You are on page 1of 261

NDEKLER

1234567891011121314151617181920N DEY GR LK NSANLARIN TANRI ANLAYILARI SMER TANRILARI ANTK MISIR TANRILARI HNDUZM, BUDZM VE TAOZM TANRILARI ANTK YUNAN TANRILARI MUSEVLERN YEHOVA VE EKNASI HIRSTYANLARIN KUTSAL LS MSLMANLARIN ALLAHI BN YIL NCEK TANRILAR RNESANS TANRILARI YEN A TANRILARI AVRUPADA ATEZM AI AYDINLANMA AI TANRILARI 18. YZYILDA TANRIYA BAKI 19. YZYIL TANRI ANLAYILARI POZTF BLMLERN TANRIYLA LKS 20. YZYILDAK TANRI KAVRAMLARI AIMIZDAK TANRI YORUMLARI

21- SON DEY 22- KRONOLOJK BR DERLEME 23- KAYNAKA

-1-

N DEY
nsan be duyusuyla alglayamad fakat ismi ve sfat olan her eyin zyapsn merak eden bir canl olduundan, gremedii Tanrnn varlna inand gnden beri Onun zelliklerini srekli sorup soruturmu ve Tanr nedir? Nasl bir varlktr? Nerededir? Onu neden gremeyiz? Kendi kendini nasl yaratmtr? Evrenin iinde midir, dnda m? Enerji midir, ruh mudur, yoksa evrendeki her eyden yansyan bir tr k mdr? Nasl olur da bize hem ah damarmzdan daha yakn ve ayn zamanda her yerde olabilir? vs. gibi sorulara tatminkr birer yant bulmaya alm. Ortaya kan hibir cevap, hibir zaman evrensel bir kabul grmemi, ou kez birer antitezle rtlmeye allm. Bunlarn says o kadar kabark ki tmn bir araya getirebilmeye birka insan mrnn yeterli olacan sanmyorum. Hatta -biraz abartyla- dnyadaki 6,5 milyar insandan her birinin zihninde farkl bir Tanr anlay olduunu bile sylemek mmkndr. Tanr, ateizm denen inanszlk inancnn ortaya kna kadar tm insanlar iin vazgeilmez bir ihtiya olmu. Bu ihtiyac tatmin etmek iin felsefeye, bilimsel yollara ve tasavvufa bavuranlarn ou, Onun varln daha kuvvetli hissederken; dierleri Onu hissedememi ve yakn alarda ateizm denen bir inkr mekanizmas gelitirmiler. Bu kitap bir dinler tarihi kitab deil. Krk bin yl geriden balayarak bugne kadar getirdiim ve bir anlamda kendi Tanrm aradm bu aratrmaya balarken gayem vard: * Peygamberler kimdi, neler sylediler ve neler yaptlar? sorular yerine; Tanr nedir veya nasl bir varlktr veya bir varlk mdr, varlksa nerededir? sorularn soran ve yant bulmakta bocalayan insanlara ve zellikle kendime bir k tutabilmek,

-2-

* Tanr kavram her insann zihninde birbirinden ok farkl imajlar yaratyor, birbirinden ok farkl dnceleri tetikliyor... Bu sre insann ilk alarndan bu yana nasl bir evrim geirmi? nsan bilincindeki tanrnn kimlik kaytlarnda bugn ne yazyor? vs. gibi sorulara yant bulmak, * Dinlerin, din bilginlerinin, mistiklerin, filozoflarn, bilim insanlarnn ve egemen elitlerin bu kimliin olumasnda olumlu ve olumsuz katklar nelerdir? sorusuna verilen en arpc yantlar kronolojik bir sraya koyup baz karmlar yapmak. Bu amalara yaklatm kitaba son noktay koyduumda hissettim. Yazlmas yl sren bu uzun Tanr yksnde, bize miras olarak braklan Tanr anlaylarnn bir tarihesini, bugnk Tanr anlaylarn, Allahn sfatlarnn daha baka hangi anlamlara gelebildiini anlatan bilimsel ve dinsel grleri ve baz radikal yaklamlar bulacaksnz. Ayrca; Tanr, evren, insan, ruh, din, iman, erdem, bilin, akl gz, kalp gz ve ruh gz gibi kavramlar zerine yaplm derin ve adal yorumlar okuyacaksnz. Yazdklarmn tamamyla hemfikir olacan bildiim sadece bir kii var dnyada, o da benim. Sr- lisann iyi niyeti glgelememesi dileimle... zmir - Mays 2005

-3-

GR
nsanlarn hayal ettii veya dnd Tanr kavram ilk alardan gnmze kadar srekli olarak deimi, her devirde Tanry ifade eden yepyeni sfatlar ve tanmlar ortaya km. Gnmzde ok kullanlan Tanr, Rab, God, Gott, Dieu, Dios, Yehova, Buda, Krina, Nirvana, Brahman, Tao, into gibi isimler bile yava yava yerlerini baka szcklere brakmaya yz tutmutur. Bunlardan bazlarnn yerini Kozmos, Kozmik Bilin, Yce Us, Yce Gk, Teklik, Yokluk, Hilik, Ik vs. gibi her zihinde apayr birer anlay uyandran isimler almaya balamtr. Allah kelimesinin bile artk her Mslmann zihninde ok farkl birer anlay artrd apak ortadadr. zerinde beton, demir, plstik, cam, asfalt, eksoz gaz, nkleer atk, sanayi kirlilii, grlt kirlilii bulunmayan, ormanlarla kapl, rengarenk bitkiler ve hayvanlarla sslenmi cennetimsi bir dnyaya gelen ilk insanlarn dnd, hayal ettii veya hissettii Tanr imajnn ne olduuna degin pek ok senaryo retilmesi mmkndr. Zaten imdiye dek binlerce -belki de milyonlarca- kurgu dnlm, yazlm veya szle ifade edilmitir. Ancak bunlardan hibirinin tam olarak ilk alarn gereklerini yanstt kabul edilemez. nk o devirlerde yaz henz icat edilmedii iin drt ktaya dalm insanlar duygu ve dncelerini ve doaya ait gzlemlerini kaydetme imknna sahip deillerdi, inanlar sadece szl anlatmlarla ve dilden dile aktarlarak yaylyordu. Yaznn balamasndan sonra gelen ilk peygamberlerin kitaplar gnmze kadar ulamad iin binlerce yl ncesinin koullarn tam olarak bilebilmemiz ve o dnemin kendine zg gereklerini ve inan sistemlerini tam olarak zihnimizde canlandrmamz olanakszdr. Fakat eitli kalntlardan, fosillerden, sanat eserlerinden, tarihe ait kitabelerden ve kutsal kitaplardan elde ettiimiz bulgular nda, hayal gcmzn ve beyinsel dier yeteneklerimizin de yardmyla, ilk insanlarn ve

-4-

ondan sonra dnyaya yaylan torunlarnn i ve d dnyalar hakknda ok eitli kanaatlere varm bulunmaktayz. (Bu noktada, kitabn sonundaki Kronolojik Bir Derleme blmne gz atlmas yerinde olacaktr.) Bu kanaatlerin olumasnda balca 5 faktr rol oynamtr: a- Kutsal kitaplarn retileri, b- Daha 20nci yzyln bana kadar dnyada saylar ok az olan okur-yazarlarn grleri, c- Mistik tecrbeler yaayan insanlarn etkileri, d- zellikle Galileodan sonra byk bir gelime gsteren bilimsel almalarn sonular, e- Bilgi, servet ve silahl kuvvet gibi byk gc ellerinde bulunduran egemen kesimlerin kendi inanlar ve karlar paralelindeki telkinleri. Daha ak ifadeyle: Sadece Peygamberlerin vahiyleri deil, filozoflarn, mistiklerin, dnrlerin, yazarlarn, airlerin, ressamlarn, din adamlarnn, bilim adamlarnn ve iktidarlarn kanaatleri ile birlikte bu insanlarn gzlemleri, duygular, sezgileri, bulgular ve dayatmalar bugnk Tanr anlaylarna damgasn vurmutur diyebiliriz. Dnya zerindeki topraklar zorla veya gnlle paylaan topluluklarn snrlar izerek kurduklar devletlerdeki bu snflar, inanla ilgili baz konularda tamamen hemfikir olabilirken, baz konularda da birbirlerine kar apayr dnceler retmiler. lkeleraras ilikilerde bu snflarn gvenlikleri, ekonomik karlar, dnce ve inanlar rtt zaman lkelerde ve nadiren tm dnyada huzur galip gelmi, ters dtnde ise, sonu; dmanlk, isyan, katliam veya sava olmu. Savalar ya dinsel ya ekonomik ya ideolojik ya da jeo-politik nedenler ne srlerek karlm. lkelerde bilgiyi, serveti ve silah gcn kontrolleri altnda bulunduran egemen elitler bazen ellerindeki gc yitirmemek iin savamak zorunda kalmlar, bazen de glerine g katmak iin kendileri saldrarak sava karmlar. Daha birka yzyl ncesine kadar ise, eitli insan gruplarnn (kavimlerin) bazen oktanrl inanlar yznden, bazen

-5-

de ayn tek Tanrya inanmalarna ramen farkl inan prensiplerinin uyumazl nedeniyle savatklarn gryoruz. Bu savalarn bazlar gaflete dm veya g delisi olmu elitler tarafndan karlm. Fakat atmalarn ou kendi inanlarnn veya Tanr anlaylarnn yzde yz doru olduunu samimiyetle varsayan yneticiler tarafndan balatlm. Bunlarn nde gelen amac doru kabul ettikleri dinsel inanlarn yaymak olmu. * Tek Tanrya inanan (Monoteist) Yahudilik, Hristiyanlk ve Mslmanlk - byk semav din olarak- bugn 6,4 milyar olduu varsaylan insan nfusunun yardan fazlas tarafndan kabul edilmitir. Bu dinler, tarihsel srete kendi mensuplar tarafndan birbirinden farkl ekillerde yorumlanm ve bu yzden ok sayda ana mezhep, alt mezhep ve tarikat ortaya km. Onca farklln ortaya kmasndaki tek sebep elbette farkl grlerin varl deildi. Kutsal kitaplarn yazld branice, Eski Yunanca, Sryanice, Ltince ve Arapa dillerinin yzyllar boyu evrimleerek deiimi, kltrlerin kendi i dinamiklerinin farkllamas, dnya kltrleri arasndaki iletiim kopukluu, toplum psikolojisi, radikalizm ve egoizm gibi nedenler dier etken faktrlerden bazlardr. Ve ok nemli bir sebep daha vard -ki bu kitabn yazlma nedenlerinden biridir: Tanrnn Kozmik Pln iinde insan denen varln neminin ve grevinin tam anlamyla anlalmam olmas... Oysa, lh Hkmlerin yanl anlalmamas ve daha doru yorumlanmas iin, lh Zeknn, lh limin, lh Gn ve lh Plnn, akln ve hayal gcnn elverdii limitler zorlanarak, herhangi bir ekince duyulmadan ve inilebildii kadar derinlere inilerek irdelenmesi, analiz-sentez edilmesi, hissedilmesi ve ksacas salkl bir tankla ykseltilmesi gerekirdi. *

-6-

Tanrnn sfatlarn ezbere sayp gemek, Onun zelliklerini anlamak ve tanmak iin yeterli deildir. radelerini bakalarna teslim ettikten sonra hi soru sormadan ve derinlere inmeyi gnah sayarak Tanrya inananlarn, taklid bir imanla mrlerini tkettiklerine hem tarih ve hem de bizler ahit olmuuzdur. nsann lh Senaryo iindeki roln iyi anlamas ve oynamas iin sahip olduu zihinsel ve ruhsal yetenekleri gelitirmesi ve tam kapasiteyle kullanmas gerekir. Tarih boyunca dnyadaki her toplumda stn zihinsel ve ruhsal yeteneklerle donanm, hayal gc yksek ve sezgileri gl insanlar km. Bu yeteneklerini daha da gelitirip kullananlar yksek ilim ve hret sahibi olmular. Sahip olduklar bilgi, tecrbe ve sezilerini dierleri ile paylamak, mevcut anlay daha da gelitirmek ve daha doru bir yol bulmak isteiyle bu limler -kendi alarndaki koullarn el verdii lde- dier insanlar da aydnlatmaya aba gstermiler ve ayn zamanda onlardan feyiz almay bilmiler. Fakat grleri kar tezlerin engellerine taklnca kyasya bir fikir mcadelesine girimiler. (Birok deerli eserin ortaya k nedenlerinden biri de budur.) Kutsal Kitaplarn yorumlanmasnda ve Tanr kavramnn o alarn anlay dzeyine uygun bir slpla izah edilmesinde bu insanlarn emei ve katks olduka fazladr. Bunlarn bir ksm yukarda belirtilen egemen sekinlerin arasndan km. Bazlar ise ar hrs ve kin duygularna kaplarak art niyetli ve ykc almalar yapmtr. Onlar da niyetlerine gre ayrp deerlendirmek gerekir. Tanry anlamaya alrken, gnmzde yaayan rnekleri de olan bu insanlarn yazdklar eserlerden, bulduklar somut kantlardan, rettikleri dnce ve felsefelerden, yaadklar tecrbelerden, ulatklar farkndalk dzeyinden yararlanmadan ve iledikleri hatalardan ders almakszn salkl bir sonuca ulamamz mmkn olamayabilir. O bakmdan, yeterli bilgi ve ipucu salayan bu kl aratrmann ortaya kard sonular

-7-

hakkettii biimde deerlendirmek, inan atmalarna son vermi bir dnyann inasna byk lde katkda bulunabilir.

LK NSANLARIN TANRI ANLAYILARI


Dnya son buzul ana girmeden evvel zmirden yola kan bir maymun yere hi inmeden daldan dala atlayarak Vana kadar gidebilirmi. Hatta, bir maymun -mr yetseymiPortekizden Vietnama kadar aa tepelerinde yolculuk yapabilirmi... Bu ifadeler abartl olabilir. Fakat bilinen gerek u ki, bu gezegen, zerinde az sayda insan yaad devirlerde bugnknden daha yeildi, daha temizdi, daha doald ve belki daha mutlu canllarla doluydu. Karada yaayan dier btn canllar gibi ilk insanlar -byk bir olaslkla- ormanlarda, snabildikleri aa kavuklarnda ve maaralarda yaamaktaydlar. Henz ate yakmay kefedemedikleri iin doada bolca bulunan meyvelerle ve i sebzelerle besleniyorlar ve -maara resimlerinden rendiimize gre- hayvanlar da avlayarak etobur bir diyet uyguluyorlard. Yorucu bir av seansndan sonra, akam yemeinde mideye afiyetle indirdikleri etleri ve bitkileri hazmetmek iin belki de otlarn ve yapraklarn stne srtst yatarak gkyzndeki Ay, yldzlar ve gelip geen bulutlar izliyorlard. O insanlarn akllarndan geenleri bilebilmek ne kadar yararl ve ilgin olurdu! Kendilerine pek de uzak olmadn zannettikleri ve ulaamadklar esrarengiz gkkubbenin sr dolu manzarasn hayretler iinde izlerken Gnei, Ay, atmosfere giren gktalarn ve kuyruklu yldzlar acaba nasl alglamlard? Ya da hi merak etmiler miydi? Bu meraklarnn var olduunu talara kazdklar veya boyadklar resimlerinden anlyoruz. Bir yandan yeryzndeki yaama mcadelesini srdrrken, te yandan gkyzn daha iyi anlamak iin zihinsel bir mcadele verdikleri kolaylkla anlalyor.

-8-

Birbirlerine sorduklar sorular ve gelitirdikleri aklamalar nesilden nesile aktarldka derinlemi ve sonunda gkleri ve yeri yaratan bir gcn varln dnmeye ve hissetmeye balamlar. Belki de yaratllarnda var olduu iin bu sonuca kanlmaz olarak ulamlar. lk insanlarn ilk inanlar, bilim adamlarnn bugn hl tartt bir konu. Son zamanlara kadar bilim dnyasnda ilk insanlarn monoteist (tektanrc) deil, politeist (oktanrc) olduklar gr basknd. Bu yaklamn bilim dnyasnda deimeye balamas, dindar bir sosyolog olan Wilhelm Schmidtin 1912 ylnda Tanr Anlaynn Orijini adl kitabn yaymlamasndan sonra hz kazanm. Ayrca, dinleri aratran birok gvenilir tarihi ve din sosyolou da Tanr inancnn insanolunun ortaya kyla ayn zamanda doduunu kabul etmiler. Konuya deiik aklamalar getirmeye alan etnolojik, antropolojik ve sosyolojik almalar sonucunda ise farkl dnceler retilmi. Kimine gre; ilk insanlarn ilk inanc en etkin gksel varlk olan Gnee tapmakla balam; kimileri nce her eye can veren topraa tanr denildiini bir tez olarak ortaya koyarken, kimileri de Ay, rzgr, bitki, hayvan, da vs. gibi grler ileri srmler. lk insanlar yeri ve g yaratan, kendi gnlk yaamlarn yukardan idare eden ve yanl i yapanlar nnda cezalandran bir varl kabullenmi ve bunun adn Gk Tanrs koymular. (Bu inancn Afrika ve Avustralyadaki baz kabilelerde hl yaamakta olduunu gryoruz.) Nesiller gelip getike gk tanrs iyice yceltilmi, gkyznn de tesine gnderilmi, maaralardaki efiglerden silinmi ve hatta kelimelerle anlatlamazl kabul edilmi. Gitgide ykselen, gnlk yaamdan uzaklaan ve zerinde fazla dnlmesi bile gnah saylan gk tanrs yznden insanlar zamanla bir inan boluu iine dmler. Bu boluk iinde yaamay anlamsz bulan sonraki kuaklar, ulalamayan gk tanrs yerine daha somut ve kendilerine daha

-9-

yakn baz yer tanrlar inancn oluturmaya balamlar. Bylece oktanrclk domu. Yzlerce bitki ve hayvan trn, rzgr, imei ve gkteki gne, ay ve yldzlar ayr ayr gleri olan birer tanr olarak kabul edilmiler. * Semav dinlere gre de balangta sadece tektanr inanc vard; nk Tanrnn varlna bizzat ahit olmu olan Hz. dem, Onun tekliini ve emirlerini ocuklarna retmiti. Fakat, zamanla bu retileri unutan ve kendi yapt eyleri ilah olarak grmeye balayan ademoullar irke dalmaya balamt (Tanrya ortak komutu). Tanr -tarihsel sre iinde- onlara belirli aralklarla eliler gndererek kendisinin Tek/Ahad olduunu hatrlatm, dnya hayatlarn en iyi nasl tanzim edeceklerini gstermi ve bunlara uyanlarn mkfatlarn, uymayanlarn cezalarn tebli ettirmi. nsan orijini ve ilk inan sistemi noktasnda zellikle slm bilginleri arasnda srekli tek gr hkim olmu ve insanlarn -Hz. demin torunlar olarak- Allah inancyla ortaya ktklar kabul edilmi. Tektanrl inan sisteminden oktanrl inanlara geildikten sonra tanrlarn saylar gittike oalm ve doadaki gl ve anlalmaz her eye birer tanr etiketi taklmaya balanm. Bunlarn kayna tkenince, bu kez de idareciler ve krallar birer kutsal varlk olarak grlmler. Onlarn da lml/fni olduklar iyice anlaldktan sonra tanrlarn saylar giderek dmeye balam. Tarihin bu dnemini iyi anlamak iin Smerlilerin inancna ve kltrne bakmak gerekmektedir.

- 10 -

SMER TANRILARI
Gney Mezopotamyada gl bir uygarlk gelitirmi olan Smerliler oktanrl bir din inanca sahiplerdi. Yeryznde ve gkyznde grlen, bilinen her varln bir tanrs vard. Tanrlarn ou insan grnmnde; fakat insanst gleri olan lmsz varlklard. nsanlar gibi onlarn da eleri ve ocuklar vard. Bu aileler bir batanr altnda toplanmlard. Tanrlar sever, kskanr, kavga eder, zlr, sevinir, ktlk yapar ve hastalanabilirlerdi. Bunlardan hava, su, yer ve gk tanrlar yaratc; dierleri ynetici veya koruyucu idiler. Her ehrin bir koruyucu tanrs vard. Onun gc, ehrinin iyi veya fena olmasna gre deiirdi. Bu, ehir tanrlar evrenin ynetimini aralarnda blmlerdi. Smerlilerde 1.500 kadar tanr ismine rastlanmaktadr. rnein, Gne tanrs Utu: Her eyi gren, insanlara yardm eden, adaleti salayan ve en iyi cier fal bakan tanryd. Bilgelik ve su tanrs Enki: nsanlarn ve sihirbazlarn koruyucusuydu. Vens yldzn simgeleyen tanra nanna: klarn ve savalarn koruyucusuydu. (Ak tanras nanna: Akadlarda tar, srailde Astarta, Antik Yunanistanda Afrodit, Romada Vens adlaryla varln srdrmtr.) Tanrlarn babas olan hava tanrs Enlil yaratc idi ve ol deyince istedii ey oluverirdi. Enlilin annesi; su ve deniz tanras Nammu idi. Nammu evreni kaplayan usuz bucaksz bir sudan byk bir da karmt. Olu Enlil bu da ikiye ayrm ve bunun st gk, alt yer olmutu. Sonra, Enlil ve Enki yeryzn bitkilerle, hayvanlarla ve dier tanrlarla donatmlard. nsan yaratan Enki idi. Enki yumuak kilden bir ekil yapm ve annesi Nammuya yle seslenmiti: Ey annem! Adn verecein yaratk oldu, Onun zerine tanrlarn grntsn koy,

- 11 -

Dipsiz suyun amurunu kartr, Kol ve bacaklar meydana getir. Ey annem! Yeni doan eyin kaderini syle! te o bir insan! Smerde tanrlarn aileleri ve evleri vard. Ayrca, Dilmun adnda saf, temiz ve parlak tanrlarn yaad bir de lke mevcuttu. Burada hastalk ve lm yoktu. Balangta su da yoktu. Gne tanrs oray tatl su ile doldurdu. Bylece Dilmun, meyve baheleri, ayrlar ve tarlalar ile tanrlarn bahesi oldu. Bu bahede yer tanras 8 bitki yetitirdi. Enki bunlarn meyvelerinden tatt ve ar hastaland. Tanra, Enkinin 8 bitki yznden hastalanan 8 organ iin birer tanr yaratt. Hasta olan organlarndan biri kaburgasyd. Kaburgay iyiletiren tanrnn ad Ninti idi. Bu kelimede Nin hanm, ti ise kaburga anlamna gelmektedir. Tinin bir anlam da hayattr. kinci anlamyla Ninti; hayatn hanm mnsna geliyordu. (Bu hikyenin benzeri Tevratta da vardr.) Smerlilerde ller, Kur adnda karanlk ve dn olmayan bir yeralt dnyasna gidiyorlard ve tekrar dirilmiyorlard. Ancak zaman zaman onlarn glgeleri yeryzne kabiliyor ve insanlara rahatszlk verebiliyordu. Bunu nlemek iin llerin arkasndan fazla alamamak ve hediyeler datmak gerekiyordu. Smerli inancna gre; ryalar tanr bildirisi idi ve byk yaplarn, mabetlerin ve saraylarn nasl yaplaca onlara ryada retiliyordu. Yaplan bu mabetlere rahibeler tanrnn gelini olarak eyizleriyle girerlerdi. (Benzer davranlarn bugn hl srdrldn gryoruz.) Smerlilerde 7 says ok nemliydi. Kilden yaplm tabletlerde, 7 gn geti, 7 da ald, 7 k, 7 aa, 7 kap gibi ifadelere ok rastlanr.

- 12 -

Smer mekteplerinde 6 gn alma, 7. gn istirahat etme vard. (Musevlikteki tatil gn abat ile rten bir inan!) Smerlilerin yazdklar kitabelerde, kendilerinin tanrlar tarafndan seilmi stn bir halk olduklarna inandklar kaytl. (Bu inancn Musev geleneklere de gemi olduu grlmektedir.) Yzyllar getike, Smerlilerin tanr says gittike azalm, e kadar inmiti. Smerlilerin yazl belgeleri, onlarn stn bir hayal gcne, sosyal dzene, dinsel inanlara ve evrende olup bitenlere kar byk bir hassasiyete sahip olduklarn kantlamaktadr.

ANTK MISIR TANRILARI


Tarihte bir baka gl uygarlk kurmu olan Antik Msrllar, mimarlk, heykeltralk, resim, yaz dili ve felsefede alarnn ok ilerisindeydiler. Gelitirdikleri din inan oktanrl bir anlaya sahipti. Krallar/kralieleri hem ok zengin, hem de ok nfuzluydu; nk kendilerini batanrnn yeryzndeki temsilcisi ve hatta olu/kz olarak kabul ettirmilerdi. Zaten, ileride Antik Yunanllarn ve Hristiyan piskoposlarn kopyalayaca ezoterik retileri oluturmu; sis, Osiris, Hors lemesiyle kendini ifa eden bir Tanr anlay da benimsemilerdi. Oturmu ve kurumsallam bir dini yrten ruhban snf da ok gl ve etkindi. Fakat buna ramen, tektanrl bir din inancna -ksa sreli de olsa- geii engelleyemediler. Gnmzden 3.300 sene nce yaad anlalan Firavun 4. Amonofis veya dier ismiyle Akenaton (tanrnn olu), sadece gne tanrs Atonun varlna inand ve bu inanc halk arasnda da yaymaya balad. Atonun btn glerinin kendisinde var olduunu ve kendisine kar kmann tanrya kar kmak anlamna geleceini iddia etti. Kendisini gne tanrsyla zdeletiren resimler ve heykeller yaptrp, inancn sistemletirme ve gelecek nesillere aktarma siyasetini izledi.

- 13 -

Ne var ki: Yzyllardr kurumsallam, kltrn ve gnlk yaamn bir paras olmu oktanrl sisteme inanm olan Msrllara, kraln tek tanrl inanc ok ters gelmeye balad. Sonuta, Ekenaton -byk bir olaslkla- ldrld. Yayd yeni dinin izleri, ortada bir kant kalmasn diye ya yaklp ykld veya ok gizli yerlere sakland. Yok edilemeyen ve Akenaton zamannda yazld sanlan bir iirde, Aton yle vlr: Bizlere grnmeyen mucizelerin var. Ein benzerin yoktur, yce Tanr! Tek Tanr! Yapayalnzken yarattn dnyay, bildiin gibi. Cenneti getirip armaan ettin bize, Yarattklarn herkes grsn diye... Yaayan gnesin, tek bana yarattn, Ykseldin, aydnlattn ky kenti, Yollar, tarlalar, rmaklar a bodun... Ayaz bizim yaz bizim, Ein benzerin yoktur yce Tanr! Tek Tanr! {Antik Msrllarn oktanrl anlaylarnn geliimi ve kendine zg felsefesi birka kitaba ancak sabilecei iin okuyucularn baka kaynaklardan yararlanmalar nerilir. Zaten yaplan yeni kazlar, bulunan yeni tapnak ve mezarlar sayesinde, Msrllarn inan sistematiine ait geni bilgiler, bulunan yeni kantlar paralelinde hl yenilenmekte ve srekli revize edilmektedir. Ayrca Antik Roma tanrlar iin de baka kaynaklara bavurulmas nerilir. Aton ve Piramit kelimelerinin kken olarak, Asyadan dnyaya at srtnda yaylan Munun torunlar olan Trk boyunun konutuu n-Trke olduunu yazan Prof. Haluk Berkmen, ortaya kard ilgin gerekleri yle anlatr: O devirde Tek heceli bir dil olan n-Trke, kk szcklere baz taklarn eklenmesiyle son-eklemeli, bitiken bir dil halinde gelimitir. Batya g sonucunda, Baltk blgelerine

- 14 -

yerleen Fin ve Viking boylarnn da orta Asya kkenli nTrk boylarnn torunlar olduklarna dair kuvvetli lengistik kantlar vardr. Vikinglerin Thor ve Odin isimli iki nemli tanrlar vard. Her iki isim de n-Trk isimlerdir. Thor ad TUR sznden ve Odin ad da OT-N (inen ate) sznden kaynaklanr. Ayrca, Tur ile dur da birbiriyle ilikili szcklerdir. Tur sznde duran, var olan kavram gizlidir. Franszcada tour kale, kule demektir ki, varl belirgin yksek yap anlamn tar. ngilizce tower sz buradan trer. n-Trkler her gittikleri yerlerde rastladklar dalara yce varlk veya yksek varlk anlamlarnda isimler vermilerdir. te Avrupadaki Alp dalar ve Anadolunun gneyindeki Toros dalar bu anlamda adlandrlmlardr. Yunan dilindeki -os taks n-Trke -uz kkenli olup Almancaya ist, Franszcaya est ve ngilizceye is olarak gemitir. u hlde Tur-uz zamanla Toros olmu ve Alp ad da ayn anlamn hl Alp Erenler eklinde bulunmaktadr. Trklerin Alpagut, Alpam, Alpaslan, Alp-Er-Tunga isimli ynetici liderleri olduu bilinmektedir. Toro (boa) sz de Taurosdan gelir ki bu da Tur-uz (biz ynetici ve gl Tur halkyz) sznden tremitir. n-Trklerin Turan adl bir tanralar vard. Bu isim Turana szcklerinin birleiminden olumutur. Aslen tanra ad olan Tur, sava Vikinglerde tanr Thor eklinde cinsiyet deitirmitir. Tur ile Han szlerinin bitimesinden Turhan ve Tarhan ynetici unvanlar tremitir. Nitekim Etrsklerin yaad talyada Tarkinia (Tarkan lkesi) hl vardr. At kk sz ok eski bir n-Trk szcktr. lk gelen nTrkler at ile btnlemi, onlarla hem bu dnyada hem de te dnyada seyahat eden kiilerdi. Bu bakmdan ecdat anlamna gelen ata sz, at sz ile bu derece yakndr. Latince atavus (erkek ata) ve atavia (dii ata) ayn kk szckten trer. Franszca at arabaya balamak ilemine ateler ve at koumlarnn yapld yere atelier denir. Bizdeki atlye

- 15 -

(alma yeri) sznn at kk szc ile ilgili olduunu bilen pek yoktur sanrm. Yunan mitolojisinde Atlas, dnyay srtnda tayan kii idi. Nitekim eski bir ynetici unvan olan Ataman da sorumlu kii demektir. At stnde sava yapan bu n-Trklerden gelen bir dier szck de Atlos (sava) ve bu sava yapan gen erkek Atlet hlen gnmzde sporcu insan anlamnda olup atletizm de eitli spor dallarnn tmne verilen isimdir. Eski Msr tanrlarndan biri de Aton idi. Bu isim AT-ON eklinde iki kk szckten olumutur. Asl Ata-On (var olan ata) iken, zamanla iki nlden a dp Aton olmutur. On aslnda kozmos, evren, tm var olan anlamlarn tar. Eski Yunanca Ontos (var olan) ve Ontoloji (tm var olanlarn bilimi) ON kk sznden kaynaklanr. Tm varln nedeni olan gne ile ON sz ilikilidir. Gne hem aydnlatan ve stan gk varl olarak hayatn kayna olarak grlmtr. Mu kltrnden treyen bu gr gnei kutsal sayan tm kltrlere yansmtr. Gne tanrnn ad eski Msrda Aton ve gne tanrasnn ad da Amon idi. Aton = Ata-On iken, Amon = Ama-On (gne ana) szcklerinden gelmedir. n-Trklerin gittii her yerde yaratan dii varlk ama veya ana olarak tanmlanmtr. Bat dillerindeki mama sz de ayn kkten trer. Bugn bile kullandmz dua szc amin veya branice amen aslnda ama-on sznden trer. Sonralar eski Msr dininde Ra (gne tanr) ile birleen Amon, Amon-Ra olarak varln srdrmtr. Ra sz Smer kaynakl olup Dingir (tanr) sznn yazlndaki en sondaki nsz R damgasnn bir daire eklinde ifade ediliinden gelir. Yani, R=RA=O eklinde ifade edilmekte idi. Bu daire ile O sesinin ve gnein yuvarlak grntsnn ilikili olduu apak ortadadr. Ra erkek gne tanr iken Amon dii gne tanr olduundan Amon-Ra cinsiyetsiz hem erkek hem dii veya ne erkek ne dii gne tanry ifade eder. Trklerin Gk Tengri kavram da ayn gr ierir. Zaten Trke

- 16 -

Tengri sz ile Smerce Dingir sz sadece Tden Dye bir dnm iermekte olup ayn kavram ifade eder. Tm bu bilgileri bilen ve aktaran eski Msr bilgeleri gizli (hermetik) retiyi sadece uyarlanm (inisiye) kiilere aktarmakta idiler. Hermes ad ile Amon-Ra ayn yaklam ierirler. Nasl ki Amon-Ra cinsiyetsiz veya ift cinsiyetli ise, ayn ekilde Hermes=Heros (er, erkek) ile Afroditin (dii) birleiminden olumutur. Burada evlilikten doan bir ocuk deil, iki kavramn birleiminden sz ediyorum. Aynen uzak dou felsefesindeki birleik Yin-Yang gibi. slm dinideki Allah domamtr ve ne erkektir ne de kadn sz bu trden kavramsal bir birliktelik ifade eder. Bunun gibi bilgiler Hermes retisinde gizli bilgi, yasak bilgi olarak aktarlmtr. Hermes adnn yazlnda HRM sessiz harfleri bulunmakta ve u szlere kaynaklk etmektedir. HaRaM=dinin yasak ettii ey ve ayn zamanda yasak yer. HiRaM=Msr piramidi (yasak bilgilerin verildii yer) ve ayn zamanda girilmesi yasak olan yer. EHRaM=Hiramn oulu (piramitler). HaReM=erkeklere yasak olan yer (sarayda kadnlara ayrlm blm). HRMet=Yasak blme girerken alnan saygl tavr. HRMz=Hermes ise Zerdt dininde (atee ve gnee tapanlarda) tanrnn ad. Demek ki eskiden ehram (piramitler) ayn zamanda gizli bilgilerin verildii yerdi ve halka yasaklanmlard. Bu bakmdan firavunlarn da mezar olarak kullanlmlardr.

- 17 -

HNDUZM, BUDZM VE TAOZM


HNDU TANRILARI
M.. 17nci yzylda, bugnk randa yaayan Aryalar Hindistann dousunu ele geirirler ve kendi inanlarn Hintlilere retirler. Bundan sonra, M.. 1500 yl ile 500 yl arasnda Hinduizmin temelini oluturan Veda isimli destanlar, masallar, iirler, vaazlar ve mektuplar ortaya kar. Milattan nce 800 yl ile 200 yl arasndaki 600 yla Uluslarn Eksen a (Axial Age) denir. Bu ada, dnyann meden toplumlar gelien ekonomik ve sosyal yaplarna uygun olan ideolojiler ve felsefeler gelitirmiler ve birok Tanr anlaynn omurgasn o ada oluturmular. Bunlarn ilki Rig Vedadr ve birtakm ilhilerden, tren ve lenlerden bahseder. Sonuncusu ise, Upaniaddr ve Hindu Tanr anlayn, mistik retilerini ve ibadet ekillerini kapsar. Hinduizm sadece Vedalarla gelimez. Hint Kltrnn yaratt masal ve destanlarn bu dine byk katks olur. Bunlarn da en popler olan Mahabharatadr. Bu epik ykde, tanr Krina ile cengaver Aryunann diyalou gzel bir dille, iirsel ifadelerle ve bir sava senaryosu iinde anlatlr. Hinduizmin tanrs Brahmandr. Brahman her eydir, her ey Brahmandr. O, eriilmez ve anlalmazdr. Brahmann ruha brnm hli Atmandr. Her ey Atmana/Kutsal Ruha sahiptir. Evren srekli deiir ve bu deiiklii Atmann gc olan Karma (hareket enerjisi) gerekletirir. Dinamik evrendeki tm doum-lm, bereket-ktlk, gzellik-irkinlik ve hayr-er olaylar ivann iidir. iva, Tanrnn girmek istedii her kla girer. En ok hoa giden kl ise Natarajadr (Danslar Kral). O, evrendeki dinamik dans en iyi yapandr. Vinu ise daha sevimli bir karakterdir. Kendini bazen Krina olarak gsterir. Her ey varln onun

- 18 -

vcudunda ifa eder. Ebed ve ezeldir. Boluklar onunla doludur. Ayn zamanda insann yorulmaz ruhudur. Her ey ona doru akar.

BUDZM
M.. 6nc yzylda, Hindistanda, Siddhartha Gautama (Buddha=Buda , 565-485) isimli bir filozof (kendisini peygamber olarak kabullenenler de vardr) birdenbire aydnlandn ve yeni bir din sahibi olduunu iln eder. Sanskritede uyandrlm/aydnlanm anlamna gelen Buda, vaazlarnda bir doktorun koyduu hastalk tehisi gibi, drt bulguyu dile getirmeye balar: Doann srekli bir deiim iinde oluu bizde ac ve keder yaratmaktadr. Bunca ac ve kederin asl sebebi, kinatn deikenliini anlamamaktan doan zorluklar ve engellerdir. Deiim srekli olduu iin anlk grntlere ( Maya) smsk sarlmamz (Trina ) duraan bir hlde kalmamza neden olur. Ve dnyay o hliyle yanl tanmaya balarz. Bu, cehalettir (Avidya). Cehalet yznden, akc olan gerekleri statik olarak alglar ve paralara ayrarak kategorize ederiz. Bylece fsit bir daire iine hapsolur ve kendi izaf gereklerimizle kavram dourur, kavram ldrrz (Samsara ). Bu bir sebep-sonu zinciri hlinde kaderimiz olarak ( Karma) srer gider. Aclarn nedeni budur. Ac ve kederden, Samsaradan ve Karmadan kurtularak sonsuz bir zgrle kavumak (Nirvana) mmkndr. Bylece akln tesinde bir ruhsal bilince eriilebilir ve Budalk makamna ykselinebilir. Nirvanaya kavumann 8 yolu vardr; doruyu grmek, doruyu bilmek, doru sz sylemek, doru i yapmak, doru almak, doru yaamak, doru meditasyon (ibadet) ve doru mistik tecrbe. Yaam: nsanlar srekli bir deiime ve evrime tbi tutan ve kesintisiz sregelen zihinsel ve fiziksel gelimelerin kayna-

- 19 -

dr. Ben, dnk ben deilim. Ben buyum ya da uyum diyemem. Deimeyen hibir beden ve hibir ruh yoktur. Organize kinattaki her ey doar, byr, deiir ve rr.

KONFYS VE TAO
Budann retileri Hindistanda yaylrken, inde de Konfysn (551-479) erdemi ve fikirleri taraftar topluyordu. Konfys (Kung Fu-tze) felsefesini sevgi, adalet, bilgi ve ahlk kurallar zerine kurmu ve hmanizmin temellerini atmt. Kendine yaplmasn istemediin eyi, bakalarna yapma zdeyii ile nldr. Konfys pratik yaama nem verir ve kinat kimin yaratt konusu ile fazla ilgilenmez. nemli olan su ilememek ve iyi bir dnya dzeni kurmaktr. Aile yapsnn ahlk kurallar kesinkes belirlenmeden ve uygulanmadan lkede kargaa ve ahlkszln bitmeyeceini retir. Aileler mkemmel olunca Halkn sesi Hakkn sesi olacaktr der. O zaman, ahlkl ailelerden kan hkmdarlar da adil ve drst olur. Bunlar ok bilgili ve ahlkl olursa, iyi ailelerden olumu lkeler kanunsuz da ynetilebilir. Budizm ine girinceye kadar, Konfynizm rasyonel bir din hline oktan getirilmiti. Fakat bir baka mezhep olarak da Taoizm geliiyordu. Lao-tzenin (M.. 6. yy.) annesi, rivayetlere gre onu evlenmeden (babasz) dourmutu. Doutan bilgili olduu iddia edilen Lao-tze, akl ve insan n plna karan Konfysn yolundan ayrlarak ruhsal tecrbeler, i gdler, duygular ve maddetesi ile i ie bir felsefe gelitirdi. Bunu yaparken doann zn ve yolunu (Tao) rehber semi ve bu yol maddetesinin klavuzu olmutu. Tao; anlalmas olanaksz Tanrnn evreni yaratrken izledii dinamik yoldu. Bu yol; Yin (dii / glge / sessiz / hareketsiz) ve Yang (erkek / aydnlk / sesli / hareketli) isminde iki ayr kutbun karlkl etkileimi sayesinde oluuyordu. Bir u-

- 20 -

taki her ekstrem ey, kar utaki zddn oluturmaktayd. yle ki: ok almak iin ok vermek gerekir, Ycelmek iin nce alakgnll olmak gerekir. Dinlenebilmek iin ok yorulmak gerekir. Dolmak iin iyice boalmak gerekir. nsan tabiatndaki dii zellikleri kullanmak daha dengeli bir yaam salayabilir. Hastalklarn nedeni, bu zelliin ortaya kna ve ileyiine engel olan eylerdir. Akupunktur (ince diken/ine tedavisi) ile vcuttaki bu gler uyandrlabilir ve hastalklar def edilebilir. Grld gibi, Uzakdou dinlerinin tmnde ortak pek ok zellik vard. Hepsi, kinatn srekli deitiini ve iindeki her eyin birbiri ile iliki iinde olduunu retiyordu. Evrendeki tm ekiller ve cisimler ayn Btnden gelen paralard. [2.500 yl sonra, bilim de ayn noktaya gelmitir. Dnyann bir yznde kanat rpan bir kelebek, dier yznde bir frtnaya neden olabilir (Butterfly Effect) denmektedir.]

- 21 -

ANTK YUNAN TANRILARI


Milattan nce 6 ve 5inci yzyllarda, Antik Yunan Medenyeti (Helen/Grek) olduka g kazanmaya balam ve oktanrl bir inanca sahip olan Grekler, Bat Uygarlnn temelini atacak olan filozoflar yetitirmeye balamlar. Bu filozoflar, o devirde baskn olan tm Tanr anlaylarn ekinmeden sorgulamlar ve tresel inanlardan ok farkl felsefeler oluturmular. Geleneksel inan; Hz. sann doumundan 300 sene sonra znikte toplanacak olan piskoposlar heyetinin deklere edecei Teslise ilham veren bir leme tanr inanc yaratmt: Tanralardan Hekate; gkte Luna (ay), yerde Diana ve yeraltndaki ller diyarnn tanras Hekate olarak ortaya kmt. Bu inanlarn, ta Smerlilerden beri sregelmi leme tanr anlaylarnn devam olduunu kavrayan ve ekinmeden sorgulayan dnrlerden biri olan ve Antik Yunan felsefesini, matematik ve fen bilimlerini kuran kiinin Miletli Thales (634546?) olduu kabul edilir. Thales, doann ana maddesinin su olduunu savunmu ve suyun yakndan incelenmesi hlinde her eyin kkenine inileceine inanm. Hatta bir gece su dolu bir kuyudan yansyan yldzlarn grntsn incelerken kuyuya dt ve tesadfen oradan geen birisi tarafndan kurtarlm olduu kaytldr. Mknatslarda ruh bir g olduuna inanan ve dnyay su dolu bir okyanusun zerinde yzen byk bir disk hlinde hayal eden Thalesin grleri, yeni evren modellerinin izilmesinde de ilham kayna olmutur. Thalesin hemehrisi Anaximenes (585-528?) ise, biraz daha gereki bir evren aklamas getirmi: Her ey tek bir kaynaktan kmtr. Bu su deil, havadr. Ruh denilen ey de havadr ve her eyi birbirine balayan gtr. Hava hareketsiz olunca hissedilmez ve grlmez; fakat her eyin iinde farkl younlukta bulunur. Biraz hareket edince younlar, atee dnr ve gzle grlr. Biraz daha youn-

- 22 -

lanca su hline gelir. Su younlanca topraa dnr ve nihayet toprak da ok younlanca kayalar ve dalar meydana getirir. Xenophanes (570-490) ise, daha inandrc bir gr sergilemi. Evrenin bu ekli ve sistemi kazanmas iin bir Yapcs olmas gerektiini ve bunun her yerde hazr ve nazr olduunu; fakat yarattklarnn dnda bulunduunu sylemi. Parmenides (539-469) yle dnm: Dnyadaki deimeler, duyumlarmzn bizi aldatmasndan kaynaklanmaktadr. Deiiklik bir kuruntudur. Akln kuruntusundan dolay, aslnda deimeyen evren insanlara bir tr ikilik olarak grnmektedir: Gece-gndz, scak-souk gibi... Yokluk diye bir ey yoktur. Gerek olan varlktr. Varlk tektir. kinci ya da nc varlklar; ancak onun devam olabilirler. Yeni tezler olutuka, kart tezler ve sentezler olumu. Bir dnrn fikirlerini bir baka dnr gelitirmi ve farkl dnceler retmi. Bir rmaa iki kez girilemez szyle nl Efesli Herakleitos (540-480?), Budist felsefeye yakn grler oluturmu: Evrensel oluumlar kartlarn/ztlklarn atmas ile oluur. Her ey zdd ile vardr. (Bak: Yin ve Yang.) Bir eyden birok ey ve her ey olumutur ve btn bunlar birbirine bal eylerdir. Tm deiimler ve gelimeler bu kartlarn birlii ve ayrl sayesinde meydana gelmektedir. Varlk ve yokluk ayn eylerdir. Sava (Polemus) bir tr tartmaclktr ve yeni oluumlarn ortaya kmasn salamaktadr. Evren srekli bir deiim iindedir. Hibir ey olduu yerde durmaz. Ayn rmaa iki kez girilmez; nk ikincisinde hem rman suyu deimitir, hem de giren kii. Madde, bilin ve ruh tek bir varln farkl yansmalardr ve her ey bunlardan olumutur. Bunlar da deiir; fakat bu deiim bir dzene ve manta bamldr. Deimeyen tek ey bu doa mantdr (Logos).

- 23 -

Bilin, ruhun kendi varlnn farkna varmas iin vardr. Bu sonsuz ve tek olan Varlk, sonsuz bir okluun kaynadr. Daha sonra Protagoras (480-411?) kendisinden nceki filozoflarn duygu ve dnceyi birbirinden ayrmalarna ve her eyi manta balamalarna katlmam: Her eyin ls insandr. Doru ve yanl, her bireyin kendisinin oluturduu kavramlardr. Gerein kayna insandr. Gerei kii nasl anlyorsa, gerek odur. Tanrlara saygm var; fakat varlklar ya da yokluklar hakknda bir ey sylemek mmkn deildir. * Bu fikri paylamayan Sokrat/Socrates (470-399) yle dnm: Beni ynlendiren iimden gelen bir sestir. Bana doru ve yanl reten bu sestir. Bir ey biliyorsam, o da hibir ey bilmediimdir. Doada her ey deimektedir. yleyse, bu deiiklii oluturan yaratcnn bizzat doann iinde olmas gerekir. Bu deiiklik yaratklarn hayrnadr ve bir olgunlama srecidir. * Efltun/ Plton (428-347) hocasyla tamamen ayn fikirleri paylamam: Doadaki elle tutulur, gzle grlr her ey srekli bir deiim ve ak iindedir. Ama deimeyen bir ey vardr: O; her eyi yapan ve deiik ekillere giren bir kalp gibidir. Plton: Fikirler lemi adn verdii eyden sz ederken Ruhsal lemi anlatm. Bilgilerimizi bu lem sayesinde elde ettiimizi ve ruhun domadan nce mkemmel bilgi kayna ile tantn sylemi. (Yani, insanlar bir ey yaratmyor, sadece daha nceden yaratlanlar kefediyorlar. renme ii, ruhun rettikleri ile gerekleiyor.) Plton, doduumuzda iimizdeki ruhun birdenbire uyandn ve zihnimizdeki yanl fikir ve ekillerden rahatsz olduu iin hep geldii yere kamaya altn varsaym.

- 24 -

Ruhun ideali kafadaki akl irfan/erdem sahibi yapmak, kalpteki istei cesaretlendirmek ve midedeki nefsi ll klmaktr diyen Plton; Matematik, Fizik ve Ahlk konularna nem vermi ve lkeyi filozoflarn ynetmesi gerektiine inanm. * Democritus (460-370), evrendeki her eyin ok kk paralardan (atom) yaplm olmas gerektiini dnm ve bunlarn paralanamayacan varsaym. nk atomlar da paralanrsa tm evrenin dalp tuz gibi eriyeceini sylemi ve atomlarn ocuklarn oynad Lego paracklar gibi birbirine geerek maddeyi oluturduklarn ngrm. Democritus ruhsal evrene ve doal glere inanmam ve tamamen madde zerine yorumlar yaparak, materyalist bir felsefe oluturmu. Ruhun bile ok zel, yuvarlak ve dzgn yzeyli atomlardan yapldn ve kii ldkten sonra, ruhunu yapan atomlarn evreye dalarak yeni ruhlar dourduunu iddia etmi. Bylece ruhun lmszln de kabullenmemi ve beyin lnce bilinle beraber ruhun da ldn varsaym. (Democritusun kurduu atom teorisi, 2 bin ksur yl sonra bilimsel olarak ispat edilmitir.) * Aristo/ Aristoteles (384-322) Pltonun Atinadaki akademisinde 20 yla yakn rencilik yapm. Tabiat yakndan inceleyen ilk biyolog olarak bilinir. Bilgi birikimlerini harmanlayarak ve be duyusunu ok iyi kullanarak yepyeni dnceler oluturmu. Bugn hl kullanlan birok bilimsel terminolojiyi bulmu: Evren mkemmele varmak iin deierek akmak zorundadr. Oysa Tanr zaten mkemmeldir ve deiime ihtiyac yoktur. Madde lml, Tanr lmszdr. yleyse Tanr madde deildir; maddeyi ilk hareket ettiren, lk ticidir (Devindirimci / Prime Mover). Ruhtaki bilgi doutan gelen bir yansma deil, yaadka kazanlan bilgi ve imajlarn yansmasdr. imizde doutan gelen fikirler yoktur; fakat doutan gelen akl

- 25 -

vardr. Her eyi bu akl sayesinde snflandrr, organize eder ve isimlendiririz. Her ey iki eyden olumutur: Madde ve ekil. Madde potansiyel varlktr; ekil ise onun grntsdr. Madde baka bir ekle dnme gdsn tar. Doadaki her deiim bu potansiyel gdnn farkl bir kla brnmesi olaydr. Her olayn bir sebebi ve amac vardr. (Yani yamur bitkilerin yeermesi amacyla yaar; yamur yad iin bitkiler yeerir, deil.) Mutlu insan: Zevk, elence ve estetik sahibi, erdemli, adil ve dnen insandr. Bunlardan biri olmaynca tam mutluluk olamaz. Kadnlar yarm insandr. ocuun tm zellikleri babann zellikleridir. Baba maddeyi verir, kadn ekli dourur. Aristo, dncenin nasl olutuu zerinde de ok kafa yormu ve bu nedenle mantk biliminin kurucusu saylmtr. Milattan nce 5inci yzyl, Antik Yunan felsefesinin en nemli devridir. Bu yzylda Gorgias, Antiphon, Hippias, Alkidamas, Lykophron, Kallikles, Prodikos, Kritias ve Simonides gibi bilgici dnrler yetimi ve bunlar bugnk Bat felsefesinin temelini oluturan fikirler retmiler.

MUSEVLERN YEHOVA VE EKNASI


Elimizde 6 bin sene nce icat edilen yazdan evvelki alara ait yazl belge bulunmad iin, tarih ncesi devirler hakkndaki bilgileri kutsal kitaplardan, fosillerden, resimlerden ve insanlarn yaptklar eyalardan karyoruz. Bu kaynaklara dayanlarak yazlan tarihlerin bazlar birbirleriyle elimektedir. Zaten tarih; gemiteki olaylarn tam bir hikyesi deil, tarihilerin bize anlattklardr. O nedenle, Musevliin ortaya kn aratrmaya, ok gerilerden deil, 4 bin yl ncesinden balamak daha salkl olacaktr. Bu tarih yaklak olarak Hz. brahimin yaad devirdir. Hz. brahimin yaklak 3.850 yl nce (M.. 1850) Kenan (Filistin/ Canaan) blgesinde yaadn gryoruz. Tevrattaki

- 26 -

(Ahd-i Atik) bilgilere gre; Hz. brahimin babas Terah (Kuranda zer olarak geiyor), ei Sara ile birlikte, ocuklar Abram (brahim), Harran ve Nahoru yanlarna alarak Geldanilerin Ur (Basrada bir kent) kentinden Kenan diyarna gitmek zere Harrana gelirler. Harranda uzun bir sre kalrlar. Terah ve Harran burada vefat ederler. (Bu kasabann Urfadaki Harran olduu henz tam kabul grm deildir.) Hz. brahim 75 yana girince, Rab kendisine yle seslenir: Babann memleketinden k. Sana gstereceim yere git. Seni mbarek klacam ve byk bir insan yapacam. Bunun zerine Hz. brahim, yanna ksr ei Saray ve Harrann olu Ltu alarak am yolu zerinden Gazze yaknlarndaki More meesine gider. Burada Kenanllar yaamaktadrlar. Hz. brahim buradaki halka peygamberliini iln eder ve Tanrnn emirlerini anlatr. Kenanda ktlk ba gsterince Msra g ederler. Oradaki yaamlar srasnda baz enteresan deneyimler geirirler ve birka yl sonra Kenana geri dnerler. Bylece Hz. brahimin dini Ortadouda yaylmaya balar. (Araplar ve srailoullar Hz. brahim slalesinin torunlardrlar.) Tanrnn tek olduu insanlara hatrlatlr, adak olarak klelerin kurban edilmesi yasaklanr ve belirli ibadet kurallar getirilir. * O zamanlar, Kenanda bulunan Bat Samileri adyla bilinen halkn ok sayda tanrs vard: Batanr El; bir boa ile simgelenmiti. Elden sonra ikinci gl tanrya Baal (Bal) ad verilmiti. Baal; frtna, yamur ve hayat tanrsyd. Baaln kz olduu kabul ediliyordu: Arsal (yeryz ve toprak), Pidai/ Billahi (k), Talai/Tallahi (nem ve topraktaki canllk). Bu kz, slmdan nceki Araplarn inancna Lat, Uzza ve Menat isimleriyle gemiti. (Urfada yerli halk yemin ederken hl Vallahi, Billahi, Tillahi der.)

- 27 -

Hayat tanrs Baaln karnda lm tanrs Mot vard. Baal ve Mot 7 ylda bir savamaktaydlar. Baal lnce yerine Mot gemekte ve bundan sonra 7 yl ktlk yaanacana inanlmaktayd. Tanrlarn bu lme-dirilme zamanna Dumuzi (Tammuz) deniyordu. Dumuzi ayrca oban tanrsyd. Samilerin tanrs yere ok yaknd. O kadar ki, biraz ykseklere kan ve bararak dua eden insanlarn sesini daha iyi duyabilirdi. Bu amala Ziggurat denilen yksek kuleler yapmlard. Zigguratlar ve kenti daha iyi korumak iin ehrin etrafn duvarlarla evirmi ve kapsna Bab Eli (Tanrnn kaps) adn koymulard. Tanrya ibadet etmenin gnlk yaamn tm sorunlarn zmleyeceini ve kurban kesmenin Onu memnun edeceini kabullenmilerdi. Tanry, srekli insanlar gzetleyen ve ilenen gnahlar nnda cezalandran bir varlk olarak alglyorlard. Korunmann aresi gnah ilememek, dua etmek ve kurban kesmekti. (Kurban anlay Ortadouda ok eski bir inant. Bu ylesine kuvvetliydi ki: Hz. brahimin olunu Allaha kurban etmesinin nlenmesine kadar, hayvanlar yerine daha memnun edici olsun diye insanlarn kurban edilmesine kadar varmt. Hatta, Msr Krallar bunu o derece ileri gtrmlerdi ki doan ilk erkek ocuklarn kurban edilmesini bile emretmilerdi. Bu emrin Hz. Musann geleceini haber veren bir khin yznden verildii eklinde rivayetler de vardr.) * Kenan batanrs El, yzyllar geince El-ohime dnr. branilerde El-ohimden tretilen dier tanrlar da yledir: El-Eliyon (en byk tanr), El-Olam (ebedi tanr), El-adday (dalarn tanrs). ocuklara da tanrnn isimleri verilir: Jakop-El > Yakup (El korusun), Jisma-El > smail (El iitsin), Jishak-El > shak (El bana glmsesin)

- 28 -

Beyt-El > Betl (Elin evi). Daha sonralar Hz. Musa zamannda tek tanr inancna geilir ve artk tanrnn deimeyen ad Yehova (YHWH=Rab) olur. Yehova: Sevecen, zverili, adil ve eriilmesi olanaksz bir Tanr anlayn simgeler. Tevrattan sonra, srailoullar Tanry Tek lah olarak kabullendiler; ama Onu bugnk anlaytan daha farkl bir balamda anlar, daha baka hissederler; Tanr anlaylar metafizik ve mistik/tasavvufi bir karakter tamaz. * Hz. Musa Tur (Sina) Dandayken Allahn kelmn iittikten sonra eve dndnde, beraberinde getirdii kilden yaplm levhalar zerine branice yazlm 10 Emir (10 Commandments) eldeki kaynaklara gre yleydi: 1- Puta tapma, 2- Tanr Yehovann ismini bo yara anma, 3- Alt gn al, yedinci gn istirahat (sabbat) et, 4- Babana ve annene sayg gster, 5- Adam ldrme, 6- Zina suu ileme, 7- Hrszlk yapma, 8- Yalan syleme/yalanc ahitlik yapma, 9- Rvet alma, 10- Komuna kt gzle bakma ve hibir eyine tamah etme. (10uncu Emirde; haram olan kurbanlar kesme, dendii de kabullenilmektedir.) Gnmzde eitli mezheplere ayrlm olan Yahudilerin bazlar Hz. Musaya gnderilen Tevratn kaln bir kitap olarak komple gkten indirildiine inanrlar. Baz ilhiyat sosyologlar ise Tevratn daha sonra yazdrld grndedirler. M.. 7nci yzyla gelinceye kadar Ortadou Merkezli Dnyada srailoullar farkl iki Tevrat oluturmutu. Bu iki Tevrat: J ve E diye adlandrlan iki din liminin yazdklaryd.

- 29 -

Bugnk Tevrat ise, Kuds ncilinin ilk 5 kitapn oluturan Eski Ahit veya Ahd-i Atiktir: - Tekvin (Genesis) - k (Exodus) - Levililer (Leviticus) - Saylar (Numbers) - Tesniye (Deuteronomi). Tekvinde: zet olarak, kinatn ve Hz. dem ve Havvann yaratl, peygamberlerin yaam ykleri ve Nuh Tufan anlatlr. kta: Hz. Musann doumu, peygamberlii ve srailoullarnn toplu hlde Msrdan g edileri hikye edilir. Levililerde: Ayinler, trenler, kurban kesmek ve temizlik gibi pratik konulardan sz edilir. Saylarda: srailoullarnn nasl oaldn ve Filistine yerlemelerini anlatr. Tesniyede: Hz. Musann Yehova ile nasl konutuu, lm ve Yehovann emirlerine mutlaka uyulmas gerektii dile getirilir. Eitim/retim anlamna gelen Tevrata gre: Hz. brahimden Hz. Musaya kadar peygamberlik halkas devam etmi ve aradan 14 nesil gemitir. (Hz. Musadan Hz. saya kadar da -ncile gre- 28 kuak gemitir.) Bu kuaklar zaman iinde oluturduklar tefsir ve yorumlarla bu dinin otantik mesajlarn farkl mecralara ekmiler. yle zaman gelmi ki Tanrdan sz ederken Atalarmzn Yehovas ifadesini kullanmak zorunda kalmlar. Bylece, yeni nesiller Tevrattaki Tanr anlayndan farkl anlaylar gelitirmeye balamlar. * srailoullarnn Tanr anlay deiimini srdrrken, Hindistan ve inde Hinduizm, Budizm, Konfynizm ve Taoizm gibi yeni dinler domu.

- 30 -

Amerika Merkezli Dnyada ise, dier iki dnyadan habersizce Aztekler, Mayalar ve nkalar kendi Tanr anlaylarn gelitirmiler. amanizm ve Totemizm uzun yllar hkm srm, tabiat kuvvetleri ve Gnele uramak yzyllarn alm ve onlar da ruhlarn varln hissederek Manituyu ve Kulucan bulmular. Trkler, Ural-Altay blgesinin dnda da yaadklar iin bulunduklar blgelerdeki yerel dinlere eilim gstermiler ve genellikle amanl kabullenmiler. Bulduklar Gk Tanrsna Tengri (Tanr) ve lgen adlarn vermiler. Ruhun varlna inanmlar; fakat bunu pek de tekin olmayan bir varlk (Yer-Su) olarak alglamlar. Doum, lm, evlenme ve kurban merasimleri iin eitli yntemler gelitirmiler ve bunu Mslmanlka kadar devam ettirmiler. Btn bu gelimelerden sonra Tanr, tm dnyada doast bir kavram olarak alglanmaya balam. * Bu geni inan yelpazesi iinde, Musevlik, Ortadouda evrimini srdrmeye devam etmi. Tanr, kinat alt gnde yaratt ve yedinci gn istirahat etti ( Sabbat/abat) sylemiyle gelien inan pratie sokulmu ve Sabbat tatil gn iln edilmi. abat, aslnda bir dinlenme gn deil, dnya yaamndan uzaklap Tanry derinlemesine dnmenin ve Ona daha fazla yaklamann gnyd. Fakat sembolik olarak Tanry taklit etme anlam tayordu. (Bu, daha sonra o kadar gerek anlamda alglanm ki, gnmze kadar gelen yansmalar sonucunda, baz Yahudiler abat gn (Cumartesi) amar makinesi kullanmay bile gnah saymaktadrlar. Hatta Kudsn baz mahallelerinde caddeden arabayla geenleri -Sabbat bozduu iin- taladklar grlr.) Hz. Musann Kzl Denizi yararak, esaret ve sefalet iindeki srailoullarn kurtarmas ve Firavunun gl ordusunu perian etmesi, Tanrnn zulm altnda yaayan zayf ve fakir insanlardan yana olduu fikrini oluturmaya balam. (Bu

- 31 -

fikrin baz zihinlerde hl capcanl yaamakta olduu gzlenmektedir.) Serveti ve gc ellerinde tutan yneticiler, bu fikri bir tehdit olarak grmeye balam ve ortaya Tanrnn ilh gleriyle donanm hkmdarlar km. Elitleri taklit eden halk arasndan da buna kar tepki olarak, kutsal gleri ve ilimleri bnyesinde barndran insanlar kmaya balar. Gelien ticaret, felsefe ve sosyal deiikliklerden sonra yava yava bir g dengesi olumaya balam ve zaman iinde, Tanrnn daha Adil (Egaliter) olduu benimsenmi.

HZ SANIN DODUU DEVR


Peygamberlerin tmnn ve hkmdarlarn byk ounluunun erkek oluu, Tanrnn cinsiyeti hakknda yanl kanaatler domasna sebep olur. ekimli dillerin zellii olan erkek/dii (masculine /feminine) kelimelerden Tanr isimleri seilirken hep erkek szcklerin kullanlmas, erkeklerin kendilerini Tanryla daha abuk zdeletirmelerine sebep olur. Zaten erkek gibi konu, erkek gibi sz ver, erkek gibi davran eklindeki ifadeler erdem ve gvenirliliin erkeksi zellikler olduunu insanlarn bilinaltna oktan yerletirmiti. Doan erkek ocuklara en ok erkek olu anlamna gelen Ezekiel/ Zekeriyya ismi konuyordu. Kimlik tanmlamalarnda soy isim olarak hep babalarn ismi geiyordu. (Aristonun da kadnlar yarm insan olarak grmesi, Greklerde de kadnlarn g kaybetmelerine yol am ve marjinal bir kesim olarak, ikinci snf vatanda muamelesi grmelerine neden olmutu. yle ki insanlarn kurban edildii trenlerde sadece kz ocuklar seilmeye balanmt.) Savaan askerler, kumandanlar, krallar, filozoflar, bilginler ve hahamlar hep erkekti. (Bu durum Hz. sadan sonra da devam etmi ve saya Tanrnn olu sfat verilmiti.). Ksacas; erkekler mutlak egemenlik sahibi olmulard.

