçlarda araç kredinin ödenememesi ile birlikte aracın MTV taksitlerinin ödenmemesi durumunda rüçhan hakkı devlete aittir. 10.9. Yurt DıĢına ÇıkıĢ Yasağı: (KALDIRILDI) Vergi borcu olanlar emniyet makamlarına bildirilerek bunlara pasaport verilmesi ya da pasaportu olsa bile yurt dıĢına çıkmaları engellenir. Ancak 12 Eylül referandumu ile ancak HÂKĠM kararı ile verilebilir.

10.VERGĠ ALACAĞINI GÜVENCE ALTINA ALAN YOLLAR

10.4. Cebren Tahsil: Zamanında ödenmeyen kamu alacakları için; -ilgili v. Dairesi borçluya ÖDEME EMRĠ gönderir. DER KĠ; 7 gün içinde borcunu öde ya da mal bildiriminde bulun. Borçlu buna 7 gün içinde itiraz edebilir. *Vergi Borçlusu; -Teminat göstermiĢ ancak 7 gün içinde borcu ödememiĢse teminatlar paraya çevrilir ya da kefil varsa ona baĢvurulur. -MAL BĠLDĠRĠMĠNDE bulunmamıĢsa 3 AYA KADAR -YANLIġ MAL BĠLDĠRĠMĠNDE bulunmuĢsa 3AY-1YILa kadar HAPĠS CEZASINA ÇARPTIRILIR. -ödeme emrine karĢılık ÖDEME yapmamıĢ + mal bildiriminde bulunmamıĢsa HACĠZ YOLUNA GĠDĠLĠR. Kamu alacağını karĢılayacak malı yoksa(acizse) borçlu ZAMANAġIMI süresine kadar takip edilir. Bu süre içinde MAL ARTIġ BĠLDĠRĠMĠNĠ yapmamıĢsa 1YILA KADAR HAPĠS CEZASI MUVAAZALI iĢlemlerle mal kaçıranlar mevcut malları alacakları karĢılamazsa 6AY-3YIL HAPĠS CEZASI

10.7. Takas VatandaĢın devletten hak etmiĢ olduğu alacakların diğer, bireyin baĢka borçlarına mahsubu.

10.8.Sorumluluk Vergi kesenlerin, kanuni temsilcilerin, tasfiye memurlarının Ģahsi sorumlulukları, birleĢme, devir ve Ģekil değiĢtirmede devir alan ve yeni hükmi Ģahıs sorumluluğudur.

MÜKELLEFĠN ÖDEVLERĠ
1.MADDĠ ÖDEVLERĠ Vergi ve cezaları ile gecikme zammı ve faizlerin ödenmesi 2.ġEKLĠ ÖDEVLERĠ Beyanname vermek, defter tutmak, gerekli bildirimlerde bulunmak(iĢ yeri açma(10gün) , kapama(1ay), iĢ değiĢikliği(1ay)), vergi levhası asmak, elektronik cihaz kullanma, belge düzenine uymak, vergi kimlik no sahibi olmak, vergi elemanlarına yardımcı olmak, belge saklamak(VUK‘a göre 5yıl)…

55
VERGĠ ĠDARESĠNĠN DENETLEME VE BĠLGĠ EDĠNME YOLLARI
1.YOKLAMA Mükellefleri veya mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları, mevzuatları araĢtırmak ve tespit etmektir. Mükellefin faaliyet koluna göre gece de yapılabilir. Yoklamada baskın basanındır diyerekten mükellefe önceden haber verilmez. 1.1.Kimler yetkili; 1.vergi dairesi müdürü 2.yoklama memuru 3.yetkili makamlarca yoklama yapmaya yetkili kılınanlar 4.vergi incelemesine yetkili olanlar 2.VERGĠ ĠNCELEMESĠ Yoklamadan daha ayrıntılı bir denetimdir. Amaç; ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araĢtırmak, tespit etmek ve sağlamaktır. Ġnceleme mükellefin iĢyerinde, müsait değilse vergi dairesinde yapılır. Ġnceleme sırasında tüm defter, belge ve kayıtlar istenebilir. 3.ARAMA Ġhbara dayanarak ya da vergi inceleme elemanlarının yaptığı inceleme raporlarına dayanarak vergi kaçırdığı anlaĢılan mükellefin veya ona iĢtirak edenlerin eve ve iĢ yerlerinde yapılan araĢtırmalardır. Arama için; 1.vergi incelemesi yapan elemanların SULH YARGICINDAN arama yapmak için izin talebinde bulunulacak 2.SULH YARGICI arama için İZİN BELGESİ verecek Not: toplanan bilgiler Maliye Bakanlığı‘nın Ġstihbarat arĢivinde toplanır. Süreleri; Arama sonucunda belge ve defterlere incelenmek üzere 3 AY el koyulur. SÜRE YETMEZSE VE Haklı neden bulunursa bu süre SULH YARGICI TARAFINDAN UZATILIR. 4.BĠLGĠ TOPLAMA -Vergi Hukukunda; vergi dairesinin mükellef ve mükellefle ilgili üçüncü kiĢilerden ve kamu idare ve müesseselerinden bilgi toplama hakkı vardır. -VUK m.148‘e göre― kamu idare ve müesseseleri, mükellefler ve mükelleflerle muamelede bulunan gerçek ve tüzel kiĢiler, maliye bakanlığının veya vergi incelmesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar‖. - Bilgi vermeden çekinme hakkı olanlar; PTT‘ler, Meslek sırrı dolayısıyla doktor avukat gibi serbest meslek sahipleri CMUK 88. maddeye göre istenmesi ve açıklanması yasak olan belgelerdeki mükelleflerle ilgili özel bilgiler açıklanamaz

1.1.Kimler yetkili; 1. ilin en büyük mal memuru 2. vergi müfettiĢ ve yardımcıları 3. vergi dairesi müdürleri

1.2.Neyin yoklamasını yaparlar; Ödeme kaydedici cihaz kullanılıp kullanılmadığı, Deftere usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığı, Levha asılıp asılmadığı, TaĢıtlarda gerekli belgelerin bulunup bulunmadığıdır.

1.2.Neyi Ġncelerler; Yasaya göre defter ve hesap tutmak, evrak ve belgeleri gerektiğinde ibraz etmek zorunda olan gerçek ve tüzel kiĢilerdir. Tahakkuk zamanaĢımı içinde inceleme yapılır. Ġnceleme sonucunda bir tutanak düzenlenir. Eğer gerekirse ikmalen ve resen tarhiyat yapılır.

VERGĠ HUKUKUNDA SÜRELER
1.Ölüm halinde süre 3 AY uzar. Sadece GELĠR VERGĠSĠNDE beyanname verme süresi 4AY uzar. 2.Zor durum halinde Maliye Bakanlığı süreleri 1 katına kadar uzatır. 3.mücbir sebep süreyi durdurur. Mücbir sebep ortadan kalkınca süre kaldığı yerden iĢlemeye devam eder. 4.sermaye Ģirketlerinde beyanname verme süreleri uzayamaz. 1.Süreler gün olarak verilmiĢse; baĢladığı gün hesaba KATILMAZ, son günün tatil saatinde biter. örn; 28 Ģubat -> 30 gün sonrası -> 30 mart 2.süreler hafta/ay olarak verilmiĢse; izleyen aydaki/haftadaki sürenin baĢladığı güne tekabül eden günün çalıĢma saati sonunda biter. Örn; 31 ocak -> 1AY sonrası -> 28 Ģubat 3.resmi tatiller süreye DAHĠLDĠR. ANCAK sürenin son günü resmi tatile rastlaması durumunda sürenin bitimi tatili takip eden ilk iĢ gününün sonua kadar uzar. Örn; gelir vergisi ilk taksidi 31.mart.2012(cumartesi) tarihinde ödenmesi gerekirken vadenin son günü resmi tatile tekabül ettiğinden vade tarihi 2.nisan.2012 olur.

56
VERGĠ SUÇ VE CEZALARI 1.VERGĠ ZĠYAI 2.USULSÜZLÜK Mükellefin veya vergi sorumlusunun vergi ile -Kanunların Ģekle ve ilgili ödevlerinin zamanında yerine usule iliĢkin getirmemesi ya da eksik yerine getirmesi hükümlerine nedeni ile verginin zamanında tahakkuk uyulmamasıdır. ettirilmemesi veya eksik tahakkuk -Usulsüzlük ettirilmesidir. cezalarında henüz bir Böyle olunca beyana dayanan vergi dıĢında, vergi kaybı söz yapılan ikmalen, resen ve idarece tarhiyatın konusu değildir. vergi ziyaına yol açtığını söyleyebiliriz. -Vergi kaybı tehlikesi vardır. Cezası: Ziyaa uğratılan verginin 1 katıdır. ***kaçakçılıkla birlikte vergi ziyaı sucu birlikte iĢlenmiĢse vergi ziyaı 3 katı olarak cezalandırılır. 2.1.GENEL USULSÜZLÜK Beyanname verme, tasdik etme, bildirimlerde bulunda,… nitelikteki Ģekli ödevlerin yerine getirilmemesi veya geçtikten sora yapılmasını kapsar. 1. ve 2. derece olmak üzere ikiye ayrılır. -Bir mükellefe usulsüzlük cezası kesileceği zaman önce usulsüzlüğün derecesine, sonra da mükellefin bulunduğu gruba(sermaye Ģti, 1.sınıf 2.sınıf tüccar…) bakılır. ***eğer genel usulsüzlük cezalarında re‘sen tarhiyata sebebiyet verilecek bir eylem söz konusu ise ceza 2‘ye katlanır. 2.2.ÖZEL USULSÜZLÜK Daha çok fatura, fiĢ, levha asmama, yolcu taĢıma bileti gibi belgelerin verilmesi ya da alınmamasıyla ilgilidir. 3.MÜKELLEFĠN ÖZEL ĠġLERĠNĠ YAPMA Vergi incelemeye yetkili olanlar, yakınları (kendisinin, niĢanlısının, eĢinin,4.dereceye kadar kan hısımlarının, kanuni temsilcilerinin) ile ilgili özel iĢlerini yapamazlar. ***Bu kiĢilere 1-3YIL HAPĠS cezası verilir.

VERGĠ ĠDARESĠ TARAFINDAN KESĠLEN CEZALAR (VERGĠ CEZALARI)

1.KAÇAKÇILIK Hileli ve kanuni esasların bilerek ve isteyerek çiğneyerek vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir. Her VERGĠ Ģekilde HAPİS cezasının yanı sıra ziya uğratılan MAHKEMELERĠNCE verginin 3 katı para cezası kesilir. KESĠLEN CEZALAR ***Hileli iĢlemler,çift defter tutmak, yanıltıcı (HÜRRĠYETĠ belge, defterlerin tahrifi veya gizlenmesi 18 AYBAĞLAYICI) 3YILA kadar hapis cezası ***defter ve belgeleri yok etmek, yerine baĢka yaprak koymak, sahte belge kullanma 3YILDAN5YILA KADAR hapis cezası

2.VERGĠ MAHREMĠYETĠNĠ ĠHLAL Vergi inceleme memurları, vergi mahkemeleri, bölge idare, DanıĢtay‘da görevli olanlar… gizli kalması gereken hususları açıklayamazlar ***bu kiĢilere 1-3 yıl hapis cezası verilir. Zorla azmettirenlere ise 3-5yıl hapis cezası verilir.

VERGĠ CEZALARINDA BĠRLEġME VE TEKRAR

1.BĠRLEġME ***Bir eylem ile aynı anda Hem GENEL USULSÜZLÜK hem de VERGĠ ZĠYAINA neden olunursa, ceza birleĢtirilerek bunlardan EN AĞIR olanı uygulanır. ***ÖZEL USULSÜZLÜK sonucu VERGĠ ZĠYAINA sebep olunursa cezalar birleĢtirilmez, VERGĠ ZĠYAI cezası ayrıca kesilir. ***Ayın türden olmak Ģartıyla bir eylemin aynı takvim yılı içinde birden fazla tekrarlanırsa meydana gelen usulsüzlüklerden birinciden sonraki eylemlere birinciye kesilen cezanın ¼‘ü kesilir.

