You are on page 1of 546

BiZANS iMPARATORLUdU

TARiHi
VA ZAN:
A. A. V ASILIEV
<;EVIREN:
ARlF MOFlD MANSEL
istanbul Oniversitesi Edebiyat Faldilteai
CILT
ANKARA
1 9 4 3
MAARiF MATBAASI
Istanbul Oniversitesi
Ana llim Kitaplar1
Tercume
Gene I
Edfbiyat
Serisi
No 33
No. 10
Maarif Ne$riyat Miidiirlftgftniin 25-X- 1939 tar!hll ve 8219099
emri yle 2000 sayl olarjlk basllml$tl r.
Eskikitaplarim.com

fASIL
Garpte Bizana tarihine ait araiJbrmalann k1sa bir iemali
Ba!;langu;lan. Fransanm rolO. Du Cange devri.
XVlll inci as1r. ihtiUU ve fmparatorluk.
Montesquieu
Gibbon.
Lebeau.
Royou .
Finlay .
Paparrigopulo
Hopf ... : .
Hertzberg ..
Gregorovius. Bury.
Lambros. Gelzer .
Hesseling . . ..
Bussel. Kembri<; Ortazamanlar Tarihi.
Bizans tarihine dair A.miyane icma!ler. ..
Rusyada Bizans tarihi a'rapumalannm k11a blr iemali
Alman Akademisyenleri. cGarplilen ve cSlav muhipleri V. 0.
Vasllievski . . .
Iertov . . . . .
]. A. Kulakovski.
F. I. Uspenski .
S. P. $estakov .
C. N. Uspenski. A. A. Vasiliev
...
Hususi mevkuteler. Hukuk, sanat ve kronolojiye dair
umumi eserler. Papiroloji . . . . . .. . . . . . .
FASILII
IV iineu as1rdan VI mel asrm ba!J).ang1ema kadar
lmparatorlutu
Konstantin ve H1ristfyanhk. , . . .
Konstantin'i n mezhep . . ..
Mi.lan e m lrnamesi. . . . . . . . . . .
Konstantin' in kiliseye kar;a oldug;u vaziyet
5
fj
8
12
13
14
19
23
23
24
28
29
30
31
36
38
39
40
4,4,
45
51
$3
61
;63
Eskikitaplarim.com
Arius mezhebi ve iznik konsili. . . . . . . . . . . . . . . 65
istanbulun tesisi . . . . . . . . . . . . . 69
Diokletian ve Konstantin zamaniannda imparatorlugun uzvi
reformlar1 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 73
BUyilk Konstantin'den VI mc1 asrm kadar
alan imparatorlar . . . . . . . . 79
Konstantin'in halefleri. Konstans . . . . . . . . . . 82
Julian Apostat . . . . . . . . . . . . . . . . . 84
IV Uncil asrm sonunda Kilise ve Devlet. BUyilk Teodos. Hiris
tiyanhgm zaferi. . . . . . . . . . . 96
IV Uncil as1rda Germen (Got) meselesi . . 104
V inci 'as1rda milli ve dini meseleler . . . 109
Arkadius. Nedimler. Got meselesinin halli. 113
Jan Krisostom . . . . . . . . . . . 118
Gene; Teodos II . . . . . . . . . . . 119
Din ka vgalan ve Uc;Uncil umumi konsil. . . . . . . . 122
istanbul yilksek mektebi. Teodos kodeksi. istanbul surlan . 124
Marc;ian ve Leon. Aspar. DordUncU umumi konsil . . . . . 129
Zenon. izavriyahlar. Odoakr .;e Ostrogot Teodorik. Henotikon. 132
Anastas I. iza vriya meselesinin halli. iran harbi. Bulgar ve Slav
akmlan. Uzun sur. Garp ile milnasebetler. . . . . . . 135
Anastas' m dint siyaseti. Vitalian isyam. Dahili reformlar. . . . 138
Umumi hetice . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 141
Bilyilk Konstanti n 'den Justinian'a kadar edebiyat, fen, terbiye
ve sanat . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 143
FASILIII
s'uyiik Justinian ve ilk halefleri
518- 610 devresi imparatorlan . . . 164
Jusfin I. Bilyilk Justihian. Teodora . 167
Justiniail'm siyaseti ve ideolojisi 168
Justinian'm harbleri. . . . . . . . 171
Justinian'm hukuki eseri. Tribonian 181
Justini'an'm dini siyaseti.Atina mektebinin kapahlmas1. Be!?inci
umumi konsil . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 188
Justinian' m dahili siyaseti. Nika isyam . . . . . . . . . . . 197
Justinian devrinde ticare t. Kosmas lndikoplevstes. Tahkimat. 206
Justinian' m ilk halefleri . . . . . . . . . . 212
Yunanistandaki Slav meselesi . . . . . . . 221
Justi nian devrinde edebiyat, maarif ve sanat. 225
F ASIL IV
Heraklius siila.J.esi devri
Heraklius siilalesi ve men!?ei . . . . . . 246
iran harpleri. istanbul surlan onilnde Avarlar ve He-
raklius'un iranlllara kar r;.n yaphg1 ehemmiyeti . . US
Eskikitaplarim.com
vn
Araplar. Muhammet ve lsl!miyet . . . . . , . , . ,. . 254
VI I inci as1r Arap fiituhatmm sebepleri . . . . . . . 264
VIII inci asrm kadar Arap fiituhah . . . 268
Balkan yar1madasmda ve Anadoluda Slavlarm terakkileri. Bul-
gar . . . . . . . .. . . . . . . . 276
Heraklius.siil!lesinin dini siyaseti. Monoteizm. 1tikat
Konstan II nin <dtikat Timsali. Altmc1 umumi konsil . . 280
Heraklius siilalesi devrinde Temler ve
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 285
711-717 . . . . . . . . . . . . . . . . . . 289
Heraklius sUIAlesi zamamnda edebiyat, maarif ve sanat. 290
FASIL V
ikonoklazm devri
I. - lzavriya yahut Suriye siililesi devri (717- 802)
lza vriya yahut Suriye sQI!lesi . . . . . . . . . . . . 297
Araplar, Bulgarlar ve Slavlara hareket
tarz1 . . . . . . . . . . . .. , . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 299
lzavriya yahut Suriye siil!lesi imparatorlarmm dahili siyaseti.
Kanunlar. Temler. . . . , . . . . . . . . . . . . . . . . 305
tkonoklazm. Bu hareketin ve Yedinci
umumi konsil . . . . . . . . . . 316
$arlmayn'm giymesi. . . . . . . . . . . 332
lza vriya siil!lesinin eserinden <;1kanlan netic e. 337
II. - izavriyah imparatorlarm ilk halefleri (802- 820).
Amorion yahut Frigya swilesi zama01 (820- 867).
802- 868 seneleri imparatorlan ve bunlarm . . 339
Amorion siilalesi zamanmda Bizans ve Araplar.
Slav Tomas'm is yam. Ruslarm Istanbul a karl yapbklara ilk
sefer. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 341
Amorion sUI!lesi zamanmda Bizans lmparatorlugu ve Bulgarlar. 352
i:konoklazmm ikinci devri ve yeniden kuruluu.'
IX uncu as1rda kiliselerin ayrilmasJ. . . . . . . . . . 354
Ill. - ikonoklast devrinde edebiyat, maarif ve sanat. 364
F ASIL VI
Makedonya siililesi devri _(867 -1056) ve bunu takip eden
karitikhklar devri (1056- 1081)
Methal. .............. .
Makedonya siililesinin meselesi. . . .
37M
380
Eskikitaplarim.com
vnt
I - Makedonyah imparatorlaran du} siyaseti
Makedonya silhllesi devrinde Bizansm Araplar ve Ermenistanla
milnasebetleri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Makedonya sUialesi zamanmda Bizans imparatorlugunun Bul-
garlar ve Macarlarla munasebetleri . . . . . . . . . . . .
Makedonya sillalesi zamanmda Bizans i mparatorlugu ile Rusya.
Pe<;eneg meselesi . . . . . . . . . . : . . . . . . .
Makedonya sil!alesi zamanmda Bizans lmparatorlugunun
!talya ve Garb! Avrupa ile milnasebetleri . . . . . . . . . .
II. - Makedonya siilalesinin siyaseti
Makedonya sillalesi devrinin din . . . . . . . . . . .
Makedonyalllann hukuki eseri. imparatorlugun h;timai ve ikti
sadi meseleleri. Kudretlilen ve Fakirler. . , . .
Vilayetlerin idaresi . . . . . . . . . . . . . . .
Basil II nin oiUmilnden Komnen'lerin tahta kadar vu
kubulan Bu devir imparatorlan
Sel<;uki TUrkleri
. . . .
Normanlar ....
Makedonya silhllesi devrinde maarit', fen. edebiyat ve sanat.
383
399
405
409
412
417
431
441
443
448
453
455
457
Eskikitaplarim.com
FASIL I.
GARPTE BiZANS TARiHiNE AiT CALISMALARIN
KISA BiR iCMALi

italya Ronesans devri bilhassa klasik grek ve romen
edebi eserlerine alaka gosterdi. Bizans edebiyati italyada
hemen hemen mec;;hul ve hic;;bir kimse bu edebiyatl
tammak i<;in tehaliik gostermiyordu. Bununla beraber grek
el yazmalanm aray1p bulmak ve grek lisamm tetkik
etmek ilzere yaptlan miltemadi seyahatler ortazaman-
lar grek edebiyatma olan bu istihfafkar vazi-
yete bir nihayet vermenin elzem oldugunu tedrici surette
gosterdiler. Klasik oldugu kadar bizanten muharrirlere dair
yapllan ilk tetkikler, grekc;e metinlerin latin lisamna tercil-
mesinden ibaret Bununla beraber XIV ilncil ve XVinci
astrlarda Bizans edebiyatma olan alaka
anzi ve klasik aleme gosterilen alakanm husu-
funa
XVI nc1 astr ve XVII nci asrm Bizans
tarih ve edebiyatma olan vaziyet ve
dogrusunu soylemek laztmgelirse, oldukc;;a tesadilfi bir su-
rette intihap ve ehemmiyetc;;e biribirine gayrimilsavi
:Jirtaktm Bizans muharrirlerinin asan Almanyada [mesela
Hieronymus Wolf tarafmdan], Hollandada [Meursius tarafm-
dan] ve italyada [Alemannus ve Allatius (Leo) nammda iki
Grek tarafmdan]
FRANSANIN ROLU. DU CANGE DEVRi
ilmi bizantinizmin hakiki yaratlctsl XVII nci asir Fran-
sast Frans1z edebiyatmm, Louis XIV iin parlak
devrinde, tekmil Avrupaya ornek oldugu, ktral, naztrlar,
piskoposlar ve hususi yekdigeriyle rekabet eder-
Bizans imparatorl ugu Tarihi
Eskikitaplarim.com
2 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
cesine kutuphaneler tesis ettikleri, el yazmalan topladrklan,
namdar alimlerin $eref ve hurmete garkeoildikleri bu devir-
de, Fransada. Bizans tarihi tetkikah misli gorulmemi$ bir
mevkie sahip oldu.
Btiyuk klralm ilk selefi alan Louis XI II grekc;eyi ogrendi
ve diakos Agapet'in imparator }ustinian'a olan vasayaszm franslz-
caya terctime etti (Preceptes du diacre Agapet a l'empereur }ustinien).
Buyuk bir kitap muhibbi ve yorulmak bilmiyen bir el yazma
toplayrcrsr alan kardinal Mazarin birc;ok grek el yazmas1
ihtiva eden mtikemmel bir ktittiphane yarattl. Bu ktittiphane,
kardinalm oltimtinden sonra, hakiki mtiessisi XVI net asrrda
Franc;ois I alan Paris kiral! kiHUphanesine (bugUnkti Milli
kutuphane) gec;ti. Krrali kUtophaneyi dahi idare eden Louis
XIV tin me$hur nazrn Colbert, ki.ittiphanenin ilmi hazinelerini
zenginle;;tirmek ve hari<;ten el yazmalan tedarik etmek i<;in,
butUn gayretini sarfetti. Olduk<;a btiytik miktarda grek el yaz-
mast ihtiva eden Colbert'in zengin hususi ktitupanesi ise
XVIII inci asrrda lnral tarahndan ktralt ktittiphane ic;in satm
.almd1. - Kardinal Richelieu Pariste bir krrali matbaa (Louvre
matbaasr) tesis etti; bu matbaa me$hur muharrirlerin eserle-
rini, bunlarm lnymetleriyle mtitenasip bir ;;ekilde, basacakt1.
Krrali matbaamn kullanml$ old ugu grek harfleri glizellikleriyle
temaytiz etmi;;lerdi.- Nihayet 1648 de Louis XIV Un himayesi
alhnda, klrali matbaada Bizans mi.iverrihleri ktilliyatmm
(Recueil des historiens byzantins) birinci cildi basrldt. Bundan
boyle ve 1711 e kadar bu ktilliyatm btiyUk fornnda (in-
folio) otuz iki cildi tabolundu. 0 devir ic;in calibi dikkat
alan bu ne$riyatm bugtin dahi tamamiyle yerini tutacak bir
eser yoktur. Paris ktilliyatrnm ilk cildinin ne:;;redildigi sene
a lim Frans1z na$iri Labbe (Labbaeus) Bizans tarihi amatorleri-
ne bir beyanname(Protrepticon) ne$reylemi$ ve hadiselerin
c;oklugundan dolayr o kadar $ayam hayret. tenevvulinden
dolay1 o kadar cazip, monar;;isinin saglaml!gmdan dolay1 o
kadar calibi dikkat alan bu $arki Orek imparatorlugu tarihi-
nin hususi faidelerine i$aret etmi$ti. Labbe Avrupa alimlerini,
kU.ttiphanelerin tozlan i<;inde gomtilti yatan vesikalan arayrp
bulmak ve bunlan ne$reylemek i<;in ikn a a c;ah!;)lyor ve bu
muazzam eser ugrunda mU.;;tereken <;all!;)Rcak olanlaramer-
mer ve tunc;tan daha metin ebedi ;;eref mU.jdeliyordu (1 ).
Eskikitaplarim.com
PRANSANIN ROUJ. DU CANOE DEVRi 3
XVII nci as1r Fransasmm en gi.izide ilim adamlarmm
ba$mda c;ok ve mi.itenevvi asan zamanimiza kadar ku vvet
ve ehemmiyetini muhafaza etmi;; olan me;;hur a.lim Du
Cange (161 0 -1688) bulunmaktad1r. Amiens'de, 1610 da, di.in-
yaya gelen Dn Cange babas1 tarafmdan Jezliitler kollejine gon-
derildi; bilahare h ukuk tahsil ettigi Orleans ve Paris'te birkac;
sene kald1ktan sonra dogdugu $ehire avdet ederek burada ev-
lendi; bu izdivac;tan on c;ocugu diinyaya geldi. Bir veba salgi-
mndan dolay1 Amiens'i 1668 de terketmek mecburiyetinde
kalan Du Cange Paris'e yerle$ti ve oli.imi.lne kadar (23 oirinci-
te$rin 1688) bu $ehirde kald1. Miiverrih ve filolog, arkeolog ve
nlimizmat olan Du Cange ilmin blitun bu sahalarmda fevkala-
de bir bilgi sahibi, yorulmak bilmiyen bir i;;<;i, mlikemmel bir
na$ir ve nafiz bir miidekkik oldugunu ispat etti. Fakat
45 ya:?mda bir ;;ey ne$retmemiti ve ad1 Amiens'nin haricinde
hemen hi<; bilinmiyordu (2). Devasa eserini hayatmm son
33 senesi zarfmda meydana getirdi. Kendi el yaz1sm1 ih-
ti va eden vesikalar zamammL<;:a kadar gelmemi$ olsalard1,
bu zatm bu kadar <;ok yazl yazml:,? olduguna inanmak mum-
kiln olmazd1. Biyografisinin miiellifi $6yle yazmaktad1r:
On sekizinci asrm bir alimi, garip bir heyecan krizinde, $6yle
bag1rmi!;ibr: Elli senelik evli ve kalaballk bir ailenin reisi
-olan bir adam nasll olmu;; ta bu kadar c;ok okumu$, bu
kadar c;ok dii;;linmli$, bu kadar c;ok yazmi$hr ? (3).
Du Cange'm Bizans tarihini alakadar eden asan meya-
nmda Franszz imparatorlarz idaresinde Istanbul imparatorlugu
tarihi ni (Histoire de /'empire de Constantinople sous les empereurs
franr;ais) (milellifi tarafmdan hayatmm sonunda tadil edil-
mi$ olan bu eser ancak XIX uncu as1rda ikinci defa ola-
rak basllnu$hr), son derece zengin jenealojik malzeme ihtiva
eden Bizans aileleri ni (De Familiis Byzantinis) ve 1453 sene-
-sine kadar istanbul topografyasma ait elde mevcut tekmil
muhtasar ve mufassal malumatm bir bilanc;osunu ihtiva
eden Hzristiyan Konstantiniye yi ( Constantinopolis Christiana)
bilhassa kaydetmek laz1mdlr. Bu son iki eser Historia Byzan-
iina duplici commentario illustrata, mil;;terek ismini ta!;iimakta-
dirlar. - Oliimilnden lie; ay evvel Du Cange Ortazamanlar
grek lisanz kamusu n u (Glossarium ad scriptores mediae et
infimae graecitatis) iki cilt halinde ve in-folio olarak ne$retti.
Rus bizantinisti V. o: Vasilievski'ye gore <<bir e;;i olm1yan
Eskikitaplarim.com
4 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
bu eser iizerinde, nazaran, kalaballk biitiin bir
alimler cemiyetinin <;ah;;mas1 ikhza ederdi (4). Bu, Du Cange'
m hayatmda bashrmi;> oldugu eserlerin sonuncusu
ayni zamanda Du Cange'm Paris'te degil, fakat Lyon'da
tabedilmi;; olan yegane eseridir (5). Du Cange'_n kamusu.
bugiin dahi, yalmz Bizans tarihiyle degil, fakat umumi olarak
ortazamanlar tarihiyle edenlere son derece liizumlu
bir <;ah;;ma vas1tas1 etmektedir. Her cihetten
dikkat olan ve gayet alimane yazilmi;> ihtiva eden,
miihim Bizans miiverrihleri asarmm tekmil bir serisinin
dahi Du Cange'e ait bulunmaktadir. En nihayet Du
Cange'm biiyiik formada (in-folio) ii<; ciltlik Ortazamanlar
Latin Lisam Kamusu (Glossarium ad scriplores mediae et infimae
latinitatis) adl1 muazzam eserinin Bizans devri i<;in arzettigi
biiyi.ik ehemmiyeti kaydetmek laz1mdir (6).
Daima miikemmel s1hhatte olarak ya;;ami$ olan Du Cange
1688 senesi haziranmda birdenbire hastalandi, ayni senenin
23 ilkte$rininde, 68 ya;;mda oldugu halde, kans1, <;ocuklan
ve dostlannm arasmda oldii. Saint- Gervais kilisesine defne-
dildi (7). Mezarmdan hi<;bir iz kalmami;>hr. Pariste ii-cra
ve dar bir sokak hala Du Cange sokagi>> ismini
tadir (8).
1
Fakat <;ah;;an yalmz Du Cange olmad1. Ayni devirde Ma-
billon vesikalar ve evraka dair yepyeni bir ilim tesis eden
olmez Diplomatih ini (De re diplomatica) ne;;retti. XVI II
inci asnn ba;;langicmda Montfaucon Grek paleograjyas1
(La paleographie grecque) nammda - zamamm1za kadar kly-
metini olan miihim bir eser telif etti. XVIII
inci asrm ilk msfma, Pariste ve telifatta bulunan be-
nedikten Banduri'nin "Sark imparaforlugu, adh biiyiik eseri
(imperium Orientale) ve dominiken Le Quien'in hiristiyan ;;ark
tarihine ve bilhassa kilise tarihine dair pek zengin malO.mat
ihtiva eden "H1ristiyan $ark, (Oriens Christianus) adh miihim
kitb1, merbuttur.
i$te bu suretle XVIII inci asrm ortasma kadar Fransa,
bilaitiraz, bizantinizmin bulunuyordu ve o devir
iHimlerinin bir<;ok asan zamanmuza kadar k1ymetlerini mu-
hafaza
Eskikitaplarim.com
XVIII iNCi ASIR, iHTiLAL VE iMPARATORLUI<: 5
XVIII iNCi ASIR, iHTiLAL VE iMPARA TORLUK
Bununla beraber, ayni as1r zarfmda, vaziyet Ma-
zisinin inkan, dini septlsizmi, monan;;ik kudretin ve dini
otoritenin buhraniyle temaytiz eden Akllselim devri
ne gelmi$ olan Fransa arhk Bizansa kar$1 alaka gostere-
mezdi. Tekmil ortazamanlar tarihi o devirde gotik ve bar-
bar bir devir ve bir zulmet ve cehalet kaynag1 telakki edili-
yordu. Ve Bizans, hakkmda evvelce takarrur etmi$ sathi bir
noktai nazar mevcut olmasma mebni, XVII I inci as1r Fran-
sasmm baz1 mtinevver zekalannm Bizans Devletine kar$1 ga-
razlanm izhar eylemelerine daha btiytik bir vesile te$kil edi-
yordu. Bizanstaki mutlak monar$ik bir kudret fikri, ruhbani-
yetin derin tesiri ... i$te bunlar XVIII inci as1r frans1z filozofla-
nnm kabul edemiyecekleri unsurlard1. Bizans tarihiyle hi<;bir
zaman derin bir surette me$gul olm1yan, bu tarihin bazan
efsanevi bir $ekil alan harici: cephesini gozontinde bulundu-
ran XVIII inci asnn en iyi zekalan ortazamanlar tarihi hak-
kmda pek sert htiktimler veriyorlardi. Voltaire, imparatorluk
devri Roma tarihini mahkum ettikten sonra Ta<;it'ten sonraki
Roma tarihinden daha giiliiw; bir tarih mevcut oldugunu
ilave etmektedir: bu. Bizans tarihidir. Bu k1ymetsiz mecmua
yalmz mutantan sozlti nutuklar ve mucizeler ihtiva etmek-
tedir; Grek imparotorlugu cihan i<;in bir ztil te$kil ettigi
gibi Bizans tarihi de insanm ruhu i<;in bir ztil te$kil etmek-
tedir. Ttirkler hi<; olmazsa daha makuldtirler: Bunlar yen-
sa fa silrm il$ler ve gayet az yazmi$lardir (9). Kiy-
metli bir mil verrih alan Montesquieu VII nci as1r ba$lang1-
cmdan itibaren Grek imparatorlugu tarihinin ihtilaller,
isyanlar ve h1yanetlikler orgtistinden bir$eY olmad1g1m
(10) yazmaktad1r.
XVI I I inci as1r fikirlerinin tesiri altmda, a$ag1da gore-
-cegimiz ve<;hile, me$hur ingiliz milverrihi Gibbon dahi
eserini telif etmi$tir.
XVIII inci asrm ikinci msfmda Bizans tarihine kar$1
.almmaga ba$lanmi$ alan bu istihfafkar ve mtinkir vaziyet
ihtilal devrinde baki kalacakh. XIX uncu as1rda bu noktai
nazar hemen hemen umumi bir kanaat $ekline giriyor.
Nitekim me$hur Alman filozofu Hegel (1770-1831) Fel-
.sefe tarihi derslerinde $6yle yazmaktad1r: "Bizans impara-
Eskikitaplarim.com
6
BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
torlugu dahilde her tlirlll ihtiraslar tarafmdan pan;alamyor, ha
ise imparatorlann, kendilerine ancak zaylf bir mu-
kavemet gosterebildikleri barbarlann tehdidi alhnda bulunu--
yordu. Devlet daimi surette tehlikeli vaziyette bulunuyordu ve
bize stifli ve hatta giillln<; ihtiraslann ne fikirlerde, ne ef'alde
ve ne de btiytik vermedigini gosteren igren<;
bir tablo arzetmektedir. ;:ieflerin isyam, bunlann veyahut
nedimlerin entrikalan neticesinde imparatorlann sukutu,
htiktimdarlann kendi kanlan yahut ogullan tarafmdan kat-
ledilmeleri ve zehirlenmeleri, kadmlarm her tlirlll zevklerini
tatmin etmeleri ve namussuz hareketlere tenezzill etmeleri.. ..
i$te bu tarihin, Sarki Roma imparatorlugunun <;tirtimti$ bina-
smm XV inci asnn ortasmda Ttirklerin din<; kuvveti tarafm-
dan yikllmc1ya kadar, gozlerimizin ontinden ge<;irdigi sah-
neler, (11).
Devlet adamlan, Bizanst taklit edilmemesi laz1mgelen bir
misal olarak zikrediyorlard1. Napolyon I, 100 gtinltik devir-
de, hazir:an 1815 te, parlamentoya $U sozlerle cevap veri-
yordu: <<Vatam kurtarmak i<;in bana yard1m ediniz. Her
taraftan barbarlarm tazyik1 altmda bulunan ve mancm1klarm
$ehir kap!lanm k1rd1gi esnada afaki mtinaka$alarla me!?gul
oldugundan' dolay1 ahlafm istihzasm1 kazanmi$ alan Muahhar
imparatorlugun misalini taklit etmiyelim (12).
XIX uncu asnn ortasmda, ilmi muhitlerin ortazamanlar
devri hakkmdaki noktai nazan degi$iyor. ihtilal devri ve
Napolyon harpleri borasmdan sonra Avrupa ortazamanlan
ba$ka bir 1arzda tema$a ediyor. Bu gotik ve bar bar
tarihin tetkikma kan;n derin bir a! aka ba$gCisteriyor; ortazaman-
lar Bizans tarihine kar$1 dahi yeniden muayyen bir k1ymet
verilmege ba;;lamyor.
i$bU icmalde yalmz Bizans tarihine dair yaziliDI$ umumt
eserler bahis mevzuudur. Monografik tetkiklerin en mtihim-
leri ise, hadisatm tasvirinden sonra, ait olduklan faslllarm
sonuna, ilave edileceklerdir.
MONTESQUIEU
XVII I inci asrm ilk msfmda, Akl1selim devri nin en me$-
hur mtimessillerinden biri, Montesquieu, (1689- 1755) Ro-
Eskikitaplarim.com
MONTESQUIEU 7
maldarm itild ve inhitat sebeplerine dair miildhazalar
sur les causes de Ia grandeur des Romains ei de leur decadence)
adh eserini yazd1 (1734 te ne:?redilmi;;tir.) Bu eserin ilk
k1smr dahiyane bir surette tertip olunmu;; ve ilstadane bir
tarzda yaztlmt;;- tabii XVIII inci as1r fikirlerinin tesiri alhnda -,
Roma'nm men;;e'inden itibaren Roma tarihinin gec;irdigi
tekamilliln k1sa bir icmalini ihtiva etmektedir; son dart fas1l
Bizans devrine tahsis edilmi;;tir ve milellif eserini istan-
bulun Tilrkler tarafmdan fethedildigi 1453 senesiyle nihayete
erdirmektedir. Bu tek hadise Montesquieu'niln, hakh olarak.
Bizans tarihi denilen tarihin Roma tarihinin dogrudan dog-
ruya bir devammdan ba;;ka bir ;;ey olmadtgm1 kabul etmi;;,
oldugunu gostermektedir. Kendi ifadesine gore ancak VI nc1
asnn ikinci msfmdan sonra Roma imparatorluguna Orek
ImparatorlugU>>ismi verilmesi milnasiptir. Montesquieu bu im-
paratorlugun tarihini gayet sert bir tarzda muhakeme etmek-
tedir. Hilkilmlerinden birini zikrettik. Milellife gore Bizans,
ic;timai bilnyesinde, dini hayatmda ve askeri te;;kilatmda
o kadar bilyilk bir y1gm uzvi fenahklar ihtiva etmektedir ki
bu kadar bozuk bir mekanizmanm XV inci asnn ortasma ka-
dar nasi! ya;;ayabilmi;; oldugunu tahayyill etmek gilc;le!;imek-
tedir. Bu son suali kendi kendine sormu;; alan Montesquieu
(XXIII ilncil ve son fasllda) imparatorlugun uzun milddet
bekas1 sebepleri meyamnda muzaffer Araplar arasmdaki
nifak1, grejuva ate;;inin icadm1, parlak bir vaziyette bulunan
istanbul ticaretini, barbarlarm kat'i olarak Tuna k1y1larma
yerle;;melerini ve yerle$tikten sonra diger barbarlara kar;>I
bir set c;ekmi;; olmalanm zikrediyor. i$te bu suretle fena
bir hilkfimetin altmda inhidam eden imparatorlugu birtaktm
husus1 sebepler tutuyordu. Tilrkler tarafmdan tehdit altmda
bulundurulan, istanbul varo!;ilarma munhas1r kalan son pa-
leologlann imparatorlugu Montesquieu'ye Bahrimuhite do-
killdilgil yerde kilc;ilk bir dereden ba$ka bir ;;ey olmtyan
Ren nehrini hahrlatmaktad1r.
Bizans tarihiyle bilhassa i$tigal etmemesine ve XVIII inci
astr fikir hareketlerinin tesiri altmda kalmt;; olmasma rag-
men Montesquieu, bu tarihe ac;1kc;a muanz olmakla beraber,
ortazamanlar $ark imparatorluguna dair okuyuculan dil;;iln-
mege sevkeden ve bugiln dahi bilyilk bir alaka ve istifade
ile okunan, son derece dolgun, sahifeler yazmt$hr.
Eskikitaplarim.com
8 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
Montesquieu'ni.in en mi.inakkitlerinden biri (Sorel)
"Miilahazalar, a dair yazryor: Bizansa ait fasrllar
bir icmal ve bir hulasadan degildir. Faka.t bu,
bir dehanm icmali ve bir $aheserin hulasasrdrn (13).
GiBBON
Ayni XVIII inci asrr, ilim alemine Romanzn inkzraz ve
sukutu tarihi (The history of the dec/in and fall of the Roman Empire}
adl1 eserin mi.iellifi ingiliz mi.iverrihi Edward Gibbon'u
(1737 -1794) -Gibbon elyevm mevcut otobi-
yografilerin en iyilerinden birisini bu eserin
yeni ingiliz na$iri [Birkbeck Hill] diyor: Bu biyog-
rafi o kadar k1sad1r ki, bir <;ift mumun ziyasmda okunabilir;
muhteviyah itibariyle o kadar enteresan, ihtiva ettigi orijinal
fikirler ve tarzr ifadesinden o kadar caziptir ki ikinci
ve i.i<;i.inci.i defa okun hem en hem en birinci defa oku-
n u;;und(l.ki zevk kadar bilyi.ik bir zevk verir (14).
27 nisan 1737 senesinde dogmu;; alan Gibbon ilk tahsi-
Jini Westminster'de yaph, bilahare 1752 de Oksford'daki
Magdalen Kolleje gonderildi. Burada az bir miiddet kaldrk-
tan sonra Lozana gitti ve bir Kalvinistin yanma yerle$ti.
Gibbon burada be$ sene kaldr ve bu ikamet dimagmda si-
1inmesi gayrikabil bir ctamga brraktr. Vaktinin bi.iyi.ik bir
krsmm1 klasikleri ve en ciddi tarihi ve felsefi eserleri oku-
malda ge<;irdi ve fransrzcayr milkemmelen ogrendi. isvi<;re
kendisi i<;in ikinci bir vatan -oldu. Gibbon ;;oyle yazmak-
tadrr: On alhdan yirmi ya;;ma kadar, genc;:ligimin o latif
devrinde, ingiliz olmaktan <;tkmi$hm. Bilti.in fikirlerim, itiyat-
]anm ve hissiyahm yabancr bir kalrba girmi$ti. ingilte_renin
zay1f ve uzak hatrrasr hahzamdan hemen hemen tamamiyle
silinmi$ti. Ana dilirn bile bana yabanc1 gelmege ba$lami$tl
ve mi.itevazr bir istiklal teklifini mi.iebbet si.irgiln pahasma
kabul etmege bi.itiln kalbimle hazrrdrm, (15).
Lozanda Gibbon <<o devrin en fevkalade adamr, ;;air, mii-
verrih ve filosof Voltaire'i tamdr (16).
Gibbon, Londraya dondiikten sonra, 1761 ce, "Edebiyat
tetkikine dair tecriibe, (Essai sur l'etude de la litterature) adh
Eskikitaplarim.com
GiBBON
9
frans1zca bir eser ne;;retti. Bu eser Fransa ve Hoilandada gayet
mi.lsait, fakat ingilterede gayet soguk bir surette kan;nland1.
Gibbon o zamanda Fransa ile ingiltere arasmda patlak
veren muhasamatta (yani Vedi sene harbinde) iki bw;uk sene
Hampshire milisinde vazife gordilkten sonra, 1763 te Paristen
gec;mek suretiyle, sevgili Lozamna dondi.l ve ayni sene zar-
fmda italyaya bir seyahat yaparak Floransa, Roma, Napoli,
Venedik ve diger italya $ehirlerini ziyaret eyledi.
Romadaki ikameti, miiteakip ilmi faaliyeti ic;in gayet
milhim oldu: Gibbon'a "ebedi, $ehrin bir tarihini yaz ~ ak
fikrini telkin etti.
Gibbon $Oyle yazmaktad1r: 15 birincite$rin 1764 te, pa-
paslann, ayaklan <;Iplak olarak, Jupiter mabedinde ikindi
duasm1 terennilm ettikleri bir esnada, Kapitol harabeleri ara-
smda, tefekkilrata dalmt$ bir halde, oturuyordum. 0 anda,
ilk defa olarak, akhmdan Romanm inktraz ve sukutunun bir
tarihini yazmak fikri fi$kirdt (1 7).
Gibbon'un ilk plam Roma imparatorlugunun degil, fakat
Roma $ehrinin sukutunun bir tarihini yazmakh. Fakat bir
mi.lddet sonra bu husustaki telakkisi geni$ledi ve en niha-
yet tarihini 1453 te vukubulan istanbulun sukutuna kadar
goturerek "Garbf Roma /mparatorlugu ve $arki Roma lmpara-
torlugu, tarihini yazdl.
Gibbon, ikinci defa olarak Londraya dondiikte, tekmil
faaliyetini teemmill ettigi esere malzeme toplamaga hasretti.
1776.da, eserinin imparator Avgustus ile ba$hyan, birinci
cildi <;Ikh. Fevkalade bir ragbet kazandt; birinci tab1 birka<;
gun zarfmda tamamiyle sahld1. Gibbon'un soyledigi vec;hile
kitab1 her masamn, hatta her tuvalet masasmm tizerinde bu-
lunuyordu(18). Gibbon'un tarihinin, htristiyanhga ait bahisler
ihtiva eden ve ic;erlerinde milellifin XVII I inci asnn haleti
ruhiyesiyle alakadar ;;ahsi dini fikirleri tebariiz ettirilmi;; olan
miiteak1p ciltleri. bilhassa italya katolikleri arasinda, bir ten kit
f1rtmas1 kopardllar.
Gibbon genc;liginin mektebi olan Lozamn ihtiyarhgmda
kendisi ic;in bir mahalli inziva olacag1 fikrini daima beslemi;;-
ti. Serbest bir hayat gec;irebilecek kadar bir servet edinmi$
olan Gibbon, Lozandan ikinci defa aynh$mdan yirmi sene
Eskikitaplarim.com
10
BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
sonra tercih ettigi avdet etti ve burada tarihini bitirdi.
Miiellif, iizerinde bin;:ok seneler oldugu eserini bitir-
digi am $Oyle tasvir etmektedir:
27 haziran 1787 giinii, daha dogrusu gecesi, 11 ile 12
arasmda, yazhk evimin bahc:;esinde, son sahifenin son sahr-
lanm yaz1yordum. Kalemi b1rakhktan sonra, go! ve daglara
kadar uzanan hakim bir nezareti olan bir akasya c:;ardagmm
altmda miiteaddit turlar yaptJm. Hava mutedil, gokyiizii ber-
rakh; mehtabm glimiisten kiirresi sulara Vy blitiln ta-
biat slikun ic:;ine Hiirriyetimin yeniden iade ve
belki tesis edildigi bu anda duydugum ilk sevinc;:
heyecamm gizliyecek degilim. Fakat derhal gu.rurum kinl-
ve eski ve hos bir arkada$tan ebedi olarak aynlmi$
olmakhgim, tarihimin mlistakbel bekas1 ne olursa olsun,
bundan sonra mliverrihin fani hayatmm daha pek uzun
olamiyacagi fikri, ruhumu derin bir kasvete garkeyle-
mi$ti (19).
Bu 'esnada pathyan Franstz ihtila.li Gibbon'u ingiltereye-
avdete mecbur klld1. Gibbon Londrada ikincikanun 1794 te
oldu.
Gibbon hem edebiyat, hem de tarihte bir mevki i;;gal
olan mahdut birkac:; mliellifin strasma dahildir. Gibbon'un
mtikemmel bir uslubu vardtr. Zamammtzm bir bizantinisti
bu alimi Tukidides ve Tac:;itus ile mukayese etmektedir (20).
Zamanmm temayiillerini aksettirmekle beraber Gibbon.
tarihinde tamamiyle kendinin mah olan ve kendisi tarafmdan
ben barbarl!k ve dinin zaferini tasvir eyledim
tarif edilen bir fikri tebarliz ettirmektedir; yani, cemiyatt
beseriyenin Milattan sonra II nci astrdan gostermi$
-olduklan tarihi Gibbon'a gore, bir gerilemedir.
Gibbon'un htristiyanhga dair yazmi$ oldugu fas1llarm haliha-
ztrda yalmz tarihi bir ktymeti olacag1 Fakat
Gibbon'un zamamndanberi tarihi vesika adedinin harikulade
artmts; tarih meselelerinin mehaz kritiginin bas-
gostermis; bunlann mtitekabil merbutiyeti tanmml$ ve mes-
kukat ilmi, epigrafya, sigillografya (mlihiirler ilmi) ve papi-
ro!oji gibi tarihin yardtmcJ disiplinlerinin mevcudiyet
kazanm1s olduklanm unutmamak laznndtr. Tekmil bu hu-
Eskikitaplarim.com
GiBBON 11
suslan, Gibbon'un tarihini okurken, hallrda bulundurmak
ikhza eder.
Grek lisamna kafi derecede vak1f an Gibbon, 518
den, yani imparator 'Anastas I in dum senesinden evelki
devir I<;m, c;ok istifade ettigi m(ikemmel bir selef ve
bir rehber bulmu$tu: bu zat 518 senesine kadar getiril-
mi$ alan ve zamam ic;in mukemmel bir eser te$kil eden lm-
paratorlar Tarihi nin (Histoire des Empereurs, 6 cilt, BrukseL
1692) mliellifi, FransiZ muverrihi Tillemont idi. Tarihinin bu
k1sm1m Gibbon daha teferruath ve daha itinah bir surette
yazmi$hr.
Fakat, vaktu hal ic3.b1 bizi en fazla alakadar eden muah-
har tarih, yani $arki Roma imparatorlugu yahut Bizans tarihi
i<;:in, yenilmesi c;ok daha mli$klil birtak1m engellerle kar;a-
ve XVIII inci as1r fikirlerinin c;ok kuvvetli bir tesiri
altmda kalmi$ alan Gibbon, uzerine alm1$ oldugu vazifeyi
tam bir muvaffakryetle ba$aramamr$hr.
ingiliz muverrihi Freeman $Qyle yazryor: Eserinin
hic;bir krsmmda bizanten fasrllarda oldugu kadar enerjik
bir surette tebaruz eylemiyen fevkalade terkip ve teksif has-
salarma, canh tasvirlere ve bunlardan daha nafiz olan telkin
hunerine malik bulunan Gibbon, bahsettigi e$has ve devirler
ic;in herhalde hurmet telkin etmekten ve birc;ok kimselerf
bunlan daha etrafh tetkik etmege sevkeykmekten uzak bir
usluba maliktir. istihza ve krymet dG$Grmeden terekkup eden
emsalsiz zekasr muverdhe butun eserinde rehberlik etmi$tir.
Muayyen bir devrin, yahut muayyen bir $ahsm zayrf ve
hatta gu!Unc; taraflanm gosteren bazr efsanelere kar$1 had-
dinden fazla inhimak g-ostermektedir; bir $ahsa, yahut bir
;;eye heyecanll bir tarzda hayran kalmaga muktedir degildir.
Bu tarzda anlahlmi$ alan hemen butun kitabmm, okuyucunun
dimagmda, her $eyden evvel, tarihin alc;ak tarafrm brrak-
masr lazrmdrr.... hic;bir tarih bu kabil bir imtihandan,
zarar gormeksizin, Bizans tarihi ise, boyle
bir muameleye tahammiil edebilecek tarihlerin en az ehli
idi (21).
i$te tekmil bu sebeplerden dolayr, Gibbon'un kendine
has birtakrm vasrflar ile tasvir edilmi$ alan Bizans tarihi,
muellifi tarafmdan, sahte bir ziya altmda takdim edilmi$tir,
Eskikitaplarim.com
12 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
Heraklius'un agullanndan itibaren izak Angelos'a kadar gel-
mil? alan btitiin imparatorlann hususi tarihleri ve ailevi me-
seleleri birtek faslm teksif edilmi$tir. Bury $6yle yazi-
yor (22): Meseleyi tetkik etme tarz1 mtiellifin <<Bizans im
paratarluguna yahut Muahhar imparatarluk a kar$1 almi$
oldugu istihfafkar vaziyete tamamiyle uymaktadrr. Oibbon'un
Heraklius'tan sonraki imparatorlugun dahili tarihi hakkmdaki
naktai nazan yalmz sathi karekterinden dalay1 gilnah i$le-
mekle kalmamakta, fakat vak'alarm arz ve izahrm dahi tahrif
etmektedir. Fakat Oibban'un zamanmda, bazr devirlerin ba$tan
a$ag1ya i$lenmemi$ ve l< aranllkta kalml$ olduklanm gozden
lazimdir: Tasvirler milcadelesi devri, X uncu
ve XI inci asrrlarm tarihi ilah ... gibi. Ag1r hata ve
noksanlanna ragmen - bunlan daima akllda bulundurmak
$artiyle Oibban'un kitabr zamammrzda dahi istifade ve alaka
ile akunabilir.
Oibban'un Roma /mparatorlugunun inkzrazz ve sukutu ia-
rihi nin ilk tab1 LanJrada 1776- 1788 de alh cilt alarak
inti$ar etti ve bu tarihten sanra defalar yeniden basildL
XIX uncu asrm sonunda, ingiliz bizantinisti Bury Oibban'un
tarihini k1ymetli $erhler ve muhtelif meselelere ait bin;ak
en teresan ve yeni iia veler ve m ilkemmel bir fihrist ile yeni-
den ne!;?reyledi (Landra 1896 -1900, 7 cilt). Bury'nin maksad1,
bu ilaveler sayesinde, Oibban'un zamanmdanberi, tarih ilminin
terakkilerini gostermekti. Oibban'un eseri hemen biltiin A v
rupa dillerine <;:evrilmi$tir. Bury'nin edisyanuna kadar fran-
Sizca tercilmesi, me$hur Fransrz milverrihi ve devlet adam1
Ouizot'nun tarihi ve kritik $erhleri sayesinde, en fazla alakayr
celbediyardu; bu tercilme 13 cilt halinde Pariste 1828 de
tabolunmu$tU. Rus lisamnda Roma /mparatorlugunun inkzraz ve
sukutu iarihi Nieviedamski tarafmdan terctime edilmi$ alarak,
yedi cilt halinde, Maskavada 1883-1886 senelerinde, inti$ar
etmi$tir.
LEBEAU
XVIII inci as1r frans1z fikrinin en me$hur milmes-
silleri tarafmdan Bizansa kar$1 alan menfi vaziyet
Frans1z Lebeau'yu, ayni asrm ikinci msfmda, Bizansm tarihi
vak.ayiini, teferruah ihtiva etmek suretiyle, yirmi bir
Eskikitaplarim.com
ROYOU 13
ciltlik bir eserde tasvir eylemekten menetmedi. Grek lisamna
pek iyi vaktf olmtyan Lebeau alelekser li'ltince terctimeler
kullamyor ve mehazlan, tenkit endi9esi gostermeksi-
zin, meydana koyuyordu; Toplama eserine Muahhar
imparatorluk Tarihi (Histoire du Bas - Empire) ( 1757 - 1786)
adm1 verdi; bu isim uzun mtiddet Bizans imparatorluguna
kar91 ahnan istihfafkar vaziyetin bir timsali olmu9tur.
[Bas = a$ag1 kelimesinin mekan ve zamana gore iki degi$ik
manas1 vardtr. Lebeau bu ismi birinci yani mekan manasmda
kullanmt$hr]. Diger bir $ahts tarafmdan devam ettirilmi9 ve-
27 cilde olan Lebeau'nun Tarihinin bugtin <;ok bti-
ytik bir k iymeti yoktur.
XIX uncu astrda bu eser Brasset ve Saint-Martin namm-
da biri Ermeni, digeri Gtircti tarihi mtitehasstst iki mtiste$-
rik tarafmdan yeniden gozden ve metne $ark:
mehazlan ilave olunduktan sonra, . mevkii inti9ara vazolun-
mu9tur (21 cilt, Paris 1 824 - 1 836). $ark ve bilhassa Erme-
ni mehazlanna m listen it ilaveler ihtiva eden bu yeni.
tab't zamammtz dahi az<;ok faideli olabilir.
ROYOU
Napolyon devrinde J. -C. Royou'nun, Lebeau tarihinin.
ayni adtm dokuz ciltlik toplama eseri frans1zca olarak
inti9ar etti: Konstantin'den lstanbulun 1453 teki fethine kadar
Muahhar imparatorluk tarihi (His to ire du Bas- Empire depuis
Constantin jusqu'a la prise de Constantinople en 7453). (Paris, sene
XII- 1803). - Royou Direktuar devrinde gazetecilik ve avu-
kathk, Restorasyon devrinde ise tiyatro mtinakkitligi yapml$"
hr. - Mtiellif eserinin mukaddemesinde 9imdiye kadar fran
s1z lisanmda yazilmi$ olan tarihlerin ve bilhassa Muahhar
imparatorluk tarihlerinin ekserisinin yeniden yazllmas1 ve
tadil edilmesi laztmgeldiginden bahsettikten sonra misal ola-
rak bazt meziyetlerine ragmen hemen hemen okunamtyan
Lebeau'yu almaktadtr. Royou'ya gore Lebeau tarihin, btittin
dtinyada cereyan etmh;; olan hadisah degil, fakat bunlar-
dan yalmi faideli olanlarm1 hikaye etmesi Iaztmgeldigini
unutmu$tur. Bir$ey ogretmiyen ve bir haz temin etmiyen
$eyler bila tereddtit feda olunmahdtr.
Eskikitaplarim.com
14 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
Mtiellife gore, devletlerin sukut sebeplerini tetki-k et-
mekle, bunlan bedaraf etmek, yahut hi<; olmazsa geciktirmek
imkam bulunabilir. En nihayet, istanbulda Roma impara-
torlugunun golgesini, tabir caiz ise, muayyen bir zevkle, ta-
kip etmek kabildir V'S bu manzara insam son dakikaya ka-
dar tesiri alhnda bulundurur (23).
Az orijinal ve ekseriya hikaye mahiyetinde alan Royou'
nun bu eserinde hi<;bir mehaz gosterilmemi;;tir. Yukarda
:serdedilen mtitalealardan sonra Royou'nun eserinin btiytik
bir ktymeti olmad1g1 anla;>1llr.
FiNLAY
Bizans tarihinden b a his ve olduk<;a ehemmiyetli umumi
eserler ancak XIX uncu asrm ortasma dogru inti9ar etmege

Bizans tarihi Romalzlarzn fethinden zamammzza kadar, M. e.
146 dan M. s. 1864 e kadar Yunanistan Tr;zrihi nin (A History of
Greece ]rom its conquest by the Romans to the present time. B. C. 146
to A. D. 1864) mtiellifi ingiliz mtiverrihi George finlay'm eser-
leriyle ileri dogru btiylik bir ad1m atm1;;hr. dahi, Gib-
bon eserinin yarad1lmas1 tizerinde muhakkak mtiessir
a lan ate;;!n hayatmm ba9hca hadisahm muhtevi bir otobiyo-
grafi Finlay ingilterede 1799 senesi ilkkanununda
dog_du; ilk tahsilini or ada yaph. Bir mli.ddet sonra, avukat ol-
mak hevesinde oldugundan, Roma hukukunda ihtlsas yapmak
tizere, Gottingen Alman 9ehrine gitti. Day1s1 gen<; Finlay'a, ha-
reketinde, 90yle demi9ti: Haydi bakahm, George! Roma huku-
kuna iyi tim it ediyorum. Fakat seni tekrar gormez-
den once, zannederim ki, Vunanistam ziyaret edersin! (24).
Day1smm bu sozleri Finlay'a bir mucize gibi tesir etti. 0
zamanlar alan Orek ihtilali btittin Avrupamn alaka-
smi Yunanistan tizerine celbetmi;;ti. Roma hukukuna iyi <;ah-
$acagi yerde gen<; Finl8.y Orek tarihine dair yaz1lm1;> eserleri
okudu, grek lisamm tahsil etti ve 1823 te, kendini teshir et-
alan bu milletin hayahm yakmdan tetkik etmek ve Grek
isyamnm muvaffak1yet ihtimalleri hakkmda bir fikir edin-
mek tizere, Yunanistam ziyarete karar verdi.
Yunanistandaki ikameti mtiddetince (1823-1824) Finlay bir
<;ok defalar, herkesin bildigi ve<;hile, bu milletin davas1m mti
Eskikitaplarim.com
FiNLAY 15
dafaa etmek ic;in Yunanistana gelmi$ ve burada vaktinden
evvel olan, Byron'a tesadi.lf etti. Finlay, 1827 de, krsa
bir mtiddet, ingilterede bulunduktan sonra tekrarVunanistana
avdet etti ve General Gordon'un Atinayr muhasaradan kurtar-
mak ic;in oldugu sefere etti. Nihayet Kont
Kapo d'istriya'nm Yunan ctimhur reisi srfatiyle gili$i ve tic;
bUytik devletin himayesi Greklere - Finlay'm dedigi vec;hile-
sakin bir terakki devri" bah$etti. Mutekit bir Hellen
m uhibbi olan ve yeni devlt:;tin istikbaline derin bir iman ile
glivenen Finlay, bir heyecan amnda, antik Hellas topragma
daimi olarak karar verdi. Yunanistanda bir
malikane satm aldr ve bu ugurda bi.ltlin servetini sarfetti. i$te
o devirde "Yunan ihtilali Tarihi, ni yazmak fikrini kur-
du. Finlay Atinada ikincikanun 1876 da oldi.l. - Vunan ihtilal
tarihini yazmak arzusu Finlay'r Vunanistamn gec;mi$ zaman-
lariyle etmege Finlay'm kiJ.leminden ted
rici surette Yunanistan tarihine ait tekmil bir seri monogra-
fik eserlerin c;rkhgrm gorliyoruz 1 844 te, M. e. 146 senesiyle
M. s. 717 senesi arasmdaki vakayii ihtiva eden Romalzlann
idaresinde Yunanistan (Greece under the Romans) adh eserini
ne$retti. 1854 te Bizans ve Grek /mparatorluklan tarihi, 776 dan
i453 e kadar (History of the Bzantine and Greek Empires form 776 to
7453) adlr iki ciltten ibaret diger bir eseri c;rkh. Bunlan Yu-
nanistanm yeni ve son zamanlar tarihine ait iki kitabr takip
ettiler. Bilahare mliellif tekmil asanm yeniden gozden gec;irdi
ve bunlarm. yeni bir edisyonunu hazrrlamaga ba$ladJ.
Fakat bu hulyasmi tamamiyle yerine getiremeden vefat
etti. Finlay'm ollimlinden sonra "Yunanistanm umumf tarihi.
Romahlarzn {ethinden zamanzm1za kadar. M. e, 746- M. s. 7864, ad II
eseri 1877 de, yedi cilt halinde ve birinci cildin ba$mda
Finlay'in otobiyografisini ihtiva ettigi halde, Tozer tarafmdan
ne$redildi. i$te bugO.n bu son tab'm kullamlmasr ikhza eder.
Finlay'a gore yabancr tahakki.lmli alhndaki Yunanistamn
tarihi bize, ilk c;aglarda medeniyetin en yliksek mertebesini
ihraz etmi$ olan bu kavmin inhitat ve felaketlerinden bahset-
mektedir. Fakat iki bin senelik rstrrap bu kavmin millt ka-
rakterini silememi$ ve milli izzeti nefsini bogamami$hr. Asrr-
larca lisamm, milliyetini ve mi.lstakil bir devlet kurabilecek
bir kuvvetle yeniden canlanan bir enerjiyi muhafaza etmi$
olan bir kavmin tarihine nazan hakaretle bakllmamaildrr.
Eskikitaplarim.com
16 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
Esaret altmda kald1g1 uzun seneler zarfmda Yunanistanm
hayatl, yeknasak bir surette dejenere bir kavmin hayah
degildir. Romahlann ve bilahare Turklerin tahakkumii alhnda
Grekler muazzam bir imparatorluk ic;inde yalmz pek kii<;iik
bir unsuru temsil etmektedirler. Bunlar, sulhperver karak-
terlerinden dolay1, biiyiik siyasi bir rol ve
Roma imparatorlannm ve sultanlann zamam idaresinde
vukubulan bin;;ok miihim ihtila.ller ve Yuna-
nistana dogrudan dogruya hic;b!r tesir icra
bu sebepten dolay1 ne Roma imparatorlugunun umumi
tarihi ve ne de Osmanh imparatorlugunun umumi tarihi Grek
tarihinin miitemmim bir cuz'ii degildir. Fakat Bizans impa-
ratorlan zamamnda vaziyet biitiin bi1tiin idi; o devirde
Grekler, imparatorlugun idaresine, tabir caizse, miitabakat
Grek milletinin siyasi vaziyetinde, muhtelif devir-
lerde vukubulan bu tahavvuller miiverrihten, bu devirlerin
karakteristik hatlanm ten vir edebilmesi ic;in, me-
totlar istemektedirler (25).
Finlay yabanc1 tahakkiimii altmdaki Yunanistan tarihini
alh devire ay1rmaktad1r.
1 - Birinci devir Romahlarm tahakkiimii altmdaki Yu-
nanistan tarihini ihtiva etmektedir; Romanm nafiz tesiratta.
bulundugu bu devir ancak VIII inci asrm ortasmda, istanbu-
Iun idaresine yeni bir karakter olan iza vriyah Leon
III tin tahta culusu ile nihayete ermektedir.
2 - ikinci devir <<Bizans imparatorlugu itibari ismini
Sarki Roma imparatorlugu tarihini, yeni muh-
tevidir. ikonoklast imparatorlar zamanmda
ve olan bu mutedil istibdat tarihi monar;;ik
tarihi ic;in en calibi dikkat ve mucibi istifade dersler-
den birini etmektedir. Butun bu devrin devam1 mud-
detince Greklerin tarihi samimi bir surette imparatorluk hu-
kumeti annallerine bu hadiseden Bizans
imparatorlugu tarihinin, Grek kavmi tarihinin bir k1smm1
kil ettigi istidlal olunur. Bizans tarihi izavriyall Leon'un
tahta culusundan (716) istanbulun Hac;hlar tarafmdan zap-
tma kadar devam etmektedir (1204).
3 - Sarki Roma imparatorlugunun sukutundan sonra
Yunanistan tarihi biribirinden aynlan muteaddit yollar takip
Eskikitaplarim.com
FiNLAY 17
etmektedir. Stirgtin istanbul Grekleri (Finlay'da Roman-
Greeks ler) Asyaya hicret iznigi payitaht ittihaz
imparatorluk hti.kumetini bir eyalette eski
tarz ve eski unvanlan muhafaza eylemek suretiyle idame
ve takriben sene sonra istanbulu tekrar
almr;;lardtr. Fakat bunlar devletlerinin magrur bir
"Roma imparatorlugu, unvanmr olmasrna ragmen,
bu devletin, hatta Bizans devletine nazaran, dejenere
mtimessillerinden bir ;;ey degillerdi. Bu
devire istanbul Grek imparatorlugu ismi verilebilir: bu
devletin dermansrz mevcudiyeti Osmanh Ttirklerinin 1453 te
istanbulu zaptetmeleriyle ortadan kalkmr;;trr.
4 - Bizans imparatorlugunun en bti.ytik
krsmmr fethettikten sonra, fti.tuhatlanm Venediklilerle payla;;-
ve "Romania, Latin imparatorlugunu, Yunanistandaki
feodal prenslikleriyle birlikte, kurmu;;lardrr. Latinlerin tahak-
ktimti., ;;arkta Grek tesirlerinin inhitatrm iyi bir surette gas
teren ve aym zamanda Grek milletinin stiratle
ve azalmasr sebebinden. alan mtihim bir
hadiseciir. Bu devir istanbulun Hac;hlar tarafmdan 1204 te
zaptmdan Naksos adasmm 1566 da Tti.rkler tarafmdan
fethine kadar devam etmektedir.
5 - istanbulun 1204 te zaptr Bizans imparatorlugunun
$ark eyaletlerinde yeni bir Grek devletinin "Trabzon
[Trapezont] imparatorlugu, ismi altmda tesis edilmesini inta<;
etmi$tir. Bu devletin mevcudiyeti, htikumet sisteminin, Avru-
padan ziyade Asya orf ve adetlerinin tesirini gosteren husu-
siyetler ihtiva etmesine ragmen, Grek tarihinin acaip bir
safhasrm temsil etmektedir. Bu devlet hakikatte Gti.rcti ve
Ermeni krralhklariyle bir c;ok benzerlikler gostermektedir.
Trabzon imparatorlugu, iki buc;uk asrr, malik oldugu siyasi
kuvvet ve Grek ktiltiirti.nden ziyade, mevkii ve ticari mena-
bii tizerine mti.esses, btiytik bir tesir icra etmh;;tir.
Bu devletin mevcudiyeti Yunanistanm mukadderatr tizerinde
az mtiessir olmu$ ve 1461 deki sukutu az teesstir uyandrr-
mi$hr.
6 - Ecnebi tahakktimti alhndaki Yunanistan tarihinin
alhncr ve sonuncu devri 1453 ten 1821 e kadar devam et-
Bizans imparatorlugu Tarihi 2
Eskikitaplarim.com
18 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
mekte ve Turk idaresi devrini ve Peloponnes' in, muvakkat
bir zaman 1685 ten 1715 e kadar, Venedik ctimhuriyeti
tarafmdan i$galini ihtiva etmektedir (26).
Finlay'm eseri, yukarda i$aret etmi$ oldugumuz
Bizans tarihi tetkikmda btiytik bir terakki kaydetmektedir.
Grek tarihi kabul etmi$ oldugu devir taksimatmm, btittin
bu kabil $ematik taksimat gibi, tenkitten vareste olmamasma
ragmen, mtiellif, bila itiraz, ilk defa olarak nazan dikkati Bizans
devletinin dahili tarihi, adli, ikhsadi ilah ... mtiesseseleri
tizerine <;ekmi$ olmak $6hretini haizdir.Vak1a bunlar, bugtin da-
hi mevcut olm1yan derinle$tirilmi$ ve orijinal bir tetkik serisi
degillerdi; ve Finlay'm dahili tarihe tahsis etmi$ oldugu sahi-
felerin ekserisi en son zamanlar tarihi vak'alarmdan almmi$
umumi mtilahazalar ve mukayeselere istinat etmektedirler.
Fakat Finlay ilk olarak dahili tarihin son derece faideli bir
<;ok meselelerine temas etmek ve bunlan ortaya koymak
meziyetini gostermi$tir. Finlay'in eseri, mtiellifin, Bizans tarihi
tetkikmi, modern Grek tarihini onsuz nakledemediginden do-
layi, deruhde etmi$ olmasma ragmen, bugtin dahi alaka ve
istifade ile okunmaktad1r.
ingiliz mtiverrihi Freeman diyor: Tetebbuatmm
derinligi ve orijina1itesinden, !bir mevzuu kavramak husu-
sundaki calibi dikkat istidadmdan ve bilhassa ara$hrmalannm
ctir'etkar ve htir ruhundan dolay1 Finlay, zamamm1zm birinci
smlf mtiverrihleri arasmda!bir mevki .;: i$gal etmektedir. Eseri
asnm1zm en saf (sterling) $aheserleri
0 zamanm tekmil ahvali, telakkinin geni$ligi ve kuvveden fiile
<;Ikarmak hususundaki mti$ktilat nazan itibare ahmrsa, Fin-.
lay'in kitabmm, ingiliz edebiyatmm, Gibbon'un zamanmdan
beri (bu sahrlar 1855 te yazilmi$hr), meydana getirmi$ oldugu
tarihi eserlerin en btiytiklerinden lbirisi oldugu anla$Ihr ....
Finlay, hayahm tasvir ettigi kavmin arasmda ge<;irmi$tir.
Asn haz1r belki hi<; bir kitab1 tabiatin pratik
hadisatma (to the pratical phenomena) bu derece dog-
rudan dogruya bor<;lu olmamu;;hr. Yunanistanda ya$Iyan,
profesyonel bir alimden ziyade bir hukuk<;u ve ikhsat<;l alan
bu mtidekkik ve cesur fikir adami, i<;inde ya$adigi!memleketin
vaziyeti hakkmda tefekktirata dalmak ve burada gordtigti
$eylerin sebeplerini binlerce senelik mehazlarm i<;inden ke$-
Eskikitaplarim.com
PAPARRIGOPULO 19
fetmek mecburiyetinde Finlay'in eserlerini okurken,
bu eserlerin, meydana getirildikleri esnada mevcu t olan h u-
susi yi1zi1nden ktymetlerinden nekadar
ve olduklan kolayca gori1li1r. AleU3.de bir a.lim
yahut bir politikaci tarafmdan hi<; bir eser dilnyadan
uzaga c;ekilmi!? olarak tetebbilatta bulunan, tefekkilrata
dalan ve kendi kap1smm oni.lnde tahaddi.ls eden meseleleri
halletmek ic;in iki bin senelik vakayie milracaat eden bu
miltefekkirin meydana getirmi!? oldugu esere, hie; bir za-
man, deruni ku vvet ve orijinalite bak1mmdan, yakla$ama-
(27).
Bu son sozleriyle Freeman, hali haz1rdaki eski bakaya-
dan, mazideki milmasil hadiseleri izah ic;in istifade etmi!?
olan Finlay'in en karakteristik hususiyetlerinden birini kav-
rami$ oluyor.
PAPARRiGOPULO
XIX uncu asrm ortasmda, miltehassislarm nazan dikkatini
degerli bir grek aliminin, Atina Oniversitesi profesorlerinden
Paparrigopulo'nun asan celbetti. Paparrigopulo bi.ltiin haya-
tmi memleketinin mazisinin tarihine hasredecekti.
Daha ayni asrm ikinci rub'unda bu a.lim Bazz Slav kabile-
lerinin Peloponnes'e yerle?melerine dair (Ihpl 'tfj;
'ttV<!.lV cpuf.wv Ile),ort6vvY)cmv, Atina 1843) gibi bir tak1m kii-
<;i.lk ve faideli tarihi eserler Fakat bunlar asil
bi.lyiik eserini ihzar eden bir tak1m c;ah$malardan ibarettiler.
Hayatimn esas gayesi memleketinin tarihini yazmak olmw;;
ve otuz senelik bir c;ah!?mamn neticesi, be;; cilt halinde En
eski zamanlardan hali hazzra kadar grek kavmi tarihi nin (Icnopo: 'tofi
e&vou\; &rto 'tWV O:pxa:ta't6:'tWV xp6vwv tuXPl 'tWV vew'tlpwv, Atina
1860- 1877) ne$ri olmu$tur (miiteakip senelerde bir c;ok
defalar tabedilmi$tir. En son tab1 Karolides (Atina, 1925)
tab'Idir). Bu eser Orek ka vminin tarihini 1832 ye kadar an-
latmaktadir. Modern Orek lisanmda oldukc;a hac1mh bir $e-
kilde yazilmi$ alan bu eserden okuyucularm bi.iyiik bir
kismi istifade edemiyordu. Bu sebepten dolayi Paparrigopulo
elde etmi$ oldugu neticelerin ba!?hcalanm Grek medeniyeti
.tarihi (Histoire de Ia civilisation heltenique, Paris 1878) adli bir
Eskikitaplarim.com
20 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
ciltlik frans1zca bir eserde hulasa etti. Olilmunden az bir mud-
det once muellif Grek lisanmda buna mumasil bir eser yaz-
maga ba$ladi, fakat bu eseri bitiremeden vefat etti. Olumun-
den sonra bu kitap Atinada Grek kavmi tarihinin en istifadeli
neticeleri>> (Atina, 1899) ismi altmda tab'olundu. Bu, muellifin
be$ ciltte, daha mufassal bir $ekilde anlathg1 vak'alarm,.
baz1 k1s1mlan yeniden gozden gec;irilmi$ bir nevi hulasas1d1r.
MUellifin, ba$llCa eserinin Bizans devrine ait k1s1mlan
ikinci, i.ic;i.inci.i, dordi.inci.i ve be$inci ciltlerdir.
Sarih tarafgirane karakterine ragmen Pagarrigopulo'un
eseri tam manasiyle calibi dikkattir. Koyu bir vatanperver
olan muellif, tarihi yalmz milli, yani Grek noktai nazanna
gore, tetkik etmektedir; muhim hadisatm kaffesinde bir Grek
prensipi bulmakta ve Roma tesirahm anzi ve sathi olarak telak-
ki etmektedir. ikonoklast imparatorlar devri Paparrigo-
pulo' nun bilhassa nazan dikkatini celbetmekte ve tam bir
teveccuhune mazhar olmaktad1r. Bu meselenin s1rf dini cep-
hesi uzerinde durm1yan Grek alimi, bu hadiselerde Hellen
ruh umin derinliklerinden sudur eylemi$ ic;timai bir reform
te$ebbi.isi.i bulmakta ve bir heyecan anmdaVIIIinci as1r Hellen
ink1labmm, dinin esas akidelerinden sarfi_nazar olundugu tak-
dirde, ic;timai degi$iklikler bak1mmdan, c;ok daha sonralan gar-
bi A vrupada husule gelmi$ ve VIII inci as1rda hayretle buldu-
gumuz prensipler ve doktrinleri vaz etmi$ olan Reform' dan
c;ok daha geni$ ve sistematik oldugunutemin etmektedir (28).
Fakat bu reform Bizans sosyetesi ic;in c;ok curetkar ve esash
olrnu$tur: bu yuzden ikonoklast devrinden sonra bir aksi.il-
amel husule gelmi$tir. i!?te bu sebepten Makedonya sulalesinin,.
Bizans tarihinde, tam manasiyle muhafazakar bir k1ymeti var-
dir. Hellenizm tekmil ortazamanlann devam1 mtiddetince, kuv-
vetini muhafaza etmi$tir. Mesela 1204 te istanbulun sukutu i<;in
dahili hie; bir sebep yoktu; devlet merkezi sadece Hac;hlarm
vah$i ve maddi kuvvetlerine boyun egmi$tir. 1204 me$Um
hadisesinin Bizarrten Hellenizm e muhim bir darbe in-
dirmi$ olmasma ragmen, az bir muddet sonra Asn-
hazir Hellenizm i birinci mevkii i$gal etmi$tir, <;i.inki.i:
XIX ncu as1r Grekleri bu medeniyetin ahfadmdand1rlar.-
Paparrigopulo'ya gore Hellenizm tekmil Bizans tarihinin
devam1 muddetince, feyizli bir surette $U veya bu $ekilde
ya$aiDI$hr. Grek vatanperverinin hadden ziyade tarafgirligi>
Eskikitaplarim.com
HOPF 21
meydana oldugu esere, hie; biiyiik tesir-
lerde bulunmaktan bali Bununla beraber Grek
kavmi Tarihi ve franstzca ((Grek medeniyeti Tarihi ihtiva
ettikleri yukanda mezkO.r tarafgirane temayiillere ragmen,
ktymetli kitaplardan madutturlar. Paparrigopulo'nun
degeri ikonoklast hareketinin biitiin ehemmiyet ve
hgmi ortaya olmasmdadtr. Fakat bir cihetten bu
Tarihin kullamlmas1 kolay degildir: eser ne indeks, ne de
ihtiva etmekte ve bu yiizden fikirlerinin ve hiik iim-
!erinin sthhatini kontrol etmek bilhassa giic; ve nazik bir me-
sele halini almaktadir.
HOPF
XIX uncu asrm ortasmda bizantinizm sahasmda temayiiz
etmis, vicdan sahibi ve c;ahskan alimler Slrasma profesor Karl
Hopru (1832-1873) ithal etmek laztmdtr.
Westfalya'da dogmus olan Karl Hopf. bilhassa Homer tet-
kikatmda ihtJsas kesbeylemis bir lise hocasmm oglu idi.
Gene yasmdan itibaren bir haftza ve yabanc1 dilleri
ogrenmek hususunda fevkalade bir kabiliyet ile temayiiz
etti. Hopf, Bonn Oniversitesinde tahsilini bitirdi kten sonra,
ayni Oniversitede docent olarak kald1 ve ilim hayatmm
kendine tahmil etmis oldugu vazifeyi sevkle basarmaga ko-
yuldu: Bu vazife Franklarm tahakkiimii altmda, yani 1204 ten
sonraki vunanistanm tarihini tetebbii etmekti. 1853/4te
Hopf ilk seyahatine c;tktt ve Viyana tarikiyle simali italyaya
gitti; buras1 o zamanlar Avusturya hegemonyas1 altmda
bulunuyordu; burada, bilhassa hususi arsivlerde, devamh bir
surette c;ahsh. Mesaisinin neticesi Yunanistan ve Ege denizi
adalarmdaki Frank prensliklerine dair mukayeseli bir
monografiler serisi ve bu meselelere miiteallik
l"etmek oldu.
Greisswald Oniversitesinde profesor, bilahare Konigsberg
Oniversitesinde profesor ve haftzi kiitiip olan Hopf ortaza-
manlar tarihiyle istigal etmege devam etti. 1 861 den
1863 e kadar siirmiis olan ikinci ilmi seyahatinde Ce-
nova, Napoli. Palermo, Malta, Korfu, Zanta, $ira, .Naksos
ve Yunanistam ziyaret etti ve buralarda bir c;ok el yazmas1
toplad1. Memleketine avdetinde Hopf bunlan tetkika koyuldu;
Eskikitaplarim.com
22 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
fakat sthhati fenala!;)h ve agustos 1873 te, Wiesbaden'de, tam
olgun bir ya;;ta ve tam yarahc1 bir kudrette oldugu bir
esnada, oldii. Bin;ok monografi, makale ve Frank devrine
ait bir hayli vesika ne;;reylemi;;ti.
Hopf'un en milhim eseri Ortazamanlarzn son
zamanlara kadar Yunanistan Tarihi dir (Gesehichte Griechenlands
vom Beginne des Mittelalters bis auf die neuere Zeit, 1867-1868).
Hopf'un Yunanistan Tarihi ilk evvela geni;; ve vesikalara
miistenit malO.mah ile temayiiz etmektedir; bu hali bilhassa
kitabmm, kendinin toplamt!;) oldugu el yazmalanndan istifade
ettigi yerlerinde, gormek kabildir. Hopf eserinin b.iiyiik bir
k1smm1 ;;arktaki Frank hakimiyetine tahsis etmi!;ltir. Eseri
biiyiik bir miktar el yazmas1 ve vesikaya istinat etmektedir
ve Hopf hie;; $iiphesiz bu tahakkiim devrinin harici tarihi-
nin biitiin teferruahm yalmz en miihim merkezler ic;;in degil ,
fakat , Ege denizindeki kiic;;iik adalar ic;;in dahi tesbit etmi$
olan ilk alimdir. Hopf tarafmdan toplanmt$ olan vesikalann
kaffesi ne$redilmedigine gore, kitabmm gayri miinte;;ir vesi-
kalara istinaden yaztlmt!;) olan baz1 ktstmlan bizzat orjinal
mehazlar gibi telakki olunabilirler.
Ayni tarihte Yunanistandaki Sla vlar meselesi biitiin tefer-
ruatiyle tahlil edilmektedir; kitabmm bu ktsmmda Hopf, bu-
giinkii Oreklerin kanmda bir damla eski Hellen kam bu-
lunmadtgmt ve asn haztr Oreklerinin ortazamanlarda Yuna-
nistam istila etmi$ olan Slavlar ve Arnavutlann ahfadmdan
olduklanm iddia eden Fallmerayer'in me!;)hur nazariyesine
. kar!;)l vak'alar zikretmekte ve deliller gostermektedir (29).
Fakat maalesef Hopf'un bu en miihim eseri Ersch-
Oruber'in /!imler ve san'atler Umumf Ansiklopedisi (Ersch
Gruber, Allgemeine Encyklopaedie der Wissenschaften und Kiinste.
t. LXXXV ve LXXXVI) adm1 ta!;)tyan eski ve az tanmml$
bir kollekslyonda <;;tkrnt$hr. Hopf tarihinin bu itinastz
edisyonu, tetkik1 ic;;in elzem olan bir indeks ihtiva etmedikten
maada, sonunda bir mundericat fihristine bile malik degildir;
i!;)te bu sebebten bu edisyonun kullamlmas1 bir tak1m
maddi inii$kiilat arzetmektedir. Bundan maada Hopf'un
Eskikitaplarim.com
HERTZBERG 23
tarihi, elimizdeki mi.iellifi tarafmdan ihtimal tama-
miyle ikmal bir haldedir: malzemesi gayn vaz1h
bir lisam ag1r ve kurudur; kitap gi.i<;-
li.ikle okunmaktad1r. Ortazamanlar ve Frank tahakki.imi.i
devri Grek tarihi ic:;in, tabir caizse, yeni sahifeler
ve Hopf tarafmdan eserine ithal alan bi.iyi.ik miktarda
el yazmas1 ve vesika, Alman aliminin kitabm1 son derece
mi.ihim bir eser mertebesine <;lk:Hmaktadlr. Mi.iverrihin rctik-
kati bilhassa harici vak'alar i.izerinde temerki.iz etmektedir.
Hopf, oldugu el yazmalan malzemesinden tama-
miyle istifade edemeden ve bunlan oldi.i.
Hopf'un el yazma miras1 bugi.in Berlin Milli Ki.iti.iphanesinde
bulunmakta ve mi.iverrihler i<;in zengin bir doki.imantasyon
malzemesi te$kil etmektedir.
Hopf'un tarihi avam ic:;in yazilmami$hr: bunun ic:;in <;ok
kuru ve <;ok alimanedir:veaz tanmml$ bir ansiklopedide inti$ar
Hopf'un asarmdan istifade etmek suretiyle ortazaman-
lar Grek tarihinin, yani Bizans tarihinin bir i<;malini daha mi.i-
sait bir yazan Alman alimleri vard1r. Bu mi.iverrihler
arasmda bilhassa iki ismi zikretmek laz1md1r: Hertzberg ve
Gregorovius.
HERTZBERG
Hertzberg eski Yunanistan ve Roma tarihleriyle
olduktan sonra ortazamanlara ge<;ti ve umumi mahiyette iki
eser telif etti: 1. Antik hayatzn inkzrazzndan hali hazzra kadar Yu-
nanistan Tarihi (Geschichte Griechenlands seit dem Absterben des an liken
Lebens bis zur 4 cilt. Gotha 1876 - 1879); 2. On
altzncz asrzn sonlarzna kadar Bizanslzlar ve Osmanlz Devleti Tarihi
(Geschichte der Byzantiner und des Osmanischen Reiches bis gegen Ende
des sechszehnten }ah.rhunderts. Berlin, 1883). Bu iki eser, tam
manasiyle orijinal bir eti.id te;;kil etmemekle beraber, Hopf'un
asarmm mi.iteaddit neticelerini, daha iyi ve daha sade bir
i.islCiba malik olmalan sayesinde, daha bir okuyucu
muhitine ikinci eser P. V. Besobrasov tarafm-
dan, baz1 not ve ilavelerle, rusc:;aya ve G. F.
Hertzberg'in Bizans Tarihi (Moskova 1896) ismi altmda basil-
mi;>hr. P. V. Besobrasov, bu terci.imeye ilave oldugu
mevzua ait en yeni bibliyografyadan maada, Rus
alimlerinin Bizansm dahili tarihi sahasmdaki mesailerinin neti-
Eskikitaplarim.com
24 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
celerini nazan itibare almi$ olmas1 bu terclimeye, aslma na-
zaran, daha bi.iyi.ik bir k1ymet vermektedir; Hertzberg ise
bu hususlan bir tarafa b1rakm1$h: mesela bi.iylik saray, saray
te$rifat usulli, esnaf ve ti.iccar korporasyonlan, koylliler, koy
te$ekki.illeri, koy kodeksi, koyli.i mi.ilki.inlin mi.idafaa vasita-
lan, topraga bagh koyllilerin esaret altma ahnmalan, toprak
kolelerinin vaziyeti, kolonlarm timarlan, kadastro, vergiler sis-
temi '!e maliye memurlarmm salahiyetlerini suiistimalleri gibi.
Hertzberg'in bu ikinci eseri ve bilhassa bu eserin rus<;a
terci.imesi, Bizans tarihine yeni ba$hyanlar i<;in <;ok faidelidir.
GREGOROViUS
Hopf'un tetkikahm asarma esas ittihaz etmi$ olan ikinci
a.lim, daha onceleri ortazamanlar Roma tarihine dair yazml$
oldugu bliyi.ik eseriyle bihakkm $6hret kazanmi$ olan
F. Gregorovius olmu$tur. Ortazamanlar Roma tarihine dair
yapml$ oldugu ara$hrmalar bu alimi ikinci bir antik mede-
niyet 'merkezi olan A tina $ehrinin tarihini tetkik eylemege
sevketti. Bu son tetkikatm neticesi Ortazamanlarda Alina $eh-
rinin Tarihi (Geschichte der Stadt Athen im Mittelalter. Stuttgart 1889.
2 cilt) oldu. Gregorovius'un kitab1 bu sahada zamamm1za
kadar biribirini takip etmi$ olan asann kaffesine saglam bir
esas te$kil etmi$ ve ileride yazllacaklara dahi ayni esas1 te$kil
edecek olan (30) Hopf'un asanna istinat etmektedir. Fakat
Gregorovius, malum oldugu ve<;hile, Hopf'un me$gul olma-
digi bu memleketin medeniyetinin tetkikm1 eserine ithal etmek-
tedir. Gregorovius, i.izerine alml$ oldugu vazifeyi, parlak bir
surette ba$armi$hr. Mi.iverrih, Hopf'dan sonra meydana
<;Ikanlml$ olan malzemeden istifade ederek, Bizans tarihi
~ e n ; e v e s i i<;inde, ortazamanlar Atina tarihini, iyi tertiplendiril-
mi$ bir $ekilde tasvir etmekte ve hadisati XIX uncu as1rda
Yunan k1ralhgmm ilanma kadar goti.irmektedir.
Gregorovius'un eserini Bizans tarihiyle alakadar olanlarm
kaffesi istifade ile okuyabilir.
BURY
1861 de dogmu$ olan J. B. Bury 1895 te, Trinity College'e
modern tarih profesori.i intihap edildi ve 1902 de Cam-
bridge Oniversitesine modern tarih i<;in k1rali profesor nasb-
Eskikitaplarim.com
BURY 25
edildi. Bizantinizm sahasmm haricinde kalan diger a.sarmdan
maada Bury 395 ile 867 arasmdaki hadisah ihtiva eden tic; cilt
lik birUmumf Bizans Tarihi yazd1. ilk iki cilt Arkadius'tan lren'e
kadar muahhar Roma lmparatorlugu Tarihi (A. History of h ~ later Roman
Empire from Arcadius to Irene. London 1889) ismi altmda 1889 da
c;lkmu;;hr. Bunlarda hadisat, imparator $arlmayn'm Papa
Leon III tarafmdan Romada tetvic; edildigi 800 tarihine kadar
anlahlmaktad1r. Hie; bir kimse, Muahhar imparatorluk Tarihinin
ilk iki cildi, 1889 da, <;lkmazdan evvel, Bury'nin Bizans saha-
smda yapmu;; oldugu etudlerin genir;;lik ve derinliginin
ifr;;asma haz1rlanmam1$tl. Bu $a$llacak bir eserdi; bir pi$
darm eseriydi, ve bununla Bury muverrih olarak r;;ohret bul-
du" (31). Oc;i1nci1 cilt 23 sene sonra "lren'in sukutundan Basil I in
ciiltlsuna kadar $arki Roma lmparatorlugu Tarihi,(A.History of the Eastern
Roman Empire, from the fall of Irene to the accession of Basil /.
London. 1912) ismi alhnda ne$redildi. Bu cilt 802 ile 867
arasmdaki devri ihtiva etmektedir. 1923 senesinde ilk iki
cildin, hadisah yalmz Justinian saltanahmn sonuna kadar goti1
ren (M. s. 565), ikinci tabllan <;Ikml$hr. Bu, sadece gozden
gec;irilmir;; ve ilaveler gormii$ yeni bir edisyon degil, fakat
hemen hemen Bizans tarihinin ba$langicma dair yeniden
yaz1lmi!;.) bir eserdir. Muellife gore bu iki cildden birincisi
<tGarbi Avrupanm Germenler tarafmdan zaptz, ikincisi ise justinian
devri tesmiye olunabilirdi (32). 565- 880 devri tarihi r;;im-
diye kadar yeniden tabolunmami!;.)hr. Miiellifin mufassal bir
Bizans tarihi yazmak emelinde oldugu anla$lhyor. Fakat Bury
maalesef Romada, 1 haziran 1927 de, olmii$tiir.
Bury, eserinde, pek dogru olarak, Roma imparatorlugu-
nun I inci as1rdan XV inci asra kadar devam etmi!;.) oldugu
fikrinin mumessili olarak ortaya <;1kmaktad1r. Birinci cildinin
methalinde tarihin hie; bir devrinin Roma muahhar impara-
torluk devri kadar yanh!;> ve gayn vaz1h isimlerle kararhlmi$
olmadigmi beyan etmektedir. Bu tarihin ehemmiyeti hak-
kmda anudane bir surette yanh$ hiikum verilmir;; ve karak-
terinin yanh$ bir $ekilde gosterilmi$ olmasmda bu tarihe
verilmi$ olan yanh!;> isimlerin - zannedildiginden c;ok fazla-
dahli olmu!;.)tur. Ciham ilkzamanlardan yenizamanlara
isal etmi$ olan as1rlarm tarihini kavramak hususunda ilk
ad1m, ancak antik Roma imparatorlugunun 1453 ten once
ink1raz bulmami$ olmasmm anla$Ilmasiyle, ahlm1r;;hr. Okta-
Eskikitaplarim.com
26 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
vian-Avgustus'tan son Bizans imparatoru Konstantin Pa-
leolog'a kadar bir tak1m Roma imparatorlan, biribirini bila fa-
Slla, Roma tahtmda istihlaf etmi;;lerdir. Zamamm1zda bu mil-
him hadise Muahhar imparatorluga verilmi;; alan Bizanten
ve Orek isimleri tarafmdan kararhlmi;>hr. Bizans imparatar-
lugu isminde 1srar eden muverrihler Roma imparatorlugu-
nun ne zaman bitmi!? ve Bizans imparatorlugunun ne zaman
ba;;lam1;; olduguna dair miittefik degillerdir. Bu iki tarih
arasmda se<;ilen hudut bazan Buyuk Konstantin tarafmdan
istanbulun tesisi, bazan Buyiik Teodos'un ollimii, bazan
]ustinian'm zamam saltanah ve bazan da, Finlay'in istedigi
gibi, iza vriyah Leon'un ciilusudur. Ve bir taksimi kabul
etmi;; alan mtiverrih diger bir taksime icabet. etmi;; olanm
haks1z oldugunu beyan edemez, <;iinkti tekmil bu taksimat
tamamiyle itibaridir. Roma . imparatorlugu, 1453 ten eHvel,
nihayet bulmam1;;hr. Bizans, Orek, Roma veyahut Oreko-
Romen imparatorlugu tabirleri muhim bir hadiseyi karart-
mak . .ve vahim sui tefehhiimler tevlit etmekten ba;;ka bir
i;;e yaramamaktad1rlar.
Bu miilahazalar, Bury'yi, evvelce gormi1$ oldugumuz
vec;hile, okuyucuyu 800 senesine kadar goturen ilk iki cil-
dine llfuahhar Roma imparatorlugu Tarihi unvanm1 vermege
sevketmi;;tir. 800 de $arlmayn Ramada imparator ilan
ediliyor. i;;te bu sebepten dolay1 biribirine rakip alan iki
devlete hakll olarak Oarp ve $ark imparatorluklan ismi
verilebilir. Fakat maalesef ~ a r k i Roma imparatorlugu tabiri
kendisine hie; uym1yan ;;u yahut bu devire te$mil olunmak-
tadlr. Mesela V. inci as1rda ~ a r k i yahut Oarbi Roma impara-
torluklanndan ve yahut Oarp imparatorlugunun 4 76 sene-
sin de sukutundan bahsolunmaktad1r. Bu kabil tesmiyeler,.
me;;hur alimler tarafmdan kabul edilmi$ almakla beraber,
yalm$tirlar ve sui tefehhiimlere yo! ac;maktad1rlar. Bu naktay1
burada izah edelim: V. inci as1rda Roma imparatarlugu
tek ve gayri kabili taksimdi; imparatorlann adedi birden
fazla olabilirdi; fakat hi<; bir zaman iki imparatorluk mevcut
olmaml$hr. V. inci as1rda iki imparatorluktan bahsetmek
imparatorluk kudreti hakkmdaki nazariyeyi tamamiyle yal-
m;; bir ;;ekilde gostermek demektir. Hi<; bir kimse Kons-
tans ve Konstan (Buyiik Konstantin'in halefleri) zamamnda iki
imparatorluktan bahsetmez ve Arkadius ile Honorius, Gene;
Eskikitaplarim.com
BURY 27
Teodos ile Valentinian I II, Leon I ile Antemius arasmdaki si-
yasi milnasebat Konstantin'in ogullan .arasmdaki milnase-
bahn ayni idi. imparatorlar biribirine nazaran milstakil
hatta biribirine dil$man olabilirlerdi; idare ettikleri impara-
torlugun vahdeti, nazari olarak, hi<;: bir zaman haleldar olma-
mi$hr. lmparatorluk 4 76 da sona ermemi$tir: bu tarih tekmil
bir as1r devam edecek'olan izmihlal hadisesinin pek te milhim
olm1yan bir derecesini ifade etmektedir. Romulus- A vgL;s-
tulus'un tahttan feragati, Roma imparatorlugunun sukutuna
hadtm olmak $6yle dursun, bu imparatorlugu sarsmaga
dahi muvaffak olamami$hr. Garp imparatorlugunun suku-
tundan bahseden Gibbon'u takliden bir tak1m modern mil-
verrihlerin dahi bu ibareyi kabul etmi$ olmalan $ayam tees-
stifttir. Roma imparatorlugu. M. e. I inci as1rdan XV. inci
asnn ortasma kadar devam etmi$tir. Ancak 800 senesinden
sonra, garpte diger bir Roma lmparatorlugu kurulmu$ oldu-
g undan Roma imparatorlugundan bahsolunabilir (33).
i$te bu sebepten dolay1 : Bury, 802 den sonraki vakayii ihtiva
eden U<;ilncil cildine, bu cildi digerlerinden tefrik etmek ilzere,
Sarkf Roma lmparatorlugu Tarihi ismini vermi$fir.
Bury/ XVIII inci as1rdan itibaren, milverrih ve filosoflann
Bizans tarihine kar$1 gosterdikleri istihfafa i$aret .. ettikten
sonra bunlarm bu hareketleriyle Oarbi Avrupa medeniyeti
tekamillilniln en mUhim amillerinden birini, yani Muahhar
Roma imparatorlugu ve modern Romamn tesirlerini, lay1kiyle
takdir edememi$ olduklanm beyan etmektedir (34).
Bury'nin noktai nazan, $ilphesiz, tamamiyle yeni degildir.
Roma inci asra kadar devam etmi$
,oldugunun . farkma ev;velce vanlml$tl: mesela Montesquieu'
n lin << Romalzlarzn; itila ve inkzrazz sebeplerine dair miilahazalar adll
kitabmda oldugu gibi. fakat Bury bu tezi mi1stesna bir
kuvvetle ortaya atmu;; [ve btitiln asannda tekemmill ettir-
mi$tir.
Bury'nin eseri hususi bir dikkate Iay1khr. imparatorlugun
$ark msfmm mukadderatlm anlahrken, garp msfmm hadisa-
tJm dahi 800 e kadar nazan itibare almaktad1r ki bu husus,
pek tabii olarak, milellifin Roma imparatorlugunun vahdetini
telakki edi$ tarzma tamamiyle uymaktad1r. Bury, kitabmda
Eskikitaplarim.com
28 BiZANS iMPARATORLULlU TARiHi
yalmz siyasi tarih ile iktifa etmeyip te!;;kilah, edebiyat,
ic;timai hayat, cografya ve san'at ilah ..... meselelerine ba!?II
ba!?ma faslllar tahsis etmektedir. ikinci tab1daki imparatorlu-
gun biinyesine ve idari te!?kilata tahsis edilmi!? olan ilk iki fastl
ic;in Roma imparatorluk tarihinin en miitehasstsla-
rmdan biri !?Oyle yazmaktadtr: "Bu ktslm Muahhar Rom a
imparatorlugu umumi hayat !?artlarmm en iyi ve en ktsa
tasviridir, (35).
Bury, Macar, Rus ve diger Slav Iisanlanna miikemme
len vaktfti. i!?te bu sayede eserinin iic;iincii cildinde Bizans
tarihiyle alakah biitiin Rus ve Bulgar eserlerinden istifade
etmi!? ve bunlan ktymetlendirmi!?tir.
LAMBROS
1851 de Korfuda dogmu$ ve 1919 da, olmii!? olan Atina
Dniversitesi profesorii, el yazmas1 vesikalarmm ve tarihi me-
tinle.,rin yorulmak bilmez na$iri, Aynaroz Orek el yazmalan
katalogunun miiellifi olan asnm1zm Grek alimlerinden
Spiridon Lambros (AIX!-Lrtpo\;), 1886 ile 1908 seneleri arasmda,
"En eski zamanlardan lstanbulun fethine kadar resimli Yunanistan Ta-
rihi nin ('lcno.OCtX t* &no tffiv xp6vwv
KwvcrttXv-rwoun6A.ew\;, Atina 1886-1908. 6 Cilt) alb
cildini yazmt$tlr. Lambros'un bilhassa geni!? bir halk kiitlesi
ic;in yazllmi$ olan bu kitabi Bizans tarihi vakayiini, Bizans
imparatorlugunun mevcudiyetinin sonuna kadar, ac;tk ve
metodik bir tarzda, tasvir etmektedir. Miiellif mehaz gosier-
memektedir. Metinde bir c;ok resim vardtr. Bizantinizm sa-
hasmda Lambros'un sarfetmi!? oldugu faaliyet ve meydana
getirmi$ oldugu miihim asar daha heniiz ktymetleriyle mii
tenasip bir $ekilde takdir edilmemi$tir (36).
GELZER
iena Oniversitesi profesorlerinden Heinrich Gelzer,
Krumbacher'in Bizans edebiyatz Tarihi ic;in "Bizans /mparatorlarz
tarihinin hu/Jisaszm telif etmi!?tir (Abriss der Byzantinischen Kaiser-
geschichte. Miinih 1897). Gelzer, bu hulasada, bilhassa harici
tarihi nazan itibare almaktadtr; miiellif bir c;ok defalar
Hertzberg'in kitabmm tesiri altmda kalmaktadtr. Atak
Eskikitaplarim.com
HESSELiNG 29
bir politikac1 olan Gelzer, bazan Bizans devri tarihi hadisa-
tma dair verdigi hilkumlerin arasma, hie; lilzumu olmaksizm, .
kendi siyasi temayilllerini iptidai bir
malumat edinmek istiyenlere Gelzer'in huH\sas1 faideli olabilir.
Bir Alman Jiminin agzmdan, eserinin $U
sozleri calibi dikkattir: Rus <;arlarmdan. biri, evlen-
mek suretiyle, Paleologlar hanedamna mensup bir prensesle
birle$mi$tir; Konstantin Monomak'm tac1, Kremlinde, biitiin
Rusyahlarm mutlak hakimi olan bir <;;arm
tur. Rus imparatorlugu Bizans imparatorlugunun hakiki de-
vammi temsil etmektedir. Bir gun Ayasofyamn hakiki imana
avdeti ve Ku<;uk Asyamn Turklerin alc;ak h.kimiyetinden
kurtulmas1 mukadder ise, bu ancak Rus c;an sayesinde ola-
cakhr. ingilterenin muhalefeti tabiate ve tarihe mugayirdir;
binaenaleyh bir gun behemmehal kinlacakhr. istanbul impara-
toru, bu i$e bagh muazzam vazifeleri idrak ettigi takdir-
de, ancak ortodokslugun mudafii Rus c;an olabilir (37).
HESSELiNG
Holandada Leyd Oniversitesinde profesor olan D. C.
Hesseling 1902 de, Holanda Iisamnda, Bizcms: medeniyet
tetkikleri, fstanbulun tesisinden itibaren (Byzantium. Studien
over beschaving na de stichting van Konstantinopel. Haarlem
1 902) unvamm ta$Iyan bir kitap Holanda lisam
pek fazla taammum oldugundan Hesseling'in bu
eseri, ancak 1907, "Bizans medeniyetine dair bir tecriibe, (Essat
sur la civilisation byzantine. Paris 7907) ismi altmda frans1zc;aya
c;evrildikten ve frans1z bizan tinisti G. Schl urn berge'rin bir m u
kaddimesiyle birlikte ne$redildikten sonra, umumun istifa-
desine arzedilmi$ oldu. Frans1zca edisyonun methalinde
miiellif, oldukc;a muamma!I bir tarzda, "tercumenin Frans1z
halkmm zevku1a uygun olarak oldugunu, beyan
etmektedir.
Bir c;ok malumat ihtiva eden ve pek fazla hac1mh olm1yan
Hesseling'in kitab1, bilhassa $ark imparatorlugunun gec;irmi$
oldugu miiteaddit safahat iizerinde durmak suretiyle, Bizans
medeniyetinin umumi hatlarm1 tesbit etmektedir. Siyasi
hadiseleri ise, muellif, bunlar Bizans medeniyetini aydmlata-
bilecek mahiyette olduklari zaman, nazan itibara almakta,
Eskikitaplarim.com
30 BiZANS iMPARATORLUllU TARiHi
isimleri ve teferruata ait bir tak1m hususah, ancak umumi
fikirlerle alakadar olduklan takdirde. zikretmektedir. Hesse-
ling'in kitab1 edebiyat ve san'ate geni$ bir yer ay1rmaktad1r.
Belki mlitehass1slar i<;in fazla basit bir $ekilde yazllm1;;
olan Hesseling'in Bizans medeniyetine dair tecriibe si a<;Ik bir
Oslupta yaz1lml$ ve aym zamanda saglam esaslara istinat
-eden bir eser vas1tasiyle Bizansm oynaml$ oldugu umumi
rol hakkmda bir fikir edinmek istiyenler i<;in c;ok faide-
Hdir.
BUSSELL
Burada F. W. Bussell'in ingilizce yaz1lm1$ iki ciltlik bir
eserinden bahsetmek gerekir. 1910 da Londrada inti$ar etmi;;
olan bu eser Roma imparatorlu'bu: Domitiandan (M. s. 87) Nikefor
111 iin kadar tarihine dair tecriibeler [The Roman Empire:
essays on the Constitutional History from the accession of
Domitian ( 87 A. D.) to the Retirement of Nicephorus III (1087
A.D.)] ismini ta$1maktad1r. Bu eser bir tak1m enteresan
fikirier ve mukayeselerden mahrum olmamakla beraber,
hikaye tarzmm toplu olmamas1, bir tak1m tekerrlirler ihtiva
etmesi ve vaz1h bir plana malik bulunmamasmdan dolay1,
bozulmakta ve bir <;ok defalar mlihim fikirlerini kaybetmek-
tedir. Eserin kronolojik c;er<;evesi, mliellifin bu hususta
verdigi izahata ragmen (Cilt I, sah. 1-2, 13-17) $Uradan ve
buradan intihap edilmi$tir. ikinci ciWe, hi<; limit edilmedik
bir yerde, Ermenistan ile Bizans imparatorlugunun 520 ile
1120 arasmdaki mlinasebatmdan bahis bir icmale tesadlif
edilmektedir (Cilt. II sah. 333-483). Bussell'in kitabm1 okumak
kolay degildir. kinde hie; bir not yoktur. Mliellifin esas fikri,
imparatorlugun ilk as1rlannda tamamiyle vaz1h olan Rcima im-
paratorlugu te$kilatmm, Roma Climhuriyet te$kilfitmdan aim-
ill!$ olan $ekillerinin, muhtelif bir taklm safahat arzederek,
Komnenler devrine kadar baki kalmi$ ve bu devirde,
nihai olarak, tiranhk ismini ta$Iyan Bizans mutlak idaresi
tarafmdan ortadan kald1nlmi$ olmasidir.
KEMBRi<; ORT AZAMANLAR T ARiHi
(Cambridge Medieval History)
Mlikemmel bir bibliyografya ihtiva eden Cambridge
Medieval History Bizans imparatorluguna dair yaz1lm1$ en
yeni umumi tarihtir; birinci cilt (1911) Bliylik Konstantin ile
Eskikitaplarim.com
KEMBRi<; ORTAZAMANLAR TARiHi 31
Anastas'm olilmil (518) arasmdaki devirden bahsetmektedir;
ikinci cilt (1913) ikonoklastlar devrine kadar gelmektedir; .dor-
duncil cilt (1923) ba!?tan a!?ag1ya kadar 717 den 1453 e kadar
uzanan Bizans tarihi ve bu tarihin eski Slavlar, Ermenistan,
Mongoller, ve Balkan devletleriyle olan milnasebetlerine tahsis
edilmi$tir. Ortazamanlann bu umumi tarihi, olilmii mucibi
teessilf olan J. B. Bury'nin idaresi altmda, inti$ar etmi!?tir;
bu tarih Avrupamn en me$hUr alimleri tarafmdan meydana
getirilmi$ bir eserdir.
BiZANS T ARiHINE DAiR AMiY ANE BiR SURETTE Y AZILMI$
OLAN UMUMi iCMALLER
Tarihi asar kulliyatr, Bizans tarihine dair, geni$ bir oku-
yucu kutlesi ic;in yazllmi$ olan ve alelekser pek biiyilk ilmi
k1ymetleri olm1yan baz1 icmal lere maliktir. Fakat bu kabil
icmaller, orjinaliteden mahrum olmakla beraber, fai-
deli olabilirler ve okuyucunun dimagmda Bizans imparator-
lugunun mukadderatma kar$1 devamh bir alaka uyandirabi-
lirler. Bu kabll eserlerin ekserisi ingiliz lisamnda yazilmi!?hr.
C. W. C . Oman'm Bizans lmparatorlugu (The Byzantine Empire,
3 iincii. tab'1. Londra 1892) adh eseri cazip bir ilslup ve pek gilzel
resimleri muhtevidir. Finlay ve Bury'nin asarma istinat eden
F. Harrisson Ortazamanlann ilk devirlerinde Bizans Tarihi (Byzan-
tine History'in the early middle-ages. Londra 1900) (38) ismini ta-
$Iyan kuc;O.k bir risalesinde Bizansm oynaml$ oldugu rolil
Garbi Avrupa medeniyeti noktai nazanna gore, tenvire c;ah$-
maktadlr. Bizans imparatorlugunun ic;timai ve siyasi teka-
millli hakkmda bir fikir vermek hususunda, Pierre Grenier
Bizans lmparatorlugu, ve siyasi tekumiilii (L'Empire Byzantin:
Son evolution sociale el politique. Paris 1904) adh iki ciltlik ese-
rinde, enteresan bir te!?ebbilste bulunmu!?tur .. Mevzuun umumi
inki$afmm kusurlu olmas1 ve oldukc;a vahim bazt hata ve
noksanlan ihtiva etmesine ragmen- miltehassis olm1yan bir
zat ic;in bunlar tabiidir- Orenier'nin bu eseri Bizans tarihi
sahasmda mlitenevvi ve muhtelif malO.mat verdiginden dolay1,
istifade ile okunabilir.
imparatorlugun umumi tarihiyle alakadar k1sa, fakat dol-
gun bir istanbul tarihini W. N. Hutton'un "Istanbul. imparator-
lugun eski merkezinin tarihi (Constantinople. The story of the old capital
of the Empire. Londra 1904) adh eserinde bulmak kabildir.
Eskikitaplarim.com
32 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
K1sa, fakat gayet kuru bir Bizans tarihi icmali Roth tara-
fmdan Bizans Devlefi Tarihi (Geschichie des byzantinischen Reiches.
Leipzig 1904. 125 sah.) ismi altmda yazilmihr. Mi.iellif,
1917 de, muhtasar bir $ekilde "Bizans lmparaforlugunun if;timafve
kiiltiirel tarihi, ni ( SoziaZ.und K ulturgeschichte des Byzantinischen
Reiches. Lepizig 1917) dahi ne$retmi$tir.
Profesor Skala, Helmoldt'un c<Cihan Tarihi)) nde, inti$ar eden
Biiyiik lskender' den itibaren Hellenizm (Das Griechentum seit Alexander
dem Crossen. Helmodt'un Cihan Tarihi, cilt V. Leipzig ve
Viyana, 1904, 116 sah.) adh eserinde dolgun ve derin bir
kaynak ve asar bilgisine istinaf eden bir Bizans tarihi icmali
yazmi$hr. Bu son icmalde mi.iellif Bizans medeniyetini etrafh
bir surette tahlil etmekte ve bu medeniyetin oynad1g1 roli.i
tenvire c;ah$maktad1r.-ingiliz lisamnda, Rumen mi.iverrihi Yor-
ga'nm k1sa, ciddi ve c;ok gosteri$li bir plana gore tertip edilmi$
Bizans /mparatorlugu (The Byzantine Empire. Londra 1907) adh
bir icmali vard1r. Vine ingiliz lisanmda E. Foord tarafmdan
gayet canll bir surette yazllmi$ olan ve mi.ikemmel resimler
ihtiva eden Bizans /mparatorlugu. Avrupa medeniyetinin arka bekr;isi
{The Byzantine Empire, the rearguard of the European civilisation.
Londra 1911) isimli bir eser 1911 de <;Ikmi$tir. Bu kitapta,
Bizans tarihinin, 1204 ten sonraki inhitat devri k1smmda, pek
muhtasar ve sathi: yazllml$ olmas1 $ayam teessi.ifti.ir.
Bizans tarihinin k1sa bir icmalini E. Lavisse ve A. Ram-
baud'nun Dordiincii aszrdan zamanzmzza kadar gelen devrin umumf
Tarihi nde bulmak kabildir (Histoire generale du IVeme siecle d
nos jours). Bizans medeniyetine dair yaz1lm1$ diger kiymet-
li bir icmale W. Turchi'nin Bizans medeniyeti (La civilita
bizanfina. Torino, 1915) adh italyanca eserinde raslan-
maktadir.
1919 da, Ch. Diehl Bizans /mparaforlugu Ta.rihi>) ni (Histoin
de l'Empire byzantin) ne$retmi$tir. Bu kitabm ihtiva ettigi 220
sahifede mi.iellif bir Bizans imparatorlugu siyasi tarihi hula-
sasmm c;erc;evesini a$maktad1r: en mi.ihim dahili hadisattan
bahsetmekte ve Bizans medeniyetinin roli.ini.i izah eyle-
mektedir. K1sa bir bibliyografya ve mi.iteaddit haritalar
ve resimler ihtiva eden bu eser Fransada birc;ok defalar
tab'olunmu$tur. ingilizce bir terci.imesi 1925 te Amerikada
basllmi$tlr (History of the Byzantine Empire. Mi.itercimi: G. Ives.
Princeton, 1925).
Eskikitaplarim.com
BiZANS TARiHiNE DAiR AMiYANE BiR TARZDA YAZILAN UMUMi iCMALLER 33
Bizans: itilu ve inhitat (Byzance: grandeur et decadence, Paris
1919) adh eserinde Ch. Diehl Bizansm dahili hayahm parlak
bir surette tasvir etmektedir. Diehl, bu kitabmda imparator-
lugun itila ve inkrrazr sebeplerini. Bizans . medeniyetinin
memleketler tizerinde yapmi$ oldugu tesirleri ve
Ttirkiye, Rusya ve Balkan devletlerinde Bizansm mirasrm izah
etmektedir (39).
Bizans hayah ve medeniyeti hakkmda ciddi ve calibi dik-
kat bir tarzda yazrlmi$ ettitler meyamnda August Heisen-
berg'in Bizans devletinin hiikumet ve sosyetesi (Staat und Gesellschaft
des byzantinischen Reiches. Leipzig ve Berlin 1923". P. Himel berg
tarafmdan ne$rolunan Die Kultur der Gegenwart sensrmn
II. cildi. IV. krsmr) ve Norman H. J:;3aynes'in Bizans lmparator-
lugu (Byzantine Empire. Home University Library of Modern
Knowledge, Nr. 114, 1926) adh eserleri vardrr. Bu son kitap
bilfiil IV tincti asrr ile istanbulun 1204 teki Ha<,;hlar tarafmdan
zaph arasmdaki devri ihtiva etmektedir. - Bizans irnpara-
torlugu tarihi, XI inci asrm sonuna kadar, mticmel bir $ekilde
L Halphen'in Barbarlar: Biiyiik istilulardan XI inci aszrdaki Tiir'k
fiituhatzna kadar (Les Barbares: des grandes invasions aux conquetes
turques du XI. Paris, 1926) adh eserinde tasvir olunmu$-
tur. Bu kitapta bir de bibliyografya bulmak kabildir.
Robert Byronun Bizanszn muvaffakzyeti. Tarihf bir bakz$. M. s.
330 - 7453, (The. Byzantine Achievement. An historical perspective. A.
D. 330- 7453. Londra, 1929, 346 sah.) adh yeni kitabr istifade
ile okunabilir.
Bizans tarihine dair gayet saglam ve krsa umumi makale-
ler E. Gerland tarafmdan Katolik Ansiklopedisi (Catholic En-
cyclopedia) ve ]. B. Bury tarafmdan Britanya Ansiklopedisi i<,;in
(Encyclopaedia Britannica 1 1. tab'r) yazrlm1 $lard! r.
0. Seeck'in Antik Diinyanzn lnkzrazz Tarihi (Geschichte des
Untergangs der antiken Welt. 6 cilt. 1895-1920) dahi istifade ile
okunabilir. Birinci cildin ti<,;tincti tab'r 1910 da, ikinci ve
ti<,;tincti ciltlerin ikinci tabrlan ise 1921 de inti$ar etmi$lerdir.
Bizans tarihine methal mahiyetinde iki krymetli eser son
zamanlarda ne$redilmi$lerdir: Bunlardan birincisi E. Stein'in
"Muahhar Roma lmparatorlugu. I. Roma devletinden Bizans devletine
(284-4 76) (Geschichte des spli.tromischen Reiches. I. Vom romischen
Bizans imparatorlugu Tarihi 3
Eskikitaplarim.com
34 BilANS iMPARATORLUGU TARiHi
zum byzantinischen Staat 282 -4 76. Viyana 1928) adh tarihi,
digeri ise F. Lot'nun Antik diinyanm sonu ve ortazamanlarm ba$-
langzcz>> (La fin du monde antique et le debut du moyen-age. Paris 1927)
adh kitab1d1r; bu son eser Btiytik Justinian devrini dahi
ihtiva etmektedir.
BiZANS EDEBiY A TI
Bizans edebiyahm tammak i<;in Mtinih Oniversitesi pro-
fesorlerinden mtiteveffa Karl Krumbacher'in "justinian' dan $arki
Roma lmparatorlugunun sonuna kadar Bizans edebiyatz tarihi, (Geschichfe
der byzantinischen Literatur von justinian bis zum Ende des ostromis-
chen Reiches. Mtinih 1897. 1193 sah.) adh eserinin ikinci
tab'ma mtiracaat etmek elzemdir. Krumbacher'in kitabmm
ikinci tab'mdaki dini edebiyat tarihi bahsi profesor A. Ehr-
hardt tarafmdan yazilmi!?hr. Ayni yukarda i!?aret olun-
dugu ve<;hile, Gelzer'in "Bizanszn siyasi tarihi hulc2sasz, bulun-
maktadir.
Krumbacher'in eseri, herhangi bir Bizans edebiyah tet-
kiki i<;in, ve zaruri yard1mC1 vas1tad1r. Bu eser, ilk
nazarda, ihtiva ettigi malzemenin c;oklugundan dolay1, nazan
dikkati celbetmekte ve mtiellifinin derin ihtlsas ve fevkalade
kabiliyetini tebartiz ettirmektedir. Krumbacher Rus
ve diger Slav lisanlarma vaklfh: bu sebepten
Rus ve daha umumi olarak Slav eserlerinden istifade etmek-
tedir. Hi<; $tiphesiz, Krumbacher'in bu eseri, mtitehass1slar
ic;in kaleme almmi$hr; alelade bir okuyucunun i$ine gel-
mez. Fakat Krumbacher geni$ halk ktitlesi ic;in, daha a<;1k
bir tarzda, elli sahifelik bir Bizans edebiyah tarihi yazmi$ ve
bu eserine "Ortazamanlar Grek edebiyatz tarihi, (Die griechische Lite-
ratur des Mittelalters, Leipzig ve Berlin. 1912, "Die Kultur der
Gegenwart, serisi. Na$iri: Hinneberg) ismini Krum-
bacher'in bu son eseri, ancak mtiellifinin oltimtinden sonra
ne$redilmi$tir.- Grek halk edebiyah ic;in F. Dietrich'in "Bizans
ve modern grek edebiyatz tarihi, (Geschichte der byzantinischen und neu-
griechischen Literatur. Leipzig 1902)adh eserini kaydetmek mu-
vaflkhr. G. Montelatic;i' nin italyanca muhtasar "Bizans edebiyatz
iarihi, nde [Storia della letteratura bizantina] (324 1453) "Manuali
Hoepli , ilmi serisinde Milano, 1916. iki cilt
95- 96. sah. VIII-292] iyi malumat bulmak kabildir. Bu kitap
Eskikitaplarim.com
BiZANS EDEBiYATI 35
Krumbacher'in bir tekerrilrli degildir; Krumbacher'den 19
sene sonra ne!;)redilmi;; olan bu eser <;ok yeni malumat ihtiva
etmektedir. Mesela birc;ok hatalan tashih eden Mercati'nin
Roma et /'Oriente VIII, 1918, sah. 171- 183 te inti;;ar etmi$
olan bir tenkidi okunabilir. N. Yorga'mn "Bizans edebiyatl:
mahiyeti, taksimatz, viis'ati, isimli makalesine dahi mliracaat
olunabilir (Revue historique du Sud- Est europeen II, 1925, sah.
370- 397). Bizans edebiyatmm iptidai devri i<;in W. Christ'in
"'Grek edebiyatz tarihi, (Geschichte der griechischen Literatur.
6 net tab'I. Mlinih 1924, Cilt II) c;ok faidelidir.- 0. Barden-
hewer, Patrologia (3 lincli tab't. Freiburg im 1910). -
0. Bardenhewer, Eski hzristiyan edebiyall tarihi (Geschichte der
altchristlichen Literatur. 4 cilt. 2 nci tab'I. Freiburg im Breisgau,
1913- 1924); bilhassa 3 lincli ve 4 linci1 ciltler (IV lincli ve
V inci asir).- Ayni devir i<;in ;;u eserler dahi mlifit olabilirler:
L. H. Jordan, Eski hzristiyan edebiyatz ( Geschichte der altchrist-
lichen Literatur. Leipzig 1911). - A. Harnack'm Eusebius'a kadar eski
luristiyan edebiyatz tarihi. I. Kaynaklar ve durum. II. Kronoloji.,
[Geschichte der altchristlichen Literatur bis Eusebius. I. Die Uberlieferung
und der Bestand (Leipzig 1893). II. Die Chronologie. 2 cilt.. (Leip-
zig, 1887- 1904)] adh ana eseri IV Oneil ve V inci as1r ede-
biyahna bir methal olarak kullamlabilir.
Eskikitaplarim.com
RUSYADA BiZANS TARiHi ARASTIRMALARININ
KISA BiR iCMALi
ALMAN AKADEMiSiYENLERi - GARPLiLER VE SLAV
MUHiPLERi - V. G. V ASiLiEVSKi
Rus alimleri ancak XIX uncu asnn ikinci msfmdan itiba-
ren Bizans tarihini ciddi bir surette tetkik etmege ba$lami$
lardtr. Bu asnn birinci msfmda Bizans tarihiyle i$tigal eden-
ler Rusyaya gelen, Fen Akademisi azast edilen ve
hayatlannm sonuna kadar Petrograd'da kalan Alman alimleri
Bunlarm esas gayesi Rus tarihinde Bizansm ve
Bizans kaynaklannm oynami$ oldugu roli.i tesbit etmekti.
B_u akademisiyenler meyanmda Ph. Krug'u (1764 -1844) ve
A. Kunik'i (1814-1899) zikredebiliriz.
Rus fikrinin en namdar mi.imessilleri i<;in, XIX uncu asrm
birinci msfmda, Bizans tarihi, bir<;ok defalar $U veya bu i<;ti-
mai hareket i<;in, bir cambaz tahtast olmu$tu. Nitekim
baz1 Slav muhipleri Bizans tarihinin kendi nazariyelerini
desteklemek ve tarih baktmmdan muhik gostermek i<;in
faideli olan ktsrmlanm al!yorlardt (40). Oarpliler ise Bizans
tarihinin oynami$ oldugu menfi roli.i ispat etmek ve Rusya-
nm, ink1raz bulmu$ bir devletin izleri i.izerinde yi.iri.imek is-
tedigi tadkirde, maruz kalacagi tehlikenin btiyilkli.igi.ini.i teba-
ruz ettirmek i<;in ayni membaa mUracaat ediyorlardi.
Eserlerinin birinde Hertzen $Oyle yazmaktadtr: Nas1l ki
lav ve kUller Herkillanum ve Pompeyi'yi tahlis
eski Yunanistam dahi, mevcudiyetini itmam ettigi bir
Roma hakimiyeti kurtarmi$tlr. Bizans devri lahtin kapagmt
kaldirmi$, fakat i<;indeki olil dirilmemi$tir. Papaslar, ve ke-
$i$ler, bi.iti.in oli.ilerde yapt!klan gibi, bu olilyil dahi zaptet-
mi$ler ve ktsirhgm milmessili olduklanndan dolayi, bu dev-
reye pek yaki$an had1mlar, bu tesahup etmi$lerdir.
Eskikitaplarim.com
ALMAN AKADEMiSiYENLERi, OARPLiLER VE SLAV MUHiBLERi, V. ,O. VASiLiEVSKi 37
Bizans devam edebilirdi, fakat yapacak hi<;bir
... Tarih umumiyetle milletlerle, sahnede kaldik-
lan, yani bir i$ gordtikleri milddet<;e, alakadar olur (41 ).
Diger bir garpli, P. J. (andayev, diyor Biz tefessilh
bir Bizans ile milnasebet tesis ettik (42). Fakat bu
kabil hilkilmlerin, bilaitiraz kabiliyetli ve son derece ma-
lilmath insanlardan sudur etmelerine ragmen, hi<;bir tarihi
k1ymeti olmad1gm1 unutmamahd1r; <;ilnkil bunlardan hi<;-
birisi Bizans tarihinde hi<;bir zaman ihtisas
Fakat, XIX uncu asnn ortasmdan itibaren, Bizans tarihi
tetkikatmm ehemmiyeti Rusyada vaz1h bir ,Surette kendini
gostermege En nafiz Slav muhiplerinden A. S. Kho-
miakov 1850 ye dogru yaz1yor: Fikrimize gore, Bi-
zanstan istihfafkarane bahsetmek bu tarih hakkmdaki ce-
haleti ikrar etmektir (43). 1850 de, Moskova Oniversitesi
profesorlerinden T. N. Granovski yaz1yor: Biz,
Ruslar i<;in, Bizans tarihinin nekadar milhim oldugunu soy-
lemege hacet var m1d1r? Biz (argrad (44) tan milli mede-
niyetimizin en iyi hususahm, yani dini itikatlanmizl ve
killtilrilmilziln tohumlanm ald1k. Sark imparatorlugu gen<;
Rusyay1 h1ristiyan milletler arasma ithal eyledi... Fakat bu
milnasebetlerden sarfmazar, Slav olmakhgimiz Bizansa mer-
butiyemizi gostermege kafidir. bu son nokta, arzettigi
ehemmiyet nisbetinde, ecnebi alimler tarafmdan tebarilz et-
(45). Bizans tarihinin en milhim meseleleri
i<;in tamamiyle bir <;arei hal bulmak, ayni
Granovski'ye gore, o zamanda, yaln1z Rus yahut, daha umu-
mt olarak, Slav alimlerine nasip olabilirdi. Kendine bu de-
rece medyunu oldugumuz hadisenin k1ymetini bil-
mek bizim i<;in bir nevi mecburiyettir (46).
ilmi Rus bizantinizminin hakikt milessisi Petrograd Oni-
versitesi profesorlerinden ve Fen Akademisi, azasmdan
V. G. Vasilievski (1838- 1899) oldu. Vasilievski Rus ilim
alemini, Bizans tarihinip dahili oldugu kadar harict hususi
meselelerine ait son derece milhim eserlerle te<;hiz Rus-
Bizans milnasebatmm tesbiti i<;in uzun milddet ve
bu tetkikatmda, mevzuu tahlil ve derinliklere nilfuz etmekte.
bilyilk bir iktidar Vasilievski'nin baz1 asan,
umumi tarih bak1mmdan dahi, son derece milhimdirler. Me-
sela birinci Ha<;h seferini tetkik etmek i<;in bu alimin Bizans
Eskikitaplarim.com
38 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
ve Pec;enekler adh eserinden mi.istagni kahnamaz: bu ha-
kikati garbi Avrupa alimleri dahi teslim etmektedirler. 1925 te
olmi.i;; alan profesor N. P. Kondakov ve Akademi azasm-
dan F. I. Uspenski dahi bu sahada i;;tihar eylemi;; mi.idek-
kiklerdendirler: bunlardan birincisi bilhassa Bizans san'ati
meselelerinde, ikincisi ise dahili tarih problemlerinde temayi.iz
etmi!?tir.
Rus ilminin en me;;hur mi.imessillerinden alan bu lie;
alimin asanm biz burada tahlil ve tefi< ik etmiyecegiz. Bu
icmalin gayesi Bizans tarihine dair umumi asar1
zikretmektir: Halbuki Vasilievski yalmz hususi meselelere
dair telifat birakmi;>, N. P. Kondakov ise yi.iksek k1ymette
ve bazan umumi mahiyette, fakat san'at eserler
Yalmz F. I. Uspenski bir istisna te;;kil etmektedir.
Bu alirn, birinci cildi 1914, ikinci cildi ise 1927 de inti;;ar etmi$-
olan Bizansm urnumi tarihi adh bir eser ne;;retmi;;tir; bu
eserden a;;ag1da bahsedecegiz.
i;;te bu suretle, XX nci as1r ba;;lang1cma kadar en me!?-
hur Rus bizantinistlerinin Bizans tarihine ifa ettikleri
ba;;hca hizmet, bazan son. derece mi.ihim birtak1m hususi
meseleleri etrafh bir surette tetkik ve bunlann her tarafm1
tenvir etmeleri olmu;;tur.
iERTOV
Rus alimleri umumi biT Bizans tarihi yazmak te;;ebbi.i-
si.inde ancak son senelerde bulunmu;;lard1r. Fakat daha ev-
vel, 1837 den iertov'un, "Umumi tarihten hulasa edilmi$
$arki Roma /mparatorlugu gahut Istanbul tarihi, adh bir eseri, iki cilt
halinde, <;Ikti. Serlevhanm ilk kelimeleri ayni mi.iellifin, 1830
senesine dogru (18301835), 15 kiSimdan mi.ite;;ekkil, Umumi
tarih ve $arki Grek lmparatorlugunun tesisindenberi vukubulan kavimler
muhacereti ve Avrupa, Asga ve Afrikada teessiis eden yeni devletlerin umu-
mi tarihlerinin devamz1> adh bir eser ne;;retmir;; olduguna i;;aret
ediyorlard1. Yukarda ismi ge<;en eser i;;te bu umumi tarihten
hulasa edilmi;;ti.- Bir ti.iccar oglu ve kendi kendine yeti!;imi$ bir
muharrir alan I. iertov Rus okuyucularmm her!;ieyden evvel
hikaye tarzmda yazilmi;> bir tarihe ihtiyac;lan \ ardm> di.isturuna
tevfikan Bizans tarihine dair bir kitap kaleme almi$hr. iertov,
bizzat yazmi;> oldugu vec;hile. mehaz olarak muhtelif kitap ve
Eskikitaplarim.com
J. A. KULAKOVSKi 39
mevkutelerden (franstzca) ahnmt;; bin;ok yaztlardan maada
Royou'nun "Tarihin ni, Lebeau'nun "$ark lmparatorlugu Tarihi, niri
ihtisar edilmi$ edisyonunu, Adam tarafmdan ihtisaren franstz-
caya <;evrilmi$ olan Gibbon'un "Tarihi, ni (4 7) kullanmt$hr.
Bizans tarihi vakayiini istanbulun sukutuna kadar nazan
itibare alan iertov'un bu top!ama eserinin tabii hit:;bir ilmi
ktymeti yoktur. Fakat ne$ri o devir ic;in calibi dikkat bir
te$ebbus te$kil eden bu kitap hakkmda birka<; soz soylemegi
mi.inasip gordum.
J. A. KULAKOVSKi
Bizansm umumi tarihine dair ciddi bir eser telif eylemek
hususunda ilk gayret Kiyef Oniversitesi profesorlerinden
mi.iteveffa ]. A. Kulakovshi tarafmdan sarfedilmi$tir. Roma
edebiyah mutehassJsi olan Kulakovski, Roma antikitesini ve
Roma te;;kiHH tarihini tetkik etmh;;ti. Bu a.lim bilhassa impara-
torluk devri ile m e $ ~ ~ u l olmu$ ve Oniversitede Roma tarihi
tedris eylemi$ti. 1890 dan itibaren vaktinin bir ktsmmi htris-
tiyan arekolojisi ve Bizans tarihine tahsis etmege ba$ladt.