- 32 -

Bu anlay paralelinde tanralar Afroditi terk eden Grek Kltr ise, daha ziyade bilgi teorileri ( Epistemoloji) ve erkeklerin erdemi zerinde younlaarak Tanr tarifleri oluturuyordu. Halkn seviyesine ve yaamna indirgenmemi elitist felsefeler erkeklerin kontrolndeki bir devlet dininin kompozisyonu iziyordu. Makedon/Helen Hkmdar Byk skenderin (356-323) ran Kral 3. Darys n ordusunu yenmesinden sonra, Grekler Anadoluyu, Asyay, Ortadouyu ve Kuzey Afrikay kolonize etmeye balarlar. Tirede, Gazzede, Sidonda, Ummanda ve Tripoliste ehir devletleri kurarlar. Bylece; Filistinli srailoullar ve Araplar, Antik Yunan Kltrnn etkisi altna girmeye balarlar. Bazlar Grek (Helen) felsefesini, tiyatrosunu, iirini ve sportif faaliyetlerini tamamen benimserler. Greke renirler ve ocuklarna onlarn isimlerini koyarlar. Hatta bazlar Grek ordusuna paral asker olarak katlrlar. Grekler de Ortadou Kltrnden etkilenirler. Tevrat kendi dillerine tercme ederler ve bazlar Zeus ve Dionysius u terk edip Yehovaya tapmaya balarlar. Yahudi ve Grek sekinlerin din tartmalara girmesinden sonra, Yahudiler gne ve arap/elence tanrlarna kar karlar ve oktanrl inan sistemlerini iddetle knarlar. Bu nedenle blgede tansiyon ykselmeye balar. Egemen Grekler Yahudileri ateist ve halk dman iln edince Tevrat illegal bir kitap olur ve din ayinler yasaklanr. Grekler iin tanrlar bizzat n plndayd. din ayinler fazla nem tamyordu. Tanrlarn gcendirilmemesi ehirlerdeki bereketin devam iin son derece nemliydi. Yahudiler ise bu tanrlarla alay ediyorlard. Fakat Grekler de Ortadoudaki sosyal yapy ve genel ahlk bozuyorlar ve zevk ve elence partileriyle halka kt rnek oluyorlard. * Fakat Romallar bo durmam ve daha stn bir uygarlk gelitirme abasna girmilerdi. Bu abalar sonucunda Romallar yeni bir medenyet oluturarak Grek Uygarlna son ve-

- 33 -

rirler. Bu kez Kuzey Afrika, Makedonya, Yunanistan, Suriye ve Filistin Romallarn idaresi altna girer. Hz. sann doumundan 100 yl ncesinde, snrlar iyice genilemi olan Romallar, Yahudi dmanln bir miras olarak kabul etmezler. Aksine Grek isyanlarna kar onlar bir mttefik olarak kullanabileceklerini dnerek tm Yahudilere geni inan serbestlii tanrlar. Ve zamanla toplumsal yaama paralel olarak Grek kltrn ve Yahudi inanlarn kendileri de zmlerler. nan zgrlne kavuan Musevler, ksa srede tm imparatorlua yaylrlar. Bunlarn misyonerlii sayesinde halkn yzde 10u kadar -o zaman tek hak din kabul edilen- Musevlii abucak kabullenir. Kudste de gl bir Farisi Felsefesi geliir ve Farisilik ok saygn bir mezhep hline gelir. * Hz. sa byle bir ortamda -ncile gre- Kuds yaknlarndaki Nasara (Nazareth) kasabasnda dodu. (Bu kasabann varlna kant olacak herhangi bir bulguya henz rastlanmamtr.) Peygamberlii birka yl srd ve gen yata dnyadan ayrld. Hz. sann getirdii yeni dine Yahudilerin ok az inand. Bu olduka doald. Bin ksur yllk dinsel inanlarndan ve kltrlerinden bir nda vazgemeleri sz konusu olamazd. Miladn 68. ylnda glenen Yahudiler kendi devletlerini kurmak iin Kudste bir isyan balattlar. Kudsteki saygn Farisi mezhebinin banda Haham Yohannan vard; ama isyana karyd ve Romal elitlerle iyi ilikiler iindeydi. M.S. 70 ylnda Kuds yanarken Yahudiler ehirden srgn edildiler. Kabilelere blnerek Babilde (Babylon), Kudsn dousunda ve birka kk kasabada yaamaya balayan Yahudiler, Yohannandan baka iki nemli ahsiyet daha yetitirdiler: Haham Akiva ve Haham mael. Bu Tevrat uzman bilgin, 1.300 yldan beri eitli yorumlara maruz kalm Tevrat yeniden ele aldlar. Ayrca Hz. Musaya Sina Danda szl olarak verildii sylenen ve ata-

- 34 -

dan oula geerek gelmi olan gizli ilimleri de deifre ederek Mina ad verilen; son derece zengin, edeb ve gzel branice ile yazlm bir eser oluturdular. Mina ile Yahudi felsefesi toparland ve o devirde salam diye nitelenen gl temellere oturdu. * 300 yl boyunca okunarak kuaktan kuaa aktarlan Mina zamanla kutsal bir kitap olarak kabullenildi. Zamanla dili eskiyince zor anlalr hle geldi ve bu kez Minay aklayan tefsirler yazld. Bu tefsirlerin birou birbiriyle eliiyor ve zihinleri kartryordu. 4. yy. sonlarnda Amoraim lakabyla bilinen bir haham grubu Minay otantik anlamyla anlatan aklamal mealler (Gamara) yazdlar. Daha sonra bu mealler birletirildi ve kalnca bir eser olan Talmud olutu. Buna Kuds Talmudu dendi. 100 yl kadar sonra, Babilde baka bir haham grubu Minay ve Talmudu ele alarak daha gelimi bir Talmud yazd. Buna da Babil Talmudu ismi verildi. Bunlar daha sonra birletirildi ve bir eriat kitab olarak kabul edildi. (Bu devirde, Babil kltrne yerlemi, Sin, ama ve tardan olumu bir tanr lemesi inanc hl mevcuttu.) Talmudda Tanr yle tarif edilir: Tanr esrarengiz ve anlalmas imknsz bir kavramdr. Tanr ile konuan Hz. Musa bile bu srra nail olamamtr. Hz. Davut insan aklnn bu srr asla zemeyeceini sylemitir. lh ismi oluturan YHWH harflerinde sakl olan bu srr telffuz etmek bile gnahtr. Tanrnn lmini kinata bakarak takdir edebiliriz. Ama insan daha yldrm, frtnay, kinatn dzenini ve kendi yapsn anlayamazken, bunlar yaratan gc anladn nasl iddia edebilir? Tanrya ok sk yalvarmak da iyi deildir. nk kelimeleri yanl kullandka, Onu gitgide yanl anlamaya balarz. Kinat Tanrnn yeridir; ama O dnyada yaayan yaratklar gibi kinatn iinde deildir. Ruhun bedeni doldurduu gibi

- 35 -

kinat doldurur; fakat ayn zamanda uzaktadr. Bir src gibi atn stndedir ve kontrol kendisindedir. Hissettiimiz Kutsal Ruh Tanrnn kendisi deildir. Tanrnn bizimle her zaman beraber olan ruhsal tezahr ekinadr. ekina her yerde hazr ve nazrdr. (Yahudilerin kendileriyle her n beraber olan ekinaya smsk sarlmalar, ileride greceimiz gibi, tarih boyunca tm istillara, srgnlere, ikencelere ve kymlara ylmadan direnebilmelerine byk destek olmutur.) * Hahamlar ekinann pratikte son derece yararl olduunu grdke, onu neredeyse fiziksel bir kavram hline dntrmler. yle ki; inanc tam bir insan, ekinann beraberliini hissettike kendisinin kutsal ve seilmi olduuna inanmaya balam. Daha ileri gidenleri ise, Kutsal Ruhla birletiklerine inanmlar. Haham Akivann Minaya ekledii 5 nemli yorum vard: - Tanrnn grntsn yanstan insanlarn tm eittir. - nsan ldrmek bu nedenle en byk gnahtr. - Kle bile olsa insanlar aalamak byk gnahtr. - nsanlarn zgrl Tanrnnki gibi kutsaldr ve bunu ellerinden almak sadece Ona aittir. - Su ileyenlere sevgi ve efkatle yaklalmaldr. Mina ve Talmudla zellikleri belirlenen Musevlik o devirde insanlar tatmin ediyor, gnlk yaamlarn kurallarla dzenliyor ve ruhsal isteklerine yant veriyordu. Atalarnn dinlerine inanmaya devam edenler de, farkl bir inan dnyasnn insanlar olarak, kendi kltrlerine uygun biimde Tanrnn Kimliini yorumlamay srdryorlard.

- 36 -

HIRSTYANLARIN KUTSAL LEMES


Hz. sa doduu zaman Musevlik dininin 1200 yllk ve yerleik bir mazisi vard. O yllarda Yahudi ailelerden doan ocuklar, oturmu bir inan sisteminin, kkl trelerin ve geni bir kltrn miraslar olarak dnyaya geliyorlard bugn Mslman ve Hristiyan ailelerden doan ocuklar gibi. O yzden sann Mesih olabileceine kimse ihtimal veremeyecekti. stelik Yehovann olu olduu iddialarna Yahudiler sadece tebessmle cevap vereceklerdi. Daha nce Hz. Davud iin de Tanrnn olu sfat kullanlmt, ama o ifade Hz. Davudun Tanr ya yaknln anlatyordu ve yle anlalyordu. Bu kez o ifade somuta dnecekti. Hz. saya gelen vahiyler sadece birka yl devam etmi ve salnda yazl bir ncil oluturulmam. Hz. sa Aramice konuuyormu. Oysa, ilk ncil nce Ltince yazlm, daha sonra Eski Yunanca nciller ortaya km. Bugnk ncili oluturan kitapklardan birincisi, Markos (St. Marks) tarafndan kaleme alnm. Markos, Hz. sann 12 havarisinden (kendisine inanan yakn dostlar/elileri) biriydi. Hz. sann yaamyla ilgili detaylar bu zatn yazdklarndan reniyoruz. Daha sonra Matta (St. Matthew) Hz. sadan rendiklerini anlatt kendi versiyonunu yazm. Seksenli yllarda Yahudilerle Hristiyanlar arasnda baz gerginliklerin yaandn Mattadan reniyoruz. Ayn yllarda Yuhanna (St. John) ve Luka (St. Luke) da birer -kk kitapklar hlinde- ncil yazmlar ve Hz. sann retilerini dikkatli ve ayrntl bir biimde anlatmlar. Bu yeni dini seyahat ederek yaymak isteyen vaiz Paul ise, Anadolu, Makedonya ve Yunanistana geerek vaazlar vermi; herkesi Hristiyanla davet etmi. sadan Tanrnn olu olarak sz eden Pauldr; fakat Paul bu ifadeyi Tanrnn gcnden g alm anlamnda kulland tahmin edilmektedir.

- 37 -

Paul mr boyu sren misyonerlii sresince konua konua ve tarta tarta etkileyici sylemler, yntemler ve anekdotlar gelitirmi. Son yllarnda sadan bahsederken Tanrdan bahseder gibi vaazlar vermeye balam. sann mmeti iin eziyet iinde ge ykselip Tanrnn sa kolu olarak yerini aldn ve ruhunun Hristiyanlarn iinde hep var olacan anlatm. Hz. sann, Hz. demin Cennette iledii sutan dolay gnahkr doan tm insanlarn gnahlarn silmek iin dnyaya geldiini sylemi. * Yahudilerin ekinas, Paulla Kutsal Ruha dnm ve saya mucizev gler veren bir kaynak olarak kabul grm. Pauldan sonra ilk Hristiyanlarn olaanst glere sahip olduklarn gryoruz. Her blgede bir ruh hekimi, bir khin, vahiy alabilen bir air ve mucizev yeteneklere sahip bir hatip ortaya kmaya balam. Kiliseler dolup tam ve coku iinde ayinler yaplm. Tm srailoullar, sann Mesih olduundan emin olmaya arlm. yle anlalyor ki: Paulun mektuplarnda yazd yeni bir hayat ve yeni bir nesil bylece gereklemi. Bu mesajlar ksa sre iinde Mezopotamyadan Kapadokyaya, Frigyadan Girite, Msrdan Hindistana kadar yaylm ve Roma mparatorluu snrlar iinde yaayan Yahudilerin bazlar da Hristiyanla dnmeye balamlar. Fakat, o yllarda Yahudiler adna ok talihsiz bir olay yaanm; Kudste (Yerualim/Jerusalem) Hristiyanl seen Stefan adndaki bir Yahudi talanarak ldrlm. Bu olayn ardndan, Kudsteki Kutsal Havraya barbar bir enstit gzyle baklmaya balanm. Yahudilerin bu olaydan sonra puan kaybetmeleri Romallarn iine yaramt. nk henz alt yapsn tamamlamam olan Hristiyanlk, ideolojik bir tehlike yaratmyordu; fakat kkl Musevlik, Roma tanrlar ve din kurumlar iin her zaman potansiyel bir tehditti; ama byk bir tehlike deildi. s-

- 38 -

telik Hinduizm ve Budizm -oktanrl anlaylaryla- Roma tanrlarn glendirmiti. * Paulun lmnden hemen sonra, Hristiyanlktaki felsefe boluunu gidermek ihtiyac hisseden dnrlerin sesleri ykselmeye balar. Filozof Stoicin rencisi Justin (100-165), Hristiyanlk felsefesinin tek Tanrya inanan Pltonun felsefesiyle ayn olduunu syler. 155 ylnda kaleme ald bir kitabnda, hem Grek hem de Yahudi filozoflarn Mesihin geleceini nceden grdklerini syler. sann tarih boyunca dnrlere ilham veren lh radenin (Logos) bir reenkarnesi/yeniden domu hli olduunu yazar. Ayn yllarda Gnostikler diye bilinen bir grup, mistik/sofu/sf bir Tanr anlayn dile getirirler: Tanr; sonsuzdur, ekilsizdir, grlemez, isimlendirilmez, domamtr, en yce erdem sahibidir ve sessizdir. Ayrca, gelecek yzyllarda baz Mslman ve Musev mistiklerin de aynsn syleyecei felsef grler olutururlar: Tanry uzaklarda aramaktan vazgein. Kendinize dnerek Onu iinizde arayn. Size Tanrm, ruhum, dncem dedirten O eyin ne olduunu ve sevginin, neenin ve kederin kaynan arayn. radeniz dnda akn nasl gerekletiini dnn. Bunlar derinlemesine hissederseniz; Onu kendi ruhunuzun derinliklerinde bulabilirsiniz. Ruhunuzun ndan yaplm i dnyanzdaki huzmeler sizi aydnlatacaktr. Romada kendi mezhebini ve kilisesini kuran Marcion (100-164), Yahudilerin Yehovasn reddederek vaazlarnda sert ifadeler kullanr: sann dedii gibi iyi aa iyi meyve verir. Sevgi dolu ve mkemmel bir Tanrnn dnyadaki bunca sefalet, ac, strap ve ktl yarattna inanan Musevler, bunlar kendileri yaratmlardr. Batl olmu Eski Ahitlerden vazgeip sann kutsal ruhunu yanstan Yeni Ahitlere sarln.

- 39 -

renimini Atinada tamamlam olan skenderiyeli Clement (150-215), ncildeki Tanry Grek filozoflarnn felsefeleri paralelinde anlar ve sann sevgi dolu, alakgnll ve merhametli bir Tanrnn grnts olduunu syler: O; Kutsal Ruhun grnts oldu ki kendisinden renerek bizler de Onun sfatlarna uygun yaayalm. say taklit etmek bizleri lh Erdem sahibi yapacak ve kutsallatracaktr. * Clementin kulaa ve ruha ho gelen szleri yeni yorumlarn ve sorularn kapsn aralar: Tek olan Tanr, yeryznde hem sa ve hem de Kutsal Ruh olarak nasl iki para olabilir? Bu soruya yant bir tiyatro benzetmesi ile gelir: Sahnede aktrlerin maskelerini grr, hareketlerini izler ve seslerini iitiriz. Bunlar rol icabdr. Gerek yzleri ve ruh durumlar gizlidir. Kutsal Ruhun durumu da byledir. Clementin cokulu rencisi Origenden de etkileyici yorumlar gelir: Ruh; Tanrnn insan iine saklad gizli bilgilerdir. Bu bilgilere ulamak zel bir disiplin gerektirir. Tanrnn ilim ve erdemine, akl ve ruhun birlikte yapaca zmlemeler sayesinde ulalabilir. Ruh vcutta bulunduu srece olgunlar ve bir zincirin halkalar gibi devreler geirerek, sonunda saf ruha dnr. Tanry anlayan akl deil, esasen ruhtur. 3nc yzyldaki yorumlamalara nokta koyan grler, Romada kurduu prestijli felsefe okulunun sahibi mistik filozof Plotinus a ait olur: Tanrnn ilimle ispatna ve evrenin fiziksel yaps zerine kafa yormaya gerek yoktur. D dnyay brakp i dnyaya dnn ve ruhun (psyche) derinliklerine inin. D dnyadaki yaamn karmak problemleri bizi bundan alkoymaktadr. Bu nedenle akln limitlerini aarak ruh merdiveninde ykselmek, zel aba ve uzun zaman ister. Tanr; yapmzn mkemmel olan ekirdeidir.

- 40 -

AYETLERN SZLE YAYILMASININ SONULARI


Buraya kadar gelien dnce ve tavrlardan ortaya kan u sonuca bir kez daha vurgu yapmak gerekir: Tm dnceler, yorumlar ve bilimsel almalar giri blmnde belirtilen hep o be grup insan tarafndan gerekletirilmi. Bunun asl sebebi ve din inanlarn hurafelerle kirletilmesi, o devirlerdeki okuryazar saysnn dklnde gizlidir: 20inci yzyln banda, dnya okuma-yazma orannn sadece yzde 5-6 olduu varsaymndan hareketle, Hz. sa zamannda, bu ortalamann on binde birden daha az olduu tahmin edilmektedir. Ayrca: Toplumlar kapal ve ie dnk yayorlard. Kentler saldrlara kar surlar ve duvarlarla evrili ve kaplar kilitliydi. Ticaret ve sava hari, toplumlararas ilikiler minimum dzeydeydi. Atlar, develer ve katrlarla yaplan yolculuklar; soygun, saldr, suikast, tecavz ve zehirleme korkusu yznden mecbur olunmadka yaplmyordu. Gezgin/seyyah says yok denecek kadar azd. Peder Paulun Kudsten Yunanistana kadar uzayan seyahatlerine bir kahramanlk rnei olarak baklyordu. leriki yzyllarda Evliya elebi ve Marko Polonun dnya gezilerine de byle baklacaktr. Koullar bylesine zor olunca, toplumlararas bilgi ve kltr alverii sadece tccarlar, gemiciler, askerler ve misyonerler sayesinde kulaktan duyma yklerle gerekleiyordu. Bugne kyasla saylar zaten az olan insanlar, kle olarak alnp satlyor, sk sk idam ediliyor, tarla ve bostan sahibi derebeyleri tarafndan karn tokluuna altrlyor, yllarca orduda tutuluyor, aalanyor, horlanyor ve birou kasten eitimsiz braklyordu. Halklarn Tanrdan baka snaca liman yoktu. Egemen, sekin ve eitilmi tabaka ise; bilgiyi, serveti ve gc elleri altnda tutuyor ve kanlmaz olarak dnyaya onlar yn veriyordu.

- 41 -

Bylesine adil olmayan koullarda halkn duygu ve dnceleri en azndan okur-yazar olmadklar iin gkkubbede ho bir seda olarak kalyor ve yazl kaytlara gemedii iin tarihe mal olmuyordu. Halk arasndan kan sflerin retileri, halk kahramanlarnn ve sanatlarnn destanlar ve din hikyeler nesilden nesile; ancak szl olarak ve birou yalan-yanl aktarlyordu. 4nc yzylda Roma mparatorluu snrlar iinde her

tabakadan insann dini hline gelmi olan Hristiyanlk, kentleen Avrupada Greko-Romen nesillerin daha kolay anlayaca bir kompozisyona sokulmaya allyordu. Ayrca bu inan sisteminin daha somut kurallarla bir merkezden idare edilebilmesi iin Byk Kilise adnda yeni bir st yap kurulmas fikri tartlyordu. Bu fikir Roma mparatoru Constantinee ok cazip gelmiti. Hemen harekete geerek, nce kendisi Hristiyan oldu (MS 312), sonra Hristiyanl serbest brakt (313) ve daha sonra mparatorluun resm dini iln etti (324). Bylece resmen inan zgrl ve saygnlk kazanan Hristiyanlarn ilhileri sadece kiliselerde deil; tiyatrolarda, gemi gvertelerinde, pazarlarda, frnlarda ve sokaklarda iitilmeye baland. ncil, bugnk siyaset ve futbol konular gibi herkes tarafndan tartlr oldu. Bu cokulu atmosfer iinde sanatlar heykeltralk, mimari, mzik ve resim dallarnda yepyeni ve farkl eserler ortaya kardlar. Fakat derin cehaletin kol gezdii o alarda Tanrnn uluorta tartmaya almas bir sr sakncalar dourdu. Her kafadan bir ses kmas ve bunun sonuta farkl ve

- 42 -

yanl anlaylar dourmas zerine; hurafelere tahamml olmayan Constantine, bir yksek din konsey/konsl/kurul toplanmasn ve yanl yantlar verilen sorulara doru aklamalarn getirilmesini emretti. znik Konsl 20 Mays 325 gn Nicaeada (bugnk znik'te) papazlar ve piskoposlardan oluan bir kurul topland. Bu konsey tartmal her konuyu ele ald, sonuca balad ve oyokluuyla bir bildirge yaymlayp tm dnyaya duyurdu. znik deklarasyonunun bir blm yle diyordu: Bizler tek bir Tanrya inanyoruz; her eye Kadir Peder, her eyi yaratan, grnen ve grnmeyen. Ve bir Lorda inanyoruz; Pederin olu, Tek oul, Pederin cevherinden, Tanrdan Tanr, Nurdan Nur, Gerek Tanrdan Gerek Tanr, Tanryla ayn cevherden olumu, yaplmam. Her ey Onun cevherinden olumu; Gklerdeki eyler, Yerdeki eyler. Ki O; biz insanlar ve kurtuluumuz iin yere inmi ve insan olmutur,

- 43 -

ac ekmi, ldkten gn sonra tekrar dirilmi, gklere km ve tekrar gelecek olandr, yaayanlarn ve lmlerin hesab iin... Ve biz Kutsal Ruha inanyoruz. Bu bildirgedeki Kutsal leme=Ruh-l kuds=Holy Trinity amza dek ulaan Hristiyanlk inancnn omurgasn oluturmutur. (Burada hemen unu hatrlamak gerekir; znik Konseyinden yzyllar nce Hindular kendi lme inanlarn oluturmu, Tanry Brahman-iva-Krina ls biiminde kavramlard. znik Konseyi bu anlay "Baba-OulKutsal Ruh" olarak taklit etmitir.) Konseyde kararlar oybirlii ile alnmad iin sonradan yeler arasnda iddetli tartmalarn olduunu yazan birok ilahiyat tarihisi u notlar dmler tarihe: Arius, Arthanasius ve Marcellus tarafndan balatlan soru-cevap dellolar yllarca srd. Kapadokyallar diye bilinen 3 piskopos (Kayserili Basil, kardei Gregory ve dostu Gregory) kararlara keskin muhalifler olarak unlar yazdlar: Tanr entelektel abayla anlalamaz. Varl aktiviteleri (energeiai) sayesinde anlalr. Ayrca, Tanrnn zn aratrmak gnahtr. Kutsal Ruh nedir? Tanr anlamnda bir ruh mudur? Aziz Paul ruhu; yaratan, yenileyen ve koruyan olarak

- 44 -

nitelemiti. Bunlar yapan Tanrnn kendisidir. Bizce Kutsal Ruh iimizdeki kutsallk hissidir ve bir madd yaratk deildir. Kutsal leme Tanr deil, Onu anlatabilmek iin gelitirilmi bir hipotezdir. Zira eski alarda Onun adn anmak gnah saylmt. Kutsal leme yaanmal; fakat hakikat olarak alglanmamaldr." Tm kar klara ramen znik kararlar Constantinei memnun etmiti. Fakat halletmesi gereken bir konu daha vard: mparatorluun bakenti Romann kutsal topraklara uzak oluu ve haberlerin Romaya ge ulamas kendisini rahatsz ediyordu. mparatorluun ortalarnda yer alan Bizans kentini yeni yaplarla sslemeye ve bytmeye karar verdi. almalar bitince bakenti kendi ismini verdii Konstantinopola/stanbula tad (330). Kutsal leme, bylece, muhteem bir bakente sahip olan imparatorluun akla uygunluu tartlamayan gerei olmu, hatta Hristiyanln belkemii durumuna ykseltilmitir.
Constantine vefat edince, devlet karde ve taht kavgalaryla g kaybetti. Bu durum 395 ylna kadar devam etti ve mparatorluk ikiye ayrld: Douda Bizans, Batda Roma bakent oldu. Ve bugn kullanlan Bat ve Dou kavramlar o zaman ortaya kt. Avrupada, Grek filozoflarnn dogmatik gereklerinden hareketle Hristiyanlk dinini daha somut ve rasyonel bir sisteme oturtma abalar ba gsterdi. Douda, Tanrya ulamak

- 45 -

iin kullanlan Teori (Theoria) kelimesi; meditasyon anlamnda bir isel aray anlatrken, Batda mantkla kantlanabilen rasyonel hipotezler anlamnda kullanlmaya balad. O nedenle; aradan yllar ve nesiller getike metafiziksel bir Tanr anlay, yerini rasyonel ve psikolojik bir anlaya brakmaya balad. Ltin dnyasnda bu anlayn kemiklemesine tiraflar isimli bir eser yazan Augustine arac oldu. Kendisine saint/san/seyyid/aziz sfat taklarak evliyalar snfna alnm olan bu zat; insan hafzasn (memoria) ele ald: Hafza st bilincin ve alt bilincin olutuu yerdir. Alt bilincimiz o sonsuz varla doru scak bir arzu ve hayranlk tarafndan ykseltildike, adm adm tm cisimlerin tesine kyoruz. Daha ileriye gittike -bizi kendi imajndan yaratt iinTeslisin ne olduunu grebiliyoruz. Hafza, anlama ve istek; bilgi, z bilgisi ve sevgiyi dourur. Bir hafzaya, anlaya ve istee sahip olduumu hatrlyorum. Anladm, istediimi ve hatrladm anlyorum. steklerimi anlamam ve hatrlamam istiyorum. Bu l; Tanrnn bizi yaratrken brakt izdir dedi. Augustine kadnlar hakknda da salkl bir dnceye sahip deildi. Peder Tertullian, Augustinee yazd bir mektupta yle diyordu: Hz. demin Cennette iledii sutan dolay tm insanlarn sulu domalarn anlyorum. Bu suu ileten Havva olduu iin kadnlar Tanr nazarnda en sulu yaratklardr. Kadnlar; eytann zindannn kapsn aan, ademi ikna ederek kirleten ve bu yzden Tanrnn grnts olan insanlar da kirleterek, Onu gcendiren tehlikeli yaratklardr. Onlarn bu krcl yznden Tanrnn olu bile cann feda etmek zorunda kald. Augustine, bu mektuba verdii yantta ayn fikirde olduunu ve Tanrnn kadnlar neden yarattn bir trl anlayamadn syledi!

- 46 -

Batl kadnlar bu sulamadan yzyllarca kurtulamadlar. Fakat Doulu kadnlar, Tertulliann yazdklarndan habersiz olan Doulu papazlarn ayn sulamalarna maruz kalmamlard. Bu gre kar kadnlarn sesi duyulmad; fakat tm erkek alimler ayn kanaati tamyordu elbette. Nestorius ve Apollinarius gibi isyankar ve radikal papazlar o zaman kimsenin altndan kalkamad zor bir soru sordular: Kadn bu kadar gnahkr ve iren ise; Tanr neden bir kadn olan Meryemin o kirli rahminden geerek ve onun himayesine muhta zavall bir bebek olarak dnyaya gelmi olmak istesin? * Batdaki gelimeler srerken, Doudaki dnrler de bo durmuyordu. zellikle Bizans lahiyatnn kurucusu saylan tiraf Maximus (580-662) Budist idealler tayan bir anlay gelitirmiti: Tanr kendini bize sann vcudunda gsterdi ki hepimiz bizim de iimizde var olan o lh Gn farkna varalm ve Onun gibi olabileceimizi anlayalm. Mkemmel insan olmadan Ona ulaamaz ve Onunla yekvcut olamayz. sa bunu gerekletiren ilk ve son insan olduu iin Tanr kendini sann vcudu aracl ile ifa etmitir. Hz. Muhammed 40 yana girmeden nce, yaknda yeni bir din doaca Maximusun aklnn ucundan bile gemiyordu. Maximusa gre; ilk ve son Fahr-i Kinat Hz. sa idi. Ve salnda, bu yeni dinin mensuplarnn bulunduu kentin kaplarna kadar dayanacan hayal etmesi bile mmkn deildi. Hz. Muhammedin peygamberliini aklamasndan sonra tm Hristiyan dnyas oka girdi. Yeni bir din domu ve bu dinin peygamberi Cebrail vastas ile Allahtan yeni bir kitabn vahiylerini aldn sylemiti. Bu, tektanrl semav dinlerin en son versiyonuydu. Olaanst gzellikte bir Arapa ile dile getirilen bu yeni dini tebli eden ayetler hem akla, hem kalbe ve hem de ruha hitap ediyordu.

- 47 -

Mslmanlk doduunda, Musevlik kendi Tanr anlayn iyice pekitirmi, Hinduizm, Budizm ve Taoizm tamamen ekillenmiti; fakat Hristiyanlk kendi evrensel Tanr anlayn henz oluturamamt. Yeryznde paganlk, putperestlik, atalarn dini ve gk tanrlar hl hkm sryor; Greklerin ve Romallarn oktanrl inanlarndan geriye kalan imajlar, semboller ve heykeller fiziksel ve zihinsel olarak yayordu. Bunlarla birlikte, Amerikada Aztek, Maya ve nka tanrlar, Orta Afrikada kabile dinleri, Kuzey Kutbunda Eskimo inanlar, Sibiryada amanizm, randa Zerdtlk ve Manieizm, Japonyada Kore Budizmi, Avustralyada yerli halkn (Aboriginal) tabiat tanrlar, Msrda Ra ve Babilde Marduk yeryzndeki geni inan yelpazesini oluturuyordu.

ARAPLARDAK CAHLYE DEVR


Arap Yarmadasndaki Araplar; Ortadoudaki onca dinsel, kltrel ve ticar mirasa ramen sosyal ve ekonomik adan nceleri yredeki en fakir topluluklardan birini oluturuyorlard. Yahudi ve Hristiyanlarla entegre olmu olanlar olmayanlardan daha iyi standartlara sahipti. Bu iki dini ve oktanrl inanlar kabullenmeyen baz Araplar da brahimin dini denilen bir inanca sadklard. Bazlar da yldzlara, Lat, Menat, Uzza ve Hbel gibi tanr isimlerini canlandran Kbe putlarna ve talara oyulmu tanr resimlerine tapyorlard. oktanrl Araplar arasndan bir kabile dier bir kabilenin tanrsna inanmaya karar verdii zaman, bir kurban treni dzenlenir ve kanlar aktlarak bu iki kabile kan ba ile birbirine balanrlard. Arap kabilelerinin krallar veya hkmdarlar yoktu. Kk slalelere blnmler ve adrlarda veya toprak evlerde yayorlard. Yerleik bir dzenlerinin olmay, yldan yla suyun bol olduu yrelere g etmek zorunluluundan kaynaklanyordu. Gebeliin sonucu olarak kendi okullarn ve yazl

- 48 -

edebiyatlarn oluturamamlard. lerinde hemen hemen hi kimse okuryazar deildi. Hz. Muhammed peygamber olduu zaman bile Mekkede sadece 7 kiinin yaz bildii rivayetleri vardr. Fakat Arap airlerinin gelitirdii gl bir szl edebiyatlar vard. Erkekleri ikiye, kadna, ata ve erkek ocuklarna ok dknd. Zaten asabi bir yaplar olduu iin; sk sk kardklar kavgalar ya kadn ya da su kaynaklarnn kullanm hakk yznden balyordu. Kz ocuklar dounca da deta yasa brnyorlard. ok eliydiler. Akraba evlilikleri yaygnd. Kocalar len kaynvalidelerini ve hatta vey annelerini bile e olarak kabullenebiliyorlard. Kendi kabilelerine son derece balydlar. Slale balar aile balar kadar kuvvetliydi. Olduka cesurdular. Kinleri uzun sryordu ve dmanlarnn korkulu ryas oluyorlard. En byk vnlerinden birisi; Hz. brahim ve smail slalesinden gelmeleri ve Kbenin koruyuculuu geleneinin onlarda oluuydu. Bu slalelerden biri, Kurey adyla tannyordu. Hz. Muhammedin doumundan (570) birka nesil ncesine kadar bu durumda olan Kureylerin 600l yllara girerken ticarette belirli bir baar elde etmi olduklar gze arpyor. Bir ticaret yolu olan Buhurun Mekkeden gemesi sayesinde, bu yllarda Mekkenin Arap Yarmadasndaki en nemli yerleim merkezi hline geldiini gryoruz. Bylesine hzl bir geliim sonucu oluan yksek standartlardan ve servetten kendi paylarn alm olan Kureylerin ksa zamanda zevke, elenceye ve sorumsuz bir yaama kapldklar anlalyor. Suriye ve Iraka giden kervanlarn getirdii haberler oralarda moderniteye kar byk arzular uyandrmt. Deien dnya grlerini organize edecek bir felsefeleri ve otorite salayacak kurumlar olmad iin de, herkes kendi izaf deerlerini oluturmutu. Maddiyat maneviyatla yer deitirmeye balaynca, yardmlama azalm, slale balar zayflam ve

- 49 -

bireysellik n plna km; sonuta, Mrvvet adn verdikleri moral deerleri yklmaya balamt. Bu durumdan utan duyup ok zlen bir bilge kii vard; Haimin torunu, Abdullahn olu Muhammed l Emin. Mekkenin dndaki Hira Danda bulunan bir maarada inzivaya ekilir, ibadet eder ve dualarnda Allaha yalvararak toplumun bu irkef hlden kurtarlmasn isterdi. Muhammed 40 yana girdiinde, bir Ramazan gecesi (610), dualarnn gerekleme midi dodu. Kendisine Cebrail aracl ile peygamberlik gelmiti. Cebrailin kra/Oku demesiyle balayan vahiyler; hem Araplarn ve hem de insanolunun gelecekteki kaderini ynlendirecekti.

KURANDAK ALLAH
Okuma anlamna gelen Kuran; 23 yl boyunca vahiy yoluyla, ayet ayet gelerek tamamlanm ve semav dinlerin sonuncusu olan slmiyeti z ve esiz ifadelerle dile getiren bir rehber olmutur. Tevrat ve ncil zerindeki ihtilafl noktalar da akla kavuturmu olan Kuran; Hz. dem den beri gelen peygamberleri onaylam ve Hz. Muhammedin Allahn kulu ve son elisi olduunu aklkla ifade etmitir. Kurann penceresinden bakarak Allahn sfatlarn tasvir etmek, bu kitaba sdrlamaz. Fakat dar anlamyla ve zetle, Kuran Allah yle anlatmaktadr: Allah tektir; ei ve benzeri yoktur. Domam ve dourmamtr. Sonsuzdan gelmi, sonsuza kadar gidecektir. Kinattaki her eyi yaratan Odur. Gzle grlemez; ama O her eyi epeevre kuatr. O; ilim sahibidir. Her eyi bilir, grr, iitir, yapar, bozar, birletirir, ekillendirir, renklendirir ve idare eder. Tm canllara rzk veren Odur. Dirilten ve ldrendir.

- 50 -

nsanlar hesaba eken, ereflendiren, aalandran, cezalandran ve dllendirendir. O; Adil, sabrl, esirgeyen, balayan, seven, sevdiren, dost, yakn, yardmc, cmert ve merhametlidir. O; en ycedir, Uludur ve yceliin kaynadr. * Kuran- Kerim, 30 cz ve 114 sre hlinde tasnif edilmitir. Sreler; vahiylerin geli srasna gre deil, uzunluklarna gre sralanmtr. Genellikle en uzun sreler en bata (Fatiha Sresi hari), ksa olanlar sonlardadr. Kurandaki ifadeler zdr ve son derece edeb bir zellik tar. Gzel okunduu zaman etkileyici dili ve manev atmosferi sayesinde insanda ruhsal bir derinlik oluturur. srailoullarnn tek Tanr inancna geri dnmeleri 700 yl kadar srd hlde, Araplarn tek Allaha inanmalarnn 23 ylda gereklemesi, evrensel mesajlarla donanm Kurann insann lisan kapasitesini ok aan bir kelmla ifade edilmi olmasna balayan alimler vardr. Kurandaki mrik (Allaha irk/ortak koan) kelimesi halk arasnda zannedildii gibi- ateist/inansz anlam tamamaktadr. Kurann ana temalarndan birisi olan Allaha ekoma, en byk gnahlardan saylmaktadr. Bu nedenle, Tevhid/tek Allahn varln kabullenmek ile ilgili ifadeler Kuranda yzlerce kez tekrarlanmaktadr. Dnya ve ahiret hayatlarn iyi yaamak iin izlenecek yol ve uyulacak kurallar, Kurann bir dier ana temasn oluturur. Kuranda; tm insanlarn Allaha, elilerine ve Hz. Muhammede inanmalar, ibadet etmeleri, nefislerine hkim olmalar, akllarn kullanmalar, ilimle uramalar, hogrl olmalar, birbirlerini sevmeleri ve saymalar, adil, drst ve yardmsever olmalar ve lm sonrasna hazrlk yapmalar istenir. Kuran; ruh, cin, peri, melek, eytan, cennet ve cehennem gibi olgularn varlna iaret eder ve hem maddetesinin hem de ahiret hayatnn varln anlatr. *

- 51 -

slmiyetin ilk yllarnda, tek olan Allaha teslim olmak (slm) ve Hz. Muhammedin Onun elisi olduunu kabullenmek (Kelime-i ahadet getirmek) Mslman olmak iin yeterliydi. Fakat, Allaha teslim olmak ok geni bir kavramd ve bu kavramn gelen vahiylerle alm 23 yl srmt. Bununla beraber, anlamlar ok ak olmayan ayetler (mtebih), mecazi mnlar da tad iin Hz. Muhammedin bizzat kendi aklamalar (Hadis-i erifler) ile btn kapal anlamlar ak/ muhkem hle getirilmiti. Ayrca, Hz. Muhammed pratikte slmn nasl yaanacan (amel) kendi yaants iinde gstermi ve yaatmt. Mslmanlar tek Tanrya inanan hi kimseyi kendi dinlerine zorlamam ve kurduklar ilk byk devlet iinde adalet, eitlik, kardelik ve sosyal bar hkim olmutu. O nedenle bu aa slm literatrnde Devr-i Saadet denir. Batl kadnlarn 19uncu yzyla kadar eriemedii boanma ve miras gibi yasal haklara, Mslman kadnlar o devirde kavumu, onurlandrlm ve sosyal statleri ykseltilmiti. (Bak: Ahzb sresi, 35. ayet) slamiyetin emrettii, yasaklad ve tavsiye ettii nosyonlar apak ortaya konmu ve uygulanmt. * Fakat Devr-i Saadetten hemen sonra hatalar ilenmeye balam. lk insanlardan o yana ilenen hatalarn ou tekerrr etmi ve ok kolay anlalr baz kavramlar bile karmaa iine srklenmi. Bylece, Allah anlay ve dinsel hkmler yeniden yorumlanmaya maruz braklm. Bu durumun gnmzde de sk sk ortaya kmas aslnda kanlmaz bir sreten kaynaklanmaktadr. leride greceimiz gibi, evrenin ve eyann tabiatndaki dinamizmden tr hem madde hem mn dnyalarndaki yaptalar eskidike, yenilenmeleri gerekmektedir. Hem maddeden oluan yldzlar ve galaksiler, hem de kavramlardan oluan fikirler ve inanlar srekli bir deiim-dnm sreci iinde yenileniyor.

- 52 -

nan dnyasndaki kavramlarn da yenilenmesi, hz artan kltrel ve bilimsel evrime ayak uydurmas iin srekli gncelletirilmesi gerekiyor. Bu olguyu, ok yaln ve veciz bir ifadeyle, Mehmet Akif Ersoy yle dillendirmi: Dorudan doruya Kurandan alp ilham, Asrn idrakine syletmeliyiz slm.

MSLMANLARIN ALLAHI
Hz. Muhammedin vefatndan hemen sonra (632) politik bir tartma ortam dodu. Tartmann konusu devlet bakanlna (halifelie/vekillie) kimin seilecei idi. Seimi yapacaklarn birou, Hz. Muhammedin, halifelii Ebu Bekr-i Sddka braktn kabul ediyordu. Ama bir ksm da Peygamberin bizzat kuzeni ve damad olan Ali bni Ebi Talibin seilmesini istiyordu; sonu olarak, srasyla Ebu Bekir, mer bni elHattab ve Osman bni Affan ilk devlet bakan oldular. Hz. Ali de 656 ylnda drdnc halife seildi. Fakat aradan geen 24 yl iinde -ok belirgin olmasa da- politik bir ikileme hissedilir hle gelmiti. Hz. Alinin vefatndan sonra yerine olu Hasan ksa bir sre vekil oldu. Sonra halifelii uzun sre am valilii yapm olan Muviye bin Ebu Sufyana brakt. Muviye kurduu Emevi Devletinin bakentini ama tad. Ksa bir zaman iinde devletin snrlarn yeni fetihlerle geniletti. Hatta olu Yezidi, Bizans almak iin byk bir orduyla stanbula kadar yollad. Muaviye vefat ettiinde (680) slmiyet Hindistandan Cezayire kadar yaylmt. Yerine olu Yezid halife oldu; fakat Hz. Alinin olu Hseyin, Yezidi halife olarak tanmad ve taht ele geirmek iin beraberindeki taraftarlaryla (ia-i Ali) Mekkeden yola kt. ok kararlyd ve kimse kendisini vazgemesi iin ikna edemedi. Bugnk Irakta bulunan Kerbela denilen yerde Yezidin ordusuyla Hseyin ve taraftarlar ara-

- 53 -

snda kk bir sava oldu ve Hseyin ldrld (680). Bu talihsiz olay, Snn ve i Mslmanlarn ileride tamamen blnmelerinin balangc oldu.

MEZHEPLERN DOUU
Emevilerin kurduu ve bakenti am olan byk imparatorluk 661 ylndan 750 ylna kadar 14 Emevi Halifesi tarafndan idare edildi. Daha sonra Halifelik, Emevi Devletini ykan ve Hz. Muhammedin amcas Abbasn slalesinden gelen ailenin kurduu Abbas mparatorluuna geti. Bakent olarak Badat seildi. Emeviler ve Abbasiler zamannda imparatorluun genilemesi; zenginlik, lks, bilimsel almalar ve yeni bulularla birlikte birok yeni sorunu da beraberinde getirdi. Devlet bakanlar ve brokratlarn lks yaantlar ilk drt halifenin (Hulef-i Ridin) rnek yaamlarna ters dyor ve bilginler arasnda huzursuzluk yaratyordu. Elde edilen ganimetlerin ne ekilde kullanlmas gerektii tartma konusuydu. mparatorluk iindeki Yahudi ve Hristiyanlarn inan ve ibadet zgrlkleri salanmt; ama kanun haklar zerinde itirazlar vard. Mslmanl tam anlamam olanlarn ve yeni kabul edenlerin Kuran ve Hadisleri yanl yorumlamalar nedeniyle ortalkta dilden dile dolaan binlerce sahih olmayan/sahte hadis olumutu. Peygamberin snnetleri her blgedeki farkl uygulamalarla deitiriliyordu. Politik blnme yznden ortaya km olan ayrmc gruplar, slmn temelini oluturan kolonlar tehlikeye sokacak yorumlar yapmaktaydlar. Dncelerini, ruhsal tecrbelerini dile getiren ve Kuran nasl anladklarn aklayan bilgili-bilgisiz pek ok kii tarafndan da -zellikle kader ve ibadet konularnda- dile getirilen farkl grler gitgide oalyordu; sonuta, gerek ve hurafe birbirine karyor; yorum zerine

- 54 -

kurulmu yorumlara dayanlarak ayet ve hadis tefsirleri yaplyordu. Bu konularda devlet, ncelikle yeni bir eriat yasas oluturmak zorunda kalmt ve bu -yasa biraz gecikmeyle olsa dayapld. Kelm ve Fkh/hukuk ilimleri zerine youn almalar balatld. Bu aratrma ve almalar sonucunda ok sayda bilgin yetiti. Ama Kurann ilme ve limlere verdii byk deer o kadar benimsenmiti ki deta her alimin arkasnda birer mezhep ve tarikat kmelemesi olumaya balad. Devrinin en byk bilginlerinden olan Ebu Hanife Numan bin Sbit (699-767), mam- Azam (En Byk mam) lakabyla anlmaya baland ve Hanef Mezhebinin kurucusu oldu. mam- Malik Ebu Abdullahn (713-795) hkmleri, Hicaz limlerinin yolu olarak adlandrld ve daha sonra Malik Mezhebine dnt. mam- afi Muhammed bin dris bin Abbasn (767-820) itihatlar da afi Mezhebini dourdu. mam- Ahmed bin Hanbelin (780-855) eserleri ve Mutezile ile olan tartmalar Hanbel denen bir grubun olumasn salad ve daha sonra Hanbel Mezhebini ortaya kard.

MEZHEP MEZHEPLER
Bu 4 Snn bilgininin takipileri genellikle pratik hayatla ilgili itihatlarn takipisi olmulard. Fakat inan/itikat zerine yaplan yorumlar ayr bir kategori oluturuyordu. Zaman iinde tikat Mezhepleri denen mezhep ii mezhepler de ortaya kmaya balamt. Irakta, halifelik yerine kendi imamlk organizasyonunu kurmu olan iler ile Snnler arasndaki halifelik hakk tartmalaryla balayan politik blnme inan sahasna da sramt. Bu tr yorumlar yapmayan kiilerden biri, imamlardan altncs ve Hz. Alinin torununun torunu olan mam- Cafer esSdk (702-757?) -kaynaklarn byk ounluuna gre- bu

- 55 -

ayrmlara katlmam ve kendini tasavvufa, ilme ve retmenlie adamt. rencileri arasnda mam- Azam da vard. Onun talebeleri ve taraftarlar da Cafer Mezhebini kurmulard. mam- Caferin olu mam smail yedinci imam olarak vefat ettikten sonra smail diye bir mezhep oluur ve bunlar ileride ok glenerek Kuzey Afrikada Fatimiler Devletini kurarlar. Yllar bylece geer ve 11. mam Hasen bin Ali Askernin (846-875) ocuunun olup olmad tartmalar 12 mam felsefesine kar gruplar tarafndan balatlr; fakat 12 mamclar bu tartmay o devirde kazanm grnrler: Askernin olu Muhammed el-Mehdinin zellikle gizlendii, ileride geri gelecei ve insanla altn an yaataca inanc yaylr. (12 mamclar, iliin nde giden temsilcisi olmu ve bugnk rann resm inanc hline gelmitir.) Bunlardan baz radikal gruplar daha uta grnen inan sistemleri de gelitirirler. Halifelerin bu gruplar dinin ve devletin dman iln etmesinden sonra, iler radikal felsefelerini ve sosyal ilikilerini kapal kaplar ardnda uzun yllar devam ettirirler. Zaman iinde felsefe, bilim ve politikada glenen bu gruplar ortam msait olunca ortaya kp halifeyi aka eletirmeye balar ve devleti ele geirmeye alrlar. Bu arada ilerden etkilenen Mutezile (ayrlmlar) adnda bir mezhep daha oluur ve u grleri yayarlar. Allah nefislerini kontrol etmeyenlere yardmc olmaz. nan, moral deerler ve zgr irade insanlarn kendi sorumluluklar ve iradeleri iindedir. Allah, kendi oluturduumuz doru ve yanl kavramlarndan sorumlu tutulamaz. Yanllklar mkemmel olan Tanrnn ii olamaz. Aksi hlde, Tanr, insanlar zorbalkla idare eden bir halife durumuna drlm olur. Allahn en nemli zellii Adil olmasdr. Akla uygun olmayan hibir ey Tanrnn eseri deildir. *

- 56 -

Bu fikirler o zamanki muhafazakar grlerle att iin kart grler ortaya kmakta gecikmemi: Mutezile, Allah rasyonel bir insan gibi grmeye balam. Onu anladklarn sylyorlar. Anladklar ey kendi czi akllarndaki tanrdan baka bir ey deildir. Bu fikre inananlar Allaha daha pek ok insan sfatlar bulacaklardr. nsan kendi kaderine hkimse; Allahn her yerde hazr ve nazr olmas ne ifade ediyor olabilir ki? Bu fikir dellosunu sonuta Mutezile kazanr. Halife Memun bin Harun (813-830 aras), Mutezilenin grlerini resm doktrine dntrmek istemi. Buna muhafazakarlar iddetle kar km; fakat yldrlmalar uzun srmemi ve trl eziyetlerden sonra birou susturulmu. Bu yldrma politikasndan Ahmed bin Hanbel cann zor kurtarm. Fakat kendisine ikence yapanlar Allahn affetmesi iin dualar etmi ve lmnden sonra bir slm kahraman olarak anlm.

ALLAHIN FZK YAPISI


Bir kuak sonra Ebu el-Hasan bni smail el-Eari (878941) bir orta yol bulmu. Sorunlarn zmn ve sorularn yantlarn akl ve mant kullanarak bulabiliriz gr ile yola kan Eari, Allahn akln tesinde bir kavram olduunu mantkl izahlar ile kabul ettirmi: Bilgi, kudret ve hayat vardr ve sonsuzda da vard. Ama bunlar Tanrnn kendisi deildir. Allah; tektir, esizdir ve ruh gibidir. Karmak da deildir, sadedir. Onu paralarna ayrp analiz edemeyiz. Ve Tanrnn zellikleri uluorta tartma konusu yapmamalyz. Kuran ne diyorsa mantmza yatmasa bile kabul etmeliyiz diyerek ortal bir mddet yattrm. Taraftarlar sonradan Earyye Mezhebini kurmular ve Kurann sembolik ve mecazi anlamlar iinde anlalmasnda srar etmiler. Ama skunet uzun srmemi... Hiam bni Hakim bin Hakem, bu tr bir Allah ve ruh analojisini beenmemiti:

- 57 -

Cennet halknn Allahn cemalini grecei Kuranda yazl. yleyse, Allahn bir fiziksel yaps da olmas gerekir. Allahn vcudu elbette vardr. O Yce ve Uludur. Eni, boyu ve ykseklii vardr; ama her yn ayndr. Her tarafndan Nur saan byk ve yuvarlak bir inci gibidir. O Nur; renkleri grr, tatlar alr, kokular duyar, sesleri iitir ve smsk sard her eyi dokunarak hisseder diye vaazlar vermesi ok kimsenin bu benzetmeyi de reddetmesine sebep olmu; fakat kendisine inananlar Hiamyye mezhebini kurmaktan geri kalmamlar. * Yine bu devirde felsefe, tercme ve fen dalnda n yapm olan Yakup ibni shak el-Kindi (796?-870) Kurana rasyonel bir yaklam getirmi, tabiata eilerek herkesi etkileyecek bulular yapm ve yle demi: Hakikat tektir, feylesofun grevi bu gerei aa kavuturmaktr. Bilgi ve geree giden ipular nereden gelirse gelsin hemen sahiplenilmelidir. Gerein kendisinden sonra en deerli ey gerei araytr. Geree ulaan mutlaka ihya olur. Gerek sadece Kuran, Hadis ve Kelmda aranmamal; dnyadaki madd deliller de, akl da, duyular da kullanlarak, hakikate ulalmaya allmaldr. Her eyin bir nedeni vardr ve tm Allahn isteinden kaynaklanr. El-Kindi her ey yoktan var edilmitir prensibini savunduu iin daha sonra bir filozof olarak kabul edilmeyecek; fakat gelecekteki bilginlere ve sflere k tutacaktr. * Bu ktan yararlanan ve devrinin tm ilimlerinde otorite saylacak kadar kendini gelitirmi olan Ebu Bekir Muhammed ibni Zekeriyya er-Razi (864-930) daha farkl bir gr savunmu: Son 300 yldr ortaya konan grlere bakarak felsefe yapmak doru deildir. Filozof kendi iradesini, mantn ve sezgilerini kullanarak rasyonel bir sonuca ulamadka, etki

- 58 -

altnda kalm kanaatler oluturmaktan kurtulamaz. Hakikat, bylesine izaf bir yolla aratrlamaz. Madde, zaman ve hareket; birbirine bal izaf eylerdir. Zaman ve cisim hareketle, hareket ise cisimle vardr. Her ey hareket sayesinde deiir. Buna madde, cisim ve zaman da dhildir. Allah ebed ve ezeldir ve deimez. O hlde madde; Allahn ruha benzer yapsndan olumu olamaz. Fakat, Raziye hemehrisi olan bir baka Razi tam katlmamt: Peki felsefe yapamayan zavall insanlar ne olacak? yleyse, bunlar yanllklar iinde yzmekten kurtulamayacaklardr! Bu Allahn Adil sfat ile badamamaktadr. Allah ve lahi Gereki bulma yetenei herkese verilmitir.

FTE KADER ANLAYII


Snn imamlardan mam- Mtridi Ebu Mansurun (852944) itihatlar; insann zgr iradesi diye bir ey olduunu rasyonel yaklamlarla kantlamaya alan Mutezile ile bunlara kar kan Earlerin orta yolunu bulmutu. mam- Mtrid yazd eserlerde kendine zg ispat yntemleri ve mantkl yorumlarla yeni bir yaklam ortaya koymu ve amelde Hanef olan birok Mslmann inanta Mtrid olmalar devrini ve Mtrdiyye mezhebini balatmt: nsanlar kendilerine yeni bir din tebli edilmemi olsa bile Allah bulurlar. nk o inan hem ftratlarnda vardr ve hem de kendi akllar ile bulabilecekleri kadar kolay elde edilir. Her insanda iyiyi ve kty ayrt etme yetenei mevcuttur. nsan kendi muallak/belirsiz kaderini tayin ederken, sahip olduu zgr iradesi ile hareket eder. Yaptklarndan sorumlu tutuluu da bu yzdendir. ledii gnahlar byk gnahlar olsa bile imandan km saylmaz. Bunlarn ya cezasn eker veya Gafur olan Allahn affna urar.

- 59 -

man; dil ile ikrar, kalp ile tasdiktir. zrl ve engelli olmad hlde dil ile iman ettiini sylemeyen kimse mmin olamaz. Amel, imana dahledilemez. man bir btndr: Artmaz, eksilmez ve tereddt gtrmez; kulun Allaha verdii inan szdr ve istisna kabul etmez. Amelleri yanl olsa bile iman edenlere kfir denilemez. nsanoluna Czi radenin verilii bouna deildir. Kader ve Kaz Levh-i Mahfuza yazlmtr; fakat bu yaz kullarn o yazya uymas iin deil; Allahn gelecekte olacaklar da bildiinin bir kant olarak yazlmtr. Allahn gelecekte neler olacan bilmesi zgr iradeye kart anlamna gelmez. nk O zaten her eyi bilir. mam- Mtrid, bu yorumlar ile, Kaderin tecelli etmesinden baka bir inanca yol vermeyen, insan bir robot gibi gren ve gnah-sevab reddeden, Cebryyeci (Abessiyun) bilinen mezheplerin takipilerine de inandrc yantlar vermi oluyordu. Kader konusundaki yorumlar ortaya iki nemli kavram karmt: - Kader-i Mutlak, - Kader-i Muallak. Mutlak Kader; Allahn o en zgr iradesinin tecellisidir. Yaratt Madd ve Manev Evrenlerin koyduu kanunlar erevesinde dzgnce ilemesi iin mutlaka olmasn istedii eylerdir, yani Klli radenin aktivitelerinin ismidir. (Mesel, Madd evrene -Byk Patlamadan Byk Skmaya kadar20 milyar yl mr bimise, bunu kendisinden baka kimse deitiremez ve bu sre mutlaka gerekleir.) Muallak Kader; canl-cansz tm varlklarn kendilerinin izledii yoldur. Kurulan bu mkemmel evrensel sistem iinde yaarken kullandklar zgrln addr. Yaratklarn kendi iradelerini kullanarak gerekletirdikleri tasarruflardr. Yani, Czi (az/limitli) radenin zgrce izdii yoldur.

- 60 -

Allah her eyi bildii iin bu yolun nasl gerekleeceini de bilir; fakat -Adil sfat gerei- mdahalede bulunmaz. Czi radenin nasl tecelli edeceini bilmesi; mdahale ettii anlamna gelmez. Bu anlalmas kolay olmayan bir paradoks gibi grlebilir; fakat ne bir paradokstur, ne de eliki. Aadaki rnek, bu konuyu kolayca aklamaya yetecektir: stanbul-zmir arasndaki karayolunu ele alalm. Bu yolun yaklak yar mesafesinde nl Susurluk kasabas yer alr. Bir kamyon stanbula gitmek iin zmir sebze halinden, sabah saat 11de yola km olsun. Ayn saatte, stanbul Esenler otogarndan bir yolcu otobs zmire gitmek zere hareket etsin. imdi de Bursa Uluda niversitesinde devasa bilimsel aratrmalar yapan, bilimde son derece ileri bir dzeyi yakalam ve neredeyse her eyi bilen bir profesr dnelim... Bu bilim adam ylesine ileri bir teknolojiye ve bilgi birikimine sahiptir ki; uzaydaki uydusu, teleskoplar ve uzaktan kumandal binlerce gl kameras sayesinde Marmara ve Ege blgelerindeki canl-cansz her eyin hareketlerini yakndan gzetleyebilmekte; hatta geni imknlar elverdii iin insanlarn dncelerini dahi okuyabilmektedir. Bir aratrma esnasnda bu otobs ve kamyonun yola klarn yakalayan profesrmz, her olasl dnr ve bunlarn nerede karlaacaklarn hesaplar. Bilgisayarnda Susurluk haritas grnr, ayca bu iki aracn keskin dnemelerden birinde karlaacaklar ortaya kar. Yine yksek ilmi sayesinde, ofrlerin ka dakikada bir esnediklerini ve gzlerini yumduklarn hesaplayp, yol, hava ve trafik koullarn inceler ve bu iki aracn o dnemete arpacaklarna kesin kanaat getirir. Profesrmzn zgveni tamdr... Hemen tm televizyon kanallarn arar, bu tahmininin mutlaka gerekleeceini, bunu nceden yaynlamann byk reyting getireceini ve bu kazann olmamas hlinde tm zararlar karlayacan garanti eder. Helikopter sahibi btn kanallar hemen Susurluka uarlar ve plakalar da belli olan bu iki arac o virajda beklemeye ko-

- 61 -

yulurlar. Durumdan jandarma da haberdar edilir ve herkes pusuya yatp olay nn beklemeye balar. Sylenen saatte ve yerde nden o iki ara grnr, kala gz arasnda burun buruna arprlar! Kazaya herkes ahit olur, kameralarn tm o n grntler. Neyse ki len olmaz, sadece ofrler ve birka yolcu hafif yaralanr. oku atlatan srcler neler olup bittiini abuk anlarlar ve Susurluk Jandarma Karakoluna gitmeyi reddederler. nk bu kazann, ellerinde olmayan bir sebepten dolay, mutlaka olacann zaten bilindiini, kendilerinde bir su olmadn iddia ederler. Ama gvenlik gleri kararldrlar ve sorunun mahkemede halledilmesi gerektiini sylerler. O gece televizyon haberlerini izleyen herkes olaydan haberdar olur ve merakla ertesi gnk mahkemenin sonucunu beklemeye balar. Olay tm dnyada duyulmu, btn habercilerin dikkatini zerinde toplamtr. Sabah erken balayan duruma yerli-yabanc yzlerce kanal tarafndan, zel bir izinle naklen yaynlanr. Savc, srcler hakknda dikkatsiz ara kullanma ve kamuya zarar verme suu iledikleri iin hapis cezas talep eder. Savcnn tanklarndan biri, nden hrete kavuan profesrmzdr. Srclerin avukatlar ortak bir savunma yaparlar: Mvekkillerimiz aralarn ne kadar dikkatli kullanm olurlarsa olsunlar, bu kazann olaca nceden belliymi. Ellerinden gelen tm gayreti gstermelerine ramen olay yine de cereyan etmitir. Kesinlikle susuzdurlar, beraatlarn talep ediyoruz. Mahkeme uzun srmez, karar ilk celsede aklanr: Her ne kadar nceden bilinse bile, kazaya dardan bir mdahalede bulunulmadndan ve arpma, aralar kullanan sanklar tarafndan gerekletirilmi olduundan sular sabit grlmtr. Bu hayal rnek, zgr iradenin kader iindeki yerini aklamaya yetmektedir. Alim sfatna sahip Allah, her eyi -bu

- 62 -

bilim adamnn bilgisiyle kyas gtrmeyecek en st dzeydebilir; fakat kendi verdii zgr iradeye elbette mdahale etmez. Direksiyon bizim elimizdedir ve doru veya eri yolu kendimiz seeriz. Mtridnin tespit ettii gibi, sorumluluk ve czi irade bize, takdir Ona aittir.

HADS ENFLASYONU
Peygamberin vefatndan 250 yl sonra, ortalk yalan-yanl hadislerle dolup tamt. Okur-yazar insanlarn azl yznden dine, imana ve mezheplere dair sylenen szler dilden kulaa aktarld iin srekli deierek ve bozularak naklediliyordu. Bunun yannda kart din ve mezhep mensuplar da uydurma hadislerle kafalar kartrma hesaplar yapyorlard. 9uncu yzylda, Hadisler konusunda da -zellikle iki nemli ahsiyetin zel abalar sayesinde- nemli bir mesafe alnd. nce, Buhari (Muhammed ibni smail el-Buhari: 810-870) uzun yllar seyahat ederek -ok sayda kaynaa gre- 600 bin kadar hadis toplad ve bunlarn iinden Kurana ters dmeyen 7275 tanesini titizlikle seerek yazd. Daha sonra Buhariden de yararlanan ve kendisi de dolaarak hadis toplayan Mslim (ibni el-Haccac el-Keyri: 821875) 300 bin hadis arasndan 4 bin kadarn yazya dkt. Bylece otantik olma ihtimali en yksek hadisler kaytlara gemi oldu. (Bu kiisel almalar Buhariden daha nce de yaplmt ve daha sonrasnda amza kadar da devam edecektir.) Mezhepler oaldka Fkh, Kelm ve Hadis bilginlerinin ileri zorlayor, imamlar ve feylesoflar yeni yorumlar getirdike kart grler kanlmaz oluyordu. 11inci yzyla girmeden nce, Kelm iyice gelitirilmi ve bir metodolojisi oluturulmutu. Aklla iman ve bilimle din arasnda hibir eliki olmad konsenss salanmt.

- 63 -

TASAVVUF
Mezheplerin yan sra, saylar giderek artan farkl fakl tarikatlar ve tekkeler de ortaya kyordu. zellikle Tasavvuf, saylar gittike oalan sfler arasnda hzla yaylyordu. Aslnda ruh, irade ve varlk birlii anlamna gelen Tasavvuf; nefisle mcadele ederek, kalbi dnya heveslerinden temizleyip Allah sevgisiyle doldurmak ve yksek bir manev olgunlua eritikten sonra lh Gerekle bulumak biiminde alglanyordu. Byle bir tarikata ait olanlara mertebelerine gre evliya, pir, eyh, mutasavvf, sf, sofu, dervi, ermi, eren, tarikat ehli veya -Bat dillerinden eviriyle- mistik denilmitir. [ngilizcedeki mystic (mistik), mysticism (tasavvuf) ve myth (efsane) szckleri Eski Yunanca bir kelime olan musterion fiilinden gelir. Bu szck az veya gz kapatmak anlamnda kullanlmtr. zgn mns; dnyaya bakmadan, sessizce i dnyaya, kalbe veya ruha bakmaktr.] Bir dilde belirli bir kavrama bir isim verilmise; bu kavramn ifade ettii hakikat, o dili kullananlarn oluturduu kltr iklimi iinde var olan bir olgudur. Bu da gstermektedir ki oktanrl inanlarn hkm srd toplumlarda bile Tanry ruhsal derinliklerde arayan mistikler kmtr. rnein, Plton bunlardan biri olarak kabul edilir. Daha nce sz edilen Haham Akiva, mael ve Yohannann da birer Musev eren olduklarna inanlr. Ayrca, Buday peygamber ya da tanr olarak grmeyenler, onu bir mistik olarak tanrlar. Hristiyan erenlerden de Kapadokyallar, St. Augustine ve Papa Byk Gregory (540-604) 12nci yzyla kadar en ok deer verilen mistikler olmulardr. Fakat mistisizm herkesin kolayca anlayaca veya doru yorumlayaca bir olgu olmad iin genellikle gzden uzak meknlarda ve daha derinlerde yzmek isteyen Tanr klar tarafndan yaanrm. Tasavvuf zel bir ruhsal yetenek istedii iin de herkes bu tarikatlara katlamazm.

- 64 -

M.S. 450 yllarnda yazld sanlan ve Musev bir mistik aire ait olan Ululuun lleri (iur Koma) isimli iirde k, maukunu syle dile getirir: Akmn taze Nur yz, Onbinlercesinden fark edilir. Kafas altndr, saf altn. rgl salar palmiye yapraklar gibi... Ama siyah m siyah. Zifiri... Gzleri st dolu havuzda arnm beyaz gvercin gz. Elma yanaklarndan bin bir baharat, zambak dudaklarndan esiz kokular fkrr. Elleri yusyuvarlak, som altndan, Tari mcevherleri ile bezenmi. Gbei yakutla sslenmi fildii. Ayaklar en kymetli mermerden kolonlar gibi... Tamamen sembolik bir anlatm tayan bu iir yanl anlalma potansiyeli tad iin yzyllarca gizlenmi. Fakat bu iire ulaan sade bir dindar da Tanry aadaki gibi hayal etmeye balam: Tanr; her parma kinatn bir ucundan dier ucuna kadar uzanan 180 milyon parmakl bir varlktr. * slam tasavvufunun Hz. Muhammedin salnda balad yaygn bir kanaattir. O devirde sofular, ynden rlm geni cbbeler giyerler ve kolayca tannrlarm. (Sofu szc, Ankara keisinin yumuak ve ok deerli ynnden, Softan yaplm giysileri giyen herkese verilen isimken, daha sonralar pamuklu ve ipek giysiler rabet bulmu ve fakat derviler Softan yaplm cbbeler giyme geleneini srdrdkleri iin isimleri Sofi kalmtr. ngilizcedeki yumuak anlamna gelen soft ve mistik anlamna gelen Sufi kelimelerinin kk de Softan gelir.)

- 65 -

Tasavvuf, Allaha ynelii balca aamada gerekletirmeye alan bir inantr: a- Vahdet-i hut b- Vahdet-i Kusut c- Vahdet-i Vcut. Sofu, kendini nce tanrsal bir ruh hline sokmaya alr; sonra kendi iradesiyle Tanrnn iradesini birletirmeye urar; son aamada ise kendi varln Tanrnn varlna katar ve hem ruhu, hem bedeni ve hem de tm varl ile Teklie terfi etmi olur: Bylece Tanrnn yeryzndeki fizik varlnn temsilcisi olduuna inanr! Bunlardan, Hasan- Basri olarak bilinen Ebi-Hasan Yesr el-Basrinin (641-728), Fen Fillah mertebesine kadar (kendi nefsini lh Hakikat iinde eritmek ve lmeden nce lmek) ulat kabul edilir. Mutasavvflarn ilk pirlerindendir ve annesinin Hz. Muhammedin ei mm Selemenin criyesi olduu kaytldr. * Halk arasnda Veysel Karani olarak anlan tasavvuf bynn asl adnn veys olduu rivayet edilir. Yemenli olduu ve Hz. Muhammed zamannda Mslmanl kabullendii; fakat Onu grmedii kaytldr. Hz. Ali devrinde Hariclerin ortaya kmalarna sebep olan Sffin Savanda, Hz. Alinin saflarnda savat sylenir. Onu mrit olarak kabullenenlere veys denmi; ama daha sonra veyslik sfat drt farkl zmre iin kullanlmaya balanm; - Hz. Peygamberin ruhaniyetinden feyiz alanlar, - Veysel Karaninin yolunda yetienler, - Bir eyhin ruhaniyetinden feyiz alanlar, - Hzr-lyas tarafndan irat edilenler (Hakikat yolu gsterilenler). * 700l yllarda, Rabia-i Advyye isimli bir bayan dervie de rastlyoruz: Y Rabbi, iki eye ok am;

- 66 -

Biri sen, Dieri seni bencilce ve pervaszca seven kalbim. * Alev (ia-i Ali) tasavvufularn barna olmu mezheplerden biri de gizli ilimleri tahsil eden Btnlik idi. Onlara gre; her Kuran ayetinin hemen anlalan bir d anlam (zhir) olduu gibi anlalmayan gizli mnlar (btn) da vard. (Bu konuda son derece geni speklasyonlar olduu iin okuyucularn kendi tercihlerini kullanarak salam kaynaklara bavurmalar nerilir.) * 12 mam silsilesinin altncs olan mam- Cafer es-Sadk (702-765) da tasavvufta ykselmi ve ok sayda talebe yetitirmitir. mam- Caferin blnmeye kar olduu ve herkesi kucaklayarak hmanist bir yaklamla mezhepler st bir izgi izledii pek ok aratrmacnn ortak grdr. * Hallac- Mansur (el-Hseyin bin Mansur el-Beyzavi: 858922) aktan aa Enel-Hakk (Ben Oyum) diye baran ve ruh hleti anlalmad iin Hallac l-Esrar diye bilinen bir mistiktir. Hallac -ou mutasavvf tarafndan- srlar aa vurmak ve Allah kalbe yerlemi madd bir varlk gibi alglamak sularndan dolay dlanmtr. Ta Sin l-Ezel ve Mira adl eserlerinde eytan hakknda yanl inanlar yaymas ile sulanarak yakalanm ve idam sehpasnda organlar para para kesilerek ldrlm. Sonra topra kirletmesin diye paralarnn yakld ve kllerinin Dicle nehrine atld rivayetleri vardr.