2.TEKERRÜR Cezası kesilen ve kesinleĢen bir mükellef, cezanın kesinleĢtiği tarihi takip eden takvim yılı baĢından baĢlayarak; ***vergi ziyaında 5yıl içinde tekrar iĢlenirse ceza %50 arttırılır ***genel usulsüzlük 2yıl içinde tekrar edilirse ceza %25 arttırılır. ***özel usulsüzlükte cezalarda artırım YOKTUR.

57
VERGĠ SUÇ VE CEZALARINI ORTADAN KALDIRAN HALLER 1.VERGĠ CEZALARININ 2.YANILMA 3.PĠġMANLIK VE ISLAH Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile PiĢmanlıktan faydalanabilmek için; ÖDENMESĠ Ceza kesinleĢtikten 1ay yanlıĢ izahat vermiĢ olmaları veya bir hükmün -beyana dayalı vergi olacak içinde ödenmesi zorunludur. uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların -hakkında daha önceden kimse ihbar etmemiĢ olacak Teminat göstermek Ģartıyla görüĢ ve kanaatini değiĢtirmiĢ veya bu hükme ait bir -iĢlediği sucu bizzat kendisi vergi dairesine haber verecek 3ay uzayabilir. içtihadın değiĢmiĢ olması halleri için söz konusudur. -eksik veya yanlıĢ verdiği beyannameyi 15 gün içinde düzeltip ödemesi gerekir. -piĢmanlık zammı (gecikme zammı) uygulanır. Vergi ziyaı cezası kesilmez. ***EMLAK VERGĠSĠNDE piĢmanlık ve ıslah hükümleri geçerli değildir. 4.MÜCBĠR NEDENLER 5.ÖLÜM 6.ZAMANAġIMI Mükellef mücbir sebebin varlığını KANITLAMAK Cezaların Ģahsiliği ilkesi gereği ölen mükellefin Suça neden olan eylemin iĢlendiği yılı takip eden yılın koĢuluyla cezadan kurtulabilir. cezaları silinirken vergi borcunun aslı mirasçılara baĢından itibaren geçer. Vergi ziyaı cezasında 5yıl Özel Usulsüzlük cezasında 5yıl Genel usulsüzlük cezasında 2yıl 7.CEZADA ĠNDĠRĠM 8.AF 9.UZLAġMA Cezaya mutahap olan mükellef itiraz etmez ve yargıya baĢvurmaz ise Cezayı ortadan kaldırır. Mükellef ile vergi idaresinin karĢılıklı görüĢerek tebliği takip eden 30 gün içinde cezalarda indirim talebinde bulunup, 1 ay UNUTMA!!! AF sadece anlaĢmaları sonucu re’sen, ikmalen ve idarece tarh edilen içinde ödemesi koĢuluyla ; cezalar için geçerlidir. Asıl vergi borcu ve cezalarını kısmen de olsa ortadan kaldıran olan vergi borcunda affa iĢlem. Vergi ziyaında BĠRĠNCĠ DEFADA YARISI, gidilmez. TAKRĠBEN KESĠLENLERDE 1/3’Ü (2011 Mart 6111 sayılı AF GENEL VE ÖZÜL USULSÜZLÜKTE HER SEFERĠNDE 1/3’Ü ĠNDĠRĠLĠR. kanunu)

1.ĠSPAT: 2.DELĠL SEBESTLĠĞĠ ĠLKESĠ:

VERGĠ YARGISINDA ĠSPAT DELĠL SERBESTLĠĞĠ ĠLKESĠ VE RE’SEN ARAġTIRMA Vergi iliĢkisi ile ilgili olarak dava taraflarının kendi iddialarını somut kanıtları ortaya koymasıdır. Ġspat için gerekli olan her Ģey delildir. Ancak delille ilgili bazı sınırlamalar getirilmiĢtir. Vergi hukukunda ekonomik yaklaĢım ilkesinin gereği olarak delil serbestliği ilkesi benimsenmekle birlikte delile iliĢkin bazı sınırlamalar getirilmiĢtir. ı.yemine dayalı ifade delil olarak kabul edilemez. ıı.tanık ifadesinin delil olarak kabul edilebilmesi için tanığın vergiyi doğuran olay ile ilgili olarak açık bir iliĢkisinin bulunması Ģarttır. ııı. defter kaydı, fatura … gibi belgeler delil olarak kabul edilir. Bunların dıĢındakiler delil olarak kabul edilmez. Yargıcın dava ile ilgili her türlü iĢlem ve incelemeyi kendiliğinden yapmasıdır.

3.RE’SEN ARAġTIRMA ĠLKESĠ:

58
VERGĠ UYUġMAZLIKLARI 1.VERGĠ HATALARININ DÜZELTĠLMESĠ -hataların düzeltilmesine vergi dairesi karar verir. -hataların düzeltilmesi ile ilgili tebligatın mükellefe gönderilmesinden itibaren, mükellef 1 yıl içinde kendisinden fazla alınmıĢ vergiyi geri almazsa iade hakkını yitirir. -düzeltme talebi dava açma süresi içinde yapılırsa dava açma süresi DURUR. -dava açma süresi durduktan sonra yapılan düzeltme talebi, vergi dairesi tarafından reddedilirse (60 gün içinde cevap gelmezse reddedilmiĢ sayılır.(zımni red)) -mükellef Ģikayet yoluyla Maliye Bakanlığına gider. -Ģikayet talebi reddedilirse DanıĢtay‘a 1.derece mahkeme sıfatıyla dava açabilir.(ĠYUK‘a göre dava Vergi Mahkemesine açılır) I.ĠDARĠ ÇÖZÜMLER Vergi Hataları Hesap Hataları 1.matrah hataları: matraha iliĢkin indirim, istisna gibi unsurları rakamsal olarak eksik veya fazla hesaplanması sonucu matrahın eksik veya fazla çıkmasıdır. 2.vergi miktarında hatalar: tarifelerin, oranların yanlıĢ uygulanması sonucu matrahın eksik/fazla çıkması 3.çifte vergilendirme: yanlıĢlıkla aynı vergi konusu üzerinden birden fazla verginin alınması 2. UZLAġMA TARHĠYAT ÖNCESĠ TARHĠYAT SONRASI —inceleme tutanağının düzenlendiği ana kadar uzlaĢma talebinde bulunabilir. -Tarhiyatın ve cezanın tebliğini takip eden 30 gün içinde yapılabilir. —kaçakçılık ve kaçakçılığa bağlı vergi ziyaı cezaları uzlaĢma konusu -kaçakçılık ve kaçakçılığa bağlı vergi ziyaı, genel ve özel usulsüzlük için yapılamaz. talep edilemez. —ikmalen, idarece, resen tarh edilen vergi ziyaı, genel-özel usulsüzlük -ikmalen, resen ve idarece tarh edilen vergi ziyaı suçları uzlaĢma konusu suçları uzlaĢma konusuna girer. olabilir. (yani sadece vergi ziyaı suçları için) —uzlaĢılırsa vade 1 aydır, uzlaĢmadan sonra dava yoluna gidilemez. -uzlaĢılırsa vade 1aydır, UZLAġILAN TUTAR dava konusu olamaz. —uzlaĢılamazsa tarhiyatın tebliğini takiben 30 gün içinde dava açılabilir. -uzlaĢılamazsa dava süresi 15 günden fazla ise kalan sürede, 15 günden —Tarhiyat öncesi uzlaĢma talep eden tarhiyat sonrası uzlaĢma talep edemez. az veya bitmiĢ ise 15 gün içinde dava açılabilir. — gecikme faizi yürütülür.(kesinleĢme – tahakkuk arasındaki süre) - gecikme faizi iĢler.(kesinleĢme – tahakkuk arasındaki süre) VERGĠ YARGISI 1.VERGĠ MAHKEMESĠ (30 gün) 2.DANIġTAY (60 gün) -ikmalen, resen ve idarece tarh edilen vergiler ve ihtirazi kayıtla beyanda yer alan -Dava açma süresi DanıĢtay‘ın ilk derece mahkeme olarak tarhiyat hataları, baktığı davalarda 60 gündür. -vergi cezasının kesilmesi -Bakanlar Kurulu ve Maliye Bakanlığının objektif iĢlemleri dava -takdir ve tadilat komisyonu kararları konusu olabilmektedir. -kaynakta kesilen vergiler (verginin ödenmiĢ veya kesilmiĢ olması Ģarttır.) 1.1.Bölge Ġdare Mahkemesi(30 gün) 1.2.DanıĢtay (30 gün) 2.1.DANIġTAY VERGĠ DAVA DAĠRELERĠ KURULU Vergi mahkemelerinin tek hakimle Vergi mahkemelerinin heyet halinde (30 günde) verdikleri kararlara karĢı itiraz merciidir. verdikleri kararlara karĢı temyiz merciidir. - temyiz merciidir. Kararları kesindir. Kararları kesindir. 2012 yılı için 2012 yılı için 25.000TL ve üzerinde kalan 25.000TL altında kalan davalarda. davalarda. Vergilendirme Hataları 1.mükellefin Ģahsında hata: asıl vergi borçlusu yerine vergilendirme ile ilgisi olmayan kiĢilerden vergi alınması 2.mükellefiyette hata: vergiden muaf olan birinden vergi alınması 3.vergi konusunda hata : vergi konusuna girmeyen ya da vergiden istisna olan unsurlardan vergi alınması 4. vergilendirme döneminde veya muafiyet döneminde hata: verginin alındığı dönemin yanlıĢ olması veya verginin alındığı dönem itibarıyla o kiĢinin vergiden muaf olması

II.YARGI YOLU

59 TÜRK VERGĠ SĠSTEMĠ
A.GELĠR ÜZERĠNDEN ALINAN VERGĠLER 1.GELĠR VERGĠSĠ 2.KURUMLAR VERGĠSĠ B.HARCAMALAR ÜZERĠNDEN ALINAN VERGĠLER 1.KATMA DEĞER VERGĠSĠ 2.ÖZEL ĠLETĠġĠM VERGĠSĠ 3.BANKACILIK SĠGORTA VE MUAMELE VERGĠSĠ 4.ġANS OYUNLARI VERGĠSĠ 5.DAMGA VERGĠSĠ 6.GÜMRÜK VERGĠSĠ C.SERVET ÜZERĠNDEN ALINAN VERGĠLER 1.EMLAK VERGĠSĠ 2.MOTORLU TAġITLAR VERGĠSĠ 3.VERASET VE ĠNTĠKAL VERGĠSĠ

A.GELĠR ÜZERĠNDEN ALINAN VERGĠLER GELĠR VERGĠSĠ I
1.KONUSU -gerçek kiĢilerin BĠR TAKVĠM YILI ĠÇĠNDE elde ettikleri gelirlerdir. 4.1.TAM MÜKELLEF 4.1.1.YERLEġME ÖLÇÜTÜ 1.Ġkametgâhı Türkiye‘de olanlar 2.Bir takvim yılında 6 aydan fazla Türkiye‘de bulunanlar 4.1.2.UYRUKLUK ÖLÇÜTÜ 3.Yurt dıĢında görevli T.C. vatandaĢları, tam mükellef kabul edilmektedir 5.VERGĠYĠ DOĞURAN OLAY Her ne Ģekilde olursa olsun gelirin elde edilmesidir. Vergiyi doğuran olay; kazanç türlerine göre ikiye ayrılır 2.ÖZELLĠKLERĠ *kiĢiseldir. *yıllıktır *safidir *gerçektir NOT: hem Türkiye‘de hem de yurt dıĢında elde ettikleri kazançlardan vergilendirilirler. NOT: yurt dıĢında elde ettikleri kazançlar üzerinden bağlı bulundukları ülkede vergi ödemiĢlerse ayrıca bu kazançlar Türkiye‘de vergiye tabi tutulmaz. 3.GELĠRĠN UNSURLARI 1. Ticarî kazanç 2. Ziraî kazanç, 3. Ücret, 4. Serbest meslek kazancı, 5. Gayrimenkul sermaye iradı, 6. Menkul sermaye iradı 7. Diğer kazanç ve iratlar 4.2.DAR MÜKELLEF Ġkametgâhı Türkiye‘de bulunmayanlar ile bir takvim yılında 6 aydan fazla Türkiye‘de oturmayanlar dar mükellef kabul edilmektedirler. Dar mükellefler sadece Türkiye‘de elde ettikleri kazançlardan vergilendirilirler 4.MÜKELLEFĠ gelir unsurlarını elde eden gerçek kiĢilerdir. Mükellefiyette tam ve dar mükellef ayırımı vardır. NOT: Geçici görev ya da iĢ gibi amaçlarla Türkiye‘ye gelen, iĢ, bilim ve fen adamları, uzmanlar, memurlar, muhabirler ile Hastalık, istirahat seyahat gibi amaçlarla Türkiye‘ye gelenler, Tutukluluk, hükümlülük gibi amaçlarla Türkiye‘ye gelenler 6 aydan fazla Türkiye‘de kalsalar bile Türkiye‘de yerleĢmiĢ sayılmadıkları için dar mükelleftirler.

