You are on page 1of 198

ANTI-DUHRING

FRIEDRICH ENGELS

İÇİNDEKİLER 9 Uç Baskının Önsözleri 9 I 12 II 20 III GİRİŞ 21 23 Birinci Bölüm - Genel Düşünceler 35 İkinci Bölüm - Bay Dühring'in verdiği Sözler Birinci Kısım FELSEFE 41 43 Üçüncü Bölüm - Sınıflama. Önselcilik 51 Dördüncü Bölüm - Evren Şeması 57 Beşinci Bölüm - Doğa Felsefesi. Uzay ve Zaman 69 Altıncı Bölüm - Doğa Felsefesi. Evrendoğum, Fizik, Kimya 81 Yedinci Bölüm - Doğa Felsefesi. Organik Dünya 92 Sekizinci Bölüm - Doğa Felsefesi. Organik Dünya (Son) 101 Dokuzuncu Bölüm - Ahlak ve Hukuk. Ölümsüz Doğruluklar 113 Onuncu Bölüm - Ahlak ve Hukuk. Eşitlik 126 Onbirinci Bölüm - Ahlak ve Hukuk. Özgürlük ve Zorunluluk 138 Onikinci Bölüm - Diyalektik. Nicelik ve Nitelik 149 Onüçüncü Bölüm Diyalektik. Yadsımanın Yadsınması 164 Ondördüncü Bölüm - Sonuç İkinci Kısım EKONOMİ POLİTİK 167 169 Birinci Bölüm - Konu ve Yöntem 181 İkinci Bölüm - Zor Teorisi 189 Üçüncü Bölüm Zor Teorisi (Devam) 198 Dördüncü Bölüm - Zor Teorisi (Son)

209 Beşinci Bölüm - Değer Teorisi 222 Altıncı Bölüm - Yalın Emek ve Bileşik Emek 228 Yedinci Bölüm - Sermaye ve Artı-Değer 238 Sekizinci Bölüm - Sermaye ve Artı-Değer (Son) 249 Dokuzuncu Bölüm - Doğal İktisat Yasalan. Toprak Rantı 256 Onuncu Bölüm - "Eleştirel Tarih" Üzerine Üçüncü Kısım SOSYALİZM 291 293 Birinci Bölüm - Tarihsel Bilgiler 306 İkinci Bölüm - Teorik Bilgiler 326 Üçüncü Bölüm - Üretim 340 Dördüncü Bölüm - Bölüşüm 356 Beşinci Bölüm - Devlet, Aile, Eğitim
ANTI-DUHRING BAY EUGEN DÜHRİNG BİLİMİ ALTÜST EDİYOR
FRİEDRİCH ENGELS

ÜÇ BASKININ ÖNSÖZLERİ I Aşağıdaki çalışma herhangi bir "iç dürtü"nün ürünü değildir. Tersine. Bundan üç yıl önce bay Dühring, sosyalizmin yandaşı ve aynı zamanda düzelticisi olarak birdenbire yüzyılına meydan okuduğu zaman, Almanya'daki dostlar, o sıralarda sosyaldemokrat parti merkez organı olan Volksstaat'ta bu yeni sosyalist teorinin eleştirici incelemesini yapmam için beni birçok kez zorladılar. Onlar bu işin, eğer henüz çok genç olan ve kesin olarak daha kısa bir süre önce birleşmiş bulunan partide, mezhepçilik anlayışına yeni bölünme ve karışıklık çıkarma fırsatları verilmek istenmiyorsa, kesenkes gerekli olduğunu düşünüyorlardı. Almanya'daki dostlar, Almanya'daki koşullan benden daha iyi değerlendirecek bir durumda bulunuyorlardı; buna göre, onlara inanmam gerekiyordu. Ayrıca sosyalist-basının bir kısmının, bu yeni-dönmeyi gerçi [sayfa 43] yalnızca
Friedrich Engels Anti-Dühring

iyi niyetine yönelen bir sıcaklıkla karşıladığı belli olmuştu; ama aynı zamanda, bu gazetelerde bay Dühring'in sözü geçen iyi niyetine karşı beslenen saygı sonucu, onun öğretisini ve üstelik gözü kapalı kabul etme iyi niyeti de kendini gösteriyordu. Hatta bu öğretiyi vul-garize bir biçim alünda işçiler arasında yaymak için hazırlanan kimseler bile çıkü. Ve son olarak bay Dühring ve küçük mezhebi, Volksstaat'ı böyle büyük savlarla ortaya çıkan yeni öğreti karşısında açık bir durum almaya zorlamak için, her türlü reklam ve entrika ustalıklarını kullanıyorlardı. Gene de, öbür işleri bir yana bırakarak bu ekşi elmayı ısırmaya karar vermem için bana bir yıl gerekti. Bu ekşi elma gerçekte, bir kez ısınldıktan sonra tamamen yutulması gereken elmalar- dan-dı. Ve yalnızca çok ekşi değil, çok iriydi de. Yeni sosyalist teori, yeni bir felsefe sisteminin son pratik meyvesi olarak çıkıyordu ortaya. Öyleyse bu teoriyi, bu sistem bütünü içinde incelemek ve sonra sistemin kendisini incelemek gerekiyordu; bay Dühring'i, olanaklı olan her şeyi ve daha başka birkaç şeyi ele aldığı o geniş alanda izlemek gerekiyordu. 1877 yılından başlayarak, Volksstaat'm ardılı olarak Leibzig'de çıkan Vorıvârts'de yayınlanan ve burada birara-da bulunacak olan bir dizi makalenin kökeni, budur. Eleştiriye konunun, yani bay Dühring'in yapıtlarının bilimsel yüküyle tamamen ters oranülı boyutiarı kazandıran şey, konunun niteliği oldu. Bununla birlikte, bu boyutları bağışlatabilecek iki başka şey daha var. Bir yandan bu boyutlar bana, burada yanaşılması gereken çok çeşitii alanlarda, bugün bilimsel ya da pratik bir önem taşıyan sorunlar üzerindeki görüşümün olumlu bir açıklamasını sunmak fırsaünı veriyordu. Bu işi her bölümde yapüm ve bu yapıt bay Dühring'in "sistem"ine karşı bir başka sistemi çıkarma amacını ne denli az taşırsa taşısın, tarafımdan sunulan düşünceleri birbirine bağlayan iç bağın okurun gözünden kaçmayacağını umanm. Bu bakımdan, çalışmamın büsbütün verimsiz olmadığı konusunda, daha şimdiden yeterli kanıtiara sahibim. Öte yandan "sistem yaratıcı" bay Dühring, bugünkü [sayfa 44] Almanya'da tek başına bir olay değildir. Bir süreden beri Almanya'da evrendoğum, genel doğa felsefesi, siyaset, iktisat vb. sistemleri, bir gece içinde, mantar gibi, düzinelerle boy vermektedir. En önemsiz felsefe doktoru, hatta en önemsiz öğrenci bile, bugün kendini, en azından bir tam "sistem" kurmaktan bağışık saymıyor. Tıpkı mo10 Friedrich Engels Anti-Dühring

dem devlette her yurttaşın, üzerinde oy vermeye çağrıldığı bütün sorunlar konusunda bir yargıya varmak için olgun bulunduğunun varsayılması gibi; tıpkı ekonomide, her tüketicinin, geçimi için satın alma durumunda bulunduğu bütün metalar üzerinde tam bir bilirkişi olduğunun kabul edilmesi gibi - aynı varsayım bundan böyle bilimde de hüküm sürecek.

Bilim özgürlüğü kişinin öğrenmediği şeyler üzerinde yazması ve bunu sıkı sıkıya bilimsel tek yöntem olarak satması anlamına geliyor. Bay Dühring'e gelince o, bugünün Almanya'sında her yerde öne fırlayan ve kendi ekstra... işporta malının yaygarası her şeyi bastıran bu gösterişçi sözde-bilimin en temsil edici örneklerinden biridir. Şiirde, felsefede, siyasette, iktisatta, tarihte ekstra işporta malı, ders ve siyaset kürsüsünde ekstra işporta malı, her yerde ekstra işporta malı, öteki ulusların orta malı ve bayağı işporta malından farklı olarak, üstünlük ve fikir derinliği iddialarına sahip ekstra işporta malı; Almanya entelektüel sanayisinin, tam da Philadelphia sergisinde ne yazık ki yanlarında temsil edilmediği öteki Alman malları gibi, ucuz ama kötü kaliteli, en özellik belirtici ve en ağır ürünü olan ekstra işporta malı. Alman sosyalizmi bile, bu yakınlarda, özellikle bay Dühring tarafından verilen iyi örnekten bu yana, kendini ekstra işporta malına veriyor ve "tek sözcüğünü bile gerçekten öğrenmediği"* bir "bilim"i sergileyen şu ya da bu kişiyi öne sürüyor. Alman öğrencisinin sosyal-demokra-siyi benimseyişinin başlangıcını gösteren ve bundan ayrılmaz bir şey olan, ama işçilerimizin son derece sağlıklı yaradılışı sayesinde çabucak üstesinden gelinecek [sayfa 45] bir çocukluk hastalığıdır bu. Eğer bay Dühring'i ancak amatör olarak ilerleme savında bulunabileceğim alanlarda izlemek zorunda kaldıysam, bu benim suçum değil. Böyle durumlarda, çoğu kez, hasmının düzmece ya da yanlış olumlamalarının karşısına doğru, sözgötürmez olguları koymakla yetindim. Hukuk alanında ve sık sık da doğa bilimlerinde böyle oldu. Öteki durumlarda, doğa bilimlerinin teorik kısmından çıkartılmış genel fikirler alanı, yani uzmanın bile, bay Virchovv'un itirafına göre, hepimiz gibi bir "yan-bilgin" olduğu komşu alanlara geçmek üzere, kendi uzmanlığının dışına çıkmak zorunda kaldığı
* Bu alıntı, Fransız tuğamirali Chevalier de Panat'nın 1796 yılında yazdığı bir mektuptaki bir söze anıştırmadır. Devrimden hiçbir ders alamayan Fransız kralcılarından sözeden tuğamiral, şöyle yazıyordu: "Kimse ne bir şey unutabildi, ne de bir şey öğrenebildi." -Ed.
Friedrich Engels 11 Anti-Dühring

bir alan sözkonusudur.* Bu konuda, küçük yanlışlıklar ve anlatım beceriksizlikleri için herkese gösterilen hoşgörünün bana da gösterileceğini umarım. Bu önsözü bitirirken elime, bay Dühring'in Rasyonel Bir Fiziğin ve Rasyonel Bir Kimyanın Yeni Temel Yasaları adlı yeni bir "temel" yapıtını duyurmak için, gene bay Dühring tarafından kaleme alınmış bir kitapevi duyurusu geçti. Fizik ve kimya bilgilerimin yoksulluğunu ne denli bilirsem bileyim, gene de bu yapıtı hiç gör-meksizin, bay Dühring'in bu yapıtta ortaya koyduğu fizik ve kimya yasalarının, yanlışlıklar ve beylik düşünceler bakımından, kendisi tarafından daha önce bulunmuş ve bu kitapta incelenmiş olan iktisat, evrenin genel şematik bilgisi vb. ile ilgili yasalar yanında yer alacaklarını ve bay Dühring tarafından yapılmış rigometre ya da son derece düşük ısıları ölçme aletinin, yüksek ya da düşük ışılan değil, ama yalnızca bay Dühring'in zır cahil gururunu ölçmeye yarayacağını söyleyebilmek için, bay Dühring'imi yeteri kadar tanıdığımı sanıyorum, [sayfa 46]
Londra, 11 Haziran 1878

II Bu yapıün bir yeni baskısını yayınlama zorunluluğu benim için şaşırtıcı bir şey oldu. Eleştirisinin konusu olan şey, bugün hemen hemen unutulmuştur. Yapıün kendisi, yalnızca Leipzig'de çıkan Vonvârts'de 1877 ve 1878 yıllarında bir dizi halinde binlerce okura sunulmakla kalmamış, ayrıca çok sayıda basılmış bir cilt halinde bütün olarak yayınlanmıştır da. Nasıl oluyor da biri çıkıp, benim yıllarca önce bay Dühring üzerinde söylemek gereğini duyduğum şeylerle ilgilenebiliyor? Kuşkusuz bunu, en başta, bu yapıün o sırada dolaşımda bulunan hemen bütün çalışmalarım gibi, sosyalistiere-karşı yasanın resmen yayınlanmasından hemen sonra, Alman İmparatorluğun* Rudolf Virchovv'un, 22 Eylül 1877 günü Münih'te, Alman doğabilimci ve hekimlerinin 50. Kurulunda verdiği söyleve anıştırma. Bkz: Virchoıv, Die Freiheit der Wisserıschaft im modemenStaat.... Berlin 1877, s. 13. -Ed.

Bu yapıt. Ve sonra. Zaten bizim özel konularda her zaman birbirimize yardım etme alışkanlığımız vardı. Böylelikle olumsuz eleştiri olumlu bir duruma gelmiş. . gene bilinen koşullar altında. dinleyici ve destek buluyor. Marks tarafından bırakılmış elyazmalarını baskı için hazırlamak ödevim var ve bu iş. polemik. Kapitalin yayınlanmasına değin yirmi yıl süren bir [sayfa 47] kuluçka döneminden geçti. Aslında İmparatorluk hükümetinin iyilikseverliği. Açıklamalar eklemekte sakınca görmediğim tek bölüm. üstelik Dühring'in tezlerine karşı birçok bakımdan bu vesileyle verilen olumlu açıklamalar yararına gereksiz bir duruma gelmiş polemiği bile kabul etmek üzere. uygulama güçleri olmaksızın yasaklar yayınlayan Berlinli efendilerin güçsüzlüklerinin günışığına çıkması. [sayfa 48] Gerçi üniversite. vicdanım herhangi bir değişikliği kabul etmiyor. Ben yalnızca bay Düh-ring'in yanıtına karşı yanıt vermek hakkını isteyebilirdim. öyleki şimdi. kendi payıma hiçbir şey düzeltmemek borcuyla yükümlü olduğumu sanıyorum. bir polemik yapıtıdır ve hasmıma karşı. bilinen koşullar altında geri almaya razı olan bir üniversite. konu ile yeteri kadar ilgilenen bir kamuoyu var. o günden bu yana. kitabımın onun bilgisi dışında yazılmadığı kendiliğinden anlaşılır. ilk kez Marks'ın Felsefenin Sefaleti'nde ve Komünist Manifesto'da ileri sürülmesinden bu yana. dışsal nedenlerden ötürü bu bölümü biraz kısaltmak zorunda kaldım. derinleştirilmiş bir gözden geçirme için zamanım yoktu. ben onu her yerde izlemek ve onun görüşlerine karşı kendi görüşlerimi çıkarmak zorunda kalmıştım. teorik düzeyde ondan kurtulmuş bulunuyorum. Öte yandan. ona karşı yazınsal savaşımın efendilik kurallarına daha da çok uymak gereğini duyuyorum. büyük bir üzüntü duyarak. bir bölüm dışında. Ne var ki ben. kitapta birçok değişiklik yapmak yolundaki isteğim ne Friedrich Engels 1 3 Anti-Dühring denli büyük olursa olsun. üçüncü kısmın ikinci bölümüdür: "Teorik Bilgiler" bölümü. Burada yalnızca tuttuğum görüşün önemli bir noktasının açıklanması sözkonusudur ve hasmımın daha popüler bir üslup kullanmak ve fikirlerin birbirine bağlanmasını tamamlamak için çaba göstermemden yakınmasının yeri yoktur. onun hiçbir şey düzeltemediği yerde. bütün başka işlerden çok daha önemli. bundan öncekinin tıpkısıdır. Avrupa sınırlarının çok ötesinde. hem de bir dizi oldukça geniş alanda. Bu baskı. küçük kitaplarımın benim göze alabildiğimden çok yeni baskı yapmasını sağlıyor. bay Schvveninger'i* kendisine zorla kabul ettirmelerine şaşırmamalıdır. bunun cezasını gördü: bay Dühring'in öğretim özgürlüğünü. Bir yandan. Ama buna bir başka özellik daha ekleniyor. o zamandan beri giderek daha hızlı bir biçimde her gün daha geniş çevrelere yayılıyor. ben yalnızca. bay Dühring'in saldırıma karşı yazdıklarını okumadım ve özel bir neden olmadıkça da okumayacağım. Bizim görüşümüz. Ben bütün elyazmasını basılmadan önce ona okudum. Öyle görünüyor ki. bir yanda proleterler ve öte yanda taraf kayırmayan bilimsel teorisyenler bulunan bütün ülkelerde. Kutsal-Bağlaşma ülkelerinin soydan geçme bürokratik önyargılarına saplanıp kalmamış herhangi bir kimse için bu önlemin etkisi apaçık ortadaydı: yasaklanan kitapların iki-üç kat fazla sürümü. Bu arada bir not: bu kitapta açıklanan görüşlerin temelleri ve gelişmesi çok büyük ölçüde Marks'a ve ancak çok küçük ölçüde bana ilişkin olduğundan.12 Friedrich Engels Anti-Dühring da yasaklanmış olmasına borçluyum. ve ekonomi üzerindeki kısımda onuncu bölümü ^'Eleştirel Tarih Üzerine") yazan da odur. Berlin Üniversitesi tarafından utanç verici bir haksızlığa uğramış bulunduğu için. azçok tutarlı bir açıklaması durumuna dönüşmüştü. onu olduğu gibi yeniden bastırmak zorunda kalıyorum. Marks'ın ve benim temsil etmekte olduğumuz diyalektik yöntem ve komünist dünya görüşünün. Bay Dühring'in bu kitapta eleştirilen "sistem"i çok geniş bir teorik alanı kapsar. metni gerektiği gibi gözden geçirecek zamanım yok ve çoğu kez.

Friedrich Engels meyen bir büyük matematikçi. Bütün bu baskılarda. Bay Dühring'in sözde doğa felsefesi ile ilgilenme fırsatını bulduğum zaman. olanak ölçüsünde.** Bu sonuncusu. Marks. bu alanda henüz rahat olmadığımı bilmenin bilinci beni sakınımlı yaptı: o zaman tanıtlanmış olgular konusunda gerçek düşünüş yanlışlıkları ya da o sıralarda kabul edilmiş bulunan teorilerin yanlış bir sunuluşu suçunu.. adlı yapıümda. bu arada elime geçen bilgileri kullanmak fırsaünı bulduğumdan. kesikli.. dörtbaşı bayındır bir matematikçi idi ama doğa bilimlerini biz ikimiz de ancak parça parça. üçüncü kısmın birinci ve ikinci bölümleri).. dostum Lafargue için yeniden elden geçirmiştim ve Fransızca baskının bir İtalyanca ve bir de Polonya dilindeki baskıya temel hizmeti görmesi üzerine. tam teknik deyimi her zaman bulamamamdan ve teorik doğa bilimi alanında genellikle belli bir yavaşlıkla ilerlememden daha doğal bir şey olamaz. bundan ötürü bu düzeltmeler yerine kendi özeleştirimi yapmaya daha da zorunluyum. ** Sözkonusu yapıt için. Önce Morgan'ın. Alman idealist felsefesinden bilinçli diyalektiği. yalnızca bilin* Tarımsal kimya irdelemesine girişinde. benim için hiç kuşkusuz. Ancak. hem diyalektik hem de materyalist bir doğa anlayışı. çok hızlı ilerlemeler yapıyor ve treni izlemek isteyen kimyacılar. anahtannı bize ancak 1877'de verdiği insanlığın ilkel tarihi ile.Justus von Liebig. Yapılmış olmasını istediğim öteki değişiklikler. bu mistik zarftan çekip çıkarmak ve 1 5 Anti-Dühring . Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni. İkinci olarak. uluslararası bir nitelik kazanan * Dr.. -Ed. Dies Chemie in ihrer Anwendung auf Agricultur und Physiologie. (Liebig'in dediği gibi)* tam bir "ses değişimi" yapüm. insan düşüncesi tarafından gerçekleştirilen evrim tarihinde de çıkış yolu oluşturarak. hemen hemen yalnızca Marks ve ben olduk. sürekli bir ses değişimi durumu (etat de mue) içinde bulunuyorlar.. Zürih 1884. matematik ve doğa bilimlerinde. ama mistikleştirilmiş bir biçim altında geliştirdiği ve bizim öteki özlemlerimiz arasında. dağınık bir biçimde izleyebiliyorduk. 26. bkz: Ütopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm. 7. tecimsel işlerden çekilmem ve Londra'ya yerleşmem bana zaman verdikten sonradır ki sekiz yıl boyunca zamanımın en büyük bölümünü bu işe vererek. kimse bana yükleyemez. Ama bir başka yandan. baskı. benim kök içinde V-l'in onuruna kıyarcasına suikastte bulunmuş olduğumdan Marks'a mektupla yakındı. Bu kısımda büyük bir açıklama beceriksizliği [sayfa 49] egemendir ve bugün birçok nokta daha açık ve daha belgin bir biçimde anlatılabilirdi. onu doğanın ve tarihin materyalist anlayışı ile bütünleştirmek üzere kurtaran. teorik doğa bilimini işleyen kısmı değiştirmek isterdim. bu sonraki çalışmaya işarette bulunmak yeter. Ankara 1993. işte tam da bu ses değişimi işleminin ortasındaydım. Ama. birkaç ay içinde üç baskı yapü ve Rusça ve Danimarka dilinde de çevirileri yayınlandı. yavaş yavaş düşünen insanların bilinç alanına giren aynı yasalann: Hegel'in ilk kez olarak geniş bir tarzda. ukalalık etmek olurdu. -Ed. Bu nedenle. bunun bir dış nedeni vardı. -Ed. yalnızca sözkonusu bölüme bazı eklemeler yapılmıştı ve özgün yapıün yeniden yayınlanmasında. Eğer burada kendime bazı düzeltmeler yapmak hakkını tanımıyorsam. tarihte de olayların görünürdeki olumsallığını düzenleyen aynı hareket yasalarının. Ailenin. Brunsvvick 1862. Liebig şöyle yazar: "Kimya. Sol Yayınları. Yapıtın üç bölümünü (girişin ilk bölümü ile.* [sayfa50] Matematik ve doğa bilimlerinde bu özetlemeyi yaparken. Fransızcaya çevrilmesi amacıyla bağımsız bir broşür durumuna getirecek biçimde. Bu bakımdan.Aslında. matematik ve doğa bilimi ile içli-dışlı olunmasını gerektirir. sayısız değişikliklerin karışıklığı arasından. Schvveninger. 14 Friedrich Engels Anti-Dühring daha sonraki metin yerine ilk metne sarılmayı istemek. 1881 yılından beri Bismarck'ın özel hekimi idi ve bu nedenle 1884'te üniversiteye profesör atandı. başlıca iki nokta ile ilgili. Sosyalizmin Ütopyadan Bilime Evrimi başlığı altında bir Almanca baskı çıkardım. Ne var ki aynı zamanda. o zamandan beri. s.

ışısal töz. Populâre Vorlesungen. Marks'a şöyle yazmıştı: "Her ne denli Bay Engels. biyolojide kendisinden sonra protoplazma ve hücre olarak keşfedilen şeyi. büyük bir bölümü bakımından ya da bütünüyle gereksiz kılması olanaklı. Bu yapıtta ayrıntılı [sayfası] biçimde açıklamış bulunduğum gibi doğa felsefesi. daha önce nebula (bulutsu) teorisi ile güneş sisteminin doğuşunu ve dünyanın dönüşünün sulardaki gel-git yüzünden yavaşlaması bulgusuyla da bu sistemin sonunu açıklamış bulunan Kant'ın çok gerisine düşüyordu. s.. Çünkü.. 4. 6 Kasım 1880 günü. modern gök cisimleri 16 Friedrich Engels Anti-Dühring kusuruna sahipti. Durum değişene değin bu kitapta verilen bilgilerle yetinmesin ve çıkacak bir fırsatın bana elde edilen sonuçları bir araya getirme ve onları belki de Marks tarafından bırakılmış son derece önemli matematik elyazmalan ile birlikte yayınlama olanağını sağlamasını beklemem gerekiyor. c. baskı. önemli bir anlamsızlık ve düşlem payı içerir. teorik doğa bilimindeki gelişmenin çalışmamı. hem de özünde ilk olarak Hegel tarafından açımlanan biçime benzer basit bir matematik biçim altında. [F. 270 ve eklerinde birkaç basit denklem aracıyla gösterdiği şey (Hegels. doğada zaman içinde bir evrim. konut (postulat) olarak koyar. bütün genellikleri ile bilinç alanına sokmak istediğimiz yasaların. çünkü olumsuz bir varoluşu bilmek. Eski doğa felsefesi. Böylece Hegel. ayrıca bütün bu alan üzerinde doğa biliminin kendisi öylesine güçlü bir altüst olma süreci içine girmiş bulunuyor ki hatta bütün boş zamanını bu iş için kullanan bir kimse tarafından bile güç izlenebilir. ve işime ara vermek zorunda kaldım. eski doğa felsefesine saldırmak. Bununla birlikte bu iş. [Bkz: Engels. Doğarım Diyalektiği. yüzyıl Fransızlarından müdevver— tanrılaştırılması karşısında Hegel. teorik doğa bilimine. diyalektik yasaları kurgu aracıyla doğaya sokmak değil ama onları orada bulmak ve oradan çıkarmak sözkonusu olabilirdi. kendini sık sık göstermeye sevine sevine devam ediyor (bkz: Helmholtz. s. II. s. gerçek değer ve verimli tohumlar olarak içerdiği her şeye karşın. Fabain. "Hareketin Temel Biçimleri". fasikül. 83-88. Oysa. Natürliche Schöpfungsgeschichte. Böyle olduğu içindir ki Haeckel.] . doğada kendilerini zorla kabul ettirdiklerinden -bütünde hiçbir kuşkum olmadığına göre. Gustav Kirchhoffun yapıtında. Kari Marks'ın ölümünden sonra zamanım. ve evrim teorisinin yayılmasından bu yana. Sanal tözler şimdi aşağı yukarı ortadan kaldırıldı ama Hegel tarafından savaşılan güçlerin şarlatanlığı. bir yandan yalnızca "tin"e ("esprit") tarihsel bir gelişme tanıyan hegelci sistemin kendisinin. VII.—. bilinmeyen bir töz. bir ardarda geliş değil yalnızca bir yanyana konuluş görme * Amerika'da yaşayan sosyal-demokrat H. "Goethe ve Oken'e göre Evrim Teorisi". s. Modern komünizm karşısında ütopyacılar neyse. elektrik kontak gücü vb. ya da eğer bu olanaksızsa. yığınsal olarak biriken salt görgücül (empiriçue) bulguları bir düzene koyma basit zorunluluğu tarafından zorla kabul ettirilen devrim öylesine büyük ki en (yıldızlar) mekaniğinin gerçek kurucusu olduğunu ve nevtoncu evrensel çekim yasasının. bilinçli olarak diyalektik doğa bilimi karşısında doğa felsefecileri de odur.. düpedüz olanaksızdır. s. eski doğa felsefesinin de hayli anlam ve bilgi içerdiği anlaşılıyor." -Ed ** Düşüncesiz Kari Vogt'çular sürüsü ile birlikte.] İlkel sümüksü maddesi ve ilkel kabarcığıyla Öken. o birçok bakımdan. private V-l kavramının mantıksal bir ucube olduğunu anımsatmak gerek. eğer buna tutarlı bir biçimde ve her özel alan için girişilirse. Egemenlik alüna alınması gereken alanın hemen hemen sonsuz derecede büyük olması bir yana. en yeni matematik mekaniğin sonucu olarak yeniden ortaya çıkıyor. özellikle hegelci biçimi altında. 98 ve 113-115). Berlin 1873.bütün basitlikleri. Treviranus ve Oken'in değerini kabul etmekte yerden göğe değin haklıydı. 10. bir dev işidir. W. Hegel'in Doğa Felsefesi. elektrik tözü vb.. baskı. Bu. en geciktirilmez ödevler tarafından alınmıştı. temellerinde bir güç —yerçekimi gücü. Leipzig 1877. örneğin Helmholtz'un 1869 Irınsbruck söylevinde. Eski doğa felsefesinin.E. ışıksal töz. onun tarihsel anlamını değerlendirmekten çok daha kolaydır. 2. [Bkz: Dördüncü Konferans: Ernst Haeckel. Hele Hegel'e gelince. 1842. 190). Matematik Fizik Dersleri.** [sayfa52] Bununla birlikte. birçok durumda private \M'in kesin matematik işlemlerin zorunlu sonucu olduıunu düşünüyorsa da. ama öte yandan da o zamanki doğa bilimlerinin genel durumunun sonucuydu. 1871. daha önce Kepler'in üç yasası içinde ve hele üçüncüsünde açıkça bulunduğunu vurguladı. Almanya'nın açlıktan öldürdüğü Kepler'in. varsaydıkları zaman.ayrıntıda güven getirmek sözkonusuydu. yüzebilme gücü..} İngiltere'nin şan ve zenginliğe boğduğu Nevvton'un -18. ama aynı çağdaki görgücü (empiriste) doğalcıların felsefi-olmayan teorilerinden daha çok değil. gerçeğin sıkı felsefi teorisi anlamında.* Ensonu benim için. Werhe. bütün anlaşılmamış olayları açıkladıklarına inanan görgücü çağdaşlarından çok ilerdedir.** bizi doyuramadığı açıktı.

evrim teorisi [sayfa 53] ışığında gelişmeye başladığından beri. çökelekleşme durumları. Ve biyoloji. doğa bilimi öylesine gelişmeler gerçekleştirmiştir ki artık diyalektik bireşimden . sıcaklığa. bir hücre devletleri federasyonları biçiminde dağıtmak zorunda kaldıysa. organik doğa alanında sert sınıflandırma sınırlarının birbiri ardına.* Kant.. 18 Friedrich Engels Anti-Dühring Eğer Virchovv. hemen hemen hiç bir sınıflandırmaya girmeyen aracı halkalar günden güne artıyor. hareketi yoketme ve yaratma olanaksızlığının yalın anlatımı olarak. bundan yıllarca önce. -Ed. vb.000 sayfayı aşkın matematik elyazmalan. 1869'da gazlann kritik durumunu irdeleyen İngiliz fizikçi Thomas Andrevvs'un. bu düşünce. bilimsel ve diyalektik olmaktan çok ilerici bir biçimde. -Ed. ** Engels burada. potansiyel konum enerjisine. daha özenli bir irdeleme. ama eğer bu olguların diyalektik niteliğine diyalektik düşünce yasa-lan bilinciyle yanaşılırsa. molekül ağırlıklarıyla ters orantılı oldukları yolundaki kinetik-gazlar teorisinin önerisiyle. ** Birinci durumda. Tam gazlarda.). -Ed. Doğa biliminde biriken olgulann baskısı alünda bu anlayışa varmak olanaklıdır. dört ayak üzerinde yürüyen kuşlarımız var. gitgide ortadan kalkıyor.** * Burada. ikinci durumda ise Arkeopterix (ikinci çağın ikinci döneminde yaşamış. dönüşüm sürecinin. şimdi yumurtlayan memelilerimiz ve hatta. sıcaklık da doğrudan doğruya hareketin araçsız olarak ölçülebilir biçimleri dizisi içine giriyor. hareketin daha yeni bulunmuş olan büyük temel yasası. açık ve aşılmaz ayrım çizgileri. kendi nebula teorisini 1755 yılında Königsberg ve Leipzig'de adsız olarak çıkan bir yapıtta açıklamıştır: Allgemeine Naturgeschichte und Theorie des Himmels. enerjinin basit sakinimi yasası olarak. hücrenin bulunması üzerine hayvan bireyin birliğini. eğer haber doğrulanırsa. yakın zamanlarda yayımlanmıştır. ördek gagalı bir tür memeli hayvan -ç. 1. Marks'ın. bilgisi bütün doğa bilgisini kapsayan o büyük temel sürecin. Hareket miktarının (enerji denilen şey). ve bunlann da kinetik enerji durumuna dönüştüğü zaman değişmediği düşüncesinin artık bir yenilik olarak öğütlen-meye gereksinmesi yoktur. yani yalnızca nicel yönünden kavranmıştı: ama gitgide bu olumsuz anlatım. -Ed. Ama modem çağlann teorik doğa bilimine sınırlı metafizik niteliğini veren şey de.. Eski sert karşıtlıklar. bu anlayışa daha kolay vanlır. eşit sıcaklıkta. işte o uzlaşmaz ve çözülmez olarak tasarlanan taban tabana karşıtlıklar.* bugün de yüksek derecedeki hayvanların bedenlerinde amipler gibi dolaşan beyaz kan yuvarlannın bulunmasıyla daha da karmaşık bir durum alan hayvan (dolayısıyla insan) bireyliği kavramı karşısında bulunuyoruz.* Son "gerçek" gazlann bile sıvılaşmasından. bir cismin sıvı ve gaz biçimlerinin birbirinden ayırdedilmez bir duruma getirilebileceğinin gösterilmesinden sonra. Daha on yıl önce. Doğanın Diyalektiğtni haber veriyor. sürecin nitel yönünün ilk kez hakkı veriliyor ve doğaüstü yaratıcının son anısı da sönüyor. Bu karşıtlık ve aynmlann doğada elbette varolduklarını ama ancak görece bir geçerlilikle varol-duklannı. Herhalde. buna karşılık. ayrım çizgileri ve zorla saptanmış sınıf ayrımlarıdır. bilinen ilk kuş) sözkonusu. Ornitornik (Avusturalya'da yaşayan. bir tavuk iriliğinde. gaz moleküllerinin hareket hızlarının karelerinin. 1877'de oksijenin yoğunlaştırılabilir olduğunu tanıtlayan Fransız fizikçi Lou-is-Paul Cailletet'nin ve gazların sıvılaşmasına çalışan İsviçreli fizikçi Raoul Pictet'nin çalışmaları sözkonusudur. bazı sürüngen nitelikleri gösteren. yerini enerjinin dönüşümü olumlu anlatımına bırakıyor ki bu anlayış içinde. eridiği görüldü. şimdi içerik yönünden daha zengin bir irdelenmesine sağlam bir temel hizmeti görüyor. (mekanik güç denilen) kinetik enerji durumundan elektriğe. onlara yüklenen o mutlak değişmezlik ve değerin doğaya yalnızca bizim düşüncemiz tarafından yüklendiğini kabul etmek: işte doğanın diyalektik anlayışının özü. eski mutlak niteliklerinin son kalıntısını da yitirmiş bulunuyorlar. organizmaları bir sınıftan ötekine atıyor ve hemen hemen bir inanç konusu haline gelmiş bulunan ayırdedici belirtiler muflak değerini yitiriyor. Friedrich Engels 1 7 Anti-Dühring dikkafalı görgücüyü bile doğal süreçlerin diyalektik niteliği üzerine gitgide daha çok bilinç sahibi olmaya zorluyor.

baskı. ne de her günkü olağan bilinçle elde edildiğini ama gerçek bir düşünce. ya us mahkemesi önünde varoluşunu doğrulamak. doğa anlayışı. salt bay Dühring'in yapıtlarına göndermede bulunan parçalar. yüzyıl Fransa'sındaki büyük Aydınlanma çağı filozofları tarafından konulan ilkelerin daha gelişmiş ve daha tutarlı olmak isteyen bir uzanüsı olarak ortaya çıkar. ne de daha az uzun bir görgücül tarihe sahip gerçek bir düşünce gerektirdiğini unutmazsa. 15-16. s. Londra. başlangıçta 18. amansız bir eleştiriden geçirildi. teorik biçimi bakımından. I: Die Cellular. Marks'ın Petty. Bir gazete için hazırlanan ilk versiyonunda Marks'ın elyazmasını. her şeyden önce bir yandan modern toplumda varlıklılar ile varlıksızlar. özellikle Dühring'in tezlerinin eleştirisinin yerini daha çok iktisat tarihi üzerindeki kişisel açıklamalara bıraktığı yerlerde. her şeye uygulanacak tek ve eşsiz ölçü oldu.kurtulamaz. işte ancak felsefenin iki bin beş yüz yıllık evrim sonuçlannı özümlemeyi öğrenerek kurtulacaktır. bilim dünyasının ve işçi sınıfının bilincini dışavuran yayınlardaki yaygınlaşma biçiminden son derece hoşnut olabilirim. ücrefliler ile burjuvalar arasında egemen olan sınıf karşıtlıklarının. kökleri ekonomik olguların derinliklerine daldığı ölçüde. bu işte kolaylıklar kazanacaktır. Düşünen us. Locke. önce insan beyni ile 23 Anti-Dühring . Bunun dışında. Ne türden olursa olsun. aşağıdaki nedenlerle. içeriği bakımından. c. Bu dönem. Fransa'da. Her yeni teori gibi. dünyanın bütün uygar ülkelerinde. Hegel'in dediği gibi. eğer deneylerinin içinde bireşimleştiği sonuçların kavramlardan başka bir şey olmadığını. ya da varolmaktan vazgeçmek zorunda kaldı. klâsik ekonominin oluşumu içinde yerli yerlerine koyduğu parçaları ve daha önemlisi Quesnay'nin Tableau economique'\ra. hiçbir dış yetke tanımıyorlardı.Pathologie in Ihrer Be-gründung auf physiologische und pathologische Geıvebelehre. doğanın görgücül araştırmasından ne daha çok. [sayfa 56] Londra. 23 Mayıs 1894 20 Friedrich Engels Anti-Dühring 1 9 Anti-Dühring GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL DÜŞÜNCELER MODERN SOSYALİZM. kısaltma zorunda kalmıştım. her Friedrich Engels şey. toplum. Din. ikinci kısmın "Eleştirel Tarih Üzerine" başlıklı onuncu bölümüne. bütün modem iktisat için çözümlenemez kalan o sfenks bilmecesini aydınlığa çıkarma biçimini. Berlin 1862 . -Ed. [sayfa 54] kavramlarla iş görme sanaünın ne doğuştan geldiğini. Kendimi. tam da elyazmasının bugün bile canlı ve en sürekli yarar sağlayan bölümünü oluşturan açıklamalardır. bazı önemli eklemeler yapmakta sakınca görmedim. 3. bu yapıtta sunulan görüşlerin. bir yana bırakıldı. [sayfa 59] devlet örgütü. Daha önce ikinci baskının önsözünde de belirtmiş bulunduğum gibi bu bölüm. özsel olarak Marks'ın elinden çıkmıştır. bir önceki baskıdan bu yana. Ama bunlar. önemli ölçüde. Doğa bilimi. Buna karşılık. North. çok önemsiz bazı biçem değişiklikleri dışında. bir önceki baskının tıpkısıdır. Doğa bilimi. Friedrich Engels III Bu yeni baskı. Yalnızca bir bölüme. ilkin daha önce varolan düşünler temeline bağlanmak zorunda kalmıştır. olanaklı olduğunca tam ve sözcüğü sözcüğüne bir biçimde vermek zorunda sayıyorum. her şey. Hume gibi kimseleri. fikirlerin akışı izin verdiği [sayfa 55] ölçüde. öte yandan da üretimde egemen olan anarşinin bilincine varmanın ürünüdür. gelmekte olan devrim konusunda kafaları aydınlatan büyük adamlann kendileri de son derece büyük devrimciler olarak görünüyorlardı. 23 Eylül 1885 * Virchovv: Vorlesungen über Patyologie. Ama. bir yandan kendi dışında ve kendi üstünde geçinen her türlü ayn doğa felsefesinden ve öte yandan İngiliz görgücülüğün kalıtı olan kendi öz sınırlı düşünce yönteminden.

Ama feodal soyluluk ile burjuvazi arasındaki karşıtlığın yanı* İşte Fransız Devrimi üzerine olan parça: "Hukuk fikri. daha o zamandan açıktan açığa komünist teoriler (Morelly ve Mably). en gelişmiş kapitalist üretim ülkesinde ve bu üretimin doğurduğu çelişkilerin etkisi altında.* Toplum ve devletin bütün eski biçimleri. hukuk kavramı birdenbire değer kazanıyor ve buna karşı. ancak acıma ve küçümsemeye değerdi. 1840. kendi çağlarının kendileri için saptadığı engelleri. loncalar kalfası ile özgür gündelikçi de proleter durumuna geliyordu. Yeni öğretinin ilk görünümü. Dahası var. sınıf ayrılıklarının ta kendisiydi. dünyanın kafası üstüne konulduğu dönem oldu. Fransız materyalizmine bağlanarak. o çağda yüksek bir heyecan hüküm sürdü. yani fikir üzerinde dikeldiği ve gerçekliği. Hukuk fikri üzerindedir ki şimdi bir Anayasa yükseliyor ve artık her şeyin bu temele dayanması gerekiyordu. öncellerinin hiçbirinden çok aşamazlardı. eski haksızlık yığını direnemiyordu. yasa önünde burjuva eşitiiğine vardığını. Güneş gökkubbede parladığı ve gezegenler onun çevresinde döndüğü günden beri. geçmişe ilişkin olan her şey. ölümsüz adaletin. böylece İsparta'ya öykünen çileci (asceti-que) bir komünizm oldu. dünyaya ancak bir burjuva demokratik cumhuriyeti biçimi altında geldiğini ve ancak o biçimde gelebilecek [sayfa 6oı olduğunu biliyoruz. Tarih Felsefesi. aylak zenginler ile çalışan yoksullar arasında evrensel karşıtlık vardı. ülküsel (ideal) bir toplumun düş-ülküsel (ütopik) betimlemeleri. Böylece bu. Almanya'da Reform ve Köylüler Savaşı döneminde Thomas Münzer eğilimi. gene de her büyük burjuva hareketinde.* 18. göz kamaştırıcı bir gün doğuşu oldu. kendilerini özel bir sınıfın değil ama acı çeken tüm insanlığın temsilcileri olarak gösterme olanağını sağlayan şey de işte bu durum oldu. doğuşundan başlayarak. bireylerin toplumsal durumunu da kapsamalıydı..onun düşüncesi tarafından bulunan ilkelerin bütün insan eylem ve topluluklarına temel hizmeti görmeleri anlamında. gerçekleşmesini burjuva adaletinde bulduğu. 18. sonsuz adalet. Fourier ve Owen: Bu sonuncusu [sayfa 6i]. Bütün düşünen varlıklar bu çağı hep birlikte kutsadı. sonsuz doğruluk. eşitlik. Burjuvazi. doğrudan doğruya. Daha gelişmesinin ilk basamağında olan bir sınıfın bu devrimci ayaklanmasına karşılık düşen teorik belirtiler de vardı: 16. bütün eski geleneksel fikirler. Eşitlik istemi artık siyasal haklarla sınırlanmıyordu.. büyük İngiliz devriminde eşitleştiriciler. burjuva mülkiyetin ilan edildiğini ve ussal devletin. daha sonra da bu ilkelerle çelişki durumunda bulunan gerçekliğin aslında tepeden ümağa ters çevrilmesi gibi daha geniş bir anlamda. Ensonu gün doğuyordu. Rousseau'nun toplum sözleşmesinin. ayrıcalık ve baskı. Usun dünyayı yönettiğini ilk olarak Anaxagoras söylemişti: ama oradan. bundan böyle boşinan. fikrin tinsel gerçekliği yönetmesi gerektiğini kabul etmeye. karşıtının ağırlığı altındaydı ücretliler olmaksızın kapitalistler varolamazlar ve ortaçağ loncaları burjuvazisinin modem burjuva durumuna geldiği ölçüde. Sonra üç büyük ütopyacı geldi: Burjuva eğilimin proleter yönelim yanında henüz belirli bir ağırlık taşıdığı Saint-Simon. 535). modem proletaryanın az çok gelişmiş önceli olan sınıfın bağımsız hareketlerinin kendini gösterdiği görüldü. dünya o zamana değin yalnızca önyargılarla yönetilmişti. insanın temel haklarından biri olarak. burjuvazinin ülküselleştirilmiş egemenliğinden başka bir şey olmadığını. sömürenler ile sömürülenler. sınıf . — Müteveffa profesör Hegel'in devrimci örgütlerinin temsil ettiği genel tehlikeye karşı antisosyalist yasayı harekete geçirmenin tam da sırası değil mi? [Ütopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm için Engels'in notu. ortadan kaldırılması gereken şey. ve 17. büyük Fransız devriminde Babeuf gibi. Ve burjuvazinin temsilcilerine.] 24 Friedrich Engels Anti-Dühring sıra. soyluluğa karşı savaşımda burjuvazi. haksızlık. aynı zamanda o çağdaki çeşitli emekçi sınıfların çıkarlarının da temsilcisi olduğunu ileri sürebiliyorduysa da. insanın baş. yüzyılın büyük düşünürleri de. yüzyılda da. bir ruh coşkunluğu bütün dünyayı titretti. artık yalnızca sınıf ayrıcalıkları değil. Ve hatta genel olarak. eşitiiğin. usdışı ilan edildi ve bir yana atıldı. doğa üzerine kurulu eşitiik ve insanın devredilmez hakları tarafından silinip süpü-rülecekti. s. insan ancak şimdi varmış bulunuyor. fikrine göre kurduğu görülmemişti." (Hegel. Tanrısalın acun ile uzlaşması sanki ilk kez görülüyormuş gibi. Bugün usun bu egemenliğinin. yüzyıllarda.

Eğer şimdiye değin gerçek us ve adalet dünyada egemen olmamışsa. en yüksek düşünce biçimi olarak diyalektiğe dönmek oldu. yaşam koşullanna. 18. mutlak us ve mutlak adaletin dışavurumudur ve kendi öz gücü aracıyla dünyayı fethetmesi için bulgu-lanması yeter. bulgulanmasının tarihi ve yeri. bugün bile. Bundan. yüzyıl Fransızları. diyalektik başyapıtları verecek durumdaydılar. bu kanşım o denli kolay oluşur. Bununla birlikte. insan tarihini ya da kendi öz kafa etkinliğimizi düşüncenin incelemesi alüna . yalnızca raslantıya bağlıdır. -Ed. . Doğayı. Aydınlanma çağı filozofları gibi bunlar da. bu mutiak doğruluklar çatışmasının tek olanaklı çözümü.Burada kısaca. Bu filozofların ilkelerine göre örgütlenmiş olan burjuva dünyası da usdışı ve adaletsizdir ve bu nedenle mahkum edilmeli ve feodalizm ve daha önceki öteki toplumsal durumlarla aynı torba içine konmalıdır. bunun nedeni. diyalektik düşüncenin en özsel biçimlerini daha o zamandan irdelemişti. * Thomas More'un. diyalektiğin orada da parlak temsilcileri (örneğin Descartes ve Spinoza) bulunmasına karşın. gerçeğin tam da şimdi görülmüş olması. Hegel'in en büyük değimi. modem Alman felsefesi doğmuş ve en gelişmiş biçimini 26 Friedrich Engels Anti-Dühring Hegel'de bulmuştu. bunlann birbirini yıpratmasıdır. yüzyıl Fransızlannı da. uzaydan ve insan tarihinin gelişmesinden bağımsızdır. onun şimdi gelmiş. mutiak doğruluk olarak zamandan. hiç değilse salt felsefi yapıtiannda hemen hemen ayrıklamasız egemenliği alüna alan ve metafizik denilen düşünce biçimi içine batü.ayrımlarının ortadan kaldırılması üzerindeki önerilerini sistemli olarak geliştirdi. onun öznel anlığına (müdrikesine). ekonomik savlarının ve gelecekteki toplum konusundaki betimlemelerinin girdiği çok büyük bir ayırtılar (nüanslar) çeşitiiliği kabul eden bir karışım. zorunlu sonucu değil. Deha sahibi birey. Onlar gibi. dere içindeki çakıllar gibi ne denli çok yassılaşırsa. onlann henüz tastamam bilinmemiş olmasıdır. ilk Alman sosyalistlerinin görüş biçimidir. Eksik olan şey. Ama onlann krallığı ile Aydınlanma çağı filozoflannın krallığı arasında dipsiz bir uçurum var. Sosyalizm mutlak doğruluk. bilgi ve düşüncesinin oluşma derecesine [sayfa 62] bağlı olduğundan. Friedrich Engels 25 Anti-Dühring usun ve ölümsüz adaletin krallığını kurmak isterler. mutlak us ve mutiak adalet. yüzyıl Fransız felsefesi yanında ve onun arkasından. tarihin bu arada meydana getirdiği proletaryanın çıkarlarının temsilcileri olarak görünmemeleridir. İlkçağ Yunan filozoflarının hepsi doğuştan en yüksek derecede doğal diyalektikçilerdi ve aralannda en ansiklopedik zeka olan Aristoteles. yalnızca Diderot'un Rameau'nun Yeğeni ile Rous-seau'nun İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine Söylev'ini anımsatacağız. önce onu gerçek bir alan üzerine yerleştirmek gerekiyordu. özellikle İngiliz etkisi alünda. 1516 yihnda yayımlanan Ütopya'si ile Campanella'nin 1613 yılında yayımlanan Güneş Kenti sözkonusudur. gene de 18. Gerçek anlamıyla felsefe dışında. belirli bir sınıfı değil ama tüm insanlığı kurtarmak isterler. Bu görüş biçimi. ve her bileştiren öğe içinde. tarüşmalar boyunca. Buna karşılık modem felsefe. Sosyalizmi bir bilim durumuna getirmek için. savaşım ve acıdan esirgeyebilirdi. özsel olarak bütün İngiliz ve Fransız sosyalistleri ile Weitling dahil. iki yöntemin özüne değinelim. her okul kurucusu ile birlikte değişir ve her okul kurucusuna özgü mutlak doğruluk. gerçekte Fransa ve İngiltere sosyalist işçilerinden çoğunun kafasında egemen olan sosyalizm gibi ortalama bir seçmeci sosyalizm türünden başka bir şey çıkamazdı: içine çeşitii mezhep kuruculannın eleştirel gözlemlerinin. mutlak us ve mutlak adalet türü. belginliğin sivri köşeleri. basit bir şans eseridir. tarihsel gelişim zincirinin. ilerde bu konuya aynnülı bir biçimde gene geleceğiz. kaçınılmaz bir olay olarak. Bunlann her üçünde de ortak olan şey. Böyle olduğu için mutiak doğruluk. şimdi gelmiş ve gerçeği görmüş bulunan deha sahibi bireyin ta kendisiydi. 18. pekala 500 yıl önce de doğabilir ve insanlığı 500 yıllık yanılgı.

Eleştirici incelemeye. gene de bu genel tabloyu meydana getiren aynnüları açıklamaya yetmez ve onlan açıklamaya yetenekli olmadığımız sürece. içinde irdelemek zorundayız. özsel bakımdan değişken öğeler olarak değil. ancak o tarihten sonra. bunun sonucu hareketleri içinde değil. tekil nesneler karşısında onlann bağlantılarını. hayır hayır der. her zaman. hem de değildir. her zaman tıpkı kalan. Ve Bacon ile Locke sayesinde bu görüş biçimi. Doğanın tekil parçalanna bölünmesi. geçen ve birbirine bağlanan şeyin kendisinden çok harekete. özel neden ve sonuçları vb. bunun nedeni. bize ilk bakışta son derece usayatkın görünüyorsa bunun nedeni. Metafizikçi için şeyler ve onlann düşüncedeki yansıları olan kavramlar. neden ve sonuç da aynı derecede sert bir biçimde birbirlerine karşı gelirler. hiçbir şeyin olduğu gibi. değiştiği. hareketsizlikleri içinde. Bu aynnüları bilmek için. geniş araştırma dünyasına atılmayı göze aldığı andan başlayarak sağduyu büsbütün şaşılacak serüvenlerle karşılaşır ve metafizik görüş biçimi. hareket eden. olduğu [sayfa 63] biçimde kalmadığı ama her şeyin hareket ettiği. onlan doğal ya da tarihsel bağlanülanndan ayırmak ve nitelikleri. soyut bir duruma geldiği ve çözülemez çelişkiler içinde kendini yitirdiği bir engele çarpar. Ama bu yöntem bize. belli bir noktaya değin toplamış olmak gerekir. ama aslında doğru biçimi. değişmez öğeler olarak. organik cisimlerin iç yapılışlannın anatomik yönlerinin çeşitliliği içinde irdelenmesi: doğanın bilinmesinde son dört yüzyılın bize getirdiği büyük ilerlemelerin temel koşullan. Eğer bu düşünce biçimi. Ona göre. büyük [sayfa 64] genel bağlantı dışında. sınıflara. antik Yunan filozoflannın düşünme biçimidir ve onu açıkça ilk formüle eden de Herakleitos olmuştur: Her şey hem kendisidir. her şey sürekli dönüşme. Olumlu ile olumsuz birbirlerini mutlak olarak dıştalarlar. doğa bilimi ile tarihsel araştırmanın görevidir. Dünyayı düşünmenin bu ilk. ne denli saygıdeğer olursa olsun. doğa biliminden felsefeye geçtiği zaman. Metafizikçi orta terimler olmaksızın. eğilip bükülmez. Bu en başta. genel tablo üzerinde açık bir düşünce sahibi de olamayız. Ama bu görüş biçimi olaylar bütününün sunduğu tablonun genel niteliğini ne denli doğru bir biçimde kavrarsa kavrasın. işte bunlardı. olduğu yerde. çeşitli doğal süreç ve nesnelerin belirli sınıflara ayrılması.koyduğumuz zaman. bir şey ya var ya da yoktur. bir şey aynı zamanda hem kendisi. ölümleri içinde şöyle böyle kavrama alışkanlığını da geçirdi. Gerçek doğa biliminin ana çizgileri. yalnızca antitezler aracıyla düşünür: evet evet. er ya da geç. Demek ki içinde ayrıntılann henüz azçok silindiği genel tabloyu görüyoruz. oluş ve yokoluş durumundadır. biri ötekinden sonra ve öteki olmaksızın dikkate alınacak değişmez. taFriedrich Engels kımlara. bunun ötesine geçen şey metelik etmez. klâsik çağ Yunanlılarında çok yerinde nedenlerle ancak ikincil bir yer tutuyordu. Ama kendi dört duvannın zavallı alanında kapanıp kaldığı sürece bu arkadaş. hem de bir başkası olamaz. bize ilk görünen şey. Yunanlılar önce gereç toplama zorunda olduklarına göre. bağlantılara dikkat ediyoruz. gerçek bir doğa bilimine bir kez daha. doğal. yüzyılın ikinci yansında raslanır. yalıtık irdeleme konularıdır. sınırlı. önce doğal ya da tarihsel verileri. son yüzyıllann özgül darkafalılığını. metafizik düşünce biçimini meydana getirdi. ötesinde dar. ancak İskenderiye dönemi Yunanlılan ve daha sonra ortaçağda Araplar tarafından geliştirilmiştir. bu bilimin durmadan artan bir hızla geliştiği 15. olduğu ve yokolduğu sonsuz ve karşılıklı ilişkiler ve etkiler yumağı tablosudur. türlere göre karşılaştırma ya da bölmeye geçebilmek için. birinden ötekine geçişlere. bu araştırma dallan. doğal nesne ve süreçleri tek başlanna. boyutlan konunun niteliğine göre değişen geniş alanlarda ne denli doğrulanmış ve ne denli zorunlu olursa olsun. bu düşünce biçiminin sağduyu denilen şeyin düşünce biçimi olmasıdır. tekil 28 Friedrich Engels Anti-Dühring 27 Anti-Dühring . yaşamları içinde değil. çünkü her şey akar.

azçok uzun bir zaman sonunda. onun bu deneme tezgahı için her gün artan zengin bir olgular hasadı sağlayarak. Günlük gereksinmeler bakımından. Evrenin. Bütün bu süreçlerin. hareketleri. Burada. tersine. başka madde atomları ile değiştirilir. metafizik olarak değil diya* Tersine -ç. her an bedenindeki hücreler yok olur ve yeni hücreler oluşur. doğanın metafizik anlayışına en büyük darbeyi indirmiş bulunan Darvvin'i anmak gerek. Aynı biçimde. kendini işte hemen bu yönde gösterdi. onun ve insanlığın evriminin olduğu gibi. neden ve sonucun. aynı biçimde. doğuşları ve sonları içinde kavrayan diyalektik içinse. ilerleyen ve gerileyen değişikliklerin evrensel karşılıklı etkilerini sürekli olarak gözönünde tutarak. bir çelişkinin olumlu ve olumsuz gibi iki kutbunun. hareketlerini unutmasıdır. diyalektik yoldan olanaklıdır. ancak özel bir duruma uygulandıklannda geçerliği bulunan kavramlar olduklannı. son çözümlemede. öyleyse ancak oluş ve yokoluşun. evrende çeşitli yoğunluk derecelerinde bulunan bu türlü akkor durumunda gaz yığınlarının 29 Anti-Dühring . bir yarım yüzyıl sonra Laplace tarafından matematik olarak doğrulanmış ve bir yüzyıl sonra da spektroskop. Nesneleri ve onların kavramsal yansılarını. her an. neden ve sonuçların sürekli olarak yer değiştirdiklerini. şimdi ya da burada sonuç olanın. her an. hem de bir başkasıdır. güneşin ve bütün gezegenlerin dönüş durumunda bulunan nebula yığınından doğduğu biçimindeki tarihsel bir süreç biçimine dönüştürerek başladı. böylece doğada her şeyin. mesleğine. bu bedenin maddesi tamamen yenilenir. Şeylere biraz yakından bakınca. milyonlarca yıl süren bir evrim sürecinin ürünü olduğu tanıtlayarak. bu evrimin insanların beynindeki yansımasının da doğru bir biçimde kavranması. bugün doğa bilimleri teorisinde egemen olan ve öğretmenler ile öğrencileri. karşıt oldukları kadar ayrılmaz da olduklannı ve bütün antitez değerlerine karşın. hayvanların ve dolayısıyla insanın da. Ve o bundan. özsel olarak bağlantıları. Ve modem Alman felsefesi de. dünyanın bütünü ile genel bağlantısı içinde düşünmeye başladığımız andan başlayarak. bulunan sonuçlar ile geleneksel düşünce biçimi arasındaki çaüşma. bu kavramların. ve ölüm anını saptamak da aynı derecede olanaksızdır. Bu görüş. yazarlar ve okurlan umutsuzluğa düşüren o büyük karışıklığı açıklar. hem aynı-olmayan şeydir.nesnelerin varlıkları karşısında. başka yerde ya da daha sonra neden. metafizik düşünce çerçevesine girmez. zincirlemeleri. diyalektiğin deneme tezgahıdır ve modern doğa bilimi onuruna. doğanın durmadan yinelenen bu çevrimin sonsuz [sayfa 66] tekdüzeliği içinde hareket etmeyip. Kant. bugünkü bütün organik doğanın. hareketsizlikleri karşısında.sonsuz süresini. bütün bu düşünce yöntemlerinin hiçbiri. gerçek bir tarih geçirdiğini tanıtladığını söylemeliyiz. onun ormanı görmesini engeller. örneğin bir hayvanın yaşayıp yaşamadığını biliyor ve kesinlikle söyleyebiliyoruz. onun kendine özgü davranış biçiminin birer doğrulanmasıdır. ama bu özel durumu. ama çok uzun süreli bir süreç olduğunu göstermektedir. karşılıklı olarak birbirlerine kanştıklarını. herkesten önce. ağaçlar. öyleki her organik varlık hem hiç değişmez. hem aynı. bu sorunun bazan en karışık sorunlardan biri olduğunu gösterir ve bir çocuğu annesinin [sayfa 65] karnında öldürmenin canakıyma olduğu ussal sınırı bulmak için boşuna çabalayan hukukçular bunu çok iyi bilirler. birbirlerine dönüştüklerini de görürüz. ölümün tek ve bir anlık bir olay değil. daha o zamandan. ve vice versa* durumuna geldiği evrensel karşılıklı etki görünümü içinde birleştiklerini. Ama şimdiye değin diyalektik biçimde düşünmeyi öğrenmiş bulunan bilginler parmakla sayılabilecek denli az olduğu için. yabancı maddeleri özümler ve başka yabancı maddeleri dışan atar.onlann oluş ve yokoluşlarını. Friedrich Engels lektik olarak olup bittiğini. bitkilerin. ama daha belgin bir irdeleme bize. her organik varlık. yukarda sözü edilen süreçler. doğmuş olduğuna göre güneş sisteminin bir gün zorunlu olarak ölmesi gerektiği sonucunu çıkanyordu. Doğa. New-ton'un kararlı güneş sistemini ve onun -bir kez o ünlü ilk hareket olduktan sonra. çünkü fizyoloji.

doğa biliminin. birçok özel ilişkiyi büyük bir doğruluk ve deha ile kavramış bulunmasına karşın. [sayfa 68] insanlık tarihinin. hiçbir zaman tek başına çözemeyeceği sorunlardandır. Hegel -Saint-Simon ile birlikte. Bu açıdan insanlık tarihi. Geçmişteki Alman idealizmine özgü tam bozulma bir kez kavrandıktan sonra. Brunsvvick 1872. kabul edilebildikleri ölçüde. dünya varolmadan önce bilinmeyen bir yerde varolan "idea"nin gerçekleşmiş yalın kopyalan olararak görüyordu. Evrende akkor durumunda bir gaz tözünün varoluşu. bu niteliğiyle büyük bar başarısızlık olmuştu . oyuna. yani kafasındaki fikirleri. her zaman onulmaz bir iç çelişkinin acısını çekmiyor muydu? Bir yandan. Her şeyi kapsayan ve hep aynı kalan bir doğa ve tarih bilgisi sistemi.türün sonuncusu olmasına karşın. sürekli bir dönüşüm ve evrim içine girmiş bir süreç biçiminde kavrayan ve bu hareket ile bu evrimin iç bağlantısını göstermeye girişen Hegel sisteminde buldu ve Hegel sisteminin büyük * Laplace'in yapıtı: Acun Sisteminin Sergilenmesi. artık olgunluğa varmış felsefi us mahkemesi önünde hepsi de aynı biçimde hüküm giymesi gereken ve olanaklı olduğunca çabuk unutulmasında yarar bulunan anlamsız zorbalıkların kaotik bir karışımı olarak değil. tarihte insanlığın evrim sürecini görür ve görevi de bu sürecin hareket yasalarını bulmaktır.varlığını göstermiştir. yukardaki nedenler ayrıntının da çoğu kez yırtık yamamaya. yapmacığa. bu sorunu koymuş olmasıdır. -Ed. Bu sorun hiç kimsenin. diyalektik düşüncenin temel yasaları ile çelişki durumundadır.* Bu modem Alman felsefesi doruğunu. sonra çağının bilgi ve görüşlerinin aynı biçimde kısıtlı genişlik ve derinliği ile sınırlıydı. entelektüel sonunu sözde mutiak bir doğruluğun bulgulanmasında bulamayacak evrimlenebilir bir süreç olduğu yolundaki tarihsel anlayıştı. Linne'ye göre ise değişmez organik varlıklarla dar çevrimler biçiminde hareket eden bir bütün olarak düşünen doğa anlayışı karşısında modern materyalizm. Ve Hegel. 1795-1796'da yayınlandı. tersine. ve şimdi düşüncenin. Hegel sistemi. 1859'da Kirchhoff ve Bunsen tarafından bulgulanan spektral çözümleme (tayf çözümlemesi) yöntemlerinden yararlanarak. Bütün önceki tarihin o yalınkat. dış dünyanın genel matematik bilgisinin kuşaktan kuşağa dev adım-lanyla yürüyebilmesini hiçbir zaman dıştalamaz. Onun çağ açan başarısı. tersine içerir. 789-790. sürekli bir değişme. yasaların varlığını göstermek gibi bir görevi vardı. Bundan ötürü her şey başaşağı konulmuş ve dünyanın gerçek bağlanüsı tamamen tersine çevrilmişti. Bkz: Antonio Secchi. Die Sonne. o bönce devrimci bir biçimde kınanması karşısında modem materyalizm. doğanın da zaman içinde bir tarihi olduğu yolundaki modern ilerlemelerinin bireşimini yapar... yüzyılın katıksız metafizik. 18. tarih ve tin dünyasının sürekli bir hareket. bununla birlikte. Hegel'in bu sorunu çözmemiş olmasının burada pek önemi yok. s. salt mekanik materyalizmine değil. son derece daha büyük boyutlar .. orada uygun koşullar içinde yaşamaya yetenekli canlı varlıklar olarak doğarlar ve ölürler ve dolaşım çevrimleri. bütün görünür olumsallıklar arasında. insanlığın kendisinin evrimlenebilen süreci olarak görünüyordu. 30 Friedrich Engels Anti-Dühring değimi de budur. özsel konutu (postulaü). Gerçekten. niteliği gereği. gerçek şey ve süreçlerin azçok soyut yansılan olarak görecek yerde tersine. göksel cisimler. nesneler ile nesnelerin gelişmesini.çağının en ansiklopedik kafası olmasına karşın. Hegel idealistti. gene de önce kendi öz bilgilerinin zorunlu olarak kısıtlı genişliği. bu mutiak doğruluk kitabının ta kendisi olduğunu ileri sürüyordu. Ama bir üçüncü özelliği daha hesaba katmak gerek. sözün kısası gerçeğin bozulmasına dönmesini kaçınılmaz kılıyordu. ama -dikkat edelim.18. bu sürecin tüm dolambaçları arasından yavaş ilerleyişini izlemek ve onda. ister istemez materyalizme dönmek gerekiyorFriedrich Engels 31 Anti-Dühring du. bu. 1864 yılında İngiliz gökbilimci VVilliam Higgings tarafından tanıtlandı. yüzyıl Fransızlannda olduğu denli He-gel'de de egemen olan ve doğayı hep aynı kalan ve Nevvton'a göre ölümsüz göksel cisimler. ilk kez olarak bütün [sayfa 67] doğa. ama öte yandan. 787.

Bütün bu olguları ve bütün eksikliklerine karşın bu olguların teorik dışavurumu olan Fransız ve İngiliz sosyalizmini yalanlamak. Ama tarihin henüz geri püskürtülmemiş 32 Friedrich Engels Anti-Dühring bulunan eski idealist anlayışı. ancak araştırma buna uygun düşen nicelikte olumlu bilgi sağladığı ölçüde gerçekleşebilirken. insanların bilincini varlıkları aracıyla açıklamak için yol bulunmuş oluyordu. Gerçi daha önceki sosyalizm varolan kapitalist üretim biçimi ile bu üretim biçiminin sonuçlarını eleştiriyordu. Yeni olgular.kazanır. Üst yanı. bir yandan da burjuvazi tarafından ele geçirilmiş bulunan siyasal egemenlik ile oranülı olarak. dolayısıyla ne de üstesinden gelebiliyordu. hukuksal ve siyasal kurumların tüm üst yapısını olduğu gibi. tarih anlayışından kovulmuş. Proletarya ile burjuvazi arasındaki sınıf savaşımı bir yandan büyük sanayideki gelişme. pozitif doğa ve [sayfa 69] tarih bilgisi içine girer. Böylece idealizm. Ama doğa anlayışındaki değişme. üretim ve bütün ekonomik ilişkiler ona. proletarya ile burjuvazinin savaşımlarının zorunlu ürünü olarak görünüyordu. insanlann varlığını [sayfa 70] bilinçleri aracıyla açıklamak yerine. düşünce ve düşünce yasalan öğretisinden. öyleyse yıkılma zorunluluğu . en yüksek noktasına varıyordu. felsefi ve öteki fikirlerini de açıklamayı sağlayan gerçek temeli oluşturduğu görüldü. özgür yarışma (serbest rekabet) sonucu evrensel uyum ve evrensel gönenç üzerindeki öğretileri. İşçi sınıfının kapitalist üretim biçiminden ayrılmaz sömürülmesine karşı ne denli çok öfkeleniyorsa. tarih anlayışında yeni bir yön getiren tarihsel olgular. hatta genel olarak maddi çıkarları tanımıyordu. diyalektik ve modem doğa bilimi ile ne denli bağdaşmaz idiyse. Her özel bilimin. Sorun bir yandan bu kapitalist üretim biçimini tarihsel bağlanüsı ve tarihin belirli bir dönemi için zorunluluğu içinde. tarihin materyalist bir anlayışı ortaya çıkmış ve şimdiye değin yapıldığı gibi. her tarihsel dönemin dinsel. toplumun ekonomik yapısının her kez. O zaman bütün eski felsefeden. ama onu ne açıklayabiliyor. 1831'de Lyon'da ilk işçi ayaklanması olmuştu. Bunun sonucu sosyalizm. yalnızca "uygarlık tarihi"nin ikincil öğeleri olarak. Avrupa'nın en ileri ülkelerinin tarihinde birinci plana geçiyordu. bu sınıfları ve onların karşıtlıklarını zorunlu bir biçimde ortaya çıkaran tarihsel gelişmesini incelemek ve bu biçimde türetilen ekonomik durum içinde çatışmayı çözme araçlarını bulmakü. son sığınağından. maddi çıkarlara dayanan sınıf savaşımlarını. Artık sosyalizmin görevi. kötü diye kaldırıp atmaktan başka bir şey yapamıyordu. genel bağlantının her türlü bilimi gereksiz duruma gelir. bağımsız bir durumda. olgular tarafından gitgide daha sert bir biçimde yalanlanıyordu. savsaklanabilir şeyler olarak görünüyorlardı. ilk ulusal işçi hareketi. 1838' den 1842'ye. İngiliz çartistleri hareketi. özsel olarak diyalektiktir ve öteki bilimlerin üstünde yer alan bir felsefeye gereksinme duymaz. birbirine karşı savaşım durumundaki bu toplumsal sınıfların her zaman üretim ve değişim ilişkilerinin. elden geldiğince eksiksiz bir toplumsal sistem imal etmek değil ama iktisadın. kısacası çağlanndaki ekonomik ilişkilerin ürünleri oldukları. kendilerini çok daha önceden kabul ettirmişlerdi. Her iki durumda da modem materyalizm. Burjuva iktisadının sermaye ile emek çıkarları arasındaki özdeşlik üzerindeki. bütün geçmiş tarihi yeni bir incelemeden geçmeye zorladılar ve bütün geçmiş tarihin bir sınıflar savaşımı tarihi olduğu. son çözümlemede. daha önceki sosyalizm de bu materyalist anlayışla o denli bağdaşmaz idi. artık şu ya da bu dahinin rasgele bir buluşu olarak değil ama tarih tarafından oluşturulan iki sınıfın. artık olanaklı değildi. şeylerin genel bağlanüsı ve bilgisi içinde tuttuğu yer konusunda tam bir hesap vermeye çağrıldığı andan başlayarak. biçimsel (formel) ve diyalektik mantıktan başka bir şey kalmaz. buna göre. bu sömürünün neye dayandığını ve kaynağının ne olduğunu açık bir biçimde o denli az gösterme durumunda bulunuyordu. Ama Fransız materyalizminin doğa anlayışı.

dikkatimizi özellikle gerektiren yapıt. emek-gücü olarak çevrilmesini öneriyorum. Şimdi bay Dühring'in bize ne söz verdiğine. durmadan büyüyen sermaye yığınının çıktığı değer toplamını oluşturduğu tanıtlandı.kendisi üzerine rahatlıkla bunu söyleyen ilk kişi.ile birlikte düşünmek.. doğruluktan da ayrılır. tastamam mam d'ceuvre karşılığı olarak." Bu sistem. işte felsefenin son çözümlemede kesin doğruluklan tanıtlayacak bir durumda bulunabilmesi için her durumda zorunlu olan kişi. Artı-değer'in bulunması. teorik sosyalizm ve müteveffa felsefe alanlarında işler aşağı yukarı bu merkezdeydi. Daha ilk sayfadan başlayarak bay Dühring. şimdi bütün ayrıntıları üzerinde uzun uzun çalışılması gereken bir bilim durumuna geldi. Onun sayesindedir ki sosyalizm. Başlamak için. Marks'a borçluyuz. kendisini "zamanında ve felsefenin gelişmesinin önceden görülebilir bir dönemi için bu gücü (felsefeyi) temsil hakkını isteyen adam" olarak sunuyor. Tam bir kesinlik alanı olması gereken teorik alanda herhangi bir karışıklığa yol açmamak için. öte yandan. kapitalist üretim biçiminin ve işçinin bundan doğan sömürülmesinin temel biçimi olduğu. Bu iki büyük bulguyu: tarihin materyalist anlayışı ile kapitalist üretimin gizeminin artıdeğer aracıyla açıklanmasını. Yani bugünün ve "önceden görülebilir" geleceğin tek gerçek filozofu olduğu savında bulunuyor. bay Dühring'i kendisinin bile yadsımaya cüret edemeyeceği sınırların. birinci yapıttır. lûgat-ı fasihten evlâ saymak olanaksız.. gene eskilerin dediği gibi. Siyasal ve Toplumsal İktisat Dersleri. [sayfa 72] * Force de travail teriminin işgücü olarak çevrilmesi tam anlamıyla bir galat-ı meşhur durumuna geldi... "doğal sistem ya da gerçeğin [sayfa Friedrich Engels 73] felsefesi [dir] . kuruntuya dayanan ya da öznel bakımdan sınırlı bir dünya tasarımının her türlü geçici hevesini dıştalayan bir biçimde düşünülür. varlıklı sınıflar elinde birikmiş. 34 Friedrich Engels Anti-Dühring İKİNCİ BOLUM 33 Anti-Dühring BAY DÜHRİNG'İN VERDİĞİ SÖZLER BAY DÜHRİNG burada gözönünde tutulan yapıtları. Ödenmemiş emeğe sahip çıkmanın. hiç de gürültüsüz olmayan bir biçimde sahneye sıçradığı ve felsefede. her şeyden önce Felsefe Dersleri. bay Dühring'tir. Bay Dühring'ten önce de birçok kişi kendisi üzerine böyle düşündü ama -Richard Wagner bir yana. Ondan ayrılan. Bu felsefede gerçeklik. Varlığın temel biçimlerini kesinlikle tanıtladı. İşte bay Eugen Dühring.. kapitalist işçinin emek-gücünü. ve Ekonomi Politik ve Sosyalizmin Eleştirel Tarihi adlı yapıtlarıdır. ondan gene de onun için ödemiş bulunduğundan daha çok değer elde ettiği ve bu artı-değerin. Kapitalist üretimin olduğu denli. "yeni bir düşünce biçimi"dir bu ve "son 35 Anti-Dühring . "gerçek ve bunun sonucu doğanın ve yaşamın gerçekliği üzerine yönelmiş bir felsefenin." Demek ki bu felsefe. bundan böyle force de travail teriminin işgücü olarak değil. onun hâlâ gizli kalmış iç hareketlerini ortaya çıkarmaktı. sermaye üretiminin işleyişi de açıklanmış bulunuyordu. düşünce derinliğinden hiçbir şey yitirmeksizin. Bay Dühring'in felsefesi. Çünkü işgücü. ve neyi tuttuğuna bakalım. kişisel ve öznel sınırlamanın koyduğu sınırların üstüne yükseltecek nitelikte. iktisat ve istatistik yazınımıza girmiş bulunuyor. salt görünür çevreni (ufku) kabul etmeyen ama iyiden iyiye devrimci hareket içinde dış ve iç doğanın bütün yerleri ile bütün göklerini kullanan bir felsefenin öğelerini" sunar. kendi "gerçekten eleştirici" görüşü açısından. Ne var ki bu galat-ı meşhuru. işte bu işi yaptı. son çözümlemede. "Zeka bakımından kendi niteliği gereği değerli olan [bu] doğal bilgi sistemi. Şimdiye değin bu mucizenin nasıl gerçekleşeceğini henüz görmemiş olmamıza karşın.* bu [sayfa 711 gücün pazarda meta olarak sahip olduğu değer üzerinden satın aldığı zaman bile. eleştiri şimdiye değin bu üretim Friedrich Engels biçiminin işleyişinden çok kötü sonuçlan üzerine atıldığından. ekonomi politikte ve sosyalizmde kendi çabalarıyla gerçekleşmiş tam bir altüst oluşu bildirdiği sırada. -ç.

sistem doğurucu fikirlere . bu yalnızca önümüzde fikirlerini yalınlıkla dışavuran ve bunlann değerini kararlaştırma işini geleceğe bırakan bir filozof ve sıradan bir sosyalist değil. tanıtlanmış doğruluklara" vanr. Hiç de bütün ülkelerdeki ve yakın bir süreden beri de Almanya'daki sosyalist yazında bol bol görülen çeşitli çaplardaki adamların. yanında bütün öteki yöntemlerin bilime yabancı kaldıkları sıkı sıkıya bilimsel tek araştırma yöntemini de elinde tutuyor..ya o zaman biz gelmiş geçmiş bütün devirlerin en büyük dehası. "ancak ve ancak Siyasal ve Toplumsal İktisat Dersleri yapıtımda başlıca özelliklerini vermiş bulunduğum sosyalist kuruluştadır ki gerçekten kendi malı olarak malik olmak... kendi icadı dört-başı bayındır bir sosyalist planla da işini tamamlar. ama papa kadar yanılmaz olduğunu öne süren ve sapıklıkların en kınanması gerekeninin içine düşmek istenmiyorsa.. şeylerin ve insanların sıkı sıkıya bilimsel bir görüşü . kurtuluş için zorunlu olan öğretisinin düpedüz kabul edilmesi gereken tamamen doğaüstü bir varlık bulunduğunu göstermek içindir. düşüncenin egemen olabilecek durumda bulunduğu varsayım ve tümdengelimlerin yaratıcı bir taslağı. başka doğruluklara yer vermeyen doğrulukla birlikte. ile mi karşı karşıya bulunduğunu soran okurun kafasında bazı kuşkular uyandırmış olmalı. Öyleyse. şeyleri her yönden kavrayan bir düşünce çalışması. bize son çözümlemede kesin doğruluklar olduklarını. gerçekten. bay Dühring'in öncellerinden büyük bir * Önsel olarak Friedrich Engels küçümseme ile söz ettiğini görmek ve onun köklü derinliği karşısında bağışlanan... 37 Anti-Dühring . köklere kadar inen bir inceleme .ya da haksızdır ve o zaman. olası iyi niyeti için gösterilecek bütün iyilikçi saygılar. bay Dühring'in gözünde saldırıların en korkuncu olacakür. Eğer yukardaki demeti vermiş bulunuyorsak... "açık ve en uzak köklere kadar erişen bir teorinin pratik sonucu" olan ve dolayısıyla kurtuluş için dühringvari felsefe denli yanılmaz ve o denli gerekli [sayfa 74] bulunan.derece özgün sonuçlar ve görüşlere .. çözümleri için azçok gereç sıkıntısı çekebildikleri sorunlarda bir açıklığa varmaya çalıştıkları. Bu demet. mutlak temel" karşısındayız. dünyanın en içten biçimiyle. kendisine duyurulan "köktenci" derinliği daha yakından tanıyıncaya değin. üstelik aralarında "büyük üsluplu tarih yazma biçimim" ile sivrilen ve iktisada "yaratıcı değişiklikler" getiren tarihsel yapıtlar da bulunan "tarihsel bakımdan ve sistematik bakımdan geniş bir değer taşıyan çalışmalar" vermekle kalmaz. ayrıca gelecekteki toplum için. son çözümlemede kesin doğruluk ile sıkı sıkıya bilimsel olan tek yöntemi elinde tutunca. büyük adamlığa ayrıksın olarak kendisi tarafından yükseltilmiş az büyük adam bulunduğunu saptamakla şaşırmamalıyız. Bay Dühring'e gene bay Dühring tarafından yapılan bu övgüler demeti kolayca on kat büyütülebilirdi. bize yalnızca. buna göre kendisine çekidüzen vermeli. İşte gelecek. yalnızca görünüşteki ve geçici ya da zor üzerine ku36 Friedrich Engels Anti-Dühring rulu mülkiyetin yerine geçebilir". Ya haklıdır .. Ekonomi politik alanında bay Dühring.. [sayfa 75] ilk üstün insan ile karşı karşıya bulunuyoruz demektir. Tersine bay Dühring. "Gücünü yoğunlaştınlmış girişkenlikte [bu da ne demek ola?] aramak zorunda olan bir yapıt. ilk yanılmaz insan olduğu için. ama bilimsel ya da yazınsal eksiklikleri ne olursa olsun sosyalist iyi niyetin her zaman kabul edilmesi gereken o çalışmalardan biri karşısında bulunmuyoruz. . yanlannda her türlü başka kanının a priori * yanlış olduğunu ileri sürdüğü tezler sunuyor. Ama. okurlardan yargısını saklamasını rica etmemiz gerekiyor.. daha şimdiden kendi kendine gerçekten bir filozofla mı. yargımız ne olursa olsun. elbette insanlığın yanlışlığa batmış ve bilime yabancı geri kalan bölümü için belirli bir küçümseme duyacakür. yoksa bir . İnsan.. köktenci bir bilim .

. Üçü arasında Saint-Simon. "coşkunluk"tan başka bir şeyle eleştirilmediği ve merhametii bir biçimde deli olabileceği yavaşça aşılandığı ölçüde.. boşluğu .. en bayağı işporta malıyla kendine önemli adam süsü vermek. bu "zavallı çocuk beyni". Bizim kanımızca. yergici. Fourier... Robert Owen. adlanna göre: Saint-Simon.... sayıklama ürünleri . Ve en38 Friedrich Engels Anti-Dühring sonu: "Bu tiradlann [Fourier'nin Nevvton üzerine yaptığı açıklamalar] . ama yalnızca Dar-win kendi adıyla anılmış ve biz de onunla yetinmek zorundayız: "Darvinci yan-şiir ve kaba anlayış darlığı ve ayırt etme körlüğü ile birlikte değişimlerle oynama ustalığı. en düzensiz kuruntular . bu sözle anlatılmaz sersem". "budalalar kategorilerinden birinin içine sokulabilir.. "donuk ve yoksul fikirlere sahipti ..... lamarkcı tezlerin elbette ayrık tutulmaları gereken özgül darvinci-lik.. Fourier'nin adında ve bütün furiyecilikte doğru olarak yalnızca birinci hecenin** bulunduğuna inandıramadığı kişinin de budalalar kategorilerinden birinin içine sokulması gerekir.bir yana. enfantin. Fourier. bu "budala". kısa olmak için.. Çünkü Fourier "çılgınlığın bütün belirtilerini ." Ama en kötü davranışı görenler.devei-ne\ [bahtsızlık]....... [vb.. bütün bunlarla birlikte. bir Hegel'in [doruğuna çıkardığı] Kant-sonrası saçmalıklar ve saçmaca kuruntular".." Ensonu.. Üç ütopyacı "toplumsal simyacılar" adını alırlar. ahlak konusunda öylesine bayağı düşüncesi. göstermiştir. karakter bakımından da böyledirler. saçma ve kaba görüş tarzı Ovven'ın düşüncelerinin akışı biraz ciddi bir eleştiriden geçirme zahmetine pek değmez .. ciddi kılığa sokulmuş saçmasapan sözler halinde yozlaşmış birkaç beylik düşünce ..." . genel teoriler ile bayağı hafifliklerin korkunç bir karışımı saçma ve biçimsiz hegelci boşinan .. "günlük alış-veriş modeline göre kurulmuş eciş-bücüş bir yapı"dır. Fourier ise. Ve kim ki bundan kuşkuya düşerse. bunlann hiçbiri "adam" sayılmaz. yaşam ve dünya görüşünde iç kılıksızlık. bay Dühring. sosyalistier. alelade . Hegel. Babeuf ve bir kaç 1871 komüncüsü dışında.. Yahudi kahramanımız . yalnızca Lassalle ve Marks üzerine söylediklerini not edeceğiz. sosyalizm tarihinin bütün bu önemli dönemini dört sözcükte ... düpedüz yıldırımla vurulmuşa döndürüyor. saint [azız}. Louis Blanc -hepsinin en önemsizi olan Louis Blanc. "hegelci bir jargon" konuşuyor ve "biçimdeki bilimdışı tarzı" ve "kabalıkları" ile "hegelci vebayı" yayıyordu..Önce filozoflar üzerine dediklerini dinleyelim: "Her türlü yüksek ahlak duygusundan yoksun Leibniz . olanaklı bütün saray filozoflarının en iyisi". insanlığa karşı yönelmiş bir kabalık eseridir. Daha çok ümarhanelerde bulunması beklenen düşünceler . bilgisiz bir doğa felsefeciliğinin korkunç karikatürleri .. ama ondan sonra herşey altüst olmuş. Kant henüz biraz hoşgörü görüyor. sosyalist bile değildir..... Bilginlerin payına da daha iyisi düşmüyor...]" Ütopyacılan." [sayfa 77] Bay Dühring'in daha sonraki sosyalistier üzerindeki yargılan arasından. "[Lassalle]: Her şeyde kusur arama bilgiç zevkiyle birleşmiş vulgarizasyon denemeleri . büyük bir zeka ile... o zaman gelsin "en yakın artçıların (epigonlann).. . bay Dühring'in sabnnı taşınr. taşkın skolastik... enfant [çocuk] diye nitelendirdikten sonra (ekleyecek yalnızca bir şey kalıyor: Owen. izlenmeyecek örnek ... hepsi de toptan yoksul günahkârlardır ve bay Dühring'den önce (ya da sonra) sahip olabildikleri ünün adamakıllı atandadırlar. gene de kollanmaktadır. onun phalanstere'inin* ussal sosyalizm ile hiçbir ilişkisi yoktur. fou [deli].. [sayfa 76] Ve yalnızca doğruluk ve bilimsel kavrayış bakımından değil. tersine.. özellikle bir Fichte ve bir Schelling'in düzeni bozulmuş imgelemeleri ve boş olduğu denli de budalaca çılgınlıkları. doğuştan anlayış darlığı .

dünya ve yaşam bilincinin en yüksek biçiminin gelişmesidir ve anlam genişlemesi yoluyla.. yani salt teorik açıdan. Bundan ötürü bizi. Demek ki ona göre önemli olan şey ilkelerdir. ama bizim için bilinmez ve anlaşılmaz olan dünya için de geçerlidirler. kendiliğinden ve kendisi için. olsa olsa modern bir sekter skolastik dalının etkilerinin belirtileri olarak gösterilebilirler . Yalnızca. eğer gerçekten öyle ise. Bunun sonucu. Bu yanılmazlık konusunda. düşünce ve anlatımın biçimsiz karakteri. bütün bilgi ve bütün istek ilkelerini kapsar.. bay Dühring'e göre."[Marks]: Kavrayış darlığı. şeylerin genel yapılışı da temel biçim ve temel öğelere indirgenebilir.. tüm varlık için geçerli.. Buraya değin ve hemen sözcüğü sözcüğüne. bu ilkeleri nereden alır? Kendinden mi? Hayır. akıllı geçinen oyun ve kırıtkanlıklar . ** Fou = deli.. yalnız bilinen ve dolaysız olarak anlaşılabilir şeyler için değil. bu ilkelerin uygulandıkları nesnel alanlar gelir. Bu sıralama aynı zamanda bir iç mantıksal düzen içerir... Ama düşünce. çünkü bütün bunlar henüz bay Dühring' in gül bahçesinden geçerken toplanmış küçük bir buketten başka bir şey değil. Ve başka. içine gireceğimiz budalalar kategorisini bile seçmekten alıkoyan korku yüzünden. çünkü ilk olarak. konumuz [sosyalizmin eleştirel tarihi] bakımından sürekli bir anlamdan yoksundurlar. bu figürlerin ilkeleri zorunlu bir biçimde felsefenin konusu olur.. felsefenin açıkça söylemek gerekirse yalnızca iki konusu vardır: Doğa ve insan dünyası.. ve başka.. gelmiş geçmiş bütün çağların en güçlü dahisi için en derin saygılanmızı sunanz .. küçük ve yaralayıcı davranış . bağımlılıklarının aşama sırasına göre. derin bilgi anlaşılmazlıkları... -ç. dolayısıyla doğa ve insanın uyması gereken. ÖNSELCİLİK FELSEFE. düşünceden türeyen kesin ilkeler..bu sevimli sövgülerin de son çözümlemede kesin doğruluklardan olup olmadıklannı bilmek değil. çalışmaları ve ürünleri. gerçekte tarihsel ve mantıksal hayalgücünün soysuz ürünlerinden başka birşey olmayan düzeni bozulmuş kavramlar .. bilgi ve isteğin çokluğunu meydana getiren yalın. geniş üretim birliği. ya da şimdiye değin yalın varsayılan yapıcı parçalardır. doğaya ve insan dünyasına uygulanması. sonra. çünkü bay Dühring 43 Anti-Dühring .. ingilizleştirilmiş boşluk * Fourier'nin toplumsal sisteminde. Friedrich Engels 39 Anti-Dühring .. Demek ki felsefi ilkeler.. Herhangi bir bilgi. bay Dühring'i yaralayıcı ve saygısız herhangi bir şey bulmaktan alıkoymaları gereken. Bir kez edinildikten sonra. konuşan bay Dühring'dir. dış dünyadan değil. aldatıcı anlatım . kesin ilkeler. kendini insan bilinci önüne koyar koymaz. bir yandan bay Dühring'in "sakınımlı ve sözcüğün gerçek anlamıyla alçakgönüllü dilin incelmiş karakteri" [sayfa 78] dediği şeyden bir ömek vermeyi ve öte yandan da öncellerinin değersizliğinin bay Dühring'in gözünde kendi öz yanılmazlığından daha az kesin olmadığını saptamayı kendimize görev bildik.. insan öğretisi. şimdilik.... kişisel kendini beğenmişlik. Bireşim ve sınıflama yetilerinin güçsüzlüğü . Kuşkusuz konumuz. -ç.[sayfa79] 40 Friedrich Engels Anti-Dühring BİRİNCİ KISIM FELSEFE ÜÇÜNCÜ BÖLÜM SINIFLAMA.. Cisimlerin kimyasal bileşimi gibi. bu son öğeler ya da ilkeler. bilimlerin doğa ve insan yaşamının türdeş bir açıklama sistemini kurmak için gereksinme duydukları son tümleci [sayfa 83] oluştururlar. doğa ilkeleri öğretisi ve son olarak.. aldatmaca. entelektüel akımların genel tarihi bakımından... dilin bayağı gidişi. Bu ilkeler.. Tüm varlığın Friedrich Engels temel biçimleri dışında. -eğer biraz terbiyesi olsaydı. saygısız . şimdilik bunlann "köktenci" derinlikleri üzerine herhangi bir kuşku belirtmekten adamakıllı sakınacağız. felsefe ve bilimde geri kafa". bir eğilim ya da bir varoluş biçimleri grubu dizisi. konumuz tamamen kendiliğinden bir biçimde üç grup halinde düzenlenir: Genel evren şeması.

bu biçimleri hiçbir zaman kendinden değil. Hegel'in artçısı durumuna getiren bir ideoloji içine düşürecektir. Varlığın. Sorunun tek materyalist anlayışı budur ve bay Dühring'in bunun karşısına çıkardığı anlayış. yanlıştır da). Hegel. Hegel'in Ansiklopedi'sini. doğa ve insan dünyası ilkelere uymaz..ama bütün bilinçli ve düşünen göksel cisimlerin varlıkları adına da düşünür.tıpkı. düşünce yasaları ile doğa yasalarının birbirlerine bu derece uymalarını son derece tuhaf bulmak zorunda kalınır. bu şema ya da mantıksal kategorilerin doğaya uygulanmasını: doğa felsefesini ve son olarak.kendisi söyler: Arı düşünce alanı mantıksal şemalar ve matematik yapılarla sınırlanır (bu son olumlama. Ama böylece. doğa ürünleri olan insan beyni ürünlerinin. kendisini üzerinde tanıdığımız tek gerçek temelden. bizi "tamamen kendiliğinden bir biçimde". -Ed. bir gerçek. bu düzenin. Böyle bir ideolojik temel üzerinde materyalist bir öğreti kurulamayacağı kendiliğinden anlaşılır. "Düşünce". tüm ilişki tersine döner: İlkeler. bay Dühring'i öbür göksel cisimler üzerinde selamlamak olanağını sık sık bulacağız. Doğanın bir ilk karşıtı olarak.. ama tastamam ancak dış dünyadan çıkartıp türetebilir. bunlardan soyutlanırlar. Önce bay Dühring'de evrenin genel şemasının bilgisini görüyoruz. verilmiş bir şey. başa gelen şey. idealisttir. Buna göre Dühring dizisinin "iç mantık düzeni". hegelci okulun Berlin'deki gezginci yahu44 Friedrich Engels Anti-Dühring dişi profesör Michelet'nin gözlerini yaşartacak kadar etkileyen bir bağlılıkla alındığı Hegel'in^ns/^/operf/'sine götürüyor. "bilinç ve düşüncenin egemen geçerliklerini ve mutlak doğruluk savlarını. -Ed. Gerçekten. Mantıksal şemalar. Bu. s. Doğarım Diyalektiği. ** Bkz: "Gerçek Dünyada Matematik Sonsuzluğun İlkörnekleri Üzerine". Ayrıca biz de. insan dünyasına uygulanmasını görüyoruz: Hegel. yalnızca insanlık adına değil -ki bu da o denli kötü bir şey olmazdı. bütün saçmalayan kuruntulan ile birlikte. çevresi içinde ve çevresi ile birlikte gelişen bir ürününden başka bir şey olmadığı görülür. birHegel gibi. şemalardan. dünyadan önce nerede olduğu bilinmeyen ve düşünülemeyecek bir zamandan beri varolan plan ya da kategorilerden hareket ederek kurar . Bay Dühring'in birçok kez * Engels profesör Michelet'yi. Düşünce ile Varlığın. ** Ama bay Dühring sorunu böylesine yalın bir biçimde incelemeyi kendine yediremezdi. sonucudur. 291-298. O. böylece düşünceyi. . Sol Yayınları. Sonra her ikisinde de. buna Tin Felsefesi diyor. bir başka gök cisminin üzerinde iki kere ikinin beş ettiğinden kuşkuya düşülecek kadar ileri gidilmesini [sayfa 85] önlemek için bay Dühring. tamamen doğalcı bir anlamda alındığı zaman. bay Dühring'in son çözümlemede kesin doğruları ile karşılaştıralım. bunlann insan beyninin ürünü oldukları ve insanın da doğanın. ilerde göreceğimiz gibi. Ondan sonra. Ama eğer daha sonra düşünce ile bilincin ne oldukları ve nereden geldikleri sorulursa. yalnızca düşünce biçimleri ile ilgilidir. düşünceyi "insanal" olarak nitelemekten sakınacak. doğanın bütünü ile çelişki durumunda değil. onlara insanal sıfatını uygulayarak dıştalamak ya da yalnızca kuşku konusu yapmak. araştırmanın çıkış noktası değil. ilkeler ancak doğa ve tarihe uydukları ölçüde doğrudur. yalnızca dış dünya biçimleridir ve düşünce. çalışmalarında Hegel'in düşüncesini ilerletmeksizin olduğu gibi almaktan başka bir şey yapmadığı için. "hegelci okulun gezginci yahudisi" olarak adlandırıyor. bilinç ve düşüncenin temel biçimlerini değerden düşürmek" olurdu. Bunun sonucu. yani insandan ve doğadan ayıracak ve kabaca ve dönüşsüz bir biçimde. Ankara 1991. doğal olarak. son çözümlemede. bundan da. buna [sayfa 84] Mantık diyor. ayrıca. uygunluk durumunda bulundukları sonucu çıkar. Bilinç ile Doğanın. Bu anlayış sorunu tamamen başaşağı koyar ve gerçek dünyayı fikirden. oysa burada sözkonusu olan yalnızca Varlık.* İşte "Bilinç". bay Dühring'i "epigon". doğaya ve insanlann tarihine uygulanmazlar.

yalnızca beyin aracıyla gerçek dünyadan. örneğin çözümlerini sonsuz bir dizi ya da sürekli bir kesir içinde bulan o matematik problemleri gibi. hem kendi öz nitelikleri ve hem de evren sisteminin niteliği nedeniyle. Gerçekten. bilimi her yerde. bu. evrenin ve insanın niteliğine dayanmaz. Daha önce onun olanaklı bütün göksel cisimler üzerinde. benim [sayfa 87] ya da başka bireylerin kişisel deneyiminden. eğer biz. Ama an matematikte. içinde yaşadığımız dünya sisteminin doğru bir imgesi. bütün bilimlerin tüm kanıtlanmış olgulan ve hatta genel olarak bütün olgular için böyledir. insanlar. anlık (müdrike) "kendi başına özgürce yarattığı ve tasarladığı şeyle" uğraşır. tam bir anlamsızlık olurdu. An matematiğin her bireyin özel deneyiminden bağımsız olarak geçerli olması kuşkusuz doğrudur ve bu. bu da bir saçmalık. bizim gerçekçi filozofumuzun. ve tıpkı. Eğer. her yerde hazır ve nazır olduğunu görmüştük. Tanrı denilen şeyi varsaydığını göreceğiz. bay Dühring'in bile kişisel deneyiminden bağımsız olarak geçerli olgulardır. bütün gerçekliğin temelini. Bununla birlikte. bütün bu olgular. bizim için her zaman olduğu gibi bir olanaksızlık olarak kalır. bilimin son sonuçlarını çözmüş. Ama bu ilişkilerin eksiksiz ve uygun bir kavrayışı. Şimdi her şeyi bilir olduğunu da görüyoruz. dünya sisteminin düşüncedeki her yansıması. Eğer felsefeye felsefe olarak artık bir gereksinme yoksa. dünya ve dünyada olup biten şeyler üzerine olumlu bilgilere gereksinme duyanz ve bundan çıkan şey de. bütün entelektüel gelişmenin başlıca kaldıracıdır da. yani dış dünyanın bize sunduğu deneylerden yarar-lanmaksızın ve onları beyninden çıkararak imal edebileceğini düşünür. insan bilgi alanının sınırlarına varmış ve toplumun bu sistemle uyum içinde örgütlendiği andan [sayfa 86] başlayarak gelecekteki tarihsel gelişme askıya alınmış olduğu anlamına gelirdi ki. kendi düşünce biçiminin. onun geleceğini duvarla çevirmiştir. Bay Dühring'in felsefesinin temelini oluşturan şey. yalnızca iki etkenin. hiçbir sisteme. nesnel olarak tarihsel durum ve öznel olarak düşünce sahibinin fizik ve ruhsal 46 Friedrich Engels Anti-Dühring niteliği nedeniyle sınırlıdır ve sınırlı kalır. bu sistematik ilişkileri göstermeye iteler. artık. zihinsel ve tarihsel olduğu denli fizik evren ilişkilerinin de böyle inandıncı ve kesin bir sistemi gerçekleşmiş olsaydı. dünyanın öznel olarak sınırlı bir tasarımının bütün kararsızlığını dıştalayan bir nitelikte olduğunu önceden bildirir. Hegel'in ölmüş ve bay Dühring'in yaşamakta olduğu olgusu. pozitif bilimdir.Friedrich Engels 45 Anti-Dühring doğada bilinçli bir eylem biçimini. yani herkesin anlayacağı dille. bu genel evren şemasının. Doğal olayların tümünün sistematik ilişkiler tarafından birbirine bağlandığı fikri. anlığın yalnızca kendi öz yaratılan ve düşünceleriyle . bu sorunu tamamen çözmeye hiçbir zaman yetenekli olmamak. suyun hidrojen ve oksijenden bileşmesi olgusu. O. Varlığın ilkelerini onun kendisinden çıkarırsak. Manyetik kutuplar. evren şemasını beyinden değil de. gerçek dünya dışında düşünce dünyasına aktarmasının başka nedenleri de var. şu çelişki ile karşı karşıya bulunuyor: Bir yandan. felsefe değil. insan evriminin herhangi bir döneminde. hatta içi rahat olanların uykusuna daldığı andan başlayarak. Varlığın bu kesin ilkelerinin bilimidir. bunun için felsefeye değil. Ne var ki. Bu durumda bay Dühring'in tüm kitabı boşuna çabadan başka bir şey olmaz! Daha ileri gidelim. bay Dühring bütün arı matematiği de. tekil içinde olduğu gibi bütün içinde de. Ama bu çelişki. her gün ve ara vermeden insanlığın sonsuz ilerleyici evrimi içinde çözümlenir. sayı ve biçim kavramları "onun yeterli konusu ve öz yaratısı"dır ve böylece matematik "özel deneyim ve dünyanın gerçek içeriğinden bağımsız bir değere" sahiptir. Ama bay Dühring. Varlığın temel biçimleri gibi. hatta doğal bir felsefe sistemine de gereksinme yoktur. tüm ilişkileri içinde evren sistemi üzerine eksiksiz bir bilgi edinmek ve öte yandan. Arı matematikte. a priori. Demek ki.

uğraştığı hiç de doğru değildir. Bütün. şu anlamda ki "parça" sözcüğü. arı matematik. deneyimin hiçbir katkısı olmaksızın. insanlann gereksinmelerinden. "arı manüğın kendine göre. Friedrich Engels Doğrusu şudur ki. sözü geçen belit bizi bir adım bile ileri götürmez. tıpkı öyle. fr'ler. matematiğin mantıktan alma zorunda bulunduğu zihinsel içeriğin son derece değersiz dışavurumlarıdırlar. her şey olabilir. kalınlığı ve genişliği olmayan çizgiler. özerk bir şey gibi. bu. zamanın [sayfa 88] hesaplanmasından ve mekanikten çıkmıştır. parçadan daha büyüktür. nesne olarak. Bu önerme. Saymak için. kanıta elverişli olmayan ve buna gereksinmesi de bulunmayan" matematik belitlerden (aksiyomlardan) çıkarabileceğine ve sonra onu dünyaya uygulayabileceğine inanıyorsa. belirli bir ölçüde tanıtlanabilir de. bu biçim ve bu ilişkileri kendi anlıkları içinde inceleyebilmek için onları içeriklerinden büsbütün ayırmak. matematik büyüklükler birbirinden çıksalar bile. sayıları dışındaki bütün öbür niteliklerden soyutlayarak gözönüne alabilme yetisi de gereklidir. Biçim kavramına varmadan önce biçimleri olan şeylerin varolması ve biçimlerinin karşılaştınlması gerekmiştir. belli bir gelişme derecesinde. yalnızca anlığın özgür bir yaratısı olamaz. birçoğu bir bütün meydana getiren bir şeydir. 48 Friedrich Engels Anti-Dühring 47 Anti-Dühring Matematik belitler. çünkü nicel "parça" fikri önceden belirli bir biçimde "bütün" fikri ile ilgilidir. İnsanlann saymayı. bir dikdörtgeni kenarlarından biri yöresinde döndürülmesinden çıkarma fikrine varacak denli ileri gitmeden önce.ve insanların dünyası. a'lar. dışardan gelen ve dünyanın kendisini uydurması gereken yasalar gibi. x'ler. tam bir gereksiz yinelemedir. [sayfa 89] yinelemenin değersizliğinin. yerölçümü ve kaplann hacmini ölçmekten. görünüşte. sayı ve biçim kavranılan. bir dizi gerçek dikdörtgen ve silindiri incelemiş olmak gerekir. 1850 yılının Manteuffel Prusyalılarından bileşmez . Bütün öbür bilimler gibi matematik de. dünyanın nicel ilişkilerini. birçok parçadan meydana gelen bir şeydir. Bay Dühring nasıl ki tüm arı matematiği. uzaysal biçimler ve gerçek. yani çok somut bir konuyu alır. Bu belitler ikiye indirgenebilir: 1. felsefe belitlerini beyninden. yani sanal büyüklüklere varılır. An matematik. sayılacak şeylerin varlığı yetmez. -Ed. gerçek dünyadan başka hiçbir yerden gelmemiştir. içeriğin değersizliğini daha da ortaya çıkardığı bir formül aracıyla. deneyim üzerine kurulu uzun bir tarihsel gelişmenin sonucudur. yalnızca ussal bağlantılarını tanıtlar. dünyadan çıkarılmış ve onu bileştiren biçimlerin bir parçasından başka bir şey olmamasına karşın. bütün bilginin yalın öğelerini. bu gereksiz yineleme: bir bütün.onun uygulanabilir olmasının ek nedeni de. boyutsuz noktalar. önce Varlığın temel biçimlerini. onlann a priori kökenlerini değil. öyleyse parça bütünden daha küçüktür diyerek. . onun dış dünyada yer alan kökenini ancak üstünkörü bir örtüyle gizleyebilir. bu içeriği önemsiz olarak bir köşeye bırakmak gerekir. Toplumda ve devlette işler böyle olmuştur. ayrıca bu şeyleri. kendi başına.* Ne yazık ki doğa. biçimleri ne denli kusurlu olursa olsun. y'ler. Hatta. gerçek dünyadan soyutlama aracıyla çıkarılmış bulunan yasalar. bir parça. nicel "bütün"ün birçok nicel "parça"dan meydana geldiğini içerir. dış dünyadan alınmış ve arı düşünce ürünü olarak benden fışkırmamıştır. * Friedrich VVilhelm IV'ün 5 Aralık 1848'de uyruklarına bir anayasa ihsan etmesine anıştırma. yani ilk aritmetik işlemi yapmayı öğrendiği on parmak. tüm felsefe ya da evren şemasını da bundan çıkarabileceğini ve doğaya ve insanlar dünyasına bu kendi anayasasını ihsan lütfunda bulunabileceğini düşünüyor. Tıpkı sayı kavramı gibi biçim kavramı da.ve bu yeti. işte budur. Ama bütün düşünce alanlarında olduğu gibi. gerçek dünyanın karşısına çıkarlar. ancak çok küçük bir bölümü bakımından o türlü Prusyalılardan bileşir. Hatta. Bir silindir biçimini. Bunu açıkça saptayarak. gerçek dünyadan ayrılır. sonradan. . değişmezler ve değişkenler işte böyle elde edilir ve ancak sonunda anlığın özgür yaratı ve düşüncelerine. acuna (evrene) işte böyle uygulanmıştır . Bu konunun son derece soyut bir biçim altında görünmesi.

anlığın kendi öz yaratı ve düşünceleriyle uğraşması biçiminde. küpler. Tüm düşüncenin özü.. yüzeyler. öyleyse. başka alanda olsun. esrime işinde şakıdıktan sonra. okkalı bir ideolojik bönlük gerekir. işte bu.... Ama o kadar uzağa gitmeye ne gerek var? Bay Dühring. doğduğunu söyleyen matematikçilere inanmak için. "Her şeyi kapsayan varlık. yani daha geniş bir bütünün bir parçası ya da bir öğesi durumuna düşürmek anlamına gelir. Bireşimin birlik noktası aracıyladır ki bölünmez dünya kavramı doğmuş ve evren (sözcüğün -univers. Dühring'in Carsus der Philoso-phie adlı yapıtı ile ilgilidir. açılar.bir belit oluşturursa. hangisine inanalım? [sayfa 91] 50 Friedrich Engels Anti-Dühring 49 Anti-Dühring DÖRDÜNCÜ BÖLÜM EVREN ŞEMASI "HER ŞEYİ kapsayan varlık." Bu. zaman. [ama] matematik şemaların deneyden kopuk ve [sayfa 90] gene de yeterli bir biçimde belirginleştirilmeye yatkın şeyler oldukları kolayca unutulur." İlkin burada uygulanmış olan yöntem.. kaçınabilen hiçbir şey de yoktur. * mantığın doğruluğunu güvence altına aldığı. Çizgiler. onu olmadığı bir şey. 42." Buraya değin konuşan.. yalın temel biçimleri üzerinde. bir çizginin yer değiştirmesinden. bilinç öğelerinin bir birlik durumunda bir araya gelmesidir. işte en . küreler. ve 43. . türleri ne olursa olsun. Peki ama. tamamen görgücül (empiriçue) bir şey oldukları. sayfalarda. doğa felsefesinde. Felsefi Bilimler Ansiklopedisi.. tamamen görgücül bir şeydir. corpus solidum. bu düşünce birliği içine girmesi gereken şeylerden hiçbiri.kendisi anlatıyor) kendisinde her şeyin bir birlik durumunda birleştiği bir şey olarak tanınmıştır. ilk yüzeyin. ilk cismin de bir yüzeyin yer değiştirmesinden vb. § 188. sanki yalın matematik. -Ed. hiçbir şey yoktur. Ve bu düşünce birliğinden. Ed.. tanıtlanmış olan bir tasımdır. ilkeleri sözkonusuymuş gibi.. Friedrich Engels sizliğini. kendinde ikilik barındıramaz. Ona bir ikinci varlığı eş koşmak. işin içine gerçek ilişkileri. belitsel (axiomatique) biçimde çözümlenmeli. hiçbir yere götürmezler. büyüklük. an matematik dış dünyadan alınmış. ne üstünde." Eğer bir gereksiz yineleme (tautologie) -öznede daha önce anlatılmış bulunan şeyin yüklemde gene yinelenmesi. E. ayrı ayrı bir üçüncü büyüklüğe eşitseler. sonra ayrılmış. ama hiçbir zaman onun gerçeklikten çıkarılmadığını tanıtlamaz. ne yanında. hepsi de gerçeklikten alınmış fikirlerdir ve ilk çizginin. Bu önerme. gerçek cisimlerden alınmış uzamsal ilişki ve biçimleri sokmak zorundayız. bir noktanın uzayda yer değiştirmesinden. Matematik yöntem: [sayfa 92] Friedrich Engels 51 Anti-Dühring "Her sorun.2. Hegel'in de göstermiş olduğu gibi. matematikte olsun. vb. her türlü soyutlama için azçok doğrudur. yani Latincede elle tutulur bir katılık olarak adlandırılır. İlerlemek için. kati gerçeklikten alınmış bir ad taşır. çokgenler. Eşitiik ve eşitsizlik üzerine öbür belitier. Düşüncemizi kendi birliği içinde bir çerçeve gibi kullandığımız her an.** arı matematiğin deneyim dünyasından bağım- * Hegel. mutlak büyüklüklerin. ** Anti-Dühring'in tüm birinci kısım göndermeleri. Eğer iki büyüklük. tektir. öyleyse arı matematiğin dışında da olsa. Bu yavan önermeler. tektir... bay Dühring. uzay ve geometrik hareket) yalnızca biçimleri bakımından ideal oldukları. Bu varlık kendi kendine yettiğinden. 63. Evren şemasında. bunlar kendi aralarında birbirlerine de eşittirler... demek ki hiç de anlığın özgür düşün-ce-sinden değil. cisim. bu tasımın mantıksal genişletilmelerinden başka bir şey değildir. arı matematik arı düşünceden fışkırmıştı. Üç boyutiu bir matematik biçim. Buna karşı dil bile başkaldınr. sayfada şöyle der: "Gerçekten bu matematik öğelerin (sayı. önselliğini..

Varlığın birliği. an durumu içinde şöyle bir gidiş izliyor: Varlıkla başlıyorum. Austerlitz ve Jena. Ve böylece. gerçek dünya da bölünmez bir birliktir. bir başka deyişle. Şöyle: Eğer Tanrıyı düşünüyorsak. düşüncede bir Varlık. sistem doğurucu. Tin-selciler ona. İşin en gülünç yanı bay Dühring'in. ruhun ölmezliği ile birlikte ortadan kaldırmış. Çözümleme [sayfa 93] olmadan bireşim de olmaz. Varlığın her şeyi kapsadığını söylüyor ve yüklemde. yani Tanrı olarak. artık öteki dünya için yer yoktu". Oysa. bay Dühring'e sevdiği öteki gökcisimleri üzerinde eşlik edecek ve ona. Varlık. "öteki dünya" yoktur. Bay Dühring. Ama bay Dühring bize yukardaki çetrefil dili sunacak yerde bu denli açık bir dil kullanmış olsaydı. işte bu tam da bir Hegel'in.iyilerinden biri. cehennem ve arafı. bununla bize kendi alçakgönüllü görüşünü bildirmekten başka bir şey yapmış olmuyor. Varlığın tekliğini (unicite). türdeş öğelerin bir birlik durumunda birleşmesi olduğu denli bilinç nesnelerinin kendi öğelerine ayrılmasıdır da. yok etmiş bulunuyoruz. yanlışlık yapmaksızın. Düşüncenin herhangi bir ürününün gerçekliğini. kendinde ve kendi için. dünya kavramı da bölünmez olarak düşünülür ve düşünülmüş varlık. bir düşünce birliği durumuna geliyor. Eğer bir kundura fırçasını bir memeli hayvan birliği içine sokarsam. bir olarak. Sadovâ ve Sedan'ı tamamen gölgede bırakan bir sefer. birliğiyle birlikte onun yöresinde bir çerçeve gibi genişletmemiz üzerine tek Varlık. çünkü her düşüncenin özü. Ama . Varlık düşüncesi birdir. Her düşüncenin özü bir birlik durumunda bireşime dayandığından. İkinci olarak. onu tüm yetkinliklerin toplamı olarak düşünüyoruz. Düşüncemizi. özgül olarak dünyasal görüş açımız bakımından sözkonusudur. bütün öteki dünyayı. Öznede bay Dühring bize. eğer bay Dühring Varlığı. İlkin düşünce. gerçek Varlık. varlık fikrinin birlik olarak töreliliği (meşruiyeti). Varlık gerçeklikte de birdir. Ne kocaman "sistem doğurucu fikir!" Gerçekten. bilinç öğelerinin bir birlik durumunda bireşimine dayanır. dünya kavramı bir olduğuna göre. bir kez birinci belit harekete getirildikten sonra. Ve tinselciler. yalnızca bizim ilk günah durumundaki. düşüncemizin birliği gereğince. Öyleyse. Varlığın tümü birdir. gözü yılmaksızın. hatta bütün tanıtlaması doğru olsaydı bile. örneğin ikilik (dualite) olarak değil de. Varlığı düşünüyorum. Bu son önerme düpedüz yanlıştır. 52 Friedrich Engels Anti-Dühring bundan ötürü onun memeleri çıkmaz. Varlığın tekliğinden (unicite) birliğine (ünite) nasıl geçiyoruz? Onu kafamızda tasarlamamız yeter. hesabını görmüş. düşünce ile Varlık uyuşmalıdırlar. en saçma sayıklamalarından biriydi. en çok bir sayfada. "zeka bir kez Varlığı türdeş evrenselliği içinde kavramayı öğrendikten sonra. tanıtlanması gereken şeyin ta kendisidir. ancak içlerinde ya da gerçek prototipleri içinde bir birliğin daha önce varolmuş bulunduğu bilinç öğelerini bir araya getirebilir. Bay Dühring'in düşüncesi. öyleyse hiçbir şeyin onun dışında olmadığını ileri sürüyor. tin-selcilerden (spiritualistes) bir kanş toprak kazanmış olmazdı. dolayısıyla bu dünya ile öteki dünya arasında karşıtlık bulunmayan ve dünyanın birliğinin bir inanç konutu (postulat) olduğu bir ya da birçok gökcisimleri göstereceklerdir. birbirlerine uygun düşerler. "örtüşürler". Öyleyse. Öyleyse. Tanrının yokluğunu Varlık kavramından hareketle tanıtlamak için. Birkaç tümcede.. Varlığın birliği (ünite) durumuna dönüştürmüş. cennet. birlik olarak düşündüğü güvencesini veriyorsa. kısaca şu yanıtı verirler: Dünya bizim için de birdir. düşünüldüğü andan başlayarak. Tanrıyı. bütün ideoloji açıkça ortaya çıkardı. göksel lejyonları. Altı satır geçmeden bay Dühring. İşte. düşünce ile varlığın özdeşliği aracıyla tanıtlamaya kalkışmak. düşünce. bu dünya ve öteki dünya biçimindeki bölünüş. üzerinde ilk günahın işlenmediği.. Tannnın [sayfa 94] varlığı ontolojik (varlıkbilimsel) kanıtını kullanmasıdır.

Tannnın yetkinlikleri arasında varlığı da saymalıyız. işte bu Varlık-hiçlikten başlayarak gelişir ve ancak bunu kavradıktan sonradır ki bu sürekli değişiklik altında da olsa "kendi kendisiyle özdeş. Bir bir kavramı içinde toplanmış olan şey. bunlara yalnızca ortaklaşa olan ve olmayan başka özellikler verememekle kalmaz. Öyleyse Tanrının varolması gerek. "cins ile türün. Öyleyse şimdi değişmezliği olduğu denli değişmeyi. kendi kavramına uygun düşmezdi. düzensizlikleri ve saçmasapan kuruntuları ile karşılaştıralım. kimilerinin öteki dünyadan olmasından ileri gelip gelmediğini bilmeye gelince. Şimdi "evrensel işlem şemalarının bu kesin ayrıştırması" ve onun "gerçekten eleştirici bakış açısı"nı. ama felsefe ve doğa biliminin uzun ve sıkıntılı bir geliştirilmesiyle tanıtlanır.tüm yetkinliklerin toplamı içinde. herşeyden önce varlık var. Varlığın hiçlik olduğu ortaya çıkar. öyleyse gerçekte düşünce hiçliğinin bir karşılığı. ayrıca bütün bu özgürlükleri geçici olarak kurgudan dıştalar. varolduklarından başka bir anlama gelemez. Öyleyse. kendileri olmadıkça şeylerin yapısının kavranamayacağı en yalın ayırdetme araçları olduklarını" görüyoruz. farklılaşmış. Varlık. sözkonusu edilen bütün nesnelerin. kendi kendine benzer o an varlık" değildir. onu bir kavramı olarak düşünürüz. bir olması gerek. Dünyanın gerçek birliği. daha dolu bir biçimi olan oluşa geçilir . kimilerinin cansız. Eğer Varlıktan ve yalnızca Varlıktan söz ediyorsak birlik.. çevrenimizin bittiği noktadan sonra açık bir sorundur. yani nitelikten niceliğe geçiyoruz ve nicelik her zaman "ölçülebilir" bir şeydir. Öyleyse Tanrı yoktur. vb. zorunlu olarak yetkinlikten uzaktır. "bütün özel belirlenimlerinden vazgeçmesi gereken ve gerçekte. Ne var ki az sonra. kimilerinin canlı. Eğer varlık bir olmasaydı. Çünkü. kısacası. evrensel Varlık kavramı"nı "tutacak" duruma geliriz. başka hiçbir şeyde değil. bir evrim. içinde hiçbir tür farkının artık yer bulmadığı türdeşlik kavramı olarak.ve bu farklılıkların kimilerinin ak. çünkü varlıksız bir varlık. dünyanın birliği Varlığına dayanmaz. düşünce hiçliği ya da düşünce yokluğunun karşılığından başka bir şey simgelemeyen. birliğin koşulu da olsa. maddeselliğine dayanır ve bu maddesel-lik birkaç hokkabaz çığırtkanlığıyla değil. bay Dühring'de olduğu gibi. devam ediyoruz: "cinslerin karşısına. bir'dir. ÖyFriedrich Engels 53 Anti-Dühring leyse. bu nesnelerin farklılıkları kendilerini bize göstermeye başlarlar . çünkü o bir olmadan önce uarolmalıdır.. Bu noktaya gelince de. bay Dühring'in dünyanın gene de her türlü iç ayrımdan. nitelik ayırdetme araçlarıdır. Bu nesneler..tastamam bay .Bay Dühring. Dünyanın varlığı. Varlığı olduğu denli Oluşu da kapsayan yüksek aşamada bir Varlık kavramına sahip bulunuyoruz. Okumamıza devam edelim. Görürüz ki Hegel'in Mantık'ı Varlık ile başlar bay Dühring'de olduğu gibi. işte tastamam bu ince düşüncelere dalar: Varlığı düşündüğümüz zaman. her tür hareket ve değişiklikten yoksun. büyüklük kavramı çıkar". Dünyanın güncel. bunlar üzerinde tartıştıktan sonra. 54 Friedrich Engels Anti-Dühring ya da genel bir deyişle evrensel ile özelin. hepsinde ortak öznitelik olarak yalnızca varlığın bulunduğu olgusundan yola çıkarak bunu kararlaştıranlayız. . bir Hegel'in kabalıkları. bir oluş simgeleyen durumu. dolayısıyla gerçek bir hiçlikten başka bir şey olmayan bir Varlıkla başladığını göreceğiz. Bay Dühring'in bize sözünü [sayfa 95] ettiği Varlık. kimilerinin bu dünyadan. bu varlık-hiçlikten. değişen. Ama bunlar. bütün bu nesnelerde Varlığın ortak öznitelik (attribut) olduğu yalın temel gerçeğinden bir milimetre bile uzaklaşır uzaklaşmaz. bu Varlığın birliği içinde bir araya gelmişlerdir ve bunların hepsinin varoldukları biçimindeki genel önerme. sonucu varoluş yani Varlığın daha yüksek. kimilerinin kara.

. köktenci derinlikleriyle birlikte. Varlığın manüksal nitelikleri olarak çevirir. Hegel'in Mantık'mdan ithal edilmişlerdir. örneğin kaynama ve donma noktasının. buldu! Ve bütün Varlık bilgisi ilkelerini öncellerinin en çok karaçal-dığından aşırmakla yetinmeyen bay Dühring. karşıtlıklar içinde toplanır. Buna karşılık bay Dühring. Bıkkınlık bizi bu "canavarlar"dan kurtardı. sonra nedenselliğe ya da neden-sonuç ilişkisine geçer ve işi zorunluluk ile tamamlar. uzay (mekan) ile zaman. Marx üzerine şöyle demek soğukkanlılığını da gösteFriedrich Engels nyor: "Onu [Marx'ı] örneğin niceliğin niteliğe döndüğü yolundaki karışık ve bulanık hegelci fikre sarılır görmek ne gülünç!" Kanşık ve bulanık fikir! Peki ama. Doğa felsefesi "o denli aşağıya düşmüştü ki karışık ve bilgisizliğe dayanan bir şiir karikatürü halini almış ve mutlak papazlığında madrabazlık eden ve halkı aldatan Schelling gibi fahişe filozof taslakları ve aynı soydan başka çapkınların işi olmuştu". Sonra nedenselliğe ve ondan da zorunluluğa geçer. birinci bölüm. Ve öylesine ki bütün bir bölümde Hegel'den alınmamış bir tek fikir dizisinin gölgesi bile görülmez ve işin sonunda her şey. ısıtılmış ya da soğutulmuş su için -normal basınç altında. "belitler tarafından kararlaştırılmış" olmamaları bir yana. Hegel. nitel bir sıçrama meydana getirdiği hegelci ölçü ilişkileri düğüm çizgisinin ta kendisi. hegelci Mantık kategorilerini.yeni bir topaklanma durumuna sıçrama sonucunu vermesi yani niceliğin niteliğe dönüştüğü düğüm noktalan olması gibi. kuşkusuz kafes içinde. bay Dühring? Bütün bu inciler. bay Dühring. Varoluş niteliğe. ama şimdiye değin yalnızca "kararsızlığa" yer açtı." İşte.Dühring'de olduğu gibi. bazı belirli düğüm noktalarında. yalnızca bir ve aynı niteliğin yalın bir derecesinden alabildiğine ayrıldığını ileri sürebileceğimiz . bula bula. yani hegelci kategorilerin şematizmi kafesinde felsefe yapüğını söylemek ister. Hegel'in öz {essence) öğretisi dediği şeyi bay Dühring.. burada fikir değiştiren kim. Bay Dühring de başka türlü yapmaz. ancak [sayfa 96] bütün nicel kerteliliğine karşın. nicelikten niteliğe sıçramalarla geçiş konusunda yukarda verilmiş bulunan örneği verdikten sonra.. düşüncenin belirlenimlerini örneğin. "ve kamuoyuna gelince. Burada.Varlıktan Öze.. bu konuya ilerde gene geleceğiz. bir başka fırsatta bize şöyle der: "Duyumsuzluk dünyasından duyum dünyasına. nitelik de niceliğe götürür . kuralın gerektirdiği gibi. çelişkiyi kökten yadsır. nitel bir sıçrama ile geçilir. öncellerinden hoşnut olmamak için yeniden her türlü nedene sahip. onun bakımından büyük bir şarlatanın gidişinin. değişmezlik ile değişme üzerine boş bir ince eleyip sık dokumaya indirgenir. yalnızca nicel bir artış ya da azalışın. Öyleyse. Varlık öğretisi. [sayfa 98] 55 Anti-Dühring 56 Friedrich Engels Anti-Dühring BEŞİNCİ BOLUM DOĞA FELSEFESİ UZAY VE ZAMAN DOĞA felsefesi'ne geliyoruz. bir Hegel'in "saçma düşlemlerini. Ve önemli hiçbir şeyin eksik kalmaması için. diyalektiğe geçer. gülünç olan kim.tıpkı bay Dühring'de olduğu gibi. olumlu ve olumsuz gibi iç [sayfa 97] karşıtlık ve çelişkilerini inceler. düpedüz dışardan. Burada bay Dühring. çoğu kez daha . hegelci geleneğe sıkı sıkıya uygun bir "tümdengelim" içinde ve çalıntıyı gizlemeye de pek öyle girişilmiş olmaksızın. Bizim irdelememiz de köklere değin gitmeye çalıştı ve Düh-ringvari temel şemalann kökleri olarak. her şeyden önce "güçlerin uyuşmazlığı" içinde. Ama bu nitelikler. bay Dühring kendinden: "Felsefemiz kafesten çıkmaz" diye söz ettiği zaman.

