IÇINDEKILER
[Önsöz jPinlandiya Kalevala hakkında bilgi Elias Lönnrot R u n, o 1. (Destana g i r i ş ) Runo 2 (Ozan h a y a t a .alışır) R u n o 3.... ! (Ozan - Joukahainen) Runo 4 ; (Aino'nun ölümü) |R u n o 5 I (Ozan . balık kız)
i

V VIII XIX XXIV
1

I3 23 „
38

5 3

R u no 6 (Ozan v u r u l u r ) R u n o 7 (Ozan Pohjola'da) Runo 8 (Ozan kız ister) R u n o 9. (Tedavi) R u n o 10 (Sampo) R u n o 11 (Çapkın Lemrainkainen)"*»--.. \

5 9

6 5

75
8 2

92 106

107306

R u n o 12.' (Lemminkâinen P o h j a ' d a ) R u n o 13 (Lemminkâinen kız i s t e r ) R u n o 14 (Lemminkâin en 'in ölümü) R u n o 15 (Lemminkâinen'in dirilişi) R U n o 16 (Ozan kayık y a p a r ) R u n o 17 (Ozan dev'in k a r n ı n d a ) R u n o 18. (Gemi tamamlanır) R u n o 19 (timarinen kız ister) R u n o 20 (Diığün hazırlığı) İt u n O 21 (Düğün ziyafeti) İt. II 11 o 22 ((talinin tesellisi) II. u n O 23 (Geline iifcütler) lf, u n O 24. (Damada öğütler) ıt, vı n o 25 ((«i linin karşılanması) S li z 1 ti k

118' 132 140= 152 167 177 191. 209 223 239 252 269 '..,........ 295
3 0 9

329'

IV

miyeti'nin 1940 talihinde, yirminci baskı olarak, yayınladığı ve Elias Lönnrot'un bir önsözünü ilıtiva eden Fince ashndan çevrilmiştir . Kalevala, bir Destan olduğuna göre, tercemesinde, m ü m k ü n okluğ-u kadar, metne sadakat genektiği göz önünde tutulmuştur. Kalevala'nm yabancı dillere çevrilmesinde, çoğunlukla (nesir) yolu tercih edilmekte ve özetlemeye gidilmektedir; Finlandiya okullarında yapılan olağan • öğretimde de bu yol tutulur. Bu hâl, Destandaki konuların ve Destanın toplandığı dolayların özelliği ve dilinin bünyesi sebebiyle, zorunlu görülmektedir.
:

Kalevala, Ömer Seyfettin Bey Merhunı'un birkaç Runo tercemesi ve Saym M. Tâhir Alanğu'nun bir özetleme b r o ş ü r ü hariç, dilimize çevrilmemiştir; bunlar ise m a k s a d a elverişli değildir. Destan üzerinde tedkikat yapacaklara veya ileride bir b a ş k a terceme y a p m a k isteyecek olanlara yardımcı nitelikte olması gereken bu kitabın noksanlarına, ilgililer, tabiati ile işaret edeceklerdir; ancak, okurlarımızın, şu noktaları önemle göz •önünde tutmalarım gönlümüz ister: 1 — Terceme, Fince metne sadakat gayreti içinde yapılmıştır; 2 — A k t a r m a l a r ve ilâveler yapmaktan dikkatle kaçınılmıştır; V

3 — Özetlemeye, dil zorunluğu sebebiyle, istisnaî ahvalde gidilmiştir; 4 — Destandaki olayların bünyesine nüfûz edebilmek için, bizdeki duyuşlara göre, metnin esasını etkilemeyen bazı tâli konularda, gtsçiei ve cüz'î t a s a r r u f l a r d a bulunulmuştur; 5 — Özentili kelimelerden kaçınılmış, mısra'lara da uyularak (serbest nazım) tecrübe edilmiştir. Tedkiklerde kolaylık sağlamak için, yabanca dillerdeki Kalevala tercemelerinden bir kaçını bur a d a zikretmekte f a y d a gördük: a — Kalevala. Finlandiya Edebiyat Cemiyeti. 1940. Helsinki. b — Kalevala. Martti Havio. 1954. Porvoo* c — Kalevala. Marpon et Flammarion. 1867. Paris. d — Quinze recits du Kalevala. Jean Lous Perret. 1929. Helsinki. e — Kalevala. The land of the Heros. — W. F. Kirby. 1949. Londra. f — Der Kalewala oder die traditionelle poesie der Finnen. Dominico Somparetti. 1892. Halle. (Ankara, Millî Kitaplık. No. 1953. A. 1085.) g — Kalewala, Die Finnische volkssage von Helden und Zauberen. Else Steup und Kari Hobrecker. (Ankara. Millî Kitaphk. No. 1954. A. 863.) h — Kalewala. Das National — Epos der Finnen in der Übertragung. Anton Schiefner. VI

(Ankara. Millî Kitaplık. No. 1954. ;A. 103.) i — Kalevala, (Fince Metin). 1949. Lauko. (Ankara. Millî Kitaplık. No. 1948. A. 3176.) j — Kalevaladan Runo'lar. Ömer Seyfettin. T ü r k Y u r d u Mecmuası. Yedinci Yıl. Cilt. 14. Sayı. 3 — 7. 1341. İstanbzul. k — Kalevala. Finlandiyanın kahramanlık Destanı. M. Tâhir Alanğu. 1945 İstanbul.

Yekdiğerinin çok yakını olan iki insanın, ayrı ayrı mensubu oldukları asîl ve kardeş milletlere nâçiz hizmetler îfa etmek vs yakınlıklarını b i r başka yolda da dile getirmek iştiyakı içinde bulundukları suretiyle i f â d e olunabilecek, müşterek hislerinin mahsulü olan bu tercemenin yayınlanmasında gösterilen cesaret ve tesbit olunabilecek ş â i r kus u r l a r bağışlanır umııdundayız. 15/Haziran/1965. Ankara. Lâle OBTJZ — Muammer OBUZ

VII

FINLANDIYA
Finlandiya, Kuzey Avrupada, 337.009 Km 2 , bir alanı işgal eder, 305.396 Km 2 , sini toprak parçalan, 31.613 Km 2 , sini akar sular ve göller kaplar. Bu alanın % 71 i ormanlarla örtülüdür. 30.000 ada, 60.000 göl vardır. Nüfusu: 4.448.500 dir. Finlandiya'yı görenler, burada, ufukların enginliğini, gökyüzünün sonsuzluğa ulaşan masmavi derinliğini, hiçbir zaman unutamazlar. Tamamen onnan, göl ve adalarla kaplı düzlüklerde, görüş dâima uzaklardadır. Dağlara, sivri kayalara rastlanmaz; yerlerine sapasağlam oturmuş, yaşlı yuvarlak tepecikler, ağırbaşlı bir rahatlık manzarası hazırlamıştır gözlere.. Finlandiya'da dört mevsim biribirinden ayrılmaz; tabiatın değiştirdiği renklerle .yaşanır: Dört ay kış, göller bile, bembeyaz kar kaplanmıştır; ilkbahar ve yaz, yeşillikler ve mavi hâkimdir; sonbaharda ise, en açığından en koyusuna kadar, bütün renkler s a r m a ş dolaştır. Bilhassa, kuzeye çıkıldıkça bu renk kucaklaşmalarındaki hârikul'âdelik insana, bir hayâl âleminde yaşanıyormuş hissini verir. Tabiat, Fin Topraklarını şiirle süslemiştir; Fin Halkı da bu tabiatın etkisindedir. Finlandiya'da güneşin doğması ile batması, çoğunlukla, yekdiğerine karışır. Bu anı tesbit etmek VIII

gecelerin karanlığı içinde (Şimal Fecri) sessiz. Fin Halkı. U r a n l ı ğ ı bir m i k t a r kırar. pırıldar durur. onları bir dantel gibi süsler. örneğin. k u t u p hattının t a m üstüne rastlayan Rovaniemi şehrinde ve dolaylarında. Finlandiya'da kış günleri fırtına olmaz. Finli. kuzeyde ortalama '•> saattir. evini yapmadan önce Sauna'smı yapar. güneşin u f u k t a n devrildiği anda. taşların üstüne dökülen sudan çıkan IX . Y a z günleri karanlık yaşanmaz. yazın yirmi günü pırıl pırıl güneşli geçer. karın beyazlığı ile u f k u n ardında kalan güneşin ışıklarının âksi. Eylül'den m a r t a kadar. kış günleri çok kısadır: güneyde ortalama 6 saat. • Finlilerin hayatında Sauna — buharlı ham a m — pek mühim b i r yer işgal eder. Finlilerin meşhur sıcak hamamlarından — Sauna — çırılçıplak çıkmış. sobanın yerini tutan. biraz daha aşağılarda. bulutları aydınlatarak. Finliler. 70 gün. m ü m k ü n d ü r . bu soğuğa alışıktır. Tam kuzeyde. Finlandiya'da kışlar soğuktur.hemen de m ü m k ü n değildir. saat güneş vardır. kuzeyde. her evin mutlaka b i r Sauna'sı vardır. Sauna'da gözlerini açarlar. Her mevsim. daha kuzeyde Utzjoki'de. Laponya'da 24. kıpkızıl bir renk. güneş hiç batmaz. en soğuk ay da Şubattır. kışın güneş yüzü görülmez. Fin hamamı Sauna. taştan yapılmış b i r ocak ile veya bir nevi gömme tandırla ısıtılır. k a r l a r üzerinde oynayan çocuklara rastlamak çoğu zaman. Laponya'da ise.

Sauna'da. 120 s a n t i g r a d a kadar yükselebilir. nezâketleri. bağlı — agglutinante — bir dildir. Fin Dili. Fin yazı dili. diğer Avrupalılara kıyaslanamayacak kadar. h u ş ağacı yapraklı dallarından yapılmış demetlerle. Alışmayanlar için Sauna'da. Çiftlikler ve evler.000 nufuslu. buza girmek zorunludur. ormanların içine yayılmıştır. % 90 Fince konuşur. buhar alınırken. Rovaniemi şehridir. ciddi. demetler güzel koku çıkarmakta ve kan hareketini kamçılamaktadır. Toplu oldukları yer. X . Laponlarla Finlileri. Sauna'dan çıkınca soğuk bir duş y a p m a k ya da göle. Protestan Papazı Agrikola tarafından. aynı sanıklar. hastalanmak tehlikesi de görülmez. ilk defa. Fin Halkı çok çalışkan. Tevazuları. yarı göçebe hayatı yaşarlar ve İsveç ve Norveç'in kuzeyine de sirâyet ederler. aşırı ve kendilerine çok yakışan birer hususiyettir. hele uzun boylu durmak kolay değildir. Finlandiya'nın kuzey kutup hattından itibaren kuzeyinde. konuksever insanlardır.buharla terleme sağlanır. Halbuki. Sıcaklık. Hayat şartları y ü k sektir. Okuma yazma bilmiyen yoktur. modern şartlarla yeniden inşa halindedir. kara. Finlandiya'da köyler ve kasabalar. vücuda m a s a j yapılır. kutsal konulardaki yayınlarda kullanılmıştır. Buharın k u r u olması şarttır. 20. yabancılar. Laponlar ayrı bir ırktır. sesler azdır. göl kenarlarında ya da yamaçlarda ve mesâleli mahallerde bulunur. Kuzeyde toplu köy hayatı pek yoktur. Buz Denizine kadar uzanan sahalarında Laponlar oturur. ahenklidir.

İdil Kolu. tarla işleriyle meşguldür. E s k i Finlandiya'da aileler. Köle'ler. Ziya Gökalp «Türklerin Moğol. Ancak. asıl Fin Halkını teşkil eder. daha ziyade. göçle geldikleri bir gerçek k a b u l edilmektedir. menfaatler çarpışmakta. Fin Halkı üç sınıfa ayrılmaktadır: Aristokrat'lar. Estonlar'la birlikte. bilindiği üzere. Tonguz. Moğol sayılmaktadırlar. ırk beraberliği yoktur» sonucuna varmıştır. kavgalar eksik olmamaktadır. avcılıkla. çoğu çiftçi ve k ü ç ü k mülk sahibidir. (Dağmık aileler) hayatı yaşanırken. Antropoloji yönünden. hiç b i r medenî h a k k a sahip k a b u l edilmeyen kişilerdir. birleştikleri ve akrabalıklar k u r d u k l a r ı olağandır. balıkçılıkla. Kadın eve ve ev işlerine sıkı sıkıya bağlıdır. yabancılardır ve çoğunluğunu İsveç'liler teşkil etmektedir. Sarnoyed ve Finuvalılar ve Macarlarla olan bazı müşareketleri. Perm-Ural Kolu. Finlilerin. H ü r v a t a n d a ş l a r ise. Hür Vatandaşlar ve Köle'ler. Fin-Ugr'ların Baltık Kolu'nu teşkil ederler. Ailenin reisi erkek'tir. biribirlerinden uzak ve bağlantısız bölgelerde yaşamaktadır. siyasî ve medenî iştiraklerin neticesidir. bunların. bazı ilişkili iş konularında. Böylece.Finlandiya'nın tarihine gelince: Finliler. zengin ve memleketin umumî idaresinde söz sahibi kişiler dir. Aristokratlar. Macar Kolu'dur. Orta çağlardan önceki tarihlerde. Finliler. Türklerle olan a k r a b a l ı k ilişkileri kesin değildir. Kıyı XI . Orta Asyadan. Diğer kollar.

başta Alman'lar olmak üzere. dolayların yabancısı tüccarların oralardan uzaklaştırılması zorunluğu. büyük felâketlere uğramıştır. üncü yüzyıl ortalarında İsveç Krallığının egemenliği altındadır. Fin Halkı 14. 16 ncı yüzyılın ortalarında. Leipzig. Hiristiyanlık. yalnız aynı dili konuşan ve aynı âdet ve an'anelere bağlı yaşayan. yabancı •''ülkelere bağlantısını sağlayan ilk pazar yeridir. ' 13 ve 14. nci yüzyıl başlarında Turku Şehri'nde yayılmaya başlanmıştır. Fin Gençlerinin.üncü yüzyıllarda. Hükümetsiz. Hıristiyanlığın yayılması üzerine bu dinin tesirinde kendilerini birbirlerine daha da bağlı hissetmeye başlayan. aynı zamanda. evlendikXII . orta çağda. bir kere yanmış. İsveç Kralı Gustav Vaasa'nın oğlu Jean. kavgalı insanları toplamaya ve birlikte yaşatmaya sebep olmuştur. Sonraları Holandalı. Turku. in kızıdır. Finlandiya Dük'ü ilân edilerek T u r k u şehrine yerleşti. bir kere yakılmış ve bir kere do Danimarkalılar tarafından y a ğ m a edilmiştir. 12. kara ve deniz yollarının birleştiği bir ticâret yeridir ve Orta Çağlar'da 1500 . Turku. Finlandiya'nın ilk dış bağlantısı. Köln ve Upsala Üniversitelerinde öğrenime başladıkları görülmektedir. Fransız ve İngiliz tüccarlar Finlandiyal ı n iş hayatına girdiler. yabancı tüccarlar T u r k u Şehri'ni doldurmaya başladılar. Jean'm karısı. 1562 tarihinde. bu çağlarda Paris. merkezi idaresiz. Kuzey Almanya Memleketleri iledir. Polonya Kralı Sigsmonde I.2000 n ü f u s u ile Finlandiya'nın. îdare eden bir b a ş ı olmaksızın.yerlerde.

sonraları. bu tarihde. kuzeyde çıkan harplerde. birlikte anlaşarak. ö z i Kalesi'nde sığındı. 17. zaferi İsveç kazandı. yılık Barış Anlaşması yapan — 1700 — Rus Çarı Büyük Petro. nci yüzyılın sonlarında. kardeşi Norveç Kralı ile h a r b e t m i ş ve onu mağlup ederek. d o s t l u k k u r m u ş t u r . n ü f u s u n u n hemen yarışım Veba silip s ü p ü r m ü ş t ü r . — 1709 — Charles X I I . Çarlık Rusyası ile derttedir. Osmanlı İmparatorluğu ile 30. İsveç Krallığının başı. yönünü İsveç'e çevirmiştir. 18. Finlandiya'da bir İsveçli Umumî Vali bulunmaktadır. ilk temas. Poltava'da Ruslarla tutuştuğu bir savaşta yenildi. bu sıralarda. Finlandiya Dük'li Jean. isveç'e saldırdılar.Ieri zaman. İsveç hâkimiyetini devam ettirmektedir. Millî bir şuurla gelişmeye başladığı devrin ortamıdır. Fin Halkının. bütün cihazını beraberinde getirdiği ve bu p e k değerli eşya arasında. Danimarka. Lehistan hududunda yeni k o m ş u olduğu İsveç ile. Bu sıralarda. — 1707 — Osmanlılardan yardım görebileceğini. Bender Muhafızı Y u s u f P a ş a yoluyla yapılmış ve elçi gönderilmiş ve kabul edilmiştir. Bu çağda. Osmanlı İmparatorluğu. inci yüzyıl. Fin Halkı büyük zarar görmüş. Lehistan ve Rusya. yaralı olarak Osmanlı İmparatorluğuna. — Demirbaş Kari — Avrupa'da . T ü r k ipeklileri'nin ve Halılarının da bulunduğu hâlâ söylenir. Çorlulu Ali Paşa Sadârette iken. İsveç'e Kral olmuştur.. oradan. bazı siyasî ilişkilerle de uman Charles XII. Kral Charles X I I . Polonya Prensesi'nin. XIII .

Fin SenatoXIV sunun da başkanıdır. Finlandiya'da söylenen bir m a r ş bu olayı ve diğer bir m a r ş da bu savaşı anar: 1) Uzun yıllar Balkanlarda savaştık. Kralın teslimini. b a ş k e n t Turku'dan Helsinki'ye nakledilmiştir. R u s işgalinde ve Büyük bir Dtikalık'dır. ısrarla. 1714 de memleketine gönderildi. Finlandiya Büyük Dükası'dır. Kızdı da kızdı. durmadılar. Konstantinopl'a varmadan önce . Kral Charles'in ısrarı üzerine ise. Osmanlı . Poltava yenilgesinden sonra İsveç Krallığı. Durmadılar. Rusya ile h a r b e girildi. Bugün.Rus Harbi'nde (1877) Rus Ordusu ile bazı Fin askerleri Balkanlara getirilmiştir. memleketinin idâresinde söz sahibidir. Finliler uzun zaman Ruslara k a r ş ı koymuşlardır. bir B a ş b a k a n yetkisi ile. baktı da baktı. bu memleketin bağımsız bir şekilde idaresini öngörmüştür. kabul edilmedi. Finlandiya topraklarından bir kısmını Ruslara bırakmıştır Petersburg şehri bu tarihlerde. 18 inci yüzyılda başlayan Fin Kalkınması 19 u n c u yüzyılın başlarında. Senden mutlu vatan yok! Bando çaldı kahramanlar y ü r ü d ü k . tarafından 10. Dayandık açlığa soğuğa! Ey sevgili anavatan güzel Finlandiya. Kalktı da kalktı. Giderken kendisine Osmanlı İmp a r a t o r u Ahmet III. Tuna'da hücuma geçtikleri bir sırada. Çar'm Helsinki'deki Genel Valisi. Finlandiya'nın İsveç'e olan yakınlığını da nazara alarak. Rus Çarı Petro. Rus Harpleri sebebiyle.Bender Kalesi'ne nakledilerek. bu istek. — 1711 Prut Muharebesi — Charles XII. Rus çarı Alexadre İsveç'e saldırdı. Ancak. 1500 maiyyeti üe — 15 i s u b a y —• beş yıl üç ay. bir kısım Osmanlı bot'ları h a s a r görmüştü. İsveç'in yenilmesi üzerine Finlandiya. Osmanlılardan istedi. Başta subayları olmak üzere. kızdı da kızdı. Finler ateş açınca zırhlı gemi XV . Türk Kralı sarayından görünce. Fin gençleri k a h r a m a n c a yürüdü. gelişme imkânları bulamadı. Türk Kralı sarayından dürbünle. Osmanlıların misafiri kabul edildi. bu bölgede inşa edildi. Tuna'da k ö p r ü geçtiler. Tuna'dan öte yana! 2) ( T ü r k Harbine giderken) Helsinki'nin limanından bin kahraman. Sınırları içinde' huzursuzluğun devamından kocunan ve diğer Devletlerle harpde btilunan — Osmanlılar — Çarlık. Türkiye'de kalmıştır.000 altun yolluk ve bir donanmış at ve 25 eğersiz at hediye edildi. tamamen Rusyaya terk olundu. 1809 da. Daldık Tuna sularına! Çocukları Balkan'da gömdük. Baktı da baktı. Ruslar. kalktı da kalktı. Senatonun İkinci Başk a m olan Finli. Rus Çarı aynı zamanda.

Fin Ana Dili'nde yapılmaya başlanan yayınlarla. yarı hasmâne ilk münâsebetlerine.Patladı. ' Çar Alexandre II. Iüleri ağzından derleyip yayınladığı Kalevala Destanı. döğüştir de döğüşür. sürâtli bir dil değişiminin birçok güçlükler meydana getireceği. bize pek yabancı geliik!z. bu tarihlerde. Resmî Dil olan İsveç'ceye k a r ş ı direnmeler yaygm bir hâle geldi. Fin yiğitler denizlerde harbeder. aydınlar arasında tartışma konusudur. patladı da patladı. (1806 . Finlandiya'yı ve Fin Milletini Türklere tanıtan ve sevdiren (Beyaz Zanbaklar Memleketinde) kitabı. Finlandiya'da Bağmısız ve kendi Anayasası olan bir Devlet teşkili. ilerlemede gecikmeye yol açacağı. bu devrin hikâyesidir. açar. sözü geçen bir İçişidir. Döğüşür. Kuzey Memleketleri ile ve bu arada Finliler ile eski ve pek dostane ve Rusların zoruyla. Bu hareketin öncüsü olan Johan Wilhlem Siıellman'dır. V. Elias Lönnrot'm Fin Köy. b i r vesile ile. kısaca temas edivermış olduk. Snellman Senatördür.1881 > Hu zamanların Finlandiya'sı. devrinde J. Fin Dili'nin yetersiz olmadığını isbatlamıştır. Fin Dilinde öğrenime ve öğretime izin verilmiştir. Rus idarecileri yanında. Yetersiz tanınan Fin Dili'nin. bu m a k s a t l a Basın Hürriyetinin XVI . Memlekette kimler bekler toprağı. Delâletiyle. Ancak. (Türklerin. b u r a d a .) 19 uncu yüzyılın sonlarında. Fin Milliyetçiliği yeniden hız aldı. kültürüne hizmet edip etmiyeceği. açar da açar. Arkları.

l918 de ilk tanıyan devletler arasındadır. Finliler buna benzer talepleri reddetmiştir.Şubat. V a r ş o v a ' d a imzalanan muahedenâmede: (Türkiye Cumhuriyeti ile Finlandiya Cumhuriyeti ve bunların teb'aları arasında. 12 M a r t i 940 da. Almanyanın Rusyaya taarruzundan sonra ise XVII . (1894 .eli. Fin Parlemantosu hemen teşkil olundu. zamanına rastlar./ 9. bağımsızlık kavgasına giriştiği devre Çar Nicolas II. Finlandiya'nın bağımsızlığı 6. açıkça. Doğu Karelia'yı Ruslara terkeden b i r mütârekeyi k a b u l etmek zorunda kaldı. Bunun üzerine.1917) 1917 de.irilmesi yolundu büyük emekler harcanmıştır. Finlandiya'nın Rusya'ya karşı. 1924 de.sağlanması. Finlandiya ile münasebâtı keserek. Rusya'da Çarlığın devrilmesi üzerine. İlk elçimiz o zamanki Stockholm maslahatgüzarımız Haydar Bey'dir. Milli Birlik Kabinesi. General Mannerheim'â memleketin savunulması görevini verdi. 1878 de ayrı bir Fin Parası basılmış ve (Rus Çarı'nın muhafızı) aclı altında. bozulmaz ve samimî ve ebedî b i r dostluğun devam edeceği) k a b u l edilmiş ve diplomatik ilişkiler kurulm u ş t u r . Ruslar Finlandiya'yı a s k e r î üsler sağlamak amacıyla tazyik altında t u t m a k t a idiler. bağımsız Fin Devletini 21. İkinci Cihan Savaşına t â k â d d ü m eden günlerde.12. Türkiye.1939 da Rusya.1917 tarihinde ilân edilmiştir. ticaret hayatının p.Ekim.şl. bu memleketi kısmen işgal etmiştir. Bir yıldan f a z l a bir zaman Ruslarla k a h r a m a n c a savaşan Finlandiya.Aralik. 29. bir de o r d u k u r u l m u ş t u r .

memleketini koruyan en kudretli kumandandır. silâha sarıldı. • \ XVIII .000 Km 2 .Haziran. 1947 denberi.1941 de Rusyaya karşı. Finlandiya. Ruslarla ikinci mütârekeyi imzalayan Finlandiya 1940 daki arazi durumunu muhafaza -etmek ve Rusyaya 300 Milyon Dolar harp tazminatı Ödemek şartı ile yükümlü sayıldı! 53. tekrar. sükûn içinde yaşamaktadır. (1947). sonraları Cumhur Başkanı da olmuştur.25. lik bir alanı kaybetti. Büyük asker ve tanınmış Devlet Adamı Mareşal Mannerheim (1867 . 1951) Rus İhtilâli sırasında Kızıl Ordu ve Bolşevik hareketlerine karşı koyan ve İkinci Cihan Savaşında istilâcılara karşı. İkinci Cihan Savaşının umumi d u r u m u içinde.

Kalevala'yı. Destanın bölgeden olmayan kişilere okunması yasak. uzun yıllar araştırmalar yapan Lönnrot. O sıralarda. halk arasında (türkülerin yabancılara söylenmesi kutsallığım bozar düşüncesi) yaygın olduğundan. 22. Finlilerin Ana Vatanı sayılan Karelia bölgesinde. yüzyıllardanberi ağızdan aktarıla gelen Destanı. gizli aktarılması hırsızlık sayılmakta idi. halk ozanları yoluyla. değerli bilgin Elias Lönnrot tarafından derlenmiştir. son bulduklarını da ekleyerek. yeni şekliyle. Çalışmalarına uzun yıllar emek veren Lönnrot. Oturarak söylenmesi hâlinde. halk arasına kolayca girebilmiş ve hastaları ile anlaşar a k . Elias Lönnrot. Bu âdet bugün. ilk olarak. el'ele tutuşularak. kadınlar Kalevala'yı daha iyi ezberlemiş ve nakletmiş görünmektedirler. doktor olduğu için.800 Dört + Dört = Sekiz heceli mısraXIX . 1835 de yayınlamıştır. çoğunlukla ayakat okunur. türküleri derleme imkânını bulabilmiştir. Destanın türküleri. Finlandiya'da aynen devam etmektedir. tek tek de okur ve söylerler.. Birlikte söylenen parçaların ardı sıra.K A L E V AL A Dünyaca tanınan Fin Destanı Kalevala. âhenge uyulup sallanılarak tekrarlanır. ozanlar. Erkeklere nazaran. tahta sıralara ata biner gibi yerleşilir.

Elias Lönnrot'u. kaside. Bu. yetiştirici v a s ı f t a olan dua ve nasihat p a s a j l a r ı . (Runo) hikâye.dan ibaret Runo'lar hâlinde. Değişik bünyeli olayları ve sözleri. esası teşkil eden. Homer ile kıyaslam a k isterler. ilhâm mânâlarına gelmektedir. yazılı hâle getirilen Kalevala'nın. Halk Ozanlarının. sâde bir üslûp ile kaleme almakta gösterdiği başarıyı öğen bilginler. ikinci defa yayınlamıştır. türkü. Bilhassa. mitolojik ve tarihi olaylar arasında mâniler. yüzyılların ötelerinden devredegelen sözlerde işlerine geldiği surette tasarruf edeceklerini ve içinde yaşadıkları içtimaî şartları ve hissiyatlarını. etki. Kalevalanm tüm metni budur. destanda pek belirli olarak ortaya çıkar. Böylece. Fin Dili'nin •yetersizliğinin söz konusu edildiği bir devrede. terbiye edici . aslında putperest ve efsanevî özelliği olan Kalevala Destanı. 12 nci yüzyılda yayılmaya başlayan Hıristiyanlığın etkisinde de kalmıştır. üzerlerinde dikkatle durmayı gerektiren kâideler koymaktadır. mersiyeler önem taşır. Bu kısımlar. bir nevî (İlmi Hâl) mesâbesindedüv Destan. aşk şiirleri. hususiyetlerinden pek çoğunu kaybetm i ş olacağı aşikârdır. (1849).öğretici. Söylenen haliyle toplanıp. bunların arasına sıkıştıracakları tabiî olarak düşünülmek lâzımdır. Destanda. şiir. XX . Fin Folkloru'nu da iyice intikâl ettirmiştir.

Kalevala, bugiin bilinen destanların başta gelenlerindendir: «yalnız Hind Edebiyatında örneğine rastlanan ince tabiat duyuşu, Kalevala'da bir özelliktir» ve «Kalevala, İlyada'dan aşağı kalmaz» ve «Homer Edebiyatı, Almanların Niebelungen'i ve Fransızların Roland E f s a n e s i Türküleri ve Kalevala Destanı dünyanın tek epopeleridir» denilir. Kalevala Destanındaki mısralarda, aynı mânâya gelen değişik kelimelerin sıralanışı, bir sözün veya bir fikrin hemen b i r b a ş k a suretle ifâdesi tarzı, Destanın öz dili Fince'de ahenk sağlamaktadır. .Hikâyelerin aslında mevcut şiir niteliği, bu suretle ve nazım kalıbına da sokulmuş olmakla, bir b a ş k a değer kazanmıştır. Kalevala'nm b a ş k a dillere çevrilmesinin kolay olmadığında h e r k e s birleşir; Karelia lehçe ve kelimelerini iyi bimliyen Finlilerin bile zorluk çekecekleri kısımlar olduğu, Finliler tarafından ifâde olunur. Bunun için, öğretiminde ve pek çok yayınlarda, bu kısımlar ihmâl edilmektedir. Uzun uzadıya tarif ve izahata lüzum duyulmaktadır. Olayların mahâlliliği kadar, eşya ve tabiatın özelliği ve duygular kendine has'dır. En başarılı çevirilerin Macarca'ya ve İtalyan'caya olduğu bilinir. Destanda, cereyan eden olayların mahâllerinin ve kahramanlarının yekdiğerleriyle olan alâkaların ı n ve hakikat ile hayâllerin kesinlikle belirmemesi, çevirmede bir zorluk sebebi olduktan b a ş k a , olcuyu, cuyu veya dinleyenleri yorabilirdi. Ancak, biraz evvel işaret ettiğimiz, asıl metindeki ahenk, çevirmelerde açığa çıkan bu mahzuru bertaraf etmektedir. XXI

Okuyanlar veya dinleyenler, bir ayrım, y a p m a k .veya bir ilişik k u r m a k t a n ise, verileni almak ve olayı y a ş a m a k l a yetinmektedirler. Finlandiya tabiatının ve Fin Tarihinin etkisinde- bulunan destanda, ana konu, iki halk topluluğunun, zaman zaman, yekdiğerlerine yaklaşıp' uzaklaşmalarıdır: Finlandiya'nın güneyinde yaşayan halklar, kuzeydeki halk topluluklarının rekâbeti ile k a r ş ı karşıyadır. Asıl Fin Halkı, güneydeki Kaleva halkıdır; bunlar, k a h r a m a n kişilerdir. Kuzeydeki karanlık, soğuk, bilinmeyen diyarlara uzanan bölgede oturanlar ise, Pohjola'lılardır, b u n l a r kötü, esrarlı kişilerdir. Acaba, bu iki toplum halkı ayrı ayrı ırktan mı. y o k s a aynı ırktan mıdır? Bu sorunun cevabı, kesinlikle, verilememektedir. Bazı bilginler, ezcümle, Elias Lönnrot Fohjola Halkı'nm Laponlar olması lâzımgeîdiği kanısında değildir: «Laponya, Destanda kaydedildiği haliyle, hiçbir vakit Pohjola k a d a r zengin ve kuvvetli olmamıştır; gerek Kalevalı'lar ve gerekse Pohjolalı'lar aynı dili konuşmaktadırlar. O halde, P o h j a ve Kaleva halkları, men'şelerinde Fin Irkından ve kavmindendirler. Tarih, Laponya lehine, diğer halklara hâkimiyet kaydetmez» demektedir. Kalevala Destanında, Orta Asyadaki Şamanizm ve Totemiz-m'in izlerine rastlandığına ve Kozmogonisinde benzerlikler bulunduğuna' değinmek yerinde olur: XXII

Çalgıya ve söze, ş a r k ı y a tanınan sihirli kuvvet; ateşe, aydınlığa, kızıl renge, demire, b a k ı r a verilen önem; karanlık, soğuk ve k a r a renge k a r ş ı duyulan itimatsızlık, kozalaklı çam, meşe, h u ş ağaçlarının ve Sampo gibi bazı eşyanın kutsallığı; kılık değiştirmeler, kıyafetlerdeki süsler, ziyafetlerdeki âdetler ve yenilip içilen şeyler, dünyanın ve ozanın yaradılışı şekli, örnek olarak sayılabilir. Fin Edebiyatı, musikisi ve resmi destandan ilhâm almaktadır. Aleksi Kivi, Sibellius ve Gailen Kalela bu konuda şaheserler yaratan sanatçılardır, dehâlardır.

XXIII

Kalevala Destanı'nm toplayıcısı — yazarı demek de mümkün —• Elias Lönnrot, 1802 de Finlandiyada Samaatti k a s a b a s ı n d a doğdu. Asıl mesleği doktorluktur; dilci, hâlkiyatçı olarak şöhret yapmıştır. 1833 de, Belediye Doktoru olarak yerleştiği Kajaani Kasabasında, Kalevala üzerindeki araştırmalarına başladı. 1835 de, Destanın ilk derlenen kısmını yayınladı; Helsinki Üniversitesi Fin Dili K ü r s ü s ü Profesörlüğüne atandı; 1862 yılına k a d a r bu görevde kaldı. Elias Lönnrot'un Kalevala'dan başka, 1829 da ve 1880 de yayınlanan «Fin Şiirleri» ile, 1884 de yayınlanan «Fin Ata Sözleri» değerli eserlerdir. Ayrıca, 200.000* kelimelik, Fince * îsveçce lügati vardır. E. Lönnrot, bağımsız Fin Devletinin k u r u l m a sında, memleketine b ü y ü k hizmetler veren vatanseverler arasındadır. 1884 de Samaati de v e f a t etmiştir.

XXIV

R U M )

1
Gökyüzünde yaşamakta olan Havaların Bakiresi İlmatar, sudan ve rüzgârdan hamile kalmış, çocuk beklemektedir. Coşkun denizleL rm sularında, yıllarca, çalkanır; ıstırap çeker. Efsânevî bir kuş bakirenin dizini görür, yuvasını oraya yapar; yumurtalarım bırakır. Yumurtalar kırılır, denize dökülür; parçalarından gökyüzü, güneş, ay ve bulutlar meydana gelir, ilmatar da sonraları, yeryüzünü yaratır. Ölümsüz Ozan Vâinâmöinen, îlmetar'dan dünyaya gelmiştir. (i • V7)

DESTANA GİRİŞ İçimden geldi birden Kapıldım hevese neden: Şarkı söylesem, Sözleri bestelesem, 5 T ü r k ü çağırsam, Ata Şiirlerini ansam. Kelimeler ağzımda erir, Usul usul söz dökülür; Uçar gider dilimden, 10 Dişlerime seğirdir. Can kardeş, mutlu yoldaş, Genç yaşımın iyi dostu Gel hâydi! T ü r k ü l e r okuyalım. 15 Y a k l a ş söyleşelim; î

20

25

Beraberiz b a k şimdi, Irak geldiğimiz yerler; Çok var görüşmeyeli, Kolay değil buluşmak; Hüzünlü yurdumuzda, Dertli Pohjola'mızda. V e r elini elime, Dolayalım parmaklarımızı; Söyleriz türkülerin, En 'güzellerini;

Daha hoşlarını anlatırız Masalların! Dostlar duygulansın, Tanışlar övünsün; 30 Gençlikte, nesillerde Bulduğumuz türkülerle: Vainâmöinen'in kuşağında, İlmarinen'in örsünde; Kılıcının ucunda Kauko'nun, 35 Joukahainen'in yayında; Sonsuzluklarında P o h j a tarlalarının Kalevala bozkırlarında! B u türküleri b a b a m Çağırırdı eskiden 40 Sap yontarken baltasına; Öğretirdi anam b a n a Y ü n ü n ü eğirirken; Ben bir k ü ç ü k oğlan Dizlerinin dibinde 45 Sütten bıyıklarım olurdu Ağzım ayranlı b e b e k ! Sampo lâfını eksik etmezdi, Kuvvetli büyülerini Louhi;

.50

Sampo kucağında kocadı kelimelerinin Louhi göçtü büyüleriyle, Vipunen şarkılarıyla öldü, Lemminkâinen çapkınlığa Oldu k u r b a n ! Başka sözler de var, '55 Çözülmemiş kelimeler; Yol kenarında bulunmuş, Yolunmuş f u n d a l a r d a n ; Kamışlardan koparılmış, Sökülmüş çalılardan; '60 Ot 'saplarından örülü, Patikalardan derlenmiş, Tutam tutam.. Ben çobanken yollarda, Sürüleri güderken 155 Çayırlarda, kırlarda Bir ineğim yanımda, Bir diğeri önümde. Kelimeler fısladı soğuk, Y a ğ m u r türküler besteledi; '70 Yenilerini taşırdı rüzgâr, Dalgaların getirdiği, Kuşların verdikleri; Ağaçların, böceklerin Fısıl fısıl dedikleri, 75 Bunlar da var.. Y u m a k y u m a k sardım, Çileledim hepsini; Y u m a k l a r ı kızağa, Arabaya çileleri 80 Koydum, getirdim Kızağımda eve;

vermeseniz de . Yerleştirdim onları. Y u m a ğ ı çözsem mi. Tavan arasına mı s a k l a s a m ? Gizli yerlere. Ses de verecek s u ! Şerefine değerli günün. . içecek. Güzel mısralarımı. Güzel türkülerimi. Çavdar ekmeğim olsa. Bir lokma. E k m e k . Neşelendirmeye yetecek akşamı. türküleri.85 90 95 100 105 110 Taşıdım anbara arabamla. Alsam mı şarkıları soğuktan. Bir k e n a r a koysam mı. Türküleri dondan k u r t a r s a m mı? Testimi eve mi taşışam. K u r u boğazımla söylerim Şarkıları. Kimse görmeden! Salıversem de olur sözleri. Çağırmak istiyorum. B ır a k t ım rafa. Uzun yıllar. B ı r a k s a m kutudan. B i r b a k ı r d a n kaba. Soğukta kaldılar. Şarkıları türküleri. Bekleşiştiler karanlıklar içinde. V e r e n olsa bana içecek! Verseniz de. Boşaltsam mı çileleri? O k u m a k istiyorum.

• . . • 135 Boşluklarda uçsuz bucaksız. Koca dalgalara..' . • • • • '' • •• Dalgalar iter bakireyi. Esintilerde bitmez tükenmez. Mavi suların sırtında. . .' i Dalgalar yükseldi. Böyle duydum. Bir f ı r t ı n a doğudan esti. Esintilerde bitmez tükenmez. . Ozan apansız. Bezdi hayatından. Mutluluğu başardı.• Dâima yalnız kalmaktan. böyle bildim: Bizde tek gelirmiş geceler.. .. Muhteşem Luonnotar! Yıllarca temiz kaldı. î l m a t a r ana'dan.115 Hoş olsun selâmlamak. • İndi yerinden yavaşça.. 140 Bağrına yaslandı. . 145 Yel kızı sallar. • • ' . •_ Mavi. 130 Boşluklarda uçsuz bucaksız. yaygın suların • ... güçsüz.•• • • • Sert bir rüzgâr. Köpükler denizi örttü. Sabahlar da tek başına. Kuvvetsiz taşıyanından. * * ? • ... Canı sıkıldı b i r gün. 125 Gökyüzünde bir b â k i r e yaşardı. Denizin parlak sırtında. Şafağın dönüşünü. 120 Vâinamöinen de geldi Dünyaya yapayalnız.

rüzgârdan Kaldı gebe bakire. Doğmaz. 175 Yel sallar. Yedi yiğit ömrünce. Sancılar. Kuzeyde güneyde yüzdü. Sana ne sağlar kader? Göklerin altında. Taşır. 180 Yaşasaydım. • Hırpalar keyifle seni.. doğuya batıya.. gelmez dünyaya Yaratılmamış varlık! Ağlar.. b â k i r e .Dalgalardan. 155 Ağırlığını karnında. — Değeri vardı daha Kalsaydım semâlarda. Uçsuz bucaksız. Dalgalar iter. ağır ağır. yavaş yavaş.Köpüklü akıntılarda. gelmez "dünyaya Yaratılmamış varlık! Suların anası bâkire. Mırıl mırıl söyler: 170 — Bahtsız! Nedir değeri hayatının. Bereket 'getirdi rüzgâr. ufka. karnında Korkunç acılar! 165 Doğmaz. 150 Dolgun göğüslerine. 160 Yöneldi. Dipsiz k a r a sular. Her yöne. Yedi yüz yıl.

Acılarımdan kurtar. Ocak kuracak. y a ş a m a k Soğukta. Zaman aktı geçti. Y e r yok. başıboş. Yetiş. Sular. Uçtu uçtu süzüldü. gözet. Güzel kuşa. düşündü: — Rüzgâra mı k u r s a m . b a r ı n a k yok Y u v a s ı n ı yapacak. k a l m a k zor! Oh. Çıkageldi. uçtu doğuya. sürükler! .185 190 Dolaşmak yerine. Uçtu süzüldü. Bir yer göremedi. kuzeyde uçtu. Dalgalara ana! Üşüyorum bak. Ocağını kuracak. Dalgaya mı y a s l a s a m ? Yel devirir yuvamı. ulu Tanrı Ukko Bütünüyle tut kâinatı! Gel. yer y o k m u ş Yuvasını yapacak. Karnımın sancılarından. Yöneldi batıya. geç k a l m a acı! * * 195 200 205 210 Anlar uzaklaştı. avut Sana muhtaç olanı! Koş yalvaranın yanma. Güneyde. Bir yandan obir yana Uçan b i r ördek. Kuş.

Göklerin bakiresi Dizinde yanma duymuş. Güzel kuş oturmuş. Bir çimenlik Mavi dalgalarda. Y u v a yapsın diye. sonu Dizin üstüne kondu... • Ytımurtalar sıcak . Dizini 'gördü bâkirenin. üç güm. Uçup süzülen kuş. Kuşun yumurtaları birden. sulara dökülmüş. . yerini. Göklerin bakiresi Dizini denizden çıkardı.olmuş. Yumurtalar da vardı: Altı altun yumurta. Yer sundu ördeğe.. Dalgalara. .f 235 240 I 245 Bir gün. Germiş vucudunun her. bir gün daha Oturmuş. Parça parça kırıldılar. Güzel kuş oturmuş. Yanıyor derisi dizi. Yumurtalar sıcak olmuş. . Geniş dalgaların üstünde. Demirden yedincisi. Yumurtalar kayb'olmadılar.. Oynatmış dizini. Âlev âlev sanmış. Bir yer sandı. . Yavaşlattı uçuşunu.. Y u v a hemen hazırdı.215 220 225 230 Denizlerin anası. . .

Sürüklenmediler. Ü-st yanından kabuğun. başım çıkardı dalgadan. Alışmak istedi. Onuncu ü k b a h a r günlerinde Bâkire. Dalgalar yalap yalap. Üstünde gök parlak. Derinlere inmediler. Bağrında dipsiz dalgalar. Güneşte ılım ılım. Y e r yüzünün üstü oldu. uçuştular. ' Zaman akdi geçti. Kutsal kâinat kuruldu. Bulutlar. Anlar uzaklaştı. Bu yepyeni âleme. Havada sis. Yalpıyan s u l a r sessiz. Pırıl pırıl mehtap içinde Y ü z m e k t e bakire. K ı n l a n yumurtalar. Önünde k a y p a k deniz. 275 . Altında pırıltılı deniz. Dünyayı şöyle k u r d u : Eli değdiği yerde. Başka şeyler oldular: Alt yanından kabuğun. ay Bir yarısı yıldızlar. Beyazının yarısı. Dokuzuncu yılın içinde. Sarısı p a r l a k güneş.•250 25'5 260 265 270 Denizde dağıldılar. Sivri yalçın kayalar. yüzdüler.

Uzaklaştı karadan. Sislideniz Ozanı düşündürdü: — Nasıl vücut bulmalı. derin koylar Yeryüzünü hazırlar. Gelmedi hâlâ Vâinamöinen. Ülkelere ad kondu. Balıklara çukurlar. ölen tayfaya. Kayalar denizlere oturdu. 300 Ölümsüz ozan dünyaya. Dağ taş belli oldu. Adalar yerlerini buldu. Dile geldi yer yüzü. 290.. Çırpıntıları sessiz. Uzandığı yerlerde. Kayalara şekil verdi. Otuz yaz günü. 295 Göklere dayanak oldu. Sularda. geçirdi. Kalçasiyle yoklar. Elleriyle. 285 Düz kıyılar. tepeleri sakladı Batan gemüere. Açıkda konakladı.280 Ayağı ilişince. Şöyle böyle. 305 310 Koca ozan Vâinâmöinen Anasının kamında. Bir bu kadar kış günü. Yaşamalı nasıl? . Derin uçurumlar.

330 Barınağının kapısına Adsız .Bu yerler hüzün dolu! ' Ay parlamıyor. 315 Ey güneş. Vâinâmöinen bezgin. ulaşır dışarıya. K u r t a r m a y ı n c a güneş. . Ne mutlu ! 325 Ay gelmeyince yardıma. Bu yerlerden uzakta! K a v u ş t u r u n beni toprağa. Sıcak güneşe doysam. Kemik tokmağı bulur. 335 Tırnaklarıyla eşiği. . Y o k güneş parıltısı! Ey ay. (*) Sol ayağının ucunda. Dalsam seyrine yıldızların.parmağıyla vurur. 340 Suya gömülür Vâinö. Usanır hayatından. (*) Jşaret parmağı. çözsene bağlarımı. Dizleriyle dehlizi Aşar. Geçer kapıdan. Başı önde düşer. Gökten yere. Kollarıyla çevrilir. b â r i sen k u r t a r beni„ Ey (Kutup Yıldızı) yol göster Kilitli kapıdan çıkınca. Bozar sessizliği. 320 Hâsretim yaşamaya! Gökte ayı görsem. Zorlar kendini.

. Yedi yıl belki sekiz. . . Kutsal ana İlmatar'ın . Sularda çalkandı. Sularda sallandı. Doğruldu dizlerinde. Son nefesi oldu.Lâkin.. 355 Ölümsüz Vâinâmöinen. b e ş yıl Esir olur dalgalara.. . k u p k u r u Bir toprağa tutundu. kalktı.'345 Beş yıl belki altı. Böyle doğdu ateşli ozan.. Kollarını zorladı. Sonunda. bir kayaya 350 Adsız sansız.

gezdi tozdu.İS (I \ II 2 Vairiamöinen kıyıya çıkmıştır. Hiçbir yerde istediğini bulamaz. Ozana yardım eder.^ntındur. Uzun yıllar yaşadı. 1$ . Fıstıklı çam tepelere. Sampsa Pellervoinen'den nebatları yetiştirmesini ister . Dik yerleri. hum Biitiin bitkiler çok güzel yetişti. dikti. lâkin arpa çıkmadı. Tanrıya dua eder (1-287) Vâinamöinen denizlerin ortasında. çorakları Tohumladı. Sulağa huş'u. yalnız bir agaç kuşlar için J>ıt^lvuJ^leLÂSS^S. dalları gökyüzünü kaplar. bütün ağaçlar[ devrilir. ay ve güneş görünmez olur Bundan memnun kalmıyan Ozan eşâtirî bir yaratıktan akaçları kesmeşini ister. Kumsala funda. 10 Pellervoinen beklemedi. Ovaları batakları. 15 Y ü k s e k l e r e k a r a çam. 5 K i m sürecek toprağı. delikanlı Sampsa Sürse. Ekini k i m işleyecek? Pellervoinen. Yeni tobulan Vainamöinen arpayı da yetiştirir.JS.Meşe ağacı çabuk gelişir. çorak toprağı İşlese gerek. Ağaçsız çorak bir adanın Topraklarında. Dereye çalılar.

20 "25 30 '35 40 •45 50 Akçağacı kuruya. Peri kızı çıktı sudan. Yığın yığın yığdılar B i r tepeye. Çamura sazı. Meşeyi nehir kenarına Döşedi ekdi. Üç gün. Kuş kirazı meyveye. Sürmemiş kök. üç gece Geldi baktı. beş mi desek. büründü. meşe! Dört kız. ağırbaşlı Vâinâmönen Görür Sampsa'mn yaptığını Pek sevinir: Filiz sürmüş. Lâkin meşe. Yaşlı. büyümemiş. ozan. Ormanlar ardıca. . Huş ağacı yemyeşil Ortalığı süsledi. Y e r e sarkık çamlar. Ki'sa bir zaman geçti Tohum topraktan çıktı: Çiçek dolu ağaçlar. Çorağa ardıcı. Otları söktüler. Hafta geçe: Y o k yeşili. Her yer yemyeşil. Ellerinde tırmık. Dal salmış ağaçlar. Kutsal ağaç Kök salmamış.