5.1. TAHAKKUK ESASI Ticari kazançlarda zirai kazançlarda 5.2.TAHSĠL ESASI Ücret, Serbest Meslek Kazancı, Gayri Menkul Sermaye Ġradı, Menkul Sermaye Ġradı, Diğer Kazanç ve Ġratlar

60 GELĠR VERGĠSĠ II 1.TĠCARĠ KAZANÇ I 1.TĠCARĠ KAZANÇ SAYILAN HALLER
1.Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar 2.Maden, taĢ ve kireç ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri ile tuğla ve kiremit harmanlarının iĢletilmesinden; 3.Coberlik iĢlerinden;(coberlik iĢi, borsada kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına hisse senedi alım satımı yapılması) 4.Özel okul ve hastanelerle benzeri yerlerin iĢletilmesinden; 5.Gayrimenkullerin alım, satım ve inĢa iĢleriyle devamlı olarak uğraĢanların bu iĢlerinden; 6.Kendi nam ve hesaplarına menkul kıymet alım-satımı ile devamlı olarak uğraĢanların bu faaliyetlerinden; 7.DiĢ protezciliğinden elde edilen kazançlar. 8.Satın alınan veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin iktisap tarihinden itibaren 5 yıl içinde parsellenerek bu müddet içinde veya daha sonraki yıllarda kısmen veya tamamen satılmasından; NOT: Kollektif ortaklıklarda ortakların, adi veya eshamlı komandit ortaklıklarda komandite ortakların ortaklık karından aldıkları paylar Ģahsi ticari kazanç hükmündedir.

2.VERGĠLENDĠRĠLMEYECEK TĠCARĠ KAZANÇLAR 3.VERGĠLENDĠRĠLECEK TĠCARĠ 3.1.BASĠT USUL Bazı ticari kazançlar muafiyet ve istisna kapsamına alındıkları bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alıĢ KAZANÇLAR için vergilendirilmemektedirler. vergi, safi tutar üzerinden hesaplanır. Safi bedelleri arasındaki müspet(olumlu) farktır tutara ulaĢabilmek için iĢin elde edilmesi ile 3.1.1.Genel ġartlar: 2.1. MUAFĠYETLER *Esnaf Muaflığı ilgili giderler brüt ticari kazançtan indirilir. -Kendi iĢinde bilfiil çalıĢmak veya bulunmak *ihracat istisnası (dar mükellef yararlanır) Ticari kazancın tespiti: Ticari kazanç, -iĢyeri mülkiyetinin kira bedeli toplamı büyükĢehir belediye sınırları içinde gerçek usul (Bilanço veya iĢletme hesabı 5000 TL‘yı, diğer yerlerde 3500 TL‘yi aĢmamak(2012 için). 2.2.ĠSTĠSNALAR *Sergi ve Panayır Kazançları Ġstisnası: esası) veya basit usullere göre tespit edilir. -Ticari, zirai veya mesleki faaliyetler dolayısıyle gerçek usulde Gelir Vergisi'ne *PTT Acenteleri Kazanç Ġstisnası: tabi olmamak. *Eğitim Öğretim ĠĢletmelerinde Kazanç Ġstisnası (okul öncesi 3.1.2.Özel ġartlar öğretim, ilk öğretim, orta öğretim için) AlıĢ satıĢ faturaları iĢ hasılatı kanununda belirtilen rakamları aĢmayacak *Dar Mükelleflerde Ġhracat Ġstisnası Not: basit usule tabi olmanın genel ve özel Ģartlarından herhangi birini kaybeden mükellef izleyen takvim 3.1.2.BASĠT USULDEN 3.2.GERÇEK USUL yılı baĢından itibaren mutlaka gerçek usule geçer. YARARLANAMAYACAK 3.2.1.BĠLÂNÇO ESASI Kendi isteğiyle izleyen ay veya izleyen yıl gerçek usule geçebilir. TĠC KAZ TESP= (Dönem sonu öz sermayesi OLANLAR Sarraflar, tefeciler, gayrimenkul – Dönem baĢındaki Öz sermayesi) - (Dönem NOT2:Gerçek usuldekiler basit usule tabi olmanın genel Ģartlarını taĢıyanlar ARKA ARKAYA 2 alım satımı yapanlar, müteahhitler, boyunca iĢletme sahipleri veya ortaklarınca hesap döneminde özel Ģartlarda yer alan hadlerden düĢük olanlar, yazılı talepleri sonucu bu Ģartın taĢeronlar, ilan ve reklam iĢiyle iĢletmeye ilave olunan değerler) + ( ĠĢletmeden gerçekleĢmesini takip eden yılbaĢından baĢlayarak basit usule geçebilirler.(2012) uğraĢanlar, kollektif – komandit çekilen değerler) NOT3: Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenledikleri tespit edilenler hiçbir Ģirketlerin komandite ortakları, Bilanço Esasına Tabi Olanlar: GVK‘ya göre suretle basit usulde vergilendirilmezler(2012) birinci sınıf tüccarlar bilanço esasına tabidir. NOT4: Gerçek usulde vergilendirilmekte iken iĢini terk eden mükellefler ile basit usulün Ģartlarını maden iĢletmeleri, taĢ - kireç ocakları, armatörler, Ģehirlerarası kaybedenlerden gerçek usulde vergilendirilmeye baĢlamadan önce iĢini terk eden mükellefler, terk yük taĢımacılığı yapanlar… tarihini takip eden yılın baĢından itibaren iki yıl geçmedikçe basit usule dönemezler.(2012) NOT: Dar mükellef olan yabancı ulaĢtırma 3.2.2.BĠRĠNCĠ SINIF TÜCCAR 3.2.3.BĠLANÇO ESASINA GÖRE 1.Her türlü ticaret Ģirketleri iĢletmelerinin ticari kazancın tespiti için bir hesap TUTULMASI GEREKEN 2.yıllık satıĢ ve alıĢ tutarları kanunda belirtilen tutarları aĢanlar dönemi boyunca elde edilen hasılat ulaĢtırma iĢine DEFTERLER 3.Kurumlar Vergisine tabi olan diğer tüzel kiĢiler 1.envanter defteri göre belirtilen nispetler çarpılarak ticari kazanç 4.Ġhtiyari(isteğe bağlı) olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler 2.yevmiye defteri tespit edilir. 3.büyük defter Hava ulaĢtırma %5 4.hasılat defteri (dar mükellefler için) Kara ulaĢtırma %12 5.ambar defteri (ambar iĢi yap.) Deniz ulaĢtırma %15 6.imalat defteri

61 GELĠR VERGĠSĠ III 1.TĠCARĠ KAZANÇ II
3.2.2.ĠġLETME ESASI Bir hesap dönemi içinde elde edilen hâsılat ile giderler arasındaki müspet farktır.
HÂSILAT( DSMM +DĠS)- GĠDERLER(DBMM+DĠA+GĠDER)

ĠĢletme hesabı esasına göre defter tutanlar; ĠĢletme hesabını kullanmak zorunda olanlar ikinci sınıf tüccarlardır. Bunlar; —Birinci sınıf tüccar hadlerinin altında kalanlar, —Maliye bakanlığınca iĢletme esasına göre defter tutması kabul edilenler, —Yeni iĢe baĢlayanların yıllık alım satım tutarları tespit edilinceye kadar geçen sürede iĢletme esasına göre defter tutarlardır.

4. TĠCARĠ KAZANCIN TESPĠTĠNDE ĠNDĠRĠLECEK GĠDERLER 1.Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler 2.ÇalıĢanların tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı ve iĢyerinde özel olarak kullanılan giyim giderleri; 3.ĠĢle ilgili olmak Ģartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar; 4.ĠĢle ilgili olan seyahat ve ikamet giderleri 5.Kiralama yoluyla edinilen veya iĢletmeye dâhil olan ve iĢte kullanılan taĢıtların giderleri 6ĠĢletme ile ilgili olmak Ģartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar; 7.amortismanlar. 8. sendikalara ödenen aidatlar 9.bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları. 10.gıda bankalarına ödenen bağıĢların maliyeti

5. TĠCARĠ KAZANCIN TESPĠTĠNDE GĠDER YAZILAMAYACAK HUSUSLAR 1.TeĢebbüs sahibi ile eĢinin ve çocuklarının iĢletmeden çektikleri paralar veya aynen aldıkları sair değerler ile TeĢebbüs sahibinin kendisine, eĢine, küçük çocuklarına iĢletmeden ödenen aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatlar; 2.TeĢebbüs sahibinin ve eĢi ile çocuklarının iĢletmeye koyduğu sermaye için yürütülecek faizler; 3.Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teĢebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatlar 4.Kiralama yoluyla edinilen veya iĢletmede kayıtlı olan taĢıtlardan iĢletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile amortismanları;

2.ZĠRAĠ KAZANÇ 1.ZĠRAĠ KAZANÇ SAYILAN HALLER — Arazide, gölde, nehirde ekim dikim bakım üretme yetiĢtirme ve ıslah gibi faaliyetler veya bitki, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin üretimi, avlanması, avcı veya yetiĢtirici tarafından muhafazası, taĢınması, satılması veya baĢka bir Ģekilde faydalanması zirai faaliyete girer. NOT:
1.bir çiftçi ürünlerini iĢlemek amacıyla tamamlayıcı faaliyetlerde bulunursa (sütten peynir yoğurt yapmak vs) bu faaliyet ziraidir. Eğer bu iĢlemi baĢka çiftçiler için açtığı bir iĢletmede yaparsa bu faaliyet ticari kazançtır. 2.bir çiftçi ürettiği ürünleri bir mağazada satarsa; ürünler mağazaya gelene kadar ki kazancı zirai, mağazadaki satıĢ ticari kazançtır. 3.arazi sahibi olan kiĢinin arazinin ekim-dikimi için biriyle anlaĢır ve bununla birlikte KAR VE ZARARA ortak olursa bu faaliyet zirai kazançtır 4.arazi sahibi olan kiĢi arazinin ekim dikimi için biriyle anlaĢır ve ZARARINA KATILMAZ sadece kardan pay alırsa bu elde edilen kar GAYRĠMENKUL SERMAYE ĠRADIDIR. 5.Adi ortaklığın ortaklarının aldığı karlar ZĠRAĠ KAZANÇTIR. 6.Adi komandit, eshamlı komandit Ģirketlerin komandite ortakları ile kolektif Ģirketlerin ortaklarının aldıkları kar payları iĢletme zirai faaliyette bulunsa daha ticari kazançtır.