Hallac, Vahdet--uhd (grnen Tekliin birlii) tezi ile nldr ve Vahdet-l-Vucd (Tekvcut birlii) mistiklerinden ayrlr. Hallaca gre, kalbe yerleen Tanry, sf kendisinden ayr grmemelidir. Bu, Tanrya ahit olmaktr ve yz yze bir beraberliktir:
Ben Oyum. Onu seven. O benim. Ona k.

- 67 -

Biz ayn bedende iki ruhuz. O beni grr. Ben Onu. Onu gren ikimizi grr. Hallacn retileri daha sonraki yzyllarda derghlarda okutulmu ve u zdeyii dillerden drlmemitir; Nefsi yapmas gereken bir eyle megul et. Yoksa o seni yaplmamas gereken eylerle megul eder. * Nefisle mcadelede (cihad) arya kamakla sulanan bir baka mistik de Bayezid-i Bistami (803-874?) olmu. Sekr (manev sarholuk) hlindeyken syledikleri yznden ba belya girmi: Bir denize vardm ki, Peygamberler kysnda durdu. Cehennem ne ki, Grsem eteimle sndrveririm. Son derece sevecen ve zverili bir yaps olduu anlalan Bayezid-i Bistaminin Allaha alayarak yakar yledir: Ya Rabbim! Vcudumu Cehenneme koy ve o kadar byt ki her yerini dolduraym da kimseye yanacak yer kalmasn! * Mslmanl kabullendikten sonra bilim ve felsefede belirli bir dzeye km olan Trklerden de 10uncu yzylda tasavvufa katklar gelmeye balar. Trkistan doumlu Ebu Nasr el-Farabi (870-950?) felsefe, fen, tp ve mzik alanlarnda stn eserler oluturmu ve nn dnyaya yaymt. slm ulemasnn o zaman pek scak bakmad Farabinin baz dnceleri yleydi: Efltun, toplumun halkn dzeyine inebilen filozoflar tarafndan ynetilmesini nermiti. te Hz. Muhammed byle bir peygamber ve devlet adamyd. mmetine slam ak bir dille

- 68 -

ve gzel rneklerle anlatmasn bilmiti. O nedenle de ideal bir toplum olumutu. Madd dnya ile ruhsal dnyann deiimleri farkldr. Madde deierek eskir ve lme yaklar. Ruh ise; bedenden sonra doar, yksek mertebelere ulamak iin giderek olgunlar ve lahi Gereke ykselinceye kadar bu zahmetli ve zor yolculua devam eder. Tanr olmas ve bilmesi gerekenleri bilir. Bilinmesinde fayda olmayan detaylarla uramaz. Farabiden sonra slamn drt farkl pencereden grld iyice somutlar: Snn inan, i inan, mistik inan ve felsef inan. * Snn halifelie karn i halifelii benimsemi olan smailler, Kuzey Afrikada kurmu olduklar Fatimiler Devletinin bakentini Tunustan Kahireye tarlar (973) ve nl el-Azhar Camiini ina ederler. 7 mamclar olarak da bilinen smaillerden bazlar filozoflarn akla ar deer vermelerini beenmezler ve ran Zerdtlnden de esinlenerek gkteki katlar yeniden pay ederler. Peygamberlik katnn en stne Hz. Muhammedi ve Onun hemen altna Hz. Aliyi yerletirirler. Dier alt tabakalar da imamlara tahsis ederler. Yere en yakn kat, Hz. Muhammedin kz ve Hz. Alinin ei Hz. Fatimaya verilir. Bylece Hz. Fatima slamn anas kabul edilir. [O insanlar bu tasnifle, Grek Felsefesindeki lh Erdemin sembolletirilmi hli olan Sofiay (Aya Sofya/St. Sofia) yeniden canlandrdklarnn belki de farknda deillerdi.] * smail dnrlerden Ebu Yakub el-Sicistani (lm: 971) yle bir teklif getirir: Allah anlatrken ve ayetleri aklarken yaadmz lisan yetersizlii bizleri yanl ynlendirmektedir. Bu nedenle Allahtan sz ederken, olumsuz kiplerin kullanlmas gerekir. Allah vardr yerine; Allah yok deildir, Allah Adildir yerine;

- 69 -

Allah Adil deil deildir dersek bu dil eksikliinin farkna varm oluruz. Bylece Allah szle ifade etmekten kanr ve zamanla Onu sessizce anlamaya ve ruhlarmzda hissetmeye balarz. smaillerden etkilenmi bir baka grup da Basrada olumutu. Kendilerine hvn-s-Sef (Saf Kardeler) adn koymu olan bu grup, politik olarak aktifti ve fen bilgilerinde byk birikim sahibiydi. Dini, hurafelerden temizlemek iin yola kmlard. Baz grleri yleydi: Kendini bilen Rabbini bilir. Ruhunu yceltirken, kendi akln da tan ve ycelt. Bilime yz evirme. Kitaba ka atma. Hibir eye kr krne inanma. Fen, Astroloji ve Matematik ren. Her rakamn bir gizli/btn anlam vardr. Bunlar, bulanlardan tahsil et. Akl kirli ve btl dncelerden arndrmadka, ruh o tertemiz lh radeye kavuamaz. * slamiyetin balangcndan 390 yl sonra, Miladi takvimler birinci binyln (milenyum) bittiini gsteriyordu. Son 400 ylda, dnyada slmn lehine byk deiiklikler olmutu. Ve gelecek 300 yl iinde Mslmanlarn baarlar tm hzyla srmeye devam edecekti. Fakat bu hzn nn iki nemli gelime kesecekti: Avrupada Rnesans hareketinin balamas ve baz slm alimlerinin itihat kapsnn kapanmas gerektiine inanmalar. Her nedense, Hz. merin u sz zerine itihat etmek kimsenin aklna gelmemiti: Drt ey geri gelmez: Sylenen sz, atlan ok, geen zaman ve karlan frsat.

BN YIL NCEK TANRILAR


BN SNANIN TANRISI

- 70 -

11inci yzylda Mslman dnrlerin oluturduu felsefe ilmi, Ebu Ali ibni Sina (980-1037) ile zirveye kmt. Batda Avicenna olarak bilinen ibni Sina stn bir bilim adam ve hekimdi. Evrensel kltre katks olduka fazla olan Sina, andaki dar bak alarnn ok stne karak felsefeyi mezhepler st ve tm insanla hitap edecek bir dzeye karmt. O zamana kadar dnlm, yazlm ve sylenmi her gr titiz bir seicilikle harmanlayarak yepyeni bak alar oluturmutu: Beynimiz karmak ve belirgin olmayan eyleri alglamada zorlanyor. O nedenle, daha kolay anlamak iin her eyi paralarna ayrp, basitletirerek zihnimize yerletirmeye urayoruz. Szgelimi, bir aacn nasl bir ey olduunu anlamak istediimizde onu kk, gvde, dal, yaprak, iek vbg. daha basit ksmlara blyoruz. Bu analizlerde o kadar ileri gitmiiz ki, blnemeyen atoma kadar ulamz. Bu, u anlama gelir: Beynimiz iin, bir eyi oluturan paralar o eyin btnnden daha nemlidir. Bunun sebebi ve hikmeti; varl esiz bir tarzda saf ve yaln olan bir Yaratc varln ilminden kaynaklanmaktadr. Kinatta her eyin z sade ve saftr. Kargaa ve belirsizlik, sadelik bozulduu zaman ortaya kmaktadr. Ama sebepsiz hibir ey yoktur ve bunun da bir sebebi vardr. Kinattaki tm deiimleri ilk balatan sebebin Allahtan (Prime Mover) baka bir ey olabileceini dnemeyiz. Olaylarn sebeplerini bulabiliriz; fakat Allahn kendi varolu sebebini bulamayz. nk bu, o kadar sade, o kadar saf, tek ve ilktir ki; artk paralarna blnemez ve daha iyi anlalamaz. Onun varl grdmz eylerle mukayese edilemez; nk ei ve benzeri yoktur. Evren rasyonel bir yapya sahiptir. Bu zek, en kk varlktan en byne kadar hepsinde grlr; yleyse, Klli bir rade vardr. Bu radenin var olmadn farz etmek, rasyonellii ve akl reddetmek demektir.

- 71 -

Allahn lmini anlayabiliriz; ama kendisini anlayamayz. O, o kadar byktr ki bizim Czi rademize smaz. Allahn Klli radesi her trl vgye, hayranla ve tapmaya deerdir. bni Sina bu kadarck aklamayla yetinecek bir dnr deildi: Allah katndan yere ininceye kadar, 10 farkl boyuttaki gkkrede Saf Nurdan yaratlm melekler/zeki ruhlar sralanmlardr. Meleklerin hayal gleri ok yksektir ve hatta kendileri hayal gibidirler. Bu 9 kat ruhsal lemin yardm ve hayal gc sayesinde -zeks sayesinde deil- insanlar Allahla temasa geerler. Bu katlardan yere en yakn olannda Allahn Habercisi Cebrail bulunur. Cebrail, Nur ve lh Bilgi kaynadr. nsan ruhunun 2 tr zeks vardr; pratik zek ve sezgisel zek. Pratik zek dnya ileriyle urar. Sezgisel zek Cebrail ile temas hlinde olan zekdr. Peygamberlere vahiyler bu yolla gnderilmitir. Bu temas pek ok insann ruhunda az da olsa gerekleir ve ilham olarak (hiss-i kabl-el-vuku) ortaya kar. Enel-Hakk diyebilen mutasavvflar gstermitir ki pratik zek ve mantk kullanmadan, sezgiyle Allaha yaklalabilir. Yce Allah Kat ile insan seviyesi arasndaki katlar aarak ycelmeyi en mkemmel ekilde baarm insan, Hz. Muhammed olmutur. Bu yzden; Allah, Cebrail aracl ile kendi ilmini en mkemmel ekilde peygamberine ifa etmitir. bni Sina daha sonralar mistik bir izgi izlemi ve Kitab el-Aeratnda, Ona sadece akl ve mantkla yaklaanlar eletirmitir. El-Hikmet el- Marikyye (ark Felsefesi) isimli eserinde de felsefenin olgunlamasnda nemli katklarda bulunmutur. bni Sinann ilgin fikirleri ve enteresan tecrbeleri de vardr. Bunlardan biri, kendini Hzrn mridi olarak grmesidir.

HIZIR

- 72 -

Hzrn kim veya ne olduunu anlamak; inan leminin, tasavvufun ve tarikatlarn kurulu sebeplerini daha yakndan tanmak bakmndan nemlidir. Halk arasnda Hzr Aleyhisselm olarak bilinen bu efsanevi ahsiyetin esrarengiz bir kimlii vardr. Hzr; b- Hayat (Bengisu) denen bir lmszlk erbeti itii iin her devirde yaad kabullenilmi ruhsal bir varlktr. slmiyete kadar, Ortadouda ve zellikle Yahudiler arasnda bir kurtarc ve ilham melei olarak alglanmt; nk Hz. Musa bu ahs aram, bulmu ve ilminden yararlanmt. Asurlulardan beri (belki de Smerlilerden bu yana) dilden dile dolaarak bugne kadar gelmi, tarihin en eski destanlarndan biri olan Glgam Destannn Hzrla balants olduu sanlmaktadr. Bu destandaki Ut Napitim, lmszln srrn bildii iin hep arzu edilen bir ruhsal kii olarak aranmt. Byk skender bile bu hayat kaynann peine dmt. Hz. Musann Hzr ile bulumas Kurann da konusu olunca (Bak: Kehf suresi, 60-82. ayetler.), bu zt Mslmanlarn da ilgi oda hline geldi. Ama Hz. Musa ile buluan bu ahsn hangi Hzr olduu ak seik belli olmad iin binlerce deiik yorum yapld. zellikle Kab el-Ahbar isimli bir khinin Hz. Muhammedden Hzrla ilgili hadisler rivayet etmesi, Hzrn somut bir kimlik kazanmasn salad. Bu kimlik o kadar somutlat ki, 7. yy. sonlarnda, zbekistanda sk sk grnen Hzr adna bir cami ina edildi. Hzrn istedii yerde, istedii zaman, istedii kiiye grnd ve Tanrnn iradesinin gereklemesine arac olduu kabullenildi. Hem madd hem de manev boyutta yaayabilen ve darda kalanlarn imdadna yetien Hzr la, tm peygamberlerin ve ok sayda evliyann grt inanc yaygndr. Hzrla ilgili hikyelerin says arttka, dergh pirlerinin onunla buluup bulumadklar ok merak edilmeye baland. Baz tasavvuf mritleri ve dervileri Hzrdan yardm aldkla-

- 73 -

rn ima etmeye baladlar. Baz bilginler, onun 124 bin peygamberden biri olduunu sylediler. Daha sonra, Hzr ile lyas peygamberin bulumas ve Hzrn oturduu her yerin yeerdii rivayetleri Hdrellez (Hzr-lyas) gnn (6 Mays) dourdu ve bu gn, yaz mevsiminin balangc olarak kutlanmaya balad. Bu ruhsal ahsiyeti, ibni Sina hocas olarak grr. Hzra, Nefes Rahmani adn verir. Ulu Allahn, kk kalplere smad iin bu yollar setiini syler. Sina, Allahn sfatlarna yeni bir sfat daha ekler ve Onu el-ma (karanlk ve bulutumsu) olarak algladn itiraf eder. Ve devam eder: Bu yolla her insan, ilham edilen para kadar nasibini alr. Fazla ilhama lyk grlen insanlar insan- kmil (olgun ve ermi insan) olurlar. Bu bedizzamanlar her ada grlrler. bni Sina her insann Allah anlayn kabul eder. Bu konuda son derece liberaldir. Her anlay Klli radenin birer paras olarak grr. Baka dinlerdeki inanlar reddeden ulema ile ters dmekten ekinmez. Hatta, Halk el-Hakk fil-tikat deyimini kullanarak, btn inan sistemlerince hayal edilmi olan Tanr imajlarnn geerli olduunu savunur. Baz Mslmanlar rahatsz eden tavsiyelerde de bulunur: Hi kimse -Musev, Hristiyan, Mslman veya Hindukendi dininden olmayanlarn inancn reddetmemelidir. Byle yapanlar tek bir inan sistemi iinde boulup kalrlar ve dierlerindeki gzellikleri gremezler. Sonuta, Klli radenin paralar olan Czi radeden ok az parayla tanrlar ve Onun bykln tam anlayamazlar. Her yerde hazr ve nazr olan Allah, tek bir inan sistemine ve tek bir tapnaa sacak kadar kk deildir! Bakara suresinin 115. ayeti yle der; dou da, bat da yalnz Allahndr. Nereye dnerseniz orada Allahn yz vardr. Allah Vsidir, varl srekli geniletip bytr; Alimdir, her eyi bilendir.

- 74 -

Bu ayet; Allah sadece kendimizde deil, herkeste grmemiz gerektiine iarettir. Adil Allah, adaletsiz dnen cahillerin fikrini nasl beenecektir! * Mslmanlar gibi Hristiyan ve Musev dnrler de Sinadan etkilenmitir. Bahya ibni Pakda (....-1080) Kalbin Grevleri isimli kitabnda unlar yazm: bni Sina, Tanr her eyin sebebidir ve rasyonel bir evrenin varl Onun ispatdr tespitini yapmtr. Bu dzenli kinatn oluumu birtakm tesadfler zinciri olamaz. Gzel bir mektubun hokkadan kda kazara dklen mrekkep tarafndan yazldna inanmak aklszlktr. Hattatsz yaz olmaz. * Rasyonel ve mistik Tanr anlaylar scak tartmalar doururken, stanbuldaki San Makras Manastr barahibi Simeon (949-1022) mistiklere farkl bir bak asyla destek verir: O Nurdur. simsiz, sfatsz. O Nurdur. Binlerce ismi kinata yazl. Onu kendine ve nebata nafile benzetme. Bizler deiken ve lml. O lmsz ve deimez. * mer Hayyam (1048-1122) ise, Cebir ve Astronomi dallarnda sz sahibi olmu bir ilimadam olarak yazd rubailerinde akl n plna karr ve ahiret yaamn reddederek elence, ak ve arap konularna arlk verir: Bahar yamuru yad prldyor her iek, Durmak zaman deil, kalk, bir iki kadeh ek! Bugn senin iinde bulunduun imenler Yarn topraklarnn stnde bitecek. ... Derler arap din dman, ilmeye deer dman kan.

- 75 -

... Ahrette Cennet, Huri, Kevser var diyorlar, arap rma, st rma, bal ve eker rma... Bunlar anarak ey ski sen bana bir arap ver, Mlum ya, bir pein bin veresiyeden evldr.

GAZL
11inci yzyla damgasn vuran Ebu Hmid el-Gazli (1058-1111) herkesi susturacak zgn fikirler ve eserler reterek, unutulmaya yz tutmu gerekleri yeniden canlandrr ve Hccet-l-slam (slmn Kant) sfatn kazanr. Devrinde akla gelen tm sorulara yantlar arayan ve bulan Gazali yle der: Her cehalet kuyusuna daldm. st kapal her meseleye eildim. Her problemin stne gittim. Her mezhebin zne indim. Her kavmin inancn anladm. Btn bunlar doruyla eriyi, gerekle hurafeyi ve Hak ile batl ayrabileyim diye yaptm. Gazalinin yapt analizler detayl ve sorduu sorular derindir. Modern psikologlarn gerek, izaf ve deikendir dedikleri gibi; Gazali de, insan beynindeki doru kavramnn inanrlln tartm ve hakik doruyu yakalayabilmek iin 75ten fazla kitap yazm. (Baz abartl kaynaklara gre, 404 kitab vard ama ou Mool istillar srasnda yaklmt.) Filozoflarn akl rehber alan felsefeleri ile mtefekkirlerin akl ve iman birletiren yaklamlarn birbirinden ayran Gazali, Hatadan Kurtulu adl eserinde filozoflarn grlerini yanl, bal ve sapk olarak niteler: Feylesoflar akln tesindeki bir kavram anladklarn iddia ederek aklszlk etmektedirler. Bazlar ahreti ve peygamberleri reddederler. Bunlar zndktr. Hatta bazlar, Allahn ok yce olduu iin kk detaylarla uramadn sylerler. Bu, Allaha -h- cehalet sfat yklemektir. Mkemmellikte ce-

- 76 -

haletin yeri olabilir mi? Allah katna ulamak iin 9 kat ykselindiini hangi feylesof ispat edebilir? nancn yitirme tehlikesi iinde olan birini ne felsefe, ne de tek bana kelm tatmin edemez. man glendiren ey, doru amel ve ibadettir. slmiyette filozof olmaz, lim olur. Felsefe olmaz, slm lim olur. Allah 7 veya 12 imamn gizli ilimlerinde arayan ilere ve smaillere de yant veren Gazali, bunlarn hayali bir aray iinde olduklarn syler ve gizli ilimlerin aktarldn kim ispat edebilir? eklinde, yant zor sorular sorar. Kendisi mutasavvf olmadan nce mistikleri de eletiren Gazali: Allahn grlmesi iin madd bir varlk olmas icabeder. Bu olmadna gre mistikler de hayal peindedirler demekten ekinmeyecek kadar an, hret, sayg ve otorite kazanmt. Peki filozof veya dervi olmayan zavall insanlar nasl Allah bulacaklar? sorusunu kendi kendine srekli sorarken bir ruhsal bunalma giren Gazali, 1094 ylnda konuma yeteneini geici olarak kaybeder. Allah tlerimi kesmem iin dilimi kesti inancna kaplan Gazali, areyi tasavvufta aramak iin tarikata girer. Allaha giden yolun bilgi ile deil, sezgi ile alacan yaayarak renmek isterken, bu yolda da byk mesafeler alr ve mrit (yol gsterici) dzeyine ykselir. Kkeni, Arapada vacada bulunabilir kelimesinden gelen Vcd; Tanrnn sembolik bir ifadesiydi, Vahdet-i Vcd ise, Onunla i ie srdrlen bir yaam tarzyd. Kendisine akl yolundan daha dolaysz ve daha ksa gelen bu yolda, Gazali, vecit (vecd) iinde olmaktan ok mutlu olur ve, Kendi nefsini bilen, Rabbini bilir diyerek isel bir arayn meyvelerini topladn anlatr. Gazali, 10 yl sren bu mistik yaantsndan sonra yazd Hlst-t-Tasnif fit-Tesavvuf isimli kitabyla, sofuluu daha kolay anlalan bir olguya dntrm ve deta mutasavvfla-

- 77 -

rn elkitabn oluturmutu. Mikt l-Envr adl eserinde de, Nur suresini ve zellikle 35. ayetini o zamana dek hi dnlmemi bir biimde tefsir etmiti.

DER MUTASAVVUFLAR
Ahmed Yesevi (....-1166?) devrinin en geni tasavvuf tarikatn (Yesevlik) kuran Tahran doumlu bir mistiktir. Gl kiilii ve fikirleriyle her mezhepten Mslmanlar etkilemitir. Seluk Trklerine slmn yksek bilincini alayan zat olarak bilinir ve Trk-slm dnyasnn manev babas lakabyla anlmtr. Hz. Muhammed 63 yanda vefat ettii iin kendisi de 63 yana girince yer altnda yaptrd bir ilehaneye kapanm ve lnceye dek orada yaamtr. (Yesev dervilerinin Anadolunun Trklemesinde byk rol oynadklarna inanlr.) Yesevi, bilge kiiliini u drtlkle dile getirir: Hoca Ahmed bilmisin, Hak yoluna girmisin, Hak yoluna girenler, Cemullah grmler. Bu adaki dier bir byk tasavvuf mridi de Seyyid Abdlkdir Geylni (1078-1166) idi. Tasavvufta takip ettii yola Kadiryye Tarikat denmi ve ok sayda talebe yetitirmiti. 12 imamdan sonra ilimlerin ve feyizlerin Geylaniye getii yaygn bir kanaattir. Gavs-l Azam (en byk yardmc) olarak bilinir. Eserlerinde, tasavvufu zetle yle tarif etmitir: Tasavvuf; nefse hkimiyet, sabr, kadere ve rzka rza, cmertlik, mtevaz yaamak, mtevaz giyinmek, mtevaz davranmak ve sesli zikirdir. Rehberlik edecek insan da yle tanmlar:

- 78 -

nsanlara rehberlik eden kimsede u hasletler bulunmazsa, o rehberlik yapamaz: Kusurlar rtc ve balayc olmas, efkatli ve yumuak olmas, doru szl ve iyilik yapc olmas, iyilii emredip, ktlklerden men edici olmas, misafirperver ve geceleyin insanlar uyurken ibadet edici olmas, lim ve cesur olmas. * Gazali, Geylani ve Yesevinin yaad 11 ve 12inci yzyllarda dnyada byk deiiklikler oluyordu. O gnn standartlarnda hem bir dnya sava hkm sryor; hem de bilim, sanat ve edebiyatta byk bir gelime yaanyordu. Abbasilerin Emevileri yktktan sonra ber Yarmadasnda (bugnk spanya ve Portekiz) 750li yllarda kurulmu olan Endls Emevi Devleti i savalar yznden kk beyliklere blnm ve 1031 ylnda dalmt. Avrupann Hristiyan ordular bu beylikleri kltan geirerek ortadan kaldryorlard. (Fakat bazlar 1490a kadar yaayacaktr.) Msrda Fatimiler kyordu. Dnyann neredeyse bir eyreine egemen olan Mool mparatorluu isyan, sava ve toprak kayplar yznden kaynyordu. Seluklu Devleti ise yeni fetihlerle snrlarn geniletiyordu. Avrupadaki uluslar da iinde yzdkleri pislik, hastalk ve cehalet ortamndan kmak iin byk abalar sarf ediyorlard. Anglo-Saksonlar ve Frenkler asker ve ekonomik glerini, ilh glerle birletirip, Yahudi ve Mslman inanlarna son vermek ve Kutsal Topraklara ulaarak Hac vazifelerini -kendi topraklar olmas gerektiine inandklar- Kudste yerine getirmek istiyorlard. Gazali, salnda Kudsn 1. Hal Seferi (1096-1099) sonrasnda Hristiyanlarn eline getiini ve oradaki Musev ve Mslman halkn hunharca katledildiini yaamt. Btn bu kargaaya ramen bakenti Kordoba olan Endlste bilim, sanat, tasavvuf ve felsefe byk gelimeler gsteriyordu. Kordoba ve Toledo kentleri ileride Bat uygarln

- 79 -

ynlendirecek kadar etkin birer kltr merkezine dnmlerdi. Mslman, Hristiyan ve Musev bilginler birlikte ve i ie yayorlar ve birbirinden feyiz alyorlard. Bylesine enteraktif bir kltrel ortam bu yzyllarda nl bilginlerin yetimesine olanak salamt. * Bunlardan Yusuf/Josef ibni Sdk (....-1143), Farabi ve ibni Sinann felsefelerini gelitirmiti. Juda Halevi (1085-1141) ise, Gazalinin eserlerini dikkatle aratrdktan sonra u kanaate vardn yazmt: Tanrnn madd olarak ispat edilememesi; Onun manev varlna iman etmenin akld olduu anlamna gelmez. Bu sadece; madd vcudu olan bir tanrnn dinsel bir deeri olmayaca anlam tar. Filozoflar lh rade ile temas kurduklarn ne srmekle sadece kendi kendilerini kandrmaktadrlar. Bunu baaranlar sadece peygamberler olmutur ve onlarn da felsefeyle al-verileri olmamtr. Onunla btnlemenin en salkl yolu dinsel retileri takip etmektir. nsann tam insan/kmil olmas; ancak bu sayede gerekleir.

RNESANS TANRILARI
slmiyet ve Musevlik felsefeyi hor grmeye baladnda Avrupadaki kltrel yaam, felsefe iklimine daha yeni yeni giriyordu. Felsefeyle uraan Batl dnrler, ncili ve Teslisi an anlayna uygun baz yorumlarla yeniden ele almaya balamlard. Bu uyan Parisli Peter Abelardn (1079-1147) balatt kabul edilmektedir. Mslman bilginler arasnda felsefe deer kaybetmiti ama hi kimse hi kimseyi felsefe yapmaktan alkoyamazd. randa da, 12nci yzyln Einstein olarak kabul edilen Yahya ahabeddin Suhreverdi (1155?-1191), rakyye (afaklar) adyla bilinen bir akm gelitirmiti. Suhreverdinin Hikmet ul-rak adl eserinde teorik olarak mamoloji paralelinde dnd gzlenir; ama o, pratikte bir mistiktir. Tanr

- 80 -

Gereine her inantaki insanlarn ulalabileceini syler ve u grleri dile getirir: Nurlar Nuru (Nur-l Envr) derinlere indike younlam ve karanlklamtr. Bu younluk (donmu enerji) madd kinat meydana getirmitir. Ruh ile beden arasnda zde bir farkllk yoktur; nk biri brnn younlam hlidir. Madde kendi kendini eiterek ve deitirerek yeniden nurlaabilir. Aydnlanma, mkefe (keif ve sezgi) yoluyla olur, entelektel yolla deil. irak (afak) ve karanlk birbirinin zdd deil, bir btnn paralardr. Karanlk ktan gelmitir ve gerek aydnlk olan iraka geri dnecektir. Suhreverdi, Salahaddin Eyyubinin emri ile Halepte idam edilir.

BN RD
Gazalinin verimli hayat boyunca yazd kitaplar felsefeye byk darbe vurmutu; fakat Kordobada byk bir filozof yetimiti bile; Ebu el-Velid ibni Ahmed ibni Rd (11261198). Batda Averroes olarak bilinen ibni Rd felsef bir otoriteydi ve eserleri yzyllarca Avrupadaki niversitelerde okutulacakt. talyada bir bni Rd Enstits kurulmu; fakat kitaplarnn Mslman bir bilgine ait olduu gizlensin diye yazarn ismi Averroes olarak deitirilmiti. Kuran- Kerim de, geliinden 500 yl sonra bu yllarda Ltinceye tercme edilmiti. Elle yazmak kolay olmadndan ok sayda Ltince Kurann baslmas iin 1550li yllar beklemek gerekecekti. (Hristiyan Avrupann slma bu denli kaytsz kalmas ve Batl aydnlarn Mslmanla 900 yl getikten sonra geni ilgi duymasnn temel nedenlerden biri; slm bir vahiy dini olarak kabullenmeyileri olmutu.)

- 81 -

bni Rdn Avrupa Rnesansna giden yolu aan en etkin ilim adamlarndan biri olduu kabul edilir. Tanr hakknda az ve z konuur: Kuranda Allahn sfatlarna degin tartma kaldrmayan gerekler vardr. Bunlar unlardr: Allah birdir, O esizdir, benzeri yoktur, En byk irade, ilim ve g sahibidir, Adildir, Kinat yaratan ve yrten Odur. Bu be balk Onu anlamaya yeter. slamiyeti anlamak iin iki eyi kabullenmek yeterlidir; apeygamberlerin retileri lh Mesajlardr (Kurana iman), bMaher Gnnde hesaplama vardr (Ahirete iman). (bni Rdden byk lde etkilenmi olan ve Byk Talmudu Maimonides olarak bilinen Haham Musa ibni Maimon (1135-1204) ise, bu listeye Hz. Musann en yce peygamber olduunu ekler ve bir Mesih geleceinin apak grndn savunarak, Yahudi felsefesine yn vermeye alr.)

MUHYDDN- ARAB
Gazalinin tasavvufu anlalr ve kabul edilir bir dzeye getirmesinden sonra, felsefeyi hor gren ve tasavvuftaki slmi estetii n plna karan bir dier byk mistik ahsiyet yine spanyada domutu: Muhyiddin-i Arabi (Muid ed-Din ibni el-Arabi: 1165-1240). eyh-i Ekber lakabn da alm olan Arabi; Hac grevini yerine getirmek iin Kbe etrafnda dnerken, gkyznde Nizam adn verdii gen ve gzel bir kzn hayalini grdn, bu tecrbeden sonra tm gzelliklerin Allahn kendi gzelliinin yansmas olduunu anladn ve bu yansmalarn da gnlmzde Tanr Akn dourduunu syler. (80 yl sonra talyada nl mistik air Dante de Nizam grecek ve adn Beatrice koyacaktr.) Arabi, Ftuhat el-Mekkyye adl eserinde yle yazar:

- 82 -

Allah tm yaratklar bir pee/yz rts gibi yaratmtr. Peeyi, Gerekin kendisi zannedenler arkasn gremezler. Peenin rt olduunu bilenler Gereke ulaabilirler. O hem gzlenendir hem de gzleyen. Kadnlarn gzellii, gzellie k olanlarn gerek gzellie giden yolu bulmalar iin yaratlmtr. Bu gzelliin varl akl ve mantkla anlalamaz. Gzellii gren, kendi gzelliinin Onun gzellii olduunu anlayabilir. Arabi, Snni olmasna ramen i anlaya yakn bir izgi izlemiti. * Avrupa 2. Hal Seferine hazrlanrken (1146) nl Fransz bapapaz Bernard ile Parisli filozof Peter Abelard (10791147) arasndaki tartmalar Avrupada akl gz ile kalp gz arasndaki sembolik ayrmay somutlatryordu. Akla fazla gvenmeyen ve Papay da arkasna alm olan Bernard cokulu sylemleri ile Tanr sevgisinden sz ederek Hristiyan yreklere hitap ediyor ve herkesi bir baka Kuds kuatmasna hazrlyordu. Ksa aralklarla tekrarlanan Hal Seferleri byk kayplara neden olur; fakat Hristiyanlk Ruhunun tevhidini gerekletirmeyi baarr. (Hal seferleri 1202de Bizansn yamalanmasna kadar varacak ve 1270e dek 8 kez tekrarlanacaktr.) Bu birleik ruh iinde yetimi bir talyan filozof olan Thomas Aquinas (1225-1274), Tanry deta dnyadaki varlklardan biri hlinde alglayan redksiyonist/indirgeyici birtakm grler oluturur: Tanr evrenin oluumundaki ilk sebeptir, gereklidir ve varlklar zincirindeki en byk halkadr. Ona giden iki yol vardr; iman ve irade. ncildeki retilere iman etmek en emin yoldur; nk akl bizi yanl ynlendirebilir. Aslnda, imanla irade arasnda potansiyel bir eliki yoktur. elikileri yaratan Tanr deil, insanlardr. O her eyi mkemmel yaratmtr. rade de zorunlu olarak iyiye doru gidecektir.

- 83 -

Gnahlara neden olan ey, ehvettir. * Cahit Stk Tarancnn 35 Ya iirine konu olan Dante Alighieri (1265-1321) ise, 12 asrlk Hristiyan kltrnn bir sentezini yaparak, artk iyice somut bir varlk olarak alglanan Tanry, sevdii kadn olan Beatrice Portinarinin kiiliinde grmeye balamt. Dante, belki de, Mevlnann tarznda deiiklik yaparak soyutu somuta evirmiti. andaki tm sorunlar ele alm ve farkl yaklamlar getirmiti. Cehennem zerine younlaarak yazd 14.229 dizeden oluan lh Komedya hem ok beenilmi, hem de yanl anlald iin byk tepkiler almt.

RUM
Bugnk Afganistann Belh kasabasnda domu olan Mevlna Cell ed-Din-i Rum (1207?-1273), Mool ordularnn bu blgeleri talana balamas zerine babasyla Karamana gelip yerlemi ve daha sonra Seluklularn bakenti olan Konyaya gemiti. Sadrettin-i Konevi ve Seyyid Burhaneddin Tirmiziden tasavvuf tahsil etmiti. em-i Tebriziden byk apta feyiz ve ilham alm ve 26.660(?) beyitlik Mesnevyi ve 32.000 beyitlik Divan- Kebiri yazarak byk saygnlk kazanmt. bni Sinann herkesin inanc kutsaldr prensibini Mevlna, halkn anlayaca bir dille ifade eder ve herkesi kendi derghna arr:

Gel, Gel, Her kim olursan ol. Gel, Allaha irk koanlardan, Mecusilerden,

- 84 -

Puta tapanlardan da olsan, Gel, Bizim derghmz mitsizlik dergh deildir. Tvbeni yz defa bozmu olsan bile, Gel. Rum, tasavvufu da u dizelerle anlatr: Tasavvuf; hayret-i kbrada mest- vlih olmaktr, Tasavvuf; Hakkn esrarnda hayran olmaa derler. Tasavvuf; cmle zerrt- cihanda Hakk grmektir, Tasavvuf; gn gibi kevne nmyan olmaa derler. Tasavvuf; ilm-i Hakka sinesini mahzen etmektir, Tasavvuf; sofi bir katreyken ummn olmaa derler. Tasavvuf; cn, cnana verip azde olmaktr, Tasavvuf; cn- cnan, cn- cnan olmaa derler. (Aklama: mest- vlih: Sarho ve kendini yitirmi. Kevne nmyan olmak: kinat aydnlatmak.) Rumde insan sevgisi (hmanizm) zirvededir ve evrenseldir. nsan hem en erefli yaratk (Eref-i Mahlukat), hem de Tanrnn kk bir rnei (Nsha-i Kbra) olarak deerlendirir. Mahlukattan ikyet etmeyi, Hlktan ikyet olarak kabul eder. nsan Tanrnn sevgilisi iln eder ve kadnlara byk deer verir:

Kadn Hakk Nurudur, sevgili deil. Sanki yaratcdr, yaratlm deil... Fihi Mfih adl eserinde: Kadnn baskyla rtnmesi ve kapatlmas onun iffetli olacann delili deildir. Mayasnda fenalk olan bunu mutlaka tatbik imkn bulur. u hlde, btn

- 85 -

insanlar gibi kadn da; ancak cevherini parlatarak, vicdann ve terbiyesini ykselterek namuslu ve drst olur der. ok sevdii ems-i Tebrizinin Konyadan bir mddet ayrlktan sonra geri dnmesi zerine, mritlerini bir mddet ihmal etmesi srasnda kan dedikodulara cevaben yle der: Men bende-i Kuranem eer can drem, Men hk-i reh-i Muhammed Muhtrem. Mevlnann her yerde grd Tanrsna alan kaplar kalbinden geer: Can yokluk bilgisini bir candan bekler, Bu bilgi ne defterden bellenir, ne dilden! Senin gnln atk, gsn ferahlattk, Sen hl Onu dardan istemektesen. Sende kys, buca olmayan bir st kayna var, Sen neden hl tulumda st aramaktasn? Dizine kadar dereye girmisin de kendinden gafilsin, undan bundan su isteyip durursun. * Nereye bam koysam secde edilen Odur, Alt tarafta ve dnda Mabud ancak Odur. Ba, blbl, sema ve sevgili hep birer bahane, Bunlarn hepsinden maksat Odur. Evrendeki eitliliin ve ok sesliliin aslnda Teklik olduunu u dizelerle dile getirir: Ne ben benim, ne sen sensin, ne de sen bensin. Hem ben benim, hem sen sensin, hem sen bensin. Ey Hutenli gzel, seninle yle bir hldeyim ki, Anlayamyorum, ben mi senim, sen mi bensin?

- 86 -

lm olgusunu, dn gecesi (eb-i Arus) kabul eden Mevlna, Konyada vefat eder ve oradaki trbesine defnedilir. Yerine nce elebi Hsameddin, sonra olu Sultan Veled postniin/halife olurlar.

AKILCI SF
Mevlna ile ayn devirde yaad anlalan Hac Bekt- Velinin yaam zerine aratrma yapanlar kendilerini iinden klmaz bir kavram kargaasnn ortasnda bulurlar. Hac Bektn izledii mistik izgi ve retileri yannda, doum tarihi ve hatta doum yeri bile tartmaldr. Byk bir olaslkla Hac Bektaa ait olduu zannedilen aadaki cmleler onun ana izgisini ortaya koymaktadr: man akl zeredir. nk akl; bedenin hkmdar, iman da onun vekili ve yardmcsdr. Hkmdar (akl) giderse, vekili de kalmaz. man bir hazinedir. eytan bunun hrsz, akl ise bekisi... Beki giderse hazine de gider. Erenler demi ki: man kuzu, akl oban, eytan ise kurttur. oban giderse, kurt kuzuyu yer. Hararet hardadr, sacda deildir Keramet batadr, tata deildir Ne arar isen kendinde ara Kuds'te Mekke'de, Hacda deildir. Kendisine kadn ve erkek haklar hakknda sorulan bir soruya u anlaml yant verir: Aslann erkei aslan da, diisi aslan deil mi? * Mevlnaya verilmi olan Rum lakabnda 13nc yzyldaki ilgin baz gerekler gizlidir: Yaad Konya ili, binlerce yl her milletten ve inantan insanlarn gelip getii bir snak ve kltr merkezi durumun-

- 87 -

dadr. Batsndaki gller blgesi cazip bir yerleim merkezidir. Dousunda Nevehir, rgp ve Greme, Grek ve Roma zulmnden kaan ilk Hristiyanlarn yer altna ve peribacalarna oyduklar gizli ky ve maaralarn bulunduu blgede kurulmutur. Constantinein Hristiyanl resm din iln etmesinden sonra Konya nemli bir merkez olur. Anadolu Seluklularnn bakenti znik Bizansa geince, nce Karaman, sonra Konya bakent seilir. Hal ordularnn da iinden getii bu kent, ok uluslu ve ok kltrl bir yapya sahipti. Doudaki halklar Anadoluyu Rum Diyar olarak biliyorlard. Mevlna buraya gen yata yerletii iin Rum lakabyla tannmt. Rumnin yaam boyunca kentte huzur, bar, hogr ve ok sesliliin hkm srd bir ortak yaamn mevcut olduu kaytldr. Bylesi bir ehirde Yahudiler din ve ticar yaamlarn zgrce srdrrken, Avrupadaki dindalar ikence ve kym iinde yaama sava veriyorlard. Ortaa Hal zihniyetinin dier inan sistemlerine tahamml gstermesi Rnesanstan ok sonra balayacakt. * Bu karamsar ortam iindeki Batl Musevler, kendileri ile her n beraber olan ekinann onca zulme gz yummasn anlamakta glk ekiyorlard. Bazlar Onun uzaklat vesvesesine kaplrken, bazlar da isyan ederek felek anlamna gelen kelimelerle Ona hakaret etmekte teselli buluyorlard. Manev btnln sarsldn hisseden hahamlar areyi ekinay daha uzaklarda aramada bulurlar ve zevk ve elenceye son vermeyenlerin ekinann rahmetinden mahrum kalacaklarn vzetmeye balarlar. Almanya ve Fransadaki hahamlar ise, mistisizme snarak Akenazi tarikatn kurarlar. Akenazilik, Yahudilerin 17nci yzyla kadar altna snacaklar manev emsiye olur. Ama Doulu Musevler arasnda

- 88 -

rabet grmez. nk onlar Seluklularn ve Osmanllarn himayeleri altnda inan zgrlklerini doya doya yaarlar ve hatta bazlar devlette ok nemli mevkilere kavuurlar.

SEFROLAR
Endls Musevleri de kendi tarikatlarn oluturmada gecikmezler. Filozoflar, Tevrat entelektel bak alaryla yorumlarken; sfler, Kabala denen bir akm gelitirirler. Kabala gelitike -Gazalide olduu gibi- filozoflar hor grme tavr yaygnlar. Kabalistler Tanrya yeni bir sfat bulurlar: En Sof Bilinmeyen sonsuzluk mnsna gelen En Sof: Tevrata da, Talmuda da yabanc bir kavramdr ve Yehovadan farkldr. En Sof, kendini mistiklere 10 ekilde gsterir. Bunlar Sefirolardr. Sefirolar kelimelerle anlatlamaz. Ancak Ebced Hesab gibi bir takm hayali semboller ve rakamlarla anlalabilir. Tevrattaki her kelimeye bir rakamsal deer verilir. Her ayetin bir nmerik deeri ortaya kar. Bu deerlerin her biri, Tanr katndaki bir olayn izah olarak kabul edilir. Her Sefiro: Tanrnn kendine koyduu bir isimdir ve zellikle 10 tanesi biraraya gelince Tanr dan baka hi kimsenin bilemeyecei bir lh Sfat oluturur. Sefirolar unlardr: 1- Kether (Melik/lh Sultanlk/Kader) 2- Hokma (Hikmet/Erdem) 3- Bina (Klli rade) 4- Hesed (nsaf/Sevgi/Af) 5- Din (Khir/Kudret/Adalet) 6- Rahamin (Rahman/Merhamet veya Gzellik) 7- Netsah (Sabr/Sonsuz Tahamml) 8- Hod (eref/an/Hamet) 9- Yesod (Kdir/Temel Dayanak) 10- ekina (Zhir/Her eyin inde/Kutsal Ruh). *

- 89 -

1275 ylnda Leonlu Musa, Kabaladan ald ilhamla Zohar (Kitab- Nur) ismini koyduu bir roman yazar. Allahn bu 10 sfatn bir merdiven eklinde hayal eder ve en alttaki ekina dan en stteki Kethere kadar nasl klacan mistik bir anlatmla izah eder. Zaman iinde Zohar da Musev inancnn abidelemi bir paras hline gelir. Zoharn yazld dnemde, bir baka ilgin Kabalist olan Abraham Abulafia (1240-1292?) Yehovaya ulamann lh Enerji olan ruhu balayan halatlardan kurtulmakla ve Yoga gibi bir disipline girmekle gerekleebileceini yazar. Hayal gcnn kullanlmas ve rakamlardan oluan Tanr sfatlarnn derinden derine dnlmesi sayesinde, bu balarn zlebileceini nerir. Bu metot da ksa srede ok saydaki Musev sfnin ibadet ekline dnr. * Musev cephede bu gelimeler yaanrken, Hristiyan Avrupada mistik tecrbeler olduka yava bir seyir izler. Fakat 14nc yzylda -zellikle Almanya ve ngilterede- sflerin saysnda n bir oalma gzlenir. Pek ok mistik ahsiyet Mslman ve Musev mistikler kadar- byk saygnlk grp n kazanr: Meister Eckhart, John Touler, Byk Gertrude, Henry Suso, Richard Rolle, Walter Hilton ve Norwichli Julian gibi... Bunlardan Eckhart (1260-1327) Hak benim diye barnca tm rahiplerin tepkisini eker; fakat baz papazlarn kendisine arka kmas sayesinde Hallac- Mansurun akbetine uramaz ve aforoz edilmekten kurtulur. Ayrca, Barlaam ve Palamas gibi dindarlar mistisizm ile felsefenin arasn bulmaya alrlar; fakat aklla Tanry anlamaya almak, atalla orba imeye benzer demeyi de ihmal etmezler. Avrupadaki dominant Tanr anlay ise; Teslis (Yaratc Tanr, Kurtarc Oul ve ikisi arasndaki ruhsal iliki olan Kutsal Ruh) paralelinde oluturulan yorumlarla sregider.

- 90 -

YUNUS EMRE
Trk beyliklerinin hkimiyeti altndaki Anadoluda ve Hac Bekt- Veli zamannda yaad zannedilen bir baka eren de Yunus Emredir (1240- 1322?). Yunus da ben Oyum diyenlerdendir: Yunus deil bunu diyen, kendiliinden syleyen, Kfir olur inanmayan, evvel hr hemen benim. Yunusu kemale tam ermi bir mistik olarak kabullenmeyen mutasavvflar, onu telvin makamnda (hlden hle girme veya psikolojik deikenlik iinde) grrler. Aadaki dizelerde onun bu deiken ruh hletini grmek mmkndr: Cennet cennet dedikleri birka evle birka Huri, steyene ver onlar, bana seni gerek seni. Hakk nasl bulasn. Hakka kul olmaynca, Erenlerin eiinde yasdanp yatmaynca. Ariflere bu dnya hayal u d gibidir, Kendiyi sana veren hayal u dten geer. Drt kitabn manisin okudum ezber ettim, Aka gelince grdm bir uzun hece imi Bir dem gelir sa gibi lmleri diri klar, Bir dem girer kibr evine, Firavn ile Haman olur. Dervi Yunusun sz, kan alar iki gz, Mahrum eyleme bizi, kabre vardm gece. * 14nc yzylda ortaya kan tarikatlarn banda Nakibendlik gelir. Trkistan doumlu Muhammed Bahaddin

- 91 -

Nakibend (1318-1389) tarafndan kurulmutur. Farsa nak yapan/kalbi ssleyen anlamna gelen Nakibend lakabyla anlan bu mistik zt: Allaha var yolunda iin esas nefis ve nefes zerinedir. Kalbin btn gcn ve gayretini Ona adamak ve her nefes alta ve iki nefes arasnda gaflete dmeden Onun bilincinde olmak gerekir der. Bu tarikatn esaslar: Tvbe, takva (gnahtan korunma), kanaat (yetinme), zhd (maddeye rabet etmeme), uzlet (yalnzlk) ve teslimiyettir; ksacas, eriat, tarikat, hakikat ve marifet. eriatla d dnya, tarikatla i dnya temizlendikten sonra hakikat ile Kurb- lh (Allaha yaknlk) gerekletirilir ve marifetle Ona ulama salanr. Nakibendlik, mam- Rabbaninin (1563-1626) kurduu Mceddidye tarikat ve Halid-i Badadnin (1776-1826) oluturduu Halidye tarikat dnda gnmze dek en ok sayda kollara ayrlm tarikatlardan biridir: Ahrarlik, Camlik, Dehlevlik, Halillik, Kasanlik, Mazharlik, Melamlik, Muradlik, Naclik, Nurlik, Reidlik, Sadlik, Tayfurlik... (Ayrca, Nurculuk, Sleymanclk ve Fethullahlk isimleriyle var olan gncel akmlarn feyiz kaynann Nakibendlik olduu grleri yaygndr.) * Trk tasavvuf tarikatlarndan bir dieri: Hac Bayram Velinin (1352?-1429) kurduu Bayramye tarikatdr. Ankara Solfasolda doup, vefat eden Hac Bayramn tarikat balca kola ayrlm: brahim Tennurinin kurduu Tennur tarikat, Akemseddinin kurduu emsye tarikat ve Bursal mer Dedenin kurduu Melmye tarikat. * Gnmzdeki mevlit merasimlerinde okunan Mevlidin (milad/doum) airi Sleyman elebi (1351?-1422?) yazd bu uzun iirde kinatn yaratl sebebini, Hz. Muhammedin

- 92 -

doumunu, hayatn, baz vasflarn ve vefatn dile getirir ve Tanrya sadece Kuran penceresinden yaklar. * Bu yzyldaki tartmal tarikatlardan biri de eyh Bedrettin Simavinin (1357-1420) kurduu Simavye tarikatdr. eyh Bedrettin ok aktif ve gezgin biridir. Vahdet-i Vcd anlayn, Vahdet-i Mevcd olarak tarif eder. Simaviye gre madde ve ruh ayrlmaz ve ayn nemi tarlar. Kuran ayetleri semboliktir, asl anlamlar derindir. Simavi, Osmanllara byk glkler kard iin idam edilmitir. * Gncel tartmalarda sk sk dile getirilen slmda reform dncesinin hararetli bir Hanbel savunucusu, o devirde aml Ahmed ibni Teymiyedir (....-1327). eriat hkmlerinin birka zmrenin maskesi hline geldiine inanarak yola kan Teymiye: Kelma, felsefeye ve Ear tarikatlara kar kar. Sadece Kuran ve Sahih Hadisler zerinde younlatrd dnceleri ulema tarafndan reddedilir ve bilgisi aklnn nne gemi szleriyle ldrm olduu iddialarna maruz kalarak defalarca hapsedilir. * Arap denizcileri vastasyla slmiyetle tanm olan Uzak Douda tasavvuf; Avrupa, Orta Asya ve Ortadoudaki gelimelerden geri kalmaz. 13nc yzylda Endonezyada iyice oalm olan Mslmanlar, kuzeyde Samudra Pasai ve Perlak Krallklarnn slmiyeti resm din olarak kabullenmelerinden sonra mistisizme byk ilgi duyarlar. (Bu gelimeler 1292 ylnda oralar gezen Marko Polo tarafndan Batya duyurulmutu.) 1341de ine giderken bu lkeye urayan Fasl Arap bilgini ibni Battuta, Samudrada Kral Malik el-Zahirin konuu olur ve bu kiinin bir ermi sofu olabileceini rapor eder. Tasavvuf, 15inci yzylda Javada eyh Mevlna Malik brahim, Sunan Ampel ve Sunan Bonang gibi isimler tarafndan geni kitlelere retilir. Bylece, slm mistisizmi -Budizme

- 93 -

alternatif olarak- Hindular ve Budistler arasnda da kabul grr. * Tm bu gelimelerden sonra, 3 semav dinin ve dier oktanrl dinlerin temsilcileri akllarna gelen tm sorular sormu, yantlarn bulmu ve belirli bir felsef dzeye ulam oluyorlard. Sflik ise, apayr bir balam iinde, mritten mride aktarlarak sregelmiti. Fakat bu kltr ve tecrbe birikimi de gelecek nesillere yeterli gelmeyecekti...

YEN A TANRILARI
15 ve 16nc yzyllar, dnyann byk bir kesiminde daha nce yaanmam hareketlenmelerin olutuu ve devrimlerin yapld iki asr olarak karmza kyor. 200 yl boyunca, yava deiim olan evrim sreci byk bir hz kazanr ve n deiim olan artc devrimlere dnr. Her lkede ok sayda yaratc, dourgan, atlmc ve deiimci nesiller yetiir. talyada balayan dnce, bilim ve gzel sanatlardaki Yeniden Dou (Rnesans) Hareketi nce tm Avrupaya, sonra dnyaya yaylr. Yzyllardr gelitirilmekte olan bask teknii Almanyada Johannes Gutenberg (1400-1468) tarafndan matbaa makinesine dntrlr (1438-44). Bu alet sayesinde yaz dilinde bir devrim balar ve kltrel birikimler okuryazar insanlar araclyla daha geni kitlelere ulatrlr. * Kristof Kolomb (1451-1505), Hindistan zannettii Amerika ktasn -farknda olmadan- kefeder (1492) ve Avrupallar bu topraklara g ederek yerlemeye balarlar. Kendi surlar iinde kapal ve az sesli bir toplum oluturmu olan Bizansn surlar alr ve stanbul -Fatih Sultan Mehmet tarafndan- Osmanl topraklarna eklenir (1453). Akdeniz bir Trk Gl olur.

- 94 -

Egemen elitleri de arkasna alm olan Katolik ve Ortodoks Kiliseleri bu deiim frtnasna daha fazla kar duramazlar. Almanyada, ncili ilk kez Almancaya evirmi olan ilhiyat profesr Martin Luther (1483-1546), Vatikan Papal (halifelik) ve Engizisyon zerine balatt tartmalarnda Katolik Hristiyan eriatn reddeder ve protestocu anlamna gelen Protestanlk Mezhebini kurar. Bylece Mslmanlktaki Snnlik-ilik gibi, Hristiyanlkta da Protestanlk-Katoliklik farkllamas oluur. Tarih tekerrr eder ve zamanla Protestanlar da kendi aralarnda blnerek Lteryan, Anglikan, Kalvinist, Evanjelist gibi kollara ayrlrlar. (Bunlardan zellikle Evanjelik mezhebi, 21inci yzylda, A.B.D.de ok gl bir mezhep hline gelecek ve Beyaz Sarayn politikalarna yn verecektir!) * Bu yzyllar baz toplumlar iin kriz yllar olur. spanyadaki Endls Mslmanlar ortadan kaldrlr. ok sayda Mslman ve 150 bin kadar olduu zannedilen Yahudi halk, canlarn zor kurtararak Anadoluya, Balkanlara ve Kuzey Afrikaya g etmek zorunda kalrlar. Amerikadaki nka ve Maya uygarlklar ise Avrupallarn istils ve hunhar kymlar yznden iyice geriler ve kendi kabuuna ekilirler. Kolombun askerleri Maya medenyetinin son temsilcilerine bile son darbeyi vurmakta tereddt etmez ve byk bir soykrma giriirler. M.S. 600l yllarda ormanlarn iinde kurduklar tapnaklar, gzlemevlerini ve stadyumlar terk edip kylarda yaamaya balam olan Mayalar da, -svireli UFO aratrmacs Erich Von Danikene gre uzayllarn gazabndan kaarkensmrgeci dnyallarn gazabna urarlar. * Tarihteki en byk mparatorluk olan Mool mparatorluu kanl savalar ve isyanlarla kk devletlere blnrken, halk kitleleri sefalet iinde telef olurlar.

- 95 -

Deien bu g dengeleri esnasnda toprak kazananlar zafer sarholuu iinde kutlamalar yaparken, sava ve toprak kaybedenler yazglarna isyan ederler. Fakat bu insanlk dram ve trajedisi tarihten beri devam edegelmi bir sretir ve daha yzyllarca devam edecektir.

DNMEYE PAYDOS
Tarihsel deiim mekanizmas son srat ilerken, slm medreselerindeki (niversite) ulemalardan bazlar bir araya gelerek, 7-8 asrdr yeterince aratrma, yorum ve tecrbe birikimi olutuu kanaatinde birleirler ve itihat kapsnn kapandna karar verirler. Artk mevcut Hadis, Kelm, Fkh, tihat (eriat hkmlerine uygun karmlar yapma) ve cma (hkmlerde konsenss) arivlerinin sorulan her konuya cevap verecek yeterlilikte olduunu ve inan sisteminin deimez bir ideal model kazandn ne srp, sadece bunlara bavurmann her soruya yant vereceini savunurlar. (Bu deklarasyondan sonra Mslman lkelerdeki bilimsel ve toplumsal gelimelerin durakladn savunanlarn says olduka yksektir. Bu kanaatte olanlar o aa kadar slm lkelerinin bilimde, sanatta, felsefede ve ekonomide en ileri lkeler olduklarn; fakat bu karardan sonra bir duraklama ve gerileme devrinin baladn savunurlar. Kar tezleri ileri srenler ise, duraklamann nedenleri arasna, Avrupadaki Rnesans hareketlerinin getirdii hzl geliime ayak uydurabilmenin zorluunu koyarlar.) Kk bir beylii byk bir imparatorlua evirmeyi baarm olan Osmanllar dneminde tarikatlar yaygnlarken, buralardan yetierek, ilim ve deneyim sahibi olmu ve byk saygnlk kazanm olan bilginler, saraydaki Enderun Mektebinde eitici olarak grevlendirilirler. Bunlar arasnda ilk eyhlislm Molla Fenari (1350-1431), ncs Molla Hsrev (....-1480) ve Sultan Mehmedin hocas, drdnc eyhlislm Molla Grani (1410?-1488) en ok anlanlardandr.

- 96 -

Osmanllarn en gl dnemlerinden birinde doan nl mistik air Fuzuli Mehmed bin Sleyman (1485?-1556), Tanrya olan akn ve Kanun Sultan Sleymana kar duyduu muhabbeti dile getiren etkileyici iirler ve kasideler yazar. ok sayda eser yazm olan Fuzuli, bazen hlinden ikyet eder, bazen hogry unutarak iddetli tenkitlerde bulunur, bazen de mtevaz ve mistik ynn sergileyen son derece lirik szler syler: Fuzuli rind-i eydadr, Hemise halka rsvadr, Sorun bu kim ne sevdadr, Bu sevdadan uyanmaz m? * Ben ak derdiyle hoem, el ek ilacmdan tabib, Klma derman, kim helkim zehri dermanndadr. * 16nc yzylda Osmanl mparatorluu, ah smail idaresindeki Tebriz merkezli Safevi mparatorluu ve Hindistandaki Mool mparatorluu, 3 byk Mslman devlet olarak gze arparlar. Fakat aralar iyi deildir. ah smailin babas ah Haydar ile balayan Snn dmanl, Snnlerden farkl grnmek iin ilerin krmz bir balk giymelerine kadar ular (1487). Bu durum Kzlba sfatnn domasna yol aar. ah smail, art arda kazand savalar ve topraklar yznden iine girdii zafer sarholuuyla tm dnyay iletirme idealleri beslemeye balar ve birtakm katliamlara giriir. Bu idealin aldranda (1514) Yavuz Sultan Selim tarafndan yok edilmesinden nce, lkesindeki bilginler bu duruma kar karlar. tihat kapsnn kapandn reddeden bu bilginler ahenahn fikirlerini slam d bulurlar ve dncelerini geni kitlelere yayarak, halkn da desteini kazanrlar. Buna ramen, ah smail -gl ordusuna gvenerek- ansn dener ve nemli bir sava kaybeder. *

- 97 -

O devirdeki ulema arasndan, Molla Sadra olarak bilinen Sadreddin irazi (1571-1640) adnda bir mistik kar: Felsefe, bilgilerin ortalamasn alarak, akli delillerle Tanrya ulamaya alr. Bu mmkn deildir. Tanrya ulamak Nura ulamakla kabildir. Nur: Nur-l Envarn czi hlidir ve her eyin iinde mevcuttur. Btn eyleri bir araya getirdiinizde -baz feylesoflarn dndnn aksine- Klli Nuru oluturamazsnz. Bunu, Gne klar misali ile anlayabiliriz. Gne klar her eyin zerine vurur ve onlar aydnlatr. Ama bu klar toplayp birletirdiinizde, Gnein kendisini meydana getiremezsiniz. Bu akislerin/yansmalarn tm ayn kaynak olan Nur-l Envardan geldii iin her ey bir yettir, Nurun younlam hlidir ve Onun varlna bir iarettir. nsann azmettii eyleri yapabilmesi demek, hayalinde resmini izdii eyleri gerekletirmesi demektir; nk hayal gc yaratc Nurun eseridir ve bu gc younlatrp maddiletirmek Czi radenin kapasitesi dahlindedir. Tanr objektif olarak bilinmez; fakat her insan, hayal gc ieren zihinsel yetenekleri sayesinde Onu anlayabilir. Ahiret, manev i evrenin ruhsal boyuttaki mekndr. Bunu sezinlemek ve anlamak mmkndr. irazi, bu dncelerine tezat tekil eden eyler de syler: Gizli lh limler Hz. demden beri peygamberler, Grek filozoflar, 12 mam ve sfler sayesinde kuaktan kuaa gemitir ve geecektir. (Sz edilen gizli ilimlerin Ayetullahlara gemi olduu inanc sonraki yzyllarda randa yaygnlaacaktr.)

HNDU-MSLMAN-BUDST NAN BRL


Hindular ve Budistler de, slm dnyasnda ve Rnesans yaayan Avrupadaki bu deiikliklere ayak uydurmak isterler. Brahman, iva, Krina, Buda ve Tao yeni yorumlara tbi tutulur. Baz mezheplerde, younlam Nur paralarn Tanrnn

- 98 -

yeryzndeki madd grnts olarak kabul etme inanc reforma urar ve yerini irazinin anlayna brakr. Evren, Nurun madd grnts olmaktan kar, yansmas olarak alglanmaya balar. Bir grup da, Hinduizmi Mslmanlkla yourarak, oktanrcl terk eder ve Tek Tanr anlayn oluturur. Bu tarikat yeleri, Guru Namak nderliinde Sihizm (Sikhism) mezhebini kurarlar. Hindular ve Mslmanlar arasndaki bu kutsal imece, 45 yl bata kalan 3. Mool mparatoru ah Ekberi (1560-1605) ok etkiler. Hayvanlar kurban etmeyi ve avlamay yasaklar ve vejiteryan bir diyet uygulamaya balar. Avrupadaki Mslman ve Yahudilerin ektii cefalarndan etkilenen ah Ekber, 1575te bir mabet ina ettirir ve her inantaki insanlarn buraya gelerek Tanr anlaylarn mzakere etmelerini ister. Burada oluan inan spektrumu yeni ilhamlarn ortaya kmasn salar. Ebulfazl Allami (1551-1602) adnda bir Snn mistik, Ekbername isimli bir kitap yazar. Allami, Allahn sadece Mslmanlarn tekelinde olmadn, Allaha teslim olmak anlamna gelen slamn tm insanlar tarafndan -dini farkl olsa dahi- gerekletirilebileceini dile getirir. ok sayda taraftar toplayan bu gr Mslmanlar, Hindular, Budistler ve Sihler arasnda bir hogr ve kardelik havas yaratr. Fakat imparator deiince her ey deiir ve Hindular ift vergiye maruz kalnca toplum huzuru ortadan kalkar. Bu huzursuzluu, ok sayg duyulan ve mkemmel insan olarak grlen eyh Ahmed Sirhindinin (1563-1625) ah Ekber zamannda balatt muhalefet byk lde arttrr. (Sosyolojik adan bakldnda bu durumdan u sonular karlabilir: lkeleri idare edenlerin kk birer hata yapmalar veya yanl anlalacak szler sarf etmeleri, ok byk toplumsal hareketlerin ortaya kmasna neden olabilir. Ayrca -yukarda grld gibi- toplumda saygnlk kazanm insanlarn bu hareketlerde bir motor g olabilecekleri defalarca

- 99 -

yaanarak kantlanmtr. En nemlisi de, farkl Tanr anlaylarna sahip insanlarn kutsal sayd deerlere saygszlk etmenin bir zincirleme reaksiyon dourabileceidir. Bu deerlere sayg gstermek ve hogrl davranmak ise; huzurun, barn, entegrasyonun ve retimin artmasnda bir katalizr olmaktadr.) * Batda bu tolerans gremeyen ve dnyaya dalan Yahudilerden Filistine g edenler, huzura kavutuktan sonra zihinsel ve ruhsal yeteneklerini kullanma frsat bulurlar ve ok ksa bir zaman iinde Safed Kabalasn olutururlar. Bu kabalistlerden Musa ben Yakub Cordovero (1522-1570) ve Isaac Luria (1534-1572) dncelerini merhamet ve zulm gibi iki kart kutbun birlikte bulunabilmesi paradoksu zerinde younlatrrlar. Bu derin konuyu akla kavuturmak iin Hayat Aac adl bir kitap yazan Isaac Luria, Tevhid kavramn ele alr. O zamana dek hibir sfnin kullanmad bir slp iinde, manev lemin atomlarna inecek kadar ince detaylara deinen aklamalar yapar. Tanr hayr ve er dolu bir dnya yaratt m? Hayrn kayna Tanr ise, errin kayna nedir? sorularna da cevap bulan ve yeni bir evren modeli gelitiren Luria, son derece geni bir hayal gc sergiler: Tanr kinat yaratmadan nce kendi varlnn bir blmn bolua dntrd! Sonra, beenmedii sfatlarndan biri olan Cebbr (zorla yaptran) sfatn bu bolua brakt. Byle yapmaktan maksad; bu sevmedii negatif zelliinin bir ak iinde- kendi kendini evrimle deitirerek sevilir ve olumlu klmasyd. Fakat bu yuvarlak ve effaf bolua Nurunun dier sfatlar da szyordu. Bu yzden Cebbr sfat gittike younlat, byd ve patlamak zorunda kald.(Big Bang?) Patlayan Nur etrafa sald. Bazlar kendisine geri dnd. Boluun iinde kalan Nur paralar -bir kaos iinde- oraya

- 100 -

hapsoldular. Hapsolan parack Nurlar birbirine arparak birletiler ve deiik paracklar oluturdular (Atomlar?). Bu paracklardan Abba ve ma olutu. Abba, baba/erkek karakter; ma, ana/dii karakter tayordu. Bu iki parann birlemesi (ziwwug) sayesinde bir denge olutu ve kaos sona erdi. Bylece grdmz her eyin cevheri olumu oldu. dem ve Havva da bu cevherden yaratld. yleyse, her eyin cevheri Onun parasdr ve bu cevherin iinde Onun sevmedii zellii de vardr; fakat bu zellik, Onun isteine ba eecek ve evrimleerek deiecektir. (Luriay okuduktan sonra, astro-fizik ile uraanlarn Big Bang teorisini olutururken bu ztn grlerinden byk lde yararlanm olabilecekleri kendiliinden akla gelmektedir!) Luria bu ileri grl yorumlarnn hemen ardndan baka dnceler de retir ve Tanrnn insanlara ihtiyac olduunu syler: nsanlar olmasayd, Tanrnn sfatlarn anlayacak ve takdir edecek bir varlk olmayacakt! Herkese enteresan gelen bu grler ksa zamanda tm Yahudi dnyasna yaylr ve inananlara yeniden bir yaam sevinci kazandrr. Herkes ekinay ok daha yaknnda hissetmeye balar, Musev dnyada ok gl bir manev atmosfer oluur. ok gemeden Luria Kabalas yazlr ve yaylmaya balar.