Küçük bulut çarpınca. Çorak yerde. . Otları ateşledi. Parlamazsa güneş Hayatın tadı kalmaz. Büyük bulut çarpınca. canlı filiz. Yandı kül oldu. Zaman geçti. meşe gelişti: Koca koca yapraklar. Devirsinler ağacı. durur. geçemez. Ne bir yiğit. hepsi. Meşeyi devirecek.55 60 65 70 75 • Tursas. Balıklar k o r k a r yüzmekten! Y ü z dallı ağacı sökecek. Kim sökecek. Dallar. yapraklar Güneşi kapar. Güneşe yol açılsın. yeryüzü Karanlığa b ü r ü n ü r . verdi. kül içinde Meşe yeşerdi. hiç k i m s e Görünmedi çıkmadı. meşeyi Kökünden devirecek? Ay görünmezse. Bir çatal dal. 80 K u t sa l Luonnotar! Yolla su yaratıklarım Meşeyi söksünler. Yaşlı. denizden çıkageldi. Gökte gezen dallar Kâinatı kucaklar. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Oh anam benim. Karnında beni taşıyan.

Uğursuzu devirmeye. Kimsin. Sudan bir yaratık çıktı. Dalgaların kahramanı: — Ben ne inim ne de cin. Denizlerin yaratığıyım! Geldim istek üzerine. necisin? Hem v a r hem yok varlığın. Meşe büyük. . . Y a r a t ı ğ ı görünce Yaşlı Vâinâmöinen: — İnmişin sen cin mi sin. Meşe ağacını kesmeye. Sanki hayâl gibisin! Deryaların küçük adamı. Belinde k u ş a k bakır. Ne b ü y ü k ne de küçük. Ağzı y a r ı m parmak. Bir kadının karışı. hep bakır. uzun saçlar. dalgalardan. ayale yerde Sakalı dizde. Baltasının sapı bir parmak. Elcekleri. Ayağında çizmeleri. Şaşıp kaldı Vâinâmöinen: — Bu iş yaramaz sana. K u ş a k t a k i balta bakır. Bir erkeğin başparmağı.85 90 95 100 105 110 115 Ay ışıklarını saçsın. Bir yiğit. sen küçük Bir b a k kılığına! Y a r a t ı ğ a birşey oldu: Başı gökte. sanki: Başında tolgası.

Ateşli meşeye üçüncüde. Dalga ile rüzgârlar Uzaklara sürükledi. 140 Tepesinden d a l kesen. yedi taşa sürter. varır. Altı. Tepesi gökte. Bir adımda kızıl toprağa. beli kalçası. Gözünü k u m s a l a diker. yer yüzüne Uğur saldı: Bir dalını koparan Bahtiyar olur. ya da Tek yaprağını tutan Ölümsüz aşka ulaşır. Parçalar yüze yüze. 130 Üç v u r u ş t a mıydı neydi. Bir demet. b i r adımda kumsala. 150 Ulaştılar P o h j a kıyısına.Ateş çıkan gözlerinin arası Bir arşın. 125 îlerler. . nehirlere serpti. Sihir kazanır. Y a r a t ı k biler baltasını. Çekti baltasını savurdu. Balta ateş kesildi. 135 Dalları gerilerde Y a t a n meşe. Denizlere. 120 Pantalonunun paçası Heryanı böylesine. devrildi meşe: Doğuda kökleri. Yattı yere. V u r d u ha vurdu. 145 Yiğit böldü bine meşeyi.

. Sepetine topladı. Koca koca ormanlar 165 Canlı hepsi: Yerler çimenle süslü. Kuşlar cıvıl cıvıl Dallarda. Günlerden birgün. a r p a ? Yaşlı.. * * * Meşe devrilince. Tohumları ekeceği sırada. Ağaçlarda meyve. ağırbaşlı Vâinamöinen 175 Yavaş. Osmo'nun tarlasına Pınar b a ş ı n d a . Güneşle ay ışık yayar. dalgın Gitti geldi kıyılarda. Görünce dalları.155 Pohjola'da b i r b a k i r e Suda oturmuş kayaya. Yeşillenir fundalar. k u ğ u k ötüşür. 170 Altun çiçekler tarlada. Altı. Yaygın heryanda. yedi belki de Tohum buldu kumsalda.Bulutlar uçuşur. Bin renk yeşillikler. 160. Çamaşır yıkar. gökkuşağı Adaların üstüne. Götürdü evine. . Serer renklerini. Arpa çıkmadı hâlâ. Y o k olunca kutsal ağaç. 180 Deri çantasına koydu.

Aman ne iyi! Kartal. kartal memnun: — Demek bıraktın huş'u 210 Gökte uçan kuşu. öpüşecek. alev yükseltti. dileğim! Koca kuş.185 Bir kocaman arı k u ş u Konuştu ağaçlarda: — Tarla kaplı ağaçla. Bunlar yakılmazsa Osmo'nun emeği boşa gidecek. 215 Rüzgârlar yardıma geldi. b a ş t a beni. Baltasıyla ağaçları devirdi. 190 Kaleva'nm arpası bitmiyecek! Yaşlı. Huş ağacı ayakta. Bir kartal çıkâgeldi. 195 B ı r a k t ı yalnız birisini. Ağırlamaya. Göklerden havalardan: — Neden ağaç kesilmedi? Vâinâmöinen dedi: 205 — Gökte gezen kuşlar. ağırbaşlı Vâinâmöinen Dinledi kuşun öğüdünü. k u r u dallara Ateş verdi. ' Kuğuk kuşları dalında. Kesti ağaçların hepsini. Tohumlar yeşermeyecek. . 200 Ötüşecek. Ağaçlar kül oldu. Gökte gezen k u ş l a r a Barınak oldu. Başlarında kartal Gelsin dinlensin.

220 225 230 235 240 245 Yaşlı. Öğüt ver onlara. Göklere h â k i m Ata! Bulutlarını topla. Kutsal renk yeşil Aç gözlerini! B a ş a k l a r ı m yükselsin Saplar çatal çatal uzasın! T a r l a m a neşe gelsin. Güneşin ışıklarında süz B ı r a k aşağılara! Doğudan b i r bulut gelsin. B ı r a k çimen yeşersin Tuttur tohumları! Allah kısmet verirse. Kutsalların kutsalı Tanrı. Boşa gitmesin emeğim. — Uğurlu ellerimle Tarlamı ekeceğim. Batıdan. Ey Ukko. Tohumlar da hazırdı. ağırbaşlı Vâinamöinen Tertemiz gördü heryeri. Ey t o p r a k t a yaşayan! Y e r yüzüne hâkimsin. Zaman akıp gitse de Bereket a r t a r yerde! Ey toprak uyan. . Sevinçle işe girişti. Y a r d ı m ederse tabiat ana. Ey yerlerin Tanrısı. gerilerden gelsin Gökten bolbol su insin! Şerbet yerlere aksın.

250 255 260 265 270 275 280 Filizler yükselsin! Gökte h â k i m Ata. ağırbaşlı Vâinâmöinen — H u ş ağacı bu. Güneşin ışıklarında süzdü Saldı aşağılara. Kuş. Saplar da üçer boğum. Yaşlı. ağırbaşlı Vâinâmöinen Dileğinin oluşuna. sevindi. B i r h a f t a geçe Yaşlı. gün ortası . boşandı nebatlara. Sular. Dök şarkıları! Heryerde duyulsun Sabah. üç b a ş a k salmış. — Huş neye kesilmemiş? Yaşlı. ballı şerbetler Gökten. Birgün. Keyifle bakındı etrafına. Haydi kuş. akşam. s o r d u : . tatlı sesinle Altun göksünden. K u ğ u k kuşunu gördü. V a r kutsallığı! Kesilmedi senin için ? Oturup dinlenesin. Kutsalların kutsalı Tanrı Topladı bulutlarını. b i r g ü n daha Üç gece sonu. ağırbaşlı Vâinâmöinen ' Gider b a k a r tarlasına: Arpalar b ü y ü m ü ş Üç kök. güzel k u ş Oturmuş bir dal üstüne.

'WM m « I 23 . Ormanlar neşe dolsun! Bili feri! M .285 Şakı tarlalarımda! Ormanlara. kıyılara bak. Berekete t ü r k ü yak! Havalar güzel olsun.

. onu kıskanır. ş a r k ı okur. Kurtulmak çarelerini arayan delikanlı. Dört b i r yana. sonunda kız kardeşi Aino'yu ozana vermek vadinde bulunur.Vâinâmöinen'in bilgisi ve tecrübesi artmıştır. boy ölçüşmek ister. yayılır. 10 Çocukların bilemeyeceği. kurtulur. Marifetlerini gösterir. ancak Aino istemez. ozanın büyülerjjlebüyülenir vç J»t_ batağa saplanır. 23 . Uzaklara şöhreti 15 Ozanın türkülerinin. Dolaylardan bir delikanlı. karşılaşırlar.RUNO ı Jr • K. (1 • 478) Yaşlı. Geçmişi geleceği. şöhreti etr:t}a yayılmaktadır. ağırbaşlı Vâinâmöinen Vâinölâ ormanlarında. . 5 Türküler çağırır. Yiğitlerin beceremiyeceği. delikanlı yenilir. Sabah akşam. Annesi bundan memnundur. Sözden ve bilgiden yana. Kaleva'nm bozkırlarında Gezer tozar. Anısı ulaşır kuzeye. Şu ölümlü dünyanın Dertlerini y a k m ı r . gece gündüz Ahar anlatır.

Büyülerler. 45 Ayakların uyuşur. Avuçların. Razı olmadı anası. Kalevala bozkırlarında. suda. Söylenir değerli şarkılar. 50 îyiyi düşünür anam. Yaşlı ozan Vâinö'ya Ölümsüz k a h r a m a n a pek kızdı. Donar kalır. Taş kesilir. . Babası da beğenmedi Öğüt verdiler delikanlıya: — Eğlenirler seninle. Sokarlar k a f a n ı buza. Babasının öğrettiklerinden Daha heyecanlı. Vâinölâ ovalarında. Okunan türküleri: Güzel türküler çağırılmakta. heryanın! înce zaif delikanlı Y o r a r kafasını: — B a b a m doğruyu söyler. Duydu öğrendi. Joukahainen Günlerden b i r g ü n K a s a b a y a indi. elin kolun. Südünii emdiği anasına Karşı oluşunu Vâinö'ya Uzun uzun anlattı.20 25 30 35 40 Söyleşilir güneyde!' İnce zaif delikanlı Laponyalı. k a r a gömerler. Bildiklerinden canlı.

Eğlenirim. Doldururum göksüne Bir yığın taş. Delikanlı Joukahainen Dinlemez güzel sözleri. Ulaşır Kaleva kırlarına. Sırtına. Başına k e s e k külah Takar. Birgün. Bir girişsem işe hele Herkesi büyülerim. Ayaklarına taş kundura. Koşumlar karışır. Vâinölâ ormanlarına. zaif delikanlı Joukahainen Y o l d a r a s t l a r Vâinö'ya: Okları v u r u ş u r kızakların. Sırtları dumanlı atlar 25 BÖĞA2ÎCÎ ÖNtVEhSİTCSİ KÜTÜPHANESİ . biribirine. İnce. bacağına Odun u r b a giydiririm. Omuzuna koca kaya. At p e k hızlı. eğlenirim. Elinde incili kamçı V u r u r küheylana. iki gün Sonunda üçüncü günün. Koşar en güçlü atım " Yaldızlı kızağına. benimle eğleneni! Sihirbazın ustası Ya da kötüsü Y a n ı m d a b i r hiç olur. dörtnal Seğirdir yel gibi. Demir elcek eline.Bende de akıl yaman.

ya da bilgin miyim? Bu yaşıma yaşadım. . Anlat duyalım? Yaşlı ozan söyler adını. Doğduğum topraklarda! . Hele çekil yolumdan. Ozan. Dolaştım tenhalarda. Kuş sesleri dinledim. Kahramansın diyelim. Soyun sopun ailen. ağırbaşlı Vâinamöinen — Söyle hâydi delikanlı! Kimlerdensin. Haklı kalmakta yolda. Öteki açar geçişi. Çıkartır konuşmanın tadını: — Öğrendim tutalım adını. Kırdın kızağımı? Delikanlı Joukahainen. gelmez Toyluk konuşmaya! îyi bilen her işi. Yaşımdan b â r i utan! Delikanlı Joukahainen: — Y a ş değmez.85 . 90 95 100 105 110 115 Şahlanır küheylanlar! Yaşlı. Anlayışlı yiğit kişi. Deli gibi gelirsin Parçaladm koşumları. Yaşlı ozan kızar: • — Nedir değerim. Çelimsiz oğlan: — Bana derler Joukahainen! Sen söyle önce necisin.

Büyük b a l ı k Fok Daha kolay yaşar. Balık suda yaşar. Turna balığı don suda. 130 Alabalık Som'u y u t a r . Yeryüzünde üç şelâle. 135 Alabalık durgununda. B a h a r d a derine iner. Y u t t u k ç a da semirir. Sevmez kayaları. kıyılara 140 I r m a k l a r a k o ş a r ! Bunlar bildiğim şeyler. Tatlı su balığı utanır. İlkin. Yetmezse eğer. oynaşmaz. Laponyada öküzler Tarla sürer. 145 150 . S a r p kayaları çam örter. Bildiğin nesneyi? 120 Delikanlı Joukahainen: — Çok şey var aklımda. hatırlarım geçmişi. Şakalaşıp.Bırakalım bunları Seni dinleyelim. Y a z günleri de. Bir evin çatısından E ğ e r duman çıkarsa. Tam kuzeyde atlar. Som düzde gezer. Ormanlar koca dağları. Yenilerini söylerim: Pohjola'da Ren Geyiği. 125 Ocaktaki ateşten Yangın çıkmış demektir.

Kamış ağaçların. kadın aklı! 160 Bunak l a f ı bile değil. Çam dibi yuvanın. Bilinmeyen sözler söyle! Delikanlı Joukahainen: — İspinoz b i r kuştur. Ben bunları bilirim! 170 Su en eski ilâç. 155 Kaatrakoski.mm «Pİl • :• :• • • «1: M I P i l . Üç de güzel dağ vardır! Gök kubbesinin altında Hâllapyörâ. Tanrı. 175 Demir yerden çıkar. ağırbaşlı Vâinamöinen: — Dalıa v a r mı sözün. Karayılan da sürüngen. 'JK • ' lii I i 1 1 ı m Güzel göl de üç tâne. Imatra'dan geçilmedi! Yaşlı. ağırbaşlı Vâinamöinen: — Çocuk bilgisi. büyü. yer yüzünün. K a r a t o p r a k acı. Bakır yerin kiri'dir! Tepeler. Ateş kavurucu. Kaynar su yakıcı. . Karelia'da. Şimşek gökte çakar. Köpürmüşse. 165 Sazan bir balıktır. ölümsüz ozan En kudretli kurtarıcı. _ 180 En eskisidir! Yaşlı. V u o k s i a feth'edilmedi. Bitti mi gevezeliğin? m-• 23 i • J- . H â m e de.

Girdapları derinlettim. Açılırken gökyüzü. 215 K u t u p yıldızı olduğu Yıldızlar saçıldığı Y e r e konurken 23 . sabırsızlandı: — Y a l a n hep dediklerin! 200 Deniz sürülürken. Balıklara çukur açtım. Kayaları s ı r a y a dizdim. Semaya yıldızları ekdim. Güneşi aldım götürdüm. yerlerine yerleşirken Tepelerle dağlar birleşikken 210 Sen yoktun! Y e r y ü z ü yapıldığında. 195 Dünya yaratılırken. Destek konurken gökyüzüne.' Kutsal k u b b e kurulurken. Yiğitlerin yedincisi. 190 Gölleri yerine ben koydum. 200 Kutup yıldızına yer verdim.185 Delikanlı Joukahainen: — Hatırımda b a ş k a konu. Küçük dağları yarattım. Gökkuşağı serilirken. ağırbaşlı Vâinâmöinen Kızdı. Yerine takıldığında ay. Gökkuşağını ben taşıdım. Hazırdım altıncı. Yaşlı. Denizleri yardım geçtim. Balıklar çukurlara Sular. Deryaları işledim.

şimdi. ağırbaşlı Vâinâmöinen Hem kızdı.220 225 230 235 240 245 250 Şen yoktun! Delikanlı Joukahainen: — Yetmediyse marifetim. Vâinö'nun yok korkusu. Seninle kavga. hem utandı. S o n ^ 1 * hayatın içinde. Koca ağızlı geveze! Yaşlı. Sihirli sözler söyledi Delikanlıyı büyüledi. Çık ölümün karşısına. Domuz yapacağım! Y a n m a yiğit katacağım. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Kılıcından kininden. Ölümlü dünyada. Ölümsüz ozanın sözleri Ne bir çocuk. Sakallı yiğit deyişleri. Kılıcım konuşacak. . Sözüme inanmıyorsan. gelmez işime! Delikanlı Joukahainen Büker dudaklarını. Başladı söylemeye. ne de Kadın gevezeliği. Kar'gmdan palavrandan. koca Vainö! Haydi gel vuruşalım. küçümser: — İstemeyeni benimle savaşmayı. Sallar başını. Ölümü göze alamayanı. Atacağım bir ahırın dibine! Yaşlı. B u n a k sende.

gökte şimşek. Batakta ağaç. Elcek çiçek oldu. Süslü güzel kızağı. ^ 255 Sarsıldı bakır dağlar. Eridi kayalar. Süslü yay. $ * * 280 Delikanlı saplandı çamura Belinden aşağı: Omuzlarını ot sardı. Altun kılıç. Vücudunu f u n d a kapladı. Pek geç.Çocuklar "beceremez. Alın çakal küheylan Nehir sularında taş! . İnci gümüş kamçı. gökkuşağı. Sağrısında b i r s ö ğ ü t çıkdı. Toprak yerinden oynadı. Joukahainen'in köpeği Tarlabaşmda kesek. Ne azını ne çoğunu! Vâinâmöinen. Joukahainen büyülendi. 260 Koşumlarda saz. Şapkası delikanlının Gökteki bulut. 265 Suda yüzen kamış. 270 Kanatlı oklar çam dalı. çakıllar. nihayet Delikanlı Joukahainen . 275 Kemer yıldız. Taşlar çatladı. Büyülendi Joukahainen: Atın başlığında dallar. çağırır türküleri.

Delikanlı çelimsiz: 32 . Delikanlı Joukahainen.'[}. Adımlamak istedi.•.. jiîl. Değerli hediye vereceğim. kutsal sözlerini.. Hângisi giderse hoşuna Beğen onu al! — Düşüncesiz adam sen de. Kaybetti cesaretini Koca ozana yalvardı: — Yaşlı. elim değmez Giderler kendi kendilerine Ormanda aya hem de! Yaşlı ozan güldü Joukahainen'e Batırdı daha derine. Yayların hiç y a r a r mı işime! Evde heryer yay dolu. îj 295 jî'ı. wt' l i İli lif :'. Taştan kundura içinde Ayakları çakıldı.. m İ l n 315 Yoluna çîkan kişi Kimdir. Benim yay'lar. Al geri. Şu hâlimden kurtar beni! Yaşlı ozan Vâinö: • — Bozarsam büyüleri Seni k u r t a r ı r s a m Ne verirsin bana? — İki güzel yayım var. anladı.. Kendini zorlar: Oynattığı ayağı Dondu kaldı. ağırbaşlı Vâinâmöinen Ölümsüz büyücü.I îffliffîSiîİ'iV. II 285 290 .i. lif « İ j: l H!: J If $ | |I 305 300 310 .. Yoktur bana bunun lüzumu.

V a r benim gemilerim B ü y ü k sağlam kocaman. Çöz büyülerini! Sana bir m i ğ f e r dolusu altun. dopdolu Anbarlarım. büyüledi Joukahainen' Batırdı daha derine. Ahır dolusu atlarım! Yaşlı. Hem b ü y ü k h e m geniş diğeri! — Gemilerin y a r a r mı hiç işime. Gümüşlerim. ağırbaşlı Vâinamöinen Başla mutlu sözlerine. Delikanlı çelimsiz: — Yaşlı. B a b a m bunları harpte aldı. Sağrıları şişman. Dolu b i r başlık gümüş vereyim.— V a r iki gemim. en azandan Güneş. Delikanlı çelimsiz: — î k i güzel atım var Sırtları pırıl pırıl. Altununu küçümserim! Bol altunum var. Y ü k e elverişli diğeri! — Atların y a r a m a z işime. ozan. Kazandı eve getirdi! — Vız gelir b a n a gümüş. yağlı. Biri koşar şimşek gibi. ihtişamlı! Yaşlı ozan güldü Joukahainen'e Batırdı daha derine. yaşlı ay k a d a r ! . Rüzgâra dayanıklı. yarışır biri. kadar. Bendekiler demir tırnaklı.

Cılız oğlan çok korktu: Çenesi çamura. Bende çok v a r onlardan. Bu dertten sıyrılmam için! Vâinâmöinen şöyle dedi: — İstemem topraklarını Arzulamam tarlanı. K u r t a r bu zavallı mahlûku Sal beni kaçıp gideyim. Yığın yığın demet dolu! Büyüledi Joukahainen'i. Pis yerlere sakalı.350 355 360 365 Vâinamöinen büyüleri artırdı. Ağzı ıslak yosuna. Bak. Sana toprak vereyim. Çelimsizi derinlere batırdı. Başımı k u r t a r m a m için. 375 Çöz büyülerini. 370 Sıska oğlanın dişleri Takılı bir k ü t ü ğ e Söylendi Vâinâmöinen'e: • ' — Yaşlı. Derinlere soktu. Tarlaları bağışlayım. ağırbaşlı Vâinâmöinen ö l ü m s ü z koca büyücü. b a t a k çekiyor Gözüme k u m doluyor! 380 Geri al kutsal sözlerini Kız kardeşimi sana vereyim! Aino. anamın tek kızı . battı. Delikanlı Joukahainen: — Çıkart beni bu yerlerden. Kullan kutsal büyünü.

385 Döşemeni süpürsün. Her birini üç defa. 395 Yaslandı t ü r k ü kayasına. ağırbaşlı Vâinâmöinen Doldu taştı sevinçten: Joukahainen'in kız kardeşi Eş olacak yaşlıyken. kayalıktan. Çıktı sevinç taşma. Çamurdan çelimsizin çenesi. ocağına vardı. t ü r k ü çağırdı. Kap kaçağını yıkasın. # * 410 Pek hızlı girdi içeri Kızak. Büyülerini geri aldı.Sana iyi. Çözdü sihirlerini 400 Joukahainen kurtuldu. Ballı çörek pişirsin! 390 Yaşlı.. Gürültüye koşuştular B a b a s ı y l a anası: — Kızağı bilerek çarptın. At. kapıyı deldi. Gözetsin giyinmeni. kızak sudan înci kamçı kamışlıktan Sıyırıldı. H a m a m duvarı yıkıldı. Temizlesin kulübeni. Şarkılar okudu. neşe dolu Tatlı anasının yanma Evine. 405 Delikanlı Joukahainen Bindi kızağına. eş olsun. . Elbiseler dokusun.

Ona eşlik yapacak. Bir gün bir gün d a h a ağladı. Uzandı merdivene. 1 B u r n u n ağzına varmış? Joukahainen cevap verdi: — Ö m r ü m boyu ağlayacağım. Gece gündüz demedi. Sürüneceğim dizlerimde! Ağlamam değil sebepsiz: Kız kardeşim Aino'yu V e r d i m yaşlı Vainö'ye. Destek titreyene. damad olsun istedim! Aino duydu konuşmayı. Bunağa karı olacak! Ellerini uğuşturan ana. Gençliğimde d o ğ u r d u ğ u m ! Dudakların büzülmüş. Ağlamaya başladı. Üzülme boşuna! Ben de bunu isterdim. . Büyüteni şöyle sordu: — Ne ağlarsm zavallı. büzük dudakla. Çaban nedir. Eğik baş. Cevap verdi oğluna: — Sebep yok ağlamaya. derdin? Delikanlı Joukahainen Başlar ağlamaya. Dizlerimde s ü r ü n d ü m Tanrıya düa ettim! Vainamöinen'i diledim Ozan.415 420 425 430 435 440 445 Okunu parçaladın.

genç kız b â k i r e : — Y o k mu sandın sebebi.Dert dolu keder dolu. ağlarsın Aino'm benim. Saçlarım kapalı kalacak. taşıyanım? İnce güzel saçlarıma. Pencerede heryerde 455 Cıvıldayacaksın! Aino. başımda Örtü dolaşacağım. Unut derdini de. Anası acıdı sordu: 450 — Nedir hâlin. pencere Benden uzak kalacak! 470 Üzüntüm buna! Aino'nun yaşlı anası: — Hiç mi akıl yok sende. heryerde var!: Babanın evinde değil yalnız Toplanacak çiçekler. (*) 465 Ilık 'güneş. A s m a suratım! 475 Kutsal güneş. tatlı ay Bana h a r a m olacak! Y ü k s e k gökler. güzel yer B a b a evim. 460 Kıvırcık buklelerime Ağlar. Her yerde v a r ! •(*) Evlenen kız başım örter. Anam benim. sızlarım! Genç yaşımda. . kızcağzım V a r şöhretli nişanlın? Namlı adamın evinde.

yerlere atar. Annesi yine kandırmaya. Sevimli olmaya çalışır: 38 . anasının yanında. ormanlarda dir. al yanaklı ağabeysine. bir annesine Bir üçüncü. Joukahainen'in kız kardeşi demet toplamaktan gelmekte- Yaşlı Ozanın istediğini kabul etmez. üzüntü içinde evden uzaklaşır. mersini. Bir gölde yıkanmak ister. Aino'ya rastlar. ozanla evlenmeye zorlar. beğendiği her şeyi.R U N O 4 I Vâinamöinen ormanda dolaşırken. Rastlar yaşlı Vainö'ya. Genç kız. 15 Yaklaşır genç kıza-. zıplaya çalılarda. kordelâsınt çıkarır. suda boğulur. Haberi alan annesi yas tutar. Güzel "bakire Aino Joukahainen'in kız kardeşi Gider ormana/ 5 Huş ağacı dalı toplamaya. yıllarca âğlar. Otla dolu entarisi. Atlaya. (1-457)' Günlerden birgün. Yaşlı ozan da onu görür. Topladığı dallarla Demetleri hazırlar: Bir babasına. küpelerini. heryeri. baba evinde daha mutlu yaşayacağım söyler ve ağlayarak evine döner. Kız kabul etmez. 10 Dönerken kulübesine.

20 Göğsüne güzel kolye. Benim için küçük hanım. Hıçkıra hıçkıra eve ulaştı: 40 B a b a s ı avluda. Saçlarını Ör buklele. rastgele. Babamın kulübesinde. Sordu kıza: — Sebebi ne ağlamanın Güzel y a v r u m ? 45 Aino üzgün. Bâkirecik şaşırdı: — Ne başkalarına ne sana 25 Süsler göğsümü kolye. Göksümdeki g ü m ü ş kolye. Örgülü saçlarım kordeleyle. İstemem mavi ceketlileri. Sap yontar baltasına . .— Başkalarına değil güzel kız. incileri dağıttı Ağaçların içine. kaçtı uzaklaştı.. Başımdakl kordele . 30 K u r u ekmek yerim. Anamın dizi dibinde! * * * Başından çekti kordeleyi. Ağladı. kederli: — Sebebi çok ağlamamın. Bakır tokalı kemerim. Buğday ekmeğini de. E s k i elbiseler giyerim. Güzel incüer t a k boynuna. Göğsünden kolyesini. Attı yerlere. ipek kordeleyle! . 35 Parmağından yüzükleri.

55 60 65 70 75 HU. Sordu kardeşine: — Sebebi ne ağlamamn Güzel kardeşim? Aino üzgün kederli: — Sebebi çok ağlamamın. 80 Bunlaradır kederim! Aino'nun oğlan kardeşi Kapı eşiğinde oturmuş Yay yapar. İnci kolyem yok artık Gümüş gerdanhğım da! Aino'nun kız kardeşi Bir kenarda durmuş Kuşak örer. Alnımın altun süsü.. Merdivenin başında Süt döğer yayıkta. •puv 50 •i/i. V : . Saçımdaki gümüş tarak.lir M • • • V v . Kırmızı kordele Yok artık! Annesi güzel kızın Yanında anbarın. Dert yandı: . İpekli yaşmak. kendisine. sordu: — Sebebi ne ağlamanın Güzel kardeşim? Aino üzgün kederli: — Sebebi çok ağlamamın. s . Duyumca konuşmayı: — Sebebi ne ağlamamn Güzel kızım bakirem? Aino artırdı ağıtını. Yüzüğüm parmağımdan düştü. 1 • • . .

lâf attı Bana şöyle çattı: Başkalarına değil güzel kız Benim için k ü ç ü k hanım. giizel anam. Kaleva'nın oğlu. Boynumdan incileri. İnciler tak boynuna Göğsüne güzel kolye. bakıp çeken anam Boşa değil ağlamam! Dal topladım ormandan Bir a n a m a bir b a b a m a Demet yaptım. Babamın evinde benim Dizinin dibinde annemin. Saçlarını ör buklele İpek kordeleyle. Mavi yavşmağı başımdan Çektim attım. Örgülü saçlarım kordeleyle! İstemem güzel elbise. Kolye göğsümü süsler.. bir üçüncü Al yanaklı ağabeyime. Eve dömneye başladım. Hepsini fırlattım Ağaçların içine Ne olursa olsunlar! Dedim Vâinâmöinen'e: " Ne başkalarına ne sana. | § | v > } . Doğuran.85 90 95 100 105 110 115 — Anam benim. Buğday ekmeğini sevmem. Çayırlıktan geçerken Osmo'ya rastladım. Çıkardım kolyeyi göğsümden. .

Astım incileri. Bana vermelerini söyledim Hediyeler. süslendim. Gümüş süsler istedim. Olacaksın çok tatlı! Haydi koş hemen tepeye. yanaklarıma takdim. İkinci yıl etle beslen. Çörek ye üçüncü yıl. Diğerinin üstünde. Büyük sevinç içinde. Olacaksın tâze canlı. verdiler. Yedi mavi elbise. Küçük kızken ben Yeşil fundalıkta gördüm. Seç istediğini: Altı altun kemer. Y a n y a n a iki çekmece Beğen beğendiğini aç. Şu sözleri söyledi: — Ağlama tatlı yavrum. Gençliğimin meyvesi Sıkma güzel canım! Beslen tereyağıyla bir yıl. Diğer süsleri. Alnıma. y e r i m d e d i m . Anbarı aç! Bir sandık var. Ellerinde mekikleri Kumaş dokuyan melekleri. . Aldım geldim. Annesi güzel kızu. Olacaksın al yanaklı.120 125 130 135 140 145 Kuru ekmek.

Kıza öğüt verdi. kordeleyle. Sâf ketenden yeleği Y ü n l ü eteği. İncili işlemeler Durur anbarda! Haydi. Kollarına altun bilezik! Sonra dön gel buraya. giy Üstüne. Çilek olacaksın. Doyalım güzelliğine Kıvanç duyalım! Çiçek olacaksın. başına Mavi yaşmak. Kır çiçeği. Genç kız k u l a k asmadı öğüde. Gümüş süsler. alnına .150 155 160 165 170 175 180 Bir gün takdim. kolyeler. İncileri boynuna. Parmağına yüzük koy. Tatlı orman çileği. Y a ş dolu gözlerle . tak! Göğsüne kolyeyi. Anbardaki sandığa. Annen b a b a n hepimiz Sevinip seyredelim. hemen git Süslen gel. Altun saçak. ipek k u ş a k bağla! Saçlarını örgüle. Eskisinden daha iyi! Böyle bitirdi anne sözü. Örme ince bluzu. iki gün Üçüncü gün bıraktım.

185

190

195

200

l 205

210

Evden çıkıp gitti... Düşünceler sardı Aino'yu: — Mutlu kişilerde, Nedir duygunun değeri? Kuştaki kederin yeri? Üzgün kişinin duygusu Kuşların kederi: Derin k u y u d a su, Tepelerde saklı k a r ! Aklım erdi ereli, Umutsuz bir kuşum, Gülmedi kaderim! K u r u otda dolaşır gönlüm; Kaderim, kırlarda, çayırlarda Uzanır fundalarda, îçim kömürden 'kara, Keşke gelmeseydim dünyaya; Ne uzasam ne büyüsem, İyi olurmuş ölsem; Altıncı gecemde, Sekiz günlük çocukken; Bir karışçık keten çul, Bir çayırlık köşesi; Bir damla göz yaşı anamdan, Birazcık da babamdan Yeterdi bana, Oğlan kardeşim ağlamazdı! Aino, güzel kız Bir gün ağladı, iki gün Annesi görüp sordu: — Sebebi ne ağlamanın, Güzel yavrum, bakirem? Aino ağıtlı, cevap verdi:

215

220

225

230

235

240

— Yaşlı geçecek günlerim, Beni v e r m e k istedin Çökmüş, titrek sallanana Destek olayım düedin. Beni vaktinde atsaydın suya, Orada, balıklarla K a r d e ş olsaydım, Eş olmaktansa kocamışa! Paçaları dolanmışa, E s v a b ı ağır gelen, Çorabını çekemeyen Titrek yaşlıya! Denizlere gömülmek, . Dost olmak balıklarla, Kardeş k a r d e ş oynaşmak, Dalgalarla kol kola, Gezip dolaşmak İyi gelirdi bana! Aino çıktı gitti anbara, İşlemeli sandığı açtı; Altı altımdan kemer, Yedi mavi entari, Seçti aldı. Giyindi kuşandı, Alnına süsler takdı; Saçma gümüş, Başına m a v i yaşmak, Kırmızı kordele Koyup, uzaklaştı. Ormanda, bayırda kırda, Yapayalmz, başı b o ş Gezdi dolaştı: — B a ş ı m ağrır,

245

ıi|| İM! ®i İ tI !' ' 250

Kalbim sancı içinde; Keder dolu içimde! Ağrısın başım, Sancısın kalbim, Keder içimde varsın çoğalsm; Dayanamaz ölürüm, Dünyadan k u r t u l u r u m ! Tuoni'ye gitsem mi, Atılsam mı Manela sularına? Ağlamaz babam, Annem aramaz; Kız kardeşimin yanakları kuru, Oğlanın gözü yaşarmaz! Düşsem sulara, Balık dolu göllere kayşam; Derin dalgalarda yatsam, Gömülsem çukurlara! Genç kız, b a k i r e • Uzaklara gitti, bir gün Bir gün daha gitti; Üçüncü günün sonunda Ulaştı deniz kenarına: Sık sazlıklı bir kıyıda Gece bastı, karanlıklar Kucakladı genç kızı. Sessiz soğuk bir gecede, Aino'cıık, hıçkırıklar içinde; Kıyıda bir taş üstünde, Kapalıca bir yerde. Sabah erken Aino, Baktı uzağa, dalgaya: Denizde yıkanan üç kız gördü, Dördüncü olsun istedi,

255

S < î~ Hol S
Uf"

260

ı• .

HU:-

265

|| '

270

H8§jL İlli 275

, 46

280

Beşinci oldu, kızcağız! Entarisini bir kamışa, Gömleğini k a v a ğ a astı; Çoraplarım yere, 285 Pabuçlarını bir kayaya; İncilerini kumsala, Yüzüklerini çakıllara Yerleştirdi, bıraktı. Denizin ortasındaki kaya, 290 Altun ışık saçmakta; . Pek boş geldi Aino'ya Oraya yüzeyim dedi, Gecikmedi yetişti. Pırıltılı taşlara yerleşti! 295 Parlayan kaya, Denizlere gömüldü; Çekti aldı Aino'yu Derin dalgalara, Kader kıydı Aino'ya!. Aino çocuk ölürken, Daha aklı başındayken Nefessiz sessiz söyledi: — Y ı k a n m a y a 'gelmiştim, öldüm! Ne yazık dertli kuş, Pek erken öldüm! Bütün ömrü boyunca, B a b a m gelmesin buraya, Balık tutmaya! Y ı k a n m a y a gelmiştim, öldüm! Ne yazık dertli kuş, Pek erken öldüm! Ömrü boyunca a n a m Gelmesin buraya,

300

305

310

315

Su doldurmaya! Y ı k a n m a y a gelmiştim, öldüm! Ne yasak dertli kuş, Pek erken öldüm! Oğlan kardeşim atma, Su vermesin buradan! 320 Y ı k a n m a y a gelmiştim, öldüm! Ne yazık dertli kuş, Pek erken öldüm! Kız kardeşim b u r a d a Y ü z ü n ü yıkamasın! 325 Damla damla kanım, dalgacıklar; Etlerim parça parça, balıklar; Kamış dallan, kemiklerim; Tutam tutam saçlarım, Çimen kıyılara! 330 Sevimli kuş, güzel ördek Böyle mahvoldu..
$ & $

Kim götürecek k a r a haberi, Olayı k i m anlatacak eve, Aino'sunu bekleyene? 335 Ayı götürsün haberi! Konuşmak bilmez, Salar inek sürüsüne. Kim götürsün haberi Aino'sunu evde bekleyene? 340 K u r t götürsün haberi! K u r t koyunları sever Salar sürülere. Kim götürsün haberi, Aino'sunu evde bekleyene?

345

350

355

360

365

370

375

Tilki götürsün haberi! TÜki kazları sever, Salar sürülere. Kim götürecek k a r a haberi, Olayı kim anlatacak, eve? Tavşan götürecek haberi, Olayı anlatacak: Tavşan f ı r l a r ileri, (Uzun Kulaklı) sıçrar; Zıplaya zıplaya (Eğri Kalçalı) Uzaklara ulaşır; (Bürnu yirik) sonunda Aino'nun evine varır, Yerleşir eşiğe. Evde, kadınlar, Ellerinde h u ş dalları H a m a m d a oturmuşlar; Bunlar, tavşanı görünce Şakalaşır s o r a r l a r : — Kızartılmaya mı geldin Patlak 'gözlü, Haşlanmak mı diledin? Kocamıza yemek yapalım, Sabah yesin, isterse karısı, Kızı tadına baksın, Oğlanın cam çekerse, O da yesin! Patlak gözlü tatlı tavşan, Savundu kendisini: — Lempo'yu pişirin tencerede Elinizden gelirse! Bırakalım şakayı, Kötü haberim v a r size:

Güzel b a k i r e kayboldu, Yok artık küçük bebek; .380 Gümüş kemerli hiçliğe gitti, Bakır tokalı öldü! Derin dalgalardaydı Sularda akdi! Balıklara ablalık edecek, 385 Deniz kızlarıyla, Akrabalık kuracak! Aino'nun anası, Duydu k a r a haberi; Y a s tuttu, yaşlarını akıttı: '390 — Anneler hiçbiriniz, Hayatınız' boyunca Boşa beşik sallamayın; Gözetmeyin, kollamayın Yavrunuzu 1 '395 V a r s a eğer niyetiniz, Kızı zorlamak isteğiniz; Kocamışa eş yapmak, Ya da sevmediğine vermek; Görün bu yola gidenin hâlini!

400

Aino'nun anası, Peryad etti, y a s tuttu; : Tüketti yaşlarını, Mavi gözlerden yanağa Damlalar biribirini koğaladı. -405 Çoğalan damlalar, Göğsüne döküldüler! Damlalar biribirini koğaladı. Çoğalan damlalar,

Aşktan yoksun bakireye. Toprağa taştı yayıldı! Ananın göz yaşlarından Üç şelâle hâsıl oldu: Şelâlelerin köpüren sularında. Çoğalan damlalar. Oynaş! Oynaş! Der öter. Çoğalan damlalar. Bir kuş. Yalnız kalan nişanlıya. Damlalar biribirini koğaladı. Dertli Oynaşa.410 415 420 425 430 Islattı eteğini. ayrı ayrı Oturmuşlar. Altı uzun ay öttü. tâ tepede Üç altun kuş. aşk diyen kuş. oynaş diyen kuş. Her adanın üstünde. Üç uzun ay öttü. Ağaçların üstünde. ayrı ayrı Üç h u ş ağacı görünür. çıkar ortaya. Bir kuş. Aşk. Oynaş. Aşk! Aşk! Der öter. Üç altun ada. K u n d u r a l a r a vardı! Damlalar biribirini koğaladı. Nakışlı çoraba indi! Damlalar biribirini koğaladı. Saadet! Saadet! Der öter. ötüşürler: Bir kuş. Saadet. 435 440 . saadet diyen kuş. Çoğalan damlalar.

Öttü ömür boyunca; Durmasıya ağladı anaya, Meleğini kaybeden zavallıya.. 445 — Y a v r u s u yok olan ana Kuş sesi dinlemesin, Bu ses duyulunca, Kalp çarpar; yaş boşanır Gözlerden yanaklara • 450 Nohut nohut! Bu ses duyulunca Kalp çarpar, ömür kısalır Arşın arşın! Bu ses duyulunca, 455 Kalp çarpar, ana yaklaşır Karış karış! Ölüme ulaşır.

RUNO 5
Vâinamöinen, Aino'nun ölümünü duymuştur; denizlerde aramaya zider. Bir balık yakalar, bu Aino'dur. Kız, ozana kimliğini söyler ve sulara kaçar. Ozan, keder içinde evine döner. Annesinin ruhu kendisine yardımcı olur ve Vohjola'dan bir güzel kız arayıp bulmasını tavsiye eder. (1 - 175)

Y o k oluşu Aino kızın, Bakirenin ölümü duyulur, Yayılır kara haber. Ağırbaşlı, yaşlı Vâinâmöinen 5 Düşer derin kedere Sabah a k ş a m ağlar Bahtına, geceleri de. Sularda uyuyan kıza Y a n a r yanar ağlar, 10 Kalbi sızı, dolu. Yönelir kıyılara: — Ey Untamo, söyle b a n a Nerededir Ahtola? Vellamo'nun kızları? Untamo anlatır rüyasında: — Ahtola, kuytudaki adanın Bulutlu burun'un Ötesinde, derin sularad 53

15

20

Köpüklü k a r a dalganın Ortalarında barınır; Vellamo'nıın kızları da Renkli, benekli kayanın Mağarasında kalır!

25

30

35

40

45

Yaşlı ağırbaşlı Vâinâmöinen Oltaları, ağları, Bir de demir çapayı . Doldurur çantasına; K ü r e k l e r e dayanır, Kuytudaki adaya,' Bulutlu b u r u n ' a varır. Vâinâmöinen, usanmaz Bekler, b a k ı r ip titrer, Altun ağlar sallanır suda. B i r gün ve b i r sabah Balık çarpar oltaya; Vâinâmöinen çeker, Boşaltır kayığına. Dikkatlice bakınca: — Ne biçim balık? Tanımıyorum, alabalık Değil, bu yayvan; T u r n a balığı değil, Bu parlak; renkli, Dişi b a l ı k olamaz; Değil erkek balık, Zaif, seyrek pullu; Genç kız, desem Başında yazması yok; Su kızı olsa kemeri yok;

50

Güvercinse, ö r d e k s e Nerede kulakları. Yaşlı, ağırbaşlı Vâinamöinen Çekti gü m ü ş bıçağını Kemerinden, b i r a z s a b a h 55 Biraz öğle, a k ş a m a da Yerim, diye düşündü; Balığı k e s m e k istedi. Güzel balık bir anda, Kırmızı kayıkdan kaydı; 60 Vâinâmöinen'in yanından Fırladı, suya daldı. Altun ağın kenarından, Sağ omuzunu, başını Sudan çıkardı. 65 Yedinci kayanın önünde Dokuzuncu dalga üstünde. Tırmandı s a ğ elile; Sağ ayağını attı, Göründü Vâinâmöinen'e: 70 — Yaşlı Vâinâmöinen! Anam beni doğurmadı, Y e m olayım sana diye! Biraz sabah, biraz Öğle Akşam yiyesin diye! 75 Vâinâmöinen s o r d u kıza: — Neye yaratıldın sen acaba? Balık sudan cevap verdi: — Güvercinin olacaktım Az kalsın, göksünde Yatacak, tatlı eşin Y a m n d a kalacaktım; Döşeğini serecek, Yastığını düzeltecek,

80

85

Odanı silip süpürecek, Ateşini yakacaktım Az kalsın; ballı çörek, İçecek, s o f r a n a neşe Verecektim az kalsın! Ben b i r balık değilim, 90 Göz yaşları döktüğün, Arayıp ağladığın; Joukahainen'in kız kardeşi Bakire, Aino'yum! Hey, akılsız Vâinâmöinen 95 Kocamış koca ozan, Tutamadın Vellamo'nun kızını Ahtola'nm biricik bâkiresini!
* * O

100

105

110

115

Yaşlı, ağırbaşlı Vâinâmöinen Bunaldı kederinden,' Başı öne yıkıldı: — Joukahainen'in kız kardeşi Bâkire, yaklaş yanıma! Genç kız gelmedi hiç, Alacalı taşlara kaydı; Çekildi denizin yüzünden Karanlık suya daldı. Yaşlı, ağırbaşlı Vâinâmöinen Dayanamadı ayrılışa, yandı; İpekten ağları, sulara Denizin her yanma, Kayalara, boğaza, Çukurlara yaydı. Yaşlı ozan Vâinâmöinen Çok balık tuttu; Lâkin yazık, bulamadı, Tutamadı Aino'yu.

Kalbi kırık, başı yıkık: — Oh, ne deliyim ne deli, Aklım nerde yitti! 120 Şu ölümlü dünyada, Çekilmez kocamışlığım. Düşünemem, bilemem Ruhumda kuvvet kalmamış Sönmüş inançlarım! 125 Vellamo'nun b a k i r e s i Su perilerinin yıldızı, Hayâlimde yaşattığım, Eşliğini istediğim, Güzel Aino, kayığa geldi de 130 Tutamadım, sulara kaçtı Hiçliğe karıştı! B â k i r e dalgalarda kaldı, Ben evime dönüyorum! Yaşlı, ağırbaşlı Vâinâmöinen 135 Gözleri yaşlı, Kalbi taşkın kederden; Oradan uzaklaştı, Döndü evine: — Nerde k u ğ u k kuşlarım, 140 Sabah akşam, gün ortası Şakırlardı, gece gündüz; Kim kesti seslerini, . Kim s u s t u r m u ş onları? Keder kesti seslerini, 145 Ümitsizlik susturdu; A k ş a m güneş batarken, S a b a h ş a f a k sökünce Ötmiyorlar kuşlarım, Neşe vermiyorlar! 57

150

155

Nasıl dayanmalı hayata, Dünyada nasıl kalmalı? Büyüklerim sağ olsaydı, Anam yaşasaydı, Onlar bana anlatırdı; Acır kötü günüme İnanır beni kurtarırdı. * 4 *

Vâinâmöinen'in annesi Duydu ozanın sesini; Son durağı dalgalardan, 160 Öte dünyadan seslendi: — Yaşıyorum, b a k ölmedim! Sana süt veren, besleyenin • Girmedi sonsuz uykuya! Acılarına derman bulacak, 165 Ümit verecek oğluna; Anneler ölse bile, Duyar çocuklarını, İyi dinle: Git Pohjola dolayına, 170 Güzel kızları gör; Seç en tatlısını, Yüzü boyu b o s u güzel; Gözleri güzel, tatlı bakışlı Ayağına çabuk, oynak 175 Bir eş seç kendine!

kız kardeşi Aino yüzünden ozana kin tutmuştur.İt I \ II 6 Joukahainen. Tırnakları denize değmez. Nohut sapından ince. Atlar üstüne. Denizlerden. Vâinölâ ormanından. Vâinâmöinen. re ulaşır. ağırbaşlı Vâinâmöinen Çöpten hafif. Hedef yaklaşır. Gümüşten dizginler takar. Annesi önlemek ister. Bir at seçer kendine. 5® . Genç Joukahainen. ayakları ıslanmaz. At koşar. başaramaz.. Kaleva bozkırından. At sıçrar. bir ye- Yaşlı. tutar P o h j a yolunu. öldürmek için fırsat kollar. ozanı bir giin denizde yakalar. 15 Geçer gider küheylan. yolculuk ilerler' 10 Evler geride kalır. okuyla atını devirir. deryalardan. Delikanlı. ölmemiştir. 5 Ağzına altun gem. (1-163) uzun zaman sularda çalkanır.. öldürdüğünü sanır.

ozanı bekledi: Tarlada nöbete yattı. Altun g ü m ü ş kakmalı. Okun ucunda bir tavşan Y a t a r . Meşe saplı. şahlanmış küheylan Resimleriyle süslü. Hiisi'nin siniri Lempö'nun kılı ile örülü. çam dallı. Yanında tayı ile süslü. Gösterişli bir yay yapar. iyi büeli. Uzağa gitti baktı. sabah akşam Demedi. İpi sihirli. Hazır herşey. değeri çok: Şahlanmış kısrak. Kırlangıç tüyü takdı. Yılan. Gözetledi Vâinâmöinen'i. Delikanlı oklar yaptı. Y a y ı n üstünde bir kadın. zehrine buladı. Keskin. dolu kinle Vâinâmöinen'e karşı.:20 :25 30 35 40 45 '50 Delikanlı sıska oğlan Öte yandan. Ozanı öldürmeye kararlı. Akıntının başında. Daha çabuk alevden. Serçe kanatları ya da. koy'da Kutsal nehrin kenarında . Y a y nerdeyse kurulacak. Eksiği yok. Gece gündüz. Oklar hemen uçacak. Demir b a k ı r karışımı.