2.ZĠRAĠ KAZANCIN TESPĠTĠ
2.1.GERÇEK USUL Bilanço ve iĢletme esasına göre 2‘ye ayrılır. Bunu seçmek çiftçiye kalmıĢtır. Lakin bilanço esasını seçen mükellef 2yıl geçmedikçe iĢletme esasına GEÇEMEZ Not: kanunda yazılı iĢletme büyüklüğü ölçülerini aĢan çiftçiler ile 1 biçerdövere veya bu mahiyetteki bir motorlu araca veya 10 yaĢına kadar 2’den fazla traktöre sahip olan çiftçilerin kazançları gerçek usulde (zirai iĢletme hesabı veya diledikleri takdirde bilanço esasına göre) tespit olunarak vergilendirilir 2.2.TEVKĠFAT (STOPAJ, KAYNAKTA KESĠNTĠ) USULU Küçük çiftçilerin elde ettikleri zirai kazançlar hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilirler. Çiftçilerden satın alınan ziraî mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemelerden BORSAYA KAYITLI DEĞĠLSE HAYVANCILIK VE HAYVAN ÜRÜNLERĠNDE TARIM VE ORMAN BORSAYA KAYITLIYSA Oranlarında kesinti yapılır

%2 %4

%1 %2

62 GELĠR VERGĠSĠ III 3.SERBEST MESLEK KAZANCI
1.TANIMLAR 2.SERBEST MESLEK ERBABI SAYILAN HALLER Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade Ģahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye 1.Gümrük komisyoncuları, bilumum borsa ajan ve acenteleri, noterler, noterlik görevini ifa ile veya ihtisasa dayanan SÜREKLĠ(iĢyeri açmak, ilan vermek, mesleki kuruluĢa kayıt mükellef olanlar; olmak, levha asmak) ve ticari mahiyette olmayan iĢlerin iĢverene tabi olmaksızın Ģahsi 2.Bizzat serbest meslek erbabı tarifine girmemekle beraber serbest meslek erbabını bir araya sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. getirerek teĢkilat kurmak veya bunlara sermaye temin etmek suretiyle veya sair suretlerle serbest Serbest meslek erbabı: Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler, meslek kazancından hisse alanlar; serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten baĢka bir iĢ 3.Serbest meslek faaliyetinde bulunan kollektif ve adi Ģirketlerde ortaklar, adi komandit veya görev ile devamlı olarak uğraĢılması bu vasfı değiĢtirmez Ģirketlerde komanditeler; Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karĢılığı 4.Dava vekilleri, müĢavirler, kurumlar ve tüccarlarla serbest meslek erbabının ticarî ve meslekî olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil iĢlerini takip edenler ve konser veren müzik sanatçıları; edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra 5.Gerekli Ģartları taĢıyan ebe, sünnetçi, sağlık memuru, arzuhalci, rehber gibi mesleki faaliyette kalan farktır. Brüt kazançtan kazancın elde edilmesiyle ilgili giderler düĢülür. Net bulunanlar bu iĢler dolayısıyla serbest meslek erbabı sayılırlar. kazanç üzerinden vergilendirme yapılır 3. SMK’NĠN VERGĠLENDĠRĠLMESĠ 3.1.1.ĠNDĠRĠLEBĠLECEK GĠDERLER 3.2.STOPAJ (TEVKĠFAT) ESASI 4.VERGĠLENDĠRĠLMEYECEK -Ticari kazanç ile aynıdır. Buna ek olarak; Vergi sorumluları, serbest meslek erbabına 3.1.BEYAN ESASI SMK’LER Tutulan serbest meslek kazanç defterine göre 1.mesleki yayınlar için ödenen bedel yapacakları ödemeler üzerinden tevkifat yaparlar. -sergi panayır istisnası belirlenen hâsılattan mesleğin ifası ile ilgili indirilir(kitap dergi) Ancak Noterlere serbest meslek faaliyetlerinden -telif kazançları istisnası giderler düĢülür. Kalan kısım artan oranlı 2.Serbest meslek erbabı aynı evde oturuyor dolayı yapılan ödemelerden stopaj yapılmaz -ebe, sünnetçi, rehber arzuhalci (bu tarifeye göre vergilendirilir. ve çalıĢıyorsa; kiĢiler süreklilik koĢulunu Telif kazançlarında %17 -Ev kendisinin ise MASRAFLARIN VE Diğer SMK’lerde %20 tevkifat uygulanır. sağlamıyorsa vergiden muaftır) AMORTĠSMANIN YARISINI Tevkif edilen tutar yılsonunda beyanname üzerinden -Ev kira ise MASRAFLARIN YARISI, hesaplanan vergi miktarından düĢülür. KĠRANIN TAMAMI gider olarak yazılır.

4.ÜCRET
1.UNSURLARI 2. TĠCARĠ KAZANÇ - ÜCRET AYRIMI 3.ÜCRETĠN TESPĠTĠ 1. bir iĢyerine veya iĢverene tabi olmak ve hizmet karĢılığı ödeme 3.1. STOPAJ ESASI 1.Ana unsur sermayedir. 1.Ana unsuru emektir. yapılmasıdır.(para, ayın) Mükellefin gayrisafi ücret gelirinden kanunen yapılması 2.Bağımsızdır, faaliyeti 2. iĢverene bağlı olarak 2. resmi arabulucu, bilirkiĢi, eksper, hakemler, sporcuların aldıkları gereken kesintiler (emeklilik aidatı, sigorta primleri gibi), kendi nam ve hesabına çalıĢılır paralar iĢsizlik sigorta primleri, sendika aidatları, sakatlık indirimi, yapar 3.amaç ücret geliri elde 3.bazı meclis ve komisyon üyelerine yapılan ödemeler özürlü kiĢi indirimi gibi kesintiler indirilerek safi kazancı 3.amaç kar elde etmek etmektir. 4.yönetim kurulu, denetim kurulu üyelerine sağlanan menfaatler, bulunur. Safi kazan. Üzerinden VERGĠ SORUMLUSU 4.ticari faaliyetlerde risk 4.risk yoktur. yapılan ödemeler, tasfiye memurlarına yapılan ödemeler sıfatıyla iĢveren kaynakta kesinti yapar. vardır. 5.maaĢ, prim, ikramiye, kasa tazminatı 3.2.GÖTÜRÜ USUL(DĠĞER ÜCRETLĠLER) 4.MUAFĠYET VE Diğer ücretler Kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabı yanında çalıĢanlar; Özel hizmetlerde çalıĢan Ģoförler; Özel inĢaat sahiplerinin ücretle ĠSTĠSNALAR çalıĢtırdığı inĢaat iĢçileri; Gayrimenkul sermaye iradı sahibi yanında çalıĢanlar ve gerçek ücretlerinin tespitine imkân olmaması sebebiyle, DanıĢtayın Diplomat muafiyeti olumlu görüĢüne dayanarak Maliye Bakanlığınca bu kapsama alınanlardır. Bu hizmet erbabının safi ücretleri takvim yılı baĢında geçerli olan ve sanayi Vatan hizmetleri istisnası kesiminde çalıĢan 16 yaĢından büyük iĢçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 25'idir. Ücret istisnası Diğer ücretler; kapsamına giren ücretler için yıllık beyanname verilmez, diğer kazançlar için beyanname verilmiĢ olsa bile beyannameye dahil edilmezler. Sadece vergi dairesinden bir ―vergi karnesi‖ alırlar. Bu karnede ne kadar vergi ödeyecekleri yazılıdır. Her yıl ġUBAT ve AĞUSTOS ayları olmak üzere iki eĢit taksitte vergi öderler.

63 GELĠR VERGĠSĠ IV 5.GAYRĠMENKUL SERMAYE ĠRADI
1.GMSĠ SAYILAN HALLER -Arazi, bina maden suları, memba suları, madenler, taĢ ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve teferruatı; —Voli mahalleri ve dalyanlar; —Gayrimenkullerin, ayrı olarak kiraya verilen mütemmim cüzileri ve teferruatı ile bilumum tesisatı demirbaĢ eĢyası ve döĢemeleri; —Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar; Arama, iĢletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları, ihtira beratı alâmetifarika, marka, ticaret unvanı, her türlü teknik resim, desen, model, plan ile sinema ve televizyon filmleri, ses ve görüntü bantları, sanayi ve ticaret ve bilim alanlarında elde edilmiĢ bir tecrübeye ait bilgilerle gizli bir formül veya bir imalat usulü üzerindeki kullanma hakkı veya kullanma imtiyazı gibi haklar —Telif hakları —Gemi ve gemi payları ve her türlü motorlu araç, makine ve tesisat ile bunların eklentileri. NOT: Sayılan bu mallar ve haklar ticarî veya zirai bir iĢletmeye dâhil bulunduğu takdirde bunların iratları ticarî veya zirai kazancın tespitine müteallik hükümlere göre hesaplanır. 3.EMSAL KĠRA BEDELĠ Kiraların düĢük gösterilmesi veya hiç gösterilmemesini engellemek için oluĢturulmuĢtur. Bina ve arazilerde vergi değerinin: %5i Haklarda vergi değerinin : %10‘u Örneğin: 200.000tl değeri olan yayın hakkı yıllık 9000TL‘ye kiraya verilmiĢtir. Burada emsal kira bedeli: 200000*10/100=20000TL o zaman matrah 9000 değil 20000 olacak. 3.1.EMSAL KĠRA BEDELĠNĠN UYGULANMAYACAĞI DURUMLAR 1.boĢ kalan gayrimenkulün korunması amacıyla bir baĢkasının ikametine bırakılması 2.gayrimenkullerin üst ve alt soyunun ikametine bırakılması 3.gayrimenkullerin sahipleriyle birlikte akrabalarının da evde ikamet etmesi 4.devlete ait binalar NOT1: 2012 yılı için 1290 TL‘yi aĢan her türlü kira geliri beyana tabidir. NOT2: Konutunu kiraya verenler için 3.000TL‘si istisna geri kalanı beyana tabidir. 2.GMSĠ’NĠN TESPĠTĠ 2.1. BEYAN ESASI Gayrimenkul sermaye iratlarında, gayri safi hasılat, mal ve hakların kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde o yıla veya geçmiĢ yıllara ait olarak nakden veya aynen tahsil edilen kira bedellerinin tutarıdır 2.1.1. Gerçek Usul Gerçek usulde; gayrimenkulle ilgili olmak kaydıyla gayri safi hâsılattan aĢağıdaki giderler düĢülür. Kalan kısım artan oranlı tarifeye göre vergilendirilir. Giderler: kiraya verilen gayrimenkulle ilgili giderlerdir. Ayrıca; Kiraya verilen mal ve haklar için ödenen vergi, resim, harç ve Ģerefiyelerle kiraya verenler tarafından ödenmiĢ olmak Ģartıyla belediyelere ödenen harcamalara iĢtirak payları; Sahibi bulundukları konutları kiraya verenlerin kira ile oturdukları konutun kira bedeli de indirilebilir. Vergi ve para cezaları düĢülemez.

