You are on page 1of 54

LMCL HASTALIK UMUTSUZLUK

SREN KIERKEGAARD Ve kum saati, dnyan n kum saati boald ve yzyln tm grltleri sustu; lgn ve ksr abamz bitti, yaknlarna gelince, sonsuzlukta olduu gibi erkein veya kadnn, zenginin veya yoksulun, klenin veya efendinin, mutlunun veya mutsuzun olduu gibi- her ey sessizlik iindedir; ban ister tacn parltsn tasn ister basit insanlarn arasnda kaybolsun, ister yalnzca gnlerin skntlarna ve alnterlerine sahip ol, ister dnya durduu srece nn yceltilsin, ister isimsiz ve unutulmu olarak saysz kalabalklarn iinde kaybol, ister seni kaplayan bu grkem tm insansal betimlemeleri asn, ister insanlar, ne olursan ol seni yarglarn en acs, en alaltcs ile vursunlar, sonsuzluk milyonlarca benzerinden her biri iin olduu gibi senin iin de tek bir konuda bilgiyle donanacaktr: Yaamnn umutsuz olup olmad ve umutsuzsa bunu bilip bilmediin veya bu umutsuzluu bir korku gizi gibi, sulu bir akn meyvesi gibi iine sokup sokmadndan veya umutsuz olarak ve dierlerine nefret duyarak fkeye kaplp kaplmadn konusunda. Ve eer yaamn yalnzca umutsuzluu tayorsa gerisinin hibir nemi yoktur! ster zaferler isterse yenilgiler sz konusu olsun, senin iin her ey kaybedilmitir, sonsuzluk seni artk hi iine almaz, seni hi tanmamtr veya daha da kts seni tanrken seni kendi ben'ine, umutsuzluun ben ine iviler! eviri: M. Mukadder Yakupolu DOGUBATI YAYINLARI zgn Metin: Sygdommen til Dden eviride Kullanlan Metin: Traite du desespoir, Gallimard/1973 Dou Bat Franszcadan eviren: Mehmet Mukadder Yakupolu Yayma Hazrlayan: Necmettin Sevil Dou Bat Yaynlar Selanik Cad. 23/8 Kzlay - Ankara Tel: 0312 425 68 64 - 425 68 65 e-mail: dogubati@dogubati.com www.dogubati.com

iindekiler
LMCL HASTALIK UMUTSUZLUK ......................................................................................................................... 1 evirenin nsz................................................................................................................................................................ 3 NSZ.............................................................................................................................................................................. 4 Giris................................................................................................................................................................................... 5 Birinci Kitap - UMUTSUZLUK LMCL BiR HASTALIKTIR. .................................................................................... 6 II. GCL (POTANSiYEL) UMUTSUZLUK VE GEREK UMUTSUZLUK ................................................................... 7 III. UMUTSUZLUK, "LMCL HASTALIKTIR. .......................................................................................................... 8 ikinci Kitap - UMUTSUZLUGUN EVRENSELLiGi ......................................................................................................... 10 nc Kitap - UMUTSUZLUGUN KiSiLESTiRiLMELERi ........................................................................................... 12 I- BiLiN AISINDAN DEGiL DE YALNIZCA BENiN SENTEZiNiN ETKENLERi AISINDAN ELE ALINAN UMUTSUZLUK ZERiNE ............................................................................................................................................. 13 A. Sonlunun ve sonsuzun ikili kategorisi iinde ele alnan umutsuzluk ............................................................................... 13 a)Sonsuzluun umutsuzluu veya sonlunun eksiklii ..................................................................................................... 13 b)- Sonludaki umutsuzluk veya sonsuzluun eksiklii ................................................................................................... 14 B- Olabilirin ve zorunlulugun ikili kategorisi asndan ele alman umutsuzluk.................................................................... 15 a-Olabilirin umutsuzluu veya zorunluluun eksiklii ................................................................................................... 15 b) Zorunluluk iindeki umutsuzluk veya olabilirin eksiklii ........................................................................................... 16 II-BiLiN KATEGORiSi ALTINDA ELE ALINAN UMUTSUZLUK .............................................................................. 18 A. Kendini bilmeyen umutsuzluk veya bir ben'e, sonsuz bir ben'e sahip olundugunun umutsuzca bilinmeyisi ...................... 18 B. Varlgnn, dolaysyla herhangi bir sonsuzluga ait bir ben'e sahip olmann bilincindeki umutsuzluk/ ve bu umutsuzlugun iki biimi birinde kendi olmay istememek, digerinde kendi olmay istemek zerine. .......................................................... 20 a-Kendi olunmann istenmedii umutsuzluk veya zayfln umutsuzluu zerine .......................................................... 21 1- Geicinin veya Geici Bir Seyin Umutsuzlugu .............................................................................................................. 22 2. Sonsuza veya Kendine Gre Umutsuzluk ...................................................................................................................... 26 B- Kendi olunmann istendigi umutsuzluk veya meydan okuma umutsuzlugu zerine......................................................... 28 Drdnc Kitap................................................................................................................................................................ 31 I-BEN BiLiNCiNiN DERECELERi (TANRI KARSISINDAKi UNVAN) ......................................................................... 32 EK: .................................................................................................................................................................................. 34 GNAHIN TANIMI SKANDAL OLASILIGINI iERiR; SKANDAL ZERiNE GENEL GZLEM............................... 34 II-GNAHIN SOKRATESi TANIMI ............................................................................................................................ 36 III-GNAH BiR OLUMSUZLUK OLMAYIP BiR KONUMDUR. ................................................................................... 39 Drdnc Kitaba Ek: ........................................................................................................................................................ 41 GNAH BU DURUMDA BiR iSTiSNA OLMUYOR MU? (AHLK) ............................................................................. 41 Besinci Kitap GNAHIN SRMESi ................................................................................................................................ 43 GNAHKRLIGINDAN UMUTSUZLUGA DSMENiN GNAHI............................................................................... 44 II-GNAHLARIN AFFEDiLMESi KONUSUNDA UMUTSUZLUGA DSMENiN GNAHI (GNAH EGiLiMi) ........ 46 III-HIRiSYANLIGIN OLUMLU BiR BiiMDE TERK EDiLMESi. ................................................................................. 51 HIRiSTiYANLIGI REDDETMENiN GNAHI ................................................................................................................ 51

evirenin nsz
Seren Kierkegaard; u Danimarkal filozof, varoluuluun babas. Bu klielerle Kierkegaard ismi erevesinde gizemli bir hava olumutur. Hristiyan bir filozof, ama yaptlar tanrtanmaz filozoflarn en nemli bavuru kayna olmutur (Sartre, Heidegger, Bataille). Kierkegaard bir dinin erevesi iinde yaptlar vermesine ramen ayn zamanda insanolunun en temel sorunlarn ortaya koymutur. Kierkegaard birden ve dorudan varolu gizeminin iine girmitir. Hegel'de en st noktasna ulaan akl ve sistem felsefesine kar bireyin varoluunun akldln, paradoksunu ortaya karmtr. Genlik yapt Korku ve Titreme 'de brahim Peygamber'in olunu Tanr'ya kurban etme giriimini betimleme yoluyla varoluun kanlmaz sonucu olan inancn akld, paradoksal, anlalmaz yann ok arpc bir biimde vermitir. nan aklla aklanamaz. nancn iinde varoluun gizeminin akldl vardr. nsan sonlu varlnn iine kapanr ve mutluluu bu sonluluun iinde ararsa umutsuzlua der, nk onu yaratan gle olan balantsn kesmitir. Kierkegaard kendi umutsuzluunun ve dier insanlarn umutsuzluunun kaynan, varln akn (transandan) yan yla olan ilikisinin kesilmesinde grr; nk "insan sonsuzluk ile sonlunun, geici ile kalcnn, zgrlk ile zorunluluun bir sentezidir." O hlde umutsuzluk evrenseldir, nk insan sonluluk-tan sonsuzlua geii umutsuzluk yoluyla gerekletirir. Umutsuzluk kanlmazdr, insann, kartlarn bir sentezi olmasnn, daha dorusu diyalektik bir varlk oluunun bir gereidir. Sonlu varl ile sonsuz varl arasna skan insan kendi olma srecini umutsuzluk iinde yaar. Kierkegaard iin umutsuzluk lmcl hastalktr. "Bu hastalktan lnmesinden veya bu hastaln fiziksel lmle sona ermesinden ok, bu hastaln ikencesi, can ekien, ama lemeden lmle savaan kii gibi lememektedir, srekli bir can ekime hli iindedir. "lmcl hastalk dar anlamda kendisinden sonra hibir ey brakmadan lme giden bir hastalk demektir. Ve umutsuzluk budur." Umutsuzluun z yaamn hibir ey olmamasdr. Kierkegaardn fikirlerinin tam zddna amz tp biliminin grleri yerlemektedir. Kapitalist-teknolojik devinimin hegemonyas altnda kalan tp bilimi umutsuzluu baz insanlarn yaamlarnn belirli srelerinde yakaland depresyon (melankoli) hastalnn bir semptomu olarak deerlendirmektedir. Kierkegaardn umutsuzluu reddetmenin, umutsuz olmadn sylemenin de umutsuzluk olduunu belirttii durumu aynen tp dnyasnn iinde gryoruz. Umutsuzluu maddeselletir meye alan psikiyatri, anti-depresan adn verdii bir grup ilala yaratmak istedii biyo-kimyasal deiimlerle insan ruhunu umutlu, mutlu bir hle evirmeye almaktadr! Dnyada Kierkegaard' okumu ve anlam psikiyatr says ne kadardr? Duygusal ve madd koullarmz ne olursa olsun hepimizi saran umutsuzluu bugnn bilgisel ve bilimsel paradigmas iinde aklayamayz. Bu paradigmann iinde umutsuzluk bir uyumsuzluun sonucu gibi alglanmaktadr. Kierkegaardn buna yan t ak ve kesindir: "Umutsuzluk uyumsuzluun deil, kendine ynelen ilikinin bir sonucudur." O hlde insan zorunlu olarak hastadr. nk sonsuzluk onun ruhunun bir btnleyicisidir. "iimizde sonsuzluk olmadan umutsuzlua demeyiz; ama eer umutsuzluk ben'i yok edebilseydi o zaman umutsuzluk da olmazd." Sonsuzlua inansz olarak kendi abasyla ulamaya almas insan lmcl hasta yapmaktadr. nsann kendi bana sonsuzlua ulama gc yoktur. Kierkegaard'a gre ben'in geliimi umutsuzluktan geer. Umutsuz olunmadan ben'i akn gereiyle yz yze getiremeyiz. "Kendi olmaya cesaret etmek asl nda bir bireyi, unu veya bunu deil, Tanr karsnda abasnn ve sorumluluunun devasal iinde yalnz bir bireyi gerekletirmeye cesaret etmektedir." Varolu serveni ben'in kendi olma servenidir. Bu bir ben olarak Tanr'nn, yaratcsnn karsna kma cesaretidir. Kendi olmaya cesaret edemeyenin inanc olamaz. Kierkegaard'da inan bir anda kendiliinden, tepeden inen bir olay deildir. Byk abalarn sonucunda ulalacak tepe noktasdr. Bu tepe diyalektiktir, paradoksaldr. Sevdiini yaratcsna kurban etme paradoksudur. Kierkegaard iin inancn forml udur: "Ben'in, kendine dnerken, kendi olmak isterken, saydaml arasndan onu ortaya koyan gcn iine atlamasdr." nan her eyi kaybetmeyi gze almak demektir. Varolu ancak paradoksun, akldln tepe noktasnda inancn derin

gerilimini hissedebilir. nan, varolu deviniminin sonsuza vurmasdr. Bu, akln lllne, dzenliliine san bir ey deildir. Kierkegaard tm byk filozoflar gibi zenle okunmas gereken bir dnrdr. Okuyucunun bu kitab, - hzl okuma tekniinin aksine (?) tm cmleleri zerinde durarak okumas gerekir. Umutsuzluk ve gnah diyalektik olarak ele alndndan Kierkegaardn dnceleri ilk bakta hazrlksz okuyucuya elikilerle dolu grnebilir. Ama dikkatli bir okumayla bu grnrdeki elikilerin varoluun derin gereini ortaya kard fark edilecektir. Kierkegaardn yapt iki ksmdr. Birinci ksm lmcl hastalk olan umutsuzluun betimlenmesine ayrlmtr. Kierkegaard burada umutsuzluun somutlama biimlerini en ince ayr ntsna kadar incelemi ve insanlarn bilinlilik dzeylerine gre eitli umutsuzluk biimlerini ortaya koymutur. Kierkegaard bu farkllklarn, "Gerek yaamn, umutsuzluun biri tam bilinlilii, dieri tam bilinsizlii barndran iki ucu arasndaki eliki gibi yalnz soyut elikileri ortaya karamayacak kadar nansl olduu" gerei karsnda tm soyut gerei yanstmadn ok iyi bilmektedir. Buna ramen o, bilinsiz umutsuzluun spontan insanda somutlaan kendi olmay istememenin umutsuzluu olduu, bilinli umutsuzluun da kendi olmay istemenin umutsuzluu olduu ayrmn yapmaktadr. Birincisini gszln umutsuzluu olarak, ikincisini de meydan okumann umutsuzluu olarak nitelemitir. Meydan okuma umutsuzluunu, ben'in kendini ortaya koyan gle balantsn kesmek olarak gren Kierkegaard gszln umutsuzluunu, hibir yere ve zellikle inanca gtrmeyen bir durum olarak deerlendirmitir. nan iin birinci koul kendi olmaya ynelen umutsuzluktur. Bu sebepten Kierkegaard, ben'ine sahip kmayan spontan insann gerek bir inan edinmesinin mutlak olanakszln ortaya koymutur. Birinci ksm, kendini ortaya koyan gce meydan okuyan umutsuz ben'in kmazn belirterek bitiren Kierkegaard, ikinci ksmda lmcl hastaln saaltm konusuna girmektedir. Bu ksmn bal: "Umutsuzluk gnahkrlktr". Umutsuzca kendi olmak istemeyen veya kendi olmak isteyen insan gnah ilemektedir. Bunun nedeni birincinin inancnn olmasnn olanakszl, ikincinin de bu inanca srtn dnmesidir. Tanr karsna kendi ben'iyle kma cesareti gstermeyen insan gnah ilemektedir. Kierkegaard bu ksmda zellikle gnahn erdemin deil, inancn ztt olduunun altn izmektedir. nk erdemin"1 bazen Tanr'ya kar kmay, onu reddetmeyi ierdiini fark etmitir. nansz bir insan erdemli olabilir, ama ayn zamanda gnahkrdr. O hlde umutsuzluk gnahkrlktr. Kierkegaard daha nceki yaptlarnda bireysel geliimi evreye blmt: Estetik, etik, dinsel evre. Estetik evre yaamn gzelliklerinin yaand evre, etik evre erdeme ulalan evre olmasna karn dinsel evre erdemin tesindeki varoluun gizeminin z olan akn, sonsuz yan yla balant kurulmasdr. Kendini ortaya koyan gcn, Tanrinm karsna kmaktr, her eyi kaybetmeyi gze almaktr, varln inanca kurban etmektir. Erdemli insan inansz olduunda meydan okuyan biri olduu iin umutsuzluu srmektedir. nk lm onun iin bir sondur, sonsuzlua ulaamamaktr. Sonsuzlua inanla ulaan ve lm bir gei olay olarak deerlendiren dinsel evredir. Mehmet Mukadder Yakupolu

NSZ
Bu anlatm biimi birok okuyucuya yaln gelebilir! bu biim onlara tasarlanp gerekletirilemeyecek kadar kuru gelebilir, speklatif bir kesinlie sahip olamayacak kadar fazla aydnlatc grnebilir. ok fazla aydnlatc m bilmiyorum; ok mu kuru zannetmiyorum; ve eer bu biim gerekten yleyse bu bana gre byk eksiklik olurdu. Sorun, bu anlatm biiminin herkesi aydnlatabilip aydnlatamamas deildir; nk hepimiz bu aklamay izleme konusunda ayn durumda deiliz; ama burada doas gerei aydnlatc olmaldr. Aslnda, Hristiyanln dayand ilke, her eyin aydnlatc olmasn savunur. Hibir ekilde bu noktaya ulamayan bir speklasyon Hristiyanlk ddr. Hristiyanla zg bir anlatm, her zaman bir hastann baucundaki hekimin szleri gibi olmaldr; bunlar anlamak iin stajyer hekim olmak gerekmedii gibi nerede sylendiklerini de unutmamak gerekir. Tm Hristiyan dncenin yaamla olan bu i ielii (speklasyonun koruduu mesafelerin zdd olarak) veya Hristiyanln bu etik taraf, kesin olarak aydnlatmay gerekli klar ve kkl bir sapma, bir yap fark, bu tr bir

anlatm, kesinliine karn, yansz olmak isteyen bu tr bir speklasyondan ayr tutar ve bu speklasyonun szde yce kahramanl, bu kahramanlktan ok uzaktadr, aksine Hristiyan iin insanlk-d bir merak biiminden baka bir ey deildir. Kendi olmaya cesaret etmek aslnda bir bireyi, unu veya bunu deil, Tanr karsnda abasnn ve sorumluluunun devasal iinde yalnz bir bireyi kavramaya cesaret etmek demektir: Hristiyanla zg kahramanlk budur ve bunun ender olduunu da itiraf edelim; ama saf insanln iine kapanarak kendini aldatmak veya evrensel tarihin, bir hayran olma oyunu hline getirmek kahramanlk mdr? Biimi ne kadar kesin olursa olsun tm Hristiyanlk bilgisi tedirginliktir ve yle olmas gerekir; ama bu tedirginlik bile aydnlatr. Tedirginlik, yaam karsndaki, kiisel gereimiz karsndaki gerek davrantr ve bundan dolay Hristiyan iin tedirginlik en st gerektir! yansz bilimlerin ykseklii, onun iin yksek bir gerekten ok uzakta olup, gldr ve kendini beenmilikten baka bir ey deildir. Ama sylediim gibi ciddi olan ey aydnlatandr. Dolays yla, bir anlamda herhangi" bir Tanrbilim rencisinin yazabilecei bu kk kitab kaleme almay bir bakma her profesr beceremez. Ama bu hliyle bu kitabn tuhafl en azndan dnlmemi deildir ve psikolojik dorulua sahip olma ans da yok deildir. Tabii ki daha gsterili bir stil vardr, ama bu derecedeki gsterililiin fazla bir anlam yoktur ve alkanlk nedeniyle de kolaylkla anlamszln iine der. Geri kalan iin kukusuz yzeysel, ama buna ramen yapmadan duramayacam tek bir uyar : Bir daha geri dnmemek zere bundan sonraki tm sayfalarda umutsuzluun sahip olduu anlam belirtmek istiyorum! baln da iaret ettii gibi umutsuzluk are deil hastalktr. Diyalektii budur. Hristiyan terminolojide olduu gibi lm! kurtulu iin lmek, dnyada lmek olmasna ramen en korkun tinsel rezaleti ifade eder. 1848

Tanrm! ie yaramaz eyleri grmemize engel ol, Sen'in tm gereini grmek iin her eyi gren gzler ver.

Giris
"Bu hastalk hibir ekilde lmcl deildir" (Yuhanna, XI, 4) ve buna ramen Lazarus ld; ama mritler sonrasn yanl anlamlardr: "Dostumuz Lazarus, uyumutur, onu uykusundan uyandrmaya gidiyorum", sa onlara hibir kukuya meydan vermeden "Lazarus ld" demitir (XI, 14). O hlde Lazarus lmtr ve bu lm de hibir ekilde lmcl bir hastalktan olmamtr, ld bir gerektir, ama bununla birlikte hibir zaman lmcl hasta olmamtr. Kukusuz sa burada, evresindekilere, yani Lazarus'u llerin arasnda uyandran bu mucizeye inanabilen insanlara "Tanrnn bykl"n gsterecek bu mucizeyi dnyordu; yle ki "bu hastalk, yalnzca lmcl olmayp, Tanrnn olunun bununla yceltilmesi iin Tanr adna bu hastal nceden grmtr." Ama sa, Lazarus'u uyandrmam olsayd bile bu hastaln, lmn bile lmcl olmad daha az doru olmayacakt! sa mezara, "Lazarus kalk ve k" (XI, 43) diye bararak yaklat andan itibaren, bu hastaln hibir ekilde lmcl olmadndan eminiz. Ama bu szckler olmadan, "Dirilme ve Yaam" (XI, 25) olan O, sadece mezara

yaklamakla bu hastaln hibir ekilde lmcl olmadn belirtmiyor mu? Ve sa'nn varl ile birlikte bu ak bir gerek deil mi? Lazarus iin sonunda tamamen lmek zere dirilmenin ne yarar vardr! O'na inanan her insan iin Dirilme ve Yaam olan Kii'nin varl olmadan ne yarar vardr! Hayr, bu hastaln hibir ekilde lmcl olmamas, Lazarus'un dirilmesinden deil, O'nun varol" masndandr, O'nun araclndandr. nk insanlarn dilinde lm, her eyin sonudur ve sylendii gibi ya am srd srece umut vardr. Ama Hristiyan iin lm hibir ekilde ne her eyin sonudur ne de sonsuz yasam olan tek gerein iinde yitmi basit bir ykdr! ve lm. salkla ve gle tam olsa da yaamn bizim iin saladndan sonsuzca daha fazla umut ierir. Bylece Hristiyan iin lm bile "lmcl hastalk" deildir ve geici aclar da lmcl hastalk deildir: Aclar, hastalklar, sefalet, sknt, dmanlklar, ruhun veya bedenin ikenceleri, zntler ve yas. Ve insanlara, en azndan ac ekenlere ne kadar ar, ne kadar sert gelirse gelsin, ne kadar "lm en kts deil" dedirtirse dedirtsin, bir hastalk olmasa bile, hastalklara benzeyen tm bu yazgda Hristiyan iin lmcl hastalk olan hibir ey yoktur. Hristiyanln, Hristiyan'a lm dahil dnyadaki her ey zerine dnmeyi rettii yce biim budur. Bu hemen hemen, sanki onun genelde mutsuzluk olarak deerlendirilen eyin, genelde ktlklerin en kts olarak adlandrlan eyin stnde olmaktan gurur duymas gerektiidir... Ama buna karn, Hristiyanlk insann insan olarak varln unuttuu bir mutsuzluu kefetmitir! ve bu lmcl hastalktr. Doal insan, tm korkunluu bouna sayp dker ve bouna yok etmeye alr. Hristiyan ise bilanoya aldrmaz. Doal insann Hristiyan'a olan bu uzakl ocuun yetikine olan uzakl gibidir: ocuun korktuu bir ey yetikin iin korkulacak bir ey deildir. ocuk, korkun olan bilmez, insan ise bilir ve ondan korkar. ocukluun eksiklii, ncelikle korkun olan bilmemektir ve ikinci olarak bilgisizlii nedeniyle korkulmayacak eyden titremektir. Ayn durum doa insan iin de vardr! Gerekten korkunluun olutuu yeri bilmemektedir ki bu, her eye karn onu rkmekten alkoymaz, ama korkun olmayan bir eyden korkar. Ayn ekilde kutsallkla ilikisi iinde pagan sadece gerek Tanr'y bilmemekle kalmaz, ayn zamanda Tanr olarak bir puta tapar. Hristiyan, lmcl hastal bilen tek kiidir. Hristiyanlktan, doa insannn bilmedii, korkuntan bir derece daha fazla olan korku ile birlikte olan bir cesareti al r. Kukusuz cesaret her zaman sahip olduumuz bir eydir! ve byk bir tehlikenin korkusu bize daha kk bir tehlikeyi karlama cesareti verir! ve tek bir tehlikenin sonsuz korkusu bizde tm dier tehlikelerin yok olmasn salar. Ama Hristiyann korkun dersi, "lmcl Hastalk"! tanmay renmi olmaktr.

Birinci Kitap - UMUTSUZLUK LMCL BiR HASTALIKTIR.


I. Tinin Ve Ben'in Hastal Olarak Ele Alman Umutsuzluk Bylece Farkl Grnm Sunabilir: Bir Ben'i Olduunun Farknda" Olmayan Umutsuz Kii (Bu, Gerek Bir Umutsuzluk Deildir); Kendisi Olmak stemeyen Umutsuz Kii Ve Kendisi Olmak steyen Umutsuz Kii . nsan tindir. Ama tin nedir? Tin ben'dir. Ama ben nedir? Ben, kendine bal olan bir ilikidir! daha dorusu ben, iliki iinde bu ilikinin isel ynelimidir! ben, iliki olmayp ilikinin kendine dndr. nsan, sonsuzluk ile sonlunun, geici ile kalcnn, zgrlk ile zorunluluun bir sentezidir, ksaca bir sentezdir. Sentez iki terimin ilikisidir. Bu gr asndan ben, hl varolmamtr. ki terim arasndaki bir ilikide, her terim, bu iliki ile srdrd bant araclyla varolduundan, olumsuz bir birim olan nc bir terim ile olan iliki ve iki terim, ilikiye baldr! bylece ruh sz konusu olduunda, ruh ve bedenin ilikisi yalnzca yaln bir ilikidir. Bunun aksine, iliki yalnzca kendine balysa, bu son iliki olumlu bir ncdr ve bylece ben'e sahip oluruz. Kendine gnderme yapan bir iliki, bir ben, ancak kendisi ya da bir bakas tarafndan ortaya konmu olabilir. Kendine balanan iliki bakas tarafndan ortaya konursa, kukusuz bu iliki bir ncdr; ama bu nc, hl bir ilikidir yani tm ilikiyi ortaya koyan eye baldr.

Bu ekilde tremi veya ortaya konmu byle bir iliki insann ben'idir: Bu, kendine balanan ve bu ekilde bakasna balanan bir ilikidir. Buradan gerek umutsuzluun iki biiminin varolduu olgusu ortaya kar. Eer ben'imiz kendi kendini ortaya koysayd yalnzca bir umutsuzluk biimi var olurdu: Kendi olmay istememek, kendi ben'inden kurtulmay istemek, ve bu da u anlama gelmektedir; kendi olmann umutsuz istenci. Aslnda bu formln belirttii ey, ben olan iliki btnne bamllk, daha dorusu ben'in kendi gcyle dengeye ve erince ulamadaki yetersizliidir: Ben bunu ancak kendiyle olan ilikisi iinde, ilikinin tmn ortaya koyan eye balanarak yapabilir. Dahas, umutsuzluun bu ikinci (kendi olma istenci) umutsuz olmann zel bir eklini ok az olarak gsterirken buna kar lk her umutsuzluk nihai olarak umutsuzluk eklinin iinde zlr ve ona balanr. Umutsuz olan insan, zannettii gibi umutsuzluunun bilincindeyse, bu umutsuzluktan dardan gelen bir olay gibi sama bir ey olarak sz etmezse (biraz ba dnmesinden rahatsz olup sinirlerinin oyununa kanan birinin kafasnda bir arln varlndan sz etmesi gibi, arln veya basncn yalnzca isel bir duyu olmasna ramen bir cismin kafasna dtnden sz etmesi gibi), bu umutsuz kii tm gcyle kendi bana ve yalnzca kendi bana umutsuzluu yok etmek isterse, bu umutsuzluktan kamadn ve tm bu bo abasnn onu yalnzca daha derin bir umutsuzlua soktuunu syleyecektir. Umutsuzluun uyumsuzluu basit bir uyumsuzluk olmayp kendisine bal kalmakla birlikte baka bir iliki tarafndan ortaya konan bir ilikinin uyumsuzluudur; bylece bu ilikinin uyumsuzluu kendi kendine var olurken dier taraftan yaratcs ile ilikisi iinde sonsuza kadar yansr. Umutsuzluk tamamen yok olduunda, ben'in durumunu betimleyen forml udur: Ben, kendine ynelerek, kendi olmak isteyerek, kendi saydaml iinde onu ortaya koyan gcn iine dalar.

II. GCL (POTANSiYEL) UMUTSUZLUK VE GEREK UMUTSUZLUK


Umutsuzluk bir avantaj mdr yoksa bir kusur mudur? Saf diyalektik iinde kalrsak her ikisidir. Belirgin bir durum dnlmeden, umutsuzluk yalnzca soyut bir fikir olarak ele alnrsa, onu byk bir avantaj olarak dnmeliyiz. Bu acy ekmek zorunda olmak bizi hayvann stne yerletirir ki bu, tinselliimizin yceliinin veya sonsuz dikeyliimizin iareti olan dikey yryten ok farkl bir biimde bizi ayrt eden bir gelimedir. O hlde insan hayvandan stn klan, onun ac ekmesinin gerekliliidir. Hristiyan, doada yaayandan stn klan, onun bu acnn bilincinde olmasdr; tpk, bir Hristiyann mutluluunun umutsuzluktan arnarak iyileme olmas gibi. Bylece, umutsuz olabilmek sonsuz bir avantajdr ve bununla birlikte umutsuzluk zavalllklarmzn yalnzca en korkuncu deildir, ayn zamanda mahvolmamz da salar. Genellikle, olabilirin gerekle ilikisi kendini baka biimde gsterir nk, rnein istediine erimek bir avantajsa istenen ey olmak daha da byk bir avantajdr yani olabilirden geree gemek bir gelimedir, bir ykselitir. Buna karlk umutsuzluk yoluyla gclden gerein iine dlr ve burada gcln gerek zerindeki sonsuz pay dn derinliini belirler. O hlde, umutsuz olmamak ykselmek demektir. Ama tanmmz hl ak deildir. Buradaki olumsuzluk topal olmamak, kr olmamak vs. gibi bir olumsuzluk deildir. nk umutsuz olmamak, umutsuzluun mutlak eksiklii anlamna geliyorsa, bu durumda gelime, umutsuzluktur. Umutsuz olmamak, umutsuz olmaya yatknln yok edilmesi anlamna gelmelidir: Bir insann gerekten umutsuz olmamas iin, her an iinde bu olasl yok etmesi gerekir. Genelde gcln gerekle ilikisi bakadr. Filozoflar gerein, yok edilen gcl olduunu sylemektedirler, bu tam doru deildir; nk gerek doymu bir gcldr, eyleme geen bir gcldr. Burada, aksine, gerek (umutsuz olmamak), dolays yla bir olumsuzluk, gsz ve yok edilmi potansiyel bir gtr, genelde gerek olabiliri dorular, burada ise reddeder. Umutsuzluk, ilikisi kendine ait olan bir sentezin isel uyumsuzluudur. Ama sentez uyumsuzluk deildir, sentez uyumsuzluun yalnzca bir olasldr veya onu ierir. Yoksa umutsuzluun hibir izi olmazd ve umutsuz olmak yalnzca doamza zg olan bir insan zellii olurdu; yani umutsuzluk var olmazd, insan iin hastalk gibi, lm gibi yalnzca bir ac olurdu. O hlde umutsuzluk iimizdedir, ama sadece bir sentez olsaydk umutsuzlua demez-dik ve bu sentez doarken Tanr'dan kaynan almam olsayd umutsuzluu ya ayamazdk. O hlde umutsuzluk nereden kaynaklanyor? inde, sentezin kendine baland ilikiden; nk Tanr insan bu ilikiye dntrrken onun ellerinden kap kurtul" masna izin vermitir, yani bundan byle yolunu bulma ii ilikiye aittir. Bu iliki dncedir, benidir ve burada her umutsuzluun, var olduu srece, her zaman dayand

sorumluluk bulunmaktadr; umutsuzlarn, umutsuzluu bir felaket gibi ele alarak kendini ve dierlerini aldatmadaki ustalklarna ve sylevlerine ramen umutsuzluun dayana olan sorumluluk bulunmaktadr; ba dnmesi durumunda, birok bakmdan doadan farkl olmasna ramen umutsuzluun anmsatt gibi, umutsuzluun zihinle olan ilikisi, ba dnmesinin ruhla olan ilikisiyle birok benzerlik tamaktadr. Daha sonra uyumsuzluk, umutsuzluk var olduunda, bundan uyumsuzluun varln srdrd sonucu kar m? Kesinlikle hayr; uyumsuzluun sresi uyumsuzluktan deil, kendine balanan ilikiden kaynaklanr. Dier bir anlatmla, bir uyumsuzluun ortaya kt ve var olduu srece ilikiye dnmemiz gerekir. rnein birinin ihtiyatszlk nedeniyle bir hastalk kapt sylenir. Daha sonra hastalk ortaya kar ve bundan itibaren bu, kkeni gitgide daha fazla gemie ait olan bir geree dnr. Hastay hastalk gereini olasl iinde her an eritme amacndaymz gibi knamakla bir zalim ve bir canavar oluruz. Evet! Doru! Hastala hatas sonucu yakalanmtr, ama bu hata bir kez olumutur. Hastaln srmesi, hastala bir kez yakalanmasnn yaln bir sonucudur ki hastaln geliimini her zaman bu tek kez olan eye balayamayz; hastala yakalanmtr ama, hl yakalanyor olduunu syleyemeyiz. Umutsuzlukta olaylar farkldr; umutsuzluun gerek anlarnn her biri olaslna indirgenmelidir; umutsuzlua dlen her an, umutsuzlua yakalanlr, imdi, gerek gemi hline gelerek durmadan yok olur, umutsuzluun her gerek annda umutsuz kii olas tm gemii bir imdi gibi tar. Bu olgu umutsuzluun, zihnin bir kategorisi olmasndan ileri gelir ve insann sonsuzluuna denk der. Ama bu sonsuzluktan, sonsuza dein kurtulamayz; zellikle onu bir hamlede atamayz; onsuz olduumuz her an, ya onu frlatmzdr ya da frlatyoruzdur, ama sonsuzluk geri gelir, daha dorusu umutsuzlua dtmz her an, umutsuzluu yakalarz. nk umutsuzluk, uyumsuzluun deil, kendine ynelen bir ilikinin sonucudur. Ve insan, bu ilikiden ancak kendi benliinden syrlrsa kurtulabilir ki sonuta ben ve iliki ayn eydir; nk ben, ilikinin kendi zerine geri dnmesidir.

