You are on page 1of 485

HOLOGRAFK

E V R E N

Michael T A L B O T

E V R E N

HOLOGRAFK

Michael T A L B O T Evrenin, hem madde hem de uuru tek bir alan hlinde ieren dev bir hologram olduu kavram; 'Gereklik nedir?' sorusunu soran herkesi heyecanlandracaktr. Bu kitap, bu soruyu bir daha sorulmamak zere cevaplyor.
Dr. Fred Alan Wolf, Taking the Quantum Leap (Kuantum Srayn Yapmak) adl kitabn yazar

Evrene bakn yepyeni bir biimi olan bu dnce sadece fiziin zlememi bulmacalarn zmekle kalmyor, ayn zamanda telepati, beden d veya lme yakn deneyimler, lsid ryalar ve hatta kozmik birlii hissetmek veya mucize eseri iyilemeler gibi dinsel ve mistik deneyimleri bile aklayabiliyor.
Dr. Larry Dossey, Space, Time and Medicine (Uzay, Zaman ve Tp) adl kitabn yazar ISBN 975-8007-42-4

9"789758"007424"

Kitabn orjinal ad The Holographic Universe Copyright Michael Talbot HarpersCohs Pblishers, Inc. izniyle baslmtr. Bu Kitabn Yayn Hakk nsanl Birletiren Bilgiyi Yayma (BLYAY) Vakf' nn bir kuruluu olan Ruh ve Madde Yaynclk ve Salk Hizmetleri A. .'ne aittir. Ruh ve Madde Yaynclk ve Salk Hizmetleri A. .'nden yazl izin alnmadan hibir alnt yaplamaz 1. Bask: stanbul, Ekim 1997 2. Bask: stanbul, Haziran 2001 3. Bask: stanbul, Nisan 2004 ISBN 975-8007-42-4 Bask Kurti Matbaaclk San. ve Tic. Ltd. ti. Maltepe Mah. Litros Yolu Fatih Sanayi Sitesi No: 12/74-75 Topkap / stanbul Tel: (0.212) 613 68 94 - 613 68 95 Yayn Ruh ve Madde Yaynclk ve Salk Hizmetleri A.. Hasnun Galip Sok. Pembe kmaz No: 4, D: 9 80060 Beyolu/STANBUL Tel: (0.212) 243 18 14 - 249 34 45 Faks: (0.212) 252 07 18 http: www.ruhvemadde.com e-mail: info@ruhvemadde.com

SUNU
Kendini hatrlama meselesi esasnda bir uursal btnlk meselesidir. Kendinizi toplumdan, eyadan, evreden, dnyadan koparmayacaksnz. Kopardnz anda nerede olduunuz belli deildir. Hibir ey yapamazsnz. Daima kendinizi bulunduunuz organizasyon ierisinde bir yerde bulmanz lzm. Bir yerde olduunuzun farknda olmanz lzm. Bu esasnda varln kozmik bir aratrma iinde olmasdr. Farknda olmak, srekli bir kozmik aratrma, gelitirme ierisinde kendi varln tutmak demektir. Eer bunu belli bir seviyeye karrsa, yaarken bile insan kozmik bir yapya, anlaya, bir farkndala ulaabilir. Buna modern ismiyle hologramik uur seviyesi deniyor. Btnn hakknda bilgiyi elde etmek istiyorsanz bir minik parann hakknda bilgi elde etmeniz kfidir. Bunu analiz edip anladnz zaman btn de anlam oluyorsunuz. Bu, para ile btn arasndaki birlii kurmak, dolaysyla kozmik uur demektir. Bunu bilim bize hologram teorisiyle gayet iyi bir ekilde tam zamannda izah etmitir. Hologram fizik bir keiftir fakat felsef yn ok kuvvetlidir, ayrca psiik yn ok kuvvetli olan bilgiler ihtiva etmektedir. Kozmik anlay, kozmik uur iin sidretil mntehaya gitmeye, gklerdeki en u keye umaya hi gerek yok. Bilim adamlar, insan yaarken de kozmik uura sahip olabilir meselesini hologramla insanlara bir daha anlattlar. Umanza, fantastik dnceye lzum yok; her ey si-

HOLOGRAFK

EVREN

zin iinizdedir. Ben size ah damarnzdan daha yaknm ifadesi hologramik bir anlay insanlara sunmaktadr. Czsn ama ah damarnda, yani en can alc noktanda ben varm demek, sen benim btnmn iindesin, senle ben biriz, sen benim paramn manasna gelir. Ama sen de Tanrsn manasna deildir o. Hologramik anlayta ayn ey vardr. Bu kck parayla bu byk ey ayndr. Bunun tahlilini yapn, bunun iinde neler varsa, buradan hangi bilgiyi elde ediyorsanz bykten de ayn bilgiyi elde edersiniz. nsan kendini tanr ve bilirse, kendi ruhsal bedeninde olan kanunlar ve ilkeleri tanrsa kinat da tanr. Kinat nasl ilediini, Tanr yasalarnn nasl olutuunu, nasl uygulamalar iinde bulunduunu da anlar. Onun iin, ta Sokrat'tan beri, kendini bilen Tanrsn bilir, evreni bilir denmektedir. Ya da Tanr'y, evreni tanmak istiyorsan kendini bil manasnda bu lf en eskisinden beri sylenmi ve hl daha bunun tatbikatyla urap duruyoruz. uurlu olmak, farknda olmak, bu ikilemden kurtulmak lzm. Ben ve sen, ben ve o deil, biz meselesi var. Biz hepimiz byk bir hologramn minik paralaryz burada. Kendimizde o bykle alkal btn hususlar, nitelikler, zellikler mevcut, btn gelime imknlar mevcut. Kinatn her noktasna uzanabilecek derecede gce sahibiz. Ergn A R I K D A L BL YAY Vakf Ruh ve Madde Yaynlan

Bu yeni verilerin ilgi alan o denli geni ve kapsamldr ki, insan psikolojisi, psikopatolojisi (ruhsal hastalklar) ve terapatik (tedavi) sreler konusundaki grlerimizde bir devrim yaratabilir. Gzlemlerden bazlar, nemleri bakmndan, psikoloji ve psikiyatrinin erevesini amakta ve Bat biliminin yrrlkte olan Newtoncu-Kartezyen paradigmasna (*) cidd biimde meydan okumaktadr. Bu grler insan yaps, kltr, tarihi ve gerei konusundaki imajlarmz etkin bir biimde deitirebilir.
Dr. Stanislav Grof un The Adventure of Self-Discovery (Kendini Bulma Serveni) adl kitabndan holografik fenomenler zerine grleri

(*) Paradigma: lk rnek... Antik a Yunan dnr Platon'a gre idealar nesnelerin paradeigmata'lardr (ilk rnekleri). Platon ideaclnn temel dncesi budur. Bat dillerinde bu deyim gnmzde yalnzca rnek anlamnda kullanlmaktadr. Burada da Nevvtoncu-Kartezyen rnek anlamndadr. (.N.)

Alexandra,

Chad,

Ryan,

Larry Joe ve Shawn'a sevgilerimle

NDEKLER
Teekkr Giri GEREN A I R T I C I ve YEN B R G R N M Beyin Bir Hologramdr Evren Bir Hologramdr ZHN ve BEDEN Holografik Model ve Psikoloji Holografik Bedenin arksn Sylyorum Bir Avu Mucize Holografik Bak UZAY ve Z A M A N Zihinden kan Zaman Sperhologramda Yolculuk Rya Zamanna Dn Notlar ndeks 29 31 60 95 97 130 183 247 293 295 342 426 451 479 11 17

TEEKKR
Yazmak her zaman ibirlii gerektiren bir abadr ve bu kitabn ortaya kmasnda pek ok insan eitli ynlerden katkda bulunmutur. Burada her birinin adn anmak olanaksz, ama birkandan zellikle sz etmem gerekiyor: Zamanlarn ve dncelerini cmerte balayan felsefe doktoru ve fizik profesr David Bohm ve nrofizyoloji profesr Dr. Karl Pribram olmasayd, bu kitap hibir zaman yazlamazd. Lisansst bilim rencisi Barbara Brennan, tp doktoru Larry Dossey, felsefe doktoru Brenda Dunne, felsefe doktoru Elizabeth W. Fenske, Gordon Globus, Jim Gordon, tp doktoru Stanislav Grof, tp doktoru Francine Howland, felsefe doktoru Valerie Hunt, felsefe doktoru Robert Jahn, felsefe doktoru Ronald Wong Jue, Mary Orser, felsefe doktoru F. David Peat, felsefe doktoru Elizabeth Rauscher, Beatrica Rich, felsefe doktoru Peter M. Rojcevvicz, felsefe doktoru Abner Shimony, tp doktoru Bernie S. Siegel, tp doktoru T.M. Srinivasan, Whitley Strieber, Russel Targ, felsefe doktoru William A. Tiller, tp doktoru Montague Ullman, felsefe doktoru Lyall Watson, tp ve felsefe doktoru Joel L. Whitton, felsefe doktoru Fred Alan Wolf ve Richard Zarro da zamanlar ve dnceleriyle kitaba cmerte katkda bulunmulardr. Carol Ann Dryer dostluunu, saduyusunu ve desteini vermi ve sras geldiinde sonsuz cmertliiyle engin ye11

HOLOGRAFK

EVREN

teneini sunmutur. Felsefe doktoru Kenneth Ring saatler boyu sren harika konumalaryla katkda bulunmu ve bana Henry Corbin'in yazlarn tantmtr. Felsefe doktoru Stanley Krippner, holografik tasarmla ilgili her yeni dnceyi bana telefonla ya da bir notla bildirmitir. Felsefe doktoru Terry Oleson, bana zaman ve "kulan iindeki kk adam" adl t a s l a n kullanmam iin izin vermitir. Felsefe doktoru Michael Grosso, esin veren konumalaryla ve mucizeler hakknda yazlm says belirsiz birok bavuru kitabyla baa kabilmem konusunda bana yardmc olarak katkda bulunmutur. Noetik (*) Bilimler Enstitsnden Brendan O'Regan mucizeler blmne nemli katklarda bulunmu ve bu konuda bilgilenmeme yardmc olmutur. Eski dostum felsefe doktoru Peter Brunjes, bulunmas zor olan birok bavuru kitabn edinebilmem iin kendi niversite ilikilerini devreye sokmutur. Judith Hooper, holografik dnce konusunda kendi geni koleksiyonundan bana saysz kitap ve makale salamtr. New York'daki Holografi Mzesinden lisansst bilim rencisi Susan Cowles, kitaba koyacam izimleri sememde yardmc olmutur. Kerry Brace, Hindu dncesine uygulad holografik tasarmla ilgili grlerini benimle paylamtr. Bu kitab, Yldz Savalar filmindeki Prenses L e i a ' n n n hologramyla ama dncesini onun yazlarndan edindim. Brain/Mind Bulletin'ln(Beyin/Zihin Blteni) kurucusu, holografi kuramnn nemini en nce anlayan ve bu konuyu
(*) Noetik: Akl, zihni ve uur hadiselerini konu alan bilim. (.N.)

12

TEEKKR

ele alan ilk yazarlardan olan Marilyn Ferguson da zaman ve dnceleriyle cmerte katkda bulunmutur. Dikkatli okurlarm, "Evren Bir Hologramdr" adl blmn sonunda evrenin grnmyle ilgili olarak yaptm zetin, grleri birarada incelenen Bohm ve Pribram'n vard sonulardan hareket etmekle birlikte, gerekte Ferguson'un The Aquarian Conspiracy (Kova Burcu Komplosu) adl ok satan kitabnda ayn duygular betimlemek iin kulland szlerden pek de farkl olmadnn farkna varacaktr. Bu, holografi dncesini farkl ve daha iyi szcklerle zetlemek konusundaki yetersizliim nedeniyle, Ferguson'un bir yazar olarak sahip olduu ak ve zl sluba bir alk olarak grlmelidir. Amerikan Psiik Aratrmalar Dernei alanlar bavuru kitaplarn, kaynaklarn ve ilgili kiilerin adlarn elde etmeme yardm ederek katkda bulunmulardr. Martha Visser ve Sharon Schuyler kitapla ilgili aratrmalarda yardm etmilerdir. Btn bunlar balatan ilk makaleyi yazmam benden istemi olan ilk kii Village Voice gazetesinden Ross Wetzsteon'dur. Simon & Schuster'den Claire Zion, holografik dnceyle ilgili bir kitap yazmam ilk neren kii olmutur. Lucy Kroll ve Barbara Hogenson bulabileceim en iyi menejerler olmutur. HarperCollins'den Lawrence P. Ashmead bu kitaba inanm ve John Michel nazik ve saduyulu editrlyle katkda bulunmutur. Dalgnlkla szn etmediim kiiler kaldysa zr dilerim. Bu kitabn domasna katkda bulunmu olan ve burada sz edilen, edilmeyen herkese en iten teekkrlerimi sunarm.

13

Holografik Evren

GR
Yldz Savalar filminde Luke Skywalker'in serveni, R2-D2 adl robotun bir k demeti frlatarak Prenses Leia'run boyutlu ufak bir grntsn yanstmasyla balar. Bu hayaletimsi ktan oluan heykeli bylenmi gibi izleyen Luke, onun Obi-wan Kenobi adl birini yardmna ardn duyar. Bu imge, lazer yardmyla oluturulmu boyutlu bir resim, bir hologramdr; bylesi imgeleri oluturabilmek ok artc teknolojik bir sihir gerektirmektedir. Ancak daha da artc olan, baz bilim adamlarnca tm evrenin, en az Luke'u heyecanlandran o olaanst ayrntl Prenses Leia imgesi kadar gerek, bir tr dev hologram olduu grnn ileri srlmeye balanmasdr. Baka bir biimde syleyecek olursak, kar tanelerinden akaaalara, kayan -yldzlardan hzla dnp duran elektronlara dek tm dnyamzn ve barndrd her eyin, yalnzca baka bir gereklik dzeyinden-bizim kendi gerekliimizin ok telerinde, szn tam anlamyla uzay ve zaman tesindeki bir gereklik dzeyinden- yanstlan hayaletimsi imgeler olabilecei konusunda baz kantlar vardr. Bu artc dncenin balca mimarlar dnyann en nde gelen dnrlerinden ikisidir; ilki, Einstein teorilerinin korunmasn salamak amacyla oluturulmu kurulun bir yesi ve dnyann en saygn kuantum fizikilerinden birisi olan Londra niversitesi retim yelerinden David Bohm, ikincisi de Stanford niversitesinde nrofizyoloji uz17

HOLOGRAFK

EVREN

man olan ve Languages of the Brain (Beynin Dili) adl klasiklemi nrofizyoloji ders kitabnn yazar Karl Pribram'dr. lgin olan, Bohm ve Pribram'n bu sonuca birbirlerinden bamsz ve iki farkl ynde alrken varm olmalardr. Bohm, kuantum fiziinde karlalan tm fenomenleri aklamada yetersiz kalan standart kuramlar yllarca honutsuzlukla irdeleyip durduktan sonra, sonunda, evrenin holografik bir yapda olduuna inanm. Pribram ise, eitli nrofizyolojik bilmecelerin zmnde, gnmzde geerli beyin kuramlarnn baarszla uradn grdkten sonra ayn sonuca varm. Bununla birlikte, Bohm ve Pribram bu gre vardktan hemen sonra, bu holografik modelin ayn zamanda birok anlalmaz olay da akladn grm, kapsam en geni kuramlarn bile aklayamad birok gizemi zdnn, giderek doada karlalan tm fenomenleri de kapsamna aldnn farkna varmlar. rnein, yalnzca tek kulanda duyma yetenei olan bireylerin bir sesin hangi ynden geldiini nasl kestirebildii ya da uzun yllar boyu grmediimiz birinin yzn, o kii bu arada son derece deimi olsa bile nasl olup da anmsayabildiimiz gibi olgular holografi kuramyla aklanabilmektedir. Ancak, holografik model konusundaki en arpc olgu, son derece akl d bulunduu iin genellikle bilimsel anlayn snrlar dnda braklm geni bir fenomenler dizisine de sratle bir anlam kazandrabilmesidir. Bunlar arasnda telepati, prekognisyon, kiinin kendisini evrenle btnlemi hlde hissetmesine neden olan mistik duygular, hatta psikokinezi ya da zihnin, nesneleri hi kimse dokunmakszn yerinden oynatabilme yetenei de vardr. Gerekten de, gn getike daha ok bilim adamnn holografik modele scak bakt ksa srede anlalm ve bu modelin hemen tm paranormal ve mistik deneyimlerin 18

GR

aklanmasna katkda bulunduu kabul edilmitir; son bealt yldr bu model, aratrmaclarda heyecan uyandrmaya, daha nce aklanmas olanaksz kabul edilen pek ok olaya k tutmaya devam etmektedir ve bunlarn saylar gn getike artmaktadr. rnein: 1980 ylnda Connecticut niversitesinden psikolog Dr. Kenneth Ring lme yakn deneyimlerin holografik modelle aklanabileceine deinmitir. Uluslararas lme Yakn Deneyimleri nceleme Kurulunun bakan olan Ring, bylesi deneyimlerin ya da fiilen lm durumunun, kiinin uurunun bir holografik gereklik dzeyinden dierine gemesinden baka bir ey olmadna inanmaktadr. 1985'de, Maryland Psikiyatrik Aratrmalar Merkezinin efi ve Johns Hopkins niversitesi Tp Blm yardmc profesrlerinden biri olan Dr. Stanislav Grof, yaymlad bir kitapta, beynin u anda geerli kabul edilen nrofizyolojik modellerinin her eyi aklamakta yetersiz kaldn ve rnein, aretipik deneyimler gibi durumlarn yalnzca holografik bir modelle aklanabileceini; kolektif uurd ve deitirilmi uur hlleri srasnda deneyimlenen dier olaan d fenomenleri ancak bu modelin karlayabileceini ileri srmtr. 1987'de, Rya ncelemeleri Kurulunun Washington'da yer alan yllk toplantsnda fiziki Fred Alan Wolf sz alarak holografik modelin lsid ryalar (rya gren kiinin uyank olduunun farknda olduu olaanst canl ryalar) akladn nemle savunmutur. Wolf bylesi ryalarn aslnda paralel gerekliklere bir gei olduuna ve holografik modelin eninde sonunda, varln dier boyutlardaki dzeylerini daha doyurucu biimde kefetmeye balayabileceimiz bir "uur fizii" gelitirmemize izin vereceine inanmaktadr. Kanada'daki Queen's niversitesinden fiziki Dr. F. 19

HOLOGRAFK

EVREN

David Peat, 1987'de yaymlad, Synchronicity: The Bridge Between Matter and Mind (Ezamanllk: Madde ve Zihin Arasnda Bir Kpr) adl kitabnda, ezamanlln (bylesi olaanst ve psikolojik olarak son derece anlaml ve bu yzden tek bana sebep sonu zinciriyle aklanamayacak baz rastlamalarn) holografik modelle aklanabileceini savunur. Peat bylesi rastlamalarn aslnda, "gerekliin dokusundaki defolar" olduuna inanr. Ona gre, bu rastlamalar, dnme srelerimizin fiziksel dnya ile imdiye dek sanldndan ok daha yakndan ilikili olduunu aklamaktadr. Btn bunlar, bu kitapta yapacanz keif gezisinde karlaacanz dnceleri tahrik eden fikirlerden bazlar. Bu dncelerin ou son derece tartmaya aktr. Gerekten de, holografik modelin kendisi ar dzeyde tartlabilir nitelikte olup, hibir biimde bilim adamlarnn ounluu tarafndan kabul edilmi deildir. Bununla birlikte, greceimiz gibi, birok nemli ve etkin dnr bu gr desteklemekte, gerein kusursuz bir tanmlamas olabileceine inanmakta ve bu konuya dikkatlerimizi ekmektedirler. Holografik model, ayn zamanda baz etkileyici deneysel destekler de kazanmtr. Nrofizyoloji alannda, Pribram'm hafza ve alglama srelerinin holografik yaps konusundaki eitli tahminlerini onaylayan ok sayda inceleme sonucu vardr. Ayn biimde, 1982'de, Paris'teki Kuramsal ve Uygulamal Optik Enstitsnde grevli fiziki Alain Aspect ynetimindeki bir aratrma ekibi tarafndan titizlikle uygulanan dnm noktas niteliindeki bir deney, fizik evrenimizi oluturan atomalt paracklarn -szcn tam anlamyla gerein dokusunun- inkr edilemez bir "holografik" nitelik tadn ortaya koymutur. Kitabmzda bu bulgular da tartlacaktr. Bu deneysel kantlara ek olarak, holografik model var20

GR

saymna arlk kazandran baka eyler de vardr. Bu konuda zerinde durulmas gereken en nemli ey belki de, bu dnceyi ilk olarak ortaya atan iki adamn karakter ve baarlar olmaldr. Bu kiiler meslek yaamlarnn balarnda, holografik model konusundaki almalarndan nce de, dnceleriyle ortala parlt sayorlard, her biri kendi alannda saysz baar elde etmiti. Btn bunlar, ou aratrmacnn geri kalan akademik yaam boyunca, zerine yan gelip yatmasna yeter de artard bile. 1940'larda Pribram limbik sistem (*) zerinde nc nitelikte almalar yapmt. Bohm'un 1950'de plazma fizii konusunda yapt alma da kendi alanndaki kilometre talarndan biri olmutur. Ancak bundan daha nemli olmak zere, bu kiiler daha farkl bir konumda da dikkatleri zerlerine toplamtr. Bu, en baarl herhangi bir erkek ya da kadnn bile ok ender olarak elde edebilecei bir baardr; nk sz konusu olan, yalnzca zek ya da yetenekle elde edilebilecek bir ey deildir. Bu, yrek ister; bu, kiinin ezici bir muhalefet karsnda bile ayaa kalkp kendi grlerini byk bir gle savunmasn gerektirir. Bohm, niversiteyi bitirdikten sonra Robert Oppenheimer'le doktora almas yapmt. Oppenheimer 1951 ylnda Senatr Joseph McCarthy'nin Amerikan Kart Eylemler Komitesince yrtlen o rktc soruturma srasnda sulandnda, Bohm ona kar tanklk yapmak zere arlmt; bunu kabul etmedi. Sonu olarak Princeton'daki iini kaybetti ve Birleik Devletler'de bir daha asla ders vermedi, nce Brezilya'ya, sonra da Londra'ya yerleti. Meslek yaamnn balarnda Pribram da buna benzer bir liyakat snavndan gemiti. 1935'de, Egas Moniz adnda bir Portekizli nrolog kendi buluu olan bir yntemin akl hastalklar iin kesin zm olduunu ne srmt. Bir
(*) Beynin duygu ve davranlarla ilikili bir sistemi.

21

HOLOGRAFK

EVREN

hastann kafatasna sivri ulu bir operasyon gereci ile giriyor, prefrontal korteksi (*) beynin dier blmlerinden ayryordu, bu yntemle en baa klmaz hastalar bile yattrmak olasyd. Bu ynteme prefrontal lobotomi adn vermiti ve 1940'larda bu o denli tutulan bir tp teknii olmutu ki, sonunda Moniz'e Nobel dl verildi. 1950'lerde bu yntemin kazand beeni devam etti ve sonunda, McCarthy' nin durumalarnda olduu gibi, istenilmeyen kltrel eleri ezip yok etmek iin bir ara olarak kullanlmaya baland. Lobotominin bu amala kullanlmas o denli kabul grmt ki, yntemin Birleik Devletler'deki balca savunucusu olan operatr Walter Freeman, lobotominin "izofrenler, ecinseller ve radikaller" gibi toplumsal uygunsuzlardan "iyi Amerikan vatandalar" yarattn yazmt utanmadan. Bu arada Pribram, tp sahnesine kmt. Meslektalarndan pek ounun tersine, Pribram bakasnn beynini bu kadar acmaszca kurcalamann yanl bir ey olduu duygusunu tayordu. Florida'daki Jacksonville Hastanesinde gen bir nroloji operatr olarak alrken gnn bu kabul edilmi tp yntemine kar karak kendi kouunda herhangi bir lobotomi uygulamas yaplmasna izin vermedi. Sonradan Yale'de bu ekimeli tavrn srdrd ve bu radikal grleri yznden neredeyse iini yitirecek duruma geldi. Bohm ve Pribram, koullar ne olursa olsun, inanlar dorultusunda direnmelerine neden olan sorumluluk anlaylarn holografik model konusunda da aka ortaya koymulardr. Grlecei gibi hi de kmsenemeyecek saygnlklaryla bylesi tartmal bir dnceye destek vermeleri her ikisi iin de kolay bir seim olmasa gerek. Her ikisinin de yreklilii ve gemite sergilemi olduklar saduyu,
(*) Prefrontal korteks: n beyin zar.

22

GR

bu kez de holografik dnceye arln koymutur. Holografik modeli dorulayan son bir kant da paranormal olaylar konusunda ortaya kmtr. Bu kmsenecek bir e deildir, nki onlarca yldr biriken artc bir kant ktlesi giderek artmakta ve bize, lisedeki fizik-kimya derslerinde renmi olduumuz o boyutlu ve rahatlatc, sopalarla talardan olumu dnya tasarmnn yanl olduunu dndrmektedir. nki bu bulgular geerli bilimsel modellerimizin hi birisiyle aklanamamaktadr, bilim temel olarak bunlar yllardr grmezden gelip durmutur. Ancak, paranormal alanndaki bu kant birikimi yle bir noktaya ulamtr ki, geerli bilimsel kuramlar asndan durumun artk savunulabilir bir yan kalmamtr. Tek bir rnek vermek gerekirse, 1987'de, her ikisi de Princeton niversitesinde grevli olan fiziki Robert G. Jahn ve klinik psikolog Brenda J. Dunne, Princeton niversitesi, Mhendislik Alanndaki Anomalileri Aratrma Lboratuvarnda on yldr yrttkleri titiz deneyler sonucunda, zihnin, fiziksel gereklik ile psiik yolla etkileebildii konusunda kukuya yer brakmayacak bir kant birikimi salamlardr. Jahn ve Dunne, daha da ak tanmlamak gerekirse, insanlarm zihinsel younlama yoluyla baz tr makinelerin ileyiini etkilemekte olduklar sonucuna varmlar. Bu son derece artc ve gnmzde geerli olan gereklik tasarmmzla aklanamayacak bir bulgudur. Bununla birlikte holografik bak as bu olaya bir aklama getirebilir. Paranormal olaylar u an geerli olan bilimsel anlaylarmz tarafndan izah edilemediinden evrene yeni bir bak biimi, yeni bilimsel bir paradigma iin, deyim yerindeyse yalvarmaktadrlar. Kitabmz, holografik modelin paranormali nasl akladn gstermenin tesinde, bu olguyu aklayan kant birikiminin, byle bir modelin varlna duyulan gereksinimi de gerekten nasl ortaya koydu23

HOLOGRAFK

EVREN

unu irdeleyecektir. Paranormalin u anki bilimsel dnya grmz tarafndan aklanamyor olmas, konunun bu denli tartmaya ak olmasnn nedenlerinden yalnzca birisidir. Baka bir nedeni de psiik ilevleri lboratuvar koullarnda saptamann ok g oluudur. Ve bu durum, birok bilim adamnn byle bir olguyu yok saymalar sonucunu getirmitir. Grnrdeki bu belirlenemezlik kitapta ayrca incelenecektir. Paranormalin tartmaya ak oluunun baka bir nemli nedeni de, oumuzun inanageldiinin tersine, bilimin nyargdan uzak olmaydr. Bu gerei, birka yl nce, ok tannm bir fizikiye belirli bir parapsikolojik deney konusundaki dncelerini sorduum zaman rendim. Fiziki (bu fizikinin paranormal olaylar konusunda ok kukulu olduu bilinirdi) bana bakarak, byk bir otoriteyle, ortaya kan sonularn "herhangi bir psiik ilevin sz konusu olduu hakknda hibir kant oluturmadn" sylemiti. "Sonular ahsen grmemitim." Kendisinin zeksna ve birikimine sayg duyduum iin bu yargsn sorgusuz kabullendim. Sonradan sonular kendim incelediimde, deneyin psiik yetenein varln ortaya koyan ok arpc sonular retmi olduunu grerek afalladm. O zaman ok tannm bilim adamlarnn bile nyargl ve kr noktalara sahip kiiler olabileceinin farkna vardm. Ne yazk ki, paranormalin aratrlmas srasnda bylesi durumlarla sk sk karlalmaktadr. Yale niversitesi psikologlarndan Irvin L. Child, geenlerde American Psychologist dergisinde yaymlanan bir makalesinde New York, Brooklyn'deki Maimonides Tp Merkezinde yrtlen nl bir dizi DDA (*) rya deneylerinin bilim kurulu tarafndan nasl karlandn inceliyor. Child, deneylerin or(*) DDA: Duyular D Alglama (ngilizce, ESP: Extrasensory Perception)

24

GR

taya koyduu DDA desteindeki arpc kantlara karn bu almann bilim evrelerinde hemen tmyle yok sayldn grm. En zc yan ise, bu deneylere yer verme abasna katlanan bir avu bilimsel yaynn da aratrmay son derece "arptarak", tad nemi tmyle belirsizletirmi olmasyd. 1 Bu nasl olabilir? Bunun bir nedeni bilimin daima inanmak istediimiz kadar objektif olmaydr. Bizler bilim adamlarn biraz hayranlkla gzlyor ve bize bir ey sylediklerinde bu szn gerek olmas gerektiine kendimizi inandryoruz. Onlarn yalnzca birer insan olduunu ve tpk bizim gibi dinsel, felsef ve kltrel nyarglarn etkisinde kalabileceini unutuyoruz. Bu bir ansszlktr, nk bu kitabn iaret edecei gibi, u an geerli olan dnya grmzden ok daha fazlasn iermekte olduunu gsteren byk bir kant birikimi vardr. Acaba bilim zellikle paranormale kar niin bu kadar diren gstermektedir? Bu olduka zor bir soru. Love, Medicine and Miracles (Ak, Tp ve Mucizeler) adndaki ok satan bir kitabn yazar, Yale niversitesi operatrlerinden Dr. Bernie S. Siegel, salk konusundaki ilerici grlerinin karlat diren karsnda, bu durumun kiilerin inanlarna sk skya bal olmalarndan kaynaklandn ne sryor. Siegel, inanlarn deitirmeye kalktnzda onlarn tpk zararl alkanlk bamllar gibi davrandklarn gzlemlemi. Siegel'in bu gzleminde byk lde gereklik pay olsa gerek, belki de uygarln byk sezgileri ve atlmlarnn ou balangta bu nedenle bylesi tutkulu bir inkrla karlamtr. Bizler inanlarmza bamlyz ve birisi bizi dogmalarmzn gl afyonundan ayrmaya kalktnda tpk bamllar gibi davranyoruz. Ve Bat bilimi yzyllar boyunca paranormale inanmamak konusunda nasl inanla 25

HOLOGRAFK

EVREN

direndiyse, bu bamlln da yle kolayca brakmayacaktr. Ben kendimi ansl sayyorum. nk her zaman, dnyada genel kannn dnda baka eyler de olabileceini kabul etmiimdir. Ben psiik yeteneklere sahip bir ailenin iinde bydm ve erken yalardan balayarak bu kitapta sz edilecek fenomenlerin bazlarn deneyimledim. Zaman zaman konu gerektirdiinde kendi deneyimlerimden bazlarndan da sz edeceim. Bunlar kant ieren anekdotlar olarak grlebilirler, ancak bu deneyimler benim iin henz yeni kefetmeye baladmz bir evrende yaamakta olduumuzu gsteren en nemli kantlar oluturmutur, ierdikleri sezgisel nitelikler nedeniyle onlar da kitabma ekledim. Son zamanlarda bazlar, holografik kavram henz gelimekte olan bir tasarm, farkl gr alar ve kant paralarndan oluan bir mozaik olarak grdkleri iin, tm bu gr alar btnlenmedike holografik tasarma bir model ya da bir kuram demlemeyeceini ileri srmektedirler. Bunun sonucunda baz aratrmaclar bu kavrama holografik paradigma (*) adn verirken, dierleri de holografik analoji (**) ya da holografik metafor (***) gibi adlar vermilerdir. Bu kitapta eitlilik adna, holografik model, holografik kuram da iinde olmak zere tm bu terimleri kullandm. Ancak, hibir biimde holografik tasarmn, bu terimlerin en kat anlamyla bir model ya da kuram statsn kazanm olduunu ima etme abasnda olmadmn bilinmesini isterim. Ayn biimde, Bohm ve Pribram holografik tasarm ilk ortaya atan kiiler olmakla birlikte, bu onlarn, kitapta ileri srlen tm gr ve kanlarn hepsine katldklar anlam(*) Holografik ilk rnek, tipik rnek. (**) Holografik benzeim, rnekseme. ( * " ) Holografik mecaz (benzetme). (.N.)

26

GR

na gelmiyor. Aslnda, bu kitap yalnzca Bohm ve Pribram'n kuramlarna deil, holografik modelden etkilenmi ve bunlar tartmaya ak kendi bak alaryla yorumlam olan saysz aratrmacnn vard sonulara ve fikirlerine de yer vermektedir. Bu kitapta ayrca, kuantum fiziinden, yeni fiziin atomalt paracklarn (elektronlar, protonlar ve dierleri) inceleyen dalndan da sz ettim. Bu konu zerine daha nce de yazm olduum iin kuantum fizii teriminin baz kiilerin gzn yldrdn ve bu konunun kavramlarna yabanc dme korkusu uyandrdn biliyorum. Deneyimlerim bana, hi matematik bilgisi olmayan kiilerin bile bu kitapta deinilen fizikle ilgili kavramlar anlayabildiini gstermitir. Gemite bilimle ilgilenmi olmanz bile gerekmez. Bir sayfaya gz atarken bilmediiniz bilimsel bir terimle karlatnzda yapmanz gereken tek ey ak bir zihne sahip olmaktr. Ben bu terimleri olabildiince az kullanmaya aba gsterdim, byle bir terimi kullanmam gerektiinde de o terimi hemen aklamaya zen gsterdim. Onun iin sakn korkmayn. "Su korkunuzu" bir kez yenince, kuantum fiziinin garip ve byleyici dncelerinin arasnda sandnzdan ok daha kolayca yzebildiinizi greceksiniz. Ve sanrm, bu dncelerden birkan zihninizde lp bimek bile dnyaya baknz deitirecektir. Aslnda, izleyen blmlerde yer alan dncelerin dnyaya baknz deitirmesini diliyor ve umuyorum. Bu kitab sizlere bu mtevaz dileimle sunuyorum.

27

Gerein artc ve Yeni Bir Grnm

Olgunun karsna ufak bir ocuk gibi oturun ve daha nce edinmi olduunuz tm kavramlar unutmaya hazrlann, Doa sizi hangi uuruma, her nereye yneltirse yneltsin, onu alakgnlllkle izleyin, yoksa hibir ey renemezsiniz.
T.H. Huxley

BEYN BR HOLOGRAMDIR
Bu tanmlama, grnen dnyann yanl olduu anlamna gelmez; orada bir gereklik seviyesinde nesnelerin bulunmadn gstermez. Bunun anlam udur: Bu gerekliin arasndan geip evrene holografik bir sistemle bakacak olursanz, baka bir grntye ular, farkl bir realiteye varrsnz. Ve bu dier gereklik imdiye dek bilimsel olarak aklanamayan eyleri -paranormal fenomenleri, ezamanll, olaylarn sanki anlaml gibi grnen karlamalarn- aklayabilir.
Karl Pribram Psychology Today (Gnmzde Psikoloji) dergisinde yaymlanm bir rportajdan

Pribram' holografik modeli biimlendirmeye ynelten ilk k noktas, anlarn beyinde nasl ve nerede depolanmakta olduu sorusuydu. Bu gizemle ilgilenmeye balad 1940'larn ilk yllarnda anlarn beyinde belirli bir yerde yerlemi olduu kans egemendi. Kiinin sahip olduu her an, rnein bykannesini son olarak grd ann ya da on alt yanda koklam olduu bir gardenyann kokusunun, beyin hcrelerinin belirli bir yerinde bulunduuna inanlrd. Bu gibi an izlerine engramlar deniliyordu, bir engramn hangi maddeden yapldn -bir nron mu, yoksa zel bir tr molekl m olduunu- hi kimse bilmiyordu. Ancak bilim 31

HOLOGRAFK

EVREN

adamlarnn ou bunun gnn birinde anlalacandan emindi. Bu gvenin baz nedenleri vard. Kanadal nroloji operatrlerinden Wilder Penfield, 1920'de belirli anlarn beyinde belirli yerleri bulunduu konusunda inandrc kantlar elde etmiti. Beynin en ilgin zelliklerinden biri acy dorudan alglayamamasyd. Kafatas lokal anesteziyle uyuturulduunda, tmyle uurlu durumdaki bir hastaya hibir ac vermeden beyni zerinde ameliyat yapmak olasyd. Penfield, beynin bu zelliinden yararlanarak bir dizi dnm noktas niteliindeki deneyi gerekletirdi. Sarallarn beyinlerinde yapt ameliyatlarda, beyin hcrelerinin eitli blgelerini elektriksel olarak uyaryordu. uuru tmyle yerinde olan hastalarndan birinin akak loblarn (beynin akaklarn arkasndaki blmn) uyardnda hastann gemite yaanm baz anlarn son derece canl ayrntlarla yeniden deneyimlediini grerek ok ard. Baka bir adam da birdenbire Gney Afrika'daki arkadalaryla yapt bir konumay tekrar etmeye balamt; ocuun biri annesinin telefonda konutuunu duyabiliyordu. Penfield, elektrodu o blgeye dedirip durduka annesinin tm konumasn yineledi; bir kadn kendisini mutfanda buldu, darda oynayan ocuunun sesini duyabiliyordu. Penfield baka bir blgeyi uyardn syleyerek hastalarn yanltmaya alsa bile bu uyar hep ayn anlar canlandryordu. lmnden az nce, 1975'de baslan The Mystery of the Mind (Zihnin Gizemi) adl kitabnda yle yazmt: "Bunlarn birer rya olmadklar kesindi. Birbirini izleyen uur kaytlarnn elektriksel uyanlarla iler hle getirilmesi sz konusudur. Bu kaytlar, hastann daha nceki deneyimleri srasnda olumutur. Hasta tpk bir sinema filmindeki flashbackler gibi daha nceki bir dnemde idrak etmi olduklarm yeniden yaamaktadr." 1 32

BEYN

BR

HOLOGRAMDIR

Bu aratrma, Penfield'in, kalabalk arasnda karlatmz her yabana yzden, ocukken grdmz her rmcek ana dek deneyimlediimiz her eyin beynimize kaydolduu sonucuna varmasna neden olmutu. Bu denli nemsiz pek ok olayn hastann zihninde btn ayrntlaryla byle birdenbire canlanvermesinin nedenini buna balyordu. Eer hafzamz, gnlk deneyimlerimizi, dnya yaamyla ilgili en kk ayrntlarna dek her eyiyle kapsayan eksiksiz bir kayt aracysa, o zaman olaylarm birbirini izledii byle grkemli bir kaydn iine geliigzel dalmak bir alay yzeysel bilgiyi su yzne kartacakt. Gen bir nroirurji (*) rencisi olan Pribram'n, Penfield'in engram kuramndan kukulanmak iin bir nedeni yoktu. Ancak daha sonra dncesini tmyle deitirmesine neden olan bir ey oldu. 1946'da Yerkes Primat Biyolojisi Lboratuvarnda ve daha sonra da Florida'daki Orange Park'ta, byk nropsikolog Kari Lashley'le almaya balamt. Lashley hafzadan sorumlu o bir trl belirlenemeyen mekanizma zerine otuz yldr kiisel bir inceleme yapp duruyordu ve orada Pribram, Lashley'in almalarnn meyvelerine ilk elden tank oldu. artc olan, Lashley'in engramn varl konusunda hibir ipucu elde edememi olmasnn da tesinde, yapt incelemenin, Penfield'in tm bulgularnn dayand zemini yerle bir^tmi olmasyd. Lashley'in yapt ey, fareleri, rnein bir lbirent iinde koturmak gibi, eitli grevleri yerine getirmek zere eitmekti. Farelerin beyinlerinin eitli blmlerini ameliyatla karttktan sonra onlara yine bu deneyleri uygulad. Amac, farelerin beyinlerinden lbirent iinde koma yeteneklerinin anlarn kapsayan blmleri devreden kartmakt. Beyinlerinden hangi oranda para alrsa alsn, anlarn ortadan kaldramadn grerek armt. Genellikle farelerin motor yetenekleri za(*) Nroirurji: Beyin ve sinir cerrahisi. (.N.)

33

HOLOGRAFK

EVREN

yrlyor ve lbirentin koridorlarnda beceriksizce topallyorlard ama beyinlerinin byk bir blm kartlm olsa bile hafzalar inatla tam kalyordu. Pribram iin bunlar olaanst bulgulard. Eer hatralar beynin iinde ktphane raflarnda belirli yerlerde bulunan kitaplar gibi zel bir yere sahipse, Lashley'in cerrah mdahaleleri onlar zerinde niin etkisiz kalyordu? Pribram'a gre bunun tek nedeni, hatralarn beynin belirli blgelerinde yerlemi olmayp, tm beynin iine bir biimde yaylm ya da datlm durumda oluuydu. Sorun, bu durumun olumasn hangi mekanizma ya da srecin salad konusunda hibir dnce retilememesiydi. Lashley de ondan daha fazla bir ey bilmiyordu; sonradan, "Hatra izlerinin beyindeki yeri konusundaki kantlar aratrrken bazen, bunu renmenin olanak d olduu duygusuna kaplyorum. Bununla birlikte, ne denli ok kar kant olursa olsun bir eyler renebilmek, baz durumlarda olanak d olmayabilir." 2 diye yazmt. 1948'de Pribram, Yale'den bir i nerisi ald ve oradan ayrlmadan nce, Lashley'in otuz yllk muazzam aratrmalarnn yazlmasna yardm etti. nc Keif Pribram, Yale'de, hatralarn beynin iinde datlm durumda olduu fikrini kafasnda evirip evirmeyi srdrd ve dndke bu konuya daha da ok akl yatt. Ne de olsa, hastalk nedeniyle beyinlerinden para alnm tm hastalar hibir zaman belirli anlarndan yoksun kalmyordu. Beyinden byk bir para alman bir hastann hafzas genellikle biraz bulank oluyordu, ama ilerinden hi birisi ameliyattan, herhangi bir belirgin hafza kaybyla kmamt. Yine ayn biimde, araba kazasnda ya da dier kazalarda kafa34

BEYN

BR

HOLOGRAMDIR

sndan yaralanm bir hasta hibir zaman ailesinin yansm ya da okumu olduu bir romann yansn unutmuyordu. Hatta, akak loblarnm Penfield'n aratrmalarnda en nemli e olan beynin o blgesinin kartlm olmas bile kiinin hatralarnda herhangi bir bolua neden olmuyordu. Pribram'n kendi aratrmalar ve dier aratrmaclarn deneyleri srasnda beyni uyarlan -sarallar dndaki- hastalarda Penfield bulgularnn tekrarlanmamas da Pribram'n bu grn pekitiriyordu. Penfield'in kendisi bile, saral olmayan hastalarda bu sonular yinelemeyi baaramamt. Anlarn beynin iine yaylm olduu yolundaki giderek artan kantlara karn Pribram, beynin bylesi sihirli bir beceriyi nasl olup da baarabildiini yine de anlayamyordu. Sonra, 1960'n ortalarnda, Scientific American dergisinde okuduu bir makale onu imek gibi arpt. Bu makale, bir hologram dzeninin nasl kurulduunu anlatyordu. artc olan yalnzca holografi kavramnn kendisi deildi, ayn zamanda Pribram'n zmeye alp durduu bilmeceye bir zm de salyordu. Pribram'n niin bu denli heyecanlanm olduunu anlamak iin hologramlar konusunda biraz daha bilgilenmek gerekir. Holografinin ortaya kmasna neden olan ey giriim diye tanmlanan bir olgudur. ki ya da daha ok dalga tpk su dalgalar gibi- birbiri iine getiinde oluan apraz izgili desene giriim denir. rnein bir havuza bir akl ta attnzda suda bir dizi e merkezli dalgalar oluur ve bunlar kendi dlarna doru yaylr. Eer havuza iki ta atacak olursanz iki dizi dalgamn yaylp birbirinin iinden getiini grebilirsiniz. Byle bir arpmann neden olduu dalga srtlar ve ukurlarmdan oluan karmak dzenleme, bir giriim desenidir. Dalga benzeri her fenomen k ve radyo dalgalan da dahil bir giriim deseni yaratabilir. Lazer n son derece saf, 35

HOLOGRAFK

EVREN

birbiriyle uyumlu bir k tr olduu iin, giriim desenleri yaratma konusunda zellikle baarldr. Deyim yerindeyse lazer, kusursuz bir akl ve kusursuz bir havuz oluturur. Sonuta, bugn bildiimiz hologramlar ancak lazerin bulunuundan sonra oluturulabilmilerdir. Bir hologram, tek bir lazer nn iki ayr ma ayrlmasyla oluur, ilk n, fotoraf ekilecek nesneden sektirilir. Sonra ikinci n, ilkinin yansyan yla arptrlr. Bu durumda ortaya kan giriim deseni daha sonra bir film parasna kaydedilir (bkz. Resim 1). plak gzle bakldnda film zerindeki imgenin, fotoraf ekilen nesneyle yakndan uzaktan hibir benzerlii yoktur. Daha ok, bir havuza atlm bir avu akl tann oluturduu e merkezli halkalara benzemektedir (bkz. Resim 2). Ancak baka bir lazer n (ya da bazen parlak bir k kayna) filmin iinden geip onu aydnlatacak olursa orijinal nesnenin boyutlu bir imgesi yeniden ortaya kar. Bylesi imgelerin boyutluluu genellikle inam rktecek derecede inandrcdr. Bir holografik projeksiyonun evresinde dolaabilir ve sanki gerek bir nesneymi gibi ona deiik alardan bakabilirsiniz. Bununla birlikte uzanp ona dokunmak isterseniz eliniz grntnn iinden geip gider, ancak o zaman orada gerekte hibir ey olmadm anlarsnz (bkz. Resim 3). Hologramn tek artc zellii boyutlu oluu deildir. zerine bir elma imgesi kaydedilmi bir holografik film parasm ikiye bler ve sonra bu paralan lazerle aydnlatacak olursak, her iki yarnn da elma imgesinin btnn kapsamakta olduunu grrz! Bu yarm filmleri tekrar tekrar blerek yine ayn ilemi yineleyecek olursak, btn elma imgesinin en kck paranm zerinde bile (paralar ufaldka imgeler biraz flulamakla birlikte) yer aldn grerek yeniden arabiliriz. Normal fotoraflarn tersine, holografik
36

BEYN
IIN AYIRICI

BR

HOLOGRAMDIR

AYNA

Resim 1: Bir hologram tek bir lazer n iki ayr na ayrlarak oluturulur. lk n fotoraf ekilecek nesneden (bu rnekte bir elmadr) sektirilir. Sonra ikinci n ilkinin yansyan yla arptrlr ve ortaya kan giriim deseni filme kaydedilir.

bir film parasnn her ufak paras, btn zerine kaydedilmi tm bilgileri kapsamaktadr (bkz. Resim 4). (*)
(*) Bu artc zelliin, yalnzca zerindeki imgeler plak gzle grlebilir nitelikte olan holografik film paralar iin geerli olduunu belirtmeliyim. Bir dkkndan aldnz holografik bir film parasnn (ya da iinde bir para hologram bulunan bir nesnenin) zerinde herhangi zel bir aydnlatmaya gerek kalmadan boyutlu bir imge olduunu grebilirsiniz, bunu ikiye ayrmaya kalkmanz nermem. Elinizde, yalnzca orijinal imgenin paralar kalacaktr.

37

HOLOGRAFK

EVREN

Resim 2: zerine bir imge ifrelenmi bir holografik film paras. plak gzle bakldnda film zerindeki imgenin, fotoraf ekilen nesneyle hibir ilgisi yoktur, giriim deseni diye adlandrlan dank dalgacklardan olumu gibi grnmektedir. Ancak film baka bir lazerle aydnlatldnda orijinal nesnenin boyutlu bir imgesi ortaya kar.

38

BEYN

BR

HOLOGRAMDIR

Resim 3: Bir hologramn boyutlu imgesi bazen insan rktecek denli inandrcdr, onun evresinde dolaabilir ve ona farkl alardan bakabilirsiniz. Ama elinizi uzatp dokunmaya kalkacak olursanz parmaklarnz iinden geer. ("plak Celeste" 1978'de Peter Claudius tarafndan oluturulmu bir holografik stereogram. Brad Cantos tarafndan ekilmi olan fotoraf Holografi Mzesinin koleksiyonunda bulunmaktadr.)

Pribram' bylesine heyecanlandran ey de ite hologramn bu zelliiydi; nki, hatralarn beyinde belirli bir yerde olmayp da tm beynin iine nasl olup da dalm bulunduuna bir yant getiriyordu sonunda. Eer bir holografik filmin her bir paras, btn bir imge yaratabilmek iin gereken tm bilgiyi kapsyorsa, beynin her parasnn da yine ayn biimde tm bir hafzay hatrlayabilmek iin gerekli olan tm enformasyonu iermesi mmkndr.
39

HOLOGRAFK

EVREN

Resim 4: Normal fotoraflarn tersine holografik filmin her bir paras, filmin tmne kaytl bulunan bilgileri kapsar. Bylece bir holografik plka, paralara ayrlm bile olsa, her para tm bir imgeyi oluturmakta yine de kullanlabilir.

40

BEYN

BR

HOLOGRAMDIR

G r m e D u y u m u z d a Holografiktir Beynin ierdii tek holografik olgu hafza deildir. Lashley'in baka bir buluu da, grme merkezlerinin operasyonla kesilip kartlma ilemine kar beynin diren gstermekte olduu olgusuydu. Lashley, bir farenin grme korteksinin (beynin gzn grd nesneyi alglayp yorumla* d kabul edilen blm) yzde 90' kartlm olsa bile, hayvann karmak grme yetenekleri gerektiren deneyleri hl baarabildiini kefetmiti. Pribram'n ynettii aratrma, grme sinirlerinin yzde 98'i kesilmi bir kedinin de ayn biimde, karmak grme deneylerini baarabildiini ortaya koymutur. 3 Bylesi bir durum, bir izleyicinin, % 90' ortadan kalkm bir sinema perdesinde bile filmi yine ayn keyifle izleyebileceine inanmakla edeerdedir. Ve bylece Pribram'n aratrmalar, grme srecinin nasl olutuu konusundaki yerleik anlaya bir kez daha cidd bir biimde meydan okuyordu. Gnn geerli olan kuramna gre gzn grd imge ile beyin arasnda bire bir iletiim olduu ve bu imgenin beyinde bylece simgelendii kabul edilmiti. Dier bir deyile, bir kareye baktmzda, grme korteksinin iindeki elektriksel faaliyetin de ayn biimde bir kare biimini yansttna inanlyordu (bkz. Resim 5). Lashley'inkine benzer bulgular bu gre lmcl bir darbe indirmi olmakla birlikte Pribram bununla da yetinmiyordu. Yale'deyken bu konuyu akla kavuturabilmek iin bir dizi deney yapm ve yedi yl boyunca eitli grsel deneylerden geirilen maymunlarn beyinlerindeki elektriksel faaliyetleri titizlikle lmt. Sonular bylesi teke tek bir ilikinin sz konusu olmadn ortaya koymakla kalmam, ayn zamanda elektrotlara akm yklendii srada ayrt edilebilir hibir desen bulunmadn da gstermiti.
41

HOLOGRAFK

EVREN

Resim 5: Grme teorisyenleri bir zamanlar gzn grd imge ile bu imgenin beyinde simgelenmesi arasnda birebir bir iliki olduuna inanrlard. Pribram bunun doru olmadn ortaya koymutur.

Pribram bulgularn ylece not etmiti: "Bu deney sonular, kortikal yzey zerine fotorafa benzer bir imgenin projekte edilmekte olduu gryle uyumsuzdur." 4 Grme korteksinin operasyonla kartlmasna kar gsterdii diren, grme duyumunun, hafza konusunda olduu gibi, beynin tm iine dalm durumda olduu dncesini bir kez daha gndeme getirmi ve Pribram hafzann bir hologram gibi altnn farkna vardktan sonra, grmenin de hafza gibi holografik olup olmadn dnr olmutu. Bir hologramm "her parada btn" barndran yaps, grme korteksinin byk bir blm kartlm deneklerin grme testlerini nasl olup da baarabildii konusuna kesin bir yant getiriyordu. Eer beyin bir tr isel hologram araclyla imgeler oluturabilme yeteneine sa42

BEYN

BR

HOLOGRAMDIR

hipse, bu hologramn ok kk bir paras bile gzn grd nesnenin btnn yeniden oluturma olanana sahip olabilirdi. Bu durum, d dnya ile beynin elektriksel faaliyetleri arasnda bire bir ilikinin varlna iaret eden hibir kant bulunmaynn nedenini de aklyordu. Yine, eer beyin grsel bilgi oluturabilmek iin holografik ilkelerden hareket ediyorsa, grlen nesneyle beynin elektriksel faaliyetleri arasnda, bir holografik film paras zerinde girdaplanan anlamsz giriim desenleriyle filme kaydedilmi bulunan orijinal imge arasnda olduundan daha fazla bire bir iliki sz konusu deildi. Anlalamayan ey ise, beynin byle isel hologramlar yaratabilmek iin ne tr bir dalga benzeri fenomenden yararlanmakta olduuydu. Pribram bu sorun zerinde dnmeye baladktan hemen sonra olas bir yant bulduuna inand. Beynin sinir hcreleri ya da nronlar arasnda yer alan elektriksel iletiimin tek balarna olumad biliniyordu. Nronlarn ufak aa dallan gibi kollar vard, bu kollardan birinin ucuna elektriksel bir mesaj ulatnda hemen darya doru bu elektriksel mesaj, bir dalgann havuzda yaylmasna benzer bir biimde yaylyordu. Nronlar birarada youn bir deste hlinde bulunduu iin bu genileyen elektrik dalgalar -bu ayn zamanda dalga benzeri bir fenomendi- sk sk birbirleriyle kesiiyorlard. Pribram bunu anmsad zaman bu dalgalarn kesinlikle, kaleydoskopik (*) ve neredeyse sonsuz diye nitelendirilebilecek giriim desenleri yaratmakta olduklarn fark etti. Beyne holografik niteliklerini ite bu desenler veriyor olmalyd. "Hologram, dalga benzeri bir yapda olan beyin hcrelerinin desteiyle zaten hep oradayd." diye gzlemini belirtiyordu Pribram,
(*) Kaleydoskop: iek drbn; bir boru ierisine gen prizma eklinde yerletirilmi aynalarn iinde kk renkli kt paracklarnn bulunduu bir oyuncak. Ia tutulup bakldnda bu kk renkli kt paracklar, aynalarn yardmyla ok eitli ve elenceli ekiller olutururlar. (.N.)

43

HOLOGRAFK

EVREN

"Yalnzca bizler bunu alglayacak anlaytan yoksunduk." 5 Holografik Beyin M o d e l i y l e A k l a n a n D i e r Bilmeceler Pribram, beynin holografik bir yaps olduu ihtimalini ne srd ilk makaleyi 1966'da yaymlad ve daha sonraki yllarda bu dncesini gelitirmeye ve artmaya devam etti. Bu arada dier aratrmaclar onun bu kuramyla ilgilenmeye balamlard; bylece, hafzann ve grme duyumunun, beynin iinde yaygn durumda bulunan yapsnn holografik modelle aklanabilen tek nrofizyolojik bilmece olmad abucak anlald.
HAFIZAMIZIN ENGN GENL

Holografi, beynimizin ufack bir alana bu denli ok any nasl sdrabildiini de aklamaktadr ayn zamanda. Byk fiziki ve matematiki Macar asll John von Neumann bir keresinde ortalama bir insan yaam boyunca beynin 2.8 x 1 0 2 0 (280.000.000.000.000.000.000) bilgi paras depolamakta olduunu hesaplamt. Bu afallatc bir bilgi yk demektir ve beyin aratrmaclar uzun sreden beri bylesi geni bir kapasiteyi aklayabilecek mekanizmay kavrayabilme ura iinde olmulardr. in ilgin yan, hologramlarm da artc bir bilgi depolama kapasitesine sahip olmasdr. zerine iki lazer drlen bir film parasnn yzeyine, bu nlarda ufak bir a deiiklii yaplmasyla birok farkl imgeyi kaydetmek olasdr. Bu biimde filme kaydedilmi herhangi bir imge, o film paras kayd yapan iki lazer nyla aym ada tutulan bir lazer nyla aydnlatldnda yeniden oluabilmektedir. Bu yntemi kullanan aratrmaclar, iki buuk santimetre karelik bir film parasnn elli ncil'in kapsad miktarda 44

BEYN BR

HOLOGRAMDIR

bilgiyi depolayabildiini h e s a p l a m l a r d r . 6 (*) HATIRLAMA ve UNUTMA YETENEMZ Y u k a r d a t a n m l a d m saysz i m g e l e r b a r n d r a n holografik film paralar ayn z a m a n d a h a t r l a m a ve u n u t m a yeteneimize de bir aklama getirebilmektedir. Bir lazer nna tutulan bu tr bir film p a r a s n ileri geri o y n a t a c a k olursak bu filmin ierdii eitli imgeler parltl bir ak iinde belirir ve kaybolur. H a t r l a m a yeteneimizin de, bir film paras z e r i n d e parldayan b i r lazer nnn belirli bir imgeyi armasna b e n z e r bir olgu olabilecei n e srlmtr. Ayn biimde, bir eyi hatrlayamadmz z a m a n da bu durum, saysz imgeler tayan bir film paras zerinde parlayan eitli nlarn, d o r u a y b u l a m a d k l a r iin aramakta o l d u u m u z i m g e y i / h a t r a y o l u t u r a m a m a s n a benzetilebilir. ARIIMLI HATIRALAR P r o u s t ' u n Swann 's Way ( S w a n n ' m Y o l u ) adl eserinde, yky anlatan kiinin bir y u d u m a y iip, p e t i t e m a d e l e i n e d e n i l e n istiridye biimli k u r a b i y e d e n b i r para srmas birdenbire g e m i i n e ait anlarn saldrsna u r a m a s m a neden olur. n c e bu duruma bir a n l a m veremez a m a sonra ar ar v e e p e y a b a h a r c a y a r a k , h a l a s n n k e n d i s i n e h e n z ufak bir o c u k o l d u u sralarda z a m a n z a m a n ay ve madeleine kurabiyeleri ikram etmi o l d u u n u hatrlar; hatralarn ayaklandran ey ite bu armdr. Birdenbire gemite kalan b i r s a h n e y i ortaya kartan bu gibi d e n e y i m l e r -rnein, h a z r l a n m a k t a olan belirli b i r y e m e i n hafif k o k u s u ya da uzun sredir unutulmu bir nesneyi yle bir gz ucuyla g r m e k gibi- h e p i m i z i n b a n d a n gemitir.
(*) Yazar buradaki benzetmeyi nicelik olarak kullanm olmal, yoksa elli ncilin kapsad bilgi miktar niteliksel olarak yine bir ncilin kapsad bilgi kadardr. (.N.)

45

HOLOGRAFK

EVREN

Holografik dnce hafzann armsal eilimleri iin bir mekseme daha getirmektedir. Bu durum daha farkl bir holografik kayt tekniiyle oluturulabilmektedir. nce, tek bir lazer n iki ayr nesne -diyelim bir koltukla bir pipo- zerinden ayn anda sektirilir. Her iki nesne zerine sratlan k daha sonra aktrlr, ortaya kan giriim deseni filme alnr. Bylece koltuk ne zaman bir lazer yla aydnlatlacak ve koltuu yanstan k filmin iinden geirilecek olsa, piponun boyutlu bir imgesi ortaya kar. Buna karlk ayn ey pipoya uygulanacak olursa, koltuun bir holografik imgesi elde edilir. Bu durumda, beyinlerimizin holografik bir biimde almakta olduunu kabul edecek olursak, baz nesnelerin gemie ait belirli hatralar ortaya kartmasndan bu tr bir sre sorumlu olabilir.
BLDK NESNE ve KLER HATIRLAMA YETENEMZ

lk bakta bildik nesne ve kiileri hatrlama yeteneimizin yle olaanst bir ey olmad sanlabilir, ancak beyin aratrmaclar uzun sredir bunun olduka karmak bir yetenek olduunun farkna varm bulunmaktadr. rnein, yzlerce kiiden oluan bir kalabalk arasnda tandk bir yz kesinlikle seebilmemiz yalnzca znel (sbjektif) bir duygulanm deildir; aslnda bu durum, son derece hzl ve gvenilir bir bilgi ileme trnn beynimizin iinde oluturduu bir sre nedeniyle ortaya kmaktadr. ingiltere'de yaymlanan Nature adl bir bilim dergisinde 1970'de kan bir yazsnda fiziki Pieter van Heerden bu yetenein anlalmasna olanak veren tanma holografisi ad verilmi bir holografi trnden sz ediyordu. (*) Tanma holografisinde, bir nesnenin holografik imgesi allm yntemle elde edilir, ancak lazer n, ham film

SS 1 " 3 0 1

(*) Cambridge, Massachusetts'deki Polaroid Aratrmalar Lboratuvarlarnda larak 311 311 v a n ? Heerden, hafzayla ilgili kendi holografik kuramn 1963 de ortaya atm, ancak almas fazla ilgi uyandrmamt.

46

BEYN

BR

HOLOGRAMDIR

zerine drlmeden nce odaklama aynas denilen zel bir tr ayna zerine arptrlr. lk nesneye benzeyen ama yine ondan farkl ikinci bir nesne lazer yla ykanr ve sonra k aynadan yanstlarak film zerine drlecek olursa, banyo yapldktan sonra filmin zerinde parlak bir k noktas belirecektir. Bu k noktas ne kadar parlak ve keskin olursa, birinci ve ikinci nesneler arasnda o denli ok benzerlik var demektir. Eer iki nesne arasnda hibir benzerlik yoksa, o zaman filmin zerinde herhangi bir k noktas belirmez. Herhangi bir kimse, holografik bir filmin arkasna a duyarl bir fotosel yerletirecek olursa, mekanik bir tanmlama sistemi kurabilir. 7 Giriim holografisi diye bilinen benzer bir teknik de, rnein, yllardr grmediimiz bir kimsenin yz gibi bir imgenin, tandmz ya da tanmadmz izgilerini nasl hatrlamakta olduumuz sorusuna bir yant getirebilmektedir. Bu teknikte bir nesneye, kendi imgesini tayan bir holografik film parasnn iinden baklr. Bu ilem sonrasnda, sz konusu nesnenin, filme ilk alnndan sonra deimi olan izgileri farkl biimde yanstacaktr. Bu filmin arkasndan bakan kii, nesnenin ne denli deimi ve ne denli deimemi olduunun farkna hemen varabilir. Bu teknik o denli duyarldr ki, bir parman bir granit blou zerinde yapm olduu basn bile derhal grlebilir; bu nedenle materyalleri denetimden geirme endstrisinde hayli pratik bir yntem olarak uygulama bulmutur. 8 FOTORAFK HAFIZA 1972'de, Harvard grme aratrmaclarndan Daniel Pollen ve Michael Tractenberg, baz insanlarda grlen fotorafik hafza [bu duruma eidetik hafza (*) da denir] olgu(*) Eidetik hafza: nceden alglanan nesneleri zihinde net bir biimde canlandrma yetenei. (.N.)

47

HOLOGRAFK

EVREN

sunun holografik beyin kuramyla aklanabileceini ne srmlerdir. Fotorafik hafzaya sahip bireyler hatrlamak istedikleri sahneleri gzleriyle yle birka dakika tararlar. Ayn sahneyi yeniden grmek istediklerinde, bu sahnenin zihinsel bir imgesini ya gzleri kapal durumda ya bo bir duvara ya da perdeye bakarak "projekte" ederler. Elizabeth adnda sanat tarihi profesr olan byle bir kiiyle birlikte, Harvard'da yrtlen almalar srasnda Pollen ve Tractenberg, onun projekte etmekte olduu zihinsel imgelerin ne denli canl olduunu, bu hannm zihninde canlandrd Goethe'nin Faust'undan bir sayfay, gerek bir sayfay okurmuasma gzlerini gezdirerek okumasndan anlamlar. Bir holografik film parasna kaytlanan imgenin, bu para ne kadar kkse o denli flulatn dikkate alan Pollen ve Tractenberg, bu tr insanlarn bir biimde, kendi hafza hologramlarnn ok geni bir alann kapsayan blgelerine ulaabilmelerine olanak veren zel bir kanala sahip olduklarn ileri srmlerdir. Bunun tersine, ou hatralarmzn daha silik olmasnn nedeni belki de hafza hologramlarmzn daha kk blgelerine eriimimizin snrl olmasdr. 9
RENLM BECERLERN AKTARIMI

Pribram, holografik modelin ayn zamanda, renmi olduumuz becerileri bedenimizin bir blmnden dierine aktarma yeteneimize de k tuttuuna inamyor. imdi oturduunuz yerde bu kitab okurken, sol dirseinizi kaldrp ilk adnz havada yazmay deneyin. Belki bunun olduka kolay bir i olduunu greceksiniz ama bu byk ihtimalle daha nce denemediiniz bir ey olmal. Bu size artc bir yetenek gibi gelmeyebilir, ancak klsik gre gre beynin eitli blgeleri (rnein dirseinizin hareketlerini yneten blgesi) birbirleriyle dorudan balantl hldedir, 48

BEYN

BR

HOLOGRAMDIR

dier bir deyile, bu blgeler belirli hareketleri ancak bu hareketleri yineleme yoluyla rendikten sonra beyin hcreleri arasnda kurulabilen uygun sinirsel birleimler sonucunda yapabilmektedir ve bu tam bir bilmecedir. Pribram'a gre, eer beyin, yaz yazmak gibi renilmi becerilerin anlar da iinde olmak zere tm anlarn, giriim yapabilen dalga formlarndan oluan bir dile dntrebiliyorsa, durum daha anlalr olacaktr. Bylesi bir beyin tasarm ok daha esnek olacaktr ve hnerli bir piyanistin bir arky bir tondan dierine transpoze edebilmesi gibi depolad bilgileri kolaylkla dolatrabilecektir. Ayn esneklik, tandk bir yz nasl olup da hangi adan bakarsak bakalm hemen hatrlayabildiimizi de aklamaktadr. Yine ayn biimde, beyin, bir yz (ya da baka bir nesneyi ya da sahneyi) bir kez belleine kaytlayp onu dalga formlu bir dile dntrd m, bu isel hologram bir anlamda evirip evirip, onu diledii perspektiften bakarak inceleyebilir. FANTOM UZUVLARI ALGILAMA OLAYI ve "DIIMIZDAK DNYA"YI NASIL OLUTURUYORUZ? oumuz iin ak, alk, fke ve bu gibi duygularn birer i gereklik olduu ve bir orkestrann kartt ses, gnein scakl, frndaki ekmein kokusu ve bu gibi dier duyumlarn da dsal gereklikler olduu aktr. Ancak, beynimizin bu iki gereklik arasmda bir ayrm yapmamz nasl salad o denli ak deildir. rnein Pribram, bir kiiye baktmzda o kiinin imgesinin gerekte gzmzdeki retina tabakasnn yzeyinde bulunduuna iaret ediyor. Bununla birlikte biz o kiiyi retinamzn zerindeymi gibi alglamayz. Biz btn bu imgelerin "dmzdaki dnya"nn iinde bulunduunu alglyoruz. Ayn biimde, ayak parmamz bir yere vurduumuz zaman acy parmamzda 49

HOLOGRAFK

EVREN

alglyoruz. Ama ac gerekte ayamzda deildir. Ac gerekte beynimizin bir yerlerinde yer alan nrofizyolojik bir sretir. yleyse beynimiz, hepsi de isel olan saysz nrofizyolojik sreci nasl oluyor da bize kendi dsal deneyimimiz gibi yanstyor ve baz deneyimlerin isel, bazlarnn da gri maddemizin snrlar dnda yer almakta olduunu dndrterek bizi aldatyor? Bir hologramn en bata gelen zellii, bir nesneyi orada olmad hlde, oradaym gibi gsteren bir illzyon yaratmaktr. Daha nce de anlatld gibi, bir holograma baktnzda onun meknda bir yer kapladna inanabilirsiniz, ancak elinizi iinden geirecek olursanz, gerekte orada bulunmadn anlarsnz. Buna karn, duyumlarnz size ne derse desin, yeryzndeki hibir let, hologramn havada salnr gibi durduu yerde herhangi bir anormal enerji ya da varln yer aldn saptayamaz. nki hologram sanal, orada olmad hlde varm gibi grnen bir imgedir ve uzayda kaplad yer, ancak bir aynada grdnz kendi boyutlu grntnz kadardr. Aynadaki imgenin aynann arkasndaki gms yzeyin zerinde yer almas gibi, bir hologramn gerek yeri de her zaman iin, kaydedilmi olduu film yzeyine srlm a duyarl incecik tabakann zerindedir. Beynin isel srelerimizin beden dnda bulunmakta olduu sansn vererek bizi aldatmakta olduunu kantlayan baka bir bulgunun sahibi de Nobel dll fizyolog Georg von Bekesy'dir. 1960'larn sonlarnda gerekletirdii bir dizi deneyde Bekesy gzleri balanm deneklerin dizleri zerine vibratrler yerletirmiti. Sonra bu aralarm yayd titreimleri eitlendirip farkllatrd. Bu durumda deneklerinin, titreim kayna noktann bir dizden dierine sramakta olduunu duyumsadklarn grd. Deneklerin, giderek, titreim kaynan iki dizlerinin arasndaki bolukta 50

BEYN BR

HOLOGRAMDIR

bile algladklar grld. Szn ksas, Bekesy, insanolunun hibir duyum alcsnn yer almad uzaysal meknlardan bile duyum alglamakta olduunu sergiledi. 1 0 Pribram, Bekesy'nin almasnn holografik grle uyumlu olduuna ve giriim yapan dalga cephelerinin -ya da Bekesy'nin rneinde olduu gibi, fiziksel titreimlerin giriim yapan kaynaklarnn- beynin kendi deneyimlerinden bazlarn bedenin fiziksel snrlarnn tesinde lokalize edebilmesine ek bir rnek oluturduuna inanmaktadr. Bu srecin ayn zamanda, baz kiilerin fantom uzuvlarn duyumsamalar -bir orgam kesilmi olan baz kiilerin yitirdikleri bir kolu ya da baca sanki yerindeymi gibi alglamalar- olayn da aklayabileceini ileri sryor. Bu gibi bireyler, sz konusu fantom uzuvlarnda insan rktecek gereklikte kramplar, arlar ve kantlar duyumsamaktadrlar; ama belki de onlarn deneyimledii, beyinlerinin giriim desenlerinde hl kaytl bulunan o organlarnn holografik ansdr. Holografik B e y i n K u r a m n a D e n e y s e l D e s t e k Pribram iin beynin ileyi biimiyle hologram arasndaki benzerlik ok arpcyd ama bu kuramnn daha salam kantlarla desteklenmedike bir anlam kazanamayacan biliyordu. Bylesi bir kant salayan aratrmaclardan biri de Indiana niversitesi biyologlarndan Paul Pietsch'di. Pietsch balangta, Pribram'm kuramna inanmayan bir tavr iindeydi, ona fkeyle kar kyordu. zellikle Pribram'n, hatralarn beyin iinde belirli bir blgede yerleik bulunmadn ne sren grne karyd. Pietsch, Pribram'n yanldn kantlamak iin bir dizi deney hazrlad; bu deneylerde semenderleri denek olarak kulland. Daha nceki deneylerinden beyni kartlm bir 51

HOLOGRAFK

EVREN

semenderin lmediini biliyordu, semender beyni darda olduu sre iinde baygn yatyor, ama beyin yerine konduktan sonra hemen normale dnebiliyordu. Pietsch, eer bir semenderin beslenme davran beyninin iindeki belirli herhangi bir yerden ynetilmiyorsa, mantksal olarak, beyninin kafatas iinde yerletirilme biiminin de hibir nemi olamayacan dnd. Eer bu bir sorun yaratacak olursa Pribram'n kuramnn yanl olduu ortaya kacakt. Pietsch sonra, semenderin beyninin sol ve sa yarmkrelerinin yerlerini deitirdi ama byk bir aknlkla semenderin normal beslenme davranlarna abucak dndn grd. Baka bir semenderi alp beynini baa sa yerletirdi, iyileince onun da normal biimde beslenmekte olduunu grd. Giderek artan bir hrsla, daha sk nlemler almaya karar verdi. Yapt 700'den fazla operasyonla aresiz deneklerinin beyinlerini dilimledi, fiskeledi, kartrp kard, eksiltti ve hatta kyma hline getirdi, ancak beyinlerinden geri kalam yerine yerletirdiinde, semenderlerin davranlar yine normale dnd. 1 1 Bunlar ve dier baz bulgular Pietsch'i bir inanm hline getirdi ve yapm olduu deneyler o denli ilgi ekti ki, bunlar 60 dakika adndaki bir televizyon ovunun bir blmnde yer ald. Shufflebrain (Karma Beyin) adl ilgin kitabnda deneylerinden sz ederek bu deneylerin ayrntl kaytlarn aklad. H o l o g r a m n M a t e m a t i k s e l fadesi Hologramn geliimini salayan kuramlar ilkin 1947'de Dennis Gabor tarafndan formle edilmiti. (Gabor, daha sonra bu abasndan tr Nobel'le dllendirilmitir.) Giderek, 1960 sonlar ve 1970 balarnda Pribram'n kuram da52

BEYN

BR

HOLOGRAMDIR

ha inandrc deneysel destekler kazanmaya balad. Oysa, Gabor holograf dncesini ilk ortaya attnda lazerleri dnmemiti. Onun amac o sralarda ilkel ve kusurlu bir ara olan elektron mikroskobunu gelitirmekti. Onun konuya yaklam matematiksel olmutur, kulland matematikse, on dokuzuncu yzylda Fransz Jean B. J. Fourier tarafmdan gelitirilmi bir hesaplama yntemiydi. Fourier'in gelitirdii yntem, kabaca sylemek gerekirse, ne denli karmak olursa olsun herhangi bir deseni, basit dalgalardan oluan bir dile dntrmekti. Bu dalga formlarnn orijinal desene yeniden nasl dntrlebileceini de gstermiti. Dier bir deyile bu ilem, bir televizyon kamerasnn herhangi bir imgeyi elektromanyetik frekanslara dntrmesi ve daha sonra bir televizyon setinin bunlar yeniden orijinal imgeye evirmesine benziyordu; Fourier benzer bir srecin matematiksel olarak nasl oluturulabileceini gstermiti. mgeleri dalga formlarna dntrmek iin kulland dengeleme sistemine Fourier Dnm ad verilmiti. Fourier dnmleri, Gabor'un bir nesnenin resmini holografik bir film parasnn zerindeki bulank giriim desenlerine dntrebilmesini ve bu giriim desenlerini yeniden orijinal nesnenin imajma dntrecek bir yol gelitirebilmesini salad. in aslnda, hologramn her bir parasnn ierdii zel btn, herhangi bir imge ya da desenin Fourier'in dalga boylan diline evrilmesiyle ortaya kan bir yan rndr. 1960'lar boyunca ve 1970'lerin balarnda eitli aratrmaclar Pribram'la temasa geerek ona, grsel sistemin bir tr frekans zmleyicisi gibi almakta olduu yolunda ak kantlar elde ettiklerini sylemilerdir. Frekans, bir dalga boyunun saniyede ka kez titretiini gsteren bir l olduuna gre, bu durumda, beynin de bir hologram gibi a53

HOLOGRAFK

EVREN

lt kansna varmak hi de zor olmayacaktr. Ancak bu varsaym, 1979'da Berkeley nrofizyologlarndan Russell ve Karen DeValois'mn elde ettii bulgular aklanncaya dek yerine oturmamt. 1960'da yaplan bu aratrma, grme korteksindeki her beyin hcresinin ayr bir desene tepki verdiini ortaya koymutu. rnein, gzler yatay bir izgiye bakarken baz beyin hcreleri, dikey bir izgiye bakarken de dier beyin hcreleri harekete geiyordu ve bu bylece srp gidiyordu. Sonu olarak birok aratrmac beynin, nitelik saptayc denilen bu son derece uzmanlam hcrelerinden "girdi" aldna ve dnyay grsel olarak alglayabilmemize olanak verebilmek iin bunlar bir biimde birletirdiine karar verdi. Bu grn uyandrd ilgiye karn DeValois'lar, bu durumun gerein ancak bir paras olduunu dnyorlard. Varsaymlarn denetlemek amacyla, Fourier'in denklemlerini kullanarak ekose ve damal desenleri basit dalga boylarna dntrdler. Sonra grsel korteksteki beyin hcrelerinin bu yeni dalga-formundaki imgelere nasl tepki verdiini grmek iin yeniden deney yaptlar. Ve grdler ki, beyin hcreleri orijinal desenlere deil de desenlerin Fourier dnmlerine tepki veriyor. Bundan tek bir sonu kabilirdi. Beyin, grsel imgeleri Fourier'nin dalga formlarndan oluan lisana evirmek iin Fourier matematiini, yani holografide geerli olan matematii kullanyordu. 1 2 DeValois'larn buluu sonradan dnyamn her yamnda yer alan saysz farkl lboratuvar almalaryla onayland. Bu aratrmalar beynin bir hologram olduu konusunda kesin bir kant salamamakla birlikte, Pribram'a, kuramnn doru olduuna inanmasna yetecek dzeyde ipucu salyordu. Grsel korteksin desenlere deil de eitli dalga formlarnn frekanslarna tepki verdii dncesinden yola karak, frekanslarn dier duyularda oynad rol yeni54

BEYN BR

HOLOGRAMDIR

den gzden geirmeye karar verdi. Bu roln tad nemin yirminci yzyl bilim adamlarnca belki de ayrntl biimde incelenmediini fark etmesi uzun srmedi. DeValois'lardan bir yzyl kadar nce, Alman fizyolog ve fiziki Hermann von Helmholtz kulan bir frekans zmleyicisi olarak altn gstermiti. Daha yakn zaman dilimi iinde yer alan aratrmalar koku alma duyumuzun da osmik frekanslar ad verilen frekanslara bal olduunu gstermitir. Bekesy'nin almas ise derimizin titreim frekanslarma kar duyarl olduunu aka gstermi, giderek tat alma duyumuzun da bir frekans zmleyicisi olarak almakta olduu konusunda baz kantlar elde etmitir. Bekesy ayn zamanda, deneklerinin eitli titreim frekanslarna nasl tepki vereceklerini nceden kestirmesine olanak veren matematiksel denklem sisteminin de Fourier serileri (*) tarznda olduunun farkna vard. Dansnn Dalga Formu Olarak Grnm Ancak, Pribram'n aa kartt bulgulardan en ilgin olan Rus bilim adamlarndan Nikolai Bernstein'in fiziksel hareketlerimizin bile beyinlerimizde Fourier'in dalga formlaryla kaytlanmakta olduunu ortaya koymas olmutur. 1930'da Bernstein baz kiilere bedenlerine oturan siyah tulumlar giydirdi ve dirseklerini, dizlerini ve dier eklemlerini beyaz noktalarla boyad. Sonra bu kiileri siyah fonlar nne yerletirerek dans ederken, yrrken, srarken, ivi akarken, daktilo yazarken vb. fiziksel eylemlerde bulunurken filme ekti. Fmi banyo ettiinde perdede yalnzca eitli karmak
(*) Fourier serileri: Bir deikenin kodlarnn sins ya da kosinslerine gre birbirini izleyen serileri. Fourier bu serileri 1812'de snn yaylmas stne incelemeleri srasnda matematie kazandrmtr. Hem analiz hesaplarnda hem de fizikte bu buluun byk yararlar oldu. (.N.)

55

HOLOGRAFK

EVREN

ve akc hareketler yapan beyaz noktalar belirdiini grd (bkz. Resim 6). Bulularn nicelendirmek iin bu farkl nokta dizilerini Fourier zmlemesinden geirdi ve onlar dalga formlarna evirdi. Dalga formlarnn, deneklerinin bir sonraki hareketlerini ok kk bir farkla nceden grebilmesine olanak veren baz gizli desenler iermekte olduunu byk bir aknlkla grd. Pribram Bernstein'm almasyla karlanca, onun neyi ima ettiini derhal alglad. Bu gizli desenlerin Bernstein'm yapt Fourier zmlemesinden sonra ortaya knn nedeni belki de bu hareketlerin beyin iinde bu biimde depolanmakta oluu yzndendi. Bu ok heyecan verici bir

Resim 6: Rus aratrmac Nikolai Bernstein, danslarn zerine ak noktalar yapt ve kara bir fon nnde dans ederken onlar filme ekti. Danslarn eylemlerini dalga formuna dntrnce, bu eylemlerin Fourier matematii araclyla zmlenebileceini grd. Gabor da hologram ayn matematii kullanarak yaratmt.

56

BEYN BR

HOLOGRAMDIR

olaslkt, nki eer beyin, hareketleri kendi frekans elerine blerek zmlyorsa, bu durum, birok karmak fiziksel deneyimi nasl byle abucak renmekte olduumuzu aklayabilirdi. rnein, bisiklete binmeyi renirken bu sreci en kk parasna dek alglayabilmek iin beynimizi zonklayncaya kadar zorlamyorduk. Bu akp giden eylemin tmn kavryorduk. Eer beynimiz bilgiyi para para, birer birer depoluyor olsayd, birok fiziksel eylemi bylesi akc bir btnlk iinde nasl renmekte olduumuzu aklamak ok zor olacakt. Ancak, beynimiz bu gibi deneyimleri Fourier zmlemesiyle alglyor ve bunlar bir btn olarak emiyorsa bu durumu anlamak ok daha kolay olacaktr. Bilimsel evrelerin Tepkisi Btn bu kantlara karm Pribram'm holografik modeli hl son derece tartmaldr. Sorunun bir blm, beynin nasl alt konusunda bilinen pek ok kuram olmas ve btn bunlar destekleyen kantlar bulunmas yznden kmaktadr. Baz aratrmaclar, grne gre hafzann beynin tm iinde yaygm durumda olmasn beyin kimyasnn gelgitine balamaktadrlar. Dier bazlar da hafza ve renme srelerinden byk nron gruplar arasndaki elektriksel dalgalanmalarn sorumlu olduuna inanyor. Bu dnce okullarndan her birinin cokulu destekileri vardr. Ve belki de ou bilim adamnn henz Pribram'm grn kabule hazr olmadn sylemek daha gvenli olacaktr. rnein, Winston-Salem, Kuzey Carolina'daki Bowman Gray Tp Okulundan nrofizyolog Frank Wood, "Holografinin varln gerektiren, hatta bunun tercih edilir bir aklama olabileceine iaret eden birka deerli deneysel bulgu vardr." diyerek grn belirtmitir. 1 3 Pribram, 57

HOLOGRAFK

EVREN

Wood'un ve onun gibi dnenlerin ifadeleri karsnda aknlk duyduunu, nki yaymlam olduu 500'den fazla rnei ieren kitabnda bu deneyleri ayrntlaryla aklam olduunu ifade ediyor. Pribram'a katlan baz aratrmaclar da vardr. Medical City Dallas Hastanesinin eski bahekimi Dr. Larry Dossey, Pribf am'n kuramnn beyin hakknda uzun sreden beri kabul edilmi pek ok gre meydan okumakta olduunu sylemekte ve "aslnda bu kuram, beyin fonksiyonlar konusunda uzmanlam birok kiiye ekici gelmektedir, ekingenlikle karlanmasnn gerek nedeni ise, gnmzde geerli saylan tutucu grlere hi de uygun olmaydr." demektedir. 1 4 PBS'nin yaymlad The Brain (Beyin) adl serinin yazan, nrolog Richard Restak da Dossey'in bu grne katlmakta ve insan yeteneklerinin beyin iinde holistik (*) bir biimde yaygn bulunduunu gsteren o ba dndrc kant bolluuna karn ou aratrmacnn fonksiyonun beynin iinde tpk haritada gsterilmi kentler gibi yerleik olduu dncesine taklp kalm olduklarn sylemektedir. Restak, bu nermeye dayanan kuramlarn yalnzca "an basit" olmayp, aslnda beynin gerek karmaklklarn kavrayabilmemize engel olan birer "kavramsal deli gmlei" gibi 15 ilev grdn ne srmektedir. Ona gre, "bir hologram u andaki en olas model olmanm tesinde, beyin fonksiyonlar konusunda nmze konulan belki de en iyi mo16 deldir." Pribram, Bohm'la Karlayor Pribram'a gelince o, 1970'lere dek kuramn dorulayan
(*) Holistik: Doada birim yaplarn dzenli gruplamasndan btnler (bedenler, organizmalar) oluturmaya ynelik eilim. (.N.)

58

BEYN

BR

HOLOGRAMDIR

yeterince kant birikiminin saland dncesindedir. Buna ek olarak dncelerini lboratuvara getirmi ve motor korteksindeki tekil sinirlerin zel olarak belirli bir dalga geniliindeki frekanslara kar duyarl olduunu grmtr ve bu da vard sonular destekleyen baka bir kanttr. Onu rahatsz etmeye balayan soru ise uydu: Eer beyinlerimizdeki gereklik grnts aslnda bir grnt deil de, bir hologramsa, bu neyin hologramyd? Bu sorunun yaratt amaz, bir masa banda oturan bir grup insann polaroid bir fotorafn ektikten sonra fotoraf kartnn zerinde bir grup insan yerine leke hlindeki giriim desenleriyle karlamaya benzer. Her iki durumda da kii u soruyu sormakta hakldr: "Hakik gereklik nedir? Gzlemci tarafndan gzlenen ve grne gre olan nesnel dnya m, yoksa kamera/beyin tarafmdan kaytlanan giriim desenlerinden oluan bu leke mi?" Pribram, holografik beyin modelinden kartlacak mantksal nermenin, nesnel gerekliin -kahve fincanlar, da manzaralar, karaaalar ve masa lmbalar dnyasnn- belki de gerekte var olmad ya da bizim inandmz anlamda var olmad sonucunu douracan alglad. Mistiklerin yzyllar boyu syleyip durduklar ey doru olabilir miydi? Gereklik bir maya, bir hayal miydi? Oralarda var olan ey gerekte, tnlayan, engin bir dalga boylan senfonisi, ancak bizim duyumlarmza ulatktan sonra bildiimiz dnyaya dnen bir "frekanslar lkesi" miydi? Arad zmn kendi alan dndaki blgelerde olabilecei dncesiyle fiziki oluna gidip onun grn almak istedi. Olu kendisine David Bohm adndaki bir fizikinin almalarna bakmasn tledi. Pribram bunu yapnca elektrik arpma dnd. Yalnzca sorusunun yantn bulmakla kalmad, ayn zamanda Bohm'un grne gre tm evrenin bir hologram olduunu kefetti. 59

EVREN BR HOLOGRAMDIR
Bohm'un, bilimsel koullandrmalarn kat kalplarn krarak tmyle yeni ve szcn tam anlamyla engin bir dnceyi ortaya atmas ve byk bir gle tek bana direnmekte olmas karsnda insan hayrete dmekten kendini alamyor; bu yle bir dnce ki, hem isel bir younlua, hem de sonsuz eitlilikteki fiziksel deneyim olgusunu aklayabilen gl bir manta sahip, hem de hi beklenmedik bir bak asyla. ... Bu kuram sezgisel olarak o denli inandrc ki, ou kimse, eer evren Bohm 'un tanmlad biimde deilse bile yle olmal, diye dnmektedir.
John P. Briggs ve F. David Peat Looking Glass Universe (Ayna Evren)

Bohm'u, evrenin bir hologram yapsna sahip olduu kansna ynelten patika, szcn tam anlamyla maddenin kysnda -atomalt paracklar dnyasnda- balad. Bohm'un bilime ve doa yasalarnn ileyiine kar duyduu ilgi, meyvelerini ok erken vermiti. Henz gen bir delikanl olduu sralarda Pennsylvania'daki VVilkes-Barre'de yayordu; damlatmayan bir aydanlk icat etmi ve baard bir i adam olan babas bu dnceyi kr getirecek bir ie dntrmesi konusunda onu zorlamt. Ancak byle bir 60

EVREN BR

HOLOGRAMDIR

giriimin, buluunu kabul ettirip pazarlayabilmek iin almadk kap brakmamak anlamna geldiini renince 1 Bohm'un i dnyasna olan ilgisi snvermiti. Bununla birlikte bilime olan ilgisi srd; bu alana kar duyduu muazzam merak onu yeni zirvelere trmanmaya yneltti. 1930'da, Pennsylvania Devlet Kolejine baladnda kendisine meydan okuyan en yksek zirveyi buldu, nki burada kuantum fiziiyle ilk kez karlam ve bylenmiti. Bu hayranl anlamak zor deildir. Fizikilerin atomlardan oluan eylerin i derinliklerinde bulduklar o yeni ve garip dnya, Cartes ya da Marco Polo'nun ayak basm olduu yerlerden ok daha byleyiciydi. Bu denli heyecan uyandrmasnn nedeni ise, bu yeni dnyayla ilgili her eyin geerli mantk ve saduyuya ters dmekte olmasyd. Buras doal dnyann bir uzants deildi; sanki by yoluyla ynetilen bir lkeydi; mistik glerin geerli olduu ve mantksal olan her eyin uyuya kald bir Alice'in Harikalar Ulkesi'ydi. Kuantum fizikilerinin artc bulularndan biri de uydu: Bir maddeyi en kk paralarna varncaya dek paralayacak olursanz, sonunda yle bir nokta geliyordu ki, bu paracklar -elektronlar, protonlar vb.- artk o nesnenin ayrt edici zelliini tamaz oluyordu. rnein, oumuz iin bir elektron ufak bir kre ya da frl frl dnen bir haval tfek samasdr, ama binen gerekliin snrlarn hibir ey aamaz. Ancak, bir elektron bazen youn, ufak bir parackm gibi davranrsa da, fizikiler onun aslmda szcn tam anlamyla hibir boyuta sahip olmadn grmlerdir. Bu, bizim iin hayal edilemeyecek bir eydir, nki bizim varlk dzeyimizdeki her eyin boyutlar vardr. Ancak yine de bir elektronun geniliini lmeye kalkrsanz, bunun olanaksz bir i olduunu grrsnz. Basite syleyecek olursak, 61

HOLOGRAFK

EVREN

bir elektron, bizim anladmz anlamda bir nesne deildir. Fizikilerin baka bir buluu da, elektronlann bazen bir parack, bazen de bir dalga olarak belirmekte oluudur. Bir elektronu kapal bir televizyonun ekranna arptracak olursanz, ekran camn kaplayan fosforsu kimyasal maddenin zerinde ufak bir k noktas belirecektir. Elektronun ekran zerinde brakt o tek nokta, onun doasmdaki parack benzeri yn aka ortaya koymaktadr. Ancak elektronun olabilecei tek biim bu deildir. O ayn zamanda, lekemsi bir enerji bulutu iinde eriyerek uzaya yaylm bir dalga gibi davranabilir. Elektron bir dalga biiminde ortaya ktnda hibir paracn yapamayaca eyleri yapabilir. Onu zerinde iki yark bulunan bir engele frlatacak olursanz, her iki yarn da iinden ayn anda getiini grrsnz. Hatta, dalga benzeri elektronlar birbirleriyle arptklarnda giriim desenleri olutururlar. Szn ksas elektron, folklorik inanlardan frlam bir "ekil-deitiren" gibi bazen bir paracktr, bazen de bir dalga. Bukalemunu hatrlatan bu yetenek tm atomalt paracklar iin geerlidir. Ayn zamanda bu durum, bir zamanlar yalnzca dalga olduklar kabul edilen her ey iin geerlidir. Ik, gama nlar, radyo dalgalar, rntgen nlar; btn bunlar dalga biiminden parack biimine dnp yine dalga biimine geri dnerler. Gnmzde fizikiler atomalt fenomeninin yalnzca dalga ya da yalnzca parack olarak snflandrlamayacama inanmaktadrlar, ancak bu eyler tek bir kategoride toplanmak istenirse, her nasl oluyorsa, hem parack hem de dalga olduklarn sylemek gerekir. Bu eylere topluca, kuanta (*) ad verilmektir ve fizikiler bunlarn tm evreni oluturan temel madde olduuna karar
(*) Kuanta, kuantum teriminin ouludur. Tek elektron bir kuantum'dur. Birka elektron bir grup kuanta'dr. Kuantum szc ayn zamanda, hem parack ve hem de dalga unsurlarna sahip bir eyi anlatmak iin kullanlan dalga parac terimiyle e anlamldr.

62

EVREN

BR

HOLOGRAMDIR

Vermitir. Btn bu anlatlanlarn en artc yn ise, kuan.ta'nn, yalnzca kendilerine baktmz zaman parack olarak grnmekte olduu konusunda inandrc kantlar bulunmasdr. rnein, bir elektronun gzlenmedii sre ; iinde bir dalga biiminde belirdiine iaret eden deneysel bulgular vardr. Fizikiler bir elektronun gzlenmedii sre iinde nasl davranmakta olduunu anlayabilmek iin baz kurnazca stratejiler gelitirmi ve sonuta byle bir kanya -arnlardr (bu grn, elde edilen kantlarn yorumlarndan yalnzca biri olduuna dikkati ekmek gerekir. Tm fizikiler ayn grte deildir, rnein ileride greceimiz gibi Bohm'un kendisi de olaya daha farkl bir yorum getirmitir.) Yine, bu durum doal dnyada karlamaya alkn olduumuz davran biimlerinden ok, sihirli bir olaya benzemektedir. Yalnzca baktnz zaman bir bowling topu biiminde beliren bir bowling topuna sahip olduunuzu dnn. Bowling sahasnn her yerine talk pudras serptikten sonra byle bir "kuantum" topunu hedeflere doru yuvarlayacak olursanz, top ona baktnz sre iinde tek bir izgi izerek ilerleyecektir. Ama o ilerlerken gzlerinizi krpacak olursanz, kendisine bakmadnz o bir iki saniye iinde bowling topununun dz bir izgi deil de, bir l ylannn yan yan kum zerinde ilerlerken brakt orak biimli dalgalara benzer izler brakm olduunu grrsnz (bkz. Resim 7). Bu durum bir kuantum fizikisinin, kuanta'mn ancak kendisine bakldnda paraca dnt yolundaki ilk kantla karlamasna benzer. Bu yorumu destekleyenlerden biri olan fiziki Nick Herbert, bazen, arkasn dndnde dnyann her zaman "kkeni belirsiz ve amaszca akp duran bir kuantum orbas" olduu duygusuna kapl63

HOLOGRAFK

EVREN

Resim 7: Fizikiler elektronlarn ve dier "kuanta"nn, yalnzca kendilerine bakld srada parack olarak belirmekte olduunu gsteren inandrc kantlar bulmulard. Parack, bunun dndaki zamanlarda dalga gibi davranyordu. Bu, bir bowling topunun sahada biz ona bakarken tek bir izgi hlinde ilerlemesi, ama gzlerinizi her krpnzda bir dalga izi brakmas kadar garip bir olayd.

dn sylemitir. Ama ne zaman yzn evirecek olsa, dnya yeniden her zamanki gerekliine dnyordu. Bu durumun bizi biraz, ipein dokunuunu hibir zaman duyumsayamayan ve dokunduu her eyi altna dntrd iin hibir insan eline dokunamayan efsanev kral Midas'a benzettiini dnyor Herbert. "nsanolu da tpk ayn biimde kuantum gerekliinin dokusunu asla deneyimleyemez," demitir, "nki dokunduumuz her ey maddeye dnyor." 2 Bohm ve Karlkl Balantlar Kuantum gerekliinin Bohm'un zellikle ilgisini eken yn, birbirleriyle hibir ilikisi olmayan atomalt olgular arasndaki garip bir karlkl balant olduunu gste64

EVREN

BR

HOLOGRAMDIR

n durumlardr. En artc olan ise dier fizikilerden ounun bu olguya fazla nem vermemi olmasyd. in aslnda, ylesine dikkat ekmemiti ki, karlkl balant olgusunun sonradan en nlenmi rneklerinden biri, bir kuantum fizikisinin temel grleri iinde birka yl hi farkna varlmadan gizlenmiti. Bu gr, kuantum fiziinin kurucu babalarndan biri olan Danimarkal fiziki Niels Bohr'a aitti. Bohr'a gre, eer bir atomalt parac yalnzca bir gzlemcinin nnde var oluyorsa, o zaman bir paracn gzlemlenmedii zamanki niteliklerinden ve belirleyici zelliklerinden sz etmenin bir anlam yoktu. Bu gr, birok fizikiyi rahatsz etmiti, nki bilim byk lde, fenomenlerin niteliklerinin anlalmasn temel alan bir disiplindi. Ancak gzlemleme eylemi gerekte bu gibi niteliklerin yaratlmasna yardm ediyorsa, o zaman bu durum, bilimin gelecei konusunda neyi ima etmekteydi? Bohr'un grnden rahatsz olan fizikilerden biri de Einstein'd. Einstein, kendisinin kuantum kuramnn olumasnda oynad rol ne olursa olsun, bu acemi bilimin tuttuu yoldan hi de memnun deildi. Bohr'un, gzlemlenmedii zaman bir paracn zelliklerinden sz edilmeyecei yolundaki grne zellikle kar kyordu, nki bu gr, kuantum fiziinin dier bulgularyla birletirildiinde, atomalt paracklar arasnda, bir biimde, karlkl bir balant olduuna iaret ediyordu ki, Einstein byle bir olasla kesinlikle inanmyordu. Bu bulgu, baz atomalt sreler sonucunda birbirine benzer ya da yakndan ilikili zellikleri olan parack iftlerinin yaratlmakta olduunu ortaya koyuyordu. rnein, fizikilerin pozitronyum adn verdii son derece deiken bir atomu dnelim. Pozitronyum atomu bir elektron ve bir pozitrondan (pozitron, pozitif elektrik yk tayan bir elektrondur) oluur. Bir pozitron elektronun antiparack 65

HOLOGRAFK

EVREN

kartdr, bu ikisi sonunda birbirini yok ederek iki k ya da iki "foton" kuantasna ayrr ve birbirine ters ynlere doru uzaklar (bir parack biiminden dier bir parack biimine girmek bir kuantumun yeteneklerinden yalnzca birisidir.) Kuantum fiziine gre fotonlar birbirlerinden ne kadar uzaklam olurlarsa olsunlar, her zaman ayn polarizasyon asna sahiptirler. (Polarizasyon, fotonun doduu kaynaktan uzaklarken brnd dalga benzeri grnmn uzamsal ynelimidir.) 1935'de, Einstein ve meslektalar Boris Podolsky ve Nathan Rosen, gnmzde artk iyice bilinen bir yaz yaymlamlard: "Fiziksel Gerekliin Kuantum Mekaniiyle Yaplan Tanmlamas Eksiksiz Saylabilir mi?" Sz konusu yazyla, bu gibi ikiz paracklarn varlnn Bohr'un yanlgya dm olduunu kantladn ne sryorlard. Sylediklerine gre, bylesi iki parac, diyelim, pozitronyumun ayrmasyla yaylan bu tr iki fotonu insan eliyle yaratmak ve birbirlerinden hayli uzaa gndermek olasyd. (*) Sonra da yollarn kesip polarizasyon alarn lebiliyorlard. Eer bu fotonlarn polarizasyonlar kesin olarak ayn anda llecek olursa, kuantum fiziinin ngrd gibi birbirleriyle tpatp ayn aya sahip olduklar grlyordu; eer Bohr hakl olsayd ve gzlemlenmedikleri ya da llmedikleri zaman polarizasyon gibi zelliklere sahip olmam olsalard, bu durumda, iki fotonun gzlemlenmeye baladklarnda birbirleriyle annda ilikiye geip hangi polarizasyon asma sahip olacaklar zerinde anlam olmalar gerekirdi. Buradaki sorun, Einstein'in ortaya att grecelik kuramna gre, hibir eyin, ayn anda yolculuk yapmak yle dursun, ktan daha hzl olamayaca varsaymndan ileri geliyor; nki bu, zaman engelini amak ve her
(*) Einstein ve meslektalarnn deneysel dncelerine konu ettikleri atomalt sreci aslnda pozitronyum ayrmasyla ilgili deildir. Burada, daha rahat anlalabilir olmas nedeniyle bu rnee deinilmitir.

66

EVREN BR

HOLOGRAMDIR

trl kabul edilmez elikili gre kapy aralamak anlamna geliyordu. Einstein ve arkadalar, hibir "mantksal" gereklik tanmnn byle ktan hzl bir balantnn varlna izin vermeyeceini dnyorlard, bu yzden Bohr yanl3 yor olmalyd. Bu tartma gnmzde, Einstein-PodolskyRosen paradoksu ya da ksaca, EPR paradoksu diye bilinir. (*) Bohr, Einstein'n ortaya att bu tartmaya hi aldr etmedi. Tam tersine, bir tr ktan hzl iletiimin sz konusu olduunu ne srmek yerine, baka bir aklama nerdi. Atomalt paracklar gzlemlenmedikleri zaman var olmuyorlarsa, bamsz "nesneler" olarak dnlemezlerdi. Bylece Einstein, ikiz paracklar birbirinden ayr "nesneler" olarak grmekle bir yanlgya dyor ve at tartmann temelini bu yanlg zerine oturtmu bulunuyordu. Oysa bunlar, blnemez bir sistemin paralaryd ve bunlar baka trl dnmek anlamszd. Zamanla fizikilerin ou Bohr'u hakl bulmu ve onun yorumunun doru olduuna karar vermitir. Bohr'un zaferine katkda bulunan olgu, kuantum fiziinin, fenomenleri nceden haber vermek konusunda son derece gsterili baarlar elde etmi olmasdr, fizikilerin pek az bu yorumun baz ynlerden yanl olabilecei olasln dikkate almtr. Buna ek olarak, Einstein ve arkadalar ikiz paracklar hakkndaki nermelerini yaptklar srada teknik olanaklar ve dier baz nedenler bu konuda deneyler yaplabilmesini engelliyordu. Bu durum, onlarn yenilgilerini kolaylatrm oldu. Bohr bu nermesini, ileride greceimiz gibi, Einstein'n, kuantum kuramna kar yapt saldry karlamak amacyla oluturmu olmasna karn, ne gariptir ki, Bohr'un atomalt sisteminin blnemez olduu yolundaki gr, gerein doasyla ilgili olarak ok derin imalarda bulunmutur. Glntr ama, bu imalar da grmezden ge(*) Bu konuda ayrntl bilgi bkz. Dinlerde, Bilimde ve Metafizikte Zaman Enerjisi, Murry Hope, Ruh ve Madde Yaynlar, 1997.

67

HOLOGRAFK

EVREN

linmi ve karlkl balant konusunun ierdii nem bir kez daha hasr alt edilmitir. Canl Bir Elektron Denizi Gen bir fiziki olduu yllarda Bohm da Bohr'un nermesini kabul etmi ama Bohr'un ve takipilerinin karlkl balant konusuna fazla nem vermemi olmalar onu artmt. Pennsylvania Devlet Kolejinden mezun olduktan sonra, Berkeley'deki California niversitesine girmi ve 1943'de doktorasn almadan nce, Lawrence Berkeley Radyasyon Lboratuvarmda almt. Orada, kuantumlar aras karlkl balantnn arpc bir rneiyle karlat. Bohm, Berkeley Radyasyon Lboratuvarmda plzma zerine bir alma yapyordu. Bu almas ileride kendi konusundaki kilometre talarmdan biri olarak kabul edilecekti. Bir plzma, yksek younlukta elektronlar, pozitif iyonlar ve pozitif ykl atomlar tayan bir gazdr. Bohm, elektronlarn bir plzma iine girer girmez bamsz davran biimlerini brakarak daha geni bir btnn, karlkl balant iinde bulunan paralanym gibi davrandklarn aknlkla gzlemledi. Geliigzel bireysel eylemler iindeymi gibi grnmelerine karn, saysz elektron birarada alacak kadar iyi rgtlenmi etkiler retebiliyordu. Plzma, sanki amip tr bir yaratkm gibi, srekli olarak kendisini yeniliyor ve tm kirlilikleri-biyolojik bir organizmann yabanc bir varl bir kist iinde toplamasna benzer biimdebir duvar iine alyordu. 4 Bu organik nitelikler Bohm'u o denli artmt ki, sonradan sk sk, bu elektron denizinin "canl" olduu izlenimine kapldn syledi. 5 Bohm, 1947'de Princeton niversitesinde, yardmc profesr olarak almas iin yaplan neriyi kabul etti-bu kendisine ne kadar deer verildiinin bir iaretiydi- ve ora68

EVREN

BR

HOLOGRAMDIR

da, metallerdeki elektronlarn incelenmesi konusunda Berkeley'de yapt aratrmay geniletti. Elektronlarn rastlantsalm gibi grnen bireysel eylemlerle son derecergtl etkiler retebildiklerini bir kez daha grd. Berkeley'de inceledii plzma gibi, bunlar da artk birbirinin ne yapacam bilen iki paraca ilikin durumlar deildi, ama, tm bu parack okyanusu iindeki paracklardan her biri sanki saysz trilyonlarca dier paracn ne yaptn biliyormu gibi davranyordu. Bohm, elektronlarn bu tr kolektif davran biimlerine plzmonlar adn verdi ve bu bulu onun dnya apnda bir fiziki olarak tamnmasm salad. B o h m ' u n H a y a l Krkl Karlkl balant konusunun tad nemle ilgili sezgileri ve fizik alannda geerli olan dier grlere kar giderek artan honutsuzluu nedeniyle Bohm'un kafas, Bohr'un kuantum kuramn yorumlay tarzma daha ok taklmaya balamt. Princeton'da, yl bu konuyu rettikten sonra, kendi anlayn gelitirebilmek iin bir ders kitab yazmaya karar verdi. Kitabn bitirdiinde kuantum fiziinin ne srd grlerden hl rahatszlk duymakta olduunu grerek kitabnn birer kopyasm Bohr ve Einstein'a gnderip onlarn dncelerini almak istedi. Bohr'dan hi bir yant almad, ama Einstein onunla ilikiye geti ve her ikisi de Princeton'da bulunduuna gre buluup kitabn tartmalar gerektiini syledi. Alt ay boyunca sren esin verici grmelerinin ilk gnnde Einstein byk bir cokuyla Bohm'a, kuantum fizii kuramnn bu denli ak seik bir anlatmyla ilk kez karlatn sylemiti. Bununla birlikte, kendisinin de bu kurama kar baz ynlerden en az Bohm kadar honutsuzluk duymakta olduunu itiraf etmiti. Grmeler srasnda, bu iki adam, kuramn fenomen69

HOLOGRAFK

EVREN

leri nceden tahmin edebilme konusundaki yeterliine her ikisinin de hayran olduunu anlam oldular. Onlar rahatsz eden nokta ise, bu kuramn dnyann temel yapsn gerekten kavrayabilen hibir yol salayamam olmasyd. Bohr ve taraftarlar kuantum fizii kuramnn tamamlanm olduunu ve kuantum alannda olup biteni kavrayabilmenin daha ak seik bir yolu olmadm ileri srmekteydi. Bu sz, atomalt alannda hibir derin gereklik, bulunabilecek hibir yant olmadn sylemekle ayn anlama geliyordu, ki bu da Bohm'un ve Einstein'in felsef duyarlln rahatsz etmekteydi. Grmeleri boyunca pek ok baka konuyu da tartmlard, ancak zellikle bu nokta Bohm'un dncelerinde yeni ve nemli bir yer kazanmt. Einstein'la yapt grmelerden esinlenerek, kuantum fizii konusundaki kukularnn geerliliini kabul etti ve bu konuda baka bir seenek, alternatif bir bak as olabileceine karar verdi. Quantum Theory (Kuantum Kuram) adl kitab 1951'de baslnca, bir klsik yapt olarak karland; ancak bu, Bohm'un artk tmyle desteklemedii bir klsikti. Onun her zaman hareketli ve daha derin aklamalar peinde olan zihni, gerei tammlamarun daha iyi bir yolunu aramakla meguld. Yeni B i r T r Alan v e Lincoln' l d r e n Kurun Einstein'le yapt konumalardan sonra Bohm, Bohr'un yorumuna alternatif olabilecek ie yarar bir yol aramaya balad. Elektron trnden paracklarn, bir gzlemci olmad zaman da var olduklarn varsayarak ie balad. Ayrca, Bohr'un dokunulmaz duvarnn altnda daha derin bir gereklik, bilim tarafndan kefedilmeyi bekleyen bir kuantum-alt dzeyi bulunduunu da varsayd. Bu nermelere dayanarak ve sadece, bu kuantum-alt dzeyde yeni bir alan bulunduunu varsaymak suretiyle, kuantum fiziinin 70

EVREJV BR

HOLOGRAMDIR

bulgularn en az Bohr kadar aklayabildiim fark etti. Bohm bu ngrlen yeni alana kuantum potansiyel alan adn verdi ve bu alann da tpk yer ekimi gibi uzayn tmne egemen olduunu tasarlad. Ancak yer ekimli alanlarn, manyetik alanlarn ve dierlerinin tersine, bu alann etkisi aradaki uzaklklardan tr azalmyordu. Bu alann etkisi karmak ve hemen hemen fark edilmez dzeydeydi. Ama her yerde ayn gce sahipti. Bohm kuantum kuram zerine yapt kendi alternatif yorumunu 1952'de yaymlad. Bu yeni yaklama kar ald tepkiler genelde olumsuzdu. Baz fizikiler bu gibi seeneklerin olanakszlna o denli inanmlard ki, onun grn ellerinin tersiyle ittiler. Bazlar da onun getirdii manta kar tutkulu saldrlarda bulundular. Eninde sonunda btn bu tartmalar temelde felsef farkllklara dayanyordu, ama bunun bir nemi yoktu. Bohr'un bak as fizikte o denli korunmaya alnmt ki, Bohm'un sunduu seenee kulaktan dolma bir eymi gibi bakld. Bu saldrlarn sertliine karn Bohm'un, Bohr'un grnn izin verdiinden daha fazla gereklik olabileceine olan inanc hi sarslmad. Ayn zamanda, bilimin, kendisininki gibi yeni grleri deerlendirmek konusundaki bak asnn son derece snrl olduunu fark etti. Bylece, 1957'de baslan Causality and Chance in Modern Physics (Modern Fizikte Nedensellik ve ans) adn verdii kitabnda bu tr bir tavrla karlam bulunan eitli felsef varsaymlar irdeledi. Bunlardan biri de, herhangi bir varsaymn kuram olarak kabul edildii zaman -rnein kuantum kuramnda olduu gibi- tamamlanm olduu yolundaki genel kanyd. Bohm bu kany, doamn sonsuz olabileceine iaret ederek eletirdi. Sonsuz olan tmyle aklayabilecek hibir kuram olamazd. Bohm, aratrmaclar bu kandan syrlacak olurlarsa bilimsel konular nyargszlk iinde aratrma 71

HOLOGRAFK

EVREN

ynteminin daha iyi alabileceini vurgulad. Kitabnda, bilimin nedensellie baknn da olduka snrl olduunu ne srd. Birok sonucun yalnzca bir ya da birka nedeni olduu varsaylyordu. Ancak Bohm'a gre, bir sonucun sonsuz nedeni olabilirdi. rnein, herhangi bir kimseye Abraham Lincoln'n lmne neden olan eyin ne olduunu soracak olursak, byk olaslkla John Wilkes Booth'un silhndan kan kurunu neden gstereceklerdi. Ancak Lincoln'n lmne katkda bulunan tm nedenleri kapsayan eksiksiz bir listenin, silhn geliimine yol aan tm olaylar, Booth'da Lincoln' ldrme istei uyandran tm etkenleri, insanolunun geliimini, elinin bir silh tutma yeteneini kazanmasna olanak veren tm basamaklara dek her eyi sralamas gerekirdi. Bohm kiinin, herhangi bir sonuca yol aan engin nedenler alayann ou kez grmezden gelebileceini kabul ediyordu; ancak, hibir neden-sonu ilikisinin evrenin btnnden asla ayrlamayaca gereini aklda tutmann bilim adamlar iin tad nem zerinde duruyordu. N e r e d e O l d u u n u z u B i l m e k stiyorsanz, Mekanszlara S o r u n Yaamnn bu dneminde Bohm, kuantum fiziine getirdii alternatif yaklamm gelitirmeyi srdrd. Kuantum potansiyelinin anlamm dikkatle inceledike, bu alann, klsik grlerden daha kktenci bir biimde ayrlmakta olduunu ima eden baka zellikleri olduunu da fark etti. Bunlardan biri de btnselliin nemiydi. Klsik bilim, tm bir sistemin durumunu, yalnzca paralar arasndaki ilikilerin sonucu olarak gryordu. Oysa, kuantum potansiyeli bu grn tersine dndryor ve paralarn davranlarnn gerekte btn tarafndan rgtlenmekte olduuna 72

EVREN BR HOLOGRAMDIR

iaret ediyordu. Ve bu durumda, Bohr'un, atomalt paracklarn bamsz "eyler" olmayp, blnmez bir sistemin paralar olduu yolundaki grn yalnzca bir adm ileriye gtrmekle kalmyor, giderek en nemli gerekliin btnsellik olduunu da ne sryordu. Bu gr ayn zamanda, plzma iindeki (ve sper-iletkenlik gibi dier zel durumlardaki) elektronlarn nasl olup da, paralarnn birbirleriyle balantl olduu bir btn gibi davranmakta olduklarm da aklyordu. Bohm'un dedii gibi, byle "elektronlarn ortala salmamalar, kuantum potansiyeli yoluyla tm sistemin, rgtlenmemi bir kalabalktan ok bale danslarnnkine benzer egdmsel bir hareket iinde olular yzndendi." Yine, "elektron eylemlerinin bylesi bir kuantum btnsellii iinde olmas bir makinenin, paralarnn biraraya getirilmesi suretiyle salanan birliinden ok, canl bir varln paralar arasndaki rgtl birlie ok daha yakndr." diye yazyordu Bohm. 6 Kuantum potansiyelinin daha da artc baka bir zellii, bir yer kaplama kavram konusunda dndrdkleridir. Gnlk yaam dzeyimizde nesnelerin belirgin yerleri vardr, ancak Bohm'un kuantum fiziine getirdii yoruma gre, kuantum-alt dzeyde, kuantum potansiyelinin geerli olduu dzeyde, bir yer kaplama olgusu ortadan kalkmaktadr. Uzaydaki herhangi bir nokta, dier noktalarn tmyle eitlenmektedir, bu yzden de herhangi bir eyin dier herhangi bir eyden ayn olduunu sylemenin bir anlam yoktur. Fizikiler bu zellie "meknszlk" adm veriyorlar. Kuantum potansiyelinin bu "meknszlk" grnm Bohm'un, ikiz paracklar arasndaki ilikiyi, herhangi bir eyin k hzndan daha hzl hareket etmekte olduunu ileri srerek u nl grecelik (rlativite) yasan inemesi73

HOLOGRAFK

EVREN

ne gerek kalmadan aklayabilmesine olanak verdi. O, bu durumu yle aklyordu: Bir akvaryumun iinde yzen bir bal dnn. Ayrca, daha nce hibir akvaryum ve balk grmemi olduunuzu da kabul edelim. Bunlar hakkndaki bilgiyi iki televizyon kameras araclyla ediniyorsunuz. Bu kameralardan biri akvaryumun nne, dieri de yan tarafna yerletirilmi olsun. Bu iki kamerann monitrlerine baktnzda, ekranlarda grm olduunuz balklarn iki ayr balk olduunu dnebilirsiniz. Kameralar farkl alarda yerletirilmi olduu iin, grntledikleri imgeler de biraz farkl olacaktr. Ancak izlemeyi srdrdnz takdirde, sonunda iki balk arasnda bir iliki olduunu fark edersiniz. Birisi dnnce, dieri de biraz farkl ama dieriyle uyumlu bir dn iinde olacaktr. Birisi nden grndnde, dieri yandan grnecektir vb. Eer durumun tmyle farknda olmadnz dnecek olursak, balklarn birbirleriyle annda iletiim kurduklar gibi yanl bir kanya sahip olabilirsiniz, ama durum byle deildir. Burada hibir iletiim yoktur, nki daha derin bir gereklik dzeyinde, akvaryumun gereklik dzeyinde, iki balk da aslnda bir ve ayn balktr. Bir pozitronyum atomu zld zaman ortaya kan iki foton sz konusu olduunda ise, paracklar arasnda olup biten ey zellikle budur (bkz. Resim 8). Gerekten de durum byledir, nki, kuantum potansiyeli uzayn her yann kapsar ve tm paracklar birbirleriyle meknszlk iinde karlkl balant iindedir. stne stlk Bohm'un gelitirmekte olduu gereklik imgesi, uzay boluunda hareket eden birbirlerinden ayr atomalt paracklarndan olumuyordu, tam tersine, her ey blnmez bir an paralaryd ve iinde hareket eden madde kadar gerek ve zengin srelerle dolu bir uzay tarafndan ierilmekteydi. Bohm'un grleri ou fiziki tarafndan henz kabul 74

EVREN BR

HOLOGRAMDIR

Resim 8: Bohm, atomalh paracklarnn birbirleriyle, iki televizyon monitrnden yansyan bir baln imgeleri kadar ilikili olduuna inanyordu. Birbirlerinden ayrym gibi grnen elektronlara benzer paracklar, daha derin bir gereklik dzeyinde -akvaryumun iine benzer bir dzeyde- yalnzca daha derin bir kozmik birliin farkl grnmleriydi.

edilmemi olmakla birlikte birkann ilgisini ekmitir. Bunlardan biri de, svire'de, Cenevre yaknlarndaki nemli bir atom fizii aratrma merkezi olan CERN'de grevli kuramsal fiziki John Steward Bell'dir. Kuantum kuram konusunda Bell'in ii de Bohm gibi tmyle rahat deildi ve bu kurama baz alternatif grler getirmek gerektiine inanyordu. Daha sonra yle demitir: "Sonra, 1952'de Bohm'un nermelerini grdm. O, kuantum mekaniini herkesin bildii eylere baz belirli eitlemeler eklemek suretiyle tamamlamak dncesindeydi. Bu da beni ok etkiledi." 7 75

HOLOGRAFK

EVREN

Bell ayn zamanda, Bohm'un kuramnn uzayda belirli bir yer kavram olmadna iaret etmekte olduunun da farkna varmt ve bu varsaym dorulayan deneyler yaplm olup olmadn merak ediyordu. Bu soru yllarca onun akln kurcalamt, ancak 1964 ylnda bir kutsal dinlenme gnnde tm dikkatini bu konu zerinde toplamaya karar verdi. Soma abucak, bylesi bir deneyin yaplabileceini gsteren k bir matematik forml gelitirdi. Yalnz tek sorun, o gn iin, byle bir deneyi yapabilecek teknolojik dzeyin olmayyd. EPR paradoksuna konu olan paracklara benzer baz paracklarn allm iletiim yntemlerini kullanmamakta olduunu kantlayabilmek amacyla yaplacak deneyin sonsuz ksalktaki bir an iinde uygulanmas gerekiyordu. Ksaca bu deney, bir m iki paraca ayrld ve bu iki paracn yola kt andan nceki o ksack anda uygulanmalyd. Baka bir deyile, bu deneyde kullanlacak aralar gerekli ilemi bir saniyenin birka bin milyonda birlik bir sresi iinde yapabilmeliydi. Holograma Giri 1950'lerin sonlarnda Bohm, McCarthy'cilie kar savamn vermi ve Amerika'dan ayrlp ngiltere'deki Bristol niversitesine gemi ve orada aratrmac olarak almaya balamt. Burada, gen bir aratrma rencisi olan Yakir Aharonov'la birlikte meknszlk olgusunun baka bir nemli rneiyle karlat. Bohm ve Aharonov, uygun koullar altnda bir elektronun, herhangi bir elektronu bulma olaslnn sfr olduu bir blge iinde manyetik bir alan bulunduunu "hissedebilme" yeteneine sahip olduunu grdler. Bu fenomen Aharonov-Bohm etkisi diye bilinir ve bu iki adam bu bulularn ilk yaymladklarnda birok fiziki bylesi bir etkinin varlna inanmad. Bu etki gn76

EVREN BR

HOLOGRAMDIR

mzde bile, saysz deneylerle onaylanm olmasna karn hl baz kuku izleri tamakta ve zaman zaman byle bir etkinin var olmadn ne sren yazlar kmaktadr. Bohm, her zamanki Stoac tavryla kabullendii, kalabaln iinde, imparatorun zerinde giysi bulunmadn syleyen o "yrekli ses" roln srdrmektedir. Bundan birka yl nce yaplm bir rportaj srasnda, yrekliliinin altn izen szlerle felsefeyi basite yle zetlemitir: "Uzun vadede, illzyonlara bal kalmak, gerek olgularla yzlemekten ok daha tehlikelidir." 8 Bununla birlikte, onun btnsellik ve meknszlk konusundaki grlerinin uyandrd snrl etki ve daha ileriye nasl gidebileceini kendisinin de bilemiyor olmas, dikkatini baka ynlere evirmesi sonucunu dourdu. 1960'larda bu durum onu dzen kavramna daha yakmdan bakmaya yneltti. Klsik bilim her eyi genellikle, paralar belirli bir dzen iinde oluturulmu eyler ve paralar dzensiz, rastlantsal olanlar diye iki kategoriye ayrr. Kar taneleri, bilgisayarlar ve canl varlklarn hepsi dzenli birimlerdir. Yere savrulan bir avu kahve tanesinin oluturduu desen, bir patlamamn ardmdan oluan dknt ve bir rulet tekerleinin ortaya kartt rakam dizinleri ise dzensizdir. Bohm maddenin iine daha ok daldka, dzen kavramnn iinde de farkl dereceler bulunduunu farketti. Baz eyler dierlerinden daha dzenliydi, bu da belki, evrendeki dzen hiyerarisinin bir sonu olmamas yzndendi. Bohm, buradan, bizim dzensiz olarak algladmz eylerin belki hi de dzensiz olmayabilecei dncesine vard. Belki onlarnki ylesine "sonsuz ykseklikte" bir dzendi ki, bize rastgele gibi grnyordu (matematikilerin rastgeleliin formln bulamam olmalar ilgintir ve baz rakamsal dizinler rastlantsallk kategorisine sokulmu olmakla birlikte, bunlar yalnzca varsaym olmaktan teye gitmemektedirler.) 77

HOLOGRAFK

EVREN

Bu dncelere dalm olan Bohm, bir BBC televizyon programnda, dncelerini gelitirmesine yardm eden bir aygtla karlat. Bu aygt zel olarak tasarlanm ve iinde geni bir dner silindir bulunan bir kavanozdu. Silindirle kavanoz yzeyinin arasndaki dar boluk gliserinle -koyu ve saydam bir svyla- doldurulmutu ve gliserinin iinde hareketsiz duran bir damla mrekkep vard. Bohm'un ilgisini eken ey, silindir kolu dndrldnde mrekkep damlasnn gliserin urubunun iine yaylp gzden kaybolur gibi olmasyd. Ama kol ters yne evrilir evrilmez, urubun iindeki soluk mrekkep glgesi hemen yeniden bir damla biimini alyordu (bkz. Resim 9). Bohm, "Bu bana derhal, dzen sorunuyla yakndan ilgili bir eymi gibi grnd," diye yazmt, "mrekkep damlas svnn iine dalm durumdayken de 'gizlenmi' (ya da ortaya kmam) bir dzene sahipti, yeniden olutuunda nceki dzen de yeniden beliriyordu. te yandan allm anlaymza gre, gliserinin iine yaylm durumdayken mrekkep damlasnn dzeninin bozulmu olduunu, 'dzensiz' bir duruma girdiini syleyebilirdik. Bu durum, burada yeni bir dzen kavramnn sz konusu olduunu grmeme yardm etti." 9 Bu bulu Bohm'u byk lde heyecanlandrmt, nki zerinde dnp durduu sorunlarn ouna yeni bir bak as getiriyordu. Gliserin iinde mrekkep damlas aygtna rastladktan ksa bir sre sonra dzen konusuna daha da aklk getiren baka bir benzer rnekle karlat; bu Bohm'un yllar boyunca oluan dnce dizilerini biraraya getirmekle kalmyor, ayn zamanda bunu ylesi bir dayatma ve aklama gcyle yapyordu ki, sanki bu sorunun yant olarak biilmi kaftand. Bu benzer rnek ise hologramd. Bohm hologram zerine youn dncelere dalar dalmaz onun da dzen anlayna yeni bir yn vermekte oldu78

EVREN BR

HOLOGRAMDIR

Resim 9: Gliserin dolu bir kavanozun iinde bir mrekkep damlas yerletirildikten sonra kavanozun iindeki silindir dndrlecek olursa, bu damla yaylr ve gzden kaybolur. Ama silindiri ters ynden dndrdmzde damla yeniden biraraya gelir. Bohm, bu fenomeni dzenin nasl ortaya ktn (belirginletiini) ve nasl gzden saklandn (gizlendiini) gsterebilmek iin bir rnek olarak kullanmtr.