HIRSTYANLIIN ALKANTILI YILLARI


Musevler bu manev cokuyu yaarken, Avrupal Hristiyanlar tam aksine birtakm fanteziler peindedirler. zellikle 16 ve 17nci yzyllarda ok deerli fikirler reten bilim adamlar ve filozoflar halkn anlayabilecei dzeyde ve halkn konutuu dilde sylemler gelitiremezler. Yazdklar Eski Yunanca ve Ltince metinleri halk anlamaz ve genellikle

- 101 -

Kilisenin verdii klsik din eitimle yetinir. Bu eitim zaten eksik, yanl ve yetersizdi, stelik halk arasnda okuryazar says da ok ok dkt.

SATANZM
Onca cehalet, banazlk, kuaktan kuaa geen efsaneler ve dilden dile dolaan yalan-yanl haberler, 250 yl srecek olan garip bir lgnlk furyasn tetikler; birdenbire eytana tapanlar (satanistler) oalmaya balar; bu akld eilime ilveten falclk, kehnet, frklk, muskaclk gibi uralar gndemin birinci maddesini olutururlar. Kyler, kasabalar ve ehirler yzlerce kilometre utuktan sonra eytanla cinsel ilikiye girdiini anlatan insanlarla dolup taar. Byk bir inandrclk ve heyecan iinde anlatlan bu fanteziler sonucunda, eytan, ncil deki Tanrdan daha gl bir tanr olarak alglanmaya balanr. Evlerdeki raflardan Hz. sa ve Meryem biblolar kaldrlr ve yerlerine eytan heykelleri konur. zel sohbetlerde eytann kimlii tartlr, ressamlar eytan kutsallatran tablolar izer, ev kadnlar eytan figrl oyalar yapar ve eytana uygun ayinler yaplp sapk eylemlere giriilir. Bu gidii durdurmaya abalayan Kilise Engizisyonunun idam ettii binlerce kiinin sallanan cesetleri ve giyotinle kesilmi kafalar bile bu lgnl nleyemez. Tanr anlayndaki onca evrime ramen insan aklnn bu derece ilkel dnmler yapabilmesinin izah zordu. Fakat kesin olan uydu ki: nsann esiz hayal gc, daha nce hi dnlmemi fantezileri ve topyalar kolayca yaratabiliyordu. O devirdeki insanlarn hayal gcne yardmc olan d etken ise, Engizisyon zihniyetinin topluma enjekte ettii korku ve hurafe dolu din hkmlerdi. Halk Tanry son derece zalim, acmasz ve korkulacak bir varlk olarak alglamaya balam ve Ondan uzaklamay yelemiti. eytana tapmak bu ceza yadran Tanrnn gazabndan kurtuluun bir simgesiydi. Bu

- 102 -

simge, hem ateizmi hem de -tuhaftr ki- modernizmi balatan sebep olacakt. Rnesans gibi her eyin sorgulanarak yeniden ele alnmasn salayan bir deiim ve ilerleme atmosferi iinde bile, Avrupa insannn bu denli batl inanlara kaplmasnn ardndaki bir baka neden de, doal olarak deimeye balam deer yarglar ve manev sistemin yerine, akla ve ruha yatkn yeni bir sistemin konulmam olmasyd. Luther ve Calvinin reformlar, baskya bakaldr salamt ama zde bir reform oluturamamt. nk zaten oturmu bir dinde reform yapmak deil, uzun yllar alan yorumlardan sonra baz anlay farkllklar yaratabilmek sz konusu olabilirdi. * Fakat svirede balatt radikal hareketlerle John Calvin (1509-1564) moral deerlerin deiimini ksa srede hzlandrmay baarr ve Lutherden daha etkili bir lider olarak Hristiyanlarn manev anlamda Yeniden Dou kavramn yaratmalarna sebep olur. Calvinin hurafe temizlii abalar sonucunda yeniden doan dindarlar eytanizmi, Tanr ile kul arasndaki teokrasiyi ve ruhban snfn dlamaya balarlar ve daha kiisel bir Tanr anlay gelitirirler. Avrupa Hristiyanlarnn Tanr gazabn ve korkusunu, sevgi,umut ve cokuya dntrmesine nayak olan bilginlerden biri de gnatius Loyola (1491-1556) olmutur. Tanr arayn -doabilimlerinde olduu gibi- daha somut bir erevede arayan; ama mistik yaklamlar da olan Loyola, 30 gnde deiim egzersizleri diye bilinen bir tarikat kurar. eytann ait olduu manev boyutu kesin izgilerle belirler ve Tanrnn bazen kalpte hissedilmemesinin sebebini kt ruhlu eytann taktiklerine balar. Sevgi duygusunu bytmenin bu taktikleri boa karaca temasn ileyen Loyola, tm kk varlklarn o Byk Varlkn birer paras olduunu ve bunlar sevmenin bizi Ona gtreceini vzedip i as mesajlar verir. eytana tapanlar bu gelimelerden habersizken, haberdar olanlar karamsar ruh hletini terk ederek, sevgi dolan yrekle-

- 103 -

riyle tm insanlara bu transformasyon yolunu retmek iin gnll misyonerlik seyahatlerine balarlar. Ksa sre iinde, Ortadou, Hindistan, in, Japonya ve yeni kefedilmi Amerikada bu misyonu yklenmi ok sayda insana rastlanr. Ne var ki bu durumu frsat bilen teokratlar, yeni birtakm eriat Kanunlar (Kilise Kanunlar) yaratr ve bunlarn devletin ve halkn her dncesinde, her hareketinde birer kriter olarak uygulanmas emrini verir. Yeniden kurulan bu modern engizisyon basksna bakaldranlar yine ya toplum dna itilir, ya ikenceye urar ya da idam edilerek yok edilir. Saldrlar, kavgalar ve cinayetler giderek artar, sosyal bar tekrar yok olmaya yz tutar. Tanry tekeline alm olan Kilisenin acmasz otoritesine kar kmakla balayan bu anari, bu kez pek ok insan yava yava ncili ve hatta Tanry inkra kadar srkler. Aydnlarn da bu duruma kaytsz kalmamak iin balattklar sz dellolar, birdenbire elitler arasnda da ayrmalara ve kavgalara neden olur; sonu olarak, bir eytan henz yok edilmiken, bir baka eytan derhl yaratlm olur!

AVRUPADA ATEZM AI
Avrupadaki entelektellerin ve ruhban snfnn srdrd fikir ve kar kavgalarnn ateizmi dourmasn salayacak koullar 16. yy. balarnda henz olumamt; fakat o sre yukarda grld gibi- hzla iliyordu. Balangta ateist kelimesi, fikirleri ve kiilikleri beenilmeyen insanlar iin kullanlan bir szckt. Daha sonra hakaret

- 104 -

amacyla kullanlmaya baland ve giderek farkl anlamlar kazand. Marin Mersenne (1588-1648) Pariste 50 bin ateist olduunu ne srdnde, benim inancm paylamayan 50 bin kii var demek istiyordu. (Hatrlanaca gibi Romallar da Yahudi ve Hristiyanlara ayn sulamay yneltmilerdi.) John Wingfield, 1634 ylnda yaymlad Ateizm Kapand adl eserinde unlar yazar: ki yzl demagoglar ateisttir. Kt ruhlu insanlar ateisttir. Haddini aanlar ve kendini beenmiler ateisttir. renmeye kar kanlar ateisttir. Eskimi fikirlerini deitirmeye direnenler ateisttir. Bu tenkitilere Gallerli William Vaughan (1577-1641) da katlr. Bu nl air, vergileri ve kiralar arttrarak halk darboaz edenleri de ateistler listesine ekler. Bu kavram kargaas oalnca, Anglikan dinbilimci Richard Hookern (1554-1600) aklna ateistleri tanmlamak ve kategorize etmek fikri gelir: ki tip ateist vardr: Tanrnn varln inkr eden, saylar az bir grup; ve Tanr yokmu gibi davranan, geni bir grup. Ateizm srekli gndemde tutulunca speklasyonlar oalr. Sulamalara maruz kalan ve bu duruma ok sinirlenen baz bilim adamlar, nanmyorsam inanmyorum... Kime ne! tavryla reaksiyon gsterirler. Grld gibi ateist kelimesi, balangta sadece hakaret ve kfr arac olarak kullanlyordu ve yakalarda erefle tanacak bir rozet olmaktan birka nesil gerideydi. 100 yl sonra, Tanrya inananlar bile ateizme inanabilmek iin bahaneler arayacakt... * Bu aray doay ve maddeyi daha yakndan inceleme abalarn younlatrd. Bulunan kantlar bazlarnca Tanrnn varlnn kant oldu; bazlarna gre de yokluunun kant... Ama btn bu abalar ve aratrmalar birok gelimeyi de beraberinde getirdi.

- 105 -

(Satanizm ve Kilise basks altnda uzun yllar yaam olan Avrupay aydnlanma ve refaha gtren daha iyi bir dzenin ortaya kn, ok nemli bir geree balayan dnrlere gre: Tm evren, kaos-dzen, kaos-dzen, kaos-dzen diye giden bir dzenle alr. Her dzen eskidike yenilenmek iin yerini bir kargaaya brakr. Her kargaa kendi iinden daha gelimi bir dzen karr. Yani kaos, negatif bir karmaa deil, daha gelimi bir dzene giden srecin balang merhalesidir. Dnsel ve inansal evrim yasalar da byle alr.) Bu gelimelere pheci bir hassasiyetle yaklaan Michel de Montaigne (1533-1592) insanlarn tm dncelerinin elikili olduunu savunuyordu. Eserlerinde geni ruhsal zmlemeler yapan Montaigne, insan merkezli bir felsefe oluturmaya ynelmi ve grlerini tek bir cmleyle anlatabilmiti: Her eyden nce ben kendimi aratryorum: Benim fiziim de, metafiziim de bu... Doa bilimleri, insann kendini aratrmasna ynelik abalar ve Kozmoloji ilerledike, Hristiyan bilginler bu sahalarda Doudaki Mslman ve Yahudi bilginleri yava yava geride brakyorlard. Fakat Manev Kinat kefetmede Doulu meslektalarndan henz ok gerideydiler. Dantenin, Cehennemi yer krenin merkezindeki scak ate olarak gstermi olmas, Galileonun hakl kmas, bykl daha iyi anlalan kinatn -Kilise tarafndan- Hz. sann kk bedenine sdrlm olmas ve birok yeni buluun ncildeki ayetlere ters dmesi dindarlar rahatsz ediyordu. ok gemeden bu rahatszl giderecek geerli bir yol bulundu: Kurandaki ve Tevrattaki ayetlerin sadece sembolik anlamlar tadn ne sren baz sofulardan ilham alan Hristiyan mistikler, ncildeki ayetlerin de her kelimesinin arkasnda gizli mnlar bulunduunu savunarak bir k yolu buldular. Mistiklerin bu aklamalaryla tatmin olmayanlar bilimsel olarak ispat edemedikleri -ama hissettikleri- Tanry, Rnesans ruhuna yatkn bir anlayla dile getirmek istiyorlard. ok ge-

- 106 -

meden ortaya kan gl bir ses bu insanlarn duygularna tercman oldu: Leonard Lessius (1554-1623) yazd Takdir-i lh adl eserinde inandrc bir sentez yapm ve hak ettii hreti kazanmt: Her somut gerek gibi Tanrnn varl da bilimsel olarak kantlanabilir. Tesadfen olumasna olanak olmayan bu dzen dolu kinatn ve zerinde yaadmz dnyann bir Yaratcs olduuna yaplan btn icatlar iaret etmektedir. Bilim, felsefe, kutsal kitaplar, akl, zek, saduyu, yaadmz zel tecrbeler ve doaya ynelik gzlemlerimiz bizi bu sonuca kolayca ulatrmaktadr. Evrende kefedilecek ok ey olmas, o eyleri yaratm olan bir Yaratcnn varlna kanttr. Lessiusun sentezi 17nci yzyldaki kilise anlayna da egemen olur. Papazlar her yeni buluu Tanrnn varlna delil olarak gsterdike, dindar aratrmaclar daha ok keif yapp Tanrnn yce dehasn gzler nne sermek iin ok byk vakit, beyin gc ve enerji harcarlar. Dindar halk da bunlar duyup grdke, coku iinde kendilerini Ona daha yakn hissetmeye balar. Bylece Avrupada, Amerikada ve kolonilerde gl bir manev atmosfer doar. Bu pratik ve ok yararl metot kanksandka, artk herkes Tanry mistik tecrbelerle aramaktan vazgeer. Maddetesi ile uramak rafa kaldrlr, maddeyle uraarak Tanrya ulamak yolu tercih edilir. Felsefeciler de bu duruma katkda bulunarak herkesi bilimsel ve rasyonel bir araya tevik ederler. Bylece Buday aydnlatan ruhsal boyut, Batda, evrenin okunmas yoluyla kazanlan bir aydnlanmaya dnr. Salt akla dayanan bu aydnlanma, ok gemeden, baz bilim adamlarnn ve filozoflarn Tanry inkr etmelerini de beraberinde getirecektir.

AYDINLANMA AI TANRILARI

- 107 -

TARIMDAN SANAYYE GEN SANCILARI


16 ve 17nci yzyllar bugnk sanayilemi uygarln ekillenmeye balad yllardr. O zamana kadar toplumlar ekonomilerini byk lde tarm rnlerinin retimi ve pazarlamas zerine yaslamlard. Devletler; ancak vergilendirdikleri halkn ve kyllerin mahsullerini pazarlayarak ve elitlerin rettii yol gsterici bilgilerden yararlanarak ayakta durabiliyorlard. Sava tazminatlar ve ganimetleri de bir baka gelir kaynayd. Fakat bylesine dar snrlar iine skm ekonomik sistemler, belirli bir uygarlk dzeyine ulaan milletlerin ayn konumda ok uzun sre kalmalarna olanak vermiyordu. nk kt iklim koullar, toprak verimsizlii, tarm alanlarnn beceriksizlikleri ve harman vaktindeki doal felketler gibi deiken faktrler, ekonomik plnlamada tutarszlklara yol ayordu. in iine kt ynetim, israf, kayrmaclk, rvet ve hrszlk da girince zaten limitli olan kaynaklar ve rezervler arabuk eriyor, sk sk rastlanan krizlere neden oluyordu; sonu olarak, gleri zirveye ulam imparatorluklar duraklyor, geriliyor ve yklyordu. Smerlilerden beri bu hep byle tezahr etmi; tarih tekerrr ederek, zirveye kan devletlere ok uzun sre yaama ans tanmamt. Tarihteki en uzun mrl devletlerden birini kurmu olan Osmanllar iin de ayn kader tecelli etmiti. 1517 ylnda Msrn fethini gerekletiren ve Halifelii de stlenen Osmanlnn Cihan Hkimiyeti devresi; ancak birka padiahn hanedanl sresince korunabilmi ve fakat 624 yllk mrn byk bir ksm kurulu, ykselme, duraklama, gerileme ve ykl devirleri boyunca gemiti. * tihat kapsn kapatm olan Snn Mslmanlar, Batdaki aydnlanma araylarn da -dnce kaps kapal olduu iin- yanl tercme ederler ve kendilerinden son derece emin tavrlarla, biz o yollardan oktan getik edas iinde gelimelere kaytsz kalrlar. Fakat Osmanl bayra altnda yaayan

- 108 -

farkl kken ve dine mensup olan halklar, imparatorluun herkese salad gven ve inan zgrl iinde yaarken, manev ballklar olan Avrupadaki aydnlanmay uzaktan da olsa izlemeyi ihmal etmezler. Bu ilgi sayesinde, bazlar, yava yava, Osmanl bnyesinde oluan imtiyazl bir snf hline gelecektir. Avrupal uluslarn ekonomik grafikleri, tarma dayal dzeni deitirmeleri ile ykselmeye balar. Osmanllar ktada ok geni topraklara ve denize sahipti ama; ngilizler, Portekizliler, spanyollar, Franszlar, sveliler ve Hollandallar be ktada at koturmaya ve okyanuslarda yelken amaya; dnyay parselleyip smrmeye balamt bile. Osmanllar egemen olduklar lkelerde cami, medrese, kpr, yol, imaret ve konaklar yaptrrken; Avrupallar Uzakdou, Hindistan, Afrika ve Amerikadaki yeralt ve yerst zenginliklerini kendi lkelerine tamakla meguldrler. ngilizler, Hindistan gibi devasa bir lkenin tmn kontrolleri altna almakla ve Kuzey Amerikay kimseyle paylamamak iin savamakla itigal ederken; Avrupa, okyanuslar ap dnyayla olan ticaretini gelitiriyor ve giriimci bir orta snf yaratyorken; Osmanllar, dnyadaki gelimelere kaytsz, iine kapank ve korumac bir siyaset izlemekle; Yenieriler ise, Sultan brahimi tahttan indirip, 7 yandaki olu 4. Mehmeti (1648) o devasa mparatorluun padiah yapmakla meguldler!

BRANLAMA VE SONULARI
Bu yzylda dengeler tersine dnecektir! Yenilmezlik imajlar silinen Osmanllar bir yandan toprak kaybetmeye devam ederken, dier yandan Batnn icat ettii makineler sayesinde seri ve ucuz olarak rettii mallarn ithal etmek zorunda kalacak; Osmanl hazinesinin gc artan bir ivmeyle zayflayacaktr. Buna karn, tarma baml olmaktan kurtulmu ve sana-

- 109 -

yileme yolunu am olan Batnn olanaklar artk ok geniti. Byyen kapitalleri -sirklasyona girdike- geometrik olarak artyor ve daha geni halk kitlelerine yaylyordu. Sermaye dengelerinin deiimi, yeni bir kk burjuva snfnn olumas srecini balatmt. Ayrca, sermayenin yaygnlamas yeni birtakm sosyal, politik ve entelektel reformlar da beraberinde getiriyordu. Halk kendi yeteneklerinin ve becerilerinin farkna varm; ufku genileyen kadnlar ve erkekler artk Tanrnn aciz birer kullar olmay reddetmeye balamlard. Mutlak Kaderi dlayan, kendi kaderini kendisi yazabileceine inanan insanlar oalyor ve Kilise ile olan bireysel ilikilerini sorgulamak zamannn geldiini hissediyorlard. Rekabet kzm, tabular yklmaya balam ve eskiyi atp yerine yenilerini koyma a balamt. Bu ruh hleti iine giren insanlar inkra kadar gtrecek ok nemli bir baka bir faktr de branlama idi! Gelien sanayi ve ticaret; retimin hzlandrlmas, daha kaliteli mallar retilmesi ve daha gelimi makineler yaplmas ihtiyacn douruyordu. Hzla dnmeye balam olan bu ark, her alanda kalifiye insanlara gereksinim gsteriyordu. Bilim adamlar ve eksperler lboratuvarlarda ve fabrikalarda yeni eyler retirken, kapital sahiplerinden ve devletten byk tevikler ve parasal yardmlar gryorlard. Asker, siyas ve ekonomik dallarda sorumluluk yklenmi insanlar, her yeniliin ve baarnn stne bir dierini ina ettike kendi branlarnda teklemeye, aranr olmaya balyorlard. Okyanusar lkelerde bu mallar pazarlayanlar, kanlmaz olarak hem o lkelerdeki insanlarn psikolojik yaplarn ve tketim limitlerini yaayarak analiz edebiliyor, hem de ar sorumluluklar altnda, byk paralarla ve ok byk kontratlarla uratka ufuklarn geniletiyorlard. Bu srete ayrca kendi egolarn da besleyip bytyorlard. Bu insanlar byk kazanlar salayan her projeden sonra byk adamsn eklinde iltifatlar aldka, kendilerine zg bir

- 110 -

teklik ve byklk kompleksi gelitiriyor, yava yava, dnyada ei benzeri bulunmayan spermenlie doru kayyorlard. Smrgecilie kar kan yerli halklar acmaszca sngleyen askerler ve subaylar da, toplu mezarlara gmdkleri cesetleri gre gre katlaan yreklerinde gelien acmaszlk hissini, ballandra ballandra anlattklar kahramanlk destanlar yznden kendi yakn evrelerine de enjekte ediyorlard. Bu sre iinde vicdan duygusunu yitiren kalp, byklk kompleksine kaplan psikoloji ile birleince, bu sre zihinlerde tek adam ile tek Tanr arasnda bir dello balatacakt. Bu teke tek atmadan, zgveni kamlana kamlana bir ejderhaya dnm olan tek adam galip kacak; Tanr, baz beyinlerde ldrlecek, baz kalplerden silinecekti... Bylece, Hallac- Mansurun manev sarholuk iinde haykrd Ben Oyum anlay; madd sarholuk iinde haykran Ben Oyum anlayna dnecekti. Ve ardndan, zaten Hz. sann ufack vcuduna yerletirilip kltlen tanry, o baarl ve esiz adamlar kendi vcutlarna da sdrabilecek ve kendi kendilerini tanrlatracaklard. Buna da otodeizm ismi verilecekti. Bu hl, tm peygamberlerin mcadele ettii irkin modernize edilmi biimiydi. Fakat bu kez tevik grecek, dllendirilecek ve yakalara gururla taklan bir rozete dnecekti. En byk benim diyenlerin kafasnda ateizm kk saldka, toplumda da yaygnlaacak ve ibadet meknlarnda toplanan insanlar, bundan byle byk fabrikalarda, antiye ve brolarda toplanacakt. Bu durum bir anlamda Kilisenin ektiini bimesiydi. Papazlar, cemaat says gittike azalan kiliseleri daha cazip hle getirmek iin areler aryorlar ve yeni sylemler gelitiriyorlard ama, ipin ucu kam, maddeye tapmann modern biimi uygulanmaya balamt bile.

- 111 -

DOA KANUNLARI REVATA


nan tarihini oluturan dinler, mezhepler, tarikatlar ve felsefe okullar Tanry daha iyi anlamak iin 4 farkl yol izlemilerdi: - Kutsal kitaplarn retilerini olduu gibi kabul edip uygulamak, - Kitaplara ilveten, Onu ruhsal lemde ve i dnyada aramak, - Gizli limlere ulaarak Onunla direkt temas kurmak, - Akl nder alp, Tanry dncede, evrende ve Doa Kanunlarnda aramak. Bu grubu temsil eden insanlar farkl yntemler, deiik yorumlar ve politik karlar yznden yz binlerce mezhep ve tarikat kurmulard. Filozoflarn oluturduklar -izmlere de birer zihinsel tarikat gzyle bakldnda, bu say daha da ykseltilebilir. Fakat -izmlerin o devirdeki son versiyonu olan ateizm, bunlarn tmnden farkl bir zellik gsteriyordu. Daha nce grld gibi, irk: Tanry inkr demek deil, Ona ortak komakt. Ama ateizm irkin ok tesine giderek Tanry tamamen yok sayyordu. Ateist anlaya gre, maneviyat zerine on binlerce kitap bouna yazlm, yz binlerce muhteem tapnak bouna ina edilmi, binlerce savata tonlarca kanlar bouna akm, yz binlerce mistik bo bir hayal peinde komu ve binlerce stn zekl dnr bo yere felsefe yapmt. Hatta peygamberler de birer dnrd ve kutsal saylan kitaplarn hibir kutsiyeti yoktu. stelik gelmi gemi milyarlarca insan, var olmayan bir eye inanm, bir rya peinde komu ve aldklar ilhamlar esasnda kendileri yaratmlard. Kinattaki bunca fiziksel ve matematiksel dzen ve mkemmel ileyen Doa Kanunlar tesadfen olumu eylerdi.

- 112 -

Evet, ateistlere gre, insanlk grd binlerce yllk bir ryadan yeni uyanyordu... Mrekkep hokkas beyaz kda dklnce ortaya tesadfen gzel bir mektup kabilirdi! Evet, insan akl bu inanca da amin diyebilmiti!

PASKALIN RUHSAL DENEYM


Manev dnyann bylesine iddetli bir depreme maruz kalp paldr kldr ykld gidie dur diyebilmek iin rpnan ok sayda insan vard. Bunlardan biri de fizik ve matematikteki yeni bulular ile tannan ve svlarn basn kanunlarn formlletirerek stn zeksn tm ateistlere kantlam olan Blaise Pascal (1623-1662) idi. Pascal, 23 Kasm 1654 gecesi mistik bir tecrbe geirir. Arkasndan, bilimsel Tanr araylarnn kimseyi lh geree gtremeyeceine karar verir ve Jansen (Balk) mezhebini kabullenerek bir manastra kapanr. Kendi kendisi ile bark ve son derece drst biri olan Pascaln sylemleri ksa srede deimeye balar. Ve hi vakit kaybetmeden Tanrnn bykln anlatmak iin insan aklnn kkln anlatmaya koyulur: Tanrnn ne varl, ne de yokluu aklla llemez. Matematiksel ifadeyle, Tanrnn var olma ihtimali %50, yokluunun ihtimali de %50dir. Akl, bu yolu semekle Tanr inanc zerine yaz-tura atp kumar oynamaktadr. Benim aklm bu zihinsel terazide varlk kefesinin daha ar gelecei zerine bahse giriyor. Daha ar geliyor; nk Onun varlna inanmak tamamen irrasyonel (akld) deildir. Eer Tanr yoksa, kaybedeceim eyler ok azdr; ama eer varsa, kazancm hem bu dnyada ok fazla, hem de ahrette sonsuz olacaktr. Aklm byle derken, ruhum byle bir bahis oyununu tamamen reddediyor. Tanrs ile beraber olan ruhum, Onu her n hissetmektedir. dnyalarnn karanlklarna dalan herkes bu aydnla mutlaka kavuur ve gerek aydnln o karanlklarda gizli olduunu fark eder. Bunu fark edenleri tanmak da kolay-

- 113 -

dr: Onlar son derece mtevaz, hogrl, iyiliksever, sevgi dolu, gvenilir ve dostluklar iten olan insanlardr. Fark edemeyenlerin durumu ise gzler nndedir.

DESCARTESIN PHEC AKILCILII


Pascal renme andayken, kendisiyle bir mddet ilgilenmi olan nl matematiki ve Kartezyen felsefesinin kurucusu Rene Descartes (1596-1650), Pascaln geirdii bu ruhsal tecrbeye pek gvenmez. Descartes da akl baz alarak yola kar; fakat o zamana kadar dnlmemi orijinal bir felsefe gelitirir: Ruhsal tecrbeler ve inan sistemleri bize rasyonel olarak kantlayabileceimiz hibir ey retmedi. Bir eyin doru veya yanl olduunu akla vurmadan kabullenmek byk hatadr. Doruyu yanltan ayrmak iin nce tmdengelim, sonra tmevarm yntemlerini kullanarak, evvela zerinde dndmz fikri paralarna ayrmalyz. Bylece, bir problem gibi grnen eyi basit birimlere ayrm oluruz ki, bu geleri irdelemek daha kolaydr. yice anlalan bu paralar birletirip bir sentez yaptmzda da artk ortaya kan sonuca gvenebiliriz. Bu analiz ve sentezi becerebilmenin iki art vardr: - Dnrken, duygularmz ve sezgilerimizi muhakeme zincirine katmamalyz, - zerinde dndmz bir fikrin ilk nce doruluundan phe etmeliyiz. Her eyden phelenmek pek akllca grnmeyebilir; ama bunu yapmadan nyargsz mutlak gereklere ulamak mmkn olmaz. Ben bir eyin doruluu zerinde dnrken, tm nyarglarm ve bana kendi kltrmn empoze ettii etkileri sildikten sonra, bir zgr bilin iinde muhakeme yaparm. Bu yolla retilen dnceler yanl ve katk olmaz. Ortaya saf ve yepyeni sonular kar.

- 114 -

Aklma gelen her fikirden de nce phe ederim. Tanrdan bile... Hatta yaamn ve evrenin gerekliinden bile phe ettim. Belki de grdmz bir ryadr diye dndm. Bir zaman sonra, bunca dnceden en az bir tanesinin doru olmas gerektii geldi aklma. Bu gerein ne olabilecei zerinde kafa yorarken, nden, buldum diye haykrdm. Evet, evet... Dnyordum... Ve dndm biliyordum. Tek gerek buydu. Dndme gre ryada olamazdm. yleyse, var olduum da bir ikinci gerekti. Dnyorum; yleyse varm dedim. Artk btn dncelerimi bu iki salam temel zerine ina edebilirdim. Duyularmla algladm var olan evreni dnrken, Mkemmel Bir Varlkn var olduunu buldum. Bu mkemmel Varlk, mkemmel olmayan Dekartn dncelerinin bir eseri olamazd. O kendi mkemmel gereini kendi dnm olmalyd. Hi mantk hatas yapmadan ulatm bu sonucun gerek olduundan, kendi varlmdan emin olduum kadar eminim. Bylece, Tanr inanc herkesin yaratlnda mevcuttur diyenlere de katlmak zorunda kaldm. nk bu inan bizde var olduuna gre; bu, bizim kendi dncelerimizden kaynaklanan bir fikir olamaz. Tanrdan bu garantiyi alnca, sadece dncelerimizin bizi Ona gtreceinden emin oldum ve dnce yardmyla bulduum gerekler nme 2 kategori kard: sel ve dsal. sel gerek: Uzayda yer kaplamayan ve paralarna blnemeyen bilin (ruh) idi. Dsal gerek: Uzayda yer kaplayan, blnebilen ve bilinci olmayan madde idi. Bu ikili, Tanrdan gelmiti; fakat birbiri ile alkal deildi. Bundan phelendim. nk insan hem madde hem de bilin tayordu ve ikisi de ayn bedene hapsolmutu. Ulatm kesin sonu u oldu: Madde ve bilin vcuttayken bir ikili iliki iindedirler; ama birbirinden bamsz hareket ederler. Ben ve dier dnen yaratklar, dnen sonlu var-

- 115 -

lklarz. Tanr ise dnen sonsuz bir varlktr. Bilinsiz cisimler de, Tanrnn uzants olan dnemeyen varlklardr. En sonunda, ruh ve madde arasndaki mnasebetin beyindeki bir blgede gerekletii kanaatine vardm. Bilinteki anlama kabiliyeti her eyin zn net olarak kavrayabilir. Duyular, neyin peinde koup komamamz gerektii konusunda dnen bilince rehberlik ederler.

SPNOZANIN DOATANRICILII
Bu yzyldaki sosyolojik realiteler ve etkileim olgusu Batl Yahudilerin de bu gelimelerin dnda kalmalarna izin vermiyordu. Amsterdamdaki byk havraya devam ederek Tevrat, Mina, Talmud, Kabala ve Zohar okuyup din bilgilerini genileten Baruch Spinoza (1632-1677), tek tarafl grlerden skld iin Hristiyan entelektellerin toplantlarna katlmaya balar. Orada rendiklerinden sonra bu iki ayr dinsel retinin sentezini yaptnda, ortaya radikal fikirler karr ve bunlar savunmaya koyulur. 25 yandayken havradan kovulur. Kfir damgas yiyince tek bana ortada kalr. Bu evrede, dinsel tabular yklm bir mantalite gelitirir. ncilde ve Tevratta sadece kendi alarndaki insanlara hitap eden ayetleri bulur ve oradaki ifadelerin evrensel olamayaca kanaatine vardktan sonra, kutsal kitaplarn stn zekl insanlarn becerileri olduunu iddia eder. Dinsel retileri kafasndan sildikten sonra dncelerini Tanr zerine younlatrr ve Spinozizm akmn balatr. leride Hegeli ve Karl Marx byk lde etkileyecek olan Spinoza, Tanry, Tabiat Kanunlarnn tm olarak grr. Tanrdan sz edildii zaman aslnda madd ve ruhsal her eyde var olan bu ynlendirici kanunlardan sz edildiini savunur ve maddetesini reddeder. nsanolunun bilgiye ve bilime bu denli k ve hayran olmasnn ve limlere bu kadar deer vermesinin arkasnda yatan

- 116 -

sebepleri de aratrr. Ulat sonu ilgintir ve maddeci bir mistisizmi artrr. Spinoza yeni bilgilerin bazen beyinde, bazen de kalpte kendiliinden oluan bir bilme iinin (sezgi/igd/ilham) yaratt etkiden kaynakland kanaatine varr. Bu sezgi aslnda Tanryla temas kurmaktr. Bu temas az veya ok herkes salamaktadr; yleyse bilgiler hem akl ve hem de kalp aracl ile elde edilebilir. O hlde kutsal kitaplara gerek yoktur. Bir tek tevrat vardr: Kinatn znde var olan Kanunlar... Tanr, bilginlerin ve mistiklerin bize dayatt bir anlay iinde alglanmamal, Doa Kanunlarnn lnse ettii ekilde anlalmaldr. Spinozann bu Panteist (Doatanrc) grleri sonsuzluk zerine kurulmutu ve iki boyutluydu: Sonsuz Cevherin uzayda maddeye brnm hli ve dncenin ruha dnm hli. Spinozann Budizmden etkilendii aka grlmektedir: Her ey Tanrdr, Tanr her eydir; ama O iki ayr boyutta tezahr eder. Evren de, Tanr da bir btndr ve bunlar o btnn kendisidir. Tanr evrenin dnda veya kinat uzaktan kumandayla idare eden bir varlk deildir. O: imizde-dmzda, dncemizde-hayalimizde, yaknmzda-uzamzda, dnyada-uzayda olandr. Mutlak rade Ona aittir. Tm canllarda zgr irade vardr. Fakat bu snrldr. Aynen elma aacnn elmalarn yaparken kulland zgr irade gibi... Fakat elma aacnn portakal yapma zgrl yoktur. nsann Tanr sevgisi ile insann insana kar olan sevgisi birdir ve ayn eydir. Spinozaya da hemen ateist damgas vurulur; uzun bir sre grlerine rabet gsterilmez.

ZMRL MESH
Bu yzylda, ilgin bir gelime de zmirde ortaya kar:

- 117 -

Luria Kabalasndan ok etkilenmi olan zmir doumlu Yahudi mistik Sabetay Sevi (1626-1676), 1656 ylnda Beklenen Mesih olduu iddiasyla ortaya kar ve bu kentte byk huzursuzluklara neden olur. zmire girii yasaklannca stanbul, Kahire ve Kuds gezerek Musevleri ikna etmeye alr. Avrupadaki din kurululara mektuplar yazarak, Mesih olduunu duyurur. Sevinin ismi ve iddias yayldka, bu kez yer yer peygamberliini iln eden insanlarn says oalr. Bunun zerine, Osmanl paalar bunlar ve taraftarlarn tutuklamaya balarlar. Yahudilere zulmedildiine inanan baz hahamlar, abat gn yaplan ayinlerin al konumalarndan padiahn ismini karr ve yerine Sevinin adn zikretmeye balarlar. Birok Musev vatanda dkkanlarn kapal tutarlar. Havralar dolup tamaya balar. Byk bir inan ve coku iinde bulunan Sevi, stanbula gelerek padiah Yahudi olmaya davet edince tutuklanr ve Geliboluya srgne gnderilir. Sultan 4. Mehmed zamannda yarglanr ve idama mahkm olur; fakat padiahn idam veya slm seeneini tanmasndan sonra Mslman olur ve tasavvufla uraarak, kendisine balanan emekli maa ile yaamn srdrr. Seviyi izleyen binlerce Yahudi de slm kabullenir ve bunlara dnme denmeye balar. Dnmeler d grnleriyle Mslman; i dnyalar itibariyle Sevi hayran olarak yaamlarn yllarca bir ikilem iinde srdrrler. * Sokratn Bir ey biliyorsam, o da hibir ey bilmediimdir felsefesi, Descartesla her gerei kolayca bilebiliyorum dncesine dnm, mistikleri epeyce zmt. Fakat Descartesn felsefesi filozoflara gven ve enerji kazandrmt. Bundan byle, 17. yy. Bat felsefesi Kartezyen merkezli bir daire iinde geliecekti. Ve Paskaln ruhsallna bundan sonra gizemli, acayip ve akld bir olgu olarak baklacakt.

- 118 -

Bu devirde, insanlar evrensel bilgi arayna davet eden bir dnr de John Lockedur (1632-1704): nsan doduu zaman bombo bir akl levhas ile dnyaya gelir. Btn dnceler ve bilgiler: Deneylerin, grglerin ve duygularn getirdikleri ile oluur. Kendisine sz edilmemi bir bilgiyi kimse bilemez. Tanr bilgisi de byledir, erdem de... Haz ve elem gibi eilimler doutan olabilir; fakat bunlar birer bilgi deildir.

18. YZYILDA TANRIYA BAKI


NEWTONUN MEKANK TANRISI
18inci yzyla girerken, mistik dnceleri ve gizli ilim araylarn Hristiyanln bnyesinden karmak isteyenler arasna bir bilim adam daha katlr: Isaac Newton (16421727). Descartesn neredeyse matematiksel formllere sdrd Tanry, Newton, farknda olmadan mekanikletirecektir. Belki de herkesin otomatik makinelere ve kendi kendine alan saatlere hayran olduu bir ada, lh lmi, mekanik bir balam iinde izah etmekten daha iyi bir fikir olamazd! Bu hrsl bilim adam gzn kinata diker. Sivrisinein neden vzldadndan balar ve gezegenlerin nasl hareket ettiklerini buluncaya kadar kprdayan her eyi byk bir dikkatle inceler. Kinat Kitabn okuduka itah kabarr ve ok deerli bilimsel bulular gerekletirir. Daha nce kimsenin -Galileo dhil- adn koymad yerekiminin (gravity) isim babas olur ve kanunlarn yazar. Bir prizmadan geen Gne nlarnn 7 renge ayrldn ve beyaz rengin bu nlarn birlemesinden olutuunu ispat eder. Matematiksel ve Mekanik prensipleri formllerle somutlatrr. Gelimi bir aynal teleskop yaptrr ve gkyzn incelemeye balar. Tanrsn da orada bulur: Dnya kendi ekseni etrafnda saatte 1000 mil hzla dnmektedir. 100 mil hzla dnseydi, bir gn 240 saat olacak ve

- 119 -

geceler 10 kat daha uzun olacakt. O zaman buz gibi donacak bir dnyada hayatn devam etmesine imkn olmayacakt. Dnyann bu ideal hz; ancak bir matematiki ve mekanik ustasnn eseri olabilir. Dier btn gezegenlerin yerli yerine oturmu bir nizam ve intizam iinde hareket etmeleri, bu ustann byklnn, eriilmez gcnn ve Alim sfatnn bir kantdr. Uzay sonsuzdur ve deimez. Tabiattaki dzen, mekanik bir makine gibi mkemmel ilemektedir. O kadar ki; her eyi lp biip, formllerle izah edebiliriz. Bu gerekleri tespit ettikten sonra aklma u sorular geldi: Peki, Tanr bunun neresindedir? Yoksa uzay sonsuzluu ieren kutsal bir varlk mdr? Belki de uzay, Tanr ile birlikte var olmutur! Bir k yolu bulmak iin Kutsal kitaplar incelemeye karar verdim. Ltince yazlm ncil de Tanr iin kullanlan Deus kelimesinin kkenini aratrmas iin Oxford niversitesinde yeni kurulmu olan Arap dili krss bakan ve Ltinceyi iyi bilen Edward Pococktan bana yardmc olmasn rica ettim. Edward kafamda mthi bir reforma sebep olan yant buldu: Tanr anlamna gelen Deus un kkeni Arapadaki Du szcnden geliyordu. Du, eski Arapada, hkmeden, hkim ve mal sahibi (Lord) anlamlarnda kullanlmt. Hkmeden O ise, sonsuzdan gelen evren iinde ebed ve ezel olan da Odur. O her yerde hazr ve nazr olamazd. nk hkmeden, hkmedilenin kendisi olamaz. Demek ki evren, Onun varlndan kaynaklanan bir etki sonucu olumutur. Uzay da, zaman da Ondan gelen yerekimi gibi bir olgunun sonucudur. Uzay ve zaman Onun bir yansmas olmak zorundadr. Madde: Tanrnn kendi eliyle ve isteiyle yaratt eydir. nk bu boluu mutlaka grlebilen, hareket eden ve estetik ekillere brnm cisimlerle doldurmak istemitir. Bu netice, Onun esiz bir gzellik anlayna sahip olduunu grmemizden kmaktadr.

- 120 -

ncilde bu dnceye uymayan ve birbirleri ile elien ayetleri de derinlemesine aratran Newton, bu kutsal kitabn deitirilmi olduunu ekinmeden iln eder ve sulu olarak Athanasiusu gsterir. Newtonun, znik Konseyinden (325) sonra Ariusun talebesi olan Athanasiusun Teslisi daha inandrc klmak iin ncile kendi uydurduu ayetleri kattn sylemesi, ruhban snfnn iddetli tepkisine yol aar. Ama Newtonu destekleyenlerin says ve prestijinin yaratt g, bu dik k nemsiz klar. Fizik ve matematik almalarn bir mddet ihmal eden ve din konulara iyice eilen Newton, olduka gerilere uzanr ve Hz. Nuha sadece ki Emir gelmi olduunu iddia eder: Bunlar, Tanr sevgisi ve insan sevgisi emreden ayetlerdir. Tanrnn tek istei, herkesin, Onun mabedi olan kinat ve Onun sevgilisi olan insan sevmesiydi. Ama sonraki nesiller bu iki sade emri komplike hle getirdiler ve deitirerek dejenere ettiler. Gelen peygamberlerin tm bu beeri yanllklar tashih etmek/dzeltmek iin gnderilmilerdir. * Newton gibi ada Hristiyan bilginler Teslisi kabullenmekte zorluk ekiyorlard. Ama binlerce yl st ste birikerek gelmi bir din anlaynda deiiklik yapmak kolay deildi. te yandan, eskiyi yeniyle deitirme sreci onlar bu reformun yaplmas gerektii dncesine zorluyordu. Kk kprdamalar grnmeye balamt. 1696da yaymlanan Hristiyanlk Muamma Deil adl kitabnda John Toland yle yazar: Mistik muamma ve gizli ilim araylar binlerce hurafenin domasn salamaktadr. Mkemmel olan Tanrnn kendi kendini apak ifade etme yetenei yok mudur? Her ey aklmzn ve gzlerimizin nndedir ve beni okuyun diye beklemektedir. Koyulan Tabiat Kanunlar bellidir ve evrendeki her ey -bizler de dhil- bu kanunlara uymak zorundadr. Tanrnn istei de budur. Bunu anlamay zorlatranlar byk gnah ilediklerinin farknda deil midirler?

- 121 -

Toland bunlar yazdktan 9 yl sonra daha farkl grlerle sahneye kar ve Doatanrcl (Pantheism) teorisini ortaya atar. Bu kurama gre her ey Tanr; Tanr her eydir. Evrentesi bir varlk yoktur. * Charles L.S. Montesquieu (1689-1755) her insann eit doduunu; fakat toplumun bu eitlii bozduunu syler. Bu bozukluun giderilmesi iin baz kurallarn ve kanunlarn art olduunu savunur. zgrln snrsz olamayacan ve ancak yasalara uymakla salanabileceini yazar. Kleliin her trl doal ve toplumsal hukuka aykr olduunu ve Tanrnn Adil sfatna kar k olarak grlmesi gerektiini syler. Matthew Tindal da 1730da yazd Yaratl Gn Kadar Eski Hristiyanlk isimli eserinde u grleri dile getirir: Kinatn kendi dini vardr. Bu dinin kurallar kinatn bir paras olan insanlarn gsne nakedilmitir. Bu kanunlar renen insanlar, ait olduklar inan sisteminin retilerini bunlarla karlatrmal ve eliik retileri bulunca kafalarndan silmelidirler. Ben, Kinat kanunlarnn Kutsal leme ile elitiini buldum ve kafamdan sildim. Hermann Samuel Reimarus (1694-1768) daha ileri gider ve kutsal kitaplarn deitirilerek orijinalitelerinin bozulduunun aka grldn syler. Hz. sann eletiri dolu bir biyografisini yazar ve Newtonun aksine suu St. Paula atar: Hristiyanlk byk lde gezgin havari Pauln dinidir. sa, Tanrnn olu olduunu ve insanlarn gnahlarn silmek iin geldiini hibir yerde iddia etmemitir. Onu bir tanr gibi gklere karmak yanltr. sa, mtevaz, hogrl, sevgi ve yardmlama dolu, doru olan kabullenen ve pratik bir dinin reticisiydi. Btn bunlar, Tanrnn her toplumda hkim olmasn istedii eylerdir. sann da bunlardan baka bir iddias olmamtr. * Bu cretkr eletiri herkesi cesaretlendirir ve eletirmenler gitgide artar. Engizisyon zulmnden balayp, Hal ordularnn

- 122 -

masum Ortadou insanlarn hunharca katlettiklerine kadar varan zeletiriler arttka, bazlarnn aklna papazlarn gnahlarn Tanrya mal etmek fikri gelir. nl air John Milton (1608-1674) zaten byle bir giriimde bulunmutu. Kaybolan Cennet isimli destannda Tanr, eytan ve dem arasnda geenleri metafiziksel bir senaryo iinde sembolize etmi ve insanlar gibi dnen ve hemen hemen ayn zelliklere sahip olan, hem sevecen hem de ok zalim bir tanr portresi izmiti.

DEZM, RUHBAN SINIFI VE LKLK


Bu devirde sadece akl baz alarak, somut verilerle Tanry tarif eden grlere Deizm ad verilir. Deizmin tanrs evrene mdahale etmeyen bir tanrdr. amzda hl sregiden bu anlay yava yava lik bir devlet anlaynn zeminini hazrlayacaktr. 1764 ylnda, Franois-Marie de Voltaire (1694-1778) bir Felsefe Szl yaymlar ve ideal din anlaynn ne olmas gerektiini basit bir dille izah eder. Voltaire, Hristiyanln yaad krizlerin ve acnacak durumunun ba sorumlular olarak ruhban snfn gsterir ve bunlarn ynetim zerindeki etkilerinin azaltlmasn nerir. Ayrca, kendi branlarnda ycelen insanlar arasnda yaygnlaan ateizmi de yle tarif eder: Ateizm ktlklerin ve gaddarlklarn en bydr. Hele bu fikir yneticilerin, brokratlarn ve aydnlarn beyinlerine yerleirse fanatizmden daha tehlikeli olur ve erdemi ve saduyuyu ldren bir canavara dnr. Ruhu maddeden, maddeyi ruhtan ayramazsnz. Ruhun kendine zg bir yaps vardr; fakat maddeye bamldr. Erinin ve dorunun ne olduunu kalp ok iyi bilir. Bu doruyu ayrma kabiliyeti Tanr tarafndan herkese verilmitir. * Fakat lmpen burjuvann ateistliini nemsemeyen G.W. Leibniz (1646-1716), Spinozann idealist felsefesine sinirlenir

- 123 -

ve madde ile ruh arasndaki fark zerinde younlatrd dncelerini yle zetler: Madd lem ile ruhsal lem arasndaki fark udur: Madde en kk parasna ulalncaya kadar srekli blnebilir; ama ruh ikiye bile blnemez. Mutlak Teklii temsil eden ey ruhtur. Erdem doutandr ve Tanrnn mkemmelliinin bir sonucudur. errin Tanr ile alkas yoktur. Ktlk eyann ayrntlarndadr.

CEBBAR MESH
18inci yzylda bir Mesih daha ortaya kar: Jacob Frank (1726-1795). Bu, hiddet ve iddet dolu kii, Tanrnn Rahman ve Rahim gibi sevecen sfatlarnn Sevide belirdiini; ama kendisinin Cebbr sfatn temsil ettiini ne srer ve dnyadaki tm ktlkleri yakp ykmak iin gnderildiini iddia eder. Buna inananlar -Tanr adna- kt tannm insanlar ldrmeye ve bir anari dourmaya balarlar. Bu kiinin lmnden sonra ortaya eitli kahramanlk destanlar kar ve Fransz htilalini onun gerekletirdii ve yaknda bir dnya ihtilalinin kaca sylentileri yaylr. Bu devrimin olacana inanan baz Sevi taraftarlar ileride ihtilalin Osmanl mparatorluu bnyesinde balayacan varsayarak, Jn Trklere katlrlar. * Sevinin etkisine girmi bir baka mistik de srael ben Eliezer idi. 1730da, Polonyada Hasidizm mezhebini kuran bu mistik, her eyin iinde bir para Nur olduunu ve bu parack Nurlarn serbest braklmas gerektiini retmekteydi. Bunun mezhebine giren Yahudiler -byk bir samimiyetle- bol bol sigara ierek, sigara ateindeki Nuru serbest brakmay bir tr ibadet saymaktaydlar. Bazlar ise, bolca yemek yiyerek gdalarn iindeki Nuru kendi vcutlarnda toplamaya ve bylece kutsal bir gce sahip olmaya almaktaydlar.

- 124 -

Bu mezhepten bir mezhep daha doar. Haham ennur Zalman (1745-1813), Habad akmn balatr; akl ve ruhun glerinin birletirilmesinden sonra Tanrya kolayca ulalabileceini vzeder. * Bu yzylda son Musev mezhep olan Haskalay, Moses Mendelssohn (1729-1786) balatr. Tanrsz bir evreni anlamsz bulan bu dnr, aklla bulunabilen bir Tanrya inanr ve getirdii deiik yorumlarla ilgi eker: Tanr, varln sadece vahiy yoluyla gstermeyi semi olamaz; nk dnyada kendilerine vahiy ve peygamber gnderilmemi olan pek ok topluluk vardr. Ona ramen bu insanlar Tanrnn varln bulabilmilerdir. Demek ki sadece akl kullanlarak da Tanr bulunabilir. Bu yetenee herkes sahiptir. Kendimizi, Tanr nnde aciz birer kul olarak deil; Onu anlam, Onunla btnlemi ve Onun sevdii varlklar olarak grmeliyiz.

KANTIN VCDAN TANRISI


18inci yzyl sona ermeden, bu adaki felsefenin nclerinden saylacak olan mmanuel Kant (1724-1804) felsefe reten bir felsefe profesr olarak insanlara zgven telkin eder: Gerek aydnlanma, insanolunun kendi kendini altna soktuu, olmayan bir d otoritenin boyunduruundan kurtarmas sayesinde gerekleebilir. Dinsel dogmalardan, tuhaf tuhaf ayinlerden ve din otoritelerin empoze ettii balardan kurtulmadan, insan var olan kendi isel gcne gvenme duygusunu gelitiremez. Tanr, kendi irademizin zerindeki despot

- 125 -

bir varlk deildir. nk Tanr kendini irade st deil, irade ii bir usulle ifa etmektedir. Tanr evrendeki ve dnyadaki dzenin devamll iin mutlaka gereklidir. nsanlar her zaman Tanrya muhtatrlar; nk insan ok stn zelliklere sahip olmas yannda, son derece gaddar ve ykc bir yapya da sahiptir. Akl tek bana bu negatif zelliklere gem vuracak gte deildir. Akln limitlerinden daha geni olan bir Vli mutlaka gereklidir. Ykclk, yapclktan daha gl deildir; fakat ykmak kolay, yapmak zordur. Bu ykc zelliinin engellenmesi, Tanr inancnn gelitirdii vicdan sayesinde gerekleebilir. Dnce ve d dnyay alglama zerine de felsefe reten Kant, bunlarn uzay ve zaman iinde deitiini ve izaf olduunu savunur: Pembe gzlk takan dnyay pembe grr... Hi limon grmemi birinin limonu ilk grdnde az sulanmaz...

MAN BR DUYGUDUR
Fransz htilalinden nce yazd eserlerde insan haklar, eitlik ve demokrasi temalarn ilemi olan Jean Jacques Rousseau (1712-1778) insanlarn bana gelen tm felketlerin doal yaamaktan uzaklatklar iin geldiini savunur: nsanlara yol gstermekten vazgein. Onlara sadece kavramay retin yeter. Brakn kendi yollarn kendileri bulsunlar. man En Yce z olan Tanrnn insanlara verdii bir duygudan ibarettir, yeter ki tapnma ekilcilii, kat kurallar ve din adamlar gibi gereksiz d gler bu duyguyu bozmasn... Bu nedenle ocuklarn duygusal eitimi zihinsel eitimlerinden nce gelmelidir. Kiiletirilmi bir tanrclk (Deizm) yanltr. Yeni bir uygarlk dini olumaldr. Bu din akla dayal olmal ve her vatandaa stne den grevleri sevdirme amac gtmelidir. Evren bir kez yaratlmtr ve kendi kurallar iinde ilemektedir. Tanrnn mdahalesi sz konusu deildir. Bu kural-

- 126 -

lara ters den retiler kiiseldir, doal deildir ve evrene aykrdr. Mutluluk doaya geri dnmektir. Rousseau bunlar sylerken aslnda kendisinin de bir tr kiiletirilmi Deizm yaptnn farknda deildi herhalde! Rousseau Avrupadaki ahlk knty Rnesansa balar ve buna sebep olan olayn Mslmanlarn Bizans almalar olduunu syler.

EN HAS HIRSTYAN
Akla fazla gvenilmesi herkesi memnun etmez. Kendisini Hz. sadan sonra en hakik Hristiyan iln eden John Wesley, 1735 ylnda Metodist adyla bilinen Protestan mezhebini kurar. Wesley Amerikaya gider ve Kzlderililer (Red Indians) ismi verilmi olan yerli halk arasnda mezhebini yaymaya balar. 1738de, vahiy yoluyla kendisine Metodizmi yaymak iin bir misyon verildiini iddia eder ve ngiltere deki tm kyleri ve kasabalar dolaarak bir peygamber gibi vaazlar verir. Tanry -Metodist yntemlerle- kalpte arayan herkesin yeniden domu olacan ve Onunla btnleeceini itenlikle savunur.

REFORMCU MSLMANLAR
Hristiyan ve Musev cenahtaki deiimlere uzun sre kaytsz kalm olan Mslmanlar, itihat kapsnn almas gereini yava yava hissetmeye balarlar. ngilizlerin kontrolndeki Hindistana Batdan gelen haberleri takip etmekte olan Delhili sf ah Veliullah (1703-1762), Snn ve ilerin birleerek, slmn blnm mirasn glendirmelerini nerir. Veliullah, eriat hkmlerini deien an artlarna yeniden uyarlama abalarna giriir. ngilizlerin Hindistan smrmelerine kar kar ve olunun nderliinde bir cihad hareketi balatr. Fakat sonu hezimettir ve basklar daha da artar. *

- 127 -

Arabistan Yarmadasnda ibni Teymiyenin grlerini modernletirmek isteyen Necd kads Muhammed bin Abdulvehhab (1703?-1784) ise, Vehhablik mezhebini kurar. Tasavvufu ve tarikatlar slm d iln eder ve evliya diye arkasndan gidilmi kiilere eytann dostlar sfatn kullanacak kadar ileri gider. Snn alimleri irkle sular. Ateli ve sert vaazlarnda, irke denlerin kanlar heder, mallar talan edilmelidir diye fetvalar verir. (Bu mezhebin taraftarlar, 1901 ylnda -ngilizlerin de yardmyla- Osmanlya kar cihad bayra aacak ve Abdlaziz bin Suud nderliinde Vehhab Devletini kuracaktr.) * Dikkat edildii gibi, 17 ve 18inci yzyllarda Mslman lkelerde bilim, sanayileme ve felsefe alanlarnda evrensel boyutta sesler ykselmez. Bilginlerin birou anl bir mazi ile vnmekle yetinir. Bu durumun temel nedenleri bu kitabn konusu deildir. Fakat matbaa gibi ok nemli bir bulua srt dnlmesinin kltr akn byk lde engellediinden sz etmek gerekir. Bu devirlerde Mslman lkelerin elinde bulunan el yazmas Kuran- Kerim says bile saylacak kadar azdr. 1728-29 tarihinde stanbulda brahim Mteferrikann kurduu matbaada bir ylda toplam 17 kitap baslabilmitir. 1729 ile 1839 arasndaki 110 ylda baslan toplam Trke kitap says -kesintiler nedeniyle- sadece 180 adettir. Matbaann icadndan (1455), 1855 ylna kadar geen 400 ylda Osmanllarn bast kitaplarn says sadece 400 bulmutu. Ne yazk ki halkn byk bir ounluu bu kitaplarn ismini bile duymamt. Oysa 1493 ylnda stanbulda kurulan bir matbaada Musevler branice kitaplar basmaya balamlard; ama bu matbaa yaklmt... * 18. yy. ortalarnda, Anadoluda evliya olarak kabul edilen bir zt sesini duyurmay baarr: Erzurumlu brahim Hakk Hazretleri (1703-1780). Ahiret ve kinatn yaratl ile ilgili

- 128 -

Kuran ayetlerini tefsir eden Hakk, geni bir hayal gc sergiler ve tm madd ve manev lemleri gezip grm ve de fotoraflarn ekmi gibi capcanl tasvirler yapar: Ey aziz, Bil ki Cenab- Hak, kutsi hadisinde buyurmutur ki: Muhakkak ki benim yanmda, bana itaatli olan kullarm iin 8 cennet hazrlammdr. 8 kaps olan bu cennetlerin her birinde zaferandan 70 bin bahe vardr. Her bahede inci ve mercandan yapl 70 bin ehir ve her ehirde krmz yakuttan yaplm 70 bin kk vardr. Her kkte zebercedden yapl 70 bin ev ve her evde sar altndan yaplm 70 bin oda vardr. Her odada sar yakuttan 70 bin taht ve her tahtn zerinde ipekten ilenmi 70 bin yatak vardr. Her yatak zerinde bir Huri kz ve her hurinin nnde sar altndan bir tepsi vardr. Her tepside renkli mcevherlerden 70 bin tabak ve her tabakta baka bir eit yemek vardr. Her kkn altnda 4 nehir akar ki; biri su, biri st, biri temiz arap, biri de szlm baldr. Her nehrin kenarnda 70 bin aa vardr, her aacn 70 bin eit meyvesi ve 70 bin renkte yapraklar vardr. Her aa zerinde renkli kulardan 70 bin ku vardr ve her ku 70 bin eit sesle Allah tespih eder. Cennetteki kullarma her saat ba duymadklar ve grmedikleri 70 bin hediye balarm. Cennet halknn elbiseleri 70 kat hlledir. Bunlar cennetten kmaz, ihtiyarlamaz, lmez, zlmez, alamaz, namaz klmaz, oru tutmaz, hastalanmaz ve tuvalete girmezler. Yalnz glsuyu gibi ter dkerler! * Aydnlanma Devri olarak adlandrlan bu yzyllarda ateist bilim adamlar da yava yava Deizme (Tanrya inanma) kart ilkelere tapmaya balarlar. Bunlardan gzlemcilie nem veren sko filozof David Hume (1711-1776) -sanki brahim Hakkya cevap olsun diye- dikkatini bebeklerin zerine evirir ve byrken nasl bir zihinsel geliim gsterdiklerini inceler. ocuklarn okuma-yazma renmeden nce ne denli saf ve

- 129 -

katksz bir kafa yaplar olduunu gzler. ocuun zihninde elini sobaya vurmadan nce yanma fikrinin olmadn saptar. Hume, hafzada saklanan tm fikirlerin be duyu ve sezgiler aracl ile algland kanaatine varr. D dnyadan beyne giren bu etkilerin hafzada birer fikir olarak saklandn tespit ettikten sonra, birer hayali resim olan bu fikirlerin olduu gibi kalmadn ve dier fikirlerle kattrlarak ortaya yeni ve daha komplike fikirlerin karldn belirler. Yani, iki ayakl tavukla, drt ayakl aslan resmini hafzaya yerletiren beyin, zek sayesinde ayakl bir hayvan resmi izebilmektedir; fakat bu ayakl hayvan d dnyada olmayan bir varlktr. Bylesine kompleks fikirler analiz edilince hangi dsal etkilerden kaynaklandklar bulunabilir fikriyle yola kan Hume, nce Cennet fikrini irdelemeyi nerir. Yeil bitkiler, meyve aalar, nehirler, mcevherden kkler, kanatl melekler ve gzel Huriler gibi elementlerden oluan Cennet resminin tamamen d dnyann yansmalar olduunu syler. Bu metodolojiden hareketle, u inanca varr: Tanrnn sfatlar olan seven, koruyan, merhametli, adil, yce, rzk veren vs. gibi kavramlarn zaten insanlarda var olan zellikler olduunu gryorum. Bu sfatlar olmasayd zaten Tanry tarif edemezdik. yleyse, zihindeki kompleks fikirlerden biri olan Tanr kavram, ocukluktan beri beyne kaydedilen yaln fikirlerin sentezidir. Bu sentez beynin yanlglarndan birini oluturur. Bu yzden beyin, var olan ile olmas gerektii varsaylan fikirleri birbirine kartrmas zellii ile birleince, d dnyada olmayan bir eyi varm gibi kabullenmeye balar. Hatrlanmas gereken ey udur: Kk ve basit fikirler beyinde uzun ve farkl bir zincire dntrlnce ortaya karmak veya byk fikirler kar. Metafizik inanlar bylesi fikirlerden doar. Hume bu grleri yznden hapse girmez; fakat Fransz meslekta Denis Diderot (1713-1784) -Paskalla giritii sz dellolarnda- benzer dnceleri dile getirdii iin hapsedilir.

- 130 -

Diderot mahkemesi srasnda ateist olduunu reddeder; ama u szleri de sarf etmekten ekinmez: Tanrnn varl, yokluu veya kanunlar beni ilgilendirmez. Benim iin geerli olan doann znde var olan kanunlara uymaktr. * Ayn yllarda, Karl Marxn bu beni ncilim diyecei kitabn yazar Paul Heinrich (1723-1789), Fiziksel ve Moral lemin Kanunlar adl eserinde ateizmin ahlk kurallarn oluturma abas iinde olduu gzlenir. Bu dnrn -salt akla dayanarak- ulat sonu udur: Tanrya inanmak iki yzllktr. Yaadmz somut gerekleri grmezlikten gelerek soyut bir geree inanmak ikiyzl bir davrantr. lk insanlar Tanr konusunda daha merte davranm ve hakl olarak doadaki glere tapmlard. Sonraki kuaklar bu doal inanc deitirdi ve kendi kalplarna soktular. Bugn mucizevi gleri olan byk bir dev adam ksa ve herkesi tanr olduuna inandrsa, zamanla bu insanlarn torunlar bu devi daha da devletirir ve gkyznn arkasna gndererek ulalmaz bir tanr hline sokarlar. Binlerce yldr yaplm olan da budur: Doa Kanunlar nce yceltilerek kutsallatrlm ve daha sonralar eriilmez ve anlalmaz bir hle sokulduu iin gkten indirilip sann vcuduna sokulmutur. * 18. yy. ateizmi, Napolyonu bile kzdran Paul Simon de Laplacen (1749-1827) bu koroya katlmas ile sona erer. Laplace fizie ve astronomiye sokulmu olan Newtonun mekanik tanrsna bu bilim dallarnda yer olmadn ne srer. Gne Sistemindeki gezegenlerin soumakta olan Gneten koparak olutuunu ve bu nedenle dnyann Tanr tarafndan yaratlmadn syler. Bu arada Adam Smith (1723-1790) belirli odaklarda younlam kapitalin nasl kullanlaca ve deerlendirilecei zerine epeyce kafa yorar ve tm madd ve manev deerler

- 131 -

insan emeinin rndr diyerek, kapitalist sistemin ilkelerini oluturan eserler ve somut fikirler retir. * Ateist dnrlerin grlerine topyekn bakldnda, kendi zerine kapanan ve maddetesi konularda sadece akl gzn kullanarak fikir reten insan zeksnn ne kadar tek yanl ve nyargl sonulara ulaabilecei aka grlmektedir. Bu sbjektif karmlardan sonra, Batdaki felsefe, inananlarla inanmayanlarn fikir mcadelesi erevesinde geliecek ve fakat bu atma tm dnyaya yaylacaktr. Amerikal dnr Albert C. Outler Avrupadaki Aydnlanma a zerine yapt bir aratrmada ilgin bir saptamada bulunur: Teokrat papazlarn basksndan syrlarak kendi isel glerinin farkna varm olan ngiliz Protestanlar, Fransz htilaline giden fikirlerle flrt etmeye 140 yl nce balamlard. Mistik bir si olan Gerard Winstanleynin kurduu Diggers Komitesi, htilalin bayasas olan zgrlk, eitlik, kardelik slogann 1649 ylnda oluturmutu. Bu slogan sadece Kiliseye deil, zde egemen elitlere de bir bakaldr idi. Diggers Komitesinin retileri tm Avrupaya yaylm ve zellikle Fransada byk rabet grmt. yle diyorlard: Yaratlm her ey kutsaldr ve Tanrnn bir parasdr. nsan da... Snf ve etiketi ne olursa olsun, her insan -kutsallk tad iin- i derinliklerinde yatan Nura ulaabilir ve hem kurtuluu hem de hakik zgrl orada bulabilir. Benzer grleri Pritanlar ve Kuakerler Amerikada da yayyorlard; fakat Amerika Birleik Devletleri henz kurulmamt ve sosyal grnt dank olduu iin bu akmlar kk salamamt.

19. YZYIL TANRI ANLAYILARI


Yakn bir a grnmesine ramen, bu yzyla girildiinde o devirdeki dnyann bugnk dnyayla ok az benzerlii

- 132 -

vard. Avrupal uluslarn epeyce kan dkerek Kuzey Amerikada kurduu kk devletler, bir Konfederasyon oluturarak Bamszlk iln etmilerdi (4 Temmuz 1776); fakat kendi aralarndaki savalar hl devam ediyor; Avrupa, Asya ve Afrikada da i ve d savalar birbirini kovalyordu. Birok sava artk dinsel ierikli nedenler tamyordu. Smrgecilik anlay iyice yaygnlamt. Bir yanda topraklarna toprak katmak ve lkeleri smrmek isteyenler, te yanda kan ve can vererek elde ettikleri vatanlarn korumak isteyenler kyasya vuruuyorlard; sonu olarak, snrlar ve g dengeleri srekli deiiyor ve genellikle gller daha da gleniyorlard. Bu durumdan en krl kanlar Avrupallar oluyordu. nk artk en ldrc silahlarla birlikte bu silahlardan daha etkili olan bilim, teknoloji, yetimi insan gc ve servet onlarn elindeydi. Bu uluslarn dedeleri menfaatlerini birletirerek A.B.D.yi kurmulard; fakat kendileri henz bir birlik salayamamlard. Avrupann tm (Portekiz, sve ve ngiltere hari...) Napolyon Bonapartn (1769-1821) iln ettii Fransa mparatorluunun egemenliine girmekteydi. Bir dnya devleti kurma sevdasna kaplm olan Napolyon, Rusyay da ele geirmek iin hazrlklar yapyordu (1811-12). Sultan 2. Mahmud ve Napolyon, Balkanlarda komu olmulard. Osmanllar hl geni topraklara sahiplerdi; fakat Avrupann hasta adam olma srecine girmilerdi. te yandan ngilizler zerinde gne batmayan bir dnya imparatorluu oluturma ideallerini gerekletirmeye balamlard. karlar ve idealleri rtmedii iin de Franszlarla kym kyma savamaktaydlar. * 19uncu yzylda Avrupada yetien filozoflar ve bilim adamlar, 20nci yzyla egemen olacak yeni -izmlerin ve teknolojilerin temellerini atacaklar, stelik bunu Tanrnn varln reddederek baarabileceklerdi.