III. UMUTSUZLUK, "LMCL HASTALIKTIR.


"lmcl hastalk" dncesi zel bir anlamda ele alnmaldr. Szcn tam anlamyla k yolu, sonu lm olan bir hastalk demektir ve bylece lme yol aan bir hastaln eanlamlsdr. Ama umutsuzluu bu anlamda ele almak hibir ekilde sz konusu olamaz; nk Hristiyan iin lm bile yaama bir gei yoludur. Byle dnldnde hibir bedensel hastalk onun iin "lmcl hastalk" deildir. lm, hastalklar sona erdirir, ama kendi iinde bir son deildir. Ama "lmcl hastalk", dar anlamda kendisinden sonra hibir ey brakmadan lme varan bir hastalk demektir. Ve umutsuzluk budur. Ama dier bir anlamda, daha kat olarak umutsuzluk "lmcl hastalk"tr. nk daha ak bir anlatmla bu hastalktan lnmesinden veya bu hastaln bedensel lmle sona ermesinden ok, bu hastaln ikencesi, tersine, can ekimede olduu gibi lmle savamasna ramen kiinin gene de lememesinden kaynaklan r. Bundan dolay lesiye hasta olmak, lememektir ama burada yaam umudu yok etmektedir ve umutsuzluk son umudun eksikliidir, lmn eksikliidir. lm en byk tehlike olduu srece, yaamdan bireyler beklenir, ama dier tehlikenin sonsuzluu kefedildii zaman, lm iin umut beslenir. Ve lm umut olduu srece tehlike byd zaman, umutsuzluk lememenin neden olduu umutsuzluktur. Bu kesin tanm iinde umutsuzluk "lmcl hastalktr, elikili ikencedir, ben'in hastaldr: Sonsuza dein lmek, lmemekle birlikte lmek, lm lmek demektir bu. nk lmek, her eyin bitmesi anlamna gelir; ama lm lmek, lmn yaamak demektir; ve bunu tek bir an yaamak, onu sonsuza kadar yaamak demektir. Bir hastalktan lme gibi umutsuzluktan lnmesi iin, bu hastaln vcutta yaptnn, iimizde olumas, ben'deki ebedliin lmesi gerekir. Bu sadece bir kuruntudur. Umutsuzluktaki lm srekli yaama dner. Umutsuz olan lemez; "dnceleri ldrmek iin bir hanerin hibir deerinin olmamas" gibi, lmsz solucan, sndrlemez ate olan umutsuzluk hibir zaman kendi dayana olan ben'in sonsuzluunu yok edemez. Ama kendinin yok edilii olan umutsuzluk gszdr ve amalarna ulaamaz. z istenci, kendini yok etmektir, ama bu tam da yapamad bir eydir ve hatta bu gszlk, iinde umutsuzluun ben'in yok edilmesine ynelik amacn ikinci kez gerekletirememesidir; aksine bu, varln ylmas, hatta bu ylmann yasasdr. te bu, umutsuzluun asidi, kangrendir, ucu ieriye dnen bu ikence bizi her zaman daha derin olan gsz bir kendini yok etmenin iine batrr. Umutsuzu avutmaktan ok uzakta, umutsuzluu yok etmedeki baarszlk, aksine kinini iddetlendiren bir ikencedir; nk gemi,') umutsuzluu srekli imdide biriktirerek bylece ne

kendinden kurtu-labildii ve ne de kendini yok edebildii iin umutsuzlua dmektedir. Umutsuzluun birikiminin forml budur ve ben'in bu hastalnn iindeki atein frlamas buradan kaynaklanr. Umutsuzlua den insann bir umutsuzluk konusu vardr, buna yalnzca bir an inanlr daha fazla deil; nk hemen gerek umutsuzluk, umutsuzluun gerek yz ortaya kar. Bir eyden dolay umutsuzlua derken aslnda insan kendi iin umutsuzlua dmektedir ve imdi kendi ben'inden kurtulmaya almaktadr. Bylece "Sezar veya hi olurum" diyen tutkulu kii Sezar olamaz ve bundan dolay umutsuzlua der. Ama bunun baka bir anlam vardr, Sezar hline gelemedii iin kendi olmaya katlanamaz. O hlde, aslnda hibir ekilde Sezar olamad iin bu ben Sezar olamamaktan dolay umutsuzlua der. Tm neesini, bir o denli umutsuz olan tm neesini baka bir biimde oluturabilen bu ayn ben iin Sezar olamamak, ite bu durumda katlanlmas en g eydir. Daha yakndan bakldnda, onun iin dayan lmaz olan, hibir ekilde Sezar olmamak deildir; hibir ekilde dayanamad kendi ben'inden kurtulamamasdr. Sezar olsayd, bunu yapabilirdi; ama Sezar olamadna gre umutsuz kiimiz ben'inden kurtulamaz. znde umutsuzluu deimemektedir, nk benliine sahip deildir, kendi deildir. Sezar olarak kendi olamayaca bir gerektir, ama kendi ben'inden kurtulmu olacaktr; Sezar olamayp ben'inden kurtulamad iin umutsuzlua dmektedir. O hlde, umutsuz bir kiinin kendi ben'ini yok etmesinin onun grd bir ceza olduunu sylemek yzeysel bir dnce olacaktr. nk bu, umutsuzun umutsuzluunun, ikencesinin tam da yapamayaca eydir, nk umutsuzluk boyun emeyen, yok edilemeyen bir eyi, ben'i atee vermektedir. O hlde bir eyden umutsuzlua dmek, hl gerek umutsuzluk deildir, sadece balangtr, doktorlarn bir hastalk iin syledikleri gibi umutsuzluk kulukaya yatmaktadr. Daha sonra umutsuzluk ortaya kar: Kendinden umutsuzlua dlmtr. lm veya psevdi olan dostunu kaybetmekten dolay akta umutsuzlua dm bir gen kza baknz. Bu kaybedi gerek umutsuzluk deildir, kendi kendinden umutsuzlua dmtr. Bakasna ait hle gelseydi en ho ekilde kaybetmi ve kurtulmu olaca bu ben, bu durumda can skntsna yol aar; nk bakas olmadan bir ben'e sahip olmak zorundadr. Kendisinin bir hazine olabilecek -dier taraftan bu da baka bir umutsuzluk anlam tar- bu ben, dieri ld zaman dayan lmaz bir boluk olacaktr veya terk ediliini anmsatt iin bir tiksinti nedeni olacaktr. O hlde ona "kzm kendi kendini tketiyorsun" demeye aln; onun u yant verdiini greceksiniz: "Ah! Hayr, acm tam da kendimi tketmeyi baaramadmdan dolay". Kendinden umutsuzlua dmek, umutsuzlua kaplp kendinden kurtulmay istemek, ite her umutsuzluun forml ve ikincisi: Umutsuz olmay, kendi olmay istemek, daha nce belirttiimiz gibi (birinci blme bkz.) kendi olmann' reddedildii umutsuzluu, kendi olmann istendii umutsuzlua dntrmek demektir. Umutsuzlua den, umutsuzluu iinde kendisi olmay istemektedir. O hlde kendi kendisinden kurtulmay istemiyor mu? Grnrde hayr, ama daha yakndan bakldnda her zaman ayn elikiye rastlanlr. Bu umutsuz kiinin olmak istedii ben, hibir ekilde olmad ben'dir (nk gerekten olduu ben'i sahiplenmek, umutsuzluun tam kartdr); aslnda istedii, ben'i yaratcsndan ayrmaktr. Ama burada umutsuzlua dmesine ramen baarszla uranr ve umutsuzluun tm abalarna karn, bu Yaratc en gl olarak kalr, kiiyi olmak istemedii ben olmaya zorlar. Ama bunu yaparken, insan her zaman kendi yaratsnn bir benlii hline gelmek iin kendi ben'inden, sahip olduu ben'inden kurtulmay ister. Olmak istedii 'ben'e kavumak, tm zevkleri tatmasn salard -bu durumun da baka bir anlamda ayn derecede umutsuz olmasna ramen-; ama olmak istemedii bu "ben"i olmak zorunda kalan bu kendi, onun ikence-sidir: Kendinden kurtulamamann ikencesi. Sokrates, ruhun lmszln, ruhun hastalnn (gnahn) ruhu yok etmedeki gszlyle kantlyordu. Ayn ekilde, insann sonsuzluu, umutsuzluun ben'i yok etme gszlyle, umutsuzluun bu acmasz elikisiyle kantlanabilir, iimizde sonsuzluk olmadan umutsuzlua demeyiz; ama eer umutsuzluk ben'i yok edebilseydi o zaman umutsuzluk da olmazd. Ben'in hastal olan umutsuzluk, "lmcl hastalk" budur. Umutsuz kii lmcl bir hastadr. Baka herhangi bir hastalktan daha fazla olarak, bu hastalk varln en sayg n zne saldrr; ama insan bu yzden lemez. Burada lm, hastaln sonu deildir, bitmeyen bir sondur. Bu hastalktan kurtulmamz lm bile salayamaz, nk buradaki acsyla birlikte olan hastalk ve... lm, lememektir.

Umutsuzluun durumu budur. Ve umutsuz kiinin bundan kuku duymamas bounadr, bouna ben'ini kaybetmeye ve ondan hibir iz kalmamacasna onu kaybetmeye alr: Bununla birlikte, sonsuzluk umutsuzluu ortaya karacak ve kendi ben'ine ivileyecektir; bylece i kence her zaman kendinden kurtulamamann sonucu olarak gerekleir ve insan bylece kendi ben'inden kurtulmann bir ham hayal olduunu anlar. Ve bu kesinlie neden armalyz? Deil mi ki bu ben hem sahip olduumuz hem kendisi olduumuz varlktr, Tanrnn insana bah ettii bir dn, stelik insana olan ballndan ileri gelen dndr. nk bu ben, varlmz, Sonsuzluk'un insana tand sonsuz, yce bir ayr calktr ve ayn zamanda insan zerindeki inancdr.

ikinci Kitap - UMUTSUZLUGUN EVRENSELLiGi


Hekimlerin dedikleri gibi nasl tam olarak salkl bir insan yoksa, yakndan bakldnda, iinde bir tedirginliin, bir bozukluun, bir uyumsuzluun, nereden kaynakland bilinmeyen veya hatta bilmeye cesaret edilemeyen bir korkunun, d bir olaydan kaynaklanan bir korkunun veya kendiliinden olan bir korkunun bulunmad ve umutsuzluktan bak tek bir insann da olmad sylenebilir; bylece hekimlerin bir hastalktan sz ettikleri zaman kuluka dnemini anmalar gibi, insan, ruhunda ender olarak, aklanamayan bir korkunun isel varln ortaya koyduu bir hastalktan geer. Ve ne olursa olsun, hi kimse umutsuzlua dmeden ne Hristiyanln dnda -eer gerek bir Hristiyan deilse- ne de bizzat Hristiyanln iinde ya amamtr ve yaamyorduk nk tam olarak Hristiyan olunmadka insann iinde her zaman bir umutsuzluk tohumu kalr. Birok kii iin bu gr kukusuz bir eliki, bir abart, ayn ekilde kara ve umut krc bir dnce etkisi yaratacaktr. Bununla birlikte bu etki hibir eydir. Bu gr, karartmak bir yana, genelde bir alacakaranlk iinde braklan eyi aydnlatmaya alr; ykmak yerine yceltir; nk insan her zaman kaderinin ona verdii en st gereklilie gre ele alr: Bir ruh olmak; nihayet havada kalan bir kapris olmayp tamamen mantksal bir grtr ve bu gr abart iermez. Buna karn, genel umutsuzluk kavram grnrde kalmaktadr. Umutsuzluk bir kavram olmayp yalnzca yzeysel bir gr olmaktadr. Bu gr, iimizden her birinin umutsuz olup olmadn ilk bilen kii olduunu ileri srmekte ve umutsuz olduunu syleyen yle olduunu zannetmektedir, ama umutsuz grnmemek iin umutsuz olunduuna inanlmamas yeterlidir. Bu ekilde, gerekte evrensel olan umutsuzluk, seyrekletirilmektedir. Seyrek olan, umutsuz olmak deildir aksine seyrek olan, en ok seyrek olan, gerekten umutsuz olmamaktr. Ama umutsuzluk konusunda sradan insann yargs fazla bir ey iermemektedir. Bylece (yeterince anlaldnda binlerce, milyonlarca insan mitsizlik safna yerletiren bir rnek vermek gerekirse) ounluun gremedii ey, tam da umutsuz olmamaktan ok, umutsuzluun bilincinde olmamaktan doan bir umutsuzluk biiminin varldr. Aslnda sradan insan umutsuzluu tanmlad zaman, sizin hasta veya iyi olduunuza karar verdiinde yapt hatay yinelemektedir... ama burada daha nemli bir yanl sz konusudur; nk salk ve hastalk durumundan ok, tinin ne durumda olduu konusunda neyi gz nne alacan (iindeki dncenin ne durumda olduu bilinmeden umutsuzluk hakknda hibir ey anlalmaz) ok daha az bilmektedir. Genelde kendini hasta grmeyen birinin salkl olduu zannedilir: Hele, iyi olduunu kendisi sylyorsa. Buna karn hekimler hastalklar baka gzle deerlendirirler. Neden? nk salk konusunda gelimi, kesin fikirleri vardr ve durumumuzu deerlendirmek iin bu fikre dayan rlar. Hayali hastalklar gibi hayal salklarn var olduunu bilirler; bu sebepten hastal ortaya karmak iin ilalar verirler. nk hekimlikte her zaman durumumuz iin anlattklarmzn ancak yar sna inanan bir uygulayc bulunur. Ne durumda olduumuz, neremizden ac ektiimiz vs. ile ilgili tm kiisel duygularmza inanlsayd hekimin rol yalnzca bir yanlg olurdu. Aslnda hekimin rol yalnzca ila vermek deildir, hekim ncelikle hastal tanmak ve bylece hasta olduunu zannedenin veya kendinin iyi olduunu zannedenin gerekte hasta olup olmadn bilmek zorundadr. Umutsuzluk karsnda psikologun durumu da ayndr. Umutsuzluun ne olduunu bilir ve umutsuz olduunu veya olmadn zanneden kiinin syledikleriyle yetinmez. Aslnda, bir anlamda umutsuz olduklarn syleyenlerin her zaman yle olmadklarn da unutmayalm. Umutsuzluu taklit etmek kolaydr, hataya dlebilir ve tinsel bir olgu olan umutsuzluk iin sonusuz tm ruhsal kntlerin ve gelip geici atmalarn tm biimleri olumsuzluk olarak grlebilir. Bununla birlikte psikolog burada da umutsuzluun biimlerini bulmaktan geri durmaz; kukusuz bunun yapmack olduunu ok iyi grr, ama bu

taklit bile hl umutsuzluktur; tm bu dayanaksz kntler nedeniyle yanlgya dmez, ama bunlarn anlamszl bile hl umutsuzluktur! Ayn ekilde, sradan insan tinsel hastalk olarak umutsuzluun, genelde bir hastalk olarak eyden farkl bir diyalektik olduunu grmez. Ama bu diyalektii yeterince anladmzda, hl binlerce insan umutsuzluk kategorisinin iine aldn grrz. Bir dnem salkl olduunu kantlam biri daha sonra hastalanrsa, hekimin, onun daha nce salkl olduunu ve imdi hastalandn sylemek hakkdr. Bu, umutsuzluk sz konusu olduunda farkldr. Ortaya k daha nce var olduunu gstermektedir. Bundan dolay umutsuzlua dt iin kurtulamam biri konusunda hibir zaman bir karara varlamaz. nk onu umutsuzlua dren olay bile tm gemi yaam umutsuzluk olduunda ortaya kar. Buna karn atei olan biri iin gemiinde her zaman ateli olduunun sylenemeyecei aktr. Ama umutsuzluk tinin sonsuzlua balanan bir kategorisidir ve bu nedenle diyalektiinin iine biraz da sonsuzluk girer. Umutsuzluun sadece bir hastalktan farkl bir diyalektii yoktur! ayn zamanda tm belirtileri de diyalektiktir ve bu nedenle sradan bir insann, umutsuz olmadnz belirleyemedii zaman hataya dme olasl yksektir. Aslnda umutsuz olmamak aka u anlama gelebilir: Umutsuzsunuzdur ya da umutsuzlua kaplm ve bundan kendinizi kurtarmsnzdr. Sakin ve kayglardan kurtulmu olmak, umutsuz olunduu anlamna gelebilir, hatta bu sakinlik, bu gven umutsuzluk olabilir; ve ayn ekilde umutsuzluk ald zaman elde edilen huzuru gsterebilir. Umutsuzluun yokluu, bir hastaln yokluu anlamn tamaz; nk hasta olmamak, kesinlikle hasta olunduu anlamna gelmez; buna karn umutsuz olmamak, umutsuz olunduunun iareti bile olabilir. O hlde rahatszln kendisinin hastalk olduu bir hastalkta durum ayn deildir. Hibir benzerlik yoktur. Burada rahatszln kendisi diyalektiktir. Rahatszl hi hissetmemek umutsuzluun ta kendisidir. nsan tin olarak ele aldmzda (ve umutsuzluktan sz edebilmek iin insan her zaman bu kategori iinde ele almalyz), bunun nedeni, insann kritik bir durum iinde olmaktan kurtulamamasdr. Neden salk iin deil de yalnzca hastalklar iin krizden sz ediyoruz? nk bedensel salk durumunda, dorudanlk iinde kalnr; yalnzca hastalkla diyalektik var olur ve bylece krizden sz edilebilir. Ama tinselci iin veya insana bu kategori iinde bakld zaman, hastalk ve salk, ikisi de kritik durumlardr ve tinin dorudan bir sal yoktur. Buna karn, insanda yalnzca ruhun ve bedenin yaln bir sentezini grmek iin tinsel yazgya srtmz dndmz andan itibaren (ve bu yazg olmadan, umutsuzluktan sz edemeyiz), salk yeniden dorudan bir kategori hline gelir ve bu, ruhun veya bedenin diyalektik bir kategori durumuna gelen hastaldr. Ama umutsuzluk tam da insanlarn tinsel yazglarnn bilincinde onamalardr. Hatta onlar iin en gzel ve en hayranlk verici olan eyler, en parlak dnemindeki kadnlk, her bar, uyum ve coku yine de umutsuzluktur. Bu, aslnda mutluluktur; ama mutluluk tinin bir kategorisi midir? Kesinlikle hayr. Ve umutsuzluk en deerli yerini sadece mutluluun derinliklerinde bulurken, korku, umutsuzluk olan ve yalnzca gizlenmek isteyen mutluluun en gizli derinliklerine yerleir. Yanltc gvenliine ve bar ma karn, her / masumiyet korkudur ve hibir zaman masumiyet, korkunun nesnesi olmad zamandaki gibi korkmaz bir korkunluun en kt betimlemesi bile, neredeyse dalgnlkla sylenmi ama yine de belirsiz bir tehlikeye gre hesaplanp ustaca seilmi bir szckle dncenin yapt denli masumiyeti rktemez; evet, masumiyet zerine salnacak en byk dehet, aka deinmeden, durumunun ne olduunu ok iyi bildiini ona ima etmektir. Aslnda, onun bunu bilmedii dorudur, ama Hibir zaman dncenin yokluktan oluturduu tuzaklar kadar etkili ve salam tuzaklar olamaz ve hibir zaman hibir ey olmad zamanki gibi kendi olamaz. Sadece keskin bir dnce, daha dorusu byk bir inan, yokluu aratrmaya; daha dorusu sonsuzluu yanstmaya katlanabilir. Bylece en gzel ve en hayranlk uyandrp en parlak dnemindeki kadnlk, her eye ramen umutsuzluktur, mutluluktur. Ayrca bu masumiyet yaam kat etmek iin pek yeterli deildir. Yaamn sonuna kadar elimizde yalnzca bir mutluluk varsa pek ileri gidemeyiz, nk umutsuzluk bu noktadadr. Aslnda tam da, sadece diyalektik olduu iin umutsuzluk, hastalktr, sefaletlerin en ktsnn bu umutsuzlua sahip olmamak olduunu syleyebiliriz... ve ondan kurtulmak istenmedii zaman her eyden daha zararl olmasna ramen umutsuzlua yakalanmak kutsal bir anstr. Demek ki, bu durumun dnda iyilemek bir mutluluktur ve hastalk sefalettir. O hlde sradan insann, umutsuzluu istisna olarak grmesi byk bir hatadr; aksine umutsuzluk kuraldr. Ve sradan insann varsayd gibi umutsuz olduklarn zannetmeyenlerin veya hissetmeyenlerin umutsuz olmadklarn ve yalnzca umutsuz olduklarn syleyenlerin umutsuz olmalar gerektii yle dursun aksine,

soytarla kamadan umutsuzluunu aklayan insan iyilemeden uzak deildir ve hatta umutsuz olmadklar zannedilenlerden ve kendilerini yle zannedenlerden daha fazla -diyalektik bakmdan bir derece daha fazla iyilemeye yakndrlar. Burada kukusuz psikolog beni dorulayacaktr. Kural, insanlarn ounun, tinsel yazglarnn fazla bilincinde olmadan yaadklar eklindedir... umutsuzluun ta kendisi olan tm bu sahte tasaszlk, tm bu sahte yaamdan tatmin, vs. buradan kaynaklanmaktadr. Ama genel olarak, umutsuz olduklarn syleyenlerden kimileri, tinsel yazglarnn bilincinde olabilecek derinlie sahip olduklar iin umutsuzdurlar, kimileri ise ac olaylarn veya etin kararlarn farkna varmalarna neden olduu 'iin umutsuzdurlar, bunun dnda kalanlar ok azdr; nk gerekten umutsuz olmayan kiilerin says ok azdr. Ha! nsanln skntlar ile ilgili sylenenleri ok iyi biliyorum... ve buna tm dikkatimi veriyorum, ben de ok olaya tank oldum; o kadar ok bozulan varlk var ki! Ama sadece yaamn sevinlerinin veya aclarnn aldatt varlk boa gidiyor, bu varlk sonsuzluk iin kesin bir kazan m olarak hibir zaman bir tin, bir ben olma bilincine ulaamyor, baka bir anlatmla ne bir Tanrnn varlm ne de kendi beni'nin bu Tanr iin var olduunu hissetmeye veya saptamaya ulaabiliyor; ama bu bilin, sonsuzluun bu kazanmn ancak umutsuzluun tesinde elde edebilir. Ve dier sefalet! Mutluluklarn mutluluu olan bir dncenin hayal krklna uram varlklar! Ne yazk ki deerli olann dnda kalan her eyle eleniliyor ve ynlar elendiriliyor! Bu mutluluk onlara hibir zaman anmsatlmadan yaamn basamaklarnda glerini tketmeye yneltiliyorlar! Ynlar hlinde itiliyorlar... ve her bireyin tek bana en yksek amaca ulamas iin ynlar datmak ve her bireyi ayrt etmek yerine, ynlar aldatlyor; bu en yksek ama, yaanmaya deecek ve tm bir sonsuz yaam besleyecek tek amatr. Tm bu sefalet karsnda sonsuza kadar alayabilirim! Ama tm hastalklarn en kts olan hastaln benim iin en korkun iareti, onun gizemidir. Yalnzca bu hastal ondan ac ekenden saklamak iin gsterilen arzular ve iyi niyetli gayretler deil, yalnzca bu hastaln hi kimse farkna varmadan insann iine yerlemesi deil, ayn zamanda bu hastaln insann iine onun varln hi bilmeden ok iyi bir biimde saklanabilme sidir. Ve kum saati, dnyann kum saati boald ve yzyln tm grltleri sustu; lgn ve ksr abamz bitti, yaknlarna gelince, sonsuzlukta olduu gibi- erkein veya kadnn, zenginin veya yoksulun, klenin veya efendinin, mutlunun veya mutsuzun olduu gibi- her ey sessizlik iindedir! ban ister tacn parltsn tasn ister basit insanlar n arasnda kaybol-sun, ister yaln zca gnlerin skntlarna ve aln terlerine sahip ol, ister dnya durduu srece nn yceltilsin, ister isimsiz ve unutulmu olarak saysz kalabalklarn iinde kaybol, ister seni kaplayan bu grkem tm insansal betimlemeleri asn, ister insanlar, ne olursan ol seni yarglarn en acs, en alaltcs ile vursunlar, sonsuzluk mil- / yonlarca benzerinden her biri iin olduu gibi senin iin de tek bir konuda bilgiyle donanacaktr: Yaamnn umutsuz olup olmad ve umutsuzsa bunu bilip bilmediin veya bu umutsuzluu bir korku gizi gibi, sulu bir akn meyvesi gibi iine sokup sokmadndan veya umutsuz olarak ve dierlerine nefret duyarak fkeye kaplp kaplmadn konusunda. Ve eer yaamn yalnzca umutsuzluu tayorsa gerisinin hibir nemi yoktur! ster zaferler isterse yenilgiler sz konusu olsun, senin iin her ey kaybedilmitir, sonsuzluk seni artk hi iine almaz, seni hi tanmamtr veya daha da kts seni tanrken seni kendi ben'ine, umutsuzluun ben'ine iviler!

nc Kitap - UMUTSUZLUGUN KiSiLESTiRiLMELERi


Ben olan sentezin etmenlerini dikkatle inceleyerek umutsuzluun eitli kiiletirilmelerini soyut olarak ortaya karabiliriz. Ben, sonsuzun ve sonlunun bileiminden oluur. Ama sentezi, bir ilikidir ve bu iliki trev olsa da kendine, yani zgrlk olan eye baldr. Ben, zgrlktr. Ama zgrlk, olabilirin ve zorunluluun iki kategorisinin diyalektiidir. Umutsuzluu zellikle bilin kategorisi altnda ele almay ihmal etmemek gerekir: Umutsuzluk ister bilinli, ister bilinsiz olsun, doadan farkldr. Kavramsal olarak bakldnda umutsuzluk kukusuz bilinlidir; ama buradan umutsuzluun yerletii ve bylece ilke olarak umutsuz diye adlandrlan bireyin umutsuz olduunun bilincinde olduu sonucu kmaz. Bylece bilin, isel bilin belirleyici etkendir. Ben sz konusu olduunda her zaman belirleyicidir. Bilin, benin lsn verir. Ne kadar bilin varsa o kadar ben vardr; nk bilin ne kadar geliirse, isten o kadar geliir ve ne kadar isten varsa, o kadar ben vardr. stensiz bir insanda ben yoktur; ama ne kadar ben'i varsa ayn ekilde o kadar kendinin bilincindedir.

I- BiLiN AISINDAN DEGiL DE YALNIZCA BENiN SENTEZiNiN ETKENLERi AISINDAN ELE ALINAN UMUTSUZLUK ZERiNE A. Sonlunun ve sonsuzun ikili kategorisi iinde ele alnan umutsuzluk
Ben, kendi kendine balanan ve kendi olmak amacn tayan -ki bu, ancak Tanr'ya balanmakla gerekleebilir -sonsuzun ve sonlunun bilinli sentezidir. Ama kendi olmak, somut hle gelmektir ki bu, sonlu veya sonsuzda oluamaz; nk oluum hlindeki somut, bir sentezdir. O hlde evrim, kendi ben'inin "sonsuzlatrlmas" iinde durmadan uzaklamak ve "sonlulatrma" iinde durmadan kendine dnmektir. Buna karn kendi hline gelmeyen ben, haberi olsun veya olmasn umutsuzluunu srdrr. Bununla birlikte varoluun her an nda "ben" oluum hlindedir, nk ben (g olarak) gerekten var deildir ve yalnzca olmas gerekendir. O hlde kendi hline gelmeyi baaramad srece ben kendi deildir; ama kendi olmamak umutsuzluktur.

a)Sonsuzluun umutsuzluu veya sonlunun eksiklii


Bu, iinde etkenlerden birinin kendi zdd olduu ben'in sentezinin diyalektiine dayanmaktadr. Umutsuzluun hibir biiminin dorudan (diyalektik olmayan) tan m verilemez; her zaman, bir biiminin kendi zddn yanstmas gerekir. airlerin umutsuzluun kendini anlatmasn salarken yaptklar gibi umutsuz kiinin umutsuzluk iindeki durumunu diyalektiksiz betimleyebiliriz. Ama umutsuzluk ancak zdd ile tanmlanr; ve anlatmn sanat deerine sahip olmas iin renk uyumu iinde zddnn diyalektik bir yansmasn tamas gerekir. O hlde kendini nceden sonsuz zanneden veya sonsuz olmak isteyen her insansal ya amda, her an bile umutsuzluktur. nk ben, snrlandran sonlunun ve snrszlatran sonsuzun bir sentezidir. O hlde sonsuzlukta kaybolan umutsuzluk, gerekddr, ekilsizdir; nk ben umutsuzken ancak kendi kendine effaf olarak Tanr'ya kadar ulamakla sala sahip olur ve umutsuzluktan bak olur. Gerek dnn ncelikle d gcne bal olduu gerektir; ama d gc de duyguya, bilgiye, istence dokunur; bylece hayali bir duyguya, bilgiye, istence sahip olunabilir. D gc genelde sonsuzlatrmann etmenidir, dierlerine benzer bir yeti deildir... ama dierlerinin yn deitirmesine neden olur. nsanda duygu, bilgi ve isten olarak bulunan ey son noktada d gc olarak sahip olduu eye, yani tm bu yetilerin d gc iine yansrken kesitikleri biime dayanr. D gc, sonsuzluu yaratan dncedir, ayn ekilde yal Fichte, bilgiyi de iine alacak ekilde tm kategorilerin kaynan d gc iine yerletirmekte hakldr. Ben'in dnce olmas gibi d gc de dncedir, ben'i retir ve retirken ben'in olabilirini de yaratr; ve younlua sahip ben'in younluunun olabiliridir. nsan sonsuzlua tayan d gcdr, ama hayal bunu, insan kendinden uzaklatrarak ve bylece tekrar kendine dnmekten alkoyarak yapar. O hlde duygu bir kez dsele dntnde, ben, sonunda bir bireye bal olmadan, ama bilmem hangi soyut varl, rnein insanlk fikrinin varln paylaarak bir tr kiisiz, insanlk d bir duygu hline gelecek ekilde yava yava buharlap uar. Duyularnn egemenlii altna girmi romatizmalnn igdsel olarak bedeninin en kk hava deiimini hissetmesine yol aacak kadar rzgrlarn ve iklimin etkisine bal olmas gibi d gcne, gmlm insan her zaman sonsuzlua katlr; ama bu, her zaman artk kendi olmadan gerekleir, nk bu durumda ben'inden srekli uzaklar. Ayn serven, hayali hle gelen bilginin de bana gelir. Burada ben'in geliim yasas, eer gerekten ben'in kendi hline gelmesi gerekliyse, bilginin bilinle beraber gitmesidir ve ben ne kadar bilirse, kendini o kadar tanr. Yoksa gelitii lde bilgi, iinde ina edilecek insann kendi ben'ini harcad -ki bu biraz piramitleri yapmak iin insan yaamlarnn ya da Rus korolarnda olduu gibi yalnzca tek bir nota elde etmek iin nice seslerin harcanmas gibidir rkn bir bilgiye dnerdi. Yine bu serven, d gcn benimsediinde isten iinde oluur; ben her zaman daha fazla uup gider. nk isten soyut olduu kadar somut olursa -ki burada hibir ekilde sz konusu deildir-, amalar ve kararlar sonsuzluu ne kadar benimserse, isten hemen gerekleebilir en ufak aba iin olduu gibi kendi iin de o denli kullanlabilir olur! ve bylece, sonsuzlaarak kendine daha fazla dner, kendine en uzak olduu zamanda

(amalarnda ve kararlarnda en sonsuz olduu zaman) bugnn, bu saatin, bu ann hl gerekletirilebilir abasnn bu sonsuz-kk parasn tamamlamaya en yakn andadr. Ve istemek, bilmek veya duyumsamak olan etkinliklerinden biri bylece d gcn benimsemise, sonunda tm bende d gcn benimseme riskini tar ve kendinden ok, bu hayalin iine atlar veya kendini bu hayalin srklenmesine brakr! her iki durumda da sorumludur.) Bu ekilde, sonsuzlaarak veya elden daha fazla uzaklamaktan baka bir eyin gelmedii ben'inden her zaman yoksun soyutun iine kapanarak hayali bir var olu srdrlr. Bu durumda dinsel alanda ne olup bitti ine bakalm. Tanr'ya ynelme ben'i sonsuzlukla donatr, ama hayal ben'i tkettiinde, buradaki sonsuzlama insan ancak bo bir sarholua gtrr. nsan bu durumda gerekte kendi ben'ine dnemedii ve kendi kendisi olamadndan, bazlar Tanr iin var olma fikrini dayan lmaz bulabileceklerdir. Bu ekilde d gcne tutsak olmu byle bir mmin (Onu, kendi szleriyle kiiletirmek iin) yle diyebilecektir: "Bir serenin yaayabilecei anlalyor, nk Tanr iin yaamasn bilmiyor. Ama bilginin kendisi! Ve hemen deliliin veya yokluun iinde yok olmamak nasl mmkndr!" Ama bu ekilde d gcne tutsak olmu biri, yani bir umutsuz iin yaatt, ou zaman farknda olsa da ve herkesin yaamna benzer biimde geicilikle, akla, aile ile, erefle ve beenilerle dolu olarak kendi yolunu pekl izleyebilir!... belki de daha derin bir anlamda bu insanda ben'in eksik olduunu fark etmiyoruzdur. Ben, hibir biimde dnyada nem verilen eylerden biri deildir, aslnda ben en az merak edilen ve sahip olunduunun grlmesine izin verilmesinin en sakncal olduu eydir. Tehlikenin en by olan ben'in kayb, aramzda hibir ey olmam gibi fark edilmeden gerekleebilir. Ne olursa olsun, bacan veya kolun, servetin, kadnn vs. veya bilinmeyen herhangi baka bir eyin kayb, hibir ey bu kadar az grlt yapamaz.

b)- Sonludaki umutsuzluk veya sonsuzluun eksiklii


ada gsterildii gibi bu, umutsuzluk iindeki terimlerden birinin kendi zdd olmay srdrd ben'in diyalektiinden, sentez olgusundan ileri gelmektedir. Sonsuzluk eksiklii, umutsuzca skmakta ve snrlamaktadr. Ve doal olarak burada sz konusu olan, ahlk" sal darlk ve yoksulluktur. Aksine dnya, yalnzca entelektel veya estetik yoksulluktan veya her zaman daha fazla ilgilendii nemsiz eylerden sz eder! nk dncesi, tam da nemsiz eylere sonsuz deer vermektir. nsanlarn dncesi, biricik gereksinmemizden kuku duymadan (nk tinsellik kuku duymaktr), her zaman kk farkllklarmza taklr, ayn ekilde bu dncenin, ben'in kayboluu olan bu dar kafallk, bu yoksulluk hakknda hibir fikri yoktur: Ben sonsuzluun iinde uup gittii iin deil, temelde sonlunun iine kapand iin kaybolmutur ve bir ben yerine yalnzca bir saydan, fazladan bir insan varlndan, sonsuz bir sfrn yinelenmesinden baka bir ey olmad iin kaybolmutur. inde umutsuzlua dlen bu dar kafallk, asl olann eksikliidir veya ondan syrlmadr, tinsel olarak idi edilmedir. Temel yapmz aslnda her zaman kendi hline gelmek zorunda olan bir ben olarak dzenlenmitir; ve, ben bu hliyle kukusuz hibir zaman az deildir, ama buradan bu alar yumuatmak deil sertletirmek gerektii sonucu kar; hibir ekilde ben'in, bakasndan korku nedeniyle, ne kendi olmay reddetmesi ne de tm benzersizlii iinde kendi olmaya cesaret etmemesi sonucu kmaz. Ama ben'in kaybolmasna varacak kadar sonsuzluun iine krlemesine dalan umutsuzluun yannda, "bakas" tarafndan ben'inden yoksul braklmaya raz olan baka bir tr umutsuzluk da vardr. evresinde byk kalabalklarn toplandn grmekle, dnyan n gidiatn kavramaya alrken bu kadar ok insansal ileri omuzlarna almakla bu umutsuz kii kendini unutur, kutsal ismini unutur, artk kendine inanmaya cesaret edemez ve kendi olmay ok g bir olay grr ve dierlerine benzemeyi, bir takliti, yn iinde kaybolan bir numara olmay daha basit ve gvenli bulur. zet olarak, umutsuzluun bu biimi insanlarn gznden kaar. Bu_ ekilde ben'ini kaybeden bu tr umutsuz kii dnyada baarmak, uygun olmak iin belirsiz bir yetenee kavuur. Burada hibir glk yok, burada ben ve sonsuzlamas bir engel olmaktan kmtr; kaydrak ta gibi przsz olan insanmz her yerde tedavldeki para gibi dolar. Umutsuz bir kii olarak ele alnmas bir yana, tam da istenilen insan olarak gsterilir. Genelde insanlar korkulacak neyin olduunu, nedenin ne olduunu bilmemektedirler. Ve yaam engellemek yerine kolaylatran ve sizi keyifle dolduran bu umutsuzluk, doal olarak umutsuzluk gibi ele alnmamaktadr. Bilgelik

kurallarndan baka bir ey olmayan ataszlerinin neredeyse hepsinde grld gibi, insanlarn gr budur. Susarak bir kez piman olunmasna karn, konuulduu iin on kez piman olunduunu savunan zdeyi de bu anlamdadr; niin? nk maddesel bir olgu olan szlerimiz bizi skntlara sokabilir ki bu gerektir. Ama susmak da pek o kadar masum deildir! Hele, tehlikelerin en kts olduu zaman. Susan insan aslnda kendi kendisiyle ba baa olmak zorundadr ve gerek onu cezalandrarak, szlerinin sonularn stne ykarak onun imdadna yetimemektedir. Bu anlamda susmann bir bedeli yoktur. Ama ayn zamanda korkulacak eyin nerede olduunu bilen kii, isel bir ynelimle ve dta hibir iz brakmadan her ktlkten, her hatadan daha fazla korkar. nsanlarn gznde tehlike, kaybetme olasl nedeniyle riske girmektir. Hi riskin olmay, ite bilgelik. Buna ramen hi riske girmemek, bu kadar kolay bir eymi gibi kaybedilmi olmasna ramen riske girerek kaybedilmeyecek eyi kaybetmek ne korkun kolaylktr: Kaybedilen nedir? Kendin. nk riske girersem ve aldanrsam, o zaman(!) yaam beni kurtarmak iin cezalandrr. Ama hi riske girmezsem bana kim yardm eder? Belirgin anlamyla hibir ey tehlikeye atlmad srece (bu, kendi ben'inin bilincinde olmaktr) alaka bu dnyan n tm olanaklarna kavuurum; ve ben'imi kaybederim. Sonsuzluun umutsuzluu budur. Bir insan mkemmel bir biimde grnrde insan, geici bir yaam srebilir, bakalarnn vgleri ile erefe, itibara ve dnyasal tm amalar n ele geirilmesine doru yol alabilir. nk yzylmz, sylendii gibi sadece kendi cinsinin dnyaya adanm, yeteneklerini kullanan, paralar yan, sylendii gibi baarya ulam insanlarndan, nceden yle olacaklar grlen artistlerden, vd.'den olumutur, bunlarn isimleri belki tarihe geecektir, ama gerekten kendileri mi idiler? Hayr, tinsel olarak, ben'leri; her eyi tehlikeye atacak ben'leri, Tanr karsnda mutlak olarak ben'leri yoktu... ne kadar bencil olsalar da ben'leri yoktu.