Pohjola'ya gidiyor. 75 Kimi böyle denklersin? Joukahainen. Nişanlarım yaşlı ozanı. Bir k a r a r t ı dalgalarda: Doğudan gelen bulut mu. ciğerinden. nohut Sapından ince at. * * * Bir k a ç günün sonunda. önledi: — K i me nişan alırsın. 80 Kalbinden. Onu yoketmek isterim. Sıska oğlanın anası. Vâinö'ya hazırladım okumu. Gördü bu hâli. ne güneş Yaşlı Vâinâmöinen geliyor. 70 Sert yayını gerdi Vâinâmöinen'i denkledi.Ölümsüz. Laponyalı s ı s k a oğlan Yapıştı sür'atli okuna. dedi: —. Güneydoğudan güneş m i ? 60 Ne bir bulut. Güney doğuya gözü k a y d ı . 65 Ottan hafif. Anası önlemek istedi: — Öldürme Vâinâmöinen'i. . Delikanlı Joukahainen. . yaşlı ozan Pimentola yönünde. 55 Döndürdü başını kuzeye. Denizde b i r nokta gördü.Sırtında o k u yayı. Y a sırtından deleceğim.

' Cv 90 Ş a r k ı l a r susar. v u r ! Yay'ım. Kıyarsan Kaleva'nın qğluna > Neşe kalmaz dünyada*. Ben şaşarsam. Bulutlara^ göklere Çıktı gitti. h u ş o k u m Sağlam çamdan okum. 110 115 . hedefi sen bul! İlk okunu b ı r a k t ı : Ok. Gitmesin Manela'ya! B u l â f l a n n üstüne Sıska oğlan dalar düşünceye. 95 Aldım erdirmeye çalışır. çok y u k a r d a n uçtu. ' Ozan vurulursa. Torbasından b i r ok aldı. :85 S a ğ omuzuna dayadı yayını. Vâinö'ya ok atma. sen de iyi geril. Eli y a y m a gider. Sussun şarkılar! Yayımı gereceğim. Vâinâmöinen'i nişanladı.Ozan b ü y ü k sülâledir Kocamla da akrabadır. B ı r a k y u r d d a kalsın neş'e. Şöyle söylendi: — V u r okum. Dirseği geriye çeker. Vâinö'yu geberteceğim. 105 Birini de yanma koydu. Sinirli p a r m a k l a r ı Beklemekten titrer : 100 — V a r s ı n neşe kalmasın.

hedefe ulaştı. Manala'ya. sağ yanından Koltuğunun altından. Ne Kaleva çayırına. Denizlerde fırtına. Ozanın çöpten hafif.. Dehşet.İkinci okunu bıraktı: Ok. 130 Baş üstü. çıktı. 135 Delikanlı Joukahainen. Uzaklara sürükledi. Annesi 'görünce sordu: 140 145 . Yaşlı ozan devrildi attan. altı yıl Sallan akıntılarda. Nohut sapından ince 125 Atının omuzunun içine Girdi. Yedi yıl ak çam kütüğü. yedi yaz Dalgada yuvarlan! Altı yıl çam kütüğü. Sekiz yıl âdi k ü t ü k Gibi dolan s ü r t y ü r ü ! Delikanlı Joukahainen Döndü evine geldi. Kasala kasala: — Gelme bir daha koca Vaihö. çok alçaktan gitti Toprak anaya girdi. sulara. Dalgalara yuvarlandı. Ne Pohjola dolayına! Sularda çalkan. Üçüncü okunu b ı r a k t ı : Ok. 120 Tepelere. k o r k u n ç dalgalar Aldı Vâinö'yu açığa.

zavallı Öldürmekle Vâinö'yu Kaleva'mn oğlunu! • . Tepe ü s t ü yuvarlandı. sırt ü s t ü Gömüldü sulara. Dalgalara kapıldı. Uydu rüzgârlara... Anası p e k üzüldü: — Kötü yaptın. Y a n a döndü.150 155 160 — Öldürdün mü Kaleva'mn oğlunu? Joukahainen cevap verdi: — ö l d ü r d ü m Kaleva'mn.oğlunu Yolladım koca Vâinö'yu Dalgaların içine.

Üstünde b e r r a k gökyüzü. yaşlı ev möinen'in ağlamalarına dayanamaz. ne yazık! Tepemde gökyüzü. Oradan oraya dolaşır. 10 Dokuzuncu sabahda Çok acı çekti Vâinö. kartal. Sekizinci günün sonunda. Kan dolaşmadı parmağında: 15 Bıraktım evimi.RUNO 7 Vâinamöinen uzun zaman denizde çalkanır. evine sahibi kadın Vâinâiade edecektir. Önünde hareketli dalgalar. anBu takdirde ozat:3 Sampo yapamayacadöner. Ümitsizliğe. kızım da karşılık olarak vermeyi vadeder. ağırbaşlı Vâinâmöinen Derin sularda yüzer. 65- . Bir bu kadar kış günü. Ayaklarında tırnak kalmadı. (1-285) • Yaşlı. Lapoııyadan bir kuş gelir. eskiden Vâinö'yu tanımaktadır. ozan ğından tlmarineni göndermek sözünü verir. düştü. 5 Altı yaz günü. Ozanın bulunduğu yer Pohjola'dtr. kendisine bir Sampo yapmasını şart koşar. Kütük gibi yuvarlanır. sırtına alır ve bilmediği yerlere bırakır. memleketine cak. zavallı Ben.

cevap verdi: — Sebebini sorma bana.20 25 30 | Mi . Diğer kanat sıvazlar denizi. Suya düştüm yüz üstü. 40 §1 §f ir • 45 50 gl 11 it ilk 66 . Şu yüzden geldim bu t a r a f a : Pohjola'ya kız istemeye. Dalgalarda sallanmak Zor. ağırbaşlı Vâinâmöinen Şöyle. çalkanırım Karanlık sularda Soğukta kalmak. söyledi. Birkaç sabah sonra Joukola açıklarında. 35 Fırtınalarda. K u ş uçtu. döndü. Havalarda destek yok! Laponyadan bir k u ş uçtu. ne acı! Sulara ev mi yapsam. Havaya kulube mi k u r s a m . Bana hücum ettüer Atımı devirdiler. Kuzeyden gelen k u ş Küçük ya da büyük değildi: Bir kanat gökte buluta değer. Gagası kayalara çarpar. Pimentola'dan evlenmeye Giderdim. süzüldü Vâinâmöinen'i gördü: — Ne ararsın buralarda. işin nedir denizde? Yaşlı. K u y r u ğ u dalgayı yalar. Kahraman. Sular alıp götürür. Çıkageldi bir koca kartal. deniz yoluyla.

Yerleşti kartalın sırtına. ağırbaşlı Vâinâmöinen Çıkardı başım denizden. Rüzgârda sallandım. Ağaçları y a k a r a k Tarla açtığın günleri Hatırlarım şimdi. Yerleş sırtıma çık. Karadan uzaklarda Bakındım her tarafa.55 60 " 65 70 75 80 Dalgalara yuvarlandım. doğudan f ı r t ı n a Uzaklara sürüklendim. taşırım! Yaşlı. Kuşlara bırakmıştın. Dalgalardan kurtuldu. Pohjola'dan Batı yel'i Esti. Hangi ölüm erken gelecek: Açlıktan mı öleceğim. Ortada bir tek ağaç. Ya da boğulacağım dalgada! Kartal dinledi ozanı Cevap verdi: — Üzme tatlı canını. Denizlerde çalkandım. iyi günlerde. eskiden Tanırım seni. Kanadımın a r a ş m a . . Geldim seni k u r t a r m a y a . Bir yer de b a n a ayırmıştın! Otur oriıuz b a ş l a n m a . Tanıyamadım. Kaleva'da Osmo'nun ormanında. İstediğin yere. nerdeyim.

yolunu bulamadı. belki . Yabancı. Vâinâmöinen ağlar. Ay ve güneşle anlaşmış: Birlik doğup batacaklar! Günlerden bir gün bâkire. Uçtu. Öz yurduna. Saçları keçe keçe oldu. toprağına Kavuşamadı. Pohjola'nın güzel kızı. süzüldü gitti. Rüzgârların önünde.altı. yaralar Vücudunun her yerini. Kuzey yolu üzerinde. Fırtınalar.. Taşıdı Vâinö'yu. . Erkence uyandı. Sakalları yolundu. Binbir rüzgârın vurduğu. Vâinâmöinen. Bir gece. horoz ötmeden Tavuğun oğlu seslenmeden. . • Yünlerden kumaş dokudu. Kartal bıraktı ozanı Sariola'da. Karanlık P o h j a dolayına Uğursuz Sariola'ya. . Beş koyun kırptı. iki gece Bilmez nereye gideceğini.85 90 95 100 105 Göklerin kuşu. bir kıyıda Bilmediği yerlerde Başladı ağlamaya. 110 Ay'dan güneşten önce.

115 120 125 130 Elbiseleri de ördü. Küreklere yapıştı Çabuk çabuk. Sesi duyan b â k i r e Koştu eve geldi. Haykırışlar. Denizden. ağırbaşlı Vâinâmöinen Batakta ağlamakta: . haykırmalar Bağırmalar duyulur. Çıktı dışarıya dinledi: — Değil bunlar çocuk sesi. Çöpleri atıp durunca Bir s e s duydu uzaktan: Nehrin öte başından. Masaları yıkadı. Güneş daha doğmadan Gün ağarmadan. ulaştı Vâinâmöinen'in y a n m a İ45 Ağlayan kahramana. nehirden Sesler gelir her yönden! Pohjola'nm kadım. Annesine bildirdi: — Denizden ağlamalar. Sakallı yiğit haykırması! 140 Üç kenarlı tekneyi. Saldı deniz sularına. Süpürdü yerleri. 135 Seyrek dişli yaşlı. Bakır k a b a topladığı çöpleri Dökmeye gitti tarlaya Çitin altından. Ya da kadın ağlaması. Yaşlı.

ağırbaşlı Vâinâmöinen Şöyle cevap verdi: — Biliyorum. Evimde ne rahattım. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — B e r b a t battığım yer Nasıl kurtulacağım? Yaşlı kadın şöyle dedi: 170 — Çık çamurdan. Vâinölâ'da şarkı okur Dolaşır. 180 Susuzluğunu giderdi. t ü r k ü çağırırım. Kimsin. Pohjola'ya geldiler. Yaşlı kadın sordu: 165 — Cevap vermedin sözüme? Yaşlı. 150 Germiş çene kemiklerini. . necisin ihtiyar Anlat derdini dinleyelim? 155 Yaşlı. Şarkı oku dinleyelim Anlat dertlerini! Gözyaşları dindi Vâinö'nun 175. yabandayım Bilmediğim yerlerde. Pohjala'nın yaşlı kadını: — Yabancı topraklardasın.' Sakalı tir tir. . Kadının kayığına girdi. 160 Adım. bataktan Haydi bize gidelim. Yaşlı kadın doyurdu ozanı. Dudakları büzülmüş. Kadın çekti kürekleri. sanım şöhretim Belli tanınırım.Feryatları kesildi.

hazır. besledi. baktı.185 180 195 200 Bir hafta. B u r a d a da herşey Yabancı düştü bana: Ağaçlar kinle bakar. Dallar saplanır batar. balık yanında. Hoş geldin evimize. # # 205 210 Y a ş l ı ağırbaşlı Vâinamöinen: — Y a d yerde yemek. Deniz kıyısındaki yerde? Yaşlı. ağırbaşlı Vâinâmöinen ' Şöyle cevap verdi: — Sonsuz engin denizde. Tanrı izin verse de Bağışlansam yönünde Evime v a r s a m ltavuşsam! Tahta çaıiaklâ su içmenin . Vâinâmöinen'den sordu: — Neye ağlardın Vâinâmöinen. Rüzgâr da yabancı gelmez bana Louhi. yaşlı ev sahibi: — Ağlama üzülme Vâinö. Huş ağacı söz atar. Bir güneşi tanıdım. İnledin durdun neye Kötü kötü yerlerde. 'Ağlar sızlar y a ş a r d ı m . Onardı yaralarını. y a v a n kalır Konuksever ev de bile. Uçsuz bucaksız kıyılarda Haftalarca çalkandım. Et . Burada da herşey var.

Yaşlı. Gönderirsem tarlana Ne va'd edersin bana? . Ya da bir başlık gümüş? Pohjola'lı yaşlı kadın: — Yaşlı. Biraz kuzu yününden. Kuguk seslerini duyarsam. Kuşların öttüğü yere. ölümsüz ozan. Tarlalarıma varırsam. Pohjala'nm kadını: — Hak veririm sana. 235 240 245 İnsan kendi evinde. Altun tastan yabanda Şerbet içmek yerine! Louhi. Bir Sampo yapabilirsen. Bir de kapak işlersen: Kuğu kuşunun tüyünden. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Nedir dileğin söyle sen? Ne istersen vereyim Kavuşursam yurduma. Bir tek arpa tanesi. Kızımı da veririm Evine gönderirim. Değeri vardır daha. Bir miğfer dolusu altun.215 220 225 230 . Gümüşlere çekmez canım. Kısır inek siidünden. ağırbaşlı Vâinâmöinen Kudretli. Al tunla çocuk oynar. Altununu istemem. Seni yollarsam evine. . At süslenir gümüşle.

Altun k a p a k işlesin Y a p s ı n güzel Sampo'yu. Maşa izi belirmez. yaşlı kadın. Yolla beni yuvama. Bir tek arpa tanesi Biraz kuzu yününden. Güzel bir tay koşumladı. Y a p m a z s a n bunu . Kulübeme kavuştur Demirci İlmari'yi Göndereyim sana. Pohjola'nm yaşlı kadını: — Sampo'yu kim y a p a r s a Kuğu kuşunun tüyünden. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Bilmem Sampo yapmasını. Kapağı da beceremem. Kızımı ona' veririm. Kahve rengi kızağa koştu Bindirdi Vâinö'yu içine Şöyle söyledi: — Kaldırma sakın başını. İlmari Göklere k u b b e çaktıydı. Loühi.Horoz sesi duyduğun Tarlalarına k a v u ş t u r u r u m ! * $ « 250 255 280 265 270 '275 Yaşlı. Usta çekiçti. Oynatma hiçbir yanım At yorulmadıkça. Kısır inek sütünden.. Karanlık da basmadıkça. Çekiç yeri görünmez.

Yaşlı ozan evine vardı. Karanlık Pohjola dolayında Uğursuz Sariola'da. At dörtnala. ağırbaşlı Vâinâmöinen Şaklattı keten kamçıyı. uzaklara koştu. • . Yeleleri rüzgârda.230 285 Kötü günlerin gelecek! Yaşlı.

güzel sözlere. K u m a ş dokur. 75- . civardaki bir yaşlı adam. Evlenme teklif eder. Gökkuşağında oturmuş 5 Apaydınlık heryeri. ağırbaşlı Vâinâmöinen 15 Dalgın dalgın giderken. Suların gözbebeği. Herkeslerin bildiği.r 8 VeinSmöinen Pobjola'dan evine dönmekte iken. Gümüş gergef mırıldar. Tanrının yardımı ile çare bulabileceğini söyler. Kız bazı şanlarla bunu kabul eder: Ozan kirman kırıklarından bir kayık yapacak ve bunu ei değdirmeden yüzdürecek. büyülere ihtiyaç hasıl olur. Elindeki mekik altun. Kasnağı gümüşten. Kuytu Pohjola da. (1 • 193). Bakır k a s n a k seslenir. . yolda Loubı'tıifi giizel kızına rastlar. Pohjola'mn güzel kızı. 10 Mekik k u ş gibi sıçrar. yaralanır..' sırmalar. Yaşlı. Vaiıüimöi/mı kayığı tamamlamak üzere iken baltayı dizine kaçırır. Tedavi için. Y u m a k yumağı koğalar. Esvabı pek süslü. Uğursuz Sariola'da.

Koş. Kaldırır başını bulutlara. Y a n ı m a bir yanaş! Ballı çörek yapacaksın. t ü r k ü çağır Pencerede heryerde Vâinölâ'daki evimde. Direndi sözlerinde: — Dün. güzel kız Gelsene kızağıma. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — S o r m a nedir sebebi. . Üzerinde b â k i r e Bir altun tül elinde. Tüle gümüş işlemekte. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Bâkire. Ardıç k u ş u anlattı bana. haydi yaklaş. B i r k u ş sesi duydum. Gökkuşağını görür. İyi b i r a kuracaksın. Sarı otlu tarlada. gün batarken. Çiçekli kırlarda. Gelecekmişim yanma? Yaşlı. Kaleva çiftliğinde! -Nazlandı bâkire. Y a n ı m a yerleşsene! Pohjola'lı güzel kız: — Ne işim var kızağında. Yaşlı. Şarkı söyle. Gezdiğim bir sırada.20 25 30 •35 •40 45 50 • 7 6 Y o l u n üzerindeki tepede Mekik seslerini duyar. Gözlerini göge diker.

Genç kızlardan yakındı. Söyle yavaşça... güzün beyazdır. K a r d a demir soğuktur... 80 Bakirenin duygusunu. Babasının evinde b â k i r e Ya da eş olan mı kocaya. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Kuş. şanslı? K u ş kulağıma söyledi: Gün. daha soğuk. B a b a evinde bâkire. E r e varan genç. dedim:. Mes'ut olur. Gelin kız.. Kocaya eş. Yaşlı. Köle aşkı bilmez. Verimli toprakta meyve. hissetmez!. K u ş a sordum.55 60 65 70 75. Zincirde bir (Fino) d u r . Kıvançlı. yalan konuşmuş.. sevinir! Haydi gel kızağıma. Yapacağım iş de var!: B â k i r e alay etti. kız.. Tatlı tatlı güldü: — Seni yiğit sandım'dı!' Kılı i k i y e böfer misin?" .. Geveze ardıç k u ş u ! Bana s o r a r s a n eğer: B a b a evinde bâkire. Kötü insan değilim. Kocaya v a r a n genç kız. B â k i r e bundan beyaz. Kucaktaki çocuktur.. kulağıma.

ağırbaşlı Vâinâmöinen: Çıtirtısız çit kurdu.Sapsız kör bıçakla? Y u m u r t a y ı düğümler misin? Yaşlı. Kızı kızağa çağırdı. ağırbaşlı Vâinâmöinen: Bu işi kolay sandı. 100 Alay etti b â k i r e Tatlı tatlı güldü: — Eşim yiğit olsun isterim! Bana bir kayık yap Kırık kirmanımdan. Taştan kıymık çıkarırsan. Seslendi kıza. • Tatlı tatlı güldü: — Gelirim belki. Buzdan bir çit k u r a r s a n 95 Çıtırdı. Yaşlı. 105 Parçalanmış iğ'imden.. 90 Alay etti b a k i r e . ses çıkartmadan! Yaşlı. düğümledi yumurtayı. çağırdı. ağırbaşlı Vâinamöinen Kör bıçakla kılı böldü. Sonra yüzdür kayığı.. ağırbaşlı Vâinâmöinen Kırık kirmanı. . Taştan kıymık çıkardı.. 110 — Bu dünyada benden u s t a Y o k yapacak. El değirmeden. dediğini! 85 Yaşlı. Belirsiz. ig'i aldı Çıkrıklar: topladı.

Y a s s ı yüzlü balta! Odun mu sandın ayağımı Ya da tahta! . demirden yana Tek söz bulamadı. tıkaç yetmez. Bir taşa çarpınca. Lâkin. Sardı yaraşma. Hüsi Baltaya yolunu şaşırttı. Delik b ü y ü k ! Kan dinmez. Keskin ağzıyla girdi Yaşlı ozanın bacağına. I r m a k gibi coştu. sonunda Üçüncü günün. Vâinâmöinen k o r k u s u n d a n . ağırbaşlı Vâinâmöinen . Tümsekler kanla örtüldü.130 135 140 Vâinâmöinen başladı Büyülü şarkı okumaya. Bir gün bir daha Çattı parçaları.115 E m ek verdi yılmadı.145 . Yaşlı. Örttü her yeri. Kanı akdi harıl harıl. Sihirli sözler söyledi.125 — Ey eğri burunlu. Yaşlı ozan yosunları. K u r u otu topladı. Y a r a merhametsiz. 120 Şeytana uyan balta. Yeşillikler kapandı.

Demire derman bulacak? Durduracak akan kanı? . En güçlü atı seçer. Hedef yaklaştı. Vâinö şaklattı kırbacını 80 I .Başlar ağlamaya. Atlar arabasına. Demire derman bulacak? 170 Durduracak akan kam? Döşeğinde yatan bir karı Üç dişinin arasından: — Y o k b u r a d a kimse. Durduracak akan kanı. 175 Doyuracak karnını. 150 Durmacasma kamçılar. At koştu. Demire derman bulacak. 165 Aradığın kişi! Vâinâmöinen kamçıladı atı İkinci eve vardı:— V a r mı kimse bakıcı. yol tükendi. Sana ekmek verecek. İlk eve sordu: — V a r mı kimse bakıcı. 155 Yolun kavşağında. Bakar başka çare yok. Yandaki evde vardır. Araba gıcırdadı. Sancını da kesecek Bas bakalım haydi! . Vâinö k a s a b a y a ulaştı. 160 Y e r d e oynayan bir çocuk: — Y o k b u r d a kimse.

Azmış y a r a tıkandı. Demire derman bulacak? Durduracak koyu kanı? Bir yaşlı adam.180 Yol aldı. Sessiz aksakallı biri. Durduğu yerden. . nehir k u r u r . koy. o t u r m u ş 185 Sobanın başına. az gitti Y u k a r d a k i bir eve v a r d ı : — V a r mı kimse bakıcı. 190 Demirden yana! Ulu Tanrının isteğiyle. Göl. Gökten inen sağnaklar. dedi: — Daha derinleri kapandı.

varmı değerin? B a k ş u r a d a yedi fıçı. Sobadaki yaşlı adam Aksakallı kişi. kudretini ölçmek ister. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Demirin aslını bilirim. Vâinamöinen hayatından memnun Tanrıya şükreder. 82 . Ozanın. kocamışlığımda. Nereden çıktı Bu uğursuz m â d e n ? 20 Yaşlı. 10 Yerin. azı kaldı 15 Aklımda. Demirin aslı nedir. Sen de söyle bildiğini.RUNO 9 Yaşlı adam. bilirdim Lâkin şimdi. 5 İlerledi. Vâinamöinen'in kimliğini bilmek. kan akmış! Çok sözler var. dedi: — İnsanlar arasında. Kendinden aldı kuvvetini. Demirin nasıl yaratıldığını bilmesi üzerine. Y a r d ı m görmeden. (1-295) Bu sırada Vâinâmöinen İndi arabasından. Sekiz kazan. eve girdi. Yiğitlerin içinde. kendisine yardım eder ve sihirli merhemlerle yarayı onarır.

Su kardeşlerin en yaşlısı. sudan kurtulunca Tanrının isteğiyle. Y u m d u avuçlarını. Ayırdı havayı. 45 Göğüslerden taşan sütler. Topraklara. Bu işaret üzerine. Ulu yaratıcı Ukko. suyu. Demir. Birlikte b a ğ d a ş kurdular. Dünya. Tüm dünyanın Ulu'su. Ulu Tanrı Ukko... Sol dizine elini vurdu. İri güzel göğüsleri Sütle doldular. kızların küçüğü. göllere Pırıltılı denizlere. Ateş. . Hemen doğdu üç bâkire. Y e r yüzüne yayıldılar. Siyah sütü v e r e n kız . Tavlanmamış demire. Tüm yerlerin Tanrısı. 50 Bir siyah süt verdi.25 30 35 40 Çelik nereden gelir: Hava anaların ilkidir. . ikisinin a r a s ı n a girdi. Küçüğü de kırmızı. . Ortanca kız beyazını. Parmağını şaklattı. Demir yoktu bile. Kızların en yaşlısı. Tabiatın üç kızı! Bulutlarda oturdular.

Demirin en iyisine. Demirin aklına geldi. Üçüncü yılın içinde. 70 Kardeşinin yakan dilinden Saklanacak yer buldu. Demir ateşe teslim olur. 75 Bataklarda. Demir kaçtı kurtuldu. Kuğuların yumurtladığı. 55 . Parlayan çeliğe Sebep oldu! 60 Aradan çok zaman geçti. İşte ogün bugündür Gizli kaldı demir Gizli yerlerde. yerinden kalktı. Kızıl sütü veren kız. Küçük kardeşi demiri. Ateş buna pek kızdı. çoraklarda.Beyaz sütü veren kız. Kardeşi ateşe K a v u ş m a k diledi. Dağlarda. Ördeğin kuluçka yattığı Yalçın kayaların üstünde. 80 Demir batakta kalır. Neredeyse yutacaktı. 65 Pırladı. K u r t batakta koşar. Ateşin elinden. Sularda gizlenir Bir yıl. İki gök'ün arasında 85 Ateşe yakalanır. saklı kaldı. iki yıl.

Zavallı demir Ateşin sesini duyunca Pek k o r k a r . Demir bu yerlerde. Ayının topuğunda Kendini zor bulur. Güzel kılıç olacaksın! Beyaz kadınlara Süs takılacaksın! Demirci îlmari. Demirci'îlmarinen. * * * Demirci îlmarinen Bu dolaylarda doğdu. Kurdun ayağında. örsünü.bak. ürperir.Sinsi ayı dolaşır Çorak toprakta. . Avucunda maşası. Y a k a l a r demiri. K a r d e ş e kıymaz ! Ateşe y a t . üzgün Tavlamaya girişir: — K o r k m a sakın demir k a r d e ş Y a k m a z ateş dostunu. Bataklıkta demiri b u l d u ! Islak yatağından Çıkar gelir demir İlmarinen'in önüne serilir. Ocağım. gece yarısı Dünyaya geldi. Bakır saplı çekiç elinde. k ö r ü ğ ü n ü Gtindüzleyin k u r d u .

Demirci İlmari Y a r ı sert. yuğuruldu. yarı gevşek: —• K u r t u l u r s a n ateşten. Azarsın yeniden 135 Zâlim yaratık olursun. Uslu uslu. Ocağa yığıldı. Korkarım! Saldırırsın ateşe. söz verdi. mırıldandı: — Hey İlmari.120 Bir. K a y m a k gibi akdi. k u r t a r beni! 130 Ateş. rahat kalayım. H a m u r a döndü. k a r d e ş yakıyor. İlişmem anamın öz oğluna ! Bırak. Yalvardı ocakta örste. Çekicin altında inledi: — Ormanları dişlerimle paralar. 125 86 . Öldürürsün. K a r d e ş kollarına. Yemin etti. * *. kardeşe.. bu iyisi.. • Ocağa salar! Körükler üfler. iki üç Körükler ateşi. 145 Y u t a r ı m kayaların kalbini! Kardeşime çullanmam. « Demir yumuşadı. s ö n d ü r ü r s ü n Öz ananın oğlunu! 140 Demir dile geldi. Kaynadı çorba gibi.

Uçar süzülür. Demirci İlmarinen. Demiri sertleştirmeye. sertleşmez! Demirci î l m a r i . Örsten demiri aldı. Seppo'nun ocağına konar.. toprak.150 Y a ş a m a n ı n şereflisi! Yolcuya yoldaş. V u r a v u r a yassılttı: 160 Hançer yaptı. Ölümsüz çekiçci . Demiri çelikleştirmeye! 175 Bir a r ı çıkar. * * * Lafım bitmek üzere. 155 Dirlik bozmak yerine. Suya b a t s a da.dinle: — Demirin dili kapanmaz. Demirci İlmari: . 165 Ağzı yapışmaz çeliğin. B i r a z . biraz k ü l Karıştırır tadar. Sular da yetmiyor. Beni iyi. silâhlar. yerden Mavi kanatlarım çırpar. balta yaptı Kılıçlar. 170 Tesirini yoklar: — Bunlar yaramaz işe. Gezgine koldaş olmak Ne iyi! Sataşmak sağa sola.

180

185

190

— Arıcık, güzel kuş! Bal getir, al getir Dilinde tatlı suyu; Altı çiçekten, yedi otdan Sihirli suları Çal g e t i r ! Arı mavi kanatlarını çırpar, Damdan yana uçar. Arıcık, unuttu gitti İlmarinen'in dediğini: Hiisi'den korku, Yılandan zehir, Karıncadan, böcekten K u rb a ğ a d a n acı usareler Getirdi ölümsüz çekiçciye. * # * Yaşlı, ağırbaşlı Vâinâmöinen Yoruldu, kesti sözünü birden; Saçı sakalı dimdik, Ozanı dinleyen, Yaşlı b a ş l a d ı : — Ben de bilirim, demir Sen neyin nesisin, Çelik, neler geçirmişsin! Dikkatli ol alçak demir, Uğursuz maden, Büyülenmiş ç e l i k ! Ne büyükdün ne küçük, Sevimli de değildin Unuttun mu !• Süt olup yerde akdığın, Üç b â k i r e göksünde

195

200

205

210

215

220

225

230

235

240

Yattığın günler, kızmazdın! Ne büyüktün ne küçük, Hiç gururlu değildin, Hamur gibi yuğurulduğun, Ovalarda, kırlarda Su olup akdığın günler ! Ne b ü y ü k ne küçük Y o k t u bir derdin; Çamurlarda, b a t a k t a Kızgın yamaçlarda Serilip kaldığın g ü n l e r ! Üstünde geyikler zıpladı, K u r t pençesiyle deşti, Ayılar tepindi. Şimdi m a ğ r u r bir kine, Kötü öfkeye tutulmuşsun; Bozmuşsun yeminini, Utanmaz olmuşsun; Köpek gibi, Verdiğin sözü unutmuşsun ! Aklını başına topla, Gör ödevini s o n r a ! Anana derim suçunu, Kardeşine h a b e r v e r i r i m ! Analar yapacağını bilir, Kardeş birşey düşünür, Çocuk kötülüğe s a p ı n c a ! Kan, artık sen de a k m a Kes fışkırmanı! Zevkine kapılmışsın, Akup çoşmanm; Tut kendini gizli yerde, Et içinde, kemik dibinde;

Derinin altında kalsan, Damarlarda dolaşsan; Boşyere toprağa taşma, Yuvarlanma pislikte!

Kanın ağzı tıkandı, Önü. kesildi. Aksakallı y a ş l ı : Dağa döksen, delen Kayaya döksen, eriten Kuvvetli ilâçları Sürdü Vâinâmöinen'e. Ozanı sardı, sarmaladı Şöyle dedi: — Onardığım insan, Benim değil T a n r ı n ı n ! Ben de olan bilgiler. Benim değil T a n r ı n ı n ! Dilim tatlı söylerse, Tanrı neler bilir, Ellerimin işini beğendiysen, Tanı neler bilir, Kim bilir! Yaşlı, ağırbaşlı Vâinâmöinen Sargıların içinde yatar, Oradan b u r a y a atar kendini, Sükünet bulamaz, dinlenemez. Aksakallı yaşlı adam, Bir top k u m a ş alır; K e s e r dilim dilim, Vâinâmöinen'in dizini, Parmaklarını k u n d a k l a r ;

275

— Ulu Tanrım, gözet Sana muhtaç o l a n ı ! Kemikler ters kaynamasın, Kocamış sakat kalmasın ! Vâinâmöinen rahatlar 280 Rengi rengini bulur; Dizini oynatır, yürür, Acımaz bir yeri, İnlemeleri diner,' k u r t u l u r . Yaşlı, ağırbaşlı Vâinâmöinen 285 Gözlerini göklere ç e v i r d i : — Merhamet gökten gelir, Yukarlardan, emniyet! Şükürler sana yaratıcı, Ulu T a n r ı ! 290 Destek oldun bana, Yardımsız komadm, Sağlığımı b a ğ ı ş l a d ı n ! Ey insanlar, akıldan çıkarmayın : L â f l a gemi yürümez, 295 Taştan kıymık çıkmaz !

91

RUNO

10
Vainiimöineft evine döndüğünde, İlmerinen'i bulur. Bir Sampo yapması ve Pojola'ya giderek kızı getirmesi için, kendisini kandırmaya çalışır. Demirci bunu pek istemez. Netiie de, ozanın büyülerle meydana getirdiği bir ağaca bakmaya giderler ve İlmaıinen kendisini Pohja'da bulur. Sampo yapılır ve kızın llmarinen'e verilmesi kabul zın anası sihirli âleti gizli bir yere saklar. (1-426) edilir. Kı-

Yaşlı, ağırbaşlı Vâinâmöinen Güçlü kızıl aygırını Süslü kızağına koşar; Kırbaçlar küheylanı. 5 İnci kamçı şaklar. At koşar, yolculuk ilerler Kızak kıcırdar, Koşumlar inler, Sarsılır yerler. 10 Yol tükenir, hedef yaklaşır Batak geçer, toprakda seğirdir. Bir gün gider, iki gün Üçüncü günün içinde, Bir uzun köprü gelir : 15 Kaleva toprakları, Osmo'nun t a r l a l a r ı ! Yaşlı, ağırbaşlı Vâinâmöinen Memnun hayatından :

9 2

20

25

30

35

40

45

50

— Ey koca k u r t . Git ye s a y ı k l a y a n : ! Ey hastalık, V a r öldür Laponyalı'yı! Hâni hana dedilerdi, Vâinölâ tarlalarını, Kalevala dolaylarını Göremeyeceğimi ? Yaşlı, ölümsüz ozan Kullanır büyülerini Bir çam ağacı çıkartır. Tepeleri çiçekli, Altundan yaprakları Buluta.dayalı dalları, Gökyüzünü sarmış. Dallarının arasına, Yıldızları sarkıtır, Ay'ı t â k a r parlatır, Sallana sallana Üzgün düşünceli, Osmo tarlasının başında, Kısdı dizginleri: E t r a f a kulak verdi, Gelen sesleri dinledi; Demirci İlmarinen'in Ocağının yanından. Yaşlı, ağırbaşlı Vâinâmöinen Hemen vardı yanma, Demirci îlmarinen'i Ocağında gördü, îlmarinen görünce o z a n ı : — Anlat bana, yaşlı Vâinö Çok zamandır, nerdesin ? 93

55

60

65

70

75

Neler yapdın gözükmedin ? Yaşlı, ağırbaşlı Vâinamöinen — Kaldım orda bir hafta, Uzun vakit Pohja'da; Laponyayı dolaştım, Bilginlerin y u r d u n d a ! Önemli sözüm var sana : Bir kız Pohja'da yaşamakta Bâkire, soğuk kasabada, Evlenmeyi kabul etmez, Kendisine eş istemez. Kızı görsen seversin, Alnı ay gibi parlar; Göğüslerinden güneş çıkar, Yıldız yıldız omuzları; Hemen git ara. Pek güzel bir kız, Doyamazsın s a ç l a r ı n a ! Bir Sampo yaparsan, Bir de süslü kapak; Emeğine karşılık Bu kızı alacaksın. Demirci îlmarinen, Şüphelendi bu sözden : — Ha, hay Vâinâmöinen Bakıyorum söz verdin, Kuytu Pohja'ya gideyim, Saçı örgülü bâkireyi Sampo ile değişeyim ? Tam hayatım boyunca, Gökte ay parladıkça Gitmem Pohjola'ya; Sariola'nm olduğu yer,

80

Osmo tarlasının içinde Ay p ı r ı l d a r tepesinde. Osmo'nun tarlasına Demirci yaklaşır b a k a r 110 Ağaca. al ay'ı Topla yıldızları! İndir yere. Doğru. Yıldızlar da asılı 95 Ötesinde b e r i s i n d e ! Demirci İ l m a r i n e n : — İ n a n m a m bunlara da. ağırbaşlı Vâinâmöinen — İnanmazsan sözüme. 90 Tepesi çiçekli çam. Bakıp ellemedikçe. pek ş a ş a r : Dalında yıldız asılı. 100 Yaşlı. hele 115 Çık tepesine. Varınca.Yiğitler o l u r heder î Y a b a n c ı l a r boğazlanır ! Yaşlı. Yaşlı. ağırbaşlı Vâinâmöinen — Güzel şeyler de v a r Yollarda görülecek. ağırbaşlı Vâinâmönen: — Demirci kardeş. Kalk b e r a b e r gidelim. yalan b i l e l i m ! Kalkar birlik giderler 105 Çiçekli çamı görmeye. b a k değerine 85 . Önde Vâinâmöinen Arkasında İlmarinen. Altundan yaprakları. Tepesinde ay parlar. Gözümle görmedikçe.

Göklere bulutlara. îlmarinen'i g ö r ü r . Havadan. Fırtınalar çıkartır. kayğan yoldan Çıkageldin dolaya. necisin Yiğitlerin içinde. büyüyle Karışır işe. — Sen kimsin. Gelişini köpekler duymaz-. Çam dile g e l d i : — Oh. Tırmandı altun çama. budalanın budalası Yalancı yiğit îlmari! Geldin. Uçar gider göklere. Pohjola'nın seyrek dişli Yaşlı kadını Louhi Duyar gürültüyü. Çıktı çıktı yükseldi. Köpek duymadı gelişini . Demirci îlmarinen.120 125 130 135 140 145 150 Senin olsun b e ğ e n i r s e n ! Demirci îlmarinen. ağırbaşlı Vâinâmöinen Şarkılarla. Sert rüzgârlar estirir. Yıldızların arasından Pohjola kırlarına düşer. Uydurma ayC yıldızları Alıp götürmeye ! Yaşlı. Nedir yerin ? Yel attı seni buraya. tırmandın tepeme Çocuk gibi istemeye.

Köpekleri havlatmaya. Göğsüne. Kapağı da çekiçlerim. Dolaylarda y a b a n c ı y ı m ! Pohjola'nın yaşlı k a d ı n ı : — Tanırmısın acaba Demirci İlmarinen'i ? Duyduk şöhretini. Boya yanaklarını. Y ü n k u y r u ğ a dost olmaya. Boynuna boncuk. Söyledi kimliğini: — B-iraz . inciler tak. Süslen g e l ! Çoktandır beklediğimiz Demirci İlmari geldi. Benim "demirci İlmari ! Sampoyu beri yaparım. Pohjola'ya 'gelecek. Hazırla k e n d i n i .tanırım onu. Bize Sampo y a p a c a k ! Demirci îlmarinen. . İyi kalbi i çocuğum j Giyin güzel esvabını. Bize Sampo yapacak. Usta demir döğeni Uzun zaman bekledik. Seyrek dişli Pohja'lı. Evin içine girdi : — Güzel kızım.155 160 165 170 175 180 Yün kuyruk işitmedi! Demirci î l m a r i n e n : — Ben b u r a y a gelmedim.

Bir tek arpa tanesi. Yanakları kırmızı boyalı. Doyurdu karnını. Göksiinde altun kolye. Beline altun kemer. Bir de bakır tarak. Kısır inek sütünden. Yeni esvabını seçti. bağladı. tanınmış çekiçci Bize Sampo y a p a r m ı s m ? Kuğu. Şöyle d e d i : — Oh.185 190 195 200 205 210 215 Altun k a p a k ç a k a c a k ! Güzellerin güzeli. Saçında gümüşleri Pırıltılı. V e r i r i m sana bâkiremi Emeğine k a r ş ı l ı k ! Demirci İlmarinen. kuşu tüyünden. Konuğunu ağırladı. Biraz kuzu yününden Y a p a r m ı s m bir kapak ? Y a p a r s a n dileğimi. Güvendi kendine-: . Seyrek dişli yaşlı kadm. pek süslü Döndü geldi. Başına ipek kordelâ. Canlı. demirci İlmarinen Usta. İçecek de verdi. İyi huylu bâkire. îlmarineni içeri aldı. Giyindi temiz. manalı yüzü tatlı.

üç de gece Aradan geçti. Demirci îlmarinen Bu kayayı beğendi. ben kimim. — Göstermeliyim kadınlara Kendimi. Köleler geldi 245 Herkes işe koyuldu. Bir karış tel. Kapağı işleyeceğim! Gökyüzünü ben k u r d u m . Çalışma yerini seçti.220 — Yapacağım Sampo'yu. koydu Malzemeyi ateşe bıraktı. Körükçüler çağırıldı. Bir de k u b b e koydum. iki gün 235 Üçüncü günün sonunda. Pohjola tarlalarında. Körüğünü yerine. 225 Üç yaz günü. Bir gün. ocak yapacak Körüğünü yerleştirecek Uygun b i r yer aradı. 240 Ateş yaktı. örs çaktı. Rastladı bir renkli taşa. 9$ . Elimde birşey yoktu. Beceriksiz değilim Bulunanın i y i s i y i m ! 230 Örs kuracak. Y a d a demir p a r ç a s ı ! Demirci îlmarinen İşe girişir hemen.

Olağan üstü. üzüldü Mızrağı ikiye böldü Parçaladı. İkinci günün içinde Ocağın derinlerinde İlmarinen bir şey g ör d ü . Ne çıkacak dı? Ocakta bir mızrak. Altundan bir mızrak. Güzel görünüşlü.250 2S5 260 265 270 275 280 Demirci îlmarinen Eğildi ocağa baktı. Altun yaldızlı. saldı ateşe. Lâkin iki yüzlü: Tanrının her günü Savaş ister ! î l m a r i savaşı. Kıpkızıl bir tekne Baş tarafı gümüşlü. Gemiyi ikiye böldü. . Parçaladı. Demirci îlmarinen. saldı ateşe. Bakır süslü. körükler Bir ğün iki gün. sevmez. . Köleler. Ucu gümüşlü. Ne çıkacak ateşten? Ocakta bir kayık. ateşte Güzel görünüşlü Lâkin iki yüzlü : Tanrının her günü Bir b a ş ister ! B a ş k a başlar da ister.

dikkatlice. saldı ateşe. Beğenmedi îlmarinen 310 Pulluğu ikiye böldü Parçaladı. 295 Beğenmedi îlmarinen İneği ikiye böldü. körükler Bir gün iki gün 300 Dördüncü günün sonunda Ocağın dermlerinde îlmarinen bir şey gördü • Ne çıkacak ateşten? Altun biçaklı b i r pulluk 305 B a k ı r d a n her yanı. Rüzgârlar körükler. Sertçe. Köleler. Parçaladı. körükler Bir gün iki gün Üçüncü günün içinde Ocağın derinlerinde 285 îlmarinen birşey gördü Ne çıkacak ateşten ? Boynuzları altımdan Koskocaman bir inek. Boşyere sütlerini saçar. Güzel görünüşlü Lâkin iki yüzlü : Tarlaları deler deşer. Alnı yıldız parıltılı 290 Başında hâle asılı. Güzel görünüşlü Lâkin iki y ü z l ü : Ormanlarda yatar. saldı ateşe.Köleler. .

345 Bir sandık satılık eşya. Elendikçe elenir. 340 Öte yanı gümüş saçar. Altun kapak oynar. marifetli : Bir yanında un üğütür. çekiçler. çok şeyler. Güney rüzgârları üfledi. Sampo sihirli. 315 Sampo hazır olur. Bulutlara dayandı. Kuzey rüzgârları esti. . Batıdan gelen yel Körüklerler. Toz duman göklere. Bir yanında. Bir sandıkda yiyecekler. Ateş bacayı sardı. Sampo çalışmaya başlar. Yavaş yavaş. tuz çeker. körüklerler. süslü k a p a k Gelişmiş.Doğudan gelen yel. Bir gün iki gün 320 Üçüncü günün içinde. 325 Üçüncü günün sonunda Ocağın derinlerinde îlmarinen bir şey gördü Ne çıkacak ateşten ? Ocağın derinlerinde 330 Sampo başlar belirmeye. biter. Demirci îlmarinen. Kıvılcımlar yayıldı. Üğünür iner. irileşmiş. Ölümsüz koca usta 335 Döğer.

. Şöyle dedi. Şölenlerde. 360 365 370 375 . sakladı.. b o ş kalır! B ı r a k m a m evimi. kız istedi: — Güzel küçük b â k i r e Benim olacak mı? Bakın bitirdim Sampo'yu İşlemeli kapak hazır 1 Pohjola'nın güzel kızı: — Ben b a ş k a yere gidersem. Kapısına ağaç dikti. Kim öğretir şarkılarını Kuş yavrularına? Ben b a ş k a yere gidersem Önümüzdeki yaz'ın başında Büyük kuşlar. bekişkin. Kökleri sekiz kulaç derinde Toprağa yaygın. küçük kuşlar Bütün kuşlar. sje t y i» Demirci İlmarinen. giderler ! Neşeli dağlar. bu topraklar Anamın yurdu. Sevindi. törenlerde. Pohjola'nın seyrek dişli Yaşlı kadını. Önümüzdeki baharda. Soktu sokuşturdu. Kim konuşur kuşlarla. donakaldı.350 355 Her istenen üçüncüde. Bir bakırdan kayaya Dokuz kilidin altına. kıskandı Sampo'yu Bir tepenin ardına.

Mavi sularda. 400 Evimde ölmek isterim! Pohjola'nm yaşlı kadını Yiğide bir -kayık verdi Bakır kürekleriyle.380 385 Genç kızlık günlerimi. kuzey yeli 405 Kayığıyla Demirci î l m a r i Memleketin yolunda. neden? Y u r d u n u mu özledin ? Demirci îlmarinen: — Canım y u r d u m u çeker. Otları ayaklarım çiğnemedi! Demirci îlmarinen. Ayrılsa mı Sariola'dan? Pohjola'nm yaşlı kadım: — Oh. V a r ı p gitse mi yuvasına. Rüzgâr esti. iki gün Üçüncü günün sonunda 410 Anasının yurduna. işlerim var görülecek: Daha çilek toplanmadı. 390 Pohjola'yı terk mi etse. şarkımı dinlemedi. kalbin yıkık 395 Üzgünsün. Kalbi kırık. Ölümsüz koca usta. demirci îlmarinen Başın eğik. Irmak. başı b ü k ü k Düşündü taşındı: Evine dönse mi. Oralara varmak. dalgalarda Bir 'gün gitti. Orman oyunlarıma doymadı. .

Bir sandık da yiyecekler. Yaşlı. Kapağı da çaktm mı? Demirci ilmarinen: — Sampo çalışır. toprağına ulaştı. demirci k a r d e ş İlmari. harıl harıl 420 Kapak durmaz ü ğ ü t ü r ! . 415 Ölümsüz koça usta! Yaptın mı Sampo'yu. törenlerde! . 425 Her istenen üçüncüde.Evine. Daha günün doğuşunda Üğünmüştü çok şeyler: Bir s a n d ı k satılık eşya. Şölenlerde. ağırbaşlı Vâinâmöinen Görünce İ l m a r i n e n ' ı : — Oh.

İri bir yiğit oldu. Geceleri çılgınlıkla dolar.. ile alay kızların bir birinde kızlar en delikanlı yaşayan bir giizeli vardır. Tek k u s u r u vardı. Boy gösterir. Kızların töreninde. Beslendikçe beslendi. bir da evlenmek kızı. Komşu gider. Yetişti. gelişti Kauko Tatlı su balığı yiye yiye. * > : < 4 Güzel b â k i r e Kyllikki 106 . (1-349) kararınailesinden eğlenmekteadalardan giizel dost arada toplanmışlar kaçırır. olurlar. 5 Bir koca köşkte doğdu. V ü c u d u bakımlı. sonunda Lemminkâinen. delikanlı adında Adada. Koy'un içinde. ederler. Aklı başında. caka satar.RllNO 11 Lemminkâinen dadır. bu neşeli dostu Kaukoniemi'nm ötesinde. Kyllikki'yi Zamanıdır söz açmanın Ahti'den Övmenin. islemeye dirler. 10 Kızıl suratlı. Alışkanlığı s ı k ı c ı : 15 Kadınlara fazla bakar.

20 25 30 35 40 45 • 50 Saari adasının tek çiçeği. . Paranızı s a v u r m a y m Estonya'ya kim gider? Adalarda kürek çekmem.. Estonya balığım sevmem.Gökyüzünde durmasıya Işık saç geceleri. Estonyadan yiğitler. Uzun kış geceleri Göz k ı r p durmasıya. Yıldız bir kez oğluna istedi. Güneşin yanında. Genç kız reddetti gitmeyi. bir kez oğluna istedi. Saari'nin hanım kızı Soyu sopu belli. Görücüler sık sık gelirdi. Genç kız reddetti gitmeyi. Büyüdükçe geliştikçe bakireŞöhreti yayıldı uzaklara. Güneş bir kez oğluna istedi. Ay. Onu herkes tanıdı. Genç kız reddetti gitmeyi. üşendi.. Bunları da beğenmedi: — Altununuz b o ş a gider. yaz günleri îşler sıkışık. Ingri'den görücüler Sıra sıra geldiler. Sulu çorbasını yemem!' İngri'ye giden kim. B ü y ü d ü gelişti.tanınmışKoca bir evin yetişkini. Babasının yanında.

meşâlesiz. Eşsiz güzel sevgili. örgülü Mutlaka elde edilmeli. Açlığın olduğu yer. Düşme ayaklarına. Oturtur y a n m a Şöyle s ö y l e r : — Gitme sakın tatlı yavrum. Buğday ekmeği bulunmaz. arpa-sı kıt. Cakam.55 Fakir. Uçarı Kaıikomieli: — Yakışıklı değilsem. Kadınlar b u r n u n a güler. : 60 65 70 75 80 . Çavdarı da değersiz. çorak bir toprak. Ailemden yana pek asîl. yeter bana! Anası salmaz önler: — Kızlar alay eder. Kılık kifayetim yerinde. Seni kabul etmezler Saari adasmdakiler! Çapkın Lemminkâinen. Saçları tatlı. Üçarı Kaükomieli Düşündü gerektiğini: Saari'nin çiçeği. Çırasız. * * * Günlerden bir gün Çapkın Lemminkâinen. Y ü k s e k kişilerin yanma. Anası salmaz önler. Suyu kıt.