79

HOLOGRAFK

EVREN

unu grd. Dank durumdaki mrekkep damlas rneinde olduu gibi, bir holografik film paras zerine kaydedilmi bulunan giriim deseni de plak gzle bakldnda dzensizmi gibi grnyordu. Her ikisinin de saklanm ya da dier bir deyile, gizli dzenleri vard ve bu dzen bir plzma iindeki her bir elektronun rastlantsal gibi grnen hareketlerindeki gizli dzene ok benziyordu. Ancak hologramn yol a sezgisel kavray yalnzca bu kadar da deildi. Bohm bu konu zerinde dndke, gerekte evrenin ileyiini holografik ilkelerle gerekletirmekte olduu konusunda giderek daha ok ikna oluyordu, aslnda evrenin kendisi de akkan, dev bir hologramd ve bunun farkna varmak onun tm dank sezgilerini geni kapsaml ve uyumlu bir btn hlinde belirginletirmesine olanak verdi. Evrenin holografik grnts konusundaki grlerini ilk olarak 1970 balarmda yaymlad ve 1980'de daha da olgunlatrp damtt dncelerini Wholeness and the Implicate Order (Btnsellik ve Sakl Dzen) adn verdii kitabnda ortaya koydu. Bu kitabnda saysz dnceleri arasnda balant kurmaktan daha fazlasn yapmt. O, bu dncelerini, gereklie, kktenci (radikal) olduu kadar soluk kesen yeni bir bak getirecek biimde yenilemiti. Aa k m a m D z e n l e r v e Aa k m Gereklikler Bohm'un en artc nermelerinden biri de gnlk yaammzn elle tutulabilir gerekliinin aslnda, tpk holografik bir imge gibi, bir tr illzyon, bir hayal olduudur. Bu gerekliin altnda, daha derin bir varolu dzeni, fiziksel dnyamzn tm nesne ve grnmlerini, tpk bir holografik film parasnn bir hologram yaratmasna benzer biimde yaratan engin ve daha temel bir gereklik dzeyi yat80

EVREN BR HOLOGRAMDIR

maktadr. Bohm bu daha derin gereklik dzeyine sakl (implicate) -ki bu "aa kmam" (enfolded) anlamna gelmektedir- dzen adm veriyor. Bizim varlk dzeyimize de belirgin (explicate) ya da aa km (unfolded) dzen diyor. O bu terimleri, evrende olumu tm biimlerin bu iki dzen arasndaki saysz gizlenmelerin ve ortaya kmalarn sonulan olduunu dnd iin kullanyordu. rnein, Bohm bir elektronun tek bir birim olmayp uzayn tm iinde gizlenmi bir toplam ya da topluluk olduuna inanyordu. Bir let tek bir elektronun varln saptadnda, bu basit bir deyile, elektron topluluunun bir ynnn ortaya km olmas yzndendi; tpk bir mrekkep damlasnn gliserin iinde o belirli yerde ortaya kmas gibi. Bir elektronu hareket eder gibi grnmesi, srp giden bu ortaya k ve gizleni dizinleri yzndendi. Baka bir deyile, elektronlar ve dier paracklar, bir pnardan fkran su kaynann ald biimlerden daha bamsz ve srekli deildi. Onlar sakl dzenden gelen srekle bir akla desteklenmekteydi. Ve bir parack ortadan kalktnda yok olmu olmuyordu. Yalnzca iinden fkrm olduu daha derinlerdeki bir dzene geri dnp saklanyordu. Bir holografik film paras ve oluturduu imge de sakl ve belirgin dzenlerin birer rneiydi. Film bir sakl dzendi, nki zerindeki parazit desenlerin iine kodlanm bulunan imge, filmin tm iine gizlenmi bir btnlkt. Filmden yanstlan hologram ise belirgin bir dzendi, nki imgenin ortaya km ve alglanabilir bir yorumunu simgelemekteydi. ki dzen arasndaki bu srekli ve akc alveri, pozitronyum atomu rneindeki gibi paracklarn, bir tr paracktan dier bir paraca dnerek nasl biim deitirmekte olduklarn aklamaktadr. Bir parac, diyelim bir elektronu, sakl dzene geri dnp gizlenirken, bir bakas81

HOLOGRAFK

EVREN

n -bir foton- ortaya kp onun yerini alrken gzlemek mmkndr. Bu ayn zamanda, bir kuantumun nasl bazen bir parack, bazen de bir dalga biiminde ortaya ktm da aklamaktadr. Bohm'a gre, her iki grnm de her zaman, bir kuantum topluluu iine gizlenmi durumdadr, ancak hangi grnmn ortaya kp, hangisinin gizlenmi durumda kalacan gzlemcinin kuantum topluluuyla olan karlkl etkileim biimi belirlemektedir. Bylece, bir gzlemcinin bir kuantum biimini kararlatrmaktaki rol, bir kuyumcunun deerli bir ta deerlendirmesi, hangi yznn akta kalaca, hangisinin gizlenecei konusunda karar vermesi kadar gizemlidir. Hologram terimi genellikle, evrenimizi her an yeniden yaratan saysz gizleni ve ortaya klarn sonsuza dek dinamik ve hareketli olan doasna uymayan duraan bir imgeyi artrd iin, Bohm, evreni bir hologram deil de bir "holoeylem" olarak tanmlamay yeler. Holografik bir biimde rgtlenmi olan bu derin dzenin varl, gereklik duyumunun atomalt dzeyde niin meknszlk grnmnde olduunu da aklamaktadr. Daha nce grdmz gibi, bir ey holografik olarak oluturulduu zaman, mekn kavramna ilikin tm zellikleri zlp gidiyordu. Bir holografik filmin her bir parasnn btnn kapsad tm bilgiyi ierdiini sylemek, bilginin herhangi bir yere bal olmakszn btnn iine dalm olduunu sylemenin baka bir biimidir. Buradan yola karak, eer evren de holografik ilkeler dorultusunda oluturulmusa, onun da meknszlk zelliklerine sahip olmas beklenir. H e r eyin B l n m e z Btnsellii Bohm'un gelitirdii dncelerden en akl kartran 82

EVREN

BR

HOLOGRAMDIR

ise btnselliktir. Bohm'a gre, kozmosta her ey sakl dzenin dikisiz holografik kumandan yaplm olduu iin, evreni "paralar"dan olumu bir ey diye kabul etmek, tpk bir pnardaki farkl su kaynaklarnn iinde akmakta olduklar suyun btnnden ayr dnlmesi gibidir. Elektron, "temel parack" deildir. O, holoeylemin belirli bir grnmne verilmi bir addr yalnzca. Gereklii paralara blp bu paralara birer ad vermek her zaman keyfe bal bir i, geleneksel bir alkanlk olmutur, oysa ssl bir kilimin zerindeki farkl motifler birbirlerinden ne kadar ayrysa, atomalt paracklar ve evrendeki dier her ey birbirlerinden ancak o kadar ayrdr. Bu ok derin bir varsaymdr. Einstein, dnyay sarsan genel grecelik kuramnda uzay ve zamann birbirinden ayr varlklar olmayp, blnmez uzay-zaman sreklilii adm verdii daha geni bir btnn przsz bir biimde birlemi paralar olduunu sylemiti. Bohm, bu gr, dev bir adm daha ileriye gtrmtr. O, evrendeki her eyin bir srekliliin paras olduunu sylemitir. Grnen dzeydeki ak seik ayrlna karn, her ey birbirinin dikisiz bir uzantsdr ve sonuta her ey, hatta sakl ve belirgin dzenler bile birbirleriyle i ie girmi durumdadr. Bir an durup bunu dnelim. Elinize bakn. imdi de yannzdaki lmbadan akan a balon. Ve ayaklarnzn dibinde uzanm kpee. Siz yalnzca ayn maddeden yaplm deilsiniz. Siz ayn eysiniz. Tek bir ey. Blnmez bir ey. Saysz kollarn ve eklentilerini tm grlebilir nesnelerin, atomlarn, dalgal okyanuslarn, kozmosta gz krpan yldzlarn iine uzatm grkemli bir ey. Bohm uyarr; bu, evrenin devasa, farkllamam, blnmemi tek bir ktle olduu anlamna gelmemektedir. eyler ayn zamanda hem blnmez bir btnn paralar olabilir hem de kendi zgn niteliklerine sahip olmay 83

HOLOGRAFK

EVREN

srdrebilir. Bohm, bunu daha ak anlatabilmek iin bir nehrin iinde sklkla oluan ufak anaforlar ve girdaplar rnek gsterir. lk bakta bu anaforlar birbirlerinden ayr eyler gibi grnr ve byklk, hz, dnme yn vb. gibi alardan bireysel zellikler tar gibidir. Ancak dikkatle inceleyince herhangi bir girdabn nerede balayp nehrin nerede bittiine karar vermenin olanaksz olduu anlalr. Bylece Bohm, "eyler" arasndaki farkllklarn anlamsz olduunu sylemiyor. Yalnzca bizden, holoeylemin eitli grnmlerini "eyler"e blme alkanlnn bir soyutlama olduunun srekli olarak farknda olmamz istiyor, bu blme alkanl sz konusu grnmleri dnce tarzmza uygun olarak alglayabilmemizi salayan bir yoldur yalnzca. Bu yanlgy dzeltme abas iinde, holoeylemin farkl grntlerini "eyler" diye adlandrmak yerine, onlara "greceli olarak bamsz altbtnler" adn veriyor. 1 0 Gerekten de, Bohm bizim, dnyay paralara blmek ve her eyin nasl bir dinamik ilintiyle birbiriyle bantl olduunu grmezden gelmek konusunda -yalnzca bilim alannda deil, bireysel ve toplumsal yaammzda da- neredeyse evrensel dzeydeki eilimimizin pek ok problemimizin kayna olduuna inanyor. rnein, btnn etkilemeden yeryznn iinden deerli paralar kartabileceimizi dnyoruz. Bedenimizin baz blmlerine ilemler uyguluyor ve btnyle ilgilenmiyoruz. Toplumumuzdaki su, yoksulluk, uyuturucu bamll gibi eitli sorunlarla urarken tm sorunlar toplumsal bir btn olarak alglamyoruz vb. Bohm yazlarnda dnyay paralara blerek ele almann yalnzca ie yaramamakla kalmayp, yok oluumuzu da hazrlamakta olduunu tutkuyla savunmaktadr.

84

EVREN

BR

HOLOGRAMDIR

u u r M a d d e n i n D a h a Sptil Bir Biimidir Bohm'un holografik evren tasarm, kuantum fizikilerinin karlkl balant konusunda niin bu kadar ok rnekle karlamakta olduunu aklarken, ayrca baka birok bilmeceye de yamt getirmektedir. Bunlardan biri de uurun atomalt dnyas zerindeki grnr etkisidir. Daha nce grdmz gibi, Bohm paracklarn gzlenmedikleri zaman var olmadklar dncesini kabul etmemektedir. Ancak ilke olarak uuru ve fizii biraraya getirme abasna kar deildir. Yalnzca ona gre, ou fiziki, bamsz bir eyin -uurun- baka bir bamsz eyle -bir atomalt parac ile- ilikisi olduunu sylerken bir kez daha gereklii paralara blmeye almaktadr. Btn bunlar holoeylemin grnmleri olduuna gre, Bohm, uur ve madde arasndaki ilikiden sz etmenin bir anlam olmadna inanmaktadr. Bir balamda, gzlemci ile gzlenen ayn eydir. Gzlemci ayn zamanda lm yapan aygt, deney sonular, lboratuvar ve lboratuvarn dnda esen rzgrdr. Aslnda, Bohm uurun, maddenin daha sptil bir biimi olduuna inanr; ona gre, ikisi arasndaki herhangi bir ilikinin temeli bizim kendi gereklik dzeyimizde deil, sakl dzenin derinliklerinde yatmaktadr. Tm maddelerin eitli gizlenme ve ortaya kma evrelerinde uurluluk vardr. Belki de onun iin plzma, canllarn baz zelliklerine sahiptir. Bohm'un ne srd gibi, "eylemi biimlendirme yetenei zihnin en tipik zelliidir ve daha imdiden elektronun 'zihnimsi' bir eyler olduunu gryoruz." 1 1 Yine Bohm, evreni canllar ve canszlar diye ayrmann da bir anlam olmadn sylyor. Canl ve cansz nesneler ayrlmaz biimde birbirinin iine girmitir ve yaamn kendisi de, tm evrenin iine gizlenmi durumdadr. Hatta ka85

HOLOGRAFK

EVREN

yalar bile bir biimde canldr, diyor Bohm, nki yaam ve zek yalnzca maddenin deil, "enerjinin", "uzayn", "zamann", "tm evreni oluturan kuman" ve bizim holoeylemden soyutladmz, yanlgya derek ayr eyler gibi grdmz her eyin iindedir. uurun ve yaamn (ve aslnda her eyin) evrenin iinde birarada topluca bulunduu fikrinin ayn derecede arpc bir baka yn de var. Bir hologramn her parasnn btnn imgesini tamakta olduu gibi, evrenin her bir paras da tmn iermektedir. Bunun anlam udur: Nasl ulaacabileceimizi bilirsek Andromeda galaksisini sol elimizin ba parmann trnanda da bulabiliriz. Ayn zamanda Kleopatra'nn Sezar'la ilk karlamasna da tank olabiliriz. nki ilke olarak tm gemi ve tm gelecein imalar uzay ve zamanm en ufak blmne varmcaya dek her yere yaylm durumdadr. Bedenimizin her bir hcresi tm kozmosu barndrr. Her yaprak, her yamur damlas ve her bir toz tanesi de yle, tpk William Blake'in nl iirinde olduu gibi ve ona yeni anlamlar ekleyerek: Dnyay grmek iin bir Kum Tanesinde Ve Cenneti bir Yaban ieinde, Yakala Sonsuzluu avucunun iinde Ve bir saatin iinde Ebediyeti. Uzayn H e r Santimetre K p n n inde Bir Trilyon A t o m B o m b a s n n Enerjisi B u l u n u r Eer evrenimiz daha derinlerdeki bir dzenin yalnzca soluk bir glgesiyse, kendi gerekliimizin kark dokusu daha baka neleri saklamaktadr? Bohm'un bu konuda da bir diyecei var: Gnmz fiziinin anlayna gre, uzaym her bir blgesi deiik boylardaki eitli dalgalardan oluan 86

EVREN BR

HOLOGRAMDIR

alanlarla ykanp durmaktadr. Her dalgamn kendine zg bir enerjisi vardr. Fizikiler bir dalgann tayabilecei en az miktardaki enerjiyi lmek istediklerinde, uzay boluunun her bir santimetre kpnn, bilinen evrendeki tm maddelerin toplam enerjisinden daha fazla enerjiye sahip olduunu grdler! Baz fizikiler bu hesaplamay ciddiye almak istememekte ve bir biimde hata yaplm olduunu dnmektedirler. Bohm ise, bu sonsuz enerji okyanusunun varlna inanmakta ve gizli dzenin gzden uzak engin doas hakknda bize az da olsa bir eyler anlatmakta olduunu ileri srmektedir. O, ou fizikinin, kendilerine dikkatlerini bu okyanusun iindeki maddelere younlatrmalar retildii iin, iinde yzmekte olduklar denizin farknda olmayan balklar misali, bu dev enerji okyanusunu grmezden geldiklerini dnmektedir. Bohm'un, uzaym en az, iinde hareket eden madde kadar gerek ve srelerle dolu olduu yolundaki gr, sakl enerji denizi hakkndaki dncelerinde tam olgunlua ulat. Madde, szde uzay boluu dediimiz bu denizden bamsz olarak var olamazd. O uzaym bir parasyd. Sylemek istediklerini aklayabilmek iin Bohm, yle bir benzetme yapt: Bir kristal, mutlak sfr noktasma dek dondurulacak olursa, kristalin iindeki elektron ak darya elektron samadan srp gidecektir. Eer s ykseltilecek olursa, kristalin iindeki eitli atlaklann saydamlklarn yitirdii grlecek, baka bir deyile, bu atlaklar darya elektron samaya balayacaklardr. Elektron asndan baklacak olursa, kristalin iindeki bu gibi atlaklarn hilik denizinde yzen "madde" paralar gibi grnmesi gerekir, ama durum byle deildir. Hilik ve madde paralar birbirlerinden bamsz olarak var olamazlar. Her ikisi de ayn kuman, kristaldeki daha derin dzenin paralardr. 87

HOLOGRAFK

EVREN

Bohm ayn eyin bizim varolu dzeyimizde de geerli olduuna inanmaktadr. Uzayda boluk yoktur. O doludur, bir vakum deil, maddeyle dolu bir alandr ve biz de dahil her eyin var olduu temeldir. Evren bu kozmik enerji denizinden ayr deildir, evren bu denizin yzeyindeki bir dalgacktr, dnlemeyecek kadar engin bir okyanusun ortasnda, ona kyasla ufak bir "uyarc desendir". "Bu uyarc motif, greceli olarak zerktir ve tezahrn boyutlu belirgin dzenine yaklak olarak yinelenen, dengeli ve ayrt edilebilir yansmalar yapmaktadr." der Bohm. 1 2 Baka bir deyile, grnrdeki maddeselliine ve dev boyutuna karn evren, kendi iinde ve dnda var olmayp, daha geni ve daha tanmlanamaz bir eyin vey ocuudur. Daha da tesi, evren bu daha geni bir eyin balca rn deildir, o yalnzca gelip geen bir glge, daha byk bir tabloda yer alan bir hkrktr yalnzca. Bu sonsuz enerji denizi, sakl dzen iinde gizlenen tek ey deildir. Sakl dzen, evrenimizdeki her eyi douran temel olduuna, en azndan var olan ya da var olacak olan her atomalt paracn da kapsadna gre; maddenin, enerjinin, yaamn her konfigrasyonunu; kuazarlardan Shakespeare'in beynine, ift sarmaldan galaksilerin byklk ve biimini kontrol eden glere kadar mmkn olan her uurlu hareketi de kapsar. Ve hepsi bu kadar da olmayabilir. Bohm, sakl dzenin nesneler evreninin sonu olduuna inanmak iin hibir neden bulunmadn da kabul ediyor. Bu dzenin tesinde akla smayacak baka dzenler, daha ileri aamalarn sonsuz basamaklarna uzanmakta olabilir. Bohm'un Holografik Evrenine Deneysel Destek Fizik alanndaki baz mit verici bulgular Bohm'un 88

EVREN

BR

HOLOGRAMDIR

hakl olabileceini dndrmektedir. Sakl enerji denizi gz ard edilecek olsa bile, uzay k dalgalar ve dier elektromanyetik dalgalarla doludur; bunlar sk sk birbirleriyle kesimekte ve giriim desenleri oluturmaktadr. Daha nce tm paracklarn da birer dalga olduunu grmtk. Buun anlam, fiziksel nesnelerin ve kendi gereklik dzeyiz iinde alglamakta olduumuz her eyin giriim desenerinden olumu olduudur. Bu olgu inkr edilemez hologafik imalar iermektedir. Son yllarda elde edilmi baka bir deneysel bulgu da zorlaya bir kant oluturmaktadr. 1970'de teknoloji, Bell'in ortaya atm olduu iki-parack deneyine uygulanabilirlik lamt; birka farkl aratrmac bu yolda giriimlerde ulunmu ve bulgular umut verici olmakla birlikte, ilerine hi birisi kesin sonu elde edememiti. Sonra 1982'de, Pa's niversitesinin Optik Enstitsnde grevli fizikiler, lain Aspect, Jean Dalibard ve Grard Roger bunu baard. Bu kiiler, nce kalsiyum atomunu lazerle starak bir dizi ; foton elde ettiler. Sonra her fotonun 6.5 metrelik bir boru iinde iki aykr ynde ilerleyerek kendisini iki olas polarisyon zmleyicisinden birine ynelten zel filtrelerden ~emesini saladlar. Her iki filtrenin fotonlar zmleyicierden birine ya da dierine aktarmas saniyenin 10 trilyonda biri kadar bir sre iinde gerekleti ve bu sre n foton dizisine ayrlarak 30 metrenin tmn geme hndan, saniyenin 30 trilyonda biri kadar az bir zamand, ylece Aspect ve meslektalar fotonlann birbirleriyle biliherhangi bir fiziksel sre araclyla haberlemeleri laslm ortadan kaldrm oluyordu. Aspect ve ekibi, kuantum kuramnn ngrd gibi ' fotonun ikiziyle ayn polarizasyon asn ayarlayabildii grdler. Bu, ya Einstein'nn ktan hzl iletiim olaaz bildirisinin ifls ettii ya da iki fotonun mekn d ba89

HOLOGRAFK

EVREN

lants olduu anlamna geliyordu. nki fizikilerden ou ktan hzl sreleri kabul etmek istemiyordu. Aspect'in deneyi genel olarak, iki foton arasnda mekn d bir balant olduunun canl bir kant olarak karland. Dahas, ngiltere'de, Tyne'daki Newcastle niversitesinden fiziki Paul Davis'in gzlemledii gibi, tm paracklar birbirleriyle srekli olarak etkileip ayrldklarna gre, "kuantum sisteminin bu mekn d grnm, doann genel bir zellii olmalyd". 1 3 Aspect'in bulgular Bohm'un evren modelinin doru olduunu kantlamyor, ama ona nemli bir destek salyordu. in aslnda Bohm kendisininki de dahil, hibir kuramn kesin olarak doru olabileceine inanmyordu. Bunlarn hepsi de yaklak gereklerdi yalnzca; llebilir bir harita izerek sonsuz ve paralanamaz olan bir blgenin plmn kartmaya alyorduk. Bu, kendi kuramnn deneylenemeyecei anlamna gelmiyordu. Gelecekte, dncelerini deneyleyebilecek tekniklerin gelieceinden emindi (Bohm, bu konuda eletiriler aldnda, fizikteki birok kuramn, rnein "spersicim" kuramnn daha onyllarca deneylenemeyeceine deinmektedir). Fizikilerin Tepkisi Fizikilerin ou Bohm'un dncelerine kar kukuludur. rnein Yale fizikilerinden Lee Smolin, Bohm'un kuramn ksaca/'fiziksel olarak fazla ynlendirici" bulma14 maktadr. te yandan, Bohm'un zeks hemen hemen evrensel bir saygnlk kazanm durumdadr. Boston niversitesi fizikilerinden Abner Shimony bu grn bir temsilcisidir. "Onun kuramn anlamyorum. Kesinlikle simgesel ve ift anlaml bir gr olduunu dnyorum; sorun, bu 90

EVREN BR

HOLOGRAMDIR

simgesel anlatm nasl anlamamz gerektii konusunda ortaya kyor. Yine de, madde zerinde gerekten ok derin dnm ve bana gre, bu sorular gz ard etmek yerine, fiziksel aratrmann n saflarna getirmi olmakla dev bir hizmet yapmtr. O yrekli, cretkr ve yksek d gcne sahip bir adamdr." 1 5 Bu gibi kukulara karn, Bohm'un dncelerine scak bakan fiziiler de vardr, bunlar arasnda kara delikler hakkndaki ada kuramn yaratcs olan, Oxford'lu Roger Penrose, kuantum kuramnn kavramsal temelleri zerine dnyann nde gelen otoritelerinden biri olan Paris niversitesinden Bernard d'Espagnat, 1973 Nobel fizik dln alan Cambridge'den Brian Josephson gibi ar toplar da vardr. Josephson, Bohm'un sakl dzeninin bilim adamlarn, bir gn Tanr'y ya da Zihni bimin snrlan iine almaya ynelteceine inanmaktadr ve bu Josephson'un destekledii bir dncedir. 1 6 Pribram ve B o h m Birlikte Biramda dnldnde Bohm ve Pribram'n kuramlar, yeni ve son derece anlaml bir dnya tasannu yaratmaktadr: Beyinlerimiz, temelde baka boyutlardan, uzay ve zamann tesindeki daha derin bir varolu dzeninden yansyan frekanslan yorumlamak suretiyle nesnel gereklii matematiksel olarak oluturmaktadr: Beyin, holografik bir evrenin ierdii bir hologramdr. Pribram asndan, bu sentez onun nesnel dnyann, en azndan bizim dnmeye alk olduumuz biimde var olmadn kavramas sonucunu dourmutur. "Bizim temizde" yalnzca engin bir dalgalar ve frekanslar okyanusu vardr ve gerekliin bize byle somut grnmesinin nedeni yalnzca, beyinlerimizin bu holografik karmaay alp onu 91

HOLOGRAFK

EVREN

talara, sopalara ve dnyamz oluturan dier tamdk objelere dntrme yeteneine sahip olmasdr. Peki (kendisi de maddenin frekanslarndan oluan) beyin, frekanslar karmaas trnden bylesi dayanksz bir eyi alarak ona dokunduumuzda bize nasl somut bir ey gibi duyumsatabiliyor? Beynimizin, temizdeki dnya imgesini nasl yaratmakta olduunun temeli, Bekesy'nin vibratrleriyle uyard matematiksel sre gibidir." diyor Pribram. 17 Baka bir deyile, bir porselenin przsz yzeyi ve ayaklarmzn altndaki plaj kumu, gerekte yalnzca fantom organ sendromunun (*) ssl bir eitlemesidir. Pribram'a gre bu nerme, orada porselen fincanlar ve plaj kumlarnn bulunmad anlamna gelmez. Bunun anlam, basite sylenecek olursa, bir porselen fincan gerekliinin ok farkl iki grnme sahip olmasdr. Bu gereklik beynimizin merceinden filtre edilerek getiinde bir fincan olarak ortaya kar. Ama merceklerimizi ortadan kaldrabilseydik onu bir giriim deseni olarak alglayacaktk. Hangisi gerek, hangisi hayal? "Benim iin her ikisi de gerek," diyor Pribram, "ya da eer isterseniz, hi biri gerek deil." 18 Bu olup bitenler yalnzca porselen fincanlarla ilgili deil. Bizim kendi gerekliimizin de ok farkl iki grnm var. Biz de kendimizi ya uzaym iinde hareket eden fiziksel bedenler ya da kozmik hologramn ierdii giriim desenleri olarak grebiliriz. Bohm bu ikinci gr asnn daha doru olduuna inanyor, nki ona gre, kendimizi holografik bir evrene bakan holografik bir akl/beyin olarak grmek de yine bir soyutlama, temelde ayrlmasna olanak olmayan bir eyi ikiye ayrma abasdr. 19 Bunu kavramak zor geldiyse zlmeyin. Holizm dncesini bizim dmzda bir eyin iinde alglamak grece(*) Fantom organ sendromu: Bir organn yitiren kiilerin o organ yerindeymi gibi duyumlar almas ve bu hastalkl duyumlarn oluturduu belirtilerin tm. (.N.)

92

EVREN BR

HOLOGRAMDIR

U olarak daha kolaydr, rnein, bir hologramn iindeki bir elmay alglamak gibi. Buradaki durumu anlamamz zorlatran ey ise bizim bir holograma bakmakta olmaymzdr. Biz de o hologramn parasyz. Bu olguyu kavrama konusunda karlatmz glk, ayn zamanda Bohm ve Pribram'n dnce sistemimizde ne kadar kktenci bir deiim yaratmaya altklarnn da bir gstergesidir. Ancak onlarm yaratmaya altklar tek kktenci deiim bu deildir. Pribram'n, beyinlerimizin nesneler oluturmakta olduunu ne sren dnceleri, Bohm'un vard sonucun; bizim uzay ve zaman bile oluturmakta olduumuz 2 0 sonucunun yannda parlakln yitirmektedir. Bu grn ierdii imalar, Bohm ve Pribram'n dncelerinin dier alanlardaki aratrmaclarn almalarna yapm olduu etkileri incelerken ele alacamz konulardan yalnzca birisidir.

Zihin ve Beden
nsan varln birey olarak yakndan inceleyecek olursak, hemen onun kendi apnda, kendi kendisini kapsayan, kendi kendisini oluturan ve kendi uuruna sahip esiz bir hologram olduunun farkna varabiliriz. Ve yine, bu varl kendi gezegensel balamndan ayrabilseydik, bu insan biiminin bir mandalaya (*) ya da simgesel bir iire benzemekte olduunu da hemen grebilirdik, nki onun biim ve devinimi, kendisini yaratan eitli fiziksel, toplumsal, psikolojik ve evrimsel balamlar konusunda engin bir bilgi birikimini iermektedir.
Dr. Ken Dychtwald Holographic Paradigm'den (Holografik Paradigma) alnt

(*) Mandala: Sanskrit dilinde ember. Hinduizmde Tantra Budaclnda kutsal trenlerde meditasyon srasnda kullanlan simgesel izim. Evreni simgeleyen mandala, tanrlar iine alan kutsanm bir blge ve evrensel glerin toplanma noktasdr. nsan, dnceleriyle mandala'ya "girip" merkezine doru "ilerlerken" simgesel olarak kozmik paralanma ve yeniden btnleme srelerinden geer. ANA Britannica. (.N.)

HOLOGRAFK MODEL ve PSKOLOJ


Psikiyatri ve psikoanalizin geleneksel modelleri kesinlikle kiisel ve biyografiktir, ancak ada uur aratrmalar insan psiesine yeni dzeyler, alanlar ve boyutlar katm ve insan ruhunun temelde tm evrenle ve varln tmyle eit olduunu gstermitir.
Stanislav Grof Beyond the Brain (Beynin tesinde)

Holografik modelin etkilemi olduu aratrma alanlarndan birisi de psikolojidir. Bu da artc saylmaz, nki Bohm'un da deinmi olduu gibi uurun kendisi, onun "blnmez ve akc hareket" szckleriyle anlatmak istedii eyin kusursuz bir rneidir. uurumuzun gelgitleri tmyle aklanamamaktadr, ancak geni anlamda dnce ve fikirlerimizin iinden doduu daha derin ve temel bir gereklik olarak grlebilir. Buna karlk, bu,dnce ve fikirler akan bir nehri oluturan dalgacklar, burga ve girdaplar olarak dnlebilir ve bu dncelerden bazlar bir nehrin iindeki girdaplar gibi az ok dengeli bir biimde yinelenir ve direnirken dier bazlar ise hafzadan silinir ve grndkleri gibi hemen yok olabilirler. Holografik tasarm, bazen iki ya da daha ok birey arasnda grlen aklanamaz uur balantlarna da k tutmaktadr. Bylesi balantlarn en nl rneklerinden biri 97

HOLOGRAFK

EVREN

de svireli psikiyatrist Cari Jung'un kolektif uurd kavramnda somutlatrlmtr. Jung, daha meslek yaamnn balarmda, hastalarnn ryalarnn, sanat yaptlarnn, fantazilerinin ve halsinasyonlanmn, tmyle kendi kiisel yaam gemilerinin rn olarak aklanamayacak simgeler ve fikirler kapsadna inanmt. Bu gibi simgeler, dnyann byk mitolojik ve dinsel imge ve temalaryla yakn benzerlikler tayordu. Jung, mitlerin, ryalarn, halsinasyonlarn ve dinsel ierikli grsel imgelerin hep ayn kaynaktan, tm insanlarca paylalan kolektif bir uurdndan doduu sonucuna varmt. Jung'u bu sonuca ynelten olay, 1906'da yer alan ve paranoid izofren (*) gen bir adamn halsinasyonlanmn sz konusu olduu bir deneyimdi. Bir gn olaan vizitini yapan Jung, gen adamn pencerenin nnde durup gnee bakmakta olduunu grmt. Adam ayn zamanda bam, garip bir biimde bir yandan dierine sallayp duruyordu. Jung, ona niin byle yaptm sorunca gen adam, Gne'in Penisi'ne bakmakta olduunu sylemiti, ban byle iki yana salladnda Gne'in Penisi hareket ederek rzgr esmesine neden oluyordu. O anda Jung, gen adamn bu savn grmekte olduu halsinasyonlardan biri olarak kabul etmiti. Ancak yllarca soma, iki bin yllk bir Iran dinsel metninin evirisiyle karlanca, bu dncesi deiti. Bu metin, vizyonlar meydana getiren bir dizi dinsel tren ve duadan oluuyordu. Bu metindeki vizyonlardan biri tanmlanrken, trene katlan kii gnee bakacak olursa gneten bir tpn sallanmakta ol(*) Paranoid izofreni: Paranoya, an kuku, gvensizlik, bencillikle kendini belirten bir ruh hastal; izofreni, gereklerle olan ilikilerin byk lde azalmas, dnce, duygu ve davran alanlarnda nemli bozulmalarn ortaya kmas gibi belirtiler gsteren bir ruh hastal. Paranoid izofren: Her iki hastaln birbirlerini etkileyerek birarada bulunmas. Yeni Oxford Resimli Ansiklopedik Szlk. (.N.)

98

HOLOGRAFK MODEL

ve

PSKOLOJ

duunu grecei, bu tp bir yandan br yana sallannca rzgr kmasna neden olaca belirtiliyordu. Koullar, sz konusu edilen gen adamm bu dinsel treni ieren metinle herhangi bir iki kurmu olmasn son derece olanaksz kld iin Jung, adamn grsel imgesinin yalnzca uurdnn bir rn olmayp, daha derin bir dzeyden, insan rknn kendi kolektif uurdndan fkrp gelen kabarcklar olduuna karar verdi. Jung aretipler (*) adn verdii bylesi imgelerin o denli eski olduuna inanyordu ki, her birimizin uurdmzn derinliklerinde bir yerlerde kvrlm iki milyon yandaki bir insamn anlar vard. Jung'un kolektif uurd kavram psikoloji zerinde son derece byk bir etki yapm ve gnmzde binlerce psikolog ve psikiyatrist tarafndan kabul grm olduu hlde, bugnk evren tasarmmz byle bir eyin varlm destekleyecek hibir mekanizma oluturamamtr. Bununla birlikte, her eyin birbirleriyle balantl olduunu neren holografik model bu konuya da bir aklama getirmektedir. Her eyin sonsuza dek birbiriyle balantl olduu bir evrende tm uurlar da birbiriyle balantldr. Grnmlerimiz ne olursa olsun bizler snrlar olmayan varlklarz. Ya da Bohm'un dedii gibi, "uurunun derinliklerinde insanolu tektir." 1 Eer her birimizin tm insan rknn uurd bilgilerine alan birer kanal varsa, bizler, hepimiz yryen ansiklopediler deil miyiz? New York, Troy'daki Rensselaer Politeknik Enstitsnden psikolog Robert M. Anderson, Jr. grnrdeki durumun, bizim yalnzca sakl dzen iindeki kendi anlarmzla ilgili bilgilerin tularna basabilmemiz nede(*) Aretip: lk rnek, eitli alarda eitli dnrlerce kendi grleri dorultusunda kullanlmtr... Psikanalizci Dr. Jung'a gre ilk rnekler, mitoslar ve masallarn ortak temeli olarak atalarmzdan gelen imgelerin btndr ve kolektif uurdn meydana getirirler. Felsefe Ansiklopedisi, O. Hanerliolu. (.N.)

99

HOLOGRAFK

EVREN

niyle ortaya ktna inanyor. Anderson bu ayklayc srece kiisel rezonans adn veriyor ve bunu, titreen bir diyapozonun, ancak, kendisiyle benzer yap, biim ve byklkteki baka bir diyapozonla rezonans yapabilmesine (onda bir titreim yaratabilmesine) benzetiyor. "Evrenin sakl holografik yaps iinde bulunan sonsuz eitlilikteki 'imgeler'den greceli olarak birka kiisel rezonans nedeniyle, bir bireyin kiisel uuruna girebilmektedir." diyor Anderson. "Bu yzden, yzyllarca nce aydnlanm kiiler bu btnlk uuruna bir gz attklar zaman, oturup grecelik kuramm yazmaya kalkmadlar, nki fizii Einstein'in inceledii balamda incelemiyorlard." 2 Ryalar ve Holografik E v r e n Bohm un sakl dzeninin psikolojideki uygulanabilirliine inanan aratrmaclardan biri de, New York, Brooklyn Maimonides Tp Merkezindeki Rya Lboratuvarnn kurucusu ve yine New York'daki Albert Einstein Tp Okulunda unvanm koruyan emekH bir klinik psikiyatri profesr olan Montague Ullman'dr. Ullman'n holografik kavramna kar duyduu ilgi en bata, tm insanlarn holografi dzen iinde birbirleriyle balantl olduklar yolundaki grten domutur. Ve bunun iin de iyi nedenleri vardr. Kitabmzn giri blmnde sz edilen DDA rya deneylerinden pek ou 1960'lar ve 1970'ler boyunca Ullman'n sorumluluu altmda gerekletirilmiti. Maimonides'de yer alan DDA rya deneyleri, gnmzde bile, en azmdan ryalanmzda birbirimizle henz aklanamayan yollarla iletiim kurabildiimiz konusundaki en salkl deneysel kantlardan bazlarm oluturmay srdrmektedir. Tipik deneylerden biri udur: Hibir psiik yetenei olmadn ne sren cretli bir gnllden lboratuvardaki 100

HOLOGRAFK MODEL ve PSKOLOJ

bir odada uykuya dalmas istenir. Ayn anda dier odadaki bir kii de dikkatini geliigzel seilmi bir resme younlatnr ve gnllnn, bu resmin imgesini ryasnda grmesine alr. Bu deneyler bazen sonusuzdur. Ama bazen de gnlller resimlerden etkilendii aka belli olan ryalar grrler. rnein bir keresinde hedef resim, Tamayo'nun, dilerini gstererek bir dizi kemiin banda havlayan iki kpei betimleyen Hayvanlar adndaki tablosuydu; denek ryasnda bir ziyafette olduunu grm, yeterince et bulunmad iin herkes tetikte ve birbirini gzleyerek kendilerine verilen porsiyonu agzllkle yiyormu. Baka bir deneyde de Chagall'n Bir Pencereden Paris tablosu seilmiti; bu tablo pencereden Paris ufuklarna bakan bir adam betimliyordu. Bu resimde insan yzl bir kedi, havada uan birka ufak adam figr, ieklerle kapl bir sandalye gibi baka olaan d nitelikler de vard. Denek geceler boyu srekli olarak Fransa ile ilgili bir eyler grmt ryalarnda: Fransz mimarsi, bir Fransz polis apkas, bir Fransz kynn eitli "katmanlarna" bakan Fransz giysileri iinde bir adam. Bu ryalardaki imgelerden bazdan resmin canl renklerine ve olaan d niteliklerine belirli gndermeler yapyordu, rnein ieklerin evresinde uuan bir grup an ve parlak renkli deiik giysili ve maske insanlardan oluan karnaval tr bir kutlama gibi imgeler grmt. 3 Ullman, bylesi bulgularn Bohm'un szn ettii karlkl balant durumunun altn izen kantlar olduuna inanmakla birlikte, ryalarn baka bir ynnde holografik btnln daha da zl bir rneinin bulunabileceini seziyordu. Bu da, rya grmekte olan benliimizin genellikle uyank durumdaki benliimizden ok daha akll olabilmesiydi. rnein Ullman yapt psikoanalitik uygulamalar srasnda, uyankken tmyle sert, acmasz, bencil, kibirli, 101

HOLOGRAFK

EVREN

smrc, bakalarn kullanan kiiler grmt, bunlar dier insanlarla olan karlkl ilikileri paralanm ve insana zg zelliklerinden syrlm kiilerdi. Ama kii ne denli ruhsal krlk iinde olursa olsun, kendi noksanlarn ne kadar grmezden gelirse gelsin, grd ryalar hatalarm deimez biimde drste betimliyor ve onu daha geni bir kendinin farknda olma durumuna doru nazike itekleyecek tarzda biimlenmi "mecazlar" tayordu. Dahas, bu gibi ryalar yalnzca bir kez ortaya kmyordu. Uygulamalar srasmda Ullman, kendisi hakkndaki bir gerei grmek ya da kabul etmek istemeyen hastalarndan birinin ryalarnda bu gerein sk sk yzeye kmakta olduunu grmt; bu gerek, gemiindeki deneyimleriyle balantl olarak farkl ama benzer klklarda karsna kyordu ve her defasnda, onun kand gerekle karlamas iin yeni frsatlar sunma ynnde ak bir aba seziliyordu. nsan dilerse ryalarnn bu rehberliini grmezden gelerek yz yama dek yaayabilir, ancak Ullman, bu kendi kendini grntleyen srecin yalnzca bireyin iyiliini gzetmek amacyla ilemediine, bunun tesindeki bir amaca hizmet abasmda olduuna inanyor; bu ama doarm, trlerin varlklarn koruyabilmelerini salayan yaam igdsdr. Ullman, btnselliin nemi konusunda Bohm'la ayn dnceyi paylayor ve dnyay paralamak konusundaki bitmez tkenmez eilimimize kar doann ryalar yoluyla bir kar-eylem oluturmakta olduunu ifade ediyor. "Bir birey kendisini, ortaklaa yaplan, anlaml ve sevgi dolu her eyden kopartp ayrabilir ve yine de yaamn srdrebilir, ama uluslarm byle bir lks yoktur. nsan rkn ulusal, dinsel, ekonomik ya da her ne biimde olursa olsun paralamak iin bulduumuz tm yntemlerden vazgemeyecek olursak, bir gn kendimizi, var olan her eyi iste102

HOLOGRAFK MODEL

ve

PSKOLOJ

meyerek yok edebileceimiz bir durumda bulabiliriz." diyor Ullman. "Yapabileceimiz tek ey ise durup, birey olarak kendi varlmz nasl paralamakta olduumuza bakmak olacaktr. Ryalar bizim bireysel deneyimlerimizi yanstrlar, ama bence bunun altmda yatan asl ihtiya, trlerin srdrlmesi, trler arasndaki balantlarn salanmasdr." 4 Ryalarmzda hava kabarcklar gibi ortaya kan o sonsuz bgelik aknn kayna nedir? Ullman, bunu bilmediini kabul ediyor; ancak bu konuda da bir gr var. Sakl dzenin bir anlamda, sonsuz bilgi kaynan simgelemekte olduunu kabul edecek olursak, belki bu byk bilgi fonunun z de odur. Belki ryalar bu kavramsal ve ortaya konmam dzenler arasmda birer kprdr ve "sakl olann belirgin olana doal bir dnmdr". 5 Eer Ullman bu grnde haklysa, ryalar konusundaki geleneksel psikoanalitik grler ifls etmi saylr, nki rya ieriinin kiiliin ilkel bir temelinden uura geen bir ey olmayp, bunun tam tersinin doru olduu ortaya km olacaktr. P s i k o z ve Sakl D z e n Ullman, psikozun (*) baz ynlerden holografik dnceyle aklanabileceine inanmaktadr. Bohm da, Pribram J a , mistiklerin yzylar boyu szn ettikleri deneyimlerin "rnein evrenle kozmik btnlk duygusu, yaamla vb. birlik duyumu- sakl dzenin tanmlaryla son derece uyumlu olduuna dikkat etmilerdi. Onlara gre, belki de mistikler, bir ekilde olaan belirgin gerekliin tesine geip bu gerekliin daha derin ve holografik niteliklerine gz atm olabilirlerdi. Ullman, psikozlu kiilerin de holografik gereklik dzeyinin belirli ynlerini deneyimleyebildikleri(*) Psikoz: Trl nedenlerle bireyin btnln ve uyum gcn geni lde ykan ruhsal bozukluklar. ( . N . )

103

HOLOGRAFK

EVREN

ne inanmaktadr. Ancak deneyimlerini mantksal olarak dzene koyamadklar iin bu kaamak baklar, mistiklerin bildirdii deneyimlerin trajik parodileri olmaktan teye gidememektedir. rnein, izofrenler sk sk, evrenle birlik iinde olduklar hakknda engin duyumlar almakta olduklarn sylemilerdir, ama bu, sihirli ve hayal bir histir. Kendileriyle bakalar arasnda bir smr bulunmad duygusuna kaplrlar, bu inanla, kendi dncelerinin artk kiisel olmaktan kt dncesindedirler. Bakalarnn zihinlerini okuyabildiklerine inanrlar. Ve insanlar, nesneleri ve kavramlar birbirinden ayrt edemez olurlar, her eyi daha ve daha byk bir st snfn yeleri olarak grrler; bu, kendilerini iinde bulduklar gerekliin holografik niteliklerini tanmlama abas gibi grnen bir eilimdir. Ullman izofrenlerin hissettikleri bu paralanmam btnlk duygusunu, mekna ve zamana baklar araclyla aklamaya altklarna inanmaktadr. almalar izofrenlerin sk sk herhangi bir ilikinin tersini de ilikiye zde grmekte olduklarn ortaya koymutur. 6 rnein, bir izofrenin dnme tarzma gre, "A olay B olaym izler" demekle "B olay A olayn izler" demek ayn eydir. Bir olaym baka bir olay herhangi bir zaman sreci iinde izlemesi dncesi onlar iin hibir anlam tamaz. nki zaman iindeki tm noktalar onlara eit grnr. Ayn ey uzaysal ilikiler iin de sz konusudur. Eer bir adamn kafas omuzlarnn zerindeyse, omuzlar da kafasnn zerinde demektir. Bir holografik film parasnn iindeki imge gibi, eylerin artk belirli bir yerleri yoktur ve meknsal ilikiler de anlamlarn yitirmilerdir. Ullman, holografik dncenin belirli ynlerinin manik-depresiflerde (*) daha da belirgin olduuna inanmakta(*) Manik-depresif: Birbiri pei sra mani (cinnet) ve melankoli sergileyen kii. (.N.)

104

HOLOGRAFK MODEL

ve

PSKOLOJ

dr. izofrenler holografik dzenden hafif esintiler almaktayken, manik kiiler derinlemesine onun iine dalm durumdadrlar ve onun sonsuz sakl gcyle grkemli bir zdelik iinde bulunmaktadrlar. "Kii, benliini batan baa kaplayan tm dnce ve fikirlerle baa kamaz." diyor Ullman, "O, yalan sylemek, dncelerini gizlemek ve evresindekileri ustalkla idare ederek geni hayal gcyle uzlatrmak zorundadr. Sonu elbette, arada bir gelen genel realiteye uygun yaratclk ve baar patlamalarnn elik ettii genel bir kaos ve zihin karkldr. 7 Buna karlk, manik kii, bu gerek st tatilinden geri dndnde yeniden depresyona girer ve bir kez daha gnlk yaamn tehlikeleriyle ve rastlantsal olaylaryla yz yze gelmek durumunda kalr. Eer, rya grdmz srada hepimizin sakl dzenin grnmleriyle karlamakta olduumuz doruysa, bu karlamalar, psikozlu kiiler zerinde yapt etkiyi bizim zerimizde niin yapmyor? Bunun nedenlerinden biri, uyandmz zaman ryann benzersiz ve meydan okuyan mantn geride brakmakta oluumuzdur, diyor Ullman. Psikozlu kii, durumundan tr gnlk yaam gereklii iinde ilevde bulunmaya alrken aym anda bu mantkla da arpmaya zorlamr. Ullman ayrca, rya grmekte olduumuz srada oumuzun, sakl dzenle kaldracamzdan daha ok ilikiye girmememiz iin bizi engelleyen doal bir korunma mekanizmasna sahip olduumuzu da ne srmektedir. Lsid Ryalar ve Paralel Evrenler Son yllarda psikologlar, lsid ryalarla giderek daha fazla ilgilenmeye balamlardr; bu, rya grenin tam uyanklk durumundaki uurunu koruduu ve rya grmekte 105

HOLOGRAFK

EVREN

olduunun farknda olduu bir rya trdr. Lsid ryalarn, uurlu olma olgusunun dnda baka birok kendine zg zellikleri vardr. Rya grenin temel olarak edilgen bir katlmc olduu normal ryalarn tersine, lsid rya gren kii, genellikle ryasn eitli yollarla ynlendirebilmektedir, rnein, bir kbusu ho bir deneyime dntrebilir, ryann yer ald sahneyi deitirebilir ya da belirli bireyleri ya da durumlar arabilir. Bir lsid ryadaki mermer zeminler kiiyi rktecek kadar kat ve gerektir, iekler parlak renkler ve kokular saarlar; her ey canl gibidir ve garip bir enerjiyle doludur. Lsid ryalar inceleyen aratrmaclar, bu ryalarn kiisel geliim, zgveni artrma, zihinsel ve fiziksel sal gelitirme ve yaratc bir sorun zme yetenei kazanmay kolaylatrma konularnda uyaran olarak eit ynlerden ilevsel olabileceine inanmaktadrlar. 8 Rya ncelemeleri Kurulunun 1987'de Washington'da yer alan yllk toplantsnda, fiziki Fred Alan Wolf sz alarak, holografik modelin bu olaan d fenomene bir aklk getirmekte yararl olabileceini syledi. Kendisi de sk sk lsid ryalar gren Wolf, holografik bir film parasnn aslnda iki imge oluturmakta olduuna iaret etti. Bunlardan birisi filmin arkasndaki alanda beliren sanal (virtual) (*) imge, dieri de filmin nndeki alanda odaklanan gerek imge. Bu ikisi arasndaki farkllk, sanal bir imge oluturan k dalgalarnn zahir bir odak ya da kaynaktan ayrlr gibi grnmesidir. Daha nce grdmz gibi bu bir yanlsamadr, nki bir hologramn sanal imgesi uzayda, bir aynadaki
(*) Sanal: 1. Edim hlinde olmayp yalnzca g hlinde olan, gc edim hlinde olmayan gereklik. (Arapa) Bilkuvve mevcut olan. Franszca-Trke Szlk. 2. Gizil. (Arapa) Zmn. G olarak sakl olup da sonradan meydana kan... Gerek ve edimsel terimlerine karttr. Metafizikte gizil g deyimiyle anlamda olarak kullanlr. Felsefe Ansiklopedisi, O. Hanerliolu. (.N.)

106

HOLOGRAFK MODEL

ve

PSKOLOJ

imgeden daha fazla bir yer kaplamaz. Ancak, bir hologramn gerek imgesi bir odaa doru gelen k dalgalan tarafndan oluturulmutur ve bir yanlsama deildir. Gerek imge uzayda bir yere, bir hacime sahiptir. Ne yazk ki, bu gerek imgeye olaan holografi uygulamalarnda pek fazla dikkat edilmez; nki bolukta odaklanan bir imge gzle grlemez, ancak iinden toz paracklar getii ya da birisi ona doru bir sigara duman fledii zaman grlebilir. Wolf tm ryalarn isel hologramlar olduuna ve sradan ryalar dierlerine gre daha az gerek gibi grnyorsa, buna, onlarn sanal (virtual) imgeler olmalarnn neden olduuna inamyor. Bununla birlikte beynin gerek imgeler retebilme yeteneine de sahip olduunu dnen Wolf, lsid rya grdmz srada beynimizin ite bunu yapmakta olduunu sylyor. Ona gre, lsid ryalarn olaan d titreimleri, dalgalarn birbirlerinden uzaklamalan yerine birbirlerine yaklamalar yznden olumaktadr. "Eer bu dalgalarn odakland yerde bir 'gzlemci' varsa, o gzlemci sz konusu sahneyle ykanr ve bu durumda, bir odaa doru gelen sahne o gzlemciyi de 'ierecektir'. Bu nedenle, deneyimlenen rya 'lsid' grnecektir ona." diyor Wolf. 9 Pribram gibi, Wolf da zihinlerimizin, Bekesy tarafndan incelenen aym eit ilemler vastasyla "darda, orada" bir gereklik illzyonu yarattn dnmektedir. Ayn zamanda, bu srelerin, lsid rya gren kiinin, mermer zeminler ya da iekler gibi, szde objektif benzerleri kadar elle tutulur ve gerek olduu sbjektif realiteler yaratmasn saladn dnmektedir. Aslnda, ryalarmzda lsid olma kabiliyetimizin, dardaki dnyayla kafalarmzn iindeki dnya arasnda pek de farkllk olmayabileceini gsterdii dncesindedir. "Gzlemleyen ve gzlemlenen ayrlp; bu gzlemlenen bu da gzlemleyendir." denilebildi107

HOLOGRAFK

EVREN

inde, diyor Wolf, ite lsiditede gzlenen de byle bir eydir; bu durumda (lsid ryalar) sbjektif olarak deerlendirmeye mecbur muyuz diye sormadan edemiyorum. 1 0 Wolf, lsid ryalarn (ve belki de tm ryalarn) gerekte paralel evrenlere yaplan yolculuklar olduu sonucunu kartyor. Bunlar, daha geni ve daha kapsaml kozmik hologramlarn iindeki ufak hologramlardr yalnzca. Ve Wolf, giderek, lsid rya grme yeteneine, paralel evrenlerin farknda olma yetenei ad verilmesinin daha doru olacan ne sryor. "Ben buna paralel evren farkndal ismini veriyorum, nki paralel evrenlerin de hologramdaki dier imgeler gibi ortaya ktklar dncesindeyim. 1 1 Rya grme olgusunun temel doas hakkndaki bu ve dier benzer grler kitabn ilerideki blmlerinde daha derinlemesine incelenecektir. S o n s u z M e t r o d a Otostop Kolektif uurdndan imgeler kartabileceimiz ya da giderek, paralel rya evrenlerine yolculuklar yapabileceimiz dncesi, holografik modelden etkilenmi olan baka bir nemli aratrmacnn bulduu sonular karsnda arpcln yitiriyor. Bu aratrmac, Maryland'daki Psikiyatrik Aratrmalar Merkezinin psikiyatrik aratrmalar efi ve Johns Hopkins niversitesi Tp Okulunda yardmc psikiyatri profesr olan Stanislav Grof dur. Grof, olaan d uur durumlar konusunda yapt otuz yl akn incelemeleri sonucunda, karlkl holografik balant yoluyla ruhlarmzn nnde alan keif yollarnn geni olmann tesinde, potansiyel bir sonsuzlua sahip olduu kansna varmtr. Grof uurun olaan d durumlaryla ilgilenmeye 1950'lerde, anavatan ekoslovakya'nn bakenti Prag'da bulunan Psikiyatrik Aratrmalar Enstitsnde halsinas108

HOLOGRAFK MODEL

ve

PSKOLOJ

yonlar oluturan LSD'nin klinik kullanurun inceledii srada balamt. Bu aratrmann amac LSD'nin herhangi bir tedavi uygulamasnda kullanlabilirliine karar vermekti. Grof aratrmasna baladnda, birok bilim adam LSD tecrbesini bir stres reaksiyonundan biraz daha nemli gryor ve beynin zararl bir kimyasal maddeye cevap verme biimi olarak dnyorlard. Ancak Grof, hastalarmn deneyim kaytlarn inceledike, yinelenen herhangi bir stres tepkimesini gsteren bir kantla karlamad. Ama bunun yerine, hastann her bir LSD seans boyunca akp giden kesin bir sreklilik vard. "Deney ieriklerinin, birbiriyle balantsz ve geliigzel olmak yerine, uurdrun giderek derinleen dzeylerinin birbirini izleyen almlarn temsil etmesi sz konusuydu." diyordu Grof. 12 LSD seanslarn st ste yinelemek suretiyle deneysel ve kuramsal psikoterapi (ruhsal tedavi) asndan nemli sonular elde edilebileceini gsteren bu durum Grof ve meslektalarna aratrmalarn srdrecek cokuyu verdi. Sonular arpcyd. Seriler hlinde uygulanan LSD seanslarnn psikoterapik sreci hzlandrd ve birok bozukluklarn tedavisi iin gereken zaman ksaltt abucak anlald. Kiileri yllarca rahatsz eden sarsntl anlar deilip aa kartld ve zmlendi, giderek bazen izofreni gibi cidd durumlar iyilitirilebildi. Ancak en artcs, hastalardan ounun hastalklaryla ilgili konularn tesine hzla gemeleri ve Bat psikolojisince aratrlmam alanlara dalmalaryd. Bu ortak deneyimlerden biri de, rahim iinde olma hissini tekrar yaamak eklindeydi. Grof nceleri bunlarn yalnzca hayal deneyimler olduunu sanmt. Ama kant birikimi srdke, hastalarm yapt tanmlamalarda ortaya kan embriyoloji bilgisinin, hastann bu alanda daha nce edinmi olduu bilgilerin ok tesine getiinin farkna varmakta gecikmedi. Hastalar armelerinin kalp seslerinin belir109

HOLOGRAFK

EVREN

li niteliklerini, karn zan boluunun iindeki akustik fenomenin yapsn, plasenta (*) iindeki kan dolamyla ilgili belirli ayrntlar ve hatta yer almakta olan eitli hcresel ve biyokimyasal sreler hakkndaki ayrntlar kesinlikle doru olarak tanmlyorlard. Ayrca annelerinin gebelii srasndaki nemli dnce, duygular ve karlat fiziksel sarsntlar gibi olgular da tanmlyorlard. Grof, mmkn olan her durumda bu savlar aratryordu, bu arada ou kez konu edilen anneyi ve dier kiileri sorguya ekerek bu savlar dorulamay baarabilmiti. Bu program iin eitildikleri srada doum ncesi anlarn deneyimleyen psikiyatristler, psikologlar ve biyologlar (bu almada yer alan tm terapistler LSD psikoterapi seanslarndan birok kez gemilerdi) bu deneyimlerin ok bariz otantiklii konusunda ayn aknl dile getirmilerdi. 1 4 Tm bu deneyimlerin en alt st edici olan ise, hastann uurunun olaan ego snrlarnn tesine geerek baka canl varlklar ve hatta nesnelerin kimliine brnmesinin nasl bir ey olduunu kefetmesiydi. rnein Grof un, birdenbire tarih ncesi bir dii srngen kimliine brndn sanan bir kadn hastas vard. Byle bir biim iine skm olmann nasl bir ey olduunu zengin ayrntl tanmlarla vermekle kalmyor, trnn erkek cinsinin anatomisinde kendisini cinsel olarak en ok uyaran blmnn kafasnn yamnda, renkli pullardan oluan bir leke olduunu da sylyordu. Bu kadnn bu konuda daha nce herhangi bir n bilgisi yoktu, oysa Grof, sonradan bir hayvanbilimciyle grerek, srngenlerin belirli trlerinde ba zerindeki renkli blgelerin gerekten cinsel istek uyandran tetik grevi stlenmi olduunu dorulatt. Hastalar ayn zamanda akraba ve atalarnn uuruna da
(*) Plasenta: Memelilerin dl yatanda, ana ile dlt arasnda bulunan, dltn ve anann kan damarlarnn birbirine yakn bulunduu, ozmos ile besin ve oksijen alveriini salayan, damarl sngerimsi yap. (.N.)

110

HOLOGRAFK MODEL ve PSKOLOJ

eriebiliyorlard. Bir kadn, annesi yanda olduu srada bana gelen rktc bir olay deneyimlemenin nasl bir ey olduunu yaamt. Kadn ayrca, annesinin yaad evin ve zerindeki beyaz ocuk nlnn ak bir tanmn da yapmt. Annesi sonradan tm bu ayrntlar onaylad ve kzyla bu konuda daha nce hi konumam olduunu itiraf etti. Dier hastalar on yllar hatta yzyllar nce yaam atalarnn karlat olaylarn ayn ekilde ak seik tanmlarn yapmlard. Dier deneyimler rksal ve ortak anlara geileri de ieriyordu. Slav rkndan olanlar Cengiz Han'm Mool srlerinin fetihlerine katlyor, Kalahari lnde bumanlarla (*) birlikte transa girip dans ediyor, Avustralya yerlileriyle kabileye kabul trenlerine katlyor ve Aztek sunaklarnda kurban edilerek lyorlard. Yine tanmlar, hastamn eitiminin snrlarn, rkn ve konuyla daha nceki ilgisini tmyle aan belirgin tarihsel olgulara ve belirli bir bilgi dzeyine sahipti. rnein, eitimsiz bir hasta, Eski Msr'daki mumyalama uygulamas konusunda zengin ayrntlarla dolu tekniklerden, ayrca eitli muska ve gm kutularnn biim ve anlamlarndan sz etmi ve mumya bezinin katlatrlmasnda kullanlan malzemelerin bir listesini vermi, mumya sarglarnn en, boy ve biimini ve Msr cenaze hizmetlerinin dier gizli ynlerini anlatmt. Dier bireyler ise, Uzak Dou kltrlerine uyum yapm ve yalnzca bir Japon, inli ya da Tibetli bir psie olmann nasl bir ey olduunu duyuran etkileyici tanmlamalar yapmakla kalmam, ayrca Taoist ya da Budist retilerle ilgili olarak da fikirler yrtmlerdi. Aslnda, Grof'un LSD deneklerinin iine dald durumlarn bir snr yok gibiydi. Onlarn, evrim aacndaki her bir hayvan, hatta bitki olmann nasl bir ey olduunu
(*) Buman: Gney Afrika'da, zellikle Kalahari'nin verimsiz topraklarnda avclk yapan bir halk. (.N.)

111

HOLOGRAFK

EVREN

bilme yetileri vard. Onlar, bir kan hcresinin, bir atomun, gnein iindeki bir termonkleer srecin, tm bir planetin ve giderek, tm kozmosun uurunu deneyimleyebiliyorlard. Bunun da tesinde, zaman ve meknn tesine geip, gizemli bir ekilde gelecee ait doru bilgilerle ilikiye geebilme yeteneine sahiptiler. Bazen bu uursal yolculuklar srasnda daha da garip bir kanaldan insan tesi zeklarla, bedensiz varlklarla, "yksek uur plnlar"ndan ruhsal rehberlerle ve dier insanst varlklarla ilikiye girebiliyorlard. Denekler bazen, baka evrenlere ve dier gereklik dzeylerine de geebiliyorlard. Depresyon geirmekte olan gen bir adam, zellikle sinir bozucu bir seans srasnda, kendisini baka bir boyutta buldu. Buras rktc bir biimde aydnlanmt; denek, hi kimseyi grmedii hlde, evresinin bedensiz varlklarla dolu bulunduunu seziyordu. Birden birisinin kendisine ok yakn durduunu duyumsad ve aknlk iinde bu varln kendisiyle telepatik iletiime girdiini fark etti. Bu varlk ondan, Kromeriz'de Moravian kentinde yaayan bir iftle iliki kurmasn ve onlara, oullar Ladislav'n iyi durumda bulunduunu ve her eyin yolunda olduunu iletmesini istedi. Sonra ona bu iftin adn, adresini ve telefon numarasn verdi. Bu bilgi, ne Grof iin ne de gen adam iin hibir anlam tamyordu; onun sorunlar ve tedavi sreciyle hibir ilgisi yoktu. Yine de Grof, bu bilgiyi aklndan kartamad. "Biraz tereddt ve kark duygulardan getikten sonra, yaptm eyi rendikleri takdirde, meslektalarmn alaylarna hedef olacama kesinlikle emin olduum eyi yapmaya karar verdim." diyor Grof, "Telefona gittim, Kromeriz'deki o numaray evirdim ve Ladislav'la konumak istediimi syledim. Telefonun br yanndaki kadnn alamaya baladn duyunca arp kaldm. Kendine gelince, krk bir sesle 112

HOLOGRAFK MODEL

ve PSKOLOJ

bana yle dedi: 'Olumuz artk bizimle birlikte deil; o bu 15 dnyadan gt, onu hafta nce yitirdik.'" 1960'da Grof, Maryland Psikiyatrik Aratrmalar Merkezinden bir teklif alarak Birleik Devletler'e tand. Bu merkezde LSD'nin psikoterapik (ruhsal tedavi alanmdaki) uygulamalarn aratrmak iin denetimli almalar yapyordu. Merkez, srekli uygulanan LSD seanslarnn eitli zihinsel dzensizlikleri olan bireyler zerindeki etkilerini incelemekle birlikte, ayn zamanda "normal" gnlller -doktorlar, hemireler, ressamlar, mzisyenler, filozoflar, bilim adamlar, rahipler ve din bilimciler- zerindeki etkilerini de aratrma kapsamna alyordu. Ve Grof yine, ayn fenomenin srekli olarak yinelenmekte olduunu grd. Sanki LSD insan uuruna, uurdnn yeralt blgelerinde yer alan bir tr sonsuz metro sistemine, tnellerden ve dolak yollardan oluan bir lbirente alan bir kanal salyordu ve burada evrendeki her ey birbiriyle balant halindeydi. Her biri en az be saat sren binin zerindeki LSD seansn kiisel olarak ynettikten ve meslektalar tarafndan ynetilmi bulunan iki binden fazla seansm kaytlarn inceledikten sonra Grof, kesinlikle olaan d bir eylerin olduu kansna vard. "Yllar sren kavramsal mcadele ve atmalardan sonra, LSD aratrmalarndan kan verilerin; psikoloji, psikiyatri, tp ve belki genel olarak bilimin gnmzde geerli olan paradigmalarnda hzla etkin bir yeniden dzenlemeye gidilmesinin gerekliliine iaret etmekte olduu sonucuna vardm." diyordu Grof. "u anda, evren, gerekliin yaps ve zellikle insan rk hakknda gnmzde geer olan anlaylarn yapay, yanl ve eksik olduu konusunda ok az kukum var." 16 Grof, uurun kiiliin allm snrlarn at deneyimlerden oluan bu fenomeni tanmlamak iin transperson a l (akn kiilik ya da kiilik tesi durumu) terimini buldu 113

HOLOGRAFK

EVREN

ve 1960'lann sonlarnda, ilerinde psikolog ve eitimci Abraham Maslow'un da bulunduu, kendisiyle ayn dncede olan profesyonellerle birlikte, transpersonal psikoloji adn verdikleri yeni bir psikoloji ekol kurdular. Halen geerli olan gereklik anlaymz ile akn kiilik (transpersonal) vakalar aklamak olas deilse, bu yntemin yerini nasl bir anlay alabilecektir? Grof bunun holografik model olduuna inanyor. Kendisinin de iaret ettii gibi kii, akn kiilik deneyimlerinin balca zelliklerinin hepsini -tm snrlarn birer grntden ibaret olduu duygusu, para ile btn arasndaki ayrmn yok olmas, her eyin birbiriyle balantl olduu- holografik bir evrende bulmay bekleyebilir. Buna ek olarak Grof, akn kiilik deneyimlerin niin olaan uzaysal ya da zamansal snrlamalara bal olmadnn, uzay ve zamamn holografik blgede gizlenen yapsyla aklanabilecei duygusunu tamaktadr. Grof, hologramlarn bilgi depolama ve anmsama konusundaki neredeyse sonsuz kapasitesinin, hepsi de bireyin kiilii hakknda grkemli bilgiler salayan grntler, fanteziler ve dier "psikolojik getaltlar" (*) olgusunu da aklamakta olduunu dnmektedir. Bir LSD seans srasnda deneyimlenen tek bir imge, bir kimsenin genel olarak yaam karsndaki tavr, ocukluunda geirdii bir sarsnt, ne denli kendini beenmi olduu, ailesi ve evlilii konusundaki duygular -o sahnenin ekillendirdii tm benzer rnekler iinde gizlenmi bulunan her ey- hakknda bilgiler ierebilir. Bu gibi deneyimler, sahnenin her bir ufak paras ayn zamanda tm bir bilgi takmn da iermekte olduu iin, bu ynden de holografiktir. Bu nedenle, sahnenin ok
(*) Getalt: Psikolojide yap, btne bal olulanndan tr paralan deiiklie uram bir tm, belli bir btndeki paralar, baka btnler iinde kazanacaklar zelliklerden farkl zellikler (duyusal, grn, fonksiyon, anlam, deer) kazanr; bu aklama armcln terk edilmesini gerektirir. Genellikle, getalt psikoloji, getalt kuram deyilerinde kullanlr. (.N.)

114

HOLOGRAFK MODEL

ve

PSKOLOJ

"k ayrntlar zerinde uygulanacak zgr arm ve dier zmsel teknikler, sz konusu kii hakknda fazladan bir veri selinin ortaya kmasna neden olacaktr. Aretipik imajlarn bu bileik yaplar holografik dnceyle biimlendirilebilir. Grof'un gzlemledii gibi holografi, bir poz dizisinin -sz gelimi geni bir ailenin her ferdinin resimleri gibi- tek bir film paras zerine tespit edilebilmesini mmkn klmaktadr. Daha sonra banyo edilen film, ailenin yalnzca bir yesini deil, ayn zamanda tmn simgeleyen tek bir bireyin imgesini ierecektir. "Bu gerekten bileik imgeler belirli bir tr akn kiilik deneyiminin mkemmel bir rneini simgelemektedir; rnein, Kozmik nsan, Kadn, Anne, Baba, Ak, Hilekr, Aptal ya da Aziz gibi aretipik simgelerde olduu gibi." diyor Grof. 1 7 Her bir poz, ok az farkl bir adan birbiri zerine bindirilerek ekilecek olursa bu film paras, bileik bir resim elde etmek yerine, birbirinin iine akar gibi grnen bir dizi holografik imge yaratmak iin kullanlabilir. Grof bu durumun grsel deneyimin baka bir ynn, saysz imgenin hzla geirilen bir dizi iinde ortaya karak sanki bylym gibi grnp sonra hemen dieri iinde erime eilimini aklamakta olduuna inanyor. O, holografinin aretipik deneyimlerin byle birok farkl grnmlerini biimlendirmekte gsterdii baarnn, holografik srelerle, bu aretiplerin ortaya k arasnda derin bir balant bulunduunu gsterdiini dnyor. Gerekten de Grof, kii olaan d bir uur durumunu her deneyimleyiinde, holografik dzenin gizli bir kantnn yzeye kmakta olduunu hissediyor: "Bohm'un aa km ve aa kmam dzenler kavram ve gerekliin baz nemli-grnmlerinin deneyimlenmeye ve olaan koullarda incelenmeye ak bulunmad dncesi, uurun olaan d durumlarnn anlal115

HOLOGRAFK

EVREN

masyla dorudan ilgilidir. Aralarnda eitli disiplinlerden eitimli ve uygar bilim adamlarnn da bulunduu ve eitli olaan d uur durumlarndan gemi bireyler, gerekliin otantik gibi grnen ve bir anlamda gnlk gerekliin iinde gizli ve dzen st gizli alanlarna girmi olduklarn sklkla bildirmilerdir." 1 8 Holotropik T e r a p i Grof'un en artc buluu belki de, LSD alm bireyler tarafndan bildirilen fenomenlerin, herhangi bir uyuturucuya bavurmadan da deneyimlenebilir oluuydu. Bu amala Grof ve kars Christina, byle holotropik ya da olaan d uur durumlarm uyarabilecek basit ve ilsz bir teknik gelitirmilerdi. Kiinin, iine girdiinde varln tm grnmleriyle balantl olan holografik lbirente gemesine olanak veren bir holotropik uur dzeyini tanmlamlard. Bu grnmler, kiinin biyolojik, psikolojik, rksal ve ruhsal tarihini, dnyanm gemiini, bugnn ve geleceini, dier gereklik dzeylerini ve LSD deneyimleri olarak sunmu olduumuz dier tm deneyimleri ieriyordu. Grof lar tekniklerine holotropik terapi adn vermilerdi; deitirilmi uur durumlarm uyarabilmek iin yalnzca hzl ve denetimli soluma, esinlendirici mzik, masaj ve beden hareketleri kullanyorlard. Gnmze dek binlerce birey onlarn almalarna katlm ve hepsi de en az G r o f lann LSD zerinde daha nce yapm olduklar almalardaki denekler tarafndan tanmlananlar kadar grkemli ve duygusal derinlie sahip deneyimler bildirmitir. Grof, The Adventure of Self-Discovery (Kendini Bulma Serveni) adl kitabnda yapmakta olduu almalar tanmlyor ve yntemlerinin ayrntl bir dkmn kartyor. 116

HOLOGRAFK MODEL

ve

PSKOLOJ

D n c e Girdaplar ve o u l Kiilikler Baz aratrmaclar holografik modeli, dnme sreci'n eitli grnmlerini aklayabilmek iin kullanmlarn rnein, New York psikiyatristlerinden Edgar A. Lenson hologramn, kiilerin psikoterapi (ruhsal tedavi) sasnda ou kez deneyimledikleri apansz ve dntrc deiimleri anlayabilmek iin deerli bir model olduu kansndadr. Levenson kard bu sonucu, bylesi deiimlerin terapistin kulland teknik ve psikoanalitik yaklama bal olmakszn ortaya kmakta olduu olgusuna dayandryor. Buradan yola karak, tm psikoanalitik yaklamlarn yalnzca trensel olduu ve ortaya kan deiimin, tmyle baka bir eye bal bulunduu dncesine varyor. Levenson'a gre bu baka bir ey, rezonanstr. Bir terapist, yapt bir terapinin iyi gitmekte olduunu daima bilir, gzlemler. inde, zor bir motifin paralarmn biraraya gelmekte olduu konusunda gl bir duygu oluur .Terapist, hastaya yeni bir ey sylememektedir, ama hastann uurdnda zaten bildii bir eyle uyumlu titreime girmitir: "Bu sanki, hastann deneyimlerinin terapi boyunca gelien dev gibi, boyutlu, yaygn lde kodlanm, onun yaamnn, tarihinin ve terapistle olan Uikilerinin her ynne akan bir betimlemesi gibidir. Ve bir noktada bir tr 'fazla ykleme' oluur ve her ey yerine oturur." 1 9 Levenson, deneyimlerin bu boyutlu betimlemesinin hastann ruhunun derinliklerinde gml hologramlardan, terapistle hasta arasndaki bir duygusal titreim beraberliinin yaratt sre sonucunda ortaya kartlm olduuna inanmaktadr; tpk, belirli bir titreim frekansna sahip bir lazerin, ayn frekanstaki baka bir lazerin oluturmu olduu bir imgeyi oul bir imge hologramndan ekip karmas 117

HOLOGRAFK

EVREN

gibi. "Holografik model bize, her zaman nemli olduu kabul edilmi olduu hlde psikoterapi 'hnerine' braklm bulunan klinik fenomeni kavramamza ve balant kurmamza yardmc olabilecek yepyeni bir yntem salayan kktenci ve yeni bir paradigma neriyor." diyor Levenson, "Bize, deiim asndan olas bir kuramsal kalp ve psikoterapi tekniini akla kavuturmak asndan da pratik bir umut sunuyor." 2 0 New York'daki William Alanson White Psikiyatri Enstitsndeki Lisansst Psikoanalitik Program ortak dekam olan psikiyatrist David Shainberg, Bohm'un, dncelerin bir nehirdeki girdaplara benzedii yolundaki grn szck anlamyla almak gerektii ve bu szlerin, davran ve inanlarmzn bazen niin saplantl ve deiime kar direnmekte olduunu aklad dncesindedir. Aratrmalar girdaplarn genellikle artc derecede dengeli olduunu gstermitir. Jpiter'deki 25.000 mil geniliinde dev bir gaz girdab olan Byk Krmz Nokta, 300 y nce kefedildiinden bu yana geniliinden hibir ey yitirmemitir. Shainberg ayn eilimin, belirli dnce (fikir ve gr) girdaplarnn bazen uurumuza deta betonlanmasna neden olan katlklarnda da gzlemlenmekte olduuna inanyor. Shainberg, baz girdaplarn sanal dayankllklarnn insann byyp gelimesinde genellikle zararh etkiler yapt grndedir. zellikle gl bir girdap bizim davranlarmz ynlendirebilir, yeni dnceleri ve bilgileri sindirme yeteneimizi devreden kartabilir. uurumuzun yaratc akna engeller oluturarak bizi kendimizi btnyle grmekten alkoyar; bizim tekrara olmamza, kendimizi, kendi trmzle olan balantlarmzdan kopmu hissetmemize neden olabilir. Shainberg dnce girdaplar grnn nkleer silh yar gibi eyleri bile aklayabildii inancndadr: "Nkleer silhlar, kendi ayr benlikle118

HOLOGRAFK MODEL

ve

PSKOLOJ

rinde kapal kalm ve dier insanlarla olan balantlarn duyumsayamayan insan varlklarnn agzllklerinden ykselen girdaplar olarak grn. Byleleri ayn zamanda garip bir boluk yaadklar iin kendilerini doldurabileceini dndkleri her eyi agzllkle ele geirmek isterler. Nkleer endstriler bundan byle oalmay srdrecektir, nki byk miktarlarda para salamlardr ve agzllk o kerteye varmtr ki, bu insanlar hareketlerinin sonucunda neler olabileceine hi aldr etmemektedirler." 21 Shainberg de Bohm gibi, uurumuzun sakl dzenden ortaya srekli olarak bir eyler kartmakta olduuna inanyor ve ayn girdaplarn yeniden ve yeniden biimlenmesine izin verecek olursak kendimizle tm varlklarn bu sonsuz kaynandan elde edebileceimiz olumlu, yeni ve tkenmez etkileimler arasna engeller dikmi olacamz dnyor. Neler yitirmekte olduumuza yle bir gz atmak iin bir ocua bakmamz neriyor Shainberg. ocuklar henz girdaplar oluturacak zamanlar olmad iin bu durum, dnya ile olan ak ve esnek etkileimlerine yansmaktadr. Shainberg'e gre bir ocuun pr prl canll engellenmedii zaman uurun belirgin ve sakl doasnn zn ifade eder. Eer kendi donmu dnce girdaplarnzn farknda olmay istiyorsanz, diye neriyor Shainberg, bakalaryla yapm olduunuz konumalardaki davranlarnz yakndan gzlemleyin. Yerleik inanlar olan kiiler dierleriyle ters derler, grlerini benimsetme ve savunma abas iinde kimliklerini dorulamaya alrlar. Yarglarnn, karlatklar yeni bilgiler sonucunda deitii ok enderdir ve bakalaryla karlkl konumaya dayal gerek bir tesir alverii olumas konusunda pek az zen gsterirler. uurun akkan doasma ak olan kii ise, bylesi dnce girdaplar tarafndan dayatlan donmu iliki koullarnn farkna varma konusunda daha isteklidir. Duraan bir yakar 119

HOLOGRAFK

EVREN

niteliindeki dnceleri yinelemektense, karlkl konuma etkileimlerini kefetmeye vermitir kendisini. "nsann yamt, bu yantn telffuz ekli, bu yanta kar oluan tepkilerin geri beslenmesi ve farkl yantlar arasndaki ilikilerin belirlenmesi, insanolunun sakl dzenin ak iinde yer alma biimidir." diyor Shainberg. 2 2 Sakl dzenin damgasn tayan psikolojik fenomenlerden birisi de oul kiilik barndrma bozukluu ya da MPD'dir (*). MPD, iki ya da daha ok kiiliin tek bir beden iinde barnd garip bir sendromdur. (**) Bu bozukluun kurbanlar ya da "oul kiilikliler", genellikle durumlarnn farknda deildirler. Bedenlerinin denetiminin farkl kiilikler arasnda gidip geldiinin farkna varmazlar, bir tr bellek kayb, akl karkl ya da kendinden geme dnemleri geirdiklerini dnrler. oul kiiliklilerden ou sekiz ile on arasnda kiilii barndrr, bununla birlikte sper oul kiilikli denilenleri yzden fazla alt kiilie sahip olabilirler. oul kiiliklerle gili en etkin istatistiklerden biri bunlarn yzde 97'sinin ocukluklarnda, genellikle, dehet verici ruhsal, fiziksel ve cinsel saldn biiminde cidd bir sarsnt geirmi olduunu ortaya koymutur. Bu durum aratrmaclardan ounu, oul kiilik sendromunun, psienin olaan dna ve can skc aclara uyum salama yolu olduu sonucuna varmaya yneltmitir. Psie birden fazla kiilie blnerek, bir ekilde, acy datmakta ve tek bir kiiliin tayamayaca eyi eitli kiiliklere yaymaktadr. Bu anlamda oul kiilik sendromu, Bohm'un paralanma terimiyle adlandrd olaym en u rnei olmaktadr. lgintir ki, psie kendisini paralad zaman atlak, entik kenarl mleklerden oluan bir koleksiyon deil de
(*) Ing. Multiple Personality Disorder. (**) Sendrom: Hastalk belirtilerinin tm. Y.Oxford Res.Ansl. Szlk. (.N.)

120

HOLOGRAFK MODEL

ve

PSKOLOJ

daha ufak btnlerden oluan, noksansz ve kendi kiisel zellikleri, gdleri ve istekleriyle kendi kendisini srdrebilen bir kiilikler koleksiyonu olumaktadr. Bu btnler zgn kiiliin tam bir kopyas olmamakla birlikte, zgn kiiliin dinamikleriyle bantldr ve bu durum, burada bir tr holografik srecin sz konusu olduunu dndrmektedir. Bohm'un, paralanmann sonuta her zaman ykc olduunu ne sren gr bu sendromda da grlmektedir. Kii, oul kiilikli olmay seerek, belki de baka trl altndan kalkamayaca bir ocukluk dnerini atlatyor ama, bu durum hoa gitmeyen birok yan etkeri de beraberinde getiriyor. Bunlarn arasnda depresyon, kayg ve panik nbetlerini, fobiler, kalp ve solunum problemleri, aklanamayan mide bulantlar, migrenimsi ba aran, kendini sakatlama eilimi ve daha birok zihinsel ve fiziksel bozukluklar bulunmaktadr. ok artc olan, ama saat gibi dzenli ileyen baka bir olgu da, oul kiilikli insanlarn pek ouna yirmi sekizle, otuz be ya arasnda tan konmakta olmasdr; bu "rastlant", o yalarda bir i alarm sisteminin harekete geip onlar, kendilerine tehis konulmasnn ok nemli olduu yolunda uyararak gereksinimleri olan yardm almaya yneltmekte olduunu dndryor. Bu fikir, kendilerine tan konmadan krk yan aan oul kiiliklerin ou kez, derhal yardm grmeyecek olursa herhangi bir iyileme ansn yitireceklerini hissetmekte olduklarn bildirmeleri olgusundan domu gibi grnmektedir. 2 3 Hrpalanm psienin kendisini paralamak yoluyla kazanm olduu geici avantajlara karn zihinsel ve fiziksel sal ve belki yaamn srdrebilmesi, yine de btnle baldr. MPD'lerle gili baka bir olaan d zelk de, her bir blnm kiiliin farkl birer beyin dalgasna sahip olmasdr. Bu artcdr, nki bu fenomeni inceleyen Ulusal 121

HOLOGRAFK

EVREN

Salk Enstits psikiyatritlerinden biri olan Frank Putnam'n da iaret ettii gibi, normal olarak kiinin beyin dalgalar ar duygulanma durumlarnda bile deiiklik gstermemektedir. Kiilikten kiilie deien tek ey beyin dalgalarnn biimi deildir. Kan ak kalplar, kas gc, kalp at hz, duru biimi, hatta alerjiler bile bir kimseden dierine byk deiiklikler gsterir. Beyin dalgalar tek bir nron ya da bir grup nronla snrlanm olmad ve beynin kresel bir zellii olduu iin, bu durumda bir tr holografik srecin ilemekte olduu akla geliyor. oul imgeli bir hologramn dzinelerce "btn" sahneyi depolamas ve yanstmas gibi, belki beyin hologram da aym okluktaki "btn" kiilikleri depolayp arabilmektedir. Baka bir deyile, bizim "benlik" dediimiz ey de belki bir hologramdr ve oul kiilikli bir kimsenin beyni bir holografik benlikten dierine sradnda, slayt makinesinde olduu gibi birbiri ardna gelen bu grntler, beyin dalgalar aktivitesinde oluan kresel deiikliklerde olduu kadar, genelde bedenin tmne de yanstlmaktadr (bkz. Resim 10). oul kiilikli bir kimsenin bir kiilikten dierine getiinde oluan fizyolojik deiiklikler, zihin ve salk arasndaki iliki konusuyla da derin balantlar iermektedir. Bu konu gelecek blmde daha ayrntl olarak incelenecektir. Gereklik K u m a n d a k i Defo Jung'un byk katklarndan biri de ezamanllk kavramn tanmlam olmasdr. Giri blmnde deinildii gibi ezamanllklar ylesine olaan d ve anlaml raslantlardr ki, bunlar tek bana ansa balamak pek olas deildir. Her birimiz yaammzn bir noktasnda bir ezamanllk deneyimiyle karlamzdr. rnein, yeni bir garip 122

HOLOGRAFK MODEL

ve

PSKOLOJ

Resim 10: oul kiilik bozukluuna sahip bir bireyin drt alt kiiliine ait beyin dalgalar. Beynin, tek bir bedende dzinelerce, hatta yzlerce kiilik barndrabilmek iin gereksinme duyduu engin bilgi daarcn depolamakta holografik ilkeler kullanyor olmas olas mdr? (Bennett G.Braun'un Klinik ipnoz American Dergisinde yaymlannj bir makalesindeki zgn resmin yazar tarafndan yeniden izimi.)

szck reniriz ve birka saat sonra o szckle bir haber blteninde karlarz ya da aprak bir konu hakknda dnrken, baka kiilerin bu konuda konumakta olduklarn fark ederiz. Ben de, birka yl nce rodeo gsterileri yapan Buffalo Bill'le ilgili bir dizi ezamanllk deneyimi geirmitim. Sabahlan yazmaya balamadan nce mtevaz bir beden almas yaparken bazen televizyonu aarm. 1983 Ocamda bir sabah, snav ekerken televizyonda bir yarma program sergilenmekteydi ve birdenbire gayr ihtiyar "Buffalo Bili" diye bardm duydum. nce bu kma ardm, ama 123

HOLOGRAFK

EVREN

sonra oyun gsterisindeki sunucunun "William Frederick Cody baka hangi adla bilinir?" diye sormu olduunu fark ettim. Bu gsteriye uurlu bir ilgi gstermemi olduum hlde uurd zihnim bu soru zerinde odaklanm ve yantn vermiti. O srada bunun zerinde pek durmadm ve gnme devam ettim. Birka saat sonra bir arkada telefon ederek nemsiz bir tiyatro oyunuyla ilgili olarak giritii dosta bir tartmay zp zemeyeceimi sordu. Arkadamn istedii eyi yapmaya alacam syledim, "John Barrymore'un lrken syledii son szlerin, 'Sen Buffalo Bill'in evlilik d olu deil misin?' olduu doru mu sence?" Buffalo Bill'le olan bu ikinci karlama bana garip geldi ama yine de bunu bir rastlant olarak kabul ettim. Ama daha sonra, o gn postadan bir Sinithsonian dergisi kt, ap baktm. nemli makalelerden birinin bal yleydi: "Byk nclerin En Sonuncusu Yine Geri Dnyor." Bu makale... evet iyi tahmin ettiniz: Buffalo Bill hakkndayd. (Bu arada syleyeyim, arkadamn nemsiz sorusuna yant verememitim ve hl bu szlerin Barrymore'un son szleri olup olmadn bilmiyorum.) Bu deneyim kadar artc olan ve deneyimde anlaml gibi grnen tek ey, olayn olaslk d yapsyd. Bununla birlikte, yalnzca olaslk d oluundan tr deil, insan ruhunun derinliklerinde yer alan olaylarla ak ilikisi yznden sz edilmeye deer baka bir tr ezamanllk daha vardr. Bu klsik rnek, Jung'un bokbcei yksdr. Jung, yaama kar son derece salam mantksal yaklam nedeniyle terapiden yararlanmas zorlaan bir kadm tedavi etmeye urayordu. Boa giden bir dizi seans sonunda kadn Jung'a bokbceiyle ilgili bir rya grm olduundan sz etti. Jung, Msr mitolojisinde bokbceinin tekrardouu simgelediini bildii iin kadnn uurdnn simgesel olarak onun bir tr psikolojik tekrardoua gireceini iln 124

HOLOGRAFK MODEL

ve

PSKOLOJ

etmi olabileceini dnd. Ona bunu sylemeye hazrland srada, cama bir ey vurdu, ban kaldrnca camn br yannda altn yeili bir bokbceinin durmakta olduunu grd (Jung'un penceresinde ilk kez bir bokbcei Deliriyordu). Cam at ve bokbceinin uup ieriye girmesine izin verdi, sonra bu rya hakkndaki yorumunu yapmaya balad. Kadn bu olay zerine o denli sersemlemiti ki, an mantksalln dengeledi ve bu noktadan sonra terapiye olumlu tepkiler vermeye balad. Jung, psikoterapik almalan srasnda daha byle birok anlaml rastlantyla karlam ve bu gibi rastlantlara hemen her zaman duygusal younluk dnemleri ve deiimlerin elik etmekte olduuna dikkat etmiti: nanlarda emel deiiklikler, apansz ve yeni sezgiler, lmler, doumlar ve hatta mesleksel deiiklikler oluuyordu. Ayn zamanda, yeni kavraylarn ya da sezgilerin bir hastann uur yzeyine ykselmek zere olduu durumlarda bu gibi rastlantlarn da dorua kmakta olduunu fark etmiti. Dnceleri yaygnlamaya baladka dier terapistler de ezamanllkla ilgili kendi deneyimlerini Jung'a aktarmaya baladlar. rnein, Jung'un eski bir dostu olan Zrih kl psikiyatrist Carl Alfred Meier, yllar boyu srm bir ezamanllk fenomeninden sz eder. Cidd bir depresyon geirmekte olan Amerikal bir kadn srf Meier tarafndan tedavi edilmek iin in'in Wuchang kentinden kalkp gelmiti. Bu kadn bir operatrd ve yirmi yldr Wuchang'taki bir misyon hastanesinin banda bulunuyordu. Zamanla bu kltr benimsemi ve in felsefesi konusunda bir uzman olmutu. Terapisi boyunca Meier'e hastanenin kanatlarndan birini yklm durumda grd bir ryadan sz edip durmutu. Kimlii hastaneyle son derece zdelemi olduu iin, Meier, bu ryann kadna kendi olma duygusunu, Amerikal 125

HOLOGRAFK

EVREN

kimliini yitirmekte olduu ve bu yzden depresyona girmi bulunduu haberini vermekte olduunu hissetti. Ona Amerika'ya dnmesini salk verdi ve bunu syler sylemez, Meier'in de ngrd gibi kadmn depresyonu birden yok oldu. Meier, ayrlmazdan nce ondan ryasndaki yklm hastanenin ayrntl bir taslan yapmasn da istemiti. Yllar sonra, Japonlar in'e saldrp Wuchang Hastanesini bombaladlar. Kadn Meier'e, iinde yan yklm hastanenin iki sayfalk bir resminin yer ald Life dergisinin bir kopyasn gnderdi. Bu dokuz yl nce izmi olduu resmin aynsyd. Kadnn grd ryann sembolik ve olduka kiisel mesaj onun psiesinin snrlar tesinden bir biimde kp salm ve fiziksel gereklie dnmt. 24 Jung arpc doalarndan tr, byle ezamanllklarn rastlantsal oluumlar olmad kansna vard, bunlar aslnda kendilerini deneyimleyen bireylerin psikolojik sreleriyle balantlyd. Ruhun derinliklerindeki bir oluumun fiziksel dnyadaki bir olay ya da olay dizisine nasl neden olabildiini kavrayamad iin, yeni bir ilkenin, bugne dek bilimin henz tanmad nedensellik d bir balant ilkesinin sz konusu olduunu dnd. Jung bu fikrini ne srdnde fizikilerin ou onu ciddye almad (bununla birlikte, zamann nemli fizikilerinde biri, Wolfgang Pauli, The Interpretation and Nature of the Psyche (Psienin Yorumu ve Doas) balm tayan bir kitab onunla birlikte yazacak kadar nemli bulmutu konuyu). Ancak imdi, meknszlk balantlarnn varl saptandktan sonra, baz fizikiler Jung'un grlerini yeniden gzden geirmektedirler. (*) Fiziki Paul Davies, "Meknszlk olgusuna sahip bu kuantum etkileri gerekten bir anlamda, bir tr ezamanllk biimidir; yle ki, bunlar olaylar
(*) Daha nce de sylendii gibi, meknszlk etkileri lineer neden-sonu ilikisinden tr ortaya kmam olduu iin nedensellik ddr.

126

HOLOGRAFK MODEL

ve

PSKOLOJ

arasnda, herhangi bir nedensel bant bulunmas yasaklanm bir balant -daha dorusu karlkl bir iliki- kuru2 yorlar. " diyor. ^ * Ezamanll ciddye alan baka bir fiziki de F. David Peat'dr. Peat, Jung tipi ezamanllklarn yalnzca gerek olmakla kalmayp, bunlarn sakl dzenle ilgili baka bir kant daha sunmakta olduunu sylemektedir. Daha nce de grm olduumuz gibi, Bohm'a gre uur ve madde arasndaki grnr farkllk bir yanlsamadr, ancak her ikisi de nesnelerin ve lineer zamann belirgin dnyasnda ortaya ktktan sonra oluan yapay bir olgudur. Eer, her eyin kayna olan temelde ya da sakl dzende zihin ve madde arasnda bir blnme yoksa, ortaya kan gerekliin bu derin balantnn izlerini tamakta olmasnda aracak bir ey yoktur. Peat bu yzden ezamanllk fenomeninin, gerekliin kumandaki defolar, tm doann altmda yatan bu engin ve tekil dzene ksa bir gz atmamza izin veren anlk atlaklar olduuna inanyor. Baka trl syleyecek olursak, Peat ezamanlln, fiziksel dnyayla isel psikolojik gerekliimiz arasnda hibir ayrlk bulunmadn aklamakta olduu dncesindedir. Bu yzden, yaamlarmzdaki ezamanllk deneyimlerinin greceli azl yalnzca, kendimizi genel uur alamndan ne denli ayrm olduumuzu deil, ayn zamanda kendimizi zihnin ve gerekliin daha derin dzenindeki sonsuz ve arpc potansiyelden ne derece kopartm olduumuzu da gstermektedir. Peat'a gre, bir ezamanll deneyimlediimiz zaman, aslnda deneyimlemekte olduumuz ey, "insan zihninin bir an iin gerek dzeninde almas, toplumun ve doann iine yaylarak, giderek incelen dzeyler boyunca ilerleyerek, zihnin ve maddenin kaynandan geip yaratcln iine dalmasdr." 2 6 Bu artc bir grtr. Genel kanya ilikin tm n127

HOLOGRAFK

EVREN

yarglarmz znel ve nesnel gerekliklerin birbirlerinden son derece ayr olduklar nermesine dayanr. Ezamanlln bize bylesine sama ve aklanamaz bir ey gibi grnmesi bu yzdendir. Ancak sonuta, fiziksel dnyayla isel psikolojik srelerimiz arasnda bir ayrlk yoksa, o zaman evren hakkndaki genel tasarmmz deitirmenin tesindeki deiimlere de hazrlanmak zorundayz, nki bu konunun akla getirdikleri ok sarscdr. Akla gelenlerden biri, nesnel gerekliin daha ok bir ryaya benzeme olasldr ve bu sandmzn ok tesinde bir olaslktr. rnein ryanzda, bir masann bamda oturup patronunuzla ve onun karsyla birlikte bir akam yemei yemekte olduunuzu dnn. Deneyimlerinizden bildiiniz gibi, ryadaki tm eitli dekorlar -masa, sandalyeler, tabaklar, tuzluk ve biberlik- birbirinden ayr nesneler olarak grnr. imdi de, ryanzda bir ezamanl deneyimlediinizi dnn; size belki, olduka tatsz bir balk sunuluyor, garsona bunun ne olduunu sorduunuzda, o size baln adnn patronunuzun ad olduunu sylyor. Baln tatszlnn patronunuz hakkndaki gerek duygularnz aa vurduunun farkna vararak utanyor ve "isel" kimliinizdeki bir grnmn ryanzda grmekte olduunuz sahnenin "d gerekliine" sramay nasl baardn merak ediyorsunuz. Kukusuz uyanr uyanmaz, bu ezamanlln hi de o denli garip olmadn anlarsnz, nki kendi "i" kimliinizle, ryanzn "d" gereklii arasnda gerekte hibir ayrm yoktur. Aym biimde, ryadaki eitli nesnelerin birbirlerinden grnrde ayr oluunun da bir yamlsama olduunu fark edersiniz, nki her ey daha derinlerdeki ve temel nitelikteki bir dzen -kendi uurdnzn paralanmaz btnl- tarafndan retilmitir. Eer zihinsel ve fiziksel dnyalar arasnda bir ayrm yoksa, ayn nitelikler nesnel gereklikler iin de geerlidir. 128

HOLOGRAFK MODEL

ve

PSKOLOJ

Peat'a gre bu, maddesel evrenin bir yanlsama olduu anlamna gelmemektedir; nki gerekliin yaratlnda, hem sakl hem de belirgin dzenlerin rol vardr. Sakl dzende bireyselliin yitmesi, bir gln imgesinin holografik bir film paras zerine kaytlanr kaytlanmaz yitmekte oluuna benzer. Bu yalnzca, bizim yeniden bir nehrin iinde, esiz ve doann devingenliinden ayrlamaz durumdaki girdaplara dnm olduumuz anlamma gelir. Ya da Peat'm iaret ettii gibi, "benlik uuru srp gider, ama artk o tm uurun dzenine karm daha ince dzeydeki devinimin bir grnm halindedir." 2 7 Bylece, uurluluun nesnel gerekliin btnn -gezegenimiz zerindeki biyolojik yaam, dnya dinlerini ve mitolojlerini, tm tarihi; kan hcrelerini ve yldzlarn dinamiklerini- iermekte olduunun farkna varmaktan balayarak, maddesel evrenin kendi atk ve zgsnn de uurluluun en isel srelerini iermekte olduunun ayrdna varmaya dek gelip, emberi tamamlam olduk. Holografik bir evrendeki her eyde bulunan derin balantnn doas ite byledir. Gelecek blmde bu balantnn, holografik dncenin dier grnmleriyle birlikte gnmzde geerli salk kavrammz da nasl etkilemekte olduunu greceiz.

129

HOLOGRAFK BEDENN ARKISINI SYLYORUM


Kim olduumu ya da ne demek istediimi pek bilmeyeceksiniz Ama yine de size salk getireceim.
Walt Whitman Kendi arkm

Frank adn vereceimiz 61 yandaki bir adama, hemen her zaman lmcl olan bir grtlak kanseri tehisi konmu ve kendisine, yaama ansnn %5'ten az olduu sylenmiti. Adamn arl 59 kilodan 44 kiloya dmt. Son derece gszd? kendi tkrn glkle yutabiliyor ve nefes almakta zorlanyordu. Doktorlar ona radyasyon tedavisi uygulayp uygulamamak konusunda tartyorlard. nki bu uygulamann yaama ansnda nemli saylabilecek bir ykseli salamak yle dursun, rahatszlklarn daha da artrma olas vard. Sonunda uygulamay srdrmeye karar verdiler. Derken Frank'm ansna, Teksas, Dallas'daki Kanser nceleme ve Aratrma Merkezinin tp direktr, radyasyon onkolou Dr. O. Cari Simonton, onun tedavisine katlmaya arld. Simonton, hastalnn gidiinin hastann kendisi tarafndan etkilenebilecei grndeydi. Frank'a, kendisi ve meslektalarnca gelitirilmi bulunan bir dizi geveme ve zihinsel imgeleme tekniklerini retti. Bu noktadan ba130

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

layarak Frank gnde kez, ald radyasyonun, hcrelerini bombardman eden milyonlarca ufak enerji kurunundan olumakta olduunu gznn nne getirdi. Ayn zamanda kanser hcrelerinin giderek zayflamakta olduunu, salkl hcrelerine gre daha zayf ve akn olduklarn ve bu yzden kendilerini yenileyemediklerini imgeledi. Sonra, bedenindeki baklk sisteminin askerleri olan akyuvarlarn hep birden, can ekien ve len kanser hcrelerinin zerine saldrdm, onlar kapladn, karacierine ve bbreklerine tayarak bedeninden atlmalarn saladm hayal etti. Sonular arpcyd ve gelime srf radyasyon tedavisinde elde edilenlerden ok ilerideydi. Radyasyon uygulamas sihirli bir etki yapmt. Frank, bu tr uygulamalara elik eden -derinin ve mukozann zarar grmesi gibi- olumsuz yan etkilerin hemen hemen hi birisiyle karlamad. Yitirdii kilolarna ve gcne yeniden kavutu, yalnzca iki ay iinde kanserin tm belirtileri yok oldu. Simonton, Frank'm olaanst iyilemesini byk lde, her gn yapt imgeleme egzersizlerine borlu olduunu syledi. Simonton ve meslektalar uyguladklar bir dizi almayla zihinsel imgeleme tekniklerini tp asndan iyilemez kabul edilen 159 kanserli hastaya rettiler. Normalde, bu durumdaki hastalara verilen yaama sresi on iki aydr. Drt yl sonra, hastalardan altm hl yayordu. Bunlardan 14'nde hastaln hibir izi kalmam, 12'sinde kanser gerilemi ve 17'sinde de dengelenmiti. Tm grubun ortalama yaama sresi, ulusal normun iki kat olan 24.4 ayd.1 Simonton o zamandan bu yana, hepsi de olumlu sonular alman bir dizi benzer almay gerekletirmitir. Bylesi umut verici bulgular ortaya konmu olmasna karn, yapt almalar henz tartmaldr. rnein eletiriler, Simonton'un almalarna katlan bireylerin "sradan" bireyler olmadklarn ileri srmektedir. Bunlarn ou Simon131

HOLOGRAFK

EVREN

ton'a kendileri bavurarak tekniklerini renmek istediklerini bildirmilerdir ve bu da onlarn zaten olaan d savam gcne sahip ruhtaki bireyler olduunu gstermektedir. Bununla birlikte birok aratrmac, Simonton'un sonularnn yeterince saygn olduu ve almalarn destekledii inancndadrlar. Simonton, California'daki Pasifik Palisades'de baarl bir aratrma ve tedavi kuruluu olan Simonton Kanser Merkezini kurmu ve kendisini eitli hastalklarla savaan hastalara imgeleme teknikleri retmeye adamtr, imgelemenin bu tedavi edici kullanm kamuoyunu da etkilemitir; yaknlarda yaplan bir ankette bu tekniin, en sk bavurulan alternatif kanser iyiletirme yntemleri arasnda drdnc srada yer almakta olduunu gstermitir. 2 Zihinde biimlendirilen bir imge nasl olur da kanser gibi onulmaz bir hastalk zerinde byle bir etki yaratabilir? Holografik beyin kuramnn bu fenomene de bir aklk getirmekte olmas hi artc deildir. Teksas, Dallas'daki Teksas niversitesi Salk Bilimleri Merkezinde aratrma ve rehabilitasyon blm bakan ve Simonton'un kulland imgeleme tekniklerinin gelitirilmesine katkda bulunan bilim adamlarndan biri olan psikolog Jeanne Achterberg, bu konuda anahtarn beynin holografik imgeleme yetisinde olduuna inanmaktadr. Daha nce de belirtildii gibi, sonu olarak tm deneyimler yalnzca, beynin iinde yer alan nrofizyolojik srelerden baka bir ey deildir. Holografik modele gre bizim baz deneyimleri, rnein duygulan isel gereklik; dier bazlarn, rnein kularn tn, kpek havlamalarn da dsal gereklik olarak alglamamzn nedeni beynimizin bizim gereklik olarak deneyimlediimiz isel hologram oluturduunda onlar, oraya yerletirmi olmasdr. Bununla birlikte daha nce de grm olduumuz gibi, beyin "orada" olan ey ile, "orada olduuna" inand ey arasnda 132

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

her zaman bir ayrm yapamaz; organlarm yitirmi kiilerin bazen yitirmi olduklar organlarn hissetmeleri de bu yzdendir. Baka trl syleyecek olursak, bir nesnenin holografik yntemle alan bir beynin iindeki bir eyin anmsanan imgesi, duyular zerinde o nesnenin kendisi kadar etkilidir. Bu durum, bedenin fizyolojisi zerinde de ayn derecede gl bir etkiye sahiptir ve hemen hepimiz bunu yaarz. rnein, ok sevdiimiz bir yaknmzla kucaklatmz hayal ettiimizde kalbimiz bu olay gerekten oluyormu gibi hzla arpar. Ya da olaan d korkulu bir deneyimi anmsadmzda avu ilerimiz terleyebilir. Bedenin imgelenen bir olayla gerek bir olay birbirinden ayramamas durumu ilk bakta garip grnebilir, ancak holografik model -ki bu, gerek ya da imgesel olsun, tm deneyimlerin holografik olarak dzenlenmi dalga boylarndan oluan ortak bir dile dntrlmekte olduunu ne sren bir modeldir- dikkate alndnda bu durum artc olmaktan kar. Ya da Achterberg'in iaret ettii gibi, "mgelere holografik anlamda bakldnda mantken, fiziksel ilevler zerinde sonsuz gce sahip etkileri de ortaya km olur. imgeler, davranlar ve bunlarn fizyolojik sonular ayn fenomenin birleik bir grntsdr." 3 Bohm ortaya att sakl dzen fikrini, tm evrenimizin iinden kaynakland bu daha derin ve mekn tesi varlk dzeyini u duygu ve dnceyi yanstmak iin kullanyor: "Her eylem sakl dzenin iindeki bir tasarmla balar. Zaten imajinasyon biimin yaratldr; o yaratln srdrlmesi iin ihtiya duyulan btn eylemlerin niyet ve tohumlarna zaten sahiptir. Sonuta bedeni ve her eyi etkiler; o hlde, yaratl sakl dzenin daha sptil dzeylerinde bylece oluarak szlr ve belirgin dzende ortaya kar." 4 Baka bir deyile, sakl dzende -ya da beynin kendi 133

HOLOGRAFK

EVREN

iinde- imajinasyon ve gereklik birbirlerinden kesinlikle ayrlamaz ve bu yzden zihnin iindeki imgelerin sonuta fiziksel bedende gereklik olarak belirmesi bizi artmamaldr. Achterberg imgeleme yoluyla retilen fizyolojik etkilerin yalnzca gl olmayp, ayn zamanda da son derece kendine zg olduunu grd. rnein, akyuvarlar terimi kesinlikle bir dizi farkl trdeki hcreyi karlamaktadr. Bir deney srasnda Achterberg, bireyleri, bedenlerindeki akyuvar hcrelerinden yalnzca belirli bir trn artrabilmeleri yolunda eitip eitemeyeceini anlamak istedi. Bunu yapabilmek iin, bir grup kolej rencisine, akyuvar topluluu iindeki ana yaplama olan ve ntrofil ad verilen bir tr hcreyi nasl imgeleyeceklerini retti. Baka bir grubu da, daha zel bir tr akyuvar olan "T" hcrelerini imgelemeleri yolunda eitti. Deney sonucunda, ntrofil imgelemeyi renen grubun bedenlerindeki ntrofil saysnda nemli bir art grlrken T hcrelerinde hibir deiiklik olmad bulguland. "T" hcrelerini imgelemeyi renen grupta ise, bu tr hcrelerin saysnda nemli bir art olduu, ama bedenlerindeki ntrofil saysnn deimedii saptand. 5 Achterberg, inancn da kiinin salnda kritik bir rol olduunu sylyor. Kendisinin de deindii gibi, tp dnyasyla ilikisi olmu hemen herkesin, lecek diye evlerine gnderilmi ama kendileri bunun tersine "inandklar" iin tmyle iyileerek doktorlarm artm en azmdan bir hastayla ilgili bir yks vardr. Imagery in Healing (ifada mgelemenin Rol) adl etkileyici kitabnda Bayan Achterberg, karlat bu gibi durumlarla ilgili birok rnek vermitir. Bunlardan birinde, komaya girmi, felce uram ve kendisine beyninde masif bir tmr olduu tehisi konmu bir kadn sz konusuydu. Tmrnn almmas iin ameliyat edilmi (tmr olabildiince gvenli bir biimde alnm), ama 134

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

lme ok yakn olduu dncesiyle radyasyon ya da kemoterapi uygulamasna gerek duyulmadan evine gnderilmiti. Hemen lecei beklenen kadn, bunun yerine gnden gne glenmeye balamt. Kendisinin biyogeribesleme (*) terapisti olan Achterberg, kadnn bu geliimini izleyebiliyordu. Ve sonuta, on alt ayn sonunda kadnda hibir kanser izi kalmad. Bu hasta az bir eitim almt ve tmr szcnn anlamn -ya da lm artrdn- bile doru drst bilmiyordu. Bylece, Achterberg, onun leceine inanmadn, yaam boyunca dier hastalklar yenmekte gstermi olduu ayn inan ve kararllkla kanseri de yendiini sylyordu. Achterberg kendisini son grdnde kadnda hi fel izi kalmamt, bacaklarndaki demirleri kartp atm ve hatta birka kez dansa bile gitmiti.6 Achterberg bu savn destekleyebilmek iin, zihinsel gerilie ve duygusal bozuklua sahip 'toplumun kanserle zdeletirdii lm szcn kavrayamayan- bireylerin kanser olma riskinin hayli dk olduuna da iaret etmektedir. Teksas'da drt yllk bir dnem iinde bu iki gruba girenlerde kanserden lm oran yalnzca %4'tr, oysa bu konudaki ulusal norm %15 ile 18 arasndadr. Ne gariptir ki, 1952 ve 1978 yllar arasmda bu iki grup iinde hibir lsemi olayma rastlanmamtr. Tm ABD'de elde edilen bu sonularn yan sra, aralarnda ingiltere, Yunanistan ve Romanya'nn da bulunduu dier eitli lkelerde de benzer sonular ieren incelemeler yaplmtr. 7 Bu ve dier bulgulardan tr Achterberg, basit bir tme bile olsa herhangi bir hastala tutulan kiilerin, olabildiince salkl "nral (sinirsel) hologramlar" retmesi gerektiine inanmaktadr. Bu, inan, salk ve uyum imgele(*) Onun kontroln retmek amacyla, kalp at, ritmi gibi otonom bir fonksiyon faaliyetini genellikle grsel olarak gstermek ve kaydetme teknii. (.N.)

135

HOLOGRAFK

EVREN

n retme ya da belirli baklk sistemlerinin harekete gemi olduunu imgeleme yoluyla olabilir. Achterberg, salmz iin olumsuz sonular yaratan her inan ve imgenin derhal kafamzdan kovulmas ve beden hologramlarmzn yalnzca birer resim olmadnn uuruna varmamz gerektii dncesindedir. Beden hologramlarmz birbirinden farkl ynla bilgiyi iermektedir, zihinsel kavray ve yorumlarmz, uurlu ya da uursuz nyarglarmz, korkularmz, umutlarmz, endielerimizi ve daha pek ok eyi... Achterberg'in kendimizi olumsuz imgelerden kurtarmamz yolundaki nerisi ok yerindedir, nki imgelemenin hastalklar tedavi edebilecei gibi, hastalklara neden olabileceini de gsteren kantlar vardr. Love, Medicine and Miracles (Ak, Tp ve Mucizeler) adl kitabnda Bernie Siegel, hastalarn kendilerini ya da yaamlarn tanmlamak iin kullandklar zihinsel resimlerin, onlarn iinde bulunduklar koullarn yaratlmasnda rol oynadna iaret eden rneklerle sk sk karlamakta olduunu yazmtr. Bu rnekler arasmda, "gsnden bir ey kartlmas gerektiini hisseden" bir mastektomi (*) hastas ile, her zaman omurgasz olduunu dnen multiple myeloma'l (**) bir hasta ve ocukken babasmn "sus!" deyip boazm skarak cezalandrd larynx carcinoma'l (***) bir adam vard. Bazen imge ile hastalk arasnda yle arpc bir iliki vardr ki, sz konusu kiinin bunu nasl olup da algayamadn anlamak insana zor gelir. rnein, ilev grmeyen santimetrelerce barsa acil bir ameliyatla alman bir psikoterapist, Siegel'e yle demiti: "Beni ameliyat ettiiniz iin memnunum. Yulardr psikoanaliz ile urap duruyorum. Ne ortaya kan onca pislikle baedecek, ne de bu pislikleri
(*) Mastektomi: Memenin alnmas. (**) Multiple myeloma: Kemik iliinin yaygn habis tmr, Klinik Tan ve Semiyoloji, Osman Barlas. (***) Larynx carcinoma: Grtlak kanseri.