B- Olabilirin ve zorunlulugun ikili kategorisi asndan ele alman umutsuzluk


Olabilir ve zorunluluk ben'in oluumunda eit hlde vardr (eer ben zgr deilse, aslnda ben iin hibir gelecek yoktur). Ben'in sonsuzlua ve sonlulua olduu gibi eit bir biimde olabilire ve zorunlulua gereksinimi vardr. Zorunluluk eksikliinden olduu kadar olabilirin eksikliinden de umutsuzlua der.

a-Olabilirin umutsuzluu veya zorunluluun eksiklii


Daha nce grld gibi bu olgu diyalektie dayanmaktadr. Sonluluk, sonsuzlua snrlar getirir; ayn ekilde olabilirin alanndaki zorunluluun alkoyma rol vardr. Sonlunun ve sonsuzun sentezi olarak ben, ncelikle ortaya konmu, var olmutur! daha sonra gelimek iin imgelem perdesine kendini yanstr ve onda olabilirin sonsuzluunu uyandran ey budur. Ben, zorunluluk kadar olaslk tar, nk pekl kendisidir ama kendisi hline gelmek zorundadr. Ben, zorunluluktur, nk kendisidir ve olabilirdir, nk kendisi hline gelmek zorundadr. Eer olabilir, zorunluluu alt ederse ve bylece ben, j olabilirin iine onu zorunlulukla ilintilendiren hibir balant olmadan atlr ve kaybolursa, olabilirin umutsuzluuna sahip olunur. Bylece ben, olabilirin iinde bir soyutluk hline gelir, yer deitirmeyi baaramadan rpnarak tkenir, nk onun gerek yeri, zorunluluktur: Aslnda kendi hline gelmek, olduu yerde kalan bir devinimdir. Olmak bir balangtr; ama kendi olmak, olduu yerde kalan bir devinimdir. Olabilirin alan bu ekilde ben'in gznde gitgide geniler, ben bu alann iinde her zaman daha fazla olaslk bulur, nk burada hibir gerek oluamaz. Sonunda, olabilir her eyi kapsar; ama bu ekilde uurum ben'i yutmutur. En kk olabilir, gereklemek iin belirli bir zaman isteyecektir. Gerek iin gereken bu zaman, sonunda, her ey anlarn tozlar hlinde ufalanacak ekilde klr. Olabilirlikler "gitgide daha youn hle gelirler; ama bu olabilirlikler, aslnda younluk yalnzca olabilirin geree dnt yerde bulunduu iin gerek hline gelemezler. Bir an bir olabilir ortaya kar kmaz hemen dier bir olabilirlik ortaya kar, sonu olarak tm bu grntler o kadar hzl geerler ki her ey bize mmkn grnr ve bylece, Ben'in artk-yalnzca bir serap olduu en u na ularz. imdi onda eksik olan, biri gerein dna kt denildii zaman gnlk dilin belirttii gibi gerektir. Ama bu duruma daha yakndan bakarsak, eksik olan zorunluluktur. nk filozoflara ramen, gerek, olabilirlikle zorunluluun iinde birlemez, gerein iinde olabilirle birleen, zorunluluktur. Ben'in olabilirin iinde kaybolmas, en azndan genel anlamyla g eksikliinden kaynaklanmamaktadr. Eksik olan, aslnda iimizde bulunan zorunlulua, isel snrlarmz olarak adlandrlabilecek eye uyma gcdr. Byle bir ben'in bahtszl

bu dnyada hibir eye ulaamamaktan deil, kendinin bilincinde olmayndan, kendi olan bu ben'in kesin bir belirleni, bir zorunluluk olduunu fark etmemi olmasndan kaynaklanmaktadr. Bunun yerine insan kendi ben'ini olabilirin iinde gerekd yansmaya brakarak kaybolmutur. Kendimizi daha nce tanmadan aynada gremeyiz, yoksa bu, kendini grmek deil, sadece bakasn grmek olurdu. Ama olabilirlik, ancak byk bir zenle kullanmak zorunda olduumuz olaanst bir aynadr. Aslnda yalan syleyebilmemiz bu aynalardan biridir. Kendine z olabilirlii iinde bakan bir ben, ancak yar yarya gerektir; nk bu olabilirlik iinde hl kendi olmaktan ok uzaktadr veya ancak yar yar ya kendidir. Daha sonra kendi zorunluluunun neye karar verecei hl bilinememektedir. Olabilirlik, cazip bir davet alp hemen evet diyen bir ocuun yapt gibi yapmaktadr! geriye, ebeveynlerin buna izin verip vermeyecei konusu kalyor... ve ebeveynler zorunluluun ilevini grmektedirler. Olabilirlik gerekten tm olabilirlikleri, bylece tm yanlmalar ve zellikle iki yanlgy tar: Biri istek, zlem biiminde, dieri hayali melankoli biiminde (umut, tedirginlik veya korku). Tpk birden ender bir ku gren ve nce kendini ona ulaacak noktada sanp onu izlemekte inat eden, ok sayda efsanenin szn ettii valye gibi... ama ku gece oluncaya kadar srekli kaar ve valye yalnzl iinde artk dn yolunu bulamaz: stein olabilirlii de byledir. .stek, olabiliri zorunlulua getirmek yerine, onu dn yolunu kaybedinceye kadar izler. Melankolide de bunun zdd ayn biimde oluur. Melankolik bir akn bir insan, korkusunun bir olabilirinin peine der! sonunda onu kendinden uzaklatrr ve iinde yok olmaktan o kadar korktuu bu kayg ve arlk iinde bu olabiliri yok eder.

b) Zorunluluk iindeki umutsuzluk veya olabilirin eksiklii


Olabilirin iinde kaybolmann ocuun mrldanmalarna benzediini varsayn, bu durumda olabilirden yoksun kalmak, dilsiz olmaktr. Zorunluluk yalnzca sessiz harfler gibi grnmektedir, onlar telaffuz etmek iin olabilirlik gereklidir. Eer olabilirlik eksik kalrsa, yazg bir varln bundan mahrum olmasna yol aarsa, bu varlk umutsuzlua der ve olabilirliin eksik kald her an, umutsuz olur. Sylendii gibi umut iin bir a vardr veya hl belirli bir dnemde, yaamn belirli bir annda umutla veya olabilirlikle dolup tald olmutur. Ama bunlar sadece geree ulamayan bo szlerdir: nk her eyi umut etmek ve bu tr umutsuzlua dmek, hl gerek umut deildir, gerek umutsuzluk da deildir. lt udur: Tanr iin her ey mmkndr. Her zamann ve dolays yla her ann gerei budur. Bu gnlk nakarattr ve bu nakarat farknda olmadan srdrlr; ama bu szck ancak her eyin sonuna gelmi ve hibir baka insansal olabilirliin var olmad insan iin belirleyicidir. O hlde onun iin temel olan, Tanr'ya inanma istenci varsa, Tanr iin her eyin mmkn olduuna inanp inanmamasdr. Ama bu, akln yitirmek iin forml deil midir? Tanr y kazanmak iin akl yitirmek, inanma eylemi budur. Bu durumda olan bir kiiyi varsayalm: Dehet iindeki bir hayalin tm gleri, ona, titrerken bilmem hangi dayan lmaz korkuyu gsterecektir. nsanlarn gznde kayb kesin bir olgudur... ve ruhunun umutsuzluu, umutsuzca umutsuz olma hakk iin, hatta diyebilirim ki tm varlnn umutsuzluk iine yerlemesinden alaca doyum iin savar! kendisine engel olmak isteyen bir kii karsna kmadka umutsuzluunu hibir eyi lanetlememeye dein vardrr. airlerin airi, Richard'de bunu hayran olunacak biimde dile getirmitir. Beshrew thee,cousin,which didst lead me forth Of that sweet way I was into despair* (Perde III, Sahne II) * "Beni bu ie soktuun iin lanet olsun sana kuzen. Ve sen de beni tatllkla bu umutsuzlua srkledin." O hlde kurtulu, insansal en st olanakszdr; ama Tanr iin her ey mmkndr! Bu, olabilirlik iin bir lgn gibi savaan inancn savadr. Aslnda onsuz hibir kurtulu yoktur. Bir baylan olduu zaman insanlar su, kolonya diye barrlar. Ama umutsuzlua den biri iin olanak, olanak diye haykrlr. Umutsuz kii ancak olanakla kurtar labilir. Bir olanak:Ve umutsuz kiimiz yeniden nefes alr, yeniden yaamaya balar, nk olanak olmadan nefes alnamaz diyebiliriz. Bazen insanlarn ustal, olana bulmak iin yeterli olur! ama inanmak sz konusu olduunda yalnzca bir il vardr: Tanr iin her ey olanakldr.

Savam budur. k yolu bir noktaya dayanmaktadr: Savaan olasdan yararlanmak istiyor mu: inanmak istiyor mu? Ve bununla birlikte insanca konumak gerekirse, son derece kesin olarak kaybettii eyi ok iyi bilmektedir. Ve inancn diyalektik devinimi budur. Genelde insan, u veya bu eyin bana gelmeyeceini hesap ederek umuda, olasya vs. tutunmakla yetinir. Daha sonra olay meydana gelir ve mahvolur. Gz pek insan, riski ok eitli etmenlere bal olan bir tehlikenin iine atlr; ve risk gerekleir, umutsuzlua der, yenilir, inanl kii, insan olarak kaybn (boyun edii veya cesaret ettii eyde) grr ve duyumsar; ama inanr. Bu, onu mahvolmaktan korur. Kurtulu yntemi konusunda her eyini Tanr'ya teslim eder, ama Tanr iin her eyin mmkn olduuna inanmakla yetinir. Kendi yok oluuna inanmak, olanakszdr. nsan olarak anlamak onun yok oluudur ve ayn zamanda olabilirlie inanmak, inanmaktr. Bylece belki korkudan kurtulmasn salayarak, belki her beklentiye karn mucizev, kutsal yardmn ortaya kt dehet araclyla Tanr mminin yardmna koar. Mucizev, nk bir insann ancak bundan on sekiz yzyl nce kurtarldna inanmak ne byk bir erdemli grnmedir! Mucizenin yardm etmesi her eyden nce kurtulu olanakszl ve daha sonra bizi kurtaran bu gcn karsndaki drstlmz dolays yla sahip olduumuz tutkulu zekya dayanmaktadr. Ama genel kural olarak insanlar bunlarn ikisine de sahip deillerdir; onlar bu mucizeyi kefetmek iin zeklar n bile kullanmadan yardmn olanakszln haykrrlar ve daha sonra nankr insanlar gibi yalan sylerler. Mmin, olabilirin sonsuzluu ve umutsuzluun kesin panzehirini elinde tutar; nk Tanr her an her eyi yapabilir. elikileri zen inancn sal budur. Ve bu elikilerden biri de kaybn insansal gereklii ve ayn zamanda bu kayba ramen bir olabilirin varldr. Sonuta salk elikili olan zme gc deil midir? Szgelimi, fizikte bir hava akm bir elikidir, souun ve scan diyalektik d bir uyumsuzluudur ve salkl bir beden farkna varmadan bu uyumsuzluu zer. nan da ayndr. Olabilirden yoksun olmak, her eyin bizim iin ya zorunluluk ya da bayalk hline dnmesi anlamn tamaktadr. Gerekirci, kaderci kiiler benlerini kaybeden umutsuzlardr! nk onlar iin yalnzca zorunluluk vardr. Bu, tm yiyecei altna dnt iin alktan len kralnki ile ayn servendir. Kiilik, olabilirin ve zorunluluun sentezidir. Sresi, nefes almada olduu gibi (respiratio)* soluklarn birbirinin yerini almasna baldr. Gerekircinin ben'i nefes alamaz, nk saf zorunluluk solunamaz ve ben'i adam ak ll boar. * Franszca respirer ("solumak") szcnn kkenini oluturan Latince re-spiratio szc, ayn zamanda "yaama geri dnmek" anlam da tar (y.n.) Kadercinin umutsuzluu, Tanr'y kaybettii iin ben'i kaybetmesidir! Tanr'dan yoksun olmak, ben'den yoksun olmaktr. Kaderci Tanrszdr, dier bir anlatmla onunki zorunluluktur! nk Tanr iin her ey mmkn olduuna gre, Tanr saf olabilirliktir, zorunluluun yokluudur. Bundan dolay kadercinin tapnmas en fazla ie atmadr ve z gerei suskunluktur, sessiz boyun emedir, dua etme yetersizliidir. Dua etmek, nefes almaktr ve olabilirlik ben iin, akcierlerimizdeki oksijen ilevini grr. Nasl ki oksijen veya azot ayr ayr teneffs edilemezse, dua etmenin nefesi olabilirlikten veya zorunluluktan ayr ayr beslenemez. Dua etmek iin ya bir Tanr, bir ben ve olabilirlik ya da bir ben yce anlamyla olabilirlik gereklidir! nk Tanr, mutlak olabilirliktir veya saf olabilirlik Tanr 'dr; ve yalnzca byle bir sarsntnn tinsel yaamna her eyin mmkn olduunu anlatt kii, yalnzca o kii Tanr ile temas kurmutur. Tanr'nn istenci olabilirlik olduu iin dua edilebilir; bu isten yalnzca zorunluluk olsayd dua yaplamazd ve konuabilmesi dnda, insann hayvandan fark kalmazd. Dar kafallar ve bayalklar iin durum biraz farkldr, bu bayalk her eyden nce olabilirlikten yoksundur. Onlarda kafa yoktur, buna karn gerekircilikte ve kadercilikte bu kafa umutsuzlua der; ama kafa eksiklii de hl umutsuzluktur. Her trl dinsel ynelimden yoksun olan dar kafal, iinde olabilirliin her zaman bir bar nak bulduu olasln alannda kalr; bylece dar kafalnn Tanr'y bulma konusunda hibir ans yoktur. Her zamanki gibi hayalden yoksun olan dar kafal, ister arap tccar, ister babakan olsun, olaylarn gidii zerinde sradan bir deneyim birikimi iinde olasln snrlarn, eylerin olaan srecini yaar. Bu ekilde dar kafal ne ben'e ne de Tanr'ya sahip olabilir. nk bu ikisini kefetmek iin imgelemin bizi olasln buusu stnde besleyip yaatmas, bizi olaslktan ekip karmas ve her deneyimin lsn aan eyi olabilir hle getirerek umut etmemizi ve korkmam z veya korkmamz ve umut etmemizi bize retmesi gerekir. Ama dar

kafalnn imgelemi kesinlikle yoktur, hibir imgelemi istemez ve ondan nefret eder. O hlde dar kafal iin hibir ila yoktur. Ve bazen varolu, ondaki papaann baya bilgeliini aarak, korku yardmyla ona yardm ederse umutsuzlua der yani bylece durumunun umutsuzluk olduu ve Tanr tarafndan bir ben'i kesin yok olutan kurtarmak iin gereken inancn olabilirliinin onda eksik olduu apak grlr. Bununla birlikte kadercilerin ve gerekircilerin olabilirlik nedeniyle umutsuzlua dmek iin yeterli imgelemleri ve kendilerinde imgelemin yokluunu kefetmek iin yeterli olabilirlikleri vardr; dar kafalya gelince, baya olan ona gven verir, her ey ister iyiye gitsin ister ktye gitsin, umutsuzluu ayndr. Kaderciler ve gerekirciler, yattrmak ve gevetmek iin, zorunluluu lmllatrmak iin gerekli olabilirlikten yoksundurlar; ve onlara hafifleme olarak yardmc olacak bu olabilirlik dar kafalda, kafa eksikliine kar bir reaktifin eksiklii gibi eksiktir. Aslnda bilgelii, olabilirlii edinmekten ve devasa esneklii olasln tuzanda veya bnlnde aramaktan dolay vnr; onu ele geirdiini zanneder ve bizim dar kafalmz onu olasln kafesinde dolatrr, onu srayla herkese gsterir ve onun efendisi olduunu zanneder, bylece kendisinin tutsak olduundan kuku duymadan aptalln kleliini ve paryaln en bayasn gerekletirir. Ve olabilirin iinde kaybolan kii olabilire umutsuzluun gz pekliini getirirken ve yalnzca zorunlulua inanan kii umutsuz olarak bzrken, dar kafal aptall iinde zafere ular.

II-BiLiN KATEGORiSi ALTINDA ELE ALINAN UMUTSUZLUK


Bilin gelierek ilerler ve geliimleri, umutsuzluun her zaman artan iddetini ler; bilin ne kadar artarsa umutsuzluk o kadar iddetlidir. Her tarafta grlen bu olgu, zellikle umutsuzlu un iki ucunda belirgindir. eytann umutsuzluu, saf tin ve bu anlamda mutlak bilin ve saydamlk olan eytann umutsuzluu tm umutsuzluklarn en iddetlisidir; kendisi iin zr, hafifletme nedeni olabilecek karanlk hibir ey yoktur; umutsuzluu da meydan okumasnn tepe noktasdr. te maksimum. Minimumdaki umutsuzluk, umutsuz olma kaygs bile olmakszn gerekleen bir durumdur, bir tr masumiyettir. Bylece, bilinsizliin en yksek noktasndaki umutsuzluk en aadadr, o kadar aadadr ki bu durumun umutsuzluk olarak adlandrlp adlandrlamayaca bile sorulmaktadr.

A. Kendini bilmeyen umutsuzluk veya bir ben'e, sonsuz bir ben'e sahip olundugunun umutsuzca bilinmeyisi
Hakl olarak umutsuzluk gibi grlen, ama bu nitelendirmeye uymayan bu durum, bylece Gerek'in dava hakkn ifade eder. Veritas est index sui et falsi* . * Lat.: "Gerek, hem kendini hem de gerek olmayan gsterir." (y.n.) Ama bu dava hakk kmsenir, ayn ekilde insanlar genelde en st deer olarak geree uygunluu, gerek karsndaki kiisel durumu grmekten ok uzaktadr, tpk mutsuzluklarn en ktsnn hataya dmek olduunu syleyen Sokrates'ten ok uzakta olmalar gibi; onlarda ou zaman duyular dnsellikten ok daha stndr. Hemen hemen her zaman biri mutlu grnd ve mutlu olmaktan vnd, ama gerekte mutsuz olduunda, bu kiiyi hatasndan ekip karmak ok zordur. Aksine bu kii sinirlenir ve kendini iknaya alan kiiyi en byk dman, bir suikast ve bu ekilde davranarak mutluluunu ldren bir katil gibi grr. Neden? Ama bunun nedeni, nefis dknlnn ve tamamen bedensel olan bir ruhun tutsa olmasdr; yaamann yalnzca duyularn kategorilerini, ho olan ve olmayan bilmesinden ve tini, gerei vs. bolamasndandr. Tin olmann yrekliliine, dayan kllna sahip olamayacak kadar nefsine dkn olmasndandr. nsanlar, kendini beenmiliklerine ramen, genelde tin olmann, insann olabilecei mutlak olmann nitelii konusunda ok dar bir fikre sahiptirler; ama aralarnda kukusuz kendilerini verler ve beenirler. Her katnda -bodrumda, zeminde, birinci katta- oturanlar farkl snflarda olan bir ev tasarlayalm ve bu evi yaamla karlatralm: Bu insanlarn ounluunun hl bu evin bodrumunu tercih ettiklerini grmeyecek miyiz? Hepimiz tinsel amaca ynelik bir senteziz, yapmz budur; bodrumda oturmay kim istemez, nefsine dkn olanlar m? nsan bodrumda yalnzca ya amay yelemez, efendilerin kendisini bekleyen ve her zaman bo olan kat, birinci kat ona teklif edildii zaman sinirlenecek kadar bodrum kat sever; nk sonuta tm ev ona aittir. Evet, yanlln iinde olmak, Sokrates'in tersine, en az saknlan eydir. Bu, artc rneklerin byk bir lekte ortaya kard bir olgudur. Bir dnr, devasa bir yap, bir sistem, tm-var oluu ve dnyann tarihini

vs. kucaklayan evrensel bir sistem kurar; ama zel yaamna baktmzda, bu devasa gln kiinin ok akn olduunu kefederiz, hatta yksek tonozlu bu byk sarayda deil de bir yan nda kpek kulbesi olan ambarda veya en fazla bir kapc dairesinde oturduunu grrz! Ve bu elikiyi ona gstermek iin bir szck kullanlsn, hemen kzar. nk sistemini bu yanllk yardmyla tamamladna gre yanlln iinde oturmann ona ne zarar vardr. O hlde umutsuz kiinin durumunu bilmemesinin ne nemi var, bilince daha az m umutsuz olacak? Eer bu umutsuzluk yanlma ise bunu bilmemek yanlgy arttrmaktr: Bu, ayn zamanda hem umutsuzluun hem de yanlln iinde olmaktr. Bu bilgisizliin umutsuzlukla olan ilikisi korkuyla olan ilikisinin aynsdr (Vigilius Haufniensis'in Korku Kavram adl yaptna baknz),* tinsel yokluun korkusu, zihnin ii bo gvenliinde daha iyi grnr. Ama korku ayn umutsuzluk gibi, aslnda vardr ve duyularn aldatmasndan doan by yok olduu zaman, var olu tereddde girdii andan itibaren rtl olarak bekleyen umutsuzluk ortaya kar. * Vigilius Haufniensis, Kierkegaardn kulland takma adlardan biridir (.n.). Bilinli umutsuza gre umutsuzluunu bilmeyen umutsuz, gerekten ve kurtulutan uzakla olumsuz bir adm daha ekler. Umutsuzluun kendisi de bir olumsuzluktur ve umutsuzluun bilinmemesi de baka bir olumsuzluktur. Ama gerein yolu bunlarn hepsinden geer: O hlde burada efsanenin byleri sona erdirmek iin syledii ey ortaya kar: Tm oyunu tersten yeniden oynamak gerekir, yoksa by bozulmaz. Buna ramen bu saf diyalektikte ancak bir anlamda, umutsuzluunu bilmeyen umutsuzun, umutsuzluun iinde kalmak iin inat eden bilinli umutsuza gre gerekten ve kurtulutan daha uzakta olduunu gsterir! nk dier bir anlamda, ahlksal diyalektikte, bilerek umutsuzluun iinde kalan kii kurtulutan daha uzaktadr, nk umutsuzluu daha youndur. Ama bilgisizlik, umutsuzluu yok etmekten veya onu umuda evirmekten o kadar uzaktadr ki tehlikelerin en bynn biimi bu bilgisizlik olabilir. Bilgisizlikte, umutsuz kii bir ekilde gvencededir, ama kendi zararna kar gvencededir, yani umutsuzluun peneleri arasndadr. nsan bu bilgisizlik iinde zihin olma bilincinin en dk seviyesindedir. Ama tam da bu bilinsizlik umutsuzluktur ki bu, tm zihnin srp gitmesi, basit bir bilgisel yaam veya temelinin umutsuzluk olarak kald retken bir yaam olabilir. Veremde olduu gibi, burada da umutsuzluk en st noktaya kt ve sal size ok iyi geldii zaman durum en kt noktadadr. Umutsuzluunu bilmeyen umutsuzluk dnyada en sk rastlanlandr! evet! Dnya veya daha kesin olarak Hristiyanla zg anlamyla dnya: Paganizm ve Hristiyanlktaki doal insan, Antikan paganizmi veya bugnn paganizmi tam da bu tr umutsuzluu, kendini bilmeyen umutsuzluu olutururlar. Gerekten pagan, doal insan gibi, sanki umutsuzluk bazlarnn bana gelen bir kaza imi gibi umutsuz olmaktan veya olmamaktan sz eder ve bu iki durumu birbirinden ayrt eder. Bu, onlarn sanki her ak znde kendine olan ak deilmi gibi, ak ile kendine olan ak birbirinden ayrrken yaptklar kadar sahte bir ayrmdr. Buna ramen bu ayrm hibir zaman yapamamlardr ve ayn zamanda bu ayrmdan kurtulamamlardr, nk umutsuzluun zellii, kendinde bu umutsuzluun var olduunun bilinmemesidir. Bundan dolay, umutsuzluun varln deerlendirmek iin, zihin eksikliinin estetik tanmnn lt vermediini grmek kolaydr! zaten hibir ey bu kadar olaan olamaz! nk estetik, zihnin neden olutuunu tanmlayamayacana gre kendisi ile ilgili olmayan bir soruya nasl yant verebilir! Ayn zamanda toplumlarn veya bireylerin paganizminin, airlerin ebed cokusu iin gerekletirdikleri artc eyleri yadsmak, hibir zaman estetiin yeteri kadar takdir edemeyecei baar lar elde etmi olduklarn yadsmak, aptalln en by olacaktr. Pagann ve doal insann yapabildii veya hatta en amaz zevkle sanat ve bilimi, zevkin ykseltilmesi, sslenmesi ve yceltilmesi iin hizmete sokarak ve bylece kendilerine uygun tm kaynaklar kullanarak srdrd tamamen estetik zevkle dolu yaam reddetmek de deliliktir. O hlde, zihin eksikliinin tanm umutsuzluun varl veya yokluu konusunda bir lt veremez. Bunun iin bavurulmas gereken, etikdinsel tanmdr! zihin ve onun zdd zihin eksiklii arasndaki farktr. Kendini zihin olarak tanya-mayan veya Tanr karsnda zihin olarak kendinin bilincinde olmayan her insan, bylece saydam biimde Tanr 'nn iine dalamayan, ama bulank bir ekilde herhangi bir evrensel soyutlamaya (Devlet, Ulus, vs.) dayanan ve ona indirgenen veya kendi hakknda bilgisiz olarak, yetileri iinde yalnzca iyice aklanamayan kaynaklara dayanan enerjileri grebilen ve benliini her iebaka dman bir bilmece gibi kabul eden her insansal varlk! artc

eyler gerekletirse de, hatta evreni aklasa bile, estet olarak yaamdan ne kadar youn zevk alsa da bu tr her varlk, bu hliyle bile umutsuzluktur. Bu, kilise rahiplerinin pagan erdemleri parlak kusurlar olarak deerlendirirken sahip olduklar dncedir: Bununla, pagann znn umutsuzluk olduunu ve pagann Tanr karsnda kendini tin olarak tanmadn sylemek istemilerdir. Bundan da (rnek olarak tm bu incelemeye balanan bu olguyu ele almak iin) pagann intihar deerlendirmedeki ve hatta vmedeki tuhaf dncesizliinin nedeni ortaya kmaktadr. Tinin en st derecedeki gnah, yaamdan kama, Tanr'ya kar ba kaldrma olan intihar. "Paganlarda tinin tanmland ekliyle ben'i anlama eksiklii vardr ve bundan onlarn intihar anlay doar! ve buna ramen hrszl, iffetsizlii vs. bu kadar drst sertlikle knayanlar da onlardr. Tanryla balant ve ben olmad iin, intihar yarglamak konusunda onlarda temel bir eksiklik kalmaktadr. Onlarn gznde intihar farkl bir eydir ve hi kimsenin kendi zgr eylemleri" iin kimseye hesap vermek zorunda olmadn dnrler. Paganizm intihar reddetmek iin, uzun, dolambal bir yol kat etmek ve intiharn bakasna kar olan devleri ihlal etmek olduunu gstermek zorunda kalmtr. ntiharn Tanr'ya kar ilenen bir su olmas, pagann dnyasnn tamamen dnda kalan bir anlamdr. O hlde, terimleri sama bir biimde altst etmek olan, paganda intiharn umutsuzluk olduunu sylemek mmkn deildir, ama bu noktadaki kaytszl bile umutsuzluktur. Buna ramen geriye bir fark kalyor, bu fark, Vigilius Haufniensis'in korku hakknda ortaya kard, eskinin paganizmi ile modern paganlar mz arasndaki nitelik farkdr; paganizm tini tan makla birlikte, ona ynelmitir, buna karn modern paganlar, uzaklama ve ihanet yoluyla tinden yoksun kalmlardr ki bu, tinin gerek yokluudur.

B. Varlgnn, dolaysyla herhangi bir sonsuzluga ait bir ben'e sahip olmann bilincindeki umutsuzluk/ ve bu umutsuzlugun iki biimi birinde kendi olmay istememek, digerinde kendi olmay istemek zerine.
Burada bir ayrm kendini kabul ettiriyor: Bilinli umutsuz, umutsuzluun ne olduunu iyi bilir mi? Umutsuzluk zerine edindii fikre dayanarak belki umutsuzum demekte hakldr ve ayn zamanda belki aslnda umutsuzdur; ama bu, fikrinin doru olduunu kantlar m? Yaamna umutsuzluk asndan baktmzda belki bu umutsuza unlar syleyebiliriz: Aslnda, kukulandndan daha da fazla umutsuzsun, umutsuzluun daha da derinlere iniyor. Paganlar iin de byle olduunu unutmayalm; dierleri ile karlatrld zaman, ilerinden biri kendini umutsuz olarak deerlendirdiinde, hatas kukusuz umutsuz olduunu sylemesi deildir, yalnzca kendini tek umutsuz zannetmesidir'- Onda eksik olan, umutsuzluun gerek bir kavramna sahip olmamasdr. O hlde bilinli umutsuz, tam olarak umutsuzluun ne olduunu bilmek zorunda olmakla kalmayp ayrca akln ve umutsuzluun birlikte ele alnd lde kendini aydnlatmak zorundadr. Kendi zerindeki tam k, umutsuz olma bilinci, umutsuzluun kendisi ile badayor mu? Durumumuzun ve benliimizin bilgisi iindeki bu aklk bizi umutsuzluktan kurtarmak ve bizim umutsuzluumuzu sona erdirecek noktaya kadar bizi akna evirmek zorunda deil midir? Bu sorun burada ele alnmayacaktr. Kitabn daha sonraki blmlerinde bu sorun tartlacaktr. Ama burada bu diyalektik aratrmay daha ileri gtrmeden, bilincin yalnzca umutsuzluun yaps zerinde deil, ayn zamanda bu durumun umutsuzluk olup olmadn bilmek sz konusu olduu zaman kendi z durumu zerinde de byk bir eitlilik tadn belirtmekle yetinelim. Gerek yaam, umutsuzluun biri tam bilinlilii. dieri tam bilinsizlii olan iki ucu arasndaki eliki gibi yalnzca soyut elikileri ortaya karamayacak denli ayrntlarla doludur. Genelde, bir sr ayrtyla bezenmi olan umutsuzun durumu kendi glgesi ardna gizlenir. Durumundan iten ie baya kuku duyar, hatta umutsuzluunu, hangi hastalk olduunu sylemek iin fazla istek duymadan bir hastaln kuluka dneminde olduunun hissedildii zamanki gibi hisseder. Bir an umutsuzluunu hemen hemen fark eder, bir baka gn keyifsizlii ona, kendi dnda ve deiiminin umutsuzluunu yok edecei dsal bir eyden kaynaklanyormu gibi gelir. Veya elenceyle ya da baka yntemlerle, almayla, zaman geirmek iin alman grevlerle durumu zerindeki bu glgenin iinde kalmaya abalar, ama hl bu amacn iinde oyalandn ve bunu karanln iinden kmamak iin yaptn grmek istemez. Veya ruhunu karanln iine sokmaya alt zaman belki de bunun iine ince hesaplar, belirli bir kavray ve bir psikolog ustal getiriyordur; ama bunu derin bir bilinlilik olmadan, ne yaptn ne de davran biimi iinde girdii umutsuzluunu hesaba katmadan yapabilir. nk her zaman, karanlkta ve bilgisizlikte, bilgi ve isten kendi diyalektik uyumlarn izlerler ve birini tanmlamak iin her zaman birini veya tekini abartma yanlln yapma tehlikesi vardr.

Ama daha yukar da da grld gibi umutsuzluun iddeti bilinle birlikte artar. Umutsuzluun gerek fikriyle birlikte ne kadar umutsuz kalnrsa, umutsuz olunmann o kadar ak bilincine sahip olunur ve umutsuzluk da o kadar iddetli olur. Kendini ldrmenin umutsuzluk olduu bilinciyle, yani gerek intihar fikriyle kendimizi ldrdmz zaman, kendini ldrmenin umutsuzluk olduunu gerekten bilmeden kendimizi ldrdmz zamana gre daha fazla umutsuzuzdur; aksine yanl bir intihar fikriyle kendimizi ldrdmz zaman bu daha az iddetli bir umutsuzluktur. Dier taraftan, kendimizi ldrrken kendimiz zerindeki aydnla ne kadar ok kavumusak (ben'in bilinci) huzursuz ve karanlk bir ruh durumu ile kendini ldren bir bakasna oranla, sahip olduumuz umutsuzluk o kadar fazla iddetlidir. Aada bilinli umutsuzluun iki biiminin anlatmnda sadece umutsuzluun bilgisinin gelimesi deil, ayn zamanda umutsuz kiideki durumunun bilinci veya kesinlikle ayn anlama gelen ben'in bilincinin gelimesi grlecektir. Ama umutsuz olmann zdd inanmaktr;) o hlde yukarda umutsuzluun bertaraf edildii bir durumun forml olarak anlatlan ey, ayn zamanda inancn forml hline gelmektedir: Ben, kendine dnerken, kendi olmak isterken, kendi saydaml arasndan onu ortaya koyan gcn iine dalmaktadr (1. Kitap, 1. Blme bkz.).

a-Kendi olunmann istenmedii umutsuzluk veya zayfln umutsuzluu zerine


Zayfln umutsuzluu diye adlandrma, umutsuzluun ikinci biimi (B) zerinde bir gre yol amaktadr: Kendi olunmann istendii umutsuzluk. Bunlar n ztlklar sadece grecelidir. Bir meydan okuma iermeyen umutsuzluk yoktur; "istenmedii" ifadesi bile meydan okumay iermektedir. Ve dier taraftan, umutsuzluun en u meydan okumasnda bile gszlk vardr. hlde bu iki tr umutsuzluk arasndaki farkn grecelii aka grlmektedir. Trlerden birinin diil, dierinin eril olduunu syleyebiliriz.1 1 Gerein iindeki psikolojik bir gezinti, ou zaman mantn bulduu ve dolaysyla zorunlu olarak dorulanmas gereken ve gerekte dorulanan eyin gzlemlenmesini salayacaktr ve snflandrmamzn umutsuzluun tm gereini kucaklad saptanacaktr! aslnda ocuk iin umutsuzluktan deil, sadece kzgnlklardan sz edilir, nk kukusuz onda sonsuzluk ancak gcl olarak vardr; ve sonsuzlua sahip olmas gereken yetikinden talep etmeye hakkmz olan eyi ocuktan talep edemeyiz. Bununla birlikte kadnda erkeksel umutsuzluk biimlerinin bulunamayaca ve buna karlk erkekte kadnsal umutsuzluk biimlerinin bulunamayaca fikri bana uzaktr; ama buradaki olgu istisnadr. Tabii ki ideal biimine ok az rastlanyor ve erkeksel umutsuzluk ile kadnsal umutsuzluk arasndaki bu farkn tam olarak doru olmas ancak fikirsel boyuttadr. Kadnda, erkee nazaran ou zaman ok daha ince bir duyarllk olmasna ramen, ne ben'in bu znel derinlii ne de mutlak olarak egemen bir dnsellik vardr. Buna karn varl balanmadr, kendini brakmadr, yoksa kadn olamazd. Tuhaf olan, kadnn dnda hi kimsenin ne byle bir erdemli geinmesi ne de byle neredeyse canavarlk dolu surat asmas vardr ve buna ramen varl balanmadr ve (ho olan budur) temelde tm bu ekinceler yalnzca balanmay ifade ederler. Aslnda varlnn bu diisel brak nedeniyledir ki Doa, kadn, incelii, erkee ait en derin dnceyi aan ve onu bir hi seviyesine getiren bir igd ile donatmtr. Bir kadnn bu duygulanm ve eski Yunanllarn syledii gibi tanrlarn bu armaan, bu grkem rastlantya braklamayacak denli byk hazinedir; ama hibir bilinli insan zeks bu hazineyi kullanacak bilince sahip deildir. Bu nedenle Doa bu igdye zen gstermitir: Krl igdsel olarak en keskin grl zekdan daha parlaktr, igdsel olarak beenisini nereye evireceim, kendini nerede brakacam grr. Balanmak tm varl olduu iin Doa onun savunmasn stlenir. Buradan, kadnsalln ancak bir bakalamdan doduu sonucu kar: Bu bakalam, snrsz erdemin kadns kendine brakmaya dnmesiyle gerekleir. Ama bu temel kendini brak umutsuzluun iinde yeniden ortaya kar ve hatta onun biimi olur. Kendim brakta ben'ini yitirmitir ve yalnzca bu ekilde mutluluu bulabilir, ben'ini yeniden bulabilir; mutlu bir kadn balanmadan yani ben'ini herhangi birine brakmadan hibir diisellie sahip olamaz. Erkek de kendini brakr ve bunu yapmamak onda bir eksiklik oluturur; ama ben'i kendini brakma (diiliin forml ben'in tz) deildir ve kendini bulmak iin, kadnn yapt gibi artk ben'e gereksinimi yoktur nk zaten ben'e sahiptir; erkek kendini brakr ama ben'i kendini brakn yaln bir bilinci olarak kalr, buna karn gerek bir diilie sahip kadn kendini brakt nesnenin iine atar. Bu nesneyi kaybederken ben'ini kaybeder ve ite kendi olunmann istenmedii bu umutsuzluk biimi iinde kalr. Erkek kendini bu ekilde brakmaz: Ama dier umutsuzluk biimi erkein izini tar: Buradaki umutsuz kii kendi olmak ister.

Bunlar, erkein umutsuzluu ile kadnn umutsuzluu arasndaki ilikiyi belirlemek iin yeterlidir. Bununla birlikte burada ne Tanrya kendini brakn ne de mminin Tanryla olan ilikisinin sz konusu olmadn anmsayalm. Bu konu ikinci ksmda ele alnacaktr. Erkek ile kadn arasndaki farkn yok olduu Tanr ile olan iliki iinde, kendini brakn ben olduu ve ben'e ancak kendini brakla ulald dorudur. ou zaman kadnn Tanr'yla olan ilikisi ancak erkek araclyla olsa bile bu, hem erkek hem de kadn iin geerlidir.