2.1.2. Götürü Gider Usulü Haklarını kiraya verenler hariç gayrimenkul sermaye iradı elde edenler götürü usulden de yararlanabilirler. Gayri safi hâsılattan, gayri safi hâsılatın %25‘lik kısmı düĢülür, kalan kısım artan oranlı tarifeye göre vergilendirilir. NOT: Mükellef GMSi‘nin tespiti için gerçek veya götürü gider usulünü seçmekte SERBEST bırakılmıĢtır. Lakin hangi usulü seçtiyse diğer usule 2YIL geçmedikçe geçmesi MÜMKÜN DEĞĠLDĠR. 2.2.2.STOPAJ ESASI Gayrimenkul sermaye iratlarında stopaj uygulaması da söz konusudur. Stopajı hak sahibine geliri sağlayan taraf yapar. Stopaj yapılan tutar; daha sonra verilen beyannameden hesaplanacak vergiden düĢülür. Ancak stopajla vergilendirilmiĢ olan gayrimenkul sermaye iratları 2012 yılı için 25.000 YTL‘ye kadarsa beyanname verilmez.

64 GELĠR VERGĠSĠ V 6.MENKUL SERMAYE ĠRADI 1.MSĠ’NĠN TANIMI VE SINIRLARI 2.MSĠ’DE VERGĠLENDĠRME Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dıĢında nakdi sermaye veya para ile temsil 1.KAR PAYLARI, eğer değeri 25.000 TL‘yi aĢarsa yarısı beyan edilir. Geri kalan
edilen kar payı, faiz, kira ve benzeri menkul sermaye iradıdır.

3.MSĠ’DEN ĠNDĠREBĠLECEK GĠDERLER
-menkul kıymet muhafaza giderleri (sigorta, kiralık kasa …) -kar payı ve faiz tahsil giderleri -menkul kıymetlerin idaresi için ödenen vergi, resim, harçları

yarısı %15 stopaja tabidir. 2.DEĞERĠ 1290 TL’yi AġARSA BEYAN EDĠLENLER —Hisse senetlerinin Vadesi gelmemiĢ kuponlarının satıĢından elde edilen kazanç —iĢtirak paylarından doğan kazancın sahibi adına henüz tahakkuk etmemiĢ kar paylarının devri ve temliki karĢılığında alınan para ve ayınlar —senetlerin ıskonto bedelleri —yurt dıĢında elde edilen mevduat faizleri, devlet tahvili faizi, kıyı bankacılığı 3.BEYAN EDĠLMEYENLER (STOPAJA TABĠ OLANLAR) —repo gelirleri, mevduat faizi, katılım bankacılığı kar payları %15 stopaja tabiidir. —yatırım fonundan sağlanan kazançlar %10 stopaja tabidir.

7.DĠĞER ARIZĠ KAZANÇ VE ĠRATLAR
A.DEĞER ARTIġ KAZANCI Sahip olunan menkul ve gayrimenkullerin ve hakların elden çıkartılmasından elde edilen kazançlardır. Bu kazançlar bir defalığına elde edilmektedirler. Bu kazançlar ; 1. Menkul kıymetlerin elden çıkartılmasından elde edilen kazançlar 2.Hakların elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar 3.Faaliyeti durdurulan bir iĢletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artıĢ kazancıdır NOT: Borsaya kayıtlı olan hisse senetleri 1yıl geçtikten sonra, borsaya kayıtlı olmayan hisse senetleri 2yıl geçtikten sonra elden çıkarılırsa, vergiye tabi değildir. B.ARIZĠ KAZANÇLAR ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetlerin bir defalık gerçekleĢtirilmesinden elde edilen kazançlardır. Bu kazançlar; 1.Arızî olarak ticarî faaliyetlerin gerçekleĢtirilmesinden veya bu tür iĢlere aracılık yoluyla elde edilen kazançlar. 2.Ticarî veya ziraî bir iĢletmenin faaliyeti ile serbest meslek faaliyetinin bırakılması, ihale, artırma ve eksiltmelere iĢtirak edilmemesi karĢılığında elde edilen hâsılat. 3.Gayrimenkullerin tahliyesi veya kiracılık hakkının devri karĢılığında alınan tazminatlar ile peĢtamallıklar 4.Arızî olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hâsılat. 5.Gerçek usulde vergiye tâbi mükelleflerin terk ettikleri iĢleri ile ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar 6.Dar mükellefiyete tâbi olanların 45 inci maddede yazılı iĢleri arızî olarak yapmalarından elde ettikleri kazançlar ARIZĠ KAZANÇLARIN VERGĠLENDĠRLMESĠ Yukarıdaki faaliyetlerin yapılmasında dolayı elde edilen arızi kazançların safi değeri üzerinden vergilendirme yapılır. Bir takvim yılında (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde yazılı olan kazançlar (ihale, artırma ve eksiltmelere iĢtirak edilmemesi karĢılığında elde edilen kazançlar hariç) toplamının 20.000 YTL‘lik kısmı gelir vergisinden müstesnadır. Kalan kısım beyan edilir.

DEĞER ARTIġ KAZANÇLARININ VERGĠLENDĠRĠLMESĠ 2.1.Stopaj Yöntemi Menkul kıymetlerin elden çıkartılmasında sağlanan kazançlar, stopaj yöntemiyle vergilendirilmektedir. Stopaj yapmaya yetkili olan birim, menkul kıymetin satılmasına aracılık eden banka ve aracı kurumlardır. Stopaj oranı %15‘tir. Bu kazançların ayrıca beyan edilmesine gerek yoktur. 2.2.Beyan Esası Beyan yöntemi menkul kıymetlerin elden çıkartılmasından elde edilen değer artıĢ kazançlarının dıĢındaki değer artıĢ kazançları için geçerlidir. Bu kazançların vergilendirilebilmesi için öncelikle net değer artıĢ kazancı bulunur. Net değer artıĢ kazancının bulunması; Elde edilen satıĢ hâsılatından elden çıkartılan unsurun maliyet bedeli düĢülerek bulunan net kazanç değer artıĢ kazancı kabul edilir. Bir takvim yılında elde edilen değer artıĢı kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından elde edilen kazançlar hariç, 8.800 YTL‘lik kısmı gelir vergisinden müstesnadır. Dolayısıyla 8.800 YTL‘li kısım beyan dıĢıdır.

Ticari Kazançlar — Her türlü sinai ve ticari faaliyet, — Maden, taş ve kireç ocakları, kum ve çakıl üretim yerleri ile tuğla ve kiremit harmanlarının işletilmesi, — Coberlik işleri (Cober: Borsada kendi nam ve hesabına hisse senedi ve tahvil üzerine iş yapan ve bunun spekülasyonu ile uğraşan kişilere verilen addır), — Özel okul ve hastanelerle benzeri yerlerin işletilmesi, — Gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleri ile devamlı olarak uğraşılması, — Kendi nam ve hesabına, menkul kıymet alım-satımı ile devamlı olarak uğraşanların bu işi, — Diş protezciliği, — Satın alınmak veya trampa suretiyle edinilmiş olan arazinin, iktisap tarihinden itibaren 5 yıl içinde parsellenerek bu süre içinde veya daha sonraki yıllarda kısmen veya tamamen satılması, — Çiftçiye ait olmakla beraber zirai işletmeye dahil edilmeyen biçerdöver veya traktörün işletilmesinden elde edilen gelirler — Adi komandit, eshamlı komandit şirketlerin komandite ortakları ile kolektif şirketlerin ortaklarının aldıkları kar payları (işletme zirai faaliyette bulunsa dahi) zirai kazanç değil ticari kazançtır.

Zirai Kazançlar — Arazide, gölde ve nehirde ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah gibi faaliyetler veya bitki, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin üretimi, avlanması, avcı veya yetiştiricisi tarafından muhafazası, taşınması, satılması veya başka bir şekilde faydalanılması zirai faaliyete girer. — Bir çiftçi ürünlerini işlemek için tamamlayıcı faaliyetlerde bulunursa (soyanın yağını çıkarmak, sütten peynir yoğurt yapmak vb.) bu zirai faaliyettir. Bu işlemi başka çiftçiler için açtığı bir işletmede yaparsa ticari faaliyettir. Bir çiftçi açtığı mağaza veya dükkanda ürettiği ürünleri satarsa faaliyet ürünün mağazaya gelişine kadar zirai, mağazada satılışı sırasında ticaridir. — Arazi sahibi olan bir kişi bu arazinin ekilim – dikimi için bir başka kişi ile anlaşır ve doğacak zarara da ortak olursa faaliyet zirai kazanç olarak değerlendirilir. — Adi ortaklığın ortaklarının aldığı karlar zirai kazançtır.

Ücretler — İşverene tabi ve belirli bir iş yerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen ve ayın ile sağlanan ve para ile temsil edilen menfaatler. — İstisna dışında kalan emeklilik, maluliyet, dul ve yetim aylıları, — Evvelce yapılmış veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığı verilen para, mal veya sağlanan menfaatler — TBMM, İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi üyeleri ile il özel kanunlarına ve idari kararlara göre kurulan süreli – süresiz bütün komisyon üyelerine ve buna benzer diğer kimselere bu sıfatları dolayısıyla ödenen para ayın ve menfaatler, — Yönetim ve denetim kurulu başkan ve üyeleri ile tasfiye memurlarına yapılan ödemeler, — Bilirkişilere, resmi arabuluculara, eksperlere, spor hakemlerine ve jüri üyelerine yapılan ödemeler ile sporculara yapılan ödemeler.

Serbest Meslek Kaz. — Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. — Tahkim işleri dolayısıyla hakemlerin aldıkları ücretler, — Kolektif, adi komandit (komandite ortak) ve adi şirketler serbest meslek faaliyeti yapıyor ise ortakların aldıkları kar payları serbest meslek kazancıdır, — Telif kazançları (telif hakkının sahibi veya kanuni mirasçıları tarafından başkalarına satılmaları veya kiralanmaları), — Gümrük komisyoncuları, noterler, borsa ajan ve acenteleri, — Birkaç serbest meslek erbabını bir araya getirip faaliyette bulunmalarını sağlayarak kazançtan pay alanlar. — Dava vekilleri, iş takipçileri, ebeler, sünnetçiler, sağlık memurları, arzuhalciler, rehberler, konser veren müzik sanatçıları, müşavirler.

Gayri M. S. İ. (Kira) — Aşağıdakilerin kiralanmasından elde edilen kira geliri — Arazi, bina, maden suları, memba suları, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve teferruatından; — Voli dalyanlar; mahalleri ve

M. S. İ. (Faiz ve Kar Payı) — Her nevi hisse senetlerinin kar payları — İştirak hisselerinden doğan kazançlar, — Kurumların yönetim kurulu başkan ve üyelerine verilen kar payları. — Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların net karı (vergiden sonraki), — Her türlü tahvil ve Hazine Bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresi tarafından çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler, — Her nevi alacak faizleri — Mevduat faizleri,

Diğer Kazanç ve İratlar Değer Artışı Kazançları; — Hisse senetlerinin elden çıkarılması (borsada işlem görüyorsa bir yıldan, görmüyorsa iki yıldan daha az elde tutulan), — HB ve DT vb. menkul kıymetlerin elden çıkarılması. — Telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri ve bunların kanunî mirasçıları dışında kalan kimseler tarafından elden çıkarılmasından doğan kazançlar. — Ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar. — Faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasından doğan kazançlar. — İktisap şekli ne olursa olsun arazi, bina, maden suları vb. gayrimenkul ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar. Arızi Kazançları;

65

— Gayrimenkullerin, ayrı olarak kiraya verilen mütemmim cüzileri ve teferruatı ile bilumum tesisatı demirbaş eşyası ve döşemeleri; — Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar; — Sinai ve Ticari haklar — Telif hakları (Bu hakların, müellifleri veya bunların kanuni mirasçıları dışında başka kişilerce kiralanması halinde gayrimenkul sermaye iradı); — Gemi ve gemi payları ile yükleme ve boşaltma araçları, — Motorlu nakli ve cer vasıtaları, her türlü motorlu araç, makine ve tesisat ile bunların eklentileri. — Vakfın gelirinden hizmet karşılığı olmaksızın alınan hisseler. — Zirai faaliyete bilfiil iştirak etmeksizin sadece üründen pay alan arazi sahiplerinin gelirleri,

— Hisse senetleri ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen bedeller, — İştirak hisselerinin sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kar paylarının devir ve temliki karşılığında alınan para ve ayınlar — Her çeşit senetlerin iskonto edilmesi karşılığında alınan iskonto bedelleri — Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları ile kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları ve özel finans kurumları tarafından kar ve zarar katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları — Repo gelirleri — Tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile emeklilik ve sigorta şirketleri tarafından ödemeler,

— Arızî olarak ticarî muamelelerin icrasından veya bu nitelikteki muamelelere tavassuttan elde edilen kazançlar. — Gayrimenkullerin tahliyesi veya kiracılık hakkının devri karşılığında alınan tazminatlar ile peştamallıklar. — Arızî olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hâsılat. — Gerçek usulde vergiye tâbi mükelleflerin terk ettikleri işleri ile ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar. — Ticarî veya ziraî bir işletmenin faaliyeti ile serbest meslek faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi, henüz başlamamış olan böyle bir faaliyete hiç girişilmemesi, ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen hâsılat. — Dar mükellefiyete tâbi olanların Türkiye ile yabancı ülke arasında yaptıkları taşıma işleri arızi kazanç olarak değerlendirilir.