- 133 -

Peki Tanr, bu baary kendisini inkr edenlere neden nasip etmiti? Her yerde hazr ve nazr olan (Zhir), her eyi duyan (Semi), her eyi gren (Basir/ehid), her eyden haberdar olan (Habir) ve inkrclar ezen (Kahhar) Tanr, onca ateistin an, eref ve servet kazanmalarna neden izin vermiti? Bu kapsaml soruya dinsel retiler nda verilecek geni bir yant, bazlar iin kolayd: Bu sorunun yant Allahn Adil sfatnda gizlidir. Allahn adaleti en yce adalettir. Czi olsa da insanlara zgr iradeyi vermi olan Allahn, bu zgrlk iinde dnen ve hareket edenlerin tasarruflarna mdahale etmesi elbette yksek adaletine yakmaz. Fakat Allah ayn zamanda sabrldr (Sbir/Sabbar), sertlik ve katlktan uzaktr (Halim) ve hesap sorucudur (Hasib). Kendisine kar ilenen sularn cezasn Hesap Gnnden sonra verecektir. Onun sabr bu hesab sormak iin milyonlarca yl beklemekle tkenmez. Bu sabrl bekleyi, bizim bir saniye kadar beklememiz gibi bir eydir. Kald ki Tanr, kim olurlarsa olsunlar, alanlarn, ilim retenlerin ykseleceklerini garantilemektedir.

KARI-AYDINLANMA VE ROMANTZM AI
Bu ada ve gnmzde ok sevilen ngiliz air John Keats (1798-1821) ise yle der: nsann geree ulamada ve yaratc olmada kulland en kuvvetli zihinsel ara hayal gcdr (imagination). Hayal gc, Tanrnn bile daha nce yaratmad ve evrende bulunmayan eyleri dleyebilir ve bu dleri hem hakik birer gerek olarak kabullenebilir ve hem de bu gerekleri d dnyada madd ve somut varlklar hline dntrebilir. Hayal gc insana verilmi en kutsal fakltedir. Bu faklte estetik gzellii yaratabildii gibi, irkinlii de yaratabilir. yleyse insan, Tanrnn yokluunu da bir hakikat olarak kabullenebilir.

- 134 -

Keatsin bu grn tersyz ederek camn arka yznden bakanlar ise: Demek ki Tanrnn varl da hayal gcnn rndr antitezine inanp, ateizme daha ok sarlacaklardr. Burada Pascaln matematiksel izahatnn hakll bir kez daha nmze kmaktadr: Akl gzyle bakldnda Tanrnn var olma ihtimali %50dir. Ama gnl gz Onun varln grr ve Ona %100 inanr. Tercihini -Pascal gibi- varlktan yana kullanan ve ateistlere ok sinirlenen nl air William Blake de (1757-1827) u dizeleri yazar: Grmek: / Bir kum tanesinde Evreni, / Yabanl bir iekte Cenneti, / Avu iinde lh Ezeliyeti, / Ve bir saatte Sonsuz Zaman. / Gidin! Gidin! / Yce kutsall ykn! Yerine cce aklnz koyun!

DYALEKTK MATERYALZM
George Orwellin Byk Biraderi gibi, herkesi yukardan idare eden ve cezalandran bir Tanr anlayn reddedenlerden biri de G. W. Friedrich Hegeldir (1770-1831). Ar bir aklclk sergileyen Hegel u grleri savunur: Kutsallk, insanln bir yaratt bir boyuttur. Gizli ilimler ya da ruhsal bilgi diye bir ey mevcut deildir. Tm bilgiler insanln rettii bilgilerdir. Ruh denilen ey, insanolunun tarihsel tecrbelerinin, bilgi toplamnn ve yaratt total kltrn kendisidir. Mutlak Gerek denilen ey, ilk insanlardan beri birike birike ve deie deie evrimlemi gereklerdir. Bu gerekler srekli akan bir nehir gibi deimektedir. Bu nehri yaratan damlacklar tm insanlarn katksyla oluturulmu

- 135 -

bilgi ve kltr paracklardr. Her damla bilgi, oluturulduu an bir gereini temsil eder; fakat sbjektif olduu iin deimeye mahkmdur. Akln geliimi de bu sayededir. Nehre eklenen her damla onu bytmekte ve daha gr akmasn salamaktadr. yleyse, izaf olmasna ramen tarihsel gereklerin tmn gz nne almadan doru bir tehiste bulunamayz. Zaten bu, srekli yaplagelmi... Bir fikir (tez) domu, sonra bunun kart (antitez) olumu. Bunlar atrken, bir nc gr onlarn ortak noktalarn alp bir terkip (sentez) oluturmu. Bu zincirleme fikir retimine, Diyalektik Mantk Sreci diyorum. Bu sre bir lkedeki toplum ruhunu oluturan eydir. Toplum ruhu nce bireylerin bilincinde kendi kendinin farkna varr (sbjektif ruh). Bu, bireyle birey, bireyle toplum ve bireyle devlet ilikilerinde kendini gsterir. Sonra aile, toplum ve devlet geni iinde daha yksek bir bilince ular ( objektif ruh). nc etapta objektif ruh en yce dzeyine ular ve karmza mutlak ruh olarak kar. Bu yce ruh, kendini gzel sanatlarda, felsefede, bilimde ve dinsel retilerde deifre eder. Bunlar iinde en stn olan felsefedir. Felsefe yce toplum ruhunun ve diyalektiin aynasdr. Hegelin tarihsel gereklik tezine bir antitez hemen oluur. Sren Kierkegaard (1813-1855) bireysel sorumluluklara deinmeyen Hegele ate pskrr. Gerekleri tarihsel balamdan karp bireysel balam iinde dnen Kierkegaard, gerek kavramnn izaf olduunu kabullenir; fakat herkesin dorularnn kendi dorular olduunu ve bunlara nem verilmesi gerektiini savunur. Genelleme ile sonuca giden filozoflar reddeder ve dncelerini kendi zvarl zerinde younlatrr: Bakalarnn inanszl semesi beni ilgilendirmez! Benim inancm da onlarnkini... Kimse benim kendi dorularmn yanlln syleme hakkna sahip deildir. Hristiyanln hurafe dolu olmas beni ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren, benim inandm Hristiyanlktr ve benim iin bu dorudur.

- 136 -

Aklla llmesi imknsz olan inanc akla vurduka inanszl bytrz. Herkes toplumun ortak inanc erevesinde dnrse kiisel inan yok olur ve yerini ortalama bir ortak inanca brakmak zorunda kalr. Bu da gerein zn yanstmaz, ortalamasn yanstr. Nerede kalabalk varsa, orada sbjektif ve yanl gerekler vardr. nsanlar yaam boyunca geree farkl boyuta atlayarak ularlar: Estetik, ilkesel (etik) ve dinsel... Estetik boyutta yaayanlar her gzellii iyi ve doru kabul ederler; sk sk farkl psikolojilere brnrler; gnlerini gn edip duygu ve drtlerinin esiri olurlar. Bunlar yaam olduu gibi kabullenen romantiklerdir. Etik boyuta ykselmeyi baaranlar ahlk deerler ve prensipler yklenirler ve bunlara uyarak yaarlar. Bu insanlar prensiplerine ters den her eye kzar ve kar karlar. Etik boyutta bulunanlardan bazlar dinsel boyuta atlarlar. Bu akln oluturduu prensiplerin arlndan ve youn etkisinden katr ve -bir anlamda- kendi zgr seiminden vazgemek, Tanrnn kucana atlamaktr. Dinsel boyut bir tr kiisel sorumluluktan ka olarak grnebilir; ama aslnda bir tr zgrlktr. Bu yeni fikirler nda, Auguste Comte (1798-1857) insanlk tarihini yeni batan ele alr ve Durum Yasas olarak bilinen bir hipotez gelitirir: nsanln dnce ve bilgi sreci art arda merhaleden gemitir: - Fetiizm, oktanrclk ve tektanrclktan oluan ilhiyat devresi, - Metafizik devresi, - Fizik veya pozitif anlay devresi. Pozitif devre Ortaan bitiiyle balad ve insanlar, olaylar artk baka olaylardan yararlanarak aklamaya baladlar. Herkes bu devre ile yetinmek durumundadr; nk bunun daha ilerisi yoktur. nsanln yeni dini bu olmal ve metafizie srt evrilmelidir.

- 137 -

nsann temel ilkesi bakalar iin yaamak olmaldr. Tm insanlar birine kmasna seviniz ve birbiriniz iin yaaynz. Mutluluk sevmekle ve zveriyle gerekleir. * Yzlerce filozofun birbirinden ok farkl grlerini inceleyen ve iin iinden kmak iin en kolay yolu seen Andreas L. Feuerbach (1804-1872), tam bir muammaya dnm olan Tanr anlayn tamamen silmek ve yerine mit dolu, i ac bir felsefe oturtmak ister. 1841de yazd Hristiyanln Esaslar isimli kitabnda ateli ifadeler kullanr: Nedir bu? Nedir bunca mesnetsiz, bunca sama Tanr tanmlamalar? Kendinizi Tanrnn kulu ve klesi yapa yapa, kendi gcnz yitirdiniz! Tanr lmsz, insan fni... Tanr mkemmel, insan hata dolu... Tanr en gl, insan en zayf... Tanr en zeki, insan en aciz... Tanr en kutsal, insan en gnahkr... Tanr her eyin sahibi, insan hibir eyin!... Bu, sizin gerek insanlnzla asla uyumayan- grnty putlatrdnzn farknda deil misiniz? Yeter! Uyann! Kendinize dnn ve dikkatlice bakn: Biz akllyz, glyz, ok eye sahibiz ve kirli gnahkrlar deiliz.

MARKSZM
Bu szler sylendii zaman Avrupada insanlar alt snfa ayrlmt: Aristokratlar, Ruhban Snf, Bilginler, Askerler, Burjuva ve i-Kyl snf. O aa kadar bu snflardan kan ateistler, genellikle yrrlkte olan yanl dinsel inanlara tepki gsteriyorlar ve fakat yanl dinsel retiler ile Tanr zdeletirildii iin ateist olarak etiketleniyorlard. Aslnda bunlarn birou Tanr kavramn reddetmiyor; fakat yenilik modasna uyup Ona baka isimler takyorlard. Fakat Tanr kavramna hi tahamml olmayan yeni bir dnr yetimiti: Karl Marks (1818-1885). Londradaki British Mzesinin ok zengin ktphanesinde 33 yl boyunca inceleme yapan ve tarihte olup biten her eyin

- 138 -

geni bir dkmn kafasna oturtan Marks; sadece bir filozof deil, ayn zamanda bir tarihi, sosyolog ve ekonomist idi. Ulat ilk sonulardan sonra felsefeyi sefil bir ura olarak gren ve kendinden nceki felsefecileri tek tarafl bir bak as ile sulayan Marks, insanlk tarihinin akna yn verecek birka kiiden biri olacaktr. Marksn maddeci (Materyalist) grleri zetle yle sralanabilir: Tanr anlayna, dinlere, hukuka, bilime ve edebiyata yn veren tek faktr ekonomik gelimeler olmutur. Tanr, varlkl yneticilerin halk kontrolleri altnda tutmak ve toplum huzurunu salamak iin oluturduklar bir kavramdr. Ynetenler, halka empoze ettikleri bu Tanr fikriyle onlar saraylarnn, konaklarnn ve makamlarnn kap bekileri yapmlardr. Tanr szc, ekillendirmeyi seven insan aklnn oluturduu toplam kltre kendi hayran kalmas ve bu hayranl metafizikletirme istei yznden bulduu teknik bir terimdir ve bir tr fetiizmdir. Tarihsel srecin ve yaama gayesinin oluturduu ahlk deerlerin dnda deer oluturan bir g mevcut deildir. Manev ilikileri madd deiimler dourur. Tanr fikrinin insanlara yarar yoktur. Bir tr negatif tanrclk olan ateizmle uramak bile zaman kaybdr. Din, ezilen insanlarn zulme dayanabilmeleri iin icat ettikleri bir tr afyondur. Bu hayali inanlarn kkten deimesi iin her ey tersyz edilmeli ve halk ounluu (proletarya) kendi iradesiyle kendi kaderini, kendi inancn, kendisi tayin edecek bir konuma getirilmelidir.

EVRM TEORS
Marks insanolunun evrimine tarihsel maddecilik penceresinden bakarken, ada Charles R. Darwin (1809-1882) organik/biyolojik bir evrim teorisi gelitirmekteydi.

- 139 -

Darwin 1859 ylnda yaymlad Trlerin Kkeni adl eserinde canllarn ortaya k srecini anlatr ve gelitirdii iki yeni teoriyi iln eder: Tm bitkiler ve hayvanlar milyonlarca yl nce olumu olan ilkel canllarn evrimleerek bakalamas sonucu ortaya kmtr. Bu evrimsel deiim, doal bir ayklama mekanizmasnn sonucudur (Doal Seleksiyon). Yani, bir canlda gl olan zellikler dier nesillere kaltm yoluyla geerken, gsz zellikler yava yava tercih edilmemi ve kaybolmutur. 300 milyon yldan beri devam eden bu ayklama; sonuta bunca tr oluturan mkemmel canllarn ortaya kmasn salamtr. (300 milyon rakam, gnmzde 3,5 milyar yl olarak hesaplanmtr.) Darwinin mantk zinciri yleydi: Nasl ki bir ifti iki ineinden birini kesmek zorunda kalnca st az olan kesmeyi yeler ve yararl olan yaatr... Nasl ki iki meyve aacndan az meyve vereni keser ve bire on veren buday yerine, bire otuz veren buday ekerse, tabiat da byle bir genetik seim yapar. klim koullar ktletiinde, hastalklar arttnda, dmanlar oaldnda ve yiyecek kaynaklar azaldnda trler arasnda rekabet artar, gszler telef olur ve gller hayatta kalr. Bylece, en ie yarayan stn zellikler gelecek nesillere aktarlm olur. Bu mekanizma bazen n deiimlerle bozulabilir ( Mutasyon). Bu yeni trlerin oluumunu salar. Doal ayklama bunlar da zamanla gl hle dntrr. nsanlar bile a yoluyla yeni trler oluturabilmektedir. Doa, bu ii ok daha uygun ve mkemmel biimde yapmaktadr. Tezini kuvvetli delillere dayandrm olan Darwinin bulular Kilisenin iddetli tepkisini eker. nk ncilde Tanrnn kinat 6 gnde yaratt ve her eyin mkemmel hliyle olutuu yazldr. Ayrca, baz papazlar Hz. demden beri yaam btn nesillerin yan hesaplayarak insanln yann sadece 6 bin yl olduuna herkesi inandrmlard.

- 140 -

Fakat esas kyamet, Darwinin 1871de yaymlad Descent of Man adl kitabndan sonra kopar. Darwin, insanlarla maymunlar arasndaki benzerlikten sz edince, Kilise ile Bilim Dnyasnn aras iyice alr. Bilim adamlar da kendi aralarnda Darwinciler ve Dindarlar olarak ikiye blnrler. Oysa Darwin Tanry inkr etmemi, evrende ve tabiatta var olan evrim gereine parmak basmt. Teorisinde yanllklar ve eksikler vard ve ncille atyordu; fakat Tanr ile atr fikirler ne srmedii birok bilim adam tarafndan savunuluyordu. Osmanl ulemas da Darwinin teorilerini tehlikeli bulmu ve kitaplarnn okunmasn yasaklamt. * Fakat Batdaki her yeni bulu ve dnce Douya da bir biimde yansyordu. Bu etkileimden arlk Rusyann psikolojik roman yazar Fyodor Dostoevsky (1821-1881) de payn almt. nanla inanszlk arasnda bocalayarak ruhsal ikence eken bu yazar, 1854 ylnda bir arkadana yazd mektupta yle der: nanszlk ve phe dolu bir an evld olarak kendime baktmda, lm bu phelerle kucaklayacamn farkndaym. man-inkr arasnda bir mengeneye skm gibi ikence ekiyorum. Ve Onun yokluunu savunan ok kuvvetli ilmi ve akli deliller oaldka ikencem daha da iddetleniyor. Dostoevskynin lmnden bir yl nce yaymlad Karamazov Kardeler adl romannda, konuturduu unutulmaz karakterler araclyla bu ikenceden kurtulduu ve inand Tanry ldrd gzlenir.

TANRILARIN YOLU
Bu tartmalar uzaktan izleyen Japonya, smrgeciliin ve bilimsel gelimelerin Batya nasl bir zenginlik getirdiini dikkatle gzlyordu. tah kabardka da komu lkelere ve zellikle ine saldrarak topraklarn geniletiyordu.

- 141 -

Batl misyonerlerin Hristiyanl Japonyaya da sokmu olmas Japon mparatorlar endielendiriyordu. Buda ve Konfys dinlerine inananlarla birlikte halkn ounluu into dinine inanyordu. Fakat intoizm henz kurumsallam ve belirli kurallara oturtulmu bir din deildi. mparator Meiji bu dinin bir sistematiini oluturdu ve 1868 ylnda intoizmi Japonyann resm dini iln etti. into dini Budizm ve Taoizmden sonra ortaya kmt. incede in tanrlar, tao yol anlamndayd. into (intao) ise Tanrlarn Yolu demek oluyordu. Bu dinin milyonlarca tanrs vard. yle ki; len her insann ruhu tanr kabul ediliyordu. lenlerle yaayanlar karlkl olarak birbirine muhtat. doadaki gl ruhlar ve tarihte kahramanlk gstermi mitolojik figrler birer tanryd. mparator, Gne tanras Amaterasunun yeryzndeki temsilcisi ve en gl insand. Her dedii yaplmal, her istei yerine getirilmeliydi. Amaterasu ve erkek kardei Susano-no-Mikoto: Baba tanr zanagi ile ana tanr zanaminin ocuklaryd. Bunlarn da stnde koruyucu yce tanrlar (Kami) vard. into dini balca 4 kutsal kitaba sahiptir: Kojiki, Rokkokui, Nihon oki ve Jinno otiki. ki de byk mezhep olumutur: Bnyesinde muhafazakrlar toplam olan Jinja into ve kendi arasnda 13 farkl tarikata ayrlm olan Kyoha mezhebidir. (Krsal kesimlerde ve baz slaleler arasnda ortaya km kk mezhepler de varlklarn srdryorlard.) intoizm son derece hogrl bir din olarak bilinir. Dier tm dinlere saygldr ve her canly Kaminin ocuklar olduu iin kutsal kabul eder. O nedenle inananlar arasnda insan ve doa sevgisi olduka gelitirmitir. Aile balar ve gelenekler byk nem tar. Herkese ve her eye sayg, temizlik ve dzenli olma, imann gstergesi olarak kabul edilir. badetler sade ve basittir. Tapnaa girmeden nce abdest alnr. Abdest iin daha nce tm vcudun ykanmasn isteyen

- 142 -

anlay terk edilmi ve sadece eller ve az ykanarak abdest alnmas kabul edilmitir. Din bayramlarn en nemlisi ruhlar memnun etmek iin kutlanan Yldzlar Bayramdr ( Hoi Matsuri). Bir Japonun hem Buda, hem Konfys, hem de into dinlerine inanmas gayet doal kabul edilir. [2. Dnya Savandan sonra kutsal saylan imparatorun politik gleri snrlandrlm (1947) ve sadece din yetkileri muhafaza edilmitir.] * Japonlar bylece Avrupann kltr emperyalizmine kar korunma tedbirlerini zamannda alrken ve bir zaman lkeye yabanclarn giriini bile yasaklamken, Hristiyan misyonerler tm dnyay dolaarak dinlerini yaymaya devam ediyorlard. Bir yandan da kendi lkelerinde gelien ateizme kar antitezler oluturuyorlard. Avrupada okuma-yazma oran hzla ykseliyor, kitap ve gazete saylar durmadan artyor ve ktphanelerin raflar oalyordu. ocuklara iyi bir eitim salamann onlara braklacak en deerli miras olacann bilincine varan ana-babalar arttka mektepli says da artyordu. Tm gelimelerden halk da haberdar oluyor ve st snflarn oluturduu bilgi, kltr, servet ve yeni yaam tarzlar alt tabakalara da yansyordu. Bu yansmalardan kendi payna denden fazlasn elde etmi olanlar ne kyor ve seslerini duyurabiliyordu. Bunlar arasnda henz st tabakalarn dikkatini ekmemi; fakat halk arasnda eksantrik olarak tannm biri vard: Friedrich Nietzsche (1844-1900). Nietzsche (Nie) zaman zaman pazarlara gider, yksek bir yere kar ve alayarak unlar haykrrd: Tanry aryorum, Tanry! Acaba kat m? Gt m? Hayr, hayr! O ld. Onu bizler ldrdk. Sizler ve ben... Bizler Onun katilleriyiz. Artk yukars yok, sadece aas, buras var. Buras sonsuz bir boluk. Bu boluun iine dtmz grmyor musunuz?

- 143 -

Nietzsche hurafelerle dolu bir Tanr anlaynn yklmas ve bunun yerine doru bir anlayn yerletirilmesi gerektiine inanmt. Bunun salamak iin de uzun vadeli bir pln gelitirmiti: Bu Kilise tanrs nce ldrlecek, sonra zgn hliyle yeniden diriltilecekti. O nedenle her eyin deitirilmesini istiyor ve ki tip insan deimez; ller ve deliler eklinde telkinlerde bulunuyordu. Fakat Nietzschenin tek pln bu deildi. nce Almanyadaki, daha sonra tm dnyadaki ahlkszl ve ikiyzll yok edecek olan sert, kat, gl ve moral deerleri yksek bir sekinler tabakas yaratma hayalinin de peindeydi. 1883te yazd Zaratustra da, Zerdtlkten esinlenerek oluturduu bir karakter sayesinde kutsal saylan her eye saldryordu. Karamsar bir miza sergileyen Nietzsche, insanlarn Tanrdan korkmalar yerine kendi duygu, drt ve ihtiraslarndan korkmalar gerektiini neriyordu. lmeden nceki 10 yln byk bunalmlar ve depresyon iinde geiren Nietzsche, kendi yalnzlndan korktuu zamanlarda, Zerdt Allaha yalvartarak yle haykryordu:

Tanrm! Geri gel, Tm ikencelerinle ve zulmnle!... Ltfen geri gel, Uzletlerin sonuncusuna... Gzya rmaklarm Yataklarnda sana doru akyor. Ve kalbimdeki son alev Sana doru yanyor. Ltfen geri gel, Benim bilinmeyen Tanrm, Benim aclarm, Benim son mutluluum!

- 144 -

PSKOLOJK ATEZM
19. yy. sona ererken, entelektellerin tartmalarnda isimleri en ok geen kii vard: Marks, Darwin ve Freud. Burada ok nemli bir tarihsel tespiti yapmakta yarar var: Karl Marks biraz daha yaasayd, belki Komnist Manifestoyu yrtacak ve proletarya iktidar fikrinden vazgeecekti; nk Sigmund Freud (1856-1939), insann psikolojik zellikleri olan ego ve sper ego kavramlarnn adn koyacak; ruhbilim ve psikanaliz gibi ekoller gelitirecek; ve bilinalt, bilintesi gibi olgulara popler aklamalar getirecekti. Belki o zaman Karl Marks, -bilinaltndaki bu drtler yznden, bir ii iktidarnn da totaliter ve menfaatperest bir yapya kolayca dnebileceini ngrp- o denli saf ve iyi niyetli dnmeyecekti. Fakat tarihsel kronoloji tersine tecelli etmi ve Marxn ilhiyatla ilgili grleri Freudu oktan etkilemiti: nsan bilind drtlerin ve biyolojik etkilerin gdmnde yaayan bir varlktr. Hareketleri, cinsellik ve korunma igdlerinin etkisi altndadr. Ruh ve bilin ayr eylerdir. Psikanaliz yntemiyle bilintesine inildiinde grlecektir ki; Tanr inanc zihnin hayal grmesidir. Kiisel bir Tanr anlay, ocukken baba ve annenin gsterdii efkatin uuraltna ilemesinden baka bir ey deildir. Bu efkatin mr boyu devamn arzulayan bilintesi byle bir varl icat etmektedir. Hristiyanlarn Tanrya Lord/Baba ismini takmalarnn nedeni budur. nsanolu tarihsel geliim sresinde bir ocukluk ve genlik a geirdi ve byle bir tanrya ve onun kurallar olan dine ihtiya duyduu iin o devrelerde bu olgular yaratt. Ama artk insanolu olgunluk ana ermitir ve bunlara gerek kalmamtr. Doa kanunlarn teker teker ortaya karan bilim, bu kavramn yerini alabilir ve insanlar yeni moral deerler oluturmas iin gerekli zihinsel yeteneklerle donatabilir.

- 145 -

Din ateistlerin istedii gibi hemen sonu getirilecek bir olgu deildir. Kendi doal ak iinde kendi kendini eritmelidir. Aksi hlde Nietzschede olduu gibi iddetli depresyonlara ve sosyal bunalmlara yol aabilir. * Tm psikanalistler Freudla ayn fikirde deildi. Alfred Adler (1870-1937) Tanry beynin bir projeksiyonu olarak gryor; fakat Tanr kavramn -mkemmelliin mkemmel bir sembol olarak- insanoluna binlerce yldr yardmc olduunu ve ok ey kazandrdn sylyordu. Ve davranlarn kknde yatan ana sebebin cinsel igdlerden deil, aalk gdsnden kaynaklandn savunuyordu. Freudun yakn alma arkada olan Carl G. Jung (18751961) ise, bu inkrc grlere hi katlmaz ve yolunu onlardan tamamen ayrr. Jung, Kolektif bilin diye bir kavram gelitirir ve bilintesinin bu bilinten beslendiini syler. nsann ruhsal kiiliinin tarihsel zgemiten -soyaekimle- gelen ortak bilintesi izlenimler tarafndan onarldn savunur. nsan ruhunun tek bir evrensel ortak ruhun paras olduunu ve insanla-insan, insanla-d dnya arasndaki gizli iletiimi saladn syleyerek, mistik bir yaklam sergiler. Ruhsal karakteri yaama igdsnn belirlediine inanr ve gitgide daha mistik bir izgi izlemeye balar. Kendisine Tanrya inanp inanmad sorulduunda kesin bir ifade kullanr: nanmam gerekmiyor; bir Tanr olduunu biliyorum! * Btn bu tartmalar ve yorumlar toplumun daha alt kesimlerine ve gzel sanatlarn her koluna yansyordu. Srrealist ressamlar ve heykeltralar bu dnceleri yaptlarnda somutlatrarak lmszletiriyorlard. airler, yazarlar ve tiyatro sanatlar bu atmosferden aldklar ilhamla rettikleri eserlerinde an ortak anlayn sergiliyor ve bu dnceleri toplumsal kltrn kalc birer paralar hline dntryorlard.

- 146 -

Bu kltr gelimekte olan ulam, haberleme ve yazl basn sayesinde tm dnyaya ihra ediliyordu. 20nci yzyla girerken Dnyann Jandarmas olmu ngilizlerle birlikte Franszlar ve dier Avrupa lkeleri modernizasyon ad altnda kendi kltrlerini, ekonomik dzenlerini ve hegemonyalarn drt ktaya ve okyanus adalarna empoze etmekteydiler. Tarihteki dier istillarn aksine, bu kez istilclarn geri ekilmelerinden sonra braktklar etkiler -smrlm lkelerdeki insanlarn dnya grlerini deitirmeyi de baard iin- silinmeyecek ve kalc olacakt. Doada var olan kuvvetlinin ayakta kalmas kanunun, zayf ve kuvvetli kltrler iin de geerli olduu bylece bir kez daha yaanarak kantlanacakt. Bu kltr erozyonuna maruz kalan Mslmanlar da, kendilerini Dostoevskyyi bunaltan ikileme benzer bir ruh hleti iinde bulacaklar ve ikiye blneceklerdi: Geleneki Muhafazakrlar ve Avrupa kltrn benimseyen Modern Mslmanlar. Bu ztlk aslnda kltrlerin geliimi iin gerekli olan bir dinamikti. nk antitezlerin bulunmad ve herkesin evetefendimci olduu bir toplumdaki kltr yaps zamanla katlar, kendi iine kapanr, dogmalar oluturur ve yeni dncelerin retilmedii bir kapal devre kltre dnmek zorunda kalr. * Bu durumu ge de olsa fark eden baz Osmanl aydnlarnn abalar sonucu, 19uncu yzylda modernizmi yakalamak zere birtakm giriimlerde bulunulmutu: - 1839 Tanzimat Ferman, - 1856 Islahat Ferman, - 1876 Birinci Merutiyet, - 1908 kinci Merutiyet. Fakat bu yenilikler, padiahn yetkilerini snrlama, cumhuriyet idaresine gei hazrlklar ve insan haklarna sayg gibi

- 147 -

ierikleri olan hareketlerdi. Halktan gelen bir temele dayanmayan bu deiimler; genellikle elitler, egemenler ve bunlarn yakn evreleri arasnda gelien verirsin-vermem tarznda bir ekimenin sonularyd. Bu etki-tepki, yeni sentezlerin olumas iin gerekli olan kltrler aras diyaloun nemine tam inanmam aydnlarn yrtt aile ii hesaplamalar eklinde cereyan ettii iin byk bir toplumsal kltr sramas salayamamt. Dnyadaki deiimler biraz da Batnn dayatmalar ve lanse ettii eyler sonucunda oluuyordu. nk Avrupallarn 400 yl iinde sindire sindire gelitirdikleri bilim ve kltrn szcleri, kendi kltrlerinin Afrika, Ortadou ve Asya kltrlerinden stn olduu inancndaydlar. Ve kendi kltrel transferlerinin bu lkelere aslnda iyilik ettii grndeydiler. Bu inan, 1883 ylnda ngilizlerin Msr bakonsolosu olan Evelyn Baring tarafndan olduka saygsz ifadelerle yle seslendirilmiti: Avrupa insan akl ve mant n plnda tutar; szleri dorudur, belirsizlik iermez ve mphem ifadelerden yoksundur. Mantk dersi almam bile olsa, o doutan bir mantk ustasdr. Yaratl olarak phecidir ve kant gsterilmeden ne srlen her tezin doruluundan phe eder ve onu hemen kabullenmez. Zeks eitilince mkemmel alan bir mekanizmaya dnr. te yandan, doulu kafa yaps, caddeleri ve sokaklar gibi eri-br ve simetriden nasibini almamtr. Akl yrttnde aikr bir mantkszlk sergiler. Araplarn dedeleri bilimde ve dncede olduka ilerlemiti; fakat torunlarnn zihinsel faklteleri dzgn almamaktadr. Sonucu apak ve basit bir problemi dahi zmekten ve gerei bulmaktan acizdirler. Lord Cromer de iin din boyutunu saptrarak yle demiti: Mslmanlarn, Avrupann yaratt uygarla ulamasna engel olan ey slmdr. Mslmanlar inanlarn reforme et-

- 148 -

meden bu uygarl yakalayamazlar; fakat slmda reform imkn yoktur. * Dnyadaki egemenliklerini geniletmi, otomobil, tren, uak, telefon ve gramofon gibi teknoloji harikas aralar icat etmi olan Bat, szcleri aracl ile ve byklk kompleksi iinde bylesi tavrlar taknabiliyorken, tersine bir komplekse kaplm Doulu aydnlar birtakm zm araylarna girmilerdi. Kimi, Batnn uygarln benimsemeyi ve lik bir devlet oluturmay neriyor, kimi de her eyi tamamen yktktan sonra yeniden ina etmenin daha aklc olabileceini savunuyordu. 1872 ylnda zamann ran ah, Bat ile entegre olma yolunu semi ve bir dizi reformlara girimiti. Devlet ttn tekelinin retim ve pazarlamasn ngilizlere satnca halk isyan etmi ve mollalarn verdii fetva zerine ttn kullanmay ve sigara imeyi terk etmiti. Bu halk hareketinin bymesinden ekinen ah geri adm atmak zorunda braklmt. Birok yenilii inanlarna kar bir tehdit olarak grmeye alm olan halkn dncelerini ve tepkilerini, reform denklemlerindeki geler arasna sokan ok az sayda aydn vard. nk yanl dinsel retilerin ateizmi dourduu gibi, halk dorudan ilgilendiren kararlarn ve din kurumlara veya geleneklere ynelik hareketlerin de kktendinci akmlar kolayca douraca henz yeni anlalyordu. Freud bu uyary syle yapmt: Dinsel inanlarn bask altna alnmas sadece ykc olur. Cinsellik gibi, dinsellik de byk bir ihtiyatr. Bunu bastrmaya almak, iddetli seksel depresyon gibi, iddetli toplumsal depresyonlar yaratabilir. * randa bu basky hisseden halk alternatif olarak mollalarn liderliinde Kum ehrini merkez edinmi ve kar atak iin bekleyie gemiti. Bu durumun farknda olan ranl dnr Cemaleddin Afgani (1839-1889), slmn bnyesine szm ve

- 149 -

halk tarafndan benimsenmi olan amanist inanlarn ve hurafelerin temizlenmesi iin hz yava baz reformlar neriyordu. Afganiden etkilenen Muhammed Abduh (1849-1905) bilim ve akl yolunu tekrar amak iin yeni bir slm kimlii arayna girmiti. Konferanslarnda iledii tema yleydi: Batl papazlarn ncildeki eriat bir Engizisyon zihniyetine dntrdkleri gibi, Mslman imamlar da Kurann eriatn slmn zne aykr baz despot hkmlere dntrmlerdir. slm akl ve bilim dinidir. Zorlamay reddeder, kolaylk emreder. Gazalinin filozoflara saldrs ile balayan ve medrese mderrislerinin itihat kapsn kapamas ile sonulanan devreden sonra ulemann uygulad slam, gerek slm deildir, sadece imamlarn zanndr. Hz. Muhammed ve drt halifesinin uygulad hakik eriata dnmekten baka are yoktur. * Bu durumdan cesaret alan, ve 19uncu yzyln Mesihi olduunu iddia eden Tahran doumlu Ali Nuri Bahullah (1817-1892), beklenen kurtarc olarak ortaya kar. Osmanlnn elinden kan topraklarda faaliyet gsterir; fakat yakalanarak Akkaya srgn edilir ve orada vefat eder. Olu Abbas Bahalik mezhebini kurar ve bu mezhep Ortadouda hzla yaylr. * Mool mparatorluunun yklndan sonra bir belirsizlie ve bolua srklenmi ve ngilizlerin smrsne maruz kalm olan Hindistandaki Mslmanlar arasnda da bir silkinme ve yenilenme anlay geliiyordu. Hukuk ve felsefe eitimini Batda tamamlam olan Muhammed kbal (1871-1938) yazd gazel ve iirlerinde sevgi, kardelik, yardmlama ve yenilenme temalarna deinerek, Mslmanlarn zgvenini canlandrmaya aba gsteriyordu. nsann kendini srekli yenilemesi gerektiini anlatan Kuran ayetlerini ve sahih Hadisleri n plna karan kbal, Mslmanlarn baary ve modernizmi yakalayabilmeleri iin kendi

- 150 -

bireysel beyin ve yrek glerine inanmalar gerektiini telkin ediyordu. Bylece Mslmanlar isel potansiyellerinin ve yaratclklarnn yeniden farkna varacak ve yeni fikirler, eserler ve teknolojiler retebileceklerdi. Baty anlam biri olarak Garbn baarlarnn temelinde yatan eyin bu g ve zgven olduunu tehis ediyor, Mslmanlarn da itihatla ve bilim yaparak ayn baary salayabileceklerini sylyordu.

POZTF BLMLERN TANRIYLA LKS


GEREK VE HAKKAT ARASINDAK FARK
Bu blmde, Bilim, Tanrya giden yolu aydnlatr sznden yola karak ve sadece bilimsel verileri kriter alarak Tanrnn varolduuna hkmeden bilim insanlarnn bulduklar gerekler irdelenecektir. Gerek kelimesi genellikle izaf/bal/rlatif bir kavram olarak grlr. Gerein birden ok yz olduu; her boyutun gereinin birbirinden farkl; her insann gerek anlaynn baka olduu tezi ok sayda taraftar toplamtr. Baz dnrler ise: Gerek srekli deien bir olgudur; o nedenle, evrensel kanunlarn veya olgularn geici birer sfat olarak grlmeli, bilimsel gereklere dahi byle baklmaldr demektedirler. Ayrca, insan zihnindeki gerein Mutlak Gerek olmad da sk sk ifade edilmektedir. Btn bu sylemlerle, aslnda gerein iki farkl yz olduu anlatlmaktadr; fakat tam olarak anlatlmak istenen ey gerek ve hakkat arasndaki farktr... Gerek: Madd kinatn elle tutulan, gzle grlen ve varl, ileyii veya etkileri kefedilip aklanabilen olgulardr. rnein; hava souyup snr ve bu s fark termometrelerle llerek herkesin anlayaca rakamlarla ifade edilebilir. Bu

- 151 -

durum bize atmosferin ileyii ile ilgili somut veya fiziksel bir gerei gsterir, anlatr. Ayrca; nsanlarn yaamak iin oksijen solumas, su imesi ve besin tketmesi gerekir dediimizde de bir gerei belirtmi oluruz. Ksacas; tekrar tekrar denendiinde ayn sonular veren; be duyumuzu, zihnimizi ve yeteneklerimizi kullandmzda varln inkr edemediimiz her ey, her olgu, her olay ya da her oluum bir gerektir. Gerek; somut dnyamzdaki somut eylerin genel addr. Soyut olmalarna ramen, somut olarak var olduklarn algladmz duygu ve dncelerimiz de birer gerektir. Bir baka deyile, gerek; kendini ifa eden canl-cansz tm varlklardr. Hakkat ise varln ifa etmeyen, ama var olduuna inandmz olgu veya olgulardr. te, fark burada... Ve bu fark, belki de tm uygarln, tm bulularn ve tm sanat kollarnn kaynadr. Mekanizma yle alyor: Bir eyin varlna inanyoruz (hakkat) ve onun var olduunu kantlamak iin bkmadan, pei sra kouyor; yllar, hatta yzyllar boyunca onu aratrp gn na karmak iin ok byk miktarlarda dnce ve kas emei harcyoruz. Tezler, antitezler, sentezler, hipotezler, teoriler ve felsefeler retip, hakkat denen o bilinmezi bilinir hle getirmek istiyoruz. Ama onu bir trl bulamasak da, aramay usanmadan srdryoruz. Bu aray bizi hakkate gtrmyor; fakat arama sreci ilerken yepyeni eyler buluyor, yepyeni dnceler retiyoruz. Bir zamanlar var olabilecei kimsenin aklna gelmemi olan tm teknolojiler ve bilim dallarna malzeme olmu olan tm gerekler ite bu araytan sonra elde ettiimiz kazanmlardr. Dahas; adna sanat dediimiz btn estetik rnler ve felsefe dediimiz tm derin ve geni dnceler hakkati araymzn meyveleridir. Hakkat yolunda bulduumuz her ey somuta dnerek gerek oluyor ve, ya kltrel evrimimize katkda bulunuyor ya

- 152 -

hayatmz kolaylatryor ya da bilin ve farkndalk dzeyimizi bir st kademeye tayor. Belki -kk hcre deneyleri srdke ve genetik bulular oaldka- ok yaknda biyolojik evrimimizi bile hzlandracaktr. On binlerce yldan beri arayp da bulamadmz o hakkat denen ey, aslnda btn sanatsal, bilimsel, dnsel ve inansal gereklerin arama motoru ve tarihteki tm bulularn ilham kayna ve itici gc olmutur. Bulduumuz her yeni gerek bir dierini bulmann yolunu am ve bu sayede insanln birikimi giderek oalmtr. Bulularn says arttka ve somuta dnen gerekler oaldka, bunlar kategorize ve kontrol etmek ve bir sistematik iinde yrtmek gereksinimi domutur. Bylece, ortaya bilim denen ey ve ardndan yeni bilim dallar ve disiplinleri kmaya balamtr. Zaman iinde bilimin ekicilii, saygnl ve madd getirisi o kadar artm; bilim insanlarnn eldeki gereklerle urama itah o kadar kabarm ve mevcut bilimsel gerekleri derinletirmek abalar ylesine nem kazanmtr ki, sanki hakkati aramak sadece sanatlarn, dindarlarn ve felsefecilerin ii olmaya yz tutmutur. Fakat gerei arayanlar ayr, hakkati arayanlar ayrym gibi bir branlamann varl her ne kadar apak fark ediliyor ve savunuluyorsa da, ortada bir aray mevcuttur ve bu aray biim ya da hedef deitirerek, belki de sonsuza dek srecektir. imdi, geici gerekler eklinde de nitelendirilebilen bilim dnyasnn gncel gereklerinin Tanrya degin ilikisine gemeden nce, bilimin tanm ve ilevi hakknda bir fikir edinmemiz gerekiyor:

Bilim nedir, bilim adam kime denir


Bilim, var olduunu kabul ettii bir evrenin ve bu evrende var olduunu kefettii her eyin, insan beyninde kolay anlalr kavramlara, sembollere ve modellere dnmesini

- 153 -

salar. Bu ii yaparken de zellikle rasyonel aklmza ve be duyumuza hitap eden bir yntem izler. Bilim gelime srecindeyken baz altyapsal prensipler gelitirmi ve bunlara sadk kalarak aratrma yapmay ama edinmitir. yle ki: 1- zerinde alma yaplacak obje, olay veya olgunun gzlenebilir (observable) olmas gerekir, 2- llebilir (measurable) olmas gerekir, 3- Anlatlabilir, iletilebilir (communicable) olmas gerekir, 4- spat edilebilir, sadanabilir (verifiable) olmas gerekir, 5- lmlerin tekrarlanabilir (repeatable) olmas gerekir, 6- Aklamalarnn veya ngrlerinin mantkl ve rasyonel (logical/rational) olmas gerekir. . Modern bilimin baz temel amalar vardr. Onlar da yazmakta yarar gryorum: a- Deney konularn veya oluumlar tarif ve tasvir etme (description), b- Bunlar izah etme, akla kavuturma (explanation), c- Eldeki verilerden yararlanarak tahmin yapma (prediction), d- Oluumlar kontrol altna alabilme (controlling). Bilimin bu metodolojisine ve amalarna bakarak u sonucu kolayca karabiliriz: Bilim, be duyumuzun ve maddenin snrlarn aan pek ok kavram ilgi ve deney alanna sokmaz; nk onlar kantlayp izah edemez. Yani bilim daha ok somut bir evrenle urar. Ancak, rasyonel bir aklama bulabildii zaman, psikoloji gibi grnmeyen soyut olgular da bnyesine alr. Hatta teoloji gibi, dinler tarihini ve eldeki kutsal kitaplar inceleyen dallar bile kurabilir. Fakat Tanr vardr ve evreni O yaratmtr gibi son derece soyut bir tezle hakl olarak uramaz, uraamaz; nk ylesi bir tezi kantlayamayacan bilir. Bu nedenlerden dolay; Tanr, fiziktesi, eytan, cin, peri gibi kavramlarn izah istendiinde, bir bilim adam veya kadn bu tr sorulara bilim insan kimliiyle yant vermekten

- 154 -

imtina eder, kanr. Fakat bilim insanlarnn pek ou, zel sohbetlerde elbette inancn ve dinsel grlerini ortaya koymaktan ekinmez, hatta din ile bilimin elimediini de sylerler. Bu tr bir disiplin, bilimin metodolojisini bilmeyen insanlar tarafndan genellikle yanl anlald veya hi anlalmad iin, basn yaynda veya kalabalklar nnde inancn belli etmeyen bilim insanlarna ateist, inansz, din dman gibi ok haksz ithamlarda bulunulur. Oysa bilim dnyasnda, Tanrya inananlarn says inanmayanlarnkinden ok daha fazladr. Zaten pozitif bilimcilerin Tanr vardr-yoktur tartmasna girmesi hem sakncaldr; hem de bylesi bir tartmaya girmemesi ise bir gerekliliktir. yle ki: Kimsesiz bir ocuk olduu iin ocuk esirgeme kurumunda bym bir muhasebeci dnelim. Bu kii iki farkl kurumun muhasebesini yrtyor olsun. Biri ksz ocuklar koruma dernei, dieri satt altnlara bakr katan ve gelir vergisini tam gstermeyen bir kuyumcu. Muhasebecimiz duygularn ve inanlarn iin iine katarak muhasebe yaparsa, doal bir sempati duyaca dernein daha az vergi vermesini salayacak yollara bavuracaktr. te yandan, drst olmadn bildii o kuyumcunun daha fazla vergi vermesine ynelik birtakm hesaplamalar da yapabilecektir. Sonuta, hesaplar yanltc ve yanl olacak; ortaya gerek bir vergi matrah kmayacaktr. yleyse, muhasebecinin hesaplar doru yapmas ve doru sonulara ulamas iin duygularn ve inanlarn iin iine katMamas gerekmektedir. te, bilim insanlarnn da bylesine tarafsz, bamsz ve objektif bir yol takip etme zorunluluu vardr. Aksi hlde, gerekler sapar, tahrif olur ve yansz olmas gereken hakikatler, sbjektif ve yanl birtakm sonular olarak nmze kp bizleri yanltr. O zaman da bilim, bilim olmaz. Bu nans ve yntemi bilmeden bilim dnyasn -iinde Tanr inanc yksek pek ok kii bulundurmasna ramentopyekn inansz olarak sfatlandrmak yanltr, cahilliktir.

- 155 -

Tarihte, Mslman din limleri genellikle devirlerindeki bilimsel anlaya paralel aklamalar ve yorumlar getirmiler ve tm Mslmanlar bilim insanlarna byk sayg gstermilerdir. Bu saygnn kaynan yzlerce ayette ilimden bahseden Kuranda ve pek ok Hadiste bulmak mmkndr. * Ama ne yazk ki Ortaa Avrupasnda bu bilinten yoksun Ruhban Snfnn bilim adamlarna kar uygulad sindirme yntemleri, -yzyllar boyunca- din ve bilim messeselerini birbirine kskn ve bazen de dman klmtr. Bu olumsuzluklar 16 ve 17nci yzyllarda zirvededir: 1543 ylnda, Polonyal gkbilimci Kopernik (Nicolaus Copernicus) tarafndan yazlan Gkkrelerin Hareketleri zerine adl bir kitap yaymlanr. Copernicus, Gnein dnyann etrafnda dndne inanlmasnn yanl olduunu, tam tersine, dnyann Gnein etrafnda dndn syler. Bu yanlgnn sebebinin ise, dnyann kendi ekseni etrafnda dnyor olmasndan kaynaklandn yazar. Ayrca, dier tm gezegenlerin Gnein etrafnda dndn kabul etmenin astronomik anlay basite indirgeyeceini ve daha anlalr olacan aklar. Bir de byk yanllk yaparak, Gnein evrenin merkezi olduunu ne srer. Kopernik kitabnn basld gn 70 yanda vefat eder. Bylece o zaman son derece etkin olan teokratlarn inancna ters dt iin aforoz edilmekten kurtulur. Kopernikten 21 yl sonra dnyaya gelen nl talyan astronom ve fiziki Galileo Galilei (1564-1642), Kopernikin bu grlerinden ok etkilenir. Gkyzn somut bir ekilde inceleyebilmenin yollarn ararken, 1609 ylnda Hollandada teleskop denen bir aletin kefedildiini iitir. O sene sk bir almayla ilk ibkey mercekli teleskopu yapar ve gkyzn srekli incelemeye balar. Bir yl sonra, Ay yzeyindeki tepeler, dalar ve kraterlerle ilgili gzlemlerini ve Samanyolu ve dier yldz kmeleri ile ilgili tespitlerini yaymlar. Daha sonra, Jpiterin 4 uydusu

- 156 -

olduunu, Satrnn etrafnda bir halka bulunduunu ve bunlarn da dnya gibi Gnein etrafnda dndn bildirir. Galileo, 1613te Gne zerindeki lekeler hakkndaki kitabn bastrr. Bu eserinde Koperniki ak bir ekilde mdafaa edince kyametler kopmaya balar. Romada mahkeme edilmeye arlr. Ama Galileo bulularn ve fikirlerini mahkemede de savunur. Sonrasnda, Papa V. Paul tarafndan, Galileonun kitaplarn tetkik edecek bir komisyon kurulur. Komisyon kitaplar yasaklamaz, ama Galileonun dnyann dnd iddiasndan vazgemesini ister. nk bu iddia, Kilisenin ve papalk kurumunun yzyllardr rettiklerini yalanlamaktr. (Galileodan nce slm bilginleri de bu bulguyu ortaya koymulard, ama bunun Kuranla eliir bir yan olmad iin tartma kmamt.) Galileo bir mddet ortalkta grnmez. Bu arada ilgisini Makroevren yerine Mikroevren eker. 1618 ylnda mikroskobu gelitirir. (Bu alet, teleskopla birlikte, modern bilimin gelimesinde byk rol oynamtr.) Arkada 8. Urbann papa seilmesinden cesaret alarak, 1632 ylnda, ki Kinat Sistemi Hakknda Syleiler adl eserini yaymlar. te bu kitap yasaklanr ve Galileo 1633 ylnda, 70 yandayken, mr boyu hapse mahkm olur. 11 yl cezaevi yaam srasnda gzleri kr olur ve 82 yana bastnda hcresinde vefat eder. nsanolunun bugnk uygarla erimesinde katks olduka fazla olan Galileo, modern bilimin kurucusu olarak kabul edilir. Ayrca 1522 ylnda ncili Almancaya evirmeye balayan ve Katolik Kilisesine kar karak Protestanlk Mezhebini kuran Martin Lutherden (1483-1546) sonra, hurafeler iinde yzen Engizisyon zihniyetine bakaldran ilk bilim adam olmas sfatyla, Galileoya bilimsel evrelerde byk bir sempati ve sayg duyulur. te Kilise ve Modern Bilim kurumlarn iki ayr kutup hline sokan ve hatta dman durumuna getiren sebeplerin olu-

- 157 -

masnda en byk rollerden birini Galileonun abalar ve bu yaam yksdr. * Bilimin mikroskop ve teleskop gcnden yararlanarak Byk ve Kk Kinat -yldz kmelerinden atoma kadar- en ince detayna kadar aratrmaya balamas, fiziktesine kar ilgisini gitgide azaltm ve zamanla tamamen ortadan kaldrmtr. Sadece madde ile uramann ve somut fenomenlere arlk vermenin, manev deerlerin gerilemesine yol at kanaati de olduka yaygndr.

Bilim ve teknoloji retenlerin maddetesini bilimin alanna sokmamalar son yllarda saylar artan birok bilim adam ve kadn tarafndan trl eletirilere maruz kalmaktadr. Bazen de fiziktesi konulara eilen bilimsel almalara ve deneylere tank olunmaktadr. Buradan, Tanry anlamann sadece fiziktesi veya bilimsel uralarla mmkn olabilecei eklinde bir sonu karlmamaldr. Madd kinatn her objesi, her kanunu ve her sistemi Tanry daha iyi anlamak iin bir ara olabilir. Fakat pek ok dnre gre, neden sorusuna yant arayan dinsel dnce ile nasl sorusuna cevap bulmaya alan bilimsel dncenin birlikte hareket etmesi ve ortak sonulara ulamas, insanolu adna ok daha verimli neticeler dourabilir. *
Tanr kinat yarattktan sonra bir saat gibi kurdu mu, kurmad m? Her ey Onun plnlad gibi mi cereyan ediyor, yoksa evren tesadfen olumu baz kurallara m bal? Evrende byk bir kaos mu yaanyor, yoksa bir dzen ve intizam m var? Maddenin zgrce hareket ettii doru mu? Bu konularda imdiye dek ok ey sylenmi. Kopernik ve Galileonun almalar zerine kafa yoran ve bir aacn altnda otururken yere bir elmann dmesinden ilham alarak, Yerekimi Kanunlarn bulan ngiliz fiziki ve

- 158 -

matematiki Isaac Newton (1642-1727) birka basit Doa Kanununun tm kinatta geerli olduunu ve yerekimi sayesinde tm gezegenlerin, ktlelerine oranla artan bir kuvvetle, birbirini ektiini sylemi ve mekanik bir evren modeli oluturmutu. Newtonun hesaplarna ve bir dizi formlne dayanlarak gelitirilen ve adna Mekanik Determinizm denen felsefe, doadaki her eyi bir sebep-sonu ilikisine indirgemiti. Her sonu bir sebebin rnyd ve sonular da zamanla birer sebebe dnerek, yeni sonular dourmaktayd. Bu zincirleme dourganlk, bilardo toplarnn birbirine arpp yn deitirmeleri gibi ylece srp gidiyordu. O nedenle her tr evrensel deiiklii matematiksel bir hassasiyetle hesaplamak mmknd. Tesadflere ve zgr iradeye fazla ans tanmayan bu felsefe, rastlantlar -birer sebepsizlik olarak grd iin- reddediyordu. Evrensel fenomenleri daha geni bir iliki tr olan karlkl etki-tepki iinde grmek istemeyen bu model, evrenin bir saat gibi kurulduunu ve sebep-sonu ilikilerine dayanan kanunlarla ilediini varsayyordu. Alman fiziki Albert Einsteinn (1879-1955) ortaya koyduu Rlativite (Ballk/Grelilik/Grecelik/zafiyet) Teorisine kadar, bilim ve felsefe dnyasnn Kinat anlay iki yzyl boyunca Newtonun hesaplar ve grleri paralelinde geliti. Einsteinn 1905 ylnda yaymlad zel Rlativite Teorisinden sonra mekanik evren anlay deimeye balad. 1916 ylnda yaymlanan Genel Rlativite Teorisinden sonra da yepyeni bir evren anlay ve Uzay Fizii olumaya balad. Bu yeni model kinatn ayrlmazca birlemi uzayzaman, hareket ve madde birliktelii iinde dnlmesi gerektiini neriyordu. Evrenin gerek yaps; ancak karlkl etki karmaal iinde ama btncl bir gzle grlebilirdi. Evrendeki btn hareketler izaf kabul edildi. ok byk bir

- 159 -

hzla hareket ederek uzaya gidip gelen bir saatin dnyadaki saatlerden daha yava alaca ve geri kalaca hesap edildi. nl E=MC2 (Enerji eittir ktle arp k hznn karesi) forml gerei, duran bir cismin ktlesi donmu enerji olarak grld. Hareket eden bir cismin ktlesi oalr, enerji harcayan bir cismin ktlesi azalr dendi. Bir avu dolusu demir tozunun tamamen enerjiye evrilebildii gn, elde edilecek atom enerjisinin koca bir vapuru Avrupadan Amerikaya kadar gtrebileceinin hesaplar yaplmaya baland. Newtonun Yerekimi Kanunu, ekim Alan (Gravitational Field) olarak yeniden adlandrld ve bu ekim alan yznden uzay-zaman boyutunun kavis eklinde bkld teorisi gelitirildi. Galileodan beri gelimekte olan ve ncille elien bu bulular ve teoriler, zellikle Hristiyan bilim adamlarnn dinden uzaklamalarna sebep olan faktrlerden biriydi. Btn bu artc kuramlara ilveten, Einstein bile hayrete dren bir gelime oldu: Amerikal Astronom Edwin Hubble (1889-1953), 1930 ylnda, evrenin srekli genilediini ispat etti. Bunun zerine evrene degin tm hesaplar ve dnceler yeniden gzden geirildi. Daha sonralar, kinatn uzay-zaman boyutu ile birlikte Byk Patlama (Big Bang) ad verilen bir balang noktasndan sonra olutuu, bu patlamann 15 milyar yl nce gerekletii (bilim adamlarnn birounun kabul budur) ve kinatn bir balon gibi imekte olduu tahminleri yaplmaya baland. ekim Alan yznden, kinatn gitgide bzlerek skaca ve 5 milyar yl sonra Byk Skma (Big Crunch) olay yznden yok olup tekrar baa dnecei kuramlar ortaya atld.

EVREN NASIL OLUTU


Kinat oluturan madde nereden gelmitir? Ne zaman gelmitir? Nasl gelmitir?... Bu sorulara bilim yant bulmaya alr; fakat evren niin yaratlmtr? sorusuna dokunmaz.

- 160 -

nk neden ve niin ile balayan sorularn somut ve objektif birer yant olamaz. Bu boluu da zaten din adamlar doldurmaya alr. Evrenin oluumu konusunda yzyllardr yaplan bilimsel aratrmalar bize akla yatkn baz deliller ve aklamalar kazandrmtr. Maddenin cevherinin atom, atomun cevherinin de elektronlar ve kuarklar olduunu biliyoruz. Bu bulgular -aksi ispat edilemedii iin- amzn bilimsel gerekleri olarak kabullenmek zorundayz. Bunlarn nereden ve ne zaman geldikleri hakknda kesin bir bilgi yok; fakat teori dzeyinde kuvvetli tahminler var. Bu tahminler yaplrken yle bir yntem kullanlmaktadr: Eer bir otomobilin ka kilometre yaptn ve yan bilmiyorsak; nce onu paralarna ayrr, sonra bu paralarn orijinal malzemesinden ve llerinden ne kadar farkl olduklarna bakar, anma dzeylerini saptar ve daha sonra tmdengelim yntemini kullanarak, geriye doru ispatla, ortalama bir tahmin yrtebiliriz. Bu metodoloji ve benzeri yntemler kullanlarak evrenin yann 15 milyar yl olduu hesaplanmtr. 15 milyar yl nceki durumdan daha ncesine ait hibir fikrimiz yok. nk, o zaman ne madde vard, ne uzay vard, ne de zaman... Fakat, bir ey olmas gerekiyordu!... O da bulundu ve adna Alevtopu dendi. Bylece, evren filminin senaryosu bu kozmik yumurtann sahneye kyla tamamlanm oldu. Alevtopu bir atom bombasndan trilyonlarca daha byk bir patlamayla patlad: Big Bang... Alevtopu patlamann ilk saliselerinde atomdan ok daha kk olan enerji paracklarna blnd. Paracklarn tm ayn arlk ve hzda deillerdi. Hatta bazlar o kadar kkt ki arlklar hi yoktu. Bu paracklara foton, elektron, proton, ntrino, alfa gibi isimler verilmektedir. Ayrca bu paracklarn anti-ikizleri olan anti-paracklar da olumutu. O kaos orta-

- 161 -

mnda bunlar antileri ile arptklar iin birbirini yok ettiler; fakat nedendir bilinmez %10u yok olmad. Sonra bu paracklar balon gibi gittike byyen bir boluk (uzay) oluturarak dzenli bir ekilde daldlar. Bir saniye sonraki Mini Evrenin scakl 1 katrilyon dereceye dmt. Birinci dakika iinde, scaklk 1 milyar dereceye kadar inmiti. Bu, bulutumsu bir grne sahip olduu tahmin edilen Kozmik orbaya Nebula denmektedir. Nebulann iinde arpan partikller yava yava atomun ekirdeini (nucleus) oluturmaya baladlar. (Atom ekirdekleri 15 milyar yldan beri bozulmadan bugne kadar gelebilmilerdir. rnein, protonlarn bozulmalar iin 1031 yln gemesi gerektii hesaplanmtr.) Nebula 100 bin yl sreyle ierek geniledikten sonra protonlar ve elektronlar birleip atomlar oluturmaya baladlar. 1 protonu ve 1 elektronu olan bu ilk atoma Hidrojen denmektedir. Zamanla, hidrojenler birleerek 2 protonu ve 2 elektronu olan helyumu meydana getirdiler. lk 300 bin yl iinde, evrenin %89u hidrojene ve %9u helyuma dnt. %2sini de dier paracklar oluturuyordu. Daha sonra ikiden fazla proton ve elektron biraraya gelerek, farkl arlklarda ve farkl zelliklerde atomlar oluturdular. Bu atomlar da zaman iinde birbirleriyle birleti ve moleklleri oluturdular. Ve nihayet bu atomlarla molekller birletike bydler ve bugn grdmz yldzlar ve galaksiler (yldz kmeleri) ortaya kt. Trilyonlarca yldzdan oluan evren, srekli olarak -ien bir balon gibi- genilemektedir. Evrenin her n byyen geniliini kavrayabilmek iin nce k hzn iyi anlamalyz. rnein, tavandaki ampulden kan bir k huzmesi bir saniye iinde dnyann evresini yaklak sekiz kere dolaabilir. Bu olaanst hzla yol alan k, Sirius denen bir yldzdan kp bize ulancaya kadar 8,5 sene yol katediyorsa, aramzda muazzam bir boluk var demektir.

- 162 -

Milyarlarca k ylndan sz edildii zaman, hayal edilemeyecek kadar geni bir evrenden ve boluktan bahsedildiini gz nnde bulundurmalyz. * Yaklak 2 bin yl nce yazlmaya balanan ncilde, Tanrnn Ik, oluver dedikten sonra tm kinatn olumaya balad yazldr. Kurann Bakara suresinin 117. ayetinde: Gkleri ve yeri gzelliklerle donatarak yaratan Odur. O bir eyin olmasn isteyince ona sadece ol (kn) der. Artk o oluverir denmektedir. Big Bang teorisi, 20nci yzyln ikinci yarsnda gelitirilen bir kuramdr. Byk Patlamadan nce var olan alevtopunun nden patlamasnn kn ve oluver ifadeleri ile eliir bir yan yoktur. Hatta bu dinsel ve bilimsel retilerin ortak mtereklerinden birisi olarak kabul edilmektedir. Ve Big Bang teorisi bir gn ispat edilirse, Tanrnn evreni yaratrken balang noktas olarak alevtopunu setiini kabullenmekten baka grnr bir seenek kalmayacaktr. Ayrca, eer evrenin kyametinin 5 milyar yl sonra Byk Skma denen olayla gerekleecei ispat edilirse, 20 milyar yln Tanr nazarnda evrenin bir nabz at kadar ksa bir sre olduu anlalacak ve zaman tesi (ebed-ezel) Tanr anlay zihinlerde daha da somutlaacaktr. O zaman bu somut dnce, bilimsel ve dinsel inanlarn bir baka ortak noktasn oluturacaktr. Gelelim plak gzlerimizden saklanan Kk Kinata...

MKROEVREN
Makroevren gibi, Mikroevrenin de tulas ve harc sadece atomdur. Atomun yapsn zihnimize oturtmadan, bu mikroskoptesi evrenin karmak ve esrarengiz yapsn anlamamz mmkn olamaz.