Gene Hegel ile tam bir uyum içinde (Ansiklopedi. bir tek temel biçimi var. bütün biçimlerinin de köklerini kendi kendine özdeş bir durum içinde bulması gerekir. olanakları oraya fikir olarak koyan anlığımız (müdrikemiz) tarafından keyfince bölünmüş olma yerine gerçek parçalardan bileşmiş olsaydı. birbiri arkasına sıralanan sonsuz bir nedenler dizisi aklın almayacağı bir şeydir. Gerçekten. - . Çünkü gerçeklikte bu birikimi.. durumlarından her birinde. düşüncemiz için durumların birikiminde karşıt bir yön düşünmek her ne denli önem-sizse de. her zaman eksiksiz bir belirlenebilirlik içerir ve sayılmış sayılmaz çelişkisinden kaçınmak isteniyorsa. düşüncesiz bir zihinsel üretimden başka bir şey değildir.sonsuzluk atfedilir. o zaman." Demek ki bu son neden tanıtlanmış oluyor. sayı dizisindeki rakamların sınırsız birikimidir. geri geri giderek ilerleyen sonsuzluk düşüncesi. en özgül zaman kavramı en genel Varlık fikri durumuna dönüşür." [sayfa ıooı Yalnızca gökcisimlerinin varolan niceliklerinin her an belirli bir sayıda olması gerekmekle kalmaz.. çelişkisiz olarak ezelden beri varolmuş olabilir. Zamanın gerçek ve kendinde farklı içeriğinde durum başkadır." Bilginler de "dünyayı kapsayan fikirler imparatorluğunda gezinti yapma isteğini" pek duymaz ve bundan ötürü teori [sayfa 99] Friedrich Engels 57 Anti-Dühring alanında "tutarsız düşüncesizlikler"den başka bir şey yapmazlar. arkasında sonsuz bir sayı dizisi bulunurdu. ama eğer kendinde zaman.küçük boyda ama işbilir bir ardıl için birincinin metaını hemen bir başka etiket altında sürme fırsatından başka bir şey olmadığı bilinir. her Varlık durumundan sonra bir başka durum dizilir ve sonsuzluk. sonsuz için bir ikinci yön düşünmek saçmadır. "Çelişkisiz düşünülecek bir sonsuzluğun en açık biçimi. dünyadaki bu neden-sonuç zincirinin bir gün bir başlangıcı olması gerektiğidir: "Sayılmış sayılmazı varsaymasından ötürü. Her gerçek bölünme durumu. Boş bir süre birikiminin ne anlama geldiği düşünülemez." Bu sonsuzluk anlayışından çıkartılacak ilk sonuç. Öyleyse. zamanın birbirinden ayırdedilebilir türdeki olgularla bu gerçek dolduruluşu ve bu alanın varlık biçimleri. bu işin başındadır. gerçekte ters yönde geçmek gerekeceği için. belirli bir sayı olması gerekmekle kalmaz. İkinci sonuç "belirli sayı yasasıdır: Bağımsız varlık ya da nesnelerin her gerçek cinsinde özdeşin birikimi. Varlığa -Hegel'in kötü sonsuzluk dediği. bu düşünce de dıştalanırdı. yalnızca dünyanın güneş çevresindeki dönüşlerinin şu andaki sayısının belirtilmesi her ne denli olanaksızsa da. Değişmesiz ve kendi kendine özdeşliği içinde ardarda geliş sırasında hiçbir farklılık göstermeyen bir durum düşünelim. Saymaya devam etme olanağını hiç tüketmeksizin. işte bu ayırdedilebilirliklerinden ötürü. bu durumların sınırsız çoğaltılmasına dayanır. . bunu içermesi gerekir. Ama bu da sayılmış bir sonsuz dizi gibi kabul edilmez bir çelişkiye düşmek olurdu ve buna göre. Bu durum. dünyada varolan en küçük bağımsız madde parçacıklarının toplam niceliğinin de her an belirli bir sayıda olması gerekir. atomsuz hiçbir bileşi58 Friedrich Engels Anti-Dühring min düşünülemeyeceğinin gerçek nedenidir. ancak belirli bir sayının oluşması olarak düşünülebilir. Buna hemen bir çare bulunması gerekmektedir ve çok şükür ki bay Dühring. sonra da bu sonsuzluk incelenir. doğrulukla düşünülmüş bu sonsuzluğun. ancak bir tek yönü ile birlikte. "evren şemalarTnın bazı yerlerini yeni baştan ele almamız gerekiyor. her sayıya bir birim daha ekleyebildiğimiz gibi. sayılabilir şeyler arasındadır. Dünyanın (acun. ayrıca tüm devirli doğal süreçlerin de bir başlangıcı olması ve doğanın birbirini izleyen bütün farklılıklarının. Bu son zorunluluk. Aynı nedenden ötürü. evren) zaman içinde yayılması ve uzay içinde sınırlanması üzerine bundan sonraki açıklamaları doğru değerlendirebilmek için. § 93).

Bay Dühring böyle konuşur ve bu bulguların önemi iyice vurgulanır. Öyleyse gerçek şeylerin sonsuz bir katışmacı (agregat). I. ikinci kesim. eğer karşıtı kabul edilirse dünya. her belirli anda geçmiş bir ezeliyet ve buna göre dünyadaki işlerin ardışıklık durumlarından oluşan sonsuz bir dizi var demektir. dünyanın varlığının zorunlu bir koşuludur.II. Zamanda ezelilik. . birlikte varolan şeylerden verilmiş sonsuz bir bütün olacaktır. . Ama bizim cesur "tamamen özgün sonuç ve görüşler" imalatçımızı değil: Kant'ın çatışkısında o.). evrensel uzay ve zaman anlayışının. sınırlar içine kapatılmış bulunur ki bu da tanıtlanacak ikinci nokta idi. Öyleyse bir dünya. seksiyon: "Arı Usun Birinci Çatışkısı"nda herkes bunlan okuyabilir. Gerçekten "son derece yalın"! Tuhaf bir "şimdiye değin bilinmeyen önem"! Ne var ki Kant. Sorunun kendisi çok kolay bir biçimde çözülür. sonsuz bir dünyanın parçalarının daha sonraki bireşimine eksiksiz (tam) olarak bakmak. yukarda tezleri hiçbir zaman kendi tanıtla-masıyla çözülmüş şeyler olarak koymaz. ki bu da olanaksızdır. belki "bir Kant"ın burada çözümlene* I. 17. Öyleyse geçmiş dünya durumlarının sonsuz bir dizisi olanaksızdır ve buna göre dünyanın bir Friedrich Engels 59 Anti-Dühring başlangıcı. dolayısıyla ne de aynı zamanda verilmiş olarak kabul edilebilir."* Bu önermeler. şimdiki belirtme ve derinleştirme biçimimizle öylesine yalınca betimlenmiş öğeleri hatırlansın" der. çözülmez çelişkiyi. dünyanın zaman bakımından başlangıcı. her türlü sezgiye açık belli sınırlar içinde verilmiş olmayan en küçük niceliğin (çuantum) büyüklüğünü.. Kant.-Ed. Tersine. Critique de la raison püre. "sonsuzluk kavramlarına ve bunların eleştirisine. Paris. hiçbir yandan sonu olmamak demektir. İlkin bunun tanıtlanması gerekiyordu. Kant tarafından dile getirilen bir fikrin üzerine belirli sayı yasası adını yapıştırmış ve henüz zamanın olmadığı ama dünyanın gene de olduğu bir zaman bulunduğunu bulgulamış olma övüncünden başka bir şey düşmüyor. a priori olarak ve sözcüğün yalın anlamına göre. yani bay Dühring'in açıklamasında gene de bir anlam taşıyan her şey için "Biz". Barni çevirisi. biz ancak parçalann bireşimi aracıyla ve bu türlü en küçük nicelik bütünlüğünü de eksiksiz bireşim ya da birimin kendi kendine yinelenmiş katılması aracıyla tasarlayabiliriz. t. Kazandırmış bulunduğumuz! Şimdiki belirtme ve [sayfa ıoıı derinleştirme biçimimiz! "Biz" kimiz ve bu "şimdiki zaman" ne zaman başlıyor? Kim derinleştiriyor ve kim belirtiyor? "Tez: Dünyanın zaman içinde bir başlangıcı vardır ve uzay içinde de sınırlanmış bir durumdadır. bölüm II. Ernest Flammarion. ama sonradan. bir dizinin sonsuzluğu bu dizinin daha sonraki bir bireşim tarafından tamamlanamamasına dayanır. "hiç değilse bunların önemsiz bir doğru olarak değerlendirilmeyeceklerini" umar. Bütün geri kalan. . s. ne verilmiş bir bütün.Kanıt: Gerçekten. Karşı sayfada tersini ileri sürer ve tanıtlar. ne önden ne arkadan. ne yukardan ne aşağıdan. 1934. Immanuel Kant'tan başkası değildir ve "şimdiki zaman" da ta 95 yıl önce başlar. An Usun Eleştirisi (P. kısım. birinin öbürü denli tanıtlanabilir olması olgusunda görür. c. uzaydaki yayılışı bakımından sonsuz değil. ne sağdan ne soldan. Archambault tarafından gözden geçirilip düzeltilmiş J. Zekası o denli zeyrek olmayanları bu.. kendisine yarayan ne varsa utanıp sıkılmadan kopya eder ve geri kalanı da bir yana atar. eğer dünyanın zaman içinde bir başlangıcı olmadığı kabul edilirse. Son olarak. Bu sonsuzluk.İkinci noktaya gelince. 17. yani birlikte-varolan şeylerin sayımında sonsuz bir zamanın akıp gittiğini kabul etmek gerekir. Oysa. uzay bakımından sonu yoktur ve çatışkıyı. Immanuel Kant'ın ilk kez 1781'de yayınlanan ve An Usun Eleştirisi adını taşıyan çok ünlü kitabından sözcüğü sözcüğüne kopya edilmişlerdir. Öyleyse bay Dühring' in [sayfa 102] payına. II. Oysa. bütün uzayları dolduran dünyayı bir bütün olarak tasarlamak için. sayesinde şimdiye değin bilinmeyen bir önem kazandırmış bulunduğumuz son derece yalın formüller . uzayda sonsuzluk. 2. p. kitap II. Önce. 60 Friedrich Engels Anti-Dühring mez bir güçlük bulduğu kuşkusuna düşürmüştür.

açıklar mı bu? Tersine. sayılmış sonsuz dizi fikri. onu uzaya uyguladığımız anda kendini gösterir. hatta saçma bir çelişki içerir. başka bir deyişle dühringvari evrensel belirli sayı yasası. bize bu boyutlardan alü tane verir. ne de daha az sonsuzdur. Gerçekten. Buna [sayfa 103] karşılık bay Dühring. Ama ya "sayılmış sonsuz sayı dizisi" çelişkisi? Bay Dühring bunu sayma hünerini gösterir göstermez. dizi içinde herhangi bir birim. Matematikte belirsize. bizi uzayda altı boyut kabul etmeye zorlar ve hemen sonra da uzayın bilinen üç boyutu ile yetinmek istemeyen Gauss'un matematik mistisizmini damgalamak için hoşnutsuzluk sözü bulmakta güçlük çeker.. En küçük bir diyalektik anlayış. taşımadığı. belli bir eğretilemeli anlam taşır. bir başlangıcı olan. Öyleyse. Engels'in kanıtı hep geçerli kalır: İster artı zamanlar. Sonsuz dizilerle çalışma matematik alışkanlığı olmasa.sonsuz bir dizinin sonsuzluğundan bambaşka bir şeydir. bu çelişkiyi daha yakından inceleyecek durumda olacağız. birimlerin iki yana giden sonsuz çizgi ya da dizisi. çizgi üzerinde herhangi bir nokta olduğunu kabul ettiğimizde kurtulabiliriz. * Modern matematiğin en dikkate değer kazanımlarından biri olan ensemble'lar teorisinde [setler teorisi]. gerçek dünya için bir yasa oluşturmaktan çok uzakür. Yalnızca kendi 1+2+3 + 4. Bay Dühring. Uzaya uygulanmış sonsuz dizi. bay Dühring'e başlangıç ile sonun. "çelişkisiz düşünülmüş bir sonsuzluğun" gerçek karşıtı olan kendinde (en sof) bir çelişkidir de. ama başlangıcı olmayan sonsuz. çünkü sonsuz bir dizi her zaman birimden.* Zamana uygulanınca. tanıtiamak istediğimiz şeyin ta kendisini varsaymış oluruz. kendisinden başlayarak saymaya başladığı sayı ne olursa olsun. sonludan yola çıkmak gerektiğinden. olumlu olumsuz tüm matematik dizilerinin birimden başlamaları gerekir.. bir ilk terimden başlar. ikişer ikişer karşıt üç yönde çizilmiş en az alü çizgi gerek ve buna göre bu. ancak diziyi kendisinden başlayarak saymaya başladığımız birimin. kuzey ve güney kutupları gibi zorunlu olarak birbirine bağlı bulunduklarını ve son ortadan kaldınlırsa.* Bir şey açık: Bir sonu olan. çizgi ya da dizi biçiminden şuraya ya da buraya koymamızın önem Friedrich Engels 61 Anti-Dühring * Burada Dühring'in Gauss'a ve onun öklidesci-olmayan bir geometri yapısı üzerindeki fikirlerine karşı saldırıları söz konusu ediliyor. belirli bir noktadan kalkarak belirli bir yönde sonsuzluğa çekilmiş bir çizgi demektir. başlangıcın da kendisinin son durumuna. dizinin sahip olduğu tek son durumuna geleceğini ve tersinin de böyle olduğunu söylerdi. uzaktan da olsa. çizgiyi kendisinden başlayarak ölçtüğümüz noktanın. her türlü aldanma olanaksız olurdu. Bu dizi fikrinin konumuza uygulanma olanaksızlığı. sonsuz dizisini tersine çevirsin ve sonsuzdan başlayarak birime gelmek için saymayı denesin. bir dolambaçla evrenin uzaysallığına aktarmıştı. Öyleyse. yılların bir sayımına ancak . Uzayın sonsuzluğunu. ister eksi zamanlar sözkonusu olsun. in adiecto bir çelişkidir. bununla zamanın bir başlangıcı olduğunu ileri sürer. ama yarısından bölünmüş ve tek yönlü bir sonsuzluk. Bu çelişkiden. bu açıkça neyin sözkonusu olduğunu bilmeyen bir adamın girişimidir. Kant bunu o denli iyi anlıyordu ki kendi sayı dizisini ancak dolaylı olarak. Zamanın sonsuzluğuna tek yönlü bir yarı-sonsuzluk niteliği vermiş oluruz. uzayın boyutlarını kafada canlandırmak için. arkasında sonsuz bir dizi ve onunla birlikte çözmesi gereken sorunu bıraktığı açıktır. Dahası var. sonsuza varmak için belirliden. bir kez daha. Ama eğer zamanı birimden başlayarak sayılan ya da belirli bir noktadan yola çıkan bir çizgi olarak düşünürsek. tanıtlayacağı şeyi [sayfa 104] varsayım yoluyla elaltından kabul ettirir. -Ed. sayılabilir denilen topluluklar tipinin ta kendisidir. tam sayılar sonsuz topluluğu (ensemble) sayılabilir sözcüğü yalnızca topluluk öğelerinin ilkten başlayarak ardışık bir biçimde numaralanabileceği anlamına geldiğinden. yoksa bu diziler hesap yapmaya yaramazlar. başka türlü "sayma"ya hiç başlayamazdı. kendinde bir çelişki. Ama matematikçinin manüksal gereksinmesi. -oc'dan (eksi sonsuz) sıfıra kadar saymayı başannca gelsin. Bay Dühring sonsuz geçmiş zaman dizisinin sayılmış olduğunu öne sürdüğü zaman. ama sonu olmayan sonsuzdan ne daha çok. bununla a priori olarak zamanın bir başlangıcı bulunduğunu söylemiş. çünkü.

-Ed. bizi burada hiç ilgilendirmez.* Bu nedenle bay Dühring. "Öz". bu durumdan değişikliğe nasıl geçebildi? Değişiklikten kesinlikle bağışık olan. dünyanın burada varsayılan durumda sürüp sürmediği. Öyleyse onu harekete getiren bir ilk itişin dışardan. Bir sonsuzun sonlu değerlerden bileşmiş olması aslında bir çelişkidir. Sonsuzluk. Böyle bir içe-riksiz sürecin ölçülmesinden. Sözkonusu olan zaman kavramı değil. bu bizi bir adım bile ileri götürmez. layık oldukları aşağısama ile davrandı. Friedrich Engels 63 Anti-Dühring beri biliyoruz ve işte bu yöntemdeki cansıkıcılıktan ötürüdür ki Hegel. Devam edelim. tıpkı boş uzayda nedensiz ve amaçsız ölçümler yapmaktan olduğu gibi. zaman kavramını her türlü yabancı ve aykın katkıdan arıtılmış olarak. Gerekten eğer biz. hiçbir şey çıkmayacağını çoktan * Hegel. sayılabilire bağlanır-. ama aslında zaman demlemeyecek bir zaman: Zamanın kendisi gerçek parçalarda bileşmez ve yalnızca anlığımız tarafından istediğince bölünmüştür. dünyanın dışından gelmiş olması gerekir. 62 Friedrich Engels Anti-Dühring Ayrıca bay Dühring. boş bir süre birikiminin ne anlama geleceği burada hiçbir önem taşımaz. özellikle ezelden beri bu durum içinde bulunan bir şey. ama durum da budur. bay Dühring'in hiç de o denli ucuz kurtulamadığı gerçek zamandır. Peki. zaman olmamaktan uzaktır. İkinci olarak. önemli olan. zaman içinde birlikte ya da ardarda olup biten çeşitli olayları yabancı şeyler olarak onun dışına atmak ve böylece içinde hiçbir şey olup bitmeyen bir zaman düşünmek zorundayız. onun sınırsız niteliğinden daha az çelişkilere götürmez ve bu çelişkileri ortadan kaldırmayı gözeten her girişim. sonsuzluğun sonu olurdu. zaman değişiklikten farklı olduğu içindir ki değişiklik aracıyla ölçülebilir. hareket ve değişiklik durumuna geçmek üzere bu durumdan kendi başına hiçbir biçimde çıkamazdı. Çelişkinin ortadan kaldırılması. çok özel zaman kavramı. bu işi de büyük bir sakınım ile ele alır: Açıkça söylemek gerekirse bu. zaman kavramını genel Varlık fikri içinde yitirmemiş ama ilk kez olarak arı zaman kavramına erişmiş oluruz. bu zaman dışındaki Varlık karşısında ussal tasarımlardır. Demek ki zamanın bir başlangıcı var. Hegel bunu çok doğru bir biçimde [sayfa ıosı görmüştü ve bundan ötürü bu çelişki üzerinde uzun uzun tartışan baylara. Kitap II. İlkin. Ama bütün bu çelişki ve bu olanaksızlıklar. bu sonsuzu kötü sonsuz olarak niteler. bay Dühring'in evrenin başlangıçtaki kendi kendine özdeş durumu üzerine olan düşüncesiyle içine düştüğü karışıklık yanında çocuk oyuncağı kalır.güncel çağdan başlanabilir ve bu da geçmişte olduğu gibi gelecekte de ancak sonsuzluğa götürebilir. tüm anlığı içinde kavramak istersek. Ve içinde ne olduğu bilinen [sayfa 106] değişikliklerin geçmediği zaman. bal gibi bir zamandır. işte bir çelişki olduğu içindir ki. gerçek sonsuzluğu çelişkisiz düşünme işinin üstesinden hiçbir zaman gelemeyecektir. Sonsuzluk bir çelişkidir ve çelişkilerle doludur. zaman ve uzay içinde sonsuzca akıp giden sonsuz bir süreçtir. kendi kendine özdeş bir durum içinde bulunan dünya mı? Bu durumda hiçbir değişiklik olmadığından. yoksa değişiklik zamanda ve zamanla değil. "ilk . hiçbir yabancı katkının etkilemediği an zamandır. bay Dühring'in kafasında hangi kavramların dönüştüğü. Oysa. bu başlangıçtan önce ne vardı? Değişmez. ancak değişiklikle vardır. Mantık Bilimi. Maddi dünyanın sınırlı niteliği. Bay Dühring'e göre zaman. bir süreden geçip geçmediği sorunudur. zaman olarak zaman. Çünkü her Varlığın temel biçimleri uzay ve zamandır ve zaman dışında bir Varlık. yani gerçek zaman. zaman kavramı istendiği zaman daha genel Varlık fikri durumuna dönüşebilir. Eğer dünya bir zamanlar kesinlikle hiçbir değişikliğe sahne olmayan bir durum içinde idiyse. -yalnızca zamanın ayırdedile-bilir olgular tarafından gerçek bir doluşu. gördüğümüz gibi yeni ve daha ağır çelişkilere götürür. kendiliğinden daha genel Varlık fikri durumuna dönüşür. tersine. Hegelci "ezeli geçmiş Varlık" ile yeni-schellingci "anımsanmaz Varlık". çünkü ölçü her zaman ölçülecek şeyden farklı bir şey anlamına gelir. -Ed. İşte. uzay dışında bir Varlık denli büyük bir saçmalıktır. Böyle yapmakla.

Fizikçilere kendini ancak 19. ** Hareketin bir cisimden bir başka cisme geçmesi sırasında hareket miktarının korunması ilkesi. -Ed. her yeni * Engels'in Kraft sözcüğünü bu anlamda kullandığı her yerde. her ikisi de belginleştirilmiş ve derinleştirilmiş olarak. onu enerji olarak çevirdik. Bay Dühring şöyle diyor: "Varlığın sürekli bir öğesine büyüklük düştüğü yerde bu büyüklük. 131) açıkça görülebileceği gibi. s. Tanrı delmenin bir öteki biçiminden başka bir şey olmadığı bilinir. değişmediği yerde. geçekte enerjinin sakinimi ilkesinin çıktığı tohumu oluşturur.. Doğru olduğu ölçüde. -Ed. Ankara 1992. Devam edelim. bay Dühring'in belitsel bir biçimde gereksizyinelemesi cafcaflı anlatımının değerli bir örneğini veriyor: Büyüklük. Bugün bir terminoloji yanlışlığı gibi görünen şey. bir kez dünyada bulunan mekanik enerji * [sayfa 107] miktarı sonsuz olarak 64 Friedrich Engels Anti-Dühring aynı kalır. Yazarın yalnızca ağırlığı (modern anlamda gücü) değil. aynı kalır. çok yapıt veren Eu-gen Dühring. gitgide kerteli aracı durumlan araya katma olanağı her zaman vardır ve bundan ötürü süreklilik köprüsü. Robert Mayer (1842) ve Helmholtz da (1847) aynı biçimde davrandılar. doğa felsefesine gene kendisi tarafından geri getirilmiş bulunuyor. bunun daha az görüldüğü fırsatlarda kendini bu işten bağışık tutmamaya gözkulak olmakla iyi edecektir. Gerçekten. Madde ve mekanik enerji (erke) konusunda . bu zarif sövgüyü yanıtsız bırakır ve bir kez [sayfa ıosı daha sorumuzu sorabiliriz: Ama. 57-59) Engels'in daha 1855'te bu enerji terimini kullandığı görülür.** doğa biliminde enerjinin sakinimi öğretisinin yirmi yıldan beri her yerde elüstünde tutulduğu ve bay Dühring'in bunu mekanik enerji ile sınırlandırarak.. enerji olarak adlandırdığımız şeye. İşte bu. 36) dile getirildi. ama düşüş yüksekliğini de gözönünde tutma gereği üzerinde durduğu altıncı bölümde (s. ne denli küçük olursa olsun. Ayrıca ikinci baskıya önsözde de (s. Bu ilke. bilgimizi dev adımlarıyla ilerleten" ve materyalist diyalektiği kuran "üç büyük bulgu" arasında sayar. üstünden . Descartes tarafından Felsefenin İlkeleri'nde (II. yüzyılın ikinci yarısında yavaş yavaş kabul ettiren enerji terimine üstünlük kazandıran kişi W. Engels. gerçekten enerjidir. Friedrich Engels 65 Anti-Dühring halka için de sonuçta durum aynıdır. Bununla birlikte anımsayalım ki iyice bildiğimiz varlık zincirinde. bay Dühring. hepinizi zeka hadımları ilan ederim. Thomson oldu. mekanik enerjiden ne haber? İşte bay Dühring güç durumda. değişiklikten bağışık bir Varlığının başlangıç durumu. ya da ben. sözkonusu olan şey. İşte bay Dühring' in evren şemalarından yolcu etmiş olduğunu o denli hoş bir biçimde öne sürdüğü Tanrı ve öteki-dünya." Öyleyse: Ya benim değişiklikten bağışık başlangıç durumumu incelemeksizin kabul edersiniz. Sözkonusu olan bu önemli nokta üzerinde güçlük çıkarmak isteyen kişi." Geçerken söyleyelim. Gerçekten kemküm eder: "Başlangıçtaki bu limit-durumun mutiak özdeşliği geçiş ilkesini kendiliğinden vermez. bu öğretinin iyiliğini hiç de artırmadığı gerçeğini bir yana bırakalım. 44) "enerjinin dönüşümünün bulgulanması"nı. ancak kendi üretici yeteneğinin gönüllü sakatlanışında bilgeliğin doruğunu gören bir anlığın ortadan kaldırabileceği bir sorundur.itiş"in. 1876'da pek öyle değildi. bu böyledir. sonsuz olarak kendine eşit kalan bu mekanik enerji o zaman neredeydi ve ne yapıyordu bay Dühring? Yanıt: "Evrenin ya da daha doğrusu maddenin hiçbir geçici değişiklik birikimi içermeyen. Pekala. Descartes felsefesinin aşağı yukan üçyüz yıl önce bunu bilip söylediği. Ama değişiklikten bağışık durum zamanında mekanik enerji nerede idi? Bu soruya bay Dühring. birinci tümce. hiçbir yanıt vermemekte direnir. Öyleyse. lütfen. belirlenebilirliği içinde değişmez kalacaktır. 1888'de Ludıuig Feuerbach'ta (Sol Yayınları. Öte yandan. kuşkusuz birçoklarını durdurabilir! Biz ki bay Dühring'in üretici yetisinin bazı örneklerini daha önce görmüş bulunuyoruz. yalnızca Descartes ve Leibniz çağında güç denmekle kalınmadı. "doğal süreçlerin bağlantısı.

hareketsizliğin sürekliliği hareket etmemeye dayanır. && Friedrich Engels Anti-Dühring düşünür. bazı koşullar altında. Öyleyse geriye ne kalıyor? Üç yoksul yankesicilik. açık kalır. ne denli küçük olursa olsun.değişmeler aşamasının yok olmasına değin varmak için. -Ed. hatta bay Dühring bile. Mutlak dengenin kendiliğinden harekete geçme aracı yoktur. maddenin dönüşümler aşamasına nasıl varabildiğini göstermek büsbütün olanaksız olurdu. bir matematik diferansiyel denli küçük de olsa.* ama bunun oluş biçimine gelince. hareket yokluğundan evrensel harekete geçişini her zaman öylesine küçük parçacıklar biçiminde aynşürabilir ve ona öylesine istediği denli uzun bir süre verebilir ki hiçbir zaman bir milimetrenin onbinde-biri kadar ileri gitmiş olmayız. bu ilk denge ile onun bozulması arasında aracı gibi kullanmak hakkına da sahip bulunuruz. Bay Dühring. meydana gelen hareketi hiçlikten hareket ederek açıklamayı aklına getirmez. ama yalnızca iletmeden. mutlak özdeşliğin kendiliğinden. Ama mekanik sıcaklık teorisi bize. [sayfa 109] değişmeyeceğini itiraf ediyor. burada [Dühring'in yukarda aktanlan parçasında. Ama bu süreçler. ayrıca. Üçüncüsü: Bugünkü mekanik geçerlikte kaldığı sürece -ve bay Dühring'i göre bugünkü mekanik. kütleler hareketinin moleküler hareket durumuna dönüştüğünü gösterir (ne var ki hareket. ]. her halkadan bir sonrakine geçişi tanıtiamak da bir o denli zordur. Ne yazık ki.Bay Dühring. düşüncenin [sayfa ııoı oluşmasının en özsel kaldıraçlarından biridirhareketsizlikten harekete nasıl geçildiğini göstermek olanaksızdır. doğa biliminin içeriğinin ta kendisini oluşturur ve eğer bu iş herhangi bir yerden aksarsa. dönüşümden ya da bir önceki hareketin yayılmasından hareket ederek açıklamayı * İlerde Engels tarafından incelenen mekanik ısı teorisine anıştırma. yığınlar hareketinin son derece küçük parçacıkların hareketi durumuna bir dönüşümü de vardır deniliyor. "şimdiye değin elimizde hiç bir genel ilke yoktur ve bu süreçler biraz karanlık içinde yitip gidiyorlarsa. bunun belki de kesin statik (dengede olan şey) ile dinamik (hareket eden şey) arasında bir köprü kurabileceği fikrini aşılar. öyleyse nasıl hareket meydana getirebilir. ezile büzüle."karanlığa" . deyim yerindeyse [!] hareketsiz dengeyi bugünkü mekaniğimizde özel bir duraksama göstermeksizin [!] kabul edilen kavramlar nedeniyle düşünseydik. An kavram bakımından bu köprü. buna şaşmamalıyız". ama körün değneğinde de bilgeliğin doruğunu görürdük. burada da hiçbir zaman hareketsizlikten değil. İkincisi: "Süreklilik köprüsü". bir başka hareketten çıkar) ve bay Dühring. ana fikri aşmakta bize elbette yardımcı olmaz. Ve bay Düh-ring. Varlık zincirinin en küçük halkalarının tikel geçiş ve bağlantılarının kanıü. ama biz gene de onu hareketsizlik ile hareket arasında dolayım olarak kullanmak hakkına sahibiz. Bay Dühring'in tüm söyleyeceği. karanlık içinde yelkenleri inik bırakır. gerçekten yalnızca üretici yetinin gönüllü sakatlanmasında değil. . Kendimizi bu gerçekten acınası kaçamak ve formüllerle yanıtlandırılmış saysaydık. yani hiçlikten çıkarma amacı var. çıkaramayız. hiç kimse. işte her zamandan daha gizemli kalan şey." Bize yığınlar mekaniğinden başka. öyleki biz onu. Öyleyse süreklilik köprüsü. herhangi bir şey. üzerinden bir bay Dühring'in geçebileceği bir eşek köprüsü* bile değil. Ve bay Dühring de bizi. kuşkusuz güçlüğün üstesinden gelmemize yardımcı olmaz. Yaratıcı bir eylem olmadıkça hiçlikten. okurlannı ağzı süt kokan çocuklar yerine koyar gibidir. işte bu. açıkça hareketi hareketsizlikten. Birincisi: Varlığın iyi bilinen zincirinde. -ç. Ama eğer biz. An kavram bakımından bu süreklilik. ama o bizim için yasaların her türlü uygulamasının ve bilinen bütün öteki geçişlerin temel biçimidir. Tersine. "biraz karanlık içinde yitip giderler". Bay Dühring'in bütün derinliği ve bütün belginliği ile durmadan daha belgin bir budalalığa. durmadan daha derin bir biçimde batmış ve işte ulaşmamız gereken yere .

Bay Dühring'in kendisi de bu bulutsu aşama olmaksızın kendi evren yapısını iyi bir sonuca götüremez. Tamamen metafizik düşünce biçimine uygun düşen bu tasanmda ilk gediği Kant açtı ve bu işi öylesine bilimsel bir biçimde yaptı ki kullandığı tanıtlamaların çoğu. Kant sistemine karşı bilimsel muhalefet susmak zorunda kaldı. eğer ilk iş olarak onda verilmiş bulunan mekanik sistem çok belirli bir biçimde belirtilebilirse. Gerçi doğa. hemen maddenin ve mekanik güçlerin tutumuna dayanan gerçek * Engels. bizim belitlerimizden başka bir temele dayanamaz!" [sayfa ıııı 68 Friedrich Engels Anti-Dühring ALTINCI BOLUM DOĞA FELSEFESİ EVRENDOĞUM. bizde "eşek davası" gibi. başlangıçtan beri her zaman aynı yörüngeler ve her zaman aynı durumlar içinde kalmış olarak kabul ediliyorlardı ve hatta çeşitli göksel cisimler üzerinde. Ama şimdiye değin Kopemik'in evren sistemi de bundan daha çok bir şey olmadı ve spektroskop. Günümüzün mekanik ısı teorisi. Güncel bütün göksel cisimlerin kökenini. gökkubbe üzerinde bu akkor durumundaki gazsal kütlelerin varlığını. ilkel bulutsu gerçekten gitgide daha yoğun ve gitgide daha akıl almaz bir durum da alır. ciddi tümdengelimler için bir hareket noktası görevi görebilir. Doğrusunu söylemek gerekirse Kant teorisi. evrensel çekim ve ısının yayılmasının çeşitli katı gökcisimlerinin giderek oluşması sonucunu verdiği düşüncesine götüren bir ilkel bulutsu varsayımı yeni bir rol oynar. Friedrich Engels 67 Anti-Dühring bir içerikle donatabildiğim" ileri sürme yüzsüzlüğünü gös-terir. pitagoras teoreminin grafik tanıtlanmasına Batı dillerinde verilen ad. aynı süreçlerin değişmez yinelenmesi olarak görülüyordu. Bu deyiş aynı zamanda. O zamana değin göksel cisimler. ancak ve ancak. ama bu bulutsu durumda. gerçekte son derece bulutsu olmakla kalmaz ayrıca tümdengelimden [sayfa 112] tümdengelime * Evrendoğum = Kozmogoni. her türlü karşı koymayı yerlebir edecek bir biçimde tanıtladıktan sonra. bireysel organik varlıklar her ne denli ölüyorduysalar da. daha yakından belirlenmesi olanaksız bir yayılma kavramının biçimsizlik ve belirsizliği içinde kalır" ve böylece "bu gazsal evren ile son derece bulanık bir kavramdan" başka bir şeye sahip bulunmayız. hem de ruhumuzu yücelten cinsten bir avunç kalıyor: "Öbür göksel cisimlerde yaşayanların matematiği de. * FİZİK. açıkça kesintisiz bir hareket içindeydi ama bu hareket. günümüze değin gerçek anlamda bir varsayım olarak kaldı. Friedrich Engels ilerlendiği ölçüde. dönüş durumundaki bulutsu kütlelerde gören Kant teorisi. ilk kez olarak sarsılmış bulundu. cinsler ve türler gene de değişmez sayılıyorlardı. Her şeye karşın "gazsal dağılım durumu. bugün de geçerliktedir. Yoksa yalnızca fikir. Şimdilik henüz her şey.varmış bulunuyoruz. yalnızca bilisizleri durduran güçlükleri belirtmek için de kullanılır. bay Dühring'i pek o denli sıkmaz. verilmiş mekanik sistemin kendisine gösterilmesini isteyerek bunun öcünü alır ve kimse bunu yapamadığı için de bu 69 Anti-Dühring . şimdi güncel dünyanın oluşma biçimine ilişkin teorilere geliyoruz. evrenin ilkel durumları üzerindeki vargılara çok daha belirli bir biçim verilmesini olanaklı kılar. Maddenin evrensel bir dağılım durumu eski iyonya filozoflarının başlangıç fikri olmuştur. Ama bu. astronominin Kopernik'ten sonra yaptığı en büyük ilerleme oldu. "kendi kendine özdeş sürerlik (permanence) kavramını. Ve başkalarına "şarlatan" diyen de bu adam! Bereket versin ki bu umutsuz şaşkınlık ve kanşıkhklar ortasında bize. ama özellikle Kant'tan sonra. "karanlık içinde". KİMYA AÇIKLAMANIN devamında. Doğanın zaman içinde bir tarihi olmadığı fikri. Eşek köprüsü deyimi. Hemen bir sayfa sonra. sözcük oyunu yapıyor. -ç.

ama daha yüksek yeni bir biçim altında. öte yandan evrendoğumcular tarafından bazen kullanılan evrenin ilkel durumu sözcüklerinin. bu saklı öğelerin aynm . bir kavram içinde saklı bulunan gelişmemiş karşıtların ilkel özdeşliği vardır.bulutsu duruma her türlü küçümseyici sıfatı verir. Başka birçok soruyu da daha çok yanıtlaya-maz. Bu türlü sevimlilikler." Maddenin kendi-kendine özdeş ilkel durumundan öyle o * Kant'ın. bir süreç. deyim yerindeyse aynı zamanda hem mantıksal ve hem de gerçek bir formüldür. her zaman ve her yerde söylenip gösterilebilir ve işte bu nedenle de her zaman ve her yerde uyumsuz düşer. -Ed. burada madde ve mekanik enerji birliği olarak ve bu birlik de mantıksal ve gerçek bir formül olarak vb. hiç anlaşılamayan!. tüm sayılabilir evrim aşamalarının önkoşulu olarak maddenin kendi-kendine özdeş durumu anlamına gelmek üzere. Bilime [sayfa 114] dayanarak. içerir. bay Dühring'i hoşnut edecek bir biçimde. Kendi-için'de. bir yandan da maddenin şimdiye değin çıkılması olanaklı olan en eski biçimi olarak ilkel bulutsudur. o zamandan beri. bir yandan varolan göksel cisimlerin kökeni olarak. Güncel bilim bu sistemi. Hegel'e göre Kendinde'de bir nesne. hiçbir zaman evrensel maddenin evriminin özellikle önemli bir aşamasına karşılık düşen görece bir anlamdan başkasına sahip bulunamayacağını doğrulamaktan geri kalmamıştır. Bu ilkel bulutsu. ne de dinamik olarak anlaşılabilen -yani. Bilgilerimiz gerçekten geliştiği ölçüde. "Bizim evrensel çevre adını verdiğimiz madde ve mekanik enerji birliği. ta "fikrin güncel anlamıyla ne salt statik olarak. hegelci Kendinde (En Soî) ve Kendi-için (Pour Soî) kategorilerini. gerçek felsefesi yaranna kullanma yolunda aksak bir girişimden başka bir şey değildir. Mantıksal ve gerçek formül. bir yandan evrenin. İstenildiği denli öfkelenilsin ve istenildiği denli: "Böylece her şey daha yakından belirlenmesi olanaksız bir yitik kavramının biçimsizlik ve belirsizliği içinde kalıyor. bilindiği gibi Laplace tarafından parlak bir biçimde geliştirilen ilkel bulutsu teorisi. maddenin ilkel bulutsudan önce sonsuz bir dizi başka biçimlerden geçmiş olmasını hiç mi hiç dıştalamaz. madde ve mekanik enerji birliği ortadan kalktığı zamandır ki hareket başlıyor demektir. Bilime: [sayfa 113] "Karakurbağalannın kuyruğu neden yok" diye sorulsa. Kant'ın gazsal küresi ilkel bulutsu olarak adlandırılıyor-sa. bizim geçici olarak aynı derecede geçici olan ilkel bulutsuda durduğumuz yerde onun bilimler bilimi. Engels'in iki temel düşüncesi her zaman geçerlidir: Bilim. 70 Friedrich Engels Anti-Dühring bu türlü hoşnutsuzluk gösterileri. Bu durum. Öyleyse. onun çok daha yükseğe. tersine. bu sözcüğün elbette ancak göreli bir anlamda alınabileceğine dikkat edelim. geçmişte gitgide daha geriye çıkıyoruz.o evrensel çevre durumu"na değin çıkmasını sağlar. yıldızlar ile güneş sisteminin oluşmasının açıklanmasında bugün. belirtiliyor.* Bay Dühring üstünlüğünü burada gösterir. Varolan göksel cisimleri bulutsu küreye kadar çıkarmakla yetinebilen ve maddenin kendi-kendine özdeş durumunu usuna bile getirmeyen Kant için ne talih! Bu arada eğer bugünkü doğa biliminde. ne yazık ki belirleyemez. yıldızların bir tarihi olduğunu. Bu. Friedrich Engels 71 Anti-Dühring denli kolay kurtulamayacağımız açık. Peki ama bay Dühring'in mekanik ilkel bulutsu sistemini bulmasını engelleyen kim? Talihimiz olduğu için şimdi de Kant'ın bulutsu kütlesinin "evrensel gevrenin tamamen özdeş bir durumu ile ya da maddenin kendi-kendine özdeş durumu ile tastamam örtüşmekten çok uzak olduğunu" öğreniyoruz. törebilimin (ahlakın) doğabilimine bu uygulanışları bizi bir adım bile ilerletmez. her şey son derece bulanık bir kavram olarak kalıyor" densin. şimdiye değin ancak: "Yitirdiler de ondan" yanıtını verebilir. yeniden ele alınmıştır.

kendi belirtisi denli büyük olduğu açıkür. yetinmemiz gereken -kendikendine özdeş durumun ne statik ne dinamik. Böylece maddenin hareketsiz bir durumunun en boş. ne de olabilir. madde ve hareketten söz ediyorlardı. çoğu kez görüldüğü gibi. bu! Evrenin bu durumunda mekanik enerjinin nerede olduğunu ve dıştan bir itiş olmaksızın. Demek ki hareket üretilemez. ne denge ne de hareket halinde olduğu güvencesine bağlı.* Eğer gerçekte bir hareketin aktarılışı. çeşitii aracılann işe kanşüğı biraz karmaşık bir süreç ise. maddesiz hareket denli us almaz bir şeydir. hareketin yaratılması ve yokedilmesi de olanaksızdır. Bir cisim. arı bir "saçma kuruntu" olduğu anlaşılır. zaten daha önceki bütün materyalistler için de karanlık olan gerçek ilişkiyi. her denge. her gökselcisim üzerinde daha küçük kütlelerin mekanik hareketi. maddenin varoluş biçimidir. Mekanik enerji aynca. kimyasal dağılma ve bileşim. bu düşsel ilkel durumun gerçekliğinin kanıtı değil ama yalnızca bu düşsel durumu. etkin olarak. [sayfa ıi6] Hareket. Örneğin bir . bir şeyler olup bitmeye başladığı zaman. yeteri kadar yalındır. durumun maddeden ayrılmış olması gerek. Buna göre hiçbir şeyin olup bitmediği ilkel durumda madde [sayfa ıısı ile onun durumu. Öyleyse. madde gerçek olan her şeyin dayanağıdır der. Evren uzayında hareket. organik yaşam: Evrendeki her tekil madde atomu. en gülünç fikirlerden biri. atomlarının kimyasal bir süreç gerçekleştirmelerini de engelleyemez. böyle anlaşılmaz duruma getirir. zincirin son halkasını yokederek.ve ayrılması işe kanşır ve karşıtlıkları başlar. maddenin kendisi gibi. yani bir anda etkisiz olarak düşünülebilmesi üstünlüğünü de sağlar. elektrik ya da manyetik 72 Friedrich Engels Anti-Dühring akım biçiminde moleküler titreşim. Bu fikre varmak için. yani mekanik enerji. Hareketsiz madde. Ve sonra. Öyleyse daha sonra. bir cisimden bir başka cisme aktanldığında. hareketin kendi sözde temel biçimine indirger gibi mekanik enerjiye indirger ve madde ile hareket arasındaki. gerçek aktarma herhangi bir ana kadar ertelenebilir. bundan da madde dışında mekanik enerji olamaz sonucu çıkar. aynı harekettir. örneğin yeryüzünde mekanik denge durumunda. İşte. ancak şu ya da bu belirli hareket biçimine göre bir anlamı vardır. yalnızca görelidir. zincirlenmiş. Her hareketsizlik. aynı şeylerdi. eski felsefenin (Descartes) "dünyada varolan hareket miktarı değişmez kalır" derken dile getirdiği şey. hareketi. Bu etkin harekete enerji.mistik söz ebeliği. Bundan kazandığımız şey. ancak aktarılabilir. en küçük fizik parçacıklarının. tüm güneş sisteminin hareketine katılmasını hiç mi hiç engellemediği gibi. Hiçbir zaman. Yetiş. bir enerjinin durgun. edilgin harekete de enerjinin belirtisi diyoruz. onun ısısı tarafından koşullandırılan titreşimlere uğramalannı da. bu işin daha kolay olacağı açıkür. mekanik bakımdan hareketsiz durumda bulunabilir. yani Tann olmaksızın mutlak hareketsizlikten harekete nasıl geçebileceğimizi gene de bilmiyoruz. Eğer evrensel hareket yalnızca mekanik enerjiye indirgenirse. Hareket. O. hareketsiz madde ne olmuştur. Bu onun. bir madde durumudur da. budur. Bay Dühring'den önce materyalistler. her belirli anda. Öyleyse enerjinin. hegelci Kendinde kategorisi altında ve bu durumun aynı derecede düşsel sona erişini de Kendi-için kategorisi altında kavrama olanağıdır. aktarılırsa edilgin olarak değerlendirilebilir. İşte bu nedenle hareketsiz ilkel durumu. çünkü her ikisinde gerçekleşen hareket. Bununla birlikte sorun. hiçbir yerde. madde ve mekanik enerji birliği olarak ve harekete geçişi de bunların ayrılmaları ve birbirine karşıt duruma gelmeleri olarak düşünmek zorundayız. dünyanın. hareketin yalnızca mekanik enerjiyle sınırlandınl-ması. bir cismin yeryüzünde içinde bulunabileceği göreli mekanik dengeyi mutiak bir hareketsizlik olarak düşünmek ve sonra onu evrenin tümüne geçirmek gerekir. ısı. bu hareket biçimlerinden herhangi birine ya da aynı zamanda birçoğuna birden katılır. ya Hegel! Bay Dühring. kendi geçerse hareketin nedeni olmak bakımından.

dengeden harekete giden köprüyü bulmak olanaksızsa. bir kez daha hareketi mutiak hareketsizlikten çıkartarak. burada da acunbilimsel (kozmolojik) uygulamalarda daha az yadsınması gereken bir eksikliğin varlığını kabul etmek zorundayız. Friedrich Engels 73 Anti-Dühring mesiyle özgür kalan hareketin aktarılmasının sağlanacağı anın geciktirilmesinde durum böyledir. hala çok karanlıktadır. göğün ve yerin yaratıcısına başvurmaya utanan sıkıntılı bir vicdanın içini dökmesinden başka bir şey değildir. dıştan itiştir. . artık taşı taşımak için yeteri kadar sağlam olmaktan çıktığı an. Tanrının parmağı. Sokaktan ilk geçen adam. Saçma anlayış. maddenin enerji yüklü olduğu düşünülebilir ve bay Dühring'in madde ve mekanik enerji birliğinden anladığı da. on metre yüksekliğe kaldırılıp da. durgunluk durumundaki cisimlerin enerjisi gibi.. kötü bir işe fena halde bulaştığını sezen. onu on metreye çıkarmak için ne denli mekanik iş gerekmişse o denli mekanik iş yapacağını kendisine söyleyebilecektir. potansiyel enerjidir. eğer bundan gerçekten bir şey anlıyorsa. Robert Mayer'in onu yavaş yavaş getirmiş bulunduğu noktanın ötesinde dişe dokunur gelişmeler göstermemiş olmasından yakınır. taşın düşerken. ama gene de tek kurtarıcıya. Aynca bütün iş. örneğin belirli bir yüksekliğe çıkartılmış bir ağırlığın. ya da bir patlayıcı yedekliğin enerjisi. Hatta bunu bir yana bıraksak bile. bay Dühring'e kendi hareketsizlik durumundan harekete giden köprüyü bulma zorunluluğu ne hakla yüklenecek? İşte işin içinden tereyağından 74 Friedrich Engels Anti-Dühring kıl çeker gibi böyle sıyrılınır. Ne desek. her halde budur.. Bayağı mekanikte statikten dinamiğe giden köprü. Bin kentallik bir taş. Eğer ısı mekaniği dahil. taşın kendi başına gidip yukarıya ipin ucuna aşılmadığını bay Dühring'e kolayca anlatacak ve eline ilk geçecek mekanik elkitabı. gergin bir zembereğin. Eğer daha önce doğayı büyük bir işçi olarak nitelendirmiş ve şimdi bu deyimi dar anlamı içinde almış bulunuyorsak. herhangi bir biçimde korunmuş enerji. bu cismin şimdiki konumunun mekanik bir iş temsil etmediğini ya da bu [sayfa ıısı konum ile daha önceki konum arasındaki ayrımın mekanik iş biçiminde ölçülmediğini ileri sürebilmek için. -Ed. Bizim gerçekçi filozofumuz. Hatta yukarıya asılmış bulunan taşın mekanik bir iş temsil ettiğinden daha yalın bir gerçek yoktur. buna bir de kendi-kendine özdeş durumların. "maddenin hareket durumlan ile birlikte statik ilişkilerinin de verilmiş olduklarını ve bu sonuncuların mekanik iş durumunda ölçülmediklerini hep yeni baştan anımsamamız gerekir. ip kopar. dönüp dolaşıp geldiğimiz yer hep. kimyasal dağılma sonucu.. astronomiden mekaniğe ve fiziğe geçer ve mekanik ısı teorisinin. orada kendi-kendine özdeş bir durum içinde kalacak biçimde serbest bir konumda asıldığı zaman. ne etsek boş: Bay Dühring'in yönetimi alünda. Öyleyse. yani barutun ateşlen* Bu. evrene mutiak bir durum olarak yayıyor. hareketsiz durumların ortaya mekanik iş çıkarmadıklarını eklememiz gerekir.tüfeğin doldurulduğu ve tetiği çekerek boşalmanın.. statikten dinamiğe giden köprüyü bulmakta . Öyleyse statikten dinamiğe giden köprümüz gene eksik ve eğer gizli denilen ısı. mekanikte bile statikten dinamiğe. bunun gibi yalın temel biçimlere indirgenebilirler ve yeterli bir itişe sahip olduğu halde. kendi-kendine özdeş hareketsiz durum sırasında. birincisi bugün tüfekler kendi başlarına dolmadıklarına göre. eğer taşı oradan düşürürse. dünyanın nasıl olup da doldurulduğunu ve ikincisi o zaman tetiği çekmiş [sayfa 117] bulunan parmağın kimin parmağı olduğunu bilme güçlüğü hep devam eder. çünkü eğer yeterince uzun bir süre asılı kalırsa. bay Dühring'in diliyle söylemek gerekirse. bulunmasından bir kuşak sonra. şimdiye değin teorinin bir engeli olarak kalmışsa. çünkü niteliği gereği göreli olan ve aynı anda maddenin yalnızca ve yalnızca bir bölümüne uygulanabilecek bir durumu.. bir süt çocukları topluluğuna yönelmek gerekir." Bütün bu anlaşılmaz boş sözler. Demek ki bütün mekanik süreçler..

2 yanm kilo suyun sıcaklığını bir derece yükseltmek için yeterli bir miktarda ısı kaybolur. -Ed. kendiliğinden anlaşılır. görmüş bulunduğumuz [sayfa 119] gibi. Eğer bu yarım kilo su. 76 Friedrich Engels Anti-Dühring 75 Anti-Dühring sırasındaki bu ısı özgürleşmesidir. bu bulunmaz köprünün ardında saklanan şey. P: Ağırlık. daha önce soğurulmuş olan aynı ısı miktarı bu kez özgür bir duruma. Ama bay Dühring.yeteneksiz kalacak bir mühendis de henüz anasından doğmamıştır. sınırlı bir hareketin sonucudurlar ve bu hareketin kendi sonucu aracıyla ölçülebileceği. çok acı bir haptır. Tam bir metafizikçi olarak.kullanılabilir belirli bir mekanik hareket miktarını*** temsil ettiği bir gerçektir ve doldurulmuş tüfek konusunda da durum aynıdır. yani 100°'ye değin ısıtılır ve o zaman 100°'deki buhar haline dönüştürülürse. eğik planda kayma ya da çıkrık hareketi biçiminde. O. bunlar. hiçbir güçlük göstermez. h: yükseklik. Onun için * Engels. 537. çünkü eninde sonunda. olarak saptamışlardır. Ph: potansiyel enerji. önce hareket ile denge arasında gerçeklikte varolmayan uçsuz bucaksız bir uçurum açmakla başlar ve sonra da en hurda ayrıntısına değin kendisinin imal ettiği bu uçurumu geçmek için köprü bulamamakla şaşkınlığa düşer. "bay Dühring'e göre. Diyalektik anlayış bakımından hareketi kendi karşıtında. Aynı sözcük oyununu Türkçe terimlerden yararlanarak dilimize aktarmanın bir yolunu bulamadik.4 santigrad dereceye değin ya da 79. Friedrich Engels bütün bu karşıtlık. Öyleyse. kendi sonucunda dışavurulabileceği ve ondan hareket ederek şu ya da bu biçim altında eski durumuna gelebileceği. dinginlik ve denge karşılaştıkları yerde. yani ısı olarak duyulur ve ölçülür bir duruma gelir. her Widerspruch (geheki) Widersinn'dir (saçma)" biçimde bir sözcük oyunu yapmış. Fransızcaya. aynı yanm kilo suyu 0 santigrad dereceden 79.bir titreşimine dayandığını ileri süren mekanik ısı . Ama mekanik ısı teorisi ve bu teorinin bir "engeli" olarak kalan soğurulmuş ya da "gizli" ısı üzerine ne düşünmeli? Eğer ısıyla. sıcaklık ve topaklanma durumuna göre az ya da çok geniş -ve bazı koşullarda hareketin bambaşka bir biçimi durumuna dönmeye yetenekli. 2 2 * Ph= V-A mv . fiziksel olarak etkin cisimlerin en küçük parçacıklarının (moleküller). pekala metafizik merakının sırtına da binebilir ve Kant'ın "Kendindeşey"inin ardına da düşebilirdi. Eğer soğutmayla. belirli bir kinetik enerji miktarı denirdi. metafizikçimiz için çok sert bir ceviz. ancak görelidir. sorun şu: Isı. başka hiçbir şey değil. *** Bugün. hemen hemen yedi kat daha büyük. işte buharın su durumuna ya da suyun buz durumuna geçmesi * Daha belgin hesaplar. 14 mv : kinetik enerji. kaynama noktasına. saçmadır. gizli ısı denir. Buharın. sorunun bu denli yalın bir düşünülüşüyle yetinemez. yalnızca odur [Kant'ın "Kendinde-şey"i]. mutlak dinginlik. m: kütle. gizli olduğu zaman ne oluyor? Isının. Ed. donma noktası sıcaklığında ve normal hava basıncı altındaki yanm kilo buz aynı sıcaklıkta yanm kilo su haline dönüş-türülürse.9 cal/g. ağırlığı ve topraktan uzaklığı ile tam olarak ölçülebilir** ve istendiği gibi -örneğin doğrudan doğruya düşme. dinginlikte dışavurma olanağı. "her contradiction (çelişki) contreraisoridur (saçma)" biçiminde aktarılmış. su durumuna ancak yavaş yavaş dönüşmesinin ve donma derecesi sıcaklığındaki bir su kütlesinin buz durumuna ancak çok yavaş dönüşmesinin nedeni. son su damlalan da buhar haline dönüşün-ceye değin. -ç.* Bununla birlikte asılı taşın. -Ed. Gerçi hareketin kendi ölçüsünü karşıtında.* Bu kaybolan ısıya. koşulsuz denge yoktur. Tekil hareket dengeye yönelir. dinginlikte bulması gerektiği. toplu hareket dengeyi yeniden bozar. su buharının oluşması sırasındaki gizli ısıyı 538. Bu bangır bangır bağıran bir çelişkidir ve bay Dühring'e göre her çelişki. buhar yeni baştan su ve su da buz durumuna dönüştürülürse.4 yarım kilo suyu bir derece ısıtmaya yetecek miktarda bir ısı kaybolur. Olgular. Bundan ötürü. bu terimlerin Almancadaki benzerliğinden yararlanarak. v: yere varış hızı. bu. bir kez 100°' ye kadar soğutulduktan [sayfa 120] sonra.

sorunu. gazların genleşirliğini açıklamak için geri-itici güçlerin varlığını değil. henüz çok genç olan teorinin kendisi gibi. gazsal durumda sıvı durumdan ve aynı şekilde sıvı durumda da katı durumdan çok daha büyük bir enerji ile bezendikleri açıktır. yani sıcaklık ya 100° ya da 0° asgarisinin altına düşer düşmez. Yeryüzünün katı kabuğu tıpkı okyanusun suyu gibi. bu. elbette eksikliklerle doludur. Ama Engels'in gizli ısı olayı üzerine yaptığı açıklama bugün de özünde doğru olarak kalır. -Ed. hareketin ne yok edildiği ne de yaratıldığı gerçeğiyle hiçbir biçimde çatışmaya girmeksizin. belirli bir moleküler enerji miktan ısı olarak uzaya yayılmıştır. İşte kendi-kendine özdeş ilkel durumdan bir zaman için böylece kurtulmuş bulunuyoruz. ilk kez olarak olayın ussal bir açıklamasını verir ve eğer bir engel çıksaydı bu engel. elbette bir varsayımdır. sıvı ve gazsal topaklanma (agregatiori) durumlarının dinginlik konumlan.teorisi. hareketi hareketsizlikle açıklama ya da tamamen statik. hatta ısının dönüşümü sırasında nereye geçtiğini de tam olarak gösterebilir. bütün mekanik ısı teorisi gibi. Ne var ki bir cismin çeşitli moleküllerinin.denge durumundaki nesne üzerinde etkili olan başka cisimlerin neden olduğu soğuma ya da ısıtma. yalnızca dönüşmüş ve moleküller genleşirlik {expansibi-lite) biçimini almıştır. Bu nedenle.* Çeşitli moleküllerin birbirine karşı bu mutlak ya da göreli özgürlüğü gösterebildikleri koşullar ortadan kalkar kalkmaz. sonra da çok büyük bir bölümü bakımından katı duruma geçtiği zaman. mekanik işi temsil ederler. bugünkü topaklanma durumunda kendisine doğal olarak belirli bir mekanik işin karşılık düştüğü tamamen belirli bir serbest ısı miktannı temsil eder. kaybolan ısının bir iş gördüğünü. eğer gaz seyreltilmiş ise birbirlerini etkilemeksizin. kaynama noktasında suyun buharlaşmasında. burada da dıştan gelen [sayfa 122] itiştir . Öyleyse soğurulmuş ısı kaybolmamıştır. ama eğer bu güç kayboluyorsa. önce sıvı topaklanma durumuna. evrenle ilgili uygulamalarda -bilgi edinme araçlarımızın yetersizliğinden doğan-eksiklikler ve boşluklarla gerçi karşılaşabiliriz ama teori bakımından aşılmaz engellerle hiçbir yerde karşılaşmayız. işlerin nasıl olup bittiğini açıklar. iş durumuna dönüştüğünü söyleyerek açıklar. mekanik işin ısı ölçüsü olduğu kadarıyla. harekete geçebildiği köprüyü bulma yolundaki bütün girişimler o denli olanaksız görünür. Kendi-kendilerine özdeş durumlar ile katı. yalın (kimyasal) öğelerin miktannın ve 3. Bay Dühring kimyaya geçer ve bu vesileyle bize doğanın. 2. Dünyanın kendisinden çıktığı gazsal küre. hiçbir durumda mekanik ısı teorisinin bir engeli değildir. Tersine bu teori.** Demek ki * Kinetik teori. evrensel madde miktannın. Bu [sayfa 12u açıklama. sayesinde kendiliğinden dinamik duruma. Moleküller. ama yalnızca moleküllerin bir süredurum hareketini {rnouvement d'inertie) gözönünde tutar. gerçek felsefesi tarafından elde edilmiş bulunan üç sürerlik yasasını. çekici güçler harekete geçer. şimdiye değin kimsenin bir molekül. olsa olsa fizikçilerin moleküler enerjinin bir başka biçime dönüşmüş bulunan ısıyı. çeşitli moleküllerin kendi aralarındaki dar ve sıkı yapışıklık ortadan kalkmış ve gevşek yanyana konulmuş durumuna dönüşmüş bulunur. yani: 1. Eğer gaz sıkıştırılmış ise. birbirleriyle yeniden sıkışırlar. ama hiç olmazsa. öyleyse. ortaya çeşitli moleküllerin birbiri üzerinde hiçbir önemli etkide bulunmadığı ve hatta ısının etkisi altında her yönde dağıldığı bir durum çıkar. hele hele titreşim durumunda bir molekül görmemiş olması nedeniyle. Bay Dühring'in bu doğa felsefesinde ne denli ilerlersek. Friedrich Engels 77 Anti-Dühring gizli ya da soğurulmuş ısı. dinginlik durumunda olan şeyin. mekanik güç miktarının . doğrusal bir yörünge ve tekdüze bir hızı korurlar. daha önce onları birbirinden ayırmış bulunan aynı güçle. iki "itiş" arasında. Statikten dinamiğe giden köprü. bu genleşme gücü gevşer ve moleküller. yalnızca yeni baştan ısı olarak ve tastamam daha önce soğurulmuş olan niceliğe eşit bir ısı niceliği ile oraya çıkmak içindir. Buzun erimesinde. zaman aşımına uğramış ve artık uygun bir deyim olmaktan çıkmış "gizli" deyimiyle adlandırmaya devam etmeleri olurdu. Öyleyse bay Dühring'in kulağımıza gizemli bir biçimde fısıldadığı güçlük yoktur ve biz.

bir hareket biçiminden . gerçekte Lavoisier kimyasının temelinde yatar. karbon 74'ün tanörü irdelenerek saptanabilir ve çeşitli yerbilimsel katmanların yaşı. daha genel bir yasa tarafından aynı zamanda hem yadsınmış ve hem de aşılmışlardır. Einstein ve Langevin. vermesi gerektiği gibi. yıldızlar tarafından yayılan enerjinin kökeninde olan kaynaşması. uzun süreden beri bildiğimiz şeyler. bay Dühring'in kesinlikle öne sürebileceği bir şey var: "Evrende varolan altının her zaman aynı miktarda olması gerekir ve bu miktar evrensel maddeden daha çok artmış ya da eksilmiş olamaz. Bunlar. hiç de öyle değildir. ayrıca burada çok yetersiz bir biçimde dile getirilmiş bulunan bu eski gerçektir. * Evrendeki öğelerin sürerliği yasasının. Hafif öğelerin. 319) ile o hayranlık verici "hareket maddenin varoluş biçimidir" parçasının gösterdiği gibi. istenen her şeyi bilmesi kendiliğinden beklenebilmesine karşın bay Dühring'i.) bakılabilir. bu yeni bulguları irdeleyip.. (bu sözcük en geniş anlamda alınmak koşulu ile) maddenin bir başka biçimi olan ışıldama enerjisi durumuna dönüşümünün niceliksel kurallarını veren eşdeğerlik ilkesini bulmuşlardır.. -Ed.. henüz umutsuzluğa kapılacak bir şey yok. Ne denli ilerleyici olursa olsun. 78 Friedrich Engels Anti-Dühring değişmez olduklarını açıklar. herkesçe bilinen incir çekirdeğini doldurmaz bir şey alıyor. Engels'in yapıtını sürdüren Lenin'in. sistem doğurucu fikirler . kesimine (s. Gerçekten. bunların "sürerlik yasaları" ve bu nitelikle de "şeyler sisteminin şematik özellikleri" olduklarıdır. s. 80 Friedrich Engels Anti-Dühring YEDİNCİ BOLUM 79 Anti-Dühring DOĞA FELSEFESİ ORGANİK DÜNYA "BASINÇ ve itiş mekaniğinden duyu ve düşüncelerin birleşmesine değin.ve hareketin yaratılma ve yokedilme olanaksızlığı. müleküllerin bir yer değiştirmesi ile özdeşleştirdiği anlamında. Demek ki öğeler değişmez ve yok edilemez şeyler değildirler. Dühring'in metafizik materyalizme özgü dogmatik doğrulama biçimini alaya almakta Engels çok haklıydı.. radyoaktivitenin bulgulanınasıyla (Berquerel. hareketsiz cisimsel madde yığınının. uranyumun parçalanmasından yararlanarak hesaplanabilir. Engels'in sözünü ettiği ve ilk yaklaşımda. Birbirlerine Friedrich Engels dönüşebilirler. ona bir " Dühring" etiketi yapıştırıyor ve buna da "tepeden [sayfa 123] tırnağa özgün sonuç ve görüşler . köktenci bir derinlikteki bilim" adını veriyor. Bu yasa. maddenin -eğer varsa yalın öğeleri ile birlikte. Engels. Yukarıda Kant konusunda olan öykünün tıpkısı: Bay Dühring. radyoaktif bir karbon izotopunun. bu yasayı sürekli olarak uygulayan Lavoisier bunu açıkça formüle etmiş olmasa da. Bu konu üzerine. yaşamın kökeni üzerine daha çok söz etmekten kurtarıyor. aristotelesci diyalektik. hareket sözcüğüne. Onların da. En köklü bir biçimde derin bilim ile en iyi toplumsal kurumun gösterdiği eksiklikler ne olursa olsun. araya katılan işlemlerin türdeş ve tek bir ıskalası uzanır. ancak yarı yanya doğrudur. -Ed. zamanın idealist bilgin ve filozoflarının bunlardan kendi eğilimlerine göre yararlanmak istemelerini diyalektik materyalizm acısından çürüttüğü Materyalizm ve Ampiryokritisizm'm Beşinci Bölümünün "Madde Kayboldu" başlıklı 2. bay Dühring'in inorganik dünyanın özlüğü felsefesinin vargısı olarak bize sunabilecek durumda bulunduğu gerçekten olumlu tek sonuç. Bununla birlikte burada. dünyanın evrimini kendi-kendine özdeş duruma değin çıkarak izlemiş bulunan ve kendini öteki göksel cisimler üzerinde öylesine rahat duyan bir düşünür karşısında. Ama mekanik doğa anlayışı üzerindeki not (bkz: Doğarım Diyalektiği.** Mekanik ısı teorisi üzerindeki bütün bu tartışmada Engels. Böylece. biraz "mekanik" görülebilir. Ne var ki. yani herkes tarafından bilinen. termonükleer bombalarda kullanılmıştır. bu olumlama. daha 1896'da. bununla birlikte otuz yıl kadar sonra. ilk bakışta ısıyı yalın bir mekanik yer değiştirme ile." Bu olumlama. Örneğin tarih-öncesi nesnelerin tarihi. Curie) yalanlanmıştı. insanal ölçekte doğru kalan üç sürerlik ilkesi." Yalnız bu "varolan altın" ile neyi ödeyebileceğimizi bay Dühring ne yazık ki söylemiyor.** [sayfa 124] * Kimyasal tepkiler sırasında öğelerin ağırlığının korunması yasası. bu yüzyılın başında ve birbirlerinden bağımsız olarak. hatta geçmişi saptamaya bile yarayabilecek bir tarihleri vardır. değişiklik ve oluş anlamını vermektedir. Hegel'in daha önce anıştırmada bulunmuş olduğumuz ölçü ilişkileri düğüm çizgisi ile tamamlanmadığı sürece. 286 vd.* Ama bilmediğimiz şey.

bilinçli öznel düşüncedeki yetkinliğin daha şimdiden iyi bir derecesi olan inceliğe sahip bulunmakla yetinmez: Onun bir de istenci vardır. statikten dinamiğe değilse de hiç olmazsa kamutanncılıktan yaradancılığa* götüren köprünün üzerinde bulunuyoruz.-Ed. kimyasal dünyadan yaşama teleoloji ya da ereklik öğretisi aracıyla geçen Hegel' den alınmıştır. dölverme vb. Ülkesinde bu fikri izlemeye devam etmek için hayvan ve bitki yetiştirme alanından daha iyisi yoktu. Ankara 1992. 82 Friedrich Engels Anti-Dühring 81 Anti-Dühring miş olarak düşünülmelidir". ışık. hayvan ve bitki yetiştirme alanının klasik toprağıdır. örneğin Tann bilgeliği ile hareket eden bir dış güç tarafından sokulmayan ama şeyin kendi zorunluluğu içinde bulunan bir ereğin uygulanması. yabanılın insanlığa karşı yöneltilmiş bir yüceltilmesinden başka bir şey değildir. daha da böyledir. daha şimdiden. "nesnel dünyayı durmadan düzene sokma zorunda olduğunu" anlatır. değişir oldukları fikrini getirmişti. Yoksa bir kez için "doğa felsefesinde biraz yan-şiir" söylemek bay Dühring'in hoşuna mı giderdi? Olanaksız. Sol Yayınları. Ama doğa şunu ya da bunu neden yarattığını bilmekle yetinmez her işe bakan hizmetçinin işlerini [sayfa 126] yapmakla yetinmez. Malthus'un nüfus teorisini iktisattan doğa bilimine aktarmak. çünkü içgüdülere besinlerin özümlenmesi. Organik dünyaya kavramsal geçiş.* . darvinciliğin "kurgu (/7c-tiori) eğilimi"ne karşı savaşıma indirgenir. bay Dühring'e ereklik (finalite) kavramı tarafından sağlanır. en küçük "tinci" ("spiritistic") atılışın ahlaksal bir öfke uçurumuna attığı aynı bay Dühring. gene Hegel'den başkası değil. Yaşam küresi içinde sıçramalar gitgide daha seyrek ve gitgide daha farkedilmez bir durum alır. doğa felsefesinin bu yarı-şiirine karşı. "ondan genellikle itiraf edilenden daha çok incelik isteyen" bir işi daha olduğunu hesaba katmaksızın. elektrik. tek başına alınmış bir göksel cisim üzerindeki daha [sayfa 125] küçük yığınlar mekaniğine geçiş böyledir. yani doğaya güdekle (maksatla). tüm darvincilik. bay Dühring'de kendi öz köktenci derinlik bilimi hesabına en küçük bir sıkılma duymadan verdiği Hegel' in bir "kabalığı" ile karşılaşıyoruz. Lamarck'tan alınan öğeler çıkarıldıktan sonra. Bu da Manük'ta -kavram öğretisi-. Erek ve araç fikirlerinin organik dünyaya uygulanmasının. her zaman kesin bir dönemeç olarak kalır. 275-281. işte bilinçli olarak hareket eden ve düşünen bir doğaya geldik. Bize zavallı doğanın. Darvvin'e yöneltilen en önemli eleştiri. "içgüdü izlenimlerinin . gerçek doğa koşullarını ikincil olarak yerine getirme hakkını vermek. mıknatıslık gibi asıl fizikte incelediğimiz hareketleri kapsayan moleküller mekaniğine geçiş de böyledir. öteki ülkelerin. .. s. Friedrich Engels yığınlar mekaniğinden ısı. örneğin Almanya'nın elde ettiği sonuçlar. "bizim tarafımızdan doğrudan doğruya değil ama yalnızca dolaylı bir biçimde isten* Bkz: "'Mekanik' Doğa Anlayışı Üzerine". en başta işleyişlerine bağlı bulunan doyum bakımından meydana getirilmiş olduklarına kesinlikle" güvence verir. Öte yandan. Nereye gözatarsak atalım. Doğanın Diyalektiği. Bir başkasındaki. "yüzeysel saçmalıkları ve deyim yerindeyse bilimsel yuttur-macılıkları ile birlikte şarlatanlığa" karşı.geçiş de kesin bir sıçrama ile gerçekleşir ve bayağı kimyasal etkiden yaşam adını verdiğimiz albümin kimyacılığına geçiş konusunda bu. Böylece.. Darvvin bilimsel gezilerden bitki ve hayvan türlerinin değişmez değil. burada ne ölçüde doğru ve yerinde bulunduğunu araştırmak çok uzağa sürüklenmek olur. yaşama savaşımı ile bilimdışı yarı-şiir söylemektir. moleküller fiziğinden atomlar fiziğine -kimyaya. Her halde Hegel'in "iç erek" fikrinin.bir başka hareket biçimine geçiş. her zaman bir sıçrama. hayvan yetiştiricisi fikirlerinin tutsağı kalmak. Göksel cisimler mekaniğinde. Bizim gerçekçi filozofumuzun organik doğa üzerine söylemesini bildiği her şey. İngiltere'de bu bakımdan ulaşılmış olan sonuçlar üzerine bir fikir vermekten çok uzaktır. tam bir felsefi kültürü bulunmayan kişilerde sürekli olarak bilinçli ve güdekli bir eylemi hafife almaya yolaçar. İngiltere.Öyleyse bay Dühring'i düzeltme zorunda olan kişi.

panteizm. -ç. Malthus'un gözlüğüne gereksinme olmadığını daha ilk bakışta görür. yetiştiricinin bilinçli niyeti olmaksızın. iktisatçı Malthus'un fikirlerinin bir genelleştirilmesinde aramak gerektiğini ve bunun sonucu bu teorinin. doğadaki yaşama savaşımını -doğanın savurganlıkla ürettiği tohumlann sayısız niceliği ile sonunda olgunluğa varabilen tohumlann son derece küçük sayısı arasındaki çelişkiyi.başarıların çoğu son yüzyıl içinde gerçekleşmiştir. büyük bölümü bakımından bazan son derece kıyıcı bir yaşama savaşımı içinde çözülen çelişkiyi. evren ile tanrıyı bir özdeş tutanların. Böylece bir yandan türlerin belirli bir dereceye değin değişkenliği. yalnızca dış ilişkilere değil ama iç ilişkilere de ilişkin bir uyumlanmadır. yapay olarak. öyleki olguların saptanması pek güçlük göstermez. Bir tür doğal seçme ile. tanrının insanlara. a priori sözkonusu olamaz. gene de herkes. Malthus'un nüfus çokluğu üzerindeki papazca görüşlerine özgü bütün kusurlarla sakatlanmış olduğunu söyler. belgin ve belirli anlamda. hatta en küçük maltusçu yorum olmaksızın. yaşama savaşımı da. herkes tarafından farklı kabul edilen türler arasında görülenden daha büyük farklar meydana getirdiğini buldu. Bunun yerine. Bu darvinci teoriye karşı bay Dühring. der. [sayfa 127] Darvvin. yaşama savaşımı fikrinin kökenini Malthus'da aramak gerektiğini söylemek. Darvvin'in de itiraf etmiş olduğu gibi nüfus teori-syeni. Friedrich Engels 83 Anti-Dühring nedenleri. Darvvin'in bu görüşüne bir tamamlayıcı getirdi: doğal seçme sonucu olan uyma (intibak). bir yaşama savaşımı çıkar. Darvvin'in aklına bile gelmez. oysa bu özelliklere sahip bulunmayan bireyler. doğada tıpkı öyle varolabilir. daha sonra kalıtımla geçme ve eğer aynı türden birçok bireyde kendilerini gösteriyorlarsa. doğa tarafından yaratılan tohumlann çok büyük sayısı ile olgunluğa gerçekten erişen organizmaların küçük sayısı arsındaki oransızlıkta buldu. yalnızca dövüşmek ve yemek gibi dolaysız. birikmiş kalıtım aracıyla bir kez tutmuş bulundukları yönde güçlenme eğilimi gösterirler.ayırdetmek için. "Yaşama savaşımı. Ve ücret yasası. uzun sürede canlı organizmalar üzerinde yapay yetiştirmeninkine benzer dönüşümler meydana getiren nedenlerin bulunup bulunmadığını araşürdı. hayvan ve bitki dünyasının tümüne uygulanmış Malthus teorisi olduğunu söyler. deyim yerindeyse irdelenmemiş ama saptanması türlerin evrimi bakımından büyük bir önem taşıyacak kendi nüfus yasalan vardır. O yalnızca. yaradancılık. 84 Friedrich Engels Anti-Dühring bu yasayı dayandırdığı maltusçu kanıtların unutulmasından sonra nasıl uzun süre değerini koruduysa.Gerçekte. yaşama savaşımı fikrinin kökenini. Bilinçten yoksun otlarla banşçıl oto-burlar arasında bir yaşama savaşımı. işte bu biçimde dönüşür. öte yandan da farklı özgül niteliklere sahip organizmalar için ortak atalar olanağı tanıtlanmış bulunuyordu. Ayrıca doğa organizmalarında. -Ed. ona daha yakından bakmaksızın. fizik eylem olarak değil ama hatta bitkilerde bile yer ve ışık için savaşım olarak. hayvanlar bir kurbanı yırtıp parçalayarak . kendi bönlüğü içinde kabul etmekle Darvvin'in göstermiş bulunduğu düşüncesizlik ne denli büyük olursa olsun. deizm. O zaman Darvvin doğada.* Ve bu yöndeki kesin atılımı kim yaptı? Darvvin'den başka kimse. kendi yaşama savaşımı teorisinin. [sayfa 128] . Ama her tohum gelişmeye yöneldiğinden. en elverişlilerin yaşaması ile.* Bu bireysel özellikler. Bay Dühring sorunun bu olumlu yönüne yanaşmaktan iyice kaçınır. yaşama savaşımının durmadan ısıtılıp ısıtılıp önümüze konması gerekir. ne denli önemsiz olursa olsun ama yaşama savaşımında üstünlük sağlayan bir bireysel özelliğe sahip bireyler oldukları da açıktır. Bu * Kamutanrıcılık. Ve bu savaşımda olgunluğa ulaşma ve çoğalma şansına en çok sahip bulunan bireylerin. gerçekte. bundan zorunlu olarak. uslarının bulamayacağıi gerçekleri öğreterek kendini açımlamasını yadsıyan ve yalnızca tanrının varlığına ve doğa dinine inananların sistemi. Ricardo'nun * Biyolojinin gelişmesi. Malthus teorisini. yaşama savaşımında daha kolay yenilir ve yavaş yavaş ortadan kalkarlar. bu yetiştirmenin aynı türden hayvanlar ve bitkiler arasında.

uyma {adaptation) sürecin değişen. Ama bu ahlaksal öfkenin tek hedefi. zorunlu eleştirel anlayışı göstermeksizin. Kısa bir süre önce. bütün canlı varlıklar arasındaki ilişkileri. kendi bireysel dönüşümlerini bu işte yalnızca "hayvan yetiştiricinin bilgeliği"ni kullanarak. 1888. şimdiye değin ya hiç bilinmeyen ya da yalnızca çok genel bir biçimde gösterilebilen bu nedenleri bulmaktan çok. hiçlikten başlayarak üretiyorsa. * Engels. ** Modern bilginler. H. Öyleyse şimdilik doğal seçme ile yetinmek gerekecek. uyma bir görünüş olarak kalır ve o zaman işe karışan nedensellik." Ve yaşama savaşımı bir kez bu dar sınırlara indirgendikten sonra bay Dühring gene kendisi tarafından hayvanlıkla sınırlandırılmış bu kavramın hayvanlığına karşı ağzına [sayfa 129] geleni söyleyebilir. Yoksa. onun gerçek bir ilerleme yapan kimselerin çoğu ile ortaklaşa sahip olduğu bir kusurdur. dikkafalıca kendi-kendine özdeş bir susku içinde kalmakta devam eder. Gerçi doğal seçmeyi incelediği yerde Darvvin. Friedrich Engels türlerin korunması ya da değişmesi üzerinde nasıl etkili olur? Bu nokta üzerinde bay Dühring. Engels ile birlikte ve Darvvin'in kişisel tanıklığına da dayanarak (bkz: Francis Darvvin: Vie et correspondence de eh. Darvvin'i. yavaş yavaş bir soyun. bay Dühring'in ultra-moral öfkesine seve seve bırakılabilir. "Doğa tarafından sunulan ya da esirgenen yaşama koşullarına asıl uyma. bunu türlerin değişmesinin tek nedeni [sayfa 130] durumuna getirmesi ve yinelenen bireysel değişikliklerin içinde genelleştikleri biçimi gözönünde tuta tuta. Darvvin için en başta önemli olan. çünkü bu biçimde kısıtlanmış yaşama savaşımının tek yaratıcısı. her buğday tarlası. doğal seçme fikri genişletilmiş ve türlerin değişimi de. okuru kapitalist toplumdaki insanal yarışma (rekabet) örneğine göre tasarlamaya sürükleyen yaşama savaşımı terimini. uyma ve kalıtımın karşılıklı etkileri sonucu olarak tasarlanmıştı. bu nedenlerin sonuçlarının içinde saptandığı.beslendikleri ölçüde. sürekli bir anlam kazandığı ussal bir biçim bulmakür. edi-tion Reinvvald. bir çeşit ya da bir türün ayırdedici özellikleri durumuna gelme biçimini inceler. p.-Ed. önemli olan bu 85 Anti-Dühring . 86). tome 1." İşte bay Dühring'i kızdıran gene ad. hayvan yetiştiricinin yalnızca kendi kafasında değil ama gerçeklikte bulunan kendi hayvan ve bitki biçimleri dönüşümlerinin de hiçlikten başlayarak meydana gelmiş olması gerekir. "dönüşümlerini ve farklılaştırmalarını hiçlikten üretir". odur. fikirlere göre belirlenen içgüdü ve eylemleri önge-rektirir. bu değişikliklerin nedenlerini savsaklamış olmasına gelince bu. çeşitli bireylerde değişikliklere yolaçmış bulunan nedenleri bir yana bırakır ve önce bu bireysel sapaklıkların (anomalilerin). her orman ona tanıtlayabilir ve önemli olan ad değildir.ama bay Dühring'in kendi imalatından düşsel bir umacıdır. Öyleyse. yoksa "varlık koşulları ve mekanik etkilerin yokluğu" olarak mı adlandırması gerektiğini bilmek değildir. bulgusuna ölçüsüz bir etki alanı tanıması. Malthus'tan almış olmakla eleştirirler. Ayrıca. önemli olan şudur: Bu olgu. Darvvin'in bunu yaparken. gene de Darvvin'den başka kimse değildir. "yaşama savaşımı" adı. şu son yıllar içinde büyük ölçüde gelişmiş bulunan canlıların nüfus yasalarının matematik irdelenmesini önerir: O. Danvin. dolayısıyla da tek sorumlusu. Ama sürece verdiği ad ne olursa olsun. önemli olan bunun "yaşama savaşımı" olarak mı. "tüm doğa eyleminin yasalannı ve kavranışını hayvanlar dünyasında arayan" Darvvin değildir -Darvvin tüm organik doğayı savaşım içinde toplamamış mıydı?. daha o zamandan bunun verimliliğini görüyordu. fizik dünya. Ama bu dönüşüm ve farklılaştırmaların asıl kökeni üzerindeki araştırmalara atilim veren kişi. Ama darvincilik.'de VVarigny'nin Fransızca çevirisi. kimyasal dünya ya da bitki fizyolojisi aşağı derecelerinin üstüne çıkmaz. bay Dühring'in ta kendisidir. gerçeklikte bilinç ya da istencin karışmasını dış-talayan çok farklı bir nitelikteki ilişkiler olmalarına karşn. Üstelik eğer Darvvin. burada.** Şeyin bitkiler arasında da varolduğunu ise her otlak. özellikle Haeckel sayesinde. Ama bu da bay Dühring' in hoşuna gitmez. kalıtım {heredite) koruyan yönü olarak düşünülmek üzere. ancak yabanıl dünyada görülür.

yoksa bay Dühring'de mi? Ve yalnızca tinci değil.ama kimde? Haeckel'de mi. kuşkusuz bu renkleri bile-isteye ya da bazı tasarılara göre almamışlardır. bazı bitkilerin üzerlerine konan böcekleri yakalayıp yoğalttıkları organlar bu işe uydurulmuşlar. gerilek görüşleriyle birlikte. [ve bu ikisi arasında]. üreme ya da herhangi bir başka çoğalma zincirinin parmaklan arasında koptuğu yerde. hayvanlar alemi için bir başka soybaşı. kavramlar içine zorunlu olarak tinci (spiritistic) bir karışıklık sokmak olur. deyim yerindeyse tek bir varlığın soyudur. doğanın inceliğinden hatta istencinden [sayfa 1311 söze-den adamın." Friedrich Engels Uymadan kalıtıma geçiyoruz. hem de sistematik olarak uydurulmuşlardır. bu ilk Yahudi de ilk Saminin 87 Anti-Dühring . bu renkler aracıyla onlan düşmanlan için çok daha az görünür kılacak biçimde." Oysa kendisine karşı o denli öfkelendiği o bilinçli güdek olmaksızın. Sözde ona göre. bağımsız [sayfa 132] birlikte-yaşamalan kesinlikle sözkonusu değildir ve bu nedenle. aynı zamanda mantıksal karışıklık. eğretileme yoluyla değil ama gerçek anlamda bir uymadan sözedilmek istenirse bu. bir ereğe yönelen bu aynı bilinçsiz eylemden başka nedir? Demek ki eğer benekli elmalar ve yaprak yiyen böcekler yeşil. baskısı. "Bütün organizmaları özel yaratıklar olarak değil de yaşamış birkaç canlının doğrudan doğruya dölleri olarak"* düşündüğünü açıkça söyler. bir kez daha. Ve bununla birlikte. bay Düh-ring'in "özgür bir yaratı ve kuruntusu"dur. bu bakımdan da tersine gidilmiş gibi görünüyor. gerçekçi felsefede adet olduğu üzre. tasanmlar aracılığı olmaksızın uyma. sondan bir önceki sayfasında. "Vaktiyle böyle bir yola yaradancılık denir ve pek öyle bir değer verilmezdi [der bay Dühring]. Ve gene bay Dühring yanıt vermez. hiçbir zaman bilinçli bir güdek öngerektirmez. hemen sıfın tüketecektir. uymanın zorunlu olarak tasarımların sonucu olması gerektiğini savunmakta direnirse. Ama şimdi. göl hayvanları kum-sansı ve kutup hayvanları çoğunlukla kar gibi beyazsalar. ama başına -bay Dühring'in başına demek istiyorum-. döldöş aracılığı olmaksızın. bu uyarı etkisi. fiziksel güçlerle kimyasal etkenlerin bir bağdaşımından başka bir şey değildir ve eğer burada. tersine. Darvvin'in bugünkü organizmaların hepsini tek bir ilk varlıktan çıkardığı olumlaması. Bu da bizi.süreçlerin organizma türlerinde 86 Friedrich Engels Anti-Dühring değişikliklere yolaçıp açmadıklarını bilmektir. herbiri hayvanla bitki arası özel bir tek hücreli yaratık tipinden başlayarak tamamen bağımsız bir biçimde gelişmiş bulunan belirli sayıda bir yalıtık tekhücreliler soybaşı"** kabul eder. erekliğe düşkün yaratıcıya. Eğer şimdi bay Dühring. Tüm organik dünya sözde Darvvin'in savına göre ilkel bir varlıktan gelir. "Eğer bir bitki büyümesinde. en çok ışık aldığı yönü tutuyorsa. Bay Dühring'e göre darvinci-lik. Ve Haeckel daha da ileri gider ve "bitkiler dünyası için tamamen bağımsız bir soybaşı. . doğanın aynı türden ürünlerinin. Aynı biçimde. içinde yaşadıkları ortama uymuş bulunan bu hayvanların bir ereğe bağlı oldukları da yadsınamaz. bir ereğe yönelen eylemin tasarımlar aracılığıyla yapılması. Darvvin. Tanrıya götürür. bu renkler ancak fiziksel güçler ve kimyasal etkenlerle açıklanabilirler. Türlerin Köke-n/'nin 6. burada da büsbütün yanlış yolda. başkası karşısındaki sertliği işte böyle! Gerçekten tinci bir karışıklık. Doğada erek kavramını üste çıkarmak için bay Dühring'in bütün gücüyle direndiğini gördük: "Araç ve erek ilişkisi. Bu ilk varlık bay Dühring tarafından. güdekli olması gerektiğini bir başka biçimde söylemiş olmaktan başka bir şey yapmaz." Doğanın hangi istek etkisiyle şunu ya da bunu yaptığını tastamam bilen. Smith'in Asurlular üzerindeki bulgularının. bilinçli. yalnızca onu ilk Yahudi Adem ile karşılaştırma aracıyla gözden düşürmek için türetilmiştir. kibarca söylemek gerekirse.

Kutsal Kitaptaki tüm yaratış ve tufan öyküsünün. [sayfa 133] Doğa-bilimi şimdiye değin. Ne yazık ki doğa bilimimizin tümü. Bu ürünler nasıl doğabildi? Kendiliğinden üreme ile mi? Ama şimdiye değin. hatta kimyasal öğelerden yola çıkarak yalın proto* Charles Darvvin. İşte bizim derin filozofumuzun yeni bir özgür yaratı ve kuruntusu daha. İşte gene yaratıcıya ve yaradan-cılık denilen şeye dönmüş bulunuyoruz. s. s. "soysop zincirinin koptuğu" yerde. bu başarıları ilk övenler. kendiliğinden üremenin en gözüpek savunucuları bile. ancak bakterilerin. Ama doğanın kendi aralannda soysop ile bağlı olmayan. 63). Yahudilerin Babilliler. "özgülüklerin {propriete) cinsel bağdaşımı yalın eylemini. {Türlerin Kökeni. Londra 1873. daha sonra gelen fikirlerin tüm dühringâsâ derinliğini kavramamıza yardım eder: "Eğer üremenin iç şematizminde herhangi bir bağımsız dönüşüm ilkesi aranmış olsaydı. Ne Darvvin. ** Yaratılışın Tarihi. mantar tohumlarının ve öteki çok ilkel organizmaların meydana geldiklerini ileri sürmüşlerdir. Ama Darvvin'e hiç bir zaman söylemediği şeyleri söyletmek yolunda bu yeni girişim. Hegel'in "jargon"una dil uzatmaktan sıkılmaz! Ama bay Dühring'in doğa biliminin Darvvin teorisinin atılımına borçlu olduğu büyük gelişmesi karşısında duyduğu cansıkın-tısını yatıştırmaya yarayan suçlamalar ile tatsız ve çelişik mızıkçılıklar arük yeter. şimdiye değin kesinlikle ancak bir şeyi: Onun mutlak olarak kimyasal yoldan meydana gelmiş olduğu söyleyebildi. bu yoldan böceklerin. 306-330. Soysop zinciri parmaklan arasında kopar kopmaz sıfırı tükettiğini söylemek. Kaideliler ve Asurlular ile birlikte ortaklaşa sahip bulundukları dinsel söylenceler kolunun bir parçası olarak ortaya çıktığını bilmemek gibi bir mutsuzluk gelir.. Yaşamın kökeni üzerine." Ve bu saçmasapan ve anlaşılmaz sözleri kaleme alabilen adam. ama bal gibi bir üretim olarak daha yüksek bir görüşle dikkate almak doğal bir fikirdir. Historie de la Creation. meydana getirilmesini içermez (s. 397. kuşkusuz. eğer bu aynı türden doğa ürünleri -elbette burada yalnızca kendilerinin sözkonusu olduğu organik ürünler-. Darvvin'e ağır ama çürütülemez bir eleştiride bulunmaktır. Friedrich Engels Anti-Dühring plazma ya da öbür albüminli cisimleri bile yapamadı. bu eleştiriye layıktır. 392. dünyaya özel bir yaratma eylemi aracıyla getirilmiş olmaları gerekir. Ankara 1990. s. balıkların. O zamandan beri betimli ve anatomik botanik ve zooloji alanında birikmiş engin gereç bir 89 Anti-Dühring . Ayrıca bay Dühring. Ch. çünkü evrensel oluşum ilkesi ile cinsel dölverme ilkesini bir araya getirmek ve kendiliğinden denilen üremeyi. bu özgülüklerin oluşumunun temel ilkesi" durumuna getiren Darvvin'in çok yüzeysel bir duruma düştüğünü ileri sürer.) -Ed. özerklik durumunda yanyana konmuş ürünlerine sahip bulunduğuna göre. Letourneau çevirisi. 6.krizalitini gösterdiğini. kuşların ya da memelilerin değil. kesin olarak şöyle der: Doğal seçme deyimi yalnızca değişikliklerin korunmasını içerir. belki gerçek felsefesi burada yardımımıza gelecek durumdadır. Friedrich Engels Lamarck'ın büyük başanlannı herhangi bir biçimde küçümsemeyi düşünürler. onlar olmuştur. s. -Ed.. kendilerinin ya da atalarından herbirinin. Öyleyse. ne de onun bilginler arasındaki yandaşlan. [sayfa 134] üremenin mutiak karşıtı olarak değil. Tersine Darvvin. baskı. doğa bilimi "sıfırı tüketmiş" demektir. bu fikir büsbütün ussal olurdu. 428. eski paganizmin. türlerin kökeni sorununa hemen hemen kehanet niteliğindeki öncelemelerden başka bir yanıt verebilmek için yeterli gerece sahip olmaktan uzak bulunduğunu da gözden yitirmemek gerekir. Soysop zincirinin elleri arasında koptuğu yerde. The Origin of Species. Ama Lamarck zamanında bilimin. soysop zinciri olmadan organik varlıklar meydana getirmesini beceremedi. Onur Yayınları. kendileri arasında soysop ile birbirlerine bağlı değilseler.

doğanın ancak tamamen ikincil bir eylemi olabilir". gene de döl-döş. Engels. organik yaşamın evrimi üzerine gerçek felsefesi olumlu olarak bize ne söyleyebilir? "Türlerin değişkenliği. nüfus fazlalığı! Hepsi bu: Geri kalanı için bay Dühring. çünkü doğal seçmenin sayesinde gerçekleştiği yaşama savaşımı konusunda onca sağtörel öfkeden sonra. türlerin evrimi üzerindeki bugünkü fikirleri. başkalaşma (metamorphose) ve evrim {evolu-tiori) sözcüklerinin kötü kullanılmasına karşı bay Dühring bizi uyarır. Ayrıca. işte bu uygunluğun ta kendisidir. yani değişken türlerin birbirlerinden geldiklerini. Öyleyse. oysa aynı türden doğa ürünlerinde durumun böyle olmadığını düşünmek gerekirdi." 90 Friedrich Engels Anti-Dühring Öyleyse. Ama eğer civcivin bileşiminden söz edersek. yaşama koşullan ve acunsal (kozmik) ilişkilerde aranmalıdır." Ama bunun yanında. Civcivin yumurta içindeki gelişmesinden söz ettiğimiz zaman bir karışıklık yapıyoruz. hatta sıkı sıkıya darvinci fikirleri adamakıllı değiştireceğinden kuşku duyulmaz. ünlü Alman besteci Richard VVagner'in (1813-1884) yapıtı. gene de doğal seçme. ikinci sınıf da olsa. "döl-döş aracıyla dolayım. Son olarak. Lamarck'tan sonra burada büyük bir önemi olan yepyeni iki bilimin ortaya çıktığı görüldü: Bitki ve hayvan tohumlarının gelişmesinin incelenmesi (embriyoloji) ile yerkabuğunun çeşitli katmanları içinde kalmış organik kalıntıların incelenmesi (paleontoloji). Ve şimdi. evrim (evolution) yerine bileşim (composition) denmesi gerektiğini öneren Dühring ile "geleceğin kompozitörü" diye eğleniyor. -ç. Öyleyse. ve o zaman her şey iyi gidecekmiş. kendini beğenmişliğinden ötürü Dühring'e. onun arka kapıdan da olsa kabul edildiğini görmekle kendimizi mutlu sayalım. Friedrich Engels 91 Anti-Dühring SEKİZİNCİ BOLUM DOĞA FELSEFESİ . "döl-döş aracılığı olmaksızın. organik tohumlan yetişkin organizmalar durumuna dönüştüren kerteli gelişme ile dünya tarihinde birbiri arkasına gelen bitkiler ve hayvanlar sırası arasında şaşılacak bir uygunluk bulunur. doğal seçme ile birlikte yaşama savaşımı ve daha sonra Malthus'un papazca teorisine göre. aynı türden doğa ürünlerinin özerkli yanyana gelişini" de kabul etmek gerekir. çünkü biz evrim yasalarını ancak yetersiz bir biçimde tanıtlayabiliriz. Ama evrim teorisinin kendisi henüz çok gençtir ve gelecekteki araştırmaların. Doğal seçme için de durum aynı. Yalnızca kendisine karşı duyduğu soylu saygı ile değil ama geleceğin kompozitörü olma niteliği ile de M-belungenler Yüzüğü * [sayfa i36] yaratıcısının yanındaki yerini gereğince almasından ötürü. Gerçekten. artık: "Bu çocuk parlak bir şekilde gelişiyor" değil. Bunun sonucu. öyleyse. bize birdenbire şöyle denir: "Varlıklar doğasının derinleştirilmiş nedeni. ama "ikinci sınıf. bizi Lamarck'a gönderir. [sayfa 137] * Nibelungenler Yüzüğü. çünkü hatta değişken türlerde bile. Ve evrim teorisine en güvenilir temeli veren de. Onların her ikisi yerine de "bileşim" (composition) demeliymişiz. ama: "Üstün bir şekilde bileşiyor" diyeceğiz. oysa Darvvin'in üzerini vurguladığı doğal seçme ancak ikincil olarak sözkonusu edilebilir. Bay Dühring döl-döş üzerine o denli kötü ve o denli karanlık şeyler söyledikten sonra. Başkalaşma. bay Dühring'i kutlayabiliriz. başka nitelikleriyle birlikte kendini beğenmişliği ile de ünlü VVagner yanında yer veriyor. Bununla birlikte. her şey aydınlanır. Hep aynı öykü: şeyler ne idiyseler o kalırlar ve biz yalnızca adları değiştirir değiştirmez. kabul edilebilir bir varsayımdır.yana. hem de besteci anlamına gelen kompozitör sözcüğü arasındaki ilişkiden yararlanarak. aynı türden olmayan doğa [sayfa 135] ürünlerinin. bu da tamamen doğru değil. bay Dühring zevkten dörtköşe olur. açık olmayan bir kavrammış ve evrim kavramı da ancak evrim yasaları gerçekten ortaya konabildikleri ölçüde kabul edilebilirmiş. bileşim anlamına gelen kompozisyon sözcüğü ile hem bileştiren. tersine.

Herhalde fizik ve kimya üzerine dü-hringvari kelamlar etmek için.ORGANİK DÜNYA (SON) "DOĞA felsefesi bölümümüzde. Bütün organik cisimler. daha da yavan sonuçlan bir yana. yalnızca güçlü bir büyüteç altında görülebilen ve bir hücre çekirdeği içeren küçük albümin pıhtılanndan bileşir. Örneğin insan bedeninde kemikler. fizikten ısının mekanik eşdeğerini dışavuran denklemden.. bu boş. işte bu yinelenen hücresel bölünmeler aracıyla yavaş yavaş dönüşür ve gelişmiş hayvanda eski dokulann yerine yeni dokuların geçmesi.. bundan böyle evrim yerine bileşim denmesi önerisine gelindiğinde de. çekirdeğin iki dilimini ayıran daralma gitgide daha da sıkışır. kısacası tüm dokular ya bileşik. bugün bunu kabul etmek ne denli güç olursa olsun. kendini bay Dühring'in burada son derece kötü bildiği şeylerden söz ettiği fikrinden kurtaramaz." Bay Dühring. zooloji ve araştırmanın öteki benzer alanlarındaki sonuçlar bu bölümün temelini oluşturur. Bu süreç. bir tek hücreden meydana gelirler. kimyadan da bütün cisimlerin öğelere ve öğe bağdaşımlarına ayrıldığı [sayfa mı olgusundan başka bir şey bil92 Friedrich Engels Anti-Dühring meye gerek yok. deri. gruplaşmalar ve eylemler gösteren çok sayıda hücrelerin türdeş karmaşalarıdır. bununla yalnızca atomlar ile moleküller arasındaki fark konusunda tamamen "karanlık içinde" olduğunu tanıtlar. hücrelerin ikiye bölünerek üreme (scissiparite) biçimiyle çoğalırlar. sonra kesin bilimlerin (science exacte) mekanik. ya da hücrelerden doğmuş dokulardır. düşünülsün. Ve organik doğa üzerine olan bölüm okunduğu zaman. daha a priori. bunlar. "çekim dolayısıyla bir merkez çevresinde dolaşan atomlar"dan söz edebilirse. basit bir küçük albümin pıhüsı olan amipten insana ve en küçük tekhücreli yeşil suyo-sunundan en gelişmiş bitkiye kadar bütün hücresel organik varlıklar. onu öngerektirdiği tüm bilimle gereçlendirmek için hangi olumlu bilgilerin gerektiği . çelişik. Ne var ki bu yavan bölümün kendisine bakmakla. en aşağı biçimleri dışında hücrelerden. Ama içinde bir hücre çekirdeği ile birlikte çoğu kez zarsız. işte bu yoldan gerçekleşir. aşağı organizmalarda henüz aynı yapıda olan ve daha yüksek varlıklarda gitgide daha farklı biçimler. 131. kıkırdaklar. hücrenin içinde meydana gelir. sonunda dilimler birbirinden aynlır ve iki [sayfa 139] hücre çekirdeği oluştururlar. Bundan başkaca da. organik varlıkların çok büyük bir çoğunluğu çok hücrelidir. s. En aşağı derecedeki hücresel cisimler. sonunda birbirinden ayrılıncaya ve bağımsız hücreler olarak yaşamaya başlayıncaya değin. ama . Böyle bir sürece bileşim demek ve evrim adlandırmasına "an kuruntu" davranışında bulunmak için. bir de dış zar geliştirir ve o zaman içeriği azçok sıvı olur. kim ki bay Dühring gibi. orada saklı bulunan olumlu bilgilerin köklü derinliği hiç mi hiç belli olmaz. iki çekirdekten herbiri. Atomların evrensel çekim ya da mekanik ya da fizik hareketin öteki biçimleri bakımından değil ama yalnızca kimyasal etki bakımından varoldukları bilinir. Hücre çekirdeği önce ortadan daralır. kuşkusuz. bay Dühring'in matematik ve doğa bilimlerindeki derin bilgisinden işte böyle bir güven ve cesaretie söz eder. ötekiyle gitgide daha sıkı bir daralma ile bağlı bir protoplazma birikim merkezi oluşturur. Böyle bir şey önerebilen kimse. Önce matematiğin bütün önemli kazanımlan. en önemli noktalar üzerinde anlaşılmaz saçmalıklarla kaplı ileri geri sözler ve sonucun mutlak değersizliği karşısında insan. organik cisimlerin oluşması üzerine en küçük bir bilgisi olmadığını tanıtlar. bu süreç üzerine hiçbir bilgisi olmayan biri gerek: Burada yalnızca ve sözcüğün tam anlamıyla evrim var. döllenmeden sonra ergin hayvan durumuna gelFriedrich Engels 93 Anti-Dühring mek üzere. fizik ve kimyadaki başlıca saptamalan ve genel olarak doğa biliminin fizyoloji. Organik varlık teorisinde (biyoloji). Genel olarak hücre. bu kanı kesinlik kazanır. Hayvan yumurtasının tohum kesesi.

gramerin umutsuz karmaşıklığı bir yana. hiçbir farklılaşmaya uğramamış yalın bir albümin pıhtısından oluşmuş birçok protamip. duyuya. Eğer yaşam yalnızca bu yapının daha küçük bir tohum şeması aracıyla iletilebilir olduğu yerde başlıyorsa. biri yalnızca bütün bitkiler dünyasını değil ama aşağı yukarı hayvanlar dünyasının yarısını da ölüme mahkum eden. sözcüğün dar ve kesin anlamıyla asıl 94 Friedrich Engels Anti-Dühring yaşamı belirtme işine burnunu soktuğu zaman. öyleyse bütün polipler ve öteki fitozoerleri. Bitki ve hayvan arasındaki belgin sınır. asıl yaşamdan söz etmeye koyulabiliriz. en aşağı organizmalar arasında.* Böylece bay Dühring. beş-parmaklı-lan ve tatlı su kurtlarını (Huxley'in sınıflamasına göre annuloida ve annulosd). amphioxus'u. Ayrıca. bir omurgalıyı. o zaman en azından tekhücreli organizmalara değin ve onlar dahil bütün organizmalar canlı değildir. Yani daha önce adını andıklarımıza ek olarak bütün kurtlan. canlı varlıklar dizisinden silmemiz gerekir.bileşimin izi bile yok! Bay Dühring'in genel olarak yaşamdan ne anladığı üzerine. o zaman daha öncekilere ek olarak." Bu tümce." Ve daha ilerde: . olsa olsa [sayfa noı denizanaları hariç. bu dışardan belirsiz ya da ayırde-dilemez oluşumların ta kendileridir. en yüksek organizmaların temelinde hücre bulunur. ne denli yalın olursa olsun. onun bizi aldattığını kimse söyleyemez! Bir başka yerde. ölü olarak ilan etmemiz gerekir. en gelişmemiş bitkinin en aşağı hareketinde. yüksek organizmalara yalnızca özsel bileştirenlerinin albümin olması nedeniyle bağlanmışlardır ve bunun sonucu albüminlerin görevlerini yerine [sayfa HU getirirler. yani durumlarının bilinçli bir öznel kavrayışına yetenekli bütün hayvanların ayırdedici niteliğidir. yeni baştan. henüz hücreden çok aşağı bir nitelik taşıyan. bize bir de şunu anlatır: "Fizyolojik olarak duyum. tersine. Buna karşılık. yapı kavramını anlayış biçimine göre. Daha ilerde. o zaman Haeckel'in bütün tek hücreliler dünyasını ve belki daha da çoğunu. yani yaşarlar ve ölürler. herhangi bir sinirsel aygıtın varlığına bağlıdır. birbiriyle tam bir çelişki durumunda dört ölçüt verir. Bilinen geçiş varlıkları bu sının o denli az silerler ki bu sınırı mantıksal bir gereksinme durumuna getirenler. kabuklu deniz hayvanlarının bir kısmını (yengeçler) ve hatta son olarak. ilerde söyleyecek birkaç sözümüz daha olacak. Ama eğer yaşamın başlıca ayırdedici özelliği olarak cisimlerin bir iç noktadan başlayarak özel kanallar aracıyla dolaşımı kabul edilirse." Bu tez. o zaman kalbi olmayan ya da birkaç kalbi olan bütün hayvanları ölü ilan etmemiz gerekir. Bütünlükleri içinde bu varlıklar. Gerçekten. şöyle okunur: "Doğada da. Bundan ötürü bu. bütün bir dizi öteki hayvanla bitki arası tekhücreli yaratıklar {mongres) ve bütün sifoneler {syphones) bulunur. hiç eksiksiz ras-lanır. işte yaşam terimi altında düşündüğü şey: "İnorganik dünya da bir otomatik hareketler sistemidir. ama yalnızca gerçek yapı ve maddelerin bir iç noktadan başlayarak ve daha küçük bir varlığa geçirilebilir bir tohum şemasına göre dolaşım için özel kanalların aracılığının başladığı yerde. "hiç eksiksiz" bir budalalıktır. Tüm organik doğada raslanan en yalın tip hücredir ve kuşkusuz. Özel olarak. Eğer yaşam yalnızca asıl yapının başladığı yerde başlıyorsa. en aşağısından en yükseğine. bütün organizmaların temelinde yalın bir tip vardır [ve bu tipe] evrensel özüyle birlikte. duyuma sıçrayışın gerçekleştiği yerde bulunur. bay Dühring. sözcüğün dar ve kesin anlamıyla budalalık yapıtı bir otomatik hareketler sistemidir (bununla ne anlaşılması gerekirse o anlaşılsın). Eğer cisimlerin dolaşımı için özel kanalların aracılığı yaşamın ayırdedici niteliği ise. bütün selentereler yüksek sınıfını. tüm bitkileri. "tepeden tırnağa özgün sonuç ve görüşler" vaat ederken. sözcüğün dar ve kesin anlamıyla.

en küçük bir duyum izinden ve her türlü duyumlama yeteneğinden tamamen ve her zaman için yoksundurlar. Üçüncüsü. bizi dizlerimize değin en saf 96 Friedrich Engels Anti-Dühring dührinâgsâ jargonun ipsiz sapsız saçma sözlerine batırıyor. sinirsel bir aygıtın varlığına bağlı bulunduğunu öne sürmek.. yani canlı ve cansız arasındaki [sayfa 143] ayrım aracıyla açıklanması gereken bir deyimden başka bir şey değildir. London 1870. burada geçiş varlıklanndan. böcek yiyen bitkilerin en küçük bir duyum izi ve her türlü duyumlama yeteneğinden yoksun bulunduklan söylenebilir mi? Bunu bay Dühring'in kendisi bile. bitki mi. Konferans V. Lectures on the Elements of Comparative Anatomy. organik ve inorganik arasındaki. bitki ve hayvan arasında son derece belirsiz ya da ayırdedilemez oluşumlardan (ne anlaşılmaz dil!) söz edildiğini ilk kez olarak duyuyoruz.. aslında yaşam aracıyla. bu hayvanların sinirleri olmadığı için duyumları olmadığı tezini ileri sürenlerin birincisidir. Yalnızca bütün ilkel hayvanlar değil ama fitozoerler bile. Kimyada. Düzenli olarak bir sinir sistemi ancak kurtlardan başlayarak bulunur ve bay Dühring. bay Dühring bize ancak şunu söylemesini bilir: "Plastik olarak yaratıcı bir şematizasyon aracıyla gerçekleşen madde değişimi [tanrı aşkına. bir adım bile ilerletmez. kendi kendimize aramamız gerekecek. olarak ayırdedici belirtisidir" der (Doğa Felsefesi. yeterli bir ilkel madde katkısı aracıyla ve dayanak olarak belirli bir cisme . Duyum zorunlu bir biçimde sinirlere değil ama henüz belginlikle belirlenmemiş bulunan bazı albüminimsi maddelere bağlıdır. fizyolojik kimya ve kimyasal fizyoloji uzmanları tarafından otuz yıldan beri sayısız kez söylenmiştir ve bay Dühring burada. Ayrıca bay Dühring'in biyolojik bilgileri. bay Dühring tarafından yalın bir çalıntının son çözümlemede kesin bir doğruluğun soylu katına yükselttiği yeni bir "kabalığı". Yani eğer yaşamın ne olduğunu öğrenmek istiyorsak. duyumun fizyolojik olarak ne denli yalın olursa [sayfa 142] olsun. İşte Hegel'in. ne de bitkiler üzerine hiçbir şey bilmeyen biri tarafından sorulabilir. Genel olarak yaşam üzerine."Buna karşılık bitkiler. Yani bu açıklama bizi. Hegel "duyum. ancak ne hayvanlar. London 1864." Yaşam üzerine öğrendiklerimizin hepsi bu ve bu "plastik olarak yaratıcı şematizasyon". hayvanın kesin Friedrich Engels 95 Anti-Dühring * Thomas Huxley. Darvvin'e karşı söz-konusu etmekten korkmadığı. Ama yaşamı maddelerin organik değişimi olarak tanımlamak. en küçük dokunmada yap-raklannı katlayan ya da taçlannı kapatan duygululann. onu o kendine özgü zarif ve duru dile çevirmekten başka bir şey yapmaz. "bilimdışı yarı-şiir"e başvurmadan ileri süremez. yaşamı. A Ma-nual ofZoology. Maddelerin değişimi. aynı zamanda kesin olmadığını da kabul ettiği bir ölçüt ileri sürme mantıksal gereksinmesini yaratan şey! Ama hayvanlar ile bitkiler arasındaki ikircil alana değin gitmemize gerek bile yok. Bu aracı biçimlerin varlığı. çünkü maddelerin organik değişimi ya da maddelerin plastik olarak yaratıcı bir şematizasyonu ile birlikte değişimi deyimi. -Ed. § 351.işte bay Dühring için. yaşam olarak tanımlamak demektir. yaşamın dışında da meydana gelir. Maddelerin organik değişiminin yaşamın en genel ve en ayırdedici olayı olduğu. differentia specifia. ek). sinirsel sistem izini göstermezler. bu ne demek ola?] her zaman asıl dirimsel sürecin ayırdedici bir niteliği kalır." Birincisi. Engels burada şu yapıttan yararlanmıştır: Henry Alleyne Nicholson. maddelerin değişimi olarak.. yani bitki ile hayvan arasındaki sının açıkça saptayamamamız . soru tarafından yeteri kadar belirtilmiş bulunmaktadır: "Hayvanın evrim yoluyla bitkiden geldiğine mi inanmak gerek?" Bu türlü sorular. İkincisi. hayvan mı olduklannı söyleyemeyeceğimiz organizmalann bulunması. gene bay Dühring'in "özgür bir yaratı ve kuruntu"sudur. hiç olmazsa büyük çoğunluklan içinde.

cismin daha eski kısımları ayrışıp yok olurken. en edilgin rolü oynar. Proteinlerin yaşam olayları içinde oynadıkları rolün önemi tüm yeni araştırmalarda doğrulanmıştır. Öyleyse başka türlü davranmamız gerek. kendi öz koşullarını her zaman yeniden üreten bir dizi süreç vardır. Bunlar. öyleki teorik olarak son derece küçük bir nitrik asit miktan. Burada maddelerin değişiminin bizi bir adım bile ileriye götüremeyeceği bir kez daha ortaya çıkar. Kükürdün yakılması ile sülfürik asit üretiminde olduğu gibi. kendisine akraba bütün maddeler içinde en cansız. Ad pek uygun değil. ama o zaman da ne idi iseler o kalmaktan çıkarlar. O zaman kükürt dioksit SO2 meydana gelir ve eğer su buhan ile nitrik asit verilirse. Bildiğimiz en aşağı canlı varlıklar. -Ed. bütün canlı varlıklarda raslanan bu dirimsel olaylar neye dayanır? Her şeyden önce.Ayrıca. Bunlar. Havanın etkisi altında toz durumuna gelen kaya. mutlak olarak dirimsel olaylar görürüz. allosterikler denilen mayalardır. çünkü yaşamı açıklaması gereken özgün maddeler değişiminin kendisinin yaşam tarafından açıklanması gerekir. düpedüz yaşam içinse. maddelerin değişimi. hala maya (enzyme) adı verilen tikel bir proteinin işe karışmasını gerektirirler. çünkü bütün öbürlerinden daha genel bir nitelik taşır. üstelik. bu azot oksit hemen havadan yeni oksijen alır ve yüksek azot oksitleri durumuna dönüşür ama yalnızca bu oksijeni hemen kükürt diokside geri vermek ve aynı sürece yeniden başlamak üzere. ayrışır ya da bağdaşırlar. Bununla birlikte. bayağı albümine benzer biçimde bileşmiş ve proteik maddeler de denilen bütün cisimleri bu ad altında toplayan modem kimya anlamında alınıyor. kendi kendilerine sürekli yenilenmesine dayanır.dayanarak. Bu dirimsel olayların özel farklılaşmalarını meydana getirmek için canlı bir cisimde öteki kimyasal bağdaşımların varlığının zorunlu olduğundan kuşku yok. 98 Friedrich Engels Anti-Dühring dir. onu albüminimsi bir cisme bağlı buluruz ve ayrışma durumunda olmayan albüminimsi bir cisme rasladığımız her yerde. sıvılar ölü organik ve hatta yapay Traube hücrelerindeki gibi inorganik zarlardan geçtiği zaman da meydana gelir. Canlı bir hücre içinde oluşan bütün kimyasal tepkiler. bunları özümlemesine. okside olan maden. Yaşama rasladığımız her yerde. Albüminimsi cisim içindeki bileştirici . Bununla birlikte albüminimsi cisimlerin kimyasal bileşimi üzerine daha çok şey bilinmediği sürece. Ama her yerde. Engels'in varoluşunu önceden sezemeyeceği başka cisimler de. hücreye dışsal bazı cisimler ile birleşerek. albüminimsi cismin öteki gerekli cisimleri çevresinden çekip almasına. kükürt dioksit hidrojen ve oksijeni alır ve sülfürik asit H2S04 durumuna dönüşür. Canlı olmayan öbür cisimler de işlerin doğal akışı içinde dönüşür. Bunlar özellikle canlı madde içine her türlü enerji aktarımında işe karışan nükleotidler ile canlı varlıkların niteliklerinin kalıtımsal korunmasının üzerlerine dayandığı nükleik asitlerdir. yaşam olaylarında temel önemde bir rol oynarlar. yumurta sarısının yanında. . yalnızca çelişen tohum için besleyici madde olduğundan. benzer biçimde. pas durumuna dönüşür. Burada albüminimsi cisimler. artık kaya değilçabaları içinde bulunuyorlardı. bu ad henüz en iyi addır. Ama cansız cisimlerde yok olma nedeni olan şey. çünkü bayağı albümin. biyokimya ve moleküler biyoloji henüz ilk başlangıç Friedrich Engels 97 Anti-Dühring 144] varoluş biçimi de özsel olarak bu maddelerin kimyasal bileşti-renlerinin. işe besi olarak karışmaları ve albümin durumuna dönüşmeleri dışında. boşaltım işlevlerini düzenlerken. Yaşam albüminsi cisimlerin varoluş biçimidir* ve bu [sayfa * Engels bu satırları yazdığı sırada. uzayda ardarda çeşitli biçimler alma yolundaki erklikleri aracıyla bu tepkilerin içinde zincirlendikleri sırayı düzenleyen. albümin için temel yaşam koşuludur. bu cisimlerin zarı aşmalarını sağlayan proteinlerdir de. Nitrik asit oksijeni bırakır ve azot oksit durumuna gelir. sınırsız bir miktarda kükürt dioksit. öteki proteinler. bu bağdaşımlar zorunlu değildir. yalın albümin pıhtılarından başka bir şey değildir ve onlar da başlıca yaşam belirtilerinin hepsini gösterirler. oksijen ve suyu sülfürik asit durumuna dönüştürmeye yeter.