66 GELĠR VERGĠSĠ VI GELĠR VERGĠSĠNDE BEYAN BEYANNAME VERENLER BEYANNAMENĠN VERĠLMESĠ 1.YILLIK BEYANNAME
ÇeĢitli kazançlardan 1 takvim yılı boyunca elde edilen gelirler beyan edilir. TK,KZ,SMK elde edenler o yıl gelir elde etmeseler dahi beyanname vermek zorundalar

VERGĠNĠN ÖDENMESĠ
(2 eĢit taksit halinde) 31.Mart- 31.Temmuz 28-29.ġubat – 30.Haziran 26.günü akĢamına kadar Aynı süre içersinde ödenir.

Gerçek Usuldekiler ; 25 Mart ; 25 ġubat

Basit Usuldekiler

2.MUHTASAR BEYANNAME

3.MÜNFERĠT BEYANNAME

4. GEÇĠCĠ VERGĠ VE GEÇĠCĠ VERGĠ BEYANNAMESĠ

ĠĢveren ve vergi kesintisi yapanların AYLIK olarak verdiği beyannamedir. (ÇalıĢtırdığı iĢçi sayısı 10 ve 10‘dan az olanlar 3 ayda bir verilir.) Dar mükelleflerin yıllık beyanname vermek zorunda olmadıkları kazançları için bu beyannameyi verirler (dar mükellefler TK, ZK, GMSĠ için yıllık beyanname vermek zorundadır) Ticari kazanç sahipleri (basit usulde vergilendirilenler hariç) ile Serbest meslek erbabı (noterler hariç) (gelir vergisi geçici vergi oranı %15)

Ġzleyen ayın 23. günü akĢamına kadar Kazanç elde edildikten 15 gün içinde beyan edilir

Üç aylık dönemi takip eden ikinci ayın 14. akĢamına kadar

Üç aylık dönemi takip eden ikinci ayın 17. akĢamına kadar ödenir.

ÖZEL DURUMLARDA BEYANNAME VERĠLME SÜRELERĠ Yurdu Terk Halinde Mücbir Sebep Zor Durum Ölüm ve Gaiplik Halinde
1.GEÇMĠġ YIL ZARARLARI GeçmiĢ 5yılın zararları indirilebilir

15 gün içinde verilir ve ödenir Beyanname verme süresi DURUR. Mücbir Sebep ortadan kalkınca kalan süre iĢlemeye devam eder Mükellefin isteği + Maliye Bakanlığının onayı ile NORMAL vadenin 1 katını aĢmayacak Ģekilde beyanname verilme süresi uzatılır. ( vadeye 1 aydan kısa bir süre varsa en az 1ay uzatılır) Ölümün meydana gelmesinden ve gaipliğin kesinleĢmesinden itibaren 4 ay içinde beyan edilir

GELĠRDEN YAPILACAK ĠNDĠRĠMLER (MAHSUPLAR)
2.BAĞIġ VE YARDIMLAR Gelirim %5‘ine kadar indirilir. Kalkınmada öncelikli yörelerde %10‘u kadar indirilir. Okul ve öğrenci yurdu bağıĢlarının tamamı indirilir. 6.SAKATLIK ĠNDĠRĠMĠ Ücretliler, SMK ve basit usuldekiler yararlanır. ÇalıĢma gücünün ; %80‘ini kaybedenler I.derece %60‘ını kaybedenler II.derece %40‘ını kaybedenler III.derece sakat kabul edilir. 3.ġAHIS VE SĠGORTA PRĠMLERĠ Kendisi, eĢi ve çocukları için ödenen Ģahıs sigortaları, yıllık sigorta gelirlerinin max %5‘i kadar indirilir, sadece bireysel emeklilik ise %10‘u kadar indirilir. 7.SPONSORLUK HARCAMALARI Amatör spor kulüplerinde tamamı indirilir Profesyonel spor kulüplerinde %50‘si indirilir 4.ASGARĠ GEÇĠM ĠNDĠRĠMĠ Sadece ücretliler yararlanır.

5. AR-GE HARCAMALARI %100‘ü indirilir.

8.HESAPLANAN VERGĠDEN ĠNDĠRĠMLER —kaynakta kesilen vergiler —yurt dıĢında ödene vergiler —geçici vergi

67 KURUMLAR VERGĠSĠ I
1.ÖZELLĠKLERĠ *Kurum kazancıdır. *Gelir vergisinde sayılan 7 unsura göre hesaplanır. *Tüzel KiĢilerden alınır. *objektif, sabit oranlı (%20) bir vergidir. *Bilanço esası geçerlidir (DSÖS-DBÖS+ÇEKĠLEN-EKLENEN) 4.MÜKELLEFĠYET TÜRLERĠ Kanuni merkezi veya iĢ merkezi Türkiye‘de bulunanlar TAM MÜKELLEF, her ikisi de yurtdıĢında bulunanlar DAR MÜKELLEFTĠR. 2.HESAP DÖNEMĠ *hesap dönemi 12 aydır. *Normal hesap dönemi (1ocak- 31aralık) *Özel hesap dönemi: Maliye Bakanlığından izin almak ġARTTIR. 2.1. BEYANNAME SÜRESĠ *KV beyannamesi hesap döneminin bitimini izleyen 4. AYIN 25‘ĠNDE VERĠLĠR ve AY SONUNA KADAR ÖDENĠR. 5. KURUMLAR VERGĠSĠNDE MUAFĠYET VE ĠSTĠSNALAR -ĠĢtirak Kazançları Ġstisnası: kurumların TAM mükellefiyete tabi baĢka bir kurumun sermayesine iĢtiraklerinden elde ettikleri kazançlar kurumlar vergisinden istisna edilmiĢtir. -Risturn Ġstisnası: kooperatif ortaklarının yönetim gideri karĢılığı olarak ödedikleri paralardan harcanmayarak iade edilen kısımlar kurumlar vergisinden istisna edilmiĢtir. -milli piyango idaresi, damga matbaası, askeri fabrika, darphane, dernek ve vakıflar, kamu müesseseleri… kurumlar vergisine tabi değildir. 3.KURUMLAR VERGĠSĠ MÜKELLEFĠ 1.Sermaye ġirketleri Aġ, LTD, ESHAMLI KOM ġRKT, YATIRIM FONLARI 2.Ġktisadi Kamu Müesseseleri 3.Dernek ve Vakıflara Ait Ġktisadi ĠĢletmeleri 4.ĠĢ Ortaklıkları (Joint Venture) 5.kooperatifler

6.MATRAHIN HESPĠTĠNDE ĠNDĠRĠLEBĠLECEK GĠDERLER 1.Ticari kazançtan düĢülebilecek giderler Öncelikle brüt kurum kazancından, kazancın elde edilmesiyle ilgili giderler düĢülmektedir. Bu giderler, Gelir Vergisi Kanunu‘nda ticari kazançlardan düĢülebilecek giderlerdir 2.Diğer giderler 1. Menkul kıymet ihraç giderleri(kağıt basım giderleri, noter tasdiki giderleri) 2. Ġlk tesis ve taazzuv giderleri (reklam giderleri, kuruluĢ genel kurul toplantısı, yeni Ģubenin açılması…) 3. Eshamlı komandit Ģirketlerde komandite ortağın kar hissesi(Eshamlı komandit Ģirketlerde sadece komanditer ortakların kâr payları üzerinden kurumlar vergisi hesaplanmaktadır. Komandite ortağın kâr payı kurumlar vergisine tabi değildir. ) 4.Genel kurul toplantı giderleri(salon kira gideri, ilan ve posta gideri, 5.bölünme, birleme, devir, fesih, tasfiye giderleri, 6. Bazı bağıĢ ve yardımlar (doğal afet, okul, yurt...) 7. GeçmiĢ beĢ yıl zararları 8. AR-GE harcamalarının %100‘ü indirilir. 9.sponsorluk harcamaları (amatörlerde %100, profesyonellerde %50)
8.SAFĠ KAZANCIN HESAPLANMASI 1.bir hesap dönemi içinde elde etikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır. 2.KV mükelleflerinin HEPSĠ bilanço hesabı esasına göre defter tutmak zorundadır. 3.safi kurum kazancının tespitinde GVK‘nun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır 4. yabancı ulaĢtırma kurumlarının yaptıkları taĢıma iĢleri için GVK‘nda ticari kazançlarda da belirtildiği gibi; hava ulaĢtırmada %5, kara ulaĢtırmada %12, deniz ulaĢtırma iĢlerinde %15’i safi hasılat sayılır.

7.MATRAHIN TESPĠTĠNDE ĠNDĠRĠLEMĠYECEK GĠDERLER 1.Öz sermaye ve örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler, kur farkları vb. giderler (Örtülü sermaye: kurumların ortaklarından veya ortaklarla iliĢkili olan kiĢilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek iĢletmede kullandıkları borçlarını hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumların öz sermayesinin 3 katını aĢan kısmı ilgili hesap döneminin örtülü sermayesi sayılır) 2.Sermaye Ģirketlerince transfer fiyatlaması yoluyla dağıtılan örtülü kazançlar. (kurumlar iliĢkili kiĢilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmıĢ sayılmaktadır) 4. Her ne Ģekilde ve ne isimle olursa olsun ayrılan yedek akçeleri (bir iĢletmede elde edilen dönem sonu karın kar payı olarak dağıtılmayan ve karın %5‘lik kısmını ayırdığı hesaptır.) 5.Dar mükellefiyete tabi kurumların ana Ģubelerine yaptıkları bazı ödemeleri 6. her türlü para cezaları, vergi cezaları ve, gecikme zamları ve faizleri. 8.ĠĢletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayan taĢıtların giderleri ile amortismanları. 9.Hisse senetlerinin itibari değerinin altında ihracından doğan zararlar

68 1.KV’DE BEYANNAME TÜRLERĠ 1.1.YILLIK BEYANAME — hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın 25. günü akĢamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilir —Dar mükellefiyette vergi muhatabının Türkiye'yi terk etmesi halinde Kurumlar Vergisi beyannamesi memleketi terkten önceki 15 gün içinde verilir —Mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi, Tam mükellefler için, kurumun kanuni veya iĢ merkezinin bulunduğu yerin; Dar mükellefler için, kurumun Türkiye'deki iĢyerinin veya daimi temsilcisinin bulunduğu yerin; Türkiye'de iĢyeri veya daimi temsilcisi olmadığı takdirde yabancı kuruma kazanç sağlayanların bağlı olduğu; vergi dairesidir 1.3.ÖZEL BEYANNAME Özel beyanname, dar mükellef kurumların Türkiye‘de elde ettikleri arızi kazançları ve değer artıĢ kazançlarını beyan ettikleri beyannamedir Örneğin bir defaya mahsus olmak üzere Türkiye‘de ulaĢtırma iĢi yapan yabancı bir firma, ulaĢtırma faaliyeti karĢılığında elde ettiği kazancı, kazancın elde edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde özel beyanname ile beyan eder ve aynı sürede vergisini öder. KURUMLAR VERGĠSĠ II 1.1.1KV’DE GEÇĠCĠ VERGĠ UYGULAMASI —Bir takvim yılında dört adet geçici vergi dönemi vardır. Geçici vergi üçer aylık dönemleri izleyen 2. ayın 14. günü akĢamına kadar beyan edilir ve 17. gücü akĢamına kadar ödenir —Kurumlar Vergisi Geçici vergi oranı %20‘dir.

