You are on page 1of 52

YOKSUL TANRI Tyanal Apollonius Aytun Altndal Alfa Yaynlar 1590 Aytun Altndal Kitaplar 9 YOKSUL TANRI Tyanah

Apollonius Aytun Altndal 1. Basm: Mays 2005 ISBN : 975-297-624-7 Yaync ve Genel Yayn Ynetmeni M. Faruk Bayrak Yayn Koordinatr ve Editr Rana Grtuna Pazarlama ve Sat Mdr Vedat Bayrak Kapak Tasarm Utku Lomlu 2005, ALFA Basm Yaym Datm Ltd. ti. Kitabn tm yayn haklar Alfa Basm Yaym Datm Ltd. ti.'ne aittir. Yaynevinden yazl izin alnmadan ksmen ya da tamamen alnt yaplamaz, hibir ekilde kopya edilemez, oaltlamaz ve yaymlanamaz. Alfa Basm Yaym Datm Ltd. ti. Ticarethane Sokak No: 53 Caalolu 34410 stanbul, Turkey Tel: (212) 511 53 03 - 513 87 51 - 512 30 46 Faks: (212) 519 33 00 www.alfakitap.com info@alfakitap.com Bask ve Cilt Melisa Matbaaclk iftehavuzlar Yolu Acar Sanayi Sitesi No: 8 Bayrampaa - stanbul Tel: (212) 674 97 23 Faks: (212) 674 97 29 Bu kitabm krk yllk yazarlk yaammda bana destek olan, beni yreklendiren tm dostlarma armaan ediyorum.

NDEKLER nsz vii Birinci Blm APOLLONIUS'UN AYAK ZLER 1.1. Aya Sofya'daki Deesis Mozaii 3 1.2. Karanlk Kilise'deki Mandylion 23 1.3. Hangi sa? 46 kinci Blm HAYATI ALINAN ADAM 2.1. Aldatlanlar ve Aklananlar 71 2.2. "nsan Suretindeki Tanr" 89 2.3. Apollonius/Balinius 111 Sonsz 137 Aklamalar, Tanmlar ve Notlar 141 Kaynaklar 159 Apollonius Bibliografyasi (Semeler) 165 Ekler 173

NSZ Tyanal Apollonius'un yaam yksn ocukluumda "byklerimden" dinlemitim. Bana bu dinlediklerimden hi kimseye sz etmemem gerektii de tembihlenmi-ti. (1951) Kemerhisarl Apollonius'un "hayatn" yazmay hep istedim. Son 35 yl iinde belge ve bilgi topladm. o-cukluumda dinlediim Apollonius'un ya da Araplar'n arasndaki adyla Balinius/Balyonos'un olaanst yaa-mn yazmak altm yaamdan sonra nasip oldu. Buna da kr. Bu olaanst ermiin Trkiye'de ilk kez yaynla-nan hayat ve eserleri umarm ilgi eker. Kald ki, Apollo-nius, bizden biridir. Anadolulu bilge bir kiidir. Apolloni-us'un doum yeri olan Tyana Kenti, Antik dnemde Ge Hitit mparatorluu'nun Bakenti olan Tuvana idi. Dola-

ysyla atalar itibariyle Apollonius, son/ge Hititler'le balantlyd. te bu ge Hititli ermi nmzdeki yllarda zellikle Hristiyan Alemi'nde adndan en ok sz edilecek kiidir. Bu kitap yazarlk yaammn 40. ylnda hem bu uzun servende bana destek olan dostlarma hem de deerli okurlarma kk bir armaandr. Byle bir kitap yazaca-m bilen ve/veya tahmin eden dostlarm iin bu kitap bir srpriz olmamtr. Ama ya tahmin etmeyenler iin! Umarm onlar da armazlar. Tyanal Apollonius, SANAL bir roman kahraman de-il, tm yaam, bata Roma mparatorluu'nun arivleri olmak zere, ayrntlaryla belgelenmi GEREK bir er-mitir. Yaad ada (1. yy) "nsan Suretindeki Tanr" olarak yceltilmi, zindanlara atlm ama grlerinden hibir ekilde dn vermemi bir Bilge'dir. Onun varl ve yaam, 4. yzyldan balayarak, Hristiyanln korkun basksndan kurtulabilmek isteyen Aydnlara, bu meyanda Tapnak valyeleri'ne, Gl ve Ha Kardelii rgtne, Humanizm'in Kurucularna ve nihayet gnmzn "bilimine" damgalarn vurmu baz akademisyenlere, bal olduklar Kilise-D Occult rgtlerince iletilmi, okutulmu olduu iin "Yol Gsterici" saylmtr. te yandan bata Katolik Kilisesi olmak zere tm banaz Hristiyanlar, yzyllarca O'nun adn ve eserlerini gizlemiler ve/veya yok etmek istemilerdir. Bunun nede-ni, daha 3. yy'dan itibaren Romal Pagan ve Helen d-nr, yazar, devletadam ve filozoflarn sa Mesih ile Apol-lonius'u kyaslamalar ve ikincisini birincisinden STN saymalardr. "Yoksul Tanr" (The Poor God) adyla yazdm bu ki-tapta, Tyanal Apollonius'un yaklak 2000 yllk serveninin baz yanlarn okuyacaksnz. Apollonius'un "Ayak zlerini" takip edenler O'nun tpk bir "Deus Absconditus" (Invisible God=Gze Grnmeyen Tanr) gibi ncil'in sayfalarnn arasnda, dolaysyla sa Mesih'in "portresinin" ardnda belki de O'nun maskesiyle gizlenmi olarak dolamakta olduunu biraz hayret, biraz aknlk ama eminim ki heyecan duyarak okuyacaklardr. Tyana (Ke-merhisar)'da 2001 ylnda talyan hkmetince balatlan kaz almalar, nihayet tamamlanmak zeredir. Bu kaz-lar, Dr. Asm Tan'n bakanlnda yrtld ve Apollo-nius'un 2000 yl nceki yaam alan ortaya kartld. im-di 2002'den balayarak her yl Temmuz aynda "Apolloni-us Kltr Festivali" dzenleniyor. Kitab yaynlayan Sayn Faruk Bayrak ynetimindeki Alfa Yaynlar'na, Sayn Vedat Bayrak'a, Sayn Rana Grtuna'ya teekkr ediyorum. Bu kitab yazarken yardmlar olan Prof. Ira Gitler'e ve eine (New York) hibir yerde bulamadm, tek nshas kalm bir kitab bana aktardk-lar iin teekkr ediyorum. Ayrca baz Franszca kitaplar bulmakta yardmc olan gen ve baarl akademisyen Selin enocak'a (Paris, Sorbonne) ne kadar teekkr etsem azdr, talyanca eviriler Batuhan zkan tarafndan yapl-d, kendisine teekkr ediyorum. Daha nce de olduu gi-bi, Pelin Kara, yine stn gayret gsterip zor bilgisayar di-zimini yapt, ona da teekkr bor biliyorum. Umarm bu olaanst Ermi'in olaand yaamn ve servenini severek okursunuz. Aytun Altndal spilandit / 23 Mart 2005

Birinci Blm APOLLONIUS'UN AYAK ZLER 'La plus large tolerance dans la plus stride independance' A.M.O.R.C.

1.1. Aya Sofya'daki Deesis Mozaii "I had rather be killed Today than go into voluntary Exile tomorrow." "Yarn gnll olarak srgne gitmektense bugn ldrlmeyi yelerim." Phrasea Paetus1 .S. 1054 yl Bat Hristiyan aleminde (Christendome) bir dnm noktas olmutur. O dnemde birbirlerinin rk-sal zelliklerinden nefret eden bir Papa ile bir patrik ve onlarn emrindeki gler Hristiyan aleminde tam 911 yl srecek bir 'mezhepleraras dialogsuzluu' balatmlard. Roma Kilisesi'nin banda Bapiskopos

(gndelik dildeki adyla Papa=Peder) IX. Leo vard. Gerek ad Bruno idi ve Lorraine piskoposu iken Fransa mparatoru III. Henry tarafndan Papalk Taht'na oturtulmutu (1049). Bruno, talyan asll olmayan nc Papa'yd2. Alsace'li soylu bir ailenin olu olan Bruno, bilgili, grgl ve stn erdemleri olan bir kiilik olarak nlenmiti. Ayrca kendi ordusuna bakomutanlk yapabilecek kadar da gz pek bir din adamyd. Papa olduktan sonra Gney talya'da saldrlar dzenleyen Norman kabilelerine kar 1054'te sava am ve ordusunun banda yer almt.3 IX. Leo'nun mahiyetine alarak yksek sorumluluklar verdii en gvenilir kii ise birbirlerinden daha kurnaz, 4 Yoksul Tanr daha acmasz ve daha takntl adamlard. Bunlar srasyla Silva Candida piskoposu Hildebrand, Monte Casino Abbot'u Humbert ve Ostia'mn kardinal-piskoposu Peter Damiani idi. de ok yetenekli konumac ve tartma-cyd. an en geni bilgi ve kltryle donanml fakat ihtirasl kiilerdi. Bunlardan Hildebrand, Papa'dan daha fazla Papa'cyd (Papist). Ne var ki ailesi, gemii ve nere-den nasl geldii belli deildi. Yahudi kkenli olduuna dair sylentiler vard; 1054 ylnda Papalk IX. Leo'dan ok ite bu adamdan soruluyordu. Humbert de ondan aa deildi. Toul yaknlarndaki Moyen Mouttier'de basit bir kyl ailesinin ocuu olarak dnyaya gelmi ve kk yanda yredeki manastra al-narak kei (monk) yaplmt. Kurnaz ve ibitirici bir adam olarak tannan Humbert daha sonra, o sralarda La-teran'da (Roma'nn bir semti) bulunan Papalk binasnda ktphane sorumlusu olarak grev yapmt. Bu grevi srasnda nl Loraine Dk' nn kardei Liege (Belika) egemeni Frederick'in mahiyetine girmeyi baarmt. Peter Damiani ise ok entelektel bir dinadamyd. O yllarda tartlan manastrlarn reforme edilmesi giriimini ynetiyordu.4 Bu giriim 910 ylnda Dk William of Aquitaine'in kurmu olduu Clunny Manastr tarafndan balatlmt. Damiani, bu nl ve esrarengiz manastra mensuptu. Hristiyan aleminde Cistercian diye bilinen bu tarikat tm Avrupa'da ve Trkiye'de en az rakipleri Ciz-vitler kadar nemli rol oynamt. u kadarn belirterek geelim ki, Tapmak valyeleri (Knights Templar) tarika-tnn resmi kurucusu ve ynetmeliini yazm olan kii Aziz Bernard Clairveux bu tarikatn ba idi.5 lgintir ki, Papa gibi bu yardmcs da talyan asll deildi. Bu Papalk cephesinin karsnda stanbul'da Patrik Michael Cerularius ve ekibi vard. 1054'te Dou Roma mAytun Altmdal 5 paratorluu IX. Konstantin Monomachos tarafndan yne-tiliyordu. mparator, Cerularius'u bilge bir dinadam oldu-u iin deil, becerikli bir siyaseti olduu iin Patrik yap-mt. Gerekten de Cerularius nceki mparator IV. Mic-hael'in darbe ile devrilmesinde, perde arkasnda nemli rol oynamt.6 Bu olaydan sonra Cerularius siyasetten e-kilmi ve kei olmutu. Yeni mparator bu eski dostunu unutmam ve kendisine ok yararl olacan umarak Pat-rik yapmt (1045). Ayrca Cerularius stanbul'un en eski ve soylu ailesine mensuptu. Bu husus da mparator iin nemliydi. Yeni Patrik siyasi konulardaki maharetini he-men gstermi ve 1047 ylnda patlak veren ve dorudan imparatoru hedef alan Leo Tornikios adl sokak ekiyasnn ynettii kanl ayaklanmay ksa srede bastrmt.7 Cerularius'un en ilgin siyasi taktii Patrikhane'ye zel ve tamamen sokak kabadaylarndan kurulu bir vurucu g oluturmu olmasyd. Patrik'in ne zaman imparatorla ya da baka bir godayla ba derde girse, gizlice oluturduu ve perde arkasndan ynettii pleps sanda (kutsanm kleler) denilen bu vurucu gc bir ayaklanma veya isyan balatmalar iin harekete geirir ve rakiplerine gzda verirdi.8 11. yy'da Dou Roma mparatorluu'nda, Roma'da ol-duu gibi ynetimsel ve siyasal sorunlar doruktayd. m-paratorluun topraklarnda Kilise'nin retisine tamamen kar ve fakat 'gerek' Hristiyanlar olduklarn ne sren birok gizli tarikat kurulmutu. Bunlardan bir ksm Fran-sa'daki Clunny Manastr ile onun Portekiz'deki kolu Al-oboa Manastr'yla balantlydlar. Bunlardan en g-ls Phounoloagiagitai diye bilinen Gizli Yasak Kilise idi.9 Merkezi kuzey-bat Balkanlar'daki Apollonnia ve Opsi-kon Manastrlarnda olan bu gizli kilise Tzourillo adl muhtemelen spanyol-Portekiz asll biri tarafndan kurul6 Yoksul Tanr mutu ve bunlar ileriki tarihlerde Bizans belgelerinde Bo-gomiller diye tanmlandlar. Bogomolizm, kkleri 1. yy'a inen aykr bir kiliseydi ve 8-9. yy'da Anadolu'da, 11. yy'-dan sonra Balkanlar'da ve 13-14. yy'da da Fransa'da ok etkili oldular. Gerek Bizans gerekse Papalk bunlara kar Hal Seferleri dzenlediler ve yaklak 3 milyon Bogomil (Fransa'da Beguin ve Beguardlar, Cathareler, Albigense-ler vd.) vahice ldrld.10 Dier aykr kiliseler ise, Ya-kubiler, Nasturiler, Suriye Monofisitleri'ydi. stanbul'daki Patrik bunlarla da kavgalyd.

Patrik Cerularius kendisinin imparatorluun dini nderi olduunu ve mparator Konstantin'in de stanbul'u sadece Yeni Roma olarak deil, ayn zamanda Yeni Israel ve Yeni Sion olarak kurduunu ne srerek Papa'dan stn ve gl olduunu sylyordu. Patrike gre Tanr'nm gerek sekin kullar Yahudiler deil Bizansllar'd. Bizans'ta Yahudiler ve Monofosit Ermeniler Patrik iin La-tinler'den daha tehlikeli ve zararlydlar. Papalk ile Patrikhane arasnda yzyllardr sren filioque sorunu diye bilinen bir sorun vard. Cerularius papalk ile arasndaki gerginlii biraz daha arttrmak iin iki eski sorunu daha gndeme getirdi. Bunlar, Papalarn asla kabullenmedikleri ve gemii 6. yy'a inen ekmeniklik sorunu ile yine yzlerce yldr tartlan "Patrik mi stn Papa'm?" eklinde zetlenecek olan egemenlik hakk sorunu idi. imdi ilkin ksaca filioque sorunu nedir? Bunu grelim. Hristiyanln ilk nemli ekmenik, yani Cihanmul-Evrensel kiliseler konseyi, bugn znik dediimiz eski Nicaea'da .S. 325 ylnda topland. Bu konseyi bizzat mpa-rator Konstantin hazrlad ve ynetti. Bu konseyde Doktri-ner Tanm diye bilinen bir yntemle Hristiyanln amen-ts belirlendi. Buna gre Tek-Tanr inanc yerletirildi ve bu Tanr'nm Baba olduu vurguland. Aytun Altndal 7 znik konseyinin en nemli duyurusu Trinite-Teslis idi. Buna gre Hristiyanlk'ta ' Varlk Bir Arada' bulunacakt. Ama bu formlde yer alan baba-oul ve kutsal ruh lsnn birbirleriyle olan ilikilerinin nasl dzenlenecei tartmay balatmt. znik'te Greke olarak yazlan metinde Baba, Oul ve Kutsal Ruh Hupostaseis kelimesi ile karlanmt. Dier deyile 3 hupostaseis bir Ousia (Tek Varlk) iindeydi. Ama Latince'ye eviride bu metinde deiiklik yaplmt. Greke'de hupostaseis tek varln (Ousia) iindeyken, Latince'de Tanr, 'Bir z veya Cevher inde ahs' olarak verilmiti (tres personae in una subs-tantia). Daha sonra Hristiyanlk iinde ortaya kan tartma-larda bu iki metin ok nemli rol oynamlard. Filioque sorunsal da ite bu balamda ortaya kt. Baba ile Oul ve Oul ile Kutsal Ruh arasndaki balantnn nasl olaca filioque problemini balatt." Filioque kelime anlamyla 'Ve Oul'dan' demektir. Bu kelime gerekte kutsal metinlerde bu ekliyle gememek-teydi. Sevilla'mn sevilen piskoposu Isidor tarafndan H-ristiyan amentsne sokulmutu. znikstanbul Konse-yi'nin kabul ettii metnin sonuna, tek kelime olarak eklen-miti. znik-stanbul Konsey'inde kabul edilen metinde yle denilmiti: Credimus.. .et in Spiritum sanctum, domi-num et vivificantem ex Padre (Baba'dan gelen Kutsal Ruh'a inanyorum). Toledo'da bu amentye 'et exfilio' ibaresi eklenmiti. Buna gre Kutsal Ruh, hem Baba'dan hem de Oul'dan geliyordu. Bizans Toledo'da yaplan bu giriimi duyunca kzlca kyamet koptu. spanyollar'in kendi balarna byle bir gi-riimde bulunmalar Bizans/Konstantinopol ile Roma arasnda tarihi bir tartmay balatt. Bizans bu eklemeyi kabul edemeyeceini ve znik Konseyi'nde yaplm olan 8 Yoksul Tanr formlasyona bal kalacan aklad. Roma ise filioque'a sahip kt. Bylelikle Hristiyan amentsnde iki ayr yorum k-m oldu. Birincisine gre Kutsal Ruh, Baba'dan ve Oul'dan neroluyordu. Onlarn devam, srdrc olarak anlalyordu. kincisine gre, bu ekilde yaplan ament Trinite'deki dengeyi bozmutu. Dou Ortodoks Kilisesi'nin ruhani nderleri olan pat-rikler bu grteydiler. Dou Ortodoks Kilisesi'ne gre Teslis'te (Trinite) bir uyum bir denge vard. Bu da yle olmutu; Baba ebediyen Oul'a kaynaklk etmekteydi. Kutsal Ruh ise Oul'dan nerolmaktayd. Dengeyi kuran Baba'yd. Katolikler bu amentlerden birincisini, Dou Orto-dokslar ise ikincisini benimsemilerdi. Bylelikle 589 ylnda ylnda balayan filioque tartmas gnmze kadar srmtr. Ama filioque'un sadece ilahiyat asndan deil, bir de siyasal iktidar asndan yaratt sorunlar vardr. Bizans'a gre filioque''unun kabul edilemeyiindeki en nemli husus bu eklemenin Bizans'taki patrie danmadan dorudan Roma'daki Papa tarafndan kutsal metne ekletilmi olmasyd. Papa bu eklemeyi yaptrrken patrii kasten atlam ve Hristiyanlk dininde en st otoritenin kendisi olduunu gstermek istemiti. Papa'ya gre H-ristiyanlk, Katolik dininin evrenselliini savunan ve onu temsil eden kendisinden sorulmalyd. Bizans'a gre ise mparator Konstantin, durup dururken imparatorluun bakentini Roma'dan alp Konstantinopol'e getirmemiti. Bizans'a gre stanbul, tm Hristiyanln merkeziydi. Nitekim bu nedenle Konstantinopol'n yerlisi olanlara Aytun Altndal 9 imparator Populus Romanus adn vermiti. Trke'ye s-tanbullu diye evirebileceimiz bu deyime gre, Konstan-tinopol halk gerek Roma'nn 'halk' durumundaydlar. Bizans'a gre sadece Roma piskoposu olan

Papa, kendi bana Hristiyanla yeni doktrinler sokmaktayd. Oysa byle bir deiiklii yapmak yetkisi tm Kiliselerin ortak katlmlaryla yaplacak olan bir Ekmenik konseyde al-nabilirdi. te o gnlerden bugne kadar Katolik Papalar ile Ortodoks Patrikler arasnda biri ilahiyat dieri otorite asndan domu ve filioque diye anlan bu uzlamaz e-liki vardr.12 C imdi de ksaca 'Ekmenik nedir?' bunu grelim. Ek-menik(lik) kavramnn corralative (kout artrc) kar-l slami literatrde Dar-l slam'dr. Kukusuz bu ta-nmlama sadece konuya giri anlamnda bir deer ta-maktadr. Bunun dnda ilevsellik bakmndan iki kavram arasndaki temel farkllk kalcdr. imdi kelimenin anlamsaln aklamaya geelim. Ekilmene (Gr. Oikoumene, oikoumenos) eski Greke'de 'srekli yerleim alan' anlamna gelir. Ara sra yaanlan ya da hi yerleim grmemi corafi alanlar deil, kalc yer-leim grm toprak btnln anlatr. Bu nedenle de uygarlk kavramyla balantldr. Kelime bu anlamyla s-lamiyet'teki 'Medine Uygar ehir' kavramyla yaknlk gs-termektedir. Ayn zamanda stn bir kltrn ifadelendi-rilii Ekmene kavramyla anlatlr. yle ki; Ekmene saylan bir blgede kltrel gelimilik, Ekmene blgesinin evresinde kalan dier kltrleri kendisine silah zoruyla olmasa da, hayranlk araclyla balamtr. Dolaysyla evre kltrlerin yar baml olduklar stn kltrel alan, ehir ya da blge anlamnda kullanlr. Ekmenik (Gr. Oecumenicus) kelime anlamyla Ekme-ne''den tretilmitir. Cihanmul, Evrensel dnya apnda 10 Yoksul Tanr anlamnda kullanlr. 20. yy'da ise Protestan ve Dou Or-todoks kiliselerinin kurduklar ve mezhepler aras farkl-lklar mahfuz tutarak Hristiyanl yaymak amacna y-nelik olan Kiliseleraras Birlii ifade eder. Bu ekmenik hareketin merkezi svire'nin Cenevre ehrindedir. Cenev-re'de egemen olan Protestan Etiinin Calvinist Kisesi'yle balantldr. Almanya'da ise yine Protestan Kilisele-ri'nden olan Lutheran Kiliseleri'yle balantldr. Fener Rum Patrikhanesi de bu hareketin nclerindendir. Ekmenik, bu kilise hareketi iinde 'strateji' anlamnda kullanlr. Kilise sayesinde ok nemli rol oynayan strateji kavram, ilahiyata deil, dnyevi (Sekler) ynetim lite-ratrne aittir. Dolaysyla kilise siyasetinde 'strateji', si-yaset araclyla Hristiyan 'misyonerliini' zellikle ya-banc genler arasnda yaygnlatrmaktr. Bu hareketin iinde fiilen yer alan ve bu stratejiyi icra eden ahslara Ekmenist denir. Bu Ekmenik 'ideolojiye' de Ekmenika-lizm denir." Ekmenik Patrik nitelemesini ilk kullanan Patrik Jo-han'dr. stanbul Patrii, kendi toplad bir Synod'da (Din Meclisi) kendisine 'Ekmenik Patrik' denilmesini karara balatmtr. .S. 587-588 yllarnda, stanbul'da toplanan bu Synod'da Patrik Johan (Hristiyan ilahiyatnda Acul diye tannr) o srada papa olan 2. Pelaguis'a kar kendisine bu sfat yaktrm ve g yarma girmitir. Papa, Acul (hzl davranan) Johan'm kendisine bu sfat al-dn duyunca derhal harekete gemi ve Bizans'taki de-legesine (apocrisiarius) emir vererek Hristiyanln en nemli treni olan Eucarist'a (arap ve ekmek) katlmasn yasaklam ve kendisine Ekmenik diyen patriin yne-tecei ayinlerin Hristiyanla aykr (bir anlamda irk) olacan sylemitir. Pelagius'tan sonra papa seilen Gregory de Acul JoAytun Altndal 11 han'm bu sfat kullanmasna iddetle kar kmtr. u nl sz Gregory tarafndan Patrik Johan iin sylenmitir: "Patrik lakabna uygun olarak hzla sskalarken, kibri de hzla byyor." Gregory, Patriin bu sfat kullanmasnn Hristiyanla kar ve Canon denilen kilise konseylerinin yasalarna aykr olduunu vurgulamtr. Roma Kilisesi'nin Bapis-koposu Patrik Johan' sa'nn yolundan km olmakla sulam ve kendisinin 'Anti Christ'in (Deccal) ncs ol-duunu sylemitir. Gregory tezini mparator Maurice'e de anlatmt. m-parator bunun zerine kiliseyi ok umursamadn belirt-mi ve aynen, "Byle budalaca bir kelime uruna iki kili-senin aras bozulmamal/' demitir. Bunun zerine Acul Johan, Roma tarafndan kabul edilmeyen bu sfat tamay srdrmtr. Johan, 595'te lnce yerine patrik yaplan Cyricus (595-603) da ayn sfat kullanm ve Kadky Konseyi diye bilinen din meclisinin kararlarna sadk kalan patrikler tarafndan bu sfatla anlmtr. Katolikler ise Ekmenik kavramn, eitli zaman arala-ryla toplanan konsiller iin kullanmaktadrlar patriin ahs iin olmaktan ok. rnein Hristiyanlk tarihinde ok nemli rolleri ve anlam olan Toledo konsillerinden 4. (634), 6. (638), 11. (675) ve 15. (693) konsillerde Bizans'n ruhani nderleri sadece stanbul Kilisesi'nin bapiskopos-lar olarak anlmlard, kendilerinden patrik diye de sz edilmemiti.14 1054 ylnda Papa Normanlar'a kar savaa gittiinde Lombard Kardinal'i Humbert, Papa'nm ba delegesi ve tam yetkili vekili olarak stanbul'dayd. Latinler'den nefret eden bir Patrik'in karsnda Bizans'tan nefret eden bir

12 Yoksul Tanr Kardinal vard. Patrik nefretini gstermek iin 1049 yln-da stanbul'daki tm Latin manastrlarn kapatm ve mallarna el koymutu. Kardinal Humbert bu gasbm hesa-bn sormak iin stanbul'a yollanmt ama onun aklnda baka bir zm vard. Humbert aklndaki zm uygu-lamaya sokmaktan hi ekinmedi... Kardinal Humbert'e gre ekmenik olan Patrik'in ken-disi deil, Papa tarafndan temsil edilen Roma Kilisesi idi. Papa ile Patrik arasndaki en nemli sorunlardan bir tanesi buydu. Ayrca dini trenlerde kullanlan mayal/mayasz ekmek sorunu vard. ki kilise arasndaki baka bir sorun da Patrik'in Papa'y kmseyerek ona yazd mek-tuplarda srekli olarak "Kutsal Peder" diyeceine "Kar-deim" diye hitap etmesiydi. Bir dier husus da Humbert'e gre Bizans'taki kilisenin giderek daha youn bir ekilde hermetik (dolaysyla Hristiyanla kkten kar) akmlara ve grlere ynelmekte olduuydu. Papalk batemsilcisi Humbert'e gre bu 'sapknln' sorumlusu Patrik ve Filozoflarn Konsl unvann tayan tarihi ve felsefeci Michael Psellus ve yardmcs John talos idi. Bu ve benzeri sulamalarla Patrik'e kar mcadele eden Kardinal Humbert 1054 ylnda artk kopma noktasna gelmi olan stanbul-Roma kavgasna son noktay koyan kii oldu. 16 Temmuz 1054 sabah kutsal ayin srasnda Aya Sofya'y bast ve treni ynetmekte olan Patrik'in nne bir bull brakt. (Bull, Papa'nn fetvas gibi bir me-tindir.) Patrik ve evresindekiler nlerindeki mihrabn zerine braklan metni byk bir aknlk iinde okudu-lar. Buna gre Papa IX. Leo, Patrik Cerularius'u ve yann-dakileri 'aforoz' etmi, dier bir deyimle Hristiyanlk ale-minden kovmutu.15 lk aknl atlatan Patrik de ayn ekilde Papa'y H-ristiyanlktan kovduunu aklad. Ve daha sonra bunu Aytun Altndal 13 yazl hale getireceini bildirdi. Olay derhal imparatora intikal ettirildi. O da taraflar bartrma gayreti iine girdi. Patrik mparator'a gre de yetkilerini am gibiydi. Patrik Cerularius mparator'un Roma'dan yana tavr koyacan anlaynca hemen pleps sanctay harekete geirdi. stanbul, "Ortodoksluk elden gidiyor," nidalaryla nlamaya balad, baz zengin Latinler ldrld, baz Ermeni ve Yahudilerin mallar gasp edildi, canlarna kast edildi. mparator isyann byyeceinden korkarak Pat-rik'ten ayaklanmay bastrmasn istedi. Patrik Cerularius da mparator'un ricasn krmad ama bir art vard; Or-todoksluk korunacak ve Papa'nm hkm geersiz sayla-cakt. mparator bu art hemen kabul etti ve isyan Cerularius'un yapt ksa bir konumadan sonra balad gibi bir anda sona erdi. 1054 ylnda Bizans'ta en gl kii Patrik Cerularius'tu. lgintirki bu isyann yaand sralarda imparator Pa-pa'ya bir eli gndererek ondan yardm istemiti. Eli Ro-ma'ya vardnda ne yazk ki Papa'nm huzuruna kama-mt, nk Papa gn nce lmt! ki Kilisenin ibi-lir dinadamlar Kardinal Humbert ve Patrik Cerularius, Hristiyan Alemini blen bu olayda Papa'nn mdahalesi olmasn diye ondan boalm olan Taht'a yeni Papa atan-madan bu kopuu gerekletirmemilerdi. Katolik Kilise-sinin uygulad bir gelenee gre Papalar'nn lm tam gn gizli tutuluyordu. Papa'nn ldn Humbert ve Cerularius biliyordu ama askeri hareketleri ynetmekte olan mparator henz duymamt... ki Kilise arasndaki bu kopukluk tam 911 yl srd ve Katolik ve Ortodoks Kiliseleri -stanbul'daki gnmzde Fener Patrikhanesi olarak bilinen merkez- ilk kez 1965 y-lnda bir araya gelebildiler. Bu ayrln ba mimarlarna neler oldu derseniz; uyank kei Humbert daha sonra IX. 14 Yoksul Tanr Stephan adyla Papa oldu. Patrik Cerularius ise 'aforoz' olayndan ksa bir sre sonra len imparatorun ei mpa-ratorie Theodora ile ters dt. Papa'y ve imparatoru yenen Patrik, kadnn fendine yenildi ama ylmad. Dou Roma'y bir sre iin Theodora'nm gzdesi ve imparator yapt VI. Michael ynetti. Ne var ki bu kez de sahneye filozoflarn ba Michael Psellus kt. Bizans'a Herme-tizm'i sokmakla sulanan bu tarihinin hazrlad bir plan Cerularius tarafndan uyguland ve VI. Michael bir yln sonunda devrildi. Theodora da ld. imparatorluk Cerularius ve Psellus'un isteiyle asi general Isaac Com-menus'a verildi. Nedir ki bir sre sonra Psellus yeni impa-ratorun desteiyle Cerularius'u tutuklatt ve Bizans'n ta-nd en hrsl Patrik 21 Ocak 1059'da darack bir hcrede lnceye kadar gzaltnda tutuldu.16 1054'te meydana gelen olaylarda ilk sralarda grev ve sorumluluklar yklenen tarihi-felsefeci Michael Psellus, gerekte ok esrarengiz bir adamd. Gl bir felsefeci ve bilgili bir tarihi olmasnn yan sra usta bir tartmac ve 'monarist' bir brokratt. Aya Sofya Kilisesi'ni merkez alan gizli bir filozoflar rgt kurmutu. Bu rgt eitli dillerde yazlm, ok eski baz metinleri Kilise ynetiminin haberi ve bilgisi olmadan tercme ederek kendi aralarnda tartyordu. Bu tartma konularnn neredeyse tamam Hristiyanln dogmalaryla ters ve ona kar olan fikirler ve grler zerine kurulmu tezlerdi. Psellus sofu bir Platonist'ti, sa'c deildi. Kendi yazdna gre insan tpk antik an filozoflarnn yazdklar gibi 'Toplumsal Varlk'ti.