Bizans Tarihi adh eserine bir methal te;;kil etmek i.izere
IV ilnci.i asnn me$hur Romen ve putperest tariht:;ilerinden
Ammianus Mar<;ellinus'un tarihini ne$retti ve XX nci asnn
ba;;langtcmda bu eseri tercume eyledi (1906-1908). 1910 da
mi.iellif, Bizans Tarihi)) adh kitabmm, 395-51 8 vakayiini ihtiva
eden birinci cildini ne;;retti. 1912 de ikinci ve 1915 te Uc;Unci.i
ciltler <;tkhlar; bu son iki ciltte milellif 518 ile Tasvirler Mi.i-
cadelesi devri olan 717 arasmdaki imparatorlugun mukad-
deratmdan bahsetmektedir. 1913 te, birinci cildin yeniden
gozden ge<;irilmi;; ikinci tab't c;tkmt$hr.
MUverrih, ;;ayam dikkat devamh <;ah;;ma kabiliyeti ve
yorulmak bilmez bir enerji sayesinde, bi.itun Bizans, Grek,
Latin ve $ark (bunlann terclimelerini) mehazlanm tetkik
etmi;;, bu meseleye dair yazllmt;; asann hem en kaffesinde
derin vukuf peyda eylemi$ ve bu suretle meydana getirmi$
oldugu temelin i.izerine 717 ye kadar gelen mufassal bir Bi-
zans tarihi kurmaga ba;;Iamu;;hr. Prof. Kulakovski'nin ayni
zamada nazan itibare almt$ oldugu dahili tarih hadisah, ha-
rici tarihe hasredilmi$ olan teferri.iatm c;oklugu i<;inde kaytp
olmaktadtr.
Eskikitaplarim.com
40 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
Muellif, bu eserinde (birinci cildin methaline mtiracaat
olunmas1) okuyucunun nazan dikkatini canh realiteye <;ek-
mekle beraber ge<;mi;; zamanlann ruh ve karakterini
kavramak imkamm vermek istemi;;tir. Kulakovski ;;oyle
devam ediyor: Rus mazimiz bizi <;oztilmez baglarla Bi-
zansa baglam1;>ilr ve milli akidemiz i!?te bu temelin tizerine
bina edilmi;;tir_. Orta tedrisat programlanndan grek<;enin
<;1kanlmasm1 1shrap ile kaydeden Kulakovski ;;oyle yazmak-
tadn: Biz Ruslar, Avrupa ilim ve medeniyetinin feyizli men-
$e'inin muas1rlanm1zm son ctimlelerinde degil, fakat Hellen-
lerin ilk kekelemelerinde aramlmas1 laz1mgeldigini. Garbi
A vrupada a n l a ~ n l d 1 g 1 gibi, ihtimal bir gun anlayacag1z.
O<;tincti cildinin methalinde, mtiverrih "Bizans Tarihi, nin pla-
mm bir kere daha ;;oyle izah etmektedir: Gayem hadisele-
rin teselstiltine dair, kronoloji baklmmdan, dogru ve kabil
oldugu kadar noksans1z, bir tabla viicude getirmek olmu$tur;
bu devre ait monografiler ve bizantinizme mahsus muhtelif
mevkut ne;;riyatta <;Ikan, hususi meselelere muteallik, tet-
kiklet tarafmdan temsil olunan bugtinkti doktimantasyon
seviyesinde bulunan $ehadetler ve kaynaklarm dogrudan
dogruya tetkikma istinat ettim. Prof. Kulakovski'nin eseri,
Bizansta ge<;en vak'alann mufassal tarihi hakkmda malO.mat
edinmek veyahut kaynaklann en mtihimlerine dair rus<;a
bir eser okumak ishyenler i<;in son derece faideli olabilir.
Ayni zamanda okuyucu, harici oldugu kadar dahili noktai
nazardan Bizans tarihinin ihtiva ettigi en mtihim meseleler
hususunda bugunkti ilmin vermi$ oldugu neticelerden bazi-
lanm ogrenecektir. Mehazlann pek geni$ SUrette tetkik edilmi$
olmasmm bir neticesi, ne$redilrrii$ alan ti<; cildin (1400 sahi-
feden fazla) ancak VIII inci as1r ba$lang1cma kadar gelen
vakayii ihtiva etmesi olmu$tur.
F. I USPENSKi
Akademi azas1 ve istanbul Rus Arkeoloji F.nstittisu di-
rektorti alan Uspenski'nin yazmi$ oldugu "Bizans imparatorlu-
gu Tarihi, nin birinci cildi 1914 te <;Ikmi$tlr. Bir<;ok resimle
tezyin edilmi$ alan, muteaddit harita ve cetveller ihtiva
eden bu tarn cidden nefisti. Birinci cildi te$kil eden 872
sahifede Uspenski, vakayii. IV uncti as1rdan ba$lamak sure
tiyle, ikonoklast Miicadeleleri devri alan VIII inci asra kadar
Eskikitaplarim.com
F. I. USPENSI(i 41
getiriyordu. Dogrusunu soylemek lazrmgelirse bu eser, bir
mtitehassrs tarafmdan umumi bir Bizans tarihi yazmak i<;in
yaprlmr;; ilk tecrtibe idi. Mtiellif asn ha:z:rr bizantinizminin en
miimtaz mtimessillerindendi ve uzun ve c;ah;;kan meslek
hayahm hemen hemen tamamiyle bu <;ok kan;;rk tarihin mti-
tenevvi cepheleri ve muhtelif devirlerinin tetkikma hasrey-
lemi;;ti.
1845 te dogmu;; alan Uspenski 1879 dan 1894 e kadar
Odesa Oniversitesinde (Novorossiia) ders verdi. 1894 te, ayni
sene zarfmda tesis edilmi;; alan istanbul Rus Arkeoloji Ensti-
ttisti direktorliigtine tayin edildi. Bu yeni ba;;mda
bulundugu mtiddet<;e gostermi;; oldugu, mtiteaddit ekspedis
yonlar, ;;ahsi ara;;trrmalar ve Enstittistintin birc;ok ve mtihim
nefis ne;;riyati ile temaytiz eden faaliyeti, Btiytik Harp ytiztin-
den, inkrtaa ugradL 1914 te istanbulu terkederek Petrograda
gitti ve buradaki Fen Akademisi tarafmdan Vizantiyskiy Vremen-
nik i ne;;re memur edildi. Harp esnasmda, iki defa. o zaman-
lar Ruslann i;;galinde bulunan Trabzona memuren gonde-
rildi. 10 ey!O.l 1928 de Petrograd (Leningrad) da, 83 ya;;mda
oldugu halde, oldti (48).
Umumun anhyabilecegi tarzda bir eser vticude getirmek
istiyen F. I. Uspenski kitabmr gerek ha$iyelerde, gerek fasrl-
larm sonunda, pek fazla ilmi cihazla doldurmamakta, ana me-
hazlanm ve ikinci elden yazrlmr;; asarr zikretmekle iktifa
etmektedir.
ikinci cildin birinci krsmr son zamanlarda mevkii inti;;ara
vaz'olunmu;;tur (1927). Bu cilt ikonoklast Mticadelelerinden ve
Slav havartlerinden Kiril (Konstantin) ve Metod meselesin-
den bahsetmektedir.
Uspenski'nin eserinin birinci cildi, btiytik bir krsmmda,
Bizans tarihinin bir nevi geni$ bir methalini ve bizantinizmin
ba;;IIca unsurlannm yaratrldrgr ve mahlO.t Bizans medeniyeti-
nin vticut buldugu devrin bir tablosunu te;;kil etmektedir.
Mtiellif Bizansm maziye hayat safhalarmm zamam-
mrz ic;in bir ders te$kil ettigini beyan etmekten kendini alamr-
yor. Bizans ic;in ;;ark vilayetlerinin arzettikleri asli ehemmi-
yete ve Kti<;ilk Asyada, iznik imparatorlugunda, Bizans
Devletinin XIII tincti asrrda yeniden kurulmasr fikrinin
baki ve tekemmtil etmi;; oldugunu beyan eden
Uspenski soztine ;;oyle nihayet vermektedir: Tarihin
Eskikitaplarim.com
42 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
bize verdigi dersin ihtimamla nazan itiba.re ahnmas1 lazlm-
dlr.. .. , bilhassa, $U dakikalarda, Bogazi<;indeki hasta adam
m mirasm1 bekliyenler tarafmdan (49). Ba$ka bir yerde,
mliellif, $6yle diyor: Bizansm btrakml$ oldugu miras.
hususunda, bu mirasm tasfiyesinde faa! bir rol oynamaktan
i<;:tinap etmenin kendi elimizde olduguna zahip olmak, kendi
kendimizi aldatmak demektir. Vak1a miras1 kabul yahut:
reddetmek varise ait bir i$ ise de Sark meselesinde Rusyanm
oynadtgl rol kendine tarih tarafmdan tevdi edilmi$tir ve hi<;-
bir insani istek bu hususta hi<;bir $ey degi$tiremez; ta ki gayri
memul bir herctimer<; bize bunu unuttursun, hayatlmtzln
i<;ine nlifuz eylemi$, emellerimizin hedefini te$kil etmi$ ve
elemlerimize bagh kalmi$ olan bu hatlray1 silsin ! {50).
Slav- Bizans mtinasebatmt aydmlatmak istiyen mtiellif,.
1912 senesi birincite$rininde yazmt$ oldugu mukaddemenin
sonunda $6yle diyor: Okuyucu, cenup Slavlarmdan bahis
faslllarm muhteviyatl tizerinde dU$tinstin ve bunlardan za-
mammizda, Balkan yanmadasmda, <;1kan hadisatm canh bir
Ievhasm1 <;1karsm. Muharrir bununla ikinci Balkan Harbi
hadiselerine i$aret etmek istemi$tir (51) .
Uspenski, Rus okuyucularma, arzettigi sert ve ciddi ka-
rakter sayesinde, bir taraftan iyi tanzim e d i l ~ i $ ve itinah
bir surette kurulmu$ bir sistem hakkmda bir fikir verebilecek,
diger taraftan mtiellifi hakkmda iyi bir ini.iba b1rakabilecek
bir eser meydana getirmegi kendine gaye edinmi$tir:
Mtiellif, Bizansa ait malumatm geni$letilmesinin ve Rus - Bi-
zans mtinasabattmn tetkikmm Rus ilmi i<;in son derece elzem
olduguna ve bunlann, tabir caizse, siyasi ve milli bir Rus
efkan umumiyesi yarahlmak ve ortaya atJlmak istendikte,
pek faydah olacagma kanidir.
Uspenski, bizantinizmin bir mtidafii olarak ortaya <;lk-
makta ve eserinde, bir<;ok defalar, bu mefhumun tarifine
rticu' etmektedir. Uspenski'ye gore bizantinizme mebde'
te$kil eden esas vasfl barbarlann imparatorluga muhaceret-
lerinde ve I II tincti ve IV tincli astrlardaki ahlak ve din
buhranmda aramak laztmdlr" (52). Diger bir yerde $U sahrlan
okuyoruz: Bizantinizm, tesiri Avrupamn cenubunda ve
$arkmda oturan kavimlerde kendini gosteren, tarihi bir
prensiptir. Bu prensip, zamamm1za kadar, bir<;ok millet-
Eskikitaplarim.com
f. I. USPENSI(i 43
lerin hakimdir ve itikadat ve siyasi milessesa-
tm bir tarzmda ve ayni zamanda, eger tabir caizse.
siyasi: ve iktlsadi mi.inasebetlerin hususi: bir
ifadesini bulur (53). Bizantinizm kelimesiyle, yahut RJma-
nizmin eski ibrani, iran ve Grek ki.ilti.irleriyle
ifade eden bu mefhumla her !;ieyden evvel. Roma impara-
torlugunun, V inci as1rdan VII I inci asra kadar, Bizans im-
paratorluguna mi.inkalip olmadan evvel, tedrici olarak
mesinde ami! olan prensiplerin heyeti umumiyesi anla-
(54).
Oermen ve Slav muhaceretleri bin;ok tahavviillere se-
bep bunlar devletin i<;timai: ve ikttsadi: duru-
munda ve askeri sisteminde reformlar icap i!;ite
yeni prensiplerin tesiri altmda ;;arkta Roma imparatorlugu
ve bir Bizans karakteri iktisap (55).
Bizantinizm a!;iag1daki hadiselerle tezahiir etmektedir:
1 o Her tarafta kullamlan Latin lisanmm yerine tedrici:
surette Grek, yahut daha dogrusu Bizans lisamnm kairn
olmas1; 2 milletlerin siyasi iisti.inli.igil elde etmek i<;in yek-
digeriyle miicadelede bulunmalan; 3 san'atin orjinal bir ka-
rakter iktisap etmesi ve ileride yeni abideler tevlit edecek
olan yeni birtaklm motifler husule gelmesi; edebi asann,
$ark medeniyetlerinin an'ane ve orneklerinin tesiri altmda,
tedrici olarak, yeni bir metodun te!;iekki.il eyledigini ima eden
orjinal bir karakter iktisap etmesi (56).
Uspenski'nin Sarki Roma imparatorlugunun, VIII inci
asra dogru, bizanten bir karakter takmmi$ oldugunu
beyan eden bu sozleri bu alimin fikirlerinin, tesadi.ifen, ingiliz
bizo.ntinisti Finlay'mkilere tamamiyle tevafuk ettigini goster-
mektedir.
U spenski'nin umumi tezleri birinci ciltte ispat
lardir; binaenaleyh ancak elimizde yahut
hi<; olmazsa Latin filtuhat1na kadar bir Bizans
tarihi bulundugu zaman, bu tezleri, lay1k oldugu ve<;hile,
milnaka$a etmek ve k1ymetlendirmek kabil olacakhr.
Birinci cildin ihtiva ettigi en mi.ihim meseleler
1 Slavlann Balkan yanmadasma muhacere1i ve bu muha-
ceretin Bizansm hayatmdaki neticeleri; 2 Bizansta malikane
rejimi; 3 Bizansta tern lerin sureti te$ekki.ili.i. Uspenski'
nin kitabmda bu meseleler kat'i olarak hal edilmemi$
Eskikitaplarim.com
44 BiZANS iMP-\RATORLUOU TARiHi
olmakla beraber, mtielllif tarafmdan teklif alan hal
tarz1 bu c;ok meseleleri daha derin bir tetkikten
gec;irmek arzu ve ltizumunu tebartiz ettirmektedir.
Bu eser, mtiellifi tarafmdan, bir rubu astrdan fazla bir
zaman evvel, tasmim Kitap bir hayh miiddet
evvel yaz1lmaga ve baz1 inkttalardan miiteessir
binaenaleyh muhtelif k1stmlannm k1ymeti biribi-
rine miisavi degildir. Birtaktm canll, yeni ve son derece
enteresan fasi!larm yamnda eskimi$ birtaktm esaslara istinat
eden ve baz1 noktalarda modern ilim seviyesinin dununda
bulunan kts1mlar vard1r. Bu husus bilhassa Araplar ve
lslamiyetten bahis fastllarda hissedilmektedir. fakat bu ki-
tabm as!l k1ymeti, miiellifin, imparatorlugun dahili hayatma
temas eden hadisata geni$ bir yer aytrmi$ olmasmdad1r.
ilmi meslek hayatmm ktrk senesini munhastran Bizansm
tetkikma tahsis etmi$ bir miitehass1sm kaleminden
ve a<;1k bir iislupta alan Uspenski tarihinin birinci
cildi bize, bugiin, Bizans tarihinin ilk devrini tammak imkamm
verm'ektedir. 1927 de alan ikinci cildin birinci
k1sm1 ise, yukarda soylemi$ oldugumuz vec;hile, ikonoklast
devrini ve Makedonya siilalesi tarihinin ve bil-
hassa Slavlan incile tabi k1lmi$ olan Kiril ve Metod mesele-
sini ihtiva etmektedir. fakat bugiin, Rusyada, kitap tabila-
nnda raslanan mii$kiilatm bir neticesi olarak, ikinci cilt bir
kelimenin ortasmda hitama ermektedir.
S. P. SESTAKOV
1913 te, Kazan Oniversitesi profesorlerinden S . P. Sesta-
kov'un "Bizans Tarihine dair Dersler, i Kazanda
1915 te, ayni derslerin yeniden gozden ve ilaveler
gormii$ ikinci tab'1 <;Ikmi$tir.
Sestakov'un "Dersler, i, III tincti, IV iincii ve V inci aslr-
larda barbarlann Roma lmparatorlugunun garp ve $ark mstf-
lanna hulullerinden 800 de Sarlmayn'm tetvicine kadar uza-
nan devri ihtiva etmektedir. Kitap imparatorlugun dahili
ve harici hayatma ve bu mevzua dair yazilml$ vak'aniivis
tarihleri ve diger asar hakkwda bir hayh malumat ihtiva
etmektedir. fakat kitabm doktimantasyonu bazan fena, ya-
tarz1 ise aceledir.
Eskikitaplarim.com
C. N. USPENSKi - A. A. VASiLiEV 45
C. N. USPENSKi
Rus alimi C. N. Uspenski tarafmdan 1917 de, Moskovada,
olan Bizans tarihi Eskisleri}) okuyucu tizerinde hayat
intiba1 b1rakmakta ve okuyucuya ferahhk vermektedirler
(57). Kitap 268 sahifeden ibaret olup Roma imparatorlugu-
nun i.;timai ve ikhsad1 inki;;afma dair gayet enteresan bir
umumi :t:nethal ih1iva etmektedir. MOellif okuyuculanm par-
maklariyle Bizans devrinin mtihim dahili meselelerine dokun-
durtmaktadir. Eser ikonoklast Mticadelesinin son safhas1,
yani tasvirler ktilttintin 843 te, Teodora'mn zamam saltana-
tmda, yeniden iadesiyle nihayet buluyor. Bu "Eskisler,in ka-
rakteristik vasf1, imparatorlugun dahili meselelerine
ve dini ve it;timai tekamule geni;; bir yer tahsis eylemesidir;
mtiellif siyasi hadiseleri, ancak bunlann i<;timai hayat hadise-
Ierini mahiyette olduklanna kanaat getirdigi
hallerde, nazan itibare almaktad1r. Uspenski'nin, heyeti umu-
miyesi itibariyle, dogru olan esas fikri Roma ve Bizans impara-
torluklannm hellenistik karakteri haiz olduklan fikridir. Us-
penski gerek laik ve gerek ruhbaniyete aid malikanelerdeki
arazinin feodal bir ;;ekle girmesi hadisesini, son derece entere-
san bir surette, tetkik etmi!;)tir. Mtiverrih bilhassa ikonoklast
devriyle alakadar ve Eskislerin bu devreye hasredil-
olan son kisimlan hususi bir dikkate $ayand1rlar. - Us-
penski taraflndan tahlil edilmi$ meseleler meyanmda: impa-
ratorluk arazisinde ilk barbar kiralhklarmm te;;ekktilti, Jus-
tinian zamanmdaki te;;kilat reformlan ve umuru maliyenin
idaresi, temlerin te;;kilah, VI nc1, VI I nci ve VII I inci as1rlarda
koyltiler ve koy kodeksi, millkiyet ve "excusseia (muafiyet)
meselelerini zikredebiliriz. Ufa.k hacimde olan ve canll ve
rengin bir tislO.pta yazllml$ olan bu kitabm Bizan.s tarihi
merakhlan it;in btiyiik bir ehemmiyeti vard1r.
A. A. V ASiLiEV
Vasiliev'in kitab1, Rus ilminin umumi Bizans tarihine bah-
;;etmi;; oldugu en yeni tetkiktir. Eser iki ciltten ibaret olup
Bizans imparatorlugunun tekmil tarihini muhtevi bulunmak-
tadlr. Birinci cilt 1917 de Bizans tarihi dersleri>> I. Hm;lz sefer-
Eskikitaplarim.com
46 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
lerinin kadar (1081) (Petrograd 1917, 355 sah.)
ismi altmda ne$redilmi$ti. Hac;h seferleri ile istanbulun zaph
arasmdaki devri ihtiva eden ikinci cilt ise iic; ayn k1s1mda
ne$redilmi$tir: Birinci kisim Bizans ve Har;lzlar (Petrograd
1923, 120 sah.), ikinci kiSim $arkta Latin hukimiyeti (Petrograd
1923,76 sah.) iic;Uncii k1s1m ise Bizans lmparatorlugunun sukutu
(Leningrad, 1925, 143 sah.) ismini Bu Rus
edisyonu bilahare yeniden gozden gec;irilmi$, tashih edilmi$
-ve ilaveler gorm li$ bir $ekilde Bizans lmparatorlugu Tarihi ismi
alhnda ingiliz lisanmda ne$redilen esere esas te$kil etmi$tir.
(History of the Byzantine Empire. I: Madison, 1928; II: Madison
1929).
HUSUSi MEVKUTELER
RUKUK, SAN'AT VE KRONOLOJiYE DAiR UMUMi
' ESERLER. PAPiROLOJi .
Bizans tetkikatma hasredilmi$ ilk mevl_{ut ne$riyat, 1892
denberi almanca olarak inti$ar eden Bizans Mecmuasz ol-
mu'$tur Zeitschrift). Birc;ok makaleler ve yeni
c;Ikml$ kitaplara dair verilen malumattan maada bu mecmu
ada bizantinizm sahasmda c;1kan biitiin asann mufassal bir
bibliyografyas1 bulunmaktad1r: Rus ve Slav ne$riyab bilhassa
nazan itibare almmi$tlr. Mecmuanm miiessiSI ve uzun
miiddet ba$hca muharriri Krumbacher idi. 1914 e kadar yirmi
iki cilt c;Ikmi$hr. ilk 12 cilt ic;;in mi.i.kemmel bir analitik in-
deks ne$redilmi!;>tir. Bliyiik Harp esnasmda inti$an sekteye
ugrami$ alan Byzantinische Zeitschrift 1918 denberi tekrar
muntazaman <;1kmaktad1r. 29 uncu cilt 1929/30 da mevkii
inti$ara vaz'olunmu$tur. Bu mecmua elyevm A. Heisenberg
ve Paul Marc tarafmdan c;Ikanlmaktadir.
1894 te Rus Fen Akademisi, V. G. Vasilievski ve V. E.
Regel'in idaresinde Senelik Blzans mecmuas1 (Vizantiyskiy
Vremennik) nammda ve Alman mecmuasmm takip ettigi
ayni gayelerle, bir mecmua ne$retmege ba$lami!;)hr. Bibliyo-
,grafya k1smmda muharrirler bilhassa Slav memleketleri ve
Eskikitaplarim.com
HUSUSI MEVKUTELER 47
h1ristiyan $ark memleketlerini nazan itibare almi$lardir. Bu
mecmua rusc;ad1r, fakat bazan frans1zca ve modern grek-
makaleler dahi ihtiva etmektedir. Bu mecmuanm dahi
ne$ri harpte ink1taa ugrami$hr.
1917 de 22 cilt inti$ar etmi$ti. 23 tincti cilt ancak 1923 te,
"24 tincti cilt 1926 da ve 25 inci cilt 1928 de <;Ikmi$hr. 16 nc1
-cilt P. V. Bezobrazov tarafmdan tertip edilmi$ ilk on be$
cildin bir indeksini ihtiva etmektedir.
Vasilievski ve Regel'den sonra Vizantiyskiy V1emennik'in
.direktorltigiin ii F. I. U spenski deruhde etmi$ti.
1909 dan itibaren A tina Bizans Cemiyeti. ayni $ehirde, yine
-<<bizantinizm sahasma munhas1r, Bizans adh modern
,grekc;e bir ne$retmege ba$lami$h. Fakat bu mec-
:muadan yalmz iki cilt <;Ikmi!;)tir.
1915 ten itibaren Yuriev (Dorpat) Oniversitesi Edebiyat
Faktiltesi Bizans mecmuasz (Vizantiyskoe obozrenie) adh ve V. E.
Regel'in idaresinde, rusc;a yeni bir mecmua ne$retmege ba$-
lamu;;h. Elyevm' (1917) miinte$ir tic; cilt mevcuttur. Yuriev
,(Dorpat) bugtin Estonya arazisi dahilindedir.
1920 de N. A. Bees Berlin de Bizans Yeni Grek senelik mec-
;mua.z>> (Byzantinischneugriechische jahrbiicher} nam1nda ve Byzan-
tinische Zeitschrift gibi ayni gayeleri takip eden bir mec-
liTIUa ne$retmege ba$lami$h. Bu mecmuamn dordtincti cil-
.d.i 1923 te, be$incisi 1926 da ve altmc1s1 1929 da <;Ikmi$-
hr. Be$inci ve altmc1 ciltler Yunanistanda, N. A. Bees'in
lhalen Oniversitesinde profesor oldugu Atinada ne$redil-
;ffii$lerdir.
1923 te Brtikselde toplanmi$ alan be$inci beynelmilel
iarih loongresinde Bizans tetkikah seksiyonu beynelmilel
yeni bir Bizans mecmuas1 yarahldigmi gormek temennisini
izh.ar eylemi!;)ti. 1924 te Btikre$te toplanmi$ alan birinci Bi-
:zans alimleri beynelmilel kongresinde bu mevkutenin ne$ir
-plam kat"t olarak tesbit edilmi$ ve 1925 te "Byzantion. Revue
;internationale des Etudes byzantines, (Paris- Liege) in birinci cildi,
Paul Graindor ve Henri tarafmdan, ne$redilmi$tir.
Bu cilt, me$hur Rus alimi N. P. Kondakov'a, dogumunun 80
1inci senei devriyesini tes'it mtinasebetiyle, ithaf edilmi$ti,
Eskikitaplarim.com
BiZANS TARiHi
fakat mecmuamn <;1khg1 gun Kondakov'un cilum haberi
almmJ!;)tJr (16 $Ubat 1925). Be$inci cilt 1930 da <;Ikmi$hr.
1924 ten 1929 a kadar. Atinada <<Bizans Tetkikleri Cemiyetinin
Annalleri 1:7tououw) adh bir mecmua-
nm alh ' cildi basilmi$tlr. Bu annallerin birc;ok makaleleri
enteresan ve muhimdirler.
Bu hususi mevkutelerin verdikleri malumattan maada
spesialize olmaml$ alan diger birtak1m mecmualarda Bizans
devrine ait enteresan malumata tesaduf eylemek miim-
kundur. Bunlann en muhimleri meyamnda bilhassa
'EH yt vop.v'fi f-Lwv [Lambros tarafmdan, 1904 ten bu alimin cHum
tarihi olan 1919 a kadar ne!;)redilmi$, bilahare muteaddit
Grek alimleri tarafmdan devam ettirilmi!;)tir], Echos d'Orient
ve Revue de /'Orient i zikredebiliriz.
Bizans hukukuna dair ba$11Ca eser me$hur Alman hukuk-
c;usu Zachariae von Lin genthal'in Greko- Romen hukuk iarihi
(Geschichte des griechisch- romischen Rechts. 3 iincu tab'1. Berlin
1892) adh kitab1d1r. Daha eski eserler meyamnda Mortreuil'iin
Bizans hukuku tarihi (Histore du droit byzantin. 3 cilt. Paris
1843- 184 7) adh frans1zca kitabmi, E. Heimbach'm Ersch-
Gruber Ansiklopedisi ic;in yazmi$ oldugu almanca icmalf
(seksiyon I, K1s1m 86, sah. 191- 471), ve Azarevic;'in Bizans
htikuku tarihi ni (2 kiSim, iaroslavl, 18761877) zikredecegiz.
Zengin bir bibliyografyay1 muhtevi gayet enteresan bir icmal
1906 da italyan profesorii L Siciliano tarafmdan italyan hu-
kuk Ansiklopedisi> nde (Enciclopedia Giuridica ltaliana. Cilt IV, k1s ..
5, ciiz 431 ve 460) ne$redilmi$tir. Eser 1906 da, Milanoda, ayn-
ca basllmi!;)hr.- En nihayet Aldo Albertoni'nin "ltalyayz nazarz iii-
bare alan bir Bizans hukuku beyanz adh eserini zikredecegiz
(Per una esposizione del diritto bizantino con riguardo all'/talia. I mol a
1927). (Kar$Ila$hnmz: Byzantinische Zeitschrift XXVIII, 1928,_ .
sah. 474-476).
Bizans san'atine dair yazilmi$ alan ba$hCa umumi treteler
$Unlardir:
N. P. Kondakov Grek el yazmalan minyatiirlerine gore Bi-
zans san' ati ve Bizans ikonografyasz iarihi >> (rusc; a). Odesa 1876;
Atlas 18 77. Frans1zca tab'1 ise eserin iki c ilt haline getirilmi!;).
$eklidir (Pari s 1886/ 91).
Eskikitaplarim.com
HUSUSi MEV!(UTELER 4Q
Bayet, Bizans san'ati ( L'art byzantin ), (Paris 1883; ikinci
tab'1 1904 ).
Millet, Bizans san'ati ( L'art byzantin). A. Michel tarafmdan
ne;;redilen Histoire de l'Art serisinde. (Paris. Cilt 1: 1905.
II: 1908).
Ch. Diehl, Bizans san'ati maniieli (Manuel d'art byzantin ).
Paris, 1910. Yeniden gozden ge<;irilmi;; ve ilaveler gormii$
ikinci tab'I 1925/6 da Pariste <;Ikmr;;trr.
0. M. Dalton, Bizans san'ati ve arkeolojisi (Byzantine art
and archaeology, Oxford, 1911). Bu eser mimariden bahset-
memektedir. Fakat Dalton'un 1925 te ne$retmis oldugu $arki
hzristiyrm san'ati: abidatzn bakayasz (East christian art: a survey
of the Monuments. Oxford, 1925) adh eseri mimariye ait bir
fasrl ihtiva etmektedir.
L Brehier, Bizans san'ati (L'art byzantin, Paris 1924).
Bizans kronolojisine dair yazllmi$ umumi eserler $Unlardrr:
H. L. Clinton, Roma Fast/an (Fasti Romani) (ingilizce tab'I,
2 cilt, Oxford 1845- 1850. Vakayii yalmz Heraklius'un oltim
tarihi olan 641 senesine kadar nazan itibare almaktadir).
Muralt, Bizans kronolojisine dair bir t ~ c r i i b e (2 cilt. I : Peters-
burg, 1855. II: Bal, 1873). Bu kitap 1453 e kadar gelen biittin
Bizans tarihini muhtevidir. En biiytik ihtiyatla kullamlmas1
icap eder.
Muasrr bizantinolojinin en mtihim meselelerinden birini
te$kil eden Bizans kronolojisi meselesine dair ilmi bir ettit
yapllmasr laz1mdir. Bu meseleye dair en mtihim ne$riyat
;;unlardrr:
Otto . Seeck, M. s. 311-476 devri i{:in imparator ve papa listeleri.
Bir hzristiyan imparatorluk devri prosopografyasz i{:in on etiit ( Regesten
der Kaiser und Papste fiir die Jahre 311 bis 476 n. Chr. Vorarbeit zu
einer Prosopographie der christlichen Kaiserzeit. Stuttgart, 1919).
Franz Dolger, $arki Roma devletinin imparatorluk vesikalan
listeleri (Regesten der Kaiserurkunden des ostromischen Reiches). Bi-
rinci k1s1m: 565 - 1025 devri listeleri (Mtinih ve Berlin, 1924).
ikinci krs1m: 1025- 1204 .devri listeleri (Mtinih ve Berlin,
1925). (Mtinih ve Viyana fen Akademileri tarafmdan ne;;ro-
lunan Corpus der griechischen Urkunden des Mittelalters und der
neueren Zeit de inti$ar etmi$tir).
Bizans imparatorlugu Tarihi
Eskikitaplarim.com
50 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
Bizantinizmin diger sahalanna, mesela niimizatik (mesku-
kat ilmi), sijillografi (miihiirler ilmi) ve papirolojiye (papirils
ilzerine yaz1h vesikalar ilmi) ait umumi mahiyette bibliyog-
rafik malumah Krumbacher'in Bizans edebiyatt tarihinde ve
bizantinizme hasredilmi!? olan muhtelif mecmualarm bib-
liyografik kiSimlarmda bulmak kabildir.
Bizans davrinin papiroloji sahasmda haiz oldugu bilyiik
ehemmiyet ve fayda ancak a!?ag1 yukan yirmi senedenberi
takdir edilebilmi!?tir. Bu ilmin en iyi miitehassislarmdan
H. I. Bell !?Oyle diyor: Papirolojistlerin evvelki nesilleri
Bizans devrine nazan istihfafla bakarlar ve btitiln dikkatlerini
Ptolemeler ve Romahlar devrine tevcih ederlerdi (58).
Eskikitaplarim.com
FASIL II
IV UNCU ASIRDAN VINCI ASRIN
KADAR iMPARATORLUGU
KONST ANTiN VE HIRiSTiY ANLIK
Roma imparatorlugunun IV uncu astrda gec;irmi$ oldugu
'kiiltllr ve din krizi cihan ta,rihinin en miihim hadiselerinden
biridir. Antik putperest medeniyet, Konstantin tarafmdan
IV uncu asrm ba$langtcmda tanmmt$, Buyuk Teodos tara-
fmdan ayni asrm sonunda esas din ve devlet dini ilfm
edilmi$ olan htristiyanltkla c;arpt$tl. Biribirinin tamamiyle aksi
jki telakkiyi temsil eden bu iki ztt unsurun, yekdigeriyle bir
kere c;arpi$tiktan sonra, hi<;bir zaman bir anla$ma i<;;in ilti-
sak noktas1 bulamtyacagt ve birinin digerini tardedecegi
farz olunabilirdi. Fakat hadisat bunun tamamiyle aksini gos-
terdi. Htristiyan ve putperest hellenizm yava$ yava$, bir
vahdet te$kil etmek lizere, kayna$tllar ve Bizans medeniyeti
ismini alml$ olan bir hiristiyan- grek- $ark medeniyeti tevlit
ettiler. Bu medeniyetin merkezi Roma imparatorlugunun
yeni payitahti Konstantiniye oldu.
Yeni bir vaziyetin yaratilt$tnda ba$hca rolii Konstantin
oynadt. Bu imparatorun zamam saltanatmda htristiyanhk; kat'i
bir $ekilde resmi din olarak tanmd1. Tahta culusundan sonra
eski putperest imparatorluk htristiyan imparatorluga inktlap
etmege ba$ladr.
Umumiyetle bu kabil bir mezhep tebdili bir kavmin, ya-
hut bir devletin tarihinin ba$langtcmda, bunlarm mazisinin
ruhlarda saglam temeller atmad1g1 veyahut kaba ve iptidai
tasvirlerden ba$ka bir $ey yaratmad1g1 zamanlarda, vukubulur.
Bu takdirde kaba putperestlikten htristiyanhga ge<;i$ kavimde
yahut, devlette derin bir buhran tevlit edemez. Fakat IV uncli
astr Roma tarihi i<;in vaziyet butun biitiin ba$ka idi. impara,.,
Eskikitaplarim.com
52 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
torluk devlet ;;ekillerinde zamam i<;in kemale ermi;; asrrdide
bir medeniyete malikti; arkasmda, fikirleri ve gorti$
tarzlan halk arasmda kok salmr;; bir mazisi vardr. Bu dev-
let, IV tincil asrrda, bir hrristiyan devleti $eklini almakla,
yani mazisiyle hali ihtilafa dti;;mekle, hatta bazan bu maziyi
inkar etmekle, bizzarure had bir kriz ve derin bir herctimer<;
ge<;irecekti. Arhk putperest dilnyamn, halkm ihtiyac:;lanm.
hi<; olmazsa dini sahada, kar$Ilamadrgr a$ikardr. Yeni ihtiya<;-
lar, yeni arzular dogmu$tu; bunlan, bir<;ok ve muhtelif sebep-
lerden dolayr. ancak hrristiyanhk tatmin edebilirdi.
Ehemmiyeti bakrmmdan btiyilk bir fevkaladelik gosteren
bir kriz anma, tisttin bir rol oymyan tarihi bir sima kan$Irsa,
tarih ilminde bu simaya dair, bu devirde oynami$ oldugu
rolti tam olarak tesbit etmek ve dini hayatmm derinliklerine
n ilfuz eylemek ic:;in ugra$an bir<;ok yazrlarm yaz1ldrgr gorilltir.
i$te boyle bir sima, IVilncil as1r ic:;in, Konstantin'in simasrdrr. Bu
zata dair hayli milddettenberi bin;ok eser yazrlml$ ve bu
yazrlann adedi, son senelerde, 1913 te Milano emirnamesinin
ilanmnl. 1600 tincti senei devriyesinin tes'idi milnasebetiyle ..
mtitemadiyen artmr$tir.
Konstantin, babasr Konstans Klor'dan dolay1, Mesyanm.
asil bir ailesine mensuptu. Naissus' (Ni$) ta dogdu. Annesi.
Helen hrristiyandr. Bilahare azizeler srrasma gec:;irilmi$tir.
Helen Filistine hacce gitmi$ ve an'aneye gore, isanm tizerine
gerilmi$ oldugu hakiki ha<;l ke$fetmi$ti (1). 305 te Diokletian
ve Maksimian, kendi sistemleriyle mutabrk kalmak tizere,
tahttan feragat edip hususi hayata avdet ettiklerinde, bunlarm
yerine Galer ve Konstantin'in babasr Konstans Klor, birL
$arkta ve digeri garpte olmak tizere, Avgust olmw?lardr ..
Fakat bir sene sonra Konstans Klor Britanyada oldti ve lej-
ycmlan oglu Konstantin'i Avgust ilan ettiler. Ayni zamanda
Romada Galer aleyhine bir isyan b a $ l a d ~ ; ayaklanmi$ alan
halk ve ordu, burada, Galer'in yerine, Maksimian'm oglu Mak
sentius'u imparator ilan ettiler; yeni imparatora ihtiyar Mak--
simian terfik olundu ve yeniden imparator unvamm aldr. Bir
dahili harp devri ba$lad1 ve bu devir esnasmda Mak-
simian ve Galer oldiller. En nihayet Konstantin, yeni Avgust
lardan Lic:;inius ile birle!;lti ve 312 de, Roma kaoIlarmm
ontinde vukubulan kat'i neticeli bir muharebede, Maksentius'u
maglup etti; maglup imparator firar etmek isterken Tiber
Eskikitaplarim.com
KONSTANTiN'iN MEZHEP DEOi$TiRMESi 53
nehrinde boguldu (Milvius kopriisti civannda K1z1l Kayalar
mevkiinde). iki muzaffer imparator, Konstantin ve Li<;inius,
Mil.anoya girdiler ve a!;'ag1da bahsedecegiiniz me!;>hL!r Milano
emirnamesi ni ilan ettiler. Fakat bu iki imparator arasmdaki
itilaf pek uzun mtiddet devam etmedi. Aralarmda husumet
peyda oldu. Bu ihtilaf Konstantin'in tam bir zaferiyle nihayet
buldu. 324 te Li<;inius oldtirtildii ve Konstantin Roma
imparatorlugunun yegane haki:t:ni oldu.
Konstantin zamam idaresinin, mtiteakip tarih i<;in son dere-
ce btiytik bir ehemmiyet arzedecek alan iki mtihim hadisesi
hiristiyanhgm resmen tanmmasi ve payitahtm Tiber kiyilann-
dan Bogazi<;i sahillerine, yani antik Ramadan Yeni Roma ya,
yahut istanbula nakli olmu!;>tur.
Konstantin devrinde h1ristiyanhgm mevkiini tetkik eden
alimler dikkatlerini bilhassa atideki iki nokta tizerinde teksif
etmi!;>lerdir: Konstantin'in mezhep tebdili ve Milano emir-
namesi.
KONSTANTiN'iN MEZHEP
Konstantin'in mezhep degi!;>tirmesinde mtiverrihler ve teo-
loglar, bilhassa bu hadisenin alakadar olmu!;>lardir.
Konstantin ne i<;in hiristiyanhk lehine. temaytil gostermi!;>tir?
Bu hadiseyi Konstantinin siyasi htiner eseri olarak m1 telakki
etmelidir? Konstantin acaba h1ristiyanhkla hi<;bir alakas1
olmiyan siyasi el'nellerine vasil olabilmek i<;in mi hiristiyan-
hgi bir vas1ta olarak kullanmak istemi!;>tir? Yahut deruni
bir i!;>tiyak neticesi mi h1ristiyanl1ga sanlmi!;>hr? Yahut ayni
zamanda siyasi sebepleri ve ruhunun hiristiyanhga alan .
temaytiltinti mil nazan itibare almahd1r?
Bu meselenin hallinde raslanan ba!;>hca zorluk bize
kadar alan mehazlarm mtitenakrz malumatmdan
ne!;'et etmektedir. Nitekim h1ristiyan muharrir, piskopos
Evseb'in tasvir ettigi Konstantin putperest muharrir Zosim'
in Konstantinin'e hi<; benzememektedir. Bu sebepten mti-
verrihler, Konstantine dair yaphklan etti.tlerde, bu pek
kan!;>Ik meseleye, onceden tasarlanmi!;' !;>ahsi: noktai na-
zarlanm ithal edebilmek i<;in, olduk<;a zengin bir mal-
zeme bulmu!;>lardir. Frans1z miiverrihi G. Boissier Put-
perestligin sonu, (La fin du paganisme) .adh kitabmda !;>Oyle
Eskikitaplarim.com
54 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
yazmaktad1r: Maalesef, tarihte ba$ rolleri oymyan bti-
ytik $ahsiyetler kar$ISmda bulundugumuz, bunlarm ha-
yahm tetkik ve ef'al ve hareketlerine dair bir fikir edinmek
te$ebbtistinde bulundugumuz zaman, en tabii izahlarla iktifa
etmekte zorluk c:;ekiyoruz. Bu adamlann, fevkalade $ahsiyet-
ler $6hretine malik olmalan ytiztinden, herkes gibi hareket
etmi$ olduklanna hic:;bir zaman inanmak istemiyoruz. En
basit hareketlerinin gerisinde gizli sebepler anyoruz; bunlara
kendilerinin dahi farkmda olmadigi birtak1m ter-
tiplemeler, derin dti$tinceler ve desiseler izafe ediyoruz. hte
ayni hal Kostantin'in ba$ma gelmi$tir; bu mahir diplomatm
bizi aldatmak istemi$ olduguna 6nceden o derece kanaat
getirilmi$tir ki dini $eylerle kemali tehaltikle ugra$mi$ ve
samimi bir mutekit oldugunu itiraf etmi$ oldugu nisbette.
kendinin kulte . ebemmiyet vermiyen ve ken dine en
fazla menfaat tern in edecek ktiltti tet:cih eden. bir kayitsiz ve
bir septik olduguna zahip olunmu$tur (2).
Uzun mtiddet Konstantin hakkmdaki umumi fikir me$-
hur Alman mtiverrihi Jakob Burckhardt'm Biiyiik Konstantin
zamanz (Die Zeit Konstantins des Crossen. Birinci tabi: 1853)adh,
parlak eserinde verilmi$ olan septik htikmtin tesiri altmda
kalmi$tir. Burckhardt'a gore dahi bir devlet adam1 olan, iktidar
tarnal ve hirsimn zebunu bulunan Konstantin, cihan$timul
planlannm tatbiki ugurunda; her$eyi fed a etmi$tir. Burckhardt
$6yle yazmaktadir: K6nstantin'in dini vicdanmm ic:;ine ntifuz
etmek ve sahte dini fikir degi$ikliklerinin bir levhasmi terkip
etmek ic:;in s1k s1k ugra$Ilmaktadir : bu bO$ yere emek sarfet
mektir. iktidar mevkiine <;Ikmak tama' ve hirsi kendini bir
dakika rahat birakmiyan bir dahi ic;in hiristiyanhk ve put-
perestlik, dindarhk ve dinsizlik (unreligos) mevzuubahs ola-
maz; bu kabil bir $ahsiyet, esasmda, herhangi bir dinden
aridir. Yalmz bir dakika durup hakiki dini vicdanma kulak
vermi$ oldugunu farzedelim: burada bir fatalizm
olacakhr,. Bu "korkunc:; hodbin,, hiristiyanhglll cihan$timul
bir kuvvete malik oldugunu anlad1ktan sonra, bu kuvvetten is-
tif{lde etmi$tir ve Konstantin'in as1l meziyeti de bundad1r. Fakat
imparator ayni zamanda putperestlige dahi kat'i teminat
etmi$tir. Muayyen bir meslege sahip olm1yan bu adamda
bir sistem aramak abestir: burada her$ey tesadilfe baglidir.
"ferferi elbiseli bu hodbin, gerek kendinin icra ettigi ve gerek
Eskikitaplarim.com
I(ONSTANTINiN MEZHEP 55
digerlerine icra ettirdigi ef'al ve harekatl, !?ahsi kudretini arttlr-
mak tizere, bir noktaya tevcih eylemektedir,_ Burckhardt ba$h-
ca mehaz olarak Evseb'in Konstantinin Hagatz ndan istifade et
mi$, fakat bu eserin otantik olmadigi keyfiyetini nazan itibara
almami$hr (3). h;te birka<; kelime ile Burckhardt'm Konstan-
tin hakkmdaki fikri: bunda, gortildtigti ve<;hile, imparatorun
mezhep degi$tirmesinde, dini sebeplerin hi<;bir yeri yoktur.
Mebde' olarak mehazlar kullanmi$ olan Alman din
tarih<;isi Adolf Harnack "Ilk ii<; aszrda Hzristiganlzgzn misgonu ve
(Die Mission und Ausbreitung des Christentums in den
ersten drei Jahrhunderten. 1 inci tab'I, 1892) (4) adh ettidtinde mti-
masil neticelere varmaktadi_r.' Harnack, imparatorlugun vila-
yetlerinde h1ristiyan1Igm vaziyetini, vilayetleri birer birer
nazan itibara almak suretiyle, tetkik ve h1ristiyanlarm tam
adedini tesbit etmenin imkans1z oldugunu kaydettikten sonra,
IV tincti as1rda h1ristiyanlann olduk<;a kaiabahk olmalarma
ve devlet mtihim bir unsur te$kil etmelerine ragmen,
ntifusun ekseriyetini te$kil etmedikleri neticesine varmak-
tadir. c<Fakat, Harnack'm i$aret ettigi gibi, rakam kuvveti
ve hakiki tesir heryerde biribirini tutmamaktad1r: Bir
ekalliyet re'sikarda bulunan sm1flara istinat ettigi takdirde,
bi.iyi.ik bir ntifuza sahip olabilir; ekseriyet ise, cemiyetin alt
tabakalan ve bahusus koyli.i ntifusundan te$ekki.il ettigi tak-
dirde, bi.iyi.ik bir ehemmiyete malik olamaz. H1ristiyanhk
bir $ehir dini idi: !?ehir bi.iyi.ik oldugu nisbette, h1ristiyanlarm
adedi dahi fazla olmu$tur. Bu bi.iyi.ik bir kard1. Bun-
dan maada h1ristiyanhk (IV tinci.i as1rda) bir<;ok vilayetlerde
koylere kadar derin bir surette ni.ifuz etmi$ti. Bu hadiseyi
Ki.i<;i.ik Asya, Ermenistan, Suriye, M1s1r vilayetlerinin ekserisi.
Filistin ve $imali Afrika vilayetlerinin ise birk1sm1 i<;in kat'i
olarak biliyoruz. H1ristiyanhgm yayih$ sahasmm bi.iytiklU-
gllne yahut ki.i<;i.iklligilne gore imparatorluk vilayetlerini
dart grupa ay1rd1ktan ve her grup i<;in bu meseleyi tetkik
ettikten sonra, Harnack, h1ristiyan kilisesinin ba$hCa merke-
zmm, IV i.inci.i as1r ba$lang1cmda, KU<;i.ik Asyada oldugu
neticesine vanyor. Konstantin, Galya'ya gitmeden once bir
ka<; sene izmit ( Nikomedia) de, Diokletian'm saraymda,
kalmi$h Kti<;i.ik Asyada edinmi$ oldugu intibalar Galyada
dahi kendine refakat etmi$ler ve esash neticeler tevlit eden
siyasi akideler $ekline ink1lap etmi$lerdir: Konstantin kilise
Eskikitaplarim.com
56 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
ve piskoposluga istinat edebilirdi; c;ilnkil bunlarm her ikisi
de kuvvetli ve muktedir idi. Kilisenin Konstantin'siz nihai
zafere eri!;Jip eri!;Jemiyecegi sualini sormak abestir. Bu de-
virde herhalde bir Konstantin meydana <;Ikacaktl. Valmz her
on sene gec;tikc;e, boyle bir Konstantin olmak daha k o l a y l a ~ I
yordu. Herhalde tekmil Kuc;ilk Asyada h1ristiyanhgm zaferi,
Konstantin devrinden once. vaz1han kendini gostermi!;l ve
diger vilayetlerde dahi iyi haz1rlanmakta bulunmu!;Jtu. inki-
!?af edememi$ olan bu hadiseyi filiyat sahasma dokmek ic;in
hususi bir ilham yahut ilah1 bir davete hie; te ihtiyac; yoktu.
Yalmz nafiz ve kuvvetli ve ayni zamanda dini mesail ile ug-
ra!;Jabilecek bir yaradili!;Jta bir. politikac1 laz1md1. Bu adam
Konstantin olmu!;Jtur. Dehasmm en milmeyyiz vasf1 tahad-
dils edecek vaziyetleri vuzuh ile yekdigerinden tefrik ve
iyce anlamas1 olmu!;Jtur (5).
Bu suretle Harnack'a gore, Konstantin'in dahi bir politi-
kacidan ba!;lka bir !;Jey olmad1g1 gorillilyor.
Yalmz, bu devir ic;in, istatistik metodu. tahminlerle iktifa
edenler ic;in dahi, gayr1. kabili tatbiktir : bununla beraber en
ciddi alimler bugiln Konstantin zamanmda putperestligin
cemiyette ve hilkumette milhim bir unsuru temsil ettigini,
h1ristiyanlarm ise bir ekalliyetten ibaret olduklanm teslim
etrriektedirler. Prof. Bolotov ve diger baz1 alimlerin hesapla-
nna gore Konstantin zamamna dogru, h1ristiyan ahalinin,
tekmil nilfusun onda birini te!;Jkil etmi$ olmas1 muhtemeldir;
hatta belki bu rakam1 kilc;illtmek dahi ikhza eder. Fakat
hiristiyanlarm, nilfus kiltlesinin % 10 undan fazla olduklanm
jddia etmek, tehlikeli bir i$ ol ur (6). Bugiln ise hem en biltiln
dilnya Konstantin devrinde h1ristiyanlarm imparatorluk da-
hilinde bir ekalliyet te!;lkil ettiklerinde muttefiktir. Hakikat
bu merkezde oldukta, h1ristiyanhk ile Konstantin arasmdaki
mlinasebata miltedair siyasi faraziyeyi, hie; olmazsa mutlak
!;leklinde, reddetmek lazimdir. Bilyilk bir devlet adam1 dahi
bu derece geni$ planlan, tekmil nilfusun onda birine istinat
ederek, ni.eydana getiremezdi; bah usus ki bu azhk, malum
oldugu vec;hile, daha o zamanlar siyasete kan!;Jmiyor9-u.
"Romalzlarzn Tarihi, nin (Histoire des Romains) milellifi Victor
Duruy, azc;ok Burckhardt'm tesiri altmda, dini unsurdan
kendi dinin: hazirhyan afif ve sakin bir deizm olarak bahs-
Eskikitaplarim.com
I<ONSTANTiNiN MEZHEP 57

etmektedir. Duruy'e gore Konstantin pek erken hrristiyan-
ltgm, esas akidesinden dolayr, kendinin tek bir ilaha olan
itikadma tevafuk eyledigini anlamrstrr (7). Fakat buna rag-
men siyasi millahazat Konstantin'de en milhim rolil oyna-
Kilise ve ihtila.li yekdigeriyle ic;in
Bonapart gibi Konstantin eski ve yeni rejimi.
sulh ve silkCm ic;inde, yan yana - yenisini himaye etmek
suretiyle- istiyordu. imparator dilnyanm hangi
istikamete dagru gittigini ve bu cereyam tesri'
etmeksizin, himaye ediyordu. Takr zaferinin altma yazdrrmr;;
oldugu Quietis custos (sulh ve silkunun bekc;isi) unvamm
bihakkm olmasr bu prensin en bilyilk l
etmektedir ... Konstantin'in ruhunun derinliklerine nilfuz
etmege ve burada bir dinden ziyade bir siyaset bul-
duk (8). Diger bir yerde, Evseb'in, Konstantin'in milverrihi
olarak, krymetini tahlil eden Duruy yazryor. Ev-
seb'in Konstantin'i, yer ile gok arasmda, simdiye kadar hie;
bir kimsenin hic;bir yerde farkmda olmadrgr srk srk
gorilyord u (9).
1913 te, Milan emirnamesinin 1600 ilncil senei devri-
yesinin tes'idi milnasebetiyle, olan birc;ok asar meya-
mnda burada bilhassa iki eseri, E. Schwartz'm kitabrm ve
F. J. Dolger tarafmdan olan "Gesammelte Studien, i
zikredebiliriz. Schwartz Konstantin'in bir cihan hakimine has
zekavetiyle meydana getirmegi tasarladrgr cihan mo-
ic;in, kilise ile biriesmenin arzettigi ehemmiyeti takdir
ve biltiln c;esarizm an'anelerine b-u
vilcude getirmek ic;in lilzumu olan kuvvet ve enerjiyi ken-
-dinde oldugunu beyan etmektedir (1 0). Diger tarat-
tan E. Krebs, Dolger tarafmdan Studiende, Kons-
tantin'in hrristiyanhk lehine oldugu biltiln
lerin kilisenin zaferini tesri etmek hususunda ancak ikinci
derecede amil oldugunu ve hakiki sebebin hrristiyanhgm
haiz oldugu tabiatin fevkmda bir kuvvette bulundugunu
yazmaktadrr (11).
P. Battifol Konstantin'in mezhep samimi-
yetini mildafaa etmektedir (12); son zamanlarda Konstantin
devri numizmatiginin miltehassrsr J. Maurice bu
mezhep mucizevi unsuru hakiki bir hadise
olarak kabul etm,ek istemektedir (13).
Eskikitaplarim.com
58 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
G. Boissier Bu devirde bir ekalliyet eden ve siyasi
bir rol oynam1yan h1ristiyanlarm kucagma ahlmanm, Kons-
tantin i<;in, siyasi bak1mdan, bir me<;hulti denemek oldugu
ve imparatorun, menfaat beklemeksizin, dinini degi;;tirmi;; ol-
masmm, bu i;;i itminan ile yapml$ oldugunu gosterdigi mti-
taleasmdadir (14).
En nihayet M.F. Lot, Konstantin'in. mezhep
samimi oldugunu kabule mtitemayildir (15) ve E. Stein Kons-
tantin'i, dinini sevketmi;; alan, siyasi sebepleri
beyan etmektedir; bu muverrihe gore Konstantin'in dini siya-
setinin en mtihim hadisesi h1ristiyan kilisesinin devlef kadro-
lanna uydurulmas1 Stein, Konstantin'in, bir dereceye
kadar, iranm resmi dini alan dininin tesiri altmda
kalmi$ oldugunu kabul etmektedir (16).
Fakat, umumiyetle Maksentius'a 312 de ol-
dugu zaferle mtinasebettar gosterilen (17) bu mezhep degi;;tiril-
mesini Konstantin'in h1ristiyanhg1 hakkiyle kabulti
telakki etmemelidir: Konstantin, malum oldugu ve<;hile, ancak
oltim yatagmda tanassur Bi.Hun saltanah mtidde-
tince imparator pontifex maximus olarak
tJr. Pazar gtinilnti "Giine$ giinii, nden (Dies Solis) bir
isimle zikretmemi;;tir. Fakat maglup edilemiyen gtine;;)) (Sol
invitus) ismi altmda, bu devirde, dini, harikuH\de bir !?ekilde.
tekmil imparatorluga. ;;ark a ve garbe. yayllmi$ ve bazan hJris-
tiyanhgm ciddi bir rakibi kesilmi;; alan Pers ilah1 Mitra anla-
$Ihyordu. bu hadise Konstantin'in, ailesinde irsi alan gu
ne$ ktiltune salik oldugunu a<;Ik bir surette gosterrrtektedir
(18). Btiyuk bir ihtimale gore, Konstantin'in bu Sol invictusu
Apollon idi (19). ]. Maurice, gayet dogru olarak, bu gune$ di-
ninin (Konstantin'e) imparatorluk dahilinde umumi muhabbet
ve tevecctih temin oldugunu kaydetmektedir (20).
Konstantin'in, h1ristiyanhga alan samimi temaytilti kabul
olunmakla beraber, siyasi gorti$leri ihmal olunamaz. Bunlar
imparatorun, kendine bin;ok bak1mdan faide temin etmek
iktidarmda alan h1ristiyanhga kar$1 takmm1;; oldugu tav1rda,
esash bir rol oynam1;; olsalar gerektir. Konstantin bu dinin,
atide, imparatorluk dahilindeki 1rklar i<;in bir birle$tirme un-
suru olacagm1 anhyordu. Prens Trubetzkoi'un yazd1g1 gibi.
Konstantin tek bir kilise kabul etmekle devletinin vahdetini
tarsin etmek (21).
Eskikitaplarim.com
KONSTANTiNiN MEZHFP
-----------------------
59
Iliiyii k Konstanti n Mulvi us k6priisiinde
Pariste Milli Kiitiipanede bulnnan X. ast r Bizanten bir el yazmas t minyatlirii
Bii yiik Konstantinin riiyast
Pariste Milli Kii t ii panede bulunan X. ast r Biza nten bir el yazmast mi nyatiirii
Eskikitaplarim.com
60 BIZANS iMPARATORLUGU TARiHi
Konstantin'in mezhep degi;;tirmesi alelekser Maksentius ile
hali harpte iken gokte bir h a ~ gorilnmii;; oldugu efsanesiyle
milnasebettar gosterilmektedir. I;;te bu suretle bu din degi;;-
tirilmesinin amilleri meyanma mucizevi bir unsur ithal edil-
mi;; oluyor. Fakat bu noktada mehazlar arasmda tam bir miiba-
yenet mevcuttur. Bu mucizevi: gorilnile dair en eski ;;ehadet
<dtisalr;zlarzn oliimiine dair (De mortibus persecutorum) adh kita-
bmda, Konstantin'in uyudugu bir esnada, yalmz isanm
gok iaretini (coelesie signum Dei) kalkanlan i.izerine hakk.ettir-
mesmi amir mucizevi bir ilham almt;; oldugundan oahs-
eden, Konstantin'in muas1n, h1ristiyan Laktantius'un ;;eha-
detidir (22). Fakat Konstantin'in gokte hakiki bir i$aret gar-
mil;; olduguna dair Laktantius'ta tek bir kelime dahi yoktur.
Konstantin'in diger bir muas1n, Cesare'li Evseb, impara-
torun Maksentius'a karl kazanml$ oldugu zaferden iki yerde
bahsetmektedir. Kilise Tarihi ismini ta;;1yan birinci eserinde
Evseb, yalmz Konstantin'i'n, Romamn yard1mma gittigi esnada,
gogi.in Allahma ve ekanimi selaseden cihamn halaskan
isaya dua eylemi$ ve kendisiyle birle;;meleri i ~ i n niyazda
bulunmu oldugunu (23) zikretmektedir. Burada ne rilya ve
ne de kalkanlann Uzerindeki i;;aretten hic;bir bahis olmad1g1
gorillilyor. Ayni milellif. Konstantin'in Maksentius'a karl ka-
zanml$ oldugu zaferden takriben yirmi be sene sonra. yazml$
oldugu diger bir eserinde (Konsiantin'in Hayatz) Konstantin'in
bizzat kendisine anlatm1;; ve dogrulugunu, yemin etmek
suretiyle, teyit etmi$ oldugu mehur vak'ay1 nakletmektedir:
buna gore Konstantin, Roma i.izerine yi.irildi.igil esnada,
gurup eden gi.ine;;in Ozerinde To{n:<Jl vtxiX ( bununla yen!)
kelimeleriyle birlikte parlak bir h a ~ gormi.i$ imi;;. imparatoru
ve ordusunu ani bir korku istila etmi;; imi;;. Ertesi gece isa
imparatora ayni h a ~ ile gori.inmi.i ve bu tasvir eklinde bir
sancak yaptlrmasm1 ve bununla dil;;mana kar;;1 yi.iri.imesini
emretmi$ imi;;. Ertesi sabah imparator mucizevi ri.iyay1 nak-
letmi;;, san'atkarlar c;agirtmi, gormil;; oldugu i;;arehn eklini
tarif etmi$ ve bu i;;arete benziyen bir sancak yapllmasm1 em-
retmitir; bu sancak <<}abarum adm1 ta;;1maktad1r (24). Bu
kelimenin men:;;e'ine dair ihtilaf vard1r (25). Elyevm bu ke-
limenin Basklarm lisanmdan almm1;; oldugu ve sancak
manasma geldigi zannediliyor. Labarum uzunca bir hac;1
tasvir ediyordu; sancak diregine amut gelen bir c;ubugun
Eskikitaplarim.com
MiLAN EMiRNAMESi 61
ilzerine bir parc;as1 bu, agac;lara tuttu-
rulmw? k1ymetli. miltenevvi ve fevkalade gilzel ortil:l-
mil!;.) olan ve ilzerinde Konstantin ve ogullarmm portreleri
p1nld1yan ferferi bir dokuma idi. Zirvesine, ayni zamanda,.
ic;inde isanm monogramm1 ihtiva eden bir altm tac; raptedil-
mi!;>ti (26). Konstantin devrinden itibaren labarum Bizans.
imparatorlugunun sancag1 olmu!;>tur. Bu mucizevi rilyete ve
Konstantin'e gokte gorilnmil!;.) ve Allah tarafmdan yar-
d1m ic;in gonderilmi!;.) olan ordulara dair imalan diger milellif-
lerde dahi bulmak kabildir. Fakat bu nokta hakkmda ma-
lumahmtz o kadar kan!;>lk ve o kadar miltebayindir ki bunu
tarih bak1mmdan lay1kiyle k1ymetlendirmege imkan yoktur.
Hatta bazllarr, yukarda bahsi gec;en hadisenin Konstantin'in
Maksentius'un ilzerine yilrildilgil esnada degil, fakat bundan
daha once, imparatorun Galyay1 terkinden evvel, vukubul
mu!;) oldugu millahazasmdadtrlar.
MiLAN EMiRNAMESi
H1ristiyanhk ancak Konstantin'in zamam saltanatmda
mevcut olmak ve kanuni bir !;.)ekilde inki!;.)af etmek hakktm
ihraz etmi!;>tir. Fakat h1ristiyanhk lehinde ne!;)redilmi!;.) ilk
emirname itisafc;1larm en zalimlerinden olan Galer zamanmfl.
tesadilf etmektedir. Galer emirnamesini 311 de ne!;.)retti. Galer,
evvelce, muhalifleri putperestlige rilcu' ettirmek gayesini
istihdaf eden hilkumetin emirnamelerine kar$1 muannidane
mticadele etmi$ alan h1ristiyanlar ic;in tam bir umumi
ilan ediyor ve kanunen bunlann ya!;.)amak hakkm1 tamyordu.
Oaler'in emirnamesi $U sozleri ihtiva ediyordu: HJristiyanlar
yeniden olsunlar. Nizam1 bozmamak !;>artiyle, toplan
ttlanm aktetsinler. Bu lutfa mukabil bizim, devletimizin ve
bizzat kendilerinin refah ve saadeti ic;in Allahlarma dua
etmelidirler (27).
Maksentius'a kar$1 kazanm1$ oldugu zaferden iki sene son-
ra, Konstantin, kendisiyle evvelce bir ittifak aktetmi!;.) oldugu
Li<;inius ile kar$1la$ti. iki imparator, imparatorluk i$lerine
dair isti$arede bulunduktan sonra, ihtimal tamamiyle dogru
olmtyan Milan emirnamesi ismi altmda amlan son derece
milhim bir vesika ne$rettiler. Vesikanm bizzat metni bize
kadar gelmemi$tir. Fakat bu metin Lic;inius'un Bitinya vali
sine (praeses) yollarni$ oldugu latince yaztlmi$ bir irade $ek-
Eskikitaplarim.com
62 BiZANS i.MPARATORLUOU TARiHi
Iinde h1ristiyan muharriri Laktantius'un eserinde mahfuz
kalmi$hr. UHince orijinalin grekc:;e bir terclimesini Evseb
Kilise Tarihi ne ithal etmi;;tir.
Milan emirnamesinin bizzat zamamm1za kadar gelmemi$
olan orijinal metni ile Laktantius ve Evseb'in metinleri arasm-
daki mlinasebet meselesi uzun boylu mlinaka$a edilmi;;tir ve
bu hususta bugline kadar kat'i bir neticeye vanlm1;; degildir.
Bu emirname mucibince hiristiyanlar ve diger blitlin dinlerin
salikleri intihap etmi;; olduklan herhangi bir mezhebe sliluk
etmek ic:;in tam ve mutlak bir serbesti kazamyorlard1; bunla:
ra kar;;1 almm1;; olan blitlin tedbirler kald1nhyordu. Emirname
$U sozleri ihtiva ediyordu: Buglinden itibaren her kim hlristi-
yan dinine sliluk etmek isterse, hic:;bir surette rahats1z ve
bizar edilmeksizin, bu dine serbesic:;e ve samiini olarak sliluk
eylesin. Bu hususu zah devletlerine (yani Nikomedia valisine)
en sarih bir tarzda bildirmek istedik, taki h1ristiyanlara, kill te-
lerini icra eylemek hususunda, en tam ve en mutlak bir hlir-
riyet bah$etmi;; oldugumuzdan bihaber olm1yasm1z. Ve ma-
demki bu hlirriyeti h1ristiyanlara bah;;ettik, zamamm1zm sulh
ve asayi;;i i<;in, diger dinlerin saliklerine dahi. kendi adet ve
itikatlarma gore, hareket etmek ve istedikleri i!ahlara tap-
mak hususunda bu hlirriyetten istifade etmek tam ve mutlak
hakkm1 bah$etmi$ oldugumuzu zatl devletleri takdir buyu-
rurlar. Hic:;bir kimsenin hays:yet ve itikad1m rencide etmek
istemedigimizden dolay1 bu suretle karctr verdik (28).
Ayni emirname h1ristiyanlara, evvelce musadere edilmi;;
olan hususi ev ve kiliselerininin, hi<;bir tazminat talep olun-
maksizm ve hic:;bir mi1$klilat gosterilmeksizin, iade olunma-
sim emrediyordu.
Milan emirnamesinin bu metninden, Konstantin'in, putpe-
restlik te dahil olmak lizere, diger bliti.ln dinlere bah;;etmi$
oldugu hukukun aynini h1ristiyanhga dahi vermi;; oldugunu
istidlal etmek Iaz1md1r. Konstantin zamanmda, h1ristiyanhgm
tam bir zafer kazanmi:;? oldugu henliz mevzuubahs ola-
maz. Yalmz bu zaferi evvelden hissetmek kabildir. Kons-
tantin h1ristiyanhgm putperestlik ile imtiza<; edebilecegine
hlikmetmi;;ti ve beyannamesinin en bUylik ehemmiyeti yalmz
h1ristiyanhga ya;;amak mlisaadesini vermi;; olmasmda degil,
fakat bu dini resmi bir himaye altma almi$ olmasmdad1r. i;;te
bu an ilk h1ristiyanhk tarihi ic:;in son derece mlihim olmu;;tur.
Eskikitaplarim.com
I(ONSTANTiNiN l(iLiSEYE KARSI ALMIS OLDUGU VAZiYET 63
Binaenaleyh Milan emirnamesi baz1 mtiverrihlerin yap-
tiklart gibi, Konstantin zamanmda, hiristiyanllg,n diger bu-
tun dinlerin fevkma <;1kanlm1$ ve bu dinlere yalmz milsa-
maha gosterilmi$ (mesela A. Lebediev) (29), yahut bu emir-
namenin, din serbestisini teminden pek uzak kalarak, yalmz
h1ristiyanhgm bu dinlere kar$1 tefevvukunu ilan etmi$ oldu
gunu (mesela N. Grossou) (30) bey an etmege hak verme-
mektedir.
1891 de, Alman alimi Seeck Milan emirnamesinin
zaman mevcut olmadfgm1 iddiaya kadar varmi$hr: yalmz
Galer'in 311 emirnamesi mevcuttur. Fakat bugilnkil tarih
ilmi Seeck'in fikrini kabul eylememektedir (31).
Binaenaleyh Milan emirnamesine istinat ederek, Konstan-
tin zamamnda, h1ristiyanhgm diger dinlere musavi veyahut
bunlardan daha ustun hukuka malik olup olmad1g1 meselesi
tetkik edilecek olursa bu meselenin mi.lsavat lehinde halle-
dilmesi mecburiyeti hasrl olur.
Prof. Brilliantov lmparator Biiyiik Konstantin ve 313 Milan
emirnamesi adll $ayam dikkat esP-rinde, pek dogru olarak, $6yle
yaz1yor: "Hakikatte, hi<; mubaJagaslZ, $Unu soyliyebiliriz:
Milan emirnamesinin buyuk ehemmiyeti halen bakidir, gayri
kabili bu. h1ristiyanlann imparatorluk dahilindeki
gayri kanuni vaziyetlerine kat'i olarak bir nihayet vermi$ ve
tam ve mutlak bir din serbestisi ilan etmek suretiyle, putpe-
restligi. evvelce i$gal ettigi yegane resmi din mevkiinden,
kanuna uygun olarak (de jure), diger dinlerin seviyesine
indirmi$ alan bir vesikaiun ehemmiyetidir, (32). H1ristiyanllk
ve putperestligin ayni zamanda mevcut olduk-
Janna dair sikkeler gbze c;arpan vesikalar te;;kil etmek1e-
dirler (33).
KONST ANTiN'iN KiLiSEYE OLDUGU VAZiYET
Fakat Konstantin h1ristiyanllga, herhangi bir dini dok-
trinde yapml$ olacag1 gibi, yafmz tam milsavi hukuk bah$et-
mekle iktifa etmedi.
H1ristlyan ruhbaniyeti (clerici) putperest rahiplerin haiz
olduklan butun imtiyazata nail oldu. Dini vazifelerinin ifa
sma mani olabilecek btitiln vergilerden, Devlet mukellefab ve
hizmetlerinden muaf tutuldu (muafiyet hakk1). Herkes kilise
Eskikitaplarim.com
64 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
lehine vasiyette bulunmak hakkm1 hai z oldu: bu suretle ki-
lise, kendiliginden (ipso facto) mirasa konma hakkm1 ihraz
etmi;; oluyordu. Din serbestisinin ilan edildigi ayni zamanda
h1ristiyan cemaatlerinin hukmiyeti $ahsiyeleri tamnmi$ o l u ~
yordu. Bu son hadise, h1ristiyanhk it;in, hukuki baktmdan.
yepyeni bir vaziyet ihdas ediyordu.
Piskoposluk mahkemelerine pek muhim imtiyazlar ve-
rildi. Herkes, has1m tarafm muvafakatiyle, herhangi sivil bir
davay1, evvelce sivil mahkemeye verilmi$ olsa dahi, bir pis-
kopos mahkemesine intikal ettirmek hakkma malik oldu.
Konstantin saltanatmm sonuna dogru, piskopos mahkeme-
lerinin salahiyeti daha geni$letildi: 1. E$has hakkmda, her-
hangi ya$ta olursa olsun, piskoposlann vermi$ olduklan ka-
rarlan, gayri kabili temyiz olarak, aynen kabul etmek mecbu-
riyeti has1l oluyordu; 2 . Herhangi bir sivil mesele, davanm
herhangi bir amnda, has1m tarafm muhalefeti olsa dahi, pis-
kopos mahkemesine devredilebiliyordu; 3. Sivil hakimler.
piskopos mahkemelerinin vermi$ olduklan kararlan tasdik
etmek mecburiyetinde idiler.
Bu adl1 imtiyazlar, piskoposlarm cemiyet dahilindeki mev-
kilerini yiikseltmekle: berabar, bunlar i<;in ag1r bir yukti.i ve
bunlann mes'uliyetini arthnyordu. Davay1 kaybeden taraf,
piskoposlar tarafmdan verilmi$ olan ve kabili temyiz olma-
makla beraber hatadan da vareste olmxyan hukme kar$1 ga-
raz, yahut ademi memnuniyet duymaktan kendini alami-
yordu. Diger taraftan piskoposlarm kiliseye taallO.k etmiyen
birtak1m i$lerle me$gul olmalan, ruhani mehafile bir<;ok cis-
mani menfaatlerin girmesine sebep oluyordu.
Kilise a yni zamanda devletten, emlak ve maddi ihsan ve
en'am (glimii$ ve bugday) $eklinde, son derece zengin tah-
sisat ald1. H1ristiyanlar putperest $enliklere i$tirakten muaf
tutuldular. En nihayet, hiristiyanhgm tesiriyle, miicrimlerin
tecziyeleri daha miilayim bir $ekil ald1.
Bundan maada Konstantin'in ad1, muazzam imparatorlugu-
nun hemen biitiin vilayetlerinde, bir<;ok kilise in$asiyle alaka-
dardir. Romadaki Sen Piyer ve Latran baziliklerinin ilk in-
$aSI Konstantin'e izafe olunmaktad1r. Fakat imparatorun dikkat
nazarlan, bu bak1mdan , bilhassa annesi Helen'in, rivayete
gore. hakiki ha<;I ke$fetmi$ oldugu Filistine muteveccih oldu:
Kuduste, isamn gomiilmii$ oldugu mahallin uzerinde Mu-
Eskikitaplarim.com
ARiUS MEZHEBi VE iZNiK KONSiLi 65
kaddes Mezar, kilisesi yi1kseldi ve Zeytin aga<;lan dagmm
O.zerinde imparatar "Mi'ra<;, kilisesini bina ettirdi; en nihayet
Beytullahim'de "Veladet, kilisesi yap1ld1. Yeni payitaht (istan
bul) ve vara$lan dahi, en gtizelleri, "Aziz Havartler, ve
"Sent iren" kiliseleri alan, bir <;ak kiliselerle tezyin edildi.
Halefi Kanstans tarafmdan tamamlanmi$ alan Ayasafya kili-
sesmm temellerinin Kanstantin tarafmdan atllml$ almas1
muhtemeldir. Kanstantinin zamam saltanatmda diger yerler-
de, mesela Antakyada (Antiahia), izmitte (Nikamedia), simalt
Afrikada (34) ilah.. . bir <;ak kiliseler bina edildiler.
Kanstantinin zamam saltanatmdan sanra, h1ristiyanllgm
merkezi alarak, i1<; mi1him sehir inkisaf etti: ltalyada, bir
mtiddet i<;in, putperestlik temayi11 ve an'anelerini muhafaza
etmis alan hrristiyan Rama; $ark h1ristiyanlarmm naza-
rmda, az bir mtiddet zarfmda, ikinci bir Rama alan h1ris
tiyan Kanstantiniye (istanbul); en nihayet Kanstantin zama-
mnda yeni bir hayat devrine girmi$ alan Kudtis. 70 te Titus
tarafmdan tahrip edildikten ve II inci as1rda, Hadrian zama-
mnda, ayni mahalde Aelia kalanisi kurulduk-
tan sonra eski Kudtis, hrristiyanllgm be$igi ve ilk Havari
va'zmm verilmi$ oldugu mahal almasma ragmen, ehemmi-
yetini kaybetmh;;ti. Siyasi bak1mdan vilayetin merkezi Aelia
degil, fakat <;esarea idi.
Bu devirde. yukarda isimleri ge<;en ti<; merkezde, insa olu-
nan kiliseler, ktirei arz tizerinde h1ristiyan dininin kazanml$
oldugu zaferin bir sembalti alarak yi1kseliyorlard1. Hrristiyan
kilisesi bir devlet kilisesi alacaktr. Fakat yeni dtinyevi krral-
hktelakkisi, k1ralhg1 bu dunyada almryan h1ristiyanhgm
ve yaklasan dtinya sanunun esas telakkisiyle tam bir tezat
teskil ediyordu (35).
ARiUS MEZHEBi VE iZNiK KONSiLi
IV tincti asrm ilk msfmda tehaddtis eden yeni vaziyet-
lerden dolay1 h1ristiyanhk. bilhassa dagmatik sahada kendini
g6steren, htlmmah bir faaliyet devri ge<;irdi. Bu dagmatik
meselelerle IV tincti as1rda yalmz fertler degil- mesela III tincti
asrrda Tertullian ve Origen gibi- fakat $ayam dikkat tes-
kilata malik bir<;ok partiler ugrashlar.
Bizans Tarihi
Eskikitaplarim.com
BIZANS IMPARATORLU<"iU TARIH!
Konsiller, IV i.inci.i as1rda, ahvali adiyeden oldular: bun-
Jar hali mi.inaka$ada clan dini meselelerin halli i<;in yegane
<;are addolunuyordu.
Fakat bu IV i.inci.i as1r konsillerinin tekami.iliinde ruhani
ve cismani kudret, din ve devlet arasmdaki munasebetler
i<;in, mi.iteak1p devirlerde son derece bi.iyi.ik bir ehernmiyet
kesbedecek olan, yeni bir karakter belirrnege ba$hyor. Kons-
tantinden itibaren devlet dogmatik mi.inaka$alara kan;;rnaga
ve bunlan istedigi gibi idare etmege ba;;hyor. Pekc;ok hailer-
de devletin rnenfaatleri kiliseninkilere daima tevafuk etrniyor.
Uzun mi.iddettenberi rnedeniyetinin ba;;hca merkezi
lskenderiye idi; fikir hayatl burada bi.iyiik bir faaliyet gos-
teriyordu. Prof A. Spasski'ye gore ;;arkta, II inci astrdan
itibaren, teolojik inki$afm merkezini te$kil etmi$ ve itikat ve
ilrnin yuksek meselelerine kd.r;>t gostermi$ oldugu alaka hi<;
bir zaman zaytflamam1;; alan, htristiyan alerninde ise hususi
bir $Ohrete, yani felsefi kilise $Ohretine malik (36)
bu lskenderiye $ehrinde yeni akide meselelerinin hara-
retli mi.inaka$alan rnucip olmast pek tabiidir. Konstantin
devrinin en mi.ihim rafizi doktrini Arius rnezhebi (yahut
arianizrn) oldu. Bu rnezhep hakikatte, III unci.i as1rda, Su-
riyede Antakya $ehrinde vi.icut bulmu$tu; o devrin en rnii-
nevver insanlanndan Lukian burada bir tefsir ve teoloji
mektebi tesis eylemi$ti. Bu rnektep, Harnack'a gore, arianist
doktrinin be$igi ve bu mezhebin $efi Lukian tam rnanasiyle
bir Arius olmu$tUP (37).
lskenderiyeli bir papas olan Arius, Allahm oglunun ya-
rahlrnl$ oldugu fikrini ortaya ath. Bu fikir arianizmin esasm1
te$kil etti. Arius'un doktrini pek <;;abuk yaylld1. <;esarea pis-
koposu Evseb ve izmit (Nikornedia) piskoposu Evseb Arius'un
yanmda yer aldllar. fakat Arius taraftarlannm bi.itun gay-
retlerine ragmen iskenderiye piskoposu iskender Arius' u
aforoz etti. Oaleyana gelrni$ olan kiliseyi yatt::;;tlrmak i;in
mahalli otoriteler tarafmdan sarfedilen gayretler, limit edilen
neticeyi katiyyen vermediler.
Konstantin Li<;inius'a kar$1 bi.iyi.ik bir zafer kazanml$
ve tek ba$ma imparator olmu$tU. 324 te izmite geldi.
burada gerek Arius taraftarlan ve gerek aleyhtarlan taraftndan
yapilan bir tak1m dinledi. imparator, devleti i;inde
asude bir kilise bulunmasm1 arzu ediyor ve bu dogmatik mii-
Eskikitaplarim.com
ARlUS MEZHEBI VE IZNIK KONSILI 67
cadelenin ehemmiyetinin farkma varm1yordu. iskenderiyeli
lskender'e ve Arius'a hirer mektupla muracaat etti. Bu
mektuplarmda bunlan, ve munaka$a etmekle
beraber pek iyi gec;inen filosoflan numunei imtisal olarak
almalan ic;in ikna ediyordu. Bunlar i<;in ban$mak kolayd1;
her ikisi de hikmeti rabbaniyeyi ve isay1 tamyorlard1.
Konstantin mesajmda c:ge<;irdigim giinlerin sukO.netini, gece-
lerin istirahatini bana bah!?edin. Sakin bir hayatm zevk-
lerini tatmama musaade edin (38) diye yaz1yordu.
Bu mektubu gotiirmek i<;in Konstantin. itimat ettigi adam-
lanndan Kordova piskoposu Hosius (Osius) u iskenderiyeye
gonderdi. Bu zat mektubu teslim etti, meseleyi mahallinde
tetkik etti ve avdetinde imparatora arianizm hareketinin butlin
ehemmiyetini bildirdi. Bunun uzerine Konstantin bir konsil
toplamaga karar verdi.
imparator mektuplariyle i<;timaa davet edilmi$ olan ilk
cumumi konsil (concile oecumenique) 325 te, Bitinyada kain
lznik (Nikaia) !?ehrinde toplandi. Bu konsile i$tirak olan-
lann tam adedini bilmiyoruz; bununla beraber umumiyetle lz-
nikte toplanmi$ olan papaslann adedinin 318i buldugu tahmin
ediliyor (39). Ekseriyeti imparatorlugun $ark kiSimlann-
dan gelen metropolitler teskil ediyordu. ilerlemi$ yasmdan
dolay1 seyyahat edemiyecek bir halde bulunan Roma pisko-
posu kendi yerine iki papas gonderdi. Burada tetkik olunan
meselelerin en miihimmini arianizm mucadelesi te$kil eyledi.
1mparator konsile riyaset etti ve munaka$alan bizzat idare ey-
ledi.
iznik konsilinin vesikalan zamamm1za kadar gelmemi$-
tir. Baz1Ian konsilde zab1t tutulmu$ olmasmdan bile siiphe
etmektedirler. Bu konsile dair bildigimiz $eyler konsil azala-
nnm ve bir kac; milverrihin yazllarma istinat etmektedir(40).
Pek $iddetli milnaka$alardan sonra konsil Arius'un rahzi
mezhebini mahkum etti ve birtaktm tashihler ve ilaveler ka-
bul ettikten sonra Arius doktrininin nilafma olarak, isanm
Allahm oglu oldugunu. fakat babas1 tarafmdan halkedilme-
digini, babas1 ile aym cevherden oldugunu:. beyan eden
bir din timsali (Credo) kabul etti.
lskenderiye ba$diakosu Atanas Arius'u mustesna bir gay-
ret ve buyuk bir meharetle maglO.p etmi$ti.
iznik timsali birc;ok arianist piskoposlarm mazhan
kabulu oldu. Arius'un en muannit muritleri ve bizzat Arius
Eskikitaplarim.com
68 BIZANS IMPARATORLUllU TAR!Hl
konsilden tardolundular ve hapse ahldllar. Konsil muallakta
bulunan diger biitiin meseleleri halletti; ondan sonra da-
glldt. Konsil tarafmdan biitiin cemaatlere yaz1lmi;> olan
mutantan iisluplu bir mektup kiliseye sulh ve itilaf bah!?e-
dilmi;; oldugunu ilan etti. Konstantin ;;oyle yaz1yordu: ibli-
sin aleyhimizde tasarlami$ oldugu bliton projeler bu anda ko-
kiinden mah vedilmi$tir. Aynhk, ihtilaflar, kan$Ikhklar. nifa-
km oldliriicii zehiri, tekmil bunlar Cenab1 Hakkm itegiyle
hakikatin nuru tarafmdan maglup edilmi;;lerdir (41). Aria-
nizmin en iyi miitehass1slanndan biri ;;oyle yaz1yor: Aria-
nizm, kendine parlak bir ati miijdeliyen bir kuvvetle i$e
ba;;lad1, bir ka<; sene zarfmda $arkta tefevvuk iddiasmda
bulundu. Fakat kuvveti konsilin huzurunda tezelziile ugrad1
ve h1ristiyan aleminin bu mezhebi, umumi bir surette, red-
deylemesi iizerine, ink1raz buldu ..... Arianizm, yeniden
canlanma iimidi olmaksizm, tamamile ezilmi;; gibi goriinil-
yordu (42).
Hakikat Konstantinin giizel iimitlerini teyit etmedi. lznik
konsHi, Arius mezhebini mahkum etmekle, arianizm mlica-
delelerine bir nihayet vermedigi gibi yeni hareketler ve yeni
mii$kiilatm husule gelmesine de sebep oldu. Bizzat Kons-
tantinde, arianistler lehinde gayet vaz1h bir degi$iklik gorii-
liiyor. Konsilden bir ka<; sene sonra Arius ve en hararetli taraf-
tarlan siirglinden geri getirtildiler (43). Ariu.s'un hukukunun
yeniden iadesine ani oliimii mani oldu. Bunlarm yerine
iznik timsali:t nin en namdar miidafileri menfaya gonderil-
diler. cfznik timsali:., inkar ve mahkum edilmemekle bera-
ber, kasten unutuldu ve k1smen diger nazariyeler tarafmdan
istihlaf olundu.
lznik konsili aleyhinde husule gelen bu muannit muha-
lefetin ne suretle yaratlldigmi ve Konstantinin haleti ruhiye-
sindeki bu degi$ikligin hangi sebepten ne$'et ettigini tesbit
eylemek c;ok giic;tor. Bu hususta ileri slirlllmii$ olan muh-
telif izahlar, mesela saraym tesirleri veyahut samimi ve ailevi
rab1talar ve diger bir tak1m hadiseler meyanmda, Konstanti-
nin arianizm meselesi hakkmda hiikiim verildigi esnada.
$arkm dini hislerine vaklf olmadigi, arianizmin ise "$arkm
biiyilk bir k1smmda revac; bulmu$ oldugu kabul olunabilir.
Dinini garpten alml$ ve garp yiiksek riihbaniyetinin- me-
sela Kordova piskoposu Hosius'un- tesiri altmda kalmi$ olan
Eskikitaplarim.com
!STANBULUN TESiS! 69
imparator iznik timsalini o yolda tadil ettirdi. Fakat bu,
$arka hie; uymuyordu. Konstantin iznik kararlarmm kili-
senin ekseriyetinin haleti ruhiyesine ve ki1tlelerin arzulanna
muhalif oldugunu anlad1: bu andan itibaren arianizme
meyil etmege ba$ladi. Saltanatmm son senelerinde arianizm
saraya nilfuz etti. imparatorlugun $ark msfmda dahi mev-
kiini gun den gilne ku vvetlendirdi. iznik timsali taraftarla-
rmm bir c;ogu kilrsillerini kaybettiler ve menfaya gonderil-
diler. Arianizmin bu devirde oynami$ oldugu hakim rol
alimler tarafmdan laylkiyle tebarilz ettirilmemi$tir: kaynak-
larm azllgl buna sebep olsa gerektir (44).
Herkesin bildigi vec;hile, Konstantin, hayatmm son sene-
sine kadar, putperest kald1. Ancak olilm yatagmda, Niko-
medyall Evseb, yani bir arianist tarafmdan, vaftiz edildi.
Fal,{at olilrken izhar etmi$ oldugu son arzunun, Arius'un
me$hur rakibi Atanas' m menfadan geri getirilmesi
Prof. Spasski i$aret ediyor (45).
Konstantin ogullanm h1ristiyan yapml$h.
1ST ANBULUN TESISI
Konstantin saltanatmm ehemmiyeti pek bilyilk olan ikinci
hadisesi- h1ristiyanllgm resmen tanmmasmdan sonra- bu hil-
kilmdar tarafmdan yeni bir paytaht tesisi olmu$tur. Bu payi-
taht Bogazic;inin Rumeli sahilinde, Marmaradan uzak olml
yan bir mevkide, Megaranm eski bir miistemlekesi alan
Bizansm (Bv,O:vnov, Byzantium) iizerinde yilkseldi. Eskiler,
Konstantinden c;ok evvel Bizansm i!;igal ettigi mevkii tebariiz
ettirmi$lerdi. Avrupa ile Asyamn hududunda bulunan bu
mevki, stratejik ve ikhsadi ehemmiyetinden dolay1, calibi
dikkatti; buradan iki denize, Akdeniz ve hakim
olmak kabildi; bu mahal imparatorlugu Eskic;aglarm en par-
lak medeniyet kaynaklanna yakla$hnyordu.
Bize kadar gelmi$ alan vesikalardan istidlal olunabildi-
gine gore, M. e. VII inci asnn ilk msfmda Bogazic;inin cenup
burnunda, milstakbel Kostantiniyenin kar$ISmda, Kalhepon
miistemlekesini tesis edenler Megarah muhacirler olmu$tur.
Bir kac; sene sonra bu havaliye gelmi$ alan ikinci bir Me-
gara kafilesi, Bogazm cenup burnunun Rumeli sahilinde,
Bizans miistemlekesini tesis eyledi: umumiyetle bu ismin
Eskikitaplarim.com
70 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
Megarah muhacir kafilesi reisi Bizas'm isminden
mO.$tak oldugu kabul alunmaktadir . . Bizansm, Kalhedona
nazaran, haiz aldugu faideler dahi gozlinden ka<;-
Orek mliverrihi Herodat (M. e. Vinci as1r) iran
generah Megabaz'm Bizansa geldikte, Kalhedon ahalisini,
onlerinde daha iyi bir yer durdugu halde - yani bir ka<;
sene sonra Bizansm tesis edildigi yer - gayn musait bir
mevki intihap ettiklerinden dalay1 korllikle itham eyle-
aldugunu nakletmektedir (46). Strahan (VII, 6, fas1l 320)
ve Tac;itus (Annates Xfi, 63) tarafmdan zikralunan daha mu-
ahhar bir an'ane, Megabaz' m bu ifadesini, pek az tadil edil
mi$ bir $ekilde, Apallon Pityas a atfetmekte ve bu kahinin,
nerede bina etmeleri lazimgeldigini saran Mega-
rahlara, korler memleketinin kan;asmda bil-
dirrni$ aldugunu beyan etmektedir. - Bizans, Med harpleri
ve Makedanyah Filip devrinde, mlihim bir ral aynad1. Grek
mliverrihi Palibyas (M. e. II inci as1r) Bizansm siyasi ve bil-
hassa, iktisadi durumunu parlak bir surette tahlil etmektedir;
bu mliverrih, Yunanistan ile Karadeniz $ehirleri arasmdaki
ticaretin blitlin ehemmiyetini takdir etmekte ve hi<; bir ge-
minin, Bizans ahalisinin muvafakati olmaksizm, Karadenize
girip <;Ikamadigini ve Bizanshlann insaniyete elzem alan
bUtlin Pontas mahsullerini ellerinde bulundurduklanm yaz-
maktadir (4 7).
Roma devletinin bir cumhuriyet olmaktan bilfiil <;Ikmas1
lizerine imparatorlar, bir c;ak defalar, payitahtlanm cumhu-
riyetin merkezi olan Ramadan $arka nakletmek fikrinde
bulunmu$lardi. Ramah mli verrih Suetan (1,79) un $ehadetine
gore, fulius <;ezar iskenderiye, yahut ilion'a (eski Truva)
tasmim etmi$ti. Milattan sanraki ilk as1rlar
imparatorlan, askert seferlerin yahut imparatorluk dahi-
linde yaptiklan tefti;; seyahatlerinin c;oklugundan dolay1,
Siksik, oldukc;a uzun zamanlar i<;in, Romay1 terkediyorlard1.
ikinci asrm sonunda Bizans zalim bir felakete ugrad1: Sep-
tim Sever, rakibi Pescennius Niger'i maglup ettikten sanra,
Niger tarafm1 iltizam etmi$ alan Bizans1 mlithi;; bir tal"zda
yagma ve hemen kamilen tahrib ettirdi.- Fakat $ark, impara-
torl-an kuvvetli cazibesi altmda bulundurmakta devam
ediyardu. lmparator Diokletian (284-305), bir c;ok binalarla
Eskikitaplarim.com
iSTANBULUN TESIS! 71
oldugu Kiic;i.ik Asya- Bitinya !;iehirlerinden Niko-
media'dan (lzmit) bilhassa
Yeni bir payitaht tesis etmege karar veren Konstantin
hemen Bizans1 intihab etmedi. ihtimal bir mi.iddet ic;in,
oldugu N aissus (Ni$), Serdik (Sofya) ve Tessalonik
(Selanik) aklmdan gec;irdi. Fakat Konstantinin
dikkat nazarlan bilhassa eski Truvanm mevkiine
buradan, efsaneye gore, Roma devletinin mi.iessisi Eneas
ltalya ve Latium yolunu tutmustu. imparator bu meshur
mahalli bizzat ziyaret etti. Mi.istakbel sehrin hudutlanm biz-
zat c;izdi. Bir V inci astr htristiyan mi.iverrihinin (Sozomen)
$ehadetine gore, $ehir kap1lan bitirilmi$ti ki bir gece, Cenab1
Hak Konstantine ri.iyasmda goriinmi.i$ ve yeni payitaht ic;in
bask a bir mahal bulmasm1 ta vsiye Bun un i.izerine
Konstantin kat'i olarak Bizans1 intihap Yi.iz sene
sonra, gemi ile Truva sahillerinden gec;en seyyah, denizden,
Konstantinin natamam insaatlm hala gorebiliyordu (48).
Bizanz Septim Sever zamamnda d uc;ar oldugu tahripten
heni.iz tamamiyle kalkmmamt$h. 0 devirde Bizans ehemmi-
yetsiz bir koy hi3sini veriyor ve Marmaraya dogru uzanan
burnun yalmz bir k1smmt i$gal ediyordu. 324 te ve belki
biraz daha sonra (325}, Konstantin yeni payitahtm tesisine
karar verdi ve binaya ba$lath (49). Htristiyan efsanesi
imparatorun, elinde bir asa bulundugu halde, sehrin hudut
tesbit ettigini ve yamndakilerin, miistakbel $ehrin bu
sahas1 kar$1Smda Hasmetmeab, ne zaman duracak-
smtz? diye sormalan i.izerine <oni.imde yi.iri.iyen durdugu
zaman cevabm1 verdigini nakletmektedir (50). Bununla
Kontantin ilahi bir kuvvetin ad1mlanm sevkettigini soyle-
mek istemisti. l$c;i ve insa malzemesi her taraftan getirtildi.
Putperest Roma, Atina, iskenderiye Efes ve Antakyanm en
gilzel abideleri yeni devlet merkezini si.islemek ic;in kulla-
mldllar. Ktrk bin Got askeri (foederati) in;;aata istirak etti.
Yeni kalabahk ni.ifus celbetmek ic;in, bir tak1m muh-
telif muafiyetler - ticarete, devlet hazinesine ilah ... miiteallik -
bah$olundu. En nihayet, 330 senesi ilkbaharma dogru, insa-
at o kadar ilerledi ki, Konstantin yeni payitahtmm mera-
simini yapmaga karar verebildi. Kii$at resmi 11 may1s 330 da
yap1id1 ve bu merasimi kirk giin devam eden $enlik ve
Eskikitaplarim.com
72 BIZANS iMPARATORLUGU TARIHI
eglenceler takip etti. i$te bu suretle 330 senesi ch1ristiyan Kons-
tantiniyenin putperest Bizans1 i s t i ! ~ l a t ettigine $ahit oldu(51).
Sehrin, Konstantin devrinde, i$gal etmi$ oldt!gu sahay1
kat'iyetle tesbit etmek gil<; bir i$tir. Bir !;iey kafi gori.ini.iyor:
o da yeni !;iehrin bi.iyi.ikli.ikte eski Bizans tarafmdan i$-
gal olunan sahay1 gec;mi$ olmas1d1r. Elimizde, istanbulun
IV i.inci.i as1rdaki ni.ifusunu sarih olarak tesbite medar olabi-
bilecek malO.mat yoktur: ihtimal ni.ifus daha o zamanlar
200000 i gec;iyordu (fakat bu bir faraziyeden ba!;)ka bir $ey
degildir) (52). Sehri, kara cihetinden, harici di.i!;imanlara kar$1
mi.idafaa etmek ic;in Konstantin, Marmaradan Ha!ice kadar
uzanan bir sur in$a ettirdi.
Bir cihan imparatorlugunun merkezi alan eski Bizans
bilahare Konstantin $ehri , yahut <I[ Konstantinopolis ve-
yahut sadece Polis yani $ehir (53) tesmiye olunmaya ba$
lad1. Payitaht Romanm beledi te$kilatma nail oldu ve Ramada
oldugu gibi, ikisi sur haricinde olmak i.izere, ondort mmta-
kaya (regiones) aynld1.
Konstantin zamanma ait hi<; bir abide bize kadar gelme-
mi$tir. Bununla beraber iki defa, Justinian (en mi.ihimmi)
ve Leon III tarafmdan, yeniden bina edilmi$ alan Sent- iren
kilisesinin ilk yap1s1 Konstantin devrine <;1kmaktad1r. Bina
bugi.in dahi mevcut olup Askeri Mi.ize' olarak kullaml
maktad1r. Diger taraftan Platee muharebesinin hahrasma
ithaf edilmi$ ve Konstantin tarafmdan yeni payitahta getir-
tilip Atmeydamnda rekzedilmi$ alan Delfi'nin m.e$hur y1lanh
si.itunu(M. e. Vinci as1r), bir az bozulmu$ olmakla beraber,
bugi.in hala eski yerinde durmaktad1r.
Konstantinin her $eyi ke$fetmege muktedir dehas1, eski
Bizansm i$gal ettigi mevkiin siyasl, ikhsadi ve ki.ilti.irel
bak1mlardan arzettigi faideleri takdir etmi$ti. Siyasi bak1mdan
Istanbul, yah ut s1k s1k tesmiye edildigi vec;hile c Yeni Rom a
harici di.i$manlara kar$1 yap1lacak bir mi.icadele i<;in mos-
tesna bir mevkie malik bulunuyordu: Denizden bu $ehre
taarruz edilemezdi. Kara tarahnda ise $ehri surlar muhafaza
ediyordu. iktisadi bak1mdan istanbul Karadeniz ile Ege
ve Akdeniz arasmda yap1lan bi.iti.in ticareti elinde bulundu-
ruyordu. En nihayet, ki.ilti.ir bak1mmdan bu $ehir Hellenistik
medeniyetinin ba$11Ca merkezlerinin yakmmda bulunuyordu:
Bu medeniyet, h1ristiyanhkla kayna$mas1 yi.izi.inden, ve<;hesini
Eskikitaplarim.com
DiOKLETiAN VE KONSTANTiN ZAMANINDA iMPARATORLUGUN UZVI REFORMLARI 73
degi;;tirmie ve Bizans medeniyeti adm1 alml$ clan bir hlris
tiyan- grek -!;iark medeniyetine miinkalib olmu!;Jtu.
F. I. Uspenski bu hususta $6yle yaz1yor: cYeni payitahtm
mevkiinin intihab1, istanbulun binas1 ve cihan!;iiimul bir
hiikumet merkezinin yaratllmas1 .... i$te tekmil bunlar
Konstantinin siyasi ve idari dehasmm inkar edilmez kly-
metini gosteren hadiselerdir. N e;;retmi$ oldugu miisamaha
fermam, Konstantinin alem;;Umul mahiyetteki degerinin
i::il9UsU olamaz: C::Unkii Konstantin bu $ekilde hareket
etmemi;; elsa idi, haleflerinden birisi nas1l elsa hlristiyan-
hg-a tefevvuk blih$etmek mecburiyetinde kalacakh. H1risti-
yanl1k ise bu teahhurden hi9 miiteessir olmiyacaktl. Fakat.
cihanm merkezini istanbula nakletmekle Konstantin, antik
medeniyeti kurtarml$ ve aym zamanda h1ristiyanhgm inki-
!;iafma milsait bir muhit yaratml!;itlr(54).
Konstantinden itibaren istanbul, imparatorlugun siyasi,
dini, iktlsadi ve ahlaki merkezi oluyor.
DiOKLETiAN VE KONST ANTiN- ZAMANINDA
iMPARA TORLUGUN UZVi REFORMLARI
Diokletian ve Konstantinin yapml$ olduklar1 reformlar
ietkik edilecek olursa bunlarm en milhimlerinin: s1k1 bir
rnerkeziyet usulilniln tesisi, kalabahk bir hiikO.met heyetinin
yaratllmas1, miilki -ve askeri kudretin biribirinden aynlmas1
oldugu gorilliir. Fakat bunlan yeni milesseseler yahut ani
degi!;iiklikler olarak telakki etmemelidir. Roma hilkumeti
Avgustus zamamndanberi merkezile!;imege ba!;ilaml$tl-
Romanm kendisinden ilstiin medeniyetler ihtiva eden ve
daha eski hilkumet !;iekillerine malik bulunan hellenistik
fi!ark mmtakalarm1 ve bilhassa Ptolemelerin idaresinde
bulunmu$ olan M1s1r vilayetlerini ilhak etmesine muvazi
olarak payitahtm yeni fethedilen bu memleketlerin ya!;iayan
adetlerini ve hellenistik ideallerini tedrici Surette istiare etmesi
gitmi!;itir. Bilyiik iskender devletinin h a r a b e ~ e r i iizerinde 'ku-
rulmu!;i olan Attalid'lerin Bergama. Selevkilerin Suriye ve Pto-
lemelerin M1s1r devletlerinin banz vash, bilhassa M1s1rda kuv
vetli ve kokle!;imi$ bir !;iekilde goruldi.lgil vec;hile, hiikilmdar-
larm namiitenahi ve ilahi bir kudrete malik olmalan idi. Mt
s1r ahalisi ic;in bu memleketin fatihi Avgustus ve halefleri,
bunlardan evvel gelmi$ olan Ptolemeler gibi, ilaht cevhere
Eskikitaplarim.com
74 BIZANS TARiHi
malik mutlak hiikiimdarlardt. Bu, Ramahlarm, Rama cum-
huriyet miiesseseleri ile k1sa bir zamandan beri inki$af et
mi$ alan yeni hiikO.met $ekilleri arasmda bir nevi uzla;;ma
te$kil eden birinci Princeps m kudret ve salahiyeti hakkm-
daki telakkilerine tamamiyle z1t bir telakki idi. Bununla be-
raber hellenistik $arkm siyasi tesirleri altmda imparatarlarm
ilk kudret telakkisi degi$ti. Princeps ler daha ilk zamanlarda
$ark! ve $arkm imparatarluk telakkisini tercih etmege ba$
ladtlar. I inci astrdan itibaren Kaligula, Suetan'a gore, im
paratar tacm1 (diadem) kabule amade idi (55); diger taraftan,
mehazlara gore, I II lincii asnn ilk msfmda Elagabal saraym-
da tac; giymi$ti (56); ve III iincii asrm ikinci msfmda Avre-
lian'm alent olarak tac; giymi$ ve ayni zamanda sikke yazi-
lanmn bu imparatara cilah ve Ha$metmeap (Deus Aurelianus
lmperator yahut Deus et Dominus Aurelia.rzus Augustus) admi ver-
mi$ aldugu malO.mdur (57). Roma imparatorlugunda mutlak
bir idare tesis eden Avrelian almu$tur.
lmparator kudret ve salahiyetinin gec;irmi$ oldugu teka-
miiliin ilk evvela Ptolemeler zamamndaki M1s1n 6rnek ittihaz
ederek, bilahare Pers ve Sasanllerin tesiri altmda, IV linci.l
asra dogru tamamlanml$ aldugu soylenebilir. Diokletian
ve Kanstantin manar$i te$kilatma son $eklini vermek iste-
diler ve bunun ic;in sadece Roma miiesseselerinin yerine,
Ramada Avrelian devrindenberi bilinen hellenistik $arkm
orf ve adetlerini ikame ettiler.
III iincii asrm herciimerc; ve askeri anar$i devirleri
imparatorlugun dahili te$kilatmi ihlal etmi$ ve parc;;alami$h.
Avrelian muvakkat bir miiddet ic;in vahdeti tesis etti ve
bu sebepten o devrin ve kitabeleri imparatora
lmparatarlugun yeniden miiessisi (Restitutor Orbis) adm1
vermektedirler. Fakat Avrelian'm oliimiinU yeni bir kan-
$Ikllklar devri takip etti. l$te bu $artlar altmda Diakletian
mekanizmasm1 yeniden kurmagi ve salim bir mec-
raya ula$tirmagi kendine gaye edindi. Hakikatte biiyiik bir
idart reformdan ba$ka bir $ey yapmad1. Bununla beraber
gerek Diokletian, gerek Kanstantin devletin dahili te$kila
tmda o kadar biiyiik bir ehemmiyeti haiz hu-
sule getirmi$lerdir ki her ikisini, yukarda i;;aret etmi$ oldu-
gumuz vec;;hile, $arkm kuvvetli tesiri alhnda dagmu$ alan
yeni bir manar$i tipinin miiessisleri olarak telakki edebiliriz.
Eskikitaplarim.com
DiOKLETiAN VE KONSTANT!N ZAMANINDA iMPARATORLUC'iUN UZVI REFORMLARI 75
S1k s1k Nikamedia (izmit) da ikamet etmi$ ve umumiyetle
kendini $arkm cazibesine kaphrml$ alan Diakletian $ark
manar$ilerinin hatlanm kabul eyledi. Tam manasiyle
milstebit bir hiikiimdar ve imparatarluk tacm1 bir
imparator - ilah aldu. $arkm debdebesi ve te$rifat
usulleri saraya girdiler. - H'uzura kabullerde tab'alar. ha$-
metmeaba bakmaga cesaret etmeden once, imparatarun
oniinde diz mecburiyetinde kaldllar. imparatara
miiteallik ne varsa mukaddes adm1 ald1: imparatarun
mukaddes, sozleri mukaddes, saray1 mukaddes, hazi-
nesi ilah... mukaddesti. imparatar, Kanstantinden itibaren
yeni payitahta bilahare Bizans im parator-
lugu hayahm pek kan$lk bir hale getirecek miithi$ masraf-
lan mucip almu$ ve bir hile ve entrikalarm merkezi
haline gelmi$ alan kalabahk bir saray heyeti tarafmdan ihata
olundu. i$te bu suretle mutlak idare, Diakletian tarafmdan,
$ark despotizmine pek yakla$an bir $ekilde, imparatarluga
ithal edildi ve Bizans imparatarlugu te$kilatmm en karakte-
risti hususiyetlerinden biri aldu. Pek dagm1k alan muazzam
manar$inin idaresini kalayla$hrmak i<;in Diokletian feirarhi
yani dortler saltanah sistemini tesis eyledi. imparatarlugun
idaresi miisavi kudrete malik iki Avgust arasmda taksim
edildi; bunlardan biri imparatarlugun $ark, digeri ise garp-
klsmmda aturacakh. Fakat bu iki Avgust, itibari alarak, bir tek
Rama imparatarlugunu idare edeceklerdi. imparatarluk bir-
kalmakta devam ediyardu: iki Avgust tayini hiikO.metin grek
$ark ve latin garp arasmdaki fark1 takdir ettigini ve bu
k1s1mlann idaresinin bir tek $ahsm kudretinin fevkinde bir
i$ aldugunu anladJgml gosteriyardu. Her Avgust maiyetine
bir Cezar almakla miikellefti. Bu zat, Avgust' un istifas1 veya-
hut oliimiinden sanra. bizzat Avgust alacak ve yeni bir Ce-
zar intihap edecekti. i$te bu suretle imparatarlugu kan$lkhk-
lardan ve muhtelif haris $ahsiyetlerin taarruz ve hilelerinden
kurtaracak ve lejyanlarm yeni imparatarun intihabmda haks1z
alarak aynad1klan kat'i ralii izale edecek yeni ve sun'i bir nevi
siilale sistemi aluyardu. ilk iki Avgust Diakletian
ve Maksimian, ilk iki Cezar ise Galer ve Kanstantinin babast
Kanstans Klar aldular. Diakletian kendisi merkezi Nika-
media (izmit) almak iizere, Asya vilayetlerini ve M1s1n ay1rd1;
Maksimian merkezi Medialanum (Milan) almak Uzere
Eskikitaplarim.com
76 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
Afrika ve lspanyay1 ald1; Galer'in uhdesine Balkan yanm-
adasi vilayetleri ve bunlarm civanndaki Tuna vilayetleri,
merkez Sava nehri kenannda Sirmium (bugtinkil Met-
rovi<; ;;ehri ci vann da) olmak ilzere, verildi. En nihayet
Konstans Klor'un payma merkezleri Augusta Treverorum
(bugunkil Trier yahut Treves ;;ehr.i) ve Eboracum (bugunkil
York) olmak uzere Galya ve Britanya du;;tii. Bu dart ;;ah1s
tek ve gayn kabili taksim bir devletin valileri wesabe-
sinde idiler ve kan unlar bu dart ;;ah1s namma ne$rolunuyordu.
Bununla beraber bu nazari mtisavata ragmen iki Avgust'tan
Diokletian, imparator olmak hasebiyle, digerlerine gayn ka-
bili inkar bir surette tefevvuk ediyordu. C:ezarlar ise A vgust-
lann htikmti altmda bulunuyorlard1. - Muayyen bir mtiddet
ge<;tikten sonra Avgustlar istifa edecekler ve vazifelerini
Cezarlara devredeceklerdi. Hakikaten 305 te Diokletian ve
Maksimian istifa ettiler ve hususi hayata avdet eylediler.
Galer ve Konstans Klor Avgust oldular. Fakat bunu takib
eden k-arga;;aliklar, "tetrarhi, sun'i sistemine pek <;abuk
nihayet verdiler. Tetrarhi IV Oneil as1r ba;;langicmda ortadan
kalkti.
Diokletian vilayetlerin idaresinde btiytik degi;;iklikler vti-
cude getirdi. Bu devirde senatoya tabi vilayetlerle imparatora
tabi vilayetler arasmdaki fark ortadan kalkh: Vilayetlerin kaf-
fesi bundan sonra imparatorun emrine verildi. Adedleri nis-
beten az olan eski vilayetler mesahai sathiyelerinin geni;;ligi
ile temaytiz ediyorlar ve bunlar1 idare edenlere pek bilyiik
bir kudret bah;;ediyorlard1. Merkezi hOkumet i<;in son derece
-vahim tehlikeler ekseriya bundan ileri geliyordu. Buralarda
.s1k s1k ihtilaller <;Ik1yor, ve valiler b i r ~ ; o k defalar kendileriyle
birle$mi;; alan ta;;ra lejyonlannm ba;;mda imparatorluk tahh
iddiasmda bulunuyorlard1. Fazla geni;; vilayetlerin arzettikleri
siyast tehlikeyi bertaraf etmek isteyen Diokletian bunlan
par<;alamaga karar verdi. Tahta ctilusunda mevcud olan 57
-vilayetin yerine 96 ve belki daha fazla vilayet ikame eyledi.
Mehazlarm verdikleri gayri kfifi malum at ytizOnden Diok-
letian tarafmdan vticude getiriien ve eskilerine nazaran ~ ; o k
daha kil<;tik alan vilayetlerin tam adedini bilmiyoruz. Bu de vir
lmparatorluk vilayet te;;kilatma ait elimizde mevcut ba;;hca me-
:haz "Notitia dignitatum, ismini ta;>Iyan ve saray hizmetlerinin,
mtilki ve askert memuriyetlerin resmi bir listesini, vilayetleri
Eskikitaplarim.com
DiOKLETiAN VE KONSTANTiN ZAMANINDA iMPAl?ATORLUGUN UZVl REFORMLARI 77
tasrih etmek suretiyle, ihtiva eden bir vesikad1r. Fakat tarihi
tesbit edilmemi$ clan bu vesika, alimlerin fikrine gore, v inci
asnn ba$langicma aittir(58); binaenaleyh Diokletian'm halefi
tarafmdan vilayetlerin idaresinde yapilmi$ olan bilttin degi$ik
likleri muhtevidir. "Notitia dignitatum, vilayet adedini 120
olarak gostermektedir. Tarihleri yine me$kO.k, fakat daha eski
diger bir tak1m Ifsteler daha kilc;iik bir vilayet adedi gos-
termektedirler. Her ne hal ise, mehazlarm fena vaziyetinden
dolay1, Diokletian reformlannm bir c;ok teferruatmm kafi
derecede aydmlahlmami$ oldugunu hatirda bulundurmak
lazimdir.
Diokletian zamanmda imparatorluk dart bilyilk prefelikten
ibaretti: Her prefeligin ba$mda bir prefuar prefesi (praefecti
pretoria) bulunuyordu. Bu prefelikler dio9eslere aynlmi$lardi:
en eski listelerden biri olan Verona listesi bunlann adedini
12 olarak gostermektedir. Her dioc;es muayyen bir miktar
vilayete taksim edilmi$ti.
Tehaddiis edecek herhangi bir mii$killata kar$1 kudretini
daha iyi garanti edebilmek ic;in Diokletian millki ve asker1
kudref biribirinden tamamiyle ay1rd1. Bundan sonra valiler
yalmz idari ve adli i$lerle me$gul olacaklard1 . .Diokletian'm
vilayet reformlan, neticelerini bilhassa ltalyada gosterdiler.
ltalya, evvelce i$gal etmi$ oldugu hakim mevkiden basit bir
vilayet derekesine dil$til.
Bu kabil bir reform kalabahk bir hiikO.met heyetine ihtiyac
gosteriyordu. Son derece k a n ~ H k btirokratik bir sistem vil-
cude getirildi. Bu sistem bir c;ok memuriyetler, gayet milte-
nevvi ilnvanlar ve s1k1 bir mertebe silsilesi ihtiva ediyordu.
Konstantin, Diokletian tarahndan ba$lanmi$ olan reform
i$ini, tabir caizse, inki$af ettirdi ve tamamlad1.
lste bu suretle Diokletian ve Konstantin reformlannm en
karakteristik vas1flan imparatorun mutlak kudretinin teessii-
sil, miilki ve askert idarenin biribirinden tamamiyle aynl
mas1 ve bunun neticesinde kalabahk bir hiikO.met heyetinin
yarahlmas1 oldu. Bizans devrinde birinci nokta, yani hilkilm-
darm mutlak kudreti baki kald1; ikinci nokta ise derin bir
degi$iklige ugrad1 ve millki ve askeri kudret tedrici surette
aym ellerde temerkilz etti. Fakat kalabahk hiikumet heyeti
Bizansa gec;ti ve burada bizzat hizmetlerde, mans1blarda ve
bunlann iinvanlarmda baz1 miihim tadilata ugramakla bera-
Eskikitaplarim.com
78 BIZANS IMPARATORLUGU TARIHI
ber, imparatorlugun son zamanlanna kadar bak_i kald1. Me-
muriyetler ve iinvanlarm biiyiik bir k1smt Hltinceden
grekce oldular; bir c;oklan sadece fahri olarak kullaml-
dtlar, ve miiteakt 'J devirlerde bir c;ok yenileri yaratild1.
IV O.ncli astr imparatorluk tarihinin son derece miihim
hadisesi barbarlann ve bilhassa Oermenlerin (Got) tedrid
surette imparatorluga hululi.idiir; fa kat bu meseledeh a!;)agtda,
IV uncu asn tamamile kavradtktan sonra, bahsedecegiz.
Konstantin 337 de oldii. Faaliyeti, ender tesadiif edilir
medh ve senalarla takdis edilmistir. Muverrih Evtrop'a
(IV iincii astr) gore Roma senatosu imparatoru ilah mertebe-
sine c;tkardt (59). Tarih kendisine cBiiyiik"' iinvamm v e r m h ~ .
kilise kendisini havarilere miisavi bir aziz yapmtshr.
lstanbul sarayma vazolunan lab'arum htristiyan impara-
torlugu miiessisinin dinine sehadet etmek iizere burada
kaldt. Milan program! ise imparatorun siyasi dehasmm bir
vasiyetnamesi oldu (60).
XIX uncu astr lngiliz alimlerinden biri $U miitalaada
bulunuyor: "Konstantini Yenizamanlarm biiyiik adam-
larmdan bid ile mukayese etmek icabettikte bu hiikiimdarm
Napolyondan ziyade Biiyiik Petroya benzedigi kabul olu-
nabilir, (61).
Cezare'li Evseb Konsfantinin medhiyesi nde, muzaffer htris-
1iyanhgm,1blisin yarathgt $eylere, yani sahte ilahlara bir niha-
yet vermesi iizerine putperest devletlerin mahvolduklarmt
ya..::.maktadtr. Tekmil beseriyet ic;in bir tek Allah kabul olun-
-du. Aym zamanda cihanslimul bir kuvvet, Roma impara-
torlugu, kalkmdt ve inki$af eyledi. Tam aym zamanda. aym
Allahm katt bir isar eti iizerine iki iyilik kaynag"l, Roma
devleti ve htristiyan 'dindarhgl doktrini, insaniyetin iyiligi
ic;in birden fl$ktrdt ... Aym noktadan c;tkml$ olan iki biiyiik
kudret, bir tek hiikiimdarm asast altmda bulunan Roma
imparatorlugu ve htristiyan dini, biribirine ztd bOtun unsur
Ian tahakkiim altma aldllar ve bunlan yekdigerile banstlr
<filar (62).
Eskikitaplarim.com
B0Y0K KONSTANTiNDEN VI INCI ASRIN BA$LANGICINA KADAR iMPARATORLAR . 79
BUYUK KONST ANTiNDEN VI INCI ASRIN
KADAR OLAN IMPARATORLAR
Konstantinin ollimtinden sonra il<; oglu Konstantin,
Konstans ve Konstan cAvgust unvamm ald1lar ve impara-
torlugun idaresini aralannda paylastilar. fakat az bir mO.ddet
sonra O.c;: imparator arasmda bir ihtilaf ba$g6sterdi: Bun-
lardan ikisi mticadele esnasmda oldtiler: Konstantin 340 da
ve Konstan 350 de. Bu suretle Konstans imparatorlugun
yegane hakimi oldu ve 361 e kadar saltanat si.irdO..
Konstans'm c;:ocugu olmad1; bun dan dolayi, kardeslerinin
ollimiinden sonra, veraset meselesi derin endi$esini mucib
oldu Kendi emrile idam edilmis olan aile erkanmdan yalmz
iki yegeni hayatta kalmi$lardi: Gallus ve Julian; bunlar
pay1tahttan uzak bulunduruluyorlardi. Bununla beraber,
slilalesine tahh temin etme <: kaygusunda olan Konstans,
Gallus'u Cezar ilan eyledi. fakat Gallus imparatorun sO.phe
lerini tahrik etti ve 354 de katledildi.
h;te vaziyet bu merkezde iken Gallus'un karde!;i Julian
Konstans'm sarayma davet edildi ve Cezar nasbolundu (355)
ve Konstans'm kizkarde$i Helen ile evlendi. Julian'm gayet
k1sa saltanatmdan sonra (361-363) BO.yiik Konstantin stilalesi
sona erdi. Julian'!, ordu tarafmdan Avgust ilan edilmis olan
muhaf z alay1 kumandam Jovian'm yine k1sa saltanatl takib
etti ( 363- 364 ). Jovian'm ollimO.nden sonra Valentinian I
(364 375) imparator sec;:ildi ve hemen akebinde,
askerleri tarafmdan kardesi Valens'i _ Avgust ve salta-
nat $eriki olarak kabul etmege icbar edildi (364-378). Valen
tinian garbt idare etti ve $ark1 Valens' e tevdi eyledi. Garbte
Valentinian'a oglu Oratian halef oldu (375-383). fakat ordu
aym zamanda, o esnada dort ya!;mda bulunan Oratian'm
kardesi Valentinian II yi Avgust ilan etti (375-392). Va-
lens'in olo.mO.nden sonra (378) Gratian Teodos'u Avgust
mertebes ne yO.kseltti ve kendisine imparatorlugun sark kiS
mmm (pars orienta/is) ve lllirikum' un biiyO.k bir ktsmmm
idaresini tevdi etti. c Uzak garb ten ne$et olan Teodos
(kendisi 1spanyol idi) 450 senesine kadar, yani gene;: Teo-
dos'un olO.mO.ne kadar, tahh etmi$ olan sulalenin ilk
imparatoru oldu.
Eskikitaplarim.com
80 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
Blr Blzans imparatori<;esl (Zenon'un, bll!hare Anastasm:-kanst Ariadne?)
Floransada Museo Nazionale (Bilrgello) de bulunan bir f i l d i ~ i letJha
Eskikitaplarim.com
Teodos'un olUmiinden sonra, iki oglu Arkadius ve Ho-
norius devletin idaresini aralarmda taksim ettiler: Arkadius
Honorius ise garbte saltanat siirdii. Arkadius ve
Hon.orius zamanmda devletin vahdeti muhafaza olundu;
nitekim daha onceleri Valens ve Valentinian I in veyahut
Teodos, Gratian ve Valentinian I I nin mii$terek saltanatlan
zamamnda dahi kudretin taksimi imparatorlugun vahdetini
bozmamu;;h: Bu devirde iki imparator, fakat bir impara
torluk mevcuttu. Muas1rlar vaziyeti tamamiyle bu noktadan
gormU$ler;-dir. V inci as.1r miiverrihlerinden Oros "Putperest-
lere tarih, adh eserinde yaz1yor: Arkadius
ve Honorius imparatorlugu mii$terek olaral<:. idare etmege
ba$ladllar; yalmz oturduklan yerleri ay1rd1lar (63).
395 den 518 e kadar impatatorlugun k1smmda
hiikilm silrmii$ olan imparatorlar $Unlardtr: tlk evvela
tahh Buyiik Teodos neslinden gelen kol i$gal etti: Bir Ger-
men $efinin k1z1 Evdokia ile evlenmi$ alan oglu Arkadius
(395-408); bundan sonra Atinah bir filozofun k1z1 olan ve
Evdokia ismi altmda vaftiz edilen Atenais ile evlenen
Arkadius'un oglu gene; Teodos (408-450). Teodos II nin
oliimiinden sonra Pulkeria Trak neslinden Mar-
<;ian ile evlendi ve Mar<;ian imparator oldu (450-4 75). Bu
suretle 450 de, Teodos'un ispanyol siilalesinin erkek. kolu
nihayete erdi. Mar<;ian'm oliimilnden sonra bir "asker! tribun,
olan ve Trakya, yahud Dacia in Illyricum dan, yani tllirya
prefeliginden ne$'et eden Leon I ( 4 57- 4 7 4) imparator
intihap edildi. lzavriyah Zenon ile evlenmi$ alan Leon I in
k1z1 Ariadne'nin Leon isminde bir <;ocugu oldu; bu <;ocuk
biiyiik babas1 oldiikte, alt1 ya$mda imparator oldu (4 7 4),
fakat Kii<;iik Asyada Taros daglarmda oturan vah$i tzav
riya kabtlelerine mensup alan babas1 Zenon'u kendisine salta-
nat $eriki intihap etmege muvaffak olduktan bir kac; ay sonra
oldii. Bu Leon tarihde Gen<; Leon II olarak tamnmaktad1r.