1.1.2.VERGĠNĠN ÖDENMESĠ —hesap dönemini izleyen dördüncü ayın sonuna kadar bir defada vergi ödenir

1.2..MUHTASAR BEYANNAME Muhtasar beyannameyi stopaj yapanlar vermektedir. -kurumlar; ―vergi sorumlusu‖ sıfatı ile vergi kesmektedirler. Bu Ģekilde kesilip vergi dairesine yatırılan vergiler, daha sonra kesintiye tabi olan kurumun vergisinden düĢülür. -Stopaj Oranı %15‘dir. -Stopaj aylık yapılmaktadır. -Bir ay içinde kesilen vergiler izleyen ayın 23.günü akĢamına kadar MUHTASAR BEYANNAME ile beyan edilecek ve 26. günü akĢamına kadar ödenecektir.

A.KURUMLARDA TASFĠYE, BĠRLEġME, DEVĠR VE BÖLÜNME HALLERĠNDE MATRAHIN TESPĠTĠ A.1.TASFĠYE: Bir iĢletmenin mevcutlarının ve borçlarının belirlenmesi, alacakların tahsil edilmesi, mevcutların nakde çevrilmesi ve borçların ödenmesi sonucunda kalan nakdin ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasıdır. Tasfiye Dönemi: tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde hesap dönemi yerine TASFİYE DÖNEMİ geçerli olur. TASFĠYE BEYANNAMESĠ: tasfiye memurları tarafından verilir. 1.tasfiye aynı yıl içinde baĢlayıp biterse, tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde 2.tasfiye dönemi baĢlangıcı ve bitiĢi farklı yıllarda ise tasfiye döneminin kapandığı ayı takip eden 4.ayın 25.akĢamına kadar beyannamelerini verirler.

69 SERVET ÜZERĠNDEN ALINAN VERGĠLER I EMLAK VERGĠSĠ
A.BĠNA VERGĠSĠ A.1.KONUSU A.2. Verginin Mükellefi -Türkiye sınırları içinde bulunan binalar Bina -binanın sahibi, Vergisine tabidir. Bina kavramı; yapıldığı madde -varsa intifa hakkı sahibi, ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki -her ikisi de yoksa binaya sahip gibi sabit inĢaatın hepsini kapsar. tasarruf eden gerçek ve tüzel kiĢilerdir. -Bina vergisi alınırken bina mütemmimleri (binanın tamamlayıcı parçaları) de bina ile birlikte nazara alınır NOT: yüzer havuzlar, sair yüzer yapılar, çadırlar ve karavanlar bina sayılmaz. Örneğin gemiler bina sayılmamaktadır. Ancak deniz veya göllerin A.3. VERGĠNĠN MATRAHI, içerisine yapılmıĢ tesisler bina kapsamına ORANI, dâhildir.(alabalık tesisleri) -matrah; emlak vergisi kanunu hükümlerine göre belirlenen değerdir. -bina vergisinin oranı; binalarda %0,2 meskenlerde %0,1 büyükĢehir belediye sınırlarında bu oran 2 katı uygulanır. B.ARSA VE ARAZĠ VERGĠSĠ B.1.KONUSU B.3. Verginin Matrahı-ORANI ve -Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve Hesaplanması arsalar Arazi Vergisine tabidir. -Verginin Matrahı Arsa ve arazinin -Arsa, Belediye sınırları içinde belediyece ―vergi değeri‖dir. parsellenmiĢ arazilerdir. -arsa ve arazi vergisinin oranı -Belediye sınırları içinde veya dıĢında Arazilerde %0,1 bulunan parsellenmemiĢ araziden Arsalarda %0,3 hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı BüyükĢehir belediyesi sınırları Bakanlar Kurulu Kararı ile belli edilir. içerisinde bu oran 2 kat uygulanır B.2.MÜKELLEFĠ -arazinin maliki, -varsa intifa hakkı sahibi -her ikisi de yoksa araziye malik gibi tasarruf edenlerdir. -Ancak arazinin ortak olması durumunda her bir hissedar hissesi oranında mükelleftir.

1.EMLAK VERGĠSĠNDE MUAFĠYET VE ĠSTĠSNALAR —Kamu kurumları, balıkçı kulübeleri, tersaneler, su bentleri, ibadethaneler, mezarlıklar 1.Yeni biten binalarda binanın bittiği yılı takip eden yılın baĢından itibaren ¼‘ü 5 yıl süreyle muaftır. 2.turizm teĢvik muafiyet 5 yıl 3.DPT tarafından geri kalmıĢ bölgelere verilen sinai tesislerin muaflığı 5yıl 2.GEÇĠCĠ MUAFĠYETLER 4.organize sanayi siteleri 5yıl 5.doğal afet nedeniyle yeni inĢa edilen binalarda 10yıl 6.üzerinde tarım yapılmayan arazinin ( bataklık, çoraklık) tarıma elveriĢli hale getirilmesinde 10 yıl 8.bir arazinin bağ, bahçe haline getirilmesi 2-15yıl 7.insan emeğiyle orman haline getirilmiĢ arazide 50yıl

3.TARHI -Emlak vergisi BELEDĠYELER tarafından tarh ve tahsil edilir. Emlak vergisi, emlakin bulunduğu yerdeki belediye tarafından 4 yılda bir OCAK – ġUBAT aylarında tarh edilir. -verginin ödenmesi ise 2 eĢit taksitte olur; 1. taksit: MART –NĠSAN – MAYIS (son ödeme 31mayıs) 2. taksit: KASIM

70 SERVET ÜZERĠNDEN ALINAN VERGĠLER II MOTORLU TAġITLAR VERGĠSĠ
1.Verginin Konusu —motorlu kara, deniz ve hava taĢıtları olup aĢağıdaki ifade edilmiĢtir. a) Karayolları Trafik Kanununa göre trafik Ģube veya bürolarına kayıt ve tescil edilmiĢ bulunan motorlu kara taĢıtları, b) UlaĢtırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne kayıt ve tescil edilmiĢ olan uçak ve helikopterler, 2.Verginin Mükellefi —MTV‘nin mükellefi; trafik, belediye veya liman sicili ile UlaĢtırma Bakanlığınca tutulan sivil hava vasıtaları sicilinde adlarına motorlu taĢıt kayıt ve tescil edilmiĢ olan gerçek ve tüzel kiĢilerdir. 3.Vergiyi Doğuran Olay —Mükellef adına yukarıda sayılan mercilere taĢıt kayıt ve tescilinin yapılmasıdır. Yeni araç alınması durumunda aracın sıfır veya ikinci el olmasına göre vergiyi doğuran olay ve mükellefiyetin baĢlangıcı farklılık arz etmektedir. —Sıfır alınan araçlar; takvim yılının ilk altı aylık döneminde alınmıĢ ve kaydı yaptırılmıĢsa mükellefiyet mali yılın baĢında baĢlamaktadır. Eğer takvim yılının ikinci altı aylı döneminde alınmıĢsa ikinci altı aylık dönemin baĢından itibaren baĢlamaktadır. —Ġkinci el araçlarda; takvim yılının birinci altı aylık döneminde alınıp kaydı yaptırılan araçlar için ikinci altı ayın baĢından itibaren baĢlarken, ikinci altı aylık döneminde alınanlar için izleyen mali yılın baĢında baĢlamaktadır.

4.Verginin Tarhı ve Ödenmesi —MTV, aĢağıda belirtilen matrah ve tarifelere göre taĢıtların kayıt ve tescilinin yapıldığı yerin vergi dairesi tarafından her yıl Ocak ayının baĢında yıllık olarak tahakkuk ettirilmiĢ sayılır. Tahakkuk ettirilen vergi, ayrıca mükellefe tebliğ olunmaz ve vergi tahakkuk ettirilen günde tebliğ edilmiĢ sayılır. —MTV her yıl Ocak ve Temmuz aylarında iki eĢit taksitte ödenir. Takvim yılının ilk altı ayında, taĢıtın bünyesinde bir değiĢiklik olması veya verginin artırılması veya azaltılması halinde ikinci taksit, yeni duruma göre ödenir.

1.Matrahı ve Tarifesi Verginin matrahı; Motorlu taĢıtlarda vergi matrahı spesifik matrah (miktar esası)tır. Motorlu taĢıtlarda vergi matrahı, yaĢ, ağırlık, hacim, kalkıĢ hızı gibi fiziki ölçülere göre belirlenmektedir. Vergi tarifesi; Vergi tarifesi araç türüne göre dört ayrı liste Ģeklide belirlenmiĢtir. I sayılı tarife: Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taĢıtları, Motosiklet (yaĢ, silindir hacmi) II sayılı tarife: Minibüs, Panel van ve motorlu karavanlar, Otobüs ve benzerleri, Kamyonet, kamyon, çekici (yaĢ, koltuk sayısı, ağırlık, silindir hacmi) III sayılı tarife: Yat, kotra ve her türlü motorlu özel tekneler.(motor gücü, lüks) (KALDIRILDI) IV sayılı tarife: Uçak ve helikopterler gibi hava taĢıtları (yaĢ, azami kalkıĢ ağırlığı) NOT: UNUTMA Traktör, jetski, golf arabası vb. araçlardan MTV alınmaz. ÖTV alınır. NOT2: III sayılı tarifede yer alan araçlardan MTV alınması 5.6.2009 tarihinde yayımlanan 5897 sayılı kanunla yürürlükten kaldırıldı