Yüzlerce yiğit oğlan Saari'de Komazlar yaptığını yanına!' Çapkın Lemminkâinen Aldırmadı anasının sözüne. Saari'ye gideceksin. * > s ! * 110 Kadınlar gülüşüverdi. Kızlar tüm alay etti.. çapkınDinlemez anasını: — Kadınları güldürmem. Kadınlara yüz vereceksin.. K ü f ü r l e r i sindiririm!" Lemminkâinen'İn anasır — V a y başıma gelenler... Kapu eşiğinde... Binbir şamata içindeEvinden ayrıldı: Saari adasına gidecek. Kızları kandıracaksın.85 90 95 100 105 Lemminkâinen. Çiçeğini kandıracak Güzel kızı avlayacak. Arkasından da döğüş. Kızağını hazırladı. Alayları dindirir.. En iyi atını aldı.. S u s t u r u r u m kızları.. Önce ağız kavgası. Çiftliğe deli gibi dalınca:Kızak devrile yazdı. .' Çapkın çıkınca ortaya. Oğlanlara birer tekme. delikanlı .

125 Bir yer v a r mı Saari'de? Y a n ı m d a kızlar da gelsin. Kâzlara kulak asmadı: — Gezip tozacağım. Duymadım hiçbir zaman.Tökezledi. Böyle durdurdu. A m m a taylar burada. Zıplamana. Oynayıp zıplayacağım . Çapkın Lemminkâinen: — Ö m r ü m d e b öylesini görmedim. Senin gibi çobana. tepe! Saari de oğlanlar sıska olur. Kadınlar bana gülsünler. Geceleri kızları öndü. Ormanların sığırtmacına Fundalık bayır. Örgülü saçlılar birlikte! Saari'nin güzel kızları: 130 — Çok yerler var sana Saari'de. Gündüzleri s ü r ü güttü.115 135 140 145 1 1 0 . tepinmene.120 Kızlar alay etsinler! Aldırmadı kadınlara. Örgülü saçlıların iyilerini Biribiri ardına sıraladı.. gülüşmeleri: . Semirmiştir senin gibi! ü s * « Çapkın Lemminkâinen Çoban kılığına girdi hemen. . Uçarı Kaükomieli. düşeyazdı. Çapkın Lemminkâinen.

b i r g ü n Gözleri süzgün süzgün: 160 — Çapkın sen de. Boyu b o y u m a uysun! 165 j' 170 175 Birçok günler geçti. gözetlersin. 150 Görücüleri çeviren Adına Kyllikki denen. H u y u huyuma uysun. Koşarken Kyllikki'nin peşinde. Uçarı Kaukomieli 155 Y ü z çift çarık eskitti. Elimden tokmak alınmadıkça. Çapkın Lemminkâinen. Ne sürtersin peşimde? Y a ğ m u r kuşunu kovalarsın.Adada tek kız kalmadı. 111 . Tekne boşalmadıkça! İşi nedir budalanın benimle. Lemminkâinen'in okşamadığı. Saari adasının çiçeği. Y ü z kayık küreği kırdı. Belki tek kız kalmıştı. ' Gizli gizli heryerini İnce belini seyredersin? Hâlim değişmez benim: Değirmen taşı aşınmadıkça. Güzelliğime eş isterim. B â k i r e Kyllikki. Kollarsın. Kimseyi beğenmeyen kız. Ardımda durmasıya koşanın? Akıllı eş isterim:.

güzel çiçek Ağlar çırpmır. 195 200 205 . Belki 'geri dönmezler Görünmezler dolaylarda. beni koyuver Sal. Başına geleceği belle:. Oynaşlarınızı savaşa salarım. Peşinizden gelmezler! Kyllikki. Saari'nin çiçeği birinci. Yiğitler durmaz giderler. Kamçısıyla okşadı. atıyla.. söylemeyin. yolda: — Bağışla. B i r alan yerde. "Uzaklaşırken şöyle seslendi: — Hey kızlar. Y a n ı n d a tayı. oynar Eğlenirler kızlar. Çapkın Lemminkâinen Atıldı kızın üzerine. anama döneyim! Bırakmazsan gideyim. Başlarında Kyllikki.180 185 190 Akşamleyin toplandılar Ormanda güzel kızlar. ortaya. Bizim delikanlı. Kyllikki'yi yakaldı Aldı gitti kızağına. Çıkageldi Lemminkâinen Çiçeği b u r n u n d a hovarda. Haber vermeyin kimseye Kyllikki'yi kaçırdığımı! K u l a k asmazsanız sözüme Fena olur hepinize. Kırbaçladı atini.

yaşar. Tavşanın izini bulurlar. Üzüntünün sebebi? Evim küçük diye m i ? Ailem b ü y ü k değilse de r Evim de küçük ise. İneklerim yemez.gn • 210 215 220 225 230 235 240 Beş oğlan kardeşim. Fundalıktaki Puolukka. 113 . Sabahları salınmaz. Benim olacaksın! Üzüntün neye. Yanı b a ş ı m d a döşekte. Bâkireyi elinden alırlar! Serbest doğdum b ü y ü d ü m . Benden kötülük gelmez: Y e m e k t e kollarımda. Tatlı çileğim! Vaz geç üzülmekten. aç mı yım? Üzme kendini b o ş yere: İneklerim bol sütlü . Eİ'ele gezintide. Yedi de dayımın oğulları. Tepede yayılır Manzikki. Batakta otlar Murikki.. Başıma b u y r u k yaşadım. Sana edemem kulluk! Çapkın Lemminkâinen: — Altun kalbim. ağlamak neye? İneğim mi. Geceleri bağlanmaz. kepek yemezi Ailem b ü y ü k değil mi. ekmeğim mi Y o k sanırsın. Tuz yalamaz.

Sen de bana söz vermelisin. Sözleşip anlaştılar. soylu kılıç. And içmelisin: Kasabada sürtmiyeceğine. Ne eğlence hırsıyla. Ne şölende. Lemmi'nin oğlu! Eşin olayım istersen. Ne altun hırsı ile. Ailemi büyütecem! Alev saçan kılıç. Savaşa gitmiyeceğime. Kıvılcım saçar. Ateşte bilenmiş kılıç. Bakirecik içini çekdi. Bu silâhla ben. Kutsal alevde parlatıldı. Tanrı tanıklık etti: . Ne de gümüş peşinde. Ne de gümüş peşinde! .245 250 255' 260 265 270 275 Ateş gibi kılıcım var Bir görsen! Hiisi'nin ateşinde bilendi. Kollarında güvercinin Bana and içmelisin: Savaşa gitmeyeceğine Ne altun hırsıyla. Ölenedek eş olayım. törende! Karşılıklı uyuştular. Şu sözleri s ö y l e d i : — Oh sevgili Ahti.Çapkın Lemminkâinen: — En kutsal andı içerim.

Ağlamaya k a l k m a girince. Çapkm Lemminkâinen Keyfe geldi. Açlık haraplık bu ne? Kimin ola bu kulübe. 15 . Koca ağaçlardan kurarız î r i kütüklerle! 280 ' •• ! il m 285 M \ • j \ 290. Su k u ş u kovaladığım Yerler. Karşıda bir kulübe gözükür. Yenisini yapalım. $ 295 f*- iİİî 300 305 Girdiler eve. kamçıladı atım Yapıştı dizginlere. Kyllikki de bunu görür: — Bak. bir kulübe. Kışın tozduğum. Sıçrar sallanır. Saari'nin çiçekleri. hoşça kalın! Araba gider yol alır. ana evde. Çil avladığım.• Ahti savaşa gitmeyecek. kalın hepiniz. Hangi işe yaramazın? Lemminkâinen hemen: — Sen aldırma biçimine. kütükler! Yazları dolaştığım. Çatalım daha iyisini. Fırtınada kaçtığım. dedi: — Hoşça. Çam kökleri. Kyllikki k a s a b a d a sürtmeyecek. Y a ğ m u r d a saklandığım.

Kadınlarla ödeşmiş saydım! Ey anam. Ser döşeğin iyisini. Çamaşırı ağartışı. Y a t a y ı m yeni eşimle! Lemminkâinen'in anası: — Şükürler s a n a Tanrım. Attım altun kızağıma. Y a d yerlerde. Kendi y u r d u m yuvamda. karnında taşıyanım. B u r n u m a güldüler. B u r a d a n giderken hayallediğimi Gittiğim yerde b u l d u m aldım t Hazırla y u m ş a k yastıkları. bir h a f t a ! Lemminkâinen çapkın: — Kadınlar alay ettiler Öcümü aldım! Azıttılar şakalarım. Aman ne iyi! Oğlum. Tek yaratıcı hamd'ederim! Gelinimi bağışladın: Ateşi üfleyişi. Yiin büküşü. Allah dilediğini verdi! Denizde köpük beyazdır. Taşıdım buralara! Güzel kızı kapınca. Bulmuşun iyi eşi. taliinle kıvanç duy. .310 315 320 325 330 335 Her dediği olan ana Gözleri yolda: — Bir h a f t a kaldın oğlum.. En güzelini kaçırdım.

Güzel marti asildir.340 345 Yanındaki ondan beyaz. Yeni duvar hazırla! Eşine iyi bak. Senin eşin ondan parlak. Yanındaki ondan asil. Tut canından daha tatlı! . Hiç d u r m a kapıları büyült. Koca koca pencere aç. Yıldız gökte parlaktır.

Kyllikki de inmedi şehre. Ahti kardeşim! Kyllikki k a s a b a y a indi. Savaşa gideceğim. Duvarın ard yanından. güzel eşim Gitme kavgaya. Annesi salmak istemez. m a ğ r u r oğlan Bizim çapkın Lemminkâinen Pek üzüldü haberden. Lemminkâinen'de buna kızar. Genç kızlarla eğlendi. yola çıkar. kasabaya iner. Huysuzlandı bir hafta. K a r a yılan zehrine bula. evi lerkeder. (*) Ahti'cik. V u r u l d u kalbinden. A k ş a m eve dönmedi. 15 20 118 Çapkın Lemminkâinen Yakışıklı Kaükomieli. Eşi Kyllikki kızdı buna. Günlerden b i r g ü n Güzel Ahti. eşine verdiği sözü tutmaz. Örgülü saçlılarla. Toplantıya katıldı. Genç kızlarla toplantıya. Hertaraf. apaydınlık parlardı. bunun bir kötülüğe işaret olduğunu ifade eder. Delikanlı saçını tarar ve başını: bir felâket gelirse fırçadan kan akacağını. Olup biteni k i m anlatacak? Annikki. Kalktı gitti kasabaya. Şöyle dedi: — Ahtim benim. Andını inkâr etti! Kylİikki duydu konuşmayı. Penceremin altından. Savaşa karışmadı. Gecesi de gelmedi. (1'438) 25 30 5 10 . 45 Berin uykumda: Ateş ortalıkda oynardı. Sonunda anlattı anasına: — I-Ier şeyi iyi bilen Tatlı anam! Y ı k a gömleğimi.RUNO 12 Genç gelin Kyllikki. Uğursuz Pohjola'ya yeni bir kız bulmaya gidecektir."' Pencereden pencereye (*) — Evlenmemiş kız. Çoştu harladı. Anlattı olup biteni: — Ey. ulaştırdı haberi. savaşa! Gördüm rüyamda. delikanlı Balık avına gitti. Kim ulaştıracak bu haberi. Genç eşinin yanında B i r k a ç zaman yaşadı. 35 40 Yabancı kapılarda dolaştı. Yabancı dostlar edindi. 50 Evin içini sardı. Laponya'da döğiışeceğim! Kyllikki şehre indi. .

ver zırhımı bana. Köle saban s ü r e r k e n Yılanlı topraklarda. î y i gelir senin birandan. gideceğim. Savaşa herhâl katılacağım K a v g a birasını tadacağım! Anne üzgün kederli: — Ahtim. Çapkın Lemminkâinen: — Ev birasını sevmem. K a v g a esvabımı. savaşa! B i r a istersen var burada. Bir sandık buldu yerden. 4• . Daha dün. benim yavrucu'm Gitme kavgaya. geçen gün Sabahleyin çok erken. I r m a k l a r d a n su içsem Ziftli tahta çanaktan. Laponlarla savaşa. îç içebildiğin kadar. Gümüş toplayacağım! Anne üzgün kederli: — Evimizde yeter altun A m b a r l a r dolusu gümüş. hazırla Savaş esvabımı. Yeminleri de boşa! Ana. Gece gündüz günlerce. Pohjola'da kavgaya.im: 11 Yayıldı ulaştı! Lemminkâinen aldırmadı: — inanmam kadın rüyasına. Altun kazanacağım. 55 60 ıt il Kî R i S ıs 65 1 lıp: lif İlm-- li 70 m 75 80 85 120 | i. Getir zırhımı.

İsteyeni reddetmiş? Lemminkâinen'in anası: — Dinle Ahti. Laponlarla vuruşmak. Evdeki bütün altunlardan. Canım sonsuz çeker. canım oğlum Kyllikki eşin değil m i ? İki karılı olmak.iki güvercin Çok da çirkin değil mi? Çapkın Lemminkâinen: — Kyllikki şehre indi. Başta gelen dileğim! Kulaklarım duymak ister. E r e gitmemiş. Pimentola'da b â k i r e yaşar mı. Pohjola'da genç kız kaldı mı. 121 . Lemminkâinen aldırmaz: — Bıktım evde kalmaktan! Alacağım tek k u r u ş savaşta. Pohjola'ya gideceğim. Daha iyi gelir bana. Dip köşede dayalı. 115 Kucağında. Zırhımı hemen hazırla. Gözlerimle bir görsem. Sabanın çıkarttığı sandıktan! Getir büyülü elbisemi.90 95 100 105 110 Sandığı açar b a k a r köle Paralar sandıktan taşar. Git de b a k inanmazsan. Savaşa gireceğim. Yüzlerce binlerce! Sandık a m b a r d a dopdolu.

Bataklığa saplamak. Çamura başını sokarlar. .120 Kalsın dilediği yerlerde. Âdetlerini bilmezsin. Üzerime yılan saldılar. Uğraştılar durdular. Sihirbaza yenildim. Örgülü saçlılarla. Sana büyü yaparlar. o kadarım aldılar. Ne olursa. İpsiz. 140 Bir gece üç Lapon oğlanı: Koca taşın üstünde. İstediği evde yatsın. Ağzına ateş tıkarlar. Aleve korlar kollarını. ne çıkarsa Benden. 135 Sıcak küle gömerler! Lemminkâinen dinlemedi: — Eskiden de büyülendim. 130 Orada Lapon sözü geçer. Eğlenceye katılsın! Lemminkâinen'in anasaı: 125 — Gitme zavallı y a v r u m Pohjola'ya gitme! Sen onları bilmezsin. Ne oldu sânki? Balta taşa vurunca. 150 V u r m a k . Boş evden ölü çıkmaz. yormak. 145 Dağa kazma girince. kemersiz yakaladılar. Dillerini konuşmaz.

Karanlık Pohjola'da Felâketler seni bekler. Bu işlere aldırmam! Ben onları büyülerim. K a r a akıntılara. sererim. Soğuk yerlere varma. V a r s ı n yatsın gebersinler. Sakalımı gübreli yere Sokup eğlenmek istediler.155 160 165 170 175 180 Vücudumdan k ö p r ü y a p m a k . Y a z ı k olur yiğit oğluma. Felâkete u ğ r a r s a m Kan fışkıracak fırçadan! . Bıçaklarıyla büyücüleri. Okur türküler söylerim. Çenemi çamurlara. Kıskanç uğursuz büyücüler! Kafalarındaki miğferde. Sihirbazları oklarıyla. K o r k m a d ı m yine. Bilginleri demir sopalarıyla Tuoni'nin sularına. Üstümde tepinmek. Lemminkâinen saçlarını taradı Fırçayı duvara astı mırıldandı: — Başıma bir dert gelirse.Oğlunu salmak istemez: — Zavallı aklı ermez! Gitme sakın oraya. Anaforun ta dibine. sırtlarında Her yerlerinde ot bitsin! Ana dinlemez direnir. Omuzlarında.

Döndü. dolaştı gerindi Kadınları tenbihledi: Yâlnız 'kaldıklarında "200 Her gelene. 'Demirden k e m e r "bağladı. Yolun kavşağında. yabancıya Kapu açmamalarını söyledi. Bataklıkta. sen de sal yiğitleri Topla tüm varlıkları! 215 Dalgaların kutsal Tanrısı. Demir zırhın içinde. Söylendi gururlandı: — İnsan kuvvet bulur. Kuvvetinle gücünle Koma yâlnız bu k a h r a m a m ! •185 . •190 Çelik gömlek de mükemmel! Döğüşcünün iyisi. Çekin kılıçlarınızı '210 Topraklardan f ı ş k ı r m ! Silâhşörler. 195 Kemerine sarkıttı. Korkar mı kötüsünden. "205 Akıntılar içinde Kürek çekip giderken Mırıldanırdı Lemminkâinen: • — Öte dünya Uluları. çamurda. MaVi taşın yanında. Oraya buraya gitti geldi. okçular Nehirlerden çıkın! Orman. Hiisi'nin ateşinde bilenmiş Kıvılcımlı kılıcı aldı.Hazırlandı Lemminkâinen.

güzel kızlar Y a r d ı m ı m a koşsunlar. Ukko'yu yardıma çağırırım. kendi ateş Bir kılıçla koş yanıma. Semâlarda konuşan Tanrı!' Kını ateş. V a r yeni dileklerim: Gökyüzüne yalvarırım. Havadaki tepemdeki.. Sihirbazlar büyücüler' Serilsin kalsın yerlere.220 225 230 235 240 245 250 Ey suların Tansırı Hiisi. Ya da y a r d ı m a gelmezse. Büyücünün okları dokunmasın!: Sular canımı acıtmasın. Topla sulardaki halkını Yalnız koma kahramanı!' Açılınız çukurlar.. yüce Tanrı. Kötülüğü yeneyim. Tümünü esir edeyim! Yiğit Lemminkâinen .. arkamdaki. Kullan büyülerini.. Bulutların ulusu'nu: Ey Ukko. Yiğit yalnız kalmasın! Sihirbazın silâhları. Ateşler beni yakmasın! Eğer bunlar yetmezse. Tehlikeyi önliyeyim. Önümdeki. Bakireler.. Solumdaki sağımdaki. Gökyüzünün kahramanı! Sesi bulutlardan 'gelen...

Bir gün geçti. hazırlandı. iki gün. Koşumları indirsin. Eşiğin hemen önünde 280 Bir çocuk yerde: — Y o k kimse evde. Koşumları indirecek. Yiğit Lemminkâinen Y a n yoldan yandaki eve Köyün kenarındaki Bir kulübeye geldi. Zırhımı çıkarsın. Yiğit Lemminkâinen Yakışıklı Kaukomieli Atını kırbaçladı. Sana yardım edecek.255 260 265 270 Yakışıklı Kaukomieli Bir ıslık çaldı. Gümüş k u m l a r ses verdi. Sonunda üçüncü günün Uzakta bir köy göründü. Fundalıktan bir tay çıktı: Yelesi altun küheylan Koşumdandı. Kırmızı okların arasına. Kızak kaydı. Eşikteyken seslendi: 275 — Kimse var mı orada Y a r d ı m a gelsin bana. çağırdı. Takımları da çözsün? . Şaklattı kamçısını. Altun yaldızlı kızağa. Altun toprak inledi. hedefe yaklaştı At koştukça yol tükendi. .

Y ü z adam mı istersin. Zor k u r t u l u r s u n elimden.Takımları çözecek! 285 Yiğit . 315 Canı çıkası cadı! Kırbaçladı atını . u f k a yatmadan Haydi var git b u r a d a n ! Aldırmadı Lemminkâinen: — Çok söylenme koca karı. înci kamçıyı şaklattı. Orta yoldan.Lemminkâinen Kırbaçladı atım. Yedeğine at da mı versin? Uğursuz yabancı. ortadaki eve Köy ortasındaki 290 Bir kulübeye vardı.bir yanma. Takımlarını indirsin! Uşkununu mu çözsün. B a s babanın evine. B u r a l r a d a ne gezersin. Ön takımları indirsin Atın uşkununu çözsün? Ocağın yanıbaşında. Şimdi gösteririm sana Gelirsem. 295 300 305 310 Güneş batmadan. Bir çaçaron karı cevapladı: — V a r dilediğin kadarı. Dizginini alsın. Eşikteyken seslendi: — Kimse v a r mı orada Dizginleri alsın. Ananın dizi dibine sığın.

yalvardı: 320 — Hiisi. t ü r k ü okurlar. Lemminkâinen kulak verdi 335 Yosunlu yerlerden. Okları yularları. şarkıları Sezdirmeden dinledi. Sıralarda oturmuşlar 345. çalgıcılar. Şarkıcılar. uluların ulusu Kapat it'in ağzını. Duvarların gerisinden. Bir odada sihirbazlar. • Yerden bir sis yükseldi. takımları. İndirdi atı saldı. Türküleri. Uçarı Lemminkâinen . Ağaçların arasından Evin içine girdi. en üstteki Köyün tepesindeki Eve vardı. büyüleri. Duvar kenarlarında falcılar Laponya'dan Hiisi'den Şarkı. Kimseye görünmeden. "r 340 Sihirli sözleri.Üst yoldan. Sislerin arasından Bir küçücük adam 330 Y a r d ı m a geldi. Çenesi açılmasın Ben yanından geçerken. Havlayıp ses çıkarmasın! 325 Bahçeyi geçerken Lemminkâinen Toprağı kırbaçla döğdü. Koşumları.

kemik sever Kan da içer. bilgisiz Güçsüz kuvvetsiz değilim. Büyülendim.350 355 360 365 370 375 380 Kullandı büyülerini. Daldı odadan içeri B i r köşeye yerleşti. parçalayamaz. Hazırlıklı geldim. uğur kazandım: Her yol açık bana. Aramıza 'sızdın geldin Köpek varmadı f a r k ı n a ! Uçarı Lemminkâinen: — Hazırlıksız. Kimsin. Ortasında kesmektense! Pohjola'nm ev sahibi Onu gördü şöyle dedi: — Bir köpeğimiz v a r d ı Demir tüylü koca it. 129 . Isıramaz. Arasıra s u s m a k gerekir. Büyüklerimi dinledim. Bebekken ıslattılar. Şu sözleri söyledi: — İyi olur şarkı çabuk biterse Hele çok uzun sürmezse. Et yer. necisin Kahramanlık derecen nedir? İçeri kolay girdin. vahşidir. Beni ilkin yikadılar Üç defa yaz. Köpeğin tutamaz beni. Kılığını değiştirdi. Dokuz b a h a r gecesinde.

iyi cevapladı Ağızları taşla tıkadı. Tek kişiye dokunmadı. Her kötü sözü. Yendi hepsini Lemminkâinen: Yaşlı güçlü adamları. Türküler de çağırdı. Alevlerle 'sarıldı. R u t j a şelâlesine. 405 410 415 Her beldeye giderim. Y a m y a s s ı kocamanlarıyla Boğazlarını. Sürülmemiş tarlalara. Gözlerinden alev saçtı. Saydı döktü güzel sözler. Hakladı delikanlıları. çorağa. Darma dağın etti Dört bir yana. Ateş ateş yandı. . Akıntının tam altına. S ü r ü çobanı b i r zavallıya Kötü bakışlı bir yaşlıya. ozanların. Ş a r k ı söylerken Yiğit Lemminkâinen.385 390 395 400 . Dışarda şarkı söylerim! Uçarı Lemminkâinen. Balıksız bataklara. Yendi en kudretlileri. İçerlerde konuşur. T a ş kesildi hepisi. Büyülü sözler söyledi: Ateş çıktı ağzından. böylece Yakışıklı Kaükomieli Gösterdi hünerlerini.

Korkunç manzaran bak. Ulaştı vardı Tuonela'ya. Bakireyi. Lemmi'nin oğlu t Büyüledin genci. • 131 . sen genç iken Kız kardeşini kirlettin. batakta lekeledin! Keçe külâhlı yaşlı adam ^ Kızgın. Bir şey y a p m a s a m dal Hatırlarım. Değmez sataşmak. — Ey yiğit. keçe külâhlı Bir kocamış adama. atları tayları Ormanda. bekledi. Kaukomieli'yi nehrin kenarında Gözetledi. Lemminkâinen dönerse Pohja'ya Ahti'den intikâm alsın istedi.420 425 430 435 Dik saçlı. Adam sordu Lemminkâinen'e. yaşlıyı Bana önem vermedin? Yiğit Lemminkâinen dedi: — Dokunamam ben sana. Tarlalara yöneldi. çıktı kapudan.

Tanıştırmam. İyisini ya da kötüsünü. Evlisin biliyorum Bir eşin v a r önceden! Çapkın Lemminkâinen: — Kyllikki'yi köye saldım. En iyisini isterim. Y a d yerlere bıraktım. uzununu sana. Pohjola'nın yaşlı kadını: — V e r m e m kızlarımı. kızın annesi şartkoşar: Lemminkâinen önce bir geyik yakalayıp getirecektir. başına b u y r u k Gezsin dolaşsm. göstermem. Getir de beğenelim. Uzun boylu severim. Dilediğini yapsın! Buradan iyisini beğeneceğim. Kısasım.RUNO 13 lar Lemminkâinen Pohjola'da evin kızını ister. Yaşasın. Seçip k a r a r vereceğim. (1-239) 5 10 15 20 Uçarı Lemminkâinen Pohjola'dâki kadına der: — Görelim kızlarını. 132 .

Oklarım topladı: 35 — Mızrağım da bileli.•7] Görelim kızlarını. Alır gelirsin! 133 | . K o r k a r ı m yakalarsın Odun k ü t ü ğ ü n ü zorla. Hüsi'nin topraklarından. Hiisi'nin y u r d u n a gideceğim. Y a y elimde.. Nereden k a y a k bulmalı Kimden istemeli? 40 Kauppi'nin evinde Lyylikki'nin yamna vardı: —• Ey. hoşunu! Pohjola'nm yaşlı kadını: 25 —Yalancı yiğite kız vermem. Teke t u t u p getireceğim. Değersize göstermem! Hiisi'nin tekesini tutan kişi. W: 1 Û .11 . Hak kazanır eş almaya. ok geliri.|J $ || |jjj || ?f . Kendini tutamadı: 50 — Gitme sakın Lemminkâinen Hiisi tekesini tutmaya. L â k i n yok kayaklarım. Lyylikki yutkundu. u s t a kayakçı Yakışıklı Lapon Kauppi! Çabuk hazırla yakaları 45 İşlemeli olsun tahtası.| §! . 30 Başı çiçekli güzeli! Çapkın Lemminkâinen Bu sözü duyunca hemen. Alıp yayım gerdi. Tatlısım.

K a r tutacak yuvarlak. Bastonları b i r günde. Kayağı yaptı bitirdi. Pek değerli şeylerdi: Sopaların b i r çivti. sopalar Ren yağıyla yağlandı Temizlendi parladı. . Kayakçıya şöyle dedi: — Hele y a p sen kayakları. Altındaki yuvarlağı K a r a b a t m a s ı n diye Bir b a ş k a günde hazırladı.55 60 65 70 75 80 85 Lemminkâinen dinlemedi. Üstünde tutunacak? Lemminkâinen pek emin: — Bir iki v a r kabadayı Bu k a y a k l a kayacak. Hiisi'nin y u r d u n a gideceğim Tekeyi tutup getireceğim. v Değişilse ederdi! Usta kayakçı Kauppi Gururla baktı: — V a r mı dersin kabadayı Bu kayakla kayacak. Oymalarım işledi. Y u v a r l a k l a r . Tilki p o s t u birisi. İşlemeli ağaçları. Su s a m u r u derisi. Bir kış gününde. Eşsiz doğramacı Kauppi Bir son b a h a r gününde. Usta kayakçı Lyylikki.

105 Ayakları saz. Oklarım sırtladı. Kayda uzaklaştı: — Şöyle güzel bir günde. Gözler s a r ı çiçek. Lapon tarlalarına yaklaş. Arkandan gelen terlesin. O da benim! 90 Yayını omuzladı. . Hiisi'ler bir a r a d a toplandı Bir teke y a p m a y a koyuldular: Tekenin başı ağaç kütüğü. Teke çıktı meydana! Hiisi tekeye şöyle dedi: — H â d i koş çabuk çabuk.Üstünde tutunacak. Kendini göster geyiğim. V ü c u d u çalı Örülü. Dayandı sopalara. K u y r u ğ u çam püskülü. Kulakları nilüfer. Boynuzları dal'dan. Şu kayakla varamazsam Dört ayakla koşana Ayıp doğrusu bana! m * >» 100 Lemminkâinen'in gelişini Duydu ormanda Hiisi. 95 Masmavi gök üstümde. 115 Temiz kanlı tekem benim! Ren'lerin yurduna koş. 110 Etler ağaç çürüğü.

. Sopasından duman fışkırdı. A m b a r l a r ı n altından Sızdı. Ölüm yuvasını.120 125 130 135 140 K i m s e seni tutamasm. kes nefesini! Geyik canlandı. Baştan b a ş a dolaştı. Laponların yurdundan. Yaşlılar homurdandı. Koca t ek e görünmez dolaylarda! Batakları çorakları geçti. 145 Denizlerin ötesini. Ateş s u l a r d a söndü. Lemminkâinen'e r a s t l a r s a n Y o r yiğiti. Lemminkâinen'e gelince K o ş a r geyik peşinde: Batakları. B ü k ü p bacaklarım seğirtti. Kırlarda. Kovalar tekmelendi. Tencereler ateşe devrildi. Geyik y o k ortalıkta. Köpekler havladı. H e r k e s birden telâşlandı. 150 Her yanında türlü belâ! Ölüm çıktı karşısına. Hiisi yurdunu. gerindi. çorakları geçti. ovada koştu. P o h j o l a tarlalarından. Ormanların hepsini. Y e m e k l e r küllere serildi. koştu fırladı. Kayağından ateş saçtı. Çocuklar ağlaştı.

155 160 165 170 175 180 Azrâil dik dik baktı. Köpekler de havlar. Yaşlılar ağıt tutar. Dinledi seslerin yerini. V a r ı l m a m ı ş topraklara. Girilmemiş ormanlara. Uzun bacaklı bu dolayda! Fıçıları tekmeledi. Al yanaklı Lemminkâinen Dayandı kayaklara.geyiği h u r d a n geçti. . O çevreye yöneldi. Çocuklar ağlar. Laponların y u r d u n a Ulaştı vardı. Kaydı ha kaydı k a r d a : Ağaçların arasından. Tencereleri ateşe döktü. Tutmak y u t m a k istedi. İhtiyarlar sızlanır? Hiisi'nin. Tâ Pohjola ötesine. Çocuklar neden ağlar. Dayandı kayaklara. . Arkasından yetişemedi. Ocaklar söndü. Kadınlar çığlık çığlık.Lapon topraklarında: — Kadınlar çığlık atar. Çorbalar devrüdi. Bu yerlerden geçerken Çapkın Lemminkâinen Sesler duydu: Köpekler havlar.

Çabaladı. Ne hoş olur oturması. 190 Kadınlar çabuk olun Tekeyi pişirmeye. İkincide ses gelmez yere. Huş ağacından da b i r dal Kesti. b ü k t ü kement yaptı. zorladı: Tek adnnda göz tutmaz yere. Diri yılanın yanından. Fırladı gitti. Çocuklar ateş yaksın! * * * Salladı ayaklarını Bir ileri bir geri. Tüylerini okşadı. Hiisi tekesine üçüncüde Kavuştu.Koca çamın önünden. yanma vardı. Bir meşeden çit içine Hiisi tekesini kapadı. Genç kızlara s ü r ü s ü n ! 185 195 200 205 210 215 138 . Sırtını sıvazladı: — Şu tekenin sırtında. Geyik kolay yakalandı! Lemminkâinen önce. Y a n ı n d a insanm b â k i r e s i Güzel kızla yanyana! Başlar teke tepinmeye: — Seni şeytan götürsün bâkireyle. Gelin geyiği toplayın. — T ü m Laponlar hazır olun. Akçaağaçtan bir dal.

Sopalarım nerede.Koca geyik gerindi. Meşe çiti devirdi. İki parçaya bölündü. K a y a k l a teke gütmesin! . fırladı o r m a n a daldı. k a y a k kaydı 225 Topuğunun hizasından. Lemminkâinen delikanlı Başı yerde.. Ardı sıra seğirtti. Kayaklarım kırıldı. bir yerde. 220 Lemminkâinen arkasından Baka kaldı öfkeyle. üzgün pek. Teke çok uzaklaştı 230 Görünmez oldu. 235 Avı sert koğmasın kimse. i l k adımda. Bağladı kayaklarını. Şaşırdı kalakaldı: — Hiçbir zaman. Sopadaki yuvarlaklar. Yerlerinden fırladı. Huş kemendi kopardı. Koştu. Parçalandı hepisi! .

selâm §§ L I ' Tira • • » İ H . k a y ş a m mı. Tapiola'dan gitmeli. Başka şart koşar: delikanlı Tuonela'da yaşayan bir Kuğu'yu vurup getirecek. Pohjola'ya teke gelir. b ü y ü k yaratıcı Gö klerde yaşayan! 10 Bana kayaklar sağla. Lâkin. tatlı sözle yakalar. kadın yetinmez. ağzından ateş saçan bir atı yakalayacak. yiğit oğlan Düşünür taşınır : — Han'gi izden gitmeli. kızını vermez. Hiisi'nin ardından gideceğim Pohjola'ya varacağım. selâm size Uçurumlar kayalar. Hafiflerinden yolla. Hemen yola çıkmalı 15 İşi başarmalıyım. Y o k s a vâz mı geçmeli 5 Tekeyi gütmekten? E v e mi dönsem. Kızın annesi delikanlının geyiği yakaladığını görünce yeni bir şarit daha koşar: dolayda yaşayan. (1-351) • m\ 1 il 140 Lemminkâinen. Lemminkâinen atı da getirir.RUNO 14 Lemminkâinen geyiği tekrar ele geçirir. Çırpmsam çabalasam m ı ? Ulu Tanrı. Tapio evlerinin yanından! Selâm dağlar.

Çal kavalını. Gümüşlerini döşe yollara Y e r l e r e altunlarım 'saç.. Tapio a m b a r l a r ı m aç. bin kölen Eğer yoksa emrinde. taşa. ormanın Tanrıçası. Duysun uyansın Ormanların güzeli. yeşil ağaçlar! Ey orman k o m a yolumdan. yiğide geçit ver. Y ü z hizmetçin. Bal ağızlı Tapiolalı kız. göster bana. Kaval sesine kansın! . Ulaşsın ava. Tapio. tatlı ses ver Tanrıçanın kulağına. Av peşinde koşana Yol göstersinler! Çıkar tombul belinden Al tun anahtarını. Tapio'nun oğlu Kırmızı miğferli.20 25 30 35 40 45 50 Çamlar. Tanrı demem sana! Ormanların perisi. nerede olursa! Nurikki. Kızlarını yolla bana Onlar yapsın bu işi! Hizmetçiler de olsa olur. Kayaya. Bulayım yolu yardımıyla! Nielikki. Şatoyu da hazırla Herkes girsin emrime! K ü ç ü m s e r de gelmezsen. Koy işaretini: kızıl toprağa.

kuzeye Dikti gözlerini Tapiola evlerini gördü: Altun köşeli evler. Hiisi'nin topraklarında. Kaydı batakda. çorakda. Bir gün kaydı. Tırmandı bir kayaya. Ormanların mahlûkları Uzanmışlar yerlere Günlük kıyafetle. Kuzey yönden. düşündü: — Ormanların Tanrıçası . Güneye baktı. Bataklığın üstünden. Y a l v a r m a l a r ı m yetmez mi. Fundalardan dolaştı. Yiğit Lemminkâinen.B a k işitmiyor beni. Tapio'nun penceresinden. iki gün. Orman kara. Döktüğüm dil yetişmez m i ? 60 65 70 75 Lemminkâinen çok yalvardı. Pırıldayan' kulübeler. Sonsuz ormanlarda. Koca dağın böğründen. Üçüncü günün sonunda Bir tepeye vardı. heryer kara. Dediklerime cevap vermiyor. yamalı Her yanları hırpanî. Altıncı pencereden İçerlere baktı.

çoluk çocuk Ormanların mahlûkları Altun gümüş elbise Giyinmişler. süslen. Kolunda altun bileziği. Altun tacı başında. Her şatoda altı altun pencere Tapio'nun erkeği de içerde. Yüzükleri parmağında. Boynunda inciler takılı. Pek şatafatlı görmüştüm. Hırpani . Arasıra sıkılırım. biri kemik. her yanı. Sırma örgülü saçları.85 90 95 100 105 110 115 Nasıl böyle köylü kılıklı. . o t u r m u ş böyle? Eskiden de gelmiştim b u r a y a Üç koca şatosu vardı: Biri tahta. K a r a yüzlü. Karısı. kızı.yamalı . Ormanların Tanrıçası. kuşanmışlar Neşe ile oturmuşlar. Küpeleri altundan. Ben b u r a y a gelmişken. korkunç suratlı. Tahta kunduralarım koy kenara Kirli esvabım çıkar Yenilerini giyin. görmüştüm. Üçüncüsü taş şato. Ormanlarda avlanırken! Özlemini duyarım zaman zaman. Ey ormanların mutlu Tanrıçası Kanlı canlı yaratık! Çıkar ayağından postalları. Eğri vücutlu. . .

Koyuver onu yoluna. Avımı b a r i sen göster. Önüme kolayca gelsin. Çamlara al tun kemer tak. Mavi u f u k t a n bal nefesi Dolaylara yayılsın! Güzel kız. ormanın Bakiresi. Yosun kürklü! Yerleri ketenle döşe. Böğürlerini okşa da . Cam dallı şapkalı.120 125 130 135 140 145 Başıboş dolaşırken Avlanmazsam! Ormanın gün görmüş Tanrısı. Ormanlar m i s koksun. Çabuk y ü r ü s ü n ilerlesin. Gümüş kaplat da. Ağaçlarda güneş parlasm. İyi günlerdeki gibi. Tapio'nun çocuğu Tulikki. Kütükleri yaldıza beze! Eskiden olduğu gibi. Av yolunu şaşırırsa. Dallarda ay ışıldasın. Onunla okşa hayvanı. Çalıdan dal kes. Huşları çiçekle süsle. ya da Bir huş ağacından. Toprağa yün k u m a ş s e r ! A k ç a k a v a k ağarsın. Açıklıkta koştur geyiği! Teke y a v a ş yürürse. V u r koltuğunun altına.

Şaşırırsa. tekeyi Boynuzundan çek getir! Kütükleri aşamazsa. . P o h j a nehrini dolaşsın K u r t a r ı v e r akıntıdan! Ay kadar eski altunum. Sularda koştur. Durup oyalanmasın. Yün kumaştan basamak. Şarkıları üçer tekrarlandı. Önüne dallar gerilirse. h a y r a n kaldı Türküleri dinledi. Kır. T o r b a m d a hazır. Atlat ırmaktan avı. Ormanların Tanrıçası Bâkire. Güneş k a d a r gümüşüm var. Geyik bunu geçemezse. i s t e r s e n vereyim! $ $ * Böylece. Lemminkâinen Gezdi. İpek kumaştan k ö p r ü kur. 180 Koşuştular peşinden. yolda kalırsa Tut kulaklarından. Harplerde topladım. dolaştı kaydı. dağıt at temizle! Dere çıkarsa önüne.150 155 160 165 170 Yolla benim yanıma! Geyik yolunu şaşırmasın. Teke üstünden geçsin. 175 Bir h a f t a geçti.

Altunlarım saçılmasın.. Hiisi topraklarından. Peşinde koşanın önüne. Lemminkâinen.185 190 ' 195 200 205 210 Hiisi tekesinin izinden. Getirin kızı bana. kemendini salladı Hiisi tekesini yakaladı. söylendi: — Ormanın. Gümüşlerim dağılmasın. V e r i r i m gelinini Lâkin. . tepindirmedi Şöyle dedi. yerlere! Lemminkâinen. bir şartla daha: Gem vur da yakala Hiisi'nin doru atını. İpek örtü döşe toprağa. gel şimdi Altunlarını almaya. Pohja'nm yaşlı kadım: — Getiririm kızı sana. Tüm güzelliklerin sahibi Mielikki. Ağzı köpüklü küheylânı. Tapio dağının altından. Toprağa. Hiisi şatosunun yanından Geyiği bulup getirdiler. Gümüşleri toplamaya! Yerlere keten ser. toprağın Tanrıçası. T ü r k ü çağıran yiğide. delikanlı Geyikle döndü Pohja'ya: — Bakın tuttum tekeyi.. Sırtını okşadı. Verin gelinimi l Louhi.

Gümüşlü gemleri topladı. Bir gün aradı. At nerede. Gümüşlü gem belinde. kumsalda. Çıktı bir kayaya Doğuya göz attı. buz yağdı. kızıl toprakta. Yeşilliklere daldı. Altun yeleliyi. Batı yönüne baktı: Ateş yeleli at. iki gün. Lemminkâinen. ateş yeleli? Altun dizgin omuzunda. duman Kuyruğundan çıkar. bulutların Tanrısı Aç gökyüzünün kapılarını Demirden dolu yağdır! İri soğuk taneler d ü ş s ü n Küheylâna. Y ü r ü d ü . başina! Bulutların Tanrısı. Demir dolu. hemen: — Ey Ukko. Kutsal dolaylara vardı. Oralarda. Küçük parçalar başına .. Başından alev. Sonunda üçüncü günün Bir tepeye rastladı.215 '220 '225 230 235 '240 '245 Hiisi topraklarında! Lemminkâinen hemen Aldı altun dizginleri. Aramaya başladı. sağrıya. yollara uzandı. Uluların ulusu Ukko B u l u t l a n parçaladı.

Az gitti at. Güz'el gelinimi alayım! . İpek kamçı alırım! Hiisi'nin doru tayı. Sırtına değdi. Lemminkâinen olanı gördü Atın yanma gitti: — Hiisi'nin güzel tayı. Kötülük gelmez benden. Hatırlayın verin kızı. yol yakın. Y o r m a m seni. Ateş yeleli Hiisi tayını. Başını g ü m ü ş geme verdi. Gel yanıma aç ağzını. Y ü n k ı r b a ç kullanırım. vurdu. Pohjola şu kayanın yanında. Y u m u ş a k y u m u ş a k okşadı. Pohjola'ya vardı: — Gemledim küheylânı. Ağzı k ö p ü k l ü küheylân. uzat başını! Dizgin altun. Kuzeydeki tepeden. Ağzı köpüklü küheylân. Ot dalıyla kırbaçladı. Uzandı altun dizgine. Lemminkâinen sırtına bindi.250 255 260 265 270 Kocamanlar sağrısına.. gem gümüş. 275 Yeşil topraklarda Kutsal ülkelerde! Tekeyi de getirmiştim. uz gitti Taş dere geçti. Y u m gözünü. Karla kaplı dağdan.

Bir kaç günün sonunda. Başı çiçekliyi dileyen. Tuoni'ye. sâkin. Tuoni'nin k a r a gölünden. Yayı omuzunda vardı. Manala deresine. Beklenen çıktı geldi: Tehlikede nhabersiz. Dehşet saçan bir b o r u sanki! 149 w 1İ . kutsal yere Ok t o r b a s ı sırtında. 285 Tüyleri p a r l a k kuşu. Kör gözünü dikmiş yola. Bir Ok'la devirmeli! Çapkın Lemminkâinen. Uzun boyunluyu aramaya. Tuoni'nin k a r a sularına.280 Pohjolanın sihirbaz kadım: — V e r m e m önemsiz kişiye! Bakiremi isteyen. 300 305 310 Yaşlı çoban. Sudan b i r yılan çıkardı. Akıntının yönünden. Pohjola'nın k ö r gözlüsü. 295 Çabuk çabuk yol aldı. 290 Yakışıklı Kaukomieli Gitti k u ğ u avına. K a r a suyun kenarında. Kutsal a n a f o r u n içinden. keçe külâhlı Pohjola'nın kör ihtiyarı. Bana getirmeli kuğuyu. Beklemekte Lemminkâinen'i.

tuttu s a v u r d u Kaleva'nm oğlunu Tuoni'nin k a r a sularına. Sonra sekize böldü. Öldürdü Lemminkâinen'i. Oğlunun ölümünü önlerdin. Kılıcıyla vurdu. gürültüyle. Kuvvetli güçlü. Sağ omuzu başından. Tuoninin kanlı oğlu Lemminkâinen'i gördü. Keçe külâhlı çoban Lemminkâinen'e sokuldu. Sürüklene sürüklene Dipsiz Tuoni de akdi. Koş seni çağıranın yanma.315 320 325 330 335 340 Deldi yılanla kalbini. bilsen duysan Zavallı oğlunun çektiğini. Lemminkâinen zavallı. Anamdan. ahladı: — Unutmuşum sormayı. Köpüklü dalgalara. Lemmi'ri ölmesin! Pohjola'nın yaşlı k ö r ü . Yakaladı. taşıyanımdan. Bilmiyorum yılan ısırmasını. Hemen koşar gelirdin. beşe. Tuoni'nin sularına . Daldı nehre. Deşti ciğerini. Oğlun. Çaresini öğrenmedim bu derdin! Anam benim. gepe genç. Hatasını anladı. Lemminkâinen ölürken.

.T e k r a r attı savurdu: — Sürün b u r a d a sonsuzluğa Yayınla oklarınla.. Manala deresinde. Tuoni'nin kara sularında. Dilediğin kuğuları! Yiğit görücü kayboldu. Avla nehrin kuşlarını.

152 . Demirciye tırmık yaptırır. sonulda felâketi öğrenir: oğlu keçe külâhlı adam taralından öldürülerek Tııonela nehrine atılmıştır. Güçsüz taşıyanı. Gece demez gündüz demez Fırçaya bakar. Lemminkâinen'in anası Üzülmekte. Fundalıkta. 10 • Sıcak kanım nerede. 5 Y a b a n d a mı kaldı. oğlum Lemminkâinen'im benim. oğlunun kutsal merhemlerle hayatını kazandırır.15 Lemminkâinen'in evinde fırçadan kan çıkmıştır. 15 Ayakları kanda mı? Kyllikki. delikanlının başına felâket geldiğine işarettir. denizde mi. bu. Anası oğlunun peşine diişer. Kozalaklı tepede mi. Gelmez ne oldu? Bilmiyorum anası. ümit arar. parçalarım (1-471) nehirden toplar. düşünmekte: — Nerede Kaukom. Nerede canımın yarısı. Lemminkâinen'in eşi Arar sorar Kaukomieli'sini. Beyaz köpüklü sularda Ya da savaşta mı.

Bilinmeyen yollarda. Kollarına doladı Düştü uzun yollara. gördü Kan damlayan fırçayı: . Nerdedir kestiremem. — Bahtsız günlere yetiştim. y a v r u m Kauko'm Başın derde mi girdi. Aradı oğlunu sordu: — Pohja'lı. birçok gün. oğlum nerde saklı? Louhi. sonunda Pohja'ya vardı. Fırçadan çıkan kan İşarettir buna! Lemminkâinen'in anası Bu sözü duydu. Kyllikki.20 25 30 35 40 45 50 Bir gün. Pek acıklı hâlim benim. Sabahlardan s o n r a Kan b a ş l a r f ı ş k ı r m a y a Lemminkâinen'in fırçasından. Dereler düzlendi. güzel Kauko'm Kayboldu yad'da yabanda. Kan akıyor fırçadan! Lemminkâinen'in anası Eteklerini topladı. . Tabanları dağı taşı inletti. Pohja'nın yaşlı. güzel eş: — Erkeğim benim. çukur kapandı Engel dayanmadı ayaklarına.^ Oğlum. Ana. Tepeler alçaldı yol verdi. kadım: — Haberim yok oğlundan. Kar sularında mı boğuldu.