Babas1 Zenon 474 ten 491 e kadar saltanat siirdu.;Olilmiin
den sonra kans1 Ariadne silentiarius (64) lardan 1lliryada
(bugtinkii Arnavudluk) kain Dirrakium'da (bugilnkii Duraz-
zo) dogmu$ olan ihtiyar Anastas ile evlendi. Anastas Zenon'un
oliimii Uzerine, 491 de imparator ilan edildi (Anastas I,
491-518).
Blzans imparatorluiu Tarihi 6
Eskikitaplarim.com
82 BiLANS IMPAI<ATUt<LUUU l"Al{lt11
imparatorlann bu listesi, Konstantinin oliimiinden mi-
lattan sonra 518 senesine kadar; istanbul tahtmm: ilk evvela
Konstantinin yahut daha dogrusu Balkan yanm adasmda
romahla;;mt;; bir barbar kab!lesine mensup olmas1 muhtemel
olan babas1 Konstans Klor'un dardaniyen sii lfllesi; ondan
sonra birtaktm Romahlar; Jovian ve Valentinian I ailesi;
ondan sonra Biiyiik Teodos'un ispanyol slilalesinin ii<;
miimessili; en nihayet tesadiifi bir surette imparatorluk ma-
kamma <;tkmt;; olan muhtelif kabilelere mensup Traklar.
izavriyalilar ve bir illiryah (ihtimal Arnavud) tarahndan
i;;gal edilmi;; oldugunu gostermektedir. Tekmil bu devir
zarfmda taht hi<;bir Grek tarafmdan i;;gal olunmamt;;tlr.
KONST ANTiNiN HALEFLERi
KONSTANS (337-361)
Biiyiik Konstantinin ogullan Konstantin II, Konstans ve
Konstan babalarmm oliimiinden sonra, Avgust iinvaniyle
imparatorlugu mii;;tereken idare etmege ba;;ladllar; Fakat
Konstantinin ii<; halefi arasmda mevcut miinaferet, iranhlara
ve Germenlere kar;;1 yapllan felaketamiz bir harbin tesiri
altmda, had bir ;;ekil aldt. Ve ii<; karde;; arasmdaki aynhk
yalmz siyasi meselelerde degil, fakat dini sahada dahi patlak
verdi. Konstantin ve Konstan'm izniklilerin taraftan ol-
malarma mukabil, babasmm son senelerindeki dini haleti
ruhiyeyi temadi ve tekemmiil ettiren Konstans, Arius ta-
raftan oldugunu alenen ilan eyledi. Miiteaktp senelerdeki
dahili harblerde, ilk evvela Konstantin I I ve bir ka<; sene
sonra Konstan maktulen oldiiler. En nihayet Konstans tek
ba;;ma imparator oldu.
Arianizmin mutekit bir taraftan olan Konstans, zamam
saltanatmda birc;ok tahdidata ugramt;; olan putperestligin
aleyhine olarak, devamh surette bir arianist siyaset takip
etti. Konstans'm emirnamelerinden birisi ;;u beyanatta bulu-
nuyor: Batll i_tikatlara bir nihayet verilsin ve kurban kesme
cinneti ortadan kaldtnlsm ! (65). Fakat putperest mabetler
;;ehir surlannm dt;;mda, olduklan gibi duruyorlard1. Birkac;
sene sonra putperest mabetlerin kapahlmastm bildiren bir
emirname ne;;redildi: Bu mabetlere girmek ve tekmil im-
paratorlugun herhangi bir mahal yahut $ehrinde kurban
Eskikitaplarim.com
KONSTANTiNiN HALEFLERi, KONSTANS 83
kesmek menediliyordu; aksi harekette bulunacaklar idam
edilecek, mal ve miilkleri milsadere olunacaktl. Diger bir
emirnamede putlar i<;in kurban kesen veyahut bunlara
tapan herhangi bir $ahsm olilm cezasma <;arpllacagml
okuyoruz (66). Konstans, cillusunun yirminci senei devri-
yesini tesit etmek i<;in ilk defa olarak Romaya gittikte, refa-
katinde putperest kalmi$ bir <;ok senatOr bulundugu halde,
eski zamanlara ait bir <;ok abidat1 ziyaret ettikten sonra putpe-
restlik i<;in, Romamn mazi ye kart$It1I$ biltiln bilyilklilgilnil
temsil eden zafer ill\hesi mezbahmm senatodan kaldinlmasmi
emretti. Bu hadise biltiln putperestler ilzerinde derin bir
tesir yaptl. Bunlar dinlerinin son gilnleri gehni$ oldugunu
hissettiler. Konstans zamamnda ruhbaniyetin muafiyet ve
imtiyazlan daha fazla arthnldi. Piskoposlar sivil mahkemeler
kar$ISmda tamamiyJe milstakil bir mevkie sahip oldular.
Fakat, putperestlige kar$1 bu $iddetli tedbir-
lere ragmen bu din, kendi kuvveti ile degil, fakat hilkumet
nezdinde gordilgli muayyen bir himaye sayesinde, ya$amakta
devam ediyordu: Konstans Romadaki Vestal lere ve resmi
papaslara dokunmami$h- fermanlanndan birinde Afrika i<;in
bir papas (sacerdos) intihabm1 emretmektedir. Kendisi, salta-
nat;mn sonuna kadar Pontifex Maximus ilnvamm
Fakat umumi olarak, Konstans zamamnda, h1ristiyanhgm
- vak1a arianist bir inki$af etmesi ve ku vvetlenme-
sine mukabil putperestlik birtak1m tahdit edici muamelelere
maruz kald1.
Konstans'm muannidane takip ettigi arianizm siyaseti bu
imparator ile iznik taraftarlar1 arasmda bir tak1m ihtilaflar
<;1kmasma sebep oldu. Konstans ile iznik mukarrerahnm
me$hUr mildafii iskenderiyeli Atanas arasmdaki uzun mil-
cadele bilyilk $iddetiyle temayilz etti. Konstans 361 de 61-
dilkte, ne iznik taraftarlan ve ne de putperestler imparatorun
arkasmdan samimi goz ya$1an dokebildiler. Putperestler,
putperestligin halis taraftan olan Julian'm tahta cillusuna
sevindiler. Ortodoks partisinde Konstans'm olilmilniln tevlit
ettigi hissiyata gelince bunlar hakkmda Magfur Hiyeroni-
mus'un -atideki sozleri sayesinde bir hilkum verilebilir:
Cenab1hak uyamyor, f1rtmaya tahakkilm ediyor. Hayvan
oldilkten sonra silkfinet yeniden doguyor (67).
Eskikitaplarim.com
84 BlZANS lMPARATORLUCU TARIHI
iran1lere kar$1 yapt1g1 bir sefer esnasmda, Kilikyada,
olen Konstans'm mutantan cenaze merasimi, yeni imparator
julian'm huzuru ile, BUylik Konstantin tarafmdan bina edil-
mi$ alan Havariler kilisesinde icra k1llndL Senato mliteveffa
imparatoru ilahlar mertebesine <;IkardL
JULiAN APOSTAT (361-363)
Julian'm ismine. imparatorluk dahilinde putperestligin ye-
niden te$kili ic;in yap1lm1$ son bir te$ebbUs c;ozUlmez surei.te
baghd1r.
Julian'm $ahsiyeti son derece enteresand1r: uzun mud-
detten beri alim ve ediblerin nazan dikkatini celbetrni$ ve
bugUn dahi bunlan teshir etmekte bulunmu$tur. Julian hak-
kmda pek c;ok $ey yazllmt$hr. Julian'm bizzat telif etrni$
oldugu eserler zamamm1za kadar gelmi$ olup hakkmda
bir hUklim vermek hususunda emsalsiz vesikalar te$kil
et mektedirler. Julian'a dair telifatta bulunmu$ olanlann
ba$hca- gayesi, esennm hakkaniyetine ve muvaffaktyeti-
ne iman etmi$ ve IV UncU asnn ikinci mshnda, putperestligi
yeniden ihya etinek ve ya$atmak ve bu dini imparatorlu-
gun ruhani hayahna esas ittihaz etmek hUlyasmda bulunmw;;
olan bu ate$in Hellen> i anlamak ve izah etmek olmu$tur.
Julian gayet iyi bir tahsil gordU. Gene; ya$mda ebevey-
nini kaybetti ve annesini tammad1: Bu kadm Julian'm do-
gumundan birkac; ay sonra vefat etmi$ti. Julian'm annesine
Homer ve Hesiod'up $iirlerini tedris e tmi$ alan grek
edebiyatl ve felsefesine vaklf iskit neslinden hadimagasl
Mardonius prensin mUrebbiligine tayin edildi. Mardonius
bir taraftan gene; Julian'a antik edebiyata dair ders veriyor,
diger taraftan ise evvela Nikomedia, bilahare istanbul pis-
koposu alan mutekit arianistlerden Evsep ve refakatinde
bulunan kilise mensubini. Julian'm Mukaddes Kitap ile
Unsiyet peyda etmesi ic;in c;all$1YOrlardi. I$te bu suretle
julian, bir mUverrihin yazml$ oldugu gibi, dimagmda biri-
biriyle temas etmeksizin yan yana yer alan iki muhtelif ter-
biye gormU!;)tu (68). Julian vaftiz olundu. Sonralan bu dev-
reyi, kendisi ic;in unutulmas1 lazxm bir kabus gibi hahrla-
mu;;tir. Julian'm genc;ligi uzun bir korku ic;inde gec;ti :
Konstans bu prensi kendisi ic;in muhtemel bir rakip adde-
Eskikitaplarim.com
JULiAN APOSTAT 85
diyor ve Julian'm haris emellerinden !;>lipheleniyordu; bazan
bu prensi bir nevi slirglin olarak ya$ahyor, bazan
ise payitahta celbedlip gozlerinin onlinde bulunduruyordu.
Julian, akrabalarmdan bin;ogunun Konstans'm emriyle katle-
dilmi$ oldugunu bilmiyor degildi; herglin kendi hayati i<;in
Kapadokyada bir <;ok seneler mecburi
ikamet eden ve bu ikameti esnasmda ve kendisine refakat et-
mi!;) alan Mardonius'un nezareti altmda, eski muharrirleri
tetkike devam eyleyen ve ihtimal bu zamanlar Tevrat ve
incil hakkmda derin malO.mat edinen Julian, Konstans tara-
fmdan, tahsilini ikmal etmek i<;in evvela istaribula, bilahare
Nikomedia'ya (izmit) gonderildi. Burada bulundugu esnada,
ilk defa olarak, kendisinde putperestlige kar!;)l bir temaylil
hissetti.
0 devirde Nikomedia'da, zamanmm en iyi hatibi ve
hellenizmin otantik bir mumesili olan Litanius ders veri-
yordu. Libanius istihkar ettigi latin lisamm ve
bilmek te istemiyordu. H1ristiyanhg1 istihfaf ediyor ve her
$eyin hikmetini yalmz "hellenizm" de aramak istiyordu.
Libanius'un putperestlige kar!;)I duydugu a$k ve muhabbet
hududsuzdu. Verdigi konferanslar Nikomedia'da bliylik bir
ragbete mazhar oluyordu. Konstans, Julian'I buraya gon-
derdigi esnada, Libanius'un ate$in nutuklanmn gene; $akirt
uzerinde silinmez intibalar b1rakabilecegini ihtimal dli-
$linmli$tiir; Julian'1 me$hur hatibin derslerine devamdan
mennetti. Julian imparatorun yasagm1 alenen 1hlal etmedi.
fakat Libanius'un eserlerini tetkik etti, talebeleri vas1tasiyle bu
alimin derslerine vukuf peyda eyledi ve Libanius'un ifade
tarz1 ve lislO.bunu o derece benimsedi ki mUteak1p devirlerde
Libanius'un bir talebesi olarak telakki olunabildi. Julian
Nikomedia'da neo-platonizm gizli doktrinine meftun olmaga
ba$ladi. Bu devirde bu doktrin, muayyen bliyli formlilleri
kullanmak suretiyle, mlistakbel hayati ke$fetmek ve ollileri
diriltmek - yalmz insanlan degil, fakat ilahlan dahi
(theurgia=&eovpyCo:)- kudretini haiz bir doktrin olarak ortaya
c;rkmi$ti Efesli filozof ve alim Maksim bu sahada Julian'a
buylik tesirlerde bulundu.
Julian, Konstans'm emriyle idam edildigi teh-
likeli devri atlathktan sonra, hesap vermek lizere Milan
mahkemesine davet edildi ve bundan sonra Yunanistana,
Eskikitaplarim.com
86 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
Atinaya, si.iri.ildU. mazisiyle me$hur alan bu
Konstans zamamnda, oldukc;a sonUk bir koy manzarasr
arzediyordu. Buna ragmen bir putperest mektep
burada, gec:;mi$ asrrlarm hahrasrm temadi ettiriyordu. Julian
Atinadaki ikametinden bUyUk faideler temin etti. Mektup-
larmdan birinde Attik nutuklanm ... bahc;elerini, Atina civa-
rmr, mersin agac:;lariyle tahdit caddeleri ve Sokratm
mUtevazr evini sevinc;le hahrladrgmr (69) beyan etmek-
tedir. Atinadaki ikameti esnasmda, Julian mtiverrihlerin
ekserisine gore, hiyerofant (69a) tarafmdan Elesvis mister-
lerine ithal edilmi$tir. Boissier'ye gore bu hadise yeni mtih-
tedi ic:;in bir nevi vaftiz (70). Bununla beraber
bugUn bazr alimlerin Julian'm Elesvis mezhebine si.ilO.k
ettiginde tereddUt ettiklerini kaydetmek lazrmdrr (71).
355 te Konstans Julian'r <::ezar ilan etti, krz
Helen ile evlendirdi ve Jejyonlara kumanda etmek Uzere
Galyaya gonderdi. Burada memleketi yrkup yakan,
tahrip eden ve ahaliyi krlu;tan gec:;iren Germen mUstevlilerine
pek mU$kUl $artlar altmda, kanh bir mUcadele icra
olunuyordu. julian kendisine tevdi olunan Galyay1 kurtarmak
nankor vazifesini $erefli bir surette ba$ardr ve Germenleri
Argentoratum (Strasburg) civarmda kanh bir hezimete
ugrattr. Julian'm Galyada oturmu$ oldugu ba$hca $ehir
LUtetia olmu$tur (Lutetia Parisiorum: sonraki Paris). LUtetia
o zamanlar Sen nehrinin ortasmda olup zamammrza kadar
(Civitas) adrm muhafaza etmi$ ve tahta koprUlerle nehrin
iki sahiline birle!;)tirilmi$ alan bir ada Uzerinde kain kU<;Uk
bir $ehirdi. 0 devirde dahi bir c;ok ev ve bahc;elerin bulun-
dugu Sen nehrinin sol sahilinde, ihtimal Konstans Klor
tarafmdan bina bir saray mevcuttu. Bu saraym
bakiyelerini bugUn Cluny mUzesinin yanmda gormek
kab1ldir. Julian ikametgah olarak bu sarayr intihap etti.
Kendisi LUtetia'yr seviyordu ve daha sonralan yazml$
oldugu eserlerinden birinde Sevgili LUtetia gec;ir-
mi$ oldugu kl$1 hatrrladrgmr beyan etmektedir.
Germenler Ren'in ote tarafma atrldrlar. Julian bu hususta
yazryor: Daha hen liz Cezar oldugum zamanlar lie;
defa Ren'i gec;tim. Ren'in ote tarafmda oturan barbarlardan
20,000 ki$i rehin ald1m... ilahlann yard1miyle, miktan
Eskikitaplarim.com
JULiAN A POST AT 87
k1rk1 bulan tekmil $ehirlerini zaptettim ... .(73). Ordusunda
Julian, bliylik bir muhabbet ve tevecclihe malik bulunuyordu.
Konstans, J ulian'm mu vaffak1yetlerini ademi itimat ve
hasetle takip edi)iordu. iranilere kar!?l sefere gidecegi esnada
Julian'dan, Galyadan yardunc1 lejyonlar gondermesini iste-
di. Galya lejyonlan ayaklandllar ve Julian'1, bir kalkan
lizerinde yukan kald1rd1ktan sonra, -A ilan ettiler.
Yeni Avgust Konstans'tan bu emri vakii tammasm1 talep
etti. Konstans bunu reddetti. Dahili bir harp patlamak lizere
idi. Fakat bu esnada Konstans oldli. 361 de Julian, tekmil
imparatorlukta, imparator ilan edildi. Konstans taraftarlan
ve maiyeti yeni imparator tarafmdan zalimane itisaflara
maruz birakd1lar ve ag1r cezalara c;arp1ldllar.
Putperestligin mutekit taraftan olan Julian, Konstans'm
olii.mline kadar, dini fikirlerini gizlemek mecburiyetinde
kalml$tl. Mutlak hakim olduktan sonra, en bliylik arzusunu
tatbik mevkiine koymak .istedi: Putperestligi yeniden te$-
kil etmek. Tahta clilusunun ilk haftalarmda, Julian bu hususa
dair bir emirname ne$reyledi. Mliverrih Ammianus Mar<;el-
lin us bu vahim andan $6yle .bahsetmektedir:
Julian kli<;lik ya$mdan beri, kendisinde ilahlara
en canh bir temaylil hissetmi$ti; bliylidligli nisbette eski
dini yeniden tesis etmek arzusu ile daha fazla yanup kav-
rulmu$tu. Bununla beraber korku ylizlinden . putperestlik
ayinlerini en bliylik bir mahremiyet ic;inde icra ediyordu . .
Fakat Julian, korkusunun amilinin ortadan kalkmasiyle
istedigi gibi hareket etmek imkamm elde ettigini gordlikte,
gizli fikirlerini ortaya koydu ve a<;lk ve kat'i bir emirname
ile mabetlerin ac;llmasm1 ve ilahlara kurbanlar kesilmesini
emretti (74).
Bu emirname hie; bir kimsenin hayretini mucip olmad1.
Julian'm putpere;tlige olan meylini herkes biliyordu. Put-
perestlerin sevinci pek bi.lylik oldu; bunlar ic;in dinlerinin
yeniden ihdas1, yalmz hlirriyete degil, fakat zafere delalet
ediyordu.
Julian'm emirnamesi, imparatorlugun her tarafmda, ayni
tarzda, tatbik olunmad1: garp k1smmda $ark k1smmdan
daha fazla putperest vardr.
Julian zamamnda istanbulda bir tek putperest mabet
kalmamt$tl. Ktsa bir mliddet zarfmda yeni mabetler in$a
Eskikitaplarim.com
88 BiZANS iMPARATC>RLUGU TARiHi
etmek ise imkans1zdt. Julian ihtimal, men;;'einde gezinti
ve konferanslara tahsis edilm'i$ ve Konstantin zamanmdan
beri bir "fortuna, (yani kismet ilahesi) heykeliyle tezyin
edilmi$ alan $ehrin ba;;hca bazilikinde, mutantan surette
kurban kestirdi. Kilise muharrirlerinden Sozomen'in $eha-
detine gore, bu merasim esnasmda $Oyle bir vak'a tehaddi.is
etti: Bir c;ocuk tarafmdan gezdirilen kor bir ihtiyar impara-
tora yakla$ml$ ve hi.ikilmdann yi.izi.ine dinsiz, donme ve
rmanSlZ bir adam oldugunu hayklrilll$tlr. Bunun ilzerine
Julian $U mukabelede bulunmu$tur: Sen bir korsiln;
Galile'deki allahm her halde sana rtiyeti bah$edecek degildiP.
ihtiyar ise $Oyle bir cevap vermi$ti: Beni gozlerimden
mahrum ettigi ic;in Allaha hamd ederim, bu sayede dinsiz-
ligini gormeme mani oldu. Julian bu hakaretamiz sozlere
mukabelede bulunmami$ ve kurban merasimine devam
etmi$ti (75).
Putperestligi yeniden ihdas efmek arzusunda bulunan
Julian' bu dinin eski dl$ $ekilleriyle yeniden diriltilmesi-
nin imkans1z oldugunu anlad1. H1ristiyanhk kilisesi ile
mticadele etmege muktedir bir kuvvet yaratmak ic;in put-
perestligi yeniden te$kilatlandumak, 1slah etmek laz1md1.
Bunun ic;in. impar a tor, iyi bildigi h1ristiyanhk te$kilatmdan
baz1 hususlan almaga karar verdi. Putperest rilhbani-
yeti h1ristiyan kilisesindeki mertebele.r silsilesine gore te$-
kilatlandirdl. Putperest mabetlerin ic;leri, h1ristiyan ma-
betlerine imtisalen, siislendi. Bu devirde mabetlerde mil
sah abeler yapild1g1 ve hellenizm hikmetinden bah is ki-
taplar okundugu anla$lhyor (hlristiyan kitisesindeki va'1zlan
; putperest ayinlerine ilahiler ithal olundu;
rahiplerden kusursuz bir hayat istenildi; iyilik te$vik gor-
dti. Dini vazifelerini lay1kiyle ifa etmiyenler aforoz edilmek,
tovbe ve istigfara ilah... tabi t.utulmakla tahdit edildiler.
Hulasa olarak, yeniden ihdas edilmi$ alan htristiyanl1g1 can-
landirmak, muhite inhbak ettirmek ve ya$atmak ic;in Julian,
btittin ruhu ile istikrah ettigi bir kaynaga rticu etti.
[lah mezbahlanna gotilrtilen kurbanhk hayvanlarm adedi
o kadar fazlala$h ki, bunlarla bizzat putperestler dahi alay
etmege ba$ladllar. - imparator bizzat kurban kesme mera-
simlerinde faal bir rol oynad1. Ehemmiy etsiz i$leri gor-
mekten c;ekinmiyordu. Libanius'a gore, mezlahm etrafmda
Eskikitaplarim.com
JULiAN APOSTAT 89
ko$ar, ate$i yakar, b1<;ak kullanmasm1 bilir, ku$lan bogaz-
lardl ve bunlarm barsaklan kendisi i<;in bir s1r te$kil et-
mezdi (76). Merasimlerde kesilen hayvan hekatomblan (76a)
vaktiyle diger bir imparator, filosof Mark Avrel hakkmda
soylenmi$ clan bir .hicviyenin yeniden meydana <;1kmasma
sebep aldu: Beyaz okuzler Markus C:ezar'I selamlarlar. Yeni-
den muzaffer alarak avdet ederse biz mah valacag1z." (77).
Putperestligin bu zahiri zaferi imparatorluk dahilinde
ya$Iyan hiristiyanlann vaziyeti uzerinde muessir aldu. ilk
evvela h1ristiyanhk vahim tehlikelere mart.lZ kalmiyacak
gibi gorundi.i . Julian hiristiyanlikta vucut bulmu$ alan
muhtelif tarikatlerin mumessillerini, muritleriyle birlikte, sa-
rayma davet etti ve bunlara dahili harplere arhk bir nihayet
verilmi$ aldugunu ve herkesin kendi itikadma gore, hi<;bir
tazyik ve tehlikeye maruz kalmaksizm, hareket edebilecegini
beyan etti. i$te bu suretle Julian saltanatmm ilk icraatmdan
biri, musamaha beyannamesi aldu. - Bazan, h1ristiyanlar
imparatarun huzurunda kavgalarma yeniden ba$hyarlardi.
0 zaman Julian, Mark Avrel'in sozlerini tekrarhyarak $6yle
diyardu: Almanlar ve Franklarm beni dinlemi$ alduklan
gibi siz de beni dinleyin! (78). Bir muddet sanra ne$ralunan
bir emirname ile Kanstans tarafmdan suri.ilmi1$ olan pisko
paslar, hangi dint fikirde olurlarsa alsunlar, menfadan geri
c;aguildilar ve musadere edilmi$ alan mulklerine tekrar
sahip oldular.
Fakat Julian tarafmdan geri c;aginlmi$ alan ruhbaniyet
a- alan biribiriyle ban$am1yacak gibi gorunen muhtelif dint
cereyanlara mensuptular. Bunlar yanyana sulh ve sukun
ic;inde ya$Iyamadilar ve tekrar $iddetli kavgalanna ba$ladilar.
Julian'm ihtimal bekledigi de bu idi. Zahiri bir serbesti ver-
mekle hiristiyanlarm haleti ruhiyesine tamamiyle vakif aldu-
gunu gostermi$ti. Bunlarm kilisesinde kavgalann hemen
yeniden ba$hyacagma ve bu suretle par<;alanacak alan
kilisenin kendisi i<;in ciddi hic;bir tehlike arzetmiyecegine
emindi. Aym zamanda Julian, hiristiyanhgi inkara muvafakat
edecek alan huistiyanlara buyi.ik menfaatler vadetti. Mezhep
degi$tirenlerin miktan aldukc;a bi.iyuk aldu. Sen
Julian'm bu hath hareketini "hiristiyanlan kurban merasimine
i$tjrake zarlamaktan ziyade surukliyen tath bir (79)
tesmiye etmi$tir.
Eskikitaplarim.com
90 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
Bununla beraber hrristiyanlar, tedrici surette devlet idare-
sinden ve ordudan uzakla$hnl!yordu. Bunlarm yerine putpe-
restler tayin olunuyordu. Ordularda sancak olarak kullamlan
Konstantin'in me$hur labarum u imha edildi ve ordu bayrak-
larmm ilzerinde parllyan putperest i$aretleri tarafm-
dan istihlaf olundu.
fakat h1ristiyanllga en mi.iessir darbeyi vuran tedrisatta
yapllan reform oldu. Birinci emirname, imparatorlugun ba$11-
ca $ehirlerindeki hocalarm tayinine aitti. Namzetler $e-
hirler tarafmdan intihap olunacakh; fakat bu intihaplann tas-
dikl imparatora aitti. Bu suretle imparator istemedigi hocalan
kabul etmiyebilirdi. Dalia evvelleri ise hocalarm tayini miln-
hasiran $ehirlere aitti. Julian'm mektuplannda bize kadar
gelmi$ olan ikinci emirname daha milhimdi. Bunda $Oyle
yaz1h idi: cHocahk meslegine girmek istiyenlerin hi.isnilhal
sahibi olmalan ve kalplerinde devletin fikirlerine mugayir
fikirler beslememeleri laz1mdrr (80). Devletin fikirlerine
uygun fikirler tabiriyle tabii olarak bizzat imparatorun put-
perest fikri kastedilmi$tir. Emirname Homer, Hesiod, Demos-
ten, Herodot ve diger antik muharrirleri izah edenlerin, b u
muharrirlerin tapml$ olduklan ilahlan inkar eylemelerinin
oldugunu beyan etmektedir. Julian, emirnamesinde
$Oyle diyor: Hocalann intihabma iki yol b1rak1yorum:
Ya tehlikeli bulduklan bir $eyi okutmasmlar veyahut
derslerine devam etmek istedikleri takdirde, tefsir ve ayni
zamanda il?.hlar muvacehesinde dinsizlik, cinnet ve hatada
bulunmakla itham ettikleri Homer, Hesiod veyahut diger
herhangi bir muharririn te boyle olmadrgmr tale-
belerine telkin etsinler. Aksi takdirde bu muelliflerin yazllan
sayesinde ve bu yilzden ilcret alanlann en manasrz
bir hisset gosterdiklerini ve drahmi her $eyi yap-
mak hynetinde olduklanm ikrar etmek lazrmgelir. Bugilne
kadar ilahlarm mabetlerini ziyaret etmemek bir<;ok
sebepler mevcuttu ve her tarafta cari olan korku ilahlar
hakkmda edinilmi$ olan hakiki fikirlerin gizlenmesini hakll
gosteriyordu; fakat ilahlarm bize hi.irriyetimizi yeniden bah-
$ettikleri bu anda, dog-ru olarak telakki olunmryan bir $eyi
insanlara ogretmek, zanmma gore, manasrzhktlr. fakat pro-
fesorler, izah ve tefsir ettikleri muharrirleri hakim insanlar
olarak kabul ettikleri takdirde, bu muharrirlerin ilahlar
Eskikitaplarim.com
JULiAN APOSTAT 91
hakkmda beslemi;; olduklai-r dini hisleri dahi kabul etmeli-
dirler; tebcil edilen ilahlann sahte olduklanna kail olan-
lar ise Oalile'!ilerin kiliselerine gitsinler ve orada Matvo
ve LUk'U tefsir etsinler ... $efler ve profesorler ic;in umumi
kanun i$te boyledir... Onatclian). kendi arzulan hilatma
tedavi etmenin daha dogru olmasma ragmen biz. bu hasta-
hga tutulmu$ olanlan affediyoruz, fikrime gore, de-
lileri cezaland1rmaktan ziyade talim ve terbiye etmek daha
iyidir (81 ).
Julian'm dostu ve silah arkada$1 Ammianu,s Man;ellinus
bu emirnameden $6yle bahsediyor: (Julian), htristiyanlarm,
ilahlara hUrmet etmedikleri takdirde, (yani, diger kelimelerle,
putperest olmadiklan takdirde), hitabet ve gramer tedris
etmesini mennetti (82). H1ristiyan mUelliflerin vermi$
olduklan malumata istinat eden baztlan yeni bir
emirname ne$redip h1ristiyanlan yalmz ders vermekten
degil, fakat umumi mekteplerde, tetebbuatta bulunmaktan
dahi niennetmi$ oldugunu farzetmektedirler. Sent Avgustin
$6yle yazmaktad1r: H1ristiyanlan tedristen ve serbest san at-
Ian ( liberales aries) tahsil etmekten mennetmi$ olan Julian,
kiliseye kar$1 itisafta bulunmami$ m1d1r?> (83). Fakat bu
ikinci emirnamenin metnine malik degiliz. Binaenaleyh ihti-
mal zaman mevcut olmamu;;tir. Esasen htristiyanlan
ders vermekten menneden birinci emirname bunlarm tahsil
etmelerine bilvas1ta mani oluyordu. Bu emirnamenin ne$rin-
den sonra h1ristiyanlar <;ocuklanm putperest gramer ve hita-
bet mekteplerine gondermege mecbur kald1lar; htristiyan-
larm ekserisi bundan imtina eyledi, <;UnkU bu putperest tedri-
Sahn tesiri altmda, bir iki nesil sonra, h1ristiyan
gen<;lerin tekrar putperestlige a vdet edebileceklerini farz
ediyorlardi. Fakat. diger taraftan, h1ristiyanlarm, bir dereceye
kadar umumi tahsil gormedikleri takdirde, ahlakan putperest-
let:"den a$agl bir seviyeye di.i$ecekleri a$ikard1. Binaenaleyh
julian'm emirnamesinin - bir tane dahi olsa - h1ristiyanlar
asli bir ehemmiyeti vard1. Hatta emirname, hiristiyan-
larm istikbali vahim bir tehlike arzediyordu. Gibbon
hakh olarak h1ristiyanlann ders vermekten dogrudan dogruya,
tahsil gormekten, . putperest mekteplere gidemedikleri
(ahlak bak1mindan), dolaytsile mennedilmi$ olduklan mUtalea-
smda bulunmaktadtr (84).
Eskikitaplarim.com
92 BiZANS iMPARATOim.Jou TARiHi
Birc;ok h1ristiyan hatipleri :ve gramercileri, imparatora
ho;; goriinmek ic;in, putperestligi kabul etmektense, kiirsii-
lerini terketmegi tercih ettiler. Putperestler arasmda dahi
Julian'm emirnamesi muhtelif ;;ekilde tefsir edildi. Putperest
muharrir Ammianus Mar<;ellinus bu noktaya dair ;;oy le
yaz1yor: Julian'u1 h1ristiyan profesorleri hitabet ve gramer
tedrisinden menneden zalimane emirnamesinden hie; bahset-
memek Hiz1mdtr>> (85).
H1ristiyanlarm bu emirnameye ne suretle kar;;1 koymw?
olduklanm gormek enteresand1r. Baz1lan sadedilane bir
surette sevindiler. c;linkli bunlarm fikrine gore, imparator,.
h1ristiyanlara putperest muharrirlerin tahsilini glic;le;;tirmi$ti.
Mennedilen putperest edebiyat1 yerine kaim olmak iizere
ihtiyar Apollinar ve gene; Apollinar (baba ile ogul), mektep
tedrisatl ic;in, yeni bir h1ristiyan edebiyatl yaratmag1 tasavvur
ettiler. Bunun ic;in psom lan Pindarm kasideleri tarzmda
yazmaga ba$lad1lar; Pentatokii (Musanm be$ kitabm1) hexa-
metrum (85a) vezninde, incili ise Platon'un (Eflatun} m ~ h a v e
releri $eklinde ilah ... tertip ettiler. Bu beklenilmiyen eserlerin
hie; birisi bize kadar gelmemi$tir. Bu kabil edebiyatm de-
vamh bir k1ymette olam1yacag1 a$ikardl: Julian'm oliimii ile
emirnamesi terkedildikte, bu ed.ebiyat dahi ortadan kalkti.
362 senesi yazmda, Julian imparatorlugun $ark vilayet-
lerinde bir seyahat yaptl ve ahalisi,imparatorun bizzat soyle
digi vec;hile, dinsizligi tercih eden (86), yani h1ristiyan olan
Antakyaya (Antiohya} geldi. Burada, resmi merasimler esnasm-
da bir tak1m soguk muamelelerden maada bazan glic; zaptedile-
bilen bir husume hissedildi ve bazan burilar ac;1ga vuruldu. Ju-
lian'm Antakya'daki ikameti c;ok muhimdir, c;linkli imparator
burada meydana getirmek istedigi eserin nekadar mli$klil ol-
dugunu ve tasarlad1g1 putperestligin yeniden ihdas1 proje-
sinin tatbik kudreti olmad1gtm anlami$tlr. Suriyenin merkezi
ha$metlu misafirinin telakkilerini soguk bir tarzda kar$1lad1.
Bu hususta julian'1n Misopogon yani Sakaldan nefret eden
adll hicviyesinde (87) bizzat naklettigi vaka calibi dikkattir.
Antakya civannda, Dafnede kain Apollon mabedinde yapl-
lacak olan biiyiik putperest ayininde imparator kalabahk bir
halk kutlesi. birc;ok kurbanhk hayvan, dokiilecek mayi,
buhur ve bliyiik putperest bayramlannda kullamlan.
diger bir tak1m esya bulaca1?;lm timid ediyordu. Fakat rna- .
Eskikitaplarim.com
JULIAN APOST AT 93
bede geldikte, burada hayretle elinde kur:ban edilmek uzere
bir tek kaz tutan bir papastan hi<; bir kimseyi bula-
madi.
1$te Julian'm hikayesi:
Loos ismini verdiginiz onuncu ayda (siz boyle hesap
edersiniz) zanmma gore, atalanm1za kadar dayanan
ve bu ilahm (Apollon, Sol Deus, Helios) tesid olunan
bir bayram vard1r ve vazife, Dafney'i ziyaret etmek suretiyle,
hamiyet gostermegi emrediyord u. Binaenaleyh Zevs Kasios
mabedinden bu mahale, hi<; olmazsa miireffeh halinizi
gormek ve halkm fikirlerini ogrenmekle sevinebilirim dii$iin-
cesiyle Ve ruyada hayaller goren bir insan gibi
tertib olunacak dini alay1 dimag1mda tahayyiil ediyordum.
Kurbanhk hayvanlan, dokiilecek me!?rubati, ilahlar
fine $arkl soyliyecek koro heyetlerini, buhuru, ' ruhlan ta-
mamiyle kudsiyetle siislii gen<; <;ocuklarmi nefis
beyaz elbiseler olduklan halde mezbahm etra-
fmda mevki olarak bulacagimi tahayyul ediyordum.
Fakat mukaddes mahale girdigimde burada ne buhur. hatta
ne bir c;orek ve ne de bir tek kurbanhk hayvan buldum.
0 anda beraber daha heniiz mabedin ol-
dugumu, sizlerin taraf1mdan verilecek i$areti beklediginizi,
oldugumdan dolay1 bu $erefi bana
fakat ilahm senevt bayram1 $erefine
takdim etmek niyetinde oldugu kurbanlan sorup ara$tir-
maga rahip bana $U cevab1 verdi: Kendi evimden
ilahe takdim etmek i.izere, bir kaz getirdim; fakat bugi.in
haz1rllk yapmad1 (88).
Antakya, putperestligin davetine icabet - Bu
kabil hadiseler Julian'm camm stkryor ve h1ristiyanlara kar$1
kinini tahrik ediyordu. H1ristiyanlara izafe olunan Dafne
yangmmdan sonra imparator ile bunlar arasmdaki miinase
bat biiti.in biitiin gerginle$ti. <;ileden olan imparator,
ceza olmak i.izere, Antakya'nm ba$hCa kilisesinin kapatllma-
smi emretti; buras1 aym zamanda tecavi.ize ugrad1 ve yagma
edildi. Bu kabil vakalar diger $ehirlerde de tahaddiis etti.
Gerginlik son raddesine geldi; hiristiyanlar dahi ilahlar.n
tasvirlerini k1rdilar. Kilisenin baz1 miimessilleri, din ugrunda
martir olarak old tiler. Tam bir anar$i impara torlugu tehdid
ediyordu.
Eskikitaplarim.com
94 BiZANS iMPARATORLU0U TARIHl
363 ilkbahannda Julian Antakyay1 terketti ve iranhlara
kar!?l sefere gitti. Malum oldugu vec;hile, imparator bu sefer
esnasmda bir mtzrak darbesile Oliim derecesinde yaralanml!;l
ve c;adtrma getirildikten sonra olm'U!;!tiir. imparatorun kimin
tarafmdan vuruldugu kati olarak bilinemedi. Bundan dolay1
biHihare bu mevzua dair bir tak1m efsaneler ortaya <;tkhlar.
Bunlar meyanmda pek tabii olarak Julian'm h1ristiyanlar
tarafmdan vurulmu!? oldugunu iddia eden bir versiyon var-
dir. H1ristiyan muverrihleri, imparatorun elini yarasma gotUr
diigiinli, avcunun ic;ini kan ile doldurduktan sonra bu kam
havaya savurdugunu ve beni maglup ettin, Galile'li )) sozle
rini soylemi!;l oldugu efsanesini nakletmektedirler (89).
lmparatorun c;ad1rmda, yatagmm etrafmda. dostlar1 ve
ordu !;iefleri topland1lar; Julian bunlara son defa olarak veda
etti. Son sozleri Ammianus (XXI. 3, 15 20) vasttasile bize
kadar gelmi!;!lerdir. Bu sozlere gore Julian hayatmm ve faaliye-
tinin bir medhiy.esini yapmaktadtr. Bir filosofun siikuneti ile,
on linden kac;tlmasi imkanstz olan olumU beklemektedir.Sonun-
da, kuvveti azald1kta, muayyen bir varis gostermeksizin, en
iyi bir imparator tarahndan istihlaf edilmesi arzusunu izhar
ediyor. Fakat etrafmdakiler agla!;!Iyorlar: o zaman, alUm
halinde bulunan bunlan hafifce tekdir ediyor ve gok ve
yildizlarla sulh olan bir imparator ic;in aglamanm
miinasip olmad1gm1 soyliyor.
Julian, 26 haziran 363 te. gece yarlSl, 32 ya!;!mda oldugu
halde, oldii. Me!;!hur hatip Libanius bu oli.imii Sokratm alii
mi.ine benzetti (90).
Ordu, tac1, muhaftz alayma kumanda eden Jovian's verdi.
Bu zat lznik mukarrerati taraftar1 bir h1ristiyan idi. Iran
k1rah tarafmdan sulh aktetmege icbar edilen Jovian fena bir
muahede yapmak ve dli!;!manlara, Dicle nehrin n !;lark sahi-
linde bulunan birkac; vilayeti terketmek izhrarmda kald1.
Julian'm olUmii hlristiyanlar sevinc;le kar!;!Ilandl.
H1ristiyan muharrirler miiteveffa imparatora ejder, Nabu-
kodonosor, Herod ve e:canavan lakaplarmi takdllar.
Julian, pek enteresan olan !?ahsiyetini daha derin bir
surette tetkike medar olabilecek bir tak1m eserler terketmi!;!tir.
Dini sisteminin merkezini gline!;l kUltu te!;!kil etmektedir
ve dini telakkileri dogrudan dogruya iranilerin aydmhk ilah1
Mitra k'UltO.ni.in ve bu devirde tahrif edilmi!;l olan eflatuni
Eskikitaplarim.com
jULiAN APOSTAT 95
fikirlerin tesiri altmda bulunmaktad1tlar. Kuc;uk ya;nndan
beri Julian tabiat ve bilhassa semay1 sevmi!?ti Dini felsefesine
dair elimizde bulunan mehazda, K1ral adli
tezinde, imparator en kuc;uk beri ilahi ylld1zm
$Ualanna kar$1 $iddetli bir a$k oldugunu yazmak-
tadir. Baki$lanm gi.lne$e dikmekle kalm1yor, geceleyin, dahi
semanm guzelliklerini tema$a edebilmek ic;in, bi.lti.ln me$ga-
lelerini terkediyordu. daldigi anlarda kendisine
hitap edenleri arhk i$itmiyordu; hatta bazan tamamile ken-
dinden dahi gec;tigi vaki oluyordu. Oldukc;a vuzuhsuz bir
surette izah edilmi$ olan dini nazariyesi i.lc; gi.lne$ nevinde
i.lc; dunyanm mevcudiyetine istinat etmekte'dir. Birinci gi.l-
ne$ en yuksek Oune$ olup her$ey fikrini ifade etmek-
tedir; yani idrak edilebilen ahlaki bir vahdettir. Bu
dunya saf hakikatler, ilk prensipler ve ilk sebepler dunyasi-
dir. Bize gori.lnen di.lnya ve zahiri yahut hissedilen
di.lnya birinci dunyanm bir aksinden, fakat bilvas1ta husule
gelmi$ bir aksinden ba$ka bir$ey degildir. Bu. iki di.inya,
yani idrak edilebilen ve hissedilen di.lnya arasmda, Oi.ine$i ile
birlikte, idrakeden di.lnya bulunmaktad1r. i$te bu suretle
idrak edilebilen yahut manevi, idrak eden ve hissedilen yahut
maddi di.lnyalardan mi.lrekkep bir teslis husule geliyor.
idrak eden di.inya, idrak edilebilen yahut manevi di.lnyanm
aksidir, fakat ayni zamanda bizzat hissedilen di.lnyaya ornek
te$kil etmektedir; bu suretle bu sonuncu dunya bir aksin
aksi, yani esas ornegin ikinci dereceden bir kopyas1d1r. En
yuksek Oi.ine$ insan ic;in gayn kabili ni.lfuzdur; i$te bu
sebepten Julian, diger iki gi.lne$ araswda mutevass1t bir
mevki alan idrak eden Oune$ e butun nazarlanm tevcih
etmekte, bu gi.lne$e, K1ral Oi.ine$ ismini vererek tapmak-
tadlr.
Julian, meclubiyetine ragmen, putperesligin yeniden ih-
. yasmm pek bi.lyi.lk mi.l$ki.llat arzettigini anlami$h. Mektupla-
nndan birinde yaz1yor: Bu kadar a$ag1 bir seviyeye
dO;;mu;; olan bir ;;eyi yi.lkseltmek ic;in birc;ok mi.lttefike ihti-
yacim vard1r (92). fakat Julian, di.l$mi.l;; olan putperestligin
bir daha kalkmamiyacagmi takdir edememi$ti, c;i.lnki.l bu
din tamamile olmi.l$ti.l Binaenalyh (imparatorun) te;;ebbusi.l,
daha, ba$langicmda, a muvaffakiyetle neticelenmege
Eskikitaplarim.com
96 BIZANS lMPARATORLUl'iU TARtHt
mahkumdu. Boissier' nin yazd1g1 gibi "(Julian'In) eseri suya
cihan ise bundan hi<; birr;;ey kaybetmezdi (93).
Bu ater;;in Hellen in yan r;;arkh bir ilk Bizansh (frlih-
byzantiner) oldugunu Oeffcken yaz1yor (94).Julian'm biyog-
rafisini yazmi$ olan diger bir alim $U mi.italeada bulu-
nuyor: imparator Julian, kendisi i<;in medeniyetin mukad-
des ber;;igi, di.inyada bi.itlin iyi ve gUzel r;;eylerin anas1 ve
bir tapmma heyecamnda soylemir;; oldugu ve<;hile, yegfme
hakiki vatam olan Yunanistan ylld1zmm batm1r;; oldugu
ufukta ge<;ici ve parlak bir hayalet olmur;;tur>) (95).
IV UNCU ASRIN SO NUNDA KiLiSE VE DEVLET.
BUYUK TEODOS. HIRiSTiY ANLIGIN ZAFERi
Julian'm halefi, mutekid h1ristiyan ve iznik taraftar1
Jovian (363-364) zamamnda h1ristiyanhk yeniden teesstis
etti. Fakat bu son tedbir putperestlerin itisafma bir sebep ter;;kil
etmedi; putperestlerin, imparatoru!"} tahta cillusunda, duymur;;
o)duklan korkunun esaSSIZ o]dugu Jovian sadece
Julian'dan evvelki vaziyeti yeniden iade etmekle iktifa etti.
Din serbestisi ilan olundu. Putperest mabedlerin a<;llmasma
ve kurban kesilmesine mlisaade edildi. Jovian, iznik mukar-
reratl hakkmdaki kanaatlerine ragmen, diger mezheplerin
saliklerine karr;;1 hi<;bir zecri tedbir almad1. t-hristiyanligm
muhtelif cereyanlan na mensup olan slirgi.inler menfalann-
dan geri getirtildiler. Labarum>) ordugahlarda yeniden gori.il-
mege bar;;landi. Jovian ancak birka<; ay saltanat
fakat din sahasmdaki faaliyeti bi.iyi.ik bir intiba b1rakti.
V inci astrda telifatta bulunmur;; olan arianist temaylillil
hiristiyan mliverrihi filostorgius r;;oyle kaydetmektedir:
Jovian kiliselere eski ho.li yeniden iade eyledi ve bu
kiliseleri Apostatus'un maruz b1rakbg1 biltlin teca vi.izlerden
masun kald1 (96).
Jovian ani olarak $ubat 364 te oldi.i. Bu imparatora Va-
lentinian I (364-375) ve karder;;i Valens (364378) halef oldu-
lar ve imparatorlugun idaresini aralarmda paylar;;blar. Valen-
tinian imparatorlugun garp k1smmm idaresini deruhte etti
ve ktsmmt Valens'e tevdi etti.
Eskikitaplarim.com
IV 0NC0 ASRIN SONUNDA KiLiSE VE DEVLET 97
iki k a r d e ~ . itikat meselelerinde biribirinden farkh
prensiplete istinat ediyorlardt. Valentinian'm iznik konsili
taraftan olmasma ragmen. Valens arianist idi. fakat iznik
taraftan olmas1 Valentinian'I, din sahasmda, mlisamahakar
davranmaktan menetmedi ve zamam saltanahnda en tam ve
en emin bir fikir hlirriyeti cari oldu. Tahta c;tkhgi esnada
her ferde, kendi vicdanma gore istedigi dini kabul etmesi
hususunda tam ve mutlak bir serbestl>> verilmi$ oldugunu
bildiren bir kanun ne!;iretti (97). Putperestlik muayyen bir
mlisamaha gordli. Buna ragmen Valentinian bir taktm ted-
birlerle, bir htristiyan imparatoru oldugunu gosterdi. Bu
meyanda Bliyilk Konstantin tarafmdan kiliseye verilmi$
plan imtiyazlan yeniden ihya etti.
Valens 'Ja$ka bir yol takip etti. Arianist temayilliin taraftan
olan bu imparato.r, diger htristiyanlara kar$1 milsamahakar
davranmadt ve itisaflannm ne $iddetli ve ne de sistematik
olmasma ragmen, imparatorlugun $ark ktsmt, zamam sal-
tanatmda son derece kan$Ik bir devire girdi.
Haric;te, iki karde$ Germenlere kar$1 $iddetli b r m ilea-
dele ac;mak mecburiyetinde kaldtlar. Malum oldugu vec;hile
'valens, gene; ya$mda, Gotlara kar$1 yaptlan milcadelede mak-
tul dli$mil$tilr. Fakat Bizans tarihinin ba$lang,c;lanndaki
Germen meselesi milteaktp fastlda tetkik olunacakttr.
Garpte, Valentinian'm oglu Gratian (375- 383), babas1m
istihlar etti ve ayni zamanda ordu Gratian'm dort ya$mdaki
gayri me$rU karde$i Valentinian II yi (375 - 392) alkt$ladt.
Valens'in oli.imtinden sonra (378) Gratian Teodos'u Avgust
tayin etti ve bu zata imp:uatorlugun ~ a r k msfmm ve "illiri-
kum, un en buy ilk ktsmmm idaresin i tevdi etti.
Gene; ve iradesiz olan, hic;bir rol oynam1yan, fakat "aria-
nizme temaylil gosteren Valentinian II istisna edilecek olursa,
imparatorlugun, Gratian ve Teodos ile, kat'i olarak din ser-
beslisini terketmi$ ve "[znik timsali, tarafma gec;mi$ oldugu
gorillur. Hakikatte, tarih tarafmdan kendine "Buyilk, lakab1
verilmi$ olan $ark imparatoru Teodos {379 395) ba$1tca
rolli oynad1. Bu imparatorun ismine htristiyanhgm zaferi
c;ozillmez baglarla baghd1r. intihap eylemi$ oldugu dinin
kat'i bir taraftan olan bu imparatorun zamam s::tltanatmda,
putperestlige kar$1 mlisamaha gosterilmesi mevzuubahs
oiamazdt.
Bizans imparatorlul!u Tarihi 7
Eskikitaplarim.com
98 BIZANS iMPARATORLUC'iU TAR!Hl
Teodos ailesi. IV uncll asrm ikinci msfmdan itibaren,
Valentinian I zamamnda, imparatorlugun garp k1smmm en
parlak generallerinden yukarda ismi gec;en imparator Teo-
dos'un babas1 Teodos sayesinde !iJOhret kazanmi$tlr. 379da
Gratian tarafmdan Avgust intihap edilmis ve basma
gec;irilmis olan Teodos hiristiyan temaytillti olmakla beraber
vaftiz edilmemi$ti. Avgust olduktan bir sene sonra, Selanikte
pek ag1r hasta bulundugu esnada, bu !;>ehrin piskoposu lznik
taraftan Askolius tarafmdan vaftiz edildi.
Teodos, ifas1 mll$ktil iki vazife kar$ISmda bulunuyordu:
evvela birc;ok cereyanlann ve muhtelif temayllllerin mah-
sulti dini kargasahklar tarafmdan parc;alanmi!;l clan impara-
torlugun dahili vahdetini tesis etmek; saniyen imparatorlugu
Germen barbarlanmn daimi tazyikmdan ve bilhassa impara-
torlugun mevcudiyetini bile tehlikeye koyan Gotlardan ko-
rumak icap ediyordu.
Gorilldtigu vec;hile, Teodos'un selefi zamanmda, arianizm
ustun pir rol oynami$h- Valens'in olUmunden sonra, bilhassa
Teodos'un tahta cu!O.suna tekaddllm epen k1sa ve muvakkat
saltanat ferdasmpa. dini mucadeleler yeniden alevlenmi$ ve
bazan pek $iddetli $ekiller iktisap etmi$lerdi. Bu miinazaa
ve karga$ahklar bilhassa !;Jark kilisesinde vc istanbulda his-
solunmu!;>lardi. Ahkam1 diniye ihtilaflan mah-
dut c;erc;evesi di$Ina <;Ikmi$, o devrin tekmil sosyetesine
anz olmu$, halk kutleleri ve sokaklara kadar nufuz etmi!;;ti.
Allahm Oglunun hangi cevherden oldugu meselesi, IV uncu
asnn ikinci msfmda, her yerde, konsillerde, kiliselerde,
imparatorun saraymda, milnzevilerin kulilbelerinde, mey-
danlarda, pazar mahallerinde fevkalade heyecanh mUna-
ka;;alara yol ac;1yordu. Nissa piskoposu Gregor, IV ilncU
asnn ikinci msfma dogru, bu ahval neticesinde husule
'gelmi!;l olan vaziyetten, infialini gizlemege muvaffak olamak-
Sizm, $Oyle bahsetmektedir: "Her yer milmki.in
olm1yan meselelere dair milnaka!;>a eden !;lahislarla dolu:
sokaklar, pazar mahalleri, dod yo! ag1zlan, meydanJar, her
taraf... .. Kac; <<obol verilmesi laz1m geldigini sorarsmxz .... Size
halk edilen ve yahut edilmiyene dair, felsefi dilsilnceler.
ylirilterek, cevap verirler. Ekmegin fiatini anlamak _istersiniz:
Babamn Oguldan daha bilyilk oldugu cevabm1 ahrsm1z .
. Banyomza . muteallik bir sua! sorarsm1z: size Oglun bir hic;-
ten halk edilmi$ oldugu mukabelesinde bulunurlar, (98).
Eskikitaplarim.com
IV tJNCO ASRIN SONUNDA KiLiSE VE DEVLET 99
Teodos'un tahta culusu ile vaziyet tamamiyle lm
parator, istanbula gelirgelmez, arianist piskoposa- bu mez-
hebi terkedip iznik taraftan olmasmr teklif etti. fakat pis
kopos itaat etmekten imtina eyledi ve payitahttan uzakla$ma-
gr ve kaprlan arianist toplantllan al<tetmegi
tercih etti. lstanbulun tekmil kiliseleri iznik taraftarlarma
verildiler.
Teodos rafrzilerle putperestler arasmdaki munasebetleri
tanzim etmek meselesiyle Daha Konstantin za-
manmda katolik kilise_si ( Ecclesia Catholica, yani cihan kHises.i.)
rafrzilere (haeretici) muanz bir cephe Teodos'tan
ittbaren "katolik, lerle "rafrzi:ler, arasmdaki fark kanunen kat'i
tesbit edildi. - "Katolik, ismiyle bundan sonra iznik-
mukarreratl taraftarlan kasdolunuyordu; diger bi.itun dini te-
mayi.illerin taraftarlan addediliyor, putperestler
(pagani) ise ayn bir grupa ithal ediliyordu. -
Halis bir iznik taraftan oldugunu ilan eden Teodos rafr-
zilere ve putperestlere bir mucadele a<;b. Bun-
lara tatbik olunan cezalar tedrici surette
rildi. 380 de bir emirnameye gore, apostolik
tedrisat ve incil doktrinleriyle hemfikir olarak Baba, Ogul
ve Mukaddes Ruhdan O<;li.ige inananlar "h1ristiyan
katolik, adrm mutebaki insanlar, yani "ra
fizt doktrininin rezaletine, tebaiyet eden "acayip mecnunlar,
ise toplanti!anna kilise ad1 vermek hakkma malik degillerdi,
ve bi.iyuk cezalara c;arprhyorlard1 ( 99). Alim bir muverrihe
gore Teodos, bu emirname ile "tebaasr ic;in mecburi alan
htristiyan hakikatleri kodeksini, kilise namma degil, fakat
kendi namma tanzim eden ilk imparator ( 100).
Teodos'un diger emirnameleri raflzllere buti.in hususi ve
umumi dini toplanhlan menettiler. Yalmz "lznik timsali,
taraftarlanmn toplantrlarma musaade ettiler; bunlar gerek
payituhtta, gerek buti.in imparatorlukta, kiliselerine, tekrar
sahip olacaklardr. Rafrziler, medeni hukuklannda, mesela
vasiyetname, veraset meselelerinde ilah .... muhim tahdidata
ugradrlar.
Hrristiyan kiliselerinde sulh ve temin etmek
arzusunda bulunan Teodos 381 de, istanbu:cta bir konsil
topladr. Yalnrz $ark kilisesi mumessilleri bu konsile
ettiler. Bu konsil "ikinci Umumi Konsil, ismi altmda taml
Eskikitaplarim.com
100 BiZANS iMPARATORLUOU TARIHI
maktad1r. Bize bu kadar az vesika 1erketmi$ o1an hi<;bir
umumi konsil yoktur. Bu konsilin zab1tlan malum degildir.
Hatta bidayette bu konsile " Umumi ( okumenik) Konsil,
ismi bile verilmedi; ancak 451 umumi konsilinde, bu ikinci
konsil, resmen tasdik olundu. ikinci konsilde din saha
smda muzakere ve munaka$a edilmi$ olan ba$hca mesele,
Makedonius'un, arianizmin tabii inki$afma uygun olarak,
Mukaddes Ruhun halkedilmi$ oldugunu iddia eden raf1ziligi
oldu. Konsil, Mukaddes Ruhun Baba ve Ogul gibi, ayni
cevherden oldugunu kabul ettikten ve Makedonius'un raflzi
ligini ( makedonizm) ve arianizm ile alakall diger bir tak1m
rafizilikleri mahkum ettikten sonra, "iznik timsali, ni, Baba
ve Ogula muteB.llik kiSimlannda, teyit ve bu timsale,
"Mukaddes Ruh, a milteallik, bir madde iliive etti. Bu ilave
Mukaddes Ruh, Baba ve Oglun yekdigerine milsavi ve
ayni cevherden olduklanm kabul eden dini hukmu sag
lam bir surette ortaya koyuyordu. Fakat bu konsile ait
malumi'l.tm azllg1 ve vuzuhsuzlugundan dolay1 baz1 garbi
Avrupa alimleri. en fazla taammilm etmi$ bir timsal olmakla
kalmaylp butun htristiyan dini ayinlerinde, bunlann dogma-
tik tenevvilune ragmen, resmi bir mahiyet iktisap etmi$
olan "istanbul timsali, hakk1nda tereddutler izhar etmi$
lerdir. Bu timsalin ikinci konsil tarafmdan tertip edilmedigi
ve daha dogrusu edilemedigi, binaenaleyh "gayri mevsuk,
oldugu beyan edilmi$tir. Digerleri. bu tirr.salin ikinci konsil-
den evvel yahut sonra meydana getirilmi$ oldugunu iddia
et:nektedirler. fakat muverrihlerin ekserisi - bilhassa Rus
Mektebi istanbul timsalinin bilfiil ikinci konsil papazlan
tarafmdan tertip edilmis oldugunu ispat etmektedirler.
Yalmz bu timsal Kalhedon'da ( Kad1koy) ortodokslugun
elde ettigi zaferrlen once tamlmami$tlr. Bu ikinci kon-
sil istanbul patriginin Roma piskoposuna nazaran mer-
tebesini dahi tesbit etmi$tir. Konsidn w;uncil kararmda
$Oyle yazthdlr: "istanbul piskoposu Roma piskoposundan
sonra birinci olsun; <;i1nkil istanbul Yeni Roma'd1r,. i$te bu
suretle istanbul patrigi, diger patrikler arasmda, Romadakin-
den sonra, ikinci mevkii ig$al etti. Bu kabil bir imtiyaz1 d a h ~
eski olan $ark patrikleri kabul edemezlerdi. istanbul patri-
ginin ruhani derecesini, imparatorlugun yeni merkezi olan
Istanbul $ehrinin siyasl vaziyetine gore, izah eden konsilin
Eskikitaplarim.com
IV 0NC0 ASRIN SONUNDA KiLiSE VE DEVLET 101
uc;unci.l kararmm esbab1 mucibesini kaydetmek enteresan
bir !;ieydir.
Teodos saltanahmn ba;;lang1cmda istanbul patrigi intihap
edildikten sonra payitahtta mi.ihim bir rol oynam1;; olan teolog
Nazianz'll Gregor, konsil esnasmda kendisiyle mi.icadelede
bulunmu;; olan muteaddit partilerle ba;;a <;Jkamadt, ki.irsii
si.inden vazgec;mek. konsili, hatta bir mi.iddet sonra istan
bulu dahi terketmek mecburiyetinde kald1. Verine derin teo
lojik malumata sahip olmtyan, fakat imparator ile anla!;)ma-
stm bilen bir sivil, Nektar, intihap olundu. Nektar kcnsilin
reisi oldu. htanbul konsili, 381 senesi yazmda, mesaisini bitirdi.
umumiyetle. rilhbaniyete, yani "katolik, (iznik
taraftan) ri.ihbaniyetine kH$1 alml$ oldugu vaziyet ;;u idi:
Evvelki imparatorlar tarafmdan piskopos ve papazlara, bil-
hassa ;;ahsi mi.ikellc;;fat, mahkemeler ilah ... sahalan- da bah
;;edilmi1? olan imtiyazlan muhafaza etti ve hatta genisletti.
Fakat ayni zamanda bu kabil imtiyazlarm devlet menafiine
zarar getirmemelerini temine c;ahsh. Teodos bir emirname ile
hilkum'etin vazetmi;; olugu fevkalade mi.ikellefata ( extraordi-
naria munera) (101) kilisenin tabi olmasm1 mecburi ktldt. Ayni
zamanda mi.icrimlerin, devlet otoritesinin takibinden kurtul-
mak ic;in, kiliselere i!tica etme!eri adetinin geni;;Jemesini, Slk
s1k vukubulan suiistimallere mebni, tahdit etti: devlete borc;lu
olanlann, bon;larmdan kurtulmak i<;in, mabetlere iltica etme-
leri ve rahiplerin bu kabil e!;)hast saklamalan yasak edildi (102).
Kilisenin bi.iti.in i;;lerini yalmz ba!;ima tanzim etmek kat'i
azminde bulunan Teodos bu i;;te umumiyetle muvaffak oldu;
fakat bu esnaJa garp kilisesinin en bi.lyilk mi.imessillerin-
den olan Milan piskoposu Ambrosius ile c;arpi;;ti. Teodos ile
Ambrosius, kilise ile deviet arasmdaki mi.inasebetler mesele-
sinde yekdigerinden farkl1 iki noktai nazann mumessili idiler.
Bunlardan birincisi hi.ikumetin kilisenin fevkinde olmasma
taraftardt; ikincisi ise ruhani i;;lerin sivil kudretin salahiye-
ti hancinde oldugunu kabul ediyordu. ihtilaf Thessalonike
(Selanik) katliam1 dolaytsiyle ba;;gosterdi. Nufusu c;ok ve
zengin olan bu ;;ehirde konaklamakta olan Oermen kttaah
kumandanm usulsi.iz bir hareketi, askerin mezaliminden
gazaba gelmi;; olan halk tarafmdan bir isyan <;tkanlmasma
sebep oldu. Oermen kumandam ve tevabiinden bir c;ogu
Katledildi. Oermenler hal):kmda buyuk bir niret
Eskikitaplarim.com
102 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHI
sahibi olan Teodos (Oermenler ordusunda yi.iksek mevkiler
i$gal ediyorlard1) bu hadiseye hiddetlendi ve Selanikten, cin-
siyet ve ya$ gozetmiyen kanl1 bir katliam ile intikamm1 ald1.
imparatorun emri Oermenler tarafmdan olundu. Fakat
imparatorun bu zalimane hareketi cezas1z kalmad1. Ambrosius
imparatoru afaroz etti. Teodos, kudret ve kuvvetine ragmen,
i$lemi$ oldugu clirmli alenen itiraf etmek ve Ambrosius tara-
fmdan verilmi$ olan <;ileye muti bir surette katlanmak mec-
buriyetinde kald1: bu <;;ilenin devam1 mliddetince ktral elbise-
lerini giymedi.
Raftzllere kar$1 merhametsiz bir mOcadele a<;;makla be-
raber Teodos. ayni zaman da, putperestlere kar$1 baz1 esash
tedbirler almaktan geri kalmad1. imparator, bir tak1m emir-
namelerle, kurban kesmegi, hayvanlann barsaklarmdan
istikbali ke$fetmegi ve putperest mabetleri ziyaret eylemegi
yasak etti. Bu tedbirler neticesinde mabetler kapatild1. Bi-
nalar bazan devlet tarafmdan kullamld1. fakat b::tzan put-
perest mabetler, ihtiva ettikleri biHUn zenginlik ve san'at
hazirieleriyle birlikte, mi.iteass1p bir halk ki.itlesi tarafmdan
tahrip olundular. Bilhassa iskenderiyede putperestligin mer-
kezi olarak kalmt$ olan me$hur Serapis mabP.di yahut Sera:-
peion'un tahribi malO.mdur. Teodos'un 392 de, putperestler
aleyhinde ne$retmi$ oldugu son bir emirname kurbanlan,
me$rubati, 1triyat hediye edilmesini, <;;elenkler as1lmasm1
ve kehanetleri kat'i surette menediyor ve eski dint bir
"putperest hurafesi, (gentilicia supersiifio} olarak kabul
ediyordu (103). Bu emirnameye muhalif hareket eden-
leri imparatorun $ahsma tecavOz etmi$ Ve mevadd1 mukad-
deseyi tahkir etmi$ addediliyorlard1. Bunlar i<;in ag1r cezalar
vazolunmu$tU. Bir mliverrih 392 emirnamesine "putperest
ligin cenaze mar!;il , ismini vermi$tir ( 104 ). Bu emirnarrie
ile, $arkta Teodos'un putperestlige kar$1 icra ettigi mi.ica-
dele, hitam bulmu$tur.
Oarpte imparator Oratian, Valantinian II ve Teodos tara-
fmdan putperes1lige kar$1 olan mO.cadelenin en
me$hur vak'as1 Roma senatosundan Zafer ilahesi mezbahmm
kaldmlmasJ oldu. (Yukarda gormU$ oldugumuz ve<;;hile bu
mezbah ilk defa Konstans tarafmdan kald1nlm1$, Julian Apos-
tat tarafmdan tekrar yerine iade edilmi$ti). Daha hala yatl
putperest olan senatorler Zafer bu- cebri
Eskikitaplarim.com
IV ONCO "ASRIN SONUNDA KiLiSE VE DEVLET . 103
kald1nh!?lnt Romanm eski btiytikltigtintin sonu olarak telak-
ki ettiler. Bir putperest, me!?hur hatip Simmak, mezbahm
senatoya iadesini talep etmek tizere, imparatora gonderildi.
Uspenki'ye gore bu hadise "can <;eki!?mekte alan putpe-
restligin gene; imparatordan (yani Valentinian II den) urkek
ve !?ikayetamiz bir tav1rla, atalanmn $an ve ;;ereflerini ve
Romamn btiyilkltigilnti kendisine medyun oldugu dini orta-
dan kald1rmamasm1 niyaz eden son nagmeleri olmu;;tur,
(105). Simmak bir $ey elde edemedi. Bu i;;e mildahale et-
mi!? alan Milan piskoposu Ambrosius galebe <;aldt.
393 te, son defa olarak, Olimpiyad oyunlan tes'id edildi.
Eski eserler Olimpiyadan istanbula nakledildiler; bunlarm a-
rasmda fidias tara,fmdan yap1lm1$ alan me;;hur Zevs heykeli
bulunuyordu.
Teodos'un dini politikas1, seleflerininkinden vaz1h bir
surette aynlmaktad1r. Bunlar hlristiyanll!?;m veyahut put
perestligin (mesela Julian gibi) $U veyahut bu !?ekline bag-
lamp kalm1;;lar ve diger fikir ve itikatlan bir nevi milsa-
maha ile kar$11aml!?lardl. Dinlerin mtisavatl kanunen (de jure)
baki kalmi$tl. Teodos ise ba!?ka bir noktai nazara gore hare
ket etti. iznik formtiltinti yegane dogru formtil olarak kabul
etti. H1ristiyanhgm diger btitiln dini temaytillerini ve pi.lt
perestligi menetmekle imparator bu formtile kanuni" temel-
ler bah!?etmis oldu.
. ..
Teodos ile Roma tahtma, kilisenin ve tebaalarmm dini
fikirlerini tanzim etmegi kendi salahiyeti dahilinde bulan
bir imparator calis oldu. Bununla beraber Teodos, dini mese-
leyi is.tedigi $ekilde halletmege, yani iznik taraftan tek bir
kilise yaratmaga muvaffak olamad1. Din kavgalan yalmz
devam etmekle kalmadtlar, fakat fazlala!?hlar, dal ve budak
saldllar ve Vinci as1rda, kabmdan di$an ta$an ve galeyan
halinde bulunan dini bir faaliyet tevlit ettiler. fakat Te-
odos putperestlige k a r ~ n tam bir zafer kazand1. Zamam sal-
tanatl h1ristiyanhgm zaferine $ahit oldu. Aleni tezahuratta
bulunmak imkamm kaybeden putperestlik te;;kilatlandlnl-
ml$ bir vahdet olmaktan t;Iktl. Hie; $ilphesiz bu devirde
dahi putper::.stler mevcuttu; fakat bunlar olil bir dinin
mirasmdan kalml$ sevgili e$yay1 gizli olarak muhafaza eden
bir kac; aile yahut bir ka<; $ahsa inhisar ediyordu.
Eskikitaplarim.com
104 BiZANS iMPARATORLULlU TARIHI .
Teodos Atina putperest mektebine dokunmad1. Bu mek-
tep devam etti ve mildavimlerine ilkzamanlar
edebiyah eserlerini tedris eyledi.
IV 0NC0 ASIRDA GERMEN (GOT) MESELESi
IV ilncil as1r sonunda imparatorlugu i!?gal eden hararetli
mesele Germenler ve bilhassa Gotlar meselesidir.
Miladi senenin ba;;Iang1cmda Balhk denizinin cenup sahil-
Jerinde ya;;am1;; olan Gotlar. tesbiti bugOn ic;in gil<; bir tak1m
sebeplerden dolay1, ihtimal II nci asnn sonunda. bugOnkil
cenubi Rusya havalisine hicret etmi;;lerdi; bunlar Karadeniz
sahillerine kadar gelmi;;ler ve Don ile a;;ag1 Tuna arasmdaki
sahayJ i;;gal etmi;;lerdi. Dinyester, Gotlan iki kabileye ayir
mi;;h: Gotlan yahut Ostrogotlar ve garp Gotlan yahut
Vizigotlar. Gotlar, bu devrin diger Germen kabileleri gibi. tam
. manasiyle barbardJlar; cenubi Rusyada bunlar medenile$me-
ge pek mOsait ;;artlarla kar$da;;mi;;lardi. Hakikaten Kara
denizin ;;imal sahilleri milattan c;ok evvel zengin medeni-
yet merkezleri olan Grek kolonileri ile ortolmO;; ve bu kolo
nilerin tesiri, arkeolojik ke$fiyatm gosterdigi gibi, memleke-
tin ic;erlerine, ;;imale, nilfuz etmi;; ve burada uzun bir mild
det kendini hissettirmi;;ti. K1nmda zengin ve medeni Bosfor
kiralligl bulunuyordu. Eski Grek kolonileri ve Bosfor _knalll-
gt ile vukubulan bu temas neticesinde Gotlar eski medeniye-
tin bir dereceye kadar tesi:-i aHmda kalmi$1ardi; diger taraf-
tan, Balkan yanmadas1 vas1tasiyle, Roma imparatorlugu ile
temasa gelmi;;lerdi. Bilahare Gotlar, garbi Avrupada goriln-
dilkleri esnada, bu devrin diger tekmil Germen kabilelerini
medeniyet sahasmda geride b1rakm1$ bir kavim olmu$lard1.
Cenubi Rusya steplerine olan Gotlarm faaliyeti,
III ilncil astrda, iki istikamet ald1: bunlar bir taraftan deni-
zin ve Karadeniz sahillerine bahri akmlar icra etmek imka-
mmn cazibesine kapild1lar; diger taraftan, cenubu garbide,
Romalllann Tuna hududuna yakla;;tllar ve imparatorlukla
temasa geldiler.
Gotlar ilk evvela Karadenizin $imal sahillerine yerle;;tiler
ve II I ilncil ortasmda K1nm1 ve bilahare, bu havalide
bulunan Bosfor kiral11gm1 zaptettiler. Bunlar I II ilncil asrm
ikinci msfmda birc;ok Bosfor gemisine binerek tahripkar
birtak1m akmlar yaptJlar. Milteaddit defalar zengin Kafkas
Eskikitaplarim.com
IV UNCO ASIRDA GERMEN (OOT) MESELESi 105
sahillerini ve zenginlik baktmmdan bunlardan kalmt
yan Anadolu sahillerini yaktp ytkhlar; Karadenizin garp
sahillerinde Tunaya kadar c;tktllar ve denizi gec;erek istanbul
Bogaz1, Propontis (Marmara) ve Hellespontos (<;anakkale
Bogaz1) tarikiyle Adalar Denizine kadar geldiler. Vol aldtklan
esnada Bizans, Hrisopolis ( Bizansm kan;;1smda, Anadolu sahi-
linde: bugilnkil Oskildar ), Kizikos, ( Erdek civannda) Niko
media (lzmit) :ve Ege Denizi adalanm tahrip ettiler. Got kor-
sanlan bununla kalmadllar. Efes ve Selanige taarruz ettiler;
bunlarm gemileri Yunanistan sahillerine yakla!?hlar: burada
Argos, Korint ve bliyUk bir ihtimalle Atinay1 dahi yaktp
ylktllar; bu son !?ehrin ihtiva ettigi eski sanat !?aheserleri
c;ok !?Ukilr tahripten masun kaldtlar. Rados adas1, Oirit ve
hatta bunlarm hie; te yolu ilzerinde bulunmtyan K1bns .dahi
bu korsanlann taarruzuna ugradt. Fakat tekmil bu deniz
seferleri yagma ve tahripten ibaret kallyordu ve Gotlar
i!?lerini gordilkten sonra, Karadenizin !?imal sahillerine avdet
ediyorlardt. Karaya <;tkmak cesaretini gostermi!? alan bir c;ok
korsan c;eteleri Roma ordulan tarafmdan esir veyahut imha
.
Ootlarm imparatorluk ile karada alan temaslan c;ok daha
miihim neticeler verdi. imparatorlugun III UncU astrdaki
kan!?tkhklanndan istifade eden Gotlar, ayni asnn b:rinci
msfmda, Tunay1 gec;mege ve Roma arazisine akmlar yap-
maga ba$ladtlar. Hatta imparator Gordian bunlara senevi bir
vergi vermek mecburiyetinde kald1. Fakat Gotlar bununla
iktifa etmediler. Az bir miiddet sonra Roma arazisine yeni
bir akm yapttlar, Makedonya ve Trakyay1 istila ettiler.
imparator Dec;ius, bunlara kar!?l icra ettigi bir sefer esnasm-
da oldUrUldU ( 251). 269 da, imparator Kla vdius Ootlar1
Naissus ( Ni!?) civarmda bUyUk bir maglubiyete ugratmaga
muvaffak oldu. imparator birc;ok esir topladt: bunlann bir kls-
mml ordusuna ald1; diger bir k1smm1 imparatorlugun nufus-
suz kalmi!? alan mmtakalarma kolon olarak yerle$tirdi. Gotlara
kar!?l oldugu zaferden dolay1 Klavdius "Goticus, iin-
vamm aldt. Fakat imparatorlugun vahdetini muvakkat bir
mUddet ic;in yeniden tesis etmi!? olan Avrelian (270275) Got-
lara Dac;yay1 terketmek ve bu havalinin Ramen ahalisini
Mesyaya yerle$tirmek mecburiyetinde kald1. IV ilncii astr-
da Gotlara stk s1k Roma ordularmda raslandx. Tarih<;i Yor-
Eskikitaplarim.com
106 BIZANS IMPARATORLU<"tU TARIHl
nades'e gore bir Got mtifrezesi Galer'in ordusunda sad1kane
hizmet etmi$tir ( 106). Konstantin'in ordulannda <;ah$an
Gotlar bu imparatora, Lic;inius'a kar$1 harbettigi esnada, yard1m
ettiler. En nihayet Vizigotlar ayni Konstantin ile bir muahede
aktettiler ve kendisine, muhtelif ka vimlere kar$1 a<;m1$ oldugu
seferlerin ihtiyac;Ian i<;in, 40000 asker vermegi taahhtit ettiler.
Julian ordusunda bir Got miifrezesi bulundurdu.
fakat III tincii as1rda, K1nm Gotlan arasmda ihtimal bu
havaliye, Gotlann bahri akmlannda Anadoludan e ~ i r olarak
getirmi$ olduklan htristiyanlar vas1tasiyle ithal edilmi$ alan
h1ristiyanl!gm inki$af ettigi goriiliiyor. iznik konsilinden
itibaren (325) bir Got piskoposu (Teofil) umumi miinaka$a
lara i$tirak ediyor. "iznik timsali,ni imzahyor. - IV Oneil
astrda Wulfila diger Gotlara incili tamth. ihtimal Grek neslin-
den, fa kat Got memleketinde dogmu$ olan Wulfila bir miid-
det istanbulda ya$affi1$h. Burada arianist bir metropolit ken-
disine "piskoposluk, riitbesini tevcih etmi$ti. Wulfila, Gotlar
nezdine a vdet ettikten sonra bun lara bir kac; sene htris
tiyanilg1, arianist usule gore, ogretti. Gotlarm, mukaddes
yaz1lan muhtevi kitaplan tammalan ic;in Grek harflerinin yar-
dtm1 ile bir Got alfabesi viicude getirdi ve Tevratl Got lisa-
nma c;evirdi. Gotlann ogrenmi$ olduklan h1ristiyanl1gm aria- .
nist $ekli bunlann muteak1p tarihi i<;in, biiytik bir ehemmyeti
haiz oldu: bu hadise bilahare Gotlann, imparatorluk arazi-
sine yerle$tikleri zaman, iznik taraftan olan mahalli ahali ile
kayna$malarma mani oldu. K1nm Gotlan ortodoks kald1lar.
Ootlar ile imparatorluk arasmdaki dostane miinasebat,
Turk neslinden vah$1 Hunlarm ( 107) Asyadan Avrupaya
gec;erek Ostrogotlan zalim bir hezimete ugratmalan ile
sana erdi. Hunlar garbe dogru tazyiklanna devam ederek,
kendilerine tabi Ostrogotlarla birle$ik olarak. Vizigotlan sars-
maga ba$lad1lar. imparatorluk huC.utlan civarmda y a ~ a y a n
ve bir c;ok erkek, kadm ve c;ocuklanm imha etmi$ olan
Hunlara kar$1 koyacak bir iktidarda oim1yan bu kavim hudu-
du gec;mek ve Roma arazisine ginnek mecburiyetinde kaldt.
Mehazlar, Tunamn $ark sahillerinde bulunan Gotlann,
gozlcri ya$la dolu oldugu halde, Roma otoritelerinden bu
nehri gec;mek musaadesini istirham ettiklerini bildirmekte-
dir. Barbarlar Roma!Jlara. imparator mlisaade ettigi takdirde,
Trakyaya ve Mesyaya yerle$iP top.rag1 i$lemegi teklif edi
Eskikitaplarim.com
IV ONCO AS!RDA GERMEN (GOT) MESELESi .107
yorlardr; ayni zamanda imparatora askeri kuvvetler verecek-
lerini ve tebaalan gibi imparatorun btitun emirlerine itaat e-
deceklerini taahhtit ediyorlard1. Bu mealde talimah haiz bir
heyet imparatorun nezdine gonderildi. Roma htikumetinde
ve generaller arasmda Gotlarm bu kabil bir yerlesmesine
son derece taraftar bir ekseriyet husule geldi. Bu ekseriyet bu
suretle memleket ic;in pek faideli alan koylti niifusunun arta-
cagrm ve askeri ku vvetlerin c;ogalacagmi limit ediyordu ....
Yeni tebaalar imparatorlugu miidafaa edecekler, o ana kadar
senevi celbe tabi tutulan vilayet ahalisi ise, bu hizmete mu-
kabil, muayyen bir para vergisine tabi t u t u l ~ c a k ve bu yiiz-
den devletin geliri artacakh.
Bu noktai nazar galebe c;ald1 ve Gotlara, Tunayr gec;mek
ic;in miisaade verildi. Fustel de Coulanges "bu suretle dort
ila besyiiz bin barbarm Roma arazisine gec;tigini ve bunla-
nn yansmm silah tasryabilecek kudrette oldugunu, ( 108)
yazryor. Bu rakam yon tulsa dahi Mesyaya yerlesmis alan
Got adedinin yine pek bliyiik oldugunu kabul etmek lazrm-
dir. ilk zamanlar barbarlar sakin yasadrlar. Fakat yavas ya-
vas bunlann saflan arasmda Ramah generaller ve memurla
ra kars1. zaman ile tedrici surette krzgmlJga tahavviil eden bir
hosnutsuzluk basgosterdi. Hlikumet erkam, kolonlara tahsis
edilmis olan paranm bir k1smrm ahk,ayuyorlard1. Bunlan
fena besliyorlardi. Bunlara fena muamele ediyorlardr. Kadm
ve c;ocuklan tahkir ediyorlardr. Birc;ok Got'u Anadoluya gon-
deriyorlardi. - Gotlann sikayetleri cevapsri kahyordu. Bu-
nun iizerine c;ileden c;rkan Gotlar isyan ettiler. Alanlan ve
Hunlan yardrma c;agrrdrlar, Trakyaya girdiler ve istanbul
Uzerine yiirlidiiler. 0 esnada iranhlara kars1 harbeden im-
parator Valens, Gotlarm isyamm haber ald1kta, Antakyadan
istanbula geldi. Muharebe 19 Agustos 378 de Edirne civa-
nnda vukubuldu. Gotlar Roma ordusunu miithis bir
hezimete ugrattrlar. Valens harp meydamnda maktul diistii.
Payitaht yolu Gotlara ac;Ilmrs gibi goriinuyordu; bunlar
istanbul surlarma kadar tekmil Balkan yanmadasmr J_{apla-
drlar. Fakat hie; sliphesiz Gotlar, imparatorluga taarruz etmek
ic;in, umumi bir plan diisiinmemislerdi ( 109). Valens'in
halefi Teodos, bizzat Got miifrezelerinin yard1m1 ile, bar-
barian maglQp etmege ve yagmaJanna nihayet vermege
muvaffak oldu. Yalmz bu hadise, Gotlann bir k1smmm im-
Eskikitaplarim.com
"lOS BiZANS IMPARATORLUGU TARtHI
paratorluga kar;;1 harbett :gi esnada, diger bir k1smmm Roma
ordulannda <;ah$magi ve diger Germenlere kar$1 harbet-
megi kabul etmi;; oldugunu gosterir. V inci as1r putperest
mliverrihlerinden Zosimos'un yazd1g1 ve<;hile, Teodos'un
zaferinden sonra "Trakya sUkO.nete yeniden kavu;;tu; <;UnkU
buradaki barbarlar imha edilmi;;lerdi, ( 110 ). i;;te bu suretle
Gotlarm Edirne muzafferiyeti, bunlann Trakyaya yerle;;me-
lerini temin etmedi.
Fakat, buna mukabil, bu devirden itibaren Germenler
muslihane bir surette imparatorlugun hayahna huiO.l etmege
basl1yorlar. Roma topraklanna yerle;;mi;; olan barbarian
silah kuvvetiyle yenemiyecegini an!tyan Teodos, Gotlan
Roma medeniyetine all;;hrmak ve daha mtihimmi, orduya
celbetmek suretiyle muslihane bir uzla;;ma yolu tuttu. Ya vas
yava;;, imparatorlugun mtidafaasma mernur k1talann ekserisi
Germen bolUkleri tarafmdan istihHlf olundu. Bir<;ok defalar
Germenler imparatorlugu diger Germenlere kar;;1 mUdafaa
etmek mecburiyetinde kaldllar.
'
Gotlann tesiri kendini ordunun yliksek kumandasmda
ve en mlihim ve en yUksek yerlerin Germenlere tahsis edil-
mi;; oldugu hilkumet heyetinde gosterdi. Germen muhibbi
bir siyasette imparatorlugun selamet ve silkO.netini bulan
Teodos ilerde barbar germanizminin inki;;afmm bizzat impa-
ratorlugun mevcudiyeti i<;in te;;kl edebilecegi tehlikeyi anh-
yamadl. Bilhassa memleketin askeri mUdafaas1 i<;in bu kabil
bir siyasetin zafm1 hi<; $ilphesiz gormedi. Romahlardan as-
kerlik sanahm, tabiyeyi, muharebe usullerini ve silahlan
ogrenmi;; olan Gotlar her an imparatorluk aleyhine donebi-
len korkun<; bir kuvvet olmu;;lardl. ikinci plana attlml$ olan
Grek- Romen mahallt ahali Germenlerin bu tefevvukundan
bilyil.k bir ho;;nutsuzluk duydu. kar;;1 bir cere-
yan ba;;gosterdi: bu cereyan vahim dahili ihtilatlar tev
lit edebilirdi.
395 te Teodos Milan'da oldil. Tahnit edilen cesedi istan-
bula getirildi ve Aziz Ha variler kilisesine defnedildi. Teodos,
halefleri olarak tamlan c:;ok ki.i<;Uk ya$ta iki ogul b1rakh:
Arkad!us ve Honorius. Arkadius ;;ark!. Honorius garbi ald1.
Fakat Teodos, i.izerine aim!$ oldugu iki vazifede arzu
edilen neticeleri elde edememi;;ti. H1ristiyanhkta iznik karar-
larmm tefevvukunu ilan e tmi.$ olan ikinci umuml
Eskikitaplarim.com
IV 0NC0 ASIRDA OERMEN (GOT) MESELES I 109
kilisede ittihadi yeniden tesise muvaffak Aria-
nizm, muhtelif tezahurati ile, yai;:)amakta devam ediyor ve inki-
!;;af ettik<;e yeni dini cereyanlar doguruyordu. Bu cereyan-
lar Vinci as1r dini ve ictimai hayahm ( bunlarm her ikisi de
biribirine pek yakmdan baghdtrlar), bilhassa i;:)ark viHiyet-
lerinde, Suriye ve Mistrda, besliyeceklerdi ve bu nokta mil-
teaktp devirde imparatorluk i<;:in son derece mi.ihim neticel-::r
tevlit edecekti. Teodos, bizzat Oermen unsurunu orduya
ithal etmek ve bu arianist unsurun tefevvuku elde etme-
sine milsaade eylemekle arianizme imtiyazh hukuk bah$-
etmek ve bu suretle iznik kararlannm mutlak !;;eklini terket-
mek mecburiyetinde kalmti;:>h. Diger taraftan memleketin
mi.idafaasmt ve hi.ikumet heyetinde en milhim makamlan bar-
barlara tevdi eden Oermen muhibbi politikast, Oermenlerin
tefevvuku ile Orek ve Romen mahalli ahali arasmda bi.iyilk bir
ve derin bir infial tevlit Oermen tefev-
vukunun ba!;;hca merkezleri payitaht, Balkan yanmadas1 ve
Anadolunun bir ktsmt idi; $ark vilayetleri, Suriye, Filistin
ve Mtstr bu boyundurugu hissetmediler. IV ilncil asrm
sonundan itibaren barbarlann bu ilstilnli.igil payitahti ve
bununla beraber imparatorlugun tekmil i;:)ark ktsmtm ciddi
surette tehdit etmege ba!;;lad1. l!;;te bu suretle tek ve yekne-
sak bir kilise vilcude getirmegi ve imparatorluk ile barbar-
lar arasmda sulhu tesis etmegi gaye ittihaz edinmi!;; olan
Teodos bu iki sahada da muvaffak olamad1 ve halefleri bu
son derece kan!;;tk iki meselenin hallini tevarils etmi$ ol-
dular.
V INCI ASIRDA MiLLi VE DiNi MESELELER
Bu devrin ehemmiyeti milli ve dini olmak ilzere iki mesele
ile ugra:;;ma tarzmdadtr. Milli mesele ( 111) ile imparatorluk
dahilinde ya!;;tyan muhtelif milliyetlerin yekdigeriyle milca-
delesini ve ayni zarnanda imparatorluga hari<;ten .taarruz
eden kavimlerin Romaltlarla olan ihttlaflanm kasdediyoruz.
Hellenizmin, gorilnil$e nazaran, imparatorlugun i;:)ark kts-
mmda (pars orienta/is) bu kadar ahenksiz ahali arasmda
birle$tirici bir ku vvet rol iln i.i oynamast laztmgelirdi; fa kat
hakikatte hi<;te boyle olmad1. Hellenizmin tesiri, Makedon-
yah iskender ve haleflerinin devrinden beri, $arkta Firat
sahillerine ve M1s1ra kadar kendini gostermi!;;ti. iskender
Eskikitaplarim.com
110 BIZANS i.M.PARATORLUtiU TARIHI
bizzat, ko:oni t.:3isinde hellenizmi koklendirmek en
iyi vas1talardan birini bulmu!?tU: Bu k1rala !?arkta 70 ten
fazla !?ehirin tesisi izafe olunmaktad1r. Halefleri, muazzam
bir dahilinde bu siyaseti temadi ettirmi!?lerdi. Helleniz-
min en son hudutlan Ermenistanda, cenupta K1z1lde
niz civarmda, $arkta iran ve Mezopotamayada idi. Hellenizm
bu vilayetlerden daha ileri gidememiti. Hellenistik medeni-
yetinin ba!?hca merkezi M1s1r $ehirlerinden lskenderiye iqi.
BtltUn Akdeniz sahilleri imtidadmca ve bilhassa Anadolu,
Suriye ve M1s1rda Hellen medeniyeti diger medeniyetlere
galebe c;almi!?h. Bu memleketten ihtimal Anadolu en
fazla hellenle!?mi!? olam idi. as1r once sahilleri Orek
kolonileri ile ve buradan Hellen tesirleri birtakim
mii$kiilata maruz kald1ktan sonra tedrici surette memleke-
tin niifuz etmi$ti.
Suriyenin hellenle!?mesi daha az derindi. Orek lisaniyle
Unsiyet peyda edememi!? olan ahalinin biiyUk bir kismi ma-
halli lisanlanm, Suriye dilini ve arapcayi kon devam
ediyordu. bir alim Antakya gibi kozmopolit
bir $ehirde halkm Arami ( yani Suriye) lisamm konu!?tu-
guna g5re, vilayetin ic;;erlerinde miinevver ta-
bakalann lisam olmayip ancak hususi tahsil gormii
olanlarm lisam oldugunun bihakkm farz olunabilecegini
( 112) yaz1yor. Mahalli Suriye lisammn memlekette ne
kadar derin k5kleemi$ olduguna dair V inci as1r Suriye-
Romen kanunlan kiilliyah ( 113) mukni bir delil te$kil
etmektedir. Bu kUlliyatm zamamm1za kadar gelmi$ olan en
eski el yazmas1, VI nc1 as1r ba$lang1cmda. binaenaleyh Jus-
tinian'dan evvel, yaz!lmi$hr. Suriyenin $imali ;;arkisinde
yazilmi$ olmas1 muhtemel alan bu metin grekc;;e metnin bir
tercumesidir. Bu kiilliyatm grek orijinali bize kadar gelme-
mi!;itir; fakat baz1 emarelerden bunun 570 senesine dogru
yazilmi$ oldugunu istidHil etmek miimkiindiir. Her ne hal
ise, grekc;e metnin ne$rini ayni metnin hemen Suriye lisa-
nma yap1lan terciimesi takip etmi!;Jtir. Men;;ei kiliseye ait
oldugu anla;;1lan (c;Unkii evlilik ve veraset hukukuna ait
maddeleri pek mufassal olup bunlardan, gayet mahirane
bir tarzda, rahiplerin hukuku istidlal olunmaktad1r) bu ka-
nun kiilliyahmn bundan maada arabc;a ve ermenice versi-
yonlan dJ.hi mevcuttur. Fakat bizi burada bu kUlliyatm,
Eskikitaplarim.com
V iNCi ASIRDA MiLLY VE MESELELER Ill
esasmdan ziyade muhtelif versiyonlannm ve XI II iincU
ve XIV iincii as1r Suriyeli ve Arap muharrirlerin yapml$ ol-
duklan iktibaslann ispat ettigi gibi, $arkta Ermenistan ile
M1s1r arasmdaki havalide, geni$ yay1li;a ve .bilfiil tatbik .edi-
li$i alakadar etmektedir. Bilahare Justinian kanunlan resmen
tekmil imparatorluk ic;in mecburi oldukta bu "imparator
Kodeks,inin hacmi $ark vilayetlerine c;ok bUyUk ve anla$11
mas1 gUc; geldi; filiyatta Kodeks'in yerine "Suriye kUlliyat1"
kullamlmakta devam etti. VII inci as1rda mUsllimanlar $ark
vilayetlerini i$gal ettikte bu kUlliyat, islam hakimiyeti altmda,
ayni derecede yaylld1. V inci asrm ikinci msfmdan it1baren
bu killliyatm Suriye lisamna tercUme edilmi$ olmas1 ahal'nin
bUylik bir k1smmm grekc;e ve latinceye vaklf olmad1gm1
ve mahalli Suriye lisanma pek kuvvetli surette bagh oldu-
gunu gosterir.
M1s1rda, iskende:iye gibi cihan$i1mul $Ualar sac;an bir
medeniyet merkezi mevcut olmasma ragmen. bellenizm yal-
mz sivil ve ruhani yliksek ve hakim tabakaya nilfuz edebil-
mi$ti. Ahalinin bUy ilk bir k1sm1 mahalli lisan alan "Kopt,
lisamm devam ediyordu.
Fakat V inci as1rda yalmz bu amiller bir ral aynamad1-
lar. HUkO.met vilayetlerinde bir taktm mil$ki1latla kar-
$1la$h. Bu mi1$killat yalmz muhtelif 1rk ve milliyetlerden
degil, fakat Suriye- M1s1r ahalisinin bliyilk bir k1smmm ve
$arki Anadolu ahalisinin bir k1smmm arianizme ve bu
mezhebin muahhar $ekillerine bagil kalml$ almasmdan ne$'et
etti. Bu suretle haddi zatmda kan;nk alan bu milliyetler me-
selesi, Vinci astrda dini meselenin inzimam1 ile, biisbiltun
kan$lk bir $ekil ald1.
Garp vilayetlerinde, yani Balkan yanmadas1, payitaht ve
Anadolunun garp k1smmda bu devrin milhim meselesi, yu-
karda gordliglimilz vec;hile, imparatarlugun mevcudiyetini
tehdit etmi$ olan Germen meselesi oldu. V inci asrm arta-
smda, Got meselesinin devletin lehine alarak hall[nden sonra
vah$i izavriyahlarm payitahtta Gatlarm mevkilerini i$gal
etmelerinden korkmak ic;in sebepler belirdi. $ark hududun-
da, iranhlara kar$1 yap1lan harp, baz1 fasilalarla, devam edi-
yordu; Balkan yanmadasmm $imal hudutlarmda ise Hun
(TUrk) neslinden bir kavmin, yani Bulgarlann, tahripkar
istilalan ba$hyardu ( 114).
Eskikitaplarim.com
112 BiZANS iMPARATORLUliU TARiHi
imparator Arkadius, Teodos l kalkanrmn bir krsmr.
I(abartrlmt$ ve glimil$, IV. asrr
( Madrit Tarih Akademisi )
Eskikitaplarim.com
ARKADiUS 113
ARKADiUS ( 395 - 408 ) .
NED iMLER
Arkadius tahta <;1khkta heni.iz 17 ya;anda idi. Yliksek
mevkiinin iktiza ettigi ne tecri.ibe ve ne de azim kuvve-
tine malikti. Az bir mliddet sonra tekmil kudreti ellerine
ge<;iren ve kendilerinin ve' taraftarlannm menfaatlerini on
safa vazeden nedimlerinin nlifuzu alhnda kald1. imparatorun
lizerinde tesirde bulunan ilk nedim, Teodos zamanmda, Ar-
kadius'un mlirebbisi olan Rufinus oldu. Az bir mi.iddet sonra
Rufinus katledildi. iki sene sonra had1m Evtrop nedim oldu:
Bu zat imparator lizerinde kat'i tesirde bulundu ve Arkadi
us'u Roma ordusunun Frank generallerinden birinin k1z1
olan Evdoksia ile evlendirdikten sonra en yliksek ikbal mer-
tebesine iri$ti. Oarb1 almi$ olan Arkadius'un kli<;lik karde$i
Hoqorius, yanmda mli!?avir olarak, degerli general Stilikon'u
bulunduruyordu ( bu zah evvelce babas1 tayin etmi$ti). Ro-
mallla$mi$ bir Oermen barban tipinin tam bir mlim.essili
olan Stilikon, kendi vatanda$lanna kar$1 harbetmekle, impa-
ratorluga 'pek bi.iylik hizmetlerde bulunmu!?tur.
GOT MESELESiNiN HALLi
Arkadius'un zamam saltanatmda imparatorlugu i$gal edep.
ba$1ICa mesele Oermen meselesi oldu.
Balkan yanmadasmm $imaline olan Vizigotlar,
o zamanlar Alarik Balta nammda haris bir $efin emri alhnda
bulunuyorlard1. Arkadius saltanatmm ba$lannda bunlar Mes-
ya, Trakya Makedonyay1 istila ettiler ve hatti'i payitahh
tehdit albnda bulundurdular. Rufinus'un diplomatik mlida-
halesi sayesinde Alarik istanbul lizerine yi.iri.imek fikrini
terketti. Ootlann nazarlan Yunanistana <;evrildi. Alarik Tesal-
yadan ge<;ti ve Termopiller yolu ile orta Yunanistam istila etti.
Bu devirde Yunanistan ahalisi, heyeti umumiyesile, daha
henliz bozulmami$h; yukan Pavsanias ve Plutark'tn
bildigi ahali idi. Oregorovius $Oyle diyor: "Atalann lisam,.
dini, adet ve kanunlan, hemen hi<; degi$memi$ bir $ekilde,
!?ehirlerde ve koylerde baki kalmt$h; htristiyanhgm, hakim
din olarak, resmen kabul edilmesiJ;1e- ve hlikO.metce menedll-
Bizans imparatorlugu Tarihi s.
Eskikitaplarim.com
114 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHI
mi$ olan ilahlar kulti.inlin ortadan kalkmaga mahkum olma-
sma ragmen antlk Yunanistan (ihtiva ettigi ilkc;aglar abide-
leri sayesinde) putperestligin ahlakt ve artistik damgasm1
daha hala ta$Iyordu, (115) .
Gotlar. Yunanistandan gec;tikleri esnada, Bootya ve
Attik'i yagma ve tahrip ettiler. Atinamn !imam Pire bunlar
tarafmdan i$gal edildi; fakat bereket versin barbarl ar Atinay1
styanet ettiler. Vinci as1r putperest mli verrihlerinden Sozimos
Alarik'in, ordusu ile Atina surlanna yakla$hkta, ba$tan a$ag1ya
kadar silahh olan Atena Promahos ilahahesini ve surlann
onlinde ayakta duran Truva kahramam Ahil'i gormli$ oldu
gu efsanesini tekrarlamaktad1r; bu rli'yetten mlitehayyir
kalan Alarik Atinaya taarruz etmek fikrinden vazgec;mi$
imi$ (116). - Buna mukabil Peloponnes mlithi$ bir tahribe
ugrad1. Vizigotlar Korint, Argos, Sparta ve diger birc;ok $e-
hirleri yagma ettiler. Bunun lizerine Stilikon, Yunanistam
kurtarmak lizere, harekete gec;ti. Ordulanm Korint korfezin-
de, istmos'ta karaya c;tkard1 ve bu suretle Alarik'in ricat
yolunu. kesti. Fakat Alarik buna ragmen. c;ok bliylik mi.i$kli-
latla, kendisine $imalde bir yol ac;h ve Epir'e ula$h. impara-
tor Arkadius, kendi vilayetlerini tahrip etmi$ olan bu zata
lllirikum ordusunun yi.iksek linvam olan "magister, linvamm
vermekte tereddlit etmedi (magister miliium per lllyricum). Bun-
dan sonra Alarik $ark1 tehdidden vazgec;ti ve tekmil faaliyetini
ltalyaya hasretti.
Got tehlikesi kendini yalmz Balkan yanmadasmda ve
Yunanistanda hissettirmedi. Got hakimiyeti, bilhassa bliylik
Teodos'tan sonra, payitahtta dahi kendini gosterdi; burada
ordunun en yliksek dereceleri ve birc;ok yuksek sivil ma-
kamlar Germenlerin eline gec;mi;;ti.
Arkadius tahta c;1khkta Germen partisi lstanbulu en kuv-
vetli bir nlifuz altmda bulunduruyordu. Bu partinin ba$mda
imparatorluk ordusunun en k1ymetli generallerinden olan
Oainas nammda bir Got bulunuyordu. Gainas'm etrafmda
anasll Got olan birc;ok asker ve payitahttaki Germen partisi-
nin mlimessilleri toplandtlar. Partinin zay1f noktasm1 din
meselesi te$kil ediyordu: Gotlann ekserisi, gorlildligi.i vec;hile,
Arius taraftan idiler. Arkadius saltanatmm ilk senelerinde
mlihim bir rol oynayan ikinci parti kudr_etli nedim Evtrap'
un partisi idi: Bu zatm etrafim, her $eyden once $ahsi i$tiha-
Eskikitaplarim.com
GOT MESELESiNiN HALLi 115
lanm tatmin etmek istiyen ve bu gayeye ic;;in Ev-
trop'u kullanan serseriler ve muhterisler almu;;h. Gainas
ile Evtrop'un birbiriyle ge<;inemiyecekleri tabii idi. <;unkti her
ikisi de iktidar mevkiine <;tkmak istiyordu.- En nihayet mti-
verrihler Germenlere ve Evtrop'a muhalif ti<;Oncti bir - arti dahi
zikretmektedirler. Senatorler, memurlar ve rtihbaniyetin btiytik
bir k1smm1 ihtiva eden bu parti, milliyet ve htristiyanhk fikri
namma, barbarlar ve raf1zi!erin gtinden gOne bliyi.iyen nti-
fuzlarma cephe alan bir muhalefet partisi olarak telak-
ki olunabilir. Tabii Evtrop'un kaba ve tamakar bu
ti<;tincti parti mlimessilleri arasmda sempati uyand1ramazd1.
Bu partinin en prefesi Avrelian idi (117).
Muas1rlar arasmda bir c;;ok kimseler Germen tisttinltigtintin
imparatorluk ic;;in ne btiytik bir tehlike ettigini takdir
ediyorlard1. HtikO.met dahi f1rtmamn hissetme-
ge
Baz1 muhitlerin Germen meselesi haleti
ruhiyesini canh bir surette gosteren son derece muhim bir
vesikaya malik bulunuyoruz. Bu vesika Sinesius tarafmdan
imparatora takdim ve hatta huzurunda
olan "imparatorun kudretine dair, yahut bazan
da terclime edildigi ve<;hile "imparatoruh vazifelerine dair,
{llepl. adh tretedir. Afrika !;iehirlerinden Kirene'de
dogmu!;i olan Sinesius (370-413) htristiyan olmu!;i mtinevver
bir neo- platonisyen idi; 399 da, imparatordan, dogdugu
!;iehir ic;;in, baz1 vergileri hafifletmesini istirham etmek i<;in,
istanbula geldi. Bilahare memlelcetine avdet ettikte, !;iimali
Afrikada Ptolemais piskoposu intihap edildi. istanbulda
kald1g1 tic; sene zarfmda Sinesius Germenlerin imparatorluk
ic;;in te!;ikil ettikleri tehlikeyi mtikemmelen takdir etti ve bir
mtiverrihin ifadesine gore "Avrelian milli partisinin
Germenler aleyhinde beyannamesi, olarak tavsif edilmesi
caiz olan yukar1da ad1 gec;;en treteyi telif etti ( 118 ).
Sinesius $6yle yazmaktad1r: "Ordularm [yani barbarlarm]
kudreti ellerine gec;;irmeleri ve btittin htir vatanda$lar
tizerinde hakimiyetlerini tesis etmeleri ic;;in en kti<;tik bir
kafi gelecektir. 0 zaman siviller harp sanatmda
gayet btiylik bir tecrlibe sahibi olan insanlara kar!;il harb-
etmek mecburiyetinde kalacaklardtr .... Binaenaleyh ilk evvela
Eskikitaplarim.com
116 B!ZANS iMPARATORLUllU TARiHi
[yabancllan] ytiksek memuriyetlerden ve bun-
lann senator tin vamm kaldtrmak la.ztmdtr; ctinkti
eski zamanlarda Romalllarca en ytiksek bir $eref addedilen bu
tinvan bugtin, yabancllar ytiztinden, hakaretamiz bir $ey
olmw;;tur. Bir<;:ok hallerde, ve bilhassa bu noktada, anlamak
kabiliyetsizligirr:ize hayret ediyorum. Hemen her evde, pek
mtitevaz1 olsa dahi, bir "iskit" (yani Got) kolesi bulmak
kabildir. Bunlar ya veyahut sofractdtrlar; omuzlarmda
ktic;lik iskemleleri ac;tk ha vada oturup istirahat
etmek isteyenlere teklif edenler dahi iskit'tirler. Fakat hususi
hayatta hizmetkar vazifesini goren ''Evboya, aym
barbarlarm resmi hayatta bizlere emirler vermeleri son
derece yam hayret bir hadise degil midir? imparator ordu-
yu temizlemelidir; hpk1 bizler_in bir a vue; bugday tanesi arasm-
da samam ve iyi taneleri bozabilecek diger muz1r unsurlan
bir tarafa koydugumuz. gibi... [Ha$metmeap] baban llizu-
mundan fazla bir yumu$akllk gostererek [bu barbarlara] mti-
layemet_ ve mtisamaha ile muamele etti; kendilerine mtittefik
tinvanmt verdi; siyasi hukuk ve rlitbeler bah$etti; kerimane
bir surette arazi hediye etti. Fakat onlar haklannda yaptlan
muamelenin asaletini la y1kiyle anllyamadtlar ve takdir ede-
mediler. Barbarlar bunu bizim tarafm zafma atfettiler ve bu
hal kendilerine hayastz bir gurur ve i$itilmemi$ bir tefahtir
telkin etti .... Bizlerden olanlan daha c;ok askere al, fikirle-
rimizi ylikselt, kendi ordulanmtzl kuvvetlendir ve
ihtiyac1 ne ise onu yap ! insanlara kar$1 sebat ile hareket
etmek laztmdtr. Eski zamanlarda Mesenyal!lann, silahla-
nm terkettikten sonra, "Helot, olarak Spartahlara hizmet
ettikleri gibi, barbarlar dahi araz1y1 slirstinler yahut
geldikleri aym yoldan defolup - gitsinler, ve nehrin diger
sahillerinde oturan kabilelere Romahlann eski semahatinin
kalmad1g1m ve bunlann ba$mda as11 bir kalbe malik gene;
bir imparator htikum stirdtiglinti bildirsinler, (119).
Mevzuubahis hadiseler ile muas1r bu $ayam dikkat
vesik.anm derin manast Sinesius'un bu en son tavsiyesinde
mlindemic;tir; bu zat imparatorluk ic;in Gotlann te$kil ettik-
leri tehlikeyi ka vnyor; Gotlarm ordudan
milli bir ordu vlicude getirilmesini ve bundan sonra barbar-
lann c;iftc;i haline ifrag1m teklif ediyor; bunu kabul etmedikleri
taktirde, barbarian Tunanm diger sahiline, yani gelmi;;
Eskikitaplarim.com
GOT MESELESiNiN HALLi 117
olduklan yerlere atmak suretiyle. Roma arazisi temizlen-
melidir.
imparatorluk ordusunun en fazla sevilen kumandam
Gainas, nedim Evtrop'un, mutlak bir surette, icrayi niifuz
etmesini siikunetle kan;alayamazd1. Bir miiddet sonra hare-
kete ge<;mek ic;in eline bir firsat dii$tii 0 devirde Buyiik
Teodos 'taraflndan Anadoluda Frigyada iskan edilmi$ olan
Gotlar. $efleri Tribigild'in idaresi altmda, ayaklandtlar ve
memleketi yak1p y1khlar. Asiye kar$1 sevkedilen Gainas bu
asinin gizli miittefiki oldu. Bunlar yekdigerine yardtm ettiler
ve Tribigild'e kar$1 gonderilmi$ olan imparatorluk ordu-
lanm hezimete ugrattllar. Bir miiddet sonra bunlar vazi-
yete hakim oldular ve imparatordan Evtrop'un azlini ve
kendilerine teslimini istediler. Diger taraftan imparatoric;e
Evdoksia ve Avrelian partisi Evtrop'un aleyhinde idiler. Bu
mecburiyet kar$ISmda Arkadius raz1 oldu ve Evtrop'u siirgii-
ne gonderdi (399). Fakat bu tedbir galip Gotlan tatmin etmi-
yordu: imparatoru Evtrop'u payitahta celbetmege, mu-
hakemeye vermege ve idam etttirmege icbar ettiler. Bundan
sonra Gainas imparatordan, payitahttaki mabedlerden birini,
arianist Gotlarm ayinlerine tahsis edilmek uzere, istedi.
Fakat bu istege kar$1 istanbul piskoposu jan Krisostom
(Altm Ag1z) isyan etti. jan'm, yalmz payitaht halkm1 degil,
fakat imparatorluk ahalisinin en biiyiik bir ktsmtm elde
etmi$ oldugunu bilen Gainas fazla israr etmedi.
Payitahta yerle$mi$ olan Gotlar imparatorluk mukadde-
ratmm bir nevi naz1m1 oldular. Arkadius ve. istanbul
ahalisi vaziyetin butiin vahametini anladtlar. Gainas'a gelince,
biitiin muvaffak1yetlerine ragmen, istanbulda elde etmi$
oldugu yilksek mevkii muhafaza edemedi. Payitahtta bulun-
mad1gi bir esnada ani bir isyan ba!;)gosterdi. Bin;ok Got
oldilriildi.i. Gainas istanbula a vdet edemedi. Bun dan cesaret
bulan Arkadius Gainas'a kar$1 sad1k bir Gotu, putperest
Fra vitta'y1 gonderdi. Fra vitta Gainas'1, Anadoluya deniz tari-
kiyle, ge<;mek te$ebbiisunde bulundugu esnada, maglup etti.
Gainas Trakyaya kac;b, fakat burada Hun ktrali tarafmdan
esir edildi; ktral Gainas'm b a ~ m 1 kestirtti ve kellesini hediye
olarak Arkadius'a gonderdi.- i$te bu suretle buyiik Germen
tehlikesi bertaraf edildi. Fakat bu muvaffaktyet diger bir
Germen, yani putperest Fravitta sayesinde, elde edilmi$ti.
Fravitta bu bi.lyuk hizmetine mukabil "konsiil, iinvam ile
Eskikitaplarim.com
118 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
taltif edildi. bu suretle Got meselesi, Vinci as1rm ba$lan-
gicmda, hiikumet lehinde oluyordu. Miiteakip
devirlerde Ootlarm eski mevkilerini tekrar elde etmek ic;;in
yapml$ olduklan ise arhk hi<; bir ehemmiyeti
haiz
JAN KRiSOSTOM
Germen gerisinde istanbul patriki Jan
Krisostom'un muktedir ;;ahsiyeti tebarilz etmektedir (120).
Antakyall olan Jan me;;hur hatip Libanius'un talebesi idi.
Sivil bir meslek intibap etmege haztrlamyordu; fakat htristi-
yan olduktan sonra fikrini degi;;tirdi. Dogdugu ;;ehirde
oldu ve biltiin ruhu ile kendini va1z vermege hasretti. Nedim
Evtrop, patrik Nektar'm oliimilnden sonra, Antakyada daha
o zaman va1zlan ile ;;ohret bulmu;; alan J an'1 istanbul patrikligi-
ne intihap etti. Krisostom gizlice istanbula celbedildi (<;ilnki.i va-
Izlanm <;ok seven Antakya ahalisinin Jan'm aynlmasma muha-
lefet eftnesinden korkuluyordu). iskenderiye piskoposu Teofil'-
in entrikal3:nna ragmen Jan piskopos tayin edildi ve istanbul
patrikligi kiirsi.isiine <;tkh (398). Payitaht bu zat ile calibi dik-
kat ve cesur bir hatip, ;;ahsmda nazariyah filiyat ile imtizac
ettiren mi.istesna bir insan kazanmt$ oldu. Ahlak bahsinde
$edit bir VaiZ, mi.ifrit debdebe aleyhdan ve tam bir iznik
taraftan olan Jan dinleyicileri arasmda bir<;ok dii$man peyda
etti. Bunlar meyanmda debdebe ve zevki seven ve Jan'm
verdigi aleni vatzlarda pek <;ok tekdire maruz kalan impa-
ratori<;e Evdoksia bulunuyordu: Dini nutuklarmda Jan impa-
ratoric;;eyi Jezabel ve Herodiad ile mukayese etmege kadar
vard1 (121). Jan, arianist ayinlerini icra edebilmek ic;;in,
kendilerine payitahtta bir mabed terkedilmesini isteyen Got-
lara kar$1 azimkar bir tav1r takmd1. Jan bu istegi kat'i olarak
redetti, ye Ootlar kendilerine sur haricinde verilmi$ olan
bir mabedle iktifa etmek mecburiyetinde kaldllar. Fakat
Jan ortodoks olan Got ekalliyeti ile pek yakmdan alakadar
oldu. Bunlara $ehir ic;;inde bir kilise verdi, kendilerini stk s1k
ziyaret etti ve terci.imanlar vas1tasiyle, kendilerile gorii$tii.
Saglam dindarhg1, mi.isamahastzllgt, sert ve ikna edici be-
lagah, tedrici surette, Jan'm di.i$manlarmm adedini arthrd1.
Arkadius bu sonuncularm tesiri altmda kaldt: aleni olarak
Eskikitaplarim.com
GEN<;: TEODOS II. 119
patrik aleyhinde rey beyan etti ve jan Anadoluya c;ekildi. Bu
c;ok sevilen papazm aynlmas1 yllzllnden <;Ikan kan-
imparatoru Krisostom'u tekrar geri c;ag1rmaga icbar
etti. Fakat patrik ile hukO.met arasmdaki sulh nzun mud
det devam etmedi. imparatoric;enin bir heykelinin res-
mi jan'a, imparatoric;enin kabahatlerin! meydana koyan doku-
nakh bir nutuk soylemek f1rsat1m verdi. Bunun llzerine jan
Unvamm kaybetti; "johannit,ler yani taraftarlan itisaflara
maruz kaldilar. En nihayet jan, 404 de, Kapadokya
den "Kukusa,ya sllrllldll, uzun ve zahmetli bir seyahatten
sonra buraya geldi. Jan "bu bllton imparatorlugun
en llcra bir yeri oldugunu, yaz1yor (122). Oc; sene sonra
jan ic;in yeni bir sllrglln emri geldi: bu sefer Karadenizin
uzak sahillerine gonderilecekti; oraya giderken
yolda vefat etti (407). Ortazamanlarm ilk devrine ait en
kilise mllmessillerinden birinin sonu bu oldu.
jan, zamamnm fikri, ic;timai ve dini hayatma dair canh tas-
virler ittiva eden edebi bir miras terkediyordu. "Apostolik
kilise, ideallerinin muannit ve mutekit bir mlldafii alan
jan kudretli Oainas'm arianist taleplerine koymaktan
jan Krisostom hie; insaniyetin gor-
dllgll en dikkat ahlak nlimunelerinden birini
edecektir. jan, birisinin soyledigi gibi, "glinah ic;in merha-
metsiz, fakat gllnahkar ic;in merhametle dolu idi, (123).
Papa ve garp imparatoru Honorius'un itisafa maruz
kalan jan ve johannitler lehinde olduklan
hie; bir fayda temin etmedi (124).
Arkadius 408 de oldu. Oglu ve halefi Teodos henllz yedi
idi. Arkadius'un kans1 ve gene; Teodos'un anas1
Evdoksia dahi bu devirde
GEN<; TEODOS II.
(408450)
Baz1 mehazlann gore Arkadius vasiyetname
sinde, iran k1rah Yezdigirt I i gene; halefi Teodos'a vasi tayin
ve bunu istanbul nedimlerinin tahtJ Teodos'un elinden
almamalan ic;in iran k1rah bu vazifeyi harfiyen
ifa ve ajanlanndan biri vas11asiyle Teodos'u, etrafmda-
kilerinin entrikalanna korumw;; Birc;ok alimler
Eskikitaplarim.com
120 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
bu hikayenin mevsukiyetini reddetmektedirler; bazllan
ise bunda inamlmtyacak bir !?ey olmadtgi fikrindedirler.
Mi.imasil misallere tarihin diger devirlerinde de tesadi.if etmek
miimki.indi.ir; binaenalelyh bu haberi reddetmek ic;in hie; bir
mi.icbir sebep yoktur (125).
iki imparatorluk arilsmdaki dostane mi.inasebetler, Yezdi-
girt I zamanmda, htristiyanllgm iranda ii;lgal ettigi fevkelade
mi.isait mevkii izah etmektedir. Rahipler ve aristokratlarm
haleti ruhiyesinin akislerini ihtiva eden iran an'anesi Yezdi-
girt'i ''apostat, "fena" Romanm ve htristiyanlarm dostu ve
rahiplerin itisafctsi olarak gostermektedir. Huistiyan mehaz-
lan Yezdigirt'in iyiligini, halavetini ve comertligini ayuka
c;tkarmakta ve hatta bazan htristiyan olmasma ramak
oldugunu beyan Hakikatte Yezdigirt I in,
Bi.iyi.ik Konstantin gibi, siyasi hedefleri vard1 ve imparator-
lugu dahilindeki h1ristiyan unsurunun, planlan ic;in haiz
oldugu ehemmiyeti takdir ediyordu. 409 da, htristiyanlara
Allahla,nna alenen ibadet ve mabedlerini restore etmeleri
ic;in resmen mi.isaade edildi. Baz1 mi.iverrihler bu emri
htristiyan Asurt kilisesinin ''Milan emirnamesi, tesmiye et-
mektedirler (126).
410 da Selevkia'da bir konsil toplandt: burada iran
h1ristiyan kilisesi te$kilatlandtnldt. Selevkia (Ktesifon) pis-
koposu kilise intihap edildi. "Katolikos., tlnvamm aldt
ve lranm payitahtmda vazifesini gorebildi.
Konsil azalan i;lOyle bir beyanname ne!?rettiler: "Hepimiz,
ittifakt ara ile, rahim ve $efik Tannmtzdan muzaffer ve
namdar, ktrallarm k1rah Yezdigirt'in giinlerinin arttinlmasmi
ve senelerinin nesilden nesile ve devirden devire temadi
ettirilmesini niyaz ediyoruz,, (127).
Htristiyanlar pu hi.irriyetten uzun miiddet istifade etme-
diler. Yezdigirt'in son senelerinden itibaren itisaflar yeniden
ba!?ladt.
Devlet adam1 kabiliyetinden mahrum olan Teodos hi.iku-
metle pek az alakadar oldu ve saltanah mi.iddetince, i$lerden
umumiyetle uzak ya!?adt. Mi.inzevi hayata kar!?I bi.iyiik bir
temayuli.i vardt; saraymda bir manashrda imi!? gibi ya!?Iyor
ve gi.izel yaztsi ile eski el yazmalanm kopye etmek suretiyle
gi.izel yaztya pek c;ok vakit hasrediyordu. Fakat etrafma ka-
biliyetli ve azimkar insanlar topladt; bunlar imparatorlugun
Eskikitaplarim.com
GEN<;: TEODOS 1!. 12l
dahili hayahnda muhim hadiseler ile temayuz eden Teodos
II saltanatmm !';)Ohretini geni!';) mikyasta temin ettiler. I!;ite bu
sebepten modern ilim Teodos II yi azim ve kabiliyetten . ta-
mamiyle mahrum bir insan olarak telakki etmekten vazge-
<;iyor.
Teodos'un butUn hayatl mtiddetince, bir devlet adamt
zihniyetine malik bulunan ktz karde$i dindar Pulkeria ta-
rafmdan, husus1 bir tesir icra edilmi$tir. Bu kadm sayesinde
Teodos Atinalt bir filosofun ktZI olan ve vaftizde Evdokia
ismini alan Atenais ile evlendi. Yeni imparatoric;e Atinada
mukemmel bir tahsil gormil;;til; hakiki edebi 'bir k,abiliyete
malikti; bilhassa dini mevzulardan bahseden, fakat aym
zamanda muastr siyasi hadiselerin akislerini dahi muhtevi
bulunan bir taktm eserler btrakmt$tir.
Teodos zamamnda imparatorlugun $ark ktsmt (pars orien-
ta/is), ayni zamanda Germen istilalarmdan dolayt had bir
buhran gec;iren garp ktsmt (pars occidentalis) kadar kor-
kun<; sadmelere maruz kalmadt. Vizigot ;;eflerinden Alarik
putperest Roma devletinin merkezi Romayt aldt ve bu ha-
dise muastrlar uzerinde c;ok bilyilk bir tesir yaptt. Garbi
Avrupada ve $imali Afrikada, Roma topraklannda ilk barbar
devletleri te$ekki11 etti. $ark ktsmmda Teodos Bizans arazi-
sini istila etmi$ ve tahripkar akmlarmda istanbul surlanna
kadar gelmi$ olan vah$i Hunlarla milcadele etti. imparator
bunlara milhim bir meblag vermek ve Tunanm cenu-
bundaki araziyi terketmek mecburiyetinde kald1. Bundan
sonra Hunlarla teessils eden dostane mUnasebat Maksimin'in
riyasetinde bir heyetin Hun ordugahma, Panonyaya gonde-
rilmesine sebep oldu. Maksimin'e Panonyada refakat eden
dostu Priskus c;ok milkemmel bir sefaretname ve yalmz
Attilamn saraymm degil, fakat Hunlann orf ve adetlerinin
son derece ehemmiyetli bir tasvirini terketmi$tir (128).
Bu tasvir, yalmz Hunlann hayatmm degil, fakat orta Tuna-
da oturan ve Hunlar tarafmdan tahakkilm altma altnmt$
olan Slavlarm adetlerinin dahi mufassal bir hikayesi olarak
telakki olunabileceginden hususi bir ktymete malik bulun-
maktadtr (129).