136

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

sindirecek hlim vard benim." 8 Bu gibi olaylar Siegel'i hemen, tm hastalklarn bir dereceye kadar zihinden kaynaklanmakta olduuna inandrd, ancak ona gre bu durum, sz konusu hastalklarn psikosomatik ya da gerek olmad anlamna gelmemekteydi. Siegel bunlara soma-belirtili (soma-significant) hastalklar demeyi yeliyor; bu, Yunanca "beden" anlamna gelen soma szcnden tretilmi ve zihinle beden arasndaki ilikiyi zetlemek amacyla Bohm tarafndan bulunmu bir terimdir.Tm hastalklarn zihinden kaynaklanm olabilecei dncesi, Siegel'i rahatsz etmiyor. O, bunu daha ok byk bir umut iareti olarak gryor; "Kii hastal yaratma gcne sahip ise, bu ayn zamanda iyiletirme gcne de sahip olduunun bir gstegesidir." diyor. mge ile hastalk arasndaki iliki o kadar gldr ki, imgeleme yntemi bir hastann yaamn srdrebilme olasln saptama amacyla da kullanlabilir. Dnm noktas niteliindeki bir deney srasnda Simonton, kars psikolog Stephanie Matthevvs-Simonton, Achterberg ve psikolog G. Frank Lavvlis ilerlemi kanserli 126 hasta zerinde bir dizi kan testi yapmlard. Sonra bu hastalan aym lde geni kapsaml bir dizi psikolojik testten geirder. Bunlardan birinde hastalardan baz imgeler -kendileri, kanserleri, grdkleri tedavi ve baklk sistemleri ile ilgili imgeler- izmeleri isteniyordu. Kan testleri hastalarn durumlar konusunda baz bilgiler salam ama hibir temel aklama getirmemiti. Bununla birlikte psikolojik testlerin sonular, zellikle de izilen resimler, hastann salk durumu hakknda bilgiler veren ansiklopediler gibiydi. Gerekten de, Archterberg, yalnzca hastalarn izimlerini zmleyerek, birka ay sonra lecek ya da hastalklarm yenerek geriletecek olanlar kestirmek konusunda %95 doruluk pay olan sonular salayabilmiti. 9 137

HOLOGRAFK

EVREN

Zihnin B a s k e t b o l O y u n l a r Yukarda sz edilen aratrmaclarn derlemi olduu kantlar artc olmakla birlikte, holografik zihnin fiziksel beden zerindeki denetimi sz konusu olduunda, bu bulgular yalnzca buzdann grnen ucu gibidir. Ve bu tr bir denetimin pratikteki uygulamas yalnzca salk sorunlaryla snrl da deildir. Dnya apndaki saysz aratrmalar imgelemenin fiziksel ve atletik performans zerinde byk bir etkisi olduunu ortaya koymutur. Yaknlarda yaplan bir deneyde, srail'deki Hebrew niversitesinden psikolog Shlomo Breznitz, birka grup srail askerini krk kilometre yrtt, ancak her gruba bu konuda farkl bilgi verilmiti. Baz gruplar otuz kilometre yrtldkten sonra kendilerine on kilometre daha gidecekle. ri bildirildi. Dierlerine de altm kilometre yryecekleri sylenmi ama gerekte yalnzca krk kilometre yrtlmlerdi. Bazlarnn kilometre talarn grmelerine izin verilmi, dierlerinin ise ka kilometre yrdklerini anlamalar nlenmiti. Bu deney sonucunda Breznitz, askerlerin kanndaki stres hormonu dzeyinin gerekte yrm olduklar deil, zihnen kabullenmi olduklar uzakl yansttn bulgulad. 10 Baka bir deyile, bedenleri gereklie deil, gereklik olarak kabul ettikleri eye tepki gstermiti. Eski bir NASA aratrmacs olan ve u anda California, Berkeley'de Uygulamal Bilimler Enstits Bakam olan Dr. Charles A. Garfield'a gre Sovyetler imgeleme ve fiziksel performans arasndaki iliki konusunda geni ve ayrntl aratrmalar yapmtr. Bu aratrmalardan birinde dnya sralamasna girmi bir Sovyet atletizm takm drt gruba ayrlmt. lk grup eitim sresinin %100'n eitimle deerlendirmiti. kinci grup bu srenin %75'ini gerei gibi de138

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

erlendirmi, kalan %25'lik sre iinde ise sporda yapabilmeyi istedikleri hareketleri ve elde etmeyi umduklar basanlar tam olarak gzlerinde canlandrm, imgelemilerdi. nc grup eitim sresinin %50'sini eitime, dier %50'sini imgelemeye ayrmt. Drdnc grup ise bu srenin %25'ini eitime, %75'ini de imgelemeye ayrmt. nanlmaz bir eydi ama, New York, Lake Placid'deki, 1980 K Olimpiyatlarnda uygulamada en byk baary drdnc grup gstermi ve onlar srayla nc, ikinci ve birinci gruplar izlemiti. 11 Dnyann her yerinde, yzlerce saat boyunca atletler ve spor aratrmaclar ile grmeler yapan Garfield, Sovyetlerin atletik programlarnn ouna karmak imgeleme tekniklerini de katm olduunu bildiriyor ve nromaskler uyarlar oluturma srecinde zihinsel imgelerin birer nc grevini stlenmekte olduuna inandm sylyor. Garfield, imgeleme sisteminin, eylemlerin beyinde holografik olarak kaytl bulunmas nedeniyle ilev yapmakta olduunu sylyor. Peak Performance: Mental Training Techniques of the World's Greatest Athletes (Doruk Performanslar: Dnyann En Byk Atletlerinden Zihinsel Eitim Teknikleri) adl kitabnda Garfield yle diyor: "Bu imgeler holografiktir ve nce uuralt alglama dzeyinde iler. Holografik imgeleme mekanizmas karmak bir makineyi monte etmek, bir dansn koreograf isini yapmak ya da oyunlarn grsel imgelerini aklnzdan geirmek gibi uzamsal problemlerin altndan abucak kalkabilmenize olanak verir." 1 2 Avusturyal psikolog Alan Richardson, basketbol oyuncularyla yapt deneylerde benzer sonular almtr. grup basketbol oyuncusunu alp, serbest at konusundaki yeteneklerini deneyledi. Sonra ilk gruba gnde yirmi dakika serbest at almas yapmasn syledi. kinci gruptan hibir alma yapmamasn istedi. nc gruba da 139

HOLOGRAFK

EVREN

gnde yirmi dakika boyunca, kusursuz basket atlar yaptklarn dlemelerini syledi. Beklenebilecei gibi hibir ey yapmayan grup hibir gelime gstermedi, ilk grup %24' lk bir gelime gsterdi, ama nc grup yalnzca imgeleme gcyle artc bir %23'lk gelime gsterdi; bu, neredeyse, antrenman yapan grubun baarsyla edeerdeydi. 13 Salk ve H a s t a l k Arasnda Hibir A y r m Y o k t u r Dr. Larry Dossey, holografik zihnin bedende deiiklikler oluturmak iin kulland tek aracn imgeleme olmadna inanyor. Dier ara yalnzca, her eyin yok edilmez btnle sahip olduunu kabul etmektir. Dossey'in gzlemlediine gre, bizler hastala dmzdaki bir ey gzyle bakyoruz. Hastalk bize dardan gelir, bizi kuatr, salmz alt st eder. Ama eer uzay ve zaman, evrendeki her eyle birlikte gerekten birbirinden ayrlamaz durumda ise, o zaman salk ve hastalk arasnda da bir ayrm yapamayz. Bu bilgiyi yaamlarmza nasl uygulayabiliriz? "Hastal farkl bir ey olarak deil de, daha byk bir btnn paras, bir davran ortam, diyet, uyku, beden egzersizi ve genelde dnya ile olan dier eitli ilikilerimizden biri olarak grecek olursak, genellikle daha abuk iyi oluruz." diyor Dossey. Buna kamt olarak da kronik ba arlar eken hastalarla yapt bir deneyi rnek gsteriyor. Bu deneyde hastalardan ba arlarnn skl ve iddeti konusunda bir gnlk tutmalar istenmiti. Bunun amac, ba ars eken hastalar daha sonraki tedavi yntemine hazrlayan bir ilk adm oluturmakt, oysa deneklerden ou gnlk tutmaya ba14 laynca ba arlarnn yok olduunu fark etti! Baka bir deneyde Dossey, bir grup saral ocuu ve ailelerini biraraya getirmi ve birbirleriyle ilikiye geen bu 140

HOLOGRAt

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

grubu videoya ekmiti. Seanslar srasnda sk sk duygusal patlamalar oluyor ve bunlar genellikle gerek krizler izliyordu. Kaset sonradan kendilerine gsterildiinde bu duygusal olaylar ve krizler arasndaki ilikinin farkna varan ocuklar hemen tmyle krizlerden kurtulmu oldu. 1 5 Neden? Denekler gnlk tutmak ya da bir video kasedi izlemek yoluyla durumlarnn yaamlarnn daha byk blmyle olan ilikisini grebiliyorlard. Bunun sonucunda da, hastala artk "baka bir yerde oluup yaamlarna karan bir rahatszlk deil, gerekten paralanmaz bir btn olarak tanmlanabilecek bir yaam srecinin paras gzyle baklm oluyor." diyor Dossey. "Bakmz bir bamt ve btnlk ilkesine odaklanp blnme ve yaltmdan uzaklat zaman salk kageliyor." 16 Dossey hasta szcnn tpk parack szc gibi kiiyi yanl ynlendirdiini dnyor. Bizler, birbirinden ayr ve temelden yaltlm biyolojik birimler deiliz, gerekte, paralar hlinde zmlenemeyecek dinamik sreler ve motifleriz, tpk elektronlar gibi. stne stlk, bizler baka eylerle de balantlyz: hastal ve sal yaratan glerle, toplumsal inanlarmzla, arkadalarmzn tavrlaryla, ailemizle, doktorumuzla ve imgelerle, inanlarla ve hatta evreni kavramak iin kullandmz szcklerle. Holografik bir evrende ayrca bederderimizle de balantlyz; nceki sayfalarda bu balantnn kendisini nasl ortaya koyduunu baz rneklerle grdk. Ayrca baka rnekler, hatta belki sonsuz rnekler de vardr. Pribram'n dedii gibi: "Eer bedenimizin her paras gerekten btnn bir yansmasysa, o zaman, olup biteni denetleyecek her trdeki mekanizmann varl da sz konusu olmaldr. Bu noktada hibir ey sabit deildir."17 Bu konudaki bilgisizliimizi gz nne alacak olursak, zihnimizin holografik bedeni nasl denetlemekte olduunu sormak yerine, belki daha 141

HOLOGRAFK

EVREN

nemli bir soruyu sormamz gerekir: Bu denetimin ap nedir? Bu denetimin bir snn var mdr, eer varsa, bu snr nedir? imdi dikkatimizi yneltmemiz gereken soru budur. Olmayan yiletirme G c Zihnin beden zerindeki denetimini yarm yamalak grebildiimiz baka bir tp fenomeni de plasebo etkisidir. Plasebo, beden zerinde hibir zel etki yapmayan herhangi bir tbb tedavi biimine verilen addr. Bir hasta zerinde uygulanabilecei gibi ift kontroll bir deneyde denetim arac olarak da kullanlabilir. Bu deneyde, bir grup bireye gerek, dier bir gruba da uydurma bir tedavi yntemi uygulanr. Bu gibi deneylerde, gerek tedavi ynteminin salkl bir biimde deerlendirilebilmesi iin ne aratrmaclara, ne de deneklere gerek yntemin hangi gruba uyguland konusunda bilgi verilmez. l deneylerinde genellikle ekerli haplar kullanlr. Bazen de maden tuzu karmlar (tuzlu damtlm su) kullanlrsa da, plasebo her zaman bir il olmayabilir. Kristallerden, bakr bileziklerden ve dier geleneksel olmayan arelerden salk umanlar da plasebo etkisinden yararlanmaktadrlar. Hatta ameliyat bile bir plasebo olarak kullanlmtr. 1950'de anjina pektoris (kalbe yetersiz kan akndan kaynaklanan, gste ve sol kolda hissedilen, yinelenen arlar) genellikle ameliyatla tedavi edilirdi. Soma baz uyank doktorlar bir deney yapmaya karar verdiler. Meme arterini koroner artere balamaktan ibaret olan allm ameliyat uygulamak yerine, hastalar yalnzca kesip soma yeniden diktiler. Yapay ameliyat geiren hastalarn da gerek ameliyat geirenler kadar rahatlad grld. Daha sonra, gerek ameliyatn da yalmzca bir plasebo etkisi yapmakta olduu anlald. 18 Bununla birlikte yapay ameliyatn baans, hepi142

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

mizin iinde, derinlerde bir yerde, anjina pektoris'i denetleme yeteneimiz bulunduuna iaret ediyordu. Ve hepsi bu kadar da deil. Geen yarm yzylda plasebo etkisi dnyann her yerindeki yzlerce farkl deneyle geni lde aratrlmtr. Artk biliyoruz ki, kendilerine plasebo uygulanan insanlarn ortalama %35'inde nemli bir etki grlmektedir ki, bununla birlikte bu oran duruma gre byk farkllklar gsterebilmektedir. Plasebo uygulamasna olumlu tepki veren hastalklar arasnda anjina pektoris'den baka migren anlan, alerjiler, ate, tme, akne (sivilce), astm, siiller, eitli trde arlar, mide bulants ve deniz tutmas, peptik lserler, depresyon ve an endie gibi psikolojik sendromlar, romatizmal ve dejeneratif artrit, eker hastal, radyasyon zehirlenmesi, Parkinson hastal, multiple skleroz ve kanser bulunmaktadr. Grld gibi bunlar nemsiz hastalklardan yaamsal hastalklara dek uzanan bir sra izlemektedir, ama plasebo etkisi en mh hastalklar zerinde bile mucize trnden fizyolojik deiikliklere yol aabilmektedir. rnein, sradan siili ele alalm. Siil, deri zerinde bir virsn neden olduu ufak, tmrms kabartlardr. eitli kltrlerdeki sonsuz sayda halk inanlaryla kantland gibi -halk inanlan da zaten bir tr plasebodur- bunlan plasebo kullanmyla iyiletirmek son derece kolaydr. New York'daki Memorial Sloan-Kettering Kanser Merkezinin emekli bakan Lewis Thomas, zerlerine yalnzca zararsz mor boya srerek hastalarn siillerden kurtaryordu. Thomas, bu ufak mucizeyi sadece uurdnn almasyla aklamann plasebo etkisine kar hakszlk olduu duygusunu tayordu. "Eer benim uurdm bu virsle baa kabilmek ve doku yenilemesi iin eitli hcreleri doru bir sava dzenine sokabilmek iin gerekli olan mekanizmay nas ynlendireceini kestirebiliyorsa, o zaman syleyebileceim tek ey, 143

HOLOGRAFK

EVREN

uurdmn bu yaptklarn da aan bir ey olduudur." diyordu Thomas. 1 9 Bir plasebonun etkisi belirli koullarda da byk lr de deiir. Plaseboyu aspirinle karlatran dokuz adet ift kontroll deneyde plasebolarn etkisinin gerek ar kesicinin %54 u orannda etkili olduu saptanmtr. 20 Bu deneye baklarak, plasebolarn daha gl bir ar kesici, rnein morfin karsnda daha az etkili olaca dnlebilir, ancak durum byle deildir. Yaplan alt ift kontroll deneyde plasebolarn, ar kesme konusunda morfinin %56's orannda etkili olduu bulunmutur. 2 1 Niin? Bir plasebonun etkinliini kararlatran elerden biri de bu plasebonun uygulanma yntemidir. Genellikle enjeksiyonun haplardan daha etkili olduu kabul edilir ve bylece bir plaseboyu enjeksiyon yoluyla vermek onun etkisini artrabilir. Ayn biimde, kapsllerin de haplardan daha etkili olduu kans vardr, giderek bir hapm bykl, biimi ve rengi bile bu konuda rol oynar. Bir hapm renginin tad olas deer zerine dzenlenen bir incelemede aratrmaclar, insanlarm san ya da turuncu haplar ruhsal durum dzenleyicisi -uyarc ya da yattrc- haplar olarak grmeye eilimli olduklarn gzlemlemilerdir. Koyu krmz haplar yattrc, lavanta rengi haplar sanr (halsinasyon) 22 uyandrc ve beyaz haplar da ar kesici kabul ediliyordu. Dier bir e de plaseboyu reetesine yazan doktorun tavrdr. California'daki Kaiser Hastanesinde plasebo uzman olan Dr.David Sobel, broniyal tplerini ak tutmakta byk zorluklar eken bir astmly tedavi etmeye alan bir doktorla ilgili bir yky aktaryor. Doktor il firmasndan gl ve yeni bir il rnei getirterek hastasma veriyor. Birka dakika iinde adam grlmeye deer bir gelime gstermi ve daha rahat nefes almaya balamt. Bununla birlikte doktor, bir sonraki krizinde adama bir plasebo verip duru144

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

mun ne olacan grmeye karar verdi. Bu kez adam reetede bir yanllk olup olmadn sordu, nki il nefes alma zorluunu tmyle geirmemiti. Bu, doktoru kendisine gnderilmi olan yeni astm ilcnn gerekten gl bir il olduu konusunda ikna etti. Ancak bir sre sonra doktor il firmasndan bir mektup ald, bu mektupta kendisine yeni ilcn yerine yanllkla bir plasebo gnderilmi olduu yazlyd. Grne gre bu elikiye ikinci plasebo deil, doktorun ilk plaseboyu verirken taknd hi de kurnazca olmayan cokulu tavr neden olmutu. 23 Holografik model asndan bakldnda, adamn plasebo astm ilcna gsterdii olumlu tepki yine, zihin/bedenin imgelenmi gereklikle hakik gereklik arasnda ayrm gzetme yeteneinin bulunmayyla aklanabilir. Adam kendisine gl ve yeni bir astm ilc verildiine inanmt ve bu inan, sanki gerek bir il verilmiesine onun cierleri zerinde kuvvetli bir psikolojik etki yapmt. Bu rnekte, doktorun iki plaseboyu ynlendirirken ortaya koyduu birbirinden ok az farkl tavr (ya da bedenin dili) -bylesine saydam bir olgu bile- birinin ie yaramas, dierinin yaramamas sonucunu dourmutu. Achterberg'in salmz pekitiren nral (sinirsel) hologramlarn byk bir eitleme gsterdii yolundaki uyarsnn alt bylece izilmi oluyordu. Bu rnek bize, uuralt yoluyla alnm bir bilginin bile salmz pekitiren inan ve zihinsel imgelere byk bir katkda bulunabileceini aka gstermektedir. Doktorun sunu biimine gre acaba ka ilcn ie yaradm (ya da yaramadn) merak ediyor insan. Scak Bir Sobann zerindeki Kartoplar G i b i Eriyen Tmrler Bir plasebonun etkinliinde rol oynayan bu gibi eleri 145

HOLOGRAFK

EVREN

anlamak ok nemlidir; nki bunlar bize, holografik bedenimizi denetleme yeteneimizin inanlarmz tarafndan nasl biimlendirilmekte olduunu gstermektedir. Zihnimiz siillerden kurtulma, bronlarmz temizleme ve morfinin ar kesici zelliini taklit etme gcne sahiptir; ancak bu gce sahip olduumuzu bilmediimizden, bu gc kullanabilmek iin kandrlmamz gerekmektedir. Eer kendi gcmz bilmemekten kaynaklanan trajediler olmasayd bunun komik olduu bile sylenebilirdi. Bu durumu psikolog Bruno Klopfer tarafndan bildirilmi bir olay kadar iyi anlatan bir rnek yoktur. Klopfer, ilerlemi lenf kanseri olan Wright admda bir adamla ilgeniyordu. Allm tm tedavi yntemleri tkenmiti ve VVright'n ok az zaman kalm gibi grnyordu. Boynu, koltuk altlar, gs, karn ve kasklar portakal byklndeki tmrlerle dolmutu ve dala ile karacieri son derece bymt; gsnden her gn iki litre kadar stms sv ekilmek zorundayd. Ama Wright lmek istemiyordu. Krebiozen admda yeni bir il ktn duymutu, doktoruna onu denemesi iin yalvard. Doktoru nce bunu kabul etmedi, nki bu ilcn en ok aylk mr kalanlar iin olduunu biliyordu. Ama Wright o denli diretiyordu ki, sonunda doktor pes etti. Cuma gn Wright'a Krebiozen inesi yapt ama iinden Wright'in o hafta sonunu kartamayacana emindi. Sonra doktor evine gitti. Pazartesi gn aknlk iinde Wright'in yataktan km ve ortalkta dolamakta olduunu grd. Klopfer, onun tmrlerinin "scak bir sobann zerindeki kartoplar gibi erimi" ve nceki boyutlarnn yarsna inmi olduunu belirtti. Bu, en gl rntgen nlar tedavisiyle bile salanamayacak hzda bir iyilemeydi. lk Krebiozen tedavisinin zerinden on gn getikten sonra Wright hastaneden ayrl146

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

d, doktorlarnn grebildii kadaryla kanserden kurtulmutu. Hastaneye geldiinde nefes alabilmek iin oksijen maskesine gereksinimi olan adam, oradan ayrldnda, kendi uayla hibir rahatszlk duymadan 3657 metre ykseklie kacak kadar iyilemiti. Wright iki ay kadar salkl yaad, ama sonra Krebiozen'in lenf kanseri zerinde bir etkisi olmadn ne sren makaleler yaynlanmaya balad. Kat mantk ve bilimsel dnceye sahip bir adam olan Wright, bunu duyunca byk bir bunalma girdi, yeniden ktleti ve hastaneye kaldrld. Bu kez doktoru bir deneme yapmaya karar verdi. Krebiozen'in sanlm olduu kadar etkili olduu konusunda Wright'a gvence verdi. Yalnzca gemiyle getirilmekte olduu srada ilk partideki mallardan bazlar bozulmutu. Bununla birlikte, imdi kendisinde bu ilcn daha younlatrlm yeni bir trnn bulunduunu ve ona bu ilc vereceini aklad. Kukusuz doktorda ilcm yeni bir tr yoktu ve Wright'a saf su rnga etti. Etkili bir atmosfer yaratabilmek iin de, Wright'a bu plaseboyu vermezden nce hayli gsterili bir sre uygulad. Sonular yine arpcyd. Tmr ktleleri eridi, gsndeki sv yok oldu ve Wright abucak ayaa kalkt, kendisini ok iyi hissediyordu. ki ay daha herhangi bir hastalk belirtisi gstermedi. Ama soma Amerikan Tp Birlii, Krebiozen'in kanser tedavisinde etkisiz olduunu iln eden lke apnda yaplm bir almay yaynlad. Bu kez Wright'in inanc tmyle sarsld. Kanseri yenilendi ve iki gn sonra ld. 24 Wright'in yks trajiktir ama gl bir mesaj tamaktadr: nanszlklarmz kesip atarak iimizdeki iyiletirici gce ulaabilecek kadar ansl olabilirsek, tmrlerin bir gece iinde eriyip gitmesine neden olabiliriz. Krebiozen konusunda yalnzca tek bir kii sz konu147

HOLOGRAFK

EVREN

suydu ama pek ok insan ilgilendiren benzer durumlar da vardr. Cis-platinum adndaki baka bir kemoterapi esini ele alalm. Cis-platinum da ortaya ilk ktnda mucize il diye karlanm ve ilc alan insanlarn %75'i bu iltan yarar grmt. Ama balangtaki heyecan dalgas durulduktan sonra cis-platinum'un kullanm olduka sradanlat ve etkileme oran da %25-30 orannda dt. Grne gre cis-platinum'dan salanan yarar plasebo etkisine balyd. 25 l l a r G e r e k t e n e Yaryor m u ? Bu gibi olaylar nemli bir soruyu beraberinde getiriyor. Eer Krebiozen ve cis-platinum gibi illar onlara inandmz zaman yararl ve artk inanmadmz zaman ie yaramaz oluyorlarsa, o zaman bu durum, genel olarak illar hakknda bize bir eyler ima etmiyor mu? Bu, yamt olduka zor bir sorudur, elimizde baz ipulan vardr. rnein, Harvard Tp Okulundan doktor Herbert Benson, bir nceki ada uygulanan tedavi yntemlerinden, slkten kertenkele kanma dek pek ounun ie yaramaz eyler olduuna ama plasebo etkisi yznden, hi kukusuz en azndan bir sre iin ie yaradna iaret ediyor. 2 6 Benson, Harvard'n Thorndike Lboratuvarndan Dr. David P. McCallie, Jr. ile birlikte yllar boyunca angina ptktorisle ilgili eitli tedavi yntemlerini yeniden incelemi ve eitli uygulamalar gelip gemi olmasna karn saladklar basan yzdesinin -hatta artk terk edilmi bulunan tedavi yntemleri sz konusu olduunda bile- her zaman yksek olduunu grmtr. 27 Bu iki gzlemden yola karak plasebo etkisinin gemite nemli bir rol oynam olduunu kantlamak olasdr. Ama acaba, gnmzde de hl bir rol var mdr? Bu sorunun yant olumlu gibi grnmektedir. Teknolojik Deerlendirmeler Federal Brosu, amzdaki 148

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

tm tbb tedavi yntemlerinin %75'inden ounun yeterli bilimsel incelemeden geirilmemi olduunu tahmin etmektedir. Bu rakam doktorlarn hl farknda olmadan plasebolar vermekte olduklarn dndryor. (rnein, kendi adna Benson, eczanelerde satlmakta olan illarn en azndan, ounun aslnda plasebo olduu dncesindedir.) 2 8 Buraya kadar gzden geirmi olduumuz ipular karsnda insan ister istemez tm illarm plasebo olup olmadn merak ediyor. Bunun yant elbette hayr olacaktr. Birok illarn, onlara inanalm ya da inanmayalm etkili olduklar kesindir. rnein, C vitamini iskorbt (*) gerekten ortadan kaldrr ve inslin eker hastalarn, bu konuda kukular olsa bile iyiletirir. Ancak, yine de bundan kan sonu grnd kadar kesin deildir. Aada aktardklarmza bir gz atalm. 1962'deki bir deneylerinde Dr.Harriet Linton ve Dr.Robert Langs, deneklere LSD'nin etkileri konusundaki bir incelemeye katlacaklarm sylemi ama onlara yalnzca plasebo vermilerdi. Bununla birlikte, plaseboyu almalarndan yarm saat sonra denekler gerek LSD'nin klsik belirtilerini deneyimlemeye balamlar, kendileri zerindeki denetimlerini yitirmiler, varoluun anlamm sezme vb. gibi durumlara girmiler ve bu "plasebo yolculuklar" saatlerce srmt.29 Birka y sonra, 1966'da, imdi nl olan Harvard psikologlarndan Richard Alpert, LSD deneylerine katlacak ve bu konudaki grlerini aktarabilecek kutsal adamlar aramak iin Uzak Dou'ya gitmiti. lc denemek isteyen birok kii bulmu ve eitli tepkiler almt. Panditlerden (**) biri ona bunun ie yaradn ama meditasyon kadar iyi olmadn syledi. Dier bir Tibet lamas kendisine yalnzca
(*) skorbt: C vitamini yokluundan dolay oluan ve kendisini anemi, deri alt kanamlan ve sngerimsi dietleri hlinde gsteren bir hastalk. (.N.) (**) Pandit: Sanskriteyi, Hinduizmi, felsefeyi ve yasalar bilen bir Brahman. (.N.)

149

HOLOGRAFK

EVREN

ba ars verdiinden yaknd. Ancak, Alpert'i en ok etkileyen tepki, Himayalarn eteklerinde yaayan zayf, ufak bir din adamndan geldi. Adam altmn am olduu iin Alpert'in ilk dncesi ona 50 ya da 75 mikrogramlk hafif bir doz vermekti. Ama adam daha ok, 305 mikrogramlk haplardan birisiyle ilgilendi. Alpert, olduka byk olan bu dozu da beraberinde getirmiti. Alpert ona gnlszce bu haplardan birini verdi. Ama adam yetinmemiti. Gzlerinde bir parltyla bir tane daha ve soma bir tane daha istedi ve en sonunda, hangi lye gre olursa olsun grkemli bir doz saylan 915 mikrogramlk LSD'yi dilinin zerine koydu ve yuttu (bir karlatrma yapmak gerekirse, Grof deneylerinde ortalama 200 mikrogramlk dozlar kullanyordu). Alpert dona kalarak onu dikkatle gzledi, adamn bir bani (*) gibi kollarn sallayarak barp armasn bekliyordu ama o sanki hibir ey olmam gibi davrand. Gnn geri kalan blmnde de bu durumda kald, davranlar her zamanki gibi s & i n ve dingindi, yalnz arada bir Alpert'e ltl baklar atyordu. Grne gre LSD onun zerinde hibir etki yapmamt. Alpert bundan o denli etkilendi ki, LSD deneylerinden vazgeti, adm Ram Dass diye deitirdi ve mistisizme dnd. 3 0 Bylece, bir plasebo gerek bir illa ayn etkiyi yapabildii gibi gerek bir il da hibir etki yapmayabilir. Olaylarn byle tepe taklak oluunu sergileyen baka bir durum da amfetaminlerle ilgili olarak yaplan deneylerde ortaya kmtr. Bu almalardan birinde, onar denek iki ayr odaya konmutu. lk odadaki dokuz denee uyarc bir amfetamin ve bir denee de uyku veren bir barbiturat verilmiti. kinci odada ayn durum tersine dndrlmt. Her iki olayda
(*) Bani: rlanda ve Kuzey skoya inancna gre, haykrmasnn o evden bir l kacana iaret ettiine inanlan dsel bir peri. Yeni Oxford Res.Ans.Szlk. (.N.)

150

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

da o tek kii, tpk dier arkadalar gibi tepki verdi. lk odada bulunan uyku ilc alm tek kii uykuya dalacama hareketlenmi ve hzlanm, ikinci odada bulunan amfetamin al31 m tek kii uyuya kalmt. Uyarc Ritalin bamls olan ve bamll daha soma plasebo ile deitirilen bir adamla ilgili bir olay daha vardr. Baka bir deyile, adamn doktoru, Ritalin'in tm allm zararl etkilerinden kanabilmesi iin onun haplarn gizlice eker haplanyla deitirmiti. Ne yazk ki adam daha sonra plaseboya kar bir bamllk gelitirdi.32 Bu gibi olaylar deneysel durumlarla snrl deildir. Plasebonun gnlk yaammzda da rol vardr. Geceleri kafein uykunuzu karyor mu? Aratrmalar kafeine duyarl kiilerin, kendilerini bir yattrc almakta olduklarna inandrdklar takdirde, bir rnga dolusu kafein alm olsalar bile uykularnn kamadn gstermitir. 33 Hibir antibiyotiin souk algnlnza ya da boaznza iyi geldii oldu mu? yleyse plasebo etkisini deneyimlemi olmalsnz. nki tm souk algnlklarna virsler neden olur, boaz hastalklarnn eitli trleri olmakla birlikte, tm antibiyotikler virslerin yol at enfeksiyonlara deil, yalnzca bakteriyal enfeksiyonlara kar etkilidir. Bir il aldktan sonra istenmeyen bir yan etkiyle hi karlatnz m? Aratrmaclar, mephenesin adndaki bir yattrc zerinde yaplan incelemede kendilerine gerek il m, yoksa bir plasebo mu verildiinden haberleri olmayan deneklerden %1020'sinin olumsuz yan etkilerle karlam olduunu bildirmilerdir; bunlarn arasnda mide bulants, kantlar ve kalp arpntlar vard.(*) M Yeni bir kemoterapi zerinde yaknlarda yaplan bir aratrmada, ayn biimde, kendilerine plasebo verilen kontrol grubu iindeki bireylerin %30'u sa(*) Kukusuz illarn tm yan etkilerinin plasebo etkisine bal olduunu sylemek istemiyorum. Bir iltan tr olumsuz bir deneyiminiz olursa her zaman bir hekime bavurmalsnz.

151

HOLOGRAFK

EVREN

larn yitirmilerdir. 35 Bu yzden, eer kemoterapi alan birisini tamyorsanz, kendisine beklentilerinde olumlu olmasn syleyiniz. Zihin, byk bir gtr. Plasebolar, bu gce kaamak bir gz atma olana vermekten baka, ayn zamanda bizlere, zihin/beden ilikisini kavrama konusunda daha holografik bir yaklam da salamaktadr. Salk ve beslenme stununun yazar Jane Brody, New York Times'da kan bir makalesinde u gzlemi yapmtr: "Plasebolarn etkinlii insan organizmasn 'holistik' bir bakla grmemiz konusunda bize arpc bir destek salyor. Ve bu gr tbb aratrmalarda giderek artan bir biimde dikkatleri ekiyor. Bu gr, zihin ve bedenin srekli olarak karlkl iletiim iinde bulunduklar ve bamsz varlklar olarak kabul edilmeyecek derecede birbiri iine girmi durumda olduklar yolundadr." 3 6 Plasebo etkisi bizi sandmzdan ok daha fazla ynden etkilemekte olabilir. Bu durum yaknlarda ortaya kan son derece artc bir tbb gizemle kantlanmtr. Eer geen yllarda televizyon seyrettiyseniz kukusuz, aspirinin kalp krizi riskini azaltmakta olduunu ne sren o saanak hzndaki reklm bombardmann izlemisinizdir. Herhalde bu sav destekleyecek hatr saylr miktarda inandrc kant vardr, yoksa reklmlardaki il tantmlarnda geree uygunluk konusunda son derece titiz olan televizyon grevlileri byle bir eyin yaynlanmasna izin vermezlerdi. Bunlarn hepsi iyi de, tek sorun, aspirinin ngiltere'deki insanlar zerinde ayn etkiyi gstermemesi. 5139 ngiliz doktoru yaptklar alt yllk bir aratrma sonucunda aspirinin kalp krizleri riskini azaltt konusunda hibir kant bulamamlar. 3 7 Acaba birilerinin yapt aratrmalarda herhangi bir hata m var, yoksa suu kitlesel bir tr plasebo etkisinde mi bulmak gerekir? Her neyse, siz yine de aspirinin bu koruyucu yararna inanmaktan vazgemeyin. Belki yine de 152

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

sizin hayatnz kurtarabilir. oul Kiiliklilerde Salk Belirtileri Zihin gcnn beden zerindeki etkisini canl bir ekilde betimleyen baka bir durum da oul Kiilikler'dir (MPD). oul kiilikli bir bireydeki alt kiiliklerin farkl beyin dalgalarna sahip olmalarndan baka, aralarmda gl psikolojik farkllklar da vardr. Bunlardan her birinin ayr birer ad, ya, anlan ve yetenekleri vardr. ou kez her birinin kendine zg elyazlan, belirgin birer cinsiyeti, kltrel ve rksal gemii, sanat yetenekleri, yabana diller konusunda farkl yeterlii bulunmaktadr ve zek dzeyleri de farkldr. Daha dikkat ekici olan ey de, bir oul kiilikli kimse kiilik deitirdiinde bedeninde oluan biyolojik deiikliklerdir. Bir kiiliin iinde bulunduu bir hastalk durumu ou kez, dier kiiinin ortaya kmasyla bir anda yok olmaktadr. Chicago'daki Uluslararas oul Kiilikleri nceleme Kurulundan Dr.Bennett Braun hastasnn, biri dndaki tm alt kiiliklerinin portakal suyuna alerjisi olduu bir olay belgelemitir. Bu adam, portakal suyuna alerjisi olan kiiliinin denetimindeyken portakal suyu iecek olursa korkun bir biimde kzaryordu. Ama tam o srada, alerjik olmayan kiiliine dnecek olursa kzarklklar annda 38 yok oluyor ve adam portakal suyunu rahata iiyordu. Yale psikiyatristlerinden olan ve oul kiiliklerin tedavisinde uzmanlaan Dr.Francine Hovvland, daha da arpc bir olayla karlamtr; bu olayda oul kiilikli hasta ar sokmasna kar tepki gsteriyordu. Sz konusu olay srasnda hasta Hovvland'la olan randevusuna geldiinde bir gz ar sokmasndan tr tmyle imi ve kapanm durumdayd. Onun tedavi edilmesi gerektiini fark eden 153

HOLOGRAFK

EVREN

Howland, bir gz doktorunu arad. Ancak ne yazk ki, doktor kendisini bir saatten nce gremeyecekti, bu arada hastann ok fazla ac ekmekte olduunu gren Howland baka bir ey yapmaya karar verdi. Adamn deiken kiiliklerinden biri tm aclara kar kesinlikle duyarsz "anestetik" bir kiiydi. Howland, bedenin denetimini bu anestetik kiiliin almasn salaynca adamn acs yok oldu. Ama baka bir ey daha olmutu. Adam gz doktoruyla olan randevusuna gittiinde gzndeki i yok olmu ve gz normale dnmt. Onun hibir tedaviye gereksinmesi olmadn gren doktor, kendisini evine gnderdi. Bununla birlikte bir sre soma anestetik kiilik bedenin denetimini braknca hastamn zgn kiilii, tm aclar ve ar sokmasndan tr ien gzyle birlikte geri dnmt. Ertesi gn adam tedavi edilmek iin yeniden gz doktoruna gitti. Ne Howland, ne de hastas gz doktoruna onun bir oul kiilik olduunu sylemiti ve gz doktoru daha sonra Howland'a telefon etti. Howland glerek, "Zamann kendisine oyun oynadm sanm," diye anlatyordu, "kendisini gerekten bir gn nce arayp aramadna emin olmak istiyordu, basma gelen eyden hibir ey anlamam." 39 Alerjiler, oul kiiliklerin elektrik dmesi evirir gibi ap kapatabildii tek ey deildir. llarn etkileri zerinde uurd zihnin denetimi konusunda herhangi bir kuku varsa bile, oul kiiliklerin bu farmakolojik sihirbazl karsnda silinip gitmektedir. Sarho bir oul kiilikli kimse, kiilik deitirmek yoluyla hemen neesini yitirmektedir. Farkl kiilikler de farkl illara farkl tepkiler vermektedirler. Braun, bu kiiliklerden birini 5 miligramlk diazepam (bir yattrc) ile sakinletirirken, dier bir kiilik zerinde 100 miligramlk ilcn bile ok az etki yaptm ya da hi etki yapmadn grmtr. Bazen bir oul kiiliin bir ya da daha fazla kiilii ocuktur, eer bir erikin olduu srada 154

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

kendisine bir il verilmise, ocuk kiilii bedenine egemen olduunda kendisine verilen ilcn dozu fazla geleceinden ocuk kiilii an dozda il alm duruma girebilir. Baz oul kiilikleri anesteziyle bayltmak da zordur, "anestezi kabul etmeyen" bir alt kiiliinin devreye girmesiyle ameliyat masasnda uyanan oul kiilikler vardr. Kiilikten kiilie deien koullar arasmda yaralar, yank izleri, kistler ve solaklk-saaklk da vardr. Grme bozukluu da deikenlik gsterebilir ve baz oul kiilikler deiken kiilikleriyle uzlaabilmek iin yanlarnda iki ya da farkl gzlk tarlar. Bu kiiliklerden biri renk kr, dieri ise normal olabilir, hatta gz renkleri bile deiebir. Kadnlarn, alt kiiliklerinden her birinin ayr birer det periyodu olduu iin ayda iki ya da kez regl olduklan grlmtr. Konuma zrller uzmam Christy Ludlow, bir oul kiiliin her alt kiiliinin farkl birer ses zelliine sahip olduunu saptamtr. Bu, ok derin bir psikolojik deiim gerektiren bir beceridir; en yetenekli oyuncu bile sesini, 40 ses zelliini gizleyecek kadar deitiremez. eker hastal yznden hastaneye bavuran bir oul kiilik, byle bir hastal olmayan bir st kiiliinin denetimine girince hi41 bir hastalk belirtisi gstermeyerek doktorlar yamltmtr. Kiiliin deimesiyle gidip gelen sara nbetleri de vardr. Psikolog Robert A.Phillips, Jr. hatta tmrlerin bile (ne tr tmr olduunu belirtmiyorsa da) yok olduunu beUrtmitir.42 oul kiilikler normal bireylerden daha hzl iyilemektedirler. rnein, nc derece yanklarn olaanst bir hzla iyilemi olduu olaylar vardr. Hepsinden rktc olan baka bir durum daha vardr, en azmdan tek bir aratrmac (Sybil Dorsett'e uygulad nc tedavi yntemiyle Sybil adl kitapta anlatlan Dr.Cornelia Wilbur) oul kiiliklerin dier insanlar kadar hzl yalanmadklar grndedir. 155

HOLOGRAFK

EVREN

Byle eyler nasl oluyor? oul kiilik belirtileri zerine yaknlarda yer alan bir sempozyumda Cassandra adndaki bir oul kiilikli hasta, bu soruya olas bir yant getirmitir. Cassandra, hzl iyileebilme yeteneini, uygulamakta olduu grsel imgeleme teloklerinin yam sra paralel ileme adm verdii bir eye balyor. Akladna gre, deiken kiilikleri bedenini kontrol etmezken bile her eyin tarlanda durumdadrlar. Bu onun ayn anda, birok farkl kanaldan "dnebilmesine", pek ok farkl ii ayn anda yapabilmesine ve hatta dier kiilikleri onun yemeini hazrlar ve evini temizlerken "uyuyabilmesine" olanak vermektedir. Bylece, normal insanlar iyiletirici imgeleme egzersizlerini gnde yalnzca iki kez yapabilirken, Cassandra bunu her an yapabilmektedir. Ayrca onun, anatomi ve fizyoloji bilgisine sahip Celese adnda bir alt kiilii daha vardr ve onun tek ii gnde yirmi drt saat meditasyon yapmak ve bedeninin salkl olduunu imgelemektir. Cassandra'ya gre, salma tm zamann ayrarak verdii bu zen onun iyileme yeteneinin snrlarn normal insanlara gre daha fazla geniletmitir. Dier oul kiilikler de benzer savlar ileri srmlerdir. 43 Bizler kendimizi bir eylerin kanlmazlna derinden balamz. Eer gzlerimiz iyi grmyorsa, gzlerimizin mr boyu bozuk olacama inanrz. Eer eker hastas isek, bu durumun ruh hlimizde ya da dncelerimizdeki bir deiiklikle yok olabileceini bir an bile aklmza getirmeyiz. Ama oul kiik fenomeni bu inanc sarsmakta ve ruhsal durumlarmzn bedenin biyolojisini ne kadar etkilemekte olduu konusunda epey kamt salamaktadr. Eer oul kiilikli bir bireyin psiesi bir tr oul imgeli hologramsa, bu durumda bedeninin de yle olduu ve bu bedenin bir biyolojik durumdan dierine bir deste kart kartrr gibi hzla geebilmekte olduu grlmektedir. Bylesi bir kapasiteden sorumlu olmas gereken dene156

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

tim sistemi akllan zorlayan bir olgudur ye bu durum karsnda, kendi istemimizle bir siili yok edebilme yeteneimiz basit bir ey gibi grnmektedir. An sokmasna kar oluan alerjik tepkimeye gelince, bu karmak ve ok ynl bir sretir ve antikorlarn rgtl almalarn, histamin (*) retimini, kan damarlarnn genileyip baloncuklar yapmasm, baklk maddelerinin ar salglanmasn ve daha birok eyi ierir. Bir oul kiiliin zihninde tm bu srelerin olduklar yerde donmasn salayan etki, nasl bir yol izlemektedir? Alkoln ve dier narkotiklerin kandaki etkilerini bastrabilen-ya da eker hastal belirtilerini ortadan kaldrp, soma yeniden ortaya kartan ey nedir ki? u anda bunu bilmiyoruz ama kendimizi tek bir basit olguyla avutmamz gerekiyor. Bir oul kiik tedavi edildikten soma ve baz ynlerden yeniden btnlendikten sonra da kendi istemiyle bu deiimleri yapabilme yetisini yitirmemektedir. 44 Bu da bize, psiemizde bir yerde hepimizin bu gibi eyleri denetleyebilme yeteneinin bulunduunu gstermektedir. Gebelik, O r g a n Nakilleri ve Genetik Dzeye Dokunmak Grdmz gibi, gndelik, basit inanlarmz bile bedenimiz zerinde gl bir etki yapmaktadr. Kukusuz oumuz, inanlarmz tmyle denetlemek konusunda zihinsel bir disipline sahip deiliz (ve bu yzden doktorlarn iimizdeki iyiletirici glere ulaabilmemiz iin bizi plasebolarla kandrmas gerekmektedir). Bu denetimi yeniden kazanabilmemiz iin nce, hangi trden inanlarn bizi etkileyebileceini anlamamz gerekiyor; nki bunlar da bize, zihin-beden ilikisini dilediimiz biimde yourabilmemiz
(*) Histamin: Midedeki sindirim svlarn uyaran, yabanc bir maddeye kar bedenin gsterdii alerjik reaksiyonlarda etkin bir rol oynayan, dokularda bulunan kimyasal bir madde. (.N.)

157

HOLOGRAFK

EVREN

iin, kendilerine zg birer yol nermektedir. KLTREL NANLAR Bu inan trlerinden biri, bize toplumlarmz tarafndan dayatlr. rnein, Trobriand Adalar halk evlenmeden nce zgrce cinsel ikerde bulunabilir, ancak toplumlar evlilik ncesi gebelik konusunda kesin bir yasaklayc tavra sahiptir. Bu toplumda yaayan bireyler hibir gebelik nleyici nlem almad gibi, krtaj da yaplmamakta ya da bu yola ok seyrek bavurulmaktadr. Buna karlk bu toplumda evlilik ncesi gebelik olaylar grlmemektedir. Bu durum, bekr kadnlarn kltrel inanlar yznden uurdlarnda kendilerini gebelikten koruduklarn dndryor. 4 5 Kendi kltrmzde de benzer bir olgunun varl konusunda kantlar vardr. Yllarca ocuk sahibi olabilmek iin baarsz abalar harcam iftleri duymuuzdur. Sonunda bir evlt edinirler, ama bundan ksa bir sre sonra kadm gebe kalr. Yine bu durum, bir ocuk sahibi olmann, kadnn ve/veya kocasnn retim yeteneindeki bir engellemenin stesinden gelmesine yardm etmi olduunu dndrmektedir. Kltrmzn dier yeleriyle paylamakta olduumuz korkular da bizi byk lde etkilemektedir. Verem, 19. yzylda on binlerce can almt ama 1880'lerden balayarak lm oranlan birden ba aa dmeye balad. Niin? O zamana dek hi kimse vereme neyin neden olduunu bmiyordu. Bu yzden bu hastalnn evresini rktc bir atmosfer sarmt. Ancak 1882'de Dr.Robert Koch vereme bir bakterinin neden olduunu ortaya koyan o muazzam buluunu gerekletirdi. Bu bilgi kamuya ular ulamaz lmler %600'den %200'e dmeye balad, oysa veremi tedavi edecek etkili bir il bulunmasna daha yanm yzyl vard. 4 6 158

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

Korkunun, organ nakillerinin baar yzdesi zerinde de nemli bir e olduu aka bellidir. 1950'lerde, bbrek nakilleri yalnzca umut verici bir olaslkt. Sonra Chicago'lu bir doktor, baarl gibi grnen bir nakil yapt. Bulgularn yaymlad ve ksa sre sonra dnyann her yerinde dier baarl nakiller de yaplmaya baland. Derken yaplan ilk bbrek naklinin sonucu baarsz oldu. Aslnda doktorlar hastann bedeninin bbrei daha batan kabul etmemi olduunu fark etmilerdi. Ama bunun bir nemi yoktu. Nakil yaplan hastalar yaayacaklarna bir kez inandlar m, yayorlard ve baar yzdesi beklenilenin tesinde ykseldi. 47 TAVIRLARIMIZDA GZLEDMZ NANLAR Tavrlarmz da yaamlarmzdaki inanlar sergiler. Aratrmalar, bebek bekleyen bir annenin bebeine ve genelde gebelie ynelik tavrlarnn doum srasnda karlaaca zorluklarla ve ayn zamanda yeni domu bebeinin doum sonras sorunlaryla dorudan ilikili olduunu ortaya koymutur.^Gerekten de gemi on ylda, davranlarmzn birsr hastalk koullan zerindeki etkisini sergileyen ynla alma yaplmtr. Dmanlk duygular ve sinirlilik durumlarm lmleyebilmek iin dzenlenmi testlerde yksek puan alan kiilerin kalpten lme riski, daha az puan alan kiilere gre yedi kat daha fazladr.49 Evli kadnlarn baklk sistemleri elerinden ayr yaayan ya da boanm kadnlara gre daha gldr; evliliklerinde mutlu olan kadnlarn baklk sistemi daha da gldr.50 Mcadeleci bir ruh yapsna sahip olan AIDS'li kiiler, AIDS'den etkilenmi edilgen tavrl kilere gre daha uzun yaamaktadrlar.51 Ayn durum kanserli hastalar iin de geerlidir. 52 Ktmserler, iyimserlerden daha sk tr.53 Stres, baklk tepkilerini azaltr,-54 elerini yitirmi kiiler kk ve byk hastalklarla daha sk karlarlar 5 5 ve bu liste bylece srp gider. 159

HOLOGRAFK

EVREN

RADE GCMZLE FADE ETTMZ NANLAR

Buraya kadar incelediimiz inanlar genel anlamda pasif inanlar diye adlandrabiliriz; bunlar, kltrmzn ya da olaan dncelerimizin bize dayatt inanlardr. elik gibi ve dalgalanmayan bir irade biiminde ortaya kan uurlu inanlar da holografik bedenimizi biimlendirmek ve denetlemek amacyla kullanlabilir. 1970'lerde, Hollanda doumlu yazar ve konumac Jack Schwarz, bedenindeki isel biyolojik sreleri kendi iradesiyle denetleyebilme yeteneiyle Birleik Devletler'deki lboratuvarlarda aratrmalar yapan kiileri akna evirdi. Schwarz, Menninger Vakfnda, California niversitesinin Langley Porter Nropsikiyatri Enstitsnde ve dier yerlerde yaplan aratrmalar srasnda, yelken dikiminde kullanlan, 15 cm uzunluundaki dev ineleri, hibir kanama olmakszn, hi rkmeden, hibir beta dalgas retmeden (ac ekildiinde retilen bir tr beyin dalgas) koluna batrd, kard. neler kolundan kartldnda bile hi kan akmad ve ine delikleri skca kapand. Schwarz buna ek olarak, beyin dalgalarn kendi iradesiyle deitirebiliyor, yanan sigaray kendisine zarar vermeden etine bastrabiliyor, hatta kor hlindeki kmrleri elinde tutabiliyordu. Bu yetenekleri, bir Nazi toplama kampnda tutukluyken edinmi_ olduunu ne sryordu, karlat korkun aclara dayanabilmek iin ac duyma yeteneini nasl denetleyebileceini renmiti. Schwarz, herkesin bedenini kendi iradesiyle denetleyebileceine ve bylece kendi salnn sorumluluunu elinde tutabileceine inanmaktayd. 56 Ne garip ki, 1947'de baka bir Hollandal da ayn yetenekleri sergiledi. Bu adamn ad, Mirin Dajo idi, ZrirWeki Korso Tiyatrosunda yapt halka ak gsterilerde seyirciler aknlktan donakalmt. Herkesin gz nnde yar160

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

dmcs bir eskrim klcn bedenine daldryor, yaamsal organlarn deliyor ama Dajo bunun sonucunda hibir zarar grmyor, hi ac duymuyordu. Yardmcs kla dar ektiinde Dajo'da da, Schwarz gibi, hibir kanama olmuyor, yalnzca klcn girip kt noktay soluk krmz bir izgi evreliyordu. Dajo'nun gsterisi o derdi sinir bozucuydu ki, en sonunda bir dinleyici kalp krizi geirince, Dajo'nun halk nnde gsteri yapmas yasal olarak engellendi. Bununla birlikte Hans Naegeli-Osjord adndaki bir svireli doktor Dajo'nun bu varsaylan yeteneklerini renince kendisine, bilimsel bir incelemeden gemeyi kabul edip etmeyeceini sordu. Dajo bunu kabul edip 31 Mays 1947'de, Zrih'deki Kanton Hastanesine yatt. Burada yapt gsteri srasnda Dr.Naegeli-Osjordn yan sra, hastanenin cerrah blm bakam Dr.Werner Brunner ve daha birok baka doktorlar, renciler ve gazetecer de hazr bulunuyordu. Dajo gsn at ve zihnini younlatrd, sonra yardmcs herkesin gz nnde klc onun bedenine saplad. Her zamanki gibi hi kan akmad; Dajo tmyle rahat grnyordu. Ama glmseyen tek kii oydu. Kalabaln geri kalan taa dnmt. Dajo'nun yaamsal organlar parampara olmu olmalyd, adamn grnrdeki sah doktorlarn kaldramayacaklar kadar fazla bir eydi. Kukularla dolu durumda, Dajo'dan rntgene girmesini istediler. Kl bedenine hl sapl bulunan Dajo doktorlarla birlikte zahmetsizce merdivenleri kt ve rntgen odasna girdi. Rntgen ekildi, sonu ortadayd. Dajo gerekten kllanmt. Sonunda kl, bedenini deldikten tam yirmi dakika sonra ekildi; geride yalnzca iki hafif yara izi kalmt. Daha sonra Basel'de, bilim adamlar tarafndan Dajo zerinde deneyler yapld, hatta klc kendisine doktorlarn saplamasna bile izin verdi. Dr.Naegeli-Osjord sonradan bu olay t161

HOLOGRAFK

EVREN

myle Alman doktor Alfred Stelter'e aktarmtr. Stelter Psi-Healing (Psi ifas) adl kitabnda bu olaydan sz eder. 57 Bu gibi spernormal denetim olgular yalnzca Hollandallara zg deildir. 1960'da, National Geographic Society'nin bakan Gilbert Grosvenor, kars Donna ve Geographic fotoraf ekibi, Mohotty adndaki yerel bir bycnn sergiledii ileri srlen mucizelere tank olabilmek iin Seylan'daki bir ky ziyarete gitmilerdi. Anlatldna gre, Mohotty kkken Kataragama adndaki bir Seylan tanrsna yakarm ve Mohotty'nin babasn bir cinayet olaynda temize kartacak olursa, Mohotty'nin de buna karlk Kataragama onuruna yllk kefarete katlaca szn vermiti. Mohotty'nin babas temize km ve szne sadk kalan Mohotty de her yl bu trenlere katlmt. Bu tren ate ve kzgn kmr zerinde yrmeyi, yanaklarn ilerle delmeyi, ileri koluna, omuzdan bileine dek daldrmay, srtna kocaman engeller sokmay ve bu engellere geirilmi halatlarn ektii byk bir kza sarayn avlusunda dolatrmay gerektiriyordu. Sonradan Grosvenor'larn belirttii gibi engeller Mohotty'nin srtndaki etleri olduka gererek ekiyor ama hibir kanama grnmyordu. Mohotty'nin ii bitince engeller kartld, srtnda yara izi bile yoktu. Geographic ekibi bu sinir bozucu gsteriyi fotoraflam ve resimlerle birlikte olay aktaran bir yaz National Geographic dergisinin Nisan 1966 saysnda yaymlanmt. 58 1967'de Scientific American dergisi, Hindistan'da yer alan benzer bir yllk ritelle ilgili raporu yaymlad. Bu olayda yerel cemaat birok trenler sonucunda her yl farkl bir kiiyi seiyordu. Seilen kurbann srtna btn bir biftein alabilecei byklkte kocaman iki engel gmlmt. engellerin gzlerinden geirilen halatlar bir kz arabasnn yatay gnderine balanm ve kurban, tarlalarn zerin162

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

deki dev gibi bir tak'n iinde sallandrlarak bereket tanrlarna sunulmutu. engeller kartldnda kurban tmyle salklyd, hi kan akmamt ve szcn tam anlamyla srtnda hibir delik izi yoktu. 59
UURDII NANLARIMIZ

Grld zere, eer kendimizi bir Dajo ya da bir Mohotty gibi denetleyecek denli ansl deilsek, iimizdeki iyiletirici gce ulaabilmenin baka bir yolu da uurlu zihinlerimizdeki kuku ve kuruntulardan oluan o kaim zrh bir biimde kesip atabilmektir. Bir plasebo ile kandnlmak buna ulamann yollarndan biridir. Bir dier yol da ipnozdur. Bir operatrn bir i organa ulaarak onun durumunu deitirebilmesi gibi, usta bir ipnozcu da psiemize ulap tm inanlar iinde en nemli inan tr olan uurd inanlarmz deitirmemiz iin bize yardm edebilir. pnoz altnda bir kimsenin genellikle uurd olarak kabul edilen sreleri etkileyebileceini inkr edilemez bir biimde sergileyen saysz aratrma vardr. rnein, derin ipnoz altmdaki bir kii, tpk oul kiiliklerde olduu gibi, alerjik tepkimelerini, kan ak hzn ve grme bozukluklarn denetleyebilir. Buna ek olarak, kalp at hzn, aclarn, beden ssn denetleyebildii gibi, istedii takdirde baz doum izlerini de yok edebilir. pnoz ayn zamanda, kiinin bedenine bir kl saplanm olmasma karn hibir yaralanma belirtisi grlmemesi kadar artc olan baka bir olayda da kullanlabilir. Bu ey, Brocq hastal denilen rktc bir kaltsal hastalktr. Brocq hastal kurbanlarnn derilerinin zerine, srngen derisinin pullarna benzer kaln ve boynuzsu bir tabaka rter. Deri o denli katlar ve sertleir ki, en ufak bir harekette atlayp kanar. Sirklerde gsteri yapan timsah derili denilen insanlar gerekte Brocq hastal olan kimse163

HOLOGRAFK

EVREN

lerdir, Brocq hastalnn kurbanlarnn yaam sresi, mikrop kapma riskinden tr genellikle azdr. Brocq hastal 1951'e dek tedavi edilmesi olanaksz bir hastalkt. Derken, hastal ilerlemi durumdaki on alt yanda bir erkek ocuu son are olarak Londra'daki Kralie Victoria Hastanesinde grevli, A.A.Mason adndaki bir ipnoz uzmanna bavurdu. Mason ocuun iyi bir ipnoz sjesi olduunu ve onu kolayca derin transa sokabileceini fark etti. ocuk transa girince Mason ona Brocq hastalnn iyilemekte olduunu ve ok yaknda tmyle geeceini syledi. Be gn sonra ocuun sol kolundaki pulumsu deri dt ve altndaki yumuak, salkl deri ortaya kt. Onuncu gnn sonunda, kol tmyle normale dnmt. Mason ve ocuk bedenin eitli blgeleri zerinde almay srdrdke pulumsu derinin tm dt. ocuk daha sonraki be yl boyunca herhangi bir hastalk belirtisi gstermedi, ancak bu noktadan sonra Mason'un onunla ilikisi kesildi.60 Bu olaan d bir durumdur, nki Brocq hastah kaltsal bir hastalktr ve ondan kurtulabilmek, yalnzca kan aknn ve baklk sisteminin eitli hcrelerinin dzenlenmesi gibi otomatik srelerin denetimiyle baarlabilecek bir ey deildir. Bu, ana plnmza, DNA programmza ulaabilmek anlamna gelmektedir. Bylece, inanlarmzn tesine "doru" bir gei yapabilirsek, zihinlerimizin genetik yapmza dek uzanabilecei ortaya kmaktadr.
MANLARIMIZDA GZLENEN NANLARIMIZ

Tm inanlar iinde en gl olanlar belki de ruhsal iman yoluyla ifade ettiimiz inanlardr. 1962'de, Vittorio Michelli adndaki bir adam, talya'daki Verona Asker Hastanesine yatmt. Sol kalasnda byk bir kanserli tmr vard (bkz. Resim 11). Konan tehis o denli korkuntu ki, adam, kendisine herhangi bir tedavi yntemi uygulanma164

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

Resim 11: Bu rntgen, Vittorio Michelli'nin kalasnn eklem dokularndaki kt huylu tmr yznden nasl paralanm olduunu gsteriyor. O kadar az kemik kalmt ki, uyluk kemiinin eklemi yumuak dokudan oluan bir ktlenin iinde zgrce yzp duruyordu. Bu durum rntgende gri bir sis gibi grnyor.

dan evine gnderildi. On ay iinde kalas tmyle bacandan ayrlmt, uyluk kemii bir yumuak doku ktlesinin iinde yzyordu. Son bir are olarak Lourdes'e gitti ve oradaki kutsal kaynakta ykand (bu srada plastik bir korse iinde hareketleri olduka kstlyd). Adam suya girer girmez bedeninde bir snn ykselmekte olduunu hissetti. Banyodan sonra itah ald ve kendisini son derece zinde hissetti. Orada birka banyo daha yaptktan sonra evine dnd. Bir ay getikten sonra kendisini o denli iyi hissediyordu ki, doktorlarna yeniden rntgen ekmeleri iin srar etti. Doktorlar o zaman tmrn klm olduunu grdler. O denli armlard ki gelimesinin tm admlarn belge165

HOLOGRAFK

EVREN

R e s i m 12: Lourdes'deki kaynakta yapt bir dizi banyodan sonra Michelli mucizev biimde iyileti. Aradan geen birka ay iinde kala kemii tmyle yenilenmiti, hp bilimince olanaksz saylacak bir durumdu bu. Bu rntgen de, adamn eklemindeki inanlmaz iyilemeyi gsteriyor. [Kaynak: Michel-Marie Salmon, The Extraordinary Cure of Vittorio Michelli (Vittorio Michelli'nin Olaanst iyilemesi). zin alnarak kullanlmtr.]

lediler. Bu da ok iyi oldu nki Michelli'nin tmr yok olduktan sonra kemii yeniden toparlanmaya balamt. Tp dnyas genel olarak bu olaya olanaksz diye bakyordu. Daha sonraki birka yl boyunca kemii tmyle yeniden yapland (bkz. Resim 12). Michelli'nin durumunu yanstan bir dosya Vatikan Tp Komisyonuna gnderildi. Doktorlardan oluan uluslararas bir panelde bu durum incelendi ve inceleme sonucunda komisyon Michelli'nin gerekten de bir mucize deneyimlemi olduuna karar verdi. Komisyonun resm raporunda belir166

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

tildii gibi, "Kala kemii ve ukuru alacak biimde yeniden yaplanmt. 1964, 1965,1968 ve 1969'da ekilen rntgenler kemiin, tp dnyas kaytlarnda hi gemeyen, ngrlmemi ve ok artc bir biimde yeniden yaplanm olduunu kategorik olarak ve kuku uyandrmayacak tarzda kabul e t m i t i r . T ) 6 1 Michelli'nin iyileme mucizesi bir anlamda bilinen fizik yasalarnn inenmi olduu anlamna m geliyordu? Jri bu sorunun dnda braklm olmasma karn, herhangi bir yasanm inenmi olduu konusunda belirgin bir gsterge yoktur. Bununla birlikte Michelli'nin iyilemesi yalnzca, bizim henz anlayamadmz doal srelere balyd. Eer Michelli'nin iyilemesi kefedilmemi doal bir sre ise, o zaman yle bir soru sormamz gerekir, kemiklerin yeniden yaplanmas niin byle ender grlr bir olaydr ve Michelli'nin durumunda bu iyilemenin tetiini eken nedir? Kemiin yeniden yaplanmasnn ender olmasnn nedeni bunun, psienin ok derin dzeylerine, olaan uur eylemleriyle ulalamayacak bir dzeye inmeyi gerektirmesi olabilir mi? Bir Brocq hastalnn iyilemesi iin ipnoza gerek duyulmasnn nedeni de budur belki. Michelli'nin iyilemesinde tetii eken eyin ne olduuna gelince, zihin/ beden yorulabilirliinde inancn oynad rol gsteren pek ok rnek gz nne alndnda gerekten akla gelen ilk ey u olmaktadr: Lourdes'de iyiletirme gc bulunduu yolundaki gl inancnn bir biimde, uurlu ya da ho bir rastlant sonucunda, Michelli'nin saln etkilemi olmas olas mdr?
(*) Gerek bir ezamanllk rnei olarak, tam bu satrlar yazmakta olduum srada, Hawaii, Kauai'de yaayan ve kalas kanser nedeniyle bacandan ayrlm bulunan bir arkadamdan aldm mektupta, kemiinin "aklanamaz" biimde iyilemi ve yeniden yaplanm olduunu bildiriyordu. Bu konuda kulland yntemler, kemoterapi, youn meditasyon ve imgeleme egzersizleriydi. yilemesinin yks Hawaii gazetelerinde yer almt.

167

HOLOGRAFK

EVREN

Gksel bir "mdahale" olmakszn, kendi basma inancn, en azndan mucize kabul edilen baz olaylarda balca etken olduu konusunda gl kantlar vardr.. Mohotty'nin kendi zerindeki insanst denetim gcn Kataragama'ya yakararak elde etmi olduunu anmsayn. Kataragama'nn varlna inanmak konusunda istek olmadmz varsayarsak, Mohotty'nin yeteneklerinin, gksel korunma altnda olduu konusundaki derin ve sarslmaz inancndan kaynaklandn sylemek bizim amzdan daha iyi bir aklama olacaktr. Bu durum, Hristiyan azizleri tarafndan oluturulan pek ok mucize iin de geerli gibi grnmektedir. Zihnin gcyle oluturulmu gibi grnen Hristiyan mucizelerinden biri de stigma olaylardr. Kilise adamlarndan ou, bedeninde haa gerilme yaralarmm amnda belirdii grlen ilk azizin St.Francis olduu konusunda gr birlii iindedirler. Ama onun lmnden sonra stigma yaralar tayan, szcn tam anlamyla, yzlerce kii kmtr ortaya. Bu ilecilerin hi birisindeki stigmalar ayn biimde ortaya kmam olmakla birlikte, hepsinde ortak olan bir yan vardr. St. Francis'ten beri hepsinin yaralar, sa'nn armha ivilendii yerleri simgeleyen eller ve ayaklarda yer almaktadr. Yaralarn byle ayn yerde ortaya kmas bu olayn Tanr vergisi bir ey olmadn gstermez mi? Kald ki, California, Orinda'daki John F. Kennedy niversitesi parapsikologlanndan D. Scott Rogo, bir Roma gelenei olarak ivilerin bileklere akldna iaret ederek, bu durumun, sa'nn armha gerildii dnemden kalan iskelet kalntlarnda da grldn belirtmektedir. Ellere aklan iviler han zerindeki bir bedenin arln tayamaz. 6 2 St. Francis ve kendisinden sonra gelen dier stigmatistler ivi deliklerinin ellerde olduuna niin inanmlard? 168

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

nki bu yaralar 18.yy'dan beri ressamlar tarafndan bu biimde betimlenmitir. Stigmalarn durumu ve biimlerinin sanattan etkilenmi olduu zellikle, 1903'de len Gemma Galgani adndaki bir italyan stigmatistte aka grlyor. Kendisinin en sevdii, armha gerilmi sa heykelciindeki yaralar, Gemma'nn yaralarna aka yansmaktadr. Stigmalarn kiinin kendisinden kaynaklandna inanan baka bir aratrmac da mucizeler zerine eitli yazlar yazm bulunan ngiliz rahibi Herbert Thurston'dur. Kendisini lmnden sonra 1952'de baslan ve bir ustalk gsterisi olan The Physical Phenomena of Mysticism (Mistisizmin Fiziksel Fenomenleri) adl kitabnda, stigmalarn kiinin kendi rn olduu konusundaki inancnn dayand eitli nedenlerini yle sralamaktadr; yaralarn boyut, biim, el ve ayaklardaki yerleri kiiye gre deimekteydi. Bu, onlarn ortak bir kaynaktan, sa'nn yaralarndan gelmediklerine iaret eden bir tutarszlkt. eitli stigmatistlerin deneyimledikleri vizyonlar birbirleriyle karlatrldnda da pek tutarllk grlmyordu; bu durum, ortaya kan fenomenin, tarihsel armha gerilme olaynn yeniden canlandrlmas olmayp, stigmatistlerin kendi zihinlerinin rn olduunu dndryordu. Bunlarn hepsinden nemli olmak zere, stigmatistlerin aacak kadar byk bir ounluu isterik kiilerdi; Thurston'un baka bir yorumuna gre de bu yaralar pekl, uuk ve olaan d duygulu bir psienin yan etkileri olabilirdi ve mutlaka aydnlanm bir kiiliin rnleri olmalar gerekli deildi. 6 3 Bu gibi kantlarn nda, Katolik nderlik kurumunun, ou liberal yelerinin bile, stigmalarn "mistik tefekkrlerin" rnleri olduuna inanmalarna amamak gerekir. Bunun anlam, bu gibi yaralarn youn meditasyon dnemleri srasnda zihin tarafndan yaratlm olduklardr. Stigmalar kendi kendine telkinin rnleriyse, zihnin 169

HOLOGRAFK

EVREN

holografik beden zerindeki denetiminin alam daha da telere uzanyor demektir. Mohotty'nin yaralar gibi stigmalar da artc bir hzla iyileebilir. Bedenin yorulabilme konusundaki, neredeyse snrsz nitelii baz stigmatistlerin yaralarnn ortasnda trnaks kabartlar oluturabildikleri olgusuyla da kantlanmaktadr. Bu fenomeni ilk sergileyen kii yine St. Francis olmutur. St. Francis'in stigmalarru gzyle grm bir tank olan ve ayn zamanda onun biyografisini yazm bulunan Celano'lu Thomas'a gre, "Elleri ve ayaklan trnaklarla delinmi gibiydi. Bu iaretler avularnn evresinde sralanmt ve ellerinin stne dek uzanyordu, etinin dier blmlerinde baz ufak et paralar da vard, bunlar trnaklarn ular gibi kvrk ve geriye dnkt." 64 St.Francis'in dier bir ada olan St.Bonaventura da azizin stigmalarna tanklk ederek, trnaklarn aka belirgin olduunu ve insann isterse parman onlarn altna kaydrarak yaralara daldrabileceini sylemitir. St. Francis'in trnaklar, kararm ve sertlemi etlerinden oluuyor gibi grnyorduysa da, trnan ucuna baslacak olursa nasl dier ucu hemen yukar kalkarsa, bunlar da elinin ortasnda tpk gerek bir trnak gibi ileri geri sallanabiliyordu! 1962'de len Bavyera'l nl bir stigmatist olan Therese Neumann'm da byle trnaks kntlar vard. St.Francis'te olduu gibi, bunlarm da sertlemi deriden olutuklar anlayordu. Bunlar birok doktor tarafndan incelenmi ve ellerini ve ayaklarn delip geen oluumlar olduu grlmt. Neumann'nkiler, St.Francis'in srekli olarak ak yaralar gibi olmayp periyodik olarak alyordu ve kanamadklar zaman zerlerini abucak, yumuak, zar gibi bir doku kaplyordu. Dier stigmatistlerin bedenlerinde dikkat ekici benzer deiiklikler olmutu. 1968'de len nl italyan stigmatist Padre Pio'nun stigma yaralar ellerinin tmn kaplyordu. 170

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

Bedeninin yan tarafnda bulunan bir yara o denli derindi ki, onu inceleyen doktorlar i organlarnn zarar grmesinden korkmulard. Bir 18. yy stigmatisti olan saygdeer Giovanna Maria Solimani'nin ellerindeki yaralar ylesine derindi ki iine bir anahtar sokulabilirdi. Dier stigmatistlerin yaralan gibi onunkiler de hibir zaman kokumad, mikrop kapmad ve iltihaplanmad. Baka bir 18. yy stigmatisti olan ve talya, Umbria'da, Citta di Castello'daki bir manastr rahibesi olan St. Veronica Giuliani'nin bedeninin bir yannda bulunan geni yara verdii emir zerine alp kapanabiliyordu. Beyin Dna Yanstlan m g e l e r Holografik model Sovyetler Birlii'ndeki aratrmaclarn da ilgisini ekmi ve iki Sovyet psikologu, Dr. Alexander P. Dubrov ve Dr. Veniamin N. Pukin, bu konuda geni yaynlar yapmlardr. Onlar, insan zihnindeki imge ve dncelerin holografik yapda olduu konusunda beynin frekans ileme yetisinin, kendi bana ya da kendi dnda bir kant oluturduuna inanmamaktadrlar. Bununla birlikte, bu konuda baka grleri vardr. Dubrov ve Pukin, eer beynin kendi dnda bir imge yansttn kantlayan bir rnek bulunabilirse, zihnin holografik yapsnn inandrc bir biimde sergilenmi olacam sylemektedirler. Ya da kendi szlerini aktarmak gerekirse, "Beynin dnda psikofiziksel yaplamalarn ortaya ktn gsteren belgeler ortaya konacak olursa, bunlar, beyin hologramlarnn dorudan kantn oluturacaktr." 6 5 Aslnda, St.Veronica Giuliani byle bir kant salyor gibi grnmektedir. Yaamnn son yllarnda Istrabn (*) simgelerinin -dikenlerden oluan ta, trnak, bir ha ve bir
(*) Hz. sa'nn, armha gerilmesinde ektii strap. (.N.)

171

HOLOGRAFK

EVREN

kl- yreinin zerine bir arma gibi ilenmi olduuna inanmt. Bu armann resmini izmi, hatta tam yerini belirtmiti. lmnden sonra yaplan otopsi bu simgelerin gerekten kalbinin zerinde tam onun belirttii yerde bulunduunu ortaya koymutur. Otopsiyi uygulayan iki doktor bu olguyu yeminli aklamalaryla resmen bildirmilerdir. 66 Dier stigmatistlerin de benzer deneyimleri olmutur. Avila'l St.Teresa, dnde bir melein yreine bir kl saplam olduunu grmt; lmnden sonra kalbinde derin bir yark olduu grld. Mudzev kl yaras tayan kalbi imdi spanya'da, Alba de Tormes'deki kutsal emanetler arasnda sergilenmektedir. 6 7 Marie-Julie Jahenny adndaki bir 19. yy Fransz stigmatisti zihninde srekli olarak bir gl imgesi grdn sylyordu ve sonunda gsnn zerinde bir gl resmi belirdi ve 20 yl boyunca orada kald. 68 Bu gibi yetenekler yalnzca stigmatistlere de zg deildir. 1913'de, Fransa'da, Abbeville yaknlarndaki Bussus-BusSuel kynde yaayan on iki yandaki bir kz ocuu, uurlu emirlerle kollarnda, bacaklarnda ve omuzlarnda kpek ve at resimleri oluturabildii anlalnca basma manet olmutu. Ayrca szckler de retebiliyordu, birisi kendisine bir soru sorduunda yant hemen derisinin zerinde beliriyordu. 6 9 Kukusuz bu gibi gsteriler beynin dnda psikofiziksel yaplamalarn ortaya kmakta olduunun rnekleridir. Aslnda bir bakma, stigmalar da -zellikle etin iinde beliren trnaks kntlar biiminde olanlar- beynin kendi dna imgeler yanstmakta ve bunlar holografik bedenin yumuak amuru zerine basklamakta olduunun rnekleridir. Jersey'deki Kent Devlet Okulunda grev yapan ve mucizeler konusunda geni yaymlar yapm bulunan felsefe doktoru Michael Grosso da bu sonuca varmtr. Padre 172

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

Pio'nun stigmasna kendi gzyle tank olmak istedii iin talya'ya kadar giden Grosso unlar ifade ediyordu: "Padre Pio'yu zmlemek abasyla bavurduum ilk kategorilerden biri, onun, fiziksel gereklii sembolik olarak deiime uratma yeteneine sahip olduunu ne srmek oldu. Baka bir deyile, faaliyet gsterdii uur dzeyi onun, belirli sembolik fikirlerin altnda, fiziksel gereklii dntrebilmesine olanak veriyordu. rnein, armha gerilmi sa heykelindeki yaralarla zdelemi olduu iin bedeni bu psiik sembollere kar geirgenlik kazanyor ve giderek onun biimini alyordu." 70 Bylece, beynin, imgeleri kullanarak bedene yapmas gereken eyi syleyebildii ortaya kyor. Bu arada daha ok imge yaratmasn da syleyebilir. mgeler imgeleri yaratyor. Birbirini sonsuz biimde yanstan iki ayna. te, holografik bir evrendeki zihin/beden ilikisinin yaps byledir. H e m Bilinen H e m d e B i l i n m e y e n Yasalar Blmn balangcnda bu blmn ana amacnn, zihnin bedeni denetlemek iin kulland eitli mekanizmalar incelemek deil de, bu denetimin kapsad alam aratrmak olduunu belirtmitim. Kukusuz amacm, bylesi bir mekanizmann tad nemi inkr etmek ya da hafife almak deil. Zihin/beden ilikisini kavramann hayat bir nemi var ve bu alanda her gn yeni bulularla karlamaktayz. rnein, yaknlarda yer alan, psikonroimnoloji -bu yeni bir bilim dal olup, zihnin (psiko), sinir sisteminin (nro) ve baklk sisteminin (immnoloji) karlkl etkileimlerinin nasl bir yol izlediini incelemektedir- konusundaki bir konferansta Ulusal Zihin Sal Enstitsnden, beyin biyokimyas blmnn efi Candace Pert, baklk hcrelerinin nropeptid alclara sahip olduunu bildirmi173

HOLOGRAFK

EVREN

tir. Nropeptidler beynin iletiim iin kulland molekllerdir, eer dilerseniz, bunlara beyin telgraflar da diyebili, riz. Bir zamanlar bunlarn yalnzca beynin iinde bulunduuna inanlrd. Ancak, bu alclarn (telgraf alclarnn) baklk sistemimizin iindeki hcrelerde bulunmas, baklk sisteminin beyinden ayr bir sistem olmayp beynin bir uzants olduunu dndrmektedir. Nropeptidler bedenin baka yerlerinde de bulunmutur; bu durum Pert'i, beynin nerede bitip bedenin nerede baladm artk bilemediini itiraf etmeye yneltmitir. 71 Bu gibi ayrntlara girmek istemeyiimin nedeni, zihnin bedeni ne dereceye dek biimlendirip kontrol edebildiini aratrmann u anda incelemekte olduumuz konuyla daha yakndan ilgili olduu dncesinde olmamdan baka, ayn zamanda, zihin/beden etkileimlerinden sorumlu biyolojik srelerin bu kitabn kapsamn aacak denli geni bir konu oluudur. Mucizelerle ilgili blmn bamda, Michelli'nin kemik yenilenmesinin geerli fizik anlaymzla aklanamayacana inanmann somut bir nedeni olmadn syledim. Bu sz, stigmalar konusunda daha az geerlidir. Ayrca, tarih boyunca saygdeer bireylerin ve son yllarda eitli biyolog, fiziki ve dier aratrmaclarn bildirmi olduu eitli normalst fenomenler konusunda geerliliini iyice yitirmektedir. Bu blmde zihnin yapabilecei artc ilere bir gz attk, bunlarn nasl olduunu tmyle anlamasak bile hi biri, bilinen fizik yasalarndan herhangi birini inemi gibi grnmyor. Gelecek blmde zihnin yapabildii ve geerli bilimsel anlaymzla aklanamayacak eylerden bazlarna gz atacaz. Greceimiz gibi holografik dnce tarz bu alanlara da k tutmaktadr. Bu alanlara dalmak ilk bakta bize, sallanan bir zemin zerinde yrmek gibi gelecek ve Mohotty'nin hzl iyilemesi ve St.Veronica Giuliani'nin 174

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

kalbindeki imgelerden daha da kafa kartrc ve artc fenomenlerle karlamak anlamna gelecektir. Ama yine greceiz ki, bu olaylarn gz yldrc oluumlarna karn bilim bu blgelere de aknlar yapmaya balamtr. Akupunktur Mikrosistemleri ve Kulan indeki Kk Adam Bu konuyu kapatmadan nce bedenin holografik yapsyla ilgili son bir kanttan daha sz etmek yerinde olacaktr. Antik in sanat akupunktur, bedendeki her organ ve kemiin bedenin yzeyindeki belirli noktalarla balantl olduu dncesine dayanmaktadr. Bu akupunktur noktalan, ine ya da baka bir uyaran araclyla eyleme geirildiinde, bedenin o noktalarla balant blmlerini etkileyen hastalk ve dengesizliklerin dindirilebilecei, hatta iyiletirilebileceine inamlmaktadr. Bedenin yzeyinde, meridyen ad verilen hayal izgiler zerinde yerlemi binden fazla akupunktur noktas vardr. Henz tartmal olmakla birlikte akupunktur tp toplumunda giderek kabul grmeye balayan bir tekniktir ve hatta yar atlarnn kronik srt allarn tedavi etmek konusunda baaryla uygulanmaktadr. 1957'de bir Fransz doktoru ve akupunturcusu olan Paul Nogier Treatise of Auriculotheraphy (Orikloterapi zerine Tez) adl kitabn yaymlad. Nogier bu kitapta, temel akupunktur sistemine ek olarak kulaklarn zerinde ufak iki akupunktur sistemi daha bulmu olduunu bildiriyordu. Bunlan akupunktur mikrosistemleri olarak adlandrm ve onlarla bir tr noktalan birletir oyunu oynadnda, ortaya bir fets gibi ba aa evrilmi ufack bir insann anatomik haritas kmtr (bkz. Resim 13). Nogier, inlilerin "kulan iindeki kk adam" yaklak 4.000 y nce bulmu olduklarm bilmiyordu. Los Angeles Tp Okulundaki Califor175

HOLOGRAFK

EVREN

= in Kulak Akupunktur Sistemi A= Avrupa Orikloterapi Sistemi

Resim 13: Kulan iindeki kk adam. Akupunkturcular kulan iindeki akupunktur noktalarnn ufack bir insann emasn oluturmakta olduunu grmlerdi. ULA Tp Okulundan Dr. Terry Oleson, bedenin bir hologram olduuna inanmakta ve bu durumu beden hologramnn her bir parasnn btnn birer imgesini tamakta olduu olgusuna balamaktadr. (Copyright Dr. Terry Oleson, ULA Tp Okulu, izin alnarak kullanlmtr.)

176

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

nia niversitesi Ar Tedavi Kliniinde grevli psikobiyolog Dr.Terry Oleson, kulaktaki mikrosistemin bedenin durumuna doru tehis koyma amacyla kullanlabileceini anlad. rnein, Oleson, kulaktaki akupunktur noktalarndan birinin iindeki elektriksel hareketin ykselmesinin, genellikle o noktann bedendeki karlnn (gemite ya da o andaki) hastalkl durumuna iaret etmekte olduunu kefetmiti. Yaplan aratrmalardan birinde, krk hasta, bedenlerinin hangi blgesinde kronik arlar ekmekte olduklarna karar vermek amacyla incelenmitir. Muayeneden sonra her hasta, grnr herhangi bir sorunu gizlemek iin birer arafa sarlm, sonra elde edilmi sonulardan haberi olmayan bir akupunkturcu onlarn yalnzca kulaklarm incelemitir. Sonradan sonular deerlendirildiinde kulak incelemelerinin her defasnda yerleik medikal tamlarla %75.2 orannda uyumakta olduu grlmtr. 72 Kulak incelemeleri ayrca kemikler ve i organlarla ilgili sorunlar da aa kartmaktadr. Oleson bir tand ile birlikte sandalla ald bir gn, adamn kulamda anormal biimde pul pul olmu bir deri paras bulunduunu grmt. Aratrmalarndan, bu noktann kalple ilgisi olduunu bilen Oleson, arkadana kalbine baktrmasn salk verdi. Adam ertesi gn doktoruna gidince, kalbinde, derhal ak kalp ameliyat gerektiren bir sorun olduu ortaya kt.73 Oleson, kronik arlar, kilo sorunlarn, duyma bozukluunu ve her trdeki bamll gidermek iin kulak iindeki akupunktur noktalarna elektrik uyars uygulamaktadr. Uyuturucu bamls 14 denek zerinde yaplan bir aratrmada Oleson ve meslektalar bu bamll gidermek iin ilerinden 12'sine ortalama be gn boyunca kulak akupunkturu uygulam ve bu kiilerde bu tr bamllklarn giderilmesi srasnda oluan tepkilerden pek az grl177

HOLOGRAFK

EVREN

mtr. 74 Gerekten de kulak akupunkturu, uyuturucudan hzla kurtulma konusunda, gnmzde, Los Angeles ve New York'daki kliniklerde sokaktaki bamllara uygulanmakta olan tekniklerde elde edilen sonulara gre daha baarl olmutur. Kulan iindeki akupunktur noktalar niin ufack bir insan biiminde dizilmitir? Oleson bunun, zihin ve bedenin holografik yapsndan tr byle olduunu sylyor. Bir hologramn her paras btnn imgesini ierdiine gre, bedenin her paras da btnn imgesini ierebilir. "Kulak holografi, mantksal olarak, kendisi de tm bedenin holografyla balantl olan beyin holografyla balant halindedir." diyor Oleson, "Kula bedenin tmn etkilemek iin kullandmzda bu eylem, beyin holografi zerinde almak anlamna gelir." 7 5 Oleson bedenin baka blmlerinde de akupunktur mikrosistemleri olabileceine inanmaktadr. Florida'da, Kuzey Miami Beach'deki Akupunktur Eitim Merkezinin direktr Dr.Ralph Alan Dale de bu dnceye katmaktadr. Son 20 yln klinik ve aratrma verilerini izleyip derlemek zere in, Japonya ve Almanya'da geiren Dale, bedende -aralarnda eller, ayaklar, kollar, ense, dil ve hatta dietleri de olmak zere- on sekiz ayr yerde mikroakupunktur hologramlar bulunduu konusunda kantlar toplamtr. Oleson gibi Dale de, bu mikrosistemlerin "tm anatominin holografik yinelenmeleri" olduu duygusunu tamakta ve kefedilmeyi bekleyen byle baka sistemler de olduuna inanmaktadr. Bohm'un, her elektronun bir biimde kozmosu iermekte olduu savm andran bir kavramdan yola kan Dale, her parman ve hatta her hcrenin kendi akupunktur mikrosistemine sahip olabileceini ngrmektedir. 76 East West dergisinin yazar ve editr olan ve akupunk178

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

tur mikrosistemlerin holografiyi ima ettii konusunda yazlar bulunan Richard Leviton -ayam uyarlmasyla bedenin her noktasma girilebileceini ngren, bir tr masajla tedavi etme yntemi olan refleksoloji ve bedenin durumu konusunda karar verebilmek iin gzn irisini incelemeyi ieren bir tehis teknii olan iridoloji gibi- alternatif tp tekniklerinin de bedenin holografik yapsna iaret etmekte olduu dncesindedir. Leviton, her iki tekniin de henz deneysel olarak hakl karlmam olduunu (zellikle iridoloji zerine yaplan incelemeler, son derece karmak sonular retmitir) belirtmi ama geerlilikleri kabul edilecek olursa, holografik dnce tarznn bunlara bir aklama sunabilecei sonucuna varmtr. Leviton, el falnda bile mantkl bir eyler olabileceini dnyor. Bunu sylerken kukusuz vitrinlerin arkasnda oturup balaryla insanlar ieri aran falclardan deil, gnmzden 4500 yl nce Hintliler tarafmdan baklan trdeki el falmdan sz ediyordu. Onun bu dncesi, Montreal'de yaayan ve Hindistan'daki Agra niversitesinde doktora yapm bir Hintliyle olan dikkat ekici karlamasndan kaynaklanyordu. "Holografik paradigma, el falnn ezoterik ve tartmal savlarna bir geerlilik balam salamaktadr." diyor Leviton. 77 Leviton'un Hintli falcsnn uygulad trdeki el falna, ift kontroll deneylerden geirilmeksizin deer bimek zordur, ancak bilim bedenimiz hakkndaki, en azndan, baz bilgilerin ellerimizdeki izgiler ve halkalarda gizli olabileceini kabul etmeye balamtr. New York niversitesinde bir nrolog olarak grev yapan Herman Weinreb, ulnar dm diye adlandrlan bir parmak izi deseninin Alzheimer hastalarnda (*), bu hastal olmayan insanlara gre daha
(*) Alzheimer hastal: Yaa bal olmayan lmcl bunama. nl yldz Rita Hayworth bu hastalktan lmt.

179

HOLOGRAFK

EVREN

Resim 14: Nrologlar ulnar dm diye bilinen bir parmak izi rneinin Alzheimer hastalarnda daha fazla oranda bulunduunu grmlerdi. En azndan on adet dier olaan genetik bozukluun da elin iindeki eitli izgilerle ilikili olduu biliniyordu. Bu gibi bulgular holografik modelin, bedenin her parasnn, btn hakknda bilgi ierdii yolundaki grne kant olabilirdi.

sk grlmekte olduunu kefetmitir (bkz.Resim 14). 50 Alzheimer hastas ve 50 normal insanla yaplan bir deneyde, Alzheimer'li grubun %72'sinin en azmdan 8 parmamda bu rnein bulunduu ve kontrol grubundaki kiilerde ise bu orann yalnzca %26 olduu grlmtr. Deneye katlanlardan 10 parmanda da ulnar dm bulunan kiilerden 14' Alzheimer hastasyd, ancak bu durum, kontrol grubundakilerin yalnzca 4'nde bulunuyordu. 7 8 Artk, aralarnda mongolizm (*) de olan 10 olaan genetik bozukluun, elin iindeki eitli rneklerle ilikili olduu bilinmektedir. Bat Almanya'daki doktorlar imdi bu bilgiyi kullanarak anne babalarn el izlerini zmlyor ve ocuk bekleyen annelerin amniosentezden (**) geirilmesine gerek olup olmadna karar verebiliyorlar; bu, bir ineyle rahim iine girilerek alman amniotik svy lboratuvarda incelemek amacnda olan hayli tehlikeli bir genetik inceleme yntemidir.
(*) Mongolizm: Down sendromu; zihinsel zrllkle sonulanan bir kromozon anormallii. (**) Amniosentez: Meime, etene, son'un incelenmesi (embriyoyu anneye balayan son). (.N.)

180

HOLOGRAFK

BEDENN

ARKISINI

SYLYORUM

at Almanya'da, Hamburg'daki Dermatoglifiks Enstitsndeki aratrmaclar hastann elinin "fotoraf"n ekmek iin dijital opto-elektrik tarayc kullanan bir bilgisayar sistemi bile getirmiler. Bilgisayar daha soma, bu elin basksn belleindeki dier 10.000 baskyla karlatrp, kaltsal bozukluklarla ilikisi olduu artk bilinen yaklak 50 farkl rnei tarayarak hastann risk faktrlerini abucak hesaplayabilmektedir. 79 Bu durumda, belki de el falm yle hemencecik bir yana itmemiz gerekmiyor. Elimizin iindeki izgi ve halkalar tm benliimiz hakknda sandmzdan daha ok bilgi ieriyor olabilir. Holografik Beynin Glerini altrmak Bu blm boyunca iki ana mesaj aka belirginlemi durumdadr. Holografik modele gre, zihin/beden, beynin gereklii deneyimlemek iin kulland nral (sinirsel) hologramlarla, gereklii dlerken oluturduu hologramlar arasnda hibir ayrm yapamamaktadr. Her iki hologramn da insan organizmas zerinde arpc etkileri vardr, bu yle gl bir etkidir ki, baklk sistemini ayarlayabilir, gl illarn etkisini katlayabilir ya da ortadan kaldrabilir, yaralar inanlmaz bir hzla iyiletirebilir, tmrleri eritebilir, kaltm programmz egemenlii altma alabilir ve neredeyse inanlarmza meydan okuyan yollarla yaammz kanl canl deitirebilir. yleyse ilk mesajmz u olmal: Her birimiz salmz, hi deilse bir dzeye kadar, etkileme ve fiziksel biimimizi alas yollarla denetleme yeteneine sahibiz. Bizler, hepimiz potansiyel mucize yaratclaryz, uyuyan yogileriz ve nceki sayfalarda sunulan kantlardan anlalaca gibi gerek birer birey, gerekse bir tr olarak bizlere yakan, bu yeteneklerimizi kefetmeye ve onlara egemen olma181

HOLOGRAFK

EVREN

ya almak olmaldr. kinci mesaja gelince bu, nral hologramlar oluturan elementlerin ok sayda ve sptil olduu olgusudur. Bu elementler bizim, zerinde derin dnceye daldmz imgeleri ierir: umut ve korkularmz, doktorlarmzn tavrlarn, kendi uurd nyarglarmz, bireysel ve kltrel inanlarmz ve hem spirituel hem de teknolojik inanlarmz. Bunlar yalnzca birer olgu olmann tesinde, nemli ipulardr -ve eer bu yetenekleri nasl zgrletirebileceimiz ve ynlendirebileceimizi renmek istiyorsak- farknda olmak ve zerinde egemenlik kurmak zorunda olduumuz eyleri iaret eden iaret direkleridir. Kukusuz baka olgular da sz konusudur, bu yetenekleri biimlendiren ve snrlayan baka etkilerin de bulunduu artk aka kabul edilmelidir. Holografik bir evrende, tavrlardaki ufack bir deiikliin yaam ve lm arasndaki ayrm anlamma geldii, iinde yer alan eyler arasndaki o karmak balantnn, bir ryann bir bokbceinin aklanamaz biimde ortaya kn salamasna neden olduu ve bir hastalktan sorumlu olgularn ayn zamanda elin iindeki izgi ve halkalarda belirli bir eklin olumasna yol at bylesi bir evrende, her etkinin ok, pek ok nedeni olabileceinden kukulanmaya hakkmz vardr. Her balant, dzinelerce baka balantnn balang noktasdr, tpk Walt VVhitman'n u dizelerinde olduu gibi: "Engin bir benzerlik, iinde her eyi barndrr."

182

BR AVU MUCZE
Mucizeler Doa 'ya deil, bizim Doa hakknda bildiklerimize zttr.
Aziz Augustine

Her yl Eyll ve Mays aylarnda, Napoli'nin bata gelen katedrali olan Duomo San Gennaro'nun nnde, bir mucizeye tank olmak iin byk bir kalabalk toplanmaktadr. Bu mucize, M.S. 305 ylnda Roma imparatoru Diocletian tarafndan kafas kesilmi bulunan San Gennaro ya da St.Januarius'un kam olduu ileri srlen ufak bir ie iindeki kahverengi, kabuksu bir nesneyle ilgilidir. Efsaneye gre, bu aziz ehit edildikten sonra bir hizmeti kadn kutsal bir hatra olsun diye kamndan birazn bu iede toplamt. Daha sonra neler olduunu kimse bilmiyor; yalnzca 13. yy'da, katedralde kutsal emanetlerin sakland gm bir sanda yerletirilinceye dek, bu kan daha nce hi ortaya kmamt. Mucizeye gelince, ylda iki kez toplanan kalabalk ieye doru bardnda kahverengi kabuksu nesne fokurdayan, parlak krmz bir svya dnmektedir. Bu svnn gerek kan olduu hemen hemen saptanm gibidir. 1902'de Napoli niversitesinden bir grup bilim adam ienin iinden bir n geirerek bu svnn spektroskopik bir analizini yapm ve kan olduunu belgelemitir. Kann iinde bulunduu kutsal eyann son derece eski ve narin oluu yznden kilise, dier testlerin yaplabilmesi iin bu ienin almasna izin vermemektedir. Ve bu nedenle bu fenomen hi183

HOLOGRAFK

EVREN

bir zaman gerei gibi incelenememitir. Ancak, bu bakalamn sradan bir olay olmad konusunda baka ipular da vardr. Tarih iinde, (toplum nnde gerekleen bu mucize hakkmdaki ilk yazl belgeler 1389'a dek uzanmaktadr) zaman zaman, ie ortaya kartldnda kann sv hline dnmedii grlmtr. Ender de olsa bu olay, Napoli halk tarafmdan hep, ok kt bir kehanet olarak deerlendirilmitir. Bu mucizenin gereklememi olmas gemite, Vezv yanardann patlamas ve Napolyon'un Napoli'yi ele geirmesi olaylaryla dorudan balantlandrlmtr. Gnmze daha yakm tarihlerde, 1976 ve 1978'de ise, srasyla talya'nn tarihindeki en byk deprem ve Napo'de belediye seimlerini bir komnistin kazanmas buna balanmtr. San Gennaro'nun kannn svlamas bir mucize midir? En azndan bilinen bilim yasalaryla aklanmas olanaksz olduuna gre, yle olmal. Bu svlama olaym San Gennaro'nun kendisi mi gerekletirmektedir? Benim sezgime gre, bu durum, mucizeye tanklk eden insanlarn youn adanmlk ve inan duygularmdan ileri gelmektedir. Bunu sylememin nedeni, dnyann byk dinlerine bal azizlerin ve mucize yaratclarnn oluturduu mucizelerin neredeyse tmnn, psiik yeteneklere sahip, sradan insanlar tarafndan da tekrar edilmi olmasdr. Bu durum, stigmaIarda olduu gibi, dier mucizelerin de insan zihninin derinliklerindeki gler, hepimizin iinde gizli kalm gler tarafndan oluturulmakta olduunu dndrmektedir. The Physical Phenomena of Mysticism (Mistisizmin Fiziksel Fenomenleri) adl kitab yazan rahip Herbert Thurston da bu benzerliin farkndadr; o, herhangi bir mucizeyi (bir psiik ya da paranormal nedenin kart olan) gerek bir doast nedene balamak konusunda fazla istekli deildir. Bu gr destekleyen bir ipucu da, aralarnda Padre Pio ve 184

BR AVU MUCZE

Therese Neumann'n da bulunduu birok stigmacnn psiik yeteneklere sahip olduklarnn bilinmesiydi. Mucizelerde rol oynayan psiik yeteneklerden biri de psikokinezi (*) ya da PK'dr. San Gennaro'nun mucizesi maddenin fiziksel bir bakalamn ierdiine gre, bu konuda PK'nn sz konusu olduunu ileri srmek yerinde olacaktr. Rogo, stigmalarm baz olduka dramatik grnmlerinden PK'nn sorumlu olduuna inanmaktadr. Yapay kanama olgusunun, bedenin olaan biyolojik yeteneklerinin snrlar iinde bulunduuna ve bunun deri altndaki klcal kan damarlarnn atlamasyla olutuuna inanmaktadr. Ancak, byk yaralarn birden belirmesinde yalnzca PK'nm rol olduu dncesindedir.1 Bunun doru olup olmad zamanla grlecektir, ancak stigmalara elik eden baz fenomenlerde PK ak bir e olarak belirmektedir. Therese Neumann'n yaralarndan kan kan, ayaklarnn duruu nasl olursa olsun -tpk armha gerilmi sa'da olduu gibi- hep ayak parmaklarna doru akyordu. Bu durumda, Therese Neumann yatan iinde, bacaklar yukarda olduu hlde oturur durumda olsa bile, kan yerekimi gcne kar ynde, yukarya doru akyordu. Bu durum aralarnda, sava sonrasnda Almanya'da grev yaptklar srada mucizev yeteneini grebmek iin Neumann' grmeye gelmi Amerikal din adamlar da bulunan, saysz tank tarafndan gzlenmiti. Yerekimine kart yndeki kan aklar dier stigma olaylarnda da rapor edmitir. 2 Bu gibi olaylar bizde, daha fazlasn renme istei uyandrmaktadr; nki u anki dnya grmz bize PK
(*) Psikokinezi: (Psikhe: Ruh. Kinesis: Hareket) Parapsikologlarn telekineziye verdikleri isimdir. Bedensel hibir ara araya girmeden, fiziksel bir enerji olmadan, bilinen hibir tayc kullanlmadan fiziksel bir varlk zerinde insan ruhu tarafndan meydana getirilen direkt etkiler, fiziksel hareketlerdir. (Levitasyon, apor, eyalarn yer deitirmesi, tekinsiz evler, darbeler, bilokasyon, ektoplzmik olaylar, manyetik olaylar gibi) Metapsiik Terimler Szl, Ergn ARIKDAL, Ruh ve Madde Yaynlar. (.N.)

185

HOLOGRAFK

EVREN

olaylarn kavrayabilmemiz iin gereken artlar salamyor. Bohm, evreni bir holoeylem olarak grmenin bize bu artlar salayaca grndedir. Onun ne dediini anlamak iin yle bir ey dnelim: Diyelim ki, bir gece ge saatlerde bir caddede yryorsunuz ve birdenbire nnzde nereden geldii belli olmayan bir glge beliriyor. Herhalde, ilk dnceniz bu glgenin bir saldrgan olduu ve tehlike iinde bulunduunuz olacaktr. Bu dncenin ierdii bilgiler, zihninizde kamak, yaralanmak ve dvmek gibi bir dizi eylem imgesinin domasna yol aacaktr. Bununla birlikte, zihninizde imgelenen bu eylemlerin ortaya k, yalnzca "zihinsel" bir sre deildir; nki bu imgeler, sinirlerin ayaklanmas, hzl kalp atlar, adrenalinin ve dier hormonlarn art, kaslarn gerilmesi vb. gibi birsr dier biyolojik sreten ayrlamaz. te yandan tam tersine, bu glgeyle ilgili ilk dnceniz, onun yalnzca bir glge olduu ise, bu dnceyi farkl bir zihinsel ve biyolojik tepkiler dizisi izleyecektir. Dahas, bunun zerinde biraz dnecek olursak, deneyimlediimiz her eye hem zihinsel hem de biyolojik olarak tepki vermekte olduumuz ortaya kacaktr. Bohm'a gre, bundan kartlacak en nemli sonu, anlam'a tepki veren tek eyin uur olmaddr. Beden de tepki verebilir ve bu da, anlamn ayn anda hem zihinsel hem de fiziksel bir yapya sahip olduunu ortaya koymaktadr. Bu bize garip gelebilir, nki bizler normal olarak anlam, eyler ve nesnelerden oluan fizik dnya zerinde tepki uyandran bir ey olarak deil, yalnzca znel gereklik zerinde -kafalarmzn iindeki dnceler zerinde- aktif etki yapan bir ey olarak dnrz. Anlam, "gerekliin bu iki yz arasnda bir balant ya da bir 'kpr' olarak hizmet etmektedir." diyor Bohm, " 'Zihinsel' alanda yer aldm kabul ettiimiz, ama ayn zamanda nrofizyolojik, kimyasal ve fiziksel bir eylem olan dncelerimizin -ki, bunun anlam 186

BR AVU MUCZE

aka, dncenin 'maddesel' alanda da yer almakta olduudur- ierdii bilgi sz konusu olduunda; bu balant b6 lnemez niteliktedir.' Bohm, nesnel olarak etkinlikte bulunan anlam'n, dier fiziksel srelerin iinde de bulunabileceini ne srmektedir. Bunlardan biri de, bir bilgisayar cipinin ilevde bulunma biimidir. Bir bilgisayar ipi bilgi ierir ve bu bginin tad anlamn, elektriksel akmlarn bilgisayarn iinde nasl akacan kararlatrd dnlecek olursa, bu anlamn aktif bir etki yapmakta olduu ortaya kar. Baka bir rnek ise, atomalt paracklarn davranlardr. Fizikte klsik gre gre, kuantum dalgalan bir parack zerinde mekanik eylemlerde bulunmakta ve onun hareketlerini tpk okyanusun, yzeyinde salnmakta olan bir ping-pong topunu denetlemesi gibi denetlemektedir. Ancak Bohm bu grn, rnein, bir plzma moleklndeki elektronlarn egdml dansn, ping-pong topunun hareketlerinin sudaki dalga hareketleriyle -okyanusun zerinde byle bir hareket varsa eer- dzenlenmekte olduu varsaym gibi kolayca aklayamadn sylyor. O, paracklarla kuantum dalgalar arasndaki ilikiyi daha ok, otomatik pilota balanm bir geminin radar dalgalar tarafndan ynlendirilmesine benzetiyor. Bir kuantum dalgas elektronu, bir radar dalgasnn bir gemiyi hareket ettirmesinden daha fazla hareket ettirmi olmaz. Daha dorusu o dalga, elektrona evresiyle ilgili bilgi aktaryor, elektron da bu bilgiyi kendi manevralarm yapabilmek iin kullamyor. Dier bir deyile Bohm, bir elektronun zihnimsi zelliklere sahip bulunan son derece karmak bir varlk olduu inancmdadr. Ve bu gr elektronun, basit yaps dahi olmayan bir nokta olduu eklindeki standart anlaytan son derece uzaktr. Bilginin elektronlar ve gerekte tm atomalt paracklar tarafndan aktif biimde kullanlmakta oluu, 187

HOLOGRAFK

EVREN

anlam'a tepki gsterme yeteneinin yalmzca uura zg olmayp, tm madde iin geerli bir nitelik olduuna iaret etmektedir. Bohm, bu yaradl ortaklnn psikokinezi iin de olas bir aklama nerdiini sylemektedir. "Bu temele dayanarak, bir ya da daha ok kiinin zihinsel sreleri, bu psikokinezinin olumas istenilen maddesel sistemlerin temel srelerine rehberlik eden anlamlarla uyum iinde bulunan anlamlar zerine odaklandnda psikokinezi oluu4 verir. Bu tr bir psikokinezinin nedensellik srecine bal olmadn eklemek gerekir; yani burada fizikteki, bilinen her tr gc kapsayan bir sebep-sonu ilikisi sz konusu dedir. Buradaki olgu, bir tr mekn d "anlamlar rezonansmn ya da baka bir deyile, "Evren Bir Hologramdr" adl blmde grdmz, ikiz fotonlarn ayn polarizasyon asna sahip olmasna izin veren mekn d karlkl balant ilkesine benzeyen, ama onunla aym olmayan bir mekn d karlkl balant biiminin sonucudur. (Bohm, teknik nedenlerle psikokinezi ve telepatinin yalnzca kuantum meknszlk olgusuna bal olamayaca grndedir. Bu durumlar, yalnzca daha derin bir mekn diilik olgusu, bir tr "sper" mekn diilik olgusu aklayabilir.) M a k i n e n i n i i n d e k i G r e m l i n (*) Psikokinezi konusundaki grleri Bohm'unkilere benzeyen ama bu konuda ileri bir adm daha atm bulunan baka bir aratrmac da aerospace (**) bilimleri profesr ve Princeton niversitesi, Mhendislik ve Uygulamal Bilimler Okulunun emekli dekam Robert G.Jahn'dr. Jahn'n psikoloji Gremlin:(Ingiliz Hava Kuvvetlerinde argo szck) Uaklarda arzaya neden olduu sylenen hayal rn kk bir varlk. Cin. (.N.) (**) Aerospace: Atmosfer ve dndaki boluu inceleyen bilim dal, uzay gemileri reten sanayi dal. (.N.)

188

BR AVU MUCZE

ezi almalarna olan ilgisi rastlantsal olarak gerekle'tir. NASA ve Savunma Bakanlnn eski danmam olak onun asl ilgi alan, uzayn derinliklerinde itici g olurma konusuydu. Aslnda kendisi, bu konudaki balca ers kitab olan Physics of Electric Propulsion (Elektriksel tici n Fizii) adl kitabn yazardr. Yanma yaklaan bir ncisi, bamsz bir alma projesi olarak gelitirmek istei bir PK deneyine bir gz atmasn rica edinceye dek, kenisinin, balangta paranormal olaylara kar hibir eilimi yoktu. Jahn bu neriyi gnlszce kabul etmiti ama gzden geirdii almada yer alan son derece kkrtc sonular, sonunda kendisini, 1979'da Princeton Mhendislik Alanndaki Anomalileri Aratrma Lboratuvarm (PEAR-Princeton Engineering Anomalies Research) kurmaya dek gtrmt. O zamandan beri PEAR aratrmalar psikokinezinin varl konusunda saygn kantlar retmekle kalmayp, ayn zamanda bu konuda, lkedeki her kurulutan ok sayda veri toplam bulunmaktadr. Bu deney dizilerinden birinde, Jahn ve yardmcs klinik psikolog Brenda Dunne, rastgele olay jeneratr ya da REG ad verilen bir ara kullanmlard. REG, nceden tahmin edilemeyen doal bir srece, rnein radyoaktif ayrmaya bal olarak iki elemanl bir rakamlar dizisi retir. Byle bir dizi u rakamlardan oluabilir: 1 , 2 , 1 , 2 , 2 , 1 , 1 , 2 , 1 , 1,1,2,1. Baka bir deyile REG, ok ksa srede olaanst sayda yaz-tura atabilen bir tr otomatik yaz-tura makinesidir. Herkes bilir ki, dengeli arla sahip bir bozuk paray 1000 kez havaya frlatacak olursanz, yaz ve turalar kendi aralarmda 50/50 orannda bltrm olursunuz. Gerekte, atlan yaz-turalarn her 1000 adedinde parann bir yzne ya da dierine dme says ufak farkllklar gsterebilir, ama frlatma says arttka blm 50/50'ye yaklaacaktr. Jahn ve Dunne'nin yapt ey, REG'lerin nne oturt189

HOLOGRAFK

EVREN

tuklar gnlllerden dikkatlerini younlatrarak yaz ve turalarn her birinden anormal sayda retmelerini istemekti. Szcn tam anlamyla yzbinlerce denemeden sonra, yalnzca zihinsel younlama yoluyla, gnlllerin REG sonular zerinde gerekten ufak, ama istatistiksel olarak nemli bir etki yapm olduklar ortaya kt. Ayrca iki eyin daha farkna varmlard. Psikokinezi etkisi oluturma yetenei yalnzca birka olaanst bireye zg deildi, deneyi uyguladklar gnlllerden byk ounluu bunu baarmt. Bu da oumuzda bir dereceye kadar psikokinezi yeteneinin bulunduunu gsteriyordu. Ayrca, farkl gnlllerin birbirinden farkl ve srekli bir biimde belirgin sonular retmekte olduklarn grmlerdi, bu sonular ylesine kendine zgyd ki, Jahn ve Dunne, bunlardan "imzalar" diye sz etmeye balamlard. 5 Baka bir deney dizisinde Jahn ve Dunne, 9.000 adet iki santimlik bilyenin 330 adet naylon kancamn evresinde dnerek 19 adet toplama kutusunda toplanmalarn salayan bir langrt makinesi kullanmlard. Bu makinenin 3 metre ykseldik ve 182 santim geniliinde, s ve dey bir erevesi vard ve n yz de camd; bylece gnlller bilyelerin dn ve kutuda toplanm izleyebiliyorlard. Bilyeler normal olarak, yanlardaki deliklerden ok, ortadaki delikten dyorlar ve toplam datm an biimli bir eri iziyordu. Jahn ve Dunne gnllleri, REG deneyinde olduu gibi, bu langrt makmesmin basma oturtmu ve onlardan, yanlardaki deliklere ortadaki deliklerden daha ok top dmesini salamaya almalarm istemilerdi. Yine, ok saydaki denemelerden sonra operatrler toplarn dme alanlarnda ufak ama llebilir miktarda deiiklikler yaratmay baarmlard. REG deneylerinde gnlller yalnzca mikroskobik bir sre zerinde, radyoaktif bir maddenin ayrmas 190

BR AVU MUCZE

reci zerinde bir PK (psikokinezi) etkisi ortaya koyabililerdi. Ama langrt makinesi deneyleri, deneklerin PK'y gnlk yaamda da nesneleri etkilemek iin kullanabilecekerini gstermitir. Ayrca, REG deneylerine katlan bireylein "imzalan" langrt makinesi deneylerinde de yine yzeye kmt; ve bu durum, herhangi bir bireyin PK yetenekleriin deneyden deneye deimediini, bu yetenein de tpk ier yeteneklerde olduu gibi kiiden kiiye deiiklik gserdiini dndryordu. Jahn ve Dunne, "Bu sonularn k bir ksm ele alndnda, geerli bilimsel dayanaklan yeniden gzden geirilmesi iin fazlaca rastlantsal gmmesi nedeniyle mantksal olarak ihmal edilebilirse de, tn gz nne alndnda, somut oranlarda tartmasz ir sapma olutuunu kabul etmemiz gerekir." demektedirler.6 Jahn ve Dunne, bu bulgularn baz bireylerin makineler zerinde bozucu bir etki yaparak aralann yanl almalara neden olma eilimini aklayabilecei dncesindeirler. Bu gibi bireylerden birisi de fiziki Wolfgang Pau'dir. Bu kiinin bu alandaki yetenekleri yle dillere destan lmutur ki, fizikiler bu gibi olumsuz etkilere, aka yollu, rauli etkisi" adm vermilerdir. Sylendiine gre Pauli'nin ir lboratuvarda bulunmas bile cam bir gerecin patlamasna ya da duyarl bir l aracnn ikiye ayrlmasna neden olmaktadr. zellikle dikkati ekmi olaylardan biri de udur: ir meslekta Pauli'ye yazd bir mektupta, karmak bir ererin akl sr almaz biimde dalmasndan Pauli'yi, en zindan, orada bulunmad iin sulu tutamayacan yazar. Oysa sonradan anlalr ki, tam da o gerecin dald anda Pauli lboratuvarm yaknndan trenle gemitir! Jahn *e Dunne, pilotlar, havaclar ve asker operatrler tarafndan sk sk bildirilen nl "Gremlin etkisi"nin nceden titizlikle kontrolden geirilmi ara-gerecin en olmadk zamanlarda aklanamaz biimde bozulmas olgusunun da uur191

HOLOGRAFK

EVREN

suz bir PK (psikokinezi) eylemi olabileceini dnmektedirler. Eer zihinlerimiz beynimizden dar uzanp bir bilye saanann hareketlerini ve bir makinenin ileyiini deitirebiliyorsa, byle bir yetenekten hangi garip simya sorumludur acaba? Jahn ve Dunne'a gre, bilinen tm fiziksel srelerin bir dalga /parack ikilemine sahip olduu dnlecek olursa, uurun da byle bir zellie sahip olduunu kabul etmek hi de mantk d olmayacaktr. uur, parack zellii tad srada beyinlerimizin iinde gibi grnrken, dalga grnmne girdiinde, tm dier dalga benzeri fenomenler gibi uzaktan etki retebilir. Onlar, bu uzaktan etkileme olgularndan birisinin de psikokinezi olduuna inamyorlar. Ama, Jahn ve Dunne bununla da yetinmiyorlar. Onlar, gerekliin de uurun dalga benzeri grnmyle, maddenin dalga boylar arasndaki ortak yzeyin (interface) sonucu olduuna inamyorlar. Bununla birlikte onlar da Bohm gibi, uurun ya da madde dnyasmn kendi balarna yaratc bir biimde simgelenemeyecei ve hatta psikokinezinin de belirli bir tr gcn aktarlmas olarak kabul edilemeyecei dncesindedirler. "Burada daha sptil bir mesaj olabilir," diyor Jahn," belki de bu gibi kavramlar tamamen geersizdir ve bizler, soyut bir evre ya da soyut bir uurdan doyurucu bir biimde sz edemeyiz. Bizim deneyimleyebileceimiz tek ey, bu ikisinin bir ekilde birbirine nfuz ediidir." 7 Eer PK belirli bir tr gcn aktarlmas olarak dnlemezse, o hlde zihin ve madde arasndaki karlkl ilikiyi tanmlayacak terim ne olabilir? Jahn ve Dunne, yine Bohm'unkilere yakn bir grle, PK'nn uur ve fiziksel gereklik arasndaki bilgi (enformasyon) alveriinden doduunu ne sryorlar. Bu alveri, zihin ve madde arasndaki aktan ziyade bir rezonans olarak dnlmelidir. Rezo192

BR AVU MUCZE

nsn bu deneylerde tad nem, PK deneylerine katlan nlller tarafndan bile duyumsanm ve dile getirilmi; baarl uygulamalara elik eden bu olgudan sklkla sz ilmi, uygulamalara katlanlar makineyle bir "rezonans" ne girdikleri duygusuna kapldklarn sylemilerdir, nlllerden biri bu duyguyu yle tanmlamt: "Srecin le bir tr dalma durumu yayorum, bu dal kendimle ilfarkndalm yitirmemle sonulanyor. Makineyle reonansa girdiimde, onun zerinde herhangi bir dorudan enetim yapmakta olduumu hissetmiyorum. Bu daha ok, urd, belirsiz bir etkiye benziyor. Sanki bir kanonun iin: gibiyim; o benim dilediim yere giderken, ben de onunla irlikte kayyorum. O gitmedii zaman, bu ak durduruor ve ona benimle yeniden rezonansa girmesi iin bir ans eriyorum." 8 Jahn ve Dunne'nun grleri Bohm'un, dier birok teel dncesine benziyor. Onlar da Bohm gibi, gereklii nmlamak iin kullandmz -elektron, dalgaboyu, uur, ian, frekans gibi- kavramlarn yalnzca "bilgi rgtleyen tegoriler" olarak yararl olduunu ve herhangi bir bamstatye sahip olmadklarm sylyorlar. Ayrca, kendileri de iinde olmak zere tm kuramlarn, yalnzca birer enzetme" (metafor, mecaz) olduklarn ileri sryorlar, endilerini holografik modelle zdeletirmemekle birlikte uramlar birok nemli ynden Bohm'un dncesinden yrlmaktadr), ezamanl rtme olgusunu kabul ediyorlar. "Biz, dalga mekaniinin davran biimi konusunda oluka temel bir dayanaktan sz ediyoruz, bizim nermede holografik gr arasnda baz ortak noktalar vardr." iyor Jahn, "Bizim grmz, uura dalga mekanii anlamnda ilev grme ve u veya bu biimde uzayn ve zamann mnden yararlanma kapasitesi vermektedir." 9 Dunne de bu gre katlyor, "Bir anlamda, holografik 193

HOLOGRAFK

EVREN

model; uurun o dalga mekaniksel, asl, anlaml bir oklukla etkiletii ve bir ekilde onu kullanlabilir bilgiye dntrebildii bir mekanizmadan sz ediyor gibi alglanabilir." Baka bir deyile, eer bireysel uurun kendine zg dalga kalplarna sahip olduunu dnrseniz, onu -kukusuz benzetme anlamnda- kozmik hologramdaki belirgin bir dalga boyuyla kesien, zel bir frekansa sahip bir lazer olarak dnebilirsiniz." 10 Jahn ve Dunne'n almalar tutucu bilim evrelerinde, beklenebilecei gibi, olduka direnle karland, ancak dier baz evrelerde giderek kabul grmektedir. McDonnell Kuruluu kendilerine, McDonnell Douglas irketinden James S. McDonnell III tarafmdan oluturulan nemli miktarda bir PEAR fonu balam ve New York Times dergisi Jahn ve Dunne'un almalarna adanm bir makale yaymlamtr. Jahn ve Dunne ise, ou bilim adam tarafmdan yok saylan bir fenomenin parametrelerini aratrma uruna bu kadar ok zaman ve aba harcamakta olmalarna karm gzleri ylmadan almay srdrmektedirler. Jahn, "Bu konuya, imdiye kadar zerinde altm her eyden daha ok 11 nem veriyorum." demektedir. D a h a Geni lekte B i r Psikokinezi Lboratuvarda retilen PK etkileri nispeten ufak nesnelerle snrl kalmakla birlikte, elde edilen kantlar baz bireylerin PK'y fiziksel dnyada daha da byk deiiklikler oluturabilmek iin kullanmakta olduklarn dndrmektedir. Supernature (Doast) adl ok satan kitabn yazar ve dnyann her yerindeki paranormal olaylar incelemi bir bilim adam olan biyolog Lyall Watson, Filipinler'de bulunduu srada byle bir bireyle karlam. Watson, Filipinler'de ruhsal ifac denilen kiilerden birisi olduunu 194

BR AVU MUCZE

belirttii bu adamn hastalan tedavi ederken onlara dokunmadn, ama elini hastann bedeninin birka santim yukansmda tutarak onun derisini iaret edince orada hemen bir yark olutuunu sylyor. Watson, bu kiinin psikokinetik cerrah yeteneklerini birok kez sergilediine tank olmann tesinde, bir keresinde adam parmayla her zamankinden daha geni bir iaret yapnca Watson'un kendi elinin srtnda da bir yark alm olduunu ve bu yarann izini hl elinde tamakta olduunu belirtiyor. 12 PK yeteneinin kemiklerin iyilemesinde de kullanlabildiinin kamtlar vardr, ingiltere'deki Sunderland Blge Hastanesinde grev Dr. Rex Gardner bu trdeki tedavi rneklerinden birounu rapor etmitir. Hrsl bir mucize aratrmacs olan Gardner, 1983'de, British Medicai Journal (ingiliz Tp Gnl) dergisinde yaymlanan bir makalede, mucize tedavi konusundaki ada rneklerle, yedinci yzylda ingiliz tarihisi ve teologu saygdeer Bede tarafmdan derlenmi ayn nitelikteki dier tedavi rneklerini yan yana sralamtr. Gnmzde bu tr bir tedavi rneini, Almanya'da, Darmstadt'da yaayan bir grup Lteryen rahibe sergilemitir. Bu rahibeler bir apel (kk kilise) yapmakta olduklar srada, ilerinden biri taze imento dklm bir yere dm ve bu yerin altndaki tahta bir kirie arpmt. Hemen hastaneye kaldrlan rahibenin rntgeninden kala kemiinin birok yerden atlam olduu anlalmt. Rahibeler, standart tp tekniklerine bel balamaktansa, geceyi dua ile geirmeyi yelemilerdi. Hastann haftalarca hastanede kalp izlenmesi gerektii konusunda direten doktorlar dinlemeyen rahibeler iki gn sonra onu manastra geri gtrdler ve ellerini hastann bedeni zerine koyarak dualarn srdrdler. Ellerini hastamn stne koymalarnn hemen ardndan hasta rahibe yatanda dorularak onlar artt, k195

HOLOGRAFK

EVREN

nktan tr duyduu i kyc aclardan kurtulmutu ve grne gre son derece iyiydi. Tmyle iyilemesi yalnzca iki haftay ald. Bu sre sonunda hastaneye giderek doktor13 lara grnp onlar akna dndrd. Gardner makalesinde ele ald bu ve dier tedavi rneklerini aklamaya kalkmyorsa da, bu konuda PK olas bir aklama gibi grnyor. atlak bir kemiin doal bir srele iyilemesi iin olduka uzun bir sre gerektii ve Michelli'nin kala kemiinin mucizev yenilenmesinin bile birka ay bulduu dnlecek olursa, bu olayda rahibelerin kendilerinin de farknda olmad PK yeteneklerini dokunma ifasnn ortaya kard varsaylabilir. Gardner yedinci yzylda, ngiltere'deki Hexham'daki kilisenin yapl srasnda, o zamanki Hexham piskoposu St. Wilfrid'le gili benzer bir tedavi olayndan da sz etmektedir. Kilisenin yapl srasnda epey bir ykseklikten den Bothelm adndaki bir marangozun kollar ve bacaklar krlr. Yatt yerde lmek zere olan adamn bana gelen Wilfrid onun iin duaya balar ve bir sre sonra oradaki dier iilerin de kendisine katlmasn ister. Duaya onlar da katlrlar, "yaam nefesi geri dner" ve Bothelm hzla iyileir. yileme olgusunun, St. Wufrid'in dier ieri de kendisine katlmaya armasndan soma olutuu dnlecek olursa, St. Wilfrid'in burada bir katalizr grevi grp grmediini ya da bu tedavi etkisinin tm toplananlarn uurd olarak oluturduu ortak bir PK etkisi olup olmadm merak ediyor insan. Honolulu'daki Piskopos Mzesinin mdr, tannm bir botaniki ve zel yaamnn byk bir blmn paranormal aratrmaya adam bir kii olan Dr.William Tufts Brigham, baka bir olay bildiriyor. Bu olaydaki krk kemii Hawan'li bir yerli aman ya da yerel adyla bir kahuna iyetirmiti. Bu olaym tan Brigham'n, J.A.K. Combs adndaki
196

BR AVU MUCZE

bir arkadayd. Combs'un karsnn bykannesi adadaki en gl kadn kahunalardan birisi saylyordu. Bu kadnn evindeki bir toplantya katlan Combs onun yeteneklerini gzyle grme ansn elde etmiti. Sz konusu olayda konuklardan birinin aya kaym ve plaj kumunun zerine dmt, kemii ok kt bir biimde krlm, kemiin ucu derisinin altndan dar frlamt. Krn durumunun farkna varan Combs, adamn hemen hastaneye kaldrlmasn nermiti, ama yal kahuna ona hi kulak asmad. Adamn yanma meldi, bacam dzeltti ve kemiin dar kt yere bastrarak onu yerine yerletirdi. Birka dakika dua edip, meditasyon yaptktan sonra ayaa kalkp adamn iyilemi olduunu bildirdi. Adam aknlkla ayaa kalkt, bir adm att, sonra bir adm daha att. Tmyle iyilemiti ve bacanda hibir biimde krk kemik belirtisi yoktu. 14 1 8 . Yzyl Fransa'snda Kitle Psikokinezisi Bu gibi olaylar, 18. yzyln ilk yarsnda Paris'te gerekleen, psikokinezi tezahrlerinin en dikkat ekici rneklerinden biri olan bir kitle olay ve imdiye dek belirlenmi en artc mucizelerden birisi yamnda snk kalmaktadr. Sz konusu olaylar Jansenist diye bilinen ve Hollanda etkisinde kalm tutucu bir Katolik cemaati olan bir topluluk evresinde gelimiti. Bu cemaat, saygdeer Franois de Paris adndaki, azizlemi bir Jansenist diyakozun (*) lmyle tela kaplmt. Gnmzde artk, Jansenistlerin mucizelerini duymu pek az kii kalm olmakla birlikte, o zamanlar Avrupa'da, yzyln byk bir blmnde, zerinde en ok konuulan konulardan biri olmutu bu.
(*) Diyakoz: Aai Rabbani gibi dinsel trenlerde rahibe yardm eden, kilise hiyerarisinde piskopos ve papazlardan sonra nc srada yer alan bir din adam. (.N.)

197

HOLOGRAFK

EVREN

Jansenist mucizelerini tmyle anlayabilmek iin Franois de Paris'in lmnden nceki tarihsel olaylar hakknda biraz bilgi sahibi olmak gerekir. Jansenizm onyedinci yzyln balarnda kurulmu bir mezhepti ve bandan beri Roma Katolik Kilisesi ve Fransz monarisiyle elimekteydi. Bu mezhep yelerinden ounun standart kilise doktrinlerine kar kesin bir tavr aldklar biliniyordu; ama olduka sevilen bir hareket olmu ve Fransz halk iinde abucak pek ok taraftar toplamt. Ancak en kts, papaln ve dinine son derece bal bir Katolik olan Kral 15. Louis'in gznde Katolik maskesine brnm bir Protestan hareket olarak grlmekte oluuydu. Bunun sonucunda, hem kilise hem de kral srekli olarak bu hareketin gcn dipten dibe kertmeye alyordu. Bu manevralar engelleyen ve hareketin sevilmesine katkda bulunan olgulardan biri de grne gre, Jansenist nderlerin mucize tedaviler konusunda zel yeteneklere sahip olmalaryd. Bununla birlikte kilise ve monarinin srdrdkleri bu kar almalar tm Fransa'ya yaylan acmasz atmalara neden oluyordu. 1 Mays 1727'de, bu g atmasnn en yksek noktaya ulat bir srada, Franois de Paris ld ve cenazesi Paris'deki Saint-Medard mezarlna gtrld. Rahibin azizlik niteliklerine sahip olmasndan tr inananlar mezarnn bamda toplanmaya balam ve olayn bandan beri ynla mucize tedavi olaylar bildirilmiti. Bu yolla iyileen hastalklar arasnda kanserli tmrler, feller, sarlklar, artritler, romatizmalar, lserler, srekli ateler, mzmin hemoraji (*) ve krlk de vard. Ama hepsi bu kadar da deildi. Azizin cenaze trenine katlan yal kiiler kendilerinde garip, istem d spazmlar ya da sarslmalar duymaya ve organlarnda ok artc kvrlp bklmeler olumaya balamt. Bedenleri ele geiren bu hareketler tp(*) Homeraji: Bir kan damarnn zedelenmesiyle ortaya kan bol kanama. (.N.)

198

BR AVU MUCZE

k atee verilen allar gibi her yeri sarm ve sokaklar gerekst bir byye kaplmasma dnen, kvran kadn, erkek ve ocuk kalabalklaryla dolmutu. Sonradan "rpnanlar" diye anlacak olan bu kiiler, kendilerini tutsak eden bu trans benzeri durum iindeyken en fenomenal yeteneklerini sergilemilerdi. Bu yeteneklerden biri, inanlmaz eitlilikteki fiziksel ikencelere dayanabilme yeteneiydi. ok sert dayaklara, zerlerine atlan ar ve keskin nesnelere, boazlarnn skmasna bana msn demiyorlard ve grnrde hibir incinme, hatta en ufak bir yara izi ya da rk yoktu. Bu mucizeleri bylesine kendine zg yapan ey ise, szcn tam anlamyla binlerce gzlemci nnde yer almakta oluuydu. Abb Paris'in mezar evresinde oluan bu taknlk ksa mrl de olmad. Mezarlk ve onun evresindeki caddeler yllarca gndz gece kalabalklarla doldu ve yirmi yl sonra bile orada mucizeler grlmeye devam etti (fenomenin bykl hakknda bir fikir verebilmek iin 1733'de tutulmu kaytlarda, 3000 gnllnn, yalnzca rpnanlara elik etmek ve bunlarn bazlarnn, rnein kadnlarn, trans srasnda kendilerini uygunsuz biimde sergilemelerine engel olmak zere grevlendirilmi olduunun belirtildiini sylemekte yarar var). Bunun sonucunda, rpnanlarn normalst yetenekleri uluslararas bir kutlama nedenine dnt ve binlerce kiiden oluan kalabalklar onlar grebilmek iin oraya akt; bunlarn arasnda her sosyal snftan bireyler ve her eitim dzeyinden ve dinden brokratlar, dnlebilecek her hkmet kuruluundan kiiler vard. Zamann belgelerinde mucizelere tanklk eden saysz resm ve zel kayt vardr. Dahas, Roma Katolik Kilisesi'ne bal aratrmaclar ve bu trden birok tank, Jansenist mucizeleri bildirilerle yalanlama abasna girimi ama bu arada olaylar srp 199

HOLOGRAFK

EVREN

gitmitir (Roma Katolik Kilisesi sonradan bu utan verici durumu onarm, mucizelerin yer alm olduunu kabul etmi ama bunun eytan ii, Jansenistlerin de ayartm kiiler olduunu kantladn ileri srmtr). Aratrmaclardan biri olan Paris Parlementosu yelerinden Louis-Basile Carre de Montgeron, yeterince tamk olduu bu mucizeleri, 1737'de bastrm olduu, La Verite des Miracles adl, drt kaln ciltten oluan kitabnda anlatmtr. Bu yaptnda rpnanlarn ikenceye kar gsterdikleri belirgin dayankllk konusunda saysz rnek vermitir. Bu olaylardan birinde yirmi bir yandaki Jeanne Maulet adndaki "rpman" kadn srtm bir duvara dayam ve kalabaln arasmdan bir gnllnn, "ok gl bir adamn", on buuk kiloluk bir ekile midesine yz kez vurmasna bana msn dememiti (rpnanlar kendilerine ikence edilmesini istiyorlar, rpnmann kendilerine verdii dayanlmaz acnn bylece biraz hafiflediini sylyorlard). Bu vurularn gcn deneyimleyebilmek iin Montgeron, ekici kendi eline alm ve kzn dayand duvardaki taa vurmutur. "Daha nceki darbelerle zaten sarslm olan ta, yirmi birinci vuruumda birden zld ve duvarn te yanma devrili15 verdi, yerinde otuz santim geniliinde bir delik kalmt." diye yazmtr. Montgeron baka bir olaydan, bir kemerin zerine srt st den bir rpmandan yle sz eder: "yle ki bir kazn keskin ucu sarsna batyordu. Kz, bir halata balanm yirmi iki buuk kiloluk bir tan 'ok yksekten' btn arlyla midesinin zerine braklmasn istiyordu. Ta kaldrld ve tekrar tekrar kzn zerine drld ama o bu olaydan hi etkilenmemi gibiydi. Hibir aba gstermeksizin bu garip durumda kalmay srdryor ve hibir ac ekmiyor, zarar grmemi gibi grnyordu. Yerinden dorularak yryp gittiinde srtnda bir leke bile yoktu." Montge200

BR AVU MUCZE

ron bu ikence snav srasnda kzn, "Daha hzl vurun, daI6 ha hzl!" diye barp durduunu belirtiyordu. in aslnda, rpnanlara hibir eyin zarar veremedii ortadayd. Metal sopayla, zincirle ya da kalaslarla indirilen darbeler onlar incitemiyordu. ok gl bir adam bile onlar sarsamyordu. Bazlar armha gerildiler ama sonradan zerlerinde hibir yara izi kalmad. 17 En artc olam, onlar bakla, klla ya da baltayla kesmek ya da delmek olanann bulunmamasyd! Montgeron'un aktard baka bir olayda, demir bir delgi kaleminin sivri ucu rpnanlardan birinin midesine dayanm ve ekile yle byk bir iddetle vurularak iine aklmak istenmiti ki, sanki "belkemiinin iinden geecek ve i organlarn paralayacak gibiydi". Ama hibir ey olmamt. rpnan kiinin yznde "kusursuz bir vecd ifadesi" vard, "Oh, bu bana iyi geliyor! Cesaret kardeim; iki kat daha hzla vur, yapabilirsen!" diye baryordu. 18 Jansenistlerin bu nbet srasnda sergiledikleri tek yetenek incinmezlik de deildi. Bazlar durugrye sahip oluyor ve "gizlenen eyleri ortaya kartyordu". Dierleri, gzleri kapal ve sk skya bandajl olduu hlde grebiliyordu, levitasyon (*) olaylar da bildirilmiti. Levitatrlerden biri olan Montpellier'li Bescherand adndaki bir rahip rpnma nbeti srasnda, yle bir gle havalanmt ki kendisini tutmaya alanlar onun yerden ykselmesini engelleyememilerdi. 19 Gnmzde artk, Jansenist mucizeleri unutulmu olmakla birlikte, zamann aydnlarnn onu grmezden gelmesi olas deildi. Matematiki ve filozof Pascal'n yeeni, gznde kan cidd bir yaradan bir Jansenist mucizesi sayesinde birka saatte kurtulmutu. Kral 15. Louis, SaintMdard mezarlm kapatarak rpnanlar engellemek iin,
(*) Levitasyon: nsanlarn veya cisimlerin grnrde bir fiziksel etki olmakszn yerden ykselmesi. (.N.)