Kilise ise bunun tam tersine inanyordu ve insan-lar da buna inandrmaya alyordu. Psellus Kilise'nin dogmalarna kar 'akl' savunuyordu- 'iman' ikinci plaA/tun AHndal 15 na atmt. Pagan filozoflara Hristiyanln kutsal ermile-rinden ve azizlerinden daha fazla atflarda bulunuyor, on-larn geleneklerini vyordu. Psellus'un kendi gizli evre-sine aktard gizli bilgiler Kilise ynetimi tarafndan du-yulsa herhalde hemen pleps sanctann nne atlrd. Psellus'un Bizans'n gndelik hayatna katt baz ge-limeler onun nasl dnp davranm olduunu aklyordu. rnein 11. yy'm ortalarnda stanbul'da sadece dokumac kadnlara zg olan ve Agatha Gn diye ad-landrlan zel toplantlar ve trenler yaplmaya balan-mt. Oysa Kilisenin takviminde byle bir ayin yoktu, hi kimse kilisenin takviminin dndaki bir ayini dzenleye-mezdi. Psellus bu konuda devreye girdi ve gerekte tam bir Pagan Ayini eklinde dzenlenen ve en ar cinsel gsterilerin yapld bu zel gn, kitaba uydurup ya-saklatmayp kklemesini salad. Psellus'un yetkili olduu dnemde stanbul garip d-nceleri, inanlar ve grleri olan bir takm esrarengiz adamlarn ve onlarn ynettikleri rgtlerin bakenti ol-mutu. Bunlara iki rnek verelim: Calabriali Neilos adl cahil bir kyl, kendisine gaipten mesajlar geldiini ne srerek sa'nn Tanr'nm olu olmadn vaaz ediyordu. Neilos'a gre Bakire Meryem'e de Theotokos (Tanr'nm Annesi) denilmesi glnt.17 Neilos, Kilise'nin kabul etti-i ncil'den deil, .S. 325'deki znik Konsili'nde yasaklanm olan ve Apokirif diye bilinen nciller'den atflar yapyordu. Bir de sylem gelitirmiti: "Biz O'nu (Bakire Meryem) evlendirmedik ama O karmza gebe kt!" Tam bir rasyonalist olmasna ramen Psellus "cinlere" (Demonia) inanan bir bilimadamyd. Ona gre, rnein krsal alanlarda Babo adyla anlan bir ktlk cini vard. Psellus bundan yola karak Baboutzikarioi diye bir tr cin arpmas hastal tans oluturmutu. 16 Yoksul Tanr lgintir ki Psellus babasndan deil ama annesinden ok etkilenmi olduunu ve onun ok "garip" bir kadn olduunu yazm ve sylemiti. Gerekten de Psellus'un annesi Bizans'taki kadnlarn evliyas gibiydi. ld za-man cenazesine binlerce kadn katld ve son giydii rahi-be giyisisi (Habit) 1000 paraya blnerek, koruyucu ola-ca varsaylarak kadnlara datlmt. Nedir ki Psellus'un, Kilise'nin dini ve Kutsal sayd metinlerden ok "gizli ve yasak retilere" byk bir merak vard. Bunlarn banda da Hermetizm geliyordu. Bu, Hristiyan babalar tarafndan kesinlikle yasaklanm bir retiydi. Bu konuda Psellus ve Cerularius birbirlerini su-lamaya kadar varan tartmalar yapmlard. Psellus Kili-se'ye bildirmeden Corpus Hermetica diye bilinen ve sadece birer nshalar bulunan kitaplar Grekeye evirmi ve bazlarn da evresindekilere evirtmiti. Bununla kalmam, bu gizli ve yasak retileri kimseye fark ettirmeden hem Kilise'nin Liturgy'sine (ayin treni vb.) sokmu hem de halkn gndelik yaamna aktararak onlarn farknda olmadan Kilise'nin koyduu ve n grd ilkeler dorultusunda deil Hermetik ilkeler dorultusunda yaamalarna arac olmutu. Buna Hristiyan literatrnde inculturati-on deniliyordu. Ve bu da bir tr misyonerlik faaliyeti idi. -ancak Psellus'un uygulad inculturation tamamen Hristiyan dogmalarna kar olan bir misyonerlikti. Psellus'un bu gizli almalar fark edilseydi nce Yedikule Zindanlar'na, oradan da ipe giderdi. Psellus, Hermetik gizli metinlere 1050 ylnda -1054'te-ki olaylardan drt yl nce- Harran'daki (Urfa) son Sabii Maabedi yktrlnca sahip olmutu, kitaplar ve dier kut-sal metinleri karanlar bunlar niin Psellus'a getirmilerdi, bilinmiyor. (Sabiiler, ncil'de ve Kuran'da adlarndan sz edilen ve Subba diye bilinen GnostikHristiyanlardr. Aytun Altndal 17 Bunlar Vaftizci Yahya'ya baldrlar ve sa'y nemsemez-ler. Ayrca Bakire Meryem'e sayg duymazlar. Mecdeli Meryem'i ve Sofya dedikleri Hikmeti -diil prensibi- y-celtirler.) Aya Sofya'da kurduu gizli hcrede Psellus ite bu me-tinleri kendi setii kiiler araclyla hayata aktaryordu. Tilmizleri arasnda Araplar ve Keltler de vard.18 (Katolik dini metinlerinde Sofya 'Divine Wisdom= lahi Hikmet' ola-rak tesmiye edilmitir. Gerekte olmayan bir azizedir.) Ur-fa yaknlarndaki Harran gerek dinler tarihinde gerekse toplumsal tarihte ok belirleyici ve nemli bir merkez ola-gelmiti. Antik a'da Abraham (Hz. brahim) burada domu ve monotesit (tek Tanrc) dinin balatcs ol-mutu. Ayrca ilk niversite dengi okul da .. 1000 ylla-rnda burada kurulmutu. Harran, gizli ilimlerin (Occult) ve onun Alimizm ve astrolojiyle birlikte en nemli kolu olan Hermetizm'in merkezi konumundayd. Hermetizm, Harran'da yaayan Sabiiler ile Mardin evresindeki Yezidi-ler iin resmi din mertebesindeydi. Bu Sabii versiyonunda Hermetizm zellikle Astroloji (lm-i-Nucm), el okuma (palmistry), tlsm (Talisman) ve muska=Vefk (Amulet) yazma dallarnda ok derin gelime gstermiti. Sabiilerin bir de Hermetizm -by,

karaby, fal, sihir vd.- reten tm dinlerce yasaklanm kitab vard. Bat dnyas ite bu En Yasak ve En Gizli kitab Psellus'un evirisiyle rendi. Psellus, ncil'den ok nce yazlm olduu bilinen bu kita-ba Picatrix adn koymutu, sonraki yzyllarda hep bu ad-la anld. Oysa kitabn gerek ad bakayd: Ghayatal Hakim" (Hikmet Sahibi Olanlarn Tanrs). Psellus stanbul'da her-metizmi yayarken ona bu gizli faaliyetlerinde en ok yardmcs John Italos adl filozof destek olmutu. talos Psel-lus'tan sonra Filozoflarn Konsl yapld ve talos da ayn yoldan gitti. Ve O da Psellus gibi ileriki yllarda 'Heretik ve 18 Yoksul Tanr sapkn' olarak yargland ve cezalandrld. Psellus Bizans' Hermetizm ile tantrrken Fransa'da da artc gelime-ler yaanmaya balanmt. nsanlar hi almadklar bilgi-leri ieren kitaplar okumaya balamlar ve yaam tarzla-rnda kkl deiiklikler yapmaya koyulmulard. Avru-pa'da ki ilk 'romanlar' ite bu dnemde yazlmaya balan-d. lkin Marie de France kadn duygusalln anlatan uzun iir denilebilecek bir eser yazd. Sonra Chretien Troyes, 1170'lerde nl Lancelot ve Parceval efsanelerini Yuvarlak Masa valyeleri'ni yazd. Ayn yllarda ona rakip bir romanc daha vard : Bogomil / Cathare blgesinde doup bym olan Gautier d'Arras. Hermetizm ve Occult bilgilerine sahip bir kiiydi d'Arras. Eski soylu ve zengin bir aileden geldii biliniyordu. 1160'ta artc bir roman yazd. O gnlere dein tabu saylan ve hakknda Kilise tarafndan kartlm nice kt sylenti bulunan bir ermiin hayatyd bu. Gautier d'Arras romannda bu kiiyi yceltmi, neredeyse sa'nn eiti mertebesine karmt. Gautier d'Ar-ras'm kahramannn ad Tyanal Apollonius idi. Katolik Kilisesi'nin Da' dman olarak iaretledii Anadolulu Pagan ermi...19 11. yy'm ikinci yarsndan itibaren spanya'da da garip gelimeler olmaya balamt. lkin Psellus'un Grekeye evirdii Picatrix spanyolca'ya evirildi. Bunu Herme-tizm'in en nemli kitaplarndan ve belgelerinden olan Emerald Tablet (Zmrt Metin) evirisi izledi. slam okl-tist ve Kabbalist'i bn-i-Masarra (883-931) bir Magi olarak yazdklaryla adndan en ok sz edilen kiilerden biri ol-du.20 Onu bn-i- Arabi izledi (1165). nl Nostradamus'un Kehanetlerinin tamamna yakn Arabi'nin almalarndan yola klarak kurgulanmtr. Bunlara ek olarak Antik Yunan ve yonya, Msr ve Mezopotamya uygarlklarnn yazar ve filozoflar da Bat'ya yeniden giri yaptlar. Aytun Altndal 19 Plato, Aristo, Empedokles, Sokrat ve Homer okunmaya ve okutulmaya baland. Hermetizm'in bilime, sanata ve kltre dorudan ve/veya dolayl olarak katlmasyla birlikte kat ve kendi iinde kapal devre ilenen Hristiyan Alemi'nde ilk Rne-sans hareketleri filizlenmeye balad. Sanldnn tersine Rnesans 14. yy'da deil 11. yy'da balamt! rnein Kur'an'n ilk Latince evirisi bile 1143'te spanya'da yapl-mt. Benzer ekilde Pisagor'un saylara dayal gizli re-tisi ilk kez 11. yy'da Bizans'ta yeniden ortaya kmt. Bu yeni fikirlerin, grlerin ve inan sistemlerinin tamam istisnasz Hristiyan dogmatiqiie'ine aykr, ona kesinlikle kar yorumlard. Bat Avrupa Rnesans'a ynelirken Bizans bambaka bir yola sapt. Ayn ekilde Roma Kilisesi de artk iyice dman gibi grd Bizans'a kar bambaka bir strateji gelitirdi. Madem ki Bizans neredeyse Hermetizm'le z-delemiti, Roma da yaklaan bu tehtide kar nlemler almaya karar verdi. lk Hal Seferi'ni (1090) rgtleyerek hem yeniden bir 'iman' tazeletmeyi hem de rakipleri sla-miyet ve Ortodoksluktan kurtulmay planlad ve bunlar hayata geirdi. Avrupa'da bir yanda Rafzi/sapkn inan sistemleri, dier yanda imanlarn Roma'ya gsterebilmek ve slam Alemi'nin ve Dou'nun dillere destan servetini paylaabilmek iin yanp tutuan yoksul dm valyeler ve a kyller arzularna bir an nce kavuabilmek iin birbirleriyle yaryorlard. Roma Kilisesi'nin I. Hal Seferi'ni rgtlemeye bala-d sralarda spanya'da Cadiz ve Granada kentlerinde vaazlar veren, kitaplar yazan kim olduu ve nereden gel-dii bilinmeyen bir adam dikkatleri zerinde toplamaya 20 Yoksul Tanr balamt. Adamn ad Artephius idi. Bu adn ne anlama geldii bilinmiyordu ama Artephius bu ad gndelik ha-yatnda sadece kolaylk olsun diye kullandn, gerek adnn ise Apollonius olduunu ne sryordu. Nasl ol-musa 1. yy'da yaam olan Apollonius, 1000 yl sonra -kagelmi ve Katolik Kilisesi'nin karsna dikilivermiti. Artephius'un dediine gre o Apollonius'un reincarnati-on'u (yeniden canlanm) idi.

Tyanal Apollonius'un hayat ilk kez , Roma mparatoru Septimus Severus'un bilge ei mparatorie Julia Dom-na tarafndan yazdrlm ve mparatorluk arivine konul-mutu. 3. yy'm balarnda (.S. 220 yllarnda) yazlan bu kitap Kilise iin 'en tehlikeli' kitap saylmt. .S. 325'te Konstantin tarafndan toplanan znik Konsili'nde Apollo-nius'un tm kitaplarnn yok edilmesine, bstlerinin krl-masna, mabetlerinin yklmasna yol aan kararlar aln-mt. imdi Artephius'un ortaya kmas Kilise'de ok ya-ratt. Artephius on kitap yazd. Bunlarn hepsinde de ayn cmle vard: "Arthepius, Tyanal Apollonius'un bilgilerini aktarmaktadr." Kitaplarda o gne kadar hibir filozofun veya okltistin bilmedii duymad by, sihir, astroloji ve tlsm formlleri vard. Kilise onu yakmadan nce Arthepius ortaya kt gibi yine esrarengiz bir ekilde kayboldu. Tpk 1000 yl nce Cadiz ve Granada'da bulun-mu olan Tyanal Apollonius'un ortadan kaybolduu gibi... Psellus'un Bizans'ta balatt deiim onun lmnden sonra da yardmclar, rencileri ve tilmizleri tarafndan srdrld. Bunlarn en nls 13. yy'm sonlarnda nlenen Pleton'du. Onun gayretli almalaryla Herme-tizm neredeyse Bizans Kilisesi ile zdeleti. Papalk bu Aytun Altndal 21 gelimeye kaytsz kalamazd. Papalk Avrupa'da glen-mi ve dzenledii Hal Seferleri ile maddi olanaklarn da arttrmt. Onlara gre sra Bizans'n cezalandrlmasna gelmiti. Papalk en uygun ortam 4. Hal Seferi srasnda elde etti. Kuds'e ulamak iin yola kan Hallar 1204 baharnda stanbul'a varmlard, imparator baz kukulara kaplarak Hallar'in karya gemelerini engelleyince Hallar da Papa'dan izin alarak stanbul'u kuattlar ve 13 Nisan 1204'te kente girerek yamalama soygun ve tecavz eylemlerine baladlar. stanbul, Cerularius'un o ok korktuu sona duar olmu ve Latinler'in eline dmt.21 stanbul'un tm zenginlikleri yamaland, en de-erli eserler, bu arada tm el yazmas kitaplar Bat'ya ka-rld. Ortodoks Kilisesi hukuken varln srdrd ama fiilen tm etkisini ve gcn Roma'ya devretti. stan-bul'da bir Katolik Katedral'i ald. Latinler'in igali srasnda, Ermeniler badmanlar Ortodoks Rumlar'dan intikam alabilmek iin Latinler'le ibirlii yaptlar. Ama 1261'de mparator Bizans' geri alnca stanbul'da ilk katliam Latinler'e deil Ermeniler'e uyguland. Binlerce Ermeni Bizans klcyla yok edildi. Bizans yeniden kuruldu, Kilise yeniden glendirildi.22 Btn bu olaylara sessizce tanklk eden Aya Sofya'da da baz deiiklikler yaplmaya baland. Bizans'n Latin-ler'den kurtarlmasn simgeleyen yeni bir mozaik Aya Sofya'ya konuldu. Nedir ki bu daha nce hi grlmemi duyulmam tarzda yaplm 'yeni' bir sa lemesi (Trini-te) idi. Bu yeni mozaik Deesis diye adlandrld (bkz: Ek). Bu betimlemede sa Mesih iki yannda da Sabiilerin tapt- Vaftizci Yahya ile Meryem vard. Bu mozaik mpara-tor'un iste ; ile ama eski Patrik Blemmydes ile yeni Patrik Arsenius Autoreianos'un itirazlarna ramen Aya Sofya'ya yerletirilmiti. mparator kendisinin Epistemonark 22 Yoksul Tanr (Kilise'nin Ba Olan Egemen) olduunu, Ortadoksluun esasta ondan sorulmas gerektiini bildirmiti. Patriklerin yapabilecei hibir itiraz kalmamt. Ne var ki yllar sren bu tartmalar srasnda bata stanbul'da sonra da Anadolu'nun Ekmenik alanlarnda Aya Sofya'daki dier kutsal ikonlar ve resimlerle hibir benzerlii olmayan bu mozaikle ilgili ok garip iddialar kulaklara fsldanmaya balamt. Bu sylentileri kartanlara gre mozaikte res-medilmi olan kii Yce Rab sa Mesih deildi. Ya kimdi? Tyanal Apollonius adl bir Pagan'di... Ama sylentiler bu kadarla da kalmamt. Dahas ve daha vahim olanlar da vard. ddia sahiplerine gre Deesis Mozaiindeki kii gerekten de Tynal Apollonius'tu nk sa Mesih (Jesus Christ) diye bir kii aslnda hi yaamam ve var olma-mt... sa Mesih znik Konsil'i srasnda Kilise'nin yneticilerinin uydurduklar bir 'Resimli roman kahramanyd', tamamen sanal bir kiilikti, ne yaam ne de ncil'de anlatlan mucizeleri yaratmt. Dahas, var olduu syle-nen 12 Havarisi de hibir zaman var olmamt. sa Me-sih'in Tanr'nm olu olduu ve bakireden doduu iddias ise Kilise Babalar'nm uydurduklar koskoca bir yalandan ve rktc bir masaldan te anlam tamyordu...23 1.2. Karanlk Kilise'deki Mandylion "In what concerns the State act as a king; in what concerns yourself act as a private man." "Devleti ilgilendiren konularda kral gibi; kendini ilgilendiren konularda zel bir insan gibi davran." Apollonius f Tyana1 Aya Sofya'nn ilk resmi ad Byk Kilise (he megale ekklesia) idi. Bu grkemli yap, sanld gibi stanbul'un kurucusu byk Konstantin tarafndan deil onun olu 2. Konstantius'un (337 - 361) dneminde ina edilmiti. lk hali gnmzde bilinen grntsnden ok farklyd. r-nein bugn hayranlkla seyredilen o grkemli kubbesi ve yarm kubbeleri yoktu, ahap dz bir ats vard. i de ayn deildi, daha kk ve dz

ayak girilen basit bir ba-zilika grnmndeydi. Model olarak Baba Konstantin'in 335 ylnda Kuds'te yaptrd Holy Sepulchre bazilikas rnek alnmt. 2. Konstanius'un Katedrali 404 ylnda tannmayacak ekilde yand. Gnmzde o Kilisenin temellerinde kulla-nlm olan baz byk ta bloklar halen Aya Sofya Mze-si'nin bahesinde durmaktadr. Binay 2. Theodius (408-450) yeniden onard. Ancak ilk inaat planlarna sadk kal-mad, deiiklikler yaptrd. Katedral yeni haliyle 425 y-lnda yeniden Byk Konstantin adna tescil edildi. Bylece Aya Sofya'nn Patriklie deil, mparator'a ait olduu belgelere gemi oldu. 23 24 Yoksul Tanr Bu gzel yapya Aya Sofya ad ise 430 ylnda verildi. Yaplndan yaklak 90 yl sonraC) 2. Theodius ok zen-gin ve kltrl bir ailenin kz olan Atheis- Eudocie ile ev-liydi ve imparatorie gerekten de son derece etkili bir ka-dnd. Hristiyanln Dogmatik retisine hi uymayan, ona tamamen ters dmeyi gze alan, Pagan geleneklerine inanan bir kiiydi. stanbul'da ilk niversite dengi okul onun giriimiyle kuruldu. Daha sonra Michael Psellus'un KonsUn yapt kurum, ite bu Pagan geleneklerine gre yaamay neredeyse Hristiyanlarn mparatoriesi olmaya yelemi olan kadn tarafndan kurdurulmutu. 2. Theodius bu kurumdan yetien bilginlerin istei zerine ilk Bizans Anayasas kabul edilen belgeyi yazdrd: Codex Theodius adyla bilinen bu belge daha sonra 6. yy'da Js-tinyen tarafndan on hukukuya yazdrlacak olan nl Jstinyen Codex'ine kadar Bizans ve Dou Roma mpara-torluu'nun ynetilmesinde en nemli rol oynayan yasa-lar-st 'Yasa' statsnde kald.2 2. Konstantinius'un Byk Kilisesi'nin adnn deitiri-lerek Aya Sofya yaplmasnda da Atheis-Eudocia'mn etki-si olmutu. mparatorie bu deiime itiraz etmek isteyen dinadamlarm kadnln ve bilgisini kullanarak devre d brakmay baard. .S. 430 ylnda yeniden ina edilen Kilisenin ad tm belgelere mparator Kilisesi Aya Sofya olarak geirildi. (mparatorlarn ta giydikleri Kilise oldu-u iin ayn zamanda mparator'u Talandran Ana Kilise unvann da tar.) Szn burasnda ister istemez ksaca Sophia kavramnn zerinde durmak gerekiyor. Bu szck 'Hikmet=Wisdom' anlamna gelmektedir. Nedir ki Hristiyan retisinin Synoptic denilen ve .S. 325 ylnda toplanan znik Konsili'nde kabul edilen ilk Gospel'inde hi gememek-tedir. Ve Hristiyanla tamamen dsal ve sekler bir kavAytun Altmdal 25 ramdr. (Gospel, Yeni Ahitin ilk drt kitabnn herbirine verilen addr. Gospelleri yazdklar varsaylan Markus, Matta, Luka'ya da Evangelistler denilir. lk drt kitap bir 'Evangelium' dur.) lgintir ki, 4. Evangelist'in Gospel'i olan fohannah Gos-pd'inin ilk satr bu szle almtr. Bu Gospel ile dierleri birbirlerinden ylesine farkldrlar ki gnmzde bile baz Hristiyanlar ilk e nem verip 4. Gospel'i grmezlikten gelebilmekte ve/veya sadece onu okuyup tekileri atlamaktadrlar. Nedir ki, aslolan tamamn kabullenmektir. lahiyatlar asndan ise bu drdnc Gospel bir 'Enigma=Muamtna''dr. Bu nedenle 'Heretik' saylmas gereken bir metindir.3 4. Gospel'i yazd varsaylan John adl kiinin kimlii de mehuldr. Bu kiinin sa'nn rencilerinden ve/veya tilmizlerinden birisinin olmas da pek olas deildir. nk sa'nn Havarileri olarak bilinen kiilerin daha sonra eklenen Saul=Paul hari- tamam (12 kii) cahil, yoksul ve eitimsiz sradan Yahudilerdi. 'Sofya' kavram Yahudilie deil Hellen Kltrne ait bir kavramd ve sa'nn dne-minden nce Yahudi Ba Hahamlar Hellen Kltryle ilikiye girilmesini kesinlikle yasaklamlard. Dolaysyla Havari olarak adlandrlan bu kiilerin 'Sofya'nn anlam ve nemini bilmeleri olas deildi. Hellenizm'de 'Logos' (Ke-lam ve kelime) olarak kullanlagelmiti ve Pagan dnyas-nn en temel ifresi ve kavramyd. Kim olduu bilinmeyen kii ite sadece Paganlara ait ve eitli srlarn taycs olan bu kavram alm ve kendi Gospel'inin ilk cmlesini bununla kurmutu: "Balangta Logos=Kelam vard ve o Tann'yla birlikteydi." (John,l.l) Bylece Synoptic'e gre Tanr'run olu olduu sylenen sa Mesih John'un Gos-pel'inde Pagan'larm 'Logos'u yaplmt. Kald ki Tann'yla 'birlikte' olmak nermesi de Yahudilie deil, Pagan filo26 Yoksul Tanr

zoflarna aitti. John'un Gospel'inde sa, 'Tanrnn kela-m/hikmeti' haline getirilerek Paganist Hellenlerin 'Sofya's ile zdeletirilmiti.4 Nasl olmu da Paganlara kar ac-maszca ve hunharca dmanlk besleyen Hristiyan y-neticiler, rakiplerinin en temel fikrini ve kavramn alarak kendilerine mal etmilerdi? Bu sorunun yant zellikle de son elli yldr ilahiyatlar ve bilim adamlar tarafndan aratrlmaktadr. Bu garip eklemleme gerekte tamamen siyasi nedenlere dayanyordu. Hristiyanlar Anadolu'da ok etkili deil-lerdi. 4. yy'm ortalarna doru stanbul'da etkili hale gel-diler ama Anadolu'da egemen olan inansistematii hl Paganist ve Hellenikti. O yzyllarda stanbul'daki Kilise-nin ve Patriklerin en gl rakibi Hellenlerdi. Bunlar zel-likle Bat ve Bat Anadolu'da, Karadeniz'de -rnein Sinop ve evresinde- ve Gneydou Anadolu'da ok etki-liydiler. Hellenler Paganizm'e balydlar ve Hristiyan ol-mak istemiyorlard. Onlarn Hristiyanlatrlmas hem ok kanl oldu hem de 8. yy'm sonlarna hatta baz blgelerde 9. yy'm ortalarna kadar srd. Dier bir deyile Anadolu'daki Paganlar 'Populus Romanus' saylan 'Genti-/e"nin aksine Hristiyan olmamakta direndiler. Onlarn di-renleri Jstinyen ile balayarak -bu imparator Hristiyan misyonerliini tevik amacyla kk bir kasabann Hris-tiyanlatrlmas iin yetmi bin altn gndermitikrld. Yine de 9. yy'm ortalarna kadar yer yer kendi 'Syncretist' (eklemleyici/birletirici/aktarmac) inan sistemleri iinde yaadlar. te Sofya bu anlayn rettii bir kavramd ve Douda Hellenler iin 'Divine Wisdom'i simgeleyen 'Kutsal/ lahi Zeka/ Hikmet'i simgelemek iin kullanlyor-du.5 Sofya'nn Hristiyanlkla uzlar bir yan yoktu, tam tersine ona dsal ve sekler bir anlayn rnyd. Ne Aytun Altndal 27 var ki Hristiyanln Kurucu Babalar' bu kavram alp buna bir de dramatik bir efsane ekleyerek, sanki 'Sofya' adnda sofu Hristiyan mmin bir kadn yaam ve Pa-ganlar tarafndan hunharca ldrlm gibi ona bir de "Azizelik=Aya=Saint" atfetmilerdi. Gerekte "Azize Sofya" diye bir kadn ne var olmu, ne yaam ne de Paganlar tarafndan ldrlmt. Bu tamamen uydurma idi. Tpk Kilise Babalar'nm sa'y "Logos=Word" (kelimetullah) yaptklar gibi... Onlarn tek amac vard o da Hristiyan olmamakta direnen Pagan Hellenleri bir an nce kendilerine baml hale getirecek olan ve temelleri znik Konsi-li'nde atlm olan "Yeni sa Dini"ne sokmakt. (Bizans iin... 4-9. yy'lar arasnda Anadolu "Natolia" diye biliniyordu. Bu szck Tara anlamna geliyordu. nk henz tam anlamyla Ekmenlik saylmyordu, hl yer yer Paganist inanlar vard. 9. yy'dan sonra bunlarn tamam ortadan kaldrlnca Natolia'nm bana (A) taksn getir-diler. Grekede bu ek "olumsuzluk" ifade eden takyd. Bylece Natolia artk tara olmaktan kt, Bizans oldu. Bu yzyldan sonra Bizans yeni "Ekmene" olarak Slav top-raklarn seti ve iki yzyl iinde onlar Ortodokslatrd.) Pagan Hellenleri iin "Diil lke" olan Sofya-Hikmet byle-ce sa'ya atfedilerek "Logos Eril lke" yaplm oldu. Logos, Anadolu'daki Stoac Hellenler iin "lahi Akl" anlamnda ( Logos spermatikos) kullanlyordu ve bu da "Doal Yaratl" gsteriyordu.6 Oysa Snynoptic'e gre sa Bakire Meryem'den "Doal Olmayan" tarzda domutu!!! John'un Gospel'i gerekte, 1. yy'da Anadolu'da egemen olan ve Tyanal Apollonius'un da yayd Hermetik Gizil retiyle byk lde rten bir metindi. Aya Sofya 13 Ocak 532'de balayan "Nika" isyan sra-snda bir kez daha ykld. mparator Jstinyen'e kar bir-likte ayaklanma balatan "Maviler ve Yeiller" tm stan28 Yoksul Tanr bul'u kan ve atee bodular. Saysz kutsal mekan ve dev-let binas yakld, yamaland. Bu ilk rgtl sokak terr baz senatrlerin de desteini alarak imparatorun ve gzel ve fettan kars Theodora'nm saraynn kapsna dayand. Bizans'l bir sirk cambaznn kz olan eski fahieler krali-esi Theodora korkarak kamak isteyen Jstinyen'i dur-durdu. Asilerin liderleriyle zel bir grme dzenledi ve onlar olabildiince oyalad. Jstinyen zaman kazand ve yabanclar lejyonunu stanbul'a soktu. Acmasz Goth s-varilerinden kurulu olan bu ordu Hypodrom'da -bugnk Sultanahmet Meydan- elli bin asiyi kltan geirdi. s-tanbul'da Jstinyen'in ve Theodora'nm egemenlii yeniden tesis edildi. "Nika" szck anlamyla "Yen, zafer kazan " demekti ama zaferi asiler deil fettan Theodora kazand. te Aya Sofya bu isyandan sonra bir kez daha yeniden ina edildi. Gnmzde tm grkemiyle seyredenlerde hayranlk uyandran Aya Sofya bu nc kez dzenlen-mi olan ibadethanedir. Jstinyen yeni Aya Sofya'y hem daha byk -i uzunluu 135 m- hem de daha deiik bir anlayla yaptrd. Yeni Aya Sofya'y ina edenler Milet'li yal Isidore ve Lydia-Tralesli Anthemius oldular. Bu iki usta gerekte mimar deil, mekanisyen ve teknisyendiler. "Mechanikoi" diye biliniyorlard ve bir tr mekanik bilim-cileriydiler.7 Yeni Aya Sofya be yl on ayda tamamland. nl Chartes Katedrali'nin on iki ylda, Roma'daki St. Pe-ter Katedrali'nin seksen ylda tamamlandklar dnlrse Jstinyen bir dnya rekoru krmtr denilebilir. Aya Sofya'nn i dekorasyonunda Libya'dan, Msr'dan, tal-ya'dan ve dier uzak lkelerden getirilen renkli

mermerler kullanlmt. Grkemli kubbesi ise yakn zamanlara kadar -Sinan'n kubbesi ile birlikte- dnyann en gl, byk ve grkemli kubbesinden biri olarak anld. Jstinyen ve Theodora Aya Sofya'da o kadar byk deAytun Altmdal 29 iiklikler yaptrmlard ki, baz din adamlar bu dei-imlerin Ortodoksluk inancna ters dtn sylemeden edemediler. Aya Sofya, onlara gre mimarisi, geometrisi ve matematii ile neredeyse bir Stoac-Hermetik Pagan Mabedi benzeri mekanlarda bulunabilecek tasarmlar yanstyordu. Din adamlar pek de haksz deillerdi. Nedir ki, Aya Sofya'nn yarm kubbelerinden biri 558 ylnda kt. Jstinyen bu kez bu blme yeni bir ekleme yaptrd ve Aya Sofya 24 Aralk 562'de -sa'nn doum gn olduu varsaylan gnde- bir kez daha imparator ad-na kutsand ve tescil edildi. dekorasyonunda yer alan mozaikler, freskolar ve resimler daha sonraki yzyllarda deiik imparatorlar dneminde oaltld. Aya Sofya'ya 13. yy'in son eyreinde yaplan "Deesis" mozaii de ite sonradan eklenen bu tip resimlerden, imajlardan biridir. Deesis szck anlamyla kutsal leme demektir. Ancak Kutsal l olarak bilinen "Trinite"den fark, Deesis'de, Baba , Oul ve Kutsal Ruh'un deil "Ba-kire Meryem'in, sa'nn ve Vaftizci Yahya'nn" bir arada l olarak bulunmasdr. Figratif bir almadr ve Bizans mozaik dekoru alannda uzman olan Antony White'in yazdna gre Bizans sanatnn bir harikasdr. "Bu olaanst figrler, duygusal ve psikolojik adan tamamen yeni bir anlay simgelemektedir," diyor White ve ekliyor "Bat Avrupa'nn en az yz yl ilerisindedirler,"8. Fatih stanbul'u fethedince Aya Sofya'daki figrlerin zerleri kapatlm ve bylelikle korumaya alnmt. 1847'de Osmanl ynetimi svireli Gaspare ve Giuseppe Fossati biraderleri stanbul'a getirerek mozaikleri aa karmalarn istedi. 1931'de ABD'deki Bizans Enstits Thomas White-more Bakanlnda Mabedin tm temizlenme iini st30 / Yoksul Tanr lendi. 1934'te Atatrk Aya Sofya'y mze yaptrd. te Deesis Mozaii bu temizlemeler sonunda ortaya kt. Yzler hari baz blmleri ne yazk ki krlmalar ve bo-zulmalar nedeniyle izlenememektedir. Deesis'te sada Meryem, solda Vaftizci Yahya vardr. Ortada ise sa Mesih grnmektedir. Nedense Meryem'in elinde ncil yoktur -kural gerei olmas gerekirdi. Bu ilgin husus, Meryem'in Olu sa'y kabul edip, ncil(ler)i umursamad anlamndadr. Mesih sol eliyle ncil'i tutmaktadr. Yzler temiz bir almayla ortaya kartldklar iin ifadeleri gayet net grlmektedir. Meryem'in hznl bak ve Yahya'nn ilesi gerekten de ustaca resmedilmitir. (Yahya, ba kesilerek idam edilmiti.) sa Mesih ise geleneksel giysisi iinde Aya Sofya'daki dier imajlardan ok farkl bir bakla kendisini seyredenlere bakmaktadr. Yine ilgintir ki, Meryem, Mesih ve Yahya ayn kadraj iindedirler- oysa kural gerei ayr olmalar gerekirdi. Nedir ki, konunun uzman olmayan kiilerin anlayabil-mesi mmkn olmayan bir tr "Gizli" ifre ilenmitir portreye. Bu ifre/ iaret sa'nn sol kann stne ok us-talkla, dikkat ekmeyecek ekilde ilenmi bir "11on bir says" dr. Sanki Mesih'in sol kann stnde belli belirsiz bir yara var gibidir... Ve bu ifre (yara) dikkatlice ince-lendiinde "11 says" olarak alglanmaktadr. Bu say ve yara garip ama gerektir ki, nl Tyanal Apollonius'un en belirgin simgesi/zelliidir. Onun hakkmda yazlm olan kitaplarda ve yaplm olan almalarda, Apollonius'un gizli bir tarikata "inisye" edilirken sol kann zerine bu "11 saysna benzeyen yara"mn ilendii yazldr. Do-laysyla Apollonius'un tm bst ve resimlerine yara iareti konulmutur. (nisye edilmek ok gizli bir tarikata '" vpmini ederek katlmaktr, ye yaplmaktr. Tm - snavdan Aytun Alhndal 31 geirirler sonra da ye yaptklar zaman onlara kod adlar ve semboller verirler. Ayrca bedenin baz yerlerine zel simgeler, iaretler -dvme gibi- iletirler. rnein sa aya-n stne gen, sol avucun iine (X) iareti kazmak gi-bi.) Aya Sofya'daki sa Mesih'in portresiyle ilgili bu iddia ok uzun yllardr bilinmesine ramen son birka yldr gndeme getirilmeye balanmtr.9 ddiann sahiplerine gre Aya Sofya'daki Deesis Mozaii'nde grlen kii ger-ekte sa Mesih (Jesus Christ) deil, onun ad altna alna-rak gerek kimlii tarihten silinmi olan Anadolu Ermi'i Tyanal Apollonius'tur! Tyanal Apollonius gen yanda pisagorcu (Pythagorean) bir gizli (occult) rgtne inisye edilmiti. (Ayrntlar kitabn ikinci blmnde bulacaks-nz.) Saylar ve onlarn "Srlan" ile ilgilenen ve bunlardan yola karak eitli ngrler, kehanetler ve varsaymlar oluturan bu rgtn 1, yy'daki nl kiisi Apollonius'tu. Saylar ve bunlara ait "lim" (numeroloji) ayn zamanda astroloji, alimizm ve hermetizm ile balantlyd. Saylarn ezoterik (isel/batini) deerleri bu hermetistlere gre insanlarn hayatlarn ynlendirmekteydi. Saylarla ilgili olarak Kutsal Kitap'm eski ahit (Yahudiler iin) blmn-de uzun bir yer ayrlmtr. Cosmogony/Evrenbilim anla-ynda "Saylar ve Sesler" en nemli

iletiim deerleriydi-ler. Saylarla beraber ondan sonra geometri fazlasyla nem verilen bir aland. Tm yaplar, bata mabedler ve ibadethaneler geometri araclyla ina edildikleri iin ge-ometri "Kutsal Bilim" olarak kabul edilmiti. (Aya Sof-ya'nn Geometrisi iin bkz: Ek) Geometri ve onunla ilgili ak ve gizli bilgiler gnmzde hayatlarmza yn ver-mektedir. rnein bir piramidi alalm, bunu topluma uy-guladmz zaman toplumsal katmanlarn konulan tarzn grrsnz. Ya da daire veya eliptik imajlar, tm 32 . Yoksul Tanr hayatn bir alannda karlaacanz formlardr. Geomet-rinin bir tanm da zaten "formlarn saylarla sentezi" olarak yaplmtr.10 Geometri ve saylar occult ilimlerinde ylesine nemli rol almlard ki Masonlar bunu kendileri iin bir tr "lah" (deity) mertebesine ykseltmilerdi. Masonlarn Anayasas'nda (Anderson Yasas 1723), ilk cmle yle almaktadr: "Tanr her Masonun yreine geometriyi yaz-mtr." Anderson Yasas ngiliz Masonlarnn ncil'i ol-mutur." Geometri slam ve Yahudilikte de nemli yer tutar. zellikle de slam mimar ve yazm tekniklerinde rnein Kufi yazmnda geometrik formlar etkili olmutur. Benzer ekilde Gothik Katedraller'in inasnda ve her trl kent-leme (Urbanization) projelerinde Geometri en belirleyici unsurdur.12 Geometri Hristiyanln en nemli ve olmazsa olmaz simgesi ve sembol olan Ha'm ifresini tar: Bir "Kfn alt kanadn atnzda ortaya bir "Latin Ha" kar.13 Tyanal Apollonius ite saylarn ve geometrinin srlar-na sahip olan Neo-Pisagorcu bir Filozof ve Hermetistti. Apollonius, Alman aratrmac Karlheinz Deschner'in de yazd gibi 1. yy'da sa ve Havarileri ile ayn yllarda ve byk lde ayn blgelerde ve kentlerde yaamt. Var olan tm Occult ilimlerini -Cincilim (Demonology) Ma-gick ve Mantik- en iyi bilen ve bu bilgisiyle nlenmi ki-iydi.14 ("Mantic" ve Trke'de bilinen Mantk ok farkl dallardr. Mantic ilimler denildiinde eitli "Okuma" bi-imleri anlalr, rnein Augry=Kularm hareketlerini okuyarak Doa'nn Dili'ni zme Sanat, Hyphomancy, Stolisomancy vd. gibi) Apollonius'un inisye edildii gizli Pisagorcu rgt Aytun Altndal 33 Orphic ve ondan nce var olan ve kkleri .. 6-7. yy'lara kadar inen "Kadmeioi ve Thelidei" diye adlandrlm olan gizli akmlarn srdrcs konumudaki "Synedria" idi.15 Pisagorcu rgtler iinde Orphic gelenee ve rgtlenme modeline (thiasoi) en yakn olan buydu. Pythagor'un ken-disi (.. 520 civ.) bu iki gelenei birletirmiti. Orphic nan-Sistematii ile Pisagorculuk el ele yrmlerdi. nisyasyonlar da aa yukar aynyd. rgte ye yaplan kii -genellikle 6-16 ya arasnda- en az be yl "Konu-mama" koulunu kabul ederdi. Bu suskunluk rgtn sr-laryla ilgili deildi. Gnlk yaamda gerekli ve zorunlu olan szleri de konuamazd, rnein su veya yemek iste-yemezdi. Bu aamal bir dnemdi ve Pisagorcular bu dneme, "Dilin stndeki kz) Dilinde Arlk Var" (ox on the tongue), Orphicler ise "Dilin stndeki Kap" ve Anadolu'daki dier bir gizli Oklt rgt olan Eleusien Sralar da, "Dilin stndeki Anahtar" dnemi diyorlard. Apollonius be yl sreyle bu koul gerei hi konumadan sadece eitim grerek yaamt. Pisagorcularm dier koulu ise kadnlarla ilgiliydi. Gizli rgte ye yaplanlarn kadnlarla ilikiye girmesi kesinlikle yasakt. (Daha sonraki yzyllarda ortaya kan Hristiyan Monastisizm'i bu gelenekten kaynaklanmt. Keilerin ve Katolik Pa-pazlarn evlenememe zorunluluu da bu gelenekten kay-naklanarak Aziz Paul tarafndan Hristiyanla sokulmutu ve tamamen Pagan Hermetizmi'nin bir unsuruydu. lgintir ki Papalarn ve Katolik din adamlarnn evlenmemelerini ngren Katolik Kilisesi'nin kurucusu Aziz Peter evli ve ocuk sahibi bir adamd!) Pisagorcularm bir dier koulu sa ve sakaln kesilmemesiydi. Ayrca vejeteryan olma zorunluluu vard. Bir baka koul ise her sabah ve akam -k dahil- souk suyla gnde iki kez ykanmak zo-runluluuydu. Apollonius'un hibir kadnla ilikisi olma34 Yoksul Tanr m ve tm yaam boyunca vejeteryan kalmt. Bedene ilenen zel dvme veya yara izleri ise onlarn alameti fa-rikas idi. Daha sonraki yzyllarda rnein talya'da Car-bonari adl gizli rgte ye yaplanlardan da bir parman kesilmesi istenmiti. Benzer ekilde arlk Rusya'smdaki gizli ve fanatik bir Ortodoks Tarikatna (Skoptsky) ye yaplacak olan kadnlara "meme snneti" uygulanyordu. Mastectomy diye bilinen bu operasyonda kadn yenin sol meme ucu klla kesiliyordu. Benzer bir uygulama Nazi SS rgtnn "Kara Tarikat" diye bilinen en gizli ve i rgtnde de vard. Burada erkeklerin yzlerinde klla yaralar alrd. Naziler iin yzn eitli yerlerinde kl darbeleriyle alm olan bu yara izlerinin ok byk nemi vard. Pisagorcu ve Orphic gizli rgtleri her trl "By ve Sihir Kardeliine" (Fraternity) dayal rgtlenmelerdi.16 Bu rgtler iin saylar ve onlarn gizli gleri ve deerleri en kutsal bilgilerdi. Pisagorcu rgtlerde saylar, "Dualist ve Monist" yaplar olarak ilenmiti. Buna gre, rnein 3, 5, 7, 11,17,19, 23,