Eskikitaplarim.com
122 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
DiN KAVGALARI VE 0<;0NC0 UMUMi KONSiL
ilk iki umumi konsil kat'i olarak $U noktayi tesbit etmi$-
lerdi ki isa hem Allah, hem de insandtr. Fakat bu hal <;aresi
dini hakikate haris dimaglan tatmin etmemi:;;ti; b ~ n l a r isada
insan $ahsiyeti ile ilahi cevherin birle$mesinin ve bu iki unsu-
run biribirileriyle olan milnasebetlerinin ne $ekilde izah edile-
cegi hususunda milnaka$alara ba$ladilar. IV ilncil as1r son unda
Antakyada bu iki tabiatm isada tamamiyle birle$memi$ oldu-
gunu iddia eden yeni bir doktrin vilcut buldu. Bu doktrin
bilahare lsada insani tabiatm, ilahi tabiat ile birle$mesinden
, evvel ve sonra tam manasile milstakil kalmt$ oldugunu
isbat ediyordu. Bu doktrin ufak bir muhitin hudutlanm
a$mad1g1 miiddet<;e kilisede bilyilk karga$allklar tevlit
etmedi. Fakat istanbul patrikligi kiirsilsil, bu doktrinin
mutekit taraftan Antakyah papaz Nastorius tarafmdan i$gal
edildikte, i$in $ekli degi$ti. Yeni patrik Nastorius Antakya
doktiri:qini biltiln kiliseye te$mil etmek istedi. Belagetiyle
me$hur olan Nastorius, dini merasim bitir bitmez impa-
ratora $U sozlerle hitap etti: "Ha$metmeap, bana raf1zilerden
ari bir diinya ver, ben de sana buna mukabil cenneti vere-
cegim; raf1zileri imha etmek i<;in bana yardtm et, ben de sana
iranhlan imha etmek hususunda yardtm edecegim, (130).
Nastorius "raftziler., kelimesiyle isada insani tabiatin istikla-
line miltedair fikirlerini kabul etmiyenleri kasdediyordu.
Nastorius Meryemi "Allahm Anast, degil, fakat "isanm Anast,
yani "bir insamn Anas1, tesmiye ediyordu.
Nastorius muhasnnlarma kar$1 $iddetli itisaflarda bulundu
ve bu yilzden kilisede karga;;ahklar <;1kard1. Bu doktrine
kar;;t bilhassa iskenderiye patriki Kiril ve Roma konsilinde
bu yeni doktrini raftzi olarak mahkum etmi$ olan papa
Celestin cephe aldtlar. Kilise ka vgalanna bir son vermek
istiyen Teodos Efes'te bir "il<;ilncii umumi Konsil, topladt ve
bu Konsil nasturiligi mahkum etti (431). Nastorius bizzat
M1s1ra <;ekilmek mecburiyetinde kald1 ve orada oldil.
Fakat nasturiligin mahkum edilmesine ragmen nasturiler
Suriye ve Mezopotamyada olduk<;a kalabahk olarak kaldtlar;
imparator, bu vilayetlerin otoritelerine, bunlara kar$ 1 hareke-
te ge<;meleri i<;in emir verdi. Nasturiligin ba;;hca merkezi, An-
takya doktrinini yayan me$hur bir mektebe sahip olan Edessa
Eskikitaplarim.com
DiN KAVGALARI VE Dc;DNCU UMUMi KONSiL 123
$ehri idi. 489 da. imparator Zenon zamamnda, mektep lag-
vedildi, hoca ve talebeleri dagihldL Bunlar irana iltica etti-
ler ve burada, Nusaybinde yeni bir mektep tesis ettiler.
iran krah nasturtleri kabul etmege memnuniyetle raz1 oldu
ve bun lara himayesini teklif etti: K1ral bunlan Bizans impa-
ratorlugunun dli!?mam telakki ediyor ve icabmda kendile-
rinden istifade edebilecegini dii$iiniiyordu. Nasturilerin yahut
Suriyeli- Geldanilerin iran kilisesinin ba$mda "katolikos,
ismini ta!?Iyan bir piskopos vard1. H1ristiyanhk irandan, nas-
turi $eklinde, diger memleketlere gec;ti, Orta Asyada taam-
mlim etti ve Hindistanda bir c;ok miirit buldu.
Fakat bizzat h1ristiyan kilisesinde ( bilhas>a iskenderiye-
de ), Efes konsilinden sonra, nasturilige kan;n ba$g6steren
reaksiyon neticesinde dogan, fakat tamamiyle zit bir istika-
mette inki$af eden yeni bir cereyan ortaya <;Ikmi$ti. isanm
ilaht tabiatma faikiyet atfeden iskenderiyeli Kiril'in taraftar-
lan isada insani tabiahn ilahi tabiatm ic;inde kayboldugu,
binaenaleyh isada yalmz bir ilahi tabiat mevcut oldugu neti-
cesine vard1lar. Bu doktrin "monofisizm, ve salikleri "mono-
fisit, ismini aldilar (grekc;e = tek ve q 6:n\; = tabiattan
gelmektedir). Monofisizm, her ikisi de mutekit monofisit olan
iskenderiye patriki Dios.kor ve istanbul manashr reisi Evtihes
zamamnda, biiylik terakkiler kaydetti. imparator Dioskor'un
doktrinini kabul etti, <;iinkli bu doktrini, iskenderiyeli Kiril'in
fikirlerinin varisi olarak telakki ediyordu. Fakat istanbul
patriki ve papa Buyiik Leon I bu yeni mezhebe muanz bir
cephe ald1lar. Dioskor'un isran iizerine imparator, 449 da,
Efes'te bir konsil toplad1; tarihte bu konsile "Efes $ekaveti,
ismi verilmi$tir. Konsil reisi Dioskor bulunan isken-
deriye monofisit partisi, konsilde bulunan muhaliflere
cebri tedbirler tatbik etmek suretiyle. bunlan Evtihes dok-
trinini, yani monofisizmi tammaga icbar etti. Monofisizm
ortodoks doktrini oldu ve muhalifler mahkum edildiler.
imparator konsilin kararlanm tasdik etti ve bu toplantmm
"umumi, (oecumenique) mahiyette oldugunu tamd1. Bu hal
tarz1 tabii kiliseye sulhu iade edemezdi. Teodos II oldtikte
(450), son derece vahim bir dini buhran imparatorlugu par
<;ahyordu. Teodos halefine, Bizansm mlitea!-op tarihi i<;in
biiylik bir ehemmiyet arzedecek olan monofisizm mesele-
sinin hallini terkediyord.u.
Eskikitaplarim.com
124 BiZANS IMPARATORLU(iU TARIHI
Teodos devri, yalmz neticelerle dolu din tarihinin kan;;1k
hadiselerinden dolay1 enteresan degildir; imparatorlugun
dahili hayah ile alakall diger hususlar bak1mmdan dahi ca-
libi dikkattir.
iSTANBUL YUKSEK MEKTEBi. TEODOS KODEKSi
(CODEX THEODOSiANUS) . iSTANBUL SURLARI
istanbul yiiksek Mektebinin tesisi ve Teodos kodeksinin
(Codex) Bizans imparatorlugu medeniyeti tarihinde iki
esas hadise etmektedir.
V inci asra kadar Atina, Roma imparatorlugu ic;inde, put-
perest ilimlerin tedris edildigi merkezdi ve bir
felsefe mektebine sahipti. Sofistler, yani belagat ve felsefenin
grek profesorleri, her taraftan bu $ehire, bazllan malumatla-
nm yahut belagat sanatlanm gostermek. baz1lan ise profesor
olmak suretiyle kendilerine iyi bir mevki temin etmek ic;in,
Bu profesorler ktsmen devlet hazinesinden,
k1smen ise muhtelif $ehir kasalanndan ayhk ahyorlard1. Hu-
susi dersler ve konferanslar, her yerden ziyade, Atinada
revac;ta idiler. IV iincli astr sonunda h1ristiyanhgm zaferi
Atina _ Mektebine oldukc;a mlihim bir darbe vurdu. Diger
taraftan aym asnn sonuna dogru Yunanistanm Vizigotlar
yUzilnden ugrad1g1 istilalar Atinamn fikri hayahm altust etti.
Vizigotlar Yunanistandan c;ekildikten sonra Atina Mektebi
bO$ kald1. Filosoflar gUnden gline azahyordu. En nihayet
Atina putperest Mektebi istanbulda Teodos II zamanmda
kurulan yliksek h1ristiyan Mektebi yahut istanbul Oniversi-
tesi tarafmdan daha miiessir bir darbe yedi.
0 0
istanbul, imparatorlugun merkezi oldugundanberi. bir.
c;ok hatip ve filosoflar yeni beldeye gelmi$lerdi: Binaena-
leyh Teodos II saltanatmdan once burada bir nevi iini-
versite mevcuttu. Profesor ve talebeler istanbula da vet
ediliyordu ve Afrikadan, Suriyeden ve diger yerlerden
bin;ok kimseler geliyordu. Hiyeronimus "Kronik, inde
(360-362) climleyi kaydetmektedir: Oramercilerin en
alimi Evantius istanbulda oldli; yerine Afrikadan Hari-
sius getirildi (131) 0 Bu meseleyi en son tetkik etmi;; olan
bir miiverrih istanbul Oniversitesinin Teodos zamanm-
Eskikitaplarim.com
iSTANBUL VOKSEK MEKTEBi. TEODOS I(ODEKSI 125
dfl tesis fakat yeniden te;;kilatlandtnlmt;; oldugu
fikrini izhar ediyor (132).
425 de, Teodos II, yeni bir "Yliksek Mekteb" tesisini
emreden bir ferman ne$retti (133). Profesorlerin adedi 31 ola-
rak tesbit Bunlar gramer. hitabet, hukuk, felsefe
okutacaklardt. Tedrisat k1smen latince. k1smen ise grek<;e
olarak yapllacakh.
Ferman latince ders vereceklerin li<; hatip ( oratores) ve on
gramerci, grek<;e tedrisatta bulunacakbnn ise be;; hatip ya-
hut sofist {sophistae} ve on gramerciden ibaret olacagmt bil-
diriyordu. Bundan maada felsefeye bir ve hukuka iki ktirsli
tahsis edilmi;;ti. Latin lisanmm resmi lisan olarak kalmasma
ragmen grek lisam klirstilerinin ihdast imparatorun bu lisamn
payitahtta haiz oldugu mtinaka;;a gottirmez haklan idrak
etmege ba;;lam1;> oldugunu a<;tkca gostermektedir. Hakika-
ten imparatorlugun ;;ark k1smmda en fazla konu;;ulan ve en
iyi anla!;)llan dil grek<;e idi. Binaenaleyh grek lisanmda tedri-
satta bulunan hatip adedinin latin lisanmda ders verenlerden
iki ki$i fazla olmast kayde deger enteresan bir hadisedir.
Yeni Oniversite, konferans salonlan ihtiva eden hususi bir
binaya yerle$tirildi. Profesorlerin hususi ders vermege hak-
lan yoktu; bunlar btittin ihtimam ve vakitlerini Oniversite-
deki derslerine hasretmege mecburdular. Hocalar devlet
tarafmdan verilen muayyen bir maa$ ahyor ve <;ok yliksek
mevkilere <;tkabiliyorlard1. istanbulun bu yeni h1ristiyan ted-
ris merkezi, glinden gline in hi tat etmekte olan putperest
Atina mektebinin tehlikeli bir rakibi olacaktl. Teodos'un ytik-
sek Mektebi k1sa bir zaman zarfmda, etrafmda imparator-
lugun en btiylik fikri kuvvetleri toplanan, bir merkez oldu.
Vine Teodos I I devrinde, bize kadar gelmi;; alan en eski
imparator kanunlan mecmuast (r.odex} ne$redilmi;;tir. Uzun
mtiddettenberi bu kabil bir mecmuaya derin bir ihtiya<; hissolu-
nuyordu, Mecmua halinde toplanm1yan bir <;ok kanunlar kay-
bolmu$ ve yahut unutulmu$tu; bu ytizden muameliitta bti-
ylik bir intizams1zhk ve hukuk!;)inz slar arasmda btiylik bir
stkmh ba;;gostermi;;ti. Teodos'tan evvelki devirler i<;in iki
kanun mecmuasmm mevcudiyetinden haberdar oluyoruz:
haklannda hie; bir;;ey bilmedigimiz Gregor ve Hermogen
admdaki mlielliflerine gore tesmiye edilmi;; olmalan muhte-
mel olan Codex Gregorianus ve Codex Hermogenianus. Birinci
Eskikitaplarim.com
126 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHt
mecmua Diokletian devrine aid olup ihtimal Hadrian'dan
Diokletian'a kadar ne$redilmi$ olan kanunlan muhtevi bulu-
nuyordu. IV ilncli as1rda, Diokletian'm halefleri zamamnda
meydana getirilmi$ olan ikinci mecmua ise III ilncil asrm
sonundan takriben 360 senesine kadar ne!;)redilmi$ olan
kanunlan toplami$h. Bu iki mecmua bize kadar gelmemi$tir;
bunlann mevcudiyetini zamamm1za kadar mahfuz kalmi$
olan baz1 kilc;ilk parc;alardan istidlal ediyoruz.
Teodos II, evvelki iki mecmuay1 ornek ittihaz ederek,
Konstantin'den kendisine (dahil) kadar ge en ve h1ristiyan _
imparatorlan tarahndan ne$redilmi$ olan kanunlan bir mec-
mua halinde ne$retmegi tasarlad1. imparator tarafmdan te-$kil
edilen komisyon, sekiz senelik bir <;ah$madan sonra, latin
lisamnda yaztlml$ Codex Theodosianus'u meydana getirdi. Codex
Theodosianus $arkta 438 senesinde ne$redildi. Fakat bir mild-
det sonra garbe dahi ithal edildi. Teodos kodeksi onalh kita-
ba, her kitab ise bir tak1m faslllara (tituli) taksim edilmi$tir.
Her kitab devlet umurunun bir $llbesinden bahistir: idare,
askeri i$Ier, dini i$Ier ilah .... gibi. Her fasll dahilinde kanun-
lar kronolojik bir $ekilde tertiplendirilmi$tir. Kodeksin ne$-
rinden sonra <;tkan kanunlar Novel (leges novellae) adm1
aldilar.
Teodos kodeksi, tarih baktmmdan. <;ok bilyilk bir ehem-
miyeti haizdir. ilk evvela, IV ilncil ve V inci astrlarm dahili
tarihinin tetkiki ic;in, elimizde mevcud en ktymetli mehazdtr.
Fakat aym zamanda, htristiyanhgm devlet dini oldugu bir
devreyi ihtiva etmesi dolayisiyle bu kanun mecmuas1 yeni
dinin hukuk sahasmda ortaya koymw;; oldugu eserin ve
kanunlann tatbikinde husule getirmi$ oldugu degi$ikliklerin
bir hillasas1 olarak telakki olunabilir. Bundan maada bu
kodeks, evvelki mecmualar ile birlikte, Justinian kanunlarma
esas te$kil etmi$tir. En nihayat. Germen istilalan devrinde,
garbe ithal edilmi$ olan Teodos kanunlan, evvelce mevcut
iki kodeks ve sonradan ne$redilen novel'ler ve imparatorluk
Romasmm diger baz1 hukuki eserleri ile birlikte (mesela
Gaius'un kanunlan gibi) barbar kanunlanna do/.'trudan dog-
ruya ve yahut bilvas1ta bilyilk tesiraita bulunmw;;tur. Vizigot
ktralhgmm Romen tebaalan ic;in tertip edilmi$ olan me$hur
"Vizigotlarm Romen kanunu, (Lex Romana Visigothorum) Teodos
kodeksi ve yukarda adlan ge<;en diger mehazlann bir
hfilasasmdan ibarettir. Bu sebepten " Vizigotlann Romen
Eskikitaplarim.com
iSTANBUL Y0KSEK MEKTEBi. TEODOS KODEKSi 127
kan un u , na, VI nc1 asnn ba$mda Vizigot krrallarmdan
Alarik I I tarafmdan ne$redilmi$ alan bir hilHisaya izafeten,
"Alarik hillasas1, ( Breviarium Alaricianum) ad1 verilmektedir.
i$te Teodos kodeksi'nin barbar kanunlan ilzerinde icra
ettigi tesire dair bir misal! Fakat bu kodeksin yukarda
ismi gec;en Vizigot kanunlan vasrtasiyle icra etmi$ olduklan
tesir daha bilyilk olmu$tur. Ortazamanlarm ilk devirlerinde,
Ramen kanunundan bahsedildigi zaman, hakiki Teodos
kodeksi kasdolunmaytp daima "Vizigotlarm Ro.men kanu-
nu, kasdolunmaktadrr. Biltiln bu devrin devamr milddetince
devrinin son una kadar) garbi A vrupa kanunlan
garpte Roma ttukukunun ba!;;hca mehaz1 alan Alarik hillasa-
smm tesiri altmda kalm1$lard1r. i!;;te bu suretle Roma kanunu,
garpte c;ok daha sonralan (XII nci asra dogru) teammilm etmi$
alan Justinian kodeksi vas1tasiyle degil, fakat dogrudan dogru-
ya garbi Avrupa ilzerinde milessir olmu$tur. Bu hadise
bazan alimler tarafmdan ihmal olunmu!;;tur ve hatta Fustel
de Coulanges gibi me!;;hur bir tarihci $Unu beyan etmi$tir:
"Justinian kanun mecmualarmm Ortazamanlann ilk devirle-
rinde Galyada cari oldugunu ilim isbat etmi!;;tir, (134). Fa-
kat kodeksin tesiri daha bilyii.k olmu!;;tur; c;ii.nkil Alarik'in
"Brevia':ium, unun Bulgaristan tarihinde muazzam bir rol oy-
namt$ oldugu anla!;;thyor. Me!;;hur H1rvat alimi Bogi$i<;'in
fikri i!;;te budur; bu alimin ileri sii.rdilgii. deliller Bulgar alimi
Bob<;:ev tarafmdan tekemmill ve teyid edilmi!;;tir: Bu iki
mii.verrihe gore "Breviarium Alaricianum, ken disine, 866 sene-
sin de, cihan kanunlanm (leges mundanae) Bulgaristana gonder-
mesini istemek ic;in bir heyet yollanmi$ alan papa Nikola I
tarafmdan Bulgar k1rah Borise gonderilmi!;;tir. Papa bu istege
cevap olarak, Responsa ad consulta Bulgarorum ile birlikte, kendi
tabiri vec;hile, "Romahlarm !;;ayam hilrmet kanunlart,m
{venerandae Romanorum leges) gondermi!;;tir; i!;;te bu iki alim bu
kanunlan Alarik'in hillasasi .olarak kabul etmektedirler (135).
Bununla beraber, hakikatte boyle olsa dahi, bu kodeksin
eski Bulgarlann hayatmda haiz oldugu ehemmiyeti milbalaga
etmemek laz1md1r. C::ilnkil bu vakadan yalmz birka<; sene
sonra, Boris Romadaki papahk makamiyle milnasebetini
kesti ve istanbul ile yakmhk tesis etti. Fakat bu tek hadise,
yani papanm "Breviarium,u gondermi$ olmas1, bunun IX
uncu as1r A vrupa ic;timai hayatmda oynami$ oldugu rolil
Eskikitaplarim.com
128 BiZANS fMPARATORLUGU TARiHi
gostermege kafidir. Tekmil bu misaller reodos kodeksinin
icra ettigi btiyUk tesiri ve yay1lm1$ aldugu geni$ sahay1 kafi
derecede tebarUz ettirmektedir.
Teodos devrinin btiytik hadiseleri arasmda istanbul surla-
nnm in$aSim zikretmemiz laz1md1r. Daha onceleri Btiytik Kons-
tantin yeni payitahti bir sur ile <;evirtmi:;;ti. Teodos II zama-
nmda $ehir pek fazla btiyUmU:;; ve bu surun hudutlanm bir
hayli a:;>mi:;;h. $ehri tarruzlanna kan;a karumak
i<;in yeni bir tak1m tedbirler dU:;;tinmek elzem olmu;;tu. 410
da Alarik tarafmdan zaptedilmi;; alan Ramanm akibeti, Vinci
asnn ilk msfmda vah:;;J: Hunlarm tehdidi altmda bulunan
istanbul it;in dahi ciddi bir ihtar te$kil ediyordu.
Teados'.un maiyeti arasmda bu son derece mti;;kul mese
leyi halledebilecek azimkar ve kabiliyetli insanlar bulunu-
yordu. Surlar iki defada bina olundular. Teodos'un <;acuklugu
zamanmda, 413 senesinde, saltanat naibi bulunan Pretu-
var prefesi Antemius, Konstantin surunun biraz garbinde,
Marmaradan Halice kadar uzanan ve bin;ok burclar ihtiva
eden blr sur yaphrd1. Payitahh Attila'mn istilasmdan kurtar-
mi$ olan bu yeni sur bugtin dahi mevcut olup Marmaradan
$imal istikametinde, Tekfur saray1 ismini ta$Iyan Bizanten
saray harabesine kadar uzanmaktad1r. Bu sur, $iddetli bir
zelzelede harap aldukta, Pretuvar prefesi Konstantin
dan tamir edildi ve on tarafma, i<;i su ile dalu derin bir hen-
dek ile takviye edilmi$, bir<;ok burcu ha vi ikinci bir sur ilave
edildi. Bu suretle, istanbul kara tarafmda, U<; mtidafaa hat-
tma malik oluyordu: biribirinden bir tarasa ile aynlmi$ alan
iki sur ve di$ surun eteginde bulunan derin bir hendek.
$ehir prefesi Kiros'un zamam idaresinde deniz kenannda
yeni surlar bina edildi. Sur tizerinde bugUn dahi gortilebilen
ve bu devire ait olan iki kitabe (birisi Iatince, digeri grf!k<;e)
Teodos'un in$a faaliyetini zikretme}:ctedirler. Kiros'un ismi
payitaht sokaklarmm gece tenviri ic;in yapiimi$ olan te$kilatla
dahi alakahd1r (136).
Teados II 450 de oldli. Zafma ve devlet adam1 hassala-
nndan mahrumiyetine ragmen uzun saltanah, imparatarlugun
mtiteakip tarihi i<;in, bilhassa medeniyet tarihi bak1mmdan,
bUytik bir ehemmiyeti haizdir. Ytiksek memurlanm iyi in-
tihap etmesi sayesinde Teodos btiytik neticeler elde et-
miye muvaffak aldu. istanbul ytiksek Mektebi ve Teo-
Eskikitaplarim.com
MAR(:iAN VE LEON 129
dos kodeksi, V inci asnn ilk rubunun medeniyet tarihinde
kaybolmaz abideleri olarak kalmaktad1r. Bu devirde bina
alan surlar istanbulu birc;ok as1rlar fethedilmez bir
hale N. H. Baynes $6yle yaz1yor: "istanbul
surlan, ic;in, bir dereceye kadar, top ve barutun yerine
kaim oldular. Bunlara malik olmtyan garpte ise imparatorluk
bu yilzden inklraz buldu, (137).
MAR<;iAN (450-457) VE LEON (457-474). ASPAR.
DORD0NC0 UMUMi KONSiL.
Teodos evlatSIZ oldil. ihtiyar kizkarde$i Pulkeria, Trak
neslinden Marc;ian ile evlenmege raz1 oldu ve Marc;ian im-
parator ilan edildi. Marc;ian c:;ok muktedir bir askerdi; fakat
oldukc;a mutevaz1 idi; acas1l Alan alan ve bilyilk bir nil-
fuza malik bulunan crdu kumandanlarmdan Aspar'm isran
tizerine tahtl kabul etmi$ti.
IV ilncil as1rda ve Vinci asnn imparator-
luk ic;in hakikaten bilyOk bir tehlike clan Got
meselesi, yukanda gordilgilmilz vec;hile, Arkadius zamanmda,
hilkumetin lehinde halledilmi$ti. Buna ragmen Bizans ordu-
sundaki Got unsuru imparatorlukta, daha kilc;ilk mikyas-
ta, icray1 nilfuz etrnekte devam ediyordu ve Vinci asrm orta-
smda barbar Aspar, Gotlarm yardtmiyle, Got ustilnlOgOnil
yeriiden ihya etmek ic;in son bir gayret sarfetti. Bir milddet
i<;in buna muvaffak oldu. Yalmz arianist temayillleri yilziln-
den bizzat tahh edemiyen Aspar, sarfettigi gayret saye
sinde, iki imparatoru, yani Marc;ian ve Leon I i, en yilksek
makama <;Ikarmi$h. Payitaht. bir kere daha. Aspar ailesi ve
umumiyetle ordudaki Got nilfuzuna ho$nutsuzlugunu
gostermege iki hadise payitaht ahalisi ile Gotlar ara-
smdaki gerginligi arthrdt. $imali ..Afrikada oturan-Sen Daniyel
Styl1t'e gore iskenderiyen.in zaptm1 tasarl1yan - Vandal-
lara kar$I, Leon I in idaresinde, bilytik masraflar ihtiyar etmek
suretiyle ve bircok mil$ktilat tahtmda icra olunan . sefer tam
bir muvaffak1yetsizlikle neticelendi. Ahali Aspar'I hiyaneti va-
taniye ile itham etti; c;unk il bu zat, Gotlarla ayni cinsten, bina-
enaleyh Germen alan Vandallara kar$1 boyle bir se-
ferin ac;Jlmasma mani olm:ok istemi$ti (138). Bundan maada
Aspar, ogullanndan birine c;esar ilnvamm, yani imparatorlu-
Bizans imparatorlugu Tarih i 9
Eskikitaplarim.com
130
BiZANS IMPARATORLUCU TARIHI
gun en yliksek riltbesini vermege imparator Leon'u icbar et-
lmparator kendini Germen nlifuzundan kurtarmaga ka-
rar verdi. Bu i;;i o zaman lar payitah tta bliyuk rniktarda konak-
lamakta olan cengaver lzavriya!Ilar sayesinde ba$ardi. Aspar,
ailesinin bir k1sm1 ile b:rlikte, katledildi. Bu suretle istanbul
saraytndaki Germen nlifuzuna son darbe indirilmi$ oldu. Bu
kitalden dolay1 Leon I "Makellos ,, yani "kasap, ilnvamm ald1.
F. I. Uspenski bu hadiseyi ordunun millile!;itirilmesi ve ordu-
daki barbar nlifuzunun azalttlmas1nda manidar bir merhale
olarak telakki etmekte ve yalmz bu vak'anm tek ba$ma,
Leon I in, kendisine bazan verilen "bliyUk, ilnvamm ta$Ima-
smi hakh gosterecegi neticesine varrnaktad1r (139).
Hunlar, imparatorluk pek mlithi$. bir tehlike
kil ettikten sonra, saltan<Ihnm ba$langicmda, orta
Tunadari imparatorlugun garp eyaletlerine gittiler ve Galya-
da "Kalalonik tarlalan, (Champs Catalauniques) me$hur mu-
harebesi vukubuldu. Az bir milddet sonra Attila oldli ve
muazzam imparatorlugu Bu suretle sal-
tanatmm son senelerinde, imparatorluk Hun tehlikesi
ortadan kalkh.
selefinden gayet mil$kill bir dint durum tevarils
etmi$ti. Monofisitler galip gelmi$lerdi. Halbuki ilk iki umumi
konsilin taraftan olan imparator bu galibiyeti kabul edemezdi.
451 de Kalhedon'da (Kadikoyli) dordilncli bir umumi konsil
toplad1. Bu konsilin, butUn milteakip tarih ic;in, aslt bir ehem-
miyeti o1acakh. Bu meclise i$tirak eden murahhaslann adedi
pek bilyilktil. Papa kardinaller tarafmdan temsil ediliyordu.
Konsil "Efes $ekaveti, nin kararlarm1 mahkum ve Dios-
kor'u mevkiinden iskat etti. Bundan sonra monofisit mez-
hebini kat'i surette reddeden ve Romadaki papanm noktai
nazarlarma tamamiyle tevafuk eden yeni bir dini formill
buldu. Konsil "kan$Ik1Ik veya degi3iklik, taksim veyahut
iftirak mevzuubahs olmaksiZIJ;l, iki tabiath bir lsa, kabul
ediyordu. Kad1koy konsilinin tasvibinden gec;en akideleri ve ilk
umumt konsilin ba$1Ica tariflerini parlak bir surette teyit
ediyordu: bu akideler ortodokos kilisesi dini tedrisatmm esa-
sml te$kil ettiler.
Kad1koy konsili mukarreratl ayni zamanda Bizans tarihi
bUyUk bir siyasi ehemmiyeti haizdir. Bizans hilku-
meti, Vinci as1rda, monofisizme kar$1 rnuanz bir cephe
Eskikitaplarim.com
MAR<;:iAN VE LEON 131
:almakla, ahalisir:.in bilyilk bir kisml monofisit olan $ark
vilayetlerini, bilhassa Suriye ve Misln, kendinden uzakla$-
tlrdt. Monofisitler, 451 senesi mahkumiyetinden son:a dahi,
dini doktrinlerine sad1k kalddar ve herhangi miltevass1t bir
hal yaresini reddettiler. M!Slr kilisesi ayinlerde grekyeyi orta-
dan kald1rdl ve yerine mahalli lisam (kopt lisamn) ikame etti.
Konsil kararlarmm cebri surette tatbik1 yilzilnden Kudils,
iskenderiye ve Antakyada baz1 kan$lkhklar ylk11; bunlar,
milli bir renk iktlsap eden birtak1m isyanlar $eklini
aldllar ve ancak sivil ve askeri otoritelerin yard1m1 ile olduk-
<;:a kanh bir surette bashnlabildiler. Fakat bu tenkil meseleyi
halletmedi. Gilnden gilne had bir $ekle giren din kavgalan-
mn gerisinde, bilhassa M1s1rda ve Suriyede, milli fikir ihtilaf-
lan vaz1han gorillmege ba$lamyor. Tedrici surette M1s1r ve
Suriyenin yerli ahalisi Bizanstan aynlmak fikrine zahip
oldular ve hatta bunu arzu ettiler. $ark vilayetlerindeki
karga$allklar ve bu memleketler ahalisinin sureti te$ekkillil
bu zengin ve medeni memleketlerin, VII nci astrda, ilk
evvela iranhlann, bilahare Araplarm eline geymesini kolay-
la$tlran $artlar yarath.
Kad1koy konsili mukarreratmm, imparator ile papa ara-
smda faal bir muhabere aydmasma sebep olan 28 inci mad-
desinin ehemmiyetine i$aret etmek laztmdtr; bu madde papa
tarafmdan tamlmad1, fakat umumiyetle $arkta kabul edildi.
Burada Istanbul patrikinin Romadaki papaya naza.-an haiz
oldugu derece, yani evvelce ikinci umumi konsilin ilyilncil
maddesinde halledilmi$ olan bir mesele mevzuubahsti.
Kadtkoy konsilinin 28 inci maddesi evvelki konsilin kara-
nm teyit etti. Bu madde Yeni Romanm yak mukaddes
tahtma, imparatorluk hilkumetinin ve senatonun huzuru ile
$erefyap olan ve eski Romamn haiz oldugu ayni imtiyazlar-
dan istifade eden bir $ehrin. kilise hususlarmda dahi yilksel-
tilmesi ve hemen Ramadan sonra gelen bir mevki i$gal
etmesi laz1m geldigi millahazas1 ile, milsavi hukuk bah$etti
(140). Bundan maada ayni madde, Istanbul piskoposuna,
muhtelif kavim ve kabilelerle meskun olan Pontos, Asya ve
Trakya papazlanm nasbetmek hakkm1 veriyordu. F. I. Us-
penski $6yle yaz1yor: Bu il<; ismin $ark, cenubi Rusya ve
Balkan yanmadasmm, biltiln htristiyan misyonlartm ve $ark
rilhbaniyetinin biltUn milstakbel filtuhahm ihtiva ettigini
Eskikitaplarim.com
BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
hahrlamak kafidir. istanbul patrikinin hukukunu mlidafaa
etmi$ olan muahhar dini ahkam vaz1'Ianmn fikri bu merkezde
idi. i$te cihan$limul bir mahiyet arzeden bu 28 inci madde-
nin tarihi k1ymeti bir ka<; kelime ile, bun dan ibarettir>> .(141).
Bu k1sa izahattan sonra gerek Marc;ian, gerek Leon I in
tam manasiyle ortodoks zihniyetinde iki imparator olduklan
anla$Iitr.
ZENON (474- 491). iZAVRiY ALILAR.
ODOAKR VE OSTROGOT TEODORiK. HENOTiKON.
Leon I oldUkte (474), tahta alt1 ya$mda bir c;ocuk
olan torunu Leon <;1kh. Leon, kendisine babas1 Zenon'u
saltanat $eriki tayin ettikten sonra, bliylik babasmm oldligii
ayni senede, vefat etti. Bu suretle-, oglunun oltimli Uzerine.
Zenon (474- 491) tek ba$ma imparator cldu. Zenon'un tahta.
<;Ikmasiyle, sarayda, Oermen niifuzu yerine vah$i bir Irk
olan lzavriyahlarm barbar nlifuzu kaim oldu; c;iinkli impara-
tor ayni Irktan idL Tzavriyahlar payihatta en glizeJ makamlan
ve en yliksek rlitbeleri ellerine gec;ird1ler. Fakat Zenon az
bir mliddet sonra arasmda bile kendisine kar$r
suikast tertip edenler mevcut oldugunun farkma vard1; bliylik
bLr azim sahibi oldugunu isbat ederck isyan hareketini bizzat
iza vriyamn dagltk arazisinde bashrd1 ve buradaki kalelerin
bliyiik bir kismim yikhrttt. Fakat buna ragmen imparator- .
luk dahilinde izavriyahlarm nlifuzu, oliimline kadar,
baki kald1.
Zenon zamanmda italyada vahim hadiseler cereyan etti.
V inci asrm ikinci mshnda, burada, Oermen bcliikleri $efle-
rinin niifuzu son derece artml$h- Oyle bir zaman gelmi$ti ki
bu $efler istedikleri g ibi garp imparatorlanm tahta <;Ikanyor
lar ve tahttan indiriyorlard1. 476 q_a, barbar $efleripden biri,_
Odoakr (yahut Odovakar) son garp imparatoru gene; Romu-
lus-A vgustul us'u devirdi ve italyada tahtl, kendi hesa.bma, gas-.
betti. Fakat hlikumet ine me$"rU bir $ekil vermek ic;in Zenon'a,
Rom a senatosu namma, bir he yet gon derdi ve italyanm ayn bir
hiiklimdara ihtiyaci olmadtgmi ve Zenon'un _italya imparator4 ..
olmas1 lazimgeld igini _temin e_iti. Fa.kat ayni zamanda Odoakr
Zenon'dan kendisine Roma patri.ki Unvam v,erilmesini ve-
Eskikitaplarim.com
ZENON. iZAVRiY ALILAR 133
italyamn idaresinin tevdiini istiyordu. Bu istegi kabul
edildi. Odoakr italyanm sahibi oldu. Evvelce 4 76
senesi garbi Roma imparatorlugunun inkrraz senesi olarak
kabul ediliyordu; fakat bu noktai nazar c;Unkii
V inci astrda, ba!?h bir garbi Roma imparatorlugu
daha henUz mevcut degildi. Biri digeri ise garp ms-
fmda saltanat siiren iki imparator tarafmdan idare olunan
bir tek Roma imparatorlugu mevcuttu. 476 da ise yalmz bir
imparator, yani msfmm hiikumdan Zenon, vard1.
Odoakr, italya hukiimdan olduktan sonra, gunden giine
mUstakil bir 1arzda hareket etmege Zenon bunun
farkmda idi. Fakat daha henUz ordulannm gec;iip Odo-
akr'a yUrUyebilecek vaziyette Ostrogotlar vasrta-
siyle Odoakr'1 cezalandrrmaga karar verdi. AttiHi devletinin in-
krrazmdan beri Ostrogotlar Panonyada oturuyorlar ve buradan
krrallan Teodorik'in kumandasr altmda, Balkan yanmadasma
tahripkar akrnlar icra ediyorlar ve hatta imparatorlugun
merkezini tehdit ediyorlard1. Zenon Teodorik'in nazar-
lanm italyanm zengin eyaletlerine c;evirmege muvaffak oldu;
bu suretle bir ta$ ile iki ku$ vurmU$ oluyordu: hem $imal-
deki tehlikeli hem de yabancr
bill' kuvvet sayesinde, istenilmeyen italya valisiriin c;rkarmi$
oldugu mii$kiilah bertaraf etmi!;; oluyordu. Her ne olursa
olsun, Teodorik italyada, Ba]kanlarda oldugundan, daha
az tehlikeli idi.
Teodorik italya iizerine yiiriidii, Odoakr'1 maglub etti;
bu krralm yegane milstahkem mevkii clan Ravenna'y1 zapt
etti ve Zenon'un OliimUnden sonra, italya yar1madasmda,
merkezi Roma olmak iizere, bir Ostrogot kiralllgi kurdu.
Balkan yanmadasr Ostrogotlarm elinden kati' olarak kurtul-
mu$ oluyordu.
Zenon'un zamam saltanatrnda ba$hca dahili mesele kili-
sede husule getirmi$ oldugu muhtelif cereyanlardan dolayt
imparatorlukta bir tak1m karga$ahklar tevlit clan din
meselesi oldu. Mrsrr, Suriye. Filistin ve Anadolunun bir k1smr
monofisizm mezhebine s1k1 bir surette bagh idiler. Zenon'un
iki selefinin takib etmi$ oldugu kat'r ortodoks siyaseti $ark
vilayetlerinde iyi bir tarzda kar$Ilanmamt$h. Kilise $efleri
vaziyetin vahametini tem::.miyle takdir ediyorlard1 ve ilk za-
rnanlar Kadtkoy konsili mukarrerahm kabul etmi$ clan
Eskikitaplarim.com
134 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
istanbul patriki Akac;;ius ve iskenderiye patriki Piyer Men-
gus bu mli!?kill vaziyete muslihane bir hal c;;aresi bulunmas1
arzusunda idiler. Bunlar Zenon'a, mi.ltekabil mi.lsamahalar
ile unsurlan ban!?hrmak ic;;in gayret sarfetmesini teklif ettiler.
Zenon bu tavsiyeyi kabul etti ve 482 de, Henotikon ( b(Jlnx6v)
ismini ta$Iyan ve lskenderiye patrikinin ni.lfuzu altmda bu-
lunan kiliselere hitap eden bir ittlhat fermam ne;;retti. Bu
fermamn ba$hca gayesi gerek ortodokslar, gerek monofisitleri
lsa'da ilahi ve insani iki tabiatin birle$ip birle$medigi mesele-
siyle rencide etmemekti. Henotikon ilk iki konsil tarafmdan
tekemini.ll ettirilmi;; ve i.ic;;Oncti konsil tarafmdan teyit e d i l m i ~
olan dini prensiplerin k1ymetine hi<; bir halel g e l m e m i ~
oldugunu kabul ediyordu. Nastorius ve Evtihes ve taraftan-
m aforoz ediyor ve isanm "ilahi tabiatmdan dolay1 babasiyle
ve insani tabiatmdan dolay1 insanlarla hemcins, oldugunu
beyan ediyor, fakat "bir tabiat, yahut "iki tabiat, tabirlerini
kullanm1yor ve 1sanm: ;;ahsmda bu iki tabiatin birle;;tigini
kabul eden Kad1koy konsili karanm meskut gec;;iyordu. Ka-
dikoy' konsili, yalmz bir defa ve ;;u kelimelerle zikrediliyor-
du: "Ve bizler burada Kadtkoyde ve yahud diger her hangi
bir konsilde ba$ka bir fikirde bulunmu$ olanlarm, elyevm
bulunanlann veyahut ileride bulunacaklarm kaffesini aforoz
ediyoruz, ( 142).
Henotikon ilk zamanlarda, iskenderiyede pek gergin
olan vaziyeti biraz gev$etir gibi oldu ( 143 ), fakat sonunda
ne ortodoks ve ne de monofisitleri tatmin etmedi. Birinciler
monofisitlere yapilmi$ olan mtisamahalan kabul edemezler-
di; ikinciler ise Henotikon' da kullamlml$ olan tabirlerin vu-
zuhsuzlugundan dolay1 bu mtisamahalan kafi gormtiyorlardl.
Henotikon ayni zamanda partilerin adedini c;;ogaltmakla Bi
zansm dini hayatmda yeni bir tak1m mi1$klilat tevlit etti.
Ri.lhbaniyetin bir ktsmt, uzla$ma fikrini kendine mal ederek
ittihat fermamm tutuyor, gerek ortodokslar ve gerek mono-
fisitler arasmda bulunan mi.lfritler ise her hangi bir uzla;;-
mayi reddediyorlardt. Kararlanndan donmeyen ortodokslar
"akoimetoi, yani "mUteyakktzlar, tesmiye edilmi$lerdi:
bunlar, manastlrlannda bila fasJla dini ayin icra ediyorlardl,
ve bu yi.lzden 0<; "grupa, aynlmt;;lardt; mi.lfrit monofisitlere
akefaloi> yani kafastzlar ismi verilmi$ti; <;linki.l bunlar He-
notikon'u kabul etmi;; olan iskenderiye patrikinin tefevvuku-
Eskikitaplarim.com
ANASTA.S I. 135
nu reddediyorlard1. Romadaki papa dahi Henotikon'u pro-
testa etti. Papa bu fermandan memnun olm1yan rahipleri-
nin itinali bir surette te;kik etti; bun dan sonra itti-
had fermamm bizzat gozden ge<;irerek Romada
oldugu bir konsilde istanbul patriki Aka<;ius'u aforoz etmege
ve admi _lanetlemege karar verdi. Aka<;ius, dualannda
nm ismini zikretmemek suretiyle, mukabelede bulundu. Bu
suretle ile garp kiliseleri arasmda ilk hakiki aynhk
(schism e) vukubuldu: Bu aynhk Justin I 1n tahta culus senesi
olan 518 e kadar devam etti. Bu suretle V inci as1rda, bar-
bar Germen kiralhklarmm teesslisO ile
ve garp kisimlannda kendini olan siyasi nifak,
Zenon zamanmda, din! aynhk yOzOnden, bir kat daha
l'endi (144).
ANAST AS I ( 491 - 518)
iZA VRiY A MESELESININ HALLI. IRAN HARBi.
BULGAR VE SLAV AKINLARI. UZUN SUR.
GARP iLE MUNASEBETLER.
Zenon'un ollimlinden sonra, dul kans1 Ariadne kendine
koca olarak Anastas nammda Dirrhakium'da olan
ve sarayda miltevaz1 bir "silentiarius, (145) vazifesini ifa
eden bir zatl intihap etti (bu zat o zamanlar 61
da idi). Yeni imparator, ancak kilisede hi<; bir yenilik viicu-
de getirmiyecegine dair bir beyanname imzalad1ktan sonra,
tetvi<; olundu. Kad1k6y konsilinin mutekit bir taraftan olan
istanbul patriki bu taahhiidii almak hususunda israr
Anastas'm halletmek mecburiyetinde kald1gi tek mesele
Zenon devrinde biiyDk bir kudrete sahip olan izavriyahlar
meselesi oldu. izavriyahlann imtiyazh vaziyeti payitaht aha-
lisinin infialini mucip oluyordu. Bunlann, Zenon'un oliimOn-
den sonra, yeni imparatora kar!;n bir suikast tertip ettikleri
meydana <;Ikan!dJkta, Anastas harekete ge<;mege karar ver-
di ve bu i$i sOratle yaptJ. imparator, izavriyahlan,
ettikleri yiiksek memuriyetlerden azletti, mal ve miilk-
lerini musadere etti ve payitahttan kovdu. Bu hareketi son
derece uzun ve bir miicadele takib etti ve izav-
riyalllar ancak alti sene siiren bir harpten sonra mem-
leketlerinde tamamiyle inkiyat alhna ahnabildiler. Bunlarm
Eskikitaplarim.com
136 BIZANS IMPARATORLUliU TARIHI
bilyi.i.k bir krsm1 Trakyaya naklolundu. izavriyahlar mese-
lesini kat'i olarak halletmekle Anastas imparatorluga bi.iyi.i.k
bir hizmet ifa etmi!i) oluyordu.
Harici hadiseler arasmda bir taraftan iranltlara kar!?l ya-
pllml!? alan uzun ve semeresiz seferi, diger taraftan mi.i.tea-
ktp senelerde imparatarluk son derece vahim neticeler
tevlit edecek alan Tuna hududu hadiselerini zikretmek la-
Zlmdlr. Ostrogotlarm italyaya gidi!?'erinden sonra, Anastas
zamanmda, !?imal hududu Bulgarlarm, Getlerin ve Skitlerin
tahripkar akmlarma ugrad1.
V inci as1rda Bizans arazisini istila etmi$ alan Bul-
garlar, yukarrda gordilgilmilz vec;hile, Hun (Turk) 1rkma
mensup bir kavimdiler (146). Bunlarm isimlerine ilk defa
Zenon zamamnda, Ostragatlarm Bizans imparatorlugunun
hicretleri mi.inasebetiyle. tesadi.i.f edilmektedir.
Get ve iskitlerin pek te vazrh almryan isimlerine gelince
o zamanki tarihcilerin !?imal kavimlerinin etnagrafik te!?ek-
killil hakkmda iyi malumata sahip olmadrklarrm hatrrlamak
faideden hali degildir; binaenaleyh bu isimlerin gayri
canis bir takrm insan kiitlelerine verilmi$ olmas1 ihtimal
degildir ve mi.i.verrihler muhtelif Slav kabilelerinin
bu isim alhnda zikredilmi!? aldugunu .zannetmektedirler.
VI I nci asir ba!?langtct Bizans muharrirlerinden Teofi-
laktus Getleri Sla vlarla hemcins alarak gostermektedir
(14 7). Binaenaleyh Anastas devrinde Slavlar, Bulgarlar ile
ayni zamanda, Balkanlara akmlar yapmaga ba$lryarlar. - Bir
tarihc;iye gore "Get si.i.varileri" Makedanya, Tesalya ve Epir'i
yakrp ytkml$1ar ve Termapillere kadar gelmislerdir (148).
Baz1 alimler ise Slavlarm Balkan yanmadasma daha eski bir
devirde niifuz etmi$ olduklan fikrindedirler_ Balkan yanmada-
smda cografi isimler ve sah1s isimlerine dair yapml$ oldugu
tetk,kata istinat eden Rus alimi Drinov Balkan yanmadasm-
daki Slav kolonizasyonunun ba$lang1cm1 M. s. II nci asnn
sanuna vazetmektedir (149). Fakat bugiin bu faraziye
terkedilmi$tir_
Bulgar ve Slav istilalarr, Anastas zamanmda, pek bi.i.yi.i.k bir
ehemmiyet arzetmemektedirler: bu bar bar Bizans halki-
m sayduktan sonra, geldikleri yerlere tekrar avdet ediyarlardi.
Maamafih bu "silvari ak1nlan, Justinian devrinde Balkanlar-
da vukubulacak alan bilyiik istilalarm mi.ibe$$iri alrnu$lardrr_
Eskikitaplarim.com
ANASTAS I. 137
Payitahh barbarlanna kar$1 koruyabilmek i<;in
Anastas Trakyada, istanbuldan 40 km. mesafede (garpte),
Marmaradan Karadenize kadar uzanan bir "uzun sur, bina
ettirdi ve bir mehazm yazd1g1 gibi "$ehri bir yanmadadan bir
adaya tah vii etti, (150). fa kat bu sur, kendisi ne baglanan
ilmitleri bo$a <;1kard1. Acele in$aSI ve zelzelelerin husule getir-
digi yanklar yilzilnden bu sur ciddi bir engel te$kil etmedi
ve di1$manlan istanbul surlanna menetmedi.
A$agi yukan ayni mahalde in$a edilmi$ olan modern (:atalca
Ti.irk istihkamlan, bugiln dahi bakiyeleri mevcut olan Anas-
tas surunun bir nevi tekerrlirilnden ibarettir.
Garbi Avrupada milhim degi$iklikler husule gelmek
uzere idi. Teodorik italya k1rah Uzak $imali gar-
bide, Anastas'm tahta cillusundan once, Klovis kuvvetli
bir Frank ktralhgi kurmu$tu. Bu iki k1ralhk Roma impara-
toruna (bizanten $eklinde) zahiren tabi arazide teessils etmi$ti-
Uzak Frank ktralhgmm hakikatte istanbula tabi olmtya-
cagi a$ikard1. Fakat itaat altma almmi$ olan yerli ahali indinde
fatihlerin kudretinin, tamamiyle me$rU bir $ekil alabilmesi
i<;in, istanbul tarafmdan resmen tasdik edilmi$ olmastlaztmdi.
Binaenaleyn Gotlar, muastr bir kronikcinin yazd1g1 gibi "ye-
ni prensin (yani Anastas'm) talimahm beklemeksizin, (151)
Teodoriki italya k1ral! ilan ettikte bu zat imparatordan, evvel-
ce Odoakr tarafmdan iade edilmi$ olan imparatorluk riltbe
alametlerinin gonderilmesini istedi. Uzun milzakerelerden ve
lstanbula milteaddit heyetler gelip gittikten sonra Anastas Te-
odorik'i italya k1rah olarak tamd1 ve bu zat mahalli ahali in-
dinde me$rU b(r hilkumdar oldu (152). Fakat Gotlarm aria-
nist hisleri bunlann italyamn mahalli ahalisi ile samimi bir ya-
kmla$ma temin etmelerine mani oldu.
Anastas Frank ktrah Klovis'e "konsill, ilnvamm tevcih
eden bir ferman gonderdi; Klovis bu feqnam $i1kranla kabul
etti (153). Tabii bu konsilllilk fahri bir ilnvandan ba$ka bir$ey
degildi ve bu ilnvana bagh vazifelerin yapllmasm1 tazammun
etmi-yordu. Fakat buna ragmen Klovis i<;in gayet bilyilk bir
ehemmiyeti haizdi. Galyamn Romah ahalisi $ark imparatorunu
en yilksek kudretin milmessili addediyordu. Anastas'm fermam
ise Klovis'in Galya ahalisi ilzerindeki hakimiyetinin me$ru
oldugunu ispat ediyordu. Klovis'i, zahiren Roma imparator-
Eskikitaplarim.com
138 BiZANS iMPARATORLU<JU TARiHi
lugunun bir kismmi te$kil eden Galyanm bir . nevi hidivi
yaptyordu.
Bizans imparatoru ile Germen kiralhklan arasmdaki bu
miinasebat VI nc1 asnn ba!;;langicmda tek imparatorluk fikri-
nin daha pek kuvvetli oldugunu. gostermektedir.
ANAST AS' IN DiNI SiY ASETi
ViT ALiAN'IN iSY ANI. DAHiLl RFFORMLAR
Anastas, kiliseye hic;bir yenilik ithal etmiyecP.gine dair
istanbul patrigine vermi$ oldugu soze ragmen, takip ettigi
dini siyasette monofisizmi himaye etmege ba!;;ladt ve bir
miiddet sonra alenen monofisitler tarafmda yer ald1. Bu hare-
ket M1s1r ve Suriyede sevinc;le kar!?Ilandi; c;ilnku bu mem-
leketlerde arianizm geni$ bir sahaya yayilmi!;;h. Fakat bizzat
payitahtta imparatorun bu monofisit temayiilleri bilyilk bir
heyecan tevlit e1ti ve imparator, Antakya misaline tevfikant
Trisagion'a (aziz, aziz, aziz olan ordular ilahi) "sen ki bizler
gerildin, cilmlesinin ilave edilmesini ve ilahinin yal-
mz bu !?ekilde okunmas1m emrettikte, yani bu ilahi "aziz
Allah, aziz ve biricik kudret, aziz -ve biricik layemut illuhi-
yet, sen ki bizler i{:in har;a gerildin, bizlere merhamet et, !;;eklinf
ald1kta istanbulda vahi.m kari!;;Ikliklar oldu. "Monofisit
olmakla itham olunan ve tahttan indirilmek tehlikesine dil!;;en
Anastas Atmeydanmda alenen oziir dilemek mecburiyetinde
kald1, (154) (lkincite!;;rin 512).
Anastas'm dini siyasetinin neticelerinden biri Trakyada
Vitalian'm ayaklanmas1 oldu, Hunlar, Bulgarlar ve ihtimal
Slavlardan milte!;;ekkil muazzam bir ordunun ba!;;mda bulu
nan ve bi.iyi.ik bir donanmaya istinat eden Vitalian payitaht
ilzerine yilri.idi.i. Vitalian s1rf siyasi bir gaye takip ediyordu:
imparatoru tahttan indirmek istiyordu. Fakat zahiren herkese.
haksizliga dC<;ar oHm ortodokos kilisesini mildafaa etmek
hareket ettigini soylilyordu. En nihayet, uzun ve kanh bir
milcadeleden sonra, isyan b:::.shnld1. Bu isyan Bizans tarihi
ic;in az olmad1. F. I. Uspenski'ye gore "gayri mii-
tecanis ordulanm ilc; defa istanbul sulan online kadar sev-
ketmek ve hi.ikumetten birc;ok para c;ekmekle Vitalian bar-
barlara imparatorlugun za'flm ve istanbulun biiyiik serve-
Eskikitaplarim.com
ANASTAS'IN DiNI SiYASETi l3Q
tini gostermi;; ve bunlan karadan ve denizden ha-
rekete ah;;ttrml$ oluyordu, (155).
Tarih kitaplan tarafmdan henilz layikiyle tetkik ve ten-
vir edilmemi;; olan Anastas'm dahili siyaseti bi.lyi.lk bir faa-
liyet!e temayi.lz etmi;; ve imparatorlugun ikttsadi ve mali
hayatma ait en mi.lhim meseleleri nazan itibare almi;;tir.
Mall reformlann en mi.lhimlerinden biri nefr eti mucip
olan "hrisargiros, un lagv1 oldu. Altm ve gi.lmi.l;; $eklinde
cibayet olunan bu verginin lat.ince ad1 lustra/is collatio veya-
hut bazan kullamlan daha mufassal bir isme gore lustra/is aurt
argentive collatio idi. IV tinci.l asrm ba;;langicmda.n beri bu vergi
imparatorluk dahilinde bi.lti.ln mes1ek ve sanatlara, hizmet-
karlar, dilenciler, fahi;;eler ilah ... dahil olmak i.lzere, ;;amildi.
Hatta ihtimal kadmlann ev e;;yasmdan ve at, katir, e;;ek, kopek
ilah... gibi ehli hayvanlardan dahi tarholunuyordu. Hri-
sargiros'tan bilhassa mutazarnr olan fakir tabakalar idi.
Resmen bu verginin her i.l<; senede bir tahsili icap ediyordu;
fakat hakikatte hi.lkO.met bu vergiye keyfi ve gayri I!lunta-
zam bir ;;ekil veriyordu. Bu verginin s1k s1k toplanmas1
bazan ahaliyi <;ileden <;Ikanyordu (156). Anastas, devlet
hazinesinin bu vergiden temin ettigi btiytik variqah nazan.
itibare alm8ks1zm "hrisargiros, u kat'i olarak lagvetti ve bu
vergiye mi.lteallik evrakm kaffesini alenen yakhrth.
Ahali hrisargiros'un ilgasm1 sevinc;le kar;;1ladi. Bir VI nc1
as1r mi.lverrihinin yazd1g1 gibi, imparatorun bu bi.lyilk IO.t-
funu ifade edebilmek ic;in "Tukidides'in belagatine ve hatHl.
bundan daha vakur ve daha gi.lzel bir Us!O.ba ihtiyac; vard1,
(157). VI nc1 asra ait bir Suriye mehaz1, Edessa ;;ehrinde
bu fermanm ilamm takip etmi;; olan sevinci ;;oyle tarif etmek-
tedir:
"Bi.lti.ln ;;ehir sevin<; ic;indedir; herkes ki.l<;i.lk ve bilyi.lk,
beyaz elbiseler giymi$ti; tutu;;turulmc $ me;;aleler ve dumam.
tUten buhurdanhklar ; dini ;;ark1lar ve iHihiler
okunarak ve Allaha hamd ve imparator tebcil edilerek Sen
Serj ve Sen Simon kilisesine gidildi ve orada komi.lnyon [kur-
ban tenavi.llii ayini] icra edildi. Bundan sonra ;;ehre avdet edil-
di ve bir hafta devammca ;;ehirde bayr am ya pildi ve bu bay-
ramm her sene tekrarlanmasma karar verildi. Bi.ltiln esnaf
rahat bir nefes ahyor ve sevinc;lerini izhar ediyor, hamama
Eskikitaplarim.com
140 BiZANS iMPARATORLU6U TARiHi
g1nyor, bliylik kilisenin avlusunda ve direkli gale-
rilerinde tertip ediyorlardt,,.
Hrisargiros vergisinin hasllah Edessa'da, her dart senede
bir, 140 altm tutuyordu (158).
Bu verginin ilgas1 bilhassa kiliseyi memnun etti; <;linkU
fahh;;elerin kazan<;lan lizerinden tarholunan bu vergi ahlak-
slzhga resmen cevaz veriyordu (159).
Tabii olarak hrisargiros'un ilgasi devlet hazinesini bliylik
bir gelirden mahrum etti, fakat bu a<;Ik az bir mliddet sonra
"hrisotelia, yani "altm vergisi, adtm ve
tabii mahsuller yerine altm $eklinde cibayet olunan yeni bir
verginin ihdas1 ile telafi edildi. Bir emlak vergisi oldugu
anla$!lan bu verginin varidatm1 Anastas orduya tahsis edi-
yordu. fakat bu vergi dahi fakir tabakalan eziyordu. Binaen-
mali reform vergilerin tenzilini istihdaf etmeyiib vergi
y\ kun lin daha muntazam bir surette taksimini derpi;; etmi$-
tir ''-1.60).
h . .'"<:atAnastas'm en mlihim mali reformu, mukarreblerinden
Pretuv p'refesi Suriye:i Marinus'un tavsiyesi lizerine, $ehir
v:onlanm (curiae) vergilerin tarhmdan mes'ul tutan
ve beledi_eleri bu ylik altmda ezen usulOn ilgas1 oldu.
Anastas bu \\ tzifeyi "vindices, ad1m ta$1yan ve ihtimal Pretuvar
prefesi tarafu. ian nasbolunan memurlara tevdi etti Bu yeni
vergi toplama l: sulU imparabrlugun varidahm bir hayh art-
ttrdt. fakat Anastas'm halefleri tarafL dan tadil edildi.
SurUlmemi$ arazi meselesinin Anastas zam.anmda, her
oldugundan, daha korkun<; bir hal ald1g1 anla;altyor.
Anastas zamanmda munzam vergi mlikellefatmm kaffesi,
vergi veremiyen mukelleflerin ve yahut mahsul vermeyen
arazi sahiblerinin tediyeye mecbur olduklan vergiler emlak
sahiplerinin omuzlarma yUkletiliyordu; bunlar bu suretle
devlet hazinesine giren biitlin varidah temin etmekle mukel-
lef addediliyorlar d1. Grekce "zam, yahud "fazla resim, mana-
sma gelen "epibole, ad1m ta$1yan bu munzam vergi-
ler <;ok eski muessesattan olup Ptolemeler devrine kadar
<;1k1yordu. Bunlar Justinian devrinde pek $edit bir tarzda
tarholunacaklardt (161).
Kolonluk meselesi hususunda Anastas'm bir fermam
hususi bir ehemmiyt:;t arzetmektedir: bu ferman, bir timar
-dahilinde on yedi sene ya;;aml$ alan bir <;iftcinin bir "kolon,
Eskikitaplarim.com
UMUMI NETiCE 141
-olacagrm, yani $ahsi hilrrivetini ve millkiyet hukukunu kay-
betmeksizin, topraga baglanacagmr bildiriyordu.
Anastas devrinde bilyilk bir sikke reformu dahi meydana
getirildi. 498 de tunc;tan mamO.l bilyilk "follis,, eczasr ile
birlikte, mevkii tedaville c;rkanldr. Bu para bilhassa fakir
muhitlerde, memnuniyetle kan;;Ilandi. C:ilnkil m ~ v k i i tedavill-
de bulunan ve seyrekle$mi$ alan bakrr paranm ayan bo- .
zuktu ve ilzerinde krymeti yaz1h degildi. Yeni sikkeler Anas-
tas zamamnda i$leyen istanbul, izmit ve Antakya darphane-
lerinde bas1ldr. Anastas tarafman t:;Ikan!ml$ alan bu yeni
tunc; para VI I nci asnn 01 tal anna kadar (Konstantin IV dev-
rine kadar) Bizans imparatorlugunun nilmune parasmr te$kil
etti (162).
Anastas'm medeni reformlan arasmda atmeydanlarmda
vah$1 hayvanlar ile in san !ar arasmda yaprlan milcadeleleri
meneden emirnamesini zikredebiliriz.
Anastas'm iran harbi yuzilnden tahribata ugrami$ alan
bir c;ok vilayet ve $ehirleri, biihassa $arkta, vergiden m uaf
tutmas1 ve buyilk in$aat programrm muvaffakiyetle tatbik
ederek uzun sur, su kemerleri, iskenderiye feneri ilah ... gibf
bUyuk abideler meydana getirmesine ragmen, saltanatrmn
sonuna dogru, devlet hazinesi, yekO.nu milhim bir miktara
balig alan iht!yat ak<;esine malik bulufluyordu. Milverrih
Prokop, bu ihtiyat akc;esinin mecmuunu, ihtimal biraz
mObalagali bir tarzda, 320.000 altm lira (8 ila 10 milyar-
kagit frank) olarak gostermektedir (1c3). Anastas'm tasar-
rufu, ikinci halefi bilyilk Justinian'm c;e$itli faaliyetinde
mi.ihim bir rol oynam l$hr. Anastas devri Justinian devrinin.
parlak bir ba!?lang1cmr te$kil etmek!edir.
UMUMI NETiCE
Arkadius ile ba$1Iyan ve Anas.tas ile sana eren devrin:
(395-518) ba$hCa ehemmiyetini bu devirde ortaya <;Ikmi$ olan
milli ve dini meselelerde de dini hadise'er ile pek yakmdan
alakah olarak cereyan etmi$ alan siyasi vakalarda aramak
lazl):ndJr. Payitahtta kok s-almi$ olan Germen, yahut daha.
dogrusu Got tiran II ~ J , IV i.incil asrr sonunda, bilton im partor-
lugu tehlikeye koydu ve Gotlarm arianist temayullerinden
dolayr kan$Ik bir $ekil aHii. Bu tehlike, V inci as1r ba$lan-
Eskikitaplarim.com
142 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
g1cmda, Arkad;us zamanmda, mevcudiyetini kaybetti; Vinci
asrm ortasmda vukubulan ve evvelkilere nazaran c;ok daha
az vahim olan bir feverandan sonra, Leon 1 tarafmdan tama-
miyle imha olundu. Bundan sonra, V inci asnn sonlanna
dogru, impara1orlugun $imalinde Ostrogot tehlikesi ba;;goster-
di; fakat bu tehlike, Zenon sayesinde, italya Uzerine sevkedildi.
f;;te bu sureti'e Germen meselesi, imparatorlugun garb kls-
mmda, hllkumet lehinde halledilmi$ oldu.
$ark kiSffil (pars orienta/is) dahi, V inci asnn ikinci msfm-
da daha az korkunc; diger bir milli meseleyi, yani izavri-
yahlarm tefevvuku meselesini, halle muvaffak oldu. $imal ka-
vimlerinin, Bulgar ve Slavlann akmlanna gelince bu kavim-
lerin, tetkik ettigimiz devirde, imparatorluk hudutlanm an-
.cak istila etmege ba;;lad1klanm hahrda tutmak lazimdlr:
Slavlar ve daha sonra Bulgarlarm Bizans imparatorlugu
tarihinde oymyacaklan vahim roli1 daha o zaman kestirmek
kabil olamazd1. Anastas devri yalmz Sla vi ann Balkan ya-
nmadasma hulullerinin bir ba;;langiCl olarak kabul olunabilir.
Dini rrresele bu devirde biribirini takip eden iki manzara
.arz etmektedir: Zenon'dan evvel ortodoks, Zenon ve Anastas
zamamnda ise monofisit manzara. Zenon'un monofisit
-doktrinine kan;a milsait bir ta v1r takm mas1 ve Anastas'm mo-
nofisizme temayill etmesi hem dini ve hem siyasi bak1mdan
tetkik olunmalld1r. V inci asrm sonunda, zahiren tamlml$
bir vahdet te$kil eden imparatorlugun garp k1sm1 hakikatte
istanbuldan aynlml$tlr. Galyada, ispanyada, $imali Afrikada
yeni barbar kralhklar1 te$ekki11 etmi$tir. italyada Germen
$efleri saltanat V inci asrm sonunda burada
bir Ostrog9t devleti teessils etmi$tir. Bu vaziyet $ark vilayet-
lerinin - M1S1r, fitistin, Suriye - imparatorlugun $ark k1smt
ic;in mllstesna bir ehemmiyet kesbettiklerini izah eder. Ze-
non ve Anastas'm biiyilk meziyetleri imparatorlugun merke-
zi s1kletinin hangi tarafa qogru gittigini anlamalan ve impara-
torluk ic;in $ark mmtakalarmm arzetttgi hayati ehemmiyeti
kavnyarak payitahtl daha samimi baglarla bu vilayetiere
baglamak hususunda biiyiik emekler sarfetmeleri olmu$tur.
Fakat mademki bu vilayetlerin, bilhassa M1s1r ve Suriye-
nin bi.iyilk bir k1sm1 monofisizmi kabul etmi$ti, binaenaleyh
imparatorluk hiikumeti ic;in takip edilecek bir tek yol kah-
-yordu: Monofisitlerle, her ne pahasma olursa olsun, sulh
Eskikitaplarim.com
EDEBiYAT, FEN 143
yapmak. i$te bu sebep, monofisitlerle ilk defa uzla;;mak yo-
lunu tutmu$ alan Zenon'un, ne$retmi$ oldugu "Henotikon,.
da gaze <;arpan kasdi vuzuhsuzluk ve izah etmek-
tir. Bu te$ebbilsiln beklenilen neticeyi vermemesi ilzerine
Anastas, aleni olarak, monofisit bir siyaset takibine karar ver-
di. Bu iki imparator milteakip, "basilevs, lerden <;ok daha
uzun goril;;lil politikac1 olduklanm ispat etmi$1erdir. Fakat
bu monofisit temayill payitaht, Balkan yanmadasi, Ana-
dolunun bilyilk bir k1Sm1, Adalar ve Filistinin baz1 mw-
takalarmdaki ortodokslugun muhalefetine ugrad1. Orto-
doksluk, "Henotikon,dan sonra istanbul ile her tilrlil milna-
sebah kesmi$ alan papa tarafmdan himaye gor'dil. Siyaset ile
dinin aras1 ac;IIacakti ve bu hadise Anastas devri dahili
karga$ahklanm izah eder. Bu imparator hayatmda impara-
torlukta son derece arzu edilen sulhu ve iyi bir anla$mayl
temin edemedi. Halefleri imparatorlugu biltiln bilttin ba$ka
yollara sevkedeceklerdi. bu devirde $ark vilayetlerinde,
aynlma fikri kendini gostermege ba$hyor.
iste bu suretle bu devirde son derece c;e;;it!i sebep-
Ierin tesiri alhnda bulunan muhtelif milletler tarafmdan ihdas
gayet $iddetli ihtilaflar husule geldi. Germenler ve
izavriyahlar siyasi ilstilnlilgil, M1s1r Kopt'lan ve Suriye aha-
lisi dini telakkilerinin zaferini temin etmek i<;:in ugra$tllar.
BUYUK KONST ANTiN'DEN JUSTiNiAN' A KADAR
EDEBiYAT, FEN, TERBiYE ve SANAT
IV ilncil as1r ile VI nc1 as1r ba$lang1Cl arasmdaki devirde
edebiyat, fen, ve san'ahn tekamillil, h1ristiyan alemi ile eski
putperest alemi ve medeniyeti arasmdaki milnasebetlere S!kl
bir surette baghd1r. II nci ve II I ilncil as1r h1ristiyan apolojist-
lerinin bir h1ristiyanm, bir putperestin mirasmdan istifade
edip edemiyecegi meselesine dair yaphklan milnaka$alar va-
Zlh hie; bir hal c;aresin ; iktiran Bunlardan baz1lan.
grek killtilrilniln bir k1ymeti oldugu ve h1ristiyan1Ik ile imti-
zac edebilecegi kanaatinde olmalarma ragmen, digerleri,
bunun tamamiyle aksine olarak, eski putperest medeniyetinin
h1ristiyanhk ic;;in hie; bir manas1 olmad1gm1 beyan ediyorlar
ve bu medeniyeti reddediyorlardi. Pek hararetli felsefi ve
dint mllnazaalara sahne te$kil etmi$, ic;;inde eski putperest-
Eskikitaplarim.com
144 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
h1ristiyanhkla kabili telif olup olmad1gma dair yap1lan
bu jki unsur arasmdaki tezadm !;>iddetini azalt-
IDI$ olan iskenderiyede ba!;>ka bir vaziyet cari i.'i. II nci asrm
sonunda ya$aiDI$ olan me!;>hur muharrir iskenderiyeli Kle-
mens'in eserinde !;>U ci.imleyi buluyoruz: "Felsefe, bir rehber
olmak s1fatiyle, isa tarafmdan tekami.ile davet edilmi!;l olanlan
haz1rlar, (164). fakat putperest ki.iltliri.i ile h1ristiyanhk
arasmdaki mi.inasebat meselesi, h1ristiyanl!gm ilk lie; asnnda
yapllmi!;l olan birc;ok mi.inaka!;>alara ragmen, hie; bir surette
halledilememi$ ti.
Maamafih zaman ile putperest cemaah, IV i.inci.i as1rda
bir taraftan htikO.metin himayesi. diger taraftan, ihtilaflar
husule getirip hararetli mi.inaka$alara yo! ac;mJ!;l ve bir
yeni ve mi.ihim meselelerin vucut bulmasma yard!m etmi$
olan "raflzi mezhepler,ile takviye edildikte, c;ok azimkar yeni
bir hamlede bulunmu$ olan hJristiyanl!gJ kabul etti. fakat
h1ristiyanhk, tedrici surette, putperest medeniyetinin bir tak1m
unsurlanm kabul ediyordu, o kadar ki Krumbacher'in yaz-
digl gibi, "h1ristiyan ahali farkmda olmaks1zm, putperest
elbiseler giymi$ oluyordu, (165).
H1ristiyan edebiyah, IV tincli ve Vinci as1rlarda, gerek
nesir ve gerek $iir sahasmda, pek btiytik muharrirletin eser-
leri sayesinde zenginle$ti. Ayni zamanda putperest an'aneler
putperest fikirlerin mlimessilleri tarafmdan temadi ve tekem--
mlil ettirildi.
VII nci as1r iran ve Arap istilalanna kadar, Roma impa-
ratorlugu hudutlan dahiline tesadtif eden h1ristiyan $ark,
IV lincil ve Vinci asirlarda, birc;ok me$hur edebiyat mer-
kezleri ihtiva ediyordu; buralarda yeti$mi$ olan muharrir-
lerin en me$hurlan, dogduklan yerlerden pek uzak mahal-
lere kadar hu!O.I eden tesirlerde bulundular. Ana doluda
kain Kapadokya, IV tincil as1rda, tic; me$hur "Kapadokyah"
yeti$tirdi: Bliylik Basil. teolog Gregor ve Nissa'h Gregor.
Suriyenin medeniyet ta,rihi ic;in, en mtihim fikir merkez-
leri sahil havalisinde Antiohya (Antakya) ve Berytos (Beyrutf
$ehirleri idi. Beyrut, M.s. 200 ile 551 seneleri aras1nda bilhassa
hukuk ara$hrmalariyle i$tihar etti (166). filistinde Hierosolyma
(KudOs), Titus zamamndaki tahribatm tesirlerinden kendini
kurtar:amaml$ oldugundan, IV lincil ve Vinci- as1rlar killtiir
Eskikitaplarim.com
B0Y0K KONSTANTiN'DEN JUSTiNiAN'A KADAR EDEBiYAT, fEN iLAH.... 145
hayatmda pek miihim bir rol oynamad1. Fakat Cezarea
ve bilahare, IV i1nci1 asnn sonlarma dogru, me$hur hatip ve
$airier yeti$tirmi$ bir mektebe sahip olan cenubi Filistin
$ehirlerinden Gaza bu devrin ilim ve ebebiyat hazinelerini
zenginle$tirmege <;ok yard1m ettiler. Fakat biiton bu $e-
hirlernde bulunan iskenderiye grek $ehri Asyai !;)ark
iizerinde en $i1mi1lli1 ve en derin tesirler icra eden bir
merkez olarak kald1.
Parlak bir istikbale namzed olan ve asll inki$af devrine
Justinian zamamnda girecek olan gen<; istanbul $ehri, bu
devirde, yalmz miistakbel edebi faaliyeteine dair.emareler gos-
termege ba$lad1. Gunliik hayattan biraz uzakla$ITII$ olan latin
lisamnm burada gordi1gi1 resmi himaye bilhassa barizdi.
imparatorlugun $ark k1smmm diger iki fikir merkezi bu
devir medeniyet ve edebiyatmm umumi tekami11i1nde olduk-
<;a bi1yi1k bir rol oynad1: Selanik ve putperest Aka demisi
muzaffer rakibinin, yani istanbul Oniversitesinin, husufuna
ugrami$ olan Atina.
Bizans imparatorlugunun $ark ve garp vilayetlerindeki
medeniyetlerin inki$aflan biribiriy!e m ukayese edilecek olur-
sa $U oldukc;a enterasan miilahaza ileri si1ri1lebilir: ahalisi
eskimi$ olan Avrupa Yunanistamnda fikri faaliyet ve yarallc1
kudret Asya ve Afrika vilayet:erine nazaran c;ok daha mah
duttur. Halbuki Krumbacher'in yazd1g1 gibi bu vilayetlerin
bUyiik bir kismi yalmz Bi1yi1k iskender devrinden itibaren
"ke;;folunmU$ ve koloni haline getirilmi$ti,. Ayni alim "bu-
giin en sevdigimiz lisana, yani rakamlar lisanma, miiraca-
at ederek Bizans vilayetleri Avrupa grupunun bu devrin
umumi kiiltor faaliyetinin ancak onda birini te$kil etmi$
oldugunu beyan ediyor ( 167).
Hakikaten bu devir muharrirlerinin biiyiik kismi Asya-
dan yahut Afrikadan geliyor; halbuki istanbul'un tesisi es-
nasmda muharrirlerin hemen kaffesi grek idi.
Patrolojik edebiyat, IV i1nci1 as1rda ve V inci as1r ba$lan-
gicmda, en yiiksek mertebesine iri$iyor.
Anadolu, yukanda i$aret etmi$ oldugumuz ve<;hile. IV i1nci1
as1rda, i1<; me$hur Kapadokyah yeti$tirdi: Buyiik Basil, bu
zatm arkada$1 Nazianz'h teolog Gregor ve Basil'in kiic;iik kar
de$i Nissal'I Gregor. Nazianz'll Basil ve Gregor Atina ve
iskenderiyenin en me$hur belagat mekteblerinde son derece
Bizans imparatorlugu Tarihi H
Eskikitaplarim.com
146 BIZANS iMPARATORLULi U TARiHi
calibi dikkat bir tahsil gordi.iler. Fakat bu i.i<; miltefekkirin
en derini olan Nissa'It Gregor'un ilk tahsili hakkmda maale-
sef hi<; bir esash malumata sahip degiliz. Klasik edebiyatta
biiytik bir vukufa sahip olan bu tic; zat yeni ikenderiye
cereyam" adtm almi$ ol an cereyanm milmessilidirler. Felsefi
dti$tincenin mtiktesebatmdan istifade eden bu cereyan dini
akidelerin tetkikinde akhselimin oynad1g1 rol tizerinde dur-
makta ve iskenderiye mektebi admt ta$1yan mektebin mistik
ve mecazi ccreyanlanmn neticelerini kabul den imtina etmek-
tedir. Bu cereyan kilise an'anesinden uzakla$mamaktadtr. Bu
ti<; mtiellif, ortodokslugu arianizme kar$1 harardli bir surette
mtidafaa eden strf teolojik mevzulara dair y azrlmu;; kry-
metli edebi eserlerdan maada, heyeti umumiyesi son derece
mtihim bir mehaz te$kil eden ve daha hentiz layikile kry-
metlendirilmemi$ alan bir c;ok dini konferanslar ve mektuplar
btrakmi$lardtr. Nazianz'h Gregor dahi teolojik, dogmatik,
didaktik ve aym zamanda tarihi bir ta Kim $iirler birak-
mt$hr. B!-1 $iirler arasmda mtiellifin hal terclimesine dair
zengin malzeme ihtiva eden ve $ekil ve muhteviyatmdan
dolay1 umumi edebiyahn en glizel asan arasmda yer almaga
lay1k alan "kendi hayahna dair, adh uzun bir $iiri zikretrne-
miz lazirndir. "Bu tic; giizel deha sondiikten sonra Kapadokya,
ic;inden <;tkan.I mi$ oldugu karanhga tekrar gomtildi.i, (168).
Suriyenin fikir merkezi Antakyada, iskenderiye mekte-
bine muanz, Mukaddes Kitabm, mecazi tefsirlere mti-
racaat olunmaksrzm, oldug u gibi kabulilnil miidafaa eden
orijinal bir cereyan vticut buldu. Bu cereya n, faaliyeti yukan-
da tahlil edilen Libanius'un talebesi ve Antakya $ehrinin
sevgilisi Jan Krisostom gibi i$ adamlan tarafmda n idare edil-
mi$tir. Son derece kabiliyetli bir muharrir ve bir hatip olan
Jan tam klasik bir terbiye almt$h. En saf $aheserlerden rna
dud alan bir c;ok telifatta bulunmu$tur. Jan, dehasmm ve
ytiksek ahlaki vastflanmn cazibesine kapllan mtiteak1p nesil-
lerin hayretini celbetmi$tir ve mtiteakrp devirlerde yeti$-
mi$ alan edebiyatcllar bitmez tukenmez bir menba alan bu
eserlerden fikirler, tasvirler ve is!llahlar iktibA. s etmi:;;lerdir.
Jan'm va1zlan, dini nutuklan, bunlara inzimam eden diger
hususi eserleri ve biiylik bir ktsmt menfada yazllml$ olan
200 den fazla mektubu Bizans imparatorlugunun dahili ha-
yahnm tetkiki ic;in son derece kiymetli bir kaynak te$kil
Eskikitaplarim.com
B0Y0K KONSTANTiN'DEN jUSTiNiAN'A KADAR EDEBiYAT, fEN iLAH.. .. 147
etmektedirler (169). Bilahare, muellifleri bir
Jan Krisostom'a izafe -XIV Dncii asnn.
ait bir Bizans,; muharriri ( Kallistus)
yaztyor: Bu zatm binden fazla va1z1m okudum ve
bunlar tarif olunmaz bir halavete maliktiler. Cocuklugum-
dan beri bu zat1 sevdim ve sesine, Allahm sesi imi$ gibi,
kulak verdim. BugO.nkD bilgi ve mevcudiyetimi bu zata
bor<;luyum , ( 170).
Filistinde Cesarea ;;ehrinde "Kilise Tarihinin babas1, Evseb
dunyaya geldi; bu tarihci III iincii asnn ikinci ve IV Dncu
asnn birinci msfmda ya$ami$1Ir (340 senesine .dogru olmii;;-
tDr). Evseb'i, ba;;ka bir yerde, bliyiik Konstantin devrinin
elimizde mevcut en mi.ihim mehazt olarak, zikretmi;;tik. Bu
zat son derece ehemmiyetli iki tarihi devrin $ahidi oldu:
bir taraftan Diokletian ve haleflerinin itisaflanna ;;ahit
oldu ve hnistiyanllga olan imanmdan do1ayi $ahsen azap.
c;ekti; diger taraftan, Milan emirnamesinden sonra, Konstantin
zamanmda, htristiyanhgm tedrici zaferini gord i.i ve arianizm
mi.inaka$alanna kan$11 ve bazan arianistlerin tarafmt iltizam
etti. Bilahare imparatorun en sam'imi dostlanndan ve nedim-
lerinden birisi oldu. Evseb teolojik ve tarihi eser ler telif
etmi;;tir. Htristiyanlan putperestlerin hiicumla ma kar;;t mi.i-
dafaa eden "incile haz1riama, npon:xp:xc,;:.cu1i), P1aeparatio
evangelica) adh bi.iyi.ik eseri, Musa kanununun tamamtyle mu-
vakkat bir manast oldugunu ve Tevrattaki kehanetlerin fsa
tarafmdan tahakkuk ettirilmi;; o!dugunu mi.inaka$a eden
"incilin ispah, Demonstratio evangelica),
kaddes Kitaba dair yazmt;; oldugu $erhler ve tefsirler ve
diger eserler Evseb'e dini edebiyatta yi.iksek bir .
mevki vermektedirler. Bunlann daha eski ve bugiln kay-;
bolmu$ eserlerden yapilmi$ ktymetli istinsahlar dahi ihtiva
ettiklerini zikretmek faideden hali degildir.
Bu tetkikimiz Evseb'in tarihi eserleri son derece bii-
yi.ik bir ktymeti haizdir. Diokletian'm itisafmdan once yazll-
mt;; oldugu anla;;tlan "Kronik, adh eseri Kaldeliler, Asuriler,
ibraniler, Mtstrh1ar, Grekler ve Romali!ann muhtasar birer
tarihc;elerini ve bilhassa en mi.ihim tarihi hadiselerin krono-
lojik cetvellerini ihtiva etmektedir. Bu eser maalesef ancak
ermen ice bir terci.ime ve Hi yet onim us'un latince ktsmi bir
iktibasi sayesinde bize kadar gelmi$tir. Binaenaleyh orijinal
Eskikitaplarim.com
148 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
eserin !;>ekil ve muhteviyatma dair sarih bir fikrimiz yok-
tur; hakikatte ise zamammtza kadar gelmi$ olan terclimeler
grek<;;e orijinalden degil, fakat Evseb'in o!Omi.inden az bir
mi.iddet sonra ne;;redilmi;; olan bir adaptasyon'dan yapll-
mJ;>lardir.
Evseb'in tarihi eserlerinin en mlihimmi on kitaptan terek-
klip eden ve isa ile Konstantin'in Li<;;inius'a galebe c;ald1g1
muharebe arasmdaki devri ihtiva eden "Kilise Tarihi, acll
eserdir. MUverrih, bizzat soyledigi gibi, harpleri ve general-
lerin kazanm1;> olduklan zaferleri tasvir etmek niyetinde
degildir; yalmz "ruhun selameti i<;;in en samimi ve muslihane
maksatlarla yapllmt$ harpleri layemut sozlerle hat1rlatmak.
kendi memleketlerinden ziyade hakikat ve kendi dost ve
akrabalarmdan ziyade dindarhk ugrunda cesurane hareket-
lerde bulunmu$ alan $ah1slardan bahsetmek,
(171). i;;te bu suretle Evs"b'in kalemi altmda Kilise Tarihi din
ugrunda olen!erin ve itisaflann ve bunlara refakat eden
$enaat zullimlerin bir tarihi oluyor. Evseb'in kulland1g1
kaynaklarm <;;oklugu bizleri bu tarihi, isamn dogumunu ta-
kip eden ilk i.i<; as1r i<;in, en mlihim mehazlardan biri olarak
kabule icbar etmektedir. Son zarnanlarda Evseb'in, ya$ad1g1
devrin tarihcisi olarak haiz oldugu ktymet, yani "Kilise Tarihi,
nin son li<; kitabmm (VIII-X) arzettigi ehemmiyet, gayet
derin bir surette mlinaka$a edilmi$tir (172).
Her ne hal ise, Evseb'in htristiyanl!k tatihini, bu mev-
zuun mlimki.in olan her cephesini nazan itibara almak sure-
tiyle, yazmt$ iik tarih<;i oldugunu unutmamallyiz, Evseb'e
bO.ylik bir $6hret temin etmi$ alan "Kilise Tarihi, muahhar
bir<;ok kilise tarihcilerinin <;ah$malanna esas te$kil etti ve
<;ok defalar bunlar tarafmdan tak lit edildi. Ve hatti'i IV lin eli
astrda Rufinus'un latince tercUmesi sayesinde garpte geni$
bir sahaya yay!ldt.
Evseb tarafmdan daha sonra kaleme almml$ olan "Kons-
tanfinin hayatz, alimler tarafmdan pek muhtelif $ekiJlerde tef-
sir edilmi;; ve k1ymetlendirilmi$tir. Bu eser ne tam manasiyle
bir tarih, ne de tam manasiyle bir medhiyedir. Konstantin
burada Allah tarafmdan intihap edilmi$ olarak gosterilmek-
tedir; gaibi bilmc: hassasma maliktir; Allahm kavmini hO.rri-
yete kavu$turacak yeni bir Musad1r. Evseb'e gore Konsbn-
tin'in li<; oglu ekanimi selasenin timsalidirler; Konstantin,
Eskikitaplarim.com
BUYUK KONSTANTiN'DEN JUSTINIAN'A KADA"R EDEBIVAT, FEN il.AH.... 149
daha evvelleri yalmz tahayyUl edebildikleri yiiksek iilkiiye
alan h1ristiyanlann hakiki velinimetidir.
Evseb'in bu kitabmm umumi fikri bun dan ibarettir.
Eserinin ahengini bozmamak ic;in Evseb o devrin daha ka-
ranllk k1S1mlanm nazan itibara zamanm felaket-
amiz hadisatlm tebarilz ettirmemi$tir; bilakis kaleminin bii-
tiln maharetini kahramamm takdir ve tebcil etmek kul-
Bununla beraber, bu esere ihtiyatla mUracaat edil-
digi ve kitabm ilk versiyonuna bilahara ilave edilmi$ oldu-
gu anla$llan pek <;ok resmi vesikalar nazan itibare almdtgl
takdirde, Konstantin devri hakkmda pek enteresan bir fikir
edinmi$ olunur.
Hulasa olarak, <;esarea'h Evseb'in yazml$ eserle-
rin heyeti umumiyesi goz onUnde bulundurulacak olursa
mil ver rihin, bUyUk edebi bir kabiliyete malik olmamasma
ragmen, Ortazamanlann ilk devirlerinin en biiyiik alimle-
rinden biri ve Ortazaman htrist:yan edebiyatma k1ymetli
te.sirler icra eden bir muharrir anla$1hr.
Ba$11 ba$Ina bir tarihciler grupu Evseb tarafmdan ba$la-
ol.ln eseri temadi ettirdi. istanbullu Sokrat Kilise
Tarihird 439 senesine kadar getirdi; Gaza civarmda dogmU$
olan Sozomenos ise yine 439 senesine kadar getirilmi$ clan
diger bir Kili:;e Tarihi yazd1; anas1l Antakyah olan Kir pisko-
posu Teodoret iznik konsili ile 428 arasmdaki devreyi ihtiva
eden yine bu kabil bir tarih telif etti; en nihayet bize ka-
dar gelmi$ olan baz1 par<;alar $ayesinde eserleri hakkmda
malfimat edindigimiz arianist Filostorgius vakayii, arianizm
noktai nazarlanna gore, 425 senesine kadar anlath.
En kesif ve en zengin fikri hayata, yukanda i$aret ettigi-
miz ve<;h.le, Mistrda ve bilhassa fskenderiyede rastlan-
maktadtr.
IV iincii asrm sonu ve V inci asrm ba$1angicmdaki edebi
hayat a bir $lhiS enteresan ve fevkelade bir varhk te$kil
etmektejir: Bu zat frlosof ve piskopos Kireneli Sinesius'tur.
Oayet eski putperest bir aileye mensup olup iskenderiyede
buyilmii$ ve neo-platonizm felsefesinin misterleriyle ulfet
peyda etmi$ olan bu zat bilahare platonizmi terk ile hlristi-
yanligl kabul etti ve- bir h1ristiyan kadm ile evlendi ve son
senelerinde Ptolemais piskoposu oldu. Biiti.in bu hadiselere
ragmen Sinesius ihtimal bir h1ristiyandan ziyade bir putpe-
Eskikitaplarim.com
150 BilANS iMPARATORLUGU TARiHi
rest olarak kald1. Bu zatm istanbula vazife ile geldigini. ve
"kraliyete dair, adh bir trete ne$retmi$ oldugunu yukarda zik
retmi;;tik. Sinesius, felsefe ve hitabetteld p ;:ulak kabiliyetini
harice akset:iren 156 mektubunda son derece mlihim bir
tarihi malzeme kamusu vlicude g e ~ i r m i ; ; olmasma rag-
men tam bir tarihci degildir. Bu mektuplar Bizans Orta-
zamanlannda lisiO.p ornegi oldu:Rr. K!asik bir lislOp ve
vezinde yazilml$ alan ilahileri Sinesius'un fe!sefi te!ai<kiieri
He hiristiyanhk itika1lan halitasmm orijinaliigini gostermek-
tedirler. Bu filosof piskopos, son derece sevd:gi klasik kliltil-
rlin tedrici bir surette sonuna yakla$tlgmt hissetmi$ti (173).
Htristiyanlar ile arianistler arasmda vukubulan uzun ve
<;:etin mOcadele esnasmda, IV lincli as1r tealaji mlinazaalanna
dair bir <;:ok eserler terketmi$ alan iskenqeriye piskoposu
ve iznik taraftan Atanas'm parlak ve atesin $ahsiyeti tebarliz
etmektedir. Atanas ayni zamanda $ark ke;;isliginin miiessisi
Sent Antuvan'm hayatma dair bir eser yazdt ve bu zah riya-
zet hayatmm ideal bir nlimunesi alarak tasvir etti. - V inci
astr dahi M1s1r ke$isliginin en bliyilk tarihcisi otan Helena
palis'li Palladius'u yeti;;tirdi. Anadoluda dogmus alan bu zat
takriben on sene M1s1r manashrlarmda ya$am1s aldugundan
M1s1r manashr hayahna tamamiyle vaktftt. Palladius, dahi
iskenderiyeli Anastas'm tesiri allmda, tarihine bir efsane unsu
ru i1ave etmek suretiyle, manashr hay::tttmn ideallerini tarif
etmistir. Nastorius'un can dlis:nam alan lskenderiye pisko-
posu Kiril dahi bu devirde ya$adJ. Oaleyan 11 ve f1rtmail bir
hayat slirmlis o' an Kiril muahhar bir devrin piskoposlan
tarafmdan ezbe rlenmis o'an bir tak1m mektup ve v.a1zlar
terketmi$tir. Aym muharrir Vinci as1r Kilise Tarihi i<;:in bas
ilea membalardan biri alan dagmatik treteler ve mUnaka$a
ve tefsire ait bir tal-nm eserler terketm' $tir. Bizzat ikt ar et-
mis oldugu ve<;:hile Kiril gayri kali bir belagat terbiyesi gor-
milstil. OstO.bilnlin Attik safiyetiyle ifthar edemezdi.
Bu devrin son derece enteresan dige: bir $ahsiyetini
lskenderiyede, V inci as1r ba$langicmda, mi.it easslp bir halk
ktitlesi tarafmdan oldtirillmCs alan kadm filosof Hipa-
tia temsil etmektedir. - Fevkelade zihni k abiliyetlere malik
alan bu kadm mlistesna bir gOze!I.kte idi. iskenderiyenin
tamlml$ riyaziyectlerinden biri alan babas1 sayesinde riya-
ziye ve k;asik felsefe ilimlerine vukuf peyda etti. Haca ola-
Eskikitaplarim.com
B0Y0K KONSTANTiN'DEN JUSTiNiAN' A KADAR EDEBiYAT, FEN iLAH.. 151
rak gostermi$ oldugu $ayam dikkat faaliyetle bUyUk bir
$6hret kazand1. Mektuplanmn bir c;ogunda Hipatia'nm adl-
m zikreden .Kireneli Sinesius gibi insanlar onun talebeleri
arasmda bulunuyordu. Bir mehaz bu kadmm "bir mantoya
bUrUnmii$ olarak ;:;ehirde dola$mak ve hiisn ii niyet sahibi
dinieyicilere Pla1on, Aristo veyahut diger bir filozofun
usullerini izah etmek itiyadmda, oldugunu yazmaktad1r (174).
Grek edebiyah Misirda, monofisizm doktrininin Kad1koy
konsili tarafmdan mahkum edildigi 451 senesine kadar, inki-
;:;af etti; bu doktrin M1s1nn resmi dini oldugundan, konsilin
karanm miiteakip, kiliselerde grekc;e mened.ildi ve yerine
Kopt lisam kaim oldu. Muteak1p devirlerde inki$af eden Kopt
edebiyah Grek edebiyah ic;in dahi oldukc;a biiyUk bir
ehemmiyete maliktir; c;Unkii bugUn kaybolmw;; olan birc;ok
grekc;e eserler hakkmda bunlarm koptc;a terciimeleri saye-
sinde bir fikir edinmek kabil oluyor.
Tetkik ettigimiz devir ba$ka bir edebiyat nevinin inki$a-
fma $ahit oldu: dini ilahilerin inki$ah. Bu ilahilerin miiellif-
leri yava$ yava$ klasik vezinleri taklit etmekten vazgec;tiler,
eski vezinlerle hic;bir alakas1 olmtyan ve uzun miiddet nesir
olarak ta vsif olunan yeni vezinler kullanmaga ba$ladllar.
Ancak nisbeten yakm bir zamanda bu vezin $ekli k1smen
izah edilmi$tir. Bu devrin ilahileri "akrosti$, lerin (17 4 a)
ve kafiyelerin muhtelif nevilerini ihtiva etmektedirler. Fakat
IV iincU ve Vinci astr dini: ilahileri hakkmda maalesef pek
az malumahmtz vardtr; bunlarm bu ilk devredeki inki$af
merhaleleri dahi bizim ic;in c;ok karanhktrr. Fakat buna rag-
men bu inki$afm pek kudretli oldugu tamamiyle muhakkak-
hr. Teolog Gregor'un, edebi kasidelerinde eski $iir tarzmt
kullanmasma mulcabil, VI net astr ba$langtcwda, Anastas I
zamamnda, ne;:;redilmi$ olan Romanus Melodus'un (yani ilahi
miiellifi) eserleri - ispat ediJdigi vec;hile- kamilen yeni mtsra-
lardan ibaret olup "akrosti;:;, ler ve kafiyeler kullanmakta-
dtrlar.
Alimler Romanus'un VI net astrda m1, yoksa VIII inci as1rda
mt ya$amt$ oldugu meselesini uzun mUddet miinaka$a etmi$-
lerdir. Bu mUnaka$alar bu zahn ktsa haltercumesinde bulunan
bir noktaya istinat etmektedirler; burada Romanus'un impa-
rator Anastas zamamnda istanbula gelmi$ oldugu bildirilmek-
Eskikitaplarim.com
152 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
tedir. Uzun milddet bu Anastas'm Anastas I mi (491- 518)
yoksa Anastas . II mi ( 714 715 ) oldugun u tesbite imkan
hasll olmami$tl. Bugiln ise ilim alemi, Romanus'un eserlerini
uzun uzad1ya tetkik ettikten sonra, en nihayet burada Anas-
tas I devrinin kasdedilmi$ oldugunu tammi$tlr (175).
Romanus Bizansm en bilyilk $airidir. "Ritmik $iirin Pin-
dar'!" (176) alan bu zat, aralannrla "bugiln Meryem isay1
dilnyaya getiriyor, (177) m1sra1 ile ba$hyan me$hur Noel
ilahisi bulunan birtak1m milkemmel ilahilerin milellifidir.
Romanus Suriyede dogdu ve edebi kemal devrinin Justi-
nian zamanma tesadOf etmesi pek muhtemeldir; <;ilnkil hal
tercOmesine gore, daha henilz gen<; bir diyakos iken, Anas-
tas'm zamam saltqnatmda, Suriyeden istanbula gelmi$ ve
burada gokten bir mucize kabilinden, ilahiler yazmak maz-
hariyetine nail olmu$tur. Romanus tarafmdan VI net as1rda
yazilmi$ alan harikulade eser Vinci as1rda dini $iirin son
derece miitekamil olmas1 lazimgeldigini zannettirecek mahi-
yettedir. Fakat maalesef bu noktaya dair elimizde pek r.oksan
malumat vard1r. VI nc1 as1rda boyle fevkelade bir $airin mev-
cudiyetini, daha evvelki devirlerde kilise $iirinin miltekamil
bir seviyede oldugunu tahayyill etmeden, izah etmege imkan
yoktur (178).
Fakat Romanus'un eserleri hakkmda noksan bir fikre
malik oldugumuzu unutmamaqnz lazimdir; <;ilnkil ilahile-
rinin bilyilk bir kismi daha henilz ne$redilmemi$tir (179).
~ i m a l i Afrikanm me$hur hiristiyan muharriri Laktantius
IV iincU as1r ba$langicmda latince telifatta bulundu ve 325
senesine dogru oldU. Bu zat "De mortibus persecutorum, adh ese-
rin milellifi oldugundan dolay1 bizim i<;in mtihimdir; maa-
mafih baz1 alimler bu eserin Laktantius'a ait olmadigini iddia
etmektedirler. Fakat son zamanlarda bu kitabm Laktan-
tius'un otantik eserlerinden biri oldugu sabit olmu$tur. Bu
kitap bize Diokletian ve Konstantin devirlerine dair pek
enteresan malumat vermekte ve Milan emirnamesiyle sona
ermektedi.r (180).
Putperest edebiyah dahi, boyle namdar muharrirler tara-
fmdan temsil olunan h1ristiyan edebiyatmdan a$ag1 kalma-
maktadir. Bu sahada dahi en teresan ve kabiliyetli birtak1m
$ahsiyetler buluyoruz.
Eskikitaplarim.com
BUYUK KONSTANTiN'DEN JUSTiNiAN' A KADAR EDEBiYAT, FEN iLAH.... !53
Bunlar arasmda Paflagonyah Temistius (IV ilncil asnn
ikinci msfi) tema yilz etmektedir; felsefede ilstad olan bu zat
istanbul Mektebini idare etti ve aym zamanda, devrinin ge-
rek hiristiyanlan, gerek putperestleri nezdinde bilyilk bir
itibare sahip bir saray hatibi ve bir senator oldu. Temistius
"Ari stonun p::irafrazlan, adlt bir etlid telif etti ve grek
filozofunun en kan;;tk fikirlerini aydmlatmak ic;;in c;;alt!?h.
Temistius zamamnm milhim h a disatl ve kendi hayatlna dair
birc;;ok malumat ihtiva eden ve halka hitap eden ktrk kadar
nutkun mliellifidir. fak::tt IV ilncil as1r putperest profesor-
lerinin en bilyligil, muas1rlan ilzerinde diger. herhangi bir
fazla tesir icra etmi!? alan Antakyah Libanius'tur.
Talebeleri arastnda Jan Krisostom. Bilylik Basil, Nazianz'h
Gregor gibi $ahsiyetler bulunmaktadtr ve Julian'm dahi, tahta
once, bu hatibin derslerini bilyilk bir tehalilk ile
takip ettgi malumdur. Libanius'un bir <;ok asan meyanmda
umuma mahsus 65 nutku bilhassa bliyilk bir ehemmiyete
maliktir. o devrin hayatm1 tetkike medar olabile-
cek bir <;ok malzeme ihtiva Mektup kolleksi-
yonu dahi daha az ehemmiyetli degildir; muhteviyatlannm
zenginligi ve fikirlerinin yliksekliginden dolay1 bu mektuplar
Kireneli Sinesius'un mektuplariyle mukayese olunabilir.
imparator Julian dahi IV Oneil asrm en parlak muharrir-
lerindendir. Muharrirlik mesleginin k1sa!Jgma ragmen ede-
biyatm muhtelif sahalanndaki kabiliyetine dair parlak vesi-
kalar vilcude getirmi$tir. ic,;inde karanhk fel:efi ve dini
speklilasyonunun ak sleri bulunan nutuklan (" GUne!?
K1rala, dair nutku ), meklllplan, yalmz bazt par<;alan bize
kadar geJm=$ alan "Htristiyanlara kar$1, adl1 eseri ve kendi
hal tercLimesi ic;;in muhim alan Misopogon (sakaldan nefret
eden) (181) adlt Antakya
1
1lar ic;;in yazmi$ oldugu hicviye
julian'm muktedir bir muharrir, ayni zamanda tarihci, mlite-
fekkir, hicviyeci ve moralist oldugunu ispata medar o1mak-
taciirlar. Yazllarmm ne m1kyasta o devrin glinllik realitelerine
kart$mi$ oldugunu yukanda gormi1$tilk. Bu gen<; impara-
1orun, fevkelade dehasmm, vakitsiz ve ani ollimilnden dolay1,
tam kemaline i:-i$mege flisat bulamami!? oldugunu unutma-
mamiz laztmdtr.
Historia Augusta ad1 alhnda tamlan ve 11Hince yaziimi$
olan Roma imparato.lanmn hal terclimelerinin me!?hur kol-
Eskikitaplarim.com
154 BiZANS IMPARATORLUGU TARiHi
leksiyonu IV O.ncii asra aittir. MUelliflerin $ahsiyeti, toplama
eserin devir ve tarihi ktymeti biiyiik miinakasalan mucib
olmaktadtr ve bir haylt eser yazt!masma sebep olmu$tur
(182). Bi.itiin bu emeklere ragmen bir ingiliz mliverrihi
1928 de $U sahrlan yazmt$tlr: Avgust tarihi i<;in sarfedilen
vakit ve emek!er pek bUyiiktUr; elde edilen pratik netice ve
tarihi faide ise stftra mUsav1dir (183). Son zamanlarda
N. Baynes gayet enteresan bir tarzda bu kolleksiyonun
Julian Apostat zamamnda muayyen bir gaye ile yaz!lml$-
oldugunu ispata <;all$mt$tlr: bunda Julian Apostat hliku-
meti ve dint siyasetinin heyeti umumiyesi lehinde propagan-
da yaptlmak istenilmi$tir (184). Bu noktai nazar alimler
tarahndan $ayam kabul goriilmemi!?tir ve miiellif dahi bizzat
ileri slirmli$ oldugu faraziyenin .. fena tenkitlerle
mt$ oldugunu ikrar ettnektedir (185).
IV iincii ve V inci astr putpeest edebiya1t dahi strf tarih
sahasmda <;ah$ml$ olan bir <;ok muharrirler tarafmdan temsil
edilmek.tedir: biz bunlardan yalmz en mi.ihimlerini kayd-
edecegiz.
Vukanda Hunlara gonderilen sefaret heyetine et-
olan V inci as1r miiverrihlerinden Priskus'u zikretmi$tik.
Yalmz par<;alar halinde bize kadar gelmi$ olan "Bizans tarihiw
ve Hunlann hayat1 ve adetlerine dair verdigi malumat son
derece miihim ve enteresandtr. Haldkaten Priskus, VI nc1
as1r latin miiverrihlerinden Kassiodor ve Jordanes'in Attila
ve Hunlarm tarihfni yazmak i<;in kullandtklan ba$hca mehaz
olmu$tur.
V inci astrda ve VI net asnn ba$langtcmda ya$amt$ olan
Zosimos "Yeni Tarih, adh bir telif etmi$tir; mliverrih
vakayii Romamn Alank tarafmdan muhas?ra edildigi 410
senesine kadar get:rmektedir. Eski ilahlann hararetli bir
taraftan olan Zosimos imparatorlugun inktrazmt Romahlar
tarafmdan ihma I edilmi$ olan ilahlann h ddetine atfetmekte,
her kesten ziyade BiiyOk Konstantin'e <;atmaktadtr. JuHan
hakkmda <;ok yliksck bir fikire Eahiptir.
Antakyada dogmw;; bir Suriyeli Orek olan Ammianus
Mar<;ellinus, IV Uncli astr .sonun(,a "Res Gestae, adll Roma
imparatorlugu tarihini latince olarak yazdt. Ammianus, Ta<;i-
tus'un tarihini yukan devam ett:rrrege c;alt$tl ve hadi-
seleri Nerva'dan Valens'in o!Umiine kadar (M.s. 96- 378)
Eskikitaplarim.com
BU\'0K KONSTANTiN'DEN JUSTiNiAN'A KADAR EDEBiYAT, FEN iLAH... 155
getirdi. Yalmz 353 ile 378 arasmdaki vakalan ihtiva eden
son 18 kitap bize kadar gdmi;;tir. MUverrih c;etin askeri: tec-
rtibelerinqen ve bizzat i:?tirak etmi$ oldugu Julian'm iran
seferlerinden istifade etmi$ ve haklannda birinci elden maJfr.
mattar oldugu muas1r hadiseleri tarihinde tasvir etmi$tir.
Mtiverrih hayatmm sonuna kadar putperest kald1, fakat hrris-
tiyanhgi bUytik bir mtisamaha ile kar;;llad1. Eseri Julian ve
Valens devirleri, Ootlann tarihi ve Hun tarihinin ba;;langu;-
lan i<;in mlihim bir kaynak te;;kil etmektedir. Son zamanlar
da Ammianus'un edebi kabiliyeti hakkmda son derece mtisa-
id bir fikir serdedilmi$tir. E. Stein Ammianus'u Tac;itus ile-
Dante arasmda yeti;;mi$ en btiytik edebi deha olarak goster-
mektedir (186). N. Baynes ise bu mtiverrihi "Romanm son
btiyUk tarihcisi, tesmiye etmektedir (187).
inhitat etmekte alan klasik fikrin merkezi Atina V inci
as1rda, bu $ehirde uzun seneler tedrisatta bulunan ve yaz1.
yazan neo- ptatonizmin son mtimessili istanbullu Prok
lus'un ikamet mahalli olmu$tur. Ayni $ehirde Teodos I I
in kans1 Atenais Evdokia dUnyaya gelmi;;tir; bu kadmm inu-
ayyen bir edebi kabiliyeti vard1 ve bir c;ok eser yazmi!;itlr.
Biz burada bu devir garbi Avrupa: edebiyatmdan bahset-
miyecegiz: bu edebiyat, malum oldugu ve<;:hile, Avgustin ve
diger kabiliyetli $air ve muharrirlerin eserleri tarafmdan
temsil olunmaktad1r.
Payitahtm istanbula naklinden santa latince imparator-
lugun resmi lisam olmakta devam etti ve bu hali IV tincu-
ve V inci as1rlarda da muhafaza etti. Latince gerek Teodos
Kodeksinde toplanml$, gerek bilahare V inci as1r ve vi mer
asrm ba;;lang1cmda nefijredilmi$ alan muahhar .kanunname
lerde kullamlan lisan oldu. Fakat yukanda i;;aret ettigimiz
vec;hile, istanbul ytiksek Mektebi inki!,?af ettik<;:c latincenin
tistUnlUgti zeval buldu ve her nede olsa, imparatorlugun
fiiark kiSmmda en fazla taammlim etmi$ alan grekl;e tercih
olunmaga ba;;land1. Orek an'anesi ise Atina putperest mekte-
bi tarafmdan temadi ettirilmifijti; fakat h1ristiyanhgm zaferi
bu mektebin ink1razm1 tadl etmi$tir.
San at sahasmda IV Uncti, V inci ve VI nc1 as1rlar bi r
sentez (terkib) devresini temsil etmektedirler: yeni bir sana-
tm husule gelmesini haz1rllyan muhtelif unsurlar mtiteca-
nis bir biltun te;;kil etmek tizere birlefijtiler. Bu yeni sanat
Eskikitaplarim.com
156 BilANS iMPARATORLUOU TARiHi
"Bizans sanah,, yahut htristiyan sanafl, (East chris-
tian Art) adrm ta;;rmaktadrr. Tarih ilmi bu sanatm koklerine
daha derin olarak nilfuz ettik<;e bu sanatrn tekamilliinde
!;-arkm ve $ark an'anelerinin milhim bir rol oynami$ oldugu
meydana <;tkmaktadtr. Son asnn tam sonunda Alman
8.1imleri imparatorlugun ilk iki asnnda garpte inki$af etmi$ ve
jnktraz halinde bulunan $arki hellenistik kiiltUrUnii i tihlaf
eylemi$ alan "Roma de viet sanatt, nm (Romische Reichskunst)
bilahare IV ilncii ve V inci astrlarda, htristiyan sanatmm
temel ta$Ini te$kil oldugu nazariyesini mildafaa etmi$-
lerdir. Bu gUn bu faraziye terkedilmi$tir. 1900 de P. V.
Ainalov'un "Bizans sanatmm hellenistik (rusca) adh
me;;hur eserinin ve 1901 de Avusturyalt alim ]. Strzygows-
ki'nin "$ark ve Roma, (Orient und Rom) adii ;;ayam dikkat
kitabmm ne!;irinden sonra Bizans sanatmm men$e meselesi
yepyeni bir safhaya girmi;;tir: bugiin ;;ark- hiristiyan sana-
tmm inki$aft ; da da ;;arkm ba$hca rolii oynamt;; oldugu
kabul olun makta, yalmz "$ark ve ;;ark tesirleri kelime
leriyle ne kastedildigi meselesi ortaya konmaktadtr. Telif
-etmi;; oldugu <;ok ve enteresan eserlerinde Strzygowski eski
$ark tarafrndan icra edilmi$ alan bu tesiri milnaka$a etrnek-
-t;;dir. Bu alim ilk evvela bu tesirin merkezini istanbulda
aradrktan sonra, M1srr, Anadolu ve Suriyeye teveccilh
ve ;;ark ve ;;i r al istika metlerinde daha ileri giderek Mezo
potamya hududlanm a;;mr;;hr ve halen bu tesirin esas kok-
lerini iran ve Ermenistan yaylalarmda ve daglarmda ara-
maktadJr. Bu alime gore "Hellas grekroma sanat1 ic;in ne ise
iran da yeni htristiyan dilnyasr sanah i<;in o dur, ( 188 ).
Strzygowski Hind ve (:in Tiirki:::tam sanatlannm bu mese-
leyi halle madar olabilecek malzeme vereceklerini Omit
etmektedir. Bizans sanatmm men;;e'ine dair yapllan ara$hr-
malar sahasmda Ha ettigi bilyiik hizmetleri tammakla bera
ber, muastr tarih ilmi bu alimin en son faraziyeleri hakkmda
kat'! bir fikir dermeyan etmemektedir (189).
IV iincii asrr, Bizans sanatl tarihi i<;in, son derece milhim
bir devir oldu. Hrristiyaniigm Roma imparatorlugu dahilinde
malik oldugu yeni bu dinin siiratli bir tarzda yayrl-
masmr intac; etti. Oc; unsur - hrristiyanhk, hellenizm ve $ark-
IV iincii astrda kar$Ila$hlar ve bunlann birle;;mesinden "hr-
ristiyan- $ark, sanah husule geldi.
Eskikitaplarim.com
Sen Simeon Stylit, Basil II nin Azizler Takvimi
Basil II nin Azizler Takvimine ait bir minyatiir
( Ebersolt, Orient et Occident'dan
Eskikitaplarim.com
!58 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
imparatorlugun siyasi merkezi . alan istanbul tedrici su-
rette bir kliltiir ve bir sanat merkezi oldu. Fakat bu hadise
ani olarak vukubulmad1. istanbul yabanc1 kuvvetlerin istLa-
sma kan;a koyabilecek ve yahut bunlan kontrol edebilecek
eskidenberi mevcut bir medeniyete malik degildi; ilk evvela
yeni tesirlerl tartmak ve bunlan benimsemek mecburiyetinde
kald1; bu i;; ise ancak bir as1rda ba$anlabilirdi (190).
Sanat hayatlannda daha eski an'anelerin _ icra ettikleri
tes"irlerin akislerini ihtiva eden Suriye ve Antakya, M1s1r ve
iskenderiye "Bizans, sanatmm inki;;afl iizerinde <;ok kuvvetli
ve istifadeli bir tesir icra etmi;;1erdir. Suriye mimarisi bii-
tun IV iincii ve Vinci as1rlar miiddetince inki;;af etti. Kudiis
ve Beytiillahim'deki nefis kiliselerin, Nazaret'teki baz1 kilise-
ler ile birlikte, Buyiik Konstantin'in saltanahndan itibaren
bina edilmi;; yukanda Suriye ve
Antakya kiliseleri gori.ilmemi;; bir ihti;;amla temayiiz ediyor-
lardL "Antakya parlak bir medeniyetin merkezi oldugun-
-dan dolay1 Suriye h1ristiyan sanahnm rehberlik vazifesini de-
ruhte etti, (191). Maalesef Antakya sanatt hakkmda pek az ma-
lumahmJz vard1r. 1860-1861 senelerinde de Vogue tarafmdah
ke;;fedilmi;; alan orta Suriyenin "oli.l siteleri, IV iincu:
V inci ve VI nc1 as1rlarda h1ristiyan mimarisi
bir fikir vermektedirler. V inci as1r sonu abidelerinin
-en calibi dikkat olanlanndan biri Antakya ile lialep
arasmda bulunan Simeon Stylit'in me;;hur manastlnd1r ( Ka-
laat Seman); bu manastlnn muazzam harabeleri bugi.ln
dahi goze <;arpmaktad1rlar (192). Elyevm Berlinde imparator
Frederik Mlizesinde bulunan me;;hur M$atta (Jordan'w ;;ar-
kmda) frizinin IV iincii, Vinci veyahut VI nc1 asra ait bir eser
-olmas1 muhtemeldir ( 193). MJsirda imparator Arkadius
tiuafmdan en me;;hur M1s1r azizlerinden Menas'm kabri iize-
rinde bina edilmi;; alan <;ok giizel bir bazilik dahi Vinci .
. asnn ba;;langicma aittir. Bu bazilik'in harabeleri son zaman-
larda C. M. Kaufmann tarafmdan kazllmi$ ve tetkik edilmi;;-
. t; r ( 1 94) . -
Mozayik, portre ( hallcJhk h1ristiyanhgm ilk zamanlarm-
-da kuma;;lar iizerine nak;;edilmi$ tasvirler) ilah. . . . saha-
lannda bu devir Bizans sanatmm muhtelif $Ubeleririe ait
.bir <;ok enteresan niimunelere malikiz.
Eskikitaplarim.com
B0Y0K I(ONKTANTiN'DEN JUSTiNiAN'A KADAR EDEBiYAT, fEN iLAH... !59
V as1rda, Teodos II zamanmda, istanbulun, bugUn
dahi mevcut o !an surlar ile oldugunu biliyoruz.
Yaldrzh kap1 (Porta Aurea) IV UncU asnn sonunda veyahut
V inci asrm ba$langicmda bina ed lmi;;tir. imparatorlar rr.e-
rasimle bu kaprdan $ehre girerlerdi. Mimarisinin gUzel!Igiyle
temayUz eden bu kap1 bugUn dahi mevcuddur.
istanbulda "Sent iren, ve "Aziz Havariler, kiliselerinin
binasr Konstantin'in adma baglidrr. bu devirde
olan Ayasofya Konstantin'in oglu Konstans zama-
nmda ikmal olunabilmi;;tir. Bu kiliseler VI nc1 as1rda Justinian
tarafmdan yeniden bina olunmu;;lardrr; V inci. asrrda payi-
taht diger bir kilise, yani Studios baziliki ile ($imdiki imra-
hor camii) tezyin ed.lmif?tir.
"ilk Bizans sanah, na ait bir takrm abtdeler imparator-
lugun garb krsmmda mahfuz kalmr;;lardrr. Bun Jar arasmda
Selanikte bulunan bir ka<; kilise; Dalma<;:yada Spalato'da
kain Diokletian saray1 (IV iincU as1r ba!;)langrcJ); V inci asnn
sonlanna ait oldugu Romadaki "Santa Maria Anti-
qua, kilisesinin baz1 nakl$lan ( 195); Ra vennadak i Galla
Pla.;idia tilrbesi ve ortodoks vaftiz binasr (V inci as1r) ve en
nihayet $imali Afrikada bulunan baz1 abideler zikrolunabilir.
Sanat tarihinde IV UncU ve Vinci as1rlar BUyUk Justinian
devrini haz1rlayan bir devre olarak telakki olunabilir.
.. Justinian zamamnda payitaht kendi mevcudiyetini tamamiyle
idrak edecek ve hakm b:r rol oynamaga ba$hyacaktir ve
bu devre bihakkm Bizans sanahmn ilk altm devresi olarak
tavsif edilmi$tir (196).
Eskikitaplarim.com
BiBLiYOGRAFY A
UMUMi MAHiYETTE ESERLER:
S chi II e r (H.), Geschich te der romisch-en Kaiserzeit; I I:
Von Diokletian bis zum Tode Theodosius des Grossen
1887). - Siyaset hususunda <;ok iyi. din hususunda sath1.
- Yeni bir tabr haz1rlanmaktadrr.
Du ru y (V.), Hi?toire des Remains (Paris, 1883-1885).
Cilt VI-VII.
Boissier (G.), La fin du paganisme (Paris). 2 cilt, mute-
addit defalar ne$redilmi;;tir.
Harnack (A), Die Mission und Ausbreitung des Chris-
tentums-in den ersten drei Jahrhunderten (Leipzig, 1924).
2 cilt, 4 uncli yeniden gozden ge<;irilmi"'- tq br.
See c k (0.), Geschichte des Untergan
15
., der anti ken Welt
(Berlin -Stuttgart, 1893-1920). 6 ci,t. (Cilt 1 in 3 uncU tab1
1910, cilt II ve II I lin 2 nci tabllan 1921 de etmi;;tir).
The Cambidge Medieval History; cilt 1 (1911)
Bury (j. B.), A History of the Later Roman Empire (Lon-
don, 1923). Cilt 1.
Kulakovski (J), Bizans tarihi (Kiyef, 1913). 2 nci tabr.
Cilt 1, (rusca).
Uspenski (F. I.), Bizans imparatorlugu tarihi (Sen Peters-
burg, 1913). Cilt 1 (rusca).
!? est a k o v (S. P.) Bizans tarihi dersleri (Kazan, 1915).
2 nci tabr, cilt 1 (rusca).
Us pens k i (C. N.), Bizans tarihi eskisleri (Moskova, 1917).
Cilt 1, (rusca).
Bolotov (V.), Eski kilise tarihine dair dersler. III. Umu-
mi konsiller devrinde Kilise tarihi (Sen Petersburg, 1913).
- Gayet muhim (rusca).
Eskikitaplarim.com
BiBLiYOGRAfYA 161
(Lot F.), La Fin d u mon de antique et le dl!bu t d u moyen-
age (Paris, 1927).- Muhim.
Stein (E.). Geschichte des spatromischen Reiches; I
(Wien, 1928). Mi..1him.
SALTANAT VE MUTEFERRiK MESELELERE DAiR MONOGRAFiLER:
(Konstantin zamanma ait zengin bir bibliyografya vardu)
Burckhardt (].), Die Zeit Konstantins de; Grossen
(3 linci.i tab1. Leipzig, 1898, 1 inci tab1, 1853).- Parlak, fakat
son derece septik.
Maurice (J.), Numismatique constantinienne (Paris, 1908-
1912). Cilt I-III.- Son derece mi.ihim.
Milan emirnamesinin 600 lincli seneyi devriyesi mlina-
sebetiyle 1913 te bir<;ok eserler inti$ar etmi$tir. Bunlar meya-
mnda a$ag1dakileri kaydediyoruz:
Konstantin der Grosse und seine Zeit. Gesammelte Stu-
dien herausgegeben von F. J. Do I g e r (Freiburg i. -.Br., 1913).
Schwartz (E.), Kaiser Konstantin und die christliche
Kirche (Leipzig - Berlin, 1913).
B ri IIi ant o v (A.) imparator Konstantin ve Milan emirna-
mesi, 313. (Petrograd, 1916), rusca.- Mlikemmel bir eser;
hadisatm tahlili orijinal mehazlann, ve 1913 zengin bibli-
yografyasi dahil olmak lizere, modern eserlerin tetkikine
istinat etmektedir.
B a tiff o I (P.). La paix constant:nienne et le catholicisme
(3 i.inci.i tab1. Paris, 1914).
Leclercq (H) "Constantin, makalesi. F. Cabrol'lin "Dic-
tionnaire d'archl!ologie chretienne et de liturgie, (Paris, 1914)
adh ansiklopedisinde inti$ar etmi$1ir. Cilt III, 2 sah. 2622-
95. :._ Mi.ikemmel bir bibliyografya ihtiva eden gayet mlihim
bir makale.
Coleman (Chr. B.), Constaniine the Great < : ~ n d christianity
(New-York, 1914). Studies in H story, Economics and Public
Law. Ed. by the Faculty of Polit cal Science of Columbia
University, vol. LX, No. 1. (Sah. 243-254 te gayet iyi bibli-
yografya).
Bizans imparatorlugu Tarihi 11
Eskikitaplarim.com
162 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
Hut t mann (M.A.), The establishement of christianity and
the proscription of paganism (New-York, 1914). Yukanda
zikredilen ne$riyat serisi, cilt LX, No. 2.- (Sah. 250-257 de
iyi bibliyografya).
Maurice (J.), Constantin le Orand. L'origine de Ia civili-
sation (Paris, 1925).
Julian Apostat devrine ait geni$ bir bibliyografya mev-
cuttur; her sene yeni eserler <;1kmaktad1r.
Allard (P.), Julien l'Apostat (3 cilt. Paris, 1900-1903).
U<;iincii tabt: 1906-1910 senelerinde <;Ikmi$ti-
N egri (G.), L'Imperatore Giuliano l'Apostata (2 nci tab1,
Milano, 1902).- Dii$eS Litta- Visconte- Arese tarafmdan
yap1lml$ olan ingilizce terci.imesi, 2 cilt halinde, New-York'ta,
1905 te, inti$ar etmi$tir.
Geffcken (].), Kaiser Julianus (Leipzig, 1914).
Le c I e rc q (H), Julien l'Apostat. Dictionnaire d'archeologie
chrHienne et de liturgie, cilt VI II (1928), s. 305-399 (iyi
bibliyografya).
G iiI den penning (A) - If Ian d (J.) Der Kaiser Theodosius
der. Grosse, (Halle, 1878).
Rausch en (G .. ), J ah.rbi.icher der christlichen Kirche un-
ter dem Kaiser Theodosius dem Orossen (Freiburg i. - Br.
1897).
<;erniavski (N.), imparator Biiyiik Teodos ve dini siya-
seti (Sergiev- Posad, 1913). Rusca.
G iiI den penning (A.), Oeschichte des Rei-
ches unter den Kaisern Arcadius und Thedosius II (Halle,
1885).
Ensslin (W.), Leo I. Kaiser, 457474. (Pauly-Wissowa,
1925, cilt XII, 2, s. 1947-61).
Barth (W.), Kaiser Zeno (Basel, 1894).
Rose (A.), Kaiser Anastasius I. cilt I: Die ttussere Politik
des Kaisers (Halle a. d. Saale, 1882).
Rose (A.), Die byzantinische Kirchenpolitik unter Kaiser
Anastasius I (Wohlau, , 1888).
HoI me s (W. G.), The Age of Justinian and . Theodora
(?. tab!, Londra, 1912) cilt I (Anastas devri).