. Bizim yaşam tanımımız. nasıl avunacağını [sayfa 146] bilir: Friedrich Engels 99 Anti-Dühring Kendi yıldızlı gökyüzüne sığınır. o olmaksızın besinlerin ne soğurulması ne de özümlenmesinin olanaklı olduğu iç hareket.. Yalnızca şunu alacağız: "Salt dil yardımı ile düşünmeye yetenekli olan bir kişi. Gene de. en aşağısından en yükseğine. eğer kimya bir gün yapay olarak albümin üretmeyi başarırsa. duygular evreninin anahtarı olduğuna göre.öğelerin bu aralıksız başkalaşmasının. bütün dirimsel olayları içine almaktan çok uzak. albüminimsi cismin varolmaktan çıktığı. kısacası bönce boş sözlerden örnekler vermekten sakınıyoruz. Yaşamın en yalın bütün öbür etkenleri: Albümin ile onun beslenmesi arasındaki karşılıklı etki içine yerleştirilmiş uyarılgan-lık. Yaşamın ne olduğunu gerçekten eksiksiz bir biçimde bilmek için. hem de bir başkası olmaya dayanır. Friedrich Engels Anti-Dühring DOKUZUNCU BOLUM AHLAK VE HUKUK ÖLÜMSÜZ DOĞRULUKLAR BAY DÜHRİNG'İN okurlanna tam elli sayfa boyunca bilinç öğelerinin köktenci bilimi adına şölen verdiği yavanlık ve falcı kadın kahinlikleri yığınından.. ne denli güçsüz olursa olsun. tersine. ister istemez çok yetersizdir. Aslında kimyanın aynı zamanda bir albümine elverişli besini bulup bulamayacağı da sorulabilir. böylelikle önemi yalnızca yeryüzünü uzaktan aşan bir bilinç teorisinin ilk unsurlarına sahip oluruz. günlük kullanım için bu türlü tanımlar çok elverişli ve bazen de vazgeçilmesi çok güçtür. kaçınılmaz eksiklikleri unutulmadıkça. . zorunlu olarak dirimsel belirtiler göstereceği sonucu çıkar. albüminin içinde doğuştan bulunan ve o olmaksızın albüminin de varolamayacağı bir süreçtir. kendi kendine olan. bilimsel bakımdan az bir değer taşırlar. İşte. soyut düşüncenin. her şeyden önce her an aynı zamanda hem kendisi. dayanağının. ne yazabilir? Allons done! * [sayfa 147] 1 00 * Hadi canım sen de! anlamına gelen bu deyim. hem de tastamam bizce bilinen biçimi altında. kendini bu olayların en genel ve en yalınları ile sınırlandırmak zorunda olması nedeniyle. Bundan ötürü. "Kıvanç ve acı duymak için örgütlenmiş olan yalnızca duyarlıkla bezenmiş bir organın özel yapılışı değil." Duygular evreninin anahtarını cebinde taşıyan biri için. ama bütünlüğü içindeki nesnel dünyadır.. yeryüzü biyolojisi alanında kendini pek rahat görmeyince. evrensel bir karşıtlık olduğunu ve özsel olarak türdeş duygular aracıyla evrenin çeşitli dünyalarında temsil edilmesi gerektiğini bu nedenle kabul ediyoruz. Ama. -ç. Öyleyse albüminimsi cismin varoluş biçimi olan yaşam. . katışıksız düşüncenin ne anlama geldiğini hiçbir zaman anlamamıştır. besinin soğurulmasında çok aşağı bir derecede kendini gösteren kasılabilirlik. en aşağı düzeyde bölünme yoluyla çoğalmayı içeren büyüme yetisi. Tersine yaşam. ayrıştığı. onun kendini gösterdiği bütün biçimleri gözden geçirmemiz gerekirdi. ve cansız cisimler için de olabileceği gibi. yani maddelerin besinlerin özümlenmesi ve bedenden çıkarılması ile gerçekleşen değişimi. İki dünyanın da yapılışını uyarlı bir tipe göre düşünmek gerekir. bu uygunluğun önemsiz bir anlamı yok. zararlı da olmazlar. kıvanç ve acı karşıtlığının. Ama gene bay Dühring'e gelelim. özgün metinde Fransızcadır.işte albüminin özsel görevi olarak besinin özümlenmesi ve dışarı atılması yoluyla gerçekleşen cisimlerin bu değişimi ve albümine özgü yoğurulabi-lirlikten çıkarlar. Bundan. O. yani öldüğü andır. öznel kozmik dünya bize nesnel dünyadan çok daha yabancı değil. Bütün tanımlar. bu albüminin. onu dıştan etkileyen bir süreç nedeniyle değil. . besinlerin bu sürekli özümlenme ve cisimden [sayfa 145] (bedenden) çıkarılma değişiminin kesildiği an. bu dünyanın doğa biliminde birkaç kaba düşünce yanlışlığı..

hatta bütün öteki olanaklı dünyalar için bile geçerliliği burada bölümün sonuna değil de başına konmuş bulunuyorsa. Şu ya da bu yanlış öğretiye karşı değil ama insanın bilinçli ahlaksızlığa yükselme yetisinin ta kendisine karşı yönelen bu ahlak bozucu kuşkuculuk. evrimi sırasında oluştukları özel doğruluklar. Almancanın da bu düşünceler için ne denli az elverişli olduklarının görüldüğü kesin. Gerçi bu türlü akıl yürütmeler için duyduğumuz ilgi çok küçük kalacak.. uyarlı ahlaksal içgüdülerin ciddi geçerliliği ve gerçek etkinliğini kabul etmekten gerçekten bağışık olduğuna hemen inanır. Ama başka göksel cisimler üzerinde. "etkin bir anlığın içdüsel biçimli dirimsel hareketleri bilinçli bir düzene koymakla uğraşma zorunda olduğu bütün insan-dışı varlıklarda . anlığın yanlışlık ve doğruluk içindeki kaçınılmaz yazgısını göstermek yeter. işte hiç olmazsa bize [sayfa Friedrich Engels 148] şurada burada ahlak ve hukuk konusunda elle tutulan bir şeyler veren dördüncü bölüm tarafından kurtarılıyoruz. [ahlak ilkeleri] tarihin üstündedir ve aynı biçimde ulusal niteliklerin güncel ayrımlarının da üstündedir. üzerindeki bütün bu tumturaklı hikmetlerini dinginlikle dinlediysek. zorunlu olarak ne ortadan kaldırılabilir ne de usa göre davranan bir varlığın temel yapılışını çarpıtabilir.. hatta yalın nihilizmden daha da kötü bir şeye varır. töre ve ilkelerin coğrafi ve tarihsel çeşitliliklerine sımsıkı sanlır ve ona ahlak bozukluğu ve ahlak kötülüğünün 102 Friedrich Engels Anti-Dühring 1 01 Anti-Dühring önüne geçilmez zorunluluğu azıcık tanınmaya görsün. sonunda gerçek bir hiçliğe." Eğer şimdiye değin bay Dühring'in son çözümlemede kesin doğruluklar. son çözümlemede kesin doğruluklardan daha aşağı hiçbir şey sözkonusu değil. kesin bir bilgi inanı ve ortak bilginin değeri. matematik kavrayış ve uygulamaların değer ve önemine benzer bir değer ve bir önem savında bulunabilirler. onu şimdi gelmiş bulunduğumuz noktaya getirmenin gerekmesiydi. sağduyu durumunda... Dühringâsâ düşüncelere ve bu düşünceleri dışavuran dile bakınca. Ama adamakıllı yanılır.Buna göre hayvanlar. Ahlak dünyası "tıpkı evrensel bilgi dünyası gibi. daha işin başında öteki göksel cisimler üzerine bir yolculuğa çağınlıyoruz: Ahlak öğeleri." Bu nedenle. bilgi ilkelerinin mutiak geçerliliğinden umutsuzluğa düşmemize izin vermez. gerçek felsefesinin çeşitli tezlerinin ne ." Eğer aynklama olarak.. gene de çevrenimizi kurtarıcı bir biçimde genişleten bir fikir olarak kalır.. son temellerine kadar bilinmiş oldukları ölçüde. Şimdiye değin. her zaman bir çılgınlıktır... bay Dühring'in doğruluklarının (hakikatlerinin). çünkü yalnızca bu andırışmanın. uyarlı bir biçimde . Gerçek doğruluklar hiç değişmezler . kendi sürekli ilkeleri ile kendi yalın öğelerine sahiptir. [sayfa 149] "Henüz sürekli kuşku.. bütün zamanlara yaymak kolay olacaktır. bunu kurtancı bir biçimde. bunun sağlam nedenleri var. en soyut ve en katışıksız düşünürlerdir. öyleki bilginin doğruluğu zamana ve gerçeğin değişmelerine bağlı olarak düşünmek. Ensonu. bireysel ve ortaklaşa yaşamın. mutlak bilgi inanı vb. çünkü onların düşüncesi.. dilin yerli yersiz araya girmesiyle hiç bu-lanmaz.. Bozulmuş ahlak fikirlerinin anlaşılmaz karışıklığı içinde kolayca egemen olabilmek ve ilkesiz kaprise bütün kapıları açabilmek umuduna kapılır.. Bu kez. bu düşüncelerin herhangi bir dil için. . hastalıklı bir güçsüzlük durumudur ve bazen kendi hiçliğinin bilincini sistematize ederek kendine biraz kararlılık görünüşü vermeye çalışan içinden çıkılmaz bir karışıklığın dışavurumundan başka bir şey değildir. doğal yanılabilirliğin doğruluğa erişme olanağını dış-talamadığını kabul ettirmesi için... Bay Dühring'in ahlak ve adalet üzerindeki fikirlerinin önce bütün dünyalar için geçerliliği saptandıktan sonra.. en tam ahlak duygusunun ve deyim yerindeyse vicdanın. bulunmalıdırlar. o bozuk çorba bir yana.. bir şemadan hareket ettiğini düşünmek. düşüncenin egemenliği... bunun nedeni işi bir sonuca bağlamak için. Ahlak sorunlarında evrensel ilkelerin yadsınması. Burada da.

varolan dünyayı bilmeye yeteneklidir dersem. bilgi sahibi oldukları için söylüyorum. ancak sağlıklı ve uyanık durumda iken. bir dizi göreli yanlış içinde gerçekleşir. henüz insanlık tarihinin başında bulunduğumuz ve bizim Friedrich Engels 1 03 Anti-Dühring bilgimizi düzeltecek kuşakların. şimdiki ve gelecek milyarlarca ve milyarlarca insanın bireysel düşüncesi olarak vardır. Eğer insan bilgisi diyorsam. [sayfa ısoı İnsan düşüncesi egemen midir? Evet ya da hayır diye yanıt vermeden önce. Bilinç. benim tasarımımda bireşmiş bulunan düşüncesi egemendir. en değerli sonuç bizi. bütün bu insanlann. insan kuşaklarının hiç değilse bizim için pratik bakımdan sınırsız ardışıklığı içinde çözülebilecek çelişkiyi görüyoruz. bilgi organları ve bilgi nesnelerinde sınırlarla karşılaşmadığı ölçüde. Eğer insanlık ancak ölümsüz doğruluklarla. öyleyse düşünce ve bilgi için de bu kendini yalnızca bir dizi bireyde gösterme zorunluluğunu bay Dühring de kabul ediyor. hiçbir zaman egemen olmasa bile. Ölümsüz doğruluklar (ebedi hakikatler) için de durum böyle. bu onun. Bu anlamda insan düşüncesi ne denli egemense o denli egemen değildir ve onun bilgi yetisi de ne denli sınırsızsa o denli sınırlıdır. Yapısı. Ama her bireysel düşünce bilgilerinin egemen geçerliliğine gelince. ancak sonsuz bir gelişme içinde. düşüncenin egemen bir geçerliliğe ve mutlak bir doğruluk olma hakkına sahip sonuçlan ile hareket edecek bir duruma varmış olsaydı. Şimdi eğer ben. düşüncesi son derece az egemen ve bilgisi mutlak bir doğruluk hakkı ile güçlü olan bir dizi insanda. insan düşüncesinin ne olduğunu incelemek gerek. insan düşüncesinin zorunlu bir biçimde mutlak olarak tasarlanan niteliği ile [sayfa ısı] onun salt sınırlı düşünceli bireylerde güncelleşmesi arasındaki aynı çelişkiyi. Çünkü bütün görünüşe göre biz. Bununla birlikte o. bugünkü bilgimiz karşısında son derece güvensiz kılmaktan başka bir şey olamaz. bilgisini düzeltme durumunda bulunduğumuz kuşaklardan çok daha kalabalık olmaları gerektiği için. ona herhangi bir düşünceyi zorla kabul ettirmeye yetenekli hiçbir güç görmediğimiz zaman egemenlik tanıyabiliriz. ama bu o efendinin dünyanın en büyük namussuzu olmasını engellemez. geleceğin insanlan dahil. Ama gene de en küçük bir kuşkunun bize delilik gibi görüne1 04 Friedrich Engels Anti-Dühring bileceği denli sağlam doğruluklar da yok mudur? İki kere ikinin dört etmesi. olanaklan ve sonal tarihsel ereği bakımından egemen ve sınırsız. Bu bireylerden her birinin düşüncesine. bizim çoğu kez büyük bir küçümsemeyle. bunların her ikisi de ancak insanlık yaşamının sonsuz bir süreci içinde tamamen gerçekleşebilirler. Köpek. efendisinde Tannsını görür. Bir başka deyişle: Düşüncenin egemenliği. anıklığı (istidadı). ancak geçmiş. bir üçgenin . Burada da. entelektüel dünyanın sonsuzluğunun. hayli beylik ve üstüne üstlük hayli kısır bir şey söylemiş olurum. Bir bireyin düşüncesi mi? Hayır. hepimiz bunun sözkonusu olamayacağını ve edinilen tüm deneyime göre bu bilgilerin aynklamasız her zaman doğru ya da düzeltilmesi gerekmeyen şeylerden çok daha fazla düzeltilmesi gereken şeyler içerdiğini biliyoruz. gerçekte olduğu gibi gücül olarak da tükenmiş ve böylece ünlü sayılmış sayılmazlık mucizesinin gerçekleşmiş olduğu noktada bulunduğu anlamına gelirdi. insanlık yeterince uzun sürdüğü ve bu bilgi. bireysel uygulanışı ve tekil gerçekliği bakımından egemen-değil ve sınırlı.ölçüde "egemen bir geçerliliğe" ve "mutlak doğruluk hakkına" sahip bulunduklarını incelemek yetiyordu. buradaysa insan bilgisi ürünlerinin ve bunlardan hangilerinin egemen bir geçerlilik ve mutlak doğruluk hakkına sahip olup olamayacaklarını bilme sorununa geliyoruz. daha yukarda olduğu gibi. bunu tanıma onuruna erişmediğim öteki göksel cisimler sakinlerini incitme niyetiyle değil ama hayvanlar da.

hücrenin bulunması gibi bulgular ortaya çıkıyor. toplumsal ilişkileri. şimdiye değin sonuçlar hep doğru çıküğı için. bilimsel tartışmalar çağı açıldı ve bugün. günah işledi. felsefeden. bu ilginç şeyleri kendi gözlerimizle görme umudu hiç yok demektir. kimyada atomlardan hareket ederek moleküllerin oluşmaları ile uğraşıyoruz ve eğer ışıklı dalgalann titreşim girişimi bir masal değilse. mekanik. bilgi ağacının kendisine en büyük [sayfa 152] sonuçların. Ama bütün sonuçlar için bu doğru olmaktan uzaktır. gibi yavanlıklarla yetinmek zorunda kalacaktır. son çözümlemede kesin doğruluklar yok mudur? Vardır elbette. oluşan ideal üstyapıları ile birlikte. son çözümlemede kesin doğruluklardır denilebilir. söz götürmez tanıtlamanın erden (bakir) durumu. yiyecek bir şey bulamayan adamın ölmesi vb. ne denli çok aracı halkadan yoksun bulunuyoruz! Üstelik sık sık. son çözümlemede kesin doğruluklar hasadı burada çok büyük bir çaba olmaksızın yürümez ve üstelik son derece önemsiz kalır. Astronomi ve mekanikte durum daha da kötüdür ve fizik ile kimyada. eski ünlü yönteme göre. elveda. Öyleyse bu alanda ortaya gerçekten gerçek ve değişmez doğruluklar koymak isteyen biri. Bilimlerin ikinci sınıfı. Ayrıca başka türlü de olamazdı. diferansiyel ya da entegral hesaptan yararlandıkları bir noktada bulunuyoruz. Eğer biri çok yalın nesnelere büyük sözcükler uygulamaktan zevk alırsa. mide ve barsaklan ile sindirirler bile diyemeyecektir. örneğin bir hastalığın belirtileri [sayfa 153] ile nedenleri arasında ussal bir ilişki kurmak için. insanlardan çoğunun ne yaptıklarını anladıkları için değil ama an inanla. Fizikte moleküllerin hareketi. ayrıca bu nedenle de bu bilimlere kesin bilimler adı verilmiştir. hukuk ve devlet biçimlerini. Memelilerde kan dolaşımı denli yalın bir şeyi doğrulukla saptamak için. fizik. bilimlerin üçüncü grubunda. bütün insanlar ölümlüdür. son çözümlemedeki kesin doğrulukları her an çok zengin bir varsayımlar çiçeklenmesi ile kaplanmaya zorlamaktan geri kalmaz. Bu alanda karşılıklı ilişkiler ve nedenselliklerin öylesine bir çeşitliliği gelişir ki yalnızca çözülmüş her sorun. kafada merkezleşmiş sinirsel etkinlik sindirim için zorunlu olduğuna göre o. Matematik olan her şeyin içinde bulunduğu mutiak geçerliliğin. Bu nedenle. kimya. tarihsel ardışıklıkları ve o günkü sonuçları içinde . dinden. özsel olarak ne bizim. Son çözümlemede kesin doğruluklar. sanattan vb. Paris'in Fransa'da bulunması. işin içine değişken büyüklükleri sokarak ve bunların değişkenliklerini sonsuz derecede küçük ve sonsuz derecede büyüğe kadar götürerek. ne de herhangi bir insanın tanık olarak bulunduğu süreçlerle uğraşan bir bilim olan yerbilimde (jeolojide) daha da kötü durumdayız. gelişmiş hayvanlar yediklerini kafaları ile değil. aynı zamanda tümlükleri sistematik olarak tasarlama gereksinmesi. Birincisi cansız doğa ile uğraşan ve matematik olarak işlenmeye azçok elverişli bütün bilimleri kapsar: Matematik. canlı organizmaların irdelenmesini Friedrich Engels 1 05 Anti-Dühring içine alan sınıftır. bu bilimlerin kimi sonuçları ölümsüz doğruluklardır. yani insanlann yaşama koşullarını. Çoğu kez o denli ağırbaşlı olan matematik.açısının iki dik açıya eşit olması. bir an sürüsü ortasındaymış gibi varsayımlar ortasında bulunulur. Ga-lenos' dan Malpighi'ye değin ne uzun bir aracı sahanlıklar dizisi zorunlu oldu! Kan yuvarlarının kökeni üzerine ne denli az şey biliyoruz ve bugün bile. üç büyük kesime bölebiliriz. bizi biyoloji alanında o zamana değin yürürlükte olan tüm son çözümlemedeki kesin doğrulukları tam bir gözden geçirmeye ve bunlardan bir çoğundan vazgeçmeye zorlayan. Doğası gereği. ortaya sayılmaz bir miktarda yeni sorunlar çıkarmakla kalmaz ama her tekil sorun da ancak çoğu kez yüzyıllar isteyen bir dizi araştırmalar aracıyla ve çoğu zaman parça parça çözülebilir. zamanla bu alanda görülmedik bir biçimde seyrekleşir. astronomi. Bütün bilgi alanını. bütün dişi memeli hayvanların süt bezleri vardır vb. ama bununla birlikte yanlışlıkların da yolunu açan meyvesini yedi. Ama ölümsüz doğruluklar için işler. gibi? Yani ölümsüz doğruluklar.

ölümsüz bir adalet vb. çok geniş sınırlar içinde oldukça düzenli bir biçimde yinelenen bir süreçler dizisi ile uğraşıyoruz. daha yeni doğmuş bulunan bu yalvaç. İki kere iki dört eder. Bütün yalvaçlarda olduğu gibi. hepsinin yanılgı içine düştüğünü. şimdiye değin o denli çok yinelenmiş bir durumdur ki kendilerinin böyle olduğuna inanacak kadar bön adamların hala varolmasına yalnızca şaşılır. başkaları herhangi bir adamın son çözümlemede kesin doğruluğu sağlayacak durumda olduğunu yadsıdıklan zaman. Buna karşılık. o alanda da son çözümlemede kesin doğrulukların çoğunun sandığından çok daha seyrek olduğunu yeterince tanıtlar. ama onların yanılgısı ve onların yanılabilir-liğinin varoluşu doğaldır ve kendisinde doğruluk ve doğrunun varlığını kanıtlar. hatta yalın bir kuşku. son çözümlemede kesin doğruluklara vb. Bu nedenle. bu alandaki bilgi özsel olarak görelidir. her zamanki gibi ultra-moral bir öfkeye kapılmaya hazır o Friedrich Engels 1 07 Anti-Dühring yalvaçlardan birini görmüyor muyuz? Böyle bir yadsıma. Aristoteles'ten bu yana organizma türleri. ayrıklamadır ve bu türlü yinelenmelerin kendini gösterdiği yerde de bu yinelemeler hiçbir zaman aynı koşullar içinde ortaya çıkmazlar. durumların yinelenmesi kural değil. anlaşılmaz karışıklık ve aynı türden başka sevimliliklerdir. kabaca aynı kalmıştır. Öyleyse bu alanda son çözümlemede kesin doğruluklar. Dahası var: Bir dönemin toplumsal ve siyasal varlık biçimlerinin iç bağlantısı bir kez kazara öğrenilecek olsa. hiçliktir. arı bir saçmalıktır ve mantık üzerine yazılmış ya da yazılacak birçok kitap. biyoloji alanında olduğundan çok daha geridedir. bulunduğu sonucunu çıkarma niyetini besleyen biri tarafından ölümsüz doğruluklar olarak ilan edileceklerdir. Organik doğada. bize ilk fırsatta. şimdiye değin çoğu kez egemenler ve egemenlik altında olanlar olarak bölünmüş olduklan.inceleyen tarihsel bilimlerde daha da kötü gider. kuşların gagası vardır ve aynı türden başka olgular ancak. Yukarda insan düşüncesinin yasalannı irdeleyen bilimleri: Mantık ve diyalektiği de sayabilirdik. bilimsel ve eleştirel bir açıdan incelenmez ve yargılanmaz ama düpedüz ahlak yıldırımları yağdırılır. Ama ölümsüz doğruluklar için gelecek. insan tarihi alanında da matematik kavrayış ya da uygulama-lannınkine benzer bir geçerlilik ve bir diğer savında bulunacak ölümsüz doğruluklar. ölümsüz adaleti hazırlop bir biçimde cepte taşır. Bütün uygar halklarda toprağın ilkel kolektif mülkiyetine ve bunun ortadan 1 06 Friedrich Engels Anti-Dühring kalkma biçimine raslanması gibi. hiç olmazsa doğrudan doğruya gözlemleyebildiğimiz ölçüde. yalın nihilizmden daha kötü bir şeydir. burada daha iyi değil. kendisi. Napoleon'un 5 Mayıs 1821'de öldüğü gibi en kötü cinsten yavanlıklar ve beylik düşünceler dışında. bu iş hiç şaşmadan. insanlık tarihi alanında sağlam bilgimiz. örneğin insanların genellikle çalışmadan yaşayamayacakları. Demek ki ancak belirli zamanda ve belirli halklar için varolan ve özü gereği [sayfa 154] geçici bir nitelik taşıyan bazı toplum ve devlet biçimlerinin bağlantı ve sonuçlarını kavramakla yetinmesi sonucu. ölümsüz bir ahlak. ahlak bozucu kuşkuculuktur. sonlarına doğru gitmekte olduklan zaman olur. genel olarak ölümsüz doğruluklann varlığından. taş devri denilen şeyi aştığımız andan başlayarak. güçsüzlüktür. der bay Dühring. içinden [sayfa 155] çıkılmaz karışıklıktır. ölümsüz ahlaki. Ondan sonra aynı insanseverin. çoğu kez tam da bu alanda rastlamamız ilginçtir. toplum tarihinde insanlığın ilkel durumunu. bu biçimler ömürlerinin yansını çoktan doldurmuş. mutlak olarak değişmez katışıksız doğruluklar avına çıkan biri. Ne var ki ölümsüz denilen doğruluklara. Öte yandan. hepsinin yanıldığını açıklayacağına tam bir güven besleyebiliriz. ölümsüz doğruluklar üretimindeki bütün öncellerinin azçok eşek ve şarlatan olduklannı. bütün öncekilerden daha kesin . bugün bulunduğumuz bilgi düzeyinin.. Asıl diyalektik. Bununla birlikte burada da. Bu. son çözümlemedeki kesin doğruluğu. çok az avla dönecektir.

Ama Regnault. tıpkı görmüş bulunduğumuz ve bay Dühring'in de.J. eşit sıcaklıkta gazlann hacminin basınçla ters orantılı olduğu yolundaki ünlü Böyle yasasını alalım. E. kendi küçük doğruluk tohumu. hidrojen bakımından. Boguski ile birlikte iki yıl üzerinde çalıştığı doğrulama sonuçlarını açıklıyordu. öyleyse yalnızca bir doğruluk bile değildir. bütün sürekli gazlar. öyleki daha aşağı basınçta bu katsayı pozitif. (Şimdi —1885'te— "sürekli" gazların var olmadıklarını da biliyoruz. şöyle demek zorunda kalacaktı: Böyle yasası değişkendir.] ** 16 Kasım 1876 günlü Nature ("Doğa") dergisi D. bilim adamı olarak bu türlü çocukluklara kapılmadı. mutlak olarak. bu konuşmada. Regnault. bununla birlikte eğer onu. J. Her fizikçi. Kongresinde 3 Eylül 1876 günü yaptığı konuşma üzerine bir haber veriyordu. Örnek olarak. demek ki bütün bir dizi özel yasalarla tamamlanma gereksinmesi duyacak. Kendi doğası gereği ya uzun kuşaklar için göreli kalması ve parça parça tamamlanması gereken. Mendeleyev ve Boguski** tarafından daha duyarlı aygıtlarla yapılmış en yeni araştırmalara göre. Bundan ötürü. ancak belirli sınırlar içinde doğru olarak ortaya çıkıyordu. kesin olarak doğru mudur? Hiçbir fizikçi bunu öne sürmeyecektir. Mendeleyev'in. atmosferik hava ve incelenen öteki gazlar ile. yanlışlık ve doğruluk gibi dogmatik ve ahlaksal deyimlerden sürekli olarak kaçınırlar. doğrulanmışa benzerler. öyleyse bir yanlışlıktır. göreli ve gerçek bilimsel anlatım için elverişsiz bir nitelik kazanır. tarihsel belgelerin eksikliği nedeniyle de olsa. doğruluk yanlışlık ve yanlışlık da doğruluk olur. * Bu satırlar. -Ed. söylediklerinin gerçek arka planını oluşturmasa bile. bu karşıtlık. Ama bu sınırlar içinde.* İşte son çözümlemede kesin [sayfa 157] doğruluklar. araştırmalarına devam etti ve genel bir biçimde Böyle yasasının ancak yaklaşık olarak doğru olduğunu ve geçerliliğini. Ama bunu yapmakla. Eğer o bir gerçek filozofu olsaydı.o. kutupsal karşıtlıklar içinde devinen düşüncenin bütün belirlenimleri gibi. bu alan dışında kesenkes geçerli olarak uygulamaya girişirsek [sayfa 156] tamamen başansızlığa uğrarız. içerdiği az bir yanlışlık ile birlikte karşısında Böyle yasasının bir doğruluk olarak göründüğü bir yanlışlık durumuna getirirdi. basınç ile hacim arasında değişken bir ilişki gösterirler. son çözümlemede kesin bir doğruluk ölçütünü uygulayan adama gelince.) [F. Böyle yasasının kimi basınç ve sıcaklık derecesi sınırlan içinde ve kimi gazlar için geçerli olduğunu söyleyecek ve bu zaten dar olan sınırlar içinde. bu deyimlere her yerde raslanır. eğer tam da bütün kutupsal karşıtlıkların yetersizliğini konu alan diyalektiğin ilk bilgilerini biraz edinseydi. gerçekten bilimsel çalışmalar. doğruluk ile yanlışlık arasındaki karşıtlığı. burada olduğu gibi.J. şimdiye değin uygulanan bütün basınçlarda. kendi öz bilgisizlik ve çılgınlığını tanıtlamaktan başka bir şey yapmaz. ancak son derece sınırlı bir alan için mutlak bir geçerliliğe sahiptir. basıncın artışından daha yavaş küçülüyordu). Rus doğabilimci ve hekimlerinin Varşova'daki V. öyleyse katışıksız bir doğruluk.olmadığından hiç de kaygı duymamalıyız. oysa boş bir söz ebeliğinin. O daha şimdiden. değişmez. Böyle yasasında bulunan yanlışlıktan çok daha büyük bir yanlışlık yapmış olurdu. herbiri için bir sıfır basınç noktası bulundu. Demek ki Böyle yasası. . yayılma katsayısı pozitif kalıyordu (hacim. ben onları yazdıktan bu yana. her zaman kusurlu ve eksik kalacak bilgilere katışıksız. . bilebileceği gibi. aslında doğru olan kendi sonucunu. çok büyük bir bilgi yığınını kapsar ve herhangi bir kolda uzman olmak isteyen birinin karşısına çok büyük bir sayıda uzmanlık alanı çıkanr. ya da evrenbilim. yanlışlığın kum yığını içinde kaybolurdu. örneğin fizikte. yerbilim ve insan tarihinde olduğu gibi. Mariotte yasasının. Şimdiye değin her zaman pratik olarak yararlanılabilir kalan Böyle yasası. kimi durumlarda bu yasanın doğru olmadığını 108 Friedrich Engels Anti-Dühring buldu. bu durumda. karşıtlığın iki kutbu kendi terslerine dönüşürler. Mendeleyev. Hepsi sıvı duruma indirgenmiş bulunuyor. özellikle basıncın sıvılaştırabildiği gazlar bakımından ve sıvı-laşmanın başladığı noktaya yaklaştığı andan sonra yitirdiğini buldu. daha güçlü basınçta negatif oluyordu. kendini bize egemen düşüncenin egemen sonucu olarak kabul ettirmek istediği Gerçeğin Felsefesi gibi yazılarda. yukarda belirtmiş bulunduğumuz dar alan dışında uygular uygulamaz. Doğruluk ve yanlışlık. daha da dar bir sınırlama ya da gelecekteki araştırmalar tarafından değiştirilmiş bir formül olanağını dıştalamayacaktır. hatta kişisel savı.

iyi [sayfa ıssı ve kötü fikirler öylesine değişir ki çoğu kez birbiriyle açıkça çelişirler. matematik uygulamalann geçerliliğine benzer bir geçerlilik savlarlar dediği zaman. geleceği temsil eden ahlaktır. son çözümlemede sınıf durumlarının dayandığı pratik ilişkilerden -içinde üretim ve değişimde bulundukları ekonomik ilişkilerden.Friedrich Engels 1 09 Anti-Dühring Ama. Dahası var. iyi ve kötü üzerinde tartışılmazdı. hiçbiri. geçmiş yüzyıllann iman kalıtı hıristiyan feodal ahlak. 13. bölümde bazı parçalarını vermiş olduğumuz (s. öyleki yalnızca Avrupa'nın en ileri ülkelerinde geçmiş. ister bilinçli. ahlak anlayışlarını. Hırsızlık nedenlerinin ortadan kaldırıldığı. şu anda kuşkusuz bugünün altüst oluşunu. ekonomik gelişmenin benzer. dönemden döneme. gene de iyi kötü. gerçekten eleştirici görüş açısından ve şeylerin köklerine dek giden araştırmalar sayesinde bu son temellere değin. Bununla birlikte yukarda sözü edilen üç ahlak teorisinde. böyle. burjuvazi ve proletaryadan oluşan üç sınıfından her birinin kendi öz ahlakına sahip bulunduğunu gördükten sonra. Öyleyse hangisi gerçek ahlaktır bunlann? Kesin ve mutlak anlamda. Taşınır malların özel mülkiyetinin gelişmiş bulunduğu andan başlayarak. yani insanlann tarihine ilişkin bir alanda sözkonusu olur ve son çözümlemede kesin doğruluklar asıl bu alanda çok seyrektir. iyi ve kötü ile daha az ilerleyeceğiz. Ya da yukarda aktarılmış bulunan tümcede. temel şemalara değin gitmiş. herkes bilirdi. sisli bir gelecekte. bugün ve gelecek. proletaryanın ahlakı bulunur. ister bilinçsiz olsun. kötü nedir. Bunun yanında modern burjuva ahlakı. özsel olarak bir katolik ve bir de protestan ahlaka aynlan ve böylece katolik-cizvit ahlak ile protestan-ortodoks ahlaktan mezhebi geniş ahlaka değin giden. diye sorabilir saf bir okur. denecek. ahlak doğruluklan. bunu ne kendisi. aşağı yukan ama daha anlaşılmaz bir biçimde.o zaman bütün bu gürültü neye. her üçünde de ortak olarak bulunan birçok şey var: Sakın bu. aynı tarihsel evrimin üç ayn aşamasını temsil ederler. aynı şeyi söylemek istiyorsa . istediğiniz nedir bayım? Eğer doğruluk ve yanlışlık ile pek ilerlemiyorsak. öyleyse ortak bir tarihsel arka plana ve bunun sonucu. ama süre vaat eden öğelere en çok sahip bulunan ahlak. yani ahlaksal doğruluklara son çözümlemede kesin bir nitelik vermiş olduğunu öne sürmüyor mu? Ya da eğer bay Dühring. yani proleter ahlak. bu özel mülkiyetin üstün geldiği bütün toplumların şu ahlak buyruğuna ortaklaşa sahip bulunmaları gerekiyordu: Çalmayacaksın. Ama şimdi böyle mi? Bugün bize hangi ahlak öğütleniyor? Önce. Halktan halka. Modern toplumun feodal soyluluk.Bay Dühring'in görüşü de. Eğer sorun bu denli yalın olsaydı. hiç değişmemek üzere saptanmış ahlakın bir parçası olmasın? Bu ahlak teorileri. iyi nedir.) aşın övgüde. Bu karşıtlık yalnızca ahlak alanında.aldıkları sonucu çıkartabiliriz. yani eğer "ahlak bozucu kuşkuculuk" ve "içinden çıkılmaz kanşıklık" derken. her türlü ahlak düşüncesinin sonu demektir ve herkes canının istediği gibi davranır. son çözümlemede kesin doğruluklar saptanabilecektir demek istiyor. ölümsüz bir ahlak buyruğu mu oluyordu? Hiçbir zaman. son temellerine değin bilinmiş oldukları ölçüde. Ve bay Dühring. zorunlu olarak birçok ortak öğeye sahip bulunurlar. ahlak teorilerinin [sayfa 159] zorunlu olarak aynı amaçları gütmeleri gerekir. eğer iyi ile kötü aynı çuvala konursa bu. Ama gene de sorun bu denli yalın bir biçimde çözülemez. kendi sistemi üzerine yaptığı ve II. tumturaklı dili bir yana bırakılırsa. bundan ancak insanlann. -Ama. ya da aşağı yukarı benzer aşamalarında. bay Dühring kendi gerçeğin felsefesinin içeriğinin kesin bir doğruluk olduğunu ve son çözümlemede de böyle olduğunu açıkça nerede söyledi? Nerede olacak.. öyleyse zamanla . sonra hemen bunun yanında da geleceğin. Bundan ötürü bu buyruk. örneğin. ne de zaman için ileri sürüyor. eğer yalnızca bir gün. birbiri yanında aynı zamanda geçerli üç büyük ahlak teorisi grubu 110 Friedrich Engels Anti-Dühring sağlar. kötü de iyi değildir.

Ve nasıl toplum. kötülük gizemli bir şey değildir. Tersine. "sanki yalın . onlan nesnenin kendisinden çıkartarak öğrenmeye değil ama nesnenin kavramından tümdengelim yoluyla [sayfa \w\ çıkarsa- . toplumsal bir devrimin öngününde. ahlaka ve hukuka uygulanması. "tepeden tırnağa özgün" ama gene de "köklere değin" gitmekten geri kalmayan bir açınlama daha: Kötülüğün kökenine ilişkin olarak. son çözümlemede o zamanki toplumun ekonomik durumunun bir ürünü olduğunu ileri sürüyoruz. matematik yöntemin tarihe. matematik temel biçimler söz konusuymuş gibi. tarihin ve ulusal farklılıkların üstünde bulunan sürekli ilkeleri olduğu bahanesiyle. Şimdi. eski sınıflı toplumun bağnnda.varsayılsa bile. Sınıf karşıtlıklarının ve bu karşıtlıkların anısı üzerinde yer alan gerçekten insanal bir ahlak.. herhangi bir ahlak dogmatizmini bize ölümsüz.. a priori yöntem olarak adlandınlan ve bir nesnenin özelliklerini. sözde apaçık belitleri uygulamaya ve bu biçimde elde edilmiş sonuçlarla iş görmeyi sürdürmeye dayanır. Kötülük. yalnızca bütün evrenler için değil ama. bu ahlak. Mefisto-feles'i kara bir kedi yerine aynı renkte bir köpek biçimi altında göstermekle bağışlanmaz bir kusur işlemiştir. Bu nedenle ahlak dünyasının da. bundan böyle değişmez bir ahlak yasası olarak kabul ettirme yolundaki her savı yadsıyoruz. Öyleyse kedinin.. geçmişin her ahlak teorisinin. ahlak da aynı biçimde her zaman bir sınıf ahlakı olmuştur. bu öğelere bir o denli yalın..hırsızlıkların ancak deliler tarafından yapılabildiği bir toplumda: Çalmayacaksın! Ölümsüz doğruluğunu ciddi ciddi ilan etmek isteyen bir ahlak vaizine amma da gülünürdü. ahlak bakımından da genel olarak bir ilerleme olduğundan kuşku yok. Bitirmek için.. zamandan ve gerçeğin dönüşümlerinden bağımsız bir ahlak kabul ettirme savında bulunan bay Dühring'in kendini beğenmişliği düşünülsün! Hatta bu gelecek toplumun yapısını. kedi soyu için de bir ahlak! [sayfa 161] 111 Anti-Dühring 112 Friedrich Engels Anti-Dühring ONUNCU BÖLÜM AHLAK VE HUKUK EŞİTLİK BAY DÜHRİNG'İN yöntemi ile birçok kez tanışmış bulunuyoruz. bizim için insanda da benzer bir niteliğin bulunması gerçeği ile aynı plandadır. ya da genel olarak yırtıcı hayvanın varlığında mistik bir şey kokusu sezme isteği olmadıkça. "kendine özgü ikiyüzlülük ile kedi tipinin bir hayvan biçimi içinde raslaşması gerçeği. kesin. ya da ezilen sınıf yeterince güçlü bir duruma geldiği andan başlayarak. her bilgi konulan grubunu sözde en yalın öğelerine ayrıştırmaya. Ondan sonra.. Bu. Gene de insan Friedrich Engels bilgisinin bütün öteki dallan için olduğu gibi. Ama henüz sınıf ahlakını aşmamış bulunuyoruz. ya egemen sınıfın egemenliğini ve çıkarlarını doğruluyor. bize burada da elde edilen sonuçlar üzerine matematik bir kesinlik sağlayacak." Kötülük . Öyleyse şeytanın boynuzları ve çatallı ayaklan değil ama pençeleri ve yeşil gözleri var. ancak sınıf karşıtlıklarının yalnızca yenilmekle kalmadığı ama yaşama pratiği bakımından unutulmuş da bulundukları bir toplum düzeyinde olanaklı olabilir. kedidir! İşte. bu egemenliğe karşı baş kaldırmayı ve ezilenlerin gelecekteki çıkarlarını temsil ediyordu.. geleceğin sınıfsız toplumuna ölümsüz. onlara değişmez katışıksız doğruluklar niteliği kazandıracaktır.. Hatta toplumsal yaşam alanının bir sorunu bile. yalın temel biçimler üzerinde belitler aracıyla çözümlenmelidir". kedidir.. Ve Gcethe. Bu yöntem. şimdiye değin sınıf karşıtlıkları içinde gelişmiş bulunuyorsa. hiç değilse ana çizgileri içinde kavramış [sayfa i6oı olduğu -ama bunu şimdiye değin göremedik.

bu iki ünlü er kişiden kurtulmak üzere olmadığı kötü haberini vermek zorundayız. iki türlü gereç: Önce. Böylece bay Dühring toplumu en yalın öğelerine ayrıştınr ve böyle yaparak en yalın toplumun en az iki kişiden bileştiğini bulur.Friedrich Engels 113 Anti-Dühring maya dayanan eski ve sevilen ideolojik yöntemin bir başka yönünden başka bir şey değildir. gerçekliğin kendisinden değil tasarımından çıkarılmış an ideoloji olarak gösterir. Ondan sonra bu iki kişi ile belitler aracıyla iş görülür. en iyi durumda bu en yalın öğeler. Ve şimdi bu türlü bir ideolog. mahkemeler adaletinin temel biçimi de. cinsiyet bakımından eşit olmayabilir ve bu yalın gerçek bizi. Bay Dühring'de kavram görevini gören şeyler. yalnızca bir belit olmakla kalmaz ama güçlü bir abartmadır da. insanlann eşitliği yerine olsa olsa aile başkanlarının eşitliğini ve kadınlara ne düşündükleri sorulmadığı için. en yalın öğeler. hatta iki insan olarak. artık kendilerinden kurtulmuş . iki insan istenci olarak birbirine tamamen [sayfa 163] eşittir ve hiçbiri. içinde yaşadığı toplumsal ve siyasal koşulların bir doğrulama ya da bir saldın değerine sahip. iki insan ya da iki insan istenci olarak birbirine tamamen eşit olması. İdeologumuz ne yapsa. pencereden girer ve bütün dünyalar ile bütün zamanlar için ahlaksal ve hukuksal bir öğreti yaptığına inanarak. ahlak ve hukuku insanlann. Toplumsal ilişkiler alanında bu er kişiler. olumlu ya da olumsuz. Öyleyse. çoğalması tüm toplumun yapısını kuracak olan toplumsal molekülü hemen yokolmaya adaydır. ama bu. belki kişisel fanteziler. Ve ideologumuz. ya da onlan iki aile başkanı olarak tasarlamamız gerekir. Yani gerçeğin felsefesi burada da kendini. sonra bütün ters çevrilir ve nesne kopyasına. salt kavramsal yapıdadır. Önce iki insan. tüm yalın temel şema kendi karşıtına dönüşür: Bu şema. Kavram nesneyi değil ama nesne kavramı kendine örnek almalıdır. aynca. Ve bu durumda. bay Dühring bile kurmayı başaramaz. Ve kendiliğinden. bilincinde ne bulur? En büyük bölümü bakımından. nesnenin kavramı imal edilir. iki şeyden biri: Ya bay Dühring'in. çünkü iki erkek kendi aralannda hiçbir zaman çocuk meydana getiremez. "ahlaksal adaletin temel biçimi böylece belirtilmiş" bulunmaktadır ve onun yanısıra. onları çeviren gerek toplumsal ilişkilerinden çıkaracak yerde. Çünkü bir yandan toplumun iki kurucusunun elden geldiğince eşit kılınmış olmaları gerekir ve öte yandan erkek ve kadının ahlaksal ve hukuksal eşitliğini. Ama bu. ikinci olarak. Burada okura. 114 Friedrich Engels Anti-Dühring İki insan ya da iki insan istencinin. yani kavrama göre değerlendirilir. hemen toplumun en yalın öğelerinin -eğer bir an için bu çocukluğu kabul edersek-. gerçekte kendi zamanın tutucu ya da devrimci ama gerçek tabanından koptuğu için bozulmuş. iki kişinin tamamen yalın ve temel ilişkisinden başka bir şeye gereksinmemiz yoktur". ideologumuzun kendi öz bilincinden çıkartarak ortaya soktuğu içerik. bay Dühring'in hoşuna hiç gitmez. ilkel aileden hareketle. iki insan (iki erkek) değil ama üretim ereğiyle toplum durumunda yaşamanın en yalın ve ilk biçimi olan bir aile kuran bir erkekle bir kadın olduğuna götürür. çünkü "ilkesel hukuk kavramlarını çeliştirmek için. ortaya ahlakın temel beliti çıkar: "İki insan istenci. sözkonusu sorunda hiçbir şeyi değiştirmez. kavram ya da "toplumun" en yalın denilen öğelerinden hareketle kurduğu zaman. erişebildiği son soyutlamalardır. ayrıca kadınların bağımlılığını gösterir. ötekinden hiç ama hiçbir şey isteyemez. daha ilk anda. belki konu üzerindeki yazından alınmış fikirler. son olarak. ne dese boşuna. Önce. az çok upuygun birer dışavurumu olan ahlaksal ve hukuksal sezgiler. nesneden hareket ederek. elinde bu iş için hangi gereçler bulunur? Kuşkusuz. kapıdan attığı tarihsel gerçeklik. bu temel olarak alınan soyutlamalarda gene de bulunabilen yoksul gerçek içerik kalıntısı." İşte. içbükey bir aynadaki gibi başaşağı olmuş bir imgesinden başka bir şey imal etmez.

yeryüzünde varolan bütün ulusal. "Şeylerin ve insanların sıkı sıkıya bilimsel anlayışı" içinde de daha büyük bir kolaylık sağlanamazdı. A kararlı ve gözüpek. ama burada en azından her biri farklı işlerle uğraşmak -çoğu kez avcılık ve balıkçılık. ne var ki bay Dühring için bu görüş.ve ürünlerini karşılıklı olarak değiştirmek bakımımdan. kölelik köleliktir. bütün ortaçağ boyunca sürer. Eğer gene de biri bunu dener ve ereğine güç kullanarak erişirse. Her yerde "tinci" girişimler kokusu alan ve bunlan teşhir eden bu aynı bay Dühring tarafından çağrılmış iki eksiksiz hayalet. İki istençten hiçbiri ötekinden kesinlikle hiçbir şey isteyemez. ne yazık ki eğer doğruluğa saygılı olmak istersek. Yüzyıl boyunca bu adamlar. bu arada bay Dühring'in tezlerinin tam tersini belitsel yöntem aracıyla tanıtladıkları. sistem doğurucu. Çözülecek bir iktisat. köleliği. İstençleri biçimsel bakımdan tamamen eşittir ve bu her ikisi tarafından da böylece kabul edilir. darlık içinde kim yardım edecekti? İki . tersini tanıtlamıştı: şöyle ki ikisinden A. B'yi kölelik durumuna zorla değil ama yalnızca B'yi A'dan vazgeçemeyecek bir durum içine koyarak düşürebilir. bir adada yalnızdırlar ve bir topluluk kurarlar. yalnızca yalın açıklayıcı ömek hizmeti görürler ve bay Dühring'in Friedrich Engels 115 Anti-Dühring özgünlüğü.olmamız gereken öteki göksel cisimler sakinlerinin şimdiye değin oynadıklanna benzer bir rol oynarlar. elbette kendilerini çağıran kimsenin onlardan istediği her şeyi yapmak zorundadırlar ve işte bu nedenle de bütün marifetleri başkaları için son derece önemsizdir. köylüler krala. ortaya bir haksızlık durumu çıkar ve bay Dühring haksızlığı. yukarda adı geçen yapıtında. gereğinden çok materyalist bir görüştür. Bunların tüm gerçeklikten. yüzyılın ortak malıdır.. zoru. [sayfa 164] hayranlık uyandırıcı bulgusu. Almanya'da Otuz 116 Friedrich Engels Anti-Dühring Yıl Savaşı sonrasına değin. bütün cinsel ve kişisel özelliklerden. 1854'teki Eşitsizliğin Kaynağı Üzerine Söylevinde görünürler. iki adam aracıyla ve aynı derecede belitsel bir biçimde. A'nın isteğini B'ye önce inandırma. 1806 ve 1807 bozgunlarından sonra. Ama maddi bakımdan büyük bir eşitsizlik vardır. Oysa [sayfa i65] Rousseau. bütün 18. bu açıklayıcı yöntemi bütün toplumsal bilimlerin temel yöntemi ve bütün tarihsel kuruluşların ölçütü katına çıkarmasında-dır. toprak köleliği ve toprak köleliği ile birlikte iyiliksever senyörleri için uyruklarına sefalet. hastalık ve yaşlılık durumunda yardım etmek zorunluluğu da ortadan kaldırıldığı zaman. Bizim gerçeksel filozofumuzun yaratıcı. İki insan ve onların istençlerinin birbirlerine tamamen eşit oldukları ve ikisinden hiçbirinin ötekine verecek hiçbir buyruğu olmadığı temel belitini saptamak için herhangi iki insandan hiçbir zaman yararlananlayız. Gemileri batmış iki kişi. sonra alışkanlık aracıyla ama her zaman özgür onama biçimi altında. B kararsız. düzenli olarak kabul ettirmesi için ne kadar zaman gerek? Özgür onama biçimi ister korunmuş. ekonomi politik teorisyenlerinde birinci planda bir rol oynarlar. geriye her ikisinden de yalın insan kavramından başka bir şey kalmayacak denli kurtulmuş iki insan olması gerek: Ancak o zaman "tamamen eşit" olurlar. Bu iki adamcağız. Öyleyse sorunu biraz başka bir biçimde alalım. kısaca geçmişin bütün kargışlı tarihini işte bu temel şema ile açıklar. Bununla birlikte. Prusya'da. Bunlar daha Rousseau'nun. B budaladır. gevşek ve rahatına düşkündür. bir siyaset vb. ondan toprak kölesi olarak bırakılmalarını isteyen bir dilekçe gönderirler: Başka türlü onlara. Adam Smith'ten Ricardo'ya. Gerçi bütün 18. hemen iki adam sahneye girer ve işi "belitsel yöntem aracıyla" bir anda yoluna koyarlar. bay Dühring'i belitsel yöntemi içinde biraz daha izleyelim. ekonomik. eşit değildirler. siyasal ve dinsel ilişkilerden. sorunu mu var. A uyanık. iki adamcağızı o bulmadı. ister ayaklar altına alınmış olsun. Köleliğe özgür onama ile giriş. Bu iki hayalet.

hatta ürkü (terör) ya da hile kullanabileceğini kazüistik* gücüyle saptamak için bir cizvit papazı gibi çabaladığı içler acısı saldırıya kulak asıp asmamak. artık okura kalmış. gerçeksel felsefe bir yana bırakılırsa. insan-insanlar ile hayvaninsanlar. Devam edelim: "Hayvan ve insan bir kişi içinde karıştıkları zaman. Friedrich Engels Öyleyse biri bir ölçüde hayvan niteliği taşıyan.insan şeması. hayvansal insana ne ölçüde karışabileceğim. insan grupları içindeki ve bu gruplar arasındaki bir farka uygun olarak ortaya çıkabilen bütün ilişkilerin tipik temel biçimidir. Ne var ki bu. birbirine tamamen eşit iki adam çağırmak gerçekten zahmete değmezdi. eşitlik ve karşılıklı yardım için olduğu denli eşitsizlik ve kölelik için de "cuk oturur" ve yok olma tehdidi altında. "evrensel insan egemenliği". "Kabul edilebilir bağımlılıklar" da var ve bu türlü bağımlılıklar. Bay Dühring'in belitsel yönteminin bizi inandırmış olduğunu ve iki istenç arasındaki tam eşitlik.. hem de bilinen başarıyla kendi üstlerine aldıkları hıristiyan pratiğinde olduğu gibi olması gerekecek. yani örneğin çocuklar karşısında. Bu eşitlik. eşitlik sona erer. öyleki hayvanlık ya da insanlık içinde az ya da çok. tamamen insan bir ikinci kişi adına. gene de hepimiz değil. onların kendileri tarafından yönetilmelerindeki yetersizlikte aranması gereken nedenlerle" açıklanır. oysa öbürünün hayvan cinsinden olmasına dayanmalıdır mı denecek? Ama insanın hayvan dünyasından gelmesi. Ne olursa olsun. İnsanların. insanın hayvandan hiçbir zaman tamamen kurtulamayacağı gerçeğini zaten içerir. iyiler ile kötüler. sertlik araçları. çünkü engellenen şey. birinin insan kişi. bizi ilgisiz bırakabilir. Ama gerçeksel felsefede yüce yargıç kim olacak? İşlerin her halde yakınlarına. bu iki insanın aile başkanı olduklarını kabul etmek zorunda bulunduğumuzdan. belirlenimi onun için bir "üçüncü alan"dır. bir istencin gerçekleşmesinin ta kendisidir! Ama bir üçüncü alanda aranmalıdır! Ve bu üçüncü alan hangisidir? Baskı altına alınmış istencin yetersiz istenç olarak somut belirlenmesi! Bizim gerçeksel filozofumuz. yani dinden olmayan tekelere karşı yüce yargıçlık görevlerini dindar koyunların." Bu sıkıntılı kaçamakları izleyen ve bay Dühring'in insanal insanın. hiçbir zaman sözkonusu olamaz. Bu bakıma gerçeksel filozoflar mezhebi. çünkü ahlak bakımından birbirine tamamen eşit iki kişi yoktur. savaş kurnazlığı. kendinin belirlenmesinde yetersiz kalmış bir istenç için geçerli olmaz. bu barışçıllardan hiçbir şeyde geri kalmayacak. . hak eşitliğinin bir aynklama içerdiğini saptamak zorundayız.. "iki istencin iki istenç olarak gerçekleşmesinde değil ama bir üçüncü alanda. Stir-ner'in "Biricik"inin özgülüğüyle birlikte bu işteki alçakgönüllü payını isteyebilmesine karşın. Yüzgeri Etme n° 1. Eşitsizlik. eşitliğin yeni baştan bir 117 Anti-Dühring . insanlar arasındaki ahlak eşitsizliğinden ötürü. bir derece farkından başka hiçbir şey. eğer bir kurulursa. değişmez ahlaka hiçbir leke sürmeksizin ona karşı ne ölçüde güvensizlik. Hepimiz mi? Hayır. "birey egemenliği" gibi. yalnızca ve yalnızca ayrımını yapmak için mantığı kendi yüce yargıcı durumuna getirecek denli ileri götüren hıristiyanlıkta rastlanır. karşı karşıya sanki yalnızca insan kişiler varmış gibi olabilip olmayacağı sorulabilir. Gerçekten! Bağımlılık nedenleri. bizi ilgilendiren şey. istenç soyut ve boş deyimi karşısında gerçekten öylesine uzaklaşmıştır ki bu istencin gerçek içeriği. koyunlar ile tekeler gibi birbirinden kesinlikle ayrılmış iki grup biçimindeki bölünmesine. yanlannda beceriksiz biri olarak kaldığı bu gerçek söz devleri üzerinde kendimizden geçtiğimizi kabul edelim. istençlerin istençler olarak gerçekleşmesinde aranmamalıdır! Elbette aranmamalıdır. bu şemada soydan geçme kölelik de öngörülmüş demektir. Ama o zaman. bir an için bunu bırakalım. Demek ki iki kişi "ahlak bakımından eşitsiz" oldukları [sayfa 167] zaman. İşte şimdi hepimiz [sayfa i66] tamamen eşit ve bağımsız kişileriz. ahlak bakımından eşitsiz iki insan varsayımımız. Ama. davranış biçiminin.

London 1876. Kimi doğal gruplann ve kimi uygarlık sınıflarının özyapısı. 356-359..bir üçüncü ortak olmaksızın. Ayraç arasında söyleyelim ki başkasının istencinin zorla ödünlemede hak bakımından eşit olarak düşünüldüğü yolundaki tümce. Ruslann Türkistan'daki canavarlıklarına değin. Kokhand. araçlan da ister. seçkinlerdir. Ne var ki General Kaufmann yavuzluğu. büyük bir olasılıkla. ona karşı zor kullandırdığı zaman. II. ama zararlı bir düşman eyleminin ahlak bozukluğu yüzünden bir ödünlenmeye yolaçmıştır ve bu eylem. utanılacak [sayfa 169] bir kaçış biçiminde yozlaşmış bulunan Yüzgeri Etme n° 3. yalnızca çocuklar ve deliler değildir. toplumunu topu topu iki insandan nasıl meydana getirdiğini ama -sorunu kısaca özetiemek için. parça parça yıkma işinde daha çok izlemek. önüne geçilmez bir zorunluluk durumuna gelmiş bulunduğu ve kullandığı araçların en uygun araçlar olduğu öne sürüyordu. c. "Cezayı suçlunun öz hakkının zarfı olarak düşünmekle suçlu. Demek ki eşitiik şimdi. cezanın suçlunun hakkı olmasını isteyen teorinin bir bozulmasından başka bir şey değildir. devlet kurma bakımından bir üçüncü insana nasıl gereksinme duyduğunu ve . bundan her durumda bir çatışma doğacaktır. -Ed. Türkmen Yamudlar aşiretine karşı son derece sert bir cezalandırma seferine girişti.. ahlak bozukluğu ile düşman bir duruma gelmiş istençlerinin egemenlik altına alınmasını.. -ç. bu çatışmada neyin boşinan.. ereği isteyen. Yeteneksizliğin. Bukhara and Kuldj.* geri kalmış halklara karşı bütün alçaklıklarını doğrulayan bir ahlak kurmak için. kötü ahlak eğilimi olduğuna ve ödünleme yapmak için zor kullanma ve egemenlik altına almanın zorunlu olduğu anın hangi an olduğuna * Türkistan'ın 1873 yılında General Kaufmann'ın komutası altında çar orduları tarafından fethi sırasında. onu kolektif bağlara yeniden kavuşturmak ereğiyle önüne geçilmez bir zorunluluk durumuna [sayfa i68] getirebilir. doğruluğa ve bilime göre hareket ettikleri kabul olunan kimseler. çadırlarını yaktığı ve kadınları ile çocuklarını. bu iş egemenlik altına alma aracıyla olmaktadır.. . Friedrich Engels 119 Anti-Dühring karar verecek olanlar. s. Tatar Yamudlar aşiretine saldırdığı. üstelik Yamudlarla alay edecek ve ödünleme yapmak için onlan öldürerek. Burada da başkasının istenci. çoğunlukla hiçbir karar alınamayacağı ve bu kararlar olmaksızın. o da Yamudların ahlak bozukluğu ile düşman durumuna gelmiş istençlerinin egemenlik altına alınmasının." (Hukuk Felsefesi. buyruğun dediği gibi. Amerikalı diplomat Euene Schuyler'in şu yapıtıdır: Turkestan Notes of a journey in Russian Turkestan. Rus ordularından General Golovagov tarafından komuta edilen bir birlik. Kendileri için zor kullanılmasının son çare olduğu kimseler. "tam Kafkas usulü" kılıçtan geçirdiği zaman. önyargı. General Kaufmann 1873 yazında. yani son çözümlemede gerçeksel filozoflardır. akıllı varlık olarak onurlandırılıyor. not. § 100. 118 Friedrich Engels Anti-Dühring boşinan ya da önyargıya göre davranırsa.hiçe indirgendiği itirafıdır. onlann istencine eşit hak sahibi olarak saygı gösterdiğini söyleyecek denli ileri götürmüyor-du. kabalık ya da kötü ahlak eğiliminin belirli bir derecesinde. Yüzgeri Etmen0 2. eşit bir hakla donatılmış olarak düşünülür.) Daha ileri gitmeyebiliriz. kendi evrensel insan egemenliğini vb. Gene devam edelim: "Eğer biri doğruluk ve bilime göre. .. Engels'in kaynağı. zorla ödünlemedir ve eğer ikinci istenç birinci tarafından eşit hak sahibi olarak kabul ediliyorsa. Bay Dühring'i o denli belitsel bir biçimde kurulmuş olan kendi eşitiiğini. Bu kez. kendi öz haksızlığının tepkisinden başka bir şey elde etmez. kabalık. yani çoğunluğun azınlık üzerinde egemenliği olmaksızın hiçbir devlet varolamayacağı için. zorunlu ve normal olarak karşılıklı düzensizlikler meydana gelecektir. ama öteki herhangi bir * Vicdan durumlarını inceleyen tanrıbilim kolu. onu kolektif bağlara yeniden kavuşturmak ereğiyle. Ve bir kez daha." Böylece iki istencin "tam eşitliği"ni ortadan kaldırmak ve uygar yırtıcı devletlerin. yalnızca ahlak eşitsizliği değil ama entelektüel eşitsizlik de yeter.

sözde boşinan. eskilerin gözüne kesenkes delilik olarak görünürdü. yani iki istencin ve onlara eşlik eden zekaların niteliğindeki tüm farkın egemenlik altına almaya değin gidebilen bir eşitsizliği doğruladığını yeterince gördük: Bay Dühring'in kendi öz eşitiik yapısını tepeden ürnağa. bunu daha kısa bir süre önce Kuzey Amerika Birliğinin köleci devletlerinde gördük. Yunan ve Romalılarda insanlar arasındaki eşitsizlik. kuşkusuz dünya kadar eski bir fikirdir. istem. öte yandan insanlığın doğruluk ve bilimin kavranmasına yatkınlık savının. yavaş yavaş ortadan kalktı. özgür insanlar ile köleler arasındaki fark dışında. En eski topluluklarda. bu hıristiyan eşitliğinin ilk izlerine bile son verdi. kadınlar. Bu fikrin bilimsel içeriğinin saptanması. bundan. bir toplumun bütün üyelerinin eşit bir siyasal ve toplumsal değere sahip olma hakkının çıkanlmasına dayanır. bütün insanlar arasında yalnızca bir eşitlikten. arük ne isteyebiliriz? Ama her ne denli bay Dühring'in eşitiik fikrini o yavan ve budalaca inceleme biçiminden kurtulmuş bulunuyorsak da. insan istençleri olarak insan istençleri olmaktan çıkar ve gerçek bireysel istençler. herhangi bir eşitiikten çok daha ağır basıyordu. yavaş yavaş o zamana değin benzeri görülmemiş bir karmaşıklığa sahip toplumsal ve siyasal bir aşama-sırası (hiyerarşi) kurulması nedeniyle. özgür insanlar ile kölelerin. . daha çok. [sayfa 171] Hıristiyanlık. sözde yeteneksizliğin. özellikle [sayfa 170] Rousseau'da 120 Friedrich Engels Anti-Dühring oynadığı teorik. sözde hayvanlık. gerçek eşitiik fikrinden çok. ezilenler arasındaki dayanışmaya bağlanabilir. Yunanlılar ile Barbarlann. yabancılar doğal olarak bu eşitiik dışında kalıyorlardı. Gene yeni dinin ilk za-manlannda görülen mal ortaklığı izleri. Romalı yurttaşlar ile Roma uyruklannın (geniş bir deyim kullanmak gerekirse) eşit bir siyasal değer hakkına sahip olabilmeleri. Ama modern eşitiik istemi bundan adamakıllı farklıdır. Bu ilk göreli eşitiik fikrinden. yurttaşlar ile korunukla-nn. eşitiiğin de ortadan kalktığını ve bir yandan çocukluk. bütün eşitlik fikirlerini yüzyıllar için ortadan kaldırdı. 121 Anti-Dühring . Bütün insanlann insan olarak ortak bir şeye sahip bulundukları ve bu ortak şey ölçüsünde eşit oldukları fikri. Ama özgür insanlar ile köleler arasındaki karşıtlık varlığını sürdürdüğü sürece. ilkel ortaklıklarda hak eşitiiği. olsa olsa ortaklık üyeleri arasında sözko-nusu olabiliyordu. bu insan olma ortak niteliğinden. onun proleter ajitasyon için değerini de belirleyecektir. devlet ve toplum içinde bir hak eşitliği sonucunun çıkartılabilmesi için binlerce yıl geçmesi gerekti ve binlerce yıl geçti.Batı Avrupa'nın Germenler tarafından istilası. Fransız devriminde ve ondan sonra oynadığı pratik ve siyasal ve bugün de hemen bütün ülkelerin sosyalist hareketinde oynadığı önemli ajitasyon rolünden henüz kurtulmuş bulunmuyoruz. Bunun yanısıra her ne denli en çok seçkinlerin eşitiiği kabul ediliyorduysa da. bu eşitlik ancak ilk başlarda uygulandı. delilik. üzerinde özel mülkiyete dayalı hukukun bildiğimiz en yetkin biçimi olan Roma hukukunun geliştiği o özel kişiler arasındaki eşitlik doğdu. ya da en azından bir devletin bütün yurttaşlannın.daha sonra güzel bir sabah ziyaret etmek onuruna erişeceğimiz geleceğin "sosyaliter" ("toplumcu") devletini kurmak üzere nasıl yavaş yavaş daha dingin bir yola girdiğini gözlemlemek gereksiz. hiç olmazsa özgür insanlar için. genel insan eşitiiğinden hukuksal sonuçlar çıkarmak sözkonusu olamazdı. İki istencin tam eşitiiğinin varlığını ancak bu iki istenç hiçbir şey istemedikleri sürece sürdürdüğünü. Kısa sürede din Friedrich Engels adamları ile laikler arasında bir karşıtlığın saptanması. insanlann bu insan olarak eşitiiğinden. bütün insanlann. köleler. bu fikrin kendisinden ve oynadığı rolden. sözde önyargı. kendi köleler ve ezilenler dini olma niteliğine tastamam uygun düşen eşit ilk günah eşitiiğinden başka bir eşitiik tanımadı. gerçek iki insanın istençleri durumuna dönüşür dönüşmez. Roma İmparatorluğu çağında bütün bu farklar. böyle köklü bir biçimde yıktığını gördükten sonra.

insan haklarından söz edilebildiği tek alanı hazırlıyordu. bütün insan emeklerinin eşitlik ve eşit değeri. bu istila Bati ve Orta Avrupa'yı tarih hareketi içine çekti.Ama ekonomik ilişkilerin özgürlük ve hak eşitliği istediği yerde. Öte yandan feodal üstünlüklerin. siyasal yapısında buna uygun düşen bir değişiklikle hemen izlenmedi. hiç değilse tek başına alınmış her yerde. Bununla birlikte toplumun ekonomik yaşam koşullarındaki bu güçlü devrim. O zamana değin yalnızca İtalya ile Doğu Akdeniz ülkeleri arasında yapılan Avrupa ötesi ticaret. Büyük ticaret. artık artan gereksinmelere yetmiyordu. loncasal ayrıcalıklar. her yerde varlığını sürdürüyordu. soyluların vergi bağışıklığının.bir yandan lonca bağlanndan. Yerel ayrıcalıklar. modern burjuva iktisadının bir metaın değerinin o metaın içerdiği toplumsal bakımdan gerekli-emek aracıy-la ölçülmesini isteyen değer yasasında bulur. Toplum gitgide daha burjuva bir duruma gelirken. En ileri [sayfa 172] ülkelerin yönetici sanayilerinde. yapımevi sanayisinin gelişme yolunu keserek. devlet rejimi feodal kaldı. bilinçsiz ama en kesin dışavurumunu. kısa sürede daha geniş boyutlar kazanmaktan geri kalamazdı. yüzyıl sonunda büyük deniz bulguları ona yeni ve daha geniş bir yaşam açüğı zaman. şimdi Amerika ve Hindistan'a dek yayıldı ve kısa zamanda önem bakımından çeşitii Avrupa ülkeleri arasındaki değişimi olduğu denli. Ensonu. Ayrıca feodal ortaçağ. emek-güçlerinin kiralanması için yapımcı ile sözleşme yapabilen ve buna dayanarak onun karşısına sözleşme yapan kişi niteliğiyle eşit haklarla çıkan belli bir sayıda özgür emekçinin 122 Friedrich Engels Anti-Dühring de varlığını gerektirir . Amerika altın ve gümüşü Avrupa'ya aktı ve bir ayrıştırma öğesi olarak feodal toplumun bütün boşluk. Ve artık Roma İmparatorluğunda . Burjuva rakipler için hiçbir yerde ne yol açık. zanaat sanayisinin yerini. sanayi ve ticaret yararına ileri sürülüyorduy-sa da. bir bakıma eşit haklara sahip. Zanaatçılıktan yapımevi sanayisine geçiş. gelişmesinin ilerlemesi içinde modem eşitiik isteminin temsilcisi olmaya aday sınıfı da geliştirdi: burjuvaziyi. yank ve gözenekleri içinde girdi. ilk kez olarak sıkışık bir uygarlık bölgesi ve bu bölge içinde ilk kez olarak birbirlerini etkileyen ve başarısızlıkta birbirlerine dayanan ve her şeyden önce ulusal nitelikte bir devletier sistemi yarattı. Her ne denli bu istem. bağrında. ne de şanslar eşitti . aynı hak eşitliğinin tam bir toprak köleliğinden başlayarak köleliğin bütün derecelerinde. ticaretlerinde yalnız yabancılar ya da sömürgelerde yaşayan halk için değil ama çoğu kez devlet uyrukları için de zararlı oluyordu. her türlü ayrım yasalan. öte yandan da kendi emek-güçlerini kendi başlarına değerlendirme araçlarından özgür [yoksun] emekçilerin varlığını. genel olarak insan emeği oldukları için ve insan emeği olarak. siyasal rejim onların karşısına her adımda loncasal engeller ve ayrıcalıklar çıkartıyordu.ama aynı zamanda. çeşitli zümrelerin siyasal ayrıcalıklarının ortadan kaldırılmasını istemekten de geri kalınamazdı. üzerinde daha sonraki çağlarda insanlann eşit değerinden.ve bununla birlikte istemlerin en başta geleni ve kendini gitgide daha çok duyuranı da. feodal toplum içindeki zanaatçı yönü ağır basan sanayi ve ürünlerin değişimini daha yüksek bir düzeye çıkarmıştı. hareketlerinde engellerle karşılaşmayan. çalışma zamanlarının en büyük bölümünü karşılıksız olarak iyiliksever feodal beylerine ayırmak ve ayrıca ona ve devlete sayısız vergiler ödemek zorunda olan geniş köylüler yığını için istenmesi de gerekiyordu. farklılaştırılmış gümrükler. yani özellikle uluslararası ve hele dünya ticareti. Zanaatçı işletme. tek tek her ülkenin iç ticaretini de geçti. 15. işte buydu. Böylece bu istila. [sayfa 173] Bu feodal eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasıyla feodal engellerden kurtuluş ve hak eşitliğinin kurulması istemi. toplumun ekonomik gelişmesi tarafından bir kez gündeme konduktan sonra. yapımevi sanayisi (manüfaktür) aldı. hepsi için eşit bir hukuk temeli üzerinde değişim yapan özgür emtia sahiplerinin varlığını gerektirir.* . Başlangıçta kendisi de feodal bir zümre iprdre) olan burjuvazi.

sınıfların kaldırılması istemidir. zorunlu olarak saçmadır. ona hemen yarat verdi. Bununla birlikte bilinir ki burjuvazi. bu istemin tek bir devletin sınırlarını aşan genel bir nitelik kazanması ve özgürlük ve eşitliğin insan hakları olarak ilan edilmesi gerektiği kendiliğinden * Modern eşitlik fikirlerinin burjuva toplumun ekonomik koşullarından bu çıkarılışı ilk kez olarak Marks tarafından Kapital'de açıklanmiştır. yalnızca devrimci içgüdünün dışavurumudur ve doğrulanmasını da burada -yalnızca burada. feodal burjuvazi krizalitinden çıktığı. ona durmadan ve kaçınılmaz bir biçimde eşlik edecektir. Amerika'da yaşayan renkli insanların köleliğini bir solukta doğrulaması. Ya da burjuva eşitlik istemine karşı. burjuvazinin eşitlik önerisini hemen benimserler: Ancak eşitlik yalnızca görünüşte. ekonomik ve toplumsal alanda da gerçek olarak kurulmalıdır. [F. ortaçağ zümresi (ordre) modem sınıf (classe) durumuna dönüştüğü andan başlayarak burjuvazinin gölgesi olan proletarya. insan haklarını ilk tanıyan anayasa olan Amerikan anayasasının.bulur. eşitlik. Bu istem ya -ve özellikle ilk başta. bunun nedeni bu işin halk önyargısına çok doğal görünmesindendir. yaratılması zorunlu olarak kendileri de daha önceki uzun bir tarihe dayanan belirli tarihsel ilişkiler gerektiren bir ürünüdür.apaçık toplumsal eşitsizliklere karşı zengin ile yoksul.E. harvurup harman savuranlar ile açlık çekenler arasındaki karşıtlığa karşı kendiliğinden bir tepkidir. Fransız proletaryasının özel savaş çığlığı durumuna geldi. Proleterler. Ve aynı biçimde proleter eşitlik istemleri de burjuva eşitlik istemlerine eşlik edecektir. geniş halk yığınları için kendiliğinden anlaşılır bir şey ise. iki ünlü adamcağızını hemen eşitiik alanı üzerinde oynatabiliyorsa. efendi ile köle. yeterince başka örneklerini 1 24 Friedrich Engels Anti-Dühring de bulacağız. onun belitsel doğruluğunun [sayfa 175] sonucu değil. Bunun örneklerini verdik ve bay Dühring'in gelecek düşlemleri üzerinde duracağımız zaman. Ama bununla birlikte.olduğu gibi evrensel bir imparatorlukta değil ama birbiriyle eşitlik ilişkileri kurmuş ve burjuva gelişmenin aşağı yukan eşit bir düzeyinde bulunan bağımsız bir devletler sistemi içinde yaşandığı için. 18. bu istemden az çok doğru ve daha ileri giden istemler çıkaran tepkiden doğmuş bulunan bu istem. işçileri kapitalistlere karşı. Ve gerçekte bay Dühring kendi felsefesini. bu insan haklarının özgül burjuva niteliğini açıkça gösteren bir şeydir: Sınıf ayrıcalıkları kaldırılmış. yüzyıl fikirlerinin evrensel yayılması ve sürüp giden güncelliğinin sonucudur. örneğin Köylüler savaşında durum budur. sonra burjuva eşitlik [sayfa 174] teorilerinin ta kendilerine dayanarak oraya çıkar. burjuva biçimi altında olduğu denli proleter biçimi altında da tarihin. Bundan öte her eşitlik istemi. böyle bir tepki olarak o. Sınıf ayrıcalıklarının kaldırılması burjuva isteminin ortaya konduğu andan başlayarak. Eşitlik istemi proletaryanın ağzında böylece ikili bir anlam taşır. Böylece eşitlik fikri. şu ya da bu anlamda. Öyleyse eğer bay Dühring.] Friedrich Engels 1 23 Anti-Dühring anlaşılıyordu. bunun yaraşıra sınıfların kendisinin kaldırılması proleter istemi. önce ilkel hıristiyanliğa dayanarak dinsel bir biçim altında. burjuva eşitliğin kendisiyle ayakta durur ve onunla birlikte yıkılır. bu felsefe ona çok doğal görünen şeylerden hareket ettiği için doğal olarak adlandırır. ırk ayrıcalıkları onaylanmıştır. kapitalistlerin kendi savlan yardımıyla ayaklandırmak için bir ajitasyon aracı hizmeti görür ve bu durumda bu istem. Öyleyse her şey olabilir ama ölümsüz bir doğruluk olamaz. yalnızca devlet alanında değil. Ve özellikle Fransız burjuvazisinin Büyük devrimden başlayarak yurttaş eşitliğini birinci plana koymasından sonra Fransız proletaryası. ekonomik ve toplumsal eşitlik isteyerek. Her iki durumda da proleter eşitlik isteminin gerçek içeriği. Ama bunlar ona neden doğal görünüyor? İşte kendine hiç . eğer Marks'ın dediği gibi "bir halk önyargısı sağlamlığına sahip bulunuyor" ise bu. Ve eğer bugün.

Öyleyse . Prusya gelenek ve görenek hukuku. bize onun "işin içine o zaman henüz olanaklı olduğu gibi 'ademi-takip' dedikleri şey. hele bir suç girişimine isteklendirmeyi kesenkes tanımaz. vaatler. gerçeğinden hareket etmek gerekecek. Prusya yasasına gömülmüş bulunan savcılık. ceza hukukunun "doğal temeli"nin öç alma olduğunu -içinde "doğal temel" biçiminde mistik bir kılık değiştirmeden başka yeni bir şey olmayan bir olumlama.sormadığı şey de bu. Benim ilk uzmanlık alanım hukuk oldu ve ona yalnızca Üniversitedeki üç olağan teorik hazırlık yılımı değil ama ayrıca üç yeni adli yıl boyunca onun bilimsel içeriğini derinleştirmeye yönelen sürekli bir çalışmayı da adadım. eğer bu eleştiri konunun bütün güçlü yanlarını olduğu denli bütün güçsüzlüklerini de bildiği bilincine sahip olmasaydı. Fransız ceza hukukunun yürürlükte bulunduğu Köln ağır ceza mahkemesinde açıldı. . maddesi). tehditler. bir mücevher kutusu hırsızlığı girişimine isteklendirmekten" sanık olduğunu anlatır. Bununla birlikte. ama bu durum bay Dühring'i zor kullanma ve köleliği. ceza usulünde bu hukuk. modem Fransız hukukunu hiç bilmemek gerek.anlatmakla yetinmesinden ancak şaşkınlık duyabiliriz.. burada hukuk ve siyasal bilimler alanında elde edilen sonuçların tutarlı betimlemesinin sözkonusu olduğu . . Fransız hukuku. cezalandırılması için "armağanlar. biri şimdiye kadar ötekilere karşı zor kullanan." Kendinden bu tonla söz etme hakkına sahip bir adamın. Prusya hukukunun belirsiz "isteklendirme" (instigatiori) kategorisini. o güvenilir hukukçumuzun en derine giden teknik irdelemelerini ve üç yıllık yargılama pratiği ile derinleştirilmiş bilimsel görüşlerini biraz daha izleyelim. Lassalle'in burada sözkonusu olan duruşması 1848 yazında. yalnızca siyasal suçlar için ayrıksın olarak kabul edilmişti ama bu ayrıksın önlem de 1848 nisanında Camphausen tarafından yürürlükten kaldırıldı. Lassalle'a karşı asılsız bir dava açtı ve parlak bir başansızlığa uğradı.. cezayı gerektiriri dolan ya da [sayfa i78] düzenler aracıyla" yapılması gerekir (Fransız ceza yasasının 60. o yarı-aklanma karışmış olduğu için. Bundan ötürü. kesinlikle belirlenmiş Fransız özel koşulu ile bu yasanın karışık belirsizliği arasındaki özsel ayrımı gözden yitirdi. hemen bütün Ren eyaletinde olduğu gibi. ya mahkumiyeti ya da aklanmayı tanır. . Gerçekten Fransız ceza usulünün Prusya yasasına özgü ademiFriedrich Engels 1 27 Anti-Dühring takibi. böylesine büyük bir güvenle ortaya çıkan özel hukuk eleştirisinin. insana a priori bir güven vermesi gerek. bize "hukukun bilimsel niteliğinin çok ileri gitmediği"ni. özellikle "Bay Marks'ın vaktiyle yaptığı ve savsakladığını [sayfa 177] 1 26 Friedrich Engels Anti-Dühring kendi kabul ettiği hukuk öğrenimi" karşısında. siciline adli bir mahkumiyet geçirilmiş olmamakla birlikte.. elbette aynı güvenle yapılamazdı.. Bu nedenle. tamamen bay Dühring gibi. [sayfa 176] Friedrich Engels Anti-Dühring 1 25 ONBIRINCI BOLUM AHLAK VE HUKUK ÖZGÜRLÜK VE ZORUNLULUK "SİYASAL ve hukuksal konular bakımından bu derslerde önerilen ilkeler. O yalnızca suça "kışkırtma"yı (excitation) tanır ve bunun da.. yan-önlem tanımaz.. en derine giden teknik irdelemelere dayanır.. Lassalle üzerine bay Dühring. zor üzerine kurulu mülkiyeti onayladığı için pozitif yurttaşlık hukukunun (medeni hukuk) haksızlık olduğunu. Siyasal bilimlerin sonuçlan. yetke ya da gücün kötüye kullanılması. özel hukukun olduğu denli özel hukukun içerdiği hukuksal yetersizliklerin de eleştirisi.. ilk olarak işin içine ikincinin mi yoksa üçüncünün mü soktuğunu büyük bir ciddiyetle incelemekten alıkoymayan o bilinen üç adamın pazarlıkları ile sınırlanıyor. o yan-aklanmayı tanıdığını ileri sürmek için.

daha en karanlık ortaçağda. Amerika Birleşik Devlet-leri'ne ve tüm İngiliz sömürgelerine geçmiş! Buna göre jüri üyelerinin oybirliğinin uygulandığı bölge. hukuksal düşüncenin İngiliz çeşidi." Jüri üyelerinin oybirliğinin. İrlanda'ya. demek zorundayız. kuşkusuz bu "parlak üsluplu tarih yazma biçi-mi"ni Lassalle'a aynı güvenle uygulayamazdı. Ama bütün dünyalar ve bütün çağlar için bir hukuk felsefesi hazırlamaya girişildiği zaman. İngiltere'de yasa gücüne sahip olmuş ve İngiltere'den. modern Fransız hukukunun. bilisizlik bir kanıt değildir. yani anımsanamayacak denli eski çağlardan. bay Dühring için tamamen bilinmez olduğunu saptamamız gerekiyor. son derece daha geniş olmakla kalmaz ama jüri üyelerinin çoğunluğu ile karar verilen bölgelerin tümünden de daha geniş bir alanı kapsar. Büyük Fransız devriminin toplumsal başanlanna dayanan ve onları hukuk alanına aktaran tek modem burjuva yasamasının (mevzuaünın). İngiltere ve Birleşik Devletler gibi ülkelerde hukukun durumu üzerine de [sayfa ısoı biraz bir şeyler bilmek gerekirdi. çok övülecek ve eski Prusya modasına göre saygıdeğer bir asliye yargıcı ya da avukatı için yeterli bir şey. ne de olsa tarihte.Böylece eğer bay Dühring. bazen yazılı yasa olarak çok çeşitli yönlerde. çok gelişigüzel bir biçimde kesişen yerel. İngiliz kamu hukukuna. o. Fransız hukukunu hiç bilmemek bay Dühring'e yetmez. Bu. -ç. şundan başka bir sonuca varamayız: Bay Dühring'in en derine giden teknik irdelemeleri. öyleyse en azından 14. en derine giden teknik irdelemeler bu konuda bay Dühring' e bir tek sözcük bile haber vermeden. Ama devam edelim: "Bazen gelenek ve görenek hukuku. çünkü onlar için çok iyidir. bölgesel ve ulusal hukukların. 128 Friedrich Engels Anti-Dühring gelişmekte devam etmiş ve dünyanın bütün anakaralarına yayılmış tek germanik hukuk olan İngiliz hukuku konusunda da bir o kadar zır cahildir. Ayrıca Fransız örneğine göre bütün anakara (Avrupa kıtası) üzerinde uygulanan oyçokluğu ile karar veren jüriler eleştirilerek. Almanya'nın Prusya hukukunun çiçeklendiği küçük köşesinden bambaşka bir rol oynamış bulunan Fransa. kuşkusuz. Bununla birlikte bu ciddi ve ustalıklı anlayış. code Napoleon'u* bir kez bile eline almış olsaydı. tarihte geçmiş örneklerden yoksun da olmayan çelişik oylar karşısında bir mahkumiyetin. Roma hukuku yetkesinden bağımsız olarak günümüze değin * Fransız Yurttaşlık Yasası (Medeni Kanunu). Öyleyse. yetkin bir toplumda olanaksız kurumlar arasında sınıflandırılması gerektiği fikrine hatta alışılabi-linecektir. "klasik Roma hukukçularının arı kavramlarının irdelenmesinde Alman toprağı üzerinde erişilmiş bulunan kültüre kafa tutamaz" der ve daha ötede şöyle ekler: "Bizim atılım dolu dilbilimi Qinquistique) yapımız karşısında çocuksu dilbilimi karışıklıkları ile İngiliz dil dünyası nedir ki?" Bunu ancak Spinoza'nın ağzı ile yanıtlayabiliriz: Ignorantia non est argumentum. Demek ki bay Dühring'e göre bugünkü dünya için çok iyi olan ciddi ve [sayfa 179] ustalıklı anlayış. zorunlu olarak geleneksel siyasal kuruluşlara uygun düşmez görünecektir. Tek modem hukuku. genelliklerin de bazen özeli ortadan kaldırdığı bu düzensizlik ve . en önemli sorunları salt kurala uygun (statutaire) bir biçime bürünen alacabulaca karışımı içinde ayrıntıların genel fikri yokettiği. yukarda belirtmiş bulunduğumuz gibi. Öyleyse. bize şu ders veriliyor: "Evet. yalnızca ceza mahkumiyetlerinde değil ama medeni hukuk davalan oylamalarında bile. üç yıl Corpus Juris'in* teorik öğreniminde ve başka bir üç yıl da soylu Prusya hukukunun pratik öğreniminde derinleşmeye dayanıyor. Ve neden olmasın? Çünkü bay Dühring. yüzyıldan beri yürürlükte bulunan yazılı olmayan töre hükümlerine göre kesenkes zorunlu olduğunu bay Dühring gene bilmiyor. yalnızca Prusya hukukunun küçücük çalışma alanı ile karşılaştırılınca.

en bayağı teknik bilgisinden başka bir şey yok. ölüm ve gömme sırasında dinsel pratiklerin zorbaca baskısı üzerindeki yakınmaları da. açık bir hukuk bilincini. Ren kıyısına gelmesi yeter. bütün büyük uygar ülkeler içinde. yargıçlar kurulunun her üyesinin kendi yargısını açık oturumda kişisel olarak açıklaması ve gerekçelendirmesi gerektiği. üstünde ya da altında. ki bu yakınma "yönetim memurları"na da yayılabilir. "hukukçuları meslekleri bakımından yeterince donatılmamış" görmekten yakınarak. İngiliz hukuku alanında. Derin hukuk bilgisinin bu sergilenme biçimi arkasında. daha az belirgin bir biçimde görülür. Prusya yasamasının yürürlükte olduğu bölge ile "örtüşür".çelişki örneği." (Yahudi karışımlı durum! Ne doğal dil!) Yeter. evlenme. bizim bugünkü koşullarımızda şaşırtıcı ve son derece sert bir istek olurdu." Belki de bay Dühring. eski tip bayağı bir Prusyalı hukukçunun. -Ed. özgül bir biçimde Prusyalı bir yakınma türküsü söylemekten başka bir şey yapmaz ve hatta bay Dühring'in her fırsatta ilan ettiği gülünç-leştirilmiş Yahudi düşmanlığı (antisemitisme) bile. nüfus kütüğünün kabulünden sonra artık doğru değildir. oturum ve oyları açık olmayan yönetsel [sayfa ısı ] kurulların. O bütün önyargı ve boşinanlara büyük bir küçümsemeyle yukardan bakan aynı gerçeksel filozof. Bismarck'ın kimlik belgeleri düzenleme hakkını Kiliseden geri alan 9 Mart 1874 günlü bir yasası aracıyla kabul edilmiştir. her üyesinin kişisel payını saklayan gizli. seçimle kurulmayan. . kamusal kurullar ya da öteki yönetsel kuruluşların. İmparator Justinianus'un girişimi üzerine Romalı hukukçular tarafından saptanmış yasalar derlemesidir." Ve başka yerde: "Kişisel sorumluluğun kurullar tarafından bu gizleme ve örtme biçiminin kabul edilmesini yadsımak. 130 Friedrich Engels Anti-Dühring özelliktir. şurada burada da kamu hukuku ve öteki anlaşılmaz karışıklıkların bütün birçok çeşitli göreli değerler gamını belirledikleri ve bütün hukuk pratisyenlerinde bay Dühring'in burada öylesine bir sevimlilikle yiFriedrich Engels 1 29 Anti-Dühring * Corpus juris civilis. bölgesel hukuklar.* Bay Dühring'in ancak geleceğin "sosyaliter" devleti aracıyla gerçekleştirdiği şey. -en iyi olasılıkla-. en azından Elbe'nin doğusunda kalan topraklara özgü bir * Prusya'da nüfus kütüğü. eğer Prusya'ya değilse. Devam edelim: "Bireyin kendi doğal sorumluluğunu. "doğal güdülere" dayanan "doğal bir yargı" adını verir ve insanı şaşırtan şu sava değin gider: "Sosyalizm. nelediği tehlike çığlığına yol açtıkları yerde. olanaklı kılacak bir nitelikte değildir. gerçekten. -Ed." Ama bu karışık durum nerede hüküm sürer? Bir kez daha Prusya hukukunun uygulama bölgesinde.. şaşırtıcı bir haber olarak karşılayacak. orada yetmiş yıldan beri buna benzer hiçbir şeyin artık sözkonusu olmadığına kendisini inandırması için. yerel tüzükler. bu türlü günü geçmiş koşulların uzun zamandan beri ortadan kalkmış bulunduğu öteki uygar ülkeler şöyle dursun. Bay Dühring'in sonuçlarını bize mantıklı bir biçimde sunduğu hukuk ve siyasal bilimler alanı.. Prusya'da şaşırtıcı ve son derece sert görünebileceği haberini. öyleki kendi isteğinin yalnızca . öyleyse anonim yargı ya da kolektif eylemleri ile örttüğü. yalnızca Prusya'yı ilgilendirir ve bu bile. bu hukukun yanında.. güçlü Yahudi karışımlı demografik durumlara meydan okuyabilecek tek güçtür.. Şimdi İngiltere'de bile herhangi . Onun sevgili Prusya'sını bırakmaya hiçbir gereksinmesi yok. bu arada Bismarck'ın kendisi tarafından yalın bir yasa aracıyla gerçekleştirilmiş bulunuyor. kendi payına kendi kişisel düşkünlüklerine öylesine derin bir biçimde gömülmüştür ki Yahudilere karşı ortaçağ yobazlığından kalma bu halk önyargısına. kimde olursa olsun. özellikle Prusyalı ve öteki ülkelerin çoğunda bilinmeyen bir kurul olduğu. Aynı biçimde doğum.Aynı biçimde.

bizce bilinçli güdüleri doğal ve edinilmiş usa göre alma anıklığından başka bir anlamı olmayan özgürlük üzerine kuruyoruz. Fransızların modem burjuva hukuku denli tamamen özgün evrimi ve tüm anakara üzerinde bilinmeyen kişisel özgürlük güvencesi ile İngiliz hukuku da bay Dühring için dayanılmaz bir şeydir. "Bütün düzmece özgürlük teorileri yerine. Buna göre özgürlük. -Ed. bir yandan ussal kavrayış. Özgürlük ve zorunluluk ilişkisini doğru olarak ilk düşünen. gerçek hareketin köşegene göre oluşmasına dayanır. olanak ölçüsünde. öte yandan da içgüdüsel kararların. yani bay Dühring'in yazma sanaünı oradan öğrendiğine inandıracak bir Almanca ile kaleme alınmış ve ahlaksal ahkamları. usdışı içgüdülerin sola çekmesine ve bu güçlerin paralel-kenannda. ama ahlaksal etkenlere rol verirken. doğa yasalan karşısında düşlenmiş bir bağımsızlıkta değil ama bu yasaların bilinmesinde ve bu bilme aracıyla bu yasaların belirli erekler için yöntemli bir biçimde kullanılma olanağındadır. ahlak ve hukuk gerektiği gibi incelenemez. I. dış doğa yasalan için olduğu denli. 132 Friedrich Engels Anti-Dühring . Hegel anlayışının bir aşın yavanlığa indirgenme biçiminden başka bir şey değildir. irade-i cüziye) denilen şeye. ussal ile usdışının ortalaması olacak ve derecesi. -gerçeklikte değil. Özgür istenç (libre-arbitre. insanın maddi ve manevi varlığını yöneten yasalar. edition Henning. bu felsefe. işkence ve ceza aracı olarak sopa vuruşları ile artık büsbütün de-vrim-öncesi döneme ilişkin o aydın ataerkil despotizm yasaması ile sınırlanır. Ansiklopedi. ısıtılıp ısıtılıp ortaya konmuş [sayfa 183] bulunan budalaca yapıntılar yalnızca kökten süpürülmüş olmakla kalmaz ama yaşamın pratik örgütlenmesi için yararlanılabilecek olumlu bir şeyle değiştirilmiş de olur. Dühring'in hukuk bilgileri yalnızca ve yalnızca Prusya yasaması ile. dış ve iç doğanın bütün yerlerini ve bütün göklerini kullanan" felsefe. kendilerine olsa olsa soylu Prusya hukukunun yürürlükte bulunduğu birkaç başka toprak parçasının eklenebileceği alü eski Doğu Prusya eyaleti* sınırlarına sahip. "Zorunluluk ancak kavranılmadığı ölçüde kördür. işte tam da bu önüne geçilmez zorlamaya güveniyoruz. Ona göre özgürlük. zorunluluk ve özgürlük ilişkisine değin gitmeden. onu doğal olarak ve büyüklük olarak genel bir değerlendirme konusu yapmalıdır. bu sorunun bir değil ama iki çözümüne sahip. ne göğü. Bu. bu çevrenin ötesinde bu felsefe ne yeri. olanaklı karşıtın algılanmasına karşın. Batı Prusya. Bu güdüler. gerçek çevren olarak. Doğu Prusya.. katma. ussal kavrayışın insanı sağa." Özgürlüğün en küçük bir umursama duymaksızın birinciyi yalanlayan bu ikinci belirlenimi de. iç özgürlük üzerine. olsa olsa kafamızın içinde ayırabildiğimiz iki yasa * Hegel. zorunluluğunun kavranmasıdır.. Bu türlü dinamiğin temel olgulan gözlemden çıkarılmalı ve henüz olmayanı ölçmek için. hukuksal bulanıklık ve tutarsızlığı. Bundan ötürü gerçeksel * 1815 antlaşmalarından önce Prusya'nın olan Brandenburg. Böylece. bir gökbilimi terimi kullanmak gerekirse. bunlarla beslenen binlerce yıl tarafından. şöyle denir: "Biz ahlaksal sorumluluğu." Öyleyse özgürlük. "kişisel denklem" yardımıyla deney tarafından saptanabilecektir. § 147. Posnanya.bir hukukçu için oldukça tanıdık olan Roma hukuku [sayfa i82] dışında. Ama birkaç sayfa ötede. ne dış doğayı ne de iç doğayı ama yalnızca dünyanın geri kalan bölümünde olup biten şeyler karşısında en koyu bilgisizlik tablosunu kullanır. deney aracıyla bilinen niteliğini koymak gerekir. Friedrich Engels 131 Anti-Dühring felsefe. s."* Özgürlük. "Salt görünür çevreni kabul etmeyen ama adamakıllı devrimci bir hareket içinde. Berlin 1843. Onu aşan her şey. deyim yerindeyse bir orta güç oluşturmak için kendisine göre birleştikleri ilişkinin. -Ed. 294. Pomeranya ve Silezya eyaletleri sözkonusu ediliyor. insan sorumluluğuna. önüne geçilmez bir zorunlulukla eylemler üzerinde etkili olurlar. kavrayış ile içgüdü. Hegel oldu. her birey için.

buharlı makinenin bulunması var. kendimiz ve dış doğa üzerinde. özelde. doğal zorunlulukların bilgisi üzerine kurulu egemenliğe dayanır. Hayvanlar dünyasından ayrıları ilk insanlar. özgürlüğe doğru atılmış bir adımdı. sınıf farklılıklannın. Gerçeksel felsefenin geçmiş tarih için duyduğu küçümseme. doğanın bir gücü üzerinde ilk kez olarak egemenlik verdi ve böylece onu hayvanlar dünyasından kesinlikle ayırdı. kurumlarımızın çocukluğu. bağrında sosyalizmi ve bunun sonucu "Fransız devrimi habercileri ve kahramanları tarafından düşünülmüş olandan [!] daha güçlü bir dönüşümün tohumunu" taşır. kendini şöyle doğrular: "Gelecekteki binlerce yıllık dizi düşünüldüğü zaman. yüzyılı "henüz özsel olarak gerici. ama bu durum. . gerçekten "atılım dolu dilbilimsel yapı"sı üzerinde uzun boylu durmadan. bu yargının içeriğini belirleyen [sayfa i84] zorunluluk o denli büyüktür. kendisinden çıkan bütün o kudretli üretken güçlerin. tarihsel gelişmenin bir ürünüdür. gene de iki büyük kesime ayrılır: 1. bilgisizliğe dayanan kararsızlık. çok azşey anlatır.sınıfı. oysa. bütün geçmiş tarihin. bu çok doğal öncül. belirli bir sorun üzerinde bir adamın yargısı ne denli özgürse. tüm daha sonraki ve daha üstün evrimin temelini oluşturduğu. böylece o. hareket noktası olarak hayvanlar dünyasından kurtulan insanı ve içerik olarak da geleceğin ortaklık üyesi insanlarının benzerleriyle hiçbir zaman karşılaşmayacakları güçlükler üzerindeki utkuyu aldığı için. her durumda bütün gelecek kuşakların gözünde en ilginç bir tarihsel dönem olarak kalacağını. egemenliği altına alacağı şeyin egemenliği altında bulunduğunu göstermekten başka bir şey yapmaz. mekanik hareketin ısı durumuna dönüşmesinin pratik bulgusundan. ama uygarlığın her ilerlemesi. Öyleyse özgürlük. İnsanlık tarihinin eşiğinde.Ve buhar makinesinin toplumsal dünyada gerçekleştirdiği çok büyük özgür-leştirici devrime karşın (bu devrim daha yan yolu bile bulmadı). o zaman en eski ilkçağ olarak düşünülecek zamanımızı açıklamak için söz götürmez bir değer kazanacaktır. insanlığın geçmiş bileşimleri ile birlikte. zorunlu olarak. bilgisizlik ve barbarlık. evrensel özgürleştirici etkinlik bakımından. dahası. özgün belgelerin tarihsel bir bellek sağladığı birkaç bin yıl. sürtünme ile ateş yakılmasının bulunması. insanlığın evriminde hiçbir zaman bu denli güçlü bir sıçrama gerçekleştir-meyecektir. gerçeksel felsefe için bir iğrenme konusudur. her özsel noktada hayvanlar denli az özgür idiler. çok sayıda çeşitli ve çelişik karar arasında. Ve ikinci 1 33 Anti-Dühring . ısının mekanik hareket durumuna dönüşmesinin pratik bulgusuna giden tarih dönemi olarak nitelendirilmesi yalın olgusundan da [sayfa ıssı anlaşılabilir. Bütün olarak yanılgılar. Bir bütün olarak insan türü henüz gençtir ve eğer bir gün bilimsel bellek. doğanın bilgisine varılmış yasaları ile uyum durumunda bir yaşamın sözkonusu olabileceği bir toplumsal düzeni olanaklı kılan o güçlerin temsilcisi olarak gözümüzde kazandığı bütün değere karşın. Doğrusunu söylemek gerekirse tarih. bizi bugüne getirmiş olan evrimin sonunda ise. sürtünme ile ateş yakmanın onu geride bıraktığı da kuşku götürmez. ne yaptığını bile bile karar verme yetisinden başka bir anlama gelmez. yüzyıldan daha da gerici (!)" kalmaktan engellemez. Ama tüm insanlık tarihinin henüz ne denli genç olduğu ve bugünkü buluşlanmıza mutlak bir değer yüklemenin ne denli gülünç olacağı.. zihinsel olgunluk eksikliği. bireysel varlık araçları kaygısının artık olmayacağı ve ilk kez olarak gerçek bir insan özgürlüğünün.için de böyledir.. binlerle değil onbinlerle sayabilirse. yalnızca iki şeyi dikkate alacağız: Önce o "en eski ilkçağ"ın. Fransız devriminden bay Dühring' e değin. mekanik hareketin ısı durumuna dönüştürülmesinin. Çünkü sürtünme ile ateş yakma insana. 19. baskı Friedrich Engels ve kölelik tarihi olduğundan. bay Dühring'de başka türlü incelenir. Buna göre. bununla özgür olmayışını. entelektüel açıdan 18. Buhar makinesi. yüzyıl." Son tümcenin. Gene de 19. Maddenin kendi kendine özdeş durumundan Fransız devrimine değin ve 2. ısının mekanik hareket durumuna dönüştürülmesinin. görünüşte canının istediği gibi seçen.. . Öyleyse istenç özgürlüğü.

. her siniri ve her sinir sistemini yorar. doğası ne olursa olsun. . en eski ilkçağ sonunun. her durumda çok tuhaf bir biçimde seçilmiş bir an olduğunu. normal durumda. Ama bütün bu olayları açıklanabilir kılan şey." Bay Dühring'in kendi tepeden tırnağa özgün sonuçlannı saptama hızı inanılacak gibi değil. 1 34 Friedrich Engels Anti-Dühring Yeni köktenci bilimin en özellik belirtici parçalarından biri de yaşamın bireyselleştirilmesi ve değerlendirilmesine aynlan kısımdır. bütünlüğü içinde [!] ne olduğuna gelince. yaşamı bütün olarak ölümden farksız. bir çeşit olumsuz dirimsel hareket olarak. olgun insan. Alışkı ve deyim yerindeyse alışkanlık. Tarihin geçmişteki gelişmesine reva görülen bütün küçümsemelerin.. karşısında bambaşka bilimsel. durumların farklılığı üzerine dayanır.olmak gerek.. bu öylesine "geri" ve "gerilek" yüzyılı nitelendiren [sayfa i86] eksiklik. öyleyse. gerçeksel felsefe diline çevrilmiş bir beylik düşünce: Aynı sınırın sürekli uyanlması ya da aynı uyarının sürerliği. bu durumların birinden ötekine geçiş dönemlerinde olduğundan daha az duyarlar... yeniyetme. sürerlik durumu değil ama yaşamın bir durumundan bir başka durumuna geçiş olduğu. Ama bu.. hemen "bizim ayrım yasamız" durumuna dönüşmeden çok az önce: "bütün duyumlann derin özü.. varlık deneyimi bakımından büyük bir anlam taşımaz. Oysa yaşamın. kuşkusuz bay 1 35 Anti-Dühring ." Bu yetmez: "Eğer daha önce tadılmış ya da yapılmış olan şeyin yinelenmesinin bir çekiciliği olmadığı gerçeği hesaba katılırsa. bir de can sıkıntısı işkencesi eklenir.. herhangi bir fizyoloji elkitabında okunabilir ve her hamkafa bunu kendi öz deneyimi ile bilir-. gerçeksel denilen felsefeyi de kapsamına aldığını ayrımsamamak için. . Deyim yerindeyse sürekli durgunlukta ve aynı denge koşulu içinde gibi kalan kendi kendine duyulur biçimde özdeş durum. içinde bulundukları değişmez durumlarda. Önce. Ne yazık ki birkaç kısa örnekle yetinmek zorundayız. bireyler ve halklar için her türlü tutku. bizim aynm ilkemizi aydınlığa çıkarmak için hiç de yabancı olmayan bir örnek verir. gerçekten felsefenin Richard Wagner'i -eksi Wagner'in yeteneği. sinirsel uyanlarda [sayfa i87] kesinti ya da değişiklik olması gerekir -bu. bizim ayrım yasamız daha dolaylı bir uygulama alanı bulabilir. o gelecekteki bin yıllara davranış kuralları vermek için. Bu eski yavanlık. yaşam duygusunu yükselten ve kesin uyanlan geliştiren şeyin. henüz " bizim ayrım yasamız"ın köktenci niteliğini tamamen ortaya koymuş olmaktan çok uzaktır. teknik ve toplumsal başarılar vaat ettikleri bu. işte bizim ayrım yasamızdır. her türlü varlık ilgisi söner. eşitliğin güzelliğinin açıklama ve örneklerinden başka bir şey olmayan. . Ve bu aynı yasa. onun sözde en yüksek sonucunu. öyleki en yüzeysel hamkafanın anlayışı için bile hiçbir açıklamaya hiçbir gereksinme duymayan ve bu sözde aynm yasasına iletilmekten de bir atom açıklık kazanmayan bütün bu olaylar dizisini "adamakıllı açıklanabilir kılıyor". Ona olsa olsa. zihinsel çocukluk koşullan içinde bulgulanmış olan son çözümlemede kesin doğruluklar. değişmez doğruluklar ve köklü görüşler yardımıyla.. bu uğraklardan her birindeki dirimsel duygularının yoğunluğunu.. "Yaşam çağlannın ardışıklığı ve buna bağlı olarak yaşam Friedrich Engels koşullarındaki değişikliklerin ortaya çıkışı. Durgun bir yaşam içinde. gürül gürül bir kaynaktan. sözü pek uzatmadan [! ] da gösterilebilir. ilgisiz ve duygusuz bir şey durumuna getirir. Çocuk.. Bu kısımda. "Her duyumun ve bunun sonucu yaşamın bütün öznel biçimlerinin derin özü. yıllardan beri. falcı kadın beylik düşüncesi fışkırıp akar." Ve şimdi.olarak da ortak bu güçlük ve bu engellerle alıkonmayan gelecekteki tarihsel dönemlerin.. genç. durumların farklılığı üzerine dayanır" gizemli biçimi altında kopya edilmiş. kendi başına tasarlayabilir. tam üç bölüm boyunca. daha önceki saçma sapan sözlerin derin ve kavrayışlı tümcelerinin başlangıç hizmeti gördükleri saçma sapan sözü okur.

Ama [sayfa i89] ekonomi politik kitabında rakı {schnaps) damıtımını öylesine göklere çıkaran bir biçimde ululayan bay Dühring. biraz çok içen ve sonra bu kez dinamikten statiğe giden köprüyü. kendi öz itirafına göre hiçbir zaman bulamamış bir adamın. başka yerde olduğu gibi. bize şu son derece pratik yaşam kuralları veriliyor: "Yaşama karşı tüm ilgiyi uyanık tutmanın çaresi [hamkaf-alar ve hamkafalı olmak isteyenler için güzel görev! ] tümü oluşturan çeşitli. kuşkusuz çok haklı bir nedeni r. ikincisi de "ince bir duyarlık bakımından genel olarak üzücü ya da kınanması gereken dürtüler uyandıran özelliklere sahip" içki ve yiyecekler. dünyanın ve onu meydana getiren varlıkların varoluşundaki bütün eylemlerin temel biçimidir. daha yüksek uyarıcılar ve daha sürekli eylemlerle değiştirilebilmesi yolundaki kertelenmeden de yararlanmak gerekecektir. doğa ya da koşullar vb.. . zorlanmalarını ya da buna karşıt bir sağduyuya aykırılıkla. zevklerini kurallar içinde hazırlamak ve düzenlemek için kullanacak. Aynı zamanda. öyleyse yasağının kapsamına yalnızca şarap ve birayı aldığı sonucunu çıkarmak zorundayız. kuşkusuz "tamamen yetersiz ölü zamanlar"dan yakınamayacak. öyleki zevkin kendisi için artık boş bir an bile kalmayacak. Statikten dinamiğe giden köprüyü. şöyle haykırabilir: "Yaşamın değerini ölçmek ve güçlendirmek için ayrım yasası. aynı durum için. Öte yandan. kitabının sonunda utkun bir biçimde. Bay Dühring'in bize yasakladığı yalnızca iki şey var: Birincisi "tütün kullanmanın pislikleri".. Karşıt bir yönde birbiriyle boy ölçüşen güçlerin uzlaşmaz karşıtlığı. hem de bütünlüğü içinde tatmalıyız. tarafından ona ve1 36 Friedrich Engels Anti-Dühring rilmiş bulunan önelin ötesine yaymak gibi olanaksız bir görev de üstlenmemelidir. "Yaşamı tatmak" için. en tatsız yavanlıklar üzerinde kılı kırk yaran bir bilgiçlikten çıkarılmış bu cafcaflı hamkafa vahiylerini kendinde kural edinecek yiğit. çelişkinin dıştalanmasına ilişkindir. Herhangi bir durumun güzelliğini. Ayrıca bay Dühring. Doğal düzüne (rythme) saygı burada.. anlamsızlığın doruğundan başka bir şey değildir. bir gerçekliğe değil ama ancak düşünceler bileşmesine ilişkin olabilecek bir kategoridir. o zaman gerçeksel felsefeyi müteveffa Gustav Struve'nin üzerlerinde o denli büyük bir başanyla dönüp durduğu yüksekliklere . Bütün zamanını. ölçünün ve sevimli hareketin önkoşuludur." vb. Eti de yasaklasa. o da boş yere arayan bir zavallıya karşı hoşgörücü olmak için. hem teorik. okurlarının entelektüel değerini [sayfa 188] ölçmek için daha az önemli bulmuyor: Okurlarının yalnızca eşekler ya da hamkafalardan oluştuğunu sanıyor olsa gerek! Daha ötede. toplumsal yaşamın normal akışı içinde doğal olarak ya da başka biçimde oluşan gerilimlerin keyfe bağlı olarak birikmelerini. [sayfa 190] Friedrich Engels Anti-Dühring 1 37 ONIKINCI BOLUM DİYALEKTİK NİCELİK VE NİTELİK "VARLIĞIN temel mantıksal özgülükleri üzerindeki önermelerin birincisi ve en önemlisi. Yaşamı. Çelişki. içkiler konusunda biraz daha eli açık olabilirdi. deyim yerindeyse ilksel ilgileri doğal öneller içinde geliştirmek ve birbiri yerine geçirmektir. tamamen yararsız ölü zamanların ortaya çıkmasını önleyecek biçimde. en hafif hareketlerinden başlayarak karşılanmalarını ve böylece zevk verici bir gereksinmenin gelişmesi içinde engellemelerini önlemek de önem kazanacaktır.Dühring. hem de pratik bir biçimde işi sona erdiren bir durum kazandı!" Bay Dühring bu yasayı. gerçek [effective) olarak konmuş çelişki. Şeylerde çelişki yoktur ya da başka bir deyişle.an çocukluk tepelerine yükseltmiş olacak. Ama . aşağı düzeyde ve karşılanmaları daha kolay uyarıcıların. rakıyı bu içkiler arasına koyamaz.

olanaksız bir düşünce bileşmesi olarak kalmaz. dinginlik fikrinden hareket fikrine kesenkes gelemez. şeylerin ve süreçlerin içinde bulunur. bir şey ne denli saçma ise o denli inanılmaya değer. Ve hareket. şimdiye değin "ussal mekanikte kesin statik ile dinamik arasında hiçbir köprü" olmadığını ileri sürer. biri ötekinin yanında ve biri ötekinden sonra olarak düşündüğümüz sürece. Ve çelişki diyalektiği denilen şeyin felsefede ilk Yunanlılardan günümüze değin oynamış bulunduğu rolden sonra. hem bir ve aynı yerde olduğu ve hem de orada olmadığı için gerçekleşebilir. Burada.. Buna karşı. çelişki diyalektiği ve onunla birlikte özellikle Hegel. öğelerin ve bireylerin yönleri arasındaki bu çatışma. yeni bir türetim bile olmayan. kuşkusuz onlarda hiçbir çelişki ile [sayfa 192] karşılaşmayız. Nesneleri dinginlik durumunda ve cansız. sağduyunun karşı çıkmalarına takılıp kalmayarak. diyalektik dedikleri ilkenin çırılçıplak dışavurumudur". kısmen farklı. ancak bir cisim bir ve aynı anda hem bir yerde hem de bir başka yerde. . hatta birbiriyle çelişik ama bu takdirde. . gerçekte..." İşte Felsefe Dersleri içinde diyalektik üzerine okunanın hepsi. her biri kendi başına. Eleştirel Tarih'te. Hareketin kendisi bir çelişkidir. Ona göre hareket. Okur. açınlama teolojisi ile mistikten alınmış bulunan bu özdeyiş. değişmeleri. Yeterince sağduyu sahibi insanlar bakımından bu önerme: "doğru eğri ve eğri de doğru olamaz" apaçıklık değerini taşıyabilir. düpedüz . Bu gözlem alanı sınırları içinde. diyelim özü gereği ancak öznel ve bilinçli bir şey olarak tasarlanabilen düşüncede değil ama nesnel olarak varolan ve deyim yerindeyse ete kemiğe bürünmüş bir biçimde. kimi koşullarda doğru ile eğriyi gene de eşdeğer olarak koyar ve doğru-eğri özdeşliğinin saçma niteliği üzerinde katılaşmış sağduyunun hiçbir zaman elde edemeyeceği sonuçlar elde eder. Bir şey ne denli çelişik ise o denli gerçektir.. öyleyse gerçek dünyada bulunmaz" önerisinde özetlenir. Öyleyse burada "şeylerde ve süreçlerde nesnel olarak varolan ve deyim yerindeyse ete kemiğe bürünmüş bir biçimde bulunan" bir çelişki ile karşı karşıyayız. "çelişki = anlamsızlıktır. ya da bir başka deyişle. hatta bay Dühring'den daha güçlü bir düşmanının bile ona bir tek sav ve birçok sövgüden daha başka kanıtlarla yanaşması gerekirdi. bay Dühring'in bu gözde tümcesinin arkasında. daha yalın mekanik yer değiştirmenin kendisi bile. gerçek (effective) çelişkinin gerçek {yelle) saçmalığının açık bir imgesi aracıyla. büsbütün başka biçimde saldırıya uğrar. aşağı yukarı bu. çünkü burada yukardaki çelişki onun yolunu keser. Ama nesneleri hareketleri. mantığın sözde gizemlerinin çoğu kez yaydığı sisleri dağıtmış ve çelişki diyalektiği yani uzlaşmaz karşıt evren şeması altında varsayılan bu çok kaba yontulmuş [sayfa 191] kukla için şurada 138 Friedrich Engels Anti-Dühring burada saçılıp savrulan övgülerin yararsızlığını ortaya koymuş olduğumuz için kendimizi hoşnut sayabiliriz. işte bu çelişkinin sürekli olarak ortaya çıkma ve aynı zamanda çözülme biçimi içinde bulunur. Burada kısmen ortak. saçma çelişkiler fikri ile hiç mi hiç karışmaz. Burada birdenbire çelişkiler içine düşeriz. farklı şeylere dağıtılmış ve bunun sonucu kendinde çelişki içermeyen bazı özgülükler buluruz. Bu iki parça içinde bulunan düşünce. "Hegel'in Mantık'ma ya da daha doğrusu Logos öğretisine göre çelişik. ensonu şundan başka bir şeyin saklı olmadığını görür: Metafizik olarak düşünen anlık (müdrike). işimizi alışılmış metafizik düşünce biçimi ile yürütebiliriz. öyleki anlamsızlık. bir çelişki olmasından ötürü.güçlerin. birbirFriedrich Engels 1 39 Anti-Dühring leri üzerindeki karşılıklı etkileri içinde düşünmeye başladığımız andan başlayarak durum iyiden iyiye değişir. yaşamları. gerçek bir güç durumuna gelir. Saçmanın gerçekliği. Bu konuda bay Dühring ne der? Kısaca. Ama diferansiyel hesap. hegelci mantık ve mantıksızlık birliğinin birinci iman maddesidir.

ne de doğa felsefesinde bir kez bile gösterilmez ve bu. en başta bir varlığın her an hem kendisi hem de bir başkası olmasına dayandığını görmüştük. Örneğin A'nın bir kökünün A'nın bir üssü olması gerektiği bir çelişkidir ama gene de A'/2 = V-A'dır. Değişken-olmayan büyüklükler matematiğine göre değişken büyüklükler matematiği ne ise. Yüksek matematik ayrıca. hiç olmazsa sonsuz gelişme içinde. diyalektik yoldan elde [sayfa 194] edilmiş yöntemleri tamamen eski. kimi koşullarda doğru ile eğrinin aynı şey olacakları olgusu olduğu gerçeğine daha önce değinmiştik. Gerçekten Hegel'in "Varlık öğretisi". düşünce alanında da çelişkilerden kurtulamayacağımızı. ve örneğin içerden sınırsız insanal bilme yeteneği ile bu yeteneğin dışardan hepsi de sınırlı ve bilgileri de sınırlı olan insanlardaki gerçek varlığı arasındaki çelişkinin. birçok durumda V-l. bizim için pratik bakımdan. değişken büyüklüklerle uğraşarak. sonu olmayan kuşaklar dizisi içinde çözüleceğini görmüştük. yaşam da biter. yüksek matematik olsun. Ve gene de bu ve çok daha keskin başka çelişkiler ile birlikte. olanaklı olurdu. Öyleyse -1' in karekökü yalnızca bir çelişki değil ama hatta saçma bir çelişki. nerede olurdu? Matematik bile. büyük matematikçiler yığınının diyalektiği yalnızca matematik alanda kabul etmesini ve aralanndan çoğunun. metafizik düşünceye göre diyalektik düşünce de odur. Friedrich Engels 141 Anti-Dühring Bay Dühring'in anti-diyalektik öfkesini boşaltmasını sağlayan ikinci nokta. Yukarda yaşamın. Eğer daha yalın mekanik yer değiştirme kendinde bir çelişki içeriyorsa. üstüne üstlük gerçek bir de güç olan bir çelişkinin bulunduğunu kabul eder. diyalektik alanına yanaşır ve ona bu gelişmeyi kazandıranın diyalektik bir filozof. eylem durumunda ne evren şemasında. yalnızca doğru olmakla kalmayan ama bayağı matematiğin hiçbir zaman elde edemeyeceği sonuçlan elde eder. Sözü edildikten sonra bu uzlaşmaz karşıtlık bize. gözlerimiz 140 Friedrich Engels Anti-Dühring önünde kesişen çizgilerin. [sayfa 193] ara vermeden ortaya çıkan ve çözülen bir çelişkidir. Öyleyse yaşam da şeylerin ve süreçlerin kendinde varolan. kesişme noktalanndan yalnızca beş-altı santimetre ötede. Marks'ın ona . Ve bir yandan hareketin kavranılmaz niteliğini ileri sürerken. bayağı matematik olsun. koşut (paralel) olarak yani sonsuza değin uzatılsalar bile. ölüm başgösterir. Descartes olması da dikkate değer. dahası var. yani şeylerin ve süreçlerin kendinde nesnel olarak varolan. Ama bu durum.kavranılmaz bir şeydir. Eksi bir büyüklüğün bir şeyin karesi olması bir çelişkidir. kuşkusuz bu beylik düşüncenin her uygulanışını bir yana bırakmaktır. doğru matematik işlemlerin zorunlu sonucudur. eğer V-l ile işlem yapmak yasaklansaydı. çünkü kendi kendisiyle çarpılmış her eksi büyüklük artı bir kare verir. bir yandan da istemeye istemeye bu çelişkinin varlığını kabul eder. o çelişkiler durumunda değil ama karşıt yönlerde devinen güçler yavanlığına değin düşürüldükten sonra yapılacak en iyi şey. ancak bize bu konu üzerine yalnızca boş sözden başka bir şey vermiş bulunsaydı. Ama bayağı matematik de çelişkilerle doludur. Bay Dühring'in güçlerin karşıtlığı ve karşıt evren şeması üzerine daha bir ayrıntıya girmek. Yüksek matematiğin başlıca temellerinden birinin. Ve çelişki biter bitmez. Gene de. Aynı biçimde. sınırlı metafizik yönteme göre iş görmeye devam etmek için kullanmasını hiç mi hiç engellemez. bay Dühring'in bu "dünyanın ve onu oluşturan varlıkların varoluşundaki bütün eylemlerin temel biçimi" ile olumlu olarak ne yapacağını hiç mi hiç bilmediğinin en iyi itirafıdır. maddenin daha yüksek hareket biçimleri ile organik yaşam ve organik yaşamın gelişmesi haydi haydi içerir. gerçek bir anlamsızlıktır. birbirleriyle kesişemeyecek çizgiler olarak görünecekleri çelişkisini de gerçekleştirir.

şimdi bunun zorunlu olduğunu söylediği gibi. Diyalektik budalalıkların son kalıntılarının ortadan kalkması ile birlikte bu yutturmaca aracı . ve bu karmakarışık şeyler çekirdeğinin. Ama bu onu. bir bilgelik izi bulmak için üzüntü çekmek gerektiğine arük kimse inanmayacaktır. belirli bir fikir karikatür ve karışımı sonucu.. bir kez arıtıldıktan sonra. beylik düşünceler olmadığı zaman beylik teori öğelerinden başka bir şey çıkarmadığı yerde. gene de yöntem ile onun elde edilmesini sağladığı sonuçlar arasında ayrım yapma ve birinciyi batırmanın ikincileri çürütme demek olmadığını anlama yetisini henüz yitirmemişti. Marks'ın bakış açısına göre "sonunda her şeyin bir şey olduğu". öyleyse Marks için örneğin kapitalistler ile ücretlilerin. Sağlam manüğı değerden düşürmeden [Marks'ın] zorlamaları[nı] Logos öğretisine göre çevirmek tamamen olanaksızdır. önce Dühring diline çevirmek zorunda kalmaksızın.. Böylesine budalaca zirzopluk olanağını açıklamak için yalnızca diyalektik sözcüğünün. eksiksiz doğruluğun çıkarları ve meslekten olmayan okura karşı olan ödevler ile bağdaşan tek yöntemdir" dediği şeyin bir örneği karşısında bulunuyoruz.. kendilerini bize içlerinde "çelişkinin nesnel olarak mevcut ve deyim [sayfa 195] yerindeyse ete kemiğe bürünmüş bir biçimde bulunduğu" "şeyler"e ilişkinmiş gibi ilk kez olarak göstermiyor... kapitalist ve sosyalist üretim biçimlerinin "hep bir olduğu". bay Dühring'i. Diyalektik bilgiçlikler ve gizleme meraklan. kitabın içeriğini kendi çapındaki bir düşünür için görece ussal bir biçimde açıklamaya henüz yetenekli olan bay Dühring'in kendisi de var. Nedir ki kesin olan bir şey var: Kapital okurlannın çoğu. tam da "insan ve Alman olarak konuşmak gerekirse... gerçekten iki son ciltte iyi olarak daha neyin geleceği bilinemez" diye yazdıktan yedi satir sonra bay Dühring'in. vb.. "Diyalektik karışıklığın zorlama ve fikir bezeklerinin kendilerini gösterdikleri doğal ve anlaşılır mantık yokluğu. [sayfa 196] Herhalde bay Dühring'in en şaşkınlık verici savı. bu daha yüksek ve daha soylu üslup yöntemi. sonunda söylediği ve yaptığı her şeyin " hep bir olduğu" bir sorumsuzluk durumuna düşürdüğünü kabul etmekten başka bir çare yok. en iyi durumda ortaya. Heft 3)." Ünlü felsefi önyargı üzerine sahip bulunduğu bu kavrayıcı görüş. Burada henüz Marks'ın çalışmalarının ekonomik sonuçlarının doğruluğu ya da yanlışlığı değil ama yalnızca Marks tarafından uygulanan diyalektik yöntem sözkonusudur. Ve bunlar arasında 1867'de (Erganzungsblatter III." Marks'ın yöntemi. "kendisine inananlar için diyalektik mucizeler düzenlemek" imiş. aldaücı etkisini yitirecek . belirli bir görüş açısından ve genel bir biçimde [!]. Bununla birlikte bay Dühring'in yapıtian. feodal.. utkun bir havayla şöyle devam etmekten alıkoymaz: "Gene de sağlam manüğın kendi karikatürünü yeneceği önceden görülebilir bir şeydir.Şimdiye değin yayınlanmış bulunan kısma. Burada bay Dühring'in " benim parlak üsluplu tarih yazma biçimim" ya da "Hume'un bilginler ayaktakımı dediği mikrolojik ayrıntıda bir yanlışlık bildirimini onurlandırma alçakgönüllülüğünü göstermeksizin cins ve tipin hesabını gören yöntem. üstelik bay Dühring'den öğreneceklerdir. . Marks'ın iktisadı felsefesinin "son"unun.. gerçekte ne okuduklannı ancak 142 Friedrich Engels Anti-Dühring şimdi.* Marks'ın açıklamalarını. eninde sonunda Marks ile bay Dühring'in kuşkusuz "hep bir" oldukları savıdır..diyalektiği sunan Kapital'idir. giderek Kapitalin bundan sonraki ciltlerinin içeriğinin ne olacağını önceden kesinlikle bildirmesini sağlar.. bu düşünce ve üslup biçimsizliğine kapılma isteğini vermeyecektir. Her ne denli daha o zamandan Marks'ın diyalektiğini Hegel'in diyalektiği ile özdeşleştirmek düşüncesizliğini göstermişse de. ünlü bir felsefi önyargıya göre her şeyi herhangi bir şey ve herhangi bir şeyi her şey içinde aramak gerektiği ve bu fikir karışım ve karikatürünün sonucu olarak her şeyin bir şey olduğu ilkesini uygulamak zorundayız. biraz sağduyusu kalmış hiç kimseye . .

Ankara 1993. Öyleyse bu sorunun aslında Marks' ta nasıl bir görünüşe sahip bulunduğuna bakalım.Parlak üsluplu tarihsel betimleme ve cinsle tipin kısaca hesabını görme. herkesin hoşuna gitmeyen bu işten başka hiçbir yanıt olanağı bırakmamak da ek bir üstünlüktür. onun cebine giren artı-değeri üretmek için de dört saat çalışan işçinin durumunu alır. ancak koşullara göre farklı ama her özel durumda belirli en düşük bir büyüklüğe vardıktan sonra sermaye durumuna dönüşebilmesi olgusu. yani ücretinin değerini üretmek için sekiz saat ve kapitalist için. ona şöyle dedirtiyor: Hegel yasasına göre nicelik niteliğe dönüştüğü için. değişen sermaye ve artı-değer üzerindeki irdelemeye öngelen irdelemede: "Eldeki her para ya da değer. Birinci Cilt. Friedrich Engels 143 Anti-Dühring atmak. iki işçiyi hammadde. onları sıfıra eşit sayma ve bir tanıtlama yapma yerine genel formüllerle yetinme ve yalnızca. Bay Dühring. baskısı)* Marks. amaç olarak yalnızca yaşamanın sağlanmasını değil ama zenginlik arüşını gözettiği için bizim adamımız. s. s. III. 144 Friedrich Engels Anti-Dühring herhangi bir küçük değer niceliğinin sermaye durumuna dönüşmek için yeterli olmadığı ama bu dönüşüm için her gelişme dönemi ve her sanayi kolunun belirli en düşük sınırlara sahip bulunduğu gerçeğini aydınlatma ve temellendirmeye yönelik başka açıklamalar arasında [sayfa i98] Marks. Ancak bundan sonra ve * Kapital. -Ed. Ve kapitalist üretim. "Bir yatırımın belli bir sınıra ulaştığı zaman. Marks'ın cehennemlik Logos öğretisinden hiç olmazsa iki örnek vermek üzere. "bunun sonucu. eğer işçilerinden biri kadar yaşayabilmek için yeterli artı-değeri her gün cebine indirmek istiyorsa. Erganzungsblatter zurKenntnis der Gegenwart."* Ve şimdi bay Dühring'in. Marks şöyle diyor: Bir değer niceliğinin. ayrıksın olarak yüksek ve soylu üslubu bırakmasından ötürü bay Dühring'e gönül borcu duymamız gerekiyor. İşte bu yüzden bize. bir noktadan sonra nitel değişikliklere dönüşürler. n° 3. Sayfa 313'te {Kapitalin 2. sorun oldukça tuhaf bir görünüş alıyor. bu kez bay Dühring'i yıldırımla vurulmuşa döndürmekten. ancak bu [sayfa 197] basit nicelik artışıyla sermaye durumuna dönüştüğü sonucunu çıkarmak için. Sol Yayınları. şöyle yazar: "Hegel'in Mantık'mda saptadığı yasanın doğruluğu. doğa bilimlerinde olduğu gibi burada da görülür: Sırf nicel farklılıklar. Bu dönüşümün gerçekleşebilmesi için. iş araçlan ve ücretie donatmasını sağlayan bir değer niceliğine sahip olması gerekir. bay Dühring için gerçekten çok elverişlidir. genel formüller içinde dağılmak ve sonunda. Bayağı bir işçiden iki kat daha iyi yaşamak ve üretilen artı-değerin yarısını yeni baştan sermaye durumuna dönüştürmek için adamımızın sekiz işçi çalıştırması. iki işçisiyle birlikte hiçbir zaman bir kapitalist olamaz. -Ed. Marks'ın Kapital'i üzerindeki makalesi 1867 yılında. Ondan sonra birinin. öyleyse daha şimdiden yukarda kabul edilen değer niceliğinin dört katına sahip olması gerekirdi. yıldırımlarıyla doğrulama ya da ezme yolunu tutmasını sağlar. keyfi olarak sermayeye dönüştürülemez. O zaman örnek olarak. örneğin Hegel'in niceliğin niteliğe dönüşü yolundaki bulanık ve karışık düşüncesini anımsatmaktan başka bir şey bulamamak son derece gülünç olmuyor mu?" Kabul etmek gerekir ki bay Dühring'in bu "antılmış" sunuşunda. para ya da meta sahibi bireyin elinde belli asgari miktarda bir para ya da değişimdeğerinin bulunması gerekir. sayesinde Marks'a söylediğinin tersini söylettiği yüksek ve soylu üsluba hayran olun. 182-186 içinde yayınlanmıştı. değişmeyen sermaye. Hegel yasasının bir doğruluk kanıtıdır. kısacası söylendiği gibi topu ona geri göndermekten. bir yatırım. sanayinin herhangi bir kolunda kendisi için."* sonucunu çıkanr. c. 321. çünkü bu onun bütün belirli olayları mikrolojik olarak savsaklama. Düşmana hiçbir gerçek dayanak noktası vermemek ve böylece ona kendini parlak üsluplu ve kısa savlar içine * Dühring'in. .

belirli bir sınıra vardığı zaman ... sermaye olur". Yani tam karşıtı. "Eksiksiz doğruluk" ve "meslekten olmayan okura karşı olan ödevler" yararına bu yanlış alıntılar yapma alışkısı, bay Dühring'in Darvvin sorununu nasıl işlediğini gördüğümüzden bu yana, bize yabancı değil. Bu alışkı gitgide gerçeksel felsefenin bir iç zorunluluğu olarak görünür ve kuşkusuz " çok kestirme bir yöntem"dir. Burada yalnızca hammaddeler, iş araçları ve ücretler durumundaki yatırım sözkonusu olduğu halde, bay Dühring'in sanki Marks herhangi bir "yatırım"dan sözediyormuş gibi davranmasını ve böylece Marks'a su katılmadık bir saçmalık söyletmesini bir yana bırakalım. Ama, o bunu yaptıktan sonra, kendi ürettiği saçmalığı bir de gülünç bulma yüzsüzlüğünü gösterir; üzerinde gücünü denemek için düşsel bir Darvvin yaratmış olduğu gibi, burada da düşsel bir Marks yaratır. Gerçekten "parlak üsluplu tarih yazma biçimi"! Yukarda, evren şemasında, nicel değişmenin bazı noktalarında birdenbire nitel bir dönüşümün meydana geldiği o hegelci ölçü ilişkileri düğüm çizgisi ile, bay Dühring'in başına küçük bir mutsuzluğun geldiğini görmüştük: Bir güçsüzlük anında bay Dühring, onu kabul etmiş ve uygulamıştı. Orada en ünlü örneklerden birini, normal hava basıncı altında 0°'de sıvı durumundan katı duruma ve 100°'de sıvı [sayfa 199] durumundan gaz durumuna geçen
* Kapital, Birinci Cilt, s. 322. -Ed. Friedrich Engels 145 Anti-Dühring

suyun, o iki dönüm noktasında, yalnızca ısıdaki nicel değişikliğin suda nitel olarak değişik bir durum meydana getirmesi biçiminde, topaklanma durumlanndaki dönüşüm örneğini vermiştik. Bu yasayı tanıtlamak için doğadan ya da insan toplumundan daha böyle yüzlerce benzer olgu çıkartabilirdik. Böylece Marks'ın/Ca/?/fa/'inde, bütün bir dördüncü kısım (elbirliği, işbölümü ve manüfaktür, makineli üretim (maşinizm) ve büyük sanayi alanında nispi artıdeğer üretimi), nicel bir dönüşümün şeylerin niteliğini ve aynı biçimde nitel bir dönüşümün de niceliğini değiştirdiği, yani bay Dühring'in o hiç sevmediği deyimi kullanmak gerekirse, niceliğin niteliğe, niteliğin de niceliğe dönüşü sayısız durumlan inceler. Örneğin birçok bireyin elbirliğinin, birçok gücün birleşmiş bir güç durumunda kaynaşmasının" Marks gibi söylemek gerekirse, kendini oluşturan güçler toplamından özsel olarak farklı "yeni bir gizilleşmiş güç" oluşturması olgusunu analım. Bay Dühring tarafından eksiksiz doğruluk yararına kendi karşıtına döndürülen aynı parçada Marks, ayrıca şu gözlemi de yapıyordu: "Modern kimyada ilk kez Laurent ve Gerhardt tarafından geliştirilmiş olan molekül teorisi de temel olarak bu yasaya dayanır."* Ama bay Dühring için ne önemi var? O bilmiyor muydu ki: "Bilimsel düşünce biçiminin son derece modem öğeleri, tam da bay Marks'la hasmı Lassalle'da olduğu gibi, yarı-bilim ile biraz da felsefe kırıntısının göstermelik bir bilginin yufka bagajını oluşturdukları yerde, eksiktir"; oysa bay Dühring'de, temelde "mekanik, fizik ve kimyada gerçek bilim tarafından saptanmış başlıca olgular" vb. var. - Nasıl var, görmüş bulunuyoruz! Ama başkalannı da bir yargıda bulunabilecek bir duruma getirmek için, Marks tarafından notunda sözü edilen örneği biraz daha yakından inceleyeceğiz, [sayfa 200] Gerçekte burada, daha şimdiden birçoğu bilinen ve her birinin kendi öz cebirsel bileşim formülü bulunan türdeş (homo-logues) karbon bileşimleri dizileri sözkonusudur. Eğer örneğin kimyada olduğu gibi, bir karbon atomunu C ile, bir hidrojen atomunu H ile, bir oksijen atomunu O ile ve her bileşme içinde bulunan
* Kapital, Birinci Cilt, s. 322. Not. -Ed. 146 Friedrich Engels Anti-Dühring

100 ergime noktası 1 °;

karbon atomlan sayısını da n ile gösterirsek, bu dizilerden bir kaçı için molekül formüllerini şöyle yazabiliriz: Cn H(2n+2) - Normal parafinler dizisi. CnH(2n+2) O - Primer alkoller dizisi. CnH2nO2 - Tek bazlı yağlı asitler dizisi. Örnek olarak bu dizilerden sonuncusunu alalım ve sırasıyla n=l, n,=2, n=3, vb. koyalım, (izomerilileri hesaba katmazsak) şu sonuçları elde ederiz:
CH O
2 2 3 4 5 4 6 8 2 2 2 2 2

118 °; 140 °; 162 °; 175 °;

ergime noktası 17° ergime noktası ergime noktası ergime noktası -

— formik asit — asetik asit -

kaynama noktası

CHO CHO CHO
10

kaynama noktası kaynama noktası

— propiyonic asit - kaynama noktası — bütirik asit — valerianik asit - kaynama noktası

CH O

vb., ancak 80° de eriyen ve kaynama noktası olmayan, çünkü aynşmaksızın gaz durumuna geçemeyen C30 H60 O2'ye, melissik asite değin.