1- Geicinin veya Geici Bir Seyin Umutsuzlugu


Burada saf dorudanlk veya sadece nicel bir dnce ile birlikte olan dorudanlk karsndayz. Burada, ne ben'in ve umutsuz olan eyin ne de iinde bulunulan durumun umutsuz doasnn sonsuz bilinci vardr; burada umutsuz olmak, yalnzca ac ekmektir, edilgen olarak dtan gelen bir baskya boyun eilir, umutsuzluk hibir ekilde bir eylem gibi ieriden gelmez. zet olarak bu, ocuklar askercilik oynadklar veya doal insann dilinde ben, umutsuzluk gibi szckler kullanld zamanki gibi bir szck oyunudur. Doal insan (eer yaam gerekten bu denli her dnmden yoksun doal tipler sunarsa) ve onun ben'ini tinselin gr asndan tanmlamak gerekirse, o, yalnzca fazladan bir eydir, geicinin devasal iinde bir ayrntdr, madd dnyan n kalan ksmnn btnleyici bir parasdr ve bu insan, iinde ancak sonsuzluun yalanc bir benzerini tar. Bu ekilde ben, geri kalann btnleyicisi olarak bouna umut eder, ister, zevk alr... her zaman edilgendir; bu, ben istese de, t pk ocuk, "ben" dedii zamanki gibi, evrenin verdii bir kararn sonucudur; ne houn ve ho olmayann diyalektiinden baka bir diyalektik ne de mutluluk, mutsuzluk, yazg kavramlarndan baka kavram vardr. te bylece bu dncesiz ben'de, onu umutsuzlua dren bir eyler ortaya kar. Baka bir yoldan bunun olmas olanakszdr, nk ben'in kendi zerinde hibir dncesi yoktur. Umutsuzluunun dardan gelmesi gerekir ki bu umutsuzluk yalnzca edilgenliktir. Bu doal insann yaamn dolduran ey veya kendinde ufak bir dnce krnts varsa, her eyden nce tutunduu bir yaam parasn talihin bir darbesi onun elinden alr ve onun dilini konuursak, yeniden umutsuzlua der, yani byle bir darbe daha sonra eline geiremeyecei iindeki dorudanl yok eder: Umutsuzlua der. Veya uslamlamann iinde ok normal, yaamda olduka ender olmakla birlikte, dorudanln bu umutsuzluu, bu dncesiz insann mutluluun arl diye adlandrd eyden kaynaklanr; bu ekliyle dorudanlk, aslnda byk bir krlganlktr ve dnceyi sarsan her arlk onu umutsuzlua gtrr. O hlde umutsuzlua der veya daha ok, tuhaf bir aldatmaca ile ve kendi hakknda tam olarak aldanm olarak umutsuzlua dtn syler. Ama umutsuzluk, sonsuzluu kaybetmektir ve kayp hakknda tek kelime etmez, hatta hayal bile etmez. Geici olan kaybetme kendi iinde umutsuzluk deildir, buna ramen szn ettii ve umutsuz olma diye adlandrd ey budur. Bir anlamda nermeleri dorudur, ama onun anlad ekilde deildir; ters ynde sunulduklarndan onlar tersinden anlamalyz: Umutsuzlua dtn sylerken, umutsuzluk olmayan eyi belirtmektedir ve aslnda bu srada umutsuzluk onun haberi olmadan arkasnda olumaktadr. Bu, tpk arkasn belediye sarayna eviren ve buna ramen karsnda belediye sarayn gsteren kiinin iinde bulunduu durum gibidir; adamcaz doru sylyor: Belediye saray tam karsnda... ama arkasn dnerse. Umutsuz olduunu sylemekte haksz olmamasna ramen aslnda umutsuz deildir. Ama kendini umutsuz olarak deerlendirir, kendine bir lye bakar gibi, kendinin glgesi gibi bakar. Buna ramen umutsuz deildir, hatta bu kadavrann iinde hayat olduunu bile syleyebiliriz. Eer birden her ey deiirse, tm bu d dnya ve tm istei gerekleirse, o kiinin canlandn ve doalln yeniden duruma egemen olduunu grrz ve adammz yeniden komaya balar. Ama doallk, savamak iin baka bir yntem tanmaz, yalnzca bir ey bilir: Umutsuz olmak ve bilincini yitirmek... Ve bununla birlikte bilmedii tek ey varsa, umutsuzluun ne olduudur. Doallk, umutsuzlua der ve kendinden geer, daha sonra bir l gibi kmltsz kalr, l taklidi yapmann ustaldr bu; nk hareketsizlikten ve l taklidi yapmaktan baka 'silah ve savunmas olmayan baz hayvanlara benzer. Beklerken zaman geer. Dardan gelen yardmla umutsuz kii yaama yeniden kavuur, dn olmad bir ben hline gelmeden brakt noktadan yeniden balar ve katksz bir doalln iinde yaamn srdrr. Ama

darnn yardm olmazsa gerek baka bir biimde olumaya balar. Bununla birlikte kadavraya biraz hayat gelir, ama "artk hibir zaman kendisi olmayacaktr" denir. Artk yaam anlamada eline birka krnt gemitir, bakalarna ve bunlarn yaamak iin edindikleri biimlere yknr... ve ite onlar gibi yaamaya balar. Ve Hristiyanln iinde de bu doal kii bir Hristiyandr, her Pazar kiliseye gider, papaz dinler ve onu anlar, nk bunlar iki ortaktr; ve biri ld zaman dieri birka kuru karlnda onu sonsuzluun iine sokar; ama bir ben olmaya gelince, ne nce ne de sonra hibir zaman bir ben olamaz. Dorudanln umutsuzluu budur: Hibir ekilde kendi olmay istememek veya daha da kts: Bir ben olmay hi istememek veya her eyin en aa biimi: Baka biri olmay arzulamak, yeni bir ben'e sahip olmay ummak. Aslnda doallk hibir ben'e sahip deildir ve kendini tanmadan kendini nasl bulacaktr? Serveni ou zamanda maskarala dnmektedir. Doal insan umutsuzlua derken, olmad ben'i ummak veya en azndan bu ben olduunu hayal etmek iin bile yeterli bir ben'e sahip deildir. Bu durumda baka biri olmay umarak kendisine baka bir ekilde yardmc olmaktadr. Bundan emin olmak iin doal insanlara bakalm: Umutsuzluk srasnda, akllarna gelen ilk istek bir bakas olmak veya bir bakas hline gelmektir. Her eye ramen, umutsuzluu bile insanlarn gznde ok nemsiz olan bu tr bir umutsuz kiiye nasl glnmez. Genelde byle bir insan snr tanmayan bir komikliktedir. Bir ben'i (ve Tanr'dan sonra hibir ey ben kadar sonsuz deildir) ve bu ben'in kendisinden baka biri hline gelme yntemleri zerine dnmeye koyulduunu tasarlayalm. Ve tek istei tm bakalamlarn en lgn olan bu tr bir umutsuz, onun iin deiimin giysi deitirmek kadar kolay olduu bu yan lsamann dr. nk doal insan kendini tanmaz, szc szcne kendini ancak giysi olarak tanr, ancak dsal yaam olarak bir ben'i vardr (ve buradan onun sonsuz(komiklii)ortaya kar). Bu kadar gln bir aalama az bulunur; nk ben ile dndakiler arasndaki fark sonsuzdur. Tm bu yaam doal insan iin deitiine ve umutsuzluun iine dtne gre bir adm daha atar, aklna u dnce gelir ve ona gler: Sahi! Eer bir bakas olsaydm? Eer kendime yeni bir ben sunsaydm? Evet bir bakas olsayd! Ama sonra kendisini tan yabilecek miydi? Bakente plak ayakla gelen bir kylnn burada ok para kazand anlatlr. Bu kyl kazand paralarla orap ve ayakkab alabildii gibi geriye sarho olabilmeye yetecek kadar paras kalr. Bylece sarho olan kyl, kyne geri dnmek ister, ama yolun ortasna der ve szar. Yoldan bir araba gemektedir ve arabac kylye ayaklarnn ezilmesini istemiyorsa ayaa kalkmasnn gerektiini bararak syler. Bylece uyanan sarhoumuz ayaklarna bakar, yeni oraplar ve ayakkab nedeniyle onlar tanyamaz ve barr: "Ge stnden, onlar benim ayaklarm deil". Umutsuzlua den doal insan da aynsn yapar: Umutsuzluu komikliin dnda tasarmlayamaz, nk onun argosuyla ben'den ve umutsuzluktan sz etmek, dorusu ustalk olur. Dorudanln, kendi zerine bir dnceyle birlemi olarak varsaylmas durumunda, umutsuzluk biraz deiir; bu durumda kendi ben'in hakknda biraz daha bilinli olan insan umutsuzluun ve kendi durumunun umutsuz doasnn biraz daha fazla bilincinde olur; umutsuz olduundan sz ettiinde bu artk sama deildir: Ama gszln umutsuzluunun temelinde, her zaman edilgen bir durum vardr; ve biimi umutsuzun kendi olmak istemedii biimidir. Saf dorudanla gre buradaki gelime udur: Umutsuzluk bir oktan, bir olaydan dar kmasa da, kendi zerindeki bu dnceye bal olabilir ve artk dsal nedenlere basit, edilgen bir boyun eme deildir; ama bir lde kiisel bir aba, bir eylemdir. Burada, belli bir derecede isel dnce, dolays yla ben zerine dn vardr; ve bu dnm balangc, iinde ben'in dsal dnyann kalan ksmyla olan derin farkn grd bu seme eylemini balatr. Bu balang, ayn zamanda bu seimin ben zerindeki etkisini de balatr. Ama bu, onu fazla uzaa gtrmez. Bu ben, iindeki dnce daarc ile tm sorumluluu yklenirse, derin yaps ve sorumluluu iinde baz tehlikelerle karlama riskini tar. nk hibir insann bedeni mkemmel olmad gibi hibir ben de mkemmel deildir. Ne biimde olursa olsun, bu zorluk dehete dmekten korur. Veya baz olaylar ben'le dorudanlk arasnda, dncesinin yapamayaca kadar derin bir kopuu salar; ya da dsel, ortaya kmalar durumunda ayn ekilde dorudanlk ile balar koparacak bir olasl kefeder. Bylece ben, umutsuzlua der. Umutsuzluu zayfln umutsuzluudur, ben'in kendini gerekletirdii umutsuzluun zdd olan ben'in edilgen acsdr; ama kendi zerindeki ufak dnce daarc sayesinde, burada hl katksz doallktan farkl olarak ben'ini savunmay dener. Ben'i kendi hline brakmann ne byk bir altst etme olduunu anlar, dorudanln insan gibi bunu bir beyin kanamas hline getirmez, dncesi ona ok ey kaybedilebileceini, ama buna ramen ben'in kaybedilmeyebileceini anlamas konusunda yardmc olur,

dnler verir ve buna gc vardr! nk bir noktaya kadar ben'ini dardan ayrmtr ve ben'i iinde sonsuz bir parann olmas gerektii konusunda belli belirsiz bir fikri vardr. Ama bouna savar: Karlalan glk tm dorudanlkla tam bir kopmay gerekli klmaktadr ve bunun iin de yeteri kadar trel dnceye sahip deildir: Onu tm dsallktan karabilecek sonsuz bir soyutlama ile kazan lacak bir ben bilincine, dorudanl zerine geirmi bir ben'in zdd ve sonsuz bir ben'in ilk biimi ve iinde ben'in snrsz ykmllkleri ve yararlar ile gerek ben'ini stlendii bu sonsuz srecin motoru olan plak ve soyut bir benin bilincine hibir ekilde sahip deildir. O hlde umutsuzlua der ve umutsuzluu, kendi olmay istemektir. Bunun nedeni baka biri olmann glnln kafasna koymas deildir; ben'i ile balantsn koparmaz, buradaki ilikileri herhangi bir kiinin ierideki duman veya baka bir nedenden dolay ona itici gelebilecek meskeni iin sahip olabilecei duygular anmsatmaktadr (komiklik, ben ile olan ilikisinin hibir zaman bir insann oturduu yer ile olan ilikisi kadar gevek olmamasndan kaynaklanmaktadr, bu nedenle bu insan evini terk eder, ama onu tamamen brakmadan, yeni bir yer tutmadan, eskisine kendi eviymi gibi bakmay srdrerek, sakncal durumun geeceini tahmin ederek terk eder. Ayn durum umutsuzlua den insan iin de geerlidir. Zorluk srd srece, szcn tam anlamyla kendine dnmeye cesaret edemez, kendi olmay istemez; ama kukusu getikten veya belki de deiecek olan bu durumdan sonra bu karanlk olaslk da unutulacaktr. Bylece bu durumun gemesini beklerken, bir deiiklik olup olmadn grmek iin ben'ine ok ender ziyaretler yapar. Ve bir deiiklik olduu an, kendini yeniden dzene sokar; kendini bulduunu sylerken yalnzca brakt noktay eline geirdiini sylemek isterken, elinde, ben'ine ilikin bir kukudan baka bir ey yoktur ve ondan teye gidemez. Ama hibir ey deimezse, kendini baka trl dzene sokar. Gerekten bir ben olmak iin izlemek zorunda olduu isel yola tamamen srt evirir. Bylece tm ben ve gerek sorunu, ruhunun derinliklerinde bir tr sahte kap hline gelir. Bu kapnn arkasnda da hibir ey yoktur. Lisannda ben olarak adlandrd yani kendisine yatknlklar, yetenekler, vs. olarak verilen eyi stlenir; ama bu ben'i darya yani yaam, gerek yaam, etkin ya am olarak adlandrlan eye ynelmi olarak stlenir; kendi zerinde tuttuu ok az olan dnmle sadece saknml ilikileri vardr, arka tarafta sakl kalan eyin ortaya kmasndan endie duyar. Bylece yava yava ben'i unutmay baarr; zamanla ben'i neredeyse gln bulur; zellikle de kibar toplumda gerek yaama uyumu ve zevki olan dinamik ve deerli dier insanlarn arasnda olduu zaman. ok ho! te mutlu romanlarda olduu gibi birka yllk bir koca, i sahibi, aile babas ve vatanda, hatta byk insan, etkin bir kiilik! evinde hizmetileri ondan sz ederken ona bir ben yaktrr: "Beyefendinin bizzat kendisi", nemli bir kii! davran tm insanlara hak ettiini vermesini bilir; kendi kiiliinin de ayn eyi hak ettiini unutmaz, bu hak asndan deerlendirdiimizde, onun bir kiilik olduu tartma gtrmez. Ve Hristiyanlkta, iyi yetimi Hristiyanlarn iindeki Hristiyandr (tpk paganizmde bir pagan ve Hollanda'da bir Hollandal olaca gibi). lmszlk sorunu onun zihnini ou zaman megul etmitir ve papaza bir kezden daha fazla gerekten ruhun var olup olmadn ve insann yeniden kendini bulup bulamayacan sormutur! ki bu, ben'i olmad iin onu zellikle ilgilendiren bir noktadr. En ufak bir yergi krnts olmakszn bu tr umutsuzluu nasl gerekten betimleyebiliriz! Komiklik, kendi umutsuzluundan gemi olarak sz etmesidir; korkunluk ise zannettii gibi bunu atktan sonra durumunun tam da umutsuzluk olmasdr. Dnyada bu kadar vlen tm bu pratik bilgeliin, iyi tlerin ve bilge zdeyilerin tm bu kutsal dizisinin, tm bu "greceizlerin, "kaderimize boyun eeceiz'lerin, "her eyi arkada braknlarn, vs. altndaki sonsuz glnlk, ideal bir anlamda, ne gerek tehlikenin nerede olduunu ne de tehlikenin ne olduunu bilmeyen tam aptalln ta kendisidir. Ama buradaki korkunluk, bu trel aptallktr. Geicinin veya geici bir eyin umutsuzluu ve zellikle bu umutsuzluun ikinci biimi olan kendi hakknda biraz dnceye sahip doal insann umutsuzluu, umutsuzluun en yaygn biimidir. Umutsuzluk dnceyle ne kadar ok donanrsa, o kadar az grlr veya o kadar az rastlanr. nsanlarn ounluunun umutsuzluklarnn derinliklerine fazla inmedikleri doru olsa da bu, hi umutsuz olmadklarn gstermez. Yaamlarnda tinsel bir ama olan kiiler ok enderdir! Bunu deneyenler oktur ve bunlarn iinde bu amac terk etmeyen ok azdr! Ne tedirginlii ne de gerekleri renmemi olduklar iin geri kalan her ey onlara nemsiz, hatta sonsuz derecede nemsiz gelmektedir. Ayn zamanda ruhundan kuku duymann ve tin olmak istemenin -onlarn gznde bu bir elikidir ve evrelerinin aynas bu elikiyi apak hle getirmektedir -dnya iin bir zaman savurganl olduu ve bunun yasalarca cezalandrlmasnn gerektii veya en azndan insanla kar bir ihanet ve lgn bir

yokluun zamann dolduran sama bir meydan okuma olarak kmsenmesi veya alaya alnmasnn gerektii, zr olmayan bir savurganlk olduu dncesine katlanamaz bunlar. Bylece yaamlarnn iine bir-an doar ve maalesef bu an en iyi-sidir! Bu anda en azndan isel bir dorultuya saparlar, yol onlara ssz bir le gtryormu gibi gelir... "ve her tarafta gzel ve yeil bir otlak bulunmaktadr". Bylece buna kendilerini brakrlar ve maalesef en gzel zamanlar olan bu zaman hemen unuturlar ve bu zaman sanki bir ocukmu gibi aklarndan kar. Bunlar stelik papazlarca kurtulu konusunda ikna edilmi Hristiyanlar -dr. Bilindii gibi bu umutsuzluk en yaygn olandr; o kadar yaygndr ki umutsuzluun yalnzca genlere zg bir ey olduu ve ya amn en st noktasna ulam olgun insanda hibir ekilde bulunmamas gerektii yolundaki genel kany tek bana aklar. Bu, insanlarn ounun, tm yaamlar boyunca ocukluk ve genlik dnemlerini pek fazla aamadklarn grmeyen -evet grmeyen, oysa grlmeyen eyin insanlar iin sylenebilecek neredeyse en iyi ey olduunu anlamamak daha da ktdr- ve bu nedenle aldanan umutsuz bir grtr: Bu yaam, bir para kendi zerinde dnce ile bezenen doal bir yaamdr. Hay r, umutsuzluk sadece genlerde bulunan ve "byrken kaybedilen yan lsama gibi" byrken bizi terk eden bir ey deildir. nk yaptklarn dnecek kadar aptal olsalar bile bu tam da yapamadklar eydir. Aksine, bir gen kadar ocuksu yanlsamalarla dolu bir sr erkek, kadn ve yal insan vardr. Aslnda biri umudun, dieri de hatrann olmak zere iki tr yan lsamaya maruz kalnmaktadr. Genlerin umut yanlsamas, yal insanlarn an yanlsamas vardr; ama ayn zamanda ya l insanlar bu an yanlsamasnn kurban olduklar iin bundan yalnzca umut biimi tayan bir fikir olutururlar. Doal olarak onlar rahatsz eden, bu fikir olmayp olduka gln olan u fikirdir: Szde stn ve yan lsa-masz bir gr asndan bakarak genlerin yanlsamalarn kmsemek. Genlik, kendinin ve yaamn olaanstln beklerken yan lsamann iinde yaar; buna karn yallarda yan lsama, ou zaman genliklerini anmsama biimlerindedir. Ya nedeniyle yanlsamadan kurtulmu olmas gereken bir gen kz kadar dsel yan lsamalarn iinde yzer, an olarak da gen kzlk yllarnda ok mutlu, ok gzel olduunu dnr. Yallarn ok sz ettikleri bu gemi, genlerin gelecee dnk yanlsamas kadar byk bir yan lsamadr; her ikisinde de yalan veya iir vardr. Ama ok mutsuz olan bir yanllk da umutsuzluun yalnzca genlere zg olduunu dnmektir. Ve genel olarak -zihnin yapsn yanl olarak anlamaktan ve stelik insann yalnzca basit bir hayvans yaratk olmayp ayrca bir zihin de olduunu bilmemekten baka- inancn ve bilgeliin yllarla birlikte dilerin, sakaln kmas gibi yava yava kendiliinden olutuunu dnmek ne aptallktr. Hayr, insanlar kanlmaz olarak nereye var rsa varsn ve balarna ne gelirse gelsin, tek bir ey yazgnn dnda kalr: inan ve bilgelik. nk zihin sz konusu olduunda, basit kadercilik kesinlikle insana hibir ey getirmez, zihnin kendinden daha acmasz bir dman yoktur; ama aksine yllar getike yitirilmesi bundan daha kolay olan hibir ey de yoktur. Belki de yllarla birlikte sahip olunan bir para isellik, bir para tutku, duygu, hayal de ylece uup gider ve yaam ylece (nk bu tr eyler ylece oluurlar) anladn zanneden bayaln bayra altnda dizilinilir. nsan, tabii ki yllara bal olan bu dzelme durumuna kendi umutsuzluu iinde bir iyilik olarak bakar ve hibir zaman umutsuzlua dme fikrine sahip olmayaca konusunda kolayca emin olur (ve yerici bir anlamda, hibir ey bundan daha kesin deildir); hayr! Tinsel yokluk olan bu umutsuzluun iinde kalarak kendini korumutur. Aslnda Sokrates, insan tanmam olsayd genleri sever miydi? Ve bir insann zamanla en basit umutsuzlua batmas her zaman gereklemezse bu, umutsuzlua dmenin yalnzca genlere zg olduu anlamna m gelir? Gerekten ya la gelien ve ben'inin derin bilincini olgunlatran insan belki de umutsuzluun st bir biimine ulaabilir. Ve eer yaam boyunca sadece vasat gelimeler kaydederse, saf ve basit bayaln iine batmadan insanda, babada ve yalda gen bir insan varln srdrrse, her zaman genliin vaat ettiklerinden birazn korursa, her zaman geiciden veya geici bir eyden, bir gen gibi umutsuzlua dme riskini tar. Eer yal bir insann umutsuzluu ile gen bir insann umutsuzluu arasnda fark varsa bu, ancak ikincil niteliklidir ve tamamen rastlantsaldr. Gen gelecekten; gelecekteki bir imdi gibi umutsuz olur; gelecekte, yklenmek istemedii ve bunun araclyla kendi.....olmak istemedii bir ey vardr.. Yal insan gemiten, gemi gibi srmeyen gemiteki bir imdi gibi umutsuz olur; nk umutsuzluu tam bir unutua kadar gitmez. Bu gemi olgu belki de pimanlnn hissedilmesi gerektii bir ey bile olabilir. Ama pimanlk olabilmesi iin ncelikle umutsuz olmak ve sonuna kadar verimli bir biimde umutsuz olmak gerekir ve bylece tinsel yaam derinliklerden ortaya kabilecektir. Ama umutsuz insanmzn eylerin byle bir karara kadar gitmesine izin

verecek cesareti yoktur. Ve orada kalr ve hl umutsuz olarak, unutuun gc ile ktl iyiletirmeyi ve bylece tvbe eden yerine yataklk eden olmay baaramayp daha da umutsuzlua kapldka, zaman geer. Ama insan ister yal, ister gen olsun temelde umutsuzluk ayndr, umutsuzluu daha yksek bir biime dein.....younlatran veya inanca gtren sonraki bir savam olanakl klan bilin olarak ben iindeki sonsuzluun dnm baarlamaz.. Bu durumda buraya kadar zde bir biimde kullanlan u iki terim arasnda temel bir fark yok mudur: Geici olann umutsuzluu (btnsellii belirten) ve geici bir eyin umutsuzluu (ayrk bir olay belirten)? Tabi ki vardr. Ben imgelemin iindeki sonsuz bir tutkuyla geici bir eyden umutsuzlua dt an, sonsuz tutku bu ayrnty, bu bir para eyi, btnsel geicilikle kapatncaya kadar ykselir, yani btnlk fikri umutsuz kiide vardr ve o kiiye baldr. Geici olan (bu zelliiyle) tam da bu zel olayda kaybolan eydir. Gerekte, tm geiciyi kaybetmek veya ondan yoksun kalmak olanakszdr, nk btnlk bir kavramdr. 0 hlde ben, ncelikle gerek kaybedii sonsuza kadar gelitirir ve daha sonra btnsel geicilikten umutsuzlua der. Ama bu farkllk (tm geici olandan umutsuzlua dme ile geici bir eyden umutsuzlua dme arasnda) tm deeriyle sarlmak istenirse hemen ben'in bilincine temel bir geliim salanm olur. Geicinin umutsuzluunun bu forml bylece umutsuzluun daha sonraki formlnn ilk anlatmna dnr.

2. Sonsuza veya Kendine Gre Umutsuzluk


Geici olandan veya geici bir eyden umutsuzlua dmek, gerek umutsuzluk ise aslnda her umutsuzluun forml olan sonsuzluktan ve kendinden umutsuzlua dmekle ayn kapya kar.2 2 ite bu nedenle dil unu sylerken hakldr: Geici den, sonsuzluktan, ama ayn zamanda kendinden umutsuzlua dmek; nk burada hl, dnce iin her zaman sonsuzluk tan umutsuzlua dme olan umutsuzluun bir durumu vardr, buna karn umutsuzlua dlen ey, belki de ok farkldr. Sizi umutsuzlua sabitleyen eyden umutsuzlua dlr. Mutsuzluktan, geici olandan, servetin kaybedilmesinden, vs. ama ayn zamanda bizi bunlardan kurtaran eylerden de umutsuzlua dlr: Sonsuzluktan, kurtulutan, gcmzden, vs. ki bakmdan diyalektik olduu iin ben'le birlikte kendinden ve kendisi bakmndan umutsuzlua dlr. Buradan zellikle umutsuzluun alt biimlerine zg olan, ama ayn zamanda hemen hemen her eyde bulunan karanlk ortaya kar: Ne hakknda olduunu grmeden ne bakmdan umutsuzlua dldn tutkusal bir aydnlkta grmek. yilemek iin dikkatin bir yn deiimi gereklidir, bak nedenden ne bakmdan a evirmek gereklidir; ve ne hakknda olduunu tam bir biimde bilerek umutsuz olmann gerekte mmkn olup olmadn bilmek, salt felsefi gr asndan ince bir nokta olurdu. Ama betimlenmi olan umutsuz kii, arkasnda genel olarak olup biten eyden kuku duymaz! geici bir eyden umutsuzlua dtn zannederek durmadan umutsuzlua dt eyden sz eder, ama gerekte umutsuzluu sonsuzlua ilikindir; nk geici olana veya daha akas geici bir eye bu kadar deer vererek veya onu ncelikle geici olan eyin btnlne varncaya kadar genileterek ve daha sonra bu btnle o kadar deer vererek sonsuzluk konusunda umutsuzlua der. Bu son umutsuzluk biimi nemli bir gelimedir. Dieri gszln umutsuzluu iken buradaki insan kendi gszlnden umutsuzlua der, ama umutsuzluu hl meydan okuma umutsuzluundan (B) farkl olarak bir gszlk umutsuzluudur. O hlde bu fark sadece grecelidir: Daha nceki umutsuzluk biimi gszln bilincini aamyordu, buna karn buradaki bilin daha ileri gider ve yeni bir bilincin, gszln bilincinin iinde younlar. Umutsuz kii geici olana bu kadar nem vermenin gszln, umutsuz olma gszln kendinde grr. Ama bu ekilde drste umutsuzluktan inanca ynelmek yerine, bu gszln altnda Tanr karsnda kk derek umutsuzluun iine dalar ve gszlnden umutsuzlua der. Bylece bak as deiir: Umutsuzluunun her zaman daha fazla bilincinde olarak, imdi, sonsuzluk hakknda umutsuzlua dtn, geici olana ok anlam vermenin gszlnden, kendinden umutsuzlua dtn bilmektedir; bu da umutsuzluu iin sonsuzluun ve ben'in kaybediliine eittir. Burada gelime vardr. ncelikle ben bilincinde: nk sonsuzluk hakknda umutsuzlua dmek, bir ben fikri olmadan, kendi sonsuzluunun var olduu veya bir zamanlar var olabilecei fikri olmadan olanakszdr, ayn zamanda kendi de umutsuzlua dmek iin bir ben'e sahip olunduu bilinci olmaldr; buna ramen insan geici veya geici bir eyden deil, kendinden umutsuzlua dmektedir. stelik burada umutsuzluk olan eyin bilinci

daha da oktur ki bu, aslnda sonsuzluun ve ben'in kaybndan baka bir ey deildir. Doal olarak insan ayn zamanda durumunun umutsuz yaps zerine daha fazla bilince sahiptir. u anda umutsuzluk yalnzca edilgen bir ktlk olmayp ayn zamanda bir eylemdir. nsan geici olan kaybettii ve umutsuzlua dt zaman, umutsuzluk her zaman ben'den kaynaklanmasna ramen dardan geliyormu gibi grnr, ama ben bu son umutsuzluktan umutsuz olursa, buradaki umutsuzluk ben'den, dorudan veya dolayl bir tepki olarak gelir ve bu ynyle, ben'den fkran meydan okuma umutsuzluundan ayrlr. Burada nihayet bir dier gelimeyi belirtelim. Younluunun art bile bu umutsuzluu bir anlamda kurtulua doru yaklatrr. nk derinlii bile onu unutulutan korur; bu umutsuzluk iyilemeden, her an bir kurtulu ansn iinde tar. Bununla birlikte bu biim umutsuzluk, kendi olunmann istendii umutsuzluk biimi altnda snflandrlmaldr. Bir babann olunu mirastan mahrum etmesi gibi, ben de bu kadar zayflktan sonra kendini tanmay reddeder. Umutsuzluk iinde, zayfln unutamaz, bir anlamda kendinden tiksinir, kendini bulabilmek iin bir mmin gibi zayfl altnda ezilmek istemez; hayr, umutsuzluu iinde, ne kendinden sz edilmesini duymak ne de kendi hakknda bir ey bilmek ister. Ama unutuluun yardmyla nasl davranacan dahi bilemez; unutma sayesinde tin-d klanda kendini gstermeyi ve bylece bir insan ve sradan bir Hristiyan olarak yaamay dahi beceremez; hayr, ben bunu yapmay baaramayacak kadar ar ben olmutur. Olunu mirastan mahrum brakan ve bu d davrantan fazla ileriye gidemeyen baban n ou zaman bu ekilde olundan kurtulamamas gibi insan da dncesinden kurtulamaz; ama hl nefret ettii erkei (ve bu erkek onun dostudur) lnetleyen k kadna bu lnetleme fazla yardmc olmaz ve onu daha ok baml hle getirir; ayn durum ben'i ile kar karya olan umutsuz kiimiz iinde geerlidir. Daha ncekinden bir derece daha derin olan bu umutsuzluk, dnyada daha az rastlananlardandr. Gerisinde sadece yokluk bulunan, lnetlenmi bu kap burada gerek bir kapdr; ama kilitlenmitir ve arkasnda, kendine zen gsteren ben, kendini sevmek iin yeteri kadar kendi olmasna ramen kendi olmay reddetmeye abalar ve bunun iin zaman aldatr. Bu, imdi megul olacamz ey olan kapallktr. Kapallk, dnsel zayflk diye kmsedii saf doalln zdddr. Ama byle bir ben gerekte var mdr, le, manastra veya delilerin arasna m kamtr? Dierleri gibi giyinik bir canl mdr yoksa onlar gibi gnlk rtnn altna m gizlenmitir? yle ya! Ve neden olmasn! Ben'inin bu gizemlerinin iine hi kimse, hatta hibir ruh girmemitir, bunun gerekliliini bile hissetmez veya onu bastrmay bilir, bir de kendisini dinleyelim: "Ama hibir eyi gizlemeyi bilmeyenler yalnzca saf doallardr; bunlar, zihin olarak, bedeni hibir sknt duymadan her eyi brakan kk yataki ocukla hemen hemen ayn noktadadr." ou zaman "gerek, doal, itenlik, kaamaksz ak yreklilik" olduu savnda bulunan ve yetikinde beden doal bir gereksinim hissettii an szn tutmamaya gtren bu doallktr. Bununla birlikte ok az dnen de olsa, her ben'in kendini ynetme konusunda bir fikri vardr. Ve bu ekilde umutsuz kiimizin haddini bilmezleri yani herkesi, "bir canl"nn grntsn kaybetmeden ben'inin gizlerinden uzakta tutmaya yetecek kadar kapall vardr. Bu kii eitimlidir, evlidir, aile babasdr, gelecein nemli bir devlet memurudur, saygdeer ve ileri iyi olan bir babadr, karsna kar ok yumuaktr, ocuklarna kar zenlidir. Ve ayn zamanda Hristiyan mdr? Evet ama kendi tarznda. Karsnn kendisini yetitirmek iin dinle ilgilenmesini iyi bir gzle ve belirli bir melankolik nee ile karlamasna ramen Hristiyanlk hakknda tek sz etmemeyi yeler. Genellikle kiliseye gitmez, papazlar n ou onun iin gerekte neden sz ettiklerini bilmeyen kiilerdir. Sadece bir kiinin bildiini itiraf eder; ama bir baka neden onu dinlemeye gitmekten alkoyar, nk onun kendini ok fazla ileri gtrmesinden korkar. Buna karn olduka sk olarak, nefes almak veya baka zamanlar uyumak kadar hayat olan bir yalnzlk gereksinimi onu sarar. nsanlarn genelinden daha fazla olarak bu yaamsal gereksinimi hissetmesi onda daha derin bir yapnn olduunun baka bir gstergesidir. Yalnzlk gereksinimi her zaman iimizde tinsel bir yan olduunu kantlar ve bu tinsellii lmemizi salar. "Ku beyinli insanlar srs, birbirinden ayrlamayanlarn kalabal" bu gereksinimi o kadar az hisseder ki muhabbet kular gibi yalnz kaldklar an lrler! Kendilerine ark mrldanmadka uyumayan kk ocuklara benzerler! Onlara yemek, imek, uyumak, dua etmek ve k olmak, vs. iin gerekli toplumsall salayan ark nakaratlarna gereksinimleri vardr. Ama ne Antika ne de Ortaa bu yalnzlk gereksinimini gz ard etmiyordu, ifade ettii eye sayg gsteriliyordu. amz, sonu gelmeyen toplumsall ile yalnzca sululara uygulamay bildii yalnzlk karsnda titremektedir. Gnmzde kendini ruhuna terk etmek bir sutur ve o hlde yalnzln insanlarmzn sulularla birlikte ayn kategoride saylmasndan daha normal hibir ey yoktur.

Kapal umutsuz kii ben'inin kendisiyle ilikisiyle megul olarak saatleri, sonsuzluk iin yaanmam olsa da sonsuzlukla bir para ilikisi olan ardk saatleri bouna yaar; aslnda ilerlemez. Ama bu saatleri geirdikten ve yalnzlk gereksinimi yattktan sonra sanki dar kyor gibidir; karsn ve ocuklarn bulmak iin eve geldii zaman bile. Onu nazik bir koca, zenli bir baba yapan ey, babacan znn ve grev duygusunun dnda, kendi iinde gszlnden oluturduu itiraftr. Diyelim ki onunla srlarn aacak denli ili dl olundu ve ona yle sylendi: "Ama sizin bu kapallnz,' gururdan baka bir ey deil! Aslnda siz yalnzca kendinizden gurur duyuyorsunuz!" Kukusuz size gerei itiraf etmeyecektir. Kendisiyle ba baa kaldnda belki de karsndakinin hakl olduunu kabul edecektir; ama onun zayflna nfuz edecek ben tutkusu hemen gurur olamayaca yan lgsn uyandracaktr, nk tam da zayflndan umutsuzlua dmtr; sanki zay fla bu devasa yk getiren gurur deilmi gibi, sanki ben'inden kibirlenmenin istenci, zay flnn bu bilincini tamay engellemiyormu gibi. Ve ona unlar sylenmi olsayd: "te tuhaf bir karmaklk, tuhaf bir zorlu; nk aslnda tm bozukluk dncenin kurulma biiminden ileri geliyor, yoksa her ey normal olurdu, ite senin iin tam da izlenilecek ve seni ben'in umutsuzluu yoluyla kendi ben'ine gtrecek yol budur. Zayflk hakknda sylediin dorudur ama umutsuz olman gereken, zayflk deildir; kendi hline gelmek iin ben'ini parala ve bylece zayflktan umutsuz olmaya bir son ver." Bu nermeler bir dinginlik dakikas iinde onu itiraf ettirecektir; ama tutku yeniden onun grn saptracak, baka yanl bir viraj onu umutsuzlua itecektir. Daha nce sylendii gibi byle bir umutsuza her zaman rastlanmaz. Ama umutsuzluu iinde yalnz bana kalmakla yetinmezse, dier taraftan onu inancn doru yoluna iten bir devrim iinde olumazsa: Bu durumda ya umutsuzluu her zaman kapal olan st bir biimde younlaacaktr ya da yaamn bir gizlilik olarak saran dsal bir klk deitirmeyi yknt hline getirerek paralanacaktr. Bu son durumda onun var oluun iine, belki de byk giriimlerin salad oyalanmann iine atld grlecektir, belki de kariyerinin kukusuz birok iz brakaca bu tedirgin kafalardan biri hline gelecektir: Her zaman unutulu un peinde olan bu kafalar, isel grltleri karsnda, annesinin lanetlerinden kaan III. Richardnkilerden farkl olsa da, gl ilalar isterler. Veya umutsuzluu iinde, ama her zaman, olmak istemedii ben'in bilinci ile birlikte doalla geri dnmek iin duyularda, belki de sefahatte unutmay arayacaktr. Birinci durumda, umutsuzluk younlat zaman meydan okumaya dner ve bu durumda gszlk yaknmalarn ne kadar miktardaki yalann gizlediini ve meydan okumann her zaman ncelikle gsz olmann umutsuzluu tarafndan ifade edildiini ileri srmenin hangi diyalektik gerek olduu ok iyi grlecektir. Ama sessizlii iinde debelenmekten baka bir ey yapmayan bu sessize son bir bak atalm. Eer sessizliini el demeden, her bakmdan mkemmel olarak korursa, intihar ilk riskidir. Genelde insanlar n doal olarak byle bir kapal insann maruz kalabilecei ey hakknda en ufak bir fikirleri yoktur; bunu renselerdi akna dnerlerdi. Her eyden nce intihar tehlikesi tadklar dorudur. Aksine biri ile konusun, birine alsn, kesinlikle kendisinde yle bir rahatlama, yle bir yatma olur ki intihar kapalln sonucu olmaktan kar. Bir srda, bir teki bile, mutlak kapall bir ton azaltmak iin yeterlidir. Bu durumda intihar bertaraf etme ans doar. Ama srdaln kendisi de umutsuzlua yol aabilir, bu durumda kapal insan, bir srda bulmaktansa susma acsna katlanmay yeler. Tam da bir srdaa sahip olduu iin umutsuzlua srklenen kapal insan rnei oktur. Bu durumda intihar oluabilir. Bir air, iirin sonunu srdan kahraman tarafndan ldrlmesi biiminde dzenleyebilir. Skntlarn birine ama gereksinimi duyan ve srayla bir sr srda kullanan iblis bir despotu hayal edebiliriz. Srdalkta sras gelenin lm kesindir: Sr iletilen kiiler ldrlr. Bir yazar iin, ayn zamanda hem srdatan vazgeemeyen hem de ona katlanamayan eytan bir karakterin acl elikisini bu biimde betimlemek iyi bir konudur.