Eskikitaplarim.com
BiBLiYOGRAFYA 163
GERMEN iSTiLALARI Ti\RiHiNE DAiR:
Fustel de Coulanges, Histoire des institutions politi-
ques et l'ancienne France. Cilt II: L'in vasi<;>n germanique.
(Paris}.
Hod gk in (T.), Italy and Her Invaders (2. Tab1. Oxford,
1892). Cllt I.
Rappaport (B.}, Die Einfalle der Ooten in das Romische
Reich bis auf Constantin (Leipzig, 1899).
Schmidt (L.}, Geschichte der deutschen Stamme bis
zum Ausgange der Volkerwanderung (Berlin, 1904). Cilt I.
Do p s c h (A.), Wirtschaftliche und soziale Grundlagen
der europaischen Kulturentwicklung (Wien, 1918). Tadil ve
tevsi edilmi$ ikinci tab1: Viyana, 1923. Cilt I. - Bilhassa garp
i<;in gayet enteresan ve milhim.
Halphen (L.}, Les Barbares: des grandes invasions aux
turques du XI. (Paris, 1926).
ARiANiZM'E DAiR:
G w at kin (H. M.), Studies on Arianism (2. tabi, Camb-
ridge, 1900). Milkemmel bir eser.
Gwatkin (H. M.), Arianism, in the Cambridge Medieval
History, I (Cambridge, 1911 ). sah. 118 - 142.
BU DEVRiN BiZANS EDEBiY A TINA DAiR :
Christ (W.), Geschichte der griechischen Literatur (6.
tabr. Munchen, 1924). Cilt II, 2.
Barden hewer (0.), Patrologie (3. tab I. Freiburg i. - Br.
1910}. - T. ]. Shahan tarahndan yaprlmi$ ingilizce tercilmesi
(freiburg i. Br. and Saint Louis, Minnesota, 1908).
Barden hewer (0.), Geschichte der altkirchlichen Lite-
ratur (Freiburg i. Br.}. Cilt III, 1912 (IV ilncli asrr); IV, 1924
(V inci asrr}.
Harnack (A.), Lehrbuch der Dogmengeschichte (4. tab1,
Tubingen, 1909). Cilt II (IV ilncli ve V inci asrrlar).-E. Speirs
ve ]. Miller tarafmdan yapilmi$ ingilizce terclimesi (Lon-
don, 1898); cilt IV (3. tabma gore tercilme edilmi$tir).
Eskikitaplarim.com
FASIL Ill
BUY0K JUSTiNiAN VE iLK HALEFLERi
(518 - 610)
Zenon ve Anastas'm halefleri, gerek di$ ve gerek i<;
siyasetlerinde, bu iki imparatorun takip etmis oldugu yolun
tamamiyle aksini tuttular: bunlar terk ile garbe ehem-
miyet verdiler.
518- 610 DEVRESi iMPARATORLARI
518 ile 578 seneleri arasmdaki devrede taht, im-
paratorlar tarahndan i$gal edildi: ilk evvela Anastas'm olil-
munden sonra tesadufi olarak tahta <;Ikanlan . imparatorun
muhafiz k1taah kumandam ("excubitor, lar kontu) (1) Eski
Justin (518- 527); sonra Justin'in meshur yegeni BOyUk
Justinian (527-5.65); en nihayet, bu son imparatorun yegeni
Gen<; Justin ismiyle tamlan Justin II (565- 578). Justin ve
Justinian adlarma bunlarm men$e' meselesi pek yakmdan
baglld1r. Birc;ok alimler uzun muddet Justin ve Justinian'm
slav neslinden olduklanm tarihi bir hakikat olarak kabul
etmi$lerdir. Bu faraziyenin esasm1 Justinian'm hocas1 papas
Teofil ta_rafmdan yazilmiS ve Vatikan kiitliphanesi muha
1
IZI
Nikola Alemannus tarafmdan XVII nci asnn baslangicmda
nesredi1mis olan imparator Justinian'm bir hal tercumesi
teskil etmektedir. Burada Justinian ve akrabalan, guya mem-
leketlerinde olduklan isimler altmda zikro:unmakta-
dir; slav lisaniyah sahasmdaki en yuksek otoritdere gore bu
isimler slav isimleridir: Mesela Justinian'm ad1 "Upravda,
"hakikat, adalet, manasma gelmektedir. Alemannus'un el
yazmasm1 XIX uncu asrm sonunda (1883) kesf ve tetkik eden
ingiliz alimi Bryce, XVII nci asrm yazllml$
olan bu el yazmasmm efsanevi mahiyette oldugunu ve hic;bir
tarihi k1ymete malik bulunmadtgmt ispat etmi$1ir: Binaenaleyh
Eskikitaplarim.com
BUYUK JUSTiNiAN
Eskikitaplarim.com
166 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
justian'm slav men$e'i faraziyesini buglin hie; nazan itibare
almamak laztmdtr (2). Bazt mehazlara istinaden belki
justin ve justinian'm illiryah veyahut Arnavut olduklan
kabul olunabilir. Her ne hal ise, justinian bugtinkil Osktip
civarmda, Arnavutluk hududunda bir Makedonya koytinde
dtinyaya gelmi$tir. Birkac; alim justinian'm sillalesini Dar-
danya, yani Yukan Makedonyada oturan ?-omah kolonlara
kadar <;tkartmaktldtrlar (3). Binaenaleyli devrin ilk il<;
im paratoru illiryah yahut Arnavuttular; fakat bunlar Roma-
hla$IDI$ illiryah yahut Arnavuttular: bunlarm ana lisant
Iatince idi.
Sthati bozuk olan justin II evlads1z oldil. Kanst Sofia'nm
tahrikah neticesinde, im paratorluk ordusu kumandanlanndan
Trakyah Tiber'i evlat edindi ve Cesar nasbetti. Bu miinase-
betle justin, katipler tarafmdan "stenografiye, edilmesi saye-
sinde, orijinal $eklinde zamammtza kadar gelmi$ olan gayet
entt.resan bir nutuk irat etti. Nedamet ve samimiyet hislleri.
ihtiva eden bu nutuk muastrlar i.i.zerinde pek derin bir tesir
yaph (4). Bu nutuktan i$te birkac; parc;a:
Sunu biliniz ki sizi takdis eden, size bu riltbeyi ve ni$an-
lan vercn ben degil, fakat Allahhr ... Simdiye kadar kralic;:eniz
olan kadma bir ana gibi htirmet ediniz; evvelce bu kadmm
kolesi, $imdi ise evladt oldugunuzu unutmaymtz. Ka.n dok-
mekten haz duymaymtz; katillerle sue; ortakhgt yapmaymtz;
fenaltga kar$1 fenahkta bulunmaymtz; c;UnkU siz de sonra.-
benim gibi, sevilmezsiniz!.. imparatorluk mekanizmast beni
gururlandJrdJgt gibi sizi de gururlandtrmasm!.. Orduya dikkat
ediniz; m Unaftklan te!;>vik etmeyiniz ve halkm "selefi $6yle-
idi veyahut boyle idi, demesine mahal vermeyiniz; c;ilnkii
-size bunlan $ahsi tecri.ibeme istinaden soyltiyorum, (5).
Justin II nin sonra Tiber "Tiber II, ismi altm-
da hi.iki.im stirdi.i (578- 582). Bu zatla justinian si.ilalesi sona
erdi. Tibere, damadt Ma vrikius, halef oldu (582-602). Mehaz-
larda bu son imparatorun men$e'i' hususunda mtibayenet
vard1r. Baz!lan bu zatm ailesinin Kapadokyanm uzak !;>ehir-
lerinden Arabissus'tan (6) ne!?et etmi$ oldugunu, digerleri
ise, Mavrtkius'a Kapadokyah ilnvamm vermekle beraber,.
bu zatm Bizans tahhna <;tkml$ olan ilk Grek oldugunu iddia
etmektedirler (7). Fak<:Jt bu ibareler arasmda hakiki bir
tezat yoktur: Mavrikius'un, Kapadokyada dogmu$ olmakla.
beraber, hakikaten Grek neslinden ilk Bizans imparatoru.
Eskikitaplarim.com
BUYUK JUSTiNiAN VE TEODORA 1611
olmas1 pekala mtimktindtir ( 8 ). fakat diger bir an'aneye
gore Mavrikius Romahd1r (9). En nihayet J. A. Kulakovski,
Kapadokya ahalisinin Ermeni oldugunu nazan itibare
alarak, Mavrikius'un dahi Ermeni olmasm1 muhtemel adde-
diyor (10). justinian devrinin son imparatoru, Mavrikius'u
tahttan indirmi$ olan Trakyall tiran Fokas olmu!?tur (602-610).
JUSTiN I
Tahta culusundan itibaren Justin I, iki selefi tarahndc n
takip edilen dini siyaseti terketti: Kat'i olarak Kad1koy
doktrinin taraftarlanm iltizam etti ve monofisitlere
detli bir itisaf devri ac;h. Hukumet Roma ile ve Zenon
ve Henotikon zamamna kadar dayanan ve garp kilise-
leri arasmdaki anla$mamazhk sana erdi. Bu devir impara-
torlarmm dini siyaseti ortodoksluga istinat etti ve
bir kere daha, vilayetlerini kendinden
B0Y0K JUSTiNiAN. TEODORA
justin I e devrinin en mtihim simas1 alan yegeni justi-
nian halef oldu (527 - 565).
justinian adma Bizans devrinin en enteresan ve en zeki
kadmlanndan biri olan kans1 Teodora'nm ad1 pek s1k1 su-
rette baghd1r. Justinian'm muas1n Prokop'un "Gizli Tarih, i
Teodora'nm gene; senelerinde oldugu fuhnah hayah
oldukc;a canh renklerle tasvir etmektedir: Eger muellife
inanmak Hipodrom (Atmeydam) ay1lan bekc;isinin
k1z1 olan Teodora o devir tiyatrosunun ahlaks1z muhitinde
ve bir c;ok a$k maceralan gec;irmi$tir. Teodora'ya
tabiat buyuk. bir guzellik, zerafet ve zeka bah$etmi$ti. Diehl'e
gore bu kadm "istanbulu eglendirmi!;J, mest ve rezil etmi$-
tir.. ( 11 ). Prokop namuslu adamlann sokakta Teodora'ya
rastgeldikte, elbiselerinin bu kadma stirtintip kirlenmemesi
l<;In, yollanm degi$tirdiklerini naklediyor ( 12). fa kat
mustakbel kralic;enin genc;ligine ait btitlin bu utandlriCl
teferruah en btiyuk kayd1 ihtiyatla telakki etmek lazimd1r
<;unku tekmil bunlar justinian ve Teodora'y1 kirletmek ga-
yesiyle "Gizli Tarih, i kaleme almi$ olan Prokop'tan <;Ikmak-
tadlr. Hayatmm ilk k1smmm f1rhnall senelerinden sonra
Teodora bir mtiddet ic;in payitahttan aynhyor, Afnkaya gidi-
Eskikitaplarim.com
168 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
yor ve orada bir ka<; sene kal!yor. istanbula avdetinde ar-
hk evvelki hafif me!?rep tiyatro sanatkar1 degilJir. Sahneyi
terkelmi$tir ve mtinzevi bir hayat siirmektedir; vaktinin
buyuk bir ktsmmt yun bukmekle gec;irmekb ve dini mesele-
lere kan;a buyilk bir alaka gostermektedir. i;;te bu devirde
justinian Teodora'y1, ilk defa olarak gordil. Kadmm guzell gi
imparator iizerinde btiyuk bir tesir yaptJ; justinian Teodo a'y1
sarayma getirtti, patri<;i mertebesine <; kard1 ve bir miiddet
sonra bu kadmla evlendi. justinian tahta <;Ikhkta Teodora
Bizans imparatoric;esi oldu. Yeni ro!Unde Teodora, i$gal
ettigi yiiksek mevkie tam manasiyle lay1k oldugunu ispat
etti: Kocasma sadtk kaldt, hi.ikO.met i$1Cri ile alakadar oldu ve
bu sahada bilyuk bir dirayet gosterdi ve justinian'a, idari
hususlarda, bir<;ok tesirlerde bulundu. A$agtda t=krar bah-
sedecegimiz 532 isyamnda, Tebdora son derece muh im bir
rol oynad1. Harikula.de sogukkanhhgt ve azmi sayesinde im-
paratorlugu belki yeni igti$a$lardan kurtard1. Din sahasmda
monofisizmi tercih ettigini alenen goserdi: Bu sabada hath
hareketini laytkiyle tayin edemiyen ve monofisizme taviz-
lerde bulunmakla b e r a b ~ r . hayah muddetince, ortodoks!ugu
iltizam etmi$ olan kocasmm tam manasiyle mL1anz1 oldu.
Bu no.ktada Teodora, hakikatte imparatorlugun en hayati
kts1r:nlanm te$kil eden monofisit $ark vilayerlerinin ehemmi-
yetini kocasmdan daha iyi anlami$ oldugunu gosterdi. Teo-
dora justinian'dan c;ok evvel, 548 de, kanserden oldil (13).
Ravenna'da, San Vitale kilisesinde, VI net asra izafe olunan
me$hur rnozayikte, Teodxa, imparatoric;e elbiselerini giymi$
oldugu halde ve maiyetiyle birlikte
1
tasvir edilmi$tir.
Oerek Teodora'nm muas1n kilise tarih<;ileri, gerek daha
muahhar tarihc;iler, imparatorice hakkmda son derece sert
hukumler vermi$lerdir. Bununla beraber ortodoks takvi-
minde, 14 ikinci te$rin hizasmda $U ibareyi okumak kabildir:
"ortodokos hilkiimdarlardan justinian'm urucu ve krali<;e
Teodora'mn dogum y1h, ( 14).
jUSTiNiAN'IN DI;; SiYASETi VE iDEOLOjiSi
justinian'm yapml$ oldugu mliteaddit harplerin bir kiSml
tecavuzi, bir ktsm1 ise tedaflii mahiyette olmu$tur. Bunlardan
baztlan garbi Avrupadaki barbar Oermen devletler1 ve diger-
leri ise $arkta iran ve $imalqe Slavlara kar$1 yapilmi$hr.
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiA!'I'IN DIS SiYASETi
Justinian, kuvvetlerinin bilyuk kasmmt garbe sevketti;
burada Bizansm askeri faaliyeti parlak bir muvaffaktyetle
neticelendi. Vandallar, Ostragatlar ve bir dereceye kadar
Vizigatlar Bizans imparatarunun hakimiyeti altma girmek
mecburiyetinde kaldilar. Akdeniz bir nevi Biza.ns golli aldu.
Kanunnamelerinde justinian "Caesar Flavius Justinianus,
Almannicus, Gathicus, Franciscus, Oermanicus, Anticus, Ala-
nicus, Vandalicus. Africanus, gibi ilnvanlar ta;;tmaga muvaf-
iak aldu. Fakat dt;; siyasetinin bu parlak manzarasmm bir de
ters taraft vardt. Bu muvaffakiyet imparatarluga pahahya,
hem de pek pahahya mal aldu; <;unku neticede Bizans hii-
kumeti ikttsadl sanada bitkin bir hale geldi. Ve ardulann
garbe sevkedilmesi yuzilnden, ;;ark ve ;;imal iranhlarm, Slav-
lann ve Hunlann istilalanna ac;tk btraktlmt;; aldu.
justinian'm fikrine gore imparatarlugun ba;;ltca du;;man-
Jan Germenlerdi. Bu suretle Germen meselesi VI net astrda.
Bizans imparatarlugu i ~ i n , yeniden artaya <;tkh; yalmz ;;u
farkla ki Vinci astrda Germenler imparatarluga tecaviiz edi-
yarlc.rdi; VI nc1 as1rda ise imparatarluk Oermenlere taarruz
etmi;;tir.
justinian, tahta <;Ikhkta, iki bilyuk fikrin mumessili aldu:
imparatarluk fikri ve hiristiyanltk fikri. Kendini Ramah <;esar-
1arm halefi adjeden Justinian, imparatarlugun I inci ve II nci
as1rlardaki hudutlanm yeniden tesis etmegi mukaddes b1r
vazife telakki etti.- justinian, bir h1ristiyan imparatoru almak
hasebiyle, arianist Oermenlerin artadaks ahaliyi tazyik etme-
lerine milsaade edemezdi. istanbul imparatarlannm, <;esarla-
nn me;;ru' varisleri almalan hasebiyle, a devirde barbarlann
isgalinde bulunan garbi Avrupa iizerinde tarihi haklan vardt.
Oermen ktra Ian, kendilerine garpte kudret bah;;etmi;; alan
Bi,zans imparatorunun vasalleri mesabesinde idiler. Frank
karalt Klavis imparatar Anastas tarafmdan kansi.il makamma
<;lkanlmista; ayni Anastas Ostragat ktrall Teadarik'in kudre-
tini resmen tamm1;>ti. - Gatlarla harbe ba;;lamaga karar ver-
<iigi e:mada justinian ;;oyle yaztyar: "italyam1z1 cebren
zaptetmis alan Gatlar bu memleketi bize geri vermekten
imtina etmi;;lerdir, (15). justinian, imparatarluk hudutlan
dahilinde bulunan bi.HOn valilerin tabii hilki.imdan almakta
devam ed yardu. Bir hu istiyan imparataru aldugundan
dalayt biitun dinsizler, raflziler veyahut putperestlere
Eskikitaplarim.com
170 BiZANS. iMPARATORLUGU TARiHi
hakiki dini telkin etmekle mi.ikellef bulunuyardu. IV iincli
as1rda (:esarea'h Evse':J tarafmdan artaya alan bu
nazariye VI nc1 asnda daha henliz kuvvetini muhafaza edi-
yardu. Bir Navel'in (16) ifadesine gore, bir zamanlar iki
Okyanas sahillerine kadar uzanmi$ alan ve Ramahlann
ihmali yUzUnden elden bulunan birle$ik Rama
imparatorlugunu yeniden ihya etmenin kendisi ic;in bir va
zife alduguna inanmi$ alan Justinian bu nazariyeyi
kanaatine esas ittihaz etmi$tir. Bu eski nazariyenin bir
neticesi, Jmtinian'a, bu suretle meydana getirmi$ aldugu
imparatarlukta, gerek putperestler ve gerek raf1ziler ic;in, bir
tek h1ristiyan dini tesis edilmesi icap ettigi kanaatini
almasidJr. i$te bu geni$ palitikaciyl ve bu hac;hyt.
a zaman malum alan di.inyay1 kendine tabi k1lmak hulya-
SlJla alan idealaji bundan ibarettir.
fakat imparataru!J, Rama imparatarlugunun elinden <;Ik-
alan yerler hakkmda ileri sUrdi.igU muazzam hak iddi-
asmm munhasnan kendinin $ahsi kanaati almadigmi unut-
mamak laz1md1r. Bu kabil hak iddialan barbarlann i$gali
altmda bu!unan vilayet ahalisi i<;in gayet tabii idi. Arianistle-
rin hakimiyeti altma girmi$ alan bu vilayetlerin yerlileri
Just inian'! kendilerinin yegane mildafii telakki ediyarlard1.
Bilhassa Vandallarm elinde bulunan Afrikadaki vazi-
yete tahammlil etmek glic;tli: Vandallar hakikaten mahalli
artadaks ahaliye $iddetli itisaflarda bulunmu$lar, bir c;ak:
vatanda$ ve rlihhaniyet mi.imessillerini hapse atmuiilar ve
bunlann mal ve mlilklerinin bliylik bir ktsmim mlisadere
etmi$lerdi. istanbula gelmi$ alan ve aralannda bir c;ak arta-
daks p iskapas bulunan Afrikah muhac1r ve si.irglinler impa-
ratara, Vandallara kar$1 yi.irlimesi i<;in, yalvanyarlar ve bu
te$ebbi.isli yerlilerin umumi bir ayaklanmas1 takip edece-
gini temin ediyarlard1. '
Buna benzer vaziyetlere italyada dahi rastlamyardu;
burada, Teadarik'in devamh dini mlisamahasma ve Rama
medeniyetinden duydugu bliyilk hazza ragmen, mahalli ahali
derin bir ha$nutsuzluk duyuyar ve bir glin italyayi mUs-
tevLierin bayundurugundan kurtanr ve artadakslugu yeni-
den ihya eder iimidiyle nazarlanm istanbula c;eviriyardu.
Barbar k1rallan dahi bizzat imparatarun haris emellerini
destekliyarlard1. Bunlar imparatarluga kar$1 buyuk bi]j hilr-
Eskikitaplarim.com

JUSTiNiAN'IN HARPLERi 171
met gostermekte, her tUrlU vasttalarla imparatora alan mer-
butiyetlerini izhar etmekte, fahri Roma Unvanlan ic;in bilyilk
bir tehalllk gostermekte, sikkelerinin imparatorun
resmm1 koymakta ilah . . . . devam ediyorlardt. Bunlar,
Diehl'in yazd1g1 gibi ( 17), Vizigot prenslerinden birinin
soylemi$ oldugu $U cilmleyi memnuniyetle tekrarlamaga
haz1rd1lar: "Evet, imparator yer yilzilnde bir Allahd1r. Her
kim imparatora el kald1nrsa bu cilrmil kendi kam ile
oder" ( 18).
Afrika ve italyadaki vaziyetin imparatorun lehinde olma-
sma ragmen Justinian'm Vandalia r ve Ostr()gotlara kar$1
ac;mi$ oldugu harpler son derece mil!;ikill ve uzun olacaklardt.
VANDALLARA, OSTROGOTLARA VE ViZiGOTLARA
Y APILAN HARPLER. BU HARPLERiN NETiCELERi. iRAN.
SLAVLAR. JUSTiNiAN'IN SiY ASETiNiN EHEMMiYETi.
Vandallara kar$1 yap1lacak seferin pek kolay olm1yacag1
Deniz vas1tasiyle $imali Afrikaya, kuvvetli
bir do.nanmaya malik alan ve V inci asnn ortasmda Roma-
ya kar$1 bir baskm te$ebbi1si.inde bulunmw;; alan bir kavme
kar$1 harbedecek bir ordu gondermek icap ediyordu. Diger
taraftan imparatorluk ordusunun bilyi.ik bir k1smmm garbe
nakli $arkta vahim neticeler tevlit edebilecek mahiyette idi;
c;Unkil burada imparatorlugun en tehlikeli dil!;imam alan
iran, Bizans devletiyle mi.itemadi hudut muharebelerinde
bulunuyordu.
Prokop, Afrika seferi meselesinin ilk defa mi.inaka$a edil-
digi isti$are meclisi celsesine dair enteresan malumat ver-
mektedir ( 19). imparatorun en sad1k mi.il]a virleri bu
i$in muvaffakiyetle neticelenmek imkanlan hususunda te-
reddi.itlerini izhar ettiler ve boyle bir seferin mevsimsiz
oldugunu ileri sUrd iller. Justinian dahi tereddil t etmege
ba$lam1$h; fakat k1sa bir milddet sonra za'fma galebe c;ald1
ve ilk projesi Uzerinde 1srar etti. Sefere karar verildi. Aym
zamanda lranda bir hanedan degi$ikligi vukubuldu ve Justini-
an, yeni hilki.imdar ile, 532 de, "ebedi sulh,. aktine muvaffak
o!du; Bizans i<;in bir zill eden sulh $artlanna gore,
Bizans devleti iran k1rahna senevi bir vergi vermegi taahhilt
ediyordu. Bu muahede Justinian'a garpte hareket serbestisi.
Eskikitaplarim.com
172 BiZANS iMPARATORLUOU TARIHi
veriyordu. Justinian ordu ve don an man m az bir
mi.iddet evvel bahsedecegimiz) "N1ka isyam, iEmiyle
maruf bi.iyi.ik dahili isyam ohn Belisar'I
ge<;irdi. Bu kumandan, bi.iti.in asker i sderlerinde, imparato-
run en k1ymetli yardtmCI51 olarak temayi.iz edecekfi.
Bu devirde gerek Vandallar ve gerek Ostrogotlann arhk
eski devirdeki tehlikeli olmadtklanm hattrlatmak
laztmdtr. Cenup memleketlerinin y1pratJCI iklimi ile imtiza<;
ve Roma medeniyetinin tesiri alhnda alan
bu kavimler ktsa bir m i.iddet zarfmda esld ener ji ve ktymet-
lerini kaybetmi!;;lerdi. Oermenlerin arianist itikatlan bunla-
nn, bu memleket.erin Ramen ahalisiyle, dostr ne mi.inasebat-
ta bulunmalanna mani oluyordu. Berber kabilelerinin mi.ite-
madi isyanlan dahi Vandallann zaytflamastnda mi.ihim bir
ami! oluyordu. Justinian vaziyeti tamamiyle ' kavradt: Mahir
bir siyaset takip ederek Vandallar arasmdaki dJhil1 nifak1
:l?iddetlendirmege muvaffak oldu. Esasen Germen ktralllkla-
nnm keudi aleyhinde hi<;bir zaman
hakikate:1 Ostrogotlarm Vandallar ile aras1
ortodoks Franklar Ostrogotlar ile daimi: mi.icadelede bulunu-
yorlardJ; harp sahasmdan <;ok uzakta Lulunan is pan ya Vi-
zigotlanmn, Justinian'a kan;a yap:lacak bir seferde, faa! bir rol
oynamalan gi.ic;ti.i. Tekmil bu hususlar Jusfnian'a
nm ayn ayn maglup etmek i.imidini veriyordu.
Vandallara yapllan harp, baz1 fastlalarla, 533 ten
.548 e -kadar devam etti (20). ilk evve'a Belisar k1sa bir
mi.iddet zarhnda kazanmi$ oldugu parlak zaferler sa' e:;inde,
.bi.itun Vandal ktralllgmi tahakkum altma ald1. Muzaffer Justi-
nian beyanatta bulunuyor: "Allahm lutfu bize yaln1z Afri-
kayt, bi.iti.in vilaye1leriyle, fakat Vandallann
Romanm zaptlnda igtinam etmi$ olduklan imparator.uk ala-
metlerini dahi bizlere iade etti, (21). Harbi bitmi$ addeden
imparator Belisar'I, ordunun bi.iyi.ik k1sm1 ile birlikte,
istanbula c;ag1rth. h;te o zaman Afrikada mi.ithi!;i bir isyan
mahalli Berber kabilelerinden Magribiler a\ak-
land!lar ve Afrikada olan kuvvetler i bun lara
kar$1 <;etin bir mi.icadde a<;mak mecburiyetinde kald1.
Afrikada Belisar'1 istihlaf olan Salomon tam am iyle mag-
lCip edildi ve oldi.iri.ildi.i (544). Mi.icadele y1pratic1 bir suret e
548 e kadar devam etti ve ancak bu ta1 ihte imparatorluk
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN'IN HARPLERi
otoritesi bu havalide, eger tabir caiz ise, nihai olarak tees-
sus etti. su kat'i zafer muktedir bir diplomat ve general olan
Jan Troglita sayesinde elde edilmiti. Jan'm muvaffakiyetleri
Afrikaya takriben kirk senelik tam bir silkfm bah$etti.
Jan Troglita, Belisar ve Salomon ile birlikte, Afrikay1
imparatorluk namma yeniden fethetmh;; o1an lie; kahraman-
dan biridir (22). Troglita'nm gormu;; oldugu bilyilk i;;ler
Afrikah ;;air Korippus'un "Johannis, adll tarihinde tasvir
edilmi;;tir (23).
Justinian'm flituhat planlan ;;imali Afrikada tamamiyle
tatbik olunamami;>ti: Bu k1t'anm, Atlantik denizi civanndaki
ga:-p kismi, Her kill sutunlannda n pek uzak olm1yan ku v-
vetli Septum (bugilnkil Ceuta ispanyol kalesi) kalesi milstesna
olmak ilzere, tekrar fetheddmemi;;ti. Faka1 ;;imali Afrikamn en
bilyi.ik kismi, Korsika, Sardunya, ve Balear adalan, impara-
torlugun gayri milfarik kistmlan olmw;;lard1. Justinian geri
almmi;> olan memlek:=tlerde nizam1 yeniden tesis etmek ic;in
bilyiik bir azim ile ugra;;ti. Bugiln dahi, Justinian tarafmdan
;;imali Afrikada bina edilmi$ olan birc;ok bizanten kale ve
tahkimat bakiyeleri bu imparatorun, memleketin mildafaas1
ic;;in, sarfetmi;; oldugu bilyilk faaliyete $ehadet etmektedirler.
Ostrogotlara kar$1 yapllan sefer daha yipratiCl oldu. Bu
sefer, yine baz1 fasilalarla 535 ten 554 e kadar devam etti
(24). Bu tarihler bu seferin, ilk 13 sene zarfmda, Vanda-l-
lara kar;;1 yapilan harp ile aym zamanda icra edilmi$
oldugunu gostermektedir. Justinian ilk evvela Ostrogot-
lann dahili i$lerine mildahale etmege ba;;lad1; bundan son-
ra askeri harekata giri;;ti. Bir ordu, o zamanlar Ostro-
got kirall!gma tabi alan Dalmac;;yanm fethine ba;>L:Jdl. Di--
ger bir ordu ise. Belisar'm kumandasmda, deniz brikiyle
Sicilyaya <;Ikh; bu aday1 fazla mil;;killata ugramaks1zm, zapt-
etti, bundan sonra italyaya gec;erek Napoli ve Romay1 fe!h-
etti. Az bir milddet sonra, 540 da, Ostrogotiarm merkezi
Ravenna Belisar'a kapllanm ac;;h. Bu kumandan, esir etmi;;.
oldugu Ostrogot k1rah ile birlikte. istanbula a vdet etti. Justi-
nian evvelce ta;>1m1;> oldugu Africanus ve Vandalicus
unvanlanna bir de "Gothicus, unvamm ilave etti. italya kat'i
olarak Bizans tarafmdan fethedilmi;; gibi gorilnilyordu.
i$te bu esnada Gotlar arasmda azimkar ve degerli bir
;;ef, Ostrogot istlklalinin son mildafii k1ral Totila belirdi. Bu
Eskikitaplarim.com
174 niZANS iMPARATORLUGU TARiHI
k1ral Ostrogot istiklalinin son mi.idafii Totila Got-
lann vaziyetini k1sa hir zamanda di.lzeltti. Kuahn elde ettigi
askeri m u vaffakiyetler i.izerine Belisar iran dan geri c;ag1nldi
ve ha$kumandanhgi deruhte etmek i.lzere italyaya gonderildi.-
Fakat Belisar'm, hi.lyi.lk takviye ku vvetleri almadan, italyada
Bizans hakimiyetini tekrar tesis etmesine imkan yoktu.
Bizanslllann italya ve Adalarda fethetmi$ olduklan yerler
hirer hirer Ostrogotlann eline gec;ti. Mi.lteaddit defalar
Romalllar ve Ostrogotlarm eline gec;mi$ clan hedhaht Roma
$ehri bir harabe y1gmma dondi.l. Bu kadar muvaffak1yetsizlik
tizerine Belisar geri c;aginldi. Vaziyet Narses nammda diger
degerli hir kumandan tarafmdan di.lzeltildi. Narses, strateji
sahasmda hakiki kahiliyetini gosteren hir tak1m mahirane
. askeri hareketlerle Gotlan tahakki.lm albna ald1. - Totila'nm
ordusu 552 de Umbriyada Busta - Gallorum muharehesinde
mi.lnhezim oldu. Totila bizzat firar etmek mechuriyetinde
kaldi ve oldi.lri.lldi.i (25). Kanh elhiseleri ve ta$1-
. d1g1 kiymetli ta$larla si.lsienmi$ serpU$U Narses'in eline
gec;ti ve fstanbula gonderildi; bunlar burada bu kadar uzun
mtiddet imparatorluk otoritesine meydan okumU$ clan hir
di.l$manm yok edilmi$ oldugunu imparatorun nazarlanna arz-
etmek i.izere (Justinian'm) ayaklarma vazedildi (26).
Yirmi senelik tahripkar hir harpten sonr a, 554 te italya,
Dalmac;ya ve Sicilya imparatorluk idaresi alhnda yeniden
hirle$tirildi. Justinian tarafmdan aym sene zarfmda ne$-
redilmi$ clan hir ferman ( Pragmatique Sanction ) arazi sa-
hibi arisiokratlar ve kiliseye Ostrogotlar tarafmdan mi.lsa-
dere edilmi$ clan araziyi ve hilton eski imtiyazlan iade
ediyordu; bu ferman aym zamanda hi.iti.ln servetini kayhetmi$
clan mahalli ahalinin mi.ikellefiyetlerini hafifletecek birtak1m
tedbirler dahi ihtiva ediyordu. Fakat Ostrogot harplerinden
sonra sanayi ve ticaretin inki$afi uzun mi.lcdet i<;in durdu
ve i$c;i huhranmdan dolay1 italya arazisinin hi.lytik hir k1smi
mMruk kald1. Roma hir mi.iddet ic;in, harap olmu$, siyasi
ehemmiyetini kaybetmi$ ikinci derece bir $ehir halini ald1
ve papa tarafmdan bir ilticagah olarak intihap edildi.
Justinian'm son askeri seferi iberya yanmadasmda oturan
Vizigotlara kan;n icra edildi. Justinian Vizigot tahtma namzet
olarak ortaya <;lkrni$ clan bir tak1m $ahtslar arasmda tehad-
. di.is eden dahili mi.icadelelerden istifade etti ve 550 senesin-
Eskikitaplarim.com
"JUSTiNiAN' IN HARPLERi 175
den itibaren bu memlekete kar$1 bahri b ir sefer icra etti (27).
Bizans kuvvetlerinin zaftna ragmen bu .harp c;ok bO.ylik bir
muvaffaktyetle sana erdi. Birc;ok $ehir ve sahil mlistahkem
mevkileri zaptedildi. En nihayet Justinian Kartagen, Malaga
ve Kordova ihtiva eden yanmadamn cenubu
ko;;esini Vizigotlann elinden istirdat etmege ve bundan sonra
fo.tuhabm garpte SenVensan burnu ve Kartagen'in ote-
sindeki mmtakalara kadar gotlirmege muvaffak oldu (28).
Bu devirde alan ispanya vilayeti, baz1
lerle, takriben 70 sene istanbulun hakimiyeti altmda kala-
cakh. Bu vilayetin mlistakilf mi, yoksa Afrika valisinin em-
rinde mi bulundugu kat'iyetle bilinmiyor (29).
Son senelerde ispanyada ve Balear adalannda Bizans
sanah camiasma dahil birkac; kilise ve diger mimari abideler
ke$if ve tetkik fa kat eger buglinkli maluma-
tlmiz ile bir hliklim vermek caizse, bu abideler pek mO.him
degildirler. "Bunlar $im-ali Afrikaya alan sanatm fakir
ve kaba bir devam1 gibidirler. Binaenaleyh ispanyadaki Bizans
. memleketleri Afrikamn siyasi ve aym zamanda artistik vi!ayeti
olmw;;lardtr (30).
J ustinian'm oldgu blitlin bu tecavlizi harplerin
neticesi imparatorluk arazisini iki misli geni$letmek oldu.
Dalmac;ya, italya, $imali Afrikanm ktsmt (buglinkli Cezair
ve Tunusun $ark ktsml) ispanyamn cenubu $arklsi, Sicilya.
Sardunya, Korsika ve Balear adalan Justinian imparatorlu-
guna ilhak edildi. Akdeniz yeniden bir Roma golli oldu.
imparatorlugun hudutlan Herklil slitunlanndan (Oades bo-
gazt) Ftrata kadar uzandt. Fakat olan bu bliylik
muvaffakiyetlere ragmen elde edilmi$ alan neticeler ] ustini-
an'm ilk planlanm tahakkuk ettirmekten uzak kald1; c;lin-
kU justinian biito.n Oarbi Roma imparatorlugunu yeniden
fethetmege muvaffak olamadt. $imali Afrikanm garp msf1,
lberya yanmadasmm bliylik bir ktsmi, Alplerin $imalindeki
Ostrogot ktralllgmm $imal ktsmt (eski Retya ve Norika Roma
vilayetleri) Justinian ordulan tarahndan zaptedilen memleket-
lerin kaldt. Oalya ise Bizans imparatorluguna naza-
ran yalmz mlistakil olarak kalmadt, fakat bir dereceye
kadar muzaffer dahi c;tkh, c;linkii Franklann vaziyetinden
korkan justinian btinlarm ktralma "Provence, i terketmek
mecburiyetinde kald1. Bundan maada yeniden
Eskikitaplarim.com
176 BiZANS iMPARATORLUGU TARIHi
olan bu bi1yi1k Ulkenin he,r tarafmda imparatorun otoritesi
aym derecede saglam olmad1. Hukumet bu havalilere esash
bir tarzda yerlesmek ne kafi miktar askeri kuvvete, ne
de vas1taya malikti. Bu memleketler ise yalmz ku vvet saye-
sinde muhafaza olunabilirdi. Binaenaleyh zahiren parlak olan
Justinian'm bu tecavuzi harplerinde elde ettigi muvaf'aktyet
ler, ileride gerek siyasi, gerek iktisadi baktmdan, vahim mi1s-
kulat tevlit edecek tohumlar ihtiva ediyordu.
Justinian'm tedafui harpleri daha az muvaffaktyetli oldu
ve hatta bazan, neticeleri itibariyle, Bizans devleti I<;m
yuz ktzartacak bir mahiyet ald1. Bu harpler sarkta iranh-
lara ve simalde Slavlar ve Hunlara karst yaptld1.
0 devirde bilinen dUnyanm "iki buyuk devleti, olan
Bizans ile iran, astrlardanberi, Bizans imparatorlugunun sark
hudutlarmda, biribiriyle ytprahct harpler yaptyorlardt. iran ile
aktedilen ve yukanda zikrolunan "ebedi sulh, tan sonra, mahir
ve degerli bir hUkUmdar olan ve garp imparatorunun bUyUk
emeller pesinde kostuguna vaktf bulunan iran k1rah HUsrev
Anusirvan (yani adil) (31) harekete gec,;mege haztrland1. Bi-
zansm hudut vilayetlerinin iran arzett1kleri muhim fay-
dalan mudrik bulunan ve diger taraftan, kendisinden yardtm
isteyen Ostrogotlann bir heyetini kabul eden k1ral "ebedi
sulh,u feshetti ve Bizans imparatorluguna kar!iil muhasamata
basladl (32). Bu suretle iranlllarm lehinde inkisaf eden kanh
bir harp basladt. italyadan getirilmis olan Belisar iranhlara kar-
$1 hie,; bir $ey yapamadt. Husrev Suriyeyi istila etti. "hem eski
ve hem c,;ok ehemmiyetli olan ve zenginlik ve bi1.yi1kliigi1. ni1-
fusu ve glizelligi ve her sahada oldugu inki$aftan
dolayt Romahlarm iarkta sahip oldukla_n blitlin ;;ehirlerin
birincisini teskil eden, (33) Antakyayt yak1p ytktl. Mu-
zafferane ilerleyisinde Husrev Akdeniz sahillerine vardt.
$imalde iranhlar kendilerine Karadenize kadar bir yol ac,;-
maga ugrasttlar ve o zamanlar Bizans imparatorluguna tabi
bulunan Kafkas vilayet:erinden Lazik'teki (bugi1nki1 Lazistan)
Lazlara karit harbetmek mecburiyetinde kaldilar. Justinian
emek sarfettikten sonra, iranhlara buyi..i k bir para
vermek suretiyle, bunlardan bes senelik bir mi..itareke satm
almaga muvaffak oldu. Fakat bu sonsuz mOcadele HUsrevi
ve 562 de, Bizans imparatorlugu ile iran, elli se-
nelik bir sulh garanti eden bir anlasma aktettiler. Muverrih
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN'IN HARPLERi
177
Menandros sayesinde mi.izakerelere ve bu muahede
dair vaz1h ve mufassal maiumata malik bulunuyoruz (34).
lmparator irana senevi: biiyi.ik bir meblag vermegi taahhi.it
ediyor, iran k1rall ise, dini i<;tihatlanndan sarflnazar etmeleri
mutlak $artiyle. irandaki hnistiyanlara din serbestisi bah$e-
decegine dair soz veriyordu. - Romclt ve iranll tacirler, tica-
retleri her ne olursa olsun, yalmz evvelce tesbit
olan ve giimriik te!;>kilatma malik bulunan mahallerden gec,;e-
bileceklerdi Muahedenin Bizans ic,;in muhim olan maddesi Ka-
radenizin cenubu !;>ar1d sahdlerinde bulunan Lazik vilayetinin
iranhlar tarahndan tahliyesini ve Bizansltlara i adesini tazam--
mun eden madde idi. Yani. diger kelimelerle, iranhlar Kara-
deniz sahillerinde tutunmaga muvaffak olamiyor ve bu deniz
yine Bizans!Jlann elinde kahyordu. Bu hadise gerek siyasi ve
gerek iktisadi bak1mdan son derece muhimdi (35).
iran tehlikesinin tehdidi altmda bulunan Justinian pek
uzBk memleketlerde oturan Habe$ler ve Arabistandaki Him-
yari:er ile mi.izakerelere giri!;irni!;itir.
Arabistan yanmadasmm en ilerlemi;; eyaleti, cenubi gar-
bi de bulunan Yemen'di. isadan onceki eski devirlerde bura-
da Saba kiralhgi (Saba- Shoba) bliyi.ik bir inki$afa mazhar
olmu!;>tu; bir efsaneye gore Saba k1ralic,;esi k1ral Siileymam
ziyaret etmi;;ti. M. e. l I nci asnn sonunda bu kiralhk Him-
yari Sabaldar kirall1g1 oldu. Ahalisinin ba$hCa me$galesini
ticaret ve gemicilik te;;kil ediyordu. Bugi.in dahi mevcut alan
birc,;ok harabe ve _kib.beler bu kiralligm kudret ve refahma
$ehadet etmektedirler. Hiristiyanhk bu havalide, M. s. IV i.in-
ci.i asrm ortasmda. yayllmaga ba$lad1; fakat memlekette bin;;ok
mlicahit yef;;tirmi;; olan ibrani dininin ciddi bir muhalifeti
ile kar;;Ila$tl. IVi.incli asnn ilk msfmda ibrani dininin salikle-
rini himaye eden Himyariler (Homerit) k1ral_r cenubi Arabis-
tan hrristiyanlanna kars1 ;;iddeli itisaflarda bulurmaga ba$-
ladi. Buradaki h1ristiyanlann yard1m1na Habe;;istanm hJris-
tiyan ktrall ko$1U ve bunu takip eden mucadelede Yahudi
k1ralma galebe c;ald1. Buti.in Yemeni zaptetti ve hiristiyanlJga
eski yliksek mevkiini iade etmek ic;in bin;ok emekler sarf
etti. iskenderiye patrigine ve Bizans imparatoru Justin I e
ibrani dinine kar;;r kazantm;; oldugu zaferi tep;;ir etti. Jus-
tin'in halefi Buyuk Justinian H"be$ J.Gralllgmm payitahh
Aksum'a ve $imdi Habe$ k1ralmm tahakki.imti altmda bulu-
Bizans imparatorlugu Tarihi 12
Eskikitaplarim.com
178 BiZANS tMPARATORLUGU TARiHi
nan Himyarilere, bu uzak devletlerden, askeri ve ticari plan-
Ian i<;in, istifade etmek ve bilhassa iranlllara k a r ~ n bunlarm
yardimmi temin etmek maksadiyle, bir he yet gonderdi. "Ha-
be$1erin ifa edebilecekleri yegane hizmet, ipegi Serendip
adasmdan alarak K1z1ldeniz limanlanna kadar getirmek su-
retiyle, iranhlarm inhisannda bulunan ipek ticaretine bir
nihayet vermekti; bu hizmet kendilerine dahi biiyiik faideler
temin edebilirdi, (36). Habe$ k1rah Justinian ile birle$-
mege muvafakat etti ve kendisinden istenilen !;)eyi yapaca-
gma dair soz verdi. fqkat ne kendisi, ne de Yemendeki
vasah vaitlerini yerine getiremediler. Birinci heyetten son-
ra Justinian'm Habe$istana ve Vemene Nonnosus nammda
birisini gondermi$ oldugunu biliyoruz (37); fakat bu zata
dair, seyahati esnasmda ge.rek insanlar ve gerek hay-
vanlar yiiziinden bin:;:ok tehlikelere ugrami$ oldugundan
m3ada, hie; bir malO.matlmiz yoktur.
$imalde, yani Balkan yanmadasmda yap1lan tedaff'!i harp-
ler <;ok ,ba$ka oldular. Yukanda soylemi$ oldugumuz ve<;hi-
le, Anastas zamamndan itibaren, $imal barbarian, Bulgarlar
ve ihtimal Slavlar, yanmada vilayetlerini yak1p yikmi$-
lardl. Justinian devrinde Slavlar, ilk defa olarak, bu isim
altmda ortaya <;Ikiyorlar. Prokop, eserlerinde bunlan "Skla-
venes, olarak gostermektedir. Prokop'un "Hun, tesmiye et-
tigi biiyiik Slav ve Bulgar kafileleri bu devirde hem en her
sene Tunay1 ge<;tiler ve olduk<;a derin bir surette Bizans ara-
zisinin ic;erlerine nufus ettiler ve rastladJklan her $eyi yak1p
yikhlar. Bunlar bir taraftan payitahtm varo$lanna kadar so-
kuldular ve Marmara havzasma niifuz ettiler; diger taraf-
tan Yunanistana girerek Korint berzahma ve garbte, Adri-
yatik sahillerine kadar, yayiidilar. Vine Justinian devrinde
Slavlar Ege sahillerine inmek arzusunu izhar etmege ba$-
lad!ld.r. Bunlar denize inmek i<;in biiyiik emekler sarfettiler
ve bu yiizden imparatorlugun en miihim $ehirlerinden olan
Selanigi tehdit ettiler; bu $ehir ve civan az bir miiddet
sonra bir Slav merkezi oldu. imparatorluk ordulan Slav
istilalarma kar$1 $iddetli bir miicadele a<;hlar ve bir<;ok
defalar miistevllleri Tunanm ate sahiline atmaga muvaffak
oldular. fakat Bizans topraklanna girmi$ olan biiton
Slavlann tekrar memleketlerine avdet etmemi$ oldugu en
biiyiik kat'iyetle soylenebilir. Diger miihim sahalarda me$-
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN'IN HARPLERi 179
--------------------------
gul olan Justinian ordulan Slavlarm her sene yaphklan
akmlara kat'i surette nihayet veremediler ve Sla vlann bir
k1sm1 memlekete yerle;;ti. Justinian devri, Balkan yanm-
adasmdaki Slav meselesinin temellerini atm1:;> oldugundan
dolay1, calibi dikkatdr: bu mesele VI nc1 asnn sonunda ve VII
nci asnn ba;;langtc1:1da Bizans son derece biiyilk bir
ehemmiyet kesbedecekti.
Slavlardan maada Gepid'ler ve Kotrigur'lar (Hun Irki-
nm bir kolu) Balkan yartmadasm.m $imalini istila ettiler. 558-
559 senesi kl$Inda Kotrigurlar, Zabergan'm idaresinde,
Trakyaya girdiler. Buradan Yunanistam yagma etmek kin
bir ordu aynld1; ikinci bir ordu Trakya Hersonnes'ini ( Ge-
libolu istila etti; siivarilerden murekkep
bir ordu ise, bizzat idaresinde, istanbul ilzerine
yilriimege ba$lad1 Memleket yak11Ib ytk1ld1. Payitahtt.l panik
ba$g6sterdi. istilaya ugram1;; olan vi!ayet kiliselerinin biltiln
k1ymetli e;;yas1 ya payitahta nakledildi, yahut deniz tarik1
ile Bogazm Anadolu sahiline Bu tehlikeli anda Jus-
tinian, istanbulu kurtarmak i<;in, Belisar'a mOracaat et i. Kot-
rigurlar, tic; cepheli taarruzlarmda maglub edildiler. fakat bu
isttla yilziinden Trakya, Makedonya ve Tesalya, iktisadi ba-
kimdan, miithi$ 1zhraplar c;ekti ( 38).
Hun tehlikesi yalmz Balkan yanmadasmda degil, fakat
Karadenizde miinferit bir yanmada te$kil eden ve k1smen
Bizans imparatorluguna tabi olan K1nnida dahi kehdini gos-
terdi. Bu barbar mmtakalarda grek medeniyetini as1rlarca mu-
hafaza etmi;; olmakla ;;ohret iki $ehir vard1: Herson
ve Bosfor $ehirleri; bundan maada bu iki $ehir imparatorluk
ile bugiinkil Rusya arazisi arasmda yapllan ticarette milhim
bir rol oymyorlard1. V inci asnn sonlanna dogru Hunlar
yanmadanm bilyiik bir ktsmmi i;;gal etmi$ler ve bu suretle
buradaki Bizans arazisini tehdide ba$lami;>Iardi. Diger taraf-
tan K1nmm daglarmda kilc;iik bir Got kolonisi vard1: Bura-
mn merkezi Doru $ehri idi; Bizansm himayesinde bulunan
bu $ehir dahi Hunlarm tehdidine maruz bulunuyordu. Hun
tehlikesi kar$1Sind'l Justinian bugiln dahi bakiyeleri gorillen
biq;ok kale ve uzun surlar yapt1rd1 ve evvelce mevcut
olanlan tamir ettirdi (39). Bu suretle bir nevi "Tavrik mildafaa
hatt1, (Limes Tauricus) meydana geldi. Justinian'm viicude getir-
mi;; oldugu miistahkem hat sayesinde Hun tehlikesini, K1nm
Eskikitaplarim.com
ISO BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
yanmadasmdak i Bizans topraklan ve Got kolonisi i<;in, ber-
taraf etmege muvafiakiyet has1l oldu (40).
En nihayet, Justinian ve Teodora'mn hlr.s1iyanhgl yay-
male hususunda sarfe1tikleri gayretler Nilin yukan kJSimla-
nnda, yani M1s1r ile arasmdaki mwtakada oturan
Afrika kavimlerine kadar uzand1. Bu mwtakada iki kavim
oturuyordu: birinci $elalenin alt klsJmlannda Blemmyiler;
bunlann cenubunda Nobad'lar. Teodora'nm azim ve mehareti
sayesinde Nobadlar ve k1rallan Sllko hiristiyanhgi, monofisit
doktrinine gore, kabul ettiler (41). Bilahare, bir Bizans
generalinin Silko ile mi.1$terek faaliyeti, Bilemmyilerin dahi
aym dini kabul etmelerine mlincer oldu. Silko, elde etmi$
oldugu zaferi tebcil etmek lizere, Blemmyi mabetlerin-
den birinde bir kitabe hakkettirdi: Bury'nin i$aret ettigi gibi
"bu kli<;Uclik k1ralm tefahiirli ancak bir Attila yahut bir
Timurun agzma yak1sabilirdi, ( 42 ). Bu kitabede Silko
kend:ne linvanlan vermektedir: "Ben, Silko, Nobadlarm
ve blitun, Habe$lerin hliklimdan (43).
]ustinian'm harici siyasetinin bir plan<;osu yapliacak olur-
sa imparatorun bi.iti.in limit ve planlanm h i<;te tahakkuk ettir-
ememi$ olan bu sonsuz ve y1prat1ct harblerin imparatorlu-
gun umumi durumu lizerinde me$'um neticeler husule
getirmi$ oldugu gorU!Ur. Evvela bu devasa seferler muaz-
zam masraflan mucip oldular. Prokop. m'uhteviyati en biiylik
kaydi ihtiyatla telakki edilmesi lazimgelen "Gizli Tarih, inde
Anastas'm ihtimal birazmUbalagali olarak- o devir i<;in pek bi.i-
yi.ik bir rakam olan 320000 alt111 liraya balig olan (1500-
1600 milyon alhn frank) bir ihtiyat ak<;esi b1rakm1$ ve
]ustinian'm bunlan az bir mi.iddet zarfmda harcaml$ oldu-
gunu bevan etmektedir (44). Diger bir VI InC! as1r mliver
rihinin. Efesli Jan'm $ehadetine gore (45), Anastas'm ibtiyat
ak<;esi Justin II zamanmda, yani Justinian'm olilmUnden
sonra, tamamiyle harcanmi$tlr. Herhalde Anast%'m b1rakm1$
o:dugu mirasm, Prokop'un zikretmi$ oldugu rakamlar tahdit
edilse bile, Justinian'm asked seferlerine bliyO.k faidesi do
kunmu$tur. Fakat bu paralar imparatora kafi gelemezdi.
Yeni vergilere gelince bunlar bit k bir hale gelmi$ olan
ahalinin tediye kudretinin fevkinde idiler. imparatorun ordu
masraflannda tasarruf yapmak suretiyle devlet masarifatim
azaltmak i<;in sarfettigi gayretler ordudaki asker miktanm
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN'IN IIUKUKi ESERi. TRiBONiAN. 181
--------------------------
tahdit etti ve ordularm tensiki fethedilmi$ olan garp vila-
yetlerinin mukadderahm me$kCtk bir vaziyete soktu.
Justinian'm garp seferleri, Roma noktai nazanna gore,
kabili izah ve tabiidirler; fakat devletin hakiki menfaatleri
baktmmdan bu seferlerin lOzumsuz ve hatta muztr oldukla-
nm ikrar etmek laztmdtr. VI net astrda $ark ile garp ara-
smda kntlmt$ olan hendek o kadar bOyUktu ki bunlan
biribiriyle birle$tirmek fikri bile bir manas1zhkh. Hakiki bir
birle$me hic:;bir zaman husule gelemezdi Fethedilen vilayet-
ler yalmz kuvvet sayesinde muhafaza olunab!lirdi; Bizans
devletinin ise bunun ic:;in ne kafi ku vveti, ne de vasttalan var-
dt. Tatbiki gayri kabil hUiyalar pe$inde ko$an"Justinian Bizans
imparatorlugu ic:;in hayati menfaatler ihtiva eden $ark hudu
dunun ve $ark vilayetlerinin ehemmiyetini takdir edemedi.
Strf imparatorun $ahsi arzusunun mahsulti olan garp sefer-
lerinin devamh neticeleri olam azd1 ve yeknesak bir Rom a
imparatorlugunun yeniden ihyast plam Justinian ile beraber
ortadan kalkh fakat ebediyyen degil.- imparatorun umumi
dt$ siyaseti yUzOnden imparatorluk son derece vahim had
bir iktisadi buhran gec:;irdi.
JUSTiNiAN'IN HUKUKi ESERi. TRiBONiAN.
Justinian, c"ihan$Umul $Ohretini, geni$ligi ile temaytiz
eden hukuki eserine medyundur. Justinian'm bizzat soylemi$
oldugu gibi, imparator sulh ve harp zamanlarmda icrayi
hf.:ikumet edebilecek bir vaziyette olabilmek ic:;in yalmz silahla-
riyle i$t.har etmemeli, fakat kanunlarla dahi mticehhez bulun-
mahdtr; maglup dii$manlara tahakktim eden bir kumandan
gibi kanunun kudretli bir hamisi olmahdtn> (46). Kanunlar
yapmak ve bunlan tefsir etmek hakkm1 imparatorlara Allah
vermi$tir. i$te bu Justinian imparatorun bir kanun
vazu olmas1 laztmgeid1gi fikrindedir ve bu hakk1 tiluhiyet
tarafmdan takdis edilmi$ bir hak olarak telakki etmektedir.
Fakat Justinian, aym zamanda, birtaktm pratik miilahaza-
lar tarafmdan dahi bu i$e sevkedilmi$tir: imparator, zamamnda
cari Roma kanunlanmn tam bir anar$i ic:;inde bnlunduguncln
tam manasiyle farkma vanyordu.
Ku vvei te;riiyenin tamamiyle imparatorlarm elinde bulun-
dugu putperst Roma imparatorlugu yegane kanun
Eskikitaplarim.com
182 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHt
vazetme $ekli kanun yahut nizamname adtm ta$1yan (leges)
bir takrm imparator emirlerinin (constilutiones) ne$rinden
ibaretti. Buna mukabil daha eski bir devirde meydana getiril-
mi$ alan kanunlann heyeti umumiyesi ius vetus>>, yahut ius
antiquum admr almi$hr. M.s. III iincii asnn ortasmdan itibaren
hukuk ilmi pek c;abuk inhitata ba$ladr. Hukukifaaliyet, hu-
kuk ne$riyatlm tam olarak takip edemiyen hakimlere bir yar-
drm olmak iizere, bir tak1m toplama eserler vilcude getirme-
ge miinhas1r k d1yordu; bunlar imparator emirlerinden ve ci-
han$0mul $Ohrcte malik eski hukuk$inaslann eserlerinden
aiinmi$ parc;alann bir nevi kolleksiyonu mesabesinde idiler.
Fakat bu kolleksiyonlar hususi mahiyette mecmualar olup
resmi hic;bir ktymeti haiz degillerdi; binaenaleyh fi'liyatta,
hakim biltun imparator emirlerinin ve klasik eserlerin ic;inden
<;Ikmak mecburiyetinde idi ki bu vazife bir insanm kabt-
liyetini a$Iyordu. imparator emirlerini ne$redecek merkezi:
bir te$kilat mevcut olmadrgmr unutmamak lazrmd1r. Aded-
leri seneden seneye artan ve muhtelif ar$ivlere dagrlan bu
emirlerden istifade etmek son derece mil$kiil idi. Bahusus ki
yeni emirler eskilerini srk s1k fesh yahut tadil ediyordu.
Biltnn bu hususlar mevcut imparator emirlerini, bun-
lardan istifade etmek istiyenlere mahsus bir mecmua
(Corpus) $eklinde toplamak ic;in hissolunan miibrem il1tiyac1
izah etmektedir. Justinian 'dan once bu sahada bin;ok $eyler
yaprlml$ oldugunu biliyoruz. Justinian, vilcude getirmi$
oldugu kanuni eserinde, evvelce mevcut . mecmualardan,
Codex Gregorianus, Codex Herrnogenianus ve Codex Theodosianus'tan
geni$ mikyasta yard1m gorm il$tilr. Diger t a r a ~ t a n klasik eser-
lerden, yani "ius vetus,dan istifade etmegi kolayla$!Irmak iizere
Teodos II ve garpteki muas1n Valentin ian I II bir emirname
ne$rederek en me$hur be$ hukuk$inasm eserlerinin hukuki
otorite vasflm haiz olduklanm bildirmi$1erdi. Diger mii-
ellifler nazan iti bare almmtyabilirdi. Fakat bu, meseleyi
yalmz zahiren halletmek demekti; esasen sec;ilmi$ olan bu
be$ hukukcunun eserlerinde muayyen bir vak'a ic;in kat'i hii-
kiimler bulmaga imkan yoktu; <;ilnkii bu hukuk$inaslar s1k
s1k biribirini nakzediyorlard1 ve hayat $artlan dahi degi$-
mi$ oldugundan, bunlarm teklif ettikleri hal c;arelerinin
bazan ku vvei tatbikiyesi kalmryordu. Hillasa olarak biitiln
hu.k.uk sisteminin resmi makamlar tarafmdan tamamiyle
Eskikitaplarim.com
jUSTiNiAN'IN HUKUKI ESERi. TRiBONiAN. 193
gozden gec;ec;irilmesi ve as1rlarm vticude getirmi!;> oldugu
inki!;>afm bir planc;osunun yapllmas1 ihtiyact hissolunuyordu.
Evvelki kodekslerde yalmz muayyen bir devreye ait im-
parator emirleri Hukuki eserler bu mecmualar
da zikrolunmami!;>tl. Justinian zamamna kadar ne!?redilmi$
alan bUtUn imparator emirlerini bir kodekste toplamak
ve eski hukuki eserlerin kaffesini gozden gec;irmekten ibaret
alan muazzam bir hukuki i$e giri$ti. Bu i!?te imparatorun
ba$hca yardtmctst ve bu te$ebbtisUn ruhu Trlbonian oldu.
i$1er $ayam hayret bir stiratle ilc rledi. $ubat 528 de
imparator on mUtehass1stan mtite$ekkil tir komisyon toplad1;
arasmda "bu hukuki te$ebbUste imparatorun sag eli.
ve ihtimal bir dereceye kadar ilhamctsl alan, (4 7) Tribonian
ve istanbul hukuk profesorlerinden Teofil bulunuyordu.
Komisyonun vazifesi evvelki. tic; kodeksi yeniden gozden
gec;irmek, bunlarm eskimi$ alan ktstmlanm <;Ikarmak ve
Codex Theodosianus'tan beri ne!;>redilmi$ alan imparator
emirlerini intizama sokmakh. BiitUn bu c;ah$malann neti-
cesi bir mecmuada tertiplendirilecekti. Nisan 529 da "Jus-
tinian Kodeksi, (Codex justinianus) ne$redilmi$ti. Kodeks
on kitaba taksim edilmi$ olup imparator Hadrian'dan Justi-
nian devrine kadar ne$redilmi$ alan emirleri ihtiva ediyor-
du. Bu kodeks evvelce mevcut tic; kodeksi ortadan kaldtr-
makla, btihln imparatorluk ic;in mecburi yegane kanun
mecrimast oldu.
Justinian kodeksinin vticude getirili$i evvelki kodeksler-
tarafmdan son derece kolayla$hnlmt$ olmakla beraber "ius
vetus, un yeniden gozden gec;irilmesi i$i imparatorun $ahs1
eseridir. 530 da Tribonian, btittin klasik hukuk$inaslann
eserlerini tetkik edecek, bunlardan istinsahlar yapacak, eski-
mi$ alan kts1mlan c;1karacak, btitlin tezatlan ortadan
racak ve en nihayet toplanml$ clan malzemenin heyeti umu-
miyesini muayyen bir s1raya gore tasnif edecek bir komis-
yon toplamakla tavzif edildi. Komisyon bu i$i ba$arabilmek
ic;in tic; milyondan fazla satlr ihtiva eden takriben iki bin kita-
bl okumak ve tetkik etmek mecburiyetinde kald1. Justinian'm
bizzat yazd1g1 gibi "bu hususta emir once,
dUnyada hie; bir kimse tarafmdan ba$anlamtyacagma kanaat
getirilmi$ alan (48) ve $<bUttin ius vetus'u ltizumsuz birtak1m
. .
kelime oyunlarmdan .kurtaran, (49) bu muazzam i$ ti<;
Eskikitaplarim.com
184 BiZANS iMPARATaRLUOU TARiHi
senede bitirildi. 533 te alan yeni kadeks elli
kitaba taksim edildi ve "Digest, yahut "Pandek t,ler (Digesta,
Pandectae) tesmiye edildi. Hemen meriyete girdi.
Bu Digest'in Sun derece bUyUk ehemmiyetine ragmen,
.acele meydana getirilmi$ almasr yi.izlinden, bazt
tabii alarak, hatalar ihtiva ettigini soylemek mecburiyetinde-
yiz. Bu eserde birc;ak tekerrilrler, tezatlar ve bazr eskimi$
hUklimler buluyaruz. Diger taraftan, metinleri ihtisar, $erh
ve teksif etmek hususlarmda kamisyana verilmi$ alan tam
.serbesti ylizlinden, neticelerde bazan keyfi hareket ve hatHl.
-eski metinlerin tahrif edildigi gorlililyar. Bu eserde hi<;bir
vahdet mevcut degildir. Bu sebepten, klasik Roma kanunla-
nna bilylik bir ehemmiyet atfetmi$ alan XIX ncu as1r hukuk-
:$inaslan }ustinian'm Degest'i hakkmda gayet sert bir hUkUm
vermi$lerdir. Fakat biltun bu noksanlanna ragmen Digest'in
fi'dyatta pek bilylik hizmetlerde bulunmu$ aldugunu kabul
etmek mecburiyetindeyiz. Diger taraftan bu dilstur, bize .ka-
dar ba$ka $ekilde gelmemi$ alan Rama hukuk$inaslarmm
eserlerinden almml$ zengin malzemeyi, mliteakip nesiller
i<;in, muhafaza etmi$tir.
Digest'in meydana getirildigi devirde Tribanian ve mua-
vini iki me$hur hukukc;u, yukanda zikrettigimiz istanbul
prafesorlerinden Teafil ve Bey rut (Suriyede) prafesorlerinden
Darateus, ba$ka bir meselenin halli ile tavzif edilmi$lerdi (533
senesinde). Justinian'a gore herkes"bu kadar bUyUk bir bilgin!n
(yani Kadeks ve Digest'in) agtrhgim ta$Imaga muktedir degil-
di,. Mese!a cchukukun dehlizinde bulunup bu ilmin mah
rem _kisimlanna nilfuz etmek isteyen, (50) genc;ler bu iki
kahn eserin blitun muhteviyahm hazmetmegi dli$Unemez-
lerdi; binaenaleyh pratik bir el kitabwa ihtiyac;lan vard1.
Aym sene zarfmda (533), ilk evvela talebelere tahsis edil-
mi$ alan bir medeni hukuk el kitab1 ne$redildi. Dart kitaptan
ibaret alan bu esere institut (institutiones) ad1 verildi. Jus-
tinian'a gore bu el kitabt "eski hukukun bliti.in bulamk
membalanm $effaf bir gale, irsal etmekle milkellefti (51).
institut'Jann ne$rine milsaade eden imparator emirnamesi
hukukta malumat edinmege susaml$ genc;lige (52) (cupidae
legum juventuti) hitap ediyardu.
"Digest, ve "ins+itut, lara milncer alan. toplama faaliyetinde
bulunuldugu aym devirde mutad kanun ne$retme i$i sekteye
Eskikitaplarim.com
jUSTiNiAN'IN HUKUKI ESERi : TRiBONiAN. 185
----------------
Ugramami$ti- Bu devirde birc;ok emirnameler ne$redilmi$ti.
Bu yi.izden bir tak1m .meseleleri yeniden gozden gec;irmege
mecburiyet r asil olmU$tU. Bir kelime ile, Kodeks'in, 529 daki
edisyonunda, birc;ok noktalarda, eskimi$ oldugu gori.ildi.i.
Bunun lizerine bu mecmuanm bir kere daha gozden gec;iril-
mesine ba$landi; bu i$ 534 te bitirildi. Aym y11In ikincite$rin
aymda Kodeks'in ikinci edisyonu, yeniden gozden gec;irilmi$,
ila veler gormli$ ve 12 kitaba aynlmi$ olarak Codex repetitae
praelectionis linvam altmda inti$3f etti. Bu edisyon 529 edis-
yonunu ortadan kald1nyor ve Hadrian ile 534 senesi arasm-
aa ne$redilmi$ alan kanunlan ihtiva ediyordu. Bununla
Corpus'un tertibi sana erdi. Kodeks'in birinci versiyonu bize
kadar gelmemi$tir.
534 senesinden sonra ne$redilen kanunlar (No-
vellae leges) ismini aldiiar. Kodeks, Digest ve institut'lann
Iatince yaztlmt$ olmalanna ragmen Novel'lerin bi.iylik bir
ktsmt grekc;e olarak ne$redildi. Bu, Rom a an'anesini benim-
semi$ alan bir imparatorun, realitenin ve glinlOk hayabn
icabatma uymak ic;in, yapml$. oldugu muhim bir fedakarhkh.
Novel'lerinden birinde Justinian $Oyle yaztyor: "Biz bu kanunu
milli dilde degil, fakat umumun dili alan grek dilinde yaz-
-dtrthk, taki herkes, bu dili kolayca anhyabildiginden, bu
[N ovel'den] haberdar olabilsin, (53). Justinian buto.n No-
v el'leri bir mecmuada toplamak idi: fakat bu i$i ba$ar-
maga muvaffak olamad1; maamafih zamam saltanahnda
hususi mahiyette birka<; toplama eser vucude getirildi.
Novel'ler Justinian'm hukuki eserinin son safhast olarak
telakki olunmaktad1r ve bunlar bu devrin dahili tarihi
ic;in en muhim mehazlardan birini te$kil etmektedirler.
imparatorun fikrine gore, bu dart mecmua, yani Kodeks,
Digest, institut ve Novel'ler bir kanun Corpusu te$kil
edeceklerdi; fakat boyle bir mecmua Justinian'm hayatmda
meydana gelemedi. Ancak sonralan, Ortazamanlarda, XII inci
:astrdan itibaren, Avrupada Roma hukuku tetkikleri yeniden
-ortaya <;tkttkta, Justinian'm hukuki eserlerinin heyeti mec-
muasi "Corpus juris civilis, yani Medeni hukuk Corpus'.u:o
ismi altmda tamlmaga ba$landt: bu eser buglin dahi aym ad1
1a$Imaktadir.
Justinian'm hukuki eserinin buyuklugli ve bu eserin
ahalinin ekseriyeti tarafmdan pek az anla$tlan latin dilinde
Eskikitaplarim.com
186 BIZANS iMPARATORLUOU TARiHi
yazllmi$ almas1, Kodeks'in baz1 ktstmlan lt;m, hemen baz1
grekc;e $erhler ve hi.ilasalar yaptlmasma sebep aldu; institut
ve Digest'lerin dahi metne a$agt yukan sad1k kalan ve bir-
taktm l;)erhler ihtiva eden terci.imeleri (paraphrase) ne$redildi.
Bu to{Jlama eserler yukarda isimleri gec;en Justinian'm mua-
vinlerinden Teofil, Doroteus ve diger birkac; zat tarafmdan
vi.icude getirildi (54). Devrin ihtiyac;lan ve pratik mula-
hazalar yi.izi.inden elzem almu$ ve grek dilinde yaztlmi$ olan
bu ki.ic;i.ik kanun mecmualan arijinal latince metinlere naza-
ran bir taktm hatalar ve noksa_nlar ihtiva ediyorlardt; buna
ragmen bunlar, aslllanm geride b1rakttla_r ve hatta bunlann
yerine hemen hemen tamamiyle kaim aldular.
Bu mesai sayesinde kanunlarm yenilendigi aym devirde
medeni hukukun tedrisi yeniden te$kilatlandtnlmt$tJ. Yeni
ders programlan tanzim . edildi. Dersler be$ senelik bir
devreye aynld1. Birinci sene zarfmda ba$hCa ders mev-
zu un u institut'lar, ikinci, i.ic;i.inci.i ve dordi.inci.i senelerde
Digest'ler teskil ediyordu; be$inci senede ise Kodeks oku-
tuluyoi'du. Yeni progratna dair Justinian $6yle y a z 1 y o r ~
, Hukukun bi.iti.in mahremiyeti ortadan kalkhktan sonra
talebeler ic;in gizli hic;bir $ey kalmtyacakhr ve bunlar, bizler
ic;in Tribonian ve digerleri tarafmdan toplanmi$ olan bi.itlin
eserleri okuduktan sonra, mi.imtaz avukatlar alacaklar, adalete
hizmet edecekler ve her yerde ve her devirde insanlarm en
kabiliyetlisi ve en bahtiyan alacaklardir (55). Prafesor-
lere hitab eden Justinian, $6yle yaztyar: Allahm yard1m1 ile,
talebel;:re hukuku akutmaga ba$laym ve kendilerinc tarafl-
mtzdan c;izilmi$ alan yalu gosterin; taki bunlar, bu yalu takip
ederek adaletin ve devletin mi.ikemmel bendeleri alsunlar
ve taki sizler ahlaftan mi.imki.in alan en bi.iyi.ik $an ve $e-
refe istihkak kesbedesiniz (56). Gene; talebelere hitap
eden imparatar $6vle yaZiyar: "Sizlere verdigimiz bu ka-
nunlan dikkat ve istekle ogreniniz ve bu ilimde a kadar ma-
lumath aldugunuzu gosteriniz ki, tahsilinizi bitirdikten san-
ra, devleti, herhangi bir $Ubesinde idare edebilecek kabili-
yette almak ilmidini besliyebilesiniz, (57). Esasen tedri-
sat programda gosterilen maddelerin ve bunlara dair yaztl-
ml$ $erhlerin talebelere tel_kinine inhisar ediyardu. Orijinaline.
yani kH1sik hukuk$inaslann eserlerine milracaat ile metnin
dagrulugunu kantrol etmege veyahut ba$ka bir tefsir tarz1
Eskikitaplarim.com
jUSTiNIAN'IN HUKUKi ESERi. TRiBONiAN. 187
teklif etmege cevaz yoktu. Talebeler yalmz ashna tamamiyle
tevafuk eden tercumeler yapmaga, k1sa parafraz'lar ve hula-
salar tertip etmege me'zundular.
Vucude tarzmdaki biitlin hata ve noksanlanna
ve sureti terkibinde edilmh;; olan metodun biitiin
fenahklanna ragmen VI nc1 asnn bu hayret hukuki
ibda1 ve devamh bir ehemmiyeti haiz olmu$tur.
Justinian Kodeksi bize Roma hukukunu muhafaza
Roma hukuku ise bize, bugunkii sosyetelerimize hakim
olan esas hukuk prensiplerini vermi$tir. - Diehl "Justi-
nian'm azminin insaniyetin terakkisi ic;in en verimli eser-
lerden birini meydana oldugunu, ' yaziyor (58).
XII nci as1rda, garbi Avrupada . Roma hukuku yeniden
tetkik edilmege Justinian'm medeni hukuk
Kodeksi bir c;ok yerlerde hakiki kanun oldu. Prof. I. A.
Pokrovski diyor: "Roma hukuku ciham ikinci defa
olarak diriltml$ ve birle$tirmi$tir. Oarp hukukunun biitiin
zamamm1z da dahil olmak iizere, Roma hukukunun
tesiri altmda bulunmaktad1r. Roma kanunlarmm en k1ymetli
muhteviyah bugunkii Kodekslerin maddelerine kadar niifuz
etmi$tir ve bunlarm ismi altmda faaliyette bulunmaktad1r.,
(59). Bu hukuki eserin ba$anlmasJ, Justinian'a tarih tarafm-
dan lakab_mm tamamiyle dogru oldu-
gunu ispata kafidir.
Halihaz1rda, Justinian kanunlanmn tetkikinde, son derece
enteresan bir hadise etmek kabildir. Bugiine ka-
dar bu tetkikat Roma hukukuna daha esash niifuz edebil-
mek ic;in yap1hrd1 ve ikinci derecede bir ehemmiyeti haizdi.
Bu durum Novel'ler ic;in varit degildi. Fakat Kodeks ba$h
ba$ma bir etiid mevzuu addolunm1yor ve "mustakil, ara$-
tlrmalarm hedefini te$kil etmiyordu. Bu $erait altmda Justi-
nian'm eserinde bulunabilecek bashca kusur, bu eserin ge-
rek orijinal metinleri k1saltmak, gerek bunlara ilaveler yap-
mak suretiyle, klasik hukuku tahrif etmesi olabilirdi. Tabii
Tribonian bu vaziyetten mes'ul tutuluyord u. Bugiin ise klasik
metinlerde yapilml$ olan bu degi$ikliklerin, miielliflerin keyfi
hareketlerinin bir neticesi olmay1p Roma hukukunu VI nc1
as1r Roma imparatorlugunun hayat $artlanna uydur-
mak kaygusundan ne$'et etmi$ oldugunu ispat etmek i<;in
<;ah$Ilmaktadir. Binaenaleyh bu miihim mesele $6yle bir $ekil
Eskikitaplarim.com
188 BilANS iMPARATORLUGU TARiHi
ahyor: Justinian'm eseri zamamnm ihtiya<;lanna tekabul
ediyormu idi, etmiyarmu idi ve hangi nisbet:e? Bu meseleyi,
Kadeksin inti bak oldugu farzalunan VI mc1 as1r
hayatlnm umumi nazan itibare almak suretiyle, tet-
kik etmek laz1mdtr. Oerek hellenizm ve gerek h1ristiyanhgm
her ikisi de bu tap lama eserin m Oellifleri tizerinde muayyen
bir tesir icra almalldirlar. $ark adetleri, eski Roma
hukukunu yeniden gozden gec;irmek suretiyle vucude geti-
alan bu esere BugtinkO hukuk-tarih
ilminin vazifesi Justinian'm Kadeks, Digest ve insttut'larm-
daki Dizans tesirlerini tesbit etmek ve ktymetlendirmektir (60)
Just ;nian'm Navel'leri, gunltik kanunlardan alduklanndan,
muastr hayatm ve ihtiya<;lanm aksettirmektedir.
Justinian'm bu hukuki eseriyle birlikte bu imparatorun
zamam saltanabnda istanbul ve Beyrut hukuk mektepleri-
nin olduklanm hahrlatmak laz1mdtr (61). Diger
butun hukuk mektepleri, putperestlik merkezleri alduklann-
dan dolay1,
JUSTiNiAN' IN DiNi SiY ASETi. A TiNA MEKTEBiNiN KAPA TIL-
MAS!. BE1?iNCi UMUMi KONSiL.
Roma (::esarlarmm varisi alan Justinian Rama impa-
ratarlugunu yeniden ihya etmegi kend si i<;in bir vazife
telakki etti; fakat ayni zamanda imparatorlugu ic;inde tek
kanun ve tek mezhep tesis etmek istiyardu. Tek devlet, tek
kanun, tek ki1ise, Justinian siyasetinin istinat ettigi
k1sa farmtil bu idi. Prensip itibariyle mustebit alan justini-
an, iyi bir devlette her imparatorun
otaritesine tabi almas1 lazimgeldigine kani idi. Kilisenin,
htikO.metin elinde, btiytik bir silah edebilecegini
tamamiyle takdir eden imparator, kilislyi her torlti vasi-
talarla tahakktimti altma almak i<;in ugra!;jtl. justinian'm dini
palitikasmm umumi prensiplerini i<;in ugra$an
muverrihler bazan siyasi sebeplerin teveffuku lehinde bir
temayUl gostermekte ve dinin, imparatorun indinde, devletin
bir hizmetkarmdan beyan etmekte
(62), bazan ise "bu ikinci Konstantin'in, din mevzuubahs
oldugu zamanlar, devlete kar$1 vazifelerini unutmaga hazrr
oldugu" (63) fikrinde bulunmaktadirlar. Kilisenin hakimi
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN'IN DiNi SiYASETi 189
olmak arzusunda bulunan Justinian yalmz tin idare-
sini eline almak ve mukadJeratim tayin etmek (en me!;'hur
kilise mi.imessillerini istisna eylemeksizin) gayesini gi.itmedi;
fakat tebaalanmn dini akidelerini tesbit etmegi kendinin bir
hakkr olarak telakki etti. imparatorun d'ni f1kri her neolursa
olsun, bu fikir tebaalan tarafmdan mecbOri o:arak kabul
olunmah idi. Bundan dolayr Bizans imparatorunun ri.ihbani-
yetin hayatlm tanzime, en yiiksek ruhani makamlara istedi-
gini gec;irmege, dini miicade:elere ara bulucu ve hakem ola-
rak miidahale etmege hakkr vard1. Diger taraftan Justinian,
riihbaniyeti himaye etmek, yeni kilise ve yeni manastirlar
in;;a ettir mek ve bun lara hususi imtiyazlar bah!;'etmek sure-
tiyle, kiliseye kar!;'I Jutufkar bir tavrr takmdL Bundan maada
dogmatik miinaka!;'alara srk s1k etmek ve kabili mi.i-
naka!;'a alan doktrin meseleleri ic,;in hal c;areleri vazetmekle
imparatorluk dahilinde it kat vahdetini temin hususunda
btitun gayretini sarfetti. Cismani ku vvetin din ve kilise
i!;'lerinde Osti.inlUgiinii tesis etmegi ve e!;'hasm en samimi
dini itikatlanmn en derin noktalanna kadar girmegi istihdaf
eden bu siyaset brihte "c;esaropapizm, ismi altmda taml-
maktadrr ve Justinian temayuliin en karakteristik
mumessillerinden biri olarak telakki olunabilir. Justinian'm
fikrine gore devlet reisi aym zamanda hem c;esar ve hem
Papa olmah, yani $ahsmda cismani ve ruhani kudreti tam
olarak birle$tirmeli idi. Jusiinian'm faaliyetinde srrf siyasi
cepheyi goren tarihcilere gore imparalorun "c,;esaropapizm,
inin ba$lrca sebebi siyasi kudretini emniyet altlna almak, hi.i-
kumetini tarsin etmek ve tesc.diifOn kendme bah;;etmi;; oldugu
en yiiksek otoriteyi dini esaslara istinat ettirmek arzusu
olmu$tur.
Justinian miikemmel bir dint terbiye gormii$tii. Mukaddes
Kitaba miikemmelen vakrftL ve dini munaka;;alara i;;tirak
etmekten haz duyard1; bizzat birtak1m dini ilahller yazmi$11.
Fakat din ihtllaflanm, siyasi bakrmdan dahi. tehlikeli addedi-
yordu; c;unki.i fikrince bunlar imparatorlugun vahdetini
teh.ikeye sokuyorlardr.
Justin ve Justinian'm iki selefinin, Zenon ve Anastas'm
monofis1t ;;ark kilisesi ile bir uzla$ma yoluna girmi$ ve bu
yiizden Roma kilisesi ile munasebati kesmi$ olduklanm gor-
mii;;tuk. Justin ve Justinian ac;tkca bu son kll1senin tara.m1
Eskikitaplarim.com
190 BiZANS TARiHi
--------------------------
iltizam ve bununla yeniden mi.inasebet tesis ettiler. Bundan
dolay1 $ark vilayetleri, eger tabir caizse, justinian'dan uzak-
Bu vaziyet g-eni$ i.ilkesi dahilinde bir tek mezhep
tesis etmegi son derece arzu eden imparatorun gozi.ine tabii
olarak, batm1yor degildi. Fakat $arkta ve garpta, iskenderiye,
Antakya ve Ramada kilise vali.detini tekrar iade etmek
imkans1zd1. Bir tarihc;inin dedigi gibi justinian hi.ikO.meti,
takip ettigi dirii siyasette, iki yi.izli.i bir janus'a benzemekte-
dir; ] an us'un bir yi.izi.i garba mi.iteveccih olup Romaya hi tap
etmekte, $arka bakan diger yi.izi.i ise Suriye ve M1s1r papaz-
lan nezdinde hakikah aramaktad1r, (64).
justinian, saltanatmm ba$langicmdan itibaren, Roma ile uz-
la$magi dini siyasetine esas ittihaz etti; bundan dolay1 vermi$
oldugu kararlara $ark vilayetlerinin $iddetle muanz olduklan
Kad1koy konsilinin mi.iciafii olarak ortaya <;Ikmak mecburi-
yetinde kald1. Justinian zamamnda papahk, kilise sahasmda,
en yi.iksek otoriteye malik oldu. Roina piskoposuna yazd1g1
mektuplannda justinian bu zata "Papa,, ''Roma Papa's1,,
"Apostolik Papa, "Papa ve Patrik,. ilah... gibi isimler ver-
mekte ve Papa i.invamm mi.inhas1ran Roma piskoposu ic;in
kullanmaktadir. Mektuplarmdan birinde imparator Papaya
. "bi.ito.n mukaddes ba$1, (Caput omnium sanctarum
ecclesiarium) (65) diye hitap etmekte ve Novel'lerinden
birinde "Yeni Roma, yani istanbul piskoposunun makam1
saadetinin eski Romadaki apostolik Papahk makammdan
sonra ikinci derecede geldigini, (66) gayet ac;1k bir tarzda
beyan etmektedir.
Justinian, Yahudiler, putperestler ve raflztlerle mi.icadele-
ye giri$ti. Bu sonunculann s1rasma Mani mezhebi mi.iridleri,
nasturiler, monQfisitler, arianistler ve diger daha az ehemmi-
yetli dini mezheplerin salikleri dahildi. Arianizm garpta,
Germen kabileleri arasmda, pek fazla taammi.im etmi$ti-
imparatorlugun muhtelif k1simlannda putperestlik bakayas1
h,ala mevcuttu ve putperestler daha hala nazarlanm, putpe-
restligin ba$hCa merkezi olmas1 hasebiyle, Atina Mekte-
bine c;eviriyorlard1. Vahudiler ve daha az ehemmiyetli raf1zi
temayi.illerin salikleri, ilk zamanlarda bilhassa $ark vilayet-
lerinde bulunuyorlard1. Bu mezhepler arasmda, tabii olarak.
en fazla mi.iridi olan monofisizm idi.
Eskikitaplarim.com
jUSTiNiAN'IN DiNt SiYASETi 191
Garpta arianistlere kan;n yapilan mi.icadele, yukar1da
gormi.i$ oldugumuz vec;hile, Germen kiralhklarmm k1smen
veyahut t3:mamen zaptiyle sana eren birtak1m askeri
harekat $eklini ald1.
Justinian'da kokle!;imi$ alan imparatorluga bir tek mezhebin
elzem oldugu kanaati raf1zilik doktrin v.e tedrisatmm ba$llca
mUmessillerine kan;n en ki.ic;i.ik bir mUsamahaya dahi yer
btrakmiyordu; bu sebepten bunlar Justinian zamanmda,
mUlki ve askeri otoriteler tarafmdan tatbik edilen $iddetli
itisaflara maruz kald1iar.
Putperestligin son bakiyelerini kokUnden kald1rmak
uzere Justinian, 529 da. erimekte alan pu1perestligin son
kalesi alan ve inktrazi, Vinci astrda, Teodos II zamamnda,
istanbul Oniversitesinin yaratllmast ile tacil edilnii$ bulu-
nan me$hur Atina Pelsefe Mektebinin kapahlmasmi em-
retti. Bin;ok profesorler sUrgUne gonderildiler, ve mekte-
bin mal ve mUlkU musadere edildi. Bir tarih<;i $5yle y ~ z t y o r :
''italyamn son putperest ibadetgahmm, Monte Kassino mu-
kaddes ormanmdaki Apollon mabedinin Sen Benuva tarafm-
dan tahrip edildigi ayni sene, Yunanistanda klasik putpe-
restligin son istinatgahmm tahribini dahi gordU" (67).
Bu tarihten itibaren Atina kat'i olarak IJ1edeniyet merkezi
olmaktan <;Iktl ve kiic;Uk, gayet sakin. ikinci derece bir
$ehir haline geldi. A tina Mektebinin baz1 profesorleri ira-
na hicret etmege karar verdiler; burada, soylendi_gine gore,
k1ral Hiisrev, felsefe ile alakadar oluyordu. Bunlar iranda
miikemmel bir tarzda kar$Iland1lar, fakat bu grekler gurbette
ya$amaga hihammiil edemediler ve Hiisrev, Justinian ile, bu
filosoflann itisaflara maruz kalmamalan ve h1ristiyanhk dok-
trinini kabule icbar edilmemeleri hususunda, bir anla$ma
aktettikten sonra bunlan memleketlerine iade etmege karar
verdi. Justinian vadini tu!tu ve putperest filosoflar, hayatla-
nnm mutebaki kisimlanm Bizans imparatorlugunda, tam
bir emniyet ic;inde, gec;irdiler. Justinian, diger taraftan put-
perestligi tamamiyle ortadan kald1rmaga muraffak olamad1;
putperestlik, gizli olarak, baz1 hiicra mmtakalarda ya$amakta
devam etti.
Pilist:inde, ibrani dinine yakm bir dine malik olan Sama-
riten'ler hUkumetin itisaflarma tahammiil edemediler ve isyan
ettiler; bunlar kanh bir surette tenkil edildiler. Birc;ok sina-
Eskikitaplarim.com
192 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
gog:ar tahribe ugrad1; tahripten masun kalanlarda ise Ahd1
At1ki ibrani metninden okumak yasak edildi; bu metnin
yerine "Septant, adm1 ta;;1yan grekc;e terci.lmesini ikame
etmek mecburiyeti has1l oldu. Ahali medeni hukukunu kay-
betti. Nasturiler dahi itisaflara maruz kald!lar.
fakat Justinian'm monofisitlere takip ettigi siyaset
tekmil bu hadiselerden daha mi.ihim oldu. ilk evvela impa-
ratorun monofisitlerle alan mi.lnasebetleri bi.iyi.ik bir siyasi
ehemmiyeti haizdiler; <;;ilnkil bunlar v'ilayetlerinin, Misir,
Suriye ve filistinin hayati meselesine pek yakmdan bagh
idiler. Saniyen monofisitler imparator ilzerinde bilyi.ik bir
nilfuzu alan Justinian'm kariSI Teodora'nm himayesi altmda
bulunuyorlard1. Muas1r bir monofisit muharrir, Efesli
Teodora'y1 "isayi seven, gayretle kadm,, yahut "Allah
tarafmdan, en zamanlarda, itisaf gorenleri himaye
etmek ic;in gonderilm alan en h1ristiyan imparatoric;e, ola-
rak gostermektedir (68).
tavsiyesi ilzerine Justinian, saltanahmn
langJcmda, monofisi_tlerle bi.lsi.inde bulundu.
Justin zamamnda ve Justinian saltanatmm ilk senelerinde
olan monof sit piskop<?slara, avdet etmeleri ic;in.
milsaade verildi. Birc;ok monofisJtler, dini bir kon-
feransma etmek Ozere, istanbula davet edildiler; im-
parator, bir goz gore, bunlan has1mlariyle "orto-
doksluga ve dine mi.ilayemet ve sab1r ile, (69}
biltiln meselelere dair buluumaga sev-
ketti. Payib.ht saraylanndan birine yer alan yi.iz
monofisit rahip bu saray1 "bi.iyilk ve fevkelade bir milnze-
viler c;oli.ine, (70) tahvil ettiler. "Monofisizm'in hakiki ka-
nun vazu" ve ba::;;r Antakya piskoposu Sever, 535 te istanbu.Ja
geldi ve burada bir sene kald1 (71). <dmparatorlugun mer-
ke:d, 535 senesi bz:.::;;lang1cmda, Anastas zamamndaki manza-
rasmi, bir dereceye kadar, tekrar iktisap ediyordu
Monofisitlerle tarafbrhgmdan dolay1 tamlml$ alan
Trabzon piskoposu Antim Istanbul patrigi nasbedildi. Mono-.
fisitler galip gelecek gibi gorilnilyordu.
fakat vaziyet pek c;abuk degi$ti. Papa Agapet, istanbula
geli;;inde. ve akoimet'lerin partisi ( mufrit ortodok.oslar)
tim'in dini mi.is:1mahalan kar;;1smda o derece feryat etmege
ki Justmian, hie; ;;ilphesiz arzusu hilafma, siyase-
Eskikitaplarim.com
jUSTiNiAN'IN DiN! 193
tini degistirrnek rnecburiyetinde kald1. An'tirn azledildi ve
Menas narnmda bir ortodokos papas tarafmdan istihlaf olundv..
Tarihi bir sahadete gore irnparator ile papa arasmda asagtdaki
rnuhavere cereyan etrnistir: Seni ya bizirnle hem-
fikir olrnaga icbar edecegim, yahut sOrgOne gonderecegirn
dernis, Agapet ise imparatorlarm en h1ristiyam olan Justini-
an'! ziyaret etrnek istiyordum; halbuki kars1rnda bir Diokle-
tian buluyorurn; maamafih tehditlerin beni korkutmaz (73)
cevabtm vermh;;tir. irnparatorun papaya kars1 gosterrnis oldu-
gu rniisamahanm k1srnen o devir de italyada Ostrogotlara
karst baslanrnl$ olan harpten ve Justinian'm garbte bir istinat-
gaha olan ihtiy!lctndan nes'et etrnis olrnast <;ok muhtemeldir.
Bu mOsamahaya ragmen Justinian, htikurneti monofisit-
lerle banshrmak iirnidini tamamiyle terketmedi. Bu husus
"0<; Ruhani, meshur vakasmda kendini a<;kca gosterdi.
Burada V inci asrm 0<; teologu. Mopsuesta'h Teodor, <;yr'li
Teodoret ve Edessa'h ibas bahis mevzuu idiler. Monofisitler.
nasturilik fikirlerine ragmen, bu ii<; miiellifi mahkum .etme-
diginden dolay1, Kad1koy konsilini tenkit ediyorlardt. Papa
ve akoirnet'ler ise bunlara bu noktada siddetli bir mukave-
met gosteriyorlarci1. Bu muhalefete fena halde k1zan Justinian
bu hadisede monofisitlerin hakh olduklanm ve ortodokslarm
bunlara iltihak etmeleri lazimgeldigini beyan etti. Bundan
rnaada 543 te, bu ii<; eserlerini aforoz eden ve
bunlan mUdafaa. yahut tasdik edecek olanlann aym cezaya
<;arp1lacagm1 Win eden (74) bir emirname
Justinian bu emirnameyi bUtUn imparatorluk i<;in mec-
buri kllmak istedi ve biitun patrik ve piskoposlar tarafmdan
imzalanmasm1 istedi. Fakat bu istegi yerine getirmek
kolay degildi. Garp, bu emirnameyi imzaya muvafakat
etmenin Kad1koy konsilil otoritesine bir nevi tecavilz mana-
sma gelebilecegini di.i$Unerek heyecana geldi. Kartacah alim
bir diyakos yaz1yor : "Kadkoy konsili karar Ian
miinaka!;;aya vazedildigi takdirde iznik konsili dahi bu kabil
bir tehlikeye du<;ar olmaz m1?" (75). Bun dan maada su
sua! dahi soruluyordu: Oliiler mahkum edilebilirmi ? C:Onkii
bu U<; teolog bir as1r evvel olrniislerdi. En nihayet garp
kilisesinin baz1 mOmessilleri imparatorun, bu emirnamesi
ile, kilise rnensubininin f;kir htirriyetine tecavtiz ettigi mii-
lahazasmda idiler. Bu son fikir, oteden beri dogmatik mese-
Bizans imparatorlugu Tarihl 13
Eskikitaplarim.com
iMPARATORi<;E TEODORA, jUSTiNiAN I. iN KARIS!
Eskikitaplarim.com
JUSTINIAN'IN DINt SiYASETi 195
lelerin hallinde imparator kudretinin mlidahalesine ah$rnHj
alan eark kilisesinde hemen hemen yok gibi idi. Diger ta-
raftan, olli mlielliflerin rnahkO.miyeti meselesi Mukaddes
Kitap'ta K1ral josias. Ahd1 Atikte, yalmz put-
perest rahiplc:ri diri diri .kurban etmekle fakat
zamam saltanahndan c;ok daha evvel olmli$ olanlann mezar-
lanm ac;tJrmJ$ ve kemiklerini rnezbah lizerinde yaktirmi$b
( Kzrallar IV, 23, 16). i$te bu suretle kilisesinin bu
nameyi tammaga ve lie; teo!ogu mahkO.m etmege raz1 oldugu
bir zamanda garp kilisesi buna muanz bir cephe alml$ olu-
yordu. Hlilasa, Justinian'm bu emirnamesi bli.tlin kilise tara-
fmdan hie; bir zaman tamlmadt.
Justinian'm, garp kilisesini kendi tarafma celbedebilmesi
ic;in, Romadaki papay1 bu emirnameyi tasdika ikna etmesi
laztmgeliyordu. Binaenaleyh papa Vigil lstanbula davet edil-
di. Papa burada yedi seneden fazla bir mliddet kalacakb.
Muvasalahm mliteaklp papa alenen emirname a
1
eyhinde
o dugunu beyan etti ve istanbul patriki Menas'1 aforoz etti.
fakat zaman i :e, bir tak1m tesirler alhnda, Vigil justinian
ve Teodora'nm arzulanna tebaiyet etti ve 548 de, dort $ark
patrikinin reyine. kendi reyini de ilave ederek bu lie; ruhani
ic;in umumiyetle "judicatum, tesmiye olunan bir mahkumiyet
karan ne$retti ve bu, Teodora'nm son zaferi oldu. fmpara-
toric;e, monofisizmin kat'l ve zaruri zaferinden emin olarak,
ayni sene zarfmda, oldU. V1gil bi.itlin garbi Avrupa rahip
lerini "prenslerin en halimi Justinian ve Tt:odora'ya, duala-
nm sunmaga devam etti (76).
fakat garp kilisesi, Vigil tarafmdan yaptlml$ olan mlisa-
mahayt tasvip etmedi. Hatta Afrika piskoposlan, bir kcnsil
top!Iyarak, papay1 aforoz etmege karar verdiler. Bu garp
hadiselerinin tesiri a!1mda papa tereddlit e1rrege ba$1adt ve
ilk karanna ri.icu ederek u geri ald1. Bu vaziyet
kar$tsmda Justinian bir umumi konsil top,amaga karar
di; Iwnsil 553 te isanbu'da topland1.
Bu be$inci umumi konsilin vazifesi, evvelki konsillerin-
kine nazaran, c;ok daha mahduttu. I-lerhangi yeni bir
zi.ik bahis mevzuu degildi; yalmz lic;U.ncli ve dordi.incU
konsillerin k1smen nasturilik, faka"t bilhassa monofizit dok-
trim hakkmda ittihaz etmi$ olduklan kararlarla a!akadar. baz1
noktalann tavzihi icap ediyordu. imparator, o zamanlar
Eskikitaplarim.com
196 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHl
lstanbulda buli.man papanm konsile i$tirakini son derece
arzu ediyordu; fakat Vigil bir tak1m mazeretier ileri siirdU
ve daveti kabul etmedi; konsilin hi<; bir toplanhsmda bulun-
madi. Konsil ii<; eserlerini tetkik ve im paratorun
fikrine iltihak etti. Konsil "Mopsuesta piskoposu dinsiz Teo-
dor'u ve biitiin dinsiz eserle1 ini, Teodoret'in yazmi$ oldugu
dine mugay1r eserlerin kaffesini ve ibas'a izafe olunan dinsiz
mektubu ve bunlan miidafaa yolunda (ad de{ensionem eorum)
eser yazmi$ ve yahut yazacak olanlarm kaffesini, (77)
aforoz etti ve l!netledi.
Konsilin kararlanmn mecburi oldugu ilan edildi ve Justi-
nian, bu ii<; ruhaninin mahkO.miyetini tesvip etmiyen pis-
koposlara kar$1 bir itisaf ve siirgiin politikasi tatbik etmege
ba$ladi. Papa Vigil Marmara adalanndan birine siirilldii. En
nihayet, mahkO.miyet karanm imzalamaga raz1 oldu ve Ro-
maya avdet i<;in miisaade ald1. Fakat yolda, SirakOz'de oldii.
Garp, 553 konsili kararlanm, VI nc1 asrm sonuna kadar,
kabul etmedi ve ancak Bilyiik Gregor I (590604) tarafmdan
"0<; rtlhani ile me$gul olmu$ olan konsilde din hususunda
hi<;bir hak yenmemi$ ve hi<;bir degi$iklik yapilmaml$ oldu-
gunun (78) ilan edilmesi iizerine. 553 konsili biitiin
garpta Umumi mahiyette ve digel" ilk dart konsil mertebe-
sinde bir konsil olarak kabul olundu.
Justinian tarahndan monofisitlerle ortodokslan
i<;in a<;1lm1$ olan hararetli miicadele limit edilen neticeleri
vermedi. Monofisitler kendilerine bahsedilmi$ olan miisama-
halardan memnun kalmad1lar. J. 537 He 570 ara-
smdaki devreyi "katolik tethi$ devresi., tesmiye ediyor (79).
Justinian saltanahmn sonuna dogru imparatorun dini siya-
setinde muayyen bir istikamet kaydetmek milmkiindiir; fakat
bu nokta daha heniiz kafi derece ten vir edilmemi$tir. 565 te
ihtiyar imparator oldli ve hiikO.metin dini siyaseti degi$ti.
Justinian'm dini siyasetinin bir pian<;osu yap1lacak olursa,
imparatorun imparatorluk dahilinde birle$ik bir kilise viicu-
de getirmege muvaffak olarnadlg"l goriililr. Ortodoksluk ve
monofisizm biribiriyle uzla$amad1lar; nasturilik, Mani mez-
hebi, ibrani dini ve bir dereceye kadar putperestlik mevcu-
diyet'erini temadi ettirdiler. Dmi birlik husule gelemedi ve
justinian'm te$ebbiis0 akametle neticelenmi$ telakki olunabilir.
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN'IN DiNt SiYASETi 197
Fakat Justinian'm dint siyasetinden bahsedildigi zaman
bu devir icin karakteristik olan dini yayma faaliyetini unut-
mamak Iaztmd1r. Justinian, bir h1ristiyan imparatoru olmas1
dolaylsiyle, htristiyanhgl imparatorluk hudutlarmm otesine
kadar yaymag1 kendisi icin bir vazife telakki etti. Tuna
c1vannda oturan Herul'ler, baz1 Kafkas kabileleri ve
Afrika ve orta Nil havalisinde ya!?ayan mahalli kabtleler htristi-
yanhgt bu imparatorun zamam saltanatmda kabul ettiler(SO).
jUSTiNIAN'IN DAHiLi SiY ASETi. NiKA iSY ANI.
justinian'm ci.ilusu esnasmda biHUn imparatorlukta kan-
ve anarei hUki.imferma idi. Sefalet bUtUn memleketi,
bilhassa vilayetleri, kemiriyordu. Vergiler laytkiyle toplanamt-
yordu. Atmeydam oyunlan giiruhu, bUyUk arazi sahipleri,
tahttan mahrum btraklimt!? olan Anastas'm akrabalan ve en
nihayet din kavgalan dahJi kargaealtklan artt1nyor ve mu
cibi endi$e bir vaziyet ihdas ediyordu.
justinian, tahta c;tkttkta, devle1in derin dahili reformlara
ihtiyaci oldugunu ac;tkca anlad1. Kemali cUretle i$e ba$ladt.
Justinian'm bu sahadaki faaliyetine dair elimizde bulunan
ba$hca mehazlar bir taraftan Noveller, diger taraftan o devirde
yaztlml!? Lidyah Jan'm "Roma devletinin usulii. idaresine dair, adh
muas1r tretesi ve yine o devrin mahsulii ve a$agtda bahis
mevzuu edilecek olan Prokop'un "Gizli Tarih,t dir. Yeni bir
zamanda bu mevzu ile alakadar ktymetli malzemeye papi-
riisler iizerinde rastlamak kabil olmu$tUi.
Justinian. salanatmm baelangtcmda, payitahtta, kendisini
az kalsm devirecek olan miithi$ bir isyanm patladtgma
eahit oldu.
istanbulun ba$llca mahallesi, araba koeularma son derece
meclub olan istanbul halk1 ic;in mergub bir toplanh yeri
te$kil eden "C::i; kus, yahut Hipodrom (Atmeydam) mahallesi
idi. Umumiyetle yeni imparator, tac giyer g:ymez, bu Hipod-
roma gelir ve Katisma adtm taetyan imparator locasmda hal-
km ilk alkt!?lanm toplard1. Arabactlar dort muhtelif renkte
elbise giyerlerdi: ye$il, mavi, beyaz ve ktrmtzJ. H1ristiyan
kilises.inin gladyator doviiemelerini menf"ttigindenberi, araba
yan$1an payitahhn en fazla lezzetle seyrettigi bir tema$a
halini almH;;lardt. Her rengin arabac1lan . etrafmda gayet iyi
Eskikitaplarim.com
198 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
partiler Bu partilerin k endi
kasalan vardt; bunlar arabactlann, a1larm ve araba-
lanmn masraflanm gari.irler, diger renklerin taraftarlan ile
rekabet ve kavga ederlerdi. Bu partiler az bir mi.iddet sonra
Ye!;)iller, Maviler ilah ... ismi altmda tamlct'ar. <;i1 kus ve
lar ve partileri Roma imparatorlugundan Bizansa
ve muahhar bir an'ane bun
1
ann tesisini Romulus
ve Remus'un efsanevi devirlerine kadar <;lkanyordu. Bu
dart partinin tas1d1g1 isimlerin esas manas1 dahi pek vaz1h
degildir. VI net as1r, yani Justinian devri mehazlan bu isim-
Ierin dart unsura tekabi.il ettigini bildirmektedirler: toprak
(Ye$iller), su (Maviler), hava (Beyazlar) ve (KtrmJziiar).
Cirkus oyunlan fevkalade debdebe ve ihti!;)amlariyle tema-
yuz ederlerdi; seyircilerin adedi bazan 50000 i bulurdu.
Yava!;) yava$. Bizans devrinde "dem" ismini alan
partileri veya bu siyasi, ve dini temayuli.i ifade
eden siyasi partilere inkilap ettiler. <;irkus'taki halkm sesi bir
nevi eJkan umumiyenin ve milletin sesi oldu. f. I. Uspenski
"matbuat mevcut olmad1gmdan, Hipodrom, bazt hallerde, hu-
kumete emirler vermi$ olan efkan umumiyenin serbest<;e
tezahi.ir ettigi yegane mahal oldu" (81) diyor. Bazan im-
parator icraah hakkmda halka izahat vermek i<;in
isbatl vi.icut ederdi.
VI nc1 astrda en ni.ifuzlu partiler ortodoksluk taraftan
olan ve bu yuzden "KadJkayltiler" (yani Kadtkay konsili
tarafta.1) tesmiye olunan Maviler (Venetoi) ve monofisizmi
iltizam eden (Prasinoi) idi. Anastas zamanmda payi-
tahtta bir isyan ba!;)gastermi$ ve ortodoks partisi, muthi!?
yagmalardan sonra, yeni bir imparator isteyerek Hipodroma
kosmu!;)tu; Anastas burada korku i<;inde ve tacs1z olarak ispah
vucut etmi$ ve mi.inadiye makammdan <;;ekilmege haz1r ol-
dugunu bildirmesini emretmisti. Halk imparatoru bu acma-
cak vaziyette gardukte sukun ve bu suret!e isyan
nihayete ermi!;)ti. Bu vak'a Hipodrom ve payitaht halktrm
hi.ikumet ve bizzat imparator uzerince malik oldugu nufuz
bak1mmqan karakteristiktir. Anastas monof;sit oldugundan
dolayt, tabii olarak, Ye!;)illeri himaye etti.
Justin ve Justinian'm tahta ortodoksluk ve
bununla birlikte Maviler galebe Fakat Teocora
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN'IN DAHiLl SiYA<;ETi. N' KA iSYANI 199
--------
mutemayildi. i!;ite bu suretle, imparatorluk tahtmda
bile, bu muhtelif partiler mildafiler buluyorlardt.
Payitahtta 532 milthi$ ihtilalini tevlit olan sebep-
ler c;ok ve mtitenevvidirler. justinian aleyhinde te$ekktit
eden muhalefet ailevi, siyasi ve dini mahiyette idi. Anastas'm
hayata olan yegenleri, justin ve bundan sonra Justinian'm
tahta c;tkmalariyle kendiledni bu haktan mahrum edilmi$
addediyorlard1. Bunlar monofizme miltemayil olan Ye$il-
ler partisine dayamyorlardJ. Bunlann esas gayesi justini-
an'! devirmekti. Siyasi muhalefet yuksek memurlara ve bil-
hassa suiistimalleri, gayri kanuni hareket
1
eri_, nizami hadden
fazla vergi toplamalan ve zulilmleri ytizilnden halkta btiytik
bir igbirar tevlit etmi$ olan. yukanda isimlerini zikretmi$
oldugumuz me$hur hukuk!;)inas Tribonian'a ve Pretuvar
prefesi Kapadokyali Jan'a kar!;H duyulan umumi infialden
ileri geliyordu. Nihayet dini muhalefet Justin ve just;nian
zamanmda bUyUk iztlraplar c;ekmi$ olan monofisitler tara-
fmdan geldi. Btitiln bu sebeplerin heyeti mecmuas1 payi-
tahtta halk m isyamm dogurdu. Bu defa ic;in aralarmdaki
din ihtilaflanm unutan Maviler ve Ye$illerin nefret ettik-
leri hukumete kar$1 birle$mi$ olduklarmt kaydetmek en-
teresandtr. imparator ile Hipodromda toplanmi$ olan halk
arasmda bir milnadi vas1tasiyle cereyan eden mtizakere-
lerden hie; bir netice <;tkmad1 (82). isyan $ehirde $ilratle
yaylld1. Asilerin "nika,, yani "zafer, yahut "yen, diye
bagn$malannd:m dolay1 bu isyana tarih "Nika isyam, adt-
m ver mi$tir En glizel binalar, en nefis san at abideleri
yaktlup y1ktld1. Ayasofya baz1liki dahi yaktldi: Bu bazi-
likin yerinde bir mliddet sonra me$hur Ayasofya katedrah
ylikselecekti imparatorun Tribonian ve Kapadokyah jan't
kovac-agma dair verdigi soz, Hipodromda halka hitaben soy
ledigi nutuk hie; b r tesir yapmad1. Anastas'm bir yegeni impa-
rator ilan edildi. Saraya c;ekilmi$ olan Justinian ve mi1-
$avirle i daha o vakit payitahttan firar etmegi di1$i1nuyor-
lard1; fakat bu nazik anda Teodora bunlarm imdadma yeti$ti.
Prokop imparatoric;enin soylemi$ oldugu nutku bile. kaydet
mi$tir ki bunda, ba$ka fikirler arasmda, !;)unlan sayler: "Bir
kere dunyaya geldikten sonra insan i<;in 61Umden kurtul-
maga imkan yoktur; fakat bir insanLn imparator iken, firar
etmesine mtisamaha ed11emez; eger firar etmek niyetinde
Eskikitaplarim.com
200 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHl
isen, Cesar, pek aHi: paran var, gemilerin haz1r, deniz ac;Ik-
tir ... Fa kat dii!?iin ve firar ettikten sonra oliimO. kur tulmaga
tercih edeceginden kork. Ben ferferinin giizel bir kefen
oldugunu soyliyen eski bir darb1 meseli severim, ( 83 ).
0 zaman isyam bashrmak vazifesi tevdi olundu:
isyan alt1 gilnden beri devam ediyordu. Belisar ayaklanml!?
olan halk1 Hipodroma tlkmaga ve burada muhasara etmege
rnuvaffak oldu. 30-40000 kadar asi oldilrdil. lsyan bastu Il-
ml$h. imparator yeniden saglam bir tahta oturuyordu. Anas-
tas'm yegenleri idam edildiler.
Justinian'm dahili siyasetinin en karakteristik vasiflarm-
dan birini bil vO.k arazi sahiplerine a<;ml$ oldugu daha
henO.z tamamiyle izah edilmemi!? olan muannit mO.cadele
te!;ikil etmektedir. Bu milcadeleyi! Noveller, papirilsler ve
Prokop'un "Gizli Tarihi, sayesinde ogreniyoruz; bu hicviye-
sinde aristokratlann bir mildafti olarak 01 taya c;1kmak Ia ve
justinian'a, imparatorluk tahhndaki bu tt.lrediye kar$1 birtak1m
gillilnc; ithamlarda bu!unmakla beraber Prokop, VI nc1 asnn
ictimai i'nilcadeleleri hakkmda gayet enteresan malumat ver-
mektedir. Hilkumet, merkezi idareyi hie; kale almaks1zm ge-
ni!? arazilerini idare eden biiyiik malikane sah;plerinin ken.-
disi ic;in en tehlikeli rakip ve dti!?mam olduklanm hissedi-
yordu. Novellerinden birinde Justinian, vilayetlerde, devletin
veyahut e$hasm uhdesinde bulunan malikanelerin, mahalli
e$rafm keyfi idaresi yuzilnden, oldugu feci vaziyetten
!?ikayet etmekte ve Kapadokya umumi valisine $U manidar
sahrlan yazmaktad1r: "Vilayetlerde yapllan o kadar fevkela-
de vahim suiistimallerden haberdar edildik ki bunlarm bilyiik
otorite sahibi tek bir $ahis tarafmdan ortadan kaldinlmasma
gil<;lilkle te$ebbils olunabilir. Ve hatta biz zadegan kahyala-
.nnm. usu.le mugay1r bir tarzda, muhafizlarla ihata edilmi!?
olarak bunlara refakat edenlerin c;oklugunu ve
bu hayas1zca her $eyi c;aldiklanm zikretmekten hi-
cap duyuyoruz,. Bundan sonra hususi arazinin -vaziyetine
dair bir kac; soz soyliyen imparator Noveline $Unlan ilave et-
mektedir: "Miri arazinin hemen kaffesi uhdesine gec;ti;
c;ilnkii bu arazi, bilti..in at siirilleri de dahil oldugu hal de, yag-
maya ugrad1 ve hie; bir kimse agzm1 ac;1p !;iikayet etmedi; c;ilnkii
biitiin ag1zlar altmla dikilmi!?ti, (84). Bu beyanattan Ka-
padokya asilzadelerinin vilayetlerinde geni!? salahiyete malik
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN'IN DAHiLi SiYASETi. NiKA iSYANI 201
olduklan, hatta bunlann kendi $ahtslanna aid ktt'alar,silahh
adamlar ve muhaftzlar bulundurduklan ve bunlarin gerek
devkt ve gerek e;;hasa ait araziyi ellerine ge<;irdikleri anla-
$Ihyor. Bu Novelin Ntka ihtJatinden dart sene sonra ne$re-
di m i$ olmasmt ka vdetmek enteresan bir ;;eydir. Papirlislerde
Justinian devrindeki Mtstra ait mlimasil malumata rastlan-
mak1adtr. Me;;hur Apion'lar aristokratik ailesi efradmdan bir
zat VI net astrda, Mtstnn her tarafmda geni$ malikanelere sa-
hipti. blitiin koyler bile bu zata tabidiler. Ya;;ayi$
tarzt ise hemen hemen ktrali idi. Bu zatm katipleri ve kah-
yalan, i;;<;i ordulan, mli;;a virleri ve vergi tahsildarlan, bir mali-
ye naztn, po is te$kilatt ve hatta posta servisi vardt. Bu bliylik
hapishaneler ve hususi ordulara malik bulunu-
yorlardt ( 85). Kilise ve manasttrlar dahi geni;; araziye
sahiptiler.
Bu bliylik arazi sahiplerine kar;;t justinian amanstz bir
mlicadele ac;h. Veraset meselelerine mlidahale etmek, - cebri
surette, hatta bazan sahte vesikalarla imparator lehinde ferag
ettirmek,- yalan yere ;;ehadet ylizlinden mlisaderede bulun-
mak, kiliseyi mal ve mlilklinden mahrum eylemek gayesine
matuf dmi da valar a<;mak- gibi vasttalara ba$vurmak suretiyle
Justinian, kasdi ve devamh bir surette bliylik arazi rejimini
ortadan kaldtrmaga <;ah;;h. Bir <;ok mlisadereler, bilhassa 532
senesi isyan te;;ebbUslinden sonra, yaptldt. Bununla beraber
Justinian bliylik arazi sahibi zadegan smtfmt tamamiyle ez-
mege muvaffak olamadt: bu stmf, mliteaktp devirlerde, impa-
ratorlugun mevcudiyeti i<;in en tehlikeli unsurlardan biri
olarak kald1.
Justinian devlet idaresinin yani memleketin
fakirle;;mesine ve harabiye yliz tutmasma sebep olan ve bu
ylizden bilmecburiye imparatorluk dahilinde kart$Ikhklar
ievlit eden rli;;vet, htrs zhk ve vergi suiistimallerini gordO
ve anladt. Bu kabil bir vaziyetin i<;timai asayi$, maliye ve
ziraat lizerinde icra ettigi tahripkar tesirleri ka vradt. Mali
intizamstzllgm, imparatorlugun dahili hayatmda, umumi bi.r
karga$ahk tevlit ettigini dahi idrak etti ve bu vaziyete
bir deva bulmagt ;;iddetle arzu etti. Justinian yeni ve esash
inktlaplar yapmanm bir imparatorun vezaifinden oldug:u
fikrinde idi ve imparatorun inktlap<;t olarak oymyacagt rolU
imparatorluk makamma bagh bir mecburiyet ve kendini
Eskikitaplarim.com
202 BiZANS iMPARATOROUGU TARiHi
nimetlere garketmi!? olan Allaha karst bir silkran borcu telak-
ki ediyordu. Fakat imparatorluk mutiak idaresinin mutekit
bir milmessili olan justinian, idare sisteminin merkezilestiril-
mesinde ve tekemmul ettirilmi$ son derece muti bir blirok-
rasi kullamlmasmda imparatorlugun vaziyetini dilzeltecek
yegane <;areyi buluyordu.
imparator dikkat nazarlanm, ilk evvela, bihakkin en ciddi
endh;;eler tevlit eden memleketin mali vaziyetine tevcih e:ti.
Askeri seferler muazzam masraflan mucip oluyordu, ve ver-
giler gilnden gilne daha gil<; toplamyordu. Bu vazivet impa-
ratoru son derece korkutuyordu ve Justinian, Novellerinden
birinde, pek ag1r olan askeri masraflardan dolay1 tebaalanmn
vergileri hilsnil niyetle ve tam olarak tediye etmek mecbu-
riyetnde (86) olduklanm yazmak1adtr. i!?te bu
imparator bir taraftan hazine hukuku masuniyetinin $ampi-
yonu olarak ortaya <;Iktyor, diger taraftan memurlarm yap-
hklan tazyik ve $iddet kar$Ismda kendinin vergi milkel-
leflerinin mildafii oldugunu ilan ediyordu.
te 'ne$redilmi$ olan iki Novel Justinian'm inkllap
sahasmda gostermis oldugu faaliyet i<;in karakteristiktirler.
Bunlar idari inktlabm esas prensiplerini ortaya koymalda ve
memurlann vaziyetlerini dakik bir sur.ette tayin etmektedir-
ler. Bunlardan biri valitqe biltiln namuslu vab.nda$lara
bir peder muamelesi yapmalanm, tcbaalan zulme hima-
ye etmelerini, ril$vet kabul etmemelerini, verdikleri hilkilm-
lerde ve idari kararlarda adil olmalanm. cilrmil takip
etmelerini, masumu korumalanm mucrimi kanunlara
uygun olarak cezalandtrmalanm, hulasa tebaalara bir babanln
evladma yaptlgi muamelenin aymm yapmalanm (87) emret-
mektedir. Fakat aym zamanda memurlar her tilrlil hususlarda
ellerini temiz bulundurmakla beraber (yani r0$vet kabul et-
memekle beraber) devlet hazinesini <;ogalt-
mak ve hazine menfaatlerini gozonilnde bulundurmak sure-
tiyle (88) dikkatli bir surette i$tigal edeceklerdir. Afrika-
mn fethedilmi$, Vandallann tahakkilm alttna ahnmi!? ve geni!;>
tesebbilsler kararla$tmlmi!? oldugunu nazan itibare alan No-
vel $U beyanatta bulunmaktad1r: Vergilerin tesbit edilmi!;>
zamanlarda tamamen ve hilsnO niyetle tediye olunmas1 behe-
mehal lazimdtr. 1$te bu suretle valilere hilsni.i kabul goster-
diginiz ve bunlann vergi toplamalanna yard1m ettiginiz tak-
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN'IN DAHiLi SiYASETi. NiKA iSYANI 203
dirde memurlan gayretlerinden, sizleri ise hUsni.i hareketi-
nizden dolay1 mehusena ederiz ve idare edenlerle id'lre
olunanlar arasmda gilzel ve sakin bir ahenk teessi.is eqebilir
(89). Memurlar vazifelerini namuskarane ifa edeceklerine
dair mutantan bir tarzda yemin etmege mecburdular; fakat
ayni zamanda kendilerine tevdi edilen vilayetlelerde vergi-
lerin tamamiyle toplanmasmdanda mes'uldiller. Piskoposlar
memurlann hareket tarzm1 kontrol edeceklerdi. Herhangi
bir hata i$lemekten su<;lu olanlar $iddetli cezalara <;arptltyor,
fakat vazifelerini namuskarane ifa edenler terfi edebiliyor-
lardL Bu suretle Justinian'm dimagmda mem1,1rlar ve mi.ikel-
leflerin vazifeleri gayet vazthhr: Birinciler namuslu insanlar
olmaltchrlar; ikinciler ve gilermi seve seve, tamamen ve
muntazaman vermege mecburdurlar. Muteak1p emirnamele
rin de imparator dah1li reformunun esas prensiplerini bir<;ok
defalar zikretmek ted1r.
imparatorlugun bilti.in vilavetleri aym $ekilde idare olun-
mtyordu. Baztlan, bilhassa' pek rahat durm1yan yerli ahali
ile meskun olan hudut vilayetleri, digerlerinden daha s1k1 bir
idareye ihtiya<; hissettiriyorlard1. Diokletian ve Konstantin re-
formlannm vi1ayet taksimahm sonsuz <;ogaltmi$, muazzam bir
memur kadrosu yaratmi$ ve s1k1 bir surette mi.ilki kudreti
askeri kudretten aytrmts oldugunu yukanda gormil!;>ttik.
Justinian zamamnda bu sistemden aynlan ve eski, yani
Diokletian'dan onceki sisteme ri.icu eden bazt misaller bu-lu-
yoruz. Justinian, bilhassa !?arkta, bir<;ok kil<;Ok vilayetleri
bi1le$tirdi ve bu suretle daha bilyi.ik birlikler te$kil etti;
ciger taraftan askeri ve mUlki otoriteler arasmda stk s1k
mi.inazaalar vukubuldugu Anadolunun baz1 vilayetlerinde
askeri ve mi.ilki idareyi "Praetor, ad1m alan bir valinin elinde
temerki.iz ettirdi. imparator Mtstra ve bilhassa istanbulun
bugday ihtiyactm temin eden iskenderiyeye hususi bir
ehemmiyet atfetti. Bir Novele gore bugdaym Mtsir dahilinde
ve Misudan Romaya naklini temin eden te$kilat son derece
bozuktu (90). imparatorlugun hayah i<;in son derece
ehemmiyetli olan bu i$i islah etmek i.izere Justinian
"augusta/is, (vir speciabilis augusta/is) adm1 ta!;)lyan bir sivil
memu ra M1s1nn iki vilayeti (91) ile n i.ifusu fazla olan ve
rahat durmtyan iskenderiye $ehri i<;in askeri kudret bah$etti.
Fakat vilayetlerde araz1yi ve kudretleri yeniden gruplan
Eskikitaplarim.com
204 BilANS iMPARATORLUGU TARiHi
d1rmak Justinian'm zamam saltanatmda sistematik
bir karakter
Kudretlerin tevhidi fikrini $ark vilayetlerinde tatbik
mevkiine vazetmekle beraber, Justinian, garpte ve bahusus
az bir mtiddet once fethedilmi$ olan $imali Afnka ve iblya
vilayetlerinde, mtilki ve askeri k udretin eski ayniigmi ipk a etti.
imparator, alelacele ne$redilen bin;ok emirnameleriyle
idari noksanlanm tashih edecegini ve bi7zat yaz-
oldugu gibi "imparatorluga, bu parlak saye-
sinde, yeni bir c;i<;ek verecegini, (92) Omit edivordu.
Fakat hakikat bu Omitlerini bo$a <;1kard1; <;iinkti tekmil bu
emirnameler insanlan kudrette degillerdi.
