You are on page 1of 143

ATATURK KULTUR, DiL VE TARiH YUKSEK KURUMU

TURK TARiH KURUMU YAYINLARI


Vll. Dizi- Sa)'l: 203
1
SARISALTIK
POPULER iSLAM'IN
BALKANLAR'DAKi DESTANI ONCUSU
(XIII. Yiizyll)
AHMET Y.A,SAR OCAK
Gozden ve Yeniden Diizenlenmi 2. Bask!
TURK TARiH KURUMU BASIMEvi- ANKARA
2011

Sa,n Salt1k: PopOier islfun'm Balkanlar'daki destani oncusti (XIII.
yOzyrtl) I Ahmet Ocak. - gozd. gvrl. ve yeniden dfizl. 2. bs. -
Ankara : Turk Tarih Kurumu, 201 1.
xiv, 137 s.; 23 em.- (AKDTYK Turk Tarih Kurumu yuymlan:
YIL Dizi-Sa. 203
1
)
Bibliyogratya ve indeks var.
ISBN 978-975- 16 - 2401 -7
1. San Salllk, 13. yy. _Biyografiler. 2. Selyuklular _ Tarih_13. yy.
3. TasmYuf _ Balkan Yanmadast _ Tarih. I. E.a. II. Dizi.
956.1014092
Atati.irk Ku1tur, Di1 ve Tarih Yiiksek Kurumu'nun 13.07.2011 tarih ve 641111
saYJh Yonetim Kurulu kararlan geregi 3.000 adet bas1lnnhr.
ISBN 978- 975- 16- 2401 - 7
Kapak resmi: Paul Ricaut, The Present State rif the
Ottoman Empire, (Sipahi).
Tiirk Tarih Kurum.u Basunevi
Akhun Caddesi No: 1
Sincan Organize Sanayi Bolgesi I ANKARA
Tel: (0312) 267 16 11
iQiNDEKiLER
ONSOZ VII
KISAL'TMALAR ................................................................................................ XI

KAYNAKLAR VE
Kaynaklar .............................................................................................................. 1
Aratlrmalar ........................................................................................................ 1 0
I.BOLDM
XIII. YDZVILDA BALKANLARDA ANADOLU
iLK TORK. iSKANI:
DOBRUCA'DAKi TIJR.KMENLER
Mogo1 Hakirniyetinde Anado1u Selc;uklu Tahtt ic;in
Miicadele ve II. izzeddin Keykavus ................................................................ 1 7
Bizans Himayesinde Bir Selc;uklu Sultam ........................................................... 23
San Saltlk'la Anadolu'dan Dobruca'ya ............................................................... 25
Bizans'taki Sefahet Hayatt, Hapis ve Kurtulu .................................................... 29
San Saltlk'la Dobruca'dan Det-i Klpc;ak'a ......................................................... 31
Gurbetteki Sultamn 01iimii, Dobruca'ya Di:inii ................................................ 32
II.BOLDM
PEYGAMBER SOYUNDAN BDYOK BiR GAzi-EVLiYA
HlZlr: Seyyid Battal Gazi'nin Torunu ......................................................... 35
Salttk Gazi: Tahta Klli<;h Miicahit EvliyL .......................................................... 38
Saltlk: Ejderha 01diiren Kahraman ........................................................... 42
Yedi Tabut, Yedi Mezar ....................................................................................... 54
" Salavat " stad'aithaf edilmstir.
VI IQINDEKiLER
III. BOLDM
A;;iRET REiSi BiR KALENDERi ;;EYHi VE BiR DERVi;;-GAzi
Efsanevi De gil Tarihi Bir Sima .. .. ....................................... ... ............................. 57
iskan Lideri, Airet Reisi Salt.J.k .. ... .................................. ..................................... 58
Kalenderi ;;eyhi San Salttk ... .................................. ....... ............. ...... ... ............... 63
Balkan1ar ile Dqt-i Gazalar ve is1fu:nlama ....... ..... .. ........ .... ... ........ 74
IVBOLDM
SARI SALTIK KDLTD: TEKKELERi, MEZAR VE TDRBELERi,
BEKTA;;iLiK VE ALEviLiKTEKi YERi
San Salnk'm Tekkeler ..... .. ........................................................................ 91
Adma Sonradan Tekke1er ........................................................................ 94
Mezarlan, Tiirbeleri ve Makam1an ..................................... ......... ... ................... 98
Bektailik, Alevilik ve San Salttk .. .... ....... .... ................ .......... .... ...... .................. 1 06
SONUQ ................................ ....... ................ ....... ... ... .... ............ .. ........ .............. 111
SEQiLMi;; BiBLiYOGRAFYA .... ..... ........ ...... ..... ...... ... ............ ...... ... .. .. ........ . 115
DiZiN ............................................................................................................... 127
ONSOZ
Geldikti bir zaman San Salnk' la A-D'a 'dan
Bir bir Diyar--z Rum 'a daj;tldzk Sakarya'dan
Y ahya Kemal Beyad1
San SaltJ.k, XIII. yiizyilln ikinci yans1 popiiler islfun'm Balkanlar'a giri-
ine ve bunun sosyal tabamm tekil eden bir Tiirk iskaruna am kanan,
hayatJ. menkabelerle, efsanelerle bir ahsiyettir. Onun buyan destan
yan gerfek kiiligi., Balkanlar'da daha sonra Ohret bulmu hemen biitiin benzerle-
rininkinden daha renkli ve daha popiilerdir.
San SaltJ.k'm sosyal-dini kokeni ve ahsiyeti hakkmda kaynaklardaki degiik
ve bazan rivayet ve menkabeler ilk baklta aratlnCimn kaqlSlna, sisler
arasmda kesin harlan belli olmayan bulutsu bir siluet Ancak dikkatli bir
goz, bu bulutsu siluetin, elindeki tahta kiliCiyla bir gazi-ev!iy4Ja ait oldugunu
farketmekte gecikmeyecek, her eye ragmen onun, kendi zamamnda eti
ile kemigi ile canh olarak Yaami tarihsel bir figiir oldugunu anlayacaktJ.r. Bu
yoniiyle San SaltJ.k, V. irlanda'ya gotiiren Saint Patrick'le
baz1 ortak yonler, benzerlikler sergiler. 0 sanki Balkanlar'da islfun'm yayill
siirecinin Saint Patrick'idir.
San Salnk'm menkabeleri ve efsaneleri daha ilk yillardan itibaren Balkan-
lar'daki lnristiyan azizlerininkileriyle ozdelemi, kiiligi. adeta onlannkiyle
ite onu boyle ve esrarengiz yapan da bu imaj1rur. Gerek oncii-
liik ettigi Tiirkmen iskfun meselesi, gerekse menkabelerinin boyle bir ozdelige
konu olmas1 sebebiyle, daha XIX. yiizyilln sonlanndan itibaren tiirkologlann
ilgisini olan bu Tiirkmen eyhi, bugiin de ha.Ia siirmekte olan ara-
tJ.rmalann ilgi olmaya devam etmektedir.
J. von Hammer ve Jean Deny'den, Fuat Kopriilii, A. Golpmarh, Paul
Wittek ve Aurel Decei'den bu yana ve ozellikle 1960'h yillardan giiniimiize kadar
Hasan Kalei, Milan Adamovic, Machiel Kiel, G. Martin Smith, Kemal Yiice,
HalUk Akahn vb. aratlnc:tlar tarafindan yap:tlan yaYinlarm gosterdigi. iizere,
Mevlana, HaCI Bekta-1 Veli ve Yunus Emre aktiialitesini kaybetmeyen
hemen hemen tek Tiirk sufisi odur denebilir. Ozellikle son yirmi yirmi be Yildan
beri San SaltJ.k hakkmda s1k yaYin dikkati Balkanlar'daki 1990
ONSOZ
sonras1 yeni siyasi diizenlerin olumas1yla bu Tiirkmen babas1 tekrar giindeme
gelmi bulunuyor. Biitiin bunlara ragmen, phsiyeti, kimligi ve faaliyetleri konu-
sunda bugiin hila baz1 problemlerin mevcut oldugu da c;:ok iyi bilinir. Balkanlar
tarihinin oldugu kadar, Tiirkiye tarihinin de i:inemli bir parc;:as1 olan bu ahsiyet
kimdir, ne yapmlhr, nic;:in i:inemlidir ve tarihsel rolii nedir?
ite bu kitapta, San Saluk'm bulutsu siluetinin i:iniimiize koydugu, si:iziinii
ettigimiz baz1 temel problemler iizerinde durulmaga c;:ahliacaktlr. Bu problemle-
rin bazlianm i:iyle malayabiliriz:
1) San Saluk gerc;:ekte kimdir? Nas1l bir c;:evrenin, toplumun, kiiltiiriin ve
inancm iiriiniidiir? Mistik ahsiyeti ve hiiviyeti nedir? Qogunlukla gibi,
o bir islam misyoneri midir?
2) Onunla aym di:inemde yaailll olup tarihsel kiniligi c;:ok iyi bilenen Barak
Baba ile ilgisi nereden geliyor? Bu ikisinin l240'taki Babai isyamyla bir baglantlsl
var m1dlr?
3) San Saluk'm kabul edilen Balkanlar'daki islamlama hareke-
tinin cereyan ettigi sosyal tabamn dini ve yap1sal i:izellikleri nelerdir?
4) Bununla baglanuh olarak, bu islamlama hareketinin mahiyeti nedir?
Senkretik bir heterodoks islam'dan si:iz edilebilir mi?
5) Bu islamlamanm Osmanh di:inemine katklSl olmu mudur?
6) l416'daki Bedreddin hareketinin, San Saluk'm oluturdugu sosyal
ve dini tabanla bir baglantlsl bulunuyor mu?
7) Balkanlar'da muhtelif yerlerde baz1 H1ristiyan azizlerinin San Saluk'la
i:izdelqtirilmi olmas1, ne anlama gelmektedir? Bu nas1l bir olgunun ifadesidir?
8) San Saluk'm Anadolu ve Balkanlar Alevi ve Bektai gelenegi ic;:indeki yeri
nedir? Buyer nasli olUillUtur?
Genellikle bugiine kadar San Saluk hakkmda, Balkanlar'daki Tiirkmen is-
kamyla baglantlsl c;:erc;:evesinde kiiligini tartlpn bir kac;: eski makale haric;:,
-i:izellikle 1960'lardan sonra- yaplian yaymlarda, bu meselelerin ele
pek rastlanmaz. Giri klsmmda gi:iriilecegi iizere, bu yazliann c;:ogu, ya kaynak-
lardaki rivayetleri, ya halk arasmdaki menkabeleri, ya da San Saluk'm muhtelif
iilkelerdeki tiirbe ve mezarlanm, tekkelerini konu edinmilerdir. Hatta San Sal-
uk konusunda bugiin temel kaynak durumunda olduguna iiphe bulunmayan
Saltzkniime'nin dahi biitiin yi:inleriyle detayh, sistematik ve eletirel bir analizi ve
yorumu bile -bir c;:ahma haric;:- heniiz ciddi bir ekilde yaplimamlhr. Bunun
mutlaka yapllmas1 gerekmektedir. Fakat bu zor ie bugiine kadar teebbiis eden
<;:lkmamltlr.
ONSOZ IX
ite biitiin bunlar, San Saltlk iizerinde bizi bir monografi haz1rlamaya iten
sebeplerden bazlianrur. Zikre deger bir diger sebep de, vaktiyle Babai isyam
iizerinde c;:ahIrken dikkatimizi c;:ekmi oneinli bir sima oluudur. Biz burada,
yukanda Siraladi!Pmiz problemler iizerinde durup bunlan tartimaya ve elden
geldigi kadar kendi gorii ve ortaya koymaya c;:ahaca!Pz.
Bu vesileyle, metnin iic;:iincii boliimiindeki Balkanlar'da islfunlama ile ilgili
olarak Bilkent Dniversitesi'nden Saym Slobodan llic;:'e, dordiincii boliimdeki
Balkanlar'da San Salnk tekke ve tiirbeleriyle ilgili olarak Utrecht Dniversitesi'n-
den Saym Machiel Kiel'e, degerli gorii ve eletirilerinden dolaYI tqekkiir borc;:lu
oldugumuzu ozellikle belirtmek isteriz.
Temennimiz, bu c;:alimamn San Salnk'm tarihsel ahsiyetinin aydinlatilma-
sma kendimizce bir katkida bulunabilini olmakhr.
AHMET OCAK
Abu'l-Farac
Aksarayi
AUIFD
el-Ayni
Bektachi_yya
BF
el-Birzali
BSOAS
Cahen
Decei
Deny
Ebii'l-Hayr-i Riimi
Ell, 2
Elr
KISALTMALAR
Gregory Abu'l-Farac, Abt1'l-Farac Tarihi, <;ev. 0.
Riza Dogrul, 'ITK. yay., Ankara 1950, II. cilt.
Kerimiiddin-i Aksarayi, Miisibneretii'l-Ahbar ve
Miisayeretil'l-Ahyar, <;ev. Miirsel Oztiirk. TTK.
yay., Ankara 2000.
Ankara Univ. llalziyat Faki.iltesi Dergisi, Ankara.
Bedreddin el-Ayni, lkdu'l-Cumiin .fi T arih-i
Ehli'z-Zamdn, Bayezid Genel
(Veliyyeddin Efendi) nr. 2392, XX. cilt.
Etudes sur l'ordre mystique des Bektachis et les groupes
relevant de Haqji Bektach, ed. A. Popovic-G.
Veinstein, Les Editions Isis, 1stanbul1995.
Byzantinische Forschu:ngen, Miinchen.
Alemeddin el-Birzan, Tarilz, Topk.ap1 Sarayt
Miizesi (III. Ahmed) Ktp., nr. 2951, II. cilt.
Bulletin of the School of Oriental and African Studies,
London.
Claude Cahen, liz T urquie Pre-otfJJmane, Varia
Turcica, VII, 1stanbul-Paris 1988.
Aurel Decei, "Le probleme de la colonisation
des Turcs Seljou.kides dans la Dobrogea",
TAD, 10-11 (1968).
Jean Deny, "Sary Saltyq et le nom de la ville
de Babadaghi", Melanges Emile Picot, Paris 1913,
II. cilt.
Ebu'l-Hayr-i Rumi, Saltuk-nibne, nr. Ha-
hlk Akalm, Kiiltiir yay., Ankara
1988-1990, 3 cilt.
ETUJiclopedie de l'lslam, Leiden, l. ve 2. bs. 1913-
1936,1954
ETUJiclopaedia Iranica, London 1985
xn
Evliya Qelebi
GDAAD
Gregoire, "Les sources"
"Precisions"
Gregoras
Hasluck, Tedk:ikler
Christianity
Hammer
HBH
.!A
ibn Battuta
ibn Bibi
ibn Racer
ibn Tagribirdi
James
.MA
Melikolf, 'teste
MM
KISALTMALAR
Evliya Qelebi, Evliya 9elebi Sryahatnamesi, ikdam
MatbaaSI, istanbul1314, I-IV. cilder.
Giinry-Dogu Avrupa ArrlJf:mnalan Dergisi, istanbul.
Henri Gregoire, "Les sources historiques des
Pauliciens", Bulletin de l'Acadbnie Rqyal de Belgique,
XXll(1936).
Henri Gregoire, "Precisions geographiques et
chronologiques sur les Pauliciens", Bulletin de
l'Acadbnie Royal de Belgique, XXXIII (1 94 7).
Nicephor Gregoras, Byzantina Historia, nr.
Immanuel Bekkerus, Bonnae 1829, I. cilt.
F. W. Hasluck, Bektafilik Tedkikleri) c;:ev. Ragip
Hulusi, Tiirkiyat Enstitiisii yay., istanbul 1928.
Christianity and Islmn under the Sultans) Clarendon
Press, Oxford 1928, 2 cilt.
Joseph de Hammer, Histoire de 'Empire
Paris 1835-1839, I, IV. ve XIV. cilder.
Halk Bifgisi Haberleri Manisa.
islam Ansiklopedisi, istanbul 1940-1988 .
llm Battuta, Vqyages d'lbn Batoutal-t; ed. C.
Defremery-B. R. Sanguinetti, Paris 1854, II. cilt.
ibn Bibi, El-Evdmiru'l-Al!iiyyefi'l-Umuri'l Al!iiyye)
c;:ev. Miirsel Oztiirk, Kiiltiir yay.,
Ankara 1996, 2 cilt.
ibn Racer el-Askalani, ed-Dilreru'l-Kamine Ji
A'yani'l-Mieti's-Samine) Haydarabad 1348, I. cilt.
ibn Tagribirdi, el-Menhelu's-Safi ve)l-Milstev.fi
Ba'de'l-V[ifi Topkap1 Sarayr Miizesi (III.
Ahmed) Ktp., nr. 3018.
E. 0. James, Mythes et Rites dans le Proche Orient
Ancierl; Payot, Paris, 1960 .
Miscellaneous Academica.
La Geste de Melik Dani.pnenr4 Etude Critique du
Danijmendndme) Adrien-Maisonneuve, Paris
1960, 2 cilt.
Mena!ab-z Gazavat-z Sryyid Battal istanbul
1287 (ta basmas1).
Mihrab Mecm1faSl; istanbul.
MT
MiineccimbaI
Pachymeris
RO
SAD
es-Safedi
es-Serrac
Seyyid Lokman
SF
TAD
7DA
7DEA
mVU.
mtiM
TK
TOEM
1M
Togan
TSAB
TTK
Turan
UDAll
Vildyetndme HBV
KISALTMALAR XIII
Materialia Turcica, Bochum.
MiineccimbaI Dervi Ahmed, Cdmiu 'd Dilve4
Bayez1t Genel nr. 5019.
Georgii Pachymeris, De Michaele et Andronico
Palaelogis, nr. Immanuel Bekkerus, Bonnae
1835,1. cilt.
Orientalistyczny, Krakov-W arszawa.
Selfuklu ArrLJftrmalan Dergisi, Ankara ..
tbn Aybek es-Safedi, Aydnu'l-Asr ve A'vdnu'n-
Nasr, Siileymaniye (Ayasofya) Ktp., nr. 2970.
Kemileddin Muhammed er-Rifai es Serrac el-
Kurei, Tuffdhu'l-Ervah, Berlin, Staatsbibliothek,
Katalog W. Ahlwardt, no: 8794.
Seyyid Lokman, Sezd Locmani ex Libra Turcica qui
Oghuzname Inscribitur Excerpta {icmdl-i Ahvdl-i Al-i
Selciik ber Milceb-i nakl-i Of;uzndme-i Sf!Yyid Lok:man),
nr. I.J. Lagus, Helsingfors 1854.
Siidost-Forschungen, Miinchen.
Tarih ArrLJftrmalan Dergisi, Ankara.
Turk Dilnyasz ArrLJftrmalan, istanbul.
Turk Dili Edebryaft Ansiklopedisi, istanbul.
Turkiye Dryanet V alifi lsldm Ansiklopedisi, istanbul.
Turk Hukuk ve lktisat Tarihi Mecmuasz,istanbul.
Turk Kultilrii, Ankara.
Tarih-i Osmanf Enciimeni Mecmuasz, istanbul.
Turkiyat Mecmuasz, istanbul.
A Zeki V elidi Togan, Umilmf Turk Tarihine Gi-
ri.J I En Eski Devirlerden 16. Asra Kadar, iD. Ede-
biyat Fak. yay., istanbull970, 2. bs.
The Turkish Studies Association Bulletin.
Turk Tarih Kurumu.
Osman Turan, Selfuklular ;:_amanznda Turki-
ye, Turan N eriyat Y urdu, istanbul 1971.
Urdu Daire-i Madri.fi lsldmrye, Pencap 1964
Firdevsi-i Rfuni, Mandkzb-z Hunkdr Hacz BeklrLJ-Z
Velf (Vildyetndme), nr. A Golpmarh, istanbul
1953.
XIV
Vitayetname OB
KISAIJ'IMAllAR
Kii<;iik.All!li!lili ,' Vilqyetname-i Otman Baba, Adnan
Ktp. (Ankara), nr.495.
Wittek, "Les Gagaouzes": Paul, Wittek, "Les Gagaouzes=Les gens de
Kaykaus'\.fW, XVII (1951-1952).
"Dobruja"
YaztciZade
Paul Wittelf, "Y azijioghli Ali on the Christian
Turks of the Dobruja", BSOAS, XIV /2 (1952).
Yaz1ctzade Ali, Teoarfh-i Al-i Selfuk, Topkap1
Sarayi Miizesi (Revan) Ktp., nr. 1391.

KAYNAKLAR VE
KAYNAKLAR
Halk arasmda bir killt konusu olmu, dolayl.Slyla tarihsel kiiligi ile
menkabevi kiiligi biribiri it;ine ge<_;:mi mistik simalan incelemek, tarih<_;:ilik ag-
smdan ilgin<_;: ve bir o kadar da gii<_;: bir itir. Bu gii<_;: iin baanlmasi, muhakkak ki
ilgili kaynaklann <_;:ok iyi tammp analiz edilmesine ve degerlendirilmesine ihtiya<_;:
gosterir. Burada inceleme konusu yapliacak olan San Salak da bu mistik ahsi-
yetlerden biri olup, XIII. yiizyli gibi, zamammiZdan epeyce uzak bir donemde
yaarm bir Tiirkmen airet evliyaSimr. San Salnk gibi, belli miisliiman ve
hlristiyan <_;:evrelerde yiizlerce ylidan beridir devam etmekte olan biiyiik bir kiil-
tiin konusu olmu problematik bir tarihsel ahsiyet soz konusu oldugunda, bu
kaynak analizi ii, daha da biiyiik bir onem kazamr. Qiinkii bu tiir killt konusu
olan mistik kiilerin hayat hikayeleri, zaman i<_;:inde diger biitiin tarihsel simalar-
dan <_;:ok daha fazla deforme olmaya miisaittir. Onlara inan<_;:la bagh olan toplum-
lann hafizas1, yaadiklan donemden zamamrmza kadar ge<_;:en siire boyunca,
onlann biyografilerine durmadan baka efsanevi ve menkabevi unsurlar uyarlar,
hatta yeni efsaneler ve menkabeler yaratir. Bu ise onlann tarihsel kiiliklerinin,
durmadan gorii alamrmzm uzagma <_;:ekilmesi demektir.
San Salnk'tan bahseden kaynaklann hi<_; biri onun zamamna ait degildir.
Baka bir deyile, San Salak ile sozkonusu kaynaklann kaleme ahm tarihleri
arasmda birka<_;: asrr vardrr. Bu onemli bir husustur ve kaynaklar degerlendirilir-
ken gozden uzak tutulmamak gerekir. Bu kaynaklar <_;:ok tabii olarak, onun kiili-
giyle paralel bir ekilde, esasta tarihsel ve menkabevi olmak olmak iizere birka<_;:
gruba aynhrlar:
a) Sel<_;:uklu ve Osmanh donemi vekayinameleri,
b) Bu konuda ilk ornegini XIV. yiizyilln Magripli iinlii seyyah1 ibn
Battuta'mnkinin tekil ettigi, Evliya Qelebi'nin ve Batih gezginlerin, gozlemcilerin
seyahatnameleri,
c) Tabiauyla bizzat San Salak amna kaleme almrm bulunanlar bata ol-
mak iizere, menilibnameler, ozellikle Bektai gelenegi i<_;:inde diiiiniilen
vildyetniimeler,
2 AHMET YA:;;AR OCAK
d) Son olarak da, San Salnk tiirbe ve zaviyelerinin va.laf kaytdanrnn ve bu
zaviyelerde yaayan dervilerin faaJiyederinin yer ariV belgeleri.
a) Vekdyiniimeler
Bunlann en onde geleni, hir; iiphe yok ki,J. von Hammer'den,Jean Deny,
Paul Wittek ve Aurel Decei'ye kadar San Salnk ve ona bagh olarak
Dobruca'daki Tiirkmen iskim meselesiyle arkiyatr;tlann temel bavuru
olan T evarih-i Al-i Selfuk'tur. Esasmda bu, ibn Bibi'nin Selc;uklu tarihi-
nin 1, II. izzeddin Keykavus ile kardei Riikneddin Killc;arslan arasmdaki saltanat
miicadelesi ve sonuc;lanna clair bahislerine, Dobruca'ya go<;: ve San Salt!k'la ilgili
haberleri de eklemek suretiyle, XV. yiizylida II. Murat zamarunda Yaztctzade
Ali tarafindan Tiirkr;e'ye terciimesinden ibaret bir eserdir. Dolaytstyla bu eser,
San Salt!k ve Tiirkmen goc;ii hakkmda yazann bizzat mahallinden
hatta belki de San Salnk meniliblanndan da derledigi, thn Bibi'nin metninde
olmayan c;ok onemli bilgileri ihtiva etmesi itibariyle konumuz bizim
ic;in biiyiik bir deger kazarnr. Burada San Salnk'm da ic;inde bulundugu, II.
izzeddin Keykavus'un talebi iizerine Anadolu'dan giden Tiirkmenler'in
Dobruca'ya yerlemeleri, oradan Kmm'a gidileri ve sonra tekrar Dobruca'ya
doniileri anlatilir. Aynca San Salt!k ve Barak Baba miinasebeti hakkmda da
bilgiler verilir2.
Y azlClzade Ali'nin bu Tiirkc;e r;evirisi, XVI. yiizyllda, Kanuni Sultan Sii-
leyman devrinde Seyyid Lokman tarafindan Ogu?Jldme achyla ozedenerek yeni-
den kaleme almnntlr. Burada da aym olaylar anlatilir3. Hatta baz1 lusimlar he-
men aymyla Y aztciZade Ali'den aktarllmt olup, Dobruca goc;ii ve San Salnk'la
alakalt klSlmlar boyledir. Baz1 aratirmaalar bunu ayn bir kaynak zannetmilerse
de bu dogru degilclir. Aslmda II. izzeddin Keykavus'un Dobruca'ya vuku bulan
bu Tiirkmen goc;iinden onceki hayatmdan ve bilhassa onun Mogol hakimiyeti
altmdaki Anadohi'da kardei IV. Riikneddin Killc;arslan ve Mogollar'la olan
saltanat miicadelesi ve maglubiyetini miiteakip Bizans'a halayan
macerasmdan bahseden yalmzca bu zikredilen iki vekayiname degildir. En bata
ibn Bibi olmak iizere, onun bir devann saytlan, Kerlmiiddin Aksarayi'nin
I
I Bk. ibn Btbi, El-Evdmint'l-AldiXJe fi'l-Umi1ri'l-AldiXJe, faks. Dr. A. Sadlk Erzi, TTK.
yay., Ankara 1957. Tiirkc,:e c,:evirisi: El-Evlimirii'l-Ataiyyefi'l-Umi1ri'l-Ataiyye, c,:ev. Miirsel Oztiirk,
Kiiltiir Bakanhgt Y'fi Ankara 1996, 2 cilt. Kitapta bu iki metin olarak kulla-
mlnutlr.
2 Bk. Tevlirfh-i"il-i Selyuk, Topkap1 Sarayi Miizesi (Revan) Ktp., nr. 1391.
s Bk. Seid Locmani ex Libro Turcico qui Oghuzname Inscribitur Excerpta {!cmlil-i Ahvlil-i Al-i Selciik
ber Mflceb-i Nald-i Oguznlime-i Sryyid Lokman), nr. I.J. Lagus, Helsingfors 1854.
SARISALTIK 3
Milslimeretii!l-Ahbar'z olmak iizere4, doneme <_;:agd3. iki Bizans tarih<_;:isi, Georgios
Pachymeris ve Nicephorus Gregoras da kroniklerinde aym ola)'l anlatrrlar5. An-
cak ne zikredilen Sel<_;:uklu kaynaklan, ne de soz konusu bu iki Bizans kronigi
San Salnk'tan bahsederler.
Unlii eyhiilislam Kemalp3.azade, TlflJO:rfh-i At-i Osman admdaki tarihinin
MohacnOme adrrn t3.1yan son klsrmnda San Salnk'a da yer vermitir.
Kemalp3.azade bu eserinde <_;:ok uzun olmamakla beraber, San Salnk'1 biiyiik bir
veli olarak takdirle anar6.
San Salnk'tan bahseden bir diger XVI. yiizyli Osmanh vekayinamesi ise,
Miineccimb3.1 Dervi Ahmed'in Camiu'd-Dilvel adh eseridir
7
Ancak Miineccim-
baI San Salnk hakklnda verdigi bilgileri neredeyse kelimesi kelimesine
YaziCizade'den alrm goriiniiyor. Dola)'lsiyla bizim a<;:lffilzdan bu yoniiyle oriji-
nal bir tarafi yoktur. halde bu zikredilen vekayinamelerin asli ve tek
Yaz1ciZade Ali olmaktarur.
Vekayinameler grubuna, donemin onemli olaylanm manzum bir ekilde
anlatan yine XVI. yiizylla ait bir eseri, Nev'izade Atayi'nin Nifhatu'l-Ezhar'zm da
ekleyebiliriz. Burada At:lyi dogrudan dogruya San Salnk'tan bahsetmemekle
beraber, onun Baba ehrindeki tiirbe ve tekkesinin Rus Kazaklan tarafindan
nasil yagma ve tahrip edildigini anlatmaktadrr8. Bu arada o, San Salnk'1 da bii-
yiik bir hiirmetle anar.
b) Seyahatnameler
ibn Battuta, klsaca Rihle (seyahatname) diye de bilinen Tuhfetu'n-Nuzzar .fi
Garaibi'l-Emsar ve Acaibi'l-Es.fiir (Garip Ulkeler ve Tuhaf Seyahatlerle ilgilenenlere
Hediye) arundaki iinlii eserinde, Karadeniz'in kllzeyinde Klp<;:ak ellerinde
seyahati anlattrken, Baba Saltuk aruyla amlan bir ehir ve Baba kelimesinin an-
larm hakklnda klsa bir bilgi verdikten sonra, Baba Saltuk am alttnda, klsaca San
Salnk'tan bahseder9.
ibn Battuta'mn seyahatnamesi, bilindigi iizere, yakln zamana kadar San
Salnk hakklndaki en eski tarihsel kayrun bulundugu kaynak ozelligini taIyordu.
Fakat San Salnk iizerinde yogun aratlrmalar yaprm olan Machiel Kiel, bugiine
4 Bk. Miisrimeretii'l-AJ!har ve Miisqyeretii'l-Afryar, nr. Osman Turan, TTK. yay., Ankara
1944. Kerimiiddin Mahmud-i Aksaciyi, Miisrimeretii'l-AJ!har, <;:ev. Miirsel
Oztiirk. TTK. yay., Ankara 2000. Burada bu iki metin karIlatirrnah o1arak kullarulrmtir.
5 Pachymeris ve Gregoras'm bu konuda yazchklan i<;:in birinci bo1iime bk.
6 Bk. Muluu:ndme, Siileymaniye (Esad Efendi) Ktp., nr. 2087.
7 Bk. Bayez1t Genel nr. 5019.
s Bk. Nefhatu'l-Ez/zar, istanbul Universitesi Ktp., Tiirkc;e Yazmalar nr. 437.
9
Bk. ibn Battuta, d'lbn Batoutah, ed. C. Defremery- B. R. Sanguinetti, Paris 1854,
II. cilt. s. 9.
4 AHMET OCAK
kadar bilinmeyen, ibn Battuta'mn seyahatindan hayli yli once, yani 1316'da
kaleme ahnml -hemen kendisinideH ,bahsedilecek olan- bir yazma sufi
ulaml bulunmakla ibn Battuta'p ikinci maya diiiirmii oldu.
San Saltlk'1 anlatan ikinci seyahatname, Evliya Qelebi'nindir. Unlii seyyah,
Balkanlar'daki -o zamanlar artlk <;oktan Bektai tekkeleri halini alrm olan- eski
San Salak zaviyelerinden derledigi uzun ve ilgin<; bir talrnn menkabeleri eserine
kaydetmek suretiyle bize <;ok zengin bir malzeme b1rakrmar. Evliya Qelebi ayn-
ca gezdigi biitiin San Salak tiil'be ve zaviyelerini de uzun uzun tamar. Ancak
Unu unutmamahillr ki, burada <;izilen San Salak imaj1, artlk uzunca bir zaman-
dan beri, hem Balkanlar'daki Htristiyan aziz lejandlanyla kanml, hem de Bek-
tai gelenegine yerlqlni bulunan bir imajillr ve bu gelenegin telakkilerini yansi-
ar. Yani Evlfyli r;elebi Sryahainamesi'nde o arak HaCI Bekta-1 Veli'nin halifesi olan
bir Bektai evliyasiffirlo.
Bunlara, Bauh seyyahlann daha ziyade muhtelif San Saltlk tekke ve tiirbele-
rini ziyaretleri esnasmdaki miiahedelerini nakleden eserlerini de eklemek lizlmillr
ki, bu arada 1567'de Avusturya el<;isi Antonio Pigafetta'nm
11
, 1574-1578 tarihleri
arasmda Alman ilahiyatg Stephan Gerlach'm
1
2, 1587 yilmda Alman eczaCI
Reinhold Lubenau'nun13,1652'de ingiliz Robert Bargrave'm
14
ve nihayet 1675'te
ingiliz seyyahjohn Covel'in eserlerini sayabiliriz
1
5. Bu seyyahlar, gezdikleri yerler-
de San Saltlk'a ve ozellikle onun muhtelif mristiyan izizleriyle ozdeletirilmesine
clair ilgin<; gozlemlerini aktanrlar.
c) Meniik:tbnlimeler
Bunlann en bamda hi<; iiphesiz San Saltlk aillna kaleme ahnrm
Salt:tknlime'ler gelir. Fakat kronolojik olarak onlardan <;ok oncesine ait bulunmas1
ve San Saltlk'tan tarihsel bir ahsiyet olarak ilk bahseden eser olmas1 dolaps1yla,
XIV. yiizplm ilk <;eyregi i<;inde olmii Kemaleddin Muhammed es-Serrac er-
Riffii'nin Tiljflihu'l-Ervah (Ruhlann Meyvesi) isimli, Arap<;a bir menkabeler mec-
muasmdan bahsetinek gerekiyor
1
6. Yazann Siileymaniye kiitiiphanesi (Amucazade
10 Evli;yd 9elebi Sryahatnamesi, istanbul 1314, II., III. ve IV. ciltler.
II Bk. Itinerario di Marc Antonio Pigafltta, Zagreb 1890, s. 161 'den naklen, Milan Adamovic,
"Das Tekke von Sari Saltiq", MT, 5 (1979), s. 17.
1
2 Stephan Gerlach defJ Aeltern Tage-Buch, Frankfurt 1674, s. 51l'den naklen Has1uck,
Christianity, II, 761; Adamovic, a.g.m., ss. 18-19.
1
3 Reinhold Lubenau, Beschreibung der Reisen, Konigsberg 1912-1930, s. l57'den naklen
Adamovic, a.g.m., ss. 18-19. Her ii<; gozlemcinin seyahatnamelerindeki ilgili pasajlar bu maka-
lede almt:Ilannn metinler olarak mevcuttur.
14 R Bargrave, Travels, Bodleian Codex Rawlinson, nr. C. 799, v. 50 b'den naklen,
Hasluck, Christianity, II, 762.
15 Hasluck, aym yerde; kr. Adamovic, a.g.m., ss. 22-23.
16 Berlin, Staatsbibliothek, Katalog W. Ahlwardt, no: 8794. Bundan onceki bashda
gorme imkanma sahip olmailljpnnz bu yazmadan sekiz yil once bizi haberdar eden ve bir
SARISALTIK 5
koleksiyonu)'nda bir niishas1 bulunan T ejV'iku'l-Eroah isimli asil eserinin bir bolii-
miinii tek:il eden ve Princeton'da ve Berlin'de iki yazma niishaSJ. bulunan bu kita-
bm, mehur evliyfunn menkabelerini toplayan bir mecmua oldugu goriiliiyor.
Fakat onemli yam, ibn Battuta'nm San Salt:Ik'm yaachgr bolgelere seyahatinden
on altt yli kadar once yazillm olmas1 itibariyle, San Salt:Ik'm -iistelik bugiine kadar
bilinenlerden farkh - menkabelerini zikreden (imdilik bilinen) ve tarihi yam da
bulunan ilk eser Olmll olmas1chr. Miiellif San Salt:Ik'tan eserinde biiyiik bir hiir-
metle bahsetmekte, "Salt:Ik et-Tiirki" bahgr alttnda ona ayrrchgr uzunca losnnda
hayranhkla menkabelerini anlatmaktacJrri7.
Salf:lk:name'lere gelince, Evliya Qelebi'nin anlatttgrna gore bunlann ilki, XV.
yiizylim Bayrfuni eyhlerinden olup, Y aziCIZade Ali'nin kardei mehur
Muhammedi;ye miiellifi Mehmed'in (1451) yazchgr bir Meniiktb-z San Salttk olup, San
Salt:Ik'm menkabeleri burada t;ok geni bir bit;imde anlanlmlttr
1
B. Digeri ise, Ozi
Valisi Kenan Paa'mn (1659) kaleme alchgr, Evliya Qelebi'nin kirk kiimJse (forma)
den ibaret oldugunu soyledigi Salttkndme'chr. Bu eseri de bizzat gormii olan
Evliya Qelebi, Kenan Paa'nm bu Salt:tk:name'sinin, Paa'mn Babadagr'nda topla-
chgr menkabelerle Y az1c10glu Mehmed'in eserinden ve bir de Fut:ahat-z Toktam'l
Han'dan yararlamlarak yazlichgrm kaydediyori9. Ne yazlk ki bu her iki Salttknlime
de bize ulamamitlr.
Ut;iincii Salf:lk:name ise, 1473-1480 ylllan arasmda, Cern Sultan'm maiyyet
erkamndan Ebu'l-Hayr-i Rfuni tarafindan yazilmi biiyiik bir kompilasyon eseri-
dir. Bu eser San Salt:Ik'a clair bugiin elimizde bulunan tek menkabe koleksiyonu
olmas1 s1fattyla onemli bir yere sahip bulundugundan burada iizerinde uzunca
durmamiz gerekiyor.
Evliya menilibnameleriyle destani romanlann adem kanlllll olup her iki tipi
de yans1tmakla beraber, daha ziyade Battalrulme ve Danijmendnilme gibi destani ro-
man tiiriine yalon olan bu miihim eserden ilk bahseden, iinlii Rus alimi Smirnov
olmutur. 0, Tiirk edebiyat tarihine clair 189l'de St. Petersburg'ta basilan kitabm-
da San Salt:Ik'm menkabelerini anlatan bu eserden bahsetmitir20. Daha sonra
Fuat Kopriilii, Carl Brockelmann, Orhan Kopriilii, Abdiilbaki Golpmarh, Fahir iz
ve Kemal Yiice bu Salf:lk:nlime hakkmda t;eitli t;ahmalannda detayh bilgiler vermi
fotokopi niishasrm gonderme nezaketini gosteren Suudi Saym Muhammed b.
Abdillah el-Kfrnevi'ye ve daha sonra eserin Princeton ve Berlin niishalan ile Tqviku'l-Erviih'rn
CD'sini Saym Miifit Yiiksel'den temin eden degerli gene; H11.im ve Saym
Yiiksel'e teekkiir ediyorum. Bu baskida Berlin niishas1 dogrudan kullarulill.
17
Menkabelerin tamarm zikredilen yazmarun 107a-110b nolu varaklan arasmdadrr.
1a Bk. Evliya Qelebi, ill, 366.
19 A.g.e., aym yerde.
2
0 Fuat Kopriilii, "Anadolu Selc;uklulan tarihinin yerli kaynaklan", BeUeten, 27 (1943), s.
431 ve dipnot 2.
6 AHMET OCAK
ve laymetini vurgularmlardu-21. Bundan yinni iki yil once, tarafinnzdan da, San
Saln.k'm tarihsd hayan Salt:tk:name'yi eletirel analize tabi tutan bir ma.kale
.kaleme almmi olup22, son olara.k da, I. Melikoffbenzer mahiyette elCtirel bir yazt
yayunlarmttr
23
.
Bu biiyiik kompilasyon eseri, Uzun Hasan iizerine sefere <;limn babas1 Fatih
Sultan Mehmed'in yerine Edime'de kayma.kam b1ralalan ehzade Cem'in talebi
iizerine, adige<_;:en adarm tarafindan .kaleme almmlnr. Cern Sultan gezileri esna-
smda Babaeski'de bulunan tiirbe ve zaviyesinde.ki dervilerden men.kabelerini
dinleyip biiyii.k bir ilgi duydugu San Salnk hakkmda, ya.km adarm EbU'l-Hayr-i
Rfuni'den bunlan bir araya toplayan bir eser yazmas1m istemitir. Bunun iizeri-
ne miiellif, kendi ifadesine gore yedi yllhk bir arattrma sonucu, Anadolu ve
Rumeli'de.ki San Salnk tiirbe ve tekkelerinden, mezar ve ma.kamlanndan derle-
digi men.kabeleri, yukanda bahsi ge<_;:en diger i.ki menalabmlme ile birletirerek -
ve goriiniie gore- BattalnUme ve Dani{mendnOm.e'den, hatta bazt halk hikayelerinden
de uyarlamalar yapara.k Salt!lr:nD:mtyi meydana getirmitir2
4
Fa.kat Saltubulme'de.ki
men.kabeler, oyle goriiniiyor ki, yalruzca buralardan derlenen men.kabelerin
degil, aym zamanda gaziler arasmdan derlenenlerin de bulundugunu gosteriyor.
21 Koprillii, a.g.m., ss. 430-441. F. Koprillii bu iinlii makalesinde Salt!kruJrninill analitik ve
kritik nitelikte giizel bir tamtururu yapar ve Sel,.uklu ve Osmanh donemi tarihi i"in onemli bir
kaynak oldugunu, kendisinin yakmda Saltlk ve SalJ.Vr:ndrnye clair bir monografi
yaY!ffilayacagun sayler. Fakat bu monografi ya}'lmlanma:IIllijttrj aynca bk. C. Brockelmann,
"Das Altosmanische Volksbuch: Menakib-i Gazawat-i Sultan Sari Saltiq Gazi", MA, II/2
(1950), ss. 168-193; Orhan Koprillii, Tarihf Kaynak Olarak XIV ve XV. Astrlardaki Baz;z Turk
Menllk:!bnanuJleri, doktora tezi, istanbul 1951, i D. Edebiyat Fakiiltesi, Tarih Semi-
neri Ktp., nr. 512.; A. Golpmarh, Yunus Emre ve Tas=f, istanbul 1961, Remzi Kitabevi, ss.
33-38; Fahir iz, Eski Turk Edebiyaanda Nesir, istanbul 1964, II, 286-316; Kemal Yiice, Salhtk-
ndme'de Tarihf, Din ve F;fsanev Un.surlar, Kiiltiir ve Turizm Bakanhgt yay., Ankara 1987. Bu son
eser, belirtilen Saltlbu1minin analizini yapan bir Fakat
SaltUcname'nm tarihl ve tasavvufi 3.9dan daha detayh ve dikkatli bir analizine ihtiya,. oldugu
gibi, Battalname ve Ddni;mendntinuJ ile de gerekir.
n Bk. A Y Ocak, "San Saltuk ve Saltlkname", TK, sa}'l: 197, Mart 1979, ss. 266-27 5.
23 Bk. "Qui etait San Saltuk? Quelques remarques sur les manuscrits du
Studies in Ottoman History in Honour of Professor V. L Mbwge, ed. by Colin Heywood-Colin Imber,
The Isis Press, istanbul 1994, ss. 231-238. Aynca, aym yazann U eserine de bakllmahdrr:
Hadji Bektach, Un Mythe et ses Avatms: Genese et Evolution du Soufisme Populaire en Turguie, Brill,
Leiden-Boston-Koln 1998, ss. 42-43.
2
4
Ebu'l-Hayr-i Rfuni'nin Salttkname'sinin muhtelif niishalan bugiin degiik kiitiip-
hanelerde bulunmaktachr. Eserin bu kopye niishas1, Topkap1 SaraYl Miizesi (Hazine) Kiitiip-
hanesi, nr. 1612'dedir. Bundan baz1 par,.alar da Bor Halil Bey Kiitiiphanesi nr. 17292, Milli
Kiitiiphane YazmaEserler nr. B 64'dedir. Bu niishalar ve ozellikleri hakkmda bilgi ve tamum-
lany1a ilgili literatiir i9in bk. Yiice, Saltuk-ndme'de T arihf, Din ve Efidru:oi Un.surlar, ss. 5-19. Burac
da, c;fitli kiitiiphanelerde mevcut, par<;alar halindeki Ebu'l-Hayr-i Rfuni Saltthuim'sinin niisha-
lan hakkmda yeterli bilgi verilmitir. Topkap1 Saraj'l Miizesi niishas1 hari,., bunlann hi" biri
tam niisha degildir. Bunlann chmda, Saraybosna Kiitiiphanesi'nde islam yazmalan arasmda-
ki 72 varakhk bir baka p13,rc;a niishaj'l da G. Martin Smith zikrediyor: "Some tii.rbes/maqams of
Sari Saltuq: An Early Anatolian Turkish Gazi-Saint", Turcica, XIV (1982), s. 217, dipnot 3.
SARISALTIK 7
Qiinkii San Saltlk.'m bu gaza menkabeleri Osmanh gazileri arasmda haliyle <;ok
itibarh idi.
Bugiin elimizde bizzat Ebu'l-Hayr-i RUmi'nin elinden <;Ikan asu niisha
mevcut ohnamakla beraber, 1000/1591 tarihinde ondan kopye edilen bir niisha
bulunmaktadn25. Orijinalinin telifinden tam yiiz onbir yil sonra istinsah edilen
bu niishamn opa t:tp EbU'l-Hayt-i Rurni'nin kaleminden <;Ikan niisha
eserde yer alan, <;ok sonraki tarihlerde vuku bulmu bir takJ.m olaylara at:tfta
bulunulmasmdan ve ozellikle iran ve Rafizilik aleyhindeki iddetli polemik ciim-
lelerinden anhyoruz. Eseri kopye eden zat, XVI. yiizylidaki Osmanh-Safevi mii-
cadelelerinin ve propagandamn tepkileri Saltzkntime'ye yanSitnu ve
San Saltlk.'m kiiligme "Rafiziler'le miicadele eden, Hanefi mezhebine mensup
koyu Siinni bir miicahit" cephesi eklemitir. Bunun yans1malanm eserin pek <;ok
yerinde gormek miimkiindiir. Oysa San Saltlk.'m devirde boyle bir du-
rum sozkonusu hatta miiridi ve halifesi Barak Baba'mn bizzat
imamiye kabul ettigi <;ok iyi bilindigi gibi, eserin yillarda da
iran'da heniiz bir devlet yoktur. Bu durum, bugiin elimizde bulunan 1591
tarihli niishanm, kopye edilirken bir takrm degiiliklere gosteriyor.
Boyle olunca bu niishamn Ebu'l-Hayr-i Rurni'nin orijinal niishasmdan baz1 ba-
klmlardan bir hayli farkh oldugunu ve deforme edildigini kabul etmek ka<;mil-
maz oluyor. Bu onemli bir problem olarak kafIrmza <;Ikmaktadtr ve Salttkntimeyi
kullamrken bu hususiyetini gozden uzak tutmamakta yarar vardtr.
ilk bakJ.ta bu Salttknfime'nin San Saltlk.'m ahsiyeti ve hayat hikayesi konu-
sunda <;ok zengin veriler izlenimi uyanmakla beraber, ger<;ekte bu veri-
ler <;ok ta fazla degildir. Maamafih yine de San Saltlk.'m hayat:tndan baz1 defor-
me olmu par<;alan bulabihnek imkan dahilindedir. Yukanda San
Saltlk.'m menkabevi ve tarihsel kiiliginin etrafindaki meselelerin aydtnlat:tlmas1
konusunda katkls1mn ne olabilecegini anlamak i<;in, Salt:t!cnfime'nin) bu hacimli
kompilasyon eserinin -klsaca da olsa- burada bir muhteva tahlilinin yapumaSI
gerekiyor. Acaba bu eser, sozkonusu meseleleri aydtnlatmakta ciissesiyle miite-
nasip katkl yapabilecek durumda rmdtr?
Eserde mevcut menkabeler topyekiin gozden ge<;irildigi zaman, cereyan
ettikleri cografi alamn iki ana gruba goriiliir: 1) Amasya dolaylanndan
ge<;en kuzey-giiney dogrultusundaki <;izginin bat:tsmda kalan Anadolu toprak-
lan; Trakya, Bulgaristan, Romanya, Kuzey ve Dogu Karadeniz sahillerini (eski
25 Bu niisha Fahir iz tarafindan 1974 yllindan itibaren Harvard Universitesi'nde
Tekin'in yonettigi kaynak eserler dizisi i<;inde upla bas1m olarak fasikiiller halinde ya)'lmlan-
Aynca eserin diger yazma niishalanyla meydana getirilen tenkitli bir
latinize metni de HalUk Akalm tarafindan ger<;ekletirilmitir (bk. Ankara
1987-1990, 3 cilt, Kiiltiir Bakanhg.. yay.). Burada bu niisha, yukar!da zikredilen orijinal yazma
niisha ile birlikte laillamlrmtir. Eser iizerinde tarihi ve folklorik baanh bir inceleme
i<;in Kemal Yiice'nin yukanda zikredilen eserine bk.
8 AHMET ~ R OCAK
Det-i Klpc;:ak'1) ic;:ine alan saha, 2) Portekiz, ispanya, Almanya, Lehistan, Qekoslo-
vakya, Yunanistan, Rusya, iran, Tiirkistan, Mganistan, Hindistan, Qin ve nihayet
Fas, Cezayir, Tunus, Libya, Mts1r, Habqistan ve Arabistan'1 ic;:ine alan ve bazdan
klsmen Osmanhlar'm hakimiyet alanma giren hemen biitiin eski diinya.
San Saltlk'm bu kadar geni bir cografyada cihad ve gazalarda bulunuyor
gosterilmesinin sebebi, herhalde XV. yiizllda Osmanh devletinin takip ettigi cihad
ve gaza ideolojisinin bir belirtisi olmahrur. San Saltlk biitiin bu iilkelerde dolatl-
nlmak suretiyle adem buralann fethi ic;:in bir mesaj veriliyor gibidir.
Bu iki alanda gec;:en menkabeler birbiriyle mukayese edildiginde, mahiyet iti-
bariyle aynldlldan hemen dikkati c;:eker. Birinci alandaki menkabelerin onemli bir
lusnu, tarihsel esast olan, baka bir deyile, c;:ekirdegini San Saltlk'm gerc;:ek yaantl-
siyla ilgili tarihsel olaylarm tekil ettigi menkabelerdir. Bunlarda tabiatiistii motifle-
re c;:ok az rastlanmakta olup biiyiik bir hsnu San Saltlk'm "kafirler" ile miicadele-
sini, ciharum, zamammn diger evliy.isl veya tarihsel ahsiyetleri ile miinasebetlerini
anlatmaktarur. Oysa ikinci alandakiler -pek az1 cihad hikayelerinden ibaret olmak-
la beraber- genellikle ve c;:ogunlukla masal karakteri taIyan menkabelerdir. Bun-
lardan bir klsnu Antere b. ~ e d d a d ve Ebu Gazanfer gibi eski Arap kahramanla-
nrun menkabeleri veya Musa Peygamber, Siileyman ve Yunus Peygamber'lere ait
klssalardan almolar oldugu gibi, bir klsnu da $olzmaran hikayeleri, cinler, caddar,
periler ve devlerle, biiyiiciilerle olan miicadeleleri nakleden masallarchr. Diger bir
lusm1 ise, daha once teekkiil edip kaleme ahnrm bulunan Battalndme ve
Ddnipnendruime'den uyarlanan menkabelerdir. Ancak Saltzlr:nOme'de hepsinin de ba
kahramam artlk San Salok'trr.
Kanaatimizce San Saltlk'la ilgili asli menkabeler, yukanda belirtilen birinci
alanda gec;:enler olmahdrr. Ancak bunlann da kendi aralarmda iki klsma aynldllda-
n gozden kac;:maz: Birinci klsrm, yani Sinop, Harana (Arnasya), Konya ve dolayla-
n, Konstantiniye, Edirne, Babaeski, Babadagt ve Kefe'den olUan bir halka etra-
finda yogunlaall menkabeler, San Saltlk'm asil tarihsel ahsiyet ve faaliyetiyle ilgili
olan, dolaylSlyla Sall:iJr:ruirnnin c;:ekirdegini tekil eden menkabelerdir. Bunlann ilk
ekillerinin daha San Saltlk'm saghgmda veya oliimiinden k:J.sa bir zaman sonra
ortaya c;:llum olup Ebll'l-Hayr-i Rfuni zamamna gelinceye kadar bazt degiiklikle-
re ugranu olduklan diiiiniilebilir.
ikinci klsrmdakiler ise, XN-XV. yiizyll Balkanlar'mdaki Osmanh fetihleri es-
nasmda gaziler arastnda dogan menkabe ve efsanelerin San Saltlk'm am etrafinda
yeni motif ve epizodlarla siislenerek gelitirilmi ekilleridir. Eger bir nispet
sozkonusu edilecekse, Salt:iknO:me'nin c;:ekirdegini tekil eden bu tiir menkabelerin,
yukandakilere gore c;:ok az bir yek:Un tuttuklan soylenebilir. Bunlann da XV. yiiz-
yila kadar epeyce deforme olduklariiD tahmin etmek hie;: de zor degildir. Bu
menkabelerin bir klsnu, yukanda sozii edilen daha onceki Saltllcname'lerden akta-
nlmakla beraber, onemli bir klsnumn da degiik kimselerden derlenen sozlii
SARISALTIK 9
rivayetlerce oluturuldugu goriiliiyor. Nitekim yazar zaman zaman bu rivayet
sahiplerinin (mesela Baba Perende gibi) isimlerini vermektedir. Bu gibi isimler,
baz1 menkabelerin tekke ve zaviyelerden derlendigini gosteriyor. Boylece
Saltzkname'deki birinci grup menkabelerin iki sozlii oldugu ortaya pk-
maktadrr: a) derviler, b) gaziler.
Bunlann dlmda kalan bir ii<;:iincii grup menkabenin de, San Saltlk'm yaa-
donemde vuku bulan, Mogollar'm Harezmahlar devletini ve Abbasi hilafe-
tini ortadan kaldml, bu esnada yapuan yagma ve zuliimler, Babailer isyam,
hatta eserin devirde Endiiliis'teki miisliimanlara yapuan bask! ve iken-
celer gibi ger<;:ek tarihsel olaylann, San Saltlk'm adl etrafinda bozularak anlatLI-
masmdan ibaret oldugunu soylemeliyiz. Aynca, Aydlnoglu Umur Bey,
Candaroglu Ali Bey ve hatta Osman Gazi gibi, San Saltlk'm, ger<;:ekte hi<; bir
ekilde tarihsel ahsiyetler ile kaqllatlran ve onlara nasihatler
ettiren, devletlerini kutsayan menkabelere de ras&yoruz. Osman Gazi'ye bunlar
arasmda imtiyazh bir yer verildigi ve San Saltlk'm slk slk onun gazalanna kaul-
goriiliir.
Biitiin bunlardan sonra sonu<;: olarak bir degerlendirmeye gitmek gerekirse,
bir<;:ok baklmlardan pek<;:ok ilgi <;:ekici malzeme ihtiva eden ve bir yoniiyle
BattalnO:rne tiirii destani romanian, bir yamyla Vef4yet-ni1me tiirii menilibnameleri
andrran, dolaylSlyla her iki gelenege de baglanabilecek olan bu hacimli eser, San
Saltlk'm tarihsel ahsiyeti ve hiiviyeti agsmdan diger kaynaklara ilave edilecek <;:ok
da fazla veri ihtiva etmemektedir. Klsaca Saltzkname, asu San Saltlk
menkabelerinden bir klsrmm degiik bir yorumla sunmakla beraber, esas itibariyle
XIV ve XV. yiizyillar Osmanh gazilerinin Rumeli'deki fetih menkabelerinin, o
yiizyillarda o bolgelerde hatrras1 hala koruyan San Saltlk'm adl etrafinda
toplanmasmdan meydana gelmi biiyiik bir kompilasyondur26.
Vif4yetni1me-i Haa Bektaj-z Velf'ye gelince, Bektai geleneklerinin kurulU ve
gelimesinde oldugu kadar, Anadolu Aleviligi'nin olumasmda da biiyiik bir yeri
oldugu <;:ok iyi bilinen bu eser, San Saltlk'm Alevi-Bektai gelenekleri i<;:inde mii-
talaa edilmesi konusunda da oncii roliinii oynarmtlr
2
7. Burada San Saltlk'm
Kaligra'da tahta kill<;:la oldiirdiigu ejderha menkabesi anlatlhr. Bu eserdeki San
Saluk figiirii ve onunla ilgili menkabe, diger velayetnameleri de etkilemitir.
Vilqyet-name-i Haa Bekla-z Velf'de HaCI Bekta'm once miiridi olup, sonra
26 Sall:lkntime hakkmda daha geni eletirel bir tamtrm ic;:in bk. Ki:ipriilii, ''Anadolu Selfuklu-
lan Tarihinin r erli Ko;ynaldan ", ss. 430-441.
27 Msl. bk. Ma:nd/a.b-1 HilriMr Hact Bektaj-1 Vel (Vitayetname), nr. A Gi:ilpmarh, istanbul
1953, s. 45 vd. Eser hakkmda geni bir inceleme bu nerin giriinde yer almaktadrr. Aynca
Unlara da bakllmahdrr: A. Y aar Ocak, Alevf ue l3ektafi 11Ul11flannm islam Oncesi T emelleri (Bektai
Menilibnamelerinde islam Oncesi inam;: Motifleri), iletiim yay., istanbul 2000, 2. bs., ss. 31-
34; aym yazar, "Hao Bekta Vilayetnamesi", TDViA.
10 AHMET YN;iAR OCAK
Rumeli'de Islfun'l yaymak uzere gorevlendirdigi San Saltrk, bugiin Alevi-Bektai
geleneginin takdis ettigi en buyiik evliya arasmda bulunmaktachr.
San Saluk'tan bahseden ikinci muhim menilibname, Vildyetname-i Otman
Baba'chr. Fatih Sultan Mehmed devrinin mehur Kalenderi eyhi Onnan Baba'-
nm (1478) hayatlm ve menkabelerini anlannakta olup, muridi Kii<siik Abdal
tarafmdan yaz:Uan ve XV. yiizy:Uda Osmanh topraklannda Kalenderiligin tarihi
a<slSlndan buyiik bir onem arzeden bu eserde de, Vildyetname-i Hact Bekta-z
Velf'deki ejderha menkabesi biraz degiik ifadelerle tekrar edilir. Aynca San
Saltrk zaviyesinden de lasaca bahsolunur2s.
d) Ariv be!geleri
San Saltrk'm Osmanhlar doneminde yapilml tekke ve tiirbelerinin vahf
kaYitlanyla ilgili olarak, istanbul'da Babakanllk Osmanh ve Topkap1 SaraYI
Aqivleri, Ankara'da Tapu Kadastro ve Vakillar Genel Mudurlugu aqivlerinde
bulunan milhimme, tapu tahrir ve evkaf deflerlerinde belli SaYlda vakJ.f ve zaviye kaYit-
lan bulunmaktachr (Bunlann bir bsrm, Machiel Kiel tarafmdan <seitli makalele-
rinde yaYinilanrm ve kullanilrmhr). Bu kaYitlarda sozkonusu tekke ve turbelerin
evkafina clair bir tabm bilgiler mevcut olup, bu <sahmada bunlar uzerinde du-
rulmamlhr. Qunku bu <sahmamn amaCI, San Saltrk'm menkabevi ve tarihsel
ahsiyetini ve rollin onemini ortaya koymak olup, evkafimn tarih<sesini
yazmak degildir. Bunlarla yalmzca San Saltrk killtu <ser<sevesinde mqgul olun-
ffiU olup, bu sebeple sadece milhimme kaYitlan kullanilmltlr
2
9.
II-
San Saluk bugiine kadar kitap olarak herhangi bir <sahmamn konusu ol-
mamihr. Onun hakkmda yaz:Uanlar ya butiinuyle makale niteliginde arahrma-
lardan, ya da baz1 kitaplar i<sindeki belli bsm:Uardan olumaktachr. Burada once,
zamammiZdan evvelki arahrmalara topluca ve bsaca temas ettikten sonra mo-
dern arahrmalan tamtmaya Burada San Saltrk hakkmda
nan butun yaz1lar degil, aricak belli bir bilimsel niteligi ve konuya katbs1 olanlar
bahiskonusu edilecektir.
Osmanh doneminde Turkiye'de bilimsel <ser<sevede San Saltrk'tan ilk bah-
seden, Sami'dir. Kamusu'l-A'ldm'da bsa bir sutun aynlrm olup bura-
28 Bk. Kuc;uk Abda1, Vitayetntime-i Otman Baha, Adnan Otiiken il Halk Ktp, nr. 495. Bu
esere ve Otman Baba'ya clair bk. Ocak, a.g.e., ss. 44-46. Aynca tarihsel degeri ac;1smdan onem-
li bir analitik c;ahma ic;in bk. Halil inalCik, "Dervish and Sultan : An analysis of the Otman
Baba Vilayetniimesi The Middle East and the Balkans under the Ottoman Empire: Essays on Economy and
Soeiety, Bloomington 1993, ss. 19-36.
29 San Saluk evkafiyla ilgili bahis konusu MiV malzemesi aratlrmaCI Kamil tara-
fmdan derlenmi olup, yayimlanmak uzeredir.
SARISALTIK 11
da onunla ilgili iki ziyaret yerinden bahsedilir ve Vilayetniime-i Haa Bektaj-z Velf
esas almarak hayat hilciyesi ozedenir3. Daha sonra Ahmed Tevhid Bey,
Sahipatioguilan'na clair bir makalesinde Yaz1c1zade Ali ve Seyyid Lokman'dan
harekede San Saltlk'1 tartlIr3
1
. Necip As1m ve Mehmed ArifBey'ler de, Osmanh
Tarihi isimli kitaplannda San Saltlk'm Mogol hakimiyetindeki Anadolu
Sel<;uklu devletinin i<;inde bulundugu karmaadan ve San Salnk'la Dobruca'ya
go<; eden II. izzeddin Keykavus'un saltanat miicadelesinden ve San Saltrk'tan
bahsederler
32
. Daha sonra Kopriiliizade Mehmed Fuad, once Turk Edebiyatmda
ilk Mutasavmjlar isimli iinlii eserinde, Ahmed-i Y esevi'nin Bektai gelenegindeki
yerinden bahsederken, Vilayetndme ve Evliya Qelebi'ye dayanmak suretiyle, ayn
bir bahk altJnda San Saltrk menkabesini ele almi33, daha sonra ''Anadolu'da
lslamiyet" adh makalesinde, San Saltlk'm nasil bir phsiyet oldugunu tartlarak, ilk
defa onun Babailer <;evresiyle soo alakas1 oldugu fikrini ileri siirmiitiir34, ki bu-
giin bizim kanaatimiz de bu merkezdedir.
Ban'da ise San Salnk konusuna ilk temas eden,]. von Hammer'dir. Hammer
Osmanh tarihine clair tamnmi eserinde Y aZICizade'yi temel alarak San Salnk'1 ve
onun bakanhgmda Dobruca'ya vuku bulan Tiirkmen go<;iinii bahiskonusu eder
ve Evliyii 9elebi S)1ahatru:lmesz'ndeki menkabeyi tarhrr
35
. Fakat bu konuya en esash
bir ekilde egilen, F. W. Hasluck olmUtur. Hasluck yazili kaynaklardan yararlan-
gibi, San Salnk'a ait tiirbe ve mezarlarm <;ogunu gezmek suretiyle yerinde
gozlenilerde de bulunmU olup36, verdigi bilgiler sonraki biitiin aratirmacilann
temel referanslarmdan birini tekil edecektir.
Modem aratJrmalara gelince, epeyce uzun bir zamandan beri, San Salnk
tiirbe ve tekkelerinin bulundugu Yugoslavya, Arnavuduk, Bulgaristan ve Ro-
manya gibi iilkelerde tarih<;iler ve halk edebiyat<;ilan tarafmdan bu iilkelerin
dillerinde yapllml baz1 yapnlar bulunmaktadir. Bu yapnlar genellikle, San
Saltrk'm efsanevi kimligine ve bu <;er<;evede menkabelerine ve halk inan<;lannda-
ki yerine, tiirbe ve mezarlanmn tasvirine dairdir. Dillerini bilmedigimiz bu <;a-
hmalardan yararlanmak maalesef miimkiin olmamihr. Bu itibarla burada sa-
dece modem Ban dillerinde yapnilanan bilimsel <;ahmalardan soz edilecektir.
Sozkonusu bu <;ahmalan tematik olarak, ama kendi i<;lerinde kronolojik s1raya
gore ele almak kaydiyla iki grup halinde degerlendirmek yararh olacaktJr.
30 Ka=' 1-A 'ldm, istanbul.l306, IV, 2916.
31 "Karahisar-1 Sahib'de Sahibaciogullan", TOEM, 9 (1327), s. 565 ve dipnot l.
32 Osmanb Tarih-i Osmani Enciimeni ner., istanbul1335, ss. 446-457, 497.
33 Turk Edebiyaimda ifk Mutas=Jlm, Ankara 1966, Diyanet 4leri yay., 2. bs. s. 45.
34 Bk. "Anado1u'da is1amiyet", DEFM, 4 (Ey1iil 1338), s. 308, dipnot 1.
35
Bk. Histoire de !'Empire Ottoman, Paris 1835, I, 46-47, 164-165; 1836, IV, 12-13; 1839,
XIV, 247.
36
Bk. Bektafilik Tedkikleri, c;ev. Hulusi, Tiirkiyat Enstitiisii yay., istanbul 1928, ss.
27, 69-70, 74, 118-119; aym yazar, Christianity and Islam under the Sultans, Clarendon Press,
Oxford 1928, II, 434-435, 577-578.
12 AHMET OCAK
Birinci grup, miinhaSiran San Salt.Ik'm kimligini ve bununla baglanuh ola-
rak Dobruca'daki Tiirkmen iskamm, yani sonw;:ta Gagauzlar'm kokenini konu
edinen makalelerden olumaktachr. Bunlann en eskisi, Jean Deny'nin,
achndan yola c;Ikarak, Tiirkmen goc;iinii, San Salt.Ik'la baglantismi
ve onun ozdeletirildigi H1ristiyan azizleri meselesini ele yaz1Slchr
37
. Franz
Babinger'in Encyclopedie de l'Islam'zn 1. baslasmdaki -Turkc;e jstamAnsiklopedisi'nde
de c;evirisi yaYimlanan- makalesi ise, o devir ic;in bile yetersiz bir makaledir ve
zengin bir materyele dayanmaz3B. Tayyib Okic;'in San Salt.Ik haklanda eyhillis-
lam Ebussuud Efendi'nin verdigi fetvaYI makalesi, San Salt.Ik'm kim-
ligini, ahsiyetini, hayanm ve Balkanlar'daki isliml<ima hareketinin tarihc;esini
inceleyen, zengin materyele dayah - baz1 iitopik diiiincelerine ragmen - ciddi bir
yazichr39. Bu makale, Yusuf Ziya YorUkan tarafindan uzunca bir makale ile ele-
tirilmi, T. Okic;'in metnini fetvamn sahte oldugu ileri siirUlmiitiif4.
T. Okic; Yorukan'm bu makalesine aym ekilde uzunca ve yine zengin bir mal-
zemeye dayah olarak ikinci bir makale ile cevap venni ve c;ogu noktalarda Y. Z.
Yi:iriikan'm elqtirilerinin pek yerinde gostennitir4
1
.
yukan aym tarihlerde Paul Wittek, Yaz1crzade Ali'nin T eviirfh-i Al-i
Selyuk'u ile Seyyid Lokman'm OguV7-iime'sine dayanarak detayh bir ekilde, lllristi-
yan Gagauz Tiirkleri'nin tarihini San Salt.Ik refakatinde Dobruca'ya vuku bulan
Turk iskamyla ac;Iklar. son taraflannda San Salt.Ik'1 ve onun oliimiin-
den sonra bir las1m Turkler'in Dobruca'dan tekrar Anadolu'ya doniiu hadisesini
inceler42. Wittek aym sene bir baka makalesinde de, yaklaIk aym
mevzulan Gagauzlar'm kokeni meselesi etrafinda tekrar ele alminr43. Wittek bu
makaleleleriyle, daha o tarihlerde lllristiyan Gagauzlar'm, II. izzeddin Keykavus
ile Dobruca'ya gelen ve burada yerleip kalan rnristiyanlanu Turkler oldugunu
ve Gagauz achmn Krykiivus'tan geldigini -dogru olarak- ileri surmiitUr.
A Golpmarh, Yunus Emre'ye tahsis ettigi kitabtnm uzunca bir boliimunii
San Saluk'a aYlrnu olup, yukanda sayilan temel kaynaklardan ve bu arada, o
zamana kadar fazla kullamlmayan Ebu'l-Hayr-i Rfuni'nin Salhkniime'sinden yola
c;Ikmak suretiyle, Dobruca'daki iskan hareketine temas ettikten sonra esas olarak
San Salt.Ik'm hayatl ve ahsiyeti uzerinde yogunlatr-44. Gi:ilpmarh'mn bu boliimu,
37 J. Deny, "Sary Saltyq et 1e nom de 1a ville de Babadaghi", Melanges Emile Paris
1913.1I, 1-15.
38 Bk. F. Babinger, "Sari Saltuk Dede", Ell; kr, "San Salt:Jk Dede", /A
39 T. Okic,:, "San Saltuk'a ait bir fetva",AWFD, ll 1 (1952), ss. 48-58.
40 Y. Z. Yoriikan, "Bir fetva miinasebetiy1e : Fetva miiessesesi, Ebussuud Efendi ve San
Saltuk",AWFD, 112,3 (1952), ss. 137-50.
4t Bk. Okic,:, "Bir tenkidin tenkidi",AWFD, II 2-3 (1953), ss. -290.
42 P. Wittek, "Yazijioghli Ali on the Christian Turks of the Dobruja", BSOAS, XIV /2
( 1952), ss. 639-668.
43 Aym yazar, "Les Gagaouzes =Les gens de Kaykaus", RO, XVII (1951-1952), ss. 12-
24.
44 Bk. A. Golpmarh, Yunus Emre ve Tasmmuf, ss. 27-45.
SARISALTIK 13
daha ziyade kaynaklardaki San Salt:Ik'a clair metinlerin bir araya toplanmasm-
dan meydana gelen bir derleme niteliginde olup, onun Barak Baba ve Tapduk
Emre ile olan baglantlSlm da tarlllllltlr.
Nazmi Sevgen'in popiiler bir tarih dergisinde tefrika ettigi makalesi de, San
Salt:Ik meselesini pekc;ok apdan teferruath bir bic;imde, kaynak ve aratlrmalar-
dan derlenen pasajlarla takviyeli olarak ele alan bir c;ahmachr. Sevgen de bu
makalesinde A. Golpmarh gibi pekc;ok mesele uzerinde durmu, aynca San
Salt:Ik'la ozdqletirilen Ihristiyan azizleri meselesini ve c;qitli yerlerdeki turbe ve
mezarlanm incelemitir45.
Paul Wittek'ten sonra, San Salt:Ik'm Dobruca'da gerc;eklqtirdigi Turk iskam
meselesini c;ok iyi irdeleyen, tanmrm Romen tarihc;isi Aurel Decei olmutur.
l968'de makalesinde, aym Wittek gibi, bu konuda temel nitelikteki
Turk ve Bizans kaynaklanm kullanarak iskan ola)'lm ele almi ve bu arada San
Salt:Ik'tan bahsetmit:ir-46.
Batlh aratlrmacuar arasmda San Salt:Ik konusuyla en fazla ilgilenen, gii-
numuz sanat tarihc;isi Machiel Kiel'dir. M. Kiel bu konuyu degiik maka-
lelerinde tekrar tekrar ele alrmtlr. 0 ozellikle bir sanat tarihc;isi olarak yalmz
San Saltik tiirbe ve tekkeleriyle ilgilenmemi, San Salt:Ik'm mistik cephesini de
tarih kaynaklanna, arkeolojik verilere, alan aratlrmalan esnasmdaki gozlenlieri-
ne dayanarak incelemi ve onu "erken Bektailigin Balkanlar'daki ilk temsilcisi"
olarak degerlendirmitir. Ozellikle son makalesi, bugiine kadar ya)'lnliachklan
ic;inde en geni ve en yeni malzemeye dayah olamchr4
7
ilk defa Salttk:ndme'deki
tarihi, dini ve efsanevi unsurlar iizerine tahlili bir monografi haz1rlayan Kemal
45 N. Sevgen, "San Saltuk ve Aiyos Spiridon", Tarih KonUJUyor, sayt: 33, Ekim 1966, ss.
2729-2734; sayt: 34, Kasrm 1966, ss. 2818- 2823; sayt: 35, Arahk 1966, ss. 2918-2922; sayt:
36, Ocak 1967, ss. 3015-3920.
46 Bk. A. Decei, "Le de la colonisation des Turcs Seljoukides dans la
Dobrogea", TAD, 10-11 (1968), ss. 85-111.
47 Msl. bk. M. Kiel, "Giiney Romanya'da San Salt:Ik'm Qahmalan ve Dogu Bulgaris-
tan'da erken Bektailik Merkezi iizerine taribsel i:inem talyan notlar", Haa Beklaf, Bildiriler,
HaCl Bekta Kiiltiir ve Turizm Demegi, Ankara 1977, ss. 13-29 (Bu makale aynca Uralarda
da aynen yaytmlanrmtlr: r;:evren, 3 (1979), ss. 27-36; 1DA, sayt: 9, Arahk 1980, ss. 25-36); aym
yazar, "The tiirbe of San Salt:Ik at Babadag-Dobrudja", GDAAD, 6-7 (1978), ss. 205-225 (Bu
makale UTada da yaytmlanrmtlr: Studies on the Ottoman Architecture of the Balka:ns, Variorum,
London 1990, ss. 205-220); ayrnyazar, "A note on the date oftbe establishment oftbe Bektashi
order in Albania : The cult of San Salt:Ik Dede in Kruja attested in 1567-1568", Bektachi:Jya:
Etudes sur l'ordre mystique des Bektachis et les groupes relevant de Hadji Bektach, ed. A. Popovic-G.
Veinstein, istanbul 1995, Les Editions Isis, ss. 269-275; aym yazar, "San Saltuk: Pionier des
Islam auf dem Balkan im 13. J ahrhundert", Aleviler / Alewiten: Kimlik ve Tarih/Identitiit und
Geschichte, ed. ismail Engin-Erhard Franz, Deutsches Orient-Institut, Hamburg 2000, band:l,
ss. 253-286.
14 AHMET YN;!AR OCAK
Yuce de, eserinin b<l tarafmda San Saluk'm biyografisini ele alrm, Anadolu,
Kmm ve Rumeli'deki y3.ant.Ism1 analiz etmitir4
8
.
Thierry Zarcone'un iki makalesi ise, San Salt.Ik'1 Trakya ve Balkan Alevi-
Bektailigi c;:en;:evesinde degerlendiren c;:ahmalardlr. Zarcone bu makalelerinde
onu sozkonusu c;:evrelerin onde gelen yarat.Iolanndan olarak miitalaa etmekte-
dir49. Son olarak G. Leiser'in Enf)'clopedie de l'lslam'm 2. basklSlnda yapmlanan
makalesi, klsa bir ozet sunmaktadn-50.
Biri Feridun Yilmaz, digeri Mehmet Demirci taratindan kaleme ahnrm olup,
problematik bir yakl<lrmdan ziyade, kompilasyon niteligi arzeden, ama konuyu
bilmeyenlere yararh genel hirer tasvir ozelligi gosteren iki makaleyi daha zikrettik-
ten sonra51, Babailer isyamyla ilgili monografimizde yer alan, San Salt.Ik'a ait bo-
lumii de hatrrlatarak bu birinci grubu tamamlarm oluyoruz52.
Daha ziyade San Saluk'm tiirbe ve mezarlanmn bulundugu mekanlar c;:er-
c;:evesinde yerellliristiyan ve Musliiman topluluklar arasmdaki San Salt.Ik efsane
ve menkabelerini, klsaca San Salt.Ik killtiinii ele alan ikinci grup makalelere ge-
lince, bunlann balm iiphesiz ki Hasluck'un yukanda sozii edilen yazilan c;:eker.
Hasluck bu yazliannda Varna yaklnlarmdaki Kalliakra'dan b3.layarak, bugiin
Tiirkiye s1mrlan ic;:inde kalan Babaeski, Romanya'da ve
Arnavuduk'taki Kruja' da bulunan San Salt.Ik tiirbe ve tekkeleri etrafinda oluan
kiilderi, oralardaki yerel lliristiyan azizleriyle olan ozdelemeleri ve bunlara
menet olan menkabeleri analiz eder53.
San Salt.Ik killtiinii Arnavuduk ve Balkanlar'da Arnavudar'm yer-
lerdeki ziyaretgahlar c;:erc;:evesinde c;:ok iyi bir bic;:irnde inceleyen ar<lt.InCI, Hasan
Kaleshi olmutur. 0 makalesinde, gezip yerlerden mahalli
San Salt.Ik rivayetlerini, tarih kaynaklan ve modern ar<ltlrmalar iyi
4
8 Yiice, Sa/.bbuime'de Tarihi, Dinf ve E.fsaneui Unsurlar, ss. 76-100.
49 T. Zarcone, "Aievi. et BektaJf de Tluace orientale: Les tekke de San Saltuk a Babaeski et
d'Anz Baba a Havsa", lkinci Tarih Boyunca Karadeniz Ktmgre.si Bildirileri (1-3 Haziran 1988),
Ondokuz Mayts Univ. Egitirn Fakiiltesi- FranSlZ Anado1u Ar<!tumalan Enstitiisii, Samsun
1990, ss. 629-638; aym yazar, "Nouvelles perspectives dans 1es recherches sur 1es K=lb<l-
Aievi et 1es Bektachis de 1a Dobroudja, de Deliorman et de 1a Thrace orientale", Anatolia
Modema, YeniAnadolu, IV (1995), ss. I-ll.
so Bk. G. Leiser, "Sari Saltuk Dede", El2.
51 F. Yilchz, "San Saltrk Dede", TK, sayt: 209-210, Mart-Nisan 1980, ss. 140-146; M.
Demirci, "Balkan miis1iimanhgmda gazi-dervi1erin rolleri ve San Saltuk i:imegi", Tiirlr:iye
Giinliigii, sayt: 61, Y az 2000, ss. 60-66.
52 Bk. A. Y<Jar Ocak, lA Revolte de Baba Resul ou Ia Forrnalion de l'Hiti:rodoxie Musulrnane en
Anatolie au Xllle Siecle, Publ. de Ia Societe Turque d'Histoire, Ankara 1989, ss .. 100-104; Aym
bi:iliim biraz daha geli.tirilerek urada da yaytmlanrmtrr: Babafler lsyam: Aleviligin Tarihsel Al9Ja-
pm Y ahut Anadolu'da islam-Turk Heterodoksisinin T qekkiilii, Dergih yay., istanbul 2000, 3. bs., ss.
187-192.
53 Bk. yukanda dipnot 20.
SARISALTIK 15
analiz etmi ve San Salt:Ik kiiltiiniin anl<iIlmas1 konusuna degerli bir katk:I sag-
lanut:LI04. Bu konuda iki onernli makale, ar<ltlncuar it;inde San Salt:Ik'm Balkan-
Jar ve Anadolu'daki bilinen belli bah tiirbe ve mezarlanru, makamlanru ziyaret
eden iki ar<ltlTICiya, Grace Martin Smith ile HalUk Akalm'a aittir. Smith
makalesinde San Salt:Ik'm Anadolu'da Babaeski, iznik, Bor, Tunceli (Hozat) ve
Diyarbaklr'daki, Balkanlar'da ise ozellikle tiirbe ve makamlan
iizerine derinlemesine bir ar<ltlrma gert;ekletirmi, boylece kiiltiin yayg1nl1k
alarum ve aktiiel degerirri g6stermitir5
5
. Akalm da ayru ekilde buralan
dol<lmi ve degiik menkabe ve efsaneler toplanutJ.r56. Yine San Salt:Ik kiiltii ile
ilgili olarak Milan Adamovic'in bir makalesinde de, Babaeski'deki tekkesi et:ra-
fmda daha detayh bir t;ahffia ortaya konulmu, ozellikle tekkenin tariht;esi iize-
rinde durulmutur
57
Bu ikinci grup ar<ltlrmalara, Maria Batca'run Dobruca-
Babadag omegiyle alakah yazlSlru da eklemek gerekir5B.
Y ukanda da belirtildigi gibi, San Salt:Ik hakkmdaki aratlrmalar sadece bu
bahsedilenlerden ibaret degildir. Fakat burada zikredilenlerin, meselenin degiik
cephelerini yanSitan t;ahmalar oldugunu unutmamahillr. Aynca amaClffilzm
burada tam bir San Salt:Ik bibliyograf}raSI vermek da hatJ.rlatahm.
54 Bk. H. Kaleshi, "Albanische 1egenden urn Sari Saltuk", Actes du Premier Congres
International Balkanique et du Sud-Est Europeen, Editions de I' Academie Bulgare des Sciences, Sofia
1971, ss. 815-828.
55 G. M. Smith, "Some tiirbes/maqams of Sari Saltuq : An early Anatolian Turkish Gazi-
Saint", Turcica, XN (1982), ss. 216-225.
56 HalUk Akalm, "San Saltuk'un tiirbe ve makamlan iizerine", L Uluslararast Turk Dii:n-
yast Eren ve Evliydlan Kongresi Bildirileri, Ankara 1998, ss. 9-28.
57 M. Adamovic, "Das Tekke von Sari Saltiq in Eskibaba", MT, 5 (1979), ss. 15-24.
58 M. "Romanya-Dobroudja Tiirk top1ulugunun toplumsal hafizasmda San Sal-
tik Baba, Babadag kurulu efsanesi", L Uluslararast Turk DilT!Jast Eren ve Evliylilan Kong-
resi Bildirileri, Ankara 1998, ss. 75-84.
I.BOLDM
XIII. YUZYILDA BALKANLAR'DA ANADOLU
iLK TURK iSKANr:
DOBRUCADAKi TDRKMENLER
San Salnk ubiln Rumili'ne
Alf:!yuz altml ik:i idi heman
Hep Oguzname'i tetebbu' idup
Yazdl icmal ile Seyyid Lokman
Seyyid Lokman
MOGOL HAKiMiYETiNDE ANADOLU SELQUKLU TAHTI iQiN
MOCADELE VE II. iZZEDDiN KEYKA VUS
San Saltik'm tarih sahnesinde ilk goriiniiii, Anadolu Sel<,:uklu devletinin
Mogol hakimiyeti alnna diimesi ile ba gosteren saltanat miicadeleleri donemine
rastlar. 1240 yilindaki Babai isyammn akabinde zaytflama emareleri gostermeye
balayan Anadolu Sel<,:uklu devleti, 1243'te Kosedag muharebesiyle fiilen
Mogollar'a yenik diiIDUtii. 0 Sirada tahtta bulunan sultan II. G1yaseddin
Keyhusrev acz i<,:ine bulunuyordu ve Mogollar Anadolu topraklanna peyderpey
girmeye balarmlarill. Hi<; de iyi bir Ohret sahibi olmayan Sel<,:uklu sultam
1246'da oldiigu zaman, arkasmda ii<,: ehzade b1rakn: Annesi Bizans imparator-
luk ailesine yakm bir rahibin klZl olan on bir yamdaki izzeddin (II. Keykavus),
bir Turk klzmdan olma dokuz yamdaki Riikneddin (IV. Kill<,:arslan) ve nihayet
bir Giircii cariyeden olma yedi yamdaki Alaeddin (II. Keykubad)
1