29, 31, "ncomposite" (baka saylardan olumam saylar) karakterdeydiler.17 Bunlar tam olmayan saylar (Odd/ Even) olarak "Gnomons" diye ad-landrlmlard18. Apollonius'un kann stndeki Gno-mon says olan 11 ok ilgin bir sayyd. Bu say Kabba-la'ya gre ok tehlikeli ktlk ykl bir sayyd. On says (Decad denilir) Kabbala'da en st deer olan Sephirotic sayy verirken on bir onun mkemmelliini bozan say olarak deerlendirilmiti.19 On bir says gnahlarn says olarak biliniyordu. Matta ncili'nde (XII.43) sa Mesih bu sayda gizlenen ktlk Cini'nin tarlalara ve ekinlere zarar verdiini sylemiti. Ayn ekilde Eski Ahit'te de on bir saysnn Psalms=Mezmurlar (CVI 37) blmnde "Siddim" olarak ktln ruhu olduu yazlyd. Bu neAytun Altndal 35 denle branicede dorudan doruya 11 says yoktur. "On ve Bir" olarak Achad Osher eklinde telaffuz edilmektedir. Saylarn sadece kendi deerleri yoktur, bunlar ayn zamanda alfabenin harfleriyle de balantlydlar. Roma m-paratorluu'nda olsun Pagan Hellenlerin arasnda olsun harfler ve saylar birbirleriyle "Dualite" oluturuyorlard. slam dininde ise rnein I=Bir says Elif olarak Allah' simgelerken ( Monizm=Tekilik), 2=ki says Dualiteyi (ztlarn birlikteliini) gsteriyordu. Kur'an'da da eski Pi-sagorcu anlay yanstan bir sure vardr: Allah, "Biz her eyden iki cins/tr yarattk." (LI.49). Bunun meali dii/erkek, yer/gk vd. eklindedir. Benzer olarak, branice'nin 28 harfi de ayn 28 durayla balantldr20. Bata brani-ler ve Araplar olmak zere Ortadou'da ve Kadim Msr'da balayarak gelimi ve daha sonra Hint ve Acem ge-lenekleriyle birleerek kurulmu ok zel ve gizli "Harf ve Say" tlsmlar ve muskalar yazma ilmi (mantic) olu-mutur. Tyanal Apollonius bu gizli Mantic ilminin bilinen en nl ustasyd ve bazlar ilk kez olmak zere saysz muska ve tlsm hazrlamt. Bunlarn ou gnmzde bile Trkiye dahil birok lkede kullanlmaktadr. Pisagorcular ve Orpicler Hindistan'daki bilge kiilerle ve Budistlerle de yakn ilikiler kurmular ve onlarn baz retilerini benimseyerek bunlar Bat'ya aktarmlard. Bu nedenle Trakya'da Dionisos geleneine gre kurulmu ve ynetilmi olan Pisagorculuk retisinde Hint ve ran kkenli -rnein Meccusi (Ategede) ve Zerdt=Zora-hustra- eler vard.21 Bu balantlarn kurulabilmesinin nedeni Pisagor'un yaad dnemde ran'a ve Hindistan'a kadar gitmi olmasyla, Anadolu'nun byk ksmyla Trakya'nn Hintli Kral Cyrus'un egemenlii altnda olmas gereidir. 1. yy.'da Pisagorcu gizli rgte inisye edilmi olan Apollonius da bu nedenle ilkin ran'a sonra 36 Yoksul Tanr da Hindistan ve muhtemelen Nepal-Tibet yaknlarna git-miti. Apollonius, bu uzak ve cra blgelerde konaklayan bilge kiilerden ve bunlarn yzyllardr srdregeldikle-ri "By ve Sihir Kardelii" merkezlerinde eitim almtr. (19. yy'da Teosofiyi kuran Helena Petrowska Blavatsky de uzunca bir sre bu merkezlerde bulunmu ve eitimden gemitir. Apollonius, Blavatsky'nin nderi kabul edil-mektedir.) Kilise bu geziler konusunda da baz nlemler alm ve maniplasyonlar yapmtr. Bugn bile yaygm olan bir inanca gre Isa Mesih armh'ta lmemi ve bugn Pakis-tan ve Hindistan arasnda sorun olan Kemir'e giderek ya-am ve burada lmtr. Kilise, karlarna uyduu za-manlarda ve blgelerde misyonerlik amacyla bu masal kullanmaktan ekinmemitir. rnein o blgelerdeki Mslman halklar arasnda bu inan ok yaygndr ve Ki-lise bunu bildii iin Mslmanlar Hristiyanlatrabil-mek iin de bu masal kullanagelmitir. Tpk Polonya'da ve Almanya'da yapld gibi. Polonya'da sofu Katolik y-nlar sa'nn Yahudi deil Polonyal olduuna ve Filis-tin'de deil Lehistan'da doduuna inanrlar. Hatta onlara gre sa'nn mezar bile Polonya'da yerini sadece Papa-lar'm bildikleri bir yerdedir. Almanlar ise 9-11. yy'lar arasnda Avrupa'da en son Hristiyanlatrlan boylard. Kilise bunlara da sa'nn mavi gzl, sar sal, iri atletik yapl bir Toton Prensi olduu yalann sylemiti. Hitler dneminde Naziler, sa'nn Yahudi deil, Alman Prensi olduunu dnyorlar ve buna yrekten inanyorlard.22 Oysa sa brakn Hindistan'a ve ran'a gitmeyi Yahudi -gerekte Roma egemenliindeki- yerleim blgelerindeki iki kk Filistin kasabasnn dna bile kmamt. Ayr-ca ne ranTlarla konuabilecek kadar yabanc dil bilgisi ne ^Varlar Budizm/Hinduizm Aytun Altmdal 37 bilgisi vard. ncil'de sa'ya atfedilmi olan mucizelerin ta-mamna yakn tarihsel belgelerle ve kaytlarla kesin olarak belirlenmi olduu zere, gerekte, Anadolulu Askle-pios, Herakles ve Dionisos'a dayanmaktayd, onlarn -retilerinden "Plagiarism=ntihalcilik" yoluyla alnmlard. sa'nn gerekte bunlarla hibir ilgisi yoktu.23 Tpk "Kutsal Mandylion" olaynda da olduu gibi. Dou Roma mparatorluu'nun yeni Bizans'n tarih sahnesine k bir bakma "Doulu Grekler'in Latin Bat'dan aldklar rvant".2* Ve Bizans gerekte tarih sahnesine kabilmek iin Antikite'nin renkli kltr,

sanat, felsefe ve siyaset akmlarn barndran Anadolu'daki Pagan Hel-len uygarln sona erdirerek "Devlet" olabilmitir. Ordudan sanata, siyasetten ticarete kadar hemen her alanda en az 7. yy'a kadar Dou Roma mparatorluu kendilerini Grek veya Hellen deil (Konstantin'in stanbul'u Yeni Roma olarak kurduu gerekesiyle) Romal kabul ve beyan eden imparatorlar ve devlet adamlar tarafndan ynetilmiti. (Bu durum .S. 578'de mparator 2. Justin'in lmnden sonra deiti). lgintir ki Grek asll olduu bilinen ilk mparator Tibere (578-582) idi ve sonraki yzyllarda 11. yy'a kadar yani Comnenos, Angelos, Paleolog ve Cantacuzen hanedanlarna kadarki dnemde hibir Grek Bizans'ta imparatorluk yapmamt. Bu nedenle Bizans'n tam anlamyla Hristiyanlatrlmas da gereklememiti. yle ki Bizans mparatorlarnn Hristiyanln en st temsilcisi olduunu belirten "pistos en Theo baseus" (Basil Tanr'ya sadktr) ibaresi de ilk kez 627 ylnda imparator Heraklius dneminde kullanlmaya balanmt.25 Ondan ncesinde Bizans'ta ve byk lde Anadolu'da Hristiyanlk ve Pagan Hellenizmi vard -u farkl ki, Hristiyan38 Yoksul Tanr lar ok-Tanrl Hellenlere korkun bask ve zulm uygu-luyorlard, kendi Tanrlar sa Mesih adma! 11. yy'm ikinci yarsndan itibaren (1054 olaylarndan sonra) Bizans'ta Hermetik dnce neredeyse Ortodoks-luun temel deimezi olmutu. Dolaysyla birok uy-durma tren ve hurafe de retilmi ve bunlar da kutsan-maya balanmt-ki gerekte bu tip batl malzemenin ne Hermetizm ile ne de Ortodoksluk ile ba vard. Bu al-kantl deiim dneminde Ortodoks Kiliselerinde, Kato-lik Kiliselerinde grlmeyen ve grlmesi de dnlme-yecek olan imajlar, ikonlar ve resimler yer almaya bala-mt. rnein 11. yy'm sonlarna doru ina edilen baz kiliselerde kubbenin ortasna 1000 yldr konulmam bir mozaik konulmaya baland. Bu yine bir Deesis'ti. O d-neme kadar kubbenin ortasna kutsal yap gelenei dekoru olarak daima Meryem ve kucandaki bebek sa resme-dilirken, ilk kez Anadolu'da orta kubbenin (apse) iine Meryem-Tanr'nm Olu sa- Vaftizci Yahya ls konul-maya balamt. Bu sradan bir deiiklik gibi grlme-melidir, nk bir anlamda Trinite'nin neminin ikinci plana atlmasdr ve onun yerine Deesis'in yerletirilmesi-dir. Bu deiimin ilk rnei yine Anadolu'daki Gre-me'de (Kapadokya) bulunan Karanlk Kilisedir (Darkc-hurch). Bu kilise ve ona karde olarak ayn yl iinde ina edilen Elmal ve Tokal Kiliseleri'ne de garip imajlar ko-nulmutu. rnein Tokal Kilisesi'nde plak bedeni sade-ce salaryla rtl bir Meryem resmi vardr. Bu Meryem, gerekte sa'nn annesi ve Tanr'nm ei (Theotokos) deil sa'nn Gnostik Hristiyanlarn inanlarna gre evlenerek Sarah adnda bir de kz ocuu olduu iddia edilen Maria Magdelena idi (Mecdelli Meryem/ Eski Fahie). lgintir ki, Papalar, Patrikler ve tm Kilise Babalan 1962 ylnda sona eren 2. Vatikan Konsili'nin nihai oturumuna kadar Aytun Altndal 39 bu ikinci -bu ikilinin dnda ncil'lerde baka Meryem'ler de var ama kimin kim olduu belli deildirMeryem'in eski bir fahie olduunu sonradan nadim olarak sa'nn Havarileri'ne Havarilik yaptn iddia ve beyan etmilerdi. 1962 ylndan sonra bu Meryem ile ilgili olarak yer alan karalayc ifadelerin gerekte doru olmad ve bunlarn 4. yy'da Kilise'nin "Kadn Dman" yneticileri tarafndan uydurularak ncil'e eklenmi ifadeler olduu konuyu yllardr sorgulayan ilahiyatlar tarafndan kantland.26 (Nedir ki Papalk bu gerei henz aka kabullenerek resmi bir aklama yapmam ve ncil'de de gerekli deiiklik henz yaplmamtr.) Karanlk Kilise'deki bu Deesis Hristiyan Dogmatique'i ve "Canonlan" (ynetmelik, nizamname) itibariyle bir "Latvia" (sadece Tanr'ya gsterilmesi gereken sayg ve ta-pn) deil bir "Dulia" (kutsal kiilere ve Kilise'nin bana gsterilen sayg) konumundadr ve ilgintir ki tam orta Kubbededir, yani Tanr'nm bulunmas gereken yerde. Kald ki Vaftizci Yahya da yine baz iddialara gre sa Mesih'in yol acs deil tam tersine Onun "rakibi" olan kiidir! te Greme'de volkanik talarn iine oyularak yapl-m olan Karanlk Kilise'de (penceresiz olduu iin) bir de "Mandylion" vardr. Bu szck Kutsal -Bez, Kutsal rt anlamna gelmektedir. Kilisedeki beinci blmde kuzey taraftaki "Diaconicon" diye bilinen duvardadr.(Bkz:Ek).27 Mandylion'da sa'nn yznn aln, salar ve yanlaryla ene ksm grlmekte, az, burun ve gzleri tahrip edilmi olduu iin grlmemektedir. Kuma motifiyle resmedilmi olan blmdeki tm simgeler ilgintir ki, Pi-sagorculuun saylarnn ve geometrisinin sembollerini yanstmaktadrlar ve bunlarn dier bir kilisede benzeri yoktur. Kuma deseninin iki akntsnda dokuzar yarm40 Yoksul Tanr kre ile i blmnde yedi adet tam kre motifi bulun-maktadr. ki akntda zerleri sva ile kapatlm ve okun-mas mmkn olmayan ama grlebilen ksmlarndan anlald kadaryla stilize edilmi Suriye Aramicesi ile yazld anlalan metinler vardr. stnde sa'nn "pan-tocrator" (tipik Bizans ikonoplastik deyii: sa, Kadiri Mutlak Tanrdr anlamna gelir) yazs grlmektedir. Hristiyan geleneine gre bu

Mandylion'un yks yledir: Bu, sa'nn bizzat kendisi tarafndan yaplm ve kendi yzn gsteren ilk ve tek "emanettir". sa'nn kendi portresini yapmas da ilgin bir anlatmla aktarlmaktadr. Buna gre Edessa (Urfa) Kral Abgar veba hastalna tutulmutur. (Bu hastalk Hristiyan-Yahudi kutsal kitaplarnda ve metinlerinde en ok bavurulan onulmaz hastalk tipidir. Musa'nn kz kardei Miriam da vebaya yakalanr, sonra Musa'nn Tanr'ya rica etmesi zerine dzelir.) Tanrnn Olu'nun yeryzne indiini duyan Kral Abgar derhal bir eli gnderip (herhalde Nasra'ya/ Filistin'e) sa'dan gelip kendisini iyiletirmesini ister. Kral Abgar ekler: "Eer ilerinin okluundan dolay gelemezse gnderdiim eli Onun bir resmini yapp bana getirsin. Ben o resme bakp iyileirim!" Ne yazk ki sa Mesih'in daha nemli ileri vardr Nasra ve evresinde, dolaysyla Tanrnn Olu bulunduu yerden ayrlp Kraln ayana gidemez(!) Ama Urfal ressam eli de sa'nn portresini yapamaz. Neden? nk sa'nn yznde yle bir "Nur" vardr ki elinin gzleri geici olarak kamar ve krleir. Bunu gren Tanrnn Olu glmser ve kendisine su getirilmesini ister. Bu su ile yzn ykar ve boynundaki atky/rty karp bununla yzn kurular, ite ne olursa o zaman olur ve sa'nn yz olduu gibi bu Mandylion'a kar. (Tpk Torino'daki kefen / Mandylion yks gibi) Urfa'h ressam-eli bu Mandylion'u alp Kral Abgar'a gtrr. Aytun AUndal 41 Kraln vebadan kurtulup kurtulamad mehuldr, ama bu olaydan 1000 yl sonra Mandylion'un Karanlk Kilise'nin duvarna resmedildii kesinlikle bilinmektedir. Bu yk Bizans ikona geleneine uygundur ve kutsal kiiler (Azizler) de sa'dan sonra "ifac" (Theumaturg) olarak hizmet vermilerdir Bizansllara! Bu ykde kendisinden sz edilen ifac gerekten de sa Mesih olabilir mi? Yoksa yine tipik bir Bizantinizm so-nucu gerek bir ifac yine sa Mesih mi yaplmtr Kilise tarafndan? Mandylion'daki tm desenler pisagorcu siste-min simgeleridir. Bu bir. sa, alt ucu olmayan bir han ortasnda ve stnde res-medilmitir. Kilise'nin anlatt masala gre sa saken el-iyi kabul etmi ve konumutur -Ha'a gerildii srada deil! yleyse bu Ha neyin nesidir? sa salnda arm-ha gerilerek vahice ldrleceini kendisi bile bilmiyor-du- ya da Tanrnn Olu olduuna gre biliyordu ama bunu korkmasnlar diye Havarilerine sylememiti? Ger-ekte bilmiyordu, neden? nk sa Yahudiydi ve ld-rleceini bilse bile bunun Romallarn eliyle armha ge-rilerek deil, Yahudi eriatna gre Yahudiler tarafndan talanarak olacan (recm yoluyla) dnmt, denile-bilir. Suu ve yarglan itibariyle sa, Roma'ya kar deil Yahudi eriatna kar su ilemiti ve bunun cezas da recm idi, Yahudiler ayn dinden olan bir kardelerini ar-mh ile ldrmezlerdi. Bu kesin yasakt. Bu iki. Ortodoks inancna gre sa'nn bann etrafnda "Nim-bus" denilen ve Onun Tanrnn Olu olduunu simgeleyen bir "Halo" (daire) bulunmas gerekirdi. Bu Nimbus'un zerinde hibir desen olamazd. Nitekim kilisedeki btn resimlerde bu halo vardr, sadece bu Mandylion'da yoktur. Yani resimdeki kiinin en belirgin zellii- Tanrnn Olu olmak- nedense belirtilmemi, dolaysyla dnye42 Yoksul Tanr vi/sekler bir portre izilmitir. Bu . Mandylion da il-gintir ki yedi adet tam daire sa olduu sylenilen kiinin bann etrafna deil yznn iki yanna koyulmutur. Bu daireler hibir Hristiyan ikonografisine uygun deildir. Tamam Hermetik retiye ait sembollerdir. Pisagor-dan balayarak Plato'ya kadar gelen Hermetik Gizli retide bu daireler "gne'in" ve "ay" m yedi halini tasvir edi-yorlard. Dairelerin etrafna yerletirilmi olan kk nok-talar ise yldzlar gsteriyordu. Bunlar Antik Hellen dini inan sistematiindeki (Paganist) en bilinen en klasik sim-gelerdiler. Dahas Plato, kendi eseri kayp uygarlk "Atlan-tis"'de Mandylion'da grlen daireleri kullanarak bunlarn Atlantis'in gnei ve ay' olduunu yazmt. Bu drt. Gene Mandylion'daki daireler ayn zamanda Alimist Hermetistlerin sembolleriydi. Geleneksel olarak bir kiinin Alimist ya da Hermetist olduunu gstermek iin yznn iki yanma yedi adet daire konurdu. Bu gne ve ay'in onu ktlklerden koruyacana inanlrd. Bu be. Tm Mystic akmlarda olduu gibi Pisagorculukta ve Paganist Hermetizmde de Tanr'nm sembol Mandylion'da grlen daire idi. Buna gre balang ve sonu ol-mayan geometrik yap daire, Tanr demekti nk merkezi, balangc ve sonu hem her yerde hem de hibir yerdeydi. Bu daireler Anadolu'daki tm Apollo Mabedle-ri'nin kaplarnn stnde duruyordu. Ve bu mabedler de "Bu" iaretlerinden dolay "Sifahane" (modern hastane) olarak biliniyorlard. Apollo ise tm Anadolu'daki en gl "ifac" ve ilgintir ki "Kurtarc" idi. Kilise'nin sa'ya atfettii iki temel zellik gerekte (ifaclk ve kurtarclk) Apollo'ya aitti. Bu da alt. Dairenin kart karedir. Daire Tanrsall simgelerken, Kare yeryzne ait oluu, sekler olan simgeler. Mandylion'da yedi daire ve kare vardr. Kutsal NimAytun Altndal 43 bus yerine Kare/Ha konulmas, sa'y saken Ha'a ge-rilmi gstermektir. nk Ha'm alt ucu yoktur. Bu n-cil'de anlatlanlara ters dmektedir. Dairelerin arasna konulmu olan Ha motifleri ise on iki keli

Halardr ve sekiz adettir. Bu sekiz Ha gerekte sa Mesih'e ait ezote-rik/ Apokaliptik tek gndermedir. yle ki ncil'de kt-ln says 666 olarak verilmitir, buna karlk iyilik sa'da zdelemi olan 888'dir. Mandylion'daki yzn sa Mesih'e ait olmayaca kesindir. nk 1. yy'da Ana-dolu'daki en nl ifac Apollonius idi, yle ki sa'nn ad kendi kk Filistin topraklarnda bile bilinmiyordu. Apollonius Roma mparatorlaryla muhatap olurken -en az 5 imparatorla- sa'nn adn onu yarglayan Yahudi Kral Herod bile duymamt! Kald ki Tyana, (modern Kemerhisar) Urfa'ya Filistin'den ok daha yaknd. En nemlisi Edessa Kral'nm 1. yy'da bir yahudiden ifa um-mas mmkn deildi, nk Urfa/ Harran o srada dn-yadaki en nemli Tb ve Hermetik Bilim Merkezi konu-mundayd. Abgar Hanedan, Edessa'da .. 2. yy'm so-nundan itibaren egemen olmutu. Edessa, Roma Eyaleti saylan, Suriye kkenli 'Osrhoene' blgesinin bakentiydi. Sanat ve kltrnde Hellenizm etkiliydi; dili Suriye Ara-micesiydi.28 Edessa'da , tpk stanbul'daki gibi byk bir hipodrom, kenti koruyan alt byk kale, bir geni forum, tiyatro ve dnemin belki de en gl tp merkezi olan bir hastanesi vard.29 Edessa, pagan mimari anlayna gre kurulmu bir kentti. lgintir ki, sa'nn dneminde sa ile mektuplat - eli aracl ile - sylenen Abgar, Hristi-yan deildi. Bilinen ve Bizans kaynaklarna gre belgelen-mi ilk Hristiyan Kral Edessa'da VIII. Abgar'd. Bu Kral .S.207 ylnda Roma'ya bir ziyarette bulunmu ve bundan sonra Hristiyanl Edessa'ya getirmiti.30 Kral'm Roma'ya ziyareti srasnda mparator Septim- Severus idi ve 44 Yoksul Tanr ite bu Imparator'un ei olan Imparatorie Julia Domna Tyanal ApoUonius'un hayatn kitaplatrmt. Kral'm Roma'y ziyaretinden yaklak 20 yl sonra, Roma'da m-paratorluk Arivi'nde ApoUonius'un kendi yazd kitap-lardan oluan zel bir blm kurulmutu. (.S. 220) mpa-rator ve ei Hristiyan deil Pagandlar. "Mandylion" ve mektuplama yks, ilk kez Sylvia Aetheria tarafndan 4. yy'm sonlarnda ortaya atlmtr. znik Konsili'nden (325) yaklak 70 yl sonra! (sa'ya Abgar'm elisinin geldii ve/veya sa ile Abgar arasnda yazma(lar) olduu Yeni Ahit'in hibir yerinde zikredilmemitir.)31 Konstantin'in toplad bu Kons'den sonra ok gl bir Hristiyanla-trma Kampanyas ve zorlamas balatlmt. Anadolu'daki tm Pagan ve Hellenistik kltr bu kampanya srasnda ya yok edilmi ya da Hristiyanlatrlarak "Bizans" m mal yaplmt. Nedir ki, zellikle 5. yy'da Anadolu'da Paganist-Hermetik kltr birok blgede, bu meyanda Suriye ve Urfa'da direnmeye devam etmiti. W.H.C. Frend'in de belirttii gibi, zellikle Frat ve evresinde, bata d yorumculuu ve horoskop okumas gele-nei o kadar gl bir nan-Sistematii idi ki, .S. 2. yy'da bu blgede "lmsz Pagan Tanrlarnn" glerine inan-mamazlk etmek "Ateizm" saylyordu.32 Urfa ve evresinde, yine Frend'in belirttiine gre, her evde bir horoskop takvimi vard ve bunun araclyla kimin hangi gn ve nerede lebilecei "bile" (!) hesaplanabiliyordu. Urfa, buras ok nemlidir ki, I. yy'dan en az .S. 579 ylma kadar Apollo kltne bal kalmt. yle ki Bizans belgelerine gre, 579 ylnda Urfa valisi Anatolius, bir ih-bar zerine Pagan geleneklerine bal olduu ve gizlice bu dini yayd iddasyla idam edilmiti.33 Anatolius, Bizans tarafndan atanm bir vali olmasna ramen Zeus iin trenler dzenletmi ve bunlara bizzat katlmt. Aytun Altndal . 45 Ama Vali Anatolius'a ynetilen en ar sulama uydu. O dnemin Monofisit (Ermeni) tarihisi Efesli John'un anlat-tna gre Vali Anatolius, sa'nn portrelerini yaptrm ama bunlarn Apolla'ya benzetilmelerini ve onu temsil edecek ekilde sembollerle sslenmesini istemiti. Dolay-syla da Vali ve Edessa halk, Kilise'nin ve Bizans'n zul-mnden kurtulmak iin, sa'ya tapar gibi yaparak kendi " z " dinsel inanlarna olan ballklarn srdrmlerdi. Portrelerde grlen kii sa gibi dursa da gerekte o deil-di, Apollo'ydu nk Edessallar kendilerine kl zoruyla dayatlan Tanr'run Olu'nun dini Hristiyanla ve onun Tanr's sa'ya hi balanmamlard.34 Vali ve Edessallar korkudan "Takiyeci" olmulard. (Edessal sa portresi iin bkz: Ek) Kral Abgar'm yaad dnemde gerekten de yaam ve Apollo mabedlerinde gizli eitimden geerek ifac olarak kabul edildii iin kendisine "Apollo'nun Olu" de-nilen bir kii vard: Tyanal Apollonius. sa Mesih'in ise gerekten de yaayp yaamad, n-cil'deki o szleri syleyip sylemedii bile belli deildir. Tersine tm belgeler onun hi var olmadn ve tm sa Mesih yksnn Kilise Babalar ve Aziz Paul tarafndan uydurulduunu gstermektedir. ki ngiliz aratrmacnn yazdklar gibi, "Son iki bin yldr sa'nn dini Hristiyanlk olacana gerekte Tyanal Apollonius'un dini son ikibin ylmza damgasn vurabilirdi ama o unutuldu."35 imdi artk "Hangi sa?" diye sorabiliriz. Aytun Altndal

1. 3. Hangi sa?

"The Lord had said : Call him Immanuel, which means God -With-Us! The Holy Spirit said: Give Him the name Jesus, because He will save his people from their sins." "Tanr dedi ki: O'na immanuel adn verin, Tann -Bizimle demektir. Kutsal Ruh dedi ki: Ona sa adn verin, nk o halkn gnahlarndan kurtaracaktr," Matthew, 20-24.1 ncelikle u hususu aka belirtmek gerekiyor: sa Mesih hibir zaman hibir yerde kendisinin "Bir ve tek mutlak Tanr" olduunu iddia ve beyan etmi deildir. Bylesi bir iddia Gospeller'de yoktur. Benzer ekilde be-yanlar ieren Kilise-i veya Kilise-D sa'ya ait olduu kesinlikle belgelendirilmi "zgn" bir tek kaynak da yoktur. Tanr olmak ya da dier bir deyile sa'nn Tann-latrlmas, sa Mesih'in kendi istei ve inanlar dnda, onun gyabnda, onu hi grmemi, tanmam, yat da olmam baz kiilerce onun lmnden(?) sonra yaplm bir atf ve yaktrmadr, o kadar. Tpk ncil'de yer alan ve sa tarafndan sylendi deni-len szlerin byk bir ksmnn da gerekte onun tarafn-dan sylenmemi olduu gibi. Tpk sa'nn doumu ve lm arasndaki dnem hakknda Gospeller'de onunla ilgili anlatlm olaylarn byk ksmnn da gerekte hi 47 yaanmad ve sa ile dorudan hibir balantsnn ol-mad gibi... Bu nedenle ilkin sa'nn doumu ncil'de nasl ilen-mitir, onu grelim. Sonra da onun yaamyla ilgili, yine ncil'de yer alan arpc "tahrifleri" aktaralm. Yoahim ve Hanna'nn2 kz Meryem, Nasra kasabasn-da3 bir marangoz olan Yakub'un olu Yusuf'la4 nianlyd. Ancak birlemelerinden nce 'gebe olduu anlald' (Mat-ta, 1:18). Yusuf 'salih bir adam olup onu aleme rezil etmek istemeyerek, gizlice boanmak niyetinde idi' (Matta, 1:19). RAB mdahale ederek meleklerinden birine dnde Yu-suf'a grnmesini buyurdu. Melek dedi ki: "Sen Davut olu Yusuf, Meryem'i kendine kar olarak almaktan kork-ma nk kendisine domu olan Ruhlkuds'dendir. Ve bir oul douracaktr; ve onun adn sa koyacaksn; nk kavmini gnahlarndan kurtaracak olan odur" (Matta, 1:20 -21). Yusuf itaatkar bir adamd, kendine syleneni yapt; Meryem'i kar olarak evine ald ama bir oul dourana dek onunla cinsel ilikiden saknd. 'Ve ocuun adn sa koydu.' (Matta, 1:25) Bylelikle siah Peygamber'in kehaneti yerine gelmi oluyordu. (Matta: 1:23) Ve Mer-yem'in olu gelecek yzyllarda da byle tannacakt. Ancak, kehanetin yalnzca yarsnn gerekletii anla-lmaktadr, nk saiah Peygamber'in Tanrs, bakireden doacak ocua baka bir ad vaad etmiti. Bu ad Im-manuel'di. Okuyalm: 'Bunun iin Rab kendisi size bir ala-met verecek; ite kz gebe kalacak ve bir oul douracak, ve onun adn Immanuel koyacak' (saiah, 7 :14). Tanr'nm balangtaki tasarmn deitirip bebee neden yeni bir ad, sa'y5 vaat ettii Yeni Ahit'te yazl deildir. Garip grlebilir ya da grlmeyebilir ancak, Meryem'den doan ocuun ad 'Tanr-Bizimle' (yani, Immanuel) deil, 'YHVH Selamettir' (yani, sa) oldu.

48 Yoksul Tanr Sekizinci gn, Anne Meryem'le vey baba Yusuf, eri-at'a gre bebei snnet ettirmek iin Tapnaa gtrdler, sa Tapmak'ta snnet edildi. Bylelikle Tanr'nn Babil Talmudu'na gre ilk muhtedi olan brahim'le yapt 'ahdin iaretini' (Tekvin, 17:11) edinmi oldu (6). Sekiz gnlk bebek sa, bylelikle adanm da oluyordu: "Ve Rab Musa'ya syleyip dedi: Btn ilk doanlar srailoullar arasnda, insanda ve hayvanda btn rahmi aanlar benim iin takdis et, o benimdir" (k, 13:1). Bylelikle Meryem'in olu, srailoullar'nn RAB'bine ait olmutu. Meryem'in kz kardei ya da kz kardelerinin ve dola-ysyla da alt ya da yedi yeeninin olup olmad Yeni Ahit'de yazl deildir. (Klopas'm kars Meryem'in -Yu-hanna 19:25- Meryem'in gerek kardei olup olmad be-lirlenememitir.) Yusuf'un daha nceki evliliinden en az alt ya da yedi evlat sahibi olmu yal bir adam olup ol-mad da kaytl deildir. Bu iki olaslk Yeni Ahit'te be-lirtilmez, ama sa'nn drt erkek kardeinin ad verilir. sa'nn en az iki ya da kz kardei de bulunmaktayd. ncil derleyicisi Markos'tan okuyalm: 'Meryem'in olu ve Yakub'un, Yosef'in, Yahuda'nn ve Simun'un kardei, dlger, bu deil mi? Kz kardeleri burada bizimle deiller mi?' (Markos, 6:3) Drt ncil yazarndan ikincisi Mar-kos'a gre bunlar, sa'nn gerek erkek ve kz kardeleriydiler. (Yuhanna, 19:25). Eer Yuhanna'nm ne srd gibi sa'nn kuzenleriyseler, o zaman Meryem yaamnn sonuna dek bakire ve Tanr'nn bakire gelini olarak kalm demektir.

Muhtemeldir ki, Meryem'in kz ya da erkek kardei yoktu, ama Elisabeth adnda bir kuzeni olduu kesindir. Meryem'in zellikle gebelik dneminde onunla ok yakn olduu bize bildirilmektedir. Elisabeth'in bakire Meryem'in gebeliini kendi ailesinden ilk renen kii olduu da yazldr. Aytun Altndal . 49 Elisabeth krk yalarnda olmalyd ve Zekeriya adl bir kahinle evliydi (Luka,l:5). Elisabeth 'ksr idi' (Luka, 1:7). Sara, Rael, Rebeka ve Hanna'dan sonra Kutsal Kitap'ta ad geen beinci, Yeni Ahit'teki ilk ksr kadn Elisa-beth'tir. Daha nceki btn ksr kadnlar ve kocalar gibi Elisabeth ve kocas da 'Allah indinde salih' idiler (Luka, 1:6). Bu nedenle, Zekeriya bir gn Rab'bin tapmamday-ken Melek Cebrail ona grnd ve dedi ki: "Korkma Ze-keriya; nk duan iitildi, karm Elisabeth sana bir oul douracak, onun adn Yahya koyacaksn. (...) nk Rab'bin gznde byk olacak, arap ve iki imeyecek ve daha anasnn karnndan Ruhlkuds'le dolu olacak. srailoullar'ndan birounu onlarn Allah' Rabbe dn-drecek. Babalarn yreklerini oullara, asileri salihlerin hikmetine evirmek ve Rabbe amade bir kavim hazrlamak zere lya'nm ruhu ve kudretiyle onun nnde yr-yecektir. (Luka, 1:13- 17)." srail'in Tanr's daima Melei Cebrail araclyla ko-nuurdu. Tanr her zaman nce kocalara 'korkmamalarn' syler, ardndan onlara her birinin, ayrcalkl anlam olan bir 'ad' ve bir 'oul' mjdelerdi. Buradaki tek ilgin husus, Melek Cebrail'in Zekeriya'ya, dnde deil tapnan lo klar arasnda, tts yakt srada konumu olmasdr. Yeni Ahit'te anlatlanlara gre alt ay sonra Meryem'i de ziyaret eden ite yine bu Melek Cebrail'di. Bu Cebrail'in bakireye yapt varsaylan kaytlara gemi ilk ve son ziyaretidir, insanlara Tanr'run szn iletmek Melek Cebrail iin olaan bir olayd. Ama Cebrail, tabii RAB'bin talimatlar zerine, nce skntl kocalara grnmeye alknd. Ne ki, bakireye grnp 'mjdeyi vermek' Melek Cebrail iin allmadk bir durumdu. Belki Melek Cebrail bu nedenle 'mjdeyi' vermeden nce 'Bakire Meryem'e korkmamasn sylemitir! 50 Yoksul Tanr Elisabeth'e dnelim! Zekeriya'ya bildirilen tarihte, olu dodu. Ona Zekeriya'nm akrabalar arasnda bu ad ta-yan kimse olmamasna karn (Luka, 1:61) Yahya adn verdiler. nk Zekeriya Abiya ruhban soyunun mensu-buydu ve Elisabeth de, Meryem'in tersine, Harun'un so-yundand. (Luka, 1:5). Yahya byd, ruha kuvvetlendi; ve srail'e grnecei gne kadar llerde kald. (Luka, 1:80). Doru, Markos'a gre Yahya kehanet uyarnca hi mayal iki imedi. Yalnzca bitki ve yaban bal yedi. Hi tra olmad ve devetynden bir harmani giyip beline bir deri kuak takt (Markos, 1:6). Yahya atalarnn gelenei nedeniyle Peygamber ya da Mesih (Christ) olmaya layk deildi, ama ayn gelenek uyarnca bir Rahip-Ynetici ola-bilirdi... Yahya bunlar denemedi; onlarn yerine yaamn bir baka seenee adad. Gerekte kendisinden alt ay kk kuzeni olan ve da-ha sonra Tanr'nm Olu diye anlan sa'nn geliini bildiren ilk Vaftizci oldu. Yeni bir stifar ahdinin yeni iareti olarak suyla deil, Ruhlkuds ve atele vaftiz edecek olan sa'nn gerek vaftizci olacan bildirdi. Kilise, son-ralar 24 Haziran gnn Vaftizci Yahya Gn ilan etti. Vaftizci Yahya Gn arifesinde tm dnya Hristiyanlar-nn kentlerden kp evlerindeki kt ruhlar kovalayacak ifal sar kantaron otunu (St. John's wort) toplamalar is-tendi. (Anlaml bir Pagan uygulamasdr bu.) Bylelikle, Yeni Ahit'in balarnda, bizlere iki oul su-nulmutur. Biri Yahya (branice biimiyle Johanna 'JAHVEH esirgeyicidir' anlamna gelir), dieri de sa, (JAH-VEH selamet'dir.) Jahveh Esirgeyicidir, Jahveh Selamet'ti-rin yolunu amtr. Her iki oul da ilk doan Yahudi be-beklerdir ve dolaysyla, Yasa'ya gre her ikisi de ebe-veynlerinin Tanrs'na adanmlardr. sa'nn annesi Meryem, imana gre ya bakiredir, ya da Aytun Altmdal . 51 bir parthenos, yani yine bakire, ancak tertip edilmi bir ev-lilie rza gstermeyip kendi eini seen kadm'dr. Bu ta-sarma gre Bakire Meryem, kt ya da hafifmerep bir kadn olduundan deil, 'kendi hakknn bilincinde bir ki-i' olduu iin "evlenmeden" anne olmutur7. sa'nn Pla-ton'cu Celsus'un .S. 170'te ileri srd gibi8, bysn Msr'da renmi kstah bir arlatan olup olmad ko-numuz itibariyle bu incelemede zerinde durulmayacak hususlardr. nk; en kestirme deyile 'Bakire Annelik' yaktrmas Hristiyanlktan ok nce, tm Hindistan, Mezopotamya ve Ortadou'da bilinen bir olguydu. rne-in; Buda, Sokrates, Eflatun ve Byk skender de halk sylencesine gre 'Bakire Anne'den domulard! Benzer ekilde, tarihsel sa denilen de fazla nemli de-ildir. Tarihsel sa ilahiyat ve tarihiler iin bir eit Aratrma-Alan iken, mitolojik sa, kendine inananlar iin nihai gereklik olarak kalmtr. Nesnel bir inceleme iin, tanmlarmza perspektif kazandrabilecek tek sa portresi, Yeni Ahit'teki Mesih'tir. Bu portrenin tarihi gerekliinin olup olmamas bizi ilgilendirmemektedir. nk Hristiyan dnyas sadece ve sadece Yeni Ahit'te okuduu Mesih'e ballk duymaktadr. Tarihsel Mesih'e deil.