- 163 -

Atom o kadar kktr ki 100 milyon tanesini biraraya getirdiimizde bir toplu inenin ba kadar ancak olur. Bir bilye eklinde yuvarlak olan atomun %99.9999u boluktur. Balca iki tr paracktan olumutur: Ortasndaki bolukta duran bir ekirdek ve ekirdein etrafnda hzla dnd iin bulutumsu bir kre oluturan elektronlar. yle bir benzetme yapalm: stanbuldaki Sultanahmet Camiinin o muazzam kubbesini dnelim. Bu bir yarkredir. Bu kubbenin bir eini daha hayal edelim ve tutup altna yerletirelim. Bu kocaman kre atomu temsil etsin. Ortasna havada durabilen bir tuz tanesi koyalm. Kubbenin iindeki bolua oranla atomun ekirdei; ancak bu byklkte olur. Elektronlar -ekirdekten 2 bin kat daha hafif olduklar iin- bir toz zerresi kadar ancak olurlar. Bu toz zerreciklerinin aradaki onca bolua ramen ekirdein etrafnda byk bir hzla ve her yne doru delice dndn dnelim. Bu durumda, ekirdein etrafn bir koza gibi recekler ve bir vantilatrn pervanelerinin dnerken oluturduu bulutumsu grnt gibi bir grn sergileyeceklerdir. te atomu atom yapan ey: Bu, bir saniyede yaklak bin kilometre hzla ekirdein etrafnda deli gibi dnen elektron denen paracklardr. Yani, bir saniye iinde stanbuldan zmire gidip gelebilirler. Bylece, ekirdein evresinde bir saniyede milyonlarca devir yapp, milyonlarca yrnge (orbital) izerler. Ve her bir devri deiik bir yrnge izerek yaptklar iin de, her yerde hazr ve nazr grnrler; nk bulunduklar yeri kestirmek istediimiz saniye iinde, milyonlarca yerde bulunmu olurlar bile!... O nedenle atomun iine elektron hzndan daha dk bir hzla hareket eden hibir ey giremez, ok hzl dnen bir pervanenin iine bir ubuk sokulamayaca gibi... ekirdei oluturan iki tr parack (partikl) vardr: Ntron ve Proton. Ntron ykszdr. Proton pozitif ykldr. ekirdek bu yzden art/pozitif deer tar. Ve yine bu yzden negatif ykl elektronlar kendine doru eker. Fakat kendine

- 164 -

deecek kadar ekemez; nk elektronlar hzlarndan dolay bir merkezka kuvveti olutururlar ve bu ekim gcne kar koyarlar. * Peki atomun hemen hemen tm arln oluturan ekirdek neden ardr? Ntron ve protonlarn iinde baka eyler mi vardr? Evet, kuarklar... Bu paracklarn bulunuuyla atomun yaps ok daha iyi anlalmtr. Kuarklar 3 ifttir ve tanesi protonu, dier de ntronu olutururlar. (Bunlarn 5 tanesinin varl tespit edilmi, altncnn da var olduu tahmin edilmektedir.) Kuarklar birbirlerine ok gl bir enerji bayla smsk sarlmlardr. Bu, evrendeki en gl ekim kuvvetidir. Ana hatlaryla atomun dizayn budur; fakat her atom ayn arlkta deildir. rnein, en basit element olan ve oksijenle birleerek itiimiz suyu oluturan hidrojen atomunun sadece bir elektronu ve bir protonu vardr. Canllarn temel hammaddelerinden biri olan karbonun 6 elektronu, 6 protonu ve 6 ntronu mevcuttur. Bu nedenle Karbonun atom arl (ekirdek arl) 12 kabul edilir. Radyoaktif ve en ar madde olan Uranyumun atom arl ise 238i bulur. Atomun iinde byk miktarda enerji depoludur. yle kadar ki: Yksek bir s ile yanan ta kmrnn atom enerjisi, normal hlde yanarken kard enerjiden 3 milyon kat daha fazladr. * Yz milyonlarcas birletii zaman; ancak elle tutulur, gzle grlr bir madde olarak beliren atomlarn ilgin bir alkanl yznden de molekl oluur: Her atom en d yrngesindeki (orbital) elektron saysn sekize tamamlamak ister. Bu istek yznden, dier elementlerin d yrngelerindeki elektronlar koparp almak veya paylamak ihtiyac hisseder. Bu sayede, en az iki elementin atomlar birleerek moleklleri ortaya karrlar. En basitinden 2 hidrojen atomu ile 1 oksijen atomu birleir ve su molekln

- 165 -

olutururlar (H2O). Bu molekllerin milyonlarcas da birleerek, kullanlabilen su hline gelirler. Bir okyanusta ka bardak su varsa, bir bardak suda o kadar molekl olduu sylenebilir. Sodyum atomunun d yrngesinde 1 elektron, klorunkinde 7 elektron olduu iin, bunlar yan yana geldiklerinde ayr durmaya dayanamazlar ve birleerek tuz molekln yaparlar. Bilim, ilk tek hcreli canlnn tuzlu suda ortaya ktn savunur. Hayat iin, sodyum ve klordan baka, karbon, hidrojen, oksijen, nitrojen (azot), kkrt ve fosfor atomlarna gereksinim vardr. Bunlarn tmnn d yrngeleri elektron al ekerler. te tm insanlarn, hayvanlarn, bitkilerin ve mikro organizmalarn madd vcutlarnn olumas, bu elektron paylam sayesinde gerekleir. Fakat atomlarn ve molekllerin birlemeleri, canl hcrelerin oluumu iin yeterli deildir. Dnyann en gelimi lboratuvarlarnda bu maddeler biraraya getirilerek canl hcre retilmeye allmaktadr. Ama bunu baaran tek bir bilim adam yoktur. Canllk iin bir baka faktre daha ihtiya olduunu gryoruz. Biyologlar ve hcre mhendisleri hcrenin nabz at kazanabilmesi ve canlanmas iin bir d enerjinin -ya da ruh diyebileceimiz eyin- eksikliini saptamlardr. Molekllerin can verme, hayat yaratma gibi bir kabiliyetleri olsayd, tm evren canllarla dolup taard!... diyen bilim adamlar, bu canll yaratan eyin ne olabilecei hakknda derin aratrmalar iindedirler. 20nci yzyln sonunda atom ve parack fizii hakkndaki bilgilerimiz sayesinde elde ettiimiz hzl teknolojik gelimeler ylesine bir ivme kazanmtr ki, hi kimse 10-15 yl sonrasn bile hayal edememektedir. nsanolunun 20nci yzyldaki bulular son 40 bin yllk bulularndan daha fazladr ve inanlmaz bir hzla artmaktadr. Bu bululardan biri de DNA moleklleridir. *

- 166 -

amzdaki en nemli gelimelerden biri de canl hcreler alannda yaplan almalar sonucu ortaya kmtr. Bilim insanlarnn, hcre yapsn elektron mikroskoplar sayesinde atomlarna kadar inceleyebilmesi, hcre ekirdeindeki DNA molekllerini bilgisayarlarmzda boyutlu grafikler hlinde izleyebileceimiz hle getirmitir. Hcrelerin yaplar ve nasl fonksiyon gsterdikleri tamamen anlalmtr. ki ey hari... Bu iki mehulden birisi; hcrelerin neden yaad sorusunun cevab, dieri ise ekirdekteki genlerden hangisinin hangi grevi stlendiidir. Dnyadaki genetik mhendislerin yarsndan ou hcre bulmacasnda bo kalan bu iki kareyi tamamlamak iin aba sarf etmektedir. Mikroevreni daha iyi anlamak iin nce bizi dier canllardan daha ok ilgilendiren kendi hcrelerimize bir gz atalm: Burada da nmze yine astronomik rakamlar kyor. Vcudumuz trilyonlarca hcreden olumutur. Her hcre de trilyonlarca atomdan meydana gelmitir. Sadece beyinde 100 milyar sinir hcresi bulunmaktadr. Yetikin bir insann tm vcudunu oluturan hcreler ise, 1027 (birin arkasna 27 sfr eklenecek) moleklden olumutur. Hcrelerimizin byklkleri milimetrenin onda biri ile binde biri arasnda deiir (sinir hcreleri hari). Birbirinden ok farkl ekil, renk ve doku zellii gsteren hcrelerimizin d ince, esnek ve yar geirgen bir zarla kaplanmtr. Hcrenin genellikle ortasnda yer alan yine zarla kapl bir ekirdei vardr. Srekli hummal bir faaliyet iinde olan hcre ekirdei byk srlarn gizlendii kumanda merkezidir. ekirdekte 23 ift kromozom bulunur. Bunlar bir tr protein olan nkleik asitlerden yaplmlardr. Kromozomlar ap incelediimizde, ilerinin genlerle dolu olduunu gryoruz. Bklm merdiven (sarmal spiral/double helix) eklinde olan bu uzun ve ar genler, 46 kromozomun iine skmtr.

- 167 -

Genler: DNA denen molekllerden olumutur. Temel maddesi oksijen, hidrojen, karbon, azot ve fosfor atomlar olan DNAlar -askerlere yapmas gerekeni emreden kumandanlar gibi- hcreye durmadan emirler gnderirler. Bunlar bir bilgisayarn programlar gibi nceden programlanm dnen ve emreden molekllerdir. Hemen hemen her canl hcrede bulunan DNAlar hcrenin kendi kopyasn yaratma bilgisine de sahiptirler. Ana rahminde sperm ve yumurtann birlemesinden balayarak, douma kadar bir embriyoyu mkemmel bir insan yavrusu hline getiren bilgi, bu molekllerde sakldr. imdi byk bir kent dnelim ve bulutlara kadar ykselip bu ehri kubak izleyelim: Orada ne kadar insan faaliyeti ve ara hareketi varsa, bir hcrede o kadar faaliyet vardr. Bu kentte yaayanlarn beyinleri ne kadar dnce retiyorsa, DNAlar da o kadar dnce retmektedirler. Dnyada bir gn iinde ne kadar insan, hayvan ve ara hareketlilii varsa, bir insann btn hcrelerindeki toplam hareket says da bir o kadar hatta ok daha fazladr. Ve bunlar beceren tm simya ekirdekte sakldr.

*
Atom bu kadar kk olmasayd, ne bu evren olurdu, ne dnyamz ve ne de canllar; nk Mikroevrenin atom kklndeki yaptalaryla alabilmesinden baka seenei yoktur. Pirenin o minicik kafasna minyatr bir beynin yerleebilmesi iin elbette molekl kklnde bir teknik sistem gerekmektedir. Havann gaz eklinde, hafif ve grnmez olmas iin elbette atom kadar kltlm bir sistem gereklidir. Yoksa kocaman hava moleklleri gzlere arpa arpa kr olmayan gz brakmazlard. Milimetreden daha ince klcal damarlarda kan dolam olabilmesi iin elbette mikro llerle dizayn edilmi bir sistem gereklidir. Fotonlarn ( yayan paracklar) ktlesiz olmas gerekir ki 1 santimetre kareye saniyede 20 milyar tanesi arpt zaman oray harap etmesinler. *

- 168 -

Tm evrenle birlikte insan zeksnn da bir evrim geirdii apak gzler nndedir. Tekml anlamndaki evrim, bu Kinat dzeninin bir parasdr ve belki de bayasasdr. Darwin, evrimi yanl veya eksik tarif etti diye evrim gereini inkr edemeyiz. Hezarfen Ahmet elebinin stanbulu kanatlar altna alarak umas esnasnda duyduu haz ile, Neil Armstrongun aya ayak bast lhzada hissettii sevin arasnda geen zaman periyodunda geirdiimiz zek evrimini grmek iin daha fazla rnek aramaya gerek yoktur. akmak tandan ate yakmasn bilemeyecek kadar kapal bir bilince sahip olan insan zeksnn gittike evrimleerek gelitii gereine artk uzak duramayz. Evrim ksa sre iinde gereklemedii iin insanlar bu deiimlerin farkna varamamaktadrlar. 50-60 milyon yl nce nesli tkenen dinozorlardan bu yana, milyonlarca farkl bitki ve hayvan tr var olup yok olmutur. Bugnk milyonlarca tr ise, gelip geenlerin sadece %1ini oluturmaktadr. * En kk paracndan en byk yldz kmelerine kadar evrenin genel yapsna bakldnda grlen udur ki: Evren neredeyse tamamen boluktan (uzay) olumutur. Boluk, hilik olarak deil, maddenin bir boyutu olarak alglanmaldr. Atomu atom yapan iindeki boluktur. inde bulunduunuz odann var olmasnn nedeni, sadece duvarlar deil, ayn zamanda iindeki bo alandr. Evrenin de bu kadar geni olmasnn nedeni yine boluktur. yle ki, tm gezegenler biraraya gelse ve onlar oluturan atomlarn iindeki boluklar da yok olsa; geriye sadece ceviz byklnde bir eyin kalaca tahmin edilmektedir. Ama bu ceviz kadar ey, yine en az 1050 ton arlnda olacaktr. * nsan beynine son derece karmak gelen evrensel sistemleri, grld gibi bilim bu kadar basite indirgeyebilmekte ve

- 169 -

kolay anlalr hle sokabilmektedir. leride -belki de- tm Tabiat Kanunlar bir tek formlle izah edilebilecektir! Kim bilir... Bilim, evreni, evrende mkemmel biimde ileyen kanunlar ve eyann tabiatn bu kadar yakndan tandka ortaya kan bu somut ve anlalr tablo, baz bilim insanlarnda evrenin mutlaka bir yaratcs olmas gerektii dncesini elbette douracaktr. Bu inanca kar kp, evrendeki kanunlarn ve ileyen bu dzenin -baka ans olmadn iin- tesadfen ortaya km olduunu syleyenler de olacaktr. Fakat Tanrsz bir evren inancna sahip olan bilim insanlarnn says, tersini syleyenlere oranla ok ok dktr. stn bilimsel bululara imza atm, Nobel dl alm ve bugn kullandmz pek ok fikir ve teknolojinin patentini alm bilim adamlarnn biyografilerini okuduumuzda, byk bir ounluunun Tanrya inandn gryoruz. Bunlardan bazlar emeklilik alarn havralarda, kiliselerde, camilerde ve dier kutsal tapnaklarda geirirken, bir blm de mevcut dinlerin insan yaps olduuna inand iin, kendi oluturduu kiisel ritellere uyarak ibadet etmekte ve kendi zel tanrsna olan inancn kendi zel dnyasnda yaamaktadr. Bu blmn banda sylendii gibi, bilim Tanrya giden yolu aydnlatan bir k kayna olma zelliini korumaktadr ve daha yzyllarca koruyacak gibi grnmektedir.

SORULAR VE YANITLAR
Byk ve Kk Kinatta yaptmz bu ksa gezintiden sonra akla gelebilecek baz sorular toparlamaya alalm. Byk Patlamadan sonra ortaya kan madde ve anti-madde neden birbirini tamamen yok etmedi de, geriye bugnk evreni oluturan %10luk bir artk kald? Acaba metafiziksel veya ruhsal boyutlar, nereye gittiini bilmediimiz o %90lk ksm mdr? *

- 170 -

5 milyar yl sonra acaba Byk Skma (Big Crunch) gerekleecek ve evren tekrar bir alevtopuna dnecek mi? Kyamet denilen ey, bu olabilir mi? * Tanr bu grkemli kinatn iinde mi, dnda m? indeyse, sonsuz bykl ile bu sonlu kinata nasl syor? Dndaysa, nasl oluyor da bize hem ah damarmzdan daha yakn oluyor ve ayn zamanda her yerde olabiliyor? Kinatn d diye bir ey var m? * Kinat bir saat gibi kurulmadna, ve sregiden bir eskimeyenilenme iinde olduuna gre, her ey bir zgrlk iinde mi olup bitiyor? zgr irade var m, yok mu? Eer yoksa, Tanr katrilyonlarca atomdan hangilerinin hangileri ile birleeceini bizzat ynetiyor mu? Ynetiyorsa, zgr irade yok demektir. Ama var olduunu gryoruz. zgr irade olmasa zaten dinlere gerek kalmazd ve birer robot gibi programlarmza gre usluca hareket ederdik. zgr irade varsa, DNAlarmzda yazl olan anatomik bilgilere gre ekillenip dnyaya gelmemiz ve genetik programlarmzda yazld kadar bir kapasiteye sahip olmamz, bu iradenin son derece limitli olduunun bir kant deil mi? Kaderimiz acaba DNAlarmza m yazlm? Bilin ve ruh ile DNAlar arasnda bir balant var mdr? Ruh var mdr, varsa grevleri nelerdir? Kader zerinde bir etkisi var mdr? * Evren maddeden olumu. nsan beyni de maddeden ibaret. Demek ki maddeyi madde ile anlamak mmkn. Fakat ruhsal lemi madde ile anlayamyoruz. Mn lemi acaba sadece ruhsal boyutta iliki kurulan bir olgu mudur? Yoksa bu, hem akl, hem ruh ve hem de gelimi bir bilince ihtiya gsteren bir farkndal m gerektirmektedir? * Teoriye gre, Big Bangden sonra olumu olan bu evren 20 milyar yllk bir mre sahiptir. Evren her 20 milyar ylda bo-

- 171 -

zulup tekrar oluuyorsa, Big Bangden nce ka kez yazlp bozulmutur? Bu kurulma-bozulma sonsuza dek devam m edecektir? Dnyann kyameti ile evrenin kyameti ayn zamanda m gerekleecektir? Yoksa dnyann kyameti Gnein pili bittii zaman m balayacaktr? * Trilyonlarca gezegen iinde sadece dnyada m hayat var? Bu koca evren iinde bizler de birer uzaylyz ve yldz tozlarndan yaplmz. Uzayda daha baka yaratklar varsa, Tanr onlara da varln bildiren eliler ve kitaplar gndermi midir? Gelecek yzyllarda onlarla tanrsak ve inan esaslar bakmndan onlarla ters dersek, insanolu gezegenler aras savalara tanklk edebilir mi? * Bu sorulardan bazlarnn yantlar aada, dierleri ilerideki blmlerde verilecektir. Batan beri nne hep madd sfat konulan evren, kaybolan madde ve anti-maddenin sadece %10udur ve %90na ne olduu hakknda bilim henz yant bulamamtr. Bu yantlar ararken ve karmlar yaparken ok dikkat edilmesi gereken bir nans gzden karmamalyz. spatlanarak kanunlam bilimsel kurallar ile, henz teori dzeyinde olan ispatlanmam kurallar birbirleriyle eit tutmamz yanltr. Elektron ve protonlarn varl ispatlanmtr; fakat Big Bang ve alevtopu henz birer teoridir. Bunlar kanun gibi kabullenmek ve bunlar zerine mantk kurmak bizi yanl sonulara gtrebilir. Madd olmayan, akl ve teknoloji ile kantlanamayan; fakat her insann kalbinde hissettii bir de manev/ruhsal evrenin var olduu milyarlarca insan tarafndan dile getirilmektedir. Bu inanca kaytsz kalamayz. Cansz molekllere ruh verip canlandran, sonra da ana rahmindeki embriyonun kalbini birdenbire attran ve ayn vcudun elektrii kesilmi bir motor gibi anszn durdurarak lmne yol aan gizli bir gc, kimse bilimsel olarak ispat edememektedir; ama ayn zamanda hi kimse bunun olmad-

- 172 -

n da ispat edememekte ve hatta tezahrlerini dahi inkr edememektedir. Evrimleerek deitiimizi dnce srecimize katarak akl yrtrsek, 100-200 yl sonra ruh konusunda da ok mesafe alm olacamza mitle bakabiliriz demektir. * Ftr: Arapa yaratan/halk eden anlamna gelen bir kelime ve Kurann 35. suresinin ismidir. Bu surenin ilk ayeti yledir: O yaratmada diledii arttrmay yapar. Prof. Dr. Yaar Nuri ztrkn tercmesine gre bu ayet yle de ifade edilebilir: Allah yaratta ve yaratlanlarda dilediini arttrr... Yine, Zriyt suresinin 47. ayetinde: Ge gelince, biz onu ellerimizle kurduk. Biz elbette genileticileriz denilmektedir. Edwin Hubblen 1930 ylnda ispat ettii genileyen evreni, asrlar ncesi bildirdii kabul edilen bu ayetlerden karlacak bir netice de u olabilir: Demek ki yeterince evrimlememiz ve evrenin bu ifresini zmemiz iin 1930 yln beklememiz gerekiyordu. Kim bilir, ruhla ilgili baz kodlar deifre etmemiz daha ka yz sene alacaktr... Edemezsek, bu, gizli kalmasnda ilh gaye olan konulardan birisi olarak kabullenilmelidir, gr de yaygndr. yle ya... Yaam ilgin hle getiren, merak ve aratrma isteini kamlayan ve her zaman bir mit ve hedef bulmamz salayan eylerin banda bu bilinmeyenler gelmiyor mu? Tarih boyunca insanlar hep bilinmeyenlerle uramamlar m? Tm srlarn birdenbire zlmesi hlinde yaamn ne denli monoton ve biraz da amasz olaca aikr deil mi? zetlersek: Boluk (uzay-zaman), enerji (serbest ve donmu) ve evrim (yava ve srekli deiim), bilimin evreni deifre ederken imdiye dek akla kavuturabildii nemli gerektir. Ve daha alnacak ok mesafe vardr. Maddesel varl olmayan ruhun da yansmalarnn farkna varm ve gzellik, estetik, sevgi, mutluluk ve efkat gibi yaadmz ruhsal zellikleri birer anlalr kavrama dntrmeyi becerebilmiiz. Ama sadece bu kadarn bilmek, insan merakn

- 173 -

doyurmaktan henz ok uzaktr ve elbette bu merak daha binlerce yl devam edecektir.

20. YZYILDAK TANRI KAVRAMLARI


Onca tarihsel tecrbe, kltrel birikim, ahlk reti, bilimsel ilerleme ve aydnlanmaya ramen, insanolu bu yzyla da savaarak girer. Amerika, Afrika, Avustralya ktalarn, Hindistan ve okyanuslardaki adalar ele geirmi olan Avrupal uluslar doyumsuz bir hrs ve kzm bir ekonomik rekabet ortam iinde birbirine saldrmak iin bahane ararlar. Birtakm ittifaklar oluturup kamplara blnrler. ngilizlerin ban ektii birlik, Alman mparatorluunu ezmek ve hasta adam dedikleri Osmanl mparatorluunu ortadan kaldrmak iin hazrlad senaryoyu sahneye koyar: nce 1912 ve 1913 yllarnda iki Balkan Sava kartlr ve Osmanlnn elinden Balkan topraklar alnr. Bir yl sonra, nsanlk tarihinin en byk sava olan Birinci Dnya Sava balatlr. Japonya, Amerika ve Rusyann da katld bu sava drt yl devam eder; sonu olarak, milyonlarca gen insan yaamn yitirir ve milyonlarcas sakat kalr. Sava devam ederken, 1917 ylnda Rusyada bir Bolevik Devrimi olur ve Karl Marksn ideali olan proletarya iktidarn gerekletirmek iin V.. Leninin (1870-1924) nderliinde arlk Monari rejimi yklr. Bylece tarihte ilk kez komnist bir iktidar bir lkeyi idare etmeye balar. Sava 1918de biter. Osmanl mparatorluu yklr ve topraklar paylalr. Almanlar byk g kaybna urarlar ve tm smrgelerini kaybederler. ngiltere, Fransa, Amerika ve Japonya kendilerini savatan krl km sayarlar. Dnyadaki toplumsal, asker ve ekonomik dengelerin altst olmasna yol aan bu savan yaratt kin ve nefret hafzalardan silinmez. Yok olan gen nesillerin yerine yenileri yetiinceye ve sava yaralar iyileinceye kadar, kar saldrlar 21 yllna askya alnr.

- 174 -

Bu ykmn geleceini ngren baz Osmanl aydnlar savatan nce gerekli uyarlar yapmlard; fakat yzyllar boyu yaplagelmi hatalar hemen dzeltilemezdi. Mehmet Akif Ersoy (1873-1936) inan terbiyesi ile yorulmu milli ruhu canlandrmak iin byk aba gstermiti. Coku iinde yazd iirlerinde dile getirdii tehisler ak ve yalnd: al dedike eriat, almadn durdun, Onun hesabna birok hurafe uydurdun, Sonunda bir de tevekkl sokuturup araya, Zavall dini evirdin onunla maskaraya. * Demek ki slmn ancak nam kalm Mslmanlarda, Bu yzdenmi demek hsran- milli son zamanlarda. * Dorudan doruya Kurandan alp ilham, Asrn idrakine syletmeliyiz slm. Yazd mektuplarn birinde, slmn ana temasndan uzaklam olanlardan yle ikyet eder: mrnde medrese, mektep grmemi, be uydurma Hadis ve sekiz on masaldan baka sermaye-i marifet edinmemi mm vazlar krslere kaldanberi, Mslmanlar, dinimizi umac biimde ve Hazreti Peygamberi de -hYenieri Aas tabiatnda tahayyl etmee balad. slmn o pk, o nezih, o lh simas bir oumuzun hayalinden silindi, gitti! Hi, esasen iman olmayanlar Cehennemle korkutmak, yahut o pek acayip bir kla soktuklar Cennetle avutmak mmkn olur mu? Bakara suresinin tefsirini yaparken baz ayetlerden kard sonucu yle dile getirir:

- 175 -

Dini taklit, adetleri taklit, dnyas taklit, kyameti taklit, selm taklit, kelm taklit, hulsa her eyi taklit olan bir milletin fertleri de insan taklidi demektir ki, kabil deil, hakik bir sosyal topluluk vcuda getiremez, binaenaleyh yaayamazlar. Onun iin evvel be evvel taklitilikten ve greneklere tapmaktan kurtulmak lzmdr. Batnn etkisini ve Mslmanlarn iine dt ackl durumu Hnersizler adl iiriyle dillendirir: Bir alay mekteb-i ali denilen yerler var; Sorunuz bunlara millet ne verir? Milyonlar. u ne? Mlkiye. Bu ne? Tbbiye. Bu? Bahriyye. O ne? O mu? Baytar. Bu? Ziraat. u? Mhendishane. ok gzel. Hibiri hakknda szm yok; yalnz, Ne yetitirdi ki unlar acaba? Anlatnz. * imiz dt m tersaneye, yahut denize, Mutlaka, adetimizdir, koarz ngilize. Bir ykk kpr iin Belikadan kalfa gelir; Hekimin hzik bilmem nereden celbedilir. Mesela bte hesabn yoktur karan... Hadi Maliyeye gelsin bakalm Msy Loran. Hani tezghlarmz nerde? Sanayi nerde? Ya Brkselde, ya Berlinde, ya Manesterde! * Kurtulu aresini milliyetilikte arayan M. Ziya Gkalp (1875-1924): Gazali, Farabi, ibni Rd ve ibni Sinay dikkatlice incelemi, Trk tarihinin geni bir hikyesini kafasna oturtmu ve Batdaki kltr birikiminden haberdar bir sosyolog olarak, mesaisini, slm mmetilii ilkesini Trk milliyetilii lksne dntrmeye ayrr. Avrupada alt farkl snf oluturan insanlar, Osmanlda kategoriye ayrr: - Halk, - Medrese aydnlar, - Mektepli aydnlar.

- 176 -

Halk, Uzak Dou kltr ile yaar, medreseli ise Ortadou kltryle... Mektepli snf da Bat kltrnden ald ilhamla yaar. Bu farkl terbiyenin pedagojik sentezi salanmadka hakik bir millet olamayz. Din, toplumu skca birbirine balar; fakat ounluk tarafndan paylalmyorsa kesinlikle blc, ayrc ve ykc bir faktr olur. Trk gencinin esas terbiyesinin temeli doru anlalm bir slm olmak zorundadr. Yeni bir ideoloji oluturmak isteyenler dinsel kltr deerlerini mutlaka gz nnde bulundurmak zorundadrlar. nk din kltr ile milli kltr srekli i ie bir dayanma arz ederler. Ortak kltr toplum dinamizminin motorudur. Bu kltr milli ve din bir uur iinde korunmaldr. Osmanl aydnlarnn bu uura yabanc kalmas babozukluun ba nedenleri arasndadr. nsann olumlu vazifesi yalnz fenalk yapmamak deil, grd her ktl nlemeye ve engellemeye almaktr. Bunlar ellerimizle nleyemezsek dilimizle veya kalemimizle engellemeye almalyz. Bu da olmazsa kalbimizle protesto etmeliyiz. Bylece ktlkleri silip atabiliriz. Gerekleri kalc klmak iin halka gitmek, halkla beraber yaayarak kltrn renmek, konutuu dili konumak ve halk kltrn medrese ve mektep kltr ile btnletirmek gerekir. Halk kltr ve felsefesi yksektir; fakat bu birlemedii iin Trkler dnya apnda ok az filozof yetitirmilerdir. Savalk ve derviilik bunun bir baka nedenidir. Ziya Gkalp felsefesini u cmleyle zetler: Trk Milletindenim, slam mmetindenim, Avrupa Medenyetindenim.

BR OSMANLI SUBAYI
Savan sonu (1918) Osmanlnn da son yllarnn balangc olmutu. Topraklar igal edilen Osmanllara sadece Orta ve Kuzey Anadoluda yaama hakk tannmt. Bu hakk her

- 177 -

zerresine kadar deerlendirme ve igalcileri geri pskrtmek iin gerekli toplumsal ruhu canlandrma hayali, bir Osmanl subaynn lksne dnmt: Mustafa Kemal (1881-1938). Yeni dnya dzenini ve Trk-slm tarihini derinlemesine aratrm olan Mustafa Kemal, Kurtulu Savandan sonra bir imparatorluun enkaz zerine kurulacak yeni Trk devletinin ideallerini ve ilkelerini olutururken, yklendii misyonun arln ve zorluunu biliyordu. Ortaasyada, Ortadouda ve Anadoluda olumu bir kltrel mirasn bundan byle Batda ekillenmi ve glenmi bir kltrle entegre olmas gerektiine inanmt. Bunu baarmak kolay deildi; nk, kkl sosyal, ekonomik, asker, siyas ve dinsel reformlar gerektiriyordu. Fakat hedef belliydi ve geriye bu uzun ve engebe dolu yolu gemek kalmt. Toplumu oluturan bireylerin bu lkye inandrlmalar ve bu ama uruna almalar iin ncelikle eitilmeleri gerekiyordu. Bir hesaba gre 1.300 yl iinde 75 bin slami mezhep ve tarikat olumutu ve bunlarn Anadoludaki yzlerce uzants farkl yorum ve inanlaryla toplum dokusunu delik-deik etmiti. Tekkeler ve zviyeler birer sivil toplum rgt olarak insan merkezli bir slam anlay yerine, ounlukla ruhsal ierikli temalar ileyen ve dnyadan elini-ayan ekmi birer kurum hline gelmilerdi. Merkezi otoritenin gc tarikat ehli mritler ve eyhler arasnda paylalmt. Ama reformlarn gereklemesi iin merkezi otoritenin mutlaka kuvvetlendirilmesi gerekiyordu. O amala tekkelerin ve derghlarn kapatlmas kanlmaz grnyordu. Bunlarn tmn gerekletirmek iin insanst gayretler gerekiyordu. Bu gayretler sarf edildi ve gereken ilk admlar zamannda atld. * Mustafa Kemal, 1927 ylnda, ok uzun sren Millet Meclisi toplantlarnda verdii uzun Nutukta son 10 yln hesabn, belgeleriyle ortaya koyarak verir. Bin ksur kitap sayfas dolduran sylevinden -konumuzla ilgilisi olan- baz ayrntlar

- 178 -

aaya alp, hem kendisi hakknda yaplan yanl yorumlar gidermi ve hem de kendi azndan kan szlerle onun inanc hakknda bilgilenmi olalm: Trkiye Byk Millet Meclisinin al gnn kararlatrrken 23 Nisan, 1920 Cuma gnn setik. Altan iki gn nce tm ordu birliklerine, mstakil sancaklara, valiliklere ve belediye bakanlklarna aadaki bildiriyi gnderdim ve yurdun en cra kelerine oaltlarak parasz datlmasn istedim. Bildiri yleydi: 1- Cenab- Hakkn ltfuyla Nisann 23 nc Cuma gn, Cuma namazndan sonra, Ankara da Byk Millet Meclisi alacaktr. 2- Vatann istikllinin, yce Hilfet ve Saltanat makamnn kurtarlmas gibi en nemli ve hayati vazifeleri yapacak olan bu B.M. Meclisinin al gnn Cumaya rastlatmakla, Cuma gnnn mbarek oluundan istifade ve btn muhterem Mebus Hazretleri ile Hac Bayram Veli Cmi-i erifinde Cuma namaz klnarak Kurann ve namazn nurlarndan da feyiz alnacaktr. Namazdan sonra Sakal- erif ve Sancak- erifi alp meclisin toplanaca yere gidilecektir. Oraya girmeden nce bir dua okunarak kurbanlar kesilecektir. Bu merasimde cmi-i eriften itibaren toplant binasna kadar, kolordu komutanlnca asker birliklerle zel merasim dzeni alnacaktr. 3- Al gnnn kutsalln belirtmek iin bugnden itibaren vilayet merkezinde, Vali Beyefendi Hazretlerinin dzenleyecei ekilde hatim indirilmesine ve Buhari-i erif okunmasna balanacak ve Hatim-i erifin son ksmlar -uur getirmesi iin- Cuma gn namazdan sonra toplant binas nnde tamamlanacaktr. 4- Kutsal ve yaral vatanmzn her kesinde ayn ekilde bu gnden itibaren Hatim-i erifler indirilmesine ve Buhari-i erif okunmasna balanarak, Cuma gn ezandan nce minarelerde sal verilecektir. Hutbe arasnda Halifemiz Padiahmz Efendimiz Hazretlerinin mbarek namlar zikredilirken, Padiah

- 179 -

Efendimizin yce varlklarnn ve anl memleketleriyle btn kullarnn bir n nce selmet ve saadete kavumalar duas ayrca okunacak ve Cuma namaznn klnmasndan sonra da hatim tamamlanarak Yce Hilfet ve Saltanat makamnn ve btn vatan topraklarnn kurtuluu iin giriilen Milli Mcadelenin bykl ve kutsall ve milletin her ferdinin kendi temsilcilerinden kurulmu olan bu Byk Millet Meclisinin gsterecei vatan vazifelerini yapmaa mecbur olduu hakknda vaazlar verilecektir. Daha sonra Halife ve Padiahmzn, din ve devletimizin, vatan ve milletimizin kurtuluu, selmeti ve istiklli iin dua edilecektir. Bu din ve vatan merasimin yaplmasndan ve camilerden ktktan sonra, Osmanl vilyetlerinin her tarafndan hkmet binasna gelinerek Meclisin almasndan dolay resm tebriklerde bulunulacaktr. Her tarafta Cuma namazndan nce uygun ekilde Mevlid-i erif okunacaktr. 5- Cenab- Hakktan baarlar niyaz olunur. * Altan 2 ay sonra, Nurettin Paa, Kazm Paa, Fevzi Paa, smet Paa ve bendeniz bir toplant yaptk ve bir andlamaya vardk. Biz dedik ki: Gayemiz, milli snrlarmz iinde vatan btnlmz ve milletin tam istikllini temin etmektir. Buna engel olmak zere karmza kacak ne ve kim olursa olsun, mutlaka arprz ve muvaffak oluruz. Karar ve kanaatimiz kesindir. Nurettin Paa bir trl buna kani ve raz olamyordu. Yaz aylarnda hilfet tartmas younlamt. 25 Eyll, 1920de Mecliste u aklamay yaptm: Trk Milletinin, vatannn ve Yce Meclisinin hayatn ve zgrln kurtarmaya alrken, Hilfet ve Saltanatla, Halife ve Sultanla bu kadar uralmas mahzurludur. imdilik bunlar konumamak yksek menfaatlerimiz icabdr. Hain veyahut makamnn kudret ve salhiyetini kullanmaktan men edilmi olan bir zat, zaten padiah ve halife olamaz. O hlde Onu tahttan indirip yerine derhl bir dierini seeriz demek

- 180 -

istiyorsanz, buna da bugnn vaziyet ve artlar elverili deildir. nk bu zat dmanlarn elindedir. Onun varln yok farz ederek dier birine itaat etmek tasavvur olunuyorsa, bu ortaya iki halife karacaktr. Millet ve Meclis asl davasn unutup halifeler davas ile mi uraacaktr? Ali ile Muaviye devrini mi yaayacaz? Hlasa, bu mesele geni, nazik ve nemlidir. zm bugnn ilerinden deildir. artlar onu lzumlu kld iin 1 Kasm 1922de Hilfet ve Saltanat ayrdk. 17 Kasmda Vahdettin Efendi bir ngiliz sava gemisiyle stanbuldan ayrld ve Maltaya gtrld. 18 Kasmda Meclis, Mslmanlarn Halifesi olarak Abdlmecit Efendiyi seti. Kendisinden Mslmanlarn Halifesi unvann kullanmas rica edilmiti. Fakat O, Peygamberin Halifesi, Kutsal Mekke ve Medinenin Kulu Abdlmecit bin Abdlaziz Han imzasn kullanmakta srar etti. Daha sonra kr Efendi Hoca ve baz politikaclar, Halife Meclisin, Meclis Halifenin tarznda art niyetli ifadelerle Meclisi, Halifenin danma kurulu gibi gstermeye altlar. Onlara gre Halife, dnyann her tarafndaki slmlarn ve slm memleketlerinin ilerinde sz ve yetki sahibi olacakt. Bu hayalin hibir zaman gereklemedii Hoca kr imzal brorlerde de belirtilmi ve Emeviler spanyada, Alevler Kuzey Afrikada, Fatimiler Msrda, Abbasiler Badatta birer halifelik kurmular ve hatta Endlste her bin kiilik bir topluluun bir halifesi ve minberi olduu yazlmt. Bu tarih gerei gz ard ederek, hemen hepsi yabanc devletlerin idaresi altnda bulunan veya bamsz olan slm devletlerine Halife adyla bir hkmdar tayin etmek akl ve hakikat ile badaabilir mi? stelik bu halife milletin mal olan Byk Millet Meclisinin stne geecek ve bakan olacak. Ayrca bakalm bu lkeler byle bir hkmdar kabullenecekler mi? Efendiler,

- 181 -

Kendimizi Cihann hkimi zannetmek gafleti artk devam etmemelidir. Cumhuriyet idaresini kurma hazrl aamasnda 13 Ekim, 1923te Meclis, Ankaray baehir iln etti. Hazrladmz kanun teklifi 29 Ekim 1923te, Mecliste Yaasn Cumhuriyet sesleri arasnda kabul grd ve 15 dakika sonra saat 20.45te ben Cumhurbakan seildim. Bu durumdan, halifelik hayali kuranlar rahatsz olmutu. Zorluklarla dolu bir gei dneminden sonra, 24 ubat 1924 gnk toplantda eyh Saffet Efendi ve 50 arkadann vermi olduu kanun teklifi Mecliste kabul edildi ve Hilfet makam kaldrld. slm dininin yzyllardan beri yaplageldii gibi bir siyaset vastas olarak kullanlmaktan kurtarlmas ve yceltilmesinin art olduu hakikatini tespit ettiim gnden beri bunun salanmasna almaktaym. eriat denince kanun, eriat hkmleri denince kanun hkmleri akla gelmelidir. Ama eriat bsbtn baka bir ey olarak anlalmtr. Efendiler, Tekke ve zviyelerle, trbelerin kapatlmasn ve btn trikatlarla eyhlik, dervilik, mritlik, elebilik, trbedarlk, falclk, byclk, nshaclk v.b. gibi birtakm unvanlarn kaldrlmasn ve yasaklanmasn Takrir-i Skun Kanununa dayanarak yaptk. Talih ve hayatlarn bunlara emniyet eden insanlardan meydana gelmi bir kitleye meden bir millet gzyle baklabilir mi? Milletimizin hakik mahiyetini yanl mnda gsterebilen ve yzyllarca gstermi olan bu gibi unsur ve messeseler, Yeni Trkiye Cumhuriyeti Devletinde devam ettirilmeli miydi? Buna nem vermemek, ilerleme ve yenileme adna en byk ve telfisiz hata olmaz myd? te biz bu tarih hatay yeniden ilememek iin, milletimizin alnn olduu gibi ak ve ak gstermek iin, milletimizin mutaassp ve Ortaaa has zihniyette olmadn ispat etmek iin bu kanundan faydalandk.

- 182 -

Bugn ulatmz netice, yzyllardan beri ekilen milli felketlerin yaratt uyankln sonucu ve aziz vatann her kesini sulayan kanlarn bedelidir. Bu neticeyi Trk genliine emanet ediyorum. * Kendisine 1934 ylnda Trkiye Byk Millet Meclisi tarafndan Atatrk soyad verilen Gazi Mustafa Kemalin lmnden sonra, Trkiyede yeni birtakm akmlar geliir. Bunlarn nde gidenlerinden biri Sleymanclktr. Amelde Hanef, itikatta Mtridi ve merepte Nak olan Sleyman Hilmi Tunahann (1888-1959) zellikle 1950den sonra oalan Kuran kurslarnda ve zel toplantlarda verdii vaazlar ok sayda taraftar toplar. Vefatndan sonra, Sleymanclarn bana damad Kemal Kaar geer. Sleymanclar din eitiminin eriat dzeni ile idare edilmeyen bir devlet tarafndan yaplmasnn sakncal olduunu, bu eitimin zel kurulularca ve zel Kuran kurslar tarafndan yrtlmesi gerektiini savunurlar. Yurt dnda ve parlamenterler arasnda da yaygnlam olan Sleymancln tarikat olup olmad hakknda tartmalar hl srmektedir. * 2. Merutiyetten sonra, materyalizmi ele alarak kart felsefeler oluturan Said-i Nursi (1873-1960), andaki gelimelere kaytsz kalmaz ve sergiledii aratrmac kiilii, gen yata tahsil ettii ilimler ve grd ruhsal ierikli ryalarn etkileyici tefsirlerinden sonra evresinde byk saygnlk kazanr. eriat: Yzde doksan ahlk, ibadet, ahiret ve fazilete aittir. Yzde biri siyasete mtealliktir diyen Nursi, politika ile ilgilenmez ve fikrini merak edenlere yle der: eytandan ve siyasetten Allaha snrm. Nursi, Birinci Dnya Sava srasnda, douda Ruslara kar giriilen mcadelede byk yararlklar gsterir; fakat esir alnarak Sibiryaya srgn edilir. 2,5 yl esaretten sonra kamay

- 183 -

baarp stanbula gelir (1918). Davet zerine Ankaraya gider. Namaz klnmas konusunda fazla srarl olunca idarecilerle aras alr. 1925 ile 1950 yllar arasnda eitli blgelerde pasif bir direnii olarak srgn hayat yaar. Yazd eserler Risale-i Nur Klliyat olarak tannr. Kuran ayetlerinin tefsiri niteliindeki eserlerinde Kuran anlalmas zor bir Osmanlca ile izah eder. Kinat Kitab lakabn verdii evrene, doabilimcilerin izledii bir bak as ile yaklar; akl ve kalp gznn Kurann nda kullanlmas gerektiini anlatr. Mevcut Kuran tefsirlerinin Musevlik, Hristiyanlk ve Yunan Felsefesinden kaynaklanan etkiler tadn ve tercmanlarn kendi kiisel abartlar yznden yanl ve yetersiz olduklarn syleyen Nursi, Risale-i Nurun slamn gerek yzn tanttn savunur. * Dnya Savanda hayatn yitiren milyonlarca askern yannda masum sivil halklar da telef olmutu. O yllar dehet iinde geirmi olan Musevler arasnda n yapm biri vard: Franz Rosenzweig (1886-1929). Bu dnrn grleri Yahudilere byk manev destek kazandryordu: Din: Sadece ahlk deerleri yerletirmekten ibaret deildir, ayn zamanla Tanryla tanma kurumudur. Hegelin zannettii gibi, insan bilinci bir dnya bilincinin paras deildir. Her bireyin kendine zg bir bilinci ve ruhu vardr. nsan kendi iine dnd zaman bu bireysellii yakalar. Tanr ile konumak mmkn mdr? Her eyin temeli olan Tanry kendimiz gibi bir varlk olarak algladmz mddete, evet... Fakat iin asl farkldr. nce, Onu tam olarak tasvir edecek kelime ve kavramlarn insan beyninde ve kltrnde olumadn kabul etmemiz gerekir; nk kavramlar bulduumuz eylerin beyne yerletirilmesi srasnda oluur. Oysa daha Tanry d dnyada bulmu deiliz ki bu kavramlar da beyne yerlemi olsun. yleyse, bilinle Tanr arasnda

- 184 -

bir boluk ya da bir uurum vardr. Dinsel retiler sayesinde bu uuruma bir kpr kurulur. Dinsel retilere uyarsak bu kprye kabilir miyiz? Eer sessizce ve sabrla kpr banda beklemeyi renirsek, kprye O kacaktr. Bu bekleyi beyinde deil, isel dnyann derinliklerinde yaplmaldr. Zaten btn dinsel doktrinler insann i dnyasnda olup bitenlerin yansmasdr. Bu zihinsel yansmalarn Tanrnn hakik kimlii ile ilgisi yoktur. Kinatn yaratl zerine oluturulmu senaryolar da byledir. Bunlar insann kendi limitli anlaynn eseridir. Ama btn bu yanl anlamalar ve araylar bile Temele olan zlemin ve yaknlamann bir belirtisidir. Demek ki bu aray, yaratlmzn bir parasdr. * nsanolu taparken tkrr diyerek akla ve izaf moral deerlere gvenmediini syleyen Henri Bergson (18591941), sezgicilik (entisyonizm) denen bir akm gelitirmiti: Felsefe bize evrimleerek deien Hayatn bilgisini kazandrabilir; fakat esas renme sezgi sayesinde gerekleir. Sezgi bir zihinsel ekimdir; bir duyum ya da duygu deildir. Bir alg/idrak da deildir. nk idrak dsal bir oluumdur; sezgi ise iseldir ve dncelerin birbirine zincirlenii sonunda elde edilemez, tek ve n bir oluumla kazanlr. Evrim yaratc bir karakter tar ve doal nedenlerle aklanamaz; nk deitirdii ey eyann niteliidir. Bir eyin niteliinin deimesi de bir yaratma hdisesidir. yleyse, bir yaratc vardr ve yaam bilgisini bilincimize sezgi yolu ile aktarmaktadr. Bireylerin ahlk bile sezgi yoluyla yceltilmektedir. Ruhun ileyii ile beynin ileyii arasnda benzerlik yoktur. Beyin, ruhu taklit eden bir tiyatrocu gibidir: Ruhsal bilgileri bedene aktarr ve eyleme dnmesini salar. Beden ldkten sonra ruh yaamaya devam eder. Bunun aksini savunanlar tezlerini ispat etmek zorundadrlar.

- 185 -

KNC DNYA SAVAI VE SONRASI


Birinci Dnya Savandan sonra cephelere srlecek yeni gen kuaklar yetiince, savasz dnem hemen sona erer. Hafzalarda saklanm olan onca kin, nefret ve intikam duygular ve ekonomik kar atmalar insanolunun tekrar byk bir katliama girimesine sebep olur: kinci Dnya Sava (19391945). Bu kez sahnede farkl isimler vardr: Benito Mussolini (1883-1945), Adolf Hitler (1889-1945), Yosif Stalin (18791953), Winston Churchill (1874-1965), Franklin D .Roosevelt (1882-1945), Charles De Gaulle (1890-1970), Yosip Broz Tito (1892-1980) ve Hirohito (1901-1989). Sava 6 yl srer ve Amerikallarn Japonyaya iki atom bombas atmas ile sona erer. 40 milyondan fazla insan yaamn yitirir. Sava meydanlarnda yaanan vahete ilveten, Almanyada -Hitlerin Nazi anlay yznden- milyonlarca sivil Yahudi gaz odalarnda zehirlenerek ve frnlarda yaklarak katledilir. Cann kurtarabilen Yahudiler tm dnyaya dalrlar. Ana yurtlar olarak kabul ettikleri Filistine g edenler daha katliamn etkisinden kurtulmadan- birtakm felsefeler gelitirmeye balarlar. Filistine 2-3 kuak nce gelmi olanlar yeni gelenlerden nce baz yeni fikirler oluturmulard. Dnyada gelimekte olan milliyetilik duygusu onlar da etkilemiti. Eli kolu bal vaziyette oturup bir kurtarc ya da Mesihi beklemek bounayd... Kurtulu i dnyay dolduran ruhun gc ile mmkn olabilirdi. Cennet kutsal saylan Filistin topraklarnn kendisiydi! Bunlardan biri olan Theodor Herzi (1860-1904) ngilizlerin uzun vadeli siyasetlerinden destek alm ve Osmanldan bu topraklar koparmak abas iine girerek, politik liderlie soyunmutu. Aroon Ben Gordon (....-1922) da o zamana dek ihmal edilmi ve ilenmemi topraklarda tarm balatm ve tarlalarda

- 186 -

syledii cokulu ilhilerle, bu topraklarn Yahudiler iin kutsal bir deeri olduunu lnse etmeye balamt. Tarla ve bostanlarda yllarn geirmi olan Gordon unlar yazmt: Bu kutsal topraklara canmz gibi bakmalyz. Bunun iin ok terlemek gerekecektir. Fakat sonunda bu tarlalar bizim kurtulu mabetlerimiz olacaktr. Ellerim ve kollarm nasl ki bu topraklardaki ar ilere altysa, gzlerim topra daha derinden grmeye, kulaklarm sesini dinlemeye ve kalbim altndaki ruhu hissetmeye alt. Topran ruhu ile kendi ruhum birleti. Bu birleik ruh kutsal topraklarn tmn kucaklamaktadr. Burada almak en gzel ibadettir. Bu dnceler Siyonizm fikrinin doum iaretleriydi. David Ben Gurion (1886-1973) ideal bir toplumdan olumu srail devletinin kurulacana inanm bir sosyalist olarak, Siyonizmin iddetli savunuculuunu yapm ve ibadethanelere dnen o tarlalara bir de irin isim koymutu: Kibbut... Kibbutlar ksa zaman iinde kutsallatrld ve her avu toprak bir para Nura dnt. Bu nur paralar artk Musevlerin tapulu mallar olmalyd. Bunun iin gereken her ey yapld ve 14 Mays 1948de, Gurion liderliinde srail Devleti kuruldu. Yahudiler bir vatana kavuma zlemlerini binlerce yl sonra giderirken, ngiliz smrs altnda inleyen Hintliler de ayn bamszlk zlemini gidermek istiyorlard. Ve savatan sonra Mohandas Karumand Mahatma Gandi (1869-1948) nderliinde bamsz bir devlet kurdular (1947). inde de Mao tze-Tung (1893-1976) geni bir halk hareketi oluturdu ve Japonlar geri pskrtp, in Halk Cumhuriyetini kurdu (1949). yle anlalyor ki: Atatrkn liderliinde kazanlm Trk Bamszlk Sava, Batnn yenilmezlik imajn krm ve smrlen uluslara cesaret vermiti. Batl lkeler, 2. Dnya Savandan sonra smrgelerini teker teker kaybedeceklerini

- 187 -

anlamlard. Sava bitiminde, bar rzgrlar estirerek, 24 Ekim 1945te Birlemi Milletler Tekilatn oluturdular. * Bu yzylda yetien nl bilim adamlarndan bazlar yeni felsef dnceler de retirler. Bunlardan biri olan William A. N. Whitehead (1861-1947) Tanrnn dnya ile olan srekli birlikteliini n plna karr ve yle der: Tanrnn dnyada eziyet eken insanlarla birlikte eziyet ektiine inanyorum. Her eyden haberdar olmas; ancak byle izah edilebilir. Tanr bizimle yaadka ve aclarmz paylatka tm aclar sevgiye dntrmektedir. Bu, Onun duyarl olma sfatnn gereidir. Bu hassasiyeti yok sayanlarn zihinlerinde Tanr fikrinin anlamszlamas kanlmaz bir sonutur.

TANRI ZAR ATMAZ


an dehas olarak adlandrlan Albert Einstein (18791955) ilhiyat konusunda kendisine yneltilen sorular zetle yle yantlar: Yarattklarn dllendiren ve cezalandran bir Tanry tasavvur edemiyorum. Ben sadece Onun ne dndn merak ediyor ve bilimsel yollarla bunu bulmaya alyorum. Bilimsel aratrmalar, olup biten her eyin Doa Kanunlar erevesinde meydana geldii gereinden hareketle yaplr. O nedenle aratrmac bir bilim adam doadaki fenomenlerin/olaylarn dua ile ya da doast bir varlktan istenecek dileklerle deitirilemeyeceine inanr. Tm dinler, gzel sanatlar ve bilim ayn aacn dallar gibi ayn ilham kaynandan gelen oluumlardr. Bu dal insan yceltir ve sadece fiziksel bir varlk olmaktan kurtarp, mutlak zgrle kavuturur. Dinsiz bilim topaldr, bilimsiz din ise krdr. Herkese bireysel bir ruh verildiine inanyorum. Vcutsuz bir ruh benim zihnimde ii bo ve anlamsz bir varl art-

- 188 -

ryor. Bireyin ulv amac, bakalarna ve doaya hkmetmek deil, onlara yardmc olmak olmaldr. Akl, ruh ve bilin en nemli yeteneklerimizdir. Bunlar tanrlatrmamaya dikkat etmeliyiz. * Einsteinn karmak teorilerinden fazla etkilenmemi grnen Albert Camus (1913-1960) evrendeki karmaa ve uyumsuzluk zerinde durur: Evren bir kemeke ve kaos iindedir ve insanla vardr. nsan lnce dnya da biter. Evren uyumsuz ve absrd (sama) bir oluumdur. nanlan her ey bir teoridir ve salam bir temelden yoksundur. nk zaten evren byledir ve ne olduu tam bilinemez. Yaplacak tek ey anlamsz da olsa yaamaktr. Ama yaamak demek, bu evrensel uyumazl yaatmak demektir. Mutlu olmak isteyenler dnyadan hibir ey beklemeden dnyay ve insanlar sevmelidirler. lmek zorunda olmamz fiziktesi bir rezalettir. * Mourice M. Ponty (1908-1961) daha ak konuur: Gelimenin temelinde merak etme ve aratrma vardr. Mutlak bir mkemmelliin sembol hline gelmi olan Tanr fikri bu merak azaltmaktadr. nk czi iradeli aciz kullar olma dncesi, insana, yapacak fazla bir ey brakmamaktadr. * Martin Buber (1878-1965) de u grleri dile getirir: Tanr kelimesi ok kirletilmi ve hakik anlamndan uzaklatrlmtr. Yerine yeni bir kelime icat etmek de mmkn deildir; nk insanolunun tarihsel inan birikimlerinin tm bu szce sktrlmtr. Bu szc kullanmay reddeden anakronik aydnlara sayg duyuyorum; zira bu szck adna saysz zorbalklar ve inanlmas g ktlkler yaplmtr.

- 189 -

Bana gre, insanlar Tanry ruhsal tecrbelerle daha iyi anlamaktadrlar. Ama her tecrbe farkldr ve tecrbenin anlam yaayan kiiye aittir. badet bu tecrbelerin sk sk ve sessizlik iinde yenilenmesine vesile olur. Her ibadet seansnda Onu hissedebilen kii dier insanlarnkine benzemeyen kendi Tanr tecrbesini yaar, kendi anlayn oluturur.

ONTOLOJK TANRI
Buberin isimda Martin Heidegger (1899-1976) ruhu ve tekbenci bir varoluuluk akm gelitirmeye alr: Tanr: Hristiyanlarn anlad anlamda bir tanr deildir ve dnce kategorileri iinde mtalaa edilemez. lhiyatlar, metafizik nedir, varlklar neden vardr, yokluk olsayd olmaz myd, gibi sorular hep Tanrya dayandrdklar dncelerden kan sonulara gre yantlarlar. Bu nedenle Tanry bir baka varlk gibi alglamlardr. hlbuki sorulara O her eydir dncesi ile yaklasalard; bu sonulara ulamaz ve Mutlak Btnlk kavramn daha iyi anlam olurlard. Dnmek demek: Bu btnl bekledikten ve dinledikten sonra btnle yaklamak veya ondan uzaklamak demektir. Bu btnl bir varlk olarak grmek mmkn deildir. Tandmz ve rendiimiz her ey -Mutlak Btnlkten bir para olarak- kendi varlmzn bir paras hline gelir. Dnce baznda bakld zaman, O, yokluk ve hilik gibi bir ey olarak grnr. Dnya, iinde insan olduka vardr. inde insan yoksa, dnya da yok demektir. nsan, insanln kendisi yapar, deerlerini kendisi oluturur ve yolunu kendisi seer. nsana yol gsteren varlk yine insandr. O nedenle insan zgr ve ayn zamanda sorumlu olmak mecburiyetindedir. Heideggerin tekbenci varoluuluk teorisi, sonunda kendisini kendimden baka hibir ey yoktur dncesine kadar gtrmtr.

- 190 -

* Ayn yllarda, Bertrand Russell (1872-1970) bilgi teorilerine ncelik tanyan mantk bir felsefe gelitirmitir: Bir evren vatanda olarak astronomik alar iinde yaayabildiimiz ksack sreyi ve kaplayabildiimiz pek kk yeri gerei gibi renebilseydik, kendimizi birok mutsuzluklardan korumu olurduk. Uygulanan eitim-retim metotlarnn kusurlarndan biri de, evreni tarafsz bir gzle incelemek iin gerekli duygu ve dnce geliimine ok az yer vermesidir. Evrensel insan olma bilgisine eriseydik, kendimizi bylesine boa harcamak yerine, insanl medenyete gtrenlerin byk ordusunun bir eri olmay tercih ederdik. Yksek retim kurumunu gnlmce dzenlemeye yetkim olsayd, insanolunun tarihini ok iyi bilen, gelecein gemiten ok daha uzun olabileceini kavrayabilen, stnde yaadmz gezegenin evrende sadece bir nokta ve bu nokta iindeki mrmzn ksa ve geici bir olay olduunu anlayabilen ve her eyi din olarak kabul etmeyen bir genlik yetitirmeye alrdm. * Dnrler, gelien bilim sayesinde evreni ve insan daha iyi tandka daha evrensel dnceler retirler. Daniel Day Williams (1910-....), sre ilhiyat denen bir akmn balamasna nayak olur ve Tanry bir arkada, bir yolda, bir srda ve esiz bir dost olarak grr. Hislerini u iki cmlede zetler: Tanr gklerin arkasna gizlenmi bir varlk deil, bizim hissettiklerimizi aynen hisseden bir varlktr. Bizim Onunla olan bu youn iselliimizden dolaydr ki insanlar -srekli olarak- ilhamlar ve seziler ieren deneyimler yaarlar. * Heideggerin teorisinden yola kan; ama tanrsz bir varoluuluk fikrini savunan Jean-Paul Sartre (1905-1980) ise u sonulara ular:

- 191 -

Tarihsel gelime ile insann geliimi arasnda bir uygunluk vardr. Bir insan veya bir olay somut biimde anlayabilmek iin o insann iinde yaad toplum kltrn veya o olayn cereyan ettii an koullarn iyi anlam olmak gerekir. nsan bilincinde Tanr ekline brnm bir boluk vardr ve insanlar bu boluu srekli bir eylerle doldurmulardr. Tanr diye bir varlk varsa bile onu reddetmek gerekir; nk Tanr fikri, insan zgrln olumsuz ynde etkilemektedir. Dinsel retiler tarihten beri kmil insan olabilmenin art olarak insanlarn kendi zihinlerinde oluturduklar bir tanr anlayn dikte edegelmilerdir. Oysa doru olan, kendi var oluumuzu zgrln bir reenkarnasyonu (tekrar doumu) olarak grmektir. Yaam yap olarak anlamszdr ama anlamsz kalmamas iin insann kendi bilinciyle kendi kendini yaratmas ve anlaml bir yaam oluturmas gerekir.

KUVANTUMSAL TANRI
Tanry atomtesi parack fiziinde bulan Fritjof Capra, 1975 ylnda yaymlanan Fiziin Taosu adl kitabnda bilimsel bir dille unlar yazar: Atom Fizii gelitike ve partikllerin davranlar daha iyi anlaldka, Kuvantum Mekanii zerine kafa yoranlar atomlarn davranlarndaki baz belirsizlikler, kararszlklar ve paradokslar ile kar karya kaldlar. Partikllerin onlar izleyen deneycilerin niyetlerine gre biim deitirmeleri ve hem parack hem de dalga hline dnebilmeleri; grenle grnen arasndaki izaf ilikiyi deta ispatlyordu. Yani gz neyi grmek istiyorsa; enerji, o geree brnyordu. Enerji -gzlemcinin niyetine gre- hem parack hem de dalga hline gelebiliyordu. Atom ekirdeinin etrafnda dnen elektronlarn hzn lmeye kalktmzda yerini kaybediyor, yerini bulmaya kalktmzda hzn lemiyorduk. Bu belirsizlik ilkesi sosyologla-

- 192 -

rn ve psikologlarn bile gnlk konumalarnda sk sk duyulur olmutu. Mikroevrendeki gerekleri kesinkes bulabilme imkn ortadan kalkm, i, tahminlere ve ihtimal hesaplarna kalmt. Dahas, elektronlar ekirdein etrafnda dnerlerken enerji kaybedince veya kazannca orbital (yrnge) deitiriyorlard; fakat bunu yapmadan nce -deta antenleri varm gibi- hangi konumun en uygun olduunu lp bitikten sonra karar vererek (virtual transition) oraya atlyorlard (real transition). O nedenle, elektronlarn da bir bilinci olduu ya da ortak bir bilinle iliki iinde olduklar akla geliyordu. Maddenin en kk parasna indike cevherinin tam olarak ne olduunu bulabilme mitleri yklyordu. Maddenin temel talar (paracklar) tek balarna var olmadklarn ve tm evrenle kurulan ortak bir ilikiye gre deien bir yap kazandklarn gsteriyorlard. Atom aratrmalarndan kan sonular ve bunlara dayanan felsefeler binlerce yl nce Budizmin ve Taoizmin syledikleri ile ayn paraleldeydi. Bilinle madde arasnda sk bir iliki vard. Zaten insan bilincinin de kuvantumsal bir olgu olduu ve daha st bir dzeye srayabilecei tezi yaygn bir inant. Bu demekti ki: Ruhsal boyuttaki mnasebetler sayesinde ulalan gerekler zamantesidir ve evrenin gerekleri ile rtmektedir. Caprann szn ettii kuvantumsal felsefe zetle yle demektedir: Evren, kuvantumsal yapdan oluan ve hologram grnt zellikleri sergileyen bir ortak birliktelik ve tmellik gstermektedir. Atomu oluturan paracklar da ayn hologramsal zellie sahiptir ve bir mknatsn manyetik alan iinde bulunmak gibi birbirleri ile srekli iliki iindedirler. Bu ilikiler sanki paracklarn bir bilinci varm gibi- ortak bir g tarafndan organize edilmektedir. Bu paracklarn sabit bir mekn olduklarndan sz edilemez. O hlde, onlar iin uzaydaki her yer ayndr, meknlar yoktur.

- 193 -

Bu teoriye dayanlarak karlan sonular unlard: Bu ortak bilinci organize eden g Tanrdr ve O da mekndan mnezzehtir. Bu, her eyin bir bilin sahibi olduunu gsterir. Her ey canldr ve her varlk, iinde bulunduu farkl boyutun bilincine uyar. Canl ve cansz gibi kavramlar izafidir ve sadece insan beyninin rndr. Akl ve ruh farkl boyutlarn gerekleridirler. Bu ikili direkt bir iliki iinde deildir; fakat ortak evrensel bilin iinde bulunduklar ve tmel hologramn birer paras olduklar iin dolayl bir iliki iindedirler. 1 + 1 = 2 etmez. 1 + 1 = 2 ve bir baka ey daha eder. Yani, iki eli birbirine hzla rpnca, ortaya bir elin tek bana yapamayaca ey olan ses kar. rnein; bir orkestradaki 64 para enstrmann ald notalar -bu notalarn yan sra- ortaya fazladan bir armoni karr. Bir k ve bir mauk varsa, ortada fazladan bir ak var demektir. Bu ak seven ve sevilen olmadan ortaya kmaz. Demek ki iki kere iki, drtten fazla eder. Bu fazlalk ortak kuvantumsal alann etkisi sayesinde oluur. Bu alan, maddeyi oluturan paracklarn rettii alan ise, bir bilin sahibi olmamaldr. Bir ortak bilincin kesinlikle var olduu anlalmaktadr. Bu bilinci, bir Bilin Sahibinin retmi olmas ise yadsnamayacak bir olgudur. Bu felsefeye Tanrnn kartrlmasna kar kan nl ngiliz Fiziki Stephen Hawking , evrenin yaratlm olamayacan, yok edilemeyeceini ve sonsuza dek yaayacan dnr ve bir yaratcya gerek olmadn syler. * Bir baka modern dnr A. J. Ayerden (1910-1991) Tanr ile uraanlara ilgin gndermeler gelir: Tanr var m, yok mu diye sormuyorum: Tanrya inanmak akla yatkn bir ey mi veya Tanr fikrinin bir anlam var m diye sormak gerekir. nk Tanr, varl veya yokluu rasyonel olarak ispat edilemeyen bir kavramdr. Dolaysyla bu kav-

- 194 -

ramn doruluu veya yanll da test edilemedii iin ispat edilemez. Marsta hayat vardr dersek bu o kadar anlamsz bir tez olmaz. nk teknolojik olanaklarmzla oraya gidebilir ve kesin bir sonuca ulaabiliriz. Tanrya inanan biri de inanyorum derken anlamsz bir tez ileri srmemektedir; zira ldkten sonra gider, grr ve gerei anlayabilir. Benim anlamadm nokta ateistlerin sorduklar mulak sorulardan kan sonulardr. Diyorlar ki Tanr; bizim anlayabileceimiz tarzda mevcut deildir veya insann anlad Tanr iyi bir varlk deildir. Bu bolukta duran anlamsz ifadeler ylesine zekice hazrlanmtr ki doruluunu veya yanlln mantksal yollarla izah edemezsiniz. Esasen bu tr ifadeler anlamszln ta kendisidir. Ateistlerin olduu kadar dindarlarn savlar da phe ve kargaa iermektedir. Kesin olan udur ki: Tanr fikrinde phe edilecek veya inkr edilecek bir durum yoktur. * Kendi toplumlarnn inanlarn ve deer yarglarn sorgulayan ve tezler, antitezler ve sentezler oluturarak yeni dnceler meydana karan Batl dnrlerden etkilenen Mslman din bilginleri de ayn yolu denemek isterler. Sizinle ayn fikirde deilim demeyi saygszlk olarak addeden bir kltrn zamanla kendi stne abanarak talaacan fark eden baz reformistler yeni yollar aramaya balarlar. Bazlar areyi politik slm anlayn n plna karmakta bulurlar. Msrl Seyyid Kutub (1906-1966), bunlardan biridir. Etkin bir politik yaamn iindeyken 1954 ylnda arkadalar ile giritii bir darbe giriiminden sonra tutuklanr. 10 yl cezaevinde kalr ve 1966da idam edilir. Yazd Kuran tefsiri olan Fizill-il-Kuran (Kurann glgesinde), Mslmanlar aktif politik yaama davet eden reaksiyoner bir atmosfere sahiptir. mam Ebul Al el-Mevdudi (1903-1979) Pakistanda Cemaat-i slm akmnn kurucusudur. Hindistanla Pakistann ayrl srasnda kabarm milliyetilik anlayna kar km

- 195 -

ve ayrl bir baka ulusun mandas altna girmek olarak deerlendirmitir. slm eriatn mevcut politik duyarllk paralelinde yorumlar. dama mahkm edilmi; fakat bu cezadan kolay kurtularak toplam 5 yl hapis yatmtr. randa Ayetullah Humeyni (1909-1989) devri balamadan nce Tahranda orta snf genlere verdii konferanslarda ve yazd kitaplarda ahdet ve tevhid szcklerine politik anlamlar ykleyen Ali eriati (1933-1977), ah rejimine kar iddetli bir muhalefet oluturur. Hac adl kitabnda, bu farz yerine getirmek iin okuyucular kutsal topraklarda dolatrr, yaplan her hareketin ve gezilen her yerin sembolik anlamlarn aklayarak Kbeye ulatrr ve yle der: Kbe ii bo ve dekorsuz, basit bir kp eklindedir. Neden? nk bu kp, Allahn kinattaki srrnn simgesidir ve Onun ekilsiz, renksiz ve hibir zihinsel tasavvura benzemediinin bir semboldr. Kbe varlacak son yer deildir, sadece bir iaret, bir kilometre tadr; ki kimseler yolunu arp baka yola sapmasn. Cehalete ve bilmiyorum demesini renmemi Mslmanlara ate pskren eriatinin deindii konular geni bir yelpaze oluturur: nsann kkeni demdir. dem, iki eliik boyutu olan bir yaratktr; nk lh limle tanmken, O yce iradeye kar bir yasa ineyerek, kiisel bir seim yapmaya kalkmtr. Allahn Kurandaki bu itiraf, insann zgr ve bamsz iradesinin bir kantdr. Bu iradenin serbest kullanm bir gerektir; fakat yine lh radenin bir tecellisi ve istei erevesinde vardr. Bu konu hep yanl yorumlanm ve her snf kendi karlarna uygun decek tarzda tarifler yapmtr. Toplumlarda olumu egemen dinler Allahn istedii din yapsndan ok uzaktrlar. Bu dinler, uygulanan zulmn ilhiletirilmesinden baka bir ey deildir. lahlar, rkl, soyluluu ve imtiyazcl yasallatrma arac yaplmlardr.

- 196 -

nsan yce bir yaratktr. Meleklerin bile secde ettii ve Allahn halifesi saylan bir varlk olarak, gerekleri Allahn isteiyle renir ve bu sayede yeri, g ve denizleri kendi ilmine boyun edirir. nsan -bilgi, zgr irade, yetenek ve ideallerle donanm olduu iin- doaya egemendir. Fakat ekonomik bir hayvan derecesine indirgenmi modern insan kurtaracak tek yol Tevhide sarlmaktr. Tevhid: Evrende hibir zerrenin hareketinin sonusuz, abes ve tesadfi olmadn anlatan; irke dayal dnya grlerini reddeden; insann kr, dank ve amasz bir makine olmadn ispat eden ve gzel ruh dalgalar karsnda sevgiyi duyumsatarak glendiren yce bir idealdir. * Toparlarsak... Buraya kadar, dnceleri tarihe mal olmu insanlarn Tanry ve dini nasl algladklarn saptamaya altk. Kendi devirlerinin dilmaln yapan bu kiilerin yazdklar ve syledikleri daha iyi anlalsn diye gklere ykselip uzayda neler olup bittiini baktk. Kk Kinata inerek atomlarn ve canl hcrelerin alma sistemlerine bir gz attk. Ve inan yelpazesini oluturan farkl din ve mezheplere inanan insanlarn Tanr anlaylarn sralamaya altk. imdi, gnmz insanlarnn Tanry nasl algladklarna bakalm ve hemen belirtelim ki: Yaamakta olan yzlerce dnr, bilim adam, bilim kadn ve mistik ahsiyetin grlerine yer verme olanamz olmadndan, bunlardan sadece birka ile yetinmek zorunda kalacaz.