B- Kendi olunmann istendigi umutsuzluk veya meydan okuma umutsuzlugu zerine


Zayfln umutsuzluunun (a) kadnsal olarak nitelenebilecei kantlandna gre ayn ekilde bu umutsuzluu erkeksel olarak niteleyebiliriz. te bu nedenle, daha ncekine gre, tinin gr asndan bakldnda, bu hl umutsuzluktur. Ama erkeklik, alt bir sentez olan diiselliin zddna, tinsel kaynakldr. a, 2'de betimlenen umutsuzluk, umutsuz kiinin hibir ekilde kendi olmak istemedii, gsz olmann umutsuzluudur. Ama yalnzca bir diyalektik basamak sonra, eer bu umutsuz kii sonunda hibir ekilde kendi

olmak istemediinin nedenini bilirse her ey altst olur ve meydan okuma olanana sahip oluruz; nk o, umutsuz olduu iin kendi olmak ister. nce geici olann veya geici bir eyin umutsuzluu, daha sonra sonsuzlukla balantl olarak kendinin umutsuzluu gelir. En sonunda, aslnda sonsuzluk sayesinde umutsuzluk olan ve iinde umutsuz kiinin kendi olmak iin ben'e bal sonsuzluu ktye kulland meydan okuma gelir. Ama tam da umutsuzluktan yardm ald iindir ki bu umutsuzluk geree bu kadar yaklar ve ona bu kadar yakn olduu iindir ki snrszca uzaa gider, inanca gtren bu umutsuzluk, sonsuzluun yardm olmadan var olamazd; sonsuzluk sayesinde ben kendini tekrar bulmak iin kaybolma yrekliliini yeniden bulmaktr; burada, aksine, kaybolmakla balamay reddetmekte, ama kendi olmay istemektedir. Bu umutsuzluk biiminde, gitgide daha fazla ben'inin, dolays yla gitgide daha fazla umutsuzluk olan eyin ve iinde bulunulan durumun umutsuz yapsnn bilincine varlr: Burada, umutsuzluk bir eylem olduunun bilincindedir ve evresel bask altndaki edilgen bir ac olarak dardan gelmemektedir, aksine dorudan ben'den kaynaklanmaktadr. Ve bylece, zay f olmann umutsuzluuna gre bu meydan okuma gerekten yeni bir niteliktir. Kendi olunmann istendii umutsuzluk, aslnda sadece ben'in biimlerinin en soyutu, olaslklarnn en soyutu olan sonsuz bir ben bilincini gerekli klar. Bu, umutsuzun, ben'ini onu ortaya koyan gle olan tm ilikisinden kopararak ve onu byle bir gcn varl fikrinden kurtararak olmak istedii ben'dir. Ben, bu sonsuz biimin yardmyla umutsuzca kendine sahip olmak veya kendinin yaratcs olarak, ben'inden umutsuzca olmak istedii ben'i yaratmak ve somut ben'i iinde kabul edecei ve etmeyecei eyleri semek istemektedir. nk bu somut ben, herhangi bir somutlama deildir; bu kendidir, aslnda zorunluluu ve snrlar vardr, bu ben somut olgulardan, vs. doan kaynaklar, zellikleri, vs. ile kesin, zel bir biimde belirlenmitir. Ama olumsuz ben olan sonsuz biimin yardmyla insan nce tm bunlar, onlardan bylece kafasna gre bir ben karmak iin deitirmeye koyulur ve olumsuz ben'in bu sonsuz biimi sayesinde daha sonra olmak istedii ben'i retir. Daha dorusu dier insanlardan daha erken balamak, balang araclyla ya da balangla birlikte deil, "batan" balamak ister! ve ben'inin sorumluluunu yklenmeyi, amacn kendi payna den bu ben'de grmeyi reddederek ulamaya abalad sonsuz biim araclyla, ben'ini kendi bana ina etmek ister. Bu umutsuzlua genel bir ad vermek gerekirse, yaln zca felsefesini dnmeksizin buna stoac ad verilebilir. Ve daha fazla aklk iin etken ben ve edilgen ben ayrm yaplabilir ve birincinin nasl kendine baland ve ikincinin edilgen acs iinde nasl kendine baland grlecektir: O hlde forml her zaman kendi olunman n istendii umutsuzluun forml olarak kalacaktr. Eer umutsuz ben etken bir ben ise, giritii ey ne kadar byk, artc, salam olursa olsun kendisiyle olan ba temelde yalnzca deneyseldir. Kendisini zerinde hibir g tanmad iin, isellikten gerekten yoksundur veya kendisi en tutkulu titizliklerini deneylerinde uyguladnda, by-ile gerein ancak bir benzerini yapabilir. Bu da yalnzca hileli bir gerektir. Prometheus tarafndan tanrlardan alman ate gibi... burada Tanr'dan, onun bize bakt dncesi alnmaktadr ve bu, ciddi bir eydir; ama umutsuz kii, sadece bir deney yapcs olmasna ramen giriimlerine sonsuz bir anlam ve yarar vererek yalnzca kendine bakar. nk umutsuzluunu Tanr'da deneysel olarak oluacak noktaya kadar ileri gtrmeden, hibir trevsel ben kendine bakarak sahip olduundan fazlasn elde edemez; son noktada, her zaman yalnzca ben vardr, bu ben'i oaltarak ben'den ne fazlasn ne de azn elde ederiz. Bu anlamda ben, kendi olmak iin gsterdi i umutsuz aba iinde, artk bir ben olmayacak noktaya kadar kendi zdd iine dalar. Eylemini evreleyen tm diyalektik iinde hibir sabit nokta yoktur; ben olan ey hibir zaman deimeden kalmaz, sonsuz bir deimez olamaz. Olumsuz biiminin uygulad g, balad kadar zer; istedii zaman batan balayabilir ve bir dnceyi izlemek iin hangi sray dzenlerse dzenlesin, eylemi her zaman bir varsaym olarak kalr. Gitgide kendi olmay baarmaktan uzaklaarak gitgide daha ok varsaymsal bir ben hline gelir. Ben kendinin efendisidir, mutlak biimde kendinin efendisidir ve umutsuzluk budur, ama ayn zamanda tatmini iin zevki kabul etmesidir. Ama ikinci bir aratrma, bu mutlak prensin aslnda bir krall olmadndan hibir eyi ynetmeyen bir kral olduu konusunda sizi kolaylkla ikna eder; durumu, hkmranl her an ayaklanmann meruluk olduu bu diyalektie boyun eer. Sonunda her ey ben'in keyfiliine dayanmaktadr.

O hlde umutsuz insan yalnzca hayali atolar yapar ve her zaman yel deirmenlerine yakalan r. Bu deney yapcsnn tm erdemlerinin sahip olduu parlaklk ite budur! Bu erdemler Dou iiri gibi bir an iin byler: Kendine hkimiyet, bu kaya salaml, tm bu sarslmazlk vd. masala pek benzemektedir. Ve bu, gerekten gerisinde hibir ey olmayan bir masaldr. Ben, umutsuzluu iinde, iirin, bu kadar byk bir oyunun, ksaca kendini bu kadar tantmay bilmi olmann onurunu yardma ararak, kendini yaratmann, kendiliinden gelimenin, kendi kendine var olmann zevkini tketmek istemektedir. Ama buradan anlad ey, aslnda, bir bilmece olarak kalmaktadr; yapt bitirdiini zannettii anda bile her ey rastlantsal olarak yokluun iinde uup gidebilir. Umutsuzlua den ben edilgense, umutsuzluk buna ramen kendi olunmann istendii umutsuzluk olarak kalr. Belki de yukarda betimlenmi olan ben gibi deneyci bir ben, ncelikle somut ben'in iine ynelmek istemekle, Hristiyanlarn cefa, temel ktlk olarak adlandrdklar gibi bir zorlua arpar. Ben'in dorudan, somut verilerini yads yan ben, belki de bu ktl stnden atmaya ve sanki byle bir ktlk yokmu gibi yapmaya almakla ie balayacaktr ve bu ktlk hakknda hibir ey bilmek istemeyecektir. Ama baarszla urayacaktr, ne deneylerdeki ustal ne de soyutlama ustal buraya kadar gitmemektedir; Prometheus gibi sonsuz olumsuz ben, kendini bu isel uakla kilitlenmi hisseder. O hlde burada edilgen bir ben'e sahibiz. Burada kendi olunmann istendii umutsuzluk nasl ortaya kyor? Anmsayalm: Geici olann veya geici bir eyin umutsuzluu olarak yukarda betimlenen bu umutsuzluk biimi iinde, aslnda bu umutsuzluun sonsuzluk umutsuzluu olarak ortaya kt kantlanmt; daha dorusu sonsuzluk tarafndan yattrlmak, iyiletirilmek istenilmiyor, geici olana ok fazla deer veriliyor ve sonsuzluun hibir yattrc nitelii yoktur. Ama geici bir sefaletin, lml dnyann bir cefasnn bizden ekilip alnabileceini umut etmenin reddedilmesi, baka tr bir umutsuzluk deil midir? Bu, umudu iinde kendi olmak isteyen bu umutsuzun reddettii eydir. Ama bedendeki bu dikenin (ister gerekten var olsun veya ister duygular byle olduuna inandrsn), soyutlama ile bertaraf edebilmesinin mmkn olamayaca kadar derine nfuz ettii konusunda ikna olursa, bu durumda sonsuza kadar bu dikeni kendine ml edecektir. Bu diken onun iin bir skandal konusu hline geliyor, daha dorusu ona tm varlktan bir skandal konusu oluturma olana veriyor, bu durumda meydan okuma ile kendi olmak istiyor, dikene ra men, dikensiz kendi olmak istemiyor (bu, onu soyutlama yoluyla bertaraf etmek olurdu ki bunu yapamaz veya yazgya boyun emeye ynelmek olurdu), hayr! Dikene ramen veya tm yaamna meydan okuyarak dikenle birlikte kendi olmak, onu kapsamak ve ikencesinden esizliini karmak istemektedir. nk zellikle Tanr iin her eyin mmkn olduu samalyla bir kurtulu ansn ummak, hayr! hayr! Bunu istemiyor. Ya bir bakasndan yardm ummak? Hayr, bunu hibir ekilde istemeyecektir; yardm istemek yerine cehennemin tm ikenceleri ile birlikte kendi olmay yeleyecektir. Ve bu, "ac eken insann kendisine yardm edilmesinden baka bir ey istememesi ok doaldr, yeter ki biri bunu yapabilsin..." demek kadar doru mudur? Yardm antipatisinin her zaman bu kadar umutsuz bir vurgusu olmasa da gerek bu deildir. Dorusu udur: Genelde ac eken insann kendisine yardm edilmesini istemesinin birok tr vardr. Eer yardm, istedii biimde olursa bunu memnuniyetle kabul edecektir. Ama ok daha ciddi bir anlamda, st bir yardm, yukar dan gelen bir yardm...her eyin mmkn olduu "Kurtarcnn elinde bir hi gibi olmay, ne olursa olsun koulsuz kabul etme zorunluluunun yol at klme sz konusu olduunda veya hatta sadece yan ndakinin karsnda eilme zorunluluu ve yardm dilenildii srece kendi olmay reddetme zorunluluu sz konusu olduu zaman: Ah! Bu durumda o kadar uzun ve ikence dolu aclar olur ki ben yine de bunlar o kadar dayan lmaz bulmaz, dolays yla kendi olarak kalma kayd yla bunu tercih eder. Ama ac eken ve umutsuzca kendi olmak isteyen bu edilgen ben'in iinde ne kadar ok bilin varsa, umutsuzluk o kadar ok younlar ve eytanleir. ou zaman bunun kayna udur: Kendi olmak isteyen umutsuz kii, kendi somut ben'inin g durumuna veya ondan ayr lamaz durumuna istemeden dayan r. Bu durumda tm tutkusuyla eytan bir fkeye dnmle sonulanan bu ikencenin stne atlar. Ve imdi tm melekleriyle birlikte gkteki Tanrnn ona ikenceden kurtulmay sunabilmesini salayabilseydi de reddederdi: ok ge! Daha nce bu ikenceden kurtulmak iin her eyini seve seve verirdi; ama bekletildi, imdi ok ge, imdi herkese kar fkelenmeyi, insanlarn ve yaamn hakszla uram kurban olmay, ondan bu ikenceyi almamalar iin ikencesini elinin altnda iyi korumaya alan biri olarak kalmay tercih eder yoksa hakkn nasl kantlayabilir ve kendini bu hak konusunda ikna edebilir? Bu sabit fikir kafasnda onu o kadar megul eder ki

sonunda ok farkl bir neden onun sonsuzluktan kuku duymasna ve eytan bir fikirle dier insanlarda^ sonsuz derecede stn olduunu ve u anki varlnn dorulanmasn saladn zannettiren eyin elinden alnmasndan kuku duymasna yol aar. -Olmak istedii kendisidir; ncelikle ben'inin sonsuz bir soyutlamasn oluturmutur, ama ite sonunda o kadar somut hle gelmitir ki bu soyut anlamda sonsuz olmak onun iin olanakszdr, buna karn umutsuzluu, kendi olmak iin inat eder. Ey eytan bunama! Her eyden nce fkesi, sonsuzluun onu dknlnden kurtaracan dndrtmesinden ileri gelmektedir. Bu tr umutsuzlua her zaman rastlanmaz, bu cins kahramanlara ancak airler arasnda, yaratlarna, her zaman eski Yunanllarn anlad anlamda bu eytan ideallii yerletiren airlerin en byklerinde rastlanr. Bununla birlikte bu umutsuzluk yaamda da grlr. Ama bu durumda hangi darya tekabl etmektedir? Gerekte, kapalla tekabl eden bir dar, terimler arasnda bir eliki olduu iin byle bir dar yoktur! Uyumlar bir esin olacaktr. Ama buradaki dsal iaret tamamen eittir. Buradaki kapallk yani gizi bozulmu bir isellik, her eyden nce korunmas gereken bir eydir. Ne gerek i-sellii olan ne de sz edilebilecek bir eyi olan umutsuzluun en alt biimleri, bireylerin dsal belirtilerini betimlemekle veya bir szckle belirtmekle yetinerek resmedilmelidir. Ama umutsuzluk ne kadar ok tinselleirse, isellik kapalln iinde kalan bir dnya gibi o kadar ok tecrit olur, altnda umutsuzluun gizlendii bu darlar o kadar ok nemsiz hle gelirler. Ama tinselletii lde de eytan bir sezgiyle kapalln altnda kaybolmaya ve bunun sonucunda, mmkn olduu kadar anlamsz ve yansz grntlere brnmeye zen gsterir. Grnmeyen bir atlak iinde kaybolan masal cini gibi ne kadar tinselleirse, bir grntnn altna yerlemeye o kadar nem verir veya hi kimse doal olarak onu aramay dnmez. Bu gizlenmenin de belirli bir tinsellii vardr ve bu dierlerinin arasnda, gerein arkasnda gvenli bir yerden, srf kendisi iin olan bir dnyadan, iinde umutsuz ben'in ibiskuu gibi durup dinlenmeden, kendi olmay istemekle uraan bir dnyadan emin olmak iin bir aratr. Kendi olunmann istenmedii umutsuzluun en alt biimini anlatmakla baladk (al). Ama kendi olunmann istendii ve dierlerinin arasnda en younu olan umutsuzluk, eytan umutsuzluktur. Ve kendi olmay istemek, kendinin stoac beenisinden veya kendine ar tapnmadan ileri gelmemektedir; kukusuz bir yalanclktan da kaynaklanmamaktadr; kendi olmay istemek, bir anlamda kendi mkemmelliini izlemektir; hayr, bunu var olu nefreti hlinde ve sefaletine uygun olarak istemektedir; ve bu ben'e bakaldrmayla veya meydan okumayla bile balanmamaktadr, bunu yalnzca Tanr'nn saygnln krmak iin yapmaktadr; onu yaratan gc ba kaldrma koparp atmay deil, ona g kullanarak kendini kabul ettirmeyi, ona gle balanmay, ondan eytanca destek almay istemektedir... ve bu anlalabilir bir eydir; nk gerekten kt bir itiraz, her zaman onu uyarandan destek grr! Umutsuz kii varolua kar ba kaldrmasyla bile varolua ve kendi iyiliine kar elinde bir kant olmasndan bbrlenir. Kendisini bu kant zanneder ve o kant olmak istediine gre kendisi de ikencesiyle birlikte olmak istemektedir; bunun nedeni, bu ikenceyle tm yaam protesto etmek istemesidir. Zayfln umutsuzluu, sonsuzluun onun iin sahip olaca avundurmann iine gizlenirken eytan umutsuzumuz bu konuda hibir ey bilmek istemez, ama bunun nedeni bakadr: Bu avuntu ona yolunu kaybettirecektir, bu avuntu var olua kar olduu yolundaki genel itiraza zarar verir. Bir imge ile olguyu ortaya karmak iin, bir yaratcnn gznden kaan bir yanln varln farz edelim, bilinli bir yanl -belki de gerekte bir yanl deildir, belki de daha yksekteki gr asndan btnn temel bir bileke sidir- ve bu yanln yaratcsna bakaldrm olduunu ve nefretle kendini dzeltmesine izin vermediini ve sama bir meydan okuma ile yle dediini varsayalm: Hayr! Beni yok edemeyeceksin, sana kar bir tank, senin yalnzca deersiz bir yaratc olduunun bir tan olarak kalacam!

Drdnc Kitap
Tanr karsnda veya Tanr fikriyle, umutsuz olarak, kendi olunmak istenmedii veya istendii zaman gnah ilenir. Bu durumda gnahkrlk, en st noktaya aktarlm gszlk veya meydan okumadr, dolays yla gnah, umutsuzluun younlamasdr. Vurgu burada Tanr karsnda olmak veya Tanr fikrine sahip olmak zerinedir,' gnah, hukukularn "nitelikli umutsuzluk" diye adlandrdklar eye, onun diyalektik, trel ve dinsel niteliine dntren Tanr fikridir. Bu ikinci ksm ve zellikle drdnc kitap psikolojik betimlemenin ne yerini ve ne de zaman n iermesine ramen, umutsuzluun ve gnahn en diyalektik snrlar, airin dinsel ynelimli bir varl olarak adlandrlabilecek eydir. Bu varln Tanr fikrinin eksik olmad boyun emenin umutsuzluu ile ortak

noktalar yok deildir. Estetiin kategorilerine dayan rsak bu, bir air yaamnn en st imgesidir. Ama (tm estetie karn) bu yaam Hristiyan iin her zaman gnahtr, olmak yerine hayal kurmann gnahkrldr, gerek bir ilikinin yerine, yaamyla bir iliki yaratmann abas yerine iyi ve doru ile estetik bir imgelem dnda bir bant olmamasnn gnahkrldr. Bu air" yaam ile umutsuzluk arasndaki fark, air ya amndaki Tanr fikrinin varldr, Tanr karsnda olmann bilincidir; ama bu yaam youn bir biimde diyalektik olarak, belirsizce gnahkrlk olduunun bilincinde olup olmad sorulduu andan itibaren nfuz edilemez bir yn gibidir. Bu airde derin bir dinsel gereksinim bulunabilir ve air Tanr fikri umutsuzluunun iine girebilir. Gizli ikencesi iinde onu, yalnzca her eyin stnde sevdii Tanr yattrr ve bununla birlikte bu ikenceyi sever ve ona kar durmak istemez. Tanr karsnda kendi olmak onun en byk isteidir ve bu umutsuz kii yalnzca ben'inin ac ektii bu sabit noktada kendi olmak istemezi bu noktay yok etmek iin, ama bu dnyada tm acsna ramen, o noktaya uyum salamak, onun altnda klmek iin sonsuzlua sarlr. Ama mminin aksine sonsuzlua ulaamaz. Bununla birlikte onun tek gksel cokusu olan Tanr ile ilikisi sona ermez! onun iin en byk dehet, Tanr'sz olmaktr! nk Tanr'sz olduu lde umutsuzlua decektir! belki de bilinsiz olarak, Tanr'y olduundan biraz farkl bir biimde, ocuunun tek isteine kendini fazla kaptran duygulu bir baba gibi hayal eder. Mutsuz bir aktan doan airin ok mutlu olarak akn mutluluunun arksn sylemesi gibi bizim air de dinsel duygunun szcs hline gelir. Din-sellii onun mutsuzluunu oluturur, Tanr gereksiniminin bu acy gevek brakmasndan, mmin rneinde olduu gibi altnda klmesinden ve onu ben'inin bir paras olarak kabul etmesinden ileri geldiini sezerek kefeder! nk acy kendinden uzakta tutmak isterken, bylece olabildii kadar bu acdan koptuunu ve insann yapabildii kadar onu gevek braktn dnmesine ramen (bir umutsuzun syledikleri gibi, ters ynde gerek olan ve bylece ancak tersine evrilerek anla labilir olan) acy alkoyar. Ama mmin gibi acya uyum salamakta gszdr yani zet olarak acy reddeder veya daha ok burada ben, karanln iinde kaybolur. Ama airin aknn resimleri gibi dinden oluturduu resmin, ne kocalarn ne de papazlarn hibir zaman ulaamayacaklar bir bys, lirik bir cokusu vardr. Ama bunun nedeni, syledii eyde yanl hibir yann bulunmamasdr, tersine betimlemesi, yks tam anlamyla ondaki en gzel niteliklerdir. Dini, kesin anlamyla bir mmin olmakszn, umutsuz k olarak sever, inantan ilk unsur olarak yalnzca umutsuzluu alr! ve bu umutsuzluun iinde dinin cokusal bir zlemine sahip olur. Temeldeki elikisi udur: Seilmi kii midir? Etindeki diken olaanst bir grevin iareti midir ve eer bir amaca ynlendirilmi ise Tanr gznde bu geerli midir? Veya etindeki diken sradan insanlarn arasnda yer almak iin bu dikenin altnda klmesinin gerektiini mi belirtir? Ama bu konuda fazla sze gerek yok, yalana kamadan kiminle konuuyorum demeye, hakkm var m? Bu n'inci gten psikolojik aratrmalara kim nem verir! Papazlarn bu bilinen betimlemeleri ok kolay anlalyor, bunlar insanlarn artc benzerliini saptar! genellikle olduu gibi tinsel bakmdan bir hi olan insanlarn.

I-BEN BiLiNCiNiN DERECELERi (TANRI KARSISINDAKi UNVAN)


Bu kitabn birinci blm kesintisiz ben bilincinin bir derecelenmesini vurgulamtr: ncelikle sonsuz ben'inin farknda olmayan insan (nc Kitap, kinci Blm, a bendi), daha sonra iinde sonsuzluu barndran bir ben bilincine sahip olan insan (nc Kitap, kinci Blm, b bendi) ve bu blmlerin iinde (al, 2.B) yeniden dereceler saptanmtr. imdi tm bu geliimin diyalektik terimlerini tersine evirelim. unlarla karlarz. u na kadar bilincin bu derecelendirilmesine insan ben'inin, lt insan olan ben'in gr asndan baklmtr. Ama bu ayn ben, Tanr karsnda, bu olayla birlikte yeni bir nitelik veya nitelendirme kazanmaktadr. Artk yalnzca insansal bir ben olmayp ayn zamanda, yanlgya dlmemesi umuduyla, teolojik ben, Tanr karsndaki ben olarak adlandracam eydir. Ve Tanr karsnda olma bilinci ile, imdi Tanrnn lsne giren insansal ben, bu durumda ne kadar sonsuz bir geree sahip oluyor! nekleri karsnda yalnzca bir ben olan inek oban ancak olduka alt dzeyde bir ben olacaktr; ayn ekilde kleleri karsnda bir ben olan hkmran yalnzca alt bir ben'dir ve aslnda bir ben bile deildir, nk her iki durumda da l eksiktir. l olarak yalnzca anne-babas olan ocuk, yetikin olduunda l olarak Devlet'i grd zaman ben olacaktr; ama Tanr, insann ls hline geldiinde ben'e ne kadar sonsuz bir nitelik verecektir! Ben'in ls, her zaman ben'in nndeki eydir ve bu, lnn ne olduunu tanmlamaktadr. Her zaman yalnzca ayn trden byklklerin toplanabilmesi gibi, her ey bu durumda niteliksel olarak kendi lsyle zdetir; ayn zamanda trel bir kural olan l; o hlde l ve kural, eylerin niteliini ifade ederler. Bununla birlikte zgrlk dnyasnda durum ayn deildir: Burada kuralna ve lsne zde nitelikte olunmasa da bu nitelik-

sizletirmeden kiinin kendi sorumludur, nitelendirme sz konusu olduunda, her eye ramen deimez kalsalar da hi olmadmz eyleri ortaya karrlar: Kuralmz ve lmz. Eski dogmatik hatal deildi -ve yukardaki fikre bir kezden fazla bavurmutur, buna karlk daha yeni olan bir okul onu anlama ve anlamna sahip olma yetersizlii nedeniyle bu fikri yanl kullanmtr- bazen baz pratik yanllklara ramen gnahn korkunluunun, Tanr karsnda olmaktan kaynaklandn zannetmesine ramen hatal olmadn sylyorum. Bu ekilde, cehennemin cezalarnn sonsuzluu kantlanyordu. Daha sonra, daha usta hle gelinerek yle dendi: Gnah, gnahtr; ve ister Tanr'ya kar ister Tanrnn nnde ilensin daha byk hle gelmez. Yaln gr! Hukukular ar sulardan sz ederken, suun resm bir grevliye kar m yoksa bir zel kiiye kar m ilendiini aratrmalarna ve cezay anne veya babay ldrmeye veya basit ldrmeye gre deerlendirmelerine karn byle dnmekteler. Hayr, dogmatik Tanr'ya kar olmann, gnah sonsuz bir noktaya kardn sylerken haksz deildi. Yanllk, Tanr'y bir ekilde bizim dmzda dnmek ve bylece her zaman ona kar gnah ilenmediini kabul etmektir. nk Tanr, rnein bir polis gibi hibir biimde bizim dmzda deildir. Bunun zerinde duralm: Ben'in Tanr fikri vardr, ama bu, onu Tanrnn istediini istememekten ve ona kar gelmekten alkoymaz. Tanr karsnda sadece bazen gnah ilenmez! nk her gnah Tanrnn nndedir veya daha dorusu, insansal bir yanll gnah yapan ey, sulunun Tanr karsnda olduunun bilincidir. Umutsuzluk ben bilincinin oran lsnde younlar; ama ben, kendi ls orannda ve l Tanr olduunda snrsz bir biimde younlar. Ben. Tanr fikriyle byr ve bunun karlnda, Tanr fikri ben'le byr. Somut, bireysel ben'imizin sonsuz bir ben'e dnebilmesi ancak Tanr karsnda olma bilinciyle mmkndr; ve bu durumda Tanr nnde gnah ileyen, bu sonsuz ben'dir. Hakknda sylenebilecek her eye ramen pagan bencillik de bir Hristiyanda bulunabilecek bencillik kadar nitelikli olmaktan ok uzaktayd; nk pagann ben'i Tanr karsnda deildi. Pagann ve doa insannn tek lt olarak yalnzca insansal ben'i vardr. Paganizmin gnahn iinde yer aldn sylemek yksek bir gr asndan belki de hatal deildir, ama aslnda pagann gnah yalnzca umutsuzca Tanrnn bilinmeyiidir, Tanr karsnda olunduunun bilinmeyiidir; aslnda "dnyada Tanrsz olarak var olmaktr." Ama dier bir bak asndan pagann gnahkrl (dar anlamda) yadsnabilir, nk Tanr karsnda gnah ilememektedir; ve her gnah, Tanr karsndadr. Kukusuz bir anlamda da, yaamda onu ou zaman gnahsz bir biimde grevden kurtarmas gereken ey Pelajcln hafifliidir, bu onu kurtarmtr; ama bu durumda gnah bakadr ve bu da hafifliktir. Buna karn, daha az kesin olmayan bir biimde ok kat bir Hristiyan eitim ou zaman birini gnahn iine itmi olabilir, nk Hristiyanln tm gr tarz onun iin, zellikle yaamnn nceki dnemlerinde ok acmasz gelmi olabilir; ama, bunun tersi olarak gnah n daha derin olan bu fikri ona yardm etmi olabilir. Tanr karsnda, umutsuz olarak kendi olunmak istenmedii veya kendi olunmak istendii zaman gnah ilenir. Ama dier bakmlardan belki de avantajl olan bu tanm (dierleri arasnda ve zellikle gnah her zaman kar gelme biiminde tanmlayan ncil'e uygun olarak) ok fazla tinsel yapda deil mi? ncelikle, bir gnah tanmnn hibir zaman ok fazla tinsel olmamas gerektiini sylemeliyiz (tanm, gnah ortadan kaldracak kadar tinsel olmadka); nk gnah tam da zihnin bir kategorisidir. Daha sonra: Niin ok fazla tinsel? Cinayetten, hrszlktan, zinadan, vs. sz etme eksikliinden mi? Ama bu durumda bunlardan sz etmiyor mu? Tanr'ya kar bir inatlamay, buyruklarna meydan okuyan bir kar gelmeyi iermiyor mu? Buna karn, gnah ile ilgili olarak yalnzca bu tr hatalardan sz etmek, bir noktaya kadar, tm yaamn daha az gnahkrl, ok iyi bildiimiz gnahkrl iermemesi sz konusu olmakszn tm bu bakmlardan insanlarla uyum iinde olabilmeyi kolayca unutmaktr: Parlak kusurlarmz, sama olduu zaman inadmz, ben'imizin tm istekleri ve en gizli tm dnceleri iin, Tanrnn hakkmzdaki tasarmlarndaki en kk iaretleri izlemekteki uysall ve kavraytaki alglama incelii iin, Tanr'ya itaat konusunda borlu olduklarnn hibirini bilmiyor veya bilmek istemiyor. Bedenin gnahlar, ben'in en aa blmlerinin inaddr; ama eytan bu ekilde durumumuzu daha da ktletirerek zel tip bir eytan defalarca ldrmyor mu? nk dnyan n gidii budur; nce krlganlk veya gszlk nedeniyle gnah ilenir; daha sonra -evet, daha sonra Tanr'ya bavurma renilebilir Ve onun yardmyla her gnahtan bizi kurtaran inanca var labilir! Ama burada bundan sz etmeyelim- daha sonra gszlnden umutsuzlua dlr veya bir Farisi olunur ve umutsuzluu belirli yasal bir adalete ular ya da umutsuzluk sizi gnahn iine atar.

hlde formlmz gnahn dnlebilir tm biimlerini ve tm gerek biimlerini kapsamaktadr! bylece forml tam da nihai izgisini ortaya karmaktadr: Umutsuzluk iinde (nk gnah,) bedenin ve kann bozukluu olmayp zihnin bu bozuklua rza gstermesidir) ve Tanr karsnda olmaktr. Forml yalnzca cebirsel bir formldr; gnahlar tek tek betimlemeye koyulmak, bu kk kitabn erevesi iine giremeyecektir ve dier taraftan byle bir giriimin baar ans da olmayacakt. Burada nemli olan, yalnzca tanmn halkalar iinde tm biimleri kapsamasdr. Bu tanmn zdd ortaya konularak doruland zaman grlebilecei gibi yaplan ey: Tm bu kitapta gvenli bir amandran stndeymiim gibi, stnde kendimi ynlendirdiim inancn tanmdr. Oysa inanmak udur: Kendi olarak ve kendi olmay isteyerek, kendi z saydaml iinde Tanr'nn iine dalmaktr. Ama ou zaman gnahn zddnn hibir ekilde erdem olmad gz ard edilmitir. Gnahn ne olduunu ve her zaman Tanr karsnda olduunu bilmeyerek tamamen insansal bir lyle yetinen, daha ok pagan grtr. Hayr gnahn zdd, Havarilerin Romallara syledii gibi inantr-' inantan kaynaklanmayan her ey gnahtr. Ve gnahn zddnn erdem olmayp inan olmas, Hristiyanln en belli bal tanmlarndan biridir.