Gelecein Mesih ve Tanr'snm yeryzndeki yaam ite byle balad. Ve dier iki ncil yazarnn, ncil'lerinde bu byleyici 'bakire doumu9 olayna neden deinme gereksinimi duymadklar da daima bir sr olarak kald! Matta, kendi ncil'inde, sa'nn soy ktn ibrahim Peygamberle balatp 'Mesih denilen' sa'yla bitirir (Matta, 1:16). Matta brahim'den sa'ya krk iki kuak saymak-tadr. Onun soyaacmda vey baba Yusuf 'Meryem'in ko-cas' olarak verilip sa babasnn soy hattyla deil, anas52 Yoksul Tanr nn adyla kaydedilmitir. Bu, geleneksel ibrani soyaac kurgusunu bozduu iin allmadk bir ilemdir. Her iki ebeveynin, Meryem ve Yusuf'un Matta yorumunda birer kuak igal etmeleri de allagelmi bir uygulama deildir. Matta bu krk iki kua, her biri on drder kuak ieren balk halinde toplamtr. Matta, Meryem ve Yusuf'u dahil etmekle on drdnc kua sa'ya yaktrmt. te yandan Luka sa'nn soyaacm Adem'e ve ondan da tabii Tann'ya iletmiti. Luka ncil'in de Tanr'dan sa'ya yetmi yedi kuak saylmt (gerekte bu birka bin yldan fazla tutmamaktadr). Matta brahim Peygamber'den Davut Peygamber'e on drt kuak saymt. Ve Luka, Tanr'dan sa'ya yetmi yedi kuak saymaktayd. Cemaatin bandaki yneticilere iletilen mesaj, Davut Peygamber'in adnn saysal deerinin sa'y on drdnc kuaa yerletirmekle, bilgilere ve sz sahibi dier cemaat yneticilerine sradan bir bilginin tesinde malzeme salamaktaydlar. Yetmi yedi, yedi art yediye blndnde, on drde eitlenir ve krk iki kuak kez on drt balk altnda (3X14) toplandnda Davut Peygamber'in adnn saysal deerine gnderme yap-maktadr, bylelikle Mesih denen sa'y gizlice onun soyu-na balar. Bu soyaac aktarm, gelecein tanrsn ayn zamanda Yahudi Peygamberi saiah'nm kehanetine de balamaktayd. Her iki ncil yazarnn att ilk admlar, bu kehanetin gerekletirilmesi balamnda zorunluydu. vey Baba Yusuf'un Luka yorumunda bamsz bir kuak saylmayp dlanmas da kayda deer. Matta, yorumunda bu kuak boluunu, inanca gre sa zerinde hibir 'emei' olmayan Yusuf'u ayr bir kuak olarak saptarken, elinde yeterli sayda kuak bulunan Luka'nm ona hi ge-reksinimi olmamt. Saysal deerlere ilikin konular, sonraki yzyllarda Aytun Amdal 53 Gnostik tarikatlar, gizli ya da Rafzi denen dernekler, Okultistler ve Ezoteristlerce Operasyonel ve Speklatif olarak kullanlagelecektir. Bu deerler karmak cin kovma dualarnn eitli biimlerini ifadelendirmenin yan "sra, simgeciliin tlsm gizemlerine ve karmaklna ikin bir saysal nitelik kazandrmada da temel kabul edilebilecekti. u nl 'kutsal' on drt says iin bu kadar yeter sanrm. sa Mesih'in ocukluuna dair ayrntl bilgi yoktur. Ancak ilgin bir olay aktarlmtr (Luka, 2:41-51): sa on iki yandayken, her yl ailesiyle birlikte Yerua-lim'de (Kuds) kutlanan Fsh bayramndan eve dnte kaybolmutu. Yusuf'la Meryem onu her yerde aramlar ama bulamamlard. gn sonra Tapman avlusunda, yallarla konuurken grdler onu. Luka bu yal Yahudi retmenlerin (Hahamlar) on iki yandaki ocuk sa'nn sorduu sorulardan ve verdii yantlardan ok et-kilendiini belirtmektedir. Bu retmenlerin gerekten et-kilendikleri mi, yoksa tedirgin mi olduklar, sa ile annesi Meryem arasndaki u konumadan izlenebilir. Luka yle yazyor: 'Onu grdkleri zaman, atlar ve anas ona dedi; Ey oul, neden bizi byle ettin? te baban ve ben yreimiz ok sklarak seni aradk. Onlara dedi; Neden beni aradnz? Bilmiyor muydunuz ki, benim iin Babamn evinde bulunmak gerekti? Onlar ise kendilerine syledii sz anlamadlar.' (Luka, 2:48 -50) Eer, sa bu retmenlerle annesiyle konutuu tarzda konutuysa, bu anlatm tarz orada hazr bulunanlar etki-lemekten ok tedirgin etmitir. nk Tanr'nm tekil ola-rak 'babam' biiminde nitelendirilmesi Museviler arasnda allm? ~hk bir uygulama idi; baba figr olarak tanr geleneksel olarak 'Babam' biiminde deil, 'Babamz' ola-rak tanmlanrd. Yine geleneksel olarak Tapmak RAB'bin 54 Yoksul Tanr ikamet ettii yerdi. RAB. 'Babamn evinde' oturmuyordu. Eer bu olay Luka'nm uydurduu bir ekleme deilse, o zaman tad anlam, nemlidir. Bylesi bir niteleme daha on iki yandayken; 'Hepimizin babas bir deil mi, bizi bir Allah yaratmad m?' (Mal, 2:10) diyen gelenekten aka kopmu bir sa'ya iaret etmektedir. Daha sonralar bilindii gibi, sa otuz yalarna geldiinde de, Yahudi-lerin 'Tanrmz' nitelemesi geleneini yadsyarak Tanr'y 'Tanrm' olarak adlandracaktr. Kimi durumlarda baz Peygamberlerin Habakuk'da yapld zere (3:18-19) Tanry 'Kurtarcm' ya da 'Yehova, Rab, benim kuvvetim-dir' nitelemelerine cevaz olsa da, 'Tanr' mzn' 'Tanrm' biiminde tekilletirilmesi, Tanr'nm nsan Benlii'nde zelletirilmesi saylmaktayd ve kesin olarak yasaklan-mt. nk Musevi Peygamberi Mika'nn da belirttii gibi, 'nk btn kavimler, her biri kendi ilahnn ismiyle yryor; biz de daima ve ebediyen Allahmz RABBN ismiyle yrrz' (Mika, 4:5) denmiti. Tanrlar ve Ruhlar arasnda yaayan ve bazen onlar tarafndan

yardma a-rlan Pagann tersine, Yarg Tanr srail'in RAB, Musevi-lerin arasnda yaayan lahi Gt. ("nk ben Allah'm ve insan deilim; senin ortanda olan Kuddsm") (Hoea, 11:9) Yaayan Yarg-Tanr RAB'bi btn Musevilerin arasndayd, hibir Musevinin zel mlkiyetinde ya da evinde deildi. Tanr, Yeni Ahit boyunca, Eski Ahit'in tersine yalnzca bir kez konuur. Bu da sa'nn kuzeni Yahya tarafndan vaftiz edilii srasnda gerekleir. ncil yazar Yuhan-na'nm syledii gibi Vaftizci Yahya'nn m onu herkes gibi vaftiz olmaya ard, yoksa Matta, Luka ve Mar-kos'ta gsterdii zere sa'nn m kendini Yahya tarafndan vaftiz edilmeye davet ettii ak deildir. Matta, sa'nn vaftizini yle betimler: "Ve sa vaftiz olup hemen Aytun Altmdal 55 sudan kt; ve ite gkler ald, ve Allah'n ruhunun g-vercin gibi inip zerine geldiini grd; ve ite gklerden bir ses dedi: Sevgili Olum budur, ondan razym" (Matta, 3:16-17). Tanr bundan sonra sa dahil hi kimseyle ko-numad ve sa ve Havarileri ibadet etmek zere daa k-tklarnda bir buluttan gelen 'ses'in ayn mesaj tekrar et-mesi dnda hi emir ya da talimat vermedi. sa bu neden-le, "Allah Ruhtur ve ona tapmanlarm ruhta ve hakikatte tapnmalar gerekir," demitir ( Yuhanna 4:24). Anlald kadaryla sa gelip sradan bir Musevi gibi vaftiz olmutur. Yahya, "Ben onu bilmezdim," der (Yuhanna, 1:31). Ve sa vaftiz edildii sahilden, sonradan Yahya'nn dorulayaca zere mecazi anlamda tm in-sanlar ve zelde tm Museviler iin kullanlan bir unvan olan Tanrnn Olu sfatn alarak ayrlmtr (Yuhanna, 1:34). Tekvin'de yle denilir: 'Ve vaki oldu ki, topran yz zerinde adamlar oalmaya balad ve onlarn kzlar doduu zaman Allah'n oullar insann kzlarnn gzel olduklarn grdler ve setiklerinden kendilerine kanlar aldlar" (Tekvin, 6:1-3). Dolaysyla bir Musevi olarak sa da bir Tanr Olu'ydu ama bu onu Mesih yapmaya yetmiyordu. Bu nedenledir ki, sonradan ba kesilmek zere, Herod tarafndan kapatld hapishaneden Yahya kendini beklenen Mesih olarak grp grmediini anlamak iin ona haberciler gnderecektir. sa bu hayati soruyu son derece belirsizce yantlar." Gerekte sa Musevi cemaatini yneten ve ynlendiren sz sahibi kiiler tarafndan arlm ve onaylanm deildi, (hatta) onlar tarafndan bilgi dzeyinde yetersiz bulunmutu! sa'nn nasl doduu ya da Tanr'nm beklenen Mesih'i olarak nasl onaylandnn zerinde ok fazla durmak gerekmez. Kukusuz Nasral sa, Musevilerin bekledii bir ve tek Mesih deildi. nk Mesih ideali sa'dan on56 Yoksul Tanr larca yl nce Essene Kmran tarikatnn biimlendirdii esrarengiz bir Hak Belleticisi'ne daha fazla uymaktadr10. Adettir, Avrupa'da her yeni yln son haftasnda sa ve Hristiyanlk'la ilgili youn yayn yaplr. Gazeteler, dergi-ler, radyo ve televizyonlar sa'y eitli enlem ve boylam-larda ele alr, incelerler. Yzyllardr sren tartmalar, her Aralk aynda yeniden alevlenir. sa, kilise, ncil, azizler vb. bazen bilimsel ama oka sansasyonel yazlarla izleyi-cilere, dinleyicilere ve okurlara sunulurlar. sa'yla ilgili iddialar yzyllardr deil inann 2000 yldr srmektedir. Belki bin deiik gr Hristiyanlk aleminde tartlmtr. Bu iddialar bolluunda bazlar bi-limsel gereklie sahipken, ou 'Mitos' dzeyinde kalmtr. lk bakta 'Ka sa var veya Hangi sa?' sorular okurlar artabilir. Ancak bu Bat lahiyat Fakltelerinde kabul grm, ders ve tez konusu olmu bir yaklamdr. Resmi ideolojik aratrmalar ite bu sorulardan hareketle yola karlar. Bat ilahiyatna gre balca drt sa tipolojisi vardr. 1) ncil yazarlarna gre sa: Buna Synoptik sa denir. ncil yazd var saylan binden fazla ahs vardr. Gnmzde de eitli Hristiyan cemaatleri, deiik ncil'lere dolaysyla deiik sa imajlarna tapmak tadrlar. Synoptik sa, ite bu eitlilikte esas olan vurgular. Yeni Ahit denilen kitapta drt ncil yazc s (Evangelist denilir bunlara) tarafndan portresi i zilmi olan sa, tm Hristiyanlar iin kabul edilme si istenen sa'dr. 2) Mitolojiye gre sa: Buna Mitolojik sa denir. lahi yatta Synoptik sa'nn brnd mitoloji haline getirilmi sa'y temsil eder. Gemi uygarlklarda

Aytun Altndal 57 -zellikle de Msr ve Hellen uygarlklarnda- bulu-nan efsanelerin sa'ya atfedilmesiyle ekillenmitir. 3) Tarih bilimine gre sa: Buna Historical sa denir. Ta rih, sosyoloji ve ilahiyatn ortak znesi ite bu sa'dr. niversite ve fakltelerde daima tarihsel ve rilerle kantlanmaya allan sa budur. Tarihsel sa, gnmzde en ok tartlan, kabul ya da reddedi len sa'dr. 4) nananlarn sa's: Bu greceli olarak yeni saylan bir sa tiplemesidir. 19. yy'm sonunda 20. yy'm banda zellikle Katolik ve Protestan Alman ilahiyatlar tarafndan gelitirilmi bir tiptir. Buna gre sa'nn ne ve kim olduuna karar vermesi gerekenler, ne ki lisedir, ne bilim adamlardr, ne de ncil'lerdir. sa'nn ne ve kim olduuna sadece inananlar karar verebilirler. Ona inananlar nasl inanyorlarsa, sa yledir. sa'nn gerekten yaayp yaamad konusu ise en ok tartlan hususlardan birisidir. Baz ilahiyatlar ve aratrmaclar zellikle Musevi kkenli tarihilerin bulgu-larndan ve eldeki belgelerden yola karak ncil'lerde an-latlan sa'nn hi yaamadn, bu sa tipinin, sz konusu sa'dan yaklak olarak 200 yl kadar nce yaam ve ad SRA olan bir Yahudi'nin olu sa (Jesus) olduunu ne srmektedir. Benzer ekilde, gnmzden 2000 yl nce Filistin denilen blgedeki Nazareth (sa'nn doup by-d kasaba) diye bir yerleim biriminin de var olmadn ne srerler. Bu tartmalarda ne srlen bir dier iddia da, sa'nn armha gerilerek ldrlp ldrlmediidir. sa'nn ne-rede ve nasl ldrld ok tartmaldr. sa gerekten de armha gerilmi midir? Bu soruya birok ilahiyat 58 Yoksul Tanr olumlu yant verirken, zellikle gen aratrmaclar, dinle-rine olan ballklaryla orantl olarak evet ya da hayr de-mektedirler. Bir iddiaya gre de, evet sa armha gerilmi ama lmeden kurtarlm ve daha sonra Kemir'e giderek orada yaamtr. Bir dier ilgin iddia da sa'nn evli olup olmaddr. Bu da yaygn bir iddiadr. Daha ok siyasal sonular olan bir tartmann rndr bu. ncil'lerde sa'nn, drt erkek, en az iki kz kardeinin bulunduu anlatlmaktadr. Ama bu konuda esas kabul edilen drt ncil'de de bu olay deiik anlatmlarla verilmitir. Buna gre sa'nn z -anne bir- kardeleri deil, yeen ve kuzenleri vardr. sa'nn Mecdelli Meryem'le (Maria Magdelena) evlendii ve o-cuk sahibi olduu iddias da ok nemli bir iddiadr. Buna gre sa ncil'lerde de anlatlan bir dnle evlenmitir. Daha sonra krallk iddiasyla ortaya km ve bir ayaklanma balatmtr. Bu ayaklanmada yakalanarak idam edilmitir. Ama kars ve ocuu Fransa'ya karl-mlar ve orada Hristiyanln ilk krall olan Merovenj Hanedan'm kurmulardr. Merovenjlerin daha sonra or-taya kan Karolenj hanedan tarafndan yklmasyla bir-likte sa'nn soyundan gelenler gizli bir rgt kurarak, gnmze kadar varlklarn srdrmlerdir. Bu ilgin ve biraz da polisiye kokan konuya ileride deineceim. n-k bu siyasi gizli rgtn (Ad: Pieure de Sion) ucu Trki-ye'ye de dokunmaktadr." 1994'te ABD'de artc bir bilimsel bir aratrma ya-ynland. Bu kitabn ad 'Five Gospels' yani 'Be ncil'di. Yazarlar da sa Semineri'nin yeleri ve editr olarak da Prof. Robert W.Funk ile Prof. Roy W. Hoover olarak belirtilmiti. Kitap byk boy ve 552 sayfayd.12 imdi de ksaca sa Semineri szc zerinde biraz duralm. sa Semineri kavram son 25 yln Hristiyanlk Aytun Altndal 59 iinde ne kard bir akmn addr. Dnyaca nl ilahi-yatlar, Vatikan'n basksndan bkarak, gizlice ilk sa Akademilerini kurmulardr. Bu bilim adamlarndan ba-zlar, adlarnn duyulmas zerine bal bulunduklar niversite ve fakltelerden atlarak isiz braklmlardr. Amerika'dan baka Almanya, Fransa ve svire'de de sa Seminerleri vardr. Amerika'daki Akademi imdi Minne-sota niversitesi'nin bnyesindedir. Yaklak 200 bilim adam birlikte alarak ncil'i tartmaktadrlar. Zaman zaman bu say, arada bir katlanlarla daha da ykselmek-tedir.

sa Seminerleri'nin tartma konusu, ad zerinde, SA'dr. ncil'de yer alan szlerin ne kadar sa'ya aittir? sa bu szleri sylemi midir? Yoksa bunlar sonradan uy-durularak kilise tarafndan ncil'lere sokuturulmu mudur? te, sa Seminerleri'nin konusu budur. lahiyat ev-relerinde, bu seminerlere katlan bilim adamlarndan 'ncil Dedektifleri' diye sz edilir. imdi kaldmz yerden srdrelim. Synoptik ndilerde sa'nn drt erkek ve en az iki kz kardei olduu yazldr. Ancak bunlar gerek kardeleri mi, deil mi belli deildir. ncil Dedektiflerinin 5. Gospel olarak kodeksledikleri ve yeni bir evirisini sunduklar Thomas ncil'i,. te bu kardelerden birisine aittir. sa'nn kardei Thomas tara-fndan yazldna inanlan bu kitabn ne Synoptik'le ne de JohnTa bir balants vardr. Trkiye'nin Didim semtinde yaad iin Didymus di-ye tannan ve Judas Thomas adyla sa'nn erkek kardei saylan bu ahsn, gerekte sa'nn ikiz kardei olduu da ok yazlmtr. Ancak bu yeni kitapta sadece kardelik ta-ks ne karlmtr. 'kiz' olmak keyfiyetine deinilme-mitir. 60 Yoksul Tanr Thomas ncil'i ilk kez 1948'de ok dar erevede baz ilahiyatlar ve tarihiler tarafndan incelenmitir. Halen elde biri Msr'daki Kopti Hristiyanl'na yn veren ve .S 350 ylnda yazlm bir nshasyla, .S 200 ylnda Greke yazlm bir nshas bulunmaktadr. sa semineri yeleri ite bu nshay okuyarak baz sonulara varm-lardr. Thomas ncili'nde sa'ya ait olduu ne srlen 114 de-yi yer almaktadr. Bunlar Thomas tarafndan, dier drt ncil'den bamsz olarak kaleme alnmlardr. sa, bu n-cil'deki szleriyle tamamen bambaka bir karakter-olarak ortaya kmaktadr. sa Semineri yelerinin yllar sren incelemelerden sonra vardklar baz sonular aktararak bitiriyorum. Thomas ncil'i ve gelenei, bu incelemelerden ok nce vard. rnein Kbrs Kilisesi, Msr Koptik Kilisesi, Nas-turi Kilisesi ve ksmen de Ukrayna Kilisesi, Aziz Thomas' ok yceltmilerdi. Bu kiliseler, eldeki Thomas ncili'ni okuyarak deil, kendi geleneklerine bal kalarak bu inan sistemine sadakat gstermiler ve yerleik Katolik, Ortodoks ve Protestan Hristiyanlarla ters dmeyi, bil-meden gze almlardr. sa Semineri yelerinin vardklar sonulan yle zet-leyebiliriz. 1) sa Semineri yelerine gre ncil'de yani Yeni Ahit diye bildiimiz kitapta sa'ya atfen anlatlm olan yaklak 1500 szden en iyimser bak asyla sade ce yzde 20'si sa tarafndan sylenmitir. Gerisi, ilk Hristiyanlar tarafndan uydurulmulardr. 2) sa, Mesih olduunu ne srmemitir. Mesih kelime si, Christ kelimesinin Trkesidir. 'Christ' ayn za manda Hristiyan kelimesinin de kkdr. Dolay syla Seminer yelerine gre sa, Mesih (Christ) olAytun Altmdal 61 duunu sylememi olmasna ramen, kilise babalar tarafndan Mesih ilan edilmitir. Christ kavram sa'nn yaad dnemde bir 'makamn' adyd o ka-dar. 3) sa, kilise kurmam ve her insann Tanr imannn gs kafesinde olduunu sylemitir. Kilise kur-may dnmemi ve sylememi olan sa, bugn kiliseye bal klnmtr13. sa'nn on iki Havarisi vard. Havari=Apostle szc mesaj ileten, "tebli" yayan kii anlamnda kullanlmtr. Bu kiilerin sa'y tandklar, grdkleri, onunla konu-tuklar ve ondan eitim aldklar kabul edilir. Bu on iki kii unlardr: Simon- daha sonra ad sa tarafndan deiti-rilerek Peter=Kaya yapld. Onun kardei Andrew; Zebe-de'nin oullar James ve John (Yohannah); Philip; Batho-lomew -ki, buna da Nathansel deniliyordu-; Mathew- bu da Levi adyla tannyordu-; Thomas; James -Alpha-eus'un olu diye biliniyordu-; Judas, -James'in olu; Simon Zealot (Mmin) ve Judas scariot'du (Mat, 10:2-4; Mark, 3:1619; Luka, 6:14-16; Act, 1:13). Bunlar Galile kentinde yaayan kiilerdi ve Peter, James ve John, sa'ya en yakn olanlard. Sonuncusu Judas scoriot ise sa'ya ihanet eden muhbir-havariydi. Sonra intihar etti. Onun yerine Matthias Havari yapld. (Act,l:26) Paul, Barnabas ve birka kii daha, geleneksel olarak Havari statsnde kabul edilmilerdir. (Act, 14:14; Rom, 16:7 ; Gal, 1:19). Bunlarn arasnda bir de "Havarilere Havarilik" yapan Maria Magde-lena vardr ki sa'nn mezarnn bo olduunu dierlerine haber veren kii odur. Garip ama gerektir ki, sa'ya iman eden bu ilk kadro-da, onu douran annesi Bakire Meryem yoktur! Daha 62 . Yoksul Tanr

nemlisi sa Mesih, kendisini douran annesi Bakire Mer-yem'i -yani Tanrnn Olunu dnyaya getiren kadn -n-cil'de anlatldna gre 'Reddetmitir' (Mark, 3:20-21 ve 31-35; Mat,12:46-50). sa, sadece annesi Meryem'i deil, kardeleri olduklar varsaylan kiileri de reddetmitir, kendisinin "Onlardan" olmadn aka sylemitir. te yandan, kardeleri de "biz onu hi tanmyoruz ve ona inanmyoruz" demilerdi. (John, 7:5). Daha nce de belirttiim gibi, Vaftizci Yahya da, O'nu "daha nce hi tanmazdm" demiti. Garip ama gerektir ki, annesi de kardeleri de sa'nn imanna inanmamlardr; O'nu hibir ekilde izlemeden kendi geleneksel Yahudi inanlarna bal kalmlardr14. Ek olarak, ksaca, Stephen'dan da sz etmek gerekiyor. Bu kii de sa'nn yannda bulunmutu ama Havari saylmamt. Oysa Stephen, Kuds'te kurulan ilk kilisenin (yedi) yneticisinden biri, hatta o kilisenin en st ikinci yneticisi -birincisi sa'nn kardei denilen James'tir-konumundayd ve yapt konumalarla Yahudileri fkelendirmi ve tpk sa gibi, Yahudi eriat'na kar kt gerekesiyle ldrlmt. u farkla ki; Yahudiler, Step-hen'i kendi cezalandrma usulne gre, yani talayarak (recm) ldrmlerdir. Stephen ilk Hristiyan "ehidi" kabul edilir (Act, 6:512). Aziz Paul ise Stephen'in talanmasn rgtleyen kiiydi! sa'y "Tanrnn Olu" ve "Bakire'den Doma" olarak kabul etmeyen ilk byk topluluk "Ebionitler" olmutu. Bunlar Paul'u "Sahtekarlkla" sulamlar - Yahudi eriatn deitirdii iin - ve tm Gos-pelleri de reddetmilerdir. Ayn ekilde "Bakire Dou-mu"da, sa'nn "lahi" varln da aka reddetmilerdir15. Ebionitler, evlilie ve kadnlarla ilikiye kapalydlar, arap imezler ve balarna ya srdrmezlerdi. Ebionitler, Gnostik Essene geleneinin srdrcleri olan YahuAytun Altndal 63 dilerdi16. sa'y yarglayan Yahudi Kral Herod Antipas da Ebionit Kavmindendi. Bunlar Hellen Uygarl'na kar tarafszdlar. sa'nn "lahi" (Tanr olmak) iddialarna kar km olan kiiler, onun salnda onunla birlikte ayn yerlerde, ayn zaman diliminde yaam olan, ona en yakn bulun-mu insanlar ve topluluklard. Hatta bugnk Vatikan'n ve Katolisizmin kurucusu kabul edilen, Aziz Peter bile sa'ya son anda ihanet ederek, "Onu tanmadn" syle-miti! Oysa sa'ya "Tanrnn Olu" olduunu ilk syleyen de oydu! Fakat Romal askerler sa'y gtrrlerken, onu tanmadn syleyen Peter=Simon=Kaya, sonra bu sz-lerini geri almt! ncil'de iki risale onun adn tar, ama onun tarafndan yazldklar kukuludur, nk en iyimser tahminle bu risalelerin .S. 95-100 yllar arasnda yazlm olabilecekleri belgelenmitir. O yllarda hem sa hem de Peter, en az 40-60 yldr lydler! Kald ki, yine garip bir raslant olsa gerek, hem Peter hem de Paul, yazlarnda - ya da ncil'e alman yazlarnda ve sylevlerinde -sa'nn "Bakire Doumu"ndarv hi sz etmemilerdi! Bylesine inanlmaz bir "Mucizeden" niin bir tek kelime dahi olsa sz etmeleri. Tanrnn Olu sa'ya hakszlk deilde nedir? Yine ilgintir ki, Gospeller'de binlerce kii ona iman etmiti diye yazlyken, "Apostollar'n leri" (Acts) adl blmde, Peter'in saylar sadece 120 kadar olan kiiye vaaz verdii yazldr (Acts, 1:15). Oysa bir Bakire'den "Tanrnn Olu" nun domas mucizesi o alarda da, bu-gn de tm insanl sarsacak bir olgudur, ama ne hikmetse bylesine olaanst ve "Doa D" bir olay ne Roma mparatorluu'nun kaytlarnda, ne Yahudi kaynaklarnda ne de dier herhangi bir "Belge"de yazlmtr! Dier bir deyile, Bakire'den ocuk doduu ve bunun da sa Mesih olduu "Bir Tek" resmi veya gayri resmi belgede 64 Yoksul Tanr yoktur - iki Gospel'de anlatlanlar dnda! O an tm tarihilerinin ve Roma Devleti'nin tm arivcilerinin bu inanlmaz ve Doast olay atlam olmalar nasl akla-nabilir ki? Kald ki 1. yy'm sonunda yazld bilinen nl Josephus Tarihi'nde "sa Mesih" diye birinden sz edil-memitir. Yahudilik tarihini tm ayrntlaryla yazm olan Josephus'un Yahudilii bylesine etkilemi olan bir kiiyi hi duymam, bilmemi olmas olanakszdr, ama onun yazd tarih kitabnda Bakire Doum da, sa'nn Tanrnn Olu olduu iddias da "Tek" szckle dahi yer almamtr -tpk, armha gerilerek ldrld gibi! Benzer ekilde, .S. 40 yllarnda yaayan dier bir nl Yahudi - skenderiyeli - tarihi Philo da neredeyse kendi gzlerinin nnde yaanm olan bu "Mucizeler" den habersizdir. O da ne Bakire Doum'dan ne de Tanrnn Olu olduu sylenen sa Mesih'ten haberdardr17. Bakire Doumla dnyaya gelmi/gnderilmi bir Tan-r'dan ilk kez Devlet-kefaletiyle sz edilmesi, o TanrO-lu'nun armh'a gerilerek vahice ldrlnden yaklak 300 yl sonra olmutur. stanbul'un kurucusu Byk Konstantin'in, tebas Hristiyanlar arasndaki bitmeyen tartmalara bir son vermek amacyla .S. 325 ylnda z-nik'te toplad Konsil'de, sa'ya atfen "Yeni" bir din ku-rulmutur. sa resmen Devlet Zoruyla Tanrnn Olu ve Kut-sal l'deki ikinci gteki (Lord) Tanr yaplmtr." Kimin adna? lgintir ki, Peter ve Paul adna. Ne var ki, Peter "bile" sa'y sadece bir "Peygamber=Prophet" olarak ta-nmlam ve yazmt. Peter'in, sa'y anlatt risalede sa'nn, Musa tarafndan gelecei mutulanm, bir "Pey-gamber" olduu vurgulanmt. Aynen yle yazmt Pe-ter: "Tanr, sizlere amnzdan benim gibi bir Peygamber

kartacaktr, onun szn dinleyin" (Acts:3:22) Peter'e gre Musa'nn szn ettii kendisi gibi "Peygamber" olan kii, sa Aytun Altmdal 65 idi18. Musa ve ona dayanarak Peter, "Tanr sizlere aranzdan Olu olan Tanr'yi kartacak," diye sylememilerdi. znik Konsili'ne katlan Kilise Babalan siyasi egemenlik salayabilmek iin Peter'in bu szlerini alp ncil'e koydular. Ama ayn zamanda da Bakire'den Doma sa'y da Tanr'nn Olu olarak Tanr kabul ve ilan ettiler. Artk bunu kabullenmeyenleri bekleyen tek akbet vard: "Yaklmak" "Devlet Tanrs" yaratmak dncesi Antik Msr'da balamt. Msr'da len Firavunlar genelde, Tanr ilan ediliyordu. Yaarken "Tanr" yaplanlar da vard, rnein II. Ramses gibi. Benzer ekilde Helenler de kendi "Site-Devletleri"nde TanrTar yaratmlard. Zeus, Apollo, Afro-dit vd. site-devletlerinin Tanr ve Tanralarydlar. Ayrca eitli bcekler -rnein Msr'da skarabe - ve hayvanlar-rnein kartal, kei, gvercin vd. -de "ilah" (Deity) stat-sndeydiler. nsanlar, gerekli grdkleri zaman Panteist, (KamuTanrclk); Polyteist (ok Tanrclk); Henoteist (dier Tanrlar reddetmeden bir ama Tekil olmayan Tan-rya ballk); Kathenoteist (belirli bir Tanr'y belirli bir sre kabulleni) gibi "Syncretist" (e yapml-eklemleme-li) bir nan-Sistematii'ne balydlar19. Site-Devleti Tanrs/ lah olmak fikri, Hristiyanl yayabilmek iin Kilise Babalar tarafndan benimsenmiti. Bu plana gre Hel-lenler'in "Tanrlar" (site-devletindeki) alnarak bunlarn her biri iin bir "Aziz" tahsis edilmiti. Bu kii bazen ta-mamen sanal da olabiliyordu. Sanal ya da gerek bir kii, Aziz ilan edilerek o kentin-sitenin "Patron Saint" i yapld. O kenti koruyan /kollayc "Koruyucu Aziz veya Azize" ya-ratmak fikri Hristiyanlktaki dier pek ok tren ve uygu-lama gibi Paganizm'den alnmayd. Gnmzde Hristiyan kentlerinin koruyucu Aziz'leri vardr, rnein Aziz 66 Yoksul Tanr Andrew Moskova'nn, onun kardei Aziz Peter Roma'nm "Patron Sainf'i statsndedirler. Ancak Hristiyanln kurucu babalar bununla da ye-tinmemilerdir. Antik Msr'da ve Anadolu'da bata da Smer, Elam, kad ve Hititler'de - mesleklerin de "Tanr-lar" vard. rnein "Ylan" tbbn, hekimlerin "Tanrs/lah" idi. Hristiyanln kurucu babalan bu kkl gelenei de kendilerine mal etmekte gecikmediler: Her meslee bir Aziz tahsis ederek her biri iin zel bir "Gn" ayrdlar. rnein sa'nn vey babas (ya da erzast=yedek babas) saylan Josef, "marangozculuun" koruyucu azizi yapld. Her 1 Mays i Bayram Kiliselerde Aziz Josef in "Dua" gn olarak kutlanr. Msr'da, "Devlet-Tanrs" bizzat egemen Hanedan tarafndan yaratlrd.20 Hanedan hangi "cult"e balysa o Hanedan'm yeleri de aile iindeki hiyerariye gre o 'cult'un rahipleri, rahibeleri ya da mabed grevlileri olurlard. Ama aslolan Firavun'un ynlendirdii ayinler ve/veya uygulamalard. Hristiyanln iinden kt Yahudilik, ite, Msr'da-ki bu uygulamalardan ok etkilenmi bir din olmaktan ziyade bir "Varolu tarz" (mode of existence) olarak "Tek Tanrcla" gemiti. lgintir ki, hem millet ad olarak "Israel" ad, hem de 'Musa' ad branice deildir. Bu Tek-Tan-rl dinin "Cemaatinin" ad olan "Israel" kelimesini millet anlamnda ilk kez Firavun telaffuz etmiti. Ayn ekilde "Musa" ad da (Mosheau) yine Koptik-Msr'da kullanlan bir "sfatt" ve "Suyla Gelen" anlamna gelmekteydi. sra-el'in, din adam olmaktan ok ilk "Devlet Adam" saylan Musa inana gre, Nil'e braklan bir sepetin iinde akp giderken ykanmakta olan Firavun'un kz tarafndan bulunmu ve onun tarafndan bu adla onurlandrlmt. Ortadou'da siyaset, kltr, sanat, edebiyat ve dinlerin ekillendirilmesinde Antik Msr'daki Ate, Gne ve At Aytun Altndal 67 kltlerinin ok byk katks olmutu. En belirgin ve be-lirleyici olan da "Tann'nn Olu" olmak fikriyle, nl Ak-heneton ile balayan ilk "Tek-Tannalk" inancyd. Akhe-neton, "Solar-Monoteizm" diye bilinen, "Gnee Tapmc-l" balatmt. Akheneton, Gne'i "Tek Devlet Tanrs" yapm ve baka tanrlara tapnmay yasaklamt. Kendi-sini de bu "Tann'nn Olu" sayyordu. Hristiyanln ku-rucu babalar bu yzlerce yllk gelenei kendilerine mal ederek, hibir ekilde "Tanr Olmak" iddias bulunmayan sa'y, nce "Tann'nn Olu" sonra da "Tann-Lord" ilan et-mekten kanmamlard. Bu nedenle tm Pagan gelenei-ni (Logos dahil) kendisine mal etmi olan Kilise iin, ger-ekte, sa'y ortadan kaldrp, Paganizm'i "Sanal" bir Tek Tanrcla mahkum etmi kurumdur diyebiliriz. Ve ayn Kilise mparator'un emriyle, .S. 325'te, sa'y "Peygamber" olmaktan kartp, "Tanr" ilan etti. Hristiyanlk ancak bylelikle Devlet- Dini oldu21. mparator Byk Konstantin tm yaam boyunca Ak-heneton'la balam olan "Solar Monteizm" e bal kalm-t22. Hristiyan oluu(?) lmne yakndr. Ancak "Gne" onun iin yine nemliydi. Hristiyanl yrekten benim-semekten ziyade kasten desteklemiti; bu da onun devlet-siyasetiyle balantlyd23. Konstantin, hrsl ve atak Hris-tiyanlk'ta "Fetihci-Ruh (irredentizm) bulunduunu sez-miti. Bu nedenle de onun iin kendisini Gnein-Olu kabul eden Firavun Akheneton ile "Yahoeh'in Olu" ya-plm olan sa arasnda fark yoktu24. Sonuta ikisi de in-sand. Ve gelmi gemi en gaddar mparatorlardan biri, belki de,

birincisi olan Konstantin, bu yeni "Sanal Tan-n'nn Olu"m yeni "Fetihler" yapabilmek iin bir "Ara" olarak grmt. (Konstantin, kendisine de 'Augustus'un Olu' eklinde bir unvan vermiti. August olmak Sezar olmaktan daha nemliydi.) Kald ki "Natolia"da, Hristiyan68 Yoksul Tanr la gemi olanlar oktan beri Akheneton'un "Ank-Ha-n" bu yeni Tanr"mn sembol olarak boyunlarnda ta-yorlard. lgintir, Konstantin dneminde Anadolu'da he-nz Bizanslatrlamam olan, zorlama ve baskyla Hris-tiyan yaplm olan Paganlarn ilk Ha', bugn bildiimiz Latin Ha' deil, Firavun Akheneton'un kendi dininin sembol olan Ank-Hayd! kinci Blm HAYATI ALINAN ADAM 'De la celebration des Mysteres et des ceremonies sacrees, Jamais personne neparlera.' Le Nuctemeron, IX Apollonios de Tyane