Böylece burada, öğelerin ve hep aynı oran içinde, yalın nicel katılma yoluyla oluşmuş nitel bakımdan farklı bir cisimler dizisi görüyoruz. Bileşimin bütün öğeleri eşit bir oranda nicelik değiştirdikleri yerde bu olgu, kendini en açık biçimde gösterir; normal parafinler CnH(2n+2) için olduğu gibi: En alçak metandır, CH4, bir gaz; bilinenler içinde en yüksek de,

21°' de eriyen ve ancak 278°'de kaynayan renksiz kristaller oluşturan katı durumundaki hegzade-kan, C16 H34. Her iki dizide de, her yeni üye bir önceki üyenin molekül formülünde CH2, yani bir karbon ve iki de hidrojen atomu eklenmesiyle [sayfa 2011 oluşur ve molekül formülündeki bu nicel değişme, her kez nitel bakımdan farklı bir cisim üretir. Ama bu diziler son derece somut bir örnekten başka bir şey değildirler; kimyada hemen her yerde, daha çeşitli azot oksitleri ya da çeşitli fosfor veya kükürt asit oksitleri ile birlikte, "niceliğin niteliğe nasıl dönüştüğü" ve Hegel'in o sözde bulanık ve kanşık düşüncesinin, bay Dühring dışında kimseye kanşık ve bulanık kalmaksızın, şeyler ve süreçler içinde, deyim yerindeyse ete kemiğe bürünmüş olarak nasıl bulunduğu görülebilir. Ve eğer Marks bu
Friedrich Engels

nokta üzerine dikkati çeken ilk kişi ise ve eğer bay Dühring bu saptamayı anlamadan okumuşsa (yoksa bu müthiş cinayeti cezasız bırakmazdı), bu kadan, hatta Dühring'in övüngen doğa felsefesi üzerine geriye doğru bir göz bile atmaksızın, "bilimsel düşünce biçiminin son derece modem kültür öğeleri"nin kimde, Marks'ta mı yoksa bay Dühring'de mi eksik olduğunu ve "kimya tarafından ... saptanmış başlıca olgular" bilgisinin kimde bulunmadığını ortaya koymaya yeter. Bitirmek için, niceliğin niteliğe dönüşümü yararına bir tanığa daha başvuracağız; Napoleon'a. O, atları kötü ama disiplinli Fransız süvarisinin, teke tek savaş bakımından o çağın söz götürmez bir biçimde en iyisi ama disiplinsiz Memluk'lere karşı savaşını şöyle anlatır: "İki Memluk üç Fransızdan kesenkes üstündü; 100 Memluk ile 100 Fransız birbirine denkti; 300 Fransız 300 Memluk'ten çoğu kez üstündü; 1.000 Fransız 1.500 Memluk'ü her zaman yeniyordu."*

147 Anti-Dühring

Tıpkı Marks'ta, sermaye durumuna dönüşmesinin olanaklı olması için değişim-değeri tutarının, değişken de olsa, belirli bir büyüklüğünün zorunlu olması gibi, Napoleon'da da, kapalı düzen ve yöntemli kullanıma dayanan disiplin gücünün kendini gösterebilmesi ve hatta daha iyi atlara sahip, binicilik ve savaşta daha usta ve en azından kendisi denli [sayfa 202] yürekli, daha büyük bir düzensiz süvariler yığınını yenecek denli büyüyebilmesi için, belirli bir büyüklükteki bir süvari birliği zorunluydu. Ama bay Dühring'e karşı bu neyi kanıtlar? Napoleon, Avrupa'ya karşı savaşımında kötü bir biçimde yenilmedi mi? Bozgun üstüne bozguna uğramadı mı? Hem de neden? Sırf Hegel'in bulanık ve kanşık düşüncesini süvari taktiğine sokmuş olduğu için! [sayfa 203]
* Memoires pour servir a l'histoire de France, sous Napoleon, ecrits a Sainte-Helene, par les generaux qui ont partage sa captivite, et publies sur les manuscrits entierement corriges de la mam de Napoleon, c. I, general comte de Montholon tarafından yazılmış, Paris 1823, s. 262. -Ed.
148 Friedrich Engels Anti-Dühring

ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM DİYALEKTİK YADSIMANIN YADSINMASI "BU TARİHSEL taslak [İngiltere'de sermayenin ilkel denilen birikiminin oluşması], gene de Marks'ın kitabında nispeten en iyi olan şeydir ve eğer derin-bilgin koltuk değneğinden başka bir de diyalektik koltuk değneğine dayanmasaydı, daha da iyi olurdu. Gerçekten, daha iyi ve daha açık araçların yokluğunda, burada ebe kadın görevini yapması ve geçmişin bağrından geleceği doğurtması gereken şey, Hegel'in yadsımanın yadsınmasıdır. Bireysel mülkiyetin, gösterilen biçimde, 16. yüzyıldan sonra ortadan kalkmasının tamamlanması, birinci yadsımadır. Bu yadsıma, yadsımanın yadsınması olarak ve 'bireysel mülkiyet'in bu kez toprak ve iş araçlannın ortaklaşa sahipliğine dayanan daha yüksek bir biçim altında canlandınlması olarak nitelendirilen bir ikinci yadsıma ile izlenecektir. Eğer bu yeni 'bireysel mülkiyet', bay Marks'ta 'toplumsal , mülkiyet' olarak da adlandınlıyorsa, [sayfa 204] bunun nedeni,
Friedrich Engels

Hegel'in, içinde çelişkinin kaldırılması, yani sözcük oyununu izlemek gerekirse korunması olduğu denli aşılması da gereken yüksek birliğinin işte burada ortaya çıkmasıdır. ... Öyleyse mülksüz-leştirenlerin mülksüzleştirilmesi, dış ve maddesel ilişkileri içinde tarihsel gerçekliğin, deyim yerindeyse otomatik sonucudur.... Yadsımanın yadsınması gibi hegelci martavallara inanarak, aklıbaşında bir adam için toprağın ve sermayenin ortaklaşa kullanılması zorunluluğuna kandırılmak güç olacaktır. ... Marks'ın fikirlerinin bulanık belirsizliği, hegelci diyalektik ile bilimsel temel olarak bol bol nasıl kafa yorulabileceğini ya da daha doğrusu bu işten akılsızlık olarak zorunlulukla neyin çıkacağını bilen kimseyi zaten şaşırtmayacaktır. Bu oyunlardan hiçbir şey anlamayan kimse içinse, Hegel'de birinci yadsımanın din kitabındaki ilk günah kavramı ve ikinci yadsımanın da kurtulmaya götüren daha yüksek bir birlik olduğunu açıkça belirtmek gerekir. Olguların mantığı, ne de olsa din alanından alınmış bu gülünç andınşma üzerine temellendirilmemelidir.... Bay Marks, aynı zamanda hem bireysel hem de toplumsal olan mülkünün bulanık evreninde dinginlik içinde yaşar ve derin diyalektik bilmeceyi çözme işini yandaşlarına bırakır." Bay Dühring işte böyle konuşur. Demek ki Marks, toplumsal devrimin, toprak ve emek tarafından yaratılan üretim araçlarının ortak mülkiyeti üzerine dayanan bir toplum kuruluşunun zorunluluğunu, Hegel'in yadsımanın yadsınmasına başvurmadan tanıtlayamaz ve sosyalist teorisini dinden alınmış bu gülünç andınşma üzerine dayandırarak gelecekteki toplumda, kaldınlmış çelişkinin üstün hegelci birliği olarak, aynı zamanda hem bireysel hem de toplumsal bir mülkiyetin egemen olacağı sonucuna vanr. Başlamak için yadsımanın yadsınmasını bir yana bırakalım ve "aynı zamanda hem bireysel hem de toplumsal mülkiyet"i ele alalım. Bay Dühring bu mülkiyeti, "bulanık evren" olarak

149 Anti-Dühring

nitelendirir ve bu konu üzerinde gerçekten haklı [sayfa 205] olması da belirtilmeye değer. Ne yazık ki bu bulanık evrende yaşayan Marks değil ama gene bay Dühring'in ta kendisidir. Gerçekten, tıpkı daha yukarda hegelci "sayıklama" yöntemindeki ustalığı sayesinde, Kapitalin henüz tamamlanmamış bulunan ciltlerinin neyi içermesi gerektiğini kolayca saptayabildiği gibi, burada da Marks'ı, üzerinde tek sözcük bile söylemediği yüksek bir mülkiyet birliğini ona malederek, He1 50 Friedrich Engels Anti-Dühring

gel'e göre kolayca düzeltebilir. Marks şöyle der: "Yadsımanın yadsınmasıdır bu. Emekçinin özel mülkiyetini değil ama kapitalist çağın kazanımlanna, elbirliğine ve toprak dahil bütün üretim araçlarının ortaklaşa sahipliğine dayanan bireysel mülkiyetini yeniden kurar. Bireysel emekten doğan özel ve bölünmüş mülkiyeti kapitalist mülkiyet durumuna dönüştürmek için, gerçekte daha şimdiden kolektif bir üretim biçimine dayanan kapitalist mülkiyetin toplumsal mülkiyet durumuna dönüşmesinin gerektireceğinden elbette daha çok zaman, daha çok çaba ve daha çok güçlük gerekmiştir."* Hepsi bu. Demek ki mülksüzleştirenlerin mülksüzleştirilmesi aracıyla ortaya çıkan durum, bireysel mülkiyetin, ama toprağın ve emek tarafından üretilmiş üretim araçlarının toplumsal mülkiyet temeli üzerinde yeniden kurulması olarak belirleniyor. Anlamasını bilen herkes için bu, toplumsal mülkiyetin toprağı ve öteki üretim araçlannı ve bireysel mülkiyetin de ürünleri yani tüketim nesnelerini kapsamına aldığı anlamına gelir. Ve sorunu altı yaşındaki çocukların bile anlayabileceği bir duruma getirmek için Marks, 56. sayfada "ortak üretim araçlanyla,çalışan ve tasarlanmış bir plana göre, çok sayıdaki bireysel güçlerini tek ve aynı bir toplumsal emek-gücü olarak harcayan bir özgür insanlar birliği"** , yani sosyalist biçimde örgütlenmiş bir birlik varsayar ve şöyle der: "Birleşmiş emekçilerin toplam ürünü, toplumsal bir [sayfa 206] üründür. Bir bölümü yeniden üretim aracı olarak kullanılır ve toplumsal kalır ama öteki bölümü tüketilir ve bunun sonucu, tüm emekçiler arasında üleşilmesi gerekir."*** İşte, hatta bay Dühring'in hegelleştirilmiş beyni için bile yeterince açık sözler. Aynı zamanda hem bireysel hem de toplumsal mülkiyet, bu ikircil ve karışık uydurmaca, Hegel diyalektiğinden zorunlu olarak çıkan bu akılsızlık, bu bulanık evren, Marks'ın çözümü işini yandaşlarına bıraktığı bu derin diyalektik bilmece, bir kez daha bay Dühring'in özgür bir yaratı ve kuruntusundan başka bir şey değildir.
* Kapital, Birinci Cilt, s. 783. -Ed. ** Kapital, Birinci Cilt, s. 93. -Ed. *** Kapital, Birinci Cilt, s. 94; İtalikler Engels'in. -Ed. Friedrich Engels 151 Anti-Dühring

Marks, sözümona hegelci niteliğiyle, yadsımanın yadsınmasının sonucu olarak, gerçek bir yüksek birlik sağlamak zorundadır ve bunu, bay Dühring'in hoşuna gidecek gibi yapmadığından, o da bir kez daha eksiksiz doğruluk yararına, kendini yüksek ve soylu üsluba kaptıracak, Marks'a açıkça bay Dühring'in kişisel üretimi olan şeyler söyletecektir. Ayrıklama niteliğinde de olsa doğru bir alıntı yapmakta bile adamakıllı yeteneksiz olan bir adam, aynkla-masız olarak doğru alıntılar yapan ama işte tam da böyle yapmakla "alıntı yaptıkları yazarlardan her birinin fikir bütünü üzerindeki kavrayıcı görüş eksikliklerini iyi saklayamayan" başka kimselerin "derin bilgi tuhaflıkları" karşısında kendini ahlaksal öfkeye pekala kaptırabilir. Bay Dühring haklı. Yaşasın parlak üsluplu tarihsel betimleme! Şimdiye değin bay Dühring'e özgü direngen yanlış alıntılar pratiğinin, hiç değilse iyi niyetii olduğu ve ya tam bir anlayış yeteneksizliğine ya da genellikle ağır olarak da nitelense, parlak üsluplu tarihsel betimlemeye özgü bir alışkıya, bellekten aktarma alışkısına dayandığı varsayımından hareket ettik. Ama öyle görünür ki bay Dühring'de de niceliğin niteliğe döndüğü noktaya gelmiş bulunuyoruz. Çünkü eğer ilk olarak, Marks'ın

parçasının son derece açık ve üstelik aynı kitabın hiçbir yanlış anlamaya elverişli olmayan bir başka parçasıyla tamamlanmış olduğu; ikinci olarak ne Ergânzungsblâtter'lerde bulunan Kapitalin yukarda sözü [sayfa 207] geçen eleştirisinde, ne de Eleştirel Tarih'in birinci baskısının içerdiği eleştiride bay Dühring, o "aynı zamanda hem bireysel hem de toplumsal mülkiyet" ucubesini keşfetmediğini ama onu ancak ikinci baskıda, yani üçüncü okumada bulduğu; sosyalist anlamda yeniden elden geçirilip düzeltilmiş bu ikinci baskıda bay Dühring'in Marks'a, karşılık olarak "ekonomik ve hukuksal taslağını Derslerimde çizdiğim ekonomik komün"ü o kadar utkun bir davranış ile sunabilmek için -ve yapüğı da budur-, toplumun gelecekteki örgütlenmesi üzerine olanaklı olan en budalaca sözleri söyletmek gereksinmesinde olduğu düşünürsek - eğer bütün bunlar düşünülürse, tek bir sonuç kendini zorla kabul ettirir: Bay Dühring bizi, burada Marks'ın düşüncesini "koruyucu olarak genişletme" -ama bay Dühring için koruyucu olarak- niyeti beslediğini kabul etmeye hemen hemen zorlar. Yadsımanın yadsınması, Marks'ta ne rol oynar? Marks, 791.
1 52 Friedrich Engels Anti-Dühring

ve izleyen sayfalarda,* sermayenin ilkel denilen birikiminin daha önceki 50 sayfayı dolduran ekonomik ve tarihsel irdelemesinin sonuçlannı toplar. Kapitalist çağdan önce hiç değilse İngiltere'de, temel olarak işçinin kendi üretim araçları üzerindeki özel mülkiyetine dayanan küçük işletme vardı. Sermayenin ilkel denilen birikimi burada, bu dolaysız üreticilerin mülksüzleştirilmesine yani kişisel çalışmaya dayanan özel mülkiyetin yıkılmasına dayandı. Eğer bu olanaklı olduysa, bunun nedeni sözkonusu küçük işletmenin ancak üretim ve toplumun doğal ve dar sınırları ile bağdaşır olması ve bunun sonucu belirli bir düzeyde kendi yok oluşunun maddi araçlannı meydana getirmesidir. Bu yok oluş, bireysel ve dağınık üretim araçlarının toplumsal olarak bir arada toplanmış araçlar durumuna dönüşümü, sermayenin tarih-öncesini oluşturur. Emekçiler proleterlere ve emekçilerin iş araçlan da sermaye durumuna dönüştükten, kapitalist üretim biçimi ayaklarını yere bastıktan sonra, emeğin bundan sonraki toplumsallaşması ve toprağın ve öteki üretim araçlarının bundan sonraki dönüşümü, yani özel mülk sahiplerinin bundan [sayfa 208] sonraki mülksüzleştirilmesi, yeni bir biçim alır. "Şimdi mülksüzleştirilecek olan kimse, artık kendi hesabına çalışan emekçi değil, birçok emekçiyi sömüren kapitalisttir. Bu mülksüzleştirme, kapitalist üretimin kendi içinde taşıdığı yasalann işlemesiyle, sermayenin merkezileşmesi ile gerçekleşir. Bir kapitalist, daima birçoklarının başını yer. İş sürecinin gitgide boyutları büyüyen kooperatif şekli, bilimin bilinçli teknik uygulaması, toprağın yöntemli bir biçimde işlenmesi, iş araçlarının ancak ortaklaşa kullanılabilir iş araçlarına dönüştürülmesi, bütün iş araçlarının bileşik toplumsal emeğin üretim araçlan olarak kullanılmasıyla sağlanan tasarruf, bütün insanların dünya pazarları ağına sokulması ve böylece kapitalist rejimin uluslararası bir nitelik kazanması, bu merkezileşme ya da birçok kapitalistin birkaç kapitalist tarafından mülksüzleştirilmesi ile elele gider. Bu dönüşüm sürecinin bütün avantajlarını sömüren ve tekellerine alan büyük sermaye sahiplerinin sayılarındaki devamlı azalmayla birlikte sefalet, baskı, kölelik, soysuzlaşma, sömürü de alabildiğine artar; ama gene bununla birlikte sayılan sürekli artan, kapitalist üretim sürecinin bizzat kendi
* Kapital, Birinci Cilt, s. 780 vd. -Ed. Friedrich Engels 1 53 Anti-Dühring

mekanizması ile eğitilen, birleştirilen ve örgütienen işçi sınıfının başkaldırmaları da genişler yaygınlaşır. Sermaye tekeli, kendisiyle birlikte ve kendi egemenliği alünda fışkırıp boy atan üretim biçiminin ayakbağı olur. Üretim araçlarının merkezileşmesi ve emeğin toplumsallaşması, en sonunda bunlann kapitalist kabuklanyla bağdaşamadıkları bir noktaya ulaşır. Böylece kabuk parçalanır. Kapitalist özel mülkiyetin çanı çalmıştır. Mülksüzleştirenler mülksüzleş-tirilirler."*

Ve şimdi, okuyucuya soruyorum: Diyalektik karışıklığın zorlamaları ve entelektüel bezekleri nerede, sonunda her şeyin bir şey olduğu sonucunu veren fikirler kanşım ve karikatürü nerede, inanç sahipleri için diyalektik mucizeler nerede, Marks'ın Dühring'e göre onlar olmaksızın açıklamasını yapma başarısını gösteremeyeceği hegelci Logos öğretisinin diyalektik gizleme meraklan ve zorlamaları nerede? Marks, [sayfa 209] yalnızca tarih aracıyla tanıtlar ve burada kısaca şu olguları özetier: Vaktiyle küçük işletme kendi evrimi ile kendi yok oluşunun, yani küçük mülk sahiplerinin mülksüzleştirilmesinin koşullannı nasıl zorunlu olarak yarattıysa, bugün de kapitalist üretim biçimi, kendisini yıkıma uğratacak maddesel koşullan tıpkı öyle yaratmıştır. Süreç, tarihsel bir süreçtir ve eğer aynı zamanda diyalektik ise bu, bay Dühring için ne denli cansıkucı olursa olsun, Marks'ın suçu değildir. Marks, ancak ekonomik ve tarihsel tanıtlamasını bitirdikten sonradır ki şöyle devam eder: "Kapitalist üretim biçiminin ürünü olan kapitalist mülk edinme biçimi, kapitalist özel mülkiyeti yaraür. Bu, mülk sahibinin emeğine dayanan kişisel özel mülkiyetin ilk yadsınmasıdır. Ama kapitalist üretim, bir doğa yasasının kaçınılmaz zorunluluğu ile kendi yadsınmasını doğurur. Yadsımanın yadsınmasıdır bu."** vb., arkası için daha yukardaki alıntıya bakınız.*** Demek ki süreci yadsımanın yadsınması biçiminde nitelendirirken Marks, sürecin tarihsel zorunluluğunu bu niteleme ile tanıtlamayı düşünmez. Tersine; gerçekte sürecin kısmen nasıl gerçekleştiğini, kısmen de mutlak olarak nasıl gerçekleşeceğini tarih
* Kapital, Birinci Cilt, s. 782. -Ed. ** Ibid, s. 782-783. -Ed. *** Bkz: s. 226. -Ed. 1 54 Friedrich Engels Anti-Dühring

aracıyla tanıtladıktan sonradır ki Marks, bu süreci ayrıca belirli bir diyalektik yasaya göre gerçekleşen bir süreç olarak nitelendirir. Hepsi bu. Öyleyse bay Dühring, yadsımanın yadsınmasının geçmişin bağnndan geleceği doğurtarak burada ebe kadın görevi göreceğini ya da Marks'ın bizi toprak ve sermaye ortaklığının (bay Dühring'in ete kemiğe bürünmüş bir çelişkisi) bir zorunluluk olduğuna inandırmak için, bizden yadsımanın yadsınmasına saygı göstermemizi istediğini ileri sürdüğü zaman, bir kez daha bay Dühring'in temelsiz bir varsayımı ile karşı karşıya gelmiş bulunuyoruz demektir. Diyalektiği, bay Dühring'in yaptığı gibi, diyelim biçimsel mantık ya da ilkel matematik üzerine sınırlı bir fikir edinebildiği biçimde, katıksız bir tanıtlama aleti olarak almak, [sayfa 210] diyalektiğin içyüzünü kavramakta tam bir eksikliktir. Biçimsel mantık bile, her şeyden önce yeni sonuçları bulmak, bilinenden bilinmeyene geçmek için bir yöntemdir ve bu aynca, mantığın dar çevrenini parçalayarak daha geniş bir dünya görüşünün tohumunu içinde saklayan diyalektik için de, ama çok daha yüksek bir anlamda, böyledir. Matematikte de aynı ilişki bulunur. İlkel matematik, değişmeyen büyüklükler matematiği, hiç değilse özsel olarak, biçimsel mantık sınırları içinde devinir; sonsuz küçük {infinitesimat) hesabının en önemli bölümünü oluşturduğu değişen büyüklükler matematiği, aslında matematik ilişkilere diyalektiğin uygulanmasından başka bir şey değildir. Arı tanıtlama, yöntemin yeni araştırma alanlarına birçok uygulanışı karşısında, burada belli bir biçimde arka plana geçer. Ama, diferansiyel hesabın ilk tanıtlamalarından başlayarak, yüksek matematiğin hemen bütün tanıtlamaları, titiz bir biçimde konuşmak gerekirse, ilkel matematik bakımından yanlıştır. Diyalektik planda elde edilen sonuçlar, buradaki durumda olduğu gibi, biçimsel mantık aracıyla tanıtlanmak istenince, başka türlü olamaz. Bay Dühring gibi katılaşmış bir metafızikçiye, neyi olursa olsun, yalnızca diyalektik aracıyla tanıtlamaya kalkmak boşuna çaba olur, tıpkı sonsuz küçük hesap ilkelerini zamanlarının matematikçilerine tanıtlamaya kalkmanın Leibniz ve öğrencileri için boşuna çaba olduğu gibi. Diferansiyel o matematikçilerde, göreceğimiz gibi, içinde diferansiyelin de bir rol oynadığı yadsımanın yadsınmasının bay Dühring'de neden olduğu kargaşalıklann tıpkısını uyan-dınyordu. O baylar, bu arada ölmedikleri ölçüde, inandınldıklan için değil

Ama plastik bir süs bitkisi. yadsınır. cinsel olgunlaşmaya kadar değişmelerini tamamlar. yumurta ya da yavru vermeleri. her yerde ve her gün olan çok yalın bir şey. onun başına da aynı serüven gelebilir. Ama sonuç çok olumludur: En yoğun ve en çeşitli bir bitkisel oluşumu sağlayan mekanik ufalanma durumunda. +a2Iyi. tane olarak yok olur. Böyle milyarlarca arpa tanesi öğütülür.ama sonuçlar hep doğru çıktığı için. yalnızca yadsımanın yadsınmasının organik dünyanın iki çevresinde 1 56 Friedrich Engels Anti-Dühring 1 55 Anti-Dühring de gerçekten ortaya çıktığını göstermek istiyoruz. bunların yok olmadan önce bir tek kez değil. bu kez de kendileri yadsınmış olurlar. tüm [sayfa 2i2] yerbilim bir yadsınmış yadsımalar dizisi. yirmi. Bay Dühring. sayısı on. Bunu yadsırsak. mevsimlerle değişen ısının. -a'yı elde ederiz. çiftleşir ve çiftleşme süreci tamamlanıp da dişi "çok sayıdaki yumurtalarını yumurtlar yumurtla-maz ölmeleri sonucu. bu etkiler. Deniz dibinin yer yer deniz düzeyi üstüne çıkması. otuz kez artmış bir biçimde. katmanlar biçiminde deniz dibine çökerler. Ama bay Dühring'in yaşamını bu derece berbat eden ve onda hıristiyanlıktaki Kutsal-Ruha karşı günah ile aynı bağışlanmaz suç rolünü oynayan o korkunç yadsımanın yadsınması nedir peki? . bu yetkinleşmeyi pekiştirir. pişirilir. Kelebekler. yumurtanın yadsınması ile yumurtadan doğar. Herhangi bir cebirsel büyüklüğü örneğin a'yı alalım. akışkan yığının soğumasıyla meydana gelen ilk yer kabuğu denizlerin. Aynca.Eski idealist felsefenin onu altında [sayfa 21 n sakladığı ve bay Dühring yapısındaki onulmaz metafizikçilerin orada saklamakta yarar görmeye devam ettikleri gizemli karışık şeyler yığını ortadan kalkar kalkmaz. -a'yı -a ile çarparak yadsıyalım. Böylece milyonlarca yüzyıl boyunca yeni katmanlar. daha ancak kırkında. büyük bölümü bakımından yokolmak ve gene yeni katmanlar oluşmasına yardım etmekten geri kalmazlar. bir arpa tanesi kendisi için normal koşullar bulursa. sonra da soğumuş bir durumdaki kayalık yığınlar üzerinde de kendilerini gösterirler. Bir arpa tanesi alalım. yani ilk olumlu büyüklüğü elde ederiz. bulunur. yadsınır. sonra da tüketilir. En başta. Matematikte de böyle. Ama bu bitkinin normal ömrü nedir? Büyür. Tahıl türleri çok büyük bir yavaşlıkla değişirler ve böylece bugünkü arpa bundan yüzyıl önceki arpaya adamakıllı benzer kalır. oksijen ve atmosferlerdeki karbonik asidin etkisi altında bırakır. döllenir ve sonunda yeni arpa taneleri verir ve bu taneler olgunlaşır olgunlaşmaz sap solar. her yeni yadsımanın yadsınması. Ama eğer böyle. oluşmak. Bu yadsımayı. . tohum ve tohumdan doğan bitkiyi bahçıvan ustalığıyla işleyelim: Bu yadsımanın yadsınmasının sonucu olarak. yalnızca daha çok tohum değil ama daha da güzel çiçekler veren. bu ilk katmanlaşan parçalan yeni baştan yağmurun. en çeşitli kimyasal öğelerin işin içine karıştığı bir toprağın meydana gelmesi. bir eski mineral oluşumların ardışık yokolmalan ve yeni oluşumların tortu çökmeleri dizisidir. tanenin yadsınması. eğer dilediğimiz denli uzun yaşarsa. kendisinin de söylediği gibi. Gene a2'ye . yer yuvarlağının içinden çıkarak. ama tek başına değil. ısı ve yaşlığın etkisi altında onda özgül bir dönüşüm olur. örneğin bir dalya ya da bir orkide alalım.Bu süreç. onun yerine ondan doğan bitki geçer. ikinci derecede. elimizde gene başlangıçtaki arpa tanesi. birçok katmanlar içinden geçmiş bulunan önce erimiş. meteorolojinin ve atmosferik kimyanın etkisi altında parçalara ayrılır ve bu ufalanmış yığınlar. Öteki bitki ve öteki hayvanlarda sürecin bu yalınlıkla olmaması. Bu yadsımanın yadsınmasının sonucu olarak. çimlenir: tane. arpa taneleri bakımından olduğu gibi böceklerden çoğu. örneğin kelebekler bakımından da böyle olur. birçok kez tohum. nitelikçe daha iyi bir tohum elde ederiz ve bu sürecin her yinelenmesi. bir çocuğun bile anlayabileceği. sonunda surat asarak Friedrich Engels boyun eğdiler. eğer elverişli bir toprağa düşerse. biz burada. şu anda bizim için önemli değil. ama daha yüksek bir derecede. gelişir.

Ama bu istem. Ama tanmın. önümdeki formül ya da denklemlerde onlann yadsınmaları olan dx ve dy var. tersine. Ama felsefenin daha sonraki gelişmesi içinde. İki yitik büyüklük arasındaki bu ilişkinin. üzerinde belki de boş yere kıvranacakları problemi çözmüş bulunuyorum. ikinci derecede denklemlerden başlayarak iyice duyuları bir önem kazanır. dx ve dy yerine gerçek x ve y büyüklüklerine yeni baştan erişiyorum. önce maddeden ayrı bir ruh öğretisine. dx/dy buna göre iki x ve y diferansiyelinin oranı 0/0 olur. artık bir daha kendime tasa etmeyecek derecede yadsıma değil. burada x ve y'yi yadsımadımsa -ama metafiziğin yadsıdığı gibi. toprağın özel mülkiyeti sayesinde erişilmiş daha yüksek bir gelişme aşamasında. Bu niteliğiyle. Antik felsefe. x ve y'den karşılıklı oranlarından.* Peki. bu kez özel mülkiyet üretim için bir [sayfa 2i4] engel durumuna gelir . Tarihte durum başka türlü değil.küçük toprak mülkiyeti bakımından olduğu denli büyük toprak mülkiyeti bakımından da bugün olduğu gibi. düşünce ile madde arasındaki ilişkiyi açığa çıkartmakta yeteneksiz kalıyordu. işe toprağın ortak mülkiyeti ile başlarlar. tarımın gelişmesi içinde. Çünkü yadsınmış yadsıma a2 içinde öylesine yapışıp kalmıştır ki a2 her durumda iki kare köke. üretim için bir engel olmak şöyle dursun. -Ed. doğal bir ilkel materyalizm idi.varmak için artı a'yı kendisi ile çarparak aynı a2'yi elde edebileceğimizin burada da bir önemi yok. yadsınır. tersine. ama bu çelişki bizi. kolektif mülkiyetin üretimi engellerinden en iyi kurtaracak ve ona modern kimyasal bulgular * Engels. durağanlığa yükseltilmiş yok olmaları anının bir çelişki olduğuna ancak şöyle bir değiniyorum. Bütün uygar halklar. ne denli küçük olursa olsun herhangi bir gerçek büyüklük karşısında yok olacak. Toprağın özel mülkiyetinin yadsınmasına. veri duruma uygun düşen biçimde yadsıma. Yani ilkçağ materyalizmi. ama x/y'in dışavurumu olarak konmuş 0/0. Bu tür hesaplar nasıl yapılır? Örneğin belirli bir problemde. ama.başka ne yaptım? Artık x ve y yerine. Bundan böyle hesaplamaya bu formüllerle devam ediyor. idealizm tarafından yadsındı. bir zorunluluk niteliği ile oraya çıktığı görülür. yani x ve y'yi. 1 58 Friedrich Engels Anti-Dühring ve mekanik buluşlardan tam bir yararlanmayı en iyi sağlayacak olan çok daha yüksek ve çok daha gelişmiş bir biçiminin kurulması anlamına gelir. en sonra da tektanncılığa götürdü. bayağı geometri ve cebirin. O sıralarda yeni bulunmuş olan bu kavram (Cauchy) türev. bay Dühring'in kendisinin matematiğin en yüksek işlemleri olduğunu söylediği ve günlük dilde diferansiyel ve entegral hesap denilen bu "sonsuz derecede küçük büyüklüklerin toplanması"nda kendini daha da çarpıcı bir biçimde gösterir. üretim için bir engel durumuna gelir. -Yadsınmanın yadsınması yüksek çözümlemede. yadsımayı yadsıyor yani diferansiyel formülü entegre ediyor. dx ve dy ile. bu kez idealizm . Azçok uzun aracı aşamalardan sonra ortadan kaldırılır. gerçek büyüklükler olarak işlem yapıyor. entegral ve diziler hesabının temelinde yatmakta devam eder. Belirli bir ilkel aşamayı aşan bütün halklarda bu ortak mülkiyet. biri her [sayfa 213] durum için belirli bir oranda değişmedikçe. ama deyim yerindeyse Friedrich Engels 1 57 Anti-Dühring hiçbir maddesel temeli olmayan. kare içinde bulunan olumsuz kökten bu kurtulma olanaksızlığı. Bunların diferansiyelini alıyorum. Ve yadsınmış yadsımadan. burada limite geçiş kavramını çözümlüyor. diyelim baştaki kadar az ilerlemiş bulunmuyorum: Tersine. özel mülkiyet biçimine dönüştürülür. Ama bu konuda açıklığa kavuşma zorunluluğu. öteki de değişmeyen x ve y gibi iki değişen büyüklüğüm var. hiçbir niceliği bulunmayan nicel bir orandan başka bir şey kalmayacak denli sonsuz derecede küçük varsayıyorum. yeni baştan ortak mülkiyet biçimine dönüştürülmesine yönelen istemin. yani a ile -a'ya sahiptir. Bir örnek daha. bazı ayrım yasalarına bağlı olsalar da. sonra bu ruhun ölmezliğinin ileri sürülmesine. matematiği genel olarak iki yüz yıla yakın bir süreden beri şaşırttığından çok şaşırtmaz. eski ilkel ortak mülkiyetin canlandırılması anlamına değil.

118. Haeckel tarafından son zamanlarda varsayımsal bir biçimde alales."***** Ve böylelikle. . Modern materyalizm. Ensonu. s. gerçek içeriğinde korunmuştur."*** [sayfa216] Ama gene de bu başkanlar. s. Her şeyden sonra artık bu.savunulamaz bir duruma geldi ve modem materyalizm tarafından yadsındı. Demek ki Rousseau. Editions Sociales.-Ed. "Eşitsizliğin son derecesi ve çemberi kapayan ve hareket noktamıza erişen son nokta. hiçbir şey olmadıkları ve uyrukların egemeninin isteğinden başka bir yasaları bulunmadığı için." (Balta girmemiş ormanın işlenmiş toprak durumuna dönüşmesi ama mülkiyet aracıyla sefalet ve köleliğin de ortaya çıkması. doruğuna çıkartılmış eşitsizliğin yeniden kendi karşıtı durumuna dönüştüğü.* ve bu. zamanla gelişme olanağı. Ama Friedrich Engels bu ilerleme karşıt iantagoniste) bir ilerlemeydi. Demek ki felsefe. ancak zor sahibi olarak egemendir ve bu nedenle "baştan atılabildiği anda. gerçek bilimler içinde yararlılığını gösterecek ve kullanılacak yalın bir dünya görüşüdür. demek ki daha yakın bakınca gerçek bir içerik bulunur. ve Rousseau henüz dili doğal durumun bir bozulması olarak aldığı için. 4.. ozana göre altın ve gümüş ama filozofa göre demir ve buğdaydır."**** Ama despot. ilk sunuluşunda hemen hemen çalımla. insanlar eşitti. yani yadsımanın yadsınması. eşitsizlik bir kez daha eşitliğe dönüşür ama * Haeckel: Natürliche Schöpfungsgeschichte. felsefe ve doğa bilimlerinin iki kez bin yıllık bir evrimin olduğu gibi. Metalürji ve tarım. biçiminde aşılmış. bir felsefe değil ama ayrı bir bilimler bilimi dışında. Berlin 1873. 142-143.. Bay Dühring'in "sözcük oyunlarTndan başka bir şey görmediği yerde.. yani aynı zamanda "hem aşılmış hem de korunmuş". kendi diyalektik kökeninin damgasını sergiler. 141. işte burasıdır: Bütün bireyler. dilden yoksun olarak sınıflandırılmış bulunan o insan-hayvanlara uygulamakta yerden göğe değin haklıdır.) "İnsanları uygarlaştıran ve insan türünü bozan şey. ilk ereklerinin tersine dönerler. bu iki bin yıllık tarihin kendisinin de bütün bir düşünce içeriğini eşitler... Doğal ve yabanıl durumunda. 590-591. eşitsizliğin nedeni oldu. görünüşte bireyin yetkinleşmesine ama gerçekte türün düşkünleşmesine doğru atılmış adımlardı. -Ed ** Rousseau. aynı türden hayvanlar arasındaki bu türün bütün genişliği içinde geçerli eşitliği. baskı. böylece her şey doğal düzene göre olup biter. eşitlik nedeni durumuna geldiği (despot karşısında herkes eşittir... kendilerini öteki hayvanlardan üstün kılan bir özgülüğe sahipti: Yetkinleşme anıklığı {la perfectibi-lite). eski materyalizmin yalın bir yeniden kurulması değildir ama onun sürüp giden temellerine. .. 129. burada "kaldırılmış". Haeckel'in varsayımı.. ***** İbid. aynı zamanda bir gerilemeydi de. "Bütün daha sonraki [doğal durumdan sonraki] ilerlemeler. işte burada yeni baştan eşit duruma gelirler. Uygarlıkta doğmuş toplumun kurduğu bütün kurumlar.s. "Halkların başkanlarını kendilerini köleleştirmek için değil. onu ancak güç devirir. s."** Uygarlıktaki her yeni ilerleme.. 1 59 Anti-Dühring .. Dühring'in düzmece eşitlik öğretisinin solgun bir kopyasından başka bir şey olmadığı Rousseau'nun eşitlik öğretisi de -ve üstelik Hegel'in doğumundan yirmi yıldan çok bir süre önce. yani sıfıra eşittir) noktaya değin götürürler. Discours sur l'origine et les fondements de l'inegalitte. zora karşı söyleyecek hiçbir şeyi yoktur. ***İbid. Ama bu eşit insan-hayvanlar. türetimi bu büyük devrimi meydana getiren iki zanaat oldu. eşitsizliğin doğuşunda bir ilerleme görür. özgürlüklerini savunmak için seçtikleri söz götürmez bir şey ve tüm siyasal hukukun temel kuralıdır.s... Ve bundan utanmak şöyle dursun bu öğreti. aynı zamanda eşitsizlikte de yeni bir ilerlemedir. Eugene Dubois tarafından 1894'de Pithecanthropus erectus'un bulgulanmasını önceliyordu. Onu yalnızca güç tutuyordu. zorunlu olarak halkların baskıcıları haline gelir ve bu baskıyı.-Ed. 1971.Hegel'in yadsımanın yadsınması ebe [sayfa 215] kadın görevini görmedikçe gerçekleşmez. ****İbid.

hanidir ister istemez yadsımanın yadsınmasının kollan arasına kaydığı eğim üzerinde bulunur. örneğin arpa tanesi tarafından çimlenmeden taneyi taşıyan bitkinin yok olmasına değin izlenen özel gelişme üzerine hiçbir şey söylemediğim kendiliğinden anlaşılır. önermeyi tersine çevirmekle bir arpa filizinin diferansiyel hesap ya da hatta inan olsun. aynı zamanda bir yadsımadır. tanrıbilim vb. daha yüksek bir aşamada eşitlik. her sınırlama ya da belirleme. tarihin ve düşüncenin bir gelişme yasası. ideal durum olarak sunulan durum. Gerçekten. Gerçekte diyalektik doğanın. yadsımanın yadsınması. gül değildir diyerek. tarih. soygun sistemini ortadan kaldınp onun yerine eşitliğe dayanan bay Dühring türetimi ekonomik komünü kurduğumuz noktaya varmış bulunuyoruz: Yadsımanın yadsınması.1 60 Friedrich Engels Anti-Dühring dilden yoksun ilkel insanın o eski doğal eşitliğine değil. görmüş bulunduğumuz gibi. Felsefe'nin 271.* Ve aynca yadsımanın türü. sosyalizm olduğu saçmalığını ileri sürmüş olmaktan başka bir şey yapmış olmazdım. metafizikçilerin diyalektiğin sırtına hiç durmadan yükledikleri şey de. onu öğüterek. ve eğer bu önermeyi yeniden yadsır ve: gül gene de güldür dersem. burada sürecin önce genel. gerçeksel felsefe sayesinde. bunların hepsini birden bu tek hareket yasası altında kavramış ve bu nedenle de tek başına alınmış hiçbir özel sürecin özelliklerini hesaba katmamış olurum. Bu işin yadsımanın yadsınması olduğunu söylediğim zaman. yadsımanın yadsınmasıdır. Ve bay Dühring Rousseau'nun eşitlik teorisini yavanlaştırarak iki utkun adamcağızı ile oynarken. yalnızca Marks'ın Kapitalinde izlenen düşünce gidişine insanı şaşırtacak kadar benzeyen bir düşünce gidişi değil ama hatta ayrıntıda bile Marks'ın kullandığı bütün bir diyalektik gelişimler dizisinin kullanıldığını da görüyoruz: Özü gereği karşıt olan ve bir çelişki içeren süreçler. Demek ki Rousseau. bir böceği. Logos öğretisi. Yüce kişiliğinde yadsımanın yadsınması cehennemlik günahını işleyen bay Dühring'in görünüşü ne eğlendirici. Ama işte şimdi biz. bunlar yadsımanın yadsınmasıdır dersem. gerçek bir yadsıma değil: Bir arpa tanesini. Baskıcılar baskı altına alınırlar. hayvanlar ve bitkiler dünyası bakımından yerbilim.birinci yadsıma. çevreni ne kurtarıcı bir biçimde genişleten bir seyirlik! Peki yadsımanın yadsınması nedir? Son derece genel ve işte bu yüzden büyük bir önem ve büyük bir değer taşıyan doğanın. toplum sözleşmesinin yüksek eşitliğine. tarafından derinden derine kemirilmiş bulunuyordu. Bununla birlikte. Ne var ki 279. "soygun sistemi" tarafından zorunlu olarak ortadan kaldırılır . gerçekte metafizikçilerin diyalektiğe karşı bellibaşlı ve bu sınırlı düşünce biçimine tamamen yaraşır kanıtlarıdır. Demek ki Rousseau'da. Spi-noza şöyle diyordu: Omnis determinatio est negatio. sonra da özel doğası tarafından belirlenir. gül güldür önermesini yadsınm. felsefe bakımından geçerli olan ve bay Dühring'in karşı gelmesine ve kafa tutmasına karşın. her ne denli 1754'te hegelci jargonu konuşamıyorduysa da. Bu. sayfasında "ilkel [sayfa2i7] durum" olarak nitelenir. çelişki diyalektiği. onu çizerek de yadsırım. sayfaya göre bu ilkel durum. bütünün çekirdeği olarak. bundan ne sonuç çıkar? . farkına varmadan kendi yor-damınca uyma zorunda kaldığı yasa. Ya da gül. Şöyle bir karşıkoymada da bulunabilir: Burada gerçekleşen yadsıma. Öyleyse . işte budur. bir ucun (extreme) kendi karşıtına dönüşümü. Eğer bütün bu süreçler üzerine. a olumlu [sayfa 218] büyüklüğünü. ensonu. Yadsımak diyalektikte yalnızca hayır demek ya da bir şeyin varolmadığını söylemek ya da onu herhangi bir biçimde yok etmek anlamına gelmez. Yalnızca yadsımamalı ama yadsımayı yeniden ortadan kaldırmayalım da. gene de Hegel'in doğumundan yirmi üç yıl önce hegelci veba.Bu karşıkomalar. üzerine basarak. diferansiyel hesap da yadsımanın yadsınması Friedrich Engels 161 Anti-Dühring olduğu için. İki adamın eşitliğinin içinde geliştiği. insan toplumunun ve düşüncenin genel hareket ve gelişme yasalan biliminden başka bir şey değildir. matematik.

"sistem doğurucu fikirler" ve bay Dühring'in gene bay Dühring tarafından davul zuma ile tumturaklı tümceler biçiminde ilan edilen bütün öteki güzel sonuçları. 1 62 Friedrich Engels Anti-Dühring masına bağlı olduklarını bilirsem. bu işin ancak böyle yapılacağı yalanını bize yutturmak isterler. hegelci mantığın son derece yavanlaştırılmış bir kopyası olarak göründü ve onunla birlikte bu "temel biçimler" ya da mantıksal kategorilerin. tıpkı düzyazı terimi varolmadan çok daha önce düzyazı biçiminde konuştukları gibi. ne yandan ele alırsak alalım. Ve bu. bilinmeyen birine yazılmış bir mektupta bulunur. ne başarıyla arpa yetiştirmesini. ama ikinciyi olanaksız kılmış olurum. ikincisi olanaklı kalacak ya da olanaklı bir duruma gelecek bir biçimde var etmek gerekir. Öteki her şey gibi bunu da öğrenmek gerek.birinci yadsımayı. salt şarlatanlık çıktı. eğer a'yi o ardarda bir yazıp bir çizme ya da bir gül için ardarda bir onun gül olduğunu bir de gül olmadığını söyleme çocuksu hoşça vakit geçirme olsa. hareket noktası "maddenin kendi kendine özdeş bir durumu". İnsanlar diyalektiğin ne olduğunu öğrenmeden çok önce. olumsuz köklerden olumlu üsler meydana getirilmesinde olduğundan başka türlü yadsınır. "Varlığın temel biçimlerini. Ama eğer bu işin kendisini düşünceden sürmek istiyorsa. ortaya bir gelişme çıkacak biçimde kendi özgül yadsınma türü vardır ve her fikir ve kavram türü için de bu böyledir. Sonsuz-küçük hesapta. Ama gene de metafizikçiler. "uygulanmaları" gereken dünyadan [sayfa 2211 önce ve 1 64 Friedrich Engels Anti-Dühring dünyanın dışında bir yerlerde gizemli bir varoluşu bulunduğu boş inancını paylaştığı anlaşıldı. Demek ki şeylerin her türünün. Doğada. Bay Dühring. 2 Haziran 1674 günlü. o zaman onu önce doğadan ve tarihten sürmek iyiliğinde bulunsun ve (-a) x (-a)'nın +a2 olmadığı ve diferansiyel ve entegral almanın ceza tehdidi altında yasaklandığı bir matematik tÜretSİn. ne de diferansiyel ve entegral almasını becerebilirim. [sayfa 220] 1 63 Friedrich Engels Anti-Dühring ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM SONUÇ FELSEFE ile işimizi bitirdik. "Gerçek ve dolayısıyla doğanın ve yaşamın gerçekliğine dönük bir felsefenin öğeleri". Ve eğer bay Dühring bu işi gizlice yapmak istiyor ve yalnızca işin adı ona çekilmez geliyorsa. bir kez daha bay Dühring'dir. daha iyi bir ad bulmakta özgürdür. Dersler'de yalvaçça düşlemler olarak gene de raslanacak şeyler. Eğer bir arpa tanesini öğütür. eğer bir böceği ezersem. Doğa felsefesi bize.Ama yadsımanın yadsınması. Hegel'in din alanından alınmış ve ilk günah ve kurtarma öyküsü üzerine kurulmuş türeti-minin maskaraca bir andınşması olduğunu savladığı zaman. diyalektik olarak düşündüler. bize ne vaat etti? Her şeyi. bize yalan yutturarak eğlenen kişi. Eğer yalnızca arpa filizi ile sonsuz-küçük hesabın yadsımanın yadsın* Formül. birinci eylemi gerçekleştirmiş. eğer bir gün yadsımanın [sayfa 219] yadsınmasını gerçekleştirmek istiyorsak. sesin tellerin boyutu ile belirlenmesi yalın yasalarına dayanarak hemen keman çalabildiğimden daha çok. düşünce derinliğinden hiçbir şey bırakmaksızın saptamış bulunan" evren şemasının irdelenmesi. bizi bay Dühring'in sosyalizmi altüst etme biçimini inceleyeceğimiz zaman uğraştıracak. -Ed. tarihte ve ne olduğu öğrenilinceye değin de beyinlerimizde bilinçsiz bir biçimde gerçekleşen yadsımanın yadsınması yasası kesinlikle ilk kez olarak Hegel tarafından formüle edilmiştir. Öyleyse yadsımanın yadsınmasının. bundan kendini bu cansıkıcı işlere veren kişinin budalalığından başka bir şey çıkmayacağı açıktır. mektup 50. ancak madde-hareket ilişkisi üzerine en onulmaz bir karışıklığa düşülerek ve . Ve hangi vaadini tuttu? Hiçbirini. Bkz: Correspondance de Baruch de Spinoza. nasıl olacak? Tek başına alınmış her durumun özgül doğasına göre. . "dünyanın kesinlikle bilimsel anlayışı".

daha önce Hegel'i yavanlaştırdığından daha şanslı çıkmadı ve tüzel (adli) bilimle ilgili olarak. Schelling ve Hegel gibi adamlara şarlatan demekte bir sakınca görmez. onları ikinci dereceden de olsa. kültürlü sınıfların genç kızlarında bile mumla aranacak bir bilgisizliği gösterme fırsatını buldu. tüzel alanda Prusya yasamasının yürürlükte bulunduğu bölge ile örtüşen gerçek bir çevrenle yetindi. Başkası karşısındaki "gerçekten eleştirel bakış açısı". "tepeden tırnağa özgün sonuç ve görüşler"in ve "sistem doğuran düşüncelerin bize gerçi birçok yeni saçmalıklar sunduklarını ama herhangi bir şey öğrenebildiğimiz bir tek satır bile sunmadıklarını itiraf etmek zorunda kalırız. ama değişim. kediler ve Yahudiler için duyduğu tiksintiyi. Bu iki toplumsal işlevden her biri. Üretim ile değişim iki farklı işlevdirler. bütünüyle ele alındığı zaman gerçeksel felsefe. Ve en bayağı işportacı ile yarışırcasına. aralanndan en küçüğü bile kendisine oranla bir dev olan Fichte. insan toplumunda maddesel yaşama araçlarının üretim ve değişimini yöneten yasaların bilimidir. bu işlevler birbirlerini her an . Üretim. Yaşamın değeri ve ondan en iyi yararlanma biçimi gibi küçük-burjuva konular üzerindeki bitmez tükenmez ipsiz-sapsızlıkları. Kısacası. Tütün. Ve kitabın sonuna geldiğimiz zaman. biyoloji alanında. Organik doğayı incelerken gerçek felsefesi. tıpkı "son çözümlemede kesin doğruluklar" ve "mutlak temel" gibi onları da hep bekliyoruz. tersini doğrulamak için katlandığı bütün çabaya karşın. bilimsel halk konferanslarının yaygınlaşmasından bu yana. güçsüzlük ve saydam bayağılığı ancak ona kattığı falcı kadın retorik artıkları ile güçlendirilip bulandınlabilen bir tortu olarak gösterir. güçlü devrimci hareketi içinde gözlerimizin önüne sereceğini vaat ettiği "dış ve iç doğanın yerleri ve göklerf'ne gelince. bu durumu ancak kendi harekete geçirebilecek kişisel bir Tanrı kabul edilerek tasarlanabilecek bir durum olan bir evrendoğum sunar. değişimsiz olabilir. marifetlerini ve malını davul zuma ile öven ve iri sözlerinin arkasında hiç. hatta en bayağı eski Prusyalı tipi hukukçularda bile seyrek raslanabilecek bir bilgisizlik gösterdi. Goethe. -tanım gereği ürünlerin değişiminden başka bir şey olmamasından ötürü-. Darvvin'in yaşama savaşımı ve doğal seçmesini "hayvanın insanlığa karşı yüceltilmesi olarak" yadsıdıktan sonra. kuşkusuz bağışlanmaz bir kusur işlemiştir. insanlara [sayfa 222] hiçbir zaman söylemedikleri ve bay Dühring'in kişisel üretimi olan şeyleri dikka-falılıkla yüklemeye dayanıyor. Bu felsefenin. en geniş anlamda.üstüne üstlük dünyanın dışında. doğada etkili etkenler olarak arka kapıdan yeniden kabul etmek zorunda kaldı. sınırlı metafizik düşünce biçimi ve gülünç kendini beğenmesi ile değil ama hatta çocukça kişisel hevesleri ile de öznel bakımdan sınırlı olduğunu gösterdi. üretimsiz olamaz. Şarlatan? Kuşkusuz! Peki ama kim? [sayfa 223] 166 Friedrich Engels Anti-Dühring İKİNCİ KISIM EKONOMİ BİRİNCİ BOLUM POLİTİK KONU VE YÖNTEM EKONOMİ POLİTİK. Goethe'nin Faust'una karşı duyduğu öfkeyi açıklayacak bir hamkafalıktadır. Hegel gibi konuşmak gerekirse kendini. büyük ölçüde kendine özgü dış etkilerin etkisi altında ve dolayısıyla büyük ölçüde kendi öz ve özgül yasalarına sahip bulunur. Ama öte yandan. ağırbaşlı gerçeksel filozof Friedrich Engels 1 65 Anti-Dühring Wagner'i değil de o ahlakdışı Faust'u kahraman olarak almakla. "Yalnızca görünür çevreni kabul etmeyen" felsefe. Düşünce biçimi "dünyanın öznel olarak sınırlı bir tasarlanışının" bütün geçici hevesini dıştalayan filozof. Bu felsefe ayrıca. yalnızca büyük eksikliğini gösterdiğimiz bilgileri. Ahlak ve hukuk alanında Rousseau'yu sulandırmakla. "Alman aydınlanma felsefesinin en solgun firesi". ayaklarımız suya erer ve "yeni düşünce biçimi"nin. ama hiçbir şey bulunmayan bu adam. Yahudiler dahil insanlığın geri kalan bölümüne evrensel değerde bir yasa olarak dayatmaksızın gerçeksel felsefesini tamamlaması olanaksız.

Belirli bir tarihsel toplumun üretim ve değişim biçimi ile bu toplumun tarihsel koşullan. Toplum. Ortaçağın lonca ve yerel zanaatçılığı. Yabanılın ok ve yayından. maden paranın değişim aracı görevini gördüğü bütün ülkeler ve bütün tarih aşamalan için geçerlikte kalan bir dizi yasayı yürürlüğe sokar.* bundan böyle. o denli olanaksız kılıyordu. kredinin bugünkü gelişmesi ve her ikisinin de evrimine uygun düşen değişim biçimi olan özgür rekabet tarafından ne denli zorunlu bir biçimde yolaçılmış bulunuyorsa. aynı zamanda ürünlerin bölüşüm biçimini de içerirler. mekanik dokuma tezgahına. egemenlerle yönetilenler biçiminde bölünür ve aynı bir aşiretin doğal topluluk gruplarının.bir sınıf karşıtlığına dayandığı ya da böyle bir karşıtlık oluşturduğu. Ama bölüşümdeki farklılıklarla birlikte sınıf farklılıkları da ortaya çıkar. Ama büyük tanmın her zaman küçük tarımdan çok daha başka bir bölüşümü koşullandırdığı. demiryolları ve İngiltere Bankasına değin. Tarihe girişleri sırasında bütün uygar halklarda. üretim ve değişim için her zaman geçerli bazı genel yasalar saptayabilir. ürünlerin gözle görülür bir biçimde eşit bir bölüşümü tamamen doğaldır. oysa küçük tarımın tarımsal üretimde çalışan bireyler arasında hiçbir zaman bir sınıf ayrımı sonucu vermediği. özsel olarak tarihsel bir bilimdir. içinde geliştikleri tarihsel koşullara göre. üyeler arasındaki bölüşümün daha büyük bir eşitsizliğin başladığı yerde. . ayrıcalıklı sınıflarla yoksunlaşmış sınıflar. toprakbeyleri ile angaryacı köylüler. eski bölüşümün. böyle bir ayrımın yalnızca varlığının bile parçasal (parcel-laire) ekonominin sonunun başlangıcını gösterdiği de açıktır. çok büyük bir uzaklık var. ortaya en bayağı beylik düşüncelerden başka bir şey koyamaz. ekonomik eğrinin apsis ve ordinatı olarak adlandırılabilirler. dolayısıyla zengin ve yoksul arasındaki karşıtlığın gitgide artacağı bir biçimde altüst oluşuna bağlıdır. Öyleyse ekonomi politik. hatır bonolarına ve bir borsa çöküntüsüne de varamadılar. Öyleyse ekonomi politik de bütün ülkeler ve bütün tarihsel dönemler için aynı [sayfa 227] olaFriedrich Engels maz. büyük kapitalistler ile ömürboyu ücretlileri. bunlara modern sanayi. çakmaktaşı bıçağıyla ancak ayrıksın olarak işe kansan değişim ilişkilerinden bin beygirlik buhar makinesine. yığınsal üretim ve dünya ticaretine değin varamadıkları gibi.Macellan takımadalılar). sömürücülerle sömürülenler. topluluğun (communaute) dağılmasının başlangıcını da gösterir. büyük tarımın-köle [sayfa 228] sahipleri ile köleler.koşullandırır ve birbirleri üzerinde öylesine bir etkide bulunurlar ki bunlar. önce üretim ve değişimdeki evrimin her derecesine özgü yasalan ayrı ayrı irdeler ve ancak bu irdeleme sonundadır ki. her zaman az ya da çok hızlı ve bireyler arasındaki eşitsizliğin. Belirli üretim tarzları ve değişim biçimleri için geçerli yasalann. egemen . Büyük ve küçük tanm. evrimleri içinde başlangıçta yalnızca ortak çıkarlarına (örneğin Doğudaki sulama) gözkulak olmak ve dışa karşı savunmalarını sağlamak için ulaşmış bulundukları devlet. Ateş Topraklılar (Fuegien'ler . örneğin maden paranın kullanılmaya başlanması. çok farklı bölüşüm biçimleri kabul ederler. kapitalistler ile ücretliler arasında. Tarihsel.O 1 70 Friedrich Engels Anti-Dühring 1 69 Anti-Dühring zamana değin doğal ekonominin tek başına ya da başat bir biçimde egemen olduğu bir ülkede maden paranın kullanılmaya başlanması ve yayılması. yani durmadan değişen bir konu ile uğraşır. kendisi ya da çok belirgin kalıntılan görülen toprağın ortaklaşa mülkiyetinin hüküm sürdüğü aşiret {tribıi) ya da köy topluluklarında. bu durum. İnsanlann üretim ve değişim koşulları ülkeden ülkeye ve her ülkede de kuşaktan kuşağa değişir. tersine. Böylece. tarihin bu üretim tarzlan ve değişim biçimlerine ortaklaşa sahip bulunan bütün dönemleri için geçerliliklerini korudukları kendiliğinden anlaşılır. Ateş Toprağının ekonomi politiği ile bugünkü İngiltere'nin ekonomi politiğini aynı yasalara indirgemek isteyen biri.

ortaya çıkan toplumsal bozuklukların bir yandan varolan üretim biçiminin zorunlu sonuçlan ama bir yandan da başlayan bozulmasının belirtileri olduklannı göstermek ve bozulan ekonomik hareket biçimi içinde. Morgan'ın 1877 yılında verdiği "anahtar"ın da yardımıyla. kendine uygun düşen bölüşümü kendine bağlaması gerekir. evriminin yükselme çizgisi üzerinde bulunduğu sürece. Ama her durumda ne denli az tanıtlayıcı olduğu. kendisine uygun düşen bölüşüm biçimi tarafından zarara uğratılmış durumda bulunan kimseler tarafından bile alkışlanır. Bununla birlikte bölüşüm. Şimdiye . Hatta bu üretim biçimi toplum için normal olarak kaldığı sürece. İktisat biliminin görevi daha çok. iktisat bilimi. bu genişlemeyle henüz yaratılacak bir şey olarak kalır. Yukarda sözkonusu edilen eski ilkel topluluklar. ömrünün yarısını doldurduğu. Ahlaka ve hukuka bu başvuruş. varlıklarını binlerce yıl sürdürebilirler. bugün bile Hintliler ve Slavlarda ol* Engels'in Anti-Dühring'de yapmak istediği iki değişiklikten biri. Ancak sözkonusu üretim biçimi iniş çizgisinin büyücek bir kısımını tamamladığı. Friedrich Engels duğu gibi. topu topu üçyüz yıllık bir geçmişi bulunan ve ancak büyük sanayinin ortaya çıkmasından sonra egemen duruma geçen modem kapitalist üretim. öte yanda da varlıksız yığınların büyük kentlerde toplanması-yarattı. ne denli haklı olursa olsun. Büyük sanayinin ortaya çıkması zamanındaki İngiliz işçileri gibi. ilkin sömürülen yığın içinde hiçbir yankı bulmaz. Bir üretim biçimi. Engels bu işi. bölüşümden genellikle herkes hoşnuttur ve o anda egemen sınıfın kendisi içinden yükselen protestolar (Saint-Simon. tüm geçmiş tarihin her döneminde bu öfkeyi besleyecek yeterince şey bulunması basit gerçeğinden de anlaşılabilir. Bölüşüm ile bir toplumun maddesel varlık koşulları arasındaki bağ. her durumda yansıması halk içgüdüsünde düzenli olarak bulunacak denli doğaldır. bölüşüm de içinden çıktığı koşulların etkisinden kurtulduğu ve daha önceki üretim ve değişim biçimi ile çatışma içine girdiği bir düzeye o denli çabuk ulaşır. bölüşümde onu zorunlu olarak sonuna götürecek olan çelişkiler -bir yanda sermayelerin birkaç elde. Buna karşılık. ahlaksal öfke içinde herhangi bir kanıt değil ama yalnızca bir belirti görebilir. o da ötekiler üzerinde etkili olur. ölümsüz denilen adaletin karşısına çağrılır. 1 72 Friedrich Engels Anti-Dühring 1 71 Anti-Dühring Bununla birlikte. insanlığin ilkel tarihine ilişkindi (ikinci baskının.sınıfın yaşama ve egemenlik koşullarının yönetilen sınıfa karşı zorla sürdürülmesi gibi bir ereğe sahip olur. 25 Eylül 1885 günlü önsözüne bakınız).işte ancak o zamandır ki gitgide daha eşitsiz bir biçime gelen bölüşüm haksız [sayfa 230] görünür. Fourier. işte ancak o zamandır ki yaşam tarafından aşılmış olgular. üretim ve değişimin salt edilgen bir sonucu da değildir. Owen). dış dünya ile ticaret işlerinde dağılmaları sonucunu veren servet farklılıkları meydana getirmeden önce. gelişime ve evrime ne denli yatkın olursa. önce uzun bir savaşım içinde. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni yapıtında. bizi bilimsel bakımdan bir parmak bile ilerletmez. -ç. 1884 yılında yaptı. başlangıçta [sayfa 229] yalnızca eski biçimler ile bunlara uygun düşen siyasal kurumlar tarafından değil ama eski bölüşüm biçimi tarafından da engellenir. bu kısa zaman parçası içinde. Her yeni üretim tarzı ya da her yeni değişim biçimi. Her yeni üretim tarzı ya da her yeni değişim biçiminin. Ama belli bir üretim ve değişim biçimi ne denli hareketli. devlet anlayışıni ilkel tarihin buradakinden çok daha ayrıntılı bir irdelemesine dayandırdığı Ailenin. varlık koşullan büyük ölçüde ortadan kalktığı ve ardılı gelip kapıya dayandığı zamandır ki . bu bozuklukların betimlenmesinde ya da bu bozuklukları yadsıyan veya süsleyip-püsleyen egemen sınıfın hizmetindeki şakşakçılara karşı saldırıda tam yerli yerindedir. Ozanı yaratan öfke. çeşitli insan toplumlarının içlerinde üretim ve değişimde bulundukları ve sonuç olarak ürünlerin her kez içlerinde bölüşüldükleri koşulların ve biçimlerin bilimi olarak ekonomi politik. üretim ve değişimin gelecekteki bu bozukluklan ortadan kaldıracak yeni örgütlenme öğelerini bulup çıkarmaktır.

hem de durmadan artan bir ölçüde yaşama araçlan ve yeteneklerinin özgür bir gelişmesini sağlamak için. çağlanndaki koşulların ve gereksinmelerin dışavurumu değil ama ölümsüz usun dışavurumu idi. Felsefede. yani kapitalist üretim biçiminin yasalarının olumsuz anlamda açıklanması. dar anlamda. kapitalist üretim biçimi çerçevesinde yaratılmış ama bu üretim biçiminin artık egemenlik altına alamadığı yoğun üretken güçlerinin. Yeni bilim. en üzücü boşluğun gereksiz yinelenen belitlerine indirgeyeceği ama buna karşılık iktisadın olumlu içeriğini bildiği ölçüde. Bu türlü bir irdeleme ve karşılaştırma şimdiye değin genel olarak yalnızca Marks tarafından yapılmıştır ve bunun sonucu burjuva dönem-öncesi teorik iktisat üzerine şimdiye değin saptanmış ne varsa. onun ekonomi politiği nasıl tasarlayacağını önceden kolayca söyleyebiliriz. Ama bu insan. ölümsüz doğa yasalarına. kapitalist üretim ve değişim biçimlerinin. değişim ve bölüşümün kapitalist biçimini bilmek yetmiyordu. o zaman büyük burjuva haline dönüşmekte olan orta burjuva idi ve doğası da. Bundan ötürü eğer bay Dühring'in iktisadi da aynı biçimde son çözümlemedeki kesin doğruluklara. kesin çözüm 1 73 Anti-Dühring . bu üretim biçiminin kendi öz evrimi tarafından kendi kendini olanaksız kılan noktaya doğru yöneldiğinin tanıtlanması ile bitirir. özsel olarak 18. planlı bir elbirliği bakımından örgütlenmiş bir toplum tarafından el altına alınmaktan başka bir şey beklemediklerini tanıtlar. bu eylemlerin tarihsel olarak belirlenmiş bir biçiminin değil ama doğanın ölümsüz yasaları idiler. fizyokratlar ve Adam Smith'in vermiş bulunduklan olumlu formüller içinde. yüzyıl sonuna doğru doğmuş olmasına karşın gene de. o çağın iktisatçılan için de geçerlidir. bu çağda büyük Fransız aydınlanma filozofları tarafından elde edilmiş basanlar dizisi içine girer. üretimin kendisi için gitgide katlanılmaz bir engel [sayfa 2311 durumuna geldiklerini. yakından bakılırsa. Sözkonusu olan tarihsel evrim yasaları değil ama doğal yasalar. her durumda varolan tarihsel koşullara göre değil ama biri ötekini ya ezen ya da ezmeyen. 18. daha sonra bu üretim tarzını ve ona uygun düşen değişim biçimlerini olumlu anlamda. dahi kafalarda 17. bu yasalar. bay Dühring'in görüş biçimi. hiç değilse ana çizgileri içinde. ne var ki bu sonuncu durum şimdiye değin ne yazık ki hiç görülmeyen o ünlü iki adamcağız tarafından kararlaştınlıyordu. yüzyıl görüş biçiminin bir karikatürü idi. bu biçimler tarafından zorunlu olarak koşullandırılan bölüşüm tarzının gün günden daha çekilmez bir sınıf durumu. Bu eleştiri. bu bilimin bulduğu üretim ve değişim yasalan. çağın tarihsel olarak belirlenmiş koşullan içinde üretimde bulunmaya ve ticaret yapmaya dayanıyordu. gitgide daha az ama gitgide daha zengin kapitalistler ile sayısı durmadan artan ve durumu genellikle kötünün kötüsüne giden varlıksız emekçi işçiler arasında her gün daha da kızışan bir karşıtlık doğurduğunu ve ensonu. yani toplumun genel ereklerini kolaylaştırmaları anlamında açıklar ve kapitalist üretim biçiminin sosyalist eleştirisi ile. Ahlak ve hukuk gibi toplumsal ilişkiler. Felsefe alanında. bunların kapitalist biçimlerle değişmesi zorunluluğunu gösterir. irdelenmeli ve karşılaştırma konuları hizmeti görmeliydiler. "eleştirel kurucu"muz bay Dühring ve yöntemi ile yeterince tanışmış bulunduğumuz şu anda. Friedrich Engels Ekonomi politik. saçmalamakla yetinmediği yerde (doğa felsefesinde olduğu gibi). Ona öngelen ya da daha az gelişmiş ülkelerde. insan doğasından [sayfa 232] çıkarılıyorlardı.değin iktisat bilimi olarak elimizde bulunan şey. hemen hepsini onun araştırmalarına borçlu bulunuyoruz. ölümsüz doğruluklar idi. Aydınlanma fi-lozoflan için söylemiş bulunduğumuz şey. hemen tamamen kapitalist üretim biçiminin doğuşu ve gelişmesi ile sınırlanır: Bu da üretim ve değişimin feodal biçimlerinden arta kalanların eleştirisiyle başlar. Burjuva ekonomisinin bu eleştirisini sonuna değin götürebilmek için üretim. toplumun bütün üyelerine. onlar için. yüzyılın çocuğudur ve bu dönemin bütün üstünlük ve kusurlarıyla birlikte. onun yanında hâlâ varlıklarını sürdüren biçimler de. onu arka kapıdan kaçak olarak sokacağı ve bölüşümü toplumsal bir olay olarak üretim ve değişimden çıkartacak yerde.

bölüşümü de birinci süreçle hiçbir ilişkisi olmayan tamamen yabancı ikinci bir süreç olarak üretimin yanına koyar. Bunu yaparken. Değişime ya da dolaşıma gelince bu. Üstelik. [sayfa 233] Hemen sonra. iktisadın doğal ve ölümsüz yasalan ile bu yasalann etkilerinin. -ç. Ama hepsi bu kadar değil. her zaman belirli bir toplumun üretim . Üretim ve değişimi bir tek şey. bay Dühring'in utkusunun bay Dühring tarafından saptanıp ayarlanmış şeylerin üstesinden gelmesi. işin içine devletin. kesin çizgileri içinde. sosyalistler arasında tek başına kalır. Say. "hesabi görüldü!" dendiği anlamda. gerçekten siyasal bir niteliğe sahip toplumsal ekonominin yapıcı biçimleri olarak düşünülmelidirler ve bu kurumlar. B. pek de yanılmış olmayacağız. Gerçekten bay Dühring. araştırmaların daha yüksek bir alanında daha önce sonuca bağlanmış bulunan üstün doğruluklara dayandığını" bildirir. belki buna bir üçüncü süreci. -Eğer bay Dühring. şimdi bir de bütün ekonomik sorunlarda "iki süre* Fanfar. ardıllarından çok da bir [sayfa 234] şey söyleyemezdi. ürünlerin son tüketiciye. iktisadın doğal yasalarının etkilerini içinde gösterebildiği tek çerçeveyi temsil ederler. kendini övmede aynı ölçüsüzlük. Gerçekten ayarlanmış. bize ekonomisinin felsefesinde "saptanmış" bulunan şeye güvendiğini ve "bazı başlıca 1 74 Friedrich Engels Anti-Dühring noktalarda. tüketim sürecini de ekler ama iyi düşünülmüş olarak. daha da çok bir şeydir. birbirlerini karşılıklı olarak koşullandırsalar bile birbirlerinden özsel olarak farklı iki süreci. kullanım. Rousseau'nun eşitlik teorisinin. Paris'in bütün küçük işçi kahvelerinde yıllardan beri çok daha iyilerinin işitilebildiği sosyalist plan üzerine kötü bir transpozisyonundan (makam değiştirmesinden) başka herhangi bir şey sunmasını bilmiyordu. Aynca. bay Dühring' in bütün kitabının temel konusudur. Her sosyalist işçi. üretim süreci ile dolaşım sürecini birbirine kanşürıyor ve eğer sıkılmadan.* Ama. üretim süreci ile bölüşüm sürecinin birbirinden ayırdedilebilece-ği"ni öğreniyoruz. Her yerde. bunu enine boyuna görmüş bulunuyoruz. Her yerde. kısacası üretim olarak düpedüz kaynaştırdıktan sonra. şimdiye değin varolduğu biçimdeki dünyada. yalnızca dolaşımın elli yıldan beri gerçekleştirilmiş bulunduğu çok büyük gelişmeyi ya bilmediğini ya da anlamadığını tanıtiar. sayfada. bu karışıklıktan kaçınmakla. Burada bize. zorun sömürüye yalnızca yardımcı olduğunu ama onun nedeni olmadığını. salt ekonomik biçimde doğmuş bulunduğunu çok iyi bilir. "karışıklık doğurmaktan başka bir şey yapılmadığını" ileri sürüyorsa bu. artık çok iyi bilinen eski marifetlerden başka bir şey olmadığı için. — Nefesli maden çalgılar aracıyla çalınan müzik parçası. Friedrich Engels Anti-Dühring 1 75 cin. sermaye ile ücretli emek arasındaki ilişkinin sömürülmesinin nedeni olduğunu ve bu ilişkinin de zor yolundan değil. "tüm iktisadın en genel doğal yasaları" ile karşılaşıyoruz. bir Wagner leit motiv'i gibi.için o ünlü ikilisine bırakacağı sonucunu çıkartırsak. "Kölelik ve ücretli bağımlılık gibi.ve hakçası da budur. Oysa bölüşümün. Ve bütün bunlar. Ama bu doğal yasalar. zorun karışması yüzünden bozulmaları üzerine. daha 2. ancak "bağımlılık ve kümelenme siyasal biçimlerinin bu doğal yasaların sonuçlanna bağlandıkları o daha doğru belirlenim içinde incelendikleri" zaman geçmiş tarihin kusursuz bir kavrayışını sağlarlar.Demek doğru tahmin etmişiz.ama. bu bölüm üzerinde işi kısa tutabiliriz. kendilerine zor (violence) üzerine kurulu mülkiyet ikiz kardeşlerinin eklendiği kurumlar. bize ünlü ikilinin yaklaştığını haber veren bir fanfardır. aynca kitabı da sonradan bunu doğrular. iktisatçıların yakınmalarının hiç de daha iyi olmayan bir sosyalist transpozisyonunu verir. o yüzeysel ünlü J. asıl tüketiciye ulaşması bakımından olup bitmesi gereken her şeyin içine girdiği üretimin bir altbölümünden başka bir şey olmazdı. milliyeti ne olursa olsun. Hukuk konusunda bay Dühring bize. Bu önerme. . . .

bu basit ikicilikten (dualisme) başka hiçbir şeye gerek [sayfa 236] yoktur. Tarihin hak ve haksızlık kurumlannı kavrayan evrensel bir görüş. Orada bay Dühring. bütün bölüşüm bir "ekonomik bölüşüm hakkı" durumuna dönüşür. şöyle diyordu: "Bir insan tek olarak ya da aynı anlama gelmek üzere başkası ile her türlü bağlantının dışında olarak düşünüldüğü ölçüde.. en önemli bölüşüm ilişkilerinden bazılarını kesin bir biçimde açıklamak ve bu ilişkilerin yasalarını gelişmesinin ilk basamağında. Ancak bölüşümü.. yanlardan. Burada eşitiik durumundaki elbirliği de güçlerin. Bölüşüm fikri içinde bulunan en önemli şeyi anlaşılır kılma bakımından.) Her durumda biz Samilerin..ve bu nedenle de bay Dühring'e göre metelik etmeyen tüm evrensel tarih. günahsızlık durumundan çıkmanın genç oğlan ile genç kız için ne de olsa çabaya değdiği yolundaki eski aşiret söylencesini yeğ tutanz. başlangıçta işe bir tek adamla başlamıştı. doğa karşısında kendi güçleri ile birlikte tek başına bulunan ve kimse ile paylaşacak hiçbir şeyi olmayan bir Robinson tasarımı. Gerçekten. o zaman ekonomik hizmete köle ya da yalın bir alet olarak koşulan ve ayrıca varlığını sürdürebilmesi bakımından bir aletten başka türlü de bakılmayan birinin tam bir bağımlılığı ile birleşmesi denli kavranabilir bir şeydir. . eğer bay Dühring "yadsımanın yadsın-ması"nı. günahsız yaşadığı cennetteki o uğur1 76 Friedrich Engels Anti-Dühring suz "ilk Yahudi Adem"den başka kimdir? Ama bu gerçeksel filozof Adem için bile bir ilk günahın eli kulağındadır. Bununla birlikte. ama ikinci bir Adem çıkar. bu toplumdaki egemen bölüşüm biçimini kesinlikle çıkartabileceğimiz bir biçimde. bu ilk köleleştirme günahının sonuçlarının acısını çeker.. Bu Adem'in yanında ortaya birdenbire.zorunlu sonucu olduğunu görmüş bulunuyoruz. Ve hemen Adem'in ödevleri olur ve. Onun için yükümlülük değil ama yalnızca bir istek vardır. Ama eğer bay Dühring ahlak. köleleştirir. Kardeşini kendisiyle eşit hak sahibi biri olarak bağrına basacağı yerde onu egemenliği altına alır. hem de bu sonunculan bir kez öğrendikten sonra bundan. . onu eski düşüş ve kurtulma öyküsünün kötü bir kopyası olarak nitelendirmekle yeterince kötülediğine inanıyorsa.ve değişim ilişkilerinin -ve bu toplumun tarihsel geçmişinin. Friedrich Engels evrensel tarih olaylarının çok büyük bir çeşitlilikle düzene koyma zorunda bulundukları bir dereceler dizisi bulunur. hukuk ve tarih anlayışında "saptanmış" ilkelere bağlılıktan ayrılmak istemiyorsa. . böylece bay Dühring de kendi ilk günahını iki adamla işletmiş olma rekabet kabul etmez ününü korumuş olacaktır. Öyleyse." Ve sonunda. herhalde uygun bir zihinsel şema verebilir. bu temel ekonomik gerçeği yadsıması gerektiğini ve bunun da özellikle o vazgeçilmez ikilisinin iktisada kaçak olarak sokulmasının söz-konusu olduğu zaman gerektiğini görüyoruz. Bir yanda eşitlik ve hiçlik durumu ile öte yanda tüm yetki ve basit uygulama eylemi arasında.. üretim ve değişim ile bütün bağlardan başanyla kurtardığı zamandır ki bu büyük olay meydana gelebilir. "Üretim fikri bakımından. manüksal zorunluluklar içinde irdelemek için. zamanla kurtulmaya da "inanacağız"." Tek olarak düşünülmüş bu ödevsiz adam. ödevlere sahip olamaz. ekonomik güçleri birleştirilen ve besbelli şu ya da bu biçim alünda karşılıklı olarak kendi paylarını tartışmak zorunda bulunan iki insan zihinsel şemasını kullanmak da bir o denli yerinde olacakür.. orada hiçbir [sayfa 235] günah işlemeyeceği için.. resmi basının dediği gibi. o bu ödevleri çiğner. Şimdi ilk günahın ekonomideki transpozisyonunu (yer de-ğiştirimini) görelim. söz arasında. burada ilk temel koşuldur.. 1 77 Anti-Dühring . bugüne değin işte bu ilk günahın. önce işin ahlak ve hukuk bakımından nasıl olup bittiğini hatırlayalım. bu durumda aynı öykünün kendisi tarafından yapılan son baskısı üzerine ne diyelim? (Çünkü biz. -kuşkusuz dalga dalga bukleli bir Havva değil-..

Norman baronu. öyleyse haklı.Qoş* Etrüsklü teokrat. kendini bugüne kadarki çeşitli bölüşüm biçimlerini aralarındaki farkları ve nedenlerini * Aristokrat. Demek ki 1868'de özel mülkiyet ve ücrefli emek doğa zorunluluğu.) "mülkiyeti gitgide daha açık bir damga ile belirlemenin her yüksek. tumturaklı sözlerine büyük bir hafiflik içinde devam etmekten başka bir işi kalmaz ve emek ürünleri bölüşümünün. İşçinin geçimi için gerekli-emek zamanının ötesindeki karşılıksız emek -işte sorun. Ve ikincisi. Ve daha ilerde. Eflaklı boyar. 1868'de bay Dühring (Die Schicksale meiner so-zialen Denkschrift.İşte sonunda bay Dühring.* Ve böylesine bir coşkunluğun sürüklediği bir dehaya. Burada Robinson olarak adlandırılan Adem. -Ed. Cuma'yı "baskı altına alır". Bu en yenisinden "yaratıcı anlatış" ile bay Dühring.ortak olan temel sömürü biçiminin ne olduğunu böylece bir kez öğrendikten sonra. soylu.uygarlığın eğiliminde olduğunu. İş bir anda yoluna konur: Robinson. adı söylenmeyen biri daha var. ayaklarının altında gene sağlam bir toprak bulur. I. vb. birkaç yıl içinde neyin ahlaka uygun ve haklı görünebileceğini bilmek bizim için olanaksız. kendi varlığını sürdürmek için gerekli emek-zamanına. "Sermaye. artı-emeği icat etmemiştir. Bununla birlikte. özgür olsun olmasın. açlık ile tokluk gibi apaçık çeliş-kileriyle birlikte bugünkü emek . değişken ve öznel fikri yerine gerçek. ikinci Adem'inin. nesnel ekonomik yasalarla yetinmekle herhalde en iyi işi yapmış olacağız. servetlerin bölüşümü irdelememizde bay Dühring'in haklı ve haksız üzerindeki bir anlık. ekonomik düzeyden ahlak ve hukuk düzeyine. gerçek bölüşüm nedenlerine göre değil ama kendisine. Bu "sistem doğurucu düşünce"yi uygulamaya koymakta bir dakika bile [sayfa 237] duraksamadı." (Kari Marks.) Bay Dühring. öyleyse gerçek bir doğruluk olmaktan uzaktır. s. İki adamı ile birlikte kolkola. Amerikalı köle sahibi. Toplumun bir kesiminin üretim araçları üzerinde tekele sahip olduğu her yerde emekçi. öyleyse. Ama iki yiğidimiz için. 227. insan doğası yasalan ve toplumsal yapıya doğa tarafından zorlanan aşama sırası ile nasıl bağdaştırılabileceğini" hiç mi hiç öngöremediğini [sayfa 238] söylüyordu. böylece bütün bölüşüm teorisini. işte burada bulunduğu" öne sürüyordu. Cuma'nın imanını gevretir. Romalı vatandaş. ikilisini buna uyarlamaktan başka yapacak işi yoktu ve gerçeksel ekonominin köktenci temeli hazırdı. Az sonra bu konuya döneceğiz. Artık onun irdeleme ya da tanıtlama gereksinmesi yoktur. yüzyılına karşı meydan okuyabilir. Çünkü gerçek doğruluklar. hepsi baskıya. üretim araçlarına sahip olanların yaşamaları için gerekli tüketim maddelerini üretmek için de fazladan bir emek-zamanı eklemek zorunda kalmıştır. bu hep böyledir. "mutlak olarak hareketsiz"dirler. "köle ya da alet olarak" ekonomik hizmete koşar ve onu yalnızca "bir alet olarak" besler. bugüne kadarki bütün üretim biçimlerinde -sınıf çelişkileri içinde geliştikleri ölçüde. Marks'ın yanıtı çok karmaşık. haklar ve egemenlik alanlarının bir karışıklığı içinde değil. Ama neden Cuma kendi bakımı için gerekli olandan daha çok çalışır? Marks bu soruyu da kısmen yanıtlar. bay Dühring'in kendisine göre. üretim araçlarının tekelini elinde bulunduran bir kimse ister Atinalı %alo$ %aya. bay Dühring' e ahlaka uygun ve doğru olarak görünen şeye göre düzenlenmesini isteyebilir. bir taşla iki kuş vurur. modern toprak sahibi ya da kapitalist olsun. modern evrimin özünün ve geleceğinin. Bir yandan. baskı. 1 78 Friedrich Engels Anti-Dühring açıklama güçlüğünden kurtarır: Topu birden metelik etmez. 1876'da her ikisi de zor ve "hırsızlık"tan çıkma. zora dayanır. Eğer yoksulluk ile bolluk. öyleyse haksız. "ücretli emeğin başka türlü bir geçim yolu durumuna dönüşmesinin. Ama bu üçlünün arkasında. 2. yani saptanmış maddesel olgular düzeyinden az çok sallantılı kanılar ve duygular düzeyine aktarır. bay Dühring'e doğru olarak görünen şey hiçbir zaman değişmez bir şey değildir. Capital.

ürünleri bölüşümü biçiminin gelişmekte olan altüst oluşuna inanmak için, bu bölüşüm biçiminin haksızlığı bilinci ile hakkın sonal utkusuna olan inançtan daha iyi bir kanıta sahip değilsek, işi yanlış tutmuş olabilir ve daha uzun
* Dühring'in Cursus der National- und Sozialökonomie'sının ikinci baskısı 1876'da yayınlandı. -Ed.
Friedrich Engels 1 79 Anti-Dühring

zaman bekleyebiliriz. İsa'nın bin yıllık saltanatının yaklaştığı düşünü gören ortaçağ mistikleri de sınıf karşıtlıklarının haksızlığı bilincine sahip bulunuyorlardı. Modem tarihin eşiğinde, bundan üç yüz elli yıl önce Thomas Münzer, bunu dünyaya açıkça ilan eder. İngiltere burjuva devriminde, Fransa burjuva devriminde, aynı çığlık yansır... ve söner. Ve eğer şimdi çalışan ve acı çeken sınıfları 1830 yılına değin ilgisiz bırakan sınıf karşıtlık ve ayrımlarının ortadan kaldırılması çığlığı milyonlarca kez yinelenen bir yankı uyandınyor ve büyük sanayinin çeşitli ülkelerdeki gelişmesi ile birlikte ve aynı yoğunlukta bir ülkeden ötekine yayılıyorsa; eğer bir kuşak içinde, kendisine karşı birleşmiş bütün güçlere meydan okuyabilecek bir güç kazanmış ve yakın bir gelecekteki utkudan da güvenli bulunuyorsa, bu nereden geliyor? Bir yandan, modem büyük sanayinin bir proletarya, yani tarihte ilk kez olarak şu ya da bu özel sınıf örgütü ya da şu ya da bu özel sınıf ayrıcalığının değil ama genel olarak sınıfların ortadan kaldırılmasını isteyebilecek ve Çin kuli'si durumuna düşme tehdidi altında bu [sayfa 239] isteği gerçekleştirme zorunluluğu karşısında bulunan bir sınıf yaratmış olmasından. Öte yandan da aynı büyük sanayinin, burjuvazinin kişiliğinde bütün üretim aletleri ve geçim araçlan tekeline sahip ama üretimin her coşkunluk dönemi ile bu dönemi izleyen her çöküşte, erkliğinden kaçan üretici güçler üzerinde egemenlik sürmeye devam etmekte yeteneksiz duruma geldiğini kanıtlayan; toplumun, yönetimi altında, makinistinin sıkışmış bulunan emniyet sübabını açmak için yeterince güce sahip bulunmadığı lokomotif gibi, yıkımına doğru koştuğu bir sınıf yaratmış olmasından. Başka bir deyişle: Modern kapitalist üretim biçimi tarafından yaratılan üretici güçlerin ve bölüşüm sisteminin bu üretim biçimiyle açık bir çelişki içine girmelerinden, hem de eğer tüm modem toplumun batıp gitmesi istenmiyorsa, tüm sınıf ayrımlarını ortadan kaldıran bir altüst oluşu zorunlu duruma getirecek derecede açık bir çelişki içine girmelerinden geliyor bu. İşte modem sosyalizmin utkusu için beslenen kesin inanç, kendini karşı konmaz bir zorunlulukla, sömürülen proleterlerin kafasına azçok açık bir biçim altında kabul ettiren bu elle tutulur somut olgu üzerine dayanıyor, - bu olgu üzerine, yoksa şu ya da bu dört duvar arası teorisyeninin haklı ya da haksız üzerindeki fikirlerine değil, [sayfa 240]
180
Friedrich Engels Anti-Dühring
İKİNCİ BOLUM

ZOR TEORİSİ "GENEL siyasetin ekonomik hukuk biçimlerine oranı benim sistemimde öylesine kesin ve aynı zamanda öylesine özgün bir biçimde belirlenmiştir ki bunun incelenmesini kolaylaştırmak için okuru, özel olarak oraya göndermek yersiz olmazdı. Siyasal ilişkiler biçimi temel tarihsel öğe ve ekonomik bağımlılıklar da yalnızca bir sonuç ya da özel bir durum, yani her zaman ikinci dereceden olgulardır. Yeni sosyalist sistemlerden kimileri, deyim yerindeyse siyasal üstyapıları ekonomik durumlardan çıkartarak, yönetici ilke olarak göze batacak biçimde ters bir aldatıcı görünüşü alıyor. Oysa bu ikinci dereceden etkiler, ikinci dereceden etkiler olarak, gerçi vardırlar ve bugünkü günde en duyulur olanlar da onlardır; ama en önemli öğeyi yalnızca dolaylı bir ekonomik güçte değil, dolaysız siyasal zorda aramak gerekir." Aynı biçimde bir başka yerde bay Dühring: "siyasal [sayfa 241]
Friedrich Engels 1 81 Anti-Dühring

durumların ekonomik durumun kesin nedeni olduğu ve ters ilişkinin ikinci derecede bir tepkiden başka bir şeyi temsil etmediği tezinden hareket eder.... Siyasal kümelenmeyi

kendi başına hareket noktası olarak almayıp da ona yalnızca beslenme erekleri bakımından bir araç olarak baktıkça, kişi ne denli güzel bir radikal sosyalist ve devrimci görünüşüne bürünürse burunsun, gene de kendinde gizli bir gericilik dozu saklar." Bay Dühring'in teorisi, işte bu. Burada ve başka birçok yerde bu teori düpedüz konmuş, sanki buyrulmuştur. Üç kalın cildin hiçbir yerinde en küçük bir kanıt ya da karşı görüşün çürütülmesi-ne benzer bir şey sözkonusu değil. Ve kanıtlar olgun yemişler denli ucuz da olsaydı, bay Dühring bize gene de bir kanıt vermezdi. Sorun, Robinson'un Cuma'yı köleleştirdiği ünlü ilk günah ile daha önce tanıtlanmış bulunuyor. Bu bir zor eylemi, yani siyasal bir eylemdi. Ve bu köleleştirme bütün geçmiş tarihin hareket noktasını ve temel olgusunu oluşturduğu ve ona haksızlık ilk günahını, hem de daha sonraki dönemlerde ancak hafifleyecek ve "daha dolaylı ekonomik bağımlılık biçimleri olarak biçim değiştirecek" bir derecede aşıladığı için; öte yandan, bugün de yürürlükte bulunan bütün "zor üzerine kurulu mülkiyet" bu ilk köleleştirmeye dayandığı için, bütün ekonomik olayların siyasal nedenlerle yani zorla (violence) açıklandıkları ortadadır. Ve bunun kendisine yetmediği kimse, gizli bir gericinin ta kendisidir. Her şeyden önce hiç de özgün olmayan bu fikri öylesine "özgün" saymak için, insanın kendi kendisine bay Dühring'in olduğundan daha az aşık olmaması gerektiğini belirtelim. Birinci plandaki siyasal eylemlerin tarihte kesin etken oldukları fikri, tarih-yazımının (historiographie) kendisi kadar eskidir ve halkların, bu gürültülü sahnelerin arka-planında sessiz sedasız gerçekleşen ve işleri gerçekten ilerleten evriminden bize bu denli az şey saklanmış bulunmasının asıl nedeni de, budur. Bu fikir geçmişteki bütün tarih anlayışına egemen olmuş ve ancak Restorasyon çağı burjuva Fransız [sayfa 242] tarihçileri sayesinde sarsılmıştır; bu işteki tek "özgün" nokta, bir kez daha bay Dühring'in bütün bunlardan hiç haberdar olmamasıdır. Ayrıca, bay Dühring'in bugüne kadarki bütün tarihin insanın insan tarafından köleleştirilmesine indirgenebileceğim söylemekte haklı olduğu bir an için kabul edelim; gene de sorunun özüne de182 Friedrich Engels Anti-Dühring

ğinmiş olmaktan uzakta kalırız. Çünkü ilkönce şu sorulur: Robin-son, Cuma'yı köleleştirmeye değin nasıl gidebildi? Paşa gönlü için mi? Kesinlikle hayır. Tersine, Cuma'nın "ekonomik hizmete köle ya da basit bir alet olarak koşulduğunu ve bir aletten başka türlü de beslenmediği"ni görüyoruz., Robinson Cuma'yı, yalnızca Cuma Robinson yararına çalışsın diye köleleştirilmiştir. Ve Robinson, Cuma'nın çalışmasından kendisi için nasıl yarar sağlayabilir? Yalnızca Cuma'nın çalışması ile, çalışabilecek durumda kalması için Robinson'un ona vermek zorunda olduğundan daha çok geçim aracı üretmesi yoluyla. Demek ki bay Dühring'in kesin yönergesine aykırı olarak Robinson, Cuma'nın köleleştirilmesinin meydana getirdiği "siyasal kümelenme"yi "kendi başına hareket noktası olarak almamış ama ona yalnızca beslenme erekleri bakımından bir araç olarak bakmıştır." - Şimdi efendisi ve egemeni bay Dühring ile ne hali varsa kendisi görsün. Böylece, zorun "temel tarihsel öğe" olduğunu tanıtlamak için bay Dühring'in kendi öz zenginliğinden türettiği çocukça örnek, zorun araçtan başka bir şey olmadığını, oysa ekonomik çıkann erek olduğunu tanıtlar. Ve erek, bu ereğe ulaşmak için kullanılan araçtan ne denli "daha temel" ise, ilişkinin ekonomik yanı tarihte, siyasal yanından o denli daha temeldir. Yani örnek, tanıtlayacak olduğu şeyin tam tersini tanıtlar. Ve Robinson ile Cuma için ne olup bittiyse, şimdiye değin olan bütün egemenlik ve kölelik durumları için de aynı şey olup biter. Baskı, bay Dühring'in zarif deyimini kullanmak gerekirse, her zaman "beslenme erekleri bakımından bir araç" olmuştur (bu beslenme erekleri en geniş anlamda [sayfa 243] alınmış), ama hiçbir zaman ve hiçbir yerde işin içine "kendi başına" karışan

siyasal bir kümelenme olmamıştır. Vergilerin devlette "ikinci derecede etkiler"den başka bir şey olmadıklarına ya da bugünkü egemen burjuvazi ile egemenlik altındaki proletarya biçimindeki siyasal kümelenmenin, egemen burjuvazinin "beslenme araçları" için, yani kâr ve sermaye birikimi için değil de "kendi başına" varolduğuna inanabilmek için bay Dühring olmak gerek. Gene de iki adamcağızımıza dönelim. Robinson, "elde kılıç", Cuma'yı kendine köle eder. Ama bu işi başarması için Robinson'un kılıçtan başka bir şeye daha gereksinmesi var. Bir köle herkesin harcı değildir. Bir köle kullanabilmek için, iki şeye sahip olmak gerek: İlkin kölenin çalışması için zorunlu alet ve nesnelere, ikinci
Friedrich Engels

olarak da onu dar danna besleme araçlanna. Öyleyse, köleciliğin olanaklı olmasından önce, üretimde belirli bir düzeye ulaşılmış ve bölüşümde belirli bir eşitsizlik derecesinin ortaya çıkmış olması gerek. Ve köle çalışmasının bütün bir toplumun egemen üretim biçimi durumuna gelmesi için üretim, ticaret ve servet birikiminde daha da büyük bir artışa gereksinme vardır. Toprak üzerinde ortaklaşa mülkiyetin bulunduğu eski doğal topluluklarda, kölelik ya kendini göstermez ya da çok ikincil bir rol oynar. Köylü kenti olan ilkel Roma'da bu böyledir; buna karşılık Roma "evrensel kent" durumuna geldiği ve eski İtalya toprak mülkiyeti gitgide sayısı az, son derece zengin bir toprak sahibi sınıfının eline geçtiği zaman, köylü nüfusun yeri bir köleler nüfusu tarafından alındı. Eğer Pers savaşlan çağında, kölelerin sayısı Korinthos'ta 460.000 ve Aigina'da 470.000'e çıkıyor ve her özgür kişi başına on köle düşüyordu ise,* bunun için "zor"dan daha çok bir şey, yani bir ustalık sanayisi ve çok gelişmiş bir zanaatçılık ile geniş bir ticaret gerekiyordu. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki kölelik, zordan çok İngiliz pamuklu sanayisine dayanıyordu; pamuğun yetişmediği ya da sınır eyaletlerde olduğu gibi, pamukçu [sayfa 244] eyaletler için köle yetiştirilmediği bölgelerde köleli, yalnızca giderlerini kurtarmadığı için hiçbir zor kullanmak zorunda kalınmaksızın kendi kendine ortadan kalktı. Demek ki eğer bay Dühring, bugünkü mülkiyeti zor üzerine kurulu bir mülkiyet diye adlandırıyor ve onu "temel olarak belki yalnızca öteki insanların doğal varlık araçları kullanımından dıştalanmasını değil ama bundan daha çok bir şey anlamına gelmek üzere, insanın bir köle hizmetine bağlanmasını alan egemenlik biçimi" diye nitelendiriyorsa, bütün ilişkiyi tepe aşağı çeviriyor demektir. İnsanın bir köle hizmetine bağlanması, bütün biçimleri altında, köleleştiren kimsede, onlar olmadıkça köleleştirilen insanı kullanamayacağı iş araçlarının sahipliğini ve ayrıca kölecilikte de onlar olmadıkça köleyi yaşamda tutamayacağı yaşam araçlannın sahipliğini öngerektirir. Öyleyse daha şimdiden, her durumda ortalamayı aşan belirli bir servet sahipliğini. Bu servet nasıl doğdu? Varsayım olarak bunun çalınmış, yani zor üzerine dayanmış olabi* W. VVachsmuth, Hellenische Altertumskunde aus dem Gesichtspunkte des Staates, 2. Bölüm, 1. Kesim, Halle 1829, s. 44. VVachsmuth'un kaynağı, Athenee. Banquet des sophistes, kitap VTdır. -Ed.
1 84 Friedrich Engels Anti-Dühring

1 83 Anti-Dühring

leceği ama bunun hiç de zorunlu olmadığı açık. Bu servet çalışma, hırsızlık, ticaret, dolandırıcılık ile kazanılmış olabilir. Ama, çalına-bilmeden önce, çalışma ile kazanılmış olması gerekir. Genel olarak, özel mülkiyet tarihte hiçbir biçimde hırsızlık ve zor sonucu olarak ortaya çıkmaz. Tersine. O daha, bazı nesnelerle sınırlı da olsa, bütün uygar halklann eski doğal topluluklarında vardı. Daha bu topluluğun içinde meta biçimini alana değin, önce yabancılar ile değişim içinde gelişir. Topluluk ürünleri ne denli meta biçimini alır, yani ne denli az üreticinin öz kullanımı ve ne denli çok bir değişim ereğiyle üretilirse, değişim, hatta topluluk içinde bile, ne denli ilkel doğal işbölümünün yerini alırsa, çeşitli topluluk üyelerinin servet durumu o denli eşitsiz bir duruma gelir, eski toprak mülkiyeti ortaklığı o

büyük sanayi ürünlerinin rekabeti ile doğal ev sanayilerinin zamanla yıkılmasıdır. Oysa Marks. ve üretimin artması ve ticaretin gelişmesine yarar.gelişmenin belirli bir düzeyinde. "Zor üzerine kurulu mülkiyet". her türlü özel mülkiyetin başlangıçta mülk sahibinin kişisel çalışmasına dayandığını ve işlerin daha sonraki tüm gidişi içinde. hatta en yeni * Bkz: G. işçi bakımından da kendi öz ürününün sahiplenme olanaksızlığı olarak görünür. zora.* ortaklaşa mülkiyet yerine tarlalann özel mülkiyetinin geçmesini kendi çıkarlarına bulanlar. Moselle ve Hochvvald kıyılarındaki "tanmsal topluluklar"ın ortaklaşa tanmsal mülkiyetinin. -Ed. ücretli emek biçimi altında açıklamak için bile işin içine ne zoru sokabiliriz. bu eski topluluklara binlerce yıl boyunca zarar veremedi.. yani özel mülkiyetin dolaysız ya da dolaylı genelleşmesinde. emek ürünlerinin meta durumuna dönüşümünün. Hanssen. bunların kişisel tüketim için değil ama değişim için üretilmelerinin oynadığı rol üzerinde daha önce durmuştuk. meta üretimi kapitalist üretim durumuna dönüşür ve bu düzeyde "meta üretimi ve dolaşımına dayanan sahiplenme yasası ya da özel mülkiyet yasası. Hatta Keklerde. mülkiyet bize kişisel emek üzerine kurulmuş gibi görünüyordu. Mülkiyet ile emek arasındaki ayrılma. kendini burada da işlerin 1 86 Friedrich Engels Anti-Dühring gerçek akışını anlama yetersizliğini gizlemeye yönelik palavracılıktan başka bir şey olarak göstermez. birinci olarak sermayenin [sayfa 246] emek-gü-cüne karşı değişilen parçasının. bugünkü kapitalist üretim biçimine. Hırsızın. salt ekonomik nedenlerle açıklanır. ilk işlem olarak görünen eşdeğerler değişimi de.. engin çoğunluğu oluşturan öteki sınıfın varlıksız proleterler düzeyine düşmesine. ne de zor üzerine kurulu mülkiyeti. kapitalist bakımından başkasının emeğini karşılığını ödemeden sahiplenme hakkı. yalnızca eşit değerlere karşı eşit değerlerin değişildiğini kabul ederek bile. başdöndürücü üretim ile tecimsel bunalımın devirli nöbetleşmesine ve üretimin bugünkü tüm anarşisine vanrız. devlete ya da herhangi bir siyasal karışmaya bir tek kez bile başvurmaya gereksinme kalmaksızın. üretim ve yaşama araçlarının sayıca az tek bir sınıf elinde tekelleşmesine. Kapitalde açıkça tanıtlamıştır ki -ve bay Dühring bunun üzerine tek söz bile söylemekten sakınır. Doğu despotizmi ve fatih göçebe halklann değişen egemenliği. yani işçi tarafından yalnızca yenilenmesinin değil ama yeni bir artık [fazlalık] ile yenilenmesinin gerekmesi sonucu. Berlin 1863. topluluk bir küçük toprak sahibi köylüler köyü olarak dağılmaya o denli çabuk gider. değişmiş üretim ve değişim ilişkilerinin sonucudur. Zor. toprağın ortaklaşa mülkiyeti temeli üzerinde ilkel bir soyluluğun oluşması bile. özel mülkiyet kurumunun varolması gerektiği. Burada. köylülerdir. üretim ve değişimin gelişmesi içinde. gene de zorunlu olarak. henüz gerçekleşmekte bulunan pay edilmesinde olduğundan daha çok zor sözkonusu değildir. Friedrich Engels 1 85 Anti-Dühring biçimi. ilk olarak. Şimdi ise mülkiyet [Marks'ın açıklaması sonunda]. başkasının emek-ürününün eşdeğersiz sahiplenilmesinin bir bölümünden başka bir şey olmaması ve ikinci olarak. başkasının malını kendine mal edebilmesinden önce. kendi öz içsel diyalektiğinin kaçınılmaz etkisi ile kendi karşıtına: eşdeğerler değişimine dönüştü. öyleyse özel mülkiyetin kuruluşu.. onlann gitgide dağılmalanna [sayfa 245] neden olan şey. yani zorun eldeciliğe (possession) gerçi yer değiştir-tebildiği ama özel mülkiyeti özel mülkiyet olarak meydana getiremediği açıktır! Ama "insanın köle hizmetine koşulması"nı.. Bütün süreç hırsızlığa. ekonomik nedenlere dayanır. Die Gehöferschafterı (Erbgenossenschaften) im Regierungsbezirk Trier. bu parçanın üreticisi.. sanki bunların özdeşliklerine dayanan bir yasanın zorunlu sonucu durumuna gelir.. Özel mülkiyetin kurulduğu her yerde bu. bu işte hiçbir rol oynamaz. artık ancak görünüşte böyle olacak bir biçimde değişti.denli derin bir biçimde aşınır. ilkin hiçbir zaman zor üzerine değil ama özgür onay ve alışkanlığa dayanır. Eski topluluğun dağılmasında. Germenlerde ve Pencap'ta olduğu gibi. . zor ve hile olanağını dıştalayarak." Bir başka deyişle: hatta her türlü hırsızlık.

O kendi öz davranışlannın bu sonucunu hiçbir zaman istemedi. modern burjuvazinin feodalizme karşı savaşım içinde gelişmemiş olması ama feodalizmin dünyaya kendi isteğiyle getirilmiş şımank çocuğu [sayfa 247] olması gerekirdi. soyluluk ve krallığın yıllar boyunca boş yere girişmiş bulundukları şeyin ta kendisidir-. Başlangıçta egemen feodal soyluluğa bağımlı. tersine. Ama. oysa soyluluk bütün toplumsal görevlerinin elinden kaçtığını görmüştü ve bu yitik görevlerin karşılığını kendi gelirleri biçimi altında cebine indirmekten başka bir şey yapmıyordu. burjuvazinin devrimine yol-açtı. bay Dühring'in ilkelerine göre. oysa ekonomik durum bu koşullar için çok ileri bir duruma gelmişti. soyluluğun elindeydi. Ve eğer burjuvalar şimdi yıkılan "ekonomik durum"u yıkımdan kurtarmak için zora başvuruyorlarsa. Hepsi bu kadar değil: Bütün üretim içinde burjuvazi. burjuvazi hiçbir şey idi. onun niyetine karşı kendini karşı konulmaz bir güç ile zorla kabul ettirdi. bütün burjuva toplumu ya yıkıma. Eğer "siyasal durumlar ekonomik durumun belirleyici nedeni" olsaydı. tersine bu sonuç. bunun tam tersi olmuştur. siyasal durumlardaki bir dönüşümle izlenen bir dönüşümü aracıyla. Ama siyasal bakımdan henüz güçsüz olan burjuvazi. ekonomik durumu siyasal koşullara uydurarak değil. para iktisadının doğal iktisada karşı savaşımıdır ve burjuvaların bu savaşımdaki ka-rarlaştırıcı silahları da sanayinin önce artizanal. ekonomik gücündeki artış sayesinde tehlikeli olmaya başladığı andan başlayarak krallık. Burjuvazinin devrimi. -bu. yeni baştan soylulukla bağlaştı ve böylece önce İngiltere'de. proletaryanın yaratılmasını. Burjuvazinin feodal soyluluğa karşı savaşımı. krallık erkliğinin bir zümreyi ötekiyle kösteklemek için burjuvaziyi soyluluğa karşı kullandığı bir dönem dışında. üretimin angarya ve köstekleri durumuna dönüşmüş olan binlerce loncasal ayrıcalık ile yerel ve bölgesel gümrük engellerinin tutsağı kalmıştı. onları gitgide burjuvalaştınp. tarihsel olarak dile getirilirse. toplumsal bakımdan burjuvazi şimdi devlet içindeki en önemli sınıftı. onun istencine. Herkes bilir ki. parlak bir biçimde gelişti. güzellikle ya da savaşımla. en küçük bir zor numarası olmaksızın. buna son verdi. üretici eylemden gitgide daha çok ayrılır ve kendi çağındaki soyluluk gibi. Fransa'da siyasal koşullar hiçbir değişikliğe uğramamış. kentin kıra. gitgide daha çok gelirini cebine indirmekten başka bir şey yapmayan bir sınıf olur ve burjuvazi kendi öz konumundaki bu altüst oluşu ve yeni bir sınıfın. Dahası var. Peki bu duruma nasıl erişti? Yalnızca "ekonomik durum"un. bu üretimin -yalnızca manüfaktürün değil ama zanaatçılığın dauzun zamandan beri Friedrich Engels 1 87 Anti-Dühring çok büyük bir duruma gelmiş bulunduğu [sayfa 248] ortaçağın feodal siyasal biçimlerinin tutsağı. sonra manüfaktüre değin ilerleyen gelişmesi ve ticaretin genişlemesi ile durmadan artan ekonomik güç araçları olmuştur. burjuvazinin gelişme tarihidir. kendi öz üretken güçleri onun yönetimine boyun eğmeyecek denli güçlü bir duruma gelmişlerdir ve doğal bir zorunluluk etkisi altınday-mış gibi. ya da devrime doğru götürürler. soyluluk ile ardı arkası kesilmeyen bir savaşım içindedir ki biri arkasından bir başka erklik yerini fethetmiş ve sonunda en ileri ülkelerde onun yerine erkliğe sahip olmuştur: Fransa'da. soyluluğu doğrudan doğruya devirerek. Bütün bu savaşım boyunca siyasal güç. sonra da Fransa'da. Siyasal durum bakımından soyluluk her şey. eski çürümüş siyasal hurdayı bir yana atarak ve yeni "ekonomik durum" un içinde varlığını sürdürüp geliştirebileceği siyasal koşullan yaratarak. İngiltere'de. her kategori angaryacı ve toprak kölesi arasından çıkıp bir araya gelmiş ezilen bir zümre (ordre) olan burjuvazi.İşlerin bu gidişi. er ya da geç. salt ekonomik bir biçimde ge-rekleştirmiştir. artık soyluluğun 1789'daki konumundan uzakta değildir: Gitgide yalnızca daha büyük bir toplumsal gereksizlik durumuna değil ama daha büyük bir toplumsal engel durumuna da gelir. böyle yapmakla yalnızca bay Dühring'in "siyasal koşulların ekonomik . kendi dekoratif taçlanması durumuna getirmek üzere kendine katarak. sanayinin toprak sahipliğine. Ve kendisi için yaratılmış bu siyasal ve hukuksal ortam içinde burjuvazi. öylesine parlak bir biçimde ki bundan böyle.

ayrıca bu aletlerin üretilmesi gerektiğini. kılıcı yener ve zorun yalın bir istenç işi olmadığını. Cuma'yi "elde kılıç" köleleştirir. örgütlenme. ister yıkımına yönelsin. sanayi sanayidir. tıpkı bay Dühring gibi. hiçbir zaman bir zor olayı değil sınai. 14. bugün ordu ve donanma demektir. yani "ekonomik güç"e. deha sahibi büyük komutanların "özgür zekâ yaratılan" değil.durumun belirleyici nedeni olduğu" yolundaki kuruntusunun kurbanları olduklarını tanıtlıyorlar. bunda [sayfa 2511 bizim suçumuz Friedrich Engels 1 89 Anti-Dühring yok. "tuzluya oturur". dünyayı buhar makinesinin ve onun tarafından harekete getirilmiş modem maşinizmin. Silahlanma. Ama top barutunun ve ateşli silahların ortaya [sayfa 252] çıkması. [sayfa 250] 188 Friedrich Engels Anti-Dühring ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ZOR TEORİSİ (DEVAM) GENE DE bay Dühring'in o gücü her şeye yeten "zor"unu biraz daha yakından inceleyelim. demek ki zor. egemenlik ve bağımlılık ilişkileri üzerinde de altüst edişi bir etkisi oldu. silahlara ve yeni savaşçılara uyarlamakla sınırlanır. Demek ki. olsa olsa daha önce para yapmış bulunan kişiyi soyup soğana çevirebilir ve gene Fransa'nın milyonlan yüzünden zararını çekerek öğrendiğimiz gibi. Bu konuda bir alt-üst etme etkisi yapan şey. kabaca söylemek gerekirse en yetkin silahlar üreticisinin. o "ikinci dereceden olgulan". en iyi durumda savaş yöntemini. zorun utkusunun silah üretimine. Doğrusunu söylemek gerekirse bilimin değil çocuk bahçesinin işi olan Robinson ve Cuma öyküsü üzerindeki fikirlere bu denli sık döndüğümüzden ötürü okurdan özür dileriz. Ekonomik önkoşullara hiçbir şey ordu ve donanmadan daha çok bağlı değildir. ve silah üretiminin de genel olarak üretime. ama kullanılması için çok gerçek önkoşullar. taktik ve strateji. Ama zor. ama elimizden ne gelir? Bay Dühring'in belitsel yöntemini doğrulukla uygulamak zorundayız ve eğer bundan ötürü sürekli olarak salt çocukluk alanında dönüp duruyorsak. şimdiye değin ağaçlar üzerinde bitmez ve bay Dühring bu soruyu yanıtsız bırakır. Barut ve ateşli silahlar elde * 1870 savaşından sonra Fransa tarafından Almanya'ya ödenmiş bulunan beş milyarlık zarar ödentisi (savaş . zorun emrinde bulunan maddesel araçlara dayandığını. her şeyden önce üretim ve ulaştırma olanakları tarafından her durumda ulaşılmış bulunan düzeye bağlıdır. yani askerin değişmesidir. Nesnelerin ister üretimine. para yapamaz. bir kez daha. bu da pek bir işe yaramaz. yüzyıl başında top barutu Araplardan Batı Avrupalılara geçti ve herkesin bildiği gibi savaşın bütün güdümünü altüst etti. Robinson. özellikle en yetkin olanların o denli yetkin olmayanları altettiği aletler istediğini. Kılıcı nerden almış? Robinson öykülerinin düşsel adalarında bile kılıçlar. Ve ateşli silahların ortaya çıkmasının. Ama bu yetmez. o denli yetkin olmayanların üreticisini yendiği anlamına geldiğini. tabanca. dünya ticaretinin ve banka ve kredinin bugünkü gelişmesinin ekonomik etkilerinden kurtarmaya yetenekli olduk-lannı sanıyorlar. bunun da en yetkin zor araçları. deha sahibi büyük komutanlann etkisi. Zor. "ilkel araçlar" ile. "ekonomik durum"a. en çocuksu belitler heveslisi bile kuşkusuz kavrayacaktır. "dolaysız siyasal zor" ile. ve kısacası. bileşim. ekonomik durum ve onun kaçınılmaz evrimini dönüştürmeye ve böylece Krupp topları ile Mauser tüfeklerinin [sayfa 249] ateşi sayesinde. Tıpkı Robinson'un kendine bir kılıç bulabilmesi gibi. ve her ikisi de hepimizin zarannı çekerek bildiğimiz gibi. yani ekonomik bir gelişme idi. kendilerinin. yalnızca savaşın güdümü üzerinde değil ama siyasal ilişkiler. daha iyi silahların türetimi ve insan öğesinin. ekonomik üretim yolu ile sağlanmış olması gerekir. kendisine silahlanma ve aletlerini koruma araçlarını sağlayan ekonomik durum tarafından belirlenir. Cuma'nın da bir sabah elde dolu bir tabanca ile ortaya çıktığını kabul edebiliriz ve o zaman tüm "zor" ilişkisi tersine döner: Cuma buyurur ve Robinson imanı gevrercesine çalışma zorunda kalır.* Demek ki paranın sonunda.

prenslerin hizmetindeki paralı askerlerden oluşuyordu. -17. Kol düzeni. ormanların örtüsü altında. toplumun en bozulmuş öğeleri arasından ve çoğu kez zorla askere alınmış düşman savaş tutsakları arasından toplanmıştı ve bu askerlerin yeni tüfeği kullanabildikleri tek savaş biçimi de en büyük gelişmesine Friedrich II çağında erişen saf taktiği idi. Friedrich Engels 191 Anti-Dühring açık alanda çatışmaktan hoşlanmıyor. -ç. yani saf için en elverişsiz alanlar üzerinde de savaşmayı. gerçi talim yapmasını bilmeyen ama gene de yivli karabinaları ile daha iyi ateş eden asi çeteler ile çarpıştılar. çok uzun. bir tek atışta belli oluyordu. devrimin de kötü talim görmüş ama kalabalık. talimde güzel bir görünüşe sahip ama az güvenilir ve yalnızca sopa ile bir arada tutulabilen. Tüm piyadeyi donatacak etkili bir silah geliştirmek için üçyüz yıldan çok bir süre gerekti. yüzyıla kadar kullanılan bir çeşit tüfek. Bu nedenle ateşli silahlar. Amerikan bağımsızlık savaşında. Piyadenin silahlanmasında süngülü çakmaklı tüfek. düşman saflarını yedekte tutulmuş yığınlarla konumun en uygun noktasında bozma zamanı gelene değin onlan tutmayı. ancak 18. çarpışma sırasında savaş düzenini değiştirmek olanaksızdı ve bir kez piyade ateşe başladıktan sonra. yüzyılın başında kesinlikle mızrağın yerini alır. mühendisler sınıfını kendine katma zorunda kaldı. burjuvazinin gelişmesiyle birlikte. yükselen krallığın silahları oldu. tüm ulusun yığın olarak silah alüna alınmasından başka çıkaracak bir şeyi yoktu. soyluluğun egemenliği de yıkıldı. açıkta yapılan bir yığın savaşında bir utku kazanılmaksızın yapılamazdı. bir kez daha bulgulanıyordu. yani belirli bir bölgeyi örtmek gerekiyordu ve bu iş. Saf burada güçsüzdü ve görünmez ve ele geçmez düşmanlara yenik düşüyordu. avcılar ile yürüyüş kollarının bağdaşımına ve ordunun bütün sınıflardan oluşmuş tümenler ya da özerkli birlikler biçimindeki . Soylu şatolann o güne değin ele geçirilemez hisarları. topçuluğun baskısı altında savaş zanaatı. Amerikan devriminde başlamış bulunan şeyi. Bu beceriksiz yığın. Pek kullanışlı olmayan bu saflar. O zamanki piyade. değişmiş bir insan öğesine özgü yeni savaş yöntemi. -Ed. onlann karşısına. Ateşli silahların gelişmesi çok yavaş oldu. gene askersel alanda Fransız devrimi tamamladı. onlar gibi saf durumunda dizilerek ve * Arkebüz. burjuva toplarının darbeleri altında bir bir düştü. her türlü alan üzerinde. daha başından beri kentlerin ve feodal soyluluğa karşı kentlere dayanan. oyalamayı ve [sayfa 254] güçten düşürmeyi sağlıyordu.tazminatı) sözkonusu ediliyor. ancak tamamen düz bir alan [sayfa 253] üzerinde düzenli bir biçimde. 1 90 Friedrich Engels Anti-Dühring etmek için sanayi ve para gerekiyordu ve bunlann her ikisi de kentlerdeki burjuvalarda vardı. olsa olsa iki kanattan birinin biraz ilerlemesi ya da gerilemesine izin veriliyordu. Ama bu yığınlarla Paris'i korumak. piyade ve topçu gitgide daha kesin bir silah durumuna geldi. bu çeteler kendi öz çıkarları için savaşıyorlar. Koalisyonun o denli iyi yetiştirilmiş paralı ordulanna karşı. derin bir dörtgen biçiminde üç saf üzerinden diziliyor ve savaş düzeninde ancak blok olarak hareket ediyordu. burjuva arkebüzlerinin* mermileri şövalyelerin zırhlarını deldi. Eğer sonunda. Bir ordudaki tüm piyade. yani paralı asker birlikleri gibi savaştan kaçmıyorlardı ve İngilizlerle. eski saf düzeninin katı biçimlerini çökertmeyi. Avcı gruplan biçiminde düzenlenme. Soyluluğun zırhlı süvarisi ile birlikte. ama gene de yavaş bir tempo ile (dakikada 75 adım) hareket edebiliyordu. Basit avcı savaşı yetmiyordu: Yığınların kullanımı için bir kuruluş bulunması gerekiyordu ve yürüyüş kolu ile bu kuruluş bulundu. birlikleri gereksinmelere uygun bir biçimde ve dağınık avcılann savaşı ile bağlılık içinde kümelendirmeyi. iyi talim görmemiş birliklerin bile hayli düzenli ve hatta daha büyük bir yürüyüş hızı (dakikada 100 adım ve daha çok) ile hareket etmelerini sağlıyordu. utku ya da bozgun çok çabuk. Birçok ufak tefek buluşlara karşın top ağır. tamamen sınai yeni bir sınıfı. dağınık ve çok hareketli avcı grupları biçiminde çıkıyorlardı. arkebüz kaba kalıyordu.

özellikle insan öğesinin. Fransız devrimi askerinin değişmesi nedeniyle oldu. Önce silahlar * Genellikle Gravelotte savaşı adı ile tanınan savaş. kendi başına bir amaç durumuna geldi. özsel olarak eski çakmaklı tüfek ve kaval top çağının kuruluşlanna benzer taktik kuruluşlara sahip olma koşuluyla-. Prusya 1866'daki başarılannı işte bu iki koşula borçludur. subaydan daha açıkgöz çıkü. Bu gelişmeler olmasaydı. gelişme çağı bu yandan kapalıdır. [sayfa 255] ilk kez olarak karşı karşıya geldiler. nişan alınmasını sağlıyordu. her türlü düşman ateşi alünda bırakma girişiminden vazgeçildi ve Alman tarafında. Elde. ikincisi de o zamana değin namlunun düpedüz bir uzanüsı olan tüfek dipçiğinin kamburlaştırılması. eski silahlarla avcı 192 Friedrich Engels Anti-Dühring kolları biçiminde eylemce (harekât) yapılamazdı. halklar artık . Ama ikinci olarak bu savaş. arük yalnızca şimdiye değin hedefi vuran kurşun yağmuru alünda kolun her zaman dağılarak kendisine dönüştüğü ama yukarlarda her zaman disipline aykırı bulunarak karşı çıkılan yoğur avcı ile savaş verildi ve aynı biçimde. Bundan böyle her türlü sıkışık kuruluşu. bundan böyle tek yer değiştirme biçimi durumuna geldi. savaşın en kızgın kesimlerinde bulunan beş alay. savaş kuruluşu olarak değerden düştü. kendi Landuoehr sistemi ile halkın askersel gücüne daha büyük bir ölçüde başvurmayı denedi. Ama 18 Ağustosta Saint-Privat'da* Prusya muhafız birliği ciddi bir bölük kolu deneyi yapmak isteyince.bölünmesine dayanan ve taktik bakımından olduğu denli stratejik bakımdan da yetkinliğinin doruğuna Napoleon tarafından vardınlan bu yeni savaş yöntemi zorunlu bir duruma geldiyse bu. devletin asıl ereği oldu. her ikisi de namlu dibinden doldurulan yivli tüfek kullanan iki ordu -ve her ikisi de Prusyalılann yardımıyla yeni silahlanmaya daha uygun bir savaş biçimi bulmaya giriştikleri bölük kolu bir yana bırakılırsa. bütün piyadelerini en modern silahla. Fransız-Alman savaşında. Fransız-Alman savaşı. namlu dibinden doldurulan yivli tüfekle donatmış olan ilk devlettir. tek kişiyi hedef alarak aynı şeyi yapan ve doldurulmaları nişan almaktan daha az bir zaman isteyen tüfekler bulundukça. gözün gördüğünden daha ırak bir uzaklıktan bir tabura vuruş yapabilecek toplar. en çok iki saat içinde mevcutla-nnın üçtebirinden çoğunu (176 subay ve 5. Tüm halkın silahlandırılması biçimindeki devrimci sistem az sonra (zenginler yararına bedel yöntemi ile birlikte) askerlik yoklamasıyla (conscription) sınırlandırıldı ve kıta Avrupası büyük devletlerinden çoğunda bu biçim altında kabul edildi. bütün kıta Avrupası büyük devletlerini Prusya yedek ordusu (landwehr) sistemini daha da güçlendirerek ülkelerinde uygulamak ve böylece onları birkaç yıl içinde zorunlu olarak yıkıma götürecek askersel bir yük altına girmek zorunda bıraktı. Ordu. -Ed. tek başına alınmış bir düşmana. bütün öteki gelişmeler düz ovada savaş bakımından azçok birdir. Yalnızca Prusya. vurma şanslarıyla birlikte. Bir kez daha er. Fransa'da 1777'de ortaya çıkan bu av tüfeğinden aktarma yenilik. Özsel olarak. sahra toplarının Gribeauval tarafından gerçekleştirilen ve şimdi onlardan beklenen daha hızlı bir hareketi olanaklı kılan daha hafif top kundakları üzerine montajı. Ama bunun teknik alanda büyük bir önem taşıyan iki önkoşulu daha vardı: Birincisi. Friedrich Engels 1 93 Anti-Dühring öylesine yetkinleşmiştir ki herhangi bir altüst edici etki yapmaya yetenekli yeni bir gelişme artık olanaklı değildir.114 er) yitirdi ve o günden sonra bölük kolu da. düşmanın ateş alanı içinde koşar adım. daha önceki bütün dönüm noktalann-dan bambaşka anlamda bir dönüm noktası gösterdi. Prusya ayrıca -1830 ile 1860 arasında yetkinleştirilmiş bulunan ağızdan dolma yivli tüfek tarafından oynanan geleceği olmayan rolden sonra-. tıpkı tabur kolu ve saf gibi. şimdiye değin yararlılığını namlu dibinden doldurulan tüfek ateşi alünda gösteren tek savaş biçimini içgüdüsel bir biçimde buldu ve komutanlığın direncine karşın onu başarıyla kabul ettirdi.