201

HOLOGRAFK

EVREN

sonuta baarsz kalan bir abaya giriince, Voltaire yle demiti: "Tanr'nn burada mucize gstermesi Kral'n emriyle yasaklanmtr." Ve sko filozofu David Hume da, Philosophical Essays'te (Felsef Makaleler) yle yazmt: "Fransa'da, Rahip Paris'in mezar zerinde olutuu sylenen o ok saydaki mucizeler, kukusuz hibir insana nasip olmamtr. Bu mucizelerden ou, bu bilim anda ve artk sahnesi dnya olan en nemli tiyatroda, yarglarnn saygnl su gtrmeyecek kiilerin tankl nnde, hemen bulunduklar yerde kantlanmtr." rpnanlar tarafndan oluturulan mucizeleri nasl aklayabiliriz? Bohm, PK ve dier paranormal fenomenlerin sz konusu olabileceini dnmeye eihmliyse de, Jansenistlerin normalst yetenekleri gibi kendine zg olaylar hakknda yorum yapmaktan kanmaktadr. Ama yine de, bu kadar ok tamm ifadelerini ciddiye alacak olursak ve Tanr'nn Jansenist Katoliklerini, Roma Katoliklerine yelediine inanmaya eilimli deilsek, burada psikokinezi olas bir aklama gibi grnebilir. Bu nbetler srasmda durugr trndeki dier psiik yeteneklerin de ortaya km olmas, bu olayda bir tr psiik ilevin ie karm olduunu kuvvetle dndrmektedir. Ayrca, youn iman ve isterinin zihnin derinliklerindeki gleri nasl harekete geirdiinin rneklerini grmtk ve bu olayda her ikisi de byk miktarda yer alm bulunmaktadr. Aslnda, psikokinezi etkisi tek bir kii tarafmdan deil, orada bulunan herkesin ortak cokusu ve inancyla yaratlm olabilir ve bunun sonucunda da o olaan d canl gsteriler ortaya kmtr. Bu yeni bir gr deildir. 1920'lerde, Harvard'l byk psikolog William McDougall da dinsel mucizelerin, inanm kitlelerin kolektif psiik gleri sonucunda ortaya km olabileceini sylemitir. PK, rpnanlarn acya kar direnli grnme nedenle202

BR AVU MUCZE

rini aklamaktadr. Jeanne Maulet rneinde, eki darbelerine kar uursuzca PK gcn kullanm olup olmad tartlabilir. rpnanlarn zincirleri, kalaslar ve baklar uursuzca kullanarak denetim altnda tutmu olduklarn varsayarsak, bu durumda, onlar tam deme annda durdurmu olabilirler; bu kabul, ayn zamanda bu nesnelerin onlarn derilerinde niin hibir iz ya da rk brakmam olduunu da aklar. Ayn biimde, Jansenistlere saldran kiilerin elleri, PK kullanmyla olduklar yerde tutulmu ve onlar Jansenistlerin etlerini burmakta olduklarn dnrken, aslnda elleri yalnzca bolukta dnyor olabilir. K o z m i k Film G s t e r i m M a k i n e s i n i Yeniden P r o g r a m l a m a k Bununla birlikte, rpnanlarn incinemezliklerini her ynyle PK ile aklamak olas deildir. Bir de, eylemsizlik -hareket hlindeki bir nesnenin hareket iinde olmay srdrme eilimi- sorunu vardr. Yirmi iki buuk kiloluk bir ta ya da bir kalas paras uup gelirken beraberinde byk bir enerji tar, bu nesne hedefine vanp durduu zaman tad bu enerjiyi bir yere aktmak zorundadr. rnein, eer zrhlara brnm bir kiiye on -on drt kiloluk bir ekile vurulacak olursa, zrh bu vuruun etkisini azaltabilir ama vurulan kii yine de olduka sarslr. Jeanne Maulet rneinde ise, bu enerji bir biimde onun bedenini syrp gemi ve arkasndaki duvarn tana aktarlm olabilir, nki Montgeron'un kendi szlerinden anlaldna gre bu ta "daha nceki darbelerden tr olduka sarslmt". Ama geriye doru bkl durumdaki kadnn midesine yksekten braklan yirmi iki buuk koluk kaya mei ise bu denli ak deildir. nsan, kadnn bu durumda niin bir ekirge gibi sramadm ya da kendilerine kalaslar savrulan rpnanlarn 203

HOLOGRAFK

EVREN

ayaklarnn niin yerden kesilmediini merak ediyor. Bu durumda, saptrlan enerji nereye gitmitir? Burada, holografik gereklik gr yine olas bir yant veriyor. Daha nce grdmz gibi Bohm, uurun ve maddenin temelde -z sakl dzende bulunan- ayn eyin yalnzca farkl grntleri olduuna inanyor. Baz aratrmaclar bu varsaymn, uurun materyal dnya zerindeki etkinliinin birka psikokinetik deiikliin ok daha tesinde olduu dncesini getirdiini sylyorlar. rnein Grof'a gre, eer sakl ve belirgin dzenler, gereklii bire bir karlayan bir tanmsa, "uurun baz olaan d durumlarnn, sakl dzenin dorudan deneyimini iermekte ve bu dzenin bir aracs durumunda oluu anlalabilir bir eydir. Fenomeni, onun oluumsal kalbn (matriks) etkilemek suretiyle fenomenal dnyaya gre deitirmek ancak byle mmkn olabilir." 20 Baka bir deyile zihin, psikokinezi araclyla nesneleri yerlerinden oynatabilme yetisinden baka, tm bu nesnelerin ilk oluum yeri olan kozmik fm gsterim makinesine ulaarak onu yeniden programlama yetisine de sahiptir. Bylece zihin, sredurum (eylemsizlik) rneinde olduu gibi, doanm geleneksel yasalarn tmyle devre d brakmakla kalmayp, materyal dnyay, psikokinezi olgusunun yaratt beklentileri de aan arpc yollarla deitirebilir ve yeniden biimlendirebilir. Tarih boyunca eitli bireyler tarafndan sergilenen baka bir normalst yetenek daha bu kuramn ya da bu konudaki dier kuramlarn doru olduunu kantlam durumdadr: Thurston, Physical Phenomena of Mysticism (Mistisizmin Fiziksel Fenomenleri) adl kitabnda, bu yetenee sahip olan saysz azizi rneklemektedir. Bunlardan en nls de Paula'l St. Francis'dir. Paula'l St. Francis, hibir zarar grmeden korlar elinde tutabiliyordu, ayrca, kulaktan kulaa yaylan bir sylentiye gre, 1519'da, olay gzleriyle 204

BR AVU MUCZE

gren sekiz tann nnde, yanan bir frnn alevleri arasndan geerek frnn krlm duvarlarn onarm ve bu olaydan hibir zarar grmemitir. Bu olay akla, Tevrat'daki Shadrach, Meshach ve Abednego'nun yklerini getiriyor. Kral Nabukadnezar, Kuds' ele geirdikten sonra herkesin kendi heykeline tapnmas emrini vermiti. Shadrach, Meshach ve Abednego bunu kabul etmediler, bylece Nabukadnezar onlar "adamakll kzgn" -yle ki alevler onlar frna atan adamlar bile yakmt- bir firma atlmalarn emretti. Bununla birlikte onlar inanlar sayesinde frnda yanmaktan korunmulard, dar ktklarnda salar ve giysileri zarar grmemiti, zerlerinde duman kokusu bile yoktu. Grne gre, Kral 15. Louis'in Jansenistlere yapt uygulamadaki rnekte olduu gibi inanca meydan okumak, tarih boyunca birok kez mucizelere neden olmutur. Havvaii'li kahunalar geri alev alev yanan frnlarn iinde gezinmiyorlar, ama onlarn da kzgn lav zerinde zarar grmeden yrdkleri bildirilmitir. Brigham, kendisi iin byle bir snavdan gemeyi kabul eden kahunayla birlikte yaad bir olay anlatyor: Kahunalar nde Brigham arkada, pskrtme hlindeki Kilauea yanardandan akan lav seline doru uzun sre trmanmlard. Kahunalar sonunda, kendi arlklarm tayacak derdi soumu bulunan krk be-krk alt metre geniliindeki bir lav selini semilerdi, ama lv seli yine de o denli kzgnd ki, hl yzeyinde akkor lekeleri dolanyordu. Kahunalar, Brigham'n baklar altmda ayaklarndaki sandallar kartp henz tmyle katlamam olan erimi madenler zerindeki yryleri srasnda korunabmeleri iin gerekli olan uzun dualarna baladlar. Anlaldna gre, daha nce Brigham'a, eer kendilerine katlmak isterse, atee baklk duasna onu da kata205

HOLOGRAFK

EVREN

caklarn sylemiler ve Brigham da yreklilik gstererek bunu kabul etmiti. Ancak lvlarn yakc scakl ile karlanca dncesini ikinci hatta nc kez gzden geirmiti. Olay anlatt notlarnda, "Sonuta kaslp oturdum ve botlarm ayamdan kartmay kabul etmedim." diye yazyordu. Tanrlara yakarmay bitirdikten sonra ilerindeki en yal kahuna, lv seline doru seyirtti ve krk alt metreyi hi zarar grmeden geiverdi. Etkilenen, ama hl onlara katlmay dnmeyen Brigham, ikinci kahunay yakndan grebilmek iin ayaa kalkt, ama arkasmdan birisi itiverince yz st akkor durumdaki kayalarm zerine dmemek iin komak zorunda kald. Brigham koup karya geivermiti. Dier yandaki tmsee ulanca botlarndan birinin yanm ve oraplarnn da alev alm olduunu grd. Ama mucize eseri ayaklarna hibir ey olmamt. Kahunalara da hibir ey olmamt ve Brigham'n oraplarna bakarak kahkahadan krlyorlard. "Ben de gldm." diye yazyordu Brigham, "Bana hibir ey olmadn grnce aldm rahat nefesi, yaammda hibir zaman almamtm. Bu deneyim hakknda syleyebileceim bir ey daha var. Yzmde ve bedenimde youn bir scaklk duymutum, ayaklarmda ise hemen hibir his yoktu." 21 rpnanlar da atee kar tmyle baklydlar. Bu nl "insan salamanderler"den -salamander terimi Orta ada, atein iinde yaadna inanlan mitolojik bir kertenkeleyi anlatr- ikisinin ad, Marie Sonnet ve Gabrielle Moler'di. Bir keresinde Sonnet, aralarnda Montgeron'un da bulunduu saysz tann nnde yanar durumdaki bir atein zerine oturtulmu iki sandalyenin zerine uzanarak, bu durumda yarm saat kalmt. Kendisi de giysileri de herhangi bir zarar grmemii. Baka bir kez de, ayaklar yanar kmrlerin zerinde olmak zere oturmutu sandalyeye. 206

BR AVU MUCZE

Tpk Brigham'n rneinde olduu gibi ayakkablar ve o22 raplar yanm ama ayaklarna bir ey olmamt. Gabrielle Moler'in gsterisi ise daha da artcyd. Kendisine doru savrulan kllardan ve bir krekle indirilen darbelerden hibir zarar grmemi olmasmdan baka, ban alev alev yanan bir ocaa sokmu ve bir sre orada tutmu, ama sonuta kendisine yine hibir ey olmamt. Olaya gzleriyle tank olanlarn anlattna gre sonradan giysileri o denli snmt ki, zerine el deiniyordu, ama salar, kirpikleri ve kalar hi yanmamt. 23 Onun, elencelerin en byk sksesi olduuna hi kuku yoktu. Aslnda Jansenistler, Fransa'daki rpnanlar hareketinin ilki deildi. 1600 sonlarnda, Kral 14. Louis lkeyi Protestan Huguenot'lardan temizlemeye kalktnda, Cvennes vadisinde -Camisard'lar diye tanman- bir grup Huguenot dayanmac ayn trde yetenekler sergilemilerdi. Roma'ya gnderilen resm bir raporda, Abb du Chayla adndaki bir ikenceci, ne yaptysa Camisard'lara zarar vermeyi baaramadndan yaknyordu. Onlarn vurulmalar buyruunu verdiinde, giysileriyle derileri arasmda yassm tfek samalan bulunmutu. Ellerini yanan kmrlerin zerine bastrdnda da hibir zarar grmemilerdi, onlan tepeden trnaa gaza bulanm pamuklara sarp atee vermi ama yine da yanmamlard. 24 Bu yetmezmi gibi, Camisard'larn lideri Claris, bir odun yn yapmalarn istemi, sonra bunun tepesine trmanarak vecd hlinde bir konuma yapm, daha sonra da alt yz tank nnde bu odun ynn atee verilmesini buyurmu ve alevler bann zerinde ykselirken vaazm srdrmt. Odunlar yanp tkendiinde, Claris'in hibir zarar grmedii ve ne salarnda ne de giysilerinde hibir yank izi olmad grlmtr. Camisard'lan yok etmekle grevli Fransz birliinin ba Jean Cavalier adndaki bir albay, 207

HOLOGRAFK

EVREN

sonradan ngiltere'ye srlm ve orada 1707'de, bu olay zerine, A Cry from the Desert (lde bir lk) adl kitabm yazmtr. 25 Abb du Chayla'ya gelince, o da sonunda misilleme niteliindeki bir saldrda Camisard'lar tarafndan ldrlmtr. O, bu konuda dierleri gibi herhangi bir bakla sahip deildi. 26 Atee kar baklk konusunda szcn tam anlamyla yzlerce rnek vardr. Belirtildiine gre Lourdes'li Bernadette de vecd halindeyken atee kar baklk kazanyormu. Tanklara gre, bir keresinde transa girdiinde eli, yanan bir kandilin o kadar yaknna dm ki, alevler parmaklarn yalyormu. Orada bulunanlardan biri de Lourdes'in belediye doktoru olan Dr.Dozous'mu. Uyank bir adam olan Dozous hemen saat tutmu ve azizenin tam on dakika sonra transtan kp elini ektiini not dm. Daha sonra, "Bu olay gzlerimle grdm. Ama yemin ederim, baka birisinden duymu olsam, gler geerdim." diye yaz27 mtr. 7 Eyll 1871'de New York Herald gazetesi, Easton, Maryland'de yaayan Nathan Coker adndaki yal bir zenci nalbantm, can yanmadan kor hlindeki metalleri tutabildiini yazmt. lerinde doktorlarm da bulunduu bir komitenin nnde demir bir krei kor hline gelinceye dek kzdrm ve ayak tabanlarna yaptrarak demir souyuncaya dek beklemiti. Ayrca kpkrmz bir demir krein kenarn yalam, azna erimi kzgn kurun dkm, katlancaya dek dilerinin ve di etlerinin arasnda dolatrmtr. Btn bunlardan sonra doktorlar onu muayene etmi ve hibir yank izine rastlamamlardr. 28 New York'lu bir fizyoterapist olan K.R. Wissen, 1927'de Tennessee dalarmda yapt bir av gezisi srasnda ayn bakla sahip, on iki yalarnda bir erkek ocuu ile karlamtr. Wissen, ocuun bir ocan iinde kzdrlm de208

BR AVU MUCZE

rleri tuttuuna tank olmutur. ocuk Wissen'e, amcasnn nalbant dkknnda kor hlindeki bir nah yanllkla tuttuu zaman bu yeteneinin farkna vardn anlatmtr. 29 Mohotty'nin, Grosvenor'larn gzleri nnde yrd korlarla dolu hendek, alt metre uzunluunda ve yayd s National Geographic ekibinin termometresine gre 720C'ydi. Atlantic Monthly dergisinin Mays 1959 saysnda, Illinois niversitesinden Dr. Leonard Feinberg, Seylan'da tank olduu baka bir atete yrme treninden sz etmektedir. trende yerliler balarnn zerinde kor hlindeki demir -anaklar tamakta ve bundan hibir zarar grmemektedirler. On be gnde bir kan Psychiatric Quarterly dergisinde de, psikiyatrist Berthold Schwarz, Appalachian Pentecostals'da ellerini asetilen alevlerinin iine sokan yerlilerin bun5 an hibir zarar grmemi olduklarn bildirmitir. 30 Ve yle pek ok, pek ok rnek vardr. Alkanlklar ve Gereklikler O l a r a k H e m Gizil H e m de G e r e k O l a n Fizik Yasalar Bir Seylanl yerlinin bamn stnde, salarna ve etine astrlan kor hlindeki bir demir anan enerjisinin nereye gittiini kavrayabilmek, daha nce incelediimiz PK rneklerinde aa kan enerjinin nereye gitiini kavrayabilmek adar gtr. Ama eer uur dorudan sakl dzenle ilikiye geebiliyorsa, bu daha anlalabilir bir sorun olacaktr. Yine de bu olgunun, gereklik erevesinde ileyen henz kefedilmemi bir enerji ya da fizik yasasna (rnein, belirli bir tr yaltlm g alanna) bal olmaktan ziyade, ok daha temel bir dzeyde gerekleen ve hem fizik evreni hem de fizik kanunlarm yaratan srelerin de kart bir faaliyetten kaynakland sonucu kmaktadr. Baka bir adan baklacak olursa uurun, bir gereklik 209

HOLOGRAFK

EVREN

dzeyinden dierine geebilme yetenei bize, rnein genellikle inenmez bir yasa olan atein insan etini yakt yasasnn kozmik bilgisayardaki programlardan yalnzca biri olabileceini, ama saysz kez yinelenmi bir program olduu iin doann alkanlklarndan biri hline gelmi bulunduunu dndrmektedir. Daha nce de deinildii gibi holografik dnceye gre, madde de bir tr alkanlktr ve tpk bir kaynaktan srekli olarak akan sularn onu yeniden ve yeniden biimlendirmesi gibi madde de sakl dzenden srekli olarak yeniden domaktadr. Peat, bu srecin yineleyici yapsndan aka yollu, evrenin nevrozlarndan biri diye sz etmektedir. "Eer bir nevrozunuz varsa, yaamnz boyunca ayn motifi ya da ayn hareketi yineler durursunuz; sanki, belleinize byle bir am yerlemitir ve bu davranlarn o anyla ok yakn ilikisi var gibidir." demektedir, "Ben masa ve iskemleler gibi eyleri de birer alkanlk olarak grme eilimindeyim. Onlar da bir tr maddesel nevroz, bir yineleme gibidirler. Ancak burada daha gizemli bir oluum sz konusudur, srekli bir gizlenme ve ortaya kma durumu vardr. Bu anlamda, masa ve sandalyeler bu srekli deiimin alkanlklarndan yalnzca ikisidir, ama biz ne kadar, sadece alkanl grmek eiliminde olursak olalm, bu srekli deiim gerekliin ta kendisidir." 31 Gerekten, evrenin ve onu yneten fizik yasalarmm da bu srekli deiimin rnleri olduu dnlecek olursa, bunlarn tmne alkanlk gzyle bakabiliriz. Bunlarn holoeylem iinde kklemi alkanlklar olduu akla kavumutur, ancak, atee kar baklk gibi normalst yetenekler, gereklii yneten baz kurallarn grnteki srekliliklerine karn, en azndan bir sre iin askya alnabileceine iaret etmektedir. Bunun anlam, fizik yasalarnn ta gibi duraan olmayp, daha ok Shainberg'in burgalarna, holoeylem iine saplanm alkanlklarmzdan ve d210

BR AVU MUCZE

ncelerimizde derin birer saplant hlini alm kanlarmzdan oluan ve bu denli byk bir eylemsizlik gcyle dnp duran girdaplara benzemekte oluudur. Grof'un, deitirilmi uur hllerine bavurmak suretiyle sakl dzende bu gibi deiiklikler yaplabilecei yolundaki nermesi, atee kar baklk durumunun younlam inan ve dinsel coku yardmyla ulat frekans dzeyi ile de kantlanmaktadr. Bir nceki blmde biimlenmeye balayan konu ve tad mesaj giderek daha akla kavuuyor: nanlarmza kar yaplan saldr ne denli derin ve ne denli duygusal younlukta bir tepki yaratrsa, bedenimizde ve dmzdaki gereklikte oluturacamz deiiklikler de o denli byk olmaktadr. Bu noktada unu sorabiliriz: Eer uur zel artlarda bylesi olaan d bakalamlar yapabiliyorsa, bizim gndelik gerekliimizin yaratlmasndaki rol nedir? Bu konudaki grler olduka eitlidir. zel konumalarnda Bohm, evrenin tmyle "dnce"den ibaret olduunu ve gerekliin yalnzca dndklerimizde var olduuna inandm kabul etmektedir. 32 Ancak yine de, mucize olaylar konusunda yorumda bulunmamay yelemektedir. Pribram da ayn biimde, belirli olaylar hakknda yorum yapmak konusunda ekingen davranmaktadr, ancak birka farkl potansiyel gerekliin var olduuna ve uurun bunlardan hangisinin ortaya kaca konusunda belirli bir seme zgrlne sahip olduuna inanmaktadr. "Akla gelen her ey mmkndr demek istemiyorum" diyor, "ama anlamadmz birok dnyalar var orada." 33 Mucizelere yllarca kiisel olarak tank olan Watson ise daha geni dnmektedir. "Gerekliin byk lde imajinasyonun yaplandrd bir ey olduu konusunda kukum kalmad. Bir parack fizikisi olarak ya da bu disiplinin snrlarnda neler olup bittiinin tmyle farknda olan biri211

HOLOGRAFK

EVREN

si olarak konumuyorum. Ama evremizdeki dnyay olduka kktenci yntemlerle deitirebilme yetisine sahip olduumuzu dnyorum." (Bir zamanlar holografik dncenin cokulu bir yanda olan Watson, artk fizikte u an geerli olan hibir kuramn zihnin normalst yetilerini gerei gibi aklayabileceine inanmamaktadr.) 3 4 Irvine'deki California niversitesinde psikiyatri ve felsefe profesr olan Gordon Globus, ayn ynde ama farkl bir dnceye sahip. Globus, holografik kuramn, zihnin sakl dzenden kartt hammaddeyle somut gereklii kurmakta olduu nermesinin doru olduuna inanyor. Bununla birlikte Globus, Yaqui Kzlderilisi bir aman olan Don Juan ile birlikte yaad te dnya deneyimleriyle artk nlenmi olan antropolog Carlos Castaneda'dan byk lde etkilenmi durumdadr. Globus, Pribram'a kesin bir kartlk iinde, Castaneda'nn Don Juan'm eitimi altnda deneyimledii "birbirinden ayr gerekliklerin" sahip olduu, grne gre bitmez tkenmez donanmn -ve gerekten de aym biimde engin bir donanma sahip olan sradan ryalarmz srasnda deneyimlediimiz gerekliklerinsakl dzen iinde sonsuz bir gizil gereklii bannd rmakta olduuna iaret ettiine inanmaktadr. Dahas beynin, gndelik gerekliimizi oluturmak iin kulland holografik mekanizmayla, ryalarmz oluturmak iin kulland mekanizma ve Castaeda benzeri deitirilmi uur hlleri srasnda deneyimlemi olduumuz gereklikleri oluturan mekanizma hep ayndr; Globus bu tip gerekliin de temelde ayn olduu inancndadr. 35 u u r A t o m a l t P a r a c k l a r Yaratyor m u , Y o k s a Y a r a t m y o r m u ? te B t n M e s e l e B u Grler arasndaki bu ayrlk holografik kuramn he212

BR AVU MUCZE

nz, olumakta olan bir dnce olduunu gstermektedir; tpk, ak seik belirginlemi kylara sahip olmas volkanik hareketler tarafndan engellenen, yeni biimlenmekte olan bir Pasifik adas gibi. Bazlar bu gr birlii yokluunu, kuram eletirmek iin kullanabilirlerse de, hi kukusuz, bilim tarafndan retilmi en gl ve baarl dnce sistemlerinden biri olan Darwin'in evrim kuramnn bile hl srekli deiim iinde bulunduu ve evrim kuramclarnn, onun alan, yorumu, dzenleyici mekanizmalar ve sonulan konusunda tartmay srdrmekte olduklarn da anmsamak gerekir. Grler arasndaki bu ayrlk ayn zamanda mucizelerin ne denli karmak bir bilmece olduunu da ortaya koymaktadr. Jahn ve Dunne'un, uurun gndelik gereklii yaratma konusunda oynad rol hakknda da bir grleri vardr; Bohm'un temel nermelerinden birinden ayrlmakla birlikte, mucizeleri oluturan sre konusunda salad kavray nedeniyle dikkatleri ekmektedir. Bohm'un tersine, Jahn ve Dunne atomalt paracklarn, iin iine uur girmedike belirgin bir gereklie sahip olmadna inanmaktadrlar. Jahn, "Sanrm, yksek enerji fiziinde uzun sredir, evrenin edilgen bir yapya sahip olduu yolundaki inancmz hayli geride brakm bulunuyoruz." demektedir, "uurla evre arasndaki karlkl iliki ylesine temel bir lekte meydana geliyor ki, gereklii hangi anlamda kullanrsak kullanalm onu gerekten yarattmz sylenebilir.' 0 6 Daha nce belirtildii gibi, fizikerin ou bu karlkl etkileim grne katlmaktadrlar. Bununla birlikte Jahn ve Dunne'un konumu bu konudaki genel eilimden nemli lde farkldr. Fizikilerin ou, uur ve atomalt paracklar arasndaki karlkl etkileimin, herhangi bir biimde -brakn mucizeleri bir yana- PK olaylarm aklamak213

HOLOGRAFK

EVREN

ta bile kullanlabilecei grne kar kmaktadr. in aslnda, fizikilerin byk ounluu bu karlkl etkileimin herhangi bir imada bulunduunu grmezden gelmenin de tesinde, sanki byle bir karlkl etkileim yokmu gibi davranmaktadr. Syracuse niversitesinden kuantum kuramcs Fritz Rohrlich, "Fizikilerin ou neredeyse izofrenik bir tutum sergiyor." demektedir," Bir yandan kuantum kuramnn standart yorumunu kabul ederken dier yandan, kuantum sistemlerinin gzlemlenmedii zaman da var olduu grnde direnmektedirler." 3 7 Bu garip "bunun-doru-olduunu- bilsem-bile-bununzerinde-dnmeyeceim" tavr birok fizikiyi, kuantum fiziinin en artc bulgularnn yaratt felsef imalar zerinde dnmekten bile alkoymaktadr. Cornell niversitesinden fiziki N. David Mermin'in iaret ettii gibi, fizikiler kategoride toplanmaktadrlar: Ufak bir aznlk felsef imalarla ilgilenmektedir; ikinci grubun bu imalarla neden ilgilenmedikleri konusunda hayli ayrntl nedenleri vardr, ama bu aklamalar "konuyu tmyle gzden karma" eilimindedir; nc gruba gelince, bunlarn hibir ayrntl aklamalar yoktur ve bunlar niin ilgilenmediklerini aklamay tmden kabul etmemektedirler. Mermin, "Onlara saldrda bulunmak bile olas deildir." demektedir. 38 Jahn ve Dunne'm bu konudaki tavr o denli ekingen deildir. Onlar, fizikilerin paracklar kefetmek yerine, gerekte onlar yaratmakta olduklarna inanyorlar. Buna kant olarak da, zellikleri lboratuvardan lboratuvara deien, yaknlarda kefedilmi anomalon adndaki bir parac gsteriyorlar. Kullanan kiiye gre rengi ve izgileri deien bir araba dnn! Bu, anomalon'un gerekliinin, onu kefeden/yaratan kiiye bal olduunu dndren, ok garip bir durumdur. 3 9 Ayn durum baka bir atomalt parac iin de geerli214

BR AVU MUCZE

dir. 1939'da Pauli, radyoaktiviteyle ilgili nemli bir sorunu zebilmek iin ntrino adn verdii ktlesiz bir paracn varlm ortaya atmt. Ntrino yllarca yalnzca bir dnce olarak kald, ama sonra 1957'lerde fizikiler onun varlna iaret eden baz kantlar buldular. Bununla birlikte, gnmze daha yalan yllarda fizikiler, ntrinonun herhangi bir ktlesi olsayd, Pauli'nin karlam olduu sorunlardan daha da zorlu sorunlarn stesinden gelebileceklerinin farkna vardlar; ve ite, 1980'de ntrinonun ufak ama llebilir bir ktleye sahip olduunu gsteren kantlar gelmeye balad! Hepsi bu kadar da deil. Bir sre sonra, yalmzca Sovyetler Birlii'ndeki lboratuvarn ktleye sahip ntrinolar bulmu olduu anlald. Birleik Devletler'deki lboratuvarlarda byle bir bulgu yoktu. 1980'lerin byk bir blm boyunca durum byle srd; artk dier baz lboratuvarlarda Sovyetlerin bulgular dorulanmaya baladysa da durum henz zlm deildir. 40 Ntrinolann sergiledii farkl zellikler, en azmdan bir blmyle, onlar aratran fizikilerin deien beklentilerine ve farkl kltrel nyarglarna bal olabilir mi? Eer byleyse, ilerin bu durumda olmas ilgin bir soruya yol ayor. Eer fizikiler atomalt dnyasn kefetmiyor da kendileri yaratyorsa, nasl oluyor da baz paracklar, rnein elektronlar kendilerini kim gzlemlerse gzlemlesin dengeli bir gereklie sahipmi gibi grnyor? Baka bir deyile, nasl oluyor da, elektronun bilgisine sahip olmayan bir fizik rencisi da onda, deneyimli bir fizikinin bulabilecei zellikleri bulabiliyor? Bu soruya verilebilecek olas bir yant, dnya hakkndaki alglarmzn yalnzca be duyumuzla alabileceimiz bilgiye dayanmayabileceidir. Bu ne denli fantastik bir gr gibi gelirse gelsin, byle bir kavram dorulayacak ok iyi bir rnek durum var. Bu aklamay yapmadan nce, 215

HOLOGRAFK

EVREN

1970'lerin ortalarnda tank olduum bir olaydan sz etmek istiyorum. Babam evinde konuk ettii bir grup arkadan elendirmek amacyla profesyonel bir ipnozcu kiralam ve beni de armt. pnozcu, orada bulunanlar arasnda kimin ipnoza daha uygun olduuna abucak karar vermi ve babamn yakn arkadalarndan, Tom adndaki bir kiiyi kendisine sje olarak semiti. Tom bu ipnozcuyla ilk kez karlayordu. Tom'un ok iyi bir sje olduu hemen anlald, birka saniye iinde ipnozcu onu derin bir transa sokmutu. Soma gsteri ipnozcularnn yapt allm oyunlar uygulamaya balad. Tom'u odada bir zrafa olduuna inandrmt, Tom ona aknlkla bakmaya balad. Sonra Tom'u, bir patatesin gerekte bir elma olduuna inandrd ve Tom onu kibarca yemee balad. Ama gecenin asl olay adamn Tom'a, transtan ktnda yeniyetme kz Laura'nn ona tmyle grnmez olaca yolundaki telkiniydi. Laura'y, Tom'un oturmakta olduu sandalyenin tam karsndaki bir sandalyeye oturttuktan sonra Tom'a uyanmasn syledi ve ona kzn grp grmediini sordu. Tom odann iine baknd, baklar, kkrdayp duran kznn iinden geip gitti. "Hayr," dedi. pnozcu Tom'a, bundan emin olup olmadn sordu. Tom, Laura'nn kkrdamalar artm olmasna karm bu soruyu yine hayr diye yantlad. Sonra ipnozcu Laura'nn arkasna geti, bylece Tom'un gr asndan gizlenmi oluyordu, cebinden bir nesne kartt. Bu nesneyi, odadaki hi kimsenin gremeyecei biimde dikkatle gizleyerek, arkadan Laura'nn beline dayad. Tom'dan bu nesnenin ne olduunu sylemesini istedi. Tom ne doru eildi, sanki dorudan Laura'nn midesine bakyor gibiydi, soma onun bir saat olduunu syledi. pnozcu bam sallayarak onaylad ve Tom'a saatin zerinde neler yazl olduunu sordu. Tom, yazl olanlar okumaya 216

BR AVU MUCZE

alr gibi abalad ve sonra saatin sahibinin adn (bu, odada bulunanlar arasndan ve hi birimizin kim olduunu bilmedii birisiydi) ve saatin zerinde yazl olan mesaj okudu, ipnozcu daha soma bu nesnenin gerekten bir saat olduunu ve Tom'un, zerindeki yazy doru olarak okumu olduunu grebilmemiz iin saati odann iinde dolatrd. Daha soma Tom'la konutuumda, kznn kendisi iin kesinlikle grnmez olduunu syledi. Onun tek grd ey, ipnozcunun ayakta durduu ve elinin iinde bir saat tutmakta olduu idi. Eer ipnozcu somadan kendisine neler olup bittiini anlatmam olsayd, herkesin ortaklaa kabullendii normal gereklii alglamam olduunu asla bilmeyecekti. Tom'un saat hakkndaki algsnn, be duyusu yoluyla ald bilgiye dayanmad aktr. O bu bilgiyi nereden almt? Bunun bir aklamas vardr, onun bu bilgiyi telepatik olarak baka birisinin zihninden -sz konusu durumda ipnotizmacnn zihninden- alm olabilecei dnlebilir. pnotize edilmi bireylerin dier kiilerin duyularna "girebildii" baz aratrmaclar tarafndan bildirilmitir. ngiliz fizikisi Sir William Barrett gen bir kzla yapt bir dizi deneyde bu fenomenle ilgili kantlar bulmutur. Kz ipnotize ettikten sonra ona, kendisinin yedii her eyin tadm onun da alacam sylemiti. "Gzleri skca balanm kzn arkasnda dururken bir para tuz alp azma attm; birden kz tkrp bard: "Neden azma tuz koydunuz?" Sonra ekeri denedim; kz, "Bu daha iyi." dedi, tadn ald eyin ne olduunu sordum, "Tatl." dedi. Hardal, biber, zencefil vb. denedim, kz her birinin adm syledi, grne gre kendi azma attm her eyin tadn kz da alyordu." 41 Sovyet fizyologu Leonid Vasiliev, Experiments in Distant Influence (Uzaktan Etkileme Deneyleri) adn verdii kitabnda, 1950'de Almanya'da yaplan ve benzer bulgulara 217

HOLOGRAFK

EVREN

ulaan bir aratrmay aktaryor. Bu almada ipnotize edilen sje, yalnzca ipnotizmacnm azma ald eylerin tadn almakla kalmam, ipnotizmacnn gzne bir k tutulduunda gz krpm, ona hafife amonyak koklatldnda aksrm, ipnotizmacnn kulana dayad saatin tkrtsn duymu ve ipnotizmac kendi kendisine bir ine batrdnda bunun acsn deneyimlemitir. Btn bunlar, denein normal duyumlar araclyla hibir bilgi almamasn salayan koullarda yer almtr. 42 Bakalarnn duyumlarna girebilme yeteneimiz yalnzca ipnotik durumlarla snrl deildir. California'daki Stanford Aratrma Enstits fizikilerinden Harold Puthoff ve Russel Targ, artk nlenmi olan bir dizi deney srasnda deneylere katlanlardan hemen hepsinin "uzaktan grme" adn verdikleri bir yetenee sahip olduklarn grmler; bu terim, uzaktaki bir denein grd eyleri doru olarak tanmlama yetenei anlamna gelmektedir. Bireyler bu yeteneklerini, birbiri ard sra, yalnzca gevemek ve gzlerinin nne gelen imgeleri tanmlamak suretiyle sergiliyorlard. 43 Dnyann her yerindeki dzinelerce lboratuvarda yinelenmi durumda olan Puthoff ve Targ bulgular, uzaktan grmenin belki de hepimizin iinde bulunan gizli kalm bir yetenek olabileceine iaret etmektedir. Princeton'daki Anomalileri Aratrma Lboratuvarlar da Puthoff ve Targ'n bulgularn onaylamaktadr. Jahn, kendisinin de yer ald byle bir aratrmada hi grmemi olduu bir kent olan Paris'deki bir meslektann bak eyi alglamaya almtr. Kalabalk bir cadde grm, buna ek olarak, Jahn'n zihninde zrhl bir valye imgesi belirmitir. Somadan, anlaldna gre, Paris'e gnderilen kii o anda, tarih asker figrlerinden oluan heykellerle ssl bir devlet yapsnn nnde duruyordu ve bu heykellerden biri de zrhlar iindeki bir valyeydi. 44 218

BR AVU MUCZE

Bylece hepimizin birbirimizle, baka bir ynden daha, derin bir karlkl balant iinde olduumuz anlalyor ve bu durum holografik bir evrende hi de tuhaf bir ey deildir. Dahas, bu karlkl balant biz uurlu olarak farknda olmadmz zamanlarda bile ortaya kmaktadr. Aratrmalar, bir odada bir kimseye verilen elektrik okunun dier bir odadaki baka bir kiinin poligrafi kaytlarnda ortaya kabildiini gstermitir. 45 Bir denein gzne aktrlan bir k, dier bir odada yaltlm durumda bulunan baka bir kiinin EEG kaytlarnda ortaya kmaktadr. 4 6 Baka bir odaya gnderilen bir yakm, kendilerinin hi tanmad bir isim listesinde, her ikisinin de tand bir isimle karlatnda, dier odadaki denein parmandaki kann hacmi deimektedir -bu durum, duyarl bir otomatik sinirsel fonksiyon lme arac olan plethismograf ile belirlenmitir.47 Bizim derin bir karlkl balant iinde bulunduumuz ve bu karlkl balant yoluyla aldmz bilgilerden -tpk Tom'un yapm olduu gibi- tmyle inandrc gereklikler oluturabilme yeteneine sahip olduumuz gz nne alndnda, eer ipnotize edilmi birden ok birey ayn anda, ayn imgesel gereklii oluturmaya kalkrlarsa ne olur? Gariptir ama bu soru, Califomia niversitesi Davis kampsnde psikoloji profesr Charles Tart tarafndan yaplan bir deneyle yantlanm bulunmaktadr. Tart, derin transa girebilen ve kendileri de yetenekli birer ipnozcu olan Anne ve Bili adlarmda iki lisans rencisi bulmu, nce Anne'den Bill'i ipnotize etmesini istemi. Bili ipnotize olduktan soma, bu kez de Bill'e, Anne'i ipnotize etmesini sylemitir. Tart'n buradaki amac, ipnotizmac ile sjesi arasmda zaten var olan gl ban bu allmadk srele daha da glenmesini salamakt. Ve bu konuda haklyd. ki denek gzlerini atklarnda 219

HOLOGRAFK

EVREN

bu karlkl ipnotize durumunda her ey gzlerine gri grnmt. Bununla birlikte bu griliin yerini abucak canl renkler ve parlak klar almt, birka dakika iinde her ikisi de kendilerini dnya tesi gzellikteki bir plajda buldular. Kum prlantalar gibi parlyordu, deniz, ampanya gibi kocaman kabarcklarla alkalanyor ve parldyordu, ky eridi ilerindeki yanstan saydam kristal kayalarla benekleniyordu. Tart, Anne ve Bill'in grd bu eyleri gremiyordu ama, onlarn konumalarndan her ikisinin de ayn halsinatif gereklii deneyimlemekte olduklarn abucak kavrad. Kukusuz, Anne ve Bili hemen bu yeni bulduklar dnyay kefe kmlard, okyanusun iinde yzdler ve parldayan kristal kayalar incelediler. Ne yazk ki bazen hi konumuyorlard ya da Tart'n gr asma gre byleydi. Niin sessizletiklerini sorduu zaman kendisine, paylatklar bu dsel dnyada kendi aralarmda konutuklarn sylemilerdi, Tart'a ikisi arasnda bir tr normalst iletiimin sz konusu olduunu dndren bir fenomendi bu. Anne ve Bili byle birok seans yaptlar ve bu seanslarn her birinde eitli gereklikler yarattlar; bunlarn hepsi de normal uyank durumlarnda deneyimledikleri herhangi bir olgu kadar inandrc, be duyular tarafmdan alglanabilir nitelikte ve boyutsal olarak gerekleti. Tart, Anne ve Bill'in iinde bulunduklar dnyalarn aslnda, gerekliin oumuz tarafmdan kabul gren soluk, gms uyarlamalarndan daha gerek olduuna karar verdi. Tart bu konuda yle diyordu: "Sonradan, ipnoz srasnda deneyimledikleri yaantlar konusunda birbirleriyle zaman zaman konuuyorlard; bir ara, paylatklar deneyimlerinin ayrntlarndan sz etmekte olduklarnn farkna vardlar, oysa bunlar teyp kaytlarnda gemiyordu; o zaman deneyimledikleri bu dnya tesi yerlerde gerekten de 'bulunmu olduklar220

BR AVU MUCZE

' hissettiler.' Anne ve Bill'in okyanus dnyas kusursuz bir hologragereklik rneiydi; karlkl balant alanndan, uur yla desteklenen ve temelde kendisini douran dnsreleri kadar yorulabilir (esnek) nitelikte boyutlu 'r yaplama yaratlmt. Bu yorulabilirlik nitelii sahip olduu zelliklerin pek ounda kendisini ortaya koyuyordu. U boyutlu olmakla birlikte uzay, gnlk yaam gerekliinin uzayndan ok daha esnekti. Anne ve Bili onu tanmlayacak szck bulamyorlard. Daha da garibi, kendi bedenlerinin dnda, ortaklaa deneyimledikleri bir dnya oluturmak konusunda son derece yetenekli olmalarna karn, kendi bedenlerini oluturmay sk sk unutuyorlar ve ou kez havada dalgalanan yzler ya da kafalar olarak var oluyorlard. Anne, bir keresinde Bili, kendisinden elini vermesini isteyince, "bir tr el oluturmak" zorunda kalmt. 49 Bu karlkl ipnoz deneyi nasl sonulanmt? Ne yazk ki, bu grkemli vizyonlarn bir biimde gerek, hatta belki de gnlk gerekkten daha da gerek olduu dncesi Anne'i ve Bill'i o denli rktmt ki, sonunda yapmakta olduklar ey konusunda giderek huzursuzlanmaya baladlar. Ve sonunda bu aratrmalarndan vazgetiler ve hatta ilerinden biri (Bili), ipnozdan tmyle vazgeti. Anne ve Bill'in -birlikte paylatklar- bir gereklii yaratmalarna izin veren duyular d karlkl balant alanna, bu iki insan arasndaki bir tr etki alan -ya da dilerseniz, bir "gereklik-alan" diyelim- gzyle de baklabilir. Eer babamn evindeki ipnozcu hepimizi bir transa sokmu olsayd ne olurdu, diye merak ediyorum. Yukardaki kantlarn nda, aramzdaki uyum yeterince derin olabildii takdirde, Laura'nm hepimizin gznden silinebileceine inanmak iin pek ok neden var. Bizler, hepimiz kolektif olarak o saatle ilgili bir gereklik alan yaratabilir, onun zerin221

48

HOLOGRAFK

EVREN

deki yazy okuyabilir ve algladmz eyin gerek olduuna tmyle emin olabilirdik. Eer uurun atomalt paracklarn yaratlmasnda bir rol varsa, atomalt dnyayla ilgili gzlemlerimizin de bir tr gereklik alan olmas olas deil midir? Eer Jahn, Paris'teki bir arkadann duyular yoluyla bir zrh alglayabiliyorsa, dnyann her yerindeki fizikilerin de bir elektronda gzledikleri herkese kabul grm zellikleri meydana getirmek iin Tart'n deneklerindekine benzer karlkl ipnozun bir trn kullanarak birbirleriyle uurd bir balant iinde olabileceklerine inanmak zor mudur? Bu olaslk ipnozun baka olaan d zellikleriyle de desteklenmektedir. pnoz, dier deitirilmi uur hllerinde olduu gibi herhangi bir olaan d EEG dalgasna neden olmaz. Psikoloji diliyle syleyecek olursak, ipnozun en ok benzedii zihinsel durum, olaan uyank uur durumudur. Acaba bu, olaan uyamk uur durumunun da bir tr ipnoz olabilecei anlamm m tamaktadr? Yoksa hepimiz zaman zaman ve srekli olarak gereklik alanlar ile ilikiye mi geiyoruz? Nobel dll Josephson byle bir durumun sz konusu olabileceinden sz ediyor. Globus gibi o da, Castaneda'nn almasn ciddiye alm ve bu almay kuantum fiziiyle ilikilendirme abasna girimitir. Josephson, nesnel gerekliin insan rknn kolektif anlarnn rn olduunu ve Castaneda'nn deneyimledii trden normal tesi olaylarn ise bireysel istein kendini gerekletirmesi olarak grlmesi gerektiini ne srmektedir. 5 0 Gereklik alanlarnn yaratlmasnda rol oynayan tek e insan uuru olmayabilir. Uzaktan grme deneyleri kiilerin, o anda hibir insan gznn bulunmad uzak yerleri de doru olarak tanmlayabildiklerini gstermitir. 51 Ayn biimde, denekler, bir grup mhrl kutu arasndan rastgele seilen ve bu yzden iinde ne olduu kimse tarafndan bi222

BR AVU MUCZE

linmeyen bir mhrl kutunun iindekilerini de tanmlaya52 bilmilerdir. Bunun anlam bizim, dier kiilerin duyularyla ilikiye gemenin de tesinde baka eyler yapabilmekte olduumuzdur. Biz gerekliin kendisiyle ilikiye geebilir ve bilgi alabiliriz. Bu allmadk bir ey gibi grnse de, holografik bir evrende uurun her eye sinmi olduu ve "anlam"n hem zihinsel hem de fiziksel dnyada etkin bir varla sahip olduu dnlecek olursa hi de yle garip gelmeyebilir. Bohm anlamn bu "her yerde hazr ve nazr" olma niteliinin telepati ve uzaktan grme fenomenlerine olas bir aklama getirdii inancndadr. O, her iki fenomenin de aslmda yalnzca, psikokinezinin farkl biimleri olduunu dnmektedir. Tpk PK gibi bir zihinden bir nesneye iletilen bir anlam rezonans sz konusudur, diyor Bohm. Ayn biimde, uzaktan grme olayna da bir nesneden bir zihne iletilen bir anlam rezonans olarak baklabilir. Bohm, " Anlam' uyumu ya da rezonans bir kez saland m, aksiyon her iki ynde de balar, bylece uzaktaki sistemin 'anlam', gzlemcinin iinde harekete geerek bir tr tersine psikokinezi retir ve sonu olarak o sistemin imgesini o kiiye geirir." demektedir. 53 Jahn ve Dunne'n da benzer bir gr vardr. Onlar gerekliin yalnzca uurun kendi evresiyle olan karlkl etkileiminden olutuuna inanmakla birlikte, uuru tanmlama konusunda ok liberal bir tavra sahiptirler. Onlarn gr, bilgiyi reten, alan ya da kullanan her eyi kapsamaktadr. Bylece hayvanlar, virsler, DNA, makineler (yapay zekya sahip olsun ya da olmasn) ve cansz kabul edilen nesnelerin hepsinde gerekliin yaratlmasna katlmalarn salayacak zellikler zaten nceden vardr.54 Eer bu nermeler doruysa, bilgiyi yalnzca dier insanlarn zihinlerinden deil de, canl gereklik hologram223

HOLOGRAFK

EVREN

nn kendisinden renebiliyorsak, psikometri -bir nesnenin gemii hakkndaki bilgiyi yalnzca ona dokunmak yoluyla renebilme yetisi- de aklanm olur. Byle bir nesne cansz olmayp kendine zg bir tr uurla kapldr. O, evrenden bamsz olarak var olan bir "ey" deil, her eyin arasnda var olan karlkl balantnn bir parasdr - kendisiyle ilikiye gemi bulunan herkesin dnceleriyle balantl, onun varlyla ilikisi olmu her hayvan ve nesneyi kapsayan uurla balantl, kendi gemii yoluyla sakl dzenle balantl ve onu elinde tutan psikometrist kiinin zihniyle balantldr. Herhangi Bir eyi Karlksz Elde Edebilirsiniz Fizikiler atomalt paracklarn yaratlmasnda bir rol oynuyorlar m? u anda bu bilmece henz zlmemitir; ancak, byle bir durumun var olduu konusundaki tm belirtiler, birbirimizle karlkl balantda bulunma ve sanki olaan uyank durumdaki gerekliimizmi gibi gereklikler oluturabilme yeteneimiz deildir. Gerekten de mucizelerle ortaya konan kantlar bu alandaki yeteneklerimizin daha henz yeni yeni farkna varmaya baladmz gstermektedir. Gardner tarafmdan bildirilmi u iyileme mucizesine bir gz atalm. Pakistan'da alan Ruth Coggin adndaki bir ingiliz doktoruna 1982 ylnda Kamro adnda, otuz be yamda bir Pakistanl kadn bavurmutu. Kamro sekiz aylk gebeydi ve gebeliin byk bir blmnde kanamalar olmu ve aralkl karn arlar ekmiti. Coggin ona derhal bir hastaneye yatmasn salk verdi, ama Kamro bunu kabul etmiyordu. Yine de iki gn soma kanamas ylesine artt ki, derhal bir acil servise gnderildi. Coggin'in tansna gre, Kamro'nun kan kayb "ok ar" d, ayaklar ve karn anormal biimde imiti. Kamro 224

BR AVU MUCZE

esi gn yine "ar" bir kanama geirince Coggin ona sezarn yapmak zorunda kald. Coggin uters aar amaz dat i da ar bir kanamayla karlat, siyah kan durmak bilmeakyordu; Kamro'nun kannn phtlama zelliinden yoksun olduu aka belliydi. Bu arada Coggin, Kam)'nun salkl kz bebeini kartp almt; kadnn dl yatan phtlaamayan derin bir kan gl doldurmutu, kan kesikten dar akp duruyordu. Coggin, son derece kansz alan kadna bir litre kan verdirtti, ama kan kaybn bu bile karlamyordu. Yapabilecei baka bir ey kalmayan Coggin Tanr'ya yakarmaya balad. Coggin yle yazmt: "Hastayla birlikte kendisine, byk bir iyiletirici olduunu akladm sa'ya yakarmaya baladk, O'na ameliyattan nce de yakarrmtk. Hastaya artk zlmemesini syledim. sa'nn byle bir durumu iyiletirdiini daha nce de grmtm ve O'nun kendisini de iyiletireceinden emindim." 55 Sonra beklediler. Geen saatler boyunca kadnn kanamas srd, ama ktleecei yerde genel durumu dengelenmeye balamt. O akam Coggin Kamro ile birlikte yine isa'ya yakard, "hzl kan kayb" hi ara vermeden sryordu ama hasta artk bu kayptan etkileniyormu gibi grnmyordu. Ameliyattan krk sekiz saat soma kan sonunda phtlat ve iyileme sreci tam olarak balad. Ve Kamro on gn sonra bebei ile birlikte evine dnd. Coggin onun ne kadar kan kaybetmi olduunu lebilecek durumda olmamakla birlikte kadnn ameliyat srasnda ve sonraki youn kanama srasnda kan hacminin tmnden fazlasn yitirmi olduunu tahmin edebiliyordu. Gardner olayn belgelerini inceledikten sonra bunu kabul et. Buradaki sorun, byle ykm saylabilecek bir kaybm yerini alabilecek miktarda kann yeterli hzla remesine ola225

HOLOGRAFK

EVREN

nak bulunmayyd; eer byle bir olanak olsa kanamadan kimse lmezdi. Bu olayda kii kendisini, Kamro'nun yeni kannn hi yoktan materyalize edilmi olabilecei gibi tedirginlik verici bir sonu kartma durumunda buluyor. Sonsuz kklkteki bir parac ya da iki ubuu yaratma yeteneiyle, sradan bir insan bedenini yeniden doldurmaya yetecek miktarda, be ya da alt litre kam materyalize edebilme yeteneini karlatrn. stelik yoktan yaratabildiklerimizin tm bu kadar da deil. 1974 Hazirannda, Endonezya'nn en dousundaki ufak bir ada olan Timor Timur'a yapt bir yolculuk srasnda Watson, ayn biimde dikkat ekici bir materyalizasyon rneiyle karlamt. Bu yolculuktan asl amac, istek zerine yamur yadrabdii ileri srlen Endonezyal bir tr mucize yaratcs olan nl bir matan do'ok'u ziyaret etmek olduu hlde, yalanlardaki bir kyde bulunan bir eve ykc zararlar veren olaan d aktif bir buan, bir kt ruh dikkatini ekmiti. Bu evde yaayan aile, evli bir ift, iki ufak erkek ocuu ve kocanm, yaa kendisinden kk, evlenmemi vey kz kardeinden oluuyordu. ift ve ocuklar, koyu tenleri ve kvrck salaryla tipik Endonezyal grnne sahiplerdi. Oysa, ad Alin olan vey kz kardein fizii ok farkhyd, teni onlarmkinden ok daha akt ve izgileri daha ok inliye benziyordu. Bir koca bulamam olmasnn nedeni de buna balanyordu. Aile kendisine kar ilgisiz davranyordu, Watson onun aile iinde bir sknt kayna olduunu hemen anlamt. O akam, ailenin saman daml evinde yenen yemekte, Watson birok artc fenomene tank oldu. nce, iftin sekiz yandaki olu, nedensiz bir lk att ve elindeki fincan masaya drd, elinin srt anlalmaz bir biimde kanyordu. ocuun yannda oturan Watson, onun elini inceledi. ocuun elinin zerinde, insan diiyle yaplm olduu 226

BR AVU MUCZE

belli olan yarm ember biiminde taze bir yara vard ve ap ocuun kendi di izlerinden daha geniti. Her zaman dlanan garip kii olan Alin, bu olay olduu srada ocuun karsndaki atein nnde bir eylerle urayordu. Watson yaralar inceledii srada lmbamn alevi maviye dnp birden parlad ve bu n altnda yemein zerine tuz yamaya balad, her yanm rten tuz, yemei yenemez bir hle getirmiti. "yle sel gibi akmyordu, ar, ak seik bir akt, bam kaldrp, masamn birka santim zerinde, havadan yamakta olduunu grmeme izin verecek kadar srmt." diyor Watson. Watson hemen masadan frlad, ama gsteri bitmemiti. Birdenbire masa iddetli darbe sesleriyle sramaya balad. Aile de frlayp ayaa kalkmt; masa, "iinde yaban bir hayvan olan bir kutu kapa gibi" sryordu, sonunda devrildi. Watson'un ilk tepkisi aileyle birlikte koarak evden darya kamak olmutu. Ama kendine gelince eve geri dnd ve oday aratrarak olay aklayabilecek herhangi bir hi56 le kant bulmaya alt. Ama bulamad. Bu ufak Endonezya kulbesinde gerekleen olaylar, hayaletlerin grnmedii, ama gizemli sesler ve psikokinetik eylemlerin olaya elik ettii klsik "tekinsiz ev" olaylarndan biriydi. Bu gibi tekinsiz evler -bu olayda sz konusu olan bir yer deil, Alin'di- evrelerine ok insan toplamaya msait olduu iin, parapsikologlarn ou bu gibi olaylarm genellikle, kendisi uurunda olmad hlde psikokinetik yetenee sahip kiilerin evresinde ortaya kmakta olduu dncesindedirler. Tekinsiz evlerle ilgili aratrmalar yllmda materyalizasyonun da uzun ve nl bir tarihi vardr, rnein, Cambridge, Trinity Kolejdeki matematikilerden biri olan A.R.G. Owen, Can We Explain the Poltergeist (Tekinsiz Evleri Aklayabilir miyiz?) adn tayan klasiklemi kitabnda, M.S. 530 yllarndan balayarak amza dek gelen 227

HOLOGRAFK

EVREN

tekinsiz ev olaylarnda yoktan materyalize edilen nesnelerin saysz rneini sralamaktadr. 5 7 Bu olaylarda, tuz deilse bile, ufak talar ska grlmektedir. Sunu blmnde, bu kitapta zerinde tartlacak paranormal olaylardan ounu benim de deneyimlemi olduumdan sz etmi ve ileride bunlardan bazlarna deineceimi sylemitim. imdi, ak davranmak ve Watson'un, o ufak Endonezya kulbesinde birdenbire ortaya kan psikokinetik eylemlere tank olduktan soma nasl bir ruh hli iinde kaldn anladm itiraf etmek zorundaym, nki ocukken ailemin yeni tand bir ev (bu, ailemin kendi yaptrd yeni bir evdi) hayaletlerin urad bir tekinsiz ev olmutu. Bizim hayaletimiz ben koleje gittiimde evimizi brakp benim peimden geldii ve bu hayaletin eylemleri benim deien ruh durumlarma yakndan bal olduu iin -fkeli olduum ya da moralim bozuk olduu zamanlarda maskaralklar daha acmasz, ruh durumum keyifli olduu zamanlarda da daha afacan ve kaprisli oluyordu- ben tekinsiz ev olaylarna her zaman, evresinde en fazla eylemde bulunduklar kiinin, kendisinin de uurunda olmad, psikokinetik yeteneklerinin sergilenmesi gzyle baktm. Benim duygularmla balantl olan bu durum kendisini sk sk gsteriyordu. Eer keyifli bir ruh hli iindeysem, uyandmda tm oraplarm evdeki bitki sakslarna sarlm durumda buluyordum. Eer keyfim kaksa, hayalet odamn iinde ufak nesneleri havada oradan oraya dndryor ve bazen da kryordu. Yllar boyunca ben ve aemin eitli yeleri birok psikokinetik olaya tank olduk. Annem, ben emekleme amdayken bile kap kaan mutfak masasnn zerinde hi nedensiz olarak sramaya balayp yere dtn anlatmt. Beyond the Quantum (Kuantum tesinde) adl kitabmda bu deneyimlerimden bazlarn anlatmtm. 228

BR AVU MUCZE

Bu parantezleri kolayca aamyorum. Byle olaylarn ou kimseye ne denli yabanc gelebileceini ve baz blmlerde iine debilecekleri kukuculuu ok iyi anlyorum. Yine de, bunlar hakknda konumak zorundaym, nki bu gibi fenomenleri hasr alt etmeyip, anlamaya almamzn yaamsal nemi olduuna inanyorum. Bununla birlikte biraz rpererek, benim hayaletimin de ara sra nesneler materyalize ettiini itiraf ediyorum. Bu materyalizasyonlar ben alt yamdayken balad, geceleri evimizin damna aklanamayan akl yamurlar yayordu. Sonra evimin iinde bana doru ufak cill talar ve kenarlar deniz kysnda bulunan cam krklar gibi anm krk cam paralan atlmaya baland. Ender olarak baka nesneler de materyalize oluyordu, bozuk paralar, bir gerdanlk ve birok sama nesneler. Ne yazk ki, ben genellikle bu nesneleri ortaya ktklar anda deil de, ortaya klarndan sonra grebiliyordum. rnein, bir gn New York'daki dairemde uyuklarken gsme bir spagetti yn dt (sossuz). Odada tek bamaydm, hibir ak pencere ya da kap yoktu, dairemde o anda hi kimse bulunmuyordu, ortalkta birisinin spagetti piirmi olduunu ve daireme dalp zerime spagetti frlattn gsteren hibir iaret de yoktu; bu yzden, bilemediim nedenlerle, hibir yerden gelmeyen bir avu souk spagettinin havada belirip gsmn zerine dtn tahmin edebiliyordum yalnzca. Bununla birlikte birka kez, nesneleri tam materyalize olduklar anda grdm. rnein, 1976'da, alma odamda bulunduum srada bir an bam kaldrnca kahverengi bir nesnenin havada, tavandan birka santim aada, birdenbire beliriverdiini grdm. Grnr grnmez de dimdik doru aaya dp ayamn dibine kondu. Bu nesneyi yerden alp baktm, genellikle bira ieleri yapmnda kullanlan trde krk, kahverengi bir cam parasyd. Geri bir229

HOLOGRAFK

EVREN

ka saniye sren bir naz yamuru kadar gsterili bir ey deildi ama, bana byle eylerin olabileceini retti. Gnmzde gerekleen belki en nl materyalizasyon olaylar, altm drt yandaki bir kutsal adam olan ve gney Hindistan'n Andra Prade blgesinin uzak bir kesinde yaayan Satya Sai Baba tarafndan retilmi bulunan nesnelerdir. Bu fenomeni gzleriyle grm saysz tana gre, Sai Baba tuz ve ta paralarmdan farkl eyler retebilmektedir. Havadan madalyonlar, yzkler, mcevherler kartmakta ve bunlar evresindekilere armaan olarak vermektedir. Ayrca, Hint tatllar ve ekerlerinden oluan sonsuz bir stou materyalize edebilmekte, ellerinin arasndan vibuti ya da kutsal kller dklmektedir. Bu olaylara szcn tam anlamyla binlerce kii tank olmutur, bunlarn aralarnda bilim adamlar ve sihirbazlar da vardr ve hi kimse herhangi bir hile izi bile bulamamtr. Bu tanklardan biri de zlanda niversitesinden psikolog Erlendur Haraldsson'dur. Haraldsson on yl boyunca Sai Baba'y incelemi ve bulgularm ksa sre nce yaymlanan, Modern Miracles: An Investigative Report on Psychic Phenomena Associated with Sathya Sai Baba (ada Mucizeler: Sathya Sai Baba ile likili Fiziksel Fenomenler Hakknda Bir Rapor) adl kitabnda sergilemitir. Haraldsson sonu olarak, Sai Baba'nn rettii eylerin birer aldatmaca ve el abukluu sonucunda ortaya kmakta olduunu kamtlayamam bulunduunu kabul ederken, ayn zamanda burada normalst bir eylerin yer almakta olduu konusunda bir hayli kant bulunduunu da aktarmaktadr. Sai Baba, istek zerine belirli nesneleri materyalize edebilmekteydi. Bir keresinde Haraldsson kendisiyle ruhsal ve ahlaksal konularda syleirken, Sai Baba, gnlk yaamn ve ruhsal yaamn "bir ift rudraka gibi birarada gelimesi" 230

BR AVU MUCZE

gerektiini sylemiti. Haraldsson bir ift rudraka'nn ne olduunu sorduunda, ne Si Baba ne de evirmen bu terimin ingilizce karlm bulamamlard. Sai Baba, bu tartmay srdrmek istiyordu, ama Haraldsson bu szcn anlamnn ne olduunu renmek istediinde direnince, "Sai Baba birdenbire sabrszca bir hareketle yumruunu skt ve elini bir iki saniye sallad. Sonra elini ap bana dnp, 'te bu.' dedi. Avucunun iinde mee palamuduna benzer bir ift nesne vard. Bu, bir ikiz portakal ya da bir ikiz elma gibi birarada bym bir ift rudraka'yd." diyor Haraldsson. Haraldsson bu ift tohumu bir am olarak saklamak istediini belirtince Sai Baba bunu kabul etti, ama nce onu yine kendisine vermesini istedi. "Bu ift rudraka'y iki elinin arama saklad, zerine fledi ve elini ap bana doru uzatt. imdi rudraka'larn st ve alt blmlerinde, ksa altn bir zincirle birarada tutan iki altm siperk bulunuyordu. Tepesinde ise, zerine ufak bir yakut gmlm olan altn bir ha ve hacn zerinde bir zincire geirilip boyuna aslabilmesi iin ufak bir delik vard.' 68 Haraldsson somadan bu ift rudraka'nn son derece ender bir botanik anomali olduunu rendi. Dant birok Hintli botaniki, daha nce byle bir eyi hi grmemi olduklarm sylediler. Haraldsson sonunda, Madras'daki ufak bir dkknda bunun daha kt biimli bir rneini buldu, dkkn sahibi bu rnek iin, neredeyse, yz dolar karlnda Hint paras istiyordu. Londral bir kuyumcu, bu nesnenin zerindeki saf altnn, en az yirmi iki ayar olduunu syledi. Bu gibi armaanlar az grlm eyler deildi. Sai Baba, kendisim bir kutsal adam sayarak her gn ziyarete gelen kalabalklara, sk sk pahal yzkler, mcevherler ve altndan yaplma nesneler veriyordu. Ayrca bol miktarda yiyecekler de materyalize ediyordu, ellerinin arasndan dklen 231

HOLOGRAFK

EVREN

eitli tatllar scackt, yle ki insanlar onlar ellerinde tutamyorlard. Ellerinden (hatta ayaklarndan) tatl uruplar ve gzel kokulu yalar dklyordu, hepsi dklp bittiinde ellerinde hibir yapkanlk kalmyordu. Bazen egzotik nesneler de retiyordu, rnein zerlerinde, kusursuzca kaznm Krina resimleri olan pirin taneleri, mevsimsiz meyveler (elektrii ve buzdolab bulunmayan lkenin o blgesi iin olanaksz bir eydi bu) ve grnte normal bir elmaya benzeyen, ama kabuklar soyulduunda bir yan elma, dier yan baka bir meyve olan garip meyveler. rettii eyler arasnda ayn derecede artc olan baka bir ey de kutsal kllerdi. Bunlar, kendisini grmeye gelen kalabalklarn arasnda yrrken ellerinden bitmez tkenmez miktarlarda dklyordu. Onlar her yere sayordu, kendisine doru uzatlan kaplara, ak avulara, balar zerine, yerdeki uzun, dalgal patikaya. Aram'nn evresindeki topraklardan her geiinde birok fy doldurabilecek miktarda kutsal kl sayordu. Haraldsson, Amerikan Ruhsal Aratrmalar Derneinin aratrmalar direktr Dr.Karlis Osis'le birlikte Sai Baba'ya yapt ziyaretlerden birinde bu klleri materyalize olurken grmt. Haraldsson'un bildirdiine gre, "Eli ak ve yere doru dnkt, havada eliyle birka kk ember izdi. Bunu yaparken, hemen elinin altnda, havada gri bir madde belirdi. Sai Baba'ya biraz daha yalan oturan Dr.Osis, bu maddenin nce tanecik biiminde ortaya ktna (ama dokunulunca kle dnyordu) dikkat etmiti. Eer Sai Baba bunu bizim farkna varamadmz bir el abukluuyla ortaya kartyor olsayd, taneciklerin daha havadayken zlmesi gerekirdi." 59 Haraldsson, Sai Baba'mn gsterilerinin kitle ipnozu sonucu olmadn, nki bu ak hava gsterilerinin filme ekilmesine rahata izin vermi olduu iin, her eyin filmde de ayn biimde grldn sylyor. Yine, baz belirli 232

BR AVU MUCZE

nesnelerin retilmesi, baz nesnelerin az bulunur, yiyeceklerin scak, materyalizasyonun tm boyutlaryla gereklemi olmas herhangi bir aldatmaca olasln ortadan kaldryordu. Haraldsson, imdiye dek hi kimsenin Sai Baba'nn sahtecilik yaptn belgeleyen herhangi bir kant gstermediine de iaret ediyor. Ayrca, Sai Baba bu srekli nesne akn yarm yzyldr srdrmekte; bunu on drt yandan beri yapmakta oluu hem yapt saysz materyalizasyonlara, hem de lekesiz nnn nemine ayr bir dorulama getiriyor. Sai Baba nesneleri hilikten mi yaratyor? Bu konuda karar verebilecek bir jri henz bulunmuyor, ama Haraldsson kendi grnn ne olduunu aklkla belirtmemi. O, Sai Baba'nn gsterilerinin bize, "tm insanolunun iinde, bir yerlerde uyumakta olan dev gibi bir gizil gcn varln anmsatmakta olduuna" inanyor. 60 Hindistan'da materyalizasyon yapabilen bireylerin says bilinmiyor. Batda srekli olarak yerlemi bulunan ilk nemli kutsal adam olan Paramahansa Yogananda (18931952), Autobiography of a Yogi (Bir Yoginin Otobiyografisi) adl kitabnda, mevsimsiz meyveler, altn tabaklar ve dier nesneler materyalize eden birok Hindu ileciden sz ediyor. lgin olan u ki Yogananda, bu gibi glere ya da siddilere sahip kiilerin her zaman yksek bir ruhsal evrim iinde olmayabilecekleri konusunda bizi uyaryor. "Dnya nesnelletirilmi bir dten baka bir ey deildir," diyor Yogananda ve "gl zihniniz ok youn olarak neye inanrsa o ey derhal gerekleir." 61 Bunu baarabilen bireyler acaba, Bohm'un uzay boluunun her santimetre karesini doldurduuna inand o olaan d byklkteki kozmik enerji denizinin yalmzca ufack bir alamyla ilikiye gemek iin bir yol mu bulmulardr? Yapm olduu bir dizi artc materyalizasyonla, Haraldsson'un Sai Baba'ya salad onaydan daha byn 233

HOLOGRAFK

EVREN

kazanm olan bir kii ise Therese Neumann'dr. Stigmalarna ek olarak, Neumann ayrca bir inedia ya da hibir ey yiyip imeden yaayabilme konusunda normalst bir yetenek sergilmitir. Onun inedias, gen bir rahibin boazndaki hastal kendi bedenine "geirdii" ve yllarca yalnzca su ierek beslenebildii, 1923 ylnda balamtr. Sonra, 1927'de yemekten de, sudan da tmyle vazgemitir. Regensburg'daki yerel piskopos, Neumann'm orucunu renince, kendisini incelemesi iin evine bir komisyon gndermitir. 14 Temmuz 1927'den, 29 Temmuz 1927'ye dek, Seidl adndaki bir tp doktorunun danmanlnda drt Franciscan hemire rahibe onun her hareketini dikkatle incelemitir. Onu gece gndz dikkatle gzlemlemiler ve azm ykamak ve alkalamak iin kulland su dikkatle llp tartlmt. Rahibeler Neumann hakknda birok olaan d eyin farkna varmlard. Hi tuvalete kmyordu (hatta alt haftalk bir sreten sonra yalnzca bir barsak hareketi olmu ve Dr. Reismanns tarafndan incelenen dkda yalnzca az miktarda mucus (*) ve safra bulunmu ama hibir yiyecek izine rastlanmamtr). Ayrca bedeninde hibir susuz kalma iareti yoktu; ortalama bir insan soluk verirken gnde drt yz gram kadar suyu aa kartr ve derisindeki gzeneklerden yine ayn miktarda suyu dar atar. Onun kilosu hep aynyd; stigmalarnn haftalk almalar srasnda yaklak drt kilo kadar kan kaybettiyse de, kilosu bir iki gn iinde yeniden normale dnmt. Yaplan incelemenin sonunda Dr.Seidl ve hemireler Neumann'm on drt gn boyunca hibir ey yememi ve imemi olduuna tmyle ikna olmulard. Yaplan testler inandrcyd, nki insan bedeni yemek yemeden iki hafta yaayabilirdi ama su imeden bu srenin yansm bile geirebilecei kukuluydu. Yine de bu, Neumann iin hibir ey
(*) Mucus: Burun, gzler ve az gibi havayla temas eden boluklarn i yzn rten zann koruyucu tabakas. (.N.)

234

BR AVU MUCZE

deildi; daha sonraki otuz be yl boyunca ne bir ey yedi, ne de su iti. Bylece onun, stigmalannn kanar durumda olmas iin gereksinim duyduu kan materyalize etmekle kalmayp, ayn zamanda, yaayabilmek ve salkl olabilmek iin gereksinmesi olan suyu ve dier besinleri dzenli olarak retmekte olduu anlalyordu. nedia yalnzca Neumann'a zg deildir. The Physical Phenomena of Mysticistn (Mistisizmin Fiziksel Fenomenleri) adl kitabmda Thurston hibir ey yiyip imeden yllarca yaayan birok stigmatist rnei vermitir. Materyalizasyon sandmzdan daha sradan bir ey olabilir. Tarihsel ve dinsel nem tamakta olan kanayan heykeller, resimler, ikonlar ve hatta kayalar mucize edebiyatnda ska rastlanan eylerdir. Gzya dken Madonna ve dier ikonlar hakknda dzinelerce yk vardr. talya'y 1953 ylnda, bir "alayan Madonna" salgn kasp kavurmutu. 62 Ve Hindistan'da, Sai Baha'nn mritleri Haraldsson'a, mucizeli bir biimde kutsal kl oluturan birok ilecinin resimlerini gstermilerdi. T m R e s m i Deitirmek Materyalizasyon bizim gereklik hakkndaki geleneksel dncelerimize bir biimde meydan okuyor; nki PK gibi eyleri biraz aba gstererek geerli dnya grmze katabilsek bile, yoktan bir nesne yaratma olgusu bu dnya grn tam temelinden sarsmaktadr. Yine de, zihnin yapabilecei tm eyler bundan ibaret deildir. Buraya kadar gerekliin yalnzca "baz blmlerini" ieren mucizelere gz attk - nesneleri psikokinetik olarak ortalkta dolatran kiilerden, kendilerini atee kar bakl yapabilmek iin gerekliin baz blmlerini (fizik yasalarn) deitiren kiilerden ve baz paralar (kan, tuz, talar, mcevherler, be235

HOLOGRAFK

EVREN

sinler ve gzyalar) materyalize eden kiilerden rnekler verdik. Ama eer gereklik, aslnda blnmez bir btnse, mucizeler niin yalnzca paralar ieriyor gibi grnyor? Eer mucizeler, bizim kendi gizli kalm yeteneklerimizin gstergeleriyse, sorunun yant, bu durumun hi kukusuz, bizim kendimizi, dnyay paralar hlinde grmemiz konusunda ok derinden programlam olmamzdan kaynaklanddr. Bu da, eer her eyi paralar hlinde grmeye kendimizi bylesine balamam olsaydk, eer dnyaya daha farkl bir biimde bakabilseydik, mucizelerin de daha farkl olabileceini dndrmektedir. O zaman, gerekliin baz paralarnn dntrld bu denli ok saydaki mucize yerine, gerekliin btnn dntren daha ok rnek grebilecektik. Aslnda byle birka rnek de vardr, ama ok ender olan bu rnekler gereklik hakkndaki geleneksel dncelerimize materyalizasyondan daha cidd bir biimde meydan okumaktadr. Watson, byle bir rnekten sz ediyor. Endonezya'dayken, olaanst glere sahip baka bir gen kadnla daha karlamt. Bu kadnn ad Tia idi, ama Alin'in gcyle karlatrlacak olursa, onunki uurd bir ruhsal yetenein ifadesi saylamazd. Bunun tersine bu g, uurlu olarak kontrol edilen ve Tia'mn, hepimizin iinde uyumakta olan glerle doal balantsndan kaynaklanan bir gt. Szn ksas, Tia yetime yolundaki bir Samand. Watson onun yeteneklerine birok kez tank oldu. Onun mucize trnde iyilemelere neden olduunu grd ve bir kez de, yrenin Mslman din lideriyle g atmasna giritii bir srada, zihin gcn yerel caminin minaresini atee vermek iin kullandn grd. Ancak Watson, Tia'mn en artc g gsterisiyle, onu rastlantsal olarak glgeli kenari aalarndan oluan korulukta, ufak bir kzla konuurken grd zaman karla236

BR AVU MUCZE

t. Watson, Tia'mn hareketlerinden bu kza nemli bir y anlatmaya altn uzaktan bile anlamt. Konumarn duymamakla birlikte, oluan gergin havadan bunu aramad belliydi. Sonunda, aklna bir dnce gelir gi' oldu ve rktc bir dansa balad. Watson onun, kendinden gemi bir durumda, aaladoru iaretler ederek yapt dans izlemeyi srdrd; zla hareket etmiyormu gibi grnmekle birlikte, zarif ilerinde insan ipnotize edici bir eyler vard. Sonra, Watn'u hem olduu yerde donduran hem de dehete dren 'r ey yapt. Tia, bir anda tm koruluu ortadan kaldrd, "atson'un anlattna gre, "Tia bir an, glgeli bir kenar koluunda dans ediyordu, derken bir anda, sert ve parlak "n nda kendi bana ayakta duruyordu." 6 3 Birka saniye sonra koruluu yeniden grnr durua getirdi. Watson, ufak kzn ayaa frlayp koarak aalara demesinden, ayn deneyimi onun da yaam olduunu anlamt. Ama Tia'mn gsterisi bitmemiti. Koruluu birka kez ortadan kaldrp, sonra yeniden kartt, her seferinde kendisi de kzla birlikte ellerini rpyor, dans ediyor ve ikisi bu olaanst olaya glp duruyorlard. Watson hibir ey yapmadan yryp gitti, ba dnyordu. 1975'de, Michigan Devlet niversitesinde son snf rencisiyken, benim de ayn derecede nemli ve nesnel gereklie meydan okuyan bir deneyimim olmutu. Yerel lokantalardan birinde profesrlerimden biriyle yemek yiyordum, Carlos Castaneda'nn deneyimlerinin felsef imalarn tartyorduk. Konumamz zellikle, Castaneda'nn Journey of Ixtlar'da (Ixtlan'a Yolculuk) deindii bir olay evresinde geliiyordu. Don Juan ve Castaeda bir gece lde bir ruhu ararlarken buzaya benzer bir yaratkla karlamlar, ama kulaklar kurt kulaym ve bir ku gibi gagas varm. Can ekiiyormu gibi acyla kvranyor, barp duruyomu. 237

HOLOGRAFK

EVREN

Castaeda nce korkmu, ama sonra kendi kendisine, grd eyin gerek olamayacan syleyince grnt deimi ve lmekte olan ruhun aslnda dm bir aacn rzgrda titreyen dallar olduunu grm. Castaeda gururla, bu eyin gerekte ne olduunu gstermi, ama yal Yaqui amam her zamanki gibi onunla alay etmi. Castaeda'ya, daln aslnda, gle dolu bir canlyken lmek zere olan bir ruh olduunu ama Castaeda onun varlndan kuku duyunca bir aa dalma dntn sylemi. Profesrle yaptm konumada, Don Juan'n, ayn sekinlikteki iki gereklikten her ikisinin de gerek olabilecei konusundaki nermesinin aklm kurcaladn ve bu dncenin birok paranormal olay aklayabileceini hissettiimi sylyordum. Bu olay tarttktan dakikalar soma lokantadan ayrldk ve darda ak bir yaz gecesi olduu iin biraz yrmeye karar verdik. Konumay srdrrken, nmzde ufak bir grubun yrmekte olduunu grdm. Bilmediim bir dilde konuuyorlard ve takn davranlarndan sarho olduklar belli oluyordu. Ayrca, kadnlardan biri elinde yeil bir emsiye tayordu. Bu garip bir eydi, nki gkyznde tek bir bulut yoktu ve o gn yamurla ilgili herhangi bir hava tahmini de yaplmamt. Bu grupla i ie girmemek iin biraz ardan aldk, bu arada kadm birden emsiyeyi yaban ve dzensiz bir tavrla sallamaya balad. Havada kocaman yarm emberler iziyordu; o byle sallayp dururken, emsiyenin ucu birka kez neredeyse bize arpacakt. Admlarmz daha da yavalattk, ama giderek, kadnn gsterilerinin bizim dikkatimizi ekmeye ynelik olduu belli olmaya balad. Sonunda baklarmz onun davranlarna takld kald; kadn emsiyeyi iki eliyle bann zerinde dndrp dramatik bir biimde ayaklarmzn dibine att. Aptallaarak emsiyeye bakakaldk, kadmn byle bir 238

BR AVU MUCZE

eyi niin yaptn anlamaya alyorduk, sonra artc eyler olmaya balad. emsiye, snmek zere olan bir lmba gibi "titreti" diye tanmlayabileceim bir ey oldu. emsiyeden, buruturulan bir selfon kdnn kartt sese benzer garip bir atrt kyordu. Ular parltl, rengarenk bir cmble yukar doru kvrlyordu; emsiyenin rengi ve biimi deiti, kahverengi-gri boum boum bir sopaya dnt. O denli armtm ki, birka saniye hibir ey syleyemedim. nce profesrm konutu ve bu nesnenin bir emsiye olduunu sandn syledi. Kendisine olaan d bir ey grp grmediini sorunca da, evet anlamnda bam sallad. Bu olay her ikimiz de bir yere yazdk, soma bunlar karlatrdmzda grdmz eyin birbirine tpatp uyduu ortaya kt. Tek belirsiz farkllk profesrmn, emsiyenin bir sopaya dnt srada "czrdadn" yazm olmasyd ki, bu da buruturulan selfon kdnn kartt sesten ok farkl bir tanmlama saylmazd. Btn Bunlarn Anlam Nedir? Bu olay, herhangi bir yamt bulamadm birok soruya neden oluyor. emsiyeyi ayaklarmzn dibine frlatan insanlarn kim olduunu ya da onlar yryp gittikleri srada ortaya kan sihirli dnmn farknda olup olmadklarm bile bilmiyorum, bununla birlikte kadnn garip ve amal gibi grnen gsterisi onlarn her eyden tmyle habersiz olmadklarn dndryor. Profesrm de ben de, emsiyenin bu sihirli dnmyle o denli yerimizde mhlanp kalmtk ki, aklmz bamza toplayncaya dek onlar oktan uzaklap gitmilerdi. Bu olayn nedenini bilemiyorum, yalnzca, benzer bir olayla karlam olmamz nedeniyle, Castaeda hakkndaki konumamzla bir ekilde ak bir ilikisi var gibi geliyor bana. 239

HOLOGRAFK

EVREN

Bu kadar ok paranormal olayla karlama ayrcala na neden sahip olduumu bile bilmiyorum; bunun, birok psiik yetenekle domu olmamla bir ilgisi olabilir. Yeni yetiirken, olacak olaylarla ilgili canl ve ayrntl ryalar grmeye balamtm. ou kez, kendileriyle ilgili bir eyler bilmeye hakkm olmayan kiiler hakknda bilgilerim oluyordu. On yedi yandayken canllarn evresinde bir enerji alan ya da "aura" grme yeteneine sahip olmaya baladm. O gn bu gndr, bedeninin evresinde grdm k buusunun biim ve renklerine bakarak o kiinin salnn nasl olduu konusunda karar verebiliyorum. Bunun stnde ve tesinde, hepimizin farkl yetenek ve niteliklere sahip olduumuza inanyorum. Bazlarmz sanat olarak doarz, bazlarmz ise doutan dansdr. Ben ise, gerekliin iindeki deiiklikleri tetikleyebilmek -normalst olaylar eyleme geirebilmek iin gereken gleri bir ekilde katalize edebilmek iin- gereken kimya ile domu olmalym. Bunun iin minnettarm, nki bu zelliim bana, evren hakknda birok ey retti, ama ona niin sahip olduumu bilmiyorum. Neyi bildiime gelince, imdi "emsiye olay" diye andm eyin, dnyada artk kktenci bir bakalamn gerekli olduunu gstermekte oluudur. Bu blmde, gerekliin iinde giderek daha byk deiimler yaratan mucizelere yer verdim. Psikokineziyi kavramak bize bir nesneyi yoktan oluturuverme yeteneinden daha kolay gelmektedir; bir nesneyi bu ekilde materyalize etmek ise tm bir koruluu ortadan kaldrvermekten ya da maddeyi bir ekilden baka bir ekle dntrebilme yeteneine sahip bir grup insann birdenbire paranormal olarak belirivermesinden daha anlalabilir bir eydir. Bu gibi olaylar bize gerekliin, gerek anlamda, bir hologram, bir yaplama olduunu giderek ve giderek daha ok dndrmektedir. 240

BR AVU MUCZE

imdiki soru ise u olacaktr: Bu yaplama, uzun zaan sreleri boyunca greceli olarak dengede olan ve Bohm'un ileri srd gibi uur tarafndan yalmzca mini[ bakalamlara uratlabilen bir hologram mdr, yoksa mucizelerin kantlad gibi, yalnzca dengedeymi gibi gnen, ama belirli koullar altnda deiebilen ve gerek anlamyla snrsz olarak yeniden biimlenebilen bir hologram mdr? Holografik dnceyi kabullenen baz aratrmaclar ikincisinin doru olduuna inanmaktadrlar. rnein Grof, materyalizasyonu ve dier ar u paranormal fenomenleri ciddiye almakta ama gerekliin aslnda, uurun sptil otoritesine boyun emekte olan bulutumsu bir yaplama lduunu hissetmekte ve "Dnya, bizim onu algladmz gibi boyutlu ve kat olmayabilir." demektedir. 64 Holografik dncenin savunucularndan biri olan Stanford niversitesi Materyal Bilimleri Blmnn efi, fiziki William Tiller de aym dncededir. Tiller gerekliin, ~tar Trek: The Next Generation (Uzay Yolu: Gelecek Nesil) adtelevizyon dizisindeki "holodek'e benzedii dncesindedir. Bu dizideki holodek, iinde bulunanlarn diledikleri her gerekliin, szcn tam anlamyla, holografik bir modelini oluturabildikleri bir yerdir, bu bereketli bir orman da olabilir, vzr vzr bir kent de. Ayrca her eyi dedikleri bi deitirebilir, rnein, bir lmbay materyalize edebilir, istemedikleri bir masay yok edebilirler. Tiller gerekte evrenin de, tm canllarn birarada btnlemesiyle yaratlm 5ir holodek olduunu dnyor. "Biz onu bir deneyim arac olarak yarattk ve onu ynetecek yasalar oluturduk." diyor Tiller, "Ve kavraymzn snrlanna ulatmz zaman da bu yasalar deitirebiriz; iin aslnda, biz snrlara doru yryp giderken fizii de yaratm oluyoruz." 65 Eer Tiller haklysa ve evren dev bir holodek ise, bir altn yz materyalize etme yetenei ya da bir kenari koru241

HOLOGRAFK

EVREN

luunun ortadan yok olup, sonra yeniden ortaya kmasna neden olmak artk bize garip gelmemelidir. Giderek emsiye olayna da, sradan gereklik adm verdiimiz holografik model iindeki geici bir sapma gzyle bakabiliriz. Profesrm ve ben byle bir yetenee sahip olduumuzu bilmediimiz hlde belki de Castaeda hakknda yaptmz duygusal dozlu yksek tartma, uurd zihnimizin, o andaki inancmz yanstmak iin gereklik hologramn deitirmesine neden olmu olabilir. Ullmanin, psiemizin srekli olarak, uyank uur durumundayken farknda olmadmz eyleri retmeye almakta olduu yolundaki nermesini gz nne alacak olursak uurdmz belki de, bize gerekliin gerek yapsn ve kendimiz iin yaratm olduumuz dnyann sonuta, dlerimizdeki gereklik kadar yaratc sonsuzlua sahip olduunu gsterebilmek amacyla zaman zaman bizim iin byle mucizeler oluturmak zere programlanm olabilir. Gerekliin tm canllarn btnlemesiyle yaratlm olduunu sylemekle, evrenin gereklik alanlarndan olutuunu sylemek ayn eydir. Eer doruysa bu, baz atomalt paracklar -rnein elektronlar- hakkndaki gerekliin neden greceli olarak deimez yapda olduunu ve dier bazlar, rnein, anomalonlar hakkndaki gerekliklerin ise neden yorulabilir (esnek) nitelikte oluunu aklamaktadr. Belki de, bizim imdi elektronlar diye algladmz gereklik alanlar, uzun sre nce, belki insan rk, her eyi biraraya getiren btnln paras olmazdan ok uzun sre nce, kozmik hologramn paras olmutur. Bylece hologramn iinde derinlemesine kklemi olan elektronlar, daha yakn zamanda olumu gereklik alanlar kadar insan uurundan etkilenmiyor olabilir. Anomalonlar'n lboratuvardan lboratuvara farkllk gstermesi de yine ayn biimde, daha yeni gereklik alanlar olular nedeniyle 242

BR AVU MUCZE

nz olumam bulunmalar ve hl bir kimlik aray 'nde dalgalanmakta olular yznden olabilir. Bir anlama, onlar da Tart'm deneklerinin alglad ampanya plaj 'bi henz gri ve sakl dzenden henz yeterince kopmam urumdadrlar. Bu, ayn zamanda aspirinin Amerika'daki kalp krizleri' nlerken, ngiltere'de neden etkili olmadn da aklaaktadr. Belki o da greceli olarak yeni, henz olumakta lan bir gereklik alandr. Kan materyalize etme yetenei'n de karlatrmal olarak yeni bir gereklik alan olduu onusunda ipular vardr. Rogo, kan mucizeleri hakkndaki kaytlarn ondrdnc yzylda San Gennaro'nun muci"esiyle balam olduunu yazyor. San Gennaro'dan nce 'bir kan mucizesinin grlmemi olmas, bu yetenein o man srecinde ortaya km olduuna iaret ediyor. Bir gu bylece bir kez yerletikten sonra, bu olaym oluabildi' gereklik alamyla ilikiye geebilmek dierleri iin daha lay olmaktadr.Ve bu da saysz kan mucizesinin San Genro'dan nce hi grlmezken, niin San Gennaro'dan sonra ortaya km oduunu aklayabilir sanrm. Gerekten de eer evren bir holodek ise, fizik yasalannan galaksilerin varlna dek, dengeli ve sonsuz gibi gren her eye, hep birlikte deneyimlenen dev gibi bir ryann 'ndeki sahne donammlarmdan daha gerek olamayan fanziler ya da gereklik alanlar olarak bakabilir. Sreklilie hipmi gibi grnen her ey birer yanlsama olarak grbilir, yalnzca uur, canl evrenin uuru sonsuz olabilir. Kukusuz, baka bir olaslk daha vardr. Yalnzca emye rneindeki gibi olaan d olaylar birer gereklik alam abilir ve genelde dnya, bize retilmi olduu gibi her nyle dengeli ve uurdan etkilenmez bir durumda bulunaktadr. Bu varsaymla ilgili sorun, hibir zaman kantlamaz oluudur. Bu konuda elimizdeki tek gsterge, otur243

HOLOGRAFK

EVREN

ma odamzn ortasmda birden yuvarlanmaya balayan mor bir filin gerek olup olmadn anlayabilmek iin baka insanlarn da onu grp grmediini anlamaya almaktr. Ama bir kez, iki ya da daha ok insann bir gereklik yaratabildiim -bu ister bir emsiyeyi sopaya dntrmek, ister bir kenari koruluunu ortadan kaldrmak olsun- kabul ettik mi, dnyadaki her eyin zihin tarafmdan yaratlmam olduunu kamtlayabilme olashmz yoktur. Bu her eyin, bir kiisel felsefe sorunu olduunu sylemekle ayn anlama gelir. Ve kiisel felsefeler eitlidir. Jahn, yalmzca uurlar arasndaki iletiimden ortaya kan gerekliin gerek olabileceine inanmay yeliyor. "Bizim dmzda bir yer olup olmadn sorgulamak, bir soyutlamadr. Eer soyut olam tanmlayabilecek bir yntem bulamyorsak, onun modelini kartmaya almamzn da bir yarar olmayacaktr." demektedir. 6 6 Gerekliin bir uur yaplamas olduunu hararetle kabul eden Globus ise, alglama baloncuklarmzn tesinde bir dnya olduunu dnmeyi yelemektedir. "Ben, ince kuramlarla ilgilenirim," demektedir, "ve ince bir kuram da varoluu ngrr." 6 7 Ama bunun yalnzca kendi nyargs olduunu da kabul ediyor, "Byle bir varsaym kantlayacak hibir ampirik yntem yoktur." diyor. Bana gelince, kendi deneyimlerimin bir sonucu olarak, "Bizler birer alglaycyz. Bizler birer farkmdalk'z, biz nesne deiliz; bizim hibir somut, boyutlu nesnelliimiz yoktur. Biz snrsz varlklarz. U boyutlu kat nesnelerden oluan dnya, bizim somutlua geiimizi salayan bir kolaylktr. O, yalnzca bize yardmc olmak iin yaratlm bir tanmlamadr. Biz -ya da daha ziyade aklmz- bu tanmlamann yalnzca bir tanmlama olduunu unuturuz. Ve bylece, kendi btnselliimizi, yaammz boyunca pek ender ayrlabildiimiz bir ksr dngde tutsak etmi bulunuyoruz." 68 diyen Don Juan'la ayn dncedeyim. 244

BR AVU MUCZE

Baka bir deyile, tm uurlarn btnlemesiyle (en-grasyonuyla) yaratlm olan gerekliin stnde ve teinde hibir gereklik yoktur ve holografik evren, zihnin, zcn tam anlamyla- snrsz yntemleriyle yeniden e yeniden biimlendirilebilir. Eer bu doruysa, fizik yasalarn ve galaksilerin varl ek gereklik alan deildir. Hatta, uurumuzun bu yaamdaki aralar olan bedenlerimiz bile, en az, kurala uymayan gular ve ampanya plajlar kadar gerek d kabul edilebi' . Ya da holografik dncenin destekilerinden birisi ve Virginia Intermont Koleji psikologlarndan olan Keith Hoyd'un dedii gibi, "Herkesin dndnn tersine, uuru yaratan beyin olmayabilir, belki de beynin ortaya kn, maddeyi, uzay, zaman ve fiziksel evren olarak yorumlamaktan honut olduumuz her eyi yaratan uurdur." 6 9 Belki bizi en rahatsz eden ey de budur, nki bedenlerimizin boyutlu, somut birer varlk ve nesnel birer gereklik olduuna o denli derinden inanmz ki, aslnda yalnzca birer fantezi olduklar dncesini ho karlamamz ok zordur. Ama durumun aslnda byle olduunu gsteren saysz kamt vardr. Azizlere zg dier bir fenomen de bilokasyon ya da aym anda iki yerde birden bulunma yeteneiir. Haraldsson'a gre Sai Baba bilokasyon konusunda da marifetlidir. Saysz kii, onun parman klatp birden yz, iki yz metre tede beliriverdiine tank olmutur. Bu gibi olaylar bedenlerimizin nesne olmayp, bir gz krpma sresi iinde -bir imgenin bir video ekrannda yok olup, yeniden grnvermesi kadar kolaylkla- bir yerden "yok ohp", baka bir yerde "grnebilen" holografik yansmalar olabileceini dndryor. Bedenin holografik ve maddesel olmayan yapsnn altm bir kez daha izen baka bir olay da, ndridi ndridason adndaki zlandal bir medyomun oluturduu baka bir fe245

HOLOGRAFK

EVREN

nomendir. 1905'de izlanda'nn nde gelen birka bilim adam paranormal olaylar incelemeye karar vermi ve Indridason'u da deneklerinden biri olarak semilerdi. O sralar Indridason, psiik yeteneklerinden haberli olmayan sradan bir kasaba serserisiydi; ama onun son derece yetenekli bir medyom olduu abucak anlalmt. abucak transa girebiliyor ve arpc PK gsterileri yapyordu. Ancak, derin transa girdiinde bazen ok garip bir ey oluyor, bedeninin baz blmleri tmyle grnmez hle geliyordu. akn bilim adamlarnn baklar altmda bir kol ya da bir el yavaa gzden silinip, Indridason uyanmazdan az nce yeniden beliriyordu. 7 0 Bu gibi olaylar hepimizde, uykuya yatm bekleyen dev bir potansiyel olabilecei konusunda sarsc bir kuku salyor iimize. Daha nce de grdmz gibi, evren konusundaki geerli bilimsel anlaymz bu blmde incelemi olduumuz fenomenleri aklamak konusunda tmyle aresizdir, bu yzden onlar grmezden gelmekten baka seenei yoktur. Bununla birlikte, eer Grof ve Tiller gibi aratrmaclar haklysa ve zihin sakl dzenle, bizim evren adm verdiimiz hologramn douuna neden olan bu holografik tabakayla ilikiye geebilme yeteneine sahipse ve bu yolla diledii her gereklii ya da fizik yasasn yaratabiliyorsa, o zaman yalnzca bu tr eyleri deil, szcn tam anlamyla, her eyi yapabilme olasl var demektir. Eer bu doruysa, dnyann grnrdeki boyutlu somut varln, alglama yeteneimizin ancak ufak bir blmyle alglyoruz demektir. oumuzun, geleneksel evren tanmmzn kmaznda gerekten taklp kalm duJ rumda bulunmasna karn, dnyann somut gereinin tesini grebilme yeteneine sahip birka birey vardr. Gelecek blmde bu bireylerden bazlarna bir gz atp, ne grmekte olduklarn inceleyeceiz. 246

HOLOGRAFK BAKI
Biz insanoullar, "somut madde"den olutuumuz inancndayzdr. in aslnda fiziksel beden, tm fizik maddeyi biimlendirdii gibi kendisini de biimlendiren - deyim yerindeyse, sptil enformasyon alanlarnn bir rndr. Zaman iinde deien bu alanlar, normal duyumlarmzn alglama snr dnda (bulunan) hologramlardr. Durugrye sahip kiilerin, fiziksel bedenlerimizi evreleyen renkli yumurta biimindeki haleler ya da auralar olarak algladklar ey ite budur.
Itzhak Bentov Stalking the Wild Pendulum (lgn Pandln zinde)

Birka yl nce bir arkadamla birlikte yrrken gzme bir trafik iareti ilimiti. Bu, sradan bir "Park Yaplmaz" iaretiydi ve kent sokaklarm dolduran dier "Park Yaplmaz" iaretlerinden hibir fark yoktu. Ama hangi nedenle olduu bilinmez, gzm oraya takdp kalmt. Arkadam birdenbire, "Bu trafik iaretini yanl yazmlar." diye banncaya dek ona baktmn bile uurunda deildim. Onun barmasyla dalgnlmdan kurtulunca Park szcndeki "a" abucak "e"ye dnt. Zihnim bu iaretleri doru yazlm olarak grmeye alkn olduu iin nce bunu fark etmemitim, gzmn hi nedensiz bu iarete dikilip kalmas ise, uurdmn orada bir yanl olduunu grerek bunu grebilmem iin beni 247

HOLOGRAFK

EVREN

uyarmasyd. Sonradan anlaldna gre, arkadam da nce iareti doru yazlm gibi alglam, ama soma yanlln farkna varnca aknlm sesli olarak dile getirmiti. Sonra yryp gittik, ancak bu olay beni rahatsz etmiti. Gz/beynin hi de yle gvenilir bir kamera olmadn ve dnyay bize ulatrmadan nce ona stnkr yle bir baktn ilk kez fark etmitim. Nrofizyologlar bu olgunun zaten uzun sredir farkndaydlar. Grme konusundaki ilk almalarndan birinde Pribram, bir maymunun optik sinirleri araclyla ald grsel bilginin dorudan grme korteksine ulamayp, nce beyninin dier blgelerinin szgecinden gemekte olduunu bulgulamt. 1 Ayn eyin insann grme duyusu iin de geerli olduunu ortaya koyan saysz aratrma vardr. Beynimize giren grsel bilgiler nce temporal loblarmz (akaklardaki loblar) tarafmdan dzeltilip biimlendirildikten sonra grme kortekslerimize gnderilir. Baz aratrmalar, aslnda "grdmz" eylerin % 50'den azmn gzlerimize giren bilgilerden olumakta olduunu dndrmektedir. Dier % 50 ksuru ise dnya konusundaki beklentilerimizden (ve belki gereklik alanlar trnde baka kaynaklardan) olumaktadr. Gzler grme organlar olabilir, ama asl grme ii beynin grevidir. te, yakm bir arkadamz byn tra ettiinde bazen bunun farknda olmaymzn ve tatilden dnte evimizi hep biraz farkl buluumuzun nedeni budur. Her iki durumda da, orada bulunduunu dndmz eye tepki vermeye ylesine almzdr ki, gerekte orada ne olduunu her zaman gremeyebiliyoruz. Zihnin grmekte olduumuz eyleri yaratmak konusundaki rol, gzmzdeki "kr nokta" denilen bir olguda daha da arpc bir biimde sergenmektedir. Grme sinirlerinin bulutuu retinann ortasnda, hibir alcnn bulun248

HOLOGRAFK

BAKI

*
Resim 15: Beyinlerimizin bizim gereklik olarak algladmz eyi nasl oluturduunu sergilemek iin bu izimi gz dzeyinizde tutun, sol gznz kapatn ve sa gznz kafesin ortasndaki noktaya dikin. Kitab, sadaki yldz gzden silininceye dek gz izginiz boyunca yavaa yatay olarak ne arkaya doru hareket ettirin (yldz, gznzden yaklak 25-38 cm arasnda bir uzaklkta silinecektir). Yldz, gznzn kr noktasna dt iin silinmektedir. imdi sa gznz kapatp sol gznzle yldza bakn. Kafesin ortasndaki nokta gzden silininceye dek kitab ne arkaya hareket ettirin. Bu srada dikkat ederseniz, nokta gzden silinmekle birlikte kafesin izgilerinin kesiksiz srmekte olduunu greceksiniz. Bunun nedeni beyninizin, orada bulunmas gerektiini ndnz eyi tamamlamakta olmasdr.

ad bir kara nokta vardr. Bu durum 15 numaral izim araclyla kolayca sergilenebilir. evremizdeki dnyaya baktmzda grme duyumuzda baz bo noktalar bulunduunun tmyle farknda deihzdir. Bo bir kt parasna m, yoksa sslemeli bir ""an halsna m baktmz hi fark etmez. Beyin bu boluktan, bir kuma paras zerindeki delii onaran yetenekli bir terzi gibi ustalkla rer. in garibi, o bizim grsel gerekliimizi yeniden rerken biz bunun farknda bile olmayz. Bu durum, rahatsz edici bir soruya yol amaktadr. 249

HOLOGRAFK

EVREN

Eer dmzdaki dnyanm yardan azm gryorsak, orada grmediimiz baka neler var acaba? Dikkatimizden tmyle kaan sokak levhalar ve kr noktalar gzmzden saklayan bu by nedir? Teknolojik gzpekliimiz bu konuda bize birka yant salyor. rnein, rmcek alan bize tek dze beyaz bir ey gibi grnmekle birlikte, gerekte, av hlindeki bceklerin ultraviyole duyarlna sahip gzlerine parlak renkli ve ekici grnmekte olduunu artk biliyoruz. Teknolojimiz ayrca, floresan lmbalarn srekli olarak k salamadn, aslnda farkna varamayacamz bir hzla yanp snmekte olduunu da sylemektedir bize. Bununla birlikte, stroboskop lmbasm andran bu kararsz etki, bir ayrn zerinden badndrc bir hzla uarken tm iekleri gryor olmas gereken bal arlar tarafndan olduka iyi alglanabilmektedir. Ancak, bizim grmediimiz ve teknolojimizin ulaamad baka nemli gereklik grnmleri de var mdr acaba? Holografik modele gre bu sorunun yant, "evef'tir. Pribram'n grlerine gre makro gereklik aslnda bir frekans alandr. Ve beynimiz de bu frekanslar nesnel grnmler dnyasna dntren bir tr mercektir. Pribram bu ie, olaan duyusal dnyamzn frekanslarn, rnein ses ve n frekanslarn incelemek amacyla balamt ama sakl dzeni biimlendiren giriim desenlerini tanmlamak iin artk frekans alan terimini kullanmaktadr. Pribram orada, frekans alamnda, bizim gremediimiz eyler, beynimizin dzenli olarak grsel gerekliimizden dlad baka eyler de olduuna inanmaktadr. O, mistiklerin akn deneyimleri srasnda, gerekte, frekans alanndan baz grnmler yakalamakta olduklar dncesindedir. Bu konuda yle diyor: "Kiiyi olaan dnyadan ya da 'imge nesneler' alanndan 'frekans alan'na getirip gtren matematiksel formller elde edilebildii zaman mistik de250

HOLOGRAFK
ne

BAKI

yimler de bir anlam kazanm olacaktr." 2 nsann Enerji Alan

Gerekliin frekans grnmn alglayabilmeyi ieren mistik fenomenlerden birisi de auray ya da insann enerji alann grebilme yeteneidir. nsan bedeninin evresinde, olaan insan algsnn tesinde yer alan sptil bir enerji alam, bir tr hale benzeri k zarf bulunduu dncesi birok antik gelenekte yer almaktadr. Hindistan'da, be bin yldan gerilere giden kutsal metinlerde, bu yaam enerjisine prana ad verilmektedir. in'de M.O. nc bin yldan beri chi denilen bu enerjinin akupunktur meridyenleri boyunca akmakta olduuna inanlr. M.O. altnc yzylda ortaya kan mistik Yahudi felsefesi olan Kabala'da, bu yaamsal ilkeye nif i (nef ish) denmi ve yumurta biimli bir yanar dner kabarcn tm insan bedenlerini sarmakta olduu retilmitir. Yazar John White ve parapsikolog Stanley Krippner Future Science (Gelecein Bilimi) adl kitaplarnda, auraya 97 farkl adla deinen 97 farkl kltr sralamlardr. Bu kltrlerden ou, eri derecede spiritel bireylerin amalarnn, olaan insan alglarnca bile fark edilebilecek denli parlak olduuna inanmaktadrlar; bu yzden aralarnda Hristiyan, in, Japon, Tibet ve Msr da bulunan pek ok gelenek, kutsal kiileri, balarnn evresinde haleler ve dier yuvarlak simgelerle betimlemilerdir. Thurston, mucizeler zerinde yazd kitabnda tm bir blm, Katolik azizlere ilikin bu tr ksal fenomenlere ayrmtr; Neurnann ve Sai Baha'nn evrelerinde de gzle grlebilir amalar bulunduu sklkla bildirilmitir. 1927'de len byk Suf mistii Hazret nayet Han'n ise bazen gl bir k yayd ve insanlarn geceleri bu n altnda yaz okuyabdii 251

HOLOGRAFK

EVREN

sylenir.

Bununla birlikte, olaan durumlarda insann enerji alan yalnzca, bu konuda zellikle gelimi bir yetenee sahip olan bireylerce grlebilir. Baz bireyler doutan bu yetenee sahiptir. Bazen bu yetenek, kendi durumumda da olduu gibi, kiinin yaamnn belirli bir annda kendiliinden ortaya kabilir. Bazlarnda da, genellikle spirituel nitelikteki baz uygulamalar ve disiplinlerle gelitirilebilir. Kolumun evresinde belirgin bir k bulutunu ilk grdmde bunu duman sanm ve gmleimi her naslsa yakm olup olmadm grebilmek iin kolumu ileri doru uzatmtm. Kukusuz byle bir ey yoktu, bu n tm bedenimi sarmakta olduunu ve herkesin evresinde de byle bir k bulutunun biimlenmi olduunu fark etmem ise fazla zamanm almad. Baz dnce ekollerine gre insanm enerji alamnm seilebilir nitelikte baz katlar vardr. Ben bu alandaki katlan gremiyorum ve bunun doru olup olmadna karar verebilecek bir temele de sahip deilim. Bu katlarn aslnda boyutlu enerji bedenleri olduu ve fiziksel bedenle ayn meknda bulunduklan, ancak aralarmda sra dzenine gre bir genilik farkll olduu iin bedenin dma taan katlar biiminde grndkleri sylenmektedir. Birok medyom yedi temel kat ya da sptil beden olduunu ileri srmektedirler; bu gre gre, bunlardan her birinin younluu bir ncekinden daha azdr ve giderek daha az grlebilir olmaktadr. Farkl dnce ekolleri bu enerji bedenlere farkl adlar vermitir. Genel terminolojiye gre ilk drdnn adlar, eterik beden, astral ya da duygusal beden, zihinsel beden ve kozal ya da sezgisel bedendir. Genellikle, eterik bedenin fizik beden llerine ok yakm bir enerjik kopya olduuna ve fizik bedenin geliimini ynlendirme ve ekillendirme ilevi grdne inanlr. Dier beden ise, 252

HOLOGRAFK

BAKI

larnn artrd gibi, duygusal, zihinsel ve sezgisel elerle ilgilidir. Geri kalan dier bedenin adlandrlnas konusunda fikir birlii yoktur, bununla birlikte ortak can, bu bedenin ruhsal ve yksek spirituel ilevlerle ilgili olabilecei yolundadr. Hint yoga edebiyatna ve psiik yetenekleri olan ou kimseye gre, fiziksel bedenimizde de belirli baz enerji merkezleri bulunmaktadr. Bu sptil enerji odaklar fiziksel bedenimizdeki salg bezleriyle ve ana sinir merkezleriyle balantldr; ama ayn zamanda enerji alanna da uzanmaktadr. Tepeden bakldnda, dnp duran enerji girdaplarma benzedikleri iin yoga edebiyat bunlara, Sanskrite "tekerlek" anlamna gelen akra adn vermitir, bu terim gnmzde de kullanlmaktadr. Beynin en tepe noktasmda bulunan ve nemli bir akra olan tepe akras, ruhsal uyanla balantldr; durugrye sahip kiilerce tanmlandna gre, tepemizdeki enerji alannda dnp duran ufak bir siklona benzemektedir ve bu, benim de aka grebildiim tek akradr. (Bu konudaki yeteneim, dier akralar grebilmeme izin vermeyecek derecede olmal.) Bu girdabn ykseklii be santimle otuz santim arasnda deimektedir. Kiiler neeli bir ruh durumu iinde olduklarnda bu enerji girdab byr ve parlar, dans ettiklerinde ise bir mum gibi aa yukar ve iki yana sallanr. Havarilerden Luka'nm, Kutsal Ruh zerlerine indiinde havarilerin tepelerinde belirdiini syledii ve "Pentecost'n alevi" diye tanmlad eyin bu olup olmadn sk sk dnrm. nsann enerji alam, her zaman mavimsi beyaz deildir, bazen eitli renkler tayabilir. Yetenekli medyomlara gre, bu renklerin bulanklk ya da younluk derecesi ve aura iinde bulunduu yerler kiinin zihinsel ve duygusal durumuyla, canll, salyla ilikili ve dier olgularla balantldr. 253

HOLOGRAFK

EVREN

Bana gelince, yalnzca renkleri grebiliyor ve bazen anlamlarn yorumlayabiliyorum, ama dediim gibi bu konudaki yeteneim fazla gelimi saylmaz. leri derecede gelimi bir yetenee sahip kiilerden biri de, terapist ve ifac Barbara Brennan'dr. Brennan mesleine, NASA'nn Goddard Uzay Uular Merkezinde atmosferik fiziki olarak balamt, sonradan danman olmak zere oradan ayrld. ocukken ormanda gz balanm bir durumda dolat srada psiik yeteneklerinin farkna varmt. One doru uzatt elleriyle aalarn enerji alanlarn, grmedii hlde alglayabiliyor ve bylece onlara arpmyordu. Danman olarak almaya baladktan yllar sonra, insanlarn balarnn evresinde renkli k haleleri grmeye balad. Balangta urad oku ve kukularn giderdikten sonra, bu yeteneini gelitirebilmek iin almaya balad ve giderek ifaclk konusunda olaanst bir yetenee sahip olduunu anlad. Brennan yalnzca akralar, katmanlar ve insann enerji alannn dier ince yaplarn grmekle kalmamakta, ayn zamanda grdklerine dayanarak artc dorulukta tbb tehislerde de bulunabilmektedir. Bir kadnn enerji alanna baktktan sonra kendisine rahmiyle ilgili anormal bir durumu olduunu sylemiti kadm, doktorunun da ayn sorundan sz ettiini ve bu yzden bir dk yapm olduunu syledi. Aslnda, birok doktor rahmini almay nermi ve kendisi de bu yzden Brennan'a danmaya gelmiti. Brennan bir ay dinlenip kendisine bakacak olursa bu sorunun zlebileceini syledi. Brennan'n d kadna iyi geldi ve kadn sonradan doktoruna bavurduunda rahminin normale dnm olduunu rendi. Ve kadm bir yl sonra salkl bir erkek ocuk dourdu. 4 Baka bir olayda, Brennan cinsel iktidarszlk sorunu olduunu syleyen bir adamn, on iki yanda dp kuy254

HOLOGRAFK

BAKI

fule kemiini krm olduunu grmt. Hl yerine oturmam durumda bulunan kuyruk kemii, bel kemiine basja yapyor ve bu da onun cinsel iktidarszlna neden olu5 yordu. Brennan'n insann enerji alanna bakarak gremeyecei hibir ey yok gibidir. Kendisi, kanserin oluum srasnda aurada gri-mavi grndn ve ilerledike karaya dndn sylemektedir. Bu kara lekenin iinde giderek ak noktalar belirir ve bir yanardadan fkrr gibi yaygmlamaya balarsa, bu kanserin yayldn gstermektedir. Alkol, marihuana ve kokain gibi uyuturucular da auranm parlak, salkl renklerine zarar vermekte ve bu renkler zerinde, Brennan'n "eterik smk" diye tanmlad etkiyi yaratmaktadr. Bir defasnda, bir hastasma kokain koklamak iin hangi burun deliini kullandm syleyerek onu artmt, nki adamn yznn o yanndaki enerji alam, yapkan eterik smkle kaplanp grilemiti. Reeteyle verilmi uyuturucu illar da bunun dnda deildir ve ou kez, karacier zerindeki enerji alannn iinde karanlk blgelerin olumasna neden olurlar. Kemoterapi gibi youn etkili illar tm blgenin zerini rter. Brennan, belkemii incinmelerine tehis koymak iin uygulanan ve zararsz olduu sylenen "radyopak'n (*) aura zerinde brakt izleri, hastann belkemiine enjekte edildikten tam on yl sonra bile grebildiini sylemitir. Brennan'a gre bir kimsenin psikolojik durumu da enerji alanma yansmaktadr. Psikopatik eilimlere sahip bir birey en ar auraya sahiptir. Mazoistik kiilie sahip bireylerin auralar ise kaba ve youndur ve maviden ok, griye alar bir renktedir. Yaama dair kat bir yaklam iinde bulunan bir kimsenin enerji alan ise kaba ve grimsidir ve enerjisinin byk bir
(*) Radyopak: inden rntgen nlar geemedii iin film zerinde glgeler oluturan bir madde. Radyopak svlar rntgen filmlerinde, bedendeki baz organlar belirginletirmek iin kullanlmaktadr. (.N.)