2.1. Aldatlanlar ve Aldananlar "Your ancestors were good men, your present estate you may well loathe" "Atalarnz iyi insanlard, imdiki halinize bakp yerinebilirsiniz." Apollonius to the Melesians XXXIII (1) Garip ama gerektir ki, Dou Roma mparatorlu-u'nun yaklak 1000 yllk varisi ve uzun bir sre de srdrcs, koruyucusu ve gelitiricisi olduu dinsel siste-matik, sadece 14 yl iinde kt ve yerini Hristiyanla brakt. Tarihin belki de en ilgin gelimelerinden biri bu-dur. Bu 14 yllk dnem Hristiyanlara hogr gsterme-yen Galerius'un (Sezar statsndeki Roma Yneticisi) .S. 311 ylnda yaynlad "Msamaha Ferman" (Edict of Toleration) ile Byk Konstantin'in .S. 325 ylnda toplad znik Konsil'i arasnda geen dnemdir. Hristiyanlar kendilerine "Msamaha"2 gsterileceini mparatorluun en st dzey yneticilerinden renince tm gayretlerini mparatorluun merkezini ele geirmeye ynelttiler. Eer Roma mparatorluu'nu yneten "Tetrari-Beli ynetim" den bir mparatoru Hristiyan yapabilirlerse, halkn %99'u Paganist de olsa nnde sonunda tm mparatorluu ele geirebileceklerini sezinlemilerdi. Onlarn tercihi gen 71 72 . Yoksul Tanr Konstantin oldu. Sonuta onu zafere gtrdler ve o da Hristiyanla en byk katky yapt. lgintir ki Konstan-tin Hristiyanln en belirleyici, en nemli ve ilk "Ekme-nk" Konsili'ni toplayp, buna bakanlk ettii .S. 325 y-lnda henz Hristiyan olmamt. "Azizler Kitabnda" (Bo-ok of Saints) belirtildii zere Konstantin, lmnden-belki de ldkten sonra- sadece birka dakika nce, yata-nn banda nbet tutan kiilerin arasmda bulunan bir papazn, zerine su sratmasyla- dini vecibeler yerine getirilmeden- "Vaftiz" edilmiti!3 Yine ilgintir ki, bu Kon-sil'i toplad iin "Vaftiz Edilmemi Hristiyan" (bu nasl oluyorsa) Konstantin, Dou Kiliseleri tarafndan sa'nn 12 Havarisi'ne eklenerek -Aziz Paul'u dlayarak - 13. Havari kabul edilmitir. Konstantin znik Konsili'ni 20 Mays 325'te toplantya armt ve 21 Mays'ta alan Konsil'e bizzat kendisi bakanlk etmiti. Bu nedenle de gerekte Pagan dini "Solar Monotheizmi'ne" bal olan m-parator'un bakanlnda toplanan bu ilk Hristiyan Ek-menik Konsil'i, bugn de yrrlkte olan ve vazgeilemez ve deitirilmesi teklif dahi edilemez kararlar almt. Tahmin edilebilecei zere, 21 Mays tarihi de Ortodoks ve dier Dou Kiliseleri'nde "Aziz Konstantin" gn olarak gnmzde de kutlanmaktadr. Konstantin sadece imparator deil ayn zamanda, Hristiyanln nemli Azizlerinden biri yaplmt. Bu ilgin mparatorun yaamna ksaca gz atmakta yarar vardr. nk nasl bir egemenin ynlendirdii, beenmedii kararlan deitirdii, beendiklerini -kendisinin ve devletin karlarna uyanlar onaylayarak "Hristiyan Aments"ne ekledii ancak bylelikle anlalabilir. sa Mesih'in ilk saf ve masum "inanlar" Konstantin gibi bir adamn kesin buyruklar dorultusunda nasl "Yeni Din" haline gelmitir, bu Konsil'de bunu iyi anlamadan, Aytun Altndal 73

mparatorluk snrlar iinde bu Konsil'den sonra yaa-nanlar anlayabilmek de kavrayabilmek de olas deildir. Dier bir anlatmla gnmzdeki Hristiyanln znn ve kurgusunun yaplnda kimler etkili olmulard ve bu etkili kiilerin en tepesinde yer alan mparator Konstantin "Nasl" bir kiiydi ve "Nasl" bir Hristiyanlk kurdurmu-tu, bunu grelim. unu da ekleyelim ki, Konstantin, znik Konsili'ni toplarken, ynetirken ve kararlan onaylar ya da red ederken Hristiyan deildi ve "Pontifex Maximus" (tm inanlarn ve dinlerin ba rahibi) sfatn tayordu. Konstantin bu Konsil srasnda sadece Hristiyanlarn de-il, ayn zamanda Paganizmin de "Ba Rahibiydi"4 stanbul'u (Constantinople) "Yeni Roma" olarak kuran ve tarihe I. Konstantin ya da Byk Konstantin tanmyla geen mparator, Roma Imparatorluu'nun iki nl yne-ticisi Diocletian ve Maximian'm kurduklar sistemin ege-menliinin srd .S. 270-305 yllar arasnda siyasal formasyonunu edinmiti. Geerken belirtmekte yarar var ki, Bizans (Byzantium) Konstantin tarafndan kurulmu bir kent ya da Devlet deildi. mparator Konstantin'den ok nce Roma mparatorluu'nun uzak bir ek yerleim alan olarak stanbul'da Hali ve evresinde "Byzantium" diye bir blge vard. Konstantin ite var olan bu "Byzantium" blgesini genileterek kent llerine getirdii bu yerleim alann Dou Roma mparatorluu'nun Bakenti olan "Yeni Roma" (Constantin'in kenti) adyla kurdu. (Tam tarihi 11 Mays .S. 330) Dier bir anlatmla Bizans, Dou Roma mparatorluu'nun ve/veya stanbul'un ad deildir, kk bir yerleim alannn "Yeni Roma"mn kurulmasndan nceki addr. Benzer ekilde Rus arlar da, 1453'ten sonra, ilk iki Roma'nm, yani Tiber Nehri zerindeki Roma ile Boazii'ndeki Roma'nn gtklerini/tarihe kartklarn ne srerek Moskova'y "nc Roma" 74 Yoksul Tanr adyla kurmular ve Ortodoksluun "Tek" koruyucusu ol-duklarn ilan etmilerdi.5 Diocletian dnemi, yaklak son 100 yldr sren al-kantl dinsel tartmalar srecinin, Paganizm lehine deitirildii yllardr. Eski Tanrlar yeniden canlandrlmlar ve Hristiyanlara bask uygulanmt. te Constantin bu hareketli dnemde dnyaya geldi (.S. 275 veya 276). Onun doduu ylda mparator Tacitus lmt ve ondan nceki mparatorlar tarafndan ilan edilmi olan "Gne Tanrs" Roma mparatorluu'nun "Hakimidir" eklindeki kural Tacitus tarafndan da glendirilmiti.6 O dnemde Romal senatrlere de "Gne Tanrs'nn Oullan" deniliyordu! Konstantin'in yldz otuzlu yalarndayken .S. 304-305 ylndan itibaren parlamaya balad. O srada Galerius ve Maximin Hristiyanlara kar yeni bir bask kampanyas balatmlard. Bu tartmalar .S. 310-313 yl-lar arasnda dorua ulat. Bir yandan Pagan filozoflar dier yandan da onlara kar ve devlet iinde gizli rgt-lenmeler yapm olan Hristiyanlar vard. Devleti ierden ele geirmek iin her trl Makyavelizmi, Aziz Paul'un nl szne -"Ben bir kiiyi kazanmak iin, Yahudi'yle Yahudi, Paganla Pagan, Romalyla Romal olurum."- dayandrarak hareket eden Hristiyanlara Devlet katndan gelen en gizli destek Konstantin'in annesi Helena'dand, ki o da, Dou Kilisesi tarafndan lmnden sonra Azize ilan edilmiti/tpk olunun da Aziz yapld gibi. .S. 310-313 yllar mparatorluk snrlar iinde ok derin dinsel ayr-malarn yaand dnemdi. Bu dnemde sa Mesih, henz resmen Tanr'nn Olu olarak tescil edilmemiti. m-paratorluk snrlar iinde yaklak 2500 kadar farkl ncil vard. Henz "Trine=Teslis" de kabul edilmemiti. Hris-tiyan yazarlar, Porphyry gibi gl bir Pagan filozofa kar-, kendi dinlerini savunmakta zorlanyorlard.7 te yanAytun Altmdal 75 dan Porphyry, gerek bir "nan" isteniyorsa bunun kuru-cusunun nl "ifac" Tyanal Apollonius olmas gerekti-ini, sa'y hi tanmadklarn ve Gospeller'in de yalan-yanl, cahilce metinler olduklarn vurguluyorlard. Porphyry, sa'ya atfedilen tm mucizelerin, gerekte Apollonius tarafndan ortaya getirilmi olduunu srarla belirtiyordu.8 Konstantin'in iinde yetitii siyasi ortam, Diocletian tarafndan balatlm olan reform almalaryla belirlenmiti. Buna gre, Diocletian mparatorluun iki Augustus ve iki Sezar tarafndan ynetilmesini ngrmt. 4. yy'da bu sisteme "Tetrari" (Beliynetim) deniliyordu. Ve bu ynetim 100 idari-alan denetim altnda tutuyordu. O dnemde bu 100 ilde, 12 Kilise-Alan (Diosez) vard. m-paratorluk'ta Dou Blgesi (ya da Mfettilii=Prefectura praetorio per Orientum) Msr, Libya, Trakya, Balkanlar ve Karadeniz'i de iine alan dev bir corafyay kapsyordu.9 Konstantin .S. 306 ylnda ite bu blgenin mparatoru yaplmt ve lmne dein (337) kendisini hep bu Dou Blgesiyle zdeletirmiti... talya ve dier blgelerin de "Egemeni" olmasna ramen. 4. yy'da Roma mparatorluunda byk bir mali -knt yaanyordu. "Para" neredeyse sfrlanmt.10 Konstantin bunu dzeltebilmek iin ilkin askeri harcamalar kst, sonra da yeni bir para sistemi getirdi. Fazla ayrntya girmeden belirteyim ki, Konstantin, brokrasiyi glendirerek "Devletilik" ilkesini hayata geiren ilk imparator olmutur. Ostrogorsky'nin de belirttii zere, Konstantin'in Devletilik anlaynn koruyucusu Orduydu. mparator bu orduyu Barbar olarak nitelendirilen Al-man=Cermen Kabilelerinden

oluturmutu.11 Ve bunlarn Pagan tanrlarna byk nem veriyordu. Nedir ki, Devletilii yerletirebilmek iin Konstantin kendi ailesinin 76 Yoksul Tanr mensuplar da dahil (olu ve kars) binlerce insan gzn krpmadan idama gnderdi. Konstantin gibi Maximin de Augustus unvann tayordu. Bu iki rakipten Maximin Porphyry'nin sa'ya ve onu Tanr yapmak isteyenlere kar ynelttii savlar destekliyordu. Maximin, Hristiyanlar tarafndan hazrlanm sahte bir metin olan "Acts of Pilate" (sa'y armha gnderen genel vali) adl yazlardan yola karak Hristiyanlar "Ateist" ilan etmiti. Maximin ilk renim okullarnda okuyan ocuklara Hristiyanln "Barbarca" olduunu ve bu propagandaya kanlmamas gerektiini reten dersler konulmasn salamt. Kons-tantin, Maximin'in aksine Hristiyanlar kendi karlarna uyduklar srece koruyacan aklamt. Konstantin'in kar olduu dinsel akm, ilgintir ki, Tyanal Apolloni-us'un son byk temsilcisi olduu Hermetizm deil, son iki yzyldr zellikle de Roma Lejyonlarnda ok etkili olan "Mitraizm" idi. Bu ran-Hindu kkenli dinsel inan sistematii .S. 4. yy'da bata Anadolu olmak zere tm Ortadou da, Msr'da ve Balkanlar'da ok byk taraftar kitlesine sahip olmutu12 ve Konstantin bu ran etkisinin kendi mparatorluk Blgesi iin Hristiyanlktan daha teh-likeli olduunu hesaplamt. Mitraizm, Dou Roma'da ylesine etkili olmutu ki, Konstantin'den otuz yl sonra mparator olan yeeni Julian (361- Apostate diye bilinir) 363 ylnda ok gizli bir Mitraist rgte ye yaplmt ve stanbul'daki ilk gizli Mitra Mabedi (mithraeum) onun is-teiyle kurulmutu. Julian kendisinin "reenkarne" (yeni-den domu) olmu Mitra olduuna inanyordu.13 Julian days Konstantin'i atalarnn dinini "cahillere" teslim et-mekle sulam ve Hristiyanlar bask altna almt. zet-leyecek olursak, Byk Konstantin yeni kurduu kentini ve mparatorluunu ba dman ve rakibi Persler'in etkisinden kurtarabilmek iin Mitraizm'e kar mcadele Aytun Altndal . 77 ederken, Hristiyanln ne olduu ve olmad henz tam bilinmeyen Tanr'smn tuzana dmt denilebilir. Kald ki Mitraizm'de de Hermetik eler vard. Daha son-raki yzyllarda Bogomilizm (Bog= Bulgarca Tanr de-mektir) adyla anlan akmlar da Mitraizm'den Herme-tizm'den ve aldklar birok unsuru retilerinin iinde gryorlar ve savunuyorlard. te yandan Apollonius da Mitraizm'i kendi kaynaklarndan ve yerinde renmi bir filozoftu. Dolaysyla onun Hermetik retisi iinde de Mitraik unsurlar vard. Dier bir anlatmla "Dualizm"\ esas alan Mitraik retinin, rnein "Karanlk-Aydnlk Kartl" ya da iyilik- ktlk, gzellik ve irkinlik vd. gibi ztlklarn Diyalektii Hermetist Apollonius'un re-tisinde de ska yer alyorlard. Nedir ki, Mitraik eler sa'ya dayandrlan Hristiyan-lkta da vard. u farkla ki; bu "Dualizm" artk bir "Trinite" ye dntrlmt. Buna gre Baba Tanr, hereyin stnde (above all) Oul-Tanr sa, hereyin yannda (by all) ve Kutsal Ruh da hereyin iinde (in ali) eklinde for-mle edilmiti. Dolaysyla "yilik/ Ktlk" vs. Diyalekti-i, bir "Ztlar-Aras Mcadele" deil ve/fakat sa'nn "var-lnda" zmlenen O'nunla btnleildii takdirde "-zlen" bir elikiyi temsil ediyordu. sa "kurtarc" idi, n-sanolu'nun Adem ve Havva'dan beri banda olan ve onu ynlendiren "lk Gnah"la balayan "eliki"yi zecek oland. (Bu "lk Gnah" masal da bizzat Aziz Paul ta-rafndan uydurulmutu.) Zaten bu nedenle de tm insan-l bu elikiden kurtarmak iin Baba Tanr, kendi z o-lunu insan suretinde zavall insanlarn arasna gndermi ve onun ldrlmesine seyirci kalmt. Hristiyanlar bu esrarengiz olaya "Grand Mysterium" (Byk Sr) diyorlar-d. Uzlamaz elikilerin mcadelesini esas alan Mitra-izm'e kar Hristiyanlk "Uzlar" bir "eliki" koymutu. 78 Yoksul Tanr te bu husus Konstantin iin ok cazip bir "Siyasi" silaht (leverage anlamnda), kaldrat. Bu "Kaldra"\ hayata geirmek ve "Uzlamaz elikileri Yok Etmek" amacyla Hristiyan nderlerinin sa'ya bitikleri "Kurtarchk=Uzlatr-clk" roln hayata geirmek iin kendisinin bu rol stlenmesi gerektiini dnd ve nl znik Konsili'ni toplantya ard. Konstantin bu role karken, tpk Aziz Paul gibi, Gne'e Tapanlar ile Gne'e Tapc, Hermelist-ler'le Hermetist ve Hristiyanlarla Hristiyan gibi davranmay benimsemiti. nl deyile, tam bir "Takiyye Ustas" idi Konstantin. (Benzer bir model .. 39O'l yllarda Plato tarafndan yazlmt. Sokrat davasn ileyen "Euthyph-ron" adl almasnda Plato, Atina'da yarglarn "Dinsizlikle" suladklar Sokrat'm karsna, din konusunda birbiriyle eliir gibi gzken argmanlar savunan bu kiiyi kartmt.)14 18 Eyll 324'te Konstantin, Boazn dou yakasnda son rakibi Licinius'un ordusunu bozguna uratt ve Roma mparatorluu'nun tek ve mutlak egemeni oldu. Romal Egemenler arasndaki bu son sava,

"Chrysopolis" sava diye tarihe geti. Bu savata Licinius, Pagan tanrlarnn adna, Konstantin ise "Yeni Bir Devlet ve Yeni Bir Din" kurmak idealiyle dvtler. Konstantin sava kazand. Eer Licinius kazansayd yeryznde Hristiyanlk diye bilinen -bugnk haliyle- inan bulunmayacakt. Tarihin garip bir cilvesidir ki, Konstantin bir yandan Licinius'un "Pagan Tanrlar" na kar savayor, dier yandan da Dou snrlarna komu olan (Hristiyan) Monofisit-Ermeni Krall-'n ykmak iin urayordu. Ama gerekte Konstantin'in daha derin bir ideali vard, Konstantin bir "Devlet Tipini" ve bir "Dinsel Anlay" tarihe gmmeyi planlamt. Aytun Altmdal 79 Bu devlet, Hellenler'in "Hristiyan Devleti" (L'etat Chreti-en) idi. Dinsel-Anlay ise bu devleti yneten siyasi yapy-la belirlenmiti. Buna gre Hellen Hristiyanlnda Devlet ve Kilise ayr ve "zerk" yapda ve statde idiler. Konstan-tin ise Kilise'yi kesinlikle Devletin Ynetimi ve Denetimi altna almak amacndayd. Tarihte "Cezaropapiztn" diye bilinen bu sistem, Konstantin'den bu yana "Devlet-Deneti-mindeki Din" olarak "Devlet Laisizm'i" eklinde srmektedir. Uygarlk tarihisi, Gonzague de Reynold'un da belirttii gibi, Hellenler'in Hristiyan-Devleti, Konstantin'in ilkin znik Konsili'ni toplamas, ardndan da mparatorluun "Bakentini Roma'dan Kk Byzantium blgesine tayarak burada "Yeni Roma"y kurmasyla tarihe kart.15 Chrysopolis Sava srasnda bile Konstantin, "Hristiyanlarn Tanrs'n, Roma Panteonu'na kabul ettirebilmek mmkn deildir," diye dnyordu.16 Savaa giderken Konstantin "Gne Tanrs Yoldam" (companion) olacak demiti! mparator Konstantin iin Devlet her zaman Kilise'nin stnde bir deer ve anlam tamt. rnein Hristiyanlarn uyguladklar "Celibacy" (evlenmeme koulu) ynetmeliini 320 ylnda deitirmiti. Benzer ekilde, atanacak olan piskoposlar, Kilise deil, Devlet ve mpara-tor seecekti. Ayrca Pazar gnn "Gnein Gn" (Sun Day) ilan ederek tatil yapmt. O dneme kadar eski Ya-hudi geleneine gre Cumartesi gn tatil yapan ve kili-seleri dolduran Hristiyanlar, Devlet zoruyla "Tanrnn" koyduuna inandklar kutsal takvimlerini deitirerek, Konstantin'in koyduu Sekler-Devlet'in takvimini "Kut-sal" kabul ederek dua etmeye baladlar ve hl da duala-rn srdryorlar! Oysa sa eer gerekten de yaadysa, Cuma akamndan Cumartesi akamna kadar olan "Tan-r'nn Dinlenmeye ekildii" haftalk tatile uygun yaam ve dua etmiti!17 80 Yoksul Tanr Pagan Tanrlarnn koruyucusu Licinius'u Chrysopo-lis'te yenen Konstantin, bu savatan 18 ay sonra terhis ettii ordusu tarafndan dzenlenen trende, "Tanrlar seni korusun Augustus Konstantin" sloganyla selamlanm ve uurlanmt. Dikkat edilirse bu olay 20 Mays 325'te a-lan 1. Ekmenik znik Konsili'nden tam 10 ay sonra ya-anmt. Konstantin'in yeni bir "Din ve Devlet" modelini hayata geirmek iin balatt kampanyadan tam 10 ay sonra bile ordusu Konstantin'i Pagan tanrlarnn koruyu-culuuna "Emanet" etmiti. Birka yl ncesine kadar Devlet'in ve kendisinin kar-larna uyduu zaman, Hristiyanlarn karsnda byk bir alakgnlllk gstererek kendisini "Tanrnn Yoksul Bir Hizmetkar" olarak tanmlayan Konstantin, 20 Mays 325'te znik Konsili'ne bakanlk yaparken al konu-masnda kendisini birdenbire "Tann'nn Ba Temsilcisi" (Vicar) yapvermiti. Buna gre yeryznde yaanacak ve yaplacak olan ileri ve ilemleri, artk Tanr (bu kez sa) adna "Bizzat" Konstantin belirleyecekti, O'nun istemedii ayn zamanda Tann'nn da istemedii saylacakt! G-nmzde Papalar da "Vicar" statsndedirler ve bu mo-delin Devlet katndaki ilk resmi uygulaycs kendisi vaftiz bile edilmemi olan ve aslen Paganlarn Gne-Tanr-s'na tapan mparator Konstantin olmutu. znik Konsili'ne imparatorluun tm blgelerinden se-ilmi 230 piskopos katlmt.18 Konstantin yine kendi is-teine gre bir karar alm ve Konsil'de geecek olan tm konumalarn ve verilecek olan tm yazl metinlerin, Greke olmas koulunu getirmiti. Oysa ki zellikle m-paratorluun Gneydou snrlarndan gelenlerle Afri-ka'dan gelenler, Hristiyanln "Asl" dilinin Aramice ol-duunu, Greke konuulursa Kutsal Metinlerde anlam kaymalar olacan ne sryorlard ama Konstantin kuAytun Altmdal 81 raca Yeni Din'in "Dilini" Greke olarak tayin etmiti bi-le. Oysa sa Aramice biliyordu, Greke bilmiyordu! lk n-cil'ler de Aramice yazlmt... Konstantin'in yeni bir devlet ve yeni bir "Devlet-Dini" yaratabilmek iin Greke'yi "Zorunlu" dil haline getirmesi sadece znik Konsili'nin tartmalar srasnda deil, daha sonraki yzyllarda ortaya kan ya da patlak veren is-yanlarda, ayaklanmalarda ve/veya akademik ve teolojik tartmalarda da belirleyici bir rol oynamtr. Konsil'e ka-tlan piskoposlardan bazlarnn Aramice yerine Greke kullanlmasna itiraz etmeleri nedensiz ve mesnetsiz de-ildi. Onlara gre evirilerde olsun, dialoglarda olsun iki dil arasnda "Anlam" kaymalar olacakt. Zaten 200 yl iinde yaplm olan ncil/Gospel yazmlarnda, evirile-rinde ya da yorumlarnda (tefsirlerde) saysz kargaalk ortaya kmt. Nitekim dil sorunundan kaynaklanan bu kargaaya son vererek tm ncil'lerden bir "Standart" ncil oluturmak grevi de Konsil'e aitti. Konsil, says

binleri bulan ncil'leri tasnif edecek, sonra kodeksleyecek ve artk bir daha deitirilmemesi kaydyla "Resmi" bir "Devlet-n-cili" oluturacakt. Konsil bunu yapt ve "Devlet ncili" nin dnda braklanlar "Apokirif olarak nitelendirerek ya-saklatt. znik Konsili ncesine kadar Paganlardan ve on-larn yneticilerinden en azndan "Tolerans" beklediklerini ne srerek daima maduru, ezilmii ve hakk yenmii oynayan Kilise yneticileri Roma mparatorluu'nda ikti-dar ele geirince, kendileri gibi dnmeyen ve kendi Tanrlar'na-tapmak istemeyen Pagan Hellenler'e ve dier Anadolulu topluluklara "Sfr" tolerans gsterdiler. yle ki Katolik ve/veya Ortodoks olmay reddeden dier H-ristiyanlar bile Cr: Protestanlar) atee atarak yakmaktan ekinmediler. Greke ile Aramice arasndaki ifade ve anlam farkllk82 Yoksul Tanr larndan doan sorunlara ksaca deindikten sonra znik Konsili'ne geelim. Bu sorun Hristiyanlk iinde inanl-mayacak kadar nemli dinsel farkllklar, tefsirler ve hi-ziplemeler balatmtr. Bunu baz rnekleriyle aklamak zorunludur. Aziz Paul'un belirttiine gre, Musa tarafndan yazlm olduu bilinen eski Ahit'in ilk be kitabna "Pentateuch" denilir.(Acts,3:22) Bu be kitabn ilkine "Genesis" ad verilmitir fakat Aramice metinde byle bir szck yoktur, bu sonradan yaplm bir eklemedir. Genesis kitab, Grek-eye evrilirken ilk branice/Aramice szck- ki bu ger-ekte Kutsal Kitap'm19 da ilk szcdr- "Balang'ta" (in the beginning) olarak verilmitir. Oysa bunun zgn metindeki karl "Bara" dr ve bu ilahi szck, birlemecin-sel de dahil - domak, karlkl- iliki ve ilahi mdahale gibi anlamlara gelmekteydi. Hibir ekilde "mutlak" balang anlamna gelmiyordu. Ksaca ve teknik ayrntlarda boulmadan syleyebiliriz ki,20 Genesis'in ilk blm, "Balangta Tanr evreni ve yeryzn yaratt" eklindeki -gnmzde Hristiyanlk iin znik Konsili'nden beri kabul edilen- anlatmla deil, "Tanr'nn Barashet'iyle evren ve yeryz yaratld" eklinde anlalmalyd. Dier bir anlatmla Yahudiler'in Tanrs Jahveh, bir "Balang" yapp, yeryzn ve evreni yaratm deildi; eer byle yapsayd - yani bir balangtan yola ksayd- dier Pagan tanrlarndan fark olmazd, nk onlar nce "Balang" yaparak yeryzn vd. yaratyorlard. Ama bu sylenen Paganlar yumuatm ve onlara kendi tanrlarnn yaptklarn baka bir tanr da yapyormu gibi bir izlenim edindirmiti. znik Konsili'ne 230 piskoposla birlikte, daha alt d-zeyde Kilise yneticisi olan daha yzlerce din adam da katlmt. Konsil'e katlan din adamlar eitli hizipler oluturmulard. rnein; Kuds'ten gelenler Filistinli Aytun Alttndal . 83 (Caesaera) din adamlarna, Fenike'den gelenler Kilikyal Ariuscularla birlikte, Libyal ve Antakyallara karydlar.21 Bitniyal Hristiyanlar ise Galatia Kilisesi'ne ate ps-kryorlard. Aralarnda bamsz kalmak isteyenler de vard, rnein; kavgay yumuatmak isteyen skenderiyeli Alexander gibi... Ki daha sonra p da Roma Bapiskoposu Sylvester (Papa) ile tartmaya balad. Ksacas Kon-sil'de yaanan tartmalar ve kargaa mparator Konstan-tin'in nceden planlad gibi, kendisine son ve bitirici sz syleyebilmek olanan salamt. mparator, her ka-fadan ayr sesin kt, kimin neyi, niin savunduunu bilmedii bu tartma ortamn bir emirle sona erdirerek tm kavgay "Tek Szce" indirgeyebileceini ve bunu da isteseler de istemeselerde "Nihai Sened'e" koyduracan biliyordu. Ve yle de yapt. mparator Filistinli din adamlarna ncelik tand ve onlarn hazrladklar "Ament" nn Konsil'de genel kabul grmesini perde arkasndan destekledi. Buna gre sa Mesih Logos yaplmak isteniyordu, oldu; sa Mesih, Baba-nn "Edindii" Oul deniliyordu, bu da kabul edildi ama Ariuscular bu iki "n-Kabule" kar ktlar. Ariuscular burada sadece Babann gerek Tanr olduunu, sa'nn Logos olamayacan ve onun sadece nsan olduunu vurguladlar. Tartmalar aylarca srd ve zellikle dil anlamazlklar Konsil'in kaderini belirledi. (Konsil'den sonra da sa, Ariuscular iin hala bir "creature" mahluk, yaratlm varlk olarak kald. Ariuscular Konsil'de yenil-melerine ramen grlerinden vazgemediler). te bu atmosferde artk sabr tamak zere olan Kons-tantin'in imdadna, Filistin'i! Eusebius yetiti. Tm taraf-lar birletirecek bir "Szck" rettiini ve bunu mparator gndeme getirirse tm tartmalarn biteceini aklad. Konstantin bu frsat karmad. Eusebius ve taraftarlar84 Yoksul Tanr nm bulduklar szck, daha nce de deindiimiz "homo-iusion" idi.22 Konstantin bu szce bal kalnarak nihai bir zm bulunmasn yoksa Konsil'i datacan bildir-di. Konsil'in hibir sonu elde edemeden dalmas de-mek, mparator'un Hristiyanlar bir daha bu denli nem-semeyecei anlamna geliyordu. Hristiyan din adamlar bu szcn "Ament" deki belirleyici kavram olmasn isteksizce de olsa kabullenmek zorunda kaldlar. Nedir ki; Ariuscular bu szcn Ament'ye konulmasna kar ktlar. Kar karken de

ok hakl bir gerekeleri vard. Konsil'de kabul edilen ve tm din adamlarnn onayyla tartlan "Ortak ncil" metninin Kutsiyeti ile badam-yordu. nk Kutsal Metinler'de "homoiusion" diye bir szck yoktu, yer almamt ve daha nemlisi onun adna hareket edilen sa Mesih, bu kavram ne duymu ne de bilmiti. Kutsal Metin'de yer almayan, insanlar tarafndan uydurulmu bir szcn "Ament" de bulunmas dnlemezdi. Ama oldu. Konstantin bu szcn Amen-t'ye konulmasna karar verdi. Bylece sa ile Baba Tanr, "Ayn Trden" oldular. Bunu kabul etmeyenlere Konstan-tin "Klla" cevap verecekti. znik Konsili'nde ilk kez z-gn metinlerin dnda kavramlar ncil'e sokuldu ve ilk kez "Heretic" (sapkn) retme sreci balam oldu. Konstantin'in, Eusebius'tan devralarak, kendi gr-ym gibi ncil'e sokturduu23 "homousios" (derivative) kavram ayn zamanda "Ortodoksluu" da tayin eden kav-ram oldu. Daha sonra 382 ylnda toplanan 2. Ekmanikal Synod'da (stanbul'da yapld) znik Konsili'nin "Ament-s" esas alnarak baz deiiklikler yapld ve Romal Ka-tolikler, Ortodokslar, 16. yy'dan sonra da Anglikanlar iin Dogmatik kabul edildi, dier birok kilise ise dorudan doruya ilk Ament saylan znik Konsili'nde kabul edilen metne sadk kaldlar. Aytun Altndal 85 Arius ve Konsil'in iki nemli ad, Eusebius ve znikli Theognis srgne gnderildiler. Ve uzunca bir sre iin kiliseler arasndaki kavga biraz da Konstantin'den korkul-duu iin kllendi. Hemen ekleyelim ki, bu kavga hi bit-medi ve 1453'e kadar zaman zaman alevlenerek ve baka kalplara dklerek srd. znik Konsili'ni izleyen yllarda Konstantin "Yeni Dini" yerletirmek ve temellerini salamlatrmak iin kanl bir dnem balatt. Kendisine bal olan din adamlar en hafif ceza olan srgne gnderilirken, daha tehlikeli sayd baz kiileri dorudan lme gnderdi. Bunlarn arasnda en yakn arkadalar ve kars mparatorie Fausta da var-d. mparatorie sadece Konstantin'in annesi Helen gibi Hristiyanlara sempati duymam, kendi bana baz "l-tuflarda" bulunmu ve geni araziler, binalar balayarak, kiliseyi glendirmiti. Nedir ki Konstantin kendisini bil-gilendirmeden hareket eden herkesi lme gnderdii iin ei Fausta da Trier'deki byk hamamda ykanrken, imparator tarafndan grevlendirilmi kiilerce boularak ldrld. Konstantin Konsil'den bir yl sonra, 326'da kendisine en byk destei vermi olan olu Veliaht Cris-pus'u da saraynda ldrtt. Ana hatlar Aziz Paul tarafndan hazrlanan ve ondan sonraki iki yz yl iinde eitli biimlerde "Terminolojik" deiimlere uratlan Kutsal Metinler24 Konstantin'in elin-de ve dilinde tam bir "Yasaklar" kitabna dnmekte ge-cikmedi. znik Konsil'i kararlarn ne srerek Konstantin, ilkin Yahudilere kar bask siyaseti uygulamaya balad. Nedir ki, Konsil'den birka yl sonra, geni halk ynla-rndan gelen itirazlar dikkate alarak bu kez de Konsil'de-ki en "Uy nlu" kiilere saldrd. Kimisini srgne gn-derdi, kimisini hapse attrd. Konstantin'in zulm ksa bir sre sonra Paganlara y86 Yoksul Tanr neldi. Pagan Tapnaklar mze yapld; Roma'da Pagan Senatrlerin Meclis'teki Kutsal Mimberi bile kaldrld ve kendilerinden "Devlet-Dini"ne inanmasalar bile sayg gs-termeleri istendi. Anadolu'da ve Ortadou'da ise Paga-nizm ve Hermetizm hl glyd. Oralarda henz "Tek Tanr, Tek Din, Tek Dil" yerletirilememiti. Tyanal Apol-lonius'un ad ve ans hl canlyd. yle ki .S. 302'de Bit-niya Valisi Hierocles (Sossius) onu ven konumalar yapyor ve ansnn yol gsterici olduunu aka beyan ediyordu. Bu grlere kar Eusebius iki kitap yazm (Against Hierocles) ve sa'nn sadece Musa'dan deil, Apollo-nius'tan da stn olduunu, nk kutsal Hristiyan Metinlerine gre "Yahudi" deil "brani" (Hebrew) olduu iin evrenin yaratld dneme kadar giden bir gemie sahip olduunu vurguluyordu. Eusebius inanlmayacak kadar entrikac bir adamd,25 ve en az onun kadar "Entrikac" olan mparator Konstantin'le birlikte "Yeni sa Dininin" temellerini atan kii o oldu. Biri vaftiz bile olmam ve/fakat Hristiyanlk hakknda her din adamndan daha fazla yetkiye ve sze sahip, karsn ve z evladn ldrtecek kadar zalim ve gaddar bir mparator ile, tm yaam entrika ve desise ile gemi, ne verdii sz tutmu ne de birlikte hareket ettii kiileri savunmu bir din adam, birbirlerini destekleyerek tm Pagan (ki bu szck o dnemde "Uygar Kentli" anlamna geliyordu),26 uygarlnn, edebiyatnn, sanatnn, klt-rnn ve en nemlisi "Dinsel Sistematiinin" hunharca yok edilmesi iin gerekli olan ykclk grevini stlenmilerdi.27 Gerekte bu iki adamn da gemileri tahmin edileme-yecek kadar karanlkt. Konstantin'in aibeli ve bilinmeyen gemii ile ilgili bir "Sr" gnmzde de tartma ko-nusudur. Ei Fautsa'y bu "Srr" aklayabilecei kukuAytun Altndal 87

suyla ldrtt de iddia edilmitir. Bu "Sr" her neyse gnmzde bilinmiyor. Ama bilinen udur, znik Konsi-li'nin sonunda Konstantin'in annesi Helena sa'nn yaa-d topraklara gitti ve naslsa yaklak 300 yldr topran altmda-ve gizli bir yerde gml bulunan sa'nn gerildi-i "armh" buluverdi. Tarih 3 Mays 328!28 Bunun bir b-lmn Konstantin'e yollad ve bylece gnmz Hristi-yanlarnn kullandklar Ha bizzat Konstantin tarafndan yaptrlarak her Hristiyanm boynuna asld. O zamana kadar kullanlan Ha, gerekte Msr'n Gnee Tapan Fi-ravun'u Akheneton'un sembol olan "Ank" ti. lgintir ki Helena, ne hikmetse hem sa'nn armha gerildii Ha', hem de Pagan Tanras Afrodit'in mabedini ayn anda ve yan yana bulmutu! Konstantin-Eusebius ikilisinin balattklar yeni dinin ilk kurbanlar Yahudiler ve Paganizm'e ve Hermetizm'e bal Paganlar oldu. Ama onlardan sonra gelenler de bo durmadlar. Bata Tyanal Apollonius olmak zere birok "Gerek!1 filozof ve ifacmm hayatlarn "alarak" onlarn bilgi ve mucize kabul edilen marifetlerini /yeteneklerini yeni tanr sa Mesih'e atfetmekten geri durmadlar.29 Bana gelenleri eer Tanr-Babas'nm yanndan izliyorsa sa Mesih, kim bilir ne kadar zlyor ve aryordur. Ve iddia edildii gibi bir gn geri dnerse, bugn hangi Kili-se'den onu ieri sokarlar, Vatikan'n neresinden girebilir, dorusu meraka deer! Tyanal Apollonius'un bana gelenler de sa'nmkin-den az deildir. Onun tm eserleri yasaklanm, bstleri paralatlm ve adna yaplm olan tapmaklar ya yklm ya da toprakla rtlmtr. Tyana'da Apollonius diye biri yaamam ve/veya yaad kabul edildii zaman da "Byc" olarak reddettirilmiti. Nedir ki 325'ten sonra balatlan "Conspiration=Susarak yoksaymak" ilkin 11. 88 Yoksul Tanr yy'da Michael Psellus'un tm Hermetica'y Grekeye e-virmesiyle bozulmaya balad. Psellus ve rencileri Pla-to'yu, Proclus'u ve Plotonius gibi Hermetik almalar yakndan tanyan kiileri yeniden Batl aydnlara tanttlar.30 Ve 1501'de Venedik'te ilk kez Tyanal Apollonius'un hayatn anlatan ve Imparatorie Julia Domna tarafndan Flavius Philostratus'a yazdrlm olan "Apollonius'un Ha-yat"31 adl kitap yaynland. Bu Greke orijinal yaynlannca, bata Kilise olmak zere tm Katolikler dehete kapldlar. Artk kilisenin i yz grlmeye balanmt. 2.2. "insan Suretindeki Tanr' "Tyrants have two methods. Some execute accused persons without a trial, and some only after sentence." "Zalimlerin iki yntemi vardr. Bazlar sulanan kiileri yargsz infaz eder, bazlar da nce mahkum eder, sonra infaza gnderir." Apollonius of Tyana2 Tevrat'ta3 yle yazlmt: "Abram yetmi be yan-dayken Haran -Urfa'nm Harran kasabas- dan ayrld ve Tanr'nn ona vaat ettii Kenan iline doru yola kt. Ya-nnda kars Sarai ve ailesi vard. "(Gen: 12:1-5) Son 2000 yllk tarihe damgasn vuran kii ite bu Abram'dr. (Tev-rat'a gre Tanr daha sonra onun adn Abraham yapt.) Yahudiler'in Patriark=Ata, Kabile efi; Hristiyanlarn, Aziz (Saint) ve Mslmanlarn da Peygamber olarak nite-lendirdikleri brahim, iki olu smail ve saac nedeniyle Yahudilerin ve Mslmanlarn da Atas saylmaktadr. Abaham'm bu yolculuu, ayn zamanda son 2000 yllk Bat Uygarl'nm da balangc saylmakta ve gnmzde Judeo-Christian Bat Kltr'nn "Dinsel Verilerini ve ifrelerini" oluturmaktadr. Nedir ki, Tevrat'ta yazd iin tarihleme yntemiyle -bu yolculuk .. 1800 yllarnda yaplmt-bakldmda "Tartlmaz" bir gereklik gibi gzken bu yolculuk bz garip ipularn da iinde tamaktadr. yle ki Tevrat'taki anlatma gre brahim'in "Develeri" ve ykleri vardr 89 90 Yoksul Tanr ama hayrettir ki deve, .. 1800 ylnda henz Harran'da yoktu! Develerin ilk kez evcillletirildiklerini anlatan ta-rihsel metinler .. 10. yy'a aittir! Ksacas, Abraham'm yaad (yaad da kesin deil) dnemde kesin olan u-dur ki, ne Harrran'da ne de Ur'da "Evcilletirilmi Deve" vard, insanlar henz "Deveyi" kullanmay bilmiyorlard, yaklak 800-850 yl sonra rendiler!!! Yine Abraham ile ilgili ilgin bir olay vardr. Bu da Tanr'nm arsna uyan Abraham, ileri yanda hem kendini hem de olunu "Snnet" eder. Tevrat'ta yazldna gre Tanr, Abraham ile bir anlama yapar ve bu anlama-nn "Nian" olsun diye ondan hi bilmedii "Yeni" bir olay, "Snneti" uygulamasn ister. Abraham da bu istei yerine getirir. Tevrat'ta anlatldna gre bu "Yepyeni" ve hi duyulmadk bir olaydr (Snnet).