Ama topçuluğun gelişmesi. Ve bu an da. (Kölnische Zeitung. Ayrıca savaş güdümünün üretkenlik ile cephe ve cephe gerisindeki ulaştırma araçlanna ne denli bağlı olduğunu bay Dühring'e daha bugünden açıklamaya yetenekli olmayan iyi bir astsubay da yoktur. örnekleriyle gördük. halk yığını -kent ve tarım işçileri ile köylüler.] Friedrich Engels 1 95 Anti-Dühring . sanayiciler. militarizm kendi öz gelişme diyalektiği ile ölür. * Eğer şimdi karadan denize geçersek. militarizmin ve onunla birlikte bütün sürekli ordulann içten parçalanması anlamına gelir. tıpkı şimdi eski eyaletlerin 1 94 Friedrich Engels Anti-Dühring aynı Yankee'lerinin. 1848 burjuva demokrasisinin burjuva olduğu ve proleter olmadığı için gerçekleştirmediği şeyi -çalışan yığınlara içeriği kendi sınıf durumlarına karşılık düşen bir istenç verme işini-. az zamanda zırhlamayı geçti. hemen hemen hareketsiz ama o zamanki topçuluk için diş geçirilmez devler. salt ekonomik nedenlerden ötürü. ekonomik gücün koşullan ve araç-landır ve askerlik zanaatını. yani nüfus ve tekniğin nitelik ve niceliğine bağlı bulunduğudur. dört parmaklık (pouce) bir kalınlık o zaman son derece ağır bir zırhlama sayılıyordu. Ve teknik ilerlemelerin askersel alanda uygulanabilir oldukları ve uygulandıkları andan başlayarak savaş yönteminde ve üstelik çoğu kez ordu komutanlığının isteğine karşı. öte yandan zorunlu askerlik hizmetini gitgide daha ciddiye almaya ve işin sonunda bütün halkı silah kullanmaya alıştırmaya. insan ve silahlanma öğelerinin maddesel. Genelkurmayda yüzbaşı bay Max Jâhns bir bilimsel konferansta: "Savaş işlerinin temeli. hanedan ordusu halk ordusu durumuna dönüşür. sopadan başka bir ürün elde edemez. Bu noktada. çelik zırh savaş gemilerine de aktanldı. ordulann tüm örgütlenmesinin ve savaş yönteminin ve sonuç olarak utku ve bozgunun. Ve bu.ve eğer onlar avcı idiyseler. sosyalizm kuşkusuz başaracaktır.yalnızca asker olmak [sayfa 256] ve ölmek için varlar. onları bir yandan ordu. 3. 20 Nisan 1876. vakit geçirmeden ve hemen hemen zorla değişiklikleri. için her yıl daha çok para harcamaya. Kısacası her yerde ve her zaman.) [F. yani ekonomik koşullarına. İşte modem piyade tarihimizin derslerinden biri. Az sonra. Kırım savaşının savaş gemisi daha çok yelken ile hareket eden ve ancak güçsüz bir yardımcı buhar makinesi bulunan. 60-100 topla donatılmış bir gemiydi. genel olarak halkların ekonomik yaşam biçimidir. kendisi için çarpıştıkları mutlakıyetçiliğin askersel imgeleri olan eski katı safların üzerlerinde [sayfa 257] parçalandıkları özgür hareket biçimleriyle aynı zamanda. Çeşitli devletlerin kendi aralarındaki rekabet. artık balta girmemiş ormanlarda değil ama buna karşılık yığınların kullanılmasını orada da çok ileri götürdükleri borsa oyunu (spekülasyon) alanında gelişigüzel silah atan köylüler." der. zırhlı yüzen bataryalar çıktı. yani mali çöküşü gitgide hızlandırmaya. bay Dühring'in ilkelerine göre. bu salt ekonomik nedenlerden ötürü böyle idi. "zor"un onu kazanmazsa zor olmaktan çıktığı utkuyu kazanmasına yardım eden şey. 50 kiloluk 50 kental çeken 32'lik toplar ve yalnızca 95 kental çeken birkaç 68'lik top taşıyordu. herşeyden önce. . donanma. hatta altüst oluşları nasıl zorunlu kıldıklarını. ancak Amerikalılar gibi avcı bir halk yeniden bulgulayabilirdi. karşıt görüşten hareketle düzeltmek isteyecek kimse. Ama bu militarizm kendinde. denizciler ve tüccarlar durumuna dönüşmüş bulunmaları gibi. iki ya da üç tahta güver-teli. ancak burjuvaziyi ve özellikle köylüyü ekonomik bakımdan kurtaran Fransız devrimi gibi bir devrim bulabilirdi. başlangıçta henüz ince. s. Militarizm. Bizi yeniden bay Dühring'e götüren ikincisi ise. Avrupayı egemenlik altına alıyor ve yutuyor. Bu gemi. Yığın ordularını.bir istenç sahibi olur olmaz gelir. Savaşın sonuna doğru ortaya ağır. makine görev yapmayı kabul etmez. özellikle. yalnızca son yirmi yıl bize bambaşka bir önemde bir altüst oluş daha sunar. bu. toptüfek vb. Avcı kolları biçiminde savaşmayı. kendi öz yıkımının tohumunu da taşıyor. yani onu belli bir anda askeri komutanlık hazretleri karşısında istencini kabul ettirmeye yetenekli kılmaya zorluyor. E. birbiri arkasına * Prusya genelkurmayında bu da çok iyi bilinir.

onu [sayfa 258] kolayca delen daha ağır yeni bir top bulundu. savaş gemisinin. Bugünün savaş gemisi. Avrupa' nın en ağır toplarını saklamaya yetenekli üç metalurjik işletmeden ikisi (Woolwich ile Elsvvick) İngiltere'nin. deniz üzerindeki zor aletinin. Öyleyse "ilk öğenin önce dolaylı bir ekonomik güçte değil. ekonomik duruma nasıl tamamen bağımlı bulunduğu. kulelerin dönüşü. büyük sanayinin yalnızca bir ürünü değil ama aynı zamanda onun bir örneği. usta teknisyenler üzerindeki yetke ve verimli kömür ocak-lan dolayımına bağlı olarak gösterir. üçüncüsü de (Krupp) Almanya'nın malıdır. hemen yalnızca Sheffield'de imal edilir. kullanımı ne olursa olsun çelik zırh plakaları. Zorun kendisinde "ilk öğe" olarak ne görünür? Ekonomik güç. ama ekonomik güç. Alman zırhlılarının çoğu İngiltere'de yapılır. hemen bütün Rus zırhlıları. 6. topların nişan alma ve doldurulması.000 ton çeken. bütün ekonomik durumun kölesi zırhlı fılolan. bu sonucu gerçekleştirmeye yönelmiş gibi görünüyor: Bu koşullarda en küçük torpidobot. [sayfa 260] * Büyük sanayinin deniz savaşı için son ürününün. 200. metalürjinin yüksek gelişimi. baskıya eklenmiştir. modem savaş gemilerine dayanan siyasal zor. Bütün Türk zırhlıları. 14. kendiliğinden hareketli torpilin yetkinleşmesi. 700 ve 1. burada en elle tutulur bir biçimde görülüyor. ama yalnızca kendi "dolaysız zor"unun etkisiyle ortadan kaldıracaktır. şimdi gemide "dolaysız zor" adamından. tek bir dev makinedir. üzerinde buharın yalnızca hızlı hareket işini değil ama plotaj. 35.000-9. 24 parmak kalınlıklara (İtalya üç ayak kalınlığında zırhlı bir gemi yaptıracak). Bay Dühring'e göre "ekonomik durumun belirleyici nedeni" olan "dolaysız siyasal zor"un.00-8. dönerkule ve 4 ya da en çok 6 ağır toplu. ne var ki her şeyden önce para israfı üreten yüzen bir fabrikadır.E. artık kendisinden beklenene yanıt vermiyor ve daha denize indirilmeden eskiyor. Ama bütün bunlar neye yarar? Gelecek deniz savaşında başkomutanlık bay Dühring'e verilsin ve o. Deniz üzerinde. kendileri de kısmen buharla hareket eden filikaların denize indirilip çıkarılması vb. bu. Büyük sanayinin en gelişmiş olduğu ülke. - .kullanılan her zırhlama kalınlığı için. bu durumun ise onu çok pahalı olduğu denli savaş için de elverişsiz bir duruma getirdiğini* ve bu savaşımın deniz savaşı alanına dek tüm öteki tarihsel olaylar gibi militarizmin de kendi öz gelişme sonuçlan yüzünden batıp gideceği yolundaki hareketin o iç yasalarını. 12. zırh ile top arasındaki bu yanşmada savaş gemisinin aşırı inceliğin doruğuna değin yetkinleştiğini. kendini dolaysız olarak değil. dolaysız siyasal zorda aranması gerek"tiğinin hiç de doğru olmadığını burada da açıkça görüyoruz.000 kiloluk mermileri daha önce görülmemiş uzaklıklara atan yivli toplara gelmiş bulunuyoruz.000 beygirlik bir güç ile 8. yani değerden düşmüş olmasına katianması gereken ve "ekonomik durum" adamının. en güçlü zırhlıdan daha üstün olacak. (Bu satırların 1878'de yazıldığı unutulmasın. 80 ve hatta 100 ton (20 kentallik) çeken ve 150. kaptandan çok daha 1 96 Friedrich Engels Anti-Dühring önemli olmasına kuşkusuz tıpkı bay Dühring gibi canı sıkılan zorun kendisi. Tersine. yalnız üretimin değil ama kullanılmasının da nasıl modem büyük sanayinin bir kolu durumuna geldiği. Bugün. yani devlet denli bozulan kimse yoktur. o diyalektik yasaları açığa vurduğunu görmekle hoşnutsuzluk duymamız için hiçbir neden yoktur. Ve zırhlama ile top atışlarının etkililiği arasındaki yanş sonuna ermiş olmaktan öylesine uzakür ki bugün bir gemi. su kesimi çizgisi altında düşman gemilerini batırmaya yönelik bir mahmuz biçiminde uzanan bir pruva ile zırhlı uskurlu dev gibi bir buharlı gemidir. büyük sanayinin güç araçlanna sahip olma olgusu. yani şimdi [sayfa 259] bir gemiye sahip olmak için vaktiyle bütün bir küçük filo için harcadığınca para harcayan ve bu pahalı gemilerin daha denize inmeden eskimiş.) [F. öte yandan namluları 25. hemen hemen bu gemilerin yapım tekelini elinde tutar. papa manevrası. işlerini de gerçekleştirdiği. bir yandan 10. Modern savaş gemisi.] (Engels'in bu ayracı 1885'te 3. mühendisin. Ve bu durumdan zorun ta kendisi denli. ne torpil ne de başka patlayıcılar kullanarak. Bizim ise tersine. tersine. hemen hemen genel bir biçimde. suyun pompalanması.

Ve bütün uygar halklar tarihinin başında. [sayfa 262] Önce. o zaman önemli olan bu toprak mülkiyetinin kime ait olduğunu bilmektir. Toprak mülkiyetinin geniş alanlar üzerinde değerlendirilmesi. "doğanın egemenliği" ile "toprak mülkiyetinin değerlendirilmesi" hiç de aynı şey değil.hemencecik bu kez doğal olarak toprağını kölesiz işleyemeyecek büyük bir tarımcının mülkiyeti durumuna dönüştürüyor. Kendini toprağın genişletilmiş egemenliğinde ve [!] büyük toprak mülkiyetinde gösteren o bugünkü zenginlik türünün pratik olanaklılığı.. bu fikrinin içine aynı zamanda onun köleler. insanın kullaştırılması gerçekleştirildiği için olanaklı olmuştur. şimdiye değin tarihte ancak toprak üzerinde egemenlik kurulmasından önce ya da onunla aynı zamanda. polis egemenliği tarafından azçok keyfe bağlı bir biçimde yönetilen bir ücretliliktir. önce insan bir kölelik ya da toprak köleliği biçiminde kullaşünlmaksızın. şimdiye değin hava koşullarına hükmedecek yerde ona boyun eğmek zorunda kalan tanmdakinden çok ama çok daha büyük bir ölçüde gerçekleştiriliyor. toplumsal ve ekonomik egemenliğidir." Bay Dühring böyle der. her zaman ve her yerde yalnızca köleler aracıyla gerçekleşmiştir. hiçbir zaman ve hiçbir yerde gerçekleşmemiştir. "doğa"yı el çabukluğu ile "geniş alanlar üzerinde toprak mülkiyeti"ne çeviriyor ve bu toprak mülkiyetini de -bunun kimin mülkü olduğunu bilmeksizin!. kendisine olsa olsa ailesinin güçlerinin eklenebileceği bir birey gücünün ne önemi olabilmiştir ve ne önemi olabilirdi? Toprağın işlenmesi ya da bu toprak üzerinde [sayfa 26i] ekonomik ege198 Friedrich Engels Anti-Dühring menliğin bireyin doğal güçlerini aşan bir ölçüde genişlemesi. toprak köleleri ya da özgürlüklerinden dolaylı olarak yoksun insanlar üzerindeki egemenliğini de sokmaksızın nasıl varılabilirdi? Geniş bir tanmsal işletme için.. İkincisi. Doğal olarak bütün öteki bölüşüm zenginliği türlerinin de tarihsel olarak benzer bir biçimde açıklanmaları gerekir ve insanın dolaylı bir biçimde insana bağımlı olması olgusu. bugün en gelişmiş ekonomik durumların temel özelliğini oluşturan bu olgu. Doğanın egemenliği sanayide. Tez: Doğanın (insan tarafından) egemenliği. önce insanı egemenlik altına alma zorunda kaldığını kanıtlamak için bay Dühring.Ed. kölesiz büyük toprak sahipleri nasıl varolabilir? Sonuç: İnsanın doğayı egemenliği altına alması bakımından.) Friedrich Engels DÖRDÜNCÜ BOLUM ZOR TEORİSİ (SON) 1 97 Anti-Dühring "DOĞA egemenliğine genel olarak [!] ancak insan egemenliği sayesinde geçilmiş [geçilmiş bir egemenlik!] olması.. demek ki bu ücretliliğe dayanır. Yalnızca büyük bir toprak sahibi fikrine bile. Kanıt: Toprak mülkiyetinin geniş alanlar üzerinde değerlendirilmesi. Nesneler üzerinde ekonomik bir egemenlik kurulmasının ilk koşulu. insanın (insan tarafından) egemenliğine dayanır. Kanıtın kanıtı: Büyük toprak sahibi. ailesi ile birlikte ve hiç köle olmadan toprağının ancak çok küçük bir parçasını işleyebileceğine göre. gerçekte çok önemli bir özelliktir. bay Dühring'in bize burada kendisi tarafından "doğal diyalektik"* olarak adlandırılan alışılmış hokkabazlıklarından biri 1 99 Anti-Dühring . eğer toprak mülkiyetinin büyük alanlar üzerinde Friedrich Engels değerlendirilmesi ile yetinirsek. kendi başına değil ama yalnızca daha önce varolmuş dolaysız bir kulluk ve dolaysız bir sömürünün biraz değişikliğe uğramış bir kalıtı olarak anlaşılıp açıklanabilir. insanın insan üzerindeki siyasal. Yüksek uygarlıklı devletlerdeki güncel biçimi. Evrimin daha sonraki dönemlerinde bu kulluk yumuşadı.

gitgide Batıya göç etme zorunda kaldı. latifundia'lar. . ülkenin çok büyük bir bölümü ekime özgür köylülerin çalışması ile açıldı. fethetmiş bulundukları ülkelere. özellikle Maurer'den esinlenen ve Avrupa ve Asya'nın bütün uygar halklannda toprak mülkiyetinin ilkel ortaklığını tanıtiamaya ve çeşitli varlık ve bozulma biçimlerini göstermeye yönelik. yapıtlarının hepsinin çağ açan çalışmalardan.* Ortaçağda. öyleki pamuk ekimi.Kuzey Amerika'da. Türkler Doğuya. bir tür tarımsal feodalizm sokanlann ilki oldu. uğraştığımız sorun bakımından köylülerin feodal beylerden kimilerine ve hangilerine vergi ödeme zorunda olup olmadıklannı bilmenin pek bir önemi yok. küçük toprak sahibi köylülerin ayaklannı kaydırdığı ve onları kölelerle değiştirdiği zaman. Fries-land'dan. Hindistan'dan İrlanda'ya değin. hegelci diyalektiğe karşıt olarak. Avustralya ve Yeni Zelanda'da. tarihe uzun bir bilinmeyen tarih-önce-sinin apaçık ürününden başka bir şey olmayan zümreler biçiminde bir bölünüş ile girer.ile gizlice sokuşturuverdiği "büyük toprak sahibi"ni değil -toprağın ortaklaşa mülkiyeti ile aşiret ya da köy topluluklarını buluruz. Fransız ve İngiliz hukuku alanında bay Dühring. "siyaset ve hukuk alanında"ki "en derine giden teknik irdeleme"leri bakımından bir kez daha özellik belirticidir. ne denli büyük olursa olsun. Elbe'nin doğusundaki Slavlardan alınan toprağı eken. tarıma. Daha kahramanlık çağından başlayarak Yunanistan. -Ed. İtalya. Flandre'lardan ve Aşağı-Ren' den gelme kolonlar. "tüm bilisizliğini kendi başına" edinmişti: bu bilisizliğin daha da büyük olduğu Alman hukuku alanında başka türlü davranmaz. köleleri ve dizginsiz sömürüleri ile birlikte. kendi diyalektiğini "doğal" diye nitelendiriyordu. Aşağı [sayfa 264] Saksonya'dan. ister toprağın topluluk hesabına ortaklaşa ekilmesi biçimi altında olsun. Devlet ya da komünün toprağın sahibi olduğu tüm Doğuda. başlangıçta bu aşiret ya da köy toplulukları tarafından yapılmıştır. toprağın gücünü. dillerde toprak sahibi terimi bile yoktur. ister topluluk tarafından orman ve otlakların sürekli ortaklaşa kullanımı ile birlikte ailelere bir zaman için verilmiş bireysel tarımsal toprak parçalan biçimi alünda olsun. olsa olsa profesörlerin bundan yirmi yıl önce bulun-duklan yerde bulunmaktadır. Bu gerçek üzerine bay Dühring. 200 Friedrich Engels Anti-Dühring sorusunu sorduğu zaman Reuss-Greiz-Schleitz-Lobenstein-Ebersvvalde prensi Henri LXXN'nin kazandığı basandan daha çoğunu kazanamamış bulunan İngiliz hukukçularından öğüt almaya gidebilir. Üniversite profesörlerinin [sayfa 263] sınırlı ufkuna karşı öylesine öfke duyan adam. bu işi hiçbir zaman "bir angarya biçimi" altında değil. ama orada da toprak. ama çok elverişli kira oranlan ile ve özgür köylüler olarak yaptılar. Maurer'in tüm Alman hukukunun temeli olan Germen Markının ilkel kuruluşu üzerindeki çalışmalanndan olduğu denli. aynı zamanda tarımın yerine de hayvancılığı geçirdi ve Plinius'un daha o zamandan bildiği gibi İtalya'yı yıkıma götürdü {latifundia Italiam perdidere). her şeyden önce bağımsız köylüler tarafından işletilir. köylü ekimidir (özellikle işlenmemiş toprakların tarıma açılması sırasında). büyük alanlar üzerindeki toprak mülkiyetinin işletilmesi. Eğer bay Dühring toprak mülkiyetini büyük alanlar üzerinde işletmek için toprak sahipleri ve kölelerin zorunlu olduklannı ileri sürüyorsa. hanedan soylu ve prenslerinin büyük yurtlukları istisna oluşturur ve aynca hemen az sonra da görünmez olurlar. bu onun "özgür yaratı ve kuruntu"sundan başka bir şey değildir. artık çamdan başka bir şey vermeyene değin tükettiler. Hindistan'da toprak sahibi kim? sorusunu çözmek için kafalarını patlatmış ve vaktiyle kendi kendine: gece bekçisi kim? * Dühring. herkesten önce köylüler tarafından açıldı. "Alman felsefesinin yolunu şaşırmış bölümünün karmakarışık belirtileri ile her türlü ortaklığı açıkça yadsımak için". tüm Avrupa'da egemen olan ekim. hacmi her gün daha da artan koca bir yazından da tam bir bilgisizlikle dolu olması. oysa Güneyin büyük toprak sahipleri. ve Roma Cumhuriyetinin son zamanlannda büyük yurtluklar. İngiliz hükümetinin yapay olarak bir toprak soyluluğu yaratmak için giriştiği bütün . Bay Dühring'in bütün bu şeyler üzerine hiçbir şey bilmemesi. bugün Alman hukuku alanında.

girişimler başansızlığa uğradı. daha doğa güçleri karşısında güçsüz. Büyük toprak sahipleri. İnsanlar ilk olarak hayvanlar dünyasından -dar anlamda-nasıl çıkarlarsa. Asıl sorun. İngiltere'de ekime açtıkları her acre* komün toprağı için. ancak nüfus yoğunluğunun artması toprak değerini yükselttikten ve özellikle tanm biliminin (agronomie) gelişmesi kötü toprakların bile daha iyi bir kullanımını sağladıktan sonra. yıkar. ne de büyük toprak sahiplerinin çeşitli çağlardaki toplumsal görevinin ne olduğunu öğrenme ile uğraşacak değiliz. doğanın insan tarafından egemenliğinin ilk koşulu olan o insanın insan tarafından egemenliği düşüncesi * Acre. hatta sonunda düpedüz av alanı durumuna dönüştürdüler. egemenlik altına alınanlar ve sömürülenlerin. henüz kendi öz .hayran olunması gerektiği bilinmeyen tabloyu sunduktan sonra. -ç. imgeleme yetisinin saf bir yaratısı olarak çıkar. işlenmemiş topraklan ekime açmaz. yalnızca genel olarak tüm bugünkü ekonomik durumumuzun. İtalya'da olduğu gibi. Ancak yeniçağda. bu en çok neye -tümdengelimdeki hokkabazlıklara mı. yani eninde sonunda aşağı yukarı bütün uygarlaştınlmış toprakların ekime açılmasının. egemenlik altına alanlar ve sömürenlerden çok daha kalabalık oldukları. her zaman.ilgilendiriyor. Histoire naturelle. Öyleyse asıl sorun hep egemenlik ve [sayfa 266] bağımlılık ilişkilerini açıklamaktır. Bunlar iki farklı yoldan doğmuşlardır. bugün tanm ve sanayi tarafından erişilmiş bulunan gelişme düzeyinin. Aynca bu iş karşılıksız da olmadı. Komünist Manifesto'dan beri beylik bir düşünce durumuna gelmiş bir şeyi söylüyor. -ilk koşulunun tarih üzerine gerçekten olağanüstü bir bilgisizlik olduğunu görmüş bulunduğumuz bu sav. ilkçağda ortaya gerçekten çıktığı * Pline l'ancien. büyük toprak mülkiyeti. koca koca ülkeleri insansız bırakır.gibi) tarafından işlenmiş oldukları. sınıfların ve egemenlik ilişkilerinin doğuşunu açıklamaktır ve eğer bay Düh-ring'in bu iş için hiçbir zaman "zor"dan başka bir sözcüğü yoksa. Friedrich Engels 201 Anti-Dühring yerde. işlenmemiş topraklann ve otlakların ekime açılmasını büyük ölçüde katılmaya başladı ve o da. ne çeşitli dönemlerde tamamen ya da çok büyük bir bölümü bakımından daha önce ekime açılmış bulunan toprak alanlarının hangi ölçüde köleler (Yunanistan'ın en yüksek gelişme aşamasında olduğu gibi) ya da toprak köleleri (ortaçağdan sonra derebeyi çiftlikleri -manses. Eğer bay Dühring. utkun bir havayla haykırır: "Doğal olarak bütün öteki bölüşüm zenginliği türleri de tarihsel olarak benzer bir biçimde açıklanır!" Anlaşılan onu. doğayı egemenliği altına almak ve toprağı ekime açmak için kölelerini ya da toprak kölelerini kullanan büyük toprak sahibi ortaya. kitap XVIII. egemenlik ve kölelik ilişkileri biçiminde oluşan bir toplumsal tarihin sonucu olduğunu söylemek istiyorsa. İngiltere'de olduğu denli Almanya'da da. -Ed. Tersine. Ve bay Dühring bize. -ancak o zamandan sonradır ki. İskoçya'da en azından üç acre işlenmeye elverişli toprağı koyun otlağı. daha çok köylülerin ortak mülklerini çalarak. kaba. Yalnızca. yalnızca bay Dühring'in. . "hiçbir zaman ve hiçbir [sayfa 265] yerde" büyük toprak sahipleri ile köleler olmadan geçekleşmediği yolundaki savı. toprağın Avrupa'da olduğu gibi işlenmesini iklimin engellediği tropikal ve yarı-tropikal koloniler dışında. Kısacası. büyük toprak alanlarının. yoksa tarihin çarpıtılmasına mı.Elliiki ar (1 ar = 100 metrekare) kadar olan eski bir yer ölçü birimi. örneğin sermayenin doğuşu üzerine ağzından tek bir söz kaçırma güçlüğünden esirgeyen de bu. çok zaman önce. 202 Friedrich Engels Anti-Dühring ile. 35. ama köylüler tarafından açılmış işlenir toprakları otlak haline dönüştürür. Öyleyse burada. tarihe de öyle girerler: Henüz yan-hayvan. o zaman hep baştaki noktada kalıyoruz demektir. öyleyse gerçek zorun bu sonuncularda bulunduğu olgusu bile tüm zor teorisinin fasaryalığını ortaya koymak için tek başına yeter. Bizi burada. sınıf karşıtlıkları biçiminde.

Tarımsal aile içindeki doğal işbölümü. koşullara göre. Bu durum. aileye bir ya da birçok yabancı emek-gücü sokulmasına olanak verdi. durumun elverişli olduğu [sayfa 267] yerde. yetkilerini aşan bireylerin bastırılması. daha çok bu güçleri çalıştırma aracı vardı: emek-gücü bir 204 Friedrich Engels Anti-Dühring 203 Anti-Dühring değer kazandı. ilkel topluluklarda her zaman bulunur. bireysel ekiminin almış bulunduğu ülkelerde görüldü. özellikle sıcak ülkelerde. üstüste yinelenen açlıklarla. Daha o zamanFriedrich Engels dan tüm grubun ortak çıkarlarının temsilcisi olarak ayn ayn her topluluk karşısında. öyleyse hayvanlar denli yoksul ve ancak onlar kadar üretken. topluluğun denetim altında da olsa. Burada önemli olan. sırayla. kullanmaya hazır artık (fazla) bir emek-gücü sağlamıyordu. daha büyük topluluklar biçiminde kümelenmesi bir kez daha yeni bir işbölümüne. burada inceleme gereksinmesini duymadığımız sorunlardır. bu efendinin. toprağın eski ortaklaşa mülkiyetinin hanidir yıkılmış ya da en azından eski ortaklaşa ekimin yerini. toprak parçalarının aileler tarafından. bunların herbiri. Buna karşılık. yalnızca siyasal egemenliğin temelinde toplumsal bir işlev bulunduğunun ve siyasal egemenliğin ancak kendisine verilen bu toplumsal işlevi yerine getirdiği sürece varlığını sürdüreceğinin saptanmasıdır. Ama bu sınıflar oluşmasının yanısıra. Üretim. bu dönüşüm sırasında ne ölçüde zor kullandığı. hatta bazan onunla karşıtlık içinde. o bölgede her türlü ekimin kendisine bağlı bulunduğu vadilerin sulanması işinin genel girişimcisi olduğunu çok iyi biliyordu. Toplum karşısında bu özerkliğe geçişle. bütün bunlar. toplumsal konumda bir türlü eşiflik. yanyana bir çok [sayfa 268] topluluk gruplarının . Hindistan'da bunu görmemek. daha yoğun bir nüfus. sonunda egemen bireylerin. Bu toplulukların her birinde. insan emek-gücünün artık kendi yalın bakımı için zorunlu olandan çoğunu üretebileceği derecede gelişmişti. şurada ortak. her şeyden önce. baştan beri. dinsel görevler. O zaman varoluş (yaşama) koşullarında belli bir eşiflik ve bundan ötürü de aile başkanları için bile. egemen bir sınıf oluşturmak üzere nasıl birleştikleri. ilkel hizmetkarın yavaş yavaş nasıl efendi durumuna dönüştüğü. En eski Germen Markında ve bugün Hindistan'da gene de olduğu gibi. belirli bir gönenç düzeyinde. özel bir duruma sahip bulunan bu organlar.hiç değilse daha sonraki uygarlaşmış halkların doğal tarımsal topluluklarında devam eden bir toplumsal sınıflar yokluğu egemen olur. görünümünü aldığı. suların gözetimi. . koşulların ilkel ve yabanıl niteliği sonucu. bu türlü görevlendirmeler. özellikle. ortak çıkarları korumak ve karşıt çıkarlara karşı savunmak üzere organlar kurulmasına neden olan çeşifli topluluklar arasında.güçlerinin cahili. toplumsal görevin zamanla toplum üzerinde egemenliğe nasıl yükselebildiği. Hindistan'daki egemenliklerine hiç olmazsa öncellerinin egemenliğine eşit bir törellik vermeye yetenekli tek işi savsaklamış bulunduklannı keşfediyorlar. bu emekgüçlerini savaş sağlıyordu ve savaş. burada karşıt çıkarlar yaratır. Yavaş yavaş üretici güçler büyür. sulama kanallarının ve alavere havuzlarının yıkılmasına seyirci kaldılar ve ensonu şimdi. Kelt klan başkanı vb. Ama içinde yaşanılan topluluk ve bu topluluğun bir parçası olduğu birlik. İran ya da Hindistan'da ortaya çıkan ya da batan despotik iktidarların sayısı ne olursa olsun. nasıl olup da doğu despot ya da satrapı. en-sonu. aydın İngilizlere nasip oldu. az zamanda daha büyük bir özerklik kazanırlar. Bu bireylerin. belli bir erklikle donatılmış bulundukları ve devlet erkliğinin öncüllerini temsil ettikleri kendiliğinden anlaşılır. bir başka sınıf oluşması daha ortaya çıkıyordu. Yunanlılardaki hanedan. korunması bireylere düşen kimi ortak çıkarlar vardır: Anlaşmazlıkların yargılanması. ya her şeyin doğaya göre olup bittiği bir dünyada hemen hemen kendi başına kurulan bir görev kalıtımı ya da öteki gruplarla çatışmaların artması ölçüsünde bunlardan vazgeçmenin artan olanaksızlığı sonucu. daha çok emek-gücü geçindirme aracı.

devletin ve hukukun gelişmesi. hellenisme'i olanaklı kılan tek şey. daha da eski bir tarihte. ancak ve ancak. Kölelik. Ama bu da bize. kendi yaranna emekçi yığınlara gitgide daha ağır bir çalışma yükü 205 Anti-Dühring . Roma İmparatorluğu olmazdı. ticaretin. kısa zamanda. tersine. o zamanki koşullar içinde köleliğin ortaya çıkışının büyük bir ilerleme olduğunu söylemek zorunda kalırız. Bu vesile ile şunu da ekleyelim ki bugüne değin. zorla ekonomik durumun hizmetine koşuldu. Ve eğer bu sorun üzerine eğilirsek. bilim vb. her zaman bu işlere bakabilecek. yani bu eski kurumlann artık bizim bugünkü koşullarımıza ve bu koşuUann bizde belirlediği duygulara uygun düşmediğinden başka hiçbir şey anlatılmış olmaz. edimsel çalışmadan kurtulmuş özel bir sınıf gerekti. modern sosyalizm olmazdı. üretici güçlerin artışı.bakmak için zaman kalmayacak denli çok uğraşmak zorunda kaldığı sürece. Sorun açıktır: insan emeği henüz zorunlu yaşama araçlan ötesinde ancak çok az bir artık sağlayacak denli üretken olduğu sürece. Bizim tüm ekonomik. binlerce yıldan beri en kaba devlet biçiminin. bu halkların başlıca çöküş nedenlerinden de biri durumuna geldi. köleliğin ta kendisi idi. Zor. açıklanmalannı. savaş tutsaklarının ne işe yarayacağı bilinmiyor. Ama artık erişilmiş bulunulan "ekonomik durum" düzeyinde. daha sonra da sanat ve bilim uğraşlarına vermiş az sayıdaki ayrıcalıklı arasındaki büyük işbölümü temeline dayanacak. Eski dünyanın. sanat. oysa eskiden onları öldürüyorlar ve daha da eskiden kebap yapıyorlardı. şöyle diyebiliriz: Eski kölelik olmasaydı. barbar. bu savaş tutsakları bir değer kazanıyorlardı. devlet işlerinin yönetimine. halklar kendilerini geçmişlerdir ve ilk ekonomik ilerlemeleri de. güçlendirilmiş bir işbölümü sayesinde olanaklıydı. O zamana kadar. Kölelik ve ona benzer başka şeylere karşı genel formüllerle savaşa girişmek ve böylesine bir alçaklık üzerine yüksek bir ahlak öfkesi yağdırmak. hukuksal sorunlar. ama bu dunum. onları yiyorlardı. bu ne denli çelişik ve ne denli aykın görünürse görünsün. eski dünyanın doruğunu. gerekli-emeği ile kendisine artık toplumun ortak işlerine -emeğin yönetilmesi. modem Avrupa da olmazdı. siyasal ve entelektüel evrimimizin. köleliğin genel olarak kabul edilmiş bulunduğu ölçüde zorunlu da olduğu bir durumu önkoşul olarak koştuğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. İnsanlığın hayvandan başladığı ve barbarlıktan kurtulmak için. Yunan sanat ve bilimi olmazdı. bunun sonucu yaşamları bağışlandı ve emeklerinden yararlanıldı. Friedrich Engels Hindistan'dan Rusya'ya değin. bunun sonucu onlar düpedüz öldürülüyorlardı. kölelik oldu. en doğal biçimi de. herkesin bildiği bir şeyden. ama aynı zamanda. Kölelik bulunmuştu. üretimin köle emeği aracıyla artması ve gelişmesi olmuştur. sanat ve bilimin kuruluşu. egemen ve ezilen sınıflar arasındaki bütün tarihsel çelişkiler. Bu anlamda.zamandaş varlığı kadar eski bir şeydi. Bu işbölümünün en yalın. özellikle Yunan dünyasının önertileri {antecedents) nedeniyle. Hatta köleler için bile bu bir ilerleme oldu. Gerçekten çalışan nüfus. insan emeğinin bu görece azgelişmiş üretkenliğinde bulurlar. [sayfa 269] hemen hemen hayvansal araçlara gereksinme duyduğu saptanmış bir gerçektir. kölelik olmasaydı. sömüren ve sömürülen. pek para etmez. Tanm ile sanayi arasında oldukça geniş ölçüdeki bir işbölümünü ve sonradan. Yunan devleti. varlık nedenleri ve tarihte oy-nadıklan rol üzerine hiçbir şey öğretmez. Doğu despotluğunun temellerini oluştururlar. Ne yazık ki böyle yapmakla. o sınıfı. bu kurumlann doğuş biçimi. alışverişin yaygınlaşması. işte böylece. Kölelik olmasaydı. Eski topluluklar varlıklarını sürdürdükleri her yerde. gelişmesi eski topluluğu aşan bütün halklarda egemen üretim biçimi. hellenisme ve Roma İmparatorluğu temeli olmasaydı. Ne var ki.. sınıf karşıtlıkları üzerine kurulu bir toplumun ileriye doğru gidişi ancak kölelik biçimi altında gerçekleşebilirdi. devlet işleri. ekonomik durumu egemenlik altına alacak yerde. Ancak bu topluluklann dağıldığı yerlerdedir ki. ister istemez yalın kol emeği sağlayan yığınlar ile kendini çalışmanın. köleler yığınının içinden çıktığı savaş tutsaklan hiç değilse şimdi yaşamlannı kurtanyorlardı.

1848'den sonra Friedrich Wilhelm IVün. herkese toplumun genel işlerine -pratik olduğu denli teorik tüm işlere. İkinci olarak. Ya da zor. ekonomik evrime karşı çıkar ve bu durumda.daha önce bunun en çarpıcılarından son örneğini vermiştik: Büyük Fransız devrimi. istisnasız ve acımasız kendi yolunu açar. Ama sürekli fetih olaylarının büyük bir çoğunluğunda. ki bunu bilmeyen çocuk yoktur. ikisi arasında bir çatışma yoktur. şimdiye değin hemen her siyasal iktidar bakımından belirli bir aşamada olduğu gibi.devletin iç zorunun. Öyleyse zorun tarihte ekonomik evrim karşısında oynadığı rol açıktır. o sıralarda gelişmekte bulunan demiryolları. Eğer bay Dühring'in öğretisine göre. belirli bir ülkenin ekonomik durumu ve onunla birlikte ekonomik düzeni yalnızca siyasal zora bağlı olsaydı. ya kölelik gibi ücretlili-ğin de bağımlılık ve sınıf egemenliği biçimlerinden biri olduğu anlamına gelir. Daha kaba bir halk tarafından her fetih. hatta toplumsal gelişme için engel durumuna gelmiştir ve "dolaysız zor" kullanmakta ne denli usta olursa 206 Friedrich Engels Anti-Dühring olsun. Bu birkaç istisna. yalnızca borçlarını ödemekte değil ama kendi "zor"unu ayakta tutmakta bile neden yeteneksiz kaldığı hiç mi hiç anlaşılamazdı. savaşım her zaman siyasal iktidarın yıkılması ile sonuçlanır. şimdi her yerde saptanan ilkel yamyamlığın yumuşatılmış bir biçimi olarak açıklanabileceğini söylemekte de bir o denli haklı oluyorduk. İlkin her siyasal zor. Yalnızca üretici güçlerin büyük sanayi tarafından ulaşılan [sayfa 270] son derece büyük artışı. ekonomik evrim karşısında her zaman yenik düşer. Yunanlıları buhar makineleri ve elektrikli telgrafları olmamakla kınamakta haklı olacağı denli haklı olur. bu durumda. Ama bir ülkede -fetih olayları bir yana bırakılırsa. Çünkü o zaman biz. Hıristiyanlar. Ve eğer bizim modem ücretlilik bağımlılığımızın köleliğin biraz değişmiş ve yumuşamış bir kalıntısından başka bir şey olmadığını ve kendi başına (yani modern toplumun ekonomik yasalan tarafından) açıklanmadığını ileri sürerse. açıkça ekonomik gelişmeyi sarsar ve birçok üretici gücü ortadan kaldırır. ekonomik evrim hızlanır. ancak şimdi gereksiz. Ya normal ekonomik evrim yönünde. buhar makineleri ve büyük sanayi üzerine aşılamayı neden başaramadığı. yani onlan ortak toplumsal görevlerin yöneticilerine daha da yabancı kıldığı ölçüde artar. . "görkemli ordu "suna* karşın. ya da daha da güçlü olan Rusya İmparatorunun. daha kaba olan fatih.katılmak için yeterince zaman kalacak biçimde sınırlandırmasını sağlar. ücrefliliğin yenilmiş düşmanların kullanılmasının. ülkenin Friedrich Engels 207 Anti-Dühring ekonomik evrimi ile çatışma durumuna girdiği bir yerde. iki yönde etkili olabilir. birkaç istisna dışında. Ekonomik evrim. bu. Batı Avrupa "ekonomik durum"undan durmadan ödünç almaksızın. Buna göre eğer bay Dühring. Mağriplilerin yüksek derecede gelişmiş tanm ve bahçıvanlıklarının dayandığı sulama yapıtlarının büyük bölümü bakımından. hellenisme'e kölelik üzerine kurulu olduğu için burun kıvırırsa. fetihten çıktığı biçimiyle. . Demek ki her türlü egemen ve sömürücü sınıf. en barbar fatihlerin bir ülke [sayfa 2711 halkının kökünü kazıdıkları ya da kovdukları ve ne yapacaklarını bilemedikleri üretici güçleri kırıp geçirdikleri ya da yitip gitmelerine göz yumdukları yalıtık fetih olaylarıdır. onun dilini bile benimsemek zorunda kalır. Mağrip İspanyası'nda böyle yaptılar. önce toplumsal nitelikte ekonomik bir göreve dayanır ve ilkel toplulukların dağılmasının toplum üyelerini özel üreticiler durumuna dönüştürdüğü. ülkesinde ortaçağ loncalarını ve öteki romantik düşkünlüklerini. ancak şimdi acımasızca ortadan kaldırılacaktır. daha yüksek "ekonomik durum"a uymaya zorlanır. çalışmanın toplumun istisnasız bütün üyeleri arasında dağıtılmasını ve böylece herkesin çalışma zamanının. toplumdan bağımsız kılındıktan. ya da yanlıştır. fethedilen halk tarafından özümlenir ve çok kez.yüklemekten de alıkoymadı. hizmetkar durumundan efendi durumuna geldikten sonra siyasal zor.

Bay Dühring için zor, mutlak kötülüktür, ilk zor eylemi, onun için ilk günahtır; bütün açıklaması, şimdiye değin bütün tarihin ilk günah tarafından böylece pisleştirilme biçimi [sayfa 272] üzerine, bütün doğal ve toplumsal yasaların zor tarafından, bu iblisçe güç tarafından rezilce bozulması üzerine bitmez tükenmez bir yakınmadır. Ama zor, tarihte başka bir rol, devrimci bir rol de oynarmış; Marks'ın sözlerine göre, bağnnda yeni bir toplum taşıyan her eski toplumun ebesiymiş; toplumsal hareketin, sayesinde donmuş ve ölmüş siyasal biçimleri alttetiği ve parçaladığı aletmiş, - bütün bunlardan bay Dühring'de tek söz bile yok. Ekonomik sömürü rejimini devirmek için, zorun belki de -ne yazık ki!zorunlu olacağını, iççekmeler ve inlemeler içinde kabul eder. Çünkü her zor kullanımı, onu kullananın ahlakını bozar. Ve bu, her utkun devrimin sonucu olan yüksek bir ahlaksal ve entelektüel gelişme karşısında ileri sürülür! Hem de, halka belki de zorla kabul ettirilecek zorlu bir çatışmanın, hiç değilse Otuz Yıl Savaşı utancından sonra ulusal bilince işlemiş bulunan kölelik ruhunun kökünü kazıma üstünlüğüne sahip bulunduğu Almanya'da ileri sürülür! Hem de bu sönük, tatsız ve güçsüz vaiz anlayışı, kendini tarihin gördüğü en devrimci partiye zorla kabul ettirmek ister! [sayfa 273]
* Friedrich VVilhelm IV tarafından, 1 Ocak 1849 günü Prusya ordusuna gönderdiği kutlama mesajında kullanılan deyim. -Ed.
208 Friedrich Engels Anti-Dühring

BEŞİNCİ BÖLÜM DEĞER TEORİSİ BUNDAN yüz yıl kadar önce Leipzig'de, bu yüzyılın başına kadar otuz küsur kez basılan, otoriteler, vaizler ve her türlü insan-severler tarafından kentte ve kırlarda yayılan, dağıtılan ve ilkokullara herkesçe okuma kitabı olarak salık verilen bir kitap yayımlanıyordu. Bu kitap, Rochovv'un Çocukların Dostu adlı kitaplıydı. Kitapta gözetilen amaç, köylü ve zanaatçı çocuklannı yaşamdaki işlevleri ve toplum ve devletteki büyüklerine karşı ödevleri üzerine bilgi sahibi etmek, aynı zamanda onlara kara ekmek ve patates, angarya, düşük ücretler, baba dayağı ve yaşamın aynı cinsten öbür hoş şeyleri ile birlikte, dünyadaki yazgılan için kurtancı bir hoşnutiuk aşılamak ve bütün bunları o sıralar gözde olan aydınlanma çağı fikirleri aracıyla yapmakü. Bu amaçla kent ve kır gençliğine, doğanın insanı, yaşamını ve zevklerini çalışma ile kazanmaya zorlayan düzenin ne denli bilgece olduğu [sayfa 274] ve bunun sonucu köylü ve
Friedrich Engels

zanaatçının, zengin sefih gibi mide ağnsı, safra tıkanıklığı ve peklikten açı çekmek ve en seçkin yemekleri bile istemeye istemeye yemek yerine, yemeklerini alınlarının teri ile tatlandırmalarına izin verildiği için kendilerini ne denli mutlu saymaları gerektiği gösteriliyordu, bay Dühring, bize, Dersler'iran 14. ve daha sonraki sayfalarında en yeni ekonomi politiğin "kesenkes temel" öğesi olarak yaşlı Roshovv'un kendi zamanındaki Saksonya küçük köylüleri için yeterince iyi bulduğu aynı beylik düşünceleri sunar. "İnsan gereksinmelerinin, insan gereksinmeleri olarak kendi doğal yasalan vardır ve arüşlan bakımından, bir zaman için ardından içbulantısı, yaşamdan bıkkınlık, güçten düşme, toplumsal saranp solma ve sonunda kurtarıcı bir yok olma gelinceye değin, ancak doğaya ve aykırı bir biçimde aşılabilen sınırlar içine kapatılmışlardır. ... Hiçbir ciddi ereği olmayan salt eğlenceden ibaret bir oyun kısa zamanda bir bıkkınlık durumuna, ya da aynı anlama gelmek üzere, tüm duyma yetisinin yıpranmasına götürür. Bunun sonucu herhangi bir biçim altındaki gerçek emek, sağlıklı kişiliklerin doğal toplumsal yasasıdır. ... Eğer içgüdüler ve gereksinmeler bir karşı güç ile dengelenmezlerse, tarihsel yükselme durumundaki bir yaşamdan söz edilebilmesi şöyle dursun, ancak çocukça bir yaşam getirebilirler. Bunlar eğer kolayca ve tamamen doyrulurlar-sa, hemen tükenir ve arkalarında bu gereksinmelerin yinelenmesine değin süren cansıkıcı aralar biçiminde boş bir yaşamdan başka bir şey bırakmazlar... Öyleyse, her bakımdan, içgüdü ve tutkuların kullanılmasının ekonomik bir engel üzerinde kazanılmış bir utkuya bağlı olması, dış doğal düzenin ve

209 Anti-Dühring

insanın iç doğasının kurtancı temel bir yasasıdır...." Görüldüğü gibi, saygıdeğer Roshovv'un en tatsız yavanlıkları bay Dühring'de ve üstelik gerçekten eleştirel ve sistematik tek "sos-yaliter sistem"in "en derin temeli" biçimi alünda, yüzüncü yıldönüm-lerinin jübilesini kutlamaktadırlar. Temeller bu biçimde atıldıktan sonra, bay Dühring yapısına [sayfa 275] devam edebilir. Matematik yöntemi uygulayarak, bize önce Eukleides yöntemi uyarınca bir dizi tanımlama verir. Bu yöntem, bay Dühring tanımlamalarını, bu tanımlamalar tanıtiamaya yarayacakları şeyi önceden azbuçuk içerecek biçimde hazırlayabildiği için ve hazırlayabildiği ölçüde, çok elverişli bir yöntemdir. Böylece önce, şimdiye değin ekonomi politiğin yönetici kavramına zengin210 Friedrich Engels Anti-Dühring

lik dendiğini ve zenginliğin, evrensel tarihte şimdiye değin gerçekten anlaşıldığı ve egemenliğini geliştirmiş bulunduğu biçimiyle, insanların ve şeylerin üzerinde "ekonomik güç olduğunu öğreniyoruz. İkili yanlış. İlkin, eski aşiret ya da köy topluluklarının zenginliği, hiç de insanlar üzerinde bir egemenlik değildi. Ve ikincisi, hatta sınıf çelişkileri içinde gelişen toplumlarda bile, zenginlik, insanlar üzerinde bir egemenlik içerdiği ölçüde, her şeyden önce ve hemen hemen yalnızca şeyler üzerinde egemenlik gereğince ve şeyler üzerinde egemenlik aracıyla insanlar üzerinde bir egemenliktir. Kölelerin ele geçirilmesi ile çalıştırılmasının iki ayrı faaliyet kolu olduğu çok eski zamanlardan beri, köle emeği sömürücüleri, köle satın alma, insanlar üzerindeki egemenliği şeyler üzerindeki, kölenin geçim ve çalışma araçlarının alım fiyatı üzerindeki egemenlik aracıyla elde etme zorunda kalmışlardır. Bütün ortaçağda, büyük toprak mülkiyeti, feodal soyluluğun haraçlı ve angaryacı köylüler üzerinde elkoyabilmesinin önkoşuludur. Ve bugün bile zenginliğin, insan üzerinde sadece sahip bulunduğu şeyler aracıyla egemenlik kurduğunu altı yaşındaki bir çocuk bilir. Ama bay Dühring, bu yanlış tanımlamayı neden imal etmek, şimdiye değin bütün sınıflı toplumlarda kurulmuş bulunan gerçek bağlantıyı neden koparmak zorunda kalır? Zenginliği iktisadi alandan ahlâk alanına sürüklemek için. Nesneler üzerinde egemenlik, bu çok iyi; ama insanlar üzerinde egemenlik, işte kötülük; ve bay Dühring, insanlar üzerindeki [sayfa 276] egemenliği şeyler üzerindeki egemenlik aracıyla açıklamayı kendi kendine yasakladığı için, kendini yeniden bir gözüpeklik girişimine kapürabilir, ve insanlar üzerindeki egemenliği o sevgili zor'u ile açıklayabilir. İnsanlann egemeni olarak zenginlik, "hırsızlık"tır, ve işte, bir kez daha, Proudhon'un eski nakaraünın ağırlaştırılmış bir baskısına gelmiş bulunuyoruz: "Mülkiyet, hırsızlıktır". Böyle yapmakla, zenginliği uygun bir biçimde üretim ve bölüşümün iki başlıca görüş açısı alüna getirmiş olduk: Şeyler üzerinde egemenlik olarak zenginlik, üretim zenginliği, iyi yan; insanlar üzerinde egemenlik olarak, günümüze kadar olmuş olduğu gibi bölüşüm zenginliği, kötü yan, cehennemin dibine! Bu, şimdiki koşullara uygulanınca, şu sonucu verir: Kapitalist üretim biçimi çok iyidir ve kalabilir, ama kapitalist bölüşüm biçimi metelik etmez ve onu ortadan kaldırmak gerekir. Sadece üretim ile bölüşüm araFriedrich Engels

sındaki bağlantıyı bile kavramış olmaksızın iktisat yapıldığı zaman, işte böylesi bir budalalığa varılır. Zenginlikten sonra, değer şöyle tanımlanır: "Değer, nesnelerin ve ekonomik yükümlülüklerin ticarette sahip oldukları rayiçtir." Bu rayiç (cours), "fiyata ya da herhangi başka bir eşdeğer ada, örneğin ücrete" karşılık düşer. Başka bir deyişle, değer, fiyatür. Ya da daha doğrusu, bay Dühring'e haksızlık etmemek ve tanımlamasının saçmalığını kendi öz sözleriyle göstermeye çalışmak için: değer, fiyatlardır. Çünkü 19. sayfada şöyle der: "Değer ve onu para olarak ifade eden

211 Anti-Dühring

fiyatlar"; böylece o, aynı değerin çok çeşitii fiyatları olduğunu ve bir o kadar çeşitii değerlere sahip bulunduğunu kendisi saptar. Eğer Hegel, çok önce ölmüş olmasaydı, kendini asardı! Ne kadar fiyaü varsa o kadar birbirinden farklı değerler olan bir değeri, o tüm tanrıbilimiyle birlikte, dünyada kavrayamazdı. Fiyat ile değer arasında, birinin para ile ifade edilmiş ve öbürünün ifade edilmemiş olması dışında, başkaca bir ayrım görmediğini açıklayarak, iktisadı yeni, daha derin temeller üzerinde kurmaya başlamak için, gerçekten, bir kez daha, bay Dühring'in kendine beslediği güvene sahip olmak gerekir. Ama gene de değerin ne olduğunu ve hele neye göre belirlendiğini hâlâ bilmiyoruz. Öyleyse bay Dühring'in başka [sayfa 277] açıklamalar yapması gerekiyor. "Tamamen genel bir biçimde, değer ve onu para olarak ifade eden fiyatiann dayandığı temel karşılaştırma ve değer biçme yasası, değer kavramına sadece ikinci bir öğe getiren bölüşüm bir yana bırakılırsa, önce salt üretim alanında bulunur. Doğal koşullardaki farklılığın nesneler elde etmeye yönelen çabalar karşısına çıkardığı ve onlar aracıyla iktisadi güçlerin azçok büyük harcanışlanna zorladığı azçok büyük engeller de ... azçok büyük değeri belirler [ve bu değer] doğanın ve koşulların, şeylerin elde edilmesine karşı çıkardıkları direnç [aracıyla ölçülür]. ... Kendi öz gücümüzü onlara [şeylere] sokmuş bulunduğumuz oran, genel olarak değerin varlığının ve bunun özel bir büyüklüğünün doğrudan doğruya kesin nedenidir." Bütün bunların bir anlamı olduğu ölçüde, bu, şu anlama gelir: bir emek ürününün değeri, onun üretimi için gerekli-emek zamanı ile belirlenir, ve biz de, bunu, hatta bay Dühring'siz bile,
212 Friedrich Engels Anti-Dühring

uzun zamandan beri biliyorduk. Gerçeği açıkça anlatacak yerde, ille de onu bir bilmece havası verecek biçimde bozacak. Birinin gücünü bir şey içine soktuğu oran (o tumturaklı anlatım biçimini korumak gerekirse), değerin ve değer büyüklüğünün doğrudan doğruya kesin nedenidir demek düpedüz yanlıştır. Önemli olan, ilkin gücün neyin içine sokulduğu, ikinci olarak da, nasıl sokulduğudur. Eğer adamın biri, başkası için hiç bir kullanım-değeri olmayan bir nesne yaparsa, tüm gücü bir atomluk bile değer yaratmaz; ve bir makinenin yirmi kez daha ucuza yaptığı bir nesneyi elde yapmakta direnirse, o nesneye kattığı gücün 19/20'si, ne genel olarak değer üretir, ne de özel bir değer büyüklüğü. Ayrıca, olumlu ürünler meydana getiren üretken emeği, salt bir direncin üstesinden gelme olumsuz eylemi durumuna dönüştürmek, sorunu tamamen çarpıtmaktır. O zaman bir gömlek elde etmek için aşağı yukarı şöyle davranmamız gerekir: önce, pamuk tohumunun ekilmeye ve büyümeye karşı direncinin; sonra, olgun pamuğun toplanmaya, balyalanmaya ve sevkedilmeye karşı direncinin; daha sonra açılmaya, [sayfa 278] taranmaya ve eğrilmeye karşı direncinin; ayrıca, ipliğin dokunmaya, dokumanın kastarlamaya ve dikilmeye, ve son olarak, hazır gömleğin giyilmeye karşı direncinin üstesinden geliriz. Her şeyi tersine çeviren ters bir kafaya tanıklık eden bu çocukluk ne için? "Direnç" aracıyla, gerçek değer olan, ama şimdiye değin sadece ideal olarak kalan "üretim değeri"nden, tarihte günümüze kadar tek geçerli olan zorun bozmuş bulunduğu "bölüşüm değeri"ne varmak için. "Doğanın gösterdiği direnç dışında ... salt toplumsal, bir başka engel daha var.... İnsanlar ile doğa arasında bir güç, yolu keser, ve bu güç bir kez daha insandır. Tekil ve tek başına düşünülmüş insan, doğa karşısında özgürdür. ... Elde kılıç,

eğer bütün metaların böyle bir tekel fiyatı varsa.. Aşlık (zahire) maddelerinin fiyatları nasıl belirlenir? bay Dühring: azık sağlamanın kesilmiş bulunduğu kuşatılmış bir kente [sayfa 28oı gidin ve bilgi edinin! diye yanıt verir.. ve emek bedelinin buna uygun Friedrich Engels bir düşüşünde doğal karşılığını bulur. Bu gücün artışının hangi yüksek düzeye erişebileceği. bu durumda. marksist artı-de-ğer teorisine gelmiş oluruz. bunun sonucu satıcı yönünde oransız bir sömürü gücü meydana gelir.. .. Ne var ki. sonunda. eskiden beri bilinen bir şeydir. bay Dühring'e göre. bugün değerlerin saptanma biçiminin klasik örnekleri değerini kazanmaya aday olmalarıdır.. iki bölümden bileşir: Önce içerdiği [sayfa 279] emek ve sonra da "elde kılıç" zorla kopanlan ek haraç. ancak ve ancak sadece doğal ve teknik nitelikteki üretim engelleri ile birlikte değişir. eğer ödevini yaparsa. sözcüğün gerçek anlamında bir eşdeğer olarak.Ya da sözde ek haraçlar gerçek bir değer tutarını. Tersine. kural olarak... Öte yandan.. Rekabet. eşit kalırlar. Gene de ünlü "bölüşüm değeri" üzerine birkaç örnek arayalım. yani değer üreticisi çalışan sınıf tarafından üretilen. özel biçimler son derece çeşitlidir." vb. işlerin normal akışında bile.. Ya herkes satıcı olarak kazandığını alıcı olarak yitirir. pazar fiyatlarının oluşması üzerinde nasıl etkili olur? Size. 135 ve daha sonraki sayfalarda şöyle denir: "Bireysel rekabet gereğince fiyat oluşmasını. istek duyulan nesne değerinin. diye yanıt verecektir... iktisadi bölüşüm ve karşılıklı bir haraç vergilendirmesinin bir biçimi olarak da düşünmek gerekir. ama gerçekte.. ve ünlü bölüşüm değeri bir kuruntudan başka bir şey değildir. Başka bir deyişle.. tekele sorun. dönüp dolaşıp. bu fırsatların doğurduğu tekel fiyatlarının istisnalar ve benzeri olmayan durumlar değil de. her şey eski durumunda kalır.. oysa asıl iktisadi değer. bir şeyin. bir yanılgıdır. Ayrıca. haraca keser ve böylece. Bu ikinci adam. özellikle zorunlu maddeler biçimindeki azık sağlamanın hayli uzun bir zaman için kesilmiş bulunduğu anormal durumlar aracıyla görülür. Tersine: kuşatılmış kentierde. -karşılıklı ilişkilerinde-. örneğin demiryolları. fiyatlar saymaca değer olarak gerçi değişir. öbürünü. hatta bu tekellerde bile. fiyatların keyfi bir artışını 214 Friedrich Engels Anti-Dühring 213 Anti-Dühring sağlayan edimsel (fiili) tekeller de olabilir." Demek ki.. deyim yerindeyse. mevki komutanı. ve o zaman. gerçek bir değer teorisinin göstergesi olacaktır.. toplumsal düzenle birlikte değişir. durum bir başka görünüş kazanır. eli kılıçlı adam. ve eşit bir biçimde dağıtmak üzere tekel-leştirilmiş . bugün geçerlikte olan değer bir tekel fiyatıdır.. yani bir "şu kadar eder" ya da edim ve karşı-edimin eşitliği ilkesine uygun bir değişim ilişkisi olarak düşünmek istemek bir kuruntu. kentlere su ve havagazı veren şirketler vb. Zorunlu bir meta stokunun birdenbire büyük ölçüde azaldığını düşünelim. bu değer tutarı düpedüz ödenmemiş emekten bileşir. Bu türlü tekelci sömürü fırsatlarının varlığı. içerdiği en genel değer biçme etmeninin. . gibi. o zaman sadece iki yol olanaklıdır. ama tekelciler sınıfı tarafından elkonulan gerçek bir değer tutarını temsil ederler. kılıcı elinde adama karşın. Ama yeni olan şey. . Şeylerin bu yapay olarak yükseltilmiş bedelinin aldığı. pratik olarak yürürlükte bulunan değeri. Öyleyse değeri a priori bir biçimde.. Bu biçim. sözde ek haraçlara ve bölüşüm değerine karşın. bölüşüm zorlamasına dayanan bedelin özel biçimi ile örtüşmediğini görmek. tekele hemen son verme. değer teorisine göre. onlann arkasında duran eli kılıçlı adam görülemez.doğaya ve kaynaklarına giriş yollarını tutan ve geçişe izin vermek için hangi biçim altında olursa olsun bir fiyat isteyen ikinci bir adam düşündüğümüz anda. doğa karşısında ölçülen bir üretim değerinden başka bir şey olamaz ve bunun sonucu. elde edilmesi ya da üretimine karşı bu siyasal ve toplumsal engel olmadığı zaman olacağından daha büyük olmasına neden olur.

Şimdiye değin gelip geçmiş en güçlü iki hükümet. Toprak rantı ve bazı tekel fiyatları bir yana bırakılırsa. yani toprak rantı ve sermaye kazancı. Kuzey Amerika devrimci hükümeti ile Fransız Konvansiyonu. ya da assignaflara* altının-kini zorla verdiremedi? Ve dünya pazarı üzerinde baş olarak komuta eden kılıç nerede? Ayrıca. Birkaç yıl içinde. onlarda [sayfa 282] cisimleşmiş bulunan emek 216 Friedrich Engels Anti-Dühring harcaması ile belirlenir. Dinleyelim: [sayfa 281] "Bir üretim değeri ile bir bölüşüm değeri kabul edilmesinde ortaya çıkan ikili görüş açısına karşın.. Eğer kılıcın ekonomide bay Dühring'in ona verdiği büyülü gücü varsa. 60 milyon rubleye maloldu ve şimdi ruble. hatta üretilmemiş. Doğu Hindistan ticaretini tekelleştirerek. güç harcaması. bize. kötü işlerden ve para kaybından başka bir ürün devşirmemişlerdir. bir kez daha. tekellerini ve ticaretlerini yıkıma götürdüler. Herhalde. ve en yalın biçimde. yani salt ve yalnız bölüşüm değerlerinin bile. ona. durmadan Rusya üzerine çekilmiş poliçeler saün alarak.. Şimdilik. tavan fiyatları saptama iddiasında bulundular ve acınacak bir başarısızlığa uğradılar. işin sonunda. kendisi tarafından bakımı kendi payına belirli bir nicelikteki besinsel ve dirimsel güçlükler üzerinde bir utkuyu temsil eden varoluş zamanına indirgenir. bütün değerlerin. her meta içinde . . başkalan tarafından yapılmış çalışmanın karşılıksız temellükünü sağlayan bir başka ana biçimi da* Assignat. cisimleşmiş . daha kabaca söylemek gerekirse. bölüşüm değerinin. meta değerleri. sözcüğün en kaba anlamıyla insan gücüdür. sadece ünlü "bölüşüm değeri" üzerine öğrendiklerimizin hepsinin bu olduğunu söyleyebilmek için. Ricardo ve Marks'ın o kara çalınan . neden hiç bir hükümet uzun zaman kötü paraya iyi paranın "bölüşüm değerini". öyleyse gerçek anlamda bir değere sahip olmakta yeteneksiz nesnelerin bile bir bölüşüm değeri kazanabileceğini ve değere sahip bulunan üretilmiş nesneler ile değiştirilebileceğini söyler. doğal ölçü. üretilmemiş bir şey içinde nasıl cisimleşebileceğini bize ne yazık ki öğretmez.. Türdeş etmen. gene de. meta fiyatlarının toplumsal konum sayesinde zorla yükseltilmesinin. üç markın üstünde olacak yerde. iki markın altındadır. kılıçlı adamlar.Fransız Devrimi döneminde. bir güç harcamasının. her türlü değer ifadesinde ve bunun sonucu.Hepsi mi? Gene de hepsi değil. bir "bölüşüm değeri" üretmeye giriştikleri anda. Friedrich Engels 215 Anti-Dühring ha var: elde bulundurma (tasarruf) rantı. Bu sonuncusu. Hollandalılar. olguyu belirtmekle yetiniyoruz.. fiyat yükselmesi. Bölüşüm ya da temellük değeri. durmadan değiştirilebilir {konvertible) olmayan banknotlar çıkartarak.stoklan zoralımla alma yolunu tutar. Londra'da yükseltmek için yıllardan beri çalışmaktadır. ulusal emlak karşılığı çıkartılan kağıt para. Bu. salt ve yalnız. Bununla birlikte. Dolaysız. kılıç zoruyla istenen haracın hiç bir anlamı olmadığıdır. sadece insan gücü harcaması. bölüşüm değerinin. Ama aynı zamanda. ve bütün değerlerin kendisiyle ölçüldükleri nesne biçimi altında ortak bir şey temelde her zaman kalır. karşılıksız olarak bölüşüm aracıyla temellük edilen değer öğelerinde de belirtilmiş ve temsil edilmiş bulunduğu biçimiyle. zorla kabul ettirilen haraç ne oluyor? Gerçi bay Dühring. bütün değerlerin kendisinden meydana geldikleri. bay Dühring. sadece üretilmemiş şeyleri istediği gibi kullanma gücünün varolduğu yerde. . Rusya'da düşürdüğü kağıt ruble rayicini. onlarda cisimleşmiş bulunan güç harcamasına dayandığını da söyler. bulunan insan gücü harcamasına dayanır. bu küçük oyun. bu şeylerin kendilerinin hizmetler ya da gerçek bir üretim değeri bulunan şeyler ile değiştirildikleri yerde vardır. bütün bu değerler karmaşası içinde ortaya açıkça çıkan şey." Buna ne demeli? Eğer bütün meta değerleri meta içinde cisimleşmiş insan gücü harcaması ile ölçülüyorsa. daha cansız ve daha karışık üslup dışında. o zaman bölüşüm değeri. Şu anda Rus hükümeti. ya da daha anlaşılır bir dil kullanmak istersek.

şöyle devam eder: o. ve belginlikle dile getirdiğini kabul edelim. haracı. Her ikisi de birlikte durur. dört. ama kendisinin değeri yoktur. kendisi tarafından bakılacaktır. toplumsal bakımdan zorunlu genel insan emeği ile belirlenir. işçinin bu zaman süresinde bakımı için gerekli varoluş araçlan ile belirlenir. bay Dühring. bay Dühring'in. sosyalizmini. zorla kabul ettirilen fiyat yükselişini. Bir metaın değeri. herkes. şu anlama gelir: Bir metaın değeri. üretim değerini temsil eder. üretim giderleri ile belirlenir. Ricardo'dan beri bilimsel iktisattan uzaklaştınlmıştır. emeği değer ölçüsü olarak koyduktan sonra. yukardaki tümce. dünya varolduğundan beri ve varolacağı sürece. bay Dühring de. kendi geçim araçlannı kendisi tüketeceği anlamında. Bu yaşama araçları içinde. bay Dühring'in sosyalizmi de o kadar para eder. Ricardo' nun irdelemelerinden hareketle. bugünkü toplum için. (Eleştirel Tarih. şimdiye değin hiç bir zaman ne değer yaratmış ne de değer ölçmüş olan varoluş zamanı arasındaki ne pahasına olursa olsun özgünlük ardında koşmaktan doğan kanşıklığı bir yana bırakalım. Eğer bu araçların üretimi için yedi saatlik emeğin gerekli olduğunu kabul edersek. yüzeysel iktisada özgü ve bay 217 Anti-Dühring . Adam Smith'te değerin emek-zamanıyla belirlenişi ile henüz sık sık kansan meta değerinin ücret tarafından belirlenmesi anlayışı. "kendisi tarafından bakımı kendi payına belirli bir nicelikteki besinsel ve dirimsel güçlükler üzerinde bir utkuyu temsil eden varoluş zamanına indirgenir. doğrudan doğruya en kötü yüzeysel iktisat türü üzerine kurar. Değerin ücret tarafından belirlendiğini söyleyenler. ve bugün ancak yüzeysel iktisatta sık sık kendini gösterir. Bu yüzeysel iktisat kaç para ederse. Başka bir deyişle. ve bu emek zamanının değeri de. Ve bu. varolan kapitalist düzenin en yavan pohpohçulanndan başkaları değildir. Friedrich Engels metada cisimleşmiş "güç harcaması"nı. herkesin bildiği gibi. Marks. bay Dühring. yüzeysel (vulgaire) iktisadın deyiş biçimiyle.) Bu üretim ya da yeniden-üretim giderlerinin ne olduğunu daha ilerde göreceğiz. emek veriminin evrim derecesine göre. elindeki kılıcı gereğince. ve bir solukta. bütün değerlerin ölçüsüdür. olarak gösterenler. Bu varoluş zamanının "kendisi tarafından bakımı"nın ortaya çıkaracağı "sosyaliter" hileyi de bir yana bırakalım. işin sonunda. bir tehlike primi. burada sadece. bu durumda. ya da kapitalist tarafından kendi tekeli. üretim giderlerinin değil. onun karşıtını söyler. onlardan. ya da şu anlama gelir: Bir metaın değeri onda cisimleşmiş bulunan emek zamanı ile." Burada önemli tek şey olan emek zamanı ile. ama yeniden-üretim [sayfa 283] giderlerinin belirlediği doğruluğunu belirtmiştir". tıpkı bir makinenin ürettiği şey ile o makinenin neye malolduğu kadar birbirinden farklı iki şeydir. ve aynı zamanda kapitalist kârını yüksek bir ücret türü. Bir işçinin oniki saatlik bir işgünü içinde yarattığı değer ile bu işgünü ve onu tamamlayan dinlenme içinde tükettiği yaşama araçlannın değeri arasında ortak bir yan yoktur. buna karşı Carey. ücret ile sermaye kânndan bileştikleri üzerinde duralım. bölüşüm değerini temsil eder. Ücret. kendi cansız deyişiyle. ya da yedi saatlik bir emek süresi cisimleşmiş [sayfa 284] olabilir. Emek. sadece kârın bir hırsızlık olduğunu söylemesiyle ayrılır. üç. onun içerdiği ücret ile belirlenir. bir yönetim ücreti. ve kendisi de süresine göre ölçülen. s. İşte en sonunda bay Dühring'in gerçekten demek istediği şeye gelmiş bulunuyoruz. vb. düşüncesini.değer teorilerinin uzun zamandan beri daha belgin ve daha açık bir biçimde söylediğinden başka ne söyler? Onu söyler. açıklıkların en güzeli ve en uyumlusu içinde ortadan kalkar. sorun açıktır: Bir işçinin ürettiği şey ile o işçinin neye malolduğu. bir vazgeçme ücreti (kapitalistin sermayesini düğün ve eğlencelerde saçıp savurmaması sonucu). şöyle yazar: Metalann değeri. 40\. bunların. bay Dühring'in değer teorisinin tüm çelişik karışıklığı. ya hiç bir anlama gelmez. metalar içinde cisimleşmiş bulunan. Kâr. iktisat terimleri ile. Bununla birlikte. Ve böylece. birlikte yıkılırlar. "değeri.

Öbür kapitalistler de aynı biçimde davranırlar. bu artının yardımıyla toplumsal bir üretim ve yedeklik fonunun kurulması ve büyümesi . bir kır işçisi. ya da 12 = 7 olduğunu söyler. Daha açık konuşalım: toplumsal koşullar ne olursa olsun. işçi sınıfı tarafından kapitalist sınıfa sağlanan emek ürününün. işçiler tam da yarattıkları kadar değer tüketirler. aynı değere 218 Friedrich Engels Anti-Dühring sahip. bunun için onun da dört marka gereksinmesi vardır. İki şeyden biri. oniki saatlik emek ürününün yedi saatlik emek ürünü değerine sahip olduğunu. ve bunlardır. emekçinin kapitalist tarafından hiç bir sömürüsü olanaklı değildir. artık. ve onu dört marka sattığını varsayalım. ona ücret biçimi altında geri vermek zorundadır. kapitalistlerin elinde bulunuyorsa. kapitalist tarafından işçi sınıfına ödenen ücretler tutan üzerinden kalan bölümünün birikmiş artısından bileşir. Bu toplumsal üretim ve yedeklik fonunu. onun . tarihte. yukarda sözü edilen yüzeysel iktisat teorisine göre. değer. işçinin günlük ürünü. böyle bir üretim ve yedeklik fonu varsa. bu ürün üzerinden bir marklık bir kâr. üretim aletleri ve yiyecek malları yığınını gerçek bir toplumsal fon durumuna. siyasal ve entelektüel ilerlemenin temelleri işte bunlar olmuştur. bir haraç aldığını. Ve kapitalistler Friedrich Engels 219 Anti-Dühring değer üretmediklerine göre. bu durumda. eğer gerçekten kâr birikiminden doğmuşsa (şimdilik toprak rantını bir yana bırakalım). ücret belirliyorsa. ama üretim araçlan üretimine aynlabil-diği günden itibaren başlar. siyasal egemenlik ve entelektüel yönetim de. Birinci olanak: metaların değeri.her türlü toplumsal. bu fon zorunlu olarak. Kapitalistler. kapitalist sınıf elinde gerçekten varsa. Belirli bir toplumda. Öyleyse. yaşama araçlan biçiminde ifade edilen ücret. Bu durumda. yılda bir miktar tahıl. emeğin bir bölümünün. ve bu fon. ayrıcalıklı bir sınıfın mülkiyeti oldu. başka bir deyişle. çünkü varsayımımıza göre. 20 = 15. ücretliler sınıfının. işçi sınıfı. bunu o ayrıcalıklı sınıfın elinden alıp. daha geniş bir kullanım için. İkinci olanak: eğer bu üretim yedeklik fonu. Bu durumda. oniki saatlik emeğin yedi saatlik emeğe eşit. Bütün öbür koşullar eşit varsayıldığına göre. Gene tam başlangıçtaki nokta üzerinde bulunuyoruz: eğer değeri. ücret tarafından değil. Bu durumda. bu fon. onların ne ile yaşayacakları bile anlaşılamaz. ücret tarafından belirlenir. günlük geçimini üç mark ile karşılayamaz. bu mülkiyetten ötürü. gelecekteki toplumsal devrim getirecektir. kapitalistlere bıraktıkları açıklaması kalır. üç mark değerindedir. kesenkes aynı kalacaktır. onbeş hektolitre buğdaylık bir tutarla belirlenen bir değerler tutan tüketsin. o sınıfın elinde bulunuyordu. sadece. kapitalist sınıfı. Şimdiye değin. artık sadece yalın yaşama araçları üretimine değil. ücretinde kendi emek ürününün değerini alır. kâr biçimi altında sızdırdıkları şeyi. İşte ekonomi politik denilen şey! İnsan toplumunun hayvansal yabanıllık düzeyi üstündeki tüm gelişmesi. üretimleri için gerekli-emeğin bakım giderleri tarafından. aile emeğinin kendi geçimi için zorunlu olandan çok ürün yarattığı. diyelim yirmi hektolitre buğday üretsin. ama metaların kendilerini. Şimdi de bu işçiyi çalıştıran kapitalistin. yani bugünkü toplumda. geriye bir tek. yirmi hektolitre buğday onbeş hektolitre buğday ile. bir işçinin bakım [sayfa 285] giderlerinin üç mark olarak belirlendiğini varsayalım.Dühring tarafından kabul edilmiş olan değer teorisi. Böyle olunca. her işçi. gene de tüketime göre üretimde böyle bir artı. kapitalistler sınıfı tarafından sömürüsü olanaksızdır. Ama bir artı ürün oluşturulması da olanaksızdır. emek ürünü içinde. ve o zaman. hem de aynı pazarda ve bütün öbür koşullar eşit olduğu halde. işçilerin kendi bakımları için sadece metalann değerini tükettikleri. ama emek niceliği tarafından belirlenir. yani toplam hammaddeler. Emek ürünlerinde emeğin bakım giderlerine göre bir artı. öyleyse para biçiminde ifade edilen ücretin günde üç marktan dört marka yükselmesi gerekir. ortak mal olarak toplumun tümüne aktararak. işçi. işçi sınıfından. Bu zaman içinde. Ve eğer bugün.

ve artık. Arada şunu da söyleyelim: Ricardo'nun başlıca yapıtına kendisiyle başladığı büyük bulgudan. nitelikli bir emek-zamanı düşü saplantısından kurtulmasını başaramıyorsa. başka kişilerin . niteliksiz işçinin emek-zamanı ile mimann emek-zamanına . ücretle ölçülen değer. bay Marks. sermaye kân. Ne var ki.. "emeğin bütün değerlerin nedeni ve emek-zamanının da bunlann ölçüsü olduğu yolunda bayağı bir öğretiden . bize. üretimi için gerekli-emek niceliğine bağlıdır. Londonl821.-Ed.. Gerçi bizim teorimize göre de. [sayfa 288] bay Marks' in bulanık bir biçimde düşündüğü gibi. On the Principles of National Economy. başka bir şey değil[dir]. dördüncüsü. and Taxation. yoksa bu emek için ödenen yüksek ya da düşük karşılığa değil"* biçimindeki çağ açan bulgudan.. şu çetrefil tümce ile kurtulunur: "O [Ricardo]. son olarak. değer ilişkilerinin ayrı cinsten bir bileşimini de içerdiğini görmez. Marksist değer teorisi. iktisadi nesnelerin doğal maliyet giderlerini. 220 Friedrich Engels Anti-Dühring değeri. bay Dühring ile birlikte haykırmaktan başka bir şey kalmıyor: "Değer teorisi." Okura ne isterse onu düşündüren bir tümce. Çeşit bol. 222 Friedrich Engels Anti-Dühring 221 istisnasız ve ilke olarak.s. ve aynı zamanda genel bir tehlike olan bir sosyalist sapmaya da gebe. görünüşte sadece kişisel olan bir emek-zamanının kullanılışında saklı olabilecek başkasının emek-zamanı miktannın gözden kaçırılmaması gerekir.. ve böylece muflak değerini sadece kullanılan emek-zamanı ölçülebilir. Ve şimdi. ve sadece. belli bir insanın emeği. Başkasının emek-zamanı olmaksızın özel verimlilik özellik ve olanağını elde edemeyecek olan şeyin bir üretim aleti. bireyin tek başına çalışmasına ek olarak. ve bu konuda okur için en güvenlisi hiç bir şey düşünmemek olacakür.. onda. yani o "bir metaın değeri. ama bunun için. teorinin tam geçerliliği bakımından bunun hiç bir etkisi yoktur. baskı... bir başka insanın emeğinden daha çok değer taşımaz... ve en nitelikli üretimlerde. her tamamlanmış ürün için olduğu gibi bir kişi tarafından yapılmış çalışma için de. içinde ücretin dirimsel gereksinmelerin bir göstergesi olabileceği az ya da çok büyük oranın [! ] zorunlu olarak . . ve bu [sayfa 286] durumda. insanların kötülüğünün yaratüğı ve kendinde bulunmayan güç harcaması ile ölçülme özelliğine sahip bulunan bölüşüm * David Ricardo. bütün İktisat Dersleri içinde hiç bir yerde sözedilmez. karışıklık son perdesinde. iktisadi sistemlerin sağlamlığının denek taşıdır!" [sayfa 287] Friedrich Engels Anti-Dühring ALTINCI BÖLÜM YALIN EMEK VE BİLEŞİK EMEK BAY DÜHRİNG. daha çok yoğun ortalama emek-zamanı bulunduğu için. bu öğreti. her emek-zamanı. ya da el. bunun nedeni. Eğer değer üzerindeki saçmalamalarında. Marks tarafından bulunan o artı-değerin yalın bir öğesi olarak açıklanır.kendine ödediği ücret aracıyla ondan aldığından daha büyük nicelikte bir değer sağlar. Eleştirel Tarih'te. tamamen kaba bir martaval bulur. Öyleyse. 3. herkesin emek-zamanı a priori tamamen eşit olarak değerlendirilecek. hatta kafa olması o kadar önemli değil. tamamen eşdeğerdedir. gerçekte. yani ilkin bir ortalama alınması gerekmek-sizin. başkasının emeğinin ödenmemiş ürününün bütün öbür temellük biçimleri gibi. Marks'ın iktisadi yapıtında bir ortaokul öğrencisine layık. deyim yerindeyse. bay Dühring'in bize sunduğu beş cins değerden en hoşuna gidenini seçmekte özgürdür: Doğadan gelen üretim değeri.. vasıflı denilen emeğin diferansiyel değerini düşünme biçimi üzerine hiç bir açıklık getirmez. emek-zamanı ile ölçülen değer. bu sıkıntılı işten. yeniden-üretim giderleri ile ölçülen değer. okur. l. üçüncüsü. diyelim kullanılan aletin çalışmasının da işe karıştığına dikkat et-mek yetecektir.

bay Dühring bile ne Dersler'inde. az ya da çok gider karşılığı edinilmiş çeşitli yetenek ve bilgilerin kullanılmasını içerir. Çeşitli emek türlerinin kendi ölçü birimleri olarak yalın emeğe kendilerine göre indirgendikleri çeşifli oranlar. herhalde. az ya da çok zamanda. özel bir gelişme sözkonusu olmaksızın. metalann. kendi hesaplarına üretilmiş ve birbirleri ile değiştirilmiş bulunan nesnelerin değerini belirlemektir. metalann değerini neyin belirlediğini irdeler ve: içerdikleri insan emeği. Bu değer. gerçeklikte belli bir niceliğinden başka bir şey temsil etmediği yalın bir emek ürününe indirger. ama karmaşık emeğin bu indirgenmesi. yalnızca. çoğaltılmış yalın emekten başka bir şey değildir. . ama henüz açıklayamadığımız bir işlem aracıyla yapılır. değer teorisinin bu açıklamasında ancak saptayabildiğimiz. yalın emek ile. sadece arı bir yalın insan emekgücü harcaması değildir. hatta bildiğimize göre şimdiye kadar ekonomi politikte hiç bir yerde geçerliği olmayan "mutlak değer" yerine alır. bu belirli tarihsel görünüş içinde. . Karmaşık emeğin bir saatlik ürünü. Bu bileşik emek türleri. bu indirgemenin sürekli olarak yapıldığını göstermektedir. başlamak için. ne de İktisat Tarihi'nde buna karşı çıkma cüretini gösterir."* Marks'ta. bay Dühring'in bu. bugünkü kapitalist toplumda her gün gözlerimiz önünde oluşan bu yalın olgudur. Ama bay Dühring "doğal maliyet giderlerinden ne anlarsa anlasın. kendine özgü o açıklıktan tam yoksunluk sayesinde. Friedrich Engels 223 Anti-Dühring yerler nereleri olursa olsun. Ama emek. Öyleyse burada sözkonusu olan şey. burada.. s. ve o beş tür değerinden mutlak değeri temsil etme onuruna sahip bulunanı hangisi olursa olsun. Bir meta. değeri onu herhangi bir oranda. bu özel üreticiler tarafından. toplumda üreticilerin haberi olmadan kurulur ve onlara geleneksel [sayfa 289] anlaşmalar olarak görünürler. beden organizmasında sahip bulunduğu yalın bir güç harcamasıdır. ve Marks'ın bu olguyu sunuşu öylesine yalın ve öylesine açıktır ki. hiç bir zaman. Marks. ama belirli bir toplumda geçerliği olan değerdir. sadece yalın emek-gücü harcaması ile aynı zamanda aynı tecimsel değeri mi üretir? Elbette hayır. -Ed. Marks'ta bunlardan hiç birinin değil. "sıradan her insanın. ondan iki ya da üç kat daha yüksek değerde bir metadır. Deney.. üreticilerin bilgisi dışında oluşan toplumsal bir süreç aracıyla.tamamen eşit iktisadi değer tanımanın kendisine zorunlu olarak doğaya aykırı göründüğü kültürlü sınıfların geleneksel düşünce biçimi ile doğruya varmaktan alıkonulmuş bulunmasıdır. Marks'ın burada saptadığı şey. 66-67. yalın emek-gücü harcaması olarak ortaya çıkar. Birinci Cilt. kendini gösterdiği * Kapital. yalın emeğin bir üssünden. Karmaşık emek ürünlerinin değeri. basit emeğin bir saatlik ürünü ile karşılaştırılırsa. çeşitli metalarda cisimleşen insan emeği tarafından yaratılmış ve ölçülmüş olarak. az ya da çok güçlükle. "zorlu öfke"sine neden olan parçası çok kısa. ya da daha doğrusu belli bir nicelikte bir karmaşık emeğin daha büyük bir nicelikte bir yalın emeğe karşılık düşecek biçimde. diye devam eder. ve bu insan emeği de. Marks'ın bu meta değeri teorisine öbür toplum biçimlerine ve hangi dereceye kadar uygulanabilir olarak bakıp bakmadığını bilme sorunu üzerine en küçük bir bilgi bulunmadığı kesindir. Bu olgu öylesine söz götürmez bir şeydir ki. her zaman. irdelenmesi başlangıçta Marks'ı uğraştıran [sayfa 290] tek şey olan meta değerini. karanlığı daha da koyulaştırmaktan başka hiç bir şeye yaramayan "doğal maliyet giderleri". İnsan emeği. ve Kapitalin değere ayrılmış bulunan kısmında. pek çok emek türü." Marks'ın. burada sözkonusu olan şey. ama sadece meta değerinin sözkonusu edildiği. "mutlak değer" değil. en karmaşık bir emeğin ürünü olsa bile. yani özel üreticilerden bileşen bir toplum içinde. Karmaşık (nitelikli) emek. bay Dühring. bu karşılaştırma sayesinde belirli yalın emek miktarları olarak ifade edilir. yanıtını verir. bay Dühring dışında hiç kimse bu sunuşun "bize hiç bir açıklık getirmediği"ni ileri süremeyecektir.

emek-zamanının. Bütün emekzamanlan. ama orada herkesin emek-zamanını a priori tamamen eşit olarak değerlendirmek [sayfa 2911 gerekecektir. hatta iktisadi komünde bile. Owen. çarpıtmacılıkta dengini ancak şantaj edebiyatında bulan bir küstahlık olur. s. bu işgününün gerçekleştiği metaın değerinin söz-konusu edildiğine dikkat etmelidir. ağır bir cisimle değil. Marks'ın sosyalist örgütlenmeli toplumda yaşama araçlarının bölüşümünü kendilerine göre düzenlemek istediği ilkeler olarak gösterirse. Marks'a karşın yapmakla yetinmeyerek. Kapitalin yukanda sözü edilen parçasına şu küçük notu ekler"Okur burada. kendisine ister istemez doğaya aykırı göründüğü kültürlü sınıfların düşünme biçimi tarafından hapsedildiği bulanık fikrine yaklaşılsın! Ne yazık ki. ve bunun sonucu. kendisinin gerçek simyagerlerin çok altında olduğunu tanıtlar. ve bunu ilk olarak tanıtlamış bulunan . göksel ve an eşitlik ve adalet çağına bir sıçrama yaptırmış. kendisini kesenkes götürecek bu yeni kurala göre saptama güçlüğünden esirgemiş olması bay Dühring için bir talihtir. yani emeğin bir değeri varmış gibi. onda. ya da ağırlığı. başka birinin emek-zamanından daha çok değer taşıdığı yolundaki. bütün değerlerin üreticisidir. -Ed. emeğin kendisinin bir değeri var. Birinci Cilt." * Burada. bu yeni dünyayı burada biraz incelememiz gerek. işçinin belirli bir işgünü için aldığı ücretin ya da değerin değil. dipnot. yu* Kapital. 67. bay Dühring'in. Marks. bay Dühring. Bununla birlikte. bay Dühring. belli bir adamın emek-zamanının bir başkasının emek-zamanından daha değerli olduğunu ne kadar büyük bir gözüpeklikle ileri sürdürttüğü şimdi ölçülsün. eşdeğerlilik öğretisini biraz daha yakından inceleyelim. Saint-Simon ve Fourier gibi adamları. "doğal maliyet giderleri" ve mutlak değer ile. Ama nedir? Şimdi bir fabrikatörler toplumunda mı bulunuyoruz? Hiç de değil. Öyleyse. yani emeğin değeri üzerinde geviş getirerek. yani ilkin bir ortalama alınması gerekmeksizin. Marks'a. gelecekteki kendi öz iktisadi komününe. sanki emek-zamanının. Gerçi bay Dühring'in teorisine göre. iktisadi nesnelerin değerini sadece kullanılan emek-zamanı ölçebilir. belli bir adamın emek-zamanının. bütün emek-zamanlan. tamamen eşdeğerdedir." Yazgının onu bir fabrikatör yapmamış olması ve böylece onu metaların değerini. Şimdi bu radikal eşitçi sosyalizmden. bize. deyim yerindeyse. Emekzamanının. bir başka insanın emeğinden daha çok değer taşımaz. Ama emek. ama ağırlığın kendisi ile belirlemek istemekten daha çok bir anlamı yoktur. bu tezleri. istisnasız ve ilke olarak. bu işi. Friedrich Engels 225 Anti-Dühring kardaki tezlerinin hatta bugünkü toplumda bileşik emek karşılığı ödenecek ücret için bile kullanılmasını kendiliğinden engeller. ve ilkin bir ortalama alınmasına gerek kalmaksızın. işte bu. daha çok yoğun ortalama emek-zamanı bulunduğu için. hatta bu iş mevsimsiz de olsa. Ve eğer bay Dühring. her emek-zamanı. niteliksiz işçinin emek-zamanı ile mimarın emek-zamanı tamamen eşittir. onları toplumsal simyagerler olarak nitelendirerek. istisnasız ve ilke olarak. Emeğin değeri olamayacağını ilk olarak açıklamış. gerçekte. onun niteliksiz işçinin emek-zamanı ile mimarın emek-zamanını iktisadi açıdan tamamen eşdeğerli tanımasının. bay Marks'ın bulanık bir biçimde düşündüğü gibi. belli bir insanın emeği. Marks'ın.224 Friedrich Engels Anti-Dühring Bay Dühring devam eder: "Öyleyse. Değerin kendisi. gerçek bir cambazlık taklası attırmış bulunuyor. içinde daha çok ortalama emek-zamanı yoğunlaştığı için. sömürücülerin bugünkü kötü dünyası dışına. Varolan doğal ürünlere iktisadi anlamda bir değeri ancak emek verir. öyleyse bizim de. [sayfa 292] değerin değerinden sözetme. tamamen eşdeğerdedir. Bir emek değerinden sözetme ve bu değeri belirlemek istemenin. Öyleyse emeğin değeri olamaz. defterden siliverir. Dühringciği içine doğmuş gibi görünen Marks. bir şey içinde nesneleşmiş toplumsal bakımdan gerekli insan emeğinin ifadesinden başka bir şey değildir.

bu istemin Marks tarafından yapılmış bulunan eleştirisine bakınız. yeteneklerini en yüksek evrensellik ile geliştirme. Böylesine bir anlayış içinde. öyleyse nitelikli emek-gücünün daha yüksek fiyatı önce özel kişilere ödenir. paradan meydana gelir. önce bir ortalama alınmasına gerek olmaksızın. Gotha Programının Eleştirisi'nde. işçinin "emeğinin tam ürünü"ne* olan hakkı. bir saatlik [sayfa 293] emek-zamanının değer ürünü. ama gerçekte tarih ve manükta zirzopça fikirlere sahip bir kafanın melez ürünlerinden başka bir şey olmayan bu düzensiz görüşlerinde. zorunlu olarak bir yaradılış aykırılığıdır. Öyleyse meyveler. açıkça yanlıştır. Ve. Bölüşümün. [sayfa 294] * Lassalle tarafından ileri sürülen istemlerden biri. eşit emek-za-manlan içinde. her işçi. bu arada. üretim çıkan tarafından düzenleneceği. bu. tersine. emek tarafından belirlenmesi ile ücret tarafından belirlenmesi arasında aynm yapmaktaki yeteneksizliği dışında hiçbir ekonomik temeli olmayan övüngen söz ebeliğinden başka hiç bir şey. çare bulabilecek bir iktisadi komün yoktur. aynı işkolundan da olsalar. Peki bütün o bileşik emeğe daha yüksek ücret ödenmesi önemli sorunu nasıl çözümlenir? Özel üreticiler toplumunda. emeğin değeri olmadığını ve olamayacağını anlamak büyük bir önem taşır. her zaman farklı olacaktır. bay Dühring'in kalıt olarak almış bulunduğu düşünce biçimi için. hiç değilse bizim gökselcismimizin üzerinde. Sermaye. ortaya diyalektik tarihe bağlı ve kavramlar ile tarihe uygulanan başkalaşmalar oyunu içine giren daha özel bir fikir atmaya çalışır. hiç bir zaman ufak-tefek pürüzler olmaksızın ileri sürülemez. İki işçi de. değerin.yeni iktisadi komünün temel yasası olan şu eşit emek-zamanına eşit ücret karakuşi hükmünden başka hiç bir şey! Fransa'nın eski komünist işçileri ile Weitling. kavramın her türlü uygun kullanılışı ile birlikte yok .Marks'a bunu söyletmek! İnsan emek-gücünü meta durumundan kurtarmak isteyen sosyalizm bakımından. bir kez üretildikten sonra. bir gün artık ne meslekten niteliksiz işçi. bay Dühring'in yaşama araçlarının gelecekteki bölüşümünü bir çeşit yüksek ücret olarak düzenleme yolunda ilkel işçi sosyalizminden kalıt aldığı bütün girişimleri. usta işçiye daha yüksek ücret ödenir. bileşik emeğin daha büyük değerleri. eşit değerler üretir anlamına gelecekse. yüzyıl ile. buna gösterilen rağbet ne olursa olsun. iktisadi çözümlemenin kesinliğinin kaybolduğu açıkür. . bu giderleri toplum yüklenir. bu kıssadan alınacak hisse bir de şudur ki. İşçinin kendisinin ek bir hakkı yoktur. Meslekten niteliksiz işçileri ölmezleştiren sosyalizm ne güzel bir sosyalizmdir! Eğer emek-zamanının eşdeğerliliği. Düşüncenin bu yarı-tarihsel yan-manüksal olmak isteyen. ve üretimin en çok toplumun bütün üyelerine. işte bu anlayış yıkar. nitelikli işçinin yetişme giderlerini özel kişiler ya da aileleri yüklenirler. kendi ücret eşitliklerini doğrulamak için gene de çok daha iyi kanıtiar veriyorlardı. salt iktisadi kaygılarla belirleneceği kadarıyla. ona göre. sermayenin üretilmiş bir üretim aracı olduğu yolundaki geçerli iktisadi anlayışa sahip değil. -Ed. Peki herkesin ve her bireyin bütün o emek eşdeğerliliğinden geriye ne kalır? bay Dühring' in. 16. emek yoğunluğu ve ustalık derecesine göre. yani bu dönemde ortaya çıküğı kabul edilen dünya pazannın ilk başlangıcı ile başlayan tarihsel bir evre oluşturur. Friedrich Engels YEDİNCİ BOLUM 227 Anti-Dühring SERMAYE VE ARTI-DEĞER "İLKİN. usta köle daha pahalıya satılır. bay Marks. koruma ve uygulama olanaklan sağlayan bir bölüşüm biçimi aracıyla özendirileceği fikri gene bu anlayıştan kaynak226 Friedrich Engels Anti-Dühring lanır. anlığın ayırdetme yetisi. toplumundur. sadece Dühring gibi kimseler için bir terslik olan bu tersliğe. mimarlık faaliyetine yeniden başvuruluncaya kadar. ve bir yanm saat boyunca mimar olarak yönerge verecek adamın. ne de meslekten mimar olacağına. Sosyalist örgütlenmeli toplumda. bir süre de elarabası süreceğine inanmak. sermaye konusunda.

para görevleri de gördüğü için.. genel olarak dolaşan değerler tutarını artırabilir. . vaktiyle sosyalistlerin burjuva iktisatçılardan hiç bir üstünlüğe sahip bulunmaksızın en koyu karanlıklarda elyorda-mı ile yürüdükleri ekonomik konular üzerine parlak bir ışık saçar."* Ama gene de her ülkenin tüm kapitalistler sınıfının. [sayfa 295] 228 Friedrich Engels Anti-Dühring "Marks'ın sermaye kavramını nitelendirme biçimi. belirli be süreçle sermayeye dönüşeceği para biçiminde çıkıyor. Marks'ta. . Marks'a göre. Bunu her gün kendi gözümüzle görüyoruz. Derin mantıksal doğruluklar olarak yutturulan boşluklar. herhangi bir zorun her türlü bir kanşmasını dıştalayarak çözülmesi gereken sorun. her türlü dolanı. "Meta dolaşımının bu son ürünü. gözlerimizin önünde durmadan zenginleştiğini görürüz. yeniden elde etme amacıyla. aldığından daha pahalıya satarak. maden paranın. İşe başlayan kapitalist ise. sermayenin göründüğü ilk biçimidir."* Yani bu. ve ilk olarak satınalma işinde kullandığı para değerini. Friedrich Engels 229 Anti-Dühring değerin üstünde satmasından. ama ne her ikisi tarafından sahip olunan tutan. Sıradan bir meta sahibi. bu başarı yöresinde kümelenir. gereksinme duymadığı şeyi satar.. ne alıcının meta-lan değerin alünda saün almasından gelebilir. Bu başarı. en çığır açıcı başarısıdır. Çünkü. Düşüncesini dünyada böylesine kaba ve böylesine tuhaf bir biçimde dile getirmeye yetenekli olacak bir bay Dühring var. 16. ister meta. ne de saücının onları * Kapital. her zaman başlangıçta para biçimini alıyor. Bu artı-değerin kökeni nedir? Bu artı-değer. Marks'ın yapıtının. Her yeni sermaye. Bilimsel sosyalizm bu başanyla başlar.. günümüzde bile. Gerçekte. s. Birinci Cilt. yani piyasaya. İtalikler Engels'in. eşit değerlerin her zaman eşit değerler ile değiştirildikleri varsayıldığına göre. gerçek iktisat öğretisinde karışıklıktan başka bir şey yaratmaz. Dolandan (hileden) da gelemez. ve ilkin paranın sermaye olarak alünda dolaştığı biçimin. Bu olguya karşı çıkmakta yeteneksiz olan bay Dühring.ve aldatmaca böylece bütün bir sayfa boyunca sürüp gider. para. vaktiyle hayvan sürüsü. her bireyin kazanç ve yitikleri birbirini ödünler. bunu çarpıtır: sermaye. son biçim olarak ortaya çıkar.. durmadan aldığından daha pahalıya satmak nasıl olanaklı oluyor? Bu sorunun çözümü. "Herhangi bir ülkedeki kapitalist sınıf. bir bütün olarak. paranın sermaye durumuna dönüştüğü süreçleri irdeleyerek devam eder. herkes sırasıyla bir satıcı. -Ed.. toprak mülkiyetinin tersine." Demek ki. çünkü dolan gerçi birini bir başkası zaranna zenginleştirebilir. paradan doğarmış! Marks. para biçiminde bir çoğalma. birbirlerinden kâr sağlayamazlar. paradan oluşan servet. ve elde ettiği para ile. Çözüm şudur: Sermaye durumuna dönüşecek olan paradaki değer artışı. tüccar ve tefeci sermayesi olarak ortaya çıkıyor. ister emek ya da ister para piyasasına. meta dolaşımı sürecinin içlerinde evrimlendiği iktisadi biçimlerin çözümlenmesinde. her iki durumda da. artı-değeri kendine malederek. Marks'ın bir kez daha saptadığı bir olgu. metalann genel eşdeğeri olarak alünda dolaşüğı biçimin tersine çevrilmişi olduğunu bulur. Hareket noktasının sakatiığı vb. daha pahalıya [sayfa 296] satmak için satın alır. hemen gereksinme c/uymadığı şeyi satın alır. Öyleyse gene başladığımız noktada bulunuyoruz: bu artı-değer nerden geliyor? Çözülmesi ve salt ekonomik biçimde. Marks'ın artı-değer adını verdiği bir çoğalma ile artmış olarak. başlangıçta sahneye. 160-161. başka görevler arasında. tam otuz yüzyıl önce hayvan sürüsünden çıktığını söylemek gibi bir şey oluyor. sermaye. işte budur. bir de alıcı olduğuna göre.olur." . Tarih açısından sermaye. gereksinme duyduğu şeyi satın alır. ne de. bu para içinde . yüzyılın başında paradan çıkmış. satmak. Bu. saün almak için satar.

bugün olduğu gibi. Demek ki. kendi öz günlük değerinin iki katıysa. emekçinin iki anlamda özgür olması demektir: hem emekgücünü kendi öz metaı gibi satabilecek durumda özgür bir insan olması gerekir. burada. ona. Ve dostumuz pazarda bu özel nitelikte donatılmış bir metaı gerçekten bulur bunun adı emek kudreti ya da emek-gücüdür. Buna göre. sermaye durumuna dönüşmüş. pazarda kullanım-değeri değişim-değer kaynağı olma özel niteliğine sahip. Artı-değer üretilmiş. s. bu. ** Kapital. Marks. emek-gücünün tam günlük değerini ödemiş olur. İşçiyi yirmidört saat boyunca yaşamda tutmak için altı saat çalışmanın yetmesi. sermaye durumuna dönüşmüştür. Birinci Cilt. Bu yaşama araçlarının. ama tersine. öyleyse bu gücün gün boyunca kullanılması. onun ödemiş bulunduğu emek-gücünün günlük değerini tamamen ödemiş bir duruma geçer. Eğer bu gücün kullanılmasının bir günde yarattığı değer.."* Her ne kadar. ona giderini. 230 Friedrich Engels Anti-Dühring çekleştirecek ve dolayısıyla değer yaratacak bir meta bulma talihine sahip olması gerekirdi. değişiklik. meta fiyatını gerçekleştirmekten (paraya çevirmekten) başka bir şey yapmaz. değeri üzerinden satılmış olduğu için değeri ile birlikte değil. işçi. -Ed. "Metaın kullanım-değerinden bir değişim-değeri çıkarabilmek için. bu fiyat. yani günlük çalışma da onun malıdır. Paralı adam emek-gücünün günlük değerini ödemiştir. yani bir işçi tutan bizim yeni kapitalistimiz. onu yirmidört saatte [sayfa 298] oniki saat çalışmaktan hiç mi hiç alıkoymaz. paralı adamın . emek. Paralı adam yararına fark: ödenmemiş altı * Kapital. yani değer değişikliği metaın tüketiminden çıkmalıdır. Emek-gücünün değeri ile bu gücün çalışma (emek) süreci içinde değerlendirilmesi iki farklı büyüklüktür. saün alınmış bulunan meta ile birlikte [sayfa 297] meydana gelmelidir. Birinci Cilt. gerçekte. görmüş bulunduğumuz gibi. Oyun oynanmıştır. s. -Ed. bu özel nesnenin üretimi ve dolayısıyla yeniden üretimi için gerekli emek-zamanı ile"** yani işçinin kendini çalışabilecek durumda tutmak ve neslini sürdürmek için gereksinme duyduğu yaşama araçlarının üretimi bakımından gerekli emek-zamanı ile belirlenir. bu. emek olarak değer taşımazsa da. içinde altı saatlik emeğin cisimleştiği ödenmemiş bir artı-ürün. kullanım-değeri olarak kullanımdeğeri ile birlikte. işini yürütmek için emek-gücü satın alan. her gün için. meta değerinden farklı değildir. satıcıya karşı hiç de bir haksızlık değildir. para. Ama.. meta saftşından da ileri gelemez. -Ed. işçi. satınalıcı bakımından özel bir talihtir. Friedrich Engels 231 Anti-Dühring saatlik artı-emek. ve bu değer. altı saatlik emeği temsil eden bir para tutan ödediği zaman. tüm bugünkü rejimin yöresinde billurlaştığı çekirdeği bulmuştur. Sermayenin bu doğuşu gene de esas olarak bir koşula bağlı: "Paranın sermayeye çevrilebilmesi için. s. hem de . Emek-gücü. 183. yeni kapitalistin hizmetinde altı saat çalışır çalışmaz. aynı nedenden ötürü. ama meta değişimi yasalanna göre. çünkü bu para. bununla. emekgücü için durum hiç de böyle değildir. demek ki. ama ona her gün oniki saatlik emeğinin değer olarak tutarını sağlar. meta durumuna gelir gelmez bir değer kazanır. varsayımımıza göre. altı saatlik bir emek-zamanını temsil ettiklerini kabul edelim. italikler Engels'in. "öteki her metada olduğu gibi. yaptığı pazarlığın niteliği konusunda tamamen farklı bir kanıya sahiptir. Ama para. 178. paralı adama her gün altı saatlik emeğinin değer olarak tutarına malolur. Birinci Cilt. artı-değer üretmiş olmaz. Öyleyse. bugünkü kapitalist üretim biçimi ile ona dayanan temellük biçiminin işleyişini açıklamış. öyle ki tüketilmesini emek ger* Kapital. bu işçiye. ve eşit değerlerin değiştirildiğini varsaydığımıza göre. Ne var ki. değer arüşı. 186. artı-değerin doğuş biçimini ve meta değişimini düzenleyen yasaların egemenliği altında artı-değerin doğabileceği tek biçimi böylece tanıtlayarak. Bu nedenle. emek-gücü alıcısı.meydana gelemez ya da satınalma-dan çıkamaz. para sahibinin özgür emekçi ile karşı karşıya gelmesi gerekir.

ve dünya ticareti ve dünya pazarının aynı döneme raslayan kuruluşu ile. bay Dühring.. açındırmaya devam eder: "Toplumsal anlamda sermaye [ve bay Dühring'e toplumsal anlamda olmayan bir sermaye bulması kalıyor]. sadece ve sadece. Birinci cilt. sayfa. an üretim aracından özgül olarak farklıdır. onu. üretimi sürdürmek ve genel emek-gücü meyveleri üzerinde ortaklıklar kurmak için ekonomik kudret araçlarının bir kaynağıdır. s." Bilmece gibi üsluba. emek-gücünü gerçekleştirmesi için gerekli her şeyden yoksun bulunması gerekir. "anlığın ayır-detme yetisinin. kuşkusuz bu konuda dikkatli her gözlemci için hemen ortaya çıkaFriedrich Engels çaktır. ama işte tam da o işlevin kendisidir ki... "Marks'ın sermaye kavramını karakterize etme biçiminin". tumturaklı [sayfa 300] deyişler altında "iyi gizlenmemiş" beceriksiz bir çalıntı da yapar. 15 yüzyılın sonu ile 16. tersine. Marks. ama. İtalikler Engels'in. ne de tarihin bütün dönemlerinde görülen bir ilişki değil. Şimdiye değin. ** Kapital. bir şey kesindir: ekonomik kudret araçlarının kaynağı. kavramın her türlü uygun kullanılışı ile birlikte yok olduğu" o "tarihte ve mantıkta zirzopça fikirlere sahip bir kafanın melez ürünleri"ni izledik. gerçekte. -Ed. 185. bay Dühring'in bize sunduğu biçimde. bir dizi eski toplumsal üretim biçimlerinin yokolup gitmesinin bir ürünü olduğu açık bir [sayfa299] şeydir. ne şeylerin doğasında bulunan. sermaye üzerine geçerli iktisadi anlayışa sahip olmaktan alıkoyan günah nedeniyle Marks'ı eleştirirken. gerçekte. üzerinde. çünkü üretim aracı salt teknik bir niteliğe sahip ve bütün koşullarda zorunlu olduğu halde. bize. yüzyılın başında gösterir. ve deyişi bir kez daha nitelendiren karışıklığa karşın. bu özgür işçi. üretimi. toplumsal işlevi içinde. -Ed. Birinci cilt. "derin mantıksal doğruluklar" ve "gerçek * Kapital. yani artı-değer ya da en azından artıürün meydana getirmediği sürece. sermaye durumuna dönüş-meksizin. ama ayrıca Marks' tan. sadece kendisi de aynı günahı işlemekle kalmaz. -gereğinden çok belli olduğu gibi-. bay Dühring'in sandığı gibi. Derslerde bu sözü geçen sermaye kavramından nasıl yararlandığını Eleştirel Tarih'te unutmuş bulunan bay Dühring'in kafasında "kanşıklıktan başka bir şey yaratmadığı."** Ve. sermayenin üretilmiş bir üretim aracı olduğu yolundaki "geçerli ekonomik anlayış"a sahip değil. Ya bay Dühring ne der? "Sermaye. ancak artı-değer yaratarak gerçekleştiği (paraya çevrildiği) zaman sermaye durumuna döneceğini söyler. s. Şimdi bu "boşluklar"ı."* Ama bir yanda para ve meta sahipleri ile öte yanda kendi öz emek-güçleri dışında hiç bir şeye sahip olmayanlar arasındaki bu ilişki. Demek ki. 262. sermaye üzerine.satmak için elinde başka bir meta olmaması. 184. Gerçi toplumsal sermaye büyük bölümü bakımından. "genel emek-gücü meyveleri üzerinde ortaklıklar". elde bulunan taşınır zenginliğin zorunlu olarak gitgide sermaye durumuna dönüştüğü ve artıdeğer üretimine yönelik kapitalist üretim biçiminin zorunlu olarak gitgide tek başına egemen biçim durumuna geldiği temel de verilmiş bulunmaktadır. asıl iktisat öğretisinde değil. "geçmiş tarihsel gelişmelerin sonucu. ortadan kalkacaktır. Marks'ın "düzensiz görüşler"ini." 233 Anti-Dühring . tarihte yığınsal olarak kendini ilk kez feodal üretim biçiminin dağılması üzerine. kendini. bir değerler tutarının. Ama bununla." Eğer bir değerler tutannın sermaye durumuna dönüşmesi için zorunlu "toplumsal işlev"i ilk olarak değerlendiren kimsenin Marks'ın ta kendisi olduğunu düşünürsek. kıyamete kadar sürdürebilecektir. sermaye. Demek ki.. paylara katılma ve paylar yaratma toplumsal gücü aracıyla gösterir. . 232 Friedrich Engels Anti-Dühring disiplinler anlamında kesin bir bilimin son sözü" ile karşılaştıralım. teknik üretim aracından başka bir şey değildir. bay Dühring'in kendi terimlerine göre.

tarihsel bir evre olarak sunarsa. sadece o zamandır ki. yüzyıl sonu ve 16. bütün geçmiş toplumsal biçimlerin ortak özelliğidir. bu aynı şey değildir. çoğu kez "tarihsel evre" adını alır. bu. "genel emek-gücü meyveleri üzerinde ortaklıklar kuran". sadece Marks'ta değil. kendi sermaye tanımını. bunun kökenini. düşüncenin düzensiz bir görüşü. sayfada. işte bu işlevdir. ve bu nedenle de. bu işlev "üretim araçlarının niteliğine ve onlardan vazgeçme teknik olanaksızlığına" dayanmaz. Eğer bay Dühring. ama bay Dühring'de de tarihsel bir evredir. burada ikiyüzlüler karşısında bulunduğumuz sonucunu çıkarma zorundayız. sermaye. kendisi olmaksızın sermaye durumuna dönü-şemeyeceği toplumsal işleve tarihsel bir başlangıç göstermekle yetinmeyen bay Dühring. işine gelmeyen artı-değeri yıkmak için kullanmak amacıyla. Bay Dühring. kendine maleder. aynı biçimde. tarihte ve mantıkta zirzopça fikirlere sahip bir kafanın. buna karşılık. ayrım gözetilmeksizin. ama herhangi bir biçimde üretime yaradığı ölçüde. der. yüzyıl başından başlayarak olmuştur. "boşluklardan. bay Dühring. Marks'a göre. Ve bu iş de. özgül sermaye niteliğini kazanır. sınıf çelişkileri içinde evrimlendikleri ölçüde. "hareket noktasının sakatlığından. Marks tarafından bulunan artıemeği. Ama sadece bu artı-emek [sayfa 302] ürünü. ayırdetme yetisinin de yok olduğu melez bir ürünüdür. daha önce on kez dinlediğimiz şeyi yinelemekten başka bir şey yapmaz. ve 252. ancak. artı-değer biçimini aldığı. ona tarihsel bir son da gösterir. sadece mülklerini kölelerle işleten Korent ve Atina yurttaşlarının taşınır ve taşınmaz zenginliği değil. Bir başka deyişle. yani işçinin koruması için gerekli zamanın ötesindeki emek ve artıemek ürününün başkaları tarafından sahiplenilmesi. ötekine karşı zor kullanarak kendi üretim aracını sermaye [sayfa 30u durumuna dönüştüren iki adamcağızın o eski macerasıyla açıkladığı zaman. bu da iktisadi çözümlemenin sağlamlığının kanıü ve gerçek disiplinler anlamında en kesin bilimin en son sözüdür. Ama bir değer toplamının. vahiy yolu ile. Toplumun bir kesiminin üretim araçları üzerinde tekele sahip olduğu her yerde. üretilmiş bir üretim aracı olduğu . bay Dühring de "sermaye üzerine. arü-emeği icat etmemiştir. biri. İmparatorluğun büyük Romalı toprak sahiplerinin zenginliği ile ortaçağ feodal baronlarının zenginliği de. sermayeyi. "arıtılmış" bir biçim altında da olsa. der Marks. özgür olsun olmasın. Marks'tan almakla yetinmez. tarihin başlangıcında. artı-emek. Sermayenin.işçiyi bulduğu ve meta üretme ereğiyle onu sömürdüğü gün. üretim araçlarına sahip olanların yaşamaları için gerekli tüketim maddelerini üretmek için de fazladan bir emek-zamanını eklemek zorunda kalmıştır. kendi varlığını sürdürmek için gerekli 234 Friedrich Engels Anti-Dühring emek-zamanına. Öyleyse bu görevin tarihsel bir kökeni vardır. gene Marks tarafından bulunan ve bir an için. işçi.Bununla birlikte. günlük dilde. sermaye tarihsel bir evredir derse. Öyleyse. başka hiç bir şey çıkmayacağını herkesten daha iyi bilerek. eğer Marks. onu. "kavramlara ve tarihe uygulanmış değişmeler oyunu"nda da izlemesi gerekir. yani hangi biçim altında olursa olsun artı-emek sağlayan bütün üretim araçlan toplamını sermaye olarak ilân eder. 15. kendisiyle birlikte kavramın her türlü uygun kullanılışının olduğu gibi. vb. üretim araçları sahibi sömürü konusu olarak karşısında özgür -toplumsal bağlardan ve kendi malı olabilecek her şeyden özgür. Peki Dühring ve Marks'ta sermaye fikri birbirinden nerede ayrılır? "Sermaye. Eğer iki adam aynı şeyi yaparsa. "Ortadan kalkacak olanın ta kendisi"." * Demek ki. hep sermayedir. üretim aracı. Demek oluyor ki. Tarihsel bir kökene sahip ve gene tarihsel olarak ortadan kalkacak bir olay. bay Dühring. bay Dühring. Yani bay Dühring'e göre. Onu. başkasının emek ürünlerini sahiplenebilecek bir duruma getiren ve basit üretim aracından ayırdeden bu "toplumsal işlev"i nerden gelir? bay Dühring. hem de bu işten "düşüncenin düzensiz görüşlerinden.

bay Dühring'de büsbütün başka türlü olup biter. Ona. artı-değer biçimi altında. işler. eğer sermaye kavramını. son çözümlemede kendilerinden çıküğı ve varlığını kendilerine borçlu bulunduğu tarihsel olgular ile uyum içine koyan oysa. toprağı ve onun doğal kaynaklarını bile kapsayan tamamen karşıt bir kavrama sahip. ve 16. aynı biçimde. Bütün burjuva iktisadının. üretilmiş olmayan üretim araçlarını. dün ve bugün gibi aynı karşılıklı ilişki içinde bulunurlar. sermaye ile kârdan ayırmak. taşınır zenginliğin. sermayenin tarihsel evre olarak betimlenmesi karşısında. o zaman. Friedrich Engels 235 Anti-Dühring kâr ya da faiz getirme özelliğinin. kendilerini düşüncenin düzensiz görüşlerine. Birinci Cilt. sermaye fikrinin Dühringvari anlayışı olduğunu. artı-değerin bu iki belirli çeşidi biçimi altında sahiplenil-diği için. normal koşullar altında üretim ya da değişimde kullanılan herhangi bir değer tutarına düştüğü fikrinin tutsağı olması. "genel emek-gücü meyvesinden paylar" alan. . Ders-/er'inin 156. s. * Kapital. öküzlerin ve köpeklerin lokomotif adlandırması dışında kaldıklarını ve bu adlandırmanın sadece buharlı araba için uygun olduğunu açıklamaktan başka bir şey kalmazdı. bu terimi. lokomotif terimini 236 Friedrich Engels Anti-Dühring sadece modern buharlı arabaya saklayarak. Nedir ki. böyle yapmakla. sermaye durumuna dönüşür. eşekleri ve köpekleri hemen lokomotif adı alünda toplayabilir. atian. söylemek zorunda kalıyoruz. birbirleriyle neden ve sonuç. hareket noktalarının sakatlığının bay Dühring'de pıtrak gibi bulunduğunu bir kez daha. bay Dühring. ancak şeyin kendisinin ortaya çıktığı. bay Dühring'in ağzından hiç düşmeyen ve onda öylesine acı bir biçimde eksik olan "en kesin bilimsel anlayışın son sözü" ile iş gören de Marks'tan başkası değildir. bütün üretim araçlarını da açıkça sermaye olarak ilân eder. yeniden. bunu daha sonra bizzat kendisi tarihsel bir evre olarak sunmak üzere. yüzyıl İtalyanları tarafından kabul ettirilir. Eğer Marks'ın modem sermayeye özgü temellük biçimini tepeden ürnağa çözümleyen ilk kişi olduğu doğruysa. bununla tamamen ilgisiz kalır. öyleyse tüm sınıflı toplumlardaki toprak mülkiyeti dahil. eğer Marks'ın. böylece. modern iktisadi anlamıyla sermaye terimi. ve bunun sonucu sermaye adını sadece kâr ya da faiz getiren üretim araçlarına saklamak için. tarihte ve mantıkta zirzopça fikirlere sahip bir kafanın melezliklerine vb. klasik burjuva iktisadı ve kendisinden önceki sosyalistierde bile henüz kurtulamamış bulunduğu kanşık ve bulanık betimlemelerden kurtardığı doğruysa. 249. Bundan sonra. bunu "tarihte ve mantıkta zirzopça fikirlere sahip bir kafanın melez ürünü" olarak karşılamak yetmez: ayrıca bütün iktisadi kudret araçlarını. aynı şekilde birbirinden ayrılmaz şeylerdir. "üretilmiş üretim aracı" ya da genel olarak bir değer tutarı ancak kâr ya da faiz getirdiği. Klasik [sayfa 303] iktisatta. ona. bu iktisadi kavramı. bay Dühring'in öylesine sevdiği bu yüzeysel iktisat dışında. ve yeniden. [sayfa 304] öküzleri. gelenekle tam bir uyumluluk durumunda. Ama. daha sonra toprak mülkiyeti ile toprak rantını. ya da sermaye ile faiz. atların. sadece yüzeysel iktisatta geçerliği vardır. bu sözcük tarihin gördüğü ilk kapitalistier ulusu tarafından 15. ama bu durum. buna yaparak. sermayenin düpedüz "üretilmiş bir üretim aracı" olduğu fikrinin. baba ile oğul. yani ödenmemiş emek artı-ürününü. tarihsel bir evre haline getirmekle suçlayabilirdi. arabaları hareket ettirmeye yaradıklarına göre. Gerçekten. ona en küçük bir sıkıntı bile vermez. .yolundaki geçerli kavram"a değil. karışıklığın. ve bugünkü mühendisleri. onlan.Yani. kaptırmış olmakla suçlayabilirdi. -Ed. sermaye ile kâr. meta üretmek için özgür işçilerin artı-emeğini sömürerek gitgide bir sermaye görevi kazandığı tarihte ortaya çıkar: gerçekte. düşüncenin düzensiz görüşlerinin. çok doğal olarak. derin mantıksal doğruluklar olarak yutturulan boşlukların. iktisadi çözümlemeye tüm kesinliğini yitirten şeyin. tersine. ve daha sonraki sayfalarında bol bol görülebileceği gibi. eşeklerin.

işte budur. işgününün bu artık bölümü kapitalist patronun payıdır. kısacası tüm geçmiş tarihin çevresinde dönendiği ekseni bulmuş olma ününü koruyacak. faiz. gibi birbirinden bağımsız farklı biçimler alan çeşitli parçalara ayrılır. gibi özel biçimlerinden bağımsız olarak düşünülmemesi"nin ve bunun sonucu Ricardo'nun artı-değer oranı yasalarını kâr oranı yasalan ile doğrudan doğruya karıştırmasının büyük bir kusur olduğunu bildirir. çeşitli kategorilere ayrılan kimselere giden ve sınai kâr. toplam artıdeğer 71 şilin." * * * Sayfa 587'de şöyle der: "Artı-değer üreten. Ve. yerel vergiler ve devlet vergileri 21 şilin. Marks 71 şilinlik bir artı-değer tutarının çeşitli bölüşüm biçimleri altında göründüğü bir örnek verir: Öşür (dimes). artı-değer. Kapitalin 195. yani kâr. işçinin kendi öz varoluşunu olanaklı kılmak için gerçekten işbaşında bulunduğu o emek-za-manının ödenmesinden başka bir şey değildir.Sayfa 542. Her fırsatta Marks. "kibarca söylemek gerekirse". İnsan. bütün geçmiş iktisadın. Üretimin her düzeyinde üretim araçları ve gerekli hammaddelerde daha önce cisimleşmiş bulunan emek-zamanı bir yana bırakılırsa." Bugüne kadarki iktisadi dünyanın tüm anayasası bu tek tümcede yatar.** . Şu biçimde kaleme alınan son derece kısa bir anayasa: Madde 1: Emek. bölüştürür. üretir. toprak rantı vb. belli bir artı-değer oranı ile çeşitli kâr oranlannı elde edebileceğimizi ve belli koşullar altında çeşitli artı-değer oranlarının. ve bütün hukuk ıvırzıvınnın. kendi artı-değerinin kâr ya da sermaye kazancı ile kesinlikle karıştırılmaması gerektiği. bu terimden sonra ayraç içine alınmış şu [sayfa 306] söz238 Friedrich Engels Anti-Dühring cüklerle açıklanır: "Faiz. işte şudur: "Zor ve emek. Marks' in kendisini dinleyelim. toplumsal üretim sürecinin bütünü içinde başka görevleri yerine getiren başka kapitalistlerle. yani ödenmemiş ve metalar içinde yoğunlaşmış emeği işçiden doğrudan doğruya kopanp alan kapitalist. toprak rantı 28 şilin. çiftçi kârı ve faiz 22 şilin. toprak sahipleriyle vb. hiçbir zaman onun son sahibi değildir. kapitalist yaranna an bir zorlaalma kazancıdır. düşüncesini bundan daha açık anlatamaz. çoğu kez uzun olan işgününün tüm geri kalanı. kâr ya da sermaye kazancının daha çok artı-değerin bir çeşidi ve çoğu kez [sayfa 307] yalnızca bir parçası ." Bay Dühring'e göre demek Marks'ın artı-değeri. bay Dühring'in tüm iktisat bilgisi de. Öyleyse işgününün uzaması. tüccar kârı. [sayfa 305] Friedrich Engels Anti-Dühring 237 SEKİZİNCİ BOLUM SERMAYE VE ARTI-DEĞER (SON) "BAY MARKS'IN fîkrince ücret. rant. sayfası. yazarımızın 'artı-değer' adını verdiği ve konuşma dilinde sermaye kazancı denilen şeyi içeren bir artık (fazlalık) sağlar. toprak rantı vb. konuşma dilinde sermaye kazancı ya da kâr denilen şeyden başka bir şey değilmiş. Kitapta [ciltte]. Oysa bunun için çok az sayıda saat yeter. Marks Ricardo'da "artı-değerin arı durumda. O bunu. buna karşılık Marks şunu duyurur: "III. toplumsal bağların oluşmasında hesaba katılan başlıca iki etkendir.Ama önemi yok! bay Dühring. bütün siyasetin. Artı-değer bu nedenle çeşitli bölümlere. kâr. aslında bu artı-değerin ilk sahibi olmakla birlikte. Artı-değerin bu dönüşmüş biçimlerini ancak üçüncü kitapta [ciltte] ele alabileceğe » **** Ve daha birçok parçada aynı şey. ikinci dereceden paylaşma durumundadır. tek bir kâr oranında ifadelerini bulabileceğini göstereceğim."* Sayfa 210. Madde 2: Zor. Bu eksen.