255

HOLOGRAFK

EVREN

blm daha ok aurasnm d snrlarnda younlamtr vb. Brennan hastalklarn aura zerinde yrtklara, tkanmalara ve dengesizliklere neden olabileceini ve kendisi ellerini ve dolaysyla kendi enerji alann bu almayan blgeler zerinde dolatrarak yeniden dzenlediinde, sz konusu kiinin kendi kendini iyiletirme srecini byk lde artrabildiini sylemektedir. Brennan bu yetenekleriyle ksa zamanda dnya apnda n kazanmtr, isveli psikiyatrist ve tanatolog (lm bilimci) Elisabeth KblerRoss, Brennan'n, "Bat yarmkrenin belki de en iyi ruhsal ifacs" olduunu sylemektedir. 6 Bernie Siegel de, "Barbara Brennan'n almalar zihnimizde yeni ufuklar amaktadr. Onun, hastaln nasl bir rol oynad ve iyileme srecinin nasl gereklemekte olduu konusunda getirdii kavramlar benim deneyimlerimle de akmaktadr." diyerek ayn vgye katlmaktadr. 7 Bir fiziki olarak Brennan, insann enerji alann bilimsel terimlerle tanmlamaya zen gstermekte ve Pribram'n, olaan alglama alanmzn tesinde bir frekans blgesi olduunu ne sren grnn, bu fenomeni aklayabilen en iyi bilimsel model olduuna inanmaktadr. Brennan, "Holografik Evren gr asndan bu olaylar (aura ve onun enerjilerini dzenlemekte kullanlan iyiletirici gler) zaman ve uzay aan frekanslardan domaktadr; bunlarn herhangi bir biimde aktarlmas gerekmemektedir. Bunlar potansiyel olarak ezamanldr ve her yerde mevcuttur." diyor. 8 nsann enerji alanmn her yerde var olmas ve frekans alannn iinden insan algs tarafndan ekilip kartlmadka "mekn d" olduu olgusu, Brennan'n millerce tede bulunan bir kiinin aurasm okuyabildiinin farkna varmasyla somutlamtr. Onun ulaabildii en uzak nokta 256

HOLOGRAFK

BAKI

nusundaki rekoru imdilik, New York-talya arasnda pt bir telefon konumas srasnda okuduu aurayla snrldr. Yaknlarda yaymlanan Hands ofLight (In Elleri) dndaki artc kitabnda bu olay ve olaan d yetenekinin dier ynlerini ele almaktadr. nsan Psiesinin Enerji A l a m Auray olduka ayrntl olarak gren yetenekli kiilern biri de Los Angeles kkenli "insann enerji alam danlan" Bayan Carol Dryer'dir. Dryer, auralar kendini bildiinden beri grmekte olduunu sylyor. Dier kiilerin auralar gremediklerinin farkna varmas ise epey zaman . Onun bu alandaki bilgisizlii, ocukken, anne babasa arkadalar hakknda bilmesine olanak bulunmayan ok zel ayrntlar anlatp durmas yznden, bam sk sk derde sokmu. Dryer yasanm psiik yeteneklerini kullanarak kazanaktadr ve son on be ylda be binin zerinde hastas olutur. Bu alanda olduka n yapm durumdadr, nki , teri listesinde Tina Tumer, Madonna, Rosanna Arquette, Judy Collins, Valerie Harper ve Linda Gray gibi tannm kiiler bulunuyor. Ancak, bu yldz mterilerinin gc bile, pnun yeteneinin gerek lsn ortaya koymu saylmaz, ^nki Dryer'n mteri listesi ayn zamanda fizikileri, taranm gazetecileri, arkeologlar, avukatlar ve politikaclar da iermektedir. Yeteneini polise yardmc olmak iin de kullanmakta ve sk sk psikologlar, psikiyatristler ve tp doktorlarna danmanlk yapmaktadr. Dryer de Brennan gibi uzaktan aura okuyabilmekte ank, sz konusu kiiyle ayn odada bulunmay yelemekteir. Bir kimsenin enerji alann gzleri kapalyken de akken kuduu kadar net grebilmektedir. Aslnda okuma seans257

HOLOGRAFK

EVREN

lan srasnda zihninin yalnzca enerji alan zerinde younlamasn kolaylatrmak amacyla gzlerini kapal tutmaktadr. Bu onun auray yalnzca zihin gzyle grebildii anlamna gelmemektedir. Dryer, "Sanki bir film ya da bir oyun izliyormuum gibi, o hep nmde duruyor." diybr, "iinde bulunduum oda kadar gerek bir ey. Aslnda, daha da gerek ve daha parlak renkli." 9 Bununla birlikte, dier durugrrlerin tasvir ettii st ste belirli katmanlar grmediini sylemektedir. Hatta genellikle fiziksel bedenin d izgilerini bile grmemektedir. "Kiinin fiziksel bedeni bazen aurann iine girebilir ama bu enderdir, nki bu, auray ya da onlar evreleyen enerji alann deil de, eterik bedeni grdm anlamna gelir." Eer eterik bedeni gryorsam, bunun nedeni onun zerinde, auramn bir btn olmasn engelleyen yarklar ya da yrtklar bulunduunu gsterir. Bylece auray bir btn olarak gremem. Bu durumda, auramn yalnzca baz blmleri grnmektedir. Bu bir tr delinmi battaniye ya da yrtlm perdeye benzer bir grntdr. Eterik alandaki delikler genellikle travma, yaralanma, hastalk ya da dier ykc deneyimler yznden oluur." Ancak Dryer, eterik bedeni grmenin tesinde auramn dier katlarm bir pastann birbiri zerine ylm katlan gibi grmediini, ama onlar, deien rgler ve grsel duyum younluklar olarak deneyimlemekte olduunu sylyor. Bunu kiinin, okyanusun iine batm durumdayken farkl sdaki sularn kendisini yalayp getiini hissetmesine benzetiyor. "Ben enerji alann, katlar trnde kat kavramlar yerine hareketler ve enerji dalgalar terimleriyle grmeye eilimliyim." diyor. "Benim bakm sanki, enerji alanndaki eitli katlar ve boyutlar arasndan teleskop gibi uzanyor, ama onu net bir biimde dzenlenmi katlar gibi grmyorum, hayr, ben byle alglamyorum." 258

HOLOGRAFK

BAKI

Bu, Dryer'in insann enerji alan hakkndaki alglarnn Brennan'nkinden daha az ayrntl olduu anlamna gelmiyor. O, ba dndrc bir desen ve yap farkllklarndan sz etmektedir - ilerinden klar geen kaleydoskopik renk bulutlar, karmak imgeler, parldayan biimler ve incecik, a gibi sisler grmektedir. Bununla birlikte, tm enerji alanlar birbirine eit yaratlmamtr. Dryer'e gre s kiiliklerin auralar da s ve tekdzedir. Bunun tersine, kiiler ne derdi karmaksa, enerji alanlar da o denli karmak ve ilgin olmaktadr. Dryer, "Bir kimsenin enerji alan, parmak izi kadar kendine zgdr. imdiye dek birbirine tpatp benzeyen iki aura grmedim." diyor. Brennan gibi, Dryer de bir kimsenin aurasma bakarak hastalk teshisi koyabiliyor ve diledii zaman bakn odaklayarak akralar da grebiliyor. Ancak Dryer'in zel yetenei, bir kimsenin psiesinin derinliklerine dalp onun zayflklar, glkleri, gereksinmeleri, duygusal, ruhsal ve spirituel varlnn genel sal konusunda rktc dorulukta durum raporlar vermektir. Onun bu alandaki yetenekleri o denli saygndr ki, bazlar Dryer'le bir seans yapmay alt aylk bir psikoterapiden gemeye benzetmektedir. Saysz hastas yaamlarn tmyle deitirerek kendisine olan gvenlerini gstermilerdir ve Dryer'in dosyalar teekkr mektuplaryla doludur. Dryer'in yeteneklerine ben de tanm. Benimle yapt ilk okuma seansnda, birbirimize tmyle yabanc olduumuz hlde, benim hakkmda en yakn arkadalarmn bile bilmedii eylerden sz etmeye balad. Bunlar yle basmakalp szler deil, benim yeteneklerim, zayf ynlerim ve kiilik dinamiklerimle ilgili ayrntl deerlendirmelerdi. ki saatlik seansn sonunda Dryer'in benim fiziksel varlma deil, psiemin oluturduu enerjiye bakmakta olduuna tmyle inanmtm. Ayrca, Dryer'in iki dzineyi akn 259

HOLOGRAFK

EVREN

mterisiyle yapt konuma ya da seanslarn kaytlarn dinleme ayrcalm oldu ve onun kesinlikle doru tehisler koyduu ve derin bir sezgiye sahip olduu konusunda hemen hemen hepsinin benimle ayn dnceyi paylatn grdm. nsan Enerji Alann G r e n D o k t o r l a r insann bir enerji alamna sahip olduu gr geleneksel tp evrelerince henz kabul grmemi olmakla birlikte, tp uygulayclarnca tmyle gz ard da edilememektedir. Enerji alann ciddiye alan tp uzmanlarndan birisi de nrolog ve psikiyatrist efika Karaglle'dir. Karaglle tp doktorluu ve operatrlk unvann Lbnan'da, Beyrut'daki Amerikan niversitesinden; psikiyatri eitimini de, ngiltere'deki Royal Edinburg Zihinsel ve Sinirsel Hastalklar Hastanesinde, nl psikiyatrist Profesr Sir David K. Henderson'dan almtr. Ayrca, bellek zerinde yapt kilometre ta niteliindeki aratrmasyla, Lashley ve Pribram' kendi aratrmalarn yapmaya ynlendiren, Kanadal nl sinir operatr Wilder Penfield'in aratrmalarnda yardmc olarak buuk yl almtr. Karaglle ie bir pheci olarak balamt, ancak auray grebilen pek ok bireyle karlat ve bunlarn grdklerine dayanarak son derece yerinde hastalk tehisleri yaptklarn anlaynca onlardaki bu yetenei kabul etmek zorunda kald ve bu konuya inand. Karaglle insan enerji alann grme yetisine yksek duyum alglamas (higher sense perception) ya da YDA adm verdi ve 1960'da tp uzmanlar iinde byle bir yetiye sahip bireyler bulunup bulunmadn aratrmaya koyuldu., Arkadalar ve meslektalarnn arasnda bir nabz yoklamas yapt. Ama iler yolunda gitmiyordu, bu yetenee sahip olduklar sylenen doktorlar 260

HOLOGRAFK

BAKI

onunla buluma konusunu ardan alyorlard. Bylesi bir doktorun kendisiyle grmeyi st ste reddetmesi zerine, ayn doktordan bir hasta olarak randevu ald. . Doktorun ofisine girdi, ama onun kendisini fiziksel bir muayeneden geirerek durumuna tehis koymasna izin vermeden onu, yksek duyum alglamasn kullanmas iin zorlad. Keye sktrlm olduunu gren doktor, sonunda buna raz oldu. "Pekl, olduunuz yerde kaln." dedi doktor, "Ve bana hibir ey sylemeyin." Soma onu szd ve abucak sal konusunda, ilerde operasyon gerektirecek ve Karaglle'nin kendisinin de gizlice tehis koymu olduu bir i hastaln da ieren zet bilgiler vermeye balad. Karaglle, "Syledii her ey ayrntlarna dek doruydu." diyor. 10 Karaglle'nin iliki kurma almas ilerledi, benzer yeteneklere sahip birok doktorla konutu ve bu konumalarnn sonularn Breakthrough to Creativity (Yaratcla Giri) adl kitabnda sergiledi. Bu doktorlarn ou, benzer yeteneklere sahip baka bireyler de bulunduundan habersizdi, kendilerini tek balarna ve bu anlamda garip varlklar olarak gryorlard. Bununla birlikte hepsi de deimez bir biimde bedenin evresinde ve bedenin tmne sinmi bir "enerji alan" ya da "hareketli bir frekans a" grmekte olduklarndan sz etmilerdi. lerinden bazlar akralar da gryor, ancak bu terimden habersiz olduklar iin bunlar, "belkemii boyunca belirli yerlerde bulunan ve endokrin sistemini etkilemekte olan enerji girdaplar" olarak tanmlyorlard. Ve meslek nlerine zarar verme korkusu iinde hemen hepsi bu yeteneini bir sr olarak saklyordu. Karaglle, onlarn gizliliklerine saygl olmak amacyla, kitabnda kendilerinden yalnzca ilk adlaryla sz ediyor, ancak aralarnda nl cerrahlar, Cornell niversitesi tp 261

HOLOGRAFK

EVREN

profesrleri, byk hastanelerden blm bakanlar ve Mayo Kliniinin doktorlar bulunduunu da ekliyor. "Tp uzmanlarndan ne kadar ounun YDA yeteneine sahip olduunu grmek beni srekli olarak artyor." diye yazyor Karaglle, "Bunlardan ou bu yetenekleri konusunda biraz rahatszlk duyuyor, ancak yararl grdkleri iin hastalk tehislerinde kullanyor. Bu doktorlar lkenin birok farkl blgelerinde yaamakta olmalarna karn hepsi de ayn tr deneyimlerden sz ediyorlar." Karaglle raporunu yle sonulandryor: "Birok saygn birey birbirinden bamsz olarak ayn tr fenomeni bildirmekte olduuna gre, artk bilimin bu olguyu tanmasnn zaman gelmitir." 11 Salk uzmanlarndan bazlar yeteneklerini kamuya aklamaya kar kmamaktadr. Bunlardan biri de New York niversitesi, yksek hemire okulu profesrlerinden Dr. Dolores Krieger'dir. Krieger, tannm bir Macar ifac olan Oscar Estebany'nin yeteneklerinin incelenmesi almalarna katldktan sonra insan enerji alanyla ilgilenmeye balamtr. Krieger, Estebany'nin, yalnzca enerji alanlarm dzenlemek suretiyle hastalarn hemoglobin dzeylerini ykseltebildiim grnce, sz konusu gizemli enerjiler hakknda daha ok bilgi edinmeye almt. Prana, akralar ve aura konularnda youn bir almaya giriti, sonunda dier bir nl durugr medyomu olan Dora Kunz'un rencisi oldu. Kunz'un rehberliinde insan enerji alanndaki tkanmalar nasl hissedebileceini ve elleriyle bu alan dzenleyerek hastalar nasl iyiletirebileceini rendi. Krieger, Kunz'un tekniklerinin dev bir tbb potansiyele sahip olduunun farkna varnca, rendiklerini bakalarna da retmeye karar verdi. Aura ve akra gibi terimlerin birok salk uzmannda olumsuz armlar yapacan bildii iin kendi iyiletirme yntemine "terapik temas" adn verdi. "Terapik temas" rettii ilk snf, New York ni262

HOLOGRAFK

BAKI

versitesinde, master dzeyindeki hemirelere verdii, "Hemireliin Snrlar: Terapik Alan Etkileim Potansiyelinin Gerekletirilmesi" adl bir kurs oldu. Kurs ve retilen teknik o denli baarl oldu ki Krieger o zamandan beri, terapik temas tekniini, szcn tam anlamyla binlerce hemireye retmitir ve bu teknik artk dnyamn pek ok lkesindeki hastanelerde kullanlmaktadr. Dokunmatik tedavi tekniinin etkinlii birok aratrma srasmda sergilenmitir. rnein, Columbia'daki Gney Carolina niversitesi asistanlarndan ve hemirelik aratrmalar bakan yardmcs Dr. Janet Quirin, terapik temas tekniinin kalp hastalarndaki gerilim dzeylerini azaltp azaltmayacan merak ederek bu konuda bir aratrma yapt. ift-kontrol yntemi kulland bu aratrma srasnda, bu teknikle eitilmi bir grup hemireden ellerini kalp hastalarnm bedenleri zerinde gezdirmelerini istedi. Ayn eitimi almam ikinci grup bir hemire de ellerini, aslnda bu teknii kullanmadan, baka bir kalp hastas grubu zerinde gezdirecekti. Quinn aratrma sonrasnda, gerekten teknik uygulanan hasta grubundaki gerilim dzeyinin yalnzca be dakikalk bir tedavi sonucunda %17 d gstermi olduunu, ancak "yalanc" teknik uygulanan dier grubun durumunda hibir deiiklik olmadm saptad. Quinn'in bu aratrmas, New York Times'm bir eki olan Science Times'm 26 Mart 1985 saysnda bayaz olarak yaymland. nsan enerji alan konusunda ayrntl konferanslar veren dier bir salk uzman da Gney California niversitesinde kalp ve cier uzman olan W. Brugh Joy'dur. Johns Hopkins ve Mayo Kliniklerinden mezun olan Joy, bu yeteneinin farkna 1972 ylnda, ofisinde bir hastay muayene ettii srada varmtr. Bu srada auray grmemi ama, onun varln elleriyle hissetmiti. Joy, bu olay yle anlatyor: "Yirmi yalarnda salkl bir erkei muayene ediyordum, 263

HOLOGRAFK

EVREN

ellerimi solar pleksus (gbek akras) blgesi zerinde, mide ukurunda gezdirirken lk bir bulut diye tanmlayabileceim bir ey hissettim. Hastamn bedeninden karak, yzeye dey durumda yaklak yz, yz yirmi santim kadar ykseliyordu ve on santim apndaki bir silindir biimindeydi." 12 Joy, tm hastalarnn bedenlerinden silindir biimli ve dokunulabilir nitelikte radyasyon yaylmakta olduunun farkna vard; bunlar yalnzca midelerinden deil, bedenlerinin eitli yerlerinden kyordu. akralan kefetmi, daha dorusu yeniden kefetmi olduunu ancak, insann enerji sistemi konusundaki antik bir Hindu kitabn okuduktan sonra anlayabildi. Brennan gibi Joy da, holografik modelin insan enerji alann anlayabilme konusunda en doyurucu aklamay getirdii dncesindedir. Joy aynca, her birimizin iinde auralar grebilme yetisinin gizlenmekte olduu grndedir. Joy, "uurun daha genilemi durumlarna uzanabilmenin, yalnzca, merkez sinir sistemimizi, hepimizde bulunan, ancak haric zihinsel koullandrmalarla engellenmi durumdaki alglama durumlarmza akort edebilmeye bal olduuna inanyorum." diyor. 13 Joy, bu grn kantlamak iin imdi zamannn ounu insan enerji alamn nasl duyumsayabileceklerini bakalarna da retmekle geiriyor. Joy'un rencilerinden biri de, The Andromeda Strain (Andromeda Gerilimi) ve Sphere (Yerkre) adl ok satan kitaplarn yazan ve Koma ve lk Byk Tren Soygunu adl filmlerin ynetmeni Michael Crichton'dur. Tp eitimini Harvard niversitesi Tp Okulunda yapan Crichton, Travels (Yolculuklar) adl ok satan otobiyografik kitabnda, Joy ve dier yetenekli retmenlerle birlikte altktan sonra, insan enerji alann hissetmeyi ve sonunda grmeyi nasl baardn anlatmaktadr. Bu deneyim Crichton'u artm ve deitirmitir. "Burada hibir yanlsama yoktur. Bu beden enerjisinin gerek bir fenomen 264

HOLOGRAFK

BAKI

olduu aka bellidir." demektedir. 14 K a o s Holografik Desenler Karaglle aratrmalarna baladndan bu yana, bylesi yetilere sahip doktorlardan bunu kamuya aklama isteinde bulunanlarn says giderek artmaktadr. UCLA'da grevli bir salk uzman ve kinesiyoloji (*) profesr olan Valerie Hunt son yirmi yl iinde, insan enerji alamnm varln deneysel olarak saptayacak bir teknik gelitirmitir. Tp bilimi, insanlarn elektromanyetik varlklar olduunu uzun sredir kabul etmi bulunmaktadr. Doktorlar srekli olarak, kalbin elektriksel eylemlerini kaytlayan elektrokardiyogramlar (EKG'ler) elde etmek iin elektrokardiyograflar ve beynin elektriksel eylemlerini bildiren elektroansefalogramlar (EEG'ler) elde etmek iin elektroansefalograflar kullanmaktadr. Hunt, kaslarn elektriksel eylemlerim len bir ara olan elektromiyografm ayn zamanda insann enerji alannn varln da alglayabildiim bulmutur. Hunt'un aratrmas aslnda, kas hareketlerini incelemek amacnda olmakla birlikte, dans ederken kendi enerji alanndan yararlanmakta olduunu syleyen bir danszle karlatktan sonra insan enerji alanyla ilgilenmeye balamtr. Bu durum Hunt'a, dansz dansn yaparken onun kaslarndaki elektriksel eylemlerin elektromiyogramlarn (EMG) ekme dncesini esinlemi ve ayrca ruhsal ifa veren kiilerin kaslardaki elektriksel eylemler zerinde oluturmakta olduklar iyiletirici etkiyi de bu yolla incelemitir. Giderek, insan enerji alann grebilen bireyleri de aratrmasnn kapsamna alan Hunt, ite o zaman en nemli bulularndan bazlarn yapmtr. Beyindeki elektriksel eylemlerin olaan frekans sani(*) Kinesiyoloji: Bir organizmann veya hcrenin bir uyaran karsnda gsterdii hareketleri inceleyen bilim dal. (.N.)

265

HOLOGRAFK

EVREN

yede O ile 100 cps (saniyedeki evrim says) arasmda deimekte ve bu eylemlerin ou 0 ile 30 cps arasnda yer almaktadr. Kas frekans ise 225 cps'ye kadar kar ve kalpte 250 cps'yi bulur. Ancak ite burada, biyolojik ilevlerle birleen elektriksel eylemler azalr. Hunt, bunlara ek olarak elektromiyografn elektrotlarmm bedenden yaylan baka bir enerji alann da kaytlayabildiim kefetti; bu enerji alam geleneksel olarak kabul edilen beden elektriklerinden daha sptildi ve daha az bir genlie sahip olmakla birlikte, frekanslar 100 ile 1600 cps arasnda deiiyor, giderek bazen daha da ykseliyordu. Ayrca, bu alan beyinden, kalpten ya da kaslardan yaylmyordu; en gl olduu yerler ise bedenin akralarla ilikili blmleriydi. "Bu sonular o denli heyecan vericiydi ki o gece sabaha kadar uyuyamadm," diyor Hunt, "yaamm boyunca onaylam olduum bilimsel model bu bulgular aklayabilecek durumda deildi." 15 Hunt ayrca aura gren bir kimse, enerji alannda belirli bir renk grdnde elektromiyografn hep belirli bir frekans rneini alglamakta olduunu da kefetmi ve artk bu rengi tanr olmutu. Bu rnei, osiloskopta (elektriksel dalgalar siyah/beyaz video ekrannda grsel rneklere dntren bir ara) grebiliyordu. Hatta, deneylerden biri srasnda, birbirleriyle ayn grte olup olmadklarn annda anlayabilmek iin sekiz aura okuyucusunu osiloskopla denetledi. "Bunlarn hepsi de tmyle aynyd." diyor Hunt. 1 6 nsanm enerji alammn varln onayladktan sonra holografik dncenin bunu aklayabilecek bir model oluturduuna da inanan Hunt, enerji alannn ve gerekte bedenin tm elektrik sistemlerinin frekans asndan olduu kadar baka bir ynden de holografik nitelikte olduuna iaret etmektedir. Onun grne gre, bu sistemler tpk bir hologramdaki bilgi gibi kresel olarak bedenin tmne yayl266

HOLOGRAFK

BAKI

initir. rnein, bir elektroansefalografin lmlerine gre, elektriksel eylemler en ok beyinde gldr, ancak ayak ba parmana bir elektrot yerletirilmek suretiyle de bir EEG lm yapmak olasdr. Ayn ekilde, elin kk parmandan da bir EKG kayd alnabilir. Bu kaytlar kalpte en gldr ve en yksek genlie sahiptir, ancak frekans ve osiloskopta ortaya kan rnek, bedenin her yerinde ayndr. Hunt, bunun belirli bir eyi gsterdiini vurguluyor. Hunt, kendisinin auramn "holografik alan gereklii" adm verdii eyin her parasnn aym zamanda tm enerji alannn grnmlerini de kapsamakla birlikte, farkl paralarn birbiriyle kesinlikle ve tpatp ayn olmadm, bu farkl genliklerin enerji alannn duraan bir hologram olmasn engellediini, ona dinamik ve akc bir nitelik kazandrdm sylemektedir. Hunt'un en artc bulularndan birisi de, bir kimsenin yetenek ve becerilerinin, enerji alamnda bulunan belirli frekanslarla ilikili olduudur. O, kiinin uurunun balca odann madd dnya zerinde bulunmas durumunda, enerji alan frekanslarnn daha dk olma eiliminde olduunu ve bedenin 25 cps olan biyolojik fonksiyonlarndan pek fazla ykselmediini gzlemlemitir. te yandan, psiik ya da ifac nitelikler tayan kiilerin frekanslar ise 400 ile 800 cps arasmda deimektedir. Transa girebilen ve grne gre, dier bilgi kaynaklarna kanal olabilen kiiler bu "psiik" frekanslar tmyle amakta ve 800 ile 900 cps arasndaki dar bir bant zerinde almaktadrlar. Hunt, "Bunlarn hibir psiik alan genilii yoktur," demektedir, "onlar orada, kendi alanlar iindedirler. Bu dar bir alandr. ne ucu byklnde bir alandr. Ve onlar szcn tam anlamyla neredeyse orada bile deildirler." 17 Hunt, 900 cps frekansa sahip kiilere mistik kiilikler adm veriyor. Psiik insanlar ve trans medyomlan genellikle 267

HOLOGRAFK

EVREN

yalnzca bilgi aktarrlar, te yandan mistik kiilikler bu bilgiyle ne yapacan bilebilme bilgeliine sahiptir, diyor. Onlar, her eyin kozmik bir birliktelik iinde olduunun farknda ve insan deneyimlerinin her dzeyiyle iliki iindedirler. Sradan gereklik iinde demir atmlardr ama ayn zamanda hem psiiktirler ve hem de transa geebilme yeteneine sahiptirler. Bununla birlikte onlarn frekanslar bu yeteneklerin gerektirdii frekanslarn ok tesine gemitir. Gelitirilmi bir elektromiyogram (normal olarak bir elektromiyogram ancak 20.000 cps frekansa dek lm yapabilir) kullanan Hunt, kendi enerji alanlarnda 200.000 cps frekansa sahip bireylerle karlamtr. Bu ilgi ekicidir, nki mistik geleneklerde, yksek derecede spirituel bireylerin normal insanlara gre "daha yksek titreimlere" sahip olduklar sylenmektedir. Eer Hunt'un bulgular doruysa, bu sava bir gven mektubu salanm demektir. Hunt'un bulularmdan bir dieri de yeni bir kaos bilimi oluturmu durumdadr. Adndan da anlalaca gibi kaos, kaotik fenomenin ya da hibir yasayla ynetilmiyormu gibi grnen geliigzel srelerin incelenmesi bilimidir. rnein, sndrlm bir mumdan kan duman yukar doru ince ve dar bir akla ykselir. Sonunda bu duman yaps dalr ve alkalanr. Dumamn bu alkalanma durumunun kaotik olduu kabul edilir, nki bilim artk onun bu davrann aklayamamaktadr. Kaotik fenomenin dier rnekleri arasnda, bir alayann dibinde vere arpan su ktlesi, bir sara nbeti srasnda hastann beyninden geen ve grne gre geliigzel elektrik dalgalanmalar ve havada farkl s ve basntaki cephelerin arpmas srasnda ortaya kan durum da vardr. Son on ylda bilim birok kaotik fenomenin grnd kadar dzensiz olmadn ve genellikle gizli biim ve dzenler ierdiini ortaya koymutur. (Bohm'un, d268

HOLOGRAFK

BAKI

nsizlik diye bir eyin sz konusu olmad, ancak bunlarn belirsiz derecede ileri dzeydeki dzenler olduu yolundaki savn anmsayalm.) Bilim adamlar, kaotik fenomenin iinde gizlenen baz dzenleri matematiksel olarak tanmlamay da baarmlardr. Bu almalar arasnda, bir kaotik fenomenin verilerini bilgisayar ekrannda biimlendiren zel bir tr matematiksel analiz de yer almaktadr. Eer verilerin iinde herhangi bir gizli dzen yoksa, ortaya kan desen dz bir izgi olacaktr. Eer, sz konusu kaotik fenomen baz gizli dzenler ieriyorsa, bu kez ortaya kacak desen, ocuklarn bir tahtaya akl ivilerin evresine renkli iplikler sararak oluturduklar spiral desenlere benzeyecektir. Bu ekillere "kaos desenleri" ya da "garip ekiciler" (nki bu biimi oluturan izgiler, tpk ipliin evresinde sarld ivi dizilerine doru sanki srekli olarak ekiliyor gibi grnmesine benzer bir biimde, bilgisayar ekrannn belirli blgelerine yeniden ve yeniden ekilmektedir) ad verilmektedir. Hunt osiloskopta enerji alan verilerini gzlemledii zaman, bunlarn srekli olarak deimekte olduklarna dikkat etmiti. Bazen byk kmeler hlinde biraraya geliyor, bazen gzden kayboluyor ve para para grnyorlard, sanki enerji alanmm kendisi, bitmez tkenmez bir dalgalanma sreci gibiydi. Bu deiimler ilk bakta rastlantsal gibi grnyorsa da, Hunt, bunlarn bir dzene sahip olduklarn seziyordu. Bir kaos analizi yaplacak olursa bu konuda hakl olup olmadnn ortaya kabileceini dnerek bir matematikiyle grt. lkin, ne olacan grmek iin bilgisayarda, bir EKG'den aldklar drt saniyelik bir veriyi incelediler. Elde ettikleri ey, dz bir izgiydi. Sonra bir EEG ve EMG'den aldklar ayn miktardaki veriyi incelediler. EEG dz bir izgi, EMG ise hafife ikin bir izgi retti. Ama grnrde henz hibir kaos deseni yoktu. nsan enerji alanndaki alak frekanslardan bile veriler aldklar hlde hep 269

HOLOGRAFK

EVREN

dz bir izgi elde ettiler. Ancak bu alann son derece yksek frekanslarndan aldklar verileri analiz ettiklerinde baarya ulatlar. "Grdnz en dinamik kaos desenini elde ettik." diyor Hunt. 1 8 Bunun anlam, enerji alannn kaleydoskop (iek drbn) benzeri deiimler gstermekle birlikte -bunlar rastlantsal gibi grnmekte olmasna karn- aslnda son derece yksek bir dzeyde oluturulmu zengin desenlerden olumakta olmasyd. Hunt, "Oluan desen asla yinelenemez nitelikte, ama bir o kadar da dinamik ve karmakt. Ona, bir kaos holograf deseni adn verdim." diyor. 19 Hunt, buluunun bir ana elektrobiyolojik sistemde saptanan ilk gerek kaos deseni olduuna inanmaktadr. Son yllarda aratrmaclar beynin EEG kaytlarnda da kaos desenleri bulmulardr, ancak byle bir desen elde edebilmek iin saysz elektrottan pek ok sayda veri salamalar gerekmitir. Oysa Hunt, insan enerji alanndan tek bir elektrot tarafndan kaytlanm ya da drt saniyelik verilerle bir kaos deseni oluturabilmitir; ve bu da insann enerji alannn, beynin elektriksel eylemlerinden bile daha zengin bilgi ierdii, daha karmak ve dinamik rgtlenmelere sahip olduunu dndrmektedir. nsan Enerji Alan N e l e r d e n O l u m u t u r ? insan enerji alan baz elektriksel grnmlere sahip olmakla birlikte Hunt, onun yapsal olarak yalnzca elektromanyetik olmadna inanmaktadr. Bu konuda yle sylemitir: "Bu alann ok daha karmak bir yapda olduunu ve kukusuz henz bilinmeyen bir enerjiden olutuunu hisse20 diyoruz." Bu bilinmeyen enerji nedir? imdilik bunu bilmiyoruz. Elimizdeki en iyi ipucu, psiik yeteneklere sahip kiilerden tmnn, onun normal madde/enerjiden daha yksek fre270

HOLOGRAFK

BAKI

la titremekte olduunu sylemeleridir. Yetenekli kimselerin enerji alanndaki hastalklar garip bir biimde doru olarak algladklar dnlecek olursa, bu gzlemi cidd bir biimde dikkate almamz gerekecektir. Bu tr alglamann evrensel nitelikte oluu -nitekim, antik Hindu edebiyat da enerji bedenin normal maddeye gre daha yksek bir titreime sahip olduunu ileri srmektedir- bylesi psiik yeteneklere sahip bireylerin enerji alam hakkndaki nemli bir eyi sezmekte olduklar konusunda bir gsterge olabilir. Antik Hindu edebiyat maddenin anu ya da "atom"lardan olutuunu ve insann enerji alannn sptil titreimlerinin de paramanu ya da szcn tam anlamyla "atomlarn tesinde" olduunu da syler. Bu ilgintir, nki Bohm da atomalt dzeyde (atomlarn tesinde) henz bilimin ulaamad birok sptil enerji trleri bulunduu dncesindedir. Bohm, insanda bir enerji alan olup olmadm bilmediini itiraf ediyor ancak byle bir olasl da gz nne alarak, "Sakl dzende farkl sptilitede birok dzey vardr. Zihnimiz bu sptil dzeylere ulaabilecek yetenee sahipse, o zaman bu, olaan olarak grdklerimizden ok daha fazlasn grebileceimiz anlamna gelir." demektedir. 21 unu belirtmek gerekir ki, gerekte hangi alamn ne olduunu biliyor deiliz. Bohm'un sylemi olduu gibi, "Bir elektriksel alan nedir? Bilmiyoruz.' 2 2 Yeni bir tr alan ilk bulduumuzda bu bize gizemli geliyor. Soma ona bir ad veriyoruz, onunla ilikide bulunmaya alyoruz, zelliklerini tammlyoruz. Ve artk bize gizemli gelmiyor. Ama bir elektriksel ya da bir yerekimsel alanm ne olduunu hl bilmiyoruz. Daha nceki blmlerden birinde grdmz gibi, elektronlarm bile ne olduunu bilmiyoruz. Yalnzca onlarm nasl davranmakta olduklarn tanmlayabiliyoruz. Bu durumda, sonu olarak, insann enerji alan da ileride nasl davrandn anlatan terimlerle tanmlanacak ve Hunt'unki 271

HOLOGRAFK

EVREN

gibi aratrmalar da yalnzca bu anlaymz biraz daha gelitirmi olacaktr. Aurann iindeki U B o y u t l u i m g e l e r Eer insan enerji alann bu olaan d sptil enerjiler oluturuyorsa, bunlarn normal olarak alageldiimiz trdeki enerjilerde bulunmayan zellikler tadna emin olabiliriz. Bu zelliklerden biri de insan enerji alanmn mekansz (nonlocal) olma niteliidir. Dieri ve zellikle holografik nitelikte olam ise, aurann zaman zaman herhangi bir biime sahip olmayan bir enerji bulutu gibi grnme ve bazen kendisini boyutlu imgeler hlinde ortaya koyma yeteneine sahip olmasdr. Yetenekli medyomlar, kiilerin amalarnda bazen bylesi hologramlarn dalgalanmakta olduunu sk sk bildirmilerdir. Bu imgeler genellikle evrelerinde grndkleri kiinin zihninde nemli yer tutan nesneler ve dncelerdir. Baz oklt gelenekler bylesi imgelerin aurann nc ya da "mantal" katnm rn olduunu sylerler, ancak bu sav onaylayacak ya da inkr edecek olanamz bulunmad srece, auramn iinde imgeler grebilen hassas kiilerin deneyimlerine gvenmek zorundayz. Bu gibi insanlardan biri de Beatrice Rich'tir. Genellikle olduu gibi Rich'in psiik gleri de erken yata ortaya kmtr. Beatrice ocukken evresindeki nesneler sk sk kendi kendilerine oradan oraya hareket edip duruyorlard. Daha byynce, kiiler hakknda bilmesine olanak olmayan baz eyler bilmekte olduunun farkna vard. Kendisi ressamd, ancak daha sonra durugr yetenekleri o derdi etkin oldu ki, tm zamann psiik yeteneklerini uygulayarak geirmeye karar verdi. imdi, ev kadnlarndan irketlerin genel mdrlerine dek, yaamn tm alanlarndan gelen bireylerin auralarn okumaktadr. New York magazin dergisi, World 272

HOLOGRAFK

BAKI

ennis ve New York Woman gibi ok geni bir yaym alanma hip dergilerde almalar hakknda yazlar kmaktadr. Rich mterilerinin evresinde ya da yaknlarnda dalgalanan imgeler grmektedir. Bir keresinde bir erkein kafasnn evresinde dnp duran gm kaklar, gm tabaklar ve buna benzer nesneler grmt. O sralarda bu psiik fenomen konusundaki deneyimlerinin henz balangcnda bulunduu iin bu deneyim onu heyecanlandrmt. lkin bunlar niin grmekte olduunu bilemedi. Ama sonunda bundan adama sz edince, onun bir ithalat/ihracat iinde olduunu ve tam da, kafasnn evresinde dnp durduunu grd nesnelerin ticaretini yapmakta olduunu anlad. Bu deneyim Rich'in dikkatini bu konuya evirmesine neden olmu ve alglama yetisini sonsuza dek deitirmiti. Dryer'in de benzer deneyimleri olmutu. Bir okuma seans srasnda bir kadnn bann evresinde bir kme patatesin dnp durduunu grmt. Rich gibi o da nce arm, sonra cesaretini toplayarak kadna patatesin kendisi iin zel bir anlam olup olmadm sormutu. Kadn gld ve Dryer'e kartn uzatt. "Idaho Patates Masas ya da buna benzer bir yerde alyordu," diyor Dryer," patates yetitiricilerinin kurduu Amerikan St Birlii benzeri bir kurulu23 tu bu.' Bu imgeler her zaman auranm iinde dalgalanmayp, bazen de sanki bedenin hayaletimsi uzantlar gibi grnmektedirler. Dryer bir keresinde, bir kadmm kollarndan ve ellerinden sarkan bir tutam holografik amur tabakas grmt. Kadnn son derece k ve pahal giysiler iinde olduunu gren Dryer, onun zihnini kaplayan bu amursu, yapkan keltinin ne olabileceini merak etti. Ve ona bu imgeden bir ey anlayp anlamadn sordu, kadn bam sallayarak kendisinin bir heykeltra olduunu syledi, o sabah Dryer'in tanmlad gibi kollarna ve ellerine yapan yeni 273

HOLOGRAFK

EVREN

bir amuru denemiti. Enerji alanna bakarken ben de benzer deneyimlerle karlammdr. Bir keresinde, zerinde altm kurt adamlarla ilgili bir roman hakknda derin dncelere dalmken (folklorik konularda ykler ve romanlar yazmaktan holandm belki baz okurlarm biliyorlardr), birden bedenimin evresinde bir kurt adamn hayaletimsi imgesinin biimlenmi olduunu fark ettim. Hemen belirtmek isterim ki, bu tmyle grsel bir fenomendi ve hibir zaman bir kurt adama dnmekte olduum gibi bir sanya kaplmadm. Bununla birlikte, bedenimi saran bu holografik imge o denli gerekti ki, kolumu kaldrdmda krknn iindeki kllar ve elimi evreleyen kurt adamn elinden kan kpeksi trnaklar tek tek grebiliyordum. Bu oluumlar hakkndaki her ey kesinlikle gerek, ancak saydam bir grnt halindeydi, bu hayalet grntnn altnda kendi elimi de grebiliyordum. Bu deneyimin rknt verici olmas gerekirdi, ama nedense, grmekte olduum ey beni yalnzca hayran brakmt. Bu deneyim hakknda ilgi ekici olan baka bir ey de Dryer'in o srada benim evimde konuk olarak bulunmasyd; bu hayaletsi kurt adam grnts hl zerimdeyken odaya giriverdi. Hemen tepki gsterdi ve "Oh Tamm, herhalde u kurt adam romanm dnyor olmalsn, nki bir kurt adam olmusun." dedi. Grdklerimizi ayr ayr bir yere yazdk ve bunlar karlatrdmzda, ikimizin de ayn eyleri grm olduumuzu anladk. Sonra konumaya daldk, dncelerim romanmdan uzaklat ve kurt adam imgesi de bylece snp gitti. A u r a iindeki F i l m l e r Psiik yeteneklere sahip kimselerin enerji alannda gr274

HOLOGRAFK

BAKI

d imgeler her zaman duraan deildir. Rich ara sra bir mterisinin kafasnn evresinde ufak, saydam bir film grdn syler. "Bazen o kiinin bann ya da omuzlarnn arkasnda, kendisinin ufak bir imgesini yaam iindeki eitli uralaryla ilgilenirken grrm. Mterilerim, yaptm tarumlarn kesinlikle doru ve belirgin olduunu sylyorlar. Onlarm ofislerini, patronlarnn nasl bir adam olduunu grrm. Son alt ay iinde neler dnm olduklarn, balarna neler geldiini grrm. Geenlerde bir mterime evini grmekte olduumu ve duvarda maskeler ve fltler asl bulunduunu sylemitim. 'Hayr, hayr, hayr.' dedi. Evet, dedim, duvarda mzik aletleri asl, zellikle fltler ve maskeler de var. Ve sonra, 'Ah,' dedi, 'o, benim yazlk evim.'" 2 4 Dryer, kiilerin enerji alanlarnn iinde boyutlu film gibi imgeler de grmekte olduunu sylyor. "Bunlar genellikle renkli olur, ama bazen kahverengidir ya da ince demir levhalar stne ekilen fotoraflar gibi grnr. Genellikle o kii hakknda, amlanmas be dakika ile bir saat arasnda sren bir yky betimler. Bu imgeler ayn zamanda inanlmaz derecede ayrntldr. Bir kimseyi bir odann iinde oturur durumda gryorsam, odada ka tane bitki bulunduunu, her bitkinin zerinde kaar yaprak ve duvarda ka tula olduunu da syleyebilirim. Genellikle zorunlu olmadka bu tr ayrntlara girmem." 25 Dryer'in sylediklerinin doruluuna ben de tanklk edebilirim. Ben her zaman dzenli bir kii olmuumdur, ocukken de bu anlamda bym de klm saylabilirdim. Be yamdayken bir keresinde tm oyuncaklarm bir dolaba titizlikle yerletirmek iin saatler harcamtm. Bitirdiim zaman yapm olduum eyi anneme gsterdim ve onu, dolaptaki hibir eye ltfen elini srmemesi ve dikkatle yerletirdiim bu eyleri bozmamas iin uyardm. O za275

HOLOGRAFK

EVREN

mandan beri annem bu olay anlatnca ailedeki herkesin houna gider. Dryer, kendisiyle birlikte yaptm ilk okuma seansnda bu olay ve yaammdaki dier baz olaylar bana ayrntlaryla anlatt; btn bunlar benim enerji alanmda tpk bir film gibi izliyor ve anlatrken o da glyordu. Dryer grd imgeleri hologramlara benzetiyor ve ilerinden birini seip izlemeye balaynca onun genileyip tm oday doldurduunu sylyor. "Eer bir kimsenin omuzunda incinme gibi bir eyler olduunu grrsem, birden tm sahne geniliyor. te o zaman bu sahne bana kocaman bir hologramm gibi geliyor, sanki admm atp iine girebilir ve onun bir paras olabilirim. Bu olan eyler bana olmuyor ama benim evremde oluyor. Sanki, o kiiyle birlikte boyutlu bir filmin, holografik bir filmin iindeymiim gibi oluyorum." 26 Dryer'in holografik grntleri yalnzca kiinin yaamyla ilgili deil. O ayn zamanda, karsndaki kiinin zihninin uurd almalarnn grsel simgelerini de grebiliyor. Hepimizin bildii gibi uurdmz bir simgeler ve mecazlar diliyle konuur. Ryalar bu yzden ylesine anlamsz ve gizemli gibi gelir insana. Bununla birlikte bir kez uurdmn dilini nasl yorumlayacamz rendik mi, ryalarn anlam da ortaya kar. uurdmn kendini ifade etmek iin kulland tek ara ryalar deildir. Psie'nin diliyle yaknl olan bireyler -bir dil psikologu olan Erich Fromm buna "unutulmu dil" adn veriyor, nki oumuz bu dili nasl yorumlayacamz unutmu durumdayz- bu dili, mitler, peri ykleri ve dinsel vizyonlar gibi dier insan yaratlarnda da buluyorlar. Dryer'in insan enerji alannda grd baz holografik filmler de bu dilde yazlmtr ve ryalarn mecaz mesajlarn andrmaktadr. Artk, uurdmzn yalnzca rya grrken deil, her zaman almakta olduunu biliyoruz. Dryer, 276

HOLOGRAFK

BAKI

bir kimseyi uyamk kimliinden soyarak, onun uurd zihninde dinmek bilmeden srekli olarak akmakta bulunan imge nehrine dorudan bakar gibidir. Yapt srekli uygulamalar ve kendi doal sezgi yetenei onu uurdnm dilini zmek konusunda son derece yetkin ilmitir. "Jungu psikologlar beni seviyor." diyor Dryer. Buna ek olarak Dryer'in yapt yorumun geree uygun olup olmadn anlayabilmek iin zel bir olana daha vardr. "Eer bir simgeyi doru yorumlayamamsam, o imge silinmiyor." diyor Dryer. "Enerji alannn iinde ylece olduu yerde kalyor. Ancak, sz konusu kiiye belirli bir imge hakknda bilmek istedii her eyi sylediim zaman erimeye balayp yok oluyor." 27 Dryer, bu durumun, ona hangi imgeyi gstereceini mterisinin kendi uurdnm semekte olmas yznden byle olduu dncesinde. Ullman gibi o da, psienin uurlu benlie, daha salkl ve mutlu olabilmek, spiritel olarak geliebilmek iin bilmesi gerekenleri srekli olarak retmekte olduuna inanyor. Dryer'in bir kimsenin psiesinin en isel almalarn gzlemleme ve yorumlama yetenei, mterilerinden pek ounda son derece nemli deiimlere yol almasna neden olmaktadr. Kendi enerji alanmda grd imge akn bana ilk kez tanmladnda sanki kendi ryalarmdan birini anlatyormu gibi garip bir duyguya kaplmtm, ancak bu henz benim grmediim bir ryayd. Bu fantazmagorik (*) imgeler ilkin bana gizemli bir ekilde bildik gelmiti, ancak her simge ve mecaz zmleyip akladka kendi isel benliimin alma tarzm ve kabul ettiim eyleri ve kabul etmeye pek de istekli olmadm eylerin farkna vardm. Gerekten de, Rich ve Dryer gibi psiik insanlarn almalar enerji alannda dev boyutlu bir bilgi bhikimi olduunu or(*) Fantazmagorya: Bir projektrle duvara yanstlan ve an olarak byyp klen biimler (ilk olarak 1802'de Londra'da denendi); grnt oyunu. (.N.)

277

HOLOGRAFK

EVREN

taya koymaktadr, insan, Hunt'un auradan ald verileri zmlediinde, bu yzden bylesine belirgin kaos desenleri elde etmi olduunu dnyor. nsamn enerji alanmda imgeler grme yetenei yeni bir ey deildir. Bundan yaklak yzyl nce, byk sve mistii Emanuel Swedenborg, insanlarn evresinde bir "dalgams cevher" grmekte olduunu bildirmiti, bu dalgams cevherin iinde kiilerin dnceleri kendisinin "betimlemeler" adn verdii imgeler eklinde grlebiliyordu. Dier insanlarn, bedenlerin evresinde bu dalgams cevheri grmemesiyle ilgili olarak da yle bir gzlemde bulunmutu: "evreleri sanki bir tr dalgayla evrilmi gibi grnen kat dnce kavramlar grebiliyordum. Ancak (normal) insann duyularna ortada ve kat gibi grnen bu eyden baka hibir ey ulaamyor." 2 8 Swedenborg kendi enerji alannda da betimlemeler grebiliyordu: "nceden tandm biri hakknda dnmeye baladmda, zihnimde o kiinin insan biimindeki grnts beliriyordu; fakat evresinde ocukluundan beri bildii, dnd ne varsa dalga dalga yzyordu." 29 Holografik B e d e n D e e r l e n d i r m e s i Alann btnne holografik olarak yaylm tek ey frekans deildir. Psiik insanlar alann kapsad kiisel bilgi birikiminin ayn zamanda beden aurasnn her parasnda da bulunduunu sylyorlar. Brennan'n ileri srd gibi, "Aura btn simgelemekle kalmaz, ayn zamanda btn 30 kapsar." California'l klinik psikolog Ronald Wong Jue de bu dncededir. Kiiliktesi Psikoloji Topluluunun eski bakan ve yetenekli bir durugrr olan Jue, bir bireyin kiisel gemiinin, bedeninde bulunan "enerji kalplari'nda bile grlebildiini kefetmitir. "Beden bir tr mikrokozmos, 278

HOLOGRAFK

BAKI

endi iinde, kiinin ilgili olduu ve ilgi kurmaya alt farkl elerin tmn yanstan bir evrendir." diyor Jue. Dryer ve Rich gibi Jue da, bir kimsenin yaam iindeki nemli olaylar holografik filmlere dntrme psiik yeteneine sahiptir, ancak bunlar, enerji alannn iinde grmek yerine, ellerini bir kimsenin zerine koyunca zihin gzyle grmekte ve szcn tam anlamyla o kimsenin bedeninin psikometrisini kartmaktadr. Jue bu tekniin, duygusal hlleri, merkez konular ve kiinin yaamndaki en nem mesele olan arkadalk ilikileri hakknda abucak bilgi edinebilmesine imkn saladm sylyor ve bu teknii iyiletirme srecini kolaylatrmak iin hastalar zerinde uyguluyor. "Bu teknii bana, Ernest Pecci adndaki bir psikiyatrist meslektam retti." diyor Jue, "O, bu teknie 'beden okumas' diyordu. Bense, eterik beden gibi eylerden sz etmektense, bu olguyu aklayabilmek iin holografik modeli kullanmay setim ve bu teknie 'Holografik Beden Deerlendirmesi' adn verdim.' 61 Bu teknii klinik uygulamalarnda kullanmakta olmasna ek olarak Jue, teknii renmek isteyenlere bu konuda seminerler de veriyor. Rntgen Gr Bu blmde bedenin somut bir yap olmayp, kendisinin de bir tr holografik imge olmas olasln inceledik. Pek ok durugr sahibi bireyin sahip olduu baka bir yetenek daha bu gr destekler gibi grnmektedir. Bu, bir kimsenin bedeninin iine, szcn tam anlamyla bakabilme yeteneidir. Enerji alamn grme yeteneine sahip bireyler, bu grme yeteneklerini ayarlayarak, sanki renkli duman katlarndan baka bir ey deilmicesine, bedenin et ve kemik dokularnn iini de grebilmektedirler. Karaglle aratrmalar srasnda, bu rntgen grne 279

HOLOGRAFK

EVREN

sahip, tp mesleinden olan ve olmayan birka kiiyle karlamtr. Bir kuruluun banda bulunan ve kendisinin Diane diye and bir kadndan sz etmektedir. Karaglle, Diane ile bulumadan hemen nce yle yazmtr: "Bir psikiyatrist olarak 'dorudan doruya' iimi grme yeteneine sahip olduu sylenen bir kimse ile bulumak olaan yntemlerimi sarsc bir biimde geersiz klabilirdi." 32 Karaglle Diane'e bir dizi uzun sreli testler uygulam, onu insanlarla tantrm ve ona orackta hastalk tehisleri yaptrtmt. Bu denemelerden birinde Diane bir kadnn enerji alann "solgun" ve "paralara ayrlm" olarak tammlam ve bu durumun onun fiziksel bedeninde nemli bir sorun olduuna iaret ettiini sylemiti. Sonra kadnn bedeninin iine bakm ve dalann yaknlarnda, barsak sisteminde bir tkanma olduunu grmt. Bu, Karaglle'yi artmt, nki kadmda, bylesi cidd bir duruma genellikle elik eden belirtilerden hi birisi yoktu. Bununla birlikte kadn, doktoruna grnd ve ekilen rntgen, Diane'nin tanmlad yerde bir tkanma bulunduunu ortaya kartt. U gn sonra kadn ameliyata alnd ve yaamn tehlikeye sokan engel oradan karld. Baka bir dizi deneyde ise Karaglle, Diane'in byk bir New York hastanesindeki poliklinikte geliigzel seilmi hastalara hastalk tehisi koymasm salad. Diane tehisini yaptktan sonra Karaglle onun gzlemlerinin doruluunu hastann kaytlarna bakarak denetliyordu. Bu deneylerden birinde, Diane, her ikisinin de tammad bir hastaya bakarak Karaglle'ye, kadnn hipofiz bezinin bulunmadn syledi, kadnn pankreas yeterince ilev grmyor gibi grnyordu, gsleri de zarar grm ve alnmt, belkemii belden aa yeterince enerji geirmediinden bacaklaryla sorunu vard. Kadnn poliklinik raporlarnda hipofiz bezinin ameliyatla alnd, pankreasn etkile280

HOLOGRAFK

BAKI

yen hormonlar almakta olduu, kanser nedeniyle her iki gsnn de alnd, belkemiindeki basky azaltmak ve bacaklarndaki arlar hafifletmek iin srtna ameliyat yapld ve bu arada sinirleri zarar grd iin idrar zorluu ektii belirtiliyordu. lerleyen deneyler, Diane'in fiziksel bedenin derinliklerine hibir aba gstermeden gz atabildiini ortaya koyuyordu. O, kiilerin i organlarnn durumunun ayrntl tanmlarn yapabiliyordu. Barsaklarn durumunu, eitli bezlerin yerinde olup olmadm gryor, hatta kemiklerin younluk ve krlabilirlik derecelerini de tanmlyordu. Karaglle raporunu, "Enerji bedenle ilgili bulgularm deerlendiremedimse de, fiziksel koullar hakkndaki gzlemleri tbb tehislerle alacak bir biimde akyordu." diyerek sonulandryor." 3 3 Brennan da insan bedeninin iine bakma yeteneine sahiptir ve bu yetenee "iselgr" adm vermektedir. selgrsn kullanarak kemik incinmeleri, fibroid tmrler ve kanserler de iinde olmak zere birok tehis yapabiliyor. Genellikle bir organn durumunu rengine bakarak da tanmlayabileceini sylyor; rnein, salkl bir karacier koyu krmzyken, sarlkl bir karacier hastalkl bir sarkahverengi ve kemoterapi uygulanan bir bireyin karacieri de yeil-kahverengi oluyormu. Dier birok psiikler (*) gibi Brennan da gr gcn odaklayarak virsler ve kan hcreleri gibi mikroskobik yaplamalar da grebilmektedir. Ben kiisel olarak, iselgr sahibi birka kii tandm ve sylediklerinin gerekliini dorulayabilirim. Bu yetenei sergilediini grdm psiiklerden biri de Dryer'dir. Bir keresinde bir i hastalma yalnzca doru tehis koymakla
(*) Yazarn birok yerde kulland psiikler kelimesi Ruhuluk literatrndeki "medyom" kelimesi karl olarak kullanlmtr. (RM notu)

281

HOLOGRAFK

EVREN

kalmad, bunun yan sra, bana ok daha farkl yapda baz artc bilgiler de verdi. Birka yl nce dalamda bir sorun kmt. Bu sorunu tedavi etmeye altm, her gn imgeleme almalar uyguladm, dalamn btnlk iinde ve salkl bir imgesini gzmde canlandrdm, onun iyiletirici bir n iinde yzmekte olduunu dledim vb. Ne yazk ki ben olduka sabrsz bir insanm ve bir gecede baarl olamazsam kzarm, ikinci meditasyonumda dalam zihnimden azarladm ve onu, bir an nce istediim gibi davranmas yolunda uyardm. Bu olay tmyle benim dncelerimin gizlilii iinde yer alm ve sonra da abucak unutulmutu. Birka gn sonra Dryer'i grdmde ondan, bedenime bakp dikkat etmemi gerektiren bir ey olup olmadn bana sylemesini istedim. (Ona bu salk sorunumdan sz etmemitim.) Bununla birlikte, bana hemen dalamdaki sorundan sz etti ve soma sustu, akl karm gibi syleniyordu. "Dalan bir eyden ok kt etkilenmi." diye mrldand. Ve sonra birden anlad, "Dalana barm miydin?" Mahcup bir ekilde, yle yapm olduumu kabul ettim. Dryer birden ellerini havaya at. "Bunu yapmamalsn. Dalan senin yle olmasn istediini sand iin hastaland. nki sen uursuz olarak ona yanl emirler veriyordun. imdi de ona bardn iin ne yapacam arm durumda." Bam nemle sallayarak bana u d verdi: "Bedenine ve i organlarna asla, asla kzma. Onlara yalnzca olumlu mesajlar gnder." Bu olay yalnzca Dryer'in insan bedeninin iine bakma yeteneini ortaya koymakla kalmyor, ayn zamanda, dalamn bir tr zekya ya da kendine zg bir uura sahip olduunu gsteriyordu. Bu bana, beynin nerede bitip bedenin nerede baladm artk bilmediini syleyen Pert'in szlerini anmsatt ve bedenin tm blmlerinin -bezlerin, ke282

HOLOGRAFK

BAKI

miklerin, organlarn ve hcrelerin- kendine zg bir zeks olabileceini dndrd. Eer beden gerekten holografik bir yapya sahipse, o zaman Pert'in bu sz sandmzdan daha dorudur ve btnn uuru tm paralarnda da yer almaktadr. selgr ve amanizm Baz amanik kltrlerde iselgr, aman olabilmenin n koullarndan birisidir. ili'deki Araucanian Kzlderililerinde ve Arjantin otlaklarnda yaayan halklarda samanla yeni kabul edilen bir bireye iselgr zelliine sahip olabilmesi iin zel olarak nasl dua edecei retilir. nki Araucanian kltrnde amann balca rol hastalklara tehis koymak ve iyiletirmektir ve bu yzden de iselgr son derece gereklidir. 34 Avustralyal amanlar bu yetenekten "gl gz" ya da "yrekle grmek" 3 5 diye sz etmeyi yeliyorlar. Ekvator And'larnn ormanlarla kapl dou yamalarnda yaayan Jivaro Kzderilileri bu yetenei, ayahuasca adn verdikleri bir orman arabndan damttklar z ierek kazamyorlar; bu, iine girdiinde kiiye psiik yetenekler baladna inanlan halsinojen bir bitkinin zdr. amanik almalar konusunda uzmanlam bulunan, New York'daki Yeni Toplumsal Aratrmalar Okulunda alan antropolog Michael Harner'e gre, ayahuasca Jivaro samanna, "hastann iini, sanki bedeni camdan yaplmasna grme yetenei" vermektedir. 36 Gerekten de, bir hastal "grme" yetenei -ister dorudan bedenin iine bakmak yoluyla, ister hastaln bedenin iinde ya da yaknnda bulunan boyutlu iren ve kt huylu bir cin imgesi gibi bir tr mecaz hologramla simgelenmesi biiminde olsun- btn amanik geleneklerde mevcuttur. Ancak iselgrden sz eden her kltr, hangi kltr 283

HOLOGRAFK

EVREN

olursa olsun, ayn mesaj vermektedir. Beden bir enerji yaplamasdr ve sonu olarak iinde yer ald enerji alanndan daha somut bir ey deildir. Enerji Alan K o z m i k Bir Taslaktr Fiziksel bedenin insann enerji alanndaki younluk dzeylerinden yalnzca birisi olduu ve aurann giriim desenlerinden ortaya km bulunduu dncesi, zihnin olaanst ifa gcn ve genelde beden zerindeki ok byk denetimini aklayabilir. nki bir hastalk, bedende belirmezden haftalar, hatta aylar nce enerji alannda ortaya kmaktadr; psiik insanlarn ou hastaln enerji alan iinde olutuuna inanmaktadrlar. Bu gr, enerji alanmn bir biimde fiziksel bedenden daha ncl nitelikte olduu ve bedene yapsal balang iaretlerini veren bir tr taslak olarak ilevde bulunduunu dndrmektedir. Dier bir deyile enerji alan, sakl dzenin kendine zg baka bir uyarlamas olabilir. Bu gr, Achterberg ve Siegel'in, hastalarn hastalklarnn, bedenlerinde ortaya kmasndan aylarca nce zihinlerinde "imgelenmi" olduu yolundaki bulgularn aklayabilir. Gnmzde, tp bilimi zihinsel imgelemenin bir hastal nasl yaratabildiim aklamaktan yoksundur. Ancak grm olduumuz gibi, dncelerimizde nemli bir yere sahip olan kanlar enerji alannda abucak birer imge olarak belirmektedir. Eer enerji alan bedeni yneten ve biimlendiren bir yap tasla ise, uursuzca bile olsa bir hastal imgelemek ve srekli olarak onu enerji alannda var olmaya zorlamak, bedeni o hastal ortaya kartmaya etkin bir biimde programlamak anlamna gelmektedir. Benzer ekilde, zihinsel imgeler, enerji alan ve fiziksel beden arasndaki ayn dinamik iliki, imgeleme ve vizali284

HOLOGRAFK

BAKI

zasyonun bedeni iyiletirebilmesinin nedenlerinden biri olabilir. Giderek, inan ve dinsel imgeleme yoluyla stigmatistlerin ellerindeki trnak benzeri etsi kntlar nasl kartabildikleri de bu yolla aklanabilir. ada bilimsel anlaymz bu tr biyolojik yetenekleri aklayabilme olanana sahip deildir, ancak grne gre, srekli dua ve meditasyonla bu imgeler enerji alannn iinde ok etkin bir yer kazanmakta ve aym kalplarn srekli yinelenmesi sonucunda bedene biim verebilmektedir. Bedenin enerji alann deil, enerji alannn bedeni biimlendirmekte olduuna inanan aratrmaclardan biri de, son yirmi yln bedenin sptil enerji alanlarnn tbb karlklarn aratrmakla geirmi bulunan Richard Gerber adndaki Detroit'li bir doktordur. "Eterik beden, fiziksel bedenin bymesi ve gelimesini ynlendiren bir holografik enerji kalbdr." diye yazyor Gerber. 3 7 Gerber, baz psiik insanlarn aurada grm olduu belirgin katlarn da dnce, enerji alan ve fiziksel beden arasndaki dinamik ilikide bir rol oynadna inanmaktadr. Fiziksel bedenin eterik bedene baml olmas gibi, eterik beden astral ya da duygusal bedene, astral ya da duygusal beden ise mantal bedene bamldr, bu bylece srp gitmekte ve sonuta, her beden bir ncekinin kalb olmaktadr, diyor Gerber. Bylece, bir imgenin ya da dncenin enerji alannda ortaya kt kat ne denli sptilse, bedeni iyiletirme ve yeniden biimlendirme yetenei de o denli gldr. "Mantal beden astral/duygusal bedene enerji salad ve bu enerji daha sonra eterik ve fiziksel bedenlere akt iin bir kiiyi mantal dzeyde iyiletirmek, astral ya da eterik dzeyde iyiletirmeye gre daha gl ve uzun etkili sonular salayacaktr." diyor Gerber. 3 8 Fiziki Tiller de bu dnceye katlmaktadr: "Kiinin rettii dnceler doada zihin dzeyinde kalplar olu285

HOLOGRAFK

EVREN

turur. Bylece, bir hastaln, aslnda sonu olarak, rachet etkisi araclyla -nce eterik dzeyde ve sonra da onu aka bir hastalk olarak grdmz fiziksel dzeyde etki yaratmak suretiyle- deitirilmi zihin kalplarndan ortaya kmakta olduunu grrz." Tiller, hastalklarn genellikle yinelenmesinin nedenini, gnmzde illarm bedeni yalnzca fiziksel dzeyde iyiletirmekte oluuna balyor. Eer doktorlar enerji alanna da ulaabilseler, daha uzun vadeli iyilemeler sz konusu olabilirdi, diye dnyor. Bu gerekleinceye dek ya da dier bir deyile, "zihin ve spirituel dzeylerdeki temel hologram henz deitirmediimiz srece tedavilerin ou srekli olmayacaktr," demektedir. 39 Tiller daha geni al bir yorumla, evrenin de balangta sptil bir enerji alan olduu ve benzer bir rachet etkisiyle giderek younlap, maddelemi olabileceini sylemektedir. Onun grne gre, Tanr evreni ilh bir dnce modeli olarak yaratm olabilir. Bu ilh model, psiik yeteneklere sahip bir kiinin, insann enerji alannda yzer gibi grd imge benzeri bir kalp grevini stlenmek suretiyle, kozmik enerji alannn giderek daha az sptil dzeylerini "bir dizi hologram sras boyunca" etkilemi ve sonuta fizik40 sel bir evren holograma dntrm olabilir. Eer bu doruysa, insan bedeninin holografik nitelikte olduu konusunda bir dier gsterge saylabilir, nki her birimiz gerekten de kck birer evren olabiliriz. Dahas, eer dncelerimiz (yalnzca kendi enerji alanlarmzda deil, gerekliin daha sptil yapdaki enerjik alanlarnda da) hayaletimsi holografik imgelerin biimlenmesine neden olabiliyorsa, bu gr, insan zihninin bir nceki blmde incelediimiz mucizeleri nasl oluturabildiini de aklam olacaktr. Hatta ezamanll ya da psiemizin en isel derinliklerindeki sre ve imgelerin d gereklikte nasl biimlenmekte olduunu da aklayabilir. Yine, belki de d286

HOLOGRAFK

BAKI

ncelerirrzin holografik evrenin sptil yapdaki enerji dzeylerini de srekli olarak etkilemekte olduu dnlebilir; te yandan, ezamanlla yol aar gibi grnen trdeki olaylar srasnda, ancak, kriz ve dnm anlarna elik eden trdeki duygu ykl ar dncelerimiz fiziksel gereklikte bir dizi karlamalar zinciri oluturacak gce sahip olabilir. Katldmz Gereklik Kukusuz bu sreler, kat bir biimde ayrmlanm katlar hlindeki evrenin sptil enerji alanlarnda rastlantsal olarak dzenlenmi deildir. Evrenin spt alanlar kesintisiz bir sreklilik iinde olsayd bile yine ilevlerini srdreceklerdi. Bu sptil alanlarn dncelerimize kar ne denli duyarl olduunu dnecek olursak, bu alanlarn rgtlenme ve yaplamalar hakknda dizi dnceler oluturmaya alrken ok dikkatli olmalyz. Bizim bu alanlar hakkndaki kanlarmz onlarn yaplarm biimlendirip oluturmu olabilir. Belki de bu yzden durugrrler insan enerji alanmn katlara blnm olduu konusunda ortak bir dnceye sahip deildirler. Aka belirlenmi katlar bulunduuna inanan psiiklerin bu dnceleri enerji alanmm kendisini katlar hlinde biimlendirmesine neden olmu olabilir. Ayrca, enerji alamn gzlemleyen bireylerin kendileri de bu srece katkda bulunmu olabilirler. Brennan bu konuda ok drsttr ve bir mterisi, katlar arasndaki farklar ne denli iyi kavramsa, onun enerji alannn katlarnn o denli ak ve birbirinden ayrt edilebilir nitelikte olduunu sylemektedir. Enerji alanmda yaplamalar grd bir kimsenin bal basma bir sistem, dier bir kimsenin ise ayr bir sistem olduunu kabul ediyor. rnein, M.S. drdnc ile altnc yz287

HOLOGRAFK

EVREN

yllar arasnda yazlm Hindu yoga metinlerinden oluan bir koleksiyon olan tantranm yazarlar, enerji alanmda yalnzca kat alglamlardr. Durugr sahiplerinin enerji alannda dikkatsizce oluturmakta olduklar yaplamalarn alacak kadar uzun mrl olduu konusunda kantlar vardr. Eski Hindular yzyllarca her akrann ortasnda bir Sanskrit harfi bulunduuna inanmlard. akralarn elektriksel varln lebilen bir teknik gelitirme baarsn gstermi bir klinik psikolog olan Japon aratrmac Hiroshi Motoyama, doal bir durugr yeteneine sahip sradan bir kadn olan annesi onlar aka grebildii iin akralarla ilgilenmeye baladn sylyor. Bununla birlikte, annesinin akl, kendi kalp akrasmda ters dnm kaya benzer bir biim grmekte olduu iin yllarca karp durmutu. Motoyama kendi aratrmalarna baladktan sonra annesinin grd eyin, eski Hindularn kalp akrasmda algladklar Sanskrit alfabesinin yam harfi olduunu anlad. 41 Dryer gibi baz psiikler, akralarda Sanskrit harfleri grmekte olduklarn sylemektedirler. Oysa, dierleri byle bir ey grmemektedir. Bunun tek aklamas, bu harfleri gren psiik insanlarn aslnda, uzun yllar nce eski Hindularn inanlar tarafndan enerji alanna kabul ettirilmi holografik yaplamalarla uyum iine girmi olduklardr. ilk bakta bu gr insana garip gelebilir, ama gemite rnekleri vardr. Daha nce incelediimiz gibi, parack fiziinin temel varsaymlarndan biri bizim gereklii kefetmediimiz, ama onun oluturulmasna katldmz grdr. Belki de, atom tesi gerekliin daha derin dzeylerine, insan aurasmn yer ald varsaylan daha sptil enerjilerin sz konusu olduu dzeylere daldka, gerekliin katlmc yaps giderek daha ok sz belirgin hle gelecektir. O hlde, insann enerji alannda belirli bir yaplama ya da mo288

HOLOGRAFK

BAKI

el bulmu olduumuzu sylerken son derece tedbirli olalyz, nki belki de bulduumuz eyi kendimiz yaratm labiliriz. Zihin ve nsan Enerji Alan nsan enerji alannn incelenmesinin kiiyi, Pribram'm, beynin duyusal girileri bir frekans diline dntrebildiini bulduu zaman vard sonuca gtrmekte olmas dikkat ekicidir. Bu, bizim iki gereklie sahip olduumuzu gsterir; bu gerekliklerden birinde bedenlerimiz somut olarak grnmekte, uzay ve zaman iinde kesin bir yer almakta, dierinde ise, varlmz ncelikle, uzay iindeki niha yeri belirsiz, parltl bir enerji bulutu hlinde bulunmaktadr. Bu kavray beraberinde baz nemli sorular da getirmektedir. Bunlardan birisi de udur: Zihin nedir? Bize retildiine gre zihin beynin bir rndr, ama eer beyin ve fiziksel beden yalnzca birer hologram ya da enerji alanlarmm giderek sptilleen srekli btnlnn en youn blmyse, bu durumda zihin iin ne sylenebilir? nsan enerji alan zerinde yaplan aratrmalar buna bir yant getirmektedir. Son yllarda, San Francisco'daki Mount Zion Hastanesinde nrofizyolog olarak alan Benjamin Libet ve Bertram Feinstein'in yapm olduu bir bulu bilim evrelerinde frtna kopartmtr. Libet ve Feinstein bir hastann tenine uygulanan bir dokunma uyarsnn beyne bir elektrik sinyali olarak ulama sresini lmlerdir. Hastaya da ayrca, kendisine dokunulduunu hissettii anda bir dmeye basmas sylenmiti. Libet ve Feinstein beynin bu uyary saniyenin 0.0001'i kadar bir srede kaydedebildiim bulmulardr, hasta ise dmeye, uyar uygulandktan, saniyenin 0.1'i kadar bir sre sonra basmtr. Ancak artc olan, hastann uyarnn ve dmeye 289

HOLOGRAFK

EVREN

basm olduunun uuruna ancak 0.5 saniye sonra varm olmasdr. Bu, tepki verme kararnn hastann uurd zihnince verilmi olduunu gstermektedir. Hastann bu eylem konusundaki farkndal yarta yava giden bir adama benzemektedir. Daha da rahatsz edici olam ise, Libet ve Feinstein'n deneyinde yer alan hastalardan hi birinin, dmeye basmaya uurlu olarak karar vermelerinden nce uurd zihinlerinin zaten dmeye basmalarma neden olduunun farknda olmayyd. Hastalarn beyinleri, bir biimde, byle yapmam olduklar hlde, eylemlerini uurlu olarak denetlemekte olduklar konusunda rahatlatc bir hayal yaratyordu. 42 Bu durum baz aratrmacann zgr iradenin bir yanlsama olup olmad konusunda kukuya dmelerine yol amtr. Daha sonraki aratrmalar, kaslarmzdan birini kullanmaya, rnein bir parmamz kaldrmaya "karar" vermemizden bir buuk saniye nce beynimizin bu eylemi yerine getirmemizi salayan sinyalleri oluturmu bulunduunu ortaya koymutur. 43 O hlde, karar veren kimdir, uurlu zihnimiz mi, yoksa uurd zihnimiz mi? Hunt bundan daha da iyi bir bulu yapm, insan enerji alannn uyanlara, beyinden nce tepki verdiini bulmutur. Enerji alannn EMG kaytlaryla beynin EEG kaytlarm ayn anda alm ve yksek bir ses kartt ya da parlak bir yakt anda enerji alamnn EMG'sinin bu uyary henz EEG'de grnmeye balamadan nce almakta olduunu grmtr. Bunun anlam nedir? "Sanrm beynin, bir insann dnyayla olan ilikilerindeki en etkin e olduunu kabul ederek onu olduundan fazla nemsemiiz." diyor Hunt, "Beyin gerekte ok iyi bir bilgisayardr. Ancak zihnin yaratclk, imgeleme, spiritellik vb. gibi grnmlerine gelince, ben bunlarn beyinde yer aldm sanmyorum. Zihin beynin iinde deildir. Zihin o yaplatrc alandadr." 44 290

HOLOGRAFK

BAKI

Dryer de enerji alannn, bir kimsenin uurlu olarak bir tepkide bulunmasndan nce tepki vermekte olduunu fark etmitir. Ve bunun sonucunda mterilerinin tepkilerini yz ifadelerini gzlemleyerek deil de, gzlerini kapatp onlarn enerji alanlarnn tepkilerini gzleyerek anlamay yelemektedir. "Ben konuurken enerji alanlarndaki renklerin deitiini grebiliyorum. Benim sylediklerim hakknda neler hissettiklerini onlara sormama gerek olmadan reniyorum. rnein, eer alanlar sislenirse, onlara sylediim eyi anlamadklarm biliyorum." demektedir. 45 Eer zihin beyinde deil de, beyne ve fiziksel bedene sinmi bulunan enerji alanmdaysa, bu durumda, Dryer gibi psiik insanlarn, bir kimsenin psiesinin ieriini enerji alannda niin bu derdi kapsaml olarak grmekte olduklar anlalabilir. Ayrca benim dalamn, normal olarak dnceyle balants olmad kabul edilen bu organn, niin kendine zg gelimemi bir zek biimiyle davranmakta olduunu da aklayabilir. Gerekten de, eer zihin bu alandaysa, bizim farkndahmz, dnmemiz, kendi bedenimizin blmlerini hissetmemiz fiziksel bedenimizle snrl olmayabilir; ve ileride greceimiz gibi bu dnceyi destekleyecek hatr saylr miktarda kant birikimi vardr. Ama nce dikkatimizi baka bir soruna evirmeliyiz. Bedenin somutluu holografik bir evrendeki tek yandsama deildir. Daha nce grdmz gibi Bohm, zamanm bile kesin olmadna ve sakl dzenden kmakta olduuna inanmaktadr. Bu, zamanm gemi, imdi ve gelecee uzanan lineer dalmnn da zihnin bir rn olduunu dndryor. Gelecek blmde, bu dnceyi destekleyen kantlar ve bu grn bizim yaamlarmz iin burada ve imdi getirdii sonular gzden geireceiz.

291

Uzay ve Zaman

Gnmzde amatizm ve benzeri gizemli aratrma alanlar nem kazanmlardr, nki zihin ve ruh konusunda yeni fikirler ileri srmektedirler. Bunlar, uur alann alabildiine geniletmek gibi eylerden ... duyularmzla algladmz fizik dnyann sadece bir yanlsama, bir glgeler lemi olduu ve beden adn verdiimiz boyutlu aracn, kendisinden sonsuz derecede byk, kapsaml ve gerek yaamn rahmini meydana getiren bir tayc ya da ikametghtan baka bir ey olmad eklindeki inan, bilgi ve hatta deneyimlerden bahsediyorlar.
Holger Kalvveit Dreamtime and Inner Space (Rya Zaman ve sel Uzay)

ZHNDEN IKAN ZAMAN


Zihnin ve var olan her eyin "yuvas" sakl dzendir. Olumu bulunan tm evrenin toplam varlnn temeli olan bu dzeyde, lineer (dorusal) bir zaman yoktur. Sakl dzenin egemenliindeki bu alan zamanszdr; orada ipe dizilmi boncuklar gibi birarada sralanm anlar yoktur.
Larry Dossey Recovering the Soul (Ruhu Yeniden Bulmak)

Adam bolua doru dalm bakarken iinde bulunduu oda soldu, saydamlat ve yerini uzak gemiten bir sahne ald. Adam birden kendisini bir sarayn bahesinde buldu, nnde gen bir kadn duruyordu. Teni zeytin renginde ok gzel bir kadnd bu. Adam onun boynunun evresindeki, el ve ayak bileklerindeki altm taklan, yan saydam beyaz giysisini, kare biimli ve mcevherlerle bezeli yksek tacnn altnda grkemli bir biimde rglerle toplanm kara salarn grebiyordu. Ona bakarken bu kadnn yaamyla ilgili bilgiler akt kafasndan. Onun Msrl bir prensin -bir firavunun deil- kz olduunu biliyordu. Evliydi. Kocas, salar yznn her iki yanndan sarkan saysz ince rglerle biimlendirilmi, ince yapl bir adamd. Adam bu sahneyi zihninden hzla geirebiliyordu, kadnn yaamndaki olaylar bir film gibi akp geiyordu. Onun ocuk doururken ldn grd. Onun bedeninin 295

HOLOGRAFK

EVREN

uzun ve karmak yntemlerle mumyalanmasn adm adm izledi, cenaze trenini, ta mezarna yerletirilmesine elik eden trenleri gzledi. Btn bu olaylar bitince imgeler soldu ve iinde bulunduu oda bir kez daha gznn nnde belirdi. Bu adamn ad Stefan Ossowiecki'ydi, Rusya'da domu bir Polonyalyd. ann en yetenekli durugr medyumlarndan birisiydi ve tarih 1935 ylnn 14 ubatyd. Gemi hakknda ald bu grntler, talam bir insan ayann bir parasma dokunduu zaman ortaya kmt. Ossowiecki, insan eliyle yaplm nesnelerle psikometrik ilikide bulunma konusunda o denli ustalamt ki sonunda Varova niversitesinde bulunan ve o zamanlar Polonya'daki en nemli etnolog olan Profesr Stanislaw Poniatowski'nin dikkatini ekti. Poniatowski, dnyann eitli yerlerindeki arkeolojik alanlardan toplanm birka tr kuvars ve dier talardan yaplma baz gereler araclyla Ossowiecki'ye baz deneyler uygulad. Lithic denilen bu talan tanmlayabilmek o denli zordu ki, ancak bu konuda eitim grm bir gz bunlarn insan eliyle biimlenmi olduunu anlayabilirdi. Bunlar ayrca uzmanlar tarafndan nceden incelenmi olduu iin Poniatowski, her birinin hangi dnemden ve hangi tarihsel konumdan geldiklerini biliyor ve bu bilgileri Ossowiecki'den byk bir gizlilikle saklyordu. Ama bunun bir nemi yoktu. Ossowiecki defalarca bu nesnelere doru tanmlar koydu, ka yanda olduklarn, bunlar retmi olan kltrleri ve bulunduklar coraf konumlar tek tek bildirdi. Ossowiecki'nin koyduu tanmlar Poniatowski'nin notlanndaki bilgilerle zaman zaman eliiyordu. Ancak Poniatowski her defasnda yanlln Ossowiecki'nin verdii bilgilerden deil de, kendi notlarndan kaynaklanmakta olduunu grmt. Ossowiecki her zaman ayn biimde alyordu. Bir nesneyi eline alyor ve iinde bulunduu oda, hatta kendi 296

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

bedeni gzlerinin nnde saydamlap, neredeyse ortadan yok oluncaya dek o nesneye younlayordu. Bu deiim gerekleince, kendisini gemiin boyutlu bir filmine bakarken buluyordu. O zaman bu sahnenin iinde diledii her yere gidebiliyor ve setii her eyi grebiliyordu. Gemie doru dalp gittii zaman Ossowiecki'nin gzleri, tanmlad nesneler sanki fiziksel bir konuma sahipmi gibi oradan oraya dolap duruyordu. Bitki rtsn, insanlar ve iinde yaadklar yerleri grebiliyordu. Bir defasnda, M.. 15.000 ile 10.000 yllarnda Fransa'da yaam st yontma ta dnemi insanlarnn yaratm olduu Magdaleniyen kltrnden kald anlalan bir ta eline alan Ossowiecki, Poniatovvski'ye Magdaleniyen kadnlarnn ok karmak sa tarama biimleri olduunu sylemiti. O srada bu, sama bir sz gibi grnm, ancak daha sonra, Magdaleniyen kadnlarn ssl sa biimleriyle gsteren heykeller bulunduunda Ossowiecki'nin hakl olduu ortaya kmt. Bu deneyler boyunca Ossovviecki gemi hakknda, ilkin yanl gibi grnen ama sonradan doruluu kantlanan byle yzden fazla bilgi krnts vermiti. rnein, Ta Devri insanlarnn ya kandilleri kullanmakta olduunu sylemi ve Fransa'daki Dordogne'de yaplan kazlarda tam da onun tanmlam olduu byklk ve biimde ya kandilleri ortaya kartlnca bu szleri dorulanmt. eitli insanlarn avlad hayvanlarn, iinde yaadklar kulbelerin ve l gmme detlerinin ayrntl resimlerini izmi ve btn bu savlar daha sonraki arkeolojik bulularla onaylanmt. 1 Poniatowski'nin Ossovviecki ile yapt almalar bu alandaki tek rnek deildir. Kanada Arkeoloji Birliinin kurucu yesi ve Toronto niversitesi antropoloji profesrlerinden olan Norman Emerson da arkeolojik almalarda 297

HOLOGRAFK

EVREN

durugr medyomlarnn kullanlabileceinin farkna varmtr. Emerson, aratrmalarnda George McMullen adndaki bir kamyon ofrnden yararlanmtr. McMullen de tpk Ossowiecki gibi nesnelerle psikometrik olarak ilikiye geme ve onlar gemiten gelen sahnelere kayabilmek iin kullanma yeteneine sahipti. McMullen ayrca, arkeolojik bir blgeye gittiinde, hemen gemie ulaabiliyordu. Byle bir yere vardmda aradn bulabilmek iin ileri geri dolap durur ve amacna ulamca, bir zamanlar o blgede gelimi olan kltr ve insanlar tanmlamaya balard. Byle durumlardan birinde McMullen'i, saptad plak bir toprak zerinde dolap dururken izleyen Emerson, onun bu yerin bir Iroquois uzun evi olduunu sylediini duymutu. Emerson bu alan aratrma kazklaryla iaretledi ve alt ay sonra bu antik yap tam da McMullen'in syledii yerde ortaya kartld. 2 Emerson iin banda son derece kukucuydu, ancak McMullen'le yapm olduu alma onu bu konuya inanm bir kiiye dntrd. 1973'te, Kanada'nn nde gelen arkeologlarnn katld bir yllk konferansta yle diyordu: "Arkeolojik olgular ve arkeolojik yerleimler hakknda aktardm bilgileri -bu bilgileri uurlu bir mantk yrtme sonucunda elde etmi olduu konusunda herhangi bir kant bulunmayan- bir psiik insandan alm olduuma kaniyim." Emerson konumasna, McMullan'n gsterilerinin arkeolojiye "yeni ve btnsel bir bak as" getirmi bulunduu ve bundan byle arkeolojik aratrmalarda psiiklerin kullanlmas yolunda yaplacak almalara "acil ncelik" verilmesi gerektii duygusunu tamakta olduunu syleyerek son vermitir. 3 Gerekten de gemii alglama -ya da belirli baz bireylerin dikkatlerinin odan deitirerek gemie bakabilmeyetenei birok aratrmac tarafndan srekli olarak belir298

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

lenmektedir. 1960'larda yaplan bir dizi deneyde Utrecht Devlet niversitesindeki Parapsikoloji Enstitsnn Bakan W.H.C. Tenhaeff ve Gney Afrika, Johannesburg'daki Witwatersrand niversitesi Dekan Marius Valkhoff, byk Hollandal durugrr Gerard Croiset'in, en ufaak bir kemik parasndan bile psikometrik olarak yararlanabildiim ve onun gemii hakknda son derece yerinde tanmlar yapabildiini grmlerdir. 4 New York'lu bir klinik psikolog ve yine, bu konuda kukuculuktan inanmla gemi bir kii olan Dr. Lawrence LeShan da nl Amerikal psiik Eileen Garrett'le ayn trde deneyler yapmtr.5 Ve Amerikan Antropoloji Birliinin 1961'de yapan yllk toplantsnda arkeolog Clarence W. Weiant, Orta Amerika'nn en nemli arkeolojik bulularndan biri olduu dnyaca kabul edilen nl Tres Zapotes kefini, bir psiik insann yardmyla baarabildiini aklamtr. 6 National Geographic dergisinin eski editrlk ekibinden ve MT'in Yenileme, Teknoloji ve Toplum Tartma Grubunun Savunma Sekreterlii yelerinden biri olan Stephan A. Schwartz, gemii alglama olgusunun geree dayanmakta olduunu ve hatta, bilimsel gereklik asndan, Kopernik ve Darwin'in bulularnnki kadar nemli deiimlere yol aaca grndedir. Schwartz bu konuda o denli gl bir inanca sahiptir ki, durugr medyomlaryla arkeologlar arasndaki ortakln kapsaml bir tarihi olan The Secret Vaults of Time (Zamann Gizli Mahzenleri) adnda bir kitap yazmtr. Schwartz, ' eyrek yzyldr psiik arkeoloji somut bir gereklik olarak karmza, km bulunmaktadr." demektedir. "Bu yeni yaklam sayca o denli ok deney ve rnek ortaya koymutur ki, Byk Madd dnya gr iin son derece yaamsal bir nemi olan o zaman ve uzay erevesi, artk ou bilim adamnn inand kadar mutlak bir 7 yaplama olmaktan kmtr." 299

HOLOGRAFK

EVREN

Bir H o l o g r a m Olarak G e m i Bu gibi yetenekler, gemiin yitip gitmediini, hatta insan alglarna ulaabilen bir biimde var olmay srdrdn dndrmektedir. Evren hakkndaki olaan bak amz byle bir duruma izin vermez ama holografik model bize byle bir olana salamaktadr. Bohm'un, zaman aknn srekli gizleni ve ortaya klar dizisinin bir rn olduu yolundaki gr, imdiki zamanm gizlenerek gemiin bir paras olduu anda var olmaktan kmadn, yalnzca gizli dzenin kozmik deposurta dnmekte olduunu dndrmektedir. Ya da Bohm'un dedii gibi, "Gemi, imdinin iinde bir tr sakl dzen hlinde aktif durumdadr." 8 Eer uurun kkleri, Bohm'un ne srd gibi, sakl dzenin iindeyse bu, insan zihninin ve gemiin holografik kaytlarnn ayn alan iinde birarada var olduu, dier bir deyile, bunlarn halihazrda birbirlerine komu durumda olduklar anlamna gelmektedir. Bylece, gemie geebilmek iin yaplmas gereken tek ey kiinin dikkat odan kaydrmas olabilir. McMullen ve Ossovviecki gibi durugr medyumlarna, basite, doutan byle bir kaydrma yapabilme yetisine sahip bireyler denilebilir. Bununla birlikte holografik dnce bu yetenein de daha nce grm olduumuz dier birok olaan d insan yetenekleriyle birlikte, hepimizin iinde gizlenmi durumda olduunu ne srmektedir. Gemiin sakl dzende nasl depolanmakta olduunu bir hologramda grebiliriz. Bir eylemin -diyelim bir kadnn sabun kpn flemesinin- her bir evresi oul imgeli bir hologramn iinde birbirini izleyen bir dizi imge olarak kaytlanacak olursa, her bir imge bir filmdeki kareler gibi erevelenir. Eer bu hologram bir "beyaz k" hologram ise (zerindeki imgeler lazer nna gerek olmadan p300

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

lak gzle grlebilen bir holografik film paras) bu film parasnn nnden dolaan bir gzlemci, bak asn deitirdiinde sabun kp fleyen bir kadnn boyutlu filmini grecektir. Baka bir deyile, bu resimler farkl imgelerin ortaya kp gizlenmesiyle birarada akar ve bir hareket yanlsamas sergiler gibidir. Hologramlar konusunda bilgisi olmayan bir kimse, sabun kp fleme eyleminin eitli evrelerinin geici olduunu ve bir kez grldkten sonra bir daha asla izlenemeyeceini sanabilir, ama bu doru deildir. Bu eylemin tm hologramn iinde kaytldr ve zaman zaman gzden gizlenen eylemi yeniden ortaya kartan ey yalnzca kiinin deien bak asdr. Holografik dnce ayn eyin kendi gemiimizi de kapsadn sylemektedir. Gemi unutulu iinde eriyip gitmemekte ve kozmik hologramda kaytl bulunmaktadr ve oraya her zaman yeniden girebilmek olasdr. Gemii alglama deneyiminin hologram benzeri zelliklerinden biri de, iine girilen sahnelerin boyutluluudur. rnein, kendisi de bir psikometri medyomu olan Bn.Rich, Ossovviecki'nin grd imgelerin boyutlu ve gerek, hatta iinde oturduu odadan daha gerek olduu yolundaki szleriyle neyi anlatmak istediini bildiini sylemektedir. "Bu imgeler sanki oday ele geirir gibidir," diyor Rich, "ortama egemen olurlar ve bir kez ortaya kmaya baladlar m, ben de onlarn bir paras olurum. Bu, ayn anda iki yerde birden bulunmaya benzer. Bir odada oturmakta olduumun farknda olmama karn, ayn anda bu imgesel sahnenin de iindeyimdir. ,f) Bu yetenein ierdii meknszlk zellii de holografik niteliktedir. Psiikler, belirli bir arkeolojik yerleim alannn gemiine, o alann iinde de bulunsalar, oradan millerce uzakta da olsalar ayn biimde gei yapabilmektedirler. 301

HOLOGRAFK

EVREN

Baka bir deyile, gemie ait kaytlar herhangi bir yerde kaytl olmayp, tpk bir hologramn ierdii bilgiler gibi meknszlk zellii tamaktadr ve uzay-zaman atsnn herhangi bir yerinde ortaya kabilir. Baz durugrrlerin gemie uyum yapabilmek iin psikometriye bile gereksinim duymamakta oluu, bu fenomenin sahip olduu meknszlk zelhginin altm bir kez daha izmektedir. Kentucky'li nl drugr medyomu Edgar Cayce, yalnzca evinde bir sedire uzanp uyku benzeri bir duruma geerek gemile iliki kurabiliyordu. nsan rknn tarihi zerine ciltlerce notlar aldrd; verdii bilgiler genellikle alacak derecede geree uygundu. rnein, l Deniz Yazmalarnn Kumran'n yukarsmdaki maaralarn iinde bulunmasndan ve bylece kendisinin bu konuda vermi olduu bilgilerin kantlanmasndan on bir yl nce Kumran'daki Essen toplumunun yerini belirlemi ve tarihsel roln tanmlamt. 1 0 Gemii alglayan bireylerden ounun ayn zamanda insan enerji alann da grmeleri ilgintir. Ossovviecki'nin annesi ocukken ona, insanlarm evresinde grmekte olduunu syledii renkli bantlar giderebilmek abasyla sk sk gz damlas damlatlm. McMullen da, bir kimsenin sal konusunda onun enerji alanma bakarak tamlar koyabmektedir. Bu durum, gemii alglayabilme olgusunun, gerekliin daha sptil ve daha titreimli grnmlerini algayabilme yetisiyle balant olduunu dndrmektedir. Baka bir biimde syleyecek olursak gemi, Pribram'n frekans alanna kodlanm genlerden yalnzca biri, oumuzun gremedii ve pek az kiinin uyum iine girerek hologram benzeri imgelere dntrebildii kozmik giriim desenlerinin bir paras olabilir. Pribram, "Belki de holografik durum iinde -ya da frekans alamnda- drt bin yl ncesi yarnla e deerdedir." demektedir. 11 302

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

G e m i i n Hayaletleri Gemiin holografik kaytlarnn kozmik hava-dalgalannda kaytl bulunduu ve zaman zaman insan zihni tarafndan yakalanp hologram biiminde yeniden ortaya kartlabilecei dncesi dillerde dolaan baz hayalet yklerini de aklayabilir sanrm. Hayaletler, baz kiilerin ya da gemiten bir sahnenin boyutlu grntleri olan hologramlardan biraz daha sk grnmektedir. rnein, hayalet yklerinin teorilerinden birisi de, bunlarn lm bireylerin ruhlar olduu yolundadr, ancak tm hayaletler insan deildir. Kimilerinin de cansz nesnelerin hayaletlerini grmekte olduu hakknda saysz kayt vardr ve bu da, bylesi grnmlerin bedenden ayrlm ruhlar olduu inancm yalanlamaktadr. Londra'daki Ruhsal Aratrmalar Dernei tarafndan yaymlanm bulunan yeterince belgelenmi hayalet olaylaryla dier normalst olaylarn raporlarndan oluan ve Phantasms of the Living (Canllarn Hayaletleri) adndaki kaim iki ciltlik bir dizide bylesi pek ok rnek vardr. rnein, bu rneklerden birinde, gsteri bir at arabasnn, bir ingiliz subay ve ailesinin baklar altnda kendi avlularna girip durduundan sz edilmektedir. Bu hayaletsi araba o den gerekti ki, subayn olu, iinde bir kadn biiminin bulunduu belli olan arabaya doru gitmi, ancak ocuk ona daha doru drst bakamadan araba ortadan yok olmutu; ortada hibir tekerlek ya da at nah izi bulunmuyordu. 12 Bu gibi rnekler ortalama ka kii tarafndan grlmtr? Bunu bilmiyoruz, ama Birleik Devletler ve ingiltere'de yaplm eitli aratrmalarn, genel nfusun yzde 1017'sinin bu gibi hayaletler grdn aklam olduunu biliyoruz, bu durum, sz konusu fenomenin oumuzun sandndan daha sk ortaya kmakta olduunu dndr303

HOLOGRAFK
13

EVREN

mektedir. Hayalet yklerinin baz rktc iddet eylemlerinin ya da dier olaan d gl duygusal olaylarn yer alm olduu alanlarda ortaya kma eiliminde olmas, baz olaylarn holografik kaytlarda dierlerinden daha gl izler brakmakta olduu grn desteklemektedir. Bu konudaki literatr, cinayet yerlerinde, sava alanlarnda ve dier bu trden kargaalarm yer ald blgelerde ortaya kan hayaletsi grntlerden sz eden kaytlarla doludur. Bu durum, imgelere ve seslere ek olarak, bir olay srasnda oluan duygulanmlarn da kozmik holograma kaytlanmakta olduunu dndrmektedir. Yine anlaldna gre, holografik kaytlarda daha derin izler brakan bu gibi olaylar bylesi nemli klan ve sradan bireylerin bunlar istem d ortaya karmalarna neden olan ey, uyandrd duygulanmlarn younluudur. Ve yine, bu hayalet grme olaylarnn pek ou, mutsuz ve yaamla bam kopartamam ruhlarn rn olmaktan ok, gemiin holografik kaytlarna kaza ile gz atlmas biiminde ortaya kmakta gibidir. Bu durum belgelerle desteklenmektedir. rnein, 1907'de, ozan William Butler Yeats'in nerisiyle, bir UCLA antropologu ve din bilgini olan W.Y. Evans-Wentz rlanda, skoya, Galler, Cornwall ve Ingtere'ye iki yl srecek bir gezi plnlamt; bu gezinin amac, periler ve dier doast varlklarla karlam olduunu ne sren kiilerle rportajlar yapmakt. Evans-Wentz'in bu projeye girimesinin nedeni, Yeats'in kendisine, yirminci yzyl deerlerinin eski inanlarn yerini almakta oluu nedeniyle, perilerle karlama olaylarnn ileride giderek daha az grlecei ve bu gelenein tmyle ortadan kalkmazdan nce belgelendirilmesi gereinden sz etmesiydi. Evans-Wentz kasaba kasaba dolap bu olaylarn genellikle yallardan oluan gvenilir tanklaryla konuurken 304

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

bir eyin farkna vard; kiilerin dar vadilerde ve ay yla beneklenmi ayrlklarda karlam olduklar perilerin hepsi ufak boylu deildi. Bazlar uzundu ve normal insanlara benziyorlard, yalnzca iten aydnlanm gibi ve saydamdlar ve gemi tarihsel dnemlere ait giysiler giymek gibi garip alkanlklar vard. Dahas bu "periler" genellikle arkeolojik alanlarda -mezar tmseklerinin, dikili talarm, onaltmc yzyl kale ykntlarnn yaknlarnda vb.- grlmlerdi ve gemi zamanlara ait uralarla ilgileniyorlard. Evans-VVentz, Elizabeth dnemi giysileri iinde avlanmakta olan adamlar, hayaletsi alaylar hlinde eski kale kalntlarna girip kan ve eski kilise kalntlarnn iinde durup an alan periler grm olan tanklarla grt. Bu perilerin ar derecede holandklar eylemlerden biri de srekli savamakt. Evans-VVentz'in The Fairy-Faith in Celtic Countries (Kelt lkelerinde Peri nanc) adl kitabnda, byle gsterili atmalar, ay yla aydnlanm ayrlarda toplanm, Orta a zrhlaryla birbirleriyle savaan adamlar ya da renkli niformalar iindeki askerlerle kaplanm ssz bataklklar grm olduunu ne sren dzinelerce bireyin ifadeleri yer almaktadr. Bu savalar bazen rknt verici bir sessizlik iinde yer almakta, bazen de tm grlt, patrt ve amatalaryla birlikte grntlenmektedir. En korkutucu olan ise hibir grnt olmad hlde yalnzca seslerin duyulmasdr. Evans-VVentz btn bunlardan, tanklarnn peri olaylar diye yorumladklar fenomenlerden en azndan bazlarnn, gemite o alanda gerekten yer alm olaylarn bir tr imge izdmleri olduu sonucuna varmtr. 'Doann bir bellei var." diye kuramlyor, "Dnyann atmosferinde, tm insanlarn ve fiziksel eylemlerin ya da fenomenlerin zerine kaytland tanmlanamayan psiik bir e var. Belirli baz aklanamayan koullar altnda psiik yetenee 305

HOLOGRAFK

EVREN

sahip olmayan sradan insanlar Doanm zihinsel kaytlarm 14 bir perdede film izler gibi izleyebilmektedirler." Perilerle karlama olaylarmm niin giderek azalmakta olduuna gelince, Evans-Wentz'in konutuu kiilerden birinin syledii bir sz bu konuya bir k tutmutur. Bu kii, Man Adasnda yaayan John Davies adnda yalca bir adamd ve kiilerin grm olduu saysz olaylar aktarp dururken bir ara yle demiti: "Adaya eitim gelmezden nce daha ok kii peri grrd; ama artk peri gren ok azald." 15 "Eitim" hi kukusuz perilere inanma konusunu aforoz etmektedir. Davies'in bu szleri yaama bak asnda oluan deiikliin, Manx halkna zg o nl "gemii alglama" yeteneinin krelmesi sonucunu dourmakta olduunu dndrmektedir. Bu durum inanlarmzn, olaan d yetilerimizin hangilerini ortaya koyup hangilerini koymayacamz belirleyecek denli byk bir gce sahip olduuna bir kez daha nemle iaret etmektedir. inanlarmz gemiin bu hologram benzeri filmlerini grmemize ister izin versin, ister beynimizin bunlar silmesine neden olsun, eldeki kantlar her iki durumda da, sz konusu filmlerin varln ortaya koymaktadr. Ayrca, bylesi deneyimler yalnzca Kelt lkelerine zg deildir. Eldeki raporlarda Hindistan'da, antik Hindu giysileri iinde hayalet askerler grdklerini ne sren tanklarn ifadeleri de yer almaktadr. 16 Hawaii'de byle hayaletsi gsteriler ok nldr ve ada zerine yazlm kitaplar, tyl pelerinler iindeki Hawaii'li savalarn sava tokmaklar ve mealeleriyle birlikte yryp gittiklerini gren saysz bireyin ifadeleriyle doludur. 17 Gsterili ordularn yapt ayn tarzdaki hayalet savalarn grntlerinden antik Asya metinlerinde bile sz edilmektedir. 1 8 Ara sra tarihiler de bir olayn yeniden yaanmakta oluuna tank olabilmilerdir. 1951 ylnn 4 Austos gn 306

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

sabahn drdnde iki ngiliz kadn, Fransa kylarndaki Puys kasabasnda tatil yapmakta olduklar bir srada sabahn drdnde silh sesleriyle uyanmlard. Hemen pencereye komular ama kasabann ve nlerinde uzanan denizin son derece sakin olduunu grmlerdi; duyduklar sesleri artran herhangi bir eylemin izi bile yoktu. ngiliz Ruhsal Aratrmalar Dernei bu konuyu aratrm ve bu kadnlarn bildirdii tarihte szn etmi olduklar olaym, Mttefiklerin 19 Austos 1942'de Puys'da Almanlara kar yapm olduu saldrdan sz eden sava kaytlarna tpatp uyduunu grmlerdir. Bu kadnlar, dokuz yl nce orada yer alan bir saldrnn seslerini duymulard 1 9 Bylesi olaylarn karanlk younluu holografik grntde kaln izgiler brakm olmakla birlikte, gemiin titrek bir kla parldayan holografik kaytlarnn ayn zamanda insan rknn tm holuklarn ierdiini de unutmamamz gerekir. in znde bu fenomen, gelmi gemi her eyin belgelendii bir ktphanedir ve bu gz kamatrc sonsuz gmy daha etkili ve sistematik bir yap zerine oturttuumuzda hem kendimizle hem de evrenle ilgili olarak henz dlemeye bile cesaret edemediimiz gereklere ulaarak bilgimizi engin bir genilie yayabiliriz. Gereklii, Bohm'un kristal benzetmesi misali ynlendirip, gerek olanla gze grnmez olann ikisini kaleydeskop yntemiyle deitirerek, bilgisayarmzdaki bir programmcasna gemiin grntlerini kolayca arabiliriz. Bununla birlikte, daha holografik bir zaman anlaynn bize nerebilecekleri bundan ibaret de deildir. Holografik G e l e c e k Tm bir gemiin iine dahvermek dncesi ok artc olmakla birlikte, kozmik hologramn iinde gelecee at307

HOLOGRAFK

EVREN

lamann da olas olduu dncesi yannda nemini neredeyse yitirmektedir. Yine de -en azmdan- baz gelecek olaylar grmenin gemi olaylar grebilmek kadar kolay olduunu belgeleyen byk bir kant birikimi vardr. Elde edilmi, yzlerce inceleme sonucu bu durum yeterince sergilenmi bulunmaktadr. 1930'larda J. B. ve Louisa Rhine, gnll deneklerin rastlant olasl milyonda bir olan bir desteden hangi kdn ekileceini tahmin etme konusunda bu oran aan bir baar sergilediklerini gzlemilerdir. 2 0 1970'lerde, Washington, Seattle'daki Boeing uaklar fizikilerinden Helmut Schmidt, kiilerin rastlantsal atomalt olaylar nceden tahmin edip edemeyeceklerini smayan bir gere icat etti. gnll zerinde yinelenen altm binden fazla deney sonucunda elde ettii sonular milyonda bir olan rastlant olaslnn stndedir. 21 Montague Ullman, Maimonides Tp Merkezindeki Rya Lboratuvarnda psikolog Stanley Krippner ve aratrmac Charles Honorton ile birlikte yrtt almalarda insanlarn ryalarnda da son derece doru tahminler yapabildiklerini ortaya koyan ilgi ekici kantlar bulmutur. Bu almalarda art arda sekiz gece boyunca gnlllerden, ertesi gn geliigzel seilerek kendilerine gsterilecek olan bir resmi dlerinde grmeye almalar istenmitir. Ullman ve meslektalar bu konuda sekizde bir baar ummaktayken, baz deneklerin sekizde be "doru at" yapm olduunu grmlerdir. rnein, deneklerden biri uyandktan sonra "kocaman beton bir yap" grdn sylemiti ve bir "hasta" bu yapdan kamaya alyordu. Hastann doktor gmlei gibi ak bir gmlei vard ve ancak "kemerli yola dek gidebilmiti". Ertesi gn geliigzel seilerek kendisine gsterilen resim ise Van Gogh'un St. Remy'de Hastane Koridoru adl bir suluboya tablosu olmutu. Bu tabloda, souk ve heybetli bir kori308

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

dorun sonunda duran yalnz bir hasta resmedilmiti; adam, kemerli bir yola alan kapnn aralndan heyecanla gz 22 atyordu. Puthoff ve Targ, Stanford Aratrma Enstitsnde uyguladklar uzaktan grme deneylerine, deneklerin, deney uygulayclarnn imdiki zamanda gezmekte olduklar uzak yerleri psiik yntemlerle tammlamaktan baka, gelecekte gidecekleri yerleri de -bu yerler zerinde henz karar verilmezden nce- tanmlayabildiklerini grmlerdir. rnein, bir keresinde, olaanst psiik yeteneklere sahip bir denek olan Hella Hammid adndaki profesyonel bir fotorafdan, Puthoff un bir buuk saat sonra gidecei bir yeri tanmlamas istenmiti. Hella zihnini younlatrdktan sonra onu "kara bir demir gen"in iine girerken grdn syledi. Bu gen "insan boyutlarndan daha bykt," bunun ne olduunu kesin olarak bilmemekle birlikte "saniyede bir" tiz ve ritmik bir ses duyduunu belirtmiti. Puthoff, o bunlar syledikten on dakika nce Menlo Parkn iinde Palo Alto blgesine doru arabayla yarm saatlik bir yolculua km bulunuyordu. Yaran saatin sonunda ve Hammid'in kara demir gen kavramm ortaya atmasndan epey sonra, Puthoff kendisine verilmi olan ve on farkl hedef ieren on mhrl zarf kartt. Bir rastlantsal say seme retici araclyla ilerinden bir tanesini seti. Bu zarfn iinde lboratuvardan alt mil uzaklkta bulunan ufak bir parkn ad vard. Puthoff o parka doru yneldi, oraya gittiinde -kara demirden yaplma gen biimindeki- bir ocuk salncayla karlat. Bunun iine girdi, oturup sallanmaya balad, salncak ne arkaya sallandka tiz ve ritmik bir gcrt kartyordu. 23 Puthoff ve Targ'm uzaktan grme tahmimerinin bulgular, aralarnda Jahn ve Dunne'un Princeton'da yaptklar aratrmalar da olmak zere dnyann eitli yerlerindeki 309

HOLOGRAFK

EVREN

birok lboratuvarlarda yinelendi. Gerekten de, Jahn ve Dunne, yapm olduklar 334 resm deney sonucunda, gnlllerin yzde 62 oranmda doru tahminlerde bulunmu 24 olduklarn grdler. Croiset tarafndan uygulanm ve "sandalye deneyleri" ad verilen nl bir dizi deneyin sonular daha arpcyd. Bu deneyde deneyci nce, halka ak byk bir gsteri ya da konferans salonunda geliigzel bir yer seiyordu. Bu salon dnyanm herhangi bir yerinde olabilirdi, ancak yer alacak olay nceden koltuk ayrtmay gerektirmeyen trde olmalyd. Croiset'e salonun ad ya da yeri sylenmeyecek, Hollandal medyomdan, sz konusu akam, geliigzel seilmi olan koltukta kimin oturduunu belirlemesi istenecekti. Yirmi be yllk bir sre boyunca Avrupa'da ve Amerika'da yaplan saysz sandalye deneyinde yer aldktan soma elde edilen sonular Croiset'in hemen her seferinde iskemlede kimin oturduunu doru olarak tahmin edebildii, hatta sz konusu kiilerin cinsiyetini, yz izgilerini, giysilerini, mesleini ve gemiindeki olaylar bile belirleyebildiini ortaya koymutur. rnein, 6 Ocak 1969'da, Colorado niversitesi Tp Fakltesi Psikiyatri Blm klinik profesrlerinden Dr. Jule Eisenbud tarafndan uygulanan bir deneyde, Croiset'e, 23 Ocak 1969'da gerekleecek bir etkinlikte geliigzel bir sandalye seilmi olduu bildirilmiti. O srada Hollanda'mn Utrecht kentinde bulunan Croiset, Eisenbud'a, sz konusu sandalyeye oturacak kiinin bir yetmi be boyunda, kara salarn dmdz geriye taram, alt enesinde bir altn dii bulunan, ayak ba parmanda bir yaras olan, hem bilim hem de endstriyle ilgili bir meslei ve bazen lboratuvar gmleinin zerinde yeilimsi kimyasal lekeler bulunan bir erkek olacan syledi. 23 Ocak 1969'da, Colorado'daki Den ver kentinde bulunan konferans salonunda sz konusu 310

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

sandalyeye oturan kii her ynyle Croiset'in tanmna uyu25 yordu, ancak boyu birka milim daha uzundu. Bu liste uzadka uzuyor. Bu bulgular nasl aklanabilir? Krippner, Bohm'un zihnin sakl dzene gei yapabildii yolundaki nermesinin bu duruma bir aklama getirdiine inanmaktadr. 2 6 Ancak Puthoff ve Targ'a gre, kuantumun karlkl mekansz iletiim zellii, bu nceden bilme olgusunda bir rol oynamaktadr. Ve Targ, bir uzaktan grme deneyimi srasnda zihnin kapsad tm elerin birbirleriyle yalnzca uzayda deil, zamanda da karlkl iletiim iinde bulunduklar bir tr "holografik orba" ya da alana getiini ileri srmektedir. 27 Princeton'un ve ULA Tp Fakltesinin eski bir yesi olan klinik psikolog Dr. David Loye, bu gre katlmakta ve "Gelecei grme bilmecesi zerinde kafa yoranlar iin, Pribram-Bohm holografik zihin kuram imdilik, zm arama almalarnda gelime salayabilmek iin en byk umuttur." demektedir; u anda Kuzey California'daki Gelecei Tahmin Enstitsnn yardmc direktr olan Loye bu konuda bir otorite saylmaktadr. Son yirmi yldr gelecei grme ve genel olarak nceden tahmin sanat zerinde aratrmalar yapmaktadr, dahas, kiilerin gelecei grme konusunda kendi sezgisel farkndalk dzeyleriyle ilikiye geebilmelerini salayan teknikler gelitirmitir. 28 ok saydaki gelecei grebilme deneyimlerinin holografiye benzer yaps gelecei grme yeteneinin holografik bir fenomen olduu konusunda ek kamt salam bulunmaktadr. Durugrrler, gelecei grme konusundaki bilgilerin kendilerine, tpk gemii grebilme konusunda olduu gibi boyutlu imgeler biiminde gelmekte olduunu bildirmilerdir. Kba doumlu Tony Cordero, gelecei grmenin tpk zihinde bir film izlemeye benzediini sylemektedir. Cordero bylesi filmleri ilk olarak ocukken grd311

HOLOGRAFK

EVREN

n ve bunlardan birinde Kba'da komnistlerin baa getiini grm olduunu anlatmaktadr. "Aileme, Kba'nn her yannda krmz bayraklarn ash olduunu ve ailece lkeyi terk etmek zorunda kalacamz ve birok aile bireyinin vurulacan grdm sylemitim." demektedir Cordero, "Akrabalarmn vurulduunu gzlerimle grdm. Silhtan kan dumam koklam ve sesi duymutum. Bu durumu gerekten yaar gibi olmutum. nsanlarn konutuklarn duyuyordum ama onlar beni duymuyor ve grmyorlard. Bu sanki zaman iinde yolculuk yapmak gibi bir eydi." 2 9 Psiik insanlarn kendi deneyimlerini tanmlamak iin kullandklar szckler Bohm'unkilerle ayndr. Garrett durugry yle tanmlamaktadr: "Yaamn baz grnmlerini olup biterken youn ve hassas bir biimde alglamak. Durugr dzeylerinde zaman blnmemi ve btn olduu iin kii, genellikle bir nesne ya da olay onun kendi gemii, u am ve/ veya gelecek safhalarnda son derece hzl ve birbirini izler biimde alglamaktadr." 3 0 H e p i m i z Gelecei Grebiliriz Bohm'un her insan uurunun kaynann sakl dzende bulunduu yolundaki nermesi hepimizin gelecee gei yapabme yeteneine sahip olduumuzu ima etmektedir ve bu da kantlarla desteklenmi durumdadr. Jahn ve Dunne'n yapm olduklar, normal bireylerin bile uzaktan grme tahminlerinde bulunabildiklerini ortaya koyan deneyler, bu yetenein yaygn olduunun bir iaretidir. Deneysel ve kulaktan duyma nitelikteki saysz bulgular da bu konuda ek kant salamaktadrlar. 1934'de yaplan bir BBC yaynnda, ngiltere'nin, politik ve toplumsal konumuyla nde gelen ailelerinden biri olan Balfour ailesinin yelerin312

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

den biri ve ngiliz Psiik Aratrmalar Dernei Bakam olan Dame Edith Lyttelton, izleyicilerden kendi kiisel durugr deneyimlerini aktarmalarn istemiti. Kendisine mektuplar yad, sonuta, destekleyici kantlardan yoksun olanlar elemesine karn yine de bu konu zerinde bir cilt doldurmasna yetecek kadar belge toplam oldu. 31 Ayn biimde, Louisa Rhine tarafndan yrtlen aratrmalar durugrnn baka trdeki dier psiik deneyimlere gre daha sk ortaya kmakta olduunu ortaya koymutur. 32 Aratrmalar gelecei nceden grme vizyonlarnn trajik olaylar konusunda daha sk ortaya kmakta olduunu gstermektedir, mutlu olaylarn nceden sezilme oram, zc olaylarm sezilme orannn drtte biri kadardr. Kt olaylar arasnda, lm olaynn nceden ie domas en yksek orana sahiptir, bunun arkasndan kazalar ikinci ve hastalklar nc durumdadr. 33 Bunun nedeni aktr. Gelecei alglayabilmenin olanaksz olduuna kendimizi o denli inandrmzdr ki, gelecei sezebilme konusundaki doal yeteneimiz krlemi bulunmaktadr. Yaam tehlikeye sokan acil durumlarda bireylerin sergiledikleri insan st gler gibi bu yeteneklerimiz de uurlu zilmimizde bir yaknmz lecei, ocuklarmz ya da sevdiimiz baka bir kimse tehlikede olduu vb. gibi kriz zamanlarnda ortaya kmaktadr. Zamanla olan ilikimizin gerek yapsn tmyle kavrayp kullanabilme yeteneinden yoksun oluumuzun sorumlusu bizim o "uygar" gereklik anlaymzdr; ilkel kltrlerin DDA deneylerinde, szm ona uygar kltrlere gre daha baarl olmas bunu kantlamaktadr. 34 Doutan sahip olduumuz gelecei grme yetilerimizi uurdmm gerilerine srgn etmi olduumuzun dier kantlarn ise gelecei sezme olaylaryla ryalarmz arasndaki yakn ilikide bulabiliriz. Aratrmalar gelecei sezme olaylarnn yzde 60-68'inin rya grme srasnda ortaya 313

HOLOGRAFK

EVREN

kmakta olduunu ortaya koymaktadr. 3 5 Gelecei grme yetimizi uurlu zihnimizden kovmu olabiliriz, ancak o psiemizin derin katmanlarnda hl ok aktif durumdadr. Kabile kltrleri bu olgunun ok iyi farkndadr ve dnyann hemen her yerindeki amanik gelenekler gelecei sezme asndan ryalarn ne denli nem tad zerinde zenle durmaktadr. Dahas, en eski metinlerimizde bile ryalarn gelecei sezebilme gcne saygyla deinilmitir, incil'de sz geen Firavunun alt iman, alt sska inek ryas buna bir rnektir. Bylesi antik geleneklerin sz konusu olmas, gelecei sezme eiliminin ryalarda ortaya kmasna, yalnzca gelecei sezme konusundaki ada kukulu tavrmzn neden olamayacana iaret etmektedir. Bunun yan sra, uurd zihnimizin sakl dzenin zamanszlk alanyla yakndan ilikili oluu da bu konuda rol oynayabilir. nki rya gren benliimiz psienin derinliklerine uurlu benliimizden daha ok girmi durumdadr -bu yzden de gemi, imdiki zaman ve gelecein bir olduu o ksel okyanusa daha yakndr- bylece gelecekten bilgi almak onun iin daha kolay olmaktadr. Nedeni her ne olursa olsun, uurdma dalmay baarabilen dier yntemlerin de gelecek hakknda bilgi salamakta olularma amamak gerekir. rnein, 1960'da Karlis Osis ve ipnotizmac J. Fahler ipnotize edilmi deneklerin gelecei grme testlerinde ipnotize edilmemi deneklere gre 36 nemli oranda baarl olduklarn ortaya koymulardr. ipnozun DDA'y artna etkileri olduu baka aratrmalarla da saptanm durumdadr. 37 Bununla birlikte hibir kuru istatistik veri gerek yaamdan alnm bir rnek kadar etkili olamaz. Arthur Osborn, The Future is Now: The Significance of Precognition(Gelecek imdidir: Prekognisyonun nemi) adl kitabnda, irene Muza adndaki bir Fransz aktristin yer alm olduu ipnoz araclyla gelecei grme deneyinin 314

ZHNDEN

IKAN

ZAMAN

sonularn sergilemektedir. pnotize edildikten soma kendi geleceini grp grmedii sorulduunda Muza yle yant verdi: "Meslek yaamm ksa srecek. Sonumun ne olacan sylemeye cesaretim yok: ok feci." aran deneyciler Muza'ya sylemi olduu szleri aklamamaya karar vererek kendisine, uyandktan sonra her eyi unutacam telkin ettiler. Kadn transtan ktktan sonra kendisiyle ilgili olarak sylemi olduu ngrleri anmsamad. Bilse bile bu, bana gelecekleri deitirmez diye dnmlerdi. Birka ay sonra kuafr kaza ile yanan bir sobanm zerine baz mineral tuzlarm dkt, bunun sonucunda Muza'mn salar ve giysileri alev ald. Birka saniye iinde kadn alevler iinde kald ve birka saat soma hastanede ld. 38 nancn Holosramalar irene Muza'mn bana gelen olaylar nemli bir soruya yol ayor. Eer Muza kendi kaderi hakknda sylemi olduu szleri bilseydi, bu kadere engel olabilir miydi? Dier bir deyile, gelecek tmyle nceden belirlenmi ve donmu bir durumda mdr, yoksa deitirilebilir mi? Gelecei sezme fenomeni birinci seenein doru olduunu dndryor ilk bakta; ancak bu, ileri ok rahatsz edici bir duruma sokuyor. Eer gelecek her ayrnts belirlenmi bir hologramsa, o zaman bizim zgr irademiz sz konusu olamaz. Bu durumda hepimiz kaderin elinde, daha nce yazlm bir senaryo boyunca uursuzca eylemde bulunup duran kuklalar oluruz. Neyse ki, durumun byle olmadna kuvvetle iaret eden kamtlar vardr. Felketlerden kanabilmek iin gelecei sezme yeteneklerini kullanabilen kiileri rnekleyen Pek ok belge vardr, kimi bireyler bir uan deceini n315

HOLOGRAFK

EVREN

ceden doru olarak sezmi ve bu uaa binmeyerek lmden kurtulmu, kimi bireyler ise ocuklarnn bir sel basknnda boulduklar grntsn almca onlar tehlike blgesinden zamannda uzaklatrabmitir. Titanic'in batacan on dokuz kii nceden sezmi ve bu olgu belgelenmi durumdadr -bu deneyimi yaayanlardan bir blm, olay ilerine dounca bu duygularn ciddiye alarak yaamlarn kurtarabilen yolcular, dier bir blm, bu sezgilerinin zerinde durmadklar iin boulan yolcular, baka bir blm de her iki kategoriye de girmeyen baz bireylerdir. 3 9 Bu gibi olaylar gelecein hazrlanm bir kalp olmayp esnek ve deiken olabileceini kuvvetle dndrmektedir. Ancak bu gr de beraberinde bir sorun getirmektedir. Eer gelecek srekli bir deiim durumundaysa, Croiset belirli bir sandalyeye kimin oturacan on yedi gn nceden grebildii zaman nasl bir gereklie deinmektedir? Gelecek hem var olup, hem de var olmayabilir mi? Loye buna olas bir yamt bulmutur. O, gerekliin dev bir hologram olduuna inanyor; gemi, imdiki zaman, gelecek, bu hologramn iinde en azmdan bir noktaya kadar gerekten de saptanm durumdadr. lgin olan, onun tek hologram olmaydr. Sakl dzenin zamansz ve mekansz sularnda yzen bylesi pek ok holografik varolu dzeyi vardr, bunlar birbirleriyle toslaarak, birbirlerinin evresinde yzerek bir amip srs gibi salnp durmaktadrlar. "Bylesi holografik varolu dzeylerine paralel dnyalar, paralel evrenler gzyle de baklabilir," diyor Loye. Bylece herhangi bir holografik evrenin gelecei nceden belirlenmitir ve bir kimse gelecee yle bir gz atabildiinde, yalnzca o belirli hologramn geleceine uyum salam oluyor. Ancak bu hologramlar bazen tpk amipler gibi, protoplzmik enerji kreleri benzeri (gerekte olduklar da budur zaten) karlarak ve ikiye ayrlarak birbirlerini yu316

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

tup ilerine alabilirler. Bazen bu toslamalar bizi sarsar ve zaman zaman bizi iine alan nsezilere neden olur. Ve bir nseziye uygun olarak davrandmz ve gelecei deitirir gibi grndmz zaman gerekte yaptmz ey bir hologramdan dierine sramaktr. Loye bu hologram ii sraylara "holosramalar" adn veriyor. O, gerek saduyu ve zgrlk yeteneimizi bize bu sraylarn salamakta olduuna inanyor. 40 Bohm ayn durumu biraz daha farkl bir tavrla zetliyor. "Baz kiiler olacak kazalar dlerinde nceden grerek o uaa ya da gemiye binmekten vazgeerler; ancak bu grdkleri gerek (aktel) gelecek deildir. Yalnzca imdinin iinde bulunan sakl ve o gelecei yaratmaya ynelen bir eydir. Aslnda, o kiilerin grdkleri gelecek, gerek gelecekten farkl dmtr, nki bu gelecei kendileri deitirmilerdir. Bu nedenle bana kalrsa ve elbet, bu fenomenlerin varl sz konusu olduunda, yaamakta olduumuz u anda, sakl dzenin iinde gelecein bir sezgisi vardr demek daha akla yakn olacaktr. Eskilerin dedii gibi, gelecek olaylar glgelerini imdiye frlatr. Onlarm glgeleri sakl dzenin derinliklerinde biimlenmitir." 4 1 Bohm'un ve Loye'in tanmlar ayn eyi iki ayr yoldan aklama abas gibi grnmektedir: Gelecein alglayabileceimiz denli bamsz, ama deiime duyarl olacak denli uyumlu bir hologram olduu grdr bu. Dierleri bu olup biteni tammlayabilmek iin ayn temel dnceye bal gibi grnen farkl szckler kullanmlardr. Cordero gelecei, biimlenirken giderek hz kazanan ve yaklatka daha somut ve kanlmaz olan bir hortuma benzetmitir. 4 2 Aralarnda, Puthoff ve Targin uzaktan grme aratrmalar da bulunan eitli aratrmalarda etkileyici sonular retmi olan yetenekli medyom Ingo Swann, gelecein "kristalleen olaslklardan olumakta olduunu sylyor. 43 Gelecei 317

HOLOGRAFK

EVREN

sezme gleriyle nl olan Hawaii'li kahunalar da gelecekten, "kristalleme" srecinde olan bir sv olarak sz etmekte ve kiinin yaamndaki en nemli olaylar olan evlilik, kazalar ve lm gibi byk dnya olaylarnn da, en uzaktan, nceden kristallemi olarak gelmekte olduuna inanmaktadrlar. 44 Sava ve Kennedy'nin ldrleceini nceden haber veren birok kehanetler yaplm olduunu artk biliyoruz; bu durum kahuna inanlaryla uyumlu gibi grnyor. (George Washington bile, gelecekte, bir biimde "Afrika"y, tm insanlarn eit olduunun ilnn ve Birlik szcn ieren bir i sava olaca konusunda bir kehanette bulunmutu. 45 ) Loye'un birbirinden ayr birok holografik gerek bulunduu ve bizim bir hologramdan dierine sramak suretiyle hangi olaylann ortaya kp hangilerinin kmayacan kararlatrmakta olduumuz yolundaki gr, beraberinde baka bir imay da getirmektedir. Bir holografik gerei brakp dierini semek temelde, gelecei yaratmakla ayn anlam tamaktadr. Daha nce de grdmz gibi uur, burada ve imdinin yaratlmasnda nemli bir rol oynamaktadr. Ama eer zihin imdinin snrlan tesine geip zaman zaman gelecein puslu manzarasna gizlice girebiliyorsa, gelecekteki olaylar yaratmak konusunda da bir rolmz oluyor mu? Baka bir deyile yaamn kaprisleri gerekten geliigzel mi, yoksa kendi kaderimizi szcn tam anlamyla oluturmakta bir rolmz var m? artcdr ama, ikinci kkn doru olabilecei konusunda baz ilgi ekici kantlar vardr. Ruhun Glgemsi Yaps Toronto niversitesi Tp Fakltesi psikiyatri profesr318

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

lerinden Dr. Joel VVhitton, kiilerin uurdnda kendileri hakknda neler bildiini aratrmak iin ipnozu kullanmtr. Ancak, klinik ipnoz konusunda uzman olan ve bir nrobiyoloji sertifikas da bulunan VVhitton deneklerine, gelecekleri hakknda deil de gemileri, daha dorusu uzak gemileri hakknda sorular sordu. Son 20-30 yldr VVhitton sessizce ve gsterisiz bir biimde akla tekrardouu getiren kantlar toplayp durmaktadr. Tekrardou zor bir konudur ve hakknda yle aptalca eyler sunulmutur ki, bu konu ou kimse tarafmdan bir yana itilmi durumdadr. Ancak gemite nl kiiler olduklarn iddia edenlere ve medyann ilgisini en ok ekmekte olan yeniden doan Kleopatra yklerine ek olarak (hatta bunlara karn da denilebilir) tekrardou konusunda birok cidd aratrma yaplmakta olduu dikkatlerden kamaktadr. Son 30-40 yldr, ufak ama sayca giderek artan bir grup gvenilir aratrmac bu konuda etkileyici bir kant birikimi elde etmitir. VVhitton da bu aratrmaclardan birisidir. Bu kantlar tekrardouun varlm kantlyor diyemeyiz, dahas, bu kitabn amac da byle bir tartma amak deil. in aslnda, tekrardou konusunda kusursuz bir kantn nasl olabileceine karar vermek de zordur. Konumuzla ilgisi olduu iin burada deindiimiz bu bulgular yalnzca ilgi ekici olaslklardr. Ve bu nedenle zerlerinde ak zihinle dnlmeyi hak etmektedirler. VVhitton'un ipnoz aratrmalar basit ve artc bir olgudan yola kmaktadr. Bireyler ipnotize edildiklerinde genellikle gemi yaamlarnn amlar gibi grnen baz eyler anmsamaktadrlar. Deneyler, ipnotize edilebilen bireylerin yzde doksannn bu ak seik anlan ortaya koyduklarm saptamtr. 46 Bu fenomen pheciler tarafndan bile yaygn bir biimde kabul edilmi bulunmaktadr. rnein, Trau319

HOLOGRAFK

EVREN

ma, Trance and Transformation (Travma, Trans ve Transformasyon) adl psikiyatri ders kitab acemi ipnoterapistleri, ipnotize edilen hastalarda bylesi anlar kendiliinden ortaya kacak olursa armamalar konusunda uyarmaktadr. Bu kitabn yazar tekrardou dncesini inkr etmekte ancak, bylesi anlarn artc bir iyiletirme gcne sahip olduunu da kabul etmektedir. 47 Bu fenomenin anlamnn ne olduu, kukusuz, scak bir tartma konusu olmutur. Birok aratrmac bylesi anlarn uurd zihnin rettii fanteziler olduu dncesindedir, bazen durumun gerekten byle olduu kuku gtrmez; zellikle de, eer ipnoz seans ya da "geriye dn sreci" (regresyon), ortaya kan fantezilere kar koruyucu nlemler alabilmek iin gereken uygun sorgulama tekniklerini bilmeyen yeteneksiz ipnozcular tarafndan ynetilmise. Ancak yetenekli uzmanlarn rehberlii altnda fantezilere benzemeyen anlar reten bireyler hakknda da saysz kayt vardr. VVhitton tarafndan toplanan kantlar bu kategoriye girmektedir. VVhitton aratrmalarn yrtmek amacyla yaklak otuz kiilik bir ekirdek grup oluturmutu. Bu grupta, kamyon srclerinden bilgisayar uzmanlarna dek yaamn her alanndan gelen bireyler yer alyordu, aralarnda tekrardoua inananlar ve inanmayanlar vard. VVhitton her birini ipnozla uyuttu, onlarn sylemi olduu ve gemi yaamlarnn anlar olduu ne srlen her szc, tam anlamyla binlerce saat boyunca kaydetti. Elde edilen bilgiler, en geni anlamyla bile byleyicidir. Olayn artc grnmlerinden birisi de deneklerin deneyimleri arasndaki uyum dzeyidir. Deneklerin aktardklar gemi yaamlar baz durumlarda yirmi il yirmi bee dek kyordu. VVhitton belli bir snra ulaldktan sonra dahi bu kiileri bir hayatm dierinden ayrlamaz hle geldi320

ZHNDEN

IKAN ZAMAN
48

i "maara adam" yaamlarna dek gtrmeyi baard. Deneklerin hepsi cinselliin ruhun zelliklerinden biri olmadn ortaya koymutu, pek ou yaamlarndan en az birinde kar cinsten bir kii olarak yaamt. Ve yaamn amacnn tekml etmek ve renmek olduunu bildirmiler, ok ynl bedenlenmelerin bu sreci kolaylatrdndan sz etmilerdi. VVhitton, deneyimlenen yaantlarn gerekten gemi yaamlarla ilgili olduu yolunda kantlar da bulmutu. Bu fenomenin olaan zelliklerinden biri de bu anlarn, denein imdiki yaamyla ilikili gibi grnmeyen ok saydaki olaylar ve deneyimleri aklayabilmesiydi. rnein bir adam, Kanada'da domu ve yetimi bir psikolog, ocukken aklanamayan bir ekilde ingiliz aksanyla konumaktayd. Ayrca bacan krmak konusunda mantk d bir korkusu, bir uak fobisi, korkun bir trnak yeme sorunu ve ikenceye kar takntl bir ekilimi vard ve yeni yetmelik anda, bir ehliyet snavnda arabamn pedallarna bastktan ksa sre soma bir Nazi subay ile birlikte bir odada bulunduu yolunda ksa ve anlalmaz bir grnt almt. Bu adam ipnoz altmda, ikinci Dnya Savamda bir ingiliz pilotu olduunu anmsad. Grev gerei Almanya zerinde uarken ua kurun yamuruna tutulmu ve bu kurunlardan biri uam gvdesini delip geerek bacana saplanp krlmasna neden olmutu. Bu yzden uan ayak pedallarnn denetimini yitirmi ve yere aklmt. Daha sonra Naziler tarafndan ele geirilen adamn trnaklar bilgi almak amaayla sklm ve bundan ksa bir sre soma da lmt. 49 Bu travmatik gemi yaam anlarnn yzeye kmasndan sonra deneklerden ounda psikolojik ve fiziksel olarak nemli lde iyileme grlmtr. Ayrca bunlar yaam olduklar dnemle ilgili artc dorulukta tarih321

HOLOGRAFK

EVREN

sel ayrntlar da vermilerdir. Hatta bazlar bilmedikleri dillerde konumulardr. Bir davran bilimcisi olan otuz yedi yandaki bir adam, Viking olarak yaad ak seik bir gemi yaamn aa kartrken dil bilimcilerin sonradan Eski Norve dili olduunu belirledikleri bir dilde szckler barmaya balamt. 50 Ayn adam, antik bir Pers yaamna geriletildiinde ise rmcek a gibi Arap harfleriyle bir eyler yazmaya balamt. Bir Yakn Dou dilleri uzman bu yaznn, M. S. 226-651 yllan arasmda ortaya km ve uzun sre nce ortadan kalkm bir dil olan Sassani Pehlevi'nin zgn bir rnei olduunu onaylamtr. 51 Ancak Whitton'un en artc buluu, deneklerini yaamlar arasndaki arala, parltl bir kla dolu ve "bildiimiz anlamda zaman ve uzayn bulunmad" bir leme geriletince gerekleti. 52 Deneklerine gre, bu lemin amalarndan bir blm onlarn gelecek yaamlarn plnlamalan n a olanak salamak, gelecekte karlanna kacak nemli olaylar ve koullan -szcn tam anlamyla- tasarlamakt. Ancak bu sre isteklerin yerine getirildii basit bir peri masal uygulamas deildi. VVhitton deneklerinin iki yaam arasndaki lemde bulunduklar zaman, benliklerinin iddetli biimde farkna vardklar ve yksek bir moral ve ahlk his iinde bulunduklar olaan d bir uur durumunda olduklarn grmt. Buna ek olarak, artk hatalann ve sularn akla uydurup geitirme yeteneinden yoksun grnyor, kendilerini tam bir drstlk iinde deerlendiriyorlard. VVhitton, youn bir uurluluk iinde bulunan bu zihin durumunu, normal gndelik uur durumumuzdan ayrt edebilmek iin ona "stnuur" adn verdi. Bylece denekler gelecek yaamlarn plnlarken ruhsal bir sorumluluk hissi iinde bulunuyorlard. Bir nceki yaamlannda kendilerine kar hatal davrandklar kiilerle birlikte yeniden douyor ve onlara kar yapm 322

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

olduklar hatalar dzeltmeye alyorlar, "ruh arkadalaryla" ya da birok yaam boyu birlikte sevgi dolu ve karlkl yarar salayan ilikiler oluturduklar bireylerle ho karlamalar plnlyor, baka dersler ve amalara ulaabilmek iin "rastlantsal" olaylar dzenliyorlard. Bir adam, gelecek yaamn plnlarken "belirli sonulara ulaabilmek iin iine belirli paralar atabileceiniz saat benzeri bir aygt" tasarmladn anlatmt. 53 Bu sonular her zaman ho olmuyordu. Otuz yedi yanda cinsel saldrya uram bulunan bir kadm stnuur durumuna gerilediinde bu olay imdiki yaamna girmeden nce kendisinin plnlam olduunu sylemiti. Akladna gre, "tm ruh yapm" deitirmeye zorlanarak daha derin ve pozitif bir yaam anlayna ulaabilmesi iin o yata bir trajedi yaamas gerekliydi.54 Baka bir denek, cidd ve yaamn tehlikeye sokan bir bbrek hastal eken bir adam, kendisini cezalandrmak iin bu hastal semi olduunu aklad. Ayrca unu da aklad: Senaryosunda bbrek hastalndan lmek yoktu, bu yaama girmeden nce kendisine bu olguyu anmsamas iin yardm edecek ve bylece hem suunu hem de bedenini iyetirebilmesine neden olacak birisi ya da bir eyle karlamay da dzenlemiti. Szne sadk kalarak, VVhitton'la yapt seanslardan sonra mucizemsi bir biimde tmyle iyileti. 55 VVhitton'un deneklerinin hepsi, stnuurlarnn kendileri iin hazrlad gelecei renmek iin o denli hevesli deildi. Birok kii kendi anlarn sansrlemi ve VVhitton'dan kendilerine, ipnozdan knca trans srasnda sylemi olduklar szleri anmsamamalar yolunda bir telkin vermesini istemilerdi. Akladklarna gre, stnuurlarnn kendileri iin yazm olduu senaryoyu bozma eilimine girmek istemiyorlard. 56 Bu artc bir dncedir. uurd zihnimizin, kaderi323

HOLOGRAFK

EVREN

mizin kaba detaylarnn farknda olmakla kalmayp, bizi bu taslan gereklerinin yerine getirilmesi ynnde ynlendirmekte olmas olas mdr? Bu durumu kantlayan bulgular yalnzca Whitton'un aratrmalarndan ibaret deildir. Amerika'da 28 cidd tren kazas konusunda yaplan bir istatistik almasmda parapsikolog William Cox, kaza gnlerinde, trene binen insanlarn, dier haftalarda ayn gn trene binen insanlara oranla daha az olduunu saptad. 57 Cox'un bulgular, hepimizin srekli olarak uurdndan gelecei nceden grmekte olduumuzu ve bu bilgiye dayanarak kararlar almakta olduumuzu dndryor: Bazlarmz aksiliklerden kamay yelerken, belki bazlarmz da kiisel bir trajedi deneyimlemeyi seen kadn ve bir bbrek hastalna katlanmay seen adam gibi -dier uurd oluumlar ve amalara ulaabilmek iin- olumsuz durumlar deneyimlemeyi tercih ediyoruz. Whitton, "Dnyasal koullarmz dikkatle ya da geliigzel bir biimde biz seiyoruz. Ustnuurumuz, her insann yaam durumunun ne rastgele ne de uygunsuz olduu mesajm vermektedir. Arayaam plnndan objektif olarak gzlemlenen her insan deneyimi yalnzca, kozmik snfta yer alan derslerden biridir." 5 8 diyor. Bylesi uurd gndemlerin varlnn, yaamlarmzn kat bir biimde nceden kararlatrlm ve tm kaderlerin kanlmaz olduu anlamna gelmediini aklda tutmakta yarar var. Whitton'un deneklerinden ounun ipnoz altndayken sylemi olduklar szleri sonradan ammsamak istemediklerini sylemeleri gelecein yalnzca d hatlaryla kabaca izilmi olduuna ve deiime ak olduuna iaret etmektedir. Whitton uurdsmzn, yaamlarmzda, farknda olduumuzdan daha fazla rol oynad kantn ortaya koyan tek tekrardou aratrmacs deildir. Byle baka bir ara324

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

turnac da Virginia Tp Fakltesinden psikiyatri profesr Dr. Ian Stevenson'dur. Stevenson ipnoz kullanmamakta, bunun yerine, kendiliklerinden daha nceki yaamlaryla ilgili belirgin eyler anmsayan ufak ocuklara sorular sormaktadr. Kendisi otuz yldr bu aratrmay yapmakta olup dnyamn her yerinde ortaya kan bylesi binlerce rnei toplam ve analiz etmitir. Stevenson'a gre gemi yaamla ilgili olarak kendiliinden hatrlamalar nispeten ocuklar arasnda sk sk grlmektedir, yle ki, zerinde durulmaya deecek rneklerin says, kendi ekibinin bu rnekleri inceleyebilme yeteneini hayli amaktadr. Genellikle iki-drt ya arasndaki ocuklar "dier" yaamlar hakknda konumaya baladklarnda, adlar, aile bireylerinin ve dostlarnn adlar, nerede yaadklar, evlerinin nasl bir yer olduu, geimlerini nas salamakta olduklar, nasl ldkleri gibi dzinelerce ayrnty anmsamakta, hatta lmeden nce paralarm nereye saklam olduklar ve ldrlm olduklar durumlarda da kendilerini kimin ldrm olduu hakknda anlalmas g bilgiler vermektedirler. 59 Gerekten de, genellikle anlan yle aynntldr ki, Stevenson onlarn gemi kiiliklerinin kimliklerini izleyebilmekte ve syledikleri her eyi tam olarak dorulayabilmektedir. ocuklar gemi yaamlarnda bulunduklan yerlere gtrmekte ve onlar bu yabanc ortamda hi aba harcamadan dolap, yaam olduklar evi, eyalarn ve gemi yaamlarndaki akraba ve arkadalarn gerekten tanrken kendilerini gzlemlemektedir. Whitton gibi, tekrardouu gndeme getiren dev bir veri birikimi elde etmi bulunan Stevenson, gnmze dek bulgulan zerine alt cilt kitap yaymlamtr.60 Ve yine Whitton gibi o da, uurdnn yaamlarmz ve kaderimiz zerinde imdiye dek sandmzdan daha ok rol oynamakta 325

HOLOGRAFK

EVREN

olduunu gsteren kantlar bulmutur. VVhitton'un, sklkla gemi yaamlarmzda tanm olduumuz bireylerle birlikte dnyaya yeniden gelmekte olduumuz ve seimlerimizin ardndaki ynlendirici gcn genellikle holanma ya da bir sululuk ya da borluluk duygusu olduu konusundaki bulgularn da dorulamaktadr. 61 O da, kaderimizi belirleyen olgunun ans olmayp, kiisel sorumluluk olduu grne katlmaktadr. Stevenson, kiinin maddesel koullarnn bir yaamdan dierine hayli eitlilik gstermekte olmasna karn, ruhsal (moral) tavrnn, ilgilerinin, eilimlerinin ve davranlarnn ayn kaldm saptamtr. Gemi yaamlarnda sulu olan kiiler yine sua eilimli davranlara ekilmektedir; cmert ve sevgi dolu olanlar da cmert ve sevgi dolu olmay srdrmektedir, vb. Stevenson bu olguya dayanarak, yaamn d tuzaklarnn nemli olmad, ama i tuzaklarn, sevinlerin, hznlerin ve kiiliin "i geliiminin" en nemli e olduu sonucuna varmtr. Her eyden nemlisi, "cezalandrc bir karma" ya da gnahlarmzdan tr kozmik cezalara uradmz konusunda zorlayc hibir kant yoktur. "O hlde - bu rneklerin ortaya koyduu kantlara bakacak olursak; dmzda bizi fiillerimizden dolay yarglayan hibir yarg, bizi yaamdan yaama kendi kaderimize uygun olarak oradan oraya srkleyen hibir varlk yoktur. Eer bu dnya (Keats'in dizeleriyle) 'ruhu biimlendiren bir vadi ise1, kendi ruhumuzu biimlendiren biziz." diyor Stevenson. 62 Stevenson ayrca, VVhitton'un aratrmalarnda ortaya kmayan bir fenomeni de aa kartmtr; bu, uurdnn yaam koullarmz oluturma ve etkileme gcne sahip olduunu gsteren hayli arpc kantlar salayan bir bulutur. O, kiinin gemi yaamnn u andaki fiziksel bedeni326

ZHNDEN

IKAN

ZAMAN

nin biimi ve yapm aka etkilemekte olduu fenomenini de ortaya kartmtr. rnein, gemi yaamlarnda kinci Dnya Sava srasnda Burma'y bombalayan ngiliz ya da Amerikan Hava Kuvvetleri pilotlar olan baz Burmal ocuklarn hepsinin de atalarmdan daha kumral sah ve daha farkl beden yapsna sahip olduklarn grmtr. 63 Ayrca, belirgin yz izgileri, ayak bozukluklar ve dier zelliklerin bir yaamdan dierine tandn sergileyen rnekler de bulmutur. 64 Bunlar arasnda en ok rastlanan, fiziksel yaralarn doum izleri olarak ortaya kmasdr. Bu rneklerin birinde, gemi yaamnda boazmn kesilerek ldrldn anmsayan bir erkek ocuunun boynunda yara izine benzer krmzms bir leke bulunuyordu. 65 Gemi yaamnda kendisini kafasndan vurarak ldrm olduunu anmsayan baka bir ocuun da, kafasnda kurunun girdii ve kt yerleri kusursuz biimde gsteren iki doum izi vard. 66 Ve bedeninde diki izi gibi izgiler olan bir ameliyat izine benzer doum izleri bulunan baka bir ocuk da gemi yaamnda ayn yerden ameliyat edilmi olduunu anmsyordu. 67 Bylesi yzlerce rnekle karlam bulunan Stevenson, bugnlerde (1991) bu fenomeni konu alan drt ciltlik bir kitap hazrlama almalar iindedir. Baz durumlarda deneklerinin gemi kiiliklerinin hastane ve/veya otopsi raporlarm da elde edebilmi ve bu raporlar bylesi yaralarn var olduunu ortaya koymaktan baka, tam da u andaki doum izi ya da biimsel bozukluun yer ald yerde bulunduunu gstermitir. Stevenson, bylesi izlerin yalnzca tekrardou konusundaki en gl kantlar oluturmakla kalmayp, ayn zamanda bu zelliklerin bir yaamdan dierine tanmas ilevine sahip bir tr fiziksel olmayan bedenin varlna iaret ettii grndedir. "Gemi bedeni damgalam bulunan yara izleri bir tr uzant-beden araclyla 327

HOLOGRAFK

EVREN

yaamlar arasnda tanmak zorundaym gibi geliyor bana," demektedir, "ve bu beden, yeni fiziksel beden zerinde gemi kiiliin bedenindeki yaralara karlk gelen doum izleri ve bozukluklar reten bir kalp oluyor." 6 8 Stevenson'un kuramsal "kalp beden"i Tiller'in insan enerji alannn, fiziksel bedenin biim ve yapsn ynlendiren bir holografik kalp olduu yolundaki nermesini artryor. Baka bir deyile bu kalp, fiziksel bedenin evresinde biimlendii bir tr boyutlu taslak gibidir. Ayn biimde, Stevenson'un doum izleri konusundaki bulgular bizim zde, yalnzca, dnceyle yaratlm birer imge ya da holografik yaplamalar olduumuz grn desteklemektedir. Stevenson ayrca, yapt aratrmalarn, kendi yaamlarmzn, bir lye kadar da kendi bedenlerimizin yaratclar olduumuza iaret etmekle birlikte, bu sre iindeki katkmzn neredeyse irade d diyeceimiz kadar edilgen bir dzeyde olduuna da iaret ediyor. Bu seimlerde psienin, sakl dzenle daha yakn iliki iinde bulunan derin katmanlar rol oynuyor gibi grnmektedir. Ya da Stevenson'un dedii gibi, "Bu sreleri, midemizdeki akam yemeinin sindirilmesi ve olaan nefes al veriimizi dzenleyen zihinsel eylemlerden daha derin zihin dzeyleri ynetiyor olmal." 6 9 Stevenson'un vard sonulardan ou geleneksel grlere uymamakla birlikte onun titiz bir aratrmac olarak sahip olduu n kendisine en akla gelmedik evrelerde bile saygnlk salamaktadr. Bulgular, Amerikan Psikiyatri dergisi, Sinir ve Akl Hastalklar dergisi ve Uluslararas Karlatrmal Sosyoloji dergisi gibi sekin bilimsel dergilerde yaynlanm bulunmaktadr. Ve aratrmalarndan biri hakknda kendisiyle bir rportaj yapm bulunan saygn Amerikan Tp Birlii dergisi Stevenson'la ilgili olarak, "sabrla ve 328

ZHNDEN

IKAN

ZAMAN

tarafszca derlemi olduu ayrntl, vaka rnekleri tekrardou konusunda baka zeminlerde anlalmas g kantlar iermektedir... Kendisi gzden uzak tutulamayacak lde byk bir veri birikimi salamtr.'*70 diye yazmtr. (*) Yaratc, n a E d i c i D n c e Gz gezdirmi olduumuz "bulular"m birounda grdmz gibi, varlmzn uurdmm derinliklerinde bulunan ve hatta spirituel diyebileceimiz bir parasnn zamann snrlarn ap geebildii ve kaderimizden sorumlu olduu dncesi, amanik geleneklerde ve dier kaynaklarda da yer almaktadr. Endonezya'daki Batak halkna gre, kiinin deneyimledii her ey onun kendi ruhu ya da tondi'si tarafndan belirlenmitir. Tondi bir bedenden tekine geer ve kiinin daha nceki benliinin yalnzca tavrlarn deil, fiziksel zelliklerini de yeniden retebilen bir aracdr.71 Ojibway Kzderilileri de kiinin yaamnn grnmez bir ruh tarafndan yazlm olduuna ve byme ve gelime gstermesine uygun bir yapda olduuna inanrlar. Eer bir kimse renmesi gereken derslerinin hepsini tamamlayamadan lrse, onun ruhsal bedeni geri dner ve baka bir fiziksel bedende yeniden doar. 72 Kahunalar varln bu grnmeyen yanna aumakua ya da "yksek benlik" adm veriyorlar. VVhitton'un stnuuru gibi bu da kiinin, kristalize ya da "dzenlenmi" durumdaki gelecein paralarm grebilen, uurd bir parasdr. Bu ayn zamanda, kaderimizin yaratlmasndan sorumlu bir paramzdr, ancak bu sre iinde o tek basma deildir. Bu kitapta sz edilen aratrmaclarn ou gibi kahunalar da dncelerin fiziksel eyler olduuna ve kino
(*) lan Stevenson'un aratrmalar konusunda daha ayrntl bilgi iin bkz. Tekrardou 2, Ruh ve Madde Yaynlar, 1997.