Sonraki Noveller k1yamlarm. vergi suiistima llerinin ve yag-
malarm devam ettigini a<;Ik<;a ispat etmektedirler. lmpa-
ratorluk kanunlanm daimi surette yenilemek ve bunlarm
mevcudiyetinden ahaliyi haberdar etmek icap etti. Bazan. bir-
. tak1m vilayetlerde, orfi idare ilan etmek mecburiyeti has1l
oldu.
Paras1z kalan ve mtibrem ihtiyac;lar kan;nsmda bulunan
Justinian bazan, emirnamelerinde oldugu tedbirlere
mecburiyetinde kald1. Memuriyetleri ytiksek para
mukabiJ;nde satti ve, oldugu soze ragmen, yeni ver-
giler ihdas etti; halbuki Noveller, imparatorun, halkm vergi
mukellefiyetini ifadan aciz oldugunu pekala bildigini gos-
termektedirler. Justinian, mali tazyik altmda, sikkele'ri tagyir
etmege ba$ladi ve ayan sikkelcr darbe:ti. Fakat
ahalinin ta vn o kadar tehlikeli bir aid I ki imp:uator bu
emirnameyi hemen geri almak mecburiyetinde kald1 (93).
VI nc1 as1r Korippus'un yazd1g1 gibi viicudtin
bi.itun kiSimlanm besleyen mideye tekabul eden (94)
devlet kasalanm doldurmak ic;in kabil ve milmki.in olan
her c;areye ba$vuruldu. Vergilerin toplanmasmda tatbik
edilen son raddesine vard1 ve bitkin bir hale gelmi$
olan halk Ozerinde tahripkar bir tesir icra etti. Bir muas1r
"mi.ikelleflere, yabanc1 bir istilanm ve.rgi tahsildarlanmn
geli$inden daha az korkunc; goriindOgi.inii (95) soyli.iyor.
Kii<;tik $ehirler fakirle$tiler ve niifuslarim kaybettiler; <;iinkii
bunlann sekenesi, hi.ikiimetin takibatmdan kurtulmak ic;in,
dagllmi$tl. Memleketin istihsali s1flra dil$10. $urada ve burada
isyanlar ba$g6sterdi.
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN DEVRiNDE TICARET 205
--------------------------
imparabrlugun i f l ~ s etmi$ ve tasarrufun devleti kurtar-
mamn yegane caresi oldugunu anl!yan Justinian bu tasarrufu
imparatorluk i<;in en tehlikeli ol:.bilecek sahalarda tatbik etti.
Ordunun mevcudunu azalth ve asker ayhklanm c;ok defalar
teahhilrle verdirtti. Fakat bliyilk bir ktsmt ucretli askerlerden
te$ekkill eden ordu bu usule kar$1 stk s1k isyan etti ve ocil-
nil kendini mildafaadan aciz ahaliden ald1. Ordunun tensiki
diger bir taktm vahim neticeler dahi tevlit etti: hudutlan
ac;tk bnakh ve Barbarlar, hic;bir engele tesadilf etmeksizin,
Bizans arazisine girmege ve burasmi yagma etmege muvaf-
fak oldular. Justinian'm in!;la ettirmi$ oldugu \<alelere bakli-
madJ. Barbarlara kuvvet sayesinde kar$1 koyam1yan impa-
rator bunlan satm almak mecbudyetinde kald1 ve bu ylizden
yeni masraflara girdi. Diehl'in soyledigi gibi bir "fasit daire,.
meydana geldi. Paras1z1Jk ordunun kli<;illtlilmesine sebep
olmw;;tu; askerin kifayetsizligi ise Bizansi tehdit eden dil$-
manlara d:a.ha fazla para verilmesini elzem kildi (96).
Ahaliyi mahveden, devletin masraf biltc;esini kabartan ve
s1k stk vukubulan k1thk, hastahk salgmlan ve zelzeleler de
ilave edilec..ek olursa, imparatorlugun, Justinian devrinin so-
nunda, arzettigi feci manzara tahayyill olunabilir. Bu vaziyetin
bir aksi sedast Justinian. II nin ilk Novelinde mevcuttur. Bu
Novel "birc;ok borca girmi$ ve son derece fakirle$mi$ olan dev-
let hazinesinden, ve "imparatorluga her sahada sen derece
llizumu olan bir ordunun ademi mevcudiyetinden ve bu
yilzden imparatorlugun stk stk ve kolayca Barbarlar tarafm-
dan taarruz ve yagmaya ugrad1gmdan, (97) bahsetmektedir.
Justinian'm idari rebrmlar sahasmda sarfettigi emekler
tam bir muvaffaktyetsizlikle neticelendi. Mali bak1mdan
imparatorlugun iflasma ramak kaldt ve purada imparatorun
ic; ve di$ siyasetinin biribirine stki bir bag ile bagh oldugu-
nu gozden kac;trmamak laztmdtr. imparatorun yapmi$ oldu-
gu geni$ askeri i$ler, mucip olduklan muazzam masraflar-
dan dolayi, $arkt mahvettiler ve Justinian'm haleflerine ag1r ve
mli$kill bir miras terkettiler. ilk Noveller, justinian'm impa-
ratorluk hayatma bir intizam vermegi ve hi.ikumet azalan-
nm ahlaki seviyesini ylikseltmegi sam imi bir surette arzu
etmi$ oldugunu ac;tk<;a gostermektedir; fakat bu asil fi-
kirler canh realitelere inkilap edemediler; c;i.inkil bu fikir-
ler lmparatorun, Ramah Cesarlar'm varisi olmak dolaytsiy1e.
Eskikitaplarim.com
206 BIZANS IMPARATORLUdU TARIHI
tatbikmr kendisi 1<;m bir vazife teUtkki ettigi askeri projele-
riyle c;arpt$mi$lardJr.
jUSTiNiAN DEVRiNDE TiCARET. KOSMAS iNDiKOPLEVSTES.
TAHKiMAT
justinian devri Biz1.ns ticareti tarihini gayet vaz1h bir
damga ile - Hrristiyanltk devrinde de. putpe-
rest Roma imparatorlugu zamanmda oldugu gibi, ticaret bil-
hassa $arkla yaptllrdt. En nadir ve en k1ymetli ticaret e$ya-
sr uzak memleketlerden, Cinden ve Hindistandan, gel rdi.
Yeni Oermen devletlerinin - bunlarm bazrlan justinian'm
generalleri tar11fmdan fethedilmi$tir - tesek kUlU devrinde
bulunan garbi Avrupa ise ba$h ba$ma bir iktisadi hayatm
inki$afr i<;in son derece gayri musa1t $artL1r i<;inde ya$Iyor-
du. $arki -Roma imparatorlugu, mustesna bir mevkie malik
payitahh ile, ahvalin icabr, garp ile $ark arasmda muta-
vassJt' bir rol oynamaga basladr ve bu ro!U zama-
nma kadar muhafaza etti.
Fakat Bi2;ans imparatorlugu bizzat uzak $ark memleketle-
riyle dogrudan dogruya ticari milnasebatta bulunmryordu;
bu sahada mutavassttlik yapan Sasanilerin iran imparatorlu-
gu idi ve bu devlet Bizans tacirleriyle yaptlg1 ticari mua-
melattan pek bi.lyilk istifadeler temin ediyordu. 0 zamanlar
bu memleketlere dogru uzanan, biri kar 1dan, digeri ise
denizden olmak Uzere, iki buyuk tcaret yolu mevcuttu.
Birinci yolu kervanlar C::inin garp hududuncan itibaren Sag-
dian (bugilnkil Buhara) ve iran hududuna kadar takip
ederdi; mallar burada Cin tacirlerinin elinden iranhlann
eline gec;er ve bunlar bu mallan daha uzaklara, Bizans
hududu gilmruklerine kadar, gotilrilrlerdi. Deniz yolu $U
merhaleleri ihtiva ediyordu: Cin tacirleri mallanm gemiler-
le Dekkan yanmadasmm cenubunda kain Taproban (Seren-
dip) adasma kadar getirirlerdi. Cin rrallan burada bilhassa
iran gemilerine yuklenir ve Hint Denizi ve Basra korfezin-
den Dicle ve F1ratm mansabma kadar gelir, Firat
va::;Itasiyle yukan dogru sevkedilerek bu nehrin kenarmdaki
Bizans gumri.lgune vas1l olurdu. Bu suretle Bizansm !;iark
ile ticar etin imparatoJ luk ile iran arasmdaki mi.lna-
sebetlerle pek yakmdan alakadar oldugu gorillUyor ve iran
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN DEVRiNDE TiCARET 207
seferlerinin Bizans i<;in miizminle$mesinden beri $ark ile
yaptlan ti:ari muamdiH stk stk ink1taa ugruyor ve ag1r dar
beler yiyordu. :9ad,ca t=caret e$yasm1 Cinlilerin imalini bir
str olarak ktskan<; bir surette sakladtklan Cin ipegi te$kil
ediyordu. ipegin ithalindeki mii$kii!fit Bizans piyasaswda
ipek ve mli$tekasmtn fiat:erini son derece yiikseltiyordu.
Cin ve Hindistan ipekten maada Bizansta bUyUk bir rag-
bete mazhar olan kokular, baharat, pamuk, ktymetli ta$rar
ve diger birtaktm e$ya ihra<; ediyordu.
Bizans imparatorlugunun Iran ktralhgma olan ikhsadi bag-
llltgmJ sarsmak arzusunda bulunan Just nian Hindistan ve Cine
kad ,r uzanan, fakat iran niifuzuna tabi sahanm d1$:nda ka-
lan baska bir ticaret yolu bulmag1 kendine gaye ittihaz etti.
Justinian devrinde bize K1zlldeniz_ ve Hint Denizi havza-
lanmn cagrafyast ve Hindistan ve Cin ile olan ticari: mllna-
sebetler hakkmda ktymetli malumat veren bir risale ne$re-
dilmi$tir_. VI net asnn ortasmda Kosmas indikoplevstes (98)
tarafmdan yazllml$ olan "Hnistiyan TopografyasL" yahut "Koz-
mografyasT, mdan bahsetmek istiyoruz.
Mtstrda (ihtimal iskenderiyede) dogmu$ olan Kosmas,
<;ocuklugundan beri t" caretle i$tigal etti: fakat memleketinin
ticaret !;jartlanndan memnun kalmtyarak birtaktm uzun
seyahatler yaptt Je Ktztldeniz sahilleri, Sina yanmadast ve
Habe!;iistam ziyaret etti; ihtimal Serendibe kadar gitmi$-
tir. Htristiyan ve nasturi olan Kosmas hayabm ke$i$ olarak
bitirdi. Eserinin en eski versiyoniannda dahi ''indikoplevs-
tes, grek lakabmt bulmak kabildir.
"Hm"stiyan TopografyasL, nm esas gayesi bizi pek fazla
alakadar etmez: Kosmas bura.da htristiyanlara, Ptolema-
ios sisteminin hil.fma olarak, arzm bir kiire $eklinde
olmaytp Musa'mn sayebamndaki mezbaha benziyen ince
uzun miistatll bir kutu $eklinde oldugunu ve tekmil
semamn bu sayebana benziyen bir $ekil arzttigini ispat
etmek istemek:edir. Fakat bu eserin as1l bUyiik tarihi
ehemmiyeti, bize. yukanda soyledigimiz gibi, Kosmas'm za-
mamna a it cografi: ve ticari maiO. mat vermesindedir. Muellif
mura:aat etmi;? o ! J u ~ u membalar hakktnda okuyucuyu ten-
vir emekte ve b't membalann ktymetleri hakkmda isabetli
hOkUmler vermektedir. "Bir goz sahidi taraflndan yap1lmt$
oldugunu, bildirdigi kendi mii:;?ahedelerini diger goz $ahit-
Eskikitaplarim.com
208 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHI
lerinin verdikleri malumattan veyahut $Unun ve bunun i$it-
mi$ ve anlatml$ oldugu hususlardan tefrik etmektedir. Ak-
sum $ehrindeki (Aksum kiralilgl dahilinde) Habe$ k1rahnm
saraym1. bir goz $ahidi s1fatiyle, tasvir etmekte, Nubya ve
Klzlldeniz sahillerinde bulunan bin;ok enterasan kitabeler
hakkmda mufassal malumat vermektedir. Kosmas Hindistan
ve Afrika hayvanahndan dahi bahsetmekte ve bilhassa (as1l
miihim alan nokta) Serendib (Taproban) adasma dair bize
en k1ymetli ma!O.mah vermekte ve Ortazamanlarm ilk devir-
lerinde bu adanm haiz oldugu ticari ehemmiyeti izah etmek-
tedir. Bu tafsilattan Serendibin, VI nc1 as1rda, bir taraftan
Cin, diger taraftan $arki Afrika, iran ve bu devldin daha
ilerisinde bulunan Bizans arasmda beynelmilel bir ticaret
merkezi te!;!kil etmi$ oldugu meydana <;lkiyor. Kosmas'a gore
"merkezi bir vaziyete malik alan bu ada Hind"istan, iran ve
Habe$istanm her tarafmdan gelen bir<;ok geminin ugrad1g1
bir mahaldir, (99).
Bjzans ile Hindistan arasmda dogrudan dogruya ticari:
miinasebat mevcutolmamasma ragmen, Btiytik Konstantin'den
itibaren, Bizans sikkelerine Hint pazarlannda tesadtif edildi-
gini kaydetmek enteresan bir seydir. Bu s ikkelerin oralara
Bizans tacirleri tarafmdan degil, fakat iranlilar ve Habe$ler
(Aksumlular) tarafmdan gottirtilmti$ olmalan muhtemeldir.
IV Uncti, Vinci ve VI nc1 as1r imparatorlan. yani Arkadius
Teodos, Marc;ian, Leon I, Zenon, Anastas ve justin adlarma
darbedilmis sikkelere cenubi ve $imali Hindistanda rastlan-
ml$hr (100). Ctinkti VI nc1 asrm beynelmilel iktlsadi haya-
tmda Bizans imparatorlugu o kadar mtihim bir rol oynaml$
t1r ki, Kosmas'a gore "btitUn milletler, dtinyamn bir ucundan
diger ucuna kadar, ticari muamelelerini Roma sikkesi ile
(nomisma yahut solidus adm1 tas1yan Bizans altm1) yapmakta-
dJrlar. Bu sikke. hangi devlete mensup olursa olsun, her
$ahsm hayretini mucip olmaktadtr; <;Unkti benzeri ba$ka hi<;
bir devlette yoktur, (101).
Kosmas Bizans altm sikkesinin (nomisma) Hindistanda
haiz oldugu _itiban gosteren gayet enteresan bir hikaye
nakletmektedir. Bu hi kaye yukan
Serendip klrali. Sopatrus nammda bir Bizans tac:rini ve
birka<; iranhy1 huzuruna kabul etmi$ti; bunlann resmi tazim-
lerini kabul ettikten sonra oturmalanm rica etti. Sonra sual
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN DEVRJNDE TiCARET 209
sormaga ba$ladt: "Memleketleriniz ne vaziyettedir ve i$leri-
niz nas1l gidiyor?, Bunlar "iyidir, cevab1m verdller. Bilahare
muhavere esnasmda k1ral "hanginizin knall daha bi.iyiik ve
daha kudretlidir?, diye sordu. iranlllann en ya$hSI hemen soze
ahlarak $U cevab1 verdi: "K1rallarm en kuvvetlisi, en biiyi.igii
ve en zengini bizim k1raldir; hakikat:e o k1rallarm k1ralidir ve
arzu ettigi her $eyi yapmaga kadirdir,. Sopatrus ise siikut
ediyordu. Ktral kendisine sordu: "Sizin Ramah, bir diyece-
giniz yok mu ?,. Sopatrus "bu zat bu kabil $eyler soyledik-
ten sonra benne diyebilirim? Fakat eger hakikati ogrenmek
istiyorsamz. her iki k1ral da elinizdedir: bunlan tetkik buyuru-
nuz; hangisinin daha ha$metli ve daha kudretli oldugunu
gori.irsi.iniiz, cevabm1 verdi. Bu sozlere hayret eden k1ral "bu
iki k1ra1In elimde oldugunu nasll soyliyebilirsiniz ?, dedi.
Sopatrus ise $U mukabelede bultindu: "Her ikisinin sikkeleri
elinizdedir, birinin "nomisma,si, digerinin ise drahmisi yani
"miliarision,u. Bunlann her ikisinin resimlerini tetkik buyu-
runuz; ve hakikati ke$federsiniz ... , K1ral, sikkeleri muayene
ettikten sonra Romahlann muhakkak parlak, kuvvetli ve
dirayetli bir millet olduklanm beyan etti. Bunun i.izerine
Sopatrus'a biiyiik ihtiramat yap!lmasm1 emretti, bir filin iize
rine bindirterek ve trampetalar $ehrin etrafm-
da dola$tirth ( 1 02). Bu vak'a bizzat Sopatrus ve kendisine
Adul'den itibaren Serendibe kadar refakat etmi$ alan arka-
da$lan tarafmdan hi aye edilmi$ ve bundan iranhlar son
derece mi.ikedder olmu$lard1.
Tarihi ve cografi ehemmiyetinden maada Kosmas'm eseri,
metni tezyin eden minyaturlerden dolay1, bi.iyi.ik
bir san at ktymetine dahi maliktir. Bu minyatilrlerden bazila-
nmn bizzat mi.ielllf tarafmdan yapilmi$ olmalan muhtemel-
dir. Bu eserin VI net asra ait orijinal el yazmas1 zamammtza
kadar gelmemi$tir; maamafih"Haistiyan Topografyasz,mn muah-
har el yazmalan orijinal minyatiirlerin kopyalanm ihtiva
etmekte ve bu suretle Bizans sanat tarihinin ve bilhassa ilk
iskenderiye sanahmn tetkiki i<;;in k1ymetli bir kaynak te$kil
etmekteirler. N .. P. Kondakov $6yle diyor: "Kosmas'm
eserinin minyati.irleri justinian devri veyahut daha dogrusu
bu devrin en parlak k1smma ait Bizans sanatmm diger her
hangi bir abidesinden, Ravenna mozayiklerinin baztlan mils-
tesna olmak iizere, daha fazla calibi dikkattirler, (1 03).
Bizaos imparatorlugu Tarihi 14
Eskikitaplarim.com
210 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
Bilahare Slav lisamna tercume edilmi$ alan Kosmas'm
eseri Shvlar arasmda bi.iytik bir $6hret kazand1. "Htristiyan
Topografyasz, mn, eski Rusya sanat tarihi i<;in btiyi.ik bir
ehemmiyet arzeden Kosmas indikoplevstes portresi ve bir-
c;ok gra vtir ve min yattirler ihtiva eden birtak1m rusc;a
terctimeleri mevcuttur (104).
Justinian, yukanda soyledigimiz vec;hile, Bizans ticare-
tini irana bagh kalmaktan kurtarmak istiyordu. Bunun
ic;in Hindistanla, Ktz!ldeniz vasttasiyle, dogrudan dogruya
mtinasebat tesis etmek icap ediyordu. Ktzlldenizin $imali
$ark! kosesinde (Akaba korfezinde) Aila adh bir Bizans !imam
vardt; Hind mallan, buradan kara yolu ile, filistin ve Suriye
Uzerind .:n, Akdenize kadar naklolunabilirdi. Klisma adtm
ta;nyan diger bir liman (Stivey$ civarmda) Ktztldenizin $imali
garbi k6$esinde idi; buradan dogru bir yo! Akdenize
ula$lyordu. Akaba korfezinin methalindeki adalardan birinde
Tur Sina yanmadasmm cenup muntehas1 yakmmda, Jotaba-
da (bugi.inkii Tiran), }ust:nian zamanmda, bir giimriik tesis
ediidC ( 105). fakat Klztldenize gec;en Bizans gemilerinin
adedi muntazam bir ticaret tesis ine kafi degildi. I$1e bu
sebepten Justinian, yukarda soyledigimiz gibi, htristiyan
Habe$ler ve Aksum ile s1k1 milnasebetler
etmege mecbur kald1 ve bunlan ipegi Hindistandan
satm altp bilahare Bizans imparatorluguna tekrar satmalan
ic;in iknaa c;ah$h. Justinian ihtimal bunlann, Hindistan ile
Bizans arasmda, o zamana kadar iranhlar tarafmdan ifa olu-
nan bir nevi simsarllk yapmalanm arzu ediyordu. fakat
imparatorun bu hususta sarfettigi emekler bir semere ver-
medi i c;i.inkti Habe$ tilccarlan Hindistanda iranhlann
niifuzunu ktramadtlar. Bunun neticesinde ipek mubayaas1
inhisan yine eskisi gibi iran tacirlerinin elinde kaldt. Hulasa
olarak Justinian, imparatorlugu $ark ile dogrudan dogruya
birle$tirecek yeni ticaret yollan ac;maga mu vaffak ola
mad1. Sulh faslialannda lranhlar, ticari bilyilk
bir k1sm1 ic;in, mutavass1t bir rol oynamakta devam ettiler
ve bu yi.izden bOytik kazanc;lar temin ettiler.
fakat Justinian, $ansm yardtmiyle, ipek ticaretinin impa-
ratorluk ic;in arzettigi mtihim meseleyi halletmege muvaffak
oldu. Rahipler veyahut diger bir mehaza gore bir iranh
(106) Cin gtimrtik<;iilerini aldatmaga muvaffak olarak birkac;
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN DEVRiNDE TiCARET 211
tane ipek bocegi kozast kac;trmaga ve bunlan Serinda'dan
Bizans imparatorlu una ithal etmege muvaffak old'u ve burada
Greklere ipek boceginin Sirrllll Yeni
sanayi pek c;abuk terakki etti ve az zamanda btiylik dutluk-
lar husule geldi. ipek fabrikalan tesis edildi ve bunlar pek
c;abuk inki$af ettiler. Bu fabrikalann en me!?huru istanbul
fabrikast idi; digerleri Suriye Beyrut. Tir ve
Antakyada ve daha sonra Yunanistanda, bilhassa Teb'de,
kuruldular. Bir ipek fabrikas1 iskenderiyede vlicut buldu ve
"Mtstr, elbiseleri istanbulda satlld1 ( 1 07). ipek sanayii
devlet inhisan oldu ve hOkO.met ic;in mtihii? bir varidat
membat te!?kil etti. Bizans ipeklileri butUn Avrupaya ihrac;
edildi ve garp ktrallarmm saraylanm ve zengin tacirle-
rin hususi evlerini si.'tsledi. - Justinian'm halefi Justin, sara-
ymda bulunan bir TUrk el<;isine, tam faaliyet devresinde
bulunqn ipek imalatm1 gosterebilmi!?ti (108). Fakat ipek
sanayiinin temin ettigi bliyilk varidat yalmz ba$ma impara-
torluk maliyesinin o kadar nazik bir safhada bulunan umu-
mi durumunu dilzeltebilecek mahiyette degildi.
lmparatorlugun mevcudiyetiyle alakadar bilti.'tn mesele-
lerle me!?gul alan Justinian, devleti, birc;ok kale ve tahkimat
vi.'tcude getirmek suretiyle, etraftaki dU$manlarm taarruzla-
rmdan korumak gibi devasa bir i!?e giri;;ti. Az sene zarfmda,
impara!orlugun btiti.'tn hudutlan boyunca, ;;imali Afrika, Tuna,
Ftrat, Ermenistan daglan ve uzak Ktnm yanmadasmda, he
men hemen fastlastz hatlar (castella) in$a ettirdi.
justinian bu suretle daha onceleri Roma tarafmdan meydana
getirilmi;; alan mtidafaa sistemini restore ve tevsi etmi$
oluyordu. faaliyeti sayesin de Jusfnian, Prokop'un dedigi
gibi, ''imparatorlugu kurtarmt$hr, (1 09). "in$aata dair, adh
kitabmda Prokop !?Oyle yaztyor: "Eger imparatorluk dahi-
linde imparator tarafmdan in!?a edilmi$ alan btitlin kaleleri
yabanct ve uzak memleketlerde oturan ve sozlerimizi bizzat
tahkika imkan bulamtyan insanlara olsaydtk, eminim
ki bu in;;aatm adedi bunlara efsanevi ve hie; inamlmtyacak
bir rakam gibi gelirdi, (110). Bugi.'tn dahi, eski Bizans
imparatorlugu hudutlarmda bina edilmi;; alan birc;ok kaleler
modern seyyahm hayretini mucip olmaktadtrlar.
Justinian, in$aat faaliyetini yalmz tahkimat i;;lerine hasret-
tirmedi. Bir htristiyan imparatoru olmak dolaytsiyle, birc;ok
Eskikitaplarim.com
212 BIZANS iMPARATORLUGU TARiHi
kil'se dahi bina ettirdi; bun.lar meyamnda bir el;)i olmtyan
lstanbuldaki Ayasofyamn binas1 Bizans tarihinde mi.ihim bir
mevki il;)gal eden bir hadise olarak temayilz etmektedir;
bundan al;)agtda bahsedecegtz.
Bi.iyilk bir ihtimale gore Justinian K1nmm i.icra daglarmda,
yukarda Got kolonisinin merkezi olarak zikrettigimiz Doru'da
(sonraki Mankup) dahi bi.iyi.ik bir kilise (basilica) inl;)a ettir-
mil;)tir; burada yapilmt$ alan hafriyat esnasmda justinian
ismini ta$Iyan bir kitabe pan;as1 bulunmu$tUr (111) .
JUSTiNiAN'IN iLK HALEFLERi. BUNLARIN DiNi SiY ASETi.
MA VRiKiUS. iRAN. SLA VLAR VE AV ARLAR. "EKSARKLIK,-
LARIN Y ARA FOKAS'IN TiRANLIGI. 610 iHTiLALi
J ustinian'm ku vvetli $ahsiyeti ortadan kalkhktan sonra impa-
ratorlugu muvakkat bir mi.ivazenede bulunduran biittin sun't
sistern.. yikiidi. Buray1 $6yle yaztyor: "(Justinian) oldiikte riiz-
garlar tulumlarmdan <;;tkh; inhiHU unsurlan faaliyete gec;ti;
sun'i sistem ylktldt ve hie;; l;)Ophesiz <;oktan fakat
gi.iri.iltOli.i gec;;en Justinian devrinin $ayant hayret hadiseleri
tarafmdan ortillmO$ alan imparatorlugun istihalesi siiratle ve
gozle goriilebilecek bir l;)ekilde tebaruz etti, (112).
565 ile 610 seneleri arasmdaki devir Bizans tarihinin en
peril;)an devirlerinden biridir: Anar$i, sefalet ve afetler tekmil
imparatorlugu istila ettiler. 0 zamanlar vukubulan kan$tkhklar
yuzunden Justin II devri tarih<;isi Efes'li jan di.inyamn sonu
yakla$mi$ oldugunu beyan etti (113). ingiliz tarih<;isi Finlay
bu devir i<;in l;)oyle yaz1yor: "Tarihte sosyetenin ahlakan bu
derece umumt bir $ekilde sukut etmi$ oldugu ba$ka bir devir
mevcut degildir" (114) .
justinian'm ilk halefleri, zikrettigimiz gibi, Gene;; Justin II
(565 578), Tiber (578 582), Mavrikius (582602) ve Fokas'
(902610) hr. Bu dort imparatorun en me$huru azimkar
bir asker ve tecri.ibe sahibi bir $ef alan
Diger taraftan azimkar bir kadm alan Justin II nin kanst Sof-
ya, devlet i$lerinde bi.iyi.ik bir niifuza malik oldu ve hath
hareketiyle Teodora'yt hahrlatb.
Bu imparatorlann di$ siyasetlerinin en bariz hadiseleri
lranhlara kar$1 yapilan harp, Balkan yar1madasmda Slavlar
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN'IN ILK HALEFLERi 213
ve Avarlara icra olunan mucadele ve italyamn Lom-
bardlar tarafmdan fethi oldu. i<;: hadiseler arasmda bu im-
paratorlarm takip olduklan gayet stkt ortodoks siyaseti
ve eksarkhk:.t lar ihdastm kaydetmek laztmdtr.
iran ile 562 de 50 sene i<;in olan sulh, karar-
olan senevi vergiyi vermekten imtina eden Justin II
tarafmdan bozuldu. Turklerin Bizans ile iranh-
lara kar!;)I yaphklan harp bu iki memleket arasmda entere-
san munasebetler husule gelmesine sebep oldu. Turkler, az bir
muddet once. garbi Asyada, Hazar denizi civannda gorun-
Bunlar C:in ile iran arasmdaki memleketi edi-
yorlar ve iram kendilerinin ba!;)llca di.i!;)mam telakki ediyor-
lardt. Bir Turk heyeti Kafkas daglanm <-<!;)arak uzun bir seya:
hatten sonra istanbula geldi ve burada buyi.ik bir husnu
. kabul gordi.i. irana tecavuzi ve tedafili bir Turk- Bizans
ittifakt du$unulmege ba$1andt. Bu hususta Turk heyetinin
ipek ticaretinde <;in ile Bizans arasmda etmek
ve bu ticareti irandan ge<;irmemek i<;:in Bizans devletine
yapmt;; o!dugu teklifi kaydetmek laztmdtr. Yani Ti.irkler im-
paratora, Justinian'm arzu etmi$ oldugu $eyi teklif ediyor-
lardt: Aradaki yegane fark Justinian'm bu gayeye deniz ve
cenup yolu ile, Ti.irklerin ise, Justin II zamanmda, $imaldeki
kara yolu ile varmak arzusunda bulurimalan idi. Bununla
beraber Ti.irk-Bizans mi.izakereleri fiJi bir ittifak aktine ve
bu ittifakt takip edecek olan iranltlara mutekasif bir
sefer icrasma muncer olmatlar; <;:unku Bizans, 570 sEmesine
dogru garp ve bilhassa Lombardlar tarafmdan istila edilmi!;)
olan italya i!:?leriyle daha fazla alakadar oldu. Bundan
maada Turklerin askeri kuvvetleri Justin'e pek fazla gorun-
muyordu. Her ne hal ise, bu Turk- Bizans anla!;;>masmm
neticesi iran-Bizans munasebatmm daha fazla gerginle$me
sine sebep oldu (115).
Justin. Tiber ve Mavrikius zamanlannda iranhlara kar$1
harp edildi. Justin II devrinde iran ile Bizans arasmda
ba$lami$ olan harp (572- 57 4) Bizans i<;:in c;ok felaketli oldu:
Nisibis (Nusaybin) muhasarast terkedildi ve hududun pek
yakmlannda mi.ihim mustahkem hir mevki olan Daras iran-
lll3.nn eline ge<;ti. $ark cephesinde ugramt$ oldugu bu mag-
lubiyetten 'maada Bizans Tunamn otesindeki memleketler-
den gelmi$ alan Avarlann Balkan yanmadast vilayetlerini
Eskikitaplarim.com
214 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
istila etmeleriyle kar$Ila!;)ll. Daras'm elden <;lki!;ll zaylf Justin
i.izerinde fena bir tesir yaptl; imparator delirdi. Eski
bir mehazt zikreden bir XII nci as1r Suriye krvnikc;isi $U
hususu kaydediyor: "lmparator, Daras'm ahnmt!;) oldugunu
duydukta me'yus oldu. Dii.kkanlan kapath ve ticareti dur-
duttu, (116). lmparatoric;e Sofya, 574 te, 45000 altm pa-
hasma satm ahnml$ olan bir senelik bir mi.itareke aktedebil-
di ( 117).
Tiber (118) ve Mavrikius zamanlannda devam eden harp
iranda tah t ka vgalan yi.iziinden dog an kan$thkklann
yardtmiyle, Bizans imparatorlugu i<;in daha miisait bir $e-
kil ald1. Ma vrikius'un aktetmi$ oldugu sulh muahedesi im-
paratorluk ic;in gayet ehemmiyetli idi: iran Ermenistam
ve !;)arki Mezopotamya, Daras $ehriyle birlikte, Bizansa terk
olunuyordu; iranhlara verilmesi icap eden senevi vergiye
miiteallik utandinct madde c;tkanhyordu; en nihayet, iran
tehlikesinden kurtulmu$ olan imparatorluga, dikkat nazar
lanm,,garp meseleleri ve bilhassa Avarlar ve Slavlarm Bal-
kan yanmadasma yaptlklan miitemadi istilalar uzerinde tek-
sif etmek imkam veri!iyordu (119).
iranhlara kar$1 yeni bir harp Fokas zamanmda ba$1adt.
Bu harp Bizans imparatorlugu ic;in gayet ehemmiyetli oldu.
Heraklius zamamnda sona ermi$ olan bu harpten ileride
bahsedecegiz.
Justinian'm olumunden sonra Balkan yanmadasmda va-
him hadiseler cereyan etti. mehazlar bu mevzua
dair yalmz parc;a halinde bir kac; malumat vermektedirler.
Justinian zamamnda Slavlarm Balkan yanmadasma s1k
s1k akmlar icra edip cenuba dogru oldukc;a fazla
rini ve hatta bazan Sel!nik $ehrini dahi tehdit ettiklerini
yukard.a zikretmi$tik. Justinian'm olumunden sonra bu akm-
lar devam ettiler. Fakat bu akmlar esnasmda birc;ok Slavlar Bi
zans vilayetlerinde kalddar ve tedrici surette Balkan yanma-
dasmi i$gal ettiler. Bu istilalannda Slavlar Turk neslinden olan
ve o devirde Panonyada oturan Avarlar tarafmdan
gordiiler. Slavlar ve Avarlar payitahtt, Marmara ve Ege de-
nizi sahillerini tehdit alhnda bulundurdular, Yunanistana
girdiler ve Peloponnes'e (Mora yanmadas1) kadar uzandilar.
Bu barbar istilalanmn giirultiisii Mtstra kadar yaylld1; bu-
rada Nikiu piskoposu Jan, VII nci as1rda, imparator PokaS
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN'IN iLK 215
zamanmda, $U sahrlan yazdr: "Roma imparatorlugu hakkm-
da o zamanki krrallann, barbarlar. yabancr kavimler ve illir-
yahlarla birljkte, hrristiyan $ehirlerini tahrip ve ahaliyi esir
ettikleri rivayet olunmaktadrr. Yalnrz Selanik $ehri bu tah-
ripten masun kalmr$1rr; <;iinkii surlan muhkemdi ve Allahrn
himayesi sayesinde yabanct ka vimlar bu $ehri zaptetmege
muvaffak olamadrlar; fakat biiti.in vilayet niifussuz kaldr,
(120). 1830 da bir Alman alimi, VI ncr asrr sonunda,
Greklerin Slavlar tarafmdan tamamiyle mahvedilmi$ oldugu-
nu iddia etmi$tir. Biz a!;)agrda bu faraziyeyi miinaka$a ede-
cegiz (121). Yalmz hemen $Unu ki Slavlarm
Balkan yanmadasma yerle$meleri meselesinin tetkikr ic;;in, bu
havalinin ba!;)hca Slav merkezlerinden biri olan Selanik $eh-
rinin hamisi Demetrius'un din ugrundaki oliimii ile alaka-
dar vesikalan nazan itibare almamrz lazimd1r. Aya Demet-
rius'un "Mucizeleri, adlr kitabm miielliflerinden biri VII nci
asnn ilk nrsfmda ya$amr$ olan Selanik piskoposu Jan'drr;
bu muasrr mehaz bizim ic;;in Avar ve Slavlann Balk;an ya-
nmadasmr isti13.lan hususunda bir malO.mat kuyusu te$kil
etmektedir. Bu kaynaga gore Selanik, VI ncr asrm sonunda,
neticesiz olarak iki defa. Avarlar ve Sla vlar tarafmdan mu
hasara edilmi$tir (122).
VI ncr asrm sonunda ve VII nci asnn ba$langicrnda,
Bizans ordulannm durdurmaga muvaffak olamadtklan Avar
lar ve Slavlarm cenup istikametinde yaptrklan devamh tazyik
Balkan yanmadasmda birtakrm 1rk degi$iklikleri husule gel-
mesine sebep oldu; c;;iinkii Balkanlann bi.1yi.1k bir krsmr yeni
gelen Slavlar tarafmdan bilfiil i!;)gal edilmi!;)ti. Bu devir ic;;in
bazr kaynaklar Avarlardan, bunlar Slav imi$ler gibi, bah-
setmektedirler. Bu hal !;)imal kabileleri hakkmda umumi-
yetle pek mahdut malO.mata sahip bulunan o devir miiver-
rihlerinin Slav ve Avarlan, mii$terek akmlar yaptrklan ic;;in,
biribiriyle kan$hrmr$ olmalariyle izah olunabilir.
Justinian'm oliimiinden sonra italya, dii$manlannrn isti-
lalanna kar$r kafi derecede himaye edilmedi. Bu sebepten
yeni bir barbar Germen kavmi olan ve bu havalide, Ostro-
got krrallrgrmn Justinian tarafmdan imhasmdan yalmz birkac;;
sene once kendilerini gostere-n Lombard'lar tarafmdan ko-
layca ve siiratle fethedildi.
Eskikitaplarim.com
216 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
---------------------------
VI nc1 asrm A varlarla anla$mi$ olan Lombard-
Jar orta Tunada Gepid'ler (Gepidae) barbar kabilesi tarafmdan
tesis edilmi$ olan k1ra!hgl y1ktdar. Bilahare, ihtimal kendi
milttefiklerinden korktuklanndan, krrallan (komi?Jg) Albon'un
idaresinde, Panonyadan italyaya gec;tiler. Lombardlar kadm
ve <;ocuklariyle birlikte ilerliyorlard1 ve bunlann askeri
k1talarr. saflannda bilhassa pek <;ok Saksonyah ihtiva eden
pek muhtelif kabilelerden terekkilp ediyordu.
Halk arasmda cari bir an'ane Justinian ordulann eski
generallerinden italyanm ihtiyar valisi Narses'i, Lombardlan
italyaya davet etmi$ olmakla, itham etmektedir. Fakat Nar
ses'e yaplian bu ithamr tamamiyle esastan ari olarak
telakki etmelidir. Justin II nin ciilusundan sonra
ilerlemi$ ya$mdan dolayr, tekaiit oldu ve az bir miiddet sonra
Romada oldu.
568 de Lombardlar $imali italyaya girdiler: Bunlar vah$1
bir barbar kiltlesi gibi ilerliyorlar, ge<;tikleri biltiln yerleri
yakup ytkryorlardr. Lombardlar din baktmmdan arianist
idiler. $imali italya az bir muddet sonra Lombardlann tahak-
kilmil altma girdi ve Lombardiya adtm ald1. Lombardlara
mukavemet edebilecek kafi kuvvete malik bulunm1yan Bi-
zans valisi Ravenna surlan i<;ine c;ekildi. Barbarhir ise
$imali italyay1 zaptettikten sonra, Ravenna'yi bir tarafa btra-
karak, cenuba dogru ilei-lediler. Bunlarm milteaddit kollar1
hemen hemen bilton yanmadaya yaylldt ve miidafaastz
btrakJlmi$ olan $ehirleri en biiyilk kolayl1kla zaptetti.
Bunlar cenubi italyaya ve bir miiddet sonra Benevent
( Beneventum) !?ehrini i$gal ettiler. Roma barbarlann eline
gec;medi, fakat civan, 0<; taraftan, !?imalden, $arktan ve ce-
nuptan, bunlar tarafmdan ku$ahldl. Lombardlar, Romp. ile
Ravenna arasmdaki biitiln irtibah kesmi$ olduklanndan,
Roma Ravenna'da bulunan Bizans valisinden gelecek yardl-
mi hesaba katamazd1. Daha uzakta olan istanbul. imparator-
larmdan gelecek yardlma dahi gilvenmekten vazge<;mek
mecburiyetinde kald1. Esasen Bizans o devirde !;iark tarihinin
en nazik ve en kan$tk devirlerinden birini ge<;iriyordu.
Az bir milddet sonra italyada bilyiik bir Germen--- Lombard
k1ralhgmm kuruldugu goriildil. imparator Tiber ve bilhassa
Mavrikius Austrasia ktrah Hilde bert II ( 570- 595) ile, bu
k1rah Lombardlara kar$1 harbe te!?vik etmek ve bu suretle
Eskikitaplarim.com
jUSTiNiAN'IN iLl( HALEFLERi 217
bunlan italyadan maksadiyle, bir ittifak aktine
c;all$tilar. imparator ve k1ral- biribirine birtak1m heyetler
gonderdiler. Bu gayeye iri$mek .ic;in Mavrikius Hildebert
ve yahut annesi Brunhilde'ye 50000 alhn (solidi) gonderdi
ve Hildebert'i. justinian'm Teodebert'i evlatllga kabul ettigi
gibi, evlat edindi. Fakat biitun bu avanslara ragmen Mavri-
kius'un, Austrasia'hlann yardimlm temin etmek ic;in sarf-
ettigi gayretler, bin;ok defalar, bo$a gitti. Hildebert ordu-
lanm italyaya gonderdi; fakat k1ral eski Frank arazisini fet-
hetmek fikrinde idi; yoksa italyay1 Ma vrikius hesa bma zap-
tetmek niyetinde degildi. Frank k1rallannm bu defa impara-
tor tarafmdan degil, fakat papa tarafmdan c;agu1hp italyaya
girmeleri ve buradaki Lombard hakimiyetini y1kmalan ic;in
bir buc;uk as1rdan fazla bir mOddet gec;ecekti (123). Kendi
mukadderatma terkedilmi$ ve birc;ok muhasaralar gec;irmi$
alan Roma papanm sahsmda bir mOdafi buldu; papa. vazi-
yetin icab1 olarak, yalmz Romadaki siiriinOn ruhanj i-$1eriyle
mesgul olmak degil, fakat Lombardlara $ehrin miida-
faasml te$kilatland1rmak mecburiyetinde kald1. Bu devirde,
yani VI nc1 asnn sonunda. Roma kilisesinin ba$mda en
muktedir $eflerden biri, papa BuyOk Gregor I buiunuyordu.
Bu zat evvelce papamn elc;isi olarak (apocrisiarius) istan bula
gonderilmis ve burada altl sene kalmasma ragmen grekc;enin
evveliyatlm bile ogrenememisti q 24). Fakat bu sahadaki
cehaletine ragmen yeni papa imparatorlugun hayat ve siya-
setine miiKemmelen vak!fh.
ltalyamn Lombardlar tarafmdan fethi justinian'm dl$
siyasetinin garpte iflas ettigini gayet ac;1k bir surette goste-
riyordu. imparatorluk bu havalide fethedilmis alan Ostrogot
kJralligmi elinde tutabilmek ic;in kafi kuvvete malik degildi.
Diger taraftan Lombard istilalan italyamn tedrici surette
Bizans imparatorlugundan aynh$lnin ve italyada
siyasi nOfuzunun zayJflayi$lnin temellerini ath.
Dini siyasetlerinde justinian'm halefleri ortodokslugu
himaye ettiler; monofisitler ise bazan, mesela justin II zama-
mnda o ldugu gibi, gayet siddet li itisaflara duc;ar oldular.
Mavrikius ve Fokas'm zamam saltanatlarmda Bizans impa-
ratorlugu ile Roma kilisesi arasmda ne gibi mOnasebetler
_mevcut oldugunu gormek enteresan bir $eydir. BOyiik Gregor
tarafmdan temsil olunan Roma kilisesi istanbul piskoposunun
Eskikitaplarim.com
218 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
"okumenik, ( yani "umumi,) iinvanm1 almasma muhalif
oldugunu beyan etti. Mavrikius'a yazmi$ oldugu mektuplarm-
dan birinde Gregor patrik "Orw:; tutan Jan,I h:::ddinden fazla
gururlu ol makla itham etmektedir:
"$iddetle bag1rmak ve 0 tempora I 0 mores I demek
mecburiyetindeyim. Biitun Avrupamn barbarlann eline dii$-
tiigii, $ehirlerin tahrip edildigi, kalelerin yikiidigi, vilayetlerin
koylOniin tarlasm1 siiremedigi, putlara tapanlarm
serbest<;e dola!;>tigi ve ehli imam mahvetmek i<;in ugra$hgi
bir zamanda rahipler, kendilerini agla;;arak yere atacaklan
ve kiil i<;inde yuvarlanacaklan yerde, dine mugay1r birtak1m
Iadini iin vanlar pe;;inden ko$makta ve bu bO$ $Ohretle ogiln-
mektedirler. Bu meselede, ey son derece dindar hiikiimdar,
yalmz kendi hakkimi m1 miidafaa ediyorum? $ahsi bir teca-
viizden mi intikam almak istiyorum? Hay1r; ben yalmz niifuz
sahibi Allah! ve cihan kilisesinin hakkm1 miidafaa ediyorum.
Mukaddes cihan kilisesini tahkir eden, kalbinde gurur bes-
liyen, hususi bir iinvan ile imparatorluk vakannm iistune
<;Ikmak isteyen bir adamm burnu kinlmahd1r, (125).
Bu meselede papa hak kazanamad1 ve bir miiddet i<;in
istanbul a mlimessil gondermedi. 602 de fstanbulda Ma vri-
kius aleyhinde bir ihtilal <;Ikhkta ve Fokas imparator ilan
olundukta papa Gregor yeni hiikiimdara, $ekli ve muhtevi-
yah Bizans tahtma <;Ikmi$ clan bu gilliln<; tirana pek az
yaki$an bir mektup yazd1. Gregor'un mektubundan i$te bir
par<;a :
"Goklerin en ylikseginde Allaha hamd edelim ...... Gok
sevinsin ve kiire sevincinden titresin (Psom 95, 11). Bugii-
ne kadar derin bir matem ic:;inde bulunan biitun imparator-
luk ahalisi miikemmel icraahmzdan dolay1 sevinsin ! .....
Herkes dindar imparatorun asasmm en nihayet iade ettigi
hiirriyetten dolayi sevinsin. Ciinkii diger milletlerin k1tallar1
ile imparatorlar arasmdaki fark $Udur: K1rallar kolelere,
imparatorlar ise hilr adamlara hiikmederler , ( 126).
Papanm bu hath hareketi hi<; $liphesiz Fokas ilzerinde tesir
yapmi$ olacak ki Gregor'un papahk tahtmda ikinci halefi,
Fokas'a istanbul patrikinin "okumenik" iinvamm ta$ImaSllll
menettirdi ve hiikiimdardan magfur havari Petrus'un apos-
tolik 1ahhnm blitun kiliselerin ba$mda oldugu (127) mea-
Iinde bir beyanname ald1.
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN'IN iLK HALEFLERi 219
bu suretle Fokas btittin dahili ve harici
rinin muvaffaktyetsizlikle neticelendigi ve halkm hiddet ve
igbiranm tahrik ettigi bir devirde, imparatorun, kendisi tara-
fmdan verilen imtiyazlara istinat eden Roma ile olan
mtinasebetleri, saltanatmm devam1 mtiddetince, dostane
ve muslihane oldu. Roma ile Bizans arasmdaki bu dostane
mtinasebetlerin bir hahras1 olmak tizere Ravenna eksark'I,
Ramada "Forum, meydanmda, bugtin dahi duran ve
namma bir kitabe ihtiva eden bir stitun rekzetti.
Lombardlarm italyadaki ftituhah bu memleketin idare-
sinde mtihim bir husule getirdi: Mu_as1r ve mtima-
sil simali Afrika idari inkilab1 ile birlikte bu
imparatorlukta sonralan tekemmtil edecek olan "tern" ler
rejiminin temelini etmektedir.
italyadaki Bizans otoriteleri, yanmadanm ti<;te ikisini
olan Lombardlara kar;n kafi bir mukavemet goste-
rebilecek bir durumda degillerdi. Bu kabil bir vaziyette,
ltalyayt tehdit eden bu vahim tehlike Bizans hil
kumeti burada, valilerin ellerinde sivil ve askeri yazifeleri
teksif etmek suretiyle kudretini ku vvetlendirmege karar
verdi. italyacfaki Bizans idaresinin ba$Ina <<eksark adm1
yan bir askeri vali ge<;irildi. Btittin mtilki memurlart tama-
miyle emri altmda bulunduran bu valinin makarn Ravenna
idi. Ravenna eksarkhgzmn yarattll$1 VI net astrda, imparator
Mavrikius zamamnda, idari ve adli vazife-
lerin askeri otoritenin elince teksifi millki memurlarm he-
men ortadan kaldtnlmasmi ifade etmiyordu. Memurlar, askeri
otoritelerin yamnda, mevcut olmakta devam ettiler: yalmz
birinciler ikincilerin emrinde idiler. Btiyiik bir ihtimale
gore, ancak sonralan, sivil otoriteler ortadan kalktt ve aske-
ri otoriteler tarafmdan istihlaf olundu. imparatorluk kudre-
tinin bir miimessili olmas1 dolaytsiyle eksark, idaresine, esas-
lan imparatorluga dayanan birtaktm "<;esaropapism, hususlan
ila ve etti: eksarkl1k dahilindeki dini meselelerde hakem ola-
rak ortaya <;tkh. Hudutsuz bir kudrete malik bulunari eksark
imparatorlara gosterilen ayni itibare nail oldu: Ravenna'da
ki saray1 "mukaddes, vasfmt ald1 (Sacrum Palatium; bu isim
kadar yalmz imparatorun sarayma verilirdi); eksark
Romaya geldikte bir imparator gibi kar$tlamyordu: senato
rahipler ve ahali tantanah bir alay te$kil ederek kendisini
Eskikitaplarim.com
220 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
istikbal Ptmek i.izere !;iehir surlarmm di$Ina c;Iklyorlardi.
Bi.iti.in askeri i$1er, mulki, adli ve mali idare, eksarkm
salahiyeti dahiline giriyordu (128).
Ravenna eksarkhgmm Lombardlarm ltalyay1 istilasmdan
dolay1 yarahlmi$ olmasma mukabil eski Vandal kiralllgmm ye-
rine kaim olmak i.izere vi.icude getirilmi$ olan $imali Afrika ek-
sarkllgi mi.imasil bir di$ tehlike, yani Afrikamn yerli ahalisinden
olan ve memleketi i$gal altmda bulunduran ve Bizans ordulan-
na kar;n s1k s1k isyan eden Magnbiler, yahut baz1 mehazla-
nn gosterdikleri gibi. Mavrusi'ler (Berberiler) tehlikesi yil-
zunden husule gelmi$tir. "Afrika eksarklzgznzn,, yahut bazan ek-
sarkin makarrma gore tesmiye olunan "Kartaca
ba$langiCI dahi VI nc1 asrm sonuna, yani imparator Mavri-
kus'un zamam saltanatma tesadi.if etmektedir. Afrika eksark-
hgi, Ravenna eksarkhg1 gibi, ayni tarzda te$kilatlandinldl
ve Afrika eksark1, italyadaki meslekda$1 gibi. ayni hudutsuz
hukuk ve imtiyazlara sahip oldu (129).
Hiy. $i.iphesiz imparatoru eksarkl!klar gibi gayri mahdut
kudret ve salahiyeti haiz idari memuriyetler ihdasma yalmz
ihtiyac; sevketmi$tir; eksarklar, kendileri arzu ettikte, ve baz1
musait hallerde, bizzat im para tor ic;in son derece tehlikeli bir
rakip olabilirlerdi. Netekim, a;;ag1da gorecegimiz vec;hile;
Afrika eksark1, az bir mi.iddet sonra, Fokas'a kar$1 isyan
bayragm1 ac;m1;> ve bu eksarkm oglu, 610 da, imparatot
olmu;;tur.
Mavrikus'un mahirane intihap etmesini bildigi Afrika ek-
sarklan memleketi dirayetli bir tarzda idare ettiler ve buras1m
mahalli halkm isyanlarma kar;;1 azimkar ve muvaffak1yetli bir
surette rr Od3.faa ettiler. Fakat Ravenna eksarklan Lombard
tehlikesid b;!rtaraf etmege muvaffak olamadtlar.
Frans1z bizantinisti Diehl (130), dogru olarak, bu iki
eksarkhg1 temler (yani vilayet yahut kaza) te;;kilahmn. yani
VII nci as1rdan itibaren bi.itlin imparatorlukta yava;; yava;;
tatbik edilmege ba;;lanmi$ olan ve en banz hususiyetini askeri
kudretin mulki kudrete tedrici surette tefevvuku te;;kil
eden arazi reformunun men;;e'i olarak telakki etmektedir.
Lombard'lann ve Magnbilerin istilalarlllm garpte, VI nc1 asnn
sonunda, bu kabil mi.ihim degi$ikliklere sebep olmalanna
mukabil ;;arkta, bir mliddet sonra iran-hlar ve Araplann, Bal-
Eskikitaplarim.com
YUNANiSTAN'DAKi SLAVLAR MESELESi 221
kan yanmadasmda ise Slav ve Bulgarlann istilala!"I buna
milmasil diger reformlar tevlit edeceklerdi.
Fokas'm Avarlar ve iranhlara kar!;)t takip ettigi muvaffa-
kiyetsiz dt:;; siyaset, yalmz vaziyeti kurtarabilecegini Omit et-
tigi kanh tethi!;> usulil, Afrika eksark1 Heraklius'un isyan et-
mesine sebep oldu. M1s1r dahi Heraklius'un planlanm ilti-
zam ettikte bir Afrika donanmas1, ayni ismi ta!;)tyan eksarkm
oglu Heraklius'un (sonra imparator alan) kumandasmda
istanbula dogru yo! aldt: payitaht Fokas't terketti, Herak-
Iius tarafma ge<;ti. Fo;kas tevkif ve idam edildi ve Heraklius,
610 da, tahta <;Ikh ve bu suretle yeni bir splalenin a<;Ih$
torenini yapti.
YUNANiST AN'DAKi SLA VLAR MESELESi
VI net asrm ikinci msfmda Balkan yanmadasmm ugra-
mt!;) oldugu istilalarla alakadar mehazlann tetkik1 Yunanis-
tanm tamamiyle "slavla$ml$, oldugunu iddia eden bir naza-
riye tevlit etmi!;)tir: XIX ncu asnn ikinci rubunun ba$langi-
cma dogru ortaya ahlmt$ alan bu nazariye ilim aleminde
bir<;ok miibahaselere yol a<;ml$hr.
1820-1830 senelerinde herkes Turk boyunduruguna kar!;)l
isyan bayragi a<;mt!;) alan Yunanl!lar meselesini derin bir
sempati ile takip ediyordu. Hiirriyet i<;in mucadele eden bu
adamlar, cesurane bir mukavemetten sonra, istiklallerini
muhafaza etmege muvaffak oldular ve Avrupa devlet-
lerinin yard1m1 ile mustakil bir Yunan kiral!Igt yarat-
hlar. Bu hadiseden !;)evke gelen Avrupa sosyetesi bu
kahramanlan eski Hellas'm evlatlan olarak telakki etti
ve bunlarda Leonidas, Epaminondas ve Filopoimen'in hatla-
nm buldu. Fakat bu esnada kil<;ilk bir Alman !;)ehrinden bir
ses yilkseldi ve hayretler i<;inde kalmi$ alan Avrupaya yeni
Yunan devleti ahalisinin damarlanndan bir tek eski Hellen
kam damlas1 akmad1g1m; Avrupanm mukaddes He! las <;o-
cuklanmn haklanm korumak i<;in yapml!;) oldugu alicena-
bane savletin, men$e baktmmdan, bir sui tefehhiime miiste-
nit oldugunu. eski Grek unsurunun <;oktan beri kaybolmu$
ve bilhassa Slav ve Arnavut neslinden birtak1m yeni ve
tamamiyle yabanc1 etnografik unsurlar tarafmdan istihlaf edil-
mi!;> oldugunu beyan etti. 0 zamanki Avrupanm itikatla-
Eskikitaplarim.com
222 BiZANS iMPARATORLUOU TAR!Hi
nm koki.inden sarsan bu yeni nazariyeyi alenen ilan etme-
ge cesaret eden adam, o devirde, bir Alman lisesinde umu-
mi tarih hocas1 olan fallmerayer idi.
1830 da inti$ar eden Mora yanmadasmm Ortazamanlar-
daki tarihi (Oeschichte der Halbinsel Morea wahrend des
Mittelalters) adh eserinin birinci cildinde $U sahrlan okuyo-
ruz: Avrupadaki Hellen 1rk1 tamamjyle mahvolmu!;itur. VU-
cut gi.izelligi, fikir yi.iksekligi, adet sadeligi, sanat, pa-
lestra, $ehirler, k1rlar ve si.itunlann ihti$ami, hatta bu kavmin
ismi bile Orek kantinamnda kaybolmu!;>tur. Yeni ve biri-
birinden ba$ka iki Irk tarafmdan terkedilmi$ alan enkaz
ve <;amur tabakas1 eski Oreklerin mezarlanm ortmektedir.
Hellen zihniyetinin olmez eserleri ve ana tapraklar i.izerinde
bir ka<; eski harabe bugUn mazideki Hellen kavminin mev-
cudiyetinin yegane ni$anesini te!;>kil etmektedirler. Eger Yu-
nanistanm bu harabeleri, mezar ti.imUlUsleri ve tUrbeleri,
tapragi ve zamamm1z Avrupahlarmm, insani bir rikkat sav-
letiyle, ugrunda !;lefkat, hayranhk ve belaget sarfettikleri ve
goz ya$lan dokti.ikleri ahalisinin betbaht talii artada
masa idi, yalmz ba$ bir serabm, ruhsuz bir tasvirin, tabiat
harici hir mahlO.kun bunlann (yani Avrupalilann) kalple-
rinin en deruni liyflerini tahrik ettigine hi.ikmalunabilirdi.
Ci.inkU bugi.inki.i Yunanistanm hiristiyan ahalisinin damar
lannda, halitadan ari hakiki bir tek damla Hellen kam yak-
tur. Mi.ithi$ bir hrtma ister ile Pelapannesin en uzak ko!;>ele-
ri arasmdaki havaliye bUyi.ik Slav kavmi ile akraba bir
1rk1 dagitmi$hr. memleketleri evlatlan olan ve kan
bak1mmdan S1rplar. Bulgarlar, Dalmatlar ve Maskovitlerle
akraba alan Slav -!skit ve Arnavut-illiryaiilar ... i!;>te bugi.in
Yunanh tesmiye ettigimiz ve men!?e'lerini, kendilerinin bile
taacci.ibi.inO. mucip alacak bir $ekilde, Perikles ve filapaimen'e
kadar <;Ikardigimiz kavimler .... Arnavut dag <;obanlan gi-
bi Slav <;ehrelerine, hila! $eklinde ka$lara ve bariz yi.iz hatla-
rma malik olan bu insanlar hi<; !;iilphesiz Narkissas, Alkibia
des ve yahut Antmai.is'un kanmdan degildirler. Ancak zama-
mmizm romantik c;erc;evesinin kabma sigmiyan bir hayal
eski Hellenlerin, Sofokles ve Platonlan ile birlikte, yeniden
dogmu$ alduklarma kani olabiliP> (131 ).
Fallmerayer VI nc1 as1r Slav istilalannm Bizans impara-
tarlugunda, bu devletin, bir tek vilayet kaybetmemesine rag-
Eskikitaplarim.com
YUNANiST Ai-mAKi SLAVLAR MESELESi 223
men, yalmz sahil vilayetlerinde ve milstahkem
oturan ahaliyi kendi tebaas1 telakki edebilecek bir vaziyet ih-
das etmi$ olduklan kanaatinde idi. Avarlarm Avrupaya gel-
meleri Yunanistan i<;in son derece milhim bir hadise olmu$-
tur; <;ilnkil bunlarla birlikte Slavlar dahi gelmi$ler ve
Avarlann te$vikt ile Hellas ve Peloponnesin mukaddes top-
raklanm fethetmi$lerdir.
Falimeraye'r nazariyesini VI net asrm sonuna ait bir kilise
milverrihinin, yani Evagrius'un eserlerinde bulunan baz1
ftkralara istinat ettiriyordu. Evagrius tarihinde $Unlan yaz-
maktadtr: "Avarlar uzun surlar tesmiye olunan istihkamlara
iki defa yakla$tlktan sonra (Belg-rat), Anhialos
ve b il til n Y una n is tan 1, diger birtaktm ve kaleler-
le birlikte, zaptettiler ve her brah yak1p ytkhlar; bu devirde
imparatorluk kuvvetlerinin bliylik bir ktsm1 $arkta me$gul
bulunuyordu, (132).
i$te Evagrius'ta bulunan "butlin Yunanistan), tabiri Fall-
merayer'i Peloponneste Greklerin imha edilmi$ oldugundan
bahsetmege sevkediyor. Evagrius'un "Avarlar,1 ilzerinde
Fallmerayer fazla durmamaktadtr, <;linkli o devirde bunlarm
istilalan Slavlannki ile hemahenk olarak cereyan etmi$tir.
Fallmerayer bu hususi istil.ayl 589 senesine atfetmektedir.
Fakat bu istila Grekleri tamamiyle mahvetmedi. Bu alime
gore son dar be italyadan 7 46 da gelmi$ olan veba tarahn-
dan vurulmu$tur. Bu hadisenin zikrine Konstantin Porfiro-
genet ad1m ta$1yan X uncu as1r ta<;h muharririnin me$hur
bir ftkrasmda raslanmaktadtr. Muharrir eserlerinden birin-
de, Peloponnesten bahsettigi esnada, bu milthi$ vebadan
sonra "tektnil bu l:Iavalinin slavla$arak barbar oldugunu,
(133) kaydetmektedir. imparator Konstantin Kopronim'
in oltim senesi (775), Fallmerayer'e gore, nufussuz kalml$ olan
memleketin, bu defa tam ve kat't olarak, Slavlar tarafm-
dan iskan edilmi$ ve tedr ici surette $ehir, site ve koylerle
kaplanmi$ oldugu tarih olarak kabul olunabilir (134).
Muahhar bir eserinde fallmerayer bu rteticeleri, esash
delillere istinat ettirmeksizin, Attik'e dahi te$mil etmektedir.
"Ortazamanlarda Mora yanmadasmm tarihi, (Geschichte
der Halbinsel Morea des Mittelalters) adh eserinin
ikinci cildinde milellif yeni bir "A rna vut, nazariyesi ortaya
atmaktadtr: bu nazariyeye gore Yunanistanda oturan Grek-
Eskikitaplarim.com
224 BiZANS iMPARATORLU(iU TARiHi
Slavlar XIV Oneil asnn ikinci n.ibunda Arnavut kolonileri
tarafmdan istihlaf ve tahakkilm alhna
lardrr; binaenaleyh XIX uncu as1r Yunan ihtilali hakikatte
Arna vutlann eseridir.
Fallmerayer'in ilk ciddi muanz1 Alman tarihc;isi Karl Hopf
Hopf Slavlann Yunanistana meselesi
ni derin bir surette tetkik ve 1867 de "Ortazamanla-
nn zamammrza kadar Yunanistan tarihi,
(Geschichte Griechenlands vom Beginn des Mittelalters bis
auf unsere Zeit) adh bir eser ne$retmb;;ti. Fakat Hopf ba$ka
bir ifrata vard1 ve Yunanistandaki Slav unsurunun oynaml$
oldugu roli.l, her ne pahasma olursa olsun, azaltmak istedi.
Hopf'e gore Yunanistandaki Slav kolonileri ancak 750 ile
807 arasmda mevcuttular. 750 den evvel ise Yunanis-
tan bu kabil kolonilere malik degildi. Attikin "Slavla!;ima-
Sl, meselesine gelince Hopf Fallmerayer'in bu faraziyesinin
dogrulugu $ilpheli bir vesikaya ist:nat ettigini ispat ediyordu
(135).'
Bu mevzua dair yazllmi$ olan birc;ok ve ekseriya biri-
birinden farkli ve miltenak1z eserler neticelere
varmamrza kafi gelmektedirler: Yunanistanda, VI nc1 asnn
sonundan itibaren, pek milhim Slav kolonileri mevcuttu;
fakat bunlann teessOsU memleketin ne tamamiyle Slavla$
masm1 ve ne de Greklerin mahvolmasm1 intac; etmi$tir.
Diger taraftan muhtelif mehazlar Yunanistanda ve bilhassa
Peloponneste, Ortazamanlann devamr milddetince, XV inci
asra kadar, S!avlann mevcudiyetini zikretmektedirler (136).
Balkan yanmadasmm Slavla$masmm ait en
milhim mehaz olan ve yukanda ismi gec;en Sen Demetrius'un
Vesikalar ma gelince bunlar layikl vec;hile ne Fallmerayer,
ne Hopf ve ne de diger alimler tarafmdan nazan itibare alm
mami$lardrr (137).
Alimler bin;ok defalar Fallmerayer nazariyesinin orijinal-
ligi meselesini etmi!;ilerdir. Hakikatte Fallmerayer'in
fikri yeni degildi. Kendisinden once dahi Yunanistan-
daki Slav nufuzundan Fallmerayer sadece
fikrini kat'i ve dogrudan dogruya Son zaman
larda, saglam esaslara istinat eden bir Rus alimi, Fallmera-
yer nazariyesmm hakiki mucidinin XIX uncu as1rda
mi$ olan Viyanah alim Kopitar oldugu fikrini ortaya atml$tlr;
Eskikitaplarim.com
JUSTINIAN DEVRiNDE EDEBiYAT, MAA"RiF VE SArjAT "225
bu alim eserlerinde Slav unsurunun yeni Yunan milletinin
te$ekki.iliinde milhim bir rol oldugu fikrini tekem-
miil ettirmi$ti Hakikatte Kopitar bu faraziyeyi, teferrilata
giri$rnek suretiyle, derinle!;itirmiyordu ve gayri ilmt bir dava
ortaya ahp bununla muas1rlarmm dikkat nazarlanm <;ekmek
istemiyordu (138).
Ayni alime gore "Fallmerayer'in faraziyesinin milfrit iddi-
lan, bu meseleye dair yap1lmu;; olan derin tetkiklerden sonra,
gayri kabili mi.idafaad1r. Fakat miiellif tarafmdan bu kadar
ahenkli ve canh bir surette ortaya atllml!;i olan bu faraziye bunu
tamamen veyahut k1smen reddeden milverrihlerin bile nazan
divkatini celbetmege bihakkm lay1khr (139). Ve hakikaten
bu nazariye, bariz birtak1m miibalagalar ihtiva etmesine
ragmen, alimlerin dikkat nazarlanm fevkelade enteresan ve
ayni zamanda gayet karanhk meselelerden biri olan Orta-
zamanlarda Yunanistanda bulunan Slavlar meselesine <;ek-
mek suretiyle tarih ilminde gayet biiyilk bir rol
En nihayet Fallmerayer'in yaz1lan. bu miiellifin Ortazaman-
larda yalmz Yunanistamn degil, fakat biitiin Balkan yanm-
adasmm gec;irmi!;i oldugu etnografik istihaleleri nazan itibare
alan ilk alim oldugu gozoniinde tutulacak olursa, daha bii-
yUk umumi ve tariht bir ehemmiyet kesbeder.
jUSTiNiAN DEVRiNDE EDEBiYAT, MAARiF VE SANAT.
UMUMi
518 ile 610 seneleri arasma tesadiif eden devir, Justinl-
an'm, mutenevvi faaliyetinin damgasm1 bu faa-.
liyet imparatorun muas1rlarmm dahi hayretini mucip
tur. Bu devir edebiyat ve maarif sahalannda miiteak1p
nesillere gayet zengin bir miras terketmi!;itir. lmparator Jus-
tinian bizzat dini akideler ve ilahiler sahasmda edebi eserler
telif etti. Haleflerinden Mavrikus dahi ilme kar!;il biiyilk
bir alaka gosterdi: edebiyab faa! bir surette himaye
etti; gecelerinin biiyiik bir k1smm1 edebt ve tariht mahiyette
meselelerin miinaka!;iaSl ve tefekkiiril ile gec;irmek itiyadmda
idi (140).
Bu devir birc;ok tarih<;i bunlarm yaz1lart ic;in
justinian'm icraah zengin bir malzeme etti.
Blzans imparatorlugu Tarihi 15
Eskikitaplarim.com
226 BiZANS iMPARATORLU(iU TARitfi
Justinian devrinin mtiverrihi Cesarea'l1 Prokop'tur;
bu mtiverrih yazi
1
annd3, ve hadiseler bak1mmdan zen-
gin bir saltanat devrinin tam bir tablosunu Prokop,
hukuk tahsilini bitirdikten sonra, me!?hur general Bel_isar'm
ve kiHibi oldu ve bu generalle birlikte, Vandallar,
Ootlar ve iranhlara kar!?l yaplian seferlere i!;;tirak etti. Pro
kop hem mUverrih ve hem de muharrir olmak dolay1siyle
$ayam dikkattir. MUverrih Prokop, birinci elden mehazlar
ve malumat hususunda, en mUsait bir durumda bulunuyordu.
Belisar'la dost olmas1 kendisine dairelerde ve aq;ivlerde
h1fzolunan bUtUn resmi vesikalan tetkik etmek imkamm
diger taraftan askeri seferlere faa! bir surette i!?tiraki
ve memleket hakkmda haiz oldugu mUkemmel malumat
Prokop'a, gerek tetkikatta bulunmak, gerek muas1r
larmm agzmdan toplamak suretiyle, canh ve son
derece k1ymetli malzeme elde etmek f1rsabm verdi.
03lup ve kompozisyon bak1mmdan Prokop pek c;ok
defalar klasik miiverrihleri ve bu meyanda Herodot ve Tu-
kidides'i taklit etmektedir. Lisanmm eski mUverrihlerin
grek<;esinin tesiri altmda kalmasma ve telif tarzmm oldukc;a
sun'i olmasma ragmen Prokop bol, ac;1k ve kuv:-
vetli bir iislup ntimunesi vermektedir. Prokop tic; eser kaleme
almi$hr. Bunlann en bUyUgii Sekiz kitapllk Tarih adm1
ve Justinian'm iranhlar, Vandallar ve Ootlara kar!jln
oldugu harplerden bahseden eserdir. Mtiellif bu ese-
rinde, fazla olarak, Justinian hUkumetinin diger birc;ok cep-
helerini gostermektedir. Bu eser. umumi ruhu bak1mmdan, az
c;ok imparatorun bir methiyesini te$kil etmekle beraber
birc;ok yerlerinde ac1 hakikatin ifadesini ihtiva etmektedir.
c:Sekiz kitapllk Tarih Justinhn devrinin umuml bir tarihi
olarak telakki olunabilir.
Prokop'un c Binalara dair(De aedificiis) adl1 ikinci eseri ba$-
tan sona kadar imparatorun bir methiyesi olup ihtimal impa-
ratorun emriyle kaleme almmi$tlr. Kitabm esas gayesi Justi-
nian tarafmdan geni$ imparatorlugunun hemen her taraftnda
in$a edilmi$ olan bir siirii mtitenevvi binalarm bir listesini
ve tasvirini vticude getirmektedir. Belagatin icabettirdigi mii-
balagalar ve !Uzumundan fazla methiyelerden sarf1 nazar, bu
eser <;:ok zengin cografi, topografik ve mali malumat ihtiva
etmektedir: imparatorlugun ikhsadi ve i<;:timai tarihinin tet-
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN DEVRiNDE EDEBiYAT, MAARiF YE SANAT 227
kiki ic;in k1ymetli bir mehazd1r. "Anecdota,, yahut "Historia
arcana, (Oizli Tarih) ad1m ta;;1yan Prokop"un uc;i.incu eseri
ise ilk iki yaz1dan tamamiyle ba;;kad1r. Bu eser Justinian ve
kans1 Teodora'mn mustebit idareleri aleyhinde yaz1lm1;; kaba
bir hicviyedir; bu eserinde muellif imparator, Teodora, Beli-
sar ve kansm1 lekelemek istemekte ve Justinian'! bu devirde
imparatorlugun ba;;ma gelmi;; olan buti.in felaketlerin museb
bibi olarak gostermektedir. Bu eser diger iki eserle o kadar
bariz bir tezat te;;kil etmektedir ki munakkitler bu Oizli
Tarih in dogrulugundan ;;i.iphe etmege ba;;lami;;lardir: bu tic;
eserin ayni ;;ah1s tarahndan telif edilmi;; olmas1 jmkans1z ad-
ediliyordu. Ancak Oizli Tarih in ve Justinian devrine mu-
teallik diger mehazlann esash ve mukayeseli tetkikinden son-
ra bu tarihin hakikaten Prokop'un otantik bir eseri oldugu kati
olarak kabul edilmi;;tir. iyi kullamlmak ;;artiyle bu eser VI
nc1 as1rda Bizans devletinin dahili tarihi ic;in son derece kiy-
metli bir mehaz te;;kil etmektedir. Esasen Prokop'un -buttin
eserleri, J ustinian'm fazilet ve fenahklan hususundaki mi.ibala-
galara ragmen, devrin hayahm daha yakmdan ve daha sa-
mimi bir surette tammamizi mumkun k1lan son derece
ehemmiyetli muas1r vesikalard1r. Fakat bunlann k1ymeti
bununla kalmamaktad1r. Slav tarih ve atikiyatt Prokop'ta
Slavlarm hayat ve itikatlarma dair paha bic;ilmez k1ymette
malO.mat bulmaktad1r; keza Oermen kavimleri dahi bu
eserlerde ilk tarihleri ile alakadar bir c;ok vak'a bulabilirler.
Justinian'm ve Prokop'un muas1n, parlak bir hukukc;u.
diplomat ve tarihc;i olan patric;i Petrus muteaddit defalar el-
c;i olarak iran krall!gma ve Ostrogot sarayma gonderildi ve
burada esir olarak bir kac; sene ya;;amak mecburiyetinde
kaldt. Bu zatm eserleri arasmda, bize kadar gelmi;; olan
uzun parc;alardan istidlal olu_nabildigine gore, ikinci Trium-
virat ile Julian Apo tat arasmdaki devirden bahis Historiae
yahut Roma imparatorlugu Tarihi ve bir ktsmi, X uncu
as1rda, yazilmi$ olan ve Saraym te;;rifat usulleri kitabt admt
ta;>Iyan Konstantin Porfirogenet devrinin me$hur eserine ithal
edilmi;; olan Devlet te;;kilah (Katastasis yahut Te$rifat Kita-
bt) adh tretesini zikredebiliriz.
Prokop'tan VII nci asrm ba;;langtcma kadar devamh bir
seri te;;kil eden bir tak1m tarihi yaztlar goze c;arp1yor; bu
seride her muellif seleflerinin eserini temadi ettirmi;;tir.
Eskikitaplarim.com
228 BiZANS IMPARATORLU<1ll TARIHI
Prokop, dogrudan dogruya, Anadolulu alim bir hukuk<;u
alan Agatias tarafmdan temadi ettirildi; bu zat baz1 k1sa $iir
ve hicviyelerden maada justinian devrine dair adl1 552 ile
558 arasmdaki devri muhtevi, olduk<;a sun! b1r tarzda ya-
Zllmi$ bir tarih terketmi;;tir. Agatias'1 devam ettirmi$ ve tak-
lit eylemi$ alan Menandros, Tarihini Mavrikius zamamn-
da yazd1: bu eser 558-582 devresi hadiselerini anlatmakta
ve Ma vrikius'un tahta ciilusu ile son a ermektedir Bu eser-
den yalmz bir ka<; par<;a bize kadar gelmi$tir; fakat bunlar bu
mehazm, bilhassa cografya ve etnografya bak1mmdan haiz
oldugu ehemmiyeti takdir etmemize kafi gelmektedirler. Bu
pan;alar Menandros'un Agatias'tan daha iyi bir tarih<;i oldu-
gunu kafi derecede isbat etmektedirler. Menandros'un eseri
Heraklius devrinde yasami$ ve mabeyin katipligi yapmi$
alan Misirh Teofilaktus Simokatta tarafmdan devam ettirildi.
Bu zat tarihi tabiiye dair kU<;iik bir eser, bir tak1m mektuplar
veMa vrikius devrine (582 602) ait bir tarih yazd1. Teof1lakt'm
U!==lubJJ, ilk seleflerinin iislubundan daha fazla mecazi sozler
ve suni ibarelerle agzma kadar doludur. Krumbacher bu
zatm ~ P r o k o p ve Agatias'a nazaran sUratle yUkselen bir
mlinhaninin en yiiksek noktasmda bulundugunu soylii-
yor. Belisar'm tar h<;isi tomturakh Uslubuna ragmen, daha
henUz sade ve tabiidir; $air Agatias ise edebi lisamn tara-
vetli istilahlan bak1mmdan daha zengindir; fakat bu iki
muharrir nUktelerinde hi<; beklenilmedik bir takim yeni
hususlar, sun'i te$bihler, mecazi sozler, darb1 meseller mi-
tolojik incelikler ve diger bir tak1m usuller kullanmak su-
retiyle okuyucunun hayretini mucip alan Teofilaktus'a naza-
ran, sunilikten tamamiyle ari gibi goriinmektedirler (141).
BUtiin bu hatalanna ragmen Teofilaktus'un eseri Ma vri-
kius zamam ic;in birinci. derecede ve tam manasiyle mii-
kemmel bir mehaz te$kil etmektedir; bu eser ayni zamanda
lrana ve VI nc1 r..snn sonunda Balkan yanmadasmda oturan
Slavlara dair gayet k1ymetli malumat ihtiva etmektedir.
justinian tarafmdan Magnbilere ve Habe$lere el<;i olarak
gonderilmi$ olan Nonnosus, uzun seyahatine dair bir risale
yazd1. Bu eserin yalmz bir pan;as1 patrik Fotius'un ese-
rinde, bize kadar geimi$tir; fakat bu tek par<;a bile, bize Non
nosus'un ziyaret etrni$ oldugu memleket :erin ta bii ahvali
ve etnografyasma dair miikemmel malumat vermektedir.
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN DEVRiNDE EDEBiYAT, MAARif' VE SANAT .229
VII nci asrm scnunda ve esednde ihtimal, Justini-
an saltanah ile Ma vrikius saltanatmm ilk seneleri arasmda-
ki devri anlatrni$ clan Bizansh Tecfanes'in tarihinin bir
par<;asmi muhafaza etmi$ cldugundan dc!ay1 da Fctius'a
i:nedyunu $Likramz. Bu par<;a Bizans imparatcrluguna kcza-
Ciligm ithaline dair bir $ehadet ve ayni zamanda Turkler
hakkmda yapt!mi$ ilk birini ihtiva etmesinden
dclay1 da muhimdir. V inci ve VI nc1 as1rlar kilise tarihi iGin
bilhassa ehemmiyetli clan diger bir mehaz, VI nc1 asnn
scnunda olm clan Suriyeli Evagriu . ./un eseridir. Alh kitap-
tan ibaret clan bu "Kilise Tarihi, Sckrat, Sozomenos ve
Tecdcret tarafmdan yazilmi$ olan tarihlerin bir devam1d1r.
431 deki E.fes kcnsili ile 593 senesi arasmdaki vakayii ihtiva
etmektedir. Kiliseye milteallik malumattan fazla clarak bu
eser bu devrin umumi tarihine ait birtakim enteresan
i$'arlar dahi ihtiva etmektedir.
Parlak tetkikleri ile temayliz etmi$ olan Lidyah Jan, Jus-
tinian'm bir methiye yazmak teklifi ile
Jan diger eserleri ile birlikte "Roma hukumetinin idare usu-
lU, (Memurlara dair) adh bir trete terketti. Bu eser bugUne
kadar, ehemmiyetiyle mlitenasip bir !;)ekilde, ne tetkik edil-
mi$, ne de kiymetlendirilmi!;)tir (142). imparatcrlugun
te$kilat tarihine dair bir takim k1ymetli malumat ihtiva eden
bu trete Prokop'un "Gizli Tarihi" nin k1ymetli bir zeyli ola-
rak kabul clunabilir.
Kosmas indikoplevstes'in "Hiristiyan topcgrafyasi, mn bir-
<;ck cihetten arzettigi ehemmiyete yukanda i!;)aret etmi$tik;
bu eserdeki ccgrafi malumahn geni!;)ligi Justinian'm buylik
prcjelerine gayet iyi uyuycrdu. Gramerci Hierokles'in kale
minden clan ve Vade- Mecum Synecdemu:)
adm1 ta$1yan Justinian devrindeki $arki Rcma imparatorlu-
guna ait bir statistik etudilnil dahi ccgrafi eserler arasma
ithal edebiliriz. Muellif etiidunde esas mevzu clarak impara-
torlugun dini ccgrafyas1m degil, fakat 64 vilayet ve 912
$ehri .ile siyasi ccgrafyasmi almaktad1r. Bu eserin Hlerok-
les'in $ahsi te$ebbilsU ile mi, ycksa hlikumet tarafmdan
te$kil t>dilmi$ bir kcmisycn taraflndan m1 tertip edildigini
kat'i clarak .soylemege imkan ycktur. Her ne hal ise, Hie-
'rckLs'in bu kuru eseri Justinian saltanatmm ba$langtcmda
imparatcrlugun siyasi vaziyetini tesbit etmemize medar clan
Eskikitaplarim.com
230 BiZANS iMPARATORLU(iU TARiHi
mO.kemmel bir mehazd1r (143). A!;iagida gorecegimiz
vec;hile Hierakles, cagrafya ic;in. Kanstantin Parfiragenet'in
ba$hca mehaz1d1r.
Bu tarihc;i ve cagrafyaciiardan maada VI nc1 as1r kro-
nikc;iler dahi yeti$tirdi. Bununla beraber justinian devri
klasik edebiyata s1k1 bir surette bagh bulunmaktad1r ve
muteak1p Bizans devrinde geni;; mikyasta inkh;;af edecek
alan kuru cihan kranikleri, elyevm tetkik ettigimiz devirde,
henO.z ender bir istisna te$kil etmektedirler:
Bir muharrir, tarihc;ilerle kronikc;iler arasmda miHavassit
bir mevki i$gal etmektedir. Bu zat, justinian devrinde ya:;;a-
mu;; olmas1 pek muhtemel alan Miletli Hesihius'tur.
Hesihius'un eserini yalmz Fatius'un ve X uncu as1r ka-
mus mOelliflerinden Suidas'm yazllannda muhafaza e d i l m i ~
olan baz1 parc;alar sayesinde tamyaruz. Bu parc;alardan
Hesihius'un eski Assur O.lkesi ile Anastas'm olo.mO. (518)
arasmdaki devri ihtiva eden kranik tarzmda bir cihan
tarihi yazml$ aldugunu istidlal edebiliyaruz. Bu esere ait,
BO.yiik Konstantin devrinden onceki Bizans !;iehri tarihinden
bahis buyiicek bir parc;a mevcuttur. Hesihius justin I devri
ve Justinian saltanatmm ilk senelerine dair bir tarih dahi
yazd1. Bu eser Os!O.bu ve telakkisi bak1mmdan ilkinden c;ak
farkl1 olup muharririn zamamna tesadiif eden hadiselerin
mufassal hikayesini ihtiva ediyardu. Hesihius'un U<;O.ncO. ese-
ri bir kamus olup fennin biitiln $Ubelerinde i:;;tihar etmi!]
olan grek muharrirlerini, hristiyan muharrirler milstesna ol-
mak O.zere, topluyordu. Bu son naktaya istinaden baz1 alim-
ler Hesihius'un ihtimal putperest oldugunu beyan etmekte-
dirler. Maamafih bu nazariye umumiyetle kabul olunmamak-
tadir (144).
VInci asnn hakiki kronikc;isi Antakyada dogmu;; cahil bir
Suriyeli alan Malalas'dir. Malalas, elimizde bulunan bir tek
el yazmasmdan istidlal olunabildigine gore, M1s1r tarihinin
efsanevi devirleri ile justinian saltanatmm sonu arasmdaki
vakayii ihtiva eden bir cihan tarihi kronikinin miiellifidir.
Fakat eser, ihtimal. daha muahhar bir devrin hadiselerini dahi
ihtiva ediyordu (145). Eserin esas1 c;ok kan$Ikbr: Masallar
hakikatle kan:;;tmlmakta ve miihim hadiseler tali derecede vak-
alar arasmda birdenbire tebariiz etmektedirler. Hiristiyanligi
mO.dafaa maksadiyle kaleme ahnml!;i olan bu kronik mO.el-
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN DEVRiNDE EDEBiYAT, MAARiF VE SANAT 231
lifinin monar$ist temayiillerini ac;1kc;a gostermektedir. Bu eser
sec;me bir okuyucu muhiti ic;in degil. fakat kilise mensuplan
ve lay1klardan miite$ekkil halk kiitleleri ic;in telif edilmi$tir;
bu sebepten miiellif birc;ok miitenevvi ve hayret uyandJnci
vakalar1 eserine ithal etmi$tir. Krumbacher'e gore bu "kitap
tam manasiyle amiyane bir tarih risalesidir " (146).
Miiellifin uslubu bilhassa calibi dikkattir; bu eser konu$ulan
grekc;e, yani grek unsurlanmn $ark -latin ishiahlariyle
kan$masmdan husule gelen ve $arkta ragbette olan adt
grek lehc;esinde yazilml$ ilk miihim ese1 dir. Kutlelerin zevk
ve zihniyetine tamamiyle uygun karakterinden dolay1 Mala-
las'm kroniki Bizans, $ark ve Slav kronikc;iligi iizerinde
muazzam bir tesir icra etmi$tir. Malalas'm eserinden
muntehap parc;alar, slavcaya yapllmi$ olan tercumeler bu
kronikin orijinal metninin yeniden terkibi ic;in biiyiik bir
ehemmiyete maliktirler.
0 zamanlar inti$ar etmi$ olan grekc;e yaz1lm1$ bir c;ok
eserlerden maada Justinian devri ( 518- 610) VI nc1 asrm
sonunda (ihtimal 586 da) olmD$ olan Efesli Jan'm ( 14 7)
suryani lisanmdaki yaz1lanndan dolay1 calibi dikkattir.
kan Mezopotam:yada dogmu$ mutekit bir monofsit alan
Jan, istanbulda ve Anadoluda bir c;ok seneler ya$ad1, Efes'te
piskoposluk kursusiinii i$gal etti ve $ahsan Justinian ve
Teodora ile Jan slir"yani lisanmda "$ark azizlerinin
hayatl, yahut "$ark RahmetliliTine dair tefsirler, ( Commen-
tarii de Beaiis Orientalibus) adh bir eser ve orijina!J Julius Cesar
ile 585 arasmdaki: devreyi ihtiva eden bir "Kilise Tarihi"
yazd1. Bu son eserin yalmz en mlihim ve en orijinal k1sm1
zamammtza kadar gelmi!;;tir. Bu k1s1m 521-585 devri hadise,
lerini ihtiva etmekte ve bu devir ic;;n paha bi<;ilmez bir mehaz
te$kil etmektedir. Monofisizm noktai nazarma gore yaz1lm1$
olan Efesli Jan'm bu tanhi monofisit miinaka$alanmn dog-
matik esaslarmdan ziyade bu mezhebin bilhassa milli ve
ruhani temelini tebariiz ettirmektedir. Jan'm eserlerinin
kma vlicudunu hasretmi$ alan alim bir tarihc;inin yazdlgl
gibi bu "Kilise Tarihi hiristiyanhk ile putperestlik arasmdaki
mucadelenin son safhasm1, bu miicadelenin kliltlirel te-
mellerini tebaruz ettirmek suretiyle, tenvir etmektedir.,. Bu
tarih "ayni zamanda VI nc1 as1r Bizans imparatorlugunun
siyasi ve fikri tarihi ve bilhassa $ark tesirlerinin yayiii$
Eskikitaplarim.com
232 BiZANS iMPARATORLUllU TARiHi
sahasmm tespiti i<;in bUyi.ik bir ehemmiyeti haizdir. Muhar-
cir, vakalan anlattrken, hayatm bUti.in teferruatma ve
noktalanna ntifuz etmekte ve o de\rin orf ve adetleri ve
arkeolojisi ile yakmdan tilfet peyda edilmesine medar olacak
.mebzi.il vesikalan muhtevi bulunmaktad1r, (148).
Bilton VI nc1 asnn devami mi.iddetince cereyan
olan monofisit mi.icadeleleri, dini doktrinler ve kalem mi.ica-
delesi sahasmda bi.iyilk bir edebi faaliyet tevlit ettiler. Justi-
.nian dahi bizzat bu kalem mi.inaka;;alanna bazan mi.idahale
etmekten kendini alamad1. Monofisitlerin yaz1lan orijinal
grek<;e ;;ckillerinde zamamm1za kadar gelmemi!?tir. Bunlar
hakkmda ancak muhalif partiye mensup muharrirlerin
lerinde zikrettikleri pan;alar ve bize kadar gelmi;; olan silr-
yani ve arap di1lerine yapilmi;; terctimeler sayesinde bir hil-
ki.im verebiliyoruz. Or,odoksluk taraftan muharrirler arasm-
da nasturiler, monofisitler ve dige1leri aleyhinde bir
eser terketmi;; olan Justin ve Justinian'm muas1n Bizansh
Leontius'un adm1 tebari.iz ettirmemiz laztmd1r. Bu dini aki-
deler ve kalem mi.inaka;;alan mi.itehasstsmm hayahna dair
elimizde pek az malO.mat vard1r (149). Leontius Justinian
devrinin enteresan bir hadisesine, yani kilise muharrirleri
ilzerinde Platon'un ( Eflatun) tesirleri yerine Aristoteles'in
( Aristo) tesirleri kaim olmaga ba;;lad1gma etmektedir
(150).
VI nc1 as1rda ;;arkta manashr ve inziva hayatmm inki;;af1
ke;;i;;lige milteallik, mistik ve hagiografik edebi eserlerde
izlerini b1rakmt;;tlr. Jan Klimakus (6 rij; Tur Sin ada
uzun seneler bir inziva hayah ge<;irdi ve "Climax, - "Ruhani
Merdiven., (Scala Paradisi)- ad1 altrnda tamlan bir eser telif
etti ( 151); otuz fas1l yahut kademeden murekkep olan
bu eserde Jan ruhun ahlaki kemale eri!?mek i<;in katettigi
dereceleri tarif etmektedir. Bu eser Bizans rahiplerinin en
fazla severek okuduklan bir kitap oldu ve bunlara, ruhani
ve ziihdi kemale ic;in yaptlklan ara;;tu malarda, reh-
berlik etti. Fakat Climax'm ;;ayam dikkat ;;ohreti yalmz ;;arka
mtin has1r kalmad1, sUryanice, modern grek<;e, latince, is pan-
yo lea, frans1zca ve slav:a tercUmeleri inti;;ar etti. C/imax'm
baz1 elyazmalan dini hayat ve manashr h3yahm musavver
birc;ok ve enteresan resimler (minyatlirler) ihtiva etmekte.
dirler (152).
Eskikitaplarim.com
JUSTiNIAN DEVRINDE EDEBiYAT, MAARiF VE SANAT 233
VI nc1 as1r hagi.ografya muharrirlerinin hayatmm
son senelerini Filistinde me!;>hur Sen Saba manashrmda ge-
olan Skitopolis'li Kiril'i gec;irmemiz laz1md1r. Kiril
"hal terci.imeleri, nden bir kol
leksiyon haz1rlamak niyetinde idi. Fakat tasarlamJ!;> oldugu
eseri, ihtimal vakitsiz <:HUmii yilzi.inden, bitirmege muvaffak
olamad1. Kiril'in milteaddit eserleri zamamm1za kadar
tir. Bunlar arasmda Evtimius ve Sen Saba'nm ve daha az
ehemrniyetli diger bir c;ok azizin hal tercilmelerini buluyo-
ruz. Hikaye tarzmm itinali karakteri, miiellifin riyazet ha-
yatl hakkmda sahip oldugu sarih fikir ve .iislup sadeligi
Kiril'in bize kadar gelmi!? olan bi.itiln eserlerini Bizans im-
paratorlugunun ilk devri medeniyet tarihi i<;in pek klymetli
mehazla.r haline getirmektedir,
Vine Filistinli olan Jan Moskus VI nc1 asnn sonunda ve
VII nci asrm baemda, Jan F1listin, M1s1r, Tur Sina,
Suriye, Anadolu, Ege denizi ve Akdeniz adalan manashrla-
rml ziyareti esnasmda oldugu neti-
cesml "Pratum spirituale, (AeL[H!>v), yani "Ruhani Cimenzar,.
adh me$hur grekc;e bir eserde Moskus'un eserinde,
mi.iellifin seyahat intibalar1 ile birlikte manastJrlar ve kil!se
lere dair pek maiOmat bulmak kabildir. Baz1 hususlard1
Pratum spirituale'nin muhteviyatl medeniyet tarihi ic;in bUyOk
bir ehemmiyeti haizdir. Netekim bu eser yalmz Bizans im
paratorlugunda degil, fakat diger memleketlerde ve bilhassa
Rusyada en fazla sevilen kitaplardan biri
Bu devrin eiir edebiyatl dahi birc;ok miimessillere sahip
oldu. Kilise Romanus Melodus'un (yani
ilahiler bestekar1'mn), Justinian zamanmda, gerek mevki ve
gerek verim bak1mmdan en yiiksek mertebeyi ihraz etmil?
olrnasmm tamamiyle kat'i oldugunu yuk::..r1da soylemistik.
Ayni devirde Pavlus Silentiarius. manzum olarak, Ayasofya'mn
ve ki.irsilsi.iniin (ambo) iki $airane tasvirini (grekc;e
m1sralar ile) telif etti. Bu -eserler sanat tarihi ic;in son derece
miihimdirler (153). Ayasofyanm tasvirine dair yukanda
ismi ge<;en, Pavlus'un muas1n tarihc;i Agatias'm (154) ese
rinde, methiye kabtlinden, tefsirler bulunmaktad1r. En niha-
yet, eimali Afrikah Korippus istanbula gelerek buraya yerle!?ti
ve edebi biiyiik bir iktidara malik olmamakla beraber, latince
manzum iki eser yazd1. Simali Afrika yerlilerinin imparator-
Eskikitaplarim.com
234 BiZANS iMPARATORLUdU TARiHt
Juga kan;n <;tkarmt$ olduklan isyam bashrmt$ olan Bizans
generali Jan (Johannes) Troglita'mn $erefine ve bu kuman
damn adm1 tebcil ic;in yaztlmt$ olan bu eserlerden birincisi
(Johannis) $imali Afrikanm cografyas1 ve etnografyasma, ayni
zamanda Berberilere kar$1 yaptlmt$ olan sefere dair paha
bic;ilmez k1ymette malO.mat ihtiva etmektedir. Bu harp ic;in
Korippus'un zikrettigi vak'alar, bazan Prokop tarafmdan
verilen malO.mattan c;ok daha mevsuktur. Koripp.us'un "Jus-
tin'in methiyesi, (in laudem }uslini) adi1 ikinci eseri gene; Justin
II nin tahta cO.lO.sunu ve bunu takip eden ilk hadiseleri tom
turakh bir tislO.pla anlatmaktadtr; birinciye nazaran c;ok
da zay1f olan bu $iir V1 net as1r Bizans saray1 te$rifah
hakkmda birc;ok enteresan malO.mat ihtiva etmektedir.
Papirtisler bize, VI nc1 astrda, yuk1n Mtstrln kti<;tik bir
koytinde, Afrodito'da, va$aml$ olan Dioskor nammda bir zah
tamtm1$1ardtr. Anast! Kopt olan Dioskor'un iyi bir umumt
ktilttire sahip ve ciddi hukuk tahsili yapm1;; oldugu an-la$1-
hyor; ..bu zatm edebi ihhraslan ctahi vard1. MO.ellifin
dit eserleri, diger papirtislerle birlikte, bu . devrin i<;tima1
.ve millki tarihi ktymetli malO.mat vermektedirler.
Fakat, diger taraftan Dloskor tarafmdan terkedilmi$ olan $iir:
ler hellenistik $iirinin $6hretini hie; te arthrmamaktadtr; bun
lar bir amatortin . eseridir ve "pek fa hi$ gramer ve vezin
hatalariyle doludur,. H. Bell'e gore Dioskor hie; olmazsa
c;ok grekc;e edebi eser okumu$ ve pek fena $iirler yazm1$tlr,.
(155). J. Maspero Dioskor'u "M1s1nn son grek $airi, ve Nil
vadisinde hellenizmin son mtimessillerinden biri olarak gos-
termektedir (156).
Justinian'm zamam saltanatmda Atina putperest Akademi-
sinin kapahlmas1 edebiyat ve maarif ilzerinde fazla muztr bir
tesir icra etmedi ;- <;tinkti Akademi zamamm doldurmu!;>tu ve
bir h1ristiyan devletinde c;ok mtihim bir rol oymyamazd1.
sik edebiyatm hazineleri, <;ok defalar sathi olmakla beraber,
, tedrici surette h1ristiyan edebiyatma nilfuz ediyorlard1. En ni-
hayet, Teodos II tarafmdan kurulmu:;, olan istanbul Oniversi-
tesi, Justinian devrinde, faal olmakta devam etti. Hukuk ara$
hrmalan, hukuki sahada meydana getirilmi$ olan yeni eser-;
lerle birlikte, temadi ettiler. Fa kat bu ara$hrmalar muayycn ve
mahdut baz1 hukuki metinlerin aynen terctimelerine ve
lara dair ktsa $erhler ve htilasalar yapllmasma munhas1r ka.ldn
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN DEVRiNDE EDEBiYAT, MAARiF VE SANAT 235
Hukuk tedrisatmm, Justinian'm olOmunden sonraki inki-
dair elimizde sarih malfimat yoktur. imparator Mavri-
kius, bu kabil kar;n buyuk bir alaka gosterdi;
fakat halefi Fokas, nazaran, Oniversite faaliyetini
sektedar etti (157).
Sanat sahasmda justinian devri "birinci altm devri, ismini
almi$tlr.
Bu devir mimarisi, kendi nev'inde munferit kalan bir
abideyi, yani Ayasofya kilisesini
Ayasofya, yahut butiln amldigi gibi
Kilise, Justinian'm emriyle, yukanda gormil$ oldugu-
muz vec;hile, Nika ihtilalinde ( 532) yanmi$ olan ki.ic;uk
Ayasofya (Sofya = ilahi hikmet) baziliki'nin bulundugu yerde
in$a edildi. Bu kiliseyi fevkelade $a'$aalt bir abide haline
getirmek ic;in Justmian, muahhar bir an'aneye gore, valilere,
eski abidelerin en gOzel parc;alanm istanbula
ic;in, emir vermi$ti. Muhtelif renk ve muazzam mer-
mer ki.itleleri, en zengin ocaklardan, payitahta nakledil-
diler. GumO$, altm, fildi$i, k1ymetli yeni mabedin
yukseltmek ic;in istanbula celbolundu.
imparator muazzam projesinin kuvveden fiile <;Ikanlma-
st ic;in Antemius ve izidor nammda iki muktedir mirriar in-
tihap etti. Her iki mimar Anadolu'lu idiler; Antemius Tralles'li
(Aydm), izi--!or ise Milet'li (Balat) idi. Bunlar buyuk bir ;;evkle
bu muazzam ba!;iarmaga koyuldular ve mahirahe bir
tarzda 10000 amele c;ali!;itlrthlar. imparator ilerleme-
s'ni derin bir alaka ile takip etmek, tavsiyelerde bulunmak
ve i;;c;ilerin arthrmak suretiyle, bizzat c;alt!;imalara
nezaret etti. Bina sene zarf1nda ikmal, edildi. 537 senesi
Noel gi.ini1 Ayasofyanm resmi, imparatorun huzuru
ile. mutantan bir surette yaptldi. Muahhar mehazlar, eserini
fevkelade begenmi$ olan imparatorun, mabede girerken, bu
eseri tamamlamaga beni Jay1k gormi1$ olan Allaha harnd
olsun. Seni maglup ettirn, ey Suleyman!)) (158) sozlerini
soylemi$ oldugunu kaydetmektedirler. Bu debdebeli
resmi munasebetiyle ahali bir c;ok atiyelere nail oldu ve
payitahtta bir c;ok !;ienlikler yapildi.
Ayasofyamn manzaras1 gayet s:1dedir; c;unkti <;Iplak
tugla duvarlar hie; bir tezyinat ihtiva etmemektedirler. Me$
Eskikitaplarim.com
236 . BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
hur kubbe ise di$tan olduk<;a sakil ve bastk gortinmektedir.
Ayasofya bugtin, her taraftan Turk evleriyle <;evrilmi;; oldu-
dugundan dt;; manzarasmdan <;ok kaybetmektedir (158 a).
Kilisenin btittin azamet ve ihti!?amt hakkmda tam bir htiktim
vcrebilmek ic;in binay1 i<;ten gormek laztmdtr.
0 zamanlar mabet, etrafmda revakh galeriler ve ortasm-
da mtikemel mermer bir <;e$me ihtiva eden bir atrium a,
yani geni;; bir avluya malikti. Oalerinin kiliseye biti!?ik olan
dordtincti cephesi narteks tabir olunan bir dl$ sofa yahut
bo!? bir $eklinde olup be!? kap1 vas1tasiyle ikinci i<; sofa-
ya merbut bulunuyordu. Dokuz tunc; kap1 bu ic; narteksten
mabedin i<;ine sevkedyordu; digerlerinden daha geni$ ve
daha yUksek olan ve k1rali kapt adm1 orta kap1
imparatora mahsustu. Mimarlsi bak1mmdan kubbeli bazillk
tipine yakla$an kilise ise gayet btiytik bir mils atil te!?kil et-
mektedir; orta s1hanm (nef) Uzerinde, zeminden 50 metre
ytikseklikte ve 31 metre kutrunda, fevkelade mU!?ktil !?art-
lar altmda in;;a edilmi!? bir kubbe vardtr. Kubbe kasna-
gmda ac;Ilmi!? olan 40 btiytik pencere, mabedin ic;ine bol
ziya sevketmektedtrler. Orta s1hamn her iki tarafmda zengin
tezyinah havi iki kath, direkli ve kemerli galeriler bulunmak-
tadtr. Zemin ve stitunlar renkli mermerdendir. Duvarlann
bUytik bir k1sm1 dahi mermerle kaphd1r. TUrk devrinde
stva ile ortillrtlti!? olan harikulade mozayikler ziyaretc;inin na-
zarlanm mest ediyorlard1 (158 b). Kubbenin ortasmda bu-
lunan ve mozayikten yapilmi!? yildizh bir semamn ortasmda
parhyan muazzam hac;m ise halk ve hac1lar tizerinde yaph-
gl tesir pek bUytiktU. BugUn dahi, kubbenin alt ktsimlann-
da. TUrk stvasmm altmda, kanath meleklerin umumi hatlar-
rml sec;mek kabildir.
Ayasofya mimarlanmn kar$Ila;;mt!? olduklan ba!?hca zor-
luk bugUnkU mimarinin dahi henUz halletmegP- muvaffak
olamadtgl, gayet btiytik ve son derece hafif bir kubbe in!?a
etmek meselesi idi. Mimarlar bu i$i ba!?ard1lar. fakat in;;a et-
mi$ olduklan ;;ayam hayret kubbe uzun mUddet dayan-
madi: daha Justinian zamanmda ytktldi ve ayn.i imparatorun
son senelerine dogru, daha az cUretli bir tarzda, yeniden
yapildt. Justinian'm muas1rlan kadar bUtiln mUteakip nesil-
ler de Ayasofyadan hareretle bahsetmi$1erdir. XIV neil as1r
Rus se}'yahlanndan Novgorod'lu Stefan <;argrad'a (istanbul)
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN DEVRiNDE EDEBiVAT, MAARiF VE SANAT 237
seyahatler adll kitabmda yaz1yor: Ayasofya, yani
ilahi Hikmete gelince bu bina hakkmda insanm zekas1 ne
bir soylemege, ne de bu eseri tasvire kadirdir ( 159).
S1k ve $iddetlli zelzelelere ragmen Ayasofya zamamm1zda
dahi ayakta durmaktad1r. Kilise 1453 de carnie tahvil olun
(159 a).
Son eserlerinden birinde Strzygwski "kilisenin, (yani
Ayasofyamn) mahi veti itibari vie, tam bir Ermeni abidesi, ol-
dugunu beyan etmektedir (160).
Ayasofya in$aatmm tarih<;esi edebiyatta bir tak1m mu-
cizevi teferruat ihtiva eden bir nevi efsane $eklini al-
ffil$hr. Bu efsaneler Bizans imparatorlugi.mdan cenubi
Slav edebiyabna ve Rus eserlerine nlifuz etmek yolunu
bulmu$1ardir. Bu efsanenin Slavon versiyonlan, beynelmilel
edebi tesirler tarihi ic;in, son derece enteresan vesikalar
etmektedirler (161).
justinian tarafmdan payitahtta bina edilmi$ olan ikinci
me$hur kilise Aziz Havariler kilisesi oldu. Bu kilise, ilk
defa olarak, Bliyuk Konstantin tarahndan in$a edilmi$ti ; fa
kat VI nc1 as1rda pek harap bir vaziyette bulunuyordu. jus-
tinian bu kiliseyi yiktird1 ve yerine daha btiylik mikyasta
ve daha gtizel bir kilise bina eyledi. Dort mtisavi kollu bir hac;
$eklinde olan bu mabet, dort cenah1 orten dort kubbenin orta-
smda, merkezi bliytik bir kubbe ihtiva ediyordu. I;1imarlar1
yine Tralles'li Antemius ve gene; izidor idiler. istanbul 1453
de Ttirkler tarafmdan almd1kta bu kilise ytkiidi ve yerini Fa-
tih Mehmet II nin camiine terketti."Aziz Havariler, kilisesinin
ne $ekilde oldugu hakkmda daha vaz1h bir fikir edinmek
istenildikte ayni model tizere in$a edilrni$ olan Venedikteki
"San Marko" kilisesine mtiracaat olunabilir. Ayni kilise Efesteki
"Sen jan, ve Perigueux' deki "Saint Front, kiliselerinin mi-
marlan tarafmdan kopya edilmi$tir. Aziz Havariler kilisesi
nin buglin olan !;)ayam hayret mozayikleri XIII
tincti asrm ba$langicmda Efes piskoposu Nikola Mesarites
tarafmdan tasvir ve A. Heisenberg tarafmdan itinall bir tarz-
da tetkik olunmu$1ardir (162}. Aziz Havariler kilisesi Kons-
tantin'den XI nci asra kadar Bizans imparatorlarmm defn-
edildikleri yer oldugundan dahi
istanbuldaki in!;)aahn tesiri kendini $arkta, mesela Suri
yede ve garpte Parenzo, istirya ve bilhassa Ravenna'da gos-
terdi.
Eskikitaplarim.com
238 BIZANS IMPARATORLU0U TARIHl
Ayasofya, kubbesi, siitunlannm plastik tezyinah, zemini-
nin ve duvarlarmm <;Ok renkli merrner kaplarnalan ve belki
bunlardan daha ziyade mimari rnaharetten dolay1
bizler iizerinde tesir icra ve bizleri teshir edebilir. Fakat bu
rnabedin harikUlade mozayikleri, TUrk devrinde badana
edilmi$ olduklar1ndan, halen goriilmemektedir (bu halin
muvakkat olacag1 iirnit olunabilir) (162 a). Fakat bu z1ya diger
cihetten bir dereceye kadar telafi olunmaktadir: Justinian
devrine ait Bizans mozayikieri hakkmda eimali italyada
Ravenna mozayikler sayesinde bir fikir edin-
mek kabildir.
Onbe$ as1r once Ravenna Adriyatik sahillerinin en
fazla inki$af etmi$ !?ehirleri arasmda zikrolunabilirdi. V nci
as1rda bu !?ehir son garbi Roma imparatorlarma bir melee'
etti; VI nc1 as1rda Ostrogot k1ralhgmm merkezi oldu;
ve en nihayet VI nc1 asrm ortasmdan VIII nci asrm ortasma
kadar Justinian tarafmdan Ostrogotlardan tekrar geri alm-
olan Bizans italyasmm idar i merkezini te;;kil etli. Bu
Bizans hidivi yahut eksarkmm makarn oldu. Bu son
devre Ravenna'mn en parlak devresidir: Siyasi, iktisadi,
kOltlirel artistik hayat o zamanlar biiylik bir inki$afa
mazhar oldu.
Ravenna'mn sanat abideleri U<; $ahsm hahrasma bagh-
dlrlar: BiiyUk Teodos'un k1z1 ve garp imparatoru Valentinian
III lin annesi Galla Pla<;idia. BiiyUk Teodorik ve Justinian.
Biz Galla Pla<;idia ve Teodorik devrilerine ait daha eski abi-
deleri bir tarafa birakarak yalmz Justinian devrindeki abide-
lerden k1saca bahsedecegiz.
Justinian, uzun saltanahmn blitlin devarn1 miiddetince,
sivil ve dint sanat abidelerinin ile yakmdan alakadar
oldu ve bu geni$ imparatorlugunun her tarafmda
te$vik etti. Ravenna'mn zaptmdan sonra Ostrogotlarm haki-
miyeti devrinde olan kiliseleri bitirtti. Bunlarm
arasmda sanat bak1mmdan bilhasa ehemmiyetli olan iki
tanesini zikretmemiz Hizimdir. Bunlar .San Vitale ve Sant'
Apollinare in Classe ( Classis, Ravenna limanmda)
dir. Bu kiliselerin sanat kiymeti bunlarm miihim
mozayikler ihtiva etmeJerindedir.
Eskikitaplarim.com
JUSTiNiAN DEVRiNDE EDEBIYAT, MAARiF VE SANAT 239
Ravenna'dan takriben be!;! kilometre mesafede, Ortaza-
manlarda $ehrin zengin ticaret limam tarafmdan i$gal olu-
nari i.icra ve gayn sthhi bir yerde goriinii$ii basit ve $ekli
hibariyle iptidai bir hiristiyan basiliki, yani Sant' Apollinare in
Classe kilisesi yiikselmektedir. Kilisenin yanmda, daha mu-
ahhar bir in$a devrine ait yu varlak bir c;an kulesi gaze
c;arpmaktadtr. Kilisenin ic;i i.ic; sofaya (nef) aynlmi$hr. Du var-
lann kenarlarma vazedilmi$ alan plastik tasvirlerle siislii
eski lahidler Ravenna'mn en me$hur piskoposlarmm ceset-
lerini ihtiva etmektedirler.
Mihrabm alt k1smmda VI nc1 asra ait bil"' mozayik gor-
mek kabildir. Bu mozayik, sakin bir peyzajda, Ravenna'nm
hamisi aziz Apollinarius'u ayakta, ellerini yukan kaldirmi$
ve etrafmda koyunlar bulundugu halde, tasvir etmektedir;
azizin i.izerindeki biiyi.ik medalyonun yildizli mavi semasm-
da, k1ymetli ta$1arla kapll bir hac; tebariiz etmektedir. Kilise-
nin diger mozayikleri daha muahhar bir devre aittirler.
(163).
justinian devri sanat eserlerinin tetkik1 ic;in Ravenna'daki
San Vitale kilisesi en k1ymetli malzeme ihtiva eden bir
ab:dedir. VI nci as1r mozayikleri bu binada hemen hie; bo-
zulmami$ bir halde zamanmnza kadar mahfuz kalmu;;lardir.
San Vitale kubbeli kilisesinin ic;i tamamiyle, yukandan
~ $ a g 1 y a kadar, $ayam hayret heykeltra$i tezyinat ve mozayik-
lerle ortiilmii$tiir. Kilisenin mihrab1, yan duvarlannda bulu-
nan iki me$hur mozayikten do!ay1, bilhassa $ayam dikkattir.
Bunlardan biri justinian'1 piskopos, rahipler ve saray erka-
niyle birlikte, tasvir etmektedir; digeri ise imparatoric;e Teodo-
ra'yl, saray kadmlariyle birlikte. gostermektedir. Bu iki 1ablo-
daki $ah1slann elbiseleri harikulade bir $a'$aa ve ihti$amla
parlamaktad1r.
Bazan "italya- Bizans Pompeyi'si, yahut "Garbi Bizans ..
(164) tesmiye olunan Ravenna, tetkikatimiz ic;in, en kly-
metli malzemeyi vermekte ve birinci devre. yani V nci ve
VI nc1 as1rlar Bizans sanahm k1ymetlendirmemizi temin
etmektedir.
justinian'mn in$a faaliyeti yalmz kilise ve tahkimata
miinhas1r kalmad1. imparator birc;ok manashr, saray, kop-
rii, sarmc;, su _kemeri, hamam ve hastane dahi bina ettirdi.
Eskikitaplarim.com
2-40 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
imparatorlugun uzak vilayetlerinde Justinian'm ismi Tur
Sinada bina edilmi$ alan Sent Katerin manashriyle mlinase
bettard1r. Manashr kilisesinin mihrabmda "isamn suret
tebdili, adtm ta!;ayan ve VI net asra izafe olunan me$hur
bir mozayik bulunmaktad1r (165).
Bu devire ait tarihi vak'alan musavvir bir<;ok minyatlirler
ve mensucat bize kadar gelmi$tir (166). Heykeltra!;iinin,
kilisenin tesiri altmda, inhitat devrine girmi$ olmasma rag-
men, bu devre ait bir tak1m son derece zarif ve gtlzel
heykeltra$1 eserler (ayni zamanda maden oymacthk eserleri)
bilhassa konslillere ait olup V inci as1rda ba$lamJ$ ve 541
de konsiillliglin ilgasiyle ortadan kalkml$ alan "diptik, Jerde
rasthyoruz.
En nihayet bu devirde yeti$mi$ olan muharrirle.rin he
men he men kaffesinin ve Ayasofya ve Aziz Ha variler kili
seleri mimarlanmn Asyah ve yahut Simali Afrikah oldukla
rtm kaydetmek gerektir. Hellenistik $ark medeniyeti Bi
tans fmparatorlugunun ktiltlir ve sanat hayahna feyizli te-
sirlerde bulunmakta devam ediyor.
Justinian'm c;;ok mlitenevvi ve k a n ~ n k manzaralar gosteren
uzun saltanat devrine umumi bir nazar atfedecek olursak,
pek tabii olarak, imparatorun te$ebblislerinin bir c;;ogunda,
limit ettigi neticeleri elde edememi$ oldugunu gorlirliz. Ro
rna imparatorunun imparatorlugun elinden c;;tkml$ olan yer
Jeri tekrar fethetmek mecburiyetinde oldugunu bildiren ide-
olojinin dogrudan dogruya bir neticesi olan garpteki parlak
askeri seferlerin her hal de bliylik mu vaffakiyetlerle tetvic;
edilmemi$ olduklan a$ikardtr. Bu harpler, merkezi s1kleti
$Jrkta bulunan imparatorlugun hakiki menfaatlerine hie; te
tekablil etmiyorlard1; i$te bu sebepten bunlar memleketin
inhitah ve harabisinde ba$1Ica ami! olmU$lardlr. ParaSIZilk
ve bunu takip eden ordu kuvvetlerinin tensiki Justinian'a,
yeni fethedilen vilayetleri kuvvetli bir i$gal altmda bulun-
durmaga mlisaade etmedi ve bu hadisenin neticeleri Jus
tinian'm halelleri zamanmda kendilerini gayet a<;1k bir
surette hissettirdiler. Justinian'm dini siyaseti dahi ademi
muvaffakiyetle neticelendi; c;linkli bir birlik temin ede
medi ve monofisit $ark vilayetlerinde yeni karga$ahklar
<;1karmaktan ba$ka bir i$e yaramad1. idari reformlardaki
Eskikitaplarim.com
JUSTiNIAN DEVRiNDE EDEBiYAT, MAARiF VE SANAT 241
muvaffakiyetsizlik daha bOyOk oldu. <;unkO temiz ve sami-
mi dii!?iincelerle yapllmi$ olan bu reformlar haddinden fazla
ag1r vergiler ve mahalli memurlarm suiistimallerinden dola-
y1 koylerin fakirle$iP bo$almas1m mucip oldu.
Bununla beraber Justinian'm iki eseri be$eri medeniyet
tarihinde derin bir iz b1rakm1$ olup tarihin bu_ imparatora
vermi$ oldugu "BOyiik, lakabmm tamamiyle hakh oldugunu
gostermektedir. Bu iki eser medeni hukuk kodeksi ve Aya-
sofya kilisesidir.
16
Eskikitaplarim.com
BiBLiYOGRAFY A
Umumi eserler i<;in birinci fasla mliracaat olunmast.
MUNFERiT SALTANATLARA DAiR MONOGRAFiLER:
lsam bert (F.- A.) Histoire de justinien. 2 cild (Paris,
1856). - Eskimi$tir.
Diehl (Ch.) justinien et Ia civilisation byzantine au VIe
(Paris. 1901). - En iyi eser.
Holmes (W. G.) The age of justinian and Theodora.
2 cild (2. tab1; Londra, 1912).
L e c l e r q (H.), J ustinien. Dictionnaire
tienne' et de liturgie, VIII (1928), s. 507 604 (gayet iyi
bibliyografya).
jUSTiNiAN VE TEODORA'Y A DAIR Y DAHA AMiY ANE
ESERLER VE MAKALELER:
Gforer (A.), Kaiser justinian I.- "Byzantinische Oeschi-
chten (Oraz, 1873) II, s. 315- 401, de .inti$ar etmi$tir.
Krumbacher (K.), Kaiser justinian (1901). -Popul!re
Aufs!tze, Leipzig 1909, s. 153 168" de inti$ar etmistir ( Di-
ehl'in eserine gore).
Grupe (Ed.), Kaiser justinian aus seinem Leben und
aus seiner Zeit. (Leipzig, 1923). (Wissenschaft und Bildung,
Nr. i84).- Diehl ve Holmes'in eserine istinat eden amiyane
bir taslak.
D i.e hI ( Ch. ), Theodora, de Byzance (Paris,
1904).
Diehl (Ch.), "Figures byzantines, I (4. tab1.
Paris, 1909) s. 51-75, de intisar etmistir. lngilizce terclimesi:
H. Bell tarafmdan yapllmlshr: Byzantine Portraits (New-
York. 1926) s. 49- 72.
Stadelman n (H.), Theodora von Byzanz, 2 cild ( Dres-
den, 1 926).
Eskikitaplarim.com
BiBLiYOGRAfYA 243
Grimbert (Ewald), Theodora. Die Tanzerin auf dem
Kaiserthron (Miinchen, 1928).
G r o h ( K.), Oeschichte des ostromischen Kaisers Jus tin
II. nebst den Quellen (Leipzig, 1889).
Stein (E.), Studien zur Oeschichte byzantinischen
Reiches, vornehmlich unter den Kaisern justinus II und
Tiberius Constantin us (Stuttgart, 1919). Oayet miihim.
Adamek (0.), Beitrage zur Oeschichte des byzantini-
schen _Kaisers Maurikios ( Oraz, 1890- 1901)
Spin tIer ( R.), De Phoca, imperatore Romanorum (Je-
nae, 1905).
Kulakovski (1.), imparator Fokas. "Bizans tarihi, Kiev,
1914" adlt eserinin birind fash. Rusca. - Bilahare ayni fasii
"Bizans tarihi, nin 3 Oneil cildinde (s. 1-27) tekrar ne!?redil-
mi!?tir.
HUKUK TARiHi :
Rob y (H. J.), Introduction to justinian's Digest ( Camb-
ridge, 1884). - Faideli.
Co IIi net ( P.), Etudes historiques sur le droit de justi-
nien; 1: Le oriental de l'oeuvre ll!gislative de Justi-.
nien et les destinl!es des institutions classiques . en Occident
(Paris, 1912). - Enteresan ve miihim.
Declareuil (T.), Rome et l'organisatiQn du droit.-Bibi -
de historique. L'l!volution de l'Humanitl!,
dirigee par H. Berr (Paris, 1924). Bilhassa kitap II yi kar-
$11a!?tlnmz: le Droit du Bas- Empire et les rHormes justini-
ennes, s. 349- 427.
YUNANiST ANDA SLAVLAR:
Vasiliev (A.), Yunanistanda Slavlar. Vizantiisky Vre-
mennik V, 1898, s. 404- 438, 626- 670 ( rusca).
EDEBiYAT:
ve Montelatici'nin birinci fas1lda gosterilen
eserleri.
Eskikitaplarim.com
244 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
<;EZAREA'LI PROKOP' A DAiR:
D a h n (F.), Procopius von Caesarea (Berlin, 1865).
Pant; en k o (B.), Procop'un "Gizli tarihi, ne dair. Vizan-
tiisky Vremennik, cild I I - IV (1895 - 1897) ( rusca).
Dewing (H. B.), Introduction de son de Prokop, I
(London -New-York, 1914), s. VII-XIII.
Bury (J. B.), History of the Later Roman Empire, II
(Londra, 1923), s. 418-430.
AGATiAS' A DAiR:
It e s (M.), Zur Bewertung des Agathias. Byzantinische
Zeitschrift XXVI, (1926), s. 273-285.
KOSMAS iNDiKOPLEVSTES'E DAiR:
G e I z e r (H.), Kosmas, der Indienfahrer. jahrbiicher fiir
protestantische Theologie IX (1883), s. 105-141.
Me. Crindle "M1sir papas1 Kosmas'm h1ristiyan topog-
rafyasi, mn ingilizce terciimesine methal (London, 1897):
Hakluyt Society Publications, Nr. 98, s. I-XXVII.
Red in (E. -K.), Kosmas indikoplevstes'in topografyas1,
Grek ve Rus versiyonlarma gore (Moskova, 1916). Cilt I.

BiZANS'LI LEONTiUS' A DAiR:
L o of s (F.), Leontius von Byzanz (Leipzig, 1887).
Biigamer ( P. W.) Leontius von Byzanz (Wiirzburg,
1894).
Bury (J. B.), ismi eser II, s. 373-375.
PA VLUS SiLENTiARiUS' A DAiR:
Friedlander (P.), johannes von Gaza und Paulus
Silentiarius (Leipzig-Berlin, 1912).
Venier o (A.), Paolo Silenziario. Studia sulla letteratura
bizantina del VI secolo (Catania, 1916).
Eskikitaplarim.com
BiBLiYOGRAFYA 245
Gildersleeve (B.), Paulus Silentiarius. American Jour-
nal of Philology, XXXVIII, 1917, s. 42-72.
EFESLi JAN' A DAiR:
Diakonov (A.) Efes'li Jan'm tarih ve kilise tarihine ait
eserleri (Sen Petersburg, 1908). (Rus<;a). - Gayet miihim. -
E. W. Brooks bu esere dair $6yle yazmaktadtr: "Efesli Jan'a
dair yaztlml$ biitiin eserler, A. Diakonov'un biiyiik eserinin
ne$rinden sonra, golgede kalmt$lardtr, (Patrologia Orientalis,
XVII, 1923, p. III).
Eskikitaplarim.com
FASIL IV
HERAKLiUS SULALESi DEVRi
(610. 717)
HERAKLiUS SOLALESi VE MENSEi
Heraklius ve ilk haleflerinin Bizans tahtma <;tkmak sure-
tiyle te!;>kil etmi!? olduklan si.ilale ihtimal Ermeni neslinden idi.