Birinci Cilt. bu sorunu üçüncü kitapta çözmeyi vaat eder. 235. tecimsel kazancın da artı-değerin bir parçasını oluşturduğunu açıkça söyler ve bu da. s. ya da bilgi sahibi ve o zaman bile bile bir çarpıtma yapıyor. gibi çeşitlerine nasıl dönüşür? Ve gerçekte Marks. **** Kapital. "Gerçekten. *** Kapital.* Marks'a göre kapitalist üretime özgü yasalann. bu yanlış "teorik tutum" sonucu ahlakdışı bir anlam kazanıyor. eğer Marks'ın bütün kitabının artı-değer yöresinde * Kapital. Sorunun burada konduğu biçimde. hatta biçim bakımından bile ahlaksal ve üstelik zehirli kinden de nicel bakımdan daha üstün olan bir öfke. sayfada. Birinci Cilt. ancak sanayici ürününü tüccara değerin altında satar ve böylece ona bir ganimet parçası bırakırsa olanaklıdır. Daha önce aktarılan parçalar dışında. s. siyasal-toplumsal öğe. Ama eğer bay Dühring'in Kapitalin ikinci cildinin yayınlanmasını beklemeye sabrı yoksa. tıpkı gök cisimlerinin görünürdeki hareketinin ancak onlann duyularla algılanamayan gerçek hareketlerini bilen biri için anlaşılır olması gibi. sorun şöyle formüle edilir: Artı-değer kâr. 220. sermayelerin dış hareketinde rekabetin zorlayıcı yasalan değerini kazandıklarını ve bu biçim altında kendilerini kapitalistlere işlemlerinin dürtüleri olarak kabul ettirdiklerini. Ussal biçimde konunca. bakalım bu daha zorlu öfke nerden geliyor. ortaya rakip patronların doğal üretim giderlerinden daha önce sözünü etmiş bulunduğumuz çalışma saatleri fazlalığı oranının belirttiği ölçüde yüksek olan ve o düzeyde. bay Dühring'in burada varsaydığı gibi. rekabetin . bu durumda örneğin 323. bay Dühring kendi kendine bu kağıt helvasını verirken. sözkonusu varsayımda. iki şeyden biri: Ya bay Dühring bu kitap hakkında bilgiye sahip değil ve o zaman özsel içeriği bilinmeyen bir kitabin iler tutar bir yerini bırakmamak için görülmemiş bir utanmazlık gerek. kendini bay Dühring'de. Daha ilerde: "Bay Marks'ın bu zorla-alma girişiminin betimlenmesine eşlik ettiği zehirli kin çok anlaşılır bir şey. toprak rantı vb." Yukarda aktanlan parçalarda görmüş bulunuyoruz ki Marks. oysa en kesin bilimin son sözü. tecimsel kazanç.) -Ed. hiçbir zaman artı-ürünün. dipnot. faiz. emeğin tüm ürününü ve böylece artı-ürünü de sürekli olarak nasıl gerçekleştirebildiklerini (paraya çevi-rebildiklerini) bilmek sorunu çıkar. ** Kapital. açıklamasını her zaman iktisat içinde bulmak zorundadır. onu kendine ilk maleden kişi olan sanayici kapitalist tarafından." Marks'ın iyi niyetli ama yanlış teorik tutumu. -Ed. 580. Friedrich Engels 239 Anti-Dühring döndüğü kuşku götürmez bir şeyse. daha zorlu bir öfke içinde daha az soylu olmayan nitelikte ahlaksal bir öfke için-de gösterir. bu arada birinci cilde biraz daha yakından bakabilirdi. Marks'ın artı-değerinin "konuşma dilinde sermayenin kazancı" olduğunu ileri sürüyorsa. Tersine. kendini iğrenç kin ve aşağılık kızgınlık biçimi altında gösteriyor.olduğu gerçeğine dikkati çeker. o halde. aslında ahlaksal olan duygu. bunun yanıtı bulunmaz. 535. (İngilizce ve Türkçe baskıda. onda zorla-alma girişimine karşı zehirli bir kin uyandınyor. her zaman ortalama olarak kendi tam değeri üzerinden satılmış 240 Friedrich Engels Anti-Dühring olduğunu ileri sürmez. s. Birinci Cilt. bir bilgi olanaklıdır. Marks'ta bu sorunu koyacak yer elbette bulunamazdı. der bay Dühring. s. Marks. Ücretli emek üzerine kurulu üretimin lüks niteliği [sayfa 308] ciddi olarak hiç dikkate alınmamış ve halk sömürücüsü konumları ile birlikte toplumsal yapılış hiçbir zaman beyaz köle ticaretinin son nedeni olarak kabul edilmemiştir. -Ed. -Ed. Eğer gene de bay Dühring. daha sonra. Ama kendini marksist artı-değer öğretisinde dışavuran bu teorik tutum kabul edilmeksizin de ücretlilik üzerine kurulu ekonomik biçimin sömürü niteliği konusunda daha zorlu bir öfke ve daha eksiksiz. Marks'ın öğretisinde ve bu öğretide bu sorunu ortaya atmak için yer olmaması gibi yalın bir nedenle. 71 şilinin karşılığı olarak 3 sterlin 11 peni yazılıdır.

dipnot. doğal üretim giderleri. Marks'ın tüm yapısını bir üfürüşte altüst etmek için bay Düh-ring'in ortaya atmaktan başka bir şey gerekmediğine inandığı sorun. Artı-ürünün. s. hiç değilse ana çizgileri içinde. okurlarına. ama hesaplannda. elde kılıç zorla kopanlan "haraç". bay Dühring'e göre. vaktiyle Prusya kralının yasanın üstünde olması gibi. kapitalist kazancın. Nedir ki. birinci ciltte verilmiş bulunan bu bilgiler. bu egemenlik uygulamasının genişlik ve yoğunluğuna bağlı olacaktır. emek ürününü sürekli olarak doğal üretim giderleri üzerinde nasıl gerçekleştirebildiklerini (satıp paraya çe-virebildiklerini) ne yazık ki gene bilmiyoruz. -Ed. aslında çapaçulluktan başka bir şey olmayan o bilinen "kesinlik"! ile dışavurur. fiyat yükselişinden farklı olarak. artı-ürün olarak. Bakalım bu sorunu nasıl yanıtlar. bilindiği gibi. belirli sayıda kimsenin bir birlik gibi davranmasının yeterli olduğunu mu düşüneceğiz? Ortaçağ lonca üyeleri. ve bu da son temel öğelerine değin beslenme harcaması ile ölçülebilir". bunu cebe indirdiklerini herkes bilir. ve eğer aynı zamanda insan öğesi üzerinde dolaylı zoru içermezse kendini değerlendiremez. Onun sözüne inanacak. "emek ya da güç harcamasından oluşur. ve . kârı eklediklerini. bugünkü toplumda.bilimsel bir çözümlemesinin de sermayenin iç özlüğünün çözümlemesini öngerektirdiğini. gerçekten yapılan hammadde. artı-değerin kendi çeşitleri biçimine dönüşümünün. Yani eğer rakip patronlar. yaşadığımız toplumda. bunları armağan etmeleri gerekirdi. yasanın üstündeki konumuna. artı-ürünü. rekabetten daha güçlü bir etkiye sahip siyasal ve toplumsal bir kurumdur. o halde bay Dühring'in iktisat teorisi için de sözkonusu. Bir kez egemen bir duruma geldikten sonra. bu bakımdan bir birlik gibi iş görmeleri 242 Friedrich Engels Anti-Dühring ve onlardan herbirinin kendi konumunu savunmalarının pek bir önemi yok.. rekabet. bu tür ekonomide belirli bir kapitalist kazanç oranı bir zorunluluktur. [sayfa 310] o halde bu kazancın büyüklüğü de. kâr. sayesinde eriştiği dalavereleri biliyoruz. ve biraz düşünmek koşuluyla." Rakip patronların. "Kapitalist mülkiyetin. bir kez daha. patronların. ona. Bay Dühring bundan. der. nasıl gerçekleştirdiklerini (satıp paraya çevirdiklerini) tasarlayamaz. pratik anlamı yoktur. Bu bakımdan. ve böylece. ve içlerinden her birinin kendi konumunu savunması için. Burada. bu. 330. Friedrich Engels 241 Anti-Dühring giderleri üzerinden gerçekleştirmek isteselerdi. rekabetin artı-değerin bölüşülmesinde çok önemli bir rol oynadığı [sayfa 309] sonucunu çıkartabilirdi. onun dediği gibi. yani. Kapitalist kazanç. anlaşılması için yeter. düşüncesini. birlik olarak büyük bir kararlılıkla davrandılar.. . sorunun anlaşılması için kesin bir engeldir. 1789'un Fransız soyluları. doğal üretim giderlerinden öylesine yüksek bir düzeyde çalışmanın tam ürününü. Rakip patronlar. ürünün kapitaliste hiç bir şeye malolmayan parçasıdır. kendi doğal üretim * Kapital. Rakip patronların. sözümona pahalanmayı. iş aracı ve ücret harcamalarından oluşurlar. Bununla birlikte. sayesinde rekabetten daha güçlü olmaya eriştiği dalaverelere gelince. patronlar bir birlik olarak iş görürler ve herkes kendi konumunu savunur. sürekli olarak. Patronların. artı-ürünü. Ama bu "mikrolojik ayrıntılar" üzerinde durmayalım. aslında. her gün emek ürününü doğal üretim giderleri üzerinde gerçekleştirmezler mi? Bay Dühring'e göre. Bay Dühring. Müteveffa Josue'nin Eriha kentinin duvarlarını yıktığı gibi. Bu zorun ürünü kapitalist kazançtır. bu konuda Marks'ın bir örnek aracıyla belirli bir yasanın. kapitalist kazanç da rekabetin üstündedir formülü ile ağızlarını kapatacak kadar az mı değer veriyor? Prusya kralının. Marks'ta hiç bir üretim gideri yoktur. metalannı doğal üretim maliyeti üzerinden gerçekleştirmece/erin/. bu dalaverelerin ta kendisidir. ve genel kural olarak da. değer yasasının. Birinci Cilt. belirli bir durumda kendini rekabet içinde nasıl gösterip nasıl bir itici güç rolü oynadığını gösterdiğini okuyabilirdi. işte bay Dühring'in bize açıklaması gereken ve açıklamayı direngenlikle itelediği şey de.

Bay Dühring bize şu haberi verdiği zaman. onu nereden alır? sorusuna yanıt vermek sözkonusu olduğu anda mezar sessizliğine bürünür. kentlerde [sayfa 31u sanat ve meslek işçileri. toprak egemenliği ile bağlılık içinde büyüdü. emek ürününü. . "derin". sorunu çıkar. doğal üretim giderleri üzerinde nasıl gerçekleştirebilirler? sorusuna yanıt vermekteki yeteneksizliğinden başka bir sonuca varamayız. Zora başvurmanın: 1° kötü bir bahane. dünyanın en büyük iyi niyeti ile. maddesi ile tam bir uygunluk durumundadır: zor. Eğer kapitalist mülkiyetin pratik anlamı yoksa. haklarını yitirir. Friedrich Engels Hiçten. kuşkusuz. daha önceki iktisadi koşullarda. Yena'da bir birlik gibi davrandı. bu. belirli bir kapitalist kazanç oranının bir zorunluluk olduğu güvencesiyle daha çok yetinemeyiz. işi iktisadi alandan. toprak kölesi mi. Bütün hoşa gitmeyen işler için. üretim giderlerinin yükümlendirilme 243 Anti-Dühring . Yaşamda tutulması gerekenin köle mi. bu iktisadın sadece bir tek açıklama sözü var: zor. özellikle kâr çıkmaz. mülkiyet rantının ikinci biçimi olarak. Dühringgil iktisadı neresinden tutarsak tutalım. Bu durumda ona şıppadak bir buyrultu çıkarmaktan başka bir şey kalmıyor: Kapitalist kazanç bir zor ürünüdür ki bu da. Eğer onun ücret tartışmasına yanaşırsak." Hatta bu iddianın tarihsel yanlışlığını bir yana bıraksak bile. yani kölelik ya da toprak köleliği temeli üzerinde düşünülmesi gerekir. ve 2° zorun kendisinin kökenini açıklamasız bıraktığını. ve eğer aynı zamanda insan öğesi üzerinde dolaylı zoru içermedikçe kendini değerlendiremezse. çok gerçek ve çok elle tutulur bir şeydir. ama üretemez. bir kez daha ileri sürmekle yetinir. Burada egemen olan ilişkileri tamamen kesin bir biçimde açıklamak için. kapitalist zenginliğin bu zora nasıl ulaştığı.. toprak rantı ve onunla birlikte kapitalist kazancın ilkin tarihsel bir biçimde. ama acımasız iktisat "kurucu"muzdan kâr üzerine birkaç açıklama daha koparabilip koparamayacağımı-zı görmeyi deneyelim. ve konumunu savunacak yerde. tarihte verildiği biçimiyle her toplumun üretim ve değişim biçiminde bulunduğu sonucuna varacağını gördük. kârın oluşmasını açıklamakta yeteneksizdir. yoksa işçi mi olup olmadığını bilmenin pek bir önemi yok. neyi bölüştürür? Bölüştürecek bir şeyin olması gerek. fabrika gereci durumuna dönüştü. oradan sıvışıp gitmek ve hatta daha sonra parça parça teslim olmak zorunda kaldı.gene de yok oldular. Kapitalist kazanç. ortaya yeniden: 1° yukarda sözü geçen bazı tarihsel iddialarla hiç de çözümlenmemiş bir sorun olan. kâr. Hiç bir şey olmayan yerde. ve sonunda. ve her zaman zor ve Bay Dühring' in "en zorlu öfke"si zora karşı bir öfke durumuna dönüşür. yoksa en güçlü zor bile. bay Dühring. bunun neden böyle olduğunun tanıtlanmasıdır. emek-gücünün bakımı karşılığıdır ve ilkin hesaba. Ve eğer bay Dühring. ancak. ereğe bir parmak bile yaklaşmış olmuyoruz: "Kapitalist egemenlik. Zor. sürekli olarak. kâr durumuna nasıl dönüştüğü ve 3° bu kân nereden aldığı. hiçbir şey bölüş-türemez. bir tek iktisadi olayı bile açıklayamayacak siyasal alana bir havale olduğunu. belki bunu başarabiliriz. sayfada şöyle der: "Ücret. bölüştürür. onu alabilir. 2° bu zorun sermayenin değerlendirilmesi durumuna.. Öyleyse bay Dühring'in kendi: rakip patronlar. hiç bir şey. Prusya ordusu da. bir adım bile ilerleyenleyiz. toprak rantından sonra gelişti. Bu tür egemen ekonomi bir kez verildikten sonra. toprak rantı ve kapitalist kazancın temeli olarak girer. kral. açlık ücreti ve işçilerin kullaştınlması için. ücretsiz. gene de yalın bir iddia olarak kalır ve aslında açıklanması ve tanıtlanması gereken şeyi. çünkü tersi durumda her toplumsal güç ve her siyasal zorun kökeninin. çünkü sözkonusu olan şey. Rakip patronlann ceplerine indirdikleri kazanç. 158. İşte kuşkusuz çok güzel söylenmiş bir söz. [sayfa 312] toprak rantı. Gene de. Dühring usulü toplumsal anayasanın 2. bize patron kazancını zorun nasıl aldığını açıklamayı kabul etmemekte direnirse. Başka bir deyişle. başka her zor gibi. sadece. Toprak kölesi emekçilerin bir kısmı. ama şimdi "sorun [da] ortaya çıkıyor": Zor. ve böyle yapmakla da akıllılık edildiğini.

sayfaya değin fiyat arüşı (pahalanma) artık sözkonusu değil. elde kılıç tekelci sınıf yaranna zorla kabul ettirilen haraç. terimlerinin yalnız birinde değil ama her zaman sadece ikisinde birden kavranılabilir. işçiden. ve öte yanda mülkiyetten yoksun ücretli emeğin bulunduğu baş karşıtlık. Her durum içinde. kölelik.biçiminde bir farklılık gösterir. ve tersine. gerçekte servet bölüşümünde hiç bir şey değiştiremeyecek bir pahalanma biçiminde bölünüyorlardı. yani 156. toprak köleliği ya da ücret-lilik. sayfaya değin. 195. öylesine tanınmış bir çehreye sahiptir ki. emek-gücünü kullanılması aracıyla elde edilmiş net ürün. eğer kapitalistin. . sayfadan 217. işçiye ödenen ücret değerinin yerine konması için zorunlu olandan daha uzun zaman çalıştırması nedeniyle 245 Anti-Dühring . işçinin bakım ve çoğalma olanağının genel olarak kendisi aracıyla güvence altına alınacağı bir emek karşılığından başka bir şey değildir. bütün durumlarda. 174. burada. Ve bu net ürün. hangi biçim altında olursa olsun. hiç bir cila onu gizleyemez. sayfada öğrendiğimiz gibi. şöyle okunur: "Kapitalist kazancın niteliği. Onun yerine. yani her metaın değeri. Kapital. "Burada egemen olan ilişkileri gerçekten kesin bir biçimde açıklamak için". yani kapitalistin işçiyi. ve rekabet öğretisi de dahil olmak üzere bu öğretiye değin değer teorisini izleyen bölümlerde. sayfadan 155. iş aracı ve ücret harcamaları ve 2° fiyat artışı ya da bölüşüm değeri. artı-ürün [sayfa 314] ve arü-değer üzerine aktarılmış olan parçalann karşısına basılmış bulunan parçalarını düşünmekten Friedrich Engels başka bir şey yapması gerekmez. Ayrıca. genel olarak işçinin bakım ve çoğalma olanağını sağlayacak ücret üzerindeki fazlalığından başka nedir? "Emek-gücü ürününün en önemli parçasının sahiplenilmesi (temellükü)". ve Marks'tan daha önce arü-emek. şu iki kısma bölünür: 1° İçinde ödenen ücretin de bulunduğu üretim giderleri. 188. Değer teorisinde. kendisi gereğince bir yanda herhangi bir çeşit mülkiyet rantı. genel üretim kapasitesi [!] üzerinde emeğe düşen şey de zorunlu olarak mülkiyet gelirinden alınacaktır. sayfada: "Ücret. son olarak.. bay Dühring'in kökeni ve içeriği üzerine bize bilgi vermiş olduğu ölçüde. her emek ürünü. sayfa 227. hiç bir dövme. efendinin gelirini oluşturur. bizi şaşkınlıktan şaşkınlığa düşürüyor. Öyleyse görülür ki. bay Dühring'in. meta fiyatları ya da değerler: 1° doğal üretim giderleri ya da üretim değeri. hiçten doğduğuna ve bunun sonucu hiç bir şeyden bileşmediğine göre.Ve "efendinin geliri"ni oluşturan "net ürün". "sermaye." 244 Friedrich Engels Anti-Dühring Ama "mülkiyet rantı". sayfada. bir emek karşılığı durumundaki tamamen gereksiz kılık değiştirmesine karşın. ücret için zorunlu olarak yitirile-cek. yani hammadde. aslında emek ürününün. arü-emeği icat etmemiştir"* vb. yani 1. arü-emeği. okurun. şu ya da bu biçimde dolaysız ya da dolaylı olarak egemenlik altına alınmış çalışma biçimindeki bağlılaşık (correlatif) öğe olmadan tasarlanamaz. toprak rantı ve kapitalist kazanç için ortak bir deyimdir. . sadece. günümüze kadar bütün egemen sınıfların gelirlerinin kaynağı olarak kabul eder: birçok kez aktanlan parçadan alınmış. Bay Dühring. bay Dühring'de bile. Ve okur. bay Dühring'in az önce aktardığımız. onun tükettiği yaşama araçlarının yeniden-üretimi için zorunlu olandan daha çok emek sızdırması nedeniyle. bir eliyle aldığını öbür eliyle vereceğine. Bu. ve üstelik." Bay Dühring. Marks'ta olduğu gibi. Gelir türlerini inceleyen daha sonraki iki bölümde." Ve. emek-gücü ürününün en [sayfa 3i3] önemli parçasının bir sahiplenilmesidir. görmüş bulunduğumuz gibi." Ve 183. kendi tarzında doğrudan doğruya kopya ettiğini görecektir.. sayfada: "Mülkiyet rantına düşen şey. Kapitali. ve 2° efendinin gelirini oluşturan "emek-gücünün kullanılması aracıyla elde edilmiş net ürün".

sormamakla daha iyi yapacağı. ** Hatta onu bile yapmamıştır. Marks'ın açıklamasında gerçekten görülen "gerçek disiplinler anlamında en kesin bilimin son sözü" tamamen gözden yitirilecek biçimde. -ç. bay Dühring'in başarımlannı (performances). Onyedinci Bölüm. kişisel kullanım ereğiyle mahfuz bir yerde bir kenara çekmek için. başka ne ile ayrılır? Öte yandan. çünkü iki parçaya bölünen bir büyüklüğün parçalarından birinin. başka nasıl olasıdır? Öyleyse. -Ed. Ve böylece. işçinin kendi öz varoluşunu olanaklı kılmak için gerçekten iş başında bulunduğu o emek-zamanının ödenmesinden başka bir şey değildir. "bay Marks'ın Kapital adını verdiği arapsaçı" ile uğraşmaktan vazgeçmelerini öğütlemekte. gizlice. 531 vd. Rodbertus şöyle der (Soziale Briefe. aramaya gitmişti. Marks'ın artı-değerden kâr ya da [sayfa 316] kapitalist kazançtan başka bir şey anlamadığı yolundaki direngen -çünkü iki baskıda da yinelenmiş.** Ve çalıntı üzerinde hiç bir kuşku kalmaması için. ve özellikle artı-değere ilişkin -ve kendisi de yanıt veremediğine göre. Venüs. İşte bay Dühring. kendi sözleriyle şöylece betimlememiz gerek: "Bay [Dühring]'in kanısına göre ücret. kendine maletmeyi başarmıştır. kendini marksist artı-ürün ve arü-değer biçiminden başka hangi biçim altında gösterebilir? Ve bay Dühring'in mülkiyet ranü. hem Yunan mitolojisindeki güzellik tanrıçası. bütün bunların Derslerinde Marks'tan yaptığı kaba aşırmayı saklamak için başvurulan savaş hilelerinden. [sayfa 315] bay Dühring. Üretimin her düzeyinde üretim araçlan ve gerekli hammaddelerde daha önce cisimleşmiş bulunan emek-zamanı bir yana bırakılırsa.] *** Kapital. Marks'ın fikirlerini böyle. Alman gençliğini kendisine karşı uyardığı Venüs'ü* Marks'la rekabete girerek.olmazsa. bay Dühring buna. Friedrich Engels 247 Anti-Dühring [mülkiyet ranü] adını verdiği şeyi içeren bir arü sağlar. bölümünde (539 ve daha sonraki sayfalarında)*** emek-gücü fiyatında ve artı-değerde büyüklük değişiklikleri üzerine açıklanmış bulunan yasaları özetier. s.o ünlü soru ile meydana getirdiği söz kasırgası karşısında. 249. ve onları. Marks tarafından. Birinci Cilt. çok az sayıda saat yeter. emek-gücünün kullanılmasıyla elde edilen bu net üründen. böylece Marks'ın öz bakımından o kadar zengin özel yasalarını boş bir yinelemeye {tautologie) indirger. öbürü küçülmeden büyüyeme-yeceği açıktır. öylesine kendi tarzında özetier ki. bay Dühring. -Ed. ve marksist artı-değeri mülkiyet ranü adı altında kendine maletmesinin. çoğu kez uzun olan işgününün tüm geri kalanı. s. mülkiyet rantına düşen şey ücret için. Böylece. . ustaca manevralardan başka bir şey olmadığı kanısından kendimizi kurtaramayız. "mülkiyet"i eklemekten başka bir şey yapmamıştır." [F. "mülkiyet ranü" adını. kendi emeği olmaksızın yalnızca bir mülkiyet nedeniyle elde edilen her türlü gelirdir. s. yani Marks'ın arü-emeğidir. Hegel'in bulanık ve kanşık düşünceleri. karşısında onları uyarmakta yerden göğe kadar haklıydı. bay Dühring'in Eleştirel Tarih'te Kapital konusunda kopardığı alışılmamış yaygara. E. bay Dühring'in "emek-gü-cünün kullanılması"nın arkasında saklanan şey. Ve onun "efendinin net ürünü". Oysa bunun için.ve yanlış savının nedenleri üzerine tuttuğu özgür ışıktan ötürü onu kutlarız. işgününün uzaması kapitalist yararına bir zorla-alma kazancıdır. Gerçekten. bu teoriye [kendi teorisi] göre. Birinci Cilt. daha önce toprak ranü ile kapitalist rantı ya da kapitalist kazancını rant ortak deyimi alünda birleştiren Rodbertus' tan almıştır. 2. ve ücrete * Kapital.ve başka hiç bir şey değildir. marksist artı-değerden. Kapitalin 15. mektup. ve saçma sözleri vb. eğer yanlış anlayışı ile değilse.. yazarımızın * Engels sözcük oyunu yapıyor. bay Dühring. öyle ki. 246 Friedrich Engels Anti-Dühring düşen şey de mülkiyet rantı için zorunlu olarak kaybolur. tarihte ve mantıkta zirzopça fikirlere sahip bir kafanın melez ürünleri. Bu dindar Eckart. işçinin yaşama araçlarının yeniden-üretimi için gerekli zamanın ötesine uzatılması. Bay . 159): "Rant. emek-gücünün. Marks'ın. okurlarına. hem de yenilmesi sakıncalı bir deniz yumuşakçasının adıdır.

" Buna karşılık. emeğin üretken gücünü artırdığını (ama pek çok durumlarda da. . Ama zor. Engels'in Marks'a yazdığı 15 Eylül 1860 tarihli bir mektupta kendisi için "usandırıcı yineleme ve her şeye karşı çıkan budalalıklar:" deyimlerini kullandığı." İşte bir yaşımıza daha girdik. İcatların ve keşiflerin birçok durumlarda. bay Dühring'in kendisine uygulama zorunda kalacağız: "Eğer gene de bu. tamamen Moliere şakacısının. bay Dühring'in Platon üzerindeki yargısını. işte gerçekten herkesin. onu. dünyanın en büyük iyi niyetiyle. Öyleyse yasalann bilgisi. hatta temel yasa olarak ilân etmeye dayanıyorsa. teknik donaüm yasasıdır. bize.[Dühringl'in bu zorla-alma girişiminin betimlemesine eşlik ettiği zehirli kin çok anlaşılır bir şeydir.dolayısıyla göremediğimiz şey." Tüm iktisadın ilk doğal yasası. "bütün sertiiği ile". belki bay Dühring tarafından konan "doğal iktisat yasaları"ni irdeleyeceğimiz zaman gözümüze çarpacak. [sayfa 319] "eleştirel temeller"in yazarı. ve böylece. yaşamı boyunca bilmeden nesir yapüğı yeniliğini kendisine haber verdiği kibarlık budalasına davrandığı gibi davranıyor. hatta Berlin'deki Volkszeitung* yazı kurulunun bile yeteneğinde olan bilimin "derin temel"i ve altüst edilmesi. çünkü." Eğer örneğin: hayvanlar yer diyorsak. Başa konması gereken [bu] temel yasa. çok daha az anlaşılır bir Şey. insana doğal olarak verilmiş bulunan iktisadi gücün silahlanması yasası da denilebilir. bu bilgeliği. Bay Dühring bize. o zaman. daha şimdiden bay Dühring [sayfa 3i8] tarafından özellikle keşfedilmiştir. statik maddenin basit betimleme ve bölümlemelerinin aşılmasına dayanır." Bay Dühring tarafından keşfedilen bu "temel yasa" şöyle açıklanır: YasanM. ama bu dünya kadar eski beylik düşünce. deyim yerindeyse. işte bu açıklamayı bay Dühring'e borçluyuz! Eğer felsefede olduğu gibi iktisatta da "yüksek bilimsel anlayış"ın utkusu sadece raslanan ilk beylik düşünceye tumturaklı bir ad vermeye. ömrü boyunca apaçık bir konu üzerine bir fikir dile getirebilmiş -ya da sadece gevezelik etmiş. [sayfa 317] 248 Friedrich Engels Anti-Dühring DOKUZUNCU BOLUM DOĞAL İKTİSAT YASALARI TOPRAK RANTI BAY DÜHRİNG'İN. "İktisadi araçların. "yüksek bilimsel anlayışın utkusu. davul zuma ile. sadece başa koymamakla kalmamış. hatta buna. o kendine özgü yenilik beğenisi ve canlılık ile söylemek gerekirse. Friedrich Engels 249 Anti-Dühring Adam Smith "tüm iktisadi gelişmenin en önemli etkenini. şimdiye değin keşfedemedik. değer ve sermaye teorisi. Öyleyse.herhangi biri ile paylaşır. doğal. Avrupa'nın modern gelişmesine damgasını basmış bulunan bu gücü istemeyerek ikincil bir role düşürmüştür. en yetkin bilgidir. onun. Berlin'de yayımlanan demokrat bir günlük gazete idi. ama bu çağ üzerinde yetkesi de olan yeni bir sistem" getirdiğini nasıl iddia edebildiğini. bütün iktisadın temel yasası olsun. aynca bunun özel formülasyonunu da tamamen savsaklamış. ekonomi politik bilgeliği varsayılıyorsa. tüm suçsuzluk ve dinginlik içinde büyük bir söz söy* Volkszeitung. dünyanın bütün berat daireleri arşivlerindeki işe yaramaz buluşlar yığınının gösterdiği gibi.. bu çalıntıdan sonra. icat ve keşiflerle artar. iktisat alanına "çağ için yeterli olmayan. ne tuhafür. bir sürecin bir başkası tarafından nasıl koşuUandırıldığını gösterdiğine göre. artırmadığını) uzun zamandan beri biliyorduk. doğal kaynakların ve insan gücünün üretkenliği.. "daha zorlu öfke"sine nasıl döneceği. üretimi aydınlatan canlı fikirlere erişmek için.

Daha önce felsefesi dolayısıyla açıklamış bulunduğumuz yöntemine bağlı kalıyor." Doğru olduğu ölçüde. 250 Friedrich Engels Anti-Dühring lüyoruz demektir." Bay Dühring'in yeni iktisadını üzerlerine kurduğu "doğal yasalar". bu karşılaştırmanın da kusurlu olduğunu hemen görür. toprak sahibi olarak. O şimdi. yemektir demekten başka söyleyecek sözümüz yoktur. En cansıkıcı bayağılıkta. faizleri çıkardıktan sonra. maddi bir çıkar olmaksızın hiç bir şey olmaz. adlarına. bir de bay Dühring'in toprak rantı anlayışını kısaca irdelemek isteriz. en sonunda toprak [sayfa 320] rantı. öğelerinden birinin deyim yerindeyse çiftliğin faizini ve öbürünün de işletmenin bunu aşan kazancını temsil edecek biçimde ayrışmış olarak düşünmeye. topraktan elde ettiği gelir" diye tanımlar. bitirirken. temel tezleri. onun tarafından hemen hukuksal düzey üzerine aktarılır. hiç bir kanıt gerektirmeyen belitleri. vb. işte bunlardır. bu da Adam Smith'ten beri bir beylik düşüncedir. ve toprak rantını bir kalıntı olarak kabul etmek alışkısı yoktur. ama başka birçokları gibi. Sonra. rekabet. Demek ki. kapitalist kazanç ve ücrete geliriz. üstelik çoğu kez ters ifade edilmiş bazı apaçıklıklar. ve bundan önce sadece bu son iki sahiplenilme (temellük) biçimini incelemiş bulunduğumuz için. "Uzaklık ve ulaştırma araçları. "İktisatta. ister istemez. ulaşım araçlan. tarımsal devletin nüfus kapasitesinden ölçüştürülemez derecede yüksektir. başka açıklamalara tenezzül zorunda. nüfus. çünkü tüm hayvansal yaşamın temel yasası. hiç değilse. Yasa n° 3. Ama çiftlik kiracısının kazançlannı ana gelirler. İçeriği olmayan bu yasaların içeriğini geliştirme bahanesiyle. bizim derin kurucumuz. dolaysız değerlendirme durumunun ayırdedilmemesi ve çiftlik kirası biçimi altındaki bir rant ile doğrudan doğruya üretilmiş bir rantın büyüklük farkının özellikle vurgulanmaması olgusu. Çiftlik kiracısının .-Ed. ne Carey ile bir işimiz var. burada. işbölümü. öncekinden daha ileri gitmiş olmayız. fırsattan yararlanılır." Yasa n° 4. doğal yasalan oluştururlar. İşbölümü: "Meslek kollarının bölünmesi ve faaliyetlerin ayrılması. bunu üçüncü kısımda göreceğiz. sermayeyi değerlendiren patrona düşen o kapitalist kazanç kalıntısına karşılık düşmesi gerekir. "Sınai devletin nüfus kapasitesi. Bay Dühring'in önceli Carey'yi kopya etmekten başka bir şey yapmadığı bütün konuları bir yana bırakıyoruz. der. Dolaysız değerlendirmeden elde edilen rantın. zorunluluk duyulmadı. Yasa n° 2. faiz.. Hangi ölçüde doğru. Toprak rantı öğretisinde. üretici güçlerin elbirliğini engelleyen ve kolaylaştıran en önemli nedenlerdir.. bir çiftliğin bir çiftlik kiracısına kiralanmasını bir patrona borç olarak bir sermaye verilmesi ile karşılaştım. "toprak sahibiFriedrich Engels 251 Anti-Dühring nin. toprak rantının ödenmesinden sonra çiftlik kiracısına kalan kazancın. Bizim için sadece bay Dühring önemli. Bay Dühring'in açıklayacak olduğu iktisadi toprak rantı kavramı. emek üretkenliğini artırır. üzerine uçsuz bucaksız iktisadi gevezeliklere. bu sözde yasalarda raslanan çeşitli konular. iktisatta da. ve o da. bu anlayış farkının bir kanıtıdır. "eğer andırışma sürdürülmek istenirse. toprak rantını. öyle ki. ve böylece tüm zooloji de altüst olur." Yasa n° 5. . Çünkü. ne de Carey'nin katıştırma ve çılgınlıklarına karşı Ricar-do'nun toprak rantı üzerindeki anlayışını savunmakla. yani icatlar. yavan bayağılığı ancak anlaşılmaz bir cafcaf ve şurada burada her türlü kazüistik incelikler üzerine yanlış bir anlayış ya da kendini beğenmişlik dolu bir kılı kırka yarma ile çeşnilendirilmiş saçma-sapan gevezeliklere dalmak için.

Eğer toprak sahibi. tartışma götürmez. bir İngiliz iktisatçısının aklına hiç bir zaman gelmemiştir. hiç değilse günlük dilde. Çiftlik kiracısının elinde kalan ve toprak sahibinin dolaysız değerlendirmesinde elde edilecek olan tam ranttan yapılan çıkarmadan gelen şey. kârı alan kapitalist ve ücreti alan işçi. ama eğer aynı kişiye düşerlerse. herhangi birinin sermaye kullanmaktan elde ettiği gelire kâr denir. Bay Dühring'in adlandırdığı gibi dolaysız değerlendirme.Sadece topraktan doğan gelire rant denir ve toprak sahibine aittir. ve böylece rantı. onun için çok daha az tehlikeli olabilirdi... kapitalist kânn ta kendisini de cebine indirir. Toprak sahipleri.. bu düpedüz yanlıştır. hiç de bu belginlik ile konmamıştır. sadece İngiltere'de bulunuyordu. gerçek kapitalist patronlar gibi. bu konuda hiç bir kuşku kalmamıştır. kâr ve faizden gerçekten ayn olduğu bir üretim biçimi. ve en iyi durumda bize olsa olsa bay Dühring'in bilgisizliğini bir kez daha tanıtlar. o bütün Friedrich Engels kazancını kolayca kâr olarak adlandıracak. çiftlik kiracısının özgül kazancını bir ücret olarak göstermenin geçerli olmadığı kolayca saptanabilecektir. çiftlik kiracısının kazancının gerçekte ne olduğunu bilme sorusunun hiç de bu belginlik ile sorulmamış bulunduğunu okumak gülünç değil mi? İngiltere'de. çiftlik kiracısının kazancının ne ise o. Çiftlik kiracısının kazancını. ve Adam Smith'ten bu yana. Kendi bahçesini 253 Anti-Dühring . toprak sahibinin rantını olduğu kadar.. kâr ile karıştıracaktır. Kendi toprağının bir kısmını kendi başına değerlendiren bir toprak sahibi. iktisadın özgül olarak İngiliz kısmıdır ve öyle de olması gerekiyordu.. sık sık birbirleri ile karıştırılırlar. bay Dühring'e göründüğü gibi. topraklarını çoğu kez engin. Gerçekten. bir plantasyonun rantından sözedil-diğini pek duymamakla birlikte.. ya da daha doğrusu Almanya'da gerçeklikte çoğu kez olduğu [sayfa 322] gibi toprak sahibi hesabına kahyalar yardımıyla değerlendirme durumu. [sayfa 32u çünkü sorun.. Örneğin: "Emekten elde edilen gelire ücret denir. çoğu kendi topraklarını işlerler. Demek ki. hiç değilse günlük dilde. Burada. bu sorunun sorulmasına gereksinme yok. sermayeyi de sağlar ve toprağı kendi hesabına işletirse. çünkü içinde. Fazla olarak.. bu toprakları işletmek için yeterli bir ser252 Friedrich Engels Anti-Dühring mayeye sahip bulunan. dolaysız değerlendirmeden elde edilen rantın (gelirin demek gerekirdi) ayrışmış olarak düşünülmesine zorunluluk duyulmadığını ileri sürüyorsa. Ama bu nokta üzerinde bir şey ileri sürmek istemek tehlikeli olur. İngiltere'de büyük toprak mülkiyeti ile büyük tanmın egemen olduğu bilinir.. bu konuda hiç bir şeyi değiştirmez. yanıtı da uzun zamandan beri olayların içinde bulunmaktadır. Yeterince büyük işletmelerin sözkonu-su olduğu her yerde. ve işte bundan dolayıdır ki. getirdiği kârdan sözedildiğini sık sık işitiriz. çiftlik kiracısının kârını da alacaktır. . Ama. açık ve elle tutulabilir bir biçimde ileri sürmek. çoğu kez onun özgül kazancı bir çeşit ücret olarak alınmış gibi görünür. toprak rantından başka. bu kazancın kendisi. kendiliğinden anlaşılabileceği ve bugünkü üretim biçiminde başka türlü de olamayacağı gibi. ve bizim köylülerimiz gibi kendileri çalışmayıp. işletme giderleri çıktıktan sonra. burada. Kuzey Amerika ve Batı Hindistan'daki tarım işletmecilerimizin çoğu bu durumdadır.kullandığı öz sermaye bir yana bırakılırsa. bunları birbirinden ayırdetmek kolaydır. rantın. Bu çeşitli gelirler çeşitli kimselere düştüğü zaman. yani kapitalist kâr olduğunu. Ve eğer bay Dühring. çiftlik uşakları ve gündelikçilerin çalışmasından yararlanan çiftlik kiracılarına kiralarlar. açıkça rantın bir parçasıdır. özgün geliri ile karşı karşıya bulunuyoruz: toprak rantını alan toprak sahibi. geniş çiftlikler biçiminde. şimdiye kadar. bir çeşit ücret olarak almak." Toprak rantı teorisi. ancak kullanılması bu türlü gelirleri olanaklı kılan tanmsal işgücü (main-d'oeuvre) ile karşıtlığa dayanır. kapitalist toplumun üç sınıfı ve bunlardan herbirinin. soru da.

"* Bu parça. Ve. öyle ki. bundan yüzyıldan daha çok önce incelenmiş bulunmaktadır. toprak sahibi için bir artık doğar. tarımsal artıürünün. kaçınılmaz bir şeydi. "toprak sahibinin. hem de işçidir. Ama çoğu kez. hepsi. An Inguiry Into the Nature and Causes of the Wealth of Nations. ranttan. ve bunun sonucu. bir yandan İngiltere'deki çiftlik kiracısı kârı. toprak rantının da "geçerli anlayışını kendisine iş edinmediğini" saptamalıyız. c. belgin rant kavramı ile. ikincinin kânnı ve üçüncünün de ücretini ödeyecektir. s. tarımda elde edilen artı-ürünün tümü biçimindeki sunuluşunda. toprak sahibinin cebine girmesi gereken "tam rant"tan yapılan "çıkarmadan gelen" bir "rant parçası"dır. topraklarının gelirini anladığı". bizim. toprak üzerindeki egemenliğin ancak insan üzerindeki egemenlik sayesinde kurulduğu yolundaki "gerçek tarihsel görüş"ten hareket ettiğini görmüştük. bodoslama çatışır. cüretli bir çıkışla kendini sıkıntıdan kurtanr: çiftlik kiracısının kazancı "tanmsal işgücü"nün sömürüsüne dayanır. bay Düh-ring'de. Onun. hem toprak kiracısı. Adam Smith'in birinci kitabının altıncı bölümünde [sayfa 323] bulunur.kendi eliyle işleyen bir bahçıvan. Bunun sonucu. dolaysız değerlendirme durumu. Bay Dühring'in ne kadar ka-rışıksa eleştirel olmaktan o kadar uzak bulunan bu düşünceye gel* Adam Smith. Bunun sonucu. gerçek anlamdaki çiftlik kiracısı kazancının ne olduğunu bilme sorunu henüz "bu belginlik ile" konmamış gibi. toprak rantı ve kapitalist kâr biçimindeki öğelerine öylesine acımasızca ayrıştığı o uğursuz İngiltere'den. Sonunda. ve emeğin. O zaman bay Dühring ne yapar? Sanki tarımsal artı-ürünün çiftlik kiracısının kârı ile toprak rantı biçiminde bölündüğü üzerine. toprak rantı ile kapitalist kazanç. ona. bu fazlalık da rantın ta kendisidir. bir tek kişide hem toprak sahibi. bay Dühring'de. yani arı. toprak. ve öte yandan da bu artı-ürünün. ücret ile karıştırılır. Ed. Demek ki. "kuşkusuz. dolayısıyla bay Dühring'in rant ve kâr kavramları üzerindeki karışıklığı ile ustaca sokulup en yeni bulgusu olan: çiftlik kiracısı tarafından toprak sahibine değil. birbirlerinden sadece birincinin tarımda ve ikincinin de sanayi ya da ticarette elde edilmesi ile aynlırlar. yani burada rant ve kâr. bu."[sayfa324] Rantın. toprak sahibinin rantını "azaltır". toprak rantı ve çiftlik kiracısının kân biçiminde. emeğinin kazancı olarak görünür. ama toprak sahibi tarafından çiftlik kiracısına ödenen toprak rantı nedeniyle kendisine inanacak kimseler bulmayı hâlâ umabildiği kendi Prusya hukukunun . hâlâ bilime bir çekidüzen verme savı taşıdığı. açıkça. "Böylece. toprak sahibine bir rant ödeyen çiftlik kiracısı değil ama çiftlik kiracısına bir rant ödeyen toprak sahibidir. iki şey öğrenmemizi sağlar: 1° Çiftlik kiracısı. ve bay Dühring'e o kadar kaygı veren kuşku ve belirsizlikler sadece onun bilgisizliğinden kaynaklanmaktadır. toprak ağalarının rant üzerindeki düşüncelerinin. sanki tüm iktisatta. ürünü. bütün klasik iktisatta kabul edilen bölünüşü ile. doğrusunu söylemek gerekirse. tepeden tırnağa özgün bir anlayış". London 1776. Ve 2° ensonu bay Dühring'in toprak rantından ne anladığını öğreniriz: tanmsal emeğin sömürüsü aracıyla tanmda elde edilen artı-ürünün tamamı. hiç bir teorik okulun en küçük bir yardımı olmaksızın. birincinin rantını. bay Dühring. 63-65. Ama bu artı-ürün bundan önceki iktisatta -belki birkaç yüzeysel iktisatçı dışında. tanmın. dolaysız değerlendirmenin ataerkil gelişmesinin doruğuna ulaştığı. emek kazancı üzerindeki ürün fazlalığının sanayide kapitalist kazanç olması gibi. 254 Friedrich Engels Anti-Dühring mesi.toprak rantı ile kapitalist kâr biçiminde bölündüğüne göre. şimdiye kadar düşünüldüğü gibi. bay Dühring'in. emeğin köleleştirilmesi biçimlerinden herhangi biri aracıyla yapıldığı her yerde ve her zaman toprak rantının önemli ölçüde varolduğu açıktır. Bu. yani klasik iktisadın tüm rant teorisi üzerine bir tek sözcük bilmiyormuş. herhangi bir köleleştirilmiş emekle işlendiği andan sonra. Öyleyse. sanki görünüşü ve belirsizliklerinden başka hiç bir şeyi bilinmeyen salt keşfedilmemiş bir şey sözkonusuymuş gibi davranır. I.

Dipnotlarımızdan her birine. Belki bize o denli söz verilmiş bulunan en kesin bilimin o son sözünü burada bulacağız.. 67. 379. (Gene bu vesileyle."*** Bay Dühring kendisine öğütlenen bu yolu izler. . 9). Friedrich Engels Anti-Dühring 257 eski Yunan toplumu yazarlannda kendilerini ancak meta üretimi.***** Ekonomi politik. iki yönden kendi "girişim"inin (bu sınai deyim kötü seçilmemiş) reklamını şöyle yapabilirdi: [sayfa 327] Biricik ve özgülüğü. gibi bazı olaylar her iki toplumda da ortak olduğu ölçüde gösterebilirler.Dühring'in.. sayfa 29. gerçekte kapitalist üretim dönemi iktisadının bilimsel bilgisinden başka bir şey olmadığı için.**** Buna karşılık. örneğin * Marks'ın "Yunan İlkçağı" başlığım taşıyan elyazması işte burada başlar. iç eleştirel bakış açılan ve genel konumu bakımından daha da çok benim öz malımdır (s. 14).) İlkçağı (ilkçağın ekonomik ilişkilerini) irdelemek için. dış ve iç. 12). 1935 yılında çıkarılan bir cilt içinde yayımlanmıştı. Bu vesileyle Roscher'in İngiliz Ekonomi Politiğin Tarihine Katkîsmm adını anmaktan özellikle kaçınır. hemen kendi ürünü bir bilgelikmiş gibi "bilimin biraz ciddi bir kuruluşunun Hume ve Adam Smith'ten sonra başladığını" söyler (s. Fransa'da Sismon-di ile sona erer. bu bölümün metni ile birçok noktada tam bir tıpkılık gösterir. şu okunur: "Klasik ekonomi politik . Ankara 1993. ilk kez olarak Marks-Engels-Lenin Enstitüsü tarafından. s. faiz getiren sermaye vb. Gerçekte Marks'ın Kapitalinde şöyle denir: "Ekonomi politik" "Manüfaktür dönemi sırasında ilk kez bir bilim olarak ortaya çıkar"** ve Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı'da. List'in "ölçüştürülemez derecede üstün büyüklüğü" s. Bu elyazması. -Ed. para. Ne var ki "Ekonomi Politiğin Eleştirel Tarihi Üzerine Marjinal Notlar"ın.sevgili uygulama alanına Slğinir. Marks'ın kendisi tarafından kaleme alındığı biçimiyle. ticaret. Bundan ötürü o metni. Bu buluşun ne olduğunu göreceğiz. tam olarak vermekten vazgeçiyor ve "Marjinal Notlar" metninin başlıca değişik biçimlerini dipnot olarak eklemekle yetiniyoruz. Kutz ve Roscher Üzerine Dühring'in Haksızlıkları (s. [sayfa 325] 255 Friedrich Engels Anti-Dühring ONUNCU BÖLÜM "ELEŞTİREL TARİH" ÜZERİNE* BİTİRMEK için Ekonomi Politiğin Eleştirel Tarihi üzerine. onun "her şeyden önce hiçbir zaman yalanlanmayan ilişkiler ve yasalar üzerine sağlam bir teoriye gereksinmesi var" (16). s. şu farkla ki ona göre yüksek iktisat. Sol Yayınları. eğer Marks'ın temize çektiği "Marjinal Notlar"ın kendinden alınmışlarsa (MN). ancak burjuva bilimin klasik döneminin sona ermesinden sonra dünyaya getirdiği içler acısı düşüklerle başlar. *** Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı." Gerçekten. çünkü orada bilgisizliği içinde çok yararlı her türlü not bulmuştur. Engels'in ölümünün 40. -ç. 15 ). özgün elyazması da elimizde bulunuyor. Fransa'da Boisguillebert ile başlar ve İngiltere'de Ricardo. ** Kapital. 256 Friedrich Engels Anti-Dühring "bu girişim"i üzerine de bir göz atalım. birinci not defterinden alınmışlarsa (Mİ) ve ikinci not defterinden alınmışlarsa (M2) işaretini koyuyoruz. ***** Sümer'in ünlü yapıtına anıştırma. O metin. yıldönümü dolayısıyla Moskova'da. "haklı nedenler"i olan bir davranış. **** Ml'de bundan sonra şunlar okunur: Ama Dühring bize. Birinci Cilt. bay Dühring'in kendi deyimiyle "benzeri hiç görülmemiş" [sayfa 326] olan * Bu bölümün Marks tarafından yazıldığı ve Engels'in. -Ed. İngiltere'de Petty. tarihte ortaya çıküğı biçimiyle. 16. girişimin sonunda çok haklı olarak şöyle övünür: "Ama eğer bu girişim dıştan algılanabilir özelliklerinde ve yarı-modern içeriğinde henüz hiç görülmemiş bir şeyse. çeşitli baskılarına uyarlamak için onu gözden geçirmekten başka bir şey yapmadığı bilinir (ikinci ve üçüncü önsözlere bakınız).* Bay Dühring ekonomik öğretinin "son derece yeni bir olay" olduğu yolundaki buluşuna çok büyük bir önem verir (s. Anti. bu dönemle ilgili tezler ve teoremler. "Marjinal Notlar"ın üç versiyonu var: Marks'ın karalamaları olan iki not defteri ile Marks tarafından Engels'e aktarılan metin olan ve "Eleştirel Tarih Üzerine" bölümünün kesin yazılışına temel hizmeti gören temize çekilmiş kopya.

kendilerini ayrıca. değişilebilir olma gibi "ikili bir yararlılığı olduğu" yolundaki tezi olan [h (özellikle gjhsz) metablpch .*** bay Dühring!. sandalı sandal olarak kullanır. tarihsel olarak modem bilimin teorik hareket noktalannı oluşturur. 369'daki parçasıyla ilgili.* Aristoteles'in. 18) ama bu tezde "kullanım-değeri ile değişim-değeri arasında bir ayrım" bulanlar. kullanım-değeri ile değişim-değerinin hükümden düştüğünü unutma "düşlem"ine de kaptırırlar. şey olarak ona özgü.Yunanlılar. klasik ilkçağın işbölümü üzerindeki düşüncesi. kapitalist işbölümünü yaratan şeyin pazar değil.) — Bu tez yalnızca "çok bayağı ve çocukça" bir biçimde anlatılmakla kalmaz (s. o işbölümü fikrinin "bilimsel" duruma gelmesi için zorunlu "sınır"ı çizmiş**** ve bu nedenle bay Dühring [sayfa329] işbölümü yasasının keşfini. bu alanda durum elverdiği ölçüde yapmış bulundukları çalışmalarda. De republica. elbette bay Dühring'in sistemi çerçevesinde." Bu tümce kuşkusuz Kapitalin üçüncü baskısının. s. Kitap I. "her malın. n° 1. [sayfa 328] çünkü sandalı kendinde olmayan bir şeyle."Yalnızca ve yalnızca bu sınır kavramı. doğrusunu söylemek gerekirse ilkçağda gösterecek olumlu hiçbir şey [!] bulamayız ve tamamen bilim düşmanı olan ortaçağ. kesin olarak Adam Smith'e maletmiştir.* . modern bilimin arı niteliğini bozduğu için. kullanım-değeri * MN'de şöyle devam eder: Aristoteles'in. ** Aristote. Meta üretiminin egemen üretim biçimi olduğu bir toplumda. bunlann her ikisi de sandalın kullanım biçimleridir. derin bilgi görüşünü böbürlenme ile sergileyen gösteriş . işte Platon'un (Yunanlılar bakımından devlet ile aynı şey demek olan) kentin doğal temeli olarak işbölümü üzerindeki zamanı için dahice açıklamasının** bay Dühring tarafından değimli görüldüğü tek şey ve o da Platon' un "pazarın belirli bir genişliğinin. 3. "hemen şu son zamanlarda" ve "yalnızca en ileri sistem çerçevesinde". biri şey olarak o mala özgü olan ve öteki öyle olmayan ikili bir kullanımı vardır. Bununla birlikte. "her Kthma"nın. yani bay Dühring'in sisteminin ta kendisi çerçevesinde."iş adamları" arasında çok tanınmış bir "sınır" olmuştur. konusunda. ne var ki orada. tersine. "pazar" -bir kez olsun bay Dühring'in gösterişi ile söylemek gerekirse. hiç değilse birkaç örnek üzerine dikkati çekmek gerek. s. çünkü rusça nedeniyle yunancayı doğru yazmasını bilmiyorum. [buna..Güç beğenir bir dudak bükme. Ama. 258 Friedrich Engels Anti-Dühring ile değişim-değerinin hükümden düştüğünü unutma "düşlem"ine de kaptırmış olurlar. Şimdi tarihçi bay Dühring'i dinleyelim: "Böylece bilimsel iktisat teorisi.. modern düşünce ile "en sert karşıtlık oluşturan" bir düşünce olarak gösterilir. başka türlü bilimsel olarak nitelendirilemeyecek fikrin. allaghz enecen] parçaya kendin bak.. örneğin kunduranın giyilme yararlılığı gibi. hiçbir şey belirtmemeye!] çok daha az vesile verir. Bölüm XII. pazan yaratan şeyin daha önceki toplumsal bağlann ayrışması ve bundan doğan işbölümü olduğunu görmek . öteki şey olarak ona özgü olmayan. Bölüm 9. (Eleştiriye Katkı." Ve o zaman bay Dühring. ama onun doğal kullanım biçimine göre değil. -Ed. meslek türlerinin daha ileri derecede dallanıp budaklanması ve özel işlemlerin teknik aynşması karşısına çıkardığı sınır"ın sözünü etmemesi nedeniyle -ama Yunanlı Kse-nefon bu işi yaptı. tersine. para ya da yiyecekle değişen kimse bile. ama bu tezde "kullanım-değeri ile değişim-değeri arasında bir ayrım" bulanlar kendilerini ayrıca "hemen şu son zamanlarda" ve "en ileri sistem çerçevesinde".. bütün öteki alanlarda gösterdikleri aynı dehayı. sayesinde önemli bir ekonomik doğruluk durumuna dönüştüğü bilgidir." Bay Dühring tarafından öylesine küçümsenen "profesör" Roscher. Bu nedenle onların sezgileri. çünkü sandal onda değişim nedeniyle bulunmaz"** yolundaki tezi. biri. "Platon'un devlet üzerine yapıtlarında da ekonomik işbölümünün modern bölümü bulunmak istendi. aynı özgünlüğü gösterirler. "derin bilgi görünüşünden" gerçekten yoksun bir eleştiriden örnekler verir. bay Dühring'e göre yalnızca "çok kabaca ve bilgiççe dile getirilmiş" olmakla kalmaz. hem ayağa giyilebilen hem de başka bir şeyle değişilebilen bir sandal gibi. 5.

-Ed. böyle yapmakla bay Dühring'e göre "ahlaksal bir antipati"den başka bir şey dışavurmaz. 451 ve 456. Die Grundlagen der Nationalökonomie. aşağıdaki satırlardan görülebilir. *** Xenophon.** "bir" Dühring ve çok haklı iç nedenlerle. ** Platon. der ve "Napolili Antonio Serra'nın. Bölüm 8-10. gerçekten "tamamen basit fî-kirler"den (s. ilkel doğal değişimi izlemiş olmasından başka hiçbir şey. kesin olarak yoktur. bölümde. 3. birçok kez yayınlandı ve yasama üzerinde dolaysız bir etkide bulundu. sanayi sermayesi için içpazann kurulması.) ***** "Paranın rolü her zaman ekonomik düşüncelerin en önem- * Kapital. daha yüzyıl merkantilist incil olarak kaldı. öteki içinde para-sermaye işini gördüğü iki ayn dolaşım biçimini rahat rahat bulursa. Ethique â Nicomaque. ***** Kapital. Birinci Cilt. -Ed. Yazar tarafından baştan başa gözden geçirilen ve ancak ölümünden sonra yayınlanan 1664 baskısı biçimi altında: Englands Treasure. kendini doğurmuş bulunan sistem ile bilinçli ayrılışını temsil eder. Daha ilk biçimi alünda bu yapıt. -Ed. 763-767. s. -Ed. Cyropedie. Gerçekten. Daha ilk baskısında bu yapıt. s. Bölüm XXIV." Ama eğer "bir" Aristoteles paranın. onu aslından. * . 19) basit ya da basit olmayan fikirlerle herhangi ortak bir yanı varsa. Stuttgart ve Augsbourg 1858. yani Breve Trattato'dan dört yıl önce. bölüm 29: "Okul tarafından yanlış olarak merkantil [sayfa 330] sistem diye adlandırılan sınai sistem"inden okumak daha iyi olacaktır. s. Ondördüncü Bölüm. Ne yazık ki aslında işler başka türlü olmuştur: 1609'da. 86.*** Bay Dühring'in merkantilizm üzerindeki bölümüne gelince. 28. Das nationale System der politischen Ökonomie. Birinci Cilt. yani merkantil [sayfa 33i] sistemin. 5. vb. . ekonomi politiğin pratiğinde olduğu kadar teorisinde de bütün modem ulusların önüne geçmiştir". -Ed. "İtalyan iktisatçılar" bölümünde: "İtalya. "girişte bir çeşit yazıt olarak" devir yapan bir yapıta sahipse.. "görenekçi bilgi ve içgüdü"den daha çok şey gerek. baskı. Ama bir Aristoteles bu rol üzerine ne biliyordu? Açıktır ki para aracıyla değişimin. Republique. -Ed. Öyleyse eğer merkantilizm.* Eğer hatta "bir" Aristoteles parayı kendi değer-ölçüsü rolü içinde çözümlemeye kalkma cüretini gösterir ve para teorisi bakımından öylesine önemli olan bu sorunu doğru bir biçimde koyarsa. **** MN'de yukarda "Bay Dühring'in merkantilizm üzerindeki bölümüne gelince" diye başlayan paragraftan önce şu parça gelir: II. Kitap I. (Bkz: Kapital. İngiltere'de o zaman hâlâ devlet pratiği olarak savunulan ilkel parasal sisteme karşı yöneltiliş olma özgül anlamına sahiptir. *** Friedrich List. İtalya'da özel olarak ekonomi politiği konu alan ilk yapıt" olarak anar. Stutgart ve Tübingen 1841. Kitap VIII. 260 Friedrich Engels Anti-Dühring Bay Dühring. 1. -Ed. MERKANTİLİZM "Demek ki kesinlikle söylemek gerekirse. s. Bay Dühring'in. bunu duraksamadan kabul eder ve bunun sonucu Serra'nin Breve Trattato'sunu "iktisadın modem tarih-önce-sinin girişinde bir çeşit yazıt olarak" değerlendirebilir. yani List'inNationales System (Ulusal Sistem). burada her türlü "derin bilgi görünüşünden" ne denli büyük bir özenle kaçınmasını bildiği. o yapıt bu yapıtür ve işte bu nedenle de bay Dühring'in "hiyerarşik ilişkilere öylesine önem veren tarihi" için bu yapıt. Friedrich Engels 259 Anti-Dühring li uyarıcısı olmak olmuştur [! ]. başkalan arasında..**** * Aristote. yayınlanıyordu. Sonal sonuç: bay Dühring'in "dikkate sunma" biçiminde yansıdığı durumu ile Yunan ilkçağı.için. **** VVilhelm Roscher. 25) başkasına sahip değildir ama eğer bu türlü bir "bönlük"ün (s. onun Breve Trattato irdelemesi. bu "yazınsal kırıtkanlık" ile sınırlanır. 379-382. Bölüm 2. c. biri içinde yalın dolaşım aracı olarak hareket ettiği. Kitap V.. ** Aristote. Bölüm 8. bilim olarak merkantil sistem yoktur. bu yasaklanmış cüret üzerine tek sözcük söylememeyi yeğ tutar. Thomas Mun'un A Discourse of Trade'i vb. -Ed. krallığa bir alün ve gümüş bolluğu sağlamanın yolları üzerindeki yapıünı (1613). De republica. List. I. Kitap II.

hatta ana tezi yinelemediği yerlerde bile. bu yan "dıştan" çok üretkendir) şuna dayanır ki Dühring. gerçekten vardır ve engellenmesi gereken tek şey.. fizyokratlardaki . birçok şey bilen ama hiçbiri üzerinde biraz daha derine gitmeksizin kolayca birinden ötekine geçen [bir] kararsızlığa sahip bulunduğunu .. ayn ayn her ikisi içinde" istenildiği gibi dışavurulabilsin. Ama daha ilk yapıtında. A Treatise on Taxes and Contributions. Böylece. * VVilliam Petty. Buna önce aynı nicelikte emeğe malolan değerli madenler ile buğdayın eşdeğerliliği yardımıyla örneklendirerek." Ayrıca Petty. Bu nedenle bazı ayrıntılı erekler için bir başka yol daha arar. "onda yetersiz izleri bulunan emek. ciddi işadamı türünün nasıl tanınacağını anlamak güç.... çeşitli vesilelerde ve çeşitli yazılarda.. kavramların iç ve biraz da ince ayrımları bakımından [bir] duyarlık yoksunluğuna . s. 1662... bu tümceden başka hiçbir yerde anılmaz. "Petty'e karşı. kolayca "bol sayıda boş düşünce içeren ve gerçekte ciddiyet olarak ciddi işadamı türünden başka bir şey tanımayan bir kafa yapısı" (64) çıkar. Petty'nin değer teorisi üzerine bay Dühring. Yetersiz izler. 262 Friedrich Engels Anti-Dühring lışır. daha sonra o portre sayesinde yapıtlarının ayırdedici özelliğini yeniden kurmak üzere.. kavramların iç ve biraz da ince ayrımları bakımından duyarlık yoksunluğunda gösterir" (53)."* Demek ki Petty. Dikkatini "bir Petty"den esirgememeye tenezzül ettiği zaman. "ikisinden her biri içinde ve daha iyisi.500 sterlinlik bir yıllık gelire sahip olacak biçimde yürüttüğü için saygı besleyecek kimseler bulunacaktır.. bulgusunun öneminin olduğu denli. "ingiliz papaz sınıfının türlü oyunlarını son derece göze çarpan bir biçimde" kopya etme "virtüözite"sine de sahipti..) "Petty'nin Friedrich Engels 261 Anti-Dühring Modern ekonomi politiğin kurucusu olan Petty üzerine bay Dühring. bize onun "bol sayıda boş düşünceye. bu çeşitli uğrakları "tek bir türdeş birlik içinde" birbirine karıştırabilir.. Ama metaların değerlerinin eşit emek (equal labour) ile ölçüldüklerini de çok açık ve genel bir biçimde dile getirir. sistemlerin bilinen üçlüsü içinde (merkantil sistem.. Yalnızca bay Dühring türünden bir metafizikçi. böyle bir suç kim işledi? Ama hiçbir sözde ekonomi politik sistemi. Treatise on Taxes and Contributions'unda Petty. onun ayrıntılı uygulamasındaki güçlüğün de bilincinde. Bulgusunu kısmen çok karmaşık çeşitli sorunların çözümüne uygular ve yer yer. gerçek anlamda "bilim olarak kesinlikle" mevcut değildir. -Ed. sistemin ya da burjuva iktisadı. durum elverirse..Öyleyse.. ... Öte yandan: "Sistemler [üç sistem) . (Gerçekte hakiki ciddiyet olarak. Petty'nin çok çeşitli yaşamından. şu derin düşünceyi ileri sürer: "Eğer daha derin bir biçimde düşünmüş olsaydı. DAHA USSAL BİR İKTİSAT ÖĞRETİSİNİN GEÇMİŞ ÖRNEKLERİ VE GÖSTERGELERİ. Ekonomi politik tarihi bakımdan hepsinin. bağımsız teorik ta) saptamalar ile tek bir türdeş birlik içinde karıştırılmalarıdır" (29)!?! ta) Ml'de şöyle devam eder: Yüksekten atan saçmalık! Peki ama 19. Bu yanılgı bile dahice bir şeydir. 24-25. daha doğusu kapitalist iktisat sistemindeki şu ya da bu halkanın gerçek teorik dışavurumları olarak göreli bir değeri vardır. Özellikle toprak ile emek arasında doğal bir eşitlik ilişkisi (a natural Par) kurmaya çaanlayışının en güçsüz yanı. * MN'de şöyle izler: III. fizyokrasi ve sınai sistem) anılmasını kınamak gerek" (27). kendini. değerli madenlerin değeri üzerine ilk ve son "teorik" sözü söyler. baskı. bunun pratik uygulanmasında. hatta değer [sayfa 332] ölçüsü olarak emek-zamanı" üzerindeki tezleri. metaların değer büyüklüğünün son derece açık ve doğru bir çözümlemesini verir... önceden anımsatmış bulunduğumuz karşıt bir anlayışın izlerine başka yerde raslamak kesinlikle olanaklı olmazdı". bundan önemli sonuçlar çıkarır. birçok çeşitlilik ve karmaşıklık olduğunu da itiraf ederim. bunun üzerine kurulan her şeyde. merkantil sistemin sunduğu biçimdeki pratik davranış kurallarını yorumlama ya da formüle etme biçimindeki virtüözlüklerin . öyleki değer. London 1662. "ciddi düşünür" bay Dühring için ne eşi benzeri bulunmaz bir alçakgönüllülük! Peki ona hangi dikkati gösterir? Petty'nin. bununla birlikte.. ciddi düşünürü kuşkusuz eğlen-direbilecek bönlüklere vardığını" bildirir. yani: "izler"in. 1... PETTY. Parlak üsluplu tarih yazma biçiminin en büyük "iç" yanlarından biri (ve beyaz kağıdı karalamak için. iktisat konusunda henüz çok kaba biçimde davrandığını [ve] karşıtlıkları. şunu da söyler: "Bunun [emeğin eşitliğiyle değer biçme] değerlerin denge ve ölçülmesinin temeli olduğunu öne sürüyorum. herkesin bildiği biyografik notlar yardımıyla çeşitli iktisatçıların bir portre taslağın yapar. kendi öz işlerini sonunda 1. vb. yüzyılın bay Dühring'e benzer birkaç gizli merkantilisti dışında.

'unu 1682'de yazdı ve 1695'te Londra'da yayımladı.* Petty. Essai de la population de la Ville de Paris. "Siyasal Aritmetik"in Petty tarafından bayağı sayılama (istatistik) terimleri ile kurulması karşısında. önceden de sonradan da üzerinde hiç durmadığı işin özü üzerinde "önceden" bilgi sahibi edildiğine "sonradan" inandırmak için. hem içeriği hem de biçimi ile küçük bir başyapıttır ve işte bu nedenle de bay Dühring'de adı bile geçmez.. 1682'de yayınlanan Quantulumcumque Concerning Money adlı yapıü ile Anatomy of Irelandından on yıl sonra (bu yapıt. bu yapıtta büsbütün yok olmuştur. bay Dühring'in en orta malı okul kitaplarından kopya ettiği gibi.. Merkantilist anlayışın öteki yapıtlarında raslanan son izleri. ilk kez olarak. çeşitli denemeler yapan. burada kendini açıkça gösteriyor."den başlayarak bu parça MN'de yoktur. "eğer o da daha derin bir biçimde düşünmüş olsaydı". Kuşkusuz. Bu yapıt."yetersiz" oldukları bir yana bırakılırsa. çırılçıplak bönlüğü içinde apaçık görünür. Bu konuya birazdan döneceğiz (Locke ve North dolayısıyla) ama önce..** bir tek bütün * "Ve büyük şeylerden küçük şeylere inmek gerekirse. okurlannı Petty'nin son derece açık değer anlayışından en büyük karışıklık içine atmak için onca güçlüğe katlanmazdı. De la richesse territoriale du Royaume de France (Paris 1791).. kendilerinde sahip olmadıkları bir önem verilen tutarsız esintiler. Petty'nin. bir şeye "önceden" anıştırmada bulunma yolundaki o çok belirtili davranışı. rasgele düşünceler ve gelişigüzel açıklamalardan başka bir şey değildirler.* bugünkü istatistiği Petty'nin ona ustaca vermiş bulunduğu erekten hâlâ ayıran o büyük uzaklık karşısında. Ama zorunlu olarak elyordamıyla ilerleyen... Adam Smith'te değer kavramı üzerine "karşıt anlayışların" yalnızca "izleri"ni ve değer üzerine açıkça karşıt yalnızca iki görüş değil ama üç. ve matematikçi Lagrange ile birlikte. Essai d'arithmetique politique. tıpkı onun doğrudan doğruya iktisat çalışmaları karşısında davrandığı gibi davranır. The Political Anatomy of Ireland 1672'de yazılmış ve 1691'de Londra'da yayınlanmıştır. (Paris 1791) adlı iktisadi çalışmalar . hırçınlıkla omuz silkilir! Lavoisier'nin bile bu alanda ondan yüzyıl sonra uyguladığı gülünç yöntemler karşısında. birbuçuk yüzyıllık araştırmaları. Boisguille-bert ve Law üzerine bir göz atmamız gerek. İktisatta ortaya çıkan en deha sahibi ve en özgün araştırıcı karşısında kendi kendiyle dolu bayağı bir ukalanın paylayıcı hoşnutsuzluğunu dışavur-mak ve teorik deha ışıltılarının kusursuz "belitler" olarak düzenli saflar biçiminde caka satmayı kabul etmediğini [sayfa 334] ama tersine "kaba" pratik gereçlerin. bay Dühring'in "girişim"inde hemen hemen hiç dikkat edilmeyen en önemli fikirleri.. daha yeni yeni biçimlenmeye başlayan bir fikirler karmaşası ile savaşan ekonomi politiğin kurucusunda çok doğal görünen şey. örneğin verginin derinleştirilmiş irdelemesinden dağınık düzen fışkırdığını görmekle çarpılmaktan başka bir şey yapamaması çok doğaldır. "önceden" hiçbir şey anılmamıştır. görmüş bulunduğumuz gibi. kof [sayfa 333] bir tümce yardımıyla. Friedrich Engels 263 Anti-Dühring biçiminde eksiksiz bir çalışma verdi. bu kasıntılı üstünlük savı. ** Petty. bay Dühring'in kendisi de bize beş ayrı çeşit değer ve onlarla birlikte bir o denli karşıt anlayış sunar. Quantulumcumque. bay Dühring'e özgü tek buluşu belir- * Lavoisier. -Ed. şenlikten iki yüzyıl sonra. söz arasında. Ve büyük şeylerden küçük şeylere inmek gerekirse. sonuçlan kısmen kitaplardan ortak bilince geçtikten sonra seçerek özetieyen bir yazarda tuhaf görünebilir. hatta hepsini sayarsak rahatça yanyana gelip çapraz-laşan dört görüş buluruz. -Ed. savdan sonra kanıt istemeye cüret etmekten sakınan körü körüne inanç sahibi bir okurlar çevresini gözönünde tutmuşa benzer. Bay Dühring.. ekonomi politiğin gerçek tarihinde değil ama yalnızca bay Dühring'in köktenci eleştiri düzeyi ve "derine giden tarih yazma üslubu" alünda bulunan modem kitaplarda bir rol oynarlar. Bay Dühring "girişim"inde.. Petty tarafından uygulanan yöntemlerin benzersizliği üzerine. öyleyse bu fikirler. Bay Dühring'in okuru. 1691'de değil 1672'de yayınlandı).** Birinciye ilişkin olarak. bay Dühring'e göre zamanımızda ancak kendi bağlamları dışında sözkonusu edilerek.

de l'argent et des tributs.. bunlar işadamına.da yazmıştır. ..** [sayfa 336] * Pierre Boisguillebert. Bizzat bay Dühring hakkında onun hiçbir zaman "ince" olmasa da. iş adamına sabit sermayesinin önemli bir kısmını. amcamın halam durumuna başkalaşımı da hemen gerçekleşebilir. yalın kağıt parçalarına değerli madenlerin oynayacakları rolün tıpkısının verilmesiydi ve böylece merkantilizmin bir başkalaşımı hemen gerçekleşmiş bulunuyordu. başarı ile gerçekten yerli yerinde bir gözlem yaptığı da itiraf edilebilir" (s. siecle içinde. Bir banka. 397. . üretim meta üretim biçimi içinde yapılır olmaktan çıktığı zaman bile.. Bundan. basan ile ancak şu "gerçekten yerli yerinde gözlem"i yapar: "Lavv'un da son temeli (yani değerli madenler temelini) hiçbir zaman tamamen ortadan kaldıramadığı ama son sınıra. yani sistemin yıkılışına. -Ed. işleri yoluna koymak için. eğer yalın para işaretleri olan kağıttan kelebekler halk içinde seke seke uçuşacaklardıysa bu. kitap II. bunu şu biçimde değiştirir: "Bir para sisteminin temeli. paranın rolünü oynamaya devam edeceğini varsayar. hemen her zaman dolaşan Friedrich Engels Lavv'a gelince bay Dühring..* Law. Gerçi bay Dühring. uzun yıllar süren ve bir bankanın rahatça çalışmasına uygun düşmek için gereğinden uzun olan bir dönem geçmeden. Ve bu da şu biçimde apaçık tanıtlanır: "Önemli olan yalnızca. bir ulusun zenginliğini artıracağını düşünür. Gerçekten bay Dühring.. kendisine göre değerli madenlerin bu rolde kağıt ile değiştirilebilmeleri nedeniyle. tüccarın ödemelerinin toplamı bankanın avanslarının toplamına eşit olmaz. "Dissertation sur la nature des richesses. bir başka deyişle Lavv'u kendinde barındırdığı sonucu çıkar. bu "kağıt parçalananın keyfi bir "artışının. ulusal kredi bankaları da kurulmuştu— şu gözlemi yapar: "Kendi çıkarı ile çelişkiye düşmemek için bir banka. Gerçekten Boisguillebert meta dolaşımı içinde yerine getirdikleri normal parasal işlevlerde değerli madenlerin kredi parası ("bir kağıt [sayfa 335] parçası") ile değişebileceklerini ileri sürer. 1691 'de yayınlandılar. "Boisguillebert'in deyişinin yeni bir merkantilizm yolunu kendinde barındırdığı". (bu arada denk düştükçe Lavv'u da eleştirir).94. * * 265 Anti-Dühring sermaye girişlerinden çok daha yavaştır ve . halkın ceplerini tamtakır devlet kasalarına boşaltmak içindi." Ama o.* Gene Petty'ye ve bay Dühring'in iktisat tarihinde ona oynattığı silik role dönmek için. Boisguillebert'ten Law'a geçer.. Locke'un Considerations on Loıvering of [sayfa 337] Interest and Raising Of Money'si ile North'un Discourses upon Trade'i aynı yıl. önce Petty'nin hemen ardından gelenler üzerine. merkantilistlerin boşinana dayanan anlayışları ile değiştirme niyetini nasıl besleyebilirdi? Bununla birlikte bay Dühring.. örneğin toprağı iyileştirmeye girişen birinin kullandığı sermayeyi ödünç verme olanağına daha da az sahiptir." Law eleştirisinde bay Dühring. Dühring. Paris 1843. çok seyrek olarak geri gelirler. bölüm 2. "merkantilizmin modern değişimini yaptığı" söylenebilir. Sabit sermaye girişleri." (s. değerli madenler temelini ortadan kaldırmak için değil. Locke ve North üzerine bize ne dendiğine bakalım. tersine. kağıt para çıkarılmasına değin götürdüğü görülür. —ötekiler arasında. -Ed. s. değerli madenlerin parasal rolü üzerindeki kendi ussal anlayışını. buna karşılık. şurada burada yazarımızın. ** Ml'de şöyle devam eder: Görülüyor: Dühring eski yazarlar karşısında hep privat-dozent rolü oynar ve onlara sınav notları vererek yetkilerini aşar. Economistes financiers du XVIII.83). ** MN'de bundan sonra şu başlık gelir: BOISGIULLEBERT VE LAW 264 Friedrich Engels Anti-Dühring telim. girişlerin tümü çıkışların tümünden gene de çok farklıdır ve bir bankanm rahatça çalışmasına uygun. çünkü her ne denli bu sermaye ona sürekli olarak para biçimi altında gelse de ondan aynı biçim altında çıksa da. istençsiz komedyası ile şöyle devam eder: "Gene de. ölçülü öneller içinde. Boisguillebert ve Law arasında. şöyle ekler: "Bununla birlikte.. iş yaptığı dolaşan sermayenin hepsini ya da hatta çok büyük bir bölümünü bir tüccara borç veremez. hiçbir zaman yalnızca geleceği geniş ölçüde öncelemeleri ve somut olarak şimdiki zaman için doğal üretimlerin ancak çok küçük bir parçası ile görünmeleri nedeniyle." Bölüm II. gerçekte . Law: İskoçya bankalarını inceleyen Adam Smith.) Gerçeklikte. büyük bir tutar meydana getiren sermaye değerlerinden bileşemez." Aynı biçimde. İçice geçen ekonomik üretimlerin işleyişinde. bay Dühring için. O. kendisine değin bilinmeyen bir bağlantı bulmuştur. Boisguillebert'in böyle bir niyeti yoktu.

değerli madenler dışsatımı ya da kambiyo kurlarının düzenlenmesi denli budalaca bir şey olarak ilân eder. London 1662. Para sisteminin "değerli madenler temelinden" ayrılamama nedeni. Smith'in kendini beğenmiş yavaşlaştırılması. düpedüz Considerations on the Consequences of the Loıvering of Interest and Rasing of Money (1661) üzerine öğrendiğimiz şey işte şu. hem de çeşitli yönlerden öylesine büyük bir etki kazanmış olmasının nedenleri herhalde çok açık olacaktır. dolayısıyla yanlış olarak eleştirilmiş bir parça bir yana. birçok iş adamı [Locke ile] aynı şeyi düşünüyor ve durumun evrimi de faiz oranı karşısındaki engellerin etkisiz olarak görülmesi eğilimini yaratıyordu. -Ed. faiz sınırlamalarına karşı teorik muhalefeti olağanüstü hiçbir yanı bulunmayan bir muhalefet olarak gösteren birçok şey. Dühring.. Ama faiz konusunda Locke. toprak ve bina mülkiyeti rantı (rent of land and houses) ile karşılaştırıyor ve kuşkusuz toprak rantına karşı değil ama elbette para rantına karşı yasama önlemleri aracıyla sert davranılmasını isteyen toprak sahibi karşısında." (s." (s. Ama. Harvey üzerine. 94) İlkin A. sermaye rantı olarak (rent of stock) faizi toprak rantına ve finans lordlarını da toprak lordlanna karşı koyar. Locke ve North tarafından. "olağanüstü" hiçbir şey söylemeksizin faiz özgürlüğü üzerine teori kurmak için. 64. kendini Dudley North'un Discourses upon Trade'in-den.) Demek ki Locke.zaman ve deyim yerindeyse uyum başrolü oynar. Bu Dudley North'un Discourses upon Trade'ini özgür değişim yönünde yazabildiği bir zamanda. YUKARDA ADI GEÇEN LOCKE VE NORTH VE 1691 İLE 1752 ARASINDA DÜHRİNG'DE OLUP BİTENLER ** Mİ'de söyle izler: Locke: Petty'den. Ama asıl anlamda para. Yüzeysel olmamalarına karşın yalın olan bu fikirler. Bu. bir anlık dolaşıma ve o anda verilmiş ilişkilerin dengelenmesine hizmet edecek bir şeydir. ama eşeğin kulakları. "deyim yerindeyse havada" olan şeyleri yakalamaktan başka bir şey yapmamalıydı! Ama gerçekte Petty.) .) Ama bay Dühring'in para üzerindeki fikirlerini aydınlatmayı Kapital bile başaramadı. 28-29. onun (Barbon'un Locke'a karşı yapıtında [1696] kınadığı) merkantilist görüşleri üzerindeki birkaç boş söz bir yana.." {Contribution a la critique de l'economie politique.. deyim yerindeyse havada olmalıydı.* Bu nedenle. Ama Locke. onun "kan . bu "yüzeyde olmayan" fikirden çok başka bir yerdedir. "Metayı isteyen ama parayı istemeyen. merkantilizm çağında devlet yaşamı olayları konusunda geçerliliği olan düşünceler çerçevesinden çıkmaz. "Daha ince" anlamda daha da zorlu bir merkantilist olan bay Dühring. * Bundan sonra MNde şu başlık gelir: YENİDEN PETTY. Locke'un Treaty Concerning Government' ından yanlış olarak yorumlanmış. para sistemeni değerli madenler temelinden ayırma yolundaki her girişimin eleştirisini içerir.Bu "açıklama"nın okuru için. daha 1662'de. s. s.. Raising of money üzerine kesin şeyler söyler (örneğin bir ons gümüşten iki kat şilin basarak yarım şiline bir şilin adını verme girişimi). ama saçmalamanın gazsal biçimi altında da değerlerin ölçüsü olarak 'ortadan kaldırdıkları' zaman. Locke'un en önemli iktisat yapıtı: Some 266 Friedrich Engels Anti-Dühring "Onun [Locke] faiz ve para üzerine yazdıkları. A Treatise on Taxes and Contributions. şu ya da bu çağdaş "iş adamı" nın düşüncelerini yeni baştan düşünmek ya da zamanında. Treatise on Taxes and Contributions'unda. 47. Bu son noktada Petty. bizim tefecilik adını verdiğimiz para rantı olarak faizi (rent of money which we cali usury). paragrafın sonunda görünüyor. kendi kendini geride bırakır. doğa yasasına karşı pozitif hukuk yasaları [sayfa 338] çıkarmanın ne denli boş ve kısır bir şey olduğunu gösteriyordu (the vanity and fruıtlessness of making civil positive laıv against the laıv of nature). Locke'un Loıvering of Interest'inin 18. Petty'nin para faizi ile toprak rantı arasındaki paraleline bağlanır. Petty. Petty tarafından istenen faiz serbestliğini ancak sakınımlarla benimserken. "Faiz oranının özgürlüğü üzerine. özel değişime dayanan üretimi isteyen ama bu üretimin zorunlu koşullarını istemeyen ütopyacılar demek ki parayı yalnızca elle tululur biçimi altında değil. Locke'a geçer. oysa daha ileri giden North. yüzyılın ikinci yansında Fransa ve İtalya'da ekonomi politik üzerine. mantığa ters düşmezler. Aynı yapıtta.* bu yapıtın "özgür-değişim yönünde" yazıldığı gözlemi ile kurtardığı zaman. * W. North bu özgürlüğü kesin olarak benimser. değerli fikirlerinin arı söz ebeliği durumuna çevrilmesi.64. Quantulumcumque Concerning Money (1682)'sinde faizin yasal düzenlenişini." (s. Friedrich Engels 267 Anti-Dühring ya da çok az bir farkla kopya edilir..

ofTrade. Bu sürecin. ama bu iş. 1691'den 1752'ye değin giden dönem içindeki izleri. yoksa onların arkasma değil. Petty ile bu dönem yazarlanna o denli önem vermiş olmasını Marks'a bağışlanmaz bir günah olarak yükleyen "parlak üsluplu tarih yazma biçimi" tarafından. İngiliz ardılları tarafından birer birer nasıl yeniden ele alınıp geliştirildiklerini bize göstermişlerdir. özgür kafalarla dolu bulunan bu dönem. adım adım ve çoğu kez [sayfa 340] yalın özençlerine değin. Boisguil-lebert ve Lavv'dan hemen fizyokratlara geçer ve daha sonra ekonomi politiğin gerçek tapınağının girişinde. hemen hemen harfi harfine Vanderlint'ten kopya eder (ve bu da önemli bir şeydir. 4. DAVID HUME ta) Bunu Mİ'de şu izler: Valckenaer. kendini daha bu dönemde herhangi bir önem taşıyan tüm iktisat yapıtlannın. London 1691. OfCommerce başlıklı denemelerde Hume. üstelik kötü bir çocuk olduğunu ve yapıtının "başarı kazanamadığını" açıklar.işte bir bu eksikti! Gene de bunun böyle olması. olumlu ya da olumsuz hareket noktası olarak Petty'yi almış olmaları yalın olgusu ile en yüzeysel gözlemciye bile zorla kabul ettirir. özgür-değişimi Vanderlint gibi. Petty'nin ekonomi politiğin hemen her alanında gerçekleştirdiği ilk başarıların. 18. Dühring'deki gibi "kalleşçe" bir niyetle yapılmamıştı. bir yazarın "ayırdedici özgülüğü"ne zarar vermememizi isteyen bay Dühring'in çok çıkar gözetir yasaklamasına karşın (bkz: s. ekonomi politiğin kerteli oluşmasının irdelenmesi için en önemli dönemdir. hatta para yığmanın (thesaurisation.dolaşımı yönünde" yazdığını söylemek gibi bir şeydir. Vanderlint gibi meta fiyatlarını emeğin fiyatına. yani Adam Smith'ten sonraki dönem İngiliz iktisat yapıtlarına değin hesaba katılır. . kuşkusuz 1691'de "olağanüstü bir şey"! Bununla birlikte bay Dühring. 268 Friedrich Engels Anti-Dühring düpedüz silinmiştir.. North'un yapıtı. Bu nedenle. iddihar) meta fiyatlarını düşük bir oranda tuttuğu yolundaki o delice fikri bile Vanderlint'ten kopya * Bundan sonra MN'de şöyle devam eder: " . Locke ve North. Bu dönem Kapitalde. gereksinmeleri üretimin motoru olarak değerlendirir. yüzyıl sonundan önce yayınlanan bir dizi iktisat yapıtında görülebilecek hızlı teorik etkisini engellemedi. Of the Balance.. öbür değimleri bir yana. North. Bay Dühring'in izniyle. yani ücrete bağlar. David Hume görünür. Vanderlint gibi Hume da parayı. Jacob Vanderlint'in Money Ansıvers Ali Things. yüzyıl sonu. Bir bütün oluşturan Of Money. Hume ile birlikte o &) polis yönetmeliklerine karşı gelen özgürlüğü kullanacağız. -Ed. hatta birkaçı 17. bu konu üzerinde birazdan gene konuşacağız. 50). Bu Vanderlint. bu yapıtın İngiltere'de [sayfa 339] hemen arkasından. Discourses upon Trade. toplumun her işinde önayak olan ayak takımı gözünde "basan" kazansın . Vanderlint ile birlikte kredi parasına mahkum eder.. İngiltere'de koruyucu sistemin kesin utkusu zamanında. yalın bir değer simgesi olarak inceler. tarihten * Dudley North. bize North'un bir "tüccar". 1734. özgür-değişim öğretisinin tamamen klasik bir tartışmasıdır. ticaret bilançosunun bir ülke için sürekli biçimde lehte ya da aleyhte olamaması nedenlerini. kitabını izler. Hume'u modern ekonomi politiğin temelini atan adam olarak göstermeye kalkmıştı. Locke. kronolojik düzeni yeniden kuracak ve bunun sonucu Hume'u fizyokratların önüne koyacağız. Londra. s. çeşitli ülkelerin çeşitii ekonomik konumlanna göre doğal olarak kurulan bilançolar dengesini Vanderlint gibi öğretir. ama öte yandan. ama biraz daha az cüret ve mantıkla öğütier. Meta fiyatları üzerinde yanlışlıkla kredi parası ve devlet tahvillerine yüklediği etkide Van-derlint'i izler.* Hume'un ekonomik Essay'leri** 1752'de yayınlandı. bundan otuz yıl kadar önce. çünkü değer simgeleri teorisini başka birçok kitaptan da alabilirdi). Böyle bir yapıt.. Vanderlint gibi ama onunki denli belirgin olmayan bir biçimde. bay Dühring için ne denli bilinmez kalmış olursa olsun. iç ticarete ilişkin olduğu denli dış ticarete ilişkin olarak da hiçbir şeyin engellemediği bir mantıkla yazılmış.. bizden bilgeliğinin kaynaklarını ortaya koyarak. Bu tarih yazma biçimi.

bunun işçiler zararına tüccar ve sanayicilerin kârını yükselttiği (bunu tamamen normal karşılar) ve böylece "çabayı kamçıladığı" doğru sonucunu çıkarır. Friedrich Engels 269 Anti-Dühring eder vb. ama daha önce Hume'un "faiz" üzerindeki denemesine bakalım. London 1777. are considered'de daha doğru ve daha kaba bir biçimde bulunur. Edinburgh. Massie ile olan gizli ilişkilerini. faizin varolan para yığını ile değil ama kâr oranı ile düzenlendiği yolundaki açıkça Locke'a karşı yöneltilmiş tanıtlaması ile faiz oranının yüksek ya da düşük düzeyini belirleyen nedenler üzerindeki öteki açıklamaları. .bütün bunlar. yani ücretleri ancak son kertede yükselttiği. Hume burada değerli madenlerin değerinde bir devrimi. düpedüz bir değer düşmesini ya da aynı anlama gelmek üzere değerli madenlerin değer ölçüsünde bir devrimi be* Montesquieu. öncellerinin yanlışlıkla söyledikleri şeyleri yinelemekten başka [sayfa 3411 bir şey yapamaz. üstelik izin de almaksızın göstermekte sakınca görmeyen Marks'a gözkorku-tucu anıştırmalarda bulunmuştu. Political discourses. 1752. 270 Friedrich Engels Anti-Dühring timler. De I'Esprit des lois. Hume'un Essay'inden iki yıl önce. birçok bakımdan çok hareketli ve o çağın İngiliz bibliyografyasından anlaşılabileceği gibi . gene de "sanayinin. Hume'un.. Essays and Treatises on Several Subject. Uzun zaman önce bay Dühring. "başka nedenler arasında. öncellerinin ve çağdaşlarının çoğundan daha dar bir biçimde de olsa. özellikle Hume'un. on that head. Ama gerçek bilimsel soru: Değerli madenlerin. Hume'un. Avrupa'nın bütün uluslarında geliştiği"nin ve bunun da. vb. -Ed. değerlerinde hiçbir düşme olmadan artan bir dışalımı meta fiyatları üzerinde etkili olur mu ve nasıl etkili olur? . 303-304. J. Vanderlint ve adını anacağımız bir başka yazarla daha. alün ve gümüş artışının zorunlu sonucu olmasına karşın. Hume'un para teorisi konusunda başkalarının düştüğü yanılgıyı gizemli bir havayla kulağımıza fısıldamış. meta fiyatlarının yavaş yavaş oluşan eşitiemesinde. s. 1750' de yayınlanan bir yapıtta: An Essay on the Governinig Cause of the Natural Rate of Interest wherein the sentiments of Sir W. gene de bu arüşı hemen izlemez ama paranın tüm devlette dolaşması ve etkilerini nüfusun tüm katmanları üzerinde duyurması için belirli bir zamanın geçmesi zorunludur" diyerek açıklar. 141). Demek ki Hume. and Dialoques Concerning Natura! Religion. Petty and Mr. bu değer düşüşünün "emeğin fiyatını". emeğin fiyatını yükseltmeden önce.bu soru. sözü geçen teoriyi sunduktan sonra kendi kendine. Bu yapıün yazarı. Bundan. s.** David Hume. altın ve gümüş artışı sonucu olduğu"nun "açık" olduğu itirazında bulunur (aynı öncüllerden hareket eden Montesquieu de daha önce aynı şeyi yapmıştı). paranın sanayi ve ticaret üzerinde olumlu bir etkisi vardır. Moral and Political. herkesin çabasını kamçılayacağını görürüz. herhangi bir "değerli madenler artışı"nı onların değerden düşmeleri ile kanşüran Hume tarafından sorulmaz bile. dünyanın en büyük iyi niyetiyle -ve gizemine sahip bulunduğu ışıklı biçim hesaba kaülarak-. vol. Marks ona neyi yüklerse tastamam onu yapar (Contribution â critiçue.. I. ** David Hume. paranın değer simgesinden başka bir şey olmadığı ve bunun sonucu öteki koşullar değişmediği sürece. Hume'a gelince. bu madenlerin sahipleri hariç. -Ed. Cenevre 1748. vol. İşte bu yanılgının içyüzü. "metaların yüksek fiyatı. Amerika madenlerinin bulunmasından sonra da. Bu açıklamanın sonunda Hume."** Bir başka deyişle. bize bunun nedenlerini söyler: "Parayı tüm topluluktaki ilerlemesi içinde izlemek kolaydır ve o zaman onun.* Geçerken [sayfa 342] bu noktaya gene döneceğiz. -Ed.* Hume bu olayı. meta fiyatlarının dolaşımdaki para miktannın artışından dolayı düştükleri ve azalışından dolayı yükseldikleri yolundaki gerçek para teorisine ilişkin olarak bay Dühring. Bu aracı dönemde. Locke. 4. Essays.

Hume için. 313. "başka nedenler"e de dayanabilirdi. meta fiyatlarında buna uygun düşen bir yükselme olur. 208-212. ** M2'de şöyle devam eder: Öte yandan. fatih ulusa kalan ganimet para sonucu. Massie'ye Hume'dan daha yakındır. burada yeni baştan değerli madenlerdeki değer düşmesine yüklenir. "dış fetih sonucu ellerine birdenbire para ve değerli madenler geçmesi üzerine. s. Buna karşılık: "[Hume'un] faiz oranı üzerindeki düşüncelerinde. düşük faiz oranından başka hiçbir şey. op.** "Genel olarak. salt kendi başına alınmış paranın artışından değil. hatta devam ettiği görülse bile. Böyle konuşan taraf kayırıcı ve suçlu "kişi" kim? Bay Dühring' den başkası değil.. bu artış emek ve gerekli geçim araçları fiyatını artırmadan 272 Friedrich Engels Anti-Dühring 271 Anti-Dühring Öte yandan eleştirel tarihçimizde yapmacıksız bir şaşkınlık uyandıran şey de Hume'un. -Ed. yani fatih ulusun soyduğu hazinenin "ticaret yoluyla ötekiler arasında dağılmasından" sonra başlar (yoksa "kişi"rim onu koyacağı gibi önce değil). Bu ülkenin zenginliği ve düşük faiz oranı da onları etkiliyordu. beylik bir fikir durumuna düşmüş bir kanıyı kendine malederek. daha ilk anda E. bay Dühring'in Hume'un On Interest denemesi üzerine yaptığı sunuş. Sanayideki bu gelişme. diye kurum satar bay Dühring. bunlarda fatih ulus ile bilançolarında dengenin kurulmasından. Dühring'in çürütülmesini içeren şu tümce ile başlar: "Her ne denli ben. diye devam eder Hume. ne de herhangi bir şey söylerler.. cit. paralarını çaldığı yazarların anılması karşısında o denli ince bir hoşnutsuzluk duymasının nedenlerini de gösterecek bir başka örnek! (a) Faiz oranını para miktarının belirlediği yolundaki "halk yanılgısının bir başka nedeni" der Hume.** görünüyordu. paranın yayılması ve her köşeye sızmasından sonra. faiz oranının düşüklüğünün bir halkın gönençli durumunun en güvenilir belirtisi olduğu kanısını. Child'dan sonra tam yüz yıl geçirmiştir. Hume üzerine yapılan değerlendirmelerde çoğu kez büyük bir taraf kayırıcılığı ile davranılmış ve hiç de onun olmayan fikirler ona maledilmiştir. yüzyıldan beri Hollanda.çok okunan bir yazar olan J. Hume da. yalnızca kendilerinde değil ama bütün komşu dev-letlerde de faizin düştüğü çeşitli uluslar örneği olsa gerekir". para artışının doğal sonucu olan sanayideki gelişmeden ileri gelir. bütün meta fiyatları ve dolayısıyla son çözümlemede ücret de buna uygun yükselişlere uğramadan önce. İngiliz iktisatçıların gözüne örnek bir ülke olarak Friedrich Engels Böylece. "Ama faiz oranının bu düşüşü". "para miktarının aynı kalmış [sayfa 344] miş olmasma karşın". faiz oranının düşüşü. İşte bay Dühring'in başına gelmeyecek bir hal. son derece yüzeysel ve kısmen de yanlıştır. Massie'dir. Daha önce OfMoney denemesinde görmüş bulunduğumuz gibi bütün etki. (d) . değerli madenlerin artışları durumunda değer yitirmeleri ya da azalışları durumunda değer kazanmalarından bağımsız olarak ortaya çıkan başka para miktarı değişikliği yoktur. ** MN'de şöyle devam eder: Bu aynı "kişi"nin davranış biçimi üzerine. Ve gerçekten bu "fikir" herkesçe bilinen bir fikir durumuna gelmek için. Massie de. genel olarak kabul edilen nedenden bambaşka olduğunu sanıyorsam da. her ikisinde de bir rol oynayan "kâr"ın içyüzü üzerine ne herhangi bir şey bilir. önce.(b) Ama bu görünüş uzun süre devam etmez. faiz oranı yeniden eski düzeyine döner. önemli bir fikir durumuna getirme savında bulunacak bir Dühring değildir. Culpeper ve Child'dan bu yana. bazı başarılı fikirler konusunda. *** M2'de şöyle devam eder: 17." Ve bu "davranış"ın birçok çarpıcı örneğini bize bay Dühring'in kendisi verir. -Ed. Hume." (s. 130). özsel olarak faiz oranının. toprak satın alarak ya da faize vererek onu değerlendirmeye çalışan birçok yırtıcı kuşun eline geçer ve böylece "kısa bir zaman için sanki sanayi ve ticarette büyük bir gelişme olmuş gibi bir sonuç meydana gelir [yani faiz oranında bir düşme görülür]". durumun [hangi durumun?] gerçek barometresi olduğu ve düşüklüğünün bir halkın gönencinin hemen hemen şaşmaz bir belirtisi bulunduğu fikrini vurgulamak gerekir. "kendini bunların sahibi olarak göstermeye bile kalkmaması"dır. s. Faiz üzerindeki denemesine.*** * Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı. faiz oranının düşüklüğüne verilen büyük önemin nedeni budur. bir halkın gönenç durumunun en güvenilir belirtisi olarak görülmemektedir. zamanında orta malı durumuna gelmiş bulunan beylik bir düşünce olarak anar." * David Hume. örneğin Hume'un faiz üzerindeki Essay'i şu sözlerle başlar: [sayfa 343] "Her ne denli ben bunun nedeninin. Fatih ulusta para. (c) Ama fatih ulus ile tecimsel ilişkilerde bulunan komşu uluslara gelince."* Yani daha ilk tümcede Hume. Faiz oranı üzerine Adam Smith tarafından yapılan açıklama. hem de haklı olarak.

Dühring'de "yukarda" sözkonusu olan yalnızca ve yalnızca . bay Düh-ring'in kendisine verdiği berata karşın saygıdeğer kalır. faiz oranını Friedrich Engels 273 Anti-Dühring Hume'un her değerli maden artışını bir değer düşmesine. öte yandan Hume'a. bay Dühring'i bir solukta şöyle devam etmekten alıkoymaz: "Böylece bir Hume'un. [sayfa 346] ama bu alanda çağ açmak şöyle dursun. (c) M2'de şöyle devam eder: Demek ki burada Hume tarafından ele alınan olayın. para soyan vb. Hume'un ekonomik çalışmalarının dar çevrenine şaşıp kalmak için. "yukarda" sözü edilen denge [yani çeşitli uluslar arasındaki parasal bilanço dengesi. "bellibaşlı ekonomik ilişkiler" ile uğraşüğı yolunda bay Dühring tarafından verilen güvenceye gelince. yani birincinin parasının bir kısmının. kendi öz değerinde. Petty'nin uzun zamandan beri aşmış bulunduğu bir aşama olan "tüccar"\ üretimin başta gelen iticisi olarak yüceltmeye devam ettiği zaman da aynı "gecikme"nin kanıtını verir. çünkü değer üzerine hiçbir şey bilmiyordu. uluslar örneğinden alınan nedeni. okurunu iki nedenle şaşırtır. Onun iktisat incelemelerinin zamanındaki aydın çevreler üzerindeki etkisi.Hume'un yalnızca özetini verdiğimiz ve kesin olarak para miktarının faiz oranını sözde belirleyeceği yolundaki "halk yanılgısı"nın nedenlerinden birini. 19. "yukarda sözü geçen denge" sözü ile. incelemelerinde belki yalnızca bir kez görünür. İlkin bay Dühring. Hume'un incelemelerinde. dolayısıyla özgür-değişim doktrinerlerinin bile ondan yana olduklarını söylemekte haklı bulunmaları. Değer sözcüğü. Bu konuda fikri olamazdı. Cantillon'un Adam Smith tarafından adı anılan yapıüna (Hume'un incelemeleri gibi 1752'de. ilkin bir yandan Hume'un fetih yoluyla elde edilen para ile ticaret yoluyla elde edilen paranın etkileri arasında yaptığı ayrımın sözünü hiç etmeyerek. bu sonuncuların ülkesine akmasından sonra dedirtecek yerde. çünkü değerli madenlerin değer ölçüsü görevi üzerine en küçük bir fikri yoktu. (a) M2'de şöyle devam eder: "Böylece. hatta ekonomi politik alanında bile. 131). yalnızca Petty'nin değil ama İngiliz çağdaşlanndan çoğunun da altındadır. o da Locke'un değerli madenlerin ancak "sanal bir değer"e sahip oldukları yolundaki yanlışını. bu incelemeleri "alkışlamak"tan başka bir şey yapamazdı. sarsıcı "açıklama"sında. kendi öz düşüncesine göre. örneğin para miktarı değişikliğinin yukarda sözü geçen denge kurulmasından önce faiz haddini etkileyebileceği [Hume tarafından] kabul edilir" (130. bay "Kişi"de şu küçük tümcede görünür: "Böylece. bu biçim altında tek doğru söz içermeyen ve Hume'un aslında ne dediğini okura tahmin ettirmekten bile uzak olan bu tümce. yalnızca açıklamanın üstünlüğünden değil ama daha da çok o sıralarda serpilip gelişmekte olan sanayi ve ticaretin. düşürecek biçimde. kendi dargörüş ya da ideolojilerini savunmak için ondan yana olduklarını söyleyen kimselerden daha bir dikkatlice düşündüğü görülüyor" (s.** Hume. Gerçekte bay Dühring'in sevgili Hume'unun. ama yazann ölümünden yıllarca sonra yayınlanmış yapıt) bakmak yetecektir. örneğin yukarda sözü edilen denge kurulmadan önce. (b) M2'de şöyle devam eder: Ne var ki faiz oranındaki düşüşün fatih ülke ile komşu devletlerde farklı nedenleri vardı ama ne birinde. 171). bütün hiçliği içinde göstermek için giriştiği bu açıklama. (d) M2'de şöyle devam eder: Bay Dühring. fatih ulus ile komşu uluslar arasında yukarda sözü edilen dengenin kurulmasından sonra. sanki bu söz çeşitli uluslar arasındaki bilançoların "denge"si ile ilgiliymiş gibi. faiz oranının normal hareketi ile hiçbir ilgisi yoktur. özgün bir araşürıcı bile değildir. gerçi biraz pısırık bir özgür-değişim havarisi olması. oysa "kişi"nin. Doğrusunu söylemek gerekirse.* Burada o. ne de ötekilerde bu sonucu yalnızca altın ve gümüş artışına yükleyebiliriz. yüzyılın "biraz ince" merkantilistlerinden alınmış "kendi dargö-rüş ve ideolojilerini savunmak" için biraz önce göstermiş bulunduğumuz biçimde onu çarpıtma zorunda kalması gibi bir şanssızlığı var. para miktarı değişikliğinin faiz oranını etkileyebileceğine işaret edilir [Hume tarafından]" (s. yani metalann değer ölçüsünde bir devrime eşlik eden artış ile nasıl karıştırdığını görmüştük. başka bir deyişle o zaman İngiltere'de hızla yükselen kapitalist toplumun ilerici ve iyimser bir yüceltilmesi olmasından ileri geliyordu: Yani o toplum. 131). söylenmiş bulunduğu gibi. "onlar özsel olarak saymaca bir değere sahiptir" diyerek biçimsizleştirdiği parçada. Bu [sayfa 345] karışıklık Hume'da kaçınılmaz bir şeydi. ikinci olarak da Hume'a göre para miktarındaki bir değişikliğin faiz haddine "zararlı olabileceği" çok özel koşulların sözünü etmeyerek.

bay Dühring şu biçimde açıklar: [sayfa 347] "İyi bir özel tasarruf sayesinde.bu dengedir. Hume'un burjuva kân için duyduğu hayranlık hiç de platonik bir hayranlık değildir. Friedrich Engels 275 Anti-Dühring görevi ve daha sonra da ondan çok daha önemli ve çok daha kazançlı müsteşarlık görevi verildiğinin doğruluğunu da kuşkusuz itiraf etmek gerekir. -Ed.** "Yaşamın pratik davranışında. -Ed. *** Bismarck. "ama kendisinin de hiçbir zaman ne ailesi. 314. Hume'un."* İnsan burada Robert Walpole'un da kendisini dinlediğini sanır. ne kansı oldu. yaşlı Schlosser. cit. oktruva ya da gümrüklerin basit bir maddesi görünüşü altında gizlenemez. ense kulak adamakıllı yerinde biriydi" der avam takımından o kaba Cobbet. bilindiği kadanyla Hume'un bir "Wagener"*** ile hiçbir zaman ortaklaşa bir yazı işi yapmadığını ama hiç değilse whig oligarşisinin yorulmak bilmez bir yandaşı olduğunu.'de söz eder. paranın arttışı için değil ama para artışı. dostu VVagener'in aracılığı ile bay Dühring'ten toplumsal sorun üzerine bir inceleme istemiş ve bay Dühring de bu incelemeyi yazmakta özen göstermiştir.s.. toprak sahipleri ve genel olarak zenginlerin vergi yükünü azaltmak için o çok ünlü Robert Walpole tarafından yöntemli bir biçimde kullanılan dolaylı vergiler sistemine karşı İngiliz halk yığınının ne büyük bir tutku ile savaşım verdiğini herkes bilir.000 sterlinlik bir yıllık gelir sahibi oldu ve bunu da. op. bu tarih kurcalayıcısı". bir Petty sözkonusu olmadığına göre. hele buna Kamu Kredisi Üzerine Deneme'nin. 379. -Ed. Adam Smith bu yapıttan. ayrıca: "Hiçbir zaman partilerin. Ama Eleştirel Tarih'te Hume'a. kendisine önce Paris elçiliğinde sekreterlik * David Hume. **Ibid. 367."** Bir İskoçyalıdan da başka türlüsü beklenemeyeceği gibi. tutucu ve sıkı sıkıya kralcı kanıdaydı ve her zaman da öyle kaldı... Eğer bir . yüzyıl Düh-ring'i olma onuruna sahip bulunduğu için. -Ed. sapkınlıkla Gibbon denli sert bir biçimde suçlandırılmadı" der. çok dar olanaklar temeli üzerinde. op. devlet alacaklılarından vergi toplamının güçlüğü konusunda şöyle dendiği parçası da eklenirse: "Onların gelirlerindeki azalış.* "Bu bencil Hume. 18. başlıca yönlerde bir Kant'ı hayli önceler". İngiliz keşişlerini çoluksuz çocuksuz. 1. kafasından hiç çıkarmadığı ve dolaysız vergilerin en koyu düşmanı. Tam da Hume'un yaşadığı çağda. fiyatlarda ve özellikle ücrette genel bir yükselmeye neden olmadığı sürece. "Siyasal bakımdan Hume. s. sadakayla bolluk içinde yaşamakla suçlar." Bay Dühring. toprak vergisinin en kararlı yandaşı olan yanıtçısı Vanderlint'e karşı.. gerçekte bunların çok ağır ve çok usdışı biçimde dağıtılmış vergiler olmaları gerekir. cit. Kökeni yoksul bir aileye dayandığı halde. ** R. başkası değil] kurulmadan önce dedirterek çarpıtır. devlete yapılmış herhangi bir hizmetle hiçbir zaman hak kazanmaksızın devlet gelirlerinden tıka-basa yiyen. sanayiyi geliştirdiği içindir. Ve eğer faiz oranı düşerse bu. * David Hume. An Inquiry into the Nature. -Ed. Bundan ötürü kurulu kilise yandaşları tarafından. Cantillon'un Essai sur la natura du commerce en general adlı kitabı 1752'de değil 1755'te yayımlandı. der bay Dühring. 274 Friedrich Engels Anti-Dühring Yalın bir bilgi yetecek. prenslerin ya da üniversitelerin etkisiyle en küçük bir ödün vermedi" dediği zaman. bu denli abartılmış bir yer neden verilir? Yalnızca bu "ciddi ve ince düşünür". s. bu adam. "Kiliseyi ve Devlet"i yücelttiğini ve bu değimine karşılık olarak. kimsenin keyfine göre yazma zorunda olmamak durumuna erişmişti. adını an-maksızın kalem tartışması yaptığı Vergiler Üzerine Deneme'sinde (On Taxes) şunlar okunabilir: "İşçinin bu vergileri [tüketim vergileri] emeğinin fiyatı art-maksızın çaba ve tasarruf ruhunu artırarak ödeyebilecek durumda olmaması için.

116 ve 130. Bu üretken sınıf yanında. örneğin "işe başlama ve sonuç" üstüne "derin düşünceler"e dalınır (s.. Frankfurt-am-Main 1855.131. ancak "daha önce ona özgü bulunan temel fikirler adamakıllı irdelenirse" açıklanabilir.-... kendini n° I geniş işe başlamasından n° II kısa soluklu sonucuna geçmekten alıkoyamadığı an bu ayrım. C. bay Dühring için söylenemez.149). Smith'in çözümlemesinde bile bellibaşlı çizgileri gereğince öğrenilemeyecek denli kararsız bir belirsizlikle gösterilmiş oldukları için. sonderece açık bir şeydir. yani tarımsal çalışmayi yürütenlerin sınıfını". "çalışması sırasında ürünlerine ancak [tarımın] bu net ürün[ün]den tükettiği kadar değer geçiren" "bir sanayide çalışan kimselerin" (106. doğrusunu söylemek gerekirse. onun müjdeci rolü bütün bir bilim dalının zamanımız için tamamlanışını. bunlar yalnızca "etkinlikleri boyunca tükettiklerinden daha çoğunu ürettikleri için üretkendirler". Weltgeschichte für das deutsche Volk. işte * F. şu çiçeği burnunda açıklamalan içerdiğini gözlerden saklamak için: Quesnay "bir tek üretken sınıf kabul eder. s. London 1824. 107) sınıfı bulunur. bu "artık. Bundan ötürü. bu . -Ed. bu temel görüşler için geleneksel kolay çözümlemelerle yetinmek. aynı şey. bay Dühring şöyle devam eder: "Üretim ve bölüşüm ilişkilerinin bu ekonomik kopyasının Quesnay'de ne anlama geleceği. Önce Quesnay'nin kişiliği vb. Bir ülkenin tüm zenginliğinin üretim ve dolaşımın fizyokratik anlayışını ortaya koyacak olan bu tablo. Adam Smith üzerindeki bölümünde bay Dühring. "Üretim ve bölüşüm ilişkilerinin bu ekonomik imgesinin Çuesnay'de ne anlama geleceği" der. İnsanın "en basit okul kitaplarından" (109) bile daha çoğunu çıkarmamak için kalın kafalının biri. Bu sekiz sayfalık girişten sonra. bize Quesnay'nin Tableau eco-nomigue'i ile Şimdiye değin iktisat eleştirici ve tarihçilerinin boş V. bu irdeleme işi zorunludur. Quesnay'nin Tableau economique'\n temelinde yatan görüşler üzerine şimdiye değin görülmüş bulunanların hepsinden üstün olan bu "çözümleme"nin. FİZYOKRASİ "Quesnay hiç olmazsa ekonomik kavramlarla yazılmış bir şiir denebilecek bir şey vermiştir. bu net ürün" (109). geçerken şöyle bir koklanmış ve homurtularla selamlanmıştır. 9): n° I. s. dar anlamda felsefe saygısının iktisat konusundaki bilimsel çabalarla birleşmiş bulunduğu" şaşılacak adamda bulacağının en iyi güvencesini verir. N° I. ayrıca tarımcının tüketimi üzerindeki artığı [!] gözönünde tutmuşlar [!] ve bu nedenle. fizyokrasinin "temel görüşlerinden anladıklarının özetini şu terimlerle verir: "Fizyokratlar doğaya tarımsal alanda [!] yüksek anlamda üretken güç olarak bakmışlardı. ama hepsini sözcüğü sözcüğüne vereceğiz. Bu konudaki fikirler. "geleneksel kolay çözümlemeler"den son derece yüksek olacak bir çözümlemesini vaat ediyor ve böylece bizi n° H'ye: Tableau economigue'in "Ques-nay'de ne anlama geleceğFnin açıklamasına hazırlıyordu. 17. Prelüd n° I'in "en nazik yönlerinden biri" şudur ki henüz adından başka bir şeyi bilinmeyen Tableau economique. daha sonraki iktisatçılar için oldukça karanlık kaldı.. c. yalnızca "aydınlanmış" durumda bulunan felsefeyi gerçeğin mutlak olarak ışık saçan felsefesi haline dönüştürmüş olan ve kendisinin tıpkı Hume'daki gibi "-Alman toprağı üzerinde şimdiye değin görülmemiş [şey]. bir potache (lise öğrencisi) olması gerekirdi.." (148. A History of the Protestant "Reformatiorı" in England and Ire-land.. ancak eğer daha önce zenginliklerin üretimi üzerine ona özgü bulunan yönetici kavramlar adamakıllı irdelenirse gösterilebilir. bu emek için zorunlu tüketiminden daha çok ödüllendirmesi" sonucudur (107). Sonra tam beş sayfa. önemi geçmişte yalnızca bay Dühring'in "çağı için kesin önem taşıyan" başarıları üzerinde de öylesine direngenlikle susan o kıskançlık tarafından bilinmezlikten gelinebilmiş birinci sınıf bir iktisat yıldızı durumuna getirilecek kadar şişirilmiş görmemizin nedeni. üzerine sekiz tatsız tuzsuz yineleme sayfası.. bizi kesin olarak aydınlatacaktır. 109)." çiftlik kirasını alan .. tarımsal çalışmayi. *** MN'de şöyle devam eder: 276 Friedrich Engels Anti-Dühring Bilindiği gibi fizyokratik okul. her türlü cafcaflı sözler.) Bay Dühring de fizyokrasi üzerindeki bölümünde özel bir başarıyla irdelenebilecek kendi şiir ya da daha doğrusu yapıntı {fiction) türüne sahip bulunmakla birlikte. 149. Burada da bay Dühring. Tableau economique konusunda n° I altında gizlice ve n° II altında kesin bir biçimde kendini gösteren şeyin hepsini. örneğin A. Schlosser. sürekli yinelemeler ve hesaplı bir düzensizlikle dolu beş sayfa gelir. TABLEAU ECONOMIQUE ÜZERİNE ARA VE AYRINTI HAZIRLIK ÇALIŞMALARI. ** VVilliam Cobbet.Hume "bütün bir bilim dalının [iktisat] kurulmasının aydınlanmış felsefenin bir yapıtı olduğunu" tanıtlamaya [sayfa 348] yanyorsa.. konu dışı olarak ve gizlice. "toprağın kullanılmasında doğanın insan emeğini kendi kişisel tüketiminden. toprak sahipleri" (105) sınıfı ve son olarak da "kısır sınıf. -Ed. sonunda. "Özel olarak kurulmuş bir sistemin yüksekliğinden" yapılan "tarihsel eleştiri" (s. Quesnay'nin "temel görüşleri"nin. hatta en iyi çözümlemelerde. Gerçekte bay Dühring . tarımsal çalışma niteliğiyle hareket noktası olarak almamışlardı. 'fizyokrasi" adı vb. Öyleyse. şimdiye değin ancak "kararsız bir belirsizlik" ile sunulmuş bulundukları ve Adam Smith'te bile bunların "ana çizgileri tanınamayacak bir durumda" olduğu için. bundan sonra sıvışılır ve şunun ya da bunun üstüne." (s. İktisatçı olarak kuşkusuz saygıdeğer olan Hume'u. amaca kötü hizmet etmek olacaktır. 76. Friedrich Engels 277 Anti-Dühring yere kafa patlattıkları bir bilmece bırakmıştır. Ve bu fikirler." (105)..

şöyle der: "Gelirin [bay Dühring az önce net üründen sözediyordu] para biçiminde bir değer olarak alınıp işlenmesi gereği. yardımcısı rahip Baudeau** eliyle. ona [Ques-nay'ye] apaçık bir şey görünüyordu.. Bölüm." Hâlâ bir adım bile ilerlemiş değiliz." Böylece Quesnay'nin Tableau'da. commerce. Burada. hatta doğal nesneleri tabloda doğrudan doğruya onların para biçimindeki değerlerinin yanına yazdırmıştır. öteki durumda ise şeyin kendisi olmasından doğan karışıklık hemen [! ] görülebilir. bunun şimşek çaküran bir örneğini verecektir. . "net ürün" ya da "net gelir" değerleri dahil. çünkü "Quesnay. yukarda. O düşüncelerini hemen.*** [sayfa 352] * Quesnay'nin "I'Analyse du tableau economique"\ ilk kez olarak 1766'da fizyokratların dergisi olan Journal de l'agriculture. hem de "para biçiminde değer" olarak girmeleri "kanşıklığı"na. arts et finances'da yayımlandı. Tableau'nun kendisinde. ondan sonra örneğin "işe başlama ile sonuç arasındaki ayrım" gibi türlü-çeşifli "derin düşünceler" içine dalındığını görmek. sürekli yinelemeler ve hesaplı bir düzensizliğin.* "doğal nesneler" olarak çeşitli türdeki ürünler. bay Dühring'in Quesnay'nin "temel fikirleri" üzerine ancak ve ancak yetersizlikleri [sayfa 350] konusunda herkesi uyarmaktan vazgeçmediği "en basit okul kitaplarında" bulunabileceği denli bir şey bildiği uğursuz gerçeğini saklamaya çalışacakları beş sayfa boyunca okuruna ders verir. 1.. Öyleyse.. yani Tableau'nun açıklamasına geçtiği anda. Paris 1846. tablosunun sü-tunlannda işte bu biçimde [!] işlem yapar. buna karşılık bay Dühring. Quesnay'nin Tableau'su üzerine bay Dühring'in söylemeyi uygun bulduğu şeyin hepsini. Tablonun metni. şimdi de [bu "şimdi de" bir inci! ] doğal nesne olarak dolaşıma girer ve böylece . "tarımsal ürünler"in "para biçimindeki değerleri" ile işlem yaptığını üç kez öğrenmiş bulunuyoruz. ama sözcüğü sözcüğüne hepsini verelim: "İşe başlama"sında bay Dühring. görünüşe bakılırsa.. Ama "para biçimindeki değerler" çevresinde durmadan boşuna dönüyoruz. bunların para biçimindeki değerleri yer alır. . tuhaf bir biçimdeki kısa soluklu "sonuç"una. Henüz yalnızca adı bilinen Tableau'nun. Daha sonra Quesnay. Eugene Daire'in Physiocrates. kısır olarak adlandırılan sınıfın gereksinmelerini karşılamaya yarar.. O da bu nedenle beş koca sayfa. bütün tanmsal ürünlerin ilk elin dışına çıkışlan sırasındaki saüş sonuçlan olarak varsaydığı para biçimindeki değerlere bağlar [!].. -Ed.'ında yeniden yayımlandı. Bay Dühring bizi bağışlasın: Aşağıda. bu girişin "en sancılı yönlerinden" biridir. ama şimdi ilerleyeceğiz: "Öte yandan net ürün.. genel olarak her meta dolaşımı katlanır. uzun bir giriş biçimi altındaki "işe başlama"sından.. dördüncü ve beşinci kez olarak: Tableau'da [sayfa 35i] yalnızca para biçiminde değerler vardır! "O [Quesnay] bunu [net ürün] harcamaları çıkartarak ve özsel olarak [işte geleneksel olmayan ama bir o denli kolay olan bir özet] toprak sahibine rant olarak düşen bu değeri düşünerek [!] elde etmiştir. Ama böylece o salt değer tutarları ile hesap yapar ve net ürünü a priori para biçiminde bir değer olarak tasarlar [! ]". Quesnay'nin tablosunun "çözümleme"sinde. 57-66. düşüncenin gidişini belirleyen şeyin bir durumda para biçimindeki değer. Daha ilerde şöyle 278 Friedrich Engels Anti-Dühring okunabilir: "Eğer Quesnay bir gerçekten doğal görme biçimi yolunu tutmuş ve yalnızca değerli madenler ile para niceliğini değil ama para biçimindeki değerleri de göz önünde tutmaktan kurtulmuş olaydı. Birkaç milyar (yani para biçimindeki değerleri ile. Öyleyse. Her ne denli "bu ayrım Quesnay'nin düşüncelerinde kesin bir biçim altında bulunamaz"sa da. içlerinde her türlü cafcaflı sözler. ekonomik değerin ikili bir değerlendirmesinden kaçınmak ister". .irdeleme işi çok gerekli bir şeydir.s." Bu metalann dolaşıma aynı zamanda hem "doğal nesne". geçerken şöyle bir koklanmış olduğunu.

iktisat bilgilerini "ilk el"den bay Dühring'den alan kimselerin zorunlu olarak içine düştükleri o korkunç kararsızlık içinde kalmamaları için. "Sütunların bu garip bağdaşımına" matematik bir mucizenin kanşıp karışmadığını sormaya götürür ve Quesnay'nin dört köşeli daire ile uğraştığını hatırlatır.fizyokratların kanısına göre. Bölüm. "Quesnay'nin kırda yetiştiğini ve kırsal yaşam için özel bir sevgi beslediğini" anımsatır. TABLE ECONOMIOUE ÜZERİNE KESİN DÜŞÜNCELER 280 Friedrich Engels Anti-Dühring 279 Anti-Dühring cansıkıcı Tableau'ya ölüm vuruşunu korkusuzca [sayfa 353] indirebilir: "Net ürünü bu en sakıncalı yönü altında göz önünde tutarak" vb. bunlara. Tableau'nun Normandie. yinelemelere ve üçkağıtçılıklara atıldıktan sonra bizi "Quesnay" nin 7afr/eau'sunun anlamı" üzerindeki korkunç açıklamaya hazırlamaktan başka hiçbir amacı olmayan bütün bu oyundan sonra.** Bilinir ki fizyokratlarda toplum üç sınıfa bölünür: 1° Üretken. yalnızca bir karışıklık ve mistisizme kadar götürülmüş bir keyfi tutum açıklar. -Ed. bir ülkenin (gerçekte Fransa'nın) tüm yıllık ürününün bu üç sınıf arasındaki dolaşım ve yıllık yeniden-üretime hizmet etme biçimini gösterecektir. Bu çizgiler. yani tanmdaki etkinliği gerçek olan sınıf. çünkü repetitio mater studiorum. hemen ortaya çıkar. ona göre. deyim yerindeyse. onlan bilinen davranışına göre. öykülere. orada yer alan net ürün tarafından oynanan rolden hiçbir şey anlamadığının zoraki itirafı. bay Dühring için kendi öz itirafına göre anlaşılmaz şeyler olarak kaldıklarından. Bu acı gizden.işte bay Dühring'in "net ürününün en sakıncalı yönü" dediği şey. N° II. bundan sonra birinci sınıfı yalnızca "çiftlik kiracıları". sersemletici zevzekliklere. oyalamalara.. sola sağa sıçradıktan sonra.** Abbe Baudeau'nun "Explication du tableau economique"\ 1767'de Ephemerides du Citoyen ou Chronique de l'esprit national dergisinde yayımlandı. "rant olarak sahiplenilen net ürünün (Tableau'nun gösterdiği) ekonomik dolaşımda ne olduğu"nu bilmiyor. Physiocrates.tüm bunların sonucu olarak bay Dühring. fizyokratlar ülkesinde atının terkisinde gezdirdiği bu kara kaygıdan bir kez kurtulduktan sonra. genel olarak paraları devlet tarafından ödenen memurlar ile birlikte prens ve ensonu. ikinci sınıfı da "toprak sahipleri" olarak adlandıracağız. Quesnay'nin "temel kavramlar"i üzerine Tableau'nun yorumlanmasını hazırlayacak "ince düşüncelerinden bir sözü yeniden ele alır ve "işe başlama ile sonuç arasındaki ayrımı düşünerek" onları tamamlar. .* Ama. Sözü ağzında geveledikten . utanılacak şekilde bu konuda hiçbir şey bilmediğini itiraf eder. Fizyokratik fikirleri ve Tableau economiçue'i. Tableau economiçue'den. 3° Sanayici ya da kısır sınıf. Picardie.. Demek ki bay Dühring. Tableau. Horatius'un dediği gibi. "ciddi ve ince düşünür"ümüz zurnasını neşe ile yeni baştan ağzına alır: "Quesnay'nin aslında oldukça yalın olan [!] Tableau'sun-da her yöne [topu topu altı yön! ] çizdiği ve net ürünün dolaşımını göstermeleri gereken çizgiler". Dinleyin. s. tastamam bu maddelerden geçim araçları biçimi altında tükettiği kadar değer eklediği için kısır. çiftlik kiracıları ve tarım işçileri. bu! Ne iç karartıcı mizah. *** N'de şöyle devam eder: Friedrich Engels Bunca "işe başlama"dan sonra. Quesnay'nin Tableau'su konusunda okurlarımızın. öşürü sahiplenen kurul niteliğiyle Kilise. havanda su dövdükten. üretken sınıf tarafından sağlanan ilkel maddelere. 2° Bu fazlalığı sahiplenen ve hizmetkarları ile birlikte toprak sahiplerini kapsayan sınıf. yiğit kişiler: "Bununla birlikte [Quesnay tarafından toprak sahiplerine yüklenilen role göre] tutarsızlık. bütün yalınlıklarına karşın. kısaca birkaç bilgi verelim. Kısaltmak için. Böylece Quesnay'nin Tableau'su. emekleri bir fazlalık." Siz işin sonuna bakın. Fizyokrasinin alfabesini anlamadığını itiraf eder. . Bkz: Daire. 2. Paris 1846. ensonu "sonuç". saygınlıktan düşürmek zorundadır. Ile-de-France ve başka birkaç Fransız ilinin örnek . . 864-867. "dört köşeli daire"dir. burada yalnızca geçerken şöyle bir koklamış bulunan Tableau economique'e yeniden sırt çevirir ve birçok kez Quesnay'ye göre "üretkenliğin doğadan geldiğini" yineler. buna "fizyokrasi" teriminin yeni bir irdelemesini bağlar. rant olarak sahiplenilen net ürünün ekonomik dolaşımda ne olduğu sorulur sorulmaz. yani rant bıraktığı için üretken adı verilir. vb. bundan sonra Ama kendi payına bay Dühring.