329

HOLOGRAFK

EVREN

mea ya da "glge beden maddesi" adm verdikleri sptil bir enerjetik cevherden olutuuna inanmaktadrlar. Bu nedenle, umutlarmz, korkularmz, plnlarmz, endielerimiz, sululuklarmz, ryalarmz ve imgelemelerimiz bizim zihnimizden ayrldktan sonra eriyip gitmezler, dnce ekilleri hline gelir ve yksek benliimizin geleceimizi dokumakta kulland kaba ipliklerden bazlarn olutururlar. nsanlarn ou dncelerine egemen deildir, diyor kahunalar ve srekli olarak yksek benliklerini; denetimsiz ve birbiriyle elien plnlar, istekler ve korkularla bombardmana tutarlar. Bu, yksek benlii artr, ite ou kimsenin yaamlarnn ayn biimde geliigzel ve denetimsiz bir ak iindeymi gibi grnmesi bu yzdendir. Yksek benlikleriyle ak bir iletiim iinde bulunan gl kahunalarn, kiinin geleceini yeniden oluturmasna yardm edebildii sylenir. Ayn ekilde, kiilerin sk sk yaamlar zerinde dnmeleri ve nelerle karlamak istediklerini somut bir biimde ingelemelerinin son derece nemli olduuna inanlr. Kahunalar, kiilerin bunu yapmak suretiyle nlerine kacak olaylar daha uurlu olarak denetleyebileceklerini ve kendi geleceklerini oluturacaklarn ne srmektedirler. 73 Kahunalar, Tiller ve Stevenson'un sptil bir ara beden kavramn anmsatan bir dnceyle bu glge beden maddesinin ayn zamanda, fiziksel bedeni biimlendiren bir kalp oluturduuna inanmaktadrlar. Yine sylendiine gre, yksek benlikleriyle olaan d bir uyum iinde bulunan kahunalar bir kimsenin glge beden maddesini ve giderek fiziksel bedenini biimlendirip yenileyebilmektedirler; mucize gibi iyilemeler de ite byle olabilmektedir.74 Bu gr ayn zamanda, bizim de varm olduumuz bir sonula, dncelerin ve imgelerin salk zerinde gl bir etkisi olduu sonucuyla ilgin bir paralellik iindedir. Tibet'in tantrik mistikleri dncelerin "maddesine" 330

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

tsal adn vermekte ve her zihinsel eylemin bu gizemli enerjinin dalgalarn retmekte olduunu ileri srmektedirler. Onlar, tm evrenin zihnin bir rn olduuna ve tm varlklarn kolektif tsal'lar tarafndan yaratlp canlandrldna inanmaktadrlar. nsanlarm ou bu gce sahip olduunu bilmemektedir, diyor Tantristler, nki sradan insan zihni, "byk okyanustan ayrlm ufak bir glck gibidir". Yalnzca byk yogilerin zihnin daha derin dzeyleriyle iliki kurabildii ve bylesi gleri uurlu olarak kullanabildii sylenir, bu amaca erimek iin yaptklar eylerden biri de diledikleri yaraty srekli olarak imgeleme almalar yapmaktr. Tibet'in tantrik metinleri, bu gibi amalar iin oluturulmu imgeleme almalar ya da "sadhana"larla doludur ve Kargyupa gibi baz tarikatlarn rahipleri bir maara ya da mhrlenmi bir odann iinde, katksz bir yalnzlk iinde yedi yl geirmekte ve imgeleme yeteneklerini kusursuzlatrmaya almaktadrlar. 75 On ikinci yzyl ran Sufleri, imgelemenin kiinin kaderini deitirip yeniden biimlendirme asndan tad nem zerinde srarla durmular ve dncenin sptil yapma alam almithal adn vermilerdir. Durugr medyomlarnn ou gibi onlar da insann, akra benzeri enerji merkezlerince kontrol edilen sptil bir bedene sahip olduuna inanmaktadrlar. Bunlar ayn zamanda, gerekliin Hadarat adn verdikleri daha sptil varlk plnlarna dalm olduunu ne srmekteydiler; varln Hadarat'a en yalan pln ise, iinde kiinin dncelerinin sptil yapsnn (alam almithal'in) dnce imgeleri olarak biimlendii bir tr gereklik kalbyd ve bu kalp sonuta kiinin yaamnn akn kararlatnyordu. Sufler konuya ayrca, kendilerine zg bir anlam da getirmiler ve bu sreten kalp akrasrun ya da himma'nm sorumlu olduunu ve kalp akrasmm denetiminin kiinin kaderini etkileyebileceini ne srmlerdir. 76 331

HOLOGRAFK

EVREN

Edgar Cayce de dncelerden somut nesneler ya da maddenin daha ince bir biimi olarak sz ediyordu, transa girdii zamanlarda, hastalarna srekli olarak kendi dncelerinin kendi kaderlerini yaratmakta olduunu anlatyor, onlara "dncenin yaratc, ina edici zellii'nden sz ediyordu. Ona gre, dnme sreci bir rmcek gibi srekli rmekte ve ana srekli eklemeler yapmaktayd. Yaamlarmzn her annda gelecekteki enerjimizi ve biimimizi veren imgeler ve kalplar yaratyoruz, diyordu Cayce. 7 7 Paramahansa Yogananda insanlara, kendileri iin diledikleri gelecei gzlerinde canlandrmalarn ve onu "younlam enerji" ile yklemelerini tlyordu. Onun syledii gibi, "Konsantrasyon egzersizleri ve irade gcyle uygulanan bir vizalizasyon dncelerimizi materialize edebilmemizi salar ve bunlar karmza yalnzca zihinsel alandaki ryalar ya da vizyonlar deil, maddesel lemdeki deneyimler olarak da kar." 7 8 Gerekten de bu gibi dnceler geni bir yelpaze iinde dalm bir dizi farkl kaynakta yer almaktadr. Buda, "Biz ne dnyorsak, oyuz." demitir. "Dncelerimizle yarattmz her eyiz. Biz, dncelerimizle dnyay olu79 turuyoruz." Hindularn, Hristiyanlk ncesi Brihadaranyaka Upaniadlarmda, "nsan eylemleriyle kendisini yaratr. nsamn arzular ne ise kaderi de odur." diye yazar. 80 Ve drdnc yzyl Yunan filozoflarndan Iamblichus da yle demitir: "Doadaki her ey Kader tarafndan kontrol edilmez, nki ruhun kendine zg bir ilkesi vardr." 8 1 "steyin, size verilecektir... Eer imannz varsa sizin iin hibir ey 82 olanaksz deildir." der ncil. Ve kabalistik bir kitap olan On Yaprakl Gl'de Rabbi Steinsaltz, "Kiinin kaderi, kendisinin yaratt ve yapt eylerle ilikilidir." diye yazar. 83

332

ZHNDEN IKAN ZAMAN

D a h a Derin B i r eylerin Belirtisi Gnmzde bile dncelerimizin kaderimizi yaratmakta olduu dncesi henz ok havada kalmaktadr. Bu, Shakti Gawain'in Visualization (Yaratc mgeleme) ve Louise L. Hay'n You Can Heal Your Life (Yaamnz yiletirebilirsiniz) gibi ok satan, kendi kendine yardm kitaplarnn konusudur. Kendi kanser hastalm, dnce biimlerini deitirerek iyiletirmi olduunu syleyen Hay, kendi teknii zerine son derece baard bir dizi alma rnei veriyor. A Course in Miracles (Mucizeler Kursu) ve Jane Roberts'in Seth Kitaplar gibi birok tannm "yol" almalarndaki ana felsefe de budur. Bu dnceye ayn zamanda baz sekin psikologlar da scak bakmaktadrlar. New York, Pomona'daki Zihin Aratrmalar Kuruluunun Direktr ve nsan Psikolojisi Birliinin eski bakan Jean Houston, Possible Human (Olas nsan) adl kitabnda bu dnceyi enine boyuna ele almaktadr. Houston yaptmda ayrca eitli imgeleme egzersizlerinden rnekler de vermi ve hatta bunlardan birine "Beynin 84 Orkestrasyonu ve Holo Dizeye Giri" adn vermitir. mgeleme yntemini kullanarak geleceimizi yeniden biimlendirebileceimiz dncesinin holografik model tarafndan da desteklenmekte olduu zerinde nemle duran bir baka kitap da Mary Orser ve Richard A. Zarro'nun Changing Your Destiny (Kaderinizi Deitirin) adl kitaplardr. Buna ek olarak Zarro'nun, "gelecei biimlendirme" seminerleri veren Gelecei Biimlendirme Teknolojileri rgtnn kurucusu olduunu da sylemeliyiz, bu kuruluun mterileri arasnda Panasonic ve Uluslararas Bankalar ve Kredi Birlii de vardr. 85 Ayda yryen altmc adam olan ve d uzayn yam sra i uzay aratrma abalarn da srdren eski astronot Ed333

HOLOGRAFK

EVREN

gar Mitchell de benzer bir giriim iindedir. 1973'de kurmu olduu, Kaliforniya kkenli Noetik Bilimler Enstits zihnin bu gibi glerini aratrmaktadr. Enstit almalarn glenerek srdrmektedir; ele ald son proje zihnin, mucize iyilemeler, iten gelen yardmlar ve olumlu bir kresel gelecek yaratlmasndaki rolnn aratrlmasn da ieren youn bir almadr. Mitchell, "Biz kendi gerekliimizi kendimiz yaratyoruz, nki isel, duygusal -ya da uurdgerekliimiz bizi bu koullar iine sokarak bir eyler renmemizi salyor." demektedir. "Bunu, bize garip bir eyler oluyor diye alglyoruz ve kendilerinden bir eyler renmemiz gereken insanlarla karlayoruz. Ve aslnda bu koullan ok derin metafizik ve uurd bir plndan biz kendimiz yaratyoruz." 86 Kendi kaderimizi kendimiz yarattmz dncesinin kazanm olduu gncel ilgi gelip geici bir heves mi yoksa, bu grn ok eitli kltrlerde ve zamanlarda da yer alm olmas, tm insanln doru olduunu sezgileriyle bildii daha derin bir bilgi kaynann gstergesi midir? imdilik bu sorunun bir yamt yoktur, ama holografik bir evrende-zihnin gereklie katld ve psiemizin en isel maddesinin nesnel dnyada ezamanllklar olarak ortaya kt bir evrende- kendi kaderimizi yaratmakta olduumuz gr o denli zoraki bir dnce gibi deildir. Hatta olduka mmkn gibi grnmektedir. S o n Para K a n t Bu konuyu kapatmazdan nce zerinde durmaya deecek son para kanttan sz etmek istiyorum. Bu kantlarn her biri, konuyu sonulandrmamakla birlikte, holografik bir evrende uurun sahip olabilecei dier zaman tesi yeteneklere bir gz atmamz salyor. 334

ZHNDEN

IKAN

ZAMAN

GELECEKLE LGL KTLE DLER Zihnin, kiinin kaderinin yaratlmasnda rol oynadm dndren kantlar elde eden gemi yaam aratrmaclarndan biri de San Francisco kkenli psikolog Dr. Helen Wambach'tir. VVambach'n yntemi, insanlar ufak gruplar hlinde ipnotize etmekti. Onlar belirli zaman srelerine geri gtryor ve cinsiyetleri, giyim biimleri, meslekleri, yemek yerken kullandklar gereler vb. gibi maddelerden oluan nceden hazrlanm bir listeye gre sorguluyordu. Gemi yaamlar zerine yapt yirmi dokuz yllk aratrma boyunca gerek anlamda binlerce bireyi ipnotize etti ve bunun sonucunda etkileyici bir bulgu birikimi elde etti. (*) Tekrardoua kar yaplan eletirilerden biri de kiilerin, yalnzca nl ve tarihsel kiilikler olarak yaam olduklar dnemleri anmsamalardr. Bununla birlikte Wambach, deneklerinin yzde 90'nn gemite kyl, ii, ifti ve ilkel ziraatiler olarak yaam olduklarn anmsadn ortaya koymutur. Yzde ondan az soylu olarak yaadm anmsam ve ilerinde hi birisi gemi yaamnda nl olduu konusunda herhangi bir bilgi vermemitir; bu, gemi yaam anlarnn birer fantezi olduu grn rten bir bulgudur. 87 Wambach'in denekleri tarihsel ayrntlar, hatta karmak durumlar konusunda olaan d dorulukta bilgiler vermilerdir. rnein, 1700'lerdeki yaamlarn anmsayan kiiler akam yemeklerini ulu bir atal kullanarak yemekte olduklarm sylemitir, ama 1790'lardan soma, ou atallarn drt ulu olduu sylenmitir, bu gzlem, ataln tarihsel evrimini doru olarak yanstmaktadr. Denekler, giysileri, ayakkablar, yenen yiyecekleri vb. de ayn biimde doru olarak tanmlamlardr. 88
(*) Ayrntl bilgi iin bkz. Domadan nceki Hayatmz, Helen Wambach, Ruh ve Madde Yaynlan, 3. bask, 1995.

335

HOLOGRAFK

EVREN

Wambach kiileri gelecek yaamlarna da ilerletebilmitir. Gerekten de, deneklerin gelecek yzyllarla ilgili olarak verdikleri tanmlar yle byleyiciydi ki, Wambach Fransa ve Birleik Devletler'de, Gelecek Yaam Gelitirme Ana Projesinin ynetim grevine getirildi. Ancak ne yazk ki Wambach, bu almay bitiremeden yaamdan ayrlnca yerini meslekta psikolog Chet Snow alarak onun almalarn sonulandrd; bu aratrmann sonular yaknlarda Mass Dreams of the Future (Gelecekle lgili Kitle Dleri) adl bir kitapta yaymland. 2.500 kiinin yer ald bu projenin dkmleri yaplnca birok ilgin zellikler ortaya kt. lkin, gelecekle ilgili sorular yantlayanlarn hemen hepsi dnyann nfusunun arpc bir biimde azalm olduunu sylemilerdir. lerinden ou belirlenen eitli zaman srelerinde kendi fiziksel bedenlerini bile bulamamlardr, bulanlar ise, nfusun gnmze gre ok daha az olduunu belirtmilerdir. Ayrca, sorulan yantlayanlar ak seik drt kategoriye ayrlmtr, bunlardan her biri farkl birer gelecekle iliki kurmutur. Bir grup, ounluun gms giysiler giydii, sentetik besinlerle beslendii ve uzay istasyonlarnda yaad neesiz ve orak bir gelecek tarumlamlardr. Kendilerine "Yeni aalar" denilen dier bir grup, birbirleriyle uyum iinde bulunan ve yaamlarm eitim ve ruhsal geliime adam kiilerin doal evrelerde daha doal yaamakta olduu bir gelecek bildirmitir. "Yksek teknoloji kent soylular" diye anlan nc bir grup da, insanlarn kubbe ve kabarcklarla rtl yeralt kentlerinde yaadklar mekanik, souk ve plak bir gelecekten sz etmektedirler. Drdnc grup ise kendilerine -dnya apmda bir ykma, belki nkleer bir ykma uram bir dnyada yaayan- ykm sonrasma kalan varlklar adn veriyorlard. Bu gruba girenler kent yaknlarnda maaralarda ssz iftliklerde yayor336

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

larch, ou krkten yaplma elde dikmi basit giysiler giyiyorlar ve besinlerinin ounu avlanarak elde ediyorlard. Bunun aklamas nedir? Snow bunun yantn holografik modelde aryor ve Loye gibi o da bylesi bulgularn, kaderin sisleri arasmda ekillenen birok gizil gelecekler ya da holoversler bulunduuna iaret etmekte olduuna inanyor. Ancak, dier gemi yaam aratrmaclar gibi o da, kendi kaderimizin hem bireysel hem de kolektif anlamda yine kendimiz tarafndan yaratldna ve bu drt senaryonun, insan soyunun kendisi iin kitle hlinde yaratmakta olduu eitli gizil geleceklerin, gzlerimizin nnde yle bir parlayp snen bir grnts olduuna inanyor. Snow, sonu olarak, bomba snaklar yapmak ve baz medyomlarn ngrd "gelecek doal ykmlar'n yok edemeyecei yaama alanlarna gmek gibi nlemler almak yerine, zamanmz olumlu bir gelecee inanmak ve bu gelecei imgelemek iin harcamamz gerektiine inanyor. Doru ynde atlm bir adm olmak zere -dnyann her yerindeki milyonlarca bireyin her Aralk aymm otuz birinci gn, Greenwich saatiyle 24:00-01:00 arasndaki bir saati nya bar ve iyilii iin dua ve meditasyonla geirdii kendine zg bir kurulu olan- Gezegen Komisyonu'nu kurdu. "Eer bizler bugnk kolektif dnce ve eylemlerimizle srekli olarak gelecekteki fiziksel gerekliimizi iimlendirmekteysek, o zaman imdi'yi de byle yarat olduumuz gereinin farkna varmamz gerekir." dior Snow, "Gruplardan her birinin simgeledii Dnya'lar arasnda bir seim yapmamz gerektii aktr. Torunlarmz iin hangi Dnya'y istiyoruz? Belki bir gn kendimizin de dnmek isteyeceimiz Dnya hangisidir?' 6 9 GEM DETRMEK nsan, dnceleriyle acaba yalnzca gelecei mi dei337

HOLOGRAFK

EVREN

tirip yeniden biimlendiriyor? Parapsikoloji Birliinin 1988'de yaplan bir Yllk Toplantsmda Helmut Schmidt ve Marilyn Schlitz, yapm olduklar birok deney sonucunda zihnin gemii de deitirebildiini ortaya koyduunu sylediler. Bu almalardan birinde Schmidt ve Schlitz, bilgisayar destekli rastlantsallk srecini kullanarak 1.000 farkl ses dizisi elde etmilerdi. Bu dizilerden her biri eitli srelere sahip 100 tonu ieriyordu, bunlardan bazlar kulaa ho gelen seslerdi, bazlarysa yalnzca ses patlamalaryd. Bu seim geliigzel yaplm olduu iin, olaslk hesabna gre her dizinin kabaca yzde ellisi ho seslerden ve yzde ellisi de grltlerden olumas gerekiyordu. Daha sonra bu ses dizilerinin kaset kaytlar gnlllere postaland. Sjelerden, bu kasetleri dinlerken ho seslerin srelerini psikokinetik olarak uzatmalar ve grltlerin srelerini de azaltmalar istendi. Sjeler bu deneyi tamamladktan sonra abalarnn sonucunu lboratuvara ilettiler. Schmidt ve Schlitz daha soma zgn dizileri yeniden inceleyince sjelerin dinlemi olduu kaytlardaki ho seslerin srelerinin, grltl seslere gre daha uzun olduunu grdler. Dier bir deyile, sjeler psikokinetik olarak zamanm gerisine doru gitmi ve seslerin daha nceden geliigzel kaytlanm olduu kasetler zerinde bir etki yapmlard. Schmidt ve Schlitz yapm olduklar baka bir deneyde geliigzel biraraya getirilmi drt farkl notadan oluan 100 seslik bir dizi retebilmek amacyla bir bilgisayar program dzenlemilerdir. Bu deneyde sjelerden, kasetler zerindeki tiz seslerin bas seslerden daha fazla olmasn salayabilmek iin psikokinetik glerinden yararlanmalar istenmitir. Bu deneyde de yine gemie ynelik bir PK etkisi ortaya kmtr. Schmidt ve Schlitz ayrca dzenli olarak meditasyon yapan gnlllerin meditasyon yapmayanlara gre daha fazla PK etkisi meydana getirmi olduklarn da 338

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

kefetmilerdir; bu da, psienin gereklik oluturan alanlarna ulaabilmenin uurdyla iliki kurmaktan getiini d90 ndrmektedir. Olup bitmi olaylar telekinetik olarak deitirebileceimiz dncesi bizi tedirgin etmektedir, nki gemiin, cam ardnda tutulan bir kelebek gibi donmu olduuna inanmaya ylesine derinden programlanm durumdayz ki, baka trlsn dlememiz ok zordur. Ancak holografik bir evrende, zamann bir yanlsama olduu ve gerekliin zihin tarafmdan yaratlm bir imgeden baka bir ey olmad bir evrende, bu alabileceimiz bir olaslktr. ZAMANIN BAHESNDE BR GEZNT Yukarda sz edilen iki gr kadar garip ve dikkat ekici bir zaman anormallii rnei de yle yaanmtr: 10 Austos 1901'de, iki Oxford profesr, Oxford'a bal St. Hugh's Koleji Mdr Anne Moberly ve mdr yardmcs Eleanor Jourdain, Versailles'da Petit Trianon'un bahesinde yrye kmlard; birden nlerindeki grntnn zerinden parltl bir glge geer gibi oldu, bu tpk bir filmde bir sahneden dierine geie benziyordu. Bu parlt getikten sonra grntnn deimi olduunu fark ettiler. evrelerinde birdenbire 18. yzyl giysileri ve peruklaryla heyecanl insanlar belirdi. ki kadn aknlktan donmu durumda olduklar yerde kalakaldlar. Bu arada iek bozuu yzl itici bir adam onlara doru yaklat ve onlar ynlerini deitirmeye zorlad. Adam izleyerek iki yam aal bir yoldan geip bir baheye girdiler, havada mzik sesleri vard, soylu bir hanmefendi suluboya bir resim yapyordu. Bu grnt giderek yok oldu ve normale dnd. Bu deiim o denli arpcyd ki, kadnlar arkalarma dndklerinde demin yryp gelmi olduklar aalkl yolun imdi eski ta bir duvarla kesilmi olduunu grdler. ngiltere'ye 339

HOLOGRAFK

EVREN

dnlerinde tarihsel kaytlar kartrnca, Tuileries'nin (*) yamalanm ve isvireli Nbetilerin katledildii gne geri dnm olduklar sonucuna vardlar, bahedeki heyecanl insanlarn aklamas buydu ve bahedeki kadn da Marie Antoinette'den bakas deildi. Bu deneyim ylesine canlyd ki kadnlar olay hakknda kitap hacminde bir el yazmas rapor hazrladlar ve bunu ngiliz Psiik Aratrmalar Derneine sundular. 91 Moberly ve Jourdain'in deneyimlerini bylesine nemli klan ey, onlarn yalnzca gemii canlandran bir grnt almayp, dorudan gemiin iine dalm olmalar, insanlarla karlap, Tuileries (**) bahelerinde yz yl ncesindeymi gibi dolap durmalardr. Moberly ve Jourdain'in deneyimlerinin gerek olduunu kabul etmek gtr, ancak bu onlara ak bir kar salamam, tam tersine akademik nlerini kesinlikle tehlikeye sokmu olduuna gre insan, onlar byle bir yk uydurmaya iten drtnn ne olabileceini dnmekte zorlanyor. Bu Tuileries rnei, ngiliz Ruhsal Aratrmalar Derneine bildirilen tek olay deildir. 1955 Maysnda Londral bir avukat ve kars da aym bahelerde on sekizinci yzyl giyimli birka kiiyle karlamlard. Ve bir kez de, alt bro Versailles'a bakan elilikte grevli bir kii bahenin, tarihinin daha eski bir dnemine dntn grm olduunu ileri srmtr. 9 2 Burada, Birleik Devletler'de ise, hem Amerikan Psikoloji Birinin hem de Amerikan Ruhsal
(*) Tuileries: Yazar 'Tuileries'nin yamalanm ve svireli nbetilerin ldrlm olduu gn" derken herhalde bir dil srmesi yapm olacak. Bilindii gibi tarihsel kaytlara gre, aralannda kadn klnda silhl erkeklerin de bulunduu frnc kadnlar Versailles'e akn etmiler, Kral ailesini bekleyen muhafzlar, bu arada svireli muhafzlar da katletmiler ve Kral ailesini Paris'e, Tuileries Saray'na dnmeye zorlamlardr. Ksaca, bu olay Paris dndaki Versaille'de yer almtr. (.N.) (**) Yine ayn yanlg. Yazar herhalde hanmlarn Trianon bahelerinde gezinmi olduklarn sylemek isterken yanllkla Tuileries baheleri demi bulunuyor. (.N.)

340

ZHNDEN

IKAN ZAMAN

Aratrmalar Derneinin eski bakan olan parapsikolog Gardner Murphy benzer bir olay aratrmtr; bu rnekte, yalnzca Buterbaugh adyla tanmlanan bir kadn, Nebraska'daki VVesleyan niversitesindeki brosunun penceresinden baktmda kampusu elli yl nceki durumuyla grmtr. Kalabalk caddeler ve kz renci birliine ait yaplar yok olmutu; bunlarn yerinde ak tarlalar ve yapraklar uzun yllar nce geip gitmi bir yaz rzgnyla sallanp duran seyrek aalar duruyordu. 93 imdiyle gemi arasndaki snr, uygun koullar altnda gemie bir bahede dolar gibi kolaylkla geebilmemize olanak verecek kadar gevek midir? imdilik bunu bilmiyoruz, ancak zaman ve uzayda dolaan somut nesnelerden ok, insan uuruna en azmdan bir blmyle bal srelerle desteklenmekte olan ve hayaletsi enerji hologramlarndan oluan bir dnyada bylesi olaylar grnd kadar olanaksz olmayabilir. Zihinlerimizin, hatta bedenlerimizin zaman kstlamalarna pek de bal olmad dncesi kiiyi rahatsz edebilir, ancak Yeryznn yuvarlak olduu dncesinin de bir zamanlar, onun yass olduuna inananlar ayn lde rahatsz etmi olduunu anmsamahyz. Bu blmde sunulan kantlar, zamann gerek yapsnn kavranmas asndan insanln henz ocukluk am yaamakta olduunu dndryor. Ve ergenliin balangcnda dengesini bulmaya alan tm ocuklar gibi, bizler de korkularmz bir yana brakmal ve dnyay gerekte olduu gibi grmeye almalyz. nki holografik bir evrende, her eyin hayaletimsi enerji parltlarndan ibaret olduu bir evrende, zaman anlaymzn deimesi bile yeterli olmayabilir, bundan daha fazla deiiklik gerekmektedir. Gzlerimizin nnden geecek daha baka parltlar, iine deceimiz daha derin boluklar halen bizleri beklemektedir. 341

SPERHOLOGRAMDA YOLCULUK
uur fiziksel bedene bamhlktan kurtulduunda kiinin holografik gereklii deneyimleyebilmesi olasdr. Kii, bedene ve onun duyumsal biimlerine baml olduu srece holografik gereklik ancak zihinsel bir tasarm olabilir. Kii (bedenden kurtulduunda) bu gereklii dorudan deneyimler. Mistiklerin grm olduklar vizyonlardan bylesine bir kararllk ve gvenle sz etmelerinin nedeni budur, bu alan deneyimlememi olan kiiler ise konuya kar kukucu ve hatta ilgisiz kalrlar.
Dr. Kenneth Ring Life at Death (lmde Yaam)

Bir holografik evrendeki tek yanlsama zaman deildir. Mekn kavramna da alglama biimimizin bir rn olarak baklabilir. Bu, zamamn bir kurmaca olduu dncesinden daha da zor alglanabilir bir grtr; nki "meknszlk" dncesini bir kavrama dntrebilme abas iinde, bu kavramla karlatrabileceimiz hibir benzer durum, ynelebileceimiz hibir -amipsi evrenler ya da kristallemekte olan geleceklerle ilgili- imge yoktur. Mekn kavramn mutlak olarak dnmeye o denli koullanm durumdayzdr ki, iinde meknn bulunmad bir alanda var olmann nasl bir ey olduunu dlemeye balamamz bile ok 342

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

zordur. Buna karn, meknla olan balantmzn zamanla olan balantmzdan daha kesin olmadma iaret eden kantlar vardr. Durumun byle olduunu gsteren gl iaretlerden biri de, bireyin uurlu zihninin kendisini fiziksel bedenden ayrarak baka bir yere gidebilme zelliidir. Tarih boyunca, toplumsal yaamn her katmanndaki bireylerin beden d deneyimler ya da ksaca adlandrld gibi BDD geirmi olduu saptanm durumdadr. Aldous Huxley, Goethe, D. H. Lawrence, August Strindberg ve Jack London gibi nller BDD yaam olduklarn bildirmilerdir. Bu olguyu Msrllar, Kuzey Amerika Kzlderileri, inliler, Yunan filozoflar, Orta a simyaclar, Okyanusya halklar, Hindular, Yahudiler ve Mslmanlar da biliyorlard. Batl olmayan 44 kiilik bir kltrel karm grubu ile yaplan bir deneyde Dean Shiels, bu grubun iinde yalnzca kiinin BDD konusunda herhangi bir inanca sahip olmadm grmtr. 1 Antropolog Erika Bourguignon, uygulam olduu benzer bir deneyde, 488 dnya kltrn ya da bilinen kltrlerin kabaca yzde elli yedisini ele alm ve bunlarm iinde drt yz otuz yedisinin ya da yzde seksen dokuzunun BDD ile gili, en azmdan bir gelenee sahip olduunu bulgulamtr. 2 Aratrmalar BDD'nin gnmzde hl yaygn durumda olduunu gstermektedir. Dnyadan ayrlm bulunan, Aberdeen niversitesi corafyaclarndan biri ve amatr bir parapsikolog olan Dr. Robert Crookall, bu tr olaylan aratrm ve konu zerinde dokuz cilt dolduracak dzeyde veri elde etmi bulunmaktadr. Oxford'daki Psikofizik Enstits direktr olan Celia Green 1960'da, Southampton niversitesinde okuyan yz on be renci zerinde yapt aratrmalarda bunlardan yzde on dokuzunun bir BDD yaam olduunu saptamtr. yz seksen Oxford renci343

HOLOGRAFK

EVREN

si ayn ekilde sorgulandnda, ilerinden yzde otuz dr3 d olumlu yant vermitir. Dokuz yz iki yetikini sorgulayan Haraldsson bunlarn yzde sekizinin yaamlarnda, en azndan bir kez, beden dna kma durumunu deneyimle4 mi olduklarm renmitir. Ve Dr. Harvey Irvin tarafndan 1980'de, Avustralya'daki New England niversitesinde yaplm olan bir aratrma, yz yetmi yedi renciden yzde 20'sinin bir BDD yaam olduunu ortaya koymutur. 5 Bu rakamlarn ortalamas alndnda, her be insandan birinin yaamnn bir noktasnda bir BDD yaayaca sylenebilir. Dier aratrmalar bu gstergenin onda bire yakn olduuna iaret etmektedir. Ancak sonu olarak BDD'ler, ou kiinin sandmdan daha yaygndr. Tipik bir BDD olay genellikle kendiliinden oluur ve daha ok uyku, meditasyon, anestezi, hastalk ve travmatik aclar srasnda ortaya kar (bununla birlikte dier baz koullarda da ortaya ktna rastlanmtr). Bu durumda, kii birden zihninin bedeninden ayrlm olduu konusunda canl bir his iinde olur. Genellikle, kendisini bedeninin zerinde havada yzer durumda bulur, dier meknlara gidebileceinin ya da uabileceinin farkna varr. Kiinin kendisini fiziksel balarndan kurtulmu ve kendi bedenine bakar durumda bulmas nas bir histir? 1980 ylnda yapan bir aratrma srasnda, yz dokuz beden d yolculuk olaynda sz konusu kiileri sorgulayan, Topeka'daki Menninger Kuruluundan Dr. Glen Gabbard, Topeka Kdemli Doktorlar Tp Merkezinden Dr. Stuard Twemlow ve Kansas niversitesi Tp Merkezinden Dr. Fowler Jones, bu grubun yzde seksen beinin bu deneyimi ho diye nitelendirmi olduunu ve yarsnn da elenceli bulduunu sylemitir. 6 Bu duyguyu ben de bilirim. Yeniyetme amda kendiliinden bir BDD yaamtm; kendimi bedenimin zerinde 344

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

uar ve yatakta uyumakta olan bedenime bakar durumda bulmann okunu atlattktan soma, uarak duvarlarm iinden geip aa tepelerinin zerinden szlrken ok heyecanl anlar yaamtm. Bu bedensiz yolculuum srasnda bir komunun yitirmi olduu ktphaneden dn alnm bir kitaba da rastlam ve ertesi gn kitabn nerede olduunu kendisine syleyebilmitim. Beyond the Quantum (Kuantumun tesinde) adl kitabmda bu deneyimimi ayrntlaryla anlattm. Gabbard, Twemlow ve Jones, beden d deneyimler yaayanlarn psikolojik kesitini bo yere incelememilerdir, sonuta bu kiilerin psikolojik olarak normal ve son derece uyumlu kiiliklere sahip olduklar ortaya kmtr. Yukarda sz geen bilim adamlan vardklar sonulan, Amerikan Psikiyatri Birliinin 1980 ylnda yaplan toplantsmda sergilemi ve meslektalanna, BDD'lerin olaan deneyimler olduu konusunda hastalanna gvence vermelerinin ve bu konu zerine yazlm bulunan kitaplar okumalarm tlemenin, ruhsal tedavi seanslarndan daha "iyiletirici" olacan anlatmlardr. Hatta hastalarn bir psikiyatrist yerine bir yogi ile konumalarnn kendileri asndan daha rahat7 latc olacana bile deinmilerdir! Bu gibi olgulara karn, hibir istatistiksel bulgu bu gibi deneyimleri yaayanlarn aklamalar kadar inandrc olmayacaktr. rnein, Washington'da, Seattle'daki bir hastanede sosyal grevli olarak alan Kimberly Clark, Maria adndaki bir koroner hastasyla karlancaya dek BDD'yi hi ciddiye almam olduunu belirtiyor. Maria, hastaneye yatrldktan birka gn soma bir kalp krizi geirmi, kalbi durmu ve doktorlarn abalaryla yeniden yaama dndrlmt. Clark ayn gn, akam zeri hastay grmeye geldiinde onu, kalbinin durmu olmas nedeniyle gergin bir durumda bulacan dnyordu. Dnd gibi Ma345

HOLOGRAFK

EVREN

ria'nn gerekten de gergin olduunu gzlemledi, ancak bunun nedeni kendisinin sand gibi deildi. Maria, Clark'a ok garip bir ey deneyimlemi olduunu syledi. Kalbi durduunda birdenbire kendisini tavandan aaya bakar durumda bulduunu anlatt. Bulunduu yerden doktorlarn ve hemirelerin kendi bedeni zerinde yaptklar almalar izliyordu. Derken acil servise yanaan arabalarn kulland yolun zerinde duran bir ey dikkati ekmi ve kendisinin "orada bulunduunu" dnr dnmez orada olmutu. Maria daha sonra kendisini yukarda, hastanenin nc katndaki kntda dnm ve kntnn nnde havada dururken bir tenis ayakkabsyla burun buruna gelmiti. Bu eski bir ayakkabyd ve kk parmaa rastlayan yer delinmiti. Maria bam, ayakkabnn topuu altna skm olduunun ve daha baka ayrntlarn da farkna varmt. Maria btn bunlar anlattktan sonra Clark'a yalvarm ve ondan, kntya bakp orada byle bir ayakkabnn durup durmadn kendisine sylemesini rica etmiti, bylece bu deneyimin gerek olup olmadn anlamay umuyordu. Kuku ve merakla yapnn dma karak nc kattaki knt zerinde byle bir ey olup olmadm grmeye alan Clark orada hibir ey gremeyince, bu kez de nc kata kadar km ve hastalarm odalarnn camlarndan kntya bakmaya almt; knt o kadar dard ki, onu grebilmek iin yzn iyice yaslaynca tenis ayakkabsn grd. Yine de bulunduu bu noktadan ayakkabda kk parmaa rastlayan yerde bir delik olup olmadn ya da Maria'nm anlatm olduu dier ayrntlarn doruluk derecesini saptayamyordu. Ancak, ayakkab bulunduu yerden alnabildiinde Maria'nn gzlemlerinin doru olduu onaylanmt. O gnden beri, B D D olaylarna inanmaya balayan Clark, "Maria'nn btn bunlar bu perspektiften 346

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

grebilmesi iin, yapnn dnda havada yzer bir durumda ayakkabya kardan ve ok yalandan bakm olmas gereki8 yordu ve bu benim iin ok somut bir kantt." demitir. Kalp krizi srasnda beden d bir yaanty deneyimlemek olduka olaan bir durumdur, yle ki, Emory niversitesi tp profesrlerinden ve Atlanta Kdemli Doktorlar Tp Merkezi grevli doktorlarndan olan kardiyolog Dr. Michael B. Sabom, hastalarnn bylesi "fanteziler" rettiini duymaktan son derece sklm olduu iin bu sorunu kknden zmeye karar vererek bir aratrmaya girimitir. (*) Sabom bu amala, hastalan iki gruba ayrmtr, bu gruplardan biri, geirdii kalp krizi srasnda BDD yaam bulunan otuz iki kalp hastasndan, dier grup ise hibir BDD geirmemi yirmi be kalp hastasndan olumaktayd. BDD geiren hastalarla konuan doktor onlardan, bedenlerinin dma km durumda tank olduklarn syledikleri yeniden dirililerini tanmlamalarn istemitir; byle bir yaanty deneyimlememi dier gruba de yeniden yaama dnlerinin nasl olabileceini imgeleyip kendisine aktarmalanm sylemitir. Deneyim geilmemi gruptan yirmisi yeniden dirililerini imgelerken nemli yanllklar yapmlar, ise doru ama genel tanmlar yapmlardr, geri kalan ikisi de neler olup bittii hakknda hibir dnce retememitir. BDD'yi deneyimleyen grup iinde yirmi alts doru ama genel tanmlar yapmlar, alts yeniden yaama dn srelerini son derece ayrntl ve doru olarak tanmlam ve biri dakikas dakikasna son derece doru bir tanm yaparak Sabom'u akna evirmitir. Ortaya kan sonular onu bu fenomeni daha da derinlemesine aratrmaya yneltmi ve o da giderek Clark gibi bu fenomene itenlikle inanr olmu(*) Ayrntl bilgi iin bkz. lm Anlar, Michael J. Sabom, Ruh ve Madde Yaynlar, 1992.

347

HOLOGRAFK

EVREN

tur; Sabom halen, konu zerinde ayrntl konferanslar vermeyi srdrmektedir. O, "Bu gzlemlerin doruluunu olaan fiziksel duyumlar asmdan mantkl bir biimde aklama olana yoktur," demektedir, "elimizdeki verilerin altnda, beden d deneyim hipotezi bu olay aklayabilecek tek grtr." 9 BDD bylesi hastalarda istem d olarak kendiliinden ortaya kmaktaysa da, baz kiiler bu yetenee egemen olabilmekte ve bedenlerinden kendi istekleriyle ayrlabilmektedirler. Bu gibi bireylerin en nllerinden biri de eski bir radyo ve televizyon yneticisi olan Robert Monroe'dur. Monroe ilk BDD'sini 1950'lerin sonunda yaad zaman delirmekte olduunu dnm, hemen psikiyatristlere bavurmutu. Doktorlar kendisine konsltasyon yapm ve ruh salm yerinde bulmulard; ancak o bu garip deneyimleri yaamay srdryor ve bundan byk rahatszlk duyuyordu. Sonunda, bir psikolog arkadandan Hintli yogilerin bedenlerinden diledikleri her zaman ayrlabildiklerini renince, bu istenilmeyen yeteneini kabul etmek zorunda kald. "ki seeneim vard," diye anlatyor Monroe, "ya yaamm boyunca yattrclar alacak ya da bu durum hakknda bir eyler renerek onu denetim altnda tutabilecektim." 10 O gnden soma Momoe, beden d deneyim hakknda rendii her eyi dikkatle belgeleyerek deneyimleri hakknda bir gnlk tutmaya balad. Kat nesnelerin arasmdan geebildiini, bir yerde olduunu "dndnde" gz ap kapayacak kadar bir srede orada olabildiini grd. Dierlerinin onun varlnn farkna varmadn anlamt, bununla birlikte bu "ikinci durumu" iindeyken kendilerini grmeye gittii arkadalar Monroe kendilerine, beden d ziyaretlerini yapt srada giymi olduklar giysileri ve neler yapmakta olduklarn doru olarak tanmlad zaman ona hemen inandlar. Ayrca bu abalar srasnda yalnz ol348

SPER

HOLOGRAMDA

YOLCULUK

madiinin farkma vard, sk sk beden d yolculuk yapmakta olan dier kiilerle karlayordu. Bylece, Monroe bu deneyimlerini Journeys Out of the Body (Beden D Yolculuklar) ve Far Journeys (Uzak Yolculuklar) adl iki arpc kitapta toplad. BDD'ler lboratuvarda da belgelenmitir. Bu deneylerden birinde, parapsikolog Charles Tart'm, yalnzca Bayan Z diye tanmlad yetenekli bir BDD'ci, Tart'm bir kt paras zerine yazm olduu ve yalmzca beden d durumdayken havada yzer biimde ulaabilecei be rakaml bir sayy doru olarak tammlayabilmitir. 11 New York'daki Amerikan Psiik Aratrmalar Derneince ynetilen aratrmalar srasnda Karlis Osis ve psikolog Janet Lee Mitchell, lke iindeki eitli yerlere "uarak" ulaabilen birok yetenekli denekle karlamlard; bu kiiler, aralarnda bir masa zerine yerletirilmi nesneler, tavana yakn durumda ash bulunan bir raf zerinde duran renkli geometrik desenler ve ancak zel bir aygtn ufak penceresinden bakldnda grlebilen optik hayaller de bulunan geni bir dizi hedef nes12 neyi doru olarak tanmlayabilmilerdir. Kuzey Carolina'da, Durham'daki Psiik Aratrmalar Vakfnn direktr Dr. Robert Morris, beden d ziyaretleri saptayabilmek iin hayvanlar bile kullanmtr. Bu deneylerden birinde, Keith Harary adndaki yetenekli bir beden d denee ait bir kedi yavrusunun, Harary'in beden d varl yamnda bulunduu srece ve onun her geliinde miyavlamaktan vazgeerek keyifli hrltlar kartmaya balad gzlenmitir. 13 B D D Holografik bir F e n o m e n midir? Bu kantlar, bir btn olarak ele alndnda tartma gtrmez gibi grnmektedir. Bize beynimizle "dnmekte" olduumuz retilmitir. Oysa bu her zaman doru de349

HOLOGRAFK

EVREN

ildir. Uygun koullar altnda uurumuz -bizim dnen, alglayan paramz- fiziksel bedenden ayrlabilir ve diledii herhangi bir yerde bulunabilir. ada bilimsel anlaymzla aklanamayan bu fenomen ancak holografik dnce baznda daha bir esneklik kazanabilmektedir. Holografik bir evrende meknn bir yanlsama olduunu anmsayalm. Holografik bir film paras zerindeki bir elma imgesi nasl belirli bir yere sahip deilse, holografik dzen iindeki bir evrende de nesneler hibir belirlenmi yere sahip deildir; uur dahil, her ey kesinlikle mekanszdr. Bylece, uurumuz kafalarmzn iine yerlemi gibi grnmekle birlikte, uygun koullar altnda ayn kolaylkla odann st kesinde yer alabildii gibi, ayrlarn zerinde ya da bir yapnn nc katndaki kntnn zerinde duran bir tenis ayakkabsyla burun buruna havada yzer durumda bulunabilir. Mekansz uur kavramn alglamak zor geliyorsa, ryalar yararl bir benzetme yapmamz salayabilir. Ryanzda kalabalk bir sanat sergisine katldnz imgeleyin. nsanlarn arasnda gezinerek resimlere bakarken, uurunuz ryanzda siz olarak grdnz kiinin bamda yer alr gibidir. Ancak gerekte uurunuz acaba nerededir? Hzl bir zmleme onun gerekte ryanzn iindeki her eyde olduunu ortaya koyacaktr, sergiye katlan dier insanlarn iinde, resimlerin iinde, hatta ryanzn iindeki bolukta. Bir ryada, mekn da bir yanlsamadr, nki her ey -insanlar, nesneler, boluk, uur vb.- rya gren kiinin daha derin ve daha temel gerekliinden fkrmaktadr. BDD'lerin baka bir arpc holografik zellii de kiinin beden dnda kazand biimin esnekliidir. BDD yaayanlar fizik bedenlerinden ayrldktan sonra bazen kendilerini, biyolojik bedenlerinin tam bir kopyas olan hayaletimsi bir bedende bulurlar. Bu, gemite baz aratrmacla350

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

rn, insanlarn edebiyatta geen doppelgnger'den (*) fazla uzak olmayan bir "hayalet kopyas" bulunduu kansna varmalarna yol amtr. Bununla birlikte, son bulgular bu varsayma baz soru iaretleri getirmitir. Baz BDD'ciler bu hayaletimsi kopyay plak olarak nitelerken, dierleri kendilerini tmyle giyimli diye tanmlamaktadrlar. Bu durum, hayaletimsi kopyann biyolojik bedenin birebir enerji kopyas olmayp, tam tersine, birok biimlere girebilen bir tr hologram olduunu dndrmektedir. Bu gr, kiilerin kendilerini BDD srasnda iinde bulduklar tek biimin hayaletimsi kopyalar olmad olgusundan yola kmtr. nki kendilerini k toplan ya da biimsiz enerji bulutlar iinde bulduklarm ve hatta hibir ayrt edilebilir biime sahip olmadklarn syleyen saysz kii vardr. Kiinin bir BDD srasnda ald biimin, onun inanlan ve beklentilerinin dorudan sonucu olduu yolunda tarafsz kamtlar vardr. rnein, matematiki J. H. M. YVhiteman, 1961'de yaymlanm olan The Mystical Life (Mistik Yaam) adl kitabnda yetikin alarnda ayda en az iki kez BDD yaam olduunu aklayarak, yaadklaryla ilgili iki binin zerinde vaka sralamtr. Ayrca, kendisini her zaman erkek bedenine tklm bir kadn olarak hissettiini ve zihninin bedeninden ayr kald srece bazen kendisini bir kadm biiminde bulduunu sylemitir. Whiteman beden d servenleri srasnda dier baka biimleri de deneyimlemitir, bunlar arasnda ocuk bedenleri de vardr. Sonu olarak, uurlu ya da uurd inanlarn bu ikinci bedeni belirleyen olgular olduunu ileri srmektedir. 14 Monroe beden d biimlerimizi "dnme alkanlklarmzn" yaratmakta olduu grne katlmakta ve bu gr onaylamaktadr. Bir beden iinde bulunmaya o denli
(*) Doppelgnger: (Alm.) Duble beden, dedublman. (.N.)

351

HOLOGRAFK

EVREN

alknz ki, beden d durumdayken de ayn biimi yeniden oluturmak gibi bir eihmimiz var. Yine, ou kimse plakken son derece rahatsz olduundan, BDD'ciler uursuz olarak bir insan biimi aldklarnda kendilerine giysiler oluturmaktadrlar. Monroe, "Kiinin, ikinci Bedenini diledii her biimde oluturabildiini sanyorum." demektedir. 1 5 Bedenden ayrlm durumda olduumuzda, eer varsa, gerek biimimiz nasldr? Monroe, btn bu klklar buyana brakacak olursak, bizim temelde "birbirini etkileyen ve yanklanan birok frekanslardan (olumu) titreimsel birer desen olduumuzu ortaya kartmtr." 1 6 Bu bulgu yine, artc bir biimde, holografik modeli hatrlatmakta ve sonu olarak bizim -holografik bir evrendeki her ey gibi- zihnimizin eitli holografik biimlere dntrd birer frekans fenomeni olduumuz konusunda baka kantlar da sunmaktadr. Aym zamanda, Hunt'un varm olduu sonucu, uurumuzun beyinde deil, fiziksel bedeni saran ve iine nfuz eden plzmik bir holografik enerji alannm iinde bulunduu sonucunu da desteklemektedir. Bu holografik esneklii sergileyen tek olgu, bedensiz durumdayken stlenmi olduumuz biim deildir. Yetenekli BDD'cilerin bedensiz yolculuklar srasnda yapm olduklar gzlemlerin geree uygunluuna karn, yine de, zaman zaman arpc biimde ortaya kan geree uygun olmayan tanmlar aratrmaclarn akln uzun sredir kurcalamaktadr. rnein, benim kendi beden d deneyimim srasnda rastladm kayp ktphane kitabnn bal, bedenden ayr olduum srada bana parlak yeil grnmt. Ama fiziksel bedenime dndkten sonra gidip kitab yeniden bulduumda bu harflerin aslnda siyah olduunu grdm. Bu konudaki belgeler aym farkllklardan sz eden rneklerle doludur; rnein, bedensiz yolcular insanlarla dolu, uzaktaki bir oday ok doru olarak tanmlarken, bu oda352

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

ya kendiliklerinden bir insan daha ekleyebilmekte ya da gerekte masa olan bir nesneyi, bir kanepe diye tanmlayabilmektedirler. Holografik dnce asndan, byle bir bedensiz yolcunun, bedenden ayr durumdayken alglad frekanslar herkese kabul edilebilir doru bir holografik gereklik simgesine dntrebilme yeteneini henz yeterince gelitirememi olduu ileri srlebilir. Dier bir deyile, BDD'cilerin tmyle yeni duyular dzenine dayanmakta olmalar nedeniyle, bu yeni duyumlar henz bocalamakta ve frekans alamm, grnte nesnel bir gereklik oluumuna dntrebilme sanatnda henz ustalamam olabilir. Bu fizik d duyumlar ayrca kendi kendimizi snrlayan inanlarmzn zorlamasyla da gzden saklanm olabilir. Birok yetenekli BD yolcular, ikinci bedenleri iinde kendilerini daha rahat hissetmeye baladktan sonra balarn dndrmeden de her yn "grebildikleri"nin farkna vardklarm sylemilerdir. Baka bir deyile, her yn grebilmek, beden d durumda normal bir olgu gibi grnmesine karn -bedenlerinin fizik tesi bir hologram iindeyken bile- yalnzca gzleriyle grebildiklerine inanma alkanlklarndan tr, balangta 360 derecelik bir grme alanlar olduunu bazen alglayamamaktadrlar. Fiziksel duyularmzn bile bu sansrn kurbam olduu yolunda kamtlar vardr. Gzlerimizle grmekte olduumuz konusundaki sarslmaz kanmza karn, "gzsz gr yetenei"ne sahip bireylerin bulunduundan ya da bedenin baka alanlaryla grebilme yeteneinden srarla sz eden raporlar vardr. Harvard Tp Okulunda bir dinik aratrmacs olan Dr. David Eisenberg, Pekin'de yaayan okul andaki iki inli kz kardein koltukalt derilerinin, yazlar okuyup renkleri tanmlayabilecek grme zelliine sahip olduundan sz eden raporunu bir sre nce yaymla353

HOLOGRAFK

EVREN

m bulunmaktadr. 1 7 talya'da, nrolog Cesare Lombroso, burnunun ucu ve sol kulann memesi ile grebilen kr bir kz incelemitir. 18 1960'da, Sovyet Bilim Akademisi, parmaklarnn ucuyla fotoraflar grebilen ve gazete okuyabilen Rosa Kuleshova adnda bir Rus kyl kadn bulmu ve bu kadnn bu ynde olaanst bir yetenee sahip olduunu iln etmitir. Sovyetler Kuleshova'nm yalmzca, renklerin doal olarak yaymakta olduklar deiken dzeydeki s stoklarn sezebilmesi olasl zerinde durmaktadrlar. Ancak Kuleshova siyah-beyaz bir gazeteyi de zeri stlm bir cam parasyla rtl olduu hlde parmaklarnn ucuyla okuyabilmektedir. 19 Kuleshova bu yeteneiyle ylesine ilgi ekmitir ki, sonunda Life dergisinde onunla ilgili bir makale yaymlanmtr. 20 Szn ksas, grme duyusunun yalnzca fiziksel gzlerimizle snrl olmad yolunda kantlar vardr. Babamn dostu Tom'un, gr alamnn kznn bedeniyle perdelenmi olmasna karn bir saatin zerindeki yazdan okuyabilmesini salayan yeteneinin ve nesneleri uzaktan grebilme fenomeninin iinde yatan mesaj da budur kukusuz. Gzsz grebilme gcnn, gerekliin aslnda maya, bir illzyon olduunun dier bir kant olup olmadn, yine ayn biimde, fiziksel bedenimizin ve fizyolojisinin sahip olduu somut grntnn tpk ikinci bedenimiz gibi algmzn holografik bir kurgusu olup olmadn merak ediyor insan. Belki de, yalnzca gzlerimizle grebildiimize inanmaya ylesine derinden almz ki, kendimizi alglama yeteneimizin tm dier aralarna kar fiziksel olarak da kapatm bulunuyoruz. BDD'lerin baka bir holografik gstergesi de, bu gibi deneyimler srasnda bazen gemi ve gelecek arasndaki ayrmn bulanklamasdu. rnein, Osis ve Mitchell, tannm ve yetenekli bir BD yolcusu olan Dr. Alex Tanous'la bir 354

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

masa zerine yerletirmi olduklarm ileri srd test nesnelerini tanmlama abasna girdiinde bunun farkna varmlard; Tanous birka gn sonra yerletirilecek nesneleri 21 tanmlyordu. Bu da kiilerin BD durumdayken iine girdikleri alann, gerekliin -Bohm'un szn ettii- daha sptil katmanlar olduunu dndryor; bu sakl dzene daha yakn bir blgedir ve bu nedenle gemi, imdiki zaman ve gelecek arasndaki ayrmn artk var olmad bir gereklik dzeyidir. Baka bir deyile, Tanous'un zihni, imdiki zamam ifreleyen frekanslar yerine istemeyerek, gelecek hakknda bilgi ieren frekanslara uyum salamakta ve bunlar bir gereklik hologramna dntrmektedir. Tanous'un oday alglaynn yalnzca, onun kafasmda yer alan bir gelecei grme vizyonu deil, holografik bir fenomen olduu baka bir olguyla da desteklenmektedir. Osis, bir BDD oluturmay programlad gn New York'lu medyom Christine Whiting'ten odada gece boyunca uyank kalarak, oraya ziyarete gelebilecek herhangi bir yansmay "grme"sini istemiti. Whiting'in ieriye neyin ne zaman gelecei konusunda bir bilgisi olmamasna karn, Tanous odaya BD ziyaretini yaptnda onun hayalini aka grm ve onun kahverengi fitilli kadife pantolon ve ak bir pamuklu gmlek giymi olduunu sylemiti. Bu, Dr. Tanous'un Maine'de bu yolculuu yapma abasma giritii srada zerinde bulunan kyafetti. Ara sra gelecee BD yolculuklar yapan Harary de, bu deneyimin dier gelecei grme deneyimlerinden niteliksel olarak farkl olduu dncesine katlmaktadr. "Gelecee ve uzayn derinliklerine doru yaplan BDD'ler, kesinlikle kendimden 'getiim' ve simsiyah, karanlk bir blgenin iinden ilerleyerek sonunda kl bir gelecek sahneye vardm olaan gelecei grme dlerinden farkldr." diyor. Gelecee bedensiz yolculuk yaptnda bazen sahnenin iinde 355

HOLOGRAFK

EVREN

kendisinin gelecekteki bir siluetini grm olduunu sylyor ve hepsi bu kadar da deil. Daha nceden tank olduu olaylar sonunda yaamaya balaynca, zaman yolcusu bedensiz kimliinin de gerek sahnenin iinde, orada, kendisiyle birlikte bulunduunu hissetmektedir. Bu rktc hissi, "sanki iki varlkmm gibi, kendi 'arkamda' kendimle karlamak gibi bir ey" diye tanmlyor. Bu deneyim, olaan dejav deneyimlerinin gzden dmesine neden olursa amamal. 2 3 Gemie yaplan bedensiz yolculuklar da vardr. Kendisi de sk sk bedensiz yolculuklara kan isveli oyun yazar August Strindberg, bu yolculuklardan birini Legends (Efsaneler) adl kitabnda anlatmtr. Bu olay Strindberg, bir arap dkknnda gen bir dostunu askerlik mesleinden ayrlmamasnn doru olacana inandrmaya alt bir srada bana gelmiti. Strindberg, bu grn desteklemek iin dostuna, bir akam bir tavernada yer alm bulunan ve her ikisini de ilgilendiren gemi bir olay anmsatyordu. Oyun yazar bu olay anlatmay srdrrken birdenbire "yaad anm uurunu yitirdi" ve kendisini sz konusu tavernada oturur ve bu any yaarken buldu. Bu deneyim yalnzca birka saniye srmt, soma yine hemen kendisini 24 bedeninde ve yaamakta olduu anda buldu. Bu noktada, geen blmde incelediimiz gemii grme olaylarnn durugr sahiplerinin tanmlamakta olduklar tarihsel sahnelerin iinde gerekten kendi varlklaryla yer almakta, hatta bu sahnelerin zerinde havada "yzmekte" olduklarn belirttikleri deneyimlerin de- gemie yaplan bedensiz bir yansma biimi olduu gr ileri srlebilir. Gerekten de, bedensiz yolculuk fenomenini ele alan ve gnmzde artk epey bir birikim oluturmu bulunan saysz metinleri okuduka, bedensiz yolculuk yapanlarn bu deneyimleri hakkndaki tanmlaryla, holografik evrene z356

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

g olduunu artk kavramaya baladmz zellikler arasndaki benzerlii grerek art arda sarslyor insan. Monroe, BD durumunu, zamann ve meknn artk doru dzgn var olmad, dncenin hologram benzeri biimlere dnebildii ve uurun eninde sonunda vibrasyonlar ya da frekanslardan oluan bir model olduu bir ortam diye nitelendirmekte ve ayrca, BDD srasndaki alglamann temelde "k dalgalarnn bir yansmas" olmaktan ok, "bir radyasyon etkisi"ni andrdn belirtmektedir; bu gzlem, kiinin BD alanna girdii zaman Pribram'n frekans blgesine girmeye balad grn bir kez daha gndeme getirmektedir. 25 Dier BD deneyimcileri de, bu ikinci Durumun tad frekans benzeri niteliklere dikkati ekmilerdir. rnein, bir Fransz BD deneyimcisi olan ve "Yram" takma adyla yazlar yazmakta olan Marcel Louis Forhan, Practical Astral Projection (Pratik Astral Projeksiyon) adl kitabnn byk blmn BDD alannn, dalga benzeri ve elektromanyetik grnteki niteliklerini tanmlamaya ayrmtr. Bununla birlikte dierleri bu durumdayken deneyimledikleri kozmik hissi yorumlamlar ve zetle bu durumu "her eyin her ey olduu" ve "benim de o olduumu" hisset26 me diye tanmlamlardr. BDD her ne kadar holografikse de, gereklii frekans dzeyinde dorudan deneyimlemek sz konusu olduunda bu fenomen, buzdann yalnzca grnen ucu saylmaldr. BDD'ler insan trnn yalnzca pek az bir blm tarafndan deneyimlenmekle birlikte, hepimizin frekans alanyla yakn ilikiye getii bir durum daha vardr. Bu, "snrlarndan hibir yolcunun geri dnemedii o kefedilmemi lkedir." Bununla birlikte ve Shakespeare'e duyduumuz tm saygya karn, baz yolcular dnmtr. Ve onlarn anlatmakta olduklar ykler, bir kez daha holografik imalar olan zelliklerle doludur. 357

HOLOGRAFK

EVREN

l m e Yakn D e n e y i m l e r Hemen herkes lme yakn deneyimler ya da YD'ler hakknda bir eyler duymu olmaldr. Bunlar, bireylerin klinik olarak "l" kabul edildikten sonra yeniden diriltildikleri ve kenderine gelmelerinin ardmdan, bu deneyim srasnda fiziksel bedenlerini terk ettiklerini ve lmden sonra gidilen lem olduu anlalan bir yeri ziyaret etmi olduklarn anlattklar olaylardr. YD'ler bizim kltrmzde ilkin 1975'te, psikiyatrist ve ayn zamanda felsefe doktoru olan Raymond A. Moody, Jr.'n bu konu zerinde yazm olduu ok satan kitab Life After Life' (lmden Sonra Yaam) yaymland zaman gndeme gelmiti. (*) Bundan ksa bir sre soma Elisabeth Kbler-Ross da, ezamanl olarak ayn trdeki bir aratrmay ynetmi olduunu aklayarak Moody'nin bulgularm yineledi. (**) Gerekten de, bu fenomene giderek daha ok aratrmac el attka, YD'lerin yalnzca alacak kadar yaygm olmakla kalmayp -1981'de yaplan bir Gallup aratrmas sekiz milyon (ya da kabaca yirmide bir) erikin Amerikalnn bir YD deneyimlemi olduunu ortaya koymutur- ayn zamanda yaamn lmden sonra da srmekte olduunun en zorlayc kantlarnn elde edildii grld. BDD'ler gibi YD'ler de evrensel bir fenomen grnmndedir. Bu deneyimler hem sekizinci yzyl Tibet'in ller Kitab'nda (***) hem de iki bin be yz yllk Msr 'n ller Kitab'nda (****) ayrntlaryla anlatlm bulunmaka Moody'nin aratrmalar hakknda ayrntl bilgi iin bkz. Kar Tarafn I, Raymond A. Moody, Ruh ve Madde Yaynlan, 1993. (**) Ayrntl bilgi iin bkz. Bymenin Son Aamas-liim, 1987; lm Yeni Bir Doutur, Elisabeth Kbler-Ross, Ruh ve Madde Yaynlar, 1994. (***) Ayrntl bilgi iin bkz. Tibet'in ller Kitab, Ruh ve Madde Yay., 1991,2. bask. (*) Ayrntl bilgi iin bkz. Msr'n ller Kitab, Ruh ve Madde Yay., 1991,2. bask.

358

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

tadr. Efltun, Devlet adl kitabnn onuncu blmnde, Er adndaki bir Yunanl askerin cenaze treninde, cesedinin yaklma anndan birka saniye nce dirildiinden sz eder; bu asker, bedenini terk ederek "dar bir tnelden" geip ller lkesine gitmi olduunu sylemitir. Saygdeer Bede, bir sekizinci yzyl yapt olan A History ofthe English Church and People'da (ingiliz Kilisesi ve Halknn Tarihi) benzer bilgiler vermitir ve Harvard'da din aratrmalar okutman olan Carol Zaleski Othenuorld Journeys (tednyaya Yolculuklar) adl son kitabnda, Orta a edebiyatnn YD rnekleriyle dolu olduuna iaret etmektedir. YD yaayanlar tek tip demografik zelliklere sahip dedir. eitli almalar, YD'lerle, bir kimsenin ya, cinsiyet, meden durum, rk, din ve/veya ruhsal inanlar, toplumsal snf, eitim dzeyi, gelir, kiliseye gitme alkanl, yaad lkenin ya da evin bykl gibi eler arasnda hibir iliki bulunmadn gstermitir. YD'ler tpk imek akmas gibi her an ortaya kabilmektedir. man sahibi kiilerle hibir inanc olmayanlar arasnda da YD asndan hibir fark yoktur. YD fenomeninin en ilgin grnmlerinden biri de, deneyimler arasndaki tutarllktr. Tipik bir YD zetle yle olmaktadr: Bir adam lmektedir ve birden kendisini bedenin zerinde havada yzer durumda bulur, olup biteni oradan izlemektedir. Birka saniye soma byk bir hzla bir karanln ya da bir tnelin iinden geer. Parltl bir kla aydnlanm bir alana varr; orada, yakm gemite lm dost ve akrabalar onu scak bir biimde karlarlar. Genellikle tanmlanamaz gzellikte bir mzik duyar ve gzlerinin nnden dnyada grd her eyden daha gzel grntler -dalgalanan ayrlar, ieklerle dolu vadiler ve parldayan nehirler- geer. Bu kla dolu dnyada hibir ac ya da korku duy359

HOLOGRAFK

EVREN

maz, iini nee, sevgi ve bar duygular kaplar. Byk bir efkat duygusu yayan bir "k varlkla (ya da varlklarla) karlar, tm yaam gzlerinin nnde panoramik bir biimde yeniden canlanr. Bu daha byk gereklik lemi onu kendisinden o denli geirmitir ki, orada kalmaktan baka hibir ey istemez. Bununla birlikte, bir varlk ona henz zamann gelmediini syler ve dnyasal yaamna geri dnmesi ve fiziksel bedenine tekrar girmesi iin onu ikna eder. Bunun yalnzca genel bir tanm olduunu ve tm OYD'lerin anlatlan tm bu zellikleri tamayabileceini sylemekte yarar var. Baz deneyimlerde yukarda anlatlan zelliklerden bazlar yer almayabilecei gibi, dierlerinde de baz ek ierikler olabilir. Bu deneyimlerin simgesel sslemeleri de eitlemeler sergileyebilir. rnein, Bat kltrlerinden gelen YD'ciler yaam tesi leme bir tnelden geerek girerken, dier kltrlerden gelen deneyimciler bir yoldan aa yryerek, bir su ktlesinin zerinden geerek te dnyaya ulaabilir. Bununla birlikte, tarih boyunca eitli kltrlerden gelen YD'ciler arasnda artc lde tutarllk olduu grlmektedir. rnein, ada YD'ciler tarafndan srekli yinelenmekte olan yaamn gzden geirilmesi esi, Tibet 'in ller Kitab'nda, Efltun'un aktard Er'in yksndeki te dnya konukluu srasnda ve Hint ermii Patanjali'nin iki bin yllk yoga metinlerinde de tanmlanmaktadr. 1977'de yaplan resm bir aratrma da YD'ler arasnda grlen kltrel benzerlii desteklemektedir. Osis ve Haraldsson hastalar tarafmdan doktorlarna bildirilen yaklak dokuz yz YD vizyonunu karlatrm ve bu hastalar arasnda eitli kltrel farkllklar bulunmasna karn -rnein Amerikallar, k varl bir Hristiyan din adam, Hintliler ise bir Hindu olarak alglamak eilimindeydiler- deneyimin "z", Moody ve Kbler-Ross tarafndan tanmlanan 360

SPER HOLOGRAMDA
27

YOLCULUK

YD'lerle temelde benzemekteydi. YD'ler hakkndaki tutucu gr, bunlarn yalnzca birer yanlsama olduu yolundaysa da, durumun byle olmad konusunda youn bir kant birikimi vardr. Tpk BDD'lerde olduu gibi, YD'ciler de beden dmda bulunduklar srada grm olduklar ve olaan duyularyla bilmelerine olanak bulunmayan ayrntlar hakknda bilgi vermilerdir. rnein Moody, bir kadnn ameliyat uasnda bedenini terk edip havada uarak bekleme odasna daldn ve orada bekleyen kznn zerinde birbirine uymayan ekose desenli giysiler bulunduunu sylemi olduunu anlatmaktadr. Sonradan, hizmetinin kk kz aceleyle giydirirken bu hatay yapm olduu anlalmt. Hizmeti, o gn kzn fiziksel olarak hi grmemi olan annenin bu olguyu dile getirmesini aknlkla karlamt.28 Baka bir rnekte de, bir kadm YD'ci, bedenini terk ettikten sonra hastanenin lobisine gitmi ve orada kaynbiraderinin bir arkadana, grne gre, bir i yolculuunu iptal etmek ve kadnn cenaze treninde tabut tamak zorunda kalacan sylediini duymutur. Kadn iyiletikten soma kaynbiraderini, kendisini teleme bu kadar abuk gndermeye kalkt iin azarlayarak artmt. 29 Ve bunlar, kiinin lme yalan bedensiz durumdayken deneyimledii duyusal uurluluun en olaan d rnekleri de deildir. YD aratrmaclar, yllardr alglamam kr hastalarn bile, lme yalan durumlarda, bedenlerini terk ettikten sonra grebildiklerini ve evrelerinde olup biteni doru olarak tanmlayabildiklerini kefetmilerdir. Kbler-Ross bylesi birok bireyle karlam ve tanmlarnn doru olup olmadna karar verebilmek iin kendileriyle uzun konumalar yapmtr. "Orada bulunan insanlarn giysilerinin renk ve desenlerini ve taklarn tanmlayabildiklerini grnce aknla dtk." demitir. 30 361

HOLOGRAFK

EVREN

YD'lerin ve YD vizyonlanrun en artc olardan iki ya da daha ok bireyle ilgili olanlardr. Bir defasnda, bir kadn YD'ci kendisini bir tnelin iinde ilerler durumda bulduu ve a doru yaklat bir srada, bir arkadann geri dnmekte olduunu grd! Birbirlerinin yanndan geerlerken arkada telepatik olarak ona kendisinin lm olduunu ama "geri gnderildiini" syledi. Kadn da sonuta "geri gnderildi" ve iyiletikten soma arkadamn tam kendi deneyimi uasnda bir kalp krizi geirmi olduunu rendi. 31 lmekte olan bireylerin telemde kendilerini kimin beklediini, o kiinin lmnn olaan kanallardan duyulmasndan nce bildikleri, byle pek ok olay vardr. 32 Ve bu konuda hl baz kukular varsa, YD'lerin birer halsinasyon olduu grne kar baka bir kant da, bu fenomenin bazen yatar durumda EEG'leri ekilen hastalarda da ortaya km oluudur. Olaan koullar altnda, bir kimse EEG ekimi srasnda konuacak, dnecek, hayal kuracak, rya grecek ya da herhangi bir ey yapacak olursa, EEG kaytlan bunu hemen gsterir. Hatta halsinasyonlar bile EEG'de llebilmektedir. Ancak bazen yatar durumda EEG'leri ekilen kiilerin de YD geirdii olmutur. YD'ler yalnzca halsinasyon olmu olsayd, bunlarn EEG'de ortaya kmas gerekirdi. Szn ksas, tm bu olgular birarada ele almak gerekir: YD'nin yaygn durumda grlmekte oluu, demografik zelliklerden yoksun oluu, deneyimin zdeki evrensellii, YD'cilerin olaan yoldan grme ve bilme olanana sahip olmadklar eyleri grebilme ve bilebilme yeteneine sahip olmalan ve bazen yatar durumda EEG'leri ekilen hastalarda ortaya kan YD olaylar. Btn bunlardan dikkate deer bir sonu kmaktadr: YD geiren kiiler halsinasyonlar ya da yanltc fanteziler grmemekte, ama tmyle 362

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

farkl bir gereklik dzeyine gerek bir yolculuk yapm bulunmaktadrlar. Birok OYD aratrmacsnn vard sonu da budur. Bu aratrmaclardan biri de, Washington, Seattle'da yaayan ocuk hastalklar uzman Dr. Melvin Morse'dur. Morse OYD ile ilgilenmeye, yedi yandaki boulmu bir hastasm iyiletirdikten sonra baladn sylyor. Kk kz yeniden diriltilinceye dek derin koma durumundayd, gz bebekleri sabit ve geniti, hibir kas refleksi ve kornea tepkisi yoktu. Tbb terimlerle sylenecek olursa, nc derece Glascow Komasmdayd. Bu ise, hemen hibir iyileme ans bulunmayan ok derin bir komada bulunmas anlamna geliyordu. Bu duruma karn tmyle iyileti ve Morse, bilincini kazanmasndan sonra kendisine ilk kez baktnda kz onu tamd ve komadaki bedeni zerinde yapt almalar izlemi olduunu syledi. Morse kendisini daha ok sorgulaymca kz, bedeninden ayrldm ve bir tnelden getikten soma cennete gidip orada "Gksel Baba" ile karlatn anlatt. Gksel Baba ona henz burada olmamas gerektiini syleyerek orada kalmak m, yoksa gitmek mi istediim sormutu. Kz nce kalmak istemi ama soma Gksel Baba kendisine, orada kalmasnn annesini bir daha grmemesi anlamna geldiini anlatnca, dncesini deitirip bedenine geri dnmt. Morse kukucuydu ama bu olaydan ok etkilendi ve o noktadan sonra YD'ler hakknda renebilecei her eyi renme isteine kapld. O srada Idaho'da, hastalar hastaneye tayan bir hava tamacl servisinde alyordu ve bu, kendisine yeniden diriltilen birok ocukla konuabilme olana verdi. On yllk bir sre iinde hastanede kalp krizi geiren her ocukla konutu ve art arda hepsi de kendisine aym eyi anlatt. uurlarn yitirdikten sonra kendilerini bedenlerinin dnda buluyorlar, bedenlerini iyiletirmeye a363

HOLOGRAFK

EVREN

lan doktorlar izliyor, bir tnelden geiyor ve kl varlklar tarafndan rahatlatlyorlard. Morse kukucu tavrn srdrd ve bu fenomene mantksal bir yant bulabilmek iin giderek umutsuzlaan abalar iinde hastalarnn almakta olduklar illarn yan etkileriyle ilgili bulabildii her eyi okudu ve eitli psikolojik aklamalar aratrd, ama hi biri duruma uymuyordu. "Sonra bir gn bir tp dergisinde YD zerine uzun bir makale okudum; bu yazda OYD'nin beynin eitli oyunlar olduu ne srlyordu." diyor Morse, "O ana kadar YD'leri ok geni olarak incelemitim ve bu aratrmacnn su alam olduu aklamalarn hi birisi bana yeterli gelmiyordu. Sonunda yazarn, tm aklamalar arasnda en ak olann gzden karm olduunu kavradm: YD'ler gerekti. Bu aratrmac, ruhun gerekten yolculuk yapabildii olasln tmyle gzden karmt." 33 Moody de bu dnceyi yanstyor ve yirmi yllk aratrmalarnn kendisini, OYD'cilerin gerekten de baka bir gereklik dzeyine riskli bir yolculuk yapmakta olduklar kansna ynelttiini sylyor. Dier YD aratrmaclarndan ounun da bu kanda olduklarna inanyor. "Dnyann her yanndaki YD aratrmaclaryla bu konuda konutum. lerinden ou yreklerinde YD'lerin, yaamdan somaki yaama kaamak bir gz atma olgusu olduu inanan tayor. Ancak birer bilim ve tp adam olarak henz, bir paramzn fiziksel varlmz ldkten sonra da yaamay srdrd konusunda 'bilimsel bir kant' bulamam durumdadrlar. Bu kant yoksunluu onlarn gerek duygularn kamu nnde aklamalarn engelliyor." 3 4 Gallup Aratrma Grubunun bakan George Gallup, Jr. bile, 1981'de yapt bir aratrma sonucunda, "u garip lme yakn deneyimleri yaam olan kiilerle ilgilenen aratrmaclarn says giderek artmakta ve bunlar biraraya 364

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

gelerek bu fenomeni deerlendirmektedirler. Ve balang niteliindeki sonular, ileri boyuttaki bir gereklik lemi ile bir tr karlamann sz konusu olduunu kuvvetle dndrmektedir. Bu alandaki aratrmalarn en sonuncusu olan bizim kendi kapsaml aratumalarmz da bir tr sper paralel evren bulunduuna iaret eden eilimleri ortaya karm durumdadr." diyerek bu kanya katlmaktadr. 35 lme Yakn Deneyimlerin Holografik A k l a m a s Bunlar artc nermelerdir. Daha da artc olam bilimsel kurulularn, bu aratrmaclarn vard sonulan ve onlar bu aklamalar yapmaya ynelten engin kant birikimini byk blmyle grmezden gelmeleridir. Bunun nedeni karmak ve eitlidir. Spiritel bir gereklik fikrini destekler gibi grnen herhangi bir fenomeni ciddiye almanm son gnlerde bilim evrelerinde moda olmamasn bu nedenlerden biri olarak sayabiliriz; aynca, kitabmzn banda szn ettiimiz gibi, inanlar bamllk gibidir ve yerlerini kolay kolay brakmazlar. Baka bir neden de, Moody'nin belirttii gibi, bilim adamlar arasndaki yaygn nyargya gre, herhangi bir deer ve nem tayan dnceler yalnzca bimsel anlamda kesin bir biimde kantlanabilecek olanlardu. Dier bir nedene gelince o da, ada bilimsel gereklik anlaymzn, YD'lerin gerek olup olmadn bile incelemeye balamam olmasdr. Bununla birlikte bu son neden grnd gibi sorun olmayabilir. Birok YD aratrmacs holografik modelin bu deneyimlere bir aklama getirebileceine iaret etmi bulunmaktadr. Bu aratrmaclardan biri de Connecticut niversitesi psikoloji profesrlerinden biri olan ve bu fenomeni inceleyebilmek iin istatistik analizler ve standart g365

HOLOGRAFK

EVREN

rme tekniklerini kullanan ilk YD aratrmacs Dr. Kenneth Ring'tir. Ring, 1980'de yaymlanan Life at Death (lmde Yaam) adl kitabnda, YD'ye holografik bir aklama getirebilme abasna epey yer vermitir. Basite sylenecek olursa Ring YD'lerin, ayn zamanda, gerekliin daha yksek frekans trndeki grnmlerine doru yaplan riskli yolculuklar olduuna inanmaktadr. Ring bu grn, YD'nin holografik grnmler tayor gibi grnen saysz ynlerine dayandrmaktadr. Bunlardan biri de, deneyimcilerin te dnyay "k'tan, "yksek titreimler"den ya da "frekanslar'dan oluan bir lem olarak tanmlama eiliminde olmalardr. Hatta baz YD'cer, bu gibi deneyimlere sk sk elik eden gksel mzii sesten ok bir "titreimler kombinasyonu" diye nitelemilerdir. Ring'in inancna gre bu gzlemler lm eyleminin, uur deiikliini ve olaan grnmler dnyasndan uzaklalarak saf frekanslardan oluan daha holografik bir gereklie girme durumunu ierdiinin kantlardr. YD'ciler ayn zamanda ou kez bu alana, dnyada grm olduu her eyden daha parlak bir n yaylm olduunu de getirmilerdir, ancak bu k kavranlmaz derecede youn olmasna karn gzleri rahatsz etmiyordu; Ring'in inanana gre bu zellikler, te dnyanm frekans niteliklerinin baka bir kantyd. Ring'in yadsnamaz biimde holografik nitelikte bulduu zelliklerden biri de, YD'cilerin lm tesi lemdeki zaman ve mekn tanmlaryd. telemin en ok sz edilen zelliklerinden biri de zaman ve meknn son bulduu bir boyut olmasdr. "Kendimi tm mekn ve zaman etkisinin yok olduu bir mekn ve zaman sreci iinde buldum." diyordu YD'cilerden biri, sarslm bir tavrla, 36 "Zaman ve meknn dnda olmalyd buras. Olmalyd, nki... hibir zamann iine konulamazd." diyordu baka birisi. 37 366

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

Ring ise, YD'nin holografik bir uur durumunda yer almakta olduunu kabul edecek olursak, zaman ve meknm kt, mekmn hibir anlam tamad frekans alannda karlamay bekleyebileceimiz durum ite budur kesinlikle, diyor. Eer lme yakn alan kendi gereklik dzeyimizden daha frekans benzeri nitelikteyse, yleyse bu alanda niin baz grnr yaplar bulunmaktadr? Ring bu soruya yamt olarak, BDD'ler ile OYD'lerin ortaya koyduu kamtlara bakhrsa zihin beyinden bamsz olarak var olabildiine gre, zihnin ilevinin de holografik olduu kamsma varmann hi de zor olmadm sylemektedir. Bylece zihin lme yakn boyutun "daha yksek" frekansna girdii zaman, en iyi yapabildii eyi yapmay srdrmekte ve bu frekanslar bir grnmler dnyasna dntrmektedir. Ya da Ring'in belirttii gibi, "Kanmca bu, karlkl etkileim iindeki dnce yaplar tarafmdan yaratlm bir lemdir. Bu yaplar ya da 'dnce ekilleri' tpk giriim dalgalarnn holografik bir plka zerinde kalplar oluturmalar gibi biraraya gelip kahplar olutururlar. Ve bir lazer nyla aydnlatan plkadan kan holografik imge nasl tmyle gerek gibi grnrse, birbiriyle etkileim iindeki dnce eklerinin oluturduu imgeler de tpk yle gerek gibi grnr.' 68 Ring bu nermelerinde yalnz deildir. Philadelphia'da zel olarak alan klinik psikolog Dr. Elizabeth W. Fenske, Uluslararas lme Yalan Deneyimler Aratrmalar Birliinin (IANDS) 1989 yl toplantsnda yapt nemli konumasnda, kendisinin de OYD'lerin, yksek frekansl titreimlerden oluan holografik bir alana yaplan yolculuklar olduu kansnda olduunu belirtmitir. Fenske, Ring'in, yaamdan sonraki boyutlarda deneyimlenen doa grntleri, iekler, fiziksel yaplamalar vb. gibi eylerin birbiriyle karkl etkileimde bulunan (ya da birbirini kesen) dn367

HOLOGRAFK

EVREN

ce kalplar tarafndan ortaya kartlm olduu yolundaki nermesine katldn sylemektedir. "Sanrm, artk YD aratrmalarnda dnce ile k arasmda bir ayrm yapmann zorluunu yaadmz bir yere vardk. lme yakn deneyimlerde dnce k gibi grnmektedir." diyerek gzlemini bildirdi. 39 C e n n e t de bir H o l o g r a m m ? YD'ler, Ring ve Fenske'nin iaret etmi olduklarndan baka holografik zelliklere de sahiptir. Tpk BDD'ciler gibi YD'ciler de fiziksel bedenden ayrldktan sonra kendilerini iki biimden birinde bulmaktadular, bunlardan biri bedenden ayrlm bir enerji bulutu, dieri ise dncenin yaratt holograms bir bedendir. Bu ikinci durum sz konusu olduunda YD'ci genellikle, artc bir ekilde, bedeninin zihni tarafndan yaratlm olduunun farkndadr. rnein, lp dirilmi biri, bedeninden ilk ayrldnda "deniz anasna benzer bir ekilde olduunu" ve bir sabun kp gibi dp hafife yere konduunu, sonra abucak iip boyutlu, hayaletimsi bir plak adam grnmne girdiini sylemitir. Ancak, odada bulunan iki kadnn varl onu utandrnca derhal giyimli bir duruma geldiini grerek aumt (bununla birlikte kadnlar btn bunlar grm olduklar hakknda hibir belirti gstermemilerdi). 4 0 Yaamdan sonra edindiimiz ekilden en isel duygularmzn ve isteklerimizin sorumlu olduu dier YD'ler tarafndan da kantlanmta. Fiziksel varlklar tekerlekli iskemleye mahkm olmu kiiler YD srasnda kendilerini koup dans edebilen salkl bedenler iinde grmektedirler. Bir organn yitirmi kiiler de o organlarn geri kazanmaktadrlar. Yallar kendilerini genellikle gen bedenler iinde bulmakta ve en garibi ocuklar da ounlukla yeti368

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

kin bedenlere sahip olmaktadrlar; bu olgu belki de her ocuun erikin olma hayalini kurmakta oluuna balanabilecei gibi, daha derin dnlecek olursa, bazlarmzn ruhlarnn derinliklerinde sandmzdan daha yal olduunun simgesel bir iareti de olabilir. Bu holograms bedenler ok artc bir biimde ayrntlandrlabilir. rnein, kendi plaklndan utanan adam olaynda, onun kendisi iin materyalize ettii giysiler o derdi titizlikle rlmt ki, adam kuman iindeki diki izlerini bile grebiliyordu. 41 Yine, Y durumdayken ellerini incelemi olan baka bir adam onlarn, "ilerinde minicik yaplamlar bulunan bir ktan olumu" olduu sylemiti ve daha yalandan baktmda "parmak izlerinin narin girdaplarn ve kollan boyunca uzanan k tplerini" seebilmiti. 42 Whitton'un aratrmalarndan bazlar da bu konuyla ilgilidir. Whitton hastalarn ipnotize ederek onlar iki yaam arasndaki duruma gerilettiinde, onlar da YD'nin, bir tnelden gemek, gm akrabalar ya da "rehberleriyle" karlamak, iinde zaman ve meknn bulunmad grkemli kla dolu bir alana girmek, kl varlklarla karamak ve tm yaamm gzden geirmek gibi tm klsik zelliklerini dile getirmilerdir. in aslnda Whitton'un deneklerine gre, yaam gzden geirme srecinin ana amac gelecek yaamlarn daha zenle plnlayabilmek iin belleklerini tazelemekti, k varlklar bu srete nazike ama zorlamasz bir biimde yardmc oluyorlard. Deneklerinin ifadelerini inceledikten soma Whitton da Ring gibi, kiinin yaam tesi boyutlarda algad biim ve yaplarn zihin tarafmdan yaratan dnce biimleri olduu sonucuna varmtr. Whitton, "Ren Descartes'in nl zdeyii, 'Dnyorum, yleyse varm!' en ok iki yaam aras durumla uyumludur." demektedir. "Dnce olmakszn hibir varlk deneyimi olamaz." 43 369

HOLOGRAFK

EVREN

Bu gr zellikle, VVhitton'un hastalarnn iki yaam arasnda bulunduklar srada stlenmi olduklar biim sz konusu olduunda gereklik kazanmaktadr. Deneklerin ou dnmeye balamazdan nce hibir bedene sahip olmadklarn belirtmitir. Whitton, "lerinden biri bu durumu, dnmeyi buakt zaman yalnzca, hibir eyin birbirinden ayrt edilemedii sonsuz bir bulut iindeki bir bulut olduunu syleyerek tanmlamt." diye gzlemini bildiriyor, "ama dnmeye balar balamaz, kendisi oluyordu." 4 4 (Bu durum garip bir biimde, Tart'n karlkl ipnoz deneylerinde, var olduklarn dnmedike ellerinin var olmadn syleyen deneklerin ifadelerini anmsatyor.) VVhitton'un deneklerinin stlendii bedenler balangta gemi yaamlarnda olduklar kiiye benzemekte, ancak, iki yaam aras ortamndaki deneyimleri srdke, giderek tm gemi yaamlarnn beiminden oluan bir tr hologram benzeri biime dnmektedir. 45 Bu bileik varhn, dier fiziksel enkarnasyonlarmda kullanm olduklar adlarn hepsinden farkl bir ad bile vardr, bununla birlikte, deneklerden hi biri bu ad fiziksel ses tellerini kullanarak hecelemeyi baaramamtr. 4 6 OYD'ciler kendilerine hologram benzeri bir beden oluturmadklar zaman neye benzemektedirler? Pek ou herhangi bir biim alglamam olduklarn ve basite, "kendileri" ya da "kendi zihinleri" olduklarm sylemilerdir. Dier bazarnm daha belirgin izlenimleri vardr ve kendilerini "bir renk bulutu", "bir sis", "bir enerji modeli" ya da "bir enerji alam" gibi, hepsinin de sonu olarak yalnzca birer frekans fenomeni, frekans blgesinin daha byk matriksinin iine gizlenmi bilinmeyen birtakm titreen enerji kalplar olduunu dndren terimlerle tanmlamlardr. Baz OYD'ciler renkli k frekanslarndan olumu olduklar yolundaki savlarna ek olarak ayn zamanda ses olduklarm da 370

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

sylemilerdir. Doum yaparken YD yaam olan Arizonal bir ev kadn, "Her kiinin kendine zg bir mzikal tonu ve ayn zamanda kendi renk dizisi olduunun farkna vardm," demitir, "prizmatik nlarn arasnda abaszca yol alabildiinizi ve kendilerine dokunduunuz ya da yanlarndan getiiniz herkesin kendi mzikal notasn size katt ve sizinle uyum saladm dnebilirseniz, grnmeyen dnya hakknda bir izlenim edinebilirsiniz". lm tesi lemde yalnzca renk bulutlar ve ses olarak beliren birok bireyle karlam olan bu kadn, kiilerin lme yakn boyutta duyduklarn belirttikleri ok gzel mziin, her ruhun yaymakta olduu bu bal gibi tatl ses tonlarndan olutuuna inanmaktadr. 47 Baz YD'ciler de tpk Monroe gibi bedenden kurtulur kurtulmaz her yn grebildiklerini bildirmilerdir. Bir adam, neye benzediini merak edince birden kendisini, kendi srtna bakar durumda bulunduunu sylemitir. 4 8 Pennsylvania'dan amatr bir YD aratrmacs olan ve askerlerin sava alannda yaam olduu YD'ler konusunda uzmanlam bulunan Robert Sullivan, bu yetenei, fiziksel bedenine dndkten sonra bile zaman zaman ortaya kan bir kinci Dnya Sava gazisiyle konumutur. Sullivan, "Bu adam, bir Alman makineli tfek yuvasndan kaarken birden yz atm derecelik bir gr yetenei kazanmt." demektedir. "Koarken ylnzca nn deil, arkasndan kendisine bir kurun isabet ettirmeye alan adamlar 49 da gryordu.' Annda B i l m e k YD'nin birok holografik zelliklere sahip olan ynlerinden biri de yaam yeniden gzden geirme olgusudur. Ring bundan, "ltfedilen bir holografik fenomen" di371

HOLOGRAFK

EVREN

ye sz ediyor. Grof ve Harvard'l bir tp antropologu ve ayn zamanda The Humar Encounter with Death (lmle Karlaan nsan) adl kitabn (Grof la birlikte) mterek yazan olan Joan Halifax da yaam yeniden gzden geirme olaynn holografik yn zerinde durmutur. Saysz YD aratrmacsna gre, Moody'nin de aralarnda bulunduu birok YD'ci deneyimlerini tanmlarken "holografik" terimini kullanmtr. 5 0 Kii yaam yeniden gzden geirme olay ile ilgili kaytlar okumaya balar balamaz bu zelliin aka belirgin olduunun farkna varr. YD'ciler deneyimlerinden sz ederken tekrar tekrar ayn sfatlar kullanarak bu olay tm yaamlarnn son derece canl, insan saran, boyutlu bir yeniden gsterimi olarak tanmlamlardr. YD'cilerden biri, "Bu, sanki kendi yaamnz gsteren bir filme trmanp girmeye benziyor." demitir, "Yaamnzn her ylnn her an, eksiksiz duygusal ayrntlaryla birlikte yeniden oynuyor. Tmel bir anmsama bu. Ve her ey bir an iinde olup bi51 tiyor." demektedir. "Bu olayn tm garipti. Ben oradaydm; oradaydm ve bu 'geri dn'leri gerekten gryordum; bunlarm arasnda gerekten yryordum ve her ey ylesine hzlyd ki. Ama her eyi alglayabilmeme olanak salayacak denli de yavat." demektedir baka biri. 52 Bu annda ve panoramik anmsama srasnda YD'ciler, yaamlannm her anma elik eden tm duygular, sevin ve zntleri yeniden deneyimliyor, dahas, ilikide bulunduklar kiilerin de tm duygularm hissediyorlard. Kendilerine iyi davrandklar tm bireylerin mutluluklarn yayorlard. Eer krc bir davranta bulunmularsa, dncesizliklerinin sonucunda kurbanlarnn duyduu acnn da tam anlamyla farkna varyorlard. Hibir ey gzden karlacak denli nemsiz deildi. ocukluundaki bir an yeniden yaayan bir kadn, kz kardeinin elinden bir oyunca 372

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

kapt srada (o srada kendisi de bir ocuk olan) kardeinin duyduu yitiklii ve gszl birden deneyimleyivermiti. VVhitton, yaamn yeniden gzden geirilmesi srasnda bireylerin yapm olduu dncesiz eylemlerin vicdan azab ekmelerinin tek nedeni olmad konusunda kamtlar bulmutur. YVhitton'un denekleri ipnoz altndayken, boa kan hayallerinin, isteklerinin ve yaarman boyunca baarmay umduklan ama baaramadklar her eyin kendilerine znt ve sknt verdiini bildirmilerdir. Yaam gzden geirme sreci srasnda dnceler de ayn titizlik ve sadakatle yeniden gndeme gelmektedir. Hayaller, bir kez gze arpm ama yllarca anmsanm yzler, inam gldren eyler, belirli bir resme bakarken duyulan haz, ocukluk skmtlan ve uzun sre nce unutulmu gndz dleri; her ey kiinin zihninden bir saniye iinde geer. OYD'cilerden birinin zetledii gibi, "Dnceleriniz bile yitip gitmiyor... her bir dnce yerli yerinde duruyordu." 53 Bu nedenle, yaam yeniden gzden geirme olgusu yalnzca boyutlu olma asndan holografik nitelikte deildir, ayn zamanda inanlmaz bir bilgi potansiyeline de sahiptir. Bu sre, nc bir adan da holografik niteliktedir. Yaam yeniden gzden geirme olgusu -uzay ve zamandaki efsanemsi bir nokta olan ve tm dier uzay ve zaman noktalarn kapsad varsaylan kabalistik "alef 'te olduu gibitm dier anlar kapsayan bir andr. Hatta yaam yeniden gzden geirme olgusunu alglama yetisi de holografik nitelikte gibi grnmektedir; bu, hem inanlmaz hzl hem de ayrntlaryla tank olunabilecek denli yava olan paradoksal bir ak izleyebilme yeteneidir. 1821'de yaam bir YD'cinin dedii gibi, bu, "btn ve her bir paray annda alglayabilme" yeteneidir. 54 373

HOLOGRAFK

EVREN

Aslnda, yaam yeniden gzden geirme olgusu, Msr'dan Yahudi-Hristiyan toplumlarna varncaya dek dnyann pek ok byk dinine ait kutsal metinlerin yaam tesiyle ilgili tanmlaryla arpc bir benzerlik tamaktadr, ancak ok nemli bir farkll vardr. VVhitton'un denekleri de aralarmda olmak zere, dnyanm her yerindeki YD'cilerin bildirdiine gre, kendileri, k varlklar tarafndan asla yarglanmam, ama onlarn huzurunda yalnzca sevgi ve kabul grmlerdir. Sz konusu olan tek yarg, OYD'cilerin kendi sululuk ve pimanlk duygularndan doan kendi kendileri hakknda vermi olduklar yarglardr. Bu yksek varlklarn ara sra baz dnceler ileri srdkleri olur, ancak tek amalar retmek olan bu varlklar bunu otoriter bir tavrla deil de, birer rehber ve danman tavr iinde yaparlar. OYD olgusunda herhangi bir kozmik yarglama ve/veya kutsal cezalandrma ve dllendirme sisteminin tmden yok oluu, bu olgunun dinsel gruplar arasnda yaratt en nemli tartma nedenlerinden birisidir: Ancak bu sre OYD yaayanlar tarafndan en ok ifade edilen zelhklerindendir. Bunun aklamas ne olabilir? Moody, bunun ok basit bir ekime olduuna inanyor. Bizler sandmzdan ok daha iyi niyetli bir evrende yayoruz. Bu, yaam yeniden gzden geirme uasnda baz eylerin gz ard edilebildii anlamna gelmemektedir. VVhitton'un ipnotik sjelerinin belirttii gibi, YD'ciler k dnyasna vardktan sonra zihinsel olarak ykseliyor ya da uur tesi bir uyanklk durumuna giriyor ve kendi kendileri hakknda dnceleri effaf bir drstlk tamaya balyor. Bu aym zamanda, k varlklarn hibir deer nermedikleri anlamna da gelmiyor. Her bir YD uasnda iki ey zerinde nemle duruyorlar. Birincisi sevginin nemi. Bu mesaj tekrar tekrar veriyorlar, fkenin yerine sevgiyi koy374

SPER

HOLOGRAMDA

YOLCULUK

marruz, daha ok sevmeyi, balamay renmemizi ve herkesi koulsuz sevmemizi neriyor ve karlnda bizim de sevileceimizi bilmemizi istiyorlar. Bu, varlklarn kulland tek ahlaksal l gibi grnyor. Cinsel eylem bile biz insanlarn bu olaya eklemekten ok holandmz ahlaksal damgay tamaktan uzaklayor. Whitton'un sjelerinden biri, geirdii saysz ekingen ve bunalml yaamlardan sonra, ruhunun tmel geliimine denge ekleyebilmek iin aka tutkun ve cinsel bakmdan hareketli bir dii olarak doaca bir yaam plnlamak zorunda kalmt. 5 5 Ik varlklarn zihninde, efkat ve merhametin erdemin barometresi olduu anlalyor; OYD'ciler herhangi bir eylemlerinin doru mu yoksa yanl m olduu konusunda kararszla dtklerinde varlklar onlarn sorunlarn hep ayn soruyla karlamaktadrlar: Bunu sevdiin iin mi yaptn? Seni eyleme geiren etken sevgi miydi? Dnyaya gnderilme nedenimiz budur, diyor varlklar, iin anahtar sevmeyi renmekte. Bunun zor bir ey olduunu kabul ediyorlar, ama hem biyolojik hem de spirituel varlmzn gelimesi iin ve henz kavramaya bile balayamadmz pek ok nedenden tr bunun yaamsal nemi olduunu vurguluyorlar. Hatta lme yakn lemden geri dnen ocuklarn dnceleri bile bu mesajdan derin bir biimde etkilenmi oluyor. Kendisine bir araba arpan ve soma "ok beyaz" giysiler iindeki iki kii tarafndan dnyaya ynlendirilen kk bir olan ocuu yle diyordu: "Orada, dnyadaki en nemli eyin sevmek olduunu 56 rendim." Varlklarn nemle vurgulad ikinci ey bilgi. OYD'ciler ou kez, yaamlarm yeniden gzden geirdikleri uada bilgilenme ya da renmeyle ilgili bir olay getiinde varlklarn honut grndklerini sylemilerdir. Bazlar fiziksel bedenlerine dndkten sonra bir bilgi aratrmasna giri375

HOLOGRAFK

EVREN

mek, zellikle, kendini gektirmek ya da bakalarna yardm etme yeteneini artrmak yolunda aka tler almlardr. Dier bazlar da "renme lmden soma bile devam eden srekli bir sretir" ve "bilgi, ldkten soma da beraberinizde gtrebileceiniz birka eyden biridir" gibi szlerle yreklendirilmilerdir. Yaam tesi boyutlarda bilginin stnl baka bir ynden de belirgindir. Baz OYD'ciler, n huzurunda zihinlerinin birden tm bilgiye dorudan aldn kefetmilerdir. Bu alma birok yolla ortaya kmaktadr. Bazen sorularna yant olarak gelmektedir. Bir adam, bunun iin yapmas gereken tek eyin sormak olduunu sylemitir, rnein, bir sinek olmak nasl bir eydir diye sorsa, birden bu deneyime sahip oluyordu. 5 7 Baka bir OYD'ci, bu olguyu yle aklyordu: "Bir soru dnyordunuz... ve birden yant biliyordunuz. O kadar basit. Ve bu herhangi bir soru olabirdi. Hakknda hibir ey bilmediiniz bir konu da olabilirdi, bu konuyu anlayabilecek uygun durumda bile olmayabilirdiniz, k size amnda doru yamt verecek ve bu yant anlamanz salayacakt." 5 8 Baz OYD'ciler ise bu sonsuz bgi ktphanesine girebilmek iin soru sormalarna bile gerek olmadn sylemektedirler. Yaamlarn yeniden gzden geirirken birden bilinebilecek her eyi, zamamn balangcndan sonuna dek var olan tm bilgiyi biliyorlard. Dierleri, k varlk zel bir jest, rnein, elini sallamak gibi bir hareket yaptktan sonra bu bilgiyle ilikiye geebiliyorlard. Daha bakalar da, bu bilgiyi edinmek yerine anmsyorlar, ama fiziksel bedenlerine dndktn sonra anmsadklarnn ounu unutuyorlard (bu bellek kayb, bylesi vizyonlara sr orta olan OYD'ciler arasnda ortak niteliktir). 59 Durum her ne olursa olsun, bir kez te dnyaya geildi mi, Grof un hastalar tarafmdan deneyimlenen kiilik tesi ve sonsuz balantl bilgisel 376

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

leme girmek iin deitirilmi uur durumlarna girmeye artk gerek kalmamaktadu. Bu tmel bilgi vizyonu, buraya dek szn etmi olduumuz tm holografik ynlerine ek olarak baka bir holografik zellie daha sahiptir. YD'ciler genellikle, bilginin vizyon srasnda kiinin dncelerine annda kaytlanan "ktleler" hlinde gelmekte olduunu sylemektedirler. Baka bir deyile, bir tmcedeki szckler ya da bir filmdeki sahneler gibi dorusal bir biimde dizilmek yerine, tm olgular, aynntdar, imgeler ve bilgi krmtdar kiinin uurunda bir anda patlamaktadr. Bir YD'ci bu patlamalardan, "dnce paketleri" diye sz etmektedir.60 Bedensiz durumdayken kendisi de bylesi an bilgi patlamalar deneyimleyen Monroe, bunlar "dnce toplar" diye tanmlamaktadr. 61 Gerekten de, berli bir psiik yetenee sahip olan herkes bu deneyimi yaamtu, nki kii psiik bilgiyi de bu biimde almaktadr. rnein, bazen yabanc biri ile karlatmda (hatta bir keresinde birisinin yalnzca adn duyduumda) o kii hakkndaki bir bilgi topu birden zihnimde parlamaktadr. Bu dnce topu o kiinin ruhsal, duygusal ve salk durumu e ilgili nemli olgular, hatta gemiinden sahneler ierebilir. zellikle herhangi bir tr kriz iinde olan kiilerle ilgili dnce toplar almaya eilimli olduumu kefettim. rnein, yaknlarda karlatm bir kadnn intihar etmeyi dndn hemen anladm. Ayrca nedenlerinden bazarn da biliyordum. Bu gibi durumlarda yaptm gibi onunla konumaya baladm ve konuyu dikkatli bir manevrayla psiik meselelere getirdim. Bu konuya ak olduunu anladktan sonra, ona bildiklerimi anlattm ve onu sorunlar zerinde konumaya ynlendirdim. Sonunda onu bu daha karanlk seime ynelmek yerine, bir tr profesyonel danmanla konumaya raz edebildim. Bu anlamda bilgi almak ryadaki bilgilenme tarzmza 377

HOLOGRAFK

EVREN

benzer. Hemen herkes kendisini ryasnda herhangi bir durumda bulmu ve kendisine hibir ey sylenmeden birdenbire o durumla ilgili her eyi bilir duruma gelmitir. rnein, ryanzda bir toplantda olduunuzu grebilir ve kendinizi orada bulur bulmaz da, bu toplantnn dmin iin ve ne amala yapdn bilirsiniz. Yine ayn biimde herkesin bir k akar gibi ayrntl bir dnce ya da esine sahip olduu anlar vardu. Bu gibi deneyimler dnce topu etkisinin daha hafif eitlemeleridir. lgin olan, bu psiik bilgi patlamalar dorusal olmayan ktleler hlinde gelmekte olduu iin, bazen bunlar szcklere dntrebilmek iin dakikalar boyu aba gstermem gerekmesidir. Bu dnce toplar, kiilik tesi deneyimler uasnda bireylerin deneyimlemekte olduklar psikolojik getaltlara (aklama iin bkz. 114) benzer biimde ve bir anda oluan "btnler" olmalar asndan holografik niteliktedirler ve bizim zamana koullanm zminlerimiz bunlar zebilmek ve dizinsel paralardan oluan bir dzenlemeye dntrebilmek iin bir an abalamak zorundadr. Kii YD etkisindeyken dnce toplan deneyimi iindeki bilgi nasl bir biim almaktadr? YD'cilere gre, her tr iletiim yntemi -sesler, hareketli hologram benzeri imgeler, hatta telepati- kullanlmaktadu. Bu, Ring'in, te dnyann "dncenin kral olduu bir varolu ortam" olduunun bir kez daha sergilendiine inand bir olgudur. 62 Akl yrtmeyi seven okuyucu, ldkten sonra tm bilgiye alabileceksek, renmenin yaam srecinde niin bu denli nemli olduunu derhal merak edecektir. Kendilerine bu soru sorulduunda YD'ciler, bu konuda emin olmadklarm ama bunun, yaamn amac ve her bireyin dierine yardm eli uzatabilme yeteneiyle ilgili olduunu byk bir gle hissetmi olduklarn syleyerek yantlamaktadrlar. 378

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

Y a a m P l n l a n v e Paralel Z a m a n Y o l l a n VVhitton'dan baka dier YD aratrmaclar da yaamlarmzn en azndan bir lye kadar nceden plnlanm olduu ve her birimizin bu plnn yaratlmasnda bir rol oynadmz konusunda kantlar bulmutur. Bu, deneyimin birok evresinde ortaya kmaktadr. Ik lkesine vardklarnda OYD'cilere ou kez, "henz zamanlarnn gelmedii" sylenmektedir. Bu ifade Ring'in de belirttii gibi bir tr "yaam pl'nn sz konusu olduuna ak bir iarettir.63 Ayrca, OYD'cilerin bu kaderin oluturulmasnda bir rol oynamakta olduu da aktr, nki genellikle kendilerinden dnmeyi ya da kalmay semeleri istenmektedir. Hatta OYD'cilere zamanlarnn geldii ama isterlerse geri dnebileceklerinin sylendii de olmutur. Moody, lm olduunu anlaymca, karsnn, yeenlerini kendisi olmadan yetitiremeyeceinden korktuu iin alamaya balayan bir adamla ilgili byle bir rnek verir. Ik varlk adamn bu szleri karsnda, kendi kar iin istekte bulunmam olduu iin kendisine geri dnme izni verileceini bildirmitir. 64 Baka bir rnekte de, bir kadn henz yeterince dans etmemi olduunu syleyince, k varlk buna yrekten glm ve kadna fiziksel yaama geri dnme izni verilmitir. 65 Geleceimizin en azndan bir blmyle izilmi olduunu Ring'in, "kiisel ileri gidiler" adn verdii fenomen de kantlamaktadr. OYD'cilere bilgi vizyonlar araclyla zaman zaman kendi gelecekleriyle ilgili baz blmler gsterilmektedir. Bu konuda arpc bir rnek vardr; bir keresinde k varlklar bir ocuk OYD'ciye kendi geleceiyle ilgili baz zel bilgiler verdikleri srada, yirmi sekiz yamda evlenecei ve iki ocuk sahibi olaca da bildirilmi, hatta gelecekteki grnts, gelecekte sahip olaca ocuklarla birlikte ileride yaayaca evin bir odasnda otururken grnt379