- 197 -

AIMIZDAK TANRI YORUMLARI


400 yl nce balayan branlama srecinde, kendi ikolunda son sz sahibi olan eksperlerin Tanry unutmalar ve ateizme ynelmelerinden sonra gz ard edilen sadece Tanr olmad: Tabiat Ana da unutulmutu. Devasa gemiler, k tekneler, vagonlar ve faytonlar ina etmek; yaanlan meknlar daha lks mobilyalarla sslemek; deerli ktlar ve mukavva yapmak amacyla ormanlar tahrip edildi. Daha lks i dekorasyonlara ve daha alml krklere sahip olmak iin ve sadece spor olsun diye milyonlarca hayvan katledildi. Kimya bilimi ilerledike, doann yapmad bileikleri kimyagerler yapt ve doa dman baz kimyasallar sular, tarlalar ve atmosferi zehirleyip, ekolojik dengeyi bozmaya baladlar. Kat fosiller ve petrol yakldka ve zararl gazlar atmosfere brakldka karbondioksit oran ykseldi, iklimler deiti ve tm canllar uzaydan gelen zararl radyasyonlara kar koruyan ozon tabakas incelip delindi. Bu doal felketlere sebep olan faktrlerden bata geleni yine branlama idi. Branlaan bilim dallar ve sanayi kollar kendi alanlarna kapandka ve doay sadece kendi pencerelerinden grdke, manzarann tamamn gzden karmlard. Nehirlere, gllere ve denizlere aktlan zehirli artklarn ileride nasl bir doa katliamna yol aacan kimse grememiti. Grenler de kapital hrs yznden bu kyma kaytsz kalmlard. Bu korkun felketin boyutlar herkesi etkileyecek dzeye ulanca, evreciler ve yeil barlar bu gidie dur demek iin

- 198 -

aktif etkinliklerde bulunmaya baladlar. Hlen devam eden -ve etmesi gereken- bu almalar ekofelsefe veya ekosofya denen felsef akmlarn ortaya kna neden oldu. Bu akmlar gittike kurumsallat, glendi ve dnyann her kesinde milyonlarca insann bir yeil biline sahip olmasn salad. Fakat ekofelsefeciler gemi yzyllarda tanrlatrlm olan Doa Kanunlarn bir adm daha ileri gtrerek, doann kendisini tanrlatrma yoluna girdiler. Bu felsefenin yeni bir din dourduuna ahit oluyoruz. Bunun temsilcileri bir mezhep oluturmu ve adn Bilimsel Panteizm koymular bile... Bilimsel Panteistlerin kitabnda unlar yazl: Evren ilh bir varlktr. Dnya kutsaldr. Bizler yldz tozlarndan oluan dnyadaki doann dourduu doa ocuklaryz. Doadan geldik, doaya dneceiz. Bizim ilk ve son duramz buras. Cennet de buras... Bu cennetten ayrlmak, cehenneme gitmek demektir. Kutsal doay tahrip ettike, iinde yaayan dier canllar cehenneme gnderiyoruz. Doa bizim evimiz, anamz, babamz, gvencemiz, gemiimiz ve geleceimizdir. nsanlar kutsal mabetlerini nasl koruyorlarsa, doay da yle korumak zorundadrlar. Anlalmayan bir Tanrya tapanlar, aslnda kinatn kendisine taptklarnn farknda deildirler. O, her yerde hazr ve nazrsa, doada da mevcuttur. yleyse, doa tapnlmas gereken bir kutsalla sahiptir. Panteizmde lm ve cehennem korkusu yoktur. Nasl ki topraktan yapldk, ylece toprak olacaz. Ve yine topraktan yepyeni bir canl olarak fkracaz. lm bir ceza deildir. Dinler de, tm bilim dallar da evrende olup bitenlerden haber veriyorlar. Hepsi, ayn anlaya farkl yollardan giderek ulayorlar. Dini terk edip sadece bilim yoluyla Tanrya ulaalm diyenler de yanlmaktadrlar. Dinsiz bilim, bilimsiz din olmaz. Bunlar farkl ve kart eyler deil, birbirlerini tamamlayan sistemlerdir. Bilim somut gereklerle urarken, din soyut

- 199 -

etiklerle uramaktadr. Birisi nasl? sorusunun yantn ararken, dieri neden? sorusuna cevap vermektedir. Bilimsel Panteizm: Bu iki soruyu birlikte sormu ve yantlarn bulmu olan bir inan sistemidir. * Gelien uzay teknolojisi sayesinde uzaya gnderilen uydulardan ve Gne Sisteminde gezen aralardan gnderilen bilgiler ve fotoraflar hayal gc yksek insanlarda yeni fikirler dourmu. Basn ve yayn organlarnn -ilgi ektii iin- sk sk gndeme getirdikleri UFO (kimlii bilinmeyen uan nesneler) haberleri ve 30 bin kadar insann grdn syledii uan dairelerle ilgili yaynlar bu yeni fikirlere eklenince, baz insanlarn zihninde ilgin imekler akm: zellikle svireli aratrmac Erich Von Danikenn (1935....) 1969 ylnda yazd Tanrlarn Arabalar isimli kitapta ne srd iddialardan sonra, uzaydaki dier gezegenlerde bizimkinden baka 40-50 milyon kadar farkl uygarln daha bulunduu tezi geni taraftar toplam. Danikenn tarihten nceki devirlerde dnyada uzayl bir uygarln yaam olduunu ne srmesi ve Maya uygarlnn uzayllarla tanklndan sz etmesi zerine, konuyu cidd biimde incelemek iin, 1973 ylnda, Amerikada Antik Astronotlar Cemiyeti adnda bir aratrma kurumu oluturulmu. Bu cemiyetin NASA yetkilileri ve saygnlk kazanm astrofizikilerle yaptklar grmelerden sonra yaymladklar bilgilere dayanlarak ok eitli tezler retilmi. Yine Amerikada, uzay dinlemek iin kurulmu olan merkezlerden uzayllarn dnyada yaam olduunu anlamalar iin Samanyolundaki dier gezegenlere sinyaller gnderilmeye balanm. Herhangi bir yant alnp alnmad gizli tutulduka ve bilim adamlarna sorulan sorulara kaamak yantlar verildike, bu sessizlik ve gizlilik uzayllarla temas kurulduu eklinde yorumlanmaya balam. (UFOlarn varl hakknda yeterince grg ahidi, fotoraf, televizyon grnts ve ifaat

- 200 -

bulunduu hlde, nedense, yetkililer ve siyasetiler srekli suskun kalmay tercih etmektedirler!) * nsan psikolojisi gerei, srlar merak, yasaklar arzu dourduu iin, uzaydaki dier uygarlklarla ilgili speklasyonlarn says milyonlar bulunca, baz insanlar uzayllar dini denen yeni bir akm gelitirmiler. Bu akm gnmzde yzlerce tarikata blnm olarak dnyann her yerinde taraftar toplamaktadr. Kendilerini Alfaclar olarak adlandran bir tarikat, unlar iddia etmektedir: Evrenin bir kesindeki bir gezegende (Alfa), bizden ok daha akll ve ok stn teknolojiye sahip birtakm yaratklar yaamaktadr. Bunlarn bilimsel ve kiisel yetenekleri biz dnyallardan o kadar stndr ki; lboratuarlarnda bulduklar yeni teknolojileri test etmek iin dier gezegenleri kullanmaktadrlar. Bu gezegenlerden biri de dnyadr. Dnya Alfallara ait olan bir gezegendir. Dnyaya dnyamz demekle kendi kendimizi kandrmaktayz. Ruh denilen eyi ve canl hcrelerdeki DNAlar kefedenler Alfallardr. DNAlar istedikleri gibi programlayarak dnyaya braktktan sonra, bunlardan oluan canllarn nasl bir evrim geireceklerini izlemeye balamlardr. Ruhun evrimi de Alfallarn program parametrelerine gre cereyan etmektedir. 70-80 yllk bir mr iinde yeterince olgunlamayan ruhlar, yeni doacak bebeklere ana rahmindeyken tekrar enjekte edilmektedir. Reenkarnasyon denilen ey bu tekrarlanan dou srecidir. Tamamen olgunlaan ruhlar Alfaya geri ekilmekte ve oradaki yaamda grevlendirilmektedirler. Alfallar dnyaya sk sk mdahale etmekte ve eliler gndermektedirler. Daha nce kendi otantik bedenleri ile geldikleri iin yakalananlar olmutu. Bu nedenle artk normal insan klnda gelmekte ve bizleri zaman zaman uykuda veya uyankken eitmektedirler.

- 201 -

Grld gibi Tanrya alternatif olarak Alfallar semi olan bu tarikat da hzla yaylmaktadr. * Bu tr benzeri felsefelere sahip tarikatlarn svire, Kanada ve A.B.D.de giritikleri toplu intiharlar, inanlarnn ne denli kuvvetli olduuna birer kanttr. 1997 ylnda dnyadan da grlen Hale Bopp kuyruklu yldznn geii srasnda Kaliforniyada yaanan intihar olaylar tyler rperticidir. 27 Mart, 1997de Marshall Applewhite liderliindeki Cennet Kaps tarikatnn 39 mridi toplu hlde intihar etmi hlde bulundu. Bunlar bedenlerinden kurtulup ruhsal lemde yaama zamannn geldiine ve Hale Boppun kuyruuna gizlenmi bir uan dairenin onlar almak iin dnyaya gelmekte olduuna inandrlmlard. Bu olaydan iki gn sonra Hollywooddaki bir villada Drdnc Dnya adnda bir baka tarikatn 14 yesi l bulundu. Bunlarn da bilgisayarlarnda ve odalarnda bol miktarda uan daire ve gezegen resimleri ele geirildi. Peki bu insanlara, Alfallar kim yaratt acaba? diye soran olmad m? Mutlaka olmutur... Fakat lm seecek kadar ikna edilmi olmalarna yol aan gerekler -dier UFO olaylar gibi- gizli tutulmaktadr! * Onca tarikat mensubunun intihar nedenleri ne olursa olsun, ortada apak bir sebep vardr: Gerek aileler ve gerekse lkelerdeki din eitimden sorumlu diyanet kurumlar, byk bir hzla oalan uzay a felsefelerine yant vermekte aciz kalmlardr. Din adamlar ve kitaplar yeni neslin anlamad eski terminolojileri kullandka; verdikleri rneklerde gnmz gereklerine deinmekten uzak kaldka; deve, buza, armh, adr, hurma, erbet, azap vs. gibi, genlere itici ve gerici gelen kavramlar kullanp an gereklerine ters den eski masallar din dersi diye anlattka; bu tr yollara sapanlar elbette oalacaktr. nk artk bilimsel ve teknolojik terimlerle doldurulmu gen zihinler dnce retirken dijital ve sanal bir

- 202 -

dnyann verilerinden faydalanmakta, hayallerini ya Hollywood senaristlerinin eserleri veya bilgisayar oyunlarnn kahramanlar sslemektedir. Tanr bilgisayar ve uzay arac yaratmay bilmiyor mu ki hibir din kitabnda dijital terminoloji hl kullanlmyor? Camilerde, kiliselerde, sinagoglarda, Budist tapnaklarda ve kutsal saylan yerlerde elektronik adan ve uzaydan bahsetmek neden hl dine saygszlk olarak alglanyor? Artk, yurttalarnn din eitimini stlenmi kii ve kurumlar, bu tehlikeli boluu doldurmak ve zamantesi sfatna sahip Tanry gemiin karanlklarna hapseden birtakm yklere sdrmaktan uzak durmak gibi nemli bir misyonu yklenmek zorundadrlar. Kreselleen dnyada yaanan gelimeler isteseler de, istemeseler de artk tm uluslarn yz yze kaldklar somut gereklere dnmtr. Bilgisayarlar ve nternet, Sibiryadaki bir ky evini Harrandaki bir kerpi kulbeye balamtr. Evrensel kltr yerel kltrlerle i ie gemitir. Bunun sonucu olarak, ne dneceini aran insanlarn says artmtr. Bunlarn dncelerini acl bir yaklamla kanalize edebilecek, an gereklerinden haberdar ve ak fikirli din adamlarna ihtiya vardr. Aadaki yaanm olay herkese nemli mesajlar verecek niteliktedir: 40 yandaki dindar bir babann 14 yandaki kz kafasna taklan u soruyu sorar: Baba, nasl oluyor da Trkiyede ve Japonyada ayn anda len kiilerin ruhunu Azrail ayn anda alabiliyor? Baba -klsik din bilgilerine dayanarak- bir yant verir. ocuk o yantla tatmin olmaz ve babasn hayrete dren bir aklama yapar: Bence, Azrailin nnde ok gelimi bir bilgisayar var ve her insann doum ve lm saatleri bu bilgisayardaki programda kaytl. Zaman gelince program devreye giriyor ve

- 203 -

uzaktan kumandayla ayn anda binlerce kiinin ruhu geri alnyor! Anlalan, Ahireti tasvir edenlerin artk Cennetteki kklere sper bilgisayarlar ve o kklerin arka bahelerine herkesin kullanabilecei uzay aralarn yerletirmeleri zaman oktan gelmi! Bellekleri bu tr imajlarla doldurularak byyen televizyon ve izgi film ocuklarn ileride bu aralar da tatmin etmeyecek ve nlama yoluyla gerekleecek uzay yolculuklar isteyeceklerdir. Dinsel retiler bu gereklere dayanan ast temellere oturtulamazsa, itihat kaps hl kapal demektir. Gelecek nesiller kanlmaz olarak bu sorgulama kapsn atktan sonra -bir klavuz olmad iin- kendi kiisel tanrlarn ve byk bir olaslkla sama sapan kurmacalarn yaratarak, belki de ok byk inan buhranlarnn ve zihinsel amazlarn iine deceklerdir. * nc binyla girerken, Tanr kavramna farkl bir anlayla yakalaan bir baka akm da Enerjicilerdir. Byk Patlamadan nceki durumu yok sayan bu akm, enerji ile Tanry ayn kavramlar olarak grmektedir. Her ey tanrdr, tanr her eydir panteizmiyle yola km olan Enerjicilerin mantk zinciri yledir: Madde donmu enerjidir, o hlde her ey enerjidir. Enerji yoktan var edilemez ve varsa yok edilemez, sadece ekil deitirir, prensibi gerei enerjiden baka bir varlk olma olasl yoktur. yleyse, Tanr enerjidir. Big Bangden nceki alevtopunu kim yaratt? sorusuna, bir balang noktas almak zorundayz diye yant veren Enerjiciler Tanry inkr etmemekte; ama Ona farkl bir kimlik kazandrma ura iinde bulunmaktadrlar. Tanr dndnz, hayal ettiiniz ve resimlediiniz hibir kavramn kendisi olamaz aklamas ile de tatmin olmayan bu teorisyenler: Bu tr aklamalar Tanry baka bir varlkm gibi gsterme ve Onu yine gklerin arkalarna gndererek

- 204 -

ulalmaz ve anlalmaz bir kavram hline sokma abalardr demektedirler. * Mslmanlar ve Yahudiler salam temellere oturmu inan sistemlerinin emniyeti iinde, gnmzde retilmi bir dizi yeni yorumlara sadece yz ekiterek bakarken, gelimi Hristiyan lkelerde byk inan alkantlar yaanmaktadr. zellikle Avrupadaki kiliseler boaldka kapatlyor ve diskotek, spermarket, otel ya da huzurevi olarak kullanlyor. Hristiyanla alternatif olarak bir yandan Budizm, Mslmanlk ve mistik eilimler yaygnlarken, te yandan ateizm gleniyor. Yklan kutsal deerlerin yerini para, lks yaam ve teknolojik gelimeler dolduramad iin gittike artan su oranlarn kontrol altna almak isteyen hkmetler -herkesin bana bir polis dikemediklerinden dolay- back to basics adn verdikleri geriye dn politikalar oluturmaya alyorlar. Okullarda din eitimi yaygnlatrmak iin mfredatlarna Hristiyanln yan sra Mslmanlk, Musevlik ve Budizmi reten dersler ekliyorlar. Vicdan, acma, yardm ve adalet hisleri gelimeyen genlerin azgn genlik enerjilerini ykc ynde kullanmalarn nlemek amacyla, onlar ya bilgisayarlarn bana hapsetmek, ya enerjilerini diskolarda sarf ettirmek ya da futbol stadyumlarnda barp, arp, kfrederek dearj olmalarn salamak iin bu sektrlere madd-manev destek veriyorlar. Batda sevgi, hogr ve bara rabetin arttn grenler kendi inanlarnn bu ynlerini n plna karan almalara ynelmektedirler. Kitap piyasasna her gn bu grleri ileyen binlerce kitap kmakta ve zellikle bar dini olarak kendini kabul ettirmi olan Budizmin temsilcileri olan guru ve maharajlar mit, heyecan ve coku uyandran i as mesajlar vermektedirler. Da kapal kabuundan yava yava kan ve kreselleme srecine girmi olan inin 1 milyar 400 milyon nfusu ile

- 205 -

dnya sahnesinde yer alaca gnler ok uzak grnmyor. Zen Budizmine ve dier Budist mezheplere inananlarn saysnn Mslmanlarn veya Hristiyanlarn saylarn ok aaca gnler yaklatka, Budistler gayretlerini daha da arttrmaktadrlar. Bu abalar meyvelerini vermekte ve Budist rahipler gittikleri yerlerde byk saygnlk kazanmaktadrlar. Bunlardan en nls, Tibetin Tantrik Budizminin ruhan temsilcisi Dalai Lamadr (1935-....).

SR NMOYUN EVRENSEL GRLER


Hindistanda doan mistik Sri inmoy (1931-....), 1964 ylndan beri, almalarn Batda yrtrken yze yakn kitap yazm. Bu kitaplardan alntlar yaplarak hazrlanan Tanr Tanrdr isimli eserde, baknz kendisine sorulan sorulara ne denli rahat yantlar verebiliyor: - Tanr kimdir? - Tanr sevgidir, gzelliktir, nurdur, mutlak gerekliktir, bartr. ekli vardr ve ekilsizdir. Siz Onu nasl alglarsanz, O odur. Bu ey veya o ey deildir, O her eydir. Ama siz Onu bir ey olarak anlarsanz, O, o eye brnm demektir. Tanr udur, budur dediinizde bir aacn bir yaprandan sz ettiinizi anlamalsnz. Ama aacn tmn grebilirseniz, Tanry daha iyi anlam olursunuz. - Tanr enerji olabilir mi? - Tek bana Tanr szcn kullandmzda Onu eriilmeyecek yksekliklere karyor ve yce bir da gibi statikletiriyoruz. Bylece Onu yceliin en st mertebesine km ve orada durmu bir varlk olarak hayal ediyoruz. Bunun yerine, Ulu Tanr (Supreme) tamlamasn kullanrsak srekli byyen, genileyen ve ycelikleri devaml aan bir kavram artrm oluruz. Enerji de byledir. Ulu Tanrya enerji derseniz, O

- 206 -

enerji olur. Bu durum gren ve grnen arasndaki izaf/rlatif bir ilikidir. - Akl ve felsefe ile Tanr ispat edilebilir mi? - Felsefe akln uradr. Ruhsallk ise kalbin ii... Tanry sadece akln rettii felsefeyle grmeye kalkarsanz, bunu asla baaramazsnz. Ama Onu kalp gz ile anlayabilirsiniz. Bunun en ak kant bir uura sahip olmanzdr. Ulu Tanrnn farkna varmanz, bu uur sayesinde gereklemektedir. uur ve farkndalk akln ii deildir. Bir aklmz olduunun farkna bile uur sayesinde varrz. - Sadece kinata bakarak Tanry anlayabilir miyiz? - Tanry bir okyanusa benzetirsek belki soruya yant bulabiliriz. Trilyonlarca damladan olumu okyanustan bir damla aldnzda, okyanus hakknda biraz fikir sahibi olabilirsiniz. Daha ok damlann ieriine baktnzda fikriniz geniler; fakat hl kardnz ok ey vardr. nsanolunun ya ve iradesi okyanusun tm damlalarn incelemeye ve grmeye yeterli deildir. Sadece dnyada grdnz milyonlarca bitki ve hayvan tr sizi hayretten hayrete dryorsa, dimanz Onun esiz zenginliini ve yceliini anlamaya nasl yeterli olabilir? nsan iradesi ve hayal gc buna msait deildir. Fakat Onu ksmen anlayabildiiniz zaman dahi byk ilerleme kaydetmi olursunuz. - Tanry grebilir veya hissedebilir miyiz? - Ulu Tanry akl gz ile grmeye kalkanlar nce evrelerine baksnlar. Grdkleri her ey Onun total Tekliinin bir parasdr. Tanry kalp gz ile grmek isteyenler nce kalplerindeki tm kt duygular boaltmak ve Ona temiz bir mekn ayrmak zorundadrlar. Bunu baardklar zaman Onu hissedeceklerdir. aynalarna bakarak Onu grmek isteyenler aynann parlakl ve netlii kadar yansma grrler.

- 207 -

- Tanryla konuabilir miyiz? - Ulu Tanr bizleri her n dinlemeye hazr bekliyor. Bilincimiz Onunla iletiim kurma aracdr. Fakat bizler hep kendi dncelerimizi ve kendi szlerimizi dinlemekten baka bir ura iinde deiliz. Tanryla konumak isteyenler, Onun kendileri ile konumasna imkn hazrlamaldrlar. badet ederken susmay ve dnmemeyi renenler bunu baarabilirler. Tanr ile aramzda her zaman, her yerde ve her hl iinde srekli ak olan -krmz telefon hatt gibi- bir iletiim kanal vardr. Bu iletiim baz insanlara tek ynl gelebilir. nk Onun sesi insan sesi formunda deildir. O ses beynin kula ile deil, ruhun kula ile duyulur. Bazen cevap da hemen gelmeyebilir. nk O sabrldr ve en uygun zamanda yant verir. Ama sabrsz insanlar acele bir cevap gelmedii zaman ya hayal krklna ya da pheye derler. Zamantesi Tanrnn bizim zaman anlaymza uyma mecburiyeti yoktur. - Ruh nedir? - Herkesin bir ruhu vardr ve her ruhun kendine zg bir doas, bir tabiat vardr. Ruhu bulmak isteyen kii nce sadece maddeden, akldan ve kalpten olumadn renmek zorundadr. Geriye bu i iin Ulu Tanrnn yardmna ihtiyac olduuna inanmas kalr. Bu yardm geldiinde bilin dzeyi yceltilir ve ruhla tanklk salanabilir. Bu uzun ve zahmetli bir yoldur. Buna katlananlar meyvelerini toplamlardr. - Reenkarnasyon nedir, lm nedir? - lm ikiye ayrmalsnz: Vcudun lm ve ruhun bedenden ayrl. Vcut maddedir. Doadan gelir ve ii bitince topraa geri dner. Buna ld demek doru deildir. O sadece ekil deitirir. Ruh ise lmszdr. O, kendini tayamayacak bir bedenden zaman gelince ayrlr ve bir baka greve gider. Bu, reenkarnasyondur. - Tanr evreni neden yaratt?

- 208 -

- Teklik yalnzlk demektir. Gren, iiten, yaratan ve ilim sahibi olan Tanr, yaratc gcn grmek, iitmek ve kendini kantlamak iin milyarlarca eklin iinde var olarak, Evreni yaratt. Baz insanlar neden hep Onun apayr bir btn olarak, apayr bir yerde kalmak istemi olduunu dnrler, bilemiyorum. Ulu Tanr madem her yerde hazr ve nazrdr; yleyse Onu karncann kalbinde de grebiliriz, kendi kalbimizde de... Tanr sonsuzdur; fakat her sonlunun iinde de mevcuttur. Sonsuzluk ve sonluluk iki kart kavram gibi grnebilir; ama aslnda ikisi de Tekliin birer zelliidir. Sonsuzluun iinde sonluluk kendi bildiini yaparken, sonluluun iinde sonsuzluk kendi arksn syler. - Tanr yaratmaya devam ediyor mu? - Sfat yaratc olan yaratma iinden vazgeer mi? Tanr srekli olarak yeni eyler yaratmaktadr. Yaratrken de babo, bozuk ve kuralsz bir yntem kullanmaz. Kendisi mkemmel olann yaratt eyler de mkemmeldir. Bu nedenle koyduu kurallar da mkemmeldir. Evrim kural bunlardan biridir. Her ey deiir, yenilenir ve bir eyden ok ey, ok eyden de bir ey meydana gelebilir. Btn bunlar bir nizam ve intizam iinde olur. Her ey Tanr ile beraber doar. Bu yzden her ey kutsaldr. - Tanr neden ift cinsiyet yaratt? - Tanr yce gcn yaratklar arasnda paylamaktadr. Bu paylama srasnda, farkl glerin atmamas iin birbirini sevmesi gerekir. Sevgi iin, birbirine ihtiyac olan iki ayr cinsin bulunmas lzmdr. Sevgi olmadan doa kendi kendini retemez ve devam edemez. Sevgi olmadan yaratklarn Tanry sevmesi de mmkn olamaz. Erkek-dii sistemini neden yaratt? sorusu yanl bir sorudur. nk her durumda, Tanrnn yaratrken bir sistem kullanmas gerekiyordu. Cinsiyetsiz yaratsayd, bu kez aklnza neden cinsiyetsiz yaratt? sorusu gelirdi ve o da yanl olurdu.

- 209 -

Bize den sevgiyi hissetmek, yaatmak ve gereini yapmaktr. Sevgi kinattaki esiz mziin bir notasdr. Bu notadan milyarlarca beste yaplabilir. Bu besteleri dinlemek Onu daha iyi anlamamza yardmc olur. - Tanr madem iimizde; yleyse niyetlerimizi ve ihtiyalarmz da biliyor. O hlde ibadet ve dua etmeye gerek var m? - Dua ettiimiz zaman, biz Tanr ile konuuruz. Sessiz ibadet ettiimiz zaman, Tanr bizimle konuur. Bu karlkl diyalog, akln hkimiyetinden kurtulmadan ve gnlk hayatn stresinden uzaklamadan salanamaz. O nedenle dua da, ibadet de gereklidir. badet ederken Tanrdan bir ey istenmez, Onun verecei ey sessizce beklenir. Dua etmek, bir bebein st iin alay gibidir. Anne, stn verince byk bir haz duyar. Dua da Tanry hazlandrr. Tanrnn ibadetimize ihtiyac yoktur. Bu bizim iin gerekli bir ihtiyatr. Bunu yapmayanlar mkfatndan mahrum kalrlar. - Tanrya inanmadklar hlde insanla faydal olan, insanlar seven ve mutluluu bulmu kiiler var. Hl byle olunca, ateizmi nasl aklayabilirsiniz? - O, her ey olduuna gre, yant basit... Demek ki O, inanszlk iinde bile sevgiye, yardma ve mutlulua dnebiliyor. Onu sabit ve deimez bir kavram olarak dndke, bu yanlglarnz devam eder. Ateist kii, bulutlu bir gecede yldzlar gremedii iin yok sayan birine benzer. Bulutlar dalnca gerei grenler olacaktr. Burnu koku almayan birini, koku diye bir eyin var olduuna inandramazsnz. Her meyve, sebze ve mineralin bir tad olduunu, tat alma organ olmayan birine retemezsiniz. Onu hissetme duyusunu gelitirmemi birine de Tanry anlatamazsnz; ta ki, kii o hassasiyeti gelitirinceye kadar... - Hayatn amac nedir?

- 210 -

- Hayatn amac: sel kutsall aikr klmak ve Tanrnn seilmi birer enstrman olarak bilinli bir ara olup lh Gereki aa vurmaktr. Bunun iin nce bu gerei grmek ve hissetmek gerekir. Bu Ulu farkndala ulatktan sonra ifaat kolaydr ve yaamn amac kendiliinden ortaya kar. Hayat evrimdir. Evrim sayesinde bu isel gerek yava yava belirginleir. Bu belirginlik yerinde sayan varlklarda elbette yava olur. Hayatn amac Onun yarattklarn sevmektir. Bu ayn zamanda Onu sevmek demektir. Bu iin bir bedeli yoktur; fakat mkfat oktur. Ruhumuz bu gerekle her n i iedir. - nsann sevgisiyle Tanrnn sevgisi arasndaki fark nedir? - nsan sevgisi dardr. Bir veya birka kiiye kar duyulan snrl bir sevgidir. Bu dar sevgi -akl ve duygularn etkisi altnda olduu iin- srekli sevilenin seveni istemedii veya birgn ortadan kaybolaca endiesini tar. nsan sevgisi ou kez hayal krkl ile sonulanr ve ykc olur. Tanr sevgisi ise, sonsuzdur, snrszdr, kesintiye uramaz, her zaman ve her yerde mevcuttur ve bir beklenti iinde deildir. Gne gibidir, parlar ve herkese ular. Fakat kapsn ve penceresini kapayanlara Gne ne yapsn?... nsan sevgisini Tanr sevgisine dntrenlerin sevgisi lmsz ve sonsuz olur. O zaman herkesi ve her eyi karlksz severler. Tanr sevgisi ile donananlar bilin kapasitelerini geniletirler ve evrensel ortak bilince kpr kurarlar. Yaamlar daha da anlam kazanr, verici olurlar. Bylece dier insanlarn da sayg ve hayranln kazanrlar. - man nedir? - man: Bilin tesinden bilincimize srekli mesajlar getiren bir kanaldr, bir kprdr. Bize baz eyleri telerde aramamz hatrlatan bir mekanizmadr. man iki trldr ve bunlar bir btnn iki hlidir: Tanrya iman ve kendi bilincimize iman. Biri olmadan dieri olmaz,

- 211 -

nk ikisi arasnda sregiden bir irtibat vardr. Bu irtibat canl tutanlar Onun ve erdemi ile yklenirler. Bilincimiz imanmz srekli art komaya iter. Bana bunu verirsen sana daha ok iman ederim gibi... Bu artlar defetmedike imanmz yceltemez ve Ona kar koulsuz bir inanca sahip olamayz. - zgr iradenin rol nedir? - nsan iradesi snrldr. Kendi stne kapand zaman daha da klr ve bazen ne yapacan bile bilemez. Bir k arar. radenin genilemesi ve zgr olmas iin ruhtan yardm almas gerekir. Ruh, Tanrnn temsilcisi gibidir. Tanr Gnese, ruh bir lambadr. rade, bu lambann ndan faydalanmaz ve onunla temas kurmazsa, Klli radeden yeterli payn alamaz ve zgrl baka yerlerde aramaya balar. Bu lambann ndan faydalanan irade ycelir ve mutlak zgrlkle birleerek evrensel anlamda hr davranabilir. Hr iradeyi arttrmak, verilmi olan yerinde kullanmaya baldr. Nasl ki bir baba verdii cep harln iyi eylere harcayan ocua daha fazla verirse, zgr iradesini iyi kullanan kii de daha fazlasna lyk olur. - Tanrnn adaleti nasl gereklemektedir? - Okyanustaki bir damlaya bakarak, okyanusa degin fikir beyan edilemeyecei gibi, Tanrnn adaleti de bir-iki eye bakmakla anlalacak bir kavram deildir. Bir satran tahtas dnn. Bu oyunun oynanmas iin ah ve vezir ne kadar gerekliyse, fil ve piyon da o kadar gereklidir. Ve hepsinin grevleri farkl farkldr. Bunun gibi, canl-cansz her ey bir hiyerari iinde belirli grevler yklenmilerdir. Bu sistem -insan aklna- bazen adil deilmi gibi grnebilir. Fakat mozaiin bir parasna bakp resmin tmn karanlarn bu kanaate kaplmalar doaldr. Baz insanlarn hllerinden ikyeti olmalar, bu Kozmik Pln anlayamamalarndandr.

- 212 -

O, herkese nasibi kadar vermitir demek de doru deildir. Bu, bir annenin farkl ihtiyalar olan ocuklarnn birine az, dierine ok vermesi gibi de deildir. O, herkese bol ve eit verir; fakat ruh kapasiteleri dar ve hassasiyet dereceleri dk olanlar bu ikramdan az faydalanrlar. Ulu Tanrnn bizim izaf adalet anlaymza uyma zorunluluu yoktur. - Farkl dinlerin anlamazl size nasl grnyor? - Dinler arasnda zde byk farkllklar yoktur. Her din Mutlak Gerekin mesajlarn verir. Gerek Tektir. Buna konulmu farkl isimler, farkl dinlerin isimleridir. Bir din bir yol izler, dieri baka bir yol; fakat hepsi ayn hedefe ynelmitir. Ama Ona ulamaktr. u din doru, bu din yanl diyemeyiz. nsanlar bu gerei hedefe vardklar zaman fark ederler. Grrler ki, eitlilii seven Tanrnn yolu tek olamaz. Btn yollar Ona kar. Mesajlar bu olmayan ve evrensellikten yoksun dinler de vardr. Bunlarn insan aklnn rn olduunu anlamak ok kolaydr. Doay ve Tanrnn yaratt eyleri sevmeyen ve bunlar Tanrnn iradesi kabul etmeyip zorla deitirmeye kalkan szde dinler zaten uzun yaayamazlar. Dinlerin znde tm dinlere sayg vardr. Bu saygy kutsal kitabnda yanstmayan dinler hakik din olamazlar. Merhametten, hogrden, sevgi ve saygdan, sabrdan, affedicilikten ve kardelikten sz etmeyen dinler Ulu Tanrnn mesajlarn dile getirdiklerine kimseyi inandramazlar. Hakik din: Tanrnn mkemmel, affedici, sevgi, merhamet ve rahmet kayna olduu gereini inananlara kazandran dindir.

- 213 -

RAMTHA
inmoyun inancn ifrata kaarcasna evrenselletiren; 35 bin yl nce yaadn; fakat lmeyip bir baka boyuta ktn; ve hl her yerde yaamakta olduunu syleyen bir baka mehul ahs da Ramthadr. Tanr hakknda zetle unlar syler: Balang ne zamand? Hibir zaman bir balang olmad. Tanr daima vard. O daima dnce, uzay ve telstarlara hayat veren ve onlar ayakta tutan boluktu. Telstar nedir biliyor musunuz? Telstar maddeye dntrr ve yldz sistemlerini yaratmak iin evrene datr. Telstar nereden geldi? Dnce, Tanr ve boluk inde yldzlar ve sonsuzluu grdnz o byk boluktan... Tanry kusursuz ve sonsuz varlk hliyle tasavvur etmek isterseniz, boluk denen sonsuzluu gznzn nne getirin. nk bu boluk, grdnz her eyi saran, ayakta tutan ve gereklik kazandran dnce nehridir. Herkes boluktan hilik gibi sz ediyor. Her eyi birarada, yrngesinde tutan g nedir? Dnyanz bolukta tutan nedir? inde yz milyar gne bulunan Samanyolunuzu birlikte tutan nedir? Gneinizi bulunduu konumda ne tutuyor? Tm maddeye geit veren ne? In seyahat ettii yol ne? Hibir ey mi diyorsunuz? Yz milyar gnei ve onlarn gne sistemini birarada tutan, o hibir eyi gsterin bana! Tanr, bir yandan her eyi meydana getiren maddedir. te yandan, deiik boyutlarda akan zamandr; paralel evrenleri yaratan zaman erisidir. Dier yandan, maddenin kaynakland k denen spektrumdur. Ve hepsinin stnde, sizi bulunduunuz konumda tutan hibir eydir: Dnce ve boluun sonsuzluu... Tanr: Hayatn btnl, sonsuzlukta atan nabz, genilemesi, evrimlemesi ve srekliliidir. Olmu olana olma izni veren, olan ileyen ve olacan vaadidir. Hayat biimleyen devinimdir. Bir amaca ya da ideale ulap durmayan, ancak

- 214 -

devaml hayat yaratan snrsz dnce srecidir -dnceden a ve maddeye... Tanr, her eyin zdr. Daima deien, daima yaratan, daima genileyen ve daima olan drtsel gtr. Her eyi kuatan, her gce sahip olan, daima evrimleen, daima devinim iinde olan, daima zgr olan, daima olan bu gc nasl tanmlayabilirsiniz? Gelecekteki imdi ile ayn olmayan imdiki Tanry, nasl Bu Tanrdr diye tanmlayabilirsiniz? Sonu olmayan bir evreni nasl alglayabilirsiniz? Snrl dnen akl ile zamann, mesafenin, boluun ve maddenin tesindeki bir eyi tanmlayamazsnz. nk snrl akl ile bu kadar uzaa, tanmlama yoluyla ulaamazsnz . Tanr, her ey olan, her ey olmu olan ve her ey olacak olan belirtmek iin kullanlan bir szcktr. Peki, Tanr olabilmek iin balang noktasn nerede bulusunuz? inizde!... nk siz Tanrnn imgesisiniz, Tanrnn kopyassnz. Siz olan z, srekli evrimleen, daima deien, daima yaratan, daima olandr. Siz dncesiniz, ksnz, ekilsiniz. Siz saf enerjisiniz, esiz gsnz, nabz atan duygusunuz, yce dncesiniz. En yksek zek, en yksek g, en yksek deer, kutsallk ve ycelik diye algladnz her ey sizsiniz. Siz kimsiniz? Siz tanmlanabilen tanrsnz. Tanr, asla sizin harika varlnzn dnda tanmlanamaz. Buna kalkmak bile kendinize kar hakszlk olur. nk bu durumda, iinizden yaylan bir eyi tarif etmek iin kendinizin dna km olursunuz. Tanry tanmlayabilmenin tek yolu, iinizdeki Tanry gzlemlemektir. Bunca eyden sonra bu iyi bir ey deil mi? Sizi sonsuz yaratl anlamaya almann karmaasndan kurtaryor ve dnce srecinizin, kendi varlnzn, kendi hayatnzn burada-ve-imdisine getiriyor. Tanry alglamak, anlamak ve sezgisel olarak bilmek iin tek yol, kendinizin kim olduunu anlamak ve duygusal olarak bilmektir. O zaman Tanry bileceksiniz. O zaman Tanrnn kim olduunu biliyorum; nk Tanr ve ben birim ve Benim kim olduumu biliyorum diyebilirsiniz.

- 215 -

Tanr gibi olmak, kendiniz gibi olmaktr. Sadece kendin olduun zaman sonu olmayan, snrsz, yaratc ve seeneklisin. zin verensin, devinimsin, sakinsin, hazsn. Saf enerji, gl ynlendirici, tm duygular ve dncelersin. Olmak ve kendini sevmek -btn varlnla, btn soluunla- ve kendi gzelliini hayata katmak, Tanr gibi olmaktr. Kendine olmak iin izin ver yalnzca. Tanr olmak: Ben Oyum diyebilmektir. Sevginin en saf biimi, Tanrnn her birinize verdii irade zgrldr. Bununla dncenin boyutlarn aratryor ve Sonsuz Zeky geniletiyorsunuz. Kendi yce iradenizden baka Tanrnn takdiri diye bir ey yoktur. Eer Tanr hayatn tek dzeyde bir ifade olmasn isteseydi, sizi asla yaratmazd. Ne de size kendi amal esizliinizi ifade etmeniz iin gereken zgr iradeyi verirdi. Tanrnn takdiri denilen ey, kardelerine hkmedebilmek ve onlar ynetebilmek iin, insan tarafndan yaratld. Eer bu retiye inanp Tanrnn iradesini kendinizden ayr grrseniz, daima Onun iradesi karsnda sizin iradeniz sava iinde olacaksnz. nk siz baz eyleri yapmak isteyecek ve yapmanz gerektiini hissedeceksiniz ama o yapay Tanrnn iradesi yapmamalsn diyecektir! Tanr sizden ayr deil. Siz ve O bir ve aynsnz! Sizin isteiniz onun isteidir. Sizin yapmak istediiniz, Allahn takdiri dediiniz, ilh iradedir. Asla kaderle eliki iinde deilsiniz; nk kader nceden izilmemitir. Btnyle sizin tarafnzdan izilmitir. Dndnz her ey gelecek anlarnz yaratr. inde bulunduunuz u n, daha nceki anlardaki dncelerinizin rndr yalnzca. Bu Tanrnn bilimidir. Tanrnn sizden istedii tek ey, ruhunuzdaki duygulara gre hayatn tmn deneyimlemenizdir. Niin? Bylece hazzn ne olduunu ve Tanrnn size ve tm hayata duyduu koulsuz sevginin ne olduunu anlamanz iin... Eer Tanr ile elikide olduunuzu hissediyorsanz, belki Tanr imgenizi yenilemenizin zaman gelmitir. nk Onunla

- 216 -

savamak zorundaysanz, O -yani siz- her eyi seven olamazsnz.

YARATICILIK
nsanlar aratrmaclk zellikleri bakmndan snflandrdmzda, nmze 4 ana grup insan tipi ktn gryoruz: - Olaylar ve fenomenleri sadece seyreden insanlar, - Bunlar merak eden ve akl kullanarak dnen insanlar, - Bunlar duygular, sezgiler ve ruhsal tecrbelerle anlamaya alan insanlar, - Olaylar yaratan lider ruhlu insanlar. ncelikle, buradaki yaratma kelimesini gnl rahatl ile kullanmamz gerektiini belirtmek gerekiyor; zira, yaratma sadece Allaha aittir gr, Cebryyeci bir dnce olarak bizleri birer robota dntrme potansiyeli tamaktadr. Allah kendi Klli radesinden ve o sonsuz yaratma gcnden bizlere az veya Czi bir rade vermise, bunu kmsemeye hakkmz olmamas gerekir. O Byk Yaratma Gcn atomlarna blseniz bile her mikro paras gene byk bir Yaratma Gc olur. Madem byle bir gce sahibiz; yleyse biz de kendi apmzda yaratclmz kullanabiliriz. Zaten onu kullandmz iin bu kadar bilim, sanat ve teknoloji retebildik. Milyarlarca rnek verilebilir: Allah ta, topra ve suyu yaratt; fakat Msrdaki piramitleri, Tibetteki tapnaklar, Avrupadaki katedralleri ve stanbuldaki Sultanahmet Camiini yaratmad. Bunlar, Onun verdii Czi radeyi kullanan insanlar yaratt. Allah madenleri, bitkileri ve zeky yaratt; fakat alminyum/nikel/manganez levhalardan, bakr tellerden, mikroiplerden vs. yaplm uzay aralarn yaratmad. Bu teknoloji harikas makineleri Onun verdii zeky kullanarak yaratan, sonra da Aya ve Marsa indiren insanoludur. Allah renkli pigmentleri, keteni, aac ve kl yaratt; ama Mona Lisay yaratmad. Bu esiz tabloyu: Tuvalini, boyasn,

- 217 -

frasn, Onun verdii ilham, duyguyu, estetik anlay ve zeky kullanan bir insan olan Leonardo da Vinci yaratt. Allah -bugn bilindii kadaryla- her maddeyi mikroskopla bile grnmeyecek kadar kk atomlardan yaratt; ama atom bombasn yaratmad. Daha fazlasn elde etmek iin insanlarn haftada 85 saat ter dkerek alt, uruna hile ve yalana bavurduu ve hatta birbirini ldrd para denen eyi O yaratmad. Doay zehirleyen atklar ve ozon tabakasndaki delikleri de O yaratmad. Bunlarn tmn insanlar yaratt. Yaratma szc insanlara atfedildii zaman ka atan zihniyetler, insann yaratcln tam olarak kullanabilmesine -en azndan- psikolojik olarak engel olmaktadrlar. O bakmdan artk bu terminoloji engelinin almas gerekmektedir. Tanr kelimelerle anlatlamayacak kadar Ulu iken, nasl olur da kelimelerle kltlebilir veya g kaybna uratlabilir! Mslman dindarlar -yanl bir yorum yznden yanl olduuna inandklar- yaratclk kelimesine kar kmay brakmadka, saylar bir buuk milyara yaklaan Mslmanlarn ne itihat kaplar alabilecek, ne de yaratclklar sayesinde dnyadaki bilim ve teknolojiye katklar %2lerin stne kabilecektir. (ABDnin katks %33 ngilterenin %17, srailin %3) Grlyor ki, yaratclk sayesinde insanolu gitgide daha mtekmil boyutlara sramaktadr. Baknz... Genetik alandaki almalar byk hz kazanmtr. Canl hcre yaratma zerine yaplan lboratuvar almalar sayesinde tp bebekler, kopyalanan koyunlar, kp eklinde domatesler, krmz limonlar, kk hcrelerden organlar vs. yaplmtr. Canl hcrelerin lmne sebep olduu tahmin edilen ve adna katil genler (killer genes) denilen DNA dizimlerinin bulunuuyla ve DNA zerinde yaplacak deiikliklerle insan mrnn %50 uzatlabilecei ngrleri mevcuttur.

- 218 -

Baz insanlar, 100-200 yl sonraki ok gelimi teknoloji sayesinde tekrar diriltilebileceklerine inanarak, ldkten sonra dondurulmalarn istemektedirler. Dnyadaki birok lboratuvarda DNAlarn hafza sisteminden yararlanlarak retilmeye allan biyolojik bilgisayarlarla uralmaktadr. Yine genetik almalar sonucunda, bir Tanr Geni bulunduu aklanmtr. Btn bu yaratc almalar tm engellere ramen devam edecek ve tahmin edemeyeceimiz boyutlara ulaacaktr. Bunca ilerleme karsnda mahcup olmak istemeyen dindarlar, din adamlar ve kutsal kitap tercmanlar, ayetleri yorumlarken veya kendi dillerine evirirken, bu bilimsel ve teknolojik gelimelerin 200-300 yl sonra ulaaca muhtemel dzeyi de gz nnde bulundurmak zorundadrlar. Aksi hlde, yorumlardaki yanllklar ve ksa grllk, birok din adamn ve onlara inananlar -Ortaada olduu gibi- yine ok zor durumlara sokacaktr. * Bugn, ibadethanelerdeki Tanr anlay ile lboratuvarlardaki Tanr anlay arasnda -olmamas gereken- byk farklar vardr. Fakat, Allah atom partiklleri arasnda, arayanlarla kutsal kitaplarda arayanlarn ulaacaklar noktann ayn olaca kanlmazdr. Bilim ve dinle uraan insanlar, bilgi birikimlerini ve deneyimlerini birletirdiklerinde, insanl daha st bir anlay dzeyine daha abuk ulatrabilirler. slm bilginleri ilk 700 yl boyunca bu ilim-inan birlikteliini gerekletirmi ve bu sayede Mslmanlar her sahada ileri gitmilerdi. te yandan tasavvufla uraanlar slmn znde var olan hmanizmi evrenselletirmilerdi. Her yl, her dinden, her milletten 1-2 milyon yabancnn Konyaya gelip Mevlnay ziyaret etmesi ve gelemeyen yz milyonlarn onu okuyarak anlamaya almas, bunun en ak kantdr. slm dini evrenseldir, sadece Mslmanlarn tekelinde deildir ve tm insanla hitap

- 219 -

eder. Bakara suresinin 62. ayeti ve Maide suresinin 69. ayeti bunun en ak kantdr. Bu ayetlerde, Allaha iman edenlerin, Ahirete inananlarn ve bara ynelik hayrl hizmetler yapanlarn -hangi dinin temsilcileri olurlarsa olsunlar- lm sonras kurtuluu elde edecekleri Allah tarafndan bildirilmitir. Allah sadece Mslmanlarn Allah yapmak, ibadet bekiliine soyunmak ve ibadet etmeyenlere hakaret etmek Kurann zne ve slmn evrenselliine aykrdr. slmda zorlama yoktur, olamaz da... nk bu Tanrnn Adil sfatna yakmaz. O, adaleti gerei tm evrene zgrlk tanmtr. Uan kular zgr, gebe hayvanlar zgr, irade sahibi insan zgr, genileyen ve deien evren zgr... Fakat Tanrnn sfatlarn ve slm iyi tanmayanlarn yaptklar yorumlar ve tercmeler bu zgrl kstlayan ve cendereye sokan dncelerle doludur. Hr iradeyi engelleyen hibir sistem veya dnce -Tanrnn isteklerini anlamad veya kabullenmedii iin- kalc olamaz. Gerek demokrasi Tanrnn demokrasisidir ve herkes iin demokrasi isteyen bir sistemdir. yleyse insan beyninin nasl altn, insann hayal gcnn geniliini, insann bir yaratma gc olduunu ve evrendeki dinamik dzeni anlamam insanlarn yapm olduu klsik yorumlarn birer evrensel gerek olmadn kabul etmeliyiz. Ve dnceye, konumaya yasaklar koymadan, gemile yzleerek, gemiteki yalan-yanl yorumlar bir kenara iterek, inancmz akl-bilim-kitap kriterlerine uygun hle dntrmeliyiz. Tanrnn mesajlarn doru anlayanlar ve yaratclklarn kullananlar, baknz nasl da meyvelerini topluyorlar. Konuma zgrl (free speech) olan lkelerin vatandalar, dnce zgrlklerini de gelitirdikleri iin, bakn ne byk baarlara imza atyorlar. Onun ilim yapnz mesajna sarlan insanlarn, Gne Sisteminde nasl da zgrce tur attklarna hep birlikte tank oluyoruz! *

- 220 -

Bu noktada, dine sokulmu hurafeleri ve geleneklere tutsak edilmi bir din anlayn temizlemeyi misyon edinmi olan Prof. Yaar Nuri ztrkn (1951-....) yazd kitaplardaki ve verdii konferanslardaki grlerinden bazlarna yer verelim hemen: Dinler tarihi, Allahn kullarna zorluk karmay ve Allahn rahmetiyle kullar arasna girmeyi bir tr tatmin arac gibi kullanan din bezirganlaryla doludur. lkeye ve cumhuriyete hyaneti din yapanlar bata olmak zere, eitli hurafe, bidat ve cehalet odaklar tarafndan ehresi karartlan ve dnyann nnde rknt ve korku unsuru hline getirilen slm dininin gereinin tannmas iin, tam bir seferberlik iine girmek zorundayz. Bu seferberlik, muazzez slam nefislerinin ve irkin emellerinin arac yapan karanlk ve istismarc tezghlarn almasnda, lkemiz iin Kurtulu Savann zafere ulatrlmasndan daha nemli hle gelmitir. Kurann dini insan iin bir dindir, insana ramen bir din deil. Kurann mesaj sadece evrensel deil, kozmik bir mesajdr. Onu gnderen kudretin lemlerin Rabbi ve tebli eden resuln de lemlerin Rahmeti oluu bu sebeptendir. Ahkaf suresinde Kurann cinler tarafndan da dinlendii sylenmektedir. Kuran, kafa gzyle grlemeyen st boyutlarn varlklarn cin kelimesiyle ifade etmektedir. Esasen, cinin kelime anlam gzle grlemeyen varlk demektir. O hlde Kuran, bizim yaadmz pln ve boyutun stnde ve tesindeki kozmik varlklar tarafndan da dinlenmekte ve izlenmektedir. Kuran dinini insan hayatna sokmak iin ne reforma ihtiya vardr, ne de gkten yeni bir ey getirmeye. Yaplmas gereken tek ey: Klsik bilginlerin mirasn da deerlendirerek, Kurann denetiminde, dini yeniden yaplandrmak ve kitleyi devirme din tabuculuundan ve takliti-kaosu ilmihl edebiyatln dan kurtararak gerekle kucaklatrmaktr.

- 221 -

Kinattaki insan tanyabilmek, insandaki kinat tanmakla mmkndr. Evren ile insan arasnda olduka garip, kozmik ilikiler vardr. Bu ilikilerin srr eyann hakikatinde yatmaktadr. Ya Rabbi! Bana eyann hakikatini ret niyaznda bulunan Nebi Aleyhisselm, ite bu kozmik ilikiyi yakalamak peindeydi. nsan bu ilikiyi yakalaynca evrendeki yerini daha iyi kavrayacak, haddini ve kendini tanyacak ve Rabbini bilecektir. Bylece, evrenle aykr konuma dmeyecek, lh senaryoda kendisi iin istenen en uygun rol seecek ve onunla uyum iinde olmaya (hikmet) gayret edecektir. Evrendeki her ey grevini yaratl hikmeti erevesinde eksiksiz yerine getirmektedir. Kozmik uyumu ihll etme gc sadece en erefli yaratk olan insana tannmtr. Elbet bu da lh Hikmet gereidir. nsana isyan edebilme yetkisi tannd iin, insann itaati dier tm yaratklarn itaatinden farkl deerlendirilmitir. nsann Allaha itaati, klenin efendisine itaati gibi deildir. syann mmkn olmad bir yerde, zdd olan itaatin deeri anlalamaz. Onun iindir ki yalnzca insann itaatinin karl cennettir. Bundan dolay yaratklar ierisinde kul olma ayrcalna yalnzca insan sahiptir. nsan Allahn klesi deil, kuludur. Kozmoloji: Evrenin srlarn kefetme ilminin addr. rfan: nsann kendi i dnyasn kefe kmasnn tekniidir. Fakat lzer drbnleriyle milyarlarca k yl uzaklktaki bir galaksiyi kefeden insan, kendi iinin ktalarndan, kendi kara deliklerinden ve kendi galaksilerinden habersizdir. Eyada dikey, yatay ve derinlik olarak beliren boyut, kendini insanda ilim, irfan ve hikmet biiminde gsterir. nsan enine, boyuna ve derinliine dengeli bir ekilde beslenip bymek istiyorsa, bu boyutlarn hibirini ihmal etmemek zorundadr. Bizler slmn hayranyz, dahas kurbanyz; fakat slmn insan olamadk henz.

- 222 -

Evrenin yaratl hikmeti ve vahyin ats sevgidir. Sevgi tohumunun ekilebilecei en verimli toprak yrektir. Bire yz bin verebilen sevginin ekildii insan yreinin lmsz meyvesinden tam verim alabilmek iin ey gereklidir: Cins bir tohum (sevgi), bakml bir tarla (kalp) ve fedakr bir bahvan. * Evrendeki mevcut sistemler ve enerji trleri ile ilgili birok bilgiye peygamberler bile ulaamamtr. Aksi hlde, Hz. Musa, dnyann dz olmadn bilebilirdi. Hz. sa, Gnein dnya evresinde dndn zanneden havarilerine bunun yanl olduunu retirdi. Hz. Muhammed, televizyon sistemini kurar ve vahiyleri tm dnyaya ekranlarda canl olarak anlatrd. Kald ki bugn ulatmz bilgi dzeyi bile yle abartlacak bir noktada deildir. 200 yl sonra bilim ve teknolojinin ulaaca dzeyi kimse hayal bile edememektedir. Bilimsel ve kltrel evrim geometrik biimde oalma srecine girmi; yaratcln kullanabilen insanlar sayesinde ortaya karlan binlerce bulu, gn be gn bu sreci daha da hzlandrmaya balamtr. Bu yaratc srete, -Ruhsal Zek adn verdii kitabnda yazd gibi- Tanrsn insan bilincinde aram ve aadaki sonulara ulam olan Amerikal bir bayan akademisyen, Danah Zohar yle yazm: Fiziktesi veya metafizik konular bilimin alanna pek girmez. Ama ben -bir bilim kadn olarak- meslekten dlanma riskini bile gze alp, Cevher, z veya Ruh denen olgulara, beynimizin kolayca alglayabilecei aklamalar getirebilmek iin tm birikimlerimi ve mesleki olanaklarm kullanarak, yeni bir sistem gelitirdim. Bu arpc ve yepyeni ifade biimini bulmaya imkn salayan ey, Beyindeki Tanr Blgesi balkl bir makale oldu. Yazy okur okumaz beynimde ve kalbimde kocaman bir ate yand. Bu atete kaynayp pien bilgilerin

- 223 -

daha nceki bilgi ve deneyimlerimle birlemesi sonucu ortaya yepyeni veriler kt. Hangi d uyarclarn ve etkilerin insan beyninde hangi blgeyi altrdklarn eski aratrmalardan biliyorduk. Fakat en son gelitirilen ve adna ksaca MEG denen MagnetoEnsephalography cihaz sayesinde, beyin hcrelerinin alrken yaydklar ve beyinde oluturduklar elektro-manyetik dalgalarn iddetini ve birbirlerini nasl etkilediklerini renme olana bulduk. Ayrca bu etkileim (interference) sonucunda ortaya kan osilasyonlar (dalga salnmlarn) lmek mmkn oldu. Bilindii gibi, uyuyan bir insanda beyin dalgalarnn frekans 2 Hzye kadar debiliyor (saniyede 2 dalga). Uyank birinde de dalga frekanslar 35-45 Hz arasnda deiebiliyor. Fakat ilgintir ki, meditasyon yapan bir kiinin frontal lob denen n-st beyin blgesinde srekli olarak 40 Hzlik dalgalar oluuyor. Ve bunlar denizin stndeki dalgalar gibi nden arkaya doru hareket ederek, birbirlerini ve dier blgelerdeki dalgalar etkiliyorlar. Bylece ortaya 40 Hzlik Birleik Osilasyonlar karyorlar. Ayrca, teste tbi tutulan insanlara dinsel, mistik ya da Tanrsal arm yaptran nesneler gsterildiinde veya pasajlar okunduunda da, yine sadece frontal lobda 40 Hzlik osilasyonlar oluuyor. Beyinde blge blge ve birleik olarak oluan osilasyonlar lp yaymlayan ilk nro-bilimci Rodolfo Llinas (New York niversitesi, Tp Fakltesi) Frontal Lobea Tanr Blgesi (God Spot) adn vermi. Yine Rodolfonun aratrmalarna gre, 40 Hzlik dalgalar ve osilasyonlar beynin dier blgelerinde de oluuyor ama sadece bir objenin ne olduunu anlamaya altmz anda ortaya kyor. rnein, bir odada oturup bo gzlerle etrafna baknan birinin beyninde 35-39 Hz arasnda deien dalgalar oluuyor. Fakat odadaki masann stnde duran bir fincana dikkat ettiinde, fincann rengini, boyunu ve eklini ayr ayr blgeler alglad iin, bu blgelerden kan dalgalarn birleik

- 224 -

osilasyonlar srekli 40 Hz iddetinde oluyor. Yani, beynimiz, paralar birletirip bir btn alglarken, alglama iini beyin hcrelerinin kendileri (nronlar) deil, ortaya bir art deer olarak kan 40 Hzlik birleik osilasyonlar salyor. Bu, ayr gitaristin ayn anda, birinci tele dokunmasndan sonra yaylan ses dalgalarnn kulamza tek bir ses olarak gelmesi gibi bir fenomen. te Rodolfonun bu buluu, kafamda akan imei krkleyen katalizr oldu. Baktm ki insan beyni bir ey renirken hep 40 Hzlik dalga yayyor. Ayrca, paralar birletirme, yeni dnceler retme ve hayal kurma esnasnda ortaya kan birleik osilasyonlar da muhakkak 40 Hz iddetinde oluyor. Yani, beyin 40 Hzlik birleik osilasyonlar en verimli ve en yaratc bilin hlindeyken oluturuyor. Buradaki pf noktas ve ilgin olan olgu u: Bu birleik osilasyonlarn nronlarla bir ilgisi yok; onlarn tamamen dnda ve beynin zerindeki bir manyetik alanda gerekleiyor. Bu yeni bulular nda derin derin dnrken, birdenbire insan akl, gzme 3 blml bir btn olarak grnd ve hl yle grnyor. Buna gre akl dediimiz ey: 1 - IQ 2 - EQ 3 - SQdan oluuyor.

IQ = MANTIKSAL ZEK
Beyindeki nronlarn ve onlardan kan dallar olan dendritlerin seri ekilde balanmalarndan oluan, rasyonel dnmeyi salayan ve problem zebilen zek. Bir bilgisayar gibi verilen komutlar ve verileri kullanarak mantksal zmlemeler yapan zekmz. Freudun Ego dedii bilin hli.

EQ = DUYGUSAL ZEK

- 225 -

Nronlarn ve dendritlerin paralel biimde balanmas sonucu ortaya kan, beyni bedenden ve d etkilerden haberdar eden ve duygusal hlimizin olumasn salayan zekmz. Freudun id dedii bilin hli.

SQ = RUHSAL ZEK
Beyindeki seri ve paralel balantlardan yaylan dalgalarn birbirini etkilemesi sonucu ortaya kan birleik osilasyonlarn yaratt manyetik bir alanda ilev gren zekmz. Yaratc, birletirici, deitirici ve evrendeki dalgalarla etkileime girip, bizi zmze, kkmze ve Kolektif Biline balayan btnsel zek trmz. Fakat SQ Freudun Sper ego dedii bilin hli deil, gerek Kozmik Bilinin bir paras ve onunla al-veri iinde olan bolm. Belki de din kitaplarda adna ruh denen o Akll Enerji... IQ i ve d uyarclar hakknda ne dneceimizi salyor, EQ ne hissedeceimizi... Motivasyonlar nasl davranacamz salyor. SQ ise, i ve d uyaranlar hakknda hangi sorular sormamz, olaylar nasl deitirmemiz gerektiini ve tm yeni bilgi ve bulgular yaratmamz salyor. IQ ve EQnun alglayamad enerji dalgalarn alglyor ve hem seri hem de paralel balant mekanizmalar ile birlikte onlarn rettii dalgalar kullanarak yeni formasyonlar yaratyor. Ben bu zek trmze Ruhsal Zek demeyi yeledim. nk eski tarihlerden beri yaplan ruh tanmlarna baktmda ruha atfedilen zellikleri Ruhsal Zekya yaktrmak, aklma gnlme ve bilimsel gereklere hi mi hi aykr dmedi. Ruh masum bir ocuk gibi acemidir; ama birok otantik bilgiyle birlikte bir bedende doar. O nedenle ocuklarn ruhsal zeklar yksektir. O zek, renip gelimek ve hem kendi evrimine, hem de Kolektif Biline katkda bulunmak iin aba harcar. Ve de beslendii kaynaktaki kozmik gerekleri dier ruhlarla paylamak ister.

- 226 -

Bunun salamak iin IQ ve EQnun becerilerinden yararlanr. Fakat maalesef ruhsal zekmzla olan kpry oumuz koparp atmz. Ya da bize st Bilinten mesajlar iletmesini, yeni mesajlar yaratmasn bloke etmiizdir. O nedenle de z ile yabanclaan ve anlam fukaral yaayan zekmz, iimizdeki z yabanclamay sessiz bir boluk olarak alglamakta ve bu nedenle de hem bedensel hem de ruhsal olarak kendimizi yalnz hissetmekteyiz. Ruhsal zeknzla kprleri atmsanz, onu yeniden ina edin. O kanaldan tekrar beslenmeye baladnzda yalnzlnz sona erecek, yaam enerjisi ve ilhamlarla dolup taacak ve yaptnz her i, lokal olarak veya kozmik dzeyde anlam kazanacaktr. * Zoharn szn ettii Ruhsal Zekya ok nem verdii anlalan Fethullah Glen (1941-....), bu konuyu slmi adan yle deerlendirir: Tebli adam i derinliine sahip bir gnl eridir. Mridin (rehber kii, akl hocas) szleri; ancak kendi i derinlii nispetinde makes (yansyacak yer) bulur. O, Allaha (c.c) yaklatka, Cenb- Hakk da onu kendine yakn klar ve bir yerde onun gren gz, iiten kula, tutan eli ve btn hareketlerinin temel kayna olur. Yani, artk o mridin her hareketi Allahn teyidi altnda cereyan etmeye balar. Mrid bildiiyle amel ettike, Allah da ona bilmediini retir ve onu hep doruya ulatrr. Hatta byle biri, en girift ve en mudil (zor/etin) meseleleri dahi ok rahatlkla zebilir. Seviyesi byle olan birisine, srekli Cenb- Hakktan, akdes (en kutsal) ve mukaddes (kusursuz ve kutsal) feyizler akp gelmeye balar. O bu feyizlerle hasl olan (oluan) manyetik alanda btn cazibe ve ekicilii ile irdlarn srdrdke (doru yolu gsterdike), onun evresi binlerin, yz binlerin kotuu bir ilhi glgelik hlini alr. te byk mritlerdeki o mthi cazibe, onlardaki bu i derinlikten kaynaklanmaktadr.

- 227 -

te, bu ynyle yakne (phe gtrmeyen ilh gerekler, marifetler) eren bir insan, ftursuzdur (usansz, mit dolu, kedersiz), pervaszdr (korkusuz, vesvesesiz). O lm glerek karlar. yle ki, o daha dnyadayken, hreti yaamaktadr. lim nedir? lim, nefsini bilme adesesi (mercek) ile Rabbini bilme keyfiyetidir (esas, arzu, hl). nsann kendini rasat ederek (gzlemek) Rabbini grmesi, duygularnda kefettikleri ile sfat ve esmay mahede etmesi (grme) ve bylece Rabbini anlamaya, bilmeye almasdr. Gnlde Allah sevgisini tututurmayan ve ruhn zevki alevlendirmeyen bir ilim gayesine ulam saylamaz. Kuran ve hadslerin tebcil edip (arlamak, nem vermek) tevikte bulunduu ilim de, ite bu ilimdir. nsan elinden tutup Allaha gtren ilimle, insan lboratuvara hapseden ilim bir olur mu? Kurnn ifadesiyle, kitap ykl binekle, okuduu tek satrla bile gvercinler gibi semada pervaz eden (kanat aan) ve her n ayr bir vuslat nevesi (sevdiine kavuma keyfi, neesi) yaayan kmil insan hi bir olur mu? Nebi, gerein tercmandr; yleyse herhangi bir insan, geree tercman olduu oranda nebinin vrisidir. Peygambere vris olan kmil insan, deta gneten gelen radyasyonlar yutabilecek byk bir yutucu santral gibi, kalbini btn faklteleriyle faal hle getirir ve btnyle bu mukaddes feyizlere makes olmaya alr. Bu, ayn zamanda bir arj olma ameliyesidir. Byle srekli dolan bir insann bir de boalmas vardr. te bu boalma keyfiyeti onun ruhunda bulunan ziya (k), nur ve dier hakikatleri neretmesidir (yanstmasdr).