Oysa, gnmzde yaplan arkeolojik kazlarda bu uygulamann insanlar ta-rafndan en az .. 2500'den beri bilindii kantlanmtr! lgin olan da budur. Eer Abraham .. 1800'lerde yaa-dysa, "Snnet" ilk kez onunla deil, ondan yaklak 700 yl nce balamt. Toparlarsak; Tevrat'taki "Anochro-nistn" develer konusunda 800 yl kadar, snnet konusun-da da 700 yl kadarlk bir sapma gstermektedir ki, bu ne-denle "Gerek" kabul edebilmek olas deildir. te yandan Abraham'm bu nl yolculuu hi yapma-m olduu, yapm olmasndan ok daha gldr. Btn bu yolculuk ve "Vaad Edilmi Toprak" masal, Tevrat'a .. 10. yy'da sokulmutur. Gerekte Abraham'm nereden nereye gittii mehuldr -eer byle birisi yaayp da bu yolculuu yaptysa! nk Tevrat'ta anlatlan yolculukta ad geen hibir kent, kasaba ve/veya blge, son 150 yl iinde yaplan arkeolojik kazlarda bulunamamtr. te Atinal nl yazar Flavius Philostratus'un "Apollo-nius'un Yaam"* adl kitabn yazmaya balad .S. 211

Aytun Altndal 91 ylnda Yahudiler'in kutsal kitaplarnn Greke evirileri oktan tamamlanmt. Bu metinlerde yaplm olan sahte-cilik ve/veya eviri yanllar da aynen alnmt. Nedir ki, Yeni Ahit diye bilinen Hristiyan ncili'nin drt Gospel'i henz tam anlamyla ne evrilmi ne de Kilise Babalar' nm ngrdkleri tm uydurma eklemeler ve/veya -kartmalar yaplmt. rnein drt Gospel arasnda en "Esrarengiz" olan saylan John'un Gospelindeki en temel kavramn (Logos meselesi) nasl evrildii bilinmiyordu. yle ki, John, kendi Gospel'inde ilk satr "Balangta Logos (Kelam) Vard" diyerek am ve eklemiti: "Logos Tanr ile Beraberdi ve Logos Tanryd." branice'den (Aramice) yaplan eviride Kilise Babalan bu szleri tam anlamyla saptrmlard. Bu kavram gerekte Neo-Platonist olan s-kenderiyeli Philo tarafndan ne srlen fikirlerden yola klarak bulunmutu ama Philo'nun terminolojisinde Kavram "Sophia" olarak "Diil lke" anlammdayd, John da byle kullanmt! Nedir ki, bu "Diil=Sophia" Flavi-us'un dneminde, John'un yazdnn tersine "Eril=Logos" haline getirilmiti. Benzer ekilde, John, "Logos, Tanrylayd," diye de yazmamt. Metinde Greke "pros ton theon" yani, "Tanrya doru giden yolda" (Tanr'ya Doru) denil-miti, ama Kilise Babalar, Tanr'ya "ulamay" Tanr'yla "Beraberlik" ve daha sonra da Tanr'yla "zde" yapvermilerdi.5 Flavius'un son derece kltrl ve bilgili bir ya-zar olmasna ramen Yeni Ahit'te anlatlanlardan hi ha-berdar olmad ve bunlar okumad ak kabul grm bir gerektir. Dier bir anlatmla, Flavius kitabn yazma-ya baladnda, tahrifli (Muharref) ve/veya deil, Yeni Ahit metinlerini -Drt Gospel'i bilmiyordu. Bilmesi de beklenemezdi nk en az 1500 Testament yazlmt ve bu say henz "Drde" indirilmi deildi. Atinal olarak bilinen yazar Flavius Philostratus, ger-

92 Yoksul Tanr ekte Atina'da deil, nl sevici kadn air Sapho'nun Adas diye bilinen Lesbos'ta .S. 170 ylnda domutu. Ailesi sanata, kltre ve edebiyata ok yatknd. Aile-si'nden drt Philostratus, adlarn yazar olarak duyurmulardr. Bunlardan ilki 1. yy'da yaam ve Neron d-neminde "Diologlar" yazmt. kincisi olan Flavius, Tya-nal Apollonius'un. hayatn yazmtr. ncs de bun-lar yeniden derlemi ve baz eklemelerle yazmtr. Flavius, Lesbos'tan ayrlp Atina'ya yerlemi ve burada gl bir hatip olarak n yapmtr. 3. yy'in balarnda Roma'ya gitmi ve mparator Septimus Severus'un (193-211) mahiyetine girmi ve onun ikinci ei "Bilge Kadn" diye bilinen mparatorie Julia Domna'nm yazarlar kadro-suna alnmtr. Flavius, Apollonius kitabn bu mparato-rie'nin istei zerine kaleme alm ve alt ylda tamamla-yarak 217 ylnda Imparatorie'ye teslim etmitir. O srada Severus lm ve yerine Caracalla mparator olmutu.6 mparatorie bir dier yazar Diogenes'li Artius'a da "Filo-zoflarn Yaantlar" adl bir kitap yazdrtmt. mparatorie Julia Domna, Suriyeli idi. Homs kentinin Barahibi Bassiamus'un kzyd. Tm Suriyeliler gibi o da "Gne Tanrs"'na tapyordu. Julia Domna'nm ad, Kilise Babalan tarafndan, "Fahie" olarak nitelendirilmi ve aa-lanmtr. Oysa Julia Domna, tam bir bilgeydi; saraynda sanatlar, yazarlar, felsefeciler iin zel blmler am, onlar tevik etmi ve koruyucular olmutu. Ei mparator Severus, tam bir Apollonius hayranyd ve onun adna bir "Mabed" ina ettirmiti. Apollonius'un zel yazlar, rencisi Damis tarafndan tutulan notlar lmnden sonra bu mparatorluk arivine konulmutu. Julia Domna, Flavius'a arivindeki bu belgeleri vermi ve bunlardan yola karak kitabm yazmasn istemiti. Flavius'un ada tarihi Dion Casius, ilgintir ki, YaAytun Altndal 93

hudileri hi sevmediini defalarca belirtmiken, Hristi-yanlar hakknda tek satr bile yazmamt. mparatorie Julia Domna, kzkardei Julia Maesa ve kz Julia Mamaea ile kadn akrabalar, Severus'un Saray'nda tartlmaz bir egemenlik kurmulard. Saray'da tarih, gezi-anlar, felsefe, sanat ve genel anlamda her tr kltrel faaliyet vard. Oysa Septimius Severus, sert bir generaldi. Rakiplerini sa-va alannda yenerek imparator olmutu. Julia Domna ite evlendikten sonra lkesini bar iinde ynetti. Bu nedenle de "Augustus" deil, "Antonius" (Bar) denilmesini is-tedi (Dion Cassius'tan naklen). Flavius Philostratus'un kitabn yazp Imparatorie'ye takdim etmesinden sonra olaylar hzla gelimi olmal. yle ki, Flavius'un kitabndan sonra biri Moeragenes di-eri de -daha ge olarak .S.300'e doru- Soterichus of Oasis tarafndan iki Apollonius kitab daha yazlmt. Bu kitaplar znik Konsili'nden sonra yaklarak yok edildiler. Kitaplarn varl, Kilise Babalar'nn kendi kitaplarnda onlara kar ynelttikleri haksz eletirilerden biliniyor, orijinal el yazmalar yok edilmitir. Ancak Apollonius'tan sz eden Flavius sonras tarihiler vardr. Guy Rochet'in belirttiine gre Ammien Marcellin, Lampride ve Vopis-cus ve Eunape yazdklar tarih kitaplarnda kendi dnem-lerini ayrntlaryla aktarmlar ve Julia Domna ve Severus ile Flavius'un almasna atflarda bulunmulard. Bunlara ek olarak, belki de meslekten tarihi olmad halde, duyduu hayranlk nedeniyle Apollonius kitab yazm olan bir de st dzey brokrat vardr. Bu Bytnia Valisi, Sossius Hiorocles'tir. Bu Vali .S. 302'de nl Porphry'nin kitabn okuyarak kitap yazmaya balamt. O yllarda Vali Hiorocles ve Porphyry, Hristiyanl "Bar-barca Bir Serven" olarak nitelendirmilerdi.7 Flavius'un anlattklarna gre Apollonius, tam be Ro94 Yoksul Tanr ma mparatoru ile birebir/ba baa grmeler yapm ve sonuncusu Domitian tarafndan yarglanmt. Bu impara-torlar Roma Devlet Tutanaklarna gre Vespesian, Titus ve Nerva'dr. Neron ve Domitian ise Apollonius'u mah-kum ettirmek istemilerdir. Dierleri ise onun szlerini "Kehanetler" olarak dinlemiler ve ona byk sayg ve sevgi gstermilerdir. En son Domitian'in zulmne kar kan Apollonius bir sre zindana atldktan sonra mpara-tor'un huzurunda yarglanm ve bu dzmece mahkemede lme mahkum edilmek zereyken birdenbire ortadan kaybolmutur! Apollonius'un uzun yaam boyunca /en az 100 yl ya-ad belirtiliyor/ yannda Damis Nino vali adl bir rencisi bulunmutu. Flavius, dier birok belge ve kayna-n yan sra ite bu Damis'in tuttuu notlardan ya da Apollonius'un yazarak Damis'e emanet ettii yazlardan yararlanmt. Domitian'm mahkemesinden kaybolduktan sonra Apollonius'un nce Himalayalar'a bir kez daha gittii sonra da Edessa/Urfa'ya gelerek burada Araplar'a Simya, Occult, Astroloji ve Ezoterizm konularnda bilgiler aktard Damis tarafndan belirtilmitir. Gerekten de, tpk daha nce kendisinden sz ettiim Granadal Artephius gibi, bir de Balinius vardr. Bu kiinin lmnden nce Araplar'm arasnda yaam olan Apollonius olduu bilinmektedir. Bu konuda aratrma yapm olan, Prof. Richard Gottheil'in (Colombia Uni.)8 yazdna gre Araplar'm Balinius dedikleri kii Tyanal Apollonius idi. Prof. Gottheil yle yazmt: "1889'da Londra'da An-tik metinleri aratrrken Asuri el yazmalar buldum. Bun-lar Apollonius tarafndan yazldklar belirtilen metinlerdi. Bu el yazmalar Dou Hindistan Bakanl'ndan alnm ve Londra'daki arivde korunmutu." Prof. Gottheil, 1 Aytun Alhndal 95 bu Asuri el yazmalarn ingilizce'ye evirerek yaynlamt. Bu metinlere gre, Apollonius Araplar'm arasnda Bali-nius adyla tannm ve sayg grmt. Yine bu evirilere gre Apollonius bir "Asketin" (Ermi gibi yaayan, Zhd erbab) hibir zaman kadnlarla ve seksle ilgilenmemesi gerektiini vurgulamt. Apollonius'un u szleriyle Aziz Paul'un kadnlara bak neredeyse kelimesi kelimesine ayndr. Apollonius, Aziz Paul'dan 10-13 ya bykt ama Aziz Paul (eski adyla Saul) onu mutlaka grmt. nk Aziz Paul Tarsus'luydu ve tm renimini bu kentte yapmt. Apollonius ise 16 yandayken Tarsus'a renim iin gnderilmi ve bu kentte kald be ylda Tarsuslular'm sevgi ve saygsn kazanm rnek bir "renci" olarak tannmt. Apollonius'un, daha sonra Paul tarafndan da kullanld izlenimini veren gr yleydi: (Gottheil evirisi) "Cahil bir kiiyi hibir zaman onurlandrmayn. nk Onur, aptallara bah olmaz (tanr tarafndan onlara veril-mez). Aptal ve Cahil'i kim onurlandrrsa o kii Tanr'y fkelendirir. Bir aptala iyilik yapmak en byk gnahtr. Kt bir "Kadn-E" kt bir mlkiyettir. Veyl olsun (lanet olsun) byle bir kadna k olup, onunla evlenen erkee."

Apollonius uzun yaam boyunca kendi adma bir rgt kurmu deildi. Onun misyonu, eldeki belgelerden ve yazlm kitaplardan anlald kadaryla, bugnn dn-yasnda mmkn olduu kadar ok insana ulaarak onlara "Hikmet" (Wisdom) konusunda bilgiler vermek ve,onlar aydnlatmakt. Apollonius bu zellii ile eski ve esrarengiz mistik Yahudi topluluu Esseneler'in tavrn sergiler gibidir. nl l Deniz Belgeleri'nden anlald ka-daryla bu kiiler de, kadnlardan uzak duran, vejeterjan 96 Yoksul Tanr ve dz harmani giyerek hibir karlk beklemeden evre-leriyle ilgilenen (r. Hastalar iyiletiren) "Bilge" kiilerdi. Bunlarla ilgili belgeler ilk kez 1947'de ortaya kt ve bun-larn tamamnn dzenlenmesi ve okunmas ancak gn-mzde tamamlanabildi. Bu belgelere gre9 her Essene ncelikle temiz olmak zorundayd.10 Esseneler'in "l Deniz" kysndaki maaralara gmerek sakladklar metinlerden anlaldna gre onlar iin de temizlik en nemli grevdi. Ksaca "4Q Toho-rot A" ve (4Q274) kod numaralaryla tanmlanan metinden anlald kadaryla, her Essene ve her insan, Tan-r'nn "Dinlenmeye " ekildii haftann 7. gnnde (Cumartesi) mutlaka hem kendini hem de giysilerini ykamak zorundayd. Bu ilem yaplmadan yemek yemesi yasakt. Bylelikle Tanr'nm yasasna (Lev.XIII, 45) uyulmu olacakt.11 Apollonius ak ya da gizli bir "Dinsel" rgtlenme yapmam olmasna ramen evresinde ve gittii lkelerde ona balanm birok rencisi ve/veya tilmizi (mridi) vard. Bunlarn en bilineni Ninoval Damis adl kiiydi. Apollonius, bitmeyen gezi ve yolculuklarndan birinde nl Ninova kentine gitmi ve orada Damis adl bu kiiyle tanmtr. Tevrat'a gre "Lanetli" kent olan Ninova'da yaayanlar (r: Babilliler) hibir ekilde srael'in Tanrs Jahveh'i "Bir" Tanr olarak kabul etmemilerdi. Bu neden-le Tanr, Ninova'nn ta stnde ta kalmayacak ekilde yklmasn istemiti. Tevrat'taki anlatma gre, srael'in Tanrs, Ninova'y (Nineveh) "Fahie Kent" olarak tanmlamt. (Ninova tam olarak bugnk Irak'n Kuzeyi'nde yer alyordu. Ancak bu kralln egemenlik alan Urfa'dan Badat'a kadar uzanyordu.) Apollonius ile Damis'in dostluu bir retmen ve renci ilikisi iinde yaklak 40 yl kadar srm olmaldr. Apollonius ile ilgili ilk anAytun Altndal 97 lan Damis yazm ve bunlar Damis'in ailesi tarafndan mparatorluk Arivi'ne aktarlmtr. Eldeki metinlerden anlald kadaryla Damis, kendi kentinde ok tannm ve sevilen bir "Kltr Adam"'dr. Apollonius ile gen Da-mis arasnda yaklak 20-25 yllk bir ya fark olduu tah-min ediliyor. Apollonius'u Araplar'la tantran kii ite bu Damis olmutu. Muhtemelen onun eserlerini Greke'den Arapa'ya Damis evirmitir. Ancak, Philostra-tus'un yazdna gre Apollonius birok yabanc dil biliyordu, dolaysyla bunlar kendisi Arapa yazm da olabilir. Dier bir husus ise Apollonius'un da bir "Testemen-tum" yazd ve bunu Damis'e brakt biliniyor. Bu bir tr "Vasiyet" in Damis tarafndan sakland ve sonra da mparatorluk Arivi'ne intikal ettirildii kesindir. Yine Damis'in "Emanetine" braklm olan baka bir belge var-dr. Bu ok nemlidir. nk bu bir arazi sat ve ba belgesidir. Buna gre Apollonius, ok zengin olan ailesinin geni topraklar ve mlkleri zerinden kendisine intikal eden tanmaz mallar baz kiilere eit olarak datmtr. te bu devir belgesinde Apollonius'un ad, ailesi ve datt topraklarn corafi alanlar, snrlar ve evsaf (zellikleri) belirtilmiti. Bu, devlet tarafndan dzenlen-mi bir belgeydi ve Apollonius'un bata, sanat olan (heykeltra) kardei Hestiaeus'a ve dierlerine ba yo-luyla brakt tanr ve tanmaz mallarn listesini ieri-yordu. Apollonius'un kardei Hestiaeus tarafndan yapl-d tahmin edilen 16 yan gsteren bir bst, Kemerhisar'da yaplan kazlar srasnda (2000 ylnda) ortaya ka-rlmtr. (Bkz: Ek) Apollonius, muhtemelen Roma mparatoru Nerva'nn egemenliinin son yllarnda (.S. 96-98) bir daha gzk-memek zere ortadan kaybolmutu. mparator Domiti-an'm kendisini yarglad duruma salonundan herkesin 98 Yoksul Tanr gz nnde birdenbire ortadan kaybolduu gibi, yine sessizce kaybolmutu. Ancak birincisinde, O.de Beauvoir Priaulaux'un yazdna gre "le vakti duruma salo-nundan kaybolan Apollonius, ayn gnn akam dostu Damis ile Diachacarchia (Yunanistan)'da bulumutu."12 kinci kayboluundan nce Damis'i bir bahaneyle uzak bir kente yollam ve bir daha da hi kimse tarafndan grl-memiti. Nedir ki, tpk lmnden sonra sa Mesih'in til-mizlerine grnd gibi, birok kii de Apollonius'u grdklerini sylemiler ve onun kendileriyle konutuuna tanklk etmiler, yazl bildirimlerde bulunmulardr. Apollonius'un Arapa (ya da evrilmi) olan kitaplar Endls'te spanyolca'ya evrilmitir. Bu evrileri yapanlardan biri, daha nce szn ettiim Clunny ve Alobo-a Manastrlar'yla balantl olan Befehl Alphons adl bir din adamdr (ya da dini eitim alm bir Hristiyan Arap'tr). Befehl Alphons, Apollonius'un Arapa adn "Belyanus" (Balinius deil) olarak vermitir. Bu evirme-nin yazd/evirdii (nk baz eklemeler yapt

tahmin ediliyor) kitapta Apollonius'un ok yetkili, ok usta bir Occultist olduu yazldr. Alphons'un yazdna gre "Apollonius, daima by yapabilen, astrolojik ve tbbi i-falar retebilen" bir ahsiyettir.13 Alphons'un Arapa'dan evirdii Apollonius kitab, muhtemelen en nl Arap/Mslman matematiki ve kimyacs saylan Cabir bn-i-Hayyan'm Apollonius'u konu alan kitabdr.14 Araplar'm ve baz "Rafizi=Gnostik" slami tarikatlarn Balinius ve Hermetizm ile ilgili grlerini yabanc bir kaynaktan zetlemekte yarar vardr.15 HermetiznVin ilke-lerini net bir ekilde tanmlamak gerekten kolay deildir. Genel olarak, doann ierisinde barndrd en yenilen-mi zellikleri ve ilikileri incelemeye ynelmi bir doa bilimi olduu sylenebilir; yani, bireyi, zamann ve mekaAytun Altmdal 99 nm efendisi olarak dnyann merkezindeki nemli pozis-yona yerletirmeyi ama edinen Antik ve Ortaa dnem-lerinde nemli bir yer alm kozmolojik zellikler tayan btn bilimler, hermetik doktrinden feyz alabilirler. smini Tanr Ermete'den (Trismegistos, kat byk) alan Hermetizm'in kkleri en eski antik alara dayanr ve za-man zaman Yunan Ermete veya benzerleri Msrl Toth, kutsal kitaptaki Enoch, mslman dris gibi farkl kiilik-lere dayandrlr. Bu antik ve kark doktrinlerden itiba-ren, Araplar, onlar Ortaa'da da Hermetik sanatn tart-lmaz ustalar olarak konumlandran, zengin ve olduka btnletirici bir gelenek gelitirmilerdir. Avrupa'nn ge-liiminde ok nemli bir yeri olduunu grdmz, ayn Mslman bilimi ska hermetik eleri ierirdi. Sadece hermetizmi, bilimlere derin olma sebeplerini salad dnldnde bu olduka doaldr: rnein tp ala-nnda hastalklar doal dengenin bozulmas gibi alglana-bilirdi. Yani, bu balamda tedavi dengeyi yeniden kurmak adna bir ara olabilirdi; saylar kendi alarndan stn gerein sembolleriydiler, yani matematik, metafizik gereini ifade etmek iin mkemmel bir yol tekil edebi-lirdi; Cennet (Eden) zamanlarndan beri insanlar tarafn-dan balca bilim dallarndan biri olarak grlen tarm, ruhsal ierii zenginletiriyor, ruhun "tohumlanmas"m bir sembol haline getiriyordu. Hermetizmin izi bilimin tm alanlarnda hissedilebilirdi ve farkl tannm kiilikler bu zel bilimin eitmenleri olarak biliniyorlard: Adem ve Mani, Pers (Iran) ve Hindistan'n bilge kiileri, Musa ve kz kardei Maria, Pisagor, Tyanal Apollonios.16 zellikle bu sonuncusu Araplar tarafndan Balinus olarak bilinir. Hermetizmin, antik dnyadan slam dinine yaylmasnn ba sorumlusu olduu dnldnden Mslman dnyasnda byk prestij sahibi olmutur. Nitekim bir 100 Yoksul Tanr gn Balinus, Hermete'nin heykeli nnde durmu bakar-ken, heykelin kaidesinde, onu heykelin etrafn kazmaya davet eden bir yaz dikkatini ekmi; ite bylece kendisi-ni Hermete'nin yal bir adam klnda, elinde zmrtten bir tablet (Emerald Tablet) ile oturduu mezarn iinde bulmu. Tanr, misafire kendinin bilgeliini ieren bir kitap vermi ve Balinus da bu eserin dnyaya yaylmas grevini stlenmi. Bir baka Arap efsanesi yaylmann ok daha kark ol-duundan bahseder ve belki de, btnn incelediimizde Hermetizmin yaylmm daha detayl temsil ettiini g-rrz. Bu sefer Hermete Tufandan kurtulabilmek iin ese-rini yeraltna gmer ve Balinus onu bulur, Aristo'ya ema-net eder; sonra filozof en sevdii rencisi olan Alessand-ro Magno'ya aktarr. O ise lm deindeyken, Kral I. Antioco'dan eseri manastrn duvarna gizlemesini emre-der. Uzun yllar sonra Mslmanlar bu dolama bir son vererek, onu gn na karrlar.17 Balinus Arap-slam aleminde bir kez daha efsanelerin adam kimliine brndrlmtr. yle ki, Al-harawi'nin rencisi corafyac Yakut'a gre, Roma saray konutlarnda onlara Balinus ta-rafndan armaan edildikleri sylenen 100 tane altn kapl stun vardr.18 Balinus ayrca Roma mparatorlarna ok gl tlsmlar armaan etmiti. Roma Mslmanlara gre bir by, gizem kentiydi ve uzakt. Peygamberin yakn-larndan birinin anlatt gelenee gre, orada oturanlarn yaratt grlt olmasa gnein nerede doduunun ve nerede battnn sesi duyulurdu!19 Arap-slam aleminde Balinus'tan sz eden yazarlarn hemen hemen tmnde efsaneyle gerek i ie gemi du-rumdadr. Tpk sa Mesih iin olduu gibi Apollonius iin de bir "Gerek Apollonius" bir de, sonradan eklemlenen ve uydurulan masallardan oluturulmu bir "Efsane Aytun Altmdal 101 Balinus" vardr. Halkn arasnda sevilen, sayg duyulan Apollonius, gerek felsefeci, alimist ve okltist Apolloni-us'tan ok, ite bu "Mucizelerin" Peygamberi Balinus'tur. Apollonius'un Araplar'm arasndaki ad Balinus ile z-deletirmi, bilinen baz eserleri unlardr. 1) Tlsmlarla ilgili bir alma. Bu kitapta Hermetizmin temel ilkesi "Mikrokozmozj Makrokozmoz" ilenmi tir. Daha sonra 14. yy'dan itibaren bu Hermetik ilke Avrupa'da da ilk kez "Gl ve Ha Kardelii" gizli (occult) rgt tarafndan benimsenmitir. Bu ilkeyi

16. yy'da nl Paracelsus doruk noktasna kart mtr.20 Bu tlsmlar kitabndan nl matematiki Razi sz etmitir. 2) Astrolojiyle ilgili kitaplar. Bunlarn tamam 6 cilttir ve uzun bir bal vardr. Apollonius bu kitaplarn da tlsmlar araclyla yldzlarn balantlarn aklamtr. Kitabn tam ad yledir: "The Spiritual Beings (Cosmic Forces) on Earthly Things, On the Com position of Talismans and on Their Utilization for Purpo se of Healing." (Kozmik Glerin/Manevi Varlklarn Dnyevi Nesneler zerindeki Etkileri, Tlsmlarn Yapm ve Bunlarn ifa/Tedavi Amacyla Kullanl malar hakknda.) Szn burasnda eklemeden gememek gerekiyor. Bi-lim, gkten zembille inmedi. ncesinde ite bu tr al-malar vard. Bir zamanlar bu tr kitaplardan ve alma-lardan sz etmek bilim-d, uuka vs. vs. gibi aalayc szlerle karlanyordu ama artk simyann, astrolojinin ve Hermetizm'in, bugn ok vnlen Bilim'in babas olduu anlalmaya baland. rnein bir zamanlar dudak bklen "Hermetik Geometri", gizli Hermetik semboller, onlarn saysal deerleri ve bunlar retmi olan kiilerin ya-

102 Yoksul Tanr samlar ders kitaplarna girmeye, niversitelerde zel ve prestijli krslerde okutulmaya baland (r. sve ve n-giltere'de). Tycho Brache, Kepler, Galile ve Newton hep bu eski bilimleri inceleyerek bugnk yerlerine geldiler. Tm de Kilise'nin hmna urad (r. Giordano Bruno idam edildi) ama Kilise-retisi'nin dna karak bilimi gelitirdiler. Hermetist filozof ve dnrlerin, rnein Plutar-que'in (.S. 46-120) saylar ve harfler arasndaki gizil ilikileri aratrm olmas artk "Bilim-D" saylmyor. Orta-a'da bu tip almalar doruktayd. Bir rnekle'noktala-yaym. Hermetizm'e ok merakl olan ve Papala kar mca-dele eden Sicilya Kral II. Frederick'e, 1240 ylnda ok b-yk bir Kral'm Dou'dan gelerek, nne kim karsa yene-rek tm dnyaya egemen olaca bildirilmiti. Kimler ta-rafndan? Zamann Avrupal matematikileri tarafndan! 1240 yl yaklarken bu Kral'm Hristiyanlarn bekledikleri sa Mesih olaca iyimserlii ortal kaplamt. Yahu-diler ise bu Kral'm Davut peygamberin soyundan gelecek olan kendi Mesihleri olaca inancndaydlar. Sz konusu matematikiler, gelecek olan Kraln kimliini bilmediklerini ama 1240 saysnda gizlenmi olan "ifreyi" zdklerini sylemilerdi. Buna gre Hristiyanlarn takviminde 1240 yl, Yahudi takvimindeki 5000 ylma denk geliyordu. Mesih'in 6. bin yln banda geleceine dair ncil'de Keha-netler vard. Bu byk kehanetler uzun ilemlerle zl-mt. Yl 1240 olunca, kzlca kyamet koptu Avrupa'da, Beklenen Kral gerekten de geldi, ama Kral ne sa'ya ta-panlarn ne de Musa'ya ballk duyanlarn Kral'yd. Ge-len Trk Han Batuhan'd (Cengiz'in olu), nl Altn Orda Devleti'nin Byk Hakan'! Kehanet ve Hermetik he-saplar doru km ama beklentiler yanl kmt!21 Aytun Altndal 103 Dnelim Apollonius'un eserlerine: 3) Yedi Gezegen ve Tlsmlar Kitab. Kitapta 70 tlsm ve 400 resim bulunmaktadr ve ayn ve gnein hal lerine gre hangi saatte, hangi gnde, hangi ayda ne gibi bir istek iin hangi tlsmn kullanlmas gerekti i aklanmtr. 4) 14. yy'da Yahudi bilim adam Salomon Deb Natan Orgiero, Apollonius'un Latince bir kitabn branice'ye evirmitir. Arapadan Latince'ye evrilmi olan bu kitap "Magick/Sihir" hakkndadr. 5) Magick=Sihir zerine Balinius tarafndan yazlm olan bir kitap Arap Hac Kalfa tarafndan evrilmi tir. Bu kitapta Balinius, stn yetenekli bir Sihir/B y stad olarak tantlmtr. (Not: Kitabn ilk kez Apollonius tarafndan Amoriun'daki terk edilmi

bir manastrda bulunduu ve Greke'den Arap a'ya, astronomer Muhammed Bin Halil tarafndan evrildii sylenmitir.)22 Apollonius'un baz eserleri de, Leclerc'in yazdna g-re, Halid Bin Yezid tarafndan Arapa'ya evrilmilerdir. Bunlar tpla, ifaclkla ilgili kitaplardr. nl mslman matematiki Cabir (Cebiri kuran) bu kitaplar okumu ve kendi sistemini gelitirirken Apollonius'un "Matematiksel By Tlsmlar"ndan yararlanmtr.23 Matematik ve Tlsmlar ile Geometri ve Tlsmlar ara-sndaki "gizil" ilikiler, tpk harfler ve saylar arasndaki gze grnmeyen fakat "Kader-Yapc" saylan ilikiler gi-bidir. slam dnyasnda birok tarikat "Havass lmi" diye bilinen bu dallarda uzmanlamtr, rnein Rfailer, Hu-rufiler ve en bata da Melamiler slam aleminde Herme-tik-reti'yi yzyllardr bilen ve aka olmasa da kapal olarak hayatlarnda uygulayan tarikatlardan bazlardr. 104 Yoksul Tanr 1693 ylnda Londra'da yalnz yaayan bir adam dra-matik bir ekilde intihar etti. Adamn ad, Charles Blount'du. Hayatn Greke'den ingilizce'ye ve Franszca'ya yapt evirilerle kazanmaya almt. Charles Blount'un intiharndan ksa bir sre nce ingiltere Ulusal Kilisesi, ilk resmi aklamasn yaparak Apollonius'u "Lanetlemi" ve onun adnn hibir inanm Hristiyan (Anglikan) tarafndan anlmamasn istemiti. Charles Blount Apollonius'un drt ciltlik hayatn Greke'den ngilizce'ye ve Franszca'ya evirmi ve 1680'de ilk cildini yayn-latmay baarmtr. lmnden nce son iki cildi de n-gilizce'ye evirmeyi tamamlamt. Nedir ki, bu ilk cildin yaynlanmasndan sonra ngiltere'de Kilise'nin giriimiyle Blount aleyhinde mthi bir karalama kampanyas ba-latlmt. Kiliselerde yaplan toplantlarda, yazl ve szl bildirilerde tam 13 yl sreyle Blount hakarete uram, aalanm ve dier ciltlerin yaynlanmas yaynclara ya-plan basklarla engellenmiti. Blount, Kilise ve onun ba-naz savunucular taraOrndan aNm aNm izlenerek

kinci kez yarglan ise ok ciddi bir itham ve sula-madan dolaydr. Bu kez mparator, yapt zulm ve ikencelerle tarihe gemi olan Domitian'dr, onu sulayan ise Euphrates adl bir dmandr. Euphrates, Apollonius'u mparator Domitian'a kar bir darbe rgtlemek ve kk bir oban ocuunu ldrerek onun i organlarna bakarak kehanette bulunmakla yani, cinayetle sulamt. (Romallar, hayvanlarn i organlarna bakarak kehanet-lerde bulunurlard. Bu da bir Mantic Bilimdir.)25 Domitian, bu ihbar zerine ApoUonius'u -kendi isteiyle durumaya geldii halde duruma gnn erteleyerek zindana attr-mt. Apollonius, burada lme mahkum edilmi bir tilmizi, Philiscus of Milus'la beraber bir sre -Flavius zaman belirtmemi- kaldktan sonra, o nl durumaya katlm ve kendisinin tm yaam boyunca, bir Pagan gelenei olmasna ramen "Kurban" etme (kesme) alkanlna son verilmesini savunduunu, dolaysyla da insan ve/veya hayvan hibir varl ldrmediini sylemiti. Domitian iin nemli olan obann ldrlp ldrl-mediini deil, kendisine kar bir darbe veya suikast d-zenlenip dzenlenmediini renmekti. Domitian'm mahkemesinde yarglanan Apollonius, ite bu duruma srasnda, kendisine idam cezas verilmeden az nce, her-kesin gz nnde ortadan yok olmutu! Bu garip olay il-gintir ki, o dnemden bu yana her kaynakta aynen nak-ledilmi ve daha nemlisi devletin tutanaklarna geiril-mitir. Flavius Philostratus'un anlattna gre, zindan-dayken Apollonius dier mahkumlarla iliki kurmu ve onlarla uzun konumalar yapmtr. (Bu dialoglar Flavi-us'un kitabnda vardr.) Zindanda bir de zel olarak ApolAytun Altndal 107 lonius'u gammazlamak iin oraya gnderilmi, gerekte mahkum veya sulu olmayan bir de "Muhbir" vardr. Apollonius, bu adamla da uzun konumalar yapar. Ona "Tiranlarn" nasl insanlar olduklarn anlatr, Domitian'n da bir zalim olduunu syler. Fakat muhbir, ihbar etmek iin geldii hapishanede Apollonius'a hayranlk duyarak ayrlr ve onu ihbar etmez.26 Bu durumalar, bu ihbarlar ve iftiralar Apollonius'un zalimlere ve zulme kar bir filozof olduunu gstermektedir. stelik bu durumalar ve hakkndaki iddialar hep Roma kaytlarnda, tutanaklarnda vardr. Oysa, ilgintir ki, armih'a gerilerek ldrld sylenen "Tanrnn Olu" sa Mesih'le ilgili, ne ldrldne dair, ne "Baba-sz" doduuna dair ne de en nemlisi "ldkten Sonra Dirildiine" dair TEK BR BELGE YOKTUR. Hibir Roma ve/veya Yahudi veya Arami/Syriac kaytta bunlara rast-lamak bugne dein mmkn olmamtr, bundan sonra olur mu bilinmez? Daha nce de belirttiim gibi, 1501 tarihine kadar Apollonius'un yaam ve eserleri hakknda yaklak 1200 yl sreyle bir sessizlik srmtr. znik Konsili'nin karar-lar geen yllarla birlikte sertleerek baskc zelliklerini arttrm ve sadece Apollonius'un deil, neredeyse tm Gnostik ve Pagan filozoflarn yaamlar ve eserleri yakl-m ve/veya yasaklanmtr. Gnmzn Vatikan'nda da yasak kitaplar listesi (Index Libri) vardr. Bu listede 1000'den fazla kitap ve el yazmas vardr. Bir de ikinci bir yasak kitaplar listesi vardr ama bunlar daha ok son iki yz yl iinde yazlm ve "Zararl" ve/veya ahlak-d olarak nitelendirilmi kitaplardr. 1501-1599 yllar arasnda talya'da (zellikle de Vene108 Yoksul Tanr dik'te) Alemannus tarafndan yaplan Latince eviri tam yedi kez baslmtr. Ayrca Paris'te kez (1555, 1596 ve 1599) svire'de bir kez (ksmen Basel'de 1572) ve Brk-sel'de iki kez (resimli 1588 de) yaynlanmtr. 1611-1699 yllar arasnda ApoUonius'un yaam ve eserleri sekiz kez yaynlanmtr. Bunlardan en ilginci "Gl ve Ha Kardeli-i" rgt tarafndan yaynlanan 1670 tarihli bir risaledir. Burada ApoUonius'un yaam ve eserleri hakknda, nl byk Okltist Kont de Gabalis'in almalaryla ilgili bil-giler verilirken sz edilmitir. Apollonius ile sa Mesih arasndaki inanlmaz benzerliklere ilk dikkat eken ite bu gizli Oklt rgt olmutu. 1705-1798 yllar arasnda Avrupa'da Apollonius ile il-gili on bir kitap yaynlanmtr. Bunlarn arasnda en ilginci hi kukusuz, Apollonius ile sa'nn aka karlatrld 1740 tarihli Essai sur /es moeurs balkl ve Francois Marie Arouet de Voltaire imzal almadr. Ayrca 1798'de nl Fransz dnr ve yazar Pierre Samuel Sylvestre de Sacy 50 sayfalk bir blm yazarak ApoUonius'un "Srlan" ile ilgili bilgiler vermitir. Sacy, ilgintir ki, Philostratus'un eserinden deil, ve/fakat ApoUonius'un onun Araplarn arasnda tannd Balinius adyla yazd eserlerden sz etmitir. Bu almasnda Sacy, Balinius'un ender rastlanan bir "Alim=Sage" ve "Bilge" , olduundan sz etmitir. Apollonius ile ilgili yaynlarda 19. yy'da bir patlama yaanmtr. yle ki, 1801-1898 yllar arasnda Apollonius'la ilgili ya da ondan sz eden tam 49 eser yaynlanmtr. Bu ykselite Avrupa'da Katolik Kilisesi'nin uygulad korkun basklarn sanayi devrimi ve Fransz htilali araclyla krlm olmasnn etkisi vardr. Bu yzyl iinde yaynlanan kitaplarn arasnda en ilgin olanlar hi kukusuz, adndan daha nce sz ettiimiz Je-an Albert Reville'in Paris'te 1865'te yaynlanan ve Apollo-