Heraklius devri i<;in ktymetli bir mehai te$kil eden VII nci
as1r Ermeni tarihcilerinden Sebeos'un bir metninden istidlal
edebitdigimiz netice budur: Sebeos Heraklius ailesinin
me!?hur Ermeni hanedamndan Arsakidlerle akraba oldu'j:{unu
yazmaktadtr (1). Bu iddia bir dereceye kadar Heraklius'un
sart!;>m, altm sa<;h olduguna dair bir<;ok mehazlarda bulunan
!?ahadetler tarafmdan cerhedilmektedir ( 2 ). Heraklius
610 dan 641 senesine kadar saltanat si.irdii. ilk kans1 Evdo-
kia'dan Konstantin isminde bir oglu oldu; Konstantin baba-
smm oli.imi.inden sonra yalmz birka<; ay saltanat si.irdi.i ve
o dahi 641 de oldi.i. Bu. imparator tarihte (Konstantin II adt
Biiyiik Konstantin'in ogullarmdan birine tahsis edildiginden)"
Konstantin III adiyle tamlmaktad1r. Konstantin I II lin olii
mUnden sonra taht, Heraklius'un ikinci kans1 Martin'den olan
oglu Heraklonas (Herakleon) tarafmdan birka<; ay i!;>gal edildi.
Bu imparator 641 senesi sonbaharmda hal'edildi ve Kons-
tantin II I lin oglu Konstan II imparator ilan olundu ve 641den
668 e kadar saltanat siirdi.i. Bu imparatorun admm grek<;e
!?ekli olan Konstas (latince Constans) ihtimal resmi ad1 "Kons-
tantin, in bir ismi tasgiridir (bu devir Bizans sikkele-
rinde, garpte resmi vesikalarda ve hatta baz1 Bizans
mehazlannda kendisine "Konstantin , ad1 verllmektedir).
Konstantin ad1 bu imparatora halk tarafmdan verilmi$
bir ad gibi goriiniiyor. Konstan'a umumiyetle "Pogonat, yani
Eskikitaplarim.com
HERAKLiUS SULALESi VE MENSEi 247
"Sakalh, tesmiye olunan oglu Konstantin VI (668-
685)halefoldu; maamafih buglin bu "Pogonat, lakabmm bu im-
paratora degil. fakat babas1 Konstan I I ye a it oldugu hem en
hem en kat'i surette tesbit edilmi!?tir (3). Konstantin IV lin
ollimli (685) ile Heraklius slilalesinin en parlak devri sana
ermektedir. Bu slilalenin son imparatoru alan ve "Rinotmet,
yani "Kesikburun, Iakabm1 ta$Iyan Justinian II Konstantin
IV lin oglu idi ve 685 ten 695 ve 705 ten 711 e kadar olmak
lizere, iki defa saltanat slirdli. imparatorun zalimane icraatiyle
i!?tihar eden Justinian II devri henliz layiki vet;hile tetkik
olunmami$tir. imparatorun aristokrasi mlimessillerine kar$1
yapml$ oldugu itisaflann keyfi sebeplere mlistenit olmay1p
Justinian'm otoriter ve gayet mustebit politikasm1 kabulden
imtina eden ve imparatoru devirmek it;in ugra$an aristok-
rasi azalanmn gizli hO$nUtsuz[ugundan dogmU$ oldugunu
farzetmek makul gibi gorunliyor. Bu imparator 695 te taht-
tan- indirildi. Burnu ve dili kesildikten sonra (4) K1nmdaki
Herson $ehrine slirUldu; buradan Hazarlar hanma kat;maga
muvaffak oldu ve hamn k1zkarde;;iyle evlendi. Sonralan,
Bulgarlarm yard1miyle. tekrar Bizans tahhm eline get;irmege
muvaffak oldu ve payitahta avdeti hal'inde rol oynamJ!? olan-
kaffesinin zalimane cezalara t;arphnlmasi ile temayuz
etti. Bu tiranhk 711 de bir ihtilal tevlit etti: Bu ihtilal esnasmda
Justinian ve ailesi katledildi. 711 senesi Heraklius sulale-
sinin sonunu te$kil etmektedir. Justinian'm iki saltanatl ara-
sma tesaduf eden devirde Bizans tahh iki tesadlifi hlikumdar
tarafmdan i$gal olundu: izavriyadan ne$'et eden askeri $ef
Leans ( 695-698 ), ve tahta t;Ikhktan sonra Tiber adm1
alan Apsimar {Tiber Ill, 698-705). Baz1 alimler . Apsimar
Tiber'i gotgrek neslinden olarak kabul etmege mlite-
mayildirler (5). -justinian II nin 711 de kanh bir surette
devrilmesinden sonra Bizans tahh alh senelik bir devre
it;in tesadlin lit; imparator tarafmdan i$gal edildi: Ermeni
Vardan yahut Pilippikus (711-714); tat; giyme merasiminde
Anastas adiyle tekrar vaftiz edilmi$ alan Artemius (Anastas II.
714-715) (6) ve Teodos III (7t"5-717). Bizans imparator-
lugul1da 695 tenberi devam eden anar$i 717 de me$hur
imparator Leon I II lin tahta cUI usu ile son a erdi; bu impa-
ratorun saltanah Bizans tarihinde yeni bir devir at;ml$hr.
Eskikitaplarim.com
248 . BiZANS fMPARATORLUc1U TARiHi
iRAN HARPLERi. ISTANBUL SURLARI ONUNDE AVARLAR VE
SLA VLAR. HERAKLiUS'UN iRANLILARA Y APTIGI
SEFERLERiN EHEMMiYETi
Heraklius son derece muktedir ve faal bir imparatordu;
Fokas'm tiranhgmdan sonra niimune ittihaz olunmaga
layik bir hukumdar gibi gorundi.i. Yeni imparatorun iran-
hlara ve Avar istilas.na yapml$ oldugu seferleri
mukemmel misralarla tasvir ol!ln o devir
Pisidyah Jorj'a gore Heraklius kuvvetin, ziyade
muhabbet sayesinde parlamas1 lazmgeldigini)) beyan etmi$-
tir ( 7).
Heraklius tahta <;:1ktlg1 esnada, imparatorlugun vazi-
yeti son derece vahimdi. Sarkta iranhlar, Avarlar
ve Sla vlar tehlikeli olmu!;Jlardt ve dahilde, Fokas'm bed baht
idaresinden sonra, tam bir anar!]i htikiim siiriiyordu. Yeni
imparator ne kafi miktar para ve ne de askert kuvvete ma-
likti. Bu- sebeplerin heyeti mecmuas1 Heraklius saltanatmm
ilk k1smmda imparatorlugu sarsrnl$ olan derin herciimerci
izah eder.
611 de iranhlar Suriyeyi fethetmege koyuldular ve
$arki Bizans vilayetlerinin en mi.ihim olan Antakyay1
ettiler. Sam (Damaskus) dahi az bir miiddet sonra bun-
larm eline gec;:ti. iranhlar, Suriyenin fethini tamamladtktan
sonra, Filistin iizerine yuriidiiler ve 614 te, Kudusti (Hie-
rosolima) muhasaraya ba$ladtlar. Kudiis yirmi gun mukave-
rnet etti. Bu miiddetin sonunda kuleleri ve man.-
Cmlklan !;Jehrin surlanm tahrip etti ve bir mehaza gore
mel'un dti$manlar mutehevvir hayvanlarm yahut tahrik
ejderlerin savJetine bir savletle istila
ettiler (8). Sehir yagmaya ugrad1 ve hiristiyan mabed-
leri tahrip olundu. Biiyiik Konstantin ve Helen tarafmdan
bina olan "Mukaddes Mezar kilisesi, yaktldi
ve hazineleri gasbedildi. H1ristiyanlar tahammi.ilfersa
celere katlanmak mecburiyetinde kaldtlar, yahut katlolun-
dular. Kudus Yahudileri iranhlar tarafma gec;:tiler ve katlia-
me faa! bir surette i$tirak ettiler; baz1 mehazlara gore bu
katliam esrtasmda 60000 hiristiyan mahvolmu$tur. Birc;:.ok .
hazineler mukaddes $ehirden irana gotiirtildu. Hiristiyan-
hgm en muteber mukaddes biri olan Mukaddes
Eskikitaplarim.com
HERAKLiUS'UN SEfERLERi 249
Hac;: dahi Ktesifon'a nakledildi. irana gonderilen birc;ok
esirler arasmda Kudiis patriki Zaharya dahi bulunu-
yordu ( 9).
filistinin franhlar taraf.mdan bu tahripkar fethi ve Ku-
dus'Qn yagmas1 bu vilayetin tarihinde nazik bir an _te$kil
etmektedir. N. P. Kondakov bu husus1a $5yle yaz1yor:
Bu hadise, KudUsun Titus tarafmdan zaphndanberi,
memi$ buyUk bir felaket oldu; fakat bu yaray1 tedavi
etmege imkan yoktu. Bundan sonra $ehir hie; bir zaman
Konstantin'in parlak devrine mti$abih bir devir idrak etmedi
ve uzun mUddet Orner camii gibi bir donUm noktas1 te$kil
eden fevkelade abidelerin yukseldigine $ahit olmad1. Bu an-
dan itibaren !;iehir ve abideleri devamh bir surette ad1m ad1m
harabiye dogru gittiler ve Avrupaya pek c;ok <;e$itli neticeler
ve faideler temin etmj$ olan Hac;h seferleri bile Kudus haya-
hnda igti$a$, intizams1zhk ve inhitat tevlit etmekten ba!;ika
bir !;jey yapmadllar. iranhlarm istilas1 greko- romen mede- .
niyetinin filistine sunt bir surette ithali neticesinde yarahl-
ml$ olan vaziyetin hemen degi$mesini mucip oldu. Bu .istila
ziraati harap etti, $ehirleri ntifussuz b1rakh, birc;ok manas-
tl r ve zaviyeleri muvakkaten ve yahut ebediyen mahvetti
ve ticaretin inki$ahm durdurdu. Bu istila yagmac1 Arap ka-
bllelerini. kendilerini bagh bulunduran taahhtitlerden ve
kendilerini tutan korkudan azat etti ve bunlar mUteak1p de-
virdeki btiytik istilalan mUmkun k1lml$ olan bir qirlik tesi-
sine ba$lad1lar. Bu tarihten sonra memleketin ktiltur teka-
mUltine olanlar olmU$tUr. filistin. eger zamamm1za kadar
uzanmami$ olsayd1, Ortazamanlar devri ,, olarak gosteri-
lebilecek olan kari$lk bir devre giriyor ( 10).
iranlllarm Suriye ve Filistini kolayca ellerine gec;irmeleri
bu vilayetrerin hayatlanna hakim olan dini $artlarla k1smen
kabili izahtlr. Ahalinin ekserisi, bilhassa Suriyede, merkezi
hukumet tarafmdan tutulan ortodoks doktrinini kabul etmi-
yordu. Bu vilayetlerde ya$ayan nasturiler ve monofisitler,
yukanda gormti$ oldugumuz vec;hile, Bizans hUkumetinin
ag1r bir ta.zyikl altmda bulunuyorlard1; i$te bu sebepten
bunlar, pek tabii olarak, ate!?e tapan ve nasturilere nazaran
daha bUyUk bir din serbestisi bah$eden lranhlarm hakimi-
yetini tercih ettiler.
Eskikitaplarim.com
250 BiZANS IMPARATORLUCU TARIHI
iranlllarm istilas1 Suriye ve Filistine mUnhasir kalmadt.
iran ordusunun bir kiSffil bUtii.n Anadoluyu katettikten ve
0
Marmara sahillerindeki Kalhedon'u (Kadtkoy) zaptettikten
sonra h,tanbulun kan;Hsmda, Hrisopolis'te (OskUdar) konak-
ladt. Diger l?ir ordu ise Mistn fethe haz1rlamyordu. iskende-
riye, ihtimal 618 yahut 619 da, Suriye ve Filistinde
oldugu gibi Misirda dahi monofisit ahali Bizans htikumetine
kafi derece mii.zaheret gostermedi ve iran hakimiyetini se-
vinc;le kabul etti.
Bizans imparatorlugu i<;in M1s1rm ziya1 btiytik bir felaket
idi: Misir, malum oldugu ve<;hile, istanbulun hakiki bir zahi-
re amban idi ve hububatm sevkinde vukubulacak bir in-
kita payitahtm iktisadi durumu Uzerinde vahim akstilameller
icra edebilirdi.
Bizans imparatorlugunun, iran harpleri yliztinden, cenup
ve bu agtr zayiatlara ugradtgt esnada $imalde ikinci
bir tehlike kendini gosteriyor ve devleti ciddi bir surette
tehdtt ediyordu. Balkan yanmadasmda oturan Avar ve Slav
kii.tleleri, Avar hanmm kumandasmda, cenuba iniyor ve
$imai vilayetlerini yak1p yikiyorlardi; bunlar istanbula ka-
dar geldiler, fakat burada surlanna c;arpttlar. Bu defa
harp c;ete mticadelesine inhisar etti; bu sayede Avar ham
birc;ok esir ve k1ymetli ganimetlerle $imale avdet etmege
muvaffak oldu (11).
Bu kavimler hareketi Heraklius'un muas1rlanndan Sevil-
la piskoposu isidor'.un yazliannda akisler isidor
kronikinde, "Heraklius saltanatmm 16 net ( ve yahut 5 inci)
senesinin ba$langicmda Slavlann Yunanistam Romahlann
elinden i.ranhlarm ise Suriye, M1s1r v.e diger birc;ok
vilayetleri zaptetmi$ olduklanmn H2) kaydetmektedir.
lmparator, k1sa bir tereddtitten sonra, iranhlara kar$1 harp
ilan etmege karar verdi. Devlet hazinesi bitik bir hal-
de bulundugundan imparator payitaht ve vilayetlerdeki
hazinelerine el koydu ve bu.nlarin birc;ok alhn ve gtimli$
sikkeye tahvilini Avar ktrahnm, imparatorlugun $i-
malinde husule getirdigi tehlike, imparatorun evvelce tahmin
etmi$ oldugu gibi, Avarlara btiytik bir meblagm tediyesi ve
rehinler gosterilmesi suretiyle, bertaraf edildi. Bun-
dan sonra. 622 senesi ilkbaharmda, imparator Anadoluya
gec;erek birc;ok asker toplad1 ve bunlara bir kac; ay zarfmda
Eskikitaplarim.com
HERAKLiUS'UN SEFERLERi 251 .
harp sanatlm ogretti. Mukaddes Ha<; ve mukaddes Ktidiis
$ehrini geri almak tali gayesi ile iranlllara kar$1 yap1lan bu
harp bir nevi Ha<;ll seferi $eklini ald1.
Modern tarihciler, Heraklius'un 622 ile 628 seneleri ara-
smda iranlllara kar$1 sefer icra etmi$ olmasmm ihtima1
dahilinde oldugunu kabul etmektedirler. Btitiin bu seferler
Bizans ordulan i<;in parlak bir muvaffak1yetle tetvi<; olundu.
0 devrin $airlerinden Pisidyadl_1 Jorj bu zaferleri tebcil
i<;in Herakliyad adh bir Epinikon (yani zafer destam) ter-
ti.p etti; hiJkati aJeme d"air yazm1$ diger ;>iirlerinden
birinde. Hexremeroni yani Altl gun adll ayni
$air alh sene devam etmi$ ve iranhlann tam bir mag!O.biye-
tiyle neticelenmi$ alan harbi ima. etmektedir. Bir XX nci as1r
mtiverrihi, F. I. Uspenski. Heraklius'un seferini BU:yiik is- .
kenderin ;;anh harpleri ile mukayese etmektedir (13).
Heraklius Kafkas kabilelerinin yard1m1m temin etti ve Hazar-
larla bir ittifak aktetti. Bu harpte, Kafkas eteklerinde bulunan
$imali iran vilayetleri, umumiyetle, askeri harekata sahne
te$kfl ettiler.
Uzak memleketlerde ordulan idare etmekle me$gul alan
imparatorun gaybubetinde, payitaht gayet ciddi bir tehlike-
ye maruz kald1. Avarlar ham imparatorla yapm1$ oldugu
anla$may1 feshetti ve 626 da biiyiik Avar ve Slav kafilelerinin
ba$mda istanbul iizerine yiirtidii. Hanm aym zamanda iran-
lllarla bir ittifak aktetmesi Ozerine iranhlar ordulannm bir
k1sm1m hemen Kalhedon'a (Kad1koy) gonderdiler. Avar ve
Slav kafileleri istanbulu muhasara ettiler ve uzun miiddet
payitaht ahalisi son derece korkulu giinler ge<;irdi. Bununla
beraber istanbul garnizonu taarruzu piisktirtmege ve dti;;-
m.am surlardan uzaklara tardetmege mu vaffak oldu. iranhlar
Avar hammn te$ebbiisiinde muvaffak olamad1gm1 ve istan-
bulu zaptedemedigini duyar duymaz ordulanm Kalhedondan
ge.ri <;ektiler ve Suriyeye gonderdiler. Bizansm, istanbul
surlan ontinde Avarlara kar$1 kazanm1$ oldugu zafer, Avar-
lar barbar k1ralllgmm zaylflamasmda ba$hCa amil OlmU$
tur (14).
Ayni devre dogru (624) Bizans, is pan yadaki son yerleri-
ni kaybediyordu. Bu ha valinin fethi Vizigot k1rallarmdan
Suinthila (Swinthila) tarafmdan tamamland1. Balear adalan
imparatorun elinde kald1 (15).
Eskikitaplarim.com
252 BIZANS IMPARATORLU6U TARIHI
627 senesi sonunda Heraklius, eski Ninuva harabeleri
civannda, (bugtinkti Musul civarmda, Dicle kenannda) vu-
kubulan bir muharebede iranhlan tamamiyle mtinhezim
etti ve iramn merkezi vilayetlerinde ilerledi. impara-
torun eline zengin ganimetler gec;ti. Heraklius istanbula bir
zafername gondererek 1ranhlara kar$1 elde ettigi askeri
muvaffak1yetleri anlatt1 ve harbin sona ermi$ ve parlak
neticeler vermi$ oldugunu ilan etti (16). Bu mektup
Ayasofya ktirstisunden halka okundu.- Bu hadiseler tize-
rine iran k1rah Hiisrev tahttan inuirildi ve katledildi ve yeni
hiikumdar Kavad- $eroe Heraklius ile sulh milzakerelerine
giri$ti. Yeni anla$manm htikiimlerine gore iranhlar fethet-
mi$ olduklan vilayetleri, yani Suriye, Filistin ve M1s1n ve
bunlardan maada evvelce iranhlar tarafmdan goturtilmti$
olan Mukaddes Hac;1 Bizans!Jlara iade ediyorlard1. Heraklius
muzafferane bir surette istanbula a vdet etti; az bir mtiddet
sonra kans1 Martin ile birlikte Kudiise gitti ve bu $ehre 21
Mart 630 da vas1l oldu (17). iranhlar tarafmdan iade
edilmi$ olan Mukaddes Hac;. biittin h1ristiyanhgm tiiytik
sevinc; duydugu bir esnada, eski yerine vazedil.di. 0 zama-
nm Ermeni tarihcilerinden biri, Sebeos, bu miinasebetle
$6yle yaz1yor: "[imparator ve kansmm] Kudiise girdikleri
gun btiytik bir heyecan vard1: Aglayi$ ve h1c;k1nk sesleri,
bol goz ya$lan, kalplerde muazzam bir alev, k1ralm, prensle-
rin, biitiin asker ve $ehir ahalisinin kalplerinin parc;alani$1;
ve hie; bir kimse k1ralm ve btittin kalabahgm btiyiik ve mu
essir heyecamndan dolay1 ilahiler okuyam1yordu. [K1ral hac;1]
eski yerine koydu ve bilttin kilise e!?yalanm eski yerlerine
iade etti; btitiin kiliselere ve $ehir ahalisine hediyeler ve buhur
ic;in para dag1tt1, (18).
Heraklius'un iranhlara kar$1 kazanm1$ oldugu zaferin
Kuranda zikredildigini kaydetmek enteresan bir $eydir; bu
kitapta $Unlan okuyoruz: "Rumlar iranhlar tarafmdan mag-
lup edilmh;lerdi .... Fakat bu maglubiyetten sonra [Rumlar],
bir kac; sene zarfmda. [ iranhlan I maglup edecek-
lerdi, (19).
Heraklius'un iran harbi Bizans tarihi ic;in gayet mtihim
bir hadise te$kil etmektedir. Ortazamanlann ilk devrinde
dhana hakim olmak iddiasmda bulunmw;; olan iki devletten,
yani Bizans imparatorlugu ve irandan sonuncusu eski
Eskikitaplarim.com
HERAKLiUS'UN SEFERLERi 253
ehemmiyetini kaybetti, zay1f bir devlet oldu ve az bir mild
det sonra, Arap istilalan neticesinde, siyasi varhgm1 btisbli-
tlin kaybetti. Diger taraftan Bizans imparatorlugu ezeli
ollim darbesini indirdi; elden olan !}ark
vilayetlerini ve Mukaddes Ha<;1 hrristiyanllga iade etti ve
ayni zamanda payitahh Avar ve Slav kafilelerinin tevlit
ettigi bliytik tehlikeden kurtard1. Bizans imparatorlugu
ve !?eref ve kudretin en yliksek ihraz etmi$ gi
bi gorlinliyordu. Bir italyan mliverrihi (A. Pernice) bu hu
sush $Oyle yaz1yor: "629 da Heraklius'un !}an ve en
yliksek haddini bulrnu!}tur; dehasmm nuru, imparatorluk
iizerine olari zlilmeti dag1tm1$hr; herkes sulh ve bii-
ylikltik ile dolu !;Janh bir devrin ba!}ladigma zahip oluyor-
du. Otedenberi kendinden korkulan dli!;iman, yani iran, ebe
diyen yere Tuna havalisinde A var nlifuzu stirat-
le inhitat ediyordu. Bizans ordulanna kim mukavemet ede-
bilirdi? imparatorlugu kim tehdit altmda bulundurab.i-
lirdi?, (20).
Hint hiikumdan Heraklius'a, oldugu zaferden
dolay1, tebrikler ve ayni zamanda bir<;ok k1ymetli ta$1ar
gonderiyordu (21). Franklar k1rah Dagobert, fevkelade
murahhaslar vas1tasiyle Heraklius ile ebedi bir sulh a.ktedi-
yordu (22). 630 senesinde iran k1rali<;esi Baran Herak
lius ile, ihtimal fevkelade bir el<;i vas1tasiyle, kat'i bir sulh
yaph (23).
iran harbinin mes'ut neticesinden sonra Heraklius, ilk
defa olarak, 629 da resmen "Basilevs, linvamm aldJ. Bu isim
astrlardan beri bilhassa M1s1rda mevcuttu ; I I nci as1r
dan itibaren imparatorlugun grek<;e klsimlarmda
kullamhyordu; fakat resmi bir lin van olarak
VII nci asra kadar latince imperator kelimesinin grek<;e muka-
bili mutlak hakim manasma gelen avtokrator (a:l.n:oxpthwp) idi.
Fakat bu kelime, etimoloji baktmmdan, imperator manasma
gelmiyordu. Bizans imparatorunun, kendisine Basilevs lin-
vamm vermege nza gosterdigi yegane ecnebi htiklimdar, pek
uzakta bulunan htiktimdan istisna edildigi takdirde,
iran k1rah idi. Bury yaz1yor: Roma imparatorlugu
dt!iHnda mustakil btiyiik bir Basiievs mevcut oldugu mlid-
det<;e, imparatorlar diger bir hliklimdarm oldugu
bir linvam kabulden imtina ettiler. Fakat bu hliklimdar im
Eskikitaplarim.com
254 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
paratorluga tabi bir vasal derekesine indirildikte ve iki dev-
let.arasmdaki rekabet ortadan kalktikta, imparator, astrlardan
beri kendisine gayri resmi bir verilmekte alan bu
Unvam almakla kazanmi$ oldugu zaferi diinyaya ilan etmek
(24). Geri ahnmt$ alan ve ahalisinin biiyiik bir
ktsmt monofisit alan vilayetlerde, yard Suriye, Filistin ve
Misirda. hiikumetin monofisitlere alacag1 vaziyet tehli-
keli ve son derece miihim bir mesele olarak yeniden ortaya
<;tkti. Diger taraftan Heraklius'un iranhlara kar$1 oldu-
gu uzun ve devamh sefer, parlak bir muvaffaktyetle netice-
lenmi$ olmasma ragmen, mucip oldugu ag1r insan ve para zayi-
atmdan dolay1, Bizans imparatorlugunun askert kuvvetinin ani
olarak zay1flamasma sebep oldu. Fakat imparatorluk,
ihtiyac1 oldugu silkunet devrine c;iinkii iran
seferinin hitammdan az bir miiddet sonra hie; beklenilmiyen
ve ilk zamanlar vahameti takdir olunam1yan biiyilk bir teh-
like, yani Arap tehlikesi, ba$g6sterdi ve Araplar, Bizans im-
paratorlugunu ve iran arazisini istila etmekle tarihte yeni
bir devir ac;hlar.
Gibbon bu Arap tazyikmdan bahsediyor: imp!lra-
torun istanbulda yahut Kudiiste zaferini tes'it ettigi bir esna-
da Suriye hududunda az tamlmi$ bir Araplar tarafmdan
yagmaya ugruyor, bu imdadma ko$mU$ alan ordular
parc;a par<;a ediliyordu; bu hadise bilyilk bir ihtilalin ba$lan-
gtcl olmasa idi, alelade ve giililnc; bir vak'a olarak telakki
olunabilirdi. Bu yagmac1lar Muhammedin miiritleri idiler;
bunlarm taassup iizerine miiesses kuvvetleri c;olde husule
gelmi$ti. Ve Heraklius, saltanatmm son sekiz senesi zarfmda,
Araplar yilziinden, iranhlar tarafmdan iade edilmi$ alan vila-
yetleri dahi (25).
ARAPLAR. MUHAMMET VE iSLAMiYET
Sami neslinden bir kavim alan Araplar, isanm dogumun-
dan c;ok evvel, Arabistan yanmadasm1 ve bu yanmadanm
$imalde bir devamm1 te$kil eden ve Ftrata kadar uza-
nan Suriye c;oliinil etmi$lerdi. Mesahai sathiyesi 3$3!?;1
yukan Avrupanm dortte birine tekabill eden Arabistan yarmi-
adast $arkta Basra korfezi, cenupta Hint denizi ve garpte
Ktztldeniz t3rafmdan dogrudan dogruya
Eskikitaplarim.com
ARAPLAR. MUHAMMET VE iSLAMiYET 255
Suriye <;oliine girilmektedir. Yanmadanm en tamlmi!,> vilayet-
leri r;.;unlardt: 1. Orta yaylada Neced; 2. Yanmadanm cenu-
bunda Yemen yahut Mesut Arabistan,. (Felix Arabia); 3. Ya-
nmadanm simalinden Yemene kadar ince uzun bir serit
halinde uzanan Hicaz. Bu gayri mlimbit memleketin her
taraf1 kabili iskan degildi ve go<;ebe bir kavim olan Araplar
Arabistamn bilhassa merkezinde ve simalinde oturuyorlard1.
Bedeviler kendilerini Arap 1rkmm en saf ve en otantik mil
messilleri ve sahsi vakar ve ktymetin yegane hamilleri
addediyorlardi. Bu seyyar bedevilerden maada, bu havalide.
birtak1m kay ve sehirlerde yastyan ahali dppi mevcuttu;
bedeviler bunlara gurur ve hatta istihfafla muamele ediyor-
lardt.
Roma imparatorlugu bilmecburiye Suriyenin sark hudu-
dunda yar;,;1yan Arap kabileleriyle temasa gelecekti ve impa-
ratorluk bu hududu miidafaa etmek i<;in birtak1m tedbirler
almak mecburiyetinde kald1. Bu yiizden Roma imparatorlan
hudut istihkamlarmdan tesekklil eden ve Suriye limes'i adm1
ta;nyan bir hat insa ettirdiler; bu hat Tuna hududunda Ger-
men istilalarma karst imparatorlugu korumak i<;in yaptlmts
olan meshur "limes romanus, a benziyordu, fakat daha kli<;lik
mikyasta idi. Suriye hududundaki bas-hca Romen istihkam-
Iannm harabeleri buglin dahi mevcutturlar (26).
Milattan once II nci as1rdan itibaren Suriye Araplan bir
taktm miistakil devletler teskil etmege basladtlar. Bu devlet-
ler arami ve grek medeniyetlerinin ku vvetli tesiri altmda
kaldtlar; iste bu ylizden bunlara bazan arap- arami- helle-
nistik ktralhklan ad1 verilmektedir. Bu kralhklarm sehirleri
arasmda Petra, bilylik ticaret yollanmn tekatu noktasmda
isgal ettigi mlisait mevki ylizlinden, bilhassa bilyiik refah
ve inkisafa mazhar oldu. Bu sehrin harikiilade harabeleri
buglin dahi zamamm1z tarihcileri ve arkeologlarmm dikkat
nazarlanm <;ekmektedirler.
Medeniyet ve siyaset baktmlanndan, Roma imparator-
lugu devrindeki biitlin Arap- Suriye ktralhklannm en mli-
himmi Palmir ( Tedmiir) kualhg1 idi. Bu sehrin hlikiimdan
romah ve grek muharrirlerin Zenobi olarak gosterdikleri
ktrali<;e idi; hellenistik kiiltlirline sahip olan bu cesur kadm,
M. s. III i1nci1 asrm ikinci mshnda M1s1r ve Anadolunun'
biiylik bir ktsmtm fethetmek suretiyle, biiylik bir deviet
Eskikitaplarim.com
256 BilANS iMPARATORLUGU TARiHt
kurdu. B. A. Turayef'e gore (27) bu hadise $arkm reaksi-
yonunun ilk tezahiirii ve imparatorlugun ilk defa oJarak biri
$ark, digeri garp olmak iizere iki k1sma aynlmastdtr. impa-
rator Avrelian imparatorlugun vahdetini tekrar iade etti ve
rnaglup ktrali<;;e, 273 te, zafer alay1 ile Romaya giren impa-
ratorun harp arabasm1 takip etmek mecburiyetinde kald1.
Asi Palmir tahrip edildi. Buna ragmen bu $ehrin muhte$ern
harabeleri, Petra harabeleri gibi, zamammtzm alim ve turist-
lerini cezbetmektedir. Palmirin me$hur epigrafik abidesi,
kocaman bir ta$ tizerine hakkedilmi$ olan ve bu $ehrin tica-
ret ve maliyesi hakkmda k1ymetli tafsilat ihtiva eden "Palmir
nizamnamesi .. Rusyaya nakledilmi$ olup halen Leningratta,
Ermitaj mtizesinde hifzolunmaktadir.
Bizans devrinde iki Arap stilalesi muayyen bir rol oyna-
mi$1ardi. Bunlardan birincisi, Suriye Oasanileri siilalesi, mo-
notisit temaytillii ve Bizans imparatorlanmn bir nevi v a s a l ~
olup bilhassa VI nc1 astrda, justinian zamanmda, Bizansm
$ark seferlerinde, yardtmcl bir rol oynamaga ba$ladtkta, bii-
yiik' bir ku vvet kesbetti. Bu stilale, ihtimal VII nci asrm
ba$langicmda, iranhlann Suriye ve Filistini fethettikleri es-
nada, ortadan kalkmi$tlr. lkinci Arap stilalesi, yani Lahmi-
lerin merkezi Ftrat kenarmda Hira $ehri idi. iran Sasanileri
ile vasal miinasebetinde bulunduklanrtdan Lahmiler Gasa-
nilerin hasm1 idiler; bu ikinci s ~ i l a l e VI I nci as1r ba$1angi-
cmda ortadan kalkt.I. Nasturilik $eklinde Hiraya ntifuz etmi$
olan h1ristiyanhk burada birtakim mtiritler buldu, hatta Lah-
miler stilalesinin baz1 azalan dahi bu mezhebi tamd1lar. Bu iki
siilale, Oasaniler Bizanshlarm ve Lahmiler lranhlarm tara-
fmda olmak tizere, ktralhklarmm hudutlanm miidafaa etmek
mecburiyetinde kaldilar. iki vasal devlet VI I nci as1r ba$lan-
gicmda ortadan kalktlkta, islamiyetin geni$lemesi devrinde
Arabi.stan yanmadasi ve Suriye <;6lii kenarlarmda devlet
ismini ta$tmaga Iay1k tek bir siyasi te$ekkiil mevcut degildi.
Diger taraftan Yemende, yukanda kaydettigimiz ve<;hile,
M. e. 11 nci asnn sonunda teesstis etmi$ olan Saba- Himyari
(Homerit) ktralhgt bulunuyordu; fakat Yemen, 570 senesine
dogru, iranhlar tarahndan fethedildi (28).
Muhammet devrinden evvel, eski Araplar kabileler halin-
de te$kilatlandtnlmi$lardi. Yalmz kan rab1talan munhas1ran
menfaat mii$areketi tevlit edebiliyordu; bu mi1$areket de.re-
Eskikitaplarim.com
ARAPLAR. MUHAMMET VE iSLAMiYET 257
beylik ve Cfbir fashndan prensiplerin tatbik mevkiine vaz'1
ile tezahur ediyordu: mesela yard1m, himaye, kabileyi tahkir
etmi$ alan bir dii$mandan intikam almak gibi. En ehemmi-
yetsiz bir vak'a kab1leler arasmda uzun ve kanh bir miica-
delenin ba$1angJCl alabilirdi. Bu eski zamanlarm akislerini
eski Arap $iirlerinde ve nesir an'anesinde bulmak kabildir.
Adavet ve gurur eski Arabistanm muhtelif kabileleri arasm-
daki miinasebetlere hakimdi.
Eski Arabistanm dini telakkileri pek iptidai idi. Her kabi
lenin ilahlan ve taslar, aga<;lar ve menbalar gibi mukaddes
e$yalan v2rd1. Bunlar vas1tasiyle bu kabileler istikbali ke$-
fetmek ugra$1rlardr. Arabistanm baz1 yll-
dlzlar kiiltii idi. Arap atikiyah miltehasstslanndan
birine gore Araplar, dini tecrubeleriyle, fe1i$ist itikatlarm bi-
raz fevkine (29}. Araplar cin tabir ettikleri
bazan dast, fakat ekseriya diisman kuvvetlerin mevcudiyetine
inamyarlard1. Bunlarm gozle gorillemiyen yiiksek bir kuv-
vet,yani Allah hakkmdaki telakkileri bilyilk bir vilzuhsuzlukla
temayiiz ediyordu. Dua, bir ibadet sekli alarak, ihtimal Arap-
lann idi; ve uluhiyete hitap ettikte, bunlann istia-
neleri, alelekser, ugramt$ alduklan bir hakaret ve yahut bir
hakstzhktan dalay1 d0$mandan intikam almak i<;in yaptlmts
bir yard1m talebi seklini ahyardu. Galdziher su miltalaada
bulunuyar:Bize kadar gelmis alan islamiyetten onceki siirler
en yiiksek ruhlarda bile uluhiyete dagru bir yilkselme emaresi
ihtiva etmemekte ve bize, bu kavmin dini an'aneler karst-
smda alml$ oldugu tav1r hakkmda pek az malumat vermek-
tedirler (30).
Bedevilerin go<;;ebe hayatl, tabii alarak, gayet iptidai bir
$ekilde olsa dahi yine dint ibadete mahsus muayyen ve sa-
bit yerlerin inki$afma milsait degildi. Fakat bedevilerin ya-
mnda, ticaret yallan ve bilhassa cenuptan simale, Yemen-
den Filistin, Suriye ve Tur Sina yanmadasma giden kervan-
larm i.izerinde dagmus ve inkisaf etmi$ alan sehir ve koy-
lerin yerli ahalisi vard1. Bu yalun kenarmdaki $ehirlerin en
zengini, Muhammet'ten once meshur olan Mekke idi (eski
yaz1larda Makaraba seklinde gosterilmektedir). Ehemmiyet<;e
ikinci derecede gelen Yatreb, milstakbel Medine, <;ok daha
simalde idi. Bu sehirler simalden ve cenuptan gelen ticaret
ketvanlan i<;in iyi konaklar teskil ediyorlard1. Mekke ve Vat-
Bizans imparatorlugu Tarihi 17
Eskikitaplarim.com
258 BiZA.N5 fMPARATORLUGU TARlHi
reb tacirleri arasmda oldugu gibi !;)imali Hicaz ve Yemen gibi
yanmadamn diger klSimlan ahalisi arasmda da bir c;ok Ya-
hudi vard1. $imali Suriye ve Filistindeki Roma Bizans vila
yetierinden ve Yemen vas1tasiyle Habe!;)istandan birc;ok hl-
ristiyanlar yanmadaya geldiler. Mekke, yanmada ahalisinin
gayri mlitecanis unsurlannm birle$tigi ba!;ihca merkez oldu.
<;ok eski bir devirden beri bu $ehir, esas karakteri tam ma-
nasiyle Arap olm1yan ve Kabe adm1 ta$lyan bir ibadetgaha ma-
likti. Buras1 mlikaap $eklinde ve 35 ayak yliksekliginde kargir
bir bina olup ba$hca ibadet e$yas1 olarak siyah bir ta$ ihtiva
ediyordu. An'ane bu ta$tn goklin bir hediyesi oldugunu be-
yan ediyor ve ibadetgahm in$aSmi ibrahim'in ad1 ile mlina-
sebettar gosteriyordu. Mlisait mevkiinden dolay1 Mekke bli-
tlin Arap .kabilelerine mensup tacirler tarafmdan ziyaret edili-
yordu. Baz1 efsaneler, bu $ehre dapa fazla ziyaretc;i celbetmek
ic;in, Kabenin ic;i11e muhtelif kabilelere ait putlar vazedilmi$ ve
bu suretle her kabilenin mlimessillerine, Mekkede kaldikla-
n mliddetc;e, en fazla itibar ettikleri ilaha ibadet etmek im-
kam veri1mi$ oldugunu bildirmektedirler. Hac1lann adedi
surette artlyordu: bu aded bilhassa Allahm
Mutarekesi adm1 ta$1yan mukaddes devirde pek bliyliyor.:lu;
bu devre zarfmda Mekkeye mlimessil gonderen kabilelere
aid arazinin taarruzdan bir dereceye kadar garan-
ti ediliyordu . . Dini $enlikler devresi, Arap ve yabanc1
tliccarlann $ehre bliylik kar getiren ah$ veri$te bulun-
duklan bliylik Mekke pana.yln zamamna tesadlif ediyor-
du. $ehir k1sa bir mliddet zarfmda c;ok zengin oldu. M.s.
Vinci asra dogru btiylik Kurey$liler kabilesi $ehirde hliklim
slirmege ba$ladl. Mekkenin tama'kar aha:lisinin maddi men-
faatleri ihmal olunmuyor ve mukaddes ianeler ekseriya bun-
Jar tarafmdan hodkam menfaatlerin tatmini ugrunda sarf olu-
nuyordu. Bir alime gore <an'anevi merasimleri ifa etmekle
mlikellef aristokratlann tahakklimli ile $ehir maddi, magrur
ve plutokrat.k bir karakter iktisap etti; burada din hususun-
da, tam manasiyle, tatmin edilmege imkan yoktu (31).
Araplarm, birc;ok defalar Mekkede ogrenmek f1rsatm1
bulmu$ olduklan ibrani ve h1ristiyan dinlerinin tesiriyle, Mu-
hammet'ten de evvel, eski dini adetlerin kuru rituel'inden bil-
hassa aynlan dini mefkurelerden ilham alan baz1 mlinfcrit
hsiyet.er belirdi. Bu mah viyetkar din na$irlerinin telakki-
Eskikitaplarim.com
ARAPLAR. .VE iSLAMiYET
Jeri mo"noteizme ve riyazet hayatma ' dogru bir temayiil ile
i;;tihar ediyordu. Fakat bunlar bizzat yaphklan tecriibelerle
kendilerini tatmin ediyorlar, etraflanndaki insanlara tesirde
bulunmuyorlar ve bunlan "ihtida ettirmiyorlardt.
Araplan birle$tiren ve cihan$iimu! bir din tesis eden
Muhammet oldu. Evvela tOvbe ve istigfar etmegi ogreten mil-
tevazt bir vatz olan Muhainmet peygamber ve, bir mildqet
sonra, siyasi bir cemaatin reisi oldu.
Muhammet 570 senesine dogru dilnyaya geldi. Kurey$-
liler kabilesinin en fakir klanlanndan biri Ha;;imilere
mensuptu. <;ok gene iken anasm1, babasm1 ve ha-
yatmt bizzat kazanmak mecburiyetinde kald1: Hatice namm-
da zengin dul bir kadmm ticaret kervanlarmda deve silril-
cilsil oldu. Hatice ile evlendikten sonra maddi vaziyeti cok
iyile;;ti. Muhammet hastallkh ve asabt _miza<;;ll bir insandr.
Yahudiler ve hiristiyanlarla temasa geldikten sonra bunla-
nn tesiri altmda kaldr ve Mc.kkenin milstakbel dini te;;kilah
iizerinde gilnden giine daha f"azla zihnini yormaga ba;;lad1.
Ruhunda s1k s1k husule gelen tereddiitler Muhamme(te
iimitsizlik anlan ve namiltenahi izhraplar tevlit ediyordu;
bu yiizden asabi buhranlar geciriyordu. Mekke varo;;lannda
yalmz ba;;ma yapt1g1 gezintile"rde ril'yetlerle milteazzip oliin
en nihayet kavmini simdiye kadar takip e:tigi-
fena yoldan kurtarmak icin Allah taraftndan gonderilmi$
<;>ldugu kanaati kok sald1.
Muhammet noktai nazarlanm a<;;tk<;;a beyan karar
verdigi esnada krrk ya;;mda idi. Dinini ilk evvela." mutevaz1
bir ;;ekilde ailesi muhifnde yaymaga ba$lad1. B.lahare alt ta-
bakalara mensup kil<;;ilk bir grup oni.inde varz vermege ba$-
l;adt ve az bir miiddet sonra vatanda;;lar dahi kend:i-.
sini dinlemege basiadrlar. Fakat reisleri Muham-
mede kar$1 muanz bir cephe aldrlar ve Mekkede kalmasm1
imkan$1Z_ lnldrlar. Bu vaziyet kar$tSmda Muhammet, milritle-
riyle birlikte, 622 de, dogdugu $Chri gizlice terkederek ;;ima-
ahalisi, Yahudi unsurlar da dahil olmak ilzere, kendisini
milteaddit defalar davet etmi$ ve kendisiae daha
hayat $artlan vadetmi$ olan Yatrebe gitti.
Eskikitaplarim.com
260 BilANS iMPARATORLUOU TARIHI
Muhammedin Mekkeden Medin eye gittigi, yahut alelekser
yanll;; olarak gosterildigi gibi, firar ettigi sene (arap<;a
hicret; Avrupal!lar bu isrr.:.i tahrif ederek $ekline
sokmu;;lardrr) miislUman senesinin ba;;langJClni te$kil etmek-
tedir (32). Araplar ve diger bi.itlln mllslllman kavimleri
takvimlerinin ba;;langJCl olarak 662 senesini kabul etme_k
tedir\er; bunlar kronolojilerini tesbit i<;in, gllne;;
daha k1sa olan kameri seneyi kullanmaktad1rlar. Mi.islll
manlar umumiyetle Cuma 16 Temmuz 622 tarihini hicri
senenin ilk gllnll itibar etmektedirler: fakat bu yeni sene
hicretin ancak onaltmc1 yllmda kullamlmaga ba;;lanm1;;tlr.
Yatreb ahalisi Muhammet ve arkada$lanna candan
bir hllsnll kabul gosterdi ve bilahare bu ;;ehrin ismini
c Peygamber ;;ehri manasma gelen Medine ye tahvil etti.
Unutmamahy1z ki muhammedilige dair iptidai mehaz-
larm kifayetsizligi Muhammedin hayatmm ilk devrine ait
(yani hicretten evvel) otantik hi<; bir malO.mata sahip olma-
mamJZ'a sebep olmu;;tur. Bu devirde Muhammedin ogrettigi
;;eyler o kadar vllzuhsuz ve hatta o kadar kan;;1kh ki bun-
lara din ad1 verilemezdi.
Medinede Muhammet bllyllk bir cemaatin reisi oldu ve
dini esaslara istinat eden siyasi bir devletin temellerini
kurmaga ba;;lad1. Dininin esas prensiplerini inki;;af ettirdik-
ten, birtak1m din! merasimler yarattiktan ve siyasi mevkiini
takviye ettikten sonra bir ordu toplad1 ve 630 da Mekkeyi
ald1. Sehre girer girmez bllti.in putlan kird1th ve politeizmin
(<;ok allahlar kabul eden din) bUtun bakayas1m ortadan kal-
dirth. Yalmz bir mabude - yani Allaha- ibadet yeni dinin
temelini te;;kil etti. - Muhammet biitun dii;;manlan i<;in bir
nevi umumi af ilan etti ve Mekkenin i;;galinde k1tal ve yag-
ma kaydedilmedi. Bundan sonra Muhammet ve mllritleri
Mekkeye serbest<;e haccedebilmi;;ler ve yeni dini ahkami
tatbik mevkiine koyabilmi;;lerdir. Muhammet 632 de oldil.
Muhammet bir ma11hkc1 degildi: bu sebepten dini dok-
trinini sistematik bir surette izah etmek gU<;tQ,r. Bu- doktrin
orijinal bir ibda degildi: bu din ibrani, h1ristiyanllk dini gibi
diger birtak1m dinlerin ve k1smen de o devirde Sasanilerin
Pers k1ralhgmda cari Parsizm in (Zerdii;;t dini) tesiri altmda
etmi$tir. Baz1 modern tarihciler evvelce cari naza-
Eskikitaplarim.com
ARAPLAR. MUHAMMET VE ist.AMiYET 261
riyelerin hilafma olarak, mi.is.lilman cemaatinin ibrant
dininden daha ziyade hiristiyanhk mefkO.relerine bagh ol-
dugu neticesine vanyorlar (33). Her ne hal ise, Muham-
met, genc;liginde kervanlarla yapm1;; oldugu seyahatlerde
ve bilahare Mel<ke ve Yafrebi (Medine) ziyaretinde mevcut
diger dinler hakkmda malO.mat edinmi;;ti. Doktrininin en ka-
rakteristik hususiyeti insanm Allaha tamamiyle tabiolmas1 ve
Allahm bi.iton arzulanna k6ril korilne itaat etmesi idi. iman
tamamiyle monoteisttir ve Allahm kullan i.izerinde sonsuz
bir kuvvete malik oldugu kabul olunmaktadir. Muhammedin
dini Allaha tabi yahut muin olmak manasma gelen isla-
miyet ve islamiyeti kabul edenler mi.islilman yahut rrm-
hammedi adm1 aldiiar. islam dininin esas akidesini Allahm
birligi tc;;kil etmektedir. Yalmz bir Allah vard1r ve Muham-
met onun peygamberidir ibaresi islamiyetin esas prensip-
lerinden bir"idir. Musa ve isa peygamber olarak tamlmakta-
dlr. isa sondan bir evvel gf"len peygamberdir; fa kat yeni din
bu peygamberlerden hie; birinin Muhammet kadar bi.iyiik
olmadigmi beyan etmektedir. Medinedeki ikameti esnasmda
Muhammet dint doktrininin h1ristiyanlar ve Yahudiler tara-
fmdan tahrif edilmi;; ola'n i bra him dinini bilti.in safiyetlyle
yeniden ihya etmek: oldugunu beyan ettL - Muhammedin
kar;;ila";;ml$ oldugu ilk meselelerden biri Araplan barbarhk
halinden (arapc;ada cahiliyya) kur:tarmak ve bunlara daha
yi.iksek ahlak prensipleri telkin eylemek oldu. Memlekete
yayilmi$ olan zalimane adetlerin aksine olarak ve iritikam
yerine Muhammet sulh, sevgi ve nefse hakimiyeti vaiz ve
nasi hat etti. Baz1 kabilelerde cari yeni dogmu;; k1z c;ocuklan
canh canh gomme adetine son verdi. Aym zamanda evli-
lik hayatm1 tanzim etmek ic;in c;ok kadmla evlenmegi, me;;ru
kadmlann adedini azaltmak suretiyle, bir dereceye kadar
tahdit etti: herkes dart kadmdan fazla alamiyacakti. Fakat bu
akideden Muhammet yalmz kendi ;;ahs1m istisna eyledi. Eski
kabile mefhumlarmm yerine, verasc:t hakk1 da dahil olmak i.ize-
re, fertlerin birtaktm hukuka malik olmabn Jaztmgeldigi 'fik-
rini on safa vazetti. - Muhammet aym zamanda ibadet ve
oruca mOteallik baz1 esaslar koydu: ibadet esnasmda nazarlan
Kabeye c;evirni.ek mecburi idi ve dokuzuncu ayda, Rama-
zanda, bOyuk bir oruc; devresi kabul olundu. Haftanm isti-
rahat' gO.ni.i olarak cuma tesbit edildi. Yeni din ;;arap, kan
Eskikitaplarim.com
.!262 ; :. ' B1ZANS . IMPARATORLUGU ' TARiHi
domuz, tabii olilmle olmil;; yahut putlara kurbaq
edilmi$ hayvanlarm .etini yemegi yasak ediyordu. Oyun
dahi nJ.enedildL - Meleklere ve ;;eytana inan<; biltiln milslil1
manlan i;;tigal: edec:=kti. Cennet ve cehennem, yeniden
me ve son muhakeme 'telakkileri famamiyle mapdi
te idiler. Bu telakkilerin unsurlan mevsukiyeti $ilphe)i
ibrani ve h1ristiyan edebiyatmda dahi mevcuttur.- Allahii'\
aff1, gilnahkarlann istigfar etmesi, insanlarm iyi harel{etlerj
yilztinden milkafat gormeleri gibi $eylerin kiHfesi
medin <l.oktri:-:ine dahil bulunuyordu. .
islamiyetin d1ni ahkam ve kaideleri, bugil.nkil ;;ekilleriyle,
hi<; $ilphesiz ya va;; ya va;; ve k1smen Muhammedin olilmiln-
den sonra, inki;;af etmi;;lerdir. Netekim Erpevile:r: zamamnda
bile muayyen . saatlerde ibadet etmek kat'i surette 1eessils;
-etmi$ degildi (34). 8u ctinj.n farzlan a$agidc:tki be;; nokta-
da toplanabilir: 1. Allahm mevcudiyeti.ne ve Muhammedin
onun peygamberi. oldugun.a iman etmek; 2. saat-
lerde,_tesbit edilmi$ dipi usule tam riayet etmek ;;artiyle, na-
maz k1lmak; 3. askeri masraflan ve islam cemaatinin haym
i$leri i<;in muayyen bir miktar paray1 zekat olarak vermek;
4. Ramazan aymda oru<; tutmak; 5. Mekkedeki Kabeye

islamiyetin esas prensiplerinin ve kaidelerinin heyeti
muasi -mukaddes birkitapta. Muhammedin vahilerinin l<;itab1
olan ve 114 fasll yahut sureye taksim edilmi'$ bulunan Kur-
an'da toplanmi;;hr.
Muhammedin vaizleri ve ef'aline dair hikayeler sonralan
Jl1Uhtelif kitaplarda toplanmi$ olup "silnnet, adm1 ta;;Imakta-
du)ar.
Muhammet isHi.miyetin ba;;langi<; tarihi, bu
devireait mehazlann bugilnkil vaziyetinden dolayt, son derece
karanl1k ve milnazaaildir. Buna ragmen VII nci as1r Bizans
imparatorlugu tarihi i<;in bu mesele derece milhimdir;
<;i)nkil bunun halli Bizans imparatorlugunun elinden $ark:
ve cenup vilayetlerini, $am, Suriye, Filistin, M1s1r ve ;;imali :
Afrikayi almi$ o1an Araplann kazanrhl$. olduklan silratli
ve fevl< elade askeri muvaffak1yetlere dair yapilan izahlar,
ilzerinde pek bi.iyilk tesirlerde bulunabilir.
ilimde . .islamiyet sahaswdaki ihtilaflar hakkmda bir
fikir vermek ic; in, b'u sahada ihhsas .sahibi ii<; alimin dil$iln..:
Eskikitaplarim.com
ARAPLAR. MUHAMMET VE ISLP.MfVET 263
celerini zikredecegiz. Goldziher (35) $Oyle yaz1yor: "Hk
bir tereddude mahal yoktur: Muhammet dinini Arabistan
hudutlanmn d1:;ana <;1karmag1 ve evvela en yakm akra-
balarma ogretmi!? oldugu dini doktrinini cihana hakim olabi-
lecek bir kuvvet haline getirmegi dti!?ilnmil$tiir,. Diger bir
alim, Grimme, Kur'ana istinat edildikte, islamiyetin son ga-
yesinin "Arabistana tam olarak tesahup etmek" oldugu neti-
cesine vanlacagm1 beyan ediyor (36). En nihayet asnmizin
il<;ilncu bir alimi, Caetani, peygamberin hi<;bir zaman buti.in
Arabistam ve bi.itun Araplan ihtida ettirmek hUlyasmda b-u-
lunmami!? oldugunu yaz1yor (37).
Muhammet, bayatmda, butOn Arabistam tahakkOmu al-
hna alamad1. Umumi olarak, Arabistanm hi<; bir zaman yal-
mz bir hukumdara tabi olmadigi soylenebilir. Hakjkatte
Muhammet yanmadamn ihtimal il<;te birinden daha
bir memlekette hilkilm silrmil!?tilr. Sahip oldugu vilayetler
islamiyet telakkilerinin kuvvetli bir tesiri altmda kald1lar;
fakat Arabistamn miltebaki k1sm1 Muhammedin zuhurunda-n
onceki siyasi ve dini te!?kilabm, baz1 ufak farklarla, muhafaza .
etmekte devam etti. Yanmadamn cenubu garbisi, bildigimiz
ve<;hile
1
h1ristiyan idi. Arabistanm simali sarkisinde oturan
kabileler dahi h1ristiyanhg1 kabul etmislerdi. H1ristiyanhk az
bir milddet sonra Mezopotamya ve Firat boylanndaki vila-
yetlerin ba$hca dini oldu. Bu devirde iramn resmi dini mil-
temadi ve sqratli bir surette inhitat ediyordu. i$te bu
Muhammet, Oldilgil esnada, ne biltiln Arabistamn siyasi
hilkilmdan, ne de dini reisi idi.
Bizans imparat6rlugunun, ilk zamanlarda, islamiyeti bir
nevi arianizm olarak telakki ve bu yeni dini h1ristiyan mez-
hepleri mesabesinde addetmi$ olmasm1 kaydetmek lazimdir.
Bizansm milnaka$a ve tefsir edebiyah islamiyet ile bir zaman
Jar monofisitler, monotelitler ve diger raf1zi mezheplerin sa-
likleri ile yapbg1 gibi milnaka$ada bulunmaktad1r. Bu meyan-
da VIII inci as1rda milslilman saraymda yasami$ ve bir Arap
ailesine men sup olan Samh jan ( Damascenus) isHlmiyeti
yeni bir din olarak kabul etmemekte, yalrpz bu dini onceki
rafiziliklerle hemcins bir nevi a ynhk (schisme) olarak telakki
eylemektedir. Bizans milverrihleri dahi Muhammedin dini
ifsaah ve vilcude getirmi$ oldugu siyasi hareket ile pek
az alakadar olmaktad1rlar (38). Araplarm hOkilrndan ve
Eskikitaplarim.com
264 MZANS 1MPAftATORLUGU TARiHi
sahte peygamber olarak gosterdigi Muhammedin hayahna
dair baz1 hadiseler nakleden ilk Bizans tarihcisi IX uncu 8Snn
ilk msfmda telifatta bulunmu;; olan Teofanes olmu;;tur (39 ).
' I
Hatta Ortazamanlar garbi Avrupas1 islamiyet ba$h
ba;;ma bir din degil, fakat akideleri bak1mmdan arianizmli!
akraba bir h1ristiyan tarikati idi; ve Ortazamanlarm son
devresinde bile Dante ilahi Komedya smda, Muhammedi
bir raf1zi olarak gostermek1e ve peygamberi bir rezaiet
ve aynhk muharriki tesmiye etmektedir (animator di
scan dalo e di scisma : Inferno XXVII I, 31 36 ).
VII NCi ASIR ARAP F0T0HA TIN IN SEBEPLERi
Uinmiyetle milslilmanlarm taassubun ve ademi milsama-
hanm en son noktasma iri;;mi;; olan dini ve
tebarilz ettirilmekte ve bunlann, Araplarm, VII nci as1rda,
iranhlar ve Bizans imparatorluguna kaf;>l yapm1;; olduklan
r:nucadelede kazanmi$ olduklan . ;;ayan1 hayret askeri mu-
vaffaklyetlerin ana sebeplerini te$kil ettikleri kabul o'iunmak-
tadir. - Araplann, yeni dinin bUtiln cihana kabul ettirilmesi
laz1mgeldigini emreden peygamberlerinin arzusunu yerine
getirntek ilmidiy.le, Asya ve Afrika vilayetlerine saldirmi;> ol-
duklan iddia edilmektedir. En nihayet, daha umumi olarak,
Araplarm elde etmi;; olduklan zaferler muteass1p mUs!Uman-
lan olUmil istihkara haz1rhyan ve bu suretle bunlann taarru-
zunu yenilmez bir hale getiren dini a$k ve gayretle izah
olunmaktad1r.
Bu telakkiyi esastan ari olarak kabul etmek l azmd1r.
Muhammedin olilmiinde mutekit miislilmanlann sayiSl he-
nUz pek azd1; bu insan, ilk bUyUk futuhatm son una
kadar, Medinede kald1. Muhammedin Suriye ve iranda harb-
edebilecek pek az milridi vard1. Arap muhariplerinin btiyilk
bir k1sm1m isHimiyete yalmz mesmuat kabilinden vak1f olan
bedeviler te;;kil ediyordu Bunlar maddi ve .. dlinyevi menfa-
atlerden ba;;ka $ey bilmiyorlar, yalmz ganimetler ve
hudutsuz bir serbesti istiyorlardJ. Bunlarda dini heyecan kat'iy-
yen mevcut degildi. Diger taraftan isi.amiyet, ba$1angi<;ta, esas
itibariyle mUsamahakar idi. Kur'anda ;;oyle yaz1hd1r: Din hu-
susunda ;;iddete ihtiya<; yoktur: hakikat kafi derecede hata-
Eskikitaplarim.com
VII NCi ASIR ARAP FUTUHATININ SEBEPLERi 2115
dan aynhr (11, 257). islamiyetin, h1ristiyanlara ve
Yahudilere kar$1 mUsamahakar davrand1g1 malumdur. Kur'-
.anda diger dinlere kar$1 Allahm mlisamahasmdan $Oyle
bahsedilmektedir: "Eger Allah istemi$ olsayd1, bUtun insan-
lardan yalmz bir kavim yapardt, (XI, 120) (40). - Mtis-
llimanlarm dini taassubu ve ademi mlisamahast muahhar
ve Arap kavmine yabanct hususlar olup mlihtedilerin tesir-
leti yle izah olunabilir. Binaenaleyh VII nci as1rdaki Arap
!ann muzafferane flituhatlarmm sebebinin dini !;)evk ve taas-
supta arayan faraziye !?ayam kabul def!ild ir .
Bazt yeni tetkiklerde-mesela Caetani'nin tetkikleri- Arap-
lann online hakiki sebeplerinin da-
ha pratik ve daha maddi mahiyette oldugu ispata
tadtr. Kendi tabii membalanna mlinhasfr kalan Arabistan,
nlifusunun maddi ihtiyac; lanm ve sefalet ve
a<;l1k tehdidi alhnda Araplar "<;olUn yak1c1 mahbesinden,
kendilerini kurtarmak nevmidane bir kuvvet sarfetmek
mecburiyetinde kalmi$1ardJr. Hayatm tahammlilfersa !?artlan
Araplan iran ve Bizans imparatorluguna sevkeden sa vleti
yaratmi$hr. Bu harekette en ufak bir dini unsur afamak
abestir (4 1 ).
Yukardaki tezin bir dereceye kadar dogru oldugu kabul
olunsa b ,Je Araplar tn askeri muvaffak1yetlerini s1rf maddi
ihtiya<;larla izah etmege imkan yoktur. Bu mu vaffak1yetlerin
sebepleri arasmda Araplar tarafmdan pek kolay i!?gal edilmi!?
ol a n $ark ve cenup Bizans vilayetlerinin, yani Suriye, filistin
ve M1s1rm durumlanm dahi nazan itibare almak lazim-
d1r. Yukarda, mliteaddit defalar, bu vilayetlerde dini mahi-
ye tte baZI sebepler ylizlinden tedrici surette artmi$ olan ho$-
nutsuzlugu kaydetmi$tik. itikatlan bak1mmdan monofisit ve
k1smen nastur:i olan bu vilayetler merkezi hukumet ile
ihtilafa C:Unkti hlikumet bunlann dini isteklerini
tatmin edebilecek her hangi bir uzla$miya muanzd1. Bilhassa
Justinian'm olilmtinden sonra vaziyet bu merkezde idi.
lmparatorlarm egilmez politikas1 Suriye, filistin
ve Mtstr vilayetleri Bizans imparatorlugundan aynlmaga
haz.1rd!lar; bu vilayetler dini mtisamahalari yle tanmmi!?
ol an ve fethetmi$ olduklan vilayetlerden yalmz
vergiler olan Araplara tabi olmag1 tercih ediyorlardt. Haki-
miyetleri altma alm1$ olduklan ka vimlerin dini itikatlariyle
Araplar pek az alakadar oluyorlardt.
Eskikitaplarim.com
266 BiZANS iMPARATORLUGU TARIHi
D:ger taraftan vilayetlerinin ortodoks ahalisi, bilhas-
. . I
sa VII nci as1rda, monofisitlere verilmi;; olan imtiyllzlar.
ve bunlarla yapllmi$ olan uzla$malardan dolay1,
htikO.metin siyasdinden gayn memnundu. - Herakliusun
monotelit politikasmdan bahseden X uncu as1r Arap mtiver-.
rihlerinden Evtihius, Hom us ( Emesa) ahalisinin impa-
1
ratora ;;u sozleri soylemi$ oldugunu yaz1yor: "Siz hir Maru-
nisiniz (yani monotelit) ve mezhebimizin dU$mamsimz,
(42); diger bir IX uncu as1r Arap muverrihi, Beladsori.
ahalinin bundan sonra Araplara temaytil ederek bunlara
"sizin hUkO.met ve adaletiniz bize, bu ana kadar maruz
kaldiguniz tiranhk ve hakaretlerden dapa iyi geliyor, (43)
dedigini soyluyor. Evet, . bu malO.mat bir mtisliiman mii-
ellifinden sudur istan bulun dini bir uz-
la;;ma siyaseti takip ettigi "bir'Clevirde ortodoks ahalinin ha-
kiki haleti ruhiyesini Aym zamanda.
Suriye ve Filistin Bizans ahalisinin buyiik
bir k1smmm Sami 1rkmdan oldugunu, birc;ok kimselerin
ise Arap neslinden olduklanm ve Arap fatihlerinin tahak-
kiim alhna ald1klan vilayetlerde kendi 1rklarma men-
sup ve kendi lisanlanm konw;;an insanlarla kar$Ila$bklanm
gozoniinde bulundurmak lazimdir. Bir tarihciye gore "bura-
da Arapl.ar ic;in yalmz vergileri bak1mmdan kabili istifade olan:.
bir memleketi fethetmek degil, fakat ecnebi tahakkiimii
altmda inliyen ana vatanm bir pan;asm1 tekrar ele gec;irmek:
bahis mevzuu idi, (44).
Umumi mahiyette olan dint ho!;;nutsuzluk ve mtistevlile-
rin i$ine c;o.k olan yerli ahalinin Araplarla olan kara-
betinden maada Bizans imparatorlugunun ve ordusunun.
nihai muvaffak1yete ragmen, iranlllara kar;>I yaptlan uzun
seferlerde <;ok zaytflami;> oldugunu ve Araplann taze kuvveh
lerine kar$1 bir mukavemet gosterebilecek bir durumda
olmadigim hatlrlamak laztmdtr.
Mtstrda Araplann kolayca yapml$ olduklan ftituhah husu-
si sebeplerle izah etmek kabildir. Ba$1ICa sebebi bu mem--
lekette konaldamakta olan Bizans k1t'alarmm umumi
munda aramak Htztmd1r. ihtimal bu k1t'alar adet baktmm-
dan kafi miktar kuvvetli idiler; iakat ordunun umumi te$ki--
lah harekatm muvaffaktyetle reticelenmesine btiyiik bir en..:
gel te$kil ediyordu. Ordu m usa vi kudreti haiz be$ muhteiif
Eskikitaplarim.com
VII NCi ASIR ARAP FOTDHATININ 267
$ef yahut dlik'lin (duces) kumandasmda bulunim muhtelif
gruplara aynlmt$h Bu generaller arasmda . hi<;bir i$bir-
ligi yoktu. Mli$terek hareketi temin edecek bir koordinas-
yon mevcut olmamas1 mukavemeti felce ugrahyordu. Vila-
yetlerde <;tkan meselelerde . valilerin gosterdikleri laka,.ydi,
buhlarm $ahsi rekabetleri. ademi tesanlidli ve askeri kabili-
yetsizlikleri tamamiyle menfi neticeler tevlit ettiler. Askerler
kumandanlarma laytkhlar. M1s1r ordusu kalabahkh, fakat
sevk ve idarenin fenahg1 ve talim ve terbiyenin kifayetsizligi
bu orduya itimat etmegi caiz ktlmtyordu': <;ok kuvvetli
bir cereyan orduyu izmihlaie dogru siirliklliyordu. Frans1z
alimi J. Maspero $Oyle yaztyor: "Hi<; $liphesiz bir<;ok
sebepler Araplann bir ylldtnm sliratiyle elde etmi$ ol-
duklan muvaffaktyetleri izah etmektedir: zaferle biten
iran seferin"den sonra imparatorlugun bitkinligi, dini
ihtilaflar, Yakubi Kopt'larla Kadtkoy taraftan Grekler arasm-
daki mlitekabil kin. Fakat Nil . vadisinde Bizaris magluhiye-
tinin ba$hca sebebi kendine hi<; beklenilmedik bir anda bu
memleketin miidafaas1 tevdi edilmh;; olan ordunun di.i$frk
seviyesi olmu$tur, (45). Diger taraftanl Gelzer, papirlislefi.
tetkik etmek suretiyle, $U neticelere varmt$hr: Gelzer'in fikri
Mtstrda, Arap flituhatlndan once vlicut bulmu$ olan imti-
yazh biiylik arazi sahipleri smtfmm merkezi hlikumete .na-
zaran istiklallerini elde etmi$ olduklan merkezindedir. Bi-
zans hlikumeti burada hakiki bir mahalli te$kilat yaratama-
mu;;hr; ve i!?te bu hadise M1s1rdaki Bizans hakimiyetinin
inktraz bulmasmm ba$hca sebeplerinden biri obnu$tyr._
(46). Diger bir Mim, frans1z Amelineau dahL papirlis.
tetkikatma istinat ederek, .. M1s1r askeri te$kiHHmm dli$lik
seviyesinden maada mlilki idarenin hatalanmn Arap
m kolayla$hran en miihim amiller meyanmda zikredilmesi
laztmgeldigi neticesine vanyor (4 7).
ingiliz papirolojisti H. J. Bell M1s1nn Araplar tarafm-
dan fethinin "ne bir mucize, ne de hata i$1emi$ olan
almml$ ilahi bir intikam nlirr.unesi oldu-
gunu yaztyor. Bell'e gore bu hadise yalmz iliklerine
kada:r <;urumli$ bir binanm gayri kabili ictinap ><;ok-
mesidir. (48).
Binaenaleyh Arap muvaffaktyetlerinin sebepleri arasmda
birinci Suriye, Filistin ve Mtstrm dini durumunu,:
Eskikitaplarim.com
268 BiZANS iMPARATORLULlU TARiHi
- bu memleke1lerden ilk ikisinin aha!isi ile Araplar arasmdaki
akrabahk baglanm -,ktt'alarm kabiliyetsizligini, askeri te$ki-
latm dermans1zhgm1, mulki idarenin di.l$Uk seviyesini ve Mt-
Slrdaki i<;timai mi.lnasebetleri zikretmem.iz lazrmd1r.
Biribiriyle kar$11a$rnl$ olan kuvvetlerin adedine gelince bu
rakamlann gerek Bizans, gerek Arap tarihi an'anesi tardln-
-dan bilhassa mUbalagah gosterilmi$ oldugunu hahrlamak
gerektir. Hakikatte iki muhas1m ordu pek bi.lyUk degil-
lerdi. Baz1 alimler Suriye ve Filistin seferlerine i$tirak etmi$
olan Arap askerlerinin miktanm 27000 k$i tahmin etmekte
ve hatta ordunun hakiki kuvvetine nazaran bu rakamm
faz-la bi.lyi.lk olmasmdan <;ekinmektedirler (49). Bizans or-
dusu ihtimal daha az kalabahkh. Askeri harekata yalmz
yanmada.Araplarmm degil, fakat iran ve Bizans hudullan
dvarmda Suriye <;oli.l Araplanmn dahi i!]tirak etmi$
olduklanm unutmamak laztmdtr.
Her ne hal ise, islamiyetin ba$lang1Cl esash bir surette
tetkik olundukta, bu devrin bi.ltun siyasi hadisatmda dint
uns.unln ikinci derecede geldigi gori.lli.lr. Bir mi.lverrihe
gore islamiyet siyasi bir kuvvet haline inkilap etmi!]tir, <;i.l :kii
ancak bu suretle di.l$manlanna galebe <;alabilirdi. Eger isla-
miyet ilelebet basit bir ahlaki ve dini doktrin olara_k kalml$
olsayd1 bu septik ve maddi Arab.istanda ve Mekke-
nin di.l$man muhitinde bu din az bir mUddet zarf1nda orta-
dan kalkml$ olurdu (50). Diger bir tarihcinin sozlerine
gore islamiyetin $ampiyonlan kafirleri ihtida ettirmekten
ziyade bunlan inhisar altma almak i<;in ugra$ID1$lardlr (51).
VIII iNCi ASRIN BASLANGICINA KADAR ARAP FUTUHA Tl.
KONSTANTiN IV VE iSTANBULUN ARAPLAR TARAFINDAN
MUHASARASI. JUSTiNiAN II VE ARAPLAR.
Muhammedin oliimi.lnden sonra (632) akrabasmdan Ebu-
bekir ruhani vekil manasma gel en halife On vam alhn da
mi.lsli.lmanlann $efi intihap edildi. MUteaklp i.l<; halife, yani
Orner, Osman ve Ali dahi intihap suretiyle halifel1k makaiT?ma
<;1ktilar; fakat bir si.llale te$kil etmediler. Muhammedin ilk
dart halefine Hi.llefai Ra$idin ;:1d1 verilmekbdir.
Araplarm Bizans topraklannda yapmi$ olduklan en mil-
him fi.ltuhat halife Orner zamamnda vukubulmu$tur.
Eskikitaplarim.com
VJJJ iNCi ASRIN KADAR ARAP fUTUHATI 269
Muhammedin. Heraklius de dahil olmak i.izere, yaba.nc1
memleketlerin hOklimdarlanna mektuplar yazup isla-
miyeti kabule davet ve Herak!ius'un bu davete mi.isait
bir cevap oldugundan bahseden hikayeler hi<; bir
tarihi esasa istinat etmiyen muahhar efsaneler olarak telak-
ki olunmalld1r (52). Bununla beraber bugi.in dahi bu mu--
tarihi bir klymet atfeden alimlere tesadi.if olun-
maktadJr (53).
Mulpmmedin sagllgmda yalmz mi.inferit bedevi ki.itleleri
B:zans hududunu gec;mi$ti. Fakat ikinci halife Orner zama--
nmda hadrse:er, hayret bir si.iratle, biribirini takip etti.
630 ile 640 seneleri arasmdaki askeri harekahn krono-
lojisi son derece karanllk ve Bi.iyi.ik bir ihtimale
gore- hadiselerin t.=selsO li.i $Oyle olmw;;tur: 634 de Araplar
Jordan nehrinin otesinde kain Batra . .(Bosr'a) Bizans kale-
sim zaptettiler; 635 te Damaskus ($am) di.i$ti.i; 636 da
Yarmuk muh-arebesi blitlin Suriye vilayetini Arap
tma ac;tr; en nihayet 637 yahut 638 de Kudlis, iki sene--
lik bir muhasaradan sonra, teslim oldu. Bu son harekette-
ba$1Ica roli.i oymyanlar Araplar tarafmda halife Orner, mah
surlar tarafmda ortodokslugun me;;hur mlidafii Kudi.is patriki
Sofronius olmw;;tur. KudlisOn teslimi ic;in Araplarla Sofronius.
arasmda aktedilen ve bu hnistiyan ahalisi i<;in bir-
taklm dint ve ic;timai teminat tespit eden maalesef
yalmz birtak1m muahhar tadilatla mer'iyet mevkiinde kald1.
H1ristiyanlar, hakiki Hac;1, Araplar Kudlise girmeden once,..
di$Ina <;Ikarmaga ve buradan istanbula nakletmege
muvaffak oldular. Bizans memleketlerinin fethi ile aym za-
manda alan Mezopotamya ve iramn zaph
Asyadaki Arap fi.ituhahnm birinci devrini kapamaktadlr-
630 senesinin sonuna dogru Arap kumandanlanndan
Amr Misinn $ark hududunda gori.indi.i ve fi.ituhata
ladi. Heraklius'un ollimi.inden sonra (641 yahut 642) Arap-
lar iskenderiyeyi i$gal ettiler; 640 senesinin sonlanna dog-
ru Bizans imparatorlugu Misirdan ebediyen vazgec;mek
mecburiyetinde kald1. M1s1nn fethini Araplarm Afrika-
nm garp sahilleri istikametinde ilerlemeleii takip etti. 650
senesine dogru Suriye, Anadolunun bir k1sm1, yukan Mezo-
potamya, Filistin, Misir ve Afrikadaki Bizans vilayetle-
rinin bir kism1 Arap hakimiyeti altmda bulunuyordu.
Eskikitaplarim.com
270
Bi-ZANS iMPARATORLUGU TARiHi .
Futuhatlan, Araplan, Akcteniz sahillerine kadar getirmi$ti:
burada kar$Ilarma, bahri sahada, yeni meseleler <;tkh. Ken-
dlleri bir donanmaya malik degillerdi ve Arap vila
yetlerine. kolayca eri$ebilen bir<;ok Bizans gemileri kar$ISmda
aciz bir durumda bulunuyorlardt. Araplar bu vaziyetin ne-
kadar tehlikeli oldugunu <;ok <;abuk anlad1lar. Suriye valisi,
milstakbel halife Muaviye (Muavya), derhal bir<;ok gemi in$a
ettirmege ba$ladi; bunlann milrettebatJm, ilk zamanlar, gemi-
cilige a$ina Suriyenin Grek ahalisi arasmdan tedarik etmek
mecburiyeti hast! oldu. Yeni papirils tetkikatJ iyi gemi-
ler in$aSI ve tecrilbeli gemiciler tedarikinin M1s1r idare
sinin halline <;ah$hgl esas meselelerden biri oldugunu ispat
etmi$tir- (54).
VII nci asrm ortasmdan itibaren, Konstan II zamanmda,
Muqviye'nin Arap gemileri Bizans kara sulanm istiUiya ba$
lad1far ve Araplar mlihim bir deniz i1ssi1 alan . Ktbns ada-
sml i$gal ettiler. Anadclu sahili yakmmda, bizzat imparatorun
idaresipde bulunan Bizans donanmas1m maglO.p ettiler; Ro
dos adas1m zapt ile buradaki me$hur biiyiik heykeli tahrip
ettiler, Girit ve Sicilyaya kadar uzandllar ve Ege denizi ve
istan bulu tehdit altmda bulundurdular.
Bu seferler ve bilhassa Sicilya seferleri esnasmda ele ge-
<;irilerr esirler Sarna gonderildi.
Vii nci as1r Arap fiituhatl Bizans imparatorlugunu $ark
ve cenup vilayetlerinden mahrum etti ve diinyanm en
ku vvetli devleti olmas1 dolaytsiyle i$gal ettigi yiiksek mev-
kiden indirdi. Arazi bak1mmdan . kii<;tilen Bizans imparator-
lugu Grek ahalinin, baz1 alimlerin zannettikleri kadar tam
olmamakla beraber, yine ekseriyeti te$kil ettigi bir devlet
halini ald1. Greklerin biiyilk bir ekseriyet te$kil ettikleri yer-
ler Anadolu, Ege deniz.i civanndaki adalar ve etrafwdaki vila-
yeti ile birlikte istanbul $ehri idi. Bu devirde Balkan yanm-
adasi ba$tan a$agtya kadar, Peloponnes de dahil olmak Uzere,'
etnograftk te$ekki11atwda, bu havalilerde meydana <;Ikan
hiiyilk Slav kolonilerinden dolay1, <;ok degi$IDi$ti. Garpte
Bizans imparatorlugu, Lombard k1ralhgma tabi olm1yan
mtin ferit parc;alara sa hip bulunuyordu ki bu pan;alar Sicilya
ve Akdeniz civarmdaki birka<; ada ile birlikte yanmadanm
Cenup. kismi, Roma ve Ravenna eksarklig1 idi. Bilhassa
Bizans italyasmm cenup ktsimlannda fazla miktarda bulurian
Eskikitaplarim.com
VIII INCi ASRIN BASLANOICIN.\ KADAR ARAP FOTUHATI 271
Grek nlifusu, italyamn VI I nci astrda, Arap fatihlerinin
tahakkUmU altma girmek istemiyen MlSir ve Afrika
ahalisine bir ilticagah te;;kil etmesi Uzerine, <;abuk artu.
Bu devirde Roma imparatorlugunun, hayati mese!eleri daha
dar bir <;erc;eveye girmi;; ve eski geni;;ligini kaybetmi;; bir
Bizans imparatorluguna inktlap etmi;; oldugu soylenebilir.
Bazt tarihciler- mesela Gelzer- Bizansm ugramt$ oldugu
bUyUk arazi zayiatmm bu devlet ic;in bilvas1ta mes'ut bir
hadise te;;kil etmi;; oldugu fikrindedirler; c;UnkU bu suretle
Bizanstan yabanct milletlere mensup unsurlar uzaklasml$
oluyor, Anadolu ve Balkan yanmadasmdaki imparatorun
otoritesini hala tamyan ktstmlarm niifusu. lisan ve dilleri
ile, tam manasiyle mUtecanis bir klil ve namuslu bir kUt-
le te;;kil ediyordu (55). VII nci asrm ortasmdan itibaren
Bizans hUkfimeti bilhassa istanbul, Anadolu ve Balkan
yanmadasiyle me$gul olmak mecburiyetinde kaldt. Fakat
bu memleketler. kli<;Ulmii;; ;;ekilleriyle dahi Lombardlar,
Slavlar, Bulgarlar ve Araplann d'iimi tehdidi altmda
kaldt. L Brehier'e gore bu devir istanbul ic;in. mlitevali
ilerleme ve gerileme safhalar1 arzetmek suretiyle XV inci asra
kadar devam etmi;; o!an ve mlitemadi bir mlidafaadan
ibaret bulunan tarihi rollin ba;;langtctdir (56}.
Simali Afrikadaki Arap flituhatt, bir mliddet i<;in, Berbe-
rilerin gosterdikleri azimldrane mukavemet yUzUnden, dur-
du. Araplarm askeri faaliyeti dahi, "HUiefai Ra$idin,, in
sonuncusu olan Ali ile Suriye valisi Muaviye arastnda zuhur
eden ihtilaftan dolayt, kesildi. Bu kanh. mlicadele Alinin
661 de kaUedilmesi ve tahta c;tkmak suretiyle yeni Erne-
viler sUliHesini tesis eden Muaviye'nin zaferi ile sona erdi.
Yeni halife Samt ktral11gmm payitahh ittihaz eyledi.
Muaviye dahildeki vaziyetini kuvvetlendirdikten sonra,
Bizans imparatorluguna yeniden taarruza ba;;ladt: istanbula
donanmasmt gonderdi ve garpta ;;imali Afrika topraklannda
iler.Iemekte devam etti.
Azimkar Konstantin IV (668- 685) zamamnda impara-
torluk en nazik devirlerinden birini ya$ad1: Arap donanmas1
Ege denizini ve Hellespont'u . ((:anakkale Bogazt) a$arak
Propontis'e (Marmara) girdi ve Kizikos (Erdek civan) limanma
yerle;;ti. Araplar, burasmt iis olarak kullanmak suretiyle,
Eskikitaplarim.com
272 BiZANS .iMPARATORLU6u TARiHi
miiteaddit defalar ve her qefasmda neticesiz olarak istanbulu
muhasara ettiler: bunlar her sene, ekseriya yaz aylannda
yeniden ba!iihyorlardi. Araplar istanbulu alamadilar. <;iin-
kii imparator, !iiehri liizumu olan mukavemeti gostermege
hazirlaml!iiti.
Bizans miidafaasmm muvaffaktyetlerinin amille-
rinden birini"grejuva kullamlmasi oldu;"mayi,yahut
"bahri, ate!ii dahi tesmiye olunan bu Kallinikos nammda
Suriye muhacirlerinden bir mimar tarafmdan icat
Bazan bu ke$if hakkmda, umumiyetle isim
yanh$ bir fikir edinilmektedir. "Orejuva hususi tarzda
imal borular yahut sifonlar vas1tasiyle atilan ve
gemilerine <;arptikta alan patlayiCI madde-
lerden terekkiip ediyordu. Bizans donanmas1 Araplar
arasmda miithi$ panik tevlit eden ve "sifnofor, adm1
hususi gemilere sahip bulunuyordu. Bu !<sun'i ate$, i
iizerine atmak i<;in daha ba$ka birtak1m usuller
dahi vard1. Bu hususiyeti su iizerinde dahi yanmast
idi. Uzun miiddet hiikumet bu ate!?in terkibinin s1rnm if!;la
etmedi: bu yeni silah bir<;ok defalar Bizans donanmasmm mu-
vaffak olmasmda amil oldu (57).
Araplarm istanbulu denizden ele gec;irmek ic;in yapml!?
olduklan biitiin te$ebbiisler akim kald1. 677 de dii$man
donanmas1 Suriye istikametinde yelken ac;arak, geri dondii.
Yolda, Anadolu sahilleri a<;Iklarmda !?iddetli bir f1rtmaya tu-
tularak mahvoldu. Araplarm yaptiklari kara hare-
kah dahi muvaffaktyetle neticelenmedi. Bu vaziyet kan;nsmda
ihtiyar Muaviye Bizans imparatoru ile bir sulh muahedesi akd-
etti: halifenin Bizanshlara muayyen senevi bir vergi vermesi
(58).
Konstantin Araplan istanbuldan tardetmek. Bizans lehinde
ve karh bir muahede akdetmekle yalmz kendi memleketine
degil, fakat bu suretle vahim miisliiman tehlikesine kar$1
korunmu$ olan Avrupaya dahi biiyiik bir hizmet yapmil?
oldu. Konstantin tarafmdan elde edilen muvaffak1yetin garpta
biiyiik bir tesir icra ettigini kaydetmemiz lazimdir. Bir kro
nikc;iye gore Konstantin'in muzafferiyeti haberi Avarlar ham
ve diger garp hiikiimdarlarma vast) oldukta bunlar impara
Eskikitaplarim.com
VIII iNCi ASRIN BA.SLANGICINA I<ADAR ARAP FUTlJiiATI 273.
tora. elc;iler ve hediyeler ve kendisfyle sulh ve
dostluk rabztalan tesis etmek arzusunda bulunduklanm
dir ..... ve !?arkta vc gat pte bUyOk bir sulh
devresi cari olmu;;tur (59).
Konstantin IV tin halefi justinian II nin ilk saltanatmda
(685 695), Arap hududm:da, Arap Bizars rni.lnasebetlerinin
miiteaktp inkh;;afl i<;in buyi.lk bir eherrmiyet arzedecek olan
bir hadise oldu: Suriyede LUbnan uzun miid-
detten 'beri "asi,, "dinsiz,, yahut ''e$lnyz, manasma gelen
Mardait ismini b;rtaklm insanlar) Eunlar
aske1 i bir te$kilata malik1iler ve v; laydtt:ki Bizl'%ns otoriteleri
ic;in bir nevi siper te!?kil ediyorla:rd1. A'raplar Suriyeyi
fe'hettilde Mardaitler !?imale ve A rap Bizars !'mduduna dogru
ric::It ett ler ve civar mmtakalara yaptJkl2.n miltevali akm
!aria J\r2.plan taciz ettiler ve Bir kronikc;iye
f!Ore ZVlardaitler Anadoluyu Arap istilalar na kan,n koruyan
bir ."tunc; du var, 1e$kil ediyorlard1 (60). fhlbuki justi-
nian II zamamnda akdedilen muahede mucibince imparator
Mardaitleri, Bizansm i; vilayetlezine i;in, icbar
etmege raz1 oldu: bu cemileye mukabil muayyen
senevi bir vergi taahhilt ediyordu. lmparatorun
bu mi.lsamahasi 'tunc; . duvan tahrip etti,,. l'/.Uteaktp sene-
lerde Mardaitleri gemici olarak Pawfilya (cenubi Anadolu),.
Peloponnes, Kefalonya adas1 ve diger bin;c.k yerlerde bu-
luyoruz. Bunlann Arap hpdudur1dan LZaklasmaSI hie;
hesiz Araplann yeni fethetmi!? olduklan vilayetlerdeki
.mevkilerini takviye dti ve bunlarm sonral."rJ Anadolunun
i<;er!eine rjogru yap1Iklan tecavuzi hareketini
Bu h5.diseyi Prof. Kulakovski gibi ''baska bir dinde olan
insanlam tebaiyet eren hiristiyanlar hakkmda imparatorun
gos1erdigi hilrmet,, (61) izah etmek ic;in, zanmm1za
gore, elimb:de kafi deliiler yoktur. Mardait muhaceretinin
izaht tamamiyle siyasidir.
Arap ordulan, h.tanbulu zaptetmek ugTa$hklan
esnada, garpte dahi !?;m:di Afrika fiituhatma ye'1iden
yorlard!. VII nci asrm sonunda Araplar Afrika eksarkl1gmm
merkezi olan Kartacayt aldilar; VIII inci asrm ba!?lang1cmda
ise Herkul siimnlan civanndaki Septem'i (bugunkil Ceuta
isp myol kalesi) i!?gal ettiler. Ayni devz e dogru Araplar.'
Bizans imparatorlugu Tarihi 18
Eskikitaplarim.com
274 BiZANS iMPARATORLUOU TARlHt
Tank'm idaresinde Afrikadan ispanyaya ge<;tiler ve yanm
adamn buyilk bir kismtm Vizigotlann elinden sUratle
aldtlar. Modern arap ad1 "Gibraltar, (Cebe'Uttank) "Tank,
admdan mQstak olup "Tank dagt, manasma gelmektedir.
h;te bu suretle, VIII inci asrm ba$1angtcmda, rqilslilman
tehlikesi garbi Avrupada yeni bir istikamette. yani iberya
yanmadas1 cihetinde, kendini gosteriyordu.
Araplarla Suriye, Filistin ve M1s1r halk1 arasmda teessils
eden milnasebetler, $imali Aft ikada, yani b'ugunkil Trablus-
garp, Tunus, Cezayir ve Fas topraklarmda teessils eden mil-
nasebetlerden <;ok farkh idi. Suriye, Filistin ve M1suda Arap-
. lar, mahalli ahalinin ciddi bir mukavemeti ile kar;;Ila;;-
mami;;lardt: biH'lkis tahakkumleri altma ald,klan kavimlerin
teveccilh ve yard1mma mazhar olmu;;lardt. Bu vaziyet kar-
~ I s m d a Araplar yeni tebealanna kar;;t buyuk bir milsamaha
gosterdiler. Bir iki vak'a milstesna olmak Uzere h1ristiyanlara
:mabetlerini btrakhlar ve dini merasim icra etmek milsade-
'5ini verdiler; buna mukabil bunlardan yalmz muayyen bir
vergiyi muntazarnan vermelerini ve Arap hilkilmdarlanna
kar;;t s.iyasi sadakat gostermelerini talep ettiler. Hnistiyan-
IIgm en ;;ayam dikkat yerlerinden biri olan KudOs garbi
Avrupanm en ilcra yerlerinden Filistine, mukaddes mahal-
leri ziyarete qelen hactlara a<;Ik bulunduruldu. Hac1lara
m:1hsus otellerini ve hastanelerini muhafaza et:i. - Diger
taraftan Suriye, Fil:stin ve Mtstrda Arapbr Bizans meJ.e-
niyetiyle temasa geldiler ve bu medeniyetin tesiri fatihler
Uzerinde hemen kendini gosterdi. - Hwasa Suriye, ve
Fi.listinde galipler ve magluplar, muslihane milnasebetlere
istinat ederek, uzun milddet ya;;adllar. Mtstrda vaziyet daha
az mucibi memnuniyetti; fakat bu memlekette bile hJ.cisti-
yanlar, bilhassa Arap hakimiyetinin ilk senelerinde, b-Uyiik
bir din serbestisine maliktiler.
Arap filtuhatmdan sonra i;;gal edilen vilayetlerdeki pat-
riklikler monofisitlerin eline ge<;ti. Bun unla beraber milslU-
man. valiler Suriye, Filistin ve Mtstrm or todoks ahalisine bir-
taktm imtiyazlar verdiler ve bir milddet sonra Antakya ve
iskenderiye ortodoks patriklikleri yeniden ihdas olundu. Bu
patriklikler bugiln dahi mevcuttur. X uncu as1r Arap
tarih<;i ve cografctsl Masudi dort mukaddes dagm- yani Si-
Eskikitaplarim.com
VIII iNCi ASRIN BA$LANOICINA KADAR ARAP FUTUfiATI 275
na, Horeb, Kiidils civanndaki zeytinlik da(p ve jurdanus
yahut Thabor dag1- ortodokslann elinde kalmi$ oldugunu
beyan Monofisitler ve mlislilmanlar da dahil
olmak. ilzere, diger "rahziler, tedrici surette ortodokslardan
Kiidils ve diger mukaddes mahallerin killtilnii istiare et-
mi$lerdir. Kudlis sonradan, Mekke ve Medinenin yamnda,
mukaddes bir miislilman $ehri mertebesine <;Ikanlml$hr.
Milslilmanlar i<;in Kudilslin kudsi karakteri bu $ehirde
Muaviye'nin hilafet makamma <;tkml$ olmasma istinat edi-
yordu (62).
$imali Afrikadaki vaziyet biltiln biltiln ba$ka idi. Burada
Berberi kabilelerinin bilyiik bir ktsm1, resmen h1ristiyanhg1
kabul etmi$ olmakla .beraber, eski zamanlarm vah$et halinde
kalmt$lardi ve bunlar Arap o: dulanna kar$1 c;ok $iddetli bir
mukavemet gosterdiler; Araplar ise Berberi memleketlerini
milthi$ bir tarzda yak1p y1kmak ve yagma etmek suretiyle
mukabelede bulundular. Binlerce harp esiri $arka gotilriildil
ve burada kble olarak sahld1. Diehl $6yle yaztyor: "Buglin
dahi Arap istilas1 esnasmda almi$ olduklan $ekilleri muha-
faza eden Tunusun baz1 metruk $ehirlerinde, her ad1mda,
bu milthi$ tahribahn izlerini bulmak kabildir" ( 63).
Araplar, en nihayet, .$imali Afrika vilayetlerini fethetmeye
muvaffak oldukta birc;ok yerliler italya ve Galyaya hicret
ettiler. Afrika kilisesi- evvelce hiristiyanhk tarihi an'anelerin-
de bilyilk bir $6hrete malikti- mlithi$ bir dar be yedi. Bu
hadiseler hakkmda Diehl $U fikirde bulunuyor: "Takriben
iki as1r zarf1nda [Bizans imparatorlugu] kalelerinin himaye-
si altmda, memlekete gayn kabiii inkar bir itila devri
temin etmi$tir; takriben iki as1r zarfmda [ bu imparatorluk]
$imali Afrikamn bir ktsmmda eski medeniyefn an'anelerini
temadi ettirmi$ ve din propagandas1 sayesinde Berberlleri
daha yilksek bir kiiltiirle imtizac; ettirmi$tir: Arap istilasi ise
elli sene zarfmda biitlin bu neticeleri mahvetmi$tir" (64).
Berberiler arasmda islamiyetin silratle inti$ar etmesine
ragmen htristiyanllk bunlar nezdinde ya$amakta devam etti;
hatta XIV ilncU as1rda. $imali Afrikada baz1 '! htristiyan ada-
Ciklan, nm zikredildigini gorilyoruz (65).
Eskikitaplarim.com
276 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
BALKAN Y ARIMADASINDA VE ANADOLUDA SLA VLARIN
TERAKKiLERi. BULGAR KIRALLIGININ
Slavlarm, VI nc1 asrm ortalarmdan itibaren, Bizans
ratorlugunun Balkanlarda sahip oldugu memleke;leri daimt
surette istila v-e yagma etmekle iktifa etmeyi.ip <;anakkale,
Selanik, cenubi Yunanistan ve Adriyatik sahillerine kadar
ve bir f;Ogunun buralara oldugunu gor-
Diger taraftan 626 da, Heraklius zamanmda, Avar-
lar ve Slavlarm payitahta yapml$ oldukbn taarruz
Haraklius si.ila.lesi devrinde
Slavlar yar1madada terakkiler kaydetmekte devam ettiler
ve burasm1 kesif bir surette iskan etmege ba$lad1lar. Seianik.
az bir mi.iddet zarfmda, Slav kabileleri ile c;evrildi ve bu
ahalisi, kuvvetli surlar if;inde
kendilerini Slav taarruzlanndan gilc;ltikle koruyabildi.
Slavlar, gemilerine binerek, Ege denizine kadar iniyor-
lar, Blzans donanmasma tecavi.iz ediyorlar ve s1k s1k
payitahtm ia$esini sekteye ugrahyorlard1. imparator Konstan
II Sklavinya'ya kar$1 (66) bir sefer icra etmek mecbu-
riyetinde kaldi. Bu andan itibaren Anadolu ve Suriyeve
dogru Slavlarm hicret ettigini mehazlardan ogreni
yoruz. Justinian II zamamnda, asgari 80000 mi.irek-
kep bir Slav kafilesi (V. I. Lamanski'nin hesaplanna gore)
(67) Anadoluda Opsikion tem'ine naklolundu. Bunlarm bir
kismi (takriben 30000 imparator tarafmdan seferber
edildi: bunlar bilahare Araplara yaptlan sefere i::?tirak
ettiler, fakat firar ederek miisli.imanlar tarafma
Bu mi.ithi$ ci.irmi.in intikam1 Opsikion'daki mtitebaki
Slavlarm feci bir surette katledilmesiyle ahnd1. - Bu devre
ait Bitinya (Opsikion tem'inin vilayeti) Slav asker! koloni-
sinin bir mi.ihi.iriine malikiz. Bu miihiir son derece mtihim
bir vesika olup bunu ve clan B. A. Panc;en-
ko'ya gore "biiyi.ik muhaceretlerin fecrine bir z:ya huzmesi,,
sevkeden "Slav kabileleri tarihinin yeni bir parf;aSldir, (68) .
nci as1rdan itibaren Anadoludaki Slav kolonileri me-
selesi hususi bir ehemmiyet kesbediyor.
VII nci asrm ikinci msf1, ayni zamanda, Bizans imparator-.
lugunun hududunda, Tuna sahillerinde, yeni
Eskikitaplarim.com
BALKAN YARIMADASINDA VE ANADOLUDA SLAVLAR 'i/.77
Bulgar kralhgmm ile temayilz etmi$tir. Bu ktral-
hgm milteak1p tarihi imparatorlugun mukadderatt son
<ierece mllhim olacaktt. Bu ilk devre Hun (TUrk)
nes1inden olan eski Bulgarlar bahis mevzuudurlar. Konstan II
z?Jmamnda Asparuh'un dsperih) sevkettigi bir Bulgar kafilesi,
Hazarlar tarafmdan Azak denizi kenarmdaki steplerin gar-
bine icbar edildikte, Tuna mansabma yerle$ti ve
sonralan, bir az daha cenuba ilerliyerek Bizans impara-
torlugunun bugiln Dobruca tesmiye olunan ktsmma nilfuz
etti. Bu Bulgarlar, V. N. Zlatarski'nin gosterdigi
evvelce B zans ile bir yapmt$lar ve T4na hududunu
diger Bar barlarm hi.icumlarma kar$1 korumagt taahhilt et-
mi!;ilerdi (69). Bu iddianm dogru olup olmadtgtm tesbit
etmek gil<;ttir; <;Unkil Bulgarlann iptidai tarihi hakkmda pek
.2z malO.mahmtz vardtr. Her ne hal ise, boyle bir
husule gelmi$ olsa bile uzun milddet mer'iyet mevki-
inde kalmamt$hr. Bulgar kiltlesi imparatorun son derece
endil?esini mucip oluyordu ve 679 da Konstan bu kavme
kar!;)t bir sefer yaph. Bu harp Bizans ordusunun tam bir
hezimeiiyle neticelendi ve imparatar bunlarla akdetmek mec-
buriyetinde kaldJgl bir muahede mucibince. Bulgarlara sene-
vi bir vergi vermegi ve bunlara Tuna ile Balkahlar arasm-
daki havalileri, yani eski Mesya ve Skitya (bilgilnkil
Dabruca) vllayetlerini terketmegi taahhilt ediyardu. Tuna
mansabt ve Karadeniz sahil mmtakasmm bir ktsmt Bulgar-
larm elinde kaldt. Bizans imparatoru tarafmdan tamlmt!;) alan
yeni krail1k, imparatorluk tehlikeli bir kam!;)u aldu.
siyasi mevkilerini kuvvetlendirdikten sanra,
iedrid surette memleketlerinin hudut:anm geni$1ettiler ve
kom$U vilavetlerdeki kesif Slav nilfusu ile ihtilata dil!;itiller.
Yeni gelenler Slavlara askeri te$kilat ve disiplini ogrettiler.
0 zamana ka:lar milnferit gruplar halinde ya!;iamts olan Bal-
kan yanmadas1 Slav kabileleri arasmda birle$tirici bir rol
oymyan Bulgarlar yava$ yava$ Bizans pek tabii alarak,
$a yam arzu alm1yan ku vvetli bir devlet kurdular. Milte-
akp Bizans imparatarlan Slavlar ve Bulgarlara
karst b:rtakt m askeri: seferler yapmak mecburiyetinde kal-
mt!;ilardtr. Slavlardan zayif alan Asparuh'un Bulgar-
Ian az mi.iddet sanra Slavlann kuvvetli tesiri altmda kald1lar.
Bulgarlar arasmda bilhassa, Irk bak1mmdan. bilyilk degi$ik-
Eskikitaplarim.com
278 BiZANS iMPARATORLUdU TARiHi
likler husule geldi; bunlar men!?e'i TUrk olan milliyetlerini
tedrici surette kaybettiler ve IX uncu asrm ortalarma dogru
hemen hemen tamamiyle slavla$blar. Buna ragmen bunlar
bugiin dahi eski isimleri olan Bulgar adm1 tas1maktadtrlar (70).
1899 1900 de istanbul Rus Arkeoloji EnstitosU eski bir
Bulgar merkezi (aul) oldugu zannedilen bir mahalde hafriyat
yapb ve son derece miihim baktyeler ke!?fetti. Bulgar kJral-
ligmm eski payitahtmm bulundugu yerde - Pliska yahut
Pliskova'da -Bulgaristanm bugiinkil Aboba
koyii civannda, $umla'nm ($umnu) biraz simal-inde ilk Bul-
gar hanlarmm saraylan, burc; ve kap1lan ile birlikte sururi.
bir kismJ, bi.iyiik bir kilisenin temelleri, kitabeler; bin;ok
sanat ve ziynet altm ve sikkeler, mi.ihi.ir-
ler iHih .. (71) meydana Fakat maalesef bu de-
vre ait ntehazlarm azbgmdan dolay1 bu vesikalart layikiyle
takdir ve izah etmege imkan yoktur. Bugiln fara-
ziye ve ihtimallerle iktifa etmek mecburiyetindeyiz. - Haf-
riyah idare olan F. I. Uspenski "Enstitii ttrafmdan
yapllmts olan hafriyatm Balkanlara
mis olan Bulgar kiitlesi ve bu ki.itlenin Bizans ile olan temast
yilziinden tedrici surette vukubulan degisiklikler hakkmda sa-
rib bir fikir edinmek kafi bir esas eden son derece
milhim vesikalar meydana oldugunu, (72) beyan
eqiyor. Ayni milverrihe gore "(Bulgarlarm) eski payitahtlarmm
yerinde yap1lan kaz1larda olan Bulga.r orf ve ade-
tine miiteallik vesikalar, Bulgarlarm erken istanbul
medeniyetinin tesiri altmda kalmi$ ve hanlannm -.
saraylanna Bizans sarayt adet ve usu11'erini
ithal olduklanm (73). Topraktan
olan eserlP.rin milhim bir ktsmi Asparuh'dan sonraki
devre aittir: bunlar VIII inci ve IX uncu astrlara kadar
- Esasen hafriyat tamam olmaktan heni.iz:
uzakhr.
VII nci asrm ortasmda istanbulun vaziyeti tamamiyle
$ark ve cenup vilayetlerinin Araplar tarafmdan fethi,_
bunlar tarafmdan Anadoluya kar!;n stk s1k yap1lan taarruzlar,.
Arap donanmasmm Akdeniz ve Ege denizinde icra ettiiU
muvaffakiyetli seferler, diger taraftan, simal hududunda
Bulgar kralltgmm ve Balkan Slavlarmm tedr1ci
surette payitaht, Ege denizi sahilleri ve Yunanistan i<;;erlerine
Eskikitaplarim.com
BALKAN VARIMADASINDA VE ANADOLUDA SLAVLAR 279
dogru ilerlemeleri.. h;;te tekmil bu hadiseler kendini bhtl emni-
yette bulam1yan istanbul ic;in yeni ve liususi hayat sartlan
ihdas ettiler. Payitaht kuvvetini daima vilayetlerinden
almi$fl; haJbuki !;jimdi bunlann bir klSinl imparatorluktan
diger k1sm1 ise, bin;ok hususlarda, tehlikelere ve
tehditlere maruz kalmi!;>b. Ancak bu yeni nazan
itibara ahnd1kta Kor:stan II nin istanbulu terk ile payitahtt
eski Roma veyahut italyamn diger bir mahalline nakletmek
arzusu bihakkm
hiik Omdarm payitahttan uzakla!;>mas1m. kar-
de!;>ini oldilrttukten sonra, halkm infialinin kendisinin bu-
rada kalmasma imkan b1rakmad1g1 izah etmekte-
dirler (74). fakat bu izahm tarihciler tarafmdan kabulu
giic;tur.
Bu hadisenin hakiki sebebi imparatorun istanbulda otur-
magi kendisi i<;in emin bulmamas1 ve nazarlanm garbe c;e-
virmesidir. Bundan maCJda imparatorun Arap tecaviizlerinin
bir giln ergec; !;>imali Afrikadan italya ve Sicilyaya gec;ece-
gini anlami$ ve imparatorlugun kuvvetmi Akdenizin garp
k1smmda, burada bizzat mevcut olmakla, takviye etmege ka-
rar vermi$ olrr.asl muhtemeldir; bu suretle imparator Arap
geni$lemesinin M1s1r hudutlanm ic;in laz1m gelen
biltiin tedbirleri alabilirdi. ihtimal i_mparator daimi olarak
istanbul1;1 terketmek fikrin de degildi; yalmz bu vaziyet kar
$1Smda, Araplann miistakbel terakkilerine mani olabilmek
Omidiyle, imparatorluga, IV Oncu as1rda oldugu gibi, garpte
ikinci bir merkezi nokta temin etmek istiyordu. Her ne hal
ise, modern tarih ilmi, Konstan II nin llk nazardaesrarengiz
gibi gorilnen bu garp temayiillinli imparatorun mliteheyyi<;
ve vlizuhsuz tahayyi.ilatl ile degil. fakat o devirde sarkta, ce-
nupta ve !;>imalde beliren siyasi $artlarla izah etmektedir.
0 s1rada italy9.nm vaziyeti hie; de cesaret verici degildi.
istanbula olan mesafenin uzakhgmdan ve !;)ark vaziyetinin
kanstkhgmdan dolay1 imparator un kudretli azmini sezemi-
yecek b1r hale gelmi$ olan Ravenna eksarklan Bizanstan
aynlmak f1krini ac;Ikca iltizam ediyorlard1. Diger taraftan
Lombardlar mem eketin bilylik bir k1smma sahip bulu-
nuyorlardi. imparatorun otoritesi yalmz Roma, Napoli,
Sicilya ve nlifusu Orek olan cenubi italyada tamhyordu.
Eskikitaplarim.com
'280 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
Konstan II, lstanbulu terkettikten sonra, At:nadan gec;e-
rek, italyaya gitti. ilk zamanlar Roma, Napoli ve ltalyanm
cenup k1smmda oturdu ve en nihayet Sicilya !;iehirlerinden
Sirakuz'a yer:e$ti. Saltanatmm son be$ senesini. esas proje-
lerini tatbika muvaffak olmaks1zm, italyada Lom-
bardlara kar$1 yapt1g1 seferler muvaf:ak1yetsizlikle netice-
lendi. Sicilya mUtemadi surt:t'e Araplar tarafmdan tehdit
edildi. ll'!lparatora kar$1. bir suikast tertip olundu ve impa-
rator, sefil bir tarzda, Sirakuz hamamlarmdan birinde,
katledildi.
lmparatorun ollimiinden sonra payitaht1n garbe naklinden
vazgec;ildi ve Konstan'm Konstanrin IV istanbulda kald1.
HERAKLiUS SULA.LESiNiN DiNi SiY ASETI.
MONOTELiZM. HERAKLiUS'UN "iTiKA T TESRiHi, ("EKTESiS,)
KONSTAN II NiN "ITiKAT TiMSALi
11

AL TJNCI UMUMI KCNSiL.
Heraklius'un iranhlara kar$1 yapt;g1 seferlerin, imparator-
luga monofist vWlyetlerini (Suriye, filistin, M1s1r) tekrar iade
etmekle hukumetin monofisitlere kar$1 takip siyaseti
bir kere daha guniin meseleleri s1rasma koymu$ oldugunu
gormli$tlik. Avni seferler Heraklius $ark vilayet-
_lerindeki monoflsit piskoposlarla dogmadk sahada birbk1m
mlisamahalarla kilise dahilinde bir birlik teri1in etmek
f.lzere mlizakerala giri$ti. Bu birligin, ancak ortodoks kilise-
sinin tsada iki cevher ve bir operasyon yahut bir enerji
(Evlpywx), yahut bir irade (BD.w:x) mevcut oldugunu tamd1g1
takdirde, kabil olabilecegi tezahur etti. 'felcma ke-
limesinden bu mezhebi ta vsif eden ve tar ihe dahi gec;mi$
olan monotelizm kelimesi i$tikak efP-I :stlr. Heraklius'un
nasbetmi$ oldugu monofisit patrikler tarafmdan tcmsil olunan
Antakya ve iskenderiy'e bir anla$ma akdi ic;in c;all$maga
muvafakat ettiler. istanbul patriki dahi bu birlik
projesinin ku vveden fiile c;1kmas1 ;c;in c;ahsacakh. Fa kat
monotelit doktrinine kar$1 o devirde iskenderiyede ya$1yan
Filistinli bir rahip, Sofronius, muanz bir ce!)he ald1. Yeni
mezhep aleyhinde ileri surdugii deliller derin bir tesir
husule getirdi. Bunlar Heraklius'un uzla$ma politikasm1
Eskikitaplarim.com
HEREKLUiS SULAL!:SiNiN DiNl SiYASETi 281
mahvedecek mahiyette idiler. Umumt konsillerin bir inti-
zama sokamaml$ oldugu btitun bu kavgalar ve dogmatik
meselelerin tehlikesini takdir eden Romadaki Papa Honorius
yalmz bir irade kabul eden doktrinin h1riiJiyanhga uygun
-oldugunu beyan etti. Bu esnada Kudils patrikligi ma-
kamma <;;Ikanlml$ ve bu ylizden daha derin ve da-
ha !?i.lmullil tesiratta bulunmak imkamm elde etmi;; olan
Sofronius istanbul patrigine sinodik bir mektup yazd1 ve
bunda, bu ylik teolojik bir mebaretle, monotelit mezhebinin
kifayetsizligini ispat etli. Buylik dini <;Ikaca-
gmJ onceden goren Heraklius isada iki tabiat ve bir irade
kabul eden "Ektesis, yahut "ltikat Beyannamesi, ni
ne;;retti. Bu ves1kanm hristolojik k1sm1 patrik Sergius tara-
imdan kaleme almmJ$tl. imparator Ektesis'in monofisitlerle
ortodoksl_pr arasmdaki uzla;;ma fikrine bilyilk terakkiler
kaydettirecegini limit ediym-du; fakat timitleri bo;;a <;Jkh. Bir
taraftan yeni papa Ektesis'i tasdik etmedi ve iki irade ve iki
-enerji kabul eden doktrini mtidafaa etmege ugra;;arak mo-
notelizm in raflzi bir doktrin oldugunu ilan etti. Papa-
mn bu hareketi imparatoru hiddetlendirdi ve papahkla olan
mlinasebatm1 son derece gerginle;;tirdi. Diger taraftan "Ekte-
sis, in ne;;ri vaziyet icab1,, Heraklius'un limit . ettigi bliylik
tesi{i gosteremiyeccgi zamana tesadilf etti. imparato-
run es3s gayesi, monofisit olan ;;ark vilayetlerini ortodoks-
luk ile uzla: hrmakh. fakat "Ektesis, in ne;;ir senesi olan 638
-de F1listin ve Mezopotamyanm bizanten k1s1mlan
arhk Bizans imparatorluguna tabi bulunmuyordu; <;;ilnkil
bu memleketler Araplann i;;gali altmda idiler. Yalmz
M1s1r yilayeti elde kalm1;;h; fakat bu vilayetin dahi
sayil1 idi. Monofisit meselesi siyast ehemmiyetini kaybet-
ve Heraklius'un beyannamesi hi<;bir netice vermedi.
Diger taraftan evvelce de ayni tarzda yap1lmi$ alan dini
uz!a;;ma te;;ebbilslerinin, bilhassa her iki tarafm devamli
inad1 ytizilnden, ;;ayam memn:uniyet neticeler vermedigini
ve esas meseleleri hi<;bir zaman halle medar olmad1gmi
hatlrda bulundurmak laz1mdir.
Heraklius'un olilmilnden sonra htikO.met, monotelizme,
bu hareketin siyasi ehemmiyetini kaybetmi$ olmasma rag-
men, sad1k kalmakta israr etti; fakat ayni zamanda papahk
.makamiyle do3tane milnasebetler tesisine <;ah;;h. Araplar tara-
Eskikitaplarim.com
282
' I \
BiZANS iMPARATORLU<"itT TARfHI
fmdan takriben 640 ile 650 arast-nda fethedilmi!;i olan MlSl-
nn ziyamdan sonra imparatorluk monotelit mezhebinde
birtak1m degi;;iklikler yapmag1 teklif etmek suretiyle, Pa-
pa ile ban$mak ic;in miiteaddit te!;iebbiislerde bulundu ve
i!;ite bu maksat ile Konstan II, 648 de "Tip, {T'6rto<;) yahut
"itikat Tipi, ni ne;;retti ve "h1ristiyanhk itikadmda alan ve
katolik ve apostolik kiliseye tabi bulunan biiton tebalan ic;in
bir irade yahut bir operasyon (enerji) yahut iki irade ve iki
operasyon (enerji) iizerinJe miicadele yahut kavga etmegi,.
(75) menetti. Bu "Tip.. yalmz iradenin birlik ve yanut
ikiligine dair miinaka;;alan menetmiY:or, fakat ayni za1)1anda.
bu meseleye dair yazilm1;; yazllarm ve bu meyanda Ayasof-
yamn narteksine as1lml!ii alan "Ektesis, in ortadan kaldinl-
masml emrediyordu. fakat Konstan bu tedbir ile arzu ettigi
sulhii temin edemedi. Grek riihbaniyeti mlimessillerinin
huzuru ile Papa Martin Lateran sinodunda "son derece din-
siz Ektesis, (impiissima Ecthesis) ve "caniyane Tipos, u (sr:ele-
rosus Typus) mahkum etti, ve isimleri bu iki emirname ile
ilgili ;;ahsiyetlerin rahzi olduklanm ilan eyledi (76). Diger
taraftan me$hur teolog "Gi.inah <;;tkartan Maksim, Tipos
ve hatta daha umumi olarak, monotelit mezhebine azim-
kar bir surette . muhalefet etti. imparatorun dini siyasetinin
dogurdugu ho;;nutsuzluk !;jark kilisesinde dahi glinden giine
kuvvetlendi.
Papamn . Lateran konsilindeki hath hareketine k 1 z m 1 ~
alan Konstan II Ravenna eksarkma Martin'i tevkif ediip istan-
bula gondermesini emretti. Eksark bu emri yerine getirdi ve
Martin istanbula geldikte garp vilayetlerinde imparator
aleyhinde bir isyan te;;ebbiislinde bulunmu!;i olmakla itham
edildi. Mtithi;; hakaretlere maruz kald1 ve hapse ahldt. Bir
miiddet sonra, Bizans devrinde menkup ;;ahsiyetlerin mutat
menfas1 alan K1nmm cenup sahilindeki iicra Herson
!;iehrine gonderildi. Bu !?ehre geldikten az sonra oldii.
Herson'dan yazm1;; oldugu mektuplannda Papa o havalideki
fena hayat !;jartlarmdan !;iikayet etmekte ve dostlarmdan yi-
yecek, bilhassa burada "bir musahabe mevzuu alan, fakat
hic;bir kimse tarafmdan gorulmeyen, (77) ekmek gon-
dermelerini istemektedir. fakat maalesef Martin'in mektup-
larmda Herson ;;ehrinin VII nci astrdaki medeniyet seviye-
Eskikitaplarim.com
HERAKLUiS SOLALES'NiN DiNi SiYASETI 283
si ve iktisadi vaziyetine dair enteresan malumat veren
az ktstmlar vard1r.
imparator ve istanbul patriki Martin'in papahk maka-
mmdaki halefleriyle milzakerata devam ettiler ve en niha-
yet Martin'in ikinci halefi Vitalian ile sulh akdettiler. Kilise-
lerin aynhg1 (schisme) sona erdi. Roma ile husule gelen bu
dini sivasi bakimd3n, Bizans imparatorlugu ic;;in
mUhim oldu; c;;Unki.i imparatorun italyadaki mevkiini kuv-
vetlend4rdi.
Monotelizme meshur bir mukavemet gostermi!?
olan "Giinah <;Ikartan Maksim, italya eksarkt tarafmdan
tevkif edildi ve lstanbula gondenldi; muhakeme
edildi, mahkum oldu ve zalimane bir surette sakatlandi.
Menfada, martir olarak oldii.
Monotelizm, siyasi ehemmiyetini kaybetmi!? olmakla be-
raber, hatta .. Tip, tarafmdan formiile edilen yasaktan sonra
dahi, halk ar-asmda nifak sac;;makta devam ediyordu. Bu yiiz-
den, imparator:uk dahilinde dini sulhu tamamiyle yeniden
kurmak istiyen Konstan II nin hale:i Konstantin IV
(6: 8-685). 680 de, lstanbulda bir altmc1 umumi konsil toplad1;.
bu konsil monotelizmi mahkum etti ve lsada, bir !;)ahsi-
yet ic;inde iki miitekamil tabiat ve "insaniyetin selameti
ic;in iki irade ve iki operasyon'un (enerji) tam bir ahenk
ic;inde yanyana mevcut oldugunu, (78) tamd1.
Roma ile sulh tekrar teessiis Altmc1 konsil tara-
fmdan gonderilmi!? olan beyannamede Papa "imamn
saglam kayahgl iizerinde oturan cihan k.lisesi birinci maka-
mmm tefi, olal"ak tavsif ediliyor ve Papanm imparatora goo-
dermis oldugu mesajm dinin hakiki prensiplerini ortaya koy-
dugunu bildiriyordu (79).
i$te bu suretle, Konstantin IV devrinde, Bizans
kat'i olarak, monofisizm ve monotelizm aleyhinde oldugunu
ilan etti. iskendcriye, Kudos ve Antakya patrilderi- bu $e
. hirler Arap fi.ituhatl neticesinde imparatorluktan aynlmts-
lardi- miimessiiler gondermek suretiyle, altmc1 umumi kon-
sile istirak e:tiler. 0 zamanlar lstanbulda yasad1g1 muhtemel'
olan ve niifuz sahas1 yalmz K1l.kya ve izavriyaya (80}
inhisar eden Antakya patriki Makarios konsilde monotelizm
lehinde soz soy led' ve bu yi.izden azil ve af01 oz edildi. Altmc1
konsilin mukarrerau, lstanbulun, Bizans impa1 atorluguna tabi
Eskikitaplarim.com
284 BiZANS iMPARATORLU<1U TARiHi
bulun mtyan vilayetlerle dini uzla!?ma yoluna girmek arzu-
sunda olmad!gmt Surive, Filistin ve Mtstra ispat etti. Roma
ile sulh vilayetlerinin monofisit ve monotelit ahalsinin
tamamiyle terkedilmcsi pahasma satm almabildi: bu hadise
bu vilayetlerdi Arap hakimiyetinin milstakbel kuvvetlenme-
sine <;ok yardrm etmi!?tir. Suriye, Filistin ve Mtstr nihai ola-
rak imparatorluktan aynl mt!?lardt.
Altmcr umumi konsilde Roma ile yap!lan anla$mamn
uzun muddet devam ettigi soylenemez. Daha Konstantin
IV On halefi Justinian II zamanmda Bizans imparatorlugu
ile Roma arasrndaki milnasebat tekrar gerginle!?ti.
ve altmc1 konsillerin ba$1amt$ olduk!an i$i bitirmek arzu-
sunda buluoan Justinian II, 692 senesinde, istanbulda,
Kubbeli Sara.yda, bir sinod topladr. Bu kunsil, toplandtgi ma-
halle izafeten "Trullos (yani kubbe) konsili, (81) yahut evvelki
iki konsilin vazifesini tamamladtgtndan "Qainisexium, adm1
ald1. Konsil ken dine "okumenik,. On vamm verdi. Papa Ser-
gius konsil ukarreratmm altma imza;.;un koymaktan imtina
etti; <;Onku bu kararlar cumartesi glinleri orucun yasak olm-
.asma, papazlann bir kadm almalanna ilah ... izin verilmesi
gibi maddeleri ihtiva eaiyordu. Justinian, Martin'i K1nma
nefyetmi$ olan Konstantin'in misaline tevf,kan, Sergius'un
tevkif edilerek istanbula emr..::tti. Fakat italya
ordlisu Papa'yt imparatorun komiserine kar$1 mUdafaa et1i;
bu komiser, ancak papan:n mlidahalesiyle, hayat1111 kurtara-
bildi (82).
Justinian'm ikinci saltanatJ zamanmda {705 - 711) papa
Konstantin, imparatorun daveti Ozerine, istanbula ge!di. Bu
zat imparatorlugu merkezine cta vet edilen son papa
-<>lmw;;lur.
Justinian Roma piskoposuna kan;>I son derece multefit
davrandr; papamn hal tercumesinin mueilifine gor-e Justinian,
ba$Inda imparator tact old.Jgu halde, papanm bnilnde diz
<;okmu;; ve papanm ayaklanm opmil$tl.ir (83). Justinian
ile papa iki taraf i<;in de memnuniyetbah$ bir anla!;)ma akdine
muvaffak oldular; fa kat .bu hususa dair elimizde sarih hi<;bir
malumat yoktur {84). Alrrian kili3e tarihcisi Hefele papa
Konstantin'nin, mUteakip devirlerde, hi<; $liphesiz papa Jan
VII I in (872- 892) takip etmi;; oldugu mutavass1t yol-
-dan aynlmamak politikasrm giltmli;; old ugun u is pat etmi$tir.
Eskikitaplarim.com
HERAKLiUS SULALESi DEVRiNDE TEMLER TESKiLATI 285
--------
Jan "esas imanm hilafmda olm1yan buttin dini mukarrerah,
iyi adetleri ve Roma kanunlanm kabul ettigini, beyan eyle
(85).
Ha lkm buyOk sevinci arasmd a papa :con stan tin sag ve
salim Rornaya avdet etC Pek fazla ugraml$ olan
Roma imparatorlugunun huc:iutlan dahilinde din1 sulh en
nihayet teessus etrni$ gibi goruntiyordu.
HERAKLIUS SULALESi DEVRiNDE "TEM, LER TININ
VE
Umumiyetle Bi7ans tarihinde "Tern, ler men-
$e'l Heraklius stilalesi devrine "Tern, ler
eger tabir caizse, devrin icabatma uygun olarak,
en bariz h ususiyeti Pyalet valilerin in ask er1 kndretlerinin
arttJn\m.:;:s. ve bunun netices'nde bu valilerin rr:l'dki otoriteler
tizerinde tam bir hegemonya tes.sinden ibaret olan !::>ir te$ki-
lah kasdediyoruz. Bu dcgi$ikligin bir defada ted-
. rici yava$ bir tekamtilneticesinde, hu:;u'r=: g.=lrni$ oldu-
gunu hatlrlamak Etz1md1r. Uzun mi.iddet '' Tema., {H.!J.!X)
grek ke'imesi bir vilayet dahilinde konakhyan bir kvlorduyu
ifade etmi$tir; ancak sonralan, ihtimal VIII ind .s1rda, bu
keiime yalmz asked kuvvetleri degil, fakat a,vm zamanda
hnrJann i5gali altlllda bulunan viH\yeti dahi, Hade etmek ic,;in
ba;;lanmu;;ttr. i;;te bu suretle bu isim imparator-
kl<;ri taksimatwa te$mil edilmege ba;;lanml$tlr.