İşletme fonunun brüt ürün yardımı ile yenilenmesinden sonra. bu hareket noktası. genel dolaşıma girmez. Bunun sonucu. Bu iki milyarın neden tek başına "net ürün" ya da "net gelir" başlığı altında yer aldığını birazdan göreceğiz. kendine beşte-biri. bir tahmin uyannca. bilindiği gibi beş milyar ile "işlem" yapmasının nedeni. 2° Herhangi bir sınıf içinde oluşan dolaşım dıştalanacak ve yalnızca sınıftan sınıfa olan dolaşım gözönünde tutulacak. örneğin kendisinden sonra yeni bir ekonomik yılın başladığı 1758 yılının . değişmez fiyatlar ve yalın bir yeniden üretim varsayıldığından. aynı zamanda bir ekonomik yılın. Çünkü. çiftlik kiracısı tarımın gerçek yöneticisi olarak görünür. yani iki milyara değin yükselebilir. brüt ürün üzerinden alınan [sayfa 355] bu parçanın para olarak değeri iki milyar liraya eşittir. Tableau'nun hareket noktası tüm rekolte. Son olarak Quesnay çağında. Öyleyse bu parça. Tanmın üç milyarı genel dolaşıma giren beş milyarlık bir değer tutarındaki "toplam yeniden-üretim"inden başka ulusun tüm "küçük tasarrufunu oluşturan iki milyar tutarında bir serbest (likit) para da çiftlik kiracılarının elinde bulunur. Bir kez saptanmış ölçek içinde. geriye iki milyarı yiyecek maddeleri ve bir milyan da hammaddeler biçiminde üç milyarlık bir artık kalır. aslında işte budur. aşlık. o halde tarımda doğrudan doğruya çalışan kimselerin bakımı için de zorunlu tarımsal ürünler. toprağın kiralanması sisteminin ve onunla birlikte Quesnay çağındaki anlamıyla büyük tanmın. yani 2 milya* MN'de bundan sonra şu başlık gelir: TABLEAU ECONOMIQUE'\N QUESNAY'DE NE ANLAMA GELDİĞİ ÜZERİNE KISA AÇIKLAMA * Bunu izleyen paragraf MN'de baştan başa eksiktir.hizmeti gördüğü ilk varsayımı. yani bu durumda Fransa'nın. Tableau'da tüm üretken (tanm yapan) sınıfı temsil eder ve toprak sahibine para olarak bir rant öder. çeşitli sınıflar arasında değil de her sınıfın kendi sınırlan içinde oluştuğu ölçüde. yani en başta onu on milyarlık bir avansa karşılık düşen iki milyarlık bir işletme fonu harcayarak üreten çiftlik kiracılarının elinde bulunur. Bu işin nedeni de şu: Tableau'nun hareket noktası toplam ürün olduğu için. Bu brüt ürünün değer büyüklüğü. Friedrich Engels Anti-Dühring 281 rı her yıl yenilenecek işletme fonu olan 10 milyar liralık bir avans ayrıldığını görür. Ama çiftlik kiracılarının 282 Friedrich Engels Anti-Dühring toprak sahiplerine ödemek zorunda oldukları rant. "toplam yeniden üretimi"dir. adı geçen illerin [sayfa 354] en iyi işlenen çiftliklerinin bir kez daha belirleyici olduklar. Fransa'da brüt tarım ürününün para olarak değerini aşağı yukarı yansıtan bir tutar olan beş milyar liraya yükselir. bunun ancak üçte-ikisine. Çiftlik kiracılarının tümü. o çağın olanaklı olan istatistik değerlendirmelerine göre. Beş milyarlık bir değerdeki toplam brüt ürün. hammaddeler vb. aşağı yukarı bütün Avrupa'da olduğu gibi Fransa'da da köylü ailesine özgü ev sanayisinin. toplam rekolteden mal olarak alınır ve yeni tanmsal üretim için harcanır. toprak ürünlerinin tecimen uluslardaki ortalama fiyatlarına göre tahmin edilmiştir.. Tableau'dan dıştalanmıştır. İşletme fonunun yenilenmesi. bu nedenle en yukarda yer alan toprağın yıllık meyvelerinin brüt ürünü ya da ülkenin. 3° İşletme yılı içinde sınıftan sınıfa olan bütün alım ve satımlar tek bir toplam olarak toplanacak. beslenme gereksinmeleri dışında kalan gereksinmelerinin de en önemli bölümünü fazlasıyla sağladığı ve bu nedenle burada tarımın normal tamamlayıcısı olarak varsayıldığı anımsanacaktır. genel olarak yaygınlaşmış olmasıdır. daha önce belirtildiği gibi dolaşım. Öteki varsayımlar: 1° Yalınlık nedeniyle fiyatlar değişmez ve yeniden-üretim yalın (basit) yeniden-üretim olacak. Bu büyüklük. söylemiş bulunduğumuz gibi. Quesnay'nin 7afr/eau'sunda beş tournois lirasıyla değil de "birkaç milyar ile". demek ki üretken sınıfın.

Burada bir karşıkoymada bulunulabilir: Ama kısır sınıf. kısmen doğrudan doğruya üretken sınıftan. böyle de yapması gerekir. bu roller Tableau'yu.. 283 Anti-Dühring . Öyleyse şimdi üç ayrı sınıfın Tableau'nun gösterdiği hareketin başlangıcındaki ekonomik konumunu biliyoruz. Bu nedenle Tableau'da gösterilen hareketin başlangıcında. hammaddeleri sayesinde mamul metalar haline dönüştürdüğü emek ücreti. Quesnay'nin temel anlayışına göre tüm sınıf durumunda. dolaşıma giren metalarını kendi gerçek değerlerinin üzerinde bir değerle satar ve biz bu metalan üretiminin toplam değeri olarak değerlendirdiğimize göre. Toprak sahipleri sınıfı. ödemelerde parayı alan taraf rolünde görünür. asıl toprak sahiplerinin eline iki milyarlık rantın ancak 4/7'si geçer. makineler vb. işletme sermayesinin mal olarak yenilenmesinden sonra. Öyleyse. Bu sınıf. Sınai üretimin tümü ve sonuç olarak rekolteyi izleyen yıl üzerine dağılan dolaşımın da tümü. Quesnay' nin de belirttiği gibi. Quesnay'nin varsayımına göre. çünkü öteki iki sınıf. Bu yeni 1759 yılı boyunca. bir dizi tek tek ödemeler. Tableau'nun saptamalarında bu. kendi ev gereksinmeleri için sanayi ürünleri de tüketir. hiçbir şeyi değiştirmez. çünkü aletler. bu sınıfın kendi ürünleri arasında sayılır. Quesnay'nin zamanında Kilise. çiftlik kiracılarının elinde bulunan iki milyar lira. üretken sınıf ile toprak sahiplerinin ücretli görevlisidir. hammaddeler biçiminde. büyük bir olasılıkla bugün de olduğu gibi. yalnızca [sayfa 357] kendi metalannın bir bölümünü tüketmekle kalmaz ama ayrıca. yalnızca hammaddeler biçiminde. yansının bu dönüşüm sırasında tüketilen yaşama araçlarının değerini temsil ettiği iki milyar değerindeki meta biçimine dönüşmüş olduğu varsayılır. öteki iki sınıf arasında bölüşülür. eğer ürünlerin hepsi dolaşım yoluyla öteki sınıflara geçerse. brüt ürünün dolaşıma ayrılmış parçası. Bu sınıfın Friedrich Engels sanayileri pratiğinde bu ürünlerin oynadığı birçok role gelince. Kısır sınıf. Böylelikle 1758 yılı sonunda. yapılmış metalan ancak toplam üretimleri değerine alırlar. yeniden dolaşıma sokulabilir. gene ona geri döner (Tableau.varış noktasını da oluşturur. iki milyarlık mamul beslenme maddesine sahiptir. üçünü de ilgilendiren bir dolaşıma ise tam dolaşım adı verilir. kısmen dolaylı olarak toprak sahipleri aracılığıyla aldığı yaşama araçlan değerine eşittir. Bu üç sınıftan yalnızca ikisini ilgilendiren bir dolaşıma fizyokratlar arasında eksik dolaşım. 2/7'si hükümete ve 1/ 7'si de kilise öşürcülerine gider. bir milyarlık bir değerden oluşur. önce yalnızca üretken sınıftan iki milyarlık bir rant hakkı ile kendini gösterir. Bu birbiri ardına gelen dağınık ve bütün bir yıl üzerine yayılan hareket -Tableau için herhalde olması gerektiği gibi-. kendi içinde kapitalistler ve ücretliler olarak bölünmesine karşın. gerçekte toplam dolaşımı bakımından gerekli olandan çok daha büyük olduğu için. aslında ödemelerin sürekli olarak küçük parçalar biçiminde yinelendiği ülkenin (Fransa). gene de her biri bir tek kezde yılın tamamını kaplayan birkaç belirtici eylem biçiminde yoğunlaşırlar. "Kısır" sınıf tarafından bir yıl boyunca harcanan işletme sermayesi (yıllık avanslar). Üretken sınıf. bunun olanaklı olduğunca çoğunu elinde tutmaya da çalışır. bize şu yanıt verilir: Kısır sınıf. ulus [sayfa 356] içinde dolaşan paranın toplam tutannı temsil eder. Kısır sınıfın. kısır sınıfın yıllık meta üretiminin tamamen kendi elinde bulunduğu. üç milyarlık brüt tarımsal ürün ile birlikte iki milyar parayı da elinde tutar. Fransa'nın en büyük toprak sahibi idi ve ayrıca geri kalan tüm toprak mülkiyetinin öşürünü de o alıyordu. Ne var ki bu tutar. demek ki tüm işletme fonu ya da bir milyar değerindeki hammaddelerin. aynı biçimde tek bir toplam olarak birleştirilirler. bunun nasıl olduğunu gösterecektir) ve böylece 1759'da bu iki milyar. Rantı cebine indiren toprak sahipleri sınıfı önce. yalnızca sınıfın sınırları içinde oluşan meta ve para dolaşımından daha çok ilgilendirmez. bunlar nerede yer alır? Bu konuda. çiftlik kiracıları sınıfının 1757 yılı için toprak sahiplerine rant biçimi altında ödemiş olduğu para. Ama gene de. alımlar ve satımlar aracıyla.

dolaşımdan almazlar. elleri arasında mal olarak bulunur ve onu dolaşım aracıyla eşit değerde yapılmış meta biçimine dönüştürerek gerçekleştirmekten başka bir şey yapmazlar. Friedrich Engels 285 Anti-Dühring rant biçimi altında toprak sahiplerine ödenmişti. Birinci dolaşım (eksik dolaşım): Çiftlik kiracıları toprak sahiplerine. s. hiç değilse çok büyük bir bölümü bakımından. Böylelikle. "mülklerinin korunması ve iyileştirilmesi ve ekiminin artırılması için" kullanılan o çok küçük parça dışında. Bu milyarlardan biri ile toprak sahipleri çiftlik kiracılarından yaşama araçları satın alırlar. yüzde-on üzerinden. yani iki milyar parayı. onların öz görevleri. ya da sonradan açıklandığı gibi. -Ed. Dolaşıma. tarıma sermaye yatırmaz. 68. ulusal yeniden-üretimin dolaysız gereksinmeleri gözönünde tutulmaksızın tüketilebilmesi ile ayırdedilir. ayrıca kazalara karşı yedek fon hizmeti görür. çiftlik kiracıları tarafından. Asıl toprak sahipleri ile ilgili olarak onların. rantın ödenmesi için iki milyarlık para ile üçte-ikisi yaşama araçlan ve üçte-biri hammadde olmak üzere üç milyarlık ürün. Analyse da Tableau Economiçue'inde. 1. "oldukça yalın"dır. kuşkusuz. "ana-baba kalıt-lannın yönetme çalışmaları ve onarım giderleri"ni* üzerlerine [sayfa 358] almak. yani toprağı hazırlamak ve çiftlikleri. . yatınm fonu ve işletme sermayesinin artırılmasına ve toprağın iyileştirilmesi ile ekimin genişletilmesine yarar. toprak sahipleri kısır sınıftan yapılmış (mamul) maddeler ve kısır sınıf da bu biçimde eline geçen para ile çiftlik kiracılarından aynı tutarda yaşama araçlan satın alırlar. toprak rantının yedide-ikisini alan devlet ile yedide-birini alan kiliseden uzun boylu söz etmez. İkinci dolaşım (tam dolaşım): Henüz ellerinde bulunan ikinci milyar ile. Ama "doğal hukuk"a göre. Bunun yalnızca iki milyan net ürün olarak * Eugene Daire. böylece rantı ödemek için harcanmış paranın bir yansı gene çiftlik kiracılanna geri döner. Artığın (fazlalığın) üçüncü milyan. Physiocrates. içinde hizmetlerindeki bütün insanların harcamalannın da yer aldığı harcamalarının. son olarak. tanmın baş yürütücüsü olan çiftlik kiracısı. Quesnay. kendilerine düşen rantı. Yukarda. olanaklı olduğu yerde. Bölüm.284 Friedrich Engels Anti-Dühring Şimdi Tableau economique'm kendisine geçelim. bu metalann büyük bir bölümü tarımsal aletler ve ekim için gerekli öteki üretim araçlanndan oluşur. on milyar için. sürecin başında. çiftlik kiracılarının rantın ödenmesi için harcadıkları iki milyar para kendilerine geri dönmüş ve hareket de tamamlanmış olur. kendi öz-işletme sermayesinin yenilenmesi için bir milyar ile hammaddeler satın alarak aynı parayı çiftlik kiracılarına geri verir. Bütün süreç. çiftlik kiracılarının toplam fon yatırımının faizini oluşturur. karşılıksız olarak öderler. Onlar bu faizi -dikkat edilsin. çiftlik kiracısının sermayesinin hepsini salt gerçek ekim işine ayırmasını sağlayan her türlü katkılarla donatmak için yaptıkları harcamaları yapmaktır. çiftlik kiracılan kısır sınıftan aynı tutarda yapılmış maddeler satın alırlar. büyük bölümü bakımından yıl içinde zorunlu duruma gelen onarımlar ve fon yatırımının kısmi yenilenmesi için kullanılır. çünkü onların toplumsal rolleri herkes tarafından bilinir. Bu faiz olmadıkça. çünkü bu son kategori. kısır sınıf tarafından da iki milyarlık yapılmış madde sokulmuştur. Ve böylece büyük bilmece. toprak avanslannı. Kısır sınıf. tarımsal gelir artığının faizi temsil eden bölümünün çiftlik kiracısı tarafından sahiplenilmesi fizyokratlara göre [sayfa 359] yeniden-üretimin çiftlik kiracıları sınıfı denli zorunlu bir koşuludur ve sonuç olarak bu öğe "net ürün" ya da ulusal "net gelir" kategorisi içinde sayılamaz. üretken sınıfın elinde üç milyarlık bir artığa sahiptik. kısır harcamalar olduklarını söyler. Üçüncü dolaşım (eksik dolaşım): Bir milyar para ile. Ama Quesnay'ye göre bu bir milyarlık fon. Daha bu görüş açısından. ekonomik dolaşımda "rant biçimi altında sahiplenilen net ürünün ne olduğunu" bilme sorunu da çözülmüş bulunur.

Sir James Steuart'ı çizer. Bize.* * Bundan sonraki paragraf MN'de tamamen eksiktir. "hepsi arasında en sakıncalı yön" ve fizyokratik irdelemelerin tek "net ürün"ü olarak yalnızca bay Dühring'in üstünde kalır. "karışıklık ve keyfi tutum". onun Adam Smith çağının "bir profesör"ü olduğunu söyleyerek. ama bu temellerin. ürünlerinin satışı yoluyla ona geri gelir ve böylece aynı çevrim (cycle) bir sonraki yıl içinde bir daha yinelenir. onun yerine şu başlık bulunur: GÜÇLÜ DÜHRING'E DÖNÜŞ. bu öteki yarı. bütün bunlar "bir" Dühring için hiç olmamış şeyler. İki milyar tutan dolaşımdaki yapılmış maddelerin bir yansı toprak sahip-lerine. onların tarihsel etkileri ile de o denli içli-dışlı. Eleştirel Tarih'e göre bütün geçmiş iktisatçılar.* bay Dühring'in "girişim"inde tek hece bile yok.İki milyarlık bir tutardaki varoluş araçları üzerinden. Lond. Buna karşılık. "Turgot ile fiz-yokrasi. zamanı için yalın olduğu denli dahice de olan açıklamasının. Tableau economiçue'i yalnızca "mistisizme değin götürülmüş bir karışıklık ve bir keyfi tutum ile" açıklama sonucuna vanr. bu meclis fizyokratik tezlerden büyük bir bölümünü teoriden pratiğe geçirmişmiş ve hele toprak mülkiyeti tarafından "karşılıksız olarak" sahiplenilen net ürün üzerine ağır bir vergi koymuşmuş. bir kez daha. Tableau'nun. Steuart'a özel sözlüğünde yer alan en ağır sövgüyü. Quesnay'nin Tableau'da yalnızca para biçimindeki değerlerle işlem yaptığını görmenin ne denli sıkıcı bir şey olduğunu gizemi bir havayla beş kez arka arkaya yineledikten sonra. Ne yazık ki. yalnızca "daha derin temeller"in "ilk bilgiler"ini değil. ya da ona. buna karşılık. Bir milyarlık hammadde. çiftlik kiracıları için fon yatınmlannın ilk elde tarımsal yeniden-üretimden elde edilen faizinin değişime uğramış bir biçiminden başka bir şey değildir. 1767. bir başka çizgi de. anakara üzerindeki uzun eğleşme ve yolculuklarından [sayfa 36i] çeşitli * James Steuart. ki bunun doğru olmadığı da görüldü. yıllık yeniden-üretim sürecinin dolaşım aracılığıyla oluştuğu biçimiyle. gerçekten "bileştirilmiş" bulunduğu ilkeleri oluşturan birkaç kahraman var. örneğin. Onun. kendilerinden başlayarak "geliştirilmiş" olmayıp. bir açmalık sağlamak değerine sahiptirler. "geleneksel yalın çözümleme"den öylesine yüksek "gerçekten eleştirel" betimlemesine hayran olunsun. bunun bir yarısı toprak sahipleri ve hizmetkarları. 1691-1752 dönemi üzerindeki uzun bir çizginin Hume'un bütün öncellerini silmesi gibi. tarihsel önemi bir yana. Fransa' da pratik ve teorik taçlanmasını bulmuştu" diye ders verir. bir Ferrier ve . savurur. Gerçekte Steuart. An Inquiry into the Principles ofPolitical Economy. Ama Mirabeau. yalnızca ya bay Dühring'in daha derin ve daha "kesin" temellerine "başlangıç bilgileri" vermek. ekonomik dolaşımda bu net ürünün ne olduğunu çok doğru bir biçimde dile getirdiğini görmüş bulunuyoruz ve böylece "mistisizm". Hume'dan Adam Smith'e kadar uzanan dönem içinde. kendi değimsizlikleriyle. bu aynı sınıfın işletme sermayesini yeniler. bu para. sözde Steuart'lann fesat hareketine katılmış olması yüzünden Büyük Britanya'dan kovulmuş. 286 Friedrich Engels Anti-Dühring Şimdi bay Dühring'in. Bay Dühring. bu lekeleme katıksız bir uydurmadır. ekonomi politik alanını sürekli olarak zenginleştirmiş bulunan tüm büyük yapıtından. öteki yarısı da çiftlik kiracılanna düşer. ekonomik görüşlerinde özsel olarak fîzyokratmış. rantı ödeyerek dolaşıma soktuğu paraya gelince. en sonunda [sayfa 36oı "rant biçimi altında sahiplenilen (temellük) net ürünün ekonomik dolaşımda ne olduğu"nu sorar sormaz. iktisat alanında 1789 Kurucu Meclisinde en büyük yetke imiş. doğa felsefesinde buyurulduğu gibi. Friedrich Engels 287 Anti-Dühring ülkelerin ekonomik durumu ile içli-dışlı olmak için yararlanan büyük bir İskoçyalı toprak sahibi idi. Çiftlik kiracısının. fizyokratların teorisi ile ne denli içli-dışlı ise. Bununla birlikte iktisatta bile.* Sözün kısası. öteki yansı da çalışması karşılığı olarak kısır sınıf tarafından tüketilmiştir. -Ed.

ensonunda bay Dühring tarafından "kendi malı olarak yaratılmış" ekonomi politik sistemi üzerindeki çözümlememizden ne çıkar? Yalnızca bütün bu büyük sözler ve daha da büyük vaatlerle. Goethe anlamında öyle olsa bile—. "tam bir açıklık ile". değerin ve artı-değerin içyüzü. (a) (a) Ml'de şöyle devam eder. 14) ile ve bir o denli de profesör Roscher'in İngiliz Ekonomi Politiği Tarihine Katkı'sı ve öteki yazarları ile ve bay Dühring'in sözü geçen "Bay Kautz'un bay Roscher'in sofrasından dökülen kırıntıları. ancak iktisat öğretisinin en yeni eleştirel formüllerinde. yalnızca önemli şeylerden bayağıca sözetme yeteneği tarafından geride bırakılır. "daha güçlü" bir söz ebeliğiyle şişiren o "görülmemiş derecede ünlü" List. konusundaki ağız kalabalıkları üzerinde uzun boylu durmanın (b) zaman yitirmekten başka birşey olmayacağı sonucu çıkar. nedeni olduğu yolundaki bayatlamış fikri yeni baştan sahipleniyor. bu sistem temeli üzerinde. Ortes. —hatta gerçekte. [sayfa 362] savaş ve yakma aracıyla erkliğe can atan demagogun elkitabıdır" tümcelerinde bilgisinin içten özünü oraya koyan Carey. onlardan yavan bir yemek yapmak üzere sulandırarak.) Friedrich Engels 289 Anti-Dühring mik olaylar üzerine "özel olarak yaratılmış sistem"in bize vermeye yetenekli olduğu tek . karşılıksız sahiplenmenin (temellükün) ekonomik olayların zorunlu bir öğesi olması sonucunu veren toplumsal bir haraç bulunduğu fikri. bay Dühring için Quesnay'nin Tableau eonomique'inden daha az anlaşılmaz kalmamıştır. The Past.. VII. Adam Smith üzerindeki bölümünde. en hafif deyimiyle. ne istediğini kendisinin de bilmediği sonucuna vardı. -Ed. sonra. Ekono* Ml'de şöyle devam eder: Kendini bugünün ve geleceğin çağ açan iktisaçısı diye adlandırdıktan sonra bay Dühring'in. aşağıdaki tümceden başka. Sınıflar arasında düşmanlık yaratma sonucuna vanr. 288 Friedrich Engels Anti-Dühring Ensonu. ağız tatlandırmak için. . Değer teorisi. gizlice. bugün ve yakın gelecekte. öyleyse. Alman fabrikatörler yararına. yani benim sistemimin değer öğretisinde tamamen açık bir duruma geldi. (Marjinal Notlar burada biter.. "Salt ekonomik nedenlerden başka.. "sulandırılmış şeyler".. herkes tarafından bilinen ve hatta her zaman o denli de doğru anlaşılmamış en kötü cinsten yavanlıklar oldukları görüldü.. yani tıpkı bir privat-dozenûn kendini profesörden kurtardığı gibi. "ekonomik sistemlerin sağlamlığının bu denek taşı". "en basit okul kitaplarının "yuvarlak" ve "sulu yavan yemekleri" ile içli-dışlı olmakla daha güvenilir güvencelerle kuşatılmakta devam edeceklerdir. ve eğer iyi ya da kötü özgün kaynakları. Sözü geçen olgunluktan yoksun öğrenciler.başkalarının "biraz ince" merkantilist öğretilerini. Yapıtı. bay Dühring tarafından kınanan "yavanlık ve düşünce eksikliği"ne karşın.. ADAM SMITH Bay Dühring'in bayağıyı ciddiye alma yeteneği. toprak rantının fiyatın sonucu değil. biraz aşinalık etmekle kötü bir şey yapmış olmazlar. ekonomi politik tarihini irdelemek isteyen kimseler. geçmiş çağ açan iktisaçıların da adını anmasından daha doğru ve daha normal ne var! MM'de de şöyle: Bundan ötürü. sözü edilme çabasına değer hiçbir şey bulunmaz." (152) (a) Bundan. "Ricardo'nun sistemi bir düzensizlik sistemidir. fiyatların belirlenmesinin toplumsal nedenleri de olduğu ya da bir başka deyişle. Ricardo. Peki. London City'nin karışık kafası MacLeod* Sonuç olarak..** * MN'de şöyle devam eder: VI. onları karikatürize ederek. 74-75. "Budapeşteli bir profesörün. tıpkı Felsefede olduğu gibi aldatılmış [sayfa 363] bulunduğumuz gerçeği.. BÜYÜK ÜRKÜNTÜ İÇİNDE SON (a) Ml'de şöyle devam eder: (Yani aslan. s. Bu tümceden apaçık bir biçimde çıkan sonuç şudur ki. O denli tantanayla ilân edilen "tüm iktisadın doğal yasaları" nın. bay Dühring'in Ekonomi Politiğin Eleştirel Tarihi'nin kendilerine yöneldiği olgunluktan yoksun üniversite öğrencileri. . bay Dühring'in Adam Smith ve hatta ardıllarını fizyokrasiden daha çok anlamadığı ve o halde Malthus. ** Henry Charles Carey. the Present. bay Dühring'in değerden birbirinden büsbütün farklı ve birbiriyle açık çelişki durumunda beş ayrı şey anladığı. konusunda getirdiği şeyle uğraşmanın. bay Dühring'in Malthus. biri için uygun olanın bir başkası için de uygun olduğunu. gerçi daha nazik bir biçimde kendini üniversite privat-dozentinden kurtarması gerektiğini düşüneceklerdir. sofra sahibinin baş yemeğinin niteliği üzerine hayale kapıldığını göstermiş bulunduğu" yolundaki uyarısından ürküntüye kapılmaksızın. "kendi başına bir budala" görüşü kazanmak için nasıl yeniden ürettiğini göstermek gibi çok ikincil bir erek yoksa. and the Future. (b) M l'de şöyle devam eder: . Philadelphia 1848. bay Kautz'un 1860'taki tatsız yapıtı" (s. toprakların paylaşılması. Sismondi vb. bay Dühring'e özgü "parlak üsluplu tarih yazma biçimi"ne güvenmektense. Bunun sonucu. Ricardo vb. bir üniversite öğrencisinin de.

-Ed. Aynı biçimde. amansızca ortadan kaldırılmalıydı. mülkiyetin feodal engellerinden kurtuluşu. . Ne var ki. Ussal bir devlet. bütün ekonomik olayların açıklanmasının son ve kesin nedeni olarak. toprağın gerçekte tüm tarihin çıkış noktası olan aşiret ve köy topluluklan tarafından kolektif mülkiyeti üzerine tek sözcük bilmeksizin. günümüzde aşağı yukarı us almaz bir şey olan bu bilgisizlik. böylece Proudhon'un "zorla-alma"sını (Prelevement) tamamen kendine maleder ve daha sonra bu sömürüyü. bir kez gündeme girdikten sonra. Us devleti tam bir iflâsa uğramış. sulandırarak durmadan sömürdüğü Hegel'e sövmek için yeterince sövgü bulamıyorduysa. vaadedilmiş bulunan sonsuz banş. böylece bu kurtuluş. onu örtbas eden loncasal ve öbür ayrıcalıkların ve onu yumuşatan kilise hayır kurumlarının ortadan kaldırılması ile daha da keskinleşmişti. her türlü mülkiyetten kurtuluş durumuna dönüşüyordu. tamamen çelişik iki anlayış türünü başanlı bir biçimde uzlaştırma becerisini gösterir.açıklama. önce bunu genel olarak haraç ve pahalanmaya dayanan bir şey olarak gösterir. "Büyük toprak sahibi"ni.binlerce yıldan beri her ulustaki hamkafanın başına gelen her sıkıntıdan kurtulmasına yarayan ve bize bu konuda yeni hiçbir şey öğretmeyen formül. sanayinin . Eleştirel Tarih'te de tıpkı öyle. gerçekleşmesini Terör döneminde bulmuştu. Emeğin kapitalist sömürüsü üzerine başka açıklamalar vermek zorunda kalınca. birbirinden baskın vaatler. kökeni ve sonuçlan içinde irdeleyecek yerde bay Dühring. Friedrich Engels 293 Anti-Dühring ğuna. Felsefe. Kısacası: önce büyük bir kendisini överek "işe başlama"sı. gene de tamamen usa-uygun olarak görünmediler. hem de o güçlü beylerin ta kendilerine satılması özgürlüğü olarak gösteriyordu. uygar halklar tarihinin kökenine koyan bilgisizlik. Böylece. Ve nasıl Felsefede. Dersler'de. Marks'ın sınırsız kötülenmesi.. daha önceki koşullara göre ne kadar ussal olurlarsa olsunlar. yeni kurumlar. Bu zoru. şarlatanca gürültü patırtılar. yüzyıl Fransız filozoflarının var olan her şeyin tek yargıcı olarak nasıl usa başvurduklannı gördük.rikesinden) başka bir şey olmadığını da görmüştük. Zenginler ve yoksullar karşıtlığı genel gönenç içinde ortadan kalkacak yerde. bu us toplumunu ve bu us devletini gerçekleştirdiği zaman. özelde marksist artı-emek. bunlann "zor" sonuçlan olduklarıdır. Us toplumunun yazgısı daha iyi olmadı. kendini. artı-ürün ve artı-değer teorisi yardımı ile açıklar. küçük-burjuva ve küçük köylü bakımından. her ikisini de bir solukta kopya ederek. sonra da. ve sonra da Napoleon despotizminin koruyuculuğuna sığınmıştı. ussal bir toplum kurulmalıydı. ölümsüz usa karşı olan her şey. [sayfa 364] izlenmeyecek birkaç örneğini vermiş bulunduğumuz "tarihsel çevrenin evrensel genişliği" madalyasını veren bilgisizlik tarafından hemen hemen geride bırakılır. sıfıra eşit "sonuç". Rousseau'nun Contrat Social'i (Toplum Sözleşmesi). ancak ve ancak Dersler'de sermaye ve emek üzerine biraz ussal olarak bulunabilecek her şeyin. küçük-burjuva ve küçük köylü bakımından.. Fransız Devrimi. yalın "zor" sözcüğü ile avunmamızı telkin eder. bu ölümsüz usun. büyük bir gönül borcu içinde. kendi öz [sayfa 369] siyasal kapasitesine inancını yitirmiş bulunan burjuvazi. [sayfa 365] 290 Friedrich Engels Anti-Dühring ÜÇÜNCÜ KISIM SOSYALİZM BİRİNCİ BOLUM TARİHSEL BİLGİLER "GİRİŞ'TE* Devrimi hazırlayan 18. büyük sermaye ve büyük toprak mülkiyetinin çok güçlü rekabeti ile ezilmiş bulunan küçük mülkiyetin satılması. Eleştirel Tarih'te kendi kendine. evrimi o zaman bir burjuvanın ta kendisini oluşturan orta sınıf yurttaşın idealize edilmiş anlığından (müd. Marks' in sulandırılmış bir çalıntısından başka bir şey olmadığını gizlemeye yarar. önce Directoire'm kokuşmuşlu* Bkz: Birinci Kısım. sonu gelmez bir fetihler savaşı durumuna dönüşmüştü. ve bu dönemden kurtulmak için.

bundan böyle daha da büyük bir taşkınlıkla patlak verdi. bırakalım bu türlü "çılgınlıklar"ın karşısına konulmuş zeka-lannın üstünlüğünü herkese . Ne denli ince işlenirlerse. Fransa'da henüz bilinmiyordu. egemenliği bir an ellerine geçirebilmiş ve böylece burjuva devrimini burjuvazinin kendine karşı utkuya götürebilmiş iseler. resmi bir örtüsü olarak kalan evlilik ise. gitgide. üretim biçiminin bir altüst oluşunu. 1802'de. toplumun yaşama koşulu durumuna getirdi. yerini paraya bıraktı. bugün sadece eğlendirici olan bu düşlemleri (fantezileri) tören ve gösterişle didik didik ederek kusur mu anyorlar. yeni bir sınıfın kökeni olarak. ve bunu. onunla birlikte. rekabetin uyuşmazlık ve kıskançlıkları içinde gerçekleşti. model deneyler örneği aracıyla. Ama bu çağda. Robert Owen NewLanark'ın yönetimini eline aldı. sınıflann durumunun olgunluktan uzaklığına. bağımsız bir siyasal eyleme henüz tamamen yeteneksiz bulunan proletarya. kendi kendisine yardıma yeteneksizliği içinde. yeni toplumsal düzenden doğan çatışmalar eğer henüz oluş durumunda idiyseler. bu çatışmaları çözme araçları haydi haydi o durumda bulunuyorlardı. onlar da yüzyılın dönümü ile geldiler. toplumun tek bağı oldu. işçi yığınlarının yoksulluk ve sefaletini. bir devrimini kaçınılmaz bir zorunluluk haline getiren çatışmaları. Bu varlıksızlar yığınından. Zora dayanan baskı. 1800'e doğru. Terör döneminde. teorisinin temeli daha 1799'da atılmış olmasına karşın. Fourier' nin ilk yapıtı yayımlandı. Ticaret gitgide dolandırıcılık durumuna dönüştü. acı çeken bir zümre olarak gösteriyordu. bir yandan. hiç değilse ikinci plana itilmiş idiyseler de. [sayfa 370] Bir bu düş kırıklığını saptayacak adamlar eksikti. Suç sayısı yıldan yıla arttı. propaganda. o denli düşleme (fantezi) dalacaklardı. 294 Friedrich Engels Anti-Dühring İngiltere'de daha yeni doğmuş bulunan büyük sanayi. Devrimci dövizin "kardeşlik"i. Bu bir kez saptandıktan sonra. sosyalizmin kurucularını da etkiledi. ve öte yandan. Toplumsal sorunların. feodal beylerden burjuva fabrikatörlere geçti. Bu tarihsel durum. İlk gece hakki. bu düz-güsüzlüklerin ortadan kaldırılması. 1 Ocak 1800'de. acı bir biçimde aldatıcı karikatürler olarak göründüler. burjuvazi ile proletarya arasındaki çelişki henüz çok az gelişmişti. teorilerin olgunluktan uzaklığı yanıt verdi. kendini. aydınlanma filozoflarının görkemli vaatleri karşısında. yeni yeni ayrılmaya başlayan. o zamana kadar gizlilik içinde beslenen burjuva kötülükler. henüz gelişmesinin ilk basamağında olan iktisadi ilişkiler içinde saklı bulunan çözümü. dörtbaşı bayındır bir eşaldatma ile tamamlandı. Kapitalist üretimin olgunluktan uzaklığına. Kısacası. Vaktiyle utanıp sıkılmadan orta yere kurulan feodal kurumlar ortadan kaldınl-masalar bile. 1808'de. Saint-Simon'un Lettres de Geneve'ı ("Cenevre Mektupları"). topluma dışardan vermek gerekiyordu. sadece ve sadece büyük sanayi geliştirir. yerini ahlâk bozukluğuna. -sadece üretim biçiminin meydana getirdiği sınıflar arasındaki çatışmaları değil. Carlyle'in diliyle söylemek gerekirse. ezilmiş. ve eğer olanaklı olursa. bu devsel üretici güçler içinde. Eğer Paris'in varlıksız yığınları. yukardan bir yardım alabilecek. bununla bu egemenliğin o zamanki koşullar içinde ne kadar olanaksız olduğunu tanıtlamaktan başka bir şey yapmamışlardır. o zamana kadar görülmemiş derecede yayıldı. düşünen usun göreviydi. Fuhuş. beyinden çıkmalıydı.kapitalist bir temel üzerindeki hızlı gelişmesi. şimdi tamamen geçmişe malolan bu yön üzerinde artık bir an bile durmayacağız. Öyleyse. Dühringvari kitabi kılı kırka yancılar. Peşin ödeme. daha baştan ütopyaya mahkûmdular. Toplum sadece düzgüsüzlükler [sayfa 3711 (anomalies) sunuyordu. bu çatışmaları çözme araçlarını da. ama onun yarattığı üretici güçler ile değişim biçimleri arasındaki çatışmaları da-. olsa olsa dışardan. Fuhşun yasal olarak kabul edilmiş bir biçimi. Ama nedir ki. başta gelen toplumsal güç aracı olarak kılıç. kapitalist üretim biçimi ve. "usun utkusu" ile kurulan toplumsal ve siyasal kurumlar. Bu erekle toplumsal rejimin daha yetkin yeni bir sistemini bulmak. Bu yeni toplumsal sistemler.

orduya saülan mallar aracıyla ulusun sıründan çalıp çırparak olsun. bir tür kamu görevlileri. 1802 yılında. ve bu da Devrim tarafından kesinlikle doğrulanmıştı. Öyle ki. siyasetin. Peki. ayrıcalıklı zümreler üzerindeki. irdeleme adamlan. soyluluğun ve Kilisenin elkonulup satılan toprak mülkiyeti üzerinde spekülasyon yaparak olsun. düşlemsel (fantasFriedrich Engels tik) dış görünüş altında her yerde kendini belli eden. tüccarlar. Ama bilim demek. tiers-etat ile ayrıcalıklı zümreler arasındaki karşıtlık "emekçiler" ile "aylaklar" arasındaki karşıtlık biçimini aldı. kim yönetecek ve egemen olacakü? Saint-Simon'a göre."** [sayfa373] Nedir ki. doğrusunu söylemek gerekirse. toplumsal üretimin tümünü yoluna koymaya aday 296 Friedrich Engels Anti-Dühring 295 Anti-Dühring olacaklardı. o zamana değin aylak olan. bankacıları da kapsamına alıyordu. varlıksız yığınların egemenliği olduğunun da farkındadır. bankacılar demekti. şeylerin yönetimine (ad-ministratiori) ve üretim işlemlerinin yönetimine (directiori) geçiş. ve onunla birlikte burjuvazi ile proletarya arasındaki karşıtlığın sadece doğuş halinde bulundukları bir döneme tastamam uygun düşüyordu. tiers-etat'ran. . bu burjuvazi. insanların siyasal yönetiminden {gouvetnement). ve siyasetin iktisat içindeki tam özümlenişini öngörür. hazırdan yaşayan kimselerin hepsini kapsıyordu. 1814'te. Hele bankacılar. toplumun güvenilir adamlan haline dönüşecek. bu konu Saint-Simon'a Terör deneyleri aracıyla tanıtlanmış gibi görünüyordu. ama gene de işçiler karşısında. burjuvazi ve varlıksızlar arasında bir sınıf savaşımı olarak tasarlamak. [sayfa 372] sadece eski ayrıcalıkları değil.göstersinler. "Bakınız. üretim bilimi olduğunu söyler. ön safta etkin burjuvalar. fabrikacılar. dinsel görüşlerin Reformdan bu yana bozulmuş birliğini yeniden kurmaya yönelik yeni bir dinsel bağın. Ve "işçiler". iktisadi ayrıcalıklarla da donatılmış bir buyurma konumunu koruyacaklardı. Çağdaşlan üzerindeki aynı üstünlükle. ve böylece Napoleon'a hükümet darbesi bahanesini veren. Devrim patladığı zaman otuz yaşında bile yoktu. az zaman sonra. 1816'da. yalnızca bu zümrenin küçük bir bölümünün utkusu olarak. Saint-Simon. Saint-Simon. ve sanayi demek de. Ama Saint-Simon'un üzerinde özellikle durduğu bir konu var: onun için her yerde ve her zaman en önemli olan şey. kredi ayarlaması ile. diye haykırır onlara. arkadaşlarınızın egemen olduğu zaman boyunca Fransa'da ne oldu. "bütün insanlar çalışacaklardır" ilkesini koyar. Daha Cenevre Mektupları'nda. yani son zamanlarda üzerinde o kadar gürültü yapılan devletin ortadan kalkması. siyasal iktidarın. yani soyluluk ve din adam-lan sınıfı üzerindeki utkusu idi. burada. Yoksullann bu yeteneğe sahip bulunma-dıklanna gelince. sadece ücretlileri değil. Fransız Devrimini. Aylak olanlar. tüccarları. daha şimdiden açıkça ifade edilmiş bulunur. Bu burjuvalar. Bu görüş. görmekte yeteneksiz bulundukları dahice fikir tohumlan ve dahice fikirler karşısında sevinmeyi yeğ tutarız. Aylakların entelektüel yönetim ve siyasal egemenlik yeteneğini yitirdikleri apaçıkü. Ve. Fransa'da. Devrim sırasında hızlı bir biçimde gelişmişti de. Biz. onlar orada açlık yarattılar. en dahicesinden bir bulgu idi. kuşkusuz. Directoire döneminde Fransa'yı ve Devrimi yıkımın kıyısına götüren. soyluluk. siyasal kurumların temeli olduğu fikri. Terörün. Saint-Simon'un kafasında. ama üretime ve ticarete katılmaksızın. işte bu dolandıncıların egemenliği oldu. yani ulusun üretim ve ticarette etkin olan büyük yığınının. büyük sanayinin.* Aynı yapıtta. zorunlu olarak mistik ve sıkı sıkıya aşamalandınlmış bir "yeni hıristiyanlık"ın birleştireceği bilim ve sanayi. Fransiz Devriminin çocuğu idi.*** İktisadi durumun. bu aynı zümrenin toplumsal bakımdan ayrıcalıklı katmanı olan varlıklı burjuvazi tarafından fethi olarak görünmüştü. ama fabrikacılan. Ama tiers-etat'nm utkusu. her ne kadar burada ancak tohum durumunda görünüyorsa da. bu hamkafa-lann. Devrim. "en kalabalık ve en yoksul sınıfın yazgısıdır.

Müttefiklerin Paris'e girişinden hemen sonra. s. şöyle ki. tepeden ürnağa Fransız bir düş gürlüğü ile yapılmış da olsa. Bkz: Charles Fourier. s. örneğin. . s. 1. görüldüğü gibi diyalektiği. Toplum tarihinin tüm geçmiş evrimini dört evreye böler: yabanıllık. Yüz-Gün Savaşı sırasında. burjuvazinin. daha sonraki sosyalistierin sıkı sıkıya iktisadi olmayan hemen bütün fikirlerinin onda daha o zamandan tohum durumunda bulunması sonucunu veren dahice bir görüş genişliği buluyorsak. *** Saint-Simon'uti bir mektubuna anıştirma: "Correspondance politique et philosophique. Fourier de. aydınlanma filozoflarının. ve boş sözün bu onanlmaz fiyaskosu üzerine iğneli alaylarını yağdınr. Alman profesörlerine bir çekiştirme savaşı açmaktan biraz daha çok bir yürekliliği gerektiriyordu. e. sadece bir eleştirici değildir. onu bir yergici. evrensel mutiuluk getiren uygarlık üzerindeki. insanlığın tüm geleceğine de uygular.1. insanın sonsuz etkinleşme anıklığı üzerindeki gevezeliğe karşıt olarak.* Ama onun en büyük göründüğü yer. **** Engels burada Saint-Simon ile öğrencisi Augustin Thierry tarafından ortaklaşa yazılmış iki çalışmaya göndermede bulunur: De la reorganisation de La societe europeenne ou de la necessite et des moyens de rassembler les peuples d'Europe en un seul corps politique. uygarlığın bir "kısır döngü" içinde. 298 Friedrich Engels Anti-Dühring 297 Anti-Dühring sizin. -Ed. her zaman elde etmek istediği. Eğer Saint-Simon'da. Kant'ın. (Euvres competes. insanlığın gelecekteki sonunu sokar. birkaç anlama çekilebilen ve ikiyüzlü bir biçim verdiği"ni.**** 1815 yılında Fransızlara Water- * Saint-Simon. onun Devrimden önceki coşkun yalvaçları ile. SaintSimon â un Americain". ilk çalışmadan bir parça. kadının kurtuluş derecesinin. durmadan yarattığı çelişkiler içinde dönendiğini gösterir.*** ve bu görüşü. p. Nicolas Gustave Hubbard. ataerkil ve şimdi burjuva toplumu adı verilen şeyle örtüşen uygarlık. s.* Fourier. barbarlığın kendini saflıkla kapürdığı kusurların herbirine karmaşık. ya da elde etmek istediğini ileri sürdüğü şeyin karşıtına erişecek biçimde. -Ed. dünyanın gelecekteki sonunu doğa bilimine sokması gibi. Burjuva dünyasının maddi ve manevi sefaletini acımasızca ortaya serer ve onu. insanın sınırsız yetkinleşme anıklığı üzerindeki vaatleri ile olduğu kadar. 41-42.-Ed. bulunur. kuşkusuz. Paris 1868.** Boydaş bir diyalektikle. Avrupa için bayındır gelişme ve bansın tek güvencesi olarak ilân eder. çağdaşı Hegel kadar ustalıkla [sayfa 375] kullanır. -Ed. ve 1815'te de. belli bir toplumda. her yerde nasıl en cafcaflı lafazanlığa karşı geldiğini gösterir. en içler acısı gerçekliğin. ve Opinion sur les mesures a prendre contre la coalition de 1815. 68-76. Yaşam ve Çalışmaları içinde. sadece usun egemen olacağı toplum üzerindeki. gene de daha az derine gitmeyen bir [sayfa 374] eleştirisini buluyoruz.-Ed. ** İbid. 2. Saint-Simon. ve ikinci safta. ve "uygar düzenin. sonsuzluğa dek neşeli mizacı. yoksulluk. Fourier'de de. üstesinden gelememek* La teorie des quatre mouvements içinde. Fourier. Burjuvazi tarafından cinsel ilişkilere verilen biçim ve burjuva toplumda kadının konumu üzerine yapüğı eleştiri daha da ustacadır. Paris 1815. Devrimin çöküşü ile alıp yürüyen aşın spekülasyonu olduğu gibi. barbarlık. her tarihsel evrenin bir yükselen. sonraki çıkarcı dalkavuklarının sözüne mim koyar. ou discussions politiques morales et philosophiques dans l'interet de tous les hommes livres â des travaux utiles et independants. ama bir de alçalan kolu olduğunu belirtir. Lettres de H. Lettres d'un Habitant de Geneve â ses Contemporains. Paris 1857. tarih irdelemesine. 195-196. 55. s. çağdaşları olan burjuva ideologların gülpembe anlatışları ile de karşılaştırır. bolluğun kendinden doğar". varolan toplumsal koşulların. Paris 1841. 83-87. toplum tarihi anlayışıdır. bu iki ülkenin Almanya ile ittifakını. genel kurtuluşun doğal ölçüsü olduğunu söyleyenlerin birincisidir. Friedrich Engels loo galipleri ile ittifakı öğütiemek. şu derlemenin içinde: L 'Industrie. en conservant â chacun son independance nationale. O. 149-154 ve her iki çalışmanın tahlili. "uygarlıkta. o çağın Fransız ticaretinde genel olarak yaygın bulunan dükkâncı kafasını da aynı görkem ve tatlılık derecesi ile betimler. Fou-rier. Paris 1817. Paris 1814. ve gelmiş geçmiş en büyük yergicilerden biri durumuna getirir. Fransa'nın İngiltere ile ittifakını.

Ama bütün bunlar Ovven'a yetmiyordu. -Ed. üretimin karşı konmaz bir canlılık dönemi durumuna dönüşt-ü. bir zamanlann kararlı orta sınıfı yerine. duruşma. Bir pamuk bunalımı. bu 2. hele özgür bir yaşamsal [sayfa 377] etkinliği sağlamaktan henüz çok uzaktı. onun gözünde.500 kişiye yükselen. 50. kişilik ve zekanın tam ve ussal bir gelişmesini. p.aile içindeki bütün geleneksel soyzinciri. bir fabrikadaki 500 işçinin yöneticisi olarak başarıyla denemişti. insanlar için örneği pek görülemeyecek türden doğuştan yönetici bir adam. Yeni üretim biçimi henüz yükselen kolunun ancak başında bulunuyordu. ** Bkz: Charles Fourier. bunlar arasında. Kendi kendime soruyordum: 2. bundan ancak bir yarım yüzyıl önce 600. cit. İşçilerine sağladığı yaşam. onları eve getirmekte güçlük çekiliyordu. henüz bu koşullar içinde. t. Buhar ve yeni makinecilik (maşinizm). birdenbire yepyeni koşullar içine atılmış bulunan emekçi sınıfın yoğun ahlâk bozukluğu. hareketli bir zanaatçılar ve küçük tecimenler yığını. s.000 kişinin . Friedrich Engels 299 Anti-Dühring sının.Fransa'da Devrim fırtınası ülkeyi süpürürken İngiltere'de daha sessiz. toplum için. polis. 78-79 ve t. yavaş yavaş 2. toplumsal yardım ve yardımseverlik gereksinmesi gibi şeylerin bilinmediği dörtbaşı bayındır örnek bir koloni durumuna dönüştürüldü. 5. Rakipleri günde onüç-ondört saat çalışırken. Onun toplumsal kümesinde bulunan insanların çoğu. öte yandan insanı yaşamı boyunca. t. Manchester'de. tüyler ürpertici bir ölçüde aşın çalışma. Çoğu son derece bozulmuş. ve başlangıçta en kanşık öğelerden bileşen bir insan topluluğu.500 insanın çalışan bölümü. daha önce. ataerkil bağımlılık bağlarının çözülmesi. 35. [sayfa 376] Aydınlanma çağı materyalist filozoflarının. Toplumun büyük kapitalistler ve varlıksız proleterler halindeki bölünüşü. nüfusun en çalkantılı bölümünü oluşturarak. "insanlar kölelerim idiler": Onları içine sokmuş bulunduğu. 214.özellikle kadınlar ve çocuklar için. 1. Robert Owen. gözde tezini uygulama ve böylece karışıklığı düzene koyma fırsatını gördü. -Ed. kararlı koşullardan her gün değişen kararsız koşullara geçerek. Ve bu durum.kırdan kente. op. tarımdan sanayiye. işi dört ay boyunca durdurduğu zaman. bununla birlikte. ve aynı zamanda. "Ve. vd. sadece insanları insana daha yakışır koşullar içine sokarak. ama daha az güçlü olmayan bir altüst oluş gerçekleşiyordu.500 kişi tarafından tüketilen zenginlik ile 600. Manüfaktür döneminin uyuşuk gidişi. yüceliğe kadar giden çocuksu bir sadelikte. ve orada öylesine eğleniyorlardı ki. . New-Lanark'ta sadece onbuçuk saat çalışılıyordu. ceza yargılaması. p. bir dereceye kadar elverişli koşullar. fabrikanın. manüfaktürü modem büyük sanayi durumuna dönüştürdü ve böylece burjuva toplumun tüm temelini altüst etti. sanayi devriminde. 2. olanaklı olan tek normal üretim biçimi idi. değer olarak. sallantılı bir yaşam sürüyordu. -Ed. . bunda. İşte o zaman. işsiz kalan işçiler tam ücretlerini almakta devam ettiler.. Ama daha o zamandan apaçık toplumsal düzgüsüzlükler {anomalies) yolaçıyordu: Kökünden kopmuş bir nüfusun. ve özellikle yetişen kuşağa özenli bir eğitim verdirerek başardı. p.. O. henüz insana yakışır olmaktan uzaktı. (Euvres completes. bulanık suda balık avlanacak ve hızla zenginleşilecek bir karışıklıktan başka bir şey görmüyorlardı.000 kişilik bir nüfusun üretebileceği kadar gerçek zenginlik üretiyordu. onun tarafından. Le Nouveau Monde Industriel et Societaire. büyük kentlerin en kötü konutlarında üstüste yığılması . ama daha büyük bir davranış özgürlüğü ve ona Avrupa çapında bir ün kazandıran bir basan ile yaptı. *** Charles Fourier. İki yaşından başlayarak. 1800 yılından 1829 yılına kadar İskoçya'da büyük New-Lanark pamuk ipliği fabrikasını yönetici ortak olarak yönetti ve bu işi aynı anlayış içinde. sarhoşluk. 29 yaşında bir fabrikacı ortaya çıktı. Ve bu işi. Paris 1870. Bu işi. insan kişiliğinin bir yandan doğuştan gelen yapılı* Charles Fourier. durmadan artan bir hız kazanıyor. Anaokullarının bulucusu ve ilk uygulayıcısı oldu. iki katından çok büyümesini ve sahiplerine sonuna kadar büyük kârlar sağlamasını engellemedi. çocuklar okula gidiyorlar. ama özellikle yetişme dönemi sırasında çevreleyen koşulların ürünü olduğu yolundaki öğretisini benimsemişti.

doğrudan doğruya işçi sınıfına döndü ve onun bağrında daha otuz yıl iş görmekte devam etti.* Öyleyse meyveler işçi sınıfının hakkıydı. bu yeni güç. 12th April. işçi sınıfının yapıtı idi". O zamana kadar sadece birkaç kişinin zenginleşmesine ve yığınların köleleşmesine yarayan yeni ve güçlü üretim güçleri.** Gene böylece.* Böylece. ve sadece. ve ondan. İnsansever rolü ile yetindiği sürece.. tüm İngiltere trade-unionlanran (sendikalarının) bir tek büyük sendikal topluluk biçiminde birleştikleri ilk kongreye o başkanlık etti. 12th April and 3rd May. söylenecek az şey vardır. din ve evliliğin güncel biçimi. Ve bununla birlikte. -Ed. On the 18th March. fabrikalarda kadınların ve çocukların çalışmasını sınırlandıran yasayı. Dublin 1823 s. hatta teknik bakımdan bile. Report of the proceeding at the several public meetings. fabrikacının da kolayca vazgeçilebilecek kişiler olduklarını. . tecimsel hesap meyvesi olarak doğdu. pratik kanıtını vermiş bulunan kooperatif şirketleri (tüketim ve üretim kooperatifleri).** öte yandan da.000 sterlinden çok (6 milyon marktan çok) bir kâr sağlamak için kullanılmıştı. İngiltere'deki tüm fabrikalar için haydi haydi doğruydu. toplumsal kötülüklerin devasını değil. Resmi toplumun dışına atılmış.. ortak gönenç işin çalışmaya aday bulunuyorlardı. saygınlık ve ünden başka bir ürün devşirmemişti. Ve New-Lanark için doğru olan şey. Ama ortaya komünist teorileri ile çıktığı zaman. gelecek üzerindeki kesin planında. örgütlenmenin ayrıntısına karşı. Friedrich Engels 301 Anti-Dühring munu yitirme. Ama onlara amansızca saldırmaktan geri kalmadı. held in Dublin. zenginlik. işte bu an işadamı düşüncesinden. beş yıllık çabadan sonra. İngiltere'de emekçiler yaranna iyiye götürülen her toplumsal hareket. sadece meslektaşları değil. "Makineler tarafından meydana getirilen bu yeni zenginlik olmasa. 110 vd. Böylece. çalışma [sayfa 379] ürünlerinin. Ovıncı komünizm. her gerçek ilerleme. bir yandan. kendisini neyin beklediğini biliyordu: resmi toplumun gözünden düşme. herkesin ortak mülkiyeti olarak. 1819'da o kabul ettirdi. fabrika sahiplerine yatırımlar üzerinden %5 faiz ve ayrıca 300. hiç değilse satıcının da. yıllık harcamalar ve beklenen kazançlann tam bir keşif defterini ekler. Zenginlik. ve düşündüğü başına geldi. Komünizme geçiş. The Revolution in the Mind and Practice of the Human Race.tüketimi için gerekecek zenginlik arasındaki fark 300 Friedrich Engels Anti-Dühring ne oluyor?" Yanıt açıktı. Onun toplumsal reform yolunu keser gibi görünen üç büyük engel vardı: özel mülkiyet. Avrupa'nın en popüler adamıydı. zorunlu olarak başarısızlığa mahkum bu kurumlar Proudhon'un çok daha sonra kuracağı değişim bankasının tam bir öncelemesi (anticipatiori) idiler. Ovven'ın toplumsal reform yöntemi bir kez kabul [sayfa 378] edildikten sonra..s. Ovven'ın adına bağlanır. kuruluş giderlerinin. deyim yerindeyse. Londra 1849. tasansına. toplumun tamamen komünist bir örgütlenmesine götüren geçiş önlemi olarak.. ama sadece toplumun çok daha köklü bir dönüşümüne doğru atılmış bir ilk adımı temsil etmeleri ile ayrılıyorlardı. ama devlet adamlan ile prensler de onu dinliyor ve onaylıyorlardı. -Ed ** Robert Owen. Napoleon'u devirmek ve toplumun aristokratik ilkelerini ayakta tutmak için yapılan savaşlar başarılı bir sonuca bağlanamazdı. bütün servetini adadığı Amerika'daki başarısız komünist deneyleri yüzünden yıkıma uğramış olarak. Böylece. birimi çalışma saati tarafından oluşturulan bir çalışma kağıt-parası aracıyla değişimini gözeten kurumlar olan çalışma pazarlarını o kurdu. ayrıntıların teknik işlenişi öylesine bir yetki ile yapılmıştır ki. Owen için toplumsal bir yeniden-örgütlenmenin temelini sunuyor. tüm toplumsal duru* Owen. her şey değişti. 1823'te. 21-22.. İrlanda'nın sefaletine komünist koloniler aracıyla bir çare bulunmasını öneren Owen. Ovven'ın yaşamının dönüm noktası oldu. bu pratiğe dönük niteliğini daima korur. o zamandan beri. onama. Eğer onlara saldırırsa. Böylece. basının susku fesadı altında ortadan yitmiş. Bu komünizm.

gelecek üzerindeki. elbette ortaya bu türlü budala ve kafadan atma savlar sürmekten başka bir iş çıkmaz. yaşa göre. bize Saint-Simon üzerine. ** Ekim 1833'te. Saint-Simon'un yapıtlanndan birkaçını gerçekten eline almışa benzemesine karşın. bay Dühring'i. Glasgovv'da bir mitingde. tıpkı Quesnay'nin Tableau economiçue'mm "Quesnay'nin kendisinde ne anlama geldiği"ni aramış olduğumuz kadar boşuna arıyoruz. kooperatif şirketler ve sendikaların (trade-unionYâr) bir kongresi oldu. Friedrich Engels 303 Anti-Dühring zısının (epigraphe) bilinmesi ile sınırlanırsa. Ve bu küçümseme. bu örnek komünist deneyin eski üyelerinden birçoğunu tanıdım. .eşit çalışma görevi ve eşit ürün hakkı ile. -Ed. geleceğin komünist topluluğuna yönelik mimarlığın eksiksiz bir işlenişini de görürdü. Ben. Fourier'den. onca övülen uygarlığın sefaletleri üzerine yergi ve eleştiri kıvılcımları fışkırır. Robert Ovven'a ayrılmış oniki sayfaya gelince. eline. "esas olarak. bay Dühring'in Fourier üzerindeki sonsuz üstünlüğünü saptama bakımından. Ovven'in başkanlığında. Fourier'nin "gerçek koşullan fırsat çıkarsa nasıl eleştirmeye çalış "tığını araştırmaktan kuşkusuz "çok daha önemli"dir. ama komünizmi "karar" konusunda eksik hiç bir şey bırakmayan Hamp-shire'deki Harmony Hail kolonisinde. baş taraflarındaki kısa tanıtma ya* VVilliam Lucas Sargant. parlamento tarafından birçok ağırlaştırmalarla birlikte. Böylece. orada -Ovven'ın her zaman eklediği gibi. Böyle olduğu için bay Dühring. sadece komünizmlerin en kararlısının dile getirildiğini görmekle kalmaz. "son çözümlemede kesin doğruluk"unun doruğundan. 302 Friedrich Engels Anti-Dühring bu düşüncenin. Ama. bugün bile yönetici atılım sağladığı" söylenir. Ama. Bay Dühring.Ulu bay Dühring'in. Ovven'ı. bu küçümseme esas olarak üç ütopyacının yapıtlarının gerçekten korkunç bir bilgisizliğine dayanır. Bu kuruluş ancak altı ay sürecekti. ve bay Dühring'in böbürlendiği "büyük üsluplu tarih yazma biçimi" bu yüzden kapkara bir bilgisizlik içinde kalır. ancak 1819'da kabul edildi. gerçek kuruluşlar oluşturmak için.. ondan sözettiği tüm 27 sayfa boyunca. -Ed. eğer bay Dühring. Ovven'da "kararlı bir komünizm varsayma"nın doğru olmadığını ileri sürmek gibi cüretli bir savda bulunabilir. Saint-Simon'un "temel düşüncesi"ni. Fourier'nin yapıtlarının hemen her sayfasından. yükseklik ve kabataslak perspektif ile. * Owen. bay Dühring. en sonunda şu "imgeleme yetisi ve insansever tutku . bay Dühring'in. bay Dühring'in bu sayfalan yazmak için. sadece. bir anlamda. pamuk iplik fabrikalarında çalışan tüm çocuk ve erginlerin durumunu düzeltmek için bir dizi önlemler önerdi. Bay Dühring. Londra 1860.. ve birkaç dargörüşlülük dışında. pek o kadar da haksız değil: Gerçekten. Owen sadece "kararlı komünizm"i öğütlemekle kalmadı. "Giriş"te birkaç örneğini vermiş bulunduğumuz küçümseme ile baktığı adamlar. tıpkı bay Dühring gibi bilmeyen hamkafa Sargant'ın zavallı biyografisinden* başka hiç bir kaynağı yok. bu yapıtiardan birkaçının adının ve olsa olsa. bütün bunlar üzerine de Sargant hiç bir şey bilmez. genel olarak Ovven'ın 1836 ile 1850 arasındaki faaliyeti üzerine olduğu gibi. betimlemesi romansı bir ayrıntıya kadar inen düşlemleri (fantezileri) bilir ve sadece onlan dikkate alır. Ama "sosyalist düşünce temsilcilerinin öz yapıtlarının dolaysız irdelenmesi" eğer bay Dühring'in burada yapüğı gibi. Ovven'ın girişimi üzerine 1815'te sunulan yasa tasarısı. onu. beş yıl boyunca (30 yıllarının sonu ile 40 yıllarının başı) uyguladı da. temel düşüncesinin doğru olduğu. işte bunlar. Robert Owen and His Social Philosophy. Kuşkusuz. ama plan. Fırsat çıkarsa! Gerçekte. sadece Ovven'ın Book ofthe Neıv Moral Worldunu ("Yeni Ahlâk Dünyasının Kitabı") almış olaydı. ve program ve tüzüğü Şubat 1834'te kabul edilen Büyük Ulusal Sendikalar Birliği {Consolidated TradesUnion) bu kongrede kuruldu. [sayfa 38oı sadece "fırsat çıkarsa" geçmişin ve geleceğin en büyük düşünürü olarak ilân eder demek gibi bir şey. ki bu. düş kurma yeteneğinin bunlara uygun düşen aşın uyarılganlığı ile birlikte. Ovven'ın en önemli yazılannı -evlilik ve komünist örgütlenme üzerindeki yazılannı-. 1812'de. Saint-Simon'un tüm düşüncesini belirler!" tümcesi ile payımızı alma pahasına.

billurlar bilimini ve tayf analizini sadece. -ç. bu. ve ürünlerin bölüşümü ile birlikte. bilgisiz ölçüsüzlüğün gerçek bir ucubesi" olduğunu söyleyemeyiz. filozof taşının* bulunması için kullandırmak isteyen biri gibi davranmış olmaz mı? [sayfa 383] * Madenleri altına çeviren taş. usun budalalık. bunun üretiliş biçimine ve üretilen şeylerin değişim tarzına göre düzenlendiği tezinden hareket eder. büyük ütopyacılan "toplumsal simyagerler" olarak adlandınr. bu. ütopyacı idiyseler. daha şimdiden edinilmiş bulunuyor. bütün toplumsal değişikliklerin ve bütün siyasal altüst oluşlann son nedenlerini insanlann kafasında. bunun zorunlu kıldığı toplumsal dönüşüm koşullarının. üretilen ürünlerin değişiminin. her toplumsal rejimin temelini oluşturduğu. O. sınıflar ya da zümreler biçimindeki toplumsal eklemlenmenin üretilen şeye."insansever ölçüsüzlüğün. eski ilmi simyayi yeniden kurmak. bu. yeni toplumsal rejimin "kural hizmeti gören" bir sistemini açıklama savıyla sahneye girerse. ölümsüz doğruluk ve ölümsüz adalet üzerindeki artan kavrayışlarından değil. Olabilir. kesin doğruluklara gebe usunda kurarak. onun "her bakımdan. çünkü bizim ağzımızda. tarihte görülen her toplumda. Eğer varolan toplumsal kurumlann usaaykın ve adaletsiz olduklan. iki sınıfın. deyim yerindeyse. Friedrich Engels Anti-Dühring 305 İKİNCİ BOLUM TEORİK BİLGİLER MATERYALİST tarih anlayışı. kapitalist üretimin henüz çok az gelişmiş bulunduğu bir dönemde. Sonuç olarak. Ama. sonuncu ütopyacıdan başka bir şey değildir. şimdiye değin egemen olan üretim 304 Friedrich Engels Anti-Dühring biçimi tarafından yolaçılan ve durmadan daha keskin bir çelişki içinde üreyen savaşımlan bütün uygar ülkelere yayıldı. son olarak gene bunun koşullandırdığı biçimiyle bu dönüşümün temel çizgilerinin bilgisi. Ama o zamandan beri. daha eski 306 Friedrich Engels . bu bir "sövgü" olur. Eğer ütopyacılar. onu yüce kafasında. [sayfa 382] düpedüz "toplumsal ilmi simya"dan başka ne yapmış olur? Ya da daha doğrusu. yeni üretici güçler. Ama bay Dühring ancak başlığını ve epigraphe'ini bildiği kitaplann [sayfa 38i] içeriği üzerine bize ders verdiği zaman. şimdi. eğer yeni yapılannın temellerini atmak için usa başvurma durumunda kaldılarsa. Ve eğer şimdi bay Dühring. Eğer yeni bir toplumun öğelerini kafalarından çıkarmak zorunda kaldılarsa. bu üretim biçiminin yakın yıkılışına. yüce beyninde yeni bir toplumsal ütopya imal ederse. her bakımdan. tarih içinde oluşan bu sistemi kendi zorunlu sonuçları olarak veren güncel gereçlerden hareketle değil de. bunun nedeni. üretim ve değişim biçiminin değişikliklerinde aramak gerekir.. ürünlerin bölüşümünün. modem kimyanın bulunması ve yasalarının saptanmasından sonra. görmüş bulunuyoruz. o zaman. ve iyiliğin kötülük durumuna geldiği sonucuna vanlırsa. ve atom ağırlıklarını. zamanında zorunlu bir şeydi. henüz çağdaş tarihe başvura-mamalannın sonucuydu. her yerde artçılar (epigonlar) kokusu alan bu adam. ancak onlann bugünkü gelişme derecelerine uygun düşen yeni bir üretim biçiminin kurulması ile korunup geliştirilebilirler. onlardan hemen hemen seksen yıl sonra. elle doku-nulabilir.. gerçek bir ucubesi" olarak adlandırır. üretim [sayfa 384] yöntemleri ve değişim biçimlerinde. molekül formüllerini. başka bir şey olamayacaklan içindi. bay Dühring. gün günden daha zorlu bir durum alıyor. üretimin ve üretimden sonra. onlan. ve bu tarihsel bağlantının. ütopyacılann artçısından. büyük sanayi. bu öğelerin henüz eski toplumda gözle görülür bir biçimde ortaya çıkmamalarıydı. ilgili dönemin felsefesinde değil. iktisadında aramak gerekir. kapitalist üretim biçimi içinde uyuklayan çelişkileri öylesine açık karşıtlıklar durumuna getirdi ki. İlmi simya. varolan iktisadi gereçlerden yararlanacak yerde. atomların birleşme değerini.

ufacık. buhar ve yeni maşinizm. demirci çekici yerine iplik bükme makinesi. insanların kafasında doğmuş bir çatışma değildir: olgular içinde. Marks'tan bu yana kapitalist üretim biçimi olarak adlandırılan üretim biçimi.Anti-Dühring iktisadi koşullara uyarlanmış toplumsal rejimin artık bağdaşamadığı gizli dönüşümler olduğunun bir göstergesinden başka bir şey değildir. Burjuvazinin yönetimi altında yetkinleştirilen üretici güçler. Bu dağınık ve daracık üretim araçlarını bir araya toplayıp genişletmek. Modem sosyalizm. gitme-gelme özgürlüğünün. Ama işte bu nedenle de. burjuvazi tarafından kurulmuştur. -toprak. feodal rejimin karşılıklı kişisel bağlılıkları ile olduğu gibi. gözönünde bulunan maddi üretim olguları içinde bulması gerekir. madeni eşya. burjuvazinin tarihsel rolü işte tam da bu oldu. dokumacı eltezgahı. Yeni üretici güçler kullanımlarının burjuva biçimini aşmış bulunurlar. yani zorunlu olarak küçük. dokuma.bireyin. nesnel olarak bizim dışımızda. feodal rejimi paramparça etti. Ve üpkı üretim araçlan gibi üretim. Çalışma araçları. bireysel atölye yerine yüzlerce ve binlerce insanın elbirliğini egemenlik altında bulunduran fabrika geçti. bu sınırlı üretim araçlarını. Buna göre modem sosyalizmin konusu nedir? Varolan toplumsal rejim -genel olarak kabul edildiği üzere-. büyük sanayi durumuna dönüştürdükten sonra. Ama tıpkı. büyük sanayi de. kentlerin zanaatçılığı. 15. ve üretken güçler ile üretim biçimi arasındaki bu çatışma. atölye. Burjuvazi. kapitalist üretim biçiminin onu içine sardığı engeller ile çatışmaya girer. bitmeden önce sıra ile zorunlu olarak ellerinden geçtikleri birçok işçinin ortaklaşa ürünü . insanın bu araçlan kafasında uydurması değil. bu gerçek çatışmanın [sayfa 385] düşüncedeki yansısından. o zamana kadar görülmemiş bir hızlılık ve bir genişlikte gelişti. bu çatışma neye ? Kapitalist üretimden önce yani ortaçağda. ama beyni yardımıyla. serbest rekabetin. onlan bugünkü üretimin güçlü kaldıraçları durumuna getirmek . zorunlu olarak değişmiş üretim ilişkileri içinde bulundukları anlamına gelir. manüfaktür ve büyük sanayiden oluşan üç aşamada. ve onun yıkıntıları üzerine. bir kez tam olarak geliştikten sonra. Kapitalist üretim biçimi artık özgürce gelişebilirdi. Burjuvaziye özgü. herşeyden önce. buharlı çekiç. burjuvazinin bu işi nasıl başardığını aynnülı bir biçimde betimlemiştir. yer ve zümre ayrıcalıkları ile de bağdaşmaz bir şeydi. bir dizi bireysel eylem durumundan bir dizi toplumsal eylem durumuna ve ürünler de bireysel ürünler durumundan toplumsal ürünler durumuna dönüştü. zanaatçı avadanlığı. fikirler biçimi altında yansımasından başka bir şey değildir. bu çatışmadan acı çeken sınıfın beyinlerinde. örneğin ilk günah ile tannsal adalet arasındaki çatışma gibi. aynı zamanda. hatta kendisine neden olan insanların istenç ve eylemlerinden bile bağımsız biçimde varolan bir çatışmadır. her yerde emekçiFriedrich Engels 307 Anti-Dühring lerin kendi üretim araçları üzerindeki özel mülkiyetine dayanan küçük üretim görülüyordu: Küçük özgür köylü ya da toprak kölelerinin tarımı. bireysel üretim araçlarını ancak bir insan topluluğu tarafından kullanılabilecek toplumsal üretim araçları durumuna dönüştürmeksizin. farkına varılan düzgüsüzlükleri ortadan kaldırma araçlarının da -azçok gelişmiş bir durumda-. Peki. normal olarak üreticiye ait bulunuyorlardı. Artık fabrikadan çıkan iplik. loncaların feodal köstekleri ile çatışmaya girmiş oldukları gibi. meta sahiplerinin hukuksal eşitliğinin ve öbür burjuva parlaklıklarının imparatorluğu olan burjuva toplum düzenini kurdu. mekanik dokuma tezgahı. yüzyıldan başlayarak yalın elbirliği. bugün egemen olan sınıf tarafından. Ama Marks'ın gene aynı yerde tanıtladığı gibi burjuvazi. tanm aletleri. güçlü üretici güçler durumuna dönüştüremezdi. zamanında manüfaktür ve onun etkisi altında gelişmiş bulunan zanaatçılığın. Kapitalin dördüncü kısmında Marks. eski ma-nüfaktürü. Öyleyse. Bu. yalnızca bireysel kullanım için hesaplanmış çalışma araçlan idi. sınırlı idiler. Çıknk.kapitalist üretim biçiminin ve onun dayanağı olan sınıfın.

bütün önemli üretim kesimlerinde ve ekonomik bakımdan önemli bütün ülkelerde egemen bir duruma geldiği ve bunun sonucu bireysel üretimi önemsiz kalıntılar durumuna indirgeyecek denli yerinden ettiği ölçüde. İşçiler arasında: "bunu yapan benim. işte o sırada başgösterdi. yöntemli işbölümünün girdiği görüldü. [sayfa 386] Ama. Üretim araçlannın büyük atölyeler ve inanüfaktürlerde toplanmalan. bir alandan sonra bir başkasında yenik düştü. daha o zamandan günümüzün büyük çatışması tohum durumunda yatar. onu kendine maletme-ye devam etti. kendi öz çalışma araçları ve kişisel çalışması ya da ailesinin çalışması yardımıyla. Ama toplumsal üretim araçları ve toplumsal ürünler. meta üretimini artırma ve kolaylaştırma aracı olarak benimsendi. meta üretimi ve meta değişiminin tecimsel sermaye. beslenme ve ücretten çok. Genel kural olarak bireysel üretici. kendiliğinden onun malı idi. bu benim ürünümdür" diyebilecek bir tek kİŞİ yoktU. çoğu kez bir başka karşılık alıyordu: Lonca çırak ve kalfası. bundan böyle toplumsal olarak yaraülan ürünler. öyleyse hiç olmazsa aşağı yukan eşit fiyatlar üzerinden satılıyordu. Tüm toplumda egemen olan bu yöntemsiz. tarlaların ürününü zanaatçıya saüyor ve karşılık olarak ondan zanaatçılık ürünlerini alıyordu. onu kendi malı olan ve çoğu kez kendi başına ürettiği hammaddeler ile üretmişti. Her ikisinin de ürünleri aynı pazarda. Yeni üretim biçimi. özsel olarak toplumsal duruma Friedrich Engels 309 Anti-Dühring geldi. Toplumsal üretim. Hatta başkasının yardımından yararlanıldığı yerde bile. şimdi de ürün kendi ürünü değil ama tamamen başkasının emek ürünü olduğu halde. emek ürününün kimin malı olacağı sorunu ortaya bile çıkamazdı. gerçekten toplumsal üretim araçlan durumuna dönüşmeleri. ürünü genel kural olarak kendi öz ürünü olduğu ve başkasının yardımcı çalışması ayrıklama durumunda bulunduğu için sahipleniyorduysa. doğal işbölümünün orta yerine. sanki şimdi de bireysel üretim araçlan ve bireysel ürünler olarak kalmışlar gibi işlem gördüler. kişisel emeğe dayanıyordu. Ürünün önce onun tarafından sahiplenilmesinin hiçbir gereği yoktu. doğal işbölümünden daha güçlü idi. toplumsal olarak çalışan fabrikalar. Böylece. üretim araçlarını gerçekten kullanan ve ürünleri gerçekten üreten kimseler tarafından değil ama kapitalist tarafından sahiplenildiler. Ortaçağda gelişmiş bulunduğu biçimiyle meta üretiminde. toplumsal üretim tüm eski üretim biçimini devrime götürdü. Ve ortaçağdaki durum da buydu. meta üreticileri toplumu içine sızdı. 308 Friedrich Engels Anti-Dühring bireysel üretimin yanında. meta üretiminin sahiplenme biçimleri onun için de yürürlükte kaildi. ama bireylerin. toplumsal üretim ortaya çıkü. toplumsal üretim ile kapitalist sahiplenme arasındaki [sayfa 388] uyuşmazlığın da o . Demek ki yeni üretim biçimi işte bu bireysel üreticiler. Ama toplumsal üretime özgü bu devrimci nitelik o denli az anlaşıldı ki toplumsal üretim. ücretii emek gibi daha önce varolan bazı kaldıraçlanna doğrudan doğruya bağlanarak doğdu. Bireysel üretim. Üretim biçimi onun önkoşulunu ortadan kaldırdığı halde. Üretim araçları ve üretim. toplum içinde doğal işbölümünün temel üretim biçimi olduğu yerde. [sayfa 387] bu yardım genel kural olarak önemsiz kalıyor ve ücretten çok. bu işbölümü ürünlere. bu ürünlerin karşılıklı değişimi yani alım ve saümı bireysel üreticilerin birçok gereksinmelerini karşılayabilecek bir duruma getiren meta niteliğini kazandınr. tersine. bu sahiplenme biçimine bağımlı kalındı. ustalığa hazırlanmak için çalışıyordu. Meta üretiminin yeni bir biçimi olarak ortaya çıküğı için. Örneğin köylü. Eğer şimdiye değin çalışma araçlannın sahibi. Ama yöntemli örgütienme. Yani ürünlerin mülkiyeti. herkesin kendi öz ürününe sahip olduğu ve pazara taşıdığı özel üretimini öngerektiren bir sahiplenme biçimine bağlı tutuldular. zanaatçılık.idiler. bireysel fabrikada örgütlendiği biçimiyle.* Yeni üretim biçimine kapitalist niteliğini veren bu çelişkide. tek tek çalışan küçük üreticilerden çok daha ucuza üretiyorlardı.

bu yasaları uzun bir deney aracıyla öğrenmeleri gerekir. Benim kendi öz ürünümü ya da bir başkasının ürününü sahiplenmem. Köylü ailesi. Yani bu yasalar başlangıçta. kendi bireysel ürününün pazarda gerçek [sayfa 389] bir gereksinmeyle karşılaşıp karşılaşmayacağını. toplumsal bağın varlığını sürdüren tek biçimi olan değişimde gösterir ve bireysel üreticiler karşısında rekabetin zorlayıcı yasalan olarak etkili olurlar.] 310 Friedrich Engels Anti-Dühring hip olmama durumuna indirgenmiş üreticiler arasındaki ayrılma. ücretii emek biçimini daha önceden hazır olarak buldular. feodal rejimin zamandaş yıkılışı. özellikle ilk yüzyıllarda üretim. üreticilere egemen olur. Kırda olduğu gibi kişisel bağımlılık ilişkilerinin varolduğu yerlerde. aşın derecede arttı. rasgele elde edilmiş üretim araçları ile ve bireysel değişim gereksinmesi için üretir. ona bir ücret karşılığı gidip bir kapitalist yanında çalışmaktan başka yapacak bir şey kalmadı. Kapitalist üretim biçiminin bir meta üreticileri toplumuna. Ama onu aynksın ikincil uğraşım. hatta o maldan ne kadar gerekeceğini kimse bilmez. Söylemiş olduğumuz gibi ilk kapitalistier. şimdi emekçinin tek etkinliği oldu. ancak tarihsel önkoşullar gerçekleştiği gündür ki kapitalist üretim biçimi durumuna gelmek üzere gelişebildi. alet ve giysi olsun. hatta malını saüp satmayacağını kimse bilmez. Ama bütün öteki üretim biçimleri gibi meta üretiminin de özgün. kendinden ayrılmaz yasalan vardır ve bu yasalar. ömürboyu ücretli durumuna dönüştü. Başlıca görev olarak. yarının ustası olmasını gözetiyordu. sonucu. gereksinme duyduğu hemen her şeyi kendi üretiyordu. sahiplenmenin niteliğinin üretimden daha az devrim geçirmediğini burada açıklamak gereksiz. Ama üretim araçları toplumsal araçlar durumuna dönüştükten ve kapitalistler elinde toplandıktan sonra. üreticiler olmaksızın ve üreticilere karşı. Pazara kendi malından ne kadar geleceğini. Zaman zaman ücretii. Toplumsal üretim ile kapitalist sahiplenme arasındaki çelişki. feodal beylerin bileliklerinin (maiyetierinin) dağılışı. her şey değişti. yukarda betimlenen süreç sonucu. kendi malı olarak sahibi bulunduğu ve onu kıt kanaat geçindiren birkaç dönümlük bir toprağı vardı. zorla kabul ettirilirler. Öyleyse bu yasalar kendilerini. eskiden ikincil bir uğraşım iken. kendini proletarya . kölelik ile yüzyıllarca yanyana yaşamıştır.E. giderlerini kurtanp kurtarmayacağını. yardım kaynağı. Lonca kuralları bugünün kalfasının. Bir yanda kapitalistler elinde toplanmış üretim araçları ile öte yanda emek-güçlerinden başka bir şeye sa* Her ne denli sahiplenme biçimi aynı kaldıysa da. ürünü de. tüm üretimin kuralı ve temel biçimi durumuna geldi. geçici durum olarak buldular. yer yer ve dağınık durumda. Ürün. Vaktiyle ayrıklama ve yardımcı kaynak olan ücretii emek. yalnızca üreticinin ve ailesinin gereksinmelerini karşılıyordu.ölçüde kabaca ortaya çıktığı görülüyordu. anarşiye karşın ona. elbette birbirinden çok farklı iki sahiplenme türüdür. Küçük bireysel üreticinin üretim aracı da. Zaman zaman ücret karşılığı çalışmaya giden kırsal emekçinin. Ancak kendi öz gereksinmeleri ve feodal beye borçlu bulunulan mala .burjuvazi karşıtlığı olarak gösterir. onun tarafından. Ama meta üretimine dayanan her toplumun. tamamlanmıştı. yiyecek maddesi olsun. Ama bu tohum. Bu arada şunu da ekleyelim: Tüm kapitalist üretim biçiminin tohum durumunda içinde bulunduğu ücretli emek çok eskidir. Ortaçağ toplumunda. içkin. Ömürboyu ücretliler yığını üstelik. feodal beyin gereksinmelerini karşılamaya da katkıda bulunuyordu. ürünlerinin değişimi toplumsal bağlantılarının aracı olan bir bireysel üreticiler toplumuna sızmış bulunduğunu görmüştük. Herkes kendi hesabına. Demek ki o toplumda hiçbir değişim (mübadele) olmuyor ve bunun sonucu ürünler de meta niteliği kazanmıyordu. [F. Toplumsal üretim anarşisinin egemenliğidir bu. Bu yasalar kendilerini. bu üreticiler tarafından bilinmeyen yasalardır ve önce onların. köylülerin topraklarından kovuluşu vb. gitgide değerlerini yitirdiler. üreticilerin o toplumda kendi öz toplumsal ilişkileri üzerindeki egemenliklerini yitirmiş olmaları gibi bir özelliği vardır. onların üretim biçimlerinin kö-rükörüne işleyen doğal yasalan olarak kabul ettirirler. özsel olarak kişisel tüketime yöneltilmişti.

dışa karşı yerel kapalılık. bahçeleri ve küçük tarlaları vardı. kararlı üretim biçimi. gene de anarşinin tam karşıtı idi: üretimin. bir zamanların o dingin kararlılığına işte bu aletle son verdi. işte kökeninden kapitalist üretim biçimine içkin çelişkinin bu iki ortaya çıkış biçimi içinde devinir. toplumsal Friedrich Engels 311 Anti-Dühring dolaşıma sokulan. üreticiler gitgide bağımsız ve tek başına çalışan meta üreticileri durumuna dönüştü. tek başına alınmış her üretim kurumundaki toplumsal üretim olarak. meta durumuna geldi. kendilerine aynca inşaat kerestesi ve yakacak odunu da sağlayan kamusal ormana gönderiyorlardı. ve 18. satışa çıkarılan bu artık. Zanaatçılığı egemenliğine aldığı her yerde. savaşımı evrenselleştirdi ve aynı zamanda ona görülmemiş bir zorluluk kazandırdı. buyurucu bir yasa durumuna dönüştüren şey. insan emeğini gereksiz kılmak anlamına gelir. eğiriyorlardı. İnsanların büyük çoğunluğunu gitgide proleterler durumuna dönüştüren şey. o zamana değin uyuklayan meta üretimi yasaları da daha açık ve daha güçlü bir biçimde eyleme geçti. Büyük sanayideki makinelerin sonsuz yetkinleşme anıklığını tek başına alınmış her sanayici kapitalist için. Toplumsal üretimde anarşi doğdu ve gitgide doruğa götürüldü. işte bunun sonucuydu. az ya da çok elverişli olduklarına göre. sınırlı pazar. çıkakları (mahreçleri) çoğalttı ve zanaatçılığın manüfaktür durumuna dönüşümünü hızlandırdı. Kapitalist üretim biçimi. Değişim ereğiyle üretim. yerel savaşımlar ulusal savaşımlar yani 17. Çalışma alanı bir savaş alanı durumuna geldi. yüzyılların tecimsel savaşları durumuna gelecek derecede büyüdüler. gerçi daha başlangıçta değişim için üretme zorunda kaldılar. Ama meta üretiminin yayılması ve hele kapitalist üretim biçiminin ortaya çıkması ile birlikte. Ama makineleri yetkinleştirmek. doğadan topluma on kat taşkınlıkla aktarılmış darvinci yaşama savaşımıdır. Savaşım. ancak ilk adımlarını atıyordu. üretimdeki toplumsal anarşinin itici gücü ve sonunda üretimdeki anarşiye bir son verecek olanlar da proleter yığınlardır. vb. Eğer makinelerin . Toplumsal üretim ile kapitalist sahiplenme arasındaki çelişki. Eski çerçeveler gevşedi. Sınırlı [sayfa 390] değişim. kendi öz gereksinmelerinin en büyük bölümünü kendi çalışmaları ile karşılıyorlardı. Ama onlar da. yün. Bu.ilişkin yükümlülükler ötesinde bir artık üretecek denli ileri gittiği zamandır ki meta da üretiyordu. Tek tek kapitalistier arasında olduğu gibi sanayiler ve ülkeler arasında da.ortaklaşma: kırda Mark (tanmsal ortaklık). doğal ya da yapay üretim koşullandır. eski zanaatçılar sınıfını yıktı. Bununla birlikte bu döngünün yavaş yavaş daraldığı ve hareketin daha çok. var ya da yok olmayı kararlaşüran şey. merkezle çarpışmaya girerek erişecek bir sarmal eğri oluşturduğu da Fourier'nin kendi zamanında henüz göremediği bir şeydir. 312 Friedrich Engels Anti-Dühring insan gelişmesinin en yüksek aşaması olarak görünür. meta üretimi. Hayvanın doğadaki durumu. Bir sanayi koluna girdiği her yerde. Ama kapitalist üretim biçiminin toplumsal üretimde bu anarşiyi kendisi aracıyla artırdığı başlıca alet. yalnızca yerel bireysel üreticiler arasında patlamadı. kendi yanında daha eski hiçbir işletme yöntemini yaşatmadı. Büyük coğrafi bulgular ve onlan izleyen kolonizasyon girişimleri. artan örgütienmesi. kendini üretimin bireysel fabrika içindeki [sayfa 3911 örgütlenmesi ile tüm toplum içindeki üretim anarşisi arasındaki karşıtlık olarak yeniden üretir. üretimdeki toplumsal anarşinin itici gücüdür. onu yıkım tehdidi altında kendi makineli üretimini gitgide daha da yetkinleştirmeye zorlayarak. Sonunda büyük sanayi ve dünya pazannın kuruluşu. eski kapalılık engelleri parçalandı. Bu üretim biçimi. Kent zanaatçıları. gezegenlerin sarmal eğrisi gibi sonuna. kadınlar keten. kentte lonca. Yenik. bireyin. gözünün yaşına bakılmadan elenir. Fourier'nin onda daha önce keşfettiği o "kısır döngü"yü içinden çıkamamaksızın izleyerek. sürü hayvanlarını. içerde yerel.

köleliğin. 314 Friedrich Engels Anti-Dühring rafından oluşturulur. onun için bir o denli buyurucu bir başka yasa durumuna dönüşür.)* Kapitalist üretim biçiminden ürünlerin bir başka bölüşümünü beklemeye gelince bu. şimdi kendini bize. Karşı-basınç tüketim. nasıl buyurucu. kapitalist gereksinmeye uygun düşen düşük düzeyde tutan düzenleyici. Marks gibi söylemek gerekirse. çalışma görevinin normal koşullan üzerinden bir hırsızlık durumuna gelir. kendi evinde yığınlann tüketimini bir açlık tabanı ile sınırlandırır ve bu yoldan kendi öz iç pazannın kuyusunu kazar. zalimliğin. böylece işçinin öz ürünü. sermayenin işçi sınıfına karşı en güçlü silahı durumuna [sayfa 392] gelir.671. Ama pazarlann gerek genişliğine." (Marks. Volcanus'un Prometheus'u kayalara mıhlamasından daha sağlam olarak perçinler. işçiyi sermayeye. üretimin genişlemesi ile birlikte gidemez. Friedrich Engels 313 Anti-Dühring Böylece çalışma araçlan tasarrufu. bir başka bölüm insanın işsizliğine neden olur ve bütün dünyada yeni tüketici avına çıkan büyük sanayi. milyonlarca el işçisinin az sayıda bir makine işçisi tarafından işinden edilmesi anlamına gelirse. ilk genel bunalımın patlak verdiği tarih olan 1825 yılından bu yana.s. işçiyi köleleştiren bir alet haline dönüşür.* tam bir yedek sanayi ordusu üretimi anlamına gelir . böylece bir bölüm insanın aşırı çalışma bitkinliği (surmenage). birikimin büyüklüğü ve hızı ile her zaman dengeli durumda tutan yasa. ilkin etkisi çok daha az etkili olan bambaşka yasalar tarafından yönetilir. işçinin ve ailesinin tüm yaşam süresini sermayeyi değerlendirmek için kullanılacak emek-zama-nına dönüştürmenin en sağlam aracı durumuna döner. Birinci Cilt. gerek derinliğine yayılma olanağı. bir bataryanın elektrotlarından. Bu yüzden bir kutupta servet birikimi. yorgunluk ve bezginliğin. onun makineli üretimini durmadan iyileştirmeye. tüm karşı-basınca boş veren nitel ve nicel bir genişleme gereksinmesi olarak gösterir. Gerçekten. daha 1845'te kullandığım adlandırmaya göre. Kapitalist üretim yeni bir "kısır döngü" doğurur. Editions Sociales. kapitalist üretim biçiminin kendini parçalamadığı sürece bir çözüm yaratamayacağı için. ücreti. Böylece makineli üretim. "Göreli artı-nüfusu ya da yedek sanayi ordusunu. 663. böylece emekzamanını kısaltmanın en güçlü aracı olan makineli üretim. s. yanında gerçek bir çocuk oyunu kaldığı büyük sanayinin aşırı genişleme gücü. -Ed. s. Üretim alanını büyütme yalın edimsel [sayfa 393] olanağı da. İtalikler Engels'in. büyük sanayi ürünleri için pazarlar ta* Kapital. negatif kutupta da hidrojeni açığa çıkarmamalarını istemek gibi bir şey olur. Sermaye birikimine karşılık düşen bir sefalet birikimi yaratır. aynı zamanda emek-gücünün en hoyrat savurganlığı. makineli üretimin iyileştirilmesi de gitgide artan sayıda makineli işçinin işinden edilmesi ve son çözümlemede. sermayenin ortalama çalıştırma gereksinmesini aşan bir sayıda çalışmaya hazır ücretliler. * La Situation de la dasse laborieuses en Angleterre. bu dönemleri zorunlu olarak izleyen çöküş (krach) ile sokağa atılan ordu.sanayinin yüksek basınçla çalıştığı dönemlerde kullanılabilen.kullanılması ve çoğalması. Çarpışma kaçınılmaz olur ve bu çarpışma. Gazlann genişleme gücünün. 128 vd. ussal yozlaşmanın birikimi ile aynı anda olur. devirli duruma gelir. Modem makineli üretimin en ileri dereceye götürülmüş yetkinleşme anıklığının. toplumdaki üretim anarşisi etkisiyle. çıkak. 1961. cahilliğin. üretim gücünü durmadan artırmaya zorlayarak. işçinin elinden yaşama aracını durmadan çekip alır. öteki kutupta yani kendi emeğinin ürününü sermaye şeklinde üreten sınıfın tarafında sefaletin. bir yasa durumuna dönüştüğünü gördük. tek başına alınmış sanayici kapitalist için. işçi sınıfının sermayeye karşı varoluş savaşımında her zaman ayaklarında sürüklediği pranga. suyu ayrıştırmamalarını ve pozitif kutupta oksijeni. sanayi ve . -Ed. bataryaya bağlı oldukları halde. Pazarlann genişlemesi. böylece çalışma aracı.Kdp/ta/.

İşte. bütün meta üretimi ve dolaşımı yasaları altüst duruma gelir. Ekonomik çatışma. işçileri çalışmak ve yaşamaktan. uygar halklar ve onlann az ya da çok barbar uydulan topluluğunun üretim ve değişimi. üretim ve değişim yavaş yavaş canlanana değin. Bu bunalımlarda. insan emek-gücünün sömürü aracı durumuna girmedikçe. toplumsal üretim ile kapitalist sahiplenme arasındaki çelişkinin tam bir patlamaya vardığı görülüyor. Üretim biçimi.. değişim biçimine * Engelli yarış. artan bir güç ile çelişkinin ortadan kaldırılmasına. toplumsal niteliklerini kabul etmekte içinde bulunulan bu büyüyen zorunluluktur ki kapitalistler sınıfının kendisini. üretim biçimi için çok büyük bir duruma gelmiş bulunan üretici güçler. çöküntü çukurunda bulmak üzere. Öte yandan bu üretici güçlerin kendileri de. dolaşıma engel olur. kapitalist toplumda üretim araçları. fabrikalar kapanır. toplumsal üretici güçler olarak davranmaya zorlar. üretim biçimine karşı başkaldırırlar. yığın halinde israf ve imha edilirler. bu araçlar ile işçiler arasında korkunç bir hayalet gibi dikilir. Ticaret durur. Alman Sanayicileri Kongresi. gereğinden çok durumdadır. bu üretici güçleri yönetmeye devam etmekteki yeteneksizliğini anlamış bulunmaktadır. zoraki satışlar zoraki satışları kovalar. etkinliğe geçemezler. sermaye niteliklerinden kurtulmalarına. Ve bu bunalımlann niteliği öylesine belirgindir ki Fourier. ticaret. [F. ** Üretim araçları ve ürünlerin bunalımlardaki yakılıp yıkılmasına gelince. Çünkü. her on yıl dolaylarında bir kez şirazesinden çıkar. kıtlık ve sefaletin kaynağı durumuna gelir"* (Fourier). Üretim biçimi. Meta dolaşımı bir anda durmuştur. birikmiş meta yığınları. Üretimin fabrika içindeki toplumsal örgütlenmesinin.ticaret dünyasının tümü. Demek ki bir yandan kapitalist üretim biçimi.. Üretimin maddesel ve kişisel [sayfa 395] kaldıraçlarının birbirine bağlanmasını yalnızca bir zorunluluk engeller. bu araçlar işsiz kalır ve bu nedenle yedek sanayi ordusu da işsiz kalacaktır. artık bütün bu üretim araçları yığınını sermaye durumuna dönüştüremez. toplumsal üretici güçler alma niteliklerinin gerçek tanınmasına götürmektedirler. 1825'ten bu yana beş kezden az yaşamadığımız ve şu anda (1877) alüncı kez olarak yaşadığımız durum.] Friedrich Engels 315 Anti-Dühring karşı başkaldınr. çünkü üretim ve geçim araçlarının sermaye durumuna dönüşümünü engelleyen şey. çalışmaya hazır işçiler. dolaşım aracı. hiç değilse kapitalist ilişki içinde olanaklı olduğu ölçüde. peşin para görünmez olur.E. bunalımlar sırasında birçok büyük kapitalist ile daha da çok küçük kapitalistin yıkımı pahasına gerçekleşen sermayelerin güçlü yoğunlaşması aracıyla. kendi yarattığı üretici güçlerin baskısı altında işlemez olur. 21 Şubat 1878'de Berlin'de toplanan II. sonunda değerlerinin az ya da çok altında bir fiyat üzerinden sürülene. kredi ortadan çekilir. Üretim araçlan. emekçi yığınlar fazla geçim gereci üretmiş olmaktan ötürü geçim gereçlerinden yoksun kalırlar. daha önce sermaye durumuna. üretim araçlannı işlemekten. kredi ve spekülasyon steeple chase'inde* doludizgine değin yükselir. Sanayinin . hepsinin üzerine parmak basmışür. üretici güçler ve ürünler. -ç. Tıkanıklık yıllarca sürer. doruğuna ulaşır. para. Kapitalist üretim biçimi mekanizmasının tümü. bir sanayi. en tehlikeli atiamalardan sonra kendini yeni baştan. onlara gitgide. yalnızca bu zorunluluk alıkoyar. Ama "bolluk. İşte güçlü bir gelişme içinde bulunan üretici güçlerin sermaye olma niteliklerine karşı bu güçlü tepkileri. geçim araçlan. pazarlar tıkanmıştır. yalnızca Alman demir-çelik sanayisinin son çöküntü (krach) sırasındaki toplam zararını 455 milyon mark olarak saptadı. bunlardan birincisini aşın bolluk bunalımı olarak nitelendirerek. ürünler sürümsüz olduklan ölçüde yığılıp kalır. batkılar batkılan. tüm üretim ve genel zenginlik öğeleri. kapitalistler için de elle tutulabilir bir duruma gelir. bu örgütlenme yanında ve üstünde varlığını sürdüren toplumdaki üretim anarşisi ile bağdaşmaz duruma gelecek derecede gelişmesi olgusu. tırısa döner.** Ve [sayfa 394] hep aynı yineleme. bu bolluğun ta kendisidir. Yavaş yavaş gidiş hızlanır. Üretim ve geçim araçları için sermaye niteliğini kazanma zorunluluğu. sınai tıns dörtnal olur ve bu dörtnal da sonunda.

6. bu biçim artık yetmez. büyük üretim araçlan 316 Friedrich Engels Anti-Dühring * Charles Fourier. tüm üretici güçlere toplum tarafından elkonulmasına öngelen yeni bir aşamaya erişildiği anlamına gelir. Bu üretim ve ulaştırma araçlarından çoğu. Kapitalistin tüm toplumsal işlevleri şimdi ücretli görevliler tarafından sağlanır. bununla daha da yoğun bir toplumsallaşmaya götürürler: Tüm sanayi kolu. yaklaşan sosyalist toplumun planlı üretimi karşısında teslim bayrağını çeker. kredinin sınırsız şişkinliği ile olduğu denli. Tröstler tarafından yönetilen bir üretime. iç rekabet yerini bu tek şirketin tekeline bırakır. demiryolları gibi öylesine büyüktürler ki bütün öteki kapitalist işletme biçimlerini dıştalarlar. [sayfa 396] Tröstlerde serbest rekabet. İlk anda. çok yalın siyasal ve mali nedenlerden ötürü. demiryolları gibi büyük ulaştırma örgen-liklerinde gösterir.canlanma dönemi. Ama gelişmenin belli bir derecesinde. daha 1890'da bu iş böyle olmuştur. p. burjuvazinin modem üretici güçleri yönetmedeki yeteneksizliğini ortaya çıkarmış bulunuyorsa. kapitalist toplumun plansız üretimi. kendini devletleştirmelere verdiğinden bu yana ortaya. Friedrich Engels 317 Anti-Dühring kendini önce posta. İşe işçilerin ayağını kaydırmakla başlamış bulunan kapitalist üretim biçimi. çöküşün kendisi ve büyük kapitalist kurumların yıkılışı ile de toplumsallaşmanın. Eğer bunalımlar. [sayfa 397] büyük üretim ve ulaştırma örgenliklerinin hisse senetli şirketler ve devlet mülkleri durumuna dönüşümü de bu erek için burjuvaziden ne denli kolay vazgeçilebilineceğini gösterir. 48 büyük fabrikanın hepsinin birleşmesinden sonra. hiçbir toplumsal etkinliği yoktur. işçilerden olduğu kadar tek tek kapitalistlerden de gelen . t. Çünkü ancak üretim ve ulaştırma araçları gerçekten hisse senetli şirketler tarafından yönetilemeyecek kadar büyük oldukları. kuponlan kesmek ve çeşitli kapitalistlerin karşılıklı olarak birbirlerinin sermayelerini kaptığı borsada oynamak etkinliği dışında. 1845. burjuva toplumunun. tekel durumuna dönüşür. daha ilk anda. Napoleon ile Metternich sosyalizmin kurucuları arasında sayılırlardı. gereksiz nüfus içine atar. -Ed. hatta bu işi yapan bugünkü devlet de olsa. sonunda kapitalist toplumun resmi temsilcisinin. Eğer Belçika devleti. bunu aralarında dağıtır ve böylece önceden saptanmış satış fiyatını zorla elde ederler. başlıca demiryollarını kendisi yaptıysa. kuşkusuz kapitalistler yaranna. devletleştirme ekonomik bir ilerleme anlamına. CEuvres completes. ancak bu durumda. hatta Bismarck'ın bile sosyalist [devletleştirme] olarak ilan eden düzmece bir sosyalizmin çıktığı görüldü. Ne olursa olsun. bir tek ve aynı sanayi kolunun büyük ulusal üreticileri. Ama son zamanlarda Bismarck. devletin. 393-394. üretici güçlerin sermaye niteliğini ortadan kaldırır. bütünün küçük bir kupon biriktiricileri tarafından bu derece utanmazcasına sömürülmesine katlanacak bir halk yoktur.* Devlet mülkiyeti durumuna dönüşüm zorunluluğu. telgraf. üretimin düzenlenmesi ereğine sahip bir birlik olan "tröst" biçiminde birleşirler. Paris. şimdi 120 milyon marklık bir sermaye ile tek elden yönetilen bir tek şirketin elinde bulunan İngiliz alkali üretiminde. * Gerekir diyorum.. ne de devlet mülkiyeti durumuna dönüşüm. Ama burada sömürü öyle elle tutulur bir duruma gelir ki yıkılması gerekir. o çeşitli hisse senetli şirket türlerinde karşımıza çıkan biçimine götürür. üretilecek toplam niceliği belirler. tröstlerle ya da tröstlersiz. Ama bu tröstler işlerin kötü gitmeye başlamasının ilk döneminde dağıldıklarından. Ama ne hisse senetli şirketler durumuna dönüşüm. yığınını. Ve modern devlet de. üretimin yönetimini eline alması gerekir. hatta şurada burada bir ruh düşkünlüğü biçiminde yozlaşan ve her türlü devletleştirmeyi. Hisse senetli şirketler bakımından bu durum açıktır. tek bir büyük hisse senetli şirket durumuna dönüşür. eğer tütünün devletleştirilmesi sosyalist [devletleştirme] olsaydı. eğer Bismarck hiçbir ekonomik zorunluluk olmaksızın. bunun sonucu devletleştirme ekonomik bir zorunluluk durumuna geldiği durumda. Artık kapitalistin gelirleri cebe indirmek. Kuşkusuz. şimdi kapitalistlerin ayağını kaydınr ve tıpkı işçiler gibi onları da daha şimdiden yedek sanayi ordusu içine değilse bile. kapitalist üretim biçiminin genel dış koşullarını.

biçimi ne olursa olsun. yalnızca onları daha iyi örgütleyebilmek ve savaş zamanında yararlanabilmek. Ama bu doruğa vardıktan sonra. Biz. fırtına şimşeğindeki elektriğin yıkıcı gücü ile telgraf ve elektrik arkının evcilleştirilmiş elektriği arasında varolan farklılıktır. büyük bir muzip tarafından çok büyük bir ciddiyetle önerilen devletleştirme. ve onlar sayesinde ereklerimize erişmek sadece bize bağlıdır. Böylelikle. üretim araçlan ve ürünlerin bugün üreticilere [sayfa 398] karşı dönen. ve zor ve yıkım içinde. aynı biçimde. Ama bir kez onlan tanıdıktan. Modern devlet. Ama özlükleri içinde bir kez kavrandıktan sonra. demiryolu görevlilerini hükümet hizmetinde bir seçim sürüsü durumuna getirmek ve özellikle parlamento kararlarından bağımsız yeni bir gelir kaynağı edinmek için devletleştirdiyse. böyle olmaktan çıkarak. tersine doruğuna götürülmüştür. ayrıntılı bir biçimde açıklamış bulunduğumuz gibi. üretim ve değişim biçimini devirli olarak parçalayan. zorlu. üreticiler. ancak. tersine döner. 1820'de Prusya hükümetinin mali ve tecimsel enstitüsü durumuna geldi ve 1904'te de devlet bankası oldu. Bu şirket pratik olarak Prusya hükümetine banka hizmeti gördü. bilinçli ya da bilinçsiz sosyalist önlemler değildi. tüm etkilerini gösterir. 318 Friedrich Engels Anti-Dühring biçimini içinde saklar. temellük ve değişim biçiminin. sonunda onların özlüğünü tanıdıktan sonra kullanınca. ürünün önce üreticiyi. düşüncedeki kolektif kapitalist. o kadar çok gerçek kolektif kapitalist durumuna gelir.E. bu güçlerin. çatışmanın çözümü değildir. yangın ile insan hizmetinde kullanılan ateş arasındaki farklılıktır. Üretici güçleri ne kadar çok kendi mülkiyetine geçirirse. bize karşı. birleşmiş üreticilerin elinde. bunlar hiç de dolaysız &) ya da dolaylı. yıkıcı güçler olarak. kendini ancak körükörüne etkide bulunan bir doğa yasası gibi kabul ettiren toplumsal niteliğini. işte bu anlayışa karşı çıkarlar-. yön. toplum kendi yönetiminden başka her yöntem için çok büyük bir duruma gelmiş bulunan üretici güçlere açıkça ve içtenlikle elkoyduğu zaman olabilir. Krallık Deniz Ticareti Şirketi. esas olarak kapitalist bir makinedir: kapitalistlerin devleti. sonra temellükçüyü egemenliği altına aldığı kapitalist temellük biçimi yerine. Ve bu da. öte yandan yaşama ve zevk alma aracı olarak dolaysız bireysel sahiplenme. özlük (mahiyet) ve niteliklerini anlamak istememekte direndiğimiz sürece -ve kapitalist üretim biçimi ve onun savunucuları. modem üretici güçlerin toplumsal özlüğünün gerçekten kabul edilmesine. ve etkilerini bir kez kavradıktan sonra. üretim araçlarının toplumsal niteliği ile uyum durumuna getirilmesine dayanabilir.saldırılara karşı korumak için kurduğu örgütten başka bir şey değildir. hatta 30 yıllarına doğru. yurttaşları o kadar çok sömürür. Yoksa. üretimin tüm kaldıraçlarından en güçlüsü durumuna dönüşür. üretimdeki toplumsal anarşi yerine. bugünkü çok büyük üretici güçler konusunda. -Ed. —genelevlerin devletleştirilmesi— sosyalist kurumlar olurdu. Kapitalist ilişki ortadan kaldırılmamış. özellikle böyledir. bu güçler. Toplumsal olarak etkide bulunan güçler. topluluğun olduğu gibi her bireyin de gereksinmelerine göre toplumsal olarak planlanmış bir düzenlenmesinin geçtiği görülür. Bu. Krallık Porselen Yapımevi ve orduda bölük terzisi. karışıklık ve devirli çöküş nedeni olan bu toplumsal nitelik. çözümü yakalama Prusya'nın başlıca demiryolu hatlarını. bunun sonucu üretim. onları gitgide kendi irademize bağlamak. böylece. modem üretim araçlannın özlüğüne dayanan temellük biçimi geçer: bir yandan üretimi sürdürme ve geliştirme aracı olarak dolaysız Friedrich Engels toplumsal temellük. Ve bu. etkinlik. [F. bunun sonucu. Üretici güçler üzerindeki devlet mülkiyeti. [sayfa 399] 319 Anti-Dühring . ürünlerin. kör. Bu çözüm. ancak. ama biçimsel çareyi. Bugünkü üretici güçleri. Friedrich Wilhelm III çağında. Friedrich II tarafından 1772'de kuruldu ve büyük devlet ayrıcalıkları ile donatıldı. üretimin.] ta) Krallık Deniz Ticareti Şirketi. tıpkı doğa güçleri gibi etkide bulunurlar: onlan tanımadığımız ve hesaba katmadığımız sürece. bizi egemenlikleri altına alırlar. şeytan ruhlu efendiler durumundan uysal hizmetkârlar durumuna dönüşebilirler. tam bir bilinçle üste çıkarırlar.

toplumun: emeğin yönetimi. bu devrimi gerçekleştirme zorunda bulunan gücü yaratır. devletin bugünden yanna ortadan kaldırılması (ilga edilmesi) yolundaki istemlerinin değerlendirilmesini de. Proletarya. Toplumsallaşmış büyük üretim araçlarının gitgide devlet mülkiyeti durumuna dönüşümüne götürerek. ortaçağda. ile çatıştığı gerçeğinin kavranması ile. ancak gerçekleşmesinin maddi koşullan bir kez verildikten sonra olanaklı olabilir. birçok tarikatın (secte) gözlerinde de. proletarya olarak kendi kendini ortadan kaldırır. adalet. güzel sanatlar vb.Kapitalist üretim biçimi. Marks'ın temel bir eleştiri konusu olmuştur. egemen bir sınıf ile ezilen bir sınıf biçimindeki bölünüşü. yerini. devlet olarak devleti de ortadan kaldırır. bunlardan doğan çatışma ve aşırılıklar da ortadan kalkınca. Ama. Sonunda gerçekten tüm toplumun temsilcisi durumuna geldiği zaman. ücretlilik) tarafından verilmiş baskı koşulları içinde tutmak için kurduğu bir örgüte gereksinmesi vardı. Devlet "ilga" edilemez. Devlet. toprak köleliği. zamanı için. Ama bu. ajitas* Lassalle'den esinlenmiş ve Gotha birleşme kongresinde kabul edilmiş bir istem olan özgür halk devleti. bir alandan sonra bir başkasında gereksiz duruma gelir ve sonra kendiliğinden uykuya dalar. burjuvazinin devleti. sınıf egemenliği ve üretimdeki güncel anarşi üzerine kurulu bireysel yaşama savaşımı ile birlikte. ve aynı biçimde. Kapitalist üretim biçiminin tarihsel olarak ortaya çıkışından bu yana. bu devrimi gerçekleştirmek için izlenecek yolu kendi gösterir. öyleyse özellikle sömürülen sınıfı varolan üretim biçimi (kölelik. zorunlu olmaktan çıkar. doğrudan doğruya üretken emekten kurtulmuş bir sınıf oluşur. Devlet iktidannın toplumsal ilişkilere müdahalesi. toplum üyelerinin büyük çoğunluğunun bütün ya da hemen hemen bütün zamanını gerektirdiği sürece. vb. yani emek. ancak bundan sonra tarihsel bir zorunluluk durumuna gelebilirdi. -Ed. tüm toplumun resmi temsilcisi. adalet. . çağımızda. Toplam toplumsal emek. sınıflar biçiminde bölünmenin temelinde işbölümü yasası yatar. Sınıf karşıtlıkları içinde evrimlenen daha önceki toplumun devlete. Toplumun sömüren bir sınıfı ile sömürülen bir sınıf. aynı zamanda onun devlete özgü son eylemidir de. ortak işlerini üzerine alan. sınıflar biçimindeki bu bölünmenin zor ve hırsızlık. kurnazlık ve hile aracıyla . birçok bireyin olduğu kadar. zorunlu olarak. tüm üretim araçlanna toplum tarafından elkonulması. feodal soyluluğun. artık baskı altında tutulacak hiç bir şey yok demektir ve özel bir baskı iktidan. anarşist denilen kimselerin. eşitlik. kendi kendini gereksiz kılar. bunu yapmakla. bilimsel fikir olarak kesin yetersizliği bakımından da değerlendirilmesini işte bu sağlar. "Özgür halk [sayfa 400] devleti"* üzerindeki kof tümcenin. köle sahibi yurttaşların. Kişilerin hükümeti (gouvernement). nüfusun büyük kısmını gitgide proleter durumuna düşürürken. bir devlet. belli-belirsiz bir biçimde. siyasal işler. kendi başını temsil eden sınıfın devleti olduğu ölçüde böyle idi: İlkçağda. Ama bunun böyle olması. sık sık tüttü. sınıflann varlığının. Öyleyse. yani. gelecek ülküsü olarak. Gotha Programının Eleştirisi'nde. onun gözle görülür bir kurul biçimindeki bireşimi idi. üretimin geçmişteki güçsüz gelişmesinin zorunlu bir sonucu idi. Salt emek angaryasına adanmış bu büyük çoğunluk yanında. bütün sınıf farklılıkları ile sınıf karşıtlıklarını. söner. sınıflara bölünür. Bütün öbür toplumsal ilerlemeler gibi. ama bu.bunun gibi. ancak herkesin kıtı kıtına yaşaması için zorunlu olanı çok az aşan bir verim sağladığı sürece. salt bu sınıfların ortadan kaldırılması istenci ile değil. toplum. tüm toplumu. Devletin gerçekten tüm toplumun temsilcisi olarak görüldüğü ilk eylem -üretim araçlanna toplum adına elkonması-. sömürücü sınıfın kendi dış koşullannı sürdürmek. bu ilerleme de. şeylerin idaresi (administratiori) ve üretim işlemlerinin yönetimine {direktion) bırakır. Baskı altında tutulacak hiç bir toplumsal sınıf kalmayınca. ama bazı yeni iktisadi koşullar ile uygulanabilir bir duruma gelir. 320 Friedrich Engels Anti-Dühring yon aracı olarak geçici doğruluğu bakımından olduğu kadar. bilim. her durumda. devlet iktidarını ele geçirir ve üretim araçlarını önce devlet mülkiyeti durumuna dönüştürür. yok olma tehdidi altında.

hayvanlar âleminden kesinlikle ayrılır. ve bunun sonucu. Eğer burjuvazinin siyasal ve entelektüel iflâsı artık kendisi için bile öyle sır olmaktan çıkmışsa. Böylece. üretici güçlerin. Üretim araçlarının genişleme gücü. kapitalist üretim biçiminin kendisine vurduğu zincirleri parçalar. bir üretim araçlan ve ürünlerin yığınını topluluk yaranna özgür bırakır. her on yılda bir düzenli olarak yinelenir. Giffen'in son hesaplarına göre. sınıflara bölünmenin belli bir tarihsel meşruiyeti varsa. bir çağdışılık durumuna geldiği tarihsel bir gelişme derecesini öngerektirir. yuvarlak rakamlarla şöyle: 1814'te . ürünün üretici üzerindeki egemenliği ortadan kalkar. o bu meşruiyete. toplum. modern üretici güçlerin tam bir gelişmesi ile silinip süpürülecektir.200 milyon İngiliz lirası = 44 milyar mark 1865'te-6. bir gelişme engeli durumuna da geldiği bir yükseklik derecesini öngerektirir: şimdi bu noktaya ulaşılmıştır. bugün ilk kez olarak var. toplumun bütün üyelerine sadece maddi bakımdan adamakıllı yeterli ve gün günden zenginleşen bir yaşam değil. iktisadi iflâsı. şimdiye kadar insanı egemenliği alünda tutan yaşama koşullan alanı. durmadan daha hızlı bir düzenle artan kesintisiz bir gelişmesi. ve şu saçma çelişki karşısında çaresiz kalır: üreticilerin tüketecek hiç bir şeyleri yoktur. sadece üretim üzerinde şimdi varolan yapay yasağı değil. kullanılmaz durumda bulunan kendi öz üretici güçleri ile kendi öz ürünlerinin yükü altında boğulur. ama üretici güçlerin ve ürünlerin. ve bunun sonucu. şimdi. bundan . ilk kez olarak. Yani üretimin gelişmesinde. çünkü tüketiciler eksiktir. Ama.gerçekleşmesini de. gerçekten insanca yaşama koşullarına geçer. sadece şu ya da bu belirli egemen Friedrich Engels 321 Anti-Dühring sınıfın değil. İngiltere ve İrlanda'nın toplam zenginliği. meta üretimi. öyleyse sınıflar ayrılığının ta kendisinin bir anachronisme. Robert Giffen'in 15 Ocak 1877'de Statistical Soeiety'de 322 Friedrich Engels Anti-Dühring Üretim araçlanna. belli bir alanda. modern üretim araçlarının. kendi öz toplum yaşamlarının efendileri oldukları için ve kendi öz toplum yaşamlarının efendileri niteliği ile. bugün egemen olan sınıfların ve onlann siyasal temsilcilerinin lüksü [sayfa 402] tarafından gerçekleştirilen budalaca savurganlığı ortadan kıldırarak. Ayrıca.500-= 170ta) Burada verilen rakamlar. eğer buna göre. doğanın gerçek ve bilinçli efendileri durumuna gelen insanların egemenliği ve denetimi altına geçer. planlı örgüt geçer. Ve gerçekten. üretim araçlan ve ürünlerin. bir kez yerini yer ettikten sonra. ancak belli toplumsal koşullar içinde sahiptir. hayvansal yaşama koşullarından.2. kültür tekeli ve entelektüel yönetimin özel bir toplumsal sınıf tarafından temellükünün. Üretim araçlannın toplumsal temellükü. şimdiye değin. ama iktisadi. Toplumsal üretim içindeki anarşi yerine.8. ama var* * Birkaç rakam. sadece bir gereksizlik durumuna değil. toplum tarafından elkonulması ile. yabancı ve egemenlik alüna alıcı yasalan olarak dikilen yasalan. Sınıflar biçiminde bölünme. bilinçli. üretimin yetersizliğine dayanıyordu. ama genel olarak bir sınıfın varlığının. Onun bu zincirlerden kurtuluşu. ve egemen sınıfın. toplumsal sınıflann ortadan kaldınlması. Her toplumda. ve bunun sonucu. ama onlara fizik ve entelektüel yeteneklerinin tam bir özgür gelişim ve kullanımını da güvence altına alan bir yaşam sağlama olanağı. ilk kez olarak. Hepsi bu kadar değil. insan. Toplumsal üretim araçlanyla. çok büyük genişleme gücü üzerine &) yaklaşık bir fikir verebilecektir. Bireysel yaşama savaşımı son bulur. siyasal egemenlik. bugün üretimin kaçınılmaz sonuçları olan ve bunalımlarda son kertesine ulaşan israf ve yıkımını da ortadan kıldırır. karşılarında doğal. ancak belli bir zaman için. üretimin kendisinin pratik olarak sınırsız bir artışı için gerekli tek koşuldur. çalışan sınıf zararına egemenliğini sağlamlaştırmak ve toplumsal yönetimi [sayfa 4oi] yığınlann sömürüsü haline dönüştürmekten geri kalmamasını da engellemez. İnsanı çevreleyen. Kendi öz toplumsal pratiklerinin. siyasal ve entelektüel açıdan. hatta kapitalist baskı altında bile.100-= 122 1875'te.

bundan ötürü ilkel bir ağırlıkta. . . İşçinin ömür-boyu ücretliliği mahkûm edilmesi. ürünleri de temellük eder ve onlan meta durumuna getirir. Bireysel kullanıma uyarlanmış. önce yalın elbirliği ve maverdiği ve Mart 1878'de Londra'da Journal ofthe Statistical Society'de yayımlanmış bulunan konferansından alınmıştır. önce hisse senetli şirketler. İnsanlığın. onun tüm toplumsal görevleri. kısır döngü : şurada. Sonuca bağlamak için. Proletarya burjuvazi karşıtlığı. Dizginsiz rekabet savaşımı. çünkü kapitalist üretim biçimi. üretim araçları ve ürün . üretici güçleri etkili olmaktan. ya da feodal beyinin doğrudan tüketimi için üretim. az etkili üretim araçlan. saçmalık olarak yeğinleşmiştir: üretim biçimi. pazarlann tıkanması. Eski temellük biçimleri yürürlükte kalır. sonra tröstler. D.böyle insanlar tarafından tam bir bilinçle uygulanan ve bu yoldan egemenlik alüna alınmış yasalardır. bayağı. gene her fabrikacı için buyurucu rekabet yasası. ücretli görevliler ta324 Friedrich Engels . dolaşımdan alıkoyar. Üretim. .Sanayiin. değişim biçimine karşı başkaldmr. daha önce sermaye durumuna dönüşmüş bulunmadıkça -ki bunu onlann bolluğu engeller-. rekabet tarafın dan her fabrikacı için buyurucu bir yasa durumuna getirilen ve işçilerin durmadan büyüyen bir elenmesinin yerine geçen yetkinleşmesi: Yedek sanayi ordusu. Bugünkü toplumun içinde devindiği tüm çelişkilerin kendisinden fışkırdığı ve büyük sanayiin açıkça ortaya çıkardığı temel çelişki. II. [F. nesnel güçler. aşırı-üretim. bireysel eylemler.Üreticinin üretim araçlarından ayrılması.. ve şimdiye kadar karşılarında doğa ve tarih tarafından ihsan edilmiş bir şey olarak dikilen toplum durumunda yaşama. toplumsal bir iş haline gelmiştir. işte ancak bu andan başlayarak kendi tarihlerini tam bir bilinçle kendileri yapacak. A. değişim ve onunla birlikte temellük. Her iki yanda da. ayrınülı açıklamamızın gidişini kısaca özetieyelim: I.Bir yanda. kendini kapitalistlere de kabul ettiren toplumsal niteliğinin kısmi tanınması. Ya üreticinin. üretici güçlerin görülmemiş gelişmesi. dönüşümü. her on yılda bir bunalımlar. Sadece bu tüketim üzerinden bir üretim fazlasına rastiandığı yerde. Büyük üretim ve ulaştırma örgenliklerinin. bu fazla (arü) saüşa sunulur ve değişime girer: sadece doğuş durumunda meta üretimi ama bu üretim daha şimdiden toplumsal üretimdeki anarşiyi tohum durumunda içerir. ama üretim ve toplumsal gönencin bu iki çarkı birbirine geçemez.] Friedrich Engels 323 Anti-Dühring nüfaktür aracıyla.Küçük bireysel üretim. ağır basan bir biçimde ve durmadan artan bir ölçüde. maşinizmin. Her fabrikadaki toplumsal örgüt ile üretimin bütünün-deki toplumsal anarşi çelişkisi. üretimin sınırsız gelişmesi. İnsanlara özgü bir şey olan. işsiz ve yaşama araçlanndan yoksun işçi çokluğu. Burjuvazi. zorunluluk dünyasından özgürlük dünyasına sıçrayışıdır bu. onlar tarafından harekete getirilen toplumsal nedenler. Öte yanda. O zamana değin dağınık bir durumda bulunan üretim araçlarının büyük atölyelerde toplanması. Şimdiye değin tarihsel egemenlik alünda tutan yabancı. Çelişki. en sonra da devlet tarafından temellükü. İnsanlar. [sayfa 403] insanlann denetimi alüna girer. arzın talebi aşması. C. işte ancak bu andan başlayarak onlar tarafından istenen sonuçlan vereceklerdir. . bireysel kapitalist tarafından temellük edilir. B.Meta üretimin yöneten yasalann gitgide daha açık [sayfa 404] bir biçimde kendini göstermesi ve artan etkinliği. bunun sonucu bireyin üretim araçlarının toplumsal araçlar durumuna dönüşümü -genellikle değişim biçimine dokunmayan dönüşüm. ürünleri de. Kapitalist ortaya çıkar: üretim araçlarının sahibi olma niteliğiyle.Üretici güçlerin.E. kendi öz toplumsal üretici güçlerini daha çok yönetmedeki yetersizliğini görmüştür. şimdi onların gerçek ve özgür eylemleri durumuna gelir. Kapitalist Devrim. tekil insanın eylemleri olarak kalırlar: toplumsal ürün. Burjuvazi artık gereksiz bir sınıf olarak görünür. Ortaçağ Toplumu. .burada.

değişiklik olsun diye bu kez hak eşitliği oyununu oynarlar . Proleter Devrim. birdenbire kamunun malı olan ve yoğun bir sürüme sahip yapıtların yayınlanması ile tıkanması" gibi. Bay Dühring.. ve böylece bugün ezilen sınıf olan bu işi görmekle görevli sınıfa. Bay Dühring'in sosyalizmi. devirli sınai bunalımların bay Dühring'de. "toplumun doğal sistemi"dir. "bulanık ve kanşık betimlemeler" vb. kendilerini kabul ettirme yolunda tam bir özgürlük verir. Bu eylem aracıyla. böylece. Bu. bizim onlara vermek zorunda kaldığımız tarihsel anlama hiç de sahip olmadıkları açıktır. bundan önceki bölümde verilmiş bulunan sosyalizmin temel çizgilerindeki evrimin hiç de bay Dühring'in gönlüne göre olmadığını öğrenmekle şaşırmayacaktır. ulusal tüketimin geride kalması. Buna göre. III. devletin siyasal yetkisi (autorite) uykuya dalar. Bu tarz. toplumdaki kendi öz yaşama biçimlerinin efendisi olan insanlar. çeşitli toplumsal sınıfların bundan böyle varlığını bir çağdışılık (anachronisme) durumuna getirir.. Ama büyük bunalımların nedenine gelince bu. yatağa. Ensonu. [sayfa 405] Üretimin gelişmesi.. Bunalımları aşın-üretim ile açıklama yolundaki "alışılmış tarz".Anti-Dühring rafından yerine getirilir. yapay olarak meydana getirilmiş eksik-tüketim . hele yaşadığımız çağın yalnızca yiyip içme ereklerine dönük kabaca maddesel ekonomik koşullarının bir ürünü hiç mi hiç değildir. Kuşkusuz. Örneğin "kitapçılık piyasasının. bunun "daha doğru bir anlayışına hiç de yetmez.ve böylece Düh-ringvari sosyalizmin temelleri dörtbaşı bayındır bir biçimde ortaya çıkar.. her şeyi olduğu gibi sosyalizmini de o iki ünlü adamcağızının yardımı ile kurar. sonunda çok tehlikeli bir biçimde genişleten . Bu işin tarihsel koşullannı. kamu iktidarını ele geçirir. ile birlikte. Onun gözünde bunalımlar. Çok daha talihlidir o. arı adalet ilkesi 326 Friedrich Engels Anti-Dühring bakımından daha çok bir mutsuzluk olarak düşünülmesi gereken bir durumdur. Ama bu iki kukla bundan önce olduğu gibi efendi ve uşak rollerini oynayacak yerde. Ona göre sosyalizm tarihsel evrimin zorunlu bir ürünü. Toplumsal üretimdeki anarşi ortadan kalktığı ölçüde. üretim araçlarını daha önceki sermaye niteliklerinden kurtarır. "dağınık görüşler". aşın-üretim değil. kamu mülkiyeti durumuna dönüştürür. "tarihsel ve mantıksal kuruntunun öteki soysuz ürünleri". kınama uçurumuna fırlatıp atmak zorundadır. kendi öz işinin koşullan ve içyüzü üzerine bilinç vermek: İşte proleter hareketin teorik ifadesi olan bilimsel sosyalizmin görevi. son çözümlemede kesin bir doğruluktur. daha çok "stoklar ile sürüm arasındaki çatlağı. . dünyayı kurtarma işinin üstesinden gelmek: işte modem proletaryanın tarihsel görevi. ve onlann toplumsal niteliklerine. O bu evrimi.. ulusal gereksinmenin [!] doğal büyümesi içinde engellenmesi" olurdu.. bundan böyle olanaklıdır. [sayfa 406] Friedrich Engels Anti-Dühring 325 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ÜRETİM BURAYA değin tüm okuduklarından sonra okur. "normaFden rasgele sapmalardan başka bir şey değildirler ve olsa olsa "daha düzenli bir düzenin geliştirilmesi"ne neden olurlar.Çelişkilerin çözümü: proletarya. ölümsüz yapıtlarının hiçbir zaman böyle bir dünya felaketine neden olmayacakları hayırsever bilinci ile girebilir. bay Dühring. ve bu iktidar gereğince. . proletarya. Önceden belirlenmiş bir plana göre toplumsal bir üretim. doğanın da kendilerinin de özgür efendisi durumuna gelirler. burjuvazinin elinden kaçan toplumsal üretim araçlarını. ve bu yoldan içyüzünü derinliğine irdelemek. köklerini "evrensel bir adalet ilkesi"nde bulur ve eğer bay Dühring onu iyileştirmek için geçmişin günahkar tarihi tarafından yaratılmış kurulu düzeni hesaba katmaktan kendini [sayfa 407] alamazsa bu. gerçi "özel alanlardaki özel bunalımlar bakımından kuşkusuz kabul edilebilir".

matematikte biri değişmez. yani ürünleri ancak son derece küçük bir bölümü bakımından varlıklı sınıflar çevresinde tüketilen ve bütün öteki kollardan daha çok yığın tüketimi için çalışan iki üretim kolunun ta kendisini. değişmezin aynı kalması olayı ile açıklamak istemeye benzer. bu olay da vardı. hiç de yeni bir olay değil. Tüketmek için kendi öz yıllık [sayfa 408] ürünlerinin tümüne sahip olabilmekten çok uzakta bulunuyorlardı. modem sanayi anlamında bir pazar sanacak denli bilgisiz kimselerle tartışılmaz. yığın tüketiminin yaşama ve çoğalma bakımından zorunlu asgariye indirgenmesi. Buna göre. aşırı sunu (arz) . denizdeki fırtınayı bir bardak sudaki fırtına ile nasıl açıklamaya çalıştığını görmüştük. ama bu. örneğin 15. Ayrıca bay Dühring'in dünya pazan üzerine tuhaf düşünceleri de var. demir ve pamuk sanayilerini. öyleyse kapitalist toplumun da zorunlu bir koşuludur. bize bunalımlar üzerine şunlardan başka hiçbir şey söylemesini bilmediğini saptamakla yetinelim: Bunalımlarda "yüksek gerilim ile gevşeme arasında günlük bir hareket"ten başka bir şey sözkonusu değildir. . sanayinin gerçek özel bunalımlarını Leipzig kitap pazarındaki sanal bunalımlar yardımıyla. İngiliz pamuk fabrikalannın aşın-üretimi ile değil de. Ne yazık ki yığınların eksik-tüketimi. Bu tıpkı.5 milyondan 5 milyona yükseldiğini. özellikle varlıklı sınıflar çevresine yönelmesi" gerektiği sanısına da kapılır. ama "bireysel patronların düşüncesizliği ile kişisel ölçülülük eksikliğini. yüksek dozda bir radikal denge gerek. Alsace dahil tüm Almanya pamuklu sanayisinin toplam olarak sahip bulunduğu iğ kadar. biri değişken iki büyüklük arasındaki ilişkinin değişmesini. Sömüren ve sömürülen sınıflar varolduğundan beri. alışılmış biçimde. aşırı spekülasyon "yalnızca özel girişimlerin plansız birikiminden ileri gelmez". pamuk ipliği ve pamuklu dokuma pazarındaki bugünkü tam durgunluğu. Eğer. gelişigüzel bir gevezelikten başka bir şey görmeyiz. Hangi yana bakarsak bakalım boş ve çelişik. Ayrıca bugünkü patronal üretimin. ama binlerce yıllık eksiktüketim Friedrich Engels 327 Anti-Dühring olayı ile açıklamak için. Yığınların eksik-tüketimi. İktisatta Leipzig kitap pazarını. yüzyılda İngiltere'de olduğu gibi. Öyleyse eksik-tüketim. Öyleyse bay Dühring'in.Ve bay Dühring.000 nüfuslu on iki kadar kentten biri-. binlerce yıldan beri devam eden tarihsel bir olgu olduğuna. öyleki İngiltere'nin yalnızca orta büyüklükteki bir kentinin. ama bunalımların bugünkü varlığının nedenlerini. sömürüye dayanan bütün toplum biçimlerinin. bize geçmişteki yokluğunun nedenlerini açıkladığından daha çok açıklamaz. bay Dühring'in tüm bayağı iktisat yavanlığı gerek. oldukça küçük bir kent olan Oldham kenti -Manchester yöresinde pamuk sanayisi ile uğraşan 50. Hatta yığınların durumunun. bu çok kendine özgü bunalım teorisi için gene de kendine bir çömez bulma talihine sahip. İngiliz halk yığınlannın eksik-tüketimi ile açıklamak için. yalnızca 32 numara iplik eğiren iğ sayısının 1872'den 1875'e dört yıl içinde 2. bu yığınlar eksik-tüketici idiler. yeni çatışmayı yeni aşın-üretim olayıyla değil. Onun gerçek bir Alman erudit'si (derin bilgin) olarak. en önemli modem sanayiler olarak göstermekten alıkoymaz. oysa pazann üretim fazlalığı sonucu olan bunalımlarda patlak veren durgunluğu ancak elli yıldan bu yana duyulur bir duruma geldiğine göre. "pazan ile birlikte. değişkenin değişmesi olayıyla değil. Ama pamuklu sanayisinden bir örnek alalım. ama yalnızca kapitalist üretim biçimi bunalımlara yolaçar. eksik-tüketim de bunalımların bir önkoşuludur ve bu işte uzun zamandan beri bilinen bir rol oynar. yalnızca tek bir numara eğiren iğe sahip olduğunu gördüyse ve eğer İngiliz ve İskoç pamuk sanayisinin bütün öteki kol ve bölgelerindeki genişleme de hemen hemen aynı oranlarda olduysa.* 328 Friedrich Engels Anti-Dühring Yeter. [sayfa 409] tek başına. onu yalnızca onaltı sayfa ötede. son derece elverişli bulunduğu tarih dönemlerinde bile.000-100.