Aytun Altndal 109 nius'u bir "Pagan Mesih'i" olarak tantan kitabyla, 1877'de Teosofi'nin kurucusu nl Rus kadn Okltisti, Helena P. Blavatsky'nin ilk eseri "lsis" de yazd vg dolu sayfalardr. 19. yy'da Apollonius ile ilgili yazlm dier kitaplar arasnda Michael Faraday'm Londra'da 1883'te yaynlanan ve Apollonius'un yaamnn alnarak sa'ya atfedildiini anlatan kitab ok tartma yaratmtr. Dier bir ilgin kitap ise "sa Mesih'in Bilinmeyen Haya-t" adyla 1894'te Moskova'da yaynlanmtr. Kitabn ya-zan Nicolas Notovitch, Apollonius'un yaamnn muhte-melen sa'ya adapte edildiini vurgulamtr. 1898'de ya-ynlanan A.P. Sinnett imzal bir inceleme Londra'da Te-osofik -Blavatsky tarafndan kurulan dernek- Society tara-fndan yelerinin bilgisine sunulmutur. Ayn yl iinde bu kez Paris'te Gabriel de Sacy tarafndan ok ilgin bir kitap yaynlanmtr. Gabriel Sacy, Apollonius'un gerekte "Bahaiin" kurucu Peygamberi olarak kabul edilen Baha-ullah'm manevi ynlendiricisi olduunu ne srmtr. Nedir ki, 19. yy'da yaynlanm en tartmal kitap hi kukusuz Amerika'da Philadelphia'da yaynlam olan Jonathan M. Roberts ve Gretta Spearman tarafndan yazl-m olan almadr. Bu kitabn ad, "sa Mesih Yoktu: n-cil'deki retmen Apollonius of Tyana idi." te 1895'te ya-ynlanan bu kitap ilk kez sa Mesih ve Apollonius karla-trmasn Amerikan kamuoyuna tam ve beklendii gibi inanlmaz bir tartma balatm ve bata Mason Localar ile yobaz Katolik evreleri arasnda uzun sreli yazl, szl hatta kavgal tartmalar yaanmtr. Bu tartmal kitabn yaynlanndan be yl sonra bu kez New York'ta, "Apollonius'un ncili" (The Gospel of Apollonius) adl bir kitap yaynlanm ve tam snmekte olan tartmay yine atelemitir. Kenneth S. Guthrie im-zal bu kitapta artk aka Hristiyanlara yeni bir "ncil" 110 Yoksul Tanr sunulmutur. Guthrie'nin kitab Apollonius'un nl "Va-siyeti=Testameutum"vL zerine yazlmt. 1900-1999 yllar arasnda ise bata ABD olmak zere Apollonius'la ilgili 200'den fazla felsefi, ezoterik, kabalis-tik ve okltik kitap/alma yaynlanmtr. Bunlarn ara-snda ilgin olanlar unlardr; Paris ve New York'ta ayn srada yaynlanan (1932) ve ApoUonius'u BogomiUer'in Fransa'daki versiyonu olan Albigensler'in Peygamberi olarak sunan Maurice Magre imzal kitaptr. (Albigensler, daha nce de dediim gibi Gnostik Hristiyanln Fran-sa'daki temsilcileriydiler. Tapmak valyeleri de dahil birok gizli rgt Albigeus Geleneine balydlar. Bu topluluk Katolik Kilisesi'nin acmasz basksyla yaklarak ve/veya klla ldrlerek, yok edilmitir. Avrupa'daki ilk byk kitle katliam ite bu Albigensler'e uygulanmtr. Katolik Kilisesi, kendi kilisesine uymayan dier Hris-tiyanlar "Yakarak" yok etmekten kanmamtr.) 1947'de ise nl l Deniz Belgeleri tartma ortamna girmiti. Bu meyanda, sa'nn kardei olduu sylenen Thomas'm kayp "ncili" bulunmutu. Bu arpc ve ar-tc bir ncil'di. lgintir ki bu ncil'in yazar olarak, Apol-lonius'un rencisi Ninoval Damis gsterilmitir. Dier bir anlatmla, sa'nn kardei diye bilinen Thomas kendi ncil'ini yazmam, bu ncil'i hayatnn sonuna doru Ur-fa'da (Edessa) yaayan Damis yazmt. Bu iddia da lahi-yat dnyasn allak bullak etmitir. Ve 20. yy'da Apollonius hakknda yazlm tartmasz en nemli kitaba Alice Winston imza atmt. 1954'te New York'ta yaynlanan bu kitabn tezi adnda gizliydi: "Apollonius of Tyana: Founder of Christianity" "Tyanal Apollonius: Hristiyanln Kurucusu." 1

2. 3. Apollonius/ Balinius "To lie unfree; truth is noble." "Yalan sylemek kleliktir; Doruluk ise soyluluk." Apolloinus of Tyana1 Gabriel de Sacy sa Mesih ve Balinius ile 19. yy'm ba-larnda ran'da ortaya km olan Bahailii ve onun kuru-cusu olarak kabul edilen Bahaullah'm yazlarn ve dn-celerini karlatrd kitab 1889'da yazm ve Bahaul-lah', 19. yy'm en nemli "Reformatr" olarak deerlen-dirmiti.2 Bu kitap yaynlandnda Bahaullah adyla tan-nan Mirza Hseyin Ali Nuri (1817-1892) henz hayattay-d. (Bahaullah, Allah'n Hameti demektir).3 Bahailik akm ile Apolloinus'un gerekten de bir ba-lants var mdr? Buna bir bakmakta yarar vardr. Kald ki, Bahailiin, gerek kurucular "Babiler" ve "Babilik" di-ye bilinen bir akmn ncleriydiler. Bu nclerin en nl-s ise, "Krretl Ayn" adyla tannan bir kadnd. Trk asll bu ranl/Azeri kadn, Babiliin tek kadn

Havarisiy-di ve tpk Maria Magdelena gibi (Mecdelli Meryem) bu akmn kurucusu "Bab" ile birlikte bu mezhebi yaymt. Gerek ad Zerrin Ta olan Krretl Ayn 19. yy. bala-rnda (Bir kaynaa gre 1818) ran'da Kazvin'de dodu. Babiliin tarihine eilmi baz Trk yazarlar (Sleyman Nazif, Dr. N. zuca, N. Nazif Tepedelenliolu) onun Trk olduunu sylerler. Babas Hac Molla Muhammed 111 112 Yoksul Tanr Salih ve dedesi Hac Molla Muhammed Taki, Kazvin'in nde gelen mtehitlerindendi. Tm ailesinin, o srada Kazvin'de yaygn bulunan eyhi tarikatyla yakn ilikileri vard. Zerrin Ta da kadnlara greli bir bamszlk ta-nnmasn savunan, kaplarn kadn mridlerine kapal tutmayan bu tarikat benimsemiti. eyhiliin kurucusu eyh Ahmed Aksai'nin en nemli tilmizi olan Hac Seyyid Kazm Resti ile sk sk grrd; teolojik formasyonunda bu grmelerin arlkl etkisi olmutur. Hatta sonradan tm Babilerce de benimsenecek olan "Krretl Ayn" (Gznuru) ve "Ferehul-Fuad" (Gnl sruru) adlarn ona Seyyid Kazm'n verdii sylenir. 1845 ylndan balayarak ngiltere, Fransa ve Rusya'nn rekabet ve paylam alan olmann, arka arkaya yenilgiyle sonulanan savalarn; ierdeyse rvet ve yolsuzluk olaylarndaki hzl artn etkisiyle iyice bunalan ran'da dinsel grnml hareket ve ayaklanmalar sregidiyor-du. ahlk ynetimi dengeye gre kimi zaman ieride oto-ritesini krmak istedii ii Mollalara kar bu hareketleri destekliyor, kimi zaman en kanl biimde bastryordu. Bu akmlardan biri ve en gls, "Bab" (Szlk anlam: Kap) diye bilinen Seyyid Ali Muhammed'in vaazettii, iiliin Mehdi dncesi, Yahudi Kabbala's, Zerdt dini, Dou Kilisesi, slam Sufiler'i ve Hurufilik'ten esinlenen Babilik idi. Kald ki, bir ve ayn topraklar zerinde birlikte yaayan tm bu din, inan ve deerler birbirleriyle youn bir etkileim iindeydiler. Babiliin kurucusu Ali Muhammed de 1819'da iraz'da domu, Retiyye (Mehdi dncesini vaazeden bir tarikat) eyh'lerinden ders grm, matematik, felsefe ve astrolojiye olan ilgisinin yan sra, ncil'i Yahudi dinini, Zerdt inancn, Arami felsefesini incelemi, sonradan kurduu sisteme de yansyacak olan antik okl-tizm-esoterizm zerine derin bilgi sahibi olmutu. Aytun Altnda! 113 iilik ve bundan hareketle kendine gre byk bir sla-miyet eletirisi getirerek, yeni bir inan sistemi olan Babi-lii ilk kez iraz'da vaazetmeye balad (1843). Tanr'nm bilinmesinde arac olacak olan Bab (kap), adn almas da bu tarihlere rastlar. (sa da kendisini "kap" olarak gr-yordu. slam Ezoterizmi'nde "kap" dncesi nemli bir yer tutar. Seyyid Ali Muhammed de "Bab" kelimesine mistik bir anlam yklemiti. Ona gre "Bab" ilahi hakikati arama aracyd.) Bu sralar Seyyid Kazm Resti lm (1843), eyhiler yeni bir aray iine girmilerdi. Kurretl Ayn Seyyid Kazm'm nde gelen mridlerinden Molla Hseyin Bure-vi'ye bir mektup yazarak, bir esrarl "Zuhur"un yakn ol-duunu hissettiini belirtti. Kendisi de aray iinde olan Molla Hseyin bu mektuptan da ald gle yola kt. Yolu iraz'a dtnde Bab' buldu; onun retisini be-nimsedi. Bab, mektubunu grd Kurretl Ayn' da ha-variliine kabul ederek, 18 (kendisiyle birlikte 19) huruf-l hayy (hayat harfleri): Babi sistemine gre varlk' yaratan ilkeler-nitelikler arasnda yer verdi. Babilik Zerrin Ta iin nemli bir dayanak noktas ol-mutu. Bu inancn ileride greceimiz akidlerine dayanarak peesini att, halk iinde Bab'm grlerini savunan vaazlar vermeye balad. Bu vaazlarda poligamiye kar kyor, kadnn da toplumsal yaamda yerini almas ge-rektiini savunuyordu. nceden kendisini Allah'n gnderdii bir Peygamber, Bab olarak deerlendirmesine karn, Seyyid Ali Muham-med, bir sre sonra, yeni bir iddiada bulundu: O, Haki-kat'm kt kaynak, Allah'n bir tezahr, kutsal bir g-rntyd. Nokta veya Hazret-i Ala ismini ald. Bundan sonra Bab ismi, Horasanl Molla Hseyin Burevi iin kul-lanlr oldu. 114 Yoksul Tanr Bab veya yeni adyla Nokta, bundan sonra iraz'dan hi ayrlmad ve zamann kurduu yeni dinin teorik ve teolojik umdelerini formle etmekle geirdi. Babilik'in yaygnlatrlmas ve siyasal bir g haline dntrlmesi ise bata Molla Hseyin Burevi olmak zere, ilerinde Krretl Ayn'm da bulunduu 18 havari veya Huruf-l hayy tarafndan gerekletirildi. Propagandalarnda yerine gre ya yeni dini

selamlyorlar ve herkesi yeni imana aryorlar, ya da ii akidesine uygun olarak, beklenen imam Mehdi'nin, Nokta'nm kiiliinde ortaya ktn sa-vunuyorlard. Babilik akm ilk bata ran olmak zere zellikle Hin-distan ve Uzakdou'da ok hzl bir yaylma gstermi ve pek ok taraftar toplamt. Bu durum ranl yneticiler ta-rafndan sakncal bulundu ve 9 Temmuz 1850'de Seyyid Muhammed aslarak ldrld. Bundan iki yl sonra Kr-retl Ayn ve arkadalar ikenceyle ldrldler. Bab ve nde gelen Babilerin ldrlmesiyle Babi hare-keti byk lde gten dmt. Ancak bir yandan bir ksm Babinin biad ettii Subh-i Ezel, dier yandan Ba-dat'ta Bab'n mjdeledii Men Yesher Hu Allah (Allah'n izhar edecei kii) olduu iddiasyla ortaya atlan kardei Mirza Hseyin Ali (Bahaullah) Babileri ksmen topland-lar. Ancak bu iki kardein de kendilerini Bab'n halefi ilan etmesi Babilik'i Ezel ve Bahai olmak zere ikiye bld. in ilgin yan, Bahaullah'm, Peygamberlik iddasmda bulunmasnn hemen ardndan Osmanl mparatorluu'nun emriyle stanbul'a getirilmesidir. Yannda seksen drt kiiyle stanbul'a gelen Bahaullah burada drt ay ka-larak bir takm gizli faaliyetlerde bulunduktan sonra, Edirne'ye gnderilerek 4-5 yl kadar orada kald. Mirza Hseyin Ali'nin misyonunu aklamas Edirne'de olmutur. Ancak iki kardein girdii dinsel atmadan tedirgin Aytun Altmdal 115 olan Osmanl Saray, Babi ve Bahailer'i Edirne'den srerek Bahaullah ve Babai'leri Filistin'de Akka'ya, Mirza Yahya ve Ezelileri de Kbrs'a gnderdi. (1868) Her ikisi de propaganda faaliyetlerini buralarda srdrdler. Bugn Bahailik kolu baat durumdadr ve dnyaya yaylmtr. Ayrca az sayda Ezeliler de mevcuttur. ok ksa bir sre iinde, ran'da zellikle de elit (tann-m i adamlar, zenginler, ileri gelen aileler, filozoflar, su-filer, Yahudi tacirler vb.) arasnda yaygnlaan Babilik, s-lam Sufilii, Yahudilik, Zerdt inanc, Dou Kilisesi, Do-u okltizmi ve Hurufiliin her birinin etkisi altnda her birinden unsurlar bnyesinde sentezletiren bir inant. Babi/Bahailere gre Allah zde yaratcdr, nk ha-yatn kendisidir, hayat nereder ve bu neretmenin tek yolu, yaratmaktr. Allah yaratabilmek iin yedi harfi/ke-lam kullanr: bunlar kuvvet, iktidar, irade, eylem, kerem, zafer ve vahiy'dir. Bunlar harf ve kelam olmann yan sra, yaradlta etkin olmu nitelik/deerlerdir ki bunlara huruf-l hayy denir. Allah'n yaratcl tam'dr, yaratmki ise kusurlu; ar-dndan mutlaka paralanma, azalma, tahrib olma gelir. Yaratk, kutsal deer-nitelikler'in tmne sahip olma-d iin Allah-olmayan'dr. Ama, Allah'tan tmyle ayr da deildir. O yalnzca eksiklidir. Tamlma son Yarg Gn'nde, Allah'a kavumakla ulaacak, onunla btnle-ecektir. (Bu bakmdan Tasavvuf'daki Fenafillah dnce-siyle paralellik gsterir.) Gobineau, Babilerin Tanrs'na ilikin olarak unlar sylyor: "Babilerin Tanrs, grld gibi Kaldonya felsefesinin, skender'in, Gnostik teorilerin byk bir kesi-minin, by kitaplarnn, ksacas Dou biliminin Tanr-s'dr. Pentatek'inki (Tevrat'n ilk be kitabnn ad) deilse de Gomara ve Talmud'un vaazettii Tanr budur. Mu116 Yoksul Tanr sa ve sa'nn renebildiklerinden hareketle slamn ta nmlamaya alt Tanr bu deildir ama, tm filozofla rn, kritiklerin, tm akll kiilerin, yani SufiTerin, Semitlemi Zerdtlerin (Yani, Sasanilerden bu yana tm Zerdtlerin) ilim bu lkelerde boy attndan beri arad, tapt Tanr'dr. Bab, Hristiyan ve slam boyunduruu nun bir sre glgede brakt bu Tanr'y tekrar hatrlat maktan, karanlklardan ekip karmaktan baka bir ey yapmamtr."4 > ".-. Babilere gre Ali Muhammed'in iinde Allah'n cema-linin grld bir ayna olduunu ve herkesin O'nu orada grebileceini de ekleyelim. Babiler, her harfin saysal bir deer yklendiini "eb-ced"e byk nem verirler. Babi dncesine gre Tnr'nn saysal ifadesi, "Vahd" ve "Ahy" (hayat veren)i de karlayan ve "hayat veren tek" anlamna gelen 19'dur. "Vcud"un ebced hesabndaki deeri de 19 tutmaktadr. 19 says tm Babi ve Babilii temel alan Bahai yaa-mnda denetleyici durumdadr. Babi/Bahai takvimine gre yl 19 ay, ay 19 gn, gn 19 saat vb.dir. Hukuki ve ticari tm dzenlemeler nceden yerletirilmi bu ilahi uyumu bozmamak iin 19 says temelinde yaplr. Bab, Tanr ile Tanrdan kopan yaratk arasndaki uyumun yeniden kurulmas iin "her eyi birlik saysna gre, yani 19 blm halinde rgtleyiniz" demektir.

Kendisinden nceki Peygamberleri kabul etmesine, on-lar kendi dnemleri iin tutarl saymasna karn, dnem-lerini doldurmu olduklarn syler. Kendi nerdii sistem, tmnden daha sonra geldii iin, tmnn tamamlaycs durumundadr. Babi-Bahai dncesinin en nemli ilkelerinden biri de temizliktir, su, temizliin kendisidir ve temizler. yle ki, Babi savalar, savarken, kanlan vcutlarna yabanc Aytun Altmdal 117 olan giysilerine deip kirlenmesin diye, giysilerini karp plak savarlard. yi giyinmek, her trl lks ve ss e-yalar, deerli talar Babilere haram klnmamtr. Aksine, inziva ve istimna'ya knanmas gereken davranlar olarak baklmaktayd. Babilikte zellikle de k dnemlerinde mallar ortakt. Bab'm lmnden sonra tasarruf hakkn elde edebildiler. Bunun temelinde her trl maln Allah'n olduu d-ncesi yatar. Bahailer'de Kble yoktur. Allah her yerde olduu iin istedikleri ynde ibadet ederler. Bahailerin bulunduu her lkede bir Milli Ruhani Mahvil ve yerel organlar olan Mahalli Ruhani Mahviller vardr. Bahailer kendi aralarnda kan her trl anla-mazl bu organlarda zmlerler; sivil mahkemelere kmalar yasaktr. Her ktada bir tane olmak zere be Ba-hai Mabedi bulunmaktadr. Bunlar, Chicago (ABD), Kam-pala (Uganda), Akabat (Trkmenistan), Sydney (Avust-ralya) ve Frankfurt (Almanya)dadr. Cenevre ve de Lozan merkezleri durumundadr.5 Gerekten de Balinius'un yaam ve eserleri dikkate alndnda Babaullah'm "Levih" diye tanmlanan yaam tarz ve Tanr inancas arasnda sk benzerlikler vardr. Dou mislisizmi bata olmak zere, Kabala retisi, ezo-terizm, okltizm ve Maniecheism hep Apollonius tarafn-dan "vaaz" edilmi retilerdir. Temizlik yasalar (abdest) ve tm dnyay insanlarn ortak mlkiyeti gibi grmek Apollonius ile onun bir tr "Replikas" saylabilecek olan Babaullah arasndaki birok ortak husustan bazlardr. Dier bir anlatmla, eer Apollonius, bir "Din" kurmak is-teseydi, bugnk haliyle deil ama 1880'lerdeki "Safl" iindeki B lailik gibi bir "Cult" kurard, denilebilir. Baha-ullah'n Balinius'un eserlerinden esinlendii kesindir. imdi de Apollonius'un yaamnn ve retisinin baz 118 Yoksul Tanr ilgin yanlarn grelim. sa Mesih'e atfen Kutsal Kitap'ta yazlanlarla, Apollonius'un yaad dnemde belgelenmi baz szlerini ve eserlerini karlatralm. Bu tahminlerin tesinde ilgin sonular verecektir, armayn. Apollonius ile sa Mesih'in karlatrlmas konusu yeni bir olay deildir. Bu tartmalar ilkin Philostratus'un ki-tabnn yazlndan sonra balam ancak doruk noktasna, daha nce szn ettiim yksek brokrat Bitniya Valisi Hierocles'in Domitian dneminde yazd Apollonius'un hayatn ve mucizelerini anlatt kitapla ulamtr.6 Domitian dneminde bata Anadolu olmak zere, .S. 3. yy'da Hristiyanlar ok kk bir aznlktlar. (Bkz.:Ek) O dnemdeki Kilise Babalar, kendilerine bir trl inan-mayan Anadolu halkndan ok Devleti ynetenleri ve on-larn karlarn ve kzlarn etkileyerek Hristiyan yapmaya ynelmilerdi. Bu gizli faaliyetlerinde de baarl ol-mulard. Daha sonra .S. 302 ylndan itibaren mparator Diocle-tian, Hierocles'in bu kitabndan yola karak, Anadolu'da Hristiyanln yaylmasn engellemi ve bask uygula-mt. Bu kitabn etkisi o kadar ok olmutu ki, dnemin Kilise Babalar, rnein Filistinli Eusebe (Eusebe de Cesa-ree) sadece bu kitab konu alan ve sa'y savunan "Hieroc-les'e Kar" (Contre Hierocles)7 adl bir kitap yazmak zo-runda kalmt. Eusebe'nin dorudan Apollonius'u hedef alan bir kitab da vardr.8 Hierocles, kitabnda, o gnlerde, sa Mesih'e atfedilen mucizeleri, gerekte sa'nn deil, Apollonius'un yaptn ve/fakat Hristiyanlarn Apollonius'un yaptklarn/mu-cizelerini "ntihal" (Plagierism) yoluyla alarak haksz bir ekilde sa'ya malettiklerini aklayan ilk yazardr/devlet Aytun Altnda! 119 adamdr. Buna karlk, Kilise Babalar, ister istemez, Apollonius'un ok nl bir if ac (Thaumaturge) olduu-nu, mucizeler yarattn ama aslnda bunlar "Kura By" araclyla edindiini ve sa'nn mucizelerinin Apolloni-us'unkilerden byk olduunu yazmlardr. Eusebe, Apollonius'un rnek bir insan olduunu, rnek bir ahlk sahibi olduunu kabul ettiini ama konu mucizelere ge-lince bunlar gizlice rendii By ve Sihir araclyla yaptn, yapabildiini ne srerek onu sahtekrlkla su-lamtr. lgintir ki, adndan bugnk ncil'de de sz edi-len Simon Magus adl kiiyi de, ayn sulamayla karala-mlard. Gospel yazarlar Simon Magus'un, ok tehlikeli ve ok maharetli bir byc olduunu belirtmiler sonra da

onun sa Mesih'in stnln kabul ettiini duyur-mulard. Simon Magus 1. yy'daki Gnostiklerin nde gelen liderlerindendi. Tpk sa Mesih'in yaamn ve eserlerini (mucizeleri dahil) anlatan 4 Gospel-Yazar olduu gibi, o alarda Apollonius'un yaamn ve mucizelerini anlatan 4 yazar vardr. Bunlar, sa iin, Matthew, Marcus, Luke ve John'dur; Apollonius iin de Flavius Philostratus, Moera-genes, Sotorichus of Oasis ve Hierocles'tir. lgintir ki, sa Mesih'in yaamn yazm olan bu kiiler -eer gerek iseler bilindii zere ya ok az dini eitim grm ya da dind mesleklerde grev almlardr, rnein Matta vergi tahsildaryd. Apollonius'un yaamn ve mucizelerini yazm olanlar ise tarihi, felsefeci, brokrat ve siyasetiy-diler. 1996 ylnda Time Dergisi "sa'y Ararken/Aray" ba-lkl bir dosyay kapak yapmt.9 Derginin bu saysnda David Van Biema imzal yazda, daha nceki blmde de-indiim "Be Gospel" sa Seminerine katlan ilahiyatla-rn ve bilim adamlarnn bulgular nda, 4 Gospel'de 120 Yoksul Tanr anlatlanlarn pek ounun yalan yanl olduklarnn ke-sinletii vurgulanmt. Ayrca ilk 4 Gospel yazarnn (4 Evangelistin) da hi gvenilmeyecek kiiler olduklar, pek ok ilahiyat ve bilim adam tarafndan vurgulanmt. l-gintir ki Apollonius'un hayatn ve eserlerini birinci elden yazm olan ilk drt yazar, hibir ekilde "Gvenilmez" bilgileri yazan "Sahte" ve/veya kimlikleri belirsiz, kiiliksiz insanlar olarak tarihin hibir dneminde dierleri gibi sulanmamlard. Tersine, bu yazarlar, hem kendi dnemlerinde hem de 1700 yl iinde hep en gvenilir kaynaklar olarak gsterilmilerdir. Yine ilgintir ki, Protestanln kurucusu Martin Lut-her de, bu drt Gospel yazarndan ilk nn "Hi Gvenilmez" kiiler olduklarn, dolaysyla sadece John'a bakl-mas gerektiini hep vaaz etmiti. 1835'te David Friedrich Strauss, "sa'nn Yaam" adl kitabn yaynlaynca, Lut-her'in balatt tartma artk bilim alanna tanm oldu. Strauss, kitabnda eldeki - znik Konsili'nde kabul edilen metinlerin ounun sonradan ekleme olduunu, bunlara gvenilmemesi gerektiini vurgulad. Onun aklamalar sonraki kuak ilahiyatlara yol gsterici oldu. Bu inana gre ncil ile Tarih ve Bilim uyumuyordu. ncil'deki veri-ler, mucizeler vd. ne tarih bilimi, ne de Pozitif bilimlerle aklanabilirdi. ncil'de ad geen kentler, kasabalar ve olaylar tarihen "Zaten" hi var olmamlard! Strauss ve dier birok ilahiyatya gre ncil'deki sa ile "mann" sa's ayrydlar, aralarnda bir ba yoktu. Belki olmas da gerekmiyordu! Dier bir anlatmla, inanmak isteyenler gerekolmayan, "Sanal" bir kiiye iman etmekte serbest-tiler. Tpk Apollonius iin olduu gibi sa Mesih iin de, -retisinde "Byclk" ve sihir bulunduu sylenmitir. sa'nn doumundan balayarak, daha sonra suyu araba Aytun Altndal 121 evirmesi, ly diriltmesi, "Cin" kovmas (Exorcism) ve dier "Mucizeleri" ne hikmetse, aynen Apollonius iin de geerlidir. O da "ly diriltmi", o da bir kenti (Efes) sal-gndan kurtarm, o da insanlara, tpk Esseneler'in Esra-rengiz Belleticisi gibi "ifa" datmtr. Tek farkla ki sa, "Byclkle" sulanmam, ama ne hazindir ki, "ifa Us-tas" Apollonius "Byc" olmakla sulanmtr. Eer baz zel bilgiler (Occultik) araclyla insanlara ifa datmak byclkse, Musa da, sa da byc sayl-malydlar. Hele Musa, Tevrat'a gre, Msrl Byclerle Firavun'un huzurunda yarm ve kendi "Tanrsnn" ona verdii "Sinirin" Firavunlarn byclerinkinden daha gl olduunu kantlamaya almt. te yandan eer "Yoktan Var Etmek" byclkse, ilk bata Tanr'nm ken-disi "Ba" byc saylmaldr. Niin Apollonius ve Gos-peller'deki Simon Magus, byc saylmlardr, bu belli deildir. Ortada ak bir hakszlk olduu kesindir. Tpk sa Mesih gibi Apollonius da en yakn dostlarn-dan birinin ihanetine uramtr. Bilindii gibi 12. Havari olarak tannan Judas scariot, Romallar'dan (ya da baka bir anlatma gre Yahudiler'den) 30 gm sikke rvet aldktan sonra sa Mesih'i Romal askerlere ihbar etmitir. te yandan sadece bu "hbar" masal bile kendi iinde bu Gospeller'i "Yalanlar" mahiyettedir. nk Judas, ilgintir ki, Gospeller'de yazdna gre, ONU H TANIMA-YAN, ADINI, SANINI VE NASIL BR OLDUUNU H BLMEYEN Romallar'a yle bir neri gtrmt: Ben sa'nn ve Havarileri'nin yanma gideceim, hangisini ensesinden persem ite "O" kii kendisinin "Tann'nn O-lu" ve "Yahudiler'in Kral" olduunu iddia edendir; benim kimi ptme bakp, kiiyi tanrsnz ve yakalarsnz. Bu anlatm, ayn zamanda, Gospel'de "Herkes O'nu tanyor ve peinden binlerce kii gidiyordu" diye yazlanlar da yalanla122

Yoksul Tanr maktadr; lkenin egemeni olan Romallar'm "sa Mesih"i, brakn tanmay, varlndan bile haberleri yoktu. Apollonius'u da yakn dostu -sonra da en hrsl dman Euphrates, imparator Domitian'a ihbar etmiti. En yakn dostlarnn ihanetine uradklar bilinen bu iki kiiden ApoUonius, Domitian'n Gvenlik Bakan (Prefect) Aelian tarafndan zindana atlmt. Kendisine isnad edi-len sular "Cinayet" ve darbecilerle ibirlii idi. Ne kadar ilgintir ki, en yaknlar tarafndan ihbar edil-dikleri bildirilen bu iki kiiden, sa Mesih'in GEREKTE JUDAS TARAFINDAN H HBAR EDLMED bizzat Hristiyan lahiyatlar tarafndan 1996'da aklanmtr. Dier bir anlatmla Judas Iscariot, 30 gm sikke alarak sa Mesih'i Romal askerlere ihbar etmemitir. BU HBAR OLAYI TAMAMEN sonradan uydurularak ncil'e konmutur.10 Oysa Apollonius'un ihbar gerektir, yazl metinlere ve Roma belgelerine gre bu HBAR GEREK, Romal askerlere yaplan HBAR MASALDIR! Tpk Apollonius'un bana geldii gibi, ne ilgintir ki sa'nn basma da benzer bir olay gelmitir. Buna gre bu iki kii, bir sre iin, en yaknlar tarafndan NCE SAH-TE TANRI olduklar gerekesiyle REDDEDLMLER, SONRA DA SZLERN GER ALARAK ONLARIN "TANRI" (LORD JESUS) ve "NSAN SURETNDEK TANRI" olduklarn kabul ve beyan etmilerdir. sa Me-sih, en yakn Aziz Peter tarafndan Romal askerlerin nnde nce reddedilmi, sonra da yeniden kabullenil-mitir. Rastlant bu ya, ApoUonius da, Tigellius tarafndan nce RED edilmi, sonra MAHKEME karsnda O'nun nsan Suretindeki Tanr olduu kabul ve beyan edilmitir. sa ile ApoUonius arasnda bu olayda TEK FARK vardr, o da Apollonius'la ilgili RED ve KABUL meselesi Roma kaytlarnda, duruma tutanaklarnda vardr (Damis'ten Aytun Altmdal 123 naklen). AMA SA'nm bana gelen AYNI olayla ilgili hibir kayt yoktur! Tpk sa'nn l Lazarus'u diriltii gibi, rastlantya ba-km ki, Apollonius da Efes'li zengin bir ailenin gen ve g-zel kzn "l" iken diriltmitir. Aralarndaki tek fark sa'nn bunu Tanr ve Tanr'nm Olu olduu iin yapt-/yapabildii sylenirken, Apollonius'un ly diriltmesi nedense "By ve Sihir" gcne balanmtr. Kald ki, Apollonius, bunu kendi bana deil, Doann yasalarn kullanarak yaptn, kendisinin byc olmadn; bunun bir "Doa Olay" olduunu ve her zaman olmayacan sylemitir. Oysa sa'nn Lazarus'u dirilttiine inandrlan ilk Hristiyanlar, topluca, kendilerinin de ldkten sonra sa tarafndan yeniden canlandrlacaklarna iman ettirilmilerdir. stelik yeniden canlandnldklarm-da , dorudan Cennet'te olacaklarn dnmlerdir. Ve bu Cennete de kendilerinden baka hibir din mensubunun giremeyeceini ne srmlerdir. Tpk sa Mesih gibi, Apollonius da "Cin" kovmacl yapmtr. sa, talanacak bir kadn kt yola sevk eden cinleri temizlemi, Apollonius da Efes kentini "Ktla" duar eden cinleri kovarak, topraklara bereket getirmitir. lgintir ki, fahieyi cinlerin egemenliinden kurtaran sa, Tanr (LORD) saylm, Apollonius ise, ne hikmetse, "ar-latan" olarak tantlmtr. Ve son olarak -ama sonuncu olarak deil sa da Apol-lonius da "Tanrsal" olmakla anlmlardr. sa Mesih, ilk kez, Aziz yaplan Simon=Petrus tarafndan Tanr'nm Olu ve Tanr (LORD) ilan edilmi (Peter, sa'ya Tanr'nn Olu olduuna man ettiini syledi); Apollonius ise Da-mis tarafndan "nsan Suretindeki Tanr" olarak nitelendi-rilmitir. Ama nedense, sa Mesih, znik Konsili'nde yer-yzne "nsan" suretinde gnderilmi olan Tanr'nm O124 Yoksul Tann lu yaplm -Devlet zoruyla- ve Apollonius'un kaderine "nsan Suretindeki Byc" olmak dmtr. Damis'in beyan ve yazlar mparatorluk arivinde dururken, yoksul ve cahil balk Peter'in, sa'y "Tann" (nce olu) ya-pnn hibir belgesi yoktur, olmamtr. Ayn Peter, sa'nn lmnden sonra, ne hikmetse, birka ay nce "Tanrnn Biricik Olu" dedii sa'y bu kez, sadece, bir "Peygamber" olarak evresindekilere lanse etmitir (Peter, 3:22). u kesindir ki, Tyanal Apollonius, "Hayat alnan Adam" olmutur. Nedense, onunla ilgili her ne varsa, bunlar sa'ya atfedilmitir. Ayn yllarda, ayn yrelerde, ayn insanlara muhatap olarak yaam olan sa ve Apolloni-us'tan, sa "Tanr" yaplm, Apollonius'un ise en az 1500 yl ad unutturulmutur. Bunun nedeni de Konstantin'in "Yeni Din Yeni Devlet" kurmak amacyla toplad 1. Ek-menikal znik Konsili ile, daha sonra mparator olan I. Theodius'un (.S. 381-389) verdii emirlerle Apollonius'un adnn tarihten sildirilmi olmas yatmaktadr. Bu dnemden sonra Apollonius'un yaamyla ilgili Flavius Philostratus ve dierlerinin yazdklar eserler, .S. 460 ylnda Apollonius Sidonius (gnmzde Aziz Sido-ine diye tannyor) adl Fransz asll bir soylu tarafndan bulunmutur." Sidonius, Roma mparatoru Auitus'un k-zyla evlenmi ve bir tez yazarak Apollonius'u ona tant-mtr. Solarion'un yazdna gre 500-1500 yllar arasn-da Apollonius, "Bilge Balinius"