HOLOGRAFK

EVREN

lenmiti. ocuk odada gzlerini gezdirirken, duvarda ok garip bir ey grm ve bunun ne olabileceini anlayamamt. On yllar sonra, tm bu kehanetler gerekletiinde bir gn kendisini, ocukken grm olduu o vizyondaki durumda, ocuklaryla birlikte o odada otururken buldu. Duvarda grm olduu o garip ey ise, OY deneyimini yaad srada henz retilmemi bulunan trde bir "klima"yd. 6 6 Yine ayn derecede ilgin bir baka ileri-gidi rneinde, bir kadn YD'ciye Moody'nin fotoraf gsterilerek tam ad sylenmi ve zaman gelince kendisinin ona bu deneyiminden sz edecei bildirilmiti. Yl 1971'di ve Moody Life After Life (lmden Sonra Yaam) adl kitabn henz yaymlamamt, bu nedenle kendisinin resmi ve ad kadn iin hibir ey ifade etmiyordu. Bununla birlikte drt yl soma, Moody ailesi ile birlikte kadnn oturduu sokaa tandnda, "zaman" gelmi ve o Cadlar Bayramnda Moody'nin olu gelenek gerei klk deitirmi olarak kadnn kapsn almt. ocuun adm duyan kadn ona babasyla konumas gerektiini syledi. Sonunda Moody'le gren kadm 67 ona o artc yky anlatt. Baz YD'ciler ise, Loye'un eitli holografik paralel evrenler ve zaman kuaklarnn varlndan sz eden savn dorulamaktadr. Bazen YD'cilere kendi kiisel "ileri-gidiler"i gsterildiinde, tank olduklar bu gelecein, ancak imdiki yollarnda yrmeyi srdrdkleri takdirde gerekleebilecei sylenmitir. Tek bir olayda da, bir YD'ciye eer bin yl nce, Yunanl filozof ve matematiki Fisagor dneminde baz "belirli olaylar" yer almam olsayd, dnyann yaam olaca tmyle farkl bir tarihten grntler gsterilmiti. Bu vizyon, kadnn ieriini aklamad bu olaylar olmam olsayd, imdi "din savalarnn ve bir Isa figrnn yer almam olduu" huzur ve bar dolu bir dn380

SPER

HOLOGRAMDA

YOLCULUK

yada yayor olabileceimizi gsteriyordu. 68 Bu gibi deneyimler holografik bir evrende zaman ve uzay yasalarnn gerekten ok garip olduunu dndryor. Kendi kaderini oluturmak konusunda oynamakta olduklar rolle ilgili dorudan deneyim yaamam YD'ciler bile, her eyin arasmda bulunan karlkl holografik iletiim hakknda salam bir kavray edinmi olarak geri dnyorlar. Geirdii bir kalp krizi srasnda OYD yaam olan altm iki yandaki bir i adam, "rendiim eylerden biri de hepimizin ve her eyin byk, canl bir evrenin paras olduumuzdur. Bir kimseyi ya da bir baka canly kendimizi incitmeden incitebileceimizi dnyorsak, byk bir yanlgya dm oluruz. Artk bir ormana ya da bir iee ya da bir kua bakyor ve 'bu benim, bu benim bir param' diyorum. Bizler her eyle balantlyz ve bu ilikilerin iine sevgi gnderecek olursak ancak o zaman mutlu olabiliriz." szleriyle bunu belirtiyordu. 69 Yiyebilirsin, A m a Y e m e k Z o r u n d a Deilsin lme yakn boyutlarn holografik ve zihinsel yarat zellikleri tayan saysz yn vardr. ocuun biri, te dnyay tanmlarken, can ne zaman isterse nnde yemek belirdiini ama aslnda yemee gerek olmadm sylemiti. Bu gzlem, lm somas gerekliin illzyonsal ve hologram benzeri yapsn bir kez daha gzler nne sermektedir. 70 Bu ortamda psienin simgesel diline bile "nesnel" bir biim verilmektedir. rnein, VVhitton'un sjelerinden biri, gelecek yaamnda nemli bir yer alacak bir kadmla tantrlm olduunu anlatmtr, ancak bu kadn bir insan biiminde deil, yan gl, yan kobra biimindeydi. Bu simgeselliin anlamn zmlemeye yneldiinde, kendisinin ve o kadnn daha nceki iki yaamlar boyunca birbirlerine ak 381

HOLOGRAFK

EVREN

olduklarnn farkna varmtr. Bununla birlikte bu kadn ayn zamanda iki kez onun lmne neden olmutu. Bylece, kadnn karakterinin sevgi dolu ve kt olan bu iki esi onun, bir insan olarak belirmek yerine bu iki dramatik kutupsal zellii simgeleyen bir holografik biim almasna neden olmutur. 7 1 VVhitton'un sjesi bunu deneyimleyen tek insan deildir. Hazret inayet Han, mistik bir hle girdiinde, "kutsal gerekliklere" doru yolculua ktn sylemitir. Orada karlat varhklar da sk sk yar insan, yar hayvan biimindeydi. VVhitton'un sjeleri gibi o da, bu biim deiiminin simgesel olduunun farkna varmt ve bir varlk yar hayvan gibi grndnde bunun nedeninin o varln sahip olduu baz nitelikleri simgelediini anlyordu. rnein, ok gl bir varlk bir aslan kafasyla belirebilir ya da genellikle kurnaz ve ibilir bir varlk da bir tilkinin izgilerine sahip olabilirdi. Hazret nayet Han, Msrllar gibi baz antik kltrlerin te dnyay yneten tanrlar bu nedenle hayvan kafalaryla resimlemi olduklarn ne sryor. 72 lme yakn gerekliin kendisini; dnceleri, istekleri ve zihnimizin holand sembolleri yanstan hologram benzeri biimlere gre ekillendirme eilimi gstermekte oluu, k varlklar niin Batlarn Hristiyan dinsel figrleri, Hintlilerin ermi ve tam figrleri vb. olarak algladklarn aklamaktadr. Y ortamnn esnek nitelii, bu gibi d grnlerin yukarda sz edilen kk kzn diledii yiyeceklerden, bir kobra ve gl karm olarak grnen kadnn bu grntsnden ve kendi plaklklarndan utanan YD'ciler tarafmdan oluturulan gsterili giysilerden daha gerek olmayabileceini dndrmektedir. Bu ayn esneklik, kiinin lme yakn deneyimlerde karlat gibi, teleme varmak iin baz YD'cilerin niin bir tnelden, dierlerinin bir kprden getii ya da bir su ktlesini at ve 382

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

bazlarnn da yalnzca bir yol zerinde yryp gittii gibi, baz kltrel farkllklar da aklamaktadr. Yine, yalnzca karlkl iletiim iinde bulunan dnce kalplar tarafndan yaratlan bir gereklikte, doa grntlerinin bile deneyimcinin dnce ve beklentileri tarafndan oluturulmu olduu da aka ortaya kmaktadr. Bu balamda, nemli bir noktaya iaret etmek gerekir. lme yakn lem bize ne denli artc ve yabanc gelirse gelsin aslnda, bu kitapta aklanan kantlar nda kendi varolu dzeyimizden ok farkl olmayabilir. Daha nce grdmz gibi bizler de tmel bilgiye giri yapabiliyoruz, ancak bu bizim iin biraz daha gtr. Bizler de zaman zaman kiisel "ileri-gidi"lerle zaman ve uzayn fantastik yapsyla yz yze gelebiliyoruz. Ve bizler de bedenlerimizi ve hatta bazen de gerekliimizi inanlarmza gre yaplandrp, yeniden biimlendirebiliyoruz, ancak bu bizim biraz zaman ve aba harcamamz gerektiriyor. Gerekten de Sai Baha'nn yetenekleri, bizlerin yalnzca bunu dilemek yoluyla yiyecek materyalize edebileceimizi gstermektedir. Therese Neumann'n orucu da yemek yemenin bizler iin sonu olarak, lme yakn lemdeki bireyler kadar gereksiz olabilecei konusuna kanttr. Aslnda, grne gre bu gereklik ve dieri arasmda tr deil yalnzca derece asndan farkllk vardu. Bu gerekliklerin her ikisi de hologram benzeri yaplamalarda ya da Jahn ve Dunnein dedii gibi, uurun evresiyle karlkl iletiiminden doan gerekliklerdir. Baka bir deyile, bizim gerekliimiz, lm tesi boyutun daha donmu bir versiyonudur. nanlarmzn bedenlerimizde trnaks stigmalar oluturabilmesi ve psiemizin simgesel dilinin dsal olarak ezamanllklar ortaya koyabilmesi birazck daha zaman almaktadr. Ama btn bunlar, yava akl ve boyun emez bir nehrin -daim varl, bize daha henz yeni yeni anlama383

HOLOGRAFK

EVREN

ya baladmz bir evrende yaamakta olduumuzu reten bir nehrin- iinde ortaya kmaktadu. l m e Yakn l e m H a k k n d a B a k a K a y n a k l a r d a n Gelen Bilgiler Kiinin lm tesi boyutu ziyaret etmesi iin mutlaka hayat bir tehlike geirmesi gerekmez. teleme BDD (beden d deneyimler) srasnda da geilebildii konusunda kantlar vardr. Monroe yazlarnda, eitli gereklik dzeylerine yapm olduu yolculuklardan ve buralarda karat lm dostlarndan sz eder. 7 3 ller diyarn gren en yetenekli beden d ziyaretilerden biri de isveli mistik Swedenborg'dur. 1688'de doan Svvedenborg, kendi blgesinin Leonardo da Vinci'siydi. lk almalar bilim zerineydi. Kendisi sve'in nde gelen matematikilerindendi; dokuz dil konuurdu, bir gravrcyd, bir politikac, bir astronom ve bir iadamyd, bo zamanlarnda saatler ve mikroskoplar retirdi. Metalrji, renk kuram, ticaret, ekonomi, fizik, kimya, madencilik ve anatomi zerine kitaplar yazm, uak ve denizaltnn k rneklerini oluturan bulular yapmt. Btn bunlarn arasnda ayrca dzenli olarak meditasyon yapard ve orta yaa geldiinde, derin transa girerek bedeninden ayrlp kendisinin cennet diye tanmlad bir yeri ziyaret ederek "melekler" ve "ruhlar"la grebilme yetenei gelitirmiti. Swedenborg'un bu yolculuklar srasnda nemli bir eyler deneyimlemekte olduuna kuku yoktu. Bu yeteneinden tr o denli nl olmutu ki, sve kraliesi kendisinden, lm erkek kardeine, lmnden nce yazm olduu bir mektuba niin yamt vermeyi ihmal etmi olduunu sormasn rica etti. Svvedenborg, gerekli grmeyi yapacana sz verdi ve ertesi gn bir mesajla geri dnd384

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

gnde kralie, bunun yalnzca kendisinin ve lm kardeinin bildii bir konu olduunu itiraf etti. Swedenborg bu hizmeti kendisinden yardm dileyen eitli kiiler iin pek ok kez yapmtr. Baka bir gn de lm kocasnn masasndaki gizli ekmeceyi nasl bulabileceini renmek isteyen bir dul kadna yardmc olmu ve ekmeceyi bulan kadn bylece son derece gereksinim duyduu baz belgeleri ele geirebilmiti. Bu son olay ile o derdi nl olmutu ki, Alman filozofu Immanuel Kant, Swedenborg'dan sz eden Dreams of a Spirit-Seer (Ruhlar Gren Kiinin Ryalar) adl bir kitap yazmt. Ancak Swedenborg'un lm tesi lem hakknda tuttuu notlarm en ilgin yn, gnmz YD'dlerinin tanmlarn hemen tmyle yanstmakta oluudur. Swedenborg, karanlk bir tnelden gemekte olduundan, kendisini karlayan ruhlardan, dnyada grlebilecek her yerden daha gzel doa grntlerinden, zaman ve meknm sz konusu olmad bir yerden, sevgi duygusu yayan gz kamatrc bir ktan, kl varhklardan ve evresini kuatan bar ve 74 dinginlikten sz eder. Bu sre uasnda bir kimsenin "yaad ve yapt her eye" tank olduunu bildirir. Ancak bu konuya tek bir farkllk getirir. Swedenborg'a gre, Yaam Kitabnn almas srasnda ortaya kan bilgi kiinin ruhsal bedenindeki sinir sistemine kaytl bulunmaktadr. Bu nedenle, yaamn yeniden gzden geirmesi srecini balatmak iin bir "melek" bireyin bedenini "her bir eknin parmak75 larndan balayp tmyle incelemektedir". Swedenborg ayrca, meleklerin iletiim kurmak iin kullandklar holografik dnce balonlarndan da sz eder ve bunlarn bir kimseyi evreleyen "dalga cevheri" iinde grd betimlemelerden farkl bir ey olmadm syler. Swedenborg da ou YD'ci gibi, bu telepatik bilgi patlamalarn, her imgenin bin fikri ierdii younlukta enformas385

HOLOGRAFK

EVREN

yonlardan oluan bilgi-youn bir resim dili olarak tanmlar. Bu betimlemelerden oluan iletiim dizileri ayn zamanda olduka uzundur; "insan aknla dren bir dizisel d76 zenleme iinde saatlerce srmektedir". Ancak Swedenborg buraya da fantastik bir dm atmtr. Melekler, kullanmakta olduklar betimlemelerin dnda, insan anlaynn tesinde kavramlar ieren bir dil kullanmaktadu. Aslnda onlarm, kendi dnce ve fikirlerinin ancak soluk bir versiyonu olan bu betimlemeleri kullanmalarnn ana nedeni, insanlarn kavrayabilmesine olanak verebilmek iin kullanabilecekleri tek yntem olmasdr. 77 Swedenborg'un deneyimleri YD'cilerin ok kk bir blm tarafndan verilmi baz bilgilerle bile akmaktadr. Ruhsal lemde kiinin artk yemek yemesine gerek olmadn sylemi ve buradaki beslenme kaynam bilginin oluturduunu eklemitir. 78 Ruhlar ve melekler konutuunda dncelerinin srekli olarak boyutlu sembolik imgelere, zellikle hayvanlara dnmekte olduunu da not etmitir. rnein, melekler sevgi ve efkatten sz ederlerken, "kuzu gibi gzel hayvanlar beliriyordu... ancak melekler kt etkilerden sz ederlerken, bu dnceler kaplan, ay, kurt, akrep, ylan ve fare gibi itici, yrtc ve yararsz hayvanlarla betimleniyordu." 79 te yandan, ada YD'cilerin aktard bilgilerde rastlanmamakla birlikte Swedenborg, telemde dier gezegenlerden gelmi ruhlar grerek aum olduunu da sylemiti; kendisinin yzyl nce yaam bir adam olduu dnlecek olursa, bunlar ok artc szlerdir." 80 Btn bunlar iinde en ilgi ekici olan, Swedenborg'un gerekliin holografik niteliklerinden sz eder gibi grnmesidir. rnein, insanlarn birbirlerinden ayr gibi grnmelerine karn, hepimizin kozmik bir birlik iinde birbirimizle balantl olduumuzu sylemitir. Dahas, her biri386

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

mizin kltlm birer cennet olduumuzu ve her insamn -aslnda, tm fiziksel evrenin- daha byk bir kutsal gerekliin kk bir kopyas (mikrokozmos) olduunu da ileri srmtr. Grm olduumuz gibi, o da, grlebilir gerekliin temelde bir dalga cevheri olduuna inanmaktadu. Aslnda, Swedenborg'u inceleyen pek ok bilim adam onun kavramlaryla Bohm ve Pribram'n kuramlar arasnda birok paralellikler olduu zerinde durmutur. Bu bilim adamlarndan biri de, Massachusetts Newton'daki Swedenborg Din Okulunda teoloji profesr olan Dr. George F. Dole'dir. Yale, Oxford ve Harvard dzeyinde dereceleri bulunan Dole, Swedenborg dncesinin en temel ilkelerinden biri, evrenimizin srekli olarak yaratlmakta ve birisi gksel ortamdan, dieri de kendi ruhumuz ya da canmzdan gelen iki dalga benzeri ak tarafndan desteklenmekte olduu grdr, demektedir. Dole, "Bu iki imgeyi biraraya getirecek olursak, hologramla artc bir benzerlik iinde olduunu grebiliriz." diyor, "Bizler, biri dorudan kutsal varlktan, dieri dolayl olarak, evremiz kanalyla yine kutsal varlktan gelen iki akn birlemesi yoluyla oluturulmaktayz. Bizler kendimizi birer giriim deseni olarak grebiliriz, nki bu ak bir dalga fenomenidir ve bizler bu dalgalarn birletii yerde bulunuyoruz." 81 Swedenborg ayn zamanda, hayaletimsi ve ele avuca gelmez niteliklerine karn cennetin aslmda bizim fiziksel dnyamzdan daha temel bir gereklik dzeyi olduuna da inanyordu. telem, tm dnyasal biimlerin yaratld ve tm biimlerin kendisine dnd aretipik kaynaktu, diyordu; bu ise, Bohm'un sakl ve belirgin dzenler dncesine hi de uzak bir kavram deildir. Ayrca, lm tesi lemin ve fiziksel gerekliin trsel olarak deil, yalnzca derece olarak farkl olduuna ve madde dnyasnn, telemin dn-yarat eyleminin yalnzca donmu bir versiyo387

HOLOGRAFK

EVREN

nu olduuna da inanmaktadr. Swedenborg, telemi de dnyay da ieren madde, Kutsal Varlk'tan "aama aama akar" demektedir, "ve her yeni aamada daha genelleir, bu nedenle daha kabalar ve belirsizleir, daha yavalar ve bu nedenle de yar svlap sour". 8 2 Deneyimleri neredeyse yirmi cilt dolduran Swedenborg, lm yatanda kendisine deitirmek istedii herhangi bir sz olup olmad sorulduunda drste, "Yazdm her ey imdi beni grmekte olduunuz kadar gerektir. zin verilmi olsayd, daha da ounu syleyebilirdim. ldnz zaman her eyi greceksiniz ve o zaman bu konuda birbirimize syleyeceimiz daha ok eyimiz olacak." 83 diye yantlamtr. H i b i r Yer lkesi Swedenborg, tarih boyunca gerekliin daha derin dzeylerine yolculuk yapm tek birey deildir. On ikinci yzy han Sufleri de derin trans benzeri meditasyonlarla "ruhlarn ikamet ettii lemlere" bedensiz yolculuklar yapmtr. Ve yine, onlarn ifadeleriyle bu blmde biraraya getirilen kant birikimi arasndaki paralellik arpcdr. Onlar, telemde kiinin "sptil bir beden"e sahip olduunu ve her zaman bu bedendeki "belirli organlar"a bal olmayan duyulara baml bulunduunu ne srmlerdir. Bunun birok ruhsal retmenler ya da imamlarla dolu bir boyut olduunu bekrtmi ve bazen buray "gizli mam'm lkesi" olarak tanmlamlardr. Bunun yalnzca alam almithal'in ya da dncenin sptil bir maddesinden yaratlm bir dnya olduunu sylemilerdir. Hatta "yakn", "uzak" ve "ok uzak" yerleri kapsayan uzayn kendisi bile, dnceyle yaratlyordu. Ancak bu, gizli mamin lkesinin gerek olmad, salt hilikten 388

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

olumu bir dnya olduu anlamna gelmiyordu. Ya da yalnzca tek bir zihin tarafndan yaratlm bir manzara deildi. Daha ok, birok kimsenin imajinasyonuyla yaratlm bir varlk plm idi, ama yine de kendine zg bir maddlii ve boyutu, kendi ormanlar, dalar, hatta kentleri vard. Sufler yazdklar metinlerin byk blmn bu elerin aklamalarna ayrmlard. Bu, birok Batl dnr iin yabanc bir dnceydi; bu nedenle, Paris'teki Sorbonne niversitesinde slm dini profesr ve Iran-Islm dncesi konusunda nde gelen bir otorite olan merhum Henry Corbin, bu dnceyi tanmlayabilmek iin imajinal terimini ortaya att; bu szc d gcyle yarardan, ancak ontolojik (varlk bilimsel) olarak fiziksel gereklikten daha az gerek olmayan bir dnyay anlatmak amacyla kullanyordu. Corbin, "Kesinlikle baka bir ifade bulmak gerektiini dnmemin nedeni, imaj inat if (hayal, somut olmayan) terimiyle yetinecek olursam, ok uzun yular boyunca mesleim gerei yorumlamak durumunda olduum Arap ve ran metinlerinin anlamlarna hi kukusuz ihanet etmi olacam dncesine sahip olmamdr." 8 4 demitir. lm tesi lemin imajinatif yapsmdan tr Sufler imajinasyonun da bir alglama melekesi olduuna karar vermilerdir; bu kan, VVhitton'un sjelerinin niin ancak zerinde dnmeye baladktan sonra bir ele sahip olduklar ve grsel imgeler yaratmann salmz ve bedemerimizin fiziksel yaps zerinde niin bylesi gl bir etki oluturabildii konularna yeni bir k tutmaktadr. Ayrca Suflerin, kiinin kaderinin dokusunu deitirebilmek ve yeniden biimlendirebilmek iin kendilerinin "yaratc dua" adn verdikleri bir grsel imgeleme srecinden yararlanlabilecei konusundaki inanlarn da akla kavuturmaktadr. Suflerin, Bohm'un sakl ve belirgin dzenleriyle paralellik iinde olan bir inanlar da, lm tesi lemin, tm 389

HOLOGRAFK

EVREN

hayal niteliklerine karn, tm fiziksel evreni douran yaratc rahim (matriks) olduudur. Fiziksel gerekliin iindeki her ey bu ruhsal gereklikten domaktadr, diyor Sufler. Bununla birlikte, ilerinde en bilgili olan bile, kiinin meditasyon ve psiesinin derinliklerine yapaca riskli bir yolculukla, "daha nce dta ve grlebilir nitelikte olam saran, evreleyen ya da ieren" bir isel dnyaya varmasn garip bulmaktadrlar. 8 5 Bu gr, kukusuz, gerekliin mekansz (nonlocal) ve holografik niteliklerine bir gnderme daha yapmaktadu. Her birimiz cennetin tmn ieriyoruz. Ya da Suflerin deyiiyle, ruhsal gereklii "baka bir yerde" aramak yerine iimizde aramalyz. Gerekten de, lm tesi lemin mekansz grntsn tartan Shreverdi adh bir on ikinci yzy ranl mistik, gizli mam'n lkesine Na-Koja-Abad (hibir yer lkesi) adnn verilmesinin daha doru olacan sylemitir. 8 6 Kabul etmek gerekir ki bu yeni bir dnce deildir. Bu, "gklerin krall iinizdedir" szyle ayn anlam ifade eder. Yeni olan ey, bu trdeki fikirlerin aslnda, gerekliin daha sptil dzeylerindeki meknszlk niteliine gnderme yapmakta oluudur. Yine bu anlamda, bir kimse beden d deneyim geirdiinde gerekte belki de hibir yere yolculuk yapmad ileri srlmtr. Bu kiiler belki de yalnzca, gerekliin hep aldatc olan hologramn deitirmek suretiyle, bir yere yolculuk yaptklarm deneyimlemektedirler. Holografik bir evrende uur yalnzca her yerde deil, ayn zamanda hibir yerdedir. lm tesi lemin, psienin mekansz enginliinin derinliklerinde yatmakta olduu fikri baz YD'ciler tarafndan da ima edilmitir. Yedi yandaki bir erkek ocuunun belirttii gibi, "lm sanki kendi zihninizin iine yrmeye benziyor." 8 7 Bohm, bu yaamdan dierine geerken neler ol390

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

duu konusunda ayn biimde meknszlk grn ileri srmektedir: "u anda, tm dnme srecimiz bize dikkatimizi buraya vermemiz gerektiini sylyor. rnein, eer geme eylemine girimezseniz, bir caddede kardan karya geemezsiniz. Ama uur her an uzay ve zamamn tesindeki snrsz derinliin ya da sakl dzenin daha sptil dzeylerinin iindedir. Bu nedenle, eer hakik imdinin derinliklerine yeterince dalabilirseniz, o zaman belki bu anla bir sonraki arasnda bir fark kalmayacaktu. O hlde, lm deneyiminde bu derinliklere dalyor olabilirsiniz. Sonsuzlukla ilikiye geme noktas imdiki ann iindedir, ama oraya ancak dnceyle geilebilir. Bu bir dikkat meselesidir.'* 8 Zeki ve Koordineli Ik imgeleri Gerekliin daha sptil dzeylerine yalnzca uurdaki bir deiiklikle geebilecei fikri ayn zamanda yoga geleneinin de ana nermelerinden biridir. Birok yoga uygulamalar, bireylere zellikle bylesi yolculuklar nasl yapabileceklerini retmek zere dzenlenmitir. Ve bu riskli giriimi baaran bireyler, artk bize tandk gelen bir doa grntsn bir kez daha tanmlamaktadular. Bylesi bireylerden birisi de, 1936 ymda Hindistan'da, Puri'de len ve hakknda az ey bilindii hlde, byk bir saygnla sahip olan Sri Yuktesvvar Giri'ydi. 1920'de Sri Yuktesvvar'la karlam bulunan Evans-YVentz kendisini, "ho grnl ve yksek karakterli" ve "taraftarlarnn gsterdii byk saygy tmyle hak eden" bir kimse olarak tanmlyor. 89 Bu dnya ile telem arasmda gidip gelme konusunda zellikle yetenekli olan Sri Yuktesvvar, lm tesi boyutlar, "eitli sptil k ve renk titreimleri"nden olumu ve maddesel kozmostan "yzlerce misli byk" bir dnya olarak betimliyor, ayrca, bizim kendi varlk dzeyimizden sonsuz 391

HOLOGRAFK

EVREN

derecede gzel ve "opal gller, parlak denizler, gkkua umaklarla" dolu bir ortam olduunu sylyordu. "Tanr'nn yaratc klaryla daha ok titremekte olduu iin" havas da her zaman hotu, tek iklimsel gstergesi sk sk "kl beyaz karlarn ve ok renkli k yamurlarnn" yamasyd. Bu harika ortamda yaayan bireyler, diledikleri her bedeni materyalize edebiliyor ve bedenlerinin diledikleri her blmn grebiliyorlard. Ayrca, "herhangi bir ey yeme gereksiniminden hemen tmyle kurtulmu olmalarna" ve "tanrlarn besini olan sonsuz nitelikteki yeni bilgiyle besleniyor olmalarna" karn diledikleri her meyve ya da yiyecei de materyalize edebiliyorlard. Telepatik "kl resim" dizileri araclyla iletiim kuruyor, "dostluun lmszl"ne seviniyor, "sevginin yok edilemezliini" kavryor, "geree uygun davran ya da gerein alglanmas konusunda bir yanl yaplmsa" keskin ac duyuyor ve "yeryznde geirdikleri deiik enkarnasyonlar" srasmda balantlar olan saysz akrabalar, babalar, anneler, karlar, kocalar ve dostlarla evrili olduklarnda hangisine zellikle sevgi gsterecekleri konusunda aknla dyor ve bylece "hepsine kutsal ve eit bir sevgi" vermeyi reniyorlard. Bu kl lkede yerletiimiz zaman yaadmz gerekliin zsel yaps nedir? Bu soruya Sri Yukteswar, basit ve holografik bir yant vermitir: Yemek yemenin, hatta nefes almann gereksiz olduu, tek bir dncenin "kokulu ieklerle dolu tm bir baheyi" yaratabildii ve tm bedensel zrllerin "bir anda yalnzca bunu dilemekle iyiletii" bu lkede, bizler sadece "akll ve koordineli k imgeleriyiz." 90 Ia B i r a z D a h a G n d e r m e Sri Yukteswar, gerekliin daha sptil dzeylerini ta392

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

nmlarken bylesi hologram benzeri terimler kullanan tek yoga retmeni deildir. Bir dieri de, bir dnr, politik eylemci ve mistik olan ve Hintlilerin Gandi kadar sayg gsterdikleri Sri Aurobindo Ghose'dur. 1872'de, st snfa mensup bir Hintli aileden doan Sri Aurobindo ngiltere'de eitim grm ve burada abucak harika bir gen olarak tannmt. Yalnzca ngilizceyi deil, ayn zamanda Hint dilini, Rusay, Almanca ve Franszcay ve ayrca antik Sanskrit dilini de akc biimde kullanabiliyor, bir raf dolusu kitab bir gnde okuyabiliyordu (genliinde sayca pek ok ve hacimli olan tm Hint kutsal metinlerini okuyup bitirmiti) ve okuduu her sayfadaki her bir szc aynen tekrarlayabilirdi. Konsantrasyon yetenei inanlmazd ve tm bir gece boyunca, sivrisineklerin srekli srlarnn farknda bile olmadan ayn konumda oturup okuyabildii syleniyordu. Sri Aurobindo da Gandi gibi, Hindistan'daki ulusuluk hareketinde etkin eylemler iinde bulunmu ve bakaldr suuyla hapiste yatmt. Tm zihinsel ve insancd tutkularna karm, gezgin bir yoginin, kardeini lmcl bir hastalktan annda iyiletiriverdiini grnceye dek tanrtanmazd. Sri Aurobindo bu andan sonra, yaamn yoga disiplinine verdi ve Sri Yuktesvvar gibi meditasyonlar yaparak sonunda, kendi deyimiyle, "uur plnlarn kefe km bir gezgin" olmay rendi. Bu, Sri Aurobindo iin kolay bir smav deildi ve amacna ulaabilmek iin amas gereken en byk engel, szcklerin ve dncelerin normal insan zihninden sonsuz bir biimde akp gemekte olan sonsuz gevezeliini susturabilmeyi renmekti. Zihnini tm dncelerden bir an bile kurtarp boaltabilmeye alm herkes bunun ne denli zor bir giriim olduunu bilir. Ancak bu gereklidir, yoga metinlerinde bu husus olduka ak bir biimde belirtilmitir. Psienin daha sptil ve sakl blgelerine dimdik inebilmek iin 393

HOLOGRAFK

EVREN

gerekten de, Bohmvari bir dikkat deiikliine ihtiya vardr. Ya da Sri Aurobindo'nun iaret etmi olduu gibi, "iimizdeki yeni lke'yi kefedebilmek iin nce, "eskisini nasl geride brakacamz" renmemiz gerekir. Zihnini nasl susturabileceini ve iine doru nas yola kabileceini renmek Sri Aurobindo'nun yllarn ald, ama bir kez bunu baardmda ruhun, daha nce grm olduumuz tm Marko Pololarnn karlat ayn engin blgeyi -"sonsuz renk eitliliine sahip titreimlerden oluan" ve uur geliimi bakmndan epey yol alm bulunan, bu yzden de karlarnda kendimizi ocuk gibi grdmz fizik tesi varlklarn doldurduu uzay ve zamann tesindeki o blgeyi- kefetti. Bu varlklar diledikleri her biimi alabiliyorlar, diyordu Sri Aurobindo, ayn varlk bir Hristiyana bir Hristiyan ermii, bir Hintliye de bir Hindu ermii gibi grnebiliyordu; ancak Sri Aurobindo'nun nemle belirttiine gre aslnda amalan kimseyi aldatmak deildi, yalnzca kendilerini "belirli bir uur dzeyine" daha yalan gsterebilmeyi istiyorlard. Sri Aurobindo'ya gre bu varlklar en gerek biimlerinde "saf titreim" olarak belirmektedirler. Hatta, On Yoga (Yoga zerine) adh iki ciltlik kitabnda, varlklarn bir biim ya da bir titreim olarak belirebilme yeteneini, "ada bilim" tarafndan kefedilen dalga-partikl ikilemine benzetmektedir. Sri Aurobindo aynca, bu kl lemde kiinin bilgiyi "birbiri ard sua" almak gibi bir kstll da kalmadn ve kiinin burada bilgiyi "byk ktleler" hlinde iine ekmekte ve bir bakta "uzay ve zamann byk uzantlarn" kavramakta olduunu belirtmitir. Aslnda, Sri Aurobindo'nun nermelerinin byk bir blm Bohm'un ve Pribram'm vard sonulardan pek farkl deildir. O, insanlarn ounda, "madde rtsnn" tesini grmesini engelleyen bir "zihin perdesi" olduunu, 394

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

ancak kiinin, bu perdenin tesine bir gz atmay baaracak olursa her eyin "farkl younluktaki kl titreimler"den olumakta olduunu reneceini sylemektedir. O, uurun da farkl titreimlerin bir birleimi olduunu ne srmekte ve tm maddenin de bir dereceye kadar uur olduuna inanmaktadr. Bohm gibi o da telekinezinin, tm maddenin bir dereceye kadar uur olduu olgusunun dorudan bir sonucunu oluturduunu ne srmektedir. Eer madde uur olmasayd, hibir yogi zihin gcyle bir nesneyi hareket ettiremezdi, nki o zaman yogi ile nesne arasnda bir iliki bulunma olasl olmayacakt, diyor Sri Aurobindo. Sri Aurobindo'nun en Bohmvari szleri btnlk ve parallk konusundayd. Sri Aurobindo'ya gre kiinin "Ruhun byk ve kl krallnda" rendii en nemli ey tm ayrlklarn bir yanlsama olduu ve her eyin birbiriyle ve btnle eninde sonunda balant iinde bulunduuydu. Yazlarnda tekrar tekrar, bu olguyu nemle bekrtmi ve kii daha yksek titreimsel gereklik dzeylerinden daha alak dzeylere doru getike "gelien bir parallk yasas" sz konusu olmaktadr demitir. Sri Aurobindo, "bizler alak bir uur ve gereklik titreimi iinde bulunduumuz iin nesneleri paralara blyoruz." demektedir: "Bizi, bu daha yksek ve daha sptil lemlerde geerli l olan uur, nee, sevgi ve varlktan haz duyma younluunu deneyimlemekten alkoyan ey, her eyi paralara ayrma eimimizdir." Sri Aurobindo, tpk Bohm'un inand gibi, sonu olarak blnmemi ve btn olan bir evrende dzensizlik olas deildir demekte ve ayn eyin uur iin de geerli olduuna inanmaktadr. Eer evrenin tek bir noktas uursuz ise, o zaman tm evrenin btnyle uursuz olmas gerekirdi, demektedir. Ona gre, eer bizler yolun kysndaki bir akl tan ya da trnamzn iindeki bir kum tanesini cansz ve l olarak alglyorsak, bu algmz yine yanltc niteliktedir 395

HOLOGRAFK

EVREN

ve bunun sorumlusu yalnzca bizim, eyleri blmlere ayrma konusundaki uykuda gezenlerinkine benzer altrmalarmzdr. Sri Aurobindo'nun, Bohm'unkine benzer tanrsal btnlk anlay, onun ayn zamanda, tm gereklerin sonu olarak greceli olduunun ve uzantsz holoeylemi "eylere" blme sonucundaki keyf abamzn farkna varmasn salamtr. Evreni mutlak gereklere ve deimez retilere indirgeme konusundaki herhangi bir abann yalnzca birer arptma olacana o denli akl yatmt ki, dinlere bile kar kyordu, tm yaam boyunca gerek ruhsalhm herhangi bir rgtl rahiplik kurumundan deil, insann iindeki ruhsal evrenden geldiini nemle savunmutu: "Yalnzca zihnin ve duyularn tuzan paralamak yetmez, ayn zamanda, dnrn tuzandan, din bilimcinin ve kilise kurucusunun tuzandan, Sz'n ilmiinden ve Fikre bamllktan da kanmalyz. Tm bunlar, ruhu biim duvarlaryla evirebilmek iin iimizde beklemektedir; ama hep ilerleyip teye gemek zorundayz; hep daha bye ulaabilmek iin kk olan, Sonsuz'a ulaabilmek iin sonluyu terk etmemiz gerekiyor; aydnlanmadan aydnlanmaya, deneyimden deneyime, bir ruh durumundan dierine ilerlemeye hazulkl olmak zorundayz... Hatta kendimizi en deer verdiimiz gereklere bile sk skya balamamamz gerek, nki onlar da kendisini hibir biimle ve ifadeyle snrlamay kabul etmeyen Tammlanamaz' biimlendirme ve ifadelendirme abalarndan baka bir ey deildir." 91 Ama eer kozmos sonu olarak tanmlanamayan birok renkli titreimler karm ise, algladmz tm o biimler nedir? Fiziksel gereklik nedir? Sri Aurobindo, onlar yalnzca, "bir duraan k ktlesidir" diyor. 92

396

SPER

HOLOGRAMDA

YOLCULUK

S o n s u z d a Srekli Varolu OYD'ciler tarafndan bildirilen gerekliin portresi kendisiyle tmyle tutarldu ve ayn zamanda dnyann en yetenekli mistiklerinden ounun ifadeleriyle uyumludur. Asd artc olan, dnyamn daha "gelimi" kltrlerinden gelen bizler iin, gerekliin bu daha sptil dzeyleri ne denli nefes kesici ve yabanc ise, ilkel diye andmz toplumlar iin de o denli olaan ve bildik blgeler olmasdr. rnein, Avustralya'da yaam ve bir yerli halk topluluuyla ilgili almalar yapm bir antropolog olan Dr. E. Nandisvara Nayake Thero, yerlilerin sahip olduu -Avustralyal samanlarn derin bir transa girerek ziyaret ettikleri bir ortam olan- "rya zaman" kavramnn, Batl kaynaklarca lm tesi varlk plnlan olarak tanmlanan kavramla hemen tmyle zde olduuna iaret etmektedir. Buras insan ruhlarnn lmden sonra gittikleri lemdir ve aman oraya gidince llerle sylemekte ve annda tm bilgiye girmektedir. Buras aynca, zaman, uzay ve dnyasal yaamla ilgili dier snrllklarn ortadan kalkt bir boyuttur ve kii orada sonsuzlukla temas etmeyi renmek zorundadr. Bu nedenle, Avustralyal amanlar genellikle te yaamdan "sonsuzda srekli varolu" diye sz ediyorlar. 93 Psikoloji ve kltrel antropoloji konularnda eitim grm olan bir Alman etnopsikolog olan Holger Kalvveit, Thero'dan bir adm daha ileri gitmektedir. amanizm uzman ve ayn zamanda lme yakn deneyimler konusunda da etkin bir aratrmac olan Kalvveit, dnyann tm amanik geleneklerinin bu engin ve boyut tesi lemle ilgili tanmlamalar ierdiine, yaam yeniden gzden geirme sreciyle, reten ve rehberlik eden yksek ruhsal varlklar, dnce gcyle yaratdveren yiyecekler ve anlatlmaz gzellikteki ayrlar, ormanlar ve dalarla ilgili gndermelerle dolu bu397

HOLOGRAFK

EVREN

lunduuna iaret etmektedir. Gerekten de, aman olabilmek iin gereken tek evrensel koul, telem ortamma yolculuk yapma yeteneine yalnzca doutan sahip olmak deildir, YD'ler de genellikle bireyi bu role sokan katalizr grevini stlenmektedir. rnein, Oglala Siyular, Senekalar, Sibirya Yakutlar, Gney Amerika Guajirolar, Zulular, Kenya Kikuyular Kore Mudanglar, Endonezya Mentavvai Adalar ve Karibo Eskimolar -bu toplumlarn hepsinde bireylerin, kendilerini alelacele teleme gnderen lmcl bir hastalk geirdikten sonra aman olmalar gelenei vardr. Bylesi deneyimler kendileri iin zihinleri kartracak denli yeni olan Batl YD'cilerin tersine, bu amanik gezginler, daha sptil ortamlarn corafyas konusunda ok daha geni bilgiye sahiptirler ve genellikle oraya defalarca yeniden dnebilmektedirler. Niin? Kahveit bunun nedenini bylesi deneyimlerin bu gibi kltrler iin gnlk bir gereklik olmasna balyor. Kalvveit, "Bizim toplumlarmz lm ve lmekle ilgili her tr dnceyi bastrr ve gereklii materyal terimlerle kesin olarak tanmlayp mistikleri deersiz sayarken, kabile insanlar gnmzde bile, gerekliin psiik yapsyla her gn iliki iinde yaamaktadrlar. Bylece, bu isel lemleri yneten yasalar hakknda daha iyi bir anlaya sahiptirler ve bu alanlarda yn bulma konusunda bizden ok daha yeteneklidirler." demektedir. 94 aman yapl kiilerin bu isel blgeleri gezmi olduklar, antropolog Michael Harner'in Peru Amazonunda yaayan Konibo Kzlderilileri arasnda uygulam olduu bir deneyle de kantlanmtr. Amerikan Doa Tarihi Mzesi 1960'da Harner'i, Konibolar incelemek zere bir yl srecek bir aratrmayla grevlendirmiti; Harner oraya gittikten soma Amazon yerlilerinden kendisine dinsel inanlarm da anlatmalarn istedi. Onlar da kendisine, eer gerekten 398

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

renmek istiyorsa sanrlar yaratan (halsinojen) ayahuaska, "ruh ikisi" adl bir bitkiden yaplma amanik bir kutsal ikiyi imesi gerektiini sylediler. Harner bunu kabul etti, bu acms karm itikten sonra, Konibo mitolojisinin tanrlar ve eytanlarla dolu bir gereklik dzeyine beden d yolculuk yapt bir deneyim geirdi. Sutkan timsah kafah varlklar grd. Gsnden bir "enerji znn" ykselip, Msr figrlerine benzeyen mavi alakarga kafal adamlarla dolu, burnu canavar biimli bir gemiye doru uuunu izledi ve kendi lm olduunu dnd ar ilerleyen bir uyuukluu duydu. Ancak, ruhsal yolculuu srasnda geirdii en arpc deneyim, bir grup kanatl, ejderha benzeri varln kendi belkemiinden ykselmesiydi. Bedeninden dar srklenip ktktan sonra onun nnde, dnyann "gerek" tarihi olduunu syledikleri grsel bir sahne yansttlar. Bir tr "dnce dili" kullanarak gezegen zerindeki yaamn oluum ve geliiminden kendilerinin sorumlu olduunu akladlar. Anlattklarna gre, yalnzca insanlarn iinde deil, tm yaamm iinde de onlar bulunuyorlard ve d uzayda gizlenen baz dmanlardan kaabilmek iin gizlenmek amacyla dnyay canl yaam biimleriyle doldurmulard. (Harner bu varlklar neredeyse DNA biiminde tammlam olmasna karm, o yllarda, 1961'de DNA hakknda hibir bilgisi yoktu.) Harner, birbirine balanan bu grsel sahneler sona erdikten sonra, normalst yetenekleriyle tannm kr bir Konibo amamn arad. Ruhsal dnyaya birok geziler yapm bulunan aman, Harner kendisine bu olaylar anlatuken ara sra ban sallayp duruyordu, ancak dnyanm gerek efendileri olduklarm syleyen ejderha benzeri varlklardan sz edince, aman elenerek glmsedi ve "Ah, onlar her zaman byle sylerler. Ama onlar yalnzca D Karanln 399

HOLOGRAFK

EVREN

Efendileri'dir." diye dzeltti. Harner, "Donup kalmtm." diyordu. "Bu plak ayakl kr aman deneyimlediim her eyi biliyordu. Btn bunlar, benim iine daldm gizli dnyaya kendi yapm olduu gezilerden biliyordu." Bununla birlikte Harner'in karlat tek ok bu deildi. Bu deneyimlerini, yakmlarda yaayan iki Hristiyan misyonere anlattnda onlarn da, neden sz etmekte olduunu bildiklerini grerek ard. O, szlerini bitirdikten sonra bu anlattklarnn -bir tanrtanmaz olan Harner'in asla okumam olduu- Vahiy Kitab'nn belirli baz blmlerindeki tanmlarla tpatp ayn olduunu sylediler. 95 Bylece, yal Konibo samannn belki de, Harner'in sendeleyerek gezinmi olduu yerlere daha nce gitmi tek birey olmad anlalyordu. Eski ve Yeni Ahit'lerde tanmlanan peygamberler de isel blgelere amanik yolculuklar yapm olmalyd. Ho folklorik eler ve ekici ama acemi mitolojiler olarak baktmz eylerin daha sptil gereklik dzeylerine ait haritalarn detayl raporlar olma olasd var mdu ? Kalweit'e gre bunun yant vurgulu bir evet'tir. O, "Son yllarda yaplan aratrmalar sonucunda lmek ve lmn yaps konusunda ortaya kan devrim niteliindeki bulgularn nda, kabile dinlerine ve onlann ller Dnyas hakkndaki kandanna artk 'snrl kavramlar' olarak bakamayz." demektedir. "aman (daha ziyade) en gncel ve bilgili psiko96 log olarak grmek gerekir." Y a d s n a m a z Bir R u h s a l Aydnlk YD gerekliinin son bir kant, onu deneyimleyen kii zerinde yaratt deitirici etkidir. Aratrmaclar, YD'cilerin, .te dnyaya yapm olduklar yolculuktan sonra hemen her zaman nemli lde deiime uradkla400

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

rn grmlerdir. Onlar bu deneyimden soma daha mutlu, daha iyimser, daha rahat ve maddesel servetle daha az ilgilenir olmaktadrlar. Ve hepsinden daha arpc olmak zere, sevgi kapasiteleri byk lde artmaktadr. Uzak, souk kocalar birden sevecen ve efkatli olmakta, ikolikler rahatlamaya ve ailelerine daha ok zaman ayrmaya balamakta ve ie dnk kiiler daha da dnklemektedirler. Bu deiimler genellikle o denli arpc olmaktadr ki, bu YD'rileri nceden tanyan insanlar sk sk onlarn artk tmyle farkl kiiler olduklarm sylemektedirler. Hatta sulularm da tmyle deitiklerini gsteren kaytlar vardr. te yandan, en ateli ve hrsl vaizlerin bile lanetlenme mesajlarm karlksz sevgi ve efkatle deitirdikleri grlmtr. YD'ciler daha spirituel insanlar olmaktadrlar. Bu gizemli yolculuklarndan, insan ruhunun lmszlne kesinlikle inanm olarak ve ayrca evrenin efkatli ve zeki olduu, bu sevgi dolu varhm her zaman kendileriyle birlikte olduu gibi derin ve kaka bir duygu ile geri dnyorlar. Ancak bu farkmdalk durumunun, onlarn dine daha bal olmalar sonucunu dourmas gerekmemektedir. ou YD'ci de tpk Sri Aurobindo gibi dindarlk ve spiritellik arasndaki farkhhn nemini vurgulamakta ve yaamlarna byk bir doygunluk getiren eyin birinci ded, ikinci seenek olduunu ne srmektedir. Gerekten de aratrmalar gstermitir ki, deneyimlerini izleyen gnlerde YD'ciler kendi dinsel temellerinin dndaki fikirlere, rnein, Dou dinlerine ve tekrardoua kar giderek artan aklk sergilemektedirler. 97 Bu ilgi genilemesi ou kez dier alanlara da uzanmaktadu. rnein, YD'ciler, bu kitapta sz konusu edilen trdeki konulara, zellikle de psiik fenomenlere ve yeni fizie kar dikkat ekici bir ilgi gelitirmektedirler. rnein, Ringin inceledii YD'cilerden biri kamyon ofryd ve 401

HOLOGRAFK

EVREN

geirdii deneyimden nce kitaplara ya da akademik araylara kar hibir ilgisi yoktu. Ancak, geirdii YD srasnda bir tmel bilgi vizyonu grmt, kendine geldikten sonra bu vizyonun ierii hakknda hibir ey anmsamamakla birlikte, zaman zaman kafasnn iinde eitli fizik terimleri belirmeye balamt. Geirdii deneyimden ksa sre soma bir sabah kuantum szcn mrldand. Soma gizemli bir tavrla, "Max Planck - yakn gelecekte ondan sz edildiini duyacaksn." dedi; daha soma ara sra dncelerinin arasmdan baz denklem paralan ve matematik simgeler gemeye balad. Adam ve kans kuantum szcnn ne anlama geldiini ya da (dnya apmda, kuantum fiziinin kurucu babas olarak kabul edilen) Max Planck'm kim olduunu bilmiyorlard. Sonunda adam bir ktphaneye gidip ansiklopedilerde bu szcklere bakt. Anlamsz szler gevelememi olduunu anlaynca agzllkle okumaya balad, yalnzca fizik konusundaki kitaplar deil, parapsikoloji, metafizik ve yksek uur konularndaki kitaplar da okuyordu. Hatta niversitelerden birinde, fizik derslerine kayt yaptrd. Adamn kars Ring'e bir mektup yazarak kocasnda ortaya kan deiiklii anlatt: "Bazen, kendi yaantmzda daha nce hi duymam olduu bir szck sylyor -bu bazen yabanc bir dile ait bir szck olabiliyor- ama soma bu szcn... ik kuram' ile ilgili olduunu reniyor... ktan daha hzl hareket edebilen bir eylerden sz ediyor ve byle eyleri benim anlayabilmem zor... Fizik konusundaki bir kitab ekip aldnda orada yazlanlar, hatta daha fazlasn zaten bildiini anlyor..." 98 Adam geirdii deneyimden sonra, OYD'cilerin ou gibi eitli psiik yetenekler gelitirmeye de balamt. 1982'de, Michigan niversitesinde psikiyatrisi olarak grev 402

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

yapan ve IANDS'nin aratrma direktr olan Bruce Greyson, bu konuda altm dokuz YD arasnda yapt anket sonrasnda deerlendirdii tm psiik ve psi ile ilgili fenomenlerde gerek bir art olduunu saptamtr." Aslnda Idaho'lu bir ev kadn olan ve bandan deiim yaratan bir YD getikten sonra kendisi de bir YD aratrmacs olan Phyllis Atwater, dzinelerce YD'ciyle konutuktan sonra ayn bulgular elde etmitir. Atwater, "Telepati ve ifa gc sk sk ortaya kyordu," demektedir, "gemi yaam anmsama" da yle. Zaman ve mekn duruyor ve gelecekteki bir sahneyi ayrntlaryla yayorsunuz. Daha sonra da o olay yaandnda, bunu anmsyorsunuz. 100 Moody bylesi bireylerin urad nemli ve olumlu kimlik deiikliklerinin, YD'lerin, gerekliin ruhsal dzeylerine yaplan gerek birer yolculuk olduunun en zorlayc kantlarn oluturduuna inanyor. Ring de bu gre katlmaktadr: "(YD'nin znde) kesin ve yadsnamaz bir ruhsal parlaklk gryoruz," demektedir, "bu ruhsal z ylesine korkutucu ve ezicidir ki, kii derhal ve sonsuza dek tmyle yeni bir varlk biimine girmektedir." 101 YD aratrmaclar, bu boyutun ve insan rknn ruhsal unsurunun varln kabul eden tek bilimsel grup deildir. Uzun yllardr meditasyon yapmakta olan Nobel dll Brian Josephson da gerekliin, meditasyon yoluyla geilebilecek ve belki lmden sonra da gidilecek daha sptil dzeyleri olduuna inanmaktadr. 102 Biyolojik lmn tesindeki yaam konusunda Georgetown niversitesinde gerekleen ve ABD Senatr Claiborne Pell ile fiziki Paul Davies'in de katlm olduu 1985 ylndaki bir sempozyumda benzer bir ak grllk sergilendi. "imdiye dek hepimiz, en azndan insan varl sz konusu olduunda, zihnin maddenin bir rn olduu ya da daha dorusu zihnin maddeden (zellikle beynimizden) 403

HOLOGRAFK

EVREN

tr anlam kazanmakta olduu konusunda anlamaktaydk. Kuantum ise, maddenin ancak zihinle birletiinde somut ve tmyle tanmlanm bir varlk kazandn retiyor. Akas, eer zihin z olmaktan ok biim ise, birok farkl grnmler ortaya koyma yeteneine sahip demektir." 1 0 3 Sempozyuma katlanlardan biri olan psikonroimmunolog Candace Pert de bu dnceye katlyordu; kendisi, "Sanyorum, bilginin beyinde depolandn kavramak nemlidir ve bu bilginin kendisini baka bir alana dntrebileceini dnebiliyorum. Kendisini oluturan molekller (yn) tahrip olduktan sonra bilgi nereye gitmektedir? Madde ne yaratlabilir, ne de yok edilebilir ve belki biyolojik bilgi ak lmle birlikte ortadan yok olup gitmiyordur, o baka bir alana geirilmek zorundadr." demektedir. 104 Bohm'un sakl gereklik dzeyi adn verdii eyin mistikleri alar boyunca yceltmi ruhsal aydnlk kayna ruhsal lem olmas olas mdr? Bohm'un kendisi de bu fikri reddetmez. Sakl dzene "ayn biimde, dealizm, Ruh, uur ad da verilebilir" der tipik bir serinkanllkla, "Bu ikisinin ruh ve maddenin- ayrl bir soyutlamadr. Temel, her zaman iin bir olmutur." 1 0 5 Ik Varlklar K i m d i r ? Yukardaki zler teologlar tarafndan deil de fizikiler tarafndan sylenmi olduu iin kii, Ring'in YD'cileri tarafndan sergilenen yeni fiziin daha derin bir eylerin iareti olup olmadn merak ediyor. Fizik eer Bohm'un nerdii gibi, bir zamanlar "mistiklere zel" olan alanlara basknlar yapmaya balamsa, bu saldrlar acaba lme yakn alan-

404

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

larda yerlemi bulunan varlklar tarafndan zaten beklenmekte olan bir olgu olabilir miydi? YD'cilerin bu bilgiye kar doymak bilmez bir alk duymalarnn nedeni nedir? Acaba onlar tm insan rk adna bilim ve ruhsallm yakn bir gelecekte birlikte akacaklar olgusuna n hazrlk m y a p maktadrlar? Bu olasl biraz sonra inceleyeceiz. nce baka bir soru sormamz gerekiyor: Eer bu daha yksek boyutlarn varl artk tartlmayacaksa, o zaman bunun parametreleri nedir? Daha ak sylemek gerekirse, bu alanda yerlemi varlklar kimdir ve oluturduklar toplum -ya da kurduklar uygarlk diyebilir miyiz- nasl bir eydir? Kukusuz bu yamtlanmas zor bir sorudur. Whitton, iki yaam arasnda bulunmu kiileri sorgulayarak danmanlk yapan varlklarn kimliine bir yant bulmaya abaladysa da ele geirebildii yant anlalmaz bulmutu. Bu konuda, "Sjelerimin verdii izlenim -soruyu yantlayabilenlerin elbet- onlarn buradaki enkarnasyon halkasn tamamlam varlklar olduu yolundayd." demektedir. 106 Monroe ise, isel leme yzlerce yolculuk yaptktan ve bu konuda, dier dzinelerce yetenekli BDD'ci ile grmeler yaptktan sonra, elleri bo dnmtr. O da gzlemini yle belirtmektedir: "Her ne olurlarsa olsunlar (bu varlklar) kiide tam gven uyandran bir dost scakl yaymay baaryorlar. Dncelerimizi alglamak onlar iin inanlmaz kolaylkta." Ve "tm dnya ve insanlk tarihini en ince ayrntlarna kadar biliyorlar." Ancak i sonu olarak bu fizik tesi varlklarn kimliine gelince Monroa da bu konudaki bilgisizliini itiraf ediyor ve onlarn en nemli grevlerinin "ilikide bulunduklar insanlarn iyilii konusunda endielenmek" olduunu belirtiyor. 107 Bu daha sptil lemlerin uygarl hakknda sylene-

405

HOLOGRAFK

EVREN

cek ok fazla bir ey yok, ancak dnyadan oray ziyaret edebilme ayrcalna sahip olmu tm kiiler, orada birok geni ve gksel gzellikte kentler grdklerini bildirmilerdir. OYD'ciler, yoga ustalar ve ayahuasca kullanan amanlar; hepsi de, bu gizemli metropollerden alas bir tutarllkla sz etmektedirler. On ikinci yzy sufleri ise oralar o denli iyi biliyorlard ki bu kentlerden birounun adm bile vermilerdi. Bu byk kentlerin en dikkate deer zellii parlak bir aydnlk iinde olmalaryd. Ayrca mimarlerinin ok farkl ve yce bir gzellikte olduunu anlatmlar ve bu sakl boyutlarn dier zellikleri konusunda olduu gibi grkemlerini anlatmakta da szcklerin yetersiz kaldn sylemilerdir. Swedenborg, bylesi kentlerden birini anlatrken bu kentin, "mimarsinin sersemletici izgilere sahip olduu ve kiiyi, burann sanatn kendi yuvas ve kayna olduunu dnmeye yneltecek gzellikte olduunu" belirtmitir. 108 Bu kentleri ziyaret etmi olan kiiler sk sk, buralarda olaanst sayda okul ve bilgi arayyla ilgili dier yaplar bulunduunu sylemilerdir. Whitton'un sjelerinden ou, iki yaam arasndaki durumda bulunduu srada, renim gereleri, ktphaneler, seminer salonlaryla dolu geni yaplarda, en azndan, bir sre youn alma iine girmi 109 olduklarm anlatmlardr. YD'cilerden pek ou kendilerine "okullar", "ktphaneler" ve "yksek renim salayan kurulular" gsterilmi olduunu da bildirmilerdir. 110 On birinci yzyl Tibet metinlerinde de "zihnin sakl derinliklerine" yolculuk yapmak yoluyla ulalabilen renime adanm byk kentlerle ilgili gndermeler bulunmaktadr. California'daki Berkeley niversitesinde Sanskrite retmeni olan Edwin Bernbaum, James Hilton'un yazd ve iinde angri-La adndaki kurmaca toplumdan sz ettii Lost Horizon (Yitik Ufuklar) adl romannn da bu Tibet me406

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK
111

tinlerinden birinden alndna inanmaktadr. ( * ) Tek sorun, imajinatif bir ortamda bylesi tanmlarn fazla anlam tamamasdr. Kii, YD'cilerin karlatklar grkemli mimar yaplarn gerek mi yoksa yalnzca kiisel fanteziler mi olduu konusunda asla emin olamaz. rnein, hem Moody hem de Ring baz YD'cilerin, ziyaret etmi olduklar yksek renim yaplarnn yalnzca bilgiye adanm yaplar olmakla kalmayp, szcn tam anlamyla bilgiden yaplm olduunu bildirmilerdir. 112 Bu garip szler, bu byk yapara yaplan ziyaretlerde belki de insan alglarnn ok tesindeki bir eyle karlalmakta olduunu dndrmektedir -bu belki, card ve dinamik bir saf bilgi bulutu ya da Pert'in deri srd gibi, bginin baka bir leme dntkten sonra nasd bir biim aldyla dgili bir eydirbu durumda insan zihninin yapabilecei tek ey, bu szleri bir yap ya da ktphane hologram olarak tasarmlamaktr. Ayn ey, kiinin spt boyutlarda kardat varlklar iin de sz konusudur. Grnlerine bakarak onlarn ne olduklarna karar veremeyiz. rnein, amzn en tannm durugr medyomu ve olaan d yetenekli bir BDD'ci olan
(*) Tm lise ve niversite yllarmda, ryalarmda ok canl olarak ve sk sk yce ve dnya tesi bir yerde bulunan garip gzellikteki bir niversitede ruhsal konulardaki snflara devam ettiimi grrdm. Bunlar okula gitmekle ilgili endieli ryalar deildi, inanlmaz holuktaki uu ryalaryd. Bu ryalarda arlm yitirmi bir durumda yzerken insan enerji alanlar ve tekrardou zerine dersler izlerdim. Bu uularm srasnda bazen bu yaamda tanm olduum, ama artk lm bulunan kiilerle, hatta kendilerini domak zere olan ruhlar olarak tantan kiilerle karlardm. in ilginci, dnyada da byle ryalar gren normalst psiik yeteneklere sahip pek ok kimseye rastlammdr. (Bunlardan biri Jim Gordon adnda yetenekli bir Teksasl durugr medyomuydu, geirdii deneyimlerden akl o denli karmt ki, akna dnen annesine sk sk okula, biri gndzleri dier ocuklarla birlikte, dieri de geceleri uyurken, olmak zere niin iki kez gitmek zorunda olduunu sorup duruyordu.) Burada, Monroe ve dier birok BDD aratrmacsnn, uu dlerinin aslnda ok az anmsanabilen BDD'ler olduklarna inandklarn belirtmeliyim ve bu da belki bazlarmzn bu ruhsal okullar yaarken bile, en azndan, ziyaret etmekte olup olmadn merak etmeme yol ayor. Bu kitab okuyanlar arasnda bylesi deneyimleri olanlar varsa, bunlar duymak beni ok ilgilendirecektir. (Yazarn bu notuna Ruh ve Madde Yaynlan olarak bizler de ortak olmaktayz.)

407

HOLOGRAFK

EVREN

rlandal George Russell, "isel dnya" adn verdii ortama yapt yolculuklarda birok "k varlk"la karlamtr. Kendisiyle yapan bir rportaj srasnda bu varlklar tanmlamas istenince yle demitir: "lk grdm varl ve grnn ok iyi anmsyorum: nce gz kamatrc bir k grdm, sonra bu n bedeni yar saydam ya da yanar dner havadan yaplm gibi grnen uzun boylu bir figrn yreinden gelmekte olduunun farkna vardm. Bu varln tm bedeni boyunca, merkezinin yrekte olduu gzlenebilen parlak bir elektrik alevi dolayordu. Bu varln, bann evresinde ve tm bedenine canl altn eritleri gibi yayan kl dalgal salarnn arasnda kanat benzeri yanan auralar vard. Ik sanki varlktan dar tayor, her yne dalyordu; bu grntnn bende yaratt etki olaanst bir hafiflik, nee ya da vecd hissiydi." 113 te yandan Monroe, bir sre iin bu fizik tesi varlklardan birinin huzuruna ktnda, varln grnn ortadan kaldrdm anlatyor ve hibir grnt alglamamakla birlikte "varln kendisi olan bir ma" sezmeye devam ettiini sylyor. 114 Yine, "sel boyutlara yolculuk yapan bir kimse, orada bir k varlkla karlatnda bu bir gereklik mi, yoksa yalnzca kiisel bir fantezi midir?" sorusu sorulabilir. Kukusuz yant, her ikisi de olacaktr, nki holografik bir evrende tm grnmler illzyondur, uurla bulunduu ortam arasndaki karlkl etkileimden oluan hologram benzeri imgelerdir; ancak Pribram'n da belirtmi olduu gibi illzyonlar orada bulunan bir eyi temel alr. Tpk, bize belirgin biimde gzken ama kayna daima tanmlanamaz, sakl dzende olan bir evrende karmza kan dier ikilemler gibi. Zihnimizin telemde oluturduu hologram benzeri imgelerin, en azndan, orada bulunan bir eylerle yaknlk 408

SPER

HOLOGRAMDA

YOLCULUK

sergiledii olgusunu kabul edebiliriz. Bedensiz bir saf bilgi bulutuyla karlatmzda, bunu bir okula ya da bir ktphaneye dntrrz. Bir YD'ci bir sevgi - nefret ilikisi yaam olduu bir kadnla karlatnda onu yar gl, yan kobra olarak grr, bu yine o kadnn karakterinin zn tayan bir simgedir; bu sptil lemlerde yolculuk yapanlar yardmsever fizik tesi uurlarla karlatklarnda onlar aydnlk ve meleimsi varlklar olarak grr. Sonu olarak bu varlklarn kimliklerinin ne olduuna gelirsek, davranlarna bakarak onlarn bizden daha yal, akll ve insan trne kar derin ve sevgi dolu bir balla sahip varlklar olduklar sonucunu kartabiliriz, ancak bundan tesi yantsz kalmakta ve bu varlklarn tannlar m, melekler mi, yoksa tekrardou dngsn tamamlam insanlarn ruhlar m ya da insan mukayeseleri tmyle aan bir ey mi olduklar bilinmemektedir. Bu konuda daha fazla dnce ileri srmek alg snrlarmz amak olur ve bu da, binlerce yllk insanlk tarihi boyunca zlemeyen bir soruyla bo yere uramak olaca gibi, ayn zamanda Sri Aurobindo'nun, ruhsal anlaylarn dinsel anlaylara dntrlmemesi konusunda yapt uyary da grmezden gelmek anlamma gelir. Bim kamt birikimini artrdka, bu sorunun da akla kavuacana kuku yoktur, ancak o zamana dek bu varlklarn kim ya da ne olduklar sorusu yantsz kalacaktr. Omnijektif E v r e n telem, inanlarmzdan tr oluan hologram benzeri grnmlerle karlatmz tek lem deildir. Zaman zaman kendi varlk dzeyimizde de bylesi deneyimler yaamakta olduumuzdan sz edilebilir. rnein, filozof Michael Grosso, Bakire Meryem'in mucizev bir biimde belir409

HOLOGRAFK

EVREN

melerinin insan rknn kolektif inanlarndan doan hologram benzeri yansmalar olduuna inanmaktadr. 1879 ylnda rlanda'da, Knock'ta ortaya kan "Meryemsi" grnt, Meryem Ana'nm en nl ve zellikle holografik eniye sahip belirmelerinden biridir. Bu olayda on drt kii, panldayan ve rktc biimde hareketsiz figr grmt, bunlar Meryem, Yusuf ve Vaftizci Yahya'dan (onu hemen tanmlard, nki yakndaki bir kyde bulunan heykeline ok benziyordu) oluan bu figr yerel kilisenin yanndaki bir ayrda duruyorlard. Bu parlak klar iindeki figrler o denli gerekti ki, tanklar yaklatlar, Vaftizci Yahya'nn elindeki kitabn zerindeki yazar bile okunabiliyordu. Ancak kadnlardan biri Meryem'i kucaklamak isteyince kollar bo havay sard. "Bu figrler ylesine dolu ve canlydlar ki, ellerimin, gzme o denli sade ve aka belirgin grnen bir eyi neden hissetmediini anlayamadm." diye yazyordu kadn sonradan. 115 Ayn derecede nl baka bir holografik Meryemsi grnt de Meryem'in Msr'daki Zeytun'da belirmesidir. Grntler 1968'de iki Mslman otomobil tamircisinin, Kahire eteklerindeki yoksul mahallelerinde bulunan Kpti kilisesinin merkez katedralinin kntsnda kl bir Meryem grnts grmeleriyle balad. Daha somaki yl boyunca Meryem, Yusuf ve sa'dan oluan boyutlu imgeler her hafta dlisenin zerinde grnr olmutu, bazen alt saat boyunca havada, bolukta dalgalanp duruyorlard. Knock'daki figrler gibi kmltsz deildi, tam tersine Zeytun'daki grntler ortalkta dolayor, dzenli olarak kendilerini grmeye gelen kalabalklara el sallyorlard. Bununla birlikte onlarn da birok holografik nitelikleri vard. Grntleri her zaman parlak bir k akyla ortaya kyordu. Kendi frekans formundan dnerek yavaa odak noktasma doru ilerleyen hologramlar gibi nceleri herhan410

SPER

HOLOGRAMDA

YOLCULUK

gi bir biime sahip deilken giderek insan biimi alyorlard. Kendilerine genellikle, "saf ktan oluan" kumrular elik ediyordu, bunlar kalabaln zerinden geni bir alan iinde szlyorlar ama asla kanat rpmyorlard. En ginci, y boyunca sren bu gsteriye kar duyulan ilgi snmeye balaynca bu grntlerin de snmeye balamasyd. Giderek snkletiler; son birka grnmleri srasnda artk iyiden iyiye, kl sis bulutlarna dnmlerdi. Bununla birlikte zirvede olduklar srada szcn tam anlamyla yz binlerce tank tarafndan izlenmi ve fotoraflar ekilmiti. Grosso, "Bu insanlarn birkayla grtm; insan, onlarn grdkleri eyi anlatrken kullandklar szcklere bakacak olursa, bu insanlarn bir tr holografik projeksiyondan sz ettiklerini dnmekten kendini alamaz." demektedir. 1 1 6 Grosso, ilham verici kitab The Final Choice'da (Son Seim) kantlar inceledikten soma bylesi grntlerin tarihsel Meryem'in belirmeleri olmayp, gerekte kolektif uurd tarafndan oluturulan psiik hologramlar olduuna inandm sylemektedir. lgintir ki, bu Meryemsi grntlerin hepsi sessiz kalmamakta ve bazlar, Fatima ve Lourdes'de olduu gibi konumaktadr; verdikleri mesaj ise deimez biimde, biz lmller davran tarzmz deitirmeyecek olursak ok yaknda kyamet kopaca konusundaki uyanlar niteliindedir. Grosso btn bunlan insanln kolektif uurdnn, ada bilimin insan yaam ve dnyann ekolojisi zerindeki iddetli saldrsndan tr derinden etkilenmekte olduunun bir kant olduu biiminde yorumlamtr. Kolektif ryalarmz, znde, bizleri kendi kendimizi yok etmemiz olaslna kar uyarmaktadr. Dierleri, Meryem inancnn, bu yansmalarn yaratlmasna neden olan itici g olduu inancndadrlar. rnein Rogo, 1925'de, Zeytun grntlerinin yer ald bu Kpti kilisesi yaplmaktayken, kilisenin yaplmasndan sorumlu 411

HOLOGRAFK

EVREN

hayrseverin ryasnda Meryem'i grm ve Meryem'in kendisine, kilise biter bitmez orada grneceini bildirmi olduuna iaret etmektedir. Geri kararlatrlan tarihte grnmemiti ama, bu kehanet cemaate ok iyi biliniyordu. Bylece, "eninde sonunda bu kilisede bir Meryem grntsnn yer alaca krk yldan beri beklenmekteydi," diyor Rogo. "Bu bekleyi giderek kilisenin iinde Meryem'in psiik bir 'taslan' biimlendirmi olabilir ya da baka bir deyile, Zeytunlularm dnceleri tarafndan oluturularak giderek biriken bir psiik enerji havuzu 1968'de o denli yksek bir ivme kazanmt ki sonunda Bakire Meryem grnts fiziksel gereklie dnt." 1 1 7 Daha nceki yazlarmda ben de Meryem grntleriyle ilgili benzer bir aklama nermitim. 1 1 8 Baz UFO'larn da bir tr hologram benzeri fenomen olduu konusunda kantlar vardr. 1940'larda, insanlar baka gezegenlerden geldiini dndkleri uzay cisimleri grm olduklarn bildirmeye balaymca, bu raporlar derinlemesine inceleyen aratrmaolar, ilerinde hi deilse bazlarnn grndkleri gibi -bizden daha ileri olan dnya d olas uygarlklardan gelen zeki varlklarca ynetilen aralarolabileceklerini anladlar. Bununla birlikte, UFO grenlerin -zellikle de UFO'larn iindekilerle iliki kurduunu ileri srenlerin- says giderek artp veriler birikmeye balaynca, aratrmaclardan ou bu szde uzay aralarnn gerekte dnya d kaynakl olmadna karar vermilerdir. Dnya d olmadklaryla ilgili iaretler tayan bylesi fenomenlerin zellikleri yledir: nce, birok grntler alnmtr; UFO'larla ve onlar kullananlarla, szcn tam anlamyla binlerce kez karlalm ve bunlar belgelenmitir; bunlar sayca o denli okturlar ki, bunlarn hepsinin gerekten dier gezegenlerden gelen ziyaretiler olduuna inanmak zorlar. kincisi, UFO'dan kanlar genellikle, ger412

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

ek bir dnya d yaam biiminde olmas beklenen zelliklere sahip deildir; ilerinden ou nefes alaben, dnyadaki virslere yakalanmaktan korkmayan, dnyann yerekimine ve gnein elektromanyetik nlarna kar ok iyi uyum salam, yzlerinde ayrt edilebilir duygusal ifadeler sergileyebilen ve bizim dilimizi konuan insanms varlklar olarak tanmlanmtr; tm bunlar olasdr, ancak gerekten dnya d olan varlklarn zelliklerine pek benzememektedir. ncs, bunlar hi de dnya d ziyaretiler gibi davranmamaktadrlar. Herkese bilinen Beyaz Saray gibi bir yerin bahesine inmek yerine, iftilere ve motorlar bozulan kiilere grnmektedirler. Jetleri kovalamakta ama saldrmamaktadrlar. Dzinelerce ve bazen yzlerce tann kendilerini grebilmesi iin gkyznde dolap durmakta, ancak resm bir ilikiye gemeye hevesli grnmemektedirler. Ve genellikle, bireylerle ilikiye getiklerinde davranlar mantksz gibi grnmektedir. rnein, bunlarn tipik bir iliki kurma biimi kiileri bir tr tbb incelemeden geirmektir. Tartlabilir olmakla birlikte, d uzayda akl almaz uzaklklar ap dnyamza gelebilecek teknolojiye sahip bir uygarln bu gibi bilgileri herhangi bir fiziksel ilikiye, en azndan, bu gizemli fenomenin kurbanlar gibi grnen bunca insan ele geirmelerine gerek olmadan alabilmesini salayacak aralar olmas gerekir. Sonu olarak en ilginci, UFO'larm fiziksel nesneler gibi davranmamasdr. Radar ekranlarnda, byk bir hzla yol almaktayken birden doksan derecelik alarla dnebildikleri izlenmitir -bu, fiziksel bir nesneyi paralayabilecek bir harekettir. Byklk, renk, hatta biim deitirebiliyor, birden yok olabiliyorlar (bu zelkler iindeki varlklar iin de geerlidir). Szn ksas, davranlar fiziksel bir nesneden beklenen zelliklerden ok, bu kitapta artk bir lde tan413

HOLOGRAFK

EVREN

m olduumuz bir eyin zelliklerini ammsatyor. Dnyann en saygn UFO aratrmaclarndan biri olan ve nc Trden Yakn Karlamalar filmindeki LaCombe karakterine modellik etmi bulunan astrofiziki Dr. Jacques Vallee bir sre nce, "Bu, bir imge ya da holografik bir yansmadan beklenecek bir davrantr." demitir. 1 1 9 UFO'larm fizik tesi ve hologram benzeri nitelikleri giderek daha ok ortaya kmaya baladka, baz aratrmaclar bunlarn dier yldz sistemlerinden gelen varlklar olmaktan ok, baka boyutlardan ya da baka gereklik dzeylerinden gelen ziyaretiler olduu sonucuna varmaya balamtr (tm aratrmaclarn bu grte olmadklarm ve bazlarnn hl UFO'larn dnya d kaynakl olduklarna inanmakta olduunu belirtmeyi nemli sayyorum). Bununla birlikte, bu aklama fenomenin dier garip grnmlerini, rnein, UFO'larm niin resm ilikilere gemedikleri ve bylesi soyut davranlarda bulunduklarn vb. aklamakta yetersiz kalmaktadr. Gerekten de boyut d aklamasnn -en azmdan balangta ifade ettii terimler asndan- yetersiz kalmas, UFO fenomeninin daha olaan d grnmlerinin gndeme gelmesiyle birlikte daha da belirginlemitir. Bunlardan en artc olam, UFO'larla karama olaylarnn nesnel bir deneyim olmaktan ok, sbjektif ve psikolojik bir deneyim olduu konusunda giderek artan kant birikimidir. rnein, kaytlara gemi ve en iyi belgelenmi UFO'larca karlma olaylarmdan biri olan Betty ve Barney Hill'in "yanda kalan yolculuklar"nn u nl yks, her ynyle gerek bir dnya d iliki gibi grnmekle birlikte tek bir noktada aksamaktadr. Bu da, UFO komutannm bir Nazi niformas iinde olmasdr; Hill'leri karanlarn gerekten dnya d uygarlklardan gelen ziyaretiler olduu kabul edilecek olursa bu enin hibir anlam yoktur; ancak, eer bu psiko414

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

lojik yapl bir olaysa ve bir rya ya da halsinasyonsa, genellikle belirgin simgeler ve manta ters den atlaklar ieren deneyimlere daha yaknsa, o zaman bundan bir anlam kabilir. 120 Dier UFO grme olaylarnn karakteri daha da gerekst ve dseldir. Ve bu konudaki metinlerde, UFO varlklarnn tanklara soyut arklar syledikleri ya da garip nesneler (rnein patatesler) frlattklar grlmektedir; drste, UFO gemilerine karlmakla balayan ykler, bir dizi Dante'vari gereklikten geerek yaplan halsinojen yolculuklarla son bulmaktadr; ve baz yklerde de insana benzer yapda olan dnya d ziyaretiler kulara, dev bceklere ve dier bir dizi tutarsz yaratk hayallerine dnmektedir. 1959'da ve bu kantlarn ou daha biraraya gelmemiken, UFO'larm bu psikolojik ve aretipik eleri Cari Jung'u, "uan daireler"in gerekte insan kolektif uurdnn bir rn olduunu ve bir tr ada mitin oluma yolunda bulunduunu sylemeye yneltmitir. 1969'da, UFO deneyimlerinin bu mitsel boyutu daha da aa ktka, Vallee bu gzlemi bir adm daha ileri gtrd. Passport to Magonia (Magonia'ya Pasaport) adl antsal kitabnda, UFO'lann yeni bir fenomen deil, gerekte yeni bir kla brnm ok eski bir fenomen olduunu ileri srm ve Avrupa lkelerindeki cceler ve perilerin tanmlarndan balayarak, Orta adaki melek betimlemelerinden, Yerli Amerikan efsanelerindeki doast varlklara dek eitli folklorik geleneklerle olan benzerliklerinden sz etmitir. Vallee, UFO varlklarnn akl d davranlarnn, Kelt efsanelerindeki cceler ve perilerin skandinav tanrlarnn ve Amerikan Yerlilerinin akac figrlerinin hnzr davranlaryla ayn olduunu sylemektedir. Altlarnda yatan temel karaktere indirgendiinde tm bu fenomenlerin ayn 415

HOLOGRAFK

EVREN

canl ve engin bir eyin, grnn iinde bulunduu kltr ve zaman srecine uyduran, ama insan rkyla uzun, ok uzun bir sredir birlikte olan bir eyin paras olduu ortaya kmaktadr. Nedir bu ey? Passport to Magonia (Magonia'ya Pasaport) adl eserinde Vallee buna zl bir yant vermemekte ve bunun zeki, zamandan bamsz ve tm mitlerin temeli olan bir fenomen olduunu sylemektedir. 121 O hlde UFO'larla ilgili fenomen nedir? Passport to Magonia (Magonia'ya Pasaport) adl kitabnda Vallee, bunun bir olaan d ileri insan tesi zeknn ifadeleri olabilecei olasln gz ard etmememiz gerektiini ileri sryor. Bu bizi ylesine aan bir zekdr ki, sahip olduu mantk bize sama gibi gelmektedir. Ancak, eer bu doruysa, Mircea Eliade'den Joseph Campbell'e dek tm mitoloji uzmanlarn, mitlerin insan rknn organik ve gerekli bir ifade biimi, dil ve sanat kadar kanlmaz bir insan yan rn olduu konusunda varm olduklar sonuca nasl yaklamalyz? Kolektif insan psiesinin, mitleri, yalnzca baka bir zekya tepki olarak gelitirmi olabilecek denli orak ve yavan olduunu gerekten kabul edebilir miyiz? Ve yine, eer UFO'larla ilgili fenomen yalnzca psiik yansmalarsa, geride braktklar fiziksel izleri, ember biiminde yanm otlan ve yere konduklan yerlerdeki derin iaretleri, radar ekranlarndaki yanlmas olanaksz iaretlerini, zerlerinde tbb inceleme yaptklan kiilerin bedenlerindeki izik ve kesik izlerini nasl aklayabiliriz? 1976'da yaymlanm bir makalemde, temelden yanl olan bir gereklik resmini ivileme abasmda olmamz nedeniyle bu gibi fenomenleri snflamann zor olduuna deinmitim. 1 2 2 Ben, kuantum fiziinin bize gstermi olduu gibi zihin ve maddenin kanlmaz bir biimde birbiriyle kenetlenmi olduu kabul edilecek olursa, UFO'larla ilgili fenomenin sonu olarak, psikolojik ve fiziksel dnya arasndaki bu blnmezli416

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

in bir baka kant olduunu dnyorum. Bunlar gerekten de kolektif insan psiesinin bir rndr, ancak ayn zamanda olduka gerektir. Baka bir deyile onlar, insan rknn henz yeterli derecede kavramay baaramad bir eydir: Ne znel (sbjektif) ne de nesnel (objektif) olmayan, ama "omnijektif..." -bu benim, bu olaan d varlk durumuna deinmek iin bulduum bir terimdir (o srada Corbin'in, suflerin mistik deneyimlerinin sz konusu olduu, ayn bulank gereklik durumunu tanmlamak iin imajinatif terimini bulmu olduundan haberim yoktu). Bu gr aratrmaclar arasnda hayli yaygndr. Ring geenlerde yazd bir makalesinde, UFO grmenin imajinal bir deneyim ve yalnzca bireylerin OYD'ler esnasmda deneyimlemi olduklar zihin tarafndan yaratlm (ama gerek) dnyalara deil, ayn zamanda samanlarn daha sptil boyutlara yaptklar yolculuklar srasnda karlatklar mitsel gerekliklere de benzemekte olduunu ne srmtr. Szn ksas bunlar gerekliin ok katl ve zihin tarafndan retilen bir hologram olduunun bir dier kantdr. 123 Ring, "Bu farkl deneyimlerin gerekliini onur duyarak kabul etmeye ve ayn zamanda byk blmyle, eitli kategorilerdeki bilim adamlar aracl ile incelemi olduum alanlar arasndaki balanty grmeme izin veren gr asma giderek daha ok ekilmekte olduumu gryorum." demitir. "amanizm antropolojinin iine atlma eilimindedir. UFO'lar ufoloji - her neyse onun iine atlmak eilimindedir. YD'ler parapsikologlar ve tp adamlar tarafndan incelenmektedir. Ve Stan Grof da psikodelik (uyuturucu illarla oluturulan uur kaymalarna ait) deneyimleri bir kiilik tesi psikoloji perspektifinden incelemektedir. Sararm, imajinatif grnn, bu farkl trdeki deneyimlerin arasndaki balantlar ve birliktelii grebilmemizi salayacak perspektif olduunu ve holografik modelin de byle 417

HOLOGRAFK

EVREN

olduunu hl kantlayabileceini ummak iin yeterli nedenimiz yardr." 124 Ring, ilk bakta farkl grnen bu iki fenomen arasnda derin bir iliki bulunduuna o denli emindir ki, UFO gren kiilerle, YD geiren kiiler arasmda ksa sre sonra karlatrmal bir alma yapmak iin geenlerde byk bir ba elde etmitir. New York'taki Juilliard Okulunda folklor konusunda almalar yapan Dr. Peter M. Rojcewicz de UFO'lann omnijektif olduu sonucuna varmtr. Aslnda folklorcularm, Vallee'nin Passport to Magonia (Magonia'ya Pasaport) kitabnda ele ald hemen tm fenomenlerin insan psiesinin derinliklerindeki srelerin simgesel ifadeleri -ve ayn zamanda da gerek olduklarnn- farkna varmalarnn artk zaman geldiine inanmaktadr. O, "Gerekliin ve imajinasyonun alglanmas olanaksz bir biimde birbirinin iine akt bir deneyim sreklilii vardr." demektedir. Rojcewicz bu srekliliin, Bohm'un her eyin birlik iinde olduu yolundaki grnn baka bir kant olduunu sylemekte ve kantlarn nda bylesi fenomenlerin imajinal/omnijektif olduu gerei karsnda artk folklorcularm bunlar basite inanlar diye tanmlamasnn savunulacak yam olmadn eri srmektedir. 1 2 5 Aralarnda Vallee, Grosso ve bir UFO'larca karlma olaynn kurbam olduunu aklayan Communion (Komnyon) adl ok satan kitabn yazan nl Whitley Strieber de olan saysz aratrmac bu fenomenin omnijektif nitelii tamakta olduunun bilincindedirler. Strieber'in dedii gibi, UFO varlklaryla karlamak, "bizim dnya apndaki ilk gerek kuantum buluumuz olabilir: Salt gzlemleme eylemimizle onlar duyarlk, netlik ve kendilerine zg uurlanyla somut bir gereklik olarak yaratyor olabiliriz." 126 Szn ksas, bu gizemli fenomeni aratran bilim adamlar arasmda, imajinalin yalmzca telemle snrl ol418

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

mayp bizim ta-topraktan oluan somut dnyamza da kartma yapmakta olduu konusunda bir gr birlii yaylmaya balamtr. Artk samanlarn vizyonlaryla snrlanmayan yal tannlar grkemli gemilerinin yelkenlerini dorudan doruya bilgisayar neslinin kap eiklerine doru amlardr. Ancak bu kez ejderha-bal gemilerle deil, uzay gemileriyle geliyorlar ve mavi alakarga kafalarm da uzay kasklaryla deitirmiler. Belki bu kartmay -ller lkesinin bizim kendi dnyamzla karmasn- uzun sre nce tahmin etmemiz gerekirdi, nki Yunan mitolojisinin ozanmzisyeni rfe, bir kez bizi yle uyarmt: "Pluto'nun kaplarnn kilidi almamal, o kapnn ardmda dlerden oluan insanlar var." Bu kavray -evrenin nesnel deil omnijektif olduu, bizim kendi gvenli ortammzn donmuluunun tesinde engin bir bakalk, aydnlk bir doa grnts, (daha dorusu bir zihin grnts) kendi psiemizin bir paras olduu kadar da henz kefedilmemi topraklar olan bir ortam bulunduu kavray- kadar nemli olan bir ey de, bunu kavramann gizemlerin en derinine henz k tutmam olmasdr. Denver niversitesi Dinbilim Aratrmalar Blm retim yelerinden Cari Raschke'nin iaret ettii gibi, "UFO'larn da kuasar (*) ve semenderlerin (**) yam sra yer ald omnijektif evrende, parldayan nesnelerin, havada ember izen hayalet grntlerin doru mu, yoksa halsinatif mi olduunu tartmak neye yarar? Sorun onlarn var olup olmadklar ya da hangi anlamda var olduklar deil, hangi niha amaca hizmet ettikleridir." 1 2 7 Baka bir deyile, bu varlklarn kimlii sonuta nedir? Yine, lme yakn lemde karlalan varlklarda olduu
(*) Kuasar: Galaksimiz dnda bulunan ve yldz gibi radyo ve elektrik dalgalar gnderen gk cisimleri. V. Oxford Res. Ans. Szlk. (.N.) (**) Semender: Bir tr kertenkele; atete yanmadna hatta atei sndrdne inanlan efsanev hayvan. (.N.)

419

HOLOGRAFK

EVREN

gibi, UFO varlklar konusunda da ak seik bir yant yoktur. Tayfn bir ucunda Ring ve Grosso gibi aratrmaclar, madde dnyasma arpm olmalarna karm bunlarn insan d zeklar olmaktan ok psiik yansmalar olduu dncesine eilimlidirler. rnein Grosso, bu fenomenin de Meryem vizyonlar gibi insan rknn psiesinin huzursuzluk iinde olduunun baka bir kantn oluturduunu dnmektedir. Onun szleriyle, "UFO'lar ve dier olaan d fenomenler insan trnn kolektif uurdnm bir rahatszlnn gstergeleridir." 128 te yandan tayfm dier ucunda, UFO'larn, aretipik niteliklerine karm psiik yansmalardan ok, yabanc zeklar olduunu dnen aratrmaclar yer almaktadr. rnein Raschke, UFO'larn "evrenin birleik bir boyutunun holografik materyalizasyonu" olduuna inanmaktadr ve bu yorum," 'dnya d yabanclarn' ve onlarm 'uzay gemilerinin' kard insanlar tarafndan tanmlanan canl, karmak ve tutarl zellikleri tmyle incelendiinde sendeleyen psiik yansma hipotezleri zerinde ncelik kazanmaldr." 129 Vallee de bu kamptadr: "UFO fenomeninin, inanmaz karmakla sahip yabanc bir zek biiminin, bizlerle simgesel olarak iletiim kurmak iin kulland yollardan biri olduuna inanyorum. Bunlarn dnya d olduu konusunda bir kamt yoktur. Bunun yerine, onlarm ...uzay zaman tesindeki baka boyutlardan, hepimizi evreleyen ve bizim yzyllardr nmze konan kantlara karn zerinde dnmeyi inatla kabul etmediimiz bir okluevren'den (gelmekte olduklar) konusunda giderek ylan bir kamt birikimi vardr." 130 demektedir. Bana gelince, UFO fenomeninin eitli grnmlerinden tmnn tek bir aklamayla zmlenemeyeceine inanyorum. Gerekliin daha sptil dzeylerinin engin g420

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

rnts gz nne alnacak olursa bu yksek titreimli ortamlarda, hi kukusuz, saysz fizik tesi trler bulunduuna inanmak bana zor gelmemektedir. Her ne kadar, UFO grntlerinin bolluu bunlarn -Dnya'y galaksideki dier yldzlardan ayran ok byk yldzlararas uzaklklarn koyduu engeller dnlecek olursa- dnya d olmadklarna iaret etmekteyse de holografik bir evrende, iinde dnyamzla ayn uzay paylaan sonsuz gereklikler bulunabilen bir evrende, yalnzca tek bir dayanak noktas olmayacam kabul etmek gerekir; ayrca bu durum, sper hologramn nasl dibine ulalmaz bir biimde zeki yaam bolluu barndrabileceinin kant olmaktadr. in gerei bizler, uzaymz paylaan ka tane fizik tesi tr olduunu deerlendirebilmemize yetecek kadar bilgi sahibi deiliz. Her ne kadar fiziksel kozmosumuz ekolojik bir Sahra ise de, uzaysz ve zamansz olan i kozmosumuz yamur ormanlar ve mercan kayalklar gibi zengin yaam trleriyle dolu olabilir. OYD'ler ve amanik deneyimler konusundaki aratrmalar bizleri bu bulutlarla rtl ortamn ancak snrlarna dek getirmi durumdadr. Ama henz bu ortamn ktalarnn ne kadar geni olduunu ve ka okyanus ve srada ierdiini bilmiyoruz. Ve eer bizler BDD'cilerin beden dna ktklarnda kenderinin iinde bulunduklar biimlerde olduu gibi hayal ve esnek yaplara sahip varlklar tarafndan ziyaret ediliyorsak, bunlarn bukalemun benzeri saysz biime sahip olmalar hi de artc saylmaz. Aslmda, onlarn gerek grnmleri bizim kavraymzn o denli tesinde olabilir ki, onlara bu biimleri veren ey, bizim kendi holografik olarak dzenlenmi zihinlerimiz de olabilir. Tpk YD'ler srasnda k varlklar dinsel/tarihsel kiiliklere ve saf bilgi bulutlarn ktphaneler ve renim kurulularna dntrdmz gibi UFO fenomeninin d grn de zihinlerimiz
421

HOLOGRAFK

EVREN

tarafndan ayn biimde oluturuluyor olabilir. Eer durum buysa, bu, u anlama gelir: Bu varlklarn hakik gereklii o kadar dnya d ve tuhaftr ki onlara biim verecek sembolleri bulmak iin folklorik hafza ve mitolojik uurdmzn en derin blgelerine dalmamz gerekmektedir. Bu ayrca, onlarn hareketlerini yorumlarken de ar dikkatli olmamz gerektii anlamna gelmektedir. rnein, UFO'lar tarafndan karlma olaylarnn balca ilgi merkezi olan tbb incelemeler, olup bitenlerin yalnzca simgesel bir grnts olabilir. Bu fizik tesi zeklar, fiziksel bedenlerimizi aratrmaktan ok aslmda, bizim henz bir ad koyamadmz bir paramz, belki enerji bedenimizin sptil anatomisini ya da (bizzat) ruhlarmz aratryor olabilirler. Eer bu fenomen insana zg olmayan bir zeknn omnijektif grnmleri ise kar karya olacamz sorunlar ite bunlardr. te yandan, Meryem'in kl grntsnn ortaya kmasna Knock ve Zeytun kentlerinde yaayan insanlarn imanlar neden oluyor, psiik yeteneklere sahip zihinleri ntrinonun gereklii ile oynayabiliyor, Sai Baba gibi yogiler yoktan fiziksel nesneler oluturabiliyorsa, bizim de inan ve ntolojilerimizin holografik yansmalaryla ykanyor olmamz olasl vardr. En azndan, baz normal tesi deneyimler bu kategoriye girebilir. rnein, tarihin bize aktardna gre, Konstantin ve askerleri gkyznde kocaman alevli bir ha grmlerdir; bu fenomen, kar karya olduklar tarihsel giriimin arifesinde putperestlerin Hristiyanlatrlmas konusunda yce varlklarn duygularn yanstan bir gsterge deil, yalnzca, ordunun bu giriim karsndaki duygularnn psiik bir davurumudur. UFO adn verdiimiz eyin ve dier folklorik deneyimlerin gerekten geni bir fenomenler dizisi olduunu ve 422

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

belki de yukarda anlatlan her eyi kapsadn aka grebiliyorum. Ayrca uzun sredir, bu iki aklamadan her ikisinin de tek aklama olmad dncesindeyim. Konstantin'in alevli ha ayn zamanda bir boyut tesi zeknn gsterisi de olabilir. Baka bir deyile, kolektif inanlarmz ve duygularmz, psiik bir yansma oluturmaya yeterli olabilecek ykseklikteki bir titreime ulatnda, belki de gerekte, bu dnya ile dieri arasnda bir kap am oluyoruz. Belki bu zeklar, ancak bizim gl inanlarmz onlara bir tr uygun psiik ortam at zaman grnebiliyor ve bizimle ilikiye geebiliyor. Yeni fiziin baka bir kavram daha bu konuyla ilgili olabilir. Teksas niversitesi fizikilerinden John Wheeler, bir atomalt paracnn, rnein bir elektronun var olmasna izin veren etkenin uur olduunu rendikten soma hemen bizim bu yaratc sreci balatan tek etken olduumuz sonucuna sramamamz gerekir, diye uyaryor. Bizler atomalt paracklarn ve bylece tm evreni yaratyoruz, diyor Wheeler, ancak ayn zamanda onlar da bizi yaratyor. Onun "kendi kendini besleyen (self-reference) kozmoloji" adn verdii bir evrende her ey dierini yaratmaktadr. 131 Bu adan bakldnda, UFO varlklar insan rknn kolektif uurdnn prototipleri olabilir, ama aym zamanda bizler de onlarn kolektif uurdlarnn prototipleri olabiliriz. Onlar bizim psiik paramz olduu kadar bizler de onlarn derin psiik srelerinin bir paras olabiliriz. Strieber de bu noktay yanstm ve kendisini karan varlklarn evreniyle bizimkinin kozmik bir birlik eylemi iinde "birbirlerine dolanm" olduunu sylemitir. 132 v Geni UFO grme kategorisi iinde ydmz olaylar tayf bizim henz yabancs olduumuz fenomenleri de kapsayabilir. rnein, bu fenomenin bir tr psiik yansma olduuna inanan aratrmaclar deimez biimde, bunu 423

HOLOGRAFK

EVREN

kolektif insan zihninin bir yansmas olarak grmektedirler. Bununla birlikte, bu kitapta grm olduumuz gibi, holografik bir evrende uur yalnzca beyne zg bir olgu deildir. Carol Dryer'in benim dalamla iletiim kurabilmesi ve benim dalama barm olmamn dalam alt st etmesi, bedenimizdeki dier organlarn da kendilerine zg bir zihin biimleri olduuna iaret etmektedir. Psikonroimunologlar ayn eyi baklk sistemimizdeki hcreler iin de sylemektediler, Bohm ve dier fizikilere gre ise, atomalt paracklar bile bu zellie sahiptir. Baz ynlerden ne denli dnya d grnrlerse grnsnler UFO'larla ilgili fenomenler de bu kolektif zihnin yansmalar olabilir. Michael Harner'in karlat canavar benzeri yaratar da kesinlikle onun, DNA molekllerindeki zeknm bir tr grsel tezahr ile iliki kurmu olduunu dndrmektedir. Strieber de ayn bak asyla, UFO varlklarnn "evrim gcnn uurlu bir zihne uyarlandnda ald biim" olabileceim ne srmektedir. 1 3 3 Tm bu olaslklara ak olmalyz. Sonsuz derinliklerine dek uurlu olan bir evrende, hayvanlar, bitkiler, hatta madde bile bu fenomenin yaratmasma katlmakta olabilir. Bildiimiz tek ey, holografik bir evrende -ayrln var olmaktan kt, psienin en isel srelerinin salp her eyi kapsad ve tpk iekler, aalar gibi nesnel doa grntsnn bir paras olduu bir evrende- gerekliin de kitle hlinde paylalan bir ryadan fazla farkl bir ey olmaddr. Bu rya benzeri grnmler daha yksek varlk boyutlarnda daha da belirginleir; aslnda bu olgu saysz gelenek tarafndan yorumlanm durumdadr. Tibet 'in ller Kitab (*) telemin ryaya benzer yapsn nemle yineler, Avustralya yerlilerinin bu ortam "rya zaman" olarak adlandrmas da bu yzdendir. Gerekliin her dzeyde omni(*) Ayrntl bilgi iin bkz. Tibet'in ller Kitab, Ruh ve Madde Yay., 1992, 2.bask.

424

SPER HOLOGRAMDA

YOLCULUK

jektif olduu ve bir dle ayn ontolojik konumda olduu dncesini kabul ettikten soma ortaya u soru kmaktadr: Kimin d? Bu soruyu yantlayan dinsel ve mitolojik geleneklerin ou ayn yant verir: Bu, tek bir ilh zeknm, Tann'run ryasdr. Hindu Vedalar ve yoga metinleri evrenin Tanr'mn ryas olduunu st ste yineler. Hristiyarthkta, bu dnce ou kez yinelenen, "Bizler hepimiz, Tanr'nn zihnindeki dnceleriz." ya da Keats'in, "Biz hepimiz Tanr'nn 'uzun lmsz ryasnn paralaryz'." szlerinde zetlenmektedir. Ancak bizler tek bir ilh zeknm, Tanr'mn dnde miyiz yoksa, her eyin ortak kolektif uurunun -tm elektronlarn, Z paracklarnn, kelebeklerin, ntron ydzlarnn, deniz hyarlannm, evrendeki insan ya da insan olmayan varlklarn- dnde miyiz? Burada yine kendi kavramsal snrlarmzn parmaklklarna tosluyoruz, nki holografik bir evrende bu sorunun bir anlam yoktur. Parann m btn, btnn m paray yarattm soramayz, nki para btnn kendisidir. Onun iin her eyin ortak kolektif uuruna 'Tanr" diyebileceimiz gibi, yalnzca "her eyin uuru" da diyebiliriz; bu durumu deitirmez. Evren yle koskocaman ve tarifsiz bir yaratclk eylemiyle desteklenmektedir ki, bylesi terimlere indirgenip basite tanmlanamaz. Bir kez daha yineleyecek olursak o, kendi kendini besleyen (self-reference) bir evrendir. Ya da Kalahari Bumanlar'nn belgatli deyimiyle, "Rya kendini dlemektedir."

425

RYA ZAMANINA DONU


Yalnzca insanlar niin var olduklarm artk bilmedikleri bir noktaya gelmilerdir. Beyinlerini kullanmyorlar, bedenlerinin, duyularnn ya da ryalarnn gizli bilgisini de unuttular. Ruhun her birinin iine yerletirmi olduu bilgiyi kullanmyorlar; bunun farknda bile deiller; bylece hibir yere gitmeyen bir yolda -buldozerleyerek daha hzl gidebilmek iin dzletirdikleri bir yolda, teki ucunda kendilerini yutmay bekleyen byk, bo bir delik bulunan bir yolda- tek balarna krler gibi tkezlenerek dolap duruyorlar. Bu hzl ve rahat bir sper otobandr, ancak ben bu yolun nerede son bulduunu biliyorum. Ben oray grdm. Algladm grntlerde oraya vardm ve bunun dncesi bile beni titretiyor.
Lakota aman Topal Geyik Lame Deer Seeker of Visions (Topal Geyik Vizyonlarn Peinde)

Holografik model buradan soma nereye gider? Olas yantlar aratrmazdan nce, bu sorunun daha nce nerede olduunu saptamak isteyebiliriz. Bu kitapta holografik kavramdan yeni bir kuram diye sz ettim; Bu, sz konusu kavramn ilk kez bilimsel balamda ortaya atlm olmas

426

RYA ZAMANINA DN

anlamnda geerli bir ifadedir. Ancak grm olduumuz gibi bu kuramn eitli grnmlerinin daha nce, eitli antik gelenekler tarafndan ele alnm bulunmas ilgi ekicidir, nki bu durum baka kiilerin de evrenin holografik olduunu grm ya da en azndan evrende holografik nitelikler sezmi olduunu dndrmektedir. rnein Bohm'un, evrene iki temel dzenin -sakl ve belirgin dzenlerin- bileimi olarak baklabilecei gr birok baka gelenekte de karmza kmaktadr. Tibet Budistleri bu iki grnme boluk ve boluk olmayan adn vermilerdir. Boluk olmayan, grlebilir nesnelerin gerekliidir. Boluk ise, tpk sakl dzen gibi, evrendeki her eyin doduu yerdir, her ey "sonsuz bir ak" hlinde ondan kar. Bununla birlikte, gerek olan yalnzca boluktur ve nesnel dnyadaki tm biimler birer yanlsamadan ibarettir ve varolularnn nedeni de yalnzca bu iki dzen arasndaki srekli aktr. 1 Buna kark boluk, "sptil", "blnemez" ve "ayrc zelliklerden arnm" diye tanmlanmaktadr. Uzantsz btnlnden tr onu szcklerle tanmlamak olanakszdr. 2 Aslna baklacak olursa, boluk olmayan bile szcklerle tanmlanamaz, nki o da uur ve maddeden ve eriyip zlmeyen tm dier eylerden oluan bir btnlktr. Burada bir paradoks vardr, boluk olmayan illzyonel yapsna karn, yine de "bir sonsuz enginlikteki evrenler bileimi"ni kapsamakta, te yandan bu bileimin blnemezlik zellii hep var olagelmektedir. Tibet bilimcisi John Blofeld'in dedii gibi, "Bylesi bileik bir evrende her ey, her eyin iine sinmitir; tpk boluun boluk olmayann izine sinmi olduu gibi para, btndr." 3 Tibetliler Pribram'n dncelerini de daha nce dile getirmilerdir. Bir on birinci yzyl Tibet yogisi ve Tibetli Budist ermilerin en tannm olan Milarepa'ya gre, bo427

HOLOGRAFK

EVREN

luu dorudan alglayamamamzn nedeni, uursuz zihnimizin (ya da Milarepa'nn syledii gibi, "isel uurumuzun") alglama konusunda ok fazla "koullanm" olmasdr. Bu koullanma, kendisinin "zihin ve madde arasndaki snr" diye and ya da bizim frekans alan adn verdiimiz ortam alglamamz engellemekten baka, herhangi bir bedene sahip olmadmz iki yaam aras konumda da kendimize birer beden oluturmamza neden olmaktadr. rencilerinin bu "Niha Gereklik"i kavrayabilmesi iin onlara "kusursuz grme ve tefekkr" yntemlerini reten Milarepa, "Gksel ortamn grnmez leminde... yanlsamal zihin byk bir suludur." diye yazyor. 4 Zen Budistler de gerekliin temelde blnemez olduunun farkna varmlardr ve gerekten de Zen'in ana amac bu btnselliin nasl alglanabileceini renmektir. Gatnes Zen Masters Play (Zen Ustalarnn Oynad Oyunlar)adl kitabn yazarlar, rahata Bohm'un metinlerinde de yer alabilecek szckler olan u szckleri yazmlar: "Gerekliin blnemez yapsn, dilin kavramsal snflandrmalaryla kartrmak, Zen'in bizi kurtarmaya alt temel bir bilgisizliktir. Varln ilksel nedenlerini, ne kadar gelimi olursa olsun, herhangi bir zihinsel kavram ve felsefe sisteminde bulmak olas deildir, bu nedenler ancak (gerekliin) kavramsal olmayan dorudan deneyim dzeyinde kavranabilir." 5 Hindular gerekliin sakl dzeyine Brahman adn 6 vermilerdir. Brahman'n biimi yoktur ancak, kendi iinden kan ve sonra sonsuz bir ak iinde yeniden kendisine dnen grlebilir gereklik iindeki tm biimlerin doum yeridir. 7 Sakl dzene kolayca ruh ad verilebileceini syleyen Bohm gibi, Hindular da bazen bu gereklik dzeyini kiiletirmekte ve onun saf uur olduunu sylemektedirler. Byle baknca uur yalnzca maddenin daha 428

RYA ZAMANINA

DN

sptil bir biimi olmakla kalmayp, ayn zamanda, maddeden daha temel bir oluumdur. Ve Hindu kozmogonisinde uur maddeden deil, madde uurdan kmaktadr. Ya da Vedalar'da yazld gibi, fiziksel dnya, uurun hem "rten" hem de "yanstan" gleri araclyla var olmaktadr. 8 Maddesel evren yalnzca ikinci snf bir gereklik, sakl uurun bir yarats olduu iin, Hindular onun geici ve gerek d ya da "maya" olduunu sylemektedirler. Svetasvatara Upaniadlar'da yazld gibi, "Kii, Doa'nn bir yanlsama (maya) olduunu ve bu yanlsamay yaratann da Brahman olduunu anlamaldr. Tm bu dnya onun birer paras olan varlklarla kaplanmtr." 9 Ayn biimde, Kena Upaniad'da da Brahman'n, "biimini, insan grntsnden ot sapna varncaya dek sonsuz bir eitleme iinde her an deitiren bir gizem olduu" yazldr. 10 Hindu dncesi, her ey Brahman'n indirgenemez btnselliinden ortaya kmakta olduu iin dnya da eklentisiz bir btnlktr, diyor ve sonu olarak bizim, eyler arasnda hibir farkllk olmadn kavramamza yine maya'nn engel olduunu ileri sryor. Veda bilimcisi Sir John VVoodroffe, "Maya birleik uuru farkllatrd iin kii, nesneyi kendisinden ayr bir ey ve bylece nesneleri de evrenin iinde saysz paralara ayrlm olarak gryor." diyor, "Ve (insanln) uuru rtlm ya da daraltlm olarak kald srece bylesi bir nesnellik sz konusu olacaktr. Ancak son zmlemede, deneyimin temelinde farkllklar yoktur, nki orada o farkllamam kitle -deneyimleyen, deneyim ve deneyimlenen- yatmaktadr." 11 Ayn kavrama Yahudi dncesinde de rastlyoruz. sveli bir Kabala uzman olan Leo Schaya, Kabalist gelenee gre, "tm yaradl, Tanr'nn akn grntlerinin 429

HOLOGRAFK

EVREN

bir yansmasdr," diyor. Bununla birlikte yaradl bu illzyonel yapsna karn, tmyle hilik deildir, "nki gerekliin her bir yansmas, hatta en ilgisiz, kark ve geici olanlar bile, kendini douran nedene ait zellikler tamak zorundadr." 12 Yaradl Tanrs tarafndan balatlan yaradln bir yanlsama olduu fikri ibran diline de yansmtr, bir on nc yzyl Kabalisti olan Zohar, Tevrat zerine yazm olduu ve en nl ezoterik Yahudi metni saylan bir yorum yazsnda, baro (yaratmak) fiilini "bir yanlsama yaratmak" kavram kapsamnda ele almtr. 13 aman geleneinde de birok holografik kavram vardr. Havvaii'li kahunalar evrendeki her eyin birbiriyle sonsuza dek balant iinde bulunduundan sz ederken bu karlkl balantnn hemen hemen bir aa benzetileceini sylerler. eyler arasndaki bu karlkl iletiimin farkna varan aman kendisini bu an ortasnda grr, bylece evrenin dier her bir blmn etkileyebilecek durumdadr. (Hindu dncesindeki maya kavramnn da sk sk bir aa benzetilmi olmas ilgintir.) 14 uurun kaynann her an sakl dzende gizli bulunduunu syleyen Bohm gibi, yer kltrler de zihnin gerek kaynamn rya zamannn akn gereklii iinde bulunduuna inanmaktadrlar. Sradan insan, bunun farkna varmaz ve uurunun bedeninde bulunduuna inanr. Ancak amanlar bunun doru olmadn bilir ve bu yzden gerekliin daha sptil dzeyleriyle iliki kurabilirler. 15 Sudan'daki Dogonlar da fiziksel dnyann daha derin ve daha temel bir gereklik dzeyinin rn olduuna, sonsuza dek bu kaynaktan dar aktna ve sonra yine varoluun bu daha ilksel evresine geri dndne inanmaktadrlar. Bir Dogon yalsnn tanmlad gibi, "Dzenlemek ve sonra yine dzenledii eye geri dnmek, 430

RYA

ZAMANINA

DN

dnyann yaam ite budur." 16 Aslnda, sakl/belirgin dzenler dncesi szcn tam anlamyla tm amanik geleneklerde yer almaktadr. Wizard of the Four Winds: A Shaman's Story (Drt Rzgrn Bycs: Bir amann yks) adl kitabnda Douglas Sharon yle yazmaktadr: "Dnyann hangi blgesinde olursa olsun amanizmin en temel kavram, dnyadaki canl cansz tm grlebilir biimlerin altnda yaamsal bir z bulunduu grdr, her ey bu zden kar ve bu ze bal olarak geliir. Sonuta her ey bu tanmlanamaz, gizemli, hibir anlamda kiisel olmayan bilinmeze dner." 17 Kandil ve Lazer Kukusuz bir holografik film parasnn en artc zelliklerinden biri de bir imgenin onun yzeyi zerinde herhangi bir yere bal olmakszn yaygn durumda bulunmakta oluudur. Daha nce grdmz gibi, Bohm da evrenin byle dzenlenmi olduuna inanmaktadr (evrende bir meknszlk olgusu bulunduuna inanmasnn nedenini aklamak amacyla ortaya att bir balk ve iki televizyon monitrn ieren dnce deneyini anmsayacaksnz). Antik alarda bu gereklik durumunun ayrdna varm ya da en azndan bu durumu sezmi saysz dnr vardr. On ikinci yzyl sufleri bu durumu ksaca, "Makrokozmos, mikrokozmosdur." diyerek zetlemilerdir; bu gr, dnyay bir kum tanesinde grdn ifade eden Blake'in szlerinin uzun yllar nceki bir eitlemesidir. 18 Yunan filozoflar Milet'li Anaksimenes, Fisagor, Heraklitus ve Efltun; eski Gnostikler; Hristiyanlk ncesi Yahudi filozofu Philo Judaeus; ve Orta a Yahudi filozofu Maimonides - bu kiilerin hepsi "makroevren431

HOLOGRAFK

EVREN

mikroevren" dncesini kucaklamaktadrlar. Yar efsane olmu antik Msr peygamberi Hermes Trismegistus, amanik bir vizyonla gerekliin daha sptil dzeylerine ulatktan sonra biraz farkl bir ifade kullanarak, "eylerin d da ii gibidir; ufak ile byk arasnda bir fark yoktur" 1 9 demitir. Hermes Trismegistus'u pirleri kabul eden Orta a simyaclar bu dnceyi "Yukardaki aadakine benzer." diye bir parolaya dntrmlerdir. Makroevren-mikroevren eitlii dncesi, daha basit bir deyile Hindu Visvasara Tantra'da yer almaktadr, "Burada ne varsa, baka herhangi bir yerde de ayn ey vardr." 2 0 Oglala Siyularnn bycs Kara Geyik, ayn kavrama daha da meknszlk ieren bir dm atmtr. Kara Tepeler dann Harney Zirvesinde dikilmi dururken "byk bir vizyon" alan byc bu kutsal anda, "anlatabileceimden daha ok ey grdm ve grdmden daha fazlasn anladm; nki ruhun iindeki her eyin biimlerini ve hep birarada tek bir varlk hlinde yaamak zorunda olan tm biimlerin biimini grdm" demitir. Anlatlamayanla bu karlamasndan sonra kavrad en derin gerekliklerden biri de, Harney Zirvesinin dnyann merkezi olduu yolundayd. Ancak, bu ayrm Kara Geyik'in de vurgulad gibi yalnzca Harney Zirvesine zg deildi, "Dnyann merkezi herhangi bir yer olabilir"di. 21 Yirmi be yzyl nce eski Yunan filozofu Empedokles de bu ayn kutsal bakala kar karak, "Tanr, merkezi her yerde, evresi hibir yerde olmayan bir emberdir." demitir. 22 Baz antik dnrlerse gerekliin holografik zellikleriyle iletiim kurabilme abas iinde, yalnzca szcklerle yetinmeyip baz daha da ssl benzetmeler yapmlardr. Hindu Avatamsaka Sutras bu anlamda evreni, 432

RYA ZAMANINA DN

Tanr Indra'nn saraynn zerinde asl duran incilerden olumu bir aa benzetir, yle ki "tek bir (inciye) baktnzda tm dier incilerin de ondan yansmakta olduunu grrsnz". Sutra'nn yazarnn aklad gibi: "Ayn biimde, dnyadaki bir nesne yalnzca kendisi deildir, o dier nesnelerin her birini yanstmakta ve aslnda her ey olmaktadr." 2 3 Yedinci yzyl Budizminde Hua-yen okulunun kurucusu Fa-Tsang, her eyin sonuta birbiriyle ilikili ve birbirinin iine nfuz etmi oluunu dile getirebilmek iin yine ayn biimde artc bir benzetme yapmtr. Her bir paras iinde tm evrenin sakl (ve ayn zamanda evrendeki her noktann evrenin merkezi) olduuna inanan Fa-Tsang evreni, her birinin tm dierlerini sonsuza dek yanstt ok boyutlu bir mcevher ana benzetmitir.' 24 mparatorie VVu, Fa-Tsang'm bu benzetmeyle ne anlatmak istediini anlamadn bildirerek kendisinden daha fazla aklama istedii zaman Fa-Tsang aynalarla dolu bir odann iine bir kandil yerletirdi, imparatorie VVu'ya, bunun Tek'in okla olan ilikisini simgelediini syledi. Sonra parlak bir kristal alp bunu odann ortasna yerletirdi, bylece kristal, evresindeki her eyi yanstr oldu. Bu da, dedi mparatorieye, oun T e k l e olan ilikisini gsteriyor. Bununla birlikte Fa-Tsang -evrenin yalnzca bir hologram olmayp bir holoeylem olduu zerinde nemle duran Bohm gibi- bu modelin duraan olduunu ve evrendeki her ey arasndaki karlkl kozmik etkileimin dinamizmini ve srekli eylem durumunu yanstmadn da vurgulamtr. 25 Szn ksas, hologramn icat edilmesinden ok nce saysz dnr evrenin meknszlk zellii tayan dzenini alglam ve bu grnm kendine zg yollardan aklama abas gstermi bulunuyordu. unu da eklemek 433

HOLOGRAFK

EVREN

gerekir ki, bu abalar karmak teknolojilere sahip gnmz insanlarndan bazlarna kaba saba gelebilirse de, aslnda alglayabildiimizden ok ileri bir neme sahip olabilirler. rnein, on yedinci yzyl Alman matematikisi ve filozof Leibniz'in Budizmin Hua-yen okulundan haberli olduu anlamaktadr. Bazlarna gre, Leibniz'in evrenin, her biri tm evrenin bir yansmasn ieren "monad" adn verdii temel birimlerden olumu olduu yolundaki sav bu tanklktan sonra ortaya kmtr. Burada nemli olan, Leibniz'in dnyaya integral hesabn armaan etmi ve bu integral hesab sayesinde Dennis Gabor'un hologram kefetmi olmasdr. Holografik D n c e n i n Gelecei Ve bylece antik bir dnce -dnyann gerekten de tm felsefe ve metafizik geleneklerinde bir biimde anlatm bulmu bir dnce- dnp dolap yine ayn yere gelmitir. Ancak, bu antik kavraylar hologramn icadna ve hologramn icad da Bohm ve Pribram'n holografik modeli oluturmalarna yol atna gre, holografik model acaba baka hangi yeni gelime ve bululara yol aacaktr? Ufukta daha imdiden birok olaslklar belirmitir. HOLOFONK SES Yakn yllarda Arjantinli fizyolog Hugo Zuccarelli, Pribram'n holografik beyin modelinden yola karak, kiinin -bu kez ktan deil de- sesten ne miktar hologram retebildiini gsteren yeni bir kaytlama teknii gelitirmi bulunmaktadr. Zuccarelli bu tekniini insan kulann gerekte -gariptir ama- ses yaymakta olduu olgusuna dayandrmtr. Doal biimde ortaya kan bu seslerin, 434

RYA

ZAMANINA

DN

bir holografik imgeyi yeniden yaratmakta kullanlan "referans lazerinin" iitsel edeeri olduunun farkna varan Zuccarelli, bu olguyu temel alarak yeni ve devrimsel nitelikle bir kayt teknii yaratmtr, bu teknikle sesler, stereo ileminde elde edilen seslerden ok daha gereki ve boyutlu olarak yeniden retilmektedir. O bu yeni tr sese "holofonik ses" adn vermitir. 26 Londra'da kan Times gazetesinin bir muhabiri, Zuccarelli'nin holofonik kaytlarn dinledikten sonra "Nerede olduumdan emin olabilmek iin saatimin gven rakamlarna bir gz atmak gereksinimi duydum. Arkamdan insanlar yaklayordu, oysa orada yalnzca duvar olduuna emindim... Yedi dakika soma, teybin zerinde baz insan grntleri olduu, seslerin bedenlendii izlenimini aldm. Bu, sesler tarafndan yaratlan ok boyutlu bir 'resim'di." diye yazyordu. 27 Zuccarelli tekniini, beynin ses retme sreciyle ilgili kendi holografik yntemlerine dayandrm olduu iin, k hologramlar gz yanltmakta ne denli baarysa bu teknik de, kula yanltmakta o denli baarldr. Bunun sonucunda, dinleyiciler, nlerinde yryen birinin ayak seslerini duyduklarnda genellikle ayaklarn oynatmakta ve yzlerinin ok yaknnda yaklan bir kibrit sesine tepki olarak balarn geri ekmektedirler (hatta bazlar kibrit dumannn kokusunu bile duyduunu sylemitir). Geleneksel stereofonik sesle hibir ilikisi olmadndan bir holofonik kayt, baa taklan kulaklklardan yalnzca bir tekiyle dinlendii zaman bile rktc boyutluluk zelliini korumaktadr. Tek kula sar kiilerin bir ses kaynan ban evirmeden nasl saptamakta olduklar da holografik ilkelerle aklanabilmektedir. lerinde Paul McCartney, Peter Gabriel ve Vangelis de bulunan bir grup nl arkc bu ses kayt sreci nede435

HOLOGRAFK

EVREN

niyle Zuccarelli'ye yaklam, ancak kendisi patent sorunlar nedeniyle bu teknii akla kavuturacak tm bilgileri vermemi bulunmaktadr. (*) KMYADA ZLMEM BLMECELER Kimyac Uya Prigogine son zamanlarda, Bohm'un sakl dzen fikrinin kimya alannda ortaya kan belirli anomalilerin aklanmasnda yardmc olabileceini belirtmitir. Bilim, uzun sredir evrenin en kesin kurallarndan birisinin, eylerin her zaman daha byk bir dzensizlik durumuna doru kayma eilimi gstermeleri olduuna inanmaktadr. Empire State Binasnn tepesinden aa bir teybi atacak olursanz, bu aygt daha dzenli bir konuma girip bir video olmaz ve dalm paralardan oluan bir dkntye dnr. Prigogine bunun evrendeki her ey iin geerli olmadn bulmutur. Baz kimyasal maddelerin birbiriyle kartrldklarnda daha dzensiz bir rgtlenme yerine daha dzenli bir rgtlenmeye dnmekte olduklarn grmtr. O, bu kendiliinden beliren dzenli sistemlere "zc yaplar" adn vermi ve bu yaplarn gizemlerini aklayabilmi olmas nedeniyle Nobel dl kazanmtr. Ama yeni ve daha karmak bir sistem birdenbire nas ylesine var olabilmektedir? Baka bir deyile, fazladan yaplamlar nereden geliyor? Prigogine ve dierleri, bunlarn yoktan maddelemediklerini, tersine, evrende daha derin dzen seviyeleri bulunduunun birer gstergesi ve gerekliin sakl grnmlerinin ortaya kmakta olan kantlar olduunu ne srmektedirler. 28 Eer doruysa, bu durum ok nemli baz imalarda bulunmaktadr; dier konularla birlikte rnein, insan u(*) Holofonik olarak kaydedilmi bir ses kasedi rneini Interface Press, Box 42211, Los Angeles, California 90042 adresinden salamak mmkndr.