Aslmda II. G1yaseddin Keyhusrev olmeden once en kii<,:iik oglu Alaeddin'i
veliahd olarak belirlemi2, ancak biiyiik evlat dururken kii<,:iiguniin tahta <,:Ikanl-
masimn dogru yolunda miihtedi kokenli dirayetli vezir Celaleddin
Karatay tarafindan a<,:Iklanan gorii geregince, ii<,: ehzadenin birlikte tahtta
oturmasma, hutbede ii<,:iiniin aillmn zikredilmesine ve sikkelere ii<,:iiniin aillnm
baslimasma karar verildi, 3 ve Celaleddin Karatay saltanat naibi oldu. Ancak
l ibn Bibi, II, 88; Aksarayi, s. 28; Abu'l-Farac, II, 545; 0. Turan, Seftuklular ;:,amanznda
Turkiye, Turan Neriyat Yurdu, istanbull97l, s. 458; Cl. Cahen, La Turquie Pre-ottomane, Varia
Turcica: VII, istanbul-Paris 1988, s. 230.
2 Aksariyi, s. 29.
3 Abu'l-Farac, II, 550,
18 AHMET YN;)AR OCAK
diger devlet adamlan arasmda bu taht konusunda degiik filirler bulunuyordu.
Bunlardan baz1lan, Celaleddin Karatay yanllSl bir kls1m biirokratl gorevlerinden
aldliar. Dogu vilayetlerinin sultam olan Riikneddin'i tek bama tahta <;1karmak
i<;in harekete ge<;tiler.
Bu faaliyetler iizerine Celaleddin Karatay izzeddin'den yana koydu.
Sonunda izzeddin ve Riikneddin'in askerleri kafI kafIya geldiler, izzeddin tara-
finda Emir Yavta, Arslandogmu ve Nureddin Yakup gibi emirler, Riikneddin'in
yamnda ise Seyfeddin Torumtay ve Seyfeddin Tiirkeri gibi ileri gelen ahsiyetler
bulunuyordu. 14 Haziran 1249'da yaplian muharebede Riikneddin yenildi,
izzeddin maglup kardqine yakmhk gosterip bir daha aralarma fesat<;liann girme-
sine engel olmalan gerektigini soyledi
4

iki karde arasmdaki soguklugun giderilmesinde vezir Celaleddin
Karatay'm gayretlerinin biiyiik paJI oldugunu soylemek gerekir. Bu iinlii ve
dirayetli vezir, hem Mogollar'la olan ilikilerde dengeyi saglamaya <;ahIyor, hem
de yonetimin yiiksek kademelerini igal eden ileri gelen emirlerin ihtiraslan yii-
ziinden mevcut ahengi bozacak faaliyetlere girimelerine engel olmaya gayret
ediyordu. Ancak unutulmamah ki, vezirin bu hereye hakim konumda bulunUU,
izzeddin Keykavus'u da bask! alnna almakta ve sultan i<;ten i<;e bu duruma tepki
duymaktaydi. V ezirin biitiin gayretlerine ragmen, Abdurrahman,
Necibeddin, Hatireddin Zekeriyya ve Bahaeddin Erzincaill gibi ahsiyetler, mevki
ve iktidar hlrs1yla Mogol hiikiimdan Mengii Han'm yamna giderek ai?;Ir hediyeler
kafilii?;Inda yeni unvan ve yetkilerle Konya'ya dondiiler. Bu durum Celaleddin
Karatay'1 endielendirdi. Bu arada Mengii Han Sultan lzzeddin Keykavus'u yam-
na <;agrrdi. Bu, Sel<;uklu sultamna, kendi hakimiyeti altlnda saltanat siirdiigunii
hanrlatmak i<;in yaplian politik bir davetti
5
. Celaleddin Karatay ve yandaI emir-
ler bunu kii<;iiltiicii bulup savsaklamak istedilerse de Han'm 1srarh daveti karI-
smda yapacak baka bir ey de yoktu.
Sonunda her ii<; Sel<;uklu sultam ve baz1 devlet erkam ile beraber Mengii
Han'a gitmeye karar verildi. Heyet Kayseri'ye geldiginde, artlk ondokuz yama
gelmi olan izzeddin, vezirin iizerindeki baskls1m klrmamn yolunu aramaya
koyuldu. Bu istikamette, yamndaki baz1 has adamlannm da tqvikiyle, sefahet
alemlerine dalmaya ve israfa baladi; Celaleddin'in tayin ettigi baz1 adamlan
azledip yerlerine basit bir taklm insanlan getirdi. Biitiin bunlar, iiphe yok ki
Celaleddin'in izzeddin Keykavus lehindeki fikirlF-rinin degimesine yol a<;rmtl.
4
Bk. ibn Bibi, II, 124; Turan, s. 468; Cahen, s. 234. Anorilln Tarih-iAl-i Selyuk ise olaya
baka bir ac,:1dan bakar ve sultan kardelerin, agabeyleri izzeddin'in himayesini kabul ederek
gec,:imsizlikten vazgec,:tiklerini yazar (bk. Anadolu Selyuklulan Devleti Tarihi Ill, faks. nr. ve Tiirk-
c,:e c,:eviri: F. Nafiz Uzluk, Ankara 1952, s. 33. Bundan sonraki olaylarrn hsa anlatunlan ic,:in
aym eserin 33-36. sayfalanna bahlabilir).
5 ibn Bibi, II, 133; AbU'l-Farac, II, 559; Necip Asrm-Mehmed Arif, O=nh Ta-
rih-i Osmani Enciimeni nqr., istanbul 1335, ss. 446-454; Turan, s. 4 71.
SARISALTIK 19
Muhtemelen bu yiizden kendi kti<;:iik sultan II. Alaeddin Keykubad ile Kayseri'-
de kahp izzeddin'i maiyyeti ile birlikte Mogul hamna yollach. izzeddin Sivas'a
geldiginde, hastalanan Celaleddin'in oltim haberini alch (1254)6.
Bu beklenmedik oliim, Sel<_;:uklu emirleri arasmda, sefahetin pen<_;:esine dti-
mti olan izzeddin Keykavus aleyhinde fikirler uyanmasma ve Rtikneddin'e
sempati ile baktlmasma yol a<_;:tl. Bunu farkeden izzeddin, Mogol hammn yanma
gitmenin zamanSIZ dtitincesiyle, Celaleddin'in olumu dolaYISiyla kendi-
sinin daha sonra gelecegini, ancak imdilik ku<_;:iik kardei Alaeddin'i gonderdigini
Batu Han'a bildirdi
7
. Batu Han, asu buyiik Mogol ham Mengti'ye iran'da vekalet
etmekteydi.
bir ger<;:ektir ki, Celaleddin Karatay'm kurulan duzen,
onun olumuyle bozulmaya yiiz tutmu, bu, zaten Mogollar'a tabi hale gelmi
olan Anadolu Sel<_;:uklu devletinin, yeniden anafinin i<_;:ine surtiklenmege bala-
masma yol a<_;:mitlr. Ku<_;:iik sultan Alaeddin'in adamlan, babas1mn vasiyeti mu-
cibince Sel<_;:uklu tahnmn asu sahibinin o oldugunu yol boyunca kendisine telkin
etmekteydile:r8. Kerimeddin Aksarayi'ye gore, agabeyleri izzeddin ve Rukneddin,
Alaeddin'in Mogol hammn yamndan Sel<;uklu tahnnda tek bama saltanat surme
yetkisiyle doneceginden kukulanmaya balamilar ve o zamanlar on yedisine
basilll olan ku<_;:iik sultamn lalas1 Muslih Hadim'i para ve servet vadederek kan-
dmp onu oldurtmtilerdir9. Boylece Alaeddin'in oltimuyle Sel<_;:uklu tahtl iki sul-
tana kahm oluyordu.
Ne var ki, geri kalan iki kardein aras1, <_;:evrelerindeki adamlan tarafindan
a<_;:Ilmakta gecikmedi. Zaten buytik sultan II. izzeddin Keykavus mizaomn sefahete
yatkm olmas1 sebebiyle ve arnk Celaleddin Karatay'm da basklSl
kendini buttinuyle i<;:ki alemlerine ve kamnlara venni, bu yiizden de etrafim ona
bu ortami haz1rlayan sefih ve kalitesiz adamlar ahmn. Bunlara ek olarak, sultamn
Hmstiyan dayliannm da IV. Rtikneddin Kill<_;:arslan'1 sultanllktan uzaklatlnp tahn
yalmzca yegenleri ll. izzeddin Keykivus'a brraktlrmaya <_;:ahmak suretiyle
bulandrrchklanm da unutrnamak gerekir
10
Gerek sefihligi, gerekse dayilanmn
uygunsuz harekederi, kamu oyunu ve ileri gelen Sel<_;:uklu emirlerini izzeddin aley-
hine dondurmeye adeta zorlamaktaym. Bu durumu farkeden izzeddin'in taraftar-
lan, Rtikneddin'i oldtirme teebbusune bile kallatllar; ancak bu suikastten haber-
dar olan Rtikneddin, klyafet degitirerek Kayseri'ye ka<_;:maYI baarch ve orada
12 54 tarihinde Sel<_;:uklu sultam ilan edildi
11
.
6 ibn Bibi, II, 136; Aksariiyi, s. 28; Turan, s. 472.
7
Thn Bibi, qym yerde; Abu'1-Farac, aymyerde; Turan, qynz yerde.
8 Aksariiyi, s. 29; Turan, aynzyerde.
9 Aksariiyi, s. 30. Bu konuda donemin yukanlarda zikredilen diger kaynaklannda ohim
ekline dair tafSilat bulunmaktadrr.
IO Bk. ibn Bibi, II, 136-1 37;
II ibn Bibi, II, 137,139; Abu'l-Farac, II, 560; Turan, s. 474.
20 AHMET Y A;;AR OCAK
Bu gelir:ruder H. 1zzeddin Keykavus'u kardeiyle banma teebbusune zor-
lach ise de faydas1 olmach ve Rukneddin'in etrafindaki emirler ve taraftarlan
giderek c,:ogahrken, kamu oyu da ondan yana iyice sempati beslemege balach.
izzeddin'in annesinin bir H1ristiyan, daylianmn sefih ve c,:IkarCI adamlar oluU,
buna kaq1hk Rukneddin'in annesinin ise bir Turk olmas1 ve kendisinin mazbut
yaaYl' bu sempatiyi artlran bir faktor oldu. Bu durum II. izzeddin Keykivus'u
kardeiyle iilkeyi paylama yoluna zorlach. Dnlu eyh Sadreddin-i Konevi'yi ona
gondererek Sivas, Malatya, Harput ve Arnid'i almaSim ve aralanndaki savaa
son vermesini teklif etti. Riikneddin ise Kayseri ve Klqehir'i de istedi. Boylece
anlama ihtimali tamamiyle ortadan kalkmca, yine savamaktan baka c,:are kal-
mami oluyordu. Nitekim iki sultamn askerleri karllatllar ve Rukneddin bir
kere daha maglup oldu; tutuklamp izzeddin'in huzuruna getirildi. izzeddin kar-
dqine yine iyi muamele gosterdi. Kendisini Amasya veya Uluborlu'da ikameti
tercih konusunda serbest b1rakt1. Riikneddin once Amasya'YI tercih ettiyse de
buradan memnun kalmach ve Uluborlu'ya naklini istedi ve kaleye hapsedildi
1
2.
Anadolu'da Selc,:uklu tahtl etrafinda butiin bu olup bitenler Mogollar tara-
fmdan yakmdan takip ediliyor, bir turlu yiiriimeyen ortak sultanhk ve 1zzeddin'in
itaatini bizzat arzetmek uzere Karakurum'daki Mogol hammn yamna gitmek
istemeyii, onlan Anadolu'yu igale kihrtlyordu. Bu arada Mogol
meydana gelen baz1 ic,: gelimeler de bu sureci adeta tqvik etmekteydi. Bu me-
yanda Hiilagu'nun, Mogol imparatorlugunun Bat! topraklanm, yani iran ve
Anadolu'yu yonetmek uzere buraya gelmesi ve unlu Mogol komutam Baycu
Noyan'm el koymas1 olaYim zikredebiliriz. Yerinden olan Baycu,
izzeddin'den hlak talebinde bulundu ve Erzurum'dan hareketle etrafi yagmala-
yarak Aksaray'a kadar geldi. Bu, onun gerc,:ek niyetini gostermekteydi. Sonuc,:ta
Baycu ve izzeddin'in ordulan Ekim 1256'da Sultan Ham yahnlannda karUatl-
lar ve Selc,:uklu sultam yenildi; Aliiye'ye

ibn Bibi, bu yenilgide


Izzeddin'in, maiyyetindeki Selc,:uklu emirlerine kotu muamelesinin ve ahlak du-
kunlugunun de paYI oldugunu kaydeder.
II. izzeddin Keykavus'un bu utanc,: verici yenilgisi uzerine baZI emirler Ulu-
borlu ka:lesine gidip Rukneddin'i hapisten kurtarchlar ve Baycu'nun olurunu
almak suretiyle 4 Mart 1257'de resmen Konya'da tahta c,:Ikanp sultan ilan etti-
ler14. Burada onemli bir noktaYI aychnlatmakta yarar varchr. da goriile-
cegi uzere, Turkmenler bu yeni durum iizerine, annesi Turk olan Rukneddin'i
degil, butun ahlaki zaaflanna ve sefahet dukunlugune ragmen, annesi bir Grek
olan agabeyi izzeddin'i desteklemeye karar vermilerdi. Bunun sebebi,
Rukneddin'in Baycu Noyan himayesinde, onun vas1tas1yla Mogollar'm resmi
12 ibn Bibi, II, 140-142; Aksariyi, aym yerde; Abu'1-Farac, aym yerde; N. As1m-M. Arif,
Osmanh ss. 454-457; Turan, s. 475; Cahen, s. 239.
13 ibn Bibi, II, 146-149; Aksariyi, ss. 31-32; AbU'1-Farac, II, 562-563; Turan, s. 480;
Cahen, ss. 241-243.
14 Bk. a.g.e., aym yerlerde.
SARISALTIK 21
hakimiyeti altmda saltanat siirmege raz1 olmas1, izzeddin'in ise b<llangu,:tan beri
Mogollar'a yan<lmaktan kac;:mmasiillr. 1zzeddin firsatlm buldukc;:a Mogollar'a
karI koymaktan sonuna kadar c;:ekinmeyecektir. ite onun istilaCilara karI olan
bu yilmaz tutumu, Mogollar'la b<ll ho olmayan Tiirkmenlerin onun yamnda
yer almas1mn en onemli sebebi ohnahrur.
Nitekim Hiil:igu'nun Abbasi b<lkentini zaptetmek amaCiyla o tarafa yo-
nehnesi iizerine Baycu Noyan'm onun yamna gitmek zorunda kalmas1,
Izzeddin'i yeniden harekete gec;:irmiti. izzeddin Mogol komutammn desteginden
yoksun kalan Riikneddin'in iizerine yiiriiyerek saltanatl yeniden elde etmi ve
onu Kayseri'ye oradan da Tokat'a c;:ekihnege mecbur kllrmtl. Riikneddin ise
kardqinin tahtl yeniden ele gec;:irmesine raz1 olmami ve miicadele etmege karar
vermiti. Bu arada Riikneddin'in istegi iizerine Baycu'nun emrindeki bir Mogol
tiimeninin onun buyruguyla tekrar Anadolu'ya donmii olmas1, Riikneddin'i
cesaretlendirdi. Sonunda iki karde Sivas-Tokat arasmdaki Yilruzdagt mevkiinde
yine karl karIya geldiler. Riikneddin bir kere daha yenilgiye ugraytp Erzincan'a
kac_;:tl. Ancak Mogollar'a yaklnllk politikas1yla Selc;:uklu devletinin ayakta kalabile-
cegini diiiinen Pervane Muineddin Siileyman'1 yarrum istemek ic;:in Mogollar'a
yollaru; Almcak Noyan'm getirdigi askerlerle Niksar'1 alru ve burada ehir halkl-
mn destegi ile tahta c;:oop sultanhgtm ilan ettil5.
Bu durum iizerine bo durmayan izzeddin, Hiilagu'nun ve bu arada
Baycu'nun Bagdad onlerinde bulunmasmdan yararlanmayt diiiindii. Her tarafa
adamlar yollayarak, Mogollar'm oniinden kac;:Ip Anadolu'ya gelmek zorunda
kaldiklan ic;:in onlara klzgm olan Tiirkmenler'i ve halkl Mogollar'a kaq1 kendi
yamnda sav<lmaya c;agtrru. !zzeddin'in yer yer Mogollar'a kafl kazanrugt muha-
rebeler, hem onun tahtta tek b<lma kalmasma yardimCI olmu, hem de aleyhinde-
ki kamu oyunu lehine c;evirmiti. Ne var ki sultanm kendilerini yiiksek biirokratik
mevkilere atamasmdan yararlanan sefih Hrristiyan dayilan Kir Haye ve Kir
Kedid, eski serkeliklerini yine siirdiiriiyorlarill.
Bu arada Hiil:igu'nun Bagdad'1 zaptettigi haberi gelmiti. Bu beklenmedik
kotii bir gelimeydi ve izzeddin artik eskisi gibi Mogollar' a kafa tutmamn bir
fayda saglarmyacagtm gormiitii. Bu yiizden bir yandan kardqi Riikneddin,
1259 yilinda bymetli hediyelerle Mogol hiikiimdanna tabiiyetini arzetmek iizere
Tebriz'e giderken, diger yandan izzeddin de aym eyi yaptl. Hiilagu, Mogollar'la
savatlgt ic;:in izzeddin'e bzgm olmakla beraber Selc;:uklu iilkesini her iki sultan
arasmda payl<itlrru
16
. Bu paylatlrmada Pervane Muineddin Siileyman'm biiyiik
rolii oldugunu kaynaklar belirtiyor. Bu olay eger dogru ise, Mogol hiikiimdanmn
bu tecriibeli ve ak:Jih devlet adamma ne kadar giivendigi goriilmektedir. Ancak
bu payl<itlrma bedava yapilmarm, her iki sultan Mogollar' a ylida toplam
ikiyiizbin dinar nakit ve bir ytgtn pahah hediyeden oluan ayni vergi vermeyi
1
5 ibn Bibi, II, 153-154; Turan, s. 486;
16 ibn Bibi, II, 155-158; Abu'l-Farac, II, 573; Turan, s. 491.
22 AHMET YA?AR OCAK
kabul etmilercJi17. Osman Turan'a gore Muinedclin Siileyman, Mogollar nez-
clinde prestijden faydalanmak suretiyle ileride 1zzedclin'i aradan t;Ika-
np gorunurde Ruknedclin'in, ama perde arkasmda kencli yonetiminin altmda
Selt;uklu ulkesini birletinneyi hedefliyordu.
Boylece iki katde arasmdaki saltanat mucadelesi, her ikisinin de kesin olarak
Mogollar'm vesayeti altmda kendilerine aynlan bolgelerde hi.ikiim sunneyi kabul
etmeleriyle sonut;lamru gori.inuyordu. Ancak bu durumun fazla siinneyecegi t;ok
ge<;meden ortaya <;JktL. Vadeclilen vergileri toplamak iizere yanma gelen Mogol
elc;ilerine 1zzeddin, once RUknedclin'den vergiyi tahsil etmelerini, sonra kencli yanma
gelmelerini si:iylecli. Gerek bu olay, gerekse izzeddin'in Tiirkmenler'i toplayarak
isyana eklinde ortada dolaan haberler, elt;ileri klzchrch. Onlar
izzeddin'i Mogol hllki.imdarma ikayet edeceklerini ve artLk onun tarafindan himaye
edilemiyecegini bildirdiler. 1zzeddin belki hakh olarak bunun, kenclini tahttan indir-
mek amacma yonelik, Muinedclin Siileyman tarafindan hazrrlanan bir oyun oldugu-
nu dllunuyorduta.
1261 yillnda Hiilagu izzedclin'i Tebriz'e 0 once kenclisi gitmeyip
yerine Emir Yavta't yollach ise de, bir sure sonra Tebriz'e gitmek uzere, ayrn
ekilde yamnda yUklu hecliyeler oldugu halde maiyyetiyle birlikte yola <;JktL. Ne var
ki yan yolda Mogol emiri Ahncak Noyan'm kalabaltk bir ordu ile Anadolu'ya ha-
reket ettigini, kardei RUkneddin ve veziri Muineddin Siileyman'm onu kafIlama-
ya t;IktLklan haberini alch. Bu noktada 1zzeddin'in kencli veziri ve tammru devlet
adarm Sahib Ata Fahredclin Ali tarafindan bizzat oyuna getirilcligi, onun tipki
Muineddin Siileyman gibi ileride Selt;uklu devletini birletinnek maksachyla gizlice
RUknedclin ve veziri ile da kaydediliyor. Osman Turan bunu, esasmda
faziletli bir devlet adarm olan Sahib Ata Fahreddin Ali'nin, izzeddin'in Mogollar'a
kart allStmn gordugunden, gerc;ek<;i davranmaya mecbur oldugu it;in
yapllgtlll soylemektecJirl9,
Her halu karda Ahncak Noyan'm ordusuyla Aksaray yakmlanna gelcligini
duyan Izzedclin'in, onunla karllamayt emirleri Ali Bahachr, Ugurlu ve Emir
Yavta'a btrakarak Antalya'ya t;ekilcligini goruyoruz. Sonu<;ta izzeddin'in emirle-
ri, Altun-aba Ham mevkiinde 1261 yillnda Mogollar tarafindan
bir bozguna ugrattlch2. Bu olay artik, II. izzedclin Keykavus'un bir Selt;uklu
sultam olarak saltanatmm sonunu getinnekteydi. Bununla beraber onun, allSim
sonuna kadar kovalamaya niyetli oldugu ve bu meyanda, 1260 yillnda Ayn
Calut mevkiinde Mogollar't Orta Dogu'ya geldiklerinden beri ilk defa agtr bir
maglubiyete ugratan MlSlr Memluk Sultam Baybars ile hemen ittifak kunna
tqebbusune yonelcligi goriiluyor. 0 zamanlar Islam dunyasmda putperest
17 Bk. Turan, aym yerde.
18 Bk. Turan, ss. 493-494.
19 Turan, s. 495. Bu kuvvetli bir ihtimal gibi goriiniimektedir ve dogru olabilir.
2o A.g.e., gosterilen yerlerde. Aynca bk. Yaz1cJZade, v. 375 a vd.
SARISALTIK 23
Mogollar't yenen buyUk islam mucahidi olarak fevkalade bir saygmhk kazanan
Baybars, bu <;agnya musbet cevap verdi ise de, sur'atle vuku bulan gelimeler bu
ittifakm fllliyata intikaline firsat btrakmarm ve II. izzeddin Keykavus i<;in artlk
daylianmn memleketine <;are kalmarmn2l .
Boylece IV. Rukneddin Kill<;arslan, Mogollar'm yardlm1 sayesinde Sel<;uklu
illkesinin tek sultam olarak tahtta oturma firsanm elde etmi oluyordu. Butun bu
olup bitenlerde, onun veziri ve belki Sel<;uklu iktidanmn ger<;ek yoneticisi Perva-
ne Muineddin Silleyman'm onernli bir rol bir kere daha hanrlamakta
yarar vardrr. Sel<;uklu tarihinin 1277'ye kadarki donemi, ger<;ek anlamda onun
iktidar donemiclir22.
BiZANS HiMAYESiNDE BiR SELQUKLU SULTAN!
yenilgi ile buyUk bir hayal ugrayan II. izzeddin
Keykavus amk Sel<;uklu tahn i<;in hi<; bir anstmn kalmadlgrm gormii olmasma
ragmen, ibn Bibi'ye bakilirsa, hala kardeiyle anlaabilecegi umidini taImaktay-
dl. Ancak veziri Muineddin'in buna bildiginden, kardqinin
iktidanm tevekkiille kabullenmekten baka <;aresi da goruyordu23.
Bu sebeple belki Mogollar'm kendini sag diiiincesine kaplicbgr
i<;in, kans1, iki oglu, annesi ve mehur iki daylSl Kir Haye ve Kir Kedid ile he-
men Antalya'ya ge<;ti. Burada mirahorunu anne tarafindan da oldugu-
nu bildigi Bizans imparatoru VITI. Mihail Paleologos'a2
4
yollayarak kendisini,
ailesini ve yahn adamlanm yamna kabul etmesi i<;in ricada bulundu. Bu konuda
butiin kaynaklar, imparatorun bu ricaya comert<;e karillk verdigini kaydederler.
Esasmda VIII. Mihail de hayatlmn bir doneminde, yani Konstantinopolis
Latinler'in elinde iken izzeddin'in yamna husni.i kabul gormii, iznik'te
imparator olduktan sonra 126l'de Latinler'e karI savaarak Konstantinopolis'i
ellerinden almt ve yeniden burada hiikiim surmege balarmh. Bu yi.izden ve
muhtemelen, annesi tarafmdan da dikkate alarak izzeddin'in
talebine tereddutsiiz muspet cevap venni olmahdrr.
izzeddin boylece Bizans ayak bash. Onbir tahta <;tkan,
ii<; yrl yalmz bama, dort yli iki kardqiyle, sonra iki yli yine tek bama saltanat
suren, iki kere de kardqiyle illkeyi paylamak suretiyle hukumdarhk yapan Sel-
21 ibn Bibi, II, 160; Aksaril.yi, s. 32;
22 Bu konuda Nejat Kaymaz tarafindan kaleme almrru <;:ok iyi bir monografi van:hr: Per-
vane Muinu'd-Dln Sulqman, AU. Dil ve Tarib-Cografya Faki.iltesi yay., Ankara 1970. Aynca
Una da bak:tlmahdrr: Carole Hillenbrand, "Mu'in al-Din Parwil.na: The servant of two
masters?", Miscellanea Arabica et Islarmca, ed. F. DeJong, Uitgeverij Peeters en Departement
Orientalistiek, Leuven 1993, ss. 267-274.
23 ibn Bibi, II, 159.
24 Bundan sonra bu konuyla ilgili biitiin Tiirk kaynaklan VIII. Mihail'i Bizans im-
paratorlarrnm bildik unvaru Basileus'tan bozma Vasifyus yahut Fasilyos diye anacaklanhr.
24 AHMET YJ\.5AR OCAK
c;:uklu sultam; on alll y1lhk miicadeleli bir hayat gec;:irdikten sonra, yirmi yedi
yamda oldugu halde boylece gurbet hayatma adJmm1 atml oluyordu. impara-
tor bu asil misafirine ve ailesine biiyiik bir yakmhk gostererek diledikleri gibi
yaamalanm sagladJ; Bu arada sultamn c;:ok giivendigi iki yakm adarm, rnirahur
Ugurlu ve Ali Bahad1r, yanlanna topladJklan kuvvetlerle son bir defa daha
Riikneddin'e karl <;:Iknlarsa da, Konya yaklnlannda Muineddin Siileyman'm
kuvvetleri tarafindan bozguna ugratlldtiar ve Bizans ucuna kac;:nlar. Ancak bura-
da da rahat edemiyeceklerini gordiiklerinden, efendileri sultamn yanma, Kons-
tantinopolis'e gittiler. imparator onlara da biiyiik bir yaklnllk gosterdi. Buna
mukabil de onlar imparatorun hasunlarma karI savatllar. imparator onlann bu
hizmetlerinin her zaman kariliii;ml veriyordu.
25
Burada i zzeddin'in bu yakm
adamlanmn gerc;:ekten efendilerine ne kadar bagh olduklan, bu olayda aQkc;:a
belirmektedir. 0 kadar ki, sultan her eyi b1raklp iirnidini keserek Konstantino-
polis'e siii;IndJi-';1 halde, onlar onun adJna bir kere daha anslanm denemek ic;:in
Riikneddin'e kaq1 <;:IkrmlardJr.
lzzeddin'in Konstantinopolis'de imparatordan ne olc;:iide yaklnllk gordiigu-
ne clair ozellikle Pachymeris'te oldukc;:a ilginc;: bilgiler vardJr.
Ona gore, imparator izzeddin'e Konstantinopolis'de istedigi gibi, serbestc;:e
yaamasma, ozel muhafizlarla dolalp yalmzca imparatorlann giyebilecegi br-
llllZl ayakkabuar giymesine izin vermiti. Hatta ona, yeniden tahn ele gec;:irmesi
ic;:in askeri yardJmda dahi bulunabilecegini vadetmiti. Aynca patrik Arsenios da
izzeddin'le yakln bir dostluk kurmutu26. imparatorun gosterdigi bu yaklnllk
konusunda Y aZICizade de teyid edici ifadeler kullanmaktadJr27. Hatta o, izzeddin
ve adamlanmn buradaki sorumsuz ve aID rahat hayah yiiziinden melnleketleri-
ni unutup biitiin giinlerini ic;ki ve sefahet alelnlerinde gec;:irdiklerini yazar2
8
.
Bununla beraber bu monoton ve rahat hayann yine de, oradan oraya mu-
harebe pqinde koUturan, bakalanm yonetmege ahllll bu insanlan s1kmaga
baladJi-';1 anlaIhyor. Zira bir ara izzeddin, Ali BahadJr ve Ugurlu imparatorun
huzuruna <;1bp siirekli bir ehir hayanmn kendilerini slknii;ml, "Tiirk taifesi"
olarak yaylak ve blak hayanna ahIk olduklanndan, kendilerine bm kilayacak,
yazm da yaylayacak bir arazi tahsis edilmesini ve Anadolu'dan kendilerine tabi
olan Tiirkmenler'i getirterek buraya birlikte yerlqmek istediklerini bildirdiler.
25 Bk. hm Bibi, II, 160; Turan, s. 497.
26 Bk. Pachymere, Histoire de Constantinople, fr. <;ev. Cousin, Paris 1673, VI, 13-14'ten nak-
len Turan, ss. 497-498. Pachymeris i zzeddin'in Hrristiyanhga <;ok itibar ettigini, aziz ikonala-
nna ve patrigin bakmu altmdaki roliklere bi.iyiik gosterdigini bildirmekte ve hatta onu
Hiristiyan zannetmektedir. Oysa izzeddin'in bu muhtemelen heni.iz mi.isli.iman
olmarru olan annesi dolaYJsiyla bir ahkanhgm gori.inti.isi.i olmahdrr.
27 Bk. YaZiozade, v. 375 b: "Fasilevs a711ln ik:ram ve taziminde goyet miibalag,a laldt ve kendii:ye ve
etbd!na ve gya' wa yokluk tekelli!f itdi ve ulu konukluklar !alup yok ni 'metler dokdi ve balzNler virdi
28 A.g.e., aym yerde: " .... nii;; ii ni 'met ve rahata miistajfrak olup vatanlann unutdtlar ve hergiin 'j ii
iyete megul oldtlar".
SARISALTIK 25
VIII. Mihail bu arzuyu kabul ederek onlara Bizans'la Det-i Klp<;ak arasmda
(bugiin bir k.tsrm Bulgaristan'da, bir ktsrm da Romanya slillTlan i<;inde ve
Karadeniz'e kt}'lSl olan) o vakitler gayri meskCm haldeki Dobruca arazisini tahsis
etti. Bunun iizerine sozkonusu Tiirkmenler, Anadolu'dan getirilip izzeddin'in
Dobruca'ya yerletirildiler
2
9, ki ite bizim San Saltlk'm tarihl rolii
de tam bu olayla balayacaknr.
Ancak bu noktada ortaya bir mesele <;ooyor: Kaynaklanm1z, lzzeddin ve
adamlanmn Konstantinopolis'de imparatoru devirmeye yonelik bir komplo
bahsediyorlar. Rivayete gore izzeddin, Ali Bahamr, Ugurlu ve
izzeddin'in daylian yine bir sefahet ilelninde iken ic;kiyi iyice ka<;Irmilarmr.
Tam anlam1yla sarho olan kafadarlar izzeddin'e, eger Allah yarmm eder de,
haz1r taraftarlan da <;ogalm!ken bir firsanm bulup "Vasilyus"u ortadan kalmnr-
larsa, atalanmn yurdundaki saltanattan mahrum kalan sultamn, bu defa Bizas'ta
si:tltanat siirme imkfunna kaVUabilecegini soylemilerdir. Fakat bu konUmalar
sultamn da}'lSl Kir Kedid tarafindan imparatora ihbar edillni ve imparator,
daha geni iizere, bu "hain konuklar"1 cezalandirmak zo-
runda kalm!ur30.
Boyle olunca, bu komplo hadisesinin Dobruca iskfu:undan sonra vuku bul-
ffiU olmas1 gerekir. Zira imparatorun, kendini devirmeye kalk.tan izzeddin'e
dostluk gosterip istegini yerine getirmesi soz konusu olamaz. Bu takdirde, ya
izzeddin'in Dobruca iskfu:undan sonra tekrar Konstantinopolis'e donmii olmasi,
veya Tiirkmen airetiyle beraber Dobruca'ya gitmeyip Konstantinopolis'de kal-
maya devam etmesi gerekir, ki bu mantikh goriinmiiyor. Bu yiizden bu sonuncu
durum ger<;ek olmahmr. 0 zaman, kanaatilnizce -tabii kaynaklann zikrettigi
komplo ola}'l ger<;ekten varid ise- izzeddin'in Anadolu'dan getirtecegi
yerletirmek i<;in imparatordan toprak istemesinin alunda hakikatte, k.tlak ve
yaylak hayatina duydugu ozlemden <;ok, komplo i<;in gerekli kuvveti
temin etme amac1 yanyor demektir.
SARI SALTIKLA ANADOLU'DAN DOBRUCA'YA
Asli konumuz olan San Saltlk'm, nasli bir ortamda, hangi artlarda ve za-
manda tarih sahnesine daha iyi anlatmak maksamyla ozetledigimiz
biitiin bu gelimelerden sonra ite imdi onun devreye girdigi Dobruca go<;ii
konusuna geliyoruz.
Once hemen Unu soyleyelim ki, II. izzeddin Keykavus'la ilgili olaylan ve
onun Bizans'taki ikametini olduk<;a teferruatll bir hi<;imde hikaye eden <;agda
29 Bk. Yaz1crzade, v. 376 a; Seyyid Lokman, s. 9 vd.; Georgii Pachymeris, De Muhaele et
Andronico Palologis, IlT. Immanuel Bekkerus, Bonnae 1835, I, 129 vd.; Nicephor Gregoras,
Byzantina Historio, IlT. Immanuel Bekkerus, Bonnae 1829, I, 82.
30 Msl. bk. ibn Bibi, II, 161; Aksarayi, ss. 56-57; Pachymeris, I, 174; Ia. Turan, s. 499.
26 AHMET YA:;;AR OCAK
Sel<;uklu ve Siiryani kaynaklan (ibn Bibi, Aksarayi ve Abu'l-Farac), bu Dobruca
go<;iinden ve iskanmdan ve hele San Salt.Ik diye birinden hi<; mi hi<; bahsetrnez-
ler. Bu durum, konuyla megul olan tarih<;iler arasmda tartlma yaratrrut:Ir. J.
von Hammer,J. Deny, F. Babinger, V. D. Smirnov, F. Taeschner, P. Wittek, G.
D. Balas<;ev ve A. Decei gibi Bat:Ih, F. Kopriilii, A. Golpmarh, H. inalcJ.k gibi
yerli tiirkologlarca bu go<; ve San Salt.Ik tarihsel bir vaha olarak goriiliirken, P.
Mutaf<;iev, H. W. Duda ve yahn sayliabilecek bir tarihte C. Cahen gibi bilim
adamlan tarafindan tamamiyle hayali olarak nitelendirilmitir. Yalruz C. Cahen
meseleye ilk ikisinden daha yumuak yaklalr ve tbn Bibi'yi mesnet gostererek
boyle bir go<;iin olmarm olabilecegi ihtimalinin daha yiiksek oldugunu belirtir3
1

Bu ikisinin gerek<;esi, ne ibn Bibi, ne de Aksarayi'de boyle bir olaydan bahsedil-
memi olmas1dir. Onlara gore eger boyle bir go<; olaYI vuku bulsaydi, bu iki
onemli kaynagm bunu zikretrnesi icap ederdi. A. Decei ise bu goriie "hi<; bir
devirde ve diinyarun hi<; bir yerinde hi<; bir kronigin, ne kadar giivenilir ve ciddi
olursa olsun, hi<; birini adamadan her olaYI kaydetrnesi gibi bir zorunluluk olma-
eklinde bir gerek<;eyle hakh olarak itiraz etmitir
32
. Kaldi ki, bahis konusu
iki tarih<;iye, hem de <;agda Bizans kaynaklan bata olmak iizere, ni<;in diger
kaynaklann boyle bir olaYI uydurma geregini duymu olabilecekleri sorulabilirdi.
Bize gore de bu iki Sel<;uklu olaYin zikredilmemesi, kesinlikle boyle
bir hadisenin ispat etrnez. Nitekim Halil inalcJ.k ta bu go<;iin ger<;ekte
vuku buldugunu, dolaYisiyla Y aztctzade'nin kaYidanrun ge<;erliligini kabul ettigi
gibi33, Elizabeth Zachariadou da Y aztcwglu'nun yazdiklanru dogrulayan be
adet beige yaYiffilamak suretiyle hadiseyi teyid etmitir3
4
.
Ger<;ekten de ibn Bibi ve Aksarayi izzeddin'in Bizans'a ve -ozellikle
ibn Bibi oradaki hayat:Iru- naklettikleri halde Dobruca go<;iinden ve San Salt.Ik'tan
hi<; soz a<;mazlar. Ashnda bu ilgin<; bir durumdur. Bu go<;ten ve San Salt.Ik'tan
haber verenler, Osmanlt doneminde yaztlmi Turk kaynaklandlr. Eger olaya <;ag-
da Georgios Pachymeris ve Nicephorus Gregoras gibi iki Bizans ol-
masaydi, ger<;ekten de bunlarm hayal mahsulii olduklan rahadilla diiiiniilebilirdi.
Ama bu iki Bizans kroniginin kaYidan ve Zachariadou'nun belgeler,
meseleyi iiphe konusu yapmarun yersiz oldugunu gostermektedir.
Her halii karda, bu go<; meselesinin izzeddin'in yukanda zikrolunan komp-
lo olaYindan once meydana geldigi kanaatimize gore a<;J.kt:Ir. izzeddin'in
Anadolu'dan getirtecegi Tiirkmen airetini yerletirmeye yonelik toprak talebi-
31 Bk. C. Cahen, "Gagauzlar'm kokeni ile ilgili tart:Imah hususlar", c;:ev. H. Giingor,
Turk KUltaril, sa )'I: 45 7, Ma)'lS 2001, ss. 299-30 1.
32 Bk. Decei, s. 108.
33 Bk. inalcik, "Dobrudja", E/2; kr. aym yazar The Ottoman Empire, The Classical Age
(1300-1600), trans. by Norman Itzkowitz- Colin Imber, Weidenfeld & Nicholson, London
1973, p. 187.
34 Zachariadou," Oi HJ.ristianoi apogonoi tou izzeddin Kaikaous sti Verroia [Veria 'da
(Selanik) izzeddin Keykivus'un HJ.ristiyan torunlan], Makedoniki, VI (1964-1965), ss. 62-74.
SARISALTIK 27
nin, Y aztciZade ve Seyyid Lokman'da yazildigt gibi3
5
, imparator tarafindan
hemence ve kolayca yerine getirilrnedigini, Bizans kaynaklan belirtiyorlar. Onlara
bakillrsa, Vlll. Mihail, bu talebin karIlanmaSI halinde, vaktiyle hiikiimdarhk
yaprm olup bugiin tahti elinden ahnarak yabano bir iilkede sigtnti hayau yaayan
bir eski sultanm, bu i:mkfun kendi aleyhinde kullamp kullanmayacagt kukusu ile
olarak endielenmitir36. Ancak Bizans kaynaklan imparatorun lzzeddin' e
cevabmm ne oldugunu kaydetmiyorlar. Fakat, Y aztCIZade'nin ifade-
lerinden oyle anlailiyor ki, imparator izzeddin'in istegini yerine getirme-
nin dogru olacagtm diiiinmii ve ona Anadolu topraklarmda degil, Bizans'm Bal-
kanlar'daki topraklannda bo bir uc arazisini, Y aztCIZade'nin tabiriyle "tendurilst ve
ab u havasz hUb" Dobruca'Yl vermitir.
Bu meselenin analizine evvel U soruyu sormarmz gerekiyor: Do-
nemin kaynaklan bu olaydan bahsetmediklerine, Y aztCIZade'nin de ibn
Bibi'yi Bizans kaynaklanndan yararlanmaSI pek soz konusu olmadig-t-
na gore, II. Murad devrinde yaptigt bu II. izzeddin Keykavus'la ilgili
klsrmna koydugu Dobruca ve San Saluk epizodunun kaynagt nedir? Baka
bir deyile Y aziciZade, verdigi bu ek bilgileri nereden temin etmitir? Bizce bu
sorunun bir tek cevab1 vardrr: Yaz1ciZade bu bilgileri Dobruca'da ve Karesi'de
yaayan Tiirkler'den derlemi olmahdir.
Onlar, miiellifin yaadigt donemde, yaklaIk bir asrrdir kokenleriyle
ilgili bu biiyiik tarihsel olaya clair aralannda yaayan sozhi rivayederi kendisine
nakletmi bulunmahdirlar. Bizans kroniklerinin de tammadigt San Saluk'la ilgili
bilgilerin kaynagt da muhtemelen aym rivayeder olabilir. Bizce bu rivayederin
ilgisi bulunmadigtm soylemek, dolaylSlyla Y az1ozade'nin hikayesinin
ihticaca salih olmadigtm ileri siirmek i9n bir sebep yoktur. Qiinkii o devirde
Dobruca'da bir az1nllk halinde yaayan bu Tiirklerin bu kadar onemli bir olaYI
unutmalan miimkiin olmadigt gibi, uydurmalan da miimkiin degildir. Teferru-
ada ilgili sonradan eklenmi olsa bile, kendilerinin Anadolu'dan San
Saluk adh bir airet eyhinin liderliginde bir zamanlar Dobruca'ya etmi bu-
lunduklan hadisesi, bu ana ile muhakkak ki uydurulacak bir ey degildir.
Dobruca'ya vuku bulan bu Tiirkmen iskammn naSil cereyan ettigi ko-
nusuna gelebiliriz. Haurlanacagt iizere, izzeddin'in Bizans imparatoru VIII. Miha-
il'den, kendine tabi Anadolu'daki Tiirkmenler'i getirterek birlikte kilaYIP yaylaya-
caklan bir arazi talep ettigine yukanda deginilmiti. Y az1c1zade'ye gore, izzeddin
Anadolu'daki Tiirk airetine el alnndan haber etmi, onlar da vakit kaybetmeden
35 Bk. Yaz1azade, v. 376 a; Seyyid Lokman, s. 9. Buralardaki metinler, Giri lasmmda
zikredilen, P. Wittek, J. Deny ve A. Decei'nin makalelerinde tekrar tekrar yaymtlandlgmdan,
burada bir kere daha kaydetmeyi gereksiz buluyor ve sadece referanslanm vermekle" yetiniyo-
ruz. Metinler i<;in oralara balalabilir.
36 Bk. Pachymeris ve Gregoras, O:)lntyerlerde; kr. Decei, a.g.m., s. 97.
28 AHMET OCAK
Dskiidar yoluyla Rumeli'ne ge<;ip dogruca Dobruca'ya gelnlllerdi3
7
Seyyid Lok-
man bu iin 66211263-64 tarihlerinde a<;Ikc;a yazar3B. Bu eden-
lerin yakl<I.Ik oniki bin hane kadar ve muhtemelen Qepni boyuna mensup bulun-
duklan tahmin ediliyor
39
. Ne var ki bunun na.sll olduguna clair ne onda ne de kay-
olan Yazicizade'de herhangi bir tafsilata rastlanmamaktadrr.
Dobruca na.sll bir yerdi? Lnparatorun Bizans'm Balkan ucundaki bu bo ara-
ziyi 1zzeddin'in emrindeki Tiirkmen airetine vermekten kasn ne olabilirdi?
Dobruca, kuzeyde Tuna, doguda Karadeniz ve giineyde Balkan dag silsilele-
riyle Deliorman bolgesi baric;, tamamiyle steplerle kaph bi:ilgenin am ol-
maktadlf'Hl. Greko-Romen donemde buraya iskitya (Scythia Minor) den-
mekte olup, Bizans'm Paristrion Eyaleti'ne dahildi. T1pkl Aydm yoresine Aydm-eli
dendigi gibi, Osmanh kaynaklannda Dobruca'ya Dobruca-eli denmekteydi. Ashn-
da buraSI daha V. yiizyildan itibaren, Eurasya kokenli istilcllarla gelen Tiirk ka-
vimlerinin yerletigi bir bolgeydi. Once V. yiizyllda Hunlar, onlann arkasmdan
VI. yiizylida Avarlar, VI-VIII. yiizylida giiney Dobruca'ya Bulgarlar, XI. yiizyllda
ve Bizanshlar'm Kuman dedigi gelnlllerdi. Bunlar gec;-
meden Slavlar ve Vlahlar'la kanlp hlristiyanlaillllardl. XIII. yiizyllm ilk
ginde ise, Det-i yerleen Mogollar, Dobruca smmnda Altm Ordu devle-
tini kurmlllardl. Bunlann hakimiyetini kabul eden Klpc;aklar, musliimanhga
milerdi ve XV. yiizyllm ortalannda Osmanh hakimiyetine girinceye kadar Tatar
adl altmda muteakip yiizylllarda, onemli roller oynayacakla.n:hr4
1

VIII. Mihail ite boyle bir bolgeyi Anadolu'dan gelen otuz kirk obalik (ya-
hut on on oniki bin kiilik) bir Turkmen <l.iretine yurt olarak vermekle, buradaki
eski Turk nufusunun ustiine, bu defa da Anadolu kokenli yeni bir katman ekle-
mi oluyordu. katman ise XV. yiizylidan itibaren Osmanh fetihleriyle
ilave edilmi olacaku. Tadeusz Kowalski'nin incelemeleri, Dobruca'daki ilk Turk
yerlemesinin, San Saluk'm yonettigi <!.iret gostermektedir-4-2. Bizans
37 Yaziazade, aymyerde; Seyyid Lokman, aymyerde; kr. Wittek, "Les s. 13; ay-
ru yazar, s. 648; Decei, ss. 98-100; inalak, "Dobrudja", E/2. s. 625.
38 Bk. Seyyid Lokman, gosterilen yerde: "Sa:n Salt:tk ubtln Rlllnili.'ne llqyii;:; o.ltrru iki idi heman
Hep Oguzname'i tetebbu' idiip Tazdt icmal ile liJkman".
39 Bk. A. Zeki Velidi Togan, Umt1mi Turk T arihine Gi:ri.J 1 En Eski Devirl.erden 16. Asra Kadar,
tO. Edebiyat Fak. yay., istanbul 1970, 2. bs., s. 268. Bu Tiirkmenler'in Bal!kesir havalisinden
gittiklerini biliyoruz.
40 Dobruca adrna dair msl. bk. Decei, s. 103, dipnot 43; Miistecip tnkiisal, Dobruca ve
Turkl.er, TKAE yay., Ankara 1987, 2. bs., ss. 27-28; Kemal H. Karpat, "Dobruca", TDViA.
41 Geni bilgi i<;in bk. Mihail Ciachir (Qaklr), Basarabyah Gagauzlar'tn Tarim, hzr. Harun
Giingor, Tolunay yay., Nigde 1998, ss. 17-20; tnkiisal, a.g.e., ss. 29-35; Decei, "Dobruca", iA;
1nalclk, "Dobrudja", E/2; Kemal H. Karpat, "Dobruca", TDViA
42 Dobruca'daki bu Tiirk niifusunun toplumsal ve etnik yapiSI hakkmda iyi bir inceleme-
yi vaktiyle Tadeusz Kovalski yaymlamitrr: bk. "Les elements ethniques turcs de la
Dobroudja", RO, XIV (1938), ss. 66-80.
SARISALTIK 29
imparatoru belki biraz bu sebeple, fakat belki daha ziyade, Det-i K!p<_;:ak'taki
Tatarlar'm saldmlarmdan snnrlanm korumak ve onlarla kendi arasmda bir sa-
vunma bolgesi yaratmak amaayla Dobruca')'l izzeddin'in ve Tiirkmenler'inin
yerlemesine tahsis etmi olabilir.
Peki San Salt:Ik yonetiminde buraya yerleen bu Tiirkmen aireti burada ne
yapn, nasu yaaill? Bu sorunun cevabrm da gorecegiz.
BiZANS'TAKi SEFAHET HAYATI, HAPiS VE
Yukanda da iizere, biiyiik bir ihtimalle izzeddin'in kendisi, Ana-
dolu'dan getirttigi, San Salt:Ik yonetimindeki Tiirkmen airetiyle beraber hemen
Dobruca'ya gitmemi, Konstantinopolis'de kalma)'l tercih etmiti. ite kaynakla-
nn anlatnklan, imparatora ka.cy diizenlemeyi diiiindiigu, yukanda bahsi edilen
komplo, bu iskan ola)'lndan sonra vuku bulmu olmahillr.
ibn Bibi'ye gore VIII. Mihail, izzeddin'in da)'lSI Kir Kedid'den kendi ikti-
danna kaq1 gizli bir komplo haberini ahr almaz, hi<;: duymarm gibi
mirahor Ugurlu ile Ali Bahaillr'1 saraya ve derhal tutuklattlrmitlr.
Ugurlu'nun goziine mil <_;:ektirip Ali Bahaillr'1 oldiirtmii, Sultam da birka<;: grin
goz hapsine alillrillktan sonra, Meri<_;: nehri agzmdaki Enez (Ainos) kalesinde
hapsettirmitir. Sultamn annesini ve G1yaseddin Mes'ud ve Riikneddin
Keyfuners adh iki oglunu da ellirde birakmlttr43. Pachymeris ve Gregoras'a
gore izzeddin Altm Ordu hiikiimdan Berke Han ve Bulgar krah Konstantin ile
gizlice temas kurarak onlan Bizans topraklanna salillrmaya tevik ettigi i<;:in,
imparator sultam ailesinden ve Sel<_;:uklu emirlerinden a)'lrarak Enez kalesine
hapsetmi, kii<;:iik oglunu da yamna alarak Konstantin arum vermi ve illristiyan
usuliince terbiye edilmesini istemitir-44. YaziciZade de, "Fasilevs"in izzeddin'in
annesini ve iki oglunu ahkoydugunu, biiyiik ogluna, yani G1yaseddin Mes'ud'a
Karaferye'yi (bugiinkii Selanik) dirlik olarak verdigini, kii<;:iik oglunu da "kendi
kannda" ahkoydugunu yazmak suretiyle Bizans kaynaklannm bu ehadetini
teyid etmektedir45. Sultamn annesinin, oglunun Enez'de hapsi esnasmda oldiigu
haberini i<_;:in ikamet ettigi kuleden atlayarak intihar ettigi de rivayet-
ler arasmdadrr.
0. Turan bu ola)'ln 1262 )llhnda oldugunu yaz1yorsa da, Dobruca go<_;:iiniin
1263-64'te oldugunu kesin olarak bildigimize gore, kanaatimizce burada iki yuhk
bir yanilma pa)'l olmahdrr. Qiinkii mant:Jki olarak izzeddin'in tutuklamp hapse-
dilmesinin de en azmdan hi<;: olmazsa aym tarihte, yani 1263 veya 1264'te mey-
dana gelmi olmaSI gerekir.
43 Msl. bk. hm Bibi, II, 161; kr. Hammer, I, 46-47, II, 164-165; Turan, s. 499.
44 Bk. Pachymeris, I, 231; Gregoras, I, 100.
45 Bk. YazJ.ciZade, v. 377 a-b; Wittek, s. 648; aynca bk. Zachariadou, a.g.m.
30 AHMET Y N;)AR OCAK
ibn Bibi'nin klsaca ger;tigi Ugurlu ve Ali Bahadrr olayrm islam kaynaklan da-
ha tafsilath olarak kaydederler. Onlara gore, bu ikisi ve Nureddin Erzincani'nin de
aralannda bulundugu diger Selr;uklu emirleri, yakalamp Ayasof)ra'ya got:iiriilmii-
ler ve orada patrigin huzurunda kabule zorlanrmlardrr. Kabul eden-
ler kurtulmu, etmeyenlerin goziine Ugurlu gibi mil r;ekilnll veya Ali Bahachr gibi
oldiiriilrniilerdir. Bu arada Nureddin Erzincani'ye de ayru teklif yapilrm, fakat o
biiyiik bir cesaretle ikence ve oliime meydan okuyarak Bizanshlann
kazanrm ve bu sayede hayatlm kurtarrmtlr-46.
Bu olaym biraz deforme olmU yansnnasiru biz Salt:zk:name'de buluyoruz. Bu-
giine kadar dikkati r;ekmeyen pasajda gore, San Saltlk ve maiyye-
tindekiler Konstantiniye'ye gelmiler ve Ayasof)ra'ya giderek ora)'l putlardan temiz-
lemiler, agar;tan bir minber yap1p Cuma namazi kl.lmilarchr. Daha sonra ehrin
orta yerine yiiksek bir duvar r;ekip buradan Ayasofya oniinde yaptlklan havuza su
getirmiler ve daima buradan abdest alrmlarchr. Bu duvann berisi miisliimanlara,
otesi kafirlere ait OlmUtur. Fakat kafirler Konstantiniye'deki bu miisliimanlan
hrristiyan olmak ir;in zorlamaya balarmlardrr. Onlar Ayasofya'da toplamp kacy
koymak istemiler, tam iir; giin cenk etmilerse de baaramarmlarchr. Kafirler bu
esnada iir;binden ziyade miisliimam helak etmilerdir47.
Osman Turan, izzeddin'e atfedilen ve daylSlrun ihbanyla ortaya bil-
dirilen komplo ola)'lmn, muhtemelen izzeddin'i ve adamlarm1 devreden fSikar-
mak ir;in imparatorun bir bahaneden ibaret olabilecegini diiiinmiitiir.
Ona gore imparator, hir; bir ekilde iistesinden gelemiyecegi ve hlrmndan
Hillagu'nun yonettigi Mogollar'a karl kendini emniyete almak
ir;in bu yola baVUriDUtur. Qiinkii 1260 yillnda kabul eden Altln
Ordu hiikiimdan Berke Han, putperest akrabalanna o Siralar MISlr sultaru
Baybars ile anlalllltlr. Bu miinasebetle imparator, izzeddin'in biiyiik bir ihti-
malle bu ittfaka dahil olma yoluna kukulamyordu. Gerr;ekten
de izzeddin hem Berke Han'a hem de Sultan Baybars'a elr;i gondermiti. Berke
Han ise kendisi ve tebeas1mn kabul ettigini, bu yiizden miittefik
olmalan lazim geldigini bildirmi, kendinin kuzeyden, Baybars'm da Dogu Ana-
dolu iizerinden Hillagu'ya taarruz edip 1zzeddin'in de kendilerine yarchmCI ol-
masiru soylemiti. Buna karillk Baybars da ham Mogollar'a kart cihada tevik
ediyordu. ite bu durumdan haberi olan VITI. Mihail, Anadolu'yu fiilen igal
eden ve boylece kendine daha da yakinlallll olan Mogollann hlmmdan ko-
runmak ir;in izzeddin ve adamlanm devreden r;1kararak Mogol hamna ho go-
riinmeyi planlarm olmahchr48. 0. Turan'm bu diiiincesi, bu anlattlklan goz o-
nline hir; de haks1z goriinmemektedir.
46 Baybars Mansfui, .<:,abdetii'l-Fzkre, Oxford niishasi v. 187 a'dan naklen Turan, ayru yerde.
47 Bk. Ebu'l-Hayr-i Rumi, ss. 57-58; Ia. yazma niisha, v. 276 b-278 a.
48 Bk. Turan, s. 498.
SARISALTIK 31
izzedclin'in Berke Han tarafindan hapisten kurtanlmasi olaymda, talebin
kimden ve nasli gelcligi hususunda kaynaklarda degiik ifadelere rastlamyor.
Mesela ibn Bibi, Berke Han'm Allah'm ilharmyla sultam kurtarma fikrine diiiip
asker gondercligini, mevsim ki olmas1 dolaylSlyla askerin donmu olan Tuna')'!
rahathkla esir sultamm ve ailesini kaydecliyor
4
9.
Y aziciZade, muhtemelen Arap kaynaklanndan yararlanarak, Berke Han'm, sul-
tamn kardqi Riiknedclin'in ricas1 iizerine hzedclin'i kurtarmak harekete
bilclirir5. Bizans kaynaklanndan Pachymeris'e gore ise, derin bir hayal
olan izzedclin, imparatorun meguliyetinden yararlanarak
yakin adamlanndan birini Karadeniz'in kuzeyine gondererek kenclisinin demir-
lerden ve zincirlerden kurtanlmasim bizzat rica etmitir. A Decei, izzedclin'in
yakim olan bu kiinin, onun enitesi Berke Han oldugu inancmdamr. Qiinkii
Berke Han'm qlerinden biri, izzedclin'in halas1 oluyordu. Zaten Berke'yi yegeni-
ne yarmma yollayan da bu halas1 ic!i5I.
SARI SALTIK'LA DOBRUCA'DAN KIPQAK'A
Berke Han'm Bizans imparatoruna karI yirmi bin kiilik bir ordu gonder-
cligini, aynca Bulgarlar'I da bu ordunun yamna katarak Balkanlar'daki Bizans
topraklanm istilaya maruz biliyoruz
5
2. Bu salmn karISmda
imparator bir ey yapamarm ve izzedclin ile ailesinin Enez'den kurtanlmasma
sesini pkarmamitlr. Arap kaynaklanmn bu hikayesi, ashnda izzedclin'in
imparator tarafmdan hapsettirilcligine clair Bizans kaynaklanmn yukanda nakle-
dilen rivayederine uymaktamr. Bu surede izzedclin'in hapsinin yalmzca tasan
halindeki bir komplo rivayeti yiiziinden kanaatimizce belirgin hale
geliyor.
Boylece iki ylia yakin Konstantinopolis'de yaad!ktan sonra, ailesi ve
Dobruca'daki Tiirkinenler ile birlikte Altm Ordu iilkesi Dqt-i getirilen
izzedclin, Berke Han tarafindan biiyiik bir hiisnii kabulle kaflianffi53. Ogwlan
49 Gregoras, I, 101; hm Bibi, II, 161; Hammer, aym yerde; Togan, s. 268; Decei, s. 101;
Turan, s. 500.
50 Yaz1cJZade, v. 376 b: "Hak Tedlii sultanm kardajtna (IV. Ri.ikneddin Kill<,:ars1an) ilJzam etdi tii
karanapnt Dqt lwm Berke Han 'a gOnderdi kardajtml kurtm deyu reed '!Jiledi Kr. Seyyid Lokman, s.11.
51 Bk. Decei, s. 100.
52 Decei, aym yerde; Turan, aym yerde. Bu konuda 0. Turan Arap kaynaklanndan da
yararlannnhr. Bunlar i<,:in bk. Turan, aym yer, dipnot 73.
53 Berke Han, 1257'de Alan Ordu hiikiimdan olmu, l266'da vefatma kadar tahtta kal-
illlhr. Devletin biiyiimesinde ve gelimesinde <,:ok gayret sarfetmi ve bagnns1zhgma kavuma-
Slm saglannU. 1260 yllinda kabul ettikten sonra, bu dinin Alan Ordu sahasmda
yaylimasl i<,:in de elinden gelen <,:abayJ gostermekten <,:ekinmemi, daha once de temas edildigi
gibi, miisliiman hiikiimdarlarla ittifak kurmUtU. Berke Han'm asli faaliyeti, Alan Ordu devle-
tinde ehir hayaumn, ticaretin gelimesi, dolay1Slyla ekonomik giiciiniin aranas1 yolunda
olmutur (Bu konuda geni bilgi i<,:in bk. A. Y. Yaku-bovskiy, Altmordu ve jnhitat:t, <,:ev. Hasan
Eren, Milli Egitim Bak. yay., istanbull955, ss. 47, 57, bilhassa 61-63; W. Barthold, "Berke",.4.).
32 AHMET Y A,?AR OCAK
G1yaseddin Mes'ud ve Rukneddin Keylimers de kendisi ile birlikte bulunuyordu, ki
bu Mes'ud daha sonra Anadolu'ya ge<secek ve orada Sel<suklu sultarn olarak tahta
<slkacaktlr. Berke Han, o s1ralar yirmi dokuz bu gen<s Sel<suklu
sultamm, II. izzeddin Keykavus'u klz1 Urbay Hatun ile evlendirmi, bir<sok ihsan-
larda bulunmU. Sulhad (eski Kmm ehri) ile Sogdak'1 ona ikta olarak vermiti
54
.
Maamafih biz Salttkndme'de de II. izzeddin Keykavus'un Tatar hamna
olaYimn yans1masm1 buluyoruz. Burada sultanm "ha:of idup doftruca Kife diyanna Tatar
ham uzerine gelip S!ffindzit" kaydediliyor55.
Turkmenler'e gelince, balanndaki San Saltlk ile beraber onlar da Berke
Han tarafindan Dqt-i Klp<sak'a yerlqtirildiler ve orada yaamaya baladllar5
6
.
Berke Han'm yerine ge<sen oglu Nogay da onlara gerekli riayeti gosterdi. 1279'da
izzeddin'in vefatlna kadar on bq yil boyunca burada kaldliar. Buras1 da npki
Dobruca gibi steplerle kaph, go<sebelige elverili bir bolgeydi.
GURBETTEKi SULTANIN OLUMD,
Sultan izzeddin, Berke Han'm bakenti olan sahil ehri Saray'da tam on bq
yil refah i<sinde yaaill.l279'da vefat ettigi zaman henuz kirk dort yamda bulu-
nuyordu. <sileli ve sefih hayat muhakkak ki onu erken YIPratmitl. Bu
arada 1267'de olen Berke Han'm yerine Mongke (Mengii) Temur han olmutu.
izzeddin'in olumu esnasmda Alnn Ordu tahnnda o oturah on iki yil oluyordu.
Yani Berke Han'm vefanndan bu yana o kadar zaman ge<smiti.
Turkmenler bu kadar zamandan beri Dqt-i Klp<sak steplerinde idiler. Fa-
kat izzeddin'in vefatl sanki onlara artlk oradan aynhp eski yurtlan Dobruca'ya
donmenin zamam geldigini hatlrlatlmtl. Hadiselerin bundan sonraki devammda
tek olan Y aziciZade, T iirkmenler'in ge<sen bu siire boyunca, bir giin
Dobruca'daki yurtlanna geri donecekleri diiiincesiyle hanm emirlerini yerine geti-
rerek kaydediyor. izzeddin'in vefatl onlara bu firsat1 saglarm ve han-
dan Dobruca'ya donmek i<sin musaade istemilerdi. y aziCI-zade'ye gore Berke
Han'm, fakat ger<sekte Mongke Temiir'iin izniyle San Saltlk bu geri donliu yo-
netmi gorunuyor
57
. Bu olaYin tafsilatlna clair maalesef elimizde kaYitlar yoktur.
Bu Turkmenler'in Dobruca'da San Saltlk'm vefatlna kadar (Arap kaynakla-
nna gore yaklaIk 1293 dolaylan) kalillklan, onun vefanndan sonra ise, mesela
Bulgarlar'm Bizans topraklanna salillrmalan gibi, Balkanlar'da meydana gelen
54 Bk. Togan, GiriJ, s. 269; Turan, ss. 500-501.
55 Ebu'l-Hayr-i Rumi, I, 186.
56 Wittek, ''Dobruja': s. 649.
57 Bk. YazlClzide, v. 415 b: "Ve bir muddet dah:i Kznm ve Sogdak neviihfsinde Berke Han katma
=r ve emel birle rt1zigiir geyilrilrleridi. Berke Han onlan kadfm yer ve yurtlanna gondermek V.midiyle eglerdi.
Bir vaktin biz denizden geyeriz gideriz dryu elbette destur dilediler ve yola reviin old:tlar.... Ve merhum Sam
Saltuk Berke Han himmetiyle giifilrilp kundan giril yurdanna Dobruca iline geturdi ".
SARISALTIK 33
bir tahm siyasal gelimeler sonucu, bir k:tsrmrun geri Anadolu'ya di:indiigum1, bir
k:tsrmrun ise Dobruca'da kalc:hgrru biliyoruz. YaztciZade'ye gore bu geri di:inii,
herhalde San Salt:Ik'm vefatmdan sonra Tiirkmenler'in bama gec;:en Halil Ece'-
nin bakanhgtnda gerc;:eklemi ve Tiirkmenler gemilerle Karesi iline gec;:erek
orada yerlemilerdir. Dobruca'da kalanlar ise c;:ok gec;:meden Hlristiyanhgr kabul
etmilerdir, ki bunlara Ahiryan (Sona kalanlar) deniyordu58_ ite bugiin
Moldova'da yaamakta olup, Paul Wittek'in "Gagauzlar=Keykavus'un adamlan"
diye niteledigi Htristiyan Tiirkler'in temel ki:ikeni olmasa bile, ki:ikenlerinden biri
her hal de bunlar bunlar olmahc:hr59.
58 YaziciZade, v. 445 a-b.; Ahmed Tevhid, "Karahisar-1 Sahib'de Sahip Ata Ogullart",
TOEM, 9 (1327), s. 565. Aynca bu geri donii olaymm geni bir analizi i'>in bk. Wittek,
ss. 662-663; aym yazar, ''Les s. 22; Togan, Girij, s. 270.
59 Bk. Wittek "Les ss. 12-24. Aynca bk. Machiel Kiel, "The tiirbe of San Sal-
tik at Babadag-Dobrudja", ss. 205-225 ( Variorum, London), ss. 205-220). Bu konuda eskiden
beri ileri siiriilen goriiler i9ll bk. Ciachir, Basarabyak Gagauz;lar'm ss. 1-17; aynca bk.
tilkiisal, Dobruca ve Tii.rkler, ss. 72-79;
II. BOLOM
PEYGAMBER SOYUNDAN BDYDK BiR GAzi-EVLiYA
Gene Abdal'la Haa Bekta.; geldiler
San Salttgt Rumeli 'ne salddar
Sukrolsun dertlere derman oldular
T avafin kabuldur abdal dediler
Sersem Abdal
;lERiF HIZIR: SEYYiD BATTAL GAZi'NiN TORUNU
San Saltlk'm menkabevi hayatlm ina etmek, iiphesiz ki tarihsel phsiyetini
ina etmekten daha kolaychr. Bu konuda temel kaynaklar, bata
Saltikniime olmak iizere, Viliiyetniime-i Haa Bekta-t Viliiyetniime-i Otman Baba ve
Evliyii 9elebi S)1ahatnamest
1
ndeki menkabelerdir
1
. Evliya Qelebi hari<;:, bu koleksi-
yonlar en azmdan XV. yiizylida yazlli hale gelmi olanlarchr. Bunlara bir de San
Saluk tiirbe ve mezarlanmn bulundugu yerlerin halklan arasmda yaamakta
olanlan ekleyebiliriz. Ancak bunlarm <;:ogunun da bu yaz1h menkabelerin biraz
bozulup degitirilerek veya baz1 ilaveler yapilarak meydana getirilmi versiyonla-
n oldugunu unutmamahYiz.
1te bu iki grup kaynakta San Saltlk'm soyu, ailesi ve am hakkmda baz1 veri-
ler bulunmaktachr. Bununla beraber biz, bunlann en eskisi olarak, Salnkniime'deki
verileri kabul edebiliriz. Salnkniime'ye gore babas1, Seyyid Gazi (Seyyid Battal
Gazi) soyundan "Ali oglanlanmn ashndan" Seyyid Hasan b. Seyyid Hiiseyn b.
Muhammed b. Ali'dir. Cengiz Han'm Abbasi halifesi iizerine hiicum ettigi s1rada
o da Yunan (Anadolu) ve Rum diyannda (Rumeli) gazalarla mqgul idi. Annesi
ise, Rebia arum taIyordu. Buna gore San Saltlk'm ailesi bir seyyid ve erif ailesi
oluyor. Yani o baba tarafmdan Hilseynf (seyyid), ana tarafindan Hasan (erif)'dir2.
Bu rivayet San Saltlk'1 Melik Danimend Gazi ile akraba yapmaktachr. Qiinkii
Diinimendniime'ye gore de, Melik Danimend Gazi aym ekilde Seyyid Battal
1
Burada Salttlr:nt1me'nm HalUk Akahn neri, Vibiyetndme'nin A. Gi:ilpmarh neri (Bedri
Noyan'm manzum niisha nqriyle olarak), Otrrum Baba Vtf4yetndmesi'nin ise, Adnan
Otiiken 11 Halk Ktp., 495 nolu niishas1 kullarulmlhr. Dipnotlardaki atrllar bu niishalan goste-
rir. Evlryd 9elebi Sryahatnameslne yap:tlan atrllar ise, ikdam Matbaas1 nqrinedir.
2 Ebu'l-Hayr-i Rfuni, I, l-10.
36 AHMET OCAK
Gazi'nin neslinden gelmektedir3. Salttkndme'nin yalmzca bir yerinde de San Sal-
uk'm Kt:roan (Karaman?) Tiirkleri'nden oldugu kaydedilmitir4.
Babas1 Seyyid Hasan, -Melik Danimend Gazi'nin gazalanmn da merkez
iissii olan- Harcanavan vilayetine gelip Harcana (Harana), yani Amasya kalesini
kuatir. Kalenin klrah onu zehirletip oldiirtiir. Cenazesini bir dag iistiine defne-
derler. Annesi bir daha evlenmez. Bir sure sonra annesi de oliince, am $erjf Hzzzr
olan ii<; yamdaki ogul (San Saltik) yalmz ve fakir kal!r ve terbiyesini lalas1
Seravil iistlenir. Bu onu zamamn ulemasmdan Abdillaziz arundaki
yah bir zata teslim eder. onun yamnda ilim ogrenir ve ilimde olgun-
lalr. vefati ile dirligi (hitabet) kesildiginden, Hlz1r ge<;im kayna-
yoksun kahr. Sebiiktekin soyundan Sultan Silleyman'a rica ederler, o da
babaSimn dirligini o s1rada on dort yama gelmi olan Hlz1r'a ve
hazinesinden giinde kirk dirhem ulufe tahsis eder5. San Saluk arum
alll ise, ondort yalannda cihada zamana rastlar. Gazalanndan birin-
de, Alyon-1 Rumi adh gen<; bir hlristiyan cengaveri yenerek onu miisliiman eder;
onunla yakln arkadahk kurar ve arum ilyas-1 Rumi koyar. 0 da karillk olarak
Hlz1r'a Salt:tk arum verir ki onlann dilince "<;ok gii<;lii erkek" anlamma geli-
yormu. Hlz1r sanm ve klzu sa<;h oldugu i<;in de o giinden sonra San Saltik
diye mehUr olu:r6. Bunlarm mlnda Salt:tlr:ndme'de aynca U isim ve lakaplarla da
slk slk anllir: Sryyid $erij; $erif Ga..d, Sryyid Sultart, Sultan Baba, Sultan-z Gtkiyan,
Sultanu'l-Evliyd, Salt:tk Baba, Salt:tk-z Rum.
San Saltik'm kim oldugu ve ailesi hakklnda Salttkndme'de verilen bu bilgiler,
diger kaynaklarca teyid edilmiyor. Mesela Salt:tlr:ndme ile yaklalk aym donemde
kaleme tahmin edilen Vildyetname-i Haa Bektaj-z Velf'de, San Saluk
tamamiyle bambaka bir ahsiyet olarak sahneye <;lkar. Vildyetname'ye gore Hac1
Bekta bir grin Sulucakaraoyiik'te Arafat <;ilehanesinden Zemzem
Pman denilen <;emeye geldiginde, orada koyunlan giiden bir <;oban goriir. Qo-
bamn yamna gelir ve arum sorar. Qoban arumn San Saltik oldugunu ve ne hiz-
meti varsa memnuniyetle gorecegini sayler. Bu itaatkar ve saygili taVlr eyhin
3 Bk. La Ceste de Melik Dani;rnend: Etude Critique du Diini;rnendntime, nr. I. Melikoff,
Librairie Adrien-Maisonneuve, Paris 1960, II, 9-10. Bu rivayeder, bir yandan Anadolu'daki
gaza ve cihad ideolojisinin geleneksel ki:iklerini ortaya koyarken, diger yandan da bu ki:iklerin
hangi teme1 ahsiyeder tarafindan oluturuldugunu gi:istermeleri a95mdan <;:ok anlamhdrr. Bu
sebeple Anadolu'da Tiirk di:inemindeki iinlii gaziler, hep Seyyid Battal Gazi ile
irtibadandmhmtrr. Bu gelenegin en biiyiik efsanevi simaSI olarak o, Osmanh di:ineminde de
hep amlmaya devam etrni, her devirde Osmanh gazileri tarafindan biiyiik bir saygiy1a takdis
edilmitir. Hatta Osmanh gazilerinin savaa gitmeden once Eskiehir yakmlanndaki Seyyid
Battal Gazi tiirbesini ziyaret edip, orada zafer i<;:in dua ettikleri na.kledilir (bk. Michel Baudier,
Histoire de Ia. Religion des Turcs, Paris 1625, ss. 207-208). Onun gaza ve cihad menkabelerini
ihtiva eden Battalndlme'nin pek<;:ok niishas1 bu devirde meydana getirilmitir.
4 Ebu'l-Hayr-i Rumi, I, 4 7: ''Buna Delil Saluk dirler, Ktrvan Tiirklerindendir".
s A.g.e., I, 3.
6 A.g.e., 1, 19.
SARISALTIK 37
houna gider ve hemen sag eliyle arkas1m s1gaYIP himmetini Bu
hareket iizerine San Saluk'm goniil gozii aphr ve erenlik, velayet mertebesine
erer. Han Bekta ondaki bu degiikligi beklemektedir ve hemen Unu soyler:"
Salak, seni Rum ulkesine (Rumeli) saldzk" der
7

gibi Viliiyetniime'ye gore, San Saluk oyle seyyid veya Jeri! olmak Oy-
le dursun, koyiin davarlanm giiden srradan bir c;obanmr ve Han Bekta'm him-
meti ile velayet mertebesine ulaIr. Saltzkniime'nin San Saluk'1 gibi zamanm iinlii
bir aliminden ilim de tahsil etmemitir.
Evliya Qelebi'nin derledigi menkabeye gore ise, Hac1 Bekta Ahmed-i
Yesevi'nin buyrugu ile icazet ahp Diyar-1 Rurn'da sahib-i seccade (halife) olmaga
mezun olunca, onunla birlikte yola pkan yetmi derviinden biri de Kaligra
Sultan denilen San Salok'tlr. Diyar-1 Rum'a gelince Han Bekta'm izniyle Orhan
Gazi'nin yamna gider ve onunla gazalara itirak eder. Bursa'mn fethinden sonra
Hac1 Bekta Kaligra Sultan'1 yetmi kadar derviiyle Rumeli'ne yollarB. Ahmed-i
Y esevi, sanm oldugundan Kaligra Sultan'a Salt:tkbay kiinyesini vermitir. Y oksa
asil am Mehmed Buhari'dir. Rumeli'ne gittiginde, Daniska iskelesi'nde San Sal-
uk amnda bir rahiple dost ohnU, sonra birgiin OllU oldiirerek onun eklini alml
ve hyafetini giyerek kafirleri gizlice din-i Muhammedi'ye davete balamihr.
Bundan sonra San Saluk amyla mehur olmutur
9
Evliya Qelebi'nin naklettigi
bu menkabeye gore ise San Saluk ashnda Ahmed-i Yesevi'nin miiridlerinden
olup Tiirkistan'h bir dervitir.
Goriildiigu iizere, her iic; temel da San Salnk farkh orta-
rmn insam olarak sunuluyor. Fakat bu iic; tip San Saluk ic,:inde Saltzkniime'nin
San Salnk, nph Seyyid Battal Gazi IO ve Melik Danimend Gazi
11
gibi,
Peygamber siilalesinden gelen bir "cengaver evliya" veya "gazi evliya" olarak
takdim ediliyor. Bizim kanaatimizce bu, eser miiellifinin Battalniime
12
ve
Diinijmendniime
1
3'den bir imaj olmahmr. Zaten giri hsmmda da be-
lirtildigi iizere, Saltzkniime'nin bir hs1m epizodlanmn ve San Saluk'm baz1 hu-
susiyetlerinin, bu iki eserden ac,:Ik bir surette goriilmekte olup
dedigimiz noktaYI teyid etmektedir. Maamaf1h bu gazi evliya tipi, ileriki boliimde
de geni olarak ele iizere, donemin tipik "savap airet beyi eyhleri"ne
7
Viliiyetndme HBV (mensur), s. 45: kr. Veliiyetndme HBV (manzum), s. 252.
8 Evliyi Qeiebi, II, I33.
9 A.g.e., II, 134.
10 Seyyid Battal Gazi'ye clair bk. P. Naili Boratav, "Battal", 1A; M. Canard, "al-Battil",
E/2; ayrn yazariar, "al-Battil", UDMI, IV, 597-601; A. Ocak, "Battal Gazi", 7DV1A.
11
Melik Dinimend Gazi hakkmda bk. M. Halil Yman<;, "Danimenclliler", 1A ; I.
Melikoff, "Dinichmendids", E/2, Cahen, ss. I6-18; Turan, ss. 112-132.
1
2 Battalndme'ye clair bk. Hasan Koksal, Battalndmelerde Tzp ve MotifYaflls'l, Kiiltiir Bakanh-
yay., Ankara 1984; A. Ocak, "Battalnime", 7DV1A.
13 Dd:ni.Jmendndme i<;in bk. Yukanda dipnot II ve Rekin Ertem, "Dinimendnime",
'IDEA; A. Ocak, "Dinimendnime", 7DV1A. Burada geni bibliyografYa varchr.
38 AHMET YM;)AR OCAK
uymaktadJ.r ve Simrh sa)'lda da olsa, San Salt:Ik'tan Barak Baba gibi ba.ZI
6mekleri oldukc;a iyi tarurur.
Salttk:name'nin Wmda diger menkabe kaynaklannnzm hie; biri San Salt:Ik'm
hayatJ.ru dogumundan oliimiine kadar bir silsile halinde anlatmazlar. Gerek
VilO.yetndme-i Hact Vel de, gerekse Evliyd {:elehi menka-
beler yalruzca bir konu iizerinde, biraz miistakil olarak ele ahnacak olan
"ejderha menkabesi" iistiinde durmulardJ.r. Bu itibarla biz burada San Salt:Ik'm
"kafirler" ile miicadele hayatJ.ru mecburen daha ziyade Salt!kname iizerinden in-
celemeye devam edecegiz.
SALTIK GAZi: TAHTA Kll.IQIJ MOCAHiT EVLiYA
San Salt:Ik da tJ.pla Seyyid Battal Gazi gibi her eyden once bir miicahit, bir
islam gazi-vetisidir. Onun bu cephesini Saltlk:ndme 'den yaklalk bir aSir once
vurgulayan, XIV. yiiz)'ll balannda Kemaleddin Muhammed es-Serr:k'm
Tuffdhu'l-Ervdh'IdJ.r. Burada yer alan bir menkabesinde San Salt:Ik, tekkesinde
oturmakta iken, kafirlerle cenk ederken yenilmek iizere olan miicahitlere ruhani-
yetiyle yardJ.m eden meczup (ekstatik) bir dervi olarak tasvir edilmektedir.
Menkabeye gore San Salt:Ik, aralannda Seyyid Behram el-Hayderi'nin de
bulundugu, tekkedeki Hayderi dervileriyle otururken birden ayaga kalkarak
elbisenin iistiinii c;Ikanp savaIyormu gibi hareketler yapmaya Der-
vileri bu esnada viicudunun c;eitli yerlerinden, gerc;ek yara alnn gibi kan aktJ.-
gormiilerdir. Bir zaman sonra tekkeye gelen miicahitler, tam yenil-
mek iizereyken San Salt:Ik'm aniden aralannda peyda olup kafirleri ve
kendilerini anlatnnlar ve kendisine minnet ve iikranlanru sunmu-
lardJ.rl4. San SaltJ.k'm vefatJ.ndan sonra yirmi )'11 gibi oldukc;a erken bir
tarihte yaz1ya gec;irilen bu menkabe, onun dervi cephesini tespit etmesi
baklnnndan tarihsel bir 6neme haizdir.
San Salt:Ik'm bu cephesi Saltlk:ndme'de de c;ok giic;lii bir ekilde vurgularur.
Onun silahlan ve atJ., aynen adJ. gec;enlerin atlan ve silahlan gibi fevkalade ozel-
liklere sahiptir. Mesela birgiin riiyasmda atas1 Seyyid Battal Gazi'yi goriir. Atas1
ona, yerini tarif ettigi bir magarada kendi iinlii atJ. AJkar'm onu bekledigini, silah-
lanrun da orada durdugunu, bu arada Dahhak'm kihCimn, diger silahlanrun,
Giitasb'm kalkarurun ve Hazret-i Hamza'run silahlanrun hep orada bulundugu-
nu, gidip onlan almas1m s6ylerl5, San Salt:Ik tarif edilen magara)'l arar, bulur ve
ic;eri girdiginde, Ajkar yerine Hz. Ali'nin Z.u'l-cenah (Kanaili) adh atJ.ru goriir. lJze-
rinde yine Hz. Ali'nin silahlan vardJ.r. San Salt:Ik onlan ahr, kuamr ve ata bi-
ner16. Art:Ik o boylece gene; yamda kafirlerle gaza ve cihad yapmaya haz1rdJ.r.
14 Bk. es-Serrac, v. 108 b'den naklen Kiel, "San Salt7lc: Pionier des s. 262.
1s Ebu'l-Hayr-i Rurni, I, 5.
16 A.g.e., I, 8.
SARISALTIK 39
Bu s1rada Al-i Selc;uk (Anadolu Selc;uklu) tahtmda G1yaseddin Keyhusrev
(II.) bulunmaktarur. San Salt:Ik onun aruna kafirlere kaiI savamaya balar. Bu
sultarun vefauyla yerine gec;en izzeddin Keykavus (II.) zamamnda da cihad ve
gazalanm siirdiiriir. Onun cihad ve gazalan hem kafirlere, hem de cinler ve
carulara karImr. Salttkntime'nin. pek c;ok yerinde bu cinler ve cadllarla olan mii-
cadelesi anlatlhr. Bu miicadelelerin sonunda onlan yenilgiye ugraur; yendikleri-
ne once miisliiman olmalanm teklif eder; teklifi kabul edip miisliiman olurlarsa
kurtulurlar; aksi halde San Salt:Ik'm kliicim tadarlar.
Yeryiiziinde San Salt:Ik'm gaza etmedigi hemen hemen hie; bir diyar yoktur.
Magrip'ten Hindistan'a, Habeistan'dan Moskova'ya vanncaya kadar eski diin-
yamn pekc;ok yerinde kafirlerle savaIP onlan cinler ve cadllarda oldugu gibi, ya
miisliiman etmi veya kmp gec;irrnitir. Bu kadar geni bir alanda cihad ve gaza
edii Salt:Lkntime'de 6yle gerekc;elendiriliyor ve adeta Osmanll fetih ideali simge-
letiriliyor:
"(San Salt:Ik) vilia a.J.eminde gordii kim bir pir geliip eyitdi: Ya Ser-
ver! Melamet c;ekme kim bu hallerde Hakk'm hikmeti vardrr. Berr ii
bahrde senin ayagm yir olmaya. Hak Tea.J.a seni seyyah klldi.
imdi bu yire geldiginden murad Ol dart cezire islama geliip miiselman
olmagic;iindiir ... "
17

San Salt:Ik gazalanm, kendine mahsus efsunlu tahta kliiCiyla yapar. Bu killCI
ona Hlz1r Peygamber verrnitir:
"01 saat Hlz1r Aleyhisselam yetidi geldi. ol yirden kapdi
1rakda kodi. Akh bama gelince ana bir killc; sunuvirdi, agac;dan idi, fit-
ran demiirden idi. Eyitdi: Bu kill<; Resul Hazretleri'niindiir -
salavatullahi aleyh- sana nlzi oldi. Pes alup am izzetle sakladi.
Hurma agacmdan idi. TaI anun birle c;alsa iki bolerdi. Daim yarunda
gotiiriir idi"
1
B.
Bilindigi gibi Tiirk menilibname edebiyaunda biiyiik pirler tahta kill<; ta-
Irlar. Qiinkii bu pirlik alametidir
1
9. Nitekim Ahmed-i Yesevi'nin de boyle bir
tahta klhc1 varrur ve HaCI Bekta-1 Veli'yi Anadolu'ya icazetle halife olarak gon-
derirken onun beline bu tahta killc1 kendi eliyle kuatlr. Bunun anlam1, gonder-
digi bu halife gittigi yerde kendini cihad ve gaza hususunda da temsil etmege
yetkilidir demektir. Nitekim ileride gorecegimiz gibi, Vilqyetntime'de de Hac1
Bekta-1 Veli San Salt:Ik'1 Rumeli'ne icazetle yollarken, vaktiyle Ahmed-i
Y esevi'nin kendine gibi, kendi tahta killCim bizzat San Saluk'm beline
17 A.g.e., Topkap1 Sara}'l Miizesi Ktp. niishas1, v. 411 a.
1
8 A.g.e., I, 29.
19 Tiirk dervilerinin bu T ahta Ku1f ve onunla ilgili gelenek konusunda bk.
Ahmet Y Ocak, Alevi ve Bektaft lnanflo.nnm isldm Oru:esi T emefleri (Bektaft Meniiktbndmelerinde
isldm OncesiinaTlf Motiflen), iletiim yay., istanbul2000, 2. bs., ss. 179-182.
40 AHMET OCAK
eliyle kuatu. Boylece onu kendi adma Rumeli'nde cihad ve gaza ile gorevlen-
dirmi olacaktu.
Bu tiirden ozel silahlar kullanmak, Turk destani roman edebiyatmda yalmz
San Saltlk'a ve Salttkndme'ye mahsus bir olay degildir. Mesela Ebilmiislimname'de
EbU Miislim-i Horasfmi'nin, cevheri semadan inmi ozel bir baltas1 oldugu gibi2o,
Battalname'de Seyyid Battal'm ozel bir killo varffir2
1
Saltlk:name'de de San Saltlk,
bu tahta kihc;tan baka, zikredilen kahramanlann biitiin silahlanna varis oldugu
gibi, iran mitolojisindeki Dahhak'm killcma, islam geleneginin biiyiik kahramam
Hz. Hamza'mn silahlanna da sahip olur.
San Salnk'm kafirleri miisliiman etmek ic;in kullandiS"I iki yontemi varrur.
Bunlardan birincisi, yukanda anlaulan yontemdir. Yani kafir askerleriyle dogru-
dan dogruya yiizyiize savaarak. onlan yenmek ve sonra hayatlaflill baS"Ilama
karIhS"Inda miisliiman etmektir. Bu arada bazan kafirlerin iinlii pehlivan ve
cengaverleriyle teke tek miibarezelere (diiello) girer ve onlan pes ettirir. Onlan
miibarezeye davet ederken genellikle kendisini '<J3enem Saltzk Gazi" diye nara
atarak tamtu. Bu, Saltzkname'deki San Saltlk'm gazi yammn, evliya yamna nispet-
le daha baskin oldugunu gostermektedir. Teke tek c;arpitlSI kiilerden bir kisrm,
miisliimanliS"I kabul ederek onun gaza arkadat ve can yoldaI olurlar. Mesela
Kaydafan, Alyon, Kakum ve Bertos bunlardan sadece birkac;tffir22. Bu tiir cihad
ve gazalannda San Saltlk'a bazan Htzrr ve ilyas Peygamber'ler
2
3, bazan da
Minuc;ehr, Gaytas ve Kanus gibi miisliiman cinler yarrumc1 olurlar
24
. Bunlar
onun dostlugunu kazanrmlarrur.
ikinci yontem ise, daha c;ok Htristiyan veya Y ahudi rahiplerine uyguladiS"I
yontemdir ki bu c;ok ilginc;tir. Bu yontem San Saltlk'm menkabevi kiiliginin en
renkli yanlanndan biridir. Buna gore San Saltlk stk stk rahip kiyafetine girer;
istedigi bir manastua veya kiliseye giderek orada rahiplerin dilinden konllur;
incil'den veya Tevrat'tan ayetler okuyarak va'zeder, nasihadarda bulunur, son
derece alimane teolojik tartlmalara giriir ve sonunda onlan bilgisine hayran
buakarak. asu kimligini ac;tklar ve hepsini miisliimanliS"I kabule davet eder. Ra-
hipler genellikle onu dinlerler ve miisliiman olurlar. Bu tiir olaylann Salf:lk:ndme'de
oldukc;a fazla ornegi varrur. Mesela:
"Qiin ic;ine girdi, ol cinibde dahi bir kilise vandi, kal'anun
kapusma yakm idi. 01 biiyiik kiliseden a.aga ol kilise idi, miisifir kafirler
anda miicavir olurlandi. togn ol kiliseye geliip kondi. Eyitdiler:
Kandan geliirsin didiler. Eyitdi : Strf ilinden geliirem Rahul Ruhban'un
20 Bk. Maikoff, Abu Miislirn, I.e Porte-Hache du Klwrassan dans fA Tradition Epique Turco-
Iranienne, Librairie Adrien Maisonneuve, Paris 1962, ss. 98-100.
21 Meruilab-z Ga<;OIJdt-t Seyyid Battal Ga<.i, istanbul1287,1, 7.
22 Msl. bk. a.g.e., Topkap1 Sarayt Miizesi Ktp. niishasi, vv. 150 a-177 a.
23 Msl. bk. a.g.e., I, 32-33 ve daha baka yerlerde.
24 Msl. bk. a.g.e., Topkap1 Sarayt Miizesi Ktp. niishas1, vv. 174 b-180 b.
SARISALTIK
ogh em'iln'am. Geldi.im, kim ilimde lcirnillerdi.ir dirler bu yir papazlan
birle bahs ideviiz kim dill kimdiir biline .... Uc;yiiz kqi ve papaz ve patrik-
ler ileri.i geli.ip bahs itdiler. erif cumlesin millzem itdi. Andan dungeldi,
minbere c;rkup va'za balach, incil tefsir itdi. Cemi'isi aglachlar i:iyle kim
kendli.lerden gitdiler. "25.
41
Bu tur epizodlar, birkac; noktada dikkat c;ekiyorlar. Bir defa, " ... ktyafetine
girme", sadece elbise degitirme anlannnda degildir. Salttkname metni gozden
gec;irildiginde, kendi deyimiyle bu " .... ktyafetine -veya .... suretine- girme"nin,
aym zamanda aynen o rahibin fizyonomisine burunme demek oldugu anlaI.hr.
Mesela bir yerde de San Saltlk'm b. Harkil suretine girdiginden" bah-
sedilir26. Bir b<ika yerde Konstantinopolis'teki lliristiyanlar, San Salti.k'1 Aya Di-
mitri suretinde gori.irler ve omuzlanna alarak manasti.ra getirirler2
7
Bu, San
Saltlk'a mahsus bir nitelik degildir. Seyyid Battal Gazi ve Melik Danimend Gazi
de slk slk boyle rahip ktllk ve ktyafetiyle kilise ve manasti.rlara girmiler2
8
, incil
okuyarak va'z edip rahiplerle teoloji tarti.malan yapmllar29 ve onlan ilmen
hezimete ugratarak kabul etmek zorunda birakmllardi.r
30
. Bir
diger nokta ise, gerek bu adlan gec;enlerin, gerekse San Salnk'm, gittikleri yerle-
rin dillerini konuabilme ozellikleridir. Nitekim Salttkru'ime'de onun "on iki dili
yaz1p okudugu" kaydedilmitir3
1
. Bu, Allah tarafindan ona verilmi bir ustli.n-
liiktur.
Bundan baka San Salti.k'm daha nice c;qitli kerametleri varillr. Mesela ha-
vaya yiikselip yere dli.memek3
2
' deniz uzerine seccade sahp ustunde yolculuk
etmek33, atee veya ic;i su dolu kaynayan kazana girip yanmamak3
4
vb., genellikle
velilerin inkarcilara kaq1 velayetlerini ispat ic;in gosterdikleri turden kerametleri
25 A.g.e., I, 35. Aynca msl. bk. I, 71-72, 84-85 (Burada Yahudilere Tevrat'tan va'z verir.
Bu, Yahudiler'le ilgili tek ornektir).
26 A.g. e., I, 145.
27 A.g.e., I, 37.
28 Msl. bk. Mendla.b-z Gazwiit, I, 60, 64; Melikoff, La Geste, II, 69-70.
29 Msl. bk. Meruikb-z Gazwflt, I, 64, II, 39-40; Melikoff, fA Geste, ayru yerde.
30 Msl. bk. Mendla.b-z Gazwflt, 1, 70; Melikoff, fA Geste, II, 24-26. Bu tiir ihtida ettirme
vak'alanna, Battalnflme'nin bir c;qit Bizans geleneklerindeki benzeri olan Digenis Akritas'ta da
rastlanmaktadrr. Bu Bizans destanl romarunda da Digenis Akritas, kifirlerle (Miisliiman1arla)
ve tarl:lmalarda, onlan maglup ederek hrristiyan yapar. Bu konuda yakm-
larda iyi bir mukayeseli c;ahma yaYJ.ffilaniilCjl:lr : A. Argyriou, "La conversion comme motif
litteraire dans l'epopee byzantine de Digenis Akritas et dans Ia Conference des Oiseaux de
Farid Uddin Attar", BF, XXV (1999), ss. 143-152. Goriildiigu gibi bu, birbiriyle komU ve
iiphesiz ki rakip iki dinin, kendi toplumsal ha:bzalannda rakip dine olan iistiinliiklerini ifade
etmenin bir tezahiirii olarak da degerlendirilebilir. Dola)'lsiyla bu ihtida ettirme motiflerini her
zaman bir gerc;eklik olarak diiiinrnenin dogru da ortaya <;Ikmaktadir.
31 A.g.e., I ,31.
32 A.g.e., I, 36-37.
33 Vilflyetnflme HBV(mensur), ss. 45-46; kr. Vef4yetniime HBV(manzum), ss. 254-
34 Ebu'I-Hayr-i RUml, I, 32-33; Evliyi Qelebi, II, 135-136.
42 AHMET YM;)AR OCAK
bir hayli fazlachr. Bu da onun gazilik yarunda sahip oldugu ikinci temel vasfim tekil
eder. F. W. Hasluck San Salt:Ik'm bu tiir kerametlerinin, islfun'm Hrristiyanhk'tan iis-
tiin bir din oldugu mesajm1 vermeye yonelik oldugu goriiiindedir ki:l5, makul bir
a<;aklama olarak kabul etmemek ic;in hic;bir sebep yoktur. Fakat o bu keramet-
lerini, tasavvuftaki "kerametleri gizleme, aikar etmeme" mahiyetindeki genel
prensibin aksine, kafirlere veya kendini kiic;iimseyen miisliimanlara meydan
okumak ic;in kullamr. Bu vasfiyla Bektai evliyasma benzer. Bu kerametleri yii-
ziinden kafirler onu sihirbazhk ve cadillkla suc;larlar, hatta Salt:tk-z siihir (Biiyiicii
Saluk) derler36. Onlara gore San Salak biitiin Tiirkler gibi cachhk ve sihir bilir;
bu yiizden onu oldiirmek miimkiin olmamaktachr:
yirinden durup ehre indi. Giderken yoh ehr i:ininde bir
ki:ipriye iridi. Ki:ipri bamda bir kafir bakup eyitdi: yigil bugiin
ol oda yaktlklan Salt:Ik'a ne benzer! Yoldalanndan biri eyitdi: Bu Tiirkler
sihir biliirler, oda yamnazlar. Kitablarda iitmediin mi kim Seyyid Battal'1
kac; kez yakchlar, girii dirildi. Qaha b1rakchlar, girii c;Ikch. Bu dahi anun
oghdur, acep olmaya!"37.
San Salt:Ik bu sayilan kerametleri sayesinde kafirlerle yapng;t biitiin savalar-
dan hie; bir zarar gormeden ve i:ildiiriilmeden baanyla <_;Ikar. Fakat onun asil en
mehur kerameti, bir ejderhaYI i:ildiirerek esir alchgt kral klzlarm1 kurtarmasichr.
SALTIK: EJDERHA 0LD0REN KAHRAMAN
San Salnk'm sozii edilen bu menkabesi, hi<; iiphe yok ki onun en mehur
ve adeta onunla ozdelemi menkabesi olup, Balkan Hlristiyanlan'nm yanmda
da muteber bir aziz olarak goriilmesine yol ac;rmtlr. Bunun iizerinde biraz dur-
mak ve analizini yapmak gerekiyor.
Bu menkabe yazili metin olarak, oldukc;a klsa bir epizod halinde
Salt:tk:nibne'de bulunmakta38, ondan sonra da srras1yla Vuayetniime-i Hac. Bekta-z
Veli'de39, Vilii:Yetniime-i Ot:man Baba'da.W ve Evliyfi 9elebi Sqahatnamesz"'nde yer al-
maktadrr41. Bu sonunucudaki versiyon en uzun eklidir. olarak da bugiin
muhtelif Balkan iilkelerinde halk aras1nda yine degiik versiyonlar halinde anla-
tllmaktadrr. Ama hepsi temel kurgu ve vak'a olarak ayrnrur.
Bu mehur ejderha menkabesinin EbU'l-Hayr-i Ru.mi tarafindan tesbit edi-
lip Salt:tkniime'ye kaydedilen versiyonu muhtemelen en eski versiyon olabilir. Bunu
35 Hasluck, T edlcikler, s. 118.
36 Msl. bk. Ebft'l-Hayr-i Rfuni, I, 30, 32.
37 A.g.e., I, 34.
38 A.g.e., II, 21-35.
39 Vzl4yetname HBV(mensur), ss. 46-47; kq. Vef4yetruime HBV(manzum), ss. 256-260.
40 Vzldyetname OB, w. 77 b- 79 a.
41 Evliya Qelebi, II, 133-136.
SARISALTIK 43
6yle ozetleyebiliriz: San Salt:J..k Aya Dimitri ve Aya Muson adh cengaverlerle
cenk edip onlan yenerek miisliiman ettikten sonra, Ahmed arum verdigi Aya
Muson'la Dobru<; iii denilen yere vanr; orada konaklar. San Salnk'm 6hretini
iiten ve ana hayranhk besleyen Dobru<; ilinin beyi Minas kendisini kaqllamaya
gelir ve ikramda bulunur. Sonra ondan, illerinde peyda olup kendilerine hayan
zindan eden yirmi yedi aqm boyunda bir yzlan (ejderha) dan bahseder ve onu
oldiirmesi ricasmda bulunur. Minas, bunu yap1lgt takdirde biitiin tebeasiyla
miisliiman olacagtm eklemeyi de ihmal etmez. Beraberce ejderin durdugu yere
gelirler ve onun ne kadar biiyiik bir hayvan oldugunu goriirler. San Salt:J..k dort
tekerlekli bir araba yapnnr, i<;ine gizlenir. Sonra arabaYI yukandan aagtya bi-
raknnr ve boylece ejderharun yaklmna gelir. ArabaYI goren ejderha "gajgmp"
karI durur. San Salnk hemen arabamn kap1s1m a9p bir ok atar. Can aclSlndan
kendini yere atan ejderha, ikinci okla telef olur. San Salnk bir ok daha atar.
Bunun iizerine canavar can havliyle iizerine hamle eder. Bu defa San Salnk
klhnm <;Ikararak oyle bir vururur ki, ejderi ikiye bi<;er. Sonra hayvamn derisini
yiiziip i<;ine ot doldururlar. Orada bir de kilise varrur. San Salnk buraYI kendine
zaviye yapar. Yilanm i<;i ot dolu oliisiinii an olsun diye oraya b1raklrlar. Dobru<;
ilinin beyi soziinii tutar ve kavmiyle gelip miisliiman olur. San Salnk beyin arum
ishak koyar ve yine Dobru<; iline hiikiimdar tayin eder42.
Vtf4yetniime-i Haa Bekta-t Veli'deki menkabe ise 6yledir: Hac1 Bekta-1 Veli,
beline kendi eliyle tahta kiliom kllatngt San Salnk'1 Rumeli'ni miisliiman etmek
iizere gorevlendirir ve yamna Ulu Abdal ve Kii<;iik Abdallakaph iki derviini de
yolda eder. Bunlar seccade iizerinde Karadeniz'i ge<;ip Rum iilkesine ulaIrlar.
Burada Kaligra denilen yerde bir kaleye gelirler. Kale Laz oglanlan'ndan bir
kafir beyinindir. San Salnk ve iki dervii gizlice kaleye girerler. Orada yedi b ~ h
bir ejderha varrur ve kaleyi igal ettigi i<;in, ahali camndan bezip korkuyla baka
bir kaleye Slgtnffi11lr. San Salnk ejderharun yamna gelir. Ejderha korkun<; bir
ekilde hayhnr. Beriki bir nara atarak onun yedi hama hirer ok firlanr. Oklar
hayvamn balanm delip arkalanndan <;Ikarlar. Ejderha can atlSlyla San Salnk'1
hemen kuyruguyla yakalaYip s1msoo sarar. San Salnk can havliyle kurtulmaya
ugraIrken hhc1m kullanmaYI akll edemez, Hao Bekta'l imdadma <;agtnr. Tam
o Sirada Hao Bekta Sulucakaraoyiik'te oturmu Hlzlr Peygamber'le sohbet et-
mektedir. Durum kendisine malum olan eyh, derhal ffiz1r Peygamber'den San
Salnk'a yarrum etmesini rica eder. ffiz1r Peygamber bir anda ejderhamn yamn-
da belirir ve San Salnk'a tahta hhc1m kullanmas1m sayler. San Salnk hemen
k1hr.m1 <;ekip ejderhamn balanm hirer hirer keserek hayanna son verir. 0 s1rada
Ulu Abdal ile Kii<;iik Abdal da oraya gelirler, durumu goriip memnun olurlar.
Derhal kalenin beyine haber sahmr. Bey ve tebeas1 gelip ejderhanm oldiiriildii-
gunii goriince, San Salnk'a minnetlerini sunup miisliimanhgt kabul eder ve mu-
hip olurlar43.
42 Ebu'l-Hayr-i Rumi, IT, 21-23.; ~ Topkap1 Sara)'! Miizesi Ktp. niishaSI, w. 243b-244 a.
43 Vildyetname HBV(mensur), ss. 46-47; kr. VeltJ;yetntlme HBV(manzum), ss. 256-260.
44 AHMET OCAK
Vildyetname-i Otman Baba'daki versiyonun ise batarafi Vildyetname-i Hacz
Bektaj-z Velf"deki versiyonun kisa bir ozeti halindedir. Ancak buradakinde, orada
olmayan bazt kistmlar varmr ki, oyledir: Kalenin padiahtmn am Dobra
Han'mr. Ejderhamn ortadan kayboldugunu, ancak iic;: yabanomn orada belirdi-
gini kendisine bildirirler. Padiah adamlanyla gelir; o iic;: kiiyi (San Saltlk, Ulu
Abdal ve Kiic;:iik Abdal) goriir; kim olduklanm sorar. San Saltlk denizin ote ya-
kasmdan geldiklerini ve ejderhaytoldiirenin kendisi oldugu cevabtru verir.
Bunun iizerine padiah derhal o memleketin ulu keiine haber sahp yamna
c;:ag-tmr. Keiten bu iic;: kii-nin dogru soyleyip soylemediklerini ortaya c;:tkarmast-
m ister. Belindeki tahta killc1 ve heybetli durlluyla San Saluk keiin dikkatini
c;:eker. Kei onun "cadu" olduguna karar verir ve durumu padiaha soyler. Qiin-
kii ona gore koca denizi gemisiz gec;:mek bir insan ic;:in miimkiin degildir. Sma-
mak ic;:in San Saltlk'm boynuna bir degirmen tal baglaytp denize atarlar; fakat o
hemen geri su yiiziine c;:tkar, bogulmaz. De;: defa daha atarlar, yine c;:tkar. Dor-
diinciiye ma geldiginde San Saltlk padiaha, yaptlgt eyi kimin telkiniyle yaptl-
gtm sorar. Padiah yamndaki keiin telkiniyle yaptlgtm, c;:iinkii onun biiyiik bir
evliya (aziz) oldugu cevabrm verir. Bunu iizerine San Saltlk asu evliyamn kendisi
oldugunu, keile imtihana c;:ekilmek istedigini soyler ve bunun ic;:in de onunla
birlikte alunda ate yanan ic;:i su dolu biiyiik bir kazana girmeyi teklif eder. Kei-
in direnmesine ragmen padiah bu teklifi kabullenir; ikisi birlikte kazana girer-
ler. Kazamn aluna biiyiik bir ate yakilir. Uzunca bir siire sonra kazamn kapagt-
m ac;:arlar; San Saluk sapasaglam c;:lkar, fakat kei halamp olmiitiir. Bu kera-
meti goren kafir padiaht ve tebeas1 samimi miisliiman olurlar. San Saltlk ka-
zanda iken keramede durumu goren Hao Bekta, yanmdaki mermere eliyle su
serpmektedir. Yamndakiler sebebini sorduklannda ise, San Saltlk'm terlemesine
engel olmak ic;:in yaptlgtm soyler44.
Vilqyetname-i Otman Baba'daki bu versiyonun ikinci kisnundaki San Saltlk'm
keile atete kaynayan kazana girme epizodu, ashnda Salt:tkndme'de de mevcut
olmakla birlikte, ejderha oldiirme epizodundan tamamen ayn olarak baka bir
vesileyle anlauhr. Yalmz buradaki versiyonda, San Saltlk ve kei ayn ayn ka-
zanlara girerler. Keiin am Kiligrad'ffir45. Belli ki bu epizod Kaligra denilen
yerle ilgilidir ve Vildyetname-i Otman Baba'da her iki epizod birletirilmitir. Aag-t-
da goriilecegi gibi, Evliya Qelebi'nin versiyonunda da her iki epizod birbirine
bagh olarak bir tek menkabe halinde sunulur.
Evliya (:elebi versiyona gelince, yukanda da iaret olun-
dugu gibi bu, ejderha menkabesinin en tafsilath versiyonudur. Evliya Qelebi,
''Menatab ve Sebeb-i jTlfd-yz Tekiyye-i Kaligra Sultan yani San Salf:lk" bahgtyla nakletti-
gi buradaki rivayeti, Kaligra'daki San Saltlk Tekkesi'nde yaayan Bektai dervi-
lerinden zaptetmitir. Ona gore Hao Bekta-1 Veli Yesi ehrinde Hace Ahmed-i
44 Vildyetname OB, w. 77b-79 a.
45 Ebu'l-Hayr-i Rumi, II, 31-33.
SARISALTIK 45
Y esevi'den cihaz-z fak:n alarak ii<; yiiz yetmi derviiyle beraber Rum diyanna
gelirken, yamnda Kaligra Sultan, yani San SaltJ.k da varchr. Birlikte dogrudan
Orban Gazi'nin yanma gelirler ve Bursa fethine katJ.hrlar. Fetihten sonra Hac1
Bekta San SaltJ.k'1 yetmi kadar dervile Moskov, Leh, Qeh ve Dobruca diyanna
gonderir. ''Dobruca'da bir bociik var am oldilrivir, ibadullahz ferrinden kurtar" diyerek
eline bir tahta kill<;, bir seccade, bir davul, bir kudiim ve bir de alem verip yollar.
San SaltJ.k ve dervileri Dobruca'ya dogru yola <;Ikarlar. Denize postlanm
serip dogruca Kaligra kalesine gelirler. Buradan aym ekilde defve kudiim <;ala-
rak bir giinde Kmm'a <;Ikarlar. Oradan Moskov diyannda Hefdek taifesine (KI-
nm'm miisliiman Tatarlan), oradan Leh diyannda Lipka taifesine (Polonya
miisliimanlan) varmilar ve klyafet degitirerek Daniska iskelesine gelmilerdir.
Burada isvet Nikola (Saint Nicolas) yahut San SaltJ.k achnda bir rahiple buluur
ve onunla dostluga balar. Bir siire sonra onu oldiirerek cesedini gizler. Kendisi
zaten sanm oldugu i<;in farkedilmeden burada nice yillar San Salf:lk hiiviyetiyle
binlerce insam gizlice miisliiman eder. Daha sonra oradan Pravadi kalesine gelir.
Orada da defve kudiim <;alarak Dobruca krahyla buluur.
Kral iilkesinde bir ejderha peyda oldugunu, Karadeniz sahilinde bir yal<;m
kaya iizerinde yaamakta olup nice insam yedigini, imdi ise s1ramn iki klzma
geldigini, onlan ejderha gelip alsm diye Dobruca ovasmda biiyiik bir direge
baglachklanm soyler. Eger keramet sahibi biriyse kendilerini bu ejderhadan kur-
t r m s ~ m rica eder. San SaltJ.k krahn ve tebeas1mn miisliiman olmalan artiyla
teklifi kabul eder. Kral ejderhayi oldiirdiigu takdirde bu artl yerine getirecegine
soz verir. Bunun iizerine San SaltJ.k kralm papazm1 hlavuz olarak yamna al1r ve
dervileriyle birlikte clef ve kudiim <;alarak Dobruca sahrasma, klzlann direge
bagh oldugu yere dogru yola <;Ikar. Klzlan kurtanp bir yere gizler ve diregin
yamna gelerek ejderhayi beklemege balar. Derken ejderha kiikreyerek gelir.
Derviler clef ve kudiimlerini <;almaga balarlar. San Saluk hemen tahta kilicryla
ejderhanm bir kellesini u<;urur. Arkasmdan birini daha keser. Ejderha can aclSly-
la ka<;ar ve magarasma s1S"Imr; San Saltlk da peinden segirtir. Ama ejderha
hemen onu yakalayip iyice slkar. Bunun iizerine o da kendini oradaki kayaya
yaslar ve oradan kuvvet ahr. Bu arada ejderin dermam kesilir ve San Saluk'1 bi-
raklr. 0 da serbest kahr kalmaz hemen klzlan saklachS"I yere gider. Bu arada
hlavuz olan papaz, 6lmii ejderin yamna segirtir ve iki kulaS"Im bir de dilini kesip
yamna alarak krala koar ve ejderi 6ldiirdiigunii soyleyip kulaklan ve dili krala
gosterir. Daha sonra San SaltJ.k klzlarla beraber gelir ve olup biteni anlatlr, klzlar
da ahitlik ederler. Kral iipheye diier; <;iinkii papaz ejderi kendisinin 6ldiirdii-
gunii iddia etmektedir. Bu durum iizerine San Saltlk, ejderi oldiirmenin ancak
kerametle miimkiin olacaS"Im sayler ve kimin keramet sahibi oldugunu anlamak
iizere krala, keile kendisini bir kazana koyup kaynatmalanm teklif eder; zira
keramet sahibi olan sag kahp digeri 6lecektir; boylece yalan soyleyen cezasm1
<;ekmi olacakur.
46 AHMET OCAK
Kral bu teklifi kabul eder. Rahipler San Salt:Ik'm ellerini bagla)'lp su do-
lu bir kazana koyarlar. Derviler de papaz1 ayrn ekilde silica baglayip San
Salnk'm yamna oturturlar. Kazanm alnna kuvvetli bir ate yakilir. Bu arada
Klrehir'de durum HaCI malum olur; HaCI Bekta Allah'tan ona yar-
dlmci olmas1m diler. 0 Sirada yamnda oturmakta oldugu kayadan su akar. Bu
San Salt:Ik'm teridir ve Hac1 tuzu bu kayadan hasll olmutur.
Bir miiddet sonra kazanm agn San Salt:Ik'1 tere batml
hir halde, papaz1 ise yalmzca iskeleti kalrrn olarak bulurlar. Bu kerameti goren
Dobruca krah hemen yedi bin k:ii ile kabul eder; arum Ali Muhtar
koyarlar. Bu Ali Muhtar o giinden sonra miisliiman olmayanlara karI gazaya
fetihler yapar. Orban Gazi'ye gonderip tabiiyyetini arzeder. 0 da
krala kadl, tug ve alem gonderir46.
Evliya Qelebi'nin naklettigi U rivayet, goriildiigu gibi teferruailidlr ve
tlpki Vildyetndme-i Otman Baba'daki gibi ejderi oldiirme ve kaynayan kazanla imti-
han epizorlanm birbirine bagh olarak sunmaktadlr. Ancak Evliya Qelebi'de
ondan farkh olarak, San Salt:Ik'm ejderha)'l oldiirdiigu yer Kaligra kalesi degil,
tlpki Salt:tlcname"nin versiyonundaki gibi, Dobruca ilidir.
F. W. Hasluck'un propagandasma bize gore ise daha
Bektailik ortada yokken ilk Osmanh fetihleriyle buralara gelmi olan Kalenderi
dervilerinin faaliyetleriyle ilgili bu menkabenin bir de Amavutluk versiyonu
vardlr. Bu versiyonu daha once Hasluck tespit etmi ve ozet olarak Bektafilik
Tedkikleri ile Christianity and Islam'da ya)'lffilarmiir4
7
Bu versiyonun daha
geni bir metnini ise Hasan Kaleshi tesbit etmitir. Buna gore Kruja'da bir ej-
derha peyda olmutur. Bu ejderha geceleri bir magarada uyuyor, giindiizleri ise
kilisede giineleniyormu. Bu arada yemek hergiin srrayla kendisine ehir
halkmdan hir insan sunulmaSirn istiyormu. Bu istegine karl takdirde
hiitiin ehri alt iist etmekle tehdit etmi. hu ejderhayi oldiirmeyi
denemi, ama hiri Tam o giin ehre ak sakalh hir ihtiyar dervi
gelmi. Bu, San Salt:Ik imi. 0 giin ma Kruja kirahrun giizel olan kizma
gelmi. Klz aglayarak ejderharun kendisini daga dogru
Yah dervi de merak edip peinden gitmi ve aglamas1run sebehini sormu. Boy-
Ieee kizdan ejderharun hikayesini ogrenmi ve onu teselli edip oraya heraber
gidecegini soylemi. Giin hatmadan tepesine Ejderhanm nefe-
sinden etraf cehennem gihi SlCakml. ihtiyar dervi canavann yanma gidip ona
meydan okumu. Beriki defa ona saldinm fakat hir ey yapamarm. Bunun
iizerine dervi tahta kiliCiru ejderhaya saldlnnca, hayvan o zamana ka-
dar gormedigi ve heklemedigi hu davramtan korkup magarasma Dervi
de peinden gitmi orada ejderhamn yedi tahta kilic1yla hirer hirer kesmi;
dilini de kesip kOIDU. Kurtulan kirahn klz1, habasmm yaruna
46 Evliya Qelebi, II, 133-136.
47 Bk. Hasluck, Tedkikier, ss. 69, 118; kr. aym yazar, Christianity, II, 434-436, 577-578.
SARISALTIK 47
donmii. Kral c;ok sevin_np. ve ejderha)'l oldiiren kim ise klZlm ona verecegini
ilan etmi. Pekc;ok kimse bu ii kendilerinin iddia ederek ortaya <;Ikmi-
larsa da bir ey ispat edememiler. K.Jz ise kendini asu kurtaranm meydana ($Ik-
masim beklemi. Sonunda yah dervii bulup getirmiler. Kimse bu ii onun
yapabilecegine inanmarm. Ama kiz olam biteni anlatmi; bu arada dervi de
c;antasmdan ejderhanm dilini c;Ikanp ortaya koymu.
Krral va'dini tutup kiz1m dervie vermek istemi, fakat o kendisinin
evlenemiyecegini, ancak ejderhamn magarasmda ikametine miisaade edilmesini
ve hergiin yemeginin oraya gonderilmesini rica etmi. K1ral bu istegi memnuni-
yetle kabullenmi ve o giinden sonra dervi ejderhamn magarada ika-
met etmege balaml. Bir siire sonra krrahn adamlan, bir tahta killc;la koca bir
ejderha)'l oldiiriip ikiye bolen bu ihtiyar derviill kendilerine kotiili.ik yapa-
bilecegini anlatarak kirali ikna edip ondan k:urtulmaya karar vermiler. Ne var ki
San Salt:J.k'a hergiinkii yemegini getiren adam, ona miirid olmutur ve olam
biteni kendisine haber verir. San Salt:J.k bu haberi alrr almaz, -t:lpki H1Z1r Pey-
gamber gibi- iic; adimda Korfu adasma gec;er. Nereye bast:J. ise orada izi kalir.
Orada oliinceye kadar yaar ve oliince de oraya defuedilir. adimlarda ayak
her yer mukaddes addedilerek oraya bir tekke yapilmi ve hat1ras1 taziz ve
takdis edilmitir
48

Goriildiigu gibi bu iinlii menkabe, Salt:tknlime'den Evliyii 9elebi Sryahatname-
si'ne, yani XV. yiizyildan XVII. yiiZ)'lla gelinceye kadar basitten gelimie dogru
zaman ic;inde teferruatta zenginlemitir. Salf:tknlime'nin versiyonunda HaCI
Bekta faktorii ve kral kizlan motifi ile kaynayan kazan epizodu yoktur. Daha
once de belirtildigi iizere, bu epizod HaCI Bekta'la ilikilendirilerek ayn bir
menkabe halinde Salttkniime'de yer ahyor. Burada hat:J.ra ister istemez iki ihtimal
geliyor: Ya Ebu'l-Hayr-i Rfuni esasmda bu menkabeyi bir sebeple iki ayn
menkabe haline getirmitir (hangi sebeple?) veya onun derledigj. kii veya kiiler
ona boyle anlatrmlardir. Her halii karda bunu hic; bir vakit bilemiyecegiz.
Krahn kizlan motifi ise yalmzca Evliya Qelebi'nin versiyonunda ortaya gki-
yor ve bu versiyon bu haliyle, temas edecegimiz Saint George
menkabesine gerc;ekten c;ok benziyor. Bu da muhtemelen Saint George'un bu
c;ok tamnrm menkabesinin zamanla San Salt:J.k'mkine eklenmi olabilecegi ihti-
malini kuvvetlendiriyor.
burada baka bir mesele ortaya gkiyor. Eger menilibnameler karI-
lat:lrmah olarak incelenecek olursa, San Salt:J.k'm ejderha oldiiren tek Turk velisi
goriilecektir. Mesela XIV. yiiZ)11lda Elvan Qelebi bugiin kendi arum
taIyan koyde (Qorum-Mecidozii) zaviyesini kurarken, dedesi Baba ilyas'm boyle
48 Kaleshi, "Albanische legenden um San Saltuk': ss. 821-824.
48
ejderhah bir menkabesinin teekkiil ettigi anlaphyor.
4
9 Naklettigi olaylann biiyiik
hir lusrm Amasya ve dolaylannda Diinijmendname'de Melik Danimend'in
de Deryanos Manastm'nda hir ejderha ile yazilirur.50 XIII. yiizylida
yaami Emirci Sultan adh hir Y esevi eyhinin, hugiinkii Y ozgat yalumnda Os-
manpaa Tekkesi aruyla arulan koydeki zaviyesinde Qin'de hir ejderle savaIp
oldiirdiigune clair hayli ilgi hir menkaheyi, XVI. yiizyllda Ali hizzat yerin-
de tespit etmitir.51
Bektai evliyasmdan sayllan Hacrm Sultan, HaCI Bekta'm halifesi slfanyla
yalun adam1 Burhan Abdal'la birlikte Germiyan iline giderken Susuz denilen
mevkide, Banaz suyunun kar1 yakasmda yol iistiine yatml hir ejderha goriir.
HaCim Sultan Burhan Ahdal'la heraber ejderhaya yaklalr. Ejderha saldinya
HaCim Sultan agzmdan hir ate Ejderha oturdugu
yerde yamp kill olur. Boylece HaCim'm iinii etrafa yayilir.52 Bu menkahenin
daha geni hir ekli Hac1m Sultan'm kendi mena.Iuhnfu:nesinde de mevcuttur5
3
.
Di.kkat edilirse, aslmda agtzdan ate ejderhalara mahsus hir ozellik
iken, hurada hu ozellik Hac1m Sultan'a verilmitir.
Otman Baba Vilayetniime.st'nde anlanlrugtna gore, Belgrad koylerinden hirinde
yaayan zengin hir koylii ve Belgrad pazarma giderken Balc;:lkhisan
denilen yerde hir ejderha ile karllalrlar. Koylii Otman Baha'mn ger-
c;ek veli olduguna inanmamakta ve kendisini horlamaktarur. Ejderha adam1
kuyruguyla helinden yakalaYlp yere c;arpar ve oldiirecek hale getirir. Adam akl.I-
na gelen hiitiin velileri hirer hirer imdaruna da kurtulamaz. 0 s1rada
hirden aklma Otman Baha'Yl c;agtrmak gelir. Qagtnr c;:agtrmaz onu karlSlnda
hulur. Boylece Otman Baha sayesinde callllll kurtaran zengin koylii tovhe eder
ve ona miirid olur.54
Koyun Baba Vilayetniimesz 'nde de hu ejderha ile sava menkahesinin degiik hir
ekli anlanlrr. Rivayete gore Koyun Baba Osmanclk holgesine geldiginde, yore-
nin koyhileri geyikten dogan bir ejderhanm kendilerine zarar ziyan verdiginden
ikayet ile Baba'dan kendilerini bu beladan kurtarmasmi isterler. Koyun Baba
koyliileri lurmaz ve Klzilirmak'tan su ic;:mege gitmi olan ejderhaYl hulur. Hemen
elindeki asas1yla vurup "ta; ol bre mel'u.n!'' diye hagtnr. Bunu derdemez ejderha
49 Eyice, s. 227-228. Burada yazar XVI. yiizyllda zaviyeyi ziyaret eden Dernschwam ve
Busbecq'in ehadederine dayanarak Saint George'la ilgili menkabenin Baba ilyas'a uyarlanch-
g.ru tafsilanyla gostermektedir.
5o Melikoff, La Geste, II, 7 5-77.
51 Menkabenin metni i9Jt, bkz. Gelibolulu Mustafa Ali, Kiinhii.'l-Ahbdr, istanbul1270, V,
s. 59-60.
52 A.g.e.,s.84-87.
53 Dervi Burhan, Das VilO.jet-ndme des Hddschi.m Sultan (VilO.yetndme-i Haam Sultan), nr. R
Tschudi, Berlin 1914, s. 73-76.
54 Vi/4Yetname OB, v. 92a-b.
SARISALTIK 49
oraCikta hemen ta kesifu55. Boylece kurtulan koylwer kendisine teekkiir edip
muridi olurlar.
56
Demir Baba da ejderha oldiiren biiyiik evliyadanchr. Vilayetnamesinde
kendisinin ejderha oldurdugune clair bir ka<; menkabesi anlauhrY Fakat as1l
Moskov diyanndaki bir ejderha ile savaI ilgi <;ekici goriiniiyor. Qunku bu
menkabe, San Saltlk'mkine <;ok benziyor. Vilayetnamesine gore Demir Baba
Moskov diyanndaki ahaliyi hayaundan bezdiren ejderhaYI oramn krahmn ricas1
iizerine oldiiriir ve kral olmak iizere biitiin tebeaslm musluman yapar ve
kendine murid edinir. Kral aynca Demir Baba'ya bir siirii alun ve koyun verir. 58
;lunu derhal belirtelim ki, bu menkabenin bizzat San Saluk'a has
daha bu yiiZYihn bamda dikkatini <;ekmiti. Qiinkii San Saluk'a ait
oldugu soylenen Bulgaristan, Arnavuduk vs. de mevcut tiirbeler civannda yapi-
lan aratlrmalar, soz konusu menkabenin Bulgaristan'da Saint Nicolas veya Elie
(ilyas Peygamber); Arnavuduk'ta Saint George (Aya Y orgi) i<;in de
ortaya <;Ikarmitlr. Bu yiizden J. Deny ve F. W. Hasluck, menkabenin ilk
Bektailer'ce tiirbelerin bulunduklan yerlerde San Saltlk'a mal edildigini, dolaYI-
siyla Vildyetniime-i Haa Bekfa-z Salt:tkniime ve Sf!Yahatname'ye bu kanalla ge<;mi
olabilecegini ileri siirmiilerdi. 59
Ger<;ekten Saint George'un baz1 Grek hagiographe'lan (aziz hayau yazan-
lar) tarafindan zapta ge<;irilen menkabesi incelendiginde bu fikre katllmamak
miimkiin degildir. Qunkii menkabe aynen San Saltlk'mki gibi cereyan etmekte,
upkl Evliya Qelebi rivayetindeki gibi, ejderhadan kurtarlian kral klzlanndan
bahsolunmakta6Cf, sonunda krahn ve tebaasmm, San Saltlk'm menkabesindeki
topluca miislumanhga ge<;i olaYI gibi toptan lliristiyanhga ge<;ilerinden soz
edilmektedir6
1

Ne var ki, lliristiyan azizlerinin menkabeleri i.izerindeki <;alimalanyla iinlii
H. Delehaye'in tesbitine baklhrsa, bu menkabe ejderha ile miicadelesiyle tanm-
lill Saint George'un
6
2, hi<;bir eski ve orijinal menkabe koleksiyonunda bulun-
55 Bu kesilme motifine clair bk. Saim Sakaoglu, Anadolu Turk Efiiinelerinde T aJ Kesilme
Motiji, Kiiltiir Bakanhgr yay., Ankara, 1980.
5
6 Bkz. Viliiyel:niime-i Koyun Baba Sultan, Ankara Milli Kiitiiphane, mikrofilm arivi, nr.
3038, v. 16a-18a.
5
7
Viliiyetniime-i Demir Baba, hzr. Bedri Noyan, Can yay., istanbul1976, s. 88-92.
58 Bkz. a.g.e., s. 94-97.
59 Deny, "Sary Saltyq et le Nom de la Ville de Babadaghi", Melanges Emile Paris,
1913, II, 12-14; Hasluck, Tedkikler, s. 74,118.
60 Kr. Evliya Qelebi, II, 133-138.
61 H. Delehaye, U.s Legendes Grecques des Saints Militaires, Paris 1909, s. 74-75.
62 Dogu ve bat! Hrristiyan ikonografisinde Saint George daima yaya veya at iistiinde bir
ejderhayi rmzragryla yaralarrn oldugu halde temsil edilmitir.
50 AHMET OCAK
mamaktachr63. Yazar bunun, esasmda (bugiinkii Qorum-Mecidozii arasmdaki
Elvans:elebi Koyii'niin yamnda eski Eukhaita'da inamlan) Saint
Theodore adh daha eski bir azize ait oldugunu delilleriyle gostermektedir.
64
Biitiin bunlar, ejderha killtiiniin Illristiyanhk donemi Anadolu'suna yabana
gosterir.
0 halde diinyamn birs:ok yerinde kotilliigun veya eytani egilimlerin bir
sembolii olarak efsane ve masallarda yer alan ejderha ile miicadele motifinin
nedir? Bu menkabe veya efsanelerin kokii nereye veya nerelere dayam-
yor? Bu konuda, gerilere dogru gidilecek olursa, s:eitli antik killtiirlerde bu ej-
derha ile miicadele motifinin daha eski ve farkh yerlerdeki orneklerine tesadiif
etmek miimkiin goriiniiyor. Mesela Anadolu'nun antik s:a@.nda Etiler donemine
ait bir ejderha ile miicadele efsanesi, Bogazkoy Arivi'nde ele ges:en tablederde
okunmutur. Burada firtma ve Gok TannSI ile jztuyanka achndaki ejderha arasm-
da bir miicadele anlanlmaktachr. Bu efsaneye gore Gok Tanns1, bu miicadele-
sinde onceleri j[luyankaya yenilirse de, sonra kuvvetini toplayarak giritigi yeni bir
miicadelede jttuyanka)t oldiirmeyi h3.anr6s. M. Eliade Etiler'"m bu efsanesine
benzeyen, fakat daha ges: devirlere ait, Zeus ile dev ylian 1jphon arasmdaki bir
miicadeleyi de zikretmektedir66.
Hakikatte Etiler'in bu efsanesinin de onlara mahsus Mezopotam-
ya'da M.O. ill. binlerde Siimerler'de, II. bin is:inde Babilliler'de bu "Tann ve
ejderha miicadelesi"ni anlatan orijinal efsaneler bulunmlltur. Siimerler'de Tann
Enki, Tannc;a Erechkigal'in ejderha Kur tarafindan kas:mbnas1 iizerine onunla
miicadele ederek yener ve Tanns:a.YI kurtanr6
7
Babil'de ise, M.0.1950'lerde
biiyiik Tannlar arasma giren Marduk'un, T zamatu achnda muazzam bir deniz ve
kaos ejderini oldiirdiigune ve onun pars:alanndan diinya.Yl clair bir
efsanenin mevcudiyeti biliniyorfiB. ite Etiler'deki firtma ve Gok Tanns1 ile ejder-
ha jzuyanka arasmdaki miicadeleyi anlatan bu efsanenin, Siimer ve Babil
efsanelerinden ve onlar gibi kozmolojik mahiyette oldugu ileri siirill-
miitiir. Hattii uzmanlara gore, Y ahtldi mitolojisindeki yedi b3.h ejderha efSanesi
63 Delehaye, Les ligendes HagiJJgraphiques, Bruxelles 1955, 4. bs., s. 180. Zaten S. Eyice de
Saint George'un Hrristiyanhk oncesi bir Anadolu tannsmm Hrristiyanl<Jtmlnn
ekli oldugunu belirtmektedir (bkz. Eyice, "Qorum'un Mecitozii'nde Paa Oglu Elvan Qelebi
Zaviyesi", 7M(1969), s. 227).
64 Delehaye, Les Legendes Grecques, s.11, 15. Saint Thedore'un menkabesi i9n bkz. s.20, 38
65 E. O. James, A{ythes et Rites dans le Proch-Orimt Ancien, Paris, 1960, s.l89-190; Eliade,
Histoire des Croyances et des Idles Religieuses, Paris, 1976, l , 158.
66 Eliade, qym yerr.le.
67 James, s.188. Bu efSanenin farkh rivayeti i9n miiteakip sayfalara bak!Jmaluhr.
68 Annemarie Schimmel, Dinler Tarihine Girij, AD. ilahiyat Fakiiltesi yay., Ankara 1955,
s. 35, 42.
SARISALTIK 51
de Mezopotamya kaynakhffir69. Goriildiigu gibi, San Salt.Ik'm katlettigi ejderha
da yedi bahchr.
Eldeki bilgiler, ejderha ile miicadele motifinin iran'm eski dinleri ile baglan-
uh bir cephesi bulundugunu da gosteriyor. iran dinleri iizerinde yapuan arat:Ir-
malann meydana gore, iran'da Zerdiit oncesi devirde, Orta'Sag
islam diinyasmdaki ftitiivvet tekilatma benzer bir "gen'S erkekler tekilatt"mn
oldugu goriilmektedir. Yan dini mahiyetteki bu tekilat iiyelerinin, Fraetaona
($ehname'nin Feridun'u) veya Karasaspa (Geqasp) amnda, "ejderha oldiiren" bir
kahramam takdis ettikleri bilinmektedir. Aynca ejderhamn kendisi de A;:;i Dahaka
amyla mitolojik ayinlerinde onemli bir rol oynamaktaym. Eski iran'daki ejderha
oldiiren bu kahramarun, efsanelere gore, oldiirdiigu ejderhamn kadm-
larla da evlendigi nakledilmektedir70.
Mehur $ehname'de, bu eski inancm canl1 omeklerini bulabiliyoruz. Feri-
dun'un bizzat kendisi, bir giin ogullanm smamak ejderha girmi,
COarak agzmdan ate piiskiirtmiitiir71. Mehur Za.I de Keef Nehri'nden 'Slkan
ve biitiin civar halkl korku ve dehet brrakan bir ejderha ile savaffil ve
giirziiyle kafas1m ezerek oldiirmiitiir
7
2. Aym ekilde Za.I'in yigit oglu Riistem, at:J.
Rah'm yarmrmyla bir ejderhaYI yenmi ve kilicryla ballll kesmitir
7
3.
Ejderha kiiltiiniin bilhassa Orta Asya' ve Qin'de de yaygm oldugunu iyi
biliyoruz. Eski Tiirkler'de ejderhah destanlar ve ejderha kiiltiine ait baz1 inan9ar
bulundugunu gosteren bilgiler varmr. gibi, Oguz Kagan'm mehur
destanmda onun qrmanda boyle ejderha benzeri bir yarat:J.kla miicadelesini nak-
leden bir klsrm mevcuttur
74
. Tiirkler'in Miisliiman olmalanndan sonra yeni dine
uyarlanan bu destarun eskilere ait oldugu malumdur. Hayli eski bir Altay
masahnda da, Kara Aili Pergen admdaki bir kahramanm, yedi kat gogun otesin-
69 James, s.189, 197. Gen;ekten Tevrat'ta Yehova'nm Rahab veya Levyatan diye farkh
bic;imde adlandmlan bir ejderha ile yer almaktadrr (bkz. Eyub, 8, 26; I l(91a, 27, 51), ki
soz konusu Babil efsanesine c;ok benzemektedir. Zaten Tevrat'm Babil esaretinden sonra
kaleme biliniyor.
70 Geo W1dengren, Les Religions de l'lron, Payot, Paris 1968, s. 39-40, 62.
71 Firdevsi, $ehname, terciime Necati Lugal, Milli Egitim yay., istanbull967, 3.
bash, I, 116-117. Bu hikaye Ahi Evren'e ait bir menkabeyi hanrlatmaktadrr. Rivayete gore
Ahi Evren, ejderha ekline girerek Haa velayetine inanmayan mollalan korkutmu
ve boylece inkarlarmdan vazgec;irmitir (bkz. Vildyetndme HBV(mensur), s. 58-59).
72 Firdevsi, I, 296-298.
73A.g.e., II, 91-96.
74
Destanm baz1 rivayederinde Oguz Kagan'm ejderha oldugu zikre-
dilmekle beraber (msl. bk. Orkun, Tiirk Ejstlneleri, istanbul, 1943, s.20-21), tam olarak ne idigi
belli degil gibidir. Ogel bunun gergedan cins:inden yahut bu cinse benzer bir hayvan olmasi-
nm kuwede muhtemel bulundugunu yaz1yor (bkz. Bahaeddin Ogel, Tiirk Mitolojisi, TTK.
yay., Ankara 1971,1, 319-320).
52 AHMET OCAK
de mavi deniz ic;:inde bir canavarla yedi yil miicadeleden soma onu oldiirdiigu
anlatilmaktachr75.
Jean-Paul Raux Tiirkler'in, ejderha hakkmdaki telakkileri, yerleik hayat
siiren iran ve Qin gibi koffiulanndan alchklan, ancak Qin'in bu konuda one
gec;:tigi, zira eski Tiirkler'de ejderha manasma kullamlan lu kelimesinin Qince'de
aym manaya gelen lungun bozulmu ekli olabilecegi g6riiiindedir
7
6. Kopriilii
c;:ok daha onceleri, ejderhanm Qin'in dim hayatmdaki mevkiinin onemine iaret-
le, ilgili telakkilerin Tiirkler'e buradan gec;:tigini belirtmiti
77
.
Hakikaten eski Qin'de ejderhamn kozmolojik mahiyetteki inanc;:larda onem-
li bir paya sahip bulundugu anlaIlmaktachr. Kuzey Wei silla.Iesi zamanma (386-
535) ait bir metinde goriildiigu iizere, Qin inanc;:lannda ejderha suda yaayan
pullu bir siiriingendir7B. Devir, en onemli bir ilih olup hayat iksirini yapma)'l
ogrenmi ve sihirli kulClyla ejderhalan oldiirerek diinyaYI onlann tecaviizlerin-
den kurtanmt:J.r79. Wilhelm Eberhard, Qin'den gelen ite bu inanc;:lar dolaYJ.styla
olsa gerek, daha c;:ok erken devirlerde Hunlar'da bir ejderha killtiiniin
belirtmekte ve onlann dim bir ehrinin "Yatan ejder ehri" (Gu-tzang) achm
bildirmektedirBO. Hatt<1 Hunlar'm bu ehirde golgelerin ve sulann tim-
sali ejderhalara rivayet edilirBI.
Muhtelif eserlerinde Tiirk ikonografisinde ejderha (evren) konusuyla megul
alan Emel Esin, Goktiirkler devrine ait kitabe ve mezar talanndaki ejder tasvir-
lerine dayanarak bunlarda da Hunlar'daki gibi ejder ibadeti bulundugunu tah-
min etmektedir. Goktiirkler ejderhaya Ko'k-luu diyorlar ve vaktiyle Qin'de oldugu
gibi onu sularla ilgili goriiyorlarch. Ejderha onlarda hem su kaynaklanmn hem
yagrnur buludanmn semboliidiir. iyi mevsimlerde goklere c;:tkar, sonbaharda ise
sulara veya yeraltina saklarurdJB2. Ejder killtiiniin klsmen Uygurlar'da dahi mev-
75 A.g.e., s. 320-321. Ogel bu gibi masal ve efsanelerin g,nP.JlikJ, ki.srrnlanmn orijinal
olup sonraki boliimlerinin zamanla ek.lendigini ve bunlann c;ogunun Budist menkabelerden
ahnchgm1 yazar.
76 J.-P. Roux, Faune et Flaure Sacrees dans les Sociitis Asiatiques, Paris 1966, s. 29. Anadolu
Tiirkc;e'sinde Farsc;a, ejdcr ve ejderha kelimelerinin yanmda Tiirkc;e yzlan yahut euren ke-
limelerinin malumdur. Lu kelimesi tamamen Aynca gder ve ejdcrha
kelimeleri, meselenin bir de iran tesirleriyle ilgili yonii bulundugunu ortaya koymaktadrr.
77 F. Kopriilii, "Ortazaman Tiirk devlederinde hukuki sembollerdeki motifler", 7HFIM,
II (1939), s. 44.
78 E. Chavannes, "Le Cycle Turc des Douze Aninlaux", Toung-Pao, VIII (1960), s. 223.
79 M. Nabi Ozerdim, "Qin Dininin meselesi ve Dini 1nanc;lar", Belleten, XXVI
(1962), s.96.
80 W. Eberhard, (:in'in $imo.l KOTI1Ulan, c;ev. N. illutug, TTK. yay., Ankara 1942, s. 77.
8I E. Esin, "Selc;uk.lu sanatl Evren tasvirinin Tiirk ikonografisinde SAD, I
(1 969), s. 161.
82 Aym yazar, Turk Kozmolojisi, istanbul 1979, s. 36 vd. Ejderhanm eski Qin ve Tiirk
inanc;Iannda su ile ilgisine clair daha geni bilgi ic;in miiteakip sayfalara bakllmahdrr.
SARISALTIK 53
cut olabilecegi, Uygur sanatmda goriilen iki ayn yone bakan ikili veya dortlii
ejderha tasvirlerine dayamlarak tahmin edilebilir8
3

;>imdi tekrar San Salnk'm mehur ejderha menkabesine donecek olursak,
bu menkabenin onun mekanlarda ondan once <_;:ok yaygm bulunan
Saint Nicolas ve Saint George gibi bir tahm Htristiyan azizlerinin menka-
belerinin uyarlanmasmdan baka bir ey kabul etmek zorunda oldu-
gumuzu soylemeliyiz. Bunun gostergesi de, Kaligra'da bulunan tekkesinin yerin-
de daha eskiden Saint Nicolas'ya veya Saint George'a ait bir manastlnn bulun-
mu olmas1chr. Ancak burada bir noktayi unutmamak gerekiyor: Yukanda veri-
len izahat da a<_;:1k<_;:a gosteriyor ki, Tiirkler bu ejderha ile miicadele motifine hi<;:
de yabanCI degillerdir. Anadolu'ya ve Rumeli'ye gelinceye kadar yaachklan
biitiin cograf)ralarda da bu motifi s1k kullanan efsane ve menkabelerle kar1la-
lllllar ve onlan oziimsemilerdir. Dolayis1yla Anadolu ve Balkanlar'daki bu
Saint George, Saint Nicolas veya Saint Theodor menkabeleri, onlara hi<;: de
garip gelmemi, gerek Kalenderi, gerekse Bektai dervileri bu menkabeleri ra-
hailikla San Salnk veya yukanda omeklerini verdigimiz baka evliyalanna uyar-
lamakta bir sakmca gormemilerdir. Zaten San Saltlk'm bu menkabesinin Tiirk-
ler i<_;:inde bu kadar tutunmas1mn bir sebebi, eskiden Htristiyan cografyasmdaki
mevcudiyeti kadar, en az bu eski gelenekleri olmahchr.
ite San Saltlk'm yukanya dort ayn versiyonunu ejder menkabesi
belki bu suretle izah edilebilir. Ancak bu uyarlamamn kim veya kimler tarafin-
dan ne zaman ger<_;:eklqtirilmi olabilecegi sorusunu da burada herhalde sormak
gerekiyor. Hasluck bunun Bektai dervilerince ifade ediyor
84
. Bekta-
iligin HaCI Bekta-1 Veli tarafindan kurulduguna inamlan Hasluck'un
devir i<_;:in, onun boyle bir tahminde bulunmas1 <_;:ok tabiidir. Ancak bugiin Bekta-
iligin HaCI Bekta-1 V eli tarafindan hatta Osmanhlar'm Rumeli
feiihlerinin dolayis1yla bir takml dervi gazilerin oralarda yerlqtigi
XV. yiiZyilda bile heniiz boyle bir tarikatln ortada ancak XVI. yiizyil
bamdan itibaren Bahm Sultan'la birlikte Bektailigin tarih sahnesine
son <_;:ahmalar a<_;:1k<_;:a gostermitir.
Bu itibarla bu uyarlama ii Bektai dervilerinin de@, XIV. yiizyilda Seyyid
Ali Sultan (K1Z11 Deli) ve XV. yiiZyilda Otman Baba gibi omeklerini oldukc,:a
yakmdan Kalenderi eyhlerinin yonetimi alnndaki Kalenderi dervi-
lerinin marifeti olabilir ve biiyiik bir ihtimalle de boyle olmutur. Zaten sonraki
boliimde goriilecegi iizere, San Saltlk'm bizzat kendisi de, bir Kalenderi
eyhinden baka biri degildi. Bu uyarlamamn nasil olup da <_;:evredeki Miisliiman
ve Htristiyan halk tarafindan kabul edildigi ve ise, diinyamn her tara-
83 Esin, a.g.m, s.165. Aynca Ejderin Turk sanatmda bir kiiltiire1 sembo1 o1arak kullamhI
ve an1amlanna clair Una bk. Y Coruhlu, Ko:::rnolojik, Mitolojik, Astrolojik, Din ve Edebi T asav-
vurlara Gore Turk Sanatmda Hayvan Sembolizmi, Seyran yay., istanbul1995, ss. 43-72.
84 Bk. Has1uck, Tedkikler, s. 11 7 vd.
54 AHMET YM?AR OCAK
finda oldugu gihi, H1ristiyan olsun Musliiman olsun, huralar halktmn popiller
hafizasmm hu tur olaylan kahule zaten haz1r oldugu diiiinilldugunde, kanaati-
mizce aIlacak ve a<;Iklanamayacak hir ey degildir.
YEDi TABUT, YEDi MEZAR
Kafirlere karI hazan keramederini, hazan da kilinm kullanmak suretiyle
hayati gaza ve cihad ederek ge<;en San Saltik'm vefauyla ilgili menkaheler de,
tefenuatta haz1 ufak degiiklikler arzetseler de, temelde aym ana <;izgiye sahiptir-
ler. San Saltik'm olumu etrafinda teekkill eden hu menkaheler, ona haka hi<;
hir henzerine nasip olmayan hir olum yakttinnilardir. Bu menkaheler yazill
olarak Salnknilme, Vililyetnilme-i Haa Bekfa.)-z Velf ve Evlryil 9elebi Srylihatnilmesi'nde
hulunmaktadir. Aynca hu ii<; kaynaktaki menkahelerin kii<;Uk farklillklar arzeden
degiik versiyonlan, sozlu olarak halk arasmda yaamaktadir.
Salnknilme'ye gore San Saltik'm olumu kafirlerle hir savata ya-
ra yiizunden vuku hulur. Pusu kuran kafirler, San Saluk'1 yalmzlatarak ans1zm
ustune <;ullarnrlar ve hir ekilde yaralarlar. 0 hirka<;Im paralar ama sonunda
kuvvetten diier ve hayli1p yere yikilir. Muslumanlar hunu goriir gonnez yardi-
ma yetiirlerse de San Saltik <;ok kan kayhetmitir. Kendisini derhal evine getirip
yatinrlar. Lakin artik 0 olecegini anlarmtiL Gazileri yamna toplar ve onlara U
vasiyyete hulunur:
"Ben giderem. heni siz yuyup kefenlen, alup <;eragum katma (Baha-
eski'deki tekkeye) iletun. Eger sizden <;evre hegleri henim oliim isteyeler,
hirer tahut diiziin, hir gice tursun, adamlanna viriin. Ben ol tahutta
gorineyim ve dahi heniim tahuturm her yirde kim koyas1z, hirez cinler go-
tiiriirler, sizler girii sonra yire koyduklan vakit gotiiresiz .... Kafirlere kafU
aglaman kim heni oldi deyii miiselmanlara zahmet virmeyeler. U sonra
oglum Umur ve Osman geliir hu miilk-i Rum'1 anlar zaht idiip islam hirle
tolmasma sehep olalar. nss.
Sonra gazilere, yaktn arkadalanna ve kendi ogullanna, vefaundan sonra
cenazesi yiizunden hirhirlerine diimemelerini, diierlerse. kendilerine zaran
sayler. Salih amel ilemelerini, tevheyi <;ok yap1p namaz kihp oru<;
tutmalanm huyurur. Cenazesinin (ileride Turkler'in eline ge<;ecek olan)
Edirne'de veya Eskihaha'da defnolunmas1m isteyerek ruhunu teslim eder. Tam
doksan dokuz yil yaaiDItir. Gaziler San Saltik'I yikayip kefenleyip tahutuna kor
komaz, tahut kendiliginden havaya kalkar ve musalla tama kadar kimse el vur-
madan gider. Bu durumu hutun halk goriir ve amr. Cenaze namaz1 kilimr
kilmmaz tahut yine havalamr ve makamma gelir. Bundan sonra, San Saluk'm
"Beni on iki yerde isterler" sozune uygun olarak, vaktiyle musluman ettigi hutun
kirallar hirer hirer gelip tahutunu al1p gotiinnek isterler.
as Ebu'I-Hayr-i Rumi, III, 298-299.
SARISALTIK 55
Sonuc;ta Edime meliki, Eskibaba'da (Bahaeski); mushiman ettigi Dohruca
krah ismail rilan Baba'da (Kaligra tekkesi); Tatar ham Kefe'de; Eflak meliki,
Bogdan meliki, Rus krah, Ungiirus krah, Leh ve Qeh c;esarlan kendi memlekede-
rinde; Bosna krah Tuna Baba'da Pravadi meliki kendi memleketinde,
alchklan ve ic;inde San Saluk'm cesedini gordukleri tabudan goturup defnedip
tiirhe yaparlar ve valaflar tahsis ederler. Boylece San Saluk'm kerameti gerc;ek-
lemi olur. Fakat bu arada Aychnoglu Gazi Umur Bey ve Klmata meliki Said de
hirer tahut ahrlar. Bunu duyan Firenk Filyon'u da hir tahut ister. Bu arada San
Salt:Ik'm vefaum duyan Osman Gazi de gazalanna ara vererek lark giin karalar
giyip matem tutar86. Ehu'l-Hayr-i Rumi'nin hu menkabede San Salt:Ik'1 Osman
Gazi ve Umur Bey'le ilikilendirmesi, aynca dikkati c;ekiyor.
Olum menkahesi Vilqyetndme-i Hacz Bektaj-z Velf'de hiraz degiik hic;imde yer
ahr. Burada gore, San Salt:Ik hir muharebe esnasmda degil,
Kaligra'daki tekkesinde normal olarak vefat eder. Vefaundan once buranm kra-
hm ve muhiblerini yanma vefat ettiginde pek c;ok yerden muhiplerinin
gelip her hirinin, cenazesini kendi memlekederinde defnetmek isteyeceklerini, hu
yiizden her birinin hirer tabut getirmesini ve kesinlikle olumlinden sonra cenaze-
sini gotlirmek ic;in hirhirlerine diimemelerini, c;iinku her tahutta
sayler. Kaligra kalesi padiahma da asll tahutunun onun yamnda, dolaylSlyla
gerc;ek mezanmn Kaligra'da hunun iareti olarak tahuttan elini c;Ika-
hildirir. Gerc;ekten de San Salt:Ik'm vefaum duyan krallar hirer hirer
gelip cenazeyi kendi memleketlerine goturmeyi c;ok arzu ederler. Ancak vasiyet
lizerine her hirinin hirer tabut yapunp tekkeye h1ralap chan c;Ikmalan istenir.
Denileni yaparlar. Birer hirer ic;eri girip kendi tabudanna hakuklannda San
Salt:Ik'm cenazesini ic;inde gorurler V<'; herhiri tahutunu ahp memleketine gider.
S1ra Kaligra kralma geldiginde, kendi tabuttan San Saluk'm elinin
gorur ve buyiik bir memnuniyede goturup Kaligra'daki magaraya def-
neder ve ustline tlirbe yapar8
7
Goriildugu gihi huradaki versiyonda
Saltzkndme'deki gihi tabudann saylSI helirlenmi degildir ve San Saluk'm asll tlir-
besinin Kaligra tekkesinde oldugu vurgulamr. Oysa Saltzkname'de Eskihaha (Ba-
haeski) de oldugu ozellikle helirtilmektedir.
Evliya Qelehi'nin versiyonuna gelince, ona gore, San Salak olecegini hisse-
dince muridlerine vefatmm yalan oldugunu, yedi tabut hazirlayarak hekletmele-
rini, c;unku vefat edince yedi krahn kendisi ic;in savamak isteyeceklerini haher
venr:
86 A.g.e., III, 298-302.
8
7
Vildyetndme HBV (mensur), s. 48; kr. Veldyetndme HBV(manzum), ss. 262- 263.
56 AHMET OCAK
"0liince beni gasl idiip yedi tabut funade idiin. Zira benim ic;iin yedi
krral ceng ii cidal itse gerek"BB
Derviler hemen tabutlan haz1rlarlar. Gen;:ekten de c;ok gec;meden San Sal-
nk vefat eder ve derviler "tevhid ve tezkir" ile cenazeyi YJ.kaYJ.p tabutlardan biri-
nin i<;ine koyarlar. Bir siire sonra Sirasiyla Moskov, Leh, Qeh, 1fet (isvec;), Edir-
ne, Bogdan ve nihayet Dobruca krallanmn askerleri gelip herbiri hirer tabut ahp
ic;ine bakarlar ve San Saltlk'1 orada goriirler. Boylece yedi kirahn yedisi de kavga
etmeden San Saltlk'm cenazesine sahip olduklanm diiiiniip memnun olurlar.
Tabutlar, Diyar-1 Moskov'da, Daniska (Danzig, Gdansk) Iskelesi'nde, Pronic;e (?),
Bivanic;e (?), Babaeski ehirlerinde, Bozova kalesi yaklmnda, denilen
ehirde ve Kaligra'da ejder magarasmda olmak iizere tam yedi yerde defnedi-
Iir89. Bugiin ise onun gerc;ek tiirbesinin vaktiyle II. Bayezid'in yap-
tiirbe olduguna inamlmaktadlr.
88 Evliya Qelebi, II, 136. Biz bu yedi tabut meselesinin biiyiik bir ihtimalle ismailllik'teki
yedili inane; sistemiyle ilgili bulundugunu diiiiniiyoruz (bu hususta iic;iincii ve dordiincii bo-
liimlerin son lasimlanna bk.)
89 A.g.e., II, 136-137. Aynca bk. Hammer, XVI, 247.
III. BOLOM
A?iRET REiSi BiR KALENDERi VE
BiRDER - GAZi
EFSANEvi DEGiL TARiHi BiR SiMA
Kilgrad'da nice -<Jl!fikar faldzn
Kqjiri lamben kalqi aldzn
Uryan Hzzzr ile dfina oldun
Erenler serdan Pir San Sultan
Seyyid Seyfullah
"es-Serac der: i<slerinde es-Seyyid Behram el-Hayderi'nin de bulundu-
gu bir grup giivenilir kiiden duyduk ki, Saltik'un illkeden bin
kiiden az saYJda bir grup, kafirlere karI (garet) yapmak i<sin sefere c;Ik-
milar. Kafirler uc;bin kiiden fazlaych. Aradan birkac; giin gec;tikten sonra
(Saltik) oturdugu yerden kalkarak ustiindekileri c;Ikarrm ve ($Iplak kalmi. Bu
arada ($Iplak viicudundan kanlar akarak, sanki bir dumamyla savaIyor-
ffiUCasma, Istlrapla hareket etmeye ve viicudundan kan akmaya balarm. Y ol-
dalan yukan u<s saat kadar, bu kanlan suayla silmiler. ... Daha sonra o
muslumanlar dondiiklerinde kafirlere hucum ederek onlan yendigini ve
kendilerini anlatrmlar. "
1

" ... Sonra Baba Saltuk'un achyla tamnan beldeye vardlk. Baba on-
larda (Turkler'de) Berberiler'dekiyle aym anlama geliyor. ... Bu
Saltuk'un bir ehl-i keif (evliya) oldugunu anlanyorlar. Ne var ki, 0'-
nun hakkmda eriatm ho baz1 eyler de soyleniyor"2.
"(izzeddin) kendiilere taalluk Turk obalanna el al-
tlndan haber etdi. KIlak bahanesine iznik'e inup az muddetde Dsku-
dar'dan <sok Turk evi ge<sdi. Merhum mal!fur San Saltuk anlarumla bile gefdi.
Qokluk zaman Dobruca ilinde iki U($ pare muselman ehri ve otuz kirk
boluk Tiirk obalan vanch"3.
' Bk. es-Serrac, Tiiffahu'l-Ervrih, v. l07a-b.
2
Bk. Vl!)'ages d'Ibn Battuta, ed. C. Defremery-B. R. Sanguinetti, Paris 1877, II, 416.
3 Bk. YaziciZade, v. 376a-b.; kr. Seyyid Lokman, s. 9.
58 AHMET YA_;;AR OCAK
Selc;uklu ve Bizans kaynaklanmn zikretrnedigi, dolaytsiyla San
Salak, zamamna c;ok yakm bir menkabevi, iki de miispet tarihsel metin temelin-
de, iic; degiik miiellife ve i.ic; ayn devre ait )'llkanya ite bu pasajlarla
tarihsel bir kimlik kazanmi olmaktaillr.
Kimdir San Salnk? 1263-1264 ythnda, Anadolu'daki taht miicadelesini
kaybeden talihsiz bir Selc;uklu sultammn once Bizans'a arkasmdan, Ana-
dolu'dan getirterek Dobruca bozklrlanna yerlqtirilmesini daha sonra
Det-i Klpc;ak'a beraberinde gotiirdiigu, oliirniinden sonra da tekrar Dobruca'ya
donen Tiirkmen airetinin bu macerasmda, neden Yaz1crzade'den baka hie; bir
Bizans ve Tiirk San Salnk'tan bahsetmiyor, onu tamrruyor? Acaba ger-
c;ekte boyle biri hie; ic;in mi, yoksa sozii edilen karmaIk olaylann akiI
ic;inde one c;1kan siyasi rolii dolaytSiyla devlet merkezlerinde otur-
makta olup, olaylan ve kiileri kendilerine ulaabildigi kadanyla eserlerine kay-
deden zamamn Selc;uklu ve Bizans tarihc;ileri tarafindan farklna vanlacak biri
ic;in mi soz konusu kaynaklar onu tanrrnyor? Bununla beraber,
kendisinden bahsedilecek olan, San Salnk'm mi.iridi ve halifesi Barak Baba hak-
klndaki onemli kaynaklann bamda gelen arap tarihc;isi el-Birzali, Barak Baba'-
dan bahsederken, eyhinin San Salnk oldugunu ve 692 (1293) te vefat ettigini
yazarak, hem onu zikrediyor, hem de oliim tarihini kesin bir ekilde veriyor4.
San Salnk eger gerc;ekten yaamadi ise, boyle bir sima nas1l icad edilebildi,
yahut edilebilir mi? Adina di.izinelerle mezarlar, ti.irbeler ve tekkeler nasli mey-
dana getirilebildi? menkabe ve efsane nasli yaratlidi? Onun adlm talyan
bir Alevi dede nasli teekki.il etti? Eger gerc;ek bir ahsiyetse, adi etrafindaki
gi.ic;li.i ki.ilt nasd olutu? Kendini takdis eden Illristiyan ve Miisli.iman toplumlar
nic;in onu bu kadar benimsemilerdir? Onu bu iki z1t kesime birden nasli, hangi
ortak ozellikler mal etti?
iSKAN LiDERi, REiSi SARI SAL TIK
ite birinci boli.imde verilen izahattan gori.ilecegi gibi, San Salnk'm tarihl
ahsiyeti Balkanlar'a vuku bulan bu Ti.irk iskam ile alakah olarak ortaya c;iliyor.
Onun, II. izzeddin Keykavus'un maiyyetindeki bir Ti.irkmen boyunun ic;inde
bulundugu, Yazicizade'nin kayttlanndan hie; bir i.ipheye yer vermeyecek bic;im-
de anlaIhyor. QagdaI olan Bizans kroniklerinde Dobruca goc;i.inden bahsedildi-
gi halde, ne bunlarda ne de Selc;uklu kroniklerinde San Salnk'tan bahsedilmeme-
si, boyle birinin gerc;ekte mevcut olmamasmdan veya -bazliannca gibi-
hor gori.ilmesinden degil, kanaatimizce, Dobruca goc;i.ini.in vuku buldugu tarih-
lerde -goc;ebe bir c;evrede yaamasi sebebiyle- tamnmarru bulunmasmdandlr.
4
Bk. el-Birz:ili, Tlirilz, Topkap1 Sarayi Miizesi (Ill. Ahmed) Ktp., nr. 295I, II , I 05b. Bu
tarih, Kemiileddin Muhammed es-Serrac'm San Salt:Ik'm vefat tarihi olarak verdigi 697 (I297-
I 298) tarihiyie uyumuyorsa da (bk. v. I 07b). Arada fazla fark da goriiliiyor. Her hal
ii karda San Saltlk'm I290'h yiliann sonlanna dogru vefat ettigi kabul edilebilir.
SARISALTIK 59
Nitekim aym durum Hac1 Bekta-1 Veli ic;:in de soz konusudur. 0 da soziinii
ettigimiz sebepten dolayr doneminin hie;: bir resmi kaYIIagma yansimanntlr.
San Salak'm ic;:inde bulundugu, Dobruca'ya goc;: eden airetin, Babailer is-
yamna kanldrgrm bildigimiz Qepni boyu oldugu, Fuat Kopriilii, Z. Velidi Togan
ve Faruk Siimer gibi baz1 tarihc;:ilerce c;:ok muhtemel goriilmektedir. Bu miim-
kiindiir; c;:iinkii isyanda c;:ok faal bir rol OYIIayan bu boyun, isyamn basunlmas1 ve
Selc;:uklu kuvvetlerinin takibatl sebebiyle merkezden uzak mmtakalara c;:ekilmesi
c;:ok normaldir. Nitekim Qepniler'in bir krsm1mn Sinop taraflanna yerletigini c;:ok
iyi biliyoruz. Gerek Salttkname'de gerekse Vuayetndme-i Hacz Bektaj-z Velf'de San
Salnk'm Sinop iizerinden Dobruca'ya gittigi anlatlhr
5
. Hatta Salttkname'de San
Salak s1k s1k Sinop'tan Kmm taraflanna, Klnm'dan Sinop'a gec;:er. Bu iki kay-
naktaki Sinop vurgusunun muhtemelen, buras1mn Karadeniz'e c;:ili ic;:in I. Ala-
eddin Keykubad doneminde fethedilmi Selc;:uklu hakimiyetindeki tek liman
olmasmm yanmda, Sinop'taki Qepni yerlqimiyle bir baglantiSI da olmal1, dolayr-
siyla tarihsel bir temeli bulunmahd1r. Diger yandan, Qepniler'in bir krsmmm,
diger pekc;:ok Tiirkmen aireti gibi bandaki Bizans uc;:lanna yerlemi bulunmas1
da c;:ok miimkiindiir6. ;limdi sorulacak soru Udur: San Salak 1263-64 tarihinde
Dobruca'ya goc;:en -Qepniler olmas1 c;:ok muhtemel- bu Tiirkmen airetinin ic;:in-
de ne s1fatla bulunuyordu? F. Kopriilii'niin c;:ahmalanndan bu yana c;:ok iyi tam-
illgrnnz Tiirkmen babalanndan biri oldugunda iiphe bulunmayan bu zatln, bu
airetin ic;:inde yaaillgr muhakkaktlr. Onun s1radan bir tarikat eyhi olmaillgr da,
Dobruca'ya vuku bulan goc;:ii yonetmesinden anlaIlillgrna gore, o kimdi?
Bizim kanaatimizce o tlpki, Selc;:uklu ve Osmanl1 doneminde yaami diger
Tiirkmen babalan gibi aYIII zamanda hem eyh hem bir airet reisi olmahillr ki,
boyle bir goc;: hareketini yonetebilsin. Tiirkmen babalanmn hem airet reisligi,
hem de eyhlik statiisiinii bir arada taIillklan bu durum, bilinmedik bir konu
degildir ve bu c;:ifte statiiniin kokii islam oncesi Orta Asya'ya kadar gitmektedir.
s Bk. EbU'1-Hayr-i Rumi, I, II ve III. ciltler, pekc;:ok yerde; Viliiyetniime HBV (mensur), s.
45; kr. Veliiyetniime HBV(manzum), s. 253. Her iki kaynakta da Sinop, Sinab diye gec;:mektedir.
6 Karesi bo1gesine dahil bulunan Bahkesir havalisinde bugiin de yaklaIk otuz kadar
Qepni koyii bulundugunu biliyoruz (bk. ismail Hakk:t (Kadwg1u, t;epniler Babksir'de, Halkevi
nqr., Bahkesir 1935 ve Faruk Siimer, t;epniler: Anadolu'daki Turk Yerlqmesinde Onemli Rol Oynayan
Bir Oj!,uz Boyu, Turk Diinyas1 r ~ n r m a l a n Vakfi, istanbul 1992, ss. 124-126). Ne var ki, bu
ki:iy1erin hemen tamarm, XV. yiizylidan sonra, ozdlikle XVII. yiizylida Rakka havalisindeki
Halep Tiirkmenleri arasmda gerc;:ekletirilen iskan SlTasmda buraya yerletirilen konar-goc;:er
Qepniler'in sonradan kurduklan ki:iy1erdir (Bk. Kamil Su, Babkesir ve Civarrnda Yurilk ve Turkmen-
ler, Bahkesir Halkevi llT., istanbul 1938, ss. 103-104; Siimer, a.g.e., ss. 120-122). Bununla
beraber F. Siimer XV. ve XVI. yiizylida Karesi sancagmda Qepni arum talyan bir tek ki:iy
bulundugunu, bunun da ya bi:i1geyi fetheden Tiirkmenler arasmdaki Qepni boyu veya Halil
Ece ile Dobruca'dan di:inen Qepniler tarafindan kurulmu o1abilecegini, ancak bunun zaylfbir
ihtimal gi:iriilmesi gerektigini, Osmanh fetih1eri s1rasmda kurulmu o1masmm daha kuvvetli
o1dugunu yaz1yor (a.g.e., s. 120), fakat gerekc;:e ac;:1klarmyor. Oysa birinci ihtimal de pekala
miinikiindiir.
60 AHMET OCAK
Orada da amanlar aym durumda idiler. Bir aman hem kabilenin reisligini,
hem dini liderligini yiiriitrnekteydi. Bunun Mogollar'da da boyle oldugunu bili-
yoruz. Mesela Cengiz Han'm unlii amam Koko<;e, bu tip biriydi. Orta<;ag Ana-
dolu'sundaki bu dunun Alevilik'te aynen korunmUtur. Alevi dedeleri de Turk-
men babalanmn bu <;ifte kimligini surdurmulerdir
7
.
Burada dikkati <;eken husus veya sorulmast icap eden soru, II. lzzeddin
Keykavus ile San Salt:Ik arasmda baglannmn nastl kuruldugudur. Daha once ktsa-
ca temas olunmakla beraber, burada bir kere daha, bu talihsiz sultanm Mogol
aleyhtan tutumunun Turkmenler arasmda ona kafI sempatinin rolunu
hanrlamakta yarar vardrr. Bu dununda sultanm bu karizmatik Tiirkmen babasma
ilgi duyarak ve onunla yakinl!k tesis ettigini tahmin edebilirizB.
ite ancak boyle bir sosyal-dini statu ve otorite sahibi olarak San Salnk, II.
izzeddin Keykavus'un haber iizerine, Karesi (Bal!kesir) yoresindeki on
oniki bin kiilik kendi airetini alrm ve Konstantinopolis bogazmdan ge<;irerek
Bizans imparatoru VIII. Mihail'in kendilerine tahsis ettigi Dobruca steplerine
goturmu ve yerletirmi olabilir. S1radan bir derviin boyle bir ii baarabilmesi,
go<; gibi onemli bir olay konusunda buyiik bir Turkmen airetine sozunu ge-
<;irme ihtimalinin <;ok zaYif olmas1 itibariyle, imkans1za yakm derecede zordur.
Boyle onemli bir ii ancak o airet i<;inde <;ok yiiksek bir nufuzu olan biri, ktsaca
lider konumuna sahip birisi becerebilir. Bu sebeple biz, San Salt:Ik'm yalmz bir
eyh degil, aym zamanda airet reisi olmas1 gerektigini duiinuyoruz.
San Salt:Ik bu airet reisligi gorevini, II. 1zzeddin Keykavus Berke Han tarafin-
dan hapisten kurtanhp Det-i Klp<;ak'a g6tiiriildugu zaman da siirdiirmii ve yine
airetini hamn kendilerine tahsis ettigi araziye yerletirmi olmahdrr. Sel<;uklu sulta-
mrun oliimiinden sonra da, oradan ahp tekrar Dobruca'ya getirmiti. gorii-
lecegi iizere, bu Turkmen babast, gerek Dobruca'da, gerekse Det-i Klp<;ak'ta
cihad ve gazalan, muhtemelen dervilerinin de i<;inde bulundugu kendi airet kuv-
vederiyle ger<;ekletiriyordu. Nitekim Salt:JauJ:me San Salt:Ik'm Nogay ilinde, Dqt-i
Klp<;ak'ta, Klnm'da Kefe'deki ikamet ve faaliyederinden, gazalanndan Sik Sik bahse-
diyor9.
Rumeli'deki sancaklann XVI. ait tahrir defterlerinde, Salttk arum ta-
Iyan, Yoriikdn taifesine mensup birtaklm aireder bulunmaktarur. Mesela Qirmen
Agcaklzanhk kazasmda; Kostendil Radovite kaza-
7 San SaltJ.k'm bu c;ifte kimligini I. Melikoff ta kabul etmektedir (bk. "Q!I-i etait San
ss. 235, 238).
s Dogrudan dogruya bu mesele ile ilgisi bulunmamakla beraber, hiikiimdar ve 3.iret ileri
gelenleri arasmdaki ele almas1 itibariy1e bir katkl sag1ayabilecek o1an U makaleye bakl-
1abilir: Halil inalcrk, "The khan and the tribal aristocracy", Haroard Ukranian Studies, 34 (1979-
1980), ss. 447-458.
9 Msl. bk. EbU'1-Hayr-i Rfuni, I, 49 : ''Andan Demurkapuya geliip Fjderhan ifine reodne old:t. ...
Andan Ktpfak ifine indi, biraz seyran eyledi, siirdi Dqthan iline
SARISALTIK 61
smda; Pap sancagmdaki Edime ve Dimetoka kazalannda ve Selanik sanca-
g:tndaki Lankaza nahiyesinde Salttk, Salt:Jdar, Saltzklu achm taIyan bir taklm oy-
maklara rastlamyor
10
Bu oyrnaklann hepsinin birbirine yakln ve San Salnk'm
faaliyet alarum tekil eden bolgenin ic;erisinde yer almalan herhalde tesaduf ol-
masa gerektir. Biiyiik bir ihtimalle, bunlann Osmanh fetihleriyle Rumeliye go-
c;en ve muhtemelen orada San Salnk kiiltiinii benimseyen yoriik oymaklanndan
oldugunu diiiinebiliriz.
San Saltlk'm sozkonusu Tiirkmen airetinin dini ve siyasi efi olarak yiiriit-
tiigu iskan hareketinin gerc;ekten onun idaresinde vuku buldugunun diger bir
c:ldili de, kronolojik maya gore Dobruca'da (bugiinkii Romanya Simrlan ic;inde
kalan asli biiyiik kesimde) Baba Salttk (sonraki Babadajft), Kefe yaklnlannda muh-
temelen yine Baba Saltzk ve Edime yaklnlanndaki eski bir Bizans ehri yerinde
Babaesk:i adh, onun achm taIyan uc; ehrin kurulmu olmas1chr. Bunlar aym za-
manda, yine Dobruca topraklannda bulunan Kaligra'daki -Salf:lknlime'de ejderha
menkabesi dolayrsiyla Yilan Tek:iyyesi de denilen- tekke de dahil olmak iizere
-dordiincii boliimde iizerinde durulacak olan- San Saltlk killtiiniin de ilk mer-
kezleridir.
Bu boliimiin ba tarafina konulan metinde de gorilldiigu gibi, Dobruca'daki
Baba Saltzk ehrinden ilk once ibn Battuta bahsediyor. 0 buraya bir defa
Kmm'dan Konstantinopolis'e gelirken, bir defa da donerken ugramitlr. Seyyah,
kl mevsiminde Konstantinopolis'ten Dqt-i Kipc;ak' a giderken, Saruca adh bir
Tiirk'le beraber bu ehre ugranu ve lie; giin misafir kalnutlr. San Salnk hakkln-
da anlanlanlan da burada o zaman dinlemitir. 0 Konstantinopolis'ten buraya
kadar olan yolun on sekiz giin siirdiigiinii ve aradaki arazinin mamur olmachg:t-
m, ehrin Tiirk memleketlerinin sonunu tqkil ettigini yazmaktachr. Osmanl1
donemindeki achyla Babadagr denilen bu ehir
11
, oyle goriiniiyor ki, San Salnk
yonetiminde Dobruca'ya yerleen Turkmen airetinin kurdugu ilk ehirdir. San
Salnk ilk zaviyesini de burada kurmUtur ve buras1 onun ana ussudur. Buras1
Salttknlime'de Tuna Baba achyla zikredilir
12
. 0 devirde nasli bir yer olduguna clair
ne yazik ki hie; bir bilgimiz yoktur. Yalmz Nev'izade Atayi, l 610'da kach olarak
tayin l'dilc:ligi Babaeski'de iken, Dobruca'daki bu Baba kasabas1mn Kazak ekiyasi
tarafmdan salchnya ugrayrp yagtilalanchg:tm, harabeye c;evrildigini, bu arada
Salnk Baba tekkesinin de salchnya milruz kal1p talan edildigini, ancak c;ok gec;-
meden Salnk Baha'mn himmetiyle Kazaklar'm Osmanh gazilerince maglup
edilip yagtilalachklan biitiin mallann ellerinden ahnchgrm haber veriyor
13
.
to Bk. Cevdet Tiirkay, BOfbakanhk Arfivi Belgelerine Gore Osmank imparatorbigu'nda Oymak,
Afiret ve Cemaatlar, Terciiman Kaynak Eserler Dizisi 1, istanbul 1979, s. 644.
II Babadaf;!'mn tarih<;:esi i<;:in bk. M. Miinir Aktepe, "Babadaf;!", 7DV!A.
12 Bk. Ebu'l-Hayr-i Rumi, pek<;:ok yerde.
1
3 Bk. Nev'izade Atayi, istanbul Dn. Ktp., Tiirk<;:e yazmalar nr. 437, vr.
147b-l 49a.
62 AHMET OCAK
ikinci ehrin ise, Berke Han tarafindan Bizans esaretinden kurtanldlktan ve
II. !zzeddin Keykavus ile Dobruca'dan Kmm taraflanna goc;tiikten sonra, Kefe
yakmlannda, Sogdak civannda kuruldugu anlaIhyor. Saltzkniirne'ye gore San
Salak Moskov diyanna gazalarda, aynen Dobruca'daki gibi Baba Salttk
adiyla amlan bu kasabaYI iis olarak kullamyordu. Burada da bir zaviyesi vardi.
Ebu'l-Hayr-1 Rurni, bu Baba kasabas1mn kafirlerin hiicumuna ugrayarak yakilip
bu arada San Salak zaviyesinin de Ezantamariye (Sainte Marie ?) adiy-
la HIZir-Ilyas'a (Saint George) adanan bir kilise haline getirildigini
14
, kendi za-
mamnda burada bir mescid oldugunu kaydederl5.
Uc;iinciisiinii ise, yalmzca Salttknlime ve Evliyii (}elebi Sf!)!ahatnamesi haber veri-
yor. Salttkniime'ye gore, buras1 ashnda o zaman heniiz Bizans hakimiyetindedir.
San Salak burada bir kiliseyi zaviye haline getirmiti ve devamh buraya gelip
konaklardi. Buras1 Salttkniime'de daima Eski Baba (baz1 Osmanh belgelerinde Baba-
y z Atik) adiyla amlmaktadir
1
6. San Salak bu eski kilisenin ic;inde bir "c;erag" yak-
IDIa ki hie; sonmezdii7. Bu dairni yanan muma, Vildyetnlime-i Otman Baba'da da
aaf vardir. Burada gore, Otman Baba seyahaderinden birinde
Babaeski'ye gelerek San Salak zaviyesine ugrami ve o zamana kadar hie; son-
meyen bu \:erag", Otman Baha'mn bir nazanyla "dinlenmi" (sonmii) idi
18
Bu
olayla hie; iiphesiz art1k San Salak'm velayet hiikmiiniin yerine artlk Otman
Baba'nm velayet hiikmiiniin gec;tigi anlaalmak istenmektedir.
Burada yeri gelmiken, Fatih Sultan Mehmed devrinin iinlii Kalenderi ey-
hi Otman Baba'mn kendisini nasil San Salak ile ozdq gordiigune de iaret et-
mek gerekir. Bu c;ok ilginc; bir durumdur. Tenasiih ve hulule yakmdan
bildigimiz Otman Baba
1
9, Rumeli'de dolaIrken gittigi yerlerde, vaktiyle San
Salak olarak diinyaya geldigini, dolaYJSiyla San Salak'm kendisi oldugunu ileri
siirmekte c;ok 1srar ediyordu. Menilibnamesinde gore, birgiin Ru-
meli'de Madra kasabasma gelir ve bir dervie misafir olur. Dervi onun kera-
metine pek inanmamaktadir. Buna ic;erleyerek ona haddini bildirmek isteyen
Otman Baba, evin kaplSlm ic;eriden kapaap siirgiiler; eline gec;irdigi bir degnekle
derviin tepesine yiiklenir ve haykmr: "Bak bre yirkin! Beni bilmedin ki San Salttk
didikleri server-i cihan ve maksUd-z insan benern "20. Bir baka seferinde ise San Salak'm
14 Mus1umanlar Saint George'1a Illzrr-llyas'1 ozde1qtirdikleri i<;in, Saint George'a
adanrm butiin kilise ve manastrr1ar Osmanh metinlerinde Illzrr-llyas achy1a am1rmtir (Bu
konuda geni bilgi i<;in bk. Ocak, jsfiim-Turk jna11flannda Hzzzr r ahut Hzzzr-jlyas Killtil, TKAE.
yay., Ankara 1999, 3. bs., ss. 114-119; aym yazar, "XIII.-XV. yiizyillarda Anado1u'da Turk-
Hiristiyan dini etkilqimler ve Aya Yorgi (Saint George) killtu", Belleten, 214 (Arahk 1991), ss.
661-673).
1
5
Ag.e., l, 155.
16 Msl. bk. a.g.e., pek<;ok yerde.
17 A.g.e., II, 24-25.
18 Ag.e., v. 33 a.
1
9 Bu konu i<;in bk. Ocak, A levi ve BektajUnanr;lan, ss. l 83-197.
20 Kii<;iik Abdal, Viliiyetniime OB, vr. 56 b.
SARISALTIK 63
Dobruca'da zaviyesine gelir ve buradaki dervilere ejderhayi
nasll oldiirdiigunii anlatarak "Bu ejderhayz San Salttk olup ben old:urdum" der
21
. Bu
menkabelerden, gerek Madra kasabasmdaki derviin, gerekse
zaviyesindeki dervilerin San Salt::Lk kiiltiine sili siliya bagh olduklan anlaIhyor.
Herhalde Otman Baba onlann yarnnda niifuz ve itibar kazanmak ic;in kendini
San Salt::Lk olarak tarntmakta 1srar ediyor olsa gerektir. Burada a<_;Ik<;a bir tenasiih
inanc1yla karI karIya bulunuyoruz.
Tekrar konumuza donecek olursak, burada bir baka soru daha hatrra geli-
yor: ll. 1zzeddin Keykavus'un San Salt::Lk'la alakas1 nereden kaynaklarnyor? Ba-
ka bir deyile, neden Selc;uklu sultarn Dobruca'ya gotiirmek ic;in San Saluk ve
airetini sec;mitir? Bu konuda kaynaklanm1zda herhangi bir kayit mevcut ol-
mamakla beraber, baz1 tahminlerde bulunabiliriz. Bunun ic;in izzeddin'in
Anadolu'da Mogol hakimiyeti karItl bir politikadan yana oldugunu haurlama-
miz gerekir. Bu sebeple Selc;uklu sultarn, kendi gibi Mogollar'dan holanmayan
Tiirkmenler'le yakmhk kurrnU ve onlann destegini saglamitlr. 1te izzeddin'in
San Saluk'la temas1 da muhtemelen bu c;erc;evede olmu olmahmr. Bu niifuzlu
Tiirkmen babas1rnn destegi sultan ic;in muhakkak ki c;ok onemliydi. Qiinkii
Bizans'ta iken yalmzca onun airetini yanma da bir anlamda bunu
gostermektedir. Aksi halde biz 1zzeddin'in yarnnda baka Tiirkmen airetleriyle
beraber onlann efleri olan diger Tiirkmen babalanrn da gorecektik.
Her halii karda San Salt::Lk, kuvvetli bir ihtimalle, bir airet reisi ve bir dini
lider olarak Dobruca'ya vuku bulanTiirkmen goc;iinii yonetmekle, iiphesiz far-
kmda bile onemli bir tarihsel rol oynuyor, iistelik Osmanh fetihlerinden
c;ok once, XIII. yiizyll gibi nisbeten erken bir devirde, Balkanlar'a hem bir Tiirk
niifusunu, hem de onlarla birlikte 1slam'I taIllll oluyordu.
KALENDERi SARI SAL TIK
Turkmen evliytist mz, Huistiyan azizi mi?
San Saluk'm dini ve tasavvufi kiiligi de tarihi kiiligi gibi bugiine kadar es-
rarengizligini korumutur. Bu esrarengizlik, onun Miisliiman evliyas1 m1, yoksa
H1ristiyan keii mi oldugu meselesinden dogmaktamr. Kaynaklardaki muhtelif
ve bazan c;elikili rivayetler yiiziinden, oliimiinden yaklaIk otuz kirk yil sonra-
smdan itibaren, ilgililerin San Salt::Lk hakkmdaki kanaatleri farkhlamaya bala-
rm, birileri ic;in o biiyiik bir miisliiman evliya sayihrken, bir bakalan ic;in Hiris-
tiyan azizi oldugu yoniinde g6riiler gec;erli olmutur. Bu c;ifte yonliiliik, modern
aratlnctlan da bugiin megul etmekten geri kalrmyor. Hie; iiphesiz ki bu c;elikili
kanaatler, San Salt::Lk'm XIll. yiizytldan goniimiize kadar s1radan halk
ic;in bir onem arzetmiyordu. Ashnda boyle ihtilafh bir kimlige sahip San Salak
gibi baka bir ornegi de bilmiyoruz. Bu tartlmal1 c;ift yonlii kimligiyle o, tektir.
21 A.g.e., v. 60 a.
64 AHMET Y N;iAR OCAK
San Saluk hakkmdaki, yukanya en eski i.i(j: tarihl kaYittan birinin
sahibi ibn Battuta XIV. yuzydda onun bir evliya oldugu kadar, eriata uygun
olmayan vas1flanmn bulundugunun da soylendigini yaz1yor. Bu ifadesiyle her
halde o da, San Saltlk hakkmda dinlediklerine bakarak onun bir Hiristiyan azizi
olabilecegi keyfiyetini kastediyordu. Ondan tam iki as1r sonra, XVI. yi.izylida ibn
Kemal ise San Saltlk'm bi.iyi.ik bir veli ve keramet ehli oldugunu belirtiyor:
"Dobruca Km cliclikleri yirde sahib-i serir-i velayet t:lcdar-1 iklim-i
keramet Saru Salak Sultan ki havil.r!k-1 adat ve bevank-1 keramat-1 bahire
ile zahir olan ernir-sfuet faklr-siret azizlerdendi"
22
.
Evliya Qelebi de ibn Kemal'inkine benzer kanaat sahibi olup onun, hayan-
m kafirlere kaq1 cihada bahseder
2
3. Fakat San Saltlk hakkmdaki en
(j:arp1c1 ve ilgin(j: yargi, hiy i.iphesiz ibn Kemal'in halefi, Osmanh imparatorlu-
gu'nun i.inli.i eyhi.ilislam1 Ebussuud Efendi'nindir. Kanu:rll Sultan Si.ileyman,
l538'de Erdel seferi esnasmda San Saltlk'm ti.irbe ve tekkesini
ziyaret etmi ve muhtemelen, ya San Saltlk merakim yektigi iyin, veya daha
bi.iyi.ik bir ihtimalle, hakkmda kendisine anlatlian c;elikili rivayeder sebebiyle
tereddi.ite di.imi.i olmah ki, geryegi ogrenmek iyin eyhi.ilislam Ebussuud Efen-
di'den durumu aychnlatacak bir fetva istemitir. Ebussuud Efendi'nin fetvasi, yok
lasa, kesin ve ibn Kemal'in kanaatiyle taban tabana z1t bir niteliktedir. Bu fetva-
da Ebussuud Efendi tek bir ci.imleyle, San Saltlk'm, riyazat yi.izi.inden
"iskelet haline gelmi bir kei" oldugunu yaziyordu24.
Boylece San Saltlk hakkmda eski kaynaklardaki kanaaderin 1) keramet sa-
hibi bi.iyi.ik bir islam veJ.isi, 2) islam'a uymayan, daha (j:Ok bir mristiyan azizine
yala1r bir kimlige sahip olarak tamamiyle iki z1t dogrwtuda degerlendirildigini
22 Kemiilpa:Jazade, Molwcruime, Silleymaniye (Esad Efendi) Ktp., nr. 2087, v. 44 a.
23 Bk. Evliya Qelebi, II, 137.
24 Tayyip "San Saltuk'a ait bir fetva", AUiFD, 1/1 (1952), ss. 48-58. Bu fetvanm
metni aynen i.iyledir: " Sinde siruiap,m halda haldajzm tihiret lr.anruiap,m, eimme-i selef bu meselede ne
b19ururlar k:i San Sall:!k. didi.k.leri ;aJ11s evliyiiullah 'dan mulzr bf[Yan buyu.ruluh miisiib oluna. El-cevab:
R!yiizatile lr.adfd olm11:J bir kejijdir. EbO.ssuUd. ".
San Salt:Ik'a clair makalesinde bu fetva dolaylSlyla Tayyib Yusuf Ziya
Yi.iri.ikan tarafindan bir i.islup ile e1etirilmitir. Bu vesile ile ikisinin giritikleri uzun bir
bilimsel tarllma, am derginin mi.iteakip say:tlannda yaYIID!anillltJ.L Yusuf Ziya
Yi.iri.ikan, si.izkonusu fetvarun Ebussuud'a ait koleksiyonlarda ve olarak
standard fetva tarzma gerekc;:esiyle sahte oldugunu ileri si.irmektedir (bk. "Bir fetva
mi.inasebetiyle: Fetva miiessesesi, Ebussuud Efendi ve San Saltuk", AOiFD, 112-3 (1952), ss.
137-160). Fakat bu iki kanaatimizce bu fetvarun sahte oldugunu ispat etmez. Qiinkii
bu fetva, resmi prosediir dahilinde istenmi ve verilmi bir fetva degildir. Bu sebeple, ilia resmi
kurallara uymasr gerekmez; ilia resmi kanaldan istenmesi ve ya:z:tlmas1 da icap etmez. Do1ayt-
sryla pekila olabilir. Aynca kimin, ne maksada durup dururken boyle bir fetva uydurmak
isteyecegini de sormak gerekir. (Tayyip bu eletiriye cevabr: "Bir tenkidin tenkidi",
AUiFD, 11/2-3 (1953), ss. 250-290). Bu polemikte Yusuf Ziya Yi.iriikan'm degil, Tayyip
hakh oldugu kanaatindeyiz.
SARISALTIK 65
goriiyoruz. Fakat burada en s;arp1c1 olan, birbirinin halef-selefi iki biiyiik Os-
manh eyhiilislfurunm, San Salt:tk'1 tam anlamiyle iki aksi yonde degerlendir-
meleridir. Bu naSil ac;Ilclanabilir?
Bizce ibn Kemal muhtemelen kendinden yanm as1r once yazllrm
SaltlkruJme'yi okumu ve buradaki "Rafiziler'e kar1 Siinni islam'1 savunan, kafir-
lerle cihad edip onlan islam'a sokan, saylSlz kerameder gosteren koyu Siinni
gazi-evliya" bakarak San Salttk'1 degerlendirmi olmahmr. Halefi
Ebussuud Efendi ise, yine c;ok muhtemel olarak, Salhkname'deki, ruristiyan ilahi-
yatma vabf, c;eitli dilleri konuup kilise ve manastrrlarda lncil'den vaazlar veren
San Saltlk imajma ve Balkanlar'daki menkabelerine baklp, tlph kendinden iki
yiizyll once hm Battuta'mn diiiindiigu gibi diiiinmii olmahmr. Boyiece bir
tiirlii Siinni miisliiman kirnligiyle menkabeleri Hlristiyan aziz-
lerininkiyle kanml, hem hlristiyanlar hem de miisliiman halk tarafmdan takdis
edilip hiirmet goren bu ahsm, eninde sonunda bir "kei" olmas1 lazrm geldigine
hiikmetmi olsa gerektir. Evliya Qelebi ise, hem Salttkniime'nin, hem de San Sal-
t:tk'm arttk c;oktan Bektai tekkeleri haline gelmi Balkanlar'daki zaviyelerinde
yaayan dervilerden dinledigi cihad menkabelerinin etkisi alnnda diiiinmekte,
ana biiyiik beslemektedir. 0 da aslmda San Salbk'm ahsiyeti etrafindaki
bu Zit fikirlerden haberdarmr ve eserinde onun savunmasrm yapar:
" .... Aziz hakhnda mi.inkirin nice kil ii kaJ. idiip Saltllc nammda bir ra-
hip deyu iftira eylemi ve asim OlmUlardir. Beli, Leh Vilayeti'nde Daniska
iskelesinde Salttk Bay nanunda bir rahip var idi. Am varup dine davet ey-
lemi ve kabul itmedigi ic;iin Saltzk Bay rahibi hiicresinde katl idiip libasiyla
miitelebbis olmudur. Niharuce nicesine rah-1 dalaletde kalan mahlUk-1
Huda'Yl islam ile miierref eylemi, seyahat ile nam viriip
civar-1 rahmete vasli olmudur ... Saltlk Sultan Hazretleri hakkmda her
kim iiphe iderse ne'uzii billah asim ve giinahk:lr olur. "25
Evliya Qelebi bunlan yazarken herhalde Ebtissuud Efendi'nin fetvasmdan
da haberdardi ve muhtemelen onun ruhaniyyetine de bir yerde sitem ediyordu.
Fakat aym Evliya Qelebi, Raba nehri sahilinde Osmanh kuvvetlerinin ve Kmm
ham Gazi Mehmed Giray Han'm yaptiklan savalarda kafirlerin imdat diledikle-
ri Saint Nicolas, Saint George gibi azizler arasmda San Salnk'm arum da aynen
zikrettiklerini yaziyor26.
Bir i:inceki boliimde San Salt:tk'm menkabevi kiiligini incelerken bahsedil-
digi iizere, Salttkname'de onun muhtelif lliristiyan halklann dillerini bilip konuan,
rahiplerle tartimalar yapacak kadar hlristiyan teolojisine ileri derecede vilif bir
kiiligi yans1tmas1 ve aynca Balkanlar'da San Saltlk'a ait makamlann bulundugu
s;eitli yorelerde, menkabelerinin, yerel lliristiyan azizlerininkiyle kallrm ve
25 Evliya Qelebi, III, 366-367.
26 A.g.e., VII, 98, 542.
66 AHMET YA.;;AR OCAK
hnistiyanlarca da takdis edilmekte olmast, onun dini ve mistik kimligi konusun-
daki bu farkh diiiincelere yol a<;an onemli iki faktor olarak goriiniiyor. Bu
menkabeler ilk baklta, San Salt:Ik'1 a) bir Tiirkmen babas1 ve islam velisi, b)
miisliiman bir eyh kimliginde bir mristiyan azizi olmak iizere ger<;ekten de <;ift
tarafh bir kiilikle bize sunuyor. Nitekim onun Balkanlar'da hem halk
hem halk mristiyanhgina mal oldugu goriiliiyor. San Salt:Ik'm,
Bulgaristan'da kah Saint Nicolas veya ilya (Elie, ilyas) Peygamber'le,
Arnavutluk'ta ve Korfu adasmda ise kili Saint Spiridon'la, kili Saint George'la
bir tutuldugu, degiik zamanlarda, bata Evliya Qelebi'nin bizzat kendisi olmak
iizere, pek<;ok gozlemci tarafindan tesbit edilmitir27.
Bununla beraber, bunlar San Salt:Ik'm ashnda bir h1ristiyan azizi oldugunu
kesinlikle gostermez. Kanaatimizce modem aratlrmaalann yukandaki iki du-
ruma dayanarak boyle bir tartimaya girmeleri tamamen gereksiz goriiniiyor.
Bir defa Saltlkname'de San Salt:Ik'a atfedilen lliristiyanhk bilgisi ve kiliselerde
rahip kiyafetiyle vaaz vermesi meselesi, ge<;en boliimde de gosterilmege <;ahIlill-
gibi, bu eserden en az yiiz elli yilonce yaz1ya ge<;irilmi Battalndme'den yapilan
bir uyarlamaillr. Muhtemelen aratincilar Battalndme'yi okumaillklanndan bunu
farketmemi olabilirler. Oysa Battal Gazi'ye atfedilen bu yetenegin de bize gore
onun ahsma fevkaladelik vermek isteyen anonim yazar veya yazarlarca yaki-
tirma bir nitelik oldugunu diiiinmek te miimkiindiir.
San Saltik'I yukanda isimleri zikredilen hiristiyan azizleriyle ozdeletiren
menkabelere gelince, bunlann, Tiirkler Balkanlar'a yerletikten sonra, yani yo-
gunlukla XV. yiizyildan itibaren bir arada yaamaya balayan iki halk arasmda
vuku bulan kiiltiirel ve dini etkileimler sonucu bir tarafinkinden diger tarafinki-
ne tabii bir uyarlama olaYJyla ilgili oldugu, boylece zamanla, Hasluck'un tabiriy-
le "ik:i tarojlz perestijgiihlar"m meydana geldigi ve miisliiman-mristiyan ortak kiiltle-
rin olUtugu, hi<; te yabana atilacak bir teori degildir. NitekimJ. Deny ve F.W.
Hasluck bu kanaati hakh olarak taIyorlard12B. Gliniimiiziin aratlrmaalan da
her iki ihtimale yer veriyorlar29. Veya bu menkabelerin, Kalenderi ve daha sonra
da Bektai dervilerinin islam propagandalarrm kolaylatirmak i<;in miinhas1ran
bavurduklan bir uyarlama yonteminin sonucu olarak teekkiil edip yayilillklan
da kuvvetle muhtemel, hatta muhakkaktir denilebilir30. Bu uyarlama iiphesiz ki,
27 Msl. bk. Evliya Qelebi, l!Jim yerde; Hasluck, Tedkilder, ss. 74, 118; kr. aym yazar,
Christiarfi9!, IT, 429-439; aynca bk, Sevgen, "San Saltuk ve Aiyos Spiridon", Tarih Konli.Uyor,
saYI: 33, Ekirn 1966, 2729-2734 ve miiteakip sayilar; Kaleshi, ''Albanische legenden urn San
ss. 815-&28.
28 Bk. Deny, s. 14; Hasluck, T edb.Jder., s. 118.
29 Msl. bk. G. M. Smith, "Some tilrbes/maqams tifSari s. 225.
so Balkanlar'da Huistiyan azizleriyle Miisliiman evliyiimn keramederi, do1a)'ISlyla azizler
ile evliya arasmda meydana gelen bu tiir ozdelemelerin, isl3.mlamaYI ko1aylatmnaya yone-
lik o1arak vukua geldigine son alarak Michel Balivet de iaret etmektedir (bk. "Miracles
christiques et islamisation en chretiente seldjoukide et ottomane entre le Xle et le XVe siecle",
SARISALTIK 67
s;eitli yorelerde daha once isirnleri zikredilen Hlristiyan azizleriyle San
Saltlk'm benzer yanlanru kullanarak yapiliyordu. Zaten bu sebeple halkm bu
ozdeletirmeyi kendiliginden yapug;t da gozlenmektedir. Buna benzer bir siireci
biz V. yiizyilda irlanda'da da gorebiliyoruz. Burada da Saint Patrick'in gosterdigi
kerametlerle putperest kiiltiiriin yerel tannlan arasmdaki benzerlikler sayesinde,
bu yerel tannlar Saint Patrick'le ozdeletirilmi ve Kelder Hlristiyanhga Ismdi-
nlrmtlr31.
Dolayisiyla bu iki faktore bakarak San Saltlk'm bir hlristiyan azizi olabile-
cegini diiiinmek kanaatimizce tamamiyle yersizdir. Dstelik bir ruristiyan azizi-
nin yiizlerce yil miisliiman halk arasmda boyle bir takdis konusu yapndigt ve
hakkmda menilibnfuneler yazildig;t goriilmedigi gibi, boyle bir CY de zaten
mantlken miimkiin olamaz, ikincisi, belki en onemlisi, kendinden bahse-
dilecek olan, Barak Baba gibi, tarihsel kimligi bizce s;ok iyi bilenen bir Hayden
eyhinin San Saltlk'm halifesi olmas1, bunu miimkiin kllrmyor.
San Salttk Bir Kalender $ryhidir
San Saltlk'm reisi bir Tiirkmen babasi oldugu bizce s;ok a olmakla
beraber, tasavvufi merebinin ne oldugu, hangi tasavvuf anlayilna veya tarikatl-
na mensup bulundugu hususu kaynaklarda a degildir. Bununla birlikte, gerek
Saltzhzame'deki haz1 ipus;lan, gerekse onunla yakm ilikisini bildigimiz Barak Baba
ve Tapduk Baba gibi, tarihsel ve tasavvufi hiiviyetleri olduks;a iyi tanman simalar
aracilig;tyla San Saltlk'm tasavvufi merep ve tarikatlru tahmin edebilmek miim-
kiin oluyor. Nitekim biz daha once bir taklm karinelerden yola s;Ikarak San Sal-
tlk'm Kalenderllige, hatta bu ziimreye mensup bir kol olan Haydarllige mensup
bulunabilecegini yaznn1lk32. Nitekim Kema.Ieddin Muhammed es-Serrac'm
Tuffahu'l-Erviih'mdan bu boliimiin aldigtrmz metinde ve devammda, San
Saltlk'm tekkesindeki dervilerin Haydarller oldugu, bir Haydarl eyhinin adi da
zikredilmek suretiyle bu tahminimiz dogrulanmi oluyor.
Bundan Salt:tk:nO.m.e'nin bir yerinde, San Saltlk'm iis:yiiz abdalla hera-
her Kmm ehrine geldigi; burada kendisi is;in yapnan tekkeye yerletigi ve abdal-
lanmn yiyeceklerini dilenmek iizere ehirde cerre s;Iktlklan, ama kimsenin bir ey
vermedigi; buna klzan San Saltlk'm ehir halklna beddua ettigi kaydediliyor. Bu
sahne his; iipheye yer h1rakmamacasma Kalender dervileriyle kaq1 kaq1ya
bulundugumuzu gosteriyor. Qiin.kii bu tiir dilenme uslllii, yalruz Kalenderller'de
Mirdcle et Karama: Hagiographies Medievales Cmnparies, ed. Denise Aigle, Bibliotheque de 1'Eco1e
des Hautes Etudes, Section des Sciences Religieuses, Belgium 2000, ss. 399, 409.).
31 Msl. bk. Stephan Czamowski, u Culu des Heros et ses Conditions Socio.les: Saint Patrick,
l'Heros National de I'lrlaruie, Paris 1919, H. Hubert'in onsozii, ss. XIII-XfV.
32 Bk. A. Y Ocak, La Revolre de Baba Resul ou Ia Formation de l'HeUrodoxi.e Musulman en
Anatolie au Xllle Siicle, TIK yay. , Ankara 1989, ss. 100-105.
68 AHMET Y.N?AR OCAK
olup rituel mahiyette bir dilenme Cerr) dir33_ Aynca Saltzkndme'de bir
yerde de ac;1kc;a San Salnk'm bir lpk (Kalenderi) oldugu Tatar prensi Argun Han
tarafmdan dile getirilir: Buradaki kayda gore San Salnk Dqt-i Kipc;ak'a gittigin-
de, oradaki Tatar mirzalanna haber gonderip Moskov diyanna gazaya c;1kmak
istedigini bildirmi ve kendine kanlmalanm istemitir. Buffin mirzalar gelirler,
yalmz Argun Han gelmeyi reddeder ve 6yle der:
"Bu Salttk ne kiidir kim bir .(57k ola, padiahlara hiikm ider. Eger vel!
tse gi:irem elinden ne geliirse eylesiin, ben ana muti' olmazam,
varmazam ... "
34
.
Yine eserin bir baka yerinde, San Salnk'm Sivas ehrinde, zengin mccar-
dan Hasan Mali'nin "mahbub oglu" Yusufa <l1k oldugu, babas1mn oglunu kac;t-
np goturmesine ragmen, San Saltlk'm onun peinden ginneyi surdurdugu anlan-
lu35_ Bir baka yerde ise, Yusuf adh bu delikanlmm da San Salnk'a aIk olup
daha sonra onun pqinden giderek kendisine murid oldugu zikredilir
36
. Bu olay
da yine tipik bir Kalenderdik adetini gosteriyor. Qiinku bu, te Ce-
mal-perestlik yahut Mahbub-perestlik denilen olaym ta kendisidir. Kalenderiler gene;
ve guzel delikanhlann Allah'm cemalini yans1ttlgma inanmaktadtrlar3
7

San Salnk'm bir Kalenderi eyhi olduguna dair iki ipucu da diger
menkabelerden c;1klyor. Bunlardan birisi, Evliya Qelebi'nin naklettigi ejderha
menkabesinde bulunuyor. Hanrlanacag-t uzere San Salnk ejderhayt beklerken
dervileri de defier ve kudumler c;alarak kendisine elik etmilerdir. Bu mr def ve
kudum c;alarak dolaan derviler, bilindigi uzere Kalenderiler veya aym merep-
ten dervilerdir ve onlann bu adetleri, milhi:mine kayttlanna kadar yanslilllllf.
Diger ipucu ise, H. Kaleshi'nin derledigi bir menkabede yer ahyor. Burada da,
hukumdann, ktz1m ejderhadan kurtaran San Salnk'a k1Zlyla evlenmesini teklif
ettigi, ancak berikinin bunu reddettigi, c;Unku evlenmesinin miimkiin olmadtgt
eklinde kaq1hk verdigi anlanhr. Burada Kalenderilik'teki tipik mucerredlik (bekar
kalma) erkamna auf yap1lmg-t c;ok ac;Iknr.
Bu ipuc;lannm dtmda San Salnk'm gerc;ekten bir Kalenderi eyhi oldugunu
gosteren as1l onemli ve tarihsel veri, onun Barak Baba ve Tapduk Baba ile olan
baglantls1dtr. Bu baglantl hie; bir tereddude yer verdirmeyecek kadar agknr.
33 Bu hususta bk. A. Yaar Ocak, Osmanh imparatorlugu'nda Marji:nal Sl]filik: Kalenderiler,
TTK. yay., Ankara 1999, 2. bs., ss. 167-168.
34 Bk. Ebu'l-Hayr-i Rfuni, II, 234.
35 Bk. a.g.e., I, 45-46.
36 A.g.e., I, 93-94.
37 Geni bilgi bk. Ocak, a.g.e., ss. 155-158.
SARISALTIK 69
San Salblc- Barak Baba- Tapdulc Baba
Bu ii<;lii baglantJ., Saltzlcname'nill yazihmdan <;ok evvel, kendisinden
bahsedilecek olan, San SaltJ.k'm halifesi Barak Baba'mn athiyesinde ge<;en dart
kelimelik bir soz ve Tapduk Baba veya Baba Tapduk'un miiridi ve halifesi olan
Yunus Emre'nin <;ok iyi bilinen mehur bir beytiyle tarihsel olarak belgelenmek-
tedir. Barak Baba'nm miiridi Kutbu'l-Alevi'nin, eyhinill athiyelerini bir araya
toplayan Kelimat-'t Barak Baba isimli risalesinde U kisa ifade yer almaktadir: ''Hf!J-
hdte heyhUt Salf:llc Ata miskin Barak"38. Yunus Emre'nin beyti ise oyledir:
Yunus'a Tapduk u SaltJ.k u Barak'dandrr nasip
Qiin goniilden eli kildi men nice pinhan olam39
Tarihsel kiymeti yiiksek olan bu kayitlar, San SaltJ.k'tan Yunus Emre'ye ka-
dar olan tasavvufi bir intisap silsilesini <;ok bir bi<;imde gozler online serer.
Goriildiigu gibi Barak Baba, Tapduk Baba ve Yunus Emre, kendi intisap silsile-
lerini San SaltJ.k'a baghyorlar. Boylece Yunus Emre'nin Tapduk Baba'nm, onun
Barak Baba'mn, onun da San SaltJ.k'm halifesi oldugu goriiliiyor. Srritlknrime San
SaltJ.k'm Tapduk Baba ile de miinasebeti oldugunu gosteriyor. Burada Tapduk
Baba'nm, zikir meclislerinde kadinlan ve erkekleri bir arada i<;in San
SaltJ.k tarafindan ho goriilmeyip uyanlmak istendigi, onun ise bunun hi<;bir
sakmcasi olmadiguu gOstermesi iizerine San SaltJ.k'm bunu kabul ettigi, ancak
Tapduk Baba'mn bu iten vazge<;erek San SaltJ.k'a miirid oldugu kaydedili:r40.
Barak Baba'nm kim oldugunu, tarihsel ahsiyetini, tasavvufi merep ve tari-
katJ.m <;ok iyi tan1marmza yarayacak bol tarihsel malzemeye sahibiz. Barak Ba-
ba'mn San SaltJ.k'm miiridi ve halifesi oldugu vahaSI, yalmzca Yunus Emre'nill
38 Golpmarh, funus Emre ve Tasrwuvf, s. 265. Kelimat-z Barak Baba achru taImakta o1up Ba-
bai hareketinin merkezi olan Amasya'da ele ger;en bu athiyyatm, 1449 tarihinde kopye edil-
zni bir niishas1 Hilmi Ziya tarafindan bulunmU ve yukanda ad! ger;en makalesinde yayim-
lanrmtir (bk. "Anadolu'da dini ruhiyat miiahedeleri", ss. 440-441). Bu kii'>iik risale, Kutbu'l-
Alevi tarafindan erhedilmitir (bk. Ziyaeddin Fahri (Fmd!kog1u), "Barak Baba Risalesi", Hayat
Mecmuast, II/29 (1927); A. Haydar Dirioz, "Kutbu'l-Alevi'nin Barak Baba Risalesi", TM, IX
(1946-47). Risale faksirnile olarak A. Golpmarh tarafindan da yayiffiianrm ve Tiirk-.eye -.ev-
rilmitir (bk. Tunus Emre ve T asavvuj, ss. 457-472). konusunda bk. Cerna! Kurnaz-
Mustafa Tatc1, TurkEdebiyatmda $athiyye, Ak-.ag yay., Ankara 2001.
39 Bk. Tunus Emre DWam, nr. A. Golpmarh, 1stanbul 1936, s. 24. Bu miihim beytin U
ekli de varillr (bk. G61pmarh, runus Emre ve T asfJVUI{.f, s. 43):
Yunus'a Tapduk'dan old! hem Barak'dan Saltik'a
Bu naSip '>iin CU kllill ben nice pinhan olam
w Ebu'l-Hayr-i Ruzni, I, 98-100. Ebu'l-Hayr-i RUzni burada, Ahmed Yesevi, Tacii'l-
Arifm Seyyid Ebu'l-Vefa Bagdadi gibi kadm erkek kanIk ayinler yapan eyhlerin eletirisi
sadedinde anlatilan '>ok bildik bir menkabeyi (bu kanIk meclislerde kullarulmak iizere 3-TaP
g6nderilmesi, fakat 3-Tabm hal olmaSI) zikreder. Burada Tapduk Baba'y! eletirmek ic;in arabi
g6nderen, San Saltik'or. Buna kaflhk pamukla atei bir araya koyup gonderen Tapduk Ba-
ba'd!r. Aym menkabe, Geyikli Baba i1e Abdal Musa, Geyikli Baba i1e Orban Gazi arasmda da
olmu gibi nakledilir.
70 AHMET OCAK
bu beytiyle degil, degiik tarihsel kaynaklarla, ozellikle de Arap islam
kaynaklanyla belirleniyor. Barak Baba'dan bahseden Tarih-i Olcaytu Sultan Mu-
hammed (Abdullah b. Ali el-Kaani), A yiinu 'l-Asr ve A 'viinu 'n-Nasr (Salahaddin Halil
b. Aybek es-Safedl), Tarih-i Birziil (Alemeddin el-Birzali), el-Menhelu's-S4fi (Yusuf
b. Tagribirdi), ed-Dareru'l-Kamine (ibn Racer el-Askalani) ve Ddu'l-Cumiin
(Bedreddin el-Ayni) gibi XIV. ve XV. yiizyil islam kaynaklan, Barak Baba'yi ken-
disi gibi bir Turkmen eyhi olan San Saltlk'la eyh-murid ilikisi i<;:inde gosteriyor-
lar.
Barak Baba'mn, XIII. yiizythn sonlanyla XIV. ylizyilin ilk yillannda bir
yandan Anadolu'daki Turkmenler, diger yandan iran'da muslumanlamakta
olan Mogollar arasmda faaliyet gosteren ilgin<;: Turkmen babalanndan ve -<;:ok
muhtemelen- Babai hareketi mensuplanndan biri oldugunu biliyoruz. Kendisi
San Saluk'm en onde gelen halifesi olarak zikediliyor. San Saluk'm aksine, Barak
Baba'mn hayat:I <;:agda Arap kronikleri sayesinde olduk<;:a ac,:Ik c,:izgilerle bellidir.
Bunun da sebebi, Barak Baba'mn uzun sure Suriye'de dolaIlll olmas1chr.
ilhanl1 hlikumdan Olcaytu Hudabende'nin, sempati duyarak unlu
alim Cemaleddin Mutahhar el-Hilli vas1tastyla Oniki imam (imamiyye) mezhe-
bine girmesi, muhtemelen Anadolu'daki Turkmen babalanm amanist Mogollar
arasmda islamiyet'i yaymak uzere harekete gec,:irmi olmahchr. Bu babalann
kendi amanlanndan pek farkh goren Mogollar onlara sempati ile
yaklatliar. ite Barak Baba da bunlardan en tamnmtlanndan biriydi.
Yukanda isimlerini zikrettigitniz ondan bahseden kaynaklann hemen ta-
mamma yaktm, Barak Baba'mn, -Babai hareketinin merkezlerinden biri olan-
Tokat yahnlannda bir koyde oturan zengin bir Turkmen koylusunun oglu oldu-
gunu kaydederler4
1
Buna kaflllk Yaztctzade Ali ise, Barak Baba'mn II. izzeddin
Keykavus'un -daha once bahsi gec,:en- iki oglundan biri oldugunu yazar. Ona
gore sultamn Konstantinopolis'te rehin olarak tutulan bu kuc,:Uk oglu, kac,:maga
teebbus et:Ini, fakat yakalanarak imparator tarafmdan hapse at:Ilrmt:I. 0 za-
manki patrik bu c,:ocugu imparatordan rica ederek yamna ahp vaftiz et:Ini ve
rahip olarak yetitirmege balarmt:Ir. Qocuk Ayasof)ra'da patrigin hizmetinde
c,:ahtrken, San Saltlk bunu gorup kendi yamna verilmesini rica et:Ini ve bu rica
yerine getirilmi. Qocuk San Salt:Ik'm yamnda tekrar musluman edilmi ve onun
abdah olmutur
4
2. Zaten kendisine Barak (K!pc,:ak lehc,:esinde Kopek) lakabtm ve-
41 Msl. bk. el-Birzali, II, 105b; ibn Hacer, ed-Diireru'l-Ktimine fi A'ytini'l-Mzeti's-Stimine,
Haydarabad 1348, I, 473; el-Ayni, jkdu'l-Cuminfi Tarih-i Ehli'z-Zamtin, Bayezit Genel
(Veliyyiiddin Efendi) nr. 2392, XX, 323b; ibn Tagribirdi, el-Menheliis-Siifi ve'l-Miisteofi Ba'de'l-
Viifi, Topkap1 SaraYl Miizesi (Ill. Ahmed) Ktp., nr. 3018, v. 175a.
42 YaZIClzade, vv. 416a-417b; kr. vv. 1183a-1184b. Daha once,
Y az1c1zade'nin dogru oldugunu soy1emekle bu kayffinm (bk. La
Revolte de Baba s. 106 not: 152) ashnda dogruyu diiiiniiyoruz. Qiinkii San
Salnk ile miinasebeti boylece mannkh bir c;:en;:eveye oturuyor.
SARISALTIK 71
ren de rivayete gore odu:r43. Bu iki rivayetin hangisinin dogru oldugunu tesbite
yarayacak bir tarihsel veriye imdilik sahip degiliz.
Ama.v'a Tarihi yazan H. Hiisameddin ise Barak Baba')'l, Aybek Baba adh,
aym donemde Yaami bir baka Tiirkmen eyhinin halifesi olarak takdim edi-
yor; fakat her zaman oldugu gibi yine hie; bir kaynak gostermiyo:r-44. Ne var ki,
Arap kaynaklanmn San Salt:Ik'a Salt:tk el-Kzrim demeleri gibi Barak Baba')'l da
Barak el-Kznm eklinde zikretmeleri, onun Aybek Baba'ya degil, gerc;ekten San
Salt:Ik'a baglanmas1 gerektigini ortaya koyuyo:r45.
Elvan Qelebi'nin bahsettigi, Anadolu'ya gelen Mogollar arasmda islam'1
yayan diger Babai eyhleri gibi, Barak Baba'mn da onlar arasmda faaliyet gos-
termege anlaillyor. Nitekim Arap kaynaklanmn ifadesine gore, Barak
Baba'mn Ohreti, ilhanl! sara)'lna kadar gitmi ve Gazan Han kendisini denemek
iizere yanma Bir c;ok denemelerden gec;en Barak Baba, sonunda
hiikiimdann itimad!m kazanmi, hatta on yahut otuzbin dinar gibi oldukc;a bii-
yiik bir ihsana da nail olmu ve bu para)'l dervilerine bun-
dan sonra Gazan Han yanmdaki itiban bir hayli artml ve hatta onun oliimiin-
den sonra Olcaytu zamamnda da aym itiban korumutur. Oyle ki, yeni hiikiim-
dar kendisini bir taklm diplomatik ilerde kullanmaya balarmtlr.
Barak Baba'nm bu diplomatik misyonlarmdan ilki, bir Mogol dele-
gasyonunun hamda dervileriyle beraber D1mak vuku bulmutur, ki
hakkmda donemin Arap kaynaklarmda yer alan ka)'ldan bu ziyarete borc;luyuz.
Oyle goriiniiyor ki bu misyon, Barak Baba ve dervilerinin tuhaf killk ve
hyafederi, topluca yaptlklan ilginc; zikir gosterileri sebebiyle biiyiik ilgi uyanmr-
Tmtlr. iini bitirdikten sonra delegasyon tekrar Mogol hakenti Sultaniye'ye
donmiitiir
47

Olcaytu Hudabende bu misyonun baansmdan memnun olmu olmah ki,
Barak Baba')'l 1307 tarihinde yine bir elc;ilik heyetinin balna gec;irerek bu defa,
bolge halhm miisliimanl!ga davet etmek ve esir aldiklan Mogol generali
Kuduah'1 kurtarmak amaCiyla Gilan rmntakasma yollach. Fakat bu sefer iler
yolunda gitmemi, Gilanlllar'm reisi Topac; hiikiimdann biitiin taleplerini red-
43 A.g.eserler, aym yerlerde; es-Safedi, II, v. 43b. San Salt:Lk-Barak Baba miinasebeti i<;in
Una da bakllabilir: Sevgen, ss. 2819-2820, 2822-2823.
44 Bk. Hiiseyin Hiisfuneddin, Amtl.fJia istanbul 1329-1332, II, 460; Kiiprillii, ilk
Mutasav1J!flar, s. 1 79 not 3 7.
45 ibn Hacer, I, 473; ibn Tagribirdi, v. 175a.
46 el-Birzali, aym yerde; es-Safedi, Aydnu'l-Asr ve A 'vdnu'n-Nasr, Silleymaniye (Ayasof)ra)
Ktp., nr. 2970, v., 42a; ibn Hacer ve ibn Tagribirdi, l!Jimyerlerde.
47 es-Safedi, l!)lmyerde; ibn Hacer, I, 474; el-Ayni, XX, 369a-370a. Tarih<;i burada ola)'l
epeyce teferruath olarak anlatrr.
72 AHMET OCAK
dettigi gibi, Barak Baba ve beraberindeki dervilerini de oldiirtmiitiir. Arap
kaynaklanna gore, Barak Baba bu tarihte tam lmk yalannda bulunuyordu
48

Bu beklenmedik karilik Olcaytu'yu ;ok k:tzchrrm, bilhassa Barak Baba'nm
oliimiine ;ok iiziilmii ve derhal Topa;'1 ve Gilinhlar'1 cezalanchrmak iizere bir
ordu yollayarak intikamm1 alrrntlr. Bununla da yetinmeyen hiikiimdar, Barak
Baba'mn arkasmdan fakirlere yiikliice bir para da@.ttlrchktan baka
4
9, daha sonra
mezannm iistiine bir tiirbe, yarubama bir zaviye ina ettirmi ve bunlann mas-
raflan i;in giinde elli dinarhk bir tahsisat aYirmitlr5o. Biitiin bunlar, Barak Ba-
ba'nm 1lhanh saraymdaki ortaya koymas1 baklmmdan onemli gos-
tergelerdir.
Barak Baba'mn Anadolu ve iran'daki faaliyetlerinin, kendisine epeyce bir
miirid toplulugu goriiliiyor. Bu miiridlerin BarabyyU.n (Baraklllar)
achyla tamnd1klan, 752/1351 tarihli bir mezar kitabesinden anla1hyor. Bu kita-
be Anadolu'da XIV. yiizYilda bu ziimrenin hala mevcut oldugunu gosteriyor
51

1ran'daki zaviyede yaayan miiridlerin Anadolu ile ilikilerinin devam ettigini
gostermesi bak:trmndan Menaktbu'l-Arijin'deki bir pasaj onem taIyor. Burada,
Sultaniye'deki Barak Baba miiridlerinin eyhi ve aym zamanda Sinop ehri kach-
srmn oglu olan Hayran Emirci'nin, Mevlina'nm torunu U1u Arif Qelebi (61.
1320) ile iyi miinasebetler gelitirdigi, bu iki eyhin birbirlerini ziyarete gide-
rek zaviyelerinde birbirlerinin ayinlerine kanlchklan anlatlhr52. Barak Baba der-
vilerinin, iran'daki imtiyazh konumlarrm Timur zamanma kadar siirdiirdiikleri
anlailiyor53.
48 es-Safedi, II, 43a; ibn Hacer, qymyt:rde; el-Ayni, XX, 361a-362a (bu misyonun da en
tafsilath hikiyesi yine buradadrr) ; lbn Tagribirdi, v. l75b. Barak Baba'run biyografisi hakkm-
da daha geni bilgi ic;in aynca bk. Ahmet T. Karamustafa, God's Unruly Fr ends: Dervishes Groups
in the Islamic Later Period 1200-1550. Univ. of Utah Press, Salt I.a.ke City 1994, ss. 62-63;
Hamid Algar, "Baraq Baba", Elr, A. Yaar Ocak, "Barak Baba", TDV1A.
49 Bk. el-Ayni, qymyerde.
50 Togan, s. 271; Golpmarh, Yunus Emre ve Tas01!1Jl!f, s. 20. Yakmlarda Barak Baba'run
yeni bir mezannm da Bigadi<; yakmlannda Barak Dede koyiinde bulundugu kaydedilmektedir
(bk. Zekeriya Ozdemir- Arzu Ulu, Bigadif ve <;evresinde Bulunan Tarih Eserkr, Ankara 2000, ss.
28-31; Ayhan Aydm, "Bahkasir yoresinde sagaltma ilevli baz1 Bektai ocaklan ve baz1 Alevi
koylerinde yanrlar, kutsal aga<;lar ve sagaltma ocaklan", Aleuiler/Aleuiten: Kvnlilc ue Tarih/ldentitat
und Geschichte, band: 2, ed. ismail Engin-Erhard Franz, Deutsches Orient-Institut, Hamburg
2001, ss. 127-129).
Barak Baba'nm mezannm lran'da bulundugu kesin olduguna g6re, herhalde bu koydeki
yannn, Barak Baba'run bu havalideki mi.iridlerinin, onun hanrasrm taziz i<;in yaptlklan bir
makam olmas1 <;ok muhtemeldir. Bununla beraber, bu mezann San Saltlk'm bolgede
bulunmasi, onunla ilgisini gostermesi bakimmdan <;ok ilgin<;tir.
51 Amasya'run Giimii kazasmda bulunan bu kitabe, GO!pmarh tarafmdan yayiiDianml-
tlr: bk. Golpmarh, a.g.e., s. 43.
52 Ahmed Eflili, Mandlri.b al-Arijin, llr. Ahmet Ate, TTK yay, Ankara 1959, II, 860,
862; kr. Golpmarh, s. 26.
53 Togan, a.g.e., s. 26.
SARISALTIK 73
Arap kaynaklanndaki bol tasvirler sayesinde Barak Baba'mn ve dervile-
rinin tasavvufi hiiviyetlerini tqhis edebilme imkamna sahibiz.
oldugumuz bu tasvirlere gore, Barak Baba, hepsi de aym luya-
feti taIyan yiiz kadar derviiyle ehre gelmiti. Kendisi de dahil olmak iizere
derviler, iki yamnda okiiz boynuzlanna benzer boynuzlar olan, ya-
pllilll kiilahlar giymilerdi. Kazmml ka ve sakallanna kaq1hk,
sarkan bol ve giir biYJklan varm. Belden yukanlan olup boyunla-
nnda ve omuzlannda ziller ve luna ile boyanmi aIk kemiklerinden
yapllinl kolyeler asiliym. Aynca bellerinde tahtadan yap1lrm varffi.
Defier, kudiimler ve ziller raksediyorlarm. Bu esnada sesler
iirkiitiicii ve etkileyiciydi54.
Barak Baba'mn raks ederek tam vecde geldikten sonra hayvan ses-
leri, ve COkulu hareketleri, onu tam bir pmana benzetiyor. Belki de bu
kadar COkulu raks edebilmek ign, amanlann -Kalenderi ve Hayden dervileri-
nin- kullanmaya ahtlklan esrar almi olabilirdi55. Yine bu vecd hali esnasmda
sar'a nobetine tutulmu gibi hareketleri ve agzmdan anlams1z bir talum
kelime ve ciimleler bu tqhisi kuvvetlendiriyor. Nitekim dervilerinden biri tara-
findan yaz1ya ge?rilmi olup, Barak Baba'mn boyle bir vecd (extase) halinde
soyledigi, bugiin elimizde bulunan birtalum sozlerinden ($athi;yyat) yukanda bah-
sedilmiti.
H. Hiisfuneddin, F. Kopriilii, Hilmi Ziya (Olken) ve A. Golpmarh, Arap
kaynaklanndaki bu tasvirlere bakarak, Barak Baba'mn aman hiiviyetini heniiz
korumakta olan, Kalenderiyye tarikatma mensup bir Tiirkmen babas1 oldugunu
hakl! olarak tahmin etmektedirler56. Hatta biz, kazmm1 sakal ve kalanna,
sahverilmi giir blYJklanna bakarak onun bir Haydari eyhi oldugunu dii-
iiniiyoruz. 1te bu goriintiileri sebebiyle Barak Baba ve dervileri, Arap ulemas1
tarafindan Ehl-i Siinnet mezhebi dimda tel:lkki edilmiler, hatta miisliiman sa-
YJlmarmlar, bu yiizden MISir'a sokulmarmlarm.
Barak Baba'Yl Anadoludaki diger Tiirkmen eyhlerinden aYlran bir ozelli-
gine de temas etmek gerekiyor. Olcaytu Hudabende'nin maiyyetinde gorev
yaprm olmas1 dolaYJsiyla, onun Oniki imam oldugu kolayca
anlaIlabilir. Nitekim, iizere, Gilan el<;:iliginin bir amaCI da ora
hallum bu mezhep vas1tas1yla miisliiman etmekti. Zaten gosterilmemek-
54 el-Birzali, II, 105a ; es-Safedi, II, 42a; ibn Hacer, I, 373; el-Ayni, XX, 363b.
55 Bu konuda ac;ddamalar ic;in bk. Eliade, Le ChnTIUlnisme, ss. 313-314.
56 Bk. H. Hiis:imeddin, II, 461, 463; Kopriilii, "Anadolu'da islamiyet", s. 393 not 4; aym
yazar, Influence, s. 17; H. Ziya, "Anadolu'da dini ruhiyat miiahedeleri: Barak Baba", MM, 13-
14 ( 1340), ss. 443; Golpmarh, Tunus Emre ve T asa111J1!{, bir c;ok yerde.
74 AHMET OCAK
le beraber- Ama.rya Tarihibde bulunan bir ka)'lt Barak Baba'rnn, Olcaytu'nun
Hz. Ali'nin, dola)'lstyla Allah'm mazhan olduguna inandtgtrn belirtiyor5
7

Goriildiigu iizere Barak Baba'nm bir Kalenderi (Hayderi) eyhi oldugu
olarak ortadadtr. Boyle olunca onun eyhi olan San Salttk'm da Kalenderi
(Hayderi) eyhi olmas1 gerektigi manttken olur. Zaten Kalenderiligin
XIII. ve miiteakip bir iki yiizylida Orta Dogu'da en popiiler, en etkili ve en yay-
gm bir tasavvuf aktrm oldugu diiiiniiliirse, bu de garip degildir. Buna kafIltk
Saltr.kn.O.me'de San Salttk'm lp.klar'z (Kalenderiler'i) asia sevmedigine clair bir pasaj
da bulunuyor5B. Bu pasaj pekala, ya dogrudan dogruya Saltr.kn.O.me yazannm, veya
elimizdeki niisha miistensihinin, San Salttk'm eserde siinni imaj1m takviye
Osmanh imparatorlugu'nda XV. yiizylida gelimeye balayan Rafizilik
antipatisinin de katklSlyla, Kalenderiler'e duyulan tepkinin bir yanSlmast olarak,
esere stkltinlan bir pasaj olabilir ve muhtemelen de oyledir.
BALKANLAR iLE DET -i KIPQAK'TAKi GAZALAR VE

San Salf:tk ue Turkmenleri ile BrJjlayaJ1. jstamlapna Hareketinin Mahiyet ue Onemi
Dobruca'ya yerletikten sonra bugiin Bulgaristan ve Moldavya topraklan
iizerinde yer alan bu bolgede, San Saltik'm maiyyetindeki dervilerle birlikte
yiiriittiigu farzedilen cihad ve gaza faaliyetleri, Ttif!Ohu'l-Eroah ve Saltr.kn.O.me bata
olmak iizere, VilO.yei1u1me'de, Seyahatrui.me'de ve XVI. yiizyllda ibn Kema.I'in
Mohacname'sinde bahis konusu edilmitir59. ibn Kemal San Saluk'm yarnna
gazinin toplandtgtrn, emirlerine itirazSlz itaat eden bu " taz-siiuar Oguz
gazileri' ile eyhin Diyar-1 Bulgar'a, Eflak'a, Kara Bogdan (Moldavya) vilayetine,
Akkerman ve Kili havalisine uzak yaktn demeden aktn ettigini, bu aktnlardan
alman ganimetlerle maiyyetindeki gazileri doyurdugunu kaydeder, ki onun ver-
digi bu bilginin kaynaklanndan biri de, iiphe yok ki Saltzkname'dir.
Saltr.kn.O.me'de, birinci tabaka dedigimiz, San Saltik'm tarihsel yaantismdan
izler tatdtgtna, biitiin deforme ohnu haline ragmen, yine de bir tarihsellik vas-
fma hfuz bulunduguna iiphe edilmemesi gereken klstmlar, bize onun, yukanda
zikrolunan -ibn Kemal'in de saydtgt- yerlerde gaza ve cihad faaliyetlerini siir-
diirdiigunii, hatta Bosna'ya, Kefe ve dolaylanna, Moskov diyanna da seferler
diizenlemi olabilecegini diiiindiiriiyor60. Saltr.kn.O.me'deki epizodlann bu ilk taba-
kastmn, bir tarihsel zernini oldugunu rahatltkla soyleyebiliriz. Biitiin bu
57 H. Hiisameddin, II, 462; ona dayanarak Kopriih.i, "Anadolu'da ishlrniyet", s. 393; H.
Ziya, a.g.m., s. 443; Togan, s. 271.
58 Msl. bk. Ebu'l-Hayr-i Rumi, m, 149.
59 Bk. Kemalp3Zade, Moho.cnO.me, v. 44b.
60 Bu bolgelere yapuan muhtelif seferlerin menkabeleri, Salbbui.m.e'nin ozellikle birinci
cildinde bulunmaktarur.
SARISALTIK 75
gazalar olmasa bile en azmdan bazilanmn pqinden tedrici bir islanilama sure-
cinin balachi9- da varsayilabilir. Nitekim San Saltik ve onunla Dobruca'ya giden
Tiirkmen airetinin, orada bir islanilama hareketini balattii9- genellikle kal:rul
edilir. San Salak ile ugraan butiin aratmcilar istisnasiZ bu goriiii benimsemi-
lerclir. Ancak hemen hi<; biri bunun uzerinde derinlemesine durmamitir. Bu
meseleye dokunan birka<; aratlnci ise, bu islamlarna}'l Bektailik tarikatJ <;er<;eve-
sinde gormeyi tercih etmi ve analizlerini bu dogrwtuda yaprmlarchr. Bunun se-
bebi, aai9-da temas edilecegi iizere, Bektailigin gii<;lii menkabevi geleneginin San
SaltJk'1 en ge<; XVII. yiiZyilda kencline maletlni olmas1chr. Ne var ki bu analizleri
yapanlar, San Salak yaarken daha ortalarda olmachi9-m unutmakta-
chrlar-61.
iin esasma bahhrsa, donelnin, yani Xlll. yiizyilln ne Bizans ne de Sel<;uklu
kaynaklannda San Salnk merkezli bu "islanilama hareketi"nin tam olarak ana-
lizini yapmaya yarayacak muspet tarihi kayitlar mevcut degilclir. Daha once de
gosterilcligi gibi, onlar sadece II. izzeddin Keykavus'un Bizans'a s1i9-nmasmdan
ve bir Turkmen airetinin Dobruca'ya yerletirilmesinden baka, ne San
Salok'tan ne de onun giritigi kabul edilen islinllama hareketinden bahsederler.
0 halde XIII. yiizyilda bu surecin nasil balayip gelitlgine clair geni analizler
yapabilecek durumda bilmelniz laz1mchr. Ancak uras1 muhak-
kaktlr ki, Dobruca'da sozkonusu yiizyilda bir islinllama olayi varchr. Ama bu
islanilamayi, hi<; bir zaman sistemli bir programa ve siyasete dayah olarak, geni
<;aph metoclik bir hareket mahiyetinde diiiinmemeliclir. Bu tamamen yamltlCI
olur. Zira kanaatilnizce boyle sistemli bir islimla(tlr)ma olayi vili olmarmtlr.
Eger olsaych, clini hareketler karIsmda o kadar duyarh olan donemin Bizans ve
Sel<;uklu kayraklannm bunu atlamas1 bahis konusu olamazch. Ama bu islam-
lama, en azmdan balangi<;ta, San Saltik'm bamda bulundugu, Slmrh bir nufu-
su bannchran Turkmen airetinin 1263-64 yillnda Dobruca'ya yerlemesiyle
orada ilk defa bir musluman cemaatinin mevcud olmu olmas1yla balar. Ne tur
bir islam'1 temsil etmekte oldugu meselesi rezervde kalmak kaychyla, bu kii<;iik
islam cemaatinin onemi, herhangi bir fetih hareketine dayal1 olmaks1Zln,
tamalniyle Illristiyan bir imparatorun izni sonucu oraya taImp yerlqmi olma-
smdan gelmekteclir. Bu o devir i<;in ilgin<; bir durumdur.
Bununla beraber, bu kii<;Uk cemaatin ve bamdaki San Saltik'm orada, bu-
lunduklan <;evreden tamamiyle kopuk, soyutlanllll bir hayat surdurduklerini
diiiinmek de mumkun degilclir. Qunku bu cemaatin oraya yerlemi olmas1, bir
islami hayat tarz1mn onlarla beraber oraya tammi bulunmas1 demektir. Aynca
burada unutulmamas1 gereken bir nokta, Anadolu'daki cliger konar-go<;er Turk-
men airetleri gibi, bu airetin de bir gaza ve cihad ideolojisinin ve geleneginin
Iniras<;ISI oldugu ger<;egiclir. Diger Turkmen babalan gibi San Salnk da bu gele-
negi surduren bir gazi-dervitir. Salf:lk:ndme'deki menkabelerin, neden gaza ve
61 doguu konusunda geni bilgi ic;:in bk. Ocak, Kalenderi'ler, ss. 199-209.
76 AHMET YM)AR OCAK
cihad ideolojisi etrafinda sordugumuzda, verilecek cevap budur.
Yani bu menkabeler, diger herhangi bir eyh -mesela Hac1 Bekta-1 Veli- gibi,
San Salt:lk'1 da yalmzca kerametler gosteren ve gayri mi.islimleri boyle etkileyerek
onlan mi.isli.iman olmaga ikna eden bir imajla bize sunmuyor. O'nun bir ehl-i
keramet veli, fakat aym zamanda sava<;:I, gaza ehli bir eyh oldugunu vurgulu-
yor. Bu ozelligi, her iki tipi de ahsmda temsil ettigi i<;:in San Salt:lk'1 hem Hac1
Bekta-1 Veli gibi evliyadan, hem de Seyyid Battal Gazi ve Melik Danimend
Gazi tipindeki mi.icahidlerden aymr ve kendinden birka<;: yi.izyli sonra yaklaIk
aym bolgelerde faaliyet gosterecek olan Seyyid Ali Sultan (Klzll Deli) ve Otlnan
Baba gibi gazi-dervilerin i:inci.isi.i bir tip olarak ileri <;:Ikanr.
Bu durumda oradaki ve <;:evre bolgelerdeki Hlristiyan topluluklar arasmda
muhtemelen San Saltlk'm faaliyetleri sonucu, zamanla kendiliginden oluan bir
islamlama si.irecinden bahsedebilir-62, ama ancak baz1 tahminler yapllabiliriz.
Bu tahminleri de sadece, San Saltlk'm vefatlndan U kadar yi.izyll sonra bir taklm
menkabeleri bir araya getiren ve hi<;: bir ekilde bi.iti.ini.iyle salt tarilisel metin
olarak kabul edemiyecegimiz Sall:lkname'deki baz1 ifadelerden yola <;:Ikarak yapa-
biliriz. Sall:lkniime'nin ise, "kaynaklar" bsmmda da gibi, ancak San
Saltlk'm Sinop-Kmm-Dobruca-Edime merkezli faaliyetlerini yans1tan ilk tabaka-
smm iimize yarayabilecegini bir kere daha hatlrlamak gerekir. Y almz bu vesi-
leyle Unu da belirtelim ki, Fuat Koprilli.i'ni.in, Sall:lkniime'den bahsederken onun
Battalniime ve Diiniymendnd:me'den daha fazla "historicite" ye salllp oldugu eklin-
deki kanaati bsmen dogru olmakla beraber, Anadolu ve Balkanlar tarihinin
ayillnlaclmasma <;:ok bi.iyi.ik bir kathda eklindeki ifadesinin mi.ibala-
gali oldugunu si:iylemeliyiz. ite bu ilk tabakamn analizi, Edime havalisi,
Kaligra yoresi ve Kmm'm periferisi olmak i.izere, belirli yorelerde San
Saltlk'm gaza hareketlerine paralel bir islaml3.ma si.irecinin de gelitigini tahmin
ettiriyor.
Burada onemli bir meseleye temas etlnemiz gerekiyor. Eger ger<;:ekten tah-
min edildigi ekilde, San Saltlk hayatta iken buralarda bir islaml3.ma b3.laill ise,
bunun nasll bir toplumsal ve dini zemin i.izerinde cereyan ettigi, ne malllyette bir
islaml3_ma oldugu ve yayilma alam, i.izerinde tartlIlmasl gereken onenili bir
konu olarak i:ini.imi.ize gelmektedir.
62 Balkanlar'daki islamla!jma siirecine clair iyi bir c;ahma ic;in bk. Antonina Zeljazkova,
Razprostronenie Na Islama v Zapadiobalknnskite Zemi Pod Osmanska Blast, XV-XVIII Vek (The Spread
of Islam in the Western Balkan Lands under Ottoman Rule, 15th-17th Centuries), Sofia
1990; aym yazar, "Islanrisation in the Balkans as a historiographical problem: the southeast-
European perspective", The Ottomans and the Balknns: A Discussion qf Historiography, ed. by Fikret
Adanrr-Suraiya Faroqhi, E.J. Brill, Ledien 2002, ss. 223-266.
SARISALTIK 77
San Saltlk bir jslfim misyoneri midir?
San Salt:Ik c;ogu ar.atmc:llar tarafindan genellikle bir islam rnisyoneri gibi
alg:llanmak ve anlat:llmak istenmitir. Buna sarnimiyetle inanan ve bu tezi 1srarla
savunanlardan biri Tayyip Okic;'tir. San Saluk'a clair ciddi iki makale .yaynnla-
yan Okic;, San Salt:Ik'm mehur yedi tabut menkabesinden ve c;ogu mezar ve
tiirbelerinin Slav kavimlerinin yerlerde bulundugu tesbitinden yola
c;lkarak ona c;ok planh ve programh bir islam rnisyonerligi gorevi atfetmekte ve
onu "esiz Turk misyoneri" olarak nitelemektedir. Ona gore, "boyle muazzam
bir proje tahakkuk etseydi, iskandinavya'dan balayarak Gdansk (Danzig)'ten
gec;en ve Adriyatik sahillerine kadar imtidat eden bir hat, Garbi Avrupa ile islam
a.J.erni arasmda bir hudut tqkil edecek, boylece Orta Asya'dan balayarak Orta
Avrupa'ya kadar uzanan bu geni iilkelerde Musluman Turkler'le Musluman
Slavlar muterek bir birlik tekil edebileceklerdi ... Ne yaz1k ki, ne o zamanki
Selc;ukiler ve ne de onlardan biraz sonra gelen Osmanl:llar, bu projenin ehemmi-
yetini layiliyla kavrayamarnlar ve boyle olunca, Uphesiz ki onu tahakkuk etti-
remediler"63.
Qok tipik ve hatta utopik bir bab ac;lSlm ve yaklalffil temsil ettigi ic;in yu-
kanya aynen bu gorii, tarihte gerc;ekten Yaaml San Saluk gibi, bu-
yiik bir ihtimalle okuma yazma dahi bilmeyen, iddias1z bir Turkmen babasma,
adeta modem c;ok iyi egitim gormu, dunyap c;ok iyi tamyan, hedef
topraklann siyasal ve sosyo-ekonomik ve sosyo-kiilturel yaplSlm c;ok iyi bilen,
buyiik ve giic;lu bir misyonerlik tekilaunm idealist bir elemam gozuyle bakmakta
ve onu hayali buyiik bir isl3.mlama projesinin sahibi olarak gormektedir. Gerc;i
es-Serrac da onun gaza.J.arda kafrrleri musluman ettigini yaz1yorsa da63a,
bu farkh bir eydir. Biz San Salt:Ik'a T. Okic;'in gibi boyle bir utopik mis-
yon yabtlrmanm gerc;ekc;i oldugunu duunmuyoruz.
San Salt:Ik'1 gerc;ek bir rnisyoner olarak telakki edenlerden biri de Machiel
Kiel'dir. 0, San Salt:Ik'I, rnisyoner dervilerce yiiriitiilen, islami Turk kiilturunun
yay:llmas1 surecinde, Balkanlar'm buyiik bir bsrmmn "lliristi-
yanllk'la islam arasmda bir koprii ilevi goren ve Bektailigin ilk rnisyoneri ve
onderi" alan bir ahsiyet gibi tasaVVllr etmektedir64.
Bu imajm dogmasmda hie; uphesiz San Salt:Ik menkabelerinin ve oze1likle
de Salttknlime'de c;izilen portresinin etkili oldugunu soyleyebiliriz. Gerc;ekten de
Viliiyetnlime-i Haa Bekla-z Veli ve Evliyli 9elebi Sg'ahatnamesi'ndeki menkabeler de
63 Bk. Okic,:, "San Sall:lk'a ait bir ss. 53-54.
63a Tuff"aku'l-ETViih, v. 109a.
64 Bk. M. K.iel, "The tiirbe of San Salt:Ik at Babadag-Dobrudja: Brief historical and
architectonical notes", Studies on the Ottoman Architecture qf the Balkans, Variorum Reprint,
London 1990, s. 205; aym yazar, "A note on the date of the Bektashi order in Albania: The
cult of San Saltik Dede in Kruja attested in 1567-1568", Bektachi;yya, s. 269; aym yazar, "San
Saltuk: Pionier des islam s. 253.
78 AHMET Y A:;;AR OCAK
ayru mahiyettedir. Bunlann <;izdigi San Salt:tk portresi, Rumeli'de islfun'1 yay-
mak iizere ozel olarak gorevlendirilen, bu gorevini yaparken kai:lSlna <;lkanlarla
savaIp, onlan gerek yigitligiyle, gerek tabiat iistii baz1 yardlmolann katklSlyla,
gerekse keramet giiciiyle maglup ederek islfuniyet'i kabullenmek zorunda blra-
kan bir islam misyonerinin portresidir. Ancak burada da U sorudan ka<;abilmek
miimkiin olmuyor: San Salt:tk'm bu portresi, Ebu'l-Hayr-1 Rumi'nin bizzat yaa-
dlgt, Osmanh fetihlerinin Balkanlar'da yogun bir bi<;imde devam ettigi XV. yiiz-
yllm havasma uygun olarak onun tarafindan biraz da hayal giiciiyle olUturdugu
bir potre midir, yoksa derleyip eserine koydugu menkabelerin <;izdigi hayali bir
imaj rmdlr? Veya bu imaj, Ebu'l-Hayr-1 Rllmi'ye gelinceye kadar, XV. yiizyil
Balkanlar'mdaki siyasal konjonktiire paralel olarak halk hafizasmm kendiliginden
ve tabii bir ek.ilde deforme ettigi San Salnk menkabelerinden yarattlgt bir portre
midir?
Bizce bu ihtimallerin hepsinin varid olabilme durumu olduk<;a yiiksektir.
Ancak, npkl vaktiyle Battalndme ve Ddnipnendndme'de oldugu gibi, temelde kahra-
marurun tarihsel ahsiyetinin <;izdigi ana hatlann muhafaza edilmesi ka<;mllmaz-
dlr. Aksi halde bu biiyiik destam romanlann tqekkiilii miimkiin olamazdl. Bu
baklmdan San Saltlk'm bu islam propagandac1s1 hiiviyeti herhalde belli ol<;iide
tarihsel vaklayt yans1tlyor olmalidlr. Ancak, <;ok sistemli bir misyonerlik srtatlnm
San Salak i<;in gec,:erli oldugunu diiiinmenin, bizi biiyiik ol<;iide yarultacag-t
kanaatindeyiz. Qiinkii onun Dobruca'ya belli bir merkez tarafindan islam pro-
pagandasl yapmak ve insanlan miisliiman etrnek amaoyla ozel vazifeli olarak
gittigine veya gonderildigine clair elimizde hi<; bir tarihsel karut yoktur.
Ger<;i Vildyetndme-i Haa Bektaj-z Veli ve Evlryd 9elebi Sg>dhatndmesz,ndeki
menkabeler, onu HaCI Bekta'm miiridi yaparak boyle bir konumda gosteriyor
ise de, bu menkabelerin <;ok sonralan, Bektailik tarikatl teekkiil ettikten sonra
meydana geldigini unutmamahytz. Ozellikle, gerek Hao Bekta'm devrinde ve
ayru yorede, gerekse ondan daha once ve farkh mekanlarda ya_arm biitiin ben-
zer ahsiyetleri daha aagt bir konumda gosterip ona miirid veya halife yapmak
suretiyle HaCI Bekta'm etrafi.nda topladlklan, bugiine kadar birc,:ok defa tespit
edilmi bir ger<;ektir. Bu itibarla zikredilen iki kaynaktaki menkabelerde San
Salnk'm HaCI Bekta tarafmdan Dobruca'yt fetih ve miisliiman etrnek iizere
yollandlg-tru anlatan epizodlann, tarihsel bir temeli oldugunu sanrmyoruz. Bu
itibarla San Salnk'1 belirttigimiz anlamda bir islam misyoneri kabul etrnenin
dogru olmadlgtru soyleyebiliriz65.
0, talihsizlige ugraml bir Sel<;uklu sultaruna destek veren bir Tiirkmen ai-
retinin, <;ok muhtemelen Qepniler'in -ve yine muhtemelen tlpkl Barak veya Barak-
h orneginde ve daha bakalarmda oldugu gibi- kendi adlru, yani Saltzk veya Saltzk-
h ismini talyan bir kolunun beyi ve dim lideri bir Tiirkmen babas1 slfanyla
65 Nitekim I. Melikoff da t;:ok hakh olarak bu kanaati (bk. "Qyi itait San
s. 238).
SARISALTIK 79
Dobruca'ya gitmi, orada ve Kmm'da birkac; zaviye ac;arak tabii yolla islam
propagandas1 yapmlhr. Eger onun ve dervilerinin bu propagandasma miispet
cevap verenler olduysa, bu da bizce, zaman ic;inde tamamiyle kendiliginden
gelien bir siirecin sonucu olmahrnr.
Saltlkniime'de c;izilen San Salhk'm bu misyoner portresi, V. yiizyllda irlan-
da'ya yerleerek Keltler arasmda lliristiyanllk propagandas1 yapan ve sonunda
oraYI h1ristiyanlahran Saint Pathck'e c;ok benzer. Saint Patrick te Keltler arasm-
da yayarken, upb San Salhk'm lliristiyan rahiplerle miicadelesi
gibi, halktan ziyade, Druid denilen putperest rahiplerle miicadele ehnek zorunda
kalnuh. Onun menkabeleri incelendigi zaman, kendisinin tabiat kuvvetlerine
hiibneden, imegi arzusuna gore yonlendiren, fimnalar, seller c;Ikaran, zelzele-
ler oluturan, bsaca tiirlii kerametler gosteren bir tip oldugu goriiliir. 0 bu ke-
rametleri putperest rahiplere karI kullannuiir. Onlann sihir ve biiyiilerinin
etkisini yok ederken adeta pagan tanrllannm birbiriyle yaphklan savalan bize
haurlaur66.
Sonuc;ta Saint Patrick'in menkabeleri, iki rakip dinin, yani putperestlikle
miicadelesini yans1hnaktarnr. 0 da San Salhk'm lliristiyan kral-
lan miisliiman olmaya davet ehnesi gibi, putperest Kelt krallanm H1ristiyanl1ga
davet eder. 0 bu misyonerlik faaliyetlerini, San Salhk'm Balkanlar'da zaviyeler
kurmas1 gibi, irlanda'mn muhtelif yerlerinde manasurlar
yiiriitiir ve buralan putperestlere kafI giritigi savalannda iis olarak kullamr
67
.
Bazan da Krallar savaa gerek gormeden, hangi dinin daha iistiin oldugunu an-
lamak ic;in bu dinlerin temsilcilerini, yani Saint Patrick ile Druidler'i, San Saluk'm
rahiplerle smanmas1 gibi smava tabi tutarlar. Saint Patrick gosterdigi kerametler-
le onlann sihir ve biiyiilerini bozar ve galip gelir. Bu miicadelelerinde kendisine,
upb San Salhk'ta oldugu gibi, tabiat iistii giic;ler yarrnmCI olurlar6
8
Bunun so-
nucunda baz1 krallar, efler kabul ederler ve Sanit Patrick'e bagla-
mrlar; manashr yaphrsm diye ona arazi Bununla beraber Hlristiyan
olmaYI reddeden kabile efleri, krallar, onu zincire vurmak, oliinlle tehdit etmek
gibi yollara bavururlarsa da o hepsinin iistesinden gelmeyi baanr69.
San Salhk'm islam'1 yayma konusundaki Salt:tkndme'de anlatllan menkabe-
lerdeki motiflerle Saint Patrick'in menkabelerindeki motiflerin benzerligi, hatta
herhalde dikkati c;ekmitir. Bu da San Salhk'a bic;ilen misyonerlik sifau-
mn pek de gerc;ekc;i bir baka gostergesi sayllabilir.
66 Bu konuda msl. bk. Czarnowski, Le Cuke des Heros, ss. 59, 89.
67 A.g.e., ss. SO, 53-54.
68 A.g.e., ss. 104-105.
69 A.g.e., ss. 50-52, 62. Saint Patrick ve irlanda'daki faaliyeiieri i<;:in i:izellikle Una bk.
Ludwig Bieler, Studies on the Lift and Legende qf Saint Patrick, Variorum Reprint, London 1986.
80 AHMET Y Al;)AR OCAK
San Salak ve Heterodoks js!Jim
Yukanda San Salt:Ik'm, talihsizlige ugrarm bir Anadolu Sel<;:uklu sultamm
destekleyen Turkmen airetinin beyi ve dini lideri olan bir Turkmen babas1 sifa-
uyla Dobruca'ya geldigini, once orada sonra da Kmm'da birka<;: zaviye a<;:arak
buralarda islami bir hayat tarz1 ortaya koydugunu, onun ve dervilerinin bu
yaantlianna ilgi duyarak musluman olanlar olduysa, bunun da zaman i<;:inde
tamamiyle kendiliginden gelien bir sure<;: oluturdugunu belirtmitik. Boyle
olunca, bu ku<;:iik musluman Turk kolonisinin temsil ettigi ve islami
hayahn nas1l bir muslumanhk anlaYIIID bolgenin Htristiyan halklan
arasmda bu islam'm nasli bunlann temsil ettigi ne
tur H1ristiyanllk oldugu gibi bir taklm meselelerin giindeme gelmesi ka<;:I-
mlmazillr.
Aratlncliar arasmda bu meseleye dikkat <;:ekip diger hi<;: birinin
ekilde mustakil olarak egilen ve ciddi bir bi<;:imde analiz etmege <;:alian, yalmzca
merhum Tayyip Oki<;: olmutur. Oki<;: bildigimiz makalelerinde, ne kadar
San Salt:Ik'1 <;:ok bilin<;:li ve miikemmel yetimi bir islam misyoneri kabul etse de-
esasmda San Salt:Ik ve Turkmen kolonisinin temsil ettigi islam'a muhatap olan
yerel halkln dini yap1S1 hakklnda, o zamana kadar pek bilinmeyen ilgin<;: bir ta-
klm malzemeye dayanarak baZI goriiler ileri surer. Bunlardan birincisi, bolge<;le
ozellikle Bizans'm temsil ettigi Ortodoks Htristiyanhga bakan halk arasm-
da Bogomilizm'in <;:ok yaygm oldugudur7o. Arap islam kaynaklanna
ikincisi ise, San Salt:Ik ve kolonisinden ikiyiiz yli kadar once gelip bu bolgede
yerlemi olan Ismaili musluman Baklrtlar'm ve ' musluman Arap misyonerle-
rinin faaaliyetleridir
71
. Birinci mesele az <;:ok bilinmekle birlikte, ikincisi, San
Saltik oncesi donemde aym bolgede islamiyet'in mevcudiyetini tespit a<;:lSlndan
bize onemli gorunmektedir. bunlan Slras1yla gozden ge<;:irelim.
San Saluk doneminde ozelde Dobruca, genelde ise Balkanlar'daki islam-
lama olgusunu, bu islamlama'mn mahiyet ve karakteri meselesini, kanaatimiz-
ce bu iki konuyu bilmeden anlamak mumkun olmayacakur. Bir kere San Salt:Ik-
'm temsil ettigi islam'm buralarda yaylimasmdan once Bogomilizm'in yerel Htris-
tiyan halk arasmda bir ol<;:ude yaygm oldugu biliniyor. Bogomilizm'in nasli bir
70
Bk. Oki<,:, "San Saltuk'a ait bir ss. 48-50. Yazar Balkanlar'da Bogornilizm'in XV.
yiizylida sistemli olarak b<llayan Osmanh fetihleri srrasmda ne i:il<;iide yaygm oldugunu, Os-
manh fetihleri sonrasmda da XVI. hatti XVII. yiizylida bile hili Bogomiller'in bulundugunu
U onemli makalesinde ortaya koymaktachr: "Les Kristians (Bogorniles Parfaits) de Bosnie
d'apres des documents turcs inedits", SF, XIX (1960), ss. 108-133). Balkanlar'da Bogomilizm
meselesi, yalrnz San Salak donemi i<;in degil, Osmanh fetihleri di:inemi i<;in de Balkan
tarihi a<;Ismdan miihinl bir mesele oldugu halde, Osmanh tarih<;iligi bugiine
kadar bu konuya hakettigi i1giyi gostermemitir. Bogomilizm'e clair halen bir<;ok modern
<;alima yaymlianrm ve yaymlianmaktachr.
71 Aym yazar, "Bir tenkidin ss. 263-274.
SARISALTIK 81
mezhep veya inane;: sistemi o1dugunu anlamak 1c;:m, onun temeli o1an
Paulisyani;:::m'i (Pav1osc;:uluk) ve ikisi arasmdaki bag1antiyi bilmek gerekir.
M.S. VIII. ve IX. yiiZyillarda, ozellikle Ladik (Laodice), Niksar (Neocesaree)
ve Divrigi (Tephrike)yi ihtiva eden K1Z1hrmak yapmn ic;: taraf1, Ortac;:ag
miishiman-kaynaklannda Br;1dlzka (Pav1akiler) denilen, Maniheizm ile .HJ.ristiyan-
hgm kanImi dualist (ikici) bir mezhebin doguuna ahit o1mutu
7
2. Henri
Gregoire gibi uzmanlanmn aratirmalanna gore, Arsamosat yahut Ermenistan
Samosati deni1en ve Erzincan-Erzurum arasmda yer alan bir kasabaya mensup
(muhtemelen Ermeni kokenli) Pav1os (Paul) admdaki bir allis tarafmdan kuru-
1an73 ve kendi ismine izafeten Pauliryani::::m (Pav1osc;:uluk) diye amlan bu mezhep,
Markionizm veya Maniheizm'e bagh daha eski hetorodoks cereyanlardan etki-
lenmi bir mristiyanhk mezhebi idi7
4
.
Bu mezhebin temel doktrini, "iyilik" ve "kotiiliik" giic;:1erinin mucadelesine
dayanan dualist bir mahiyet arzetmekte olup, giiniin birinde Semavi Pederin yeryii-
ziindeki kotiilugu ve zulmu ortadan kaldirmak ic;:in bir kurtano gonderecegine
inanmaktan ibaretti
7
5. Mezhep daha VIII. yiizyii.dan itibaren Ermenistan'dan
Trakya'ya kadar yayilimn76. Laclik, Divrigi ve Niksar uc;:geninin olUturdugu bir
merkezde odaklanan mezhebin, bolgenin oteki ehir1erinde de kendine mahsus kili-
seleri varrn
77
.
Pavlosc;:ulugun yaplmas1m tehlikeli goren Bizans imparatorlan I. Mihael
(811-813) ve V. Leon (813-820), Pavlosc;:ular'1 buyiik c;:apta katliama tabi tuttu-
lar78. Bu zulumden kac;:an Pavlosc;:ular, Malatya ve havalisindeki Abbasiler'e bagh
musluman emirlere Slj:';Indllar. Bazi inanc;:lan itibariyle biraz muslumanlara ben-
72 Msl. bk. J. B. Bury, "The Paulician heresy", 7he Decline and the Fail qf the Roman Empire,
ed. E. Gibbon, London 1902, c. IV; Henri Gregoire, "Les sources historiques des Pauliciens",
Bulletin de l'Acadbnie Royal de Belgique, XXII (1936), s. 95; ayrn yazar, "Precisions geographiques
et chronologiques sur les Pauliciens", a.g.e., XXXIII (1947), ss. 293-297; ayrn yazar, "Les
sources grecques pour l'histoire des Pauliciens", Tr(JlJaux et Mbnoires, IV (1970), ss. 3-207; Leon
Arpee, A History qf Armenian Chlzstianit:y, New York 1946, ss. 101-130; Milan Loos, "Deux
contributions a l'histoire des Pauliciens", Byzantinoslmrica, XVII (1956), ss. 19-57; XVIII (1957),
ss. 202-217; Nina G. Garsoyan, 7he Paulician Heresy: A Study qf the Origin and Development qf
Paulicianism in Armenia and the Eastern Provinces qf the Byzantin Empire, Mouton & Co., Paris 1967;
aym yazar, "Byzantine heresy: A reinterpretation'', Armenia between Byzantium and the Sasanians,
Variorum Reprints, London 1985, ss. 85-113; Paul Lemerle, "L'histoire des Pauliciens d'Asie
Mineure les sources grecques", Tr(JlJaux et Memoires, V (1973); K. Mutafova, "The
Pauliciens, differents for all", Etudes Balkaniques, 4 (1993), ss. 29-37.
73 Bk. Gregoire, "Precisions" s. 297.
74 Bk. Aym yazar, "Les s. 95. v.d.
75
Louis Brehier, La Civilisation Byzant;ine, Editions Albin Michel, Paris 1970, 2. basrrn, s. 123.
76 Gregoire, ''Les s. 95.
77 A.g.e., s. 103.
7
8 Ayrn yazar, "Precisions" s. 319; George Ostrogorsky, L'Histoire de l'Etat Byzantin, Paris
1977,2. bas1m, s. 250.
82 AHMET OCAK
zeyen bu kimseleri emirler civara yerletirdiler. Bundan sonra Pavlos<;ular,
Suriye'de miisliimanlarla ittifak ederek Bizans'a karI taarruzlannda onlan des-
teklediler. Boylece gi.i<; kazanan bu ziimre, Anadolu'da ve Suriye'de inan<;lanm
yaymaya rahat<;a devam etti
7
9. Fakat daha sonra 775 yili civannda Bizans impa-
ratoru V. Konstantinos (740-775), ondan sonra da I. loannes (Qimiskes) (969-
976) bunlan Ermenistan ve Suriye'den Trakya'ya siirgi.ine tabi tuttu ve Filibe
civanna yerletirdiBO. Boylece X. yiizyilin ortalanna dogru Balkanlar'1
hakimiyeti altma alaGak heterodoks bir mezhep olan Bogomilizm'in altya-
p1S1, bilmeden haz1rlanm1 oluyordu.
Bizans yonetiminin Trakya'ya yerletirdigi bu Pavlos<;ular biiyiik c;apta
Ermeniler'den oluuyordu. IX. yiizyll ortalannda Bulgar krah Boris putperestlik-
ten vazge<;ip Illristiyanllga yonelince, bir misyonerler dalgas1 buraya hiicum etti.
1te bunlar arasmda Trakya'dan Bulgaristan topraklanna ge<;en Ermeni
Pavlos<;ular da bulunuyordu. Bunlar ilk zamanlarda fazla olamadllarsa
da 916'lardan itibaren artlar onlar lehine gelimeye
950'lere dogru <;ar Petros zamamnda Bulgar kokenli Pavlos<;ular arasmdan,
Bogomil arunda tabakaya mensup bir papaz <;lkarak yeni bir mezhep kur-
du. Bu mezhep ozellikle Bulgar veya yiiksek tabaka mensuplanna,
yani Bulgar Boyarlar'a ve Knezler'e kafI <;lkan Slav koyliileri arasmda <;ok reva<;
bulmaya balaru. Bu durum, upkl ill. yiizyll Sasani lran'mda ortaya <;lkan
Manihezim gibi, Bogomilizm'in asetik fakat ihtilalci bir toplumsal tepki hareketi
hiiviyetini arzettigini gosteriyor, ki zaten Paulisyanizm kanahyla Bogomilizm de
biiyiik ol<;iide Manihezim'in etkisini Az <;ok bilindigine gore,
Bogomiller yiiksek Ortodoks ruhban Simfina da karI koyuyor, ozel miilkiyeti,
liiks hayau, evliligi, hayvani ve i<;ki i<;meyi protesto ediyorlarru. DiinyaYI
kotiiliigun sembolii olan inamyor, Tevrat'I kabul etrniyor,
Hz. Meryem'in red ve kilise ayinlerini protesto ediyor, ikonalara ve
Ha<;'a duymuyor, bunlara nefret besliyorlarruB
1

Mezhep i<;indeki biitiin boliinrnelere ragmen, XI. yiizyllda Makedonya,
S1rbistan, Bosna ve Bulgaristan ve hatta bugi.inkii Romanya topraklan artlk
Bogomilizm'e tamamiyle a<;lk bir hale gelmiti. Bogomiller, Konstantinopolis'te,
Ortodoksluk mezhebinin Roma'smda bile biiyiik bir niifuz ve itibar kazanrm-
larru. Hatta Anadolu'da dahi hayli Bizans imparatoru I. Aleksios
Komnenos (1081-1118) onlann bu gi.iciinii klrmak i<;in biitiin <;ahIDI,
Bogomiller'i soo takibat aluna alrurarak ii, yakalatabildiklerini diri diri atete
79 S. Runciman, Le Manichiisme Medieval, Payot, Paris 1949, s. 37-47; H.-C. Peuch, "Le
Manicheisme", Histoire des Religions 2, Gallimard, Paris 1972, s. 630-631. XIII. yi.izyllda yaziya
ge<;irilen Battal Gazi destani romam, bu tarihi olaym akislerini yansltan pek <;ok hikiye ile
doludur (bk. Mena/ab-1. Gazavat)
80 Runciman, a.g.e., s. 63-69 ; Peuch, a.g.m.,s. 632.
8I Bk. Runciman, a.g.e., ss. 79-80; Peuch, a.g.m.,aym yerde.
SARISALTIK 83
yaktmnaya kadar varchrrm1:l. Fakat biitiin bu zecri tedbirler, yiiksek tabakamn
ve idarecilerin idari ve iktisadi baskllan alunda yaamaktan b1km1 halk
arasmda biiyiik destek gordiigu i<_;in, Bogomilizm'in yayilmasim onleyeme-
di.ll67'lerden sonra Bogomiller Fransa'ya girdiler82.
1186'da Bulgaristan'm Bizans hakimiyetinden kurtulmas1mn archndan, Bul-
gar krallarmm Bogomiller'e destek vermeleriyle Bogomilizm Bulgaristan'da bii-
yiik bir niifuz kazanch. Bu destek XIIT. ve miitakip yiizyilda da siirdii. XV. yiiz-
yilda Osmanh fetihleri gelinceye ka.dar Bogomilizm Balkanlar'da bir ol-
<;iide siirdiirdii; Osmanh fetihleriyle ortadan kayboldu83. Biiyiik bir
ihtimalle bu, upkl IX. ve X. yiizyllda Anadolu'da Abbasiler tarafina ge<_;ip
miisliirnan olan Pavlos<_;ular gibi, onlann onemli bir klsrmnm Osmanh hakimiye-
tini tercih ederek aruk miisliimanhga ge<_;tikleri anlamma gelebilir mi? Bu ge<_;ite,
Osmanh yonetiminin gosterdigi yumuak yaklaIrmn otesinde, yukanda da temas
edildigi gibi, baz1 konulardaki inan<_; benzerliginin rolii olmu mudur?
ite San Saluk Dobruca'da, ibn Battuta'mn bahsettigi Baba Salttk
ehrini kurup zaviyesini a<_;arak dervileri ve airetiyle faaliyete zaman,
kendini boyle bir dini ortarmn i<_;inde bulmutU. Dola.Yisiyla Balkanlar'da olduk<_;a
yaygm olan Bogomiller'in, i<_;lerine giren bu miisliirnan koloniyle temasa ge<_;me-
leri ve belli ol<_;iide etkileim i<_;ine girmeleri <_;ok uzak bir ihtimal gibi goriinmii-
yor. Herhalde iki toplum arasmda bu inan<_; sonucu, s1mrh da olsa
Bogomilizm'den islam'a ge<_;i siirecinin yaa.Tirm olmas1 miimkiindiir. Ancak bu
ola.Yin fazla biiyiitiildiigu yolunda baz1 itirazlar da varchr84.
82 Bk. Runciman, a.g.e., aym yerde.
83 A.g.e, aym yerde. Bogomilizm'e dair msl. bk. D. Obolensky, The Bogomils: A Study in
Balkan Neo-M{JJlicheism, Cambridge 1948; Milan Laos, "La question de l'origine du
Bogomilisme (Bulgare ou Byzance?)", Actes du Premier Congres International des Etudes Balkaniques et
Sud-Est Europeennes, Sofia 1969, Ill, 265-270;John V. A. Fine, Jr., The Bosnian Church: A Nw
Interpretation, A Study qfthe Bosnian Church and its Place in State and Society from the 13th to the 15th
Centuries, East European Boulder 197 5, ss. 115-121; Dragoljub Dragojlovic,
Bogomilisme dans les Balkans et l'Asie Mmeure, Belgrad 1982. Aynca Una da bk. Yuri Stoyanov,
The Other God: Dualist Religions from Antiquity to the Cathar Heresy, Yale University Press, New
Haven-London 2000, ss. 158-169, 222-256.
84 Bakanlar'da islam'm yayllima clair bu biilgedeki iilkelerin aratmclian uzun zaman-
dan beri bir talmn aratirmalar yayimlamaktadrrlar. Ne yazlk. ki <;eitli Balkan dillerinde ya-
yiffilanrm bu aratirmalardan yararlanmak bizirn i<;in miimkiin olmarmtir. Bununla beraber,
bu yaymlarm genelde bilimsel olmaktan <;ok, ideolojik kaygliara dayandigt siiylenebilir.
Alexandre Popovic bunlarm bu miihim meseleyi a<;lkhga kavuturmaktan uzak o1up, islam
kar1ti veya islam yanhs1 olduklan i<;in genelde meseleyi tahrif ettiklerini soy1iiyor. Bu miim-
kiindiir. Ona gore Bosnah Bogomiller'in ozellikle Osmanli fetiblerini takiben siir'atle ve kitlesel
o1arak islam'1 kabul ettikleri yo1undaki miis1iiman yazar1arm tezi ciddi delillere dayanmamak-
tadrr; zira Bogomilizm ve Bogomiller heniiz saglam, objektif ve ciddi olarak incelenmemitir.
(bk. Balkanlar'do. isldm, <;ev. komisyon, istanbul 1995, insan yay., s. 186 ve dipnot 4). Bu konu-
da aynca bk. S1obodan iii<;, "Bosna Bogomilleri ve islfunlama: Bilimsel bir ulusal
84 AHMET YN;JAR OCAK
ikinci meseleye, yani San SaltJ.k'tan 15ok once Balkanlar'da ismaili
Baktrdar'm ve degiik kokenli baka toplumlann oluturdugu cemaadere gelin-
ce, bu konuda Zekeriyya b. Muhammed Kazvini {Asaru 'l-Biliid), Y akut el-
Hamevi (Mu'cemu'l-Bulddn),el-Kalkaandi ve EbU'l-Fida ismail
(Tak:mmu'l-Bulddn) gibi XIII. ve XIV. yiizyil islam cograf)rao ve miielliflerinin
eserlerindeki tarihl haberler, Macaristan bata olmak iizere Balkanlar'm baz1
yerlerinde, X. ve XI. yiizyillarda az1nllklar halinde bir tak!m miisliiman toplu-
luklann bulundugunu gosteriyo:r85. Hatta, peyderpey Macarlamalanna ragmen,
yine de ismaili Baktrdar'm XIII. yiizylla kadar mevcudiyederini koruyabildik-
lerini belirten goriiler de varffi:r86. Fakat asu ilgin<s olan, Balkanlar'da ismaili
Baktrdar'm bulunmas1mr. Eger ismaili diye anlian bu Baktrtlar, ger<sekte
ismailiye mezhebine mensup olduklan i<sin boyle anillyorlarsa
87
, bu miihim bir
meseleyi giindeme getirir, ki o da daha belirtilen yiizylida Balkanlar'a ismailiye
mezhebinin Baktrtlar girmi olmas1rur. Bu ise Balkan Bektailigi ve
Aleviligi'nin tarihi a<sismdan onemli meseleleri davet eder.
Macar bilim adanu Janos Karacsony'nin ismaililer hakktnda l914'te
Budapete'de Macarca eserindeki metinlere bakthrsa, bir taktm se-
beplerle buralara go<s etmek zorunda kalan bu ismaili kolonisinin zamanla Hlris-
tiyanlatlnlillklan, vaftiz edilerek domuz eti yemeye zorlamp her tiirlii islami
ritiieli uygulamaktan zorla allkonulduklan, kiliseye devam etmelerinin istendigi,
ktzlanmn mudaka Hlristiyanlar'la evlenmek zorunda buna muhalefet
edenlerin iddede boylece Hlristiyanlar i<sinde eritilmege <sah-
Ilmklan ileri siiriilmektedi:rBB. T. Oki<s'in, o doneme 15agda olan Ebu Hamid el-
Garnati aillnda bir miiellifin Tuhfttu'l-Elbdb isimli eserinden ve Y akut el-
Hamevi'den naklettigi metinlerden gore, ll50'lerde bu ismaili
kolonileri Macaristan'dan Romanya'ya kadar uzamyorlarill. Bunlann ticarede
ugraan ehirleri bulunuyordu. Buralarda yaayan ismaililer frenk<se (Macarca)
konuuyor, onlar gibi giyiniyorlarffi89. XIII. yiizyllda, ozdlikle Mogol hiikiimdan
Batu Han'm salillrlianm buralara kadar yaymas1 ile zoraki Hlristiyanlatlrlian
(veya mecburen H1ristiyan goriinen) ve Macarlar tarafmdan da slkttlrlian
ismaililer, tamamen ortadan kalktmlarill. Bu ismaililer'in sozkonusu yerlerde
bir mitosa", Tarih ve Milliyetfilik, Mersin Un., I. illusal Tarih Kongresi (30 Nisan-2 Mayis
1997), Mersin 1999, ss. 322-325.
8
5
Bk. Okir;, "San Salttk'a ait bir s. 48; a)'lll yazar, "Bir tenkidin ss. 264-265.
Yukanda sa)'llan tarihsel kaynaklardaki metinler bu makalenin dipnotlannda ya)'lilllanmlhr;
buralara bk.
86 Msl. bk. Togan, Umitmi Turk Tarihine GiriJ, ss. 156-157.
87 Bu miihim meseleyi U ana kadar ar;liiliga kaVUturmak ne yazlk ki miimkiin o1marrn-
hr. Bu hususta yardrm1m esirgemeyen isenbike Togan'a teekkiir bon;:1uyum. Fakat onun
aratirmalanndan da heniiz bir sonur; elde edilememitir.
88 Okir;, "Bir tenkidin tenkidi", aym yerde.
89 A.g.m, ss. 269-271. Y akut'un memi ir;in buraya bk.
SARISALTIK 85
oturduklan kasabalar, isimleriyle bir bir bilinmektedir
90
Eger bu ismaililer bizim
dliiindiigumiiz bildik ismaililer ise, bu, San Salnk'm islam anla)'lIyla i:irtiien
bir zeminin c;ok daha evvel orada mevcut olabilecegi anlamma gelir.
Ayrn di:inemde Balkanlar'a gelen muhtelif Arap tiiccarlanmn be-
raberlerinde getirdikleri kitaplan daii;Itarak islam propagandas1 yapnklan da
biliniyor ve Ebu'l-Fida'ya bakillrsa, Dobruca'da Sakcz (ishakc;1) denilen miisliiman
bir ahalinin ve bu am taIyan bir ehrin mevcudiyeti de bahiskonusu oluyor
91

Buraya kadar i:izetlemege c;ahhii;Im kadanyla i:iyle anlaillyor ki, San Sal-
ilk ve beraberindeki Turkmen aireti, Balkanlar'da, ozellikle de San Salnk'm
faaliyet alam olan bugiinkii Bulgaristan ve Romanya topraklannda mevcut olan
ilk miisliiman topluluk degildir. Bu topraklar XII. yiiz)'lldan, belki de biraz daha
eskilerden beri c;eitli miisliiman topluluklanna ev sahipligi yapmlhr. Bunlar
arasmda i:izellikle c;ogunluk olmas1 baklmmdan ismaililer dikkati c;ekiyor. Bu
kadar erken bir devirde ismaili kolonilerinin mevcudiyeti, burada ismaili propa-
gandanm, dola)'lsiyla heterodoks islam geleneginin eskiligini gi:isterir
9
2.
Bununla beraber, ismaili etkileri yalmzca belirtilen ki:ikenle izah etmek bir
eksiklik olabilir. Zira San Salnk'm yi:inettigi ve Qepni boyuna mensup bulunmas1
kuvvetle muhtemel Tiirkmen airetinin, Babailer ortamma mensup olmas1 da
giic;lu bir ihtimaldir. Bu itibarla, Babailer isyamna kanlan Suriye ki:ikenli Turk-
men airetleri gibi, Qepniler'in de daha orada iken ismaili etkilere maruz kalrn-
ii;Im varsaymak,. o kadar da kolay reddedilecek bir olgu degildir
93
. Boyle olunca,
9o A.g.m., s. 271.
91 Ag.m., ss. 273-274; kr. inalcrk, "Dobruja", E/2.
92 I. Melikoff, Alevilik ve Bektailik konusunda aratrrmalanmn son durumunu ve bu
arada problenlieri bahis konusu ettigi son makalesinde, Bulgaristan Alevileri ile
ilgili olarak, bu gelenege mensup, Akyazlli Baba, Otman Baba, Kidenlli Baba ve Demir Baba
gibi, Alevi ve Bektailer arasmda killt konusu olmu i:inenlli evliyimn tiirbe binalannm hep
yedi kenarh (heptagonal) yapliar oldugunu, bu durumun kendisini bugiin ise bunu
ismaili etkisine baglamamn dogru diiiindiigunii yazar. Ancak ona gore bu etki
ismaililigin tesirlerini talyan Hurufiligin buralarda yayllinas1 sonucu, dolayh bir etkidir ( bk.
"Le bektai-alevi: Quelques dernieres considerations". Turcica, 31 (1999), ss. 1-18).
Fakat gi:irilldiigu gibi, Osmarlli fetihleri ile buralara taman Hunlfi etkilerden <;ok i:ince, dog-
rudan bir ismaili geleneginin mevcudiyeti muhtemel gi:irillmekte oldugu gibi, San Salhk'la
gelen Tiirkmen airetinin inan<;1armda ismaili etkilerin bulunmas1 da bugiin kuvvetle muhte-
meldir. DolaYls1yla Alevi-Bektai tiirbe yapliarmdaki yedili mirnari sistemin ki:ikeninde Hurufi-
lik gibi do1ayh bir etkiden evvel ismail1ligin bizzat kendisini diiiinmek daha dogru gibi gi:irii-
niiyor. Bu ihtimali ibrahim Bahadrr'm Alevi erkin farkhhklan konusundaki ifadeleri de teyid
etmektedir. Ona gi:ire Aleviler i<;indeki yedili erkin gelenegini uygulayan gruplar,
imamiye'den <;ok ismailiye etkileri altlnda kalnulardrr', bk. "Alevilikte erkin farkllliklan ve
onlann mimariyle sembollere etkisi", Aleuiler/Alewiten: Kimlik ve Tarih/ldentitat und Geschichte, ed.
ismail Engin-Erhard Franz, Deutsches Orient-Institut, Hamburg 2001, band: 2, ss. 282-285.
93 Bu hususta bk. Ocak, Babailer jsyam, s. 121. Bernard Lewis ve ismaililigin i:inde gelen
uzmanlarmdan Farhad Daftary de Suriye'de XI. yiizYihn ortalanndan itibaren kalabalrk bir
ekilde yerlemeye balayan Tiirkmen oYlllaklan i<;inde yogun bir ismaili propagandamn
86 AHMET OCAK
1smaili etkilerin burada belli ol<;iide mevcudiyetini kabul etmek yanh olmaya-
cakur.
halde bu anlaulanlan bir arada degerlendirdigimiz zaman, San Saluk ve
Dobruca'ya yerlemesinden <;ok daha eski tarihlerde, Dobruca ve ha-
valisinde, Ortodoksluga mensup yonetici ve yiiksek tabaka hari<; olmak iizere,
Hrristiyanhgm biiyiik <;ogunluguyla Bogomiller'den olUan heterodoks bir top-
lumsal ve dini taban tCkil ettigini; San Saluk zamamnda aruk mevcut olmasalar
da, miisliiman kolonilerinin muhtemelen 1smaililer'den meydana gelen bir islam
toplumu oluturdugunu, ismaili tesirler bu heterodoksiyi San Saluk'la
gelen Tiirkmenler'in pekitirdigini tahmin edebiliriz. Her ne kadar Balkanlar'daki
bu dini zeminin analizi konusunda bugiin i<;in bazt problemlerin <;oziil-
mesine ve bu sebeple daha detayh ihtiya<; varsa da, <;izmeye <;ahtl-
bu kaba taslak yap1 profili dahi, San Saluk ve kolonisinin nasu bir dini
zemine geldigini gostermeye bir par<;a da olsa yetecektir.
1te San Salnk ve kolonisi, bu heterodoks zemine Anadolu Tiirkmenleri'nin
Babai isyamndan <;Ikmi yeni heterodoks islam anlayilm Bugiin onun
klsmen Bulgaristan, klsmen de Romanya topraklannda kalrm eski faaliyet alan-
lannda ve Alevilik gibi, artik biribiri i<;ine ge<;mi iki heterodoks islami
toplumun mevcudiyeti bir tesadiifun degil, boyle bir tarihsel arkaplamn Osmanli
fetihleri ile devarmndan bir ey degildir. Bu iki ziimrede bugiin de canhh-
koruyan hulul ve tenasi1h merkezli heterodoks islam inan<;lanmn temeli,
Bogomilizm'den miisliimanhga ge<;en hrristiyanlarca, ismaili baklyyeleriyle, San
Saltlk ve 1263-64'lerde buralarda auld! ve XVI. yiiZyilda da Safevi
propagandas1yla geliti. Giiniimiizde Romanya Bektaileri ile Deliorman
Alevileri'nin ki:ikeni biiyiik bir ihtimalle ite bu ekilde olUffiU olmahffir9
4

yapuchgnn ve yerletigini gostermektedirler (bk. B. Lewis, Ht1fii.ler: Orl.afag ls!Om Diilrya.smda
T erifriQn ve Siyaset (orijinal ach: The Assassins: A Radical Sect in Islam), c;ev. Ali Aktan, Sebil yay.,
1stanbul 1995, ss. 83-88; F. Daftary, lsmaililer, T arih ve Kuram, c;ev. Erciiment Ozkaya, Rastlantl
yay., Ankara 2001, ss. 163, 241, 247 ve daha baka yerlerde). Kaldl ki bu Tiirkmenler'in
onemli bir klsmmm daha Maveraiinnehir ve Horasan'dayken ismaililigi kabul ettikleri ve
1smaili daileriyle ibirligi yaptlklan, yine ayru yazarlann bu konuya dair verdigi bilgilerden
c;Ikanlabiliyor.
94 Bu hususta ozellikle U c;allmalara bk.: Tadeusz Kovvalski, "Les elements etlmiques
turcs de la Dobroudja", RO, XIV (1938), ss. 66-80; Frederick dejong, "The Klzilb3 sects in
Bulgaria: Renmants ofSafavi Islam?", TSAB, IX/1 (1985), ss. 30-32; ayru makalenin devarm,
qynz dergi, IX/2 (1985), ss. 21-25; S. S. Bobcev, ''Deliorman Tiirkleri'nin kokeni", c;ev. Tiirker
Acaroglu, Belleten, 203 (1988), ss. 697-715; Irene Melikoff, "Bulgaristan'da Deliorman KizJ.lb3
toplulugu", Uyur ldik Uyarrhlar: Aleuilik-Bektaililc ArlltlTTnalan, c;ev. Turan Alptekin, istanbul
1993, 1. bs., Cern Yay., ss. 139-10; Thierry Zarcone, "Nouvelles perspectives", ss. 1-11.
SARISALTIK 87
San Salttk ve Baba Hareketi
San Salnk'm 1240 yilinda Sels:uklu Anado1u'sunda biiyiik bir siyasal ve top-
lwnsal kriz olarak ortaya c;tkan Babai isyamyla ve onun iki efi Baba nyas-t
Horasam ve Baba ishak ile dogrudan ve yakmdan bir baglanttst var rmmr? Bun-
lardan herhangi birinin halifesi olabilir mi? K.Isaca San Salttk bir Babai eyhi
midir?
Dogrusunu soylemek gerekirse bu sorulan tereddiitsiiz ve tam anlarmyla
cevaplanffiracak verilere sahip degiliz. Babai isyanmdan bahseden hi<; bir kay-
nakta, hatta Elvan Qelebi'nin Menfilabu'l-Kudsiyye'sinde bile San Salnk'm am
gec;mez9
5
Eger bir halife veya miiridlik haS"t olsaym, Baba nyas'm ve oglu Muh-
lis Paa'mn ondegelen halifelerini saytp tarutao bu eserde mudaka onun ammo
da zikredilmesi icap ederdi. Ancak, 1263-64'te Dobruca'ya ge<;tigini c;:ok iyi bildi-
gimize gore, San Salttk'm Anadolu'da bulundugu donem, Babai isyammn vuku
buldugu tarihe rastlamaktamr. Yani San Salnk bu biiyiik Tiirkmen isyam olur-
ken Anadolu'damr ve muhtemelen yirmi he otuz yalannda olmast gerekir.
Unutmayahm ki, Qepni aireti de bu isyamn balm s:eken Tiirkmen airederin-
dendir. Bu durumda, Baba nyas ve Baba ishak'm yakimnda olmasa bile, s:ogu
Tiirkmen babas1 gibi bu isyana kanlrm veya en azmdan fikren desteklemi ola-
bilir, ki bizce bu s:ok muhtemeldir96. 0 Siralar s:ok gens: oldugu ve onlarm yakm
s:evresine mensup bulunmamg-t is:in de Menfilabu'l-Kudsiyyeye ve diger kaynaklara
girmemesi c;:ok tabiidir. Aynca o devirde, XIIT. yiizytl Sel<;uklu Anadolu'sunun
lorsal kesimini biitiiniiyle etkilemi olan bu biiyiik toplumsal hareketin mmda
kalmanm, fevkaladeden bir durum soz konusu olmadtkc;a, bir Tiirkmen eyhi
ic;:in pek miimkiin olamtyacagtru da goz oniinde bulundurmak lazammr.
San Salttk ve Bedreddin Hareketi
l402'deki Ankara savatmn akabinde Osmanlt devletinde ortaya c;:tkan eh-
zadeler arast miicadele doneminde Bedreddin tarafindan 1416 ytlmda
sahneye konulan isyamn tarihi oldukc;:a iyi bilinir. Miicadeleyi kazanarak karde-
95 Bk. Elvan Qelebi, Meruilabu'l-Kudsiyye.fi Merui.szhi-Onsiyye: Baba ll;yas-t Horasdn ve Ailesi-
nin Menkahev nr. ismail E. Eriinsal -A. Y llar Ocak, TIK. yay., Ankara 1995, 2. bs.
96 Nitekim daha once Babailer isyaru ile ilgili monografimizde bu kanaatte oldugumuzu
a9-ldanu ve Babai hareketine mensup eyhler arasmda San Salttk'i ve miiridi Barak Baba')'l
gostermitik (bk. Baba/er isyam:Aleviligin T arilzsel Alf;yapm r ohut Anadolu 'da lstam-Turk
Heterodoksisinin Tqek1iilii, Dergah yay., 1stanbul 2000, 3. bs., ss. 187-197). Fuat Kopriilii de c;ok
uzun )'lllar once, yetitirdigi miiridleri sebebiyle. San Salttk'rn Baba ishak ile -dola)'lS1yla Babai
isyantyla- ilikisi oldugunu soyliiyordu (bk. "Anadolu'da islamiyet", 3 (1338), s. 308, dipnot 1).
H. 1nalok ve I. Mffikoff da -muhtemelen Kopriilii'niin bu kanaatinden yola c;OOuak- San
Saltlk'm Babai eyhlerinden oldugunu diiiinmektedirler (bk. inalclk, The Ottoman Empire, s.
187; Melikoff, "Qui etait San Saltuk?", s. 238. Biz ise yukanda sebeple, onlar
kadar kesin bir kanaate sahip olmamakla birlikte, San Saltlk'm Babai hareketine mensubiyeti-
ne kuvvetli bir ihtimal olarak baklyoruz.
88 AHMET YN?AR OCAK
lerini bertaraf edip Osmanh tahtmda tek b3.ma kalmaYJ. b3.aran Qelebi I.
Mehmed'in politikasma kaiI, Rumeli'de eski Hi.ristiyan feodallerin,
Osmanh uc gazilerinin ve timarlanru kaybetmi sipahilerin destegini arkasma
alarak ayaklanan Bedreddin'in giritigi bu isyan hareketi, aagt yukan bii-
tiin Osmanh tarihinin gordiigu en geni tabanh, etkileri sonraki yiizyillara yan-
Slffil en biiyiik dini toplumsal hareketiclir97. 0 bu hareketin tekiladanmasma
muhtemelen daha iznik'te Musa Qelebi'nin kaillaskeri iken balann, fakat halife-
leri Borkliice Mustafa ve Torlak Kemal'in ayaklanmaSI iizerine Anadolu'yu
terkederek Eflak'a Bedreddin'in Eflak'ta bir miiddet kalrugt gorii-
liiyor. Amac1 tasarlarugt hareketi oradan yonetmekti. Aynca Eflak beyi
Musa Qelebi'yle yakmhgt bulunan biriydi ve ona istedigi serbest hareket ortannru
saglayabilecekti.
Bedreddin Eflak'a sonra, ihtimaldir ki buradaki ikameti esna-
smda Balkanlar'daki toplumsal rahatSizhgt ve Qelebi I. Mehmed'in saltanatl eline
ge9rmesine ragmen, zikredilen toplumsal kesimlerin Osmanh idaresinin ilibeti ve
memlekederinde uygulayacagt politika konusundaki -heniiz mevcudiyetini koru-
yan- giivensizligini kendi gozleriyle gormii, bunun iizerine, merkeziyet9 politika-
sma kacy oldugu yeni Osmanh sultamna isyan etme kararmt vermiti. Ancak
Bedreddin Eflak'ta daha fazla kalmamt ve Dobruca'ya
Bedreddin'in, kendine o kadar yakmhk gosteren ve rahat imlcinlar
saglayan Eflak't btrak.Ip Dobruca'ya kanaatimizce rastgele bir tercihin
sonucu degildi. 0 iiphe yok ki San Saltlk'm kim oldugunu iyi biliyor ve
bu bolgelerde onun manevi niifuzunun ne kadar ve yaygm oldugunu go-
riiyordu. Fakat asil miihimmi, buralarda ha.Ia San Saltlk'm yoluna bagh
Kalenderi dervilerinin ve zaviyelerinin bulunuyor olmaSiydi. San Saltlk'm
Dobruca'da Babadagt'ndaki biiyiik zaviyesi ise elan ve orada dervileri
yalyordu. ite Bedreddin bu sebeple, planladigt isyan muhtemelen
kendisine en uygun iis olarak buras1m gormii ve gelip yerlemiti98.
97 Bedreddin isyamna dair,J. von Hammer'in Osmonb. imparatorlugu Tariln'nden ha.-
lamak iizere, Franz Babinger'den Yaltkaya'ya, A. Golpmarh'dan Ernst Werner'e,
Nedim Filipovic;:'ten son olarak ta Michel Balivet'ye kadar oldukc;:a fazla saYJda inceleme ya-
olmakla beraber, ozellikle Tiirkiye'de yaYJmlananlarm biiyiik c;:ogunlugu, bilimsel
olmaktan ziyade ideolojik Son olarak M. Balivet iyi bir monografi
Islam Afystique et Revolution Armie dans les Balkans Ottomans: Vze du Cheikh Bedreddin,
le "Ha!k9 tk.s Turcs" (1358/59-1416}, Les Editions Isis, istanbull995 (Tiirc;:esi: $eyh Bedreddin:
Tasavv'lfue isyan, c;:ev. Ela GUltekin, Tarih Vakfi Yurt yay., istanbnl2000). Aynca bk. A.
Ocak, Osmonlt Toplumwula Z/-ndUdar ue Miilhidler Tahut Doirenin Dtpna f;!kanW.r, Tarih Vakfi Yurt
yay., lstanbull998, 2. bs., ss. 136-202. Bu son konu hakkmda bibliyograf)ra
vardir.
98 Machiel K.iel ve Irene Melikoff da bu kanaattedirler (bk. K.iel, "The tiirbe qf San SaWc at
Babadag-Dobrut!ja", s. 213; Melikoff, "La communaute lazllbas du Deli Orman, en Bulgarie",
Bektachiyya, s. 404.
SARISALTIK 89
0, XIII. yiizytlda San Salnk tarafindan kuru1an ve o tarihlerden beri, Ba-
bai hareketinin yarathgr gelenegi siirdiiren Kalenderi dervi1erinin elinde bu1u-
nan bu tekkeyi, ideo1ojik o1arak kendine <_;:ok yakm buldugu i<_;:in se<_;:mi o1mahchr.
Bir de herhalde, bu sebep1e kendine ko1ayca bag1ayabilecegini diiiindiigu bu
ziimrenin destegini sag1amayi hedefliyordu. Nitekim bunda muvaffak o1mu ve
arhk harekan buradan hazir1amaya ba1armhr. Bedreddin, San Sa1nk'm
Babadagr'ndaki bu zaviyesinden, Qelebi I. Mehmed'in yonetimine giiven bes1e-
meyen lllristiyan ve Miis1iiman kesimlere yonelik geni bir propaganda faaliye-
tine girimiti. 99
Sonunda Bedreddin San Salnk zaviyesinden idare ettigi yogun bir
propaganda ve haz1rhk faaliyetinden sonra, bata Kalenderiler'den oluan asil
yanda1an o1dugu ha1de, <_;:eitli kesimlerden kendine kanlanlarla birlikte harekete
ge<_;:mi ve 1416 yilinda, Agas:denizi de denihnekte o1up bugiin Bulgaristan'da Deli-
orman achy1a bilinen bo1gede fiilen Osmanh dev1etine isyan etmitir". Osmanl1
kuvvetleri Bedreddin'in taraftarlanna toprak ve dirlik vadedince onemli bir
klsrm Osmanh tarafma ge<_;:erek liderlerini yalmz b1raknlar; sadece Kalenderi
dervi1eri sonuna kadar sebat ettiler. Neticede Osmanh kuvvetleri galip geldi ve
bilindigi gibi Bedreddin yakalanarak Serez'de isyan su<_;:undan yargtlamp
1416'da idam edildi. San Sa1nk zaviyesindeki bu Kalenderi dervi1erinin (San
Saltzk zdzxyesi Ipklan) Osmanh yonetimi karIh tutum1an ise hep siiriip gitmitir
100
.
99 Msl. bk. Behcetii't-T eoarih (Osmanh Tarihleri, nr. Nihal AtsiZ, Tiirkiye yay.,
istanbul1949, s. 60; Oru<; Beg, Teodrih-iAl-i Osman, nr. F. Babinger, Hannover 1925, ss. 43-
45; Teodrih-i Al-i Osman, nr. Ali Beg, istanbul 1332, ss. 91,93; Neri,
Cihannilmti, nr, F. Taeschner, Leipzig 1955,1, 46, II, 171-172; idris-i Bitlisi, Hejt Bihijt, Silley-
maniye (Esad Efendi) Ktp., nr. 2197, v. 256a; Hoca Sa'deddin, Tdcii 't- T eodrih, istanbul 1280,1,
298; So1akzade, Solak::;tide Tarihi, istanbul1297, s. 135. Kaynaklarda isyamn zamam konusun-
da 1416, 1418 ve 1420 gibi muhtelif tarihler verilmekle beraber, o1ay1ann dikkatli bir takibi,
dogru tarihin 1416 olmasim gerektiriyor. Nitekim H. inalCJk ta bu tarihi kabul eder (bk. The
Ottaman Empire, s. 188).
100
Bu konuya clair bk. Ahmed Refik (Alunay), "Osmanh devrinde Rafizilik ve Bek-
DEFM, IX/2 (1932), ss. 34-35.
IV.BOLDM
SARI SALTIK KDLTD:
TEKKELERi, MEZAR VE TORBELERi,
BEKT N;!ILiK VE ALEviLiKTEKi YERi
SARI SALTIK'IN AQTIGI TEKKELER
Yetmij yedi yerde hem nijamn var
Elinde agaytan Zulfikar'zn var
Dertlilere dennan 'zm sende var
Erenler serdan Pir San Sultan
Seyyid Seyfullah
Salf:lknOme, Tarih-i Al-i Selfuk ve Evliya 9elebi Sf!Yahatnamesz'nden, San Salt:Ik'm
Dobruca'ya yerletigi tarihten vefatma kadar siire i<;inde bata
Dobruca'daki Baba Salt:tk tekkesi, yahut zaviyesi olmak iizere, faaliyet sahasmm
hahca U tekkelerde dolayl.Slyla buralarda
tespit edebiliyoruz. Bunlar onun hayattayken bizzat kendisinin tekkeler
olup, kendisi sagken ve oliimiinden sonra etrafinda teekkiil eden kiiltiin yarat:Icl-
Sl olan ana merkezlerdir.
Baba Salt:tk (Babadaffi) Tekkesi (San Salt:tk Baba ,Zaviyesz)
San Salt:Ik'm tekkelerin ilki, onun ilk yerletigi ve kendi arum taIyan,
Tuna kenanndaki Baba Salttk, Osmanli donemindeki aruyla Babadagt, yahut
Salt:tkname'deki ismiyle Tuna Baba denilen kasabadaki tekkesidir. Buras1 San Sal-
t:Ik'm en maruf ikametgam idi. Bu tekkenin XVII. yiizyildan onceki, yani Evliya
Qelebi'ye gelinceye kadarki tarihi hakkmda, yine onun anlatt:Iklanndan ve II.
Beyaz1t'm tahsis ettigi vakrflann kaJldanndan baka bir bilgiye sahip degiliz.
Evliya Qelebi, Dobruca "kafirler"in eline Jlhl1p tahrip edilen ve
yeri haline getirilen San Saluk tiirbesinin kefediliini bir menkabeye
baglar. Bu menkabeye gore, Osmanh sultam II. Bayezid 1484'te Bogdan (bu-
giinkii Moldova) yani Kili (Kilia) ve Akkerman (Cetatea Alba) seferine giderken
durumu oramn miisliiman halkmdan ogrenmi ve
ulemadan Kara ile istihareye yatmilarrur. San Salt:Ik hem sultamn
92 AHMET YN;)AR OCAK
hem de Kara riiyasma girerek once Bogdan'm fetheclilecegini
miijdeler; arkasmdan da "Beni mezbelelikten kurtar!" diye sultana talimat verir.
Aym riiyayt Kara de gormiitiir. Her ikisi de riiyalanm ayn ayn
yazarak eyhillislama gonderip fikrini sorarlar. tiirbenin
bulundugu yere bir "asitane" (biiyiik tekke) yaptmlmasmm uygun bildi-
rir. Mezbelelik temizlenince, iizerinde "Tatar hatnyla" "Haza kabru Salttk Bay
S9yid Muhammed Gazf" (Bu Salnk Bay Seyyid Muhammed Gazi'nin kabridir)
yazill mermer bir sanduka bulurlar. II. Bayezid hemen miihendis ve mimarlan-
na bir tiirbe, cami, kervansaray, imaret, hamam ve medreseden oluan diger
miitemilatJ. havi bir kiilliye yapmalanm emreder. Fetihten sonra tekrar
gelir ve bir sene orada lular. Bu arada ehrin yeniden inasma ba-
lanir. Aynca biiyiik ve zengin valuflar tahsis eclilerek kiilliyenin balurmmn siirdii-
riilmesi saglamr, inaat bittiginde, o zaman hayatta olan Bektai eyhi Kldemli
Dede (yahut Baba) Sultan'! tekkeye eyh tayin eder
1
1966 yillnda
ziyaret eden G. M. Smith, II. Bayezid'in kiilliye binalanndan hi<; biri-
nin arnk ayakta yazmaktachr2.
Evliya Qelebi'nin bu hikayesinde anlanlan San Salnk'm mezarmm riiya ile
kefi hadisesi, baka mezarlar i<;in de s1k kullamlan bir motif olmakla beraber,
tiirbenin ve kiilliyenin II. Bayezit tarafindan yaptlnhl ve iman, hi<;
iiphesiz tarihsel degeri olan bilgilerdir. F. W. Hasluck her ne kadar
ehrinin II. Bayezid tarafindan kuruldugunu yaz1yorsa da3, bu ifadesiyle herhal-
de yeniden imanm kastediyor olmahchr. Yoksa bu ehrin San Salnk tarafindan
kuruldugunu ve XIV. yiizydda bile mevcudiyetinin ibn Battuta tarafindan haber
verildigini biliyoruz4.
tiirbe ve tekkeyi <_;:ok iyi aratlrmi olan Machiel Kiel bura-
smm San SaltJ.k'm ger<_;:ekte faaliyet gosterdigi ve asli tiirbesinin bulun-
dugu yer oldugu kanaatindedir
5
Aynca o ve G. M. Smith, II. Bayezid'in ehrin
ve <_;:evresindeki yerlerin vergi gelirlerini buraya tahsis ettigine clair Evliya
Qelebi'nin verdigi bilgiyi aqiv belgeleriyle dogrularmlarchr6.
1 Evliy.i Qelebi, III, 366-368. Hasluck, T edkikler, s. 117; ayru yazar, Christianity, II,
432-433. Hasluck Babadagt'mn II. Bayezid tarafindan imar olunduktan sonra Kmm Tatarlan
tarafindan islcin edildigini, burada muhtemelen daba eskiden bir Hrristiyan azizine ait mezar
bulunmu olabilecegini yazar. Aynca bk. Sevgen, s. 2921.
2 Smith, s. 222.
3 Bk. Hasluck, Tedlrikler ve Christianit;y, ayru yerlerde.
4 Bk. yukanda s. 70.
5 Kiel, "The tiirbe of San Saluk at Babadag-Dobrudja", s. 216; ayru yazar, "San Saltuk:
Pionier des Islam", ss. 265. Babadagt'mn XVIT.-XIX. yiizy:lldaki durumu hakkmda tafsilat ir;in
bu makalelere bk. Yazar ozellikle bu son makalesinde KemaJ.eddin Muhammed es-Serrac'm
eserindeki, San Saluk'm vefat ettigi yerin, yaachgt - SakCI (isakr;a)'ya yakm olan- yer olduguna
dair kaych da zikrederek, burasmm Babadagt oldugunu vurgulamaktachr (bk. s. 265).
6 Kiel, a.g.m, s. 215; Smith, s. 222.
SARISALTIK 93
Evliya Qelehi San Salt:Jk tekkesini ziyaret ettiginde hurada yiiz elli kadar
ve ya.h dervi hulunuyordu. Ona gore -ziyaret ettigi hiitiin Bektai
tekkelerindeki derviler kullanageldigi ifadesiyle- "cilmlesi eshab-t pak, musalli,
sahib-i drif billdh canlardzr"
7
. Bu ifadelerden iizere, Evliya Qelehi
zamamnda San Salt:Jk tekkesi ve tiirhesi, ar1lk Bektai dervileri-
nin elindedir.
Oysa San Salnk'm zamamnda ve miiteakihen XV. ve XVI. yiizyillarda hu
tekke iiphe yok ki, San Salt:Jk kiiltiine hagh Kalenderi deyilerinin hir han-
idi. Bedreddin'in, buraya geldiginde, oradaki Kalenderiler'le beraher
oldugundan daha once bahsedilmiti. Tekkenin vakdlan da onlann kontroliinde
idi. Fakat 2 991 (21 Agustos 1583) tarihli hir miihimme kaych, helgedeki
tabirle "San Salnk Baba zaviyesi"ne gelen sadakalar (adak ve kurbanlar, para
vs.) dan yaralanmak maksachyla baz1 kimselerin zaviye vakfina ait yerle-
re haka zaviyeler ve halvethaneler yaparak bu sadakalan kendilerine alchklanm,
San Salt:Jk zaviyesinin zarara hildiriyor. Bu seheple zaviyenin der-
vileri hirer hirer ve hu da hiiyiik hir zarann meydana gelmesine yol
Belgede kachsrndan hu duruma engel olunmas1 isteniyor8.
Kalig;ra Sultan Yilan Tekkesi
San Salt:Ik'm bir ejderhayt oldiirerek kral kizlanm anlatan
mehur menkaheye anfla Salttkniime'de Yilan Tekkesi ac:hyla zikredilen Kaligra
(veya Kalliakra) tekkesi, Varna (Bulgaristan)'nin kuzeyinde hulunmaktayc:h. Bu-
rasi hakkmda Salf:lk:ndme'de fazla hir hilgi olmamakla beraher, yine Evliya Qelehi
sayesinde, en azmdan onun zamamndaki durumu hakkmda haz1 malu-
mata sahip hulunmaktaytz. Evliya Qelebi huras1m Tekiyye-i Kalig;ra Sultan achyla
zikreder ki, Kaligra Sultan'm San Salnk oldugunu biliyoruz. Tekke Karadeniz
kenannda denize dogru uzanan Kaligra humunun aym ach taIyan sarp kayahk-
lan iizerindeki kalede bulunmakta olup San Salnk'm tiirbesi de, menkabede
ejderin magara olarak hilinen magaramn Menkaheye gore,
burasm1, ejderhayt oldiirdiikten sonra miisliiman olup Ali Muhtar achm alan
kalenin krah yap1:J.rmi1:J.r.
Burada XVI. yiizytl ortalannda hala Kalenderiler (lflklar) hulunuyordu.
Bunlann erife ve din-i islam'a muhalifha'z1 kelimat itdiikleri", diger tek-
kelerdeki "ehl-i hid'at" IIklar'la hir olarak aykin hareket ve fiillerde hulundukla-
n, kisaca "Ehl-i Siinnet ve Cemaat" mezhehine uymaytp "hilM-1 er'-i erif dav-
ramlar sergiledikleri goriildiigunden, takibat ve tahkikata tahi tutulduklan anla-
1 Evliya Qelebi, III, 369.
a Babakanhk Osmanh Arivi, Muh:imme Difi;eri no: 51, s. 73'ten naklen Ahmet Refik,
"Osmanh devrinde Ra:&zilik ve Bektailik", DEFM, IX/2 (1932), s. 59.
94 AHMET YN?AR OCAK
illyor
9
Bu konuda Osmanh merkezi iktidan en ufak bir taviz vermemi, Ehl-i
Siinnet'e uyanlar yerlerinde b1rakllnn, uymayanlar ise tardedilmilerdir.
Bu tekke de tipki tekke gibi, XVII. yiizylida artrk Bektai-
ler'in mekamd!r. Buradaki Bektai dervileri de Evliya Qelebi'ye gore her zaman
oldugu gibi "hirer sahib-i ma'rifet, ehl-i ilim ve fazl canlard!r. Ciimle Ehl-i Sun-
net ve Cemaat'den mii'min, muvahhid, evkat-1 hamselerini mescidlerinde eda
ider sahib-i tertip yiizii miitecaviz iIkan-1 sad!kand!r"IO. Tekkenin sag ve sol
taraflanndaki kayalann i<;;ine oyulmu arpa ve bugday ambarlan bulunmaktad!r.
Ziyaret<;;iler tekkeye adad!klan kurbanlan kesip kayalar iizerine b1rakarak kartal
ve ahinlerin almas1m beklemektedirler. Zira kurbanlann bu hayvanlar tarafm-
dan yenilmesi, dileklerinin yenmemesi ise aksini gosterinni
11

Hasluck kendi zamamnda burada tekke binasmdan hi<;;bir iz bu-
buna ragmen yorenin lliristiyan ve Miisliiman halklmn buras1m
hila ziyaret etmekte oldugunu bildiriyori2.
Kznm 'da Baba Salttk kasabaszndaki Tekke
Bu tekke, II. 1zzeddin Keykavus'un Berke Han tarafmdan Bizans esaretin-
den kurtanhp Tiirkmen airetiyle Dobruca'dan Kmm'a go<;;iiriildiigu zaman,
Kefe yaklnlannda, Sogdak civannda kurulan ikinci Baba Salttk kasabasmda, veya
ehrinde bulunuyordu. Salttk:niime, San Saluk'm Moskov diyanna
gazilarda, bu kasabadaki zaviyesini iis olarak yazar. Ebu'l-Hayr-1
Rumi'nin, bu Baba kasabasrmn kafirlerin hiicumuna ugrayarak yaklhp yilild!gm-
dan, bu arada San Saluk zaviyesinin de Ezantamariye (Sainte Marie ?) ad!yla
HlZlr-llyas'a (Saint George) adanan bir kilise haline getirildiginden ve kendi za-
mamnda burada bir mescid oldugunu kaydettiginden daha once bahsedilmitil3.
Buradaki tekke hakkmda ne yazlk ki daha fazla bilgimiz yoktur.
ADINA SONRADAN AQILAN TEKKELER
Eski Baba Tekkesi
Bugiinkii ad!yla Tiirkiye'de Babaeski'deki bu San Saluk tekkesi (ve tiirbesi)
her ne kadar Salttknr1me'de onun belli bah dort ana mekamndan ve faaliyet iis-
siinden gosteriliyorsa da, digerlerinin, yani Kaligra ve Kmm'daki ii<;;
tekkenin aksine, tarihen San Saluk'la bir baglantlSl olmarmhr ve bu hikiye ta-
9 Ahmet Refik, ss. 34-36. Biri 12 Muharrem 967 (14 Ekim 1559) tarihli, digeri lO Safer
967 (11 Kasnn 1559) tarihli bu iki miihimme kaydmm metinleri buradachr.
to Evliya Qe1ebi, II, 138.
u A.g.e, II, 139.
12
Bk. Has1uck, Tedkikler, s. 27; kr. Christianiry, II, 429-430.
t3 Ebu'1-Hayr-i Rfuni, I, 155.
SARJSALTIK 95
rihsel olarak dogru degildir. Zira Edime'nin fethi ve buraya miisliiman niifusun
yerlemesi ancak l36l'deki fetihten sonrachr. Bu itibarla Babaeski'deki tekkenin,
ancak Edime'nin ve yoresinin fethinden sonra buralara yerleen, muhtemelen
vaktiyle San Salnk'm go<; ettigi Karesi havalisi kokenli Kalenden dervileri ara-
smda yaayan San Salnk kiiltii sebebiyle, onunla irtibadanchnlmi olabilecegi
diiiin iile bilir.
Bununla beraber, buradaki eski Saint Nicolas (Aya Nikola) manasnnndan
<;evrilme San Salnk tekkesinin mevcudiyeti tamamiyle ger<;ektir. Bunu XVI. ve
XVII. yiizyillarda buradan ge<;en Avrupah el<;ilerin seyahatnamelerinden de
gorebiliyoruz. Buradaki tekkeyi Turk kaynaklanndan yalmzca Salf:lkname ve
Evlryli ()elebi Sryahatnamesi haber veriyor. Birka<; Avrupah seyyahm da bu tekkeye
clair ilgin<; gozlemleri varchr. Salf:lknlime'ye gore, San Salnk burada bir kiliseyi
zaviye haline getinniti ve devamli buraya gelip konaklarch. Tekkenin bulundu-
gu kasaba, bolge ile ilgili Osmanh resrni kaYJdannda, mesela tahrir ve evkaf defter-
lerinde Baba-yzAtik achyla arnlmakta, Salf:lkname'de Eski Baba diye ge<;mektedir,l4_
Salf:lkname buradaki tekkenin kuruluunu ilgin<; bir menkabeyle anlanr. Buna
gore San Salnk Enderiyye (Edime) ehrini kuatmaga gelmi ve it;indeki kafirleri
miisliiman olup ehri sulh yoluyla teslime ikna etmege <;alillllhr. Sonunda ehir
kafirlerde, kale San Salnk'ta kahr. Kaledeki biiyiik kiliseyi cami haline getirirler
ve bitiigine de bir zaviye yaparlar; ;leyhin yamndakilerden bir kisnn oraya yer-
leir. San Salnk buraya her geldiginde bu zaviyede ikamet ederdi. Sonra oradan
baka bir hisara gelirler. Buradaki manasnrda ise kirk rahip kalmaktachr. San
Salnk ve rahipler. ayn ayn o gece riiyalannda Hz. Muhammed'i goriirler. Hz.
Muhammed San Salnk'a burada "islam'm yanchnnasim", ileride bura-
lann miisliiman bildirir. Rahiplere ise, oglunun (San Salnk) oraya gele-
cegini, o geldiginde miisliiman olmalanm, oglunun mezanmn da orada buluna-
soyler. Ertesi giinii birbirlerine riiyalanm anlatnklannda, rahipler bir
arda kabul edeceklerini bildirirler: Bu art, San Salnk'm burada
ebediyyen sonmeyecek bir ''<;erag" yanchnnas1chr. San Salnk istendigi gibi
yanchnr. Rahipler sondiinneye <;ahIrlarsa da baaramazlar ve topluca
miisliiman olurlar. Bakanlan istefan da aym riiyaYI gormiitiir. Boylece San
Salnk onun achm da ismail koyar; manasnn cami, daha dogrusu tekke yaparl5.
ite Eski Baba tekkesinin ve oradaki San Salnk tiirbesinin Salf:lkndme'deki hikayesi
budur.
Avrupah seyyahlann gozlemlerine gelince, 1567'de istanbul'a gelen italyan
asilli Avusturya el<;isi Antonio Pigafetta, bu tekkeyi ziyaret etmi, tuhafina giden
14 Msl. bk. a.g.e., pek"ok yerde.
15 Ebu'l-Hayr-i Rfuni, II, 23-26.
96 AHMET OCAK
is;indeki eYa)'l anlatnn ve burasmm esasmda Saint Nicolas'ya adamm bir ma-
nastlr oldugunu duydugunu kaydetmitir16.
1574-1578 tarihleri arasmda yine bir Avusturya els;ilik heyetinde istanbul'a
gelen gorevli Alman ilahiyat<;1 Stephan Gerlach, 1578'de geri donerken bu tek-
keye ugraml ve aynen, eskiden Saint Nicolas'ya adanffil manastlnn, imdi
Tiirkler'in elinde oldugunu ve burada s1rtlannda koyun postu olan dervilerin
(Kalenderiler) ikamet ettigini yazmakta, ve upkl giiniimiizde tiirbelerde gormege
altIk oldugumuz baz1 tarikat aksesuarlanndan (iri taneli tespihler, geyik boynuz-
lan, bazt eski kesici ve delici silahlar, amdanlar, levhalar vs.) bahsetmekte ve
Eski Baba hakklnda bilgi vermektedir
17
Buraya Eski Baha (Baba-)'l Atik) denme-
sinin sebebi ise muhakkak ki, Dobruca'daki Baha (Babadagl) ile ayru ismi talffil
olmas1 dola)'lsiyla kanIkhga meydan vermemek iizere, buras1m "eski" srl"anyla
anma zorunlulugudur.
1587 yilinda istanbul'a gelen Bartholomaeus Petz yonetimindeki bir baka
Avusturya heyetinde bulunan Alman eczao Reinhold Lubenau, seyahatname-
sinde yine bu tekkeyi anlatarak buras1mn Saint Nicolas'ya ait eski bir manastlr
oldugunu ve imdi Sares Soldak (San Saltlk) adh bir mristiyamn mezannm bulun-
dugunu yaztyoriS. Bu da San Saltlk'rn Huistiyanlar'ca da benimsendigini anlatan
tarihsel bir ehadet kabul edilebilir.
Her ii<; Avrupalt gozlemcinirl siirekli Saint Nicolas'dan bahsetmeleri, bunla-
nn bu bilgileri Eski Baba'nm Hlristiyan halklndan aldillanm gosterdigi gibi,
ozellikle sonuncusunun San Saltlk'rn bir Ihristiyan oldugunu soylemesi, onun
yorenin mristiyan halkmca Saint Nicolas ile ozdeletirilerek kendilerine
maledildigini gostermesi haktffilndan 6nernlidirl9.
XVII. yiizylida Evliya Qelebi ile iki ingiliz gozlemcinirl bu Eski Baba tekke-
sinden bahsettigini goriiyoruz. Evliya Qelebi buraya geldiginde buras1 bir Bektai
tekkesidir. Fakat seyyaluffilZ dervilerin azhgtndan ve evkafmm bir taklm haris
kiiler eline ge<;tigmden herhangi bir ey s6ylemiyor20. 1652'de buradan
ge<;mi olan Robert Bargrave, tekkenin Tiirkler'in San Saltlk Baba dedik1eri
16 Bk. ltinerario di Marc Antonio Pigtifetta, Zagreb 1890, s. 161'den naklen, Milan
Adamovic," Das Tekke von Sari Saltiq", MI, 5 (1979), s. 17.
17 Stephon Gerlach tkp Aeltem Tage-BUh, Frankfurt 1674, s. 51l ' den naklen Hasluck,
Christianify, II, 761; Adamovic, a.g.m., ss. 18-19.
18 Reinhold Lubenau, Beschreihung tier Reisen, Konigsberg 1912-1930, s. 157'den naklen
Adamovic, a.g.m., ss. 18-19. Her gozlemcinin seyahatnamelerindeki ilgili pasajlar bu maka-
lede ahnt:tlaillillij metinler olarak mevcuttur.
19 K.r. Christio.nify, I, 54-55, II, 431.
2o Bk. Evliya Qelebi, ill, 482.
SARISALTIK 97
birine, Rurnlar'm ise Aghios Nikolas (Saint Nicolas) admdaki azize ait olduguna
inanchklanru yaz1yor21.
Diger ingiliz seyyahjohn Covel 1675 yilmda buras1m ziyaret ettiginde, tek-
kede muhtemelen yine Bektailer varmr, ama Evliya Qelebi'nin gozlernledigi gibi
neredeyse yok denecek kadar az saYidamrlar22.
Babaeski'deki San Saltlk tekkesinin XIX. yiiZY!i sonlanna kadar bir Bektai
tekkesi olarak yaamaya devam ettigini, kendisi de bir Bektai babas1 olan V ahit
Liitfi SalCI'run burada Yaaffil baba ve dervilere clair yazllanndan anl!yoruz23.
1877-1878 Osmanl1-Rus harbinde Ruslar Babaeski'yi igal ettiklerinde, tekkeyi
Saint Nicolas amna yeniden kiliseye de, onlann gidiini miiteakip
tekrar Bektai tekkesi haline getirilmitir24.
Ki1tahya-$f!)'hli1' dek:i San Selcilk Tekkesi
Bugiin ayakta olmayan bu tekkeden yalruzca Vildyetname-i Haczm Sultan'daki
bsa bir kaYit haberdanz. Buna gore, Bektai geleneginde Hacr
Bekta.-1 Veli'nin halifesi olarak bilinen Hacrm Sultan Mentee ilinden donerken
ugrar2
5
Orada Begce (veya Sultan ve Habib Hacr isirnli iki
miiridini yanma alarak Kurban Bayrami'nda Seyitgazi'de yapllacak olan biiyiik
ayine kaclmak iizere yola Fakat fi.rtma, yagmur yolculugu imkanSIZ hale
getirir. bir yer ararlarken yabnlardaki San Selcilk Asitanest'ne
diiiiniirler26. Bu San Selciik herhalde San Saluk olmahmr. Hac1m Sultan'm
menahb1 tahminen XV. yiiZYII sonlannda kaleme gore, demek ki bu
tekke en azmdan bu tarihlerde mevcut bulunuyordu. San Saluk'm arum ta1mas1
ise, samyoruz, onun vaktiyle Dobruca'ya once buraya yabn bir yerde
zamanki Ohreti ve yine bu yiizylida bu havalide de slk
Kalenderi dervileriyle ilgili bulunsa gerektir.
Bu iki tekkenin haricinde, da goriilecegi gibi, San Saltlk'm mezar
veya tiirbesinin bulundugu hemen her yerde bugiin kahntilan bulunan veya
21 R. Bargrave, Trl1lJels, Bodleian Codex Rawlinson, nr. C. 799, v. 50 b'den naklen,
Hasluck, Christia:nity, II, 762.
22 Has1uck, aym yerde; kq. Adan10vic, a.g.m., ss. 22-23.
23 Bk. V. Liitfi Saki, "HaC! Rasih Baba", HBH, saYI: 66. Nisan 1937, ss. 145-147 ; "
Kurban ismail", HBH, saYI: 69, Temmuz 1937, ss. 185-188; kq. Thierry Zarcone, "Alevi et
Bektai de Thrace orientale", ss. 636-637.
24 Zarcone, a.g.m., s. 637.
25 HaClln Sultan XV, yiizyilm iinlii bir Kalenderi eyhidir (bk. A Ocak, "HaCim
Sultan", 7DV1A.
26 Bk. Dervi Burhan, Vzl4yei:Julme-i Hactm Sultan, s. 71: yolanda bir llsildne vardtr San
Selciik dirler anda yatahm. ... ".
98 AHMET OCAK
izi kalmanu tekkeler mevcuttu. Ancak bnnlar yukandakiler gibi San Salt:Ik ach-
na tekkeler degildi. Bunlann bir kisrm Bektai tarikatma ait bulundugu
gibi, mesela Bosna'da Mostar yakinlannda Blagaj (Blagay) kasabasmdaki tekke
benzeri, sonradan baka tarikadara olanlan da varch. Blagaj'daki bu tek-
kenin, Bosna-Hersek'in 1466'da Fatih Sultan Mehmed zamamnda fethinden
sonra kuruldugu, zamanla Bektailer'e Halvetiler'e ve hatta Nakibendiler'e
tigi rivayet edilmektedir. 1980'lerdeki depremde yihlrm, fakat sonra aynen
1851 'deki tarz1yla yeniden yapJ.lnnttr27.
MEZARLARI, TDRBELERi VE MAKAMLARI
Birinci boliimde, Evliya Qelebi'den naklen, San Saltlk'm vefaundan once
yedi tabut haz1rlanmas1m istedigi; vefat edince yedi krahn her birinin,
tabutunu kendi memleketine gotiirmek i<;in savamak isteyeceklerini haber ver-
digi; ger<;ekten de vefat edince krallann gelip hirer tabut ahp kendi melekederine
gotiirerek ayn ayn yedi yerde defnettikleri belirtilmiti
2
B. Bu tiir bir olayin sadece
San Salt:Ik'a mahsus malum ohnakla beraber, goriilecegi
gibi, birinin mezar veya makamlannm San Saluk'mki kadar da <;ok
meydandachr. Bu durumun San Saltlk kiiltiiniin onemini ve goster-
digi muhakkaktlr. Hasluck ise Evliya Qelebi'deki bu menkabenin Bektailer tara-
fmdan kendi dini propagandalan yaranna kullamhnl olup, Bal.kanlar'daki diger
San Saluk tekkelerini de igal edip igallerini merulatlrma ve aynca, bu mezar-
larm bulundugu yerleri fetih i<;in miicahid dervileri teVik amacma yonelik ol-
dugu kanaatindedir29.
Burada ilgin<; olan, bu "yedi tiirbe veya mezar" motifinin nereden kaynak-
meselesidir. Tabii buna "yedi bah ejder", ejderi oldiiren "yedi ok" ve
"yedi tabutu" da eklemek miimkiindiir. Ashnda bugiin San Saltlk tiirbe ve me-
zarlarmm sayiSI daha fazla ohnakla beraber menkabe neden "yedi" sayiSmda
1srar etmektedir? Bunu eski Tiirkler'deki yedi rakammm kutsalhgma veya :tbrani
ve Fenike etkilerine dayanchnhp soranlar30, yahut San
Saluk'm tiirbelerindeki mezarlann iri ciisseliligine (?) baglayanlar ohnakla bera-
ber31, bize gore bunun kokenini daha Xll. yiizyli gibi, Osmanll fetihlerinden ii<;
asrr ewel, Balkanlar i<;in miisliimanligm tarihi bakirmndan erken sayJ.lacak
bir devirde, buralarda mevcut ismaili kolonileri sebebiyle ismailik'teki yedili inan<;
sistemine baglamak dogru olabilir. Bilindigi gibi, ismaililige achm veren imam
27 G. M. Smith, "Some tiiTbes/maqiims rif San s. 223; Mahmud "Biagay'daki
tekke", llim ve 15, Eyliil-Ekim 1987, ss. 25-29.
28 Evliyli (:elebi, IT, 136-137.
29Hasluck, Tedkikler, ss. 117-118.
30 Msl. bk. Kaleshi, ''Albanische legenden um San s. 817.
31 Msl. bk. Hasluck, a.g.e., s. 117 ; kr. ayru yazar, Christiani_ty, IT, 433.
SARISALTIK 99
ismail, altma imam Cafer-i Sachk'm ogullanndan biridir ve bu mezhebin itikadm-
ca yedinci imamchr. Bu sebeple ismaililige YedijmamMe;dlebi de denmektedir32.
Hi<; iiphesiz bu menkabe, San Salt:lk kiiltiiniin yaylichSI, daha dogrusu, Sa-
n Saltlk'm bu yerlerde eskiden yaanu veya oyle kabul edilen Hiristiyan azizle-
riyle ozdeletirilmesi suretiyle oluan kiilt yerlerini gostermesi bakmundan il-
gin<;tir. Ama, bu mezar yerlerinin izalum yapmak i<;in uyduruldugu da <;ok a<;Ik-
tlr. ~ i m i bu tiirbeleri siras1yla inceleyebiliriz.
Babadafft Tiirbesi
San Salnk'm ger<;ek mezanmn burada bulunduguna clair hem kaynaklar,
hem de aratlnCilar arasmda bir ittifak varmr. Onun buradaki tekkesinde vefat
ettigi, Saltlk:nlime'de de ac;Ikc;a ima edilmektedir. Burada eyhin, ihtiyarllk <;aSinda
bu tekke yakmlannda yaptlSI bir savata yaralanarak vefat ettigi yazar
33
Bu c;ok
muhtemeldir. San Salnk'm Kmm'daki zaviyesinde vefat ettigine clair, 1940 YI-
hnda Biikre Bizantoloji Aratlrmalan Enstitiisii miidiirii Pere Laurent'm bir
iddias1m Nazmi Sevgen Hamdullah Suphi Tannover'den naklen kaydediyorsa
da34, bunun dogru olmadiSI anlaIlmaktadrr.
BabadaSI'ndaki tiirbenin digerleri ic;inde ayncal!kh bir yeri bulunmaktachr.
Bu tiirbe hakkmda en eski bilgilerimiz, II. Bayezid'in 1484 yilinda buraya tahsis
ettigi vahflarm kayru ile, onun San Salt:lk'm eski mezarmi riiya yoluyla kefetti-
gine clair hikiyeyi anlatan Evliya Qelebi'den oteye gitmiyor. Dnlii seyyah, Kmm
ham Menglii Giray'm ve o zaman tekkede eyh olan Kldemli Baba'mn riiyasm.a
giren San Saltlk'm taliman iizerine, II. Bayezid'in yapt1rchSI tiirbeyi orten kur-
Unlu kubbenin kalchnhp yerine tahta bir killah yapilmasma clair menkabeyi
anlatt:lktan sonra, tiirbeyi tasvir eder. Tiirbe o zaman dortkoe kirgir bir yap1dan
ibarettir. Sanduka npkl bugiinkii tiirbelerdeki sandukalar gibi yeil ipek bir or-
tiiyle kaph olup, duvarlar hiisni hat levhalanyla siislenmitir. Rahleler iizerinde
muhtelif padiahlar tarafindan hediye edilmi, <;ok klymetli miizehhep mushaflar
vardrr. Ba ve ayak ucunda adam boyu yiikseklikte miizeyyen amdanlar, bu-
hurdanlar ve gillabdanlar, tavanda klymetli avizeler asil1 bulunmaktachr, ki sey-
yaha gore bunlann benzeri eYa pek nadirdir35.
San Saltlk'm bu tiirbesi, bugiin BabadaSI'mn kenanndaki Ali Paa Ca-
mii'ne yahn bir yerdedir. Moloz tatan ina edilmi binamn iistii, iizeri kiremit-
lerle kaph basit bir ahpp c;an ile kaph, tatan kubbe ile ortiiliidiir. Tiirbe binas1-
32 ismaililik inan9anndaki yedili sistem i ~ i n bk. Henry Corbin, Histoire de La Plrilosophie
Islamiqu, Gallimard, Paris 1964,1, 127-131; Daftary,ismailtler, ss. 252-254.
33 Bk. ikinci Boliim, s. 60.
34 Sevgen, ss. 2920,2921.
3s Evliya Qelebi, III, 368-369.
100 AHMET OCAK
run San Salt:Ik'm oliimiinden uzak olmayan sonraki bir zamandan kalrm olabi-
lecegi gibi, Rus istilasmdan sonra da yapilirn olabilecegi tahmin ediliyor36.
Tiirbe bugiin, Evliya Qelebi'nin tasvir ettigi bu muhteem goriintiiden c;:ok
uzak olmakla beraber 1960'larda hiila ayakta idi ve ic;:eride c;:1plak bir tahta san-
duka bulunuyordu. Tiirbe c;:ogunlukla kamnlar tarafindan ve ozellikle Perembe
ve Pazar giinleri c;:eitli amac;:larla ziyaret edilmektedir3
7
Eskiden biiyiik torenler
halinde icra edilen bu ziyaretlere Hrristiyanlar da kattlmakta idi. Giiniimiizde ise
onlann artik bu ziyaretlere son verdikleri belirtiliyor3B. Bugiin ise oldukc;:a
miitavazi bir bic;:imde yeniden tamir edilerek ziyarete ac;:lirm bulunmaktamr. Bu-
rada San Salt:Ik hakkmda, hemen benzeri biitiin ziyiiretgiihlar hakkmda duyul-
maya allUan efsaneler halk arasmda bolca anlattlmaktaffir39.
Kalliakra Kalesi Mezan
Bugiin hic;:bir iz kalmarm bulunan bu mezar, San Salt:Ik'm en mehur
menkabesi olan ejderha menkabesinin gec;:tigi yer olmas1 dolaJ1s1yla yiiZJlllar
boyu bolgenin hem illristiyan hem de miisliiman halklarmca takdis edilmi
onemli bir mekiinmr ve menkabesine gore onun defnedildigi yedi yerden biridir.
Miisliimanlar burasrm San Salt:Ik'm mezan niyetiyle ziyaret edip adaklar adar-
ken, I:hristiyanlar Saint Nicolas'mn mezar yeri inanc1yla ziyaret etmekteydiler.
Ama Hasluck kendi zamamnda buras1mn Tiirkler arasmda art:Ik HaCl Baba diye
bilindigini yaziyor40. Ona gore bu mekanla ilgili olarak San Salt:Ik'a maledilen ej-
derha menkabesinin Saint George'a ait oldugu bilinmekle beraber, yore halkl
arasmda aym zamanda ilyas Peygamber'e ait olduguna da inanilmaktamr4
1
. Fakat
burada Saint George'un islam halk inanc;:larmda I:hZir-hyas ile ozdeletirildigi
hatrrlanacak olursa, sonuc;: yine aym kap1ya, yani Saint George'a gkmaktadrr.
Esk:i Baba Turbesi
Saltzknfime'nin, buradaki kilisenin altma gomiildiigunii belirterek onemle zik-
rettigi Eski Baba'daki mezara, Evliya Qelebi'de bir tek ciirnle ile "Bir zfyfiretgfih da
burada vardtr" eklinde klsaca temas edilir42. Nazmi Sevgen, eskiden Cedid Ali
Paa Camii'nin hemen yamnda bulunmakta olan San Salttk tekke ve tiirbesinin,
36 Kiel, "The tiirbe q[San Salttk atBahadag-Dolmulja", s. 217-218.
37 Smith, s. 222; A kahn, "San Saltuk'un tiirbe ve makamlan iizerine", L Ulusla-
rarast Turk Eren ve Evliytilan Kongresi Bildirileri., Ankara 1998, s. 21.
38 Akahn, a.g.m., ss. 21-22.
39 Bunlar ic;in bk. Maria Batc;a, "Romanya-Dobroudja Tiirk top1ulugunun top1umsal ha-
fizasmda San Saltlk Baba, Babadag ehrinin kurulll efsanesi", I. Uluslararost Tiirk DU7[Yost Eren
ve Evli;yalan Kongresi Bildirileri., Ankara 1998, ss. 7 5-84.
40 Bk. Hasluck, Tedkikler, ss. 59-70; kr. aym yazar, Christianity, II, 429-430.
41 A.g.e, aym yerlerde.
42 Evliya Qelebi, 111,481.
SARISALTIK 101
Balkan harbi esnasmda Bulgarlar tarafmdan izi kalmamacasma tahrip edildigini
yazar43. Muhtelif tarihlerde Babaeski'deki bu San Salt:Ik tekkesini ve tiirbesini
arahran G. M. Smith ve T. Zarcone da burada hem tekkeden, hem de tiirbe-
den hi<; bir iz bulamachlar. Smith'in yerinde edindigi bilgiye gore, eskiden Baba-
eski kasabasmm dogusundaki HaCI Hasan veya Dere mahallesinde San Saluk'm
hem tekkesi hemde tiirbesi hala ayakta imi
44
Zarcone ise 1940-1945 arasmda
San Salt:Ik'm tiirbesinin hala ayakta oldugunun ve 1stanbul-Edirne karayolu
yaplhrken yililchg'lmn kendisine soylendigini bildirmektedir
45
.
Hasluck bu civarda bir de Saltuklu koyiinden soz ediyor ki, bunun bir muhi-
mine kaychnda ge<_;en Salt:tk Kayu ohnas1 <_;ok muhtemeldir
46
.
En eski kaynaklar ve gozlemcilerce San Salt:Ik'a ait oldugu bildirilen tiirbe
ve mezarlann chmda, XV. yiizyli balanndan XVI. yiizyil sonlanna kadar siiren
Osmanh fetihlerine paralel olarak zamanla kiiltiin yayilchg'l Balkanlar'da ve Bek-
tailigin ve Aleviligin etkisiyle Anadolu topraklannda baka mezar ve tiirbeler
ortaya <_;Ikmlhr. San Saluk'1 kendi geleneginin en onemli evliyasmdan biri olarak
kabul ettikten sonra, Bektal tarikaunm yayilchg'l her bolge, Karaca Ah.met Sul-
tan, Karadonlu Can Baba ve digerleri gibi, San Saluk'm mezanm da kendi bol-
gesinde bir mekana yerlqtirecekti. Bu ka<_;Imhnaz bir sosyolojik olgudur ve baka
inan<_; sistemlerinde de benzerleri goriilmiitiir. ite San Salt:Ik'm imdi bahis
konusu edecegimiz tiirbe ve mezarlan, boyle bir olgunun iiriinii olarak hem
Balkanlar'da hem de Anadolu'da katIrmza <_;iliyor. DolaYJSiyla bu tiirbe ve mezar-
lar, ozellikle Arnavutluk bata ohnak iizere, gerek eski Yugoslavya'Yl oluturan
bugiinkii farkh bolgelerde miinhaSiran Bektailigin, gerekse Dogu Anadolu'da
Bektailik ve Aleviligin, tarihsel olarak San Salt:Ik'la uzak yakm hi<; bir alakas1 bu-
lunmayan cograf)ralarda yarattrg'l mekanlarchr. DolaYJSiyla bu tiirbe ve makamlar,
San Salt:Ik kiiltiiniin ne kadar canli ve yaygm oldugunun gostergeleridir.
I. Balkanlardaki tiirbe ve mezarlar
Bektai tarikah dolaYJsiyla Arnavutluk'ta San Salt:Ik kiiltii <_;ok gii<_;hi bir ha-
kimiyet kurmutur. Bu konuda Hasluck'un "Bektai propagandas1" tezi, once
Kalenderiler, sonra Bektailer eklinde diizeltilmek kaychyla kanaatimizce dog-
rudur. San Salak kiiltiiniin Arnavutlar araSinda <_;ok gii<_;lii bir ekilde tezahiir
43 Bk. Sevgen, s. 3020.
44 Smith, s. 220.
45
Zarcone, "Les tekke de Sari Saltuk a Babaesk:i et d'Ariz Baba a a v s a ~ s. 633. Gorii1diigu gi-
bi N. Sevgen'inki hari<_;, diger iki arJ.tmcmm goz1em1eri birbiriy1e uyumaktadrr. Muhtemelen
ii<,: arJ.trncrmn haber kaynaklanmn farkhhgt bu <_;elikinin sebebi o1abilir.
46 Bk. BOA, Muhimme Dtifieri, no: 60, s. 41.
102 AHMET OCAK
ettigi yerleri, bu kiiltii iyi inceleyen Hasan Kaleshi'nin makalesi sayesinde iyi
biliyoruz.
Bu yerlerin en onemlilerinden biri, Osmanh donemindeki amyla
yani Kruja'mr. San Saltik'm buradaki kiiltii, npki Bulgaristan'da Kaligra'daki
gibi yine bir ejderha menkabesine, daha dogrusu, bu "yiizer gezer" menkabenin,
iizere, birinci boliimde Hasan Kaleshi'nin yerinde tesbit ettigi ifa-
hi rivayetten naklen ozetledigimiz Arnavutluk versiyonuna dayanmaktadir. Bu
versiyonda, San Saltik Kruja'ya gelmi ve krahn klZlm yemek isteyen ejderha)'l
oldiirmii, fakat kendisinin kral tarafindan oldiiriilecegini haber ahnca amm-
da Korfu adasma orada vefat etmitir; mezan da oradamr. Kruja civa-
nndaki bir am da Mali i San Saltukut (San Salnk 'tur ve buradaki bir
magarada bir San Saltik tiirbesi bulunmaktamr4
7
.
Djakovica'da da San Saltik saygm bir kiilte konudur. Buradaki tiirbesi,
Sadiyye tarikan elinde olup tamnml bir ziyaret yeridir. Bu ziyaretler am
tarikahn usuliince, kudiimler icra edilmektedir4
8
,
Kosova- Metochia'da, Pec'e iki km. uzakhkta Vorri i San Saltukut (San Saltik
mezan) bulunmakta olup ffiristiyanlar burasrm Saint V asilije'e ait bilmekte ve
mum yakarak dua ehnektedirler. Ozellikle Sah giinleri ziyaretc;i saylSl artmakta-
mr. Aynca ylida bir kere 2 Agustos'ta, bolgede "Ali giinii" denilen giinde biiyiik
kutlamalar yapumaktaffir49. Bu tiirbeden baka uralan da San Saltik'a ait
ziyaretgililar olarak biliniyor: Ohri'de Saint (Sveti) Naum, Korfu'da Saint
Spiridon manasnrlan; Arnavutluk s1mnnda Patrik Nahiye-i Has ve bir
San Salnk tiirbesi (Buraya hastahklann tedavisi gelinmekte ve kurban-
lar kesilmektedir); Pec'e on yedi km. uzakhkta Prilep koyiinde bir San Saltik
tiirbesi daha bulunmaktamr50.
H. Kaleshi'nin zikrettigi Ohri'deki bu Sveti Naum manasnnm, 1920'lerde
Jean Deny de ziyaret ehnitir. 0 da buras1mn San Saltik'm tekkesi ve iistii ku-
malarla ortiilii mezann da ona ait oldugunu belirttikten sonra, her yd burada
H1drellez'e yakin biiyiik bir pana)'lr kuruldugunu, Chendaoun Pana;ym (Saint
Naum Panaym) amyla amlan bu pana)'lr miiddetince herkesin bu manasnrdan
yiyip bildiriyor51. J. Deny Otchicta manashn denilen yerin de San Sal-
47 Kaleshi, ''Alhanische legenden um San s. 816. Kruja'daki San Saltik killtii, M. Kiel
tarafindan da ayn bir makalesinde geill o1arak incelemitir: bk. Kiel, "The cult of San Salblc
Dede in Kmja attested in 1567-1568 I ss. 269-274. .
48 Kaleshi, s. 819; kr. Nimetullah Hafiz, "Yugos1avya'da San Saltuk", 30, 12, 1992 ta-
rih1i Tan gazetesi, s. 14.
49 A.g.m.,s. 81; kr. Nimetullah Hafiz, aym yerde. Akalm, a.g.m., 22-23 .
50 A.g.m., s. 818. Bu say:Ilan tiirbeler ve diger San Saluk ziyaretgahlan ilgili geill bilgi ve
menkabeler miiteakip sayfalardachr.
51 J. Deny, Traditions Popul.o.ires Turques de Salonique et de Florino., lmprimerie Nouvelle de
C1ouzot, Niort 1920, ss. 18-19.
SARISALTIK 103
trk'a ait bilindigini ve onemli bir ziyaret yeri oldugunu belirttikten sonra o hava-
lide anlat:Jlan hazl menkabeleri ozetliyor52.
San Salt:Ik'm Arnavuduk'ta Saint Naum ile ozdqlqtirilmesi dump durur-
ken olan bir hadise degildir. IX. yiizyilin ikinci yans1 ile X. Yiizyrl balannda
burada yaaiDI olan Saint Naum, I-hristiyanhgr yaymak iizere Ohri bolgesine
gelmi ve 905 tarihinde bir manastir a<;arak 91 O'da oliimiine kadar I-hristiyanli-
grn yayilmasmda onemli bir rol oynamitir. Oldiigunde, sonradan San Saluk'm
tekkesi kabul edilecek olan bu manastira gomiilmii ve mezan da San Saluk'a
maledilmitir53.
H. Kaleshi bu zikredilenlerden baka, Arnavudar arasmda dolaan daha
pek <;ok San Saluk menkabesi ve bunlann bagh oldugu bir taklm mezar ve ziya-
retgihlar da tespit etmitir. Boylece menkabelerin nasli zamanla kendilerine bir
taklm cografi mekinlar yarattigrm, yahut ozellikleri olan bir taklm cografi me-
kinlann, o ozellikleri a<;Iklayrci mahiyette nasli kendi menkabelerini ortaya <;I-
karillgrm sosyolojik bir olgu olarak bir kere daha orneklemi olmaktaillr. Balkan-
lar'daki diger yerlerde oldugu gibi, Arnavuduk ve Arnavutlar'm bulundugu Ko-
sova gibi eski Yugoslavya'mn diger bolgelerinde biitiin San Saluk tiirbe ve me-
zarlan, o yorelerin I-hristiyan halklannca da kendi azizlerine ait olarak bilinmek-
te ve takdis edilmektedir. Nitekim Kruja'daki bu ejderha ile sava menkabesi
versiyonunun daha once I-hristiyan kiiltiirdeki sahipleri, ikinci boliimde gordii-
gumiiz iizere, Arnavudugun I-hristiyanhk doneminin iki onemli azizi, Kruja'da
Saint Naum (Sveti Naum) ve Ohri'de Saint Spiridon (Sveti Spiridon) idi.
Kosova'da ipek'te de Zeynel Aga Ovas1'nda eskiden beri ziyaret edilmekte
olan bir San Saluk tiirbesi bulunmaktaillr. Buras1 yore halkl tarafmdan sanhk
hastahgrmn tedavisi i<;in tercih Rivayete gore burada eskiden sanhk
hastahgr yiiziinden insanlar <;ok silinuya diimiiler. Giiniin birinde bir yabanc1
gelerek bir dua okumu ve biitiin hastalar iyilemi. YabanCI bunun iizerine "Sa-
nyr salillk" demi ve o giinden sonra am San Salt:Ik kalmi. Oliince de bu mezara
defnetiniler54.
Vi!iiyetniime-i Otman Baba'da, Babadagr yaklmndaki Yeni Sala ehrinde bir
San Saluk ziyaretinden bahsediliyor. Buna gore Otinan Baba mutad seyahade-
rinden birinde zikredilen ehre gelir. Burada San Salt:Ik Baba ile Ulu Abdal ve
52A.g.m, s. 19.
53 V. Radovanovic;, Narodna Enciklopedija Srpsko-HuvatskoSlovenaylw, Zagreb 1928'deki
"Naum" maddesinden naklen, Okic;, "Bir tenkidin tenkidi", s. 276. St. Naum hakkmda bibliyog-
ratya ic;in bk. Akalm, a.g.m, s. 23, dipnot 59.
54
Kaleshi, a.g.m., s. 817; ;;evket Plana, "Kosova ve Makedonya efsanelerinde onemli
folklor motifleri", Ill Millet:ierarast Turk Folk/or Kongresi Bildirileri, Kiiltiir Bakanh;I, Ankara
1986, II, 334; N. Hafiz, a.g.m, aym yerde.
104 AHMET Y A;)AR OCAK
Ki? Abdal'm ziyaretgam ve bir de San Saluk tekkesi varchr. Otman Baba ve
abdallan bu tekkeye misafir olmularchr5
5
.
Son olarak 22 Cumadelwa 1116 (22 Eyliil 1704) tarihli bir tezkirede si:izii
ge<;en, Ml.Slr'daki bir San Saltlk (muhtemelen bir tekke) evkahm da zikredelim.56
2. Anadolu 'daki tilrbe ve mezarlar
San Saltlk'm ii<; ana hareket iissiinden biri olarak gi:iriilmesi sebebiyle
Salttkname'de i:inemle zikredilen, bu yfuden daha i:ince ele Babaeski
tiirbesinin chmda, batldan doguya dogru gidilmek suretiyle Anadolu'da bugiin
U tiirbe ve mezarlan gi:irebiliyoruz:
Nazmi Sevgen, istanbul'da Rumeli feneri binas1mn i<;inde, San Saltlk'm ve-
fatlndan 705 yil sonrasma ait kitabesinde, Hac1 Bayram evlachndan oldugu yaz1h
bir San Saltlk makarmmn bulundugundan bahsediyor. Ona gi:ire mezann fener-
den i:ince mi sonra rm illa edildigi belli degildir. Muhtemelen. fener binas1, bir
ziyaretgah olan mezann iistiine ina edilmi olabilir. Sevgen, kitabenin metnini
de vermekte, bu metne gi:ire ach ge<;en San Saltlk'm ger<;ekten Haa Bayram-1
V eli evlachndan biri olabilecegi gibi, asil San Saltlk'm bir makam1 da olabilece-
gini si:iylemektedir57. BuraSI da belli maksadarla halkm ziyarederine sahne ol-
makta ve adaklar adanmaktachr. Buras1 i<;in San Saltlk'la ilgili bir taklm ilgi <;eki-
ci menkabeler de anlatllmakta olup bunlar yayimlanrllitlr58.
iznik'te Lefke KaplSl chmda yer almakta olup, yap1 stiline ve kullamlan
malzemeye dayamlarak K. Otto Dom ve A. Saim Ulgen'in XN. yfuyllin bala-
nna -yani San Saltlk'm vefaundan bir ka<; yil sonrasma- tarihlendirdikleri bir
San Saltlk tiirbesi59, tugla ve kesme ta ile yapilrm kubbeli bir binadrr. Ne kapi-
smda, ne de i<;erideki mezarda -bir ayet hari<;- herhangi bir kitabesi yoktur. Halk
arasmda San Saltlk'm burada kirk yil ve bir<;ok kerameder gi:isterdi-
gine inanilmaktachr. Akahn'm tesbitine gi:ire, Qevre halkmdan hacca gide-
cek olanlann ilk ziyaret ettikleri yer bu tiirbedir. Aynca kachnlar her cuma giinii
burayi muntazaman ziyaret etmektedirler60. Eger zikredilen uzmanlann tahmin
ettikleri ina tarihi dogru ise bu tiirbenin, iznik'in Orhan Gazi tarafindan 1331
55 Bk. Vtldyetf:ttime OB, v, 87 a.
56 Bk. BOA, ibnii'l-Emfn, nr. 5240: ''Der-i devlel-mekine arz-z bende-i kem.ine budur ki Mohn1se-i
Mmr'da vtiki Cimcime, Hayreddin, Saru Salbk ve Cdmi-i T uliln evkaji nezaretleri ibu bin yiiz on altt sene.si
Muhnrremi gurresinde zabt rylemek iizere bdis-i arz-z (okunamach) Harem-i Hiimtiyun ogalanndan Abdiil-
kerim Aga bendelerine tevcih ve inayet bliJiurulmak rectisma der-i devlet-medtira arzolundiL Baki emr ii Jerman
Der-i adl'indir {jmza okunamach).
57 Sevgen, s. 3020.
58 Bk. Akalm, a.g.m., ss. 19-22.
59 Smith, s. 420; Y. Otiiken-A Durukan-H. Acun-S. Pekak, Tiirkiye'de Vaktf Abideler ve Es-
ki Eserler, V akrllar Genel Miidiirliigu, Ankara 1986, IV, 246-24 7.
so Bk. Akalm, a.g.m., s. 19.
SARISALTIK 105
yilinda fethini miiteakip, hit; iiphesiz ki hatuas1 r;ok iyi tarunan ve muhtemelen
bu civarda bulunmu olan Sari Salnk adma bir makam olarak ina edilmi olabi-
lecegi uzak bir ihtimal degildir.
San Salnk'm Nigde-Bor'da da bir tiirbesi bulunuyor. Bu tiirbeden literatiir-
de ilk defa yerel bir gazetede bahsedilmektedir. Onen'e ait makalede,
burasmm Sari Salnk'm gerr;ek mezan rm yoksa makam1 rm oldugunun anlalla-
bel i rtildikten sonra6
1
' Hacl Mahmud Efendi adh bir zatm NasOyih-i Amme
isimli yazma eserinden naklen -ama Vildyetmzme'den iiphe bulun-
mayan- Hac1 Bekta-1 Veli'nin Bor'a gelmesi ve burada bir r;oban olan Sari Sal-
nk'a rastlayarak onu velayet makamma erdirip kendine halife yapmasi olaytm
anlanyor. R. Onen Bor kiitiiphanesinde bulunan 1076 (1665-1666) tarihli bir
er'iye sicillinden naklen Bor yakmlarinda, bugiin artik mevcut olmayan bir
Saltuk koyiiniin mevcudiyetini haber veriyor. Onen tiirbenin o zamartki duru-
munu ve i<;erideki mezari tasvir etmekte ve Selr;uklu siiliisii ile yazllrm tiirbe
kitabesinin metnini vermektedir62. 1966'da burayr ziyaret eden G. M. Smith, R.
Onen'le goriiIDU ve ondan, <;ocuklugunda tiirbenin bitiiginde bir Bektai
tekkesinin bulundugunu ogrenmitir6
3
. Nazmi Sevgen de aym tiirbeyi ziyaret
etmi, kitabeyi okumu ve bahsedilen yazmayr gormiitiir. 0, yazmamn 1286
(1869) tarihli oldugunu soyliiyox-64.
Diyarbahr'da, Urfa kaplSlndan girildiginde, sag taraf koede alngen planh,
kesme tatan yapllrm bir tiirbe, Sari Salnk'm makam! olarak tarumyor. Bir ara
Giileni tekkesi olarak da bilinen bu tiirbenin, bir vakitler onlar tarafindan sahip-
lenildigi i<;in boyle zannedildigini Beysanoglu yaz1yor6S. N. Sevgen'in de
klsaca bahsettigi bu Sari Salnk makam1 hakkmda66, G. M. Smith ve Akalm
geni bilgi verirler. Smith'e gore, Diyarbahr'da Sari Salnk'm Alevi-Bektai
evliyas1 olduguna inananlar bulundugu gibi, Nakibendi eyhi oldugunu iddia
edenler de mevcuttur. Halk arasmda buras1 Sabah Ha;:.retleri (?), San Sultan veya
San Sadlk'rn tiirbesi olarak da bilinmektedir ki, bu isimlerin San Saltik'la alakasi-
na iiphe yoktur. ir;erisinde iizeri yeilortiilerle kaplanrm bir sandukamn bulun-
dugu Sari Salnk'm bu makam!, ozellikle kamnlar tarafindan degiik maksatlarla
ziyaret edilmektedir6
7
Swnnya diien kimselerin, Sari Salnk'm arum iit; defa
6
1
Onen, "Bor'da San Saluk ti.irbesi", Yejil Bor gazetesi, 8 Temmuz 1949, s. 2.
52 Onen, aym mak.alenin devanu, Yeil Bor gazetesi, 5 Agustos 1949, s. 3.
63 Smith, ss. 220-221.
64
Sevgen, s. 30 19; Bor ti.irbesi hakkmda aynca bk. HalUk Akahn, "San Saltuk'un ti.ir-
be ve mak.amlan i.izerine", L Uluslarara.n Tiirk .Diir!Ja.n Eren ve Kongresi Bildirileri, Ankara
1998, ss. 9-28;., ss. 18-19.
55 Beysanog1u, K7.Salt7lm1f Diyarbahr Tarihi ve Abideieri, istanbul 1963, s. 144.
56 Sevgen, ss. 3018-3019.
57 Smith, ss. 221-222.
106 AHMET OCAK
anchklannda imdatlanna yetiecegine inamlmakta, onun achna dilenen dileklerin
mutlaka yerine gelecegi diiiinillmektedir-68,
Tunceli (Dersim)'de de, Hozat'a yakm San Saltlk: koyiiniin yamnda onun
achm 2276 raknnh tepede de bir San Saltlk: ziyaretgaru bulunmaktachr, ki
bundan aagtda bahsedilecektir.
ALEviLiK VE SARI SALTIK
San Saltlk Bektafl midir?
Daha once San Saltlk:'m menkabevi hayatrm incelerken de temas edildigi
iizere, Viliiyetndme-i Haa Bektaj-t Veli., Vtliiyetndme-i Otman Baba ve Evliya {:elebi Seya-
hatnamesi'ndeki menkabeler, onu Hac1 Bekta'm miiridi ve halifesi olarak takdim
ediyorlar. Bunlarla aagt yukan aym donemde kaleme almml bulunan Salt:tk:ndme
ise, yerde HaCl Bekta'tan bahseder69, ama sadece bir yerde San Sal1lk'1 HaCl
Bekta ile goriitiiriir. Burada da San Saltlk:'m bir sefer doniiiinde Klqehri'ne
ugraytp o s1rada vefat etmi bulunan Fakih Ahmed'in kabrini ziyaret ettigini,
daha sonra Hac1 Bekta, Ahl Evren, Seyyid Yusuf Kagari, Uryan Baba ve
Togan Baba ve diger Rum erenleriyle goriiiip sohbette bulundugunu yazar
7
0.
Fakat bir yerde Hae1 Bekta ile San Salbk arasmda bir mii.rjid-miirid, Jeyh-halife
ilikisinden bahsetmez. Esasen miiellif HaCl Bekta'l ile amp medhetmekle
beraber, eserinde onun bahsi fazla
Kanaatimizce de Hae1 Bekta ile San Saltrk arasmda boyle bir ili-
kinin olmu olmas1 -her ne kadar bu hususta tarihsel bir veri yoksa da- zaman ve
mekan itibariyle miimkiindiir ve boyle bir ihtimal diiiiniilebilir. Qiinkii her ikisi
de kanaatimizce Haydaridir ve aym donemde Anadolu'da yaamaktaychlar.
Ama eger ikisi aras1nda boyle bir iliki mevcut olsaych, Salttkruime'nin bunu sak-
lamasl i(_;:in herhangi bir sebep yoktur. Bu itibarla, yukanda da iaret edildigi
gibi, San Saltrk'm, Fuat Kopriilii'niin bu gibi durumlar slk kullanchgt deyi-
rniyle, Bekt3.iligin teekkiiliinden sonra "Bektai panteonuna sokulmu" bulun-
masl ihtimali de aym derecede soz konusu olabilir. Bu kanaati T. de vaktiy-
le ileri siirmiitii
71
Fakat her ha.Iiikarda unutmamarmz gereken bir nokta varchr:
San Saltrk'm bizzat Hac1 Bekta-1 Veli'nin halifesi veya miiridi olmas1yla, Bektai
olmaSl tamarniyle farkh eylerdir, ikincisi, onun fiilen Bektai tarikatrna mensup
olmaSl demektir ki, boyle bir ey zaman itibariyle kesinlikle sozkonusu olamaz.
Zira, daha once de muhtelif vesilelerle tekrarlanchg-t iizere, Bektailigin teekkiilii
sonraki bir olaychr.
68 Akalm, ss. 17-18.
69 Bk. Ebii.'l-Hayr-i Rii.mi, II, 43-46, 180; ill, 274.
1o A.g.e., IT, 180.
71 Bk. Oki11, "San Saltuk'a ait bir fitua", ss. 52-53.
SARISALTIK 107
San Salnk ne kadar HaCI Bekta'm <;:agdal olursa olsun, bu onun miiridi
veya halifesi olmap gerektirmedigi gibi, Salttkniime'de iizere ger<;:ekten
goriimii olsalar bile, bu goriimenin bu tiir bir ilikiyle sonu<;:lanmas1 da gerek-
mez. Kalill ki, HaCI Bekta hi<;: bir zaman tarikat kurmarmtlr. Bizim
kanaatimizce o, Kalenderiyye tarikanmn en onenili kollanndan biri olup Anado-
lu'da mevcudiyetini bildigimiz Hayderiye Ubesine mensup idi72. Daha sonra, o
devirde Anadolu'daki en biiyiik Vef'ai eyhi olan Baba ilyas-1 Horasam'ye intisap
etmi ve onun halifesi mertebesine yiikselmiti. Dolaps1yla bu tarikatln bir men-
subu idi ve oliinceye kadar oyle yaaffi
7
3. Eger San Salnk ger<;:ekten HaCI
Bekta'a intisap etmi olsayill bile, Bektai degil, Veflli-Hayderi olurdu; <;:iinkii
HaCI Bekta hem Haydari, hem Veiai idi.
Alevilik ve Bektafilik'te San Salttk Kultil
"San Salnk'm bir Bektai evliyas1 olarak takdisi ne zaman balamltlr?" so-
rusuna nasil cevap verebiliriz?
Viliiyetniime bu konuda bizim i<;:in bir hareket noktas1 tqkil eder. ;;oyle ki: Bu
HaCI Bekta menkabeleri mecmuas1mn XV. yiizyilm son <;:eyregi i<;:inde kaleme
bugiin artlk <;:ok iyi bilindigine ve San Salnk burada HaCI Bekta halifesi
olarak zikredildigine gore, onun en azmdan Viliiyetniime'nin kaleme s1rada
boyle telakki olundugu muhakkaknr. Zaten Hac1 Bekta'm Salttkniime'de biiyiik
bir veli olarak amlmasl, onun sozkonusu tarihlerde amk onenili bir mevkie yer-
letigini, yalmz Bektailer'ce degil, Siinmlerce de boyle telakki edildigini goster-
mektedir. Bu aym zamanda HaCI Bekta kiiltiiniin artlk XV. yiiZyilda yukseli
donemini yaamakta oldugu anlarmna gelir.
Bektai tarikan, HaCI Bekta kiiltii etrafmda yava yava gelierek nihayet
hale gelmi ve XVI. yiizyil bamda, II. Bayezid zamamnda Bahm Sul-
tan tarafmdan fiilen kurulmutur. Tarikat bu sii.r;eci i<;:inde vaktiy-
le Anadolu ve Rumeli'de XV. yiizyilda ve daha once yaaml bulunan San Sal-
nk, Barak Baba, Abdal Musa, Kaygusuz Abdal, Seyyid Ali Sultan (K.Izildeli),
Otman Baba vb. onde gelen biiyiik Kalenderi eyhlerini <;:ok tabii olarak biiyiik
miiridler olarak benimsedi. Bu sure<;: aslmda Kalenderilik'ten Bektailige donii-
iirken kendiliginden cereyan eden tabii bir siire<;:tir. ite San Salnk da artlk
boylece bir Bektai evliyas1 kabul edilerek Bektai gelenegi i<;:ine dahil edilmi ve
HaCI Bekta'a miirid yap1larak halifelik makarmna yerletirilmi olmahillr.
M. Kiel'in "Dogu tekke yaptlranlann (Otman Baba, Akyazi-
h Baba, Kidemli Baba ve DeJ??lir ... eal?,a gibj), bugiin manada Bektai
olduklanndan emin degiliz .. ,Btilij(), Bahm Sultamn devrimci <;:abalanyla
72 XII.-XIII. yiizyllin bu c,:ok mcikiiil:J .. ve )'ilygm tarikan hakkmda geni bilgi Uradachr:
Ocak,Babaileri[Yam, ss. 75-T5, 110-H .. : ': ,
73 Bu konuda geni bilgi ic;i!il. bkJQ.-:tk; Kalenderi'ler, ss. 199-209.
108 AHMET YAI;)AR OCAK
gen;ek tarikada kayna.an Bektailik-oncesi bir yolda yiiriiyorlarffi"74 eklindeki
U sozu de, bizim bu goriiiimuzun degiik ifadesinden baka bir ey degildir .
Tarihsel olarak San Salt:Ik'm XVI. yiizytl bamda Bahm Sultan tarafindan
Hac1 Bekta-1 Veli affina kurulan ("erkam yeniden tesbit edilen, yeniden diizen-
lenen" degil) Bektailik ile bir baglant:Is1 olmamakla beraber, o bugiin art:Ik -hem
de uzun yiizyillardan beri- Bektaidir. San Salt:Ik eger Bektailigin teekkw ettigi
XVI. yiizYilda yaasaydi herhalde Bektai olurdu. Baka bir deyile San Salt:Ik
alum sonrasz (post mortem) bir da unutmamahrur ki, bu alum sonrasz
Bekta.ilik, yalmz San Salt:Ik i<;in degil, yukanda da iaret olundugu uzere, bugiin
Balkanlar 'da Bekta.iler ve Aleviler'ce takdis edilen, Seyyid Ali Sultan, Otman
Baba, Akyazil1 Baba, Kidernli Baba ve Demir Baba vb. gibi daha sonraki evliya
i<;in de sozkonusudur.
San Salt:Ik kwtu Balkan Alevileri arasmda, ozellikle Deliorman'da gii<;lii bir
ekilde yaamaktarur. Deliorman Alevileri, bir klsrm genellikle Qaramba giinleri
cern yapt:Iklan i<;in 9ar.Jambalt (ki bunlar Bektailerdir), diger klsm1 da bunu
Pazartesi giinu icra ettikleri i<;in Pazartesili denilen iki gruba aynlmaktarurlar. Bu
sonunculara Babafler de denilmekte olup, bunlar cern esnasmda HaCI Bekta'I
degil, Demir Baba'YI , Klzu Deli'yi (Seyyid Ali Sultan) ve ozellikle San Salt:Ik'l
anmaktarurlar75. Bu da Balkan Aleviligi'nde San Salt:Ik kultiiniin onemini goste-
ren orneklerden yalmzca biridir76.
Bugiin Orta Anadolu'da ozellikle Sivas, Tokat, Divrigi ve Tunceli Alevileri
arasmda San Salrrk kwtu olduk<;a yaygmrur. Baz1 Alevi dedeleri, San Salttk
Ocagi'na mensup olup onun soyundan geldiklerine inamrlar77. San Salt:Ik'a atfe-
dilen bir ziyaretgahm da Tunceli'de bulundugunu biliyoruz. Hozat'a 8 km. me-
safede bir tepenin uzerinde San Salt:Ik'm bir mezan bulunmaktarur. Buras1m
1960'larda ziyaret eden Nazmi Sevgen, mezar ve Aleviler'le baglant:Is1 hakkmda
ilginc,: bilgiler aktanyor. Onun gore sadece bir ibaret
olan bu mezar, Aleviler'ce bir makam degil, San Salt:Ik'm hakiki mezandrr. Bu
mezann bulundugu tepenin giiney ve giiney-batlsmda Karaca ve Akviran koyle-
rinde San Saltuk soyarum ta.Iyan bir aile varrur. Hasan Saltuk Dede ve Seyfi
Saltuk Dede, bu ailenin ileri gelenlerinden olup ikincisi 1340 (1921-1922) tarihi-
74 Bk. Kiel, "Giinq Romanya'da San Saltlk'w 9alZJfflfllan ", s. 32.
75 Bk. Melikoff, "La communaute K1Zilba.<j du Deli Orman", Bektachryya, s. 407; ayrn ya-
zar, ''Le probleme s. 10. Deliorman bolgesi i<;in bk. Machiel Kiel, "Deliorman",
TDViA.
76 Bu konuda bk. Zarcone, ''Nouvelles ss. l-4.
77 Msl. bk. Golpmarh, Yunus Emre, s. 45; aynca bk. Nejat Birdogan, Anadolu ve Balkanlar'da
Alevf Yerlqmesi: Ocaklar-Dedeler-Soyafiatlan, istanbull992, Alev Yay., ss. 46-52.
SARISALTIK 109
ni tatyan bir berat ile bolgenin nakibiilerafhgtna tayin edilrni, boylece oradaki
biitiin seyyid (dede) lerin baI olmutur7B.
Cografi ve tarihsel baglantl sebebiyle Balkan Aleviligi ve Bektailigi'nde San
Salttk'm yerini ve onemini anlama konusunda herhangi bir zorlugumuz olma-
makla beraber, Tunceli gibi, San Salttk'm yaadigt mekanlarla hie; bir baglantts1
olmayan bir bolgede, onu takdis eden giic;lii bir kiiltiin yaamasi ve kendini ona
baglayan bir ocagtn bulunmas1 c;ok ilginc; bir durum olup izaha ihtiyac; gosteri-
yor. San Salttk kiiltii buraya ne zaman ve nas:Il niifuz etmi ve hakimiyet kazan-
mitlr?
hemen soyleyelim ki, bu konuda kesin bir kanaat elde ettneye yaraya-
cak tarihsel kayttlar mevcut degildir. Bununla birlikte, baz1 ihtimaller diiiiniile-
bilir. Bunlardan biri, muhtemelen XVI. yiizytl ic;inde bilemedigimiz bir tarihte,
San Salttk kiiltiine bagh olup Balkanlar'dan Tunceli yoresine gelen bir dede
ailesinin bu kiiltii oraya talmi olabilecegi ihtimalidir. Bir digeri de, muhtemelen
yine XVI. yiizyilda Bektailigin doguya dogru yayilma siirecine paralel olarak bu
kiiltiin buralara taInmi olabilecegidir. Ama tekrar edelim ki bunlar sadece var-
saytmlarmr.
Sonuc; olarak unu s6yleyebilecegimizi samyoruz: Bugiin artik San Salnk'm
gerc;ekte Alevilik ve Bekl:ailik ile bir ilgisinin bulunmadigtru soylemenin, bu c;evre
mensuplarmca hi<; bir klymeti yoktur. Sebebi ise gayet a;Jktrr: Zamannruzda
Balkanlar'da c;ok gii<;:lii bir ekilde, kendinden sonraki biitiin evliyadan daha canh
olarak Yaayan San Salnk killtii, biitiiniiyle Bektailigin ve Aleviligin damgasnn talr.
Baka bir deyile, ona oldiikten sonra oliimsiizliik kazandrran bunlar olmUtur. Bu
sebeple bugiin halkm hafizasmda Yaayan San Salnk Bektaidir, Alevidir. Halk ara-
smda dolaan menkabderi de bunu g6stermiyor mu?
78 Sevgen, a.g.m., s. 3018; Kenan Giiven, Tabiat Gii.<;ellilcleri ve KU.lti.irel Degerleri ile Tunceli,
Atatiirk Kiiltiir Merkezi yay., Ankara 1991, ss. 138-139 (Burada 1938 yilinda vefat eden bu
Seyyid Seyfi (Seyfullah) Dede'nin San Salttk i'<in bir nefes vardJ.r. Bizirn bu kitabm bazt
bolii.mlerinin b<lma koydugumuz dortliikler, bu nefesten Bugiin bu mezarm
rinde iistii tahtalarla kaph basit bir bina bulunmaktadrr. Mezarm iistiiniin neden basit tahta ile
kaph olduguna clair bir menkabe yine burada (bk. s. 139).
SONUQ
Buraya kadar, San Salt:tk achyla tarnchgmuz bu XIII. yiiz)'ll airet
evliyismm r;qitli cepheleri ve bu cepheleriyle ilgili problemler, kaynaklara ve
modern aratirmalara dayanarak analiz edilmege ve sorgulanmaga r;ahlich; pek
bahis konusu edilmemi bazt meseleler tarttlimaga gayret edildi. Oyle goriinii-
yor ki, San Salttk tam anlamtyla aychnlanlabilmi bir tarihsel figi.ir olmaktan
heniiz r;tkmt degildir; hatta yeni bir taklm malzemeler ortaya r;tkmachgt siirece
de tam olarak aychnlahlabilme irnkam yok gibidir. Bunun sebebi, muhakkak ki
onun hayattm anlatan, kendi doneminden kalmi hir; bir kaynagtn olmamastdtr.
Bu baklmdan, belki tarihin garip bir cilvesi olarak, kendinden bir bur;uk aSir
sonra, onun kiiltiirel ve demografik mirastm kullanan ~ y h Bedreddin'e de r;ok
benzer. Kalch ki ~ y h Bedreddin'in biyografisi r;ok iyi bilinmekte, ancak diiiin-
celeri ve faaliyetleri problemler oluturmaktachr. Bu sebeple hakkmdaki biitiin
aratirmalara ragmen, ~ y h Bedreddin de bugiin, belirtilen yonleriyle belli olr;ii-
de bir muamma olmaktan heniiz kurtulamarmtlr.
Oysa San Salhk'la aym devirde yaaml Mevlana Celaleddin-i Rumi,
Fahreddin-i Iraki, Evhadeddin-i Kirmani veya Sadreddin-i Konevi gibi ehirli
sufiler ir;in durum boyle degildir. Onlann hayatlan, donemlerindeki resmi kay-
naklar, kendi eserleri veya kendi tasavvuf r;evrelerinde kaleme ahnan kaynaklar
sayesinde oldukr;a ar;tk ser;ik bir bir;imde bilinmektedir. Onlar ir;in oldugu gibi,
San Salttk hakkmda da bir veya birkar; miispet tarihsel kaynaga sahip olabilsey-
dik, herhalde onu da hir; bir problemle karUamadan r;ok rahathkla tamyabile-
cektik. Ama San Salttk'm bir konar-gor;er airet evliyas1 olmast ve bu r;evrelerde
yazill ki.iltiir geleneginin olumamast, boyle bir kaynagtn teekkiiliinii o donemde
imkans1z klltyordu. ite bu sebeble, tlpkt Han Bekta-1 Veli ve Yunus Emre ben-
zeri diger airet evliyasmm hayatlan gibi, onunki de bilinmezlikler, menkabeler
ve efsaneler ir;erisine kanmttir. Kalch ki San Salttk, Yunus Emre gibi bir sufi-
fur olmachgtndan, elimizde bir divam da yoktur; veya var ise bize intikal etme-
mitir. Eger oyle olsaych, Yunus Emre'de oldugu gibi, divanmm analizinden bazt
ipur;lan elde etmek miimkiin olabilirdi. Bununla beraber, diger r;agdal ve ben-
zeri birr;ok Tiirkmen babas1 gibi onu biisbiitiin tarihin karanhklannda unutul-
maktan kurtaran, hayattm tam ve kesin r;izgilerle bilemesek bile az r;ok belirlen-
mesine sebep olan iki onemli faktoriin oldugunu goriiyoruz: Birincisi, Balkanlar'a
vuku bulan Anadolu kokenli ilk Turk iskammn yoneticisi olmast, digeri ise, ah-
siyetinin yerel baz1 Htristiyan azizlerininkiyle ozdelemi bulunmastchr. Bu iki
faktor, onu hayali veya unutulmu bir ahsiyet olmaktan kurtarrmtlr.
112 AHMET Y OCAK
Gorilldugu gibi bu tarihsellik ve arasmdaki <_;izgiyi belirleyen,
Bedreddin ornegi istisna edilirse, bu gibi durumlar i<;in genelde yerleiklik
ve go<_;ebelik faktorudur. Y erlqik <_;evreler i<;inden yetien ahsiyetler U veya bu
ekilde donemlerinin kaynaklanna yans1makta, go<_;ebe <_;evrelerin insanlan ise
boyle bir imkandan yoksun olduklanndan, haklannda <_;ok az ey bilinebilmekte,
ama yaadiklan <_;evrenin efsane uretmeye onlan boyle efsane tilllerine
sanp sarmalamaktadir.
Buna karilik, birinciler de, bu ikincilerin halk hafizasmda sahip oldugu o
muthi efsanevi ve menkabevi karizmaya sahip olma imkanmdan yoksun kal-
maktadirlar. Bu karizma onlan <_;ok koklu, yaygm ve efsunlu bir killtun de konu-
su haline getirmektedir. Baka bir deyile, belirginlik, sosyolojik olarak kultiin
yaraolmasmm onunde ailmaz bir engel oluturmaktadir. Bu itibarla tasavvuf
tarihinde, belirgin tarihsel kiiliklerin, hi<; bir zaman efsanevi kiilikler kadar bu
anlamda ansh olmadiklan soylenebilir.
Bu sosyolojik olgunun tipik bir tezahuru olarak elimizdeki Saltzkname'nin ve
diger yazlli veya sozlu San Salt:J.k menkabe ve efsanelerinin -en azmdan onenili
bir klsrmmn- baka orneklerden de bildigimiz uzere, daha eski menkabe ve efsa-
nelerin uyarlanrm bi<;imlerinden baka bir ey olmadiklanrn gordiik. Ashnda
bakalanna ait bu menkabe ve efsaneler, onlarm bu karizmalanrn ve etraflannda
teekkul eden killtu beslemekte miikemmel bir ara<; hizmetini gormektedir. Ba-
ka bir ifadeyle son tahlilde San SaltLk tipi, <_;ok az1 kendi orijinal ahsiyetinin
katkls1rn yans1tmakla beraber, buyiik <_;apta Seyyid Battal Gazi ve Melik
D:lnimend Gazi ile, munhas1ran Saint George gibi baz1 <;ok popiller lliristiyan
azizlerinin menkabelerinin katkls1yla oluan Battal Gazi-Melik Danijmend-Saint
George kanIIDI bir tip olarak karIrmza <;Ikmaktadir.
Butiin bunlara ragmen, belirttigimiz "uyarlama menkabeler" sebebiyle Bal-
kan hrristiyanlannca da takdis edilmekle beraber, yine de onun musliiman evliya
klligtnda bir lliristiyan azizi buyiik bir ihtimalle, ashnda bir konar-
go<_;er Turklnen airetinin hem siyasi hem de dim reisi oldugunu; bu airetin
Dobruca'ya iskanma liderlik ettigini; ayrn zamanda oradaki ikameti esnasmda
etrafa bir taklm gazalar duzenledigini; fakat sistenili bir ekilde islam propagan-
dasi yapan bir misyoner bugiin soyleyebilecek durumdaYIZ. Onun
kendi yonetiminde bir Turklnen airetini Dobruca'ya gotiirup yerlqtirmi oldu-
gu kanaatimizce hi<; l;>ir iipheye yer vermeyecek tarihsel bir olaydrr. Bu sebeple,
her ne kadar doneminin yazlli tarih kaynaklanna yans1masa da, son tahlilde
destani de@, ama etiyle kemigiyle Yaami tarihsel bir sima oldugunu gorebiliyo-
ruz.
Buna ek olarak, icra ettigi isk:ln ve gaza faaliyetlerinin, Balkanlar'daki Hiris-
tiyan ve Musluman halkln hafizasmda bugiine kadar unutulmayan <_;ok gii<;lii bir
kult yaratabilecek, her iki taraf<_;a da benimsenebilecek bir imaj oluturabilmi
SARISALTIK 11 3
olmas1, onun tarihselligini ispat eden bir baka karut olarak degerlendirilmelidir.
Boyle bir kiilt ondan sonra aym cograf)rada y<laii11 hemen bir veliye nasip
olmarmtlf. 0 muhtemelen Babailer'in Balkanlar'a tammasmda da
en onemli rohi iistlendigi gibi, bugiin Balkanlar'daki Alevi ve Bektai top-
luluklanmn temelini de atrmtlr. Bu yiizden Balkan Aleviligi ve Bektailigi onu
biiyiik ile takdis etmektedir. San Saltlk buralarda popiiler
islam'm inkan miimkiin olmayan onciisiidiir ve onun bu altyap1,
Bedreddin ayaklanmasma zemin oluturmutur. Bu yiizden bugiinkii Bal-
kan Aleviligini ve Bektailigini, bir yoniiyle San Saluk'la Bedreddin ogreti-
lerinin bir sentezi olarak degerlendirmek yanh olmayacakur.
SEQiLMi BiBLiYOGRAFY A
KAYNAKLAR
Abu'1-Farac, Gregory, Abil'l-Farac <;ev. 0. RIZa Dogrul, TTK. yay., Anka-
ra 1950, II. cilt.
Aksarayi, Kerimuddin, Milsdmeretil'l-Ahbar ve Milsdyeretil'l-Ahyar, nr. Osman Tu-
ran, TTK. yay., Ankara 1944.
Aksarayi, Kerimuddin, Milsdmeretil'l-Ahbar, <;ev. Mursel Ozturk. TTK. yay., An-
kara 2000.
Anonim, Mendk:tb-z Gazavdt-z Smid Battal Gazi, istanbul 1287 (ta basmas1).
Anonim, Tarih-i Al-i Selyuk: Anadolu Selyuklulan Devleti Tarihi III, faks. nr. ve Turk-
<;e <;eviri: F. Nafiz Uz1uk, Ankara 1952.
Tevdrih-iAl-i Osman, nr. Ali Beg, istanbul1332.
el-Ayni, Bedreddin, Ikdu'l-Cumdn.fi Tarih-i Ehli'z-,Zamdn, Bayezid Genel
(Veliyyiiddin Efendi) nr. 2392, XX. cilt.
Babakanhk Osmanh Arivi, Ibnu'l-Emfn tasnifi, nr. 5240. Muhimme Difleri, nr. 60.
el-Birzali, Alemeddin, Tdrih, Topkap1 SaraYI Muzesi (III. Ahmed) Ktp., nr. 2951,
II. cilt.
Dervi Burhan, Vildyetndme-i Haczm Sultan (Das Vildjet-ndme des Hddschim Sultan),
nr. R. Tschudi, Berlin 1914.
Ebu'1-Hayr-i Rumi, Saltzkndme, Topkap1 SaraYI Muzesi (Hazine) Ktp., nr. 1612.
EbU'1-Hayr-i Rumi, Saltuk-ndme
3
nr. Haluk Akahn, Kwtur yay.,
Ankara 1988-1990, 3 cilt.
Eflili, Ahmed, Mandkib al-Arijin, nr. Ahmet Ate, TTK yay, Ankara 1959, II.
cilt
E1van Qelebi, Mendk:tbu'l-Kudsiyye.fi Mendszbi'f-Unsiyye: Baba l!yas-z Horasan ve Suld-
lesinin Menkabevf nr. ismai1 E. Erunsa1-A. Yaar Ocak, TTK. yay.,
Ankara 1995, 2. bs.
116 SEQiLMi$ BiBLiYOGRAFY A
Evliya Qelebi, Evliya 9elebi Sryahatnamesi) ikdam Matbaas1, istanbul 1314, 1-IV ve
VII. cilder.
Firdevsi, <;:ev. Necati Lugal, istanbul, 1967, 3. bask!, I-II. ciltler.
Firdevsi-i Rumi, Mana!ab-t Hunkiir Haa Bekta-t Velf (Vilayetname)) nr. A
Golpmarh, istanbul1953.
Firdevsi-i Manzum Haa Bekta Veli Veldyetnamesi) nr. Bedri Noyan, Aydm
1986.
Gregoras, Nicephor, Byzantina nr. Immanuel Bekkerus, Bonnae 1829,
1. cilt.
Hoca Sa'deddin, Tacil't- Tevarih, istanbul1280, 1. cilt.
ibn Battuta, d'Ibn Batoutah, ed. C. Defremery-B. R. Sanguinetti, Paris
1854, II. cilt.
ibn Bibi, El-Evamiru'l-Alaiyye fi'l-Umuri'l-Aldiyye) faks. nr. A Samk Erzi, TTK.
yay., Ankara 1957.
ibn BibiJ El-Evamim'l-Aldiyye fi'l-Umuri'l-Aldiyye) <;:ev. Miirsel Oztiirk, Kiiltiir Ba-
yay., Ankara 1996, 2 cilt.
ibn Racer el-Askalani, ed-Dilreru'l-Kamine fi A)ani'l-Mieti's-Samine, Haydarabad
1348, 1. cilt.
ibn Tagribirdi, el-Menhelil's-Safi ve'l-Milstevfi Ba'de'l-Vaft Topkap1 SaraYI Miizesi
(III. Ahmed) Ktp., nr. 3018.
Kemalpaazade, Muhacname, Siileymaniye (Esad Efendi) Ktp., nr. 2087.
Kutbiil-Alevi, "Barak Baba Risalesi", nr. Ziyaeddin Fahri (Fmdlkoglu), Hayat
Mecmuas7, 11 /29 (1927).
Kii<;:iik Abdal, Vilayetname-i Otman Baba, Adnan Otiiken ii Halk Ktp, nr.495.
MiineccimbaI Dervi Ahmed, Bayezid Genel nr. 5019.
Nqri, Kitab-t nr, F. Taeschner, Leipzig 1955.
Nev'izade Atayi, istanbul Universitesi Ktp., Tiirk<;:e Yazmalar nr.
437.
Oru<;: Beg, Tevarih-iAl-i Osman) nr. F. Babinger, Hannover 1925.
Pachymeris, Georgii, De Michaele et Andronico Palaelogis) nr. Immanuel Bekkerus,
Bonnae 1835,1. cilt.
B1BL1YOGRAFYA 117
es-Safedi, ibn Aybek, Ayanu'l-Asr ve A 'vanu'n-Nasr, Siileynmaniye (Ayasofya) Ktp.,
nr. 2970.
es-Serrac, Kemcileddin Muhammed el-Kurei, Tu:ffiihu'l-Ervdh, Berlin,
Staatsbibliothek, Katalog W. Ahhvardt, no: 8794.
Seyyid Lokman, Seid Locmani ex libro Turcico qui Og/zu,zname Inscribitur Excerpta
(lcmdl-i AJwat-i Al-i Selciik her Mt2ceb-i nald-i Oguzname-i Seyyid Lokman), nr. IJ.
Lagus, Helsingfors 1854.
Solakzade, Solakzade T ariJzi, istanbul 1297.
Sami (Frasheri), Kamusa'l-A'ldm, istanbul1306, IV. cilt.
BehcetU't-T evarih (Osmanlz T arihleri), nr. Nihal Atstz, Tiirkiye yay., is-
tanbul 1949.
Vildyetrulme-i Baba Sultan, Ankara Milli Kiitiiphane, mikrofilm aiivi, nr.
3038.
Vzldyetrulme-iDernir Baba, hzr. Bedri Noyan, Can yay., istanbul1976.
YazlClzade Ali, Tevdrih-i Al-i Selfuk, Topkap1 SaraYI Miizesi (Revan) Ktp., nr.
1391.

Adamovic, Milan, "Das Tekke von Sari Saltiq in Eskibaba", MT, 5 (1979).
Ahmed Refik (Altmay), "Osmanh devrinde Rafizilik ve Bektailik", DEFM, IX/2
(1932).
Ahmed Tevhid, "Karahisar-1 Sahib'de Sahibataogullan", TOEM, 9 (1327).
Akahn, HalUk, "San Saltuk'un tiirbe ve makamlan iizerine", L Uluslararast
Turk Dii.nyast Eren ve Ev/bJalan Kongresi Bildirileri, Ankara 1998.
Algar, Hamid, "Baraq Baba", Elr.
Argyriou, A., "La conversion comme motiflitteraire dans l'epopee byzantine de
Digenis Akritas et dans la CUf!ference des Oiseaux de Farid Uddin Attar", BF,
XXV (1999).
Ayhan, Aydin, "Balikesir yoresinde sagaltma ilevli baz1 Bektai ocaklan ve baz1
Alevi koylerinde yatirlar, kutsal aga<;J.ar ve sagaltma ocaklan", Alevi-
ler/Alewiten: Kzmlik ve Tarih/Identitdt und Geschichte, band: 2, ed. ismail Engin-
Erhard Franz, Deutsches Orient-Institut, Hamburg 2001.
Babinger, Franz, "Sari Saltuk Dede", Eh
118 SEQiLMi;> BiBLiYOGRAFYA
Babinger, Franz, "San Salttk Dede", 1A.
Bahachr, ibrahim, "Alevilikte erkan farkhhklan ve onlann mimariyle sembollere
etkisi", Aleviler/Afevnten: Kimlik ve Tarih/Identitiit und Geschichte, band: 2, ed.
ismail Engin-Erhard Franz, Deutsches Orient-lnstitut, Hamburg 2001.
Balivet, Michel, "Miracles christiques et islamisation en chretiente seldjoukide et
ottomane entre le Xle et le XVe siecle", Mirticle et Karama: Hagiographies
Medii:vales Comparees, ed. Denise Aigle, Bibliotheque de l'Ecole des Hautes
Etudes, Section des Sciences Religieuses, Belgium 2000.
Barthold, W., "Berke;', iA.
Bat<;a, Maria, "Romanya-Dobroudja Turk toplulugunun toplumsal hafizasmda
San Salnk Baba, Babadag ehrinin kurulu efsanesi", I Uluslararan Turk
Dilnyan Eren ve EvZ:gdlan Kongresi Bildirileri, Ankara 1998.
Beysanoglu, K1Saltthn1J Diyarbaku- T arihi ve Abideleri, istanbul1963, s. 144.
Bieler, Ludvvig, Studies on the Lift and Legende qf Saint Patrick, Variorum Reprint,
London 1986.
Birdogan, Nejat, Anadolu ve Balkanlar'da Alevf Y erleJTMsi: Ocaklar-Dedeler-Soyagaylan,
Alev yay., istanbul 1992.
Bobcev, S. S., "Deliorman Turkleri'nin kokeni", <;ev. Turker Acaroglu, Belleten,
203 (1988).
Boratav, P. Naili, "Battal", iA.
Brehier, Louis, La Civilisation Byzantine, Editions Albin Michel, Paris 1970, 2.
bas1m.
Brockelmann, Carl, "Das Altosmanische Volksbuch : Menakib-i Gazawat-i Sul-
tan Sari Saltiq Gazi", MA, H/2 (1950).
Cahen, Claude, La Turquie Pre-ottomane, Varia Turcica: VII, istanbul-Paris 1988.
Cahen, Claude, "Gagauzlar'm kokeni ile ilgili tarhmah hususlar", <;ev. H. Gun-
gor, Turk Kultilril, saYI: 45 7, MaYis 2001.
Canard, Marius, "al-Battal", EI2.
Canard, Marius, I. Melikoff, "al-Battal", UDMj, IV.
Chavannes, Edouard, "Le Cycle Turc des Douze Animaux", T'oung-Pao, VII/1
(1960).
Ciachir (Qakir), Mihail, Basarabyah Gogauzlar'm hzr. Harun Gungor, To-
lunay yay., Nigde 1998.
BiBLiYOGRAFYA 119
Czarnowski, Stephan, Le Culte des Heros et ses Conditions Sociales : Saint Patrick, Heros
National de l'Irlande) Paris 1919.
Qoruhlu, Yaar, Kozmolojik, Mitolojik) Astrolojik, Din ve Edebf T asavvurlara GiJre Turk
Sanatznda Hayvan Sembolizmi) Seyran yay., istanbul1995.
Daftary, Farhad, jsmaililer, Tarih ve Kuram, <;:ev. Erciimend Ozkaya, Raslantl yay.,
Ankara 200 1.
Decei, Aurel, "Le probleme de la colonisation des Turcs Seljoukides dans la
Dobrogea", TAD) 10-11 (1968).
Delehaye, Hippolyte, Les Legendes Grecques des Saints Mzlitai:res) Paris 1909.
Delehaye, Hippolyte; Les Legendes Hagiographiques) Bruxelles 1955, 4. bs.
Demirci, Mehmet, "Balkan gazi-dervilerin rolleri ve San
Saltuk ornegi", Turkiye Giinlugu) say:t: 61, Yaz 2000.
Deny, Jean, "Sary Saltyq et le nom de la ville de Babadaghi", Melanges Emile
Picot) Paris 1913, II. cilt.
Deny, Jean, Traditions Populaires Turques de Salonique et de Florina, Imprimerie
Nouvelle de Clouzot, Niort 1920.
Dirioz, A Haydar, "Kutbu'l-Alevi'nin Barak Baba Risalesi", 'IM; IX (1946-47).
Eberhard,W., 9in 'in Korrt!julan) <;:ev. N. Ulutug, TTK. yay., Ankara 1942.
Eliade, Mircea, Histoire des Croyances et des Idees Religieuses, Payot, Paris 1976, I. cilt.
Ertem, Rekin, "Danimendname", IDEA.
Eyice, "Qorum'un Mecizozu'nde AIk Paa Oglu Elvan Qdebi Zaviyesi", TM,
XV (1969).
Fine,Jr.,John V. A, The Bosnian Church: A New A Study qfthe Bosnian
Church and Its Place in State and Society .from the 13th to the 15th Centuries) East
European Qp.arterly, Boulder 1975,
Golpmarh, Abdulbaki, Yunus Emre ve T asavmif, Remzi Kitabevi, istanbul 1961.
Gregoire, Henri, "Les sources historiques des Pauliciens", Bulletin de l'Academie
Royal de Belgique) XXII (1936).
Gregoire, Henri, "Precisions geographiques et chronologiques sur les
Pauliciens", Bulletin de l'Academie Royal de Belgique., XXXD.I:(I947).
Gregoire, Henri, "Les sources grecques pour l'histoire des Pauliciens", Travaux et
Memoires) IV (1970).
120 BiBLiYOGR.AFYA
Giiven, Kenan, Tabiat Giizellikleri ve lliiltii.rel Degerleri ile Atatiirk Kiiltiir
Merkezi yay., Ankara 1991.
Hafiz, Nimetullah, "Yugoslavya'da San Saltuk", 30, 12, 1992 tarihli Tan gazetesi.
Hafiz, Tacida, "Blagay'da San Saltuk tiirbesi", Renkler, Biikre 1995.
Hammer, Joseph de, Histoire de !'Empire Ottoman, Paris 1835-1839, I., IV. ve XIV.
cilder.
Hasluck, F. W., Bektajtlik Tedk:ikleri, Ragtp Hulusi, istanbull928,
Hasluck, F. W., Christianity and Islam uruler the Sultans, Clarendon Press, Oxford
1928, 2 cilt.
Hilmi Ziya (Olken), "Anadolu'da dini ruhiyat miiahedeleri: Barak Baba", MM,
13-14 (1340).
Hiiseyin Hiisameddin (Yasar), Ama.rya istanbul1329-1332, II. Cilt.
ilic;, Slobodan, "Bosna Bogomilleri ve islfunlama: Bilimsel bir yamlgtdan ulusal
bir mitosa", Tarih ve Milliyetfilik, I. Ulusal Tarih Kongresi (30 Nisan-2 Mayis
1997), Mersin Un., Mersin 1999.
inalc1k, Halil, 7he Ottoman Empire, 7he Classical Age (1300-1600), trans. by
Norman Itzkowitz- Colin Imber, Weidenfeld & Nicholson, London 1973.
inalcrk, Halil, "The khan and the tribal aristocracy", Harvard Ukranian Studies, 34
(1979-1980).
inalc1k, Halil, "Dervish and Sultan: An analysis of the Otman Baba
7he Middle East and the Balkans uruler the Ottoman Empire:
Essays on Economy and Society, Bloomington 1993.
inalcrk, Halil, "Dobrudja", E/2.
iz, Fahir, Eslr:i Turk Edebiyal:lndaNesir, istanbul1964, II. cilt.
James, E. 0., Mythes et Rites dans le Proche-Orient Ancien, Payot, Paris, 1960.
Jong, Frederick de, "The sects in Bulgaria: Remnants of Safavi Islam?",
TSAB, IX/1 (1985); IX/2 (1985).
Kad10glu, ismail Ha.klo, r;epniler Balzkesir'de, Halkevi ner., Bahkesir 1935.
Kaleshi, Hasan, "Albanische legenden urn Sari Saltuk", Actes du Premier Congres
International Ballcanique et du Sud-Est Europeen, Editions de l'Academie Bulgare
des Sciences, Sofia 1971.
BiBLiYOGRAFYA 121
Karamustafa, Ahmet T., God's Unruly Friends: Dervishes Groups in the Islamic Later
Perind 1200-1550, Univ. ofUtah Press, Salt Lake City 1994.
Karpat, Kemal H., "Dobruca", 7DvM.
Kaymaz, Nejat, Pervane Munu'd-Dfn Suleyman, AD. Dil ve Tarih-Cografya Fakii1-
tesi yay., Ankara 1970.
Kiel, Machiel, "Giiney Romanya'da San Salttk'm Qahmalan ve Dogu Bulgaris-
tan'da erken Bektailik Merkezi iizerine tarihsel onem taIyan notlar", Haa
Belctaj, Bildiriler, Haa Bekta Kiiltiir ve Turizm Demegi., Ankara 1977.
Kiel, Machiel, "The tiirbe of San Salttk at Babadag-Dobrudja: Brief historical
and architectonical notes", GDAAD, 6-7 (1978); ayru makale urada da ya-
yunlanrmtir: Studies on the Ottoman Architecture of the Balkans, Variorum
Reprint, London 1990.
Kiel, Machiel, "A note on the date of the establishment of the Bektashi order in
Albania : The cult of San Salnk I)ede in attested in 1567-1568",
Bektachryya: Etudes sur l'ordre mystique des 'Bektachis ei les groupes relevant de Hadji
Bektach, ed. A. Popovic-G. Veinstein, Les Editions Isis istanbul1995.
Kiel, Machiel, "San Saltuk: Pionier des islam auf dem Balkan im 13.
Jahrhundert", Aleviler/Aleviten: Kimlik ve T arih/ldenutat und Geschichte, ed. is-
mail Engin-Erhard Franz, Deutsches Orient-Institut, Hamburg 2000.
Kiel, Machiel, "Deliorman", 7DvM.
Kowalski, Tadeusz, "Les elements ethniques turcs de la Dobroudja", RO, XN
(1938).
Koksal, Hasan, Battalnamelerde TtfJ ve Motif r aptsz, Kiiltiir yay., Ankara
1984.
Kopriilii, Fuad, Turk Edebiyatznda 1lk Ankara 1966, Diyanet ileri
Bakanhg1 yaYJnlan, 2. bs.
Kopriilii, Fuad, "Anadolu'da islamiyet", DEFM, 4 (Eyliil 1338) .
. :
Kopriilii, Fuad, "Ortazaman Tiirk dev1e!ierinde hukuki sembollerdeki motifler",
7Hi1M(II (1939). '. ; -' : .
Kopriilii, Fuad, "Anado1u Selguklulan taphinin yerli kaynaklan", Belleten, 27
(1943). : . .
,"': o I !
Kopriilii, Orhan, Tarihf Olarak X7V ve XV. Astrlardaki Bazt Turk
Mena!r:tbnO:meleri, doktora tezi, istanbul 1951, iD. Edebiyat Fa-
kiiltesi, Tarih Semineri K.q:t:' nr. 512.
122 SEQt:LM:i5 BiBLiYOGRAFYA
Leiser, Gary, "Sari Saltuk Dede", EP
Lewis, Bernard, Ha.Niler: Ortafag lsldm Diinyasmda Terorizm ve Siyaset (orijinal adJ.:
The Assassins: A Radical Sect in Islam) , Ali Aktan, Sebil yay., istanbul
1995.
Melikoff, Irene, La Geste de Melik Drinijmend: Etude Critique du Drinimendnrime,
Lbrairie Adrien Maisonneuve, Paris 1960, 2 cilt.
Melikoff, Irene, Abu Miislim, u Porte-Hache du Khorassan dans la Tradition Epique
Turco-Iranienne, Lbrairie Adrien Maisonneuve, Paris 1962.
Melikoff, Irene, Hadft Bektach, Un Mythe et ses Avatars: Genese et Evolution du Soufisme
Populaire en Turquie, Brill, Leiden-Boston-Koln 1998.
Melikoff, Irene, "Bulgaristan'da Deliorman Kiz:tlba toplulugu", Uyur Uik Uyar-
ddar:Alevflik-Be/r;tafilik Artzjtzrmalan, Turan Alptekin, 1stanbul 1993, 1.
bs., Cern Yay.
Melikoff, Irene, "Le probleme bektai-alevi: Quelques considerations",
Turcica, 31 (1999).
Melikoff, Irene, "Q!li etait San Saltuk? Quelques remarques sur les manuscrits
du Studies in Ottoman History in Honour of Professor V. L Menage, ed.
by Colin Heywood-Colin Imber, The Isis Press, 1stanbul 1994.
Melikoff, Irene, "Damchmendids", EI2.
Necip As1m-Mehmed Arif, Osmanlz Tarihi, Tarih-i Osman! Enciimeni, ner.,
1stanbul1335.
Ocak, A. Yaar, La Rivolte de Baba Resul ou la Formation de l'Heterodoxie Musulmane en
Anatolie au XIIIe Siecle, Pub. de la Societe Turque d'Histoire, Ankara 1989.
Ocak, A. Y aar, Babafler lsyam: Alevflijjin Tarihsel Altyajnst r ahut Anadolu 'da lsldm-
Turk Heterodoksisinin Te;eklciilil, Dergah yay., 1stanbul 2000.
Ocak, A. Yaar, lsldm-Turk 11Ul11flannda Hzzzr Tahut Hu:.zr-flyas Kultil, Turk Kiiltii-
riinii Aratlrma Enstitiisii yay., Ankara 1999, 3. bs.
Ocak, A. Yaar, Osmanlz lmparatorlugu'nda Marftnal S'4fllik: Kalenderiler, TTK. yay.,
Ankara 1999, 2. bs.
Ocak, A. Y aar, Alevi ve Belr;tafi lnanylanntn lsldm Oncesi T emelleri (Bektai
Menilubnamelerinde !slim Oncesi Motifleri), tletiim yay., 1stanbul
2000, 2. bs.
Ocak, A. Yaar, "San Saltuk ve Saltukname", TK, saYI: 197, Mart 1979.
BiBLiYOGRAFY A 123
Ocak, A Yaar, "XIII.-XV. yiizpllarda Anadolu'da Turk-Hu1stiyan dini etkile-
imler ve Aya Yorgi (Saint George) ki.ilti.i", Belleten, 214 (Arahk 1991), ss.
661-673).
Ocak, A Yaar, "Battal Gazi'', TDVU..
Ocak, A Yaar, "Battalmlme", TDVM.
Ocak, A Yaar, "Barak Baba", TDVU..
Ocak, A Yaar, "HaCI Bekta Vihlyetmlmesi", TDVU..
Oki<;, Tayyip, "San Saltuk'a ait bir fetva",A0jFD, 1/l (1952).
Oki<;, Tayyip, "Bir tenkidin tenkidi",A0jFD, 11 2-3 (1953), ss. -290.
Oki<;, Tayyip, "Les Kristians (Bogomiles Parfaits) de Bosnie d'apres des
documents turcs inedits", SF, XIX (1960).
Orkun, H. Nam1k, Turk Ejsiineleri, istanbul, 1943.
Ostrogorsky, George, L'Histoire de l'Etat Byzantin, Paris 1977, 2. bs.
Ogel, Bahaeddin, TurkMitolojisi, TTK. yay., Ankara 1971.
Onen, Rag1p, "Bor'da San Saluk turbesi", Yejil Bar gazetesi, 8 Temmuz 1949, 5
Agustos 1949.
Otuken, YIIdiz-A Durukan-H. Acun-S. Pekak, Turki;ye'de Valqf Abideler ve Eski
Eserler, Vaklflar Genel Mudurlugu, Ankara 1986, IV. cilt.
Ozdemir, Zekeriya, - Arzu Ulu, Bigadif ve (}evresinde Bulunan Tarihi Eserler, Ankara
2000.
Ozerdim, M. Nabi, "Qin Dininin Menei Meselesi ve Dini inanc;lar", Belleten,
XXVI (1962).
Peuch, Henri-Charles, "Le Manicheisme", Histoire des Religions 2, Gallimard,
Paris 1972.
Plana, "Kosova ve Makedonya efsanelerinde onemli folklor motifleri",
Ill Milletlerarasz Turk Folklor Kongresi Bildirileri, Kiiltur Ankara
1986, II. cilt.
Popovic, Alexandre, Balkanlar'da jszam, <;ev. komisyon, insan yay., istanbul 1995.
Roux,J.-P., Faune et Flaure Sacrees dans les Societes Asiatiques