adyla sadece Araplar'm arasnda kendisine bir yer bulmutur. Daha nce de adn-dan sz ettiimiz Cabir bn Hayyan, (.S. 800 yllarnda) ve "Geber" adn alan (Cabir'e zenerek) spanyol yazar Hu-ques de Santalla (.S. 1150) Aristo'nun nl eseri "Secre-tum Secretorum" (Srlarn Srr) kitabndan sz ederken Apollonius ile ilgili Cabir'in kitabndan da uzunca alntAytun Altmdal 125 lar yapmtr. Cabir'in Apollonius'la ilgili bu almas "Kitab al-Hacer'ala Re'i Balinius" adn tayordu ve tm Orta a boyunca, Apollonius'tan sz edilen tek kaynak bu kitap olmutur. u kesinlikle sylenebilir ki, gerek Tapmak valyeleri, gerekse onlarn uzants olan Gl ve Ha Kardelii ile sonraki Speklatif Masonik rgtlerin kurucu ve ynetici-leri, Kilise'nin youn basks nedeniyle gizlenen Apolloni-us'un baz eserlerini grm ve okumulard. Gl ve Ha'm kurucularndan kabul edilen Paracelsus, uzun yllar Araplar'la ve Trkler'le birlikte yaam ve Dou'nun by, tlsm, alimizm, ifaclk ve Hermetizm konularndaki bilgilerine birinci elden ulamtr.12 u da kesinlikle sylenebilir ki, tarihsel olarak devlet ve zel arivlerdeki belgelere gre Tyanal Apollonius adl "Ermi" bir kii yaamtr. Ancak Kilise Babalan bu kut-sal kiiyi, nedense, srarla "Yok" saymlar, "Varln" ka-bul etmek zorunda kaldklar zaman da O'nun "Byc ve Sihirbaz" olduunu iddia etmilerdir. Acaba neden? imdi bunu grelim. Tarihte ok az kitap, yzyllar boyu srecek tartmala-rn kayna olmutur. Flavius Philostratus'un yazd ya da Damis'in tuttuu notlardan ve mparatorie Julia Dom-na'ya iletilen belgelerden derledii "Tyanal Apollonius'un Yaam" byle bir tartmann oda olmutur. Bu kitapta verilen bilgilere gre, Tyanal Pagan Apollonius'un yaam ile Yahudi asll sa Mesih'in yaam neredeyse birebir akmaktadr. yle ki; Flavius'un yazdna gre, Apollonius gn-mzn takvimiyle hesaplannca, .. 4. ylda Tyana kentinde domutur. Tyana, birinci yzylda Kapadokya'da126 Yoksul Tanr ki en nl ve gelimi Pagan yerleim alanlarndan biri, belki de birincisiydi. Bat'smda Galatia (Konya ve evresi), Dou'sunda Armenia, Gney'de Kilikya, Kuzey'de Pon-tus ile komuydu. Tyana, gnmzde Nide li'nin Ke-merhisar ilesidir.(Bkz: Haritalar Ek.) Tyana, Kilikya Boaz denilen bir geitle Pozant'ya (Podandus) ve oradan da Tarsus ve Adana'ya balyd. Bu iki kentte o dnemde en az Edessa (Urfa) ve Carrhae (Harran'n 1. yy'daki ad) kadar gelimi ve uygarlam kentlerdi. Ama Kapadokyallar, o yllarda olduu gibi, ilgintir ki, 10. yy'da da gzkara, kaba, dikkafal, sz dinlemez, cesur gibi sfatlarla anlyorlard. yle ki, 10. yy'da Saray geleneinde Kapadokyal demek sert, hoyrat, kabaday demek anlamna geliyordu.13 Apollonius'un doum tarihi ile sa'nn doum tarihi, kuvvetle muhtemelen ayndr. Katolik Kilisesi ile dier Kiliseler arasnda bu konuda da sorun vardr. Papa Gre-gory'nin takvimi, 1582'de yrrle girdi. Gnmzde birok lkede kullanlan bu takvimde gerekte 11 gn at-lanmt. Gregory bununla da yetinmemi, koskoca bir yl da atmt! Dier bir anlatmla, Papa kendi Katolik Kili-sesi'nin kutsal gnlerinin her zaman iin geerli olacak bir takvime balamak istedii iin, sa'nn doumunu l.Yl (Birinci yl) olarak gstermiti. Oysa, matematiksel olarak bu "0" (sfr yl) olmas gerekirdi.14 Dolaysyla gnmz-de sa'nn tam olarak hangi ylda doduu bilinmemekte-dir. Kesin olan Gregory'nin takvimde gsterilen 1 (Bir) y-lnda domam olduudur. sa muhtemelen kendinden nce (..) 4 ile 6 yllar arasnda bir dnemde domutu. Flavius'un kitabndan rendiimize gre, Apollonius, ok varlkl ve kltrl bir ailenin ocuudur. Atalar Tya-na'nm kurucularndandr. yi bir eitim ve renim gr-mtr. On alt yama geldiinde ailesinin istei zerine o Aytun Altndal 127 dnemde eitim merkezi saylan Tarsus'a gitmi ve bura-daki Pisagorcu/Apollo'ya bal kiilerle tanm ve onlarn rencisi olmutur. Ayn yllarda, daha gen olarak Aziz Paul da Tarsus'ta eitim ve renim gryordu. Biri Yahudi Farisi mezhebinin retilerine gre, dieri de Ro-ma mparatorluu'nun asli dinsel sistematii olan Paga-nizm'e gre eitilmilerdi. Aziz Paul da Tarsus'un yerlisi, zengin bir ailenin iyi eitim grm bir ocuuydu. Daha sonraki hayatnda kendisini, tutucu Farisiler'in "En" tutucu Farisisi olarak tanmlamtr. Apollonius ile Paul'un Tarsus'ta tanp tartm olmalar muhtemeldir. Ancak kesinlikle "Olmamtr" denilebilecek bir gerek vardr: kisi de, tm yaamlar boyunca sa'y hi grmemi ve tanmamtr.

Aziz Paul ileriki yalarnda, balangta ok kar oldu-u, sa Mesih olayn yaymay slenmi ve drt Evangelist'in Gospelleri'ni vaaz etmeye balamtr. lgin olan, u nl Lazorus olaydr. Drdnc Gospel'in yazar John -ki bunu onun yazd belli deildir- sa'nn Lazarus adl bir genci "ldkten" sonra dirilttiini yazmtr. (Nedense bu Lazarus ve dier "Szde" dirilenler, daha sonra tekrar lmler ve bu kez yanlarnda sa olmad iin, bir daha dirilmek ansn yakalayamamlardr!) Bu masalda garip olan, John'un son Evangelist olmas ve Gospeli'ni sa'nn lmnden (.S. yaklak 27-29 yllar) 60 yl kadar sonra yazm olmasdr. Oysa Claude-Carrierre'nin de belirttii gibi, ilk Gospel'in yazar Matthew, sa'nn hep yannda yer almt. Her zaman onunla beraber olmu, her zaman ona yakn olmutu ama kendi Gospeli'nde, bylesine inanlmaz bir olaydan tek satrla dahi sz etmemiti!15 Nitekim Aziz Paul da bugnk ncil'de yer alan szlerine gre, "Ben de bana ne iletmise sizlere sadece onlar anlatyorum o kadar" demiti. Paul sa'nn lleri dirilttiini ve ldk128 Yoksul Tanr ten sonra ge ykseliini sorgulayanlara ite bu yant vermekle yetinmiti. Paul da Apollonius gibi, Atina'ya gitmi ve burada Stoac ve Epikryen filozoflarla tart-mt. Filozoflar ona, "Kulamza garip gelen szler syl-yorsunuz" demiler ve kendisini dikkate almamlard.16 Oysa Apollonius Atina'ya gittiinde tm felsefecilerle ko-numu, daha sonra birouyla yllar boyunca mektupla-m ve karlkl fikir alveriinde bulunmutu. Apolloni-us'un ortadan kaldrlm olanlar dnda bilinen 81 mek-tubu vardr. lgintir ki, bu 8590 yllk dnemde Apollo-nius'un yazd mektuplarn hibirinde sa'dan sz edil-memitir. Belli ki kendisine yollanan mektuplarda da H-ristiyanln ve "ldkten" sonra dirilen Tanr'nn Olu sa Mesih'in ad gememitir. sa'nn lmnden sonra kendisi hakknda yazlanlar ile daha sonra zellikle de 325 ylnda Konstantin'in "Devlet" siyaseti yaratmak amacyla toplad znik Konsi-li'nde yine bu kanl ve gaddar imparatorun isteiyle dzenlenen nihai belgede (Creed=Ament) yer alan szler Hristiyanlar iin sorgulanmadan kabullenilen kaziyeler olmutur. Konstantin ile balayan "Yeni" dnemde "Zor-la" Hristiyanlatrlan Paganlarn says milyonlar bul-mutur. Rodney Stark'm yapt hesaplara gre, ilk yz-ylda toplam nfusun iinde en fazla 1000 kii sa'nn ad-n duymutu ve, bu say Roma mparatorluu nfusunun 0.0017 sine tekabl ediyordu. Oysa 325 ylndan sonra katlanarak artan Hristiyan says 350 ylnda 34 milyona (toplam nfusun %56.3'ne) ykselmiti.17 Apollonius da sa da ayn dnemde yaam olmalarna ve adlarn duyurmu olmalarna ramen, birbirlerinden hi haberdar deillerdi. Apollonius, Pisagorcu ve i-fac olarak uzak lkelere gidip gelirken sa, ksa yaam boyunca Yahudi yerleim alanlarnn sadece iki ya da Aytun Altndal 129 ne gidebilmiti. Apollonius'un gezilerinde ilk durak An-takya ve Babil olmutu. ApoUonius daha sonra Msr'a, Hindistan'a ve birok kez de Atina'ya, Efes'e, Roma'ya ve dier byk merkezlere gitmi, buralarda bazen Krallar'la -Hindistan'da ve Bab'de olduu gibi- bazen mparator-lar'la -Roma'da olduu gibi- bazen de filozoflar, dinadam-lar ve/veya sradan insanlarla tanm onlarla konumu, fikir alverilerinde bulunmutur.18 ApoUonius ile sa'y karlatran kitaplar, Katolik Ki-lisesi'nin basksna uramtr. Nedir ki, 18. yy'm sonundan itibaren bu kitaplarda bir art grlmtr.19 W.B.Wallace'm yazdna gre Philostratus'un kitabn-daki Tyanal Apollonius, Semi tik "Kurtarc" (Saviour) sa'ya kar gerek bir Pagan "Kurtarc" dr.20 Gerekten de gnmzde bilinen anlatmyla ncil'de sa ile Philost-ratus'un kitabndaki Apollonius, birbirlerinin yerlerinde olabilecek karakterlerdir. Hatta Apollonius ok daha uzun yaad iin sa'dan "Fazladr". te yandan ncil'in Yeni Ahit blm dikkatlice okunduunda Tyanal Apolloni-us'un bir "Deus Absconditus" (Kendini Gizleyen Tanr) gi-bi Gospeller'in arasnda dolamakta olduu grlr. (s-railoullar, Musa'nn onlara sunduu ya da tebli ettii Tanr JHVH-Yahveh-i, gremedikleri iin ona "Bu Tanr Niin Kendini Gstermiyor da Gizliyor?" diye sormulard. Deus Absconditus Latince bu Tanr iin yaplm yaktr-malardr.) Apollonius, kukusuz 1. yy'da Greko-Romen dnya-daki ad en nl olan filozof, ifac ve by ustasyd. Szn burasnda, "By ve Sihir" denildiinde, gnmzde "Bilimi" Tanrlatrm, mutlaklatrm olan akademik evrelerin "Hokus Pokus" szleriyle zetlenebilecek olan "Eksik ve arptlm" By ve Sihir tanmlarn deil, bata nl Matematiki Isaac Newton olmak zere saysz bi130 Yoksul Tanr

limadamnm mrleri boyunca uratklar Hermetik, B-y ve Sihir'i kast ettiimizi belirtmek gerekiyor. Sokak ve sahne llizyonistleri'nden deil, her eyi "Yoktan" var etti-ine inanlan Tanrnn "Gizil" gcn simgeleyen Herme-tik By ve Sihir'in srlarna ulaarak bunu kendi apnda uygulayan ve bylelikle de insanlara "Yeni"yi tantan "By Ustalarndan" biriydi Apollonius. Bu tip By ve Sihir'in alimizmin, ezoterizmin ve her-metizmin bilimsel niteliini anlatan Kurt Seligmann'm yazdna gre Tyanal Apollonius, bu alanda kendi bana bir okuldu.21 Yine Seligmann'm yazdna gre Grekler "ller Klt" (Totenkult) diyebileceimiz bir inanca da ok balydlar. len baz kiilerin, yeryznde yapmak istedikleri ileri tamamlayamadan lmeleri halinde, bir sre "Hades"in (Yeralt Tanrs) yannda dinlendikten sonra geri dndklerine ve yarm kalan "Misyonlarn" ta-mamladklarna inanyorlard.22 Dikkat edilirse bu inan Pagan geleneine uygundur, Semitik deildir. Oysa n-cil'de Semitik sa'nn lmnden sonra geri dn "Mis-yonunu" tamamlamak iin olacaktr. Dier bir anlatmla Tanr Baba, biricik Olu sa Mesih'i "kinci" kez yeryz-ne gnderecektir! Oysa Philostratus, zindanda bulunduu srada Apollonius'un, lme mahkum edilmi olan tilmizi ile konuurken -Damis'den naklen- kendisinin onun iin Hades'e gidip, yani lp geri geleceini sylemiti. Philostratus'un kitabnda Apollonius, defalarca Hades'e "Gidip Geri Dnmekten" sz etmitir. Bu da olmas gere-kendir, nk Apollonius'un bal olduu Pisagorcu-luk'un kurucusu Pisagor da, sa'dan yzlerce yl nce, Antik Msr Hermetizmi'nden rendii bu bilgiyi yazm ve durmakszn tekrarlamt. sa'nn yaad 1. yy'da bu tezi yayan ve seslendiren tek filozof Apollonius idi. sra-iloullar'nm ve sa Mesih'in bunu dile getirmesi mmAytun Altndal 131 kn deildi, nk Yahudi gelenei (Habakkuk ve Haga-da) ve eriat bunu "Seslendirmeyi" kesinlikle yasaklam-t. Nedir ki, ncil'de Yahudi sa, tpk Apollonius'un dedi-i gibi Hades'e (lme) gitmi ve "Geri Dnmtr"! lgintir ki, Katolik Kilisesi Apollonius'u karalamak iin onun "Cinlerle" uraan, ifa getirmek amacyla "Cinleri" kovan bir Byc olduunu yzyllardr yinelemektedir. Katolik Kilisesi'ne gre, Pagan Apollonius, "Cinlerle" ko-nutuunu ve onlar ynlendirdiini ne srm bir "Sahte if ac" dr. Nedir ki, o dnemde "Cin" ilimi (Demono-logy) ile sadece Paganlar urayorlard. Yahudiler'de by-le bir uygulama ve inan yoktu, olamazd. "Cin Kovma" (Exorcism) Paganlara zg bir "ifa" yntemiydi. Bugn-k tanmlarla sylersek bir tr "Ruhsal Terapi" ve psikolo-jik danmanlk ve Ruhsal "Sam"di. Dorudur, 1. yy'da bu dalda da en nl kii Apollonius idi. artc olan ta-mamen Paganlara ait olan bu uygulamann "Tpks" gnmzn Katolik Kilisesi'nde "Resmen" vardr ve, rastlantya bakn ki, yzyllardr Kilise'ye bal sofu Katolik Papazlar, Kilise'nin gizli blmlerinde "Cin Kovmakla" meguldrler. Katolik Kilisesi'nde resmen "Cin Kovma/karma" dairesi vardr. Ve ad da "Athenaeum Pontificium Regina Apos-tolorum"dur. Burada deneyimli Papazlar, tpk 1. yy'da Pagan Apollonius'un yapt gibi, Ruhsal bunalmlar geirmekte olan hastalarn "Zapt" etmi olan Cinleri kartmakta ya da kovmaktadrlar. u farkla ki, Apollonius bunu Hindistan'da, Msr'da ve Askelipos'da rendii yntemle "Doa" adna yapmt. Katolik papazlar, Konstan-tin'in emriyle "Devlet Tanrs" yaplm olan sa Mesih ve "O" nun olduu sylenen Kutsal Kitap ncil adna yap-maktadrlar. Papazlar neyin adna yapsalar da sonu bir Pagan "Pratiinin" Katolik Kilisesi tarafndan gasp edile-rek kendisine maledilmi olduu gereini deitiremez.

132 Yoksul Tam 3. yy'da yaam filozoflardan Apoleis ve nl Lactan-tius'un hocas Arnobius, Apollonius'un, Musa ve Zerdt gibi bir kii olduunu yazmlard.23 Gerekten de, ncil'in Yeni Ahit blmnde anlatlanlarn neredeyse tamamn Apollonius "DA" yapmtr. Garip ama gerektir ki, Apol-lonius'un doumunda da "Mucize" vardr. Apollonius'un doumunda onun yeryzne Apollo'nun olu olarak gnderildii sylenmi -Philostratus da bunu nakletmi-tir. Yazar bunun o dnemin kahinlerinin yaptklar/syledikleri "Orac/e"lardan kaynaklandn belirtmitir. Apollonius "DA" rastlant bu ya, tpk sa Mesih gibi mabedle-ri ve tapmaklar dolam ve buradaki "arpk ve Yoz" dinsel retileri eletirmitir. Bir farkla ki, sa, Yahudi sina-goglarn, Apollonius ise Pagan tapmaklarn gezmi ve eletirmitir. Apollonius "DA" tpk sa gibi, faizci ve r-veti tefecilerle tartm onlarn insanlara zulm ve ac getirdiklerini sylemi ve onlarn kentlerden ve de zel-likle mabedlerden kartlmalarn istemitir. ncil'de sa'nn sinagogun avlusundaki tefecilerin para masalarn nasl devirdii anlatlmaktadr. Apollonius da her gittii kentte bu kiilerle tartmtr.

Tpk sa Mesih gibi, Apollonius "DA" insanlara kt huylarndan ve uygulamalarndan vazgeerlerse, kendilerine "Yeni Bir Yaam" verileceini mutulamtr. Bir fark-la ki, sa bu yeni ve "lmsz" yaamn kendisinden gele-ceini sylemi ya da Kilise Babalar onun azndan sylemiler Apollonius ise bunun Pagan Tanrlar tara-fndan verileceini ne srmtr. Tpk sa Mesih gibi, Apollonius da "Yeryznn" tm insanlar iin olduunu hibir zalimin ve/veya tirann yer-yzne "El" koyamayacan ve insanlar kleletireme-yeceini vaaz etmi ve insanlar zalimlere kar kmaya armtr. Bir farkla ki, sa Apollonius gibi bu arsnn Aytun Altmdal 133 arkasnda durmam ve gsterdii cesaretsizlik nedeniyle24 Yahudiler'in umutla bekledikleri "Mesih" olabilme ansn yitirmitir. Apollonius ise zindanda bile arsn yinelemekten ekinmemitir. Tpk sa Mesih gibi Apollonius "DA" konutuu za-man Peygamber, ya da W.C. Frend'in deyimiyle bir "Yasayapc" (Lawgiver) gibi konumu ve sylediklerinin uy-gulanmasn, yanllarn dzeltilmesini, hatalardan d-nlmesini salamak istemitir. Bir farkla ki, sa'nn vaaz ettikleri, muhtemelen 10-15 kii tarafndan hayata geiril-mi, Apollonius'un szleri ise tm Pagan dnyasnda yanklanm ve hayata geirilmitir. Bunlarn hayata gei-rilmesinde, Krallar ve mparatorlar, Apollonius'un iaret ettii yanllarn ve hatalarn dzeltilmesinde onun szn dinleyerek zel emirler ve fermanlar yaynlamlardr. rnein bir Pagan gelenei olan "Kurban" kesilmesinin yanl olduu ilk kez Apollonius tarafndan dile getiril-miti. Apollonius, vejeteryand ve Tanrlara adak olarak hayvanlarn kurban edilmesinin Tanrlara "Hakaret" oldu-unu vaaz etmiti -tm yaam sresince. (zellikle Mit-raizm'de Boa kurban etmek ve hayvann kann yze g-ze ve cinsel organa srmek gelenei vard. Apollonius bu-na iddetle kar kmt.) Tpk sa gibi, Apollonius "DA" kendi bal olduu dinsel-sistematiin artk yozlamaya baladn, doru ve salam bilgiler aktarmas gereken din adamlarnn bu kutsal grevlerini yapamadklarn ne srmlerdi. Apollonius'a gre -Damis'ten naklen- Antakya'daki Apol-lo Tapma'ndaki kahinler, "ciddi aratrmalar ve retim" grmemi, yanl bilgiler (batl) aktaran kiilerdi. Oysa, demiti Apollonius, insanlar Tanrlarn huzuruna temiz bir vicdan ve drst dualarla kmaldrlar. Ve eklemiti: "Ey yce Tanrlar, bana hak ettiimi ltfedin, yeter." Bu nl 134 Yoksul Tanr szndeki Tanrlar szcn "Baba" szcyle deiti-rirseniz, VV.C.Frend'in de belirttii gibi, Apollonius'un yaamn ve eserlerini Gospeller'le karlatrmak ve kyaslamak "Kesinlikle" mmkndr.25 sa'nn yapmad fakat Apollonius'un yapt baz hu-suslar da vardr. rnein Apollonius, skenderiye ve Msr'a giderek buralarda lde yaayan, plak dolaan ve kendilerine "Gymnasofist" denilen "plak Uyarclarla" grmtr. Bu kiiler lde plak olarak yaamakta ve "Kozmik" bilgiler aramaktaydlar. Apollonius yeryzne ait, bata seks olmak zere her nesneden uzak lde "Mnzevi" olarak yaayan bu kiilerle "Tanrlarn Varl-n" tartmtr. lgintir ki, bu "Gymnasofist" denilen kii-ler tarafndan uygulanan "Mnzevi" yaam tarz, yine l-de yaayan ve bu gelenekten gelen Aziz Antony tarafn-dan Hristiyanla sokulmu ve ilk Hristiyan mnzevileri "le" ekilerek Karanis'te ilk Hristiyan Kei tarikatn (Monastisizm) kurmular ve gnmze kadar tamlardr.26 Sz uzatmaya ve tmn karlatrmaya sanrm ge-rek yoktur. Zaten karlatrmalar, bu kitabn yazarndan ok nce, yzyllardr tm ayrntlaryla yaplmtr. Olayn z udur: ncil'in Yeni Ahit blmnde sa Mesih'e atfedilen birok zellik, mucizeler de dahil "ntihal" izleni-mini vermektedir. Bunlarn birou, sa'nn azndan k-mam szlerdir. Bunlarn birou sa Mesih tarafndan yaplm iler ve mucizeler deildir. sa nasl ki, Babasz doarak "Baba Tanrnn Olu" yaplmsa "Tanr Olu" yapmak fikri ncil'den en az 1000 yl nce Hindistan'da ve Msr'da uygulanan bir gelenekti. l Deniz'de bulunan "Oumran" belgelerinde sa'nn da kuvvetle muhtemelen esinlenmi ve etkilenmi olduu Esseneler, .. 200 ylla-rndan beri "Seherin/afak'in Olu/Oullar" (bene ha-shaAytun Altmdal 135 har) ile "In Oullan" ayrmn yapyorlard. Eldeki okunmu belgelere gre (4Q298) Esseneler'in Belletici -retmeni (maskil) henz belirli olgunlua gelerek/ulaarak "n Olu" olamam gen tilmizlere "Seher'in Oullar" diyerek hitap ediyordu.27 Belletici Essene Mnzevileri'nin arasna yeni katlan kiilere, "Ey, Seher'in Oullan, burada reneceklerinizi tam olarak uygularsanz, YENDEN YA-AM YOLUNA DNERSNZ" diyerek onlar uyarrd, gelenek byleydi, (and returned to the path of life).

Gerekte ncil'de kendini gizleyen, gzlere gzkme-den ncil'in sayfalarnda dolaan "Deus Absconditus" (invisible God), gze grnerek bu sayfalarda "Dolatrlm" olan sa Mesih deil, dorudan doruya Tyanal Apollo-nius'tur, denilse yanlg olmaz kansndaym.

Sonsz Hristiyan Tanrbilimi'nde (Teoloji) Aziz Augustin'e atfen retilen bir deyi vardr. Augustin'e gre, "Htristiyanizm man ngrr, nananlar ise Dogma isterler." te bu28 kaziye Hristiyanla yn vermitir. Hristiyanlar, Aziz Augustin ile balayan dnemde (6. yy) imanlarn "Hristiyanizm" iin kullanmlar, onun "Hizmetine" sun-mular, kendileri iinse tartlmas mmkn olmayan "Dogmatik" e gzleri kapal olarak uymular, tartmalara hi girmemilerdi. Bu kat kalplk ve ablonculuk sonu-cunda, "Dogma" ya aykr ne varsa, eletiri olarak ne var-sa, gzlerini krpmadan yok etmilerdir. Bu Kilise Babalar (Church Fathers) ve Kilise Doktorlar (reticiler) son bin yldr Religiocrat (Din Brokratlarn) da yanlar-na/yedeklerine alarak Hristiyanla yn vermilerdir. Onlarn anlattklar Hristiyanclk ile Yahudi asll, saf ve naif "Rabbi" (Haham) sa'nn -eer yaadysa- syledikleri neredeyse taban tabana zttr. sa'nn brakn sylemesini, dlerinde grse "Hayra" yormayaca Paganistik ve Helenistik uygulamalar, sanki sa Mesih istemi gibi, Yeni Ahit'e koymular ve nananlar'a kendi uydurduklar bu "Yeni Din" in esaslarn "Dogma" diye yutturarak onlardan bunlar asla sorgulamamalarn istemilerdir. r138 Yoksul Tanr nein Trinite=Teslis (l Tanr Anlay) bir Pagan uy-gulamasyd ve Konstantin ve znik Konsili'ne katlan piskoposlarca (ikisi hari) zorla Hristiyan Ament'sne sokulmutu. sa, Trinite'yi ne duymu ne de kendi retisi erevesinde benimsemi ve vaaz etmiti. Tpk kendisine inananlardan evlilikten uzak durulmasn STEMED gibi. Din adamlarnn EVLENMEMES gerektii .S. 352 ylnda Laodicea Konsili'nde alman kararla gereklemiti.29 Kilise'nin Makyavelizm'i nedeniyle sz konusu kat kurallara uymayan herkes "Atete" yaklarak (Auto de Feu denilir) cezasn (!) ekmeye mahkum edilmitir. sa'nn Tanr deil olsa olsa "Yeni nsan" olduunu sylemek ve yazmak cesaretini gsterebilen birka yrekli ve inanm Hristiyan'n da sesi susturulmu, eserleri yok edilmitir. rnein, Orta a sonrasnn en nemli Hristiyan Mistii Jacob Bhme bunlardan biridir. Bhme, sa'y Tanr olarak deil "Yeni nsan" olarak gryordu ama vaaz vermesi, konumas, yazmas Kilise tarafndan yasakland.30 Teosofi'nin kurucusu Helena Blavatsky, artk kendisin-den de nl olan kitab "Gizli Doktrin" de ska Apolloni-us'tan sz eder ve onunla sa'y karlatrr. Blavatsky'ye gre ya sa'nn hayat, Apollonius'tan alnmtr ya da tersi. Dier bir anlatmla bu iki adam arasndaki paralellikler o kadar oktur ki, hangisinin hangisi olduunu anlamak zor deil, neredeyse imkanszdr. Blavatsky bunu, iki adamn adnn da (Joshua) ve Apollo'nun "Gkyzndeki Gne" ten kaynaklandn, ikisinin de doumlaryla birlikte Kozmik adlarla tanmlanm olmalarndan yola karak aklamaktadr.31 Blavatsky, devamla, lanbilicus'un 1. yy'da Pisagor'un hayatn anlatan bir kitap yazdn ve burada sa'nn reankarne olmu Pisagor olduunu gsterI Aytun Altndal 139 diine dikkat ekmitir. Her naslsa, sonuta, Apolloni-us'un ad unutulmutur. yle anlalyor ki, sa da Apollonius da GEREKTE KLSE BABALARININ ELNDE OYUNCAK OLMULAR, BR H AKLINDAN GERMED HALDE TANRI YAPILMI DER SE YZYILLARCA UNUTTURULMUTUR. Hi kukusuz iki adam da Kilise'nin, emir komuta zin-ciri altnda, balarn sallayp ne id belirsiz ritellerle inananlar aldatan ve Tanr'ya ulatracam diyerek onlar yollarndan saptran din adamlarnn kurbanlar olmu-lardr. lk yzyln biri Hermetist, if ac ve Filozof/Bilge ada-m dieri saf ve temiz duygularla "Yeni" tip bir insan yaratmak gerektiini vaaz eden adam, birlikte Kilise Baba-lar'nm ve Roma mparatoru Konstantin'in, Teodius'un, Justinyen'in ve Theodora'nm gayretleri ile tarihe ve dine ters ulardan sokulmular ve hi "Hak" etmedikleri yerlere yerletirilmilerdir. Kesin olan udur ki, tm yaam belgelerle ortada olan (devlet arivleri dahil) Apollonius unutturulmu, hayatnn ve yaptklarnn hemen hibiri belgelenemeyen sa'nn, bu balamda SANAL saylmas gereken yaam mutlaklatrlm ve sanki dorudan do-ruya TANRI Kelam imi gibi "nan" ve "Dogma" arayanlarn hizmetine sunulmutur.

Sonszn sonu: Gnmzde sa Mesih'in "Sevgi" ol-duu ve bu nedenle hem STN bir dinin (Hristiyanlk) kurucusu hem de STN BR SEVGNN TANRISI olduu yazlmakta ve sa bu szlerle onu tanmayanlara sunulmaktadr. Oysa, "Sevginin tm Evrendeki TEK LMSZLK" olduunu 1. yy'da defalarca her gittii yerde anlatp insanlar SEVGDE birlemeye davet etmi olan SANAL deil GEREK kii Kemerhisarl=Tyanal Apolloni_

140 Yoksul Tanr us'tu32 nsanlar, tpk sa gibi, ac ekmeye mahkum etmi olan Kilise'nin karsnda, kendi ektii aclar dikkate al-mayp, tm NSANLII SEVGDE ve KARDELKTE BTNLEMEYE DAVET EDEN APOLLONIUS VAR-DIR... Aklamalar, Tanmlar ve Notlar I. Blm IX 1) "Apollonius the Nazarene", by Dr.Walter Seigmeister, NY, 1947, s. 92, Apollonius'un en severek kulland deyi. 2) "A History of the Popes", by Sir Nicholas Cheetham, NY, 1982, s. 86 3) a.b.k.s.88 4) a.b.k. s.87 5) Bu konuda ayrntl bilgi iin bkz: "Vatikan ve Tapmak valyeleri", Aytun Altmdal, Alfa Yay. 2005, 7. Bask. 6) "Church and Society in Byzantium under the Comneni (1081-1261)" by Michael Angold, Cambridge, 1995, s.22 7) a.b.k, s.23 8) lk kez Bizans'ta "Nika syan" srasnda Justinyen'e kar (.S. 532) hayata geirilen bu sistem, daha sonraki yzyllarda Avrupa'da gl bir gelenek haline geldi. Sokak ekiyalanm rgtleyerek si yaset yapmak geleneinin en bilinen iki rnei Almanya'da "Kut sal Vehm" (Femegerichte) denilen rgt ile, bunlarn rgtledikle ri Hitler'in SS ve SA Birlikleridir. Ayrntl bilgi iin bkz: "Bilinme yen Hitler", Aytun Altmdal, Alfa Yay, II. Bask, 2004. 142 Yoksul Tanr 9) Cheetham, a.b.k. s.21 10) Bogomilizm konusunu ayrntl olarak okumak isteyenler iin bkz: "The Other God" Yuri Stoyanov, Yale, 2000. zellikle de Fransa'daki Katolik basks ile Bizans'n, Bogomillere uygulad kym ve iddet arasndaki balantlar ok ayrntl olarak ele alnmtr. 11) Filioque ve Trinite konusunda Ortodokslarn resmi grn bi rinci el kaynaktan renmek isteyenler nl Srp din adam Pere Justin Popovitch'in ciltlik (1931-35) "Dogmatik ve Ortodoksluk Hakikatinin Felsefesi" adl almasna bavurulabilir. (Philosophy Orthodoxe de la Verite) Paris, 1992. 12) Bu blm daha nce "Trkiye ve Ortodokslar" adl kitabmda geni olarak ilenmitir. Alfa Yay. 7. Bask, 2005. 13) Bu stratejinin gnmzdeki en etkili temsilcisi u uluslar aras kurululardr: ECEC (Avrupa ibirlii iin Ekmenik Komisyon), VVCC (Dnya Kiliseler Konseyi), CCREC (Avrupa birlii iin H ristiyan Sorumluluu Komitesi). 14) Bu blmde zeti verilen yaznn tamam iin bkz: Trkiye ve Or todokslar" 15) Cheetham, a.b.k. s.89 16) Angold, a.b.k. s.24 17) Angold, a.b.k. s.477

18) Angold, a.b.k s. 32-35 Ayrca bkz: Michael Baigent and Richard Leigh, "The Elixir and The Stone" London, 1997. 19) "Renaissance and Renewal in the Twelfth Century" Ed. By Robert L. Benson and Giles Contable, Oxford, 1977/ 82, Conference Paper by Per Nykroq , s.608. 20) Baigent and Leigh, a.b.k. s.78 21) "Histoire de L'Etat Byzantine" par Georges Ostrogorsky, Paris, 1977, s. 360. 22) Angold, a.b.k. s. 510. 4. Szn burasnda ksa bir aklama yapmak gerekiyor. Kutsal Ki-tap'n Yeni Ahit blmnde yer alan drt Gospel'in yazldklar tarihler .S. 75-90 yllan arasna tarihlenmektedir. Nedir ki, bu metinler daha sonraki yzyllarda zellikle de ikinci ve nc yzylda deitirilerek yazarlar tarafndan ASLA sylenmemi ve yazlmam baz "Sahte" deyiler ve anlatmlarla doldurulmulardr. Dier bir anlatmla en gerek metinler (Scriptures) diye insanlara ve inanm Hristiyanlara sunulan bu metinler de gerekte tahriflidirler. Bu tahrifli metinlere son rnek son on yl iinde buAytun Altmdal 143 lunan Yeni bir Markus Gospel'i ile bir kez daha kantland. Ksaca "The Secret Gospel of Mark" (Mark'm Gizli ncil'i) diye bilinen bu zgn ncil metninin bugnk Kilise tarafndan kabul edilen metinden ok farkl olduu grlmtr. rnein; kitapta Meryem'in ok daha deiik bir profili izilmitir ve onunla ilgili olan "Bethany" kasabasnn nitelii -ve muhtemelen yerinin tam tayini-yerleik ncil'den farkl olarak Filistin'de deil rdn'de gsterilmitir. lgintir ki sadece Yeni Ahit'te deil Eski Ahit'te de (Yahudi ncili) inanlmaz "Sahte" eklemeler yaplm olduu yl nce yaynlanan bilimsel bir aratrmada ortaya koyuldu. Bu kez iddia sahipleri iki Yahudi'ydi, biri srail'den dieri Amerika'dan. Bunlardan ilki srael Finkelstein'd. Ve bu bilim adam Tel Aviv'deki srail Arkeolojik Aratrmalar Enstits'nn tepe yneticisiydi. Dieri ise Neil Asher Silberman'd ve o da nl bir arkeologdu. Bu ikili yazdklar kitapta , Eski Ahit'te yer alan Tufan olaynn (Nuh Tufan) Patriark Abraham'm srail'den Filistin'e geliinin, Musa'nn Yahudileri Msr'dan Kzl Deniz'i asasyla ikiye ayrarak kurtarnn (Exodus) ve Jericho'nun surlarnn alman borazanlarla yerle bir oluunun hibir ekilde "gerek" olmadn, uydurma "masallar" olduklarm akladlar. Bu iki Yahudi bilim adamna gre Eski Ahit'teki (.. 1800'lerden balayarak) zgn metinler, Judea Kral (Yahudi Devleti bu) Josias dneminde "Siyasi" nedenlerle deiitirilerek efsanelere dntrlmtr. (.. 7. yy). Daha nce de 1977'de iki jeolog, William, Ryan ve Walter Pitman, Eski Ahit'teki "Nuh Tufan" olaynn Kutsal Kitapta anlatld gibi olmadn belgeleriyle aklamlard. Silberman- Fin-kelstein iin bkz: "La Bible devoilee", Ed. Bayard 2002 (Bu ksa rneklemeyi Kutsal Metinlerle , NASIL ve NN ve HANG KASITLI amalarla oynanm olduunu gstermek iin aktardm. Ayrca bu kutsal "Sahtecilikle" ilgili geni bir tartma iin bkz: "Le Nouvel Observateur" Nr. 1967,18 Juliet, 2002.)