RUH GZ
Yukarda grld gibi, ruhun varlna kutsal kitaplarn yan sra tm dindarlar, tm mistikler, pek ok farkndalk sahibi kii ve ok sayda bilim insan iaret etmektedirler. Na-

- 228 -

bzlar llrken vefat eden hastalar hakknda, baknz doktorlar neler sylemektedirler: Parmaklarm nabznn stndeyken vcudundan nden bir eyin ayrldn ve bedeninin n bir enerji kaybna urayarak souduunu hissettim. Hastam lmt. O nda, lmle yaam arasndaki son saniye iinde vcutta olup bitenler geti gzmn nnden. O minimum zaman iinde bedendeki tm fizyolojik hareketler sryordu. Kalp ve nabz atyor, kan dolam devam ediyor ve akcierler soluyordu. Bu hastann lmesi iin biyolojik bir neden yoktu. Fakat sanki bir dmeye baslm, elektrik kesilmiti. Enerji kayna kesilen vcut -hzla dnen bir motorun yavalayarak durmas gibi- yaamsal faaliyetlerini yavalatmt. Yavalatmt diyorum; nk hcreler henz tamamen lmemiti ve trnaklar ve salar bir mddet daha uzamaya devam edecekti. Bu kesilen enerji kaynann ruh denilen ey olduuna inanyorum. Bir baka doktorun izlenimlerini de yle: Kalbi duran hastalarn kalplerini gs stne uygulanan elektrik oklar ile tekrar altrmaya uratm vakalarn bazlar baar ile sonuland, hastalar yaama geri dndler. Bu hastalarn byk bir ounluu bilinlerini kaybettikten sonra birtakm ruhsal deneyimler geirdiklerini rapor ettiler. Bunlarn hemen hemen tm bir k tneline girdikten sonra ok holarna giden bir ruhsal olay yaadklarn sylediler. Birbirini tanmayan hastalarn bu tr benzer tecrbeler yaamas ok ilgin bulunduu iin birok hastanede bu konuda aratrmalar balad. Bunlarn sonularn almadan bir yorum yapmak istemiyorum. Tbbn ruh konusunu ilgi alanna sokmas mit veren bir gelimedir. Hatta bunlardan birinde, lm nnda vcut arlnn 21 gram eksildii bile saptanm. Bunun sebebinin kan ruh olup olmad dahi aratrlyor. Bilimin bu alanda da yepyeni bulgular elde edebileceine herkes hazr olmal, ilhiyatlar daha ak fikirli yorumlar yapmaldrlar.

- 229 -

Dijital zek alannda gelinen mesafeyle, duyusu olan ve insandan daha hzl dnp en karmak problemleri saniyeler iinde zen robotlar yaplmtr. Gren, duyan ve koklayan robotlar, dokunduklar eyann cinsini sylemeye ve tattklar eyin ne olduunu bilmeye balad gn, insan zeksyla zemediimiz eylerin zmleri birbiri pei sra gelecek; teknolojik evrim hzlanp pek ok paradigmay ykaca iin kltrel evrimimiz de byk oranda hz kazanacaktr.

MAN VE DNCE ARASINDAK FARK


Dncenin beyinde gerekletiini biliyoruz; ama acaba inan denen olgu da beyinde mi ekilleniyor? Dnce ile iman arasndaki en byk fark udur: Dnce su gibi akcdr; girdii kabn eklini alr; eitli hllere girebilir; deiebilir veya buhar olup uabilir. Fakat ayn zamanda katlap buz kesebilir ve zamanla bir buzdana dnebilir. O hle girince erimesi, deimesi ve baka bir kalba girmesi oluka zorlar ve yllar alan bir vakit ister. te inan da byledir: Dnce ve fikirlerin buz donmu kat hlidir, kolay kolay deimez. nan, inan, itikat, Hakk tasdik etmek anlamlarna gelen iman kavramnn pek ok tanm ve trleri var: man- Billh: Allaha ve sfatlarna inanmak cmli iman: Kitap ve peygamber tarafndan nakledilen her eyin doru olduuna inanmak Taklidi iman: Sorgulamadan, bakalarndan duyduuyla yetinerek inanmak Tahkiki iman: Soruturarak, aratrarak ve duyulan pheleri gidererek ulalan inanma biimi man- yeis : mitsizlik ve aresizlik iine dm birinin iman Hem ilk insanlarn inanlarn aratranlarn sylediklerinden ve hem de son yllardaki genetik aratrmalardan sonra ortaya kan bulgulardan anlyoruz ki: Tanrnn varlna iman

- 230 -

etmek, doutan gelen ftratsal bir inantr. Buna karn, herhangi bir kutsal kitabn rettii dine ve onun peygamberine iman etmek, doumdan sonra, akli yetenekleri kullanmayla ulalan inantr. Yani, hi kimse doarken bir dine inanarak domaz; nk din, dil gibi sonradan renilen zihinsel bir olgudur. Hl bu olunca; kii, kendisine ocukken retilen din ne ise, yaam boyunca -istisnalar hari- o dine inanr. Budist ebeveynlerin ocuu Budist, Musev ana-babalarn ocuu Yahudi olur. ocukken retilen dine, toplum kltr ve bu inanc srekli hatrlatan evresel etkiler de eklenince o dinsel retiler iyice yerleir ve zamanla vazgeilmez olur. Nasl ki ocukken ac biber yemeye altrlm kii mr boyu acl yemeklerden holanr ve acl eyler ararsa, belirli bir dine inandrlm kii de o dinin etkilerinden kolay kolay kurtulamaz. Baknz: Son derece zeki, kltrl, ilim sahibi, tm dinleri derinlemesine incelemi ve kitaplar 15 dile evrilmi bir dnr ve tarih bilgini olan ngiliz Paul Johnsonun (1929-.) kktendinci bir Katolik Hristiyan olmasn ve bununla iftihar etmesini; ancak bu yolla izah edebilirsiniz. Johnson, Tanry Aray ismini verdii kitabnda, itenlikle inand dininin kendisine verdii coku, mit ve heyecan yle dile getiriyor: Yeterince evrimlemediimiz iin Tanry anlamakta aciz kalabiliriz. Milyonlarca insann yazd ve syledii eliik ifadeler kafamz kartrabilir. Aklmz imanmz ynlendirebilir ve phe bataklna srkleyebilir. Hibir eyden emin olmayabiliriz. Hatta, Onun varln bile inkr edebiliriz. Fakat bir eyden emin olabiliriz: Dualarmz Onlar kesinlikle iitilmektedir. Nerede olursak olalm, koullarmz ne olursa olsun, vcudumuz ister salkl olsun ister hasta, dilimiz ister olsun ister olmasn, gzmz grsn veya grmesin, ister zengin olalm ister fakir, ister hr olalm ister esir; her yerde ve her zaman dua edebiliriz.

- 231 -

Dua: Gszn en gl silahdr ve bazen de silahlarn en glsdr. Ben ocukken, 1930larda, her Pazar gn ngilteredeki tm Katolik kiliselerde Rusyadaki komnizmin yklmas iin dua edilirdi. O dualar yllarca srd ve deien bir ey olmad. mitsizlie kaplp, dualar terk edenler oldu. Fakat ben bunca duann boa gitmeyeceinden emin olarak, bu ii her gece ve her sabah srdrdm. 80li yllarn sonunda dualarmz kabul oldu ve karamsarla kaplanlar da pimanlk duydu. Duann gcne inanmal ve gvenmeliyiz. Baknz, Eski Romallar gibi bugn paralarnn stne Tanrya gveniyoruz ifadesini yazanlar baardan baarya komaktadrlar. Bu bir tr duadr ve kabul grd aikrdr. Dier dinler de gzel mesajlar vermektedirler. Fakat bu dinler ya militan eriatlarn, ya da ok tanrl anlaylarn tesiriyle bozulmulardr. Benim gnlm Hristiyanlktan baka bir dine raz olamyor. Benim dinim her trl ktl ve totaliter dnceyi sevgiye dntrmektedir. Yzyllardr srdrlen misyonerlik devam etmeli ve herkes Hristiyanlkla tantrlmaldr. Mslmanlar, Yahudiler, Budistler, Hindular, intoistler ve Konfynistler bu dine davet edilmelidir. Dnyada sevgi ve bar bu sayede ve ksa srede gerekleecektir. Johnsonun bu heyecanl ifadeleri, bir dine iman etmenin beyinsel bir olgu olduuna en canl rnektir. nancn beyne ocukken yerletiini bilen aratrmac irketler, rnlerini daha ok satabilmek iin bu mekanizmadan faydalanmaktadrlar. rnein, Pepsi, Coca Cola ve Mac Donald ocuklara ynelik trl promosyonlarla rnlerini ana stnden henz kesilmi bebeklere tattrmakla, bu ocuklarn 70-80 yl boyunca kalc mteri olmalarn salyorlar. Hamburgerin ve asitli ieceklerdeki aromal lezzetin tadn kanksayan ocuklar bu rnleri mr boyu aryor ve tketiyorlar. te, din de byledir... Ergenlik ana kadar ocua hangi din kltr alanmsa, o genellikle kalc olur. Bu mantk zincirinden hareketle denebilir ki: Din, kalbe doutan ilham

- 232 -

edilmemekte, doumdan sonra aile ve evre tarafndan retilmektedir. rnein, ormanda doup bym bir insan yavrusunun Hristiyanlk dinine ya da baka bir dine kendiliinden inanmasna imkn yoktur. Fakat bu ocuun sonradan renecei bir din; onun doutan var olan Tanrya imann ynlendirir ve bir anlamda onu bir kalba sokarak beynine zihinsel bir olgu biiminde yerletirebilir. Evet, Tanrya iman doutan gelir. Ormandaki ocuk bile akl erdike Tanrsn bulur; fakat Ona nasl yaklaacan ve nasl ibadet edeceini bilemez. Dinlerin grevi de bu olsa gerek... Zaten bir dinden haberi olmayan veya uursuz olan insanlarn sorgu-suale tbi tutulmayacaklar her dinde bir kural olarak mevcuttur. Peki, uur veya bilin dediimiz ey nedir acaba?

BLN NEDR?
Bu soru, beyni aratran btn bilim insanlarnn kafasn kurcalayan; fakat yant henz bulunmam bir sorudur. Canl hcreler zerinde aratrma yapan Alman biyofiziki Fritz Poppun hcrelerin zayf bir ldama (glow) yaynladklarn kefetmesinden sonra, bu konudaki aratrmalar hzland ve hcrelerdeki bu ldamalara biyofoton ad verildi. Bunun hemen akabinde, Japon mikrobiyolojiciler hcre ekirdeindeki DNAlarn bu biyofotonlar sayesinde haberletikleri teorisini gelitirdiler. Vcuttaki yz milyarlarca hcrenin yaynlad biyofotonlarn her insann vcudunu epeevre saran bir biyoenerji alan (aura) oluturduu ispat edildi, hatta Amerikal bir fotoraf bu biyoenerji alannn fotorafn ekmeyi baard. Aratrmalarn younlamas sayesinde, herkesin kafasnn evresinde daha geni bir biyoalan tespit edildi ve buna da zihinsel alan (mental field) dendi. nsan beynini oluturan 100

- 233 -

milyar sinir hcresinin bu zihinsel alan sayesinde hem d dnyayla ve hem de kendi i devreleri ile haberletii ve yine bu sayede bir bilince kavutuu hipotezi ne srld. Sonra tm beyin hcrelerinin ortak bir entegre enerji alan iinde hzl bir haberleme gerekletirdikleri tespit edildi, bu enerjinin matematiksel deerleri bile hesapland. (50-100 Hertz gibi...) Hatta canl madde ile cansz madde arasndaki fark yaratan, yani hayat oluturan eyin, bu haberlemeyi salayan canllk enerjisi veya evrensel yaam enerjisi olduu tezi savunuldu. [Beyindeki sinir hcreleri bir telefon ebekesi gibi birbirine bal deildir. Hcreler arasnda mikroskopla bile zor grlebilen sinaps boluklar vardr. Bir hcrenin gnderdii sinyal dierine geerken bu boluu atlamak zorundadr. Bu ii yrten kimyasal maddelere nrotransmiter denir. Yukardaki hipoteze gre, haberlemeyi nrotransmiterlerin yan sra biyofotonlar da gerekletirmektedirler. Nronlar (sinir hcreleri) bilgi depolama ve aktarma iini yrtrken dier nronlarla nnda gerekleen haberlemeyi bu biyoalan iindeki ortam sayesinde salarlar. Bu fikri destekleyen kantlar mevcuttur. rnein, bir trafik kazasnda beyninin bir blm zedelenen ve grme duyusunu yitiren insanlarda bilin yok olmamakta; fakat o insanlar grme zrl kiiler olarak yaamlarn srdrebilmektedirler.] imdilik, bilincin byle bir canllk enerjisi olduu tezinden baka, elimizde kesin bir kant yok. yle anlalyor ki aklmz d dnyay olduka iyi anlamay becerebiliyor; fakat henz kendi kendini anlayacak kadar beceri sahibi olamam. Belli ki bilin evrimimiz henz yeterince yol almam... Bu yolda ilerledike, deien bilgilerimiz ve evreni alglama anlaymz, hem kendimizi ve hem de Tanr anlaymz muhakkak ki daha farkl biimde kavramamza imkn salayacaktr. Kim bilir... Tarihten beri sregiden bu aray belki de sonsuza dek deierek devam edecektir evrende tekrarlanan kaos-dzen kanunlarna uyarak.

- 234 -

imdi de, buraya kadar sz ska geen kalp gz kavramna aklk getirmeye alalm...

KALP GZ
Tm mistikler, ok sayda dnr, sanat ve airle birlikte duygular ve sezgileri gelimi tm insanlar srekli kalpten sz etmiler; fakat bunun tam olarak ne olduunu aklamamlar veya aklayamamlar. Klinik tpta kalp, vcuda kan pompalayan nemli bir organ olarak nitelenmi ve son zamanlara kadar kalbin bir ilham merkezi olduu konusu tbbn ilgi alanna girmemi. Fakat bu srrn kapsn aralamak yine tp doktorlarnn almalar sayesinde mmkn olmu. 1940 ylnda, Lester Sontag annenin kalp atlarnn rahimdeki bebei etkilediini saptam ve bu alanda alan birok doktorun kafasnda yeni bir pencere am. 1960 ylnda, krelerde alayan ocuklara bir ses cihazna kaydedilmi kalp atlar dinletildii zaman alamalarn %50 azald saptanm. Gney Afrikal doktor C. Bernardn kalp naklini balatmasndan sonra gelien organ nakillerinde, kalbi deitirilen kiinin kalbin ilk sahibinin baz ruhsal zelliklerini kazand tespit edilmi. Bu konuyu inceleyen John ve Beatrice Lacey beyin ve kalp arasnda ilgin bir al-veri olduunu kefetmiler: Beyin d dnyadaki ortama hazrlanmas iin kalbe -sinirler aracl ile- birtakm sinyaller gnderdikten sonra, kalp bu sinyalleri kar sinyallerle yantlamakta ve beynin hangi organa, hangi emri gndereceine yardmc olmaktadr. Bu bulu yeni bululara kap am ve 1980li yllarda, beyindeki bir hcreden dierine sinyal aktaran nrotransmiterler gibi, kalpten beyine sinyal gnderen hormonlar bulunmu. (Kalbin beyne gnderdii transmiterlerden biri ANF hormonudur. ANF, beyindeki Talamus blgesini harekete geirir.

- 235 -

Talamus, Endokrin hormonlarn rettiren Hipofiz bezini harekete geirir ve bylece vcudun ihtiyac olan hormonlar retilir. Bu hormonlar mikroplardan korunma, hastalklarn iyiletirilmesi, duygularn olumas, hafzann ileyii ve renmenin oluumu gibi fonksiyonlarn etkinlemesinde rol oynarlar. Ayrca, kalbi oluturan hcreler, dier tm kas hcrelerinden farkl bir yapya sahiptirler ve merkezi sinir sisteminin emrinde deildirler. Kendi enerjilerini kendileri retip, kendi elektriksel iletiimlerini kendileri ynlendirirler.) Kalbin beyne etki eden ve baz fonksiyonlarn ileyiinde rol oynayan bir organ olarak kabul edilmesinden sonra ortaya yeni fikirler atlm. Ana rahmindeki embriyonun geliimi srasnda kalbin geliimine ncelik tannd ve kalbin olgunlamasndan sonra deiikliklerin hzland tespit edilmi. Yaplan bir deneyde, kalpten kesilen canl bir hcrenin mikroskop altna konulduktan sonra yava yava atn kaybettii ve ld gzlenmi. Birbirine demeyecek ekilde iki hcre yan yana konduu zaman, ikisinin de ayn ritme uyarak att gzlenmi. Farkl ritimlerle atan iki ayr fare kalbinden alnan hcrelerin yan yana getirildikleri zaman ayn ritme uyarak atmalar birok aratrmacy hayrete drm. Aralarnda herhangi bir sv temas olmad hlde bu hcrelerin nasl haberletikleri zerine aratrma yapanlar, kuvantum enerjileri teorisini gelitirmiler. Bu teoriye gre: Kalpteki hcrelerin ayn mzie uyarak, ayn anda atmalar yle izah edilebilir: Atom ve uzay fizikileri tm evrende her eyin birbirinden etkilenmesini salayan -mknatsn manyetik alan gibi- bir kuvantum alan olduunu sylemektedirler. Bu alan kalpte de mevcuttur. Hatta, vcuttaki tm organlar sadece lokal olmayan bu enerji alan iinde birbirleriyle haberleerek almaktadrlar. Bylece vcutta bir kuvantum bilin alan domaktadr.

- 236 -

Bu bilin sayesinde organlararas haberleme nnda gerekletii gibi, d dnyadaki kuvantumsal etkilerin de nnda farkna varlmaktadr. Bylece, bu teori ile kalbin ilevi olduu ngrlm oluyor: - Vcuda kan pompalama, - Beyinle sinyalleme, - D dnyadan gelen etkileri hissedip, sinyallere dntrerek tm vcuda ve beyne mesaj olarak iletme, bilgi postacl yapma. Kalp gz denen ey bu olsa gerek...

TELEZOFLAR
amzdaki yeni fikirler, dnceler ve yorumlar sadece kitap ve dergilerle deil, gelien teknolojiye paralel olarak basn yayn kurulular ve nternet aracl ile de geni kitlelere ulatrlmaktadr. Televizyonlardaki ak oturumlara katlan ve nternetteki web sayfalarnda inanla ilgili grlerini aklayan tele-dnrler veya telezoflar, genellikle Kutsal kitaplardaki ayetleri an anlayna uygun biimde aklayan temalar ilemektedirler. Bu dnceler, tarihte olduu gibi, bugn de eitlilik ve farkllk gstermektedir. Bazlar da siyas veya karc ierikler tamaktadr. Aada, yazl ve grsel medyada yaynlanm farkl ierikli grlerden bir derleme bulacaksnz: Somut ve soyut boyutlar, varlklar lemi iinde yer alan insan hayat ve farkndal salayan insan bilinci aslnda bunlar yaratan Tanrnn bir macerasdr. Yaradan ve var oluu ayr ayr dnmek bir yanlgdr. Varolu her boyutta yaratann emrindedir. Bu boyutlardan birisi olan bilin, daha st dzeylere ktka zgrlemekte ve uyanmaktadr. nsan akl -analizci ve deneyci olduundan- srekli bir btn paralayarak anlamak ister. O nedenle, akln, Mutlak Tekliki anlama imkn yoktur. Akl maddenin hakik yapsn,

- 237 -

evrensel kanunlarn ileyiini ve sonularn bulabilir. Buluyor da... Bu bulular akl daha da gelitiriyor ve daha ileri bir anlay dzeyine sramasn salyor. Ruh ve farkndalk ise, akln analizciliine karn birletirici ve btn fark edici bir zellie sahip olarak karmza kyor. Bu farkndalk, dnyasal bilincin ilevi deildir. Ruhsal farkndalk: Byk Patlamann ncesinde var olan ve varoluun gizli hazinelerine alan kapdr. Bu kapya kadar akl yardmyla ulaabilir ve madd gerekleri kefedebiliriz. Kapnn arkas iin farkndalk gerekir. Ne kadar yksek farkndala sahipsek, yaradan o kadar iyi anlar, sever ve iimizde yaarz. Hz. Peygamberin mcadelesindeki ana fikri saptranlar kendi hrs, kin ve karlarnn kavgasn yapmak ve ldrmeyi Allaha fatura etmek iin cihad kelimesini politik amalar uruna kullandklar bambaka bir kavrama dntrmlerdir. slamdaki cihad: Gereini yapmak, nefisle mcadele etmek ve nefsi mdafaa anlamndadr. Hz. Peygamberin o gnk koullara uygun olarak verdii savalar savunma amaldr ve kar taraf saldrmadka balatlmamtr. Ayrca bu mcadelelerde yallara, ocuklara, kadnlara, rahiplere ve din bilginlerine dokunulmamas emredilmitir. eriat: Doru ve geni yol demektir, yntem demektir ve Kuran da sadece bir ayette zikredilen bir isimdir. eriat slm kelimesi yerine kullananlar ve Kuran dndaki birtakm anlamlar iinde deerlendirenler bu yolu daraltmakta ve saptrmaktadrlar. eriat, adaleti hkim klmak iin koyulmu kanun hkmleridir. Bu hkmler insanlarn can, namus ve mal gvenliklerini emniyet altna alr, inan zgrln salar ve haklarn korur. Bu gvenlikleri salayan her anayasa ismi ne olursa olsun eri kabul edilebilir. * Mslmanlk Allahn dinidir. Allah, art sahabe, art limler, art imamlar, art derviler, art eyhler dini deildir. Allah adna kimse kural koyamaz. Cihad edin demek, gayret edin demektir. Baz hiziplerin kulland gibi, gidin savan,

- 238 -

ldrn, katledin demek deildir. ldrme hakk sadece ldrlme tehlikesi karsnda doar ve kanun hkmlerince kayt altna alnmtr. nsan haklarndan sz edenler gidip Kuran iyi incelesinler. Grecekleri ey: nsan haklar evrensel bildirgesinin ilkidir. * Mzmin ateistlerden ve Batdaki nl tanrtanmaz bilimcilerin ilham kayna olan ngiliz felsefe profesr Anthony Flew (1923-...) yakn bir tarihte u itirafta bulundu: mr boyu bir tanrnn var olabilmesinin mmkn olamayacana inandm. Her dersimde, her sohbetimde, kitabmda ve her toplantda bu dncemi tm kalbimle savundum. Fakat inancm ykabilecek bilimsel ve felsef veriler o kadar oald, o denli kar konulamaz biimde glendi ki, Tanrnn varlna inanmaktan baka arem olmad noktasna geldim. Etki alanma girmi olan herkesten zr diliyor ve Tanrnn varlna inandm itiraf ediyorum! * Tarihteki ve gnmzdeki tm bilim insanlarnn Tanr hakkndaki dnce ve inanlarn matematiksel modelleme ile bir formle kadar indirgediklerini ve bu forml zdklerini syleyen baz ABDli analizci dnrler de sonucu yle akladlar: Tanr % 67 ihtimalle vardr!

SON DEY
Grld gibi, insanolu tarih boyunca Tanry birbirinden ok farkl anlaylar iinde deerlendiregelmi. Bu deiik yaklamlar kk bir liste hlinde ylece toparlayabiliriz: - Doadaki gler, - Evrendeki ruhlar, - Doa kanunlar, - Doann kendisi,

- 239 -

- Evreni oluturan enerji, - Evrenin kendisi, - Bilincin kendisi, - Evreni yaratan ve onun varl ile kendini ispatlayan; grnmeyen; kolayca anlalmayan; Tek olan; en yce g, - Gklerin tesinde bir btn hlinde duran, evreni ve ruhlar idare eden yaratc tek g, - Beenmedii Cebbar sfatn evrendeki ortak bilin iinde evrimletirerek deitiren, her eyin kayna Tek Nur, - Trilyonlarca parann iinde olan, durmadan byyen, her yerde hazr ve nazr olan, iiten, gren, koruyan, ve sonsuz olan Yaratc, - Ancak Yokluk ve Hilik ile anlalabilen sonsuz g, - Kendini baba-oul-kutsal ruh leminde gsteren yaratc, - Aklla anlalamayan; fakat ruhsal tecrbelerle hissedilen; retici, eitici, cmert ve sevgi dolu Nur, - Tarihsel diyalektik iinde ortak insan bilincinin oluturduu, var olmayan; ama yanlg dolu akln var zannettii bir zihinsel yansma, - Hayal gcnn bir rn, - Henz tanamadmz uzayllarn bir empozesi. * Bunca farkl anlay -doru olsun, yanl olsun- gz nnde bulundurarak iin iinden kmak kolay olmasa gerek... Bu yaklamlardan birini semek veya kestirme yoldan giderek kendi kiisel Tanr anlaymzn doru olduunu kabullenmek ve listedeki dier inanlar reddetmek, sorunu zmek iin yeterli olabilir mi? Belki... Evet... Hayr... Bu konuya degin ok nemli bir tespit yaplm: Alt bin yldan beri Tanr hakknda sylenmi ve yazlm eylere kronolojik bir sralama iinde bakld zaman, u saptamay kolayca yapabiliriz: Akl ve mantk kullanlarak dnlm lh Kimlik tasvirlerinde srekli bir evrim gzlenmektedir. nsan zeksnn geliimine paralel olarak, Tanr anlay da gitgide olgunlaan bir izgi izlemitir.

- 240 -

2.500 yl nce, her eyin sudan ve havadan olutuunu zanneden insan aklnn, grnen her eyin atom ekirdeindeki kuarklardan olutuunu buluncaya kadar izledii geliim sreci, Tanry anlamaya alrken de benzer bir seyir izlemitir. Fakat, Tanry ruhsal birtakm tecrbelerden sonra bulmu olduklarn syleyen mistiklerin 4 bin yl nce syledikleri ile bugn syledikleri arasnda zde hibir fark bulunmamaktadr. Bu demektir ki: Yaanan ruhsal tecrbeler dnyann her yresinde ve tarihin her anda birbirine ok benzeyen veya birbirinin ei olan deneyimler hlinde cereyan etmitir. Kinatn her yerinde izlenen yava seyirli evrim/tekaml gibi, sanki ruhsal deneyimler de -akla kyasla- ok yava artan bir evrimsel ivmeye sahip olmu veya hi olmam. Hangi dinden ve hangi lkeden olursa olsun, tm mistikler ayn sylemi dile getirmiler: O Nurdur, Tektir, Uludur, lim ve rfan Kaynadr. Her ey Ondan gelir, Ona dner. Ben Oyum. Bu evrensel mesaja ilveten, hemen hemen tm mistiklerin ortak paydalarndan biri de akln yetersizliinden sz etmeleri ve hatta tek bana akln ruhsal boyuta ulamada bir engel oluturduuna inanm olmalardr. Aralarnda hibir fiziksel iletiim arac bulunmad hlde, dnyann her yerinde ve her anda yaam mistiklerin ayn arky sylemeleri ve ayn resmi izmeleri olduka dndrcdr! * nsan tamamen madd ama akll bir varlk olarak grenler olduu gibi, onu tamamen ruh bir yaratk olarak grenler de olmu. Bazlar da btncl bir bak asyla, insan akl, duygu, drt, igd, sezgi, ruh ve bilin sahibi bir varlk olarak alglam; o nedenle kimi insanlar Tanrya sadece akl ve mantkla yaklarken, kimileri de Ona duygular, drtler ve sezgilerle yaklamlar. Mistiklerin birou ise, yaadklar deneyimlerden sonra Tanrya ruhsal boyutta yaklamay yelemiler.

- 241 -

yle anlalyor ki: Akl, mantk ve duygular sayesinde Tanr ile maddesel boyutta bir iliki kurulabilmektedir. Ruhsal deneyimler ve sezgiler sayesinde de Onunla ruhsal boyutta bir balant salanmaktadr. Bilin ise, bu iki iletiimi ve farkndal salayan ara olmaktadr. Demek ki yeteneklerin tm kullanlmadan, yeterince bilgi edinilmeden zihinlerde oluan Tanr anlay ok yetersiz bir kompozisyon izmektedir. Bu yeteneklerin tmnn gelitirilmesi ve tam kapasiteyle kullanlmas daha btncl/holistik bir Tanr inanc dourmaktadr. Bunlarn gelitirilmesine trl isimler konmu: - Akl gzn veya mantksal zeky amak, - Kalp gzn veya duygusal zeky amak, - Ruh gzn veya ruhsal zeky amak, - Kanallar amak, - Bilin dzeyini ykseltmek, - Farkndal artrmak. Her insanda mevcut olan bu yetenekleri gelitirip, bu kanallar amay baaranlarn baz limitleri atklarna ve dier insanlarn sahip olmadklar zelliklere sahip olduklarna ara sra tank olunmaktadr. Her insann, sahip olduu bilin dzeyini ykseltmesi iin eitilmi bir zekya, ruhsal bir farkndala, ak bir kalp gzne ve ak fikirlilie ihtiyac olduu anlalyor. Fakat, rendikleri birka ey, aldklar birka ilham ve yaadklar bir iki ruhsal deneyimden sonra Tanry anladklarn syleyenler bilmelidirler ki; tandklar ey, o Sonsuz Mutlak Btnlkn tamam deil, snrl bir parac olacaktr. Ama Onunla ok uzaktan bir tanklk bile az bir mesafe saylmamaldr. Bu snrl farkndalk ve yetersizlie ramen, insanolu Onu hep tanmak ve anlamak isteyecektir. nk insan merak eden, aratran ve sorgulayan bir yaratktr. Meraknn snr yoktur. Anlamad bir eyi anladktan sonra kendisine tekrar yeni problemler arar, bulur ve zmn aratrr. nsann bu

- 242 -

zellie sahip olmas, deiim srecinin devamll bakmndan elzemdir. Evrimleen zeks ve kiisel yetenekleri gelitike, insann ilgi alan geniler ve urat konular derinleip arlar. Bu durum bylece srp gidecek gibi gzkyor. Belki de milyarlarca yl sonra evrensel bilin dzeyi doyum noktasna ulanca, insanolunun madd evrendeki grevi sona erecek ve ruhsal boyuta k olarak geri dnlecektir! Sonu olarak: Tanr dendii zaman, bu szck kimin zihninde ve gnlnde neyi artryorsa, Tanr Odur gerei ile kar karya bulunmaktayz. Fakat bu gerek; izafidir, sbjektiftir ve grenle grlen veya hissedenle hissedilen arasndaki greceli bir ilikidir. O hlde Tanrnn ekli, yeri, gc ve yetenekleri zerinde yaplacak her yorum bir speklasyon olmaktan ileri gidemeyecek ve Mutlak Hakikati yanstmayacaktr. Buna ramen Tanr hakknda yorum yaplmamal demek de doru saylmayabilir. Dnen insan yorum yapan insandr. Yasaklar -nereden gelirse gelsin- insanlarn duygu ve dnceleri engelleyemeyecek; Tanry var veya yok kabul edenler, sbjektif grlerini lnse etmeyi ve dnce hakllklarn savunmay srdreceklerdir. Kald ki doadaki kanunlara mecburen uyarak yaayan; uurlu ve toplumsal bir varlk olan; toplumla birlikte yaayan ve toplum iinde deer kazanan ve adna insan denen varln, mutlaka uymas gereken moral ve ahlk deerler olmas gerekir, olmak zorundadr. Baknz, hayvanlarn birounda moral deerlere rastlyoruz: Pek ok hayvan doay israf etmez, kendine yetecek kadar avlanr ve stok yapmaz; kendine belirli snrlar izer ve o alanda yaam srdrr. nsanlarn da uymas gereken moral deerler olmaldr ki doadaki denge srdrlebilir olsun. Ahlk deerler fizik ve kimya kitaplarndan renilemez. Bir kimyager yllarca deney yapar ve ortaya yeni bir molekl karr. rnein, Eroin molekl... Eroin yapmak, kimyager

- 243 -

asndan dllendirilmesi gereken bir baardr. Ama bu maddenin uyuturucu olarak kullanlmasn nleyecek ve sadece tpta yararl bir il olmasn salayacak ahlk kurallar olmak zorundadr. nsann doasnda kurallara uymama ve yasaklar ineme eilimi vardr. Bu ruhsal zellii kontrol altnda tutan ahlk deerlerin unutulmamas, fosillememesi iin; tolerans, bar, kardelik, paylam gibi sylemler yannda, evrende babo ve yapayalnz olmadmz hatrlatan mesajlar da sk sk gndemde tutulmaldr. Tanr konusunda imdiye dek bunca dnce ve yorum retilmi ve ktphaneler dolusu kitap yazlmken, bundan sonra da hi duymadmz, okumadmz yepyeni yorumlarla karlaacamz muhakkaktr. Dnce asndan bakldnda yle denebilir: kna kabiliyeti yksek ve mantkl her dnce, gl bir pehlivan gibi, gsz olanlar malup edebilir, zayf fikirleri nnda rtebilir. nan bakmndansa yle denebilir: nan da eksik, yanl, zayf veya ok gl olabilir. Fakat kendisinden daha gl bir inan karsnda yllarca ve hatta bir mr boyu direnebilir. Dnce ve inan arasnda birbirini besleyen ve byten bir iliki olabilecei gibi, birbiri ile elien veya biri dierini ykmaya alan bir iliki de olabilir. Eninde sonunda, gl olann galip geleceine bahse girebiliriz! nan seimi herkesin kendi zgr iradesine braklmal; hi kimse dnce veya inanlarndan dolay aalanp hor grlmemelidir! Her insann inan sreci birbirinden ok farkl koullar altnda gerekleir; bu yzden ulalan her sonu, yani her inan birbirinden farkl olur. nk her inan, insan olmann, insann toplumsal bir varlk olmasnn ve ancak genetik ve ruhsal limitler iinde hareket edebilmesinin yaratt doal birer oluumdur.

- 244 -

BTMED... BTMEYECEK.

KRONOLOJK BR DERLEME
5 milyar yl nce Gne domu ve Dnya 4,5 milyar yl nce Gneten kopmu. Dnyann soumas, kabuk balamas, sularla kaplanmas ve atmosfere kavumas 1 milyar yl alm. Darwinci Evrim Kuram doruysa; 3,5 milyar yl nce denizlerde ilk ilkel yaam formlar ya da tek hcreli canllar ortaya km. Bizim iin hayal edilemeyecek bir zaman ls olan milyarlarca yl sren bir sre iinde, dier tm canllar peyderpey ortaya kmaya balamlar.

- 245 -

Bilimsel anlaya gre, en ilkel insan tipinin ortaya k 23 milyon yl nce gereklemi. (1,5 milyon yl hesab da yaplmtr.) Yaklak 250 bin yl nce, doduklar blgelerden g ederek ok uzaklara gidebilen insanlar ortaya km. Gnmz insanlar kadar ileri olmasa bile bizim gibi konuabilen, dnebilen, glen, oynayan, alet yapabilen ve merak eden insan tipi de yaklak 100 bin sene nce ortaya km. Bu insan tipine Homo sapiens denilmektedir. nsanolunun ortak bir kltr gelitirmeye balama tarihi gnmzden 40-50 bin yl ncesine dayandrlmaktadr. nk 40 bin sene ncesine ait kafatas fosilleri ile bugnk kafataslar arasnda hacim, biim ve ortak genetik miras bakmlarndan ok fark grlmemektedir. Ortadou ve Afrikada ortaya kan bu insanlarn ilk dokuz bin yl iinde Avustralya ve Sibiryaya kadar daldklar tespit edilmi. MLATTAN NCE Homo sapiens trnn Milattan nce 28.500 yllarnda, Asya ve Avustralya zerinden Yeni Gineye getikleri anlalyor. 25.000 ylnda, Sibiryadan Kuzey Amerikaya -Bering Boazn aarak- g ettikleri tespit edilmi. 23.000. Homo sapienslerin Avrupann her tarafnda yaadklarn braktklar izlerden reniyoruz. 18.000. Kuzey Yarmkrenin kuzeyi bir buzul a geirmeye balar. Deniz seviyesi son 100 bin yln en dk dzeyine ular ve 130 metre kadar aa iner. Bylece gneye doru g balar. 13.500. Deniz seviyesi 40 metre ykselir ve kylarda yaayan karasal canllar telef olur. Kesin bilgi yok; fakat muhtemelen Hz. Nuhun sel hdiseleri bu yzylda cereyan etmi olabilir.

- 246 -

11.000. klim tekrar deimeye balar. Mezopotamyay yabani otlar kaplar. Ukraynadaki mamutlarn da nesli tkenir. 10.500. Baz kavimler Gney Amerikaya kadar inerler. 10.000. Son buzul ana girilir. Mezopotamyada keiler evcilletirilir. Dou Avrupada arpa tarm balar. Yiyecein oalmas sayesinde nfus da artmaya balar. Msrllar i sava nedeniyle byk nfus kaybna urarlar. 9000. Akdenizde su seviyesi ykselir. (Hz. Nuh Tufan bu yllarda da ortaya km olabilir!) Mezopotamyada Ta Devrinin son yllar yaanr. 8300. Buzul a sona erer. Bu yla kadar birleik olan Avustralya ve Yeni Gine aras su ile dolar ve iki farkl ada kltr olumaya balar. Bugnk srailin bulunduu blgede etraf surlarla evrili ilk yerleim birimi kurulur. rdn vadisinde ilk kez buday tarm balar. Mezopotamya halk arpa tarmn yeni renir. Gney Afrikada baz maara duvarlarna zebra ve fil resimleri izilir. 7200. Yunanistanda koyunlar evcilletirilir. 7100. ayn Tepesinde (Irak) ilk kez bakr ilenmeye balar. 7000. Kurak bir iklimi olan Msra 1000 yl boyunca yamur yann balangc. Nil deltas verimli hle gelir ve nfus hzla artar. atal Hykte bir yerleim birimi kurulur. Anadoluda ve randa buday tarm balar. 6500. ngiltere ile Avrupay birbirine balayan ukur vadi sularla kaplanr ve Britanya Adas oluan Man Denizi yznden Avrupadan ayrlr. 6400. Mezopotamyada yaayan Smerliler ilk tekerlei icat ederler. (Tekerlek gnmz uygarlnn olumasna en byk katky yapm olan ok byk bir bulu olarak kabul edilir.) 6250. atal Hykteki yerleim birimi byk bir kasabaya dnr. aynnde ilk kez domuz evcilletirilir. 6000. anak-mlek yapm balar. Bylece yiyecek hazrlamak ve saklamak kolaylar.

- 247 -

svirede kpekler ve kzler evcilletirilir, tahllardan ekmek yaplmaya balanr ve yabani keten soymuklarndan halatlar yaplr. 5508. Milattan sonra 7. yzylda Konstantinopolde kabul edilen ve 17. yzyla dek, bin yl sreyle, Dou Ortodoks Kilisesi tarafndan Hristiyanlara kabul ettirilen kinatn -szde- yaratld yl. 5490. Suriye Hristiyanlarnca hesap edilerek kabul edilen kinatn yaratl yl. 5000. Mezopotamya ve Msrda sulama kanallar yaplr. Amerika Ktalarnda msr ve baklagiller tarm balar. Danimarkada kadnlarn erkeklere oranla erken lm oran %40 daha fazladr. 4000. Smerliler ilk ivi yazsn icat ederler. 600 sembolden oluan bir alfabeyle Glgam Destann yazarlar. Demir cevheri ilenmeye balar. 3800. Deniz seviyesi bugnk seviyesine 8 metre kadar yaklar. 3300. svire Alplerinde avlanan 30 yandaki bir adam (Ice man) kar frtnasndan korunmaya alrken donarak lr. Elinde bakr bir balta, srtndaki sadak iinde 14 adet ok ve bir yay ile belinde akmak tandan yaplm bir haneri vard. (Cesedi 11 Eyll, 1991 tarihinde bulunmutur.) 3200. Kuzey Msr Krall ile Gney Msr Krall, Kral Menes idaresi altnda birleir. Menes, ad bilinen en eski ve ilk tarih ahsiyettir. Yakn Douda tekerlekli yk arabas kullanm balar. 3000. Pamuktan giyecekler rlr. randa kilden yaplm sikkeler icat edilir. 2900. Ar tarm ve meraclk yznden Kuzey Afrikadaki Sahra blgesi llemeye balar. Kutsal saylmalarna ramen Karadenizde ar sayda yunus avlanlr. Msrda Kral Zoser tarafndan ynetilen nc hanedanlk baa geer ve Mimar mhotep, Zoser iin ilk piramidi yaptrr. Bu, dnyann en byk ta yapsdr.

- 248 -

2675. Keops piramidi 20 ylda ina edilir. 2350. Akadlar Mezopotamyay 200 yl boyunca idare edilmeye balarlar. Smer uygarl en yksek noktasna ular. 2000. Fenikeliler ve Giritliler direkli ve kare yelkenli gemileriyle Lbnan kerestelerini Msra ihra etmeye balarlar. Smerliler ondalk saylar kefederler. Yakn Douda sr ve st-yourt iftilii balar. Hindistanda ay ve muz tarm, Afrikada karpuzculuk, Arabistan Yarmadasnda hurma ve incir ticareti balar. 1850. (?) Hz. brahim Harrandan Kenan (Canaan/Filistin) blgesine g eder ve Nemrudun saltanat altnda olan Babile (Babylon) gelerek peygamberliini iln eder. Hz. brahimin dini Ortadou da yaylr. Bylece,Tanrnn tek olduu insanlara hatrlatlr, adak olarak klelerin kurban edilmesi yasaklanr ve ibadet kurallar getirilir. Bundan sonra, Hz. Yakub -srail lakab ile- Tanrnn buyruklarn yaymaya devam eder. Hz. Yakubun slalesi Beni srail/srailoullar adyla gnmze kadar srecektir. Yakn Douda domuz etinin yenmesi yasaklanr. Britanyada feribotlar ve vinler kullanlmaya balar. 1792. Babilde Hammurabi devri balar. 1500. inde ipek ilenmeye balanr. Msrllar geometriyi gelitirirler. 1450. Anadoluda Hitit hkimiyeti yaylr. 1374. Msrllar sadece gne tanrs Atona inanmaya balar ve tektanrcl geici olarak kabullenirler. 1200. Muhtemelen, Hz. Musann peygamberlik mucizelerini gstermeye balad ve 10 Emirin geldii yllar. 1000. Hinduizm ve Rig Vedalarn ortaya k. 1002-962. Hz. Davutun (King David) krall. 962-922. Hz. Sleymann krall. 850. Tarihi Herodotusa gre: Homer, liad ve Odisse destanlarn bu tarihte tamamlar. 753. Roma kenti Romulus ve Remus tarafndan kurulur. 721. Asurlular, srailoullarndan 27 bin kiiyi yok ederler.

- 249 -

658. Bizansn kuruluu. 634. Antik Yunan felsefesinin kurucusu Thalesin doumu. 600. Msrllar Afrikann evresini gemiyle ylda dolarlar. 565. Buda (Siddharta Gautama) dnyaya gelir. 555. Taoizmin kurucusu inli filozof Lao-tze dnyaya gelir. 551. Konfys (Kung Fu-tze) dnyaya gelir. 500. Konfysn, Sana yaplmasn istemediin eyi bakasna yapma! felsefesi inde yaylr. 470. nl Yunan filozofu Sokrat (Socrates) ve nl hekim Hipokrat (Hippocrates) dodu. 428. Sokratn rencisi filozof Efltun (Plton) dodu. 400. Yunan Filozofu Democritus maddenin en kk paras atomdur diyerek ilk atom teorisini gelitirdi. 399. Sokrat, Atinal genleri yoldan kard sulamasyla yarglanr ve baldran zehri iirtilerek idam edilir. 384. Byk skenderin hocas ve mantk biliminin kurucusu Aristo (Aristoteles) dodu. 301. Grek (Helen/Antik Yunan) mparatorluunun parlak devri. 300. Kuzey Afrikada esir ticareti ile leopar derisi ve fildii ticareti balar. 287. nl matematiki Arimet (Archimedes) dodu. 214. in Seddinin temelleri atlmaya balanr. 168. Suriye Kral 6. Epifanes Hz. Musann dinini yasaklar ve Kudsteki tapnaklar ykar. 101. Manyetik pusula kullanan inli denizciler Hindistana ktlar 47. Roma mparatoru J. Sezar (Caesar) Anadoluya geerek, Pontus Kral Farnacesi malup eder ve nl szn haykrr: Geldim, grdm, yendim! (veni, vidi, vici). 45. Sezar, Yunanl matematiki ve astronom Sosigenesi grevlendirerek yeni bir takvim hazrlatr. Bundan sonra bir yl: 365 + gn ve ylba da 1 Ocak olarak kabul edilir. 30. inliler gne saatini icat ederler.

- 250 -

MLAT (05. Hz. sann alternatif doum yl.) 0 yl: Hz. sann doumu. Bu tarih sadan 525 yl sonra, astronom Dionysius tarafndan hesaplanmtr. MLATTAN SONRA 33. Hz. sann teveffisi. Bu szck vefat anlamna geldii gibi uyutmak, yeryznden ayrmak ve melekler kadar saflatrmak anlamlarna da gelmektedir. 34-70. Hz. sann havarileri ncilleri yazdlar. 200. Batya doru ilerleyen Hunlar Afganistan igal ederler. 250. inliler barutu bulurlar. 313. Roma mparatoru Konstantin Hristiyanl kabul eder. 324. Hristiyanlk Roma mparatorluunun resm dini olur. 325. nl znik (Nicaea) Konseyi toplanr ve bugnk Hristiyanlk anlaynn temelleri atlr. 330. stanbul, (Constantinople) Roma mparatorluunun bakenti olur. 360. Hunlar Avrupay igale balarlar. 395. stanbul, Dou Roma (Bizans) mparatorluunun bakenti olur. 536. Budizm, Japonyada bir din olarak kabul edilir. 570. Hz. Muhammedin doumu. 610. lk Kuran ayetinin inii ve Hz. Muhammedin peygamberliinin balangc. 622. Hz. Muhammedin Mekkeden Medineye g (hicret). 632. Hz. Muhammedin vefat. 630-650. Arap-slm mparatorluunun ykseli devri. 660-750. Emeviler devri. 711-715. Emevilerin spanyaya geii. 756. Bamsz Endls Emevi Devletinin iln. 750-842. Irak Abbasilerinin gl devri. Bilim, felsefe ve ilhiyatta ok ilerledikleri yllar. 786-809. Harun el-Reitin Abbas hkmdarl.

- 251 -

813-833. El-Memunun parlak Abbas hkmdarl. 892. ngiltere 330 gemiyle gelen Vikinglerin istilsna urar. 969. Tunusta Fatimiler Devletinin kuruluu. 1071. Alp Arslann Bizans imparatoru Romanos Diogenese kar Malazgirt zaferi. 1077. Anadolu Seluklu devletlerinin balangc. 1086. inliler mknatsl pusulay icat ederler. 1095. lk Hal Seferinin balangc. 1147. kinci Hal Seferinin balangc. 1150. Pariste bir niversite kurulur. 1214. Moollar Pekingi (Beijing) ele geirirler. 1215. ngilterede kralln yetkilerini snrlayan Magna Carta iln edilir. Bu olay -Batda- insan haklarnn ve demokrasinin balangc olarak kabul edilecektir. 1217. ngilteredeki Cambridge niversitesinin temeli atlr. 1237. Moollar barut kullanmaya balayarak Dou Avrupay istil ederler. 1250. Hal seferleri srasnda Araplardan renilen ondalk say sistemi Avrupada yaylmaya balar. 1258. Irak Abbasilerinin eitli istillardan sonra ykl. 1261. Msr Abbasilerinin balangc. 1268. Anadoluda byk bir deprem olur ve 60 bin kii hayatn kaybeder. 1270. Sekizinci ve son Hal Seferi. 1275. nl Venedikli gezgin Marco Polo, Mool mparatoru Kubilay Kaann saraynda memur olarak almaya balar. 1278. lk ayna yapld. 1298. Marco Polo, Cenova hapishanesinde nl Milyon isimli seyahatnamesini yazar. Bu eser, Avrupallara, Asya ve Uzakdou hakknda nemli bilgiler kazandrr. 1299. Osmanl beyliklerinin Osmanl Devletine geii. 1326. Bursann fethi. 1348. Avrupada byk bir veba salgn balar. (Bundan Yahudiler sorumlu tutulur ve kitleler hlinde ldrlrler.) 1391. Selanikin fethi.

- 252 -

1402. Yldrm Bayezidin Ankara Savanda Timura esir dmesi ve Osmanl birliinin bozuluu. 1413. Mehmet elebinin Musa elebiyi malup ederek Edirnede tahta k. 1441. Afrikal esirler Lizbon pazarlarnda satlmaya balar. 1453. Fatih Sultan Mehmedin stanbulu fethi ve stanbulun Osmanl mparatorluunun bakenti oluu. 1455. Gutenbergin matbaada ilk ncili basmas. 1492. Kristof Kolomb Kbaya ayak basar; fakat Amerikay kefettiinin farkna varmaz. 1497. Amerigo Vespucci 1491de Amerikay kendisinin kefettiini iddia eder. 1502. Vespucci Amerikaya tekrar gider ve iddiasn ispatlar. 1512. Yavuz Sultan Selimin tahta k. 1514. Y.S. Selimin ah smaile kar aldran zaferi. 1517. Msrn fethi ve Y. S. Selimin halife oluu. Almanyada Martin Lutherin Protestan Mezhebini kuruu. 1518. spanyollar Afrikal esirleri Amerikaya tarlar ve eker kam retimini arttrrlar. 1519-21 Ferdinand Magellan dnyann evresini dolar. 1520. Kanun Sultan Sleymann tahta k. 1529. Osmanllarn Viyanay kuatmas. 1535. Fransaya ilk kapitlasyonlarn (ayrcalklar) verilmesi. ncil ngilizceye evrilir. 1538. Avrupadaki kutsal ittifakn donanmas Preveze Savanda Osmanllara yenildi. 1543. Japon ordusu ateli silahlarla donatlr. 1546. spanyollarn Amerikadaki yerli halklar katletmeleri. 1556. indeki depremde 830 bin kii yaamn yitirdi. 1562. Fransada din savalarn balangc. 1589. Diki makinesi yapld. 1597. ngiliz avukat ve tiyatro yazar ekspir (Shakespeare), Romeo Julieti yazar. 1600. indeki nfus 120 milyona kar. Kuzey Amerikada sadece bir milyon insan kalmtr.

- 253 -

1606. Avrupallar Avustralyaya ayak basarlar. 1630. nl Trk gezgini Evliya elebi gezilerine balar. (Yazd ciltler dolusu tarih ve corafya bilgisi ieren eserleri 1848de Kahirede ilk kez yaymlanacaktr.) 1642. ngilterede i savalar balar. Pascal bir hesap makinesi yapar. 1663. Avrupada byk bir veba salgn balar; yz binlerce insan lr. 1687. Japonyada hayvanlarn ldrlmesi resmen yasaklanr. 1698. Londrada menkul deerler borsas kurulur. 1700. Osmanllar Avrupada byk toprak kaybna urarlar. 1704. Amerikada ilk gazete yaymlanr. 1705. Buharla alan ilk makine icat edilir. 1715. Japonlar bakr ve gm ihracat sayesinde zenginlemeye balarlar. 1721. K. Amerika ve ngiltere arasnda ilk posta servisi balar. 1727. Brezilyada kahve tarm balar. 1729. stanbulda ilk matbaann al. 1750. Dnyann 750 milyon nfusu olduu hesap edilir. 1765. Pariste ilk lokanta alr. 1776. Amerikann bamszlk iln etmesi, ABDnin kuruluu. 1781. Urans gezegeni kefedilir. 1785. Amerikada dolar resm para birimi iln edilir. 1787. lk A.B.D. anayasasnn kabul. ngilterede ar alkol tketimi yznden su oranlar artar ve hapishaneler yetersiz kalnca mahkmlar Avustralyaya gnderilir. 1789. Fransz htilali. 1790. Hzl alan diki makinesi yapld. Fransada uzunluk ls olarak Metre kabul edildi. 1799. 18. yzylda Afrikadan Amerikaya gnderilen esir says 7 milyon kiiye ular. 1800. Batarya (ak) icat edildi. 1804. Napolyonun Fransa mparatoru iln edilmesi. Buharl lokomotif yapld. 1822. Fotoraf makinesi yapld.

- 254 -

1823. Bakde petrol sondajlar hz kazanr. 1825. Alminyum madeni bulundu. 1829. Yunanistan, Osmanldan bamszln kazanr. 1830. Rusyada koleradan 900 bin kii yaamn yitirir. 1831. ngiliz fiziki M. Faraday dinamonun prensiplerini kefeder ve elektrik retir. 1836. Alt kurunlu tabanca (Altpatlar) yapld. 1839. Tanzimat Fermannn iln. 1845. lk hidroelektrik santrali ina edildi. 1848. Kaliforniyada bol miktarda altn bulunmas ve altna hcum glerinin balangc. 1853. Krm Savalarnn patlak vermesi. 1854. Petrol rafine edilir ve yan rnler ortaya kar. 1856. Islahat Fermannn iln. 1861. Amerikada 4 yl sren i savalar. 22 milyon nfuslu 23 eyalet, 9 milyon nfuslu 11 eyaletle arpr. 1863. Londra metrosunun inaatna balanr. 1867. Rusya 7 milyon dolar alp Alaskay ABDye satar. 1869. Svey Kanal ald. lk margarin ya yapld. 1875. Svey Kanal ngilizlerin kontrolne girdi. 1876. Birinci Merutiyetin iln. 1877. Osmanl-Rus savalar. Telefon icat edildi. 1880. T. Edison elektrik ampuln icat eder. 1881. Atatrkn doumu. Avrupallar ABDye topluca g etmeye balarlar. 1882. ngilizlerin Msr igali. 1883. Makineli tfek icat edildi. 1887. Otomobil yapld. Sinema kameras icat edildi.Otomatik arpma ilemi yapan hesap makinesi yapld. Radyo yapld. 1892. Yryen merdivenlerin patenti alnd. Elektrikli t yapld. 1895. W. Rntgen, X-nlarn kefetti. 1897. svirede ilk Siyonist kongrenin toplants. Motorlu bisiklet yapld. 1898. Denizalt ina edildi.

- 255 -

1899. Ses kaydetme cihaz yapld. 1900. Dnya nfusu 1.7 milyara ykselir. 1901. Dnya petrolnn yars Bakde karlmaktadr. 1903. Uak modelleri yapld. 1904. Japon-Rus savalar. 1905. Wright kardeler yaptklar uakla 39 km. umay baardlar. Einstein zel Rlativite Teorisini yaymlad. 1907. Helikopter icat edildi. 1908. kinci Merutiyetin iln. 1911. Osmanl-talyan sava. talyanlarn Libyay igali. Franszlarn Tunusu igali. 1912. Fasn Fransa ve spanya arasnda paylam. nl Titanik gemisi Amerikaya giderken batt. 1.500 kii ld. 1914. 1. Dnya Sava balad. Kol saati yapld. 1916. anakkale Savanda yenilen ngilizler geri ekilir. 1917. Rusyada Lenin nderliinde Bolevik devrimi. 1918. Dnya Savann bitii. 20 milyon asker ve sivil yaamn yitirir. Tm dnyaya yaylan in Gribi yznden 21 milyon insan daha ld. 1919-22. Trk Kurtulu Savalar. 1920. stanbulun igal altna alnmas. Osmanl mparatorluunun k. Anadoludaki ilk seimin ardndan Trkiye Byk Millet Meclisinin Ankarada al (23 Nisan). 1921. Trk Kurtulu Savann zaferler dnemi. 1922. Saltanatn kaldrlmas ve Osmanl mparatorluunun son bulmas. Son padiah Vahdettin 17 Kasmda bir ngiliz gemisiyle Maltaya ayak basar. 1923. Lozan Antlamas ile Trkiyenin bamszlnn kabul (24 Temmuz). Trkiye Cumhuriyetinin iln (29 Ekim). 1924. Halifeliin kaldrl. 1925. Televizyon yapld. 1927. Kerkkte zengin petrol yataklar bulundu. 1928. Trkiyede Arap alfabesinin kaldrl ve Ltin alfabesine gei (3 Kasm). Penisilin bulundu. 1930. Jet motoru yapld.

- 256 -

1933. Nazilerin Almanyada iktidara gelmeleri. 1934. Almanya cumhurbakan vefat eder. Hitler %88 oy alarak baa geer. 1936. spanya i savalar. 1938. Cumhurbakan M. Kemal Atatrkn vefat (10 Kasm). 1939. 2. Dnya Sava balad. Elektron mikroskobu yapld. 1945. Savan sonu. 40 milyondan fazla asker ve sivil yaamn yitirdi. Hiroimaya ilk atom bombas atld. 1946. Elektronik bilgisayar yapld. 1947. Hindistann ngilizlerden bamszln kazanmas. 1948. Filistin topraklarnda srail Devletinin kuruluu. 1949. Mao Tse Tung in Halk Cumhuriyetini iln etti. 1950. Trkiye 2 partili demokrasiye geti. Kore sava balad. 1953. Canl hcrelerdeki genetik kodlarn ekirdekteki DNA molekllerinde gizlendii tespit edildi. Kanadada zengin Uranyum yataklar bulundu. 1954. 8 yl sren Fransa-Cezayir savalar. Moskova yaknlarnda ilk nkleer enerji santrali kuruldu. 1957. Ruslarn ilk insansz uzay aracn uzaya frlatmas. 1958. Atom ve Hidrojen bombalarnn sk sk denenmesi, uaklarn atmosferin st tabakasna braktklar kirli gazlar ve sanayi bacalar yznden ozon seviyesinin azald saptand. 1960. Lzer nlar kullanlmaya baland. 1964. ABD-Vietnam savalarnn kzmas. 1966. Hayvanlarn ldrlmesi gnah sayldndan Hindistandaki farelerin says 1.6 milyar olarak hesaplanr. 1968. Alaskada zengin petrol yataklar bulundu. 1969. Astronot Neil Armstrong Aya indi. Jumbo jetler hizmete girdi. 1972. ABD Jpitere insansz bir uzay arac yollad. 1973. Vietnam Sava bitti. 1974. Trk ordusunun Kbrsa k. 1976. indeki byk depremde 655 bin kii yaamn yitirdi. 1979. randa, ahn lkeyi terk etmesi ile Ayetullahlar dneminin balamas.

- 257 -

1981. AIDS virs kefedildi. Dnya nfusu yaklak 4,5 milyar. 1986. Gorbaov Rusyada reform (Perestroika) hareketlerini balatt. 1988. 8 yl sren ran-Irak sava sona erdi. Sava srasnda1 milyondan fazla insan ld ve sava faturas yaklak 1,2 trilyon dolar oldu. 1989. Berlin duvar ykld. 1990. Irak, Kuveyti igal etti. Yugoslavyada i sava balad. 1991. Krfez Sava. Kuveyt geri alnd. Yugoslavyada i sava kzt. 1992. Vatikan, 1633 ylnda Gne dnyann etrafnda dnmyor diyerek Kilisenin retilerine kar kt iin hapsedilen Galileonun haklln -360 yl sonra- kabul etti. Cezayir'de seimler iptal edildi. 1995. Yugoslavyadaki savatan dolay 800 bin kiinin sakat kald akland. Cezayirde yenilenen seimlerde sonu deimedi ve iddet olaylarnda lenlerin saysnn 60 bini bulduu akland. 1996. Afganistanda i sava kzt. 1997. Mars gezegenine yryen bir ara (Pathfinder) indirildi. Cezayirde 400 kii hunharca katledilerek ldrld (2 Ocak). 1998. Gney Amerikada 20 bin kii sel ve kasrga nedeniyle ld. Glckte 7.4 iddetinde bir deprem oldu (17 Austos) ve 18 binden fazla insan yaamn yitirdi. 2000. 2000 ylnda kyamet kopacan ileri srenlerin tm yanld. B. Clintonn yerine G.W. Bush bakan seildi. 2001. 11 Eyllde tm dnyay etkileyecek bir terr olay yaand: New Yorktaki kiz Kuleler yolcu uaklar tarafndan ykld. binden fazla insan ld. 2002. TBMM yenilendi (3 Kasm). Mevcut 5 siyas parti baraj aamad. A.K. Partisi byk ounlukla seimi kazand. CHP tekrar meclise girdi ve tek muhalefet partisi oldu. 2003. ABD ve ngiltere Iraka girdi. (20 Mart). Saddam Hseyin ve muhafzlar ordusu sakland.

- 258 -

2004. G. W. Bush yeniden bakan seildi (2 Kasm). Filistin lideri Yasel Arafat Pariste vefat etti (11 Kasm). Trkiye ile Avrupa Birlii arasnda yelik Mzakerelerinin 3 Kasm 2005te balamasna karar verildi (17 Aralk). 2004. (26 Aralk) Byk Deprem! Hint Okyanusunun altnda bin kilometrelik bir fay hatt krld, 8,9 byklnde bir deprem oldu. 12 lkeyi etkiledi. Sarsnt ve Tsunami yznden 250 binden fazla insan hayatn kaybetti. 2005. Ocak. Bir grup ABDli bilim insan Tanrnn %67 olaslkla varolduunu ilan ettiler. 2005. 1 Mays, saat 11:30. 24 saat sonra, dnya nfusuna 220 bin kii daha eklenmi olacak. u nda dnya nfusunun 6 milyar 420 milyon olduu tahmin edilmektedir.

KAYNAKA
(Aadaki kaynaklarn tm dikkatle okunup taranmtr. Alntlar, kitaplarn birer zeti niteliinde olduundan, sayfa numaralar belirtilememitir, zr dileriz.) - The Quest for God- (Paul Johnson, Phoenix, London, 1997) - God is...- (Sri Chinmoy, AUM publ., New York, 1997) - Rational Theology&Creativity of God- (K. Ward, Pilgrim Press, NYC, 1982) - God and His People- (E.W. Nicholson, London, 1986) - The Mind of God- (Prof. Paul Davies, Penguin, London, 1993) - Unravelling the Mind of God- (Robert Matthews, Virgin, London, 1993) - The Goddess Re-awakening- (Shirley Nicholson, Quest, Illinosis, 1992) - A History of Muslim Philosophy- (M. M. erif, Wiesbaden, 1963) - Islamic Spirituality- (Seyyid Hseyin Nasr, London, 1987) - Muhammad- (Karen Armstrong, Mandarin, London, 1991) - Kuran- Kerim ve Trke Aklamas- (Musha- erif, Medine, 1992) - Kuran Kerim ve Meali- (Prof. Yaar Nuri ztrk, Yeni Boyut, st., 1997) - Kurann Glgesinde- (Prof. Seyyid Kutub, Hikmet Yay., 2. B., st., 1972) - Kuran- Kerim Meali- (Z. Kazc/N. Taylan, r Yay., st., 1975) - Islam- (Malise Ruthven, Oxford, New York, 1997) - The Venture of slm- (Marshal G.S. Hodgson, Chicago U.P., 1974) - Islam in Modern History- (W. Cantwell Smith, Princeton, New York, 1957) - History of Christianity- (P. Johnson, Pelican, London, 1976)

- 259 -

Ramtha (Ramtha, Akaa, 1990) The Jewish Mystics- (R.J.Z. Werblowsky, L.Jacobs, Jerusalem, 1976) Religion and Society- (Elizabeth Nothingham, Doubleday, NYC, 1954) Mysticism and Religious Traditions- (Steven T. Katz, Oxford, 1983) Signs of Life- (Robert Pollack, Penguin, London, 1995) I am That- (Sri Nisargadatta Maharaj, Acorn, N. Carolina, 1992) Youll see it when you believe it- (Dr. Wayne Dyer, Arrow, London, 1993) Early Greek Philosophy- (John Burnet, Meridian Books, London, 1963) Philosophies of India- (Heinrich Zimmer, Pantheon, New York, 1951) The Story of Philosophy- (Will Durant, Simon&Schuster, New York, 1961) Modern Philosophy of Mind-(William Lyons, Everyman, London, 1996) A Brief History of Time- (Stephan Hawking, Bantam, London, 1988) The Emperors New Mind- (Prof. Roger Penrose, Vintage, London, 1990) A Brief Introduction to Psychology- (C. Morgan, McGraw-Hill, NYC, 1977) The Quantum Self- (Danah Zohar, Flamingo, London, 1990) The Quantum Society- (D. Zohar, Flamingo, London, 1994) The Tao of Physics- (Fritjof Capra, Flamingo, London, 1992) Cosmos, Bios, Theos- (H. Margenau-A. Varg., Open Court, Illinosis, 1994) Science, Philosophy and Religion; a Symp.- (A. Einstein, New York, 1941) Creative Evolution- (Henri Bergson, Mcmillian, N.York & London, 1964) J.P.Sartre. Being and Nothingness- (H.E. Barnes, New York, 1966) Gaia- (James E. Lovelock, Oxford University Press, 1982) The Ottoman Dynasty- (Alexander W. Hidden, New York, 1912) Kurandaki slam- (Prof. Y. N. ztrk, Yeni Boyut, 25. Basm, st.,1997) ncil- (Y.Yaam Yay., st., 1994. Riyazs Slihin ve Terc.- (Muhyiddin-i Nevevi, Trk Tarih Kurumu, 1976) Mesnev erhi- (Thir-ul-Mevlevi, Selm Yay., Konya, 1971) Felsefenin lkeleri- (Prof. Nihat Keklik, st. ni. Basmevi, 1987) Dnce Tarihi- (Afar Timuin, BDS Yay., st., 1992) Dnce Tarihi- (Orhan Hanerliolu, Varlk Yaynlar, st., 1966) Felsefe Szl- (O. Hanerliolu, Remzi Kitabevi, 3. Basm, st., 1975) ada Felsefe- (Bedia Akarsu, nklap Kitabevi, 1994) Tarih Smerde balar- (S. Noah Kramer, ev. M.. , Ankara, 1990) Yunus Emre- (A. Kabakl, Toker Yay., st., 1975) Mehmet Akif- (A. Kabakl, Toker Yay., st., 1977) mer Hayyamn Rubaileri- (V. M. Kocatrk, Edebiyat Yay., Ank., 1969) Marifetname- (. Hakk Hz., 4 cilt, Bahar Yay., st.,1973) Nutuk- (K. Atatrk, 2 cilt, Milli E. Bas., stanbul, 1973) rd Ekseni- (M. Fethullah Glen, Nil Yay., zmir, 1998)

- 260 -

Yrek Devleti- (Mustafa slmolu, Denge Yay., st., 1996) Said-i Nursinin Tarihe-i Hayat- (R.N.Klliyat, Szler Yay., st., 1976) ze Dn- (Ali eriati (ev: Kerim Gney), Sekin Yay., st., 1994) Allah Vardr- (Dr. H. Hilmi Birsel, Yamur Yay., st., 1976) Karl Marx ve Sistemi- (Prof. Z. F. Fndkolu, tken Yay., st., 1975) Eski Uygarlklarn iirleri- (Talat Sait Halman, st., 1974) Beynin Kimlii- (Mehmet Salam, Denge Yay., st., 1997) Genetik Gemiimiz ve Geleceimiz- (M. Salam, Ercan K., zmir, 2001) World History- (Rodney Castleden, Parragon, Bristol, 1994) Oxford Advanced Learners Dictionary- (A. S. Hornby, Oxford U.Pr., 1993) nternetteki birok niversite ve kitaplklarn web siteleri.

- 261 -