Söyle nereye koydun oğlumu. Dağıtırım evini. Tekeyi t u t m a y a yolladım. Ölümü karşına dikerim. Belki b i r kurda. menteşeleri. soğukta mı dondu. Sonra da suyun yanına b ı r a k t ı m . A m m a yine de bilmem nerdedir: Köpüklü s u d a mı sürüklendi. Kayığa oturdu. nehre salındı idi. Oğlum nerede demezsen. bir ayıya Y e m mi oldu. Pohjola'nın cadısı: — Verdi idim oğluna yiyecek.55 60 65 70 75 80 85 Buzda. Nehir mi yuttu onu. Küheylanı alıp gelecek. Pohjola'nın yaşlı cadısı: — Şimdi söliyeyim doğruyu. Bir de k u ğ u kuşunu İlk v u r u ş t a devirecek. . Ayı kollarında can verir. Azgın atı gemleyecek. Haddi mi evlâdımı k u r t yesin. Ayı da parçalayamaz oğlumu K u r d u boğazlar yiğitim. bilemem. Kutsal 'geyiği tutacak. yıkarım Değirmenini. kederli ana: — Cadı. Ümitsiz. Lemminkâinen'in anası: — Y a l a n dersin koca karı. Kaleva'lı yiğit nerede? Yapacağımı bilirim. dediklerin yalan senin.

Kesecekler odun olacağım. Oğlun bana vermez keder. eşini Seçip beğenecekti. yerde yatacağım. Dalların arasında. Gelmedi. karınca ana. arar oğlunu sorar. Lemminkâinen'in anası. 115 Karşısına bir yol çıktı. Huş ağacı iç çekti. . haftalarla aradı. 95 Topraklarda. H a f t a l a r c a aradı. Su s a m u r u gibi sularda kaydı. Kütüklerin altında. 110 Y a p ı m d a kullanılacağım. aradı. Ya da tarla a ç m a k için Kesecekler. Ağaçlardan sordu.90 Lâkin bilmem ne oldu. Ana. Oğlunu yoldan sordu: — Ey yol gördün mü oğlumu. İğneyle kazdı yerleri. tavşan gibi 100 Seğirtti bir hafta. Kaderim pek kötü. Felâketler beni bekler. Kötü güne mi ulaştı. ben de beklerim Gelin alacaktı. Her yanlara. Meşe cevap verdi: 105 — Benim derdim bana yeter. Aşar koşâr batakları: Ormanlarda kurt gibi tozdu. Bir hafta.

150 Cansız. 140 Lemminkâinen'in anası Bir hafta. buzu işitirim. Oğlun b a n a vermez keder. Felâketler bekler beni. sularda kayboldu. gümüş bastonumu? Yol şöyle cevapladı: 120 — Benim derdim bana yeter. h a f t a l a r l a a r a d ı Karşısına güneş çıktı.Altun topumu. gümüş b a s t o n u m u ? Güneş biliyor bazı şeyler. Güneşten ses geldi: — Bahtsız y a v r u y a yazık oldu. Güneşe sordu oğlunu: — Sevgili güneş. 135 K a d e r i m pek kötü. haftalarla aradı Karşısına ay çıktı. Altun topumu. Tuoni'nin k a r a sularında. Kış geceleri uyanık. Atlar şahlanır. • Üstümde itler koşar. . k u t s a l güneş 145 Gördün mü oğlumu. zıplar. 125 Lemminkâinen'in anası B i r hafta. Altun topumu. Ay'a s o r d u oğlunu: ' — Sevgili ay. g ü m ü ş bastonumu? Ay'dan ses geldi: — Benim derdim bana yeter.Donu. Oğlun bana vermez keder. kutsal ay :130 Gördün n ı ü oğlumu. Tek başıma dolaşırım . Yazları uzaklarda kalırım.

.. uyuttu .. — Oh demirci İlmari. Akıntıya kapıldı. Sıcak göz yaşı döktü. sağlâmcaBir tırmık yap hazırla. döğersin. Uzunluğu yüz arşın. Güneşe şöyle yalvardı: — Oh sevgili güneş k u t s a l güneş». Tuoni'nin k a r a sularına. Sıcaklık saçtı.155 160 165 170 175 180 185 Manala. Dişleri demirden olsun. bayılt. Tuoni nehrine d o ğ r u saptı. Menala'lıları yor. Akçakavağın dalından yükseldi. Bu gün de bana çalış:Koskpcaman. Uyut merhametsiz toplumu..Y ü z demirden diş.dalgalarında. Manala dalgalarına. Her gün.: Çekiç sallar. Tuoni halkının kalmasın takati!' Kutsal varlık güneş. Çıktı huşun tepesinden. Şelâleden yuvarlandı. Lemminkâinen'in anası. Demirci îlmarinen Demir tırmık hazırladı. Lemminkâinen'in anasıBakır saplı tırmığı aldı. Kalktı demirciye gittir. Sapı da böyle olsun. Usta çekiçci. sabah akşam. Sapı yüz kulaç.

çarptı. Güneş bir şey yapmadı sanki. Kocamışlar sopalarına. Tuoni nehrini. Tırmığı bir çekti. Önce gömlek. Sular belinde asılı. karıştırdı taradı. Oğlanın gömleğine. Delikanlılar kılıçlarına. Derinlere indi. iki çekti Sonunda üçüncü çekişinin Bir bağlı demete. Karıştırdı taradı. çoraplar arkasından Daha s o n r a da şapka. Suların arasını çaprazlama Karıştırdı taradı. Lemminkâinen'in anası Akıntıyı boydan boya. eski yerine. . Nehrin aktığı yere. Sudan çıktılar ortaya. Lemminkâinen'in anası İlerledi yürüdü. girdi sulara. Takıla takıla tırmığa.190 195 200 205 210 215 Manala halkını:. Manala'nm dip yerine Vardı. Suları çaprazlama. Sessiz çekildi. Suyun geldiği yana. tırmık Dokundu. kalakaldılar. Diz kapakları sularda. . ilerledi Derinlere. Orta yaşlılar kargılarına Dayalı. Tırmık dokundu bir şeye.

Lemminkâinen'in kendisiydi. Tırmığı suya saldı Tuonela'yı çaprazlama taradı. Tırmıkta çıkan önce. bir balina Ya da morina olur! Lemminkâinen'in anası Kıyamadı . Alabalık gözlerini yemiş. kemiğe kemiği 159 . kalıntılar. Eski halini alamaz yiğit. Öir çok küçük parçalar Vücudundan ve can'ı! Lemminkâinen'in anası Sulardan çıkardı yeniden Bir el ile bir k a f a yarısı. Ana tamamladı Lemminkainen'i. Lemminkâinen'in anası Etleri etlere. Kaburgalar. İtele Tuonela suyuna. Bir demet değildi aslında. ananın sesini duydu: — Adam çıkmaz bunlardan ortaya.atmadı oğlunu. Turna omuzunu parçalamış. bu çalılar. Kaükomieli ortaya çıktı. Belki bir koca balık olur Dirilir. Yakışıklı Kaükomieli. Bırak aldığın yere adamı. Bunlar benim oğlum mu ola! Karga.220 225 230 235 240 245 250 Demeti gören ana Başlar ağlamaya: — Bu parçalar. Vücudunda eksikti bazı yerleri: Eli ile kafasının yarısı.

Kemiklerin arasından geç: Sinirler yerine yerleşsin • Damarlar ağız ağıza gelsin. Yetiş imdadımıza. sözler kuvvet verecek! Ana okur dua eder: — Damarların Tanrıçası Suonetar Sen ne ulu'sun bilirim! Herşeyin sahibisin. Kalınlar k a r ş ı karşıya. î p e k t e n iplik ile! Bunlar yetişmez belki. Kucağında bir y u m a k damar. Süslü kızağına. Bunlarla dik damarları. güzel b â k i r e ! Havalardan. Bol bol taşı. İnceler dizilsin yanyana! Görünmez iğneni al. B a k ı r kayık içinde Kızıl sandalla Tanrıça. ' Bunlar yetmez belki. Etlerde dolaş gezin. Damarlarda kürek çek. Ağıtlar. 160 .255 260 . . Düğümle b a ş taraflarını. B ü k eğir damarları! Koş da gel yanımıza. Kemiklerin arasından Sinirlerin içinden geç. Görünmez iplerini unutma. Koltuğunun altında da. Ey ulu Tanrıça! Taylarım koşumla. gökten-koş.265 270 275 280 285 K o p m u ş damarları düğümledi.

Merheme bulanmış tüyleri Gittiği yere dönüp geldi. Dilinde kaynattı. ayağına çabuk k u ş Çıktı ormandan. Eksikleri altunla tamamla. Uçtu nazlı nazlı. Tapiola'da Merhem b u l hastaya. Y ü z çiçekten. Dertlere derman getir! Arı. Lâkin oğlan konuşmadı. uçtu Tapiola dolayına kavuştu. yüz ottan Sihirli şerbet topladı. Lemminkâinen'in anası Aldı sihirli ilâçları. sıvadı. oğlunu tamamladı. Hayata ulaşmadı. Uğuşturdu oğlunu. vızladı. Bir f a y d a göremedi 161 . Kanatları bal dolu. uçup vızlayan! Çık ormandan. tatlı damlaların K ü ç ü k kuşu.290 295 300 305 310 315 320 Etlerin yanından dolaş da Kemik ete yapışsın! Kemiklerin arasına g ü m ü ş koy. Y ı r t ı k zarı değiştir. Damarı d a m a r a bağla! Lemminkâinen'in anası Hazırladı. et sağla. dolaş ara Çiçeklerden. Damarlara kan doldur. Kemik yetiştir. Ana nerde bulsun merhemi Sihirli şerbetleri? — Arı.

şifalı sular var. Uçtu uzaklaştı süratle. havalara Tırman. 345 Lemminkâinen'in anası Oğlunu merhemle oğdu Lâkin. Tanrı kullamrdı eskiden. Büyülü. iki gün . Ayağına çabuk arı. bu üç olsun! 350 Çık göklere.. sihirli şerbet Ateşlerde. Yedi küçük kutu sırtında Dop dolu merhemle. Uç b a ş k a ülkelere! 325 Ayağına çabuk kuş. havaların güzel k u ş u Bir daha uç. 330 Sonunda üçüncü günün. küçük k u ş . Dokuz denizi geçti Balı bol yerlerde gezdi. Döndü ayrıldığı yere. f a y d a bulamadı: — Arı. Bol bol vızladı 340 Ballı şerbet topladı. Kucağında altı kap. Getir onları taşı anaya 355 Batır kanatlarım bala . dokuz katın ötesine! Şerbetler. Ateş döken şelâleye Kutsal nehre ulaştı: 335 Küçük küçük tencereler. a k a r taşar.Oğlan hayata dönmedi: — Güzel arı. • Bir gün uçtu. Otlarda oturmadan Dinlenmeden yaprakta.

Uçtu vızladı aya vardı. Merhem. yağlar yapıyorlar. Güneşin altından uç. Merhemleri yokladı. Dilinin ucunda tattı . Kenarlarda erimiş yağ.360 365 370 375 380 385 Tüyünü şerbete bula! Arı. Arı. ' Kuzeyde merhemler Dolu her yer. Merhemlerle döndü geldi. Gümüş tencerelerde. ayağına çabuk k u ş : " — Nasıl giderim oraya. arasını tutarsın. Bin y ü k s ü k koynunda. Güçsüz kuvvetsizim? — A y ' m üstünden geç. Lemminkâinen'in anası.. Bal kanatlı uzaklaştı. Batı yanda bal şerbeti. Üçüncü gün. ikinci gün Yıldızların. Dal yıldızların arasına! Birinci gün süzül uç. Ay'a ulaşırsın. Her yer şerbet dolu. yedi Yıldızın sırtında Tanrının yanma ulaşırsın! Arı çabuk yükseldi. gökyüzünün küçük k u ş u Yüklendi balları şerbetleri: Y ü z boynuz kucağında. Altun kaplarda kaynatıyorlar. Yedi Yıldızın üstünden Büyük yıldızın tepesinden Tanrının kilerine daldı.

Untamo'nun k ö r gözlüsü Beni sürükledi buraya.390 395 400 405 410 - 415 420 ö n e m l e tecrübe yaptı: — Bu yağlar Tanrı dermanı. u y u m u ş u m ! Tatlı baygınlığa dalmışım. Tanrı kullanır onları. Kötü rüyadan kurtuldu. Yırtıkları bereleri Merhemlerle bezedi. Konuşmak kudretini buldu: — Bahtsızım. Neye gelmiştin Mana'ya Seni çeken nedir Tuonela'ya? Oğlan cevap verdi anasına: — Keçe külâhlı çoban. Yaratan yaraları onarır! Başladı oğlunu oğmaya. Kırıkları sürteledi. Belki de horladım derin derin? Lemminkâinen'in anası: — Daha da çok uyurdun. Nehre itti. •164 . Şöyle söylendi: — Uyansana hâdi hemen uykundan Kurtulsana korkulu rüyandan Bu uğursuz yerlerde Kötülüklerin içinde! Delikanlı uyandı hemen. Seni k a m ı n d a taşıyan Gelip bulmasaydı! Konuş oğlum konuş Kulaklarım sesini duysun. Yıllarca süriinürdün Anan olmasaydı.

Fırtına. Su. Kalbim. büyüledi. Ördek başını. Duygularım düşüncem Uzaklarda. Lemminkâinen'in anası Sardı sarmaladı oğlunu. geldiğim yerde. E s k i gücünü verdi. m a r t ı beynini Bir e j d e r h a yemiş. Lemminkâinen'in anası : — Akılsız y a v r u m sen de Hâni güvendin di kendine. Sihirli sözleri bilemedim. Laponları yenecektin. Dalgalar kıyıya attı. t ü k ü r m ü ş K a r a sulara. yılanı uzattı. Rüzgâr salladı. K ü f l ü kulaklı cadı. Güneş yumuşattı. Bana k a r ş ı kullandı.425 430 435 440 445 450 455 B i r yılan çıkardı sudan. Büyüleri çözecektin? Yılanı yenemedin. dalfeadan olmuş. Pohjola'da aklım. Çapkın Lemminkâinen: — H â l â b i r şeyim eksik. Suyun Tanrısı kıvırdı yılanı. Önce b ü y ü s ü n ü s o r u p Benden öğrenseydin: Suda doğmuş su yılanı. Yılanı yenemedim. . yılan olmuş. Kapalı boru. yeryüzüne çıkarttı.. Güzel kızların olduğu y e r d e Örgülü saçlıların yanında.

Tanrı olmasaydı. Koyuver yaşasın kuşlar. Herşeyi bilen Tanrıya dua et Y a r d ı m d a n komadı bizi. 470 Ana birşey yapamaz. Sana can verdi bağışladı. 465 Dönelim neşe ile yuvamıza. 460 V u r a m a d ı m güzel kuşu. Ana dinledi. Talihsiz ananla.Vermedi bana güzel kız tadı Bakiresini esirgedi. şöyle dedi: — Bırak artık şu u ğ u r s u z kuğuyu. Tuonide bulamadım kuğuyu. .

Yeni kelimeler bulmak isteyen ozan.gider aramaya. Koy'un içinde. vardı. adanın yanında. Meşeden kereste kesecek. Tuonela'ya gider. (1-289) Yaşlı ağırbaşlı Vâinâmöinen Sisli suyun kenarında. 10 K ü ç ü k Sampsa. 5 Tahtalar. zorlukla ve istediğini bulamadan evine döner. 15 Üçüncü tepenin üstünde. kalaslar yetişmedi. üç kelimeye daha ihtiyaç vardır. Kim Vâinö'ya ağaç bulacak Meşeden kalas çıkaracak. tekne tamamlanmak üzeredir. bir tepe daha geçti. tarlaların yaratığı. Vâinâmöinen'e yardım edecek. üç kulaç! Akçağaç dile geldi: 20 — Ne istersin benden. Pellervoitıen'i kayığına ağaç sağlaması için. Yeni tekneyi hazırladı. Akçaağaca ulaştı. Akçaağaç. ormana yollar. Yolları adımladı kuzeyde. Ozan'ın sözleri ve türküleri tükenir. Kayığını tamamlayacak? Pellervoinen.R U N O 16 Yaşlı ozan. Omuzunda baltası b a k ı r saplı. başına türlü dert gelir. Bir tepe. •167 .

Y ü r ü d ü . Y ü r ü d ü . ilerledi yoldan Kuzey topraklarına vardı. K a r ş ı s ı n a meşe çıktı. Balta vurdu.\ Uzun yola dayanıklı. sağlam? Meşe kabullendi. Sıcak topraklara yöneldi. Dokuz kulaç kucaklaşan! Meşeye s o r d u : — Meşe senden kayık olur mu. küçük oğlan ayrıldı. küçük oğlan: — Vâinâmöinen'e kayık lâzım.•191 25 30 35 40 45 50 Kesmek devirmek neden? Pellervoinen. Y a r a m a m işine. Altı.. . kayık su alır. k ö k ü m ü k u r t kemirdi! Pellervoinen. Üç kez bu yaz. Bu yaz üç kez böcekler İçimi yedi. Fıstıklı çama sordu: — K a y ı k olur mu dalından. k a r g a uçtu Tepemde bağırdı durdu. nacak salladı. tekne olamam! Sampsa. Ozan tekneyi tamamlayacak. t a h t a çıkmaz. cevapladı: — K a y ı k olmaz. cüce oğlan. Ozan senden tekne yapacak? Ağaç dile geldi. ilerledi düşünceli. Uzaklaşıp gitti oradan. delik olur teknenin. şöyle dedi: . İçim boştur. Bir fıstıklı çam gördü. Akçaağaç zavallı: — Benden tekne olmaz.

Pruvaya. 75 Kayık yapmaya başladı: ' B i r t ü r k ü y l e omurga tamam. alt tahtası hazırladı. 80 Üç kelime e k s i k kaldı. sayısız 70 Kalas çıkardı. Güverteyi yapamadı. îçim kof. Ozanın teknesine. Yüzmedi güzel kayık. Iskarmozlar. Ölümsüz ozan Vâinâmöinen: 85 — Yazık. bağlı sarılı ulaklar. ağırbaşlı Vâinâmöinen. Tekneyi tamamlamaya yeter. Kuşlar dalımda tüner! Pellervoinen. Yaşlı.55 — Çok tahta çıkar benden. sularda! . . Kayığa. Göğdeyi ikiye böldü. k ü ç ü k oğlan. k u ğ u k öttü. kenar tamam. kulaklar Ekli. y u m u ş a k değilim. V u r d u ağaca. Çürük ağaç değilim. a r k a y a tahta yetmedi. geçen günlerime Tekne h â l â bitmedi. her gece Güneş diküdi tepemde. Çıkardı baltasını omuzundan. Tepedeki d a l l a n kesti önce. Ölümsüz koca ozan. B a ş k a şarkı. Üç kez bu yaz. Sihirli şarkılarıyla. nacağı s a v u r d u 65 Koca m e ş e devrildi yere. 60 Ay parıldadı. Meşe tahtasından.

110 Tuoni batağında. ne yarısı! Uzun zaman. 105 Aldanmadı çok söz buldu.. Manala'da? Manala'da kelimeler aradı Bir h a f t a b a t a k t a yürüdü. 100 Beyaz sincabın ağzından? Çıktı hemen aramaya. önüne serildi. Düşündüğünü bulmaya. Uzun zaman dertli ozan. 90 K u ğ u s ü r ü s ü ucundan mı. Geyik y a v r u s u n u n dilinden. işe yaramadı.Nerede bulmalı sözleri. Ağaçlarda sincap kovaladı. Lâkin bunlar. dertli ozan Düşünceden. 115 Tuonela tepesi. Kırlangıçlar yakaladı. K u ş kirazlı yerlerde de bir h a f t a Üç h a f t a ardıç ormanında. Yığın yığın kaz öldürdü. Çıktı ortaya. Uygun. Kazların tüylü sırtından mı? Bir k u ğ u s ü r ü s ü indirdi.. Manala . kelimeler derlemeli? Kırlangıç başlarmdan mı. Tarlalarda geyikleri dağıttı. Düşünceden düşünceye daldı: — Y ü z söz b u l s a m gerek. Tuoni'nin kızı! . Y ü k s e k sesle çağırdı. düşünceye "daldı: — Y ü z söz b u l s a m gerek. Tuoni nehrinin kenarından: — Hey. 95 Ne tek kelime.

Ö l ü p parçalanmadn. Çamaşırları tokuçlardı. Yaşlı. Ecelinle yok olmadan. Çelik sürükledi. ' Kana bulanırdı heryanın. Söylemezsen sebebi Mana'ya getiren seni. Beraber gelirlerdi. Mana'nın cücesi. toprağına çekti. Mana'nın cücesi. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Tuoni beni getirdi. boğazı geçeceğim! Tuoni'nin güdek kızı. Tuonela'ya! Tuoni'nin güdek kızı. Mana.120 125 130 135 140 145 150 Bir kayık. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Demir beni attı Mana'ya. Çelik getirseydi. Mana topraklarına çeksin? Eğer onlar getirseydi. — Yalancıyı yakaladım! Neye Tuoni getirsin seni. d e d i : . Konuştu ozanla. . Söyle neye 'geldin Mana'ya? Yaşlı. Tuoni'nin güdek kızı. Kıpkızıl kanlar akardı: Doğru söyle Vâinâmöinen Cevapla bu ikinci s o r u m u ? ! •171 . dedi: — Büyülerim yalancıyı! E ğ e r demir atsaydı. M a n a n ı n bakiresi. şöyle dedi: — Sana kayık verilmez.

Ateş getirseydi Tuönela'ya Alev sürükleseydi Mana'ya. Eteğinden sular damlardı. ağırbaşlı Vâinâmöinen Son yalanını s ö y l e d i : — Ateş getirdi Tuönela'ya. — Y i n e yalan söyledin. Dalgalar sürekledi. Mana'mn cücesi.155 160 165 170 175 180 185 Yaşlı. sakal ütük olurdu. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Olsa da biraz yalan sözümde Aldatırsam zaman zaman. kelimelerim. ikinci gün L â f ı m tükendi üçüncü gün. B i r gün söyledim. Söyle. Tuoni'nin güdek kızı. T ü r k ü okur tekne çakardım. Mana'mn cücesi. Alevler Mana'ya sürükledi! Tuoni'nin güdek kızı. dedi: — Y i n e yalan söyledin. Saç yanık. Bulmak istersen b i r kayık Söyle gerçeğin ne olduğunu! Yaşlı. Yaşlı. ağırbaşlı V â i n â m ö i n e n : — Su. dalga atsaydı E v s a b m d a n su akardı. Mana'ya kelime b u l m a y a geldim. Şimdi söyleyeyim gerçegi: Bilgimle kayık yapardım. Mana'ya getiren sebebi! . dedi:. Su getirseydi. Kalmadı büyüm. beni b u r a y a getirdi. . Tuoni'nin derinliklerinde.

Vâinâmöinen geldik Tuoni'ye Ölmeden. •173 . getir kayığı! Kız getirdi kayığı. Yaşlı Vâinö nehri. yol açtı. Lâkin çıkan pek azdır. K u r t l a r içinde kaynar. yaşlı Vâinö! Vâinâmöinen çanağa baktı. aştı. çılgınlık neye? Sebebsiz gelince Tuoni ye İyi olur geri dönmen! Çok k i m s e geldi buraya. İçini b i r şöyle yokladı: K u r b a ğ a l a r yumurtlar. T ü r k ü arabasını onarsam! Haydi al gel kayığı. iyi ev sahibi İki kulplu tahta kapla İçki verdi Vâinö'ya: — İç afiyetle.190 195 200 Lâf y ü k l ü kızak bulsam. de gelmedim. parçalanmadan! * * * 205 210 215 Tuoni'nin kadım. Yaşlı. Tuoni'ye.yok. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Bir kadın geri dönerdi. Geçeyim akıntıyı! Mana'mn kızı şöyle dedi: — Akıl mı. b a ş ı m a çanak Dikmeye. Yaşlı ozan şöyle dedi: — Ben b u r a y a pislik içmeye Gelmedim. olsa da değersiz Geri dönmez. Kız Vâinâmöinen'e dedi: — Ey. Erkek.

arkayı bitirdim. Geriye dönmezsen. Sonunda. Üç parmaklı cadı Y ü z ilmikli bir ağ yaptı. yarı uyanık Vâinö Orada yattı. Ş a r k ı söyler tekne çakardım. Tuoni'de bir. ihtiyar Koca karı vardı. Mana seni ç a ğ ı r m a d a n ? 225 Yaşlı. Altına bir post serdi. Tuoni'den tek kelime alamazsın! Buradan hemen isteğinle. Bir köşeye yerleştirdi. Mana'nın kulübesine. b ü y ü yaptı Uyuttu ölümsüz ozanı.B u r a d a içki içenler sarhoş olur. uyuyakaidi. evine Hiçbir zaman varamazsın! Yaşlı cadı. büyii çözmeye ! Tuoni'nin yaşlı kadını: 235 — Mana sır vermez sana. Başına çanağı diken mahv'olur! Tuonela'nın yaşlı kadını: 220 — Ölümsüz ozan Vâinâmöinen Neye geldin Tuonela'ya Mana'nın kulübesine uğradın. 240 245 . üç lâfımı yitirdim. Tuoni'ye danışmadan. Tuoni'ye geldim. Diktim direği. Y a r ı uyur. 230 Bulamadım h a v a d a ya da yerde. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Bilgimle kayık yapardım. Söz istemeye.

260 Tuoni de sonum mu geldi. Vâinâmöinen'i y a k a l a m a k istedi. i Yaşlı. . suçsuza ceza verme! Sonu. yollama. düşer yanarsın. Mana'mn kulübesinde? Büyüsünü kullandı. çengel p a r m a k l ı Fileyi nehre sarkıttı. Bir demirden böcek oldu. • 1 7 5 . kötülük etme 280 Kimseye. ağırbaşlı Vâinâmöinen 275 Tuonela'dan dönünce: — Hamd'ederim sana Tanrı! Y a r a t m a artık insanı.250 Bin düğümle düğümledı. Ölümsüz Vâinö yakalanmamış! Yaşlı. Mana'ya! Ey insan oğlu. 255 Yaşlı ozan dışarıya çıkmasın Kurtulup kaçmasın Tuoni'den. çekti ağı. Ağların arasından geçti. Tuoni'nin oğlu. Masuma azap. Yılan gibi uzaklaştı. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Ölüm başıma kanat gerdi. 270 Y ü z alabalık. sabah erken Ağları yoklamaya gelcfi: . çengel parmaklı. Canlı canlı. Demir elli. yaşadığın müddetçe. bin hani Yakalanmış. Mana'mn ölümlü evinden! . îçinde yoktu yaşlı ozan. 265 Tuonela nehrinden. yanındaki Tuoni'nin oğlu. Bir gece de.

285 Tuoni cehenneminde f Orası. Dokusu. Suçluya cehennemde ceza verilir. Taşdan b i r döşek yerde. böceklerle yılan olan Bir yorgan. Düz koca taşlar alev alev. üstlerine serilir. günâhı olanların yeridir. .

15 Ne pek iyi ne kötü. Lâkin kolay değildir. İğne ucu sanki. aradığı sözleri. 5 Nerde bulmalı onları? Önüne b i r çoban çıktı. Koca ejderin karmnda. Vâinâmöinen ejderhanın karnında demirci ktlığına girer. Bıçak sırtı gibi •177 . dev Vipunen. ağırbaşlı Vâinâmöinen Tuonela'da. kayığını tamamlar. (1-439) Yaşlı. lâkin. ozanı yuiııverir. İp incecik sipsivri. ölümlü yerde Mana topraklarında. sordu. Çoban şöyle cevapladı: — Vvar. Bir çobanın sağlık verdiği yoldan deve ulaşır. Bir b a ş k a yol ardında.R U N O 17 Tuonela'da aradığı kelimeleri bulamayan ozan. yüzlerce şarkı. döğer çekiçler. Yaşlı Vâinâmöinen. sözü bol dev Vipunen'e başvurmak isler. bin t ü r k ü 10 Antero Vipunen'in dilinde. çok şeyler bilen. Ulaşmak ejderhaya: Önce bir dar patika. Bulamadı. Dev çaresiz bilgilerini ozana verir. Viânâmöinen evbie döner.

Ejderhanın karnından! Demirci îlmarinen dedi: — Duydum ki dev Vipunen Haftalık u y k u s u n a yattı. yerler inledi. dev görünmez oldu Y e r altında dinlenir. Her an açık geçide. . derken Geçti gitti. Yaşlı Vâinâmöinen. düşündü Demirci îlmarinen'e gitti: — Oh. Sözü bol b u n a k dev. Sonra gelen diğer yol. yola çıktı. Sözleri beraberinde uzanmiş. Ne de bir kelime yarısını.20 25 30 35 40 45 50 Kolay gelirse adımla. Boyun kökünde bir kavak. Çelikten zırhlar işle. Yaşlı. Tek kelime bulamazsın. . Söz b u l m a y a gidiyorum Antero Vipunen'den. Ağları. îlmarinen. Y e r d e kösülmüş yatmış. Üçüncü günün sonunda Bıçak sırtı yoldan. Y o k ortada kapanları. Kılıç ağzına benzer. îlk gün iğne uçlu geçitten. ağırbaşlı Vâinâmöinen Dinlemedi. Vipunen'in y a n m a vardı. Kılıç yüzlü yoldan ikinci gün. Elime de demir elcek. yap bana Demir ç a n k sağlamca.

Vâinâmöinen hali gördü. Sıyırdı kılıcını. Ayağı kaydı birden. ağzından Devin dişleri arasından • . Huşu şakaklarından. sağlam kargısıyla E j d e r h a y a yüklendi.55 60 . Yaşlı ozan. Vâinâmöinen pek şaşkın./ 65 70 75 80 '85 Yanaklarında bir meşe. Çenesinde akçaağaç. Demir. K a r a çam dişlerinde Sarmış bürünmüş. Sol ayağı tökezledi. Bilmiyor demir yemesini Kargıyı tutamadı. Sakalında çalılar. i •i i i• : j hi •179 . Yanağından meşeyi. Çık haftalık uykundan Toprakların altından! Güzel sözü bol Vipunen Acıyla uyandı uykusundan. dedi: — Köle oldun insan oğluna. Son ver artık uykuna. Sakalından çalıları K a r a çamı dişlerinden Kesti temizledi. Devin boynundan kavağı. Isırdı Vâinö'nun kargısını Sert demiri yakaladı. İ P PiSSj W. Devin ağzı kenarında Deve bakıp dururken. J a İS s-:. Huş ağacı şakağında yeşermiş.

ağırbaşlı Vâinâmöinen Elinde kargı. Kol uçları. boru. demir parçaları.. danalar.: • Yaşlı. Çok çeşitli şey yedim. koca dev Gerdi gevşetti ağzını Çene kemiklerini işletti Y u t t u zavallı adamı. .yutmuştum! . Dizi örs görevi gördü. Gebe inek.90 95 100 105 110 Çenesinin içine daldı. çekiçler: — Sonum geldi sanırım. Görmedim böyleşini. Vipunen olanı gördü: — Y a ş yaşadım bu yaşıma. Nasıl kurtulmalı. Demirci kılığına girdi: . Gömleği demir ocağı. Yaşlı ozan akıl etti. Çoraplar. Hiç gelmemişti/ başıma. körükler Pantalonun paçası. Yaşlı. Gece gündüz demedi dövdü. Y e m oldum ejderhaya. Nasıl yaşamalıyım? 115 . Sözü bol Vipunen. içerde kaldı. ağırbaşlı Vâinâmöinen içerde döğer işler. Ölümüm mü yaklaştı? Koca devin karnında. Dirseğini çekiç yaptı Koca devin karnında Durmasıya çekiçledi. E r k e k domuz.

Bin yiğiti yok ettim Böylesini görmedim: Ağzımdan k ö m ü r çıkar.Kemerdeki bıçak geldi aklına. Anan gelirse yorulur. söyler büyülerim: Kötülüğün çıktığı yerden mi. Büyüledi kayık yaptı. Sözü çok Vipunen. Hain herif çık dışarı. düz yerde. Sapı budaklı tahta bıçak. Cin misin. Köşelerde. Büyüklerine y ü k olur! Bulamadım kimliğini. Büyüklerini getiririm. belâ mısın? Tanrıdan gelen hastalıksan. kuşkulandı: — Yüzlerce insan yuttum. şeytanmısın Tanrıdan gelen hastalıkmısm. Kolay b u l u r u m geldiğin yeri Kimliğini söylerim. Nereden çıkıp gelmişsin. katlanırım. ananı çağırırım. K ü r e k çekti dolaştı. Güzeli boş komaz. Boğazımı k u r u m tıkar. Kişiye satılmış isen. Bir felâket. Bağırsağın birinden Diğerine girip çıktı. Tanrı kıymaz iyiye. . hem beni! Zorlama. Okur. Def'ol da git uzaklara K u r t a r kendini. Ya da Y a r a t a n ' m can alıcısı.

Ayıların taş ininden mi. Açık denizlerden mi Deryaların dibinden R u t j a şelâlesinden mi geldinBulutların arasından mı. Parıldayan sulardan mı. Ben zavallı yaratığın Midesine neden girdin. Hiisi'nin yurdundan mı. Durgun gömüklü bataktan mı. Beş dağın mağarasından mı. geldin? Hışırdayan çamdan mı. nereden çıktın. Karayerin dibinden mi. Yel'in estiği yerden mi Fırtınadan. Dalgaların sırtından. Tilki dolaşan yerden mi. gökten mi? Nerelisin. Laponya bozkırlarından mı Koraktan mı çoraktan mı. Geyik koşan ormandan mı.155 160 165 170 175 180 185 Can alıcı meleğin yanından Gaiplerin yurdundan mı. Savaş alanından mı. kemirirsin. Yetsin artık yaptıkların. B a k ı r tepelerden mi. Fokur dayan kumsaldan mı. Konuşan otlardan mı. Kayaların kaynadığı yerden mi. Hiisi'nin u ğ u r s u z u . Saplandın kalbime? Isırırsın. Pohjola ovalarından.

kuvvet verin. çılan topraktan Şeytan.190 195 200 205 Manala'nm köpeği Dur artık. Suların Tanrısı yiğit yolla. güzel kadın 210 215 . Kumsaldaki atlılar. Sal perileri çamlıklar. deşme midemi Çık içimden. Yine de mi çıkmazsın Yetmez mi büyülerim? Kuvvetlüeriyle büyülerim: Ey orman kaldır adamlarını. Söylediğim sözlerle. yardıma. Yine de mi çıkmazsın? V a r kuvvetli büyülerim: Tabiatın anası. içimdeki. Yaptığım büyülerle Çıkmazsan yine. Y ü z kılıçlı kahraman Demir gibi cesurlar Söksünler içimdeki şeytanı. Yeryüzünün yiğitleri Çekin kılıçlarınızı. Çık dalgalardan koş bana Yetiş imdadıma. yetişin Y a r d ı m edin. sen de tarladan. Boşa öldürecek beni. ciğerlerimde Dolaşıp durma. Daha kuvvetlüeriyle Büyülerim seni: Cadılar. Yine de mi çıkmazsın? V a r kuvvetli büyülerim: Suların Tanrıçası.

.. Kadının kafasını kır. yaşlı hanım Sen gel. • • • 220 225 ü !l:! . Git uzaklara. Oralara ulaşıp varınca Ananın evine.! i I II' t j! 230 i i İŞİ 235 Altun bakire. iMf . aydınlat.li N ' I 'I I V I . ateş kılıcı Al da gel koş çağırmama. Çelik kapıyı tekmeyle aç Devir de gir içeri. Oturduğun yerlerden. Başlarım parmağınla b ü k 250 Sök boyunlarını. 24~5 Yel gibi dal eve. Kötülükler ersin sona. azabımı dindirmeye • Kötü günlerime son ver. pencereyi. Çıksana içimden. Y i n e de mi çıkmazsın? V a r daha kuvvetli büyülerim: Kudretli Tanrı Ukko. Parlak silâhını. Yeryüzünün u ğ u r s u z u Def olup da gitsene! Y e r yok sana karnımda B a ş k a t a r a f l a r a yerleş. işâret ver Şimşek gibi çak. Seni biri yollamışsa. gökten Fırtınalar al getir Kulak ver yalvarana. geldiğin yere. b u r a y a yollayana 240 Ulaştığın belli olsun: Gök gibi gürle. yakala Evin sahibini a r k a köşede. Az gelirse bunlar. Oy herifin gözlerini.I | i|': I • ! iı• .

V a r bakır dağa Tepesinde rüzgârı bul Sallasın seni. Dön oraya. Ya göklerden gelmişsen Bulutların ardına dön. Y a n a n sönen yıldızlara karış. Tanrının evinde dolaş Dalgada sürüklen.. Soğuklarda pırılda. oyalasın Fırtma ninni söylesin. Dolaş t a v u k gibi. Rüzgârın saldığı hastalıksan. ateş saç Güneşin döndüğü dolayda. Y ü k s e l geldiğin yere. inekleri parçala Boynuzu yere. k u y r u ğ u gübreye. . Ağaçlarda dinlenmeden. Öte dünyadan isen. ulaş. Azrailin Şatosuna. Ey hastalık git. suya karış. Gözleri yerinden fırlasın Boyunları b ü k ü k kalsın. buluta. ulaş denize Dalgaya gir. dolaş Gir içlerine. Dön geriye. . Gökyüzünde oynaş. Ay'ın dolaştığı yerde. Oturma akça ağaçta. Ölüm diyarından gelmişsen. Ye atları. Y a s u l a r d a n gelmişsen. geldiğin yoldan Fırtınanın izinden.255 260 265 270 275 280 Horozlan bahçede. . Sularda dinlen.

fundalığa Sürülmemiş topraklara Aysız güneşsiz ülkelere Güneş doğmayan yere. Canlıların göçtüğü yere. Oynak batağa. sevin dolaş: Orada geyikler boy boy Ağaçlarda asılı boyunlarından Aç konuk gelsin. yesin bekler. Kıvançla dolaş. Hiisi'nin yanından Kara çamlı yerden gelmişsen. Kaynayan sulara. Pohjola'nın gerisine. Y e r kalmamışsa oralarda. çürü Yosun. tutsun her yanın Kâinat ü s t ü n e çöksün. R u t j a şelâlesine atacağım. koca çamın Kütüklerin yuvarlandığı Sellere savuracağım.285 290 295 300 305 Kaynayan topraklara. Şelâlede yer varsa. Karnın açsa sen de yersin. E r k e k ayı inine iteceğim. parlak suya Balıksız göle atacağım. Sürüklen dur. Rahat s a l m a m seni oralara Büyüler de koyuveririm: Dön geldiğin yere. yuvarlan- 310 315 . Büyüleyip atacağım kötüyü. Laponya çorağına. Akçaağacm. Dişi ayı yuvasına katacağım. Uçuruma gömeceğim. Ormanlardan.

320 Manala'mn karanlık suyuna Ömrün oldukça çıkmasıya.Belki orada da yer yoktur Tuoni'nin k a r a nehrine. 340 Ormandan itler salacağım Peşinden koşturacağım. Dokuzu da öküz olsa. Binebilirsen çık onunla. 325 Bir kısrağm dokuz tayı da. Akçaağaçtan Lemponun kayağını.Al şeytanın kalın sopalarını 335 Dolaş Hiisi'nin yurdunda. anasız köpek . Bir kez geldi bu iş b a ş ı m a Tanrılar kurtardı beni. çık şimdi var git. Hâdi. Çıkmak için binek istersen. Dokuz inek bir dana Çekseler sökemezler. Gün doğmadan güneş çıkmadan. 345 Yaşlı. ağırbaşlı Vâinâmöinen Bu sözleri büyüleri Dinledi. Vahşi kuşlara parçalatacağım. çekemez. Horoz uyanmadan ayrıl. 330 Kuyruğundan duman çıkar. b u r n u alev saçar. Çıkmazsan eğer. şöyle dedi: — Pek rahatım b u r a d a Zevkle geçiyor vakitlerim. İstersen Hiisi'nin kayağını. Cehennemden bir at vereyim Kızıl yeleli bir aygır Ağzı ateş. 350 E k m e k yoksa da ciğer yerim •187 .

En erişkin çağında. Yığın yığın söz söyledi. Güzel bilgilerini verdi. Topraklardan. güzel sözlerini Bana öğretmedikçe. K u r t u l m a ölesiye. Değer taşıyan söze. Su havadan ayrılmıştı. Ne bilirse söyledi: Tanrının ilhamıyla. Derya ile topraklar. Güzel sözler saklı kalmamalı. Nebatlar nasıl vücut bulmuştu. Güneş yerine konduydu. Kudret yaşamalı. 375 H a v a l a r nasıl doğmuştu. 370 Bir ayağı çukurda.Y a ğ l a r fena değil. 380 Ay nasıl yapıldı. . Y ü d ı z l a r nasıl ekildiydi. 355 Büyülerini. 360 Güzel sözleri bol Vipunen Çaresiz. herkes bilmeli. değindi. Çocukların bilemiyeceği. ormanlar. öte dünyaya taşınmamalı. Herkese lâzım olan. Yiğitlerin beceremiyeceği. Bilgi. Gök'e direk dikildi. açtı lâfın ağzını. Çekiçleyeceğim heryerini. Türküleri öğretti: 365 En güzeli bilmeye. lezzetli! Kalbine örsümü çakacağım. Yaratan'ın arzusuyla.

çok bilmişin Karnından kurtuldu. Dilinde cümleler süzüm süzüm. Dalgalar ses kesti açıklarda. Altun ay kulak verdi. • . Karnından bir çıksam toprağa Evime. 390 Geceleri de durmasıya. Şu sözleri söyledi: — Ey Antero Vipunen! Aç ağzını.385 Vipunen'in dedikleri Söylenmedik sözlerdi: Kelimeler saçım saçım ağzında. ağırbaşlı Vâinâmöinen Dinledi bütün sözleri. anlattı. Güneş dinlemeye indi. V u o k s i nehri taşamadı. Antero Vipunen açtı çenesini Yaşlı Vâinâmöinen terketti 415 Devin ağzmı. b ü y ü t 405 Çene kemiklerini oynat. 395 R u t j a şelâlesi artık köpürmedi. Sular k u r u d u Juorta ırmağında. çok da içtim 410 Görmemiştim Vâinâmöinen gibisini!' îyi yaptın geldiğine. 400 Büyüleri ezberledi. bir sıraya. Yaşlı. y u r d u m a ulaşsam! Vipunen farkına. Y a v a ş yavaş çıkmasına başladı. Gitsen daha iyi edersin. Dörtnal koşan at'm tıkırtısı Arka arkaya. vardı: — Çok şey yedim. Nehirler akmasını unuttu. genişlet.

Arkasını tahtalayaeak. Su samuru. Kayık yontulmadan oldu. Teknenin burunu tamamlayacak? Yaşlı. getirdim: Aydınlattım bilmeceleri! Kayığının yanma vardı. Hazırladı.420 425 430 435 Kaydı hemen dışarı Toprağın üstüne düştü. arkayı tahtaladı Tekneye b u r u n çaktı. İlmarinen yaşlı ozana: — Buldun mu sözleri Öğrendin mi büyüleri. * •190 . Kayığa kenar yapacak. Demirci İlmarinen'in ocağına. K e r e s t e y e el değmeden doğdu. tamamladı Kenar yaptı. Koşa koşa. Çıkarttım sözleri Kapalı yerden. geldi yurduna. ağırbaşlı Vâinâmöinen Şöyle cevap verdi: — Buldum binlerce kelime. ya da sincap gibi.

altında Dalgalar mavi mavi geçer. Demirci İimariııen'iıı ktz kardeşi. Bir güzel b â k i r e istemeye. yaşlı ozanı istemez. demirciyi sevmekledir. Direğini yükseltti. 15 Açtı kızıl yelkenleri. Yaşlı. Kayığını kırmızıya boyadı.| RUM O 18 Yeni gemisini. Dalgalara sürükledi. Bezedi altun yaldızla. Vâinâmöinen üstünden aşar. Deniz masmavi. bulduğu kelimelerle tamamlayan ozan Pohjola'ya yönelir. 5 Pohjola'nın karanlıklarına? K a r a r verdi sonunda. 10 Birkaç zaman geçti. ağırbaşlı Vâinâmöinen Başladı düşünmeye: Bir eş aramaya gitse mi. Bir günün erken saatinde Yüz parçadan gemisini. ağabeysine olayı anlatır. ilmarinen kızakla. ağırbaşlı Vâinâmöinen •191 . Demirci îlmarinen. Gümüşlerle süsledi. ozanın ne maksatla yola gittiğini haber alır. (1-559) Yaşlı. kendisinin sevdiği kızı ozanın almak istemesinden üzüntü duyar ve arkasından yola çıkar. kız. ozan kayıkla Pohjola'ya varırlar.

Batıda. Suomela menbamda. Mavi dalgalarda. Mavilikler ortasında Bir nokta! Bu ne ola? Denizdeki k a r a nokta. Büyük köprünün yanında. Suda çamaşır yıkardı. 50 . dağa. Çok çalışkan kızcağız îşine erken başladıydı. Tanrıya sığındı: — B ü y ü k yaratıcı. Karanlıkların bâkiresi. Kırmızı basamaklarda. dalgalara! Gökte güneş pırıl pırıl. kuvvet: ver! Ey rüzgâr salla tekneyi! Dalgalar. Açığa sürüklenmeden Teknem ilerlesin! 30 35 40 45 Gecelerin kızı Annikki. k a h r a m a n a Güç ver. Vâinölâ akıntısında. Bakınır dört yana Buluta. Karşısında ada. ulu Tanrı! Koş yardıma. Başıyla etrafı kollar. Akıntıya kapılmadan.. K ü r e k çekmeden. Işıl ışıl dalgalar. Gözleri denizi yoklar.20 25 Dua etti. siz de yol verin.

Haydi kaygel bu yana! Y a d kişinin teknesi. çekilsin açığa. B a b a m ı n teknesi Girsin içeri. Bilinmedik bir taşralı Durmasın. yabancı da değildi. düşündü: — Kardeşimin kayığı. güzel kız Seçti tekneyi. ya da b a ş k a y a r a t ı k ? Balık yüzer çırpmır. Annikki. Lâkin. Dalardı sulara! Bir kaya ya da. ada? Sular kaplar.. dalga yalardı! Kayık yaklaşmakta: Döner döner gelir.adaya. Birkaç söz söylemek diledi: — Yolculuğun hangi yana Y a ş l ı Vâinö? Ne a r a r s ı n b u r a l a r d a •193 . Uçar yükselirdi havaya! Balık. Dumanlı buruna. k o ş t u yaklaştı. Bir kelime. Süzülür yelkenleri.55 60 65 70 75 80 Kaz s ü r ü s ü m ü ? . . belki . Vâinâmöinen'in teknesi Ölümsüz ozanın kendisi! Annikki. Kaz. Uzaklarda dolaşsın Dönsün arkasını bizden yana! Kayık dolaylardan değildi. ya da marti s ü r ü s ü .

ağırbaşlı Vâinamöinen: — Çıktım balık avına. B a b a m çıkarken alabalığa. Annikki Biraz kızgın cevap verdi: — Boş yalanlar deme bana. ağımla avlamaya. atlar sıçrar 115 Y a v r u l a r ı yanında. • Sırtında ok torbası. kanatlıları ararım. Ne ararsın b u r a l a r d a ? Yaşlı. Çeşitli ağlar. k a r a akıntıda! 90 Güzel bâkire. Bilirim nasıl gidilir ava. akıntıda! Annikki. 95 Tekne yüklü olur takımla. Tuoni sularında. K a r a köpek arkasında. 110 Y a y l a r ı omuzunda. • Süslü. Doğruyu da sezerim! B a b a m gider kaz avına. Kıyılarda. 100 Yolculuğun hangi yana. kızgın biraz: — Yalan nedir bilirim. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Çıktım kaz avına. Yığın yığın kancalarla! Y a ş l ı Vâinâmöinen Doğruyu söyle bana. Bir taştan o bir taşa. Yaşlı Vâinâmöinen S5 • 194 .lüsifc Ölümsüz ozan? Yaşlı. 105 Derin sularda. Alabalık. Derin.

inan: 1 9 5 ' . Ne a r a r s ı n b u r a l a r d a ? Yaşlı. Ayakta dikilirdi bin insan. b u r a l a r d a ? Yaşlı. Yolculuğun hangi yana. Söylerim kulağına. Diz b o y u kan akan yere! Annikki. söyle bana. Yaylar burun-buruna. Y ü z kişi kürek çekerdi. hele gelsene yanıma. Gir görelim kayığıma. GÖrdümdü b a b a m ı eskiden Savaşa giderken. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Katdımsa da biraz yalan Doğrusu şudur. Y a ş l ı Vâinâmöinen Doğruyu. b a t m r ı m tekneni. Ne ararsın. Ne ararsın b u r a l a r d a ? Yaşlı. güzel bâkire: — Bilirim döğüşe nasıl çıkılır. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Tut ki giderim döğüşe. Fırtınalar seninle olsun! Şimdi. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — Kız.' Bellerinde' asılı kılıçlan. Doğruyu anlatırım! Annikki .güzel kız: — Rüzgâr dolsun kayığına.120 125 130 135 :140 145 Doğruyu söyle bana. Gömerim burnunu sulara! Doğruyu söyle bana. Yolculuğun hangi yana.