EK: GNAHIN TANIMI SKANDAL OLASILIGINI iERiR; SKANDAL ZERiNE GENEL GZLEM
Gnahn ve inancn bu kartl Hristiyanla egemen olur ve bunlar Hristiyanlatrrken, derin bir nitelik kazanan tm trel kavramlar deitirir. Bu kartlk Hristiyann egemen ltne dayanr: Tanrnn karsnda olmak veya olmamak, bu lt, Hristiyanlk iin belirleyici olan bir baka lte yol aar: Samalk, eliki, skandal olasl. Bu lt, Hristiyanl tanmlamak istediimiz zaman ok nemlidir, nk her speklasyona kar Hristiyanl koruyan skandaldr. O hlde skandal olasl nerededir? Ama ncelikle bu noktada, insan gereinin Tanr karsnda tek tek var olmas gereklidir; ve ikinci noktada, birincinin sonucu olarak gnahnn Tanr'y da iine almas gerekir. Tek kii ile Tanrnn bu ba baal hibir zaman filozoflarn kafasna girmeyecektir! onlar ancak bireyleri hayali olarak tr iinde evrenselletirirler. Bu ayn zamanda, Tanr karsnda olmann veya olmamann hibir ey katmakszn veya eksiltmeksizin, gnahn yalnzca gnah olduunu kukulu bir Hristiyanla kabul ettiren grtr. Ksaca lt yok edilmek istenmektedir: Tanr karsnda, bu amala, genelde ok garip bir biimde st bilgelik, eski paganizm anlamna gelen bir st bilgelik yaratlmaktadr. karartc karanlklar, katl, vs. nedeniyle Hristiyanla sinir olunuyorsa, bunun nedeninin Hristiyanln insanlarn artk onun anlayamayaca kadar ykselmi olmasndan, lsnn, ok olaanst bir varlk yapmak istedii insann ls olmamasndan kaynaklandn aklamann zaman gelmitir. Bu, ayn zamanda skandal olan eyin basit bir psikolojik aklamasnn aydnlataca ve dier taraftan iinden skandaln karlaca bir Hristiyanln savunulmasnn tm samaln gsterecek eydir! Ayn zamanda sa'nn tm retisini, skandala kar, onun olasln ve zorunluluunu bizzat kendisi bize gsterdii zaman, o kadar sk ve dikkatli uyar larn bilmemenin aptalln veya kstahln gsterecek eydir! nk skandal olasl artk zorunlu olmad andan itibaren, Hristiyanln sonsuz ve temel bir paras olmaktan kt andan itibaren, sa insana zg anlamszln iine der ve bylece skandal olasln yok etmek yerine, ona kar faydasz grlerini tedirgince ileri srer. yle bir olay dnelim: Yoksul bir ii ve dnyann en gl imparatoru ve bu imparatorun birdenbire bu iiyi arattrma isteine kapldn varsayalm:Hkmdarn varln bildiini hibir zaman hayal etmemi ve hibir zaman bunu dnmeye bile cesaret edememi olan kendisini, bir kez bile olsa hkmdar grmeyi bile mutluluk sayacak olan ve bunu ocuklarna ve torunlarna ya amnn en nemli olay olarak anlatacak olan bir iiyi hkmdar aratsa ve onu damat olarak istediini belirtse ne olurdu? Bu durumda tm insanlar gibi ii de az veya ok bundan huzursuz olurdu, kafas karrd, olay ona (insansal adan) olduka tuhaf ve anlamsz gelirdi, kimseye tek bir kelime etmeye cesaret edemezdi; nk kendi iinden, evresindeki her ki inin dnecei ey olan u fikir geerdi: Hkmdar onunla alay etmek istiyordu, tm ehir ona glecekti, gazeteler karikatrn yapacaklard ve dedikoducu kadnlar, prensin kzyla olacak nianlarnn arksn yayacaklard. Ama buna ramen hkmdarn damad olmak, grnen; pek yakn bir gerek deil mi? Ve ii duyular araclyla hkmdar iin olayn nereye kadar doru olduundan emin olabilir; ya hkmdar zavall yoksulla sadece alay

etmeyi, geri kalan gnlerinde onu umutsuzlua itmeyi ve sonunda onun akl hastanesinde yaamn bitirmesine yardm etmeyi dnyorsa; nk burada ok kolay tersine dnebilecek bir arlk sz konusu. i ufak bir ltf anlayabilir ve ehir halk: iyi yetimi, saygdeer toplum ve tm ark satclar, ksaca bu byk kasabann bele arplan 100.000 adet ruhu, oturanlarn says bakmndan kukusuz ok byk olan bir ehir, ama olaansty deerlendirmek ve anlamak bakmndan hemen hemen kk bir kasaba olan bu ehir! bunu akla uygun bulabilir ama bu olay, hkmdarn kzyla evlenmek, her eye ramen abartlm bir eydir. Ve imdi dsal olmayp isel olan bir gerei varsayalm, bu durumda iiyi herhangi bir gereklie gtrecek somut hibir... ey yoktur, yle olmasa her eyin dayand inan, tek bana buna inanmak iin yeteri kadar alakgnll bir cesarete sahip olurdu (alakgnlll olmayan bir cesaret hibir zaman inanmaya gtrmez); ve bu durumda, bu cesarete ka tane ii sahip olabilecektir? Ama buna sahip olmayan kii utanca batacaktr; bu olaanst ey onda hemen hemen kiisel alayn etkisini gsterecektir. Belki de bu durumda safa unu itiraf edecektir: "te benim iin ok yksek eyler ve bunlar kafam almaz; doruyu sylemek gerekirse, bu bana bir delilik gibi grnyor." Peki ya Hristiyanlk! Verdii ders, bu kiinin her kii gibi, dier taraftan kim olursa olsun, koca, kar, hizmeti, bakan, tccar, berber, vs. Tanr nnde var olduudur; yaam sresince bir kez kralla konutuu iin belki de gururlanacak olan bu kii, u veya bu kiiyle oktan dostluk ilikisi kuran birisi olacak bu insan, Tanr'nn karsmdadr, gerektiinde her zaman dinleneceinden emin olarak Tanr'yla konuabilir ve Tanr'nn itenlii iinde ya amn sunulduu kii odur! Hatta daha da fazlas: Tanr bu insan iin, onun iin dnyaya gelmi, bir bedene brnm, ac ekmi ve lmtr; ve bir armaan bu yardm kabul etmesi iin ona ricada bulunan ve ona yalvaran, bu aclarla dolu olan Tanr'dr! Gerekte dnyada akl kaybetmek iin bir neden varsa bu neden deil midir? Alakgnll bir yreklilik yoksunluu nedeniyle buna inanmaya cesaret edemeyen her kii utanca batar. Ama eer utanca batarsa, bunun nedeni olayn onu amasdr, onu kafasna sokamamasdr, burada ak szlle sahip olunmamasdr ve ite bu nedenle, onu boacak noktada olduu srece bunu ondan ayrmak, onu yoklua, delilie, aptalla evirmek gereklidir. nk skandal nedir? Mutsuz beenidir, o hlde kskanlkla akrabadr, ama kendimize dnen bir kskanlk -tr, dahas: Kendinden baka hibir eye saldrmayan bir kskanlktr. Doa insan duygusal darl iinde Tanr'nn onun iin hazrlad olaansty kendine alma yetersizlii iindedir: Ayn zamanda utanca batmaktadr. Skandal, insann beendii eye ynelttii tutkuya gre deiir. Daha baya olan hayalsiz, tutkusuz, beenmek iin fazla yetenei olmayan yaplar utanca kukusuz ok iyi batarlar, ama yle demekle yetinirler: "Bunlar kafama girmeyen eyler, onlara aldrmyorum." Kukucular byle konuurlar. Ama bir_insan, olaanstnn altnda hayranlkla klmesi kouluyla, ne kadar ok tutkuya ve d gcne sahipse ve bylece bir anlamda ne kadar ok inanca yani inanma olabilirliine yaklarsa.(skandal)da o denli, tutkulu bir ekilde bu olaansty karp atana, yok edene ve amuru iinde tepindirinciye kadar ona kar konuma geer. Skandaln gerek bilimi ancak insan kskanl incelenerek renilir. Program d olan bu incelemeyi ben her eye ramen yaptm ve aslnda bundan gurur duyuyorum. Kskanlk, gizlenen bir hayranlktr. Hayranlna teslim olarak mutluluun olanakszln hisseden hayran, kskanmay seer. Bu durumda, iinde imdi aslnda hayran olduu eyin sz konusu olmad, yalnzca tatsz bir aptallk, tuhaflk, arlk olduu baka bir anlatma sarlr. Hayran olma, kendini mutlu bir biimde brakmadr, kskanlk ise ben'in mutsuz bir dileidir. Ayn ey skandal iin de geerlidir! nk insandan insana hayran olma -kskanlk olan ey, insandan Tanrya tapma skandal hle gelir. Tm insansal bilgeliin toplam, altn olmayp bir ss olan arya kamayan eydir: Fazlalk veya eksiklik her eyi bozar. Bu mal bir bilgelik gibi elden ele dolar, bedeli hayranlkla denir! ak alkantlar bilmez nk tm insanlk deerini gvence altna alr. Bu durumda bazen bu vasatl aan bir deha belirir ve bilgeler onun... deli olduunu iln ederler. Ama Hristiyanlk bir ar olmayann tesine, dev bir admla samaln iine kadar atlar! ve Hristiyanlk buradan yola kar... ve skandal da buradan yola kar. imdi Hristiyanl, bu ekilde aldatlan insann deersiz bilgisini savunmann olaanst aptall (her eye ramen ona olaanstln braklmas gerekiyorsa) grlyor ve hl bilinsiz olan bu taktiin, Hristiyanl kurtarmak iin sonunda savunmasn yapacak kadar acnacak bir eye dntrerek, onu meydana getirerek nasl el altndan skandala baland grlyor. Hristiyanlkta, Hristiyanln savunusunun ilk yaratcsnn baka bir

Judas olduu o kadar doru ki! o da bir pckle ihanet ediyor! ama bu, aptalln pc. Savunmak her zaman gzden drr. Altnda dolu bir antreposu olan ve tm altnlarn yoksullara vermek isteyen birini dnelim: ama ayn zamanda iyilik giriimine, bu giriimin savunulabilecek her eyini noktada kantlayan bir savunmayla balama aptallna derse, insanlarn bu kiinin yaptnn iyilik olup olmadndan kuku duymalar iin baka bir ey pek gerekmeyecektir. Ama Hristiyanlk iin durum nedir? Onu savunan kiiyi inansz olarak iln ediyorum. nansa, inancn cokusu hibir zaman bir savunma olmayp her zaman bir hcumdur, bir zaferdir! bir mmin. muzaffer bir kiidir. Ayn durum Hristiyanlk ve skandal iin de vardr. Ayn ekilde skandaln olasl gnahn Hristiyanla zg tanmnn iinde vardr. Tanrnn karsnda bulunmann iindedir. Bir pagan, bir doa insan istekle gnahn varln kabul edeceklerdir, ama bu: Tanr nndedir, onsuz gnah aslnda var olmaz, ama bu onlar iin ok fazladr. Onlarn gznde bu, insan varoluuna ar nem vermektir (ama onlar buradakinden farkl bir biimde ar nem verirler); daha az nemli olmas kouluyla, bu varl isteyerek kabul edeceklerdir... -ama ar olan, her zaman ardr.

II-GNAHIN SOKRATESi TANIMI


Gnah ilemek bilmemektir. Bilindii gibi bu, Sokrates'ten gelen her ey gibi her zaman dikkate deer kalan Sokratesi tanmdr. Bununla birlikte bu anlatm Sokratesi birok anlatmn kaderine sahip olmutur ve daha teye geme gereksinimini hissetmek renilmitir. Sokratesi bilgisizlii amann gereksinimini ne ok insan hissetmitir!.. Kukusuz Sokratesi bilgisizlikte tutunmann olanakszln hissederek; nk her kuakta, her eyin bilgisizliine bir ay bile olsa katlanabilen ve yaamlaryla da bunu ifade etmeyi bilen ka kii olacaktr! Bu nedenle Sokratesi tanma dayanmann getirdii zorunluluk iinde, bu tanm savmak bir yana, kafadaki Hristiyanlkla birlikte, Hristiyanln alann dar tamak iin yararlanmak istiyorum, nk bu tan m z olarak eski Yunan'a zg bir tanm; bylece Hristiyan kesinlii olmayan baka her tanm, yani dolambal yollara sapan tanm, her zamanki gibi burada kendi boluunu kefedecektir. Sokratesi tanmn eksiklii de bu bilgisizliin kesin anlamn, kkenini, vs. belirsizlik iinde brakmaktr. Dier bir anlatmla, gnah bilgisizlik bile olsa (veya Hristiyanln daha ok aptallk diye adlandrd ey bile olsa) ki bir anlamda bu inkr edilemez, burada kkten bir bilgisizlik grlebilir mi? Yani hibir ey bilmeyen ve imdiye kadar gerek hakknda hibir ey renememi kiinin durumu nedir? Veya bu, daha sonradan edinilmi bir bilgisizlik midir? Eer yleyse, bu durumda gnahn kklerini bilgisizliin dnda bir yere sokmas gerekir ve bunun, kendi iimizde, bilgimizi karartmaya altmz bu etkinliin iinde olmas gerekir. Ama bunu kabul etsek bile Sokratesi tanmn srekli ve direngen olan bu eksiklii yeniden belirir, nk bu durumda insann, bilgisini karartma noktasnda, bunun tam bilincinde olup olmad sorulabilir. Yoksa bunun nedeni, o karartmaya balamadan nce bilgisinin biraz bulanklam olmasdr; ve soru yeni batan sorulur. Buna karn eer bilgisini karartma noktasnda bunun bilincindeyse, bu durumda gnah (sonu olarak her zaman bilgisizlik olmasna ramen) bilginin iinde olmayp istencin iindedir ve bylece aralarndaki ilikiler hakknda kanlmaz soruyla kar karya kalnr. Bu ilikilerin (ve burada gnlerce soru sormaya devam edilebilir) iine aslnda Sokrates'in tanm girmez. Kukusuz Sokrates bir ahlkyd (Antika onu her zaman trebiliminin yaratcs olarak grmtr) ve bu konuda ilkti ve kendi alannda ilk olarak kalacaktr ama bilgisizlikten yola kyor. Dnsel olarak bilgisizlie, hibir ey bilmemeye yneliyor. Bununla trel olarak bilgisizlikten ok daha baka bir eyi anlyor ve bilgisizlikten yola kyor. Ama buna karn Sokrates'in dinsel ahlklkla ilgili hibir eyi yoktur ve Hristiyanlk bakmndan da dogmatiklikle hibir eyi yoktur. te bu nedenle aslnda hibir ekilde Sokrates, Hristiyanlkla balayan tm bu aratrmann iine, gnahn varsayld bu ncelliin iine girmez. Gnah, Hristiyanla zg aklamasn ilk gnahta bulmaktadr ve bu, bu aratrmann yalnzca yakn olduu bir dogmadr. O hlde Sokrates, kukusuz gnahn tanmnn bir eksiklii olan eyi gnahn kategorisine kadar gtrmez. Ama nasl? Eer gnah aslnda bilgisizlik ise gerekte varl yok oluyor. nk bunu kabul etmek, zaten Sokrates gibi, haklln ne olduunu bilerek hibir zaman hakszlk yaplamayacana veya bunun hakszlk olduunu bilerek hakszlk yaplamayacana inanmaktr. O hlde Sokrates iyi tanmladysa gnahn hibir varl yoktur. Ama dikkat! te Hristiyan gr asndan tamamen geerli olan ve hatta son derece doru olan eydir ve Hristiyanln lehine olarak kantlanmas gereken eydir. Tam da Hristiyanlk ile paganizm arasna radikal

bir yap fark koyan kavram gnahtr, gnah doktrinidir; ayn ekilde Hristiyanlk ok mantkl olarak, hatta gnahn ne olduunu ortaya karmak iin Tanr esininin gerektiine inanmaktadr. nk yzeysel bir grn aksine, paganizm ile Hristiyanlk arasndaki yap fark insanln Kurtuluu doktrininden kaynaklanmamaktadr. Hayr, k ok daha derinden yapmak, gnahtan, gnah doktrininden yola kmak gerekir ki bunu zaten Hristiyanlk yapmaktadr. O hlde paganizm, bir Hristiyan n doruluunu kabul etmesi gereken bir gnah tanm veriyorsa Hristiyanla kar ok tehlikeli bir itirazda bulunuluyor. O hlde Sokrates'in gnah tanmnda ne eksiktir? sten, meydan okuma. Eski Yunanistan'n dnsel dnyas, birinin bilgisiyle doru olan seerken hakszlk yapabildiini anlamayacak denli fazla mutluydu, fazla saft, fazla estetikti, fazla ironikti, fazla alayc yd, fazla gnahkrd. Helenizm, zeknn kategorik bir buyruunu zorla kabul ettiriyordu. Sokrates'in zamannda ve daha ok da gnmzde, insanln Sokratesi hafif bir diyete gereksinimi olduu doruysa bu da nemsenecek bir gerektir ve bizim imi ve verimsizlemi, ii bo ar bilgi iinde yitmi zamanmzda, bunu vurgulamakta yarar vardr. Tm bu en st gerekleri anladna ve sezdiine emin olmalarn ve onlar byk bir dorulukla bir anlamda soyutluk dzleminde gelitirme konusundaki bu ok sk grlen byk ustalk karsnda glmek ve alamak gerekmiyor mu!... Evet, anladklarn deil anlamadklarn aa karan ve insanlarn yaam zerinde hibir etki oluturmayan bu kadar bilgiyi ve anlamay grnce glelim ve alayalm! zc olduu kadar gln olan byle bir uyumsuzluk karsnda istemeden yle barlr: Aman Tanrm anlam olmalar nasl mmkndr? Gerek olan sadece bu mu? Burada eski ahlk ve ironist yle yan t verir: Hibirine inanma dostum; anladklar hibir ey yok, anlasalard yaamlar bunu gsterirdi ve eylemleri bilgilerini yanstrd. nk anlamaktan anlamaya fark vardr (!) ve anlayan kii -tabii ki faydasz bilimin tarznda deil- ironinin tm gizemlerine birden girer. nk hcum ettii ey tam da bu ikircilliktir. Bir insann bir eyi gerekten bilmemesini komik bulmak olduka niteliksiz bir komikliktir ve ironiye uygun deildir. Daha fazlasn bilmedikleri zaman dnyann dnmedii fikriyle yaam bunca insann var olmasnn temelde komik ne yn vardr? Kukusuz amz, kendi ynnden fizikte daha ilerlemi bir aa gre ayn etkiyi yapacaktr. Buradaki eliki, derin bir uyumu olamayan farkl iki dnem arasndadr; bu nedenle rastlantsal kartlklar komiklikten tamamen yoksundur. Ama aksine ite, iyilii syleyen biri... ve sonuta bunu kavramtr! ve daha sonra eyleme geme zamannda onu yanl yaparken grmek... ne kadar komiktir! Ve heyecan iinde terle birlikte gzyalarndan bouluncaya kadar alamakta olan birinin zveri zerine olan sylevi, geree adanan bir ya amn tm yceliini saatlerce okumaya veya dinlemeye gc olmas; ve bir an sonra, bir, iki, , yz seksen derece dnmesi ne kadar sonsuz komikliktedir! Kendi yoksul gcyle, yava yava kuruyan gzlerle ter iinde yalann baarya ulamasna almak ne komiktir! Ve bir hatibin, aksann ve jestin gereiyle, heyecanlanarak ve heyecanlandrarak izdii gerek resmiyle seni titremelerden kurtarmas ve tamamen hayranlk uyandran bir davran dengesiyle, bir bak kstahlyla, yry dzgnlyle ktln ve cehennemin tm glerine meydan okumas da son derece komiktir ve hemen hemen annda, tm ar ssyle birlikte, en byk servenini ya ayan bir dlek gibi pabusuz kaabilmesi ne kadar komiktir! Ve tm gerei, dnyann tm yoksulluklarm ve bayalklarm anlayan ve daha sonra onlar tanyamayan birini grmek ne kadar komiktir! nk bu ayn insan hemen hemen ayn anda bu ayn basitliklere ve yoksulluklara karmaya, onlardan bbrlenme pay karmaya koacak, daha dorusu onlar tanyacaktr. Of be! Birinin, sa'nn nasl yoksul, aalanan, alay edilen ve ncil'in syledii gibi, tkrkler altnda kalan bir hizmetkrn alakgnll d grnn aldn ok iyi anladn ileri srdn grmek... ve ayn insann dnyan n iinde kendini iyi hissettii, en iyi barnak olarak yerletii bu yerlerine zenle utuunu grmek; yaamn korumak iin bu kadar byk kayg yla sadan veya soldan gelen en kk hava akmn bertaraf etmeye altn grmek, onu bu kadar mutlu, Tanrsal olarak bu kadar mutlu, bu kadar sevinli -evet, tabloda hibir eyin eksik olmamas iin, bunun iin Tanr'ya kredecek noktaya kadar cokuyla gitmektedir- o hlde evrensel sayg yla ve sevgiyle bu kadar sevinli olduunu grmek! Kendi kendime ok kez "Sokrates! Sokrates! Sokrates! Bu insann farkna vardn syledii eyin gerekten farkna varmas mmkn mdr?' Sokrates'in doruyu sylediine inanarak kendi kendime bunlar diyordum. nk kendime ramen, Hristiyanlk bana ok kat geliyor ve deneyimim bu insandan hl yalanc bir sofu oluturmay reddetmektedir. Kesinlikle yalnzca sen Sokrates, neeli bir arkada olarak bu insan glmek iin iyi bir ganimet, bir maskara hline getirerek onu bana aklyorsun: armyorsun, hatta bunda baar l olmak kouluyla- o insan komik bir ey olarak kullanmama hak veriyorsun.

Sokrates! Sokrates! Sokrates! Eer bunun bir yarar olacaksa bu l ary on defaya karabiliriz. Dnyan n bir cumhuriyete gereksinimi olduunu zannediyoruz, yeni bir sosyal dzene, yeni bir dine gereksinimimiz olduunu zannediyoruz; ama tm bu bilimle karm bu dnyan n bir Sokrates'e gereksinimi olduunu kim dnyor! Doal olarak, bunu bir kii veya birok kii dnseydi ona daha az gereksinim olacakt. Kaybolunduu zaman en fazla eksik olan ey, her zaman en az kuku duyulan eydir! nk onu dnmek, kendini yeniden bulmaktr. O hlde amzda gerekli ve belki de tek gereksinimi olan buna benzer bir tre ve ironi dzeltimidir! nk bunun kayglarnn en sonuncusu olduu aktr, Sokrates'i amak yerine onun anlamak ile anlamak arasndaki farkna geri dnmekte... ve en korkun sefaletimizden kurtulmak iin ortaya km, nihai bir kazanca dner gibi deil de -nk bu durumda iki tr anlamak arasndaki fark yok olmakta- gnlk yaammza nfuz eden ahlksal bir gre dner gibi geri dnmekte byk kazancmz olacaktr. Bylece Sokratesi tanm kendini aadaki ekilde kurtarmaktadr. Eer biri doruyu yapm yorsa, bunun nedeni ayn zamanda onu anlamam olmasdr; bunu yalnzca tasarmlamaktadr; eer bunu olumlarsa kaybolur, eer onu tm eytanlar zerine ant ierek yenilerse yn deitirmelerin en by tarafndan sonsuzca uzaklatrlr. Ama bu durumda hakl olan yalnzca Sokrates'tir. Doruyu yapan insan her eye ramen gnah ilememektedir; ve eer doruyu yapmyorsa bunun nedeni anlamam olmasdr; dorunun gerek kavranl onu hemen bunu yapmaya itecektir, hemen anlalmasnn yansmas olacaktr: yleyse, gnah ilemek, bilmemektir. Ama bu durumda tanm nerede aksyor? Eksiklii, -Sokratesilik tam anlamyla olmasa da bunun farkna varm ve ona are bulmutur- anlamaktan eyleme gemek iin gerekli diyalektik bir kategorinin eksikliidir. Hristiyanlk ise bu geiten yola kyor ve bu yol boyunca gnahla karlayor, onu istencin iinde gsteriyor ve meydan okuma kavramna varyor ve bylece temele dokunmak iin ilk gnah dogmas ekleniyor! nk, ne yazk ki(!) anlama konusundaki speklasyonun gizi tam da temele dokunmamaktadr ve hibir zaman ipi dmlememektedir ve ite mucize snrszca dokumay, yani istedii srece dm atmay srdrr. Aksine Hristiyanlk son noktay paradoks araclyla dmler. Gerek bireyin ele alnmad saf fikirlerin felsefesinde gei gereklidir (her eyin zorunlulukla tamamland Hegelcilikte olduu gibi) yani anlamaktan eylemeye gei hibir engele taklmaz. Bu, Helenizmdir (bunun iin fazla ahlk olan Sokrates'te durum byle deildir). Ve aslnda dnyorum, o hlde varmda, dnce ile varln zdeliinde tamamen var olan modern felsefenin tm gizi buradadr (Buna karn Hristiyan yle dnr: "inandnz gibi olsun" veya byle inanca byle insan veya inanmak var olmaktr). Modern felsefede gerekten Sokratesiliin tam zdd olan ey, bu araklamay sizin Hristiyanlk olarak almanz salamaktr. Var olan bireyin sz konusu olduu gerek dnyada aksine anlamaktan eylemeye bu ufak gei bertaraf edilmemektedir, bu gei her zaman ok hzlca kat edilmemektedir! felsef dilinin yetersizliinden dolay Almanca konumak gerekirse, Geschwind wie der Wind (rzgrn hznda) deildir. Aksine burada ok uzun bir serven balamaktadr. Zihnin yaamnn hibir ekilde dura yoktur (aslnda durum da yoktur, her ey akteldir); o hlde insan doruyu grd sayede bile doru olan yapmazsa meydana gelen udur: nce bilgi tkenir. Daha sonra sra, istencin kalan ey hakknda ne dndn renmeye gelir. sten, insann tm alt yapsn yneten diyalektik bir etmendir. Bilginin rnn kabul etmezse de bilginin kavrad eyin zddn zorunlu olarak yapmaya koyulmaz, byle ekimeler enderdir; ama bir zamann gemesine izin verir, isten syle der: Yar na kadar bakacaz. Aradaki zamanda bilgi gitgide daha anlalmaz hle gelir ve doamzn aa taraflar her zaman stn gelir ne yazk! nk iyilii hemen yapmak gerekir (ve bu nedenle, saf speklasyon iinde, dnceden varla gei kolaydr, nk burada her ey nceden verilmitir), bunlar gzlerini yar yar ya kapayan istencin o kadar nefret etmedii fazlalklardr. Ve bu ekilde bilgi yeteri kadar karard zaman istenle daha iyi i yapar; sonunda bu tam uyuma varr, nk bylece bilgi tekinin yanma gemitir ve dzenledii her eyi ok iyi dorulamaktadr. Belki de ok insan bu ekilde yaamaktadr, onlar kararlara ve aa blmlerinin hissettii sonulara iten trel ve dinsel tre deerlendirmelerini karartmaya almaktalar; onun yerine, ilerinde etik bakmdan yalnzca elenme olan estetik ve fiziktesi bir bilgiyi gelitirmekteler.

Ama buraya kadar Sokratesilii atk m? Hayr, nk Sokrates her eyin bu ekilde olutuunu sylediyse bu, insanmzn her eye ramen doruyu anlamadnn kantdr. Dier bir anlatmla Helenizm, birinin bilerek doru olmayan eyi yaptn ve doruyu bilirken doru olmayan yaptn syleyecek cesaretten yoksundur ve unu syleyerek bir ka yolu bulur: Biri doru olmayan bir ey yapt zaman doruyu anlamamtr. Burada hi kuku yok; ve bir insann daha uzaa gidebilmesinin ve gnahn iinde olmas nedeniyle onun ne olduunu kendiliinden ve tek bana syleyebilmesi olanakszdr; tm sylevleri aslnda gnahn gzelletirilmesi, bir zr, bir hafifletilmesidir. Bu nedenle Hristiyanlk, insana doruyu anlamamann deil, doruyu anlamak istememenin, doruyu istememenin sz konusu olduunu gstererek gnahkr insan eiten Tanr'nn bir vahyinin zorunluluunu ortaya koyarak baka bir ekilde balar. Sokrates, anlayamamak ile anlamay istememek arasndaki fark hakknda, aslnda hibir eyi aydnlatmyor, buna karn anlamak ve anlamak arasndaki fark gerekletirdii zaman tm ironistlerin en by oluyor. Doru olan yaplmyorsa, bu doruyu anlamamaktan ileri gelir diye aklyor, ama Hristiyanlk biraz daha ileri gidiyor ve yle diyor: Bunun nedeni kendisi de doru olan istemeyi reddetmeden kaynaklanan eyi anlamay yadsmaktr. Ve Hristiyanlk daha sonra doru olan anlamaya ramen doru olmayan eyin yaplabileceini (bu, gerek meydan okumadr) veya doruyu anlamaya ramen doruyu yapmaktan kanlabileceini retir! ksaca Hristiyanln insana kar acmasz bir ekilde saldrgan olan gnah doktrini, kamusal arabulucu olan kutsaln insan sulamak iin dayand iddianamedir. Ama bu Hristiyanln, insanlar iin kavranlamaz olduu sylenecektir. Ama sz konusu olan, anlamaktr! Hristiyanlktaysa anlamak ruhun gnah eilimi olduundan inanmak gerekir. Anlamak insansal bir sretir, insann insanla olan ilikisidir, ama inanmak Tanrsal olanla ilikisidir. O hlde Hristiyanlk anlalamaz, ama bir esin olduu iin daha az anlalmaz olamayan bir ekilde, kendisiyle tamamen uyum iinde nasl aklar? O hlde Hristiyan iin gnah, bilginin iinde deil istencin iinde ortaya kmaktadr; ve istencin bu bozulmuluu bireyin bilincini aar. Mantn kendisi de buradadr; yoksa, her bireyin gnahn nasl baladn kendi kendisine sormas gerekirdi. O hlde burada gnah eiliminin iaretini buluyoruz. Gnah eilimi olasl, insan gnahn yaps zerinde, kklerinin derinlii zerinde eitmek iin bir Tanr esininin gerekliliinden kaynaklanmaktadr. Doa insan, pagan yle dnr: "Olsun! Evren ve dnya hakknda her eyi anlamadm itiraf ediyorum, kesinlikle bir vahiy gerekiyorsa, bize Tanrsal eyleri aklasn; ama bize gnahn ne olduunu aklayan bir vahiy gerekli, ite saf samalk. Kendimi mkemmellie adamyorum, bundan ok uzam, ama beni mkemmellikten ayran her eyi bildiim ve itiraf etmeye hazr olduum iin gnahn ne olduunu nasl olur da bilemem!" Bunu Hristiyanlk yle yantlar: "Ama hayr; en az bildiim ey bu: Mkemmellikten olan uzakln ve gnahn ne olduu." O hlde gnahn bilgisizlik, z yapsnn bilgisizlii olduu Hristiyanla zg bir gerektir. O hlde gnahn daha nceki blmde verilen tanm u ekilde tamamlanmaldr: Tanr'nn bir esininin doasn bize aklamasndan sonra gnah, Tanr nnde kendi olunmann istenmedii umutsuzluktur veya kendi olunmann istendii umutsuzluktur.

III-GNAH BiR OLUMSUZLUK OLMAYIP BiR KONUMDUR.


Bu aslnda, ortodoks dogmatiin ve genelde ortodoksinin gnah yalnzca olumsuz bir eye, zay fla, tensellie, sonlulua, bilgisizlie, vs. indirgeyen her gnah tan mn panteist diye reddederek her zaman destekledikleri fikirdir. Ortodoksi, savan burada verilmesi gerektiini ok iyi grmtr veya imgemizle sylersek noktay dmlemek, tutmak gerektiini ok iyi grmtr; gnah bir olumsuzluk olarak tanmland zaman tm Hristiyanln kabul edilemez olduunu ok iyi grmtr. Bu nedenle gnah olan eyden yoksun kalm insan eitmek iin Vahiy'in zorunluluu zerinde bu kadar durmaktadr. Bundan dolay bunun bizde inanc uyandrmas gerekir, nk bu bir dogmadr. Ve tabii ki paradoks, inan ve dogma aralarnda, tm pagan bilgelie kar en emin destek ve siper olan l bir bant olutururlar. te Ortodoksi budur. Speklatif olarak adlandrlan ve kukusuz felsefeyle olduka skntl ilikileri olan bir dogmatik, tuhaf bir kmseme ile gnahn bir durum olduu doktrinini anlamaktan vn duymutur. Ama

eer bunu yapyorsa gnah bir olumsuzluktur. Her anlamann gizi, anlama eyleminin kendisinin her zaman ortaya koyduu durumu amasdr. Kavram bir durumu ortaya koyar, ama bu durum onu anlama olgusunu yadsr. Din bilginlerimiz, bir noktaya kadar bunun farkna varmakla birlikte yakalarn bu iten, ancak kendilerini bir gven perdesinin arkasna saklayarak syrabilmilerdir; oysa bu hi de felsefeye yakr bir tutum deildir. nanlarn her zaman daha grkemli bir biimde oaltarak, gnahn bir olumlama olduunu yceltip, gnahtan bir olumsuzluk meydana getirmenin panteizm, rasyonalizm, Tanr bilir daha baka ne, ama daha fazlas olmadna ve yandalarnn dinden dnmekte ve nefret etmekte... olduuna yemin ederek gnahn bir konum olduunu anlamak istemeye geilir. Daha dorusu gnah bir noktaya kadar bir konumdur ve anln eriebilecei dzeydedir. Ve din bilginlerimizin ikiyzll ayn konuya deinen baka bir noktay aa karmaktadr. Gnahn tanm veya gnah tanmlama biimi pimanln tanmna balanmaktadr. Ve "olumsuzluun olumsuzluu"nu bulmak onlara o kadar ekici gelmitir ki gnah ele geirmiler ve bylece onu pimanla uygulamlar ve bu ekilde gnahtan bir olumsuzluk meydana getirmilerdir. ll bir dnr, mantn gramerle (iki olumsuz bir olumlu yapar) ya da matematikle olan ilk ilikilerini anmsatan bu saf mantn, gerein dzeninde, nitelikler dnyasnda geerli olup olmadn, nitelikler diyalektiinin her bakmdan baka bir diyalektik olup olmadn, "gei"in burada baka bir rol oynayp oynamadn aydnlatrken grmekten memnun olurduk. Sonsuzluun gr asndan, sonsuz bir biiminde, vs._art arda geli yoktur,her ey vardr ve gei yoktur. Bu soyut ortamda ortaya koymak, kanlmaz olarak yok etmekle ayn eydir. Ama bu ekilde gerei ele almak gerekten delilie yakn olur. ok soyut olarak Mkemmel'in Eksik'i izledii de sylenebilir. Ama gerekte biri, otomatik ve dorudan bir sonu gibi kendisinin tamamlamad (imperfectum) bir almann tamamland sonucunu kar rsa bir deli olmayacak mdr? Gnahn ortaya konduu ortam saf dnce ise ve ortam onu kesinletiremeyeceimiz kadar hareketli ise gnahn bu szde konumu ile baka bir ey yaplmaz. Ama burada tm sorumlular bir tarafa brakalm ve yalnzca gnahn bir konum olduu Hristiyanla zg ilkeyi kavranlabilir bir ilke olarak deil de inanlmas gereken bir paradoks olarak ele alalm. Dncelerimdeki karlatrma noktas buradadr. Anlama denemelerinin elikisini gzler nne sermek, sorunu tam yerine koymak demektir, bu durumda inanma veya inanmama iin kendini inanca brakmann gereklilii ne kadar aktr. Ne pahasna olursa olsun anlamak isteniyorsa ve anlama havasn verenin dnda hibir ey uygun bulunmuyorsa dncemin ok dar olarak deerlendirilmesini kabul ediyorum (dncem hibir ekilde anlalamayacak kadar Tanrsal da deildir). Ama Hristiyanlk ancak anlalmak zorunda deil de inanlmak zorunda olduu zaman varsa ve zorunlu olarak ya biri ya da dieri, ya inan ya da gnah eilimi olduu zaman varsa: Bu durumda anladn ileri srmenin baars nerededir? Bir baardr veya daha ok, anlalmay istemeyen eyi anlamay istemek saygszlk veya dncesizlik deil midir? nsanlar bir kralda kraliyete uygun bir saygnl bulmay daha uygun bulduklar srada bu kral tannmadan yaama ve dier insanlar gibi deerlendirilme fikrine kaplrsa bu insanlarn bunu yapma haklar mdr? Veya karsnda eilmek yerine istendii gibi davranmak, kraln istei karsnda kiiliini ve dncesini dzenlemek deil midir? Bir krala, eer bir kral gibi deerlendirilmek istemiyorsa, tebaasnn gsterdii saygy gstererek, onu memnun etmek ans ne kadardr? stencine kar gelinmeye alldka, onu memnun etme ans ne olacaktr? Hristiyanl anlayabilme havasn veren kiiye dier insanlar hayran olsun ve onu vsn: Benim iin, dierlerinin anlamak iin bu kadar gayret sarf ettikleri bu kadar speklatif bir zamanda, bizim ne anlama gcmz ne de devimiz olmadm itiraf etmek belki de byk fedakrlk gerektiren trel bir grevdir. Bununla birlikte amzn, bugnn Hristiyanlarnn muhtemel gereksinimi, Hristiyanlk konusunda bir para Sokratesi bilgisizliktir; "Sokrates"i diyorum. Ama -ve ne kadar az insan bunu gerekten bilmi veya dnmtr!- Sokrates'in bilgisizliinin bir tr kayg ve Tanr sevgisi olduunu hibir zaman unutmayalm; Yunan dnyasna, bilgeliin balangc olan Tanr kaygsna zg Yahudi anlaynn bir benzerini getirmitir; bilgisiz olmas Tanrsalla ynelik saygsndandr ve bir pagann yapabildii kadaryla, bir yarg olarak Tanr ve insan arasndaki snr koruyordu, aralarndaki nitelik farkn derin bir uurum araclyla glendiriyordu, amac felsefede, iirde, vs. kartrld gibi Tanr ile insann birbirine karmasn engellemektir. Sokrates'in bilgisizliinin nedeni burada yatar, bu nedenle Tanrsallkla onda bilgilerin en byn bulmutur. Ama Hristiyanlk bize, tm varlnn inantan baka bir amac olmadn retmektir; ayn zamanda Tanr ve insan arasndaki yap farkn derin bir uurumla glendirmeye dikkat ederek inanc speklasyon karsnda bilgisizlik araclyla savunmak tam da sofuca bir Sokrates bilgisizlii deil midir? Onlara sistem iinde felsefe, iir, vs. yaptrld gibi Tanr ile

insan n paganizmden de daha kt olarak hibir ekilde birbirlerine karmamalar iin paradoks ve inan ayn eyi yapmaktadr. Bu durumda gnahn olumlu yapsn aa karmak iin tek bir mmkn gr as vardr. lk ksmda, umutsuzluun betimlenmesiyle, bir taraftan ben bilincinin geliiminin, dier taraftan edilgenlikten bilinli eyleme kadar giden bir younluk geliiminin ifade ettii bir gelime kesintisiz bir biimde dorulanmtr. Kendileri asndan her iki ifade birlikte, bu ekilde gitgide daha olumlu hle gelen umutsuzluun dsal deil, isel kkenini ortaya koymaktadr. Ama daha yukar da verilen tanmna gre ben'i ieren ve Tanr fikriyle sonsuz bir gce ulaan gnah, bylece bir eylem olarak gnahn en byk bilincini ierir. Bu, gnahn bir durum olduunu, olumluluunun tam da Tanr nnde olmak olduunu ifade eden eydir. Gnahn bu tanm dier taraftan, aslnda Kurtulu doktrininde sonu olarak bulunan skandal olasln, paradoksu baka bir anlamda iinde tar. Hristiyanlk nce akln hibir zaman anlayamayaca ey olan gnahn olumlu yapsn ok salam bir biimde ina eder! daha sonra ayn Hristiyanlk, akla daha az aykr olmayan bir biimde bu olumluluu bertaraf etme iini yklenir. Bu iki paradokstan da gevezelikle kurtulan din bilginlerimiz her eyi kolaylatrmak iin sivri ucu trplerler. Gnahn olumluluunun bir ksmn yok ederler ki buna ramen bu, balamann dnleyici etkisini anlamak konusunda onlar fazla ileri gtrmez. Ama burada hl paradokslarn ilk mucidi olan Hristiyanlk mmkn olduu kadar paradoksal kalr; kendine kar alarak, gnahn olumlu yapsn o kadar salam bir biimde ortaya koyar ki daha sonra bunu yok etmek tamamen olanaksz grnr; oysa Kurtulu yoluyla ayn Hristiyanlk gnah yeniden o kadar mkemmel biimde bertaraf eder ki gnahn denizde boulduu sylenebilir.