. bir kez daha nedir? Kapitalist üretimde kendini özel girişimlerin plansız birikiminde gösteren o aynı plan yokluğunun ta kendisi. Marx'ta da görüldüğü biçimde bir "ortak mülkiyet" fikrinin. dar bir mülkiyet hakkıdır. . tıpkı. üreticilerin rekabetinin devam etmesine hiç ses çıkarmaz. Geleceğin * Bunalımların eksik-tüketim ile açıklanması Sismondi'den gelir ve onda henüz belli bir anlama sahiptir. en azından karanlık ve sakıncalı" olduğu yumurtlanıyor. her ne denli ürünlerin çeşitii komünler arasındaki rekabetini ulusal ticaret örgütü aracıyla ortadan kaldırmak isterse de. Yalnızca bunun. Demek ki.. Onun olumlu yaratılarına.. Marx'ta ortak mülkiyetin. düşüncesizlik ve kişisel ölçülülük eksikliği "sonucunu veren neden". Ve söz arasında. "işçi birliklerinin" ne karşılıklı rekabeti. Ama bu hak. nesne üzerinde bir hak"tır... "çünkü çeşitii ekonomik komünler arasında gelip-gitme özgürlüğü ve yeni üyeleri belirli yönetsel yasa ve kurallara göre kabul etme zorunluluğu vardır . aralarında "gelip-gitme özgürlüğü ve yeni üyeleri belirli yönetsel yasa ve kurallara göre kabul etme zorunluluğu" bulunan bir ekonomik komünler federasyonundan bileşir. en azından bütün öteki ekonomik komünler karşısında ve toplum ve devlet karşısında da. yani cansıkıcı somut olguları dikkate hiç almayan bu sistem. bay Dühring'in bu konu üzerindeki yavanlıklarına yanıt vermek için bir tek sözcük eklemeye gereksinme duymuyoruz. ekonomik bir olgunun yer değiştirmesini ahlaksal bir eleştiri olarak almak da güzel bir "düşüncesizlik" değil mi? Ama bunalımları bir yana bırakalım.sonucunu veren nedenler arasında saymak" da gerekir. Yeni bir neden bulmak için. zengin ve yoksul ekonomik komünler olacak ve denge nüfusun zengin komünlere akını ve yoksul komünleri bırakması ile kurulacak. Bir şey her durumda açık: Bir ekonomik komünün kendi [sayfa 4ii] çalışma araçlan üzerindeki kamu hakkı.. toplumsal altüst oluşun buyurucu araçlan olarak ne anlama geldiklerini tanıtlamış bulunduktan [sayfa 410] sonra. işçi gruplarının kooperatif mülkiyetinden başka bir anlama gelmez gibi göründüğüne göre. "toplumun doğal sistemi"ne geçelim. Bu komün. insanlar ona bağlı kalır.E. ] Friedrich Engels 329 Anti-Dühring ekonomik komün hukukçulan bunun ne demek olduğunu anlamak için istedikleri denli kafa patlatsınlar. İşte bay Dühring'in. bir aynlma akımı olarak davranma" gücüne sahip olmamalıdır. "üretim kurumları ve doğa ile an bir kamu hukuku ilişkisi anlamında . hatta ne de ücretlilik yolu ile sömürüyü dıştalayan "kooperatif mülkiyeti" ile hiç de aynı şey olmadığını öğreniyoruz. "dışa karşı. Peki. "aynı zamanda hem bireysel. Rodbertus bu açıklamayı ondan almış ve bay Dühring de o bilinen her şeyi yavanlaştırma biçimi ile bunu Rodbertus'tan kopya etmiştir. Kamu hakkı.. Öyleyse bay Dühring. Ekonomik komünün kendisi de her şeyden önce "tarihsel önemde geniş bir şema"dır ve örneğin Marx diye birinin "sapıtık yarı-önlemler"ini çok geride bırakır. Bundan önceki bölümde bu bunalımların kapitalist üretim biçiminden zorunlu olarak nasıl doğduklarını ve bu üretim biçiminin kendisinin bunalımları olarak. İşte bay Dühring'de bol bol görülen ve "bayağı niteliği [kendisinin de dediği gibi] gerçekten usa yalnızca bayağı soysuzluk sözcüğünü getiren" bir fikri sinsice aşılamanın o "bayağı küçük yöntemleri"nden biri daha. [F. biz bu işten tamamen vazgeçiyoruz. Nesneler rekabetten kurtarılır. "bir toprak bölgesine ve bir grup üretim kurumuna sahip olma kamusal hakları ile ortaklaşa çalışmak ve ürüne ortaklaşa katılmak zorunda olan bir kişiler topluluğu" anlamına gelir. "Evrensel bir adalet ilkesi" üzerine kurulu.. hem de toplumsal bir mülkiyet" olduğu yolundaki o öteki türetimi kadar temelden yoksun bir gerçeğe aykırılığı daha. bugün siyasal bir kuruluşa üyelik ve komünün ekonomik yeteneklerine katılma gibi". "gelecekle ilgili bu fikir.

toplumsal gereksinmeler gitgide daha büyük bir önem kazanırlar ve eğer bu sonuncular insan etkinliklerinin kümelendirilmesi bakımından kararlaştırıcı bir duruma gelirlerse. istediği gibi kullanan. Her türlü üretimin geçmişteki temel biçimi. Gerçekte birinden ötekine geçişte. öte yandan her üretim kurumu içindeki işbölümüdür.. Prusya töresine göre rakı damıtımı ile pancar şekeri sanayisi arasında boş yere dönüp duran o beylik düşünceler. toplumsal gereksinmelerin ta kendisidir: Ekonomik komün acaba tarım ile sanayi arasındaki birleşmenin yukarda sözü edilen üstünlüklerini kendine tamamen maletmekte ivedilik gösterecek mi? Bay Dühring. biraz "daha doğru"dur. ama tüm ulustur. oysa çalışma zorunluluğunun herkes için eşit olduğunu öğreniyoruz. ekonomik komünün "önce uyrukları bir tek hukuksal özne durumunda toplanan ve bu nitelikle bütün toprağı. Yukarda sözü edilen karmakarışık yavan beylik düşünceler. kendilerini belli bir maddenin . Teknik zorunluluklar dışında. alkol üretiminin yeterince değerlendirilemeyen bir önemi vardır. kendi kendisi ile doğrudan doğruya çelişki içindedir de. sonra da şekerpancarının işlenmesi. kaçınılmaz" bir şeydir. kırdaki işletme yerleşimini ve bu çevrenin hammadde üretimi ile dolaysız bağlanımını düzenleyecek bir biçim alması olanaklı olursa. Ama "öte yandan tarım ile sanayi arasındaki uçurumu. bir yandan toplum içindeki. Yeni bir üretim kolunun yaratılması sözkonusu olduğu zaman tek sorun. "doğa ile kamu hukuku ilişkisi" vb. [Ve] eğer bazı buluşlar sonucu. ekonomik komünün bu sorun ile ilgili konumu üzerindeki "en doğru görüşler"ini o çok sevdiği genişlik ile bize hemen iletmekte kusur edecek mi? Buna inanacak [sayfa 413] okur çok aldanır. tarihte ilk kez olarak her bireyin [sayfa 412] mesleğini seçme özgürlüğüne sahip bulunduğunu.kent ile kır arasında şimdiki ve gelecekteki karşıtlık konusunda bay Dühring'in bize bütün söyleyip söyleyebileceği işte bu. konutları ve üretim kurumlarını istediği gibi kullanan tüm siyasal-toplumsal alan üzerine" yayıldığını bildirir. yeterince geniş bir sanayi çevresinin. yeniden. bu karşıtlık. henüz "kamu hukuku" üzerinde açık fikirlere sahip olmaktan uzak bulunuyoruz." Daha şimdiden iki sanayi. işbölümü karşısında nasıl davranır? İlk büyük toplumsal işbölümü.. bir başka biçimde de açılabilirdi. tanma ve kırsal alana kaymıştır: "Önce damıtma işleri. [Bununla birlikte] benzer bir perspektif. Gerçekte bu hak -hiç değilse her ekonomik komünün aynı zamanda hukuksal özne olduğu ölçüde-. kent ile kırın ayrılmasıdır. "nesne üzerindeki hak". [kent ile kır arasındaki karşıtlık azalır ve] uygarlığın gelişmesi için en geniş temel kazanılmış olur. İki sayfa ötede bay Dühring bize. "aynı zamanda hem bireysel. komünün kapitalistin yerini alması bir yana. "Kendini tamamen bir tek etkinlik türüne vermesi gereken bir kişi"den söz eder. "şeyin doğası gereği. ancak bay Dühring'in ta kendisinde raslanır! Her durumda ekonomik komün. tamamen eski usulde.. tek başına alınan komün değil. Burada bay Dühring. 330 Friedrich Engels Anti-Dühring Buna göre. Ayrıntıdaki iş bölümüne geçelim. ." Oysa ekonomik komünde önemli olan.. hem de toplumsal bir mülkiyet"tir ve bu "ne idüğü belirsiz melez"e de. doldurması olanaksız bir şey olarak düşünmek de tehlikelidir. Olsa olsa. Bay Dühring'e göre. gelecekte daha da artacağını gösteren belli bir süreklilik derecesi vardır. kendi çalışma araçlarını üretim erekleri ile istediği gibi kullanır. yalnızca "en azından karanlık ve sakıncalı" değil. Bu üretim nasıl yapılır? Bu konuda bay Dühring'den bütün öğrendiklerimize göre. Öyleyse "kamu hukuku". kır uğraşları ile teknik dönüşüm çalışması işlemleri arasında sıkı ve yöntemli bir ilişki kurulmasından doğacak üstünlükleri savsaklamak artık olanaklı olFriedrich Engels 331 Anti-Dühring mayacaktır. Dühringvari "sosyalite".Bununla birlikte.

"** [sayfa415] * Kapital. Eğer köylü. toprağı. "insanların birbirinden yaşama biçimleri ile ayrıldıkları ekonomik çeşitlilikleri" bile var. hepsinden en güçlü olan üretim kaldıracı için: işbölümü için böyledir. Bu işbölümü. şimdi bir ve aynı makineye yaşam boyu hizmet etmenin verdiği uzmanlık durumuna gelir. tekil parçasal işlemlerine ayrıştırır ve bu işlemlerden her birini." Böylece sosyalitede yanşma özendirilecek ve "üretimin kendisi çekicilik kazanacak ve bu üretimi yalnızca kazanç aracı olarak gören gevşek üretim uygulaması. Böylece üretim alanı içinde. hukukçu. Bireyin kendisi de. Manüfaktür. "Bir ve aynı aleti yaşam boyu kullanmanın verdiği uzmanlık. Böyle bir toplumda. birilerinin entelektüel gelişme ve ötekilerin fizik gelişme temellerini yıkü. ve zanaat da kentliyi bir o denli kendine maleder. kendisini bağımsız bir güç gibi egemenlik . ama üreticileri egemenlikleri altına alanlar üretim araçlarıdır. -Ed. Bu. bir par-ça-işlemin otomatik zembereği durumuna getirilir". işçiyi makine düzeyinden bir makinenin yalın bir yardımcı parçası düzeyine düşürür. üreticileri üretim araçlarına yeni bir köleleştirme aracı durumuna dönüşür. toprak köylüyü. her-birini kendi bireysel zanaatının kulluğuna mahkum etti. ama işçileri dolaysız ya da dolaylı bir biçimde sömüren sınıflan da kendi etkinliklerinin aleti durumuna düşürür. en yüksek gelişmesine manüfaktürde erişen işbölümü artüğı ölçüde artar. -ve bugünkü toplum bu durumdadır. zorunlu olarak. artık işler üzerine damgasını vur332 Friedrich Engels Anti-Dühring mayacaktır". kafası işlemeyen burjuva. deyim yerindeyse yaratılabilip yaratılamayacağını bilmektir. -Ed. Üretimin doğal bir gelişme izlediği her toplumda. ve kentlileri de. Friedrich Engels 333 Anti-Dühring Ve işbölümü yalnızca işçileri değil. Büyük sanayi maşinizmi. 373-374. ** Kapital. "Manüfaktür . Ve hatta sosyalitede. ama bu düzmece işbölümü nedir ve ekonomik komünde onun yerine ne geçecektir? Bunun üzerine öğrendiğimiz tek şey şu: "İşbölümünün kendisi tarafından ortaya konan sorunlara gelince. 434. İşi bölerek. bir yığın üretici yeteneği ve içgüdüsü aleyhine zorlayarak. insan da bölünür.. parça-makinenin bir parçası durumuna sokmak amacıyla kötüye kullanmıştır." Yeteneklerin yani sıra. bütün öteki fizik ve entelektüel yeteneklerin kurban edilmesi sonucunu verir. kent ile kınn ayrılması. s. özellikle. İnsanın bu solup sararması. her yeni üretim kaldıracı. kişisel eğilime de bakılır: "Daha çok yetenek ve daha çok eğitim gerektiren etkinliklere yükselmenin çekiciliği. ve kentii. yukarda bu sorunlann. kendileri için zorunlu olan tüketim [!] ile birlikte... onu çoğu organlarından yoksun garip bir yaratık haline getirir. Bir tek etkinliğin yetkinleşmesi. yalnızca ve yalnızca sözkonusu uğraşa karşı duyulan eği-nime ve bir başka şey değil tam da bu şeyi uygulama [bir şeyi uygulama!] sevincine dayanır. Birinci Cilt. . ömür boyu mesleği olarak tekil bir işçiye verir. yetkinliğe ancak işçinin gerçek bir fizik ve entelektüel sakatlanışı ile erişen zembereği.. Gerçi geçmiş toplumda "düzmece bir işbölümü" egemendir. ta çocukluğundan başlayarak. işçinin tek bir işteki hünerini.birçok durumda. çeşitli doğal uygunluklar ve kişisel yetenekler ile ilgili olgular hesaba katıldığı andan başlayarak çözülmüş olarak kabul edilebileceklerini söylemiş bulunuyoruz. her şey eskiden nasılsa aşağı yukarı gene öyle kalır. s. üreticiler değil. zanaaü. İlk büyük işbölümünün kendisi. Makine işçiyi.üretim araçlannı [sayfa 414] egemenlikleri alüna alanlar.* . böylece onu bütün yaşamı boyunca belirli bir parçasal göreve ve belirli bir alete zincirler. zanaaünı kendine malederse. kırsal nüfusu binlerce yıllık bir kafa körlüğüne. Birinci Cilt. büyük sanayi döneminden önce. kendi öz sermayesi ve kendi öz kâr hırsının. Sosyalitede üretimin şu ya da bu kolu "çok nüfus istemeyecektir".üretimine vermeleri gereken belli bir sayıdaki kişinin.

Ama tarımda olsun. kendi kendini kurtaramayacağı açıkür. her bireye fizik ve entelektüel yeteneklerinin tümünü her yönde yetkinleştirme ve kullanma olanağını sunarak. insanların kurtuluş aracı durumuna geldiği ve çalışmanın yük olmaktan çıkıp. Öyleyse eski üretim biçimi zorunlu olarak tepeden ürnağa altüst olmalı ve özellikle eski işbölümü ortadan kaldırılmalıdır. kendi toprak bölgesinin merkezinde ev işleri ortaklaşa görülen dev bir sarayda oturur. onları bir plana göre toplumsal olarak kullanmak üzere. öte yandan üretken emeğin. Her ikisinde de. eski işbölümünün ortadan kaldırılmasının ilk temel koşulu olarak. 6. işlerin ** Charler Fourier. Le nouveau monde industriel et societaire . tekdüze yinelenmesi ile sınırlanan çalışma etkinliği üzerine ne düşüneceklerini daha o zamandan çok iyi biliyorlardı. güncel düşüncelere göre en düşük olacak bir ölçüye indirmek için yeter. Fourier'de zanaatçılık ve manüfaktür. yani köleliklerinden ve dapdaracık yaşamlarından sevinecek denli düşmüş bulunan insanlann yaşama biçimine göre ayrılan "ekonomik çeşitlilikler"ini ölümsüzleştirmekte kararlı düşünce biçimini iyiden iyiye aşmışlardır.altına alan kemikleşmiş hukuk düşüncelerinin. V ve VI. -Ed. c. bugün artık bir düşlem dindarca bir dilek değildir. genel olarak bir yığın yerel önyargı ve küçüklüklerin. önce bu çeşitiilik ve. her birey için uğraşların olanaklı olan en büyük çeşitliliğini ve sonuç olarak.600'den 3. herkesin çalışmaya kaülması durumunda emek-zamanını. Fourier gibi Owen tarafından da istendi. bir uzmanlığa uyarlanmış bir eğitimden ve -arı bir tembellik de olsa. 334 Friedrich Engels Anti-Dühring doğası gereği kaçınılmaz bir şey sayan belli bir sayıdaki "kişiler"in. kendi öz fizik ve entelektüel miyopluklannın. insanın. evrensel bir pratik eylem aracıyla evrensel bir biçimde gelişmesi. kendini beğenmiş bir cüceden başka bir şey değil.* Her ikisi de. kapitalist üretim biçiminden doğan engel ve bozuklukların ortadan [sayfa 417] kaldırılması. Kent ile kır arasındaki karşıtlığın ortadan kaldınlması. nüfusun ülke üzerinde 1. şurada burada kentlerden söz eder. işbölümünün etkileri üzerine. ve bölünmenin işe yitirttiği o çekişi güzelliğin. bir yandan işçinin solup sararması. sanayide olsun.. bir yandan da. bu rolü daha şimdiden büyük sanayi oynar ve Owen daha şimdiden. Paris 1845. bir zevk olduğu bir üretim örgütünün geçmesi gerekir. Her ikisinde de. henüz işbölümüne adamakıllı köle şu bay Dühring. Üretici güçlerin güncel gelişmesi ile üretici güçlerin toplumsallaşması olgusu içinde verilmiş üretim arüşı. daha şimdiden. "Budala" Fouri-er'nin en gözüpek düşlemlerinin bile temelinde yatan düşünce karşısında. her grup. her koşulda bir tek maddenin üretimine mahkum oldukları önyargısı içinde kapalı ve insanın başka hiçbir şeyi değil de şu şeyi yapmakta sevinç bulan. her özel işe ayrılan [sayfa 416] çalışma süresi"nin kısalığı aracıyla ona geri verilmesi gerekir. ama bu kentier de bu saraylardan dört-beşinin bir araya gelmesinden bileşirler. bölüm II. bir yandan hiçbir bireyin. Onun yerine. Bu. (Euvres completes içinde. Ütopyacılar.bu uzmanlığın kendisine yaşam boyu zincirlenmelerinden doğan sakatlanmışlıkla-rının kölesidirler. Ovven'da tersine. tarıma olduğu denli sanayiye de katılır. . "kültürlü sınıflar". Gerçi Fourier.. tüm yaşam boyunca bir tek ve aynı işin mekanik. insan varlığının doğal koşulu olan üretken emek payını başkalarının üstüne yükleyemedi-ği. Fourier'nin deyişiyle söylemek gerekirse. Toplum. Toplumun. tüm üretim araçlarının egemeni durumuna geçerek. sömürücü sınıflardan bay Dühring'e kalıt kalan kent ile kır arasındaki karşıtlığı. sanayide başlıca rolü oynarlar. kaba ve yoksul" Ovven'ın hatta en zavallı fikirleri karşısında. gençliğin olanaklı olduğunca çok yönlü bir teknik etkinliğe göre yetiştirilmesini isterler. köleleştirme aracı olacak yerde. "bayağı.000'e değin giden kümeler biçiminde dağılması gerekir. insanlann kendi öz üretim araçlarına daha önceki köleliklerini ortadan kaldırır. ürünlerin ve üretim araçlarının savurganlığına son verilmesi. her ikisi de. her bireyi kurtarmaksızın. toplumun her üyesi.. Her ikisinde de. buhar ve maşinizmin ev işleri çalışmasına sokulmasını ister.

kimyasal süreçler ve diğer yöntemler yardımıyla büyük sanayi. . emek-gücünü har vurup harman savurmasında ve . işçinin durumundaki her türlü kararlılık ve güvenliği nasıl yok ettiğini. aynı zamanda kendi öz kullanılma koşullarını kemirir. manüfaktürdeki gibi belli bir adamın belli bir göreve sürekli olarak bağlı kalması biçimindeki bu dağılımın kaülaşması zorunluluğunu ortadan kaldırır. bir ölüm-kalım sorunu olarak zorlamaktadır. Bu olumsuz yandır. Buhar makinesinin ilk gerekirliği ve büyük sanayinin hemen tüm işletme kollarının baş gerekirliği. eski işbölümünün ortadan kaldırılmasının. Tersine. "Makineler. toplumdaki işbölümünde de köklü değişiklikler yapmakta.Öte yandan. karşı konulmaz doğal bir yasa biçiminde ve her yerde direnmeyle yüz yüze gelen doğal bir yasanın gözü kapalı yıkıcılığı ile kendisini gösterirken. üretimdeki herhangi bir değişmeyi karşılamaya hazır ve yerine getirdiği çeşitli toplumsal görevleri kendi doğal ve sonradan kazanılmış yeteneklerine özgürce uygulama alanı sağlayan bir şey * Kapital. kırsal bir işletme kurmak için bu . iş kesintiye uğramaksızın. işte değişmeyi. toplum için bir ölüm kalım-sorunu oluyor. getirdiği felaketler aracılığı ile üretimin temel yasası olarak. yalnız üretimin teknik temelinde sürekli değişikliklere yolaçmakla kalmaz. her an herhangi bir kimsenin değişmesi olanaklıdır. işçide genel bir hareketliliği zorunlu kılmıştır. kapitalist üretimin temel bir koşulu olmasına karşın. Birinci Cilt.. Ama bir yandan şimdi işteki çeşitlilik.. kapitalist uygulamadır. bütün yaşamı boyunca bir ve aynı işi yineleyerek güdükleşen ve böylece bir 'parça-insan' haline gelen bugünün parçaişçisinin yerine. Bu mutlak çelişkinin. Su gücü her ne denli zorunlu olarak kırsal bir güç ise de. üretimin kendisinin koşulu durumuna gelmiştir. en geniş ölçüde gelişmesini sağlamıştır. "Makinenin kullanılması. Ensonu. niteliği gereği. büyük sanayi.. bu çağdışılığa karşı makineli üretimin kendisi başkaldırır.. azçok her yerde üretilebilecek moleküler hareketi. Böylece aynı zamanda. Onu ağır basan bir biçimde kentlerde toplayan ve fabrika köylerini fabrika kentleri durumuna dönüştüren şey. işçiden değil de makineden doğduğu için. s. Ne var ki. teknik erekli yığın hareketi durumuna dönüştürmeyi öğreterek. gerçekte toplumu. öte yandan da modem sanayi.. . büyük sanayi ile bu istem.. sınai üretimi yerel engellerden çok büyük bir ölçüde kurtarmıştır. işin çeşitliliğinin kabul edilmesi zorunluluğunu ortaya koyarak. işçilerin bu çeşitli işler için yatkın duruma gelmesini ve bu yeteneklerinin.. bize. 433. kenti. o. eski işbölümünü. çeşitli işlere yatkın. devrimcidir.. Büyük sanayi. her türlü suyu lağım suyu durumuna dönüştürür. Kentsel toplanma. fabrikalar."* Büyük sanayi. . Bu nedenle. işçilerin görevleriyle işsürecinin toplumsal bileşiminde de değişikliklere yolaçar. gene [sayfa 419] de tek başına alınmış her kapitalist. bir dereceye değin temiz bir sudur. 336 Friedrich Engels Anti-Dühring olarak benimseyen. teknik bakımdan gereksiz bir duruma gelmiş bulunmasına karşın. Üretim biçimini bu yasanın normal olarak işlemesine uydurmak. ve sermaye ile işçi yığınlarını durup dinlenmeden bir üretim sürecinden diğerine atmaktadır. tam anlamıyla gelişmiş bir bireyi koymayı. Ama bu yoldan. makine üzerinde çalışmanın genç insanlara kazandırdığı hızlılık. toplumsal anarşinin [sayfa 418] yolaçtığı yıkımlarda olanca çılgınlığı ile görmüş bulunuyoruz. salt makine üzerinde çalışmak üzere özel bir sınıfın eğitilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırır. kemikleşmiş uzmanlaşması ile birlikte sürdürüp götürmek zorunda olduğu için. Büyük sanayinin teknik temeli.. görevde akıcılığı. buhar gücü bundan ötürü zorunlu olarak hiçbir biçimde kentsel bir güç değildir. -Ed. buhar gücü özgür güçtür. ancak emek üretkenliği zararına gerçekleştirilebilir bir istem olduğu da doğru değildir.."* Ama makineli üretimin kapitalist kullanım biçimi.. Su gücü yerel güç idi. Sistemin büFriedrich Engels 335 Anti-Dühring tününün hareketi.

"doğal uygunlukların ve kişisel yeteneklerin hesaba katılması". büyük insan yığınlarının. Ama bu. Birinci Cilt. Tekstil sanayisi. s. Sınai üretimin dolaysız bir zorunluğu durumuna gelir. -Ed. büyük kentier ile ortadan kaldırılması için çok zaman ve çok çaba gerekecek bir kalıt bırakmıştır. ancak ve ancak * Kapital. İspanyol demir maden filizleri İngiltere ve Almanya'da. toplumun tüm üretim araçlanna elkoyabileceği. Sanayinin tüm ülkede. yalnızca olanaklı olmakla kalmaz. büyük kentlerin sona ermesi yolundaki en değerli dileğinin yerine geleceği kurumlu bilinci ile ölebilir.toplanmanın zorunlulukla yarattığı büyük kentlerden kaçmaya yönelir. o büyük kentleri ortadan kaldırmak gerekecektir ve o büyük kentier de ortadan kalkacaklardır. bugün kentlerde mum gibi eriyen yığınları. . Kapitalist üretimin engellerinden kurtulmuş toplum çok daha ileriye gidebilir. önce olduğu gibi sonra da bir tek maddenin üretimine . Prusya ulusunun Alman İmparatorluğu için yazılmış alınyazısı ne olursa olsun. Kuşkusuz uygarlık bize. gerçek Prusya halkının kentlerde yaşamadığını söyleyerek. Havanın. onlara boyun eğdirmesini bilecektir. Bu toplum. yalnızca onun kapitalist niteliğinin ortadan kaldırılması yeteneklidir. uzun süreli bir süreç de olsa. bu bölgelerde durmadan yeni büyük kentler yaratır.* Ve şimdi de bay Dühring'in. hammaddelerinin üretim yerlerinin oluşturduğu yerel engellerden bir dereceye değin bağımsız bir duruma gelmiş bulunmaktadır. Demek ki kent ile kır arasındaki karşıtlığın ortadan kaldırılması. Demek ki. "Eğer büyük kentler yeniden ayaklanırsa. yunkerlerin devrimci hareket ocakları olan kentlere karşı duydukları nefreti dile getirmişti. pisliklerinin hastalıklar yerine bitkiler üretilmesine yarayacağı noktaya. yıldan yıla. bir ütopya değildir. büyük kapitalist sanayi. Bütün Avrupa karasında buhar makineleri. 338 Friedrich Engels Anti-Dühring şüncesi gözönüne getirilsin. bu havzanın sınırlan dışında büyüyen bir sanayi çevresine yakıt sağlar. büyük bölümü bakımından dışardan getirilmiş hammaddeler üzeride çalışır. 497-498. kent ve kır ayrılığının ortadan kalkması. uzak yerlerden getirtilen hammadde ya da yakıt taşıma çalışmasını bol bol ödünleyen yeni bir üretici güç yaratacakür. ve özellikle eski işbölümünü ortadan kal-dırmaksızın. 20 Mart 1852 günü. Kısmen farklı nedenlerin aynı sonuçları yarattığı maden sanayisi bölgelerinde de durum böyledir. kendi öz gelişmesi ve üretimin öteki öğelerinin korunma ve gelişmesine en uygun bir dağılım ile kurulmasını. modem sanayinin içine düştüğü bu yeni kısır döngüyü. Kapitalist sanayi daha şimdiden. İspanya ve Güney Amerika bakır maden filizleri İngiltere'de işlenir. hatta büyük sanayinin ülke içinde olanaklı olduğuca eşit bir biçimde dağılmasını şart koşan bir olay olarak bile. bazen de Alman ve Belçika kömürü ile [sayfa 420] çalıştınlır. yalnızca kendi üretici güçlerini tek bir planın görkemli çizgilerine göre uyumlu bir biçim de birbirine kenetleyen bir toplum sağlayabilir. Her kömür havzası. Bis-marck. arası kesilmeksizin kentten kıra doğru kaçarak. Prusya Landtagının (Parlamentosunun) ikinci meclisinde verdiği bir söylevde. eski üretim türünü tepeden tırnağa alt-üst etmeksizin. tüm sınai üretimin bilimsel temellerini kavrayacak ve her biri bütün bir üretim kollan dizisi pratiğinde bir uçtan ötekine baştanbaşa dolaşacak bir üreticiler soyu yetiştirerek. Lancashire ve Yorkshire tekstil sanayisi bölgelerinde ayrıntılı bir biçimde irdelenebilir. Friedrich Engels 337 Anti-Dühring kent ile köyün kaynaşmasıyla ortadan kaldırılabilir. Bu süreç." -Ed. suyun ve toprağın bugünkü kirlenmesi. ve yalnızca "doğal uygunluklar ve kişisel yetenekler hesaba katıldığı" andan başlayarak her şeyin yoluna gireceği yolundaki çocukça dü* Bismarck. aynı biçimde tarımsal üretimin ve üstüne üstlük halk sağlığının da bir zorunluluğu durumuna gelmesi gibi. ancak bu kaynaşma götürebilir. Yeniden. durmadan kendisine döndüğü bu çelişkiyi yoketmeye. İngiliz. gerçek Prusya halkı onları yeryüzünden silmek zorunda da kalsa.

bağlanmasını. büyük "nüfuslar"ın bir tek üretim kolu tarafından istenmesini. modem büyük sanayi üretimi koşulları içinde daha şimdiden tohum durumunda içerildiklerini ve onların gelişmesini engelleyen şeyin bugünkü kapitalist üretim biçimi olduğunu görmek için. eski işbölümünü bellibaşlı bütün ilişkileri içinde korumak istediği ve sonuç olarak kendi ekonomik komünü içindeki üretim üzerine söyleyecek hemen hiçbir şeyi olmadığı ortaya çıkmış bulunuyor. eski işbölümünü olduğu gibi. kapitalist toplumun üretim biçiminde. ve o zaman modem bilimsel sosyalizmin sulandırılması ve bay Dühring'in özgül Prusya sosyalizmi düzeyine düşürülmesi de düşünülmeyecektir. sanki bu işte yapılacak ekonomik bir özveri varmış gibi. . ama an bir istenç eylemi tarafından belirlenen bölüşüm. emek büyüklüklerinin gerçek bir eşitiiğini simgelerler. işletmeyi doğrudan doğruya hammadde çıkarımıyla -daha şimdiden çıkarıldıkları yerlerden gitgide daha uzak yerlerde tüketilen hammaddelerin çıkarımıyla!.. "ussal imgeleme yetisi"nin özgür ruhunun atılışına ancak az bir yer verebildiği bir alandır: Kendini gülünç etme tehlikesi çok yakındır! Buna karşılık. bay Dühring'in kent ve kır ayrılığını nasıl "işlerin doğası gereği kaçınılmaz" bir şey saydığı ve buna karşı bula bula -bir araya gelmesi bakımından tamamen Prusyalı bir nitelik taşıyandamıtma ve pancar şekeri üretimi kollarında.. kuşkusuz elle tutulur gerçekliklerin sözkonusu olduğu. töresel yargılama çevresinden biraz daha geniş bir çevrene (ufka) sahip olmak gerek. bu tezin düşsel uygulamasından başka bir şey olmadığını saptıyoruz.. Ekonomik komünde ve birçok ekonomik komün içeren tecimsel komünde örgütlenmiş eşit üretim görevine karşılık eşit tüketim hakkı var. Şimdi bay Dühring'in "sosyalite"sinin. [sayfa 422] Friedrich Engels 339 Anti-Dühring DÖRDÜNCÜ BÖLÜM BÖLÜŞÜM DAHA ÖNCE. Bunun için. [sayfa 4211 Demek toplumun tüm üretim araçlanna egemen olması gerekiyorsa. Burada "emek. sanayinin ülke içindeki dağılımını. ama kapitalist bölüşüm biçimi metelik etmez ve ortadan kalkması gerekir. belli bir sayıda türlü biçimde sakatlanmış "ekonomik çeşitlilikler" durumunda bölünmesini engellemez. Gerçekten bay Dühring'in. üretim biçimi olarak eleştirecek hiç bir şey bulamadığı. önce olduğu gibi sonra da. Edim ve karşı-edim burada. . schnaps [Prusya rakısı] ve pancar şekerinin en önemli sınai ürünler oldukları ve tecimsel bunalımların kitap pazannda irdelene-bildiği bir ülke olan Prusya'nın.pekiştirme zorunluluğu üzerine geleceğin bilmem hangi bulgularına bağlar! Ve en sonunda da. ona göre 340 Friedrich Engels Anti-Dühring üretim tarafından değil. kent ve kır ayrılığını da ortadan kaldıracak ve üretimin tümünü altüst edecek devrimci öğelerin. tanm ve sanayi birliğini. bay Dühring. Üretim. bu güçlerin az ya da çok üretmiş ya da raslansal olarak hiç bir şey üretmemiş olması o denli önemli değildir". hatta ekonomik kaygılara karşı bile en sonunda zorla kabul ettirecekleri güvencesini vererek.. bay Dühring'in görüşlerine göre üretim [sayfa 423] ile hiçbir ilişkisi olmayan. her bireyin kendi üretim aracının kölesi olarak kalması ve yalnızca bu üretim aracının hangisi olacağını seçme hakkına sahip olması için gerekiyor! Bunun gibi. nasıl küçücük bir geçişi çare bulabildiği de göz önüne getirilsin. dühringvari iktisadın şu teze vardığını görmüştük: Kapitalist üretim biçimi tamamen iyidir ve varlığını sürdürebilir. gerçek büyük sanayiyi. ve insanlığın. onun "toplumsal ilmi simya"sının öz alanıdır. tıpkı şimdi "niteliksiz işçiler" ile "mimar-lar"ın olması gibi. eşit değerlendirme ilkesine göre bir başka emek ile değişilir. çünkü zaman ve güç istemeleri ölçüsünde. [Ve] insan güçlerinin [bu] eşitlenişini [uygulama bakımından]. özellikle kendi yurdu olan ve klasik yetkinliğine erişmiş bulunduğu biricik ülkede tanımak gerek. gerisinin güvenliğini sağlamaya çalışır! Kuşkusuz. tarihi ve bugünkü gerçekliği içinde. toplumsal gereksinmeleri.

geleceğin Dühring'lerinin ölçülü aşırı-tüketimi için çok dokunaklı bir kaygı gösterdiği zaman. çalışma edimi olarak kabul edilebilir. öyleyse bütün ürünlere de sahip olan topluluk olduğuna göre. nicel eşitliği"ni meydana getirirler ve böylece de '"evrensel adalet ilkesi" ekonomik bakımdan gerçekleşmiş olur. birinin bir özel araçlar çokluğuna gerçekten sahip olduğunu varsayalım.. bu değişim ereğiyle. paranın değerini belirleme bakımından. sosyalite bakımından. Her kişinin. Değerli madenler üretimi. aynı zamanda. kendi kendini onurlandırır.. Bu temel özelliğin kaçınılmaz zorunluluğunun anlaşılması. "Ekonomik hakların ilkel eşitliği." [sayfa 425] Ve bay Dühring de güvercinin suçsuzluğu ile yılanın kurnazlığını birleştirerek. bizim şemamızı bugün ortalıkta dolaşan sosyalist fikirlerin en ussal biçimlerinde bile bulunan tüm belirsizliklerinden ayıran şeydir. ortalama üretim giderlerine göre. ve sonuç olarak ürünlerin birbirleri ile kendilerine göre değiştirildikleri oranları yitirmek şöyle dursun. burjuvayı her çeşit komünizm karşısına. bu çokluk için hiçbir kapitalist kullanım yolu bulamayacaktır.. Geleceğin bu ücretinin düzeyinin belirlenmesi üzerine bay Dühring. işlemleri değerli madenler tarafından verilmiş temeller sayesinde yapılan. ücret ortadan kalkar ya da zorunlu olarak ekonomik gelirlerin tek biçimi durumuna gelir demek arasında bir fark yoktur. Hiçbir birey ya da bir grup. . Bununla birlikte "evrensel adalet ilkesi"ni. Bu ilke." Ünlü "mutlak değer" ensonu gerçekleşti." Oysa eşit ücretler ile eşit fiyatlar "tüketimin. [sosyalitede] kullanılacak emek niceliği değerlendirmeleri tarafından temsil edilecektir.. Buna göre altı saatlik bir emek için. bireyleri üretilen maddeleri kendisinden satın alma durumuna getirme zorunda da kalacaktır. onlara gereğince ilk kez olarak sahip olunur. Çünkü "böyle bir durumda. . kendinde altı saatlik emeği cisimleştiren bir para tutarının ödenmesi gerekecektir. burada. "her madde çeşidi için bir birim fiyatı" saptamalıdır. . öte yandan komün. herkes için eşit olacak günlük. toplumsal ürünlerin ilk sahiplenicisi olarak. değişikliğe uğramış toplumsal kuruluşta.. bu değişim bireyler arasında olmaz: Bir yandan. Böylece kapitalist üretim biçimi. kendi kendini onurlandırır. "Özellikle çeşitii ekonomik komünler. hem doğal üretim koşullarına ve hem de değeri gerçekleştirme toplumsal hakkına uygun düşen fiyatlar ilişkisini vereceklerdir. gönüllü olarak özel bir iyilik bilme ve saygı dışavurumunun eklenmesini dıştalamaz. haftalık ya da aylık bir para tutarı vererek. her ekonomik komün ve onun üyeleri arasında. o. "Öyleyse.. öte yandan çeşitii ekonomik ve tecimsel komünlerin kendileri arasında olur." Ekonomik komün. "eşit emeğe karşı eşit emek" verildiğini söyler. bize. nitel değilse de. Ama bütün üretim araçlanna. kendi öz çerçeveleri içinde. yalnızca bütün öteki durumlarda olduğu gibi. Toplum. adaletin gerektirdiği şeye. perakende ticaretin yerine tamamen planlı bir sürümü geçireceklerdir. kesinlikle ortadan kaldırılmıştır. değerlerin varlık nedeni ve ölçeğini. o kaba eşitçiliğin onu göstermek istediği denli acımasız olmaktan uzaktır.. O halde görülüyor ki. sonunda ortak olanlar sayısını dikkate almaya [sayfa 424] indirgenebilen bu değerlendirmeler. "Üretim maliyet gideri denilen öğenin. iktisada da yayılmış hukuksal eşitiiği ilkesine göre.. tıpkı bugünkü gibi kararlaştırıcı bir önem Friedrich Engels 341 Anti-Dühring taşımakta devam edecektir." Toptan ticaret de bir o denli örgütiü: "Sonuç olarak özgür ekonomik toplum sistemi. Ama. üstün verim türleri üzerine tüketim için ölçülü bir ek gelir aracıyla dikkati çekerek.öyleyse tüymek ve gezinti yapmak dahil her türlü iş. bugün değer ve fiyat bakımından taşıdığı anlam. büyük bir değişim kurumu olarak kalır. herkese emeğinin karşı-edimi olarak. özellikle ilkel işçi komünizmi karşısına çıkaran o kaba eşitçilik ile karıştırmamak gerek.

Ya da komün bu sorunu. değişim ya da saün almadan başka hiçbir yoldan almayacakür. içinde gene alü saatiik emeğin cisimleştiği bir para tutan. Bay Dühring'in bütün varsayımlarının tastamam gerçekleştiğini kabul edelim. kendini hiçbir zaman kendisine faizler ya da bir kâr ödenen bir durum içinde bulamayacakür. aile ilkesine her zaman zorunlu olarak eşlik edecektir. arük hiçbir zaman üretim araçlan ve arı rantiye kişiler meydana getirme ereğine sahip olamaz. sevgili "vergileme"ye. Öyleyse. 300 işgünlük bir yıl içinde de 360. Ama komün ile komünün kendi üyeleri arasındaki ticarette 343 Anti-Dühring .342 Friedrich Engels Anti-Dühring ondan bu fazlalığı üretim için. her biri öteki ile değişimde cebine atüğı kadar "vergileme" Friedrich Engels ödeyecek ve bunun sonucu "haraç". o zaman her gün 1. ekonomik komün. diyelim dört saatlik emeğin ürününü ödeyerek.200 mark. açıkça ve doğudan doğruya yapar: Üyelerine. üyelerinden her birine. tamamen kapitalist bir biçimde. Ama bütün öteki ekonomik komünler de aynı durum içinde bulunduklan ve buna göre aynı şeyi yapmak zorunda kalacaklan için.000 mark yerine 480.600 marklık yıllık payı ile istediğini yapan üyelerine öder. kendi üretim araçlan stokuna zarar [sayfa 426] vermedikçe. Bu durumda. ama meta fiyatlarını eski düzeyde bırakarak.. eşitiik ilkesine uygun düşen kalıtım yoluyla bir geçirme [kabul edilir bir şeydir. yani ona günde oniki mark yerine sekiz mark vererek.000 marka satabilir. Ekonomik komünün özlüğündeki bu parçalanmadan nasıl kaçınmalı? Komün. ancak özel kişiler biriktirebilir.000 mark değerinde meta üretir ve bu tutarı. yalnızca kendi öz üyelerinin sırtına yüklenmiş olacaktır. büsbütün unutulmuştur. üretimleri değerinin alünda ödeyerek ve üstelik onların ancak kendinden satın alabilecekleri metaları tam değerleri üzerinden hesaplayarak. alü saatiik bir günlük emek için." Böylece ekonomik komün uygun bir biçimde kurulmuş oluyor. çünkü] kalıtım yoluyla belli bir geçirme (transmission). bir anda çözer. Demek ki. Ya da bu fonu o oluşturur. daha önce üstü kapalı bir biçimde ve dolambaçlı bir yoldan yapmaya giriştiği şeyi. ama o. her biri 12 marklık günlük ya da 3. üretimin sürdürülmesi ve genişletilmesi için bir fonu o değil. yani varsayımımız içinde yalnızca hammadde giderlerini. Aynca fiyatiann değerlere tastamam eşit olduklarını. işte bu. iki şeyden biri: Ya ekonomik komün "eşit emeğe karşı eşit emek" verir ve bu durumda. komün başlangıçta olduğundan daha zengin değildir. [Kalıtım hakkı da] geniş bir mal birikimine götüremez. Çalışan yüz üyesi bulunan bir ekonomik komün. fiyat yükseltmeye başvurabilir ve yıllık üretimini 360. çünkü burada mülkiyetin oluşması. Bu zaman içinde komün. diyelim on iki mark ödediğini varsayıyoruz demektir. her üyeye altı saatlik emek için altı saatlikten az bir emeğin. çalışma araçlan tüketimini ve ödenen ücreti kapsadıklarını kabul edelim. ama bu durumda artık [sayfa 427] "eşit emeğe karşı eşit emek" vermez.. Ya biçiminin içyüzü ne? Değişim maden para aracılığı ile yapılır ve bay Dühring de bu iyileştirmenin "tarihsel önemi" konusunda az kurumlanmaz. Bu kaçınılmaz bir şeydir. bir yedeklik fonunu. ekonomik komün örgütü kendi üyelerini doğrudan doğruya özel birikime ve sonuç olarak kendi öz yıkımına çağırır. bay Dühring'in tüketimi için ölçülü ek geliri sağlamaya bile yetenekli olmayacaktır. Yıl sonunda ya da yüz yıl sonra. ancak kendini en geniş komünist temel üzerinde "yetkinleşmiş" truck-system* olarak açığa vurarak oluşturabilir. makinelerin aşınmasını. yıllık 120. [Böylece]. öyleyse ekonomik komünün. Ekonomik komündeki değişimin içeriğinin içyüzü. Daha da kötüsü: Birikim toplumsal bir zorunluluk olduğu ve para saklama olgusunda da elverişli birikim biçimi bulunduğu için. Şimdi de nasıl işlediğine bakalım. Birikim.000 mark tutarında marksist arü-değeri oluşturur.

bütün artan alacaklar. oysa sekiz küçük çocuğu ile birlikte dul erkek. Tersine.-Ed. Birinci Cilt. Ama eğer bir komünün öteki komünler karşısında gerçekten bir açığı olacaksa. eğer borcu yüzünden öteki komünlere bağımlı bir duruma düşmek istemiyorsa. Öyleyse o. öteki komünler üzerine çekilen poliçeler aracıyla kolayca ve yalın bir biçimde ödünlenirler. herhangi bir işaret ile değiştirilebilir. 1 10. ilkin çalışma saatlerini paraya çevirmekten çok daha yalın bir [sayfa 428] biçimde yerine getiren basit bir muhasebe yeterdi. isterse bir altın sikke olsun. Garantien der Harnıvnie und Freiheit. ekonomik * Fabrikacıların dükkanlar açtıkları ve işçilerini bu dükkanlardan alışveriş yapmaya zorladıkları Almanya'da da iyi bilinen sisteme. Eğer maden para. onun hatta "sosyalite"de bile parasal bir işlev görmesini buyurur. yalnızca. o zaman dünyanın bütün altını istediği denli "doğal yönelimi ile para" olsun. [F.hesaplansaydı. Burada.E. 344 Friedrich Engels Anti-Dühring komünün kendi üyeleri ile olan ticaretinde para. . eşit bir emek ürünü ile eşit bir emek ürününün değişimini. Ama. örneğin onu bir sayfaya iş saatlerinin ve ötekine de buna karşılık elde edilen yararlanımların yazıldığı bir "büyük tecimsel defter" ile değiştiren Weitling'de olduğu gibi. o denli 'pa-ra'dır"** Öyleyse para. Marx gibi söylemek gerekirse. s. bu durum komünü. "doğal yönelimi ile para olan" altın. aslında arı ayni değişimdir.*** Uzun sözün kısası. kimileri Friedrich Engels 345 Anti-Dühring kendilerine ödenen ücretle geçinemezken. Bay Dühring gerçi herkesi "nicel olarak eşit bir tüketim" yapabilecek bir duruma koyar ama kimseyi buna zorlayamaz. Ama işte böyle yapmakla da nicel olarak eşit tüketimde büyük bir gedik açar. Bölüm 10. burada gelecekle ilgili bir yapı kurmadığımızı aklından hiç çıkarmaması dilenir. ne de çeşitli komünler arasındaki değişimde. bu paranın kişisel çalışmadan başka bir yoldan da kazanılabilmesi olanağını açık bırakır. Ama öte yandan. 155vd. ama emeğin kılık değiştirmiş belgesi olarak iş görüyorsa. başka erekler bakımından bu. İngiltere'de truck-system denir. dipnot. "üreticinin ortak çalışmadaki bireysel payını ve tüketim için ayrılan ortak üretimdeki bireysel hakkını" saptar ve bu görev içinde.para. birim olarak çalışma saati. ödemede parayı koşulsuz kabul ederek komün. kendi dünyasında herkes parasıyla istediğini yapabilir. Bekar erkek. görecek olduğumuz gibi. yalnızca Ovven'ın "çalışma saati-para"sı olarak bay Dühring'in yukardan baktığı ama gene de kendi gelecekteki iktisadına kendi eliyle sokmak zorunda kaldığı o "kuruntu"nun ta kendisi olarak iş görür. Hatta kalıtım (miras) hakkında. bunu kaçınılmaz kılar. Yalnızca bay Dühring'in varsayımlarını kabul ediyor ve onlardan kaçınılmaz sonuçları çıkarmaktan başka bir şey yapmıyoruz. ister bir jeton. o açığı kendi öz çalışmasındaki bir artış ile kapama zorunluluğundan kurtaramaz. Öyleyse bu parasal işlev için bir başka eylem alanı aramamız gerek. -Ed. başka kimilerinin bir yana biraz para koymalannı engelleyemez. Ve bu eylem alanı da var. hiç de böyle değildir. bu özlüğünü gerçekleştiremez. Demek ki ne ekonomik komün ile kendi üyeleri. "tiyatro için bilet ne denli 'para' sayılırsa. Gerçekten. eğer emeğin doğal ölçeğiyle -zaman. kesin olarak para değildir ve hiçbir zaman para olarak iş görmez. günde sekiz veya oniki mark ile parlak bir biçimde ve mutluluk içinde yaşar. s.] ** Kapital. ekonomik komünün kendi üyeleri ile olan ticaretinde para olarak değil. *** VVilhelm VVeitling. bunun bu erek bakımından hiçbir önemi yoktur. Değişim. Bununla birlikte bay Dühring. Kesim II. Vivis 1842. çeşitli ekonomik komünler arasındaki değişimde kendi para görevini daha da az görür. Bununla birlikte okurdan. sonuç olarak ana-babalar için çocukların bakım zorunluluğunu çıkaran ailenin ortak mülkiyetini açıkça kabul ederek. Yerine getirilmiş "üretim görevi" ile böylece edinilmiş "tüketim hakkı" ölçüsünü gösteren belge ister bir kağıt parçası. diyerek kurumlanır. Non olet* [sayfa 429] "paranın kokusu yoktur". sürünür. bay Dühring'in varsayımlarına göre maden para tamamen geçersizdir. Salt emek belgesi işini görür.

-Ed. o zamana değin yalnızca bir emek jetonu rolünü oynamış olan maden paranın. tefeci de yeni baştan yaşama dönmüş bulunur. ekonomik komün üyesi olan bireyler için ortaya yeni bir para biriktirme.Komün onun nerden geldiğini bilmez. yalnızca maden paranın dühringvari ekonomik komünün eylem alanı içinde tutulmasının etkilerini dikkate aldık. onların gerçek para durumuna dönüşmeleri gerekir. evrensel paralan sayesinde . Ovven'da emek bonoları. Bay Dühring'in "sosyalite"si. zenginliğin mutlak toplumsal cisimleşmesi olarak kalır. kendi öz ve gerçek kullanımını gerçekleştirir. şimdilik kendi bildiği yolda kaygısızca devam eder. tuvaletlere vergi koyduğu için onu suçlayan oğluna verdiği yanıtında geçmektedir. toplumsal kaynakların tam ortaklığı ve özgür kullanımına bir geçiş biçiminden ve bunun yanısıra olsa olsa komünizmi Britanya halkı için kabul edilebilir gösterme aracından başka bir şey değildir. -eğer gene de kurulur ve güçlenirse. Altın ve gümüş dünya pazannda. zenginleşme.. insan isteğinden bağımsız içkin özlüğü kendini gösterir. Öyleyse. buna karşı da o denli güçsüzdür. Ama sonuç olarak. burada para. evrensel para. Ovven'ın "bayağı. dolaşım aracı ticareti yapan adamlar durumuna. gene de dühringvari "geniş şema"yi. öteki sosyalistlerin "belirsizlikler"inden gerçekten pek özsel bir biçimde ayrılır. emeğin gerçek ölçeği. böylece kendi ereğine doğru bir adım daha atar ve daha yüksek bir evrim aşamasına girerdi. bunun sonucu üretim egemenleri durumuna. artık ekonomik ve tecimsel komünün de efendisidirler. sıkıntı içinde bulunan kişiden faiz isteyebilecek bir durumda olduğundan. tefecilik nedeni çıkar: Komün karşısında ve komün sınırlan dışında özgürlük ve bağımsızlık içinde hareket * "Onun [paranın] kokusu yoktur. Ve. Komün. Ve para biriktiren kişi. Orada gerçek kötüye kullanma varken. burada paranın. Ama böylece. bankacılar durumuna. Bu "sosyalite"nin. İşte.denetimi altında ve kesesi için canını dişine takarak yiğitçe çalışacağı yüksek fınansı dünyaya yeniden getirmekten başka bir ereği yoktur. eğer herhangi bir kötüye kullanma Ovven'ın toplumunu. oysa bay Dühring gerçek parayı varsayar ama onun basit bir emek jetonundan başka türlü bir iş görmesini yasaklamak ister. üretim araçları egemeni durumuna dönüşürler. komünden bir an önce kaçmayı yeğlemeleri olacaktır. Dünyanın bütün "yönetsel yasa ve kurallar"ı. bir yandan para biriktirme ve öte yandan da borçlanmanın etkeni ve nedeni budur. Buna karşılık dühringvari . Tefeciler. Buraya değin.değerli madenin bu özgülüğü ile birlikte. genel alım ve ödeme aracı. dolaşım aracı ve evrensel para egemenleri durumuna. tarafından yaşama araçlarının ödenmesi için kabul edilen ödünç para. emek jetonlarını ortadan kaldırmak zorunda bıraksaydı. çarpım cetveline ya da suyun kimyasal bileşimine karşı ne denli güçsüz-seler. bu toplum. bunun da sonucu. Onun için tek kurtuluş. 346 Friedrich Engels Anti-Dühring etmek ve birikmiş bireysel zenginliği dünya pazannda değerlendirmek isteği. hatta üretim araçlan saymaca olarak daha yıllar boyunca ekonomik ve tecimsel komün mülkiyeti olarak görünseler bile. Sıkıntı çeken. İkincisi. para biriktiricilerin. genel dolaşım aracı.. Ovven'ın emek bonolarının böyle kötüye kullanılması için. böylece bugünkü toplumda ne ise gene o olur: İnsan emeğinin toplumsal cisimleşmesi. bay Dühring'in paranın özlüğü üzerindeki kendi öz bilgisizliği gereği ona yüklemek istediği kötüye kullanma karşısında. para biriktirenden ödünç alır. kaba ve yoksul fikirleri" ile karşılaştırmak için şunları söyleyelim: Önce. böylece maden paranın para işlevi ile aynı zamanda. Ama bu eylem alanı dışında kahrolası dünya." anlamındaki bu sözler... Roma İmparatoru Vespasi-anur'un (MS 69-79). Eski sosyalizm üzerine Almanya'da egemen olan geniş bilgisizlik sonucu iyi yürekli bir genç. örneğin Ovven'ın emek bonolarının da böyle bir kötüye kullanmaya neden olup olamayacağı sorununu ortaya sürebilir. Burada bu emek bonolarının anlamı üzerinde uzun boylu durmamıza gerek olmamasına karşın. [sayfa 430] bankacılar durumuna dönüşmüş bulunan para biriktiriciler ve tefeciler. gerçek bir parasal işlev kazanması için bütün koşular verilmiş bulunur.

eşitsiz bir bireysel emek niceliği bulunabilir. herhangi bir insanın gereksinmesini karşılamasına. Öyleyse eğer ben. bu saat. Beceriksiz bir demirci beş atnalı yapmak için. yalın insan emek-gücü harcaması bulunduğu ölçüde. bir anda kendi "tarihsel önem"ini yok [sayfa 4311 eder. ikinci olarak da bir yandan çok çeşitli bireysel emeklerin ürünleri olmakla birlikte. O bu jetonları. hepsinde de genel insan [sayfa 432] emeği. toplumsal emeğin ve bu emeğin toplumsal bir yöntem tarafından. bir meta şu belirli değere sahiptir dediğim zaman: 1° onun toplumsal bakımdan yararlı bir ürün olduğunu.] 348 Friedrich Engels Anti-Dühring olarak değerlendirilebilirler. ama her zaman ancak eşit bir genel insan emeği niceliği vardır. 3° bir yandan özel emek ürünü olmakla birlikte bu metaın. aynı zamanda yalnızca insan emeği. bay Dühring için tamamen bilinmez olduğunu da belirtelim. öteki tarafından eşit bir emek zamanı içinde yapılan on atnalının birinden daha çok değer taşımaz. toplumsal bir ilişki içindedirler. Meta nedir? Az çok birbirinden ayrı bir üreticiler toplumunda. . genel insan emeği ürünleri de olmalanna.* Peki. dühringvari ekonomik komün olmaktan çıkar ve bay Dühring'in onu ancak o denli acı ve ussal düşünce çalışması pahasına çekip çıkarabildiği belirsizlikler düzeyine düşer. ancak üreticinin tüketimi için değil. değişimi tarafından saptanmış belirli bir niceliğinin ürünü de olduğunu. İktisadın tanıdığı tek değer. Başkaları için de bir kullanım-değeri taşıdıkları ölçüde. kumaş ve para aynı nicelikte toplumsal emeği içeriyor demiş olurum. ama başkalan için de bir kullanım-değeri taşımasına. Demek ki onlarda temsil edilmiş toplumsal emek süresinin. — Sargant aracıyla. Öyleyse birincinin beş atnalından biri. parayı ortadan bir kaldırmaya görsün. Şu halde bu özel ürünlerin toplumsal niteliği neye dayanır? Açıkça iki özgülüğe: Önce hepsinin. İki eşit özel üründe. bir toplum oluştururlar. şu ya da bu çalışma saati sayısı ile değil. yalnızca üretici için değil. öyleyse en başta özel görünür. yani toplumsal tüketim için üretildikleri zaman meta durumuna gelirler. değişim aracıyla girerler. onun dolaştırmış bulunduğu "yumağı çözme işini bir an için üzerimize almak" istiyoruz. [F. becerikli bir demircinin on atnalı yapmaya harcadığı kadar bir zaman harcayabilir. ama bir başka meta ile belirttiğimi söylemiş olurum. birinin olağan beceriksizliğini değerlendirmez. böylece aynı zamanda ama güdeksiz (şans intentiori) ve deyim yerindeyse istençlerine karşı. Ama bay Dühring bu türlü belirsizliğin Almanya tekelini elinde tutmadığı. Ovven'ın komünist toplumunda emek jetonlan tarafından oynanan rolün. Öyleyse ben. eşit ya da eşitsiz * Söz arasında.— yalnızca doğal olarak başarısızlığa uğramış ve dolaysız emek değişimi aracıyla bugünkü toplumdan komünist topluma geçiş girişimi olan emek değişim pazarları girişiminde aldıkları yer ölçüsünde bilir. Ama bu özel ürünler. her birinin içerdiği bu emek niceliği aracıyla değişimde birbirleri ile karşılaştırılabilir. genel bir biçimde değişime girebilirler. Demek ki özel üreticiler. Ürünleri her birinin özel ürünleri olmasına karşın.Friedrich Engels 347 Anti-Dühring ekonomik komün. Bireysel emek.E. bunlar toplumsal tüketime. üretilen ürünler. en özgün güzelliğini ortadan kaldınr. şu kumaş değerindedir ve bunlardan her biri elli mark eder dersem: saat. Ama toplum. dühringvari ekonomik komünün içinde çabalayıp durduğu bütün tuhaf yanlışlık ve karışıklıklar nerden geliyor? Yalnızca bay Dühring' in kafasında değer ve para kavramlannı saran ve ensonunda onu emeğin değerini bulmak istemeye götüren belirsizlikten. ama başkaları tarafından tüketim için. tersine büyük bir rekabetle karşılaştığı için. 2° özel bir kişi tarafından kendi hesabına üretilmiş bulunduğunu. değişimde. toplumsal koşullarda herhangi bir değişiklik olmadıkça. ancak ve ancak toplumsal bakımdan gerekli olduğu ölçüdedir ki genel insan emeği içerir. meta değeridir. genel insan emeği olarak tanır. toplumsal ürünlerdir de. 4° bu niceliği emeğin kendisi ile. yalnızca orta beceriklilikte normal bir emeği. aynı zamanda ve deyim yerindeyse bilmek ya da istemeksizin.

çeşitli öğeleri atom ağı-lıkları bakımından karşılaştırarak. O halde meta üretimi ve meta üretimi iktisadı. her bireyin emeği. Bu nedenle. tüm değerlerin ölçeği durumuna nasıl yükseltiyorsa. çeşitli metalar içinde bulunan bilinmeyen emek niceliklerinin göreli bir dışavurumunu bu [sayfa 434] metalann göreli emek içerikleri bakımından karşılaştırılması sayesinde nasıl elde ediyorsa. değişim aracıyla. Fizikte de belli bir gaz hacmi içinde. Meta üretimi iktisadı.toplumsal olarak ölçülmüş ve eşit bulunmuş olduğunu saptanm. bağıntılı bir biçimde. molekül içerikleri bakımından karşılaştırabiliriz. basınç ve sıcaklık da belli iken. olarak ölçüldüğü gibi. kimya da hidrojeni. bunu saptamamız yeter. aynı toplumsal emek süresi niceliğini temsil eden bir başka meta durumunda belirtebilirim. Bundan ötürü. Ve meta üretimi altını. sayısı bana bilinmez kalan çalışma saatleri ile [sayfa 433]belirtemem: Onu da ancak bir dolambaçla. çeşitli öğelerin mutlak atom ağırlıklan da. mutlak meta. işgünleri. Saatin değeri. ne kadar tekil gaz molekülü olduğunu bilmeyiz. en çeşitli gazlann en çeşitli hacimlerini. atom ağırlığını l'e eşit olarak kabul ederek ve bütün öteki öğelerin atom ağırlıklarını hidrojene indirgeyerek. Ama meta değerinin. üretim araçlarını mülkiyetine alıp da onları dolayımsız bir biçimde toplumsallaşmış bir üretim için kullanır kullanmaz. onu bu dolambacı olanaklı olduğunca kısaltmaya da zorlarlar. doğrudan doğruya mutlak biçimde ölçülmemiştir. bilmediğimiz şeyler arasındadır. Değer kavramı içinde tohum durumunda içerilen para. bu birim ile molekül içeriğini ölçebiliriz. ürünler de öyle. emek süresinin bu saptanmış niceliğini de. öyleyse (hiç değilse komün içinde) ürünlerin meta durumuna dönüşümünü ve sonuç olarak değerler durumuna dönüşümlerini dıştalar. vb. ve eğer 0° santigrad sıcaklık ve 760 mm basınç altında bir litre gazı birim olarak kabul edersek. hidrojen) katlan ya da kesirleri biçiminde belirterek. gelenek ve gereksinmelere göre bölünmüştür . oksijen. Kimyada. Toplum. Şimdilik ayrıntılarına girmeden. en çeşitli basınç ve sıcaklık koşulları altında. para biçimi altında meta karşısında bağımsız bir varoluş kazanması sonucu. öyle dışavurur. meta üreten ve meta değişimi yapan topluma yeni işlevler ve yeni toplumsal etkiler ile bezenmiş yeni bir etken katılır.tüketime ayrıldıkları ölçüde. birinin atom ağırlığını ötekinin (kükürt. 350 Friedrich Engels Anti-Dühring ürünler meta durumuna dönüşmez. bağıntılı olarak ölçülmüştür. Ama Böyle yasasının doğru olması ölçüsünde. Ama karşılıklı ilişkilerini bilerek onları da bir dereceye değin biliyoruz. Metalann bayağı ayaktakımı içinden. toplumsal emeğin dolaysız cisimleşmesi olarak görünen ve bunun sonucu bütün öteki metalar ve dolaysız ve koşulsuz bir biçimde değişebilir bir duruma gelen bir metaı: parayı bir yana ayırırlar. kumaşın değeri kadardır. onlan onun kendine özgü atom ağırlığının katlan biçiminde dışavurarak. herhangi bir gazın bu belli hacminin eşit basınç ve eşit sıcaklıktaki herhangi bir başka gazın eşit hacmi kadar molekül içerdiğini biliriz. emek süresinin genellikle çalışma saatleri. güney Slavlan aile topluluğunda. bir dolambaçlı yolla. Ama bu zaman. öteki metalann mutlak eşdeğeri. Dolaysız bölüşüm gibi dolayımsız toplumsal üretim de her türlü meta değişimini. yalnızca bir dereceye değin bilinen etkenleri hesaba katma durumunda bulunan tek bilim değildir. toplumsal üretimin tek biçimi değildir. kimya da kendisi için bilinmeyen şeyler arasında bulunan atom ağırlıkları büyüklüğünün göreli bir dışavurumunu. gelişmiş değerden başka bir şey değildir. Ama temeli oldukları toplumu bu dolambaca zorlayan meta üretimi ve meta değişimi. özgül yararlılık niteliği ne denli farklı . kendisinde bütün öteki metaların değerinin kendini her zaman dışaFriedrich Engels 349 Anti-Dühring vurabildiği kral bir metaı. Eski Hint topluluğunda. Bununla birlikte meta üretimi. kimyasal para durumuna öyle yükseltir. Komün üyeleri doğrudan doğruya üretim için örgütienmiş iş.

kapitalist ile ücretli arasındaki karşıtlığı. son üründen bir hektolitre has buğdayda. Planı belirleyecek olan şey. yedek sanayi ordusunu. ama meta üretiminin ve meta değişiminin daha geniş bir biçimde gelişmiş bütün biçimlerinin de tohumunu içinde taşır. bu farklılık onun için çok belirli bir duruma gelir. Belirli bir meta türünün bütün özel üreticileri. çeşitii kullanım nesnelerinin kendi aralannda ve üretimleri için gerekli emek niceliklerine göre tartılmış yararlı etkileridir. Daha değerin özel ürünler içinde içerilen toplumsal emeğin dışavurumu olduğu gerçeğinde. yani gramın milyarda ya da katrilyonda-biri biçimindeki gerçek bir ağırlık ile belirtebilecek bir duruma geleceği gün. bu tezin bilimsel tanıtlanışı ancak Marks'ın Kapital'i ile mümkün oldu.olursa olsun. ürünlere değer de yüklemez. kendini pazarda gösterdiği zaman değeri. [F. ancak bir başka meta biçiminde belirtilebilmesi ve ancak o meta ile değişimi aracıyla gerçekleşebilmesi gerçeğinde. Sonuç olarak. tohum durumunda içerir. hatta o * Üretimle ilgili kararda. mutlak ölçeği olan zaman ile belirtecek yerde. göreli dalgalanan. İnsanlar her şeyi. üretimi için diyelim bin çalışma saati istediği yalın gerçeğini. bütün kapitalist üretim biçimini. ürünler içine konmuş ve toplumun dolaysız ve mutiak bir biçimde bildiği emek niceliğini. komünist bir toplumda ekonomi politiğin değer kavramından kalacak tek şey olduğunu. Daha bir metaın değerinin. ortalama olarak hangi niceliğin zorunlu olduğunu günlük deney doğrudan doğruya gösterir. üretimi için toplumsal bakımdan gerekli emek süresine göre belirlenir.E. Toplum yalnızca. bir üçüncü ürün durumundaki. [sayfa 436] eğer toplumsal üretim biçimi geliştiği halde özel bir üretici eski biçimde üretmeye devam ederse. o zaman da her kullanım nesnesinin üretimi için ne kadar emek gerektiğini bilmek zorunda olacaktır. başka herhangi bir meta değeri gibi. bu metadan toplumsal gereksinmeleri aşan bir nicelikte ürettikleri zaman da aynı şey olur. belirli bir nitelikteki yüz metrekare kumaşta ne kadar çalışma saati bulunduğunu hesaplayabilir. bu kumaş bin çalışma saati değerindedir gibi şaşı ve saçma bir biçim alünda dile getirmeyecektir. "gerçek değer"i baş köşeye oturtarak kapitalist üretim biçimini ortadan kaldırmak istemek. eksiksiz. ürünlerini egemenlik altına aldıkları bir toplumun kurulmasını istemektir. değer içinde henüz saklı bulunan tohumlardan birçoğunun ortaya çıktığı görülür. 95). yukarda varsayılan koşullar içinde toplum. eksik bir ölçek ile belirtmekte devam etmek toplumun usuna bile gelemez. meta üretiminin ekonomik koşullarının en genel ve bunun sonucu en geniş dışavurumudur. en önemli parçasını emek-güçlerinin oluşturduğu üretim araçlanna göre hazırlamak durumunda kalacakür. Meta üreten toplum. bir zamanlar çıkar yol olarak.Alman Yıllıkları. İlk ve en önemli sonuç. hemen ve doğrudan doğruya toplumsal emek durumuna gelir. ben daha 1844' te söyledim (Frastz . hidrojen atomu dolambacı aracıyla belirtmenin kimyanın usuna gelemeyeceği gibi. sonunda bir gün. Para. üreticinin kendi öz ürününe köleleşmesinin en geniş bir dışavurumu olan bir ekonomik kategorinin tutarlı bir kullanılması aracıyla. Friedrich Engels çok yalın bir biçimde düzenleyeceklerdir. değişimin hiç olmaması ya da en azından tam değeri gerçekleştirmemesi olanağı yatar. yararlı etki ile emek harcaması arasındaki bu değerlendirmenin. Kuşkusuz toplum. s. Üretim planını. Bundan ötürü ürünlerin değer biçimi. yalnızca paranın değil. Öyleyse. "gerçek" papayı başa geçirerek katolikliği ortadan kaldırmak ya da üreticilerin. bir buhar makinesinde. meta olarak meta içindeki değer biçimini para biçimine değin geliştirdikten sonra. onlan gene de göreli bir biçimde. Bir ürünün içerdiği toplumsal emek niceliğinin. bunalımları. Öyleyse. Toplum yüz metrekare kumaşın.* Değer kavramı. ünlü "değer"in işe kanşması olmaksızın. onun [sayfa 435] doğal. eninde sonunda. kaçınılmaz bulunan. bu toplumsal emek ile aynı ürün içinde içerilen bireysel emek arasındaki farklılık olanağı yatar. Son olarak özgül emek-gücü metaı. Öyleyse değer kavramı. meta biçiminin genelleşmesidir.&) Ama görüldüğü gibi.] 351 Anti-Dühring . Öyleyse. bundan böyle önce bir dolambaç aracıyla saptanmasına gereksinme yoktur. Tıpkı atom ağılıklarını eksiksiz ölçekleri ile.

katıksız bir saçmalığa varılır. emek de özel bir değere öyle sahip olamaz. ama emek-gücü için ortadan kaldırılmalıdır. çalışmakta olan emek-gücünün. Bireyler. Bu emekgücünün değeri. toplumdan geri alınır. yalnızca ürünler değil. tüm "yönetsel yasa ve kurallar"a karşın. Bu yasa kendini. öyleyse bu üretimin en yüksek biçiminin. üleştirilir. 352 Friedrich Engels Anti-Dühring zamana değin üreticinin dolaysız tüketimi için üretilen nesnelere bile meta biçimini kabul ettirir. bugünkü toplumda. ne denli zengin ya da ne denli yoksul idiyse. tıpkı kendisi ile değişilecek olduğu ürün gibi. toplum. bir saatlik emek bir başka saatlik emeğin ürünü ile dolayımsız değişebilir olmalıdır. "gerçek değer" üzerine düş kuran tüm toplumsal düşçülüğün (confusion-nisme) belirtici özgülüğüdür. yerçekimi yerçekimi olarak özel bir ağırlığa ya da ısı özel bir sıcaklığa nasıl sahip olamazsa. üretim bakımından doğrudan doğruya toplum-sallaşmış toplulukların iç ekonomilerine girer. bunun bir anlamı olduğu ölçüde. zamana göre değil. onu da bölüşmeye götürür. kendi "meyve"leri ile ne isterlerse onu yapabilirler. ekilebilir toprağın devirli yeniden-dağıtımında hâlâ görülen ortaklaşa mülkiyetini. işte budur. Tam ürün. en iyi durumda. Hindistan'da görülebildiği gibi. Bunun sonucu. bir ortaklaşma bağından sonra bir başkasını kopanr ve topululuğu bir özel üreticiler yığını biçimine dönüştürür. ekonomik yasalann kendilerini bir özel üreticiler toplumunda kabul ettirebilecekleri tek biçimde . Demek ki eğer geçFriedrich Engels 353 Anti-Dühring miste birikmiş bulunan üretim araçları toplumun elleri arasında toplanmışsa bu. kendi tam ürünü ile değişilebilir olması istenir. Bölüm VI) görmüştük. Ama ortaya hemen "çok çetin" bir pürüz çıkar. Kendi öz [sayfa 438] varsayımlarına bir şamar indirilir. eğer bir gün kurulursa. terimlerde bir çelişki olduğunu daha önce yukarda (Ekonomi Politik. toprağın ortaklaşa işlenmesi yerine bireysel işlenmesini geçirir. Toplumun en önemli ilerleyici görevi. onun kendi değeri ile değil. ama emeğin kendisi de bir ürün ile. Üretimin gelişmesine dayanan öteki nedenler ne olursa olsun para. ama kendi kullanım-değeri ile değişebilir olması gerektiği anlamına gelir. Ama bu. ensonu. bunlan topluluklar üzerinde etkili kılmak için hep en güçlü araç olarak kalır. Bu. Emek. öyleyse eşit toplumsal emek ürünlerini birbirleri ile değiştirme olanağı. onlan değişime çeker. bu iş Rus topluluklarında da başlıyor). Bir emek değerinden sözetmenin. emeğinin tam "değer"ini almadığını ve sosyalizmin buna çare bulmaya aday olduğunu düşünmek. önce emeğin değerinin ne olduğunu bulmak gerekir. Akışkan emeğin. Yalnızca emeğin ürünü değil. arük hiçbir zaman ürününe göre değil ama kendinde cisimleşen toplumsal emeğe. Ama bugünkü toplumda işçinin. dühring-vari ekonomik komünü de dağıtmaktan başka bir şey yapamaz. yalnızca gelecekte tüm üretim araçlan bireylerin elleri arasında yeniden dağılsınlar diyedir. ve bunun ne olduğu da emeği asıl kendi ölçüsüne. kesin bir [sayfa 437] paylaşma ile yok eder (örneğin Moselle kıyılarındaki tanmsal topluluklarda olduğu gibi. o halde bugünkü ücret yasasına göre belirlenir. kapitalist üretimin de temel yasasıdır. birikim. "Emeğin değeri" arkasında saklanan. Akışkan emeğin. kendi kendini ortadan kaldırmaya özgü düşçülük. Bu güç. daha sonra. ama ürününe göre ölçmeye çalışarak bulunur. ama değer de ürettiği ve bu değer emekle ölçüldüğü için. Böylelikle meta biçimi ve para. bireylerin eline ve keyfine bırakılır. bir emek ürünü ile değişilmesi istenir. değer yasası bütün öteki metalara uygulanmalı. gene o denli zengin ya da o denli yoksul olarak kalır.ta) Engels burada Franstz-Alman Yıllıklarin&& yayımlanmış bulunan "Ekonomi Politiğin Bir Eleştiri Denemesi" adlı makalesine iletmede bulunuyor. o andan başlayarak. metadır. belli toplumsal koşullar içinde. Para ilkin. Ve aynı doğal zorunlulukladır ki para. istenmeyen şeyin ta kendisidir. orman ve otlakların ortaklaşa mülkiyetinden geriye ne kalmışsa. İşçi "emeğin tam ürünü"nü almalıdır. emek-gücünün. öyleyse değer yasası meta üretiminin ta kendisinin. "Eşit değerlendirme ilkesine göre emeğin emek ile değişimi".

haksızlıklarla savaşmak üzere ülke ülke gezen şövalye olarak. EĞİTİM BUNDAN önceki iki bölüm ile bay Dühring'in "yeni sosyaliter kuruluş "unun ekonomik içeriğini hemen hemen eksiksiz bir biçimde açıklamış bulunuyoruz. yoksa onsuz mu olduğu söylenmeksizin. Bu konuda Rousseau istediği denli bay Dühring'in "tek önemli habercisi" olsun. gelecekteki dühringvari devletin temelini oluşturur. gene de temelleri yeterli bir derinlikle atmamıştır. l'armet de Mambrin. işleyişi tam da bu düzgüsüzlükleri meydana getirmiş bulunan temel yasasını yücelterek ortadan kaldırmak ister. düşsel sonuçlan yardımıyla ortadan kaldırmak ister.zaman yalnızca hukukun korunup sürdürülmesine yönelik bir güç pekişmesi olacak ve artık düpedüz yığının birey ya da çoğunluğun azınlık üzerindeki erklik aşırılığından kaynaklanan hiçbir hak olmayacaktır." Gerçeksel felsefenin ta kendisi olan bu hokkabazlığın canlı gücü. bu yasayı kendi ekonomik komününün temel yasası durumuna yükselterek ve ondan bu yasayı tam bir bilinçle uygulamasını isteyerek. romanın eski berber tasından başka hiçbir şey getirmeyecek. körü körüne işleyen bir doğa yasası olarak. varolan toplumun temel yasasını. Onun gibi. ekonomik komün yalnızca mimarlar ile niteliksiz işçileri değil. Proudhon gibi değer [sayfa 439] yasasının gerçek sonuçlarını. Olsa olsa bir de. Varolan toplumu. korkarız. . çoğunluk egemenliği altında ezilmemeli ama orada ilk kez olarak doruk noktasına varmalıdır. Bay Dühring. telif hakkı her yerde okurun bacaklarına dolaşır. daha derin olan ardılı Rousseau'yu son derece sulandırarak ve ona Hegel'in sulu bir yavan yemek halinde kaynatılmış Hukuk Felsefesi artıklarından kanştırarak. Renauld. "Eğer herkesin herkesle her konuda anlaşmalar yaptığı varsayılır ve eğer bu sözleşmelerin konusu da haksız zararlara karşı karşılıklı yardımlaşma olursa. Mambrino'nun zırhlı başlığının. geleceğin siyasal rejimi üzerine ayrıntılı buyruklar verir.kabul ettirir: Nesnelerde ve ilişkilerde yatan. kendi düşsel toplumunun temel yasası durumuna getirir. Eski işbölümü toplumda varlığını sürdüreceğinden. [sayfa 440] * Mambrino'nun zırhlı başlığı. en aşılmaz engeller . Mambrino'yu öldürür ve zırhlı başlığı alır. Böylelikle. ününü özellikle Don Quijote yazan Miguel de Cervantes'in onu anmış olmasına borçludur. onu silah işlemez yapan tılsımlı başlığı. sonunda Dersler'in dokuz sayfası üzerinde sergilenmek ve -ölçülü aşırı-tüketim ile birlikte mi. "Felsefe".* "emek değerinin fethine gitmek için savaşa ne denli kurumlu bir biçimde girişirse girişsin. çok korkanz ki geriye. "tarihsel çevrenin evrensel genişliği"nin. meta üretiminin kapitalist üretim durumuna evriminden çıkan düzgüsüzlükleri. Bu tılsımlı başlık. üreticilerin istenç ve etkinliğinden bağımsız. ister. Bu sorun bay Dühring'i. Toplumun doğal sisteminde pirelerin konumu üzerine bir bölüm de en azından o denli uygun ve herhalde daha az sıkıcı olurdu. Bu egemenlik. Örneğin Louis Blane ve Proudhon dolayısıyla. onlann karşısında meta üretiminin. ama meslekten kalem erbabını da hesaba katmak zorunda kalacaktır ve bu da telif hakkının geleceği sorununu ortaya çıkanr. Friedrich Engels 355 Anti-Dühring BEŞİNCİ BÖLÜM DEVLET. ama düzgüsüzlükleri olmaksızın. Proudhon ile aynı alan üzerinde devinir. bu işe köktenci bir çare bulur. onu kendi özel çıkarlarını görmekten alıkoymadığını belirtmek gerekirdi. bütün öteki sorunlardan çok uğraştırır. Bu nasıl olur? Çok yalın bir biçimde. hatta bilinen ölçülü aşın-tüketimi bir yana bıraksak bile. şövalye romanlarının ünlü Magrip Kralının. AİLE. "Birey egemenliği". Ama bizim soylu Rossinante'ı "evrensel adalet ilkesi" üzerine 354 Friedrich Engels Anti-Dühring binmiş ve yiğit Sancho Pança'sı Abraham Ensz tarafından izlenen modem Don Quijote'miz."emek karşılığı" gizemli biçimi altında sosyalite limanına [sayfa 4411 sağ-salim sığınmak 356 Friedrich Engels Anti-Dühring üzere.

çünkü üyelerinin her biri. mutlak bir baskı durumu içinde [sayfa 442] bulunur". şimdiye değin ne yiğit bir Prusyalı olduğunu çok gösterdi! Burada da müteveffa bakan Friedrich Engels 357 Anti-Dühring von Rochovv'un o "jandarmasını kalbinde taşıyan" örnek Prusyalısının ta kendisi olarak görünür. Bu ilk sürecin. ** Prusya'da kilise okulları sorunu üzerine yazılmış bir rapor konusunda Friedrich H'nin düştüğü ünlü not. çünkü "genel istencin rolü anlayışındaki en küçük yanlışlık bireyin egemenliğini yok edebilir ve gerçek haklardan bir sonuç çıkarılmasını sağlayan şey de yalnızca bu egemenliktir". yasaklanır. jandarmalar ve üstüne üstlük. bay Dühring ona bu işi o kadar hafife almaması gerektiği yanıtını verir." Din. Nedir ki. Friedrich N'den şu bakımdan ayrılır ki. Önemli olan. kurban ya da dua yoluyla etkili olunabilecek varlıklar bulunduğu ilkel ve çocuksu kuruntusunu aşmıştır. onun gelecekteki devletinde. dünyasal güçlerin içinde dünyaüstü güçler biçi* Almanca "Zarucker". bugünün "geriyecileri"* denli tehlikeli olmayacaktır. kiliseye değin tüm gözbağcılık aygıtını ve bunun sonucu bellibaşlı bütün din öğelerini ortadan kaldırması gerekir. önce doğa güçleridir.arasından işte bu kolaylıkla geçer ve eğer okur eskisinden daha ileri gitmediğini düşünürse. gitgide daha karışık bir durum alır: mimarlar. Gerçekte bay Dühring. polis ve jandarma da olacaktır. yığınla çatışmaya giren güvenlik güçlerinin ağzından sık sık duyulan "zurück" (geriye!) sözcüğünden türetilmiş bir sözcük. kendi gelecekteki dünyasında "baroya. "herkesin kurtuluşunu kendine göre sağlayabildiği" ** devlete uyruk değil mi? Başka ne istenebilir? Ayrıca bizim isteyebildiğimiz şeyin önemi de yok. -Ed. hayranlarına tam da değimli oldukları biçimde davranır.. [sayfa 443] herkesin kurtuluşunu kendine göre sağlayabildiği hiç de doğru değildir. tamamen özgür ve genel olacak bir giriş hakkı" bulunacağı konusunda bize güvence verir. hiçbir zaman doğal durumun uğratacağından daha kötü bir şey olamaz!" Ve gene o kaçınılmaz telif hakları üzerinde bizi bir kez daha sendelettikten sonra bay Dühring. Bu amaçla. ancak "doğal adalete gerçekten hizmet ettiği" ölçüde doğrulanabilir. kalem-adamlan. 358 Friedrich Engels Anti-Dühring mine büründükleri bir yansımadan başka bir şey değildir. ama bunlar "topluluk ile birlikte kalacaklardır. her din. bay Dühring'in istediği. niteliksiz işçiler. Bay Dühring alay ettiği zaman. "yasama ve yüksek görevliler sınıfı" olacak. doğanın arkasında ya da üstünde. egemen bireye karşı ne türlü zor kullanırsa kullansın. iman sahibinin dünyasal yaşamını kendisine tatlı kılan şeyi orada her zaman biçim değiştirmiş bir durumda bulduğu çeşitli göksel krallıklanna tıpatıp benzer. aynca kendini "orduda ya da iç güvenlik bakımından gerekli. O. Tarihin başlangıçlannda bu yansımaya uğrayan ve gelişmenin devamında çeşitli halklar arasında çok çeşitli ve çok değişik kişileştirmelere bürünen güçler. çeşitli dinlerin. -Ed. yani ordu. hiç olmazsa Hintli-Avrupalı halklar . karşılaştırmalı mitologya aracıyla Hint Veda'lannda. Çok daha kötü şeyler de yapabilirdi: Nasıl olsa gerçeksel felsefe öğrencileri farkına bile varmazlardı. onlann kafalarındaki düşlemsel yansımalarından. ama bu baskı. egemen bireyin her zaman bir avuntusu var: "Özgür toplum tarafından koşullara göre uğratıldığı haklılık ya da haksızlık. bir de avukatlar! Bu "sağlam ve eleştirel entelektüel krallık". Öyleyse. Bu gelecekteki devletin anayasası şöyle der: "Özgür toplumda tapınış (culte) olamaz. yürütücü bir kesimdeki dayanışma ile" gösteren bir savunma birliği. insanların günlük yaşayışını egemenlik altında bulunduran dış güçlerin. "Bugün tasarlanmış bulunan özgür toplum". Oysa birey egemenliği. Ve bay Dühring. doğru olarak anlaşılmış [bir] sosyalite sisteminin .. kendiliğinden anlaşıldığı üzere. Ama geleceğin bu jandarması. Ve bay Dühring de. özsel olarak şuna dayanır ki "devlet karşısında birey.

Böylece bazı Germen aşiretlerinde savaş tanrısı. eski Almancada Zio adını taşır ve Yunanca Zeus ile Latince Diu piter yerine Jüpiter'e karşılık düşer. gene kendileri tarafından yaratılmış ekonomik ilişkiler. Ve burjuva iktisadı. Eor adını taşır ve Yunanca Ares ile Latince Mars'a karşılık düşer. tanrıların niteliğini yalnızca doğal güçlerin yansımaları olarak kabul eden karşılaştırmalı mitologyanın göremediği bir nedenidir.işte ancak o zaman.] Friedrich Engels 359 Anti-Dühring bir göz atmaya izin verse bile. "kendi kendisi ile ve doğa ile güçlü ve kendi kolektif güçlerini bilecek denli olgun insan. Iskandinavların eski dilinde Tyr. başka bazılarında Er. Bu elverişli. ve yeterince belgeye sahip bulunduğumuz ölçüde de Keltler. ama genel olarak tüm dine karşı ağırlaştırılmış mayıs yasalan çıkarır. Ama az sonra. aynntılı bir biçimde gösterilmiştir. toplum tüm üretim araçları üzerine elkonması ve planlı bir biçimde kullanılması aracıyla. karşılıksız borçlardan ve batkıdan.E. tarihsel güçlerin simgeleri durumuna gelirler. Oysa bugünkü burjuva toplumda insanların. Burjuva iktisadı ne genel olarak bunalımları önleyebilir. gene kendileri tarafından üretilmiş üretim araçları aracıyla. çok sayıdaki tannlann tüm doğal ve toplumsal öznitelikleri.* Evrimin [sayfa444] daha da gelişmiş bir aşamasında. . Tarihte. dinin bu kendisine vaat edilmiş bulunan doğal ölümle ölmesini bekleyemez. toplumsal güçleri toplumun egemenliği altına almaya yetmez. Şimdi değişiklik olsun diye. İranlılar. zamanla mitologyalara giren karışıklığın. kendini ve bütün üyelerini. bundan böyle işlerin gidişinin ve kendi has özünün ona açtığı bütün yollan korkmadan tutabilir". Atasözü hep haklı: İnsan önerir. O. yani kapitalist üretim biçiminin yabancı egemenliği). Bunun için her şeyden önce toplumsal bir eylem gerekir. doğal ve toplumsal güçlere göre dolaysız. kendi kendisi ile güçlü insanın. Tanrı düzenler (Tanrı. ne bireysel kapitalisti yitiklerden. Romalılar ve Germenlerde. insanlar o güçlerin egemenliği altında kaldıkları sürece onlan yöneten yabancı. yani duygusal biçim olarak varlığını sürdürebilir. dinde yansıyan son yabancı güç ortadan kalkacak ve böylece artık yansıtacak hiçbir şey bulunmaması [sayfa 445] yalın nedeniyle. doğal güçlerin yanı sıra bir o denli yabancı ve başlangıçta bir o denli açıklanmaz bir biçimde insanların karşısına dikilen güçler olan toplumsal güçler de işe karışır ve onlan doğa güçlerinin doğal zorunluluk görünüşlerinin tıpkısı bir doğal zorunluluk görünüşü ile egemenlikleri altına alırlar. Bismarck'tan daha bismarkçıdır. bu hiçbir şeyi değiştirmez. [F. Daha köktenci bir biçimde davranır. bu yabancı egemenliğinin nedensel bağlantısına * Tanrısal kişiliklerin bu daha sonraki ikili niteliği. ama karşılarına ezici bir yabancı güç olarak dikilen bu üretim araçlarının onları egemenliği altında tuttuğu kölelikten kurtardığı zaman. yani insan yalnızca önerir olmaktan çıktığı ama düzenleyici de olduğu zaman. Başlangıçta içlerinde yalnızca doğanın gizemli güçlerinin yansıdıklan düşlemsel kişilikler. .* gelecekteki jandarmalarını dinin izlenmesine gönderir ve böylece onun şehitlik mertebesine yükselmesine yardım eder ve ömrünü uzatır. Tersine bay Dühring. böyle başanlı bir biçimde ortadan kaldırdığı zaman. ne de işçiyi işsizlik ve sefaletten esirgeyebilir. bay Dühring'in işaretleri üzerine hangi "gidişat"ı korkmadan tutabileceğini görelim. Litvanyalılar ve Slavlarda bu süreç. yalnızca kato-likliğe karşı değil. Yunanlılar. kullanılabilir ve her şeye uyarlanmaya yetenekli biçim altında din.için kaynağına değin çıkılmış ve Hintler. şimdilik kendileri tarafından üretilmiş. sanki yabancı bir güç aracıyla yönetilir gibi yönetildiklerini birçok kez görmüş bulunuyoruz. böylece toplumsal öznitelikler kazanır. çöküş durumundaki bayağı Yunan felsefesinin son ürünü olan ve dörtbaşı bayındır cisimleşmesini Yahudilerin kendilerine özgü ulusal tanrısı Yahova'da bulan tektanncılık. O halde dinsel yansımanın gerçek temeli ve onunla birlikte dinsel yansının kendisi de varlığını sürdürür. burjuva iktisadı bilgisinden daha ileri ve daha derine de gitse. Yalın bilgi. dinsel yansının kendisi de ortadan kalkacaktır. işte böyle doğmuştur. Nereye bakarsak bakalım. her yerde o özgül Prusya sosyalizmi! Bay Dühring dini. bu kez soyut insanın yansımasından başka bir şey olmayan her şeye yetenekli tek bir tanrıya geçirilir. Ve bu eylem yerine getirildiği.

geleceğin bu okuluna yönelik "elkitaplannın içeriğinin. yoksa. mekanik ve fiziği bir o denli az güçlük çıkartacak ve "tüm yetişmenin . anneye teslim edilmiş olarak kalır. "kendiliğinden ve ilke olarak insan için bir çekimi olabilen her şeyi". * Kapital. Sonra. Öyleyse zorunlu ilkokul. ama özellikle devletin eğitici önlemleri. Onlara göre insanların özgür toplumsallaşması ve özel ev işinin kamusal bir sanayi durumuna dönüşümü. gerçekten diferansiyel ve entegral hesap yapılacağı anlamına gelmez. matematik öğretir. erginlik çağına değin. Birinci Cilt. "çocukların" "doğal eğitici"sine. Ve ayrıca Marx. ekonomik temelinden kopartabileceğini tasarlar. Geleceğin okulu.). son çözümlemede kesin sosyalitede her iki cinsten gençliğin ne öğreneceği ile yetinelim. [sayfa 447] bu okulda. öyleyse özellikle "bütün bilimlerin. bay Dühring'i iyiden iyiye geride bırakırlar. Ama her ne denli bay Dühring. eski Roma hukukunda olduğu gibi. Bu biçim onun için öylesine değişmez bir şeydir ki "eski Roma hukuku"nu. yani aşağı yukan ondört yaşına değin sürebilir. s. der bay Dühring. bu kusura bir çare bulacaktır. 360 Friedrich Engels Anti-Dühring "Bu dönem. yeni toplumsal yaşamına karşılık düşen pedagojiyi doğal olarak hazır sayar. s. hem de yalın sayı sayma ve toplamdan entegral hesaba değin. Bununla birlikte. burada da [sayfa 446] modem burjuva ailesinin biçimini tepeden tırnağa değiştirmeden. Tersine. eğer "söz götürmez gerçek bir babalık" sahibi bir baba varsa.İşlerin insanı kendi kendisi ile güçlü kılan ilk gidişi. -Ed. yeni ve artmış güçlerinden beklemek" gerekir." Bu tümceye göre yargılanırsa bay Dühring. dünya ve yaşam görüşleri ile ilgili başlıca temel ve sonuçlarını" sunar. "toplumun yeni durumunun. Ama her ne denli şimdilik geleceğin matematik üzümleri henüz koruksalar da. toplumsal reform kaçıkları arasında "gerçek bir ucube" olarak görünür. "babanın doğal vesayeti" altına girer. bütün temel bilgiler ve bütün araçlar bölümünü "tamamen" gözden geçirecek biçimde. doğal erginlik öncesi çağı boyunca. şematik olarak ve ana çizgileri ile [daha şimdiden] gözleri önünde" olduğunu ileri sürerse de. topluluk bir vasi görevlendirir. 515 vd. ne yazık ki o. Friedrich Engels 361 Anti-Dühring Zorunlu ilkokul. onu en azından telif hakları denli uğraştırır ve bu da onunla az uğraştığı anlamına gelmez. büyük sanayinin ailenin ve cinsler arası ilişkilerin yüksek bir biçiminin üzerinde yükseleceği yeni ekonomik temeli de yarattığı"nı tanıtlamış bulunmaktadır (Kapital. ailenin ölümsüz yasası durumuna getirir ve bir aileyi ancak "kalıtçı" olarak. doğumdur. Bu konuda ütopyacılar. üretimi baştan başa değiştirmeden kapitalist üretim biçimi yerine toplumsal üretim biçiminin geçirebileceğini düşünmüş bulunduğu gibi. geleceğin astronomi. Bismarck'ın katoliklere karşı "Kulturkampf adı altında tanınmış savaşımında çıkardığı ilk yasalardır. Daha çok tüm matematiğin yepyeni öğeleri öğretilecek ve bunlar. -Ed. hemen gençliğin eğitiminin toplumsallaşması ve böylece aile üyelerinin gerçekten özgür bir karşılıklı ilişkisi sonucunu veriyordu. Ama bu. * 1873 Mayıs yasaları. her şeyden önce." Yalnızca bu yaşa gelmiş oğlanlar. Bay Dühring daha önce. annenin yetkesine gerektiği gibi saygılı olmayacak denli kötü yetişmiş oldukları zamandır ki baba yardımı. Onun yalnızca tüm "önceden görülebilir gelecek" için değil ama geçiş dönemi için de dörtbaşı bayındır bir okul ve üniversite öğrenim planı var. "arındırılmış" bir biçim altında da olsa.* "Her toplumsal reform kaçığı. yani mal sahibi birim olarak düşünebilir. "tüm matematik öğelerf'ni bulma başansını şimdiye değin gösterememiştir ve onun bulamadığı şeyi. Erginlik ile birlikte çocuk. günlük ilkel matematiği olduğu denli yüksek matematiği de tohum olarak içereceklerdir. "kadınlara ve çocuklara ev alanı dışında toplumsal olarak örgütlenmiş üretim süreçlerinde verdiği kesin rol sayesinde. ancak ve ancak. 500.

Öyleyse bay Dühring. Her zaman olduğu gibi kimya. "Gerçekten eğitici dil öğretimi". geleceğin yetişmekte olan yurttaşını pek sıkmayacak. onun çocuksu ruhu hep "doğa bilimlerine özgü düşünce biçiminin çok yüksek ölçüde modem kültür öğeleri"ni Raff çocuklan için yazılmış doğal tarihte aramaya gider ve tüm "önceden görülebilir gelecek"e de organik dünyanın bu anayasasını ihsan eder. Yaşayan yabancı dillere gelince. Buna karşılık ulusal dilin dilbilgisi. özene bezene kafanıza sokulacaktır. ancak alexandrin\n* anlıkla dengeye getirilmiş saldırı adımıyla yürüyeceği andan sonra dünyayı fethedebilecektir. "gerçekten eğitici dil öğretiminin merkezi" durumuna getirmeye götürür. Felsefe. Aman geri kalmasın! Ekonomik komün. Bugüne değin bay Dühring. özsel olarak betimlemeci olanlardan başka botanik ve zooloji bilmez.Bugünün insanının sınırlı ulusal çevreni (ufku) bile bay Dühring için çok fazla kozmopolittir. sayfa 417'de basılmış olan şey. Ama "anadilin öz ve biçimi" ancak doğuş ve ilerleyici gelişmeleri izlenirse anlaşılabilirler ve bu da: 1° bu dilin sönmüş biçimlerini ve 2° akraba. Öğretimin estetik yanına gelince bay Dühring." Ancak halklar arasındaki ticaretin. özsel olarak betimlemeci kalan tarzlan ile".. Bu da bizi. okulda elbette hoş görülemez. henüz "kendi kendisi ile güçlü" . Eski filoloji düşmanlığı. Geçmişin şiiri metelik etmez.çekirdeğini vereceklerdir. biyoloji alanında yepyeni bilimler hemen hemen düzinelerle doğarken. Grimm ve Diez'de değil. canlı ve ölü dilleri göz önünde tutmadıkça olanaklı değildir.. bütün teorilere karşın. bu. "Ölü diller tamamen bir yana bırakılmışlardır. Bununla birlikte eğer bay Dühring. burada bir kez daha tamamen unutulmuştur. . "anlık ile dengeli bir imgeleme 362 Friedrich Engels Anti-Dühring yetisinin yüksek gerekirliklerine yanıt veren" ve "dünyanın tamamlanması [sayfa 448] anlamına gelen" doğru ülküyü temsil eden o ozanca başyapıtlan bize kendisi verecek. Ama bütün bunlarla birlikte geleceğin genç yurttaşı. Filoloji. eski ozanlar da çok görülen "mitolojik ya da genel olarak dinsel özentiler". aralarında anlaşabilmek ve kendi sınırlan dışında olup biten şeyler üzerine bilgi edinebilmek için zorunlu olan modem diller bilgisini ortadan kaldırmak ister. Friedrich Engels 363 Anti-Dühring ama mutlu belleğin Heyse ile Becker'inde arayan bir filolog karşısında bulunduğumuz açıkça görülüyor. Bundan ötürü. hiç değilse bugünkü dünyada sınırlı ulusal görüş açısının üstüne yükselme fırsatı veren iki kaldıracı: bütün halklardan hiç olmazsa klasik bir eğitim görmüş insanlara geniş bir ortak çevren açan eski diller bilgisi ile çeşitli uluslardan insanlara. .. Altmış yıldan beri o kadar yetke ve basan ile geliştirilen tarihsel dilbilim araştırmalarından söz edildiğini hiç duymamış ve sonuç olarak dil eğitiminin "yüksek derecede modem kültür öğeleri"ni Bopp. onlar ikincil bir şey olarak kalacaklardır. her şeyi yeniden yaratacaktır. onu bu filoloji [sayfa 449] ürünlerinden en kötüsünü. halk yığınlarının günlük yaşamına kanştığı yerlerdedir ki yaşayan yabancı dilleri gereksinmelere göre herkesin kolayca öğrenebileceği bir durama getirmek gerekecektir. ona kendi dil öğretimi için tarihsel temellerden yoksunluğa bağlı tüm kazüistik ve keyfiliği ile eski Frankonya dilbiliminin. Hatta örneğin Goethe'nin iyiden iyiye geliştirdiği ozanca mistisizm" bile kınanacak bir şeydir. on iki heceli Fransız dizesi. daha çok "eğlence" işine yarayacaklardır. Haberi olmadan. İşte. tamamen eski klasik filoloji üslubu içinde onarılmış teknik kurallarından başka bir şey kalmayacaktır. Tüm dinin yasaklandığı yerde. kesin olarak yasaklanmış alan üzerine götürür. embriyoloji ve organik dünyanın paleontolojisini kapsayan organik morfolojinin adını bile bilmez. bir tür evrensel dilbilimi ve özellikle "ana dilin öz ve biçmi" içinde bulunur. oysa "botanik ve zooloji. * Alexandrin. eğitim planından tüm modern tarihsel dilbilgisini böylece silerse..-ç. Karşılaştırmalı anatomi.

yani aşağı yukan lise bir düzeyine indirgendiği yetkinleştirilmiş bir Prusya "sultani"sinden başka bir şey değil. "eğer genel şematik varlık bilgisinin övünebildiği birkaç kesin kavramın falsolu skolastik ara nağmeleri arındırılırsa.* Marx'ın içinde aşağıdaki tezi açıkladığı parçası ile karşılaştırıldığı zaman. [Bay Dühring'in] en köklü fikirler[i] yeni toplumun evrensel kültür sisteminde. sonunda neden hazırlık bilgileri dizisi içine giremeyecekleri hiç mi hiç anlaşılamaz. Yunanca ve Latincenin yerine biraz daha çok arı ve uygulamalı. köktenci devrimcimizin hiç bilmek istemediği jimnastiğin yerini almak üzere uygulanır. Kapitalin. Bu ipsiz sapsız gevezelik.matematiğin ve özellikle gerçek felsefesi öğelerinin geçtiği ve Almanca [sayfa 450] öğretiminin müteveffa Becker. ve eğer hiçbir yerde [bay Dühring tarafından] doğrulanmış gerçeklikten başka hiçbir şeyi üste çıkarmamaya karar verilirse". gerek niteliklerin saptanması. "Ama böylesine bir derinleşme" bay Dühring'in yolu açmasından bu yana. ancak yalnızca "birkaç konu"ya yöneltileceklerini öğrenebildiğimiz "özel teknik kurumlar"ı da bir yana bırakalım.. bir kez daha daha derin bir temel gerek. Geleceğin genç yurttaşının. bu eğitimin yalnızca okulsal bir ereği vardır. belli belirsiz. Gerçekten. Gerçek şudur ki. tam anlamıyla gelişmiş bir insanın yetiştirilmesinde tek yöntem olarak uygulanacaktır. bu eğitim. Sosyalist toplumda emek ile eğitimin birbirine bağlanacağından ve böylece bilimsel eğitim için bir temel gibi çok yönlü bir teknik 364 Friedrich Engels Anti-Dühring kültürün de sağlanacağından söz edildiğini. okuldaki bu teknik eğitim. kuşkusuz bay Dühring de duymuştur: Bu nedenle bu nokta da. Bay Dühring ona.. üretici işi öğrenim ve jimnastik ile birarada yürütecek ve bu yalnızca üretimdeki etkinliğin artırılmasında bir yöntem olarak değil. Bunun için "son felsefi temellerin sahiplenilmesi" aracıyla. gerçeklikte o diziden hiç ayrılmadıkları halde. üretim için her türlü anlamdan kopuk tutulur. örneğin: "Gençler ve yaşlılar.. Bundan ötürü o bize ancak. bilinen biçimde. geleceğin dühringvari üretiminde varlığını özsel olarak sürdürmeye rahatça devam edeceğinden. burada hangi gidişatı salık verir? "Döl vermenin. temel bilgiler veren felsefe de geleceğin gençliği için tamamen anlaşılabilir bir duruma gelir. sözcüğün gerçek anlamıyla çalışırlar". gelecekteki eğitimin tohumu fabrika sistemi içinde atılmış ve filizlenmeye başlamıştır. sayfa 508-515'teki. tüm öğrenimini bitirdikten sonra. "eninde sonunda.olmaktan uzaktır. ayıklanması ve karışımı bakımından. sonunda evlenebilecek denli "kendi kendisi ile güçlü" olmaya yetenekli bir duruma geleceğini kabul edelim. ikincil olmayacak bir rol oynama hakkına sahiptirler. gelecekteki her türlü pratik uygulamadan. ne denli içler acısı görünür: "Robert Ovven'in ayrıntılarıyla gösterdiği gibi. güncel derinleştirme ve inceltme sonucu öylesine yalın bir biçim almış bulunan evrensel uzay ve zaman anlayışı öğelerinin. aynklamasız hepsinin. Ama. bay Dühring'in değindiği bütün alanlardaki son derece okulsal niteliğini artık göstermiş bulunduğumuz "bilgiler"inin ya da daha doğrusu önceden yapılması gereken köklü bir "anndırma"dan sonra bu bilgilerden geri kalacak şeylerin. "hiç de bir dev işi olmayacaktır". Görüldüğü gibi geleceğin halk okulu." Maddenin kendi kendine özdeş durumu ile sayılmış-sayılmaz {innombrable nombre) tersine. ama ona Mutlak denilen şeyin aslında ayakları alünda olduğunu bildirmeye de" adaydırlar. görmüş bulunduğumuz gibi eski işbölümü. sosyalitenin hizmetine konmuştur. gerekse . gibisinden birkaç tümce sunabilir. Sonsuz kavramlarını ve bunlann eleştirisini bugüne değin görülmemiş bir genişliğe kavuşturduğumuz son derece yalın yöntemler anımsanırsa. bu tür bir eğitimle belli bir yaşın üzerindeki her çocuk. hazırlık bilgileri içine" neden girmedikleri "hiç mi hiç anlaşılamaz". "yalnızca insanı kendi ayakları üzerinde tutmaya değil."** [sayfa 451 ] Gerçek felsefesinin her şeyi bilmenin çekirdeğini oluşturacağı ve tip fakültesinin yaraşıra hukuk fakültesinin de bütün ferahlığı içinde varlığını sürdüreceği geleceğin üniversitesini bir yana bırakalım.

Birinci Cilt." Ve daha ilerde: "İnsanı mermerde ülküleştirme amacına dönük Yunan sanatı. Sevgilisi olan geleceğin Pamina'sının. hatta önyargıların baskısı altında. Friedrich Engels 365 Anti-Dühring gerekir. etten ve kemikten insanın yetişmesini kusursuz bir duruma sokma. şu farkla ki iri ve yağlı din adamı Farmason Sarastro. tersine Sihirli Flüt'te* bulunuyoruz. kendini sözü geçen Mutlak üzerinde dimdik tutamaması da olanaklıdır. Pratikte. Sakın bay Dühring raslantı sonucu bu sanatın. Sözkonusu olan. şimdilik hiç olmazsa doğumlann sayısından çok niteliğinin. önce cinsel birleşme ve seçme alanında egemen olan düzensizlik ve us durgunluğuna son vermek ve yeni dünyanın olanaklı olan en iyi bileşim hakkını göz önünde tutmaktır." Bizim gelecekteki genç yurttaşımız şaşakalır. ölü biçimlerin hayran hayran seyredilmesi ile bir ilgisi yoktur.. öyleki bazı kötü dillilerin ona topal demesi olanaklıdır. kıskançlığın hiç yoktan küçük bir kambur bile yapacağı hafif bir eğilme sonucu.. Gebelik ve herhalde doğum. yalın bir taş işlemesi sanaü değildir ve onun estetiğinin. o gerçi bay Dühring olmadan da biliyordu. "şematik olarak gözler önünde duran". insanal olan ya da olmayan köklerini büyük ölçüde cinsel birleşme ve seçmede. işin içine bu bakımdan önleyici ve aynklama olarak da seçici bir çaba sokma fırsatını sunar. Genç yurttaş için bu gösterişli anda. s. Ama bu işi nasıl yapmalı? Bay Dühring her ne denli bir "sanat"ın sözkonusu olduğunu söylüyorsa da. ** Kapital. 494. bizim derin ve sert ahlakçımız karşısında ancak "ikinci sınıf bir köy papazı" gibi görünebilir. -Ed. Bu tür sanat. -Ed. ama bay Dühring ona. bay Dühring'in "ahlaklı ve özgür evlilik" durumuna girmelerine izin [sayfa 453] vermeden önce. bir çeşit etten ve kemikten Phidias durumuna gelme sözkonusudur." Aynı biçimde bir başka parçada şöyle okunur: "Felsefi açıdan. doğanın ya da insan sakını-mının basan ya da başansızlığının göz önünde tutulması gerektiği anlatılabilir. çeşitli dereceleri var. varlığın insan görünüşünü yok eden biçimsizliğe kadar giden ölçeğin. "gebelik" sırasında "önleyici". Kusurlu bir yaratık olacak bir insanın doğuşunu önlemek . ama ayaklanndan birinin normalden birkaç derece sapması. yukarda aktanlmış bulunan gizemli açıklamaları. henüz doğacak dünyanın olanaklı olan en iyi bileşiminin sağlanması hakkını anlamak güç değildir. O zaman ne olacak? Derin ve sert Sarastro'muz.. "doğum" .. s. Sarastro'nun kendi aşık çömez çiftini geçirdiği sınamalar. "Derin ve sert ahlaklılık" şimdi ona bir gökgürültüsü sesiyle: Hiçbir zaman! diye haykırır. kendisine bağlanan beden ile birlikte kardeş bir ruh bulmak üzere. Bizim geleceğin "kendi kendisi ile güçlü" Tamino'muzun. etten ve kemikten insan yetkinleştirme sanatını onlara yasaklayacak. bu alanda egemen olan düzensizlik ve us durgunluğunu yargılama işini daha sonraki bir çağa bırakmak gerekir. Birinci Cilt. açıkça bir başarıdır. ona en küçük 366 Friedrich Engels Anti-Dühring bir bilgi vermez. kendi iki egemen bireyini geçirdiği korku dolu sınav karşısında gerçek bir çocuk oyunu kalır. . belki de kağıt bir bantla sarılmış olarak bugün Alman kitap pazarında dolaşımda bulunan kitaplara benzer bir elkitabına sahip olmasın? Gerçekte biz artık burada sosyalitede değil.. ama normalden.bu olgu. ayrıca da şu ya da bu doğumlu sonuca yatkın ya da karşıt önyargıda aramak * Kapital. sanat alanını pek ilgilendirmeyen ama milyonlarca [sayfa 452] insanın yaşamsal yazgısı bakımından çok daha ciddi olan etten kemikten insanın yetişmesini kusursuz bir biçime sokma görevi ele alınacağı andan başlayarak aynı tarihsel önemi korumayacaktır. işlerin gidişinin ve kendi öz doğasının ona açüklan bütün yollan tutabileceğini söz vermişti. sağ omuza doğru. Mutlak denilen şeyi ayaklan altında bulundurması.. Evlilikte basit bir taş işleme sanatının ya da ölü biçimlerin seyrinin sözkonusu olmadığını. 492-501. Gerçi ucubeler her zaman ve bütün hukuksal rejimlerde yok edilmeye aday olmuşlardır.bu nitelikleri oluşturan yeni gelişme bakımından taşıdığı önem karşısında. Gene de. vb.

sırasında "seçici çaba"sını mı kullanacak? İşlerin başka türlü olacağına bire karşı on bahse girerim: Aşık çift Sarastro-Dühring'i yüzüstü bırakacak ve evlendirme memurunu bulmaya gidecektir. zoraki evliliğe erkekler yaranna getirilmiş doğal bir tamamlayıcı olarak görünür ve bu toplumda kadınlar için buna benzer hiçbir şey olmaması da en anlamlı ve en anlaşılır olgulardan biridir. "Kurtancı cinsel birleşmelerin gerçekten insanal yüksek dürtüleri. asteğmenlerin sözünü etmezsek. Schikaneder'in yazdıği libretto üzerine 1791'de Viyana'da bestelendi. -ç. sonuçlannda da yararlı bir birleşmenin en iyi güvencesi. ancak ikinci dereceden bir sonuçtur. artık insanal düşünceler ön plana geçebilir. uyumlu bir ala ala heye vanr. artık başka türlü anlaşılmaları olanaklı olmayan birçok yanlışlık ve birçok bilimsel böbürlenmeyi kişisel nedenlere indirgeyebilir ve bay Dühring üzerindeki genel yargımızı şu sözlerle özetleyebiliriz: Büyüklük hastalığına bağlı sorumsuzluk. Topal ile kambur. Bay Dühring'in. bir sevinç ve uzlaşma havası içinde ayrılmamıza izin verilsin. Ortaya konmuş bulunan çeşitli sorunlan incelemek zorunda kaldığımız sürece yargı. Felsefeyi. ve bu olgular nedeniyle de ister istemez çoğu kez oldukça kesin. . Biraz dinleyin. Friedrich Engels 367 Anti-Dühring der. beleşçisinin çoğu kez uyaklı düştüğü Berlin'de oturmaktadır! Çoğu kez gerçi hayli kuru ve can sıkıcı olmuş bulunan konumuzdan. genel olarak dişi cinsiyet üzerine hangi soylu düşünceyi beslediğini bilmek ister misiniz? Bugünkü topluma karşı yaptığı suçlamada bu.com 368 Friedrich Engels Anti-Dühring . evlenirler ve tüm derin ve sert ahlak düşüncesi {moralite). sevişirler.. Kendiliğinden uyumlu bir ilişkiden duygu birliği belirtisi taşıyan bir ürün çıkarmak. Benim demek istediğim bu değil. birbirlerini çılgınca severler ve bu nedenle "ikinci dereceden uyumlu bir sonuç"un en iyi güvencesini karşılıklılıklarında verirler. söz götürmez nesnel olgulara bağlı idi.. sayıştay denetçisi ile kadınların kayrası.. vb. görülür: [sayfa 454] "İnsanın insana satılması üzerine kurulu baskı toplumunda fuhuş. sosyalitelerin en iyisinde. yoğunlaşması kendini tutkulu aşk olarak gösteren cinsel uyarının insanca soylulaştırılmış biçimi olduğundan. Her şey romandaki gibi olur." Böylece. her zaman olduğu gibi. Bundan da her zorlamanın zorunlu olarak zararlı bir sonuç vereceği sonucu çıkar. [sayfa 455] -sOnwww. Gene de kadınların kayrasından (lütfundan) yararlanarak sağlanan ve bugün artık pek öyle istisna olmayan o gelir türü bay Dühring'in büsbütün bilmediği bir şey olabilir mi? Bununla birlikte bay Dühring.. hatta oldukça sert bir biçime bürünüyordu.." Bu okşantı karşılığı bay Dühring'in kadınlardan alacağı teşekkürleri devşirmeyi dünyada istemezdim. iktisadı ve sosyaliteyi arkamızda bıraktığımız ve üzerinde ayrıntılı bir yargıya varma durumunda bulunduğumuz yazarın tüm kişilik portresi de önümüzde dikildiği şu anda. Mozart'ın ünlü operası. vaktiyle genç bir sa-yıştay denetçisi idi ve benim zamanımda.iskenderiyekutuphanesi. bundan otuzaltı yıl önce... Dur! diye haykırır bay Dühring. Liebeskind'in Wieland tarafından yayınlanan bir doğu masalları derlemesinde yer alan Lulu adlı yapıtından hareketle. her şey en iyiye doğru gi* Sihirli Flüt. onun karşılıklılığındadır.