Seppo'nun evine v a r d ı . Başında demir kıymıkları. her yanı Kirin pasın içinde.. getirdiysen. Demircinin kardeşi. Üstü başı. dedi: — î l m a r i . Kulaklarıma küpeler. Gümüş k a k m a l a r d ı . & * Annikki. 160 Eteğini ellerine topladı. bana bir iğ' yaparsan Güzel yüzük parmağıma. Kulaklarına küpe. . Çamaşırlarını aldı. 175 Beş altı da bakır kemer Takarsan. 165 Ateşte demir döğer. Bâkireyle evlenmek dileğim. Kaçtı uzaklaştı. gelen haber Sanırım hoşuna gider!' Demirci İlmarinen: — İyi h a b e r . Seppo İlmarinen Ocağımn başında. B ü y ü k k ö p r ü y e vardı. hırçın kız Anlayınca işin doğrusunu. 180 Güzel bir iğ yaparım. 170 Annikki. . 155 V a z geçti yıkamaktan. Mintanını kollarına.150 Kız almaya giderim. Pohjola dolaylarında! . güzel kız. Tırmandı basamaktan..

İki yıldır evlenmeyi diledin. Üç yılın var bekledin boşa. T a k d ı k l a n n ı söker. Hepsim ateşlere atarım! Annikki. İçine k u r u l m u ş kayığın P o h j a yoluna çıkmış! Demirci îlmarinen . Dolaşır mavi sularda. Teknesinin b u r n u gümüş. Geceleri kızak onarırsın.. Ocağının başında Çekiçler yorulursun! Yaz boyunca at nalı. açık gözler Yerine geçmek isterler. Baku'dan kürekleri. Gündüzleri takarsın.185 190 195 200 205 '210 Başına taç takarım! Haberim beğenmezsem eğer. Sevgilini kapacaklar. Olsun dediğin gibi: Görüp beğendiğin. Oynaşını kandıracaklar. şöhretli bakire: — Kabul ettim İlmari. Kış günleri araçları. Pohjola'ya gitmeyi Düşünmedin eş istemeyi! Üşüştüler. Sevip istediğin Bakireye ne oldu? Demir döğer durursun. Vâinâmöinen de bu yolda. Unuttun kızları.

Çekiç kaydı elinden. Ölümsüz çekiççi. Sıkıldı bir ân içinde.. Damat b a ş ı m yıkayacak. külledi. Kardeşine söyle dedi: — Bir güzel iğ. Bol odun yak. Pınardan su getirdi. V ü c u d u n u ağartacak. Beş altı da kemer Yapacağım sana. İsler son b a h a r d a n kalma. Hamam hazır olunca. Dumanlat m i s kokulu ocağı. Nehirden düz taş çıkardı. Rüzgârın döktüğü dalla. Yerleştirdi ocağa. İyi haber verdin bana! K o ş hazırla hamamı. güzel kız Isıttı hamamı.. Demirci İlmarinen Yaptı kızın isteğmi. yüzükler. yumuşattı.215 220 225 230 235 240 245 Pek üzüldü haberden. Yıldırımın kırdığı odunla. Çifter çifter küpeler. V ü c u d u m u ağartayım. Kirlerim kıştariberi.. Hepsini verdi kıza. Annikki. . Demetleri hazırladı. Küllü suyu u n u t m a ! Başımı yıkayayım. Maşası avucundan düştü.

Keten gömleğin üstüne. Annikki: — Hazırladım hamamı. Kemikleri görünmeyen oğluna. temizinden Yeni evsap. gömleği keten. Dört astarlı yün ceket. görücülüğe gideyim. Giyineyim. çıplak tene. Demetleri kaynattım. Gözlerin k a r tanesi Olsun. şöyle dedi: — Annikki. Onları annesi diktiydi İs olmayan vücuduna. Aldı geldi. gibi. 270 275 280 Güzel kız. 199' . Başın beyaz keten. Söyledi. V ü c u d u daha da beyaz Döndü eve geldi. Mavi yelek. Y ü z ü ap aydınlık Y a n a k l a r ı kırmızı. îlmarinen giyindi. Bol bol yıkan sularda. Yıkandı temizlendi. parlasm! îlmarinen h a m a m a girdi. Annikki keten gömlek getirdi Temiz vücuda. Suya kül de kattım! Git (keselen) onlarla. Boynu yumurta. kunduraları. içi ciğer kızılı. k a r d e ş i m Getir şimdi. Mis kokulu ocağı yaktım. Anasının kızken ördüğü Y u m u ş a k çorapları.250 255 260 265 .

310 Fok derisini hazırla. Bin dikişli güzel k ü r k . . yedi püskül 305 Sallandır yanlarına! Kızlar beğensin. altı çıngırak Tak. Anasının kızken ördüğü 285 Altun işlemeli kuşak. 290 Demirci İlmarinen Giyin. • • ' • . k o ş İşlemeli.di. süslü kızağıma. Atın başına.Mavi yeleğin üstüne. Y u l a f l a beşli. ele. kahve renkli kızağa. Kölesini çağırdı: — Hazırla atı. kuvvetli. altun saça. Lapon çocukların ördüğü Altun işlemeli elcekler. koşumladı. Y ü n ceketin üstüne. Üstünde oturayım. hazırlandı. Sırtıma örtüneyim! İlmarinen'in kölesi Tayı hazırladı. Hangisini k o ş s a m k i ? 300 Demirci İlmarinen: — En güçlüsünü seç! Koş. Babasının gençken satın aldığı Güzel tâkye. bele.. 295 Hemen gideceğim Pohja'ya! Köle şöyle dedi: — Atlarımız altı tâne. İmrensin bakireler! Ayı postunu kızağa ser.

yanımda ol! Mutluluklar. Demirci îlmarinen Kızağına bindi hemen: — Ulu tanrı. Gözlerine k u m doldu. Atm ayaklarından. Göksu ıslandı dalgalardan.. Ayı postunu serdi.. Vâinâmoinen'e rastladı: . fundalara. ' •' • Kızağım yıpranmasın! Bir elinde dizginler. Kıyılarda kumsalları aşarken. Fok derisini yerleştirdik Demirci îlmarinen Yola çıkarken. 'Taze karı gönderdi. Bir gün gitti. uluların ulusu! Taze kar yağdır. Yığıldı ince taneler Otlara. Ukko'ya dua etti. sallandırdı.315 320 325 330 335 340 345 Altı püskül. iki gün. yardımıma geliniz Dizginlerim kopmasın. Kırbacı bir elinde Uzaklaştı süratle. yerlere.' ince tâneli. şöyle dedi: — Ukko. gökten Yer yüzüne. yedi çan Bağlayıp. Rahat kaysın kızağım! Ukko yalvarmayı beğendi. Gökte yaşayan tanrıya Yalvardı. içinde üçüncü günün.

375 Kıl kulaklıya ne oldu? Marifetli ev kızı Şöyle cevap verdi: — Vaktim dar babacığım. K ü s e r s e de uzun sürmesin! Ayrılırlar. Diğeri üzülmesin. * & * Tekne titretir kıyıları. Şöyle dedi. Talihine küsmesin. Dilemediğine v a r m a y a Kızı zorlamayalım! Kendi seçsin bakire. Dilemediğine varmaya.Yaşlı ozana yaklaştı. K a r a n l ı k Pohjola'da 370 Gün ışımakta. Zaman geçer ağır ağır. Pohjola'nm yaşlı erkeği: — Kız. ağırbaşlı Vâinâmöinen: — K a b u l ettim anlaşmayı. . Karşılıklı rakibiz. At koşar yer sarsılır. yaşlı Vâinâmöinen! 350 Aynı kızın peşindeyiz. Gel de dostça anlaşalım. söyledi: — Oh.. git b a k dışarı! Köpek neye ulur.. Kızı zorlamayalım! 355 Yaşlı.360 V a r s ı n gönlünün çektiğine. ayrı ayrı 365 Yollarına düşerler. . Boz köpek ulumakta.

395 400 405 410 Ahırda ineğe bakacağım.. beze ince. Kahvaltı koyacağım. söyledi: — V a k t i m yok hem.. Kaim ekmek pişecek.380 385 390 . Sürüyü dışa salacağım. Değirmen beni bekler. sen git b a k î Oğlan şöyle dedi. • Hele s a b a h l a n ! Kızlar da meşgul. gitmem deî Evdekiler kalabalık. Pohjola'mn yaşlı erkeği Karısına şöyle dedi: — Karı git b a k dışarı! Köpek neye ulur. Hamur bezelenecek. Unumu öğüteceğim. gitmem de!' Körelmiş baltam. Y a p a n güçsüz! Pohjola'nın yaşlı erkeği Döndü oğluna. Homurdanır durur. dedi: — Kadınların azdır zamanı-. un ince. ya da Y a t s a yatakta. Döndüren güçsüz I İt dışarda yavaşça ulur. E k m e k kaim. Y e d i r m e y e geldi vakit. Hâdi oğlum. İt havlayıp durur? Pohjola'nın yaşlı kadını: — Hem vaktim yok. . . Tandırda otursa. Taşlar büyük..

Ayaklarıyla y e r i deşer. Dört köşeye.. Köpeğin kokladığı yere.415 •420 425 430 435 440 "Lâzımgelir bilemem! K a i m k ü t ü k kesilecek. kırmızı kayık gelir. B u r n u n u diktiği yöne Baktı. heryana. Kuyruğunu yumak yumak Sallar büker. Bir k ı z a k da k a r l a r d a ! Pöhjola'mn yaşlı kadını: — Nasıl "bile bilsem. İşin içinde iş ola. . Pöhjola'mn yaşlı erkeği Kendi kendine söylendi: — K ö p e k ü r ü m e z boşa. Adanın tek bekçisi Koca it. Kesen oğlan daha ince! Dışarda k ö p e k ürür. î t sebepsiz ulumaya! Gitti b a k m a y a . İşlemeli b i r kızak da seğirdir Adanın yaşlı erkeği Hemen içeriye girdi. Şöyle seslendi: — Haydi şimdi. Evin önünden geçti. u l u r durur. Y ı ğ m büyük. dallar ince. Yığın odun bölünecek. gözü takıldı: Kıyıdan. konuk v a r ! B i r tekne deniz kıyısında. Dolandı a r k a tarafa.

470 İçindeki bir yiğit. su akmadı. Koy ateşe kütükleri! Kan ç ık a rs a kötülük. . Dizginlerde. Elinde b a k ı r d a n kürekleri Güzel kızak pırıltılı. b u demekî 465 Dışarıya koşuştular. K a n çıkmadı. 460 Y o r g a n atlından. kötüye mi Konukların gelişleri? Kızma h a b e r verdi: 450 — Hâydi kızım. Ş e r b e t aktı.445 Kılıklarmdan mı seçsem. Bir yelkenli yepyeni. Altı güzel k u ğ u k kuşu. sıkı sıkı Tutulu b i r yiğit! . Başlar güneye çevrildi . Kimdir gelen kişiler? İyiye mi. seslendi:: — Odundan bal çıktı.: Bal şerbeti damladı. A k a n şerbet. S u a k a r s a esenlik Gelecek evimize! 455 Kız ateşe k ü t ü k koydu. Denizde dolaştı gözler: Güneyden yana bir k a y ı k . mutlak görücü. Ocakta yatan biri. göründü. hemen. Gelenler. Alevleri tazeledi. Gösterişli gelişi var. 475 Ötüşürler neşe dolu.

beni karnında taşıyan! İstemem zengin kişi. Karşüıksız vermelisin kızım. İki görücüden kimi beğenirsin? Kayıktaki. B ü y ü dolu kızağı! *' Odaya geldiklerinde. Kalbinin beğendiğine Tası uzat.480 485 490 495 500 £05 510 206 Pohjola'nın ya$lı kadını Kızına şöyle dedi: — Gelenlerin hangisini seçersin. Boş vaitler getirir. şerbeti ver! Bana kalırsa eğer. p a r a ile. Bal şerbeti i k r a m et İki kulplu tahta tasla. Bugünedek satılmadı b â k i r e Hediyeyle. yaşlı Vâinâmöinen. Ne de bilgüisini! Y ü z güzelliği düeğim. Boy b o s gösterişi. Vâinâmöinen'e değer. Hediyeler dolu tekne! Kızaktaki yiğit ise. Gönlün kime çekerse ona. Hazineler getiriyor sanırım. Demirci îlmarinen'e! . döktü içini: — Oh. Hediyeleri bol dedim. Teknesi dolu hazineler. Tası sen ona ver! Pohjola'nın güzel kızı Dedi. Demirci İlmarinen'dir.

Tekerinden Örekemin? J540 Yaşlı Vâinâmöinen: — Y a p t ı m güzel tekneyi. Kocamışa y a r d ı m edemem. Kirmanımın parçasıyla.İyi Sampo yapıcısı. evime. . Daha eşikteyken. Dalarken kapıdan içeri. . Çekti karaya. • Güzel kızın anası: — Zavallısın kızım benim 515 İstersin gitmek İlmari'ye! Eli yüzü kir dolu. gelmek istermi benimle. Tanır herkes onu. Kıyıya yanaştırdı. Tekneyi hazırladın mı. Ya da çamaşırını m ı ? ' Kız cevap verdi: :520 — Vâinölâ'ya gidemem. Sapasağlam oldu gemi. Hergün başını mı yıkarsın. 530 Gevezeliğe başladı: — Bâkire. Hayatım boyunca eşim. . Bir işe yaramaz ihtiyarcık. Ölenedek eş olmaya. yaşlı Vâinâmöinen :525 Kürekledi kayığı. Rüzgâra dayanaklı. B a ğ r ı m d a güvercinim? '535 Pohjola'nın güzel kızı: — Yaptın mı kayığı. Pek can sıkar bunamış! Bu sırada.

Kuzey rüzgârı 555 Kafasını sakatlamıştır! Gitmek istemem seninle. Evine u ğ r a m a m bile.545 Kullanışlı kötü havada. Dalgalarda dolaşanı s e v m e m ! Yel almıştır akimi. Süzülür nilüfer gibi. Dalgaları iyi geçer Suda atlar. P o h j c l a ' d a n aştı geldi Suları. akıntıları! 550 Pohjola'nın güzel kızı: — î s t e m e m ben kayıkçı. Sana döşek seremem. Paylaşamam yastığını! . şıçrar.

Tahta çanakla şerbet verdiler. Damın altına yerleşti. epi zaman evvel. ş a r t l a r a u y m a k : Hiisi'nin yurdunda. kızı ister. Kızı vereceklerini.R U N O 19 Demirci Uinarlnen de Pohjola'ya ulaşır. ancak bazı şartların yerine getirilmesi rektiğini söylerler: Yılanlı tarlayı sürecek. Aldı îlmarinen şöyle dedi: 5 — Ay gökte parladıkça Kabul etmem ikrâmları. îçkiııizi içemem! Umudum. (1-415) geya- Demirci î l m a r i 'girdi içeri. ' Gerekli. îlmarinen istenenleri yapar ve kızla nişanlanır. vesaire. Yılanlı tarlalarda Toprak süreceksin. 15 Sabana el değmeden! Lempo.. Oğlum da başladıydı Beceremedi yarıda bıraktı! 20 Demirci îlmarinen . oynaşım hazır m ı ? . Pohjola'nm yaşlı kadını: 10 — Kolay değil kız a l m a k . Duyduk tarla Sürdüydü. Tııonela'da bir ayı kalayacak.

Karanlıkların bakiresine Yaklaştı. Ocakta k a p a k çekiçlerdim Söz vermiştin bana.35 Olacaktın.Gecelerin kızma. Allah tanıkdı bize. 25 Gün batımımn tatlısı! Hatırlarmısm o âm? Bir Sampo yapmaktaydım.. Hiisi'nin" toprağını deşmeliyim! 40 Kız ümitli üzgün: — Ölümsüz çekiççi. Tarlayı onunla işle! Demirci İlmarinen Bir t u t a m altun attı. şöyle dedi: — Akşamın kızı. Çelik kemer beline. 30 And da içmiştin. '5ö Sabanım hazırladı. Gümüşler de k o y d u ocağa. Taş eldiven eline. •210 . B a ğ r ı m d a güvercinim . Demirci İlmari Üzme kendini! Altımdan bir s a b a n yap. Demirden çarık ayağına. 45 Süsle. Ölenedek eşi'm. Anan vermiyor seni. Ş a r t s ü r ü y o r ileri. Sırtına çelikten zırh. Benimle gelecektin. unuttun m u ? . Yılanlı tarlayı sürmeliyim. gümüşle döşe.

kaçıştılar. Mana'daki canavarı Tuoni'nin ormanında. Yılanlar kıvrım k ı v r ı m 75 Yuvarlandı. aralıkları. sana kimdir B a ş kaldırtan. Çalışmaya koyuldu. Ukko kızacak da ezecek. tarlayı. Gerekli ş a r t l a r a uymak: Tuoni'nin ayışım. 60 — Ey yılan. Oklar batıracak. Uzaklaştı. 70 Demir dolu yağdıracak! Yılan süründü. çalıya saklan. 80 85 . îlmarinen bitirdi işini Döndü Pohjola'ya geldi: — Sürdüm yılanlı. > Açtım arkları. Böcekler yumul yumul. giyindi. çekil yolumdan. 65 Otlara sokul. Küçük başlar kaynaşır. Yoluma kim serdi seni? K a f a n dimdik. K u r u otlara bürün! Kafanı çıkarırsan. Kafalar oynaş dolaş. k o r k u l u Boynun sert.55 Kuşandı. îlmarinen sürdü tarlayı. Versenize bana kızı! . > Bir tanem benim olacak mı? Pohjola'nm yaşlı kadım: — Kolay değil kız almak. Güçlü atı sabana koştu.

• Yola çıktı. Gem takmalısın ağzına! Çok yiğitler gitti bunu yapmaya. Otur orda bir taşa. büyüledi. Dizginleri büyüle. Bana zorluk verdiler. Elimden -kurtulamasınü Demirci İlmarinen. ümitli Şöyle öğüt verdi: — Demirci İlmari.90 95 100 105 110 İ 115 120 Mana dolaylarında tutmalısın. 212' . sislerin tanrısı r Ele sislerini duman yap. • Göremesin geldiğimi. Mana'daki canavarı Gemleyeyim istediler! Genç kız üzgün. Tuoni'nin ayısını. Demir başlık. Ölümsüz çekiççi! Git hemen üç şelâleye. Lâkin dönmedi hiç b i r i ! Demirci İlmarinen Sevgili oynaşı buldu: — Bir b a ş k a şart koştular. Canavara bu gemleri t a k a r s ı n . Köpüklü sularda Çelikle demiri gem yap. Yolla avın dolaştığı yere.. diledir \— Terhenetâr. • Hazırladı' çelikten gem. Ayıyı kolay yakalarsın!" Demirci İlmarinen Kızın dediğini yaptı.

Turna balığına gideceğim Tuoni'ye. Tuoni'de Gemledim Mana canavarını! Pohjola'nm yaşlı kadını: — Sana vereceğim küçüğümü.'125 "130 135 140 145 "150 Canavarı gemledi. onunla Tutarsın canavarı. geçmez ele. Koştu oynaşını buldu: — Yine zorluk çıkardılar. Y ü z yiğit gitti tutmaya. Kapıldı ümitsizliğe. Manala'da! Balık oynak. Tuoni'de. Koskoca bir ak k u ş . şimdi ver kızıiY a k a l a d ı m ayıyı.. Belâlısı işlerin. . hemen Demirden bir kartal yaptı. tarla k u ş u m Eş olacak sana. dipsiz Mana şelâlesine! Pohjola'nm güzel kızı * Şöyle öğüt verdi: — Demirci İlmari Üzme kendini! Ateşten bir kartal yap. Sal balığa. Tuoni nehrinde. bir şartla: Tut getir t u m a balığım. Mana'mn şelâlesinde! Demirci îlmarinen. Mavi ördeğim. Tuoni'nin kuytu ormanından Döndü geriye. Hiçbiri geri gelmedi! îlmarinen pek kızdı. geldi eve: — Koca karı.

Balık..karıştı. Canavarı yakalamaya. Gösterdiğim yolda uç Tuoni'nin k a r a sularına. af : • . kurtulup kaydı Kara çamurlara. Gözleriyle denizi tarar. Diğer kanat göğü deler.i! i 180 i 185 Beyaz tüylü koca kuş. Pençesi suları yarar. Yelken gibi kanatlan. Çıktı kuşun üstüne. Büktü balığın boynunu. ^ Kartal gördü olanı. birden Göründü. i: •214 . Mana akıntısına! Görür görmez balığı. dedi: — Güzel k u ş u m havalan. Yakala canavarı! Kartal. Omuzuna oturdu.. Pençeleri sert çelikten. Bir kanadı dalgaya sürter. Su canavarı. îlmarinen balığı arar. fırladı îlmarineni yakaladı. Kafasını salladı. .155 160 165 170 175 ®. Canavar sudan. Yol verdi kuşa. derken Sudan çıktı yeniden.Çabuk uçtu çullandı.. koca k u ş Kanat çırptı uçtu Turna balığı avına.. Gagası kayalara çarpar.

Pullu turna balığı. 190 Yedi kayık uzunluğu sırtı. ne büyük ne de küçük: 195 Gagası yüz arşın. uzun! Saldırdı. Y a p ı ş m a d ı sırtına. süzüldü sağdı Turna balığına çullandı. 205 Derinlerden sıyrıldı. K u ş silkindi çıktı yüze. çullandı. Kartal. 215 Kurtuldu kartalın ayağından. Altı ırmak akıntısı. Kartalın kanadına sarıldı. canavarı yakaladı. Kaydı pençeler kayadan. Balık suya daldı. yeniden çullandı.I Dili iki arşın. Taştan s e r t canavarın.. Kartal. Dalgalara çekip aldı. Pençelerini çelik dağa Çarpar gibi sapladı. Lâkin sırtı yaralandı. 210 Pençeleri kartalın. Çelik pençeli kartal Hız. • ı H İ v •i l I . boğazı! Dili altı zıpkın gibi Pençeleri beş tırpan. aldı. Demirciye saldırdı. 200 Güzel pullarının içine daldı. Gözleri ateş gibi parlar. Demir pençeli kartal Hız aldı yeniden. dişleri Tırmık sapı sanki! Ağzı üç ırmak boyu.

Tutundu bir çelik dağa. Bulutlar yerlerinden oynadı. uğursuz! Sefil mahlûk. Kartal tüyüyle kaplı. Kaldırdı koca balığı. Havanın kapakları ters döndü. Ayın menteşeleri söküldü. Balık pullarıyla kaplı. kafasını ayırdı. Demirci îlmarinen. Demir pençeli kartal Sürükledi götürdü canavarı. Aldı gitti balık başını •216 . canavara! Boşta kalan pençesiyle. Y u m ş a k dalgaların üstüne.• 220 225 230 . Bir bulutun kenarından kayboldu!. Su suya benzemezdi. Sırtını. Gökkuşağı ikiye bölündü. parçaladı Yanlarını. yazık Parçaladın balığı. 235 240 245 250 Tek pençesini balığa saplar. yırttın. Gövdesini başından ayırdın! Demir pençeli k u ş kızdı. Deştin de karnım. Kozalaklı bir koca çam üstüne... Hava havaya benzemezdi. Demirci îlmarinen Gördü olanı:-. T a m sırtına. Havalandı göğe uçtu. İç etlerini yedi.. — Hey koca kuş. Gökler inim inim inledi.

güzel eşin. : Sevip arzuladığım?Pohjola'nın yaşlı kadını: 280 — Kızım hazır. . Koca balığı da getirdin. Bilirim onu pek özledin. Zarar vermeden ele geçiremezsin Hazır mı benim oynaşım. Vereceğim güzel kuşumu. Karaciğerinin tadına baktın. Senin olacak güvercinim. şöyle dedi: 275 — Koca canavarı bilmezsin. Hiç eskimez inan. Pohjola'nın güzel evme ! Pohjola'nın yaşlı kadını: — S ü r d ü n yılanlı tarlayı.' 255 260 265 270 Kızın anasına verdi. Böylesine. Tüonela ayısını demirledin. sırtım parçaladın. Manala sularından! V e r s e m mi ki kızımı. Manala canavarını gemledin. Bu korkunç yaratığı. Böcekli toprakları işledin. • Tuonela nehrinden. Gövdesinden ayırdın. Güzel güvercinimi. Midesini. İlmarinen'e eşlik yapacak. bana kötülük yaptın! İlmarinen. sana! Balığın başını kopardın. Şu sözleri söyledi: — Bir iskemle getirdim.

Tavan bakır giremedi. Gagasıyla. Bâkirelerin damı ketendi Kolay içeriye girdi. ağdı dolaştı. kapıyı tıkırdattı. Gagasıyla kapıya vurdu. Yöneldi bir direğe. K u y r u ğ u denizi okşardı. En güzel saçlıyı. Tavan demir. . Bakirelerin şatosuna ulaştı. Kızlara b a k a b a k a uçtu. Y ü z tüylü güzel tüylü. genç kızların. söküldü.285 Koynunda tavuğu olacak! 290 295 300 305 . Erkeklerin oturduğu yere saldı. Kadınların oturduğu yere saldı. Duvarlara kapıya. înce tenliyi buldu. Pençere yerinden. giremedi. Bir kanadı dalgada. 310 315 •218 Y e r d e bir çocuk oynardı Şöyle söze karıştı: — Y a b a n d a n bir k u ş uçtu. süzdü durdu. Döndü. Döndü ağdı dolaştı. Örgülü saçlıları. Döndü. Bir yad k u ş Gökleri deldi geldi! Bir kanadı bulutlarda. " Oradan da pençereye. ağdı dolaştı Kartal sonu.

Babası b i r yiğitmiş. H a m u r u iyi kabartırmış. Kızın methini böyle duydum! 345 Bir kere de eve geldim. Ördeklerin tatlısını seçtL Güzel tenli. öğrendin? Kızımın yetiştiğini Örgülü saçlımın oynaştığını?Altunları mı. 320 Al yanaklı. nasıl bildin..Saldı demir pençesiyle Kaptı kızı. — Başım küçük ise d e r 335 Şöyle bildim bunları: Tarla f a r e s i yol gösterdi. Sabah erken. Gemilerle nehri aşarmış. g u r u r l u Güzel vücutlu bakireyi kaptı!' Pohjola'nm yaşlı kadını-: Çocuğa şöyle dedi 325 — Nerden duydun. Ay mı doğdu? Çocuk. Pek konuk severmiş. ya da 330 Gümüş süsleri mi parladı.. iyi huylu. kanlı caıilı.. Y u m ş a k tüylü. şafakla Duman bacadan çıkarken. 219' . Kaim e k m e k yaparmış-.340 Anası da tanınmış.: Üzerine güneş mi vurdu. Kilerinde gizlendim. oturduğu yerden:. en güzeli. yolladı. Beni güzel kıza. Altun topum.

360 Mekik ellerinde uçardı. demedim m i ? Her vakit seni gizlemek diledim. t ü r k ü çağırma. Kızı k u m a ş d o k u r gördüm. Tatlı beyaz kollarım da. 375 B a h a r l a r d a kıskandım. beni dinlemedin! Kumaşını orda ö reydin. dolaşma kırlarda. şöyle dedi: — Ha hay. Finlandiyalı yiğitler 380 Seni duyup görmeseydi! Y e r d e yatan çocuk 350 . Görünmesin. oynar gördüm. Güzel kızı kırlarda 355 Koşar. güzel kızım 365 Demezmi idim her zaman? Gezme. Keşke kapatsaydım Gizli yerlerde.Güzel kızı evinde. Zorladım emek verdim. Değirmen çevirirken g ö r d ü m ! Guguk kuşları gibi. V ü c u d u n d a çekici yerlerin. K u m a ş sincap gibi zıplardı! Pohjola'nın yaşlı kadım Döndü kızma. Kasnağından güzel sesler çıkardı. taşlar Ötüşürlerdi elinde! Bir k e r e de tarlada. Kırmızı tencereleri kaynattı! Son geldiğimde pencereye. 370 Dolgun göğüslerin. Güzel boynunu sakla. Şarkı söyleme. .

Güzellere gönül vermesin! Yaşlı bunak. koca bunak!! Genç y a ş ı m d a evlenmemiş. ağırbaşlı Vâinâmöinen Başı yerde.. . Y a s a k l a n ı r her zaman: Yaşlılar.... Delikanlı çağımda Bir kadın almamışım! Peşiman olmak gerekmez. Çoluk çocuk isteyene. k a l e d e Kızını gizlesen de. Güvercinin orada b ü y ü s e Görücüler gelmezdi! Bilgin.Lafa tekrar k a r ı ş t ı : — K ı s r a k kolay saklanır.. Lâkin genç kızı saklamak. Y u v a s ı n ı erken kurana!: Çıkarmayın aklınızdan. Genç yaşında evlenene. Yelesi de gizlenir. B e k â r kalmışım. gençle evlenmesin. Yiğitle b a h s e tutuşmak. p e k kederli Tuttu memleketinin yolunu r Şöylesine söylendi: — Y a z ı k bana. yiğit hiç kimse Onu eşliğe istemezdi!. Yaşlı. K a ç ı r m a k herkesten Ayıp olur doğrusu! Koca deniz ortasında.

Aynı kıza talip olmak Yasak!.| I" ): it! 415 K ü r e k çekmek. yarış yapmak.r fer* i i" i . • ı I |L | .

Ye. köşelerde Yapıldı birçok şey konuklara. :20 Ağzı bir buçuk arşın.R ıı M ıı 20 Demirci thnarintn'in düğününde Pohjola halkı büyük hazırlık yapar. 1 10 Neler geldi toplandı. Koca boğa. semirmiş.itilir içilir. Dolaylarda . Asıl konuya geçmeli.. . 223' . (1-490) Şimdi hangi şarkıyı okumalı. Kemijoki'de b a ş sallar. Uzak yerden gelenlere İ k r a m olsun diye! Karelia'da bir besili öküz. Adetlerine uyarak bir kocaman öküz dc keserler. Neye t ü r k ü yakmalı? Söylenecek söz belli. Boynuzları yüzer kulaç. neleri Konu k o m ş u yesin diye. Kakım boynunda gezse.. 5 Anlatalım Pohja'daki ziyafeti. Pohjola evlerinde. Bu şölene t ü r k ü yakalım: Düğün hazırlığı bir h a f t a sürdü.15 Ne b ü y ü k ne küçük. aslında bir dana! Kuyruğunu Hâme de tutar. . yalnız Çapkın Lemminkiiincn çağırılmaz.kim varsa davet edilir.

Pohjola'da koca sığır. sincap Bir ayda ulaşamaz! Finlandiya'nın danası. şöyle dedi: — Koca öküz bekle hele.' Zor sallarsın başını. Bin delikanlı boynunu tuttu. Zor uçar bir günde. Bir gün bir yaşlı. Elimdeki çomak ile Y a n m a vardığımda. koca öküz Karelia'dan Pohjola'ya getirildi. Dolaşır ığır ığır. Başından kuyruğa. Sariola'dan su içer. K a f a n a çomak vurduğumda. Yol kenarlarında otlar. . kırlangıç 1.. Y ü z yiğit boynuzundan çekti. Karelia'lı Virokannas Öküzü gördü. K i m s e bulunmadı. Y a z a çıkamazsın Pohjola'da! Karelia'lı Virokannas V a r d ı öküzün yanma. Palvoinen de yârdım edecek . Bu yaramaz.25 30 35 40 45 50 Bir h a f t a ister! Bir boynuzdan ötekine. Boğazlasın boğayı. Sırtı buluta yaslı. Onu v u r u p devirecek. . Ne yaşlısı ne genci Yâ Pohja'lı yabancı.

. Turia'da Tuonela'da. Karelia'da aradılar yok. kendini Dar attı. Çizmeleri taş.. Mana'da. Ne büyük. Bakakaldı! Başkasını aradılar taradılar. Bakır sapı işlemeli!Böyle bulundu öküzü kesecek.bakışı sert. Görür görmez canavarı. çamlığa kaçtı. Koca gözlerini adama dikti. yer altında Bir yiğit kişi. Koysan. t a s a girer. m |§f . Bıçak altun elindeki. Denizlerin ötesinde. dört yanda Rusya'da. Başındaki miğferi taş. kessin öküzti Kimsecikler çıkmadı. Yiğit î s v e ç illerinde.Laponya'nm ötesinde. Y e r üstünde. ' 225 . İsterse. Dalgaların üstünde Bir esmerce yiğit bulundu.11 55 60 65 70 75 80 85 Öküz salladı başını.. Otlar m içine saklandı. k a l b u r d a Dikilir ayakta. . ne küçük bir yiğit. . Karelia'lı Virokannas. . Bir yiğit kişi. Eli demir. canavarı devirecek. Palvoinen zavallı. Yiğit ele geçti. kessin öküzü Kimsecikler çıkmadı. Finlandiya'da.

Bu koskoca konakta 110 Dolaşıp durur. Sariola düğün törenine. Eşiğe ses lüaşmaz! Pohjola'nm ev sahibi. Yedi a r ş m da eni! Horoz ötse damında. Pohjola'nm ziyafetine. Yattığı yerden seslendi: ' — Bira arpadan yapılır. Yedi kayık kan aktı. Yaşlı başlı hanımı. Törende içilecek şeyleri Nasıl hazırlasa? 115 Bira neden yapılır? Bir adam ocak başından. t * * Pohjola'da ev yapmışlar. Pastırmalık yüz kulaç. Y e r d e duyulmaz. heyecanla: Nereden b i r a bulsa. . Bir kocaman oda.90 95 Bir solukta yanma vardı. 105 İt arkasında ürse. Çökertti dizlerinin üstüne Y a n l a m a y a yere serdi. içerde Ya dışarda. . Çok yiyecek çıktı mı? Canavar da et çok değil: Y ü z fıçı dolu dolu.. Bir konak ki görseniz: 100 Dokuz arşın boyunda.

İyi bira yapıcısı.. Büyüdü. Bir yaz günü boyunca. ip ince. arpadan. Aradan. Ses geldi şerbetçi otundan.135 140 145 150 Şerbetçi otu katılır! Şerbetçi o t u n u diktilerdi. Tatlı geçer! Osmotar. Kaleva kuyusunun başına. Bir filiz göründü önce. b a ş a k şişeli. Arpa tanelerini topladı. Hayat. Y ü k s e l d i bir dal. Nerde olsalar b e r a b e r • Y a ş a m a k zor tek başına.' Osmo'nun tarlasında. az bir zaman geçti. o r m a n d a Ağaç kesip açtığı alanda. İkişer üçer. Tarlanın öte başmdan.125 130 . Sekiz kepçe s u â a kaynattı. Kaleva kuyusundaki sudan: Ne vakit gelseler yanyana. Osmo'nun tarlasına a r p a saçtı. Osmo'nun tarlasına. yedi şerbetçi filizini. Bu da çabuk gelişti. Ağaç gibi etrafını bürüdü. . Yanına kazık çaktılardı. Bir akıllı adam çıktı. Sap yükseldi. .120 . Kaleva'nın oğlunun.' Nehrin kenarında. biraların ustası. Altı başağı. biraz daha büyüdü. çifter çifter.

175 Y ü k s e k l e r i n çiçeği. oynak kız. .. Köpürtsem. Ayağına çabuk.Doldurdu bir huş fıçıya. Parmakları ince uzun ' Tatlı bakire. çama. En y ü k s e k yerine. — Bu ne ola. güzel kızın elindeki?" 170 Büktü. 228' . . Nereye dersem. bir tığ buldu. Kız sincaba: — Tepelerin altunu. Yeryüzünün en sevimli sincabı!: Dinle beni. hazırladı. bir şeyleri ' İki tencere arasında. Kartal seni tutamasın. Kalçasına sürttü parlattı: Bir sincap çıktı ortaya. 155 Mayalanmadı bir türlü! Düşündü şöyle dedi: — Ne koysam ki içine. Bira ekşimedi. Ne ile mayalasam. güzel kız. katladı ellerinde. Yırtıcı k u ş a y e m olma! K o p a r çamdan kozalağı. Evirdi çevirdi baktı: .. Gitti geldi dolaştı. Derken yerde. yap söylediğimi. k a b a r t s a m ? 160 Kalevatar. 165 Döndü etrafta. Uzun müddet bekletti. oraya Git önce güzel ormana! 180 Tırman rastladığın ağaca.

lâkin b i r a Mayalanmadı. Tapiola'ya vardı.' ' Bu güzel kıza. bunları Biraya koydu. güzel kız. ' ". yanlamaya Ormanlara daldı. Yırtıcı k u ş a yem olmadı. taşmadı.185 190 195 200 205 210 •215 K a r a gamdan tohumları Al getir hana! ' '. Parmakları ince uzun Tatlı bâkire. . k a b a r ı k k u y r u k l u İyi becerdi fırlamayı. ulaştır Osmotar'a Birasına koysun. Uzun yollar kısaldı. Kollarında. . K a r a çamın dallarının arasına Tırmandı sincap. oynak kız. Boydan boya. Çıktı karşısına. k a b a r m a d ı Bir türlü. Kartal onu tutamadı. Osmotar kız. Ayağına çabuk.. Kozalaklı k a r a çamdan Tâze filizler topladı. Kapkaranlık ormanda üç çam. Mesâfeler tükendi. koştu. Dört de k a r a çam. Mâya olsun! Sincap. Kalevatar. İnce uzun parmaklarına bıraktı. Güzel bakirenin eline. kucağında Aldı geldi nârin kıza.

bir şeyler İki tencere arasında. Mayalar saçıldı. bir tahta buldu. altun göğüslü yaratık Fırlamayı becerdi.220 225 230 235 240 245 250 Gitti geldi dolaştı. Üçüncüyü kenarından geçti. Ayının taştan inine ulaştı. Bir nehrin de yanından. Taş yuvasında canavarın. Canavarların döğüştüğü yerde.. Bir k a k ı m çıktı ortaya Karnı altun zerduva! Kız şöyle dedi hayvana: — Zerduvacık. Sık parmaklarında. Uzun yollar kısaldı. Ayıların döğüştüğü yerde. Çelik kayanın tepesinde. güzel yaratık. hazırladı. bir ayının inine. B i r nehrin üstünden aştı. köpürt. Ayının ağzından k ö p ü k akdi. Döndü etrafta. S ü r t t ü kalçasına. güzel kızın elindeki E v i r d i çevirdi baktı.: Zerduvacık. tatlı kuşum. Mesâfeler tükendi. . Altun tüylü yavrucuğum. Ellerinde yokladı. Ellerinle maya topla. Evirdi çevirdi baktı: — Bu ne ola. Nere dersem oraya Git önce. Derken yerde. iyi koştu. Osmotar'a! Zerduva. Bu güzel kıza ulaştır.

Topladı köpükleri. 275 280 . yine maya tutmadı. Denizin ortasındaki adaya. Usta kadın düşündü: . — Arı. İki tencere arasında. Bu tatlıdan. 255 Bira. Kalçasına sürttü. Bakır kemeri çözük yatar. Eteklerinde b a ş k a otlar. Y e r d e bir ot gördü. 265 Birşeyler hazırladı. Bir b â k i r e orda u y u m a k t a . Yiğitlerin şerbeti köpürmedi. Büktü. Osmotar. güzel kız. — Ne getirsem birayı köpürtmeye? 260 Kalevatar. kıza verdi. Osmotar kız koydu bunu biraya. Ayağına çabuk oynak kız Gidip geldi dolaştı. İnce uzun parmaklı. Döndü etrafında. katladı ellerinde. Evirdi çevirdi baktı: 270 — Bu ne ola güzel kızın elindeki? İnce uzun p a r m a k l a r d a Evirdi çevirdi baktı. Bir arı ortaya çıktı. çimenlerin kralı! Uç nereye yollarsam Oraya. süzülerek uçan kuş. ısmarladı. ballı daldan. en iyi b i r a yapıcısı. Y a n m d a bal bulalı otlar var. Ona şöyle dedi. Çiçeklerin. mayayı Aldı geldi.

Bira içecek hâle geldi: Delikanlılar içtiler. Parlak renkli yapraktan. Aradan az zaman geçti.. biraya koydu bunları. '315 232' . süzüldü. Uzun yollar kısaldı. Adsız çimenlerde. Arı. Bakireyi u y u r buldu. ulaştır. taştı. m a y a olsun! Arı uçup gitti. * Mesafeler tükendi. Altun pırıltılı çiçekten. Lemmikâinen çok içti. ağzına dayandı. bal dolu yerde. Denizlerin üstünden. Altun çiçeğin özünden Getirdi. Gümüş gerdanlı. Kayalıklı adaya vardı. kendinden. Parlak otun uçundan. Sapma vardı. Osmotar'm kendisine. daldırdı kanadını bala. Koysun birasına. Tahta koca fıçıdan. Tüylerini şerbetlere buladı. Bira maya tuttu. . Akayazdı toprağa taşa.285 290 295 300 305 310 Tüylerinle şerbet taşı. Altında altundan ot. geçmiş. Yanında gümüşten ot. Deryanın ortasından geçti. Osmotar. Taşı getir güzel kıza. Taze içki köpürdü. Huş ağacı kapdan kabardı. ince kızın eline.

Osmotar'm birasından. Akıllı kişileri sevindirir! 345 Pohjola'nın ev sâhibi hanımı Biranın nasıl yapıldığını. Geçen günler b o ş a gitti. Kadınları gülüştürdü. Sapları. s a r h o ş oldu. iyi içki hazırlayan Usta kadın. Şöhreti yayıldı dünyaya. Taştı fıçısından . kendinden geçti. Şu biramn bulunuşu. Bir izbede saklamak gerekir. bakır kelepçeli. Fıçı meşeden olmalı. Dışarılara akdi! Bir k u ş seslendi ağaçtan. Ağzının tadını bilen beğendi. Fazla içen delileri oynatır. K a r a tavuk çelende öttü: — Kötü olmadı bira! B i r a iyi içkidir. B ü y ü k fıçıya koymak. böylece Kaleva'lılarm k e ş f i oldu. Osmotar. Biram iyi olmadı.320 325 330 335 340 Çapkın Ahti. Kauko.. içen. iyi bira yapıcısı: — Yazık oldu emeğime. Öğrendi ocaktaki adamdan. . ' Güzel kızın içkisini tadan Herkes s a r h o ş oldu. E r k e k l e r e neşe verdi.

Yaz boyunca sular kaynattılar. Günlerce t a ş l a n ısıttılar. Şerbetçi otu attı içine. kuyudan. Kalın dumanı gördü Pohjola dolayından: — Bu s a v a ş dumanıdır. Nereden getirdi rüzgâr Hiç kimse bilemedi. Şölene içecek hazırlanırken. Ş u r u b u karıştırdı. Gitse mi bakmaya. gördü dumanı: — Bu s a v a ş dumanı mı.350 355 360 365 Bir koca fıçı bulup geldi: Arpa koydu. Bir orman dolusu odun yandı. Düşman ateşi ola! Ahti. Çeşmeler susuz kaldı. Savaş dumanı olsa küçük. Kızıl kızıl alev çıkar. Lemminkâinen'in anası Sabah erken. Adada. Görüp öğrense m i ? ' Kauko kalkıp gitti 370 375 380 . Ocaktan çıksa büyük. Çevirdi meşe fıçıda.. su doldurdu. Karelia'dan Herkes baktı dumana. Düşman ateşi mi ola. Uzaklardan.ateşler yanar. Su almaya gittiydi. Duman etrafı s a r a r . yakışıklı Kaukomieli Döndü.

— Ey sevgili kaynanam. şöyle söyledi:. Görünce şaşdı kaldı. kaynatmaya. Kırmızı bira. konuklara sunmaya. y u m u ş a k çörekler Yaptı.ünde. Çorba.Dumanın geldiği yerlere. Pohjola'nm tecrübeli kadını. Bakır musluklu tahta fıçılarda. Herkes içsin. Ne s a v a ş m ateşi. Ateşleri seyretti.. 390 Bir gözü şaşılaştı. ekşimeye. Toprağın altına.. . Bir taştan izbe yere.Koca koca ekmekler. içimi hoş.. Erkeklerin birası. Tatlı. geçinsin Lemminkâinen çoğundan. koyuldu. Pek sevindi. Pohjola'nm düğün. suyun kenarında Biraların kaynadığı ateşti. hazırlandı'. Mayalanmaya konuldu. Güzel kızlarınla yan. kaplar dolusu. Ağzı yarım çarpıldı. Y a k l a ş t ı dikkatle baktı. 385 Ne düşmandan gelen d u m a n ! Sariola'da. Tencereler. İyi günlerde k a f a çeksin! 400 Uzun sözün kısası.yana. Sariola şöleninde! 405 410 .. Pohjola'nm tatlı hammı 395 Kaynat güzel biraları.

445 . Konuşsun istediler t u r n a balığı. İyi t ü r k ü çağıran. 435 Küçük oğlandan iş çıkmadı. Çenesi çarpık balık. Düi tutuk. Köpüklü ağzında ses yok. Tükendi sabrım. Bir bir patladı fıçılar. Güzel sözler söyleyen. Kıracağım çenberleri. k ü ç ü k çocuk! İzbede b i r a l a r azışır. Turna balığı konuşmadı. 440 Huş fıçıdan seslenir: — Çabuk bulun iyi ozan.. Güzel sözler söyleyen. Bir k ü ç ü k oğlan buldular. Tâze bira b a ş l a r yaramazlığa. Güzel sözler konuşan: 425 Yayın balığı getirdiler. Uslu durmadılar! * * * 420 İçkiler hazır olsa Çıkagelse önümüze! Şarkıcılar a r a d ü a r . İyi t ü r k ü çağıran. .415 Az bir zarnan geçti aradan. Yayından iş çıkmadı. İyi t ü r k ü çağıran. İzbedeki biralar. 430 Dişleri tükenmiş balık! İyi ozan aradılar. Bir iyi ozan..

Türküler birlikte söylensin! Çağırmayın Ahti'yi. Körleri. e m e k t â r hizmetçi 465 Dinledi söyleneni.Sakatları. dedi: — Ahti niye gelmesin? Pohjola'nın yaşlı kadını: — Sebebi şu! güzel Ahti. şölenlerde Güzel kızlara saldırır. söyledi: — Ben tanımam Kauko'yu. bindir kayığa!: . 460 T ü m Kaleva halkını. K ü ç ü k köle. Kaukomieli'yi davet etmeyin! Küçük köle. şöyle. • " Hastalar da kızakla! Çağır t ü m P o h j a halkını. döğüşür. • 450 — Hâdi yavrum. körleri. Sakatlar atla gelsin:. E r k e k l e r e ziyafeti haber v e r i Çağır. Y a k ı ş ı k l ı Kaukomieli 470 Kavgacıdır. sefilleri fakirleri. Rahat vermez konuklaraDüğünlerde. e m e k t a r ı m Topla konu komşuyu.Fıçıyı y a r a c a ğ ı m ! * » İ' Pohjola'nın ev kadını Tellâl çağırttı» Sağa sola emir saldı. emektâr hizmetçi 475 Dinledi.. '237 . 455 Döşekteki-kötürümü.

T ü m Pohjola halkını. 490 Ahti yalnız kaldı. altı yöne Koştu. Kaukoniemi koyunda. . S u y a yakın ada'da! Küçük kız. davet taşıdı. yeri neresi? Pohjola'nın yaşlı kadını: 480 — İyi tanırsın Kauko'yu. Gölün kenarındaki Ahti'yi.Neresinden bilmeli? Evini bilmem. e m e k t â r hizmetçi 485 Aldı emri. Tüm Kaleva halkını Ziyâfete çağırdı.

Yığılmış kıyılarda. dostlar. Yönelmiş bizden yana? 15 Y ü r ü d ü ilerledi Gelenleri yakından gördü... Savaş dileği midir. Ozan Vâinâmöinen de gelmiştir. Gösterişli. Başını güneş yönüne çevirdi.bulunmaktadır. gelir.R U N O 21 Misafirler arasında damat Ilmerinen'in akrabaları. Hayır ya da şer midir. Pohjala'nm yaşlı kadını. Ozan güzel sözler ve türkülerle ev sahiplerini ve misafirleri -över. Kaldırdı gözlerini kuzey batıya. Sariola'nın ev sahibi kadını. Görünce kalabalığın geldiğini: 10 — Bu kalabalık ne ola. Sariola'nın ev sahibi hr-mmı '239 20 . kalabalık komşular. Dışarlarda dolaşır İş görür. (1-416) Pohjola'nın yaşlı hanımı. Damadı aralarına almışlar. 5 Bataklık yönünden kırbaç sesleri Kıyılardan kayak gıcırtısı. Düğüne gelen konuklar.

• 240 .. Ağaçları devirecek. uça uça. • Saldıran kurt. 35 Damat kolay tanınır: Çalılıkta k u ş kirazı..« Tanıdı damadını. Seçtim onu tamdım. S o k a k l a r a gürültüler yayılır. yıldızlar arasında . . ' Kayalarda inleyecek. Damat halkın ortasında. dedi: — Sandım rüzgâr geliyor.'. ya da k a r g a Etekleri.Ay. Seçkin kalabalık yanında. Su yolunda oklar gıcırdar. Gittim baktım. Ağaçlıkta koca meşe. 40 Nasıl kolay seçilirse. ne geride. Y a k ı n d a n gördüm. 30 Kıyılarda esecek. Şarkı söyler. öpüşürler. Hep b e r a b e r y a k l a ş m a k t a Evin önündeki bahçeye: —^ Hâydi herkes dışarı. 45 Yedi mavi p ü s k ü l yanlarında. • . Kalabalık arasında? . Atın başlığında altı altun kuş. Ağaçları devirecek. Damadımla misâfirler geliyor! Nasıl tanıdım damadımı. Gelen rüzgâr değilmiş. 50 Ne pek önde. 25 Kıyılarda esecek. Damat binmiş yağız ata.