T-:!mler meselcsine dair ba;;llca mehaz, X as1rda ..
yani cldukra >nuahhar bir devirde, impara:or Konstantin
Porfirogcr:et tarafmdan yaz1lmJ;> alan "Temlere dair, adh eser-
dir. Hu eser aym ?.arr:anda bin;ok defalar Vinci ve VI nc1
cc,grRfi yaz:larma mi.lracaat etmek, bunlardan sathi
olarak istifade etmek veyahut bazan bunlan kopya.
etmek gibi no'(sanlar ihtiva etmektedir. ['nkat astlzade mtiel-
lifin bu tretesi, bize temlerin VII nci astrdaki hak-
kmda ma!Omat vermek!e beraber, bu sistemin husulc geli$i
ile I-Ieraklius ad1 arasmda b :r rab1ta tesis impa--
ra1or Libyall [yani Afrikah] Heraklius saltanahndan itioaren
Roma imparatorlugu klic;;iildti, hem ;;arkta ve hem garpt:i
zedelcndi diyor (86). Bu meseleye dair iki Aran cograf-
yaciSimn ese1lerinde ;;im::!iye kadar tamamiy le izah edilmemi$
Eskikitaplarim.com
286 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
gayet enteresan rnalO.mata tesadOf otunrnakbdtr: bunlardan
birincisi IX uncu asnn ilk mswa ait ibn Hurdatbe, digeri
ise X uncu asrm ya$amt:;; alan Kudama'dtr.
Fakat bunlar dahi tabii olarak, He1 aklius'un rnuasm degil-
lerdir. Tern ba$langt<;larmm tetkik1 i<;in tarihciler,
kronik<;ilerin biribirini tutrn1yan rnOlahazalanna,
justinian II nin papava, altmCI urnumi konsidn tasd ikt i<;in,
gondermi$ oldugu 687 tarihli mesaja rnOracaat etrni$
Jerdir. Bu tezkere daha henOz tern olarak zikrolunrniyan,
fakat latince exercitus (ordu) ad m tastyan (87) asked
mmtakalarm b:r listesini muhtevi bulunmaktadtr. Bu devrin
iarihi rnehazlarmda <<exercitus latin kebmesi yahut
(stratos) grek kelirnesi, ve yahut tazan crtpcheu[La (stratevrna)
.askeri: bir idareye rnalik bir rnmtaka veyahut bir vilayet
i<;in kullamlrnaktadtr.
Ternlerin hakiki rn0be$$iri VI net asrm sonunda yara-
itlrnl$ _alan Ravenna ve Kartaca ( Afrikada ) .. eksa.rkhklan
olmu$tur.
Yukarda gorrni1$ oldugurnuz ve<;hile, Lombardlann italya-
da ve Berberilerin Afril<adaki taarru:zlan bu rnernleketlerin
idaresinde dedn degi$iklikler husu!e getirrni$ti. Merkezi hU-
tkO.met kar$1 daha rni.iessir bir mudafaa sis1erni
yaratmak istemi$ ve bunun i<;in hudut vilayetlerinde bOyUk
.askeri kuvvetler ihtiva eden geni$ arazi birlikleri te$kil etmi$ti.
Diger taraftan, Vlf nci as1rda. Bizans imparatorlugunu $ark
vilayetlerinden rnahrurn .eden ir?n ve bilahare Arap fi.ituhati
Anadolunun vaziyetini ba$tan a$agtya kadar degh;;tirmi:;;ti. 0
.ana kadar bilfi1l esasii hi<;; bir rnOdafaaya IOzum gosterrne
rni$ alan bu rnemleket birdenbire rnOslliman
dddi tehdidine maruz Bu vaziyet kar$Ismda Bizans
hOkO.meti $ark hududunda kat'i almak, askeri: kuv-
vetleri yeniden gruplandirrnak, yeni idari taksirnat vOcude
getirmek ve hizrne1leri o zamanlar irnparatorluk i<;in son
derece mlihirn alan askeri otoritelere tefevvuk bah$etrnek
k::tldi. Arap in$aSI ile ba$g6s
ieren tehlike daha az vahirn degildi: VII nci astrdan itibaren
bu donanma Akdenize hemen tamamiyle hak rn oldu, Ana-
<lolu, Ege adalan ve hat:a i alya ve Sicilya sahillerini tehclit
altmda bulundurdu. irnparatorlugun $irna!i garblsinde Slav-
Jar Baikan yanrnadasmm bUyOk bir ktsmtm i$gal ettiler ve
Eskikitaplarim.com
HERAKLiUS DE\'RiNDE TEMLER TESKiLATI 287
Yunanistan ve Peloponnl:'se girdiler. Aym zamanda
hududunda (VII nci asrm ikinci msfmda) B.ulgar k1ralhg1
ediyordu. Bu hadiselerrn heyeti mecmuas1 impara-
torlugu yepyeni bir vaziyete soktu ve en fazla tehlikede
bulunan vilayetlerde geni$ mmtakalar yaratmak ve bunlan
biiyiik askeri bir kudretin kumandas1 altma vazetmek gibi
tedbirlere mecburiyetini ihdas etti. Bu suretle
imparatorlugun tedrici surette askerile$tigine $ahit olu-
yoruz (88).
Umumiyetle temlerin muayyen bir kanunla te$ekkiil
etmeini$ olduklanm goz onlinde bulundurmam1.z lazim-
dir.Her temin, bazan olduk<;a uzun bir 1arihcesi vard1r. Temle-
rin umumi men$e'i meselesi, ancak her teme dair yap1Iacak
hususi ara$hrmalarla hallolunabilir. Bu noktaya dair Kula-
kovski'nin yaz1lan bliylik bir ehemmiyeti t?aizdirler. Bu
alim Heraklius'un, iranlllara kan,H kazanml$ oldugu zaferden
sonra, oldugu askeri tedbirlerin yeni idari rejimin
ba$langi<; noktas1 oldugu fikrinde:-dir. Bu fikri L. Brehier
dahi mlidafaa Heraklius, Ermenistam yeniden
esnada, hi<; bir sivil memur
binaenaleyh temler sistemi Heraklius'un Ermenistanda
tatbik etmi$ oldugu rejimin diger vilayetlere te$milinden
ba$ka bir $ey degildir (89).
Ermenistan misalini ihtimal Heraklius zamamnda, iran
tehlikesi kar$1Smda, impara tor lugun $arkta, tedrici askerile$-
tirilme safhalanndan biri olarak telakki edebiliriz.
f. I. Uspenski, Heraklius zamanmdaki temler te$kiHHm-
dan bahsederken, o zamanlar Balkan: yanmadasm1 istila
olan Sla vlann Bitinyanm kolonizasyonu ic;in birc;ok
goni.illii gondermek suretiyle Anadoluda temler rejimin-in
husule gelmesine yard1m etmi$ olduklanm beyan etmekte-
dir (90). Tabii Rus aliminin bu noktai nazan kabul olun-
miyabilir. VII nci asrm sonunda, yani Justinian II zamanmda,
80000 Slavm Opsikion temine yerle$tirilmesinden once Ana-
doluya vukubulan kiitle halinde Slav muhaceretine dair hi<;-
bir malumabmtz yoktur (91).
Yakla$ml$ olan tehlikenin online bir sed <;ekmek ic;in
$arkta, VI I nci astrda, dart bliylik askeri mmtaka vi.icu-
de getirilmi$ ve bunlann bilahare. .em adm1 alml$ oldugu-
nu biliyoruz. Bunlar: Anadolunun $imali $arkisinde, Erme-
Eskikitaplarim.com
288 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
nistan hududunda Armenia<;i (Armeniakoi) (92) ve Anatoli-
c;i'ler (Anatolikoi, ;;ark man3sma gelen grek<;-e "&.,l.:o:Y} - ana-
tole, kelimesinden); Anadolunun bii;iin or1a kzsmm1 i!;:gal
eden ve hudutlan $arkta Kilikya, garpte ise Ege denizi sahil-
lerine kadar uzanan bu iki mmtaka imparatorlugu Araplara
kar;;1 himaye edeceklerdi.- Marmara civanr da kain "Allahm
himayesinde bulunan ;;ahane Opsikion,, (grekc;e ''01p!x.tov,;
latince Obsequium) payitahti harici dii;;manlara kar;;1 koruyordu.
Anadolunun cenup sahillerinde ve civar adalarda teessiis
eden "Caravisionorum, deniz temi Bizans1 Arap donai1ma-
. smm taarruzlarma kar;;1 miidafaa etmekle mUkellefti; bu
teme bilahare, ihtimal VIII inci asnda, Cibira'ot (Cibyrrha
eote) ad1 verilmi;;tir. Bu ilk dort temin ;;arkta te;;ekkiilu
miinasebetiyle gayet enteresan bir mesele ortaya
burada Bizans hiikiimdarlanmn almi$ olduklan tedbirlerle
Sasanilerin idaresindeki iran imparatorlugunun, VI nc1 aszrda?
Ka vad ve HUsrev Anu;;irvan zamanmdaki askerile!;ltirilmesi
arasmdaki calibi dikkat benzerlik bahis mevzuudur. iranda.
reformlar sana erdikten sonra, Iran imparatorlugunun biitun
arazisi dahi dort askeri kumandanhga aynlmJ;;h. E. Stein bu
hususta ;;oyle yaz1yor: "Benzerlik okadar tam ve okadar
derindir ki bunu ancak kendini bilen tek bir irade yaratabi-
lirdi, (93). Bu neticeyi, Heraklius'un Kavad ve HUsrev'in
reformlanm tetkik etmi;; ve ihtimal iran ar;;ivinden <;Ikmi!,?
vesikalar:t gozden ge<;irmi;; oldugunu beyan eden baz1
m.ehazlardan <;Ikarabiliyoruz (94). ''DU;;mandan bir ;;eyler
ogrenmegi hakiki devlet adamlan her zaman arzu et-
mi$lerdir, (95).
Balkan. yanmadasmda, Bulgar ve Sla vlara kan;a, Trakya
mmtakasi" te!;ikil-olundu. Daha sonra, ihhmal VII nci as m
sonun_da, Hellas yahut "Heladi<;i'lerin (Helladikoi) askeri
mmtakas1 yarahld1; bu tedbir Slavlarm Yunanistam istilalan-
na kar$1 ahnmi;;h; diger taraftan Sicilya mmtakas1 aym de-
virde Akdenizin garp k1smm1 tehdit olan
Araplarm bahri tecaviizlerine kar;;1 yarahlmi!;lhr. Ummiyetle
(istisnalar pek enderdir) bu mmtakalar- temler- strateg'ler
tarafmdan (strategoi) idare olunuyordu .. Cibiraiot (Cibyrrha-
eote) teminin ;;efi "drungarius,, (vis amiral) ad1m ve Opsikion
valisi "comes, iin van1n1 ald1.
Eskikitaplarim.com
711 717 ANARSISI 280
VII nci as1rda. Iran tehlikesinin vahameti
Heraklius imparatorlugu askerile!;ltirme koyuldu. Fakat
elimizdeki malO.mata gore, yalmz Ermenistam yeniden
te!;lkilatlandJrmaga muvaffak olabildi. iranhlara kar!;li kazam-
lan parlak zaferden ve Suriye, Filistin ve Misirm geri alm
masmdan sonra bu vilayetlerin acilen yeniden te!;lkilatlandi
nlmas1 imparatorluk ic;in milbrem bir ihtiyac; halini almi!;ltl.
Fakat Heraklius bu i!;li bal?armaga vakit bulamad1; c;ilnku az
bir milddet sonra Araplar buti1n bu vilayetleri fethettiler.
iran tehlikesi or1adan fakat onun yerine daha
vahim ve daha korkunc bir tehlike, yani Ari!P tehlikesi
kaim olmul?tu: i!;lte bu sebepten Heraklius'un halefleri bu
imparator tarafmdan c;izilmi!;l olan yollardan gittiler ve Arap
tehlikesine. kar!;lt yukanda zikrolunan ve daha o zamanlar
henuz tern adm1 ta!;limiyan askeri mmtakalar1 yarathlar.
Aym zamanda imparatorlugun Slav ve Bulgar
tehlikesi VII nci as1rda, Heraklius'un haleflerini, bu mildafaa
ve himaye metodlarmi Balkan yarimadasi ve Yunanistana
etmege icbar etti.
Yukanda zikrolunan iki bUyilk askert te!;lekkiil ve iki
eksarkhkta sivil otoriteler mevkilerini hemen askert valilere
terketmediler. Bu mmtakalarm ekserisinde, miilki idare ve
m iilki vilayetler ( epark'hklar) yeni rejimde dahi, mevcut ol-
mak a devam ettiler. Fakat di$ tehlikelere kar!;ll koyabil-
mek ic;in tam salahiyetle- tec;hiz edilmi!;l olan askeri otoriteler
mUlki idarede gunden gUne artan bir nUfuza malik ol-
dular. E. Stein'in i!;laret ettigi gibi Heraklius'un ekmi!;loldugu
tohum., bilahare, harikU.lade bir surette inki!;laf etmi!;ltir
(96).
711-717
justinian II den sonra tesadiifi olarak tahti i!;lgal
olan iic; .imparator, Vardan yahut Filippik4s, Anastas II ve
Teodos III. k1sa bir zaman zarfmda devrildiler. Butun impa-
ratorlukta anar!;lt ve isyan hfrkiimferma oldu. Vardan, mono-
telizmi himaye etmekle, Roma ile milnasebab kesti. Fakat
Anastas papa ile yeniden sulh tesisine muvaffak oldu. Dt!;l
siyasette imparatorluk bilhassa bedbaht oldu. Bulgarlar ken-
dilerine kar!;li dostluk izhar etmi!;l olan Justinian'm katlinin
Blzans imparatorhtiru Tarihl 10
Eskikitaplarim.com
290 BiZANS IMPARATORLU<'l:U TARIHI
intikammr almak ilzere, cenuba dogru yilrlidiiler ve istan-
bula kadar geldiler. Araplar dahi, daimi surette karadan
Anadoluda ve denizden Ege ve Marmarada ilerliyerek payr-
tahh tehdit ettiler. imparatorluk, 610 ihtilaline tekaddiirri
etmis olan devreye benzeyen en nazik dev' rlerden birini
gec;iriyordu ve bir kere daha ahval imparatorlugu kat'i bir
harabiden kurtarabilecek mahir ve kuvvetli bir insana
llizum hissettiriyordu. Bu kabil bir insan Anatolik'lerin stra-
tegi olan ve bin;ok taraftara ::nalik bulunan Leon'un !;iah-
smda bulundu . . Yakla$mrs olan tehlike kar!;jrsmda bliylik
aczini anlamr!;j. olan zayrf Teodos I II imparatorluk makamm
dan c;ekildi ve Leon 717 de mutantan bir surette istanbula
girdi ve patrik tarafmdan Ayasofyada tetvic; olundu. Leon
Teodos II I Un hayatma krymadr. i!;ite bu suretle kendine,
tern te:;;kilah dahtlinde, geni!? selahiyetler verilmi!;i alan askeri
valilerden biri imparatorluk makamma c;rkryordu.
HERAKLiUS SOLALESi ZAMANiNDA
EDEBiY AT, MAARiF VE SAN AT
Edebiyat ve sanat sahalarmda 610 dan 717 ye kadar
uzanan devir .blitiin Bizans tarihinin en karanhk devridir.
Bundan evvelki asrm $ayam dikk13,t sonra insan
dimagmm yarahcr kudreti tamamiyle zail almu!;j gibi gorilnil-
yor. Bu devrin krsrrhgmm ba!;?hCa seb.ebini biltlin
arazisini haricit. dli!;imana .kan.;r . . miidafaa etmek O.zere teksif
etmek . mecburiyetinde kalm.I$- olan bir imparatarlugun
siyasi l;lurumunda arqmak lazrmdrr. Medeniyet bakrmmdan
en ileri gitmis ve fikir sahasmda en velut olmus alan Suriye,
Filistin, Mrsrr ve Simali Afrika sark evvela
iran!Ilar, bilahare Araplar , tarafm.da-n fethi, Anadolu, Akdeniz
adalan ve hatta istanbulun Arap tehlikesine, Balkan yar.m-
adasmm ise Avar-Sla v telllikesine maruz bulunmasr .... i$te
biltiln bu sebeplerin heyeti mecmuas1 entellektliel ve artistik
inki:;;afr tamainiyle sekteye ugrath ve bu gayn milsaft sartlar
yalmz aynlmrs olan vilayetlere degil, fakat
imparatarlugun elinde kalmrs olanlara dahi $amil oldu.
Blitiin bu devre zarhnda. Bizans imparatarlugunda bir
tek tarihci Heraklius'un zamam saltanatmda
yasami!? alan Ayasofya_ diy_akoslanndan Pisidyah [ Anadolu
Eskikitaplarim.com
HERAKLIUS S0LAL!:si tAMANINDA MAARiF VE SANAT 291
eyaleti] J orj ahenktar ve kusursuz misralarla: bu imparato-
run iranhlar ve Avarlara yapmi$ oldugu askeri sefer-
leri tasvir etti. Bu zat i.i. tarihi eser birakmi$tir: 1 imparator
Heraktius'un iranltlar"a kar$l seferleri; 2 AvaYlarzn istanbula kilr$l
626 senesin.de yaptzklarz taarruz ve bunlarzn "Mergemin miidahalesi
sagesinde magliibiyeti. 3 Herakliad ( Heraklias) yahut Heraklius ii;in
bu imparatorun iranhlara kar$1 kazanmi!;) oldugu nihai zafer
vesilesiyle yazilmi$ olan bir medhiye. - Polemik, elejiak
ve teolijik mahiyette olan diger eserler arasmda bir nevi
didaktik, felsefi ve teolojik $iir olan ve hilkati alemden bah:
seden ve muas1r hadiselere dahi i$aret eyleyen"Heksaemeron,u
(.Alti gUn) kaydedebiliriz. H1ristiyan kendisi
ile en fazla iirisiyet peyda etmi$ olduklan bir mevzua malilt
bul.upan b1J :- eser Bizans -imparatorlugl:l hudutlan GI$mda
dahi etti. .Mesela .''Hekspemeron, un. XIV ilnGii .
<;1kan bir . Slav- Rus tercumesini . biliyoruz .. Pisidy-ah Jorj'un
edebi kabili_yeti tak9.ir . eqiln;l-i$ ve hatta
XI- inci as1rda
1
me$qur .Bizaps miiverrih ve filospfu
Psellos .$U meseleyi ortaya atwak mecb_ur:iyetinde kalmi$hr:
".Evripides Pisidyah Jorj'dan acaba hang-isi da:ha j yi _ $iir
yazml$hr ?, fep Jorj'u Bizansm en .- iyi pr_ofan $airi
olarak et_mek tedir (97).
Kronikciler aras1pda Antakyah Jari ve ''Kr6nikori Paskale,;
(yani . .PaskaJye krorrikiYnin anonim .inuelliftnr zikretmeliyiz.
Hareklius' 'devrinde ya.!;iami$ olmas1 :muhtemel olari .Aritakyali
Jan, Adem ile ba$hyan ve imparator Fokas'in olhmu
eren (61 0) bir cihan kroniki yazd1. Bu eser yalmz parc;a
halinde bize kadar gelmi$tir; bundari dolay1 bu eserin miiel:
=lifi hakkmda bi.i.yi.i.k miinaka$alar .: yapilml$tir: Hatta bu
miiellifin Antakyah alan Jan Malalas oldugu iddia ed.ili
mi$tir. Bize kadar gelmi$ olan pan;alardan istidlal oiumibil-
digine gore Antakyah Jan'm esei:-ini Malalas'm eserinin .
kindeadde.tmek Iaz1md1r; <;i.i.nkii bu zat cihan tarihini bir An-
takyahlun mahdut noktai nazarma gore tetkik etrriemek
tedir; <;ok daha geni$- tarihi goril$e maliktir. Aym
da birinci derecede mehazlardan daha mahirane bir tarzda.
istifade etmektedir.- Vine . HerakHus devrinde mec;hul "bir
papas Ademden M. s. 629 senesine kadar .geleh vakayiin
sadece bir tezekkiiriinden ibaret olan, :fakat aym zamanda
olduk<;a enteresan tariht rniilahaza=lar :ihtiva eden Kronikoii
Eskikitaplarim.com
292 BIZANS IMPARATORLUC'iU TARIHI
Paskale'yi (Paskalya kroniki) telif etmistir. Bu orijinalitesiz
eserin ehemmiyeti kronik ic;in alan me-
hazlarm tesbitinde ve muellifle muas1r alan hadisatm derin
bir surette tetkikindedir.
Teolaji sahasmda monatelit kavgas1, bir zamanlar mono-
fisH ka vgas1 gibi, birc;ok eserlerin artaya <;Ikmaltma sebep oldu;
fakat bunlar, manafisit yaztlan gibi, VII nci as1r konsilleri
tarafmdan mahkum ve bun dan dolay1 si.iratle .arta,dan
alduklanndan kadar
bu sebepten bu eserler hakkmda bunlardan, red maksadiyle,
baz1 parc;alar ihtiva eden altmc1 umumi konsil
vesikalan ve "Gunah <;1kartan Maksim,,in eserleri sayesinde
bir hliklim verebiliyoruz.
Ounah <;1knrtan Maksim Bizansm en $ayallt dikkat teolog
larmdan biridir. Heraklius ve Konstantin II nin muastn olan
Maksim monotelit mi.icadelesinde ortodokslugun en hararetli
mlldafii olarak ortaya <;1ktl. Maksim, kanaatleri yiiziinden
hapse -ahldt ve birc;ok sonra Kafkasyada, uz'ak
Lazik vilayetine silrgttne gonderildi ve burada oliinceye
kadar kald1. Kalem rnukaddes yaz1laru1 $erhi,
riyazet, mistisizm ve dini ayinler sahasmda telif etmi$ oldugu
eserlerde ,u;c; kilise babasmm- Buytik .Manas, Nazi-
anz'h Gregor ve Nissa'lt Gregor- ve aym zamandd "Area-
pagit,, (Psevdo- Areopagit) lakftbJnt Denis'in mistik
telakkilerinin tesiri a-Itmda bulunmaktadtr.Maksim'in yaz1lar1
Bizans mistisizminin bilhassa muhim
tur. Maksim'i tetkik alan zamamrmz alimlerinden
biri yaz1yar: ''Areapagit Denis'in kuru ve spekU..
Iatif mistisizmini riyazetin canh a-hlak meselelcri ile
olan M.agfu:r Maksim Bi?ansta, muahhar
ehli zqhdlin eserlerinde .kendini tekrar gostermis olan
sizmin canh bir tipini yaratml$hr. Binaenaleyh Bizans mis-
tisizminin, kelimenin tam manasiyle, hakiki yarahc1si alarak
telakki olunabilir,, (98). Maalesef Maksim tetakkilerinin
sistematik bir tarifini terketmemistir ve biz bunlan rniitead-
ctit eserlerinin muhtelif yerlerinden araytp buJmak metbu
riyetindeyiz. Maksim teoJojik ve mistik yaztlardan maada
bir tak1m enteresan mektuplar dahi telif
Maksim'in yaztlarmm tesiri ve ehemmiyeti mlinha-
str kalmad1; fakat garpte dahi taammiim etti. Bu tesirlerin
Eskikitaplarim.com
HERAKLiUS SOLALESi DEVRiNDE EDEBIYAT, MAARiF VI! SANAT 203
bir aksi sedasm1 me$hur IX uncu a!iilr garp miltefekkiri Jan
Skot Erigin'in (Johannes Skotus Eriugena) eserlerinde bulmak
kabildir. Aym zamanda Areopagit Denis'in eserlerine kar$1
biiyiik bir alaka gostermi$ olan bu zat, bilahare, Denis'in
gayet karanhk fikirlerini, bunlann harikiilade bir surette
.Maksim tarafmdan izah edilmi$ olmalan sayesinde, kavra-
yabildigini beyan etmi$ ve Maksim'i "ilahi filosof,, ''alimi
kill,, "Ustatlarm en biiyiigii" ilah. .. gibi tabirlerle tavsif
eylemi$tir. Maksim'in Teolog Gregor'a dair yazmi$ oldugu
bir eseri Erigen latinceye tercilme etmi$tir (99). Maksim'in
kendinden daha gene; bir muas1n, . Sinah (yani Tur Sinah)
Anastas milnaka$a .ve tefsir sahalarmda, Maksim
tarzmda, fakat Maksim'i.n kabma vai-maks1zm, birtak1m
eserler yazmi$tlr.
Hagiografya sahasmda Kudils patriki Sofronius'u zikre-
debi.liriz; mukaddes $ehrin Araplar tarafmdan muhasarasma
$ahit olan bu zat M1s1rm iki milli azizi olan Kirus ve Johan-
nes'in martir ve kerametleri hakkmda uzun b.ir risale ya.z-
mi$tlr. Sofronius'un eseri cografya, tarih, orf ve adetlere dair
bir hayh malumat ihtiva etmektedir. Aym VII nci as1rda
ya$aml$ olan K1bnsm Neapolis $ehri piskoposu Leontius'un
eserleri daha enteresand1r. Bu zat milteaddit ".hal tercume-
leri, nin muellifidir; bunlar arasmda VII nci as1rda isken-
deriye patriki olan Magfur (yahut Rahim) johannes'in hayab
o devrin ic;timai ve iktisadi hayah ic;in hususi bir ehemmi-
yete maliktir. Neapolis'li Leontius Azizlerin hal terciimelerini
halk kiltleleri ic;in yazmi$ oldugundan dolay1 hagiograflarm
biiyiik bir k1smmdan aynlmaktad1r: bu sebepten Iisam konu-
$Ulan avam lisanmm kuvvetli bir tesiri altmdad1r (100).
Dini ilahiler sahasmda VII inci as1r Giritli Andreas tara-
fmdan temsil olunmaktad1r. $amda dogmu$ olan Andreas
hayatmm bilyilk bi'r kismmi, Arap fiituhahndan sonra, Suri-
ye ve Filistinde gec;irmi$tir. Bilahare Girit piskoposu
tur. milellifi olarak Andreas bugiln dahi ortodoks kili-
sesinde, bUyuk perhizde, iki defa okunan bilyilk ilahisi, ya.-
ni "Kanan, u ile tamlmaktad1r. Bu ilahinin baz1 kisimlan
Romanus Melodus'un tesirini gostermektedir. ilahi Ademin
sukutundan ve Kurtancmm sozleri ve ef'alinden ba{>lamak
suretiyle Ahd1 Atikin ba$hca hadiselerini zikretmektedir.
Eskikitaplarim.com
Hera.l;dius sO.lalesi devrindeki karanhk imtihan seneleti-
Din e.debi: faaliyetinin bu ktsa taslag1 bu devirde
9lan adedleri mahdut Bizans mO.elliflerinden ekserisin'in,
men mO.slo.man fatihlerin tahakkO.mO. altma olan
vilayetlerinden etmi$ olduklanm gqstermektedir. .
. Hera,klius so.Ialesinin harici hadiseleri. naza.n itibare ah-
nacak olursa bu devreye ait hic;bir sanat abidesinin rnahftiz
kalrnarpi$ olmasma taaccO.p edilmez. Bununla beraber bize
gelmi$ olan birkac; eser Bizansta BO.yO.k Justinian'tn
altm devrinde olan sanat temellerinin ne kadar sag-
lam oldukJanm. gayet vazih olarak gostermektedir.
VI mci.asrm ikinci msfmdan itibaren Biz'ans sanahmn
imparatorluk dahilinde hafif bir ziya. sac;masma ragmen bu
sanatm tes.iri kendini imparatorluk dt$mda ga:
yet a<;Ik bir surette gostermektedir. Tarihleri bilinen bir-
takmt Errri eni kiliseleri Bizans tesirinin pal"lak nllmuneleridir.
Bu ktliseler arasmqa 6-11 ile 628 seneleri arasmda restore
olan Ec;miazin (Er;miyadzin) katedralini veyabut Anideki
kale kilisesini (62.2) ilah ... kaydedebiliriz. 687 - 690 da in$a
edilmi$ olan Kudusteki Orner camii tam manasile bir Bizans
ese.ridir. Romada kain Santa Maria Antiqua kilisesinin baz1
freskleri VII .inci veyahut VIII inci asrm
tirler (1 01).
Eskikitaplarim.com
BiBLiYOGRAFYA
eserler i;in fasil I e bakm1z.
M0NFERiT SALTANATLAltA DAiR MONOGRAFiLER:
Drapeyron (L.), L'Empereur et l'Empire "byzan-
tin 'au VIII e siecle {Paris, 1869). -"
Laskin (G.), Heraklius. VllnCi asrm ilk msfmda Bizans
Devleti (Harkof, 1889). yeni mehazlar. Rusca.
EuxyyeJ.8Yjt; (T.), 6 toO (Odessa,
1903). - .K1sa ve toplama bir eser .
. Pr1nce (A.), L'lmperatore Eraclio (Firet:tze, 1905). En iyi
monografi.
. Kestner (T.), De imperio Constantini Ill, 641-668 (Leip-
zig,-. 1907). - K1sa ve dogru bir disertasyon.
Diehl (Ch.), L'Empereur au nez Revue de Paris,
1. janv. 1923. - Aym miiellifin Choses et gens de
(Paris, 1926) adh eserinde (sah. 173-211) tekrar basiimietJr.
ARAP VE iSLAM T ARiHi:
Well (G.), Oeschichte der Chalifen (Mannheiin, 1846).
Cild I. - Faideli.
Mliller :(A.), Der Islam Morgen- und Abendland (Berlin,
1885). Cild 111.
. .Krymskl (A.)' tarihi ( Moskova,
1903 -1904).- Rusca.
Goldzlher (L.), Die Religfon des {Die Kultur der
Oegenwart. ... von P. Hinneberg, Die Religion des Orients
(1913), Ill, 1. 2 inci tabl)
Gold.ziher (L.). iiber . den Islam (Heidelberg,
1910).
Eskikitaplarim.com
296 BIZANS iMPARATORLUGU TARiHI
Caetani (L.), (principe di Teano}, Annali dell'Islam ( Mi-
lano, 1905 -1926), Cild I- X (ne$re.dilmektedir). - ilk halifeler
devrindeki Bizans- Arap milnasebatmm tetkiki i<;;in gayet
milhim pilblikasyon.
Caetani (L.), Studi di storia orientale (Milano, 1911-1914).
Cild I ve II I. - islamiyetin tarihi ic;in m ilhim.
Mednikov (N.), Arapla.rm fethinden Ha<;;hlara kadar Filis-
tin; Arap mehazlanna . gore (Sen Petersburg, 1897 -1902).
Cild I- IV.- A rap mehazlarmdan birtaktm not ve monografi-
lerle yaptlmt!;.) rusca tercilmesi.
Becker (C.), Vom Werden und Wesen der islamischen
Welt (Leipzing, 1924), Cild I.
Tt:MLERiN T ARiHiNE DAiR :
Diehl (Ch.), L'Origine du regime des themes dans !'Em-
pire byzactin. (Etudes Byzantines (Paris, 1905 ), sah.
276- 292.). - Bu tetkikin birinci tab1 E1udes d'histoire du
moyen age, dediees a G. Monod (1896) da
Gelzer (H.), Die Genesis de byzantinischen Themenver-
fassung (Leipzig, 1890).
Uspenski (F. 1.), Bizans imparatorlugunun askeri te$kilah
(izvestia ruskago arkeologiceskago Instituta ve Konstanti-
nopola, Cild VI (1900)- Rusca.
Brooks (E. W.), Arabic Lists of the Byzantine Themes.
(Journal of Hellenic Studies XXL,l901. s. 67-77).
Uspenski (C. N.), Temlerin Aym milellifin Bizans
tarihi hi1Hisast . adh eserinde (Moskova. 1917, s. 144 -152)
inti$ar etmi!;,)tir. - Rusca.
Kulakovski (j.), Bizans tarihi (19l5), II I, s. 387-431. -
Rusca.
Steiu (E.). Zur Entstehung der Themenv'erfassung. Stu-
dien zur Geschichte des byzantinischen Reiches vornehmlich
unter den Kaisern justinus II und Tiberius Constantinus
(Stuttgart, 1919), s. 117-140.
Stein (E.), Ein Kapitel vom persischen und vom byzantini-
sch.en Staate ( Byzantinisch- neugriechische Jahrbiicher
1,1920, bilhassa s. 70- 82 ).
Eskikitaplarim.com
FASIL V
iKONOKLAST DEVRi
1- iZA VRiY A Y AHUT SURiYE SOLALESi DEVRi
(717- 802)
iZAVRiY A Y AHUT SURiYE SOLALESI
Pek yakm bir zamana kadar yeni sillalenin milessisi
Leon III e (717-741) izavriyah bir vas1f ve bir isim veriliyor
ve ahfadma umumiyetle izavriya sillalesi deniliyordu. fakat
XIX uncu as1r sonunda Leon III On tzavriyah olmay1p
Suriyeli oldugu f_ikri ortaya ahlmi;>hr (l). Bu nazariye
bugi.in bir milverrih tarafmdan kabul olunmaktadtr (2).
Bu noktadaki $U hadiseden ne;;'et etmektedir:
bir taraftan Leon'un mer);>e'ine dair ba;;llca mehaz olan IX
uncu as1r ba;;langiCI kronikc;isi Teofanes ;;oyle yazmaktadir:
"izavriyah Leon anastl Oermanikeli ve hakikatte izavriyall
idi, (3). Diger taraftan papanm kiltilphanecisi Anastas
tarafmdan aym asrin (IX uncu as1r) ikinci msfmda tercilme
edilmi;; olan Teofanes'in latince versiyonu izayriyadan
bahsetmeyilp Leonun Germanike'den ne;;'et ettigini ve ana-
Sil Suriyeli (genere Syrus) oldugunu beyan etmektedir (4):
Stefan'm Hayatz>mda dahi Leon'un anas1l Suriyeli
(6 aupo YEV"IJ<;) oldugu yazilldir (5). Germanike Suriyenin
;;imal hududunda, Kilikyanm ;;arkmda idi. Bir arap mehaz1
Leon'u Mara;;m (yani Oermanike'nin) bir h1ristiyan vatan-
da;;u olarak gostermekte ve bu her iki dili, yani
arapca ve rumcay1 fasih ve dogru olarak konu;;tugnuu
bildirmektedir (6). Zanmm1za gore Teofanes'in bir Suriye
;;ehri olan Oermanike'yi izavriya vilayetindeki Oermani-
kopolis ile kan;;hrmt;; oldugunu farzetmege liizum yok-
tur (7). Leon'un men;;e' ba 1mmdan Suriyeli olmas1 pek muh-
temeldil;; bununla beraber baz1 alimler, mesela J.- A. Kula-
kovski. bu nazariyeyi yanh$ olarak telakki etmektedirler (8).
Eskikitaplarim.com
298 BiZANS iMPARATORLUCU TARiHi
Leon III tin og1u Konstantin V Kopronim (741-775), ilk
evvela, Hazar hammn k1z1 . iren ile evlendi ve bu kadmdan
bir oglu oldu (Leon IV); kendisine alelekser Hazar lakab1
verilen bu Leon 775 den 780 e kadar saltanat siirdii. Leon
iren nammda Atinah gem; bir grek k1z1 ile evlendi. Bu ka-
dm, kocasimn oliimiinden sonra, oglu Konstantin VI daha
hentiz sinni rti$te vas1l olmadan imparator ilan edilmi$ ol-
dugundan, (780-797), bilfiil imparatorluga hakim oldu. Gene;
imparator, yalmz saltanat stirebilecek bir c;aga geldikte,
ogul ile haris ana arasmda, kudret yiiziinden, ilitilaf <;1kh.
iren galip geldi; oglunu tahttan indirdi ve gozlerini <;1kartt1.
Bundan sonra tek ba$ma en yuksek makam1 i!i)gal etti
(797- 802). iren'in i.smi ortaya muhim bir mesele atmaktadlr:
Bizans -imparatorlugunda kadmlar tahta <;1k1p en yuksek
kudreti haiz olabilirler mi idi, yahut ba!i)ka bir ifade ile, im-
paratorluk dahilinde tam manasiyle saltanat siirebilirler mi
idi? imparatorlugun kurult,J !i)undan beri imparatorlarm kan-
lan Avgusta iinvamm ta$lyor ve ogullan-kiic;iik ya$ta bulun-
duklari bunlar namma. imparatorluk makammm
icabettirdigi vazifeleri ifa ediyorlard1. V inci as1rda, yukanda
gormii$ oldugumuz vec;hile, Teodos'un k1zkarde$i Pulkeria,
b_u im.paratorun saba veti zarrianmda, naiblik vazifesini gor-
!llii!iJtilr. Diger taraftan bir kadm mtistesna bir mevkie sahip
oldu ve- siyasi i!i)ler .iizerinde son derece miieesir oldu: bu
kadm Btiytik justinian'm kans1 Teodora idi. Fakat bunlar bir
karde$ yahut bir ogul namma icra edilen kadmlar saltanatma
ait misallerdir ve Teodora'nm siyasi niifuzu tamamiy.Ie koca-
smm hiisnii niyetine bagh kalml!?br.- En yiiksek kudretin
bah!i)ettigi mutlak bir otorite ile Bizansta s.altanat siirmii$ alan
ilk kad.m bed baht anas1 lren oldu. Bu impara:
toric;e tam manasiyle mutlak amir oldu. Bizans hayatmda bu
hadise, imparat::>rlugun. as1rdide an'aneleriyle tam bir tezat
te$kil- eden .yepyeni bir $eydi. Bu husu$ta resrrii vesikalar ve
emirnamelerde irmJ.n imparatoric;e olarak tavsif edilmeytip
ciren, sad1k imparator olarak tesmiye edilmi!i) oldu-
gunu kaydetmek enteresand1r (9). 0 devrin telft-kkisine gore
yalmz bir. imparator, yani bir erkek. resmen kanun vazn
olabilirdi: i$te bu ir:en'in bir imparator oldugunu
farzetruek :mecburiyeti has1l olmu$tur.- En yuksek mtilkl
biri, yani _ Nikefor . tarafmdan haz1rlanm1!i) ve
Eskikitaplarim.com
IMPARATORLUGUN ARAPLAR, BULGARLAR VE SI.AVLARA HATTI HAREKETi 299
idare edilmi$ alan 802 ihtilali iren'in devrilmesiyle
lendi; imparatori<;e bir- milddet sonra menfada oldil. Nikefor
tahta <;1ktl ve bu iren'in hal'ile, izavriya yahut Suriye
sillalesi sana erdi. 717 ile 802 seneleri arasmda Bizans im-
paratorlugu .. l?a:rk men!,>e'l-i bir sillale tarafmdan idare edildi;
Anadolulu ve yahut $imali Suriyeli alan bu sillale, Konstan-
tin V in evlenmesinden _dolay1, liazar kam ile kan$ml!,>tlr.
iMPARATORLUGUN ARAPLAR,BULGARLAR VE SLAVLARA
HATTI HAREKETi
Leon II I tahta <;1ktlg1 esnada imparatorluk, tarihinin en
nazik devirierinden birini ya!,>Iyordu. imparator ile bil-
hassa justinian II nin ilk hal'indan sonra tecavilzkar bir tav1r
-takmmi$ olan Bizans aristokrasisi mum'essilleri arasmdaki
milcadele yilzilnden husule gelmi!,> olan milthi!,> dahili anar-
$iye $arkta, payitahta yakla$an Arap tehlikesi inzimam edi-
yordu. Vaziyet VII nci as1rda Konstantin IV devrindeki vazi-
yete benziyordu; hatta baz1 cihetlerden bundanda daha nazik
gorilnilyordu. Leon II I lin iki selefi zamaninda Araplanri
kara kuvvetleri biltiln Anadoluyu !,>arktan garbe kadar kat-
etmi$lerdi; bunlar Ege denizi sahilleri civarmda bulunan
s ard (Salihli) ve Pergamon .. (Bergarpa} $ehirlerini i$gal ediyor-
lardi. Arap ordularmm k1ymetli' bir kumandan olan
Mesleme (Maslemah) buh,muyordu. Leon'un istanbuh gir.i$in-
den yalmz birka<; ay sonra, 717 de, Bergamadan - hareket
eden Araplar, $imal istikametinde ilerlediler ve <;anakkale
Bogazmda kain Abidos'a ula$hlar, Rumeli sahiline ge<;tiler
ve az -bir- milddet sonra kendilerini payitaht surlan oniln-
de buldular. Aym zamanda, Bizans kroniklerine gore (10),
muhtelif tipte 1800 gemiden ibaret bilyilk . bir Arap dqnan-
masi <;anakkaleden ve Marmara'dan ge<;iyor. istanbulu
denizden ku!,>atlyordu. Bunu tam bir . muhasara takip etti.
Fakat Leon, payitahtl muhasaraya milkemmelen haz1rlamak
suretiyle parlak askeri kabiliyetini ispat etti. Bir kerre daha
maharetle kullamlan Grejuva . ate$i Arap donanma-
smda pek. bilyilk hasar tevlit etti. Diger taraftan a<;hk ve
717-718 kl$Inm son derece .$iddetli olu$U milslilman ordu-
sunun hezimetini ta - -Leon III e bir anla$ma ile
bagh bulunatl, fakat kendi memleketlerini mildafaa
Eskikitaplarim.com
300 BiRANS iMPARATORLU()U TARIHI
t<;tn harbeden Bulgarlar dahi Araplara kar!;H, Tr!ikyada, mli-
cadele ettiler ve bunlan agtr zayiata ugrattllar. Muhasaranm
ba!;ilangtcmdan bir seneden raz fazla bir mtiddet sonra,
Araplar payitahttan uzakla$hlar. istanbul bu suretle Leon
III ilJ;J. kabiliyet ve azmi sayesinde, kurtulmu!;i oldu. lstitrat
olarak Halici gemilerine kaptyan zincirin ilk defa
olarak bu muhasara milnasebetiyle zikredilmi!;i oldugunu
kaydedebiliriz.
Tarih mtislUmanlann Istanbul onilnde
bu muvaffaktyetsizlige gayet bilyilk bir ehemmiyet atfetmek-
tedir. Muvaffaktyetle tetevvil<; eden mukavemeti sayesinde,
Leon III Bizans imparatorlugunu kurtardl. lngiliz tarihcisi
Bury istanbulun ch1ristiyan Avrupamn caddesi
yazmakta ve 718 senesini okumetJik bir tarih olarak ta vsif
etmektedir. - Yunan tarihcisi Lambros bu hadiseleri eski Yu-
nanistanm iran harpleri ile mukayese etmekte ve Leon'a
Ortazamanlar hellenizminin Miltiades'i adtm vermektedir
(11). Konstantin IV Araplan istanbul surlan onilnde dur-
durmus, Leon III ise bunlan kati olarak tardetmi!;iti. Bu vak'a
Allahm himayesinde bulunan bu sehre Araplarm
yapmt!;i olduklan son taarruz oldu. Mesele bu baktmdan te-
lakki edildikte Leon III tin zaferi fevkelade bir bilyilklilk
iktisap eder.
Araplann lstanbula kar!;ii yapmt!;i olduklan sefer ve Mes-
leme adt islamiyetin muahhar efsane an'anesinde derin bir
damga httakmi!;ihr. Mesleme adt, bu kumandanm an'aneye
gore fstanbulda oldugu bir carnie dahi bag-
hdtr (12).
Bununla beraber bu devir ilk hilafet tarihinin en parlak
devirlerinden biridir. Bizans imparatorlugunda htikfrmsilren
anar!;iinin muastn alan kudretli halife Velid I (705 -: 715),
oldugu in!;ia faaliyetinde, Bizans imparator)an
iJ.e. rekabet edebilmistir. Samda bir cami bina edildi; bu
cami Ayasofyanm htristiyan aleminin oldugu gibi, islam
aleminin uzun mtiddet en gilzel yaptst olarak kald1. Mu-
hammedin Medinedeki kabri, isanm KudUsteki mukaddes
mezan gibi, bir bina ile ortutdu. Su noktay1 kaydet-
melidir ki bu binalar milsltimanlar nezdinde yalmz Mu-
hammede ait efsanelerle degil, fakat isay1 alakadar eden
efsanelerle dahi islam an'anesi isanm
Eskikitaplarim.com
IMPARATORLUdUN ARAPLAR, BULOARLAR VE SLAVLARA KARSl HATTl HAREKETi 301
tekrar dtinyaya geli$inde sesini $am minarelerinin birinden
h;iittireceginden ve Muhammedin kabrinin yanmda bulunan
bo$ yerin isa ic;;in, ikinci defa dtinyaya gelip oldtikten sonra,
aynlml$ oldugundan bahsetmektedir (13).
imparatorluk ile hilafet ar<tsmdaki mlicadele
bir mukaddes harp !?eklini aldt.-Bu mlicadelen in neticeleri,
VIII inci asnn ba$langtcmda ne Grekleri, ne de Araplan tat
min Eotti: Grekler Kudlisli geri Araplar ise lstan-
bulu zapta muvaffak olamam1$lard1. V. Barthold bu husu!ita
$U enteresan sattrlan yaztyor: .... Gerek htristiyartlar, gerek
mtisltimanlar arasmda devletin muzaffer olacag1 fikri neda-
met fikrine yerini terkediyor ve her iki taraf dlinyamn
sonunu bekliyordu. Her iki muhastm tarafa, dtinyamn sonu
gelmeden,_ istihdaf ettikleri nihai gayeye hak.h
buluyordu. Grek aleminde oldugu gibi latin aleminde dahi
dtinyamn sonundan evvel htristiyan hliktimdarmm (Frank
ktrah yahut Bizans imparatorunun) Kudtise girecegi ve
Kurtanctya dtinyevi tacm1 iade edecegi efsanesi cari idi.
Mtisltimanlar ise lstanbulun sukutunun dtinyanm sonuna
tekaddtim edecegini limit ediyorlardt ( 14 ). Emevtlerin
c yegane din dar,. halifesi olann Orner I I ( 717-72:0) nin
hicreti.n yliztincli senej deyriyesini ( 720 ye dogru), selefi
halife Stileyman zamanmda istanbulun muvaffaktyetsiz mu-
hasarasmdan sonra, islam devletinin ve aym zamanda
dtinyanm sonunun beklenildigi bir zaman<;la. idrak etmi$
olmas1 strf bir tesadtif eseri olmasa gerektir (15).
istanbul muhasarasmdan on dort sene son;a, garbi Av-
rupada, ispanyadan ba$1Iyan Arap taarruzu, zaytf bir Frank
k1rahmn kudretli bir saray naztn alan $arl Martei tarafmdan
durdurulmu$tur (16).
718 senesi maglubiyetinden sonra Araplar, bilhassa
tehlikesi bas gosterdikte, Leon lii lin oliimtine kadar
ciddi hic;;bir askeri harekette bulunmadtlar. Leon III lin.
oglu ve halefi Konstantin'i Hazar hammn k1z1 ile evlendirmi$
ve bu. suretle yeni akrabasiyle bir ittifak yapml$ oldugunu
yukanda gormlistuk. Bu suretle, Araplara kar$1 yaptig1 mu-
cadelede Leon iki mlittefik buldu: ilk once Bulgarian, hila-
hare Hazarlan. Bun a ragmen Araplar rahat durmadtlar: Ana-
doluyu istila etmekte devam ettiler ve birc;;ok defalar garp
istikametinde oldukc;;a derinlere ntifuz ettiler, hatta bazan
Eskikitaplarim.com
302 BiZANS iMPARATORLUGU "TARtHi
. . . -
iznike, yani Marmaramn sahil havalisine kadar sokuldular.
Salta.natmm sonunda Leon III Araplan Frigyada kain Akroi-
non'da (bugilnkil Afyonkarahisar:- Konya demir yolu tize-
rinde) geri atmaga muvaffak oldu. Bu maglubiyet Araplan
Anadolunun garp k1sm1m tahliye edip !;)arka dogru
mege icbar etti.
Milsllimanlar Akroinon muharebesiyle Tilrk!erin milli
kahramam ve islamiyetin $ampiyonu Seyit Battal Gazi efsa-
nesini birle$tirmektedirler; bu zatm tlirbesi bugiln dahi Es-
ki$ehrin (eski Dorilaion) cenubunda kain bir koyde
mektedir. Tarihte bu kahramam temsil eden $ah1s Akroinon
muharebesinde maktul dlimil$ olan milslilman Abdullah-iih
Battal' d1r (17).
VIII inci asrm ortasmda Arap halifeligi siilale degi!;)iklig;i-,
yani Emevilerin devrilmesi ve Abbasiler tarafmdan istihlaf
edilmesinden vahim dahili karga$ahklara sahne te$kit
etti. Abbasiler pay1taht ve hUkO.metlerinin umumi karargahm1
$amdan Bizans hucludundan uzakta, Dicle sagilinde
bulunan Bagdata naklettiler. Bundan dolay1 Leon III On
lefi Konstantin V, muvaffak1yetli birtak1m seferlerden sonra
imparatorlugl,in hudutlanm $ark istikametinde, Anadolunun
mtintehasma kadar, geni$Ietebildi.
Fakat iren zamanmda, halife EI-Mehdi'nin idaresi altmda
Araplar tekrar Anadoluya muvaffak1yetle taarruz etmege
ba$ladilar ve (782-783) te sulh istemek mecbu-
riyetinde kald1. Bunu takip eden ve sene aktedileri
anla$ma imparatorluk spn derece utandiriCI idi. impara-
Araplara, iki taksitte odenmek $artiyle 70- 9"0000 di-
narhk { denarii) senevi bir vergi vermegi taahhtit ediyordu.
<;ok muhtemeldir ki iren tarafmdan aym senede (783) Slav
isyamm bashrmak Makedonya, Yunanistan ve Pelopon-
nese gonderilmi$ olan k1t'alar, garp cephesinde me$gul ol-
duklarmdan, Bizansm Anadoludaki mevkii zayiflami$tlr. 798
.de, halife Harun- iii- Re$id zamanmda, Araplarm kazanml$
olduklar1 muvaffak1yetlerden sonra, Bizans imparatorlugu
ile yeni bir muahede a:ktedildi: vergiye miiteallik madde
baki kahyordu.
i:z;a vriya stilalesi imparatorlar1 Bulgarlarla gayet faa.l
mi.inasebatta bulundular. K1sa bir zamandan b.eri a$ag1 Tunada
mi.ihim bir mevki ihraz etmi$ _ola_n Bulgarlar Asparuh'u.n
Eskikitaplarim.com
iMPARATORLUGUN ARAPLAR, BULOARLAR VE SLAVLARA HATTI HAREKETI
rini y1kmag1 istihdaf eden Bizansm te$eb}?lislerine kar$1
siyasi varhklanm miidafaa e1mek kaldllar.
Bulgar k1ralllgmm VIII nci as1rdo.ki vazi-reti son derece kan-
$Ikh. Bir taraftan Bulgar kafileleri ve bunlann reisleri han
yliksek linvamm almak h;in aralarmda miica.dele ediyorlar
ve bu suretle birtak1m hanedan buhranlan husule _getiriyor-
lardi; diger taraftan Bulgarlar, daha heniiz yeni fatihler
olduklanndan, hakimiye_tleri altma alml$ olduklan yarnnada
Slavlanna kat:$1 mlicadele etmek mecburiyetinde idiler. Vllnci
asnn sonu ve VIII nci asrm ba$lang1c1 Bulga,r hanlar! ken
dilerinin en tehlikeli dli$mam olan Bizans imparatorlugu
olan mlinasebetlerinde bliyiik bir maharet
Bulgarlarm, Bizans tahh lizerinde.hak iddiasmda .bulLJ.nan
tinian II yi himaye ve Leon III e, . pu imparatoruti
Araplan istanbuldan tardetmek yapmi$ oidugu mucade::.
geni$ yardnnda olduklarma i$aret
etmi$tik. Bu hadiselerden sonra Bizans muharrirleri, Bulgarlar
hakkmda, otuz senelik bir bir tek dahi yai-
mamaktadlrlar. Leon III iin zamam -saltanatmda Bulgarlar
imparatorluk ile aralarmdaki sulhu muhafazaya
oldular. .
Konstantin V in zamari1 saltanabnda Bizansla
olan .gerginle$ti. $ark
ve Trakyaya yerle$tirilmi$ olan Suriyeliler ve Ermenilerin
yard1miyle impar.ator, Bulgar hududu. boyu.nca, birtakuri
tahkimat vlicude getirdi. Bulgarlarm istanbul Kons-
tantin'den mQ.tekebbir bir muamele . gordii. Bu ha:-
diseleri rnliteak1p Bulgarlar askeri harekata_ ba$la_dilar.
tantin bunlara karadan ve denizden, sekiz yahut do-
kuz sefer icra etti: esas gaye Bulgar klralhgul.l imha etmekti.
Bu seferler, muhtelif safhalar gosterm.ek suretiyle, devam
ettiler ve en nihayet Konstantin gayesine vasll Bl.!-
nunla beraber baZI muverrihler Konstantin'i Bulgarlara
kar;n yaprni$ , oldugu azimkar rplica<;l.eleden ve vlicude __ ge-
tirrni$ oldugu kalelerden dolay1 "'ilk Bulgar oldiirli-
. . .
Ciisii" (Bulgaroktonus} tesmiye etmektedirler (18).
Bulgarlar'm slllale kan$lkhklan VIII inci asnn s.ene-
lerinde sona erdi; aym zamanda Bulgarlar ile Slavlar - ara-
smdaki tezad hafifledi. Bu, slavla$rni$ ve Bizans .
Iuguna kar$1 gayet vaz1h taarruz profeleri ku v:vetli
Eskikitaplarim.com
304 BiZANS iMPARATORLUCU TARiHi
bir devlet haline olan IX uncu astrdaki Bulgaris
tanm ba!;ilangtcl idi. Bulgarlarm bu tecaviizi
politikas1 Konstantin VI ve annesi iren'in zamam saltanatm-
da a<;Ik bir surette kendini gosterdi: Bizans imparatorlugu
vahim askeri muvaffaktyetsizliklerrlen sonra, Bulgarlara ver-
gi vermege katlanmak mecburiyetinde kald1.
VIII inci as1rda Bulgarlarla imparatorluk arasmdaki ihtilaf-
lardan bahsderken Bulgar kuvvetlerinin, Bulgar k1ralhgma
tabi SW.vlan dahi ihtiva etmi!;i oldugunu unutmamamtz la-
Zlmdir.- Diger taraftan Balkan yanmadasmm Slavlar tara
fmdan VIII inci as1rda dahi devam etti. Leon III za-
manmda, mukaddes mahalleri ziyarete giden bir garp haci-
Sl Peloponnes Monembasia'y1 ve. bu
Slav topragmda bulundugunu {in Slavi-
nia terra} (19). Slavlarm, VIII inci as1rda, Dirrakium'da
(Durazzo) ve Atinada dahi mevcudiyetleri zikrolunmaktadtr
(20). Konstantin Porfirogenet'in asag1daki sabrlan (bun-
Ian bu evvelki k1smmda dahi zikretmi$tik) aym za-
manda Konstantin V c;Ievrine dahi aittirler: "Veba btittin
dUnya ytiziine yay1ld1ktan sonra biitiin Peloponnes slavla!;itl
ve barbarla!;ih, (21 ). Miiellif burada italyadan ve
bilhassa cenubi Yunanistan ve istanbulda bUyUk tahribat
olan 746-747 senesi salgmtm kasdetmektedir.
Afet gec;tikten sonra payitahh tekrar nUfuslandirmak i<;in
Konstantin lstanbula muhtelif vilayetlerden insanlar getirtti.
Ahalinin kanaatine gore dahi Peloponnes VIII inci asrm
ortasmdan itibaren Ahalisi hastahk yUztinden
yahut istanbula getirtilmis olan Yunanistan se-
hir ve koylerinin yerinde birtak1m yeni koloniler viicude
getirili$ini aym devreye izafe etmek lazimdir. VIII inci
as1r sonunda imparatori<;e iren "Slav kabilelerine karst,
Yunanistan, Selanik ve Peloponnese hususi bir heyeti seferi-
ye gonderdi (22). Bilahare bu Yunanistan Sla vlan iren'e
kars1 yap1lan suikaste genis mikyasta h;;tirak ettiler. Bu ha-
diseler Slavlarm VIII inci as1rda, yalmz nihai ve saglam bir
surette, bUtUn Yunanistan da dahil olmak Uzere, Balkan
yanmadas1 arazisine yerlesmis olduklarmt" degil, fakat impa-
ratorlugun siyasi hayatma dahi ettiklerini goster
mektedir. IX uncu as1rda Bulgarlar ve Slavlar Bizans impa-
ratorlugun un en tehiikeli iki dtismam olacaklard1.
Eskikitaplarim.com
iZAVRiVA VAHUT SURiVE SULALESi 305
lzAVRiYA Y AHUT SURiYE SULALESi iMPARATORLARININ
DAHiLl SiY ASETi. KANUNLAR. TEMLER
Leon III yalmz kabiliyetli bi"r $ef ve harici dU$manlara
kar$1 imparatorlugun azimkar bir mUdafii olmakla kalmad1:
ayni zamanda uyamk ve hakim bir kanun vazn oldLgunu
ispat etti. BUyUk Justinian zamanmda bile kodeks, Digest ve
"institut, Iarm latince metinleri vilayetlerin ekserisinde gayet
az, yahut fena anla$Ihyordu. Bin;ok mmtakalarda, bilhassa
$arkta, eski mahalli teamUller resmi mevzuata)ercih olunu-
yordu: V inci as1r Suriye kanun mecmuasma gosterilen
ragbet bu hususu gostermektedir. Grek
ne$redilmi$ olan Noveller (Novellae} yalmz gUnltik kanunt
meselelere mi1nhas1r kahyorlard1. Fakat VIII inci as1rda !;iark-
ta Suriye, Filistin ve M1s1n. cenupta $im'ali Afrikay1, $imalde
ise Balkan yar1madasmm $imal kismlni tama.miyle kaybet-
mi$ alan imparatorluk, lisan bak1mmdan, gUnden. gilne daha
fazla grekle$mi$ti. Hay'af $artlann_da BUylik Justinian'dan
sonra vukubulan degi$ikliklerin akislerini ihtiva edebilecek,
herkesip daima kullanabilecegi bir $ekilde grek<;;e bir kanun
mecmuasmm ne$ri bir . halini ald1.
Leon PI bu kabil bir . kodeksin lUzumunu tamamiyle
takdir etti. Bu eserin tertibini, azaian kendisi tarafmdan
bir komisyona ha vale etti. Bu komisyonun mesai-
sinin neticesi "Ekloga, adm1 ta$Iyan bir kodeksin "hakim ve
dindarimparatorlar Leon ve.Konstantin, namma ne$redilmesi
oldu. Bu kodeksin tam ne$ir t.arihine gelince XIX uncu asrm
baz1 garp alimleri "Ekloga,,yl Leon saltanatmm sonuna izafe
ediyorlar (739-740) (23), Rus bizantinisti V. G. Vasilievski
ise bu eserin Leon saltanahmn kadar <;Ikarmaga
mUtemayil (726 ya dogru) (24). BugUn en
yeni mUtahassislar, . hakll ' olarak, Ekloga'mn tarihi
olqrak 726 . senesi Mart aym1 kabul etmektedirler (25).
Buna ragmen son zamanlarda Ekloga'nm Leon III ve Kons-
tantin V zamanmda ne$redildigi hakkmda tereddiltler izhar
olunmu$tur (26).
Ekloga'nm unvam (bu kelime "miintehap yahut
hulasalar, manasma gelmektedir) bu eserin mehazlanm teba
rilz ettirmektedir. Ekloga $Oyle tarif olunmaktad1r: ''Hakim
ve dindar imparatorlar Leon ve Konstantin'in emirleriyle
Blzans imparatorluku Taribi 20
Eskikitaplarim.com
306 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
ve justinian'm institut, Digest, Kodeks ve
N ovel'lerine gore insaniyetin menfaatlerini daha bir
ol<;Ude temin etmek maksadiyle" (grekc;e "CO <pt),av3'Ptumhepov)
yahut bazrlan tarafmdan tercUme edildigi vec;hile ispat
etmek maksadiyle "(27) tertip mlintehap kanunlar
hulasasr". Ekloga'nm methalinde, evvelki imparatorlar tar:a-
fmdan ne$redilmi$ alan iradelerin muhtelif eserlere dagllmi$
olduklan ve bunlann manalanmn, baztlan ic;in gU<;
bilhassa Allahm himayesinde bulunan $ahane
ya$amryanlar ic;in hie; anla$Ilmaz bir hal aldrgr ac;tk<;a
yazthdtr (28). Muhtelif eserler ibaresi ile pratik hayatta
kullamlari ve alelekser latince orijinallerin yerine kaim alan
fustinian kanun mecmualanmn grekc;e terclimeleri ve mutead-
dit $erhleri kasdolunmu$tur. Bu grekc;e tercUme ve $erhleri
anhyabilecek pek az irtsan vard1. Eserlerin c;oklugu,
da rastlanan tenevvli ve mUbayenetler Bizans imparatorlugu
sivil kanunlanhm tatbikmda bUylik kari$Ikhklar husule
getiriyord.u: Leon III vaziyeti tamamiyle kavrad1 ve buna bir
c;are bulmagi kendine gaye ittihaz edindi. Ekloga'nm metha-
linde izah olunan prensipler hak ve adalet fikirleriyle
me$budurlar. Bunlara gore hakimler "nefislerinde btitun
insani ihtiraslan bask1 altmda bulundurmah ve iyi mu-
hakeme etmek suretiyle tamamiyle adalete uygun karar-
lar vermelidir . . . . mlizayakaya dU$mli$ olanlan istih-
kar etmemelidir ..... bir cUrlim i$lemi$ alan kudretli
bir $ahsr cezas1z btrakmamahdtr ..... almamah-
dtrlar. Adli te$kilata mensup bu.tun memurlar imparatorun
"dindar hazinesi, nden muayyen Ucretler almah.drrlar, taki
adaletlerine iltica edecek alan bir kimseden hic;bir $ey alma-
smlar ve peygamberin c adaleti para mukabilinde satlyorlar
(Amos 2, 6) kehaneti tahakkuk etmesin ve bizler dahi emir-
lerini ifa etmedigimizden dolayr Allahm gazabma ugramt$
olmtyahm (29).
Bizzat onsekiz fasla (tituli) alan Ekloga medeni
hukuku ve c;ok mahdut bir mikyasta. ag1r ceza hukukunu
ihtiva etmektedir. Burada evlenme, cihaz ve
erkegin kadma, muayyen altm<;ia, terkettigi em-
val, vasiyetname, vasiyetnamesiz olenler, vasiler, kolelerin
azad1, $ahadet, ahm ve satlm, iratlar ilah ... bahis mevzuudur.
Eskikitaplarim.com
iZAVRiYA YAHUT SURiYE SULALESi 307
Yalmz bir fas1l cezalardan bahsetmekte ve ag1r ceza huku-
kuna ait bir k1s1m ihtiva eylemektedir.
Ekloga, birc;ok hususlarda, Justinian kodeksinden aynh-
yor, haWl. bazan bu kodeksi cerh bile ediyordu: Ekloga, baz1
yerlerinde, Justinian'm resmi kanunlan di$mda kalan tea-
mlili kanunlarm ahkamtm kabul ediyordu. Ekloga Justinian
kanunlariyle mukayese edilecek olursa birincinin baz1 hu-
suslarda ikinciye nazaran bliylik bit terakki gosterdigi gorli
lor. Mesela, evlenmege mliteallik kanunlara daha yliksek
h1ristiyan telakkilerinin ith'al edilini!? oldugu goze c;arp1yor.
Dogrusunu soylemek laz1mgelirse cezalar fash vlicudun sa kat
lanmas1m $art ko!?an ve mlicrimin el, dil ve burnunun kesil-
mesini veyahut gozlerinin c;Ikanlmasm1 emreden birc;ok
maddelerle doludur. Fakat bu nokta bizi Ekloga'y1 barbar bir
kan' un olarak telakki etmege sevketmemelidir; c;linkli birc;ok
hallerde bu cezalar oltim cezl1s1 yerine kaim olrrtaktadrrlar.
Bundan dolay1 izavriyah imparatorlar, vlicude getiri:ni$ ol
duklan kanuni eserin seleflerininkinden daha insani oldu-
ilan etmege hak kazanmi!?lardrr. Unutmamahy1z ki
Ekloga herkes ic;in, kudretlilet yahut acizler, zenginler yahut
fakirler ic;in ayni cezalan tatbik ediyordu; halbuki Justinian
kanunlan pek c;ok defalar mlicrimin ictimai vaziyetine gote
cezalar: tayin ediyor ve clirlirrile.rin yekdigerinden tefrik1 hu-
susunda kat'i esaslar tespit etmiyorlard1. D_l$ $ekline gelince,
Ekloga muhtelif hukuki prensipleri teyit etmek lizere yazil-
mi$ birtaknn eserteri not halinde gostermekle temayliz edi-
yordu. Roma hukukunun ruhu h1ristiyanhgm dini muhi-
tinde istihale gec;iriyordu)) (30). VIII inci as1rda ve IX
uncu asrm bliylik bir krsmmda, Makedonya slilalesi iktidar
mevkiine <;Ikmc1ya kadar (867), Ekloga hukuk tedrisinde
mliracaat kitab1 olarak kullamld1 ve bu suretle Justinian'm
institut'larmm yerine kaim oldu. Ekloga birc;ok defalat gozden
gec;irildi. Mesela hususi bir Ekloga (Ecloga privata) ve bir de
geni$letilmi!? hususi bir Ekloga ( Ecloga privata aucta) biliyoruz
(31 ). Basil'in tahta clilO.sundan sonra Justi-
nian kanunlan lehine bir degi$iklik husule geldikte izav .
riyah imparatorlarm kanuni vesikalan tesmen glillinc; (yahut
tam terclime_sine gore budalaca sozler) ve ilahi akidmin
hilafmda olmakla ve mucibi selamet kanunlan mahvetmekle
ta vsif olundular (32). Bun a ragmen Makedon ya slilalesi
Eskikitaplarim.com
308 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
imparatorlan bile, evvelce mahkum etmi$ .olduklan bu
kanun mecmuasmdan birc;ok fasillan kendile.rinin huk;uki
eserleri ic;in iktibas ettiler ve hatta bu imparatorlann zama-
mnda Ekloga yeniden gozden gec;irildi.
Leon ve Konstantin'in unutmu!? old,uklan Ekloga'nm mli-
teakip devirlerde, bilhassa Rusyada ortodoks kilisesinin hu-
kuk mecmualannm bir k1smm1 te!?kil etmi$ oldugunu kayd-
detmeliyiz. Ekloga'y1 Kormt;aga- Kniga, yani Kavaid kitabi,
yahut idari kodeks adm1 ta$Iyan rusc;a bir eserde iki sa-
dik imparator,. son derece hakim. (:ar Leon ve Konstantin
fastllan serlevhasi altmda buluyoruz (33). Ekloga'nm eski
Slav kanuni eserleri Uzerinde icra etmi$ oldugu tesirlere dair
birc;ok emareler vard1r.
Ekloga'nm izavriyah imparatorlarm ate$in bir peresti$-
ld.n alan Paparrigopulo'nun soyledigi gibi, son derece clir-
etkar bir ibda' oldugu tabii dogru degildir. Bu tarihciye
gore Ekloga'mn mtiellifleri ileri slirlilmti$ alan
prensiplerin en ilerlenii$ milletlerin medeni kanunlan tarafm-
dan kabul edilmi$ olduklari bu gtiilde, ancak
muzaffer.iyet kazanmt$ alan doktrinleri bin sene evvel tatbik
etmek ic;in mlicadele etmi$ alan insanlarm dehasma muay-
yen bir k1ymet vermenin zainani gelmi$tir (34). Bu kabil
tefsirlerin bir Yunan milliyetperverinin hararetli ifade-
ba$ka bir $ey olmadigmi unutmamak lazimdir. Fakat
Oreko- Ramen veyahut bizanten hukuk tarihinde yeni bir
devre ac;rni$ alan Ekloga'mn bliylik ehemmiyetini . kabul
etmek lazimdir: bu devre, Makedonya stilalesi iktid_ar
mevkiine <;Ikmc1ya kadar, devam etmi$tir; bu tarihte Justi-
. nian kanunlan, bircok ve mtihim tadtlatla, tekrar meriyete
vazolunmu$tur. Leon III iin Ekloga'smm gayes i bu devrin
canh realitelerinin ihtiyac;lanm kan;nlamak olmu$tur.
. .
Tarih ilmi diger lie hukuk abidesini izavriya Slilalesinin
ve bilhassa Leon III lin eserine baglamaktad1r: buJ;Ilar koy
kodeksi yahut c;iftc;i hukuku (v6p.o\; yeropytx6;;) [baz1lan buna
zirai kanun dahi demekt.edirler] askeri kodeks ( v6p.o\;
ve Rodas deniz kodeksi ( dir.
Bu li<r vesikanm muhtelif versiyonlari, elimizde mevcut
birc;"ok el gosterdigi gibi, umumiyetle Ek.loga ve-
yahut diger hukuki eserlere istinat etmektedir! fakat bunlar
:Pize Uc .esefin veyahut ne$ir tarihleri hakkiJ;Ida
Eskikitaplarim.com
ftAVRfYK YAHU'T SURTYE SOO.LEst 309
hi<;bir malumat verniemektedirler. Binaenaleyh bu vesika-
larm ta.rihlerini tespit etmek i<;in bizzat tetkik eylemek,
bunlarm metin ve !;?eklini takdir ve tunlan diger miimasil
vesikalar!a mukayese etmek icap eder.
Bu 0.<; eserden en calibi dikkat olam koy kodeksidir
(v6f1o<; yeropytx6<;). .
Bizans hukukunun en bO.yO.k miitahaSSlSl Alman alimi
Zachariae von Lingenthal bu mesele hakkmdaki fikrini de
Bu alim ilk zamanlar bu kodeksi J:iususi bir !;?ah-
sm eseri olarak telakki ve VIII- IX. asra izafe ediyor ve bu
eserin k.lsmen Justinian kanunlan, k1smen da teamO.li huku-
gore yapllmi$ oldugunu zannediyordu Fa-kat bilahare
von Lingenthal koy kodek-sinin Leon ve Konstantin'in hukukt
eserine dahil oldugu ve Ekloga ile ayni zamand.a yahut az
bir miiddet sonra ne!;?redilmi$ oldugu neticesine varmi!;)hr
(36).
Fakat, ayni zainanda, Z. v. Lingenthal ve Rus tarihcileri
V. G. Vasilievski ve F. I. Uspenski bu vesi.kanm mahiyetini
tespit ediyorlard1: Bu kodeks koy ve tarla inz1bahmn bir
nizamnamesi olup <;ift<;ilikte i$lenen su<;larla i!;?tigal ediyordu.
Hakikaten burada bilhassa odun, tarla ve baglardaki mey-
valarm <;almmas1. mO.lkiin tecavO.ze <;obanlann ih-
malleri. hayvanlara kar$1 ,ve hayvanlar tarafmd.an yap1lan
za,rarlar gibi hususlarm muhtelif !;?ekilleri bahis mevzuudur.
Bu kanunu hususiyede tetkik etmi$ olan Rus tarihci-
si Pan<;;enko'ya gore "koy kodeksi, koyli.iler arasmda cari'
teamO.li kanuna . yap1lm1$ bir ilavedir. Bu kodeks o ana ka-
dar vazolunan . kanunlarda nazan itibara almmaml$ fakat
koylUler i<;in son derece lUzumlu olan hukuka aittir, (37).
Yukarda i!;?aret ettigimiz gibi b1,1 eser, vO.cude getiril-
mi$ oldugu tarihe dair hi<;bir emare ihtiva etmemektedir.
Buna ragmen birtak1m delillere istinat eden baz1. tarih-.
ciler bu eseri Leon III devrine kadar <;Ikarmaktadirlar.
Fakat bu meselenin nihai bir hal c;aresi bulmaktan henO.z
uzak oldugunu itiraf etmek lazimd1r. B. A. Panc;enko'
.nun i$arei. ettigi gibi "bu kabil bir kanuna ihtiyac;, ancak
VII nci as1rdan itibaren kendini gosterebilirdi; bu mecmua
kaba ve sadedilane ampirik karakteri ve haleti ruhiyesi
bak1i:nlanndan, Ekloga'nm viicude getirildigi devirden ziyade
Bizans medeniyetinin en bO.yO.k inhitat devrine yakmd1r,
{38). Tabii bu delil meseleyi halle medar olmamaktad1r.
Eskikitaplarim.com
310 BiZANS IMPARATORLUl'iU TARiHI
Yalmz kadar soylenebilir ki koy kodeksinin VIII inci
as1rda ne$redilmi$ oldugu daha henUz ispat edilmemi$ ve
bu eserin tarihi meselesi daha heniiz hallolunmami$hr. Fik-
rimize gore bu eserin ne$rinin daha eski bir devre <;tkhgmm
bir gUn ke$fedilmesi tamamiyle mUmkUndUr. Son zaman-
larda C. Vernadski koy kodeksinin Justinian II zamanmda.
yani VII nci asrm sonunda "tertip, edilmi$ oldugu nazari-
yesini ileri sUrmU$tlir (39): fakat bu nazariye kabul olunma-
mi!?hr (40).
Koy kodeksi alimlerin dikkat nazarlanm diger bir sebep-
ten dolay1 da burada muahhar Roma imparator-
lugunda cari kolonluk ve toprak koleligin.e (servage) dair
hi<;bir: emareye tesadUf olunmamaktad1r. Fakat kodeks, yu-
karda isimleri ge<;en tarihcilerin gormii$ olduklan gibi,
yeni bir $eye, yani koylUniin $ahsi miilkiyeti, cebri <;alt!;i-
ma miikellefiyetinin ilgas1 ve "hareket serbestisinin ihda-
sma dair baz1 imalar ihtiva etmektedir. BUtUn bu hadiseler
tarihciler umumiyetle imparatorlukta Slav koloni- .
lerinin geni$lemesiyle miinasebettar gosterilmektedir: ihtirnal
Slavlar, kendilerine has hayat $artlarn1I ve bilhassa ko-
miinalizmi ithal etmi$lerdir. Pan<;enko'nun, bu kanunlarm
komiinlere ait araziyi nazan itibare almadigmi iddia eden
faraziyesi zamamm1z tarihcileri hakll olarak red-
dolunmaktad!r.
Slavlarm Bizans imparatorlugunun dahili orf ve adetleri
iizerinde miistesna bir tesir icra ettiklerini iddia eden ve
Z. v. Lingenthal'in otoritesi sayesinde bir iman .mertebesine
<;Ikanlmi$ alan ve Bizans tarihi sahasmda temayUz eden
me$hur Rus alimleri tarafmdan miidafaa olunan nazariye
tarihi eserlere saglam bir surette yerle$mi$tir. imparatorluk
dahilindeki Slav kolonilerine ait umumi malumattan maada
bu alimler kU<;iik serbest koylii malikanesi ve "komiin, te-
lakkisinin Roma hukukuna yabanc1 oldugunu nazan itibare
almak suretiyle bu faraziyeyi te'yide <;all$mi$lardir: binaena-
leyh bu telakkinin Bizans hayahna yabanc1 bir amil, yani
Slav unsuru vas1tasiyle girmi$ olmas1 laz1m gelmektedir.
Burada $Unu da kaydetmeliyiz ki V. N. Zlatarski koy ko:
deksinde Slav tesiri bulundugu nazariyesini desteklemek ve
bu kodeksi Leon III e izafe etmek suretiyle bu tesiri irnpa-
ratorun Bulgarlara kar$1 tatbik etmi$ oldugu siyasetle izah
Eskikitaplarim.com
11\YKIJ.I'l IIUlUI i:lliKIII:. o::IULft.l..l:.i:ll ....
etmek istemi!?tir: kanunlarma Slav orf ve adet prensiplerini
ithal etmekle imparator tahakkiimii altmda bulundurdugu
Slavlan Bulgar tesirinden kurtarmak ve o zamanlar Slavlara
pek cazip gorilnen bir Bulgar ittifakmm online ger;mek arzu-
sunda bulunmu!?tur (41). Bununla beraber gerek Teodos
ve Justinian kodekslerinin ve bu son imparatorun Novel'le-
. rinin, gerek son zamanlarda papiriis ve azizlerin hal tercii-
melerinin $imdiye kadar oldugundan daha esash tetkik1, 'ol-
dukc;a vaz1h bir surette, Roma imparatorlugunda dahi timar-
lar dahilinde hlir koyliilerin bulundugunu ve r;ok eski bir
devirde komilne ait arazinin mevcut oldugunu ispat etmi$-
tir. Binaenaleyh kay kodeksinden hic;bir umumi netice <;I-
kanlamaz; bu kodeks sadece, diger vesikalarla birlikte,
Bizans imparatorlugunda, topr.ak kOleliginin yanmda hilr
ve kilc;iik koylil malikaneleri ve hlir koy komlinleri mev- .
cut oldugunu gostermege medar olmaktad1r.
F. I. Uspenski koy kodeksine biltiln imparatorluga !?amil
umumi bir mahiyet atfetmek ve bu kodeksin hiir koylil si-
mfi ve klir;lik arazi sahipleri husy.sunda $arkm iktlsadi inki-
$af tarihi ic;in bir ba$langi<; noktas1 te$kil etmesi icap ettigini
beyan etmekle bu esere lilzumundan fazla bir ehemmiyet
veriyor (42). Fakat bu muhakeme okuyucuya toprak kole-
liginin VII nci yahut VIII inci as1rda tamamiyle lagve-
. dilmi$ oldugu fikrini verebilir: halbuki hie; te boyle degil-
dir (43).
Bizans imparatorlugu tarihi nde koy kodeksini Leon Illun.ve
oglunun eseri olarak kabul eden Ch. Diehl dahi koy ko-
deksi bilyilk malikanelerin tehlikeli inki$aflm -tahdit etmek,
mustakil kil<;ilk malikanenin mahvolmasma mani olmak ve
koylillere daha milsait !?artlar temin etmek ir;in gayret sarf-
ediyordu (44) demekle biraz ileri gitmi:? oluyor .

. Kay kodeksinin en son na$ir, miltercim ve mlidekkiki,
ingiliz alimi W. Ashburner, ruscay1 ve rus pmi tetkikatmm
neticelerini bilmediginden v. Lingenthal'in fikrini kabule tema-
yill gosteriyor: Ashburner'e gore bu zirai kanun ikonoklast-
lar kanunlanmn bir kism1d1r ve mevcut teamilllerin biiyiik
mikyasta bir terkibidir. Fa kat ayni zamanda Ash burner z. v.
Lingenthal'dan li<; noktada aynlmaktadir: 1: Kanunun men-
;;e'i; 2. bu kanuna tabi ziraatc;iler smlfmm kanuni vaziyeti; 3. ba-
his mevzuu iki timar $eklinin ikilsadi karakteri. Kay kodeksi-
Eskikitaplarim.com
HILA1'1:; IMI
1
AKA 1 UKLUUU 1-Al<trll
nin Ekloga ile olan milnasebeti Z. v. Lingenthal'in iddia
ettigi kadar yakm degildir. bu kodeksin tasvir
ettigi sosyetede, serbestc;e bir timardan diger bir
timare gidebildigini iddia etmekle dahi z. v. Lingenthal'dan
aynlmaktad1r. Fakat Z. Y. Lingenthal ile birlikte bu kanunun
ihtiva ettigi amirane iisliibUnll bu eseri.n hususi bir $ahsm
kaleminden olmay1p kanuni bir otoritenin eseri oldu-
guna i$aret ettigini _tammaktad1r (45).
Bugiln ise, zanmm1za gore, imparatorlugun yeni
bi.inyesi ilzerindeki Slay tesiri nazariyesini tamamiyle.terket-
mek ve bi.iti.in dikkat nazarlarm1 ilk ve muahhar imparator-
lukta hi.ir kuc;i.ik malikane ve koy komi.inleri
tetkik1 i.izerinde, bu bak1mdan gayri kafi surette tahlil edil-
mi$ olan yeni malzemelerden ve eski vesikalardan istifade
etmek suretiyle, teksif etmek lazimdir (46). Koy kodeksinin
tarihi ise halledilmege muhtac;tlr.
Son zamanlarda koy kodeksini Bizans papiriisleriyle
mukayese etmek ugra$Ilmi$hr (47). Fakat bazan
pek calibt dikkat olan ibare benzerliklerinden neticeler c;I-
karmak caiz degildir; c;ilnki.i bu benzerlikler, Ashburner'in
soyledigj gibi, ispat edilmesine li.izum olmiyan $eyleri ispat
etmekten ba$ka bir it:?e yaramamaktad1rlar: yani bunlar sa-
dece ayni devir kanun adamlanmn ayni ci.imleleri kullanmi$
oldukhinm gostermektedirler (48).
Koy kodeksi Slav tetkikleri bak1mmdan bi.iyi.ik bir ehem
miyet arzetmektedir. Bu kodeksin eski rusc;a bir terci.imesi
gerek muhteviyah, gerek tarihi bakimmdan son derece kiy-
metli bir toplama te$kil etmekte ve ortodoks prenslerin
biitiin i#erini ona gore tanzim etmeleri icq.p eden kanun mecmuasz
unvamm taf:?Imaktadir. Me$.hur Rus kanonisti A. S. Pavlov
koy kodeksinin rusc;a terciimesinin tenkitli bir edisyonunu
ne$retmi$tir. Koy kodeksini Suplarm eski hukuk mecmua.:.
larmda dahi bulmak kabildir,
Bizanten hukuki eserlerin . elyazmalannda deniz ko-
deks i ve askeri kodeks i s1k stk Ekloga'dan veyahut diger
bir' kanuni vesikadan sonra buluyoruz. Bu iki kanunun ta-
rihi tespit edilmemi$tir; fakat baz1 delillere istinat eden bir:.
tak1m tarihciler bunlah izavriya si.ilalesine izafe etmekte-
dirler.
Eskikitaplarim.com
IZAVRIY A YAHUT SURIYE SULALESf 313
Deniz kodeksi (leges navales, vcS(tO<; vcxu'tLX6<;), yahut elyazma-
larmda bazan tesmiye edildigi gibi Rodes deniz kodeksi
deniz ticaretini tanzim etmek iizere yap1lm1$ bir kanundur.
Baz1. tarihciler bu kodeksin Digest'in Rodes denize atma
kanunu (lei. Rhodia de jactu) ad1m ta$Iyan Grek hukukundan
olup gemiyi kurtarmak i!;in hamulenin bir k1smm1
denize atmak mecburiyeti has1l oldukta zararm gemi sahibi
ile hamule sahipleri arasmda sureti taksiminden bahis 14
iincii kitabmm 2 nci fashndan istinsah edilmi$ oldugunu
farz etmektedirler. Bugtin tarih ilmi deniz kodeksinin Digest
ile munasebattar oldugunu, ayni zamanda Z. v. Lingenthal
tarafmdan iddia ve tasdik edilmi$ olmasma ragmen, Ekloga
ile olan rab1tasm1 kabulden imtina etmektedir {49).
Bu kodeks, bize kadar gelen $ekliyle, pek muhtelif devir
ve muhtelif mahiyette bir!;ok malzemeden mtite$ekkil topla-
ma bir eserdir: bu malzemenin biiyiik bir k1sm1 hi!; $iiphe-
siz mahalli teamullerden almmi$hr. W. Ashburner'e gore
deniz kodeksinin ii!;i."mcii k1Sm1, bugtir::tkti $ekliyle, Basilik'le
rin (50) LIII tincti kitabma girmek i!;in tanzim .edilmi$tir;
Ashburner bu hadiseden deniz kodeksinin ikinci edisyonunun
Basilik'leri tertip etmi$ olan $ah1slarm ihtimam1 yahut idaresi
altmda meydana getir'ilmi$ oldugu neticesini !;Ikanyor.
Binaenaleyh bize kadar gelmi$ olan metinler ikinci edisyonu
te$kil etmektedirler (51).
Deniz kodeksinin iislubu daha ziyade resmi bir vesikamn
tis!O.budur; fakat muhteviyatl Justinian'm Digest'inden !;Ok
farkhd1r; ve gayet a!;Ik bir surette muahhar tesirlerin dam-
gasmi ta$1maktad1r. Bu kodeks geminin ve hamulenin em-
niyeti meselesinde gemi sahibine, gemiyi kiralami$ olan tacire
ve yolculara teretttip eden mes'uliyet hissesini tespit etmek-
tedir. Bunlar f1rhnalar ve korsanlarm tecavtizlerine kar$1
sigorta yerine kaim olmak 'uzere, bir miktar para vermege
mecburdurlar. Bu mecburiyet ve diger birtaktm hususi ni-
zamnameler VII nci as1rda, Heraklius devrinde, deniz ticareti
ve gemiciligin, Arap ve Slav korsanlanmn deniz seferleri
yiiziinden, btiytik tehlikelere maruz kalmalanmn bir
sidir. Korsanhk o kadar tabii bi!" hadise olmu$tu ki gemiciler
ve tacirler ticari i$lerini ancak zarar ve ziyanlartm payla$-
mak suretiyle ifa edebil.iyorlardl.
Eskikitaplarim.com
314 BIZANS IMPARATORLUCiU TARIHI
Deniz kodeksinin yaptlml$ oldugu tarih ancak takribi olarak
tespit olunabilmektedir. Bu eserin hususi $ah1slar tarafmdan
M. s. 600 ile 800 arasmda tertip edilmi$ olmas1 muhtemel-
dir. Herhalde kay kodeksi, deniz kodeksi ve askeri kodekse
ayni men$e' atfetmek i<;in hi<;bir sebep yoktur (52).
Makedonya siilalesinin Justinian hukukunun kaidelerine
riicu etmesine ragmen deniz kodeksi mer'iyet mevkiinde kal-
makta devam etti veX uncu, XI inci ve XI I nci astrlarda
olan baz1 Bizans hukuk$inaslarma tesirlerde bulundu. Bu
kanunun ipkas1, VII nci ve VII I inci astrlardan sonra. Bizans
deniz ticaretinin kalkmamadtgmi gastermektedlr. italyanlarm
- bunlar bilahare Akdeniz ticaretini inhisarlarma almt$lardtr-
hususi deniz nizamnameleri vard1. Bizansm deniz ticaretinin
inhitata yiiz tuttugu ayni devirde deniz kodeksi mer'iyet mev-
kiinden kalkh; XIII ilncii ve XIV iincii as1r hukuki vesikala-
rmda bu kanundan hi<;bir bahis yoktur (53).
Askeri kodeks yahut askeri kanunlar (leges militares,
Digest, Justinian Kodeksi, Ekloga v.e diger muah-
har mehazlarm mufassal $erhlerinin hulasalarmdan murek-
. keptir; muahhar mehazlardan ahnmi$ olan k1stmlar metne
bilahare ilave olunmu$lardtr. Bu kodeks isyan, itaatsizlik, firar,
zina ilah... gibi bir ciirum i$lemi$ alan bir askere verilecek
cezalan saymaktadir. Bu kodeksin tespit ettigi cezalar son de-
$iddetlidir. Eger askeri kodeksi lzavriya siilalesi devrine
izafe eden baz1 alimlerin fikri (54) dogru olsayd1, Leon Ill tara-
fmdan Bizans ordusuna ithal edilmi$ olan disiplinin $iddeti
hakkmda miikemmel bir vesikaya malik olurduk: fakat askeri
kodekse dair elimizde bulunan <;ok noksan mali.imat bu eseri
Leon III e izafe etmekligimiz i<;in kati gelmemektedir.
Gozden gec;irmi$ oldugumuz bu 0<; kodeks bahsini biti-
rirken ne kay kodeksi, ne deniz kodeksi ve ne de askeri
kodeksin kat'iyetle iza vriyah imparatorlarm eseri olarak
telakki olunamiyacagmi sayliyebiliriz (55).
Tarihcilerin ekserisi, Finlay'dan ba$lamak suretiyle, ha-
kikatte VII inci astrda olan temler rejimi te$kilabm
VIII nci asra ve hatta bazan Leon III iln zamam saltanahna
baglamaktadxrlar. Finlay $ayle yazxyor: "Yeni cografi bir
te$kilat. yani temler te$kilatx Leon III tarafmdan vucude ge-
tirildi ve Bizans devletinin devam1 muddetince baki kaldx,
(56).- Gelzer dahi bu meseleye dair kat'i bir hiikiim ver-
Eskikitaplarim.com
iZAVRiYA YAHUT SURiYE SOLALESi 315
mektedir. Bu alime gore Leon, nihai olarak, sivil memur-
lan uzakla;;hrmi$ ve vilayetlerdeki millki kudreti askeri
milmessillerin eline tevdi etmi;;tir, (57). - F. I. Uspens-
ki'ye gore "esash bir degi$iklik ancak izavriyah Leon zama-
nmda vukubulmu;; ve temlerdeki strateglerin kudretleri
vilayetlerdeki millki idarenin zararma olarak, arthnlmu;;hr"
(58). Fakat bir nokta muhakkakhr: o da Leon'un vilayet
te;;kilah sahasmda viicude getirmi;; oldugu esere dair elimizde
hi<;bir malO.mat olmadigidif.
Yukarda zikretmi;; oldugumuz IX uncu as1r ortalanna a it
Arap cografyaciSI Ibn Hurdadbah (ibn liord_adbeh) (59) saye-
sinde temlerin bir" listesine malik bulunuyoruz (bu liste bun-
lann te;;kilatma dair bazJ malO.mat dahi ihtiva etmektedir.) Bu
malO.mah VII nci as1r temlerine dair elimizde mevcut maiUmat-
la mukayese etmek suretiyle tarihciler bu te;;kilatm lzavriya
hanedam zamanmda ugram1;; oldugu degi;;iklikler_e dair baz1
neticelere varm1;;lardir.- Bu suretle Anadoluda VII nci asnn
yukarda ziKrolunan ii<; temine VIII inci as1rda, ve ihtimal
Leon II I zamanmda yaratilmi;; olan iki yeni tern ilave edil-
digini gorilyoruz: 1 Thra<;isiyen'ler temi; Anadolunun garp
k1smmda geni;; Anatolikler teminin garp sancaklarmda
kurulmu;; olan bu teme bu ad Trakyadan gelerek bura-
sm_I i;;gal etmi$ olan Avrupah garnizonlara izafeten verilmi;;-
tir. 2. Bu<;ellari'Ier temi; geni$ Opsikion teminin ;;arkmda bulu-
nan bu tern, Bu<;ellari'ler yani imparatorluk yahut hususi
;;ah1slar tarafmdan kullamlan Romah yahut ecnebi k1t'alara
izafeten bu ismi almi$hr. Konstantin Profirogehet
rin orduyu takip ve "ordunun ia;;esini temin ettiklerini,
soyliiyor (60). Bu suretle IX uncu asrm ba;;lang1cma
dogru Anadolu be;; teme malikti; bu devrin mehazlan (me-
sela 803 tarihli bir mehaz) bunlan "J?e;; ;;ark temi, (61)
olarak gostermektedirler. Avrupada, VI I I inci asrm so nunda
ihtimal yalmz dort vilayet vard1: Trakya, Makedonya, Hell as
(Yunanistan) ve Sicilya. Fakat IX uncu asrm ba;;langicmda
Anadoluda ka<; "tern mevcut oldugu meselesine halledil-
mi;; nazariyle bakilabilirse de o zamanlar miilki otoritelerin
tamamiyle ortadan kaldinlmi;; ve bunlarm vazifelerinin
tam bu devirde askeri "valilere devredilmi;; oldugu kat'iyetle
soylenemez. Temler te$kiHHmda Leon III un oynam1;;
Eskikitaplarim.com
316 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi

oldugu kat'i rolU dahi ispat etmek kabil degildir; bu. s1rf
bir faraziyeden ba!;)ka bir !;)ey degildir (62).
izavriya siilalesi devrinde temler rejiminin ve
umur:n1le$mesi imparatorlugun maruz bulundugu dl!;> ve i<;
tehlikelere pek s1kl bir surette baglJdir. ilk temlerin ihtiva
ettikleri muazzam araziyi ay1rmak ve par<;alamak suretiyle
te!;)kil edilmi!;) olan yeni temler siyasi: miilahazalarm mahsulU
idiler. Leon, bittecriibe fazla geni!;) bir mmtakay1 kudretli
bir askeri kumandanm eline b1rakmanm ne tehlikeli
oldugunu biliyordu: boyle bir kumandan her zaman isyan
edebilir ve imparator . unvamm eline ge<;irebilirdi. - Bu
suretle di$ tehlike, bilhassa imparatorlugun
nm - Araplar, Slavlar, ve Bulgarlann - tehdidine maruz
bulunan vilayetlerde merkezile$tirilmi!;) bir askeri: kudretin
takviyesini istilzam ettiriyor, merkezi kudret kar$ISmda ol-
duk<;a miistakil vasallara benziyen (63) askeri kuman-
dan)a.rm (stra teg) haiz olduklan liizumundan fazla kudret-
ten dogan tehlike ise bunlarm otoritesi altmda bulunan
takalarm ki.i<;iiltiilmesini icap ettiriyordu .
. Cok masrafh miiteaddit te$ebbiisleri y.iiziinden varidah
<;ogaltmak ve tanzim etmek arzusunda bulunan Leon III ba$
vergisini ii<;te bir nisbetinde arthrd1: bu tedbirin lay1kiyle
tatbiki i<;in biitiin erkek <;ocuk dogumlanmn bir listesini
tanzim ettirdi.. ikonoklastlara muhalif bir kronikci Leon
III iin bu emrini M1s1r firavunlanmn Yahudilere kar$1
yapmi$ olduklan muamele ile mukayese etmektedir . (64).
- Saltanatmm sonuna dogru Leon III imparatorluk dahi-
linde biitiin ahaliden, has1lah miiteaddit $iddetli
zelzeleler yiiziinden harap alan istanbul surlarmm
rine sarfolunan bir vergi tarhetmege ba!;)ladi. Bu tamirat
Leon'un zamam saltanatmda bitirildi; payitahtm i<; . sur
lanndaki bu.r<;lar iizerine hakkedilmi!;> Leon'un ve saltanat
0eriki Konstantin'in adlanm havi kitabeler bunu .teyit eyle-.
mektedirler (65).
iKONOKLAZM. BU HAREKETiN MEN$E'i VE
BA$LANGI<;LARI. YEDiNCi UMUMi KONSiL.
ikonoklast hareketinin tetkiki, vesikalarm bugiinkii du-
rumundan dolay1, biiyiik mii!;)kiilat gostermektedir. ikonok-
Eskikitaplarim.com
iKONOKLAZM. BU HAREKETiN MEN$E'i. 317
lastlarm biltiln eserleri, imparator iradeleri, 753-754 ve 815
ikonoklast konsilleri vesikalan, "tasvir k1ranlar, m teolo-
jik treteleri muhaliflerin galebesi esnasmda tahrip edilmi$-
lerdir. ikonoklast eserleri hakkmda, "tasvirlere tapanlar, m
bunlan reddetmek maksadiyle, yaz1larma ithal ettikleri
baz1 parc;alar sayesinde, bir fikir edinebiliyoruz. Bu suretle
753754 ikonoklast kons.ili beyannamesi, yedinci umumi
konsilin vesikalari arasmda (ihtimal noksan bir $ekilde),
mahfuz kalmi$hr. 815 konsili beyannamesi patrik Nikefor'
un tretelerinde bulunmu$ ve ikonoklast edebiyatmm
birc;ok pan;a.lan bu cereyanm muhalifleri . tarafmdan yazJl-
mi$ olan polemik ve teolojik eserlere ithal olunmu$tur.
Bu meyanda ilk iki ikonoklast imparato.run muas1n me$-
hur teolog ve ilahiler milellifi Samh Jan'm lie; adet "Mukad-
{ies tasvirlerin kLymetini duiiren_lere karl bu bak1mdan
bilhassa enteresan olarak kaydetmek lazimdir. En nihayet
ikonoklastlar, fikirlerini yaymak ic;in, bazan anonim birtak1m
yaz1lar dahi yaziyorlardi.
. Bize kadar gelmi$. olan "ikonoklazme aid mehazlarm bu
harekete kar!;H mevcut olan dil$manhgm tesiri aitmda l{almi$
olduklanm unutmamak lazimdir; i$te k1smen bu
dolay1, alimler sonralan ikonoklast devri hakkmda pek muh-
telif hilkilmler vermi$lerdir.
Tarihciler ilk evvela. baz1 fasilalarla bir astrdan fazla bir
milddet devam ve imparatorluk ic;in vahim neticeler
tevlit eylemi$ olan tasvirler aleyhindeki -VIII inci ve XI inci
astrlar ic;in anla$Ilmasi pek mil$kill olan- bu hareketin men-
$e meselesini tetkik etmi$lerair. Bu devrin baz1 mUtehas-
sislan ikonoklast imparatorlarm siyasetine .dini sebepler atfet-
mi$lerdir. Digerleri bu imparatorlarm hath hareketlerinin derin
sebeplerinin bilhassa siyasi. mahiyette oldugu fikrindedirler.
tarihciye gore Leon III h1ristiyanlan, "ikonalari, ka-
bul etmiyen yahudiler ve milslilmanlardan ay1ran ba$hCa
engellerden birini ortadan kald1rmak ilmidiyle, tasvirlerirr
men'ine karar vermi$tir: bu iki dini mezhep ile yapilacak
daha samimi bir anla$ma bunlari imp.aratorluga tabi ktla-
bilirdi.
Yunan tarihcisi Paparrigopulo ikonoklast devrine dair
gayet esasli tetkikatta bulunmU$tUr. Bu alime gore bu devre
"ikonoklast, vasfm1 vermek dogru degildir; c;ilnkil bu isim bu
Eskikitaplarim.com
318 BiZANS iMPARATORLUOU TARiHi
devri bilti.inlUgi.i ile ifade etmemektedir. Paparrigopulo, dint
inkilabm tasvirleri mahkum ettigi, mukaddes e!?yay1 ortadan
kaldirdtgi, manashr . adedini tahdit ettigi ve bi.iti.in bunlara
ragmen htristiyan dininin dogmatik kaidelerini aynen muha-
faza ettigi bir zamanda bir de ic;:timai ve siyasi inkilap vuku-
bulmu$ oldugu fikrindedir. ikonoklast imparatorlar ruhbani-
yetin elinden tedrisati almak gayesini giitmiielerdir. Bu hii-
kiimdarlar !?ahsi yahut ailevi bir istege gore hareket etme
mi$lerdir: bunlar etrafh bir surette dii$iindiikten, uzun isti-
!?arelerde bulunduktan ve sosyetenin ihtiyac;:larmi ve efkar1
umumiyenin istegini vaz1h bir surette kavradtktan sonra bu
i$e karar vermi!?lerdir. Bu imparatorlar sosyetenin en miim
taz smtfi, yiiksek ruhbaniyet azalarmm ekseriyeti ve ordu
tarafmdan yard1m gormii!?lerdir. ikonoklast inkilaplarmm
nihai muvaffakiyetsizligi birc;:ok kimselerin eski itikada.
muannidane bir surette bagl} kalmalan, binaenaleyh ikonok-
last imparatorlar tarafmdan yap1lan degi!?ikliklere muhalif
bir tav1r takmma.lar.I yiiziinden husule gelmi!?tir. Milletin bu
k1sm1, bilhassa orta halli insanlar, kadmlar ve papazlar giiru-
hundan te!?ekkiil ediyordu. Leon III milletin haleti ruhiyesini
degi!?tirememi!?tir (66). - Paparrigopulo'nun bu devre' dair
fikirleri hulasaten bundan ibarettir.
Yi.man miiverrihi VIII inci as1r imparatorlarmm bu hare-
ketini ic;:timai. siyasi ve dint bir reform olarak kabul etmekle
hie; !?liphesiz hata etmi$ti'r. Fakat ikonoklast devrinin kan!?Ik-
hgi ve ehemmiyetine iearet eden ilk alim olmu!?tur: bu suretle
diger mi.iverrihlerin dikkat nazarlanm bilhassa bu devre
c;ekmi$tir.
Diger alimler (Schwarzlose) VIII inci as1r imparatorlarmm
ikonoklast siyasetinin hem dint, hem de siyasi sebepler yii-
ziinden husule fakat siyasi sebeplerin digerlerin-
den daha iistiin oldugu fikrindedirler. Bunlara gore her
sahada yegane mutlak hakim olmak arzusunda bulunan
Leon III, fasvirlere ibadet etmegi menetmekle sivil-
lerin itaatini temin ic;:in tasvirler kUl.tiinii c;ok kuvvetli bir
vas1ta olarak kullanan kilisenin kuvvetli tesirinden kurtar-
magi iiinit ediyordu. Leon III lin gayesi mutlak hakim olarak
din sahasmda birle$ik bir millete hiikmetmekti. Binaenaleyh
imparatorlugun dint hayatun ikonoklast imparatorlarm poli-
tikasi tanzirit etmi!?tir: ikonoklazm etraflanm .. inkllapc;:I bir
Eskikitaplarim.com
iKONOKLAZM. BU HARAKETiN MENSE'i 319
gayret hamlesi sarrm'-' olan, (67) hliklimdarlarm siyasi
ideallerinin tahakkukuna yardtm edecekti.
Daha sonralan, bazt tarihciler (mesela franstz A. Lombard)
ikonoklazmt strf tasvirlere ifrat derecede tapmaktan dolayt
"tektar vlicut bulan putperestligin terakkiyattm, durduracak
ve "htristiyanhgt ilk ve saf $ekliyle tekrar ortaya koyacak
olan dini bir program olarak telakki etmege ba$lamt$1ardtr.
A. Lombard bu dini reformun bir taktm siyasi degi$ikliklerle
birlikte inki'-'af etti ini, fakat kendine has bir tarihe malik
bulundugunu kabul etmektedir (68).
Franstz bizantinisti L. Brehier ikonoklazmm biribirinden
ayn ve farkh iki mesele. ihtiva ettigine dair alimlerin dikkat
nazarlanm celbetmi'-'tir: 1. Umumiyetle mlinaka'-'a edilen me
sele, yani bizzat tasvirlet:e ibadet meselesi; 2. Dini sanatm
kanuniyet meselesi, yahut ba'-'ka kelimelerle, tabtatm fevkin-
deki dUnyay1 tasvir etmek ic;in sanata mliracaata cevaz var-
mtydt. yokmuydu ve bir sanatkarm, eserlerinde, azizler.
Meryem ve ~ s a y 1 tasvir etmege hakk1 varmtydt? Bu suretle
franstz alimi ikonoklazmm Bizans sanatma icra ettigi tesir
meselesini ortaya atmi$ oluyor (69).
Daha sonralan C. N. Uspenski Bizans htikumetinin ma-
nashrlarm elinde bulunan arazinin terakki ve geni'-'Iemesine
kar$1 takip ettigi siyaseti birinci safa vazetmekle bu devreye
dair yaptlan tetkikatm stklet merkezini degi$t.irmi$tir. Bu
ali me gore "Leon'un idari tedbirleri, aslmda ve esasmda . ve
hatta mi.icadelenin ba$langtcmdan itibaren, VIII inci asra
dogru imparatorluk dahilinde gayn tabii bir vaziyet i$gal
etmekte bulunmw;; olan manashrlara kar$1 ahnmt'-'hr. Leon
III lin politikast yalmz dini. mlilahazalar lizerine mliesses
degildi; fakat itisafa ugrayan ke'-'i$ler ve manashr feodali-
tesinin mi.idafileri imparatorlarm eserinin dinsiz ve raftzi
oldugunu ilan etmek, hareketin ktymetini dli$lirmek ve
ki.itlelerin imparatora kar'-'1 besledikleri itimad1 mahvet-
mek ic;in mlicadeleyi teolojik sahaya dokmegi daha faideli
bulmu'-'lardtr. Bu hareketin hakiki mahiyeti mahirane bir
surette gizlenmi'$tir ve bunu ancak btiylik emekler sarfetmek
suretiyle yeniden ke$fetmek kabildir, (70).
Yukardaki mlilahazattan anla$tlacagt vec;hile ikonoklast
hareketi son derec:e kan$tk bir hadisedir ve bu hadiseyi
Eskikitaplarim.com
320 BiZANS iMPARATORLUGU TARiHi
aydmlatmak, mehazlann durumundan dolay1, daha hentiz
kabil (71).
ikonoklast imparatorlann kaffesinin oldugunu.
kaydetmek faideden hali degildir. Leon .III ve izav-
riyah yahut ihtimal Suriyeli idi; ikonoklazm1 IX uncu astrda
tekrat ihdas edenlerden Leon V Ermeni idi; Mihail II ve oglu
Teofil ise orta Anadoluda kain Frigya eyaletinde
lardt. Tasvirlere ibadeti yeniden olanlan gozden
olursak: 1.
0
Tasvirler ktiltilntin iki defa iki kadm,
fren ve Teodora tarafindan yeniden ihdas edildigini; 2 iren'in
anas1l Grek, Teodora'nm ise Karadeniz sahilinde, Bitinyamn
yamnda ve payitahtm civarmda kain Anadolu eyaletlerinderi
Paflagonyada oldugui)u gortirtiz: yani bu son
imparatori<;e yanmadamn ortasmdan ne$'et ikonok-
last imparatorlanh yeri tesadtifi bir amil olarak
telakki olunamaz. Bu htiktimdarlarm olmalan gerek
bu cereyanda o1duklan 'rolti, gerek bu cereyamn
manasmt kavnyabilmemize hadim olan unsurlai'dan biridir.
Tasvirler ktilttine VIII ind ve IX uncu as1rlarda
husule gelen muhalefet tamamiyle yeni ve beklenilmedik bir
hareket degildi. Bu hareket uzun mtiddettenberi haztrlan'-
mi;;h: vticudtinti freskler,
eserler ve gra vtirlerle tasvir eden htristiyan sanah, terkedll-
olan putperestlik adetleriyle gosterdigi benzerlikten do-
lay1, uzun zamandanberi gayet sofu insanlann zihnini
etmi;;ti. 'IV tincil asrm Elvira (tspanyada) kon-
sili "kiliselerde tablolar (picturas) bulunmamasma ve duvarlarm
kendine htirmet edilen ve tapllan !?eyin tasvirini
ihtiva etmemesine, karar . vermi;;ti (72) (ne quod colitur et
adora.tur in parietibus depingatur).
Hlristiyanhk IV tincii as1rda kanuni bir mahiyet k;esbet-
tikte ve bilahare devlet dini oldukta, kiliseler tasvirlerle stis-
lenmege ba;;landtlar. Bilhassa IV tincti ve V inci as1rlarda
tasvirler ktiltti hiristiyan kilisesinde btiytidti ve etti.
Bu adet bir<;ok kimseleri korkutmakta 'devam ediyordu. IV
tincti as1r kilise tarihcisi <;esarea'h Evseb isa ve azizlerden
Petrus ve Pavlus'un tasvirlerine ibadetin "dinsizlerin bir
adeti, (73) oldugunu yazmaktadxr. Ayni IV tincti asxrda
Kxbnsh Epifanes, mektuplarmdan birinde "fsanm ve azizler-
den birinin tasviri, ile bir kilise perdesini (vehzm)
Eskikitaplarim.com
BU HAREKETiN MEN$Ei 321
"kiliseyi lekelediginden dolayt" nastl ytrtmt$ oldugunu anlat-
maktadtr (74). - V inci astrda Suriyeli bir piskopos, bu
yilksek makama vast! olmadan once ikonalarm kaldinlma-
stm istiyor. VI net astrda, Antakyada, tasvirler kiiltii
aleyhinde vahim bir isyan Edessa'da isyan eden
askerler isanm bir tasvirini ta$hyorlar.- VII nci
astrda dahi bazt ikonalarm tahrip edildigini biliyoruz. Bu
hususta VI net asrm sonunda papa bilyilk Gregor I un
biltiln ikonalarm _ kiliselerden kaldtnhp tahrip edilmesini
emrermi$ olan Iviassilia (Marsilya} piskoposuna yazmi$ oldu-
gu mektubu zikretmek laztmdtr. Papa insan eliyle yaptlmt$
$eye tapmak caiz olmadtgt (nequid adorari
posset) fikl"ini mildafaa etmek hususunda gostermi$ _oldugu
gayretten dolayt piskoposu takc:fir etmekte, fakat tasvirleri imha
ettirmekle okuma yazma bilmeyen halkm tarihi malt1mat
edinebilmelerine mani oldugundan dolayt takbih etmektedir:
halk olmazsa duvarlara bakmakla kitaptan okuyamtya-
cagt !;jeyleri okuyabilirdi" (75). Ayni ' piskoposa gonder-
ini$ oldugu diger bir mektubunda papa $5yle diyor: "Tasvir-
lere tapmagt menettig-inden d_olayt seni takdir .ediyoruz;
fakat bunlan ktrdtgmdan dolayt seni takbih eyliyoruz .... Bir
tabloya tapmak bir $eydir (plcturam adorare); ta:blo vasttasiyle
neye taptlmast laztm ogrenmek ise ba$ka bir $ey-
dir" (76). Binaenaleyh, kimselerin kabul etmi$ ol-
dugu Gregor'un_ fikrine gore, tasvirler halkm terbiyesine biz-
met ediyorlardt.
Sark yilayetlerinio. ikonoklast temayillleri, dinleri tas-
virler kiiltilnii meneden ve bu kabil her t"!-irlil tapm-
malann $iddetle aleyhinde olan Yahudtlerin az tesiri
altmda idi. VII nci asrm ikinci yansmdan itibaren buna
milmasil bir tesir milslilmanlar tarafmdan i_cra edildi; bun-
lar Kur'aiun "tas.virler $eytanm mekruh icadtdiT" (V, "92)
ibaresine tevfikan tasvirler killtilnil putperestlig in bir
$ekli addediyorlardt . . : MilverJ::ihler Arap halifesi Yezid
II nin, Leon III ten sene once, _devleti dahilinde bir
irade ne!;jretmi$ ve h1ristiyan tebealarma kiliselerindeki tas-
virlerin_ tahribini emretmi$ oldug-unu Sik stk zikretmek-
tedirler. Bazt milverrihler, bu malumatm mevsukiyetin-
den, pek milhim deli_ller gostermeksizin, $i1phe etm-i$lerdir
(77). Her ne hal ikonoklast hareketi her defa tetkik
Bizans imparatorlugu Tarlhi 21
Eskikitaplarim.com
322 :. BiZANS iMPARAT.ORLUOU TAR!fll
edildikte islamiyetin vilayetleri il:z;t!rindeki tesirini
nazan itibare almak icap eder. HaWl. bir kronik<;i Leon'u "bir
Arap ( ao:paioJVOCfpcov) (78) olarak tavsif etmektedir:
bununla beraber imparator Leon'un dogrudan dogruya
islamiyetin tesiri altmda kalml$ olduguna dair elimizde pek
fazla delil yoktur. - En nihayet, Ortazamanlarda en fazla
taammilm eden $ark tarikatlerinden birine mensup olan ve
Anadolunun merkezinin $ark kisimlarmda ya$Iyan Pavli-
<;i'ler dahi tasvirler killtline $iddetle muhalif idiler.- Bir
kelime ile Leon III. zamanmda $arki Anadolunun Bizans
vilayetlerinde kuvvetli bir ikonoklast hareketi mevcuttu.
Bir Rus kilise tarih<;isi, A. P. Lebedev, bu harekete dair
$Unlar.l .yaz1yor: "ikonoklast . devrinden once (VI II inci
as1rda) ikonokl.astlar adedinin pek bliyilk 9ldugu ve bunla-
rm kilisenin pek hakh olarak endi$esini tahrik eden bir
kuvvet te$kil eftikleri kat'i olarak -soylenebilir,. ikonoklaz-
min ba$hCa merkezlerinden birf Orta Anadolu vilayetlerin-
den Frigya idi.-.(79): .
Buiia ragmen tas.virler killtU, geni$- bir sahaya yayilmi$
ve bilyUk bir kuvvet kesbetini$ti. isa, Meryem ana ve muh-
telif . azizlerin tasvir.lerir. Ahd1 Atik ve Ahd1 Cedi din muhtelif
sahnelerini musavver tabiolar c;ok mildarda h1ris.tiyan ma-
betlerini tezyin ediyorlardi. Bu devrin mu:htelif kiliselerine
konulan tasvirler mozay1k, fresk ve yahut fildi$i. tahta ve
tunc; ilzerine yapllml$ mahkO.kattan ibarettiler: yani ayni
,zamanda hem menku$, hem de menhut tasvirler:t mev-
cuttu- ve bunlardan .maada birc;ok kU<;lik tablolar mlizehhep
elyazmalarma dahi ilave olunuyordu (minyatlir). Bilhassa
insan eliyle yapilmami$ ikonalar, adm1 ta$1yan ikonalara
itibar ediliyor ve bunlann muCizevi kuvvete malik olduk-
lanna inam{Iyordu. Tasvirler aile hayatmda dahi bir rol oym-
yorlardl: ikonalar bazan c;ocuklarm vaftiz babas1 ve yahut
vaftiz anas1 olarak. sec;iliyordu. Azizleri tasvir eden i$-
lemeler Bizans aristokrasi azalarmm merasim elbiselerini
tezyin ediyordu. Mesela bir . sanatorlin togasmm isanm
butlin hayatmm tarihc;esini musavver resimlerle tezyin
edilmi!? oldugunu biliyoruz.
Tasvirlere bipanlar bazan tasvirler kUltunU pek ileri go-
tUrUyorlardt: bunlar resim ile temsil olunan $ahsa, yahut
degil, fakat bizzat tasvire yahut bu tasvirin yapll-
Eskikitaplarim.com
iKONOKLAZM. BU HAREKETiN MENSE'f. 323
mi$ aldugu maddeye tapiyarlardi. Bu hal birc;ak dindar kim-
seler ic;in biiyiik bir giinahdi. e!?yaya tapmak putpe-
restligin adetleriyle biiyiik bir yakmhk gosteriyardu. Ayni za-
manda payiiahtta manastir adedinin, cemiyetlerinin ve
her tilrlti zaviyelerin en biiyiik bir sliratle arthgi ve VIII
inci asnn sanuna dagru [VIII inci asra dagru demek belki
daha dagrudur] bir yekuna balig aldugu
(80) goriiltiyardu. I. D. Andreiev'e gore ikanaklast dev-
rinde papazlann adedi hie; miibalagasiz 1 000_00 tahmin
alunabilir. Ayni yaz1yar: Bugiinkii Rusyamn
[kitap 1907 de yazJlmi!?tir] geni$ bir sahaya yayrlmi!? alan
120 milyan ahalisiyle, takriberi 40000 .rahip . ve rahibesi
aldugu nazai"I itibare ahmrsa Bizans imparatarlugunun
nisbeten daha kiic;iik clan arazisini kaphyan manashr $ebeke-
sinin kesafetinin ne olabilecegi kalayhkla anla$Ilmi$ alur,(81).
i!?te bu suretle bir taraftan tasvirler ve mukaddes e$ya
- adi yahut mucizevi :- kiiltii bu devrin daimi tesirleri
altmda yeti$mi!? alan insanlarm fikirlerini kan$tinyar, diger
taraftan ke!?i!?ligin miifrit bir surette inki$afi ve manashr
adedinin suriltle artmas1 Bizans devletinin maddi menfaatle-
rini haleldar ediyardu . . iyi y.eti!?fni$ birc;ak genc;ler ruhani
hayata ahlryar ve manast1ra kapanan bu insan ktitleleri zira-
atten i$Cilerin, ordudan askerlerin ve umumi hizmetlerd.eJ1
memurlann . eksilmes"ini mucip aluyordu (82)..
ve nianashrlar pek c;ak defalar devletin *v.a.zetmi$. aldugu
miikellefiyetl.erden kac;mak isteyenlere bir melee. te!?kil edi-
yardu : birc;ak papazlar daha yiiksek .bir mefkureye ei"i!?me.k
gibi samimi bir arzu ile siv'il havattan c;ekilmiybrlardi.-:-- Bi-
naenaleyh VIII.inci as1r .kilise hayatmm iki de na-
zan itibare almak Iazimdir: dini ve diinyevi cephe . .
Sarkta dagmu$ -alan ikanaklast imparatarlar vilayet-
Ierine hakim alan dini telakkiler:i iyi biliyarlard1; ke.ndiled
bu telakkilerin tesiri altmda bii-yiimii!?ler ve bu telakkileri
kendilerine samimi bir tarzda maletmi$lerdi. Bu imparatarlar
tahta <;Ikhkta telakkilerini payitahta dahi saktular ve
bunlan dini siyasetlerine .esas ittihaz ettiler. Bu imparatorlar,
birc;ak defalar iddia edildigi gibi, ne dinsiz, ne .rasyanalist
idiler. Bilakis bunlar derin bir iman .sahibi; fikirlerinde sami-
mi ve mutekit insanlar olup dini, ic;erlerine niifuz etmi$. ve
astl mecrasmdan <;Ikarmi$ olan hataLardan temizlemek
Eskikitaplarim.com
324 BIZANS IMPARATORLUCU TARiHi
tiyle, 1slah etmek istiyorlard1. Bunlann nazannda tasvirler
kiiltii ve mukaddes e$yaya tapma putperestligin hirer baki-
yesi idi; h1ristiyan dinine eski safiyetini iade etmek i<;in bun-
Ian behemhal ortadan kald1rmak icap ediyordu. Leon III
papa Oregor'a $6yle yaz1yordu: Ben imparator ve rahibim
(83). Bu prensipi gozoniinde .bulunduran Leon III ken-
dinin dini telakkilerine kanuniyet bah$etmegi ve bunlan
biitiin tebaasma kabul ettirmegi salahiyeti dahilinde bulu-
yordu. Bu, bilhassa Jus.tirtian zamamnda kendinf gostermi$
olan idi. Justinian kendini hem ruhani, hem
de dUnyevi otoritenin yegane kaynag1 olarak telakki etmi$ti.
Leon I II dahi bu siyast telakkinin hararetli bir mi.imessili
oldu.
Leon'un saltanatmm ilk dokuz senesi harici dil$rt:lanlarl
tardetmek ve tahtl takviye etmekle bu miiddet zarfmda
tasvirlere hic;bir tedbir almmad1. lmparatorun dini
faaliyeti yalmz bir tedbire inhisar etti: Yahudilerden ve Mon-
tanistlerin $ark tarikahndan kendilerini vaftiz ettirmelerini
istedi.
Ancak saltanahmn onuncu senesinde, 726 da, imparator,
kronikci Teofanes'in yazd1g1 gibi, herkes tarafm.dan hiirmet
goren mukaddes ikonalarm tahribinden bahsetmege ba$!ad1
{84). Modern tarihcilerin ekserisi tasvirlere kar$1 ilk fer-
mamn 726, yahut ihtimal 725 te ne$redilrni$ oldugunu zan
etmektedirler. Maalesef bu fermamn metni
maktadlr (85). Fermamn ne$rinden az bir mUddet sonra
Leon, imparator saraymm rnuhte$em methalinin kap1larmdan
birinin ilzerinde bulunan ve pek biiyiik bir hiirmete nail
olan isa heykelinin tahribini ernretti. Bu ikonamn tahribi
bilhassa kadmlarm i$tirak ettigi bir isyan tevlit etti. Tasviri
tahrip etmek ic;in gonderilmi$ olan imparatorun bir memuru
oldiiriildii; fakat imparator, heykeli rniidafaa etmi$ olanlan
$iddetli bir tarzda cezalandirmakla bir dnayetin intikamm1
ald1. Bu kurbanlar tasvirler miicadelesinin ilk martirleri
oldular.
Leon'un tasvirler kiiltUne kar$1 husumeti kuvvetlendi ve
pek canh bir $ekil ald1. Istanbul patriki Oerrnanus ile Roma-
daki papa Gregor II imparatorun siyasetine $iddetle muha-
lif olduklanm bildirdiler. Yunanistan ve Ege denizi adala-
rmda tasvirler kiiltii lehinde bir isyan ba$g6sterdi: fakat
Eskikitaplarim.com
iKONOKLAZM. BU HAREKETiN MEN$E'i. 325
Leon III un ordusu tarafmdari suratle bashnld1. Halk o ka-
dar siddetli bir aksulamel gosteriyordu ki Leon hemen kat'i
tedbirler almaga muvaffak olamad1.
730 da imparator bir nevi konsil toplad1 ve mukaddes
tasvirler aleyhinde yeni bir ferman nesretti. Bu konsilin725
yahut 726 iradesini mer'iyet mevkiine koymakla iktifa etmis
olmas1 pek muhtemeldir (86). Oerma]Jus bu iradeyi imza-
lamaktan imtina etti. Bunun uzerine azledildi ve malika-
nesine <;ekilmek mecburiyetinde kaldt; burada muslihane
mesgalelerle hayabmn son senelerini ge<;irdi. Patriklik ma-
kamt fermam imzalamaga mu vafakat etmis oLan
olundu. isle bu suretle tasvirler aleyhindeki irade
yalmz imparator namma degil, fakat kilise namma dahi nes-
redilmis oluyordu; <;i1nki1 patrikin imzas1 ile tasdik edilmisti.
Bu son nokta Leon i<;in son derece muhimdi.
Bu fermanm nesrini takip eden devir, yani Leon'un salta-
natmm son onbir senesi i<;in mehazlar tasvirlerin itisafuidan
hi<; bahsetmemekte.dir. Bu zamanda hi<;bir cebri vaka tahad-
dus etm.emis olsa gerektir. Her ne olursa olsun Leon III lin
zamam saltanatmda tasvirlere karst sistematik bir itisaftan
bahsedilemez. Yalmz aleni birka<; tasvir tahribi vak'asmm
tehaddus etmis oldugu farzolunabilir. Bir tlitrihciye gore
"Leon III devrinde hakiki bir itisaftan ziyade tasvirlere ve
bunlara karst yap1lacak itisafa bir hazzrlzk yaptlmishr, (87).
Bazilarma. gore VII I inci astrdaki ikonoklast hareketi tas-
virlerin tahribiyle degil, fakat bunlann mutekit insanlarm
tapmmalarma. mani olabilecek bir sek}lde daha yukseklere
astlmasmt bildiren bir emirname ile baslamtshr: bu faraziyeyi
reddetmek laztmdtr; <;i1nki1 Bizans kiliselerindeki tasvirlerin
ekserisi fresk yahut mozayik idiler; binaenaleyh yerlerini
degistiremezler, yahut kilise duvarlarmdan uzaklashrllamaz-
lardi.
Leon'un tasvirler aleyhindeki politikasmm akislerini ilk
ikonoklast imparator zamanmda, Arap halifeligi hudutlart
i<;inde yasamts olan $amh J an'm "lkonalarm klymetlerini
lere adh i1<; me$hUr tretesinde bulmak kabildir. Bu
tretelerden ikisi, buy ilk bir ihtimale gore. Leon zamamnda
yaz!Imtshr. O<;i1nci1si1ni1n tarihini ise ka