71 SERVET ÜZERĠNDEN ALINAN VERGĠLER III VERASET VE ĠNTĠKAL VERGĠSĠ
1.KONUSU 1.Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan Ģahıslara ait malların (ister yurt içinde isterse yurt dıĢında olsun) 2.Türkiye'de bulunan malların (ister yerliye ister yabancıya ait olsun) 3.Türk tabiiyetinde bulunan Ģahısların yabancı memleketlerde iktisap edecekleri malların 4.Veraset veya herhangi bir yolla karĢılıksız(ivazsız) olarak bir Ģahıstan diğer Ģahsa intikalidir (VĠVK m.1). —Verginin konusu incelendiğinde, ―veraset yoluyla gerçekleĢen intikaller‖ ve ―diğer yollarla gerçekleĢen karĢılıksız intikaller‖ olmak üzere iki ayrı alt konunun olduğu gözlemlenmektedir. —Veraset yoluyla gerçekleĢen intikallerde, ölen kiĢinin bıraktığı mirasın vergilendirilmesi söz konusudur. Burada her bir mirasçı, kendisine düĢen miras payı üzerinden vergi ödemektedir. —Diğer yollarla gerçekleĢen karĢılıksız intikaller, yarıĢ ve çekiliĢlerde kazanılan ayni veya nakdi mallar, bağıĢlar, hediyeler vb. mal intikalleridir. 2.MÜKELLEFĠ -Verginin mükellefi kendisine mal intikal eden gerçek veya tüzel kiĢilerdir. -Veraset durumunda verginin mükellefi, mirasçılardır. - YarıĢ ve müsabaka vb. organizasyonlardan ikramiye veya bahis kazanılması durumunda mükellef, ikramiye veya bahsi kazananlardır. -Benzer Ģekilde bağıĢlarda, kendisine bağıĢ yapılan kiĢiler vergi mükellefidirler. 3.VERGĠYĠ DOĞURAN OLAY Vergiyi doğuran olay, vergiye tabi bir malın intikal etmesidir. Veraset yoluyla intikallerde, ölen kiĢinin bıraktığı mirasın mirasçılara dağıtılmasıdır. YarıĢ ve çekiliĢlerde, yarıĢ veya çekiliĢin kazanılmasıdır. 5. VERGĠ MATRAHI Veraset ve intikal vergisine tabi olan mallar, gayrimenkul mallar veya menkul mallar olabileceği gibi iĢletmeler de olabilir. Bu nedenle, intikal eden malların ve diğer iktisadi kıymetlerin bedellerinin bilinmesi vergi matrahını hesaplamak için önemlidir. Veraset ve Ġntikal Vergisinin matrahı, intikal eden malların Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bulunan değerlerinden oluĢmaktadır. 6.VERGĠNĠN TARĠFESĠ Veraset ve Ġntikal Vergisi artan oranlı vergi tarifesine göre alınmaktadır. Tarife oranları; veraset yoluyla intikallerde daha düĢük(%1-%10arasnda), karĢılıksız intikallerde ise daha yüksek(%10-%30 arasında) uygulanmaktadır. Ayrıca bir kiĢiye ana, baba eĢ ve çocuklarından (evlatlıklar hariç) karĢılıksız mal intikali halinde vergi, karĢılıksız intikallere iliĢkin tarifede yer alan oranların yarısı uygulanarak hesaplanır. 7.VERGĠNĠN TARHI VERASET; ölen kiĢinin ikametgâhının bulunduğu vergi dairesi BAĞIġ; Malları alan kiĢinin ikametgâhının bulunduğu vergi dairesi VĠV‘de ön ve son tarhiyat olmak üzere iki ayrı tarhiyat yapılır. Ġlki mükellefin beyanı üzerine, ikincisi idare tarafında değerleme ile yapılan tarhiyattır. 9.VERGĠNĠN ÖDENMESĠ 3 yılda 6 eĢit taksit halinde MAYIS-KASIM aylarında ödenir.

4.MUAFĠYET VE ĠSTĠSNALAR -Kamu kurumların, siyasi partiler, konsolosluklar -çeyiz yüz görümlülüğü, drahomalar -ölen kiĢiye ait kılıç, madalya, saat gibi kiĢisel eĢyalar -her çeĢit sadakalar

8.BEYANNAME VERME SÜRESĠ Veraset Yoluyla Ġntikallerde Her ikisi de aynı ülkedeyse(TR-TR, ALM-ALM); 4AY Sadece 1‘i Türkiye‘de ise(TR-ALM,TR-FR) 6AY 2‘si de farklı yabancı ülkedeyse(FR-ALM,FR-ĠNG) 8AY BağıĢ durumunda 1AY Gaiplik durumunda 1AY Diğer Ġvazsız(karĢılıksız) Ġntikallerde YarıĢma, çekiliĢ ve müsabakaların yapıldığı günü izleyen ayın 20.günü akĢamına kadar.

72 HARCAMALAR ÜZERĠNDEN ALINAN VERGĠLER I KATMA DEĞER VERGĠSĠ
1.KONUSU —Her türlü ticari, sınaî, zirai ve mesleki faaliyet içerisinde yapılan teslim ve hizmetlerdir. —her türlü mal ve hizmet ithali —diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler(doğalgaz, posta, telefon, su…) —iĢlemlerin Türkiye‘de yapılmıĢ olması gerekir. 1.1.TESLĠM TESLĠM: bir malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere devredilmesidir. -Teslim sayılan haller 1.malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmiĢse, fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesiyle birlikte vergi doğmaktadır. 2.Kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması halinde her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılmasıyla vergiyi doğmaktadır. 3.Komisyoncular vasıtasıyla veya konsinyasyon suretiyle yapılan satıĢlarda, malların alıcıya teslimi, KDV‘nin doğduğu andır. 4.Malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi halinde, malın nakliyesine baĢlanması veya nakliyeci veya sürücüye verilmesiyle birlikte KDV doğar. 5.Su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji dağıtım veya kullanımlarında bunların bedellerinin tahakkuk ettirilmesiyle birlikte KDV doğmaktadır. 6.TRAMPA; iki ayrı teslim hükmündedir. 4.KDV’DE ORAN Yasal KDV oranı %10’dur.(BK bunu %1‘e kadar indirmeye 4katına kadar çıkarmaya yetkilidir.) %1-%8-%18 olarak ayrıca belirtilmiĢtir. 5.KDV’DE ĠNDĠRĠM ĠADE -bir vergilendirme döneminde indirilecek KDV toplam, hesaplanan KDV toplamından fazla ise aradaki fark ĠADE EDĠLMEZ, bir sonraki döneme devrolunur. 6.KDV’NĠN BEYANI, TARHI VE ÖDENMESĠ Bir aya ait olan KDV, diğer ayın 24. aksamına kadar beyan edilir. 26‘sı aksamına kadar ödenir. 2.Verginin Mükellefi -Katma değer vergisinin mükellefi, yapılan iĢlemin türüne göre değiĢmektedir. -Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde mükellef; Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde mükellef, mal teslimini veya hizmet ifasını gerçekleĢtirenlerdir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; mal teslimi ve hizmet ifasını gerçekleĢtirenlerin kanuni mükellef olduklarıdır. KDV‘nin nihai yükü ise tüketici üzerindedir. -Mal ve hizmet ithalatında mükellef: Ġthalatta mal ve hizmet ithal edenler vergi mükellefidir. -Transit taĢımalarda mükellef: Transit taĢımalarda gümrük veya geçiĢ iĢlemine muhatap olanlar verginin mükellefidir.

3.KDV’DE ĠSTĠSNA UYGULAMALARI 1.DıĢ Ticarete Yönelik Ġstisnalar —Ġhracat Ġstisnası —Ġthalat Ġstisnası 2.TaĢımacılıkla Ġlgili Ġstisnalar Makine-Teçhizat Alımları Ġle Ġlgili Ġstisnalar; 3.Kıymetli maden ve petrol aramaları ile ilgili istisna 4.Diplomatik Ġstisnalar 5. Ulusal Güvenlikle ve Askeri Amaç TaĢıyan Ġstisnalar 6. Kültürel ve Eğitim Amaçlı Ġstisnalar 7.Sosyal Amaç TaĢıyan Ġstisnalar Not: istisnadan vazgeçenler 3 yıl geçmedikçe tekrar istisnadan yararlanamazlar.

7.MATRAHA DAHĠL EDĠLECEK VE EDĠLMEYECEK UNSURLAR 1.DAHĠL EDĠLECEKLER - sigorta farkı, vade farkı, kur farkı - yükleme boĢaltma ve ambalaj giderleri -komisyon giderleri, vergi, resim, harçlar 2.DAHĠL EDĠLMEYECEKLER -Ġskontolar -hesaplanan KDV

73 HARCAMALAR ÜZERĠNDEN ALINAN VERGĠLER II
KONUSU
KDV Türkiye sınırları içindeki her türlü ticari ve mesleki amaçlı mal teslimi ve hizmet ifası ile mal ve hizmet ithali.

MÜKELLEFĠ
Bu malları teslim eden ya da hizmeti ifa edenler ile ithal edenler.

ORANI
-Yasal oran %10 -I sayılı cetveldeki ürünler %1 (ekmek, gazete) II sayılı cetveldeki ürünler %8 (et, süt, peynir vb.) -I ve II sayılı cetvelde yer almayan tüm ürün ve hizmetler için %18 (genel oran) I sayılı cetveldeki ürünler için maktu (spesifik), II, III, IV sayılı cetvelde yer alan ürünler için ürün bedeli üzerinden belirlenmiĢ oran (advalorem) tutar alınır (örn. Arabanın satıĢ fiyatının %25'i)

BEYAN VE ÖDEME
Vergilendirme dönemi 1 aydır. izleyen ayın 24. gününe kadar beyan, 26. gününe kadar ödeme.

ÖTV

BSMV

AĢağıdaki ürünlerin imal (üretim) ve ithalinde ilk iktisap; I Sayılı cetvel (Petrol ve türevleri) II Sayılı cetvel (motorlu taĢıt) III Sayılı cetvel (Alkol, tütün, kolalı ürün ve türevleri) IV Sayılı cetvel (parfüm, kürk gibi lüks ürünler televizyon, bilgisayar gibi elektronik eĢya) Banka, Banker ve Sigorta ġirketlerinin yapmıĢ oldukları muameleler (iĢlem) sonucu lehlerine geçen paralar.

I, II, III ve IV sayılı cetvelde yazılı ürünleri ithal ya da imal edenler.

I sayılı cetveldeki ürünler için 15 günlük vergilendirme dönemi ve 15 günü takip eden 10. güne kadar beyan ve ödeme, diğer cetvellerde yer alanlar için birer aylık vergilendirme dönemi ve izleyen ayın 15. gününe kadar beyan ve ödeme. Sadece !l sayılı cetvelde kayıt ve tescili zorunlu' . araçlara için kayıt ve tescilden önce ödeme yapılır. Bir aylık vergilendirme dönemini takip eden ayın 15. gününe kadar beyan ve ödene yapılır.

Banka, Banker ve Sigorta ġirketleri

ÖĠV

ġANS OYUNLARI DAMGA VERGĠSĠ

Her nevi cep telefonu iĢletmecileri tarafından verilen tesis, devir, nakil ve haberleĢme hizmetleri; Radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine iliĢkin hizmet verilmesi. MüĢterek bahis (at yarıĢı, iddaa vb.) ya da Ģans oyunları (Ģans topu, sayısal loto, on numara vb.). ĠĢlemlerin tevsik (belgelemek) edilmesini belgeleyen veya ona resmi hüviyet veren kağıtlar.

Bu hizmetleri sunan iĢletmeciler.

-Yasal Oran %15 Bankalar arası mevduat, aracı kurumlar arasındaki borsa para piyasası muameleleri, Devlet tahvili ve Hazine bonolarının vb. menkul kıymetlerin iktisap ediliĢi, vadesi gelmeden elden çıkarılması, repo iĢlemlerinde kullanılması %1 Kambiyo iĢlemlerinden %0,1 (bankalar arası %0) Diğer tüm iĢlemlerden %5 - Maktu tutar (spesifik) ve değer üzerinden alınan oran (advolorem).

Bir aylık vergilendirme dönemini takip eden ayın 15. gününe kadar beyan ve ödeme

Oyunu düzenleyen (oynayan değil) Bu belgeleri imza eden ya da ibraz edenler.

Spor müsabakalarına dayalı müĢterek bahislerde % 5, at yarıĢlarında % 7 ve diğer Ģans oyunlarında % 10'dur. Advaloremdir. - Maktu tutar (spesifik) ve değer üzerinden alınan oran (advolorem).

Bir aylık vergilendirme dönemini takip eden ayın 20. gününe kadar beyan ve ödeme yapılır. istihkaktan kesinti (kaynakta kesinti) ve makbuz karĢılığı ödemede ertesi ayın 20. gününe kadar muhtasar beyanname ile beyan 26. gününe kadar ödeme, damga basma halinde peĢin ödenir. Verginin tebliğini takiben (gümrük beyannamesinin tescili) 10 gün içinde, teminat gösterilerek 30 gün daha uzatılabilir.

GÜMRÜK VERGĠSĠ

Gümrük hattından geçerek Türkiye'ye ithal edilen eĢyalar. Vergi Usul Kanuna tabi olamayan tek vergidir.

EĢyanın sahibi veya taĢıyıcılar.

- Maktu tutar (spesifik) ve değer üzerinden alınan oran (advolorem).