Drdnc Kitaba Ek: GNAH BU DURUMDA BiR iSTiSNA OLMUYOR MU? (AHLK)
Birinci ksmda anmsatld gibi umutsuzluun younluu bu dnyadaki seyrekliine neden olmaktadr. Ama gnah daha da byk bir gcn niteliine ykselmi umutsuzluk olduuna gre seyreklii ne olmaldr? Tuhaf bir sorun! Hristiyanlk her eyi gnaha baml klmaktadr! bunu tam eksiklii iinde vermeye altk: Ve ite imdi, gnahn bu ekilde paganizmde bulunmad, yalnzca Musevilikte ve Hristiyanlkta bulunduu ve burada da kukusuz ok ender olarak bulunduu sonucu, daha ok yaln sonucu karsndayz. Ve bununla birlikte olay, ama yalnzca bir anlamda, tamamen dorudur. "Bir Tanr vahyi ile gnahn ne olduu zerinde bilgilenilmi olsa da Tanr nnde umutsuzca kendi olunmak istenmedii veya kendi olunmak istendii zaman", bir gnahkr olunuyor... ve kukusuz bir insann forml kendine uygulayacak lde ilerlemi ve kendine saydam hle gelmi olmasn sk sk gremiyoruz. Ama bundan kan sonu nedir? Konu dikkate deer, nk burada diyalektik bir dnemeteyiz. Bir insann vasat olarak umutsuz olmasndan, onun hibir ekilde umutsuz olmad sonucu kmaz. Aksine! ve insanlarn byk bir ounluunun dk seviyede umutsuzluk iinde olduunu gsterdik. Ama hibir deer de yksek bir derecedeki umutsuzlua balanmamtr. Aksine estetik adan bu bir avantajdr, nk onu yalnzca g ilgilendirir! ama trebilim iin umutsuzluun yksek bir derecesi bizi alt bir dereceden daha fazla kurtulutan uzaklatrr. Ve ayn ey gnah iin de sz konusudur. nsanlarn ounun yaam diyalektik bir kaytszlkla ele alnrsa, iyilikten (inantan) o kadar uzaktr ki bu yaama gnah demek, umutsuzluk demek iin ok fazla tin ddr. Kukusuz gerek bir gnahkr olmann vnce deer yan yoktur. Ama dier taraftan vasatlk iine, dierlerinin gevezece taklidi iine batm bir yaamda -ki bu yaam gnah olarak deerlendirebilmek ok zordur ve byle adlandrabilmek iin fazla tin-ddr ve ncil'in syledii gibi bu yaam irenmeye bile demez- gnahn z bilincini (ve bu Hristiyanln istedii eydir) nasl bulacaz? Bununla birlikte sorun hemen zme balanmamtr, nk gnahn diyalektii, sorunu sadece baka bir biimde kavramaktadr. Nasl oluyor da bir insan yaam sonunda bu kadar tin-d hle geliyor ve salam bir yer yoksunluu nedeniyle yalnzca bataklklarn ve atlaklarn kald bir zamanda, Hristiyanlk kullanlamayan bir kriko gibi (ve bu durumda Hristiyanlk bir kriko kadar kaldryor) ona uygulanamaz hle geliyor?) Bu, eilen bir

yazg m? Hayr, bu tamamen insann z eylemidir. Hi kimse tin-d olarak domuyor; lm saatlerinde ya amlarnn sonucu olarak hibir ey getirmeyenler ok sayda olsa da bu, yaamn hatas deildir. Ama kem km etmeden doruyu syleyelim, bu szde Hristiyan toplum (iinde, milyonlarca insann hepsi ok iyi biimde Hristiyandr, yle ki doum says kadar Hristiyan vardr) yalnzca sama yanllarla, aptal fazlalklarla veya unutularla kalbura dnm Hristiyanln baya bir basks deildir, ayn zamanda ktye kullanmdr: Bu toplum Hristiyanl din dna karmaktadr. Kk bir lkede bir kuakta zorlukla air dosa, buna karn papaz hi eksik olmaz, toplamlar gereksinimleri aar. Bir air hakknda yetenekten sz edilir, ama bir insan kalabalnn (yani Hristiyanlarn!) gznde papaz olmak iin snav gemek yeterlidir. Ve bununla birlikte, gerek bir papaz gerek bir airden de daha da ender olan bir rastlantdr. Ve bununla birlikte yetenek, z olarak dinsel kaynakldr. Ama air olmak sz konusu olursa, toplum yetenee dayanmakta, bu yetenekte byklk grmekte srar eder. Aksine ykselten her fikirden yoksun insan kalabal (yani Hristiyanlar!) iin papaz olmak, en ufak bir gizem olmadan, ekmek paras kazanmadr. Yetenek, papazlk grevi demektir; bir yetenek elde etmekten sz edilir; ama yetenee sahip olmak... papazln mnhal kalan bir yetenee sahip olduunun sylendii bir yerde bundan sz etmek gereksizdir! Yazk! Hristiyanlkta bu szcn serveni bizde Hristiyanln tm yazgsn simgeliyor. Kt olan ondan hi sz etmemek deildir (kt olan papazlardan yoksun olmak da deildir); ama bundan,-ynn sonunda iine dnceler sokmad biimde sz etmektir (ayn ynn papaz olmay, tccar, noter, ifti, veteriner, vs. olmaktan farkl grmemesi gibi), ve kutsal ve yce olan eyler etki yapmamaya balamlardr, hatta onlardan kullanm kalmayan kaarlanm eyler gibi sz edilmektedir. Sonra insanlarmzn -kendi savunulabilir davranlarn hissetmekten yoksun olduklar iin- Hristiyanl savunma zorunluluunu hissetmelerinde alacak ne vardr! Ama en azndan papazlar iin mminlerin varl gerekli deil mi? Hem de inanl mminler! Ama inanmak sevmek gibidir, o kadar ki aslnda coku bakmndan, klarn en tutkulusu, mminin yannda yalnzca bir yeniyetme gibi kalr. Seven insana baknz. Gnler boyunca, sabahtan akama, akamdan sabaha aralksz akndan sz edebileceini kim bilmez! Ama aranzdan kim, insanlarmz gibi konuma fikrine, gcne sahip olduunu dnr! Aknda her eye ramen bir anlam olduunu noktada kantladn ileri srmekten irenmediine kim inanr!... Bu sanki, biraz saygnla sahip olmak iin dualarn noktaya gereksinimi olduu srece, papazn dualarn etkinliini noktada kantlamas gibidir; veya duann her usu aan bir mutluluk olduunu noktada kantlad zaman da durum ayndr, ama biraz glntr. Ey deer biilemez sz oyunu! Usu aan bir eyin nedenle kantlandn, bu nedenler, bir deer tamadklarndan usu hibir ekilde amak zorunda olmayp aksine onu aka bu mutluluun hibir ekilde kendisini amadna inandrmak zorunda olduunu sylemek; sanki aslnda, nedenler her zaman akln etkisi altnda deilmi gibi. Ama usu aan ey iin ve ona inanan kii iin, bu neden ister ie, ister geyik gsteren otel tabelalar kadar anlamszdr! Dncemizi srdrelim. Bir a akn savunma, bu akn onun mutla olmadn kabul etme fikrini kim verir! Akn dmanca itirazlarla karmakark dndne ve savunmasnn bu ekilde olutuuna; yani onun k olmadn kabul etmeye, k deilmi gibi kendini ifade etmeye yakn veya buna muktedir olduuna nasl inanlr? Onu bu dili kullanmaya arnz, sizin deli olduunuza inanaca ok iyi bilinmektedir ve k olmann tesinde biraz da psikologsa, bu neriyi yapan kiinin ak hi tanmam olmasndan veya onu, ak savunurken kendine ihanet etmeye, kendini inkr etmeye srklemek istediinden kuku duyacandan emin olun! Burada bir n gerek bir n hibir zaman akn noktada kantlama veya onu savunma dncesine kaplmayacana ilikin gz kamatrc bir kant yok mudur? nk tm bu noktalardan ve her trl savunmadan daha deerli olan ey, seviyor olmasdr. Ve kantlayan ve savunan kii sevmiyordur, sadece yleymi gibi yap yordur ve ne yazk ki -ya da neyse ki- bunu o kadar aptalca yapmaktadr ki yalnzca ak yoksunluunu ifa etmektedir. Oysa Hristiyanlktan tam da bu biimde sz edilmektedir, inanl papazlar Hristiyanl savunurken veya onu "nedenler" kategorisine evirirken ondan bu ekilde sz etmekteler; speklatif olarak Hristiyanl "kavram" hline sokmak isterlerken Hristiyanl bozmadklarn varsayalm; doru yola getirmek diye adlandrlan budur ve Hristiyanlk bu tr yola getirmelere ve dinleyicilerine ok

yksek bir deer vermektedir. te bu nedenle (bu, onun kantdr) Hristiyanlk kendisi olarak anlatt eyden ok uzaktadr ve insanlarn ou tinsellikten o kadar yoksundur ki, Hristiyan anlamda, yaamlarn gnahkr olarak bile deerlendirenleyiz.

Besinci Kitap GNAHIN SRMESi


Gnahn sreklilii, yeni bir gnahtr! veya daha kesin bir ifade kullanrsak ve daha ileride gelitirilecei gibi gnahn iinde kalmak, onu yenilemektir, gnah islemektir. Baka her aktel gnah yeni bir gnah gibi gren gnahkra bu fikir belki de abartl gelecektir. Ama gnahn sayman bile olan sonsuzluk, gnahta kalnan durumu yeni gnahlarn borlar hanesine kaydetmek zorundadr. Kitabnn yalnzca iki stunu vardr ve "inantan kaynaklanmayan her ey gnahtr",1 her gnahtan sonra pimanln olmay yeni bir gnahtr, hatta bu gnahn pimanlktan yoksun kald anlarn her biri yeni bir gnahtr. Ama isel bilinlerinin bir sreklilii koruduu insanlar ne kadar azdr! Genelde bilinleri, yalnzca nemli kararlarda ortaya kan, ama gncele kapal olan bir kesintiden ibarettir! nsan, biraz zihin olarak haftada ancak bir saat var oluyor... tabii ki tinsel varoluun olduka hayvansal bir biimi olarak. Bununla birlikte sonsuzluun z srekliliidir ve insandan zihin olma bilinci olmasn ve inanmasn ister. Aksine gnahkr, gnahn o kadar etkisi 1 Romallara Mektuplar, 14.23 altndadr ki tm yaamnn bir kaybedi olduunu bile bilmemektedir. Sanki bir nceki an bu yola daha nceki gnahlarnn tm hzyla komam gibi yalnzca, ona ayn yol zerinde yeni bir atlm veren her yeni gnaha deer verir. Gnah onun iin o kadar doal veya ikinci bir yap hline gelmitir ki hibir eyi her gnk gidiat kadar normal grmez ve her yeni gnahtan yeni bir atlm elde etme zamannda yalnzca ksa bir gerilemeye maruz kalr. Bu kaybedite, kendini Tanr nnde gren mminin sreklilii olan sonsuzluun gerek sreklilii yerine, kendi yaamnn... gnahn srekliliini grmez. "Gnahn sreklilii"? Ama gnah tam da sreksiz olan ey deil mi? te kendimizi yeniden gnahn yalnzca bir olumsuzluk olduu, hibir buyruun size hibir zaman alman bir mal zerine haklar veremedii gibi bir iyelik de oluturamad bir kuram karsnda buluyoruz; bu kuram, gnahn yalnzca bir olumsuzluk olduu, gszln tm ikenceleri arasnda, umutsuz bir meydan okuma iinde, hibir zaman baarya ulaamamaya adanm gsz bir ortaya kma denemesidir. Evet, bu, felsefecilerin kuramdr! ama Hristiyan iin gnah (ve buna bir paradoks olarak, kavran lamaz olarak inanlmas istenir) kendiliinden gelien bir durumdur, gitgide daha olumlu bir srekliliktir. Ve bu srekliliin geliim yasas, bir borcu veya bir olumsuzluu yneten yasa ile ayn deildir. nk bir bor denmemekten dolay ancak her defasnda yeni bir borcun eklenmesiyle artar. Gnah ise iinde kal nd srece her an artar. Gnahkr, gnahn artn her yeni gnaha balarken pek hakl deildir, aslnda Hristiyanlar iin gnahn iinde kalman durum onun arttrlmasdr, yeni bir gnahtr. Gnah ilemenin insana zg olduunu, ama bunda diretmenin eytans olduunu syleyen bir zdeyi bile vardr; bununla birlikte bunu biraz farkl anlama gc Hristiyanlktadr. Sadece sreksiz bir gre sahip olmak, sadece yeni gnahlar not etmek, iki gnah arasndaki zaman atlamak, rnein bir trenin ancak lokomotifin soluklandnn duyulduu anlarda ilerlediine inanmaktan daha az yzeysel deildir. Buna ramen gerekten grmemiz gereken ne bu soluklanma ne de onu izleyen atlm olmayp lokomotifin ilerledii ve bu soluklanmaya neden olan btnlemi hzdr. Gnah iin de durum ayndr. Gnahn iinde olma durumu gnahn temelidir, tikel gnahlar gnahn srdrlmesi olmayp yalnzca gnah ortaya karrlar! her yeni gnah bizim iin yalnzca! hz daha duyarl hle getirir. Gnahn srekli iinde olmak her ayrk gnaha gre en ktsdr! bu, gnahtr. Ve aslnda bu anlamyla gnahn srekli iinde bulunmak gnah srdrmektir, yeni bir gnahtr. Genelde gnah byle anlalmaz, aktel bir gnahn yeni bir gnah dourduu sanlr. Ama bunun nedeni, gnahn srekli iinde olmann yeni bir gnah olmasdr. Ayn zamanda usta bir ruhbilimci olan Shakespeare, Macbeth'e unu syletir (III, 2): "Kt balayan eyler hastalk yoluyla kendilerini glendirirler". Yani gnah bir sonu olarak kendi kendini dourur ve ktln bu isel srekliliinde gnah glenir. Ama gnahlarn yalnzca ayr ayr ele alnmasyla bu dnceye hibir zaman ula lamaz.

nsanlarn ou, sonucun ne olacandan kuku duymayacak kadar fazla bilinsiz yaamaktalar; zihnin derin bandan yoksun yaamlar, ister ocuklarn sevimli saflklar, ister budalalk sz konusu olsun, kark olaylarn, bir para eylemin, rastlantnn bir danklndan baka bir ey deildir! Onlar bazen iyilik yaparken, daha sonra ktlk yaparken ve her eye yeniden balarken grrz; umutsuzluklar bazen bir le sonras kadar srer veya haftaya kadar uzanr, ama bir kez daha ite neelenirler ve bir daha btn gn umutsuzlua kaplrlar. Onlar iin yaam, iine girilen bir oyundan baka bir ey deildir; ama hibir zaman her eyi, her ey iin tehlikeye atamazlar, hibir zaman yaam sonsuz ve ie dnk bir sonu olarak tasarmlayamazlar. Ayn zamanda aralarnda olaylar sadece birbirinden ayr olarak, u veya bu iyi davran, u veya bu yanl davran eklinde tartrlar. Zihin tarafndan ynetilen her varlk, bu zihin bamsz olduunu ileri srse de n azndan bir fikre dayanan akn bir kaynan sonucu olarak isel bir sonuca bamldr. Ama byle bir yaam iinde, insan olabilir sonularn sonsuz bir fikriyle her sonu kopuundan sonsuzca kayg duyar; bu ekilde yaamn gtren bu btnlkten koparlma tehlikesini tamaz m? En kk tutarszlk, devasa bir kayptr nk zinciri kaybeder; bu belki de nnda zinciri koparmaktr, tm gleri tek bir uyumlulukta birletiren bu gizemli gc yok etmektir, yay gevetmektir; ben'in byk ikencesinde belki de tm isel uyumun, tm gerek hzn, tm canlln kaybolmu olaca i devrimde, bir gler kaosunda her eyi mahvetmektir. Sonuca salam arklarnn ileyi esnekliini enerjisini borlu olan muhteem mekanizma imdi bozuldu; ve mekanizma ne kadar gz kamatrc ve grkemli ise dzensizlii o kadar ktdr. Tm yaam iyilik zincirine dayanan mmin, en kk gnahtan bile sonsuz korku duyar; nk o, sonsuzca kaybetme tehlikesi iindedir; buna kar n ocuksuluktan kamayan doal insanlarn kaybedecekleri bir btnlk yoktur, onlar iin kazanlar ve kayplar her zaman parasaldr, tikeldir. Ama mminden daha az olmamak zere, eytan kii gnahn i zincirine balanr. Bir gn imeden durursa oluabilecek sonulardan, ykntdan, aralksz kayg duyarak sarholuunu her gn srdren bir sarho gibidir. Dier taraftan iyi insana gnah ekici bir biimde anlatarak onu ayartmaya alrsanz yalvaran yant yle olacaktr: "Beni gnaha sokmaynz!" Ayn ekilde eytan insan kukusuz size ayn kaygnn rneklerini sunacaktr. yi insann karsnda, konusunda ondan daha gl olarak, eytan insan, mutluluu iinde iyilii betimleyecektir ve ondan yardm isteme, gzyalar iinde ona yalvarma, onunla konumamasn salama gcn tar. -nk onun da kaybedecek bir btnl olmasn salayan, isel srekliliidir. Amac dna bir saniyelik sapma, bir dzen saknmsz, tek bir dalgn bak, btnn veya hatta bir parann bir an iin bile olsa baka bir grn! ve bu! syledii gibi artk hibir zaman kendi olmama tehlikesidir. Umutsuzluk iinde iyilii reddettii ve ne yaparsa yapsn artk yardm beklemedii dorudur! ama bu iyilik hl onu huzursuz edebilir mi? Sonucun tam bir cokusunu bulmasna her zaman engel olunmal m, ksaca onu gszletirmek mi gerekir? Yalnzca gnahn sreklilii iinde kendisidir, gnahta yaar ve yaadn hisseder. Gnahn srekli iinde bulunmak onu, dnn tam dibinde, sonucun eytan takviyesiyle hl glendirmek deil de nedir? Ona yardm eden (evet, korkun samalk!) yeni, ayrk gnah deildir! yeni, ayrk gnah yalnzca gnahtaki sreklilii ifade eder ve bu, z olarak gnahtr. O hlde gnahn srmesi, gnahn srekli durumuna gre ayrk olarak yeni gnahlar daha az gz nne alr, bu da hl gnahn kendi kendine artmasdr, gnah durumu iinde bilinli bir kaltr. O hlde, gnahn younlama yasas burada olduu gibi her yerde, her zaman daha fazla bir bilince doru giden isel bir devinimi iaret eder.

GNAHKRLIGINDAN UMUTSUZLUGA DSMENiN GNAHI


Gnah umutsuzluktur ve gnahn younluunu arttran ey gnahndan umutsuzlua dmenin gnahdr. Younluk artndan anlalan eyin burada olduu kolaylkla grlmektedir; yz riksdallk* bir hrszlktan sonra gerekletirilen bin riksdallk bir hrszlk gibi, burada baka bir gnah sz konusu deildir; gnahn srekli durumu gnahtr ve bu gnah yeni bilinci iinde younlar. * Eskiden Kuzey Avrupa'da kullanlan gm para. (y.h.n) Gnahndan umutsuzlua dmek, gnahn kendi sonucu iine kapandn veya tutunmak istediini ifade eder. iyilikle olan ilikisini tamamen reddeder, bazen baka bir ses duyma zayflndan korkar. Hayr, yalnzca

kendini ben'i iine kapanmaya, yalnzca kendisiyle ilgilenmeye, kendini fazladan bir blmenin iine kapamaya ve nihayet iyiliin her srprizine veya izlenmesine kar umutsuzluk araclyla gnahndan emin olmaya karar vermitir. Arkasndaki tm kprleri attnn ve bylece iyiliin ondan uzak olmas gibi, kendisinin de iyilikten uzak olduunun bilincindedir; yle ki bir zayflk annda istese de iyilie geri dnmesi onun iin olanakszdr. Gnah ilemek, iyilikten kopmaktr; ama gnahtan umutsuzlua dmek, ikinci bir koputur ve gnahtan, bir meyveden olduu gibi son eytan gleri karr; bu durumda, kendi sonucu iinde ele alnan cehennemin bu sertlemesi veya katlamas iinde, sadece pimanlk ve balama adn alan her eyi faydasz ve verimsiz olarak ele almaya deil, ayn zamanda onlarda bir tehlikeyi grmeye mecbur kalnmaktadr. Bu tehlikeye kar, iyi insann gnah eilimine kar yapt gibi silahlanlmaktadr. Bu anlamda Faust'taki Mefisto, umutsuzlua den bir eytandan daha kt felket yoktur derken hakldr! nk buradaki umutsuzluk, kulan pimanla ve balamaya veren bir zayflktan baka bir ey deildir. Umutsuzlua dld zaman, gnahn ulat g younluunu belirlemek iin, ilk derecede iyilikle olan ban koparld ve ikinci derecede pimanlkla olan ban koparld sylenebilir. Gnahtan umutsuzlua dmek, gitgide daha ok derek tutunmaya almaktr; baloncunun safra atarak ykselmesi gibi tm iyilii atmaya can atan umutsuz kii (safra atlmad zaman ykselen eyin safra olduunu anlamadan) ykseldiini zannederken der ve ayn zamanda gitgide hafifledii de dorudur. Kendi kendine olan gnah, umutsuzluun savamdr! ama gler tkendiinde, baka bir g ykselmesi, kendi zerinde yeni bir eytan sklatrma gereklidir! ve bu, gnahn umutsuzluudur. Tabi, bizi gnahn iine batran, eytansalln geliimi ve ilerleyiidir. Zarlarn sonsuzluk iin atldn ve her pimanlk ve balama nerisine kulaklarn kapatlaca sylenmekle gnaha bir ierik, bir yarar salanmaya, ondan bir umutsuzluu, yaamak iin hibir nedeninin kalmadn ve ben fikrinin bile onun iin bir hi olduunu bildiinden kendi yokluunun oyununa gelmemektedir. Bu, Machbet'in kral ldrdkten sonra ve gnahndan umutsuzlua dm durumda byk bir psikolog derinliiyle syledii eylerdir (II,I): lmllkte hibir ey nemli deildir : Her ey yalnzca ss eyasdr, artk n ve ltuf yok olmutur.

Bu dizelerin ustal, son szcklerin (n ve ltuf) ikili etkisinde yatmaktadr. Gnahla yani gnahtan umutsuzlua derek ayn zamanda ltuftan ve.. .kendinden sonsuz bir uzakla gitmitir. Ben'i, tm bencillii tutku hlinde doruk noktasna ulamaktadr. te kral olmutur ve buna ramen, gnahtan ve pimanlk gereinden yani ltuftan umutsuzlua derek ben'ini kaybetmitir! Kendiliinden ben'ini koruyamad iin ltf kavramaktan ve tutku iinde ben'inden zevk almaktan ok uzaktadr. Yaamda (eer gerekten orada gnahn umutsuzluuna rastlanlyorsa! her eye ramen insanlarn bu ekilde adlandrdklar bir durum vardr) genelde, yaam hakknda yanl bir gre sahip olunur, nk dnya bize sadece aknlk, hafiflik, saf aptallk sunduu iin biraz daha derin olan her oluum bizi coturur ve nnde apkamz karttrr. ster kendisi ve iaret ettii ey hakkndaki bilgisizlikten olsun, ister ikiyzllkle cilalanm olsun, ister kurnazlk ve yanltc alkanlk sayesinde olsun gnahn umutsuzluu, iyi olmann parlakln vermekten ekinmez. Bu durumda, doal olarak burada gnahn ok iten bir eymi gibi ele alan derin bir yapnn iaretini grmek isteriz. rnein bir insan bir gnaha ynelmi, sonra uzun sre ktlk eilimine direnmi ve sonunda onu yenmitir... imdi gnaha teslim olursa, onu iine alan bouculuk her zaman gnah ilemenin znts deildir. ok farkl bir eyden kaynaklanabilir, Tanrnn takdirine kar bir kzgnlk da olabilir, sanki bu takdir, onun dmesine neden olmutur, onu bu kadar acmasz deerlendirmemelidir, nk ok uzun sre iyi biriydi. Ama, kapal gzlerle bu znty kabul etmek, tm tutkuyla ikilemi ineyip gemek geveke akl yrtmek deil midir? Bu ikilem, bazen tutkulu insann delirme noktasna kadar sylediini zannettii eyin daha sonra tersini sylediini fark edebilmesine yol aan yazgnn ifadesidir! Bu insan belki de, kendisini umutsuzlua kaptran dnn ikencesiyle, gitgide daha gl szcklerle kar karya gelecektir. "Kendimi hibir zaman affetmeyeceim" der. Tm bunlar, iinde bulunan tm iyilii, yapsnn tm gzel niteliini size gstermek iindir. Oysa bu yalnzca bir aldatmacadr. Betimlememde, byle bir durumda genelde duyulan szcklerden biri olan "hibir zaman kendimi affetmeyeceim"i bilerek kullandm. Bu sz, aslnda sizi hemen ben diyalektii iinde dengeye getirir. Hibir zaman kendini affetmeyecek... ama Tanr bunu yapmak isterse hl kendisini affetmeme ktln kendine yapar m? Gerekte gnahtan kaynaklanan umutsuzluu -

zellikle, bu ekilde gnah ilemi olmaktan dolay "kendini hibir zaman affetmeyeceini" syledii zaman (Tanr'ya kendini affetmesi iin yalvaran alakgnll pimanln hemen hemen zdd olan szler), kendini ele vererek ar fkeli ifadeler kulland zaman (zerinde en ufak biimde dnmeden)-, bu umutsuzluu, iyilii o kadar az belirtir ki aksine, younluu, iine dalnm olmaktan kaynaklanan gnah daha youn biimde belirtir. Aslnda ktlk eilimine kar iyi durduu zamandadr ki kendisi hakknda gerekte olduundan daha iyi olduu deerlendirmesini yapar! kendinden duyar hle gelmitir ve gururu imdi gemiin tamamen bitmi olmasyla ilgilidir. Ama yeniden d bu gemie birdenbire tm gncelliini verir. Gururu iin dayan lmaz olan anmsatma! bu nedenle oluan derin znt vs. Tabii ki bu, bu kadar uzun sre ktlk eilimine kar kmasna yardm ettii iin Tanr'ya teekkr etmek, Tanr'ya ve kendine kar bu yardmn hak ettiinden fazlas olduunu itiraf etmek ve daha nce iinde bulunduu durumun ans ile klmek yerine ben aknn ve gururun gizlenmesinden baka ey olmayan Tanr'ya srtn dnen zntdr. Her yerde olduu gibi burada da eitici eski metinler derinlikle, deneyimle, bilgiyle doludur. Bu metinler, Tanr'nn bazen mminleri alakgnll yapmak ve iyilik iinde glendirmek iin onlarn yanl bir adm atmalarna ve baz ktlk eilimlerine kaplmalarna izin verdiini retmektedir; dnn ve iyilik iindeki geliimlerin belki de ok nemli olan ztl o kadar ok alalma ile doludur ki! Ve kendine zde olduunu saptamak o kadar byk bir acdr ki! nsan ne kadar ykselirse, gnah iledii zaman o kadar ac eker; ve viraj alamamakta o kadar ok tehlike vardr; en ufak dikkatsizliin bile tehlikesi vardr. Belki de acdan en koyu zntnn iine batacaktr ve bir akn, sanki bu bir iyilikmi gibi ahlksal derinliine, iyiliin kendi zerindeki tm gcne hayran olmaya hazr olacaktr. Ve zavall kars! Gnahn bu kadar ac verdii ve Tanr'dan ekinen, ciddi, byle bir kocann yan nda kendini klm hissedecektir. Belki de "hibir zaman kendimi affetmeyeceim" (sanki daha nceki gnahlar ndan dolay kendini affetmi gibi: Tam bir kfr) demek yerine belki de aldatc nermelere tutunmakta, belki de yalnzca Tanrnn onu hibir zaman affedemeyeceini sylemektedir. Yazk! Burada bile hl yalnzca kendini aldatyor. Acs, kaygs, umutsuzluu? Yaln bencillik (gnah dehetinin bazen bir kiiyi korku yoluyla gnaha sokmas gibi", nk bu dehet, gnahsz olmak, kendinden gurur duymak isteyen ben sevgisidir)... ve avunma onun en kk gereksinimidir ve bu nedenle, ruh yneticilerinin ynettii devasa dozlar, ktl daha ok ktletirmekten baka bir ie yaramaz.

II-GNAHLARIN AFFEDiLMESi KONUSUNDA UMUTSUZLUGA DSMENiN GNAHI (GNAH EGiLiMi)


Burada ben bilinci sa'y tanmakla daha byk bir gce ular; burada ben, sa'nn karsmdadr. Sonsuz ben'inin varln bilmeyen insandan ve biraz sonsuzluk izi tayan bir ben'in bilincindeki insandan sonra (birinci ksmda), insanlarn, lsn kendi iinde tayan ve kendinin insansal bir fikriyle dolu ben'e balandklar gsterilmiti (ikinci ksma geerken). Bunlar, gnah tanmnn temelini oluturan Tanr karsnda ben'le kartlar. te imdi sa'nn karsndaki ben, burada bile umutsuzca kendi olmak istemeyen veya kendi olmak isteyen bir ben. Gnahlarn affedilmesi konusunda umutsuzlua dmeyi, aslnda umutsuzluun formllerinden birine veya tekine balamak gerekir: Zay fln umutsuzluu veya meydan okuma umutsuzluu; birincisi gnah eilimi araclyla inanma yrekliliini gstermez ve ikincisi inanmay reddeder. Ama buradaki zay flk ve meydan okuma (nk yalnzca kendi olmak deil, gnahkr, dolaysyla kusurlaryla kendi olmak sz konusudur) genelde olduklar eyin tam zdddr. Kendi olunmann istenmedii umutsuzluk, alkanlk zayflndan ileri gelir; ama burada bunun zdd sz konusudur. Normal olarak zay flk udur: Kendi olunmann istendii umutsuzluk, alkanla meydan okumaktr, ama burada tersi sz konusudur, umutsuzlukla kendi olmay isteyerek, balamann eksik olaca noktaya kadar gnahkr olmay isteyerek gsz olunur. sa karsndaki bir ben Tanr'nn verdii byk ayrcalkla yksek bir gce ulaan bir ben'dir. Bu byk ayrcal, Tanr insan iin domay, insan olmay, ac ekmeyi, lmeyi isterken vermitir. Tanr fikri gelitii zaman, ben'in geliimi zerine olan nceki formlmz burada da ayn ekilde geerlidir. sa fikri ne kadar geliirse, ben o kadar byr. Nitelii, lsne baldr. sa'y l olarak veren Tanr, bize aka bir ben'in devasa gereinin nereye gittiini gstermitir; nkTanr'nn insann ls ve amac olmas ancak sa ile mmkndr. Ama ben'in younluu ile birlikte, gnahn younluu da artar.

Gnahn younluunun art baka bir yolla da kantlanabilir. nce gnahn umutsuzluk olduu grlmt; ve younluu gnahn umutsuzluu ile artyordu. Ama Tanr gnahlarmz balayarak uzlamay sunmaktadr. Buna ramen gnahkr umutsuzlua der ve umutsuzluunun ifadesi de derinleir; ve ite Tanr ile temas iindedir, ama bunun nedeni Tanrdan hl uzakta olmas ve yanllnn iine daha fazla dalmasdr. Gnahlarnn balanaca konusunda umutsuzlua den gnahkr, Tanr'y sanki ok yakndan sarmak ister gibidir. "Ama hayr, gnahlar affedilmedi, bu olanakszdr" dedii zaman bir diyalog havas sezinleriz, gs gse bir savam var diyebiliriz. Ve bununla birlikte, bu ekilde konumak ve anlalmak iin insann, yapsn deitiren bir adm daha atarak Tanr'dan uzaklamas gerekir; bu ekilde yakn savamak iin, uzakta olmas gerekir; tinsel dnyan n tuhaf akustii ve uzaklklar dzenleyen yasalarn acayiplii byledir! Tanr'ya mmkn olan en byk uzaklkta insan "hayr" dediini ona duyurabilir! Buna ramen Tanr'da bir tr yiit lmn arzu eder. insan ancak Tanr 'dan en uzak noktada olarak bu kadar ilidl olabilir ve bu ilidllk ancak uzaklamadan doabilir; Tanrnn yaknnda ilidl olunamaz ve yle olunursa bu, O'ndan uzakta olunduunun iaretidir. nsann Tanr karsndaki gszl budur! Dnyan n bykleri ile ilidllk size onlardan uzaa frlatlmak tehlikesini getirir; ama ancak ondan uzaklalarak Tanr ile ilidl olunabilir. nsanlar zellikle ahlkn yok edilmesinden ve ancak ender olarak veya hibir zaman kutsal bir ahlksal sz dinlemediklerinden beri, genelde yalnzca bu gnahn (affetme ile ilgili umutsuzluk) yanl bir grne sahiptiler. Egemen metafiziksel estetik, size itibar gsterir ve onun iin gnahlarn affedilmesi zerindeki umutsuzluunuz derin bir yapnn iaretidir, bu sanki bir ocuun muzipliklerinde bir derinlik iareti grmek gibidir. Dier taraftan, insann Tanr ile ilikisinde tek dzenleyici olan "zorunlusun" yok edildiinden beri, dinsel alanda byk bir dzensizlik hkm srmektedir. Bu "zorunlusun"un, dinin her olgusunun iine sokulmas gerekir. Bunun yerine fantezi egemen olduundan, Tanr nnde nemliyi oynamak iin Tanr fikrinden insansal nemliliin bir enilenmesi olarak yararlanlmtr. nemin muhalefete yerlemeyle elde edildii politikada olduu gibi ve sonunda kukusuz, her eye ramen kar klacak bir eyi bulabilmek iin bir ynetimin var olmas isteniyor. Ayn ekilde sadece muhalif olmann daha fazla nemi ile imek iin, sonunda Tanr yok edilmek istenmeyecektir. Ve eskiden dinsiz ayaklanmann olaylar olarak dehetle karlanan her ey imdi ok stn ve derinlik iareti olarak grlmektedir. Eskiden aka, hibir romantizm glgesi olmadan "inanmalsn" derdik; imdi inanmayabilmek dhiliktir ye derinliktir. "Gnahlarn balanacana inanmak zorundasn" ve bu metnin tek yorumu olarak eskiden u ekleniyordu: "nanamazsan bana bir felket gelecek; nk zorunlu olunan ey, yaplan eydir"; bugn buna inanmayabilmek dhiliktir ve derinliktir. Hristiyanlk iin ok ho bir sonu! Hristiyanlk susturulsayd insanlar kendileri ile ok mu dolu olacaklard? Kukusuz hayr, paganizmde hibir zaman dolu olmadklar gibi her yerde Hristiyanl baka bir biimde ktye kullanamadklar zaman kullanmlar en kt saygszla dnmektedir. Aslnda paganlarn geleneklerinde olmayan kfrn Hristiyanlarn azlarna bu denli yakmas ne kadar ilgintir! Ve paganlarn bir tr korkuyla, bir gizem kaygs yla Tanr'nn ismini ou zaman trenle azlarna almalarna karn, Hristiyanlarda adnn her gnn en sk kullanlan szc olmas ve karlatrmasz en bo szck olmas ve en az zenle kullanlmas ne kadar ilgintir! nk, apakl iinde (sekin insanlarn yapt gibi saklanmak yerine ortaya kmann saknmszl, beceriksizlii!) bu zavall Tanr, imdi herkese bilinmektedir. Ayn zamanda bazen kiliseye gitmek, Tanr'ya verilen gze arpca bir hizmet midir? Bu hizmet, ayn zamanda papazn vglerini kazanmaktadr. Bu papaz, Tanr'ya, eiinden ieri adm atma onurunu hibir zaman vermeyen kiilere dokunakl szler syleyerek, ziyaretinizle onurlandrdnzdan dolay Tanr adna size teekkr eder ve sizi dindar bir insan unvanyla ssler. Gnahlarn affedilmesi konusunda umutsuzlua dmenin gnah skandaldr. Burada Museviler, gnahlar affetmek iin isteyen sa'ya krlmakta ok hakllar. Bir insann gnahlar balamak istemesine kzmamak" iin, mmin olunmad zaman (bu durumda sz konusu olan, sa'nn Tanrsallna inanmaktr) ne kadar fazla bayalk gereklidir! Bu nedenle inanamamay yceltemem: insan akl iin bu saf bir olanakszlktr! nk buna inanlmas gerekir. Bir pagan doal olarak bu gnah ileyemez. Gnahn gerek fikrine de sahip olabilseydi (Tanr fikri olmadndan bunu bile yapamaz) gnah nn umutsuzluundan teye gidemezdi! Ve dahas (ve insansal dnceyle akla verilecek tm ayrcalk buradadr) geni anlamyla dnyadan, kendinden deil de gerekte gnahndan umutsuz olmay baarabilen pagan takdir edilmelidir.1 Giriim baarya ulamak iin, zihnin ve etik

verilerin derinliini talep eder. Hibir insan, insan olarak daha ileri gidemez ve bir insan n bu derinlie ulat ok ender grlr. Ama Hristiyanlk ile birlikte her ey deimitir! nk Hristiyan olarak gnahlarn balandna inanmak zorundasnz. 1 Hibir zaman diyalektiin dna kmayan gnahn umutsuzluunun burada inanca ynelen bir devinim olarak anlaldna dikkat edilmelidir. nk bu diyalektik vardr (bu kitap umutsuzluu yalnzca bir hastalk deerlendirmesine ramen), umutsuzluun ayn zamanda inancn ilk unsuru olmas nedeniyle bu, hi unutulmamas gereken bir olgudur. Buna karn, gnahn umutsuzluu srtn inanca, Tanr'ya evirirse, bu umutsuzluk yeni bir gnahtr. Tinsel yaamda her ey diyalektiktir. Bu ekilde skandal, ortadan kaldrlan bir olabilirlik olarak pekl inancn bir unsurudur; ama skandal srtn inanca evirirse gnah hline -gelir. Hatta Hristiyanla kzmad iin bir kiiye sitem bile edilebilir. Ama bu- sitemi kaldrmak, gnah eiliminden bir iyilik gibi sz etmektir. Ve dier taraftan gnah eiliminin gnah olduunu kabul etmek gerekir. Ama bu son durumda, Hristiyanln iinde bulunduu durum nedir? Bu durumdaki Hristiyanlk temelde, hl durumunu tam olarak bilmeme noktasnda, gnahlarn affedilmesinden umutsuzlua dmektedir. Gnah bilincine bile ulalamamtr, yalnzca daha nce paganizmin bildii gnah tipi bilinmektedir, pagan bir gven duygusu iinde yaamak, paganizmi amaktr ve insanlarmz, gven duygularnn gnahlarn affedilmesi bilincinden baka bir ey olmadndan vn duyacak kadar ileri gitmektedir. Papazlar mminlerdeki bu kany glendiriyorlar. Bugnn Hristiyanlarnn esas mutsuzluunun nedeni, Hristiyanln, insan-tanr dogmasnn (ama Hristiyan anlamda bu dogma paradoksla, skandal riskiyle gven altna alnmtr) vazedilme ve yerinden vazedilme zorunluluuyla dinsizletirilmesidir ve panteist bir karkln Tanr ile insan arasndaki farklln yerine gemesidir (bu fikir, nce felsefe aristokrasisinde, daha sonra sokaklar n ve kavaklarn halknda olumutur). Dnyada hibir doktrin Hristiyanlk kadar Tanry ve insan birbirine yaklatrmamtr! hibiri de buna muktedir deildir. Kiisel olarak yalnzca Tanrnn buna gc vardr, insanlarn tm yaratlar yalnzca bir d, geici bir yanlsamadr! Ama hibir doktrin, Tanrnn kendisini insan hline getirmesinden, eylemini sanki Tanr ve insan tek" mi gibi dindlatrmasndan beri, kfrlerin en korkuncuna kar bu kadar zenle kendini koruyamamtr; hibir doktrin savunmas skandal olan Hristiyanlk kadar kendini koruyamamtr. Yazk bu cansz enesi dklere, bu hafif dnrlere; yazk dalkavuk, rak bozuntularna! Yaamda dzen isteniyor mu -ve bu dzen, dzensizliin bir tanrs olmayan Tanrnn istedii ey deil mi?zellikle her insandan yalnz bir kii oluturulmasna dikkat edilsin. nsanlarn, Aristoteles'in hayvansal bir kategori olarak adlandrd eyin iinde toplanmalarna izin verildii andan itibaren yn oluur! daha sonra bu soyutlamann (hibir nem tamayan, en nemsiz insandan bile daha nemsiz olan) bir ey olarak ele alnd andan itibaren yn kutsallatrmak ok az zaman yeterlidir. O hlde insan-tanr dogmasn dorulamak iin felsefeye geliniyor. Birok lkede, ynn krallar, basnn papazlar etkilemesi gibi, sonunda insanlarn tmnn Tanr'y etkilediini kefediyoruz. Ve insan Tanr'yla zdeletirerek u, insan-tanr doktrini diye adlandrlan eye var rz. Birok filozofun, neslin bireye stnl doktrinini yaymaya altktan sonra, bu doktrin ayaktakmn yceltme lsnde klnce bu doktrinden vazgemeleri kendiliinden olmaktadr. Ama bu filozoflar bu doktrinin kendilerinin olduunu unutuyorlar ve sekinler bu doktrini benimsedii zaman daha hatal olmayacan ve filozoflardan olumu topluluun bu doktrinin cisimlemesi olduunu grmyorlar. Ksaca, insan-tanr dogmas Hristiyanlarmz saygszlatrmaktadr. Sanki Tanr ok gszdr, sanki fazla dn verdii iin nankrle maruz kalan iyi yrekli insann akbetine uram gibidir. nsan-tanr dogmasn Tanr yaratmtr ve ite insanlarmz ilikileri kstaha tersyz ederek Tanr'yla akrabalk ilikisi kuruyorlar; bylece Tanrnn verdii dn, gnmzde liberal bir belgenin ihsan ile hemen hemen ayn anlamdadr... ve "bunda baya zorlanmt"nn ne olduu ok iyi bilinmektedir. Sanki Tanr skntdadr; ve kurnazlar ona, "Bu senin hatan, insanlara kar neden bu kadar iyisin" demekte hakl olacaklardr. Yoksa Tanr ve insan arasndaki bu eitlii kim dnecekti ve bu eitlii ileri srmek kstahln kim gsterebilecekti? Ama bunu iln eden Sen'sin ve imdi ektiini biiyorsun.