Kaynatanın bahçesinden. İndir de al atı yedeğine. takımları indirin. İlerideki uzun boylular Hazır olun. Çöz kızaktan. Köyün güzel kazağı! Tut damadın atını. ince filiz okları. alm ak çakalı. süt beyazı yoldan Çek götür küheylâm! Tayı. Arpası yıkanmış olsun! 85 Y a z bulguru. Avulusundan. İşlemeli kızak gıcırdar. taze yulaf Dök atın önüne! Bağla damadımın airnı. 60 Damadı içeri alm! At dörtnal koşar. Okları. düz alandan. '•4 K a r a çamın yanındaki k u y u d a ! 80 Tayı yemle. içeri dalar.55 Delikanlılar. 75 Y u m ş a k yerden. 65 Pohjolamn yaşlı hanımı: — Haydi kölem. sula b e r r a k suda. Süslü uşkunu.. atı çözün! Kızaktaki koşumları. Gümüş gemlerinden tut. İnce kardan. çocuklar. kalaylı takımı. p a r a ile tutulmuş. 70 Bakır koşumları. damadımın tayım Altun teknede! Bakır kapaklı kaptan Kepek koy yemine. Çek örgülü dizgininden. .

Ağaç k ü t ü k çekilmeden? 115 Y ü k s e l s i n kapunun üstü. K o v a dolusu yulaf. dokunmasın! E ş i k alçalsm. K u r u ot. E v e sığacak mı acaba: 110 K a p u y u sökmeden. s a m a n koy B i r e r ölçek karıştır! Timar et damadın atını. Demir halkayla. Çıkarın şapkanızı elceği! Durun b a k a y ı m damada. Çerçeveler çıkarılmadan. Şapkası. Dikkat et küheylana! Ört damadın atım. y ü k s e k t e k i En dipteki yemliğe!' Altun yular tak boynuna. bağla Mermer b a t m a y a ! Atın yemine karıştır. güvercinlerim. Topuğu sürtmesin! Çerçeveler genişlesin. Gümüşlü velenseyle. " B a k ı r süslü.90 95 100 Arkadaki. . s ı r m a işli örtüye! * * * 105 Delikanlılar. Balık kemiği kaşağıyla Tüyleri kırılmasın. Hâdi alın götürün damadı. Derisi yıpranmasın. Kaldırmadan ü s t direği. E ş i k alçaltılmadan.

dam altına. Damat eve girerken. . Tavan balık pulu döşeli. Altun k a k m a m a s a l a r d a İpek örtü serili. Yiğit adam ilerlerken! Şükredelim Tanrıya. T a m y a m a z s a m olur m u ! Hangi ağaçla onarılmış. Üstü k u z u üe örülü. Bir bakayım içeriye. Nerden bulup getirmişler.120 Kapılar ardına açılsın. Nilüferden y a p ü m ı ş rafları. Ocak b a k ı r işlemeli. Şükredelim Tanrıya Girdi damat dam altına! Yerleşti. Y e r l e r temiz s ü p r ü l d ü m ü ? 130 Bu eski ev mi. Kapununki ayı kemiği. Y e r l e r neyle yapılmış. 135 Duvarlar neyle örülü: Kirpi sırtı yandakiler. Deniz çakılı sermişler içine. 140 Direkleri 1 elma ağacı. 243' 145 150 . Kenarları t a ş kaplı. şöyle dedi: — Selâmlarım herkesi. Peykeleri demirden. Bölmeler Kaleva' ağacı. Sığdı damat.125 Hele durun hele. Gözden geçireyim! Masalar yıkanmış mı. Geyik göğsü dipdeki.

185 Güzel yüzü aydınlandı. Damadın gözleri parıldadı. Kara duman 'saçar meşale. Meşaleyi m u m l a değiştirdi. — Gördüm damadın gözünü. Talaş hırsla tutuşur. . Ak kavaktan. Bu küçücük köyümüze. meşaleyi değiştir! K ü ç ü k köle. Huş odunu aydınlık. Meşaleyi getirdi. .155 160 165 170 175 180 Bağışlarım Tanrıya! Pohjola'nm ev hanımı: — Hoş geldin evimize. Para ile tutulmuş. Huş talaştan ateş yak. — Huş odunu ateş yak. hizmetçi Para ile tutulmuş Huş odunu ateş yaktı. Para ile tutulmuş Huş talaşı ateş yaktı. Meşaleyi hazırla Göreyim damadımı! Gözlerinin rengini seçeyim. Mum getir. hoş geldin! Hey köle. Damadın gözü k a m a ş ı r Güzel yüzü kirlenir. hizmetçim. Mum ışığı beyazdır. k a r a çamdan Odamıza. Mavi mi ya da kırmızı K u m a ş gibi beyaz mı? Küçük köle. hizmetçi.

. Davetliler. Yiyecekler. domuz eti Sağda solda. her t a r a f t a Kazan kazan. Damadıma dolu dolu! Küçük hizmetçi kız. Balık eti. hem iyisi hem çoğu Damat için daha bolu. yanlara! Pohjola'nın ev sahibi hanımı. Yiğitlerim haydi. Yedirdi içirdi konuklarım. Ağızları tere yağa buladı. 215 . Alın gidin damadımı Y ü k s e k geniş bir yere Rahat b ü y ü k kerevete. kap kaçak Konuklara. Parmakları pişmiş süte. Davetlilerle karşı karşıya. Pohjola'nın ev sahibi hanımı: — Küçük kızım hâydi! Hemen getir tahta tası. Sırtını mavi duvara dayasın. î k i kulplu h u ş fıçıyı Konuklara bira taşı. k a m ı ş yaprağı gibi! Haydi güvercinlerim. yemek dolu.190 195 200 205 210 Ne m a v i m i ş ne kırmızı. hepisi Doyup kandı. Beyaz değil k u m a ş gibi. Kırmızı masanın başına. Sânki deniz köpüğü. Bebeği k a h v e rengi! Çekik. Otursunlar bizimkiler.

Beş çenberli huş fıçıdan. Hoş şarkılar okuyucu İlkten aldı birayı 235 Şöyle dedi: — Bira. tempo tutan. Türkü çağırt yiğitlere. ey güzel içki.220 'I 225 Para ile çalışan.. Altun ağızları konuştur! 240 Kadın erkek. Şarkıları dinlerken? 230 Yaşlı Vâinâmöinen. Boşa mı gitti emekler. Neye şarkı söylemezler Türkü çağırmaz. Tatlı diller konuşacak m ı ? 245 Birayı kötü mü yaptık. Ev sahibi düşünürler: Şarküar başlayacak mı. Sarhoşların sakalları Beyaz köpük içinde kaldı. El çırpan yok. Erkeklere şarkı söylet. Konuşanın yanmdayken. Tas tas bira dağıttı. Damadın ki en çoğu. konuşmazlar. de var Ölümsüz ozan da oradaî Güzel sözün sözcüsü. 250 Eğlenmiyor mu k u m r u l a r ? t 246 . Ne söyler beş çenberli fıçı. Ne düşünür biralar. Boş yere içirtme kendini. evdekiler.

Altındaki bağırmazsa! 265 Y e r d e bir çocuk var. Şişko şişko a d a m l a r İri yarı. Ben o k u r u m türküleri. 270 V ü c u d u m da gelişmemiş! Lâkin. Ocağın önünden: — K a f a m pek b ü y ü k değil. 280 Mutlu günün şerefine! Ocağın yanında bir yaşlı O t u r m u ş orada. şarkı okumazsa 275 Ben o k u r u m türküleri! S ı s k a zâif kupkuru. - Sütten. Yanındaki konuşmazsa.Kim b u r a d a şakrayacak. Ses vermez yerler. bıyıklı. k i m s e ağız açmazsa. Dolaşanlar söylemezse. Pohjola'nm düğününde. dedi: . Etim b u d u m neki. Bu gecenin neşesine. 260 Sahipleri eğlenmezse. Şölene neşe katacak. kanlı canlı Delikanlı. Baca ağzını açmaz. Pencereler oynamaz. Sariola şöleninde? 255 Kerevetler konuşmaz. ocak başında Söylendi olduğu yerden. Üstündeki susarsa. Masa konuşur mu. söyledi Ocağın üstünden.

Sesim hem gür. Benim kadar. Ya öncesi. Mutlu günün şerefine? Ocağın üstündeki yaşlı. hem de güzel Akar coşardı. Söyledi oturduğu yerden: — Ne duyulmuş ne görülmüş. Kardaki k a y a k gibi. benden iyi Ben delikanlı iken! Koy'un parlak sularında. Türküler çağıralım. Dolayalım parmaklarımızı. Yeni k u ş a k içinde. Yaz gününde. bir k i m s e Gelsin elini elime koysun. Dalgalardaki yelkenli gibi . Başlayalım söyleşmeye. Ölümsüz ozan. Derin k a r a ormanlarda Şarkı okur türkü söylerdim. ' Kerevette oturanlar. Yalan olur çocuk sözü. Bu gecenin neşesine. su gibi.285 290 295 300 305 310 315 — Çocuk beceremez türküyü. k ı ş gününde Okuyan daha iyi. ağırbaşlı Vâinâmöinen. başladı: — V a r mı gençler arasında. ya da şimdi. Önce söze başlasın! Yaşlı. Kızlar işe karışamaz! Akıllılar söyleşsin. o zaman Aldı sözü. Okuyamaz ş a r k ı da.

Dağda t a ş kalmaz. Ölümsüz ozamn sözleri' Ne biter ne tükenir! Vâinâmöinen coştukça coştu. Dalga dalga dolaşmıyor! 325 Ormanda yanmış kütük. Taşlıkta. . Elinin altında kelimeler Hazır. beceremem. Ölümsüz ozan Vâinâmöinen şöyle dedi: — Gelmiyorsa eğer kimse. Sânki sesim! 330 Yaşlı. K u m s a l d a kızak. Ben b u n a yaratılmışım! Köyde yol aramam. 249' 345 350 . dalgalanırdı! Görün şimdi. Ş a r k ı l a r okumaya. yanında güzel türküler! Sözler takılmadı biribirine. tek kelime 320 Söyleyemem. nilüfer dayanmaz. Başlıyacağım sözlere. Güzel sesim yok oldu? Akıp coşmıyor. 335 Şarklarımı okuyacağım. 340 Ölümsüz ozan Başladı neşe saçmaya. kayık. Gölde.Kayar. neden ' Kısıldı gür sesim. Şarkının başım s o r m a m ! Yaşlı Vâinâmöinen. Benimle söyleşmeye. K a r d a yatan sessiz çam.

Erkekler değer verdi. Çakıllardan tuz yapar! 375 K o r u l a r ekin tarlası. İlâhiler okusa. Sözü kesti. Ağıllarda. Üğüttükçe üğüttü Vâinö Herkesin bilmediği 360 Yeni sözleri. 355 Ölümsüz ozanın öğüttüklerini. Dağlar tavuk y u m u r t a s ı ! Uygun b u l u r söyler. bilsem de Sayılmam bir şey. Kutsal ağzını açsa.Bütün gece neşe verdi. Deniz k u m u nohut olur. Mümkün. Dinleyenler VâinâmÖinen'i. çayırlarda . 370 Türkü y a k s a çağırsa: Deryaları ş e r b e t yapar.. Bu ev için şunları der: Yollar çiçekle bezensin. 365 Değer taşımam! Ulu Tanrı b u r d a olsa. sonunu Şöyle bağladı: — Söylesem. Kara çamuru mayalar. olsa konuşsa. 380 Örnek alır konuşur. Kadınlar pek eğlendi. Kıvanç duydular. Şaşıp kaldılar. Yığın yığın tatlı şeyler tepeler. Çayırlıklar buğday.

Kızlarının gerkefine! Peşimanlık duymasınlar.385 Sütlü güzel inekler. .. 415 Konukların yiyip içtiğinden.. Bağışlamak dilerdi: Kadınlara y ü n mantolar. Bereketler getirsin. Hayırlı olsun! . Şölenlerden.. 390 Konuksever ev halkına. Tanrı m ü k â f a t ı m versin.. Pohjola'nm evlerinde.. Ev sahibinin ö m r ü boyunca. Sariola'nın şöleninde 400 Nehir gibi içki aksın. Kızlara güzel potinler Oğlanlara kırmızı gömlek!:' 395 — Ulu Tanrım her zaman. Hanımı hayatta kaldıkça. Örnek alır konuşur. Uygun bulur söyler.. bu törenden.. Efendinin işlerine. Yüzlercesi boynuzlu Binlercesi memeli Hayvanlarla dolsun!. Sariola'nın çatıları altında 405 Geceleri neşeli olsun!'.. Şerbetler dolsun taşsın!. Bundan böyle de b u r a d a Saadetle yaşansın! Pohjola'da ziyâfette.. Gündüzleri konuşulsun. 410 Hanımın kilerine..

20 Bakirenin sevgisine. 5 Pohjola'nın ev sahibi Damada döndü. eski günleri anan türküler okunur. beklemenin sebebi Gelin kızın sevincine. 15 Anan sevsin hiç değil. Evin. Beğendiğinin beyaz tenine 252' . Pohjola ziyafetinde. Pimentola töreninde.R U N O 22 Düğün törenleri devam eder. şöyle dedi: — Ne oturup beklersin? Tanınmış âüe çocuğu. Konukların güzelliğine! Oturmanın. şenliğine. Y o k s a anan sevsin mi. ya da Konukların güzelliğine mi? Baban sevinsin değü. Evinden ayrılmak üzere olan geline teselli edici sözler söylenir. Memleketin ulusu! 10 Baban sevinsin diye mi. Evin aydınlığına ne de. (1-541) Yenildi içildi iyice. Konuklar doyup kandı.

253' . benim k a r d e ş i m B i r h a f t a d ı r bekledin Yorulmadın. Hazır değil seçtiğin. Ömrün boyunca eşin: Ayağında fotininin bir teki. Yanında bekler öteki. Bekle biraz daha.25 30 35 40 45 50 p r g l i l ü saçların güzelliğine! Damadım. Damadım. Hazır değil seçtiğin Ömrün boyunca eşin: Bir elinde elceği Hemen giyecek diğerini. Bekle biraz daha. Damadım.. Koymak üzere ikinciyi. benim k a r d e ş i m Bir h a f t a d ı r bekledin. Hazır değil seçtiğin Ömrün boyunca eşin: Giydirilmiş bir eteği. Örülmedi diğer y a n bölümü. . benim k a r d e ş i m Bir haftadır bekledin. benim k a r d e ş i m Bir h a f t a d ı r bekledin Bekle biraz daha. Damadım. Şimdi hazır seçtiğin. Hazır değil seçtiğin Ömrün boyunca eşin: Saçlarının bir bölümü örgülü. benim k a r d e ş i m Bir h a f t a d ı r bekledin. Bekle biraz daha. Damadım.

Tatlı ananın yanından. Y ü z ü ğ ü n ü hemen takdın. At gemini geviyor.55 Süslenmesi bitti a r t ı k ördeği^! 60 65 '70 "75 80 85 Pohjola'nın ev sahibi hanımı Gelin kızma döndü. Y e r l e ş canlılıkla. benim tatlı kızım Satılmış bakirem.. V a k t i n geldi çattı Neredeyse gideceksin! Seni alan eşliğe K a p u d a bekler. Gönül verdin kolayca. Uzaklarda doğduğun yerden. güzel ol! E r k e k t e n yana p e k bilgin yok. Uzaklara. Satılık tavuğum. Bakirem. Yıllar yılı peşiman mı. Kötü iş mi yaptın? Hayatın boyunca ağlamaklı. Seni taşıyamn yurdundan? Neydi senin hayatın . Kızak hazır d u r u y o r ! B a ş t a n çıktın p a r a ile. k a s a b a y a giderken Hevesli görün. bunu hiç düşünmedin: Önünü a r d ı m tarttın. eşikte. Hediyeleri çabuk aldın. mı. . dedi: — Haydi şimdi. Ayrılınca evinden. Güler yüzle b i n kızağa.

b a ş b a ş a dertleriyle. Dertsiz. Çitteki menteşenin sesini Y a d ı r g a r insan. Tereyağı mı istemedi canın. Kelebek gibi gezdin.90 95 100 105 110 Burada. Çitleri düşünceler içinde. . T ü m garip şeyler! Kaval sesi bir türlü. Yabancı kimselerin içine: Ana b a ş k a ana. Beyaz ekmek Önünde.! Dış kapıda acemi. kedersiz! Ağaçları. Şaşkın. Düşüncesiz. Çayırlıktaki çilek gibi. Bilemezsin. hazır herşey Kalktığında yataktan Süt ile tereyağı. b a b a evinde: Y ü z ü n güzeldi çiçek gibi. Gıcırdar kapılar b a ş k a türlü. Domuz eti kestin aldın. B a t a k t a k i çamı g a m da. girerken içeri. Y a d yerlere. Sabah erken. evin 255' 115 . Ahu dudusu bahçenin! Nerede ise gideceksin. b a ş k a eve. gamsız. Değişik yerler. Tarlaların meyvesi. Fundadaki huş' ağacını kederli Bıraktın oldukları yerde! Y a p r a k gibi savruldun.

Yetişkin çağa 150 Ulaşırım sanırdım. ertesi Dönmek mi diledin'di? Haftalarlâ. Eşikteyken b i r a y a k .! B a b a ocağından. Kütük boyu yükselir eşiğimiz.120 125 130 135 140 Kızından iyi Ateş yakmasını. Kaybolup gidiyorsun. T a m hayatın boyunca Ayrılıyorsun buradan. Y ü r e ğ i sızı içinde. üfürmesini. . B a b a ocağında.. Ana kucağından. adım adım. Bir gün gidip. Dolu dolu gözleri Şöyle söyler: ' — Düşünürdüm dururdum. E r k e ğ i n ' i s t e d i ğ i gibi! Ne sanmıştın bakirem. Nasıl hayâl ettin'di. Ana kucağında! Varılınca kocaya. hâyâl u y d u r u r d u m : B ü y ü m e m gibi gelirdi-bana. . Gelemem evlenme çağıma 145 Yaşlılarla. iç çeker. Bahçe uzar. Göğüs geçirir. Her gelişinde bu yöne. aylarca. Bizim eve u ğ r a r s a n ! Zavallı kız hıçkırır. göz altında. Hayatıma.

Değiştim. gelinler Ne özler? Her hâlde üzülmezler. K i m s e uymaz bana. bu yerden Niye sevinçle ayrılmıyorum! B a b a ocağından. Bilemiyorum bir türlü.Öteki oynaş kızağında. Bir yarım b a ş daha. Gitmem pek yaklaştı. neden Gitmek istemem! Çocukken oynadığım. hakikate ulaştı.. Y ı k ı k değildir gönülleri! . İyi yıl bekler gibi Y a z günü ümidiyle! Hayâllerim. b ü y ü d ü ğ ü m Bu altun evden. tıkırtısız! B a ş k a kızlar ne düşünür İçlerinde. Gönülsüzüm. üzgünüm. '257 . aklım erdi ereli. K a p k a r a kederimle. Donda. Yetişip. Ana kucağından. huysuzum. B o y u m uzar sanırdım! Arzum. Öteki oynaş kızağında. Son bahar gecesinin Koynuna girer gibiyim Güz ayazma İz b ı r a k m a d a n buza. Göreydim bir geliştiğimi. Bir ayağım eşikte..

Hâydi hatırlasana Deyip d u r d u ğ u m u : Tutulma sakın oynaşa. şenlik. 190 Günlük.185 Kalbim de öylesine Kor ateşi.K a r a bulutun bir yanı. yakından. Y a v u k l u sözüne kanma. Ölüm ağzında otursa! Her zaman böyle öğüt verdim. sana öğrettim: Görücüler geldiğinde Uzaklardan. Neye benzer k i ? Sessiz bir göl kenarı. güneşlik gönülleri! Gönlüm mahzun. Sonbahar gecesinden! S S * 200 Evdekilerden biri. dertlerim! Benden gayri herkesin Derdi yok. şöyle dedi: — Hele hele çocuğum. Görünüşe hiç aldanma! Ne söylerse iyi'söyler. düşüncesi Esenlik. Tatlı tatlı b a k a r . Benliğim p e k ' kederli. 195. Karanlık sonbahar gecesi. Yiğenim. Çene kemikleri şeytan olsa. Alaca k ı ş günü'! Daha mı karanlık bilmem. yaşlı dadı Gördü hâli. :205 210 215 .

220 \ 225 230 235 240 '245 Kendi kendinle konuş. İşte şimdi. Ayılar alsın götürsün seni! Ömür boyu efendinin kölesi. sana! Hele geçsin kısa zaman. İki misli alır karşılığı. Kaynananın. ben olamam Gelin. Zincirler hazırlamışlar. Hele kılıma dokunsa Tutturmam ona. Uzun sürecek eziyet: Dizgin satın almışlar. Değil başkasına. Bir tutan olsa saçımı. Boyun eğmez herkese. Sözünü ortaya söyle. düştün ateşe. Şöyle söyle: Hiçbir zaman. köleliğe gidemem! Benim gibi bir güzel k ı z .. Y a ş a y a m a z esirlikte.. isteyerek Katran kazanma yuvarlandın Sokuldun ayı topuğuna! Tilkiler bindirsin kızağına. K u l a k asmadın dediklerime. K i m d i r kimsesiz kalan . Bilerek. Söz altında kalmaz! Biri birşey söylese. Babanın bahçesinden işkenceye! Gittiğin yer çok sert. d o k u n d u r t m a m ! Sen sözüme inanmadın. hayatınca! Evden okula gidiyorsun.

270 Doğruyu kolay öğretmez. Görümcenin hakareti! Kız. . . 255 Döktüğüm dile kulak ver: Evindeyken çiçektin. Ağabeyin (su ışığı) adını Takdıydı sana! Kız kardeşin. Duman gibi uçarsan. Sise benzer yayılırsan dışarda. Kıvılcım olur sıçrarsan. Kayının (merdiven aya. ı 280 Tozarsan d ö k ü l m ü ş y a p r a k gibi. kızağı) adını takacak Kaynanan. Görümceye gelince. (Güneşim) der çağırırdı. talihsiz! Kaynatanın kemikli çenesi Kaynananın t a ş dili. belki • Kendini sevdirirsin: . o k ş a r d ı b a b a n ! 260 Annen. Yabancı ana yanma. B i r ' b a ş k a kadından olma. demez miydi (Mavi k u m a ş ı m ) sevmez miydi!. Soğuk sözler kayınında. 265 Bir yad yere gidiyorsun. (Lapon. Seyrek tatlı konuşur. belki 250 260' . 275 ( B e r b a t kadın) diyip bağıracak! Hoşlarına gidersin. (Ay aydınlığım) der de Sever. hele dinle dediklerimi. Baha evinin neşesiydin.Anlarsın. Kaynatan (kötü) diyecek. Kanı anneninki değildir.

. Y u m u ş a c ı k ağabeyini. Kötü gözlü görümceye. Hele duman. Kumsalları. Y a p r a k değilsin ki tozasın. İşler de bitti artık. Y a t m a y a gitmezsin oraya. Sert kesekli tarlaya. Dik kafalı kaynanaya. B e r r a k suyu. çamurla. Nasıl kıydın değiştin! Ne sanmıştın bakirem. Hanım hanımcık ananı. Sıçrayamazsın. çalılığa. Boynu k a i m bir kayma. Çayırlığı. Benim pişkin tavuğum? Üzüntüler tükendi. Nasıl kıydın değiştin! Keten döşeği bıraktın.285 290 295 300 305 310 Sevdirirsin kendini! K u ş değilsin ki uçasm. Gideceğimiz yere gitsek. kıvılcım değilsin. Bir kötü kaynataya. Bu geceyi geçirsek. Tatlı güzel kardeşini.gibi yayılamazsın!. Vay kızım vay kardeşim. Dumanlı ateşlere. Bol bol da u y k u çeksek. Y e m i ş dolu tepeleri. Neler değiştirdin. neler? Sevgili babayı.. Gözüne u y k u girmiyecek. . balçığa.

Ocağa seni teslim ederler! Alışmalı gelin.• 315 320 325 330 335 340 345 Zorundasın gecelemek! Kaygıların olacak.Olmasa da yanında bekçi! İş zamanı çalışmak.. kız. gelin gidenin Pek kötü olur hâli. Kızlık sıktı canım. Şatosunda yaşayan K r a l a benzer kız. Kendini zorlamalı. Babasının evinde? Babasının evinde. b i r g ü n Ateş cezası verirler. Evindeyken. Sıkıntıyı tadacaksın! Evindeyken. Kötü kötü düşündürdü. Keten. sen kız iken Bir üzüntün olmazdı. Y o k yerlere üzüldün! Nesi eksik genç kızın. . Olsa da kılıçsız! Lâkin. Göğüsler bembeyaz ter. R u s kölesine döneç. sen kız iken Kedersiz dolaşırdın. Alm köpükler içinde! Bir de bakarsın. Üzüntüler saracak. keder verdi. Örneği de şundan almalı: Somon balığından huyu. Omuz gücüyle yorulmak.

360 Et yiyen. • Büyüklerin büyüttüğü Genç kızlar: Hazır yiyici nerden çıkar. Ağlarsın b a ş k a zaman. dolsun taşsın Dalga dalga! . Sazan'dan düşünceyi. 365 Ağlamışken çok ağla! Avuç avuç yaşlar dök. Değer vermez.Dil/i Hani den. Mideyi küçük balık kadar. kemikleri sömüren. büzmeli! Hiçbirisi bilemez. Saçını rüzgârda dağıtan. İçinden geldiği gibi ağla! 375 Ağlamaz. Bilgiçliği kaz gibi. Bir gelişinde bu yöne. sânki 263' . yerlerde. ya da ağlayamazsan. içeriler. Nasıl b ü y ü r çiğneyen. ağla kızcağzım. bir k u r u dal 380 Koltuğunun altında. 370 Göz yaşların göl göl. 350 Ağzın kefal'e benzemeli. avlusuna. Vakti gelince yandan ayıran. 355 Anaların doğurduğu. Baba evinin. Uğrarsan babanın evine: • Yaşlı baban. Döşemede. Göksün arzu suyuyla dolsun! Göz yaşların damla damla. Güneşte rengi yanan! Ağla.

ya da ağlayamazsan. yaşlı. Bir gelişinde bu yöne. bir demet K u r u ot kucağında. . 410 Bir gelişinde bu yöne. 385 Göksün arzu suyuyla dolsun İçinden geldiği gibi ağla! Ağlamaz. E s k i tokuç elinde.H a m a m d a b u h a r . ağla kızcağzım Ağlamışken çok ağla! Avuç avuç yaşlar dök. ağla kızcağızım. Ağlamışken çok ağla! İçinden geldiği gibi ağla.. Bahçenin önünde! 405 Ağla. Ağlarsın b a ş k a zaman. 395 Ağlamışken çok ağla! İçinden geldiği gibi ağla! Ağlamaz. Bunalmış ölmüş ahırda! Ağla. ya da ağlayamazsan. K ü ç ü k sokağın içinde Yığılmış. Ağlamaz. Ağlarsın b a ş k a zaman. 400 Eve yolun düşerse: Ağan. ağla kızcağızım. çarpmış gibi!' Ağla. ya da ağlayamazsan. Bir gelişinde bu yöne 390 Uğrarsan ananın evine: Y a ş l ı anan. kanlı canlı delikanlı. Ağlarsın b a ş k a zaman. Eve bir yol dönersen: İyi huylu kız kardeşin.

Sizler. Gam. 420 Göz yaşları göl göl Döşemede. 440 Yalnız. Beni görüp gözetenler. Rüyama ulaşınca. üzüntüm neden. getirip de 265 . Göz yaşları damla damla. K u ş gibi. Bu güne geldiğimde. yerlerde. kardeşlerim. hıçkırır. Avuç dolusu y a ş döker. beni ne günlere Yetiştirip. Göğüs geçirir. k u ş l a r ı m ! Arkadaşlarım. tepelerde 435 Cıvıl cıvıl değilim! Şimdi bir martı gibi Açıklarda. iç çeker. babacığım. keder. B a b a evinin avlusunda. dalgada. Bir ördek gibi Soğuk sularda.. buzlarda.V Düşmüş su yolunda! <! a 415 Zavallı kız. Cıvıl cıvıl tepelerde. çırpınmaktayım! V a h anacığım. 430 K u ş gibi k u ğ u r u r u m . Hâyâlledim.. Şöyle söyler: — Ey. B a ş k a türlü sandım'dı. yaşdaşlarım! 425 Hele beni dinleyin: Bana ne oldu birden bilmem. k u r d u m ' d u .

Üzüntülere u l a ş m a s a y d ı m ! Sanırsınız bilirim. güzel anam. g a m a Katlanayım diye mi? Anam. Titremeden her yanı Dayanmaz üzüntülerime! & 470 475 i'fi > : < Bir çocuk-şöyle dedi. Keder çekmeye mi. . Demir ayaklı. zavallıyı? Göz yaşı mı dökseydim. İyi kişilersiniz! Şu anda çektiklerime. Çayda çakıl. Y a da. K o ş u m u parçalanmadan.445 450 455 460 465 Saldınız. sallanmadan. Beni taşıyan tatlı anam. Meme verenim! Kök kundaklasaydm. Beni d o ğ u r m a s a y d m ! Şu ağıtlı hâlime. Sütünü emdiğim. Çorakta çalı.. K u r u yerde ot dalı Bilesiniz katlanamaz! At olsa çekmez. Y ı k a s a y d m da taşları. . Taşısaydım mı üzüntüleri. dersiniz! Söylemeyin ne olur. Düşünenler olur: Üzüntüsü yok bu kızın B i r şey düşünmüyor.

Boynu da sağlam! Ağlanacak ne var ki. yiğit iyi! K o ş u m l a r d a k u ş oynaşır. Kanlı canlı. Sızlanıp d u r m a haydi! Kötülüğe değil yolun. b a k şu y a n a Sağ tarafa. at ağlasın Yağız k ı s r a k kederlensin! Atııı başı dayanıklı. Daha iyi olacaksın 505 Vardığın. 490 Bolluk köyden bolluk köye. Sızlanmana sebep n e ? Bataklığa atmıyorlar. yerde: Ark açıp su salanın.. • • 485 Heryanı koskocaman. Çift sürenin Yorganının altında. Altı altun kuğuk. Sana ekmek verenin '267 . Anasının doğurduğu. Bırak. Boşa keder çekersin. Hendeğe de s o k m ı y o r l a r .480 Bırakıldığı yerden: — Neden ağlar d u r u r s u n . delikanlı 495 Senin koruyucun! At iyi. 500 Yedi mavi küçük tilki. Dirlikli evden dirliğe * • Gidiyorsun. Serttir kemikleri. Oklarda tüyler öpüşür. damada..

Çakılları gümüşcükler! . Koltuğunda balık avlayanın! Geyik avcısının. Damadımızda çoğu v a r : Dört» ayakla dolaşanın. Ok t o r b a s ı r a f t a yatmaz. Ocağı başında ayı avcısının! Erkeğin ulusuna vardın.510 515 520 525 530 535 540 Çenesinin dibinde.Çam dallı döşeğinde. Üç kez bu baharda. bin memeli. terini koklarken. Arşın arşın alanları. H a r m a n l a r ı . Hendekler a r p a toprağı. H a y v a n sürüleri besleyici. B o ş d u r m a z okları. kalabalığın b a ş çekeni. Dinlenmez yavruları! Üç kez bu baharda. Yiğidin güzelini buldun. H a r a p yerleri p a r a eder. Gözlerine çiğ yağdı. Taşlı yere yulaf eker. İtleri evde hiç kalmaz. T a ş l ı k t a bacakla koşanın Y ü z boynuzlu. B u ğd a y ı sulu yerde biter. Y ı ğ ı n yığın tarlasında. Saçlarını çam taradı. Çalılar okşadı her yanım! Adam. Ateşin yanında uyandı. demetleri! Su b o y u n d a azığı.

Tecrübeli kadınlar iyi ve kötii kocayı anlatırlar. Îlmarinen eşini evine götürmek üzeredir. edalı kadın. Geline kim öğüdünü versin? 5 Osmotar. kocasına karşı görevleri belirtilir.R U N O 23 Diiğiiıı töreni bitmiştir. Dilimden çıkan sözleri. Güzel Kalevatar hanım Gelini öğretecek. 10 Nasü mutlu olmalı.. Öğüdünü tamamladı: 15 — Gelin kızım. geline çok güzel öğütler verilir. (1-825) » Sıra geldi bakireye. Eski günleri anan türküler söylenir.. Kendini erkeğe şevdirmeli. Öğüt vermeli geline! Kim öğretsin bakireyi. Kimsesize öğüdünü verecek: Hoşa nasıl gitmeli. Çiçek dalı güzelim! Dinle dediklerimi. 20 Çileğim. Kaynanaya beğendirmeli? Söze şöyle başladı. kardeşim. kıvrayıp dolaşmaya! 269' . Gezmelere gidiyorsun çiçeğim.

Tatlı ana sözlerini. y u m ş a k yünüm. Ya da ana kucağı Değil orası. B a ş k a evde. İliştir kaygusuzluğu. Bir b a ş k a eve. . Bu güzel evden çıkıyorsun Y a d insanlar içine. Tere yağı çırparken Y a y ı ğ a banmayı! 45 Unutma değişenleri: Uyku t o r b a n evde kalsın. Genç kızlığım s ü p ü r g e sapma. '25 Y a d yerlerde. Alma yalnız üç şeyi. Düşünüp de atmalı adımları. Herşey b a ş k a türlü B a ş k a yerde.K a d i f e tüylüm. E v d e k i kızlara y a r a s ı n Ocak başında! Şarkıları' r a f a koy. Götür bu evden. . •30 İşi dikkatli yapmalı! Ya babanın ocağ'i. Bir k u m a ş ı n kenarına... K ı r l a r d a şarkı o k u m a k 35 Yok. yollarda mırıldanmak! B a ş ı m alıp giderken Tüm eşyanı taşı. 50 "Oynaklığı pencereye. 40 Çıkarma oldukları yerden: Öğle sonu uykunu.

Koltuğunun altında Taşı onu çalılıklara. Kayınına çabuk alış. ya b i r y u m a k . Unut eskileri! Kız kardeşini çıkar aklından.55 Hoppalığı f u r ü n u n üstüne. İyi sakla onları! İyi huylar edin. Eğil yerlere yatmcaya. Güzel sözlerle konuş! Yeni huylar edin. Kaynanana çabuk alış. Güzel sözlerle konuş! Yeni huylar edin.Eğil yerlere yatmcaya. Güzel sözlerle konuş! Yeni huylar edin. 60 Fundalıkta bir taşa . Eğil yerlere yatmcaya. Y u s y u v a r l a k yap. Unut eskileri! Çıkar b a b a merhametini aklından. 75 Unut eskileri-! E r k e k kardeşini çıkar aklından. 271' 80 85 . Eğil yerlere yatmcaya. 65 Kaynatana çabuk alış. Unut eskileri! 70 Çıkar anne sevgisini aklından. Güzel sözlerle konuş! Yeni evine girer girmez. Tenbelliği yerlere b ı r a k ! Ya bırak.. Görümcene çabuk alış.

' Ananın yarımda yaptığın gibi. Değer vermelisin hepsine! Eğil. Er evinin isteğine. Kaynana bir k u r t olsa. Evin düzenine uymalı. Yaşlılar da uyumalı! Horoz ötmediyse. Yerinde düşünceler. Başı serin tutmalı. Zamanı.. Pek dikkatli olmalı. Sahibi iyi olsa bile. Er azıcık huysuz ise. b ü k ü l saygı göster.gelmiştir demek. Kaynata yuvada bir ayı. Düzgün görüş. rahat iç. Eskiden olduğu gibi. Kayın eşikteki yılan olsa. Sesi kesilmişse Efendinin kuşunun. Dinle horoz sesini! Horoz ötüp bitince. Her yerde bu aranır. anlayış! Ortalık kararınca. Dikkatli olmalı her vakit. Işığı dikkatli yak! Sabahları kulağını aç. . Görümce bahçedeki bir kazık. Gençler yataktan çıkmalı. Bekleme ikinciyi. Sağlam kafa.90 95 100 105 110 115 Uymalısın âdetlerine. Sabrın bir sonu vardır.

Önce a r a ocakta. Dürt kocanı uyandır. înce otu getirene. kalk Hemen ateşi yak. . Yedi yıldızdan al ışâreti: Sık çık dışarı. Azıcık k a v çak. . Görümcenin danası bağırır. Sığırlara yem vermeye. Başla üflemeye ateşi Külleri dağıtmadan! Ateş y o k s a ooakta. temizliğe. Kayınının öküzü 150 Sallar yularını. Eşinden iste k a v i : — Tatlı eşim. Atı kişner kaynatanın.120 125 130 135 140 Aya bak. Kaynananın ineği böğürür. yedi yıldızı. Gözet ayı. Kıvılcım kalmamışsa. yemişim Versene ateşi! Orada biraz sürtele. îyice b a k onlara! Yedi yıldızın başı güneyde Arkası da oldumu kuzeyde. Kutudaki çırayı da. Vakti gelmiştir ayrılmanın Koca döşeğinden. Ateşi külden al. Kandili de unutma! 145 Ahıra var. Yiğit koynundan kalkmanın. horoz yerine.

. hiç unutma! Uğurludur övez ağacı. öksüzüme Damat istedi diye Ders verilir Övezle! Kulakların h â s s â s olsun. Örtülere serilme Elirdiğin yerde. azarlar! Dikkat et avludaki ağaca. Kundurasız dönüp durma. neler söylerim: Çıplak dolaşma sakın. Meyveleri sevimli. dikkatli! Yayılıp oturma. Ayakların tavşan gibi çabuk! Boynunu gevşek tut. 225 Başına b i r örtü ört. 235 Birgün b a k a r s ı n lâzım olur Genç kızıma. Yiğit yeri belli olmalı! Dinle kızım iyi dinle Ne derim. 245 250 .220 Ev eve benzemeli. 240 Fâreninkine benzesin. insan k o r k a r ondan. Ocak başına yata kalma. 230 Övezi. Gömleksiz de bulunma. Tetikte.. Kocan bunlara pek kızar Homurdanır. Lâkin. Kolay eğüsin bükülsün. dalı yaprağı. Mutlu. Ardıç fidanı gibi Ya da k u ş kirazı dalı! Uyanık ol herzaman.

Bu iş böyle olmalı! Un öğütülecek. Neyle meşgul olsam? K a r ı cevap verecek. Ormandan odun çeker gelir! S u yu tas t a s taşı. K o ş karşıla avluda. Yiğit kocan yabandan. Tatlı dil dök! Kaynanan gözüne ilişirse Kiler yolundan gelirken. İçeriye sen taşı! Kendin akıl edemezsen. fırın yak. Al elinden kabı. Yapacağın işi Sor kaynanandan: — Benim güzel k a y n a n a m Hangi işi görsem şimdi. Sıcak f i r m a ekmek sal! . Kaynanan iş gösterecek: Şu iş şöyle olmalı.255 260 265 270 275 280 Y a n a ş m a p e k döşeğe' Kayının çiften gelir. Çit çakmıştır kaynatan Evine yorgun gelir. Biraz da su gelecek. Düşünüp bulamazsan. Bezele hamuru. Ellerine havlu tut. Koltuğunda un teknesiyle. H a m u r yuğurulacak! Odun taşı. Değirmen taşları çevrilecek.

Kaynanan aklından geçirir: 315 Hâyâline baktın suda. 310 Y a p r a k gibi seğirt! Bir h a f t a oylanma suda. ses çıkarma. güler yüzle İyi yuğur. Pek zorlama kendini Ikınıp durma! 295 Kaynananla kaynatan:İşi zorla görüyor. lll ::İ.285 ıılii 1 tvfij .i| . " Pj@ " îte i Bulaşıklar yıkanmalı. 305 Omuzla al koltuğuna Yollan su yoluna. başına! Ağzını açma. Kaplar temiz suyla çalkanmalı! Kadının sözü bitince. 290 V a r git değirmenin. sert yuğur İçinde kalmasın un tomuru! Fıçı yan yatmışsa. Değirmen taşları konuşsun. Taştan yüklen çuvalları. Dalındaki sopayla Ta??. al getir eve. Çok eyleşme k u y u başında! Kaynatan kötü düşünür. Hamuru. Yel gibi gir içeriye. güzelliğini 278' • • . . Tâze rengini. 300 Tepsiyle taşı. Verilen işleri öğrenince. Bir derdi var gelinin Deyip de kızmasınlar! Unu dikkatli ele. Kendini seyre daldın.

Tasın kenarlarım. İtler oynaşmasın. Yollarda çok eyleşme! Kaynatan kötü düşünür. b i r h a f t a Oyalanma kilerde. Sayısını şaşırma. Çocuklar çalmasın. Köpek alıp götürmesin. Gürültü çıkarmadan! Kaynatan kötü düşünür. Kaynanan aklından geçirir: Gelin şunlara b u n l a r a Un dağıtıyor komşulara! Bulaşığı yıkarken. K a p l a n durularken. biribirinden ayırma. u n u t m a ! . Oturup kalma. Dalları. K u ş kaçırmasın. Ak ağaçtan. Kaşıkları çalkala. Kaynanan aklından geçirir: Gelin kızdı odunları atıyor. Kötü de gürültü çıkartıyor! Kilere gittiğinde Unu getirmeye. Testilerin sapım İyi yıka.. Çok çocuk v a r köyde. Y e r e yavaşça koy. 350 .320 325 330 335 340 345 Görünce geç kaldın! Odun taşımaya Gittiğinde yığınlara. kavaktan Ne r a s t l a r s a n al getir.

Y a p her şey i elinle. Y u m u ş a t sıcak suda. hazır h a m a m ! Sular dolduruldu. Huş demetleriyle vurun. Kaynanan aklından geçirir: Gelin. kerevette yan gelir. 375 Dokuma dokuyacak.Lâkin pek yok akılları! Y a testiyi götürür. uzağa gitme. Sudan öte. Tarağı k o m ş u d a n isteme. 355 Suları iyi doldur. Yumağını düzgün sar. Demetler yumşatıldı. — Güzel b a b a m . 380 İplikleri kendin bük. Y u m u ş a k ipi iyi bük. 370 Doyasıya dök suyu. Gece h a m a m a gidersen. Tezgâhı da yabancıdan İsteme komşudan. 360 Kayıplara k a r ı ş m a h a m a m d a ! Kaynatan kötü düşünür. Kaynatana haber ver şöylece. H u ş demetlerini hazırla. Bir h a f t a k a l m a orada. Y a d a dağıtırlar kaşıkları.. Hamam peykesinde kösülür! 365 E v e dönüp gelince. Taşa suyu ben dökerim. Kerevette beklerim! Y ü n bükecek olursan. . İçeride duman bulunmasın.

Tatlı sözlerle oyala. Bir p a r ç a et. Demirle. Çabuk çabuk doku! Y ü n kepenek doku. Ilğıdırda çilele! Tezgâhta s e r t çek tarağı. Güzel güzel çörekler! Oturmasını söyle konuğa.385 390 395 400 405 410 415 Örekede kıvrat. Parmağınla. î y i salla ayaklarını. Y e m e k hazır oluncaya! Misafirler giderken. Üstüne kedi çıkmasın Y a d a köpek y a t m a s m ! K u r d u k u ş u düşünme. Sağlam eteklik ör! Güz koyununun yapağısı. bir b a ş k a şeyle. İyi b a k ekşimesin. İyi b i r ev. . Bahar kuzusunun yünü Y u m u ş a k olur! Arpayı ıslattığında. elinle • Y u ğ u r yuğur o ğ u ş t u r ! Sık sık git bak arpaya. K a r ı ş t ı r m a rastgele.. her zaman Hazırlıklı bulunur. K o r k m a orman hayvanından. Karanlıkta h a m a m a giderken! Eve k o n u k gelince. Sakın kızma misâfire. Y ü z tutmasın bozulmaya.

Tersini anlat soranlara. Yiyecek veriyor mu. Kaynananı hiç anma! 430 B a ş k a yerin. Kendini kolla dur: Birşey deme evden yana.Allaha ısmarladık derken. ağzını a r a r : — Kaynanan. Anan gibi bakıyor m u ? 435 V e r m e s e de kaynanan. Çıkma kapı dışına. Unutma sakın ananı! . tart. kadınları Sorar. Bir yere konukluğa. Bak neler diyorum: Bu evden ayrılınca. tereyağı. 440 Y a r ı m tahta kaşıkla V e r m i ş olsa da. Tereyağı vermiyor deme. Kocan kızar buna 420 Sonra homurdanır sana! Canın gezmek isterse. . Sözlerini iyi. Gurbetlere varınca. Sakın b u n u söyleme. Y i n e aynı şeyi söyle! * * * 445 Dinle biraz daha. Habersiz evden çıkma! 425 Vardığın yerde. İzin almadan gitme. Bir k e r e yaz boyunca.

Sallarken seni. 255 Uykusuz kalan anan! Çok zaman yemedi belki.* Onu küçük düşürenin. 475 . O konuştu. Yaşlı b i r cadı.. * 470 K u r u otlardâ yattıydı. .. şöyle dedi: •— Horoz öttüydü. * # Bir k a r ı vardı ortalıkta. Y a r a m a z * dünyaya gelirken. Emziren. H a m a m d a doğururken. yorgan altında. Kapu k a p u dolaşan. Üzenler analarını Düşmesinler Manala'ya Tuönela'ya u ğ r a m a s m l a r ! Manala'da cezası ağırdır. anayı! Manala'nm cadıları. 460 Tuonela'da azabı vardır. 465 Tuonela kızları. Köyde eşik aşındıran..Seni büyüten anan. Çok çektiydi elinden. Anasını unutanın. Yavrusuna bakarken! 455 Anasını unutanlar. besleyen. Hesap sorarlar insana: Nasıl unuttun ananı. Besleyenini. v. Tavuğun oğlu seslendiydi. \ Zorluklara katlandıydı. İçmedi susuz kaldı.

. Vaktivle benim yaptığım gibi. B a b a m ı n bahçesinde (çilek). (Ahu Dudu) derlerdi bana. Bir de beni dinle kardeş. Bir (Su K u ş u ) oğlan kardeşimin.480 Baharın. dökeceğim dertleri! Kocaya vardığında. (Sevgili) diye çağırırlardı.. Konuştu oynaştıyclı. ben Çiçek gibi. 505 510 . K a r g a da öttüydü. Taptaze bir fidandım. 490 Anlatıp. 495 Bülbülümün diline. bahçelerde Oynadım. Tarlalarda ahu dudu. E r k e ğ i n sözüne. Kızların yanında (Çekirge)! Dolaştım yollarda çiçek. köpüklü ayda. Yanlarında sevdikleri. dal gibi. evsiz oynaşsız. Ben ise. Eşimin kalbine! Yetişip gelirken. (Olgun meyve) anamın yanında. Y u s y u v a r l a k her yanım. . 500 B o y u m boşum. Pek aldırış etme adama. Herkes bir s u s s a : 485 Herkesin oynaşları evde. . zıpladım. Ö m r ü m b o y u sevgisiz.. Şarkılar söyler. Kumsallarda. Ben söylesem yakışır.

v a r d ı m oraya. K u ş kirazı gibi b a ş k a sulara Gönderdiler. B a ş k a eve taşınmak. Çayırlıklarda kilerler. Altı direk dayamışlar kulübeye. Eskiden ben de gençtim. Bir erkeğin evine. Korulukta koşar. Kocaya varmak. Yüzlerce (hazır p a r a ) sayılı. (Alacakları) da v a r binlerce! Ben zavallı. . Hendeklerde arpa ekili. çanağa! Her kızın tek isteği. Kakım'ın tatlı dili. Kaynanama köle oldum! Çilek olarak b a ş k a eve. Salıverdiler kaynanamın yanına. Çiçek dolu yol kenarları. Beni kocaya verdiler. Yulaf.515 520 525 530 535 540 545 Cıvıldardım tepelerde. Giderken de şöyle dediler: Altı tane çam'dan köşk. Alanlarda eğlenirdim. gittim Çiğnenmeye. yenmeye Kötü sözler dinlemeye. Ninni söylenmiş bir kız! Gelin diye yolladılar. Çifter çifter odaları. Konuşması beni çekti Tilkinin kapanma. Anbarlar çeşitli ot dolu. çukurlarda dikili.