436

RYA ZAMANINA

DN

urunda -tavr ve davran biimleri gibi- yeni karmaklk dzeylerinin nasl birden ortaya kverdiine ve -her eyden daha nemli ve merak uyandran bir karmaklk olmak zere- milyarlarca yl nce yaamn yeryznde birden nasl beliriverdiine de bir aklk getirebilmektedir. YEN TR BLGSAYARLAR Holografik beyin modeli son yllarda bilgisayar dnyasna da girmi bulunmaktadr. Gemite, bilgisayar mhendisleri daha iyi bir bilgisayar oluturmann en geerli yolunun daha byk bir bilgisayar retmek olduunu dnyorlard. Ancak son be yldr aratrmaclar yeni bir strateji gelitirmi ve tek para bir makine retmek yerine, eitli ufak bilgisayarlar birletirerek "sinirsel bir a" oluturmaya balamlardr; bu sistem insan beyninin biyolojik yapsna daha ok benzemektedir. Geenlerde, New Mexico Devlet niversitesinde bilgisayar bilimcisi olarak grev yapan Marcus S. Cohen, "ok katl holografik zgar a d a n geirilen giriim oluturan k dalgalarna dayanan ilemcilerin, beynin sinirsel yapsna daha yakn ilevde bulunabileceklerine iaret etmitir. 29 Ayn biimde, Colorado niversitesinde fiziki Dana Z. Anderson da yaknlarda, holografik zgaralarn armlar sergileyen bir "optik bellek" oluturmak iin nasl kullanlabileceini gstermitir. 30 Bu gelimeler kadar heyecan verici baka bir olgu da, evreni kavrayabilmek yolunda daha da incelmi baka mekanik yaklamlarn, gerekliin madd erevesi iinde yer alabilecek dier ileri admlarn ortaya km bulunmasdr. Ancak daha nce de grdmz gibi, -hologra'fik dncenin en allmam iddias olan- evrenin maddesellii bir yanlsama olabilir ve fiziksel gereklik engin ve duyarl fizik tesi bir kozmosun ancak ufak bir paras 437

HOLOGRAFK

EVREN

olabilir. Eer bu doruysa, gelecek bize ne gibi imalarda bulunmaktadr? Bu daha sptil boyutlarn gizemine nfuz edebilmek iin nasl davranmaya balamalyz? Bilimde T e m e l Bir Y e n i d e n Y a p l a n m a y a G i t m e htiyac amzda gerekliin bilinmeyen ynlerini aratrmak iin sahip olduumuz en iyi aralardan biri bilimdir. Bununla birlikte sra insan varlnn psiik ve spirituel boyutlarna gelince, bilim bu konuda defalarca yetersiz kalmtr. Aka sylemek gerekirse, eer bilim bu alanlarda daha ileri gitmek riiyetindeyse temel bir yeniden yaplanmaya gitmek zorundadr, ancak bylesi bir yeniden yaplanma acaba neler gerektirebilir? Aktr ki, atlacak ilk ve en gerekli adm nce psiik ve spirituel fenomenlerin varln kabul etmek olacaktr. Noetik Bilimler Enstits bakan ve Uluslararas Stanford Aratrma Enstits sosyal bilimler krss eski bakan Willis Harman, bylesi bir kabuln hem bilimin hem de insan uygarlnn devam asndan yaamsal bir nem tadna inanmaktadr. Dahas, bilimde temel bir yeniden yaplanmann gereklilii konusunda geni apta yazlar bulunan Harman, bu kabuln hl gerekleememi oluu karsnda aknln dile getirmektedir: "alar boyu ve eitli kltrler arasnda ortaya km her tr deneyim ya da fenomenin inkr edilemeyecek bir geerlilie sahip olduunu niin dikkate almyoruz?" 3 1 Daha nce de belirttiimiz gibi bunun nedeni en azndan bir blmyle, Batl bilim adamlarnn kklemi nyarglardr, ancak sorun bu denli basit deildir. rnein, ipnoz altndaki kiilerin gemi yaam anlarn ele alalm. Bunlarn gerekten gemi yaamlarn anlar olup 438

RYA ZAMANINA

DN

olmad henz kantlanm deildir, ancak, insan uurdnm daha nceki enkarnasyonlaryla ilgili -en azndanak seik anlar retme yolunda doal bir eilime sahip olduu olgusu geerliliini korumaktadr. Geleneksel psikiyatri topluluu bu gerei grmezden gelmektedir. Neden? lk bakta bunun nedeninin, ou psikiyatristlerin byle eylere inanmamalar olduu sanlabilir, ancak neden yalnzca bu da olmayabilir. Yale niversitesi Tp Okulu mezunu ve halen Miami'deki Mount Sinai Tp Merkezi Psikiyatri Blm bakan olan Floridal psikiyatrist Brian L. Weiss -bu konuya pheci yaklam gsteren bir bilim adamyken, bir hastasnn ipnoz altnda kendiliinden birden gemi yaamlar hakknda konumaya balamasndan sonra tekrardoua inanmaya nasl baladn anlatt Many Lives, Many Masters (Birok Yaam, Birok stat) adl ok satan kitabnn 1988'de yaymlanmasndan beri kendilerinin de gizlice bu konuya inandklarn belirten psikiyatristlerden mektup ve telefonlar almakta olduunu sylyor. Weiss, "Ben bunun buzdann yalnzca ucu olduuna inanyorum." demektedir. "Bana yazp, on yldr, yirmi yldr zel muayenehanelerinde regresyon terapisi uygulamakta olduklarn syleyen psikiyatristler var, ancak bundan kimseye sz etmememi istiyorlar. ou bu konuya scak bakyor, ama bunu aka sylemiyorlar." 3 2 Ayn ekilde, yaknlarda Whitton'la yaptm bir konumada kendisine tekrardouun eninde sonunda kabul edilmi bir bilimsel olgu olup olmayaca yolundaki grn sorduumda bana u yant verdi: "Bence zaten artk kabul edilmi durumda. Bilim adamlaryla olan ilikilerimden edindiim izlenimlere gre, bu konudaki belgeleri okumu olanlar tekrardoua inanyorlar. Kantlar ylesi439

HOLOGRAFK

EVREN
33

ne zorlayc ki, zihinsel kabul doal oluyor." Weiss'in ve Whitton'un kanlar geenlerde psiik fenomenlerle ilgili olarak yaplan bir aratrmadan etkilenmi gibi grnyor. Yantlarnda kimliklerinin sakl kalacana gvence verilen (aralarnda pek ok blm bakanlar ve dekanlar da bulunan) 228 psikiyatristten yzde 58'i "psiik fenomen anlay"mn gelecekteki psikiyatri mezunlar iin nem tadna inandklarn sylemitir. Yzde krk drd de psiik faktrlerin iyileme srecinde nemli bir yere sahip olduuna inandklarn belirtmitir. 34 Bylece bilimsel evreleri, psiik aratrmalar konunun hak ettii ciddiyet iinde ele almaya balamaktan alkoyan inanszlk biimindeki sallantl engelin "alay konusu olma" korkusu olabilecei ortaya kmaktadr. Weiss ve Whitton (ve almalarndan bu kitapta sz edilen daha pek ok yrekli aratrmac) gibi nclerin kendi inan ve bulularyla kamuoyu nne kmasna gereksinmemiz vardr. zetle, bir Rosa Parks'a edeer parapsikologlara gereksinim duyuyoruz. Bilimin yeniden yaplanmasnda dikkate alnmas gereken baka bir zellik de bilimsel kantn kapsam olacaktr. Psiik ve spirituel fenomenler insanlk tarihinde nemli bir rol oynam ve kltrmzn en temel grnmlerinden bazlarnn biimlenmesinde yardmc olmutur. Ama bunlarn izlerini srmek ve lboratuvar koullarnda incelemek zor olduundan bilim bu fenomeni gzard etme eilimindedir. Daha da kts, incelenerek dierlerinden yaltlan ve kataloglananlar, genellikle fenomenin en nemsiz grnmleri olmutur. rnein, BDD'lerle ilgili bilimsel anlamda geerli kabul edilen pek az birka bulgudan biri, bir BDD'ci bedeninden ayrldnda beyin dalgalarmn deiime uramakta oluudur. Bununla birlikte kii, Monroe' 440

RYA ZAMANINA

DN

nunki gibi raporlar okuduunda, eer bu deneyimler gerekse, insanlk tarihine Kolomb'un Yeni Dnya'y buluu ya da atom bombasnn bulunmas gibi byk etkiler yapabilecek baz keiflere gebe olduunun farkna varmaktadr. Dorusu, gerekten yetenekli bir durugr medyomunu i banda grenler hemen, R.H. ve Louisa Rhine'nn kuru istatistiklerinden kan olgulardan ok daha derin bir eylere tank olduklarn hemen kavramaktadrlar. Bu, Rhine'nin almalarnn nemsiz olduu anlamna gelmez. Ancak, saysz kii ayn deneyimleri rapor etmekteyse, bunlarn anlatt beyanlara da nemli kamt gzyle bakmak gerekir. Dier bulgular yeterince gl belgelerle desteklenmemi olduklar iin bunlar bir yana itmemek gerekir, stelik sklkla ayn fenomenin ancak en nemsiz zellikleri belgelenebilmektedir. Stevenson'un dedii gibi, "Ben nemli konular hakknda olaslklar bilmenin, nemsiz konularda kesin bilgilere sahip olmaktan daha iyi olduunu dnyorum.' 6 5 Varsaymlarn gerekmi gibi kabul edilmesi yaygn biimde kabul grm dier doal fenomenlere de uygulanmaktadr. Evrenin balangta var olan tek bir patlamayla, Big Bang'le balam olduu fikri ou bilim adamlar tarafndan sorgusuz kabul edilmitir. Ve bu gariptir, nki byle olduuna inanmak iin zorlayc kantlar olmasna karn henz hi kimse kesinlikle byle olduunu kantlayamamtr. te yandan YD'lerle ilgilenen bir psikolog sade bir dille YD'cilerin deneyimleri srasnda iinde yolculuk yaptklar k leminin herhangi bir dier gereklik dzeyi kadar gerek olduunu syleyecek olsa, kantlanamayacak bir ifadede bulunduu iin saldrlara urayacaktr ve bu da ayn derecede gariptir, nki bu fenomenin gerek olduuna inanmak iin ayn derecede 441

HOLOGRAFK

EVREN

zorlayc kantlar vardr. Baka bir deyile, bilim ok nemli konulardaki olaslklar, bu konu eer "inanlmas moda olan" eyler kategorisine giriyorsa kabul etmekte, ancak "inanlmas moda olmayan"lar kategorisine giriyorsa kabul etmemektedir. Bilim, psiik ve spirituel fenomenin incelenmesi konusunda nemli giriimler yapmaya balamazdan nce bu ifte standard terk etmek zorundadr. Hepsinden nemlisi bilim, objektiflie kar duyduu ak -doay incelemenin en iyi yolunun tarafsz, analitik ve soukkanl bir biimde objektif olmaktan getii dncesini- daha katlmc bir yaklamla deitirmek zorundadr. Bu deiimin nemi, aralarnda Harman'm da bulunduu saysz aratrmac tarafndan dile getirilmitir. Bu gerekliliin kantlar bu kitapta defalarca yinelenmi bulunmaktadr. Bir fizikinin kiisel uurunun bir atomalt paracnn gerekliini etkilemekte olduu, bir doktorun tavrnn bir plasebonun ie yarayp yaramamasn kararlatrd, bir aratrmacnn zihninin bir makinenin ileyiini etkiledii ve "imajinal" olann fiziksel gerekliimize dalp yaylabildii bir evrende, artk kendimizi incelemekte olduumuz eyden ayr tutuyormu gibi davranmamzn bir anlam kalmamtr. Holografik ve omnijektif bir evrende, her eyin eklentisiz bir srekliliin paras olduu bir evrende, kat nesnellik artk olas deildir. Bu yarg, psiik ve spirituel fenomenin incelenmesi srasnda zellikle geerlidir. Baz lboratuvarlar uzaktan grme deneylerinde gsterili sonular alrken, dier bazlarnn bir trl baarl olamamalarnn nedeni de budur. Gerekten de, normalst alanda alan baz aratrmaclar kat nesnelliklerini oktan daha katlmc bir yaklamla deitirmi bulunmaktadrlar. rnein, Valerie Hunt, elde ettii deney sonularnn, bu deneyler srasnda ora442

RYA ZAMANINA

DN

da bulunan alkol alan bireylerden etkilenmekte olduunun farkna varnca lm yaparken lboratuvarda bu gibi bireylerin bulunmasn engellemitir. Ayn anlamda, Rus parapsikolou Dubrov ve Pukin, orada hazr bulunan tm sjeleri ipnotize ettiklerinde dier parapsikologlarn elde ettikleri bulgular daha baarl ekilde yineleyebildiklerinin farkna varmlardr. Grne gre ipnoz, sjelerin uurlu dnce ve inanlarmn neden olduu giriim dalgalarn devreden kartarak daha "temiz" sonular elde edilmesini salyordu. 36 Bylesi uygulamalar bugn bize ar uta gibi grnebilir. Ancak, bilim holografik evrenin gizemlerinin zlmesinde yol aldka bu yntemler bir gn standart inceleme sreleri konumunda olacaktr. Nesnellikten katlmcla gei bilim adamnn roln de kesinlikle etkileyecektir. Asl nemli olann gzlem eyleminin kendisi deil de, gzlemleme deneyimi olduu giderek ortaya kmaktadr; bu durumda bilim adam da giderek kendisini daha az gzlemci ve daha ok deneyimdi gibi grmeye balayacaktr. Tpk Harman'n belirttii gibi, "Katlmc bir bilim adamnn balca zellii deiim istei olmaldr.' 6 7 Yine, bylesi birka deiimin artk yer almaya baladnn kantlar vardr. rnein Harner, ayahuasca adndaki ruhsal arab ien Conibo'lara ne olduunu yalnzca gzlemlemekle yetinmemi, ayrca halsinasyonlar yaratan bu ikiyi kendisi de imitir. Tm antropologlarn bylesi bir riske girmek istemeyecekleri aktr, ancak uras da aktr ki, yalnzca bir gzlemci olarak kalmaktansa bir katlmc olmay semekle, yalnzca bir kenarda oturup notlar almakla elde edebileceinden ok daha fazla bilgi edinebilmitir. Harner'in baars, gelecein katlmc aratrmaclar443

HOLOGRAFK

EVREN

nn yalnzca, YD'ciler ve BDD'cileri ve bu daha sptil leme yolculuk yapan dierlerini sorguya ekmek yerine oraya kendilerinin de gidebilmesini salayacak yntemler gelitirebileceklerini dndrmektedir. Lsid rya aratrmaclar zaten artk kendi lsid ryalarn aratrmakta ve sonular bildiren raporlar hazrlamaktadrlar. Dierleri de isel boyutlar aratracak farkl ve daha yeni yntemler gelitirebilirler. rnein, terimin en kat anlamyla bir bilim adam olmayan Monroe, beden d deneyimleri kolaylatracan hissettii zel ritmik seslerden oluan kaytlar gelitirmi bulunmaktadr. Ayrca, Blue Ridge Dalarnda Monroe Uygulamal Bilimler Enstitsn de kurmutur. Burada kendisinin de km olduu beden d yolculuklarn nasl yaplacan yzlerce bireye retmitir. Bylesi gelimeler gelecein habercileri, yalnzca astronotlarn deil, "psikonof'larn da akam haberlerinin kahraman olaca bir zamann habercileri olmuyor mu? D a h a Yksek u u r Y o l u n d a E v r i m s e l Bir D r t Bilim "hibir yer lkesine" giri neren tek g olmayabilir. Ring, Heading tovard Omega (Omega'ya Doru) adl kitabnda, YD'cilerin saylarnn giderek artmakta olduu yolunda zorlayc kantlar bulunduunu yazmaktadr. Kabile kltrlerinde grm olduumuz gibi, YD geiren bireyler sonradan son derece deimekte ve giderek aman olmaktadrlar. Modern YD'ciler de ayn biimde ruhsal olarak deimekte ve YD ncesi kiilikleri giderek daha sevecen, efkatli ve hatta daha psiik bireylere dnmektedir. Ring buradan hareketle, belki de "ada insanln amanlamas"na tank olduumuz sonucunu kartmaktadr. 38 Nitekim YD'ciler sayca giderek artmaktadr. Ring bunun nedeninin basit olduu kadar 444

RYA

ZAMANINA

DN

nemli de olduunu dnyor; tank olduumuz ey "tm insanl daha yksek uura doru ykselten evrimsel bir drtdr". Ve YD'ler, kolektif insan psiesinden kabarp kan tek deitirici fenomen olmayabilir. Grosso, son yzylda karlalan Meryem Ana grntlerindeki artn da evrimsel iaretler olduuna inanyor. Ayn biimde, aralarnda Raschke ve Vallee de bulunan pek ok aratrmac, son birka on yldr UFO grntlerindeki patlamann da evrimsel nem tadna inanmaktadr. Aralarnda Ring de bulunan birok aratrmac UFO'larla karlama olaylarnn aslnda samanla balatma trenlerini andrd ve bunun da ada insanln amanlamakta olduunun baka bir kantn daha oluturduu sonucuna varmaktadr. Strieber de, "UFO fenomenleri ister birisi tarafndan yaplm, ister doal olarak ortaya km olsun, bir trden dierine byk bir sramay simgeleyen b i r durumla kar karya bulunduumuzu dnyorum, bu aka ortadadr. Ben, evrimin harekete geme srecine bakmakta olduumuz kukusunu tayorum." diyerek bu gre katlmaktadr. 39 Eer bu speklsyonlar doruysa, bu evrimsel deiimin amac nedir? Buna iki yant verilebilir. Saysz antik gelenek, fiziksel gerekliin hologramnn imdikinden ok daha esnek olaca, yaam tesi boyutlarn biimsiz (amorf) ve akkan gerekliine daha ok benzeyecei bir zamandan sz etmektedir. rnein, Avustralya yerlileri tm evrenin d zaman olaca bir zamandan sz ederler. Edgar Cayce de bu duyguyu yanstr ve dnyann "balangta yalnzca dnce ekilleri ya da istenilen biimi alarak kendisini yine kendisinden itip kartan bir vizalizasyon mahsul olduunu" sylemekte ve, "...Sonra ruhun kendisini bylece maddeye itmesiyle dnya mad445

HOLOGRAFK

EVREN

deselleti." demektedir. 4 0 Yerliler dnyann "d zaman"na geri dnecei bir zamann geleceinden sz etmektedirler. Tmyle speklsyon anlamnda kii yle dnebilir: Gereklik hologramyla oynamay giderek daha ok renecek olursak, bu kehanetin gerekletiini belki de grebiliriz. Jahn ve Dunne'n uur ve evresi arasndaki arayz adn verdii eyi onarmakta ustalatka belki de yeni en ilenebilir bir gereklii deneyimlememiz olasdr. Eer bu doruysa, bylesi esnek bir evreyi gvenle kullanabilmek iin u anda bildiimizden daha ounu renmek zorundayz ve belki de gzmzn nnde almaya balar gibi olan evrimsel srelerin amalarndan biri de budur. Antik geleneklerin birou insanln yeryzne ait olmad ve gerek evimizin Tanr kat ya da en azndan saf ruhun fizik tesi ve cennet benzeri lemi olduunu ne srerler. rnein, insan uurunun "zamansz, mekansz, ezel ve ebed uur okyanusu"nu brakp gitmeye karar veren bir dalgack olarak baladn syleyen bir Hin41 du efsanesi vardr. Bu efsaneye gre uur kendine uyannca, sonsuz okyanusun bir paras olduunu unutup tek bana ve ayr kalm olduunu hissetti. Loye, Adem ve Havva efsanesinin de bu mitin bir eitlemesi, insan uurunun dibine inilmesi olanaksz gemiinin bir yerinde, her eyin kozmik btnlnn bir paras olduunu unutarak sakl dzendeki yuvasn nasl brakp gittiinin antik bir ans olduunu ne srer. 42 Bu gre gre, dnya "iinde kiinin, daha yksek bir uzaysal boyutun holografik bir yansmas olduunun farknda olmas kouluyla bedenin tm zevklerini zgrce deneyimleyebilecei bir oyun alan" olmaktadr. 43 Eer bu doruysa, kolektif psiemizin iine doru parldamaya ve dans etmeye balayan evrimsel alevler belki 446

RYA ZAMANINA DN

de bizim kalk borumuz, gerek yuvamzn baka bir yerde olduunu ve dilersek oraya dnebileceimizi bildiren trompetimizdir. Strieber, UFO'larn bu nedenle burada olduklarna inananlardan biridir. "Sanrm bunlar olaslkla, bizim fizik tesi dnyaya -ki kendileri de oradan gelmektedirler- doumumuzu salayacak ebelerimizdir. Benim izlenimime gre, fiziksel dnya, daha geni bir koullar ve evre kapsam iinde yalnzca ufack bir andr ve gereklik aslnda fiziksel olmayan bir yolla aa kmaktadr. Ben fiziksel gerekliin varln zgn kayna olduunu sanmyorum. Bana gre uur olarak varlk, belki de fiziksel olandan nce vard." 4 4 Holografik modelin uzun zamandr baka bir destekisi olan yazar Terence McKenna da bu gre katlmaktadr: "Buradaki mesele, ruhun varoluunun farkna varlmas ile maher potansiyelin ortaya k arasnda kabaca 50.000 yl gemi olmasdr. Artk bu krizin son tarih saniyelerini yaadmzdan en kk bir kukum yok. Bu yle bir kriz ki, tarihin sonunu, bu gezegenden ayrlmz ve lme kar kazandmz zaferi gsteriyor. Gerekte bir gezegen ekolojisinin karlaabilecei en nemli olaya hzla yaklayoruz: Yaamn, maddenin karanlk krizalitinden kurtulmas..." 45 Kukusuz bunlar yalnzca speklsyondur. Ancak, ister Strieber ve McKenna'nn ne srd gibi bir deiimin tam kysnda olalm; ister o snr daha uzak bir gelecein iinde olsun, grne gre, ruhsal evrimin yollarndan birini izlemekteyiz. Evrenin holografik yaps sz konusu olduunda ise, en azndan yukardaki iki olasla benzer bir eylerin bizleri belli bir yer ve zamanda beklemekte olduu da aktr. Korkularmz nedeniyle fiziksellikten kurtulmann in447

HOLOGRAFK

EVREN

san evriminin sonu olacan kabul etme eilimine!eyiz, oysa telemin madde dnyasndan daha esnek ve imajinatif alannn bile yalnzca bir atlama tahtas olduu konusunda kantlar vardr. rnein Swedenborg, telemin de tesinde baka bir leme gitmi olduunu sylemitir; bu dier lem o denli parlak ve biimlerden bamszdr ki, buray yalnzca "bir k seli" olarak alglamtr. 4 6 YD'ciler de ou kez, bu derinlii llemeyen sptil alanlardan sz etmilerdir. Whitton'un sjelerinden biri, "Daha yksek dzeyler var ve Tanr'ya geri dnebilmek, O'nun ruhunun bulunduu dzeye ulaabilmek iin ruhunuz gerekten zgr olana dek fazlalklarnz birer birer brakmanz gerekiyor." diyordu, "renme sreci asla bitmiyor... Bazen daha yksek dzeylerden baz grntler alyorduk - her biri dierinden daha kl ve parlakt." 4 7 Kii sakl dzende daha derine szdka gerekliin giderek artan bir biimde frekans benzeri oluumlara dnmesi bazlarna rktc gelebilir. Bu anlalabilir bir eydir. Henz, bir boyama kitabnn gvenliine gereksinme duyan, zgr biimler izemeyen ve beceriksiz ellerimizi ynlendiren izgiler olmakszn resim yapamayan ocuklara benzediimiz aktr. Swedenborg'un k seli alanna dalmak ise bizi tmyle akkan bir LSD halsinasyonunun iine atmak anlamna geliyor. Ve bizler henz yeterince olgunlamadk ya da dier bir deyile, duygularmz, davranlarmz ve inanlarmz psiemizin orada bizim iin yarataca canavarlarla baa kacak denli denetleyemiyoruz. Ama belki de bu nedenle, UFO'lar ve dier benzer deneyimlerin salad greceli snrl karlamalar araclyla ufak dozlardaki omnijektifle nasl baa kacamz, burada renmekteyiz.
448

RYA

ZAMANINA

DN

Ve belki yine bu nedenle k varlklar bize srekli olarak yaamn amacnn renmek olduunu yineliyorlar. Bizler gerekten de kutsaln teknisyenleri olmaya abalayan, bir aman yolculuuna km ocuklarz yalnzca. Zihin ve gerekliin srekli bir btn oluturduu bir evrenin paras ve parseli olan esneklikle baa kmay reniyoruz ve bu yolculukta renmemiz gereken, tm dierlerinin dnda ve zerinde olan bir ders var: te dnyann biim tesi nitelii ve nefes kesici zgrl bizi korkutmaya devam ettike, kendimiz iin rahat, kat ve iyi tanmlanm bir hologram dlemeyi srdreceimizin farknda olmalyz. Ancak, Bohm'un uyarsn her zaman dikkate almak zorundayz: Evreni incelemek iin oluturduumuz kavramsal blmeleri yine biz yaratyoruz. Onlar "orada" yer almyor, nki "orada" yalnzca blnemez btnlk vardr. Yani Brahma. Ve bizler herhangi bir kavramsal blmeyi her attmzda ileri gitmeye, bir ruh durumundan bir dierine gemeye, Sri Aurobindo'nun dedii gibi, aydnlanmadan aydnlanmaya doru ilerlemeye hazr olmak zorundayz. nki grne gre amacmz hem basit hem de sonsuzdur. Yerlilerin dedii gibi, bizler sonsuzluun iinde var olmay nasl srdrebileceimizi reniyoruz yalmzca.

449

NOTLAR
GR 1. Irvin L. Child, "Psychology and Anomalous Observations," American Psychologist 40, no. 11 (Kasm 1985), s. 1219-30. BEYN B R H O L O G R A M D I R 1. Wilder Penfield, The Mystery of the Mind: A Critical Study of Consciousness and the Human Brain (Princeton, N.J.: Princeton University Press, 1975). 2. Karl Lashley, "In Search of the Engram," in Physiological Mechanisms in Animal Behavior (New York: Academic Press, 1950), s. 454-82. 3. Karl Pribram, "The Neurophysiology of Remembering," Scientific American 220 (Ocak 1969), s. 75. 4. Karl Pribram, Languages of the Brain (Monterey, Calif.: Wadsworth Publishing, 1977), s. 123. 5. Daniel Goleman, "Holographic Memory: Karl Pribram Interviewed by Daniel Goleman," Psychology Today 12, no. 9 (ubat 1979), s. 72. 6. J. Collier, C.B. Burckhardt ve L.H. Lin, Optical Holography (New York: Academic Press, 1971). 7. Pieter van Heerden, "Models for the Brain," Nature 227 (25 Temmuz 1970), s. 410-11. 8. Paul Pietsch, Shufflebrain: The Quest for the Hologramic Mind (Boston: Houghton Mifflin, 1981), s. 78. 9. Daniel A. Pollen ve Michael C. Tractenberg, "Alpha Rhythm and Eye Movements in Eidetic Imagery," Nature 237 (12 Mays 1972), s. 109. 10. Pribram, Languages, s. 169. 11. Paul Pietsch, "Shufflebrain," Harper's Magazine 224 (Mays 1972), s. 66. 12. Karen K. DeValois, Russell L. DeValois ve W.W. Yund, "Responses of Striate Cortex Cells to Grating and Checkerboard Patterns," Journal of Physiology, cilt 291 (1979), s. 483-505.

451

HOLOGRAFK

EVREN

13. Goleman, Psyhology Today, s. 71. 14. Larry Dossey, Space, Time and Medicine (Boston: New Science Library, 1982), s. 108-9. 15. Richard Restak, "Brain Power: A New Theory," Science Digest (Mart 1981), s. 19. 16. Richard Restak, The Brain (New York: Warner Books, 1979), s. 253. EVREN BR HOLOGRAMDIR 1. Basil J. Hiley ve F. David Peat, "The Development of David Bohm's Ideas from the Plasma to the Implicate Order," in Quantum Implications, ed. Basil J. Hiley ve F. David Peat (London: Routledge & Kegan Paul, 1987), s. 1. 2. Nick Herbert, "How Large is Starlight? A Brief Look at Quantum Reality," Revision 10, no. 1 (Yaz 1987), s. 31-35. 3. Albert Einstein, Boris Podolsky ve Nathan Rosen, "Can QuantumMechanical Description of Physical Reality Be Considered Complete?" Physical Review 47 (1935), s. 777. 4. Hiley ve Peat, Quantum, s. 3. 5. John P. Briggs ve F. David Peat, Looking Glass Universe (New York: Simon & Schuster, 1984), s. 96. 6. David Bhm, "Hidden Variables and the Implicate Order," in Quantum Implications, ed. Basil J. Hiley ve F. David Peat (London: Routledge & Kegan Paul, 1987), s. 38. 7. "Nonlocality in Physics and Psychology: An Interview with John Stewardt Bell," Psychological Perspectives (Sonbahar-K 1988), s. 306. 8. Robert Temple, "An Interview with David Bhm," New Scientist (11 Kasm 1982), s. 362. 9. Bhm, Quantum, s. 40. 10. David Bhm, Wholeness and th Implicate Order (London: Routledge & Kegan Paul, 1980), s. 205. / 11. Yazarla zel grme, 28 Ekim 1988. 12. Bhm, Wholeness, s. 192. 13. Paul Davies, Superforce (New York: Simon & Schuster 1984), s. 48. 14. Lee Smolin, "What is Quantum Mechanics Really About?" New Scientist (24 Ekim 1985), s. 43. 15. Yazarla zel grme, 14 Ekim 1988. 16. Saybrook Publishing Company, The Reach of the Mind: Nobel Prize Conversations (Dallas, Texas: Saybrook Publishing Co. 1985.), s. 91.

452

NOTLAR 17. Judith Hooper, "An Interview with Karl Pribram," Omni (Ekim 1982), s. 135. 18. Private communication with author, 8 ubat 1989. 19. Renee Weber, "The Enfolding-Unfolding Universe: A Conversation with David Bohm," The Holographic Paradigm, ed. Ken Wilber (Boulder, Colo.: New Science Library, 1982), s. 83-84. 20. Ad geen eser (a.g.e.), s. 73.

HOLOGRAFK M O D E L ve P S K O L O J
1. Renee Weber, "The Enfolding-Unfolding Universe: A Conversation with David Bohm," The Holographic Paradigm, ed. Ken Wilber (Boulder, Colo.: New Science Library, 1982), s. 72. 2. Robert M. Anderson, Jr., "A Holographic Model of Transpersonal Consciousness," Journal of Transpersonal Psychology 9, no. 2 (1977), s. 126. 3. Jon Tolaas ve Montague Ullman, "Extrasensory Communication and Dreams," in Handbook of Dreams, ed. Benjamin B. Wolman (New York: Van Nostrand Reinhold, 1979), s. 178-9. 4. Yazarla zel grme, 31 Ekim 1988. 5. Montague Ullman, "Wholeness and Dreaming," in Quantum Implications, ed. Basil J. Hiley ve F. David Peat (New York: Routledge & Kegan Paul, 1987), s. 393. 6. I. Matte-Bianco, "A Study of Schizophrenic Thinking: Its Expression in Terms of Symbolic Logic and Its Representation in Terms of Multidimensional Space," International Journal of Psychiatry 1, no. 1 (Ocak 1965), s. 93. 7. Montague Ullman, "Psi and Psychopathology", Psikoterapide Psiik Etkenler konulu Amerikan Psiik Aratrma Dernei konferansnda sunulan makale, 8 Kasm, 1986. 8. Bkz. Stephen LaBerge, Lucid Dreaming (Los Angeles: Jeremy P. Tarcher, 1985). 9. Fred Alan Wolf, Star Wave (New York: Macmillan, 1984), s. 238. 10. Jayne Gackenbach, "Interview with Physicist Fred Alan Wolf on the Physics of Lucid Dreaming," Lucidity Letter 6, no. 1 (Haziran 1987), s. 52. 11. Fred Alan Wolf, "The Physics of Dream Consciousness: Is the Lucid Dream a Parallel Universe?" Second Lucid Dreaming Symposium Proceedings/Lucidity Letter 6, no. 2 (Aralk 1987), s. 133.

453

HOLOGRAFK

EVREN

12. Stanislav Grof, Realms of the Humar Unconscious (New York: E.P. Dutton, 1976), s. 20. 13. a.g.e., s. 236. 14. a.g.e., s. 159-60. 15. Stanislav Grof, The Adventure of Self-Discovery (Albany, N.Y.: State University of New York Press, 1988), s. 108-9. 16. Stanislav Grof, Beyond the Brain (Albany, N.Y.: State University of New York Press, 1985), s. 31. 17. a.g.e., s. 78. 18. a.g.e., s. 89. , 19. Edgar A. Levenson, "A Holographic Model of Psychoanalytic Change," Contemporary Psychoanalysis 12, no. 1 (1975), s. 13. 20. a.g.e., s. 19. 21. David Shainberg, "Vortices of Thought in the Implicate Order," Quantum Implications, ed. Basil J. Hiley ve F. David Peat (New York: Routledge & Kegan Paul, 1987), s. 402. 22. a.g.e., s. 411. 23. Frank Putnam, Diagnosis and Treatment of Multiple Personality Disorder (New York: Guilford, 1988), s. 68. 24. "Science and Synchoronicity: A Conversation with C.A. Meier," Psychological Perspectives 19, no. 2 (Sonbahar-K 1988), s. 324. 25. Paul Davies, The Cosmic Blueprint (NewYork: Simon & Schuster, 1988), s. 162. 26. F. David Peat, Synchronicity: The Bridge Between Mind and Matter (New York: Bantam Books, 1987), s. 235. 27. a.g.e., s. 239. H O L O G R A F K BEDENN A R K I S I N I S Y L Y O R U M 1. Stephanie Matthews-Simonton, O. Carl Simonton ve James L. Creighton, Getting Well Again (New York: Bantam Books, 1980), s. 612. 2. Jeanne Achterberg, "Mind and Medicine: The Role of Imagery in Healing," ASPR Newsletter 14, no. 3 (Haziran 1988), s. 20. 3. Jeanne Achterberg, Imagery in Healing (Boston, Mass.: New Science Library, 1985), s. 134. 4. Yazarla zel grme, 28 Ekim 1988. 5. Achterberg, ASPR Newsletter, s. 20. 6. Achterberg, Imagery, s. 78-9.

454

NOTLAR 7. Jeanne Achterberg, Ira Collerain ve Pat Craig, "A Possible Relationship between Cancer, Mental Retardation, and Mental Disorders," Journal of Social Science and Medicine 12 (Mays 1978), s. 135-39. 8. Bernie S. Siegel, Love, Medicine, and Miracles (New York: Harper & Row, 1986), s. 32. 9. Achterberg, Imagery, s. 182-7. 10. Bernie S. Siegel, Love s. 29. 11. Charles A. Garfield, Peak Performance: Mental Training Techniques of the World's Greatest Athletes (New York: Warner Books, 1984), s. 16. 12. a.g.e.,s. 62. 13. Mary Orser ve Richard Zarro, Changing Your Destiny (New York: Harper & Row, 1989), s. 60. 14. Barbara Brown, Supermind: The Ultimate Energy (New York: Harper & Row, 1980), s. 274: Larry Dossey'nin Space, Time, and Medicine adl kitabnda getii gibi (Boston, Mass.: New Science Library, 1982), s. 112. 15. Brown, Supermind, s. 275: Larry Dossey'nin Space, Time, and Medicine adl kitabnda getii gibi (Boston, Mass.: New Science Library, 1982), s. 112-3. 16. Larry Dossey, Space, Time, and Medicine (Boston, Mass.: New Science Library, 1982), s. 112. 17. Yazarla zel grme, 8 ubat 1989. 18. Brendan O'Regan, "Healing, Remission, and Miracle Cures," Institute of Noetic Sciences Special Report (Mays 1987), s. 3. 19. Lewis Thomas, The Medusa and the Snail (New York: Bantam Books, 1980), s. 63. 20. Thomas J. Hurley III, "Placebo Effects: Unmapped Territory of Mind/ Body Interactions," Investigations 2, no. 1 (1985), s. 9. 21. a.g.e. 22. Steven Locke and Douglas Colligan, The Healer Within (New York: New American Library, 1986), s. 224. 23. a.g.e., s. 227. 24. Bruno Klopfer, "Psychological Variables in Human Cancer," Journal of Prospective Techniques 31 (1957), s. 331-40. 25. O'Regan, Special Report, s. 4. 26. G. Timothy Johnson and Stephen E. Goldfinger, The Harvard Medical School Health Letter Book (Cambridge, Massachusetts: Harvard University Press, 1981), s. 416.

455

HOLOGRAFK

EVREN

27. Herbert Benson ve Davin P. McCallie, Jr., "Angina Pectoris and the Placebo Efect," New England Journal of Medicine 300, no. 25 (1979), s. 1424-29. 28. Johnson ve Goldfinger, Health Letter Book, s. 418. 29. Hurley, Investigations^. 10. 30. Richard Alpert, Be Here Now (San Cristobal, N.M.: Lama Foundation, 1971). 31. Lyall Watson, Beyond Supemature (New York: Bantam Books, 1988), s. 215. 32. Ira L. Mintz, "A Note on the Addictive Personality," American Journal of Psychiatry 134, no. 3 (1977), s. 327. 33. Alfred Stelter, Psi-Healing (New York: Bantam Books, 1976). s. 8. 34. Thomas J. Hurley III, "Placebo Learning: The Placebo Effect as a Conditioned Response," Investigations 2, no. 1 (1985), k. 23. 35. O'Regan, Special Report, s. 3. 36. Thomas J Hurley III un, "Varieties of Placebo Experience: Can One Definition Encompass Them All?" yazsnda getii gibi Investigations 2, no. 1 (1985), s. 13. 37. Daniel Seligman, "Great Moments in Medical Research," Fortune 117, no. 5 (29 ubat 1988), s. 25. 38. Daniel Goleman, "Probing the Enigma of Multiple Personality," New York Times (25 Haziran 1988), s. CI. 39. Yazarla zel grme, 11 Ocak 1990. 40. Richard Restak, "People with Multiple Minds," Science Digest 92, no. 6 (Haziran 1984), s. 76. 41. Daniel Goleman, "New Focus on Multiple Personality," New York Times (21 Mays 1985), s. CI. 42. Truddi Chase, Wlien Rabbit Howls (new York: E. P. Dutton, 1987), s. x. 43. Thomas J. Hurley III, "Inner Faces of Multiplicity," Investigations 1, no. 3/4 (1985), s. 4. 44. Thomas J. Hurley III, "Multiplicity & the Mind-Body Problem: New Windows to Natural Plasticity," Investigations 1, no. 3 / 4 (1985), s. 19. 45. Bronislaw Malinowski, "Baloma: The Spirits of the Dead in the Trobriand Islands," Journal of the Royal Anthropological Institute of Great Britain and Ireland 46 (1916), s. 353-430. 46. Watson, Beyond Supernature, s. 58-60. 47. Joseph Chilton Pearce, The Crack in the Cosmic Egg (New York: Pocket Books, (1974), s. 86.

456

NOTLAR 48. Pamela Weintraub, "Preschool?" Omni 11, no. 11 (Austos 1989), s. 38. 49. Kathy A. Fackelmann, "Hostility Boosts Risk of Heart Trouble," Science News 135, no. 4 (28 Ocak 1989), s. 60. 50. Steven Locke, in Lengevity (Kasm 1988), "Your Mind's Healing Powers," yazsnda getii gibi Reader's Digest (Eyll 1989), s. 5. 51. Bruce Bower, "Emotion-Immunity Link in HIV Infection," Science News 134, no. 8 (20 Austos 1988), s. 116. 52. Donald Robinson, "Your Attitude Can Make You Well," Reader's Digest (Nisan 1987), s. 75. 53. Daniel Goleman'n New York Times (20 Nisan 1989), "Your Mind's Healing Powers," yazsnda getii gibi Reader's Digest (Eyll 1989), s. 6. 54. Robinson, Reader's Digest, s. 75. 55. Signe Hammer, 'The Mind as Healer," Science Digest 92, no. 4 (Nisan 1984), s. 100. 56. John Raymon, "Jack Schwarz: The Mind Over Body Man," New Realities 11, no. 1 (Nisan 1978), s. 72-76; ayn zamanda bkz. "Jack Schwarz: Probing... but No Needles Anymore," Brain/Mind Bulletin 4, no. 2 (4 Arahk 1978), s. 2. 57. Stelter, Psi-Healing, s. 121-124. 58. Donna ve Gilbert Grosvenor, "Ceylon," National Geographic 129, no. 4 (Nisan 1966). 59. D. D. Kosambi, "Living Prehistory in India," Scientific American 216, no. 2 (ubat 1967), s. 104. 60. A. A. Mason, "A Case of Congenital Ichthyosiform," British Medical Journal 2 (1952), s. 422-423. 61. O'Regan, Special Report, s. 9. 62. D. Scott Rogo, Miracles (New York: Dial Press, 1982), s. 74. 63. Herbert Thurston, The Physical Phenomena of Mysticism (Chicago: Henry Regnery Company, 1952), s. 120-129. 64. Thomas of Celano, Vita Prima (1229), Thurston'un Physical Phenomena adl kitabnda getii gibi, s. 45-46. 65. Alexander P. Dubrov ve Veniamin N. Pushkin, Parapsychology and Contemporary Science. ev.: Aleksandr Petrovich (New York: Plenum, 1982), s. 50. 66. Thurston, Physical Phenomena, s. 68. 67. a.g.e. 68. Charles Fort, The Complete Books of Charles Fort (New York: Dover, 1974), s. 1022.

457

HOLOGRAFK

EVREN

69. a.g.e., s. 964. 70. Yazarla zel grme, 3 Kasm 1988. 71. Candace Pert ve Harris Dienstfrey, "The Neuropeptide Network," in Neuroimmunomodulation: Interventions in Aging and Cancer, ed. Walter Pierpaoli ve Novera Herbert Spector (New York: New York Academy of Sciences, 1988), s. 189-194. 72. Terrence D. Oleson, Richard J. Kroening ve David E. Breler, "An Experimental Evaluation of Auricular Diagnosis: The Somatotopic Mapping of Musculoskeletal Pain at Ear Acupuncture Points," Pain 8 (1980), s. 217-229. 73. Yazarla zel grme, 24 Eyll 1988. 74. Terrence D. Oleson ve Richard J. Kroening, "Rapid Narcotic Detoxification in Chronic Pain Patients Treated with Auricular Electroacupuncture and Naloxone," International Journal of the Addictions 20, no. 9. (1985), s. 1347-1360. 75. Richard Leviton, "The Holographic Body," East West 18, no. 8 (Austos 1988), s. 42. 76. a.g.e., s. 45. 77. a.g.e., s. 36-47. 78. "Fingerprints, a Clue to Senility," Science Digest 91, no. 11 (Kasm 1983), s. 91. 79. Michael Meyer, "The Way the Whorls Turn," Neiusweek (13 ubat 1989), s. 73. B R AVU M U C Z E 1. D. Scott Rogo, Miracles (New York: Dial Press, 1982), s. 79. 2. a.g.e., s. 85; ayn zamanda bkz. Herbert Thurston, The Physical Phenomena of Mysticism (London: Burns Oates, 1952); ve A. P. Schimberg, The Story of Therese Neumann (Milwaukee, Wis.: Bruce Publishing Co., 1947). 3. David J. Bhm, "A New Theory of the Relationship of Mind and Matter," Journal of the American Society for Psychical Research 80, no. 2 (Nisan 1986), s. 128. 4. a.g.e., s. 132. 5. Robert G. Jahn ve Brenda J. Dunner, Margins of Reality: The Role of Consciousness in the Physical World (New York: Harcourt Brace Jovanovich, 1987), s. 91-123. 6. a.g.e., s. 144.

458

NOTLAR 7. Yazarla zel grme, 16 Aralk 1988. 8. Jahn ve Dunne, Margins, s. 142. 9. Yazarla zel grme, 16 Aralk 1988. 10. Yazarla zel grme, 16 Aralk 1988. 11. Steve Fishman, "Questions for the Cosmos," New York Times Magazine (26 Kasm 1989), s. 55. 12. Yazarla zel grme, 25 Kasm 1988. 13. Rex Gardner, "Miracles of Healing in Anglo-Celtic Northumbria as Recorded by the Venerable Bede and His Contemporaries: A Reappraisal in the Light of Twentieth-Century Experience," British Medical Journal 287 (Aralk 1983), s. 1931. 14. Max Freedom Long, The Secret Science Behind Miracles (New York: Robert Collier Publications, 1948), s. 191-92. 15. Louis-Basile Carre de Montgeron, La Vrit des Miracles (Paris: 1737), cilt. i, s. 380, H. P. Blavatsky'nin Isis Unveiled, kitabnda bahsedildii gibi, cilt i (New York: J. W. Bouton, 1877), s. 374. 16. a.g.e. s. 374. 17. B. Robert Kreiser, Miracles, Convulsions, and Ecclesiastical Politics in Early Eighteenth-Century Paris (Princeton, N. J.: Princeton University Press, 1978), s. 260-61. 18. Charles Mackey, Extraordinary Popular Delusions and the Madness of Crowds (London: 1841) s. 318. 19. Kreiser, Miracles, s. 174. 20. Stanislav Grof, Beyond the Brain (Albany, N.Y.: State University of New York Press, 1985), s. 91. 21. Long, Secret Science, s. 31-39. 22. Frank Podmore, Mediums of the Nineteenth Century, cilt 2 (New Hyde Park, N.Y.: University Book, 1963), s. 264. 23. Vincent H. Gaddis Mysterious Fires and Lights (New York: Dell, 1967), s. 114-115. 24. Blavatsky, Isis, s. 370. 25. Podmore, Mediums, s. 264. 26. Will ve Ariel Durant, The Age of Louis XIV, cilt XIII (New York: Simon & Schuster, 1963), s. 73. 27. Franz Werfel, 77ie Song of Bernadette (Garden City, N.Y.: Sun Dial Press, 1944), s. 326-327. 28. Gaddis, Mysterious Fires, s. 106-107. 29. a.g.e., s. 106. 30. Berthold Schwarz, "Ordeals by Serpents, Fire, ad Strychnine," Psychiatric Quarterly 34 (1960), s. 405-429.

459

HOLOGRAFK

EVREN

31. Yazarla zel grme, 17 Temmuz 1989. 32. Karl H. Pribram, "The Implicate Brain," in Quantum Implications, ed. Basil J. Hiley ve F. David Peat (London: Routledge & Kegan Paul, 1987), s. 367. 33. Yazarla zel grme, 8 ubat 1989; ayn zamanda bkz. Karl H. Pribram, "The Cognitive Revolution ve Mind/Brain Issues," American Psychologist 41, no. 5 (Mays 1986), s. 507-519. 34. Yazarla zel grme, 25 Kasm 1988. 35. Gordon G. Globus, "Three Holonomic Approaches to the Brain," in Quantum Implications, ed. Basil J. Hiley ve F. David Peat (London: Routledge & Kegan Paul, 1987), s. 372-385; ayn zamanda bkz, Judith Hooper ve Dick Teresi, The Three-Pound Universe (New York: Dell, 1986), s. 295-300. 36. Yazarla zel grme, 16 Aralk 1988. 37. Malcolm W. Browne, "Quantum Theory: Disturbing Questions Remain Unresolved," New York Times (11 ubat 1986), s. C3. 38. a.g.e. 39. Jahn ve Dunne, Margins, s. 319-320; ayn zamanda bkz. Dietrick E. Thomsen, "Anomalons Get More ve More Anomalous," Science News 125 (25 ubat 1984). 40. Christine Sutton, "The Secret Life of the Neutrino," New Scientist 117, no. 1595 (14 Ocak 1988), s. 53-57; ayn zamanda bkz. "Soviet Neutrinos Have Mass," New Scientist 105, no. 1446 (7 Mart 1985), s. 23; ve Dietrick E. Thomsen, "Ups and Downs of Neutrino Oscillation," Science Neivs 117, no. 24 (14 Haziran 1980), s. 377-383. 41. S. Edmunds, Hypnotism and the Supernormal (London: Aquarian Press, 1967), Lyall Watson'un Supernature kitabnda getii gibi (New York: Bantam Books, 1973), s. 236. 42. Leonid L. Vas\\\e\, Experiments in Distant Influence (New York: E. P. Dutton, 1976). 43. Bkz. Russell Targ ve Harold Puthoff, Mind-Reach (New York: Delacorte Press, 1977). 44. Fishman, New York Times Magazine, s. 55; ayn zamanda bkz. Jahn ve Dunne, Margins, s. 187. 45. Charles Tart, "Physiological Correlates of Psi Cognition," International Journal of Neuropsychiatry 5, no. 4 (1962). 46. Targ ve Puthoff, Mind-Reach, s. 130-133. 47. E. Douglas Dean, "Plethysmograph Recordings of ESP Responses," International Journal of Neuropsychiatry 2 (Eyll 1966).

460

NOTLAR 48. Charles T. Tart, "Psychedelic Experiences Associated with a Novel Hypnotic Procedure, Mutual Hypnosis," in Altered States of Consciousness, Charles T. Tart (New York: John Wiley & Sons, 1969), s. 291-308. 49. a.g.e. 50. John P. Briggs ve F. David Peat, Looking Glass Universe (New York: Simon & Schuster, 1984), s. 87. 51. Targ ve Puthoff, Mind-Reach, s. 130-133. 52. Russell Targ, et al., Research in Parapsychology (Metuchen, N.J.: Scarecrow, 1980). 53. Bhm, Journal of the Americam Society for Psychical Research, s. 132. 54. Jahn ve Dunne, Margins, s. 257-259. 55. Gardner, British Medical Journal, s. 1930. 56. Lyall Watson, Beyond Supernature (New York: Bantam Books, 1988), s. 189-191. 57. A. R. G. Owen, Can We Explain the Poltergeist (New York: Garrett Publications, 1964). 58. Erlendur Haraldsson, Modern Miracles: An Investigative Report on Psychic Phenomena Associated with Sathya Sai Baba (New York: Fawcett Columbine Books, 1987), s. 26-27. 59. a.g.e., s. 35-36. 60. a.g.e., s. 290. 61. Paramahansa Yogananda, Autobiography of a Yogi (Los Angeles: SelfRealization Fellowship, 1973), s. 134. 62. Rogo, Miracles, s. 173. 63. Lyall Watson, Gifts of Unknown Things (New York: Simon & Schuster, 1976), s. 203-204. 64. Yazarla zel grme, 9 ubat 1989. 65. Yazarla zel grme, 17 Ekim 1988. 66. Yazarla zel grme, 16 Aralk 1988. 67. Judith Hooper ve Dick Teresi, The Three-Pound Universe (New York: Dell, 1986), s. 300. 68. Carlos Castaeda, Tales of Power (New York: Simon & Schuster, 1974), s. 100. 69. Marilyn Ferguson, "Karl Pribram's Changing Reality," in The Holographic Paradigm, ed. Ken Wilber (Boulder, Colo.: New Science Library, 1982), s. 24. 70. Erlendur Haraldsson and Loftur R. Gissurarson, The Icelandic Physical Medium: Indridi Indridason (London: Society for Psychical Research, 1989).

461

HOLOGRAFK

EVREN

HOLOGRAFK B A K I
1. Karl Pribram, "The Neurophysiology of Remembering," Scientific American 220 (Ocak 1969), s. 76-78. 2. Judith Hooper, "Interview: Karl Pribram," Omni 5, no. 1 (Ekim 1982), s. 172. 3. Wil van Beek, Hazrat Inayat Khan (New York: Vantage Press, 1983), s. 135. 4. Barbara Ann Brennan, Hands of Light (New York: Bantam Books, 1987), s. 3-4. 5. a.g.e., s. 4. 6. a.g.e. kapak. 7. a.g.e. kapak. 8. a.g.e., s. 26. 9. Yazarla zel grme, 13 Kasm 1988. 10. Shafica Karagulla, Breakthrough to Creativity (Marina Del Rey, Calif.: DeVorss), 1967), s. 61. 11. a.g.e., s. 78-79. 12. W. Brught Joy, Joy's Way (Los Angeles: J. P. Tarcher, 1979), s. 155-56. 13. a.g.e., s. 48. 14. Michael Crichton, Travels (New York: Knopf, 1988), s. 262. 15. Ronald S. Miller, "Bridging the Gap: An Interview with Valerie Hunt," Science of Mind (Ekim 1983), s. 12. 16. Yazarla zel grme, 7 ubat 1990. 17. a.g.e. 18. a.g.e. 19. a.g.e. 20. Valerie V. Hunt, "Infinite Mind," Magical Blend, no. 25 (Ocak 1990), s. 22. 21. Yazarla zel grme, 28 Ekim 1988. 22. Robert Temple, "David Bohm," New Scientist (11 Kasm 1982), s. 362. 23. Yazarla zel grme, 13 Kasm 1988. 24. Yazarla zel grme, 18 Ekim 1988. 25. Yazarla zel grme, 13 Kasm 1988. 26. a.g.e. 27. a.g.e. 28. George F. Dole, A View from Within (New York: Swedenborg Foundation, 1985), s. 26.

462

NOTLAR 29. George F. Dole, "An Image of God in a Mirror," in Emmanuel Swedenborg: A Continuing Vision, ed. Robin Larsen (New York: Swedenborg Foundation, 1988), s. 376. 30. Brennan, Hands, s. 26. 31. Yazarla zel grme, 13 Eyll 1988. 32. Karagulla, Breakthrough, s. 39. 33. a.g.e., s. 132. 34. D. Scott Rogo, "Shamanism, ESP, and the Paranormal," in Shamanism, ed. Shirley Nicholson (Wheaton, III.: Theosophical Publishing House, 1987), s. 135. 35. Michael Hamer ve Gary Doore, "The Ancient Wisdom in Shamanic Cultures," in Shamanism, ed. Shirley Nicholson (Wheaton, III.: Theosophical Publishing House, 1987), s. 10. 36. Michael Harner, The Way of the Shaman (New York: Harper & Row, 1980), s. 17. 37. Richard Geber, Vibrational Medicine (Santa Fe, N.M.: Bear & Co., 1988), s. 115. 38. a.g.e., s. 154. 39. William A. Tiller, "Consciousness, Radiation, and the Developing Sensory System," The Psychic Frontiers of Medicine adl kitabnda getii gibi, ed. Bill Schul (New York: Ballantine Books, 1977), s. 95. 40. a.g.e. s. 94. 41. Hiroshi Motoyama, Theories of the Chakras (Wheaton, III.: Theosophical Publishing House, 1981), s. 239. 42. Richard M. Restak, "Is Free Will a Fraud?" Science Digest (October 1983), s. 52. 43. a.g.e. 44. Yazarla zel grme, 7 ubat 1990. 45. Yazarla zel grme, 13 Kasm 1988. Z H N D E N IKAN ZAMAN 1. Bkz. Stephan A. Schwartz, The Secret Vaults of Time (New York: Grosset & Dunlap, 1978); Stanislaw Poniatowski, "Parapsychological Probing of Prehistoric Cultures," Psychic Archaeology, ed. J. Goodman (New York: G. P. Putnam & Sons, 1977); ve Andrzey Borzmowski, "Experiments with Ossowiecki," International Journal of Parapsychology 7, no. 3 (1965), s. 259-284. 2. J. Norman Emerson, "Intuitive Archaeology," Midden 5, no. 3 (1973).

463

HOLOGRAFK

EVREN

3. J. Norman Emerson, "Intuitive Archaelogy: A Psychic Approach," New Horizon 1, no. 3 (1974), s. 14. 4. Jack Harrison Pollack, Croiset the Clairvoyant (New York: Doubleday, 1964). 5. Lawrence LeShan, The Medium, the Mystic, and the Physicist (New York: Ballantine Books, 1974); s. 30-31. 6. Stephan A. Schwartz, The Secret Vaults of Time (New York: Grosset & Dunlap, 1978), s. 226-237; ayn zamanda bkz. Clarence W. Weiant, "Parapsychology and Anthropolgy," Manas 13, no. 15 (1960). 7. Schwartz, yukarda belirtilen eser, s. x ve 314. 8. Yazarla zel grme, 28 Ekim 1988. 9. Yazarla zel grme, 18 Ekim 1988. 10. Bkz. Glenn D. Kittler, Edgar Cayce on the Dead Sea Scrolls (New York: Warner Bokks, 1970). 11. Marilyn Ferguson, "Quantum Brain-Action Approach Complements Holographic Model," Brain-Mind Bulletin, gncelletirilmi zel say (1978), s. 3. 12. Edmund Gurney, F. W. H. Myers ve Frank Podmore, Phantasms of the Living (Iondon: Trubner's, 1886). 13. Bkz. J. Palmer, "A Community Mail Survey of Psychic Experiences," Journal of the American Society for Psychical Research 73 (1979), s. 221251; H. Sidgwich ve komite, "Report on the Census of Hallucinations," Proceedings of the Society for Psychical Research 10 (1894), s. 25422; ve D. J. West, "A Mass-Observation Questionnaire on Hallucinations," Journal of the Society for Psychical Research 34 (1948), s. 187-196. 14. W. Y. Evans-Wentz, The Fairy-Faith in Celtic Countries (Oxford: Oxford University Press, 1911), s. 485. 15. a.g.e.,s. 123. 16. Charles Fort,Neio Lands (New York: Boni & Liveright, 1923), s. 111. 17. Bkz. Max Freedom Long, The Secret Science behind Miracles (Tarrytown, N.Y.: Robert Collier Publications, 1948), s. 206-208. 18. Editors of Time-Life Books, Ghosts (Alexandria, Va.: Time-Life Books, 1984), s. 75. 19. Editors of Reader's Digest, Strange Stories, Amazing Facts (Pleasantville, N.Y.: Reader's Digest Association, 1976), s. 384-385. 20. J. B. Rhine, "Experiments Bearing on the Precognition Hypothesis: III. Mechanically Selected Cards," Journal of Parapsychology 5 (1941). 21. Helmut Schmidt, "Psychokinesis", in Psychic Exploration: A Challenge to Science, ed. Edgar Mitchell ve John White (New York: G. P. Putnam's Sons, 1974), s. 179-193.

464

NOTLAR 22. Montague UHman, Stanley Krippner ve Alan Vaughan, Dream Telepathy (New York: Macmillan, 1973). 23. Russell Targ ve Harold Puthoff, Mind-Reach (New York: Delacorte Press, 1977), s. 116. 24. Robert G. Jahn ve Brenda J. Dunne, Margins of Reality (New York: Harcourt Brace Jovanovich, 1987), s. 160,185. 25. Jule Eisenbud, "A Transatlantic Experiment in Precognition with Gerard Croiset," Journal of American Society of Psychological Research 67 (1973), s.1-25; ayn zamanda bkz. J. H. C. Tenhaeff, "Seat Experiments with Gerard Croiset," Proceedings Parapsychology 1 (1960), s. 53-65; ve U. Timm, "Neue Experiments mit dem Sensitiven Gerard Croiset," Z. F. Parapsychologica und Grezgeb. dem Psychologia 9 (1966), s. 30-59. 26. Marilyn Ferguson, Bulletin, s. 4. 27. Yazarla zel grme, 26 Eyll 1989. 28. David Loye, The Sphinx and the Rainbow (Boulder, Col.: Shambhala, 1983). 29. Bernard Gittelson, Intangible Evidence (New York: Simon & Schuster, 1987), s. 174. 30. Eileen Garrett, My Life as a Search for the Meaning of Mediumship (London: Ryder & Company, 1949), s. 179. 31. Edith Lyttelton, Some Cases of Prediction (London: Bell, 1937). 32. Louisa E. Rhine, "Frequency of Types of Experience in Spontaneous Precognition," Journal of Parapsychology 18, no. 2 (1954); ayn zamanda bkz. "Precognition and Intervention," Journal of Parapsychology 19 1955); ve Hidden Channels of the Mind (New York: Sloane Associates, 1961). 33. E. Douglas Dean, "Precognition and Retrocognition," in Psychic Exploration, ed. Edgar D. Mitchell ve John White (New York: G. P. Putnam's Sons, 1974), s. 163. 34. Bkz. A. Foster, "ESP Tests with American Indian Children," Journal of Parapsychology 7, no. 94 (1943); Dorothy H. Pope, "ESP Tests with Primitive People," Parapsychology Bulletin 30, no. 1 (1953); Ronald Rose ve Lyndon Rose, "Psi Experiments with Australian Aborigines," Journal of Parapsychology 15, no. 122 (1951); Robert L. Van de Castle, "Anthropology and Psychic Research," in Psychic Exploration, ed. Edgar D. Mitchell and John White (New York: G. P. Putnam's Sons, 1974); ve Robert L. Van de Castle, "Psi Abilities in Primitive Groups," Proceedings of the Parapsychological Association 7, no. 97 (1970).

465

HOLOGRAFK

EVREN

35. Ian Stevenson, "Precognition of Disasters," Journal of the American Society for Psychical Research 64, no. 2 (1970). 36. Karlis Osis ve J. Fahler, "Space and Time Variables in ESP," Journal of the American Society for Psychical Research 58 (1964). 37. Alexander P. Dubrov ve Veniamin N. Pushkin, Parapsychology and Contemporary Science, ev. Aleksandr Petrovich (New York: Consultants Bureau, 1982), s. 93-104. 38. Arthur Osborn, The Future Is Now: The Significance of Precognition (New York: University Books, 1961). 39. Ian Stevenson, "A Review and Analysis of Paranormal Experiences Connected with the Sinking of the Titanic," Journal of the American Society for Psychical Research 54 (1960), s. 153-171; ayn zamanda bkz. Ian Stevenson, "Seven More Paranormal Experiences Associated with the Sinking of the Titanic," Journal of the American Society for Psychical Research 59 (1965), s. 211-225. 40. Loye, Sphinx, s. 158-165. 41. Yazarla zel grme, 28 Ekim 1988. 42. Gittelson, Evidence, s. 175. 43. a.g.e., s. 125. 44. Long, yukarda belirtilen eser, s. 165. 45. Shafica Karagulla, Breakthrough to Creativity (Marina Del Rey, Calif.: DeVorss, 1967), s. 206. 46. H. N. Banerjee'ye gre, in Americans Who Have Been Reincarnated (New York: Macmillan Publishing Company, 1980), s. 195, Chicago State niversitesinde felsefe profesr olan James Parejko tarafndan yaplan bir almada, ipnotize edilen 100 denekten 93 nn muhtemel bir nceden varolu bilgisi rettii belirlenmitir; Whitton da kendi ipnotize edilebilir deneklerinin hepsinin bylesi hatralar hatrlayabildiklerini grmtr. 47. M. Gerald Edelstein, Trauma, Trance and Transformation (New York: Brunner/Mazel, 1981). 48. Michael Talbot, "Lives between Lives: An Interview with Dr. Joel Whitton" Omni WholeMind Newsletter 1, no. 6 (Mays 1988), s. 4. 49. Joel L. Whitton ve Joe Fisher, Life between Life (New York: Doubleday, 1986), s. 116-127. 50. a.g.e., s. 154. 51. a.g.e., s. 156. 52. Yazarla zel grme, 9 Kasm 1987. 53. Whitton ve Fisher, Life, s. 43.

466

NOTLAR 54. a.g.e., s. 47. 55. a.g.e., s. 152-153. 56. a.g.e., s. 52. 57. Willam E. Cox, "Precognition: An Analysis I and II," Journal of the American Society for Psychical Research 50 (1956). 58. Whitton ve Fisher, Life, s. 186. 59. Bkz. Ian Stevenson, Twenty Cases Suggestive of Reincarnation (Charlottsville, Va.: University Press of Virginia, 1974); Cases of the Reincarnation Type (charlottesville, Va.: University Press of Virginia, 1974), cilt 1-4; ve Children Who Remember Their Past Lives (Charlottesville, Va.: University Press of Virginia, 1987). 60. stteki referanslara baknz. 61. Ian Stevenson, Children Who Remember Previous Lives (Charlottesville, Va.: University Press of Virginia, 1987), s. 240-43. 62. a.g.e., s. 259-260. 63. Stevenson, Twenty Cases, s. 180. 64. a.g.e., s. 196,233. 65. a.g.e., s. 92. 66. Sylvia Cranston ve Carey Williams, Reincarnation: A New Horizon in Science, Religion, and Society (New York: Julian Press, 1984), s. 67. 67. a.g.e., s. 260. 68. Ian Stevenson, "Some Questions Related to Cases of the Reincarnation Type," Journal of the American Society for Psychical Research (Ekim 1974), s. 407. 69. Stevenson, Children, s. 255. 70. Journal of the American Medical Association (1 Aralk 1974), Cranston ve Williams'ta bahsedildii gibi, Reincarnation, s. x. 71. J. Warneck, Die Religion der Batak (Gottingen, 1909), Holger Kalweit'in Dreamtime and Inner Space: The World of the Shaman adl kitabnda getii gibi (Boulder, Colo.: Shambhala, 1984), s. 23. 72. Basil Johnston, Und Manitu erschuf die Wilt. Mythen and Visionen der Ojibwa (Cologne: 1979), Holger Kalweit'in Dreamtime and Inner Space: The World of the Shaman adl kitabnda getii gibi (Boulder, Colo.: Shambhala, 1984), s. 25. 73. Long, yukarda belirtilen eser, s. 165-169. 74. a.g.e., s. 193. 75. John Blofeld, The Tantric Mysticism of Tibet (New York: E. P. Dutton, 1970), s. 84; ayn zamanda bkz. Alexandra David-Neel, Magic and Mystery in Tibet (Baltimore, Md.: Penguin Books, 1971), s. 293.

467

HOLOGRAFK

EVREN

76. Henry Corbin, Creative Imagination in the Sufism oflbn 'Arabi, ev. Ralph Manheim (Princeton, N.J.: Princeton University Press, 1969), s. 221-236. 77. Hugh Lynn Cayce, The Edgar Cayce Reader, Cilt II (New York: Paperback Library, 1969), s. 25-26; ayn zamanda bkz. Noel Langley, Edgar Cayce on Reincarnation (New York: Warner Books, 1967), s. 43. 78. Paramahansa Yogananda, Man's Eternal Quest (Los Angeles: Self-Realization Fellowship, 1982), s. 238. 79. Thomas Byron, The Dhammapada: The Sayings of Buddha (New York: Vintage Books, 1976), s. 13. 80. Swami Prabhavananda ve Frederich Manchester, ev. The Upanishads (Hollywood, Calif.: Vedanta Press, 1975), s. 177. 81. Iamblichus, The Egyptian Mysteries, ev. Alexander Wilder (New York: Metaphysical Publications, 1911), s. 122,175, 259-260. 82. ncil, Matta 7: 7 , 1 7 , 2 0 . 83. Rabbi Adin Steinsaltz, The Thirteen-Petaled Rose (New York: Basic Books, 1980), s. 64-65. 84. Jean Houston, The Possible Human (Los Angeles: J. P. Tarcher, 1982), s. 200-205. 85. Mary Orser ve Richard A. Zarro, Changing Your Destiny (San Francisco: Harper & Row, 1989), s. 213. 86. Horence Graves, "The Ultimate Frontier: Edgar Mitchell, the Astronaut-Turned-Philosopher Explores Star Wars, Spirituality, and How We Create Our Own Reality," New /4ee(Mayis/Haziran 1988), s. 87. 87. Helen Wambach, Reliving Past Lives (New York: Harper & Row, 1978), s. 116. 88. Chet B. Snow ve Helen Wambach, Mass Dreams of the Future (New York: Mc Graw-Hill, 1989), s. 218. 89. Henry Reed, "Reaching into the Past with Mind over Matter," Venture Inward 5, no. 3 (Mays/Haziran 1989), s. 6. 91. Anne Moberly ve Eleanor Jourdain, An Adventure (London: Faber, 1904). 92. Andrew Mackenzie, The Unexplained (London: Barker, 1966), Ted Holiday'in The Goblin Universe adl kitabnda getii gibi (St. Paul, Minn.: Llewellyn Publications, 19786), s. 96. 93. Gardner Murphy ve H. L. Klemm, "Unfinished Business," Journal of the American Society for Psychical Research 60, no. 4 (1966), s. 5.

468

NOTLAR S P E R H O L O G R A M D A YOLCULUK 1. Dean Shiled, "A Cross-Cultural Study of Beliefs in Out-of-the-Body Experiences," Journal of the Society for Psychical Research 49 (1978), s. 697-741. 2. Erika Bourguignon, "Dreams and Altered States of Consciousness in Anthropological Research," in Psychological Anthropology, ed. F. L. K. Hsu (Cambridge, Mass.: Sckenkman, 1972), s. 418. 3. Celia Green, Out-of-the-Body Experiences (Oxford, England: Institute of Psychophysical Research, 1968). 4. D. Scott Rogo, Leaving the Body (New York: Prentice-Hall, 1983), s. 5. 5. a.g.e. 6. Stuart W. Twemlow, Glen O. Gabbard, ve Fowler C. Jones, "The Outof Body Experience: I, Phenomenology; II, Psychological Profile; III, Differential Diagnosis" Amerikan Psikiyatri Birliinin 1980 yl oturumunda yaynlanan makaleler. Ayn zamanda bkz. Twemlow, Gabbard ve Jones "The Out-of-Body Experience: A Phenomenological Typology Based on Questionnaire Responses," American Journal of Psychiatry 139 (1982), s. 450-455. 7. a.g.e. 8. Bruce Greyson ve C. P. Flynn, The Near-Death Experience (Chicago: Charles C. Thomas, 1984), Stanislov Grof'un T)\e Adventure of SelfDiscovery adl kitabnda getii gibi (Albany, N.Y.: SUNY Press, 1988), s. 71-72. 9. Michael B. Sabom, Recollections of Death (New York: Harper & Row, 1982), s. 184. 10. Jean-Noel Bassior, "Astral Travel," New Age Journal (Kasm/Aralk 1988), s. 46. 11. Charles Tart, "A Psychophysiological Study of Out-of-the-Body Experiences in a Selected Subject," Journal of the American Society for Psychical Research 62 (1968), s. 3-27. 12. Karlis Osis, "New ASPR Research on Out-of-the-Body Experiences," Newsletter of the American Society for Psychical Research 14 (1972); ayn zamanda bkz. Karlis Osis, "Out-of-Body Research at the American Society for Psychical Research," in Mind beyond the Body, ed. D. Scott Rogo (New York: Penguin, 1978), s. 162-169. 13. D. Scott Rogo, Psychic Breakthroughs Today (Wellingborough, Great Britain: Aquarian Press, 1987), s. 163-164. 14. J. H. M. Whiteman, The Mystical Life (London: Faber & Faber, 1961).

469

HOLOGRAFK

EVREN

15. Robert A. Monroe, Journeys Out of the Body (New York: Anchor Press/Doubleday, 1971), s. 183. 16. Robert a. Monroe, Far Journeys (New York: Doubleday, 1985), s. 64. 17. David Eisenberg, Thomas Lee Wright ile, Encounters with Qi (New York: Penguin, 1987), s. 79-87. 18. Frank Edwards, "People Who Saw without Eyes," Strange People (London: Pan Books, 1970). 19. A. Ivanov, "Soviet Experiments in Eyeless Vision," International Journal of Parapsychology 6 (1964); ayn zamanda bkz M. M. Bongard ve M. S. Smirnov, "About the 'Dermal Vision' of R. Kuleshova," Biophysics 1 (1965). 20. A. Rosenfeld, "Seeing Colors with the Fingers," Life (12 Haziran 1964), Kuleshova hakknda daha kapsaml bir rapor ve genel olarak "gz olmakszn grme" iin, bkz. Sheila Ostrander ve Lynn Schroeder, Psychic Discoveries Behind the Iron Curtain (New York: Bantam Books, 1970), s. 170-185. 21. Rogo, Psychic Breakthroughs, s. 161. 22. a.g.e. 23. Janet Lee Mitchell, Out-of-Body Experiences (New York: Ballantine Books, 1987), s. 81. 24. August Strindberg, Legends (1912 basks), Colin Wilson'un The Occult adl kitabnda getii gibi (New York: Vintage Books, 1973), s. 56-57. 25. Monroe, Journeys Out of the Body, s. 184. 26. Whiteman, Mystical Life, Mitchell'in Experiences adl kitabnda getii gibi, s. 44. 27. Karlis Osis ve Erlendur Haraldsson, "Deathbed Observations by Physicians and Nurses: A Cross-Cultural Survey," The Journal of the American Society for Psychical Research 71 (Temmuz 1977), s. 237-259. 28. Raymond A. Moody, Jr., Paul Perry ile, The Light Beyond (New York: Bantam Books, 1988), s. 14-15. 29. a.g.e. 30. Elisabeth Kubler-Ross, On Children and Death (New York: Macmillan, 1983), s. 208. 31. Kenneth Ring, Life at Death (New York: Quill, 1980), s. 238-239. 32. Kubler-Ross, Children, s. 210. 33. Moody ve Perry, Light, s. 103-107. 34. a.g.e., s. 151. 35. George Gallup, Jr., Willam Proctor ile, Adventures in Immortality (New York: McGraw-Hill, 1982), s. 31.

470

NOTLAR 36. Ring, Life at Death, s. 98. 37. a.g.e., s. 97-98. 38. a.g.e., s. 247. 39. Yazarla zel grme, 24 Mays 1990. 40. F. W. H. Myers, Human Personality and Its Survival of Bodily Death (London: Longmans, Green & Co., 1904), s. 315-321. 41. a.g.e. 42. Moody ve Perry, Light, s. 8. 43. Joel L. Whitton ve Joe Fisher, Life between Life (New York: Doubleday, 1986), s. 32. 44. Michael Talbot, "Lives between Lives: As Interview with Joel Whitton," Omni WholeMind Newsletter 1, no. 6 (Mays 1988), s. 4. 45. Yazarla zel grme, 9 Kasm 1987. 46. Whitton ve Fisher, Life between Life, s. 35. 47. Myra Ka Lange, "To the Top of the Universe," Venture Inward 4, no. 3 (Mays/Haziran 1988), s. 42. 48. F. W. H. Myers, Human Personality. 49. Moody ve Perry, Light, s. 129. 50. Raymond A. Moody, Jr., Reflectwns on Life after Life (New York: Bantam Books, 1978), s. 38. 51. Whitton ve Fisher, Life between Life, s. 39. 52. Raymond A. Moody, Jr., Life after Life (New York: Bantam Books, 1976), s. 68. 53. Moody, Reflections on Life after Life, s. 35. 54. 1821'de YD yaayan kii, ngiliz yazar Thomas De Quincey'in annesi idi ve olay bu kitapta anlatlr. Confessions of an English Opium Eater with Its Sequels Suspiria De Profundis and The English Mail-Coach, ed. Malcolm Elwin (London: Macdonald & Co., 1956), s. 511-512. 55. Whitton ve Fisher, Life between Life, s. 42-43. 56. Moody ve Perry, Light, s. 50. 57. a.g.e., s. 35. 58. Kenneth Ring, Heading toward Omega (New York: Willam Morrow, 1985), s. 58-59. 59. Bkz. Ring, Heading toward Omega, s. 199; Moody, Reflections on Life after Life, s. 9-14; ve Moody ve Perry, Light, s. 35. 60. Moody ve Perry, Light, s. 35. 61. Monroe, Far Journeys, s. 73. 62. Ring, Life after Death, s. 248. 63. a.g.e., s. 242.

471

HOLOGRAFK

EVREN

64. Moody, Life after Life, s. 75. 65. Moody ve Perry, Light, s. 13. 66. Ring, Heading toward Omega, s. 186-187. 67. Moody ve Perry, Light, s. 22. 68. Ring", Heading toward Omega, s. 217-218. 69. Moody ve Perry, Light, s. 34. 70. Ian Stevenson, Children Who Remember Previous Lives (Charlottesville, Va.: University Press of Virginia, 1987), s. 110. 71. Whitton ve Fisher, Life between Life, s. 43. 72. Wil van Beek, Hazrat lnayat Khan (New York: Vantage Press, 1983), s.29. 73. Monroe, Journeys Out of the Body, s. 101-115. 74. Blcz. Leon S. Rhodes, "Swedenborg and the Near-Death Experience," Emanuel Swedenborg: A Continuing Vision, ed. Robin Larsen et al. (New York: Swedenborg Foundation, 1988), s. 237-240. 75. Wilson Van Dusen, The Presence of Other Worlds (New York: Swedenborg Foundation, 1974), s. 75. 76. Emanuel Swedenborg, The Universal Human and Soul-Body Interaction, ed. ve ev. George F. Dole (New York: Paulist Press, 1984), s. 43. 77. a.g.e. 78. a.g.e., s. 156. 79. a.g.e., s. 45. 80. a.g.e., s. 161. 81. George F. Dole, "An Image of God in a Mirror," Emanuel Swedenborg: A Continuing Vision, ed. Robin Larsen et al. (New York: Swedenborg Foundation, 1988), s. 374-381. 82. a.g.e. 83. Theophilus Parsons, Essays (Boston: Otis Clapp, 1845), s. 225. 84. Henry Corbin, Mundus Imaginalis (Ipswich, England: Golgonooza Press, 1976), s. 4. 85. a.g.e., s. 7. 86. a.g.e., s. 5. 87. Kubler-Ross, Children, s. 222. 88. Yazarla zel grme, 28 Ekim 1988. 89. Paramahansa Yogananda, Autobiography of a Yogi (Los Angeles: Self-Realization, Fellowship, 1973), s. viii. 90. a.g.e., s. 475-497.

472

NOTLAR 91. Satprem, Sn' Aurobindo or the Adventure of Consciousness (New York: Institute for Evolutionary Research, 1984), s. 195. 92. a.g.e., s. 219. 93. E. Nandisvara Nayake Thero, 'The Dreamtime, Mysticism, and Liberation: Shamanism in Australia," in Shamanism, ed. Shirley Nicholson (Wheaton, III.: Theosophical Publishing House, 1987), s. 223-232. 94. Holger Kalweit, Dreamtime and Inner Space (Boston: Shambhala Publications, 1984), s. 12-13. 95. Michael Harner, The Way of the Shaman (New York: Harper & Row, 1980), s. 1-8. 96. Kalweit, Dreamtime, s. 13,57. 97. Ring, Heading toward Omega, s. 143-164. 98. a.g.e., s. 114-120. 99. Bruce Greyson, "Increase in Psychic and Psi-Related Phenomena Following Near-Death Experiences," Theta, Ring'in Heading toard Omega adl kitabnda getii gibi, s. 180. 100. Jeff Zaleski, "Life after Death: Not Always Happily-Ever-After," Omni WholeMind Newsletter 1, no. 10 (Eyll 1988), s. 5. 101. Ring, Heading toward Omega, s. 50. 102. John Gliedman, "Interview with Brian Josephson," Omni 4, no. 10 (Temmuz 1982), s. 114-116. 103. P. C. W. Davies, "The Mind-Body Problem and Quantum Theory," in Proceedings of the Symposium on Consciousness and Survival, ed. John S. Spong (Sausalito, Calif.: Institute of Noetic Sciences, 1987), s. 113-114. 104. Candace Pert, Neuropeptides, the Emotions and Bodymind in Proceedings of the Symposium on Consciousness and Survival, ed. John S. Spong (Sausalito, Calif.: Institute of Noetic Sciences, 1987), s. 1 SM. 105. David Bohm and Renee Weber, "Nature as Creativity," Revision 5, no. 2 (Sonbahar 1982), s. 40. 106. Yazarla zel grme, 9 Kasm 1987. 107. Monroe, Journeys Out of the Body, s. 51 ve 70. 108. Dole, in Emanuel Swedenborg, s. 44. 109. Whitton and Fisher, Life between Life, s. 45. 110. Bkz., rn. Moody, Reflections on Life after Life, s. 13-14; ve Ring, Heading toward Omega, s. 71-72. 111. Edwin Bernbaum, The Way to Shambhala (New York: Anchor Books, 1980), s. xiv, 3-5.

473

HOLOGRAFK

EVREN

112. Moody, Reflections on Life after Life, s. 14; ve Ring Heading toward Omega, s. 71. 113. W. Y. Evans-Wentz, The Fairy-Faith in Celtic Countries (Oxford: Oxford University Press, 1911), s. 61. 114. Monroe, Journeys Out of the Body, s. 50-51. 115. Jacques Vallee, Passport to Magonia (Chicago: Henry Regnery Co., 1969), s. 134. 116. Yazarla zel grme, 3 Kasm 1988. 117. D. Scott Rogo, Miracles (New York: Dial Press, 1982), s. 256-257. 118. Michael Talbot, "UFOs: Beyond Real and Unreal," in Gods of Aquarius, ed. Brad Steiger (New York: Harcourt Brace Jovanovich, 1976), s. 28-33. 119. Jacques Vallee, Dimensions: A Casebook of Alien Contact (Chicago: Contemporary Books, 1988), s. 259. 120. John G. Fuller, The Interrupted Journey (New York: Dial Press, 1966), s.91. 121. Jacques Vallee, Passport to Magonia, s. 160-162. 122. Talbot, in Gods of Aquarius, s. 28-33. 123. Kenneth Ring, "Toward an Imaginal Interpretation of 'UFO Abductions,' " Revision 11, no. 4 (lkbahar 1989), s. 17-24. 124. Yazarla kiisel grme, 19 Eyll 1988. 125. Peter M. Rojcewicz, 'The Folklore of the 'Men in Black': A Challenge to the Prevailing Paradigm," Revision 11, no. 4 (lkbahar 1989), s. 515. 126. Whitley Strieber, Communion (New York: Beech Tree Books, 1987), s. 295. 127. Carl Raschke, "UFOs: Ultraterrestrial Agents of Cultural Deconstruction," in Cyberbiologicai Studies of the Imaginal Component in the UFO Contact Experience, ed. Dennis Stillings (St. Paul, Minn.: Archaeus Project, 1989), s. 24. 128. Michael Grosso, "UFOs and the Myth of the New Age," in Cyberbiologicai Studies of the Imaginal Component in the UFO Contact Experience, ed. Dennis Stillings St. Paul, Minn.: Archaeus Project, 1989), s. 81. 129. Raschke, in Cyberbiologicai Studies, s. 24. 130. Jacques Vallee, Dimensions: A Casebook of Alien Contact (Chicago: Contemporary Books, 1988), s. 284-289. 131. John A. Wheeler, with Charles Misner and Kip S. Thorne, Gravitation (San Francisco: Freeman, 1973).

474

NOTLAR 132. Strieber, Communion, s. 295. 133. Yazarla zel grme, 8 Haziran 1988. RYA ZAMANINA D N 1. John Blofeld, The Tantric Mysticism of Tibet (New York: E. P. Dutton, 1970), s. 61-62. 2. Garma C. C. Chuang, Teachings of Tibetan Yoga (Secaucus, N.J.: Citadel Press, 1974), s. 26. 3. Blofeld, Tantric Mysticism, s. 61-62. 4. Lobsang P. Lhalungpa, ev., The Life ofMilarepa (Boulder, Colo.: Shambhala Publications, 1977), s. 181-182. 5. Reginald Horace Blyth, Games Zen Masters Play, ed. Robert Sohl ve Audrey Carr (New York: New American Library, 1976), s. 15. 6. Margaret Stutley, Hinduism (Wellingborough, England: Aquarian Press, 1985), s. 9,163. 7. Swami Prabhavananda ve Frederick Manchester, ev., The Upanishads (Hollywood, Calif.: Vedanta Press, 1975), s. 197. 8. Sir John Woodroffe, The Serpent Power (New York: Dover, 1974), s. 33. 9. Stutley, Hinduism, s. 27. 10. a.g.e., s. 27-28. 11. Woodroffe, Serpent Power, s. 29,33. 12. Leo Schaya, The Universal Meaning of the Kabbalah (Baltimore, Md.: Penguin, 1973), s. 67. 13. a.g.e. 14. Serge King, "The Way of the Adventurer," in Shamanism, ed. Shirley Nicholson (Wheaton, III.: Theosophical Publishing House, 1987), s. 193. 15. E. Nandisvara Nayake Thero, "The Dreamtime, Mysticism, and Liberation: Shamanism in Australia," in Shamanism, ed. Shirley Nicholson (Wheaton, III.: Theosophical Publishing House, 1987), s. 226. 16. Marcel Griaule, Conversations with Ogotemmeli (London: Oxford University Press, 1965), s. 108. 17. Douglas Sharon, Wizard of the Four Winds: A Shaman's Story (New York: Free Press, 1978), s. 49. 18. Henry Corbin, Creative Imagination in the Sufism oflbn 'Arabi, ev. Ralph Manheim, Princeton, N.J.: Princeton University Press, 1969), s. 259.

475

HOLOGRAFK

EVREN

19. Brian Brown, The Wisdom of the Egyptians (New York: Brentano's, 1923), s. 156. 20. Woodroffe, Serpent Power, s. 22. 21. John G. Neihardt, Black Elk Speaks (New York: Pocket Books, 1972), s. 36. 22. Tryon Edwards, A Dictionary of Thought (Detroit: F. B. Dickerson Co., 1901), s. 196. 23. Sir Charles Eliot, Japanese Buddhism (New York: Barnes & Noble, 1969), s. 109-110. 24. Alan Watts, Tao: The Watercourse Way (New York: Pantheon Books, 1975), s. 35. 25. F. Franch, Book of Angelus Silesius (New York: Random House, 1976), Stanislav Grof'un Beyond the Brain adl kitabnda getii gibi (Albany, N.Y.: SUNY Press, 1985), s. 76. 26. " 'Holophonic' Sound Broadcasts Directly to Brain," Brain/Mind Bulletin 8, no. 10 (30 Mays 1983), s. 1. 27. "European Media See Holophony as Breakthrough," Brain/Mind Bulletin 8, no. 10 (30 Mays 1983), s. 3. 28. Uya Prigogine ve Yves Elskens, "Irreversibility, Stochasticity and Non-Locality in Classical Dynamics," in Quantum Implications, ed. Basil J. Hiley ve F. David Peat (London: Routledge & Kegan Paul, 1987), s. 214; ayn zamanda bkz. "A Holographic Fit?" Brain/Mind Bulletin 4, no. 13 (21 Mays 1979), s. 3. 29. Marcus S. Cohen, "Design of a New Medium for Volume Holographic Information Processing," Applied Optics 25, no. 14 (15 Temmuz 1986), s. 2288-2294. 30. Dana Z. Anderson, "Coherent Optical Eigenstate Memory," Optics Letters 11, no. 1 (Ocak 1986), s. 56-58. 31. Willis W. Harman, "The Persistent Puzzle: The Need for a Basic Restructuring of Science," Noetic Sciences Review, no. 8 (Sonbahar 1988), s. 23. 32. "Interview: Brian L. Weiss, M.D.," Venture Inward 6, no. 4 (Temmuz/Austos 1990), s. 17-18. 33. Yazarla zel grme, 9 Kasm 1987. 34. Stanley R. Dean, V. O. Plyler, Jr., ve Michael L. Dean, "Should Psychic Studies Be Included in Psychiatric Education? An Opinion Survey," American Journal of Psychiatry 137, no. 10 (Ekim 1980), s. 12471249. 35. Ian Stevenson, Children Who Remember Previous Lives (Charlottes-

476

NOTLAR ville, Va.: University Press of Virginia, 1987), s. 9. 36. Alexander P. Dubrov ve Veniamin N. Pushkin, Parapsycholoy and Contemporary Science (New York: Consultants Bureau, 1982), s. 13. 37. Harman, Noetic Sciences Review, s. 25. 38. Kennett Ring, "Near-Death and UFO Encounters as Shamanic Initiations: Some Conceptual and Evolutionary Implications," ReVision 11, no. 3 (K 1989), s. 16. 39. Richard Daab ve Michael Peter Langevin, "An Interview with Whitley Strieber," Magica/ Blend 25 (Ocak 1990), s. 41. 40. Lytle Robinson, Edgar Cayce's Story of the Origin and Destiny of Man (New York: Berkley Medallion, 1972), s. 34,42. 41. From the Lankavatara Sutra, Ken Wilbur'un bahsettii gibi, "Physics, Mysticism, and the New Holographic Paradigm," The Holographic Paradigm (Boulder, Colo.: New Science Library, 1982), s. 161. 42. David Loye, The Sphinx and the Rainbow (Boulder, Colo.: Shambhala Publications, 1983), s. 156. 43. Terence McKenna, "New Maps of Hyperspace," Magical Blend 22 (Nisan 1989), s. 58, 60. 44. Daab ve Langevin, Magical Blend, s. 41. 45. McKenna, Magical Blend, s. 60. 46. Emanuel Swedenborg, The Universal Human and Soul-Body Interaction, ed. ve ev. George F. Dole (New York: Paulist Press, 1984), s. 54. 47. Joel L. Whitton ve Joe Fisher, Life between Life (New York: Doubleday, 1986), s. 45-46.

477

NDEKS
A History ofthe English Church and People (ngiliz Kilisesi ve Halknn Tarihi), Bede, 359 Achterberg, Jeanne, 130-137 ac duymak 49-50 aa km dzen 80 aa kmam dzen 80-82 Adventure of Self Discovery (Kendini Bulma Serveni), Grof, 116 alayan Madonna 235 Aharanov, Yakir, 76 ADS ve tavrlar 159 akupunktur 175-179 alglama 20, 216-221 alkanlklar, evrenle ilgili 210 Alpert, Richard 149-150 Alzheimer hastal 179-180 Anderson, Dana Z. 437 Anderson, Robert M., Jr. 99-100 anjina pektoris 142-143,148 anlam 186; Bohm'un grleri 223 anlam ve dnce 186-187 anlama ynelik fiziksel tepkiler 186-187 anlamn rezonans 188, 223 anomalonlar 214, 242-243 anormal kimyasal fenomenler 436-437 antibiyotiklerin plasebo etkisi 151 Apalaya Pentecostal yerlileri (atee baklk) 209 Araucanian Kzlderili amanlar 283 arkeoloji ve durugrrler 296-299 aretipik imajlar 9 9 , 1 1 5 Aspect, Alain 20,89-90 akn deneyimler 250 akn kiilik fenomeni 113-114 akn kiilik hali deneyimlerinden gelen bilgi 114 atee baklk, 204-209 atletik performans ve imgeleme 138-140 atomalt paracklar 20, 60-63,187188,212-224,242,423 atomalt paracklar ve bilgi 187 atomalt paracklar ve gzlem 6466 atomalt paracklarn yaratl 214-215, 224, 423 Atwater, Phyllis 403 aura 251-279, 302 aurann katlar 252, 285 Autobioghrapy of a Yogi (Bir Yoginin Otobiyografisi), Yogananda 233 Avila'l St.Terese 172

479

HOLOGRAFK

EVREN beyin ve enerji alan 290-291 beyin ve fiziksel kondsyon 181182 beyin ve grme 248 beyin ve holografik fikir 31-59, 91 beyin ve uur 245 beynin grme merkezleri 41-44 Beyond the Brain (Beynin tesinde), Grof 97 Beyond the Quantum (Kuantum tesinde), Talbot 228,345 Big Bang (Byk Patlama teorisi) 441 bildik nesnelerin hatrlanmas 4647 bileik holografik imajlar 115 Bilgi 44,186 bilginin beyin iindeki dalm 82 bilgisayar cipleri 187 bilim 24 bilim ve lme yakn deneyimler 365 bilimsel objektiflik 442-443 bilokasyon 245 Blake, William 86 Blofeld, John 427 Bhm ve insan enerji alan 271 Bhm ve kuantum gereklik 6465 Bhm ve sakl dzen 133-134, 430 Bhm ve atomalt olaylar 69-70, 72-78 Bhm ve telem 404 Bhm ve prekognisyon 317; psikokinezi 188 Bhm ve spatyom 390-391 Bhm ve uur 99, 430 Bhm ve teoriler 89-90 Bhm, David 17-18, 22, 58-61, 6893, 211, 291, 300, 427,431, 449

Avustralya yerli samanlar 283, 424,430, 446; lm tesi hakkndaki fikirleri 397 ayahuasca 283,399 Aziz Augustine 183 Aziz Bonaventura 170 Aziz Januariusen mucizeleri 183184 Aziz Veronica Giuliana 171-172 Aziz Wilfrid 196 baklk sistemleri 173-174; tavrlar ve baklk sistemleri 159 Barrett, William 217 Batak halk, Endonezya 329 beden d alglama 357 Beden D Deneyimler (BDD) 343-357,384,388,405,407,440, 444 beden d deneyimler ve Monroe 384 beden okumas 279 beden tepkileri 186 beden ve insan enerji alan 328 bedenin spatyomdaki hali 368-371 bedensel ilevlerin zihinsel kontrol 159-163 bedensiz biim 351, 370-371,409 bedensiz hller 368-371 Bekesy, Georg von 50-51,92 Bell, John Stewart 75-76,89 benlik'in gereklii 92 Benson, Herbert 148-149 Bentov, Itzhak 247 Bernbaum, Edwin 406 Bernstein, Nikolai 55 beyin 19,31-59,91,132 beyin dna yanstlan imge 171172

480

NDEKS Bohm'un madde hakkndaki grleri 86-87 Bohm'un realite ile ilgili grleri 80-82,133-134 Bohr, Niels 64-68; Bohr ve Bhm 69-70 Bourguignon, Erika 343 Bbrek transplantasyonlar 158159 Breakthrough to Creativity (Yaratcla Giri), Karaglle 261 Brennan, Barbara 254-257,278281,287 Briggs, John P., 60 Brihadranyaka Upaniad 332 Brocq hastal 163,167 Brunner, Werner, 103 Buda, 332 Camisardlar 207-208 Can We Explain the Poltergeist? (Tekinsiz Evleri Aklayabilir miyiz?), Owen, 227-228 canl nesne; Bohm'un fikirleri 8586 cansz nesne; Bohm'un fikirleri 8586 Carr, Audrey 428 Cassandra (oul kiilik vakas) 156 Castenada, Carlos 212,222,237238 Causality and Chance in Modern Physics (Modern Fizikte Nedensellik ve ans), Bohm, 71 Cavalier, Jean 207-208 Cayce, Edgar 302, 332, 445-446 Celano'lu Thomas 170 Cennet 366-367; Swedenborg'un fikri 387 Changing Your Destiny (Kaderinizi Deitirin), Orser ve Zarro, 333 Child, Irving L., 24-25 Claris (Camisard lideri) 207 Coker, Nathan 208 Corbin, Henry 389 Cordero, Tony 311-312,317 Cox, William 324 Creative Visualisation (Yaratc mgeleme), Gawain 333 Crichton, Michael 264-265 Croiset, Gerard 299,310 Crookall, Robert 343 armsal hafza 45-46 ocuklarn gemi hayatlar hatrlamas 325-327 ocuklarn lme yakn deneyimleri 375, 379-380; Shainserg'in gr 119 zc yaplar 436 Dajo, Mirin 160-162 Dale, Ralph Alan 178 dalga giriim desenleri 35-38 dalgalar; atomalt paracklar olarak 62 Dalibard, Jean 89 Da vies, Paul 90,126,403-404 Deneyim; holografik fikir asndan 132-133 Descartes, Rene 369 d'Espagnat, Bernard 91 Din ve salk 164-171 Dinsel vizyonlar 98-99, 276 "Dmzdaki Dnya"y oluturmak 49-51

481

HOLOGRAFK

EVREN Dychtwald, Ken, 95 Eflatun 359,360,431 eidetik hafza, 47-48 Einstein, Albert 64-70, 83 Einstein'n rlativite teorisi 83 Eisenberg, David 353 Eisenbud, Jule, 310 el fal 179 elektromiyogramlar (EMGler) 265-266 elektronlar 61-62,242; Bohm'un. fikirleri 8 1 , 8 3 , 8 5 , 1 8 7 - 1 8 8 Emerson, Norman 297-298 Empedokles 432 Endonezya samanlar 236-237 Enerji alan olarak evren 286 EPR (Einstein-Podolsky-Rosen) paradoksu 68 Estebany, Oscar 262 ezamanllk (rastlamalar) 20, 122-128,167dipnot, 286-287 ezamanllk ve realite 127-129 eterik (esiri) beden 252, 258,285 Evans-Wentz, W. Y. 304-306,391 evlilik ve baklk sistemleri 159 evren olarak holohareket 187-188 evren ve lme yakn deneyimler 350 evrenin iyi niyeti 374 evrenin mekanszl 432-433 evrenin nevrozu, madde olarak, 210 evrenin nceden belirlenmesi 316317 evrensel karlkl balant 99-100, 115,129, 223-224, 430, 432-433 Experiments in the Distant Future (Uzaktan Etkileme Deneyleri), Vasiliev217

Dsal gereklik 49 Dogon halk (Sudan) 430 doktorlar ve aura 260-265; doktorlar ve ila etkinlii, 144145 dokunma duyusu 55 Dole, George F. 387 Don Juan (Yaqui aman) 212,237238,244 Dorsett, Sybil 155 Dreams of a Spirit-Seer (Ruhlar Gren Kiinin Ryalar), Kant, 385 Dreamtime and Inner Space (Rya Zaman ve sel Uzay), Kalweit 293 Dryer, Carol 257-260, 273-274, 291, 424 Dubrov, Alexander P. 171,443 Dunne, Brenda J. 23,188-194,213214,223,312 durugr; Garrett'in tarifleri 312 durugrrler ve arkeoloji 296-299 duygularn holografik kaytlar 304 Duyular D Alglama (DDA) 216-217,314 duyular d karlkl balant 221-222 duyular d bilgi 216-221 duyular d karlkl balant 219-222 duyularn holografik ilevi 55 dnce 329-332 dnce girdaplar 118-119 dnce ve holografik model 177 dnce ve lme yakn deneyimler 367 dzen; Bohm'un fikirleri, 77-78 dzensizlik 77-78

482

NDEKS Fa-Tsang 433 Fahler,J.314 fantom uzuvlar alglama 49-51 Far Journeys (Uzak Yolculuklar), Monroe, 349 farkndalk ve enerji alan 290-291 Feinberg, Leonard 209 Fenske, Elizabeth W. 367-368 Filipinli psiik ifaclar 194-195 Fizikiler ve kuantum fizii 213214 Floyd, Keith 245 Forhan, Marcel Louis 357 fotorafik hafza 47-48 fotonlann polarizasyonu 66 Fourier dnmleri 54-55 Fourier, Jean B.J. 53 Fransa Kral 14. Lui 207 Fransa Kral 15. Lui 198, 201 Fransa'da kitle psikokinezisi 197203 Frekans alan; gereklik olarak 250 Frekans zmleyicisi; duyularla ilgili 55 Fromm, Erich 276 Future Science (Gelecein Bilimi), White ve Krippner 251 Gabbard, Glen 344 Gabor, Dennis 52-53,434 Games Zen Masters Play (Zen statlarnn Oynadklar Oyunlar), Sohl ve Cadd 428 Garrett, Eileen 299,312 Gawain, Shakti 333 gemi hayat aratrmalar 337-341 gemie ziyaretler 337-339, 356 gemii alglama (retrokognisyon) 298-300,356 gemiin deimesi 337-339 gelecee beden d yolculuk 354356 gelecein kontrol 329-332 gelecein yaratl 317-318 Gerber, Richard 285 gereklie katlm 287-289 gerekliin mekanszl 80-81, 390 gereklik 2 3 , 5 9 , 1 1 4 , 1 8 6 , 288, 354, 382 gereklik alanlar 242-243 gereklik ile ilgili grler 204, 211, 224,239-247,250,403,427, 448-449 gereklik stne Yudaik grler 427-430 gda almadan yaamak 234-235 giriim desenleri 35-38, beyindeki giriim desenleri 39 giriim holografisi 47 gliserin iinde mrekkep aygt 78-79 Globus, Gordon 212,244 Gnostikler 431 Goethe, Johann Wolfgang von 343 Gordon, Jim, 407dipnot grme duyusunun beyin iindeki dalm 41-42 grnmler 303-307 gzler olmadan grme 353-354 gzn kr noktas 248-249 Green, Celia 343-344 gremlin etkisi 188-194 Greyson, Bruce 402-403 Grof, Christina 116 Grof, Stanislav 19,97,108-116, 204, 241, 372 Grosso, Michael 173,409-410,420, 445

483

HOLOGRAFK

EVREN holografik benlik 122 holografik bilgisayarlar 437-438 holografik fikir 17, 20, 23,193-194, 211,212 holografik fikir ve evren 60-93, 350,424,426-449 ^ holografik fikir ve gelecek 434-438 holografik fikir ve gereklik 222223,316 holografik fikir ve lme yakn deneyimler 365-368 holografik fikir ve paranormal olaylar 23-25 holografik gelecek 307-318 holografik grme 41-44,53, 274293 holografik kayt 434-435 holografik realite 31, 221-222,316317,424 holografik realiteden gelen bilgi 223 holografik ses 433-436 hologram ii sraylar 317 hologram olarak gemi 300-307 hologram olarak evren 60-93 hologramlar 17, 34-40, 44, 45,4955; Bohm ve hologramlar 80-82 hologramlarn boyutluluu 3439 holohareket; Bohm'un fikirleri 8082,86 holohareketin alkanlklar 209212 holotropik terapi 116 Honorton, Charles 308 Houston, Jean 333 Hristiyan mucizeleri 164-171 Huguenot mucizeleri 207 Hume, David 202

Grosvenor, Donna ve Gilbert 162 hafza 2 0 , 3 1 - 3 4 , 3 9 , 4 4 , 5 7 hafzann beyin iindeki dalm 34-35,39,57 haleler 251-252 Halifax, Joan 372 halsinasyon deneyimleri 98,397400 Hammid, Hella 309 Hands of Light (In Elleri), Brennan 256-257 Haraldsson, Erlendur 230-233, 245,344,360 Harary, Keith 349,355-356 hareket ve beyin 55-57,138-140 Harman, Willis 438, 443 hastalk 140-142, 284-287 hatrlama 46-47 Hawaii samanlar 196-197,205-206 hayalet ordular 306 hayaletler 303-307 Hazret nayet Han 251-252,382 Heading Toward Omega (Omega'ya Doru), Ring 444 Heraklitus 431 Hermes Trismegistus 432 Hill, Barney ve Betty 414-415 Hindu Avatamsaka Sutras 432 Hindu yaratl miti 446 Hinduizm 428-429,432-433 Hinduizm ve insan enerji alanlar 271,288 holodek olarak evren 241-242 holodek olarak gereklik 241-242 holofonik ses 433-436 holografik beden 245 Holografik Beden Deerlendirmesi 278-279

484

NDEKS Hunt, Valerie 265-270,290,442443 Huxley, Aldous 343 Huxley, T.H. 29 Iambilikus 333 isel gr 279-284 iki parack deneyi 64-68,88-90 il dozu ve plasebo etkisi, 144145 lh Zek 424 ilkel kltrler ve prekognisyon 314 Imagery in Heuling (ifada mgelemenin Rol), Achterberg 134 imajinasyon, 133-134 Sufler ve imajinasyon 389-390 imajinatif lem 389, 406-407,417 iman ve inanlar 163-170 imgelem ve hastalk 136-137 imgeleme teknikleri 131-134, 285 ncil 332 Indridason, Indridi 245-246 inedia 234,381-384 insan enerji alan 251-291 insan enerji alanndan tehis 254256,257-263,279-283,283-284 insan enerji alannn mekanszl 258-259,272 insan enerji alanlarndan gelen imajlar 272-278 insan tesi zekalar ve LSD 112 ipnotik realite alanlar 219-221 irade gc ve bedensel ilevler 160-163 ran Sufileri 331,388-390,431 iridoloji 179 Irwin, Harvey 343

k varlklar 374-375,379-380, 404-409,449 k varlklar ve UFOlar 421-422 ktan hzl iletiim 64-68,88-90 Jahenney, Marie-Julie (stigmatist) 172 Jahn, Robert G. 23,188-194,212214,223,309-310 Jahn'n realite ile ilgili grleri 193 Jansenist mucizeler 197-203 Jivaro yerli amanlar 283 Joumey to Ixtlan (Ixtlan'a Yolculuk), Castaeda 237-238 Journeys Out ofthe Body (Beden D Yolculuklar), Monroe 349 Joy, W. Brugh 263-264 Jue, Ronald Wong (durugrc) 279 Jung, Cari 98-99; Jung ve ezamanllk 122,124-126; Jung veUFO'lar 415 kahunalar (Hawaii samanlar) 196-197,205-206 kalp krizi ve beden d deneyim 345-348 Kalweit, Holger 293 kan mucizeleri 183-185,224-226, 234-235,243 Kanibo yerlileri 398-400 kaotik fenomen 268-270 Kara Geyik (Oglala-Siyu aman) 432 Karaglle, efika 260-262, 279-281 karlkl balant 64-68, 380-381 kemiklerin ifa bulmas 163-164, 165-168,196-197

485

HOLOGRAFK

EVREN Leibniz, Gottfried Wilhelm 434 LeShan, Lawrence 300 Life After Life (lmden Sonra Yaam), Moody 358,380 Life at Death (lmde Yaam), Ring 342, 366 London, Jack 343 Looking Glass Universe (Ayna Evren), Briggs ve Peat 69 Lost Horizon (Kayp Ufuk), Hilton 406-407 Lourdes ve mucizevi ifalar 160163 Lourdes'lu Bernadette 208 Love, Medicine and Miracles (Ak, Tp ve Mucizeler), Siegel 136 Loye, David 311, 316,380,446 lsid ryalar 19,105-108,444 madde 186-187,209 Maimonides 431 mantal beden; ifa ve mantal beden 285 mantal imgelemenin fizyolojik etkileri 130-132 Many Lives, Many Masters (Birok yaam, Birok stat), Weiss 439 Mass Dreams of the Future (Gelecekle lgili Kitle Dleri), Snow ve Wambach 336 materyalizasyon 224-235 McMullen, George (psikometrist) 298,300 meditasyon ve psikokinezi 338339 mekan kaplama 72-76; hologramn mekan 50 mekan ve lme yakn deneyimler 367

Kena Upaniad 429 kendi kendini besleyen kozmoloji 423 kendiliinden gemi hayatlar hatrlamak 325 kiisel ileri gidiler 379 kiisel rezonans 100 kitlesel psikokinezi 197-203 Knock/rlanda'da mucizeler 410 kolektif hafza ve LSD 110-112 kolektif uurd 110-112,411, 425, 445 kolektif uurd ve UFOlar 415416,423 Konstantin'in ordusu 422 Krieger, Dolores 262-263 Krippner, Stanley (parapsikolog) 251,308,311 kuanta 62-63, 82 kuantum alt realite 82 kuantum dalgalar 187 kuantum fizii 27, 61-64, 89-91, 213-214 kuantum potansiyeli 70-76 kuantum realitesi 69 kulak akupunkturu 175-181 kulaktaki kk adam 175-181 Kuleshova, Rosa (derma-optik psiik) 354 Kunz, Dora (durugrc) 262 Kbler-Ross, Elisabeth (tanatolog) 256,358,361 kltrel inanlar 158-159 La Vrit des Miracles, Montgeron 200 Lame Deer (Lakota aman) 426 Lawrence, D.H. 343 Legends (Efsaneler), Strindberg 356

486

NDEKS

HOLOGRAFK

EVREN Pribram ve beyin almalar 3139,41^4,55-57,248 Pribram ve gemi zaman 303 Pribram, Kari 17-18,22-23,91-93, 141-142,427 Pribram'n gereklik gr 59, 91-93, 211,251 Prigogine, Ilya 436-437 Psi-Healing (Psi ifas), Stelter 162 psikokinezi (PK) 183-203,228 psikoloji ve holografik model 97129 psikometri 224, 296-298 psikonroimnoloji 173,424 psikoterapi ve LSD 108-116 psikoz ve realite 103-105 psikoz ve sakl dzen 103-105 psiel58,257-260 psienin dili 276-277 psiik enformasyon 378 psiik evrim 444-449 psiik fenomenler ve bilim 438444 psiik kimseler 267-268, 279-283, 301-302,312 psiik kimseler ve auralar 272-278 psiik sembolizm 381-382 psiik tekaml 446-449 psiik yetenek 47-48 Puthoff, Harold 218,309-310 Quantum Theory (Kuantum Kuram), Bohm 70 rahim ii anlar ve LSD 109-110 rastgele olay jeneratr (REG) 189 rastgelelik 77-78 Recovering the Soul (Ruhu Geriye kazanmak), Dossey 293

telemden gelen imajlar 375 telemde bilgilenme 375-378, 385, 402, 406-407, 449 telemde yarglanma 374 zgr irade 290,315-318,324 Padre Pio (stigmatist) 170-171,173 paralel evrenler 108, 316, 380 parapsikoloji ve bilim 23-25 Paralanma 121; Bohm'un grleri 84 Paris, Francois de 197-203 Passport to Magonia (Magonia'ya Pasaport) Vallee 415 Paula'l Aziz Francis 204-205 Pauli, Wolfgang 126,191,215 Peak Performance (Doruk Performanslar), Garfield 139 Peat, F. David 2 0 , 6 0 , 1 2 7 , 2 1 0 Penfield, Wilder 32, 260 Penrose, Roger 91 periler 304-306 Phantasms of the Living (Canllarn Hayaletleri) 303 Philo Judaeus 431 Philosophical Essays (Felsef Makaleler), Hume 202 Pisagor 431 plazma 68, 85 plazmadaki elektronlar, 73 plazmonlar 69 polarizasyon 66 potansiyel gelecekler 337 pozitronyum 66,74, 81 Practical Astrai Projection (Pratik Astrai Seyahat), Forhan 357 prekognisyon 112-113, 307-318, 355-356,379-381 prekognisyon ve karlkl balant 311

488

NDEKS refleksoloji 179 retrokognisyonun mekanszl 300 Rhine, Louisa ve J.B. 307,313,441 Rich, Beatrice (psiik) 272-274, 275,301 Ring, Kenneth 19,229,365-368, 378,379,401-402,417-418,444 Rogo, D. Scott 168,185,243,411412 rntgen gr 279-283 ruhsallk ve din 401 Russell, George (durugrc) 407408 rya deneyleri 24,100-101 ryalar ve paralanma 102-103 ryalar 100-103,276 rya ve enformasyon 377-378 ryada mekan 350 lsid rya 19,105-108 rya ve nesnel gereklik 128 rya ve beden d deneyimler 407 gereklik olarak rya 425 haberci rya 308,312-315 ryalarda bilgi 102-103 Sabom, Michael B. 347-348 salk ve karlkl balant 140142 sakl dzen ve giriim desenleri 250 sakl dzen 80-82, 86-88,270-272, 404 sakl dzen ve beyin fonksiyonu 133-134 sakl dzen ve uur 88, 9 9 , 1 1 9 , 209-210 sakl dzen ve ryalar 102-103 sakl dzen ve insan enerji alan 286 sakl dzen ve insan katlm 119120 sakl dzen ve prekognisyon 317 sakl dzen ve psikoz 103-105 sakl dzen ve ezamanllk 126127 sakl dzen ve akn kiilik deneyimleri 113-114 sakl dzen ve zaman 300 San Gennaro mucizesi 183-184 sanal imajlar; ryalar olarak 105108 sandalye deneyleri 309-310 Satya Sai Baba 23 ( 0-234,245,251, 383 Saygdeer Bede 195 Schwarz, Jack 160 sebep-sonu ilikisi 72 sevginin nemi 374-375 Seylan ate stnde yrme ayini 209 Shadrach, Meshach ve Abednego 205 Shainberg, David 118-121 Shufflebrain (Karma Beyin), Pietsch 52 sradan olmayan uur halleri 108116 Solimani, Giovanna Marie (stigmatist) 171 Sonnet, Marie (atee baklk) 206-207 Sovyetler Birlii ve holografik fikir 171 Sri Aurobindo Ghose 392-397 Sri Aurobindo ve btnlk 392397 Sri Aurobindo ve din 396 Sri Aurobindo ve k varlklar 394

489

HOLOGRAFK

EVREN

Sri Aurobindo ve karlkl balant 395-396 Sri Aurobindo ve paralanma 396 Sri Aurobindo ve psikonezi 395 Sri Aurobindo'nun realite ile ilgili grleri 396 Sri Yukteswar Giri 391 St. Francis 168,170 Stalking the Wild Pendulum (Vah Sarkacn Peinde) Bentov 247 Star Trek: The Next Generation (Uzay Yolu: Gelecek Nesil) 241 Stevenson, Ian 325-328,441 stigmata 167-173,184-186,233-234, 284-285 stres ve salk 159 Strieber, Whitley 418-419, 424,445, 447 Strindberg, August 343,356 Sufler ve vizalizasyon 388-389 Suflerin realite ile ilgili grleri 331,380-390 Sufizm ve varlk planlar 329-330 sptil bedenler 252-253 evrensel sptil enerji alanlar 285286 sptil madde ve ran Sufileri 388 Svetasvatara Upaniad 429 Swann, Ingo (durugrc) 317318 Swann's Way (Kuunun Yolu), Proust 45 Swedenborg, Emanuel 278, 384388,406, 448 Swedenborg'un realite ile ilgili grleri 387-388 Synchronicity: The Bridge Between Matter and Mind (Ezamanllk: Madde ve Zihin Arasnda Bir Kpr), Peat 20

akralar 252-253,254, 261-266, 287-288,330 amanik ruhsal yolculuklar 397400 emsiye olay 238-239 ifa ve kahunalar 330 mucizev ifa 165-168,224-225 oul kiilik edinme bozukluu ve ifa 153-156 psikokinezi ile ifa 197-203 imgeleme ile ifa 131-137,284-287 uur ve atomalt paracklar 212224 evrensel uur 423-425 ifaclar ve auralar 252-257, 260264 uur d ve UFO'lar 414-424 uur ve madde 85-86,394-395 uur ve realite 212-224 uur ve realite arasndaki rezonans 192 deimi uur hlleri 18-20 uur ve Bohm'un fikirleri 85-88 kolektif uur 424-425 holografik uur 350 uur ve beden d deneyimler 349-350 uur ve psikokinezi 191-193, 204, 209-212 uur ve gereklik 241-246 uur 9 7 , 1 2 9 uurd doum kontrol 158 Talbot ve auralar 252-254, 274 Talbot ve poltergeistler 228-230 Talbot ve psiik yetenei 239-240 Talbot'un beden d deneyimleri 345

490

NDEKS Talbot'un ryalar 407dipnot tanma holografisi 46-47 Tanous, Alex 354-355 Tanr, 425; evrenin yaratl, 286 tantralar 288 Tantrik mistikler 330-331 Targ, Russell 218,309-311 Tart, Charles 220-222,349 tekinsizlik olaylan 226-230 tekrardou 319-334,335-337,438439 telepati: Bohm'un grleri 223 temel yeniden yaplanma 438-444 Tenhaeff, W.H.C. 299 tepe akras 253 terapik rezonans 117-118 terapik temas 262-263 Tle Fairy-Faith in Celtic Countries (Kelt lkelerinde Peri nana), Evans-VVentz 305 Tle Final Choice (Son Seim), Grosso 411 Tle Future is Now (Gelecek imdidir: Prekognisyonun nemi), Osborn 314 Tle Human Encounter with Death (lmle Karlaan nsan), Grof ve Halifax 372 The Interpretation and Nature of the Psyche (Psienin Yorumu ve Doas), Jung ve Pauli 126 The Mystery of the Mind (Zihnin Gizemi), Penfield 32 Tle Mystical Life (Mistik Yaam), Whiteman 351 Tle Physical Phenomena of Mysticism (Mistisizmin Fiziksel Fenomenleri), Thurston 169, 204,235,248-249 The Possible Human (Olas nsan), Houston 333 The Republic (Devlet), Efltun 359,360 The Secret Vaults of Time (Zamann Gizli Mahzenleri), Schwartz 299 Thero, E. Nandisvara Nayake 397 Thirteen-Petaled Rose (On Yaprakl Gl), Steinsaltz 332 Thomas, Lewis 143-144 Thurston, Herbert 169,184,235, 251 Tia (Endonezyal aman) 236-237 Tibet Budizmi 330-331,427-428 Tibet mistisizmi 330-331 Tibet'in ller Kitab 358, 360, 424 Tiller, William 241,285-286 Titanik'in bat 316 top deneyleri 189-190 Tractenberg, Michael 47-48 Trauma, Trance and Transformation (Travma, Trans ve Transformasyon) 319-321 Treatise of Auriculotherapy (Orikloterapi zerine Tez), Nogier 175-176 Twemlow, Stuart 345 uma ryalar 407dipnot UFOlar 412-424,445-448 Ullman, Montagua 100-105,308 ulnar parmakizi dm 179-181 unutma 45 uzaktan grme (uzagr) 218, 222, 308-309 uzay 86-88,342-343 uzayda enerji; Bohm'un fikirleri 88

491

HOLOGRAFK

EVREN yalanma ve oul kiilik barndrma rahatszl 155 Yeats, William Butler 304 yoga 391-396 Yogananda, Paramahansa 233,332 You Can Heal Your Life (Zihin Gcyle Tedavi), Hay 333 Yunan filozoflar 431-432 yksek duyusal alglama 260-262 yksek uur 444 Zaleski, Carol 359 zaman ve beden d deneyimler 354-355 zaman ve lme yakn deneyimler 366-367 zamanda yolculuk 339-341 Zen Budizmi 428 Zeytun/Msr mucizeleri 410-412

stnuur 322-323,250 Valkhoff, Maruis 299 Vallee, Jacques 414-418,420,445 van Heerden, Pieter 46 Vasiliev, Leonid 217-218 Visvasara tantra 432 vizalizasyon ile gelecein kontrol 332 vizalizasyon ile ifa 130-132,284286 Wambach, Helen 335-336 Watson, Lyall 194-195,211-212, 226-228,236-237 Whiting, Christine (psiik) 355 Wholeness and the Implicate Order (Btnsellik ve Sakl Dzen), Bhm 80 Wizard of the Four Winds: A Shaman's Story (Drt Rzgarn Bycs: Bir amann yks), Sharon 431 Wood, Frank 57-58 Woodroffe, John 429 Yaqui kzlderili samanlar 212, 237-238 Yaratl 286 Yaratl mitleri 446 yaratla katlma 289 yaam ile lm arasndaki alem 322-323,369 yaam planlan 379-381 yaam; Bohm'un fikirleri 85-86 yaam' gzden geirme (YDlerde) 360,371-378; Swedenborg'un tarifi 385

492

KENDN BLEN EVREN A.Gosvvami, Richard E.Reed, Maggie Gosvvami


K u a n t u m m e k a n i i bize d a h a g e n i bir perspektif, alglaymz yeni bir a l e m e g e n i l e t e n yeni bir b a l a m vermektedir. Doay ayr biimler, dalgalar ya da paracklar olarak g r e bilir ya da t a m a m l a y c l kefedebiliriz. Yaamlarmzn, S o n s u z Olan'n ebedi srprizlerinin ifadeleri haline g e l m e s i n e izin verebilir miyiz? Verebiliriz.

SQ R U H S A L ZEKAMIZLA BALANTI KURMAK Danah Zohar, Dr. lan Marshall


D a n a Zohar, S Q : Ruhsal Z e k a m z l a Balant K u r m a k adl b u kitab bildiklerine snmay brakp bilmediklerini r e n m e y i seenler iin yazd n k I Q m u z u n v e E m u z u n y k s e k o l m a s t m d n modellerinin d e i m e k t e o l d u u b u a d a bizlere yetmiyor, S m u z l a derhal balantya g e memiz gerek!

BU KONUDA YARARLANABLECENZ D E R YAYINLARIMIZ

Ruh ve Madde Yaynlar Eon Jean E. Charon

Meta Yaynlar In Elleri In Douu Barbara Ann Brennan Barbara Ann Brennan

Ege Meta Yaynlar Kaos Yeni Bir Yaam Bilimi John Briggs-F. D. Peat Rupert Sheldrake

Kozmos Yaynlar Dncenin Snrsz Evrimi Dr. Gnhan Yayla

RUH ve MADDE YAYINLARI LSTES


Akupresiir: Sandon Courane
Akupresr - Annda Etki: Wolf C. Ebner
Anahtar Bilgiler/Edgar Cayce "Khin": H. B. Puryear Antik adan Gnmze Kadar Essenler

Kozmik Sempati: David Spangler Kozmik Tohum: Zecharia Sitchin


Kriya Yoga Felsefesi ve Uygulamas: R Eugene Davis Kutsal Tesirler: JG. Bennett

Ayurveda: Roy Eugene Davis


Beyaz Kartal/Gzel Hayat Yaratmak Bilgelie Yolculuk: Kriyananda

ve Srlan: R.Chaney

Kresellik: Cengiz evre

Mantal alma Uygulamalar: Kurt Teppeiwein

Manyetizm: Ergn Ankdal

Byk Sentez: Tekml: Ergim Ankdal


alar Boyu Uan Daireler

DDA-Evren Dili: Ingo Swann Deiime Doru: Ergn Ankdal Devre Sonu: Ergn Ankdal Domadan nceki Hayatmz: Helen Wambach

Metapsiik Terimler Szl: Ergn Ankdal Mucizeler: P.Yogananda Mucizeler ve Dier Gereklikler: L.Pulos-G Richman
Ne in Yayoruz?: J.G. Bennett

On ikinci Gezegen: Zecharia Sitchin


Otopsi-Roswell Olay: Y Tokatl Otuz Derste Ruhsal Gleri Gelitirme Teknikleri: T. L Rampa Parapsikoloji ve Felsefe Popol Vuh/Maya Kieler'in Kutsal Kitab

Enerjiler: John G. Bennett Eon: Jean E. Charon

Enerji Beden Hekimlii: Dr. Janine Fontaine

Eski Msr ve Sirius Balants: Murry Hope

Ezamanllk: Allan Combs-Mark Holland


Evrensel nsan: Ergn Ankdal Frsatlar Deerlendirin: Robert Denmar Gelecein Felketleri: Alparslan Salt

Pozitif Yaam: Ergn Ankdal

Fallar: Walter B. Gibson-Litzka R. Gibson

Psiko-Regresyon: Dr. Francesca Rossetti Psikosentez: Will Parfitt

Gelen iyiliin Habercisi: G.I.Gurdjieff Gerek Dnyadan Manzaralar: G I.Gurdjieff

Psiik Becerilerinizi Gelitirin: Enid Hoffman Reenkarnasyon: Papus Ruhsal lemin I: Silver Birch
Ruhsal lemin Sonsuz i m k n l a r : A l b e r t Pauchard

Gizli reticilik: Ergn Ankdal Gizil Parapsikoloji Sava: Jacgues Bergier Gkyzne Merdiven: Zecharia Sitchin Gnlk Sofroloji: Jean-Yves Pecollo Hayat, lm ve tesi: Halk Hacalolu

Her ey Mmkndr: Roy E u g e n e Davis Hermit: T.Lobsang Rampa Hinduizm: Swami Nkhllananda
Hintlilerde Ak ve Kara By: Paul Dare
Hint Kkenli Dinlerde Karma inancnn

Herkes iin tealem Rehberi: G.M. Roberts

Ruhsal Dnyadan Mesajlar -1: Dr.Karl Nowotny Ruhsal Dnyadan Mesajlar-2: Dr.Karl Nowotny Ruhsal Dnyadan Mesajlar-3: Dr.Karl Nowotny Ruhsal Hayatn Deiimi/Metamorfoz: Rudolf Steiner Ruhsal ifa El Kitab :Georgina Regan-Debbie Shapiro Ruhsal Sitaci Olmak: Amy Wallace-Bill Henkin Ruhsallk zerine Denemeler: Ergn Ankdal

Ryalar: Sevda Ycesoy

Sadklar Plan Ruhsal Tebliler Sevin ve Gzellik lemleriKader Bilmecesi :A Pauchard

Sonsuz Yce Yol: Mehmet Fahri retici

"uur" Gerein Aratrlmas: P.D.Ouspensky

Tenash inancyla ilikisi: Dr. Ali ihsan Yitik


Hint, Yunan ve Msr Mitolojileri'nde Gizemli Bilgilerin Kaynaklar: R.Emmanuel

Tanrnn Eczanesinden Salk: Maria Treben Tekmlc Ruhuluk: Dr. Gustave Geley
Tekrardou 1. Cilt Tekrardou 2. Cilt Tekrardou 3. Cilt

Holografik Evren: Michael Talbot isel Gereklik: Paul Brunton ki Dnya Arasnda: Frederic Wiedemann
ilke Hakikat ve Vazife Adam Ergn Ankdal insann Bilinmeyen Psikolojisi: P.D.Ouspensky insann Gerei-Kendini Bilmek: P.D.Ouspensky

Tm Ynleriyle Medyomluk: Ergn Ankdal Uzay Gemilerinde: George Adamski Uzayl Dostlarm: Howard Menger

nsann Kaderi: Edgar Cayce


ipnoz ve tesi: Lee Pulos

Vazife: Dr. Bedri Ruhselman-Ergn Ankdal Vizalizasyon: Ursula Markham

isa Kemir'de mi ld?: Siegfried Obermeer


Kartaln Uuu: J. Krishnamurti

Yaratc imgelemeden Nasl Yararlanabiliriz?: R.E.Davis

Kayp Miras Atlantis: Colin Wilson Kendini Bilmenin Temelleri: Harry Benjamin Keops ve Sfenks: Georges Barbarin Kirlian Fotorafl: L.Gennaro-F Guzzon-P.Marsigli Kolay Meditasyon R e h b e r i : R o y Eugene Davis

Yaratl Evrim nsan: Dr. E. Gnhan Yayla Yaamn Amac-Kendini Bilmek: Ergn Ankdal Yay ile Ok At Sanatnda Zen: Eugene Herrigel
Yeni a Toplumunun ihtiyalar: J.G Bennett

Yce Benliin Bilgelii: Paul Brunton Zaman Enerjisi: Murry Hope Zamann Gizli Sahipleri: Jacques Bergier