Bununla birlikte Hristiyanlk, bandan beri gvencelerini almtr. Kategorisi, bireyin de kategorisi olan gnah doktrininden yola kmaktadr. Gnah hibir zaman speklatif dnce deildir. Birey aslnda her zaman kavramn altndadr; bir birey deil, yalnzca onun kavram dnlr. te bu nedenle din bilginlerimiz neslin bireye STNL doktrini iine mekteler; nk kavramn gerek karsndaki gszln onlara itiraf ettirmek, onlardan ok fazla ey istemek demektir. O hlde tikel bir bireyin dnlememesi gibi bireysel bir gnahkr dnlemez; gnah pekl dnlebilir (bu durumda gnah bir olumsuzluk hline gelir), ama ayrk olarak bir gnahkr dnlemez. Ama gnah dnmekle yetinilirse, gnahtan tm gereklii alan bu olgudur. nk gerek olan sizin ve benim gnahkr olmamzdr! gerek, genelde gnahkrlk deildir! gnahkrn yani bireyin ne karlmasdr. Birey asndan speklasyon, tutarl olmak iin, bir birey olma yani dnlemeyen eyi olma olgusuna olabildiince kmseme ile yaklamak zorundadr! speklasyon bu olguyla megul olmak iin ona yle sylemelidir: Senin bireyselliinle neden zaman kaybedeyim, bu nedenle onu unutmaya al, bir birey olmak hibir eydir! ama dn... ve bylece tm insanlk olacaksn, cogito ergo sum. Ama ya bu da yalan olsayd! Ve aksine birey, bireysel varolu en st olay olsayd. Ama speklasyon kendi kendisiyle elimemek iin unu eklemek zorundadr: Tikel bir gnahkr olmak yerine (tpk bir birey olmak yerine, insan kavramn dnmesinin istenmesi gibi) gnah dnmeye koyulmak gerekmiyor mu? Ve sonras? Rastlantsal olarak, gnah dnerek kiiletirilmi "gnah" hline gelmiyor muyuz! cogito ergo sum? Muhteem bulu! Her seve ramen bu ekilde gnah, saf gnah cisimletirme tehlikesine girilmiyor! bu saf gnah dnmeye izin vermez. Din bilginlerimizin bize brakmalar gereken nokta budur! nk aslnda gnah, kavramn gszldr. Ama bu tartmay daha fazla uzatmamak iin tamamen farkl esas zorlua geelim. Speklasyon, gnah konusunda, her zaman speklasyonun zddn amalayan ve ters ynde gelien trebilimin bertaraf edilemediini unutmaktadr! nk trebilim, gerein soyutlamasn yapmak yerine bizi gerein iine batrr ve filozoflarmzca ok kmsenmi ve ihmal edilmi bu kategoriyi birey araclyla gerekletirmek onun znde vardr. Gnah bireyle ilgilidir; bu gnahkr kendisi olduu zaman, bireysel bir gnahkr olmak hibir ey deilmi gibi yapmak hafifliktir ve yeni bir gnahtr. Burada Hristiyanlk felsefeye giden yolu bir ha iaretiyle tkamaktadr; felsefenin, bir yelkenlinin ters rzgrda ilerlemesinin olanakszl gibi zorluktan kamas olanakszdr. Gnahn gereklii bireydeki, sizdeki, bendeki gerekliidir; Hegel'in Tanrbilimi her zaman bireye srtn evirmeye zorlanmakla gnahtan ancak geliigzel biimde sz edebilir. Gnahn diyalektii, speklasyonun diyalektiine taban tabana zt yollar izler. Oysa, Hristiyanlk buradan, gnah dogmasndan, yani bireyden yola kar.2 Bize bouna insan-tanry, insann ve Tanrnn benzerliini retir, en veya saygsz ilidllk olan her eyden daha az nefret etmez. 2 ou zaman, insanlarda ortak bulunmasna ramen, gnahn, "mezarlktaki llerin bir kulp oluturmamalar gibi", herkesi ortak bir kavram, grup, kulp veya topluluk iinde toplamadn grmemekten dolay, insan trnn gnah fikri ktye kullanlmtr. Aksine gnah insanlar bireyler hlinde datr ve herkesi gnahkr olarak ayr tutar. Bu datm dier taraftan varoluun mkemmellii ile uyum iindedir ve bu mkemmellie ereklilik araclyla ynelir. Bu ok iyi grlmedii iin den insan trnn blok olarak sa tarafndan kurtarlmas istenmitir. Bylece Tanr yeni bir soyutlama olarak grlmtr. Bu soyutlamann da insan tryle akraba olduu ileri srlmtr. Yalnzca insansal kstahla hizmet eden iki yzl bir maske. nk bireyin kendini Tanr'yla akraba olarak hissetmemesi iin (ve bu Hristiyanla zg bir doktrindir) ayn zamanda bunun arln korku ve titreme olarak hissetmesi gerekir, bu akrabaln ona eski bir bulu olan gnah eiliminin olas kaynan buldurmas gerekir. Bu, birey iin bu muhteem akrabala deen, insanlk trnn toptan kurtuluu ise her ey ok kolaylar ve temelde din-d bir oluuma dner. Bu durumda artk tad bu ey, kltmesinin, onu ykselttii kadar ezdii Tanrnn devasa arl deildir: Birey yalnzca bu soyutlamaya katlmakla, her eyi formalitesiz kazandn tasarmlar. Her eye ramen insanlk, tek hayvann her zaman trden daha az deer tad hayvanlktan baka bir eydir. nsan dier trlerden, genelde sz edilen stnlklerden dolay farkl deildir yalnzca, aslnda bireyin yapsnn, tikelin tr zerindeki stnl ile farkldr. Ve bu tanm da diyalektiktir, bireyin gnahkr olduunu, buna karn mkemmelliin tek bana yaamak, tek olmak olduunu gsterir. Tanr ve sa gnah domasyla, gnahkrn yalnzl dolaysyla, her zaman ve bir kraldan yz kez daha iyi bir ekilde, halka, insanlara, yma, vs. daha zgr bir belgenin gerei olan her eye kar tedbirlerini almlardr. Bu soyutlamalar,dizisi hibir ekilde Tanr iin deildir; olunda cisimlemi Tanr iin, yalnzca bireyler

(gnahkrlar) vardr... Bununla birlikte Tanr, bir bakla tm insanl kucaklayabilir ve hatta ayrca ktlere kar tm tedbirlerini alabilir. Tanr her bakmdan dzenin bir dostudur ve bu amala vardr ve her yerde ve her zaman (kitaplarda Tanrnn nitelikleri olarak belirtilen ve insanlarn bazen belirsizce dndkleri ve hibir zaman srekli kafalarnda tutmadklar) her yerdedir. Kavram, altnda bireyselin indirgenemez bir gerek olarak bulunduu insann kavram gibi deildir; hayr, Tanr kavram her eyi kucaklar, yoksa Tanr kavram olamazd. nk Tanr bundan bir zetle syrlmaz, gerei tm bireysel veya tikel olan "anlar": Ona gre birey, kavramn altnda deildir. Gnahn, bireysel gnahn, benim sizin gnahnzn doktrini, "yn" dnsz datan doktrin, Tanr ve insan arasndaki yap farkn hibir zaman yaplamad kadar kesinlikle derinletirmitir... ve g iin yaln zca Tanr vardr! Gnah, Tanrnn karsnda deil midir? vs. Hibir ey insan Tanr'dan, her insann olduu gnahkr olma olgusu kadar ayrt edemez; elikileri koruyan, yani onlar tutan, yatmasn engelleyen ey aka budur ve bu konumu sonucunda, iki rengi bir araya getirince ztlklarn daha iyi ortaya kmas fark daha da fazla ortaya kar. Gnah ne inkr ne de ideal olarak Tanr'ya uymayan insann tek niteliidir. Tanrnn gnah ilemediini sylemek (inkr yoluyla sonsuzluunu gsteren ey olan sonlu olmadn sylemek gibi) bir kfrdr. nsan olan bu gnahkrn yaps Tanr'dan ok byk bir uurumla ayrlr. Ve ayn uurum, Tanr gnahlar affettii zaman, karlk olarak Tanr'y insandan ayrr. nk ters ynde bir tr zmseme olanakszlk araclyla Tanrsall insana aktarabiliyorsa, bir nokta, tek bir nokta; gnahlarn affedilmesi sonsuza kadar Tanr'dan ayr tutacaktr. Bu ayn dogmann istedii ve bize Tanr ile insann benzerliini reten skandal st noktasna burada ulaacaktr. Ama her eyden nce znelliin, bireyin ortaya kmas skandal araclyladr. Kukusuz batan karmaya dayal skandal, fltleri olmayan bir flt konseri kadar dnlmesi olanakszdr; ama bir filozof bile bana, aktan da daha fazla skandal kavramnn gerekdln ve skandaln ancak birinin varl, batan kmak iin her bir bireyin varl sz konusu olduu zaman gerek hle geldiini itiraf edecektir. O hlde skandal bireye baldr. Hristiyanlk buradan yola kmaktadr; her insandan bir birey! tikel bir gnahkr oluturmaktadr ve daha sonra gk ile yer arasnda skandal olasl adna ne varsa toplamaktadr (ve Tanr bununla yetinmektedir). Bu durumda her birimize inanmamz iin komut verir, yani unu syler: Batan k veya inan. Baka hibir szck yok: Her ey budur. Tanr gklerde yle sylyor: "imdi konutum, Sonsuzlukta bundan yeniden sz edeceiz, o zamana kadar istediini yapabilirsin, ama Kyamet gn seni bekliyor." Bir yarg! A evet! Bir asker veya denizci ayaklanmasnda, deneyim yoluyla, sulularn saysnn fazla olmas durumunda, onlar cezalandrmann sz konusu olmadn biliriz; ama bir okur kitlesi, deerli ve saygn elit ya da halk sz konusuysa, ncil ve Kurtulu kadar gvenilir gazetelerin yazdna gre su nitelii ortadan kalkmakla kalmaz, Tanr istenci de iin iine girer. Neden bu yn deitirme? nk yarg fikri yalnzca bireye uygundur, kitleler yarglanmaz; onlar katledebiliriz, onlar pohpohlayabiliriz, ksaca yma birok biimde bir hayvan gibi davranabiliriz; ama insanlar hayvanlar gibi yarglamak olanakszdr, nk hayvanlar yarglanmaz; saylar ne olursa olsun, insanlar tek tek* yarglamayan bir yarg yalnzca gldr ve yalandr. ok sayda sulu ile giriim uygulanamazdr; ayn zamanda yarglanamayacak' kadar ok sayda olmalar, tek tek yarg nne karlamamalar, bunun gcmzn dnda olmas, byle bir yargy dlememizin boluunu hissetmemize yol at iin her eyi kendi hline brakrz, bu nedenle onlar yarglamaktan vazgememiz gerektiini dnyoruz. * Bu nedenle, Tanr "Yarg"tr; nk kitleyi gz nnde bulundurmaz ve yalnzca bireyleri tanr. Tm aydnl ile, Tanr'ya insansal biimler ve duygular atfetmeyi yakksz bulan amz buna ramen Tanr'y bir yarg, basit bir sulh yargc veya bu kadar geni bir dava ile bunalm bir asker yarg olarak grmeyi yakksz bulmamaktadr;ayn zamanda sonsuzluun iinde olmak iin birlemek ve papazlarn vaazlarndan emin olmak yeterlidir. Ve baka trl konumaya cesaret eden kii, hem yaamn znt ile ve korkutucu ve titretici sorumluluk ile ykleyecek ve hem de dierlerinin yaamn izleyecek kadar budala bir kii

varsa: Olsun! Gvenliimiz iin onu bir lgn olarak iln edelim veya gerekirse ldrelim. Yeter ki ok sayda olalm o zaman bu hakszlk olmaz. Aptallk veya modas gemi eksiklik, ok sayda kiinin hakszlk yapabileceine inanmaktr; yapt ey Tanrnn istencidir. Bu bilgelik, deney bize -nk nihayet, toy saflar deiliz, havaya deil arlkl insanlar olarak konuuyoruz- buraya kadar tm insanlarn, imparatorlarn, krallarn ve bakanlarn bilgeliin nnde eildiklerini gstermektedir; buraya kadar tm yaratmlarmz iktidara trmandran bu bilgeliktir, imdi onun nnde eilme sras Tanr'dadr. Yalnzca ok sayda olmak bizi sonsuzluun yargsna kar gvende tuta-aktr. Yalnzca sonsuzluun iinde birey hline geliniyorsa, tabii ki ok sayda olacaz. Ama daha nceden birey olduk ve Tanr kar snda birey olmay srdryoruz, hatta aynal dolabn iine kapanm insan, her birimizin, saydaml iinde Tanr karsnda olduundan daha az rahatsz olacaktr. Bilin budur. Her eyi dzenleyen odur, yle ki hatalarmzn ardndan hemen bir tutanak dzenlenir ve bunun redaktr sulunun kendisidir. Ama sonsuzluk bilinleri gzden geirdii zaman, bu tutanak ancak sonsuzun nda okunabilir hle gelen iten bir mrekkeple yazlr. Aslnda sonsuzluun iine girerek, ilenmi veya unutulmu en ufak gnahlarmzn titiz bir listesini tayan ve hazrlayan bizleriz. Bu durumda bir ocuk sonsuzluktaki adaleti verebilir; gerekte en ufak szlerimize kadar her ey kaydedildii iin bir nc kii iin yaplabilecek hibir ey yoktur. Buradan sonsuza giden yol zerindeki sulu, trenin hzyla cinayet yerinden ve cinayetinden kaan katille ayn yazgy tar; ne yazk ki! Katili gtren yol boyunca, gelecek istasyonda onun yakalanmas emrini aktaran telgraf teli vardr. Garda vagondan indiinde tutukludur, bu ekilde sonunu kendi tamtr. O hlde skandal, hatalarn balanacandan umutsuzlua dmektir. Ve skandal, gnah daha yukar bir dereceye karr. Skandal gerekten gnah gibi sayma yoksunluu nedeniyle genelde skandal unutulur ve onun hakknda bir szck sylemek yerine, gnahn sz konusu olmad yerde gnahlardan sz edilir. Skandaln gnah daha st bir dereceye tad daha az sz konusu edilir. Niin? nk, Hristiyanln aksine, gnah inancn deil erdemin zdd olarak grlr.

III-HIRiSYANLIGIN OLUMLU BiR BiiMDE TERK EDiLMESi. HIRiSTiYANLIGI REDDETMENiN GNAHI


Bu, Kutsal Ruh'a kar ilenen gnahtr. Burada ben umutsuzluun en yksek derecesine ulamaktadr; yalnzca Hristiyanl kendinden uzaa frlatmaktadr, Hristiyanl yalan ve masal olarak deerlendirmektedir... bu, ben'in sahip olmak zorunda kald, kendinin canavarca umutsuzlanm fikridir. Gnah, iinde insann taktik deitirdii ve Tanr ile arasndaki bir sava olarak yorumland zaman gnahn gcnn eksilii ortaya kar; gcnn art, savunmadan saldrya gemesidir. nce gnah umutsuzluktur ve gizlenerek savalr. Daha sonra ikinci bir umutsuzluk gelir, gnahndan umutsuzlua dlr; burada hl gizlenerek veya geri ekilme blgelerinde saklanarak, ama her zaman geri ekilerek sava lr. Daha sonra taktik deiiklii: Gitgide kendi iine dalmasna ve bylece kendinden uzaklamasna ramen gnahn yaklat ve gitgide kendisi hline geldii sylenebilir. Gnahlarn affedilmesinden umutsuzlua dmek, Tanrsal ban bir armaan karsndaki olumlu bir davrantr! bu artk tamamen geri ekilme veya savunma iindeki bir gnah deildir. Ama Hristiyanl masal ve yalan olarak frlatp atmak, saldrdr. Bundan nceki tm taktik, zet olarak stnl rakibe veriyordu. imdi saldran gnahn kendisidir. Kutsal Ruh'a kar olan gnah, skandaln olumlu biimidir. Tanrnn insansal ilidlla kar skandaln olabilirliini, kendini koruyan garanti eklinde tutma kouluyla, Hristiyanln dogmas, nsan-Tanr dogmasdr, Tanr ile insan arasndaki akrabalktr. Skandaln olabilirlii tm Hristiyanln diyalektik kaynadr. Skandalsz Hristiyanlk paganizmin altnda kalr ve bir pagann Hristiyanl sama sapan eyler olarak deerlendirmesine neden olacak bo dleri benimser. nsann, Tanr'y sa'ya yaknlatrmasnn gcne, gz pekliliine, umuduna sahip olacak kadar Tanr'ya yakn olmasn hangi insan kafas dnebilirdi? Ve olduu gibi dolambasz, eksiksiz, zgrce ele alndnda Hristiyanlk, paganizm adn alan bu Tanrsaln iiri insann delilii olarak kabul edilirse, bu durumda bir tanrnn bunaklnn bir buluudur; byle bir dogma yalnzca akln yitirmi bir tanrnn dncesi olabilir... hl akln

yitirmemi bir insan bu sonuca varacaktr. Eer insan itenlikle, cisimlemi tanrnn arkada olmak zorundaysa bu tanr Shakespeare'in Prens Henry'sinin* bir benzeri olacaktr. * Henry IV'te. Tanr ve insan sonsuz bir yap farknn ayrd iki yapdr. Bunu hesaba katmayan her doktrin insan iin bir delilik, Tanr'ya kar saygszlktr. Paganizmde Tanr'y insana getiren, insandr (insan biimli tanrlar); Hristiyanlkta insan olan Tanr'dr (nsan-Tanr)..ama Tanr bununla birlikte bann, acmasnn bu sonsuz iyiliine koymamazlk edemeyecei bir koul, tek bir koul koyar. Bu koulu koymak zorunda kalan sa'nn zntsnn nedeni budur, bir hizmetkrn giysileriyle alalabilir, ikenceye ve lme dayanabilir, hepimizi kendisine dnmeye, yaammz adamaya arabilir, ama skandala kar kamaz! Olasln yok edemez. Ey biricik davran! Ve aknn ifresi zlemeyen biricik znts, Tanrnn bu gszl, hatta bu ak eyleminin bizim iin tam zddna, en u sefaletimize dnmemesini istemitir! nk insan iin en kt olan, gnahtan da daha kt olan, sa'ya kzmak ve skandaln iinde ayak diremektir. Ve "Ak" olan sa'nn bile engel olamad ey budur. Bize unu sylyor: "Bana hi kzmayan insanlar mutludur". nk daha fazlasn yapamaz. Bu durumda yapabilecei ey, gcnn yettii ey, akyla bir insann mutsuzluunu, hi kimsenin bunu kendi mutsuzluu deilmi gibi yapmay baaramamasdr. Ey akn kavranamaz elikisi! Onun, bu ak eylemini bitirmemesinin katlna sahip olmasna engel olan bu akn kendisidir; yazk! Buna ramen bir insan baka trl olmad ekilde mutsuz ediyor! Ama bundan insan olarak sz edelim. Her eyin akla feda edildii bu sevme gereksinimini hibir zaman hissetmemi olan bir ruhun, hibir zaman feda edememi olan ruhun yoksulluu! Ama aknn bu fedakarll bile ona bir bakasnn, sevilen bir varln en korkun mutsuzluunun olanan kefettirirse bu ruh ne yapacaktr? Veya bu durumda ak onda enerjisini kaybedecek ve gl bir yaamdan melankolinin sessiz kukularna decektir ve bu ruh aktan uzaklaarak, hayal meyal grd eylemi yklenmeye cesaret etmeyerek, eylemekten deil eyleyebilme korkusundan batacaktr. nk bir arlk kaldracn ucundaysa ve onu baka bir kaldrala kaldrmak gerekirse bu arln sonsuzca daha ar ekmesi gibi her eylem diyalektik hle gelerek sonsuzca daha ar ekecektir ve bu diyalektik akla karmaklat zaman, akn sevilen iin yapmaya ittii eyi, sevilen iin hissedilen kaygy karlk olarak salk vermiyor grnd zaman arl sonsuzlar. Veya_ak_kazanacaktr ve bu insan ak araclyla eylemeye cesaret edecektir. Ama sevme cokusu iinde (ak zellikle tamamen fedakarlk ise her zaman cokudur) derin hzn eylemin bu olabilirlii olacaktr! Ayn zamanda aknn bu eylemini, fedakarl (kendisi iin bu denli sevin kayna olan) ancak gzyalaryla yapacaktr: nk her zaman, iselliin tarihinin bir resmi olarak adlandrdm eyin stnde olabilirin uursuz glgesi yzer. Ve bununla birlikte, bu baskn glge olmadan eylemi, gerek akn eylemi olacak myd? Okur dostum, yaamda ne yapabileceini bilmiyorum, ama imdi beynini zorla, tm aldatc grnlerden kurtul, bir kez dobra dobra ilerle, iine kadar tm duygunu soy, genelde okuru kitabndan ayran btn surlar yk ve Shakespeare'i oku... seni titreten elikileri greceksin. Ama gerek elikilerin, dinsel elikilerin karsnda Shakespeare bile kayg yla geri ekilmi grnyor. Kendilerini ifade etmek iin belki de ancak tanr larn lisann ho gryorlar. nsann yoksun brakld lisan; nk bir Grek'in ok iyi syledii gibi, insanlar bize konumay tanrlarsa susmay retiyorlar. Tanr ile insan arasndaki bu sonsuz yap fark; ite hibir eyin olabilirliini bertaraf edemeyecei skandal. Tanr akla kendini insan yap yor ve bize yle diyor: nsan olman n ne olduunu grn; ama unu da ekliyor: Dikkat edin ayn zamanda ben Tanr'ym...ve benden hi rahatsz olmayanlar ne kadar mutlu. Ve insan olarak alakgnll bir hizmetkrn d grnne brnyorsa bunun nedeni, bu alakgnll grnmn hepimizin durumunu gstermesi, hi kimsenin kendini O'na yaklamadan ayrk tutulduuna inanmamas ve bunun iin saygnla gereksinim olmadna inanmas iindir. Aslnda Tanr alakgnll olandr. yle diyor: Bana doru grnnz ve insann ne olduuna iyice inannz; ama ayn zamanda dikkatli olun, ayn zamanda Tanr'ym.. .ve benden hi rahatsz olmayanlar ok mutludur. Ya da tersine'-Babamla ben bir btnz ve bununla birlikte ben bu yoksul, bu alakgnll, bu insan iddetine terk edilmi kimsesiz insanm... ve benden rahatsz olmayanlara ne mutlu. Ve yoksul bir insan olan ben, araclmla sarlar duyuyorlar, krler gryorlar ve sakatlar yryorlar ve czzamllar iyileiyor ve ller dinliyorlar...evet, benden hi rahatsz olmayanlar ok mutludur.

Bu nedenle sa'nn bu sznn, sa'nn son yemeinin szleri olan "Herkes kendini incelesin" sz kadar olmasa da ok fazla nemi vardr. nk bunlar sa'nn kendi szckleridir ve zellikle biz Hristiyanlara aralksz bunlar belirtmek, yinelemek ve her birimize tekrar tekrar sylemek der. Bunlarn sylenmedii her yerde3 en azndan Hristiyanla zg anlatmn dncelerini hi szmad her yerde Hristiyanlk sadece saygszlktr. nk ona geidi aacak ve insanlara gelenin kim olduunu anlatacak ne muhafzlar ne de hizmetkrlar olmad iin sa bu dnyadan alakgnll bir hizmetkr olarak gemitir. Ama skandaln tehlikesi (aknn temelindeki-znts buradayd!) O'nu koruyordu ve O'nunla ve en ok sevdii ve kendisine en yakn olanlar arasnda byk bir uurum oluturarak O'nu koruyordu. Aslnda hi batan kmayan kiinin inanc bir tapmadr. Ama inanc ortaya karan hayran olmak ayn zamanda mmin ile Tanr arasndaki yap farknn sonsuz bir uurum olduunu gsterir. nk inancn iinde gnah eilim tehlikesi diyalektik g olarak bulunur.4 3-Ve hemen hemen hibir Hristiyan bu szckleri sylemez; defalarca bu kadar isel olan bir vurgu ile bizim skandala kar tedbir almamz syleyen ve yaamnn sonlarna doru havarilerine, onun iin her eylerini brakan ve bandan beri sadk yoldalar olan havarilerine bunlar tekrar eden kiinin sa olduunu gerekten unuttuklar iin mi bunlar sylemiyorlar? Veya bunun nedeni sessizliklerinin sa'nn bu uyarlarn abartl biimde korkutucu bulmalar mdr, nk saysz deney en ufak bir skandal fikrine hibir zaman sahip olmadan sa'ya inanlabilineceini gsteriyor. Ama bu, skandaln szde Hristiyanlar arasnda ayklama yapaca zaman ortaya kmas gereken bir yanllk deil midir? 4-Burada gzlemciler iin ufak bir sorun var. reten ve yazan, buradaki ve baka yerdeki tm papazlarn inanl Hristiyanlar olduklarn kabul edelim; o hlde gnmzde tamamen doal olan u duann hi duyulmamas ve okunmamas nasl mmkn oluyor: Tanrm, hibir zaman kimseden Hristiyanln zeksn istemediin iin sana krediyorum; bunu isteseydin mutsuzlarn en mutsuzu olurdum. Onu anlamaya ne kadar alrsam onu o kadar anlalmaz buluyorum ve yalnzca skandaln olabilirliini kefediyorum. Bu nedenle ben'deki Hristiyanl gelitirmen iin sana yalvaryorum. Bu dua ortodoksluun ta kendisi ve bunu syleyen dudaklarn samimi olduunu varsayarsak, bu dua gnmzn tm Tanrbilimi iin gnahsz bir ironiye sahip olacaktr. Ama bu dnyada inan var mdr? Ama burada sz konusu olan skandal ok daha olumludur, nk Hristiyanl masal ve yalan olarak deerlendirmek, sa'y da ayn ekilde deerlendirmek demektir. Bu tr gnah eilimini gzler nne sermek iin farkl biimlerini gzden geirmek doru olacaktr; ilke olarak her zaman paradokstan kaynaklandna gre (yani sa'dan) bu durumda Hristiyanl tanmladmz her defa skandal tekrar buluyoruz ki bu, sa'y telaffuz etmeden, kafamzda sa'y hazr tutmadan yaplamaz. nsansal olarak gnah eyleminin en masumu ve alt derecesi, sa'nn sorusunu belirsiz olarak brakmaktr; bu, karar verme yetkisinin olmad sonucuna varmaktr, inanlmadn ama yarglanmaktan kanldn sylemektir. Bu da tekileri gibi bir skandaldr, ou kez gzden kaar. Hristiyansal buyruun "zorundasn" tamamen unutulmutur. Bylece sa'y kaytszln iinde brakma eilimi grlmez. Bununla birlikte Hristiyanlk olan bu mesaj bizim iin yalnzca sa konusunda bir karara varmann buyruksal devini gsterebilir. Eer bunu bilirsen bu konuda hibir fikrinin olmamas skandaldr. Bununla birlikte Hristiyanln bilinen vasatlkla retildii bizimki gibi bir zamanda bu buyruu baz kaytlarla anlamak gerekir. nk kukusuz ne kadar ok insan bu buyruun hibir szcn duymadan Hristiyanln retildiine tank olmutur. Ama daha sonra, onun hakknda fikri olmadn ne srmek, bu gnah eilimidir. Aslnda bu, sa'nn tanrsalln yadsmak, herkesin bir kan tamas hakkn almaktr. sa'nn telaffuz edilmedii, sa konusunda ne evet ne hayr dememek eklinde yan t vermek faydaszdr. Bu durumda size sa hakknda bir kanya sahip olmak zorunda olup olmadnz bilmek konusunun sizin iin nemli olup olmad sorulacaktr. Ve yant hayrsa, kendi tuzanza dm olacaksnz; ve yant evetse Hristiyanlk yine de sizi sulayacaktr, nk hepimizin bu konuda ve ayn zamanda sa zerine bir kanmzn olmas gerekir ve hi kimse sa'nn yaamn nemsiz bir merak olarak deerlendirme yzszln gstermemelidir. Tanr cisimletii ve insan hline geldii zaman bu, kstah bir szce gre, Tanrnn varlndan ayrlamayan bu can

skntsndan kurtulmak iin yaratlan bir fantezi, bir bulu deildir...ksaca bu, bunun iine serven koymak iin deildir. Hayr, Tanrnn bu eylemi, bu olgu yaamn gereidir. Ve bu gerein gerei, herkesin bu konuda bir kansnn olmasnn buyruksal bir dev olmasdr. Bir hkmdar bir tara ehrinden geerken bir memurun kendini onu selamlamakla ykml grmemesi hkmdar iin bir hakarettir; ama kraln ehre geliini bile bilmiyor grnen, bakalarna benzemeyeni oynayan ve bylece Majestelerine ve Yasasna aldrmayan bir memur hakknda o ne dnecektir! Tanrnn insan olmak houna gittii ve birinin (nk insan ile Tanr arasndaki iliki, memur ile kral arasnda vardr) unu demeyi uygun grd zaman durum ayndr: Evet! Bu bir kanya sahip olmay dnmediim bir nokta. Bylece temelde meydan okunan bir eyden aristokrat olarak sz ediliyor: Bylece drst olmak istenen bu ykseklikte sadece Tanr 'ya meydan okunmutur. Olumsuz olan gnah eiliminin ikinci biimi bir straptr. Kendini yaamn alkantlarnn iine atarak tm bu Isa sorununu askda brakmann dnda sa'y unutmann olanakszl kukusuz ok iyi hissedilir. Ama inanmada daha az yetersiz olunmaz, her zaman ayn ve tek noktada paradoksta ayak direndir. Bu da Hristiyanl onurlandrmaktr, "sa hakknda ne dnyorsun?" sorusunun aslnda denekta olduunu sylemektir. Gnah eiliminde bu ekilde direnen insan, yaamn bir glge gibi geirir; bu yaam kendini tketir, nk her zaman znde ayn sorun etrafnda dner. Ve gerekd yaam (akta, mutsuz bir akn acs gibi) Hristiyanln tm derin zn ok iyi ifade eder. Gnah eiliminin son biimi, bu son blm anlatt olumlu biimidir. Hristiyanl masal ve yalan olarak deerlendirir, sa'y (ister var olsun, ister syledii ekilde var olsun) doketeslerin* ve aklclarn modas ile yadsr: Bu durumda ya sa artk bir birey deildir, ama yalnzca insansal bir grnts vardr ya da sadece bir insandr, bir bireydir; bylece doketeslerle birlikte gerek iddias olmadan iirin veya mitin iinde kaybolur veya aklclarla birlikte Tanrsal dua olma savnda bulunamayan bir gerein iine dalar. sa'nn, paradoksun bu inkr Hristiyanln da inkrna yol aar, gnahn, gnahlarn affedilmesinin inkr, vs. * Doketes: Hristiyanln ilk sapknlar, (.n.) Bu gnah eiliminin bu biimi Kutsal Ruh'a kar gnahtr. Musevilerin sa'nn eytanlar eytan'la kovduunu sylemesi gibi bu skandal da sa'y eytann bir buluu hline getirmektedir. Bu gnah eilimi en st dereceye km gnahtr. Hristiyanla zg biimde gnah inancn zddna yerletirememekten dolay bu olgu grlemez. Aksine, birinci ksmdan beri (birinci kitap, birinci blm) umutsuzluun hi bulunmad bir ben'in durumunu formle ettiimiz zaman tm bu kitabn temelini oluturan elikiyi ortaya karm olduk: Ben, kendisi ile ilikisi iinde, kendisi olmak isterken, kendi saydaml iinde, onu ortaya koyan gcn iine dalmaktadr. Ve birok kez anmsattmz gibi bu forml inancn tanmdr.