Duvarlara başımı çarptım. Yüzlerce de (Alınmış Söz).550 555 ! 560 565 570 575 Yedi de kazık k a k m ı ş l a r ! Çayırları yürek acısı. Bunlara pek aldırmadım. Koruluklar sevgisiz. Dillerinde kor saklı. . V a r d ı ğ ı m eve saygı besledim. ben zavallıya üzüntü.. Kimisinde kin dolu. Evden yana şaşı şaşı. Kabullendim olanı. Kabullendim olanı. Mutlu olmak diledim. Yollar. Her vakit beni gözler. Ağıl yönünden kötü kötü. Mutlu olmak diledim. Çıraları toplayarak. gözetleyen gözler! Ağızları ateş saçar. Merhametsizin dilinin altı! Bunlara da aldırmadım:. . Kapılarda gârip gözler. V a r d ı ğ ı m eve saygı besledim. Tavşan gibi koştum.. Alnımı kapulara vurdum. Uzun uzun sevgi bekledim: Eve ateş taşıyarak. Kötü ev sahibinin ağzı. Yüzlerce (Boş Laf). Ormanlar hep k ü s ! A n b a r l a r m d a n e f r e t dolu. A r k a m d a n kinli kinli Bakan.

tatsız suyu içtim. Bir kırık kepçeydi kaşığım.. Ya k a y ı k d a ya salda. Hiç bir f a y d a görmedim! Bir sevgiye kavuşmadım. Üstüne. 585 Dağları s ö k s e m getirseydim. ben zavallı. k u y u d a n çektiğim Acı. 600 Sıpsıska bir gelin. 'CJzun tahta masasında. Boş yerlere eledim. Kışları da çapada. Vermezdi kaynanam doyasıya! Yaz günleri çiftdeydim. 595 Taşta a r t a kalan unu Y a l a m a k düşerdi! Ocağın ü s t ü n d e yerdim. Ben kocadayken.580 Tazı gibi seğirttim. E k m e k yaptım onu yedim. . 287' 605 610 . Sallanır d u r u r d u m dalgada. Bataklıktan yosun taşıdım. Kenarı yaldızlı çanakta! Ben zavallıya. Ağaç kabuğuyla geçindim. Kaynanam yesin diye. î k i y e bölseydim kayaları! Tokmakla un döğdiim. Balık yerine. Sabahları döşekten Deli gibi fırlardım. Geç yattım geceleri. 590 Ateş boğazlıya Zıkkım olsun diye.

. ketende Önüme sürerlerdi Kaynanamın evinde! Çamaşır tokucu böyle. h a r m a n ola» dedim Bunlara da dayandım. Acı dilleri vardı. a n a m a da ilendim: Elmanın iyisini aldı.. Bulgur düğerken ağır tokmak. evim y u r d u m Ne mutluydu diyordum. biraz daha Hizmetine katlanırım. girer çıkar. „ Ya pek ağır.615 620 625 630 635 Bir Kazak. Hakaretler. Y a ğ a r yağardı üzerime! «Gün ola. tutulmuş uşak.. Ağladım durdum. Derdimi çıkmaza soktu. Günahıma girerlerdi çok kere. Sırtını döner yatar. Bir kocaman çomak. k ü f ü r l e r Demirden dolu tanesi. ya kocaman! İnanmazlardı sözüme. sandım: Bir şey bana pek dokundu. Kocam bir canavar. Eski günler. Bir ayı oldu. Bazı. Kızıl ateş çimkesi. Düşündüm k a f a yordum. Cadalozun yanında. 640 .Laflar zehir gibi akardı. Filizini yetiştirdi. Sap toplarken demet böyle. Y ü z ü m e bakmaz.

Örneğini k a r g a d a n almış. t a ş ağızlı. Duvardan beni önmüş. çayırdan Saygı u m a r d u r u r d u m ! Y o s u n sakallı. Canavar ağzı paralayıcı. b ü y ü k eve. Odun budağı kulaklı. b i r g ü n Gizli gizli ağlarken. Sinmiş. Çatal çalı bacaklı. 289' . Huş kökünün dibine. Bir yiğite pek y a k ı ş ı r d ı m ! Y a k a l a n d ı m bir sevimsize. İnlemeye.. B u r n u kuzguna benzer.645 650 655 660 665 670 675 Sonra da. Böyle koca kütüğün! Yoldaki bir y a r m a çamdan. Koca koca köşklere. K u r u otdan. Çıkageldi üstüme. sesimi duymuş. Her yanı ayı! Hangi dağa v a r s a n Benzerini bulursun. Gelişinden anladım. İyi yere. üzgün. Toprak k e s e k kafalı.. Uğursuz bir yere verdi. Tanıdım adımlayışindan. değerli fidanını Kötü toprağa dikti. Yorgun. Âdilerin âdisi b i r kişiye. derde! Ben nelere lâyıkdım. Hışımla kilere girdi.

Buz döşekten fırladım. Bir de. dibinde. Yolların kenarında. O akşamı hiç sorma! Y a t m a zamanı geldiğinde. Diken diken tüyleri. Bakır telle bağladım. Peşim sıra geldi. bir fidan dalı b u l m u ş 690 Döşeğinin altına. bekledim.. koymuş. . Başladı beni tokatlamaya. 685 Tokmakladı kafamı. Belki ö f k e s i geçer diye 710 Günlerce. saçlarımdan Savurdu. Gıcırdıyor dişleri.Saçları darma dağın. Hangi akla uysaydım? 705 Çelikten k u n d u r a giydim. yanma Beni uslandırmaya. 695 Kamçısıyla. vurdu yere. Çengelden kamçıyı almış. . Soğuk herifin yanından. 680 Gözü yerinden oynamış. Duvarların. 700 Dışarıda yetişti! Örgülü başundan. Zor k u r t u l d u m elinden. sopayla. Elinde övez dalı. gözetledim. Ne yapsaydım acaba. Koltuğunda bir tokuç Övezle döğdü. Gece girdim yatmaya Adamımın yanma.

K u r u ağaçlar. ak çamlar. Bana şöyle dediler: — Bu yer senin değil ki. 730 Oğlan kardeşimin. Hep bir ağızdan.Geçmez kızgınlığı. yürüdüm. '735 '740 . tükenmez! Dayanamadım. Tarlasının başına vardım. 715 Kapularda sürtmekten. Kini bitmez. Bahçenin içine girdim K a p u konuştu. Y a t d a yabanda. V e r d i m kararımı: Olmaz böyle bu iş. Duvarda dikilmekten. saksağanlar Konuşup ötüştüler. seslendi: — Neye geldin bu eve. 720 Uzaktan bakıp durmak Heyecanla. Kargalar. sularda Sürttüm dolaştım. aldım başımı Tarlalarda batakda. nefretle Şeytanın yuvasına. Haftalarca çekilmez. pek bıktım. Ben zavallı. Nefret ettim heriften. Doğduğun ev değil ki! Aldırmadım. Ahlâksızın evine! ' Terkettim evi. 725 Netâmeli yerleri.

Yabancı düşer sana kardeşin. Dikildim kala kaldım. Ocağa dayandım.745 750 755 760 765 770 775 Ne öğrenmek istersin? Çok oldu b a b a n öleli. Eve gelen y a d kişiyi. Elimi uzatmadım. Oğlan k a r d e ş i m kerevette. Sürgü soğuk elimde. Sordu yabancıya Nerden geldi. şöyle dedim: — Tanımadın mı kardeşini. iş yağmış Pasaklı kirli hâli. her yanma K u r u m dolmuş. Omüzuna. Aynı ördek avuttu. İçerdeki güzel kadın Karşılamaya gelmedi. Evin içine girdim. Öz ananın kızım? Aynı ananın çocuğuyuz. Eşiğin hemen önünde. Taşlar soğuk. "Ninnin o k u m u ş aynı k u ş . Bilemedi kardeşim. Elini de vermedi. . kül soğuk. Ben de ona varamadım. Y a t m ı ş b a k ı p durur. Yapışdım. k a p u sürgüsüne. uzaktan mı? Cevapladım. E u s Köpeği! Onları da dinlemedim. Anan da göçtü. Bir karısı var.

Doğduğum yerden ayrıldım. Bakışları kinli kinli. Evdekiler yüz yıkamış. kıyılarda kumsalda. onu yumuşladı. Bağıranlar çağıranlar Cök v a r bende. çıktım. Köpekler tuzunu yalamış. B i r kirli su. Düzüldüm yollara. 293' . Y i n e y a v a ş sesle: — B i r a getir m i s a f i r e ! Dedi. Pek üzüldüm. Kardeşimin karısı.780 785 790 . Ben kimsesiz perişan.J 795 300 •805 A y n ı yuvada. Y a ş l a n boşandı. Kilerden lahana b u l d u geldi. aynı çilek! Anladı oğlan olanı Başladı ağlamaya. Tüm itlerden artık kalmış! Oğlan kardeşim eşine. onu yumuşladı. S u yu alıp getirdi. K ö t ü kötü söylenenler. Bakışları kinli kinli. Bilinmedik kapılarda. bahçelerde Sığındım merhamete. Lahanaya itler banmış. Zavallı. Y a d yerlerde. Y a v a ş sesle eşine: — Yiyecek getir kardeşime! Dedi. Kardeşimin karısı.

.810 815 820 825 İyi şeyler düşünen. Y ü z insan deseydi K a f a m a v u r a vura. Pelperişan düşeceğim. Bu günlere geleceğim. düşünür müydüm!. Bin kişi söylese. Donda soğuklarda. Üstüm başım k a r içinde Eteklerim buz tutsa da Çağıran yok. Düşünür inanırmıydım.. gençken acaba. Tatlı tatlı konuşan Pek az nedense. Sokaklarda dolaştığımda. b i r ocağın b a ş m a l Bir kere. Y a ğ m u r d a yaşda. İnanır.

damadın evine doğru yola koyulurlar. Şu iskete üstüne! Talihine ş ü k r e t damad. kötü eşinden yakınır.ıi götürmek üzere olan damada da öğüt verilir: Eşine fena muamele yapmaması. kardeşim. üç günlük bir yolculuğa.R U N O 24 Celi. ! Kardeşimden yakınım. 20 Tertemiz ' kızdır yanındaki. sana Münasip görmüşler gelini. Kardeşimiz damada da Öğüdümüzü verelim: — Damad. saygı göstermesi anlatılır. 295' . Sözümüzü söyledik geline. iyi bakması. Babamın oğlundan efendi! Söyleyeceklerimi dinle şimdi. Anasına daha fazla! Şu kızı yetiştirmişler. En iyisini aldın. 10 Aldığın tavuktan yana. Bir yaşlı adam. Anamın çocuğundan sevdiğim. Babasına memnunluğunu söyle. Sığın içten dua . (1-440) 5 Kıza öğrettik gereğini. et 15 Bağışlayan Tanrıya. Damat ve gelin herkesle ayrı ayrı vedalaşır.

Y ü n ü ustalıkla eğirir. Sert y u m u ş a k demeden Nasıl biçer s a v u r u r . Dal dal saplar dökülür. güzel erkek topuğu! Tırpanın sivrisini yap. Köyün halkı uyumazdı. Sapı güzel olsun. Dokumayı s e r t dokur. Ağaç kütüğünde! Güneşli havalarda. B a k otları biçerken. Tilki gibi k o ş t u r u r mekiği Bir yandan o bir yana.25 30 35 40 45 50 Nikâhlın bir mücevher. Demetler a r d a r d a sıralanır. Harmana dayanıklı. Çamaşır yıkarken güçlü. Odunda becerikli. Kanlı canlı. Beyaz tenli hükmedeceğin. Damadım. Kızı bir sal çayıra. Çıkrığı çabuk çevirir. Mekik gürültüsünden. Şu tepede yaşayanlar Gözlerini kapamazdı. Kızın tezgâh sesinden. Pek şirin gözeteceğin. Sincap kozalağına döndürür. Tezgâhı cıvıldatır. sapsağlam Koynunda besleyeceğin. îyi ağartır kirliyi.Dikkatli yont eşikte. — .

Güzel tavuğunla. Dümdüzünden b i r mekik. İpi taraktan çıkmaz! Ay'm kızı gibi dokur. Çatırtıları ulaşır uzağa! Köyün t ü m k a n l a r ı . Gürültüsü göğe değer. Bâkireyi aldın yanına. Güzelim tezgâhı k o n u ş t u r u r ! Dokumayı k ö t ü m ü yapar. güzel erkek topuğu! Bu evi terk ediyorsun. Taraktan ip çıkar mı? Dokumayı kötü yapmaz. K u m a ş ı iyi saran. K u t u p yıldızından iyi işler. Dolaydan gidiyorsun. Noksanları tamamla Kızı oturt başına! Tarak b a ş l a r konuşmaya. Tezgâh k ü t ü r d e r . Yedi yıldızın yaptığım becerir. Serçeni götürme sakın. Bir tarak da hazırla. bir m e k i k bul.55 •60 •65 '70 75 80 "85 Bir gün. Damad. Güneş'in kızı gibi b ü k e r . Tezgâha ayağı iyice çak. Gürültüyü duyarlar da Biribirlerine sorarlar: — Kim dokur dokumayı? Şöyle söyle onlara: Dokumayı eşim dokur. î ş e yararından b i r tarak. 297 .

Babasına neşe gece. Oda ortasında oynadı. Sevgili anasının kucağında. Alıp gitme damad. K o n d u r m a daracık yerlerde! Babasının evinde kızımız. Kötü yolda taşınmadı. Anasına sabahları. Çit köşesine atılmadı.Güzel isketeni Kötü yollara atma. Çam k a b u ğ u n u döğdürmeye. Eline t o k m a k almadı. Otdan ekmek yaptırtmaya. . Y a t m a d ı kütükde. Çitin bir köşesine. Anasının kucağında. Eline t o k m a k vermeye. Oturdu pencere önünde. Götürme bu tavuğu. Sevgili anasının kucağında. güzel erkek topuğu!-^ Bakireyi alıp gitme. Ağaç k a b u ğ u n u ezdirmeye! Babasının evinde kızımız. • Damad. Köşeleri beklemedi. Dar yerlere konmadı. Ya da bir kütüğün üstüne. Taş üstünde bırakılmadı. eşini Köşelerde bekletmeye. Sevgilini. Taşa toprağa b ı r a k m a ! Babasının evinde kızımız.

Sevgili anasının kucağındaE s i r gibi çalışmadı. Esirgenmedi anbar. bira tası. Özlediği anasına! Götürme bu tavuğu. Y u m u r t a y ı bol gördü. Al götür bu tavuğu. Verimli tarlalara yerleştir. Güzel iskete kuşunu. Ekmeği buğdaydan. Kesti beyaz çörekleri. Kileri hiç yasaklama! Babasının evinde kızımız. 299' . Hizmetçilik yapmadı. Arpa çeksin. Bol böl hamur yuğur suni Damad. Götürme tavuğu. Süt kabı. Esir gibi kullanmaya Ya da hizmetçi. K o ş atını k ı z a ğ a Al gel babasının y a n m a . çalışmaya? Anbara rahat girsin.120 125 130 135 140 145 150 K a b u k tokmaklamadı. yapsın. yulaf s ö k s ü n Kaim ekmek pişirsin. Kiler yasaklanmadı. kardeşim . dertli dertlil Hep d ü ş ü n ü r durur da Canı sıkkın olursa. Döğmedi çam kabuğu. Y a p m a d ı otdan ekmek. Bizmı tatlı ördeği Ağlatmaya-.

Damad. güzel erkek topuğu! İyi b a k a r s a n kızımıza. Alanda. Hiç bir zaman bu kıza. B e ş b oğ u m l u değneği kullanma. B e ş b oğ u ml u değnek tatmadı! Duvar gibi önünde dur. Atını kızaktan gözerler. Sevgili anasının kucağında Kamçı ile öğrenmedi. Suyunu koğa koğa. Y a n ı n d a biricik kaynananın. kızın soyu sopu. A n b a r l a r a gece kilit takdı. anbarda dayak atma! Babasının evinde kızımız.155 160 165 170 175 . Kırbaçlayıp bağırtma. Kıza kötülük yapma. Kırbaçlanıp bağırmadı. . Kamçıyla öğretmeye kalkma. k o r u B a b a n söğmesin.180 185 S a b a h l a r ı kileri açtı. Çepeçevre s a r onu. Dayak yemedi anbarda. Ne olduğu belirsiz! Belli. temiz. Sen de şöhret yaparsın: Kaynatanın evine geldiğinde. Anan döğmesin. Ailesi tanınmış. Güzel iskete k u ş u m u z a Soysuz sopsuz deme. Y u l a f ı n ı bol bol dökerler. Hakir görmesin başkaları. İyi i k r â m yaparlar.

Ucu tüylü. yine Dinlemezse sözlerini. Dokun topuğuna! Bundan anlamazsa. Öğretir de seni «Karını döğ» derlerse. Ormandan bir dal kes. kamçı vurma-! Kamıştan da anlamazsa. k a m ı ş dürt.190 195 200 205 210 215 Komşular sertleşmesini Ya anan ya da baban. Birer yıl ayrı ayrı:* Tam bir yıl iyi sözle. Saklıca getir k ü r k ü n altında. Gözle işaret ver. Üç yıl v a r bekledin. H u ş dalı ile okşa. Komşular bunu i s t e r s e Kıyma zavallıya. Bütün gönlünle istedin! İyilikle terbiye et gelini. Öğret yatakta. Bir k a m ı ş kes getir gölden. Üçüncü yıl gerekirse. Güzel isketeye. Sakın s e r t v u r m a . Tatlı dille öğüt ver. anlat Şu iki yolda. Göstermeden komşulara. Yola gelmezse yine. Kırbaçlama. Kapı ardında. 301' . ilişme. kıyı yerden! Bununla öğret kıza Dördüncü yıl. ikinci yıl.

ekmek aldım. Gözlerine. Bir kimsesiz. ocak yönünden: — Damad.220 '225 230 '235 240 Bununla da yola gelmezse. Yeni mi çıkmış döğüşten. Bülbülün sesine Pek kulak asma. 245 . b a b a n d ü ş ü n ü r Köyde kadınlar gülerler: Kadın s a v a ş t a n mı geldi. Eşi mi ki b u ayı. Ocağm başından bir yaşlı. Sözlerini dinlemezse Dalı kullan öğüt ver. Kapalı b i r yerde. '302 m . gözü m o r a r ı r s a Çoban görür. Çimende çayırlıkta. Benim yaptığım gibi! Et aldım. K u r t n\u dalamış. Ayı mı yalamış! K u r t d a m a d mı ki. kadının sözüne. Seslendi olduğu yerden. Sesi ormana gider! Omuz başlarına. içinde! Alanda açıkta döğme. İşitir k o m ş u l a r ağladığım. Bir odanın. k a b a etine V u r vuracaksan. Gürültüsü duyulur uzağa. kulağına Salan dokunma! Alnı şişer.

Suyuna gideyim dedim. Asık suratlı biri. Ayr ı hyo ru m evden. Şu sözleri söyledi: — B a ş k a kızlar da gider. Bunlar yaramadı bir işe Rastlamadım iyi eşe! 255 Saçını çekecek gibi. Ayrılırlar vakti gelince. «i -i 275 Zavallı kız iç çekti. yağları Eve taşıdım. Bana «oduncu» derdi. Azıcık zor. Düşündüm. çıkageldi! Kinli kinli konuşur. Yolunu şöyle buldum: 265 H u ş keser getirirsem. Nefes verdi. K ü s k ü s durur.250 • Balıkları. Benim de vaktim geldi. hıçkırdı Başladı ağlamaya. 260 Sözleri kötü. Ardıç dalı kesersem. Bana «kuşum» derdi. Gözü dönük. . böyle olmaz. 270 Boynuma sarılır öperdi. biraları Esirgemedim. «Altunum» der severdi. Çalıları toplasam.

yetiştiğim. ne desem ki? Babacığıma teşekkür edeyim: Yedirdiğin yemekten. herkese. Boy attığım. kız k a r d e ş i m Teşekkürler ederim. Arkaları bizim eve! Anamdan emdiğim süt. B a b a m m yaptıkları Nasıl ödenir şimdi. Kızın tatlı dili. Çocukluk savdığım.280 285 290 295 300 305 Gitmek kolay değil! Güzel köyüm. Göğsünde besledin! Ağabeyim. Bu evlerin eteğinden. Şu tepenin sırtından. Hepinize. tatlı evim. Bırakıp terk ederim. . Gideceğimi hiç sanmazdım. Bakın işte giderim. Ayrılık şerbetleri içildi. Bardaklar bomboş. 310 . inanmazdım. Büyüdüğüm köşeler! Düşünmezdim. Gider ayak. Gençliğimi geçirdiğim. kızaklar yönelmiş Başları yad ellere. En iyilerinden Bana hayatı bağışladın! Anacığıma t e ş e k k ü r edeyim: Beşikteyken salladın. Bakın. Oğlan kardeşimin sevgisi.

Üstlerinde taze çimen 345 Bir de ardıç büyümüş. Tanrınındır.m^ımmm^M^ •" Hep b e r a b e r büyüdük. 315 Babacığım. Yanlarında ağıt tutsam. Kutup yıldızı işaret sağlar. 325 Bunlar. Anamın bereketli kilerini. 335 Koruluğu dinlenene Yerleri süpürene. Köy kadınları yıkansın. küçüklerim İyi kalpli hısımlarım! Kendinizi üzmeyin. 1 Çimli avluyu. ' Ayrılıp gidiyorum. B u r a l a r a bir yol dönersem 340 B a b a m ağladığımı duymaz mı. gidiyorum. Gökte yıldızlar parlar. Ses vermez mi anam! İlâhiler o k u s a m b a ş uçlarında. B a ş k a ilde. her yerde y a r ! B a b a m ı n altun evini. 330 B e r r a k suyu. anacığım hepiniz Büyüklerim. Ay aydınlık.'ı a t . kumlu kıyıyı Terk ediyorum. Aranızda yaşadım! . Çobanlar yuvarlansın! Yollarımı gezenlere. 305 ı ! ! î i. yeşil toprağı.. Tanrınındır. Tahtaları silene Bırakıp gidiyorum. uzak göklerde. 320 Y a d evlere varıyorum demeyin! Sıcak güneş.

B u r a l a r a bir yol dönersem. 365 Bunlar beni tanıyacak. Uzak yerden. Şu bahçede tanıyanım kalır mı: Çitteki parmaklık. Anamın gebe ineği. Evin kızını bilecek. tarladan Getirip de koyduğum. Ağabeyimin sadık köpeği. Buralara bir yol dönersem. Buralara bir yol dönersem B a ş k a tanış kalmıyacak. Evin kızını bilecek. Meyve dolu tarlalar. Babamın güzel atı. Yerler eski yerler. . s 306' . balıklı koylar! 370 Evceğzim sen de kal. Y a v r u y k e n beslediğim Havlayacak arka avluda. 350 Parmaklığın altındaki sırık. sağlam kal Tavanı direkli evimiz! Yıkılma ayakda kal. çocukken. Sağlıkla kal. Dana iken beslediğim 355 Böğürecek a r k a avluda. sağlam kalın. Bahçemiz. 360 Evin kızını bilecek.m feş I-! Ki 1 % Taşıyanımın yattığı yerde! B u r a l a r a bir yol dönersem. Tay. 375 Kapular.iken baktığım Kişneyecek a r k a avluda. tahta döşemeler. ardıçlı avlu! Kaim siz de. Dolaylar.

| ii : .390 Tarlalar. Meyve fidanı. • Nehre nasıl gideceğiz? Fıçılar b o ş duracak. 400 Çocuklar şarkıya başladılar: — Bir k a r a k u ş uçtu buraya. Huş k a b u k l a r ı Hoşça kalın! Terketti Pohjola avlusunu. Elmamızı aldı gitti. 405 Balığımızı kandırdı. fundalar. Çamlı tepe. hoşça kaim! # İl * Demirci îlmarinen. tepelerin çamları. Götürdü gelini kızağına. :395 Cam kökleri. Kırbaçladı atını. Gümüşlerle aldattı. adalı göl. Aldattı güzel ördeği.f 380 Çiçekli yollar. k u r u ot. Huş ağaçlı ormanlar Hepiniz. 410 Omuzda su taşıyan sırıklar. Balıklı akar sular. . Ak ağacın yaprakları. Ormandan çıktı geldi.. fundalar. . 385 . Bizi s u y a kim salacak. Şöyle söyledi: — Hoşça k a i m kıyılar! . Bahçedeki k u ş kirazı. Su yolunun çalıları. Ormandaki ağaçlar.

Kızak uzaklaşır. yolculuk kısalır. * 3Ö8 . Bir eli dizginlerde. 420 K u m l u tepenin böğründen Gider yollardan. 425 Yolculuk geçer. Bacada is ipe benzer. Döşemeler süpürülmeyecek. Gün geçer. iki gün Biraz da üçüncü gün. Kayalar inler. Maşrapanın kulakları da! * * * Demirci İlmarinen. Genç eşi ile birlikte Pohjola kıyılarından. Duman kalın kalın tüter. Şerbet gibi akan sudan. 430 Bir eli kızın belinde. Bir ayağı kızağın içinde . Bir ayağı örtünün altında. 435 Üçüncü günün bitiminde.. Yerde. Kirli olacak yerler. Güneş devrildiğinde. İlmarinen kızağında. kumlar seslenir. Bir gün giderler. Tasın kenarı kapkara. At koşar.415 Yerlerinde kalacak. 440 Bulutlara yükselir duman. yol tükenir. Demircinin evi görünür.

edalı kadın Sözüne şöyle başladı: — Şu gelen kızak oğlumun! 20 POhjola'dan geliyor. Duvarlarda dikilmekten. (1-587) * Yollara baktılar b i r hafta. Kunduralar aşındı kıyılarda. B i r kızak sesi duyuldu. Gençler dış kapıda beklerken. Çocukların ayakları üşüdü. Demirci İlmarinen'in evinde: Yaşlıların gözleri yaşardı. 5 Dizlerinde derman kalmadı. Ozan Vâinâmöinen de oradadır. İyi karşılanır. 15 Lokka kadın. Ormandan sesler geldi. evin hanımı. Anne oğluna hasretini ve geline olan sevgisini anlatır. ev sahiplerini. Gelin kızın özleminde. 309' . Bir kaç sabahın sonunda. gelini ve damadı över. Kalevatar. İar. B i r k a ç gün sonra. Gelinini getiriyor! Gel.RUNO 25 Yeni gelin ve damat İlmarinen. gel haydi oğlum. 10 Gidip gelmekten. evde uzun zaman beklenmiştir.

Sabah bekledim. Ecdadının ocağına. edalı kadın: — Ay'ın doğuşunu Köycek bekledik. Özledim. bir türlü gelmedi. bu yönlere yaklaş. Babanın yaptığı eve. Islık çala çala kızak! Lokka kadın. . S a b a h bekledim. Güneşimin doğuşunu! Çocukların çilek özlemi gibi. tarlalara b a k ı n d ı m ! $u otlarda bir at olsa. a k ş a m l a r ı Kırlara. Ecdadının ocağına. Ayak izi kaybolmadan. gelinimin gelişini. Sabah a k ş a m bekledim. y o k s a Sıskayı mı şişmanlattı Oğlum. Atının başında k u ş l a r ötüşür. a k ş a m l a r ı Günleri b a ş ı m d a tuttum: Oğlumun seçtiği gelmiyor. Kızak. Oklarında tüyler öpüşür. evin hanımı. Taban yeri soğumadan Dönerim dedi gittiydi. ya da güneşi.25 30 35 40 45 50 Yaklaş. yolda s e s vermiyor. gel gel! îlmarinen yaklaştı. Tüm yiğitler. Çocuk mu büyüttü. Suların kayık özlemi gibi! Beklemem ya ay'ı. Ulaştı b a b a evine. Kalevatar.

Günlerce b a k a b a k a yollara Ö m r ü m tükendi! İşte şimdi geliyor. Duvarları devirdin mi ? Kaynata bahçesinde gezdin mi. Sal alnı çakalı. 75 Sonra da anlatıver: Yolun rahat geçti mi. Bütün köye selâm ver! Hele al bir selâmım. Savaş verdin mi. Oğlumu alsam getirsem dedim! İki kişilik bir kızak Gelini mi alır m ı ? Kızağı b ü y ü t ü r ü m dedim. 85 . Götürsünler küheylanı 70 K u r u otun yanma. 60 Göresim' geldi. Sapa sağlam geldin mi Kaynatanın evinden. Kaynananın yanından? 80 Aldın mı kızı. 65 Yanında kanlı canlı Birisi var. hepimize herkese.55 İki kişilik "bir de kızak. Tâze y u l a f a ! Hadi. al yanaklı! — Damad kardeşim. Yıktın mı şatosunu. Kazandın mı kuşu. Geldikçe yaklaşıyor.

Ortadaki yoldan y ü r ü . 90 Sapa sağlam gelmişsin. yok yere seğirtmedi. Anlatmasan da anlarım: Yolculuğun iyi geçmiş. Tahta şatoyu zabtetmişsin! • Koltuğunun altında tavuğu. Kaynatanın yaptığı eve. Domuzun teptiği. İyi tay. Terlemiş de küheylân. Oturup kalma. onu gözetiyor! Kim bir yalan uydurdu. At. Ördek gibi paytak yürü. Kırmızı toprakdan. . Diyen kim'di? Damad b o ş dönmedi. Tutmuşsun ördeği. 15 Kuzuların çiğnediği yoldan. Açmışsm kapıları. * Atım yokyere y o r d u 100.Kaynana kerevetinde oturdun m u ? Bunu s o r m a s a m da görürüm. güzel hediye! Y a p ı ş m a d a n kalkıver. Dikmeden. dikiliver! Y a p ı ş a c a k yiğitler var. Kızaktan inerinmez adımla. K u ş gibi seke seke. k ö p ü r m ü ş ! 105 Haydi çık bakalım kızaktan. Ortaya atan kim di: Damad b o ş geliyor. 95 Kartal. 110 Y a r d ı m eden kıvanç duyar.

İnekler böğürdü. evin dışı. Altına geleceği. Önünde dinleneceği! Geçen kışlar. yoldaki.125 .130 135 . Pencereler bekleşir. 145 Odadaki. kardeşim Çekiver şu kırmızıyı. Bahar kuzuları meleşti. Duvarlarda askılar. Yaldızlı tayan Çatladı özlemekten. — Selâm herkese. 345 — Damad. Geçen kışlar.140 Kaynananın döşediği odalara! Geçen yazdan. ya2 günleri Yerler. b i r yıldır Döşemeler bekledi seni. herkese! Hiç böyle olmamıştı. avludaki. Evin içi. Sallandı durdular Genç hanımın esvabına. Anbardaki..120 . büyüklere! Selâm küçüklere. Seçkin kişiler dolmamıştı. Anbar. Taylar kişnedi. Y ü z ü k l ü ellerini Öpmeyi beklerler. Kapıların eşikleri Etek hışırtını isterler. burası Böyle güzel kalabalık. kiler bekleşirler. . yaz günleri Kapıdaki sürmeler. döşemeler.

K u ş kirazı fidanını. Cevaplamaşan da anlarım: K u ğ u k u ş u n u getirdin! Mavi kartal. Suların meleğini Getirdin mi? S o r m a s a m da bilirim. Göster bize Beş . Yeşilliklerden beğenmiş! Y e r d e bir çocuk vardı. K a t r a n fıçısının uzununu? Oh. Çitten s a k s a ğ a n tuttun! Tarladan korkuluk getirmişsin! Geçen yaz. oh damad! Tüm yaz boyu arzuladm.Bataklık k a r g a s ı aldın. Söyledin durdun alacağını.155 160 165 170 Bırak yere! Kaldır ipek tülleri. Aldın aldın da! Tuttun tuttun da. ne k a s a l ı r s m ? Nereye ^ g ö t ü r ü r s ü n İnce çıra kütüğünü. filizin En tazesini seçmiş.yıl ardında koştuğun Güzel k u ş u ! Getirdin mi istediğini? Kuğu k u ş u istediydin. Olduğu yerden seslendi: — Ey kardeş. bütün k ı ş Ne y a p m ı ş ? 175 180 . Yeryüzünün ak kuşunu.

Bir günlük yavrunun!' Damad gelini pek güzel seçmiş. Ona dediklerin yakışmaz!' Fena şeyler. Ak göğüslü. Övezlerin serçesi.. Tepelerin... çileği. güzel tüylü' Kuşlardan biri! Böylesi Almanyada bulunmaz. 'endamı. söylediği Bir gecelik tohumun. Çocuğun gevezeliğini kesti-:: — Neler söylersin zavallı. iyi kadın.. Kötü laflar edersin! Bu kıza söylenmez bunlar. sevimli Boyu bosu.. meşedeki . Dünyanın meleğini getirmiş: Taze ahu dudu fidanr. Kalevatar. yetişmez Daha uzaklarda.ı î'î y i I it 210 215 315' . Çok uzaklarda da Bu kız k a d a r güzeli. Huş'daki. Çoraplar mı gözemiş? Eli b o ş da çıkageldı. Letonya'da. i. edalı hanım Şöyle l a f a karıştı.. Birşey getirmedi damada:Sepetinde fareler oynaşır. Sandığında sıçan dolaşır! Lokka. Ağaçta k u ğ u k kuşu.185 190 195 200 205 Elcek mi örmüş. Y ü z ü tatlı.

Bembeyaz kız! Annenin yanında iyi idin. Kendi eliyle ördüğü. Kızlığında. büktüğü. Gördün mü b u r a y a gelirken -Harman yığınlarını. eli boş da gelmedi: Kürkleri var. Baha bolluğa geldin. Y a s t ı k başları. Er evinde de iyi ol! Üzülme b u r a d a sakın. Esvapları kışın dikti. İyi kız. güzel kız Şunu s o r s a m senden. tarlaları? Onlar.. güzel kız. Çay kenarına salınmadın: Yiyeceği içeceği bol evden. kumaşlar. Beyazlattı eteklikleri.' 240 245 — İyi kız. Yaz güneşinde kuruttu. hep bu evin. Türlü türlü çamaşırlar. Yumağını sardığı. 3 1 6 ' . b a b a evinde Şöhretini hep duyduk. Keder çekme! Bataklığa gelmedin. 235 ps : i?. ipek atkılar İnce ince tüller!.225 '5 • •> Ktfe 230 m 1 Kollarının 'beyazlığı. Nadasları. Yününü eğirip.. Gerdanının düzgünlüğü! Kız.

Arzunu bildiriver! Seni alanın tutamıyacağı. Sularda balık s ü r ü s ü Yoktur buralarda! Genç kızın b u r a d a olması...250 255 260 265 270 275 280 Damadın sürüp. ne diyeceğim: Burasını kendi evin say. hem iyi. Tereyağı kabı emrinde. diktiği. 317" . Bâkirecik. Ağabeyinin vurduğu kekliğe. Havalarda iki kanatlı. Gelinin vakit geçirmesi Hem pek güzel. Görümceler kardeşin! Canın çekti mi. . Gelinin vakit geçirmesi Hem pek güzel. Elinin altında y o ğ u r t çanağı. Kayınından bekleme!Kocana bir deyiver. h e m iyi: Değirmen taşı gerekmez. Damadın yakalayamıyacağı: Ormanda dört ayaklı. Genç kızın h u r d a olması. İsteme kaynatan'dan. Kayınların ağabeyin. Evdeki iskemleler de! Kaynatanı b a b a n say. Kaynananı anan bil. Hamamın kereveti daha geniş. -Arzu ettin mi Babanın aldığı balıklara. hanım kız! B a k şimdi.

Su k u ş u n u n oynaşmasına! Kalabalık yedirildi. Alabalığı parçala. '305 Kesildiği k a d a r . ş e r b e t ! . Gümüş bıçak. çok yemek. . Köy altındaki gölde. Tere yağı alındığı kadar. Bizim köy. altun çatal. Tatlı tuzlu çörekler. T ü r k ü y ü k i m çağıracak? 295 . 310 Şerbetle dudak yıka! Kim söyleyecek şarkıları. B i r a iç düşünce dağıt. Deniz köpüğü durular. Kapları rüzgâr yıkar. Dünyanm tek köyü! Çimenler uzun uzun Köydeki tarlarda. T a m ördeğe layık. Beyaz ekmek. Çavdarı şelâle köpürtür. T a h t a çanaklarda! Börekler yenildiği kadar. altun köy. Beyaz bira. içirildi: Parçaları koca koca etler. Fıçı fıçı biralar. Kıyılarda tatlı su. Elin uzandığı yerde.285 290 Bulgur tokmaklamaya değmez: Buğdayı su üğütür. siyah bira.300 Kırmızı* sahanlarda.

Ne de iyi çağırırlar. Talihsiz P o h j a dolayında! Hâdi.. s a r m a k Duygu işi! Bakın' Lapon oğlanlara. çayırlarda. Bir lokma ete. Türküler çağıralım! Şarkı okumak. Bir tutam ren'e! Ben söylemeyeyim neye. Seyrek. Çavdar ekmeği yendiğine göre. Maviliklerde. Ot çarıklılar 319' 340 345 . Sözleri yumaklamak. türkü çağırmasın.315 320 325 330 335 Yaşlı. Bu zavallı topraklarda. oğlanlar da yanyana. göze. Ölümsüz ozan Kimseye söylemeden Başladı okumaya: — Sevgili kardeşler. Ot çarıklılar *. Türkü çağırmak. Benim gibi dili olan ahbaplar Bir k u l a k verin hele. Anaların doğurduğu yavrular Bir türlü konuşmuyorlar. b e r a b e r söyleyelim. dediğime: Pek az ördek ağız ağıza. ağırbaşlı Vâinâmöinen. Kız kardeşler göz. Baharın yükseklerde. Bizimkiler. Hele b u l g u r verdilerse? Bakın Lapon oğlanlara.

Ben söylemeyeyim neye. t ü r k ü çağırmasın. Üzüntü yok yemek yerken. Bira fıçısının başına. •Kömürlü tandırın yanında. ye ye bitmez. İç iç. Bizimkiler. E r k e k b u r a d a yaşasın. yaşarsa. Bir tek tastan içince. '320 . Somon ağları şuralarda. Süslü tavana b a k a b a k a ? Erkekler pek r a b a t kurulmuş. Ot çarıklılar Ne de güzel çağırırlar. Hanım sağlıkla yaşadıkça! K im e teşekkür edeyim. Kadın otursun oturacaksa. Efendiye Allah ömür verdikçe.350 355 360 365 370 375 Ne de iyi çağırırlar. içki tükenmez. b a l ı k dolu koylar. Ben söylemeyeyim neye. Yiyecekler. Bizimküer. Duman tüten ocak başında. Bol bol şerbet içince? Bakın Lapon oğlanlara. Efendiye ya hanıma? Hangisinden başlasam. t ü r k ü çağırmasın. Ağaç k a b u ğ u yiyince. Şu koca çatının altında. Şerbet kovasının dibine! Yanımızda. Güzel kadınlar da öyle. Sıkıntı yok yaşanırken.

:: . f i •i . Ev tamamlanmış. Köyde kimse uyanmadan Uyanmış. Duvarlar ormandan gelmiş. Kâh ekmeğini taşta. Bin e r k e k çatı çakmış. Tepelerden ağaç sürüklemiş. Temeli sert yere atmış. Gözlerini çiğ yıkamış. 'V-jS fe • • 390 s Ife 395 • 1 1 •'K s 'f a 400 "•'M Efendiyi mi.'* • 't. . özentili bu çiftlik! Y ü z kişi duvarları çatmış. Zaman geçmiş aradan. hanımı mı Öne alsam? Eski zaman adamları. çıkmış Çam dallı yatağından. efendi K â h şapkasını dallarda Unutmuş. B a ş k a k i m s e kalkmadan. Tüm aileyi barındıran Bir kocaman ev yapmış. i-'. Ağaçlar saçlarını taramış. 'Mî ''1 'î <4 v 385 •' T-is ml • '• .|t • ^ fc . çorabıyla Dalmış çamurlara. Dağlardan tahta çekilmiş.:m % | 380 M1 •M s. İri çamı kökünden sökmüş. Sabahleyin çok erken. '321 • ' '1 405 410 «i . Bataklığa yuva kuran. Efendi evini yaparken Saçlarını yel dağıtmış. Önce şükrederler efendiye: Evin efendisidir Ormanlarda ağaç kesen.. Bazı k e r e efendi..

Damadlığa k i m gelmiş. Gece yarısı h a m a m a gider. Masaları t a m donattı. Mifâfirleri doyurur çabuk. Duvarların kenarında yiğitler. Fıçakların sapı kopar. Bolundan domuz eti. Kerevetlerde şarkıcılar.415 420 ' 425 430 435 440 Bizim evin efendisi Tanıdıklarını çağırmış. Hanım dediğin böyle olur! Horoz ötmeden kalktı. Çitte dolaşanlar. Yerlerde serilenler. umudum. Pencereler dolu insan. İyi şeyler söyledim. Kurttan. Eli yatkın. Eli ile çörek bezeledi. Bu düğünü hazırladı. Balığın başını keserken. B a ş l a s a m hanımı öğmeye: Yemekleri eli ile hazırladı. Ekmekleri yumuşacık. Kalın ekmek pişirdi. İyisinden çörekler. avucu alışkın. Efendiye şükranımı sundum. Giden 'gelen avluda!. Damadı k i m yetiştirmiş? . kuştan k o r k m a d a n ! Hanım dediğin böyle olur! Sıra gelid damada. Ne söylesem ki ona! Damad kimdir.

Eve gelene bir şey diyelim: Nereden geldi bu gelin. Damadın kunduraları Nehirdeki k u ğ u kuşu. Arkası yerde sürünür. Bir kemer ki değer hayâle! Güneşin kızı mı ördü. Koltuklarında dar. Beli iyi oturmuş. Ya da bilinmedik ateşte! Damadın çorapları ipek. Alıp geldiği de bekler.445 450 455 460 465 470 475 Köyünün en iyisi.' Hangi yerden alındı? . Başındaki sivri kalpak Bulutlarla konuşur! Damada şükranımı sundum. Üstündeki pelerinin Eteği k u m u süpürür. Sakalı. Ya ateşe koymadan. Sırma işlemeli. Köyün efendisi yetiştirmiş! Sırtında b i r k a f t a n ı var. Altun altun akar. b u r m a altun. Esvabını ay'mı örmüş. Sudaki su kuşu. Gümüş göğüsler mi dokumuş! Damadın kuşağına b a k hele. Kınalı tırnak mı işledi. Çayırdaki çayır kuşu! Damadımızın saçları. Bağları da ipek örgülü.

Daha da mı uzaklardan. gömleğinin yakası. Şükranımı sundum. Ötesindeki sulardan. Güneş. Topuzunda işlemeli kordele. 510 Sıra şimdi h a l k a geldi: . Kıvır k ı v ı r kirpikler. 500 Kulağında inci küpeler. S ı r m a s ı r m a bukleler. Çok mu uzaktan? Ne oradan ne uzaktan. Gözleri parıltılı. Tokası p a r l a r ay gibi. 505 Hotuzu sallanırken. Viyana'dan. Dalgalarda bir kayık Yalpıyor sandım! Gelini de methettim. Başı altun sarısı. Parmağını y ü z ü k süsler. 480 Ya da. Çayırların altun çiçeği! 490 Alınmış.Tanikan Şatosundan. getirilmiş hu dolaydan. Ağzı pek biçimli. Bizim gelin gelişti 485 Bu topraklarda! Bu yerlerin çileği. Gökyüzünün yıldızı. Tarlamızın güzel otu. Fin Mekigi'ne benzer. 495 Alnının açıklığı Mehtap denizlerde. Şu tepelerin ahu dudusu.

g ü m ü ş dolu Ziyâfetin şerefine! 530 535 Yaşlı. Altunlar sarkıyor. Yerleşti kızağına Evinin yolunu tuttu. Kazağı çarptı bir taşa. Berileri gün doğuşu. Bir b i r daha. Yabancı gelmedi bana. Düğün şarkılarını söyleyen. Gerileri sabah aydınlığı. Şiir dolu a r a b a s ı Parçalandı. Cüzdanları. Delikanlılar neşeli. keseleri P a r a dolu. tüm halkın görünüşü? Bir baktım kalabalığa. Kimseler de görmeyecek: Yaşlılar ağırbaşlı. Yine şarkılar söyledi. görmedim böylesini. Kızak bölündü ikiye. B i r k a ç defa tekrarladı.W. Delikanlılar şirin mi. oklar kırıldı. Hoş mu. Pırıltılı esvaplar. ağırbaşlı Vâinâmöinen. Sanki çiğ'le kaplı orman. Ok kütüğe saplandı. 325' 540 . " Türkülerini çağırdı. i % 515 520 525 Yaşlılar ağırbaşlı mı. Lâkin. Gümüş akıyor heryandan.

Tuonela'dan. onlarla kızağını yaptı. Manala'ya Vardı. t ü r k ü çağırdı. övezi Çıkardı ortaya. ağırbaşlı Vâinâmöinen. Yaşlı ozan şöyle dedi: — V a r mı bu gençliğin içinde. Manala'dan söz getirsin Yeni kızak yapmak için. Şarkı söyledi. yöneldi Tuoni yoluna. Ya da yaşlılar arasında. . Manala'dan söz taşısın Yeni kızak yapmaya? Delikanlılar. Manala toprağından Bir ince filiz aldı getirdi. Bir kez gitsin birisi. Tükenen nesillerde. Yaşlı ağırbaşlı Vâinâmöinen Büyülerini kullandı. bir meşe.. Ayaklarını da takdı. Hiç kimse! Tuoni'ye gidebilsin. Yerleştirdi oklarını.Ölümsüz ozan. Bir mavi orman. o dolaylara. Yaşlı. yaşlılar T ü m d e n cevapladılar: • — Y o k delikanlılar içinde. Türeyen nesillerde.545 550 555 560 565 570 Kenarları ayrıldı. Tuonela'ya ağaç getirsin. Ya da yaşlılar arasında. . Bir de güzel ağaç.

575 B ü k t ü atın hamutlarını. At kamçısız koştu. Kendi eşiğine. Tayı koştu arabaya. Kızak t a m a m olunca.. geldi Kapısının önüne. E s k i yemlere. Oturdu Vâinâmöinen 580 T ü r k ü arabasına. • . geçmiş günlere. Kahve rengi yeni kızağa. İnci k ı r b a ç değmeden. Yaşlı ağırbaşlı Vâinâmöinen 585 Ölümsüz ozan.

.

İ îlmarinen — Kalevalalı demirci. Dev. Erkek K K a a t r a k o s k i — Finlandiyada bir yer ismi. Deniz Tanrısının oturduğu yer. H Hâme — Bir yer ismi. Kahraman. Ozan ruhu. İlmatar — Hava ve Su Tanrıçası. İngri — Estonya. Ahtola — Bir yer ismi.S O Z L U A K Ahti — Deniz Tanrısı. Büyücü. Antero — Vipunen.aıdeşi. Lemminkâinen'in küçük adı. İsim. HâUapyörâ — Bir yer ismi. J Joukahainen — Pohjola'lı bir delikanlı. '329 • . Hiisi — Orman Tanrısı. Kötülük ruhu. Annikki — Kadın adı. İlmaıinen'in kız l. Ozan'ı yaratan Tanrıça İ m a t r â — Finlandiyada bir nehir ismi. Çok şey bilen.

Kaukomieli — Lemminkâinen'in diğer adı. ^ Kalevala — Güney. Osmotar. Kahraman. Halen! Rusyada. Louhi — Pohjola'da çiftlik sahibi kadın. Kadın adı. p. 330' TuoYaratıcı kuvvet. Osmotar — Osmonun kızı. M Mana — Manalaya hâkim olan ruh. Kalevatar — Bir isim. Neşeli ve çapkın tip. nela. Karelia — Fin halkının asıl memleketi. Büyücü. O Osmo — Vâinâmöinen'in diğer adı. Bir isim. Mana'nın yeri.Kaleva — Güney. Kalevala'li kadın. Şeytan. Lempo — Kötülük ruhu. Kahramanlar y u r d u . Luonnotar — Tabiatın kızı. E r k e k adı. Kyllikki — Kadın adı. Tanrıça. Lyylikki — E r k e k adı. Kalevatar. Manala — Ölüler diyarı. Kauppi — E r k e k adı. L Lemminkâinen — Kalevalalı bir kişi. . Kahramanlık.

Pohja. Pohja — Kuzey. Kyllikki'nin yeri. yeri. Kuzeyde bir çiftlik. Ozan. Pohja. Puolukka — İneklerde kullanılan bir ad. Pohjola. Sariola. Pellervoinen — Toprak Tanrısı. Kuzey. T u r s a s — Ateş Tanrısı. Pimentola — Pohjola.Palvoinen — E r k e k adı. T Terhenetar — Hava Tanrıçası. R R u t j a — Norveç sahilleri. Manala. Sislerin kızı. S a m p s a — Pellervoinen'in diğer adı. ruh. Sariola. Bir şelale. Fetiş. 331' Tuoni'nin . Tuoni — Tuönela'ya hâkim kızı. Güzel kızları bol ada. Sampo — Demircinin yaptığı saadet getiren değirmen. Suvantolainen — Vâinâmöinen'in diğer adı. Tuoninin Tuonetar — Cehennem Tanrıçası. Sampsa. Karanlık. Sariola — Pohjola. S Saari — Bir ada. Tuonela — Ölüler diyarı. Pohjola — Pimentola.

Kalevala'nm b a ş kahramanı. E j d e r h a . V i r o k a n n a s — E r k e k adı V u o k s i — Finlandiyada bir nehir. Vipunen —. . Deniz Tanrıçasından oldu. Bir Ozan'ın ruhu. Vâinolâ — Vâinâmöinen'in oturduğu yer. Vâinâmöinen — Ölümsüz bir ozan. Antero. Vellamo — Su perisi.Ukko — Göklerin Tanrısı Untamo — Su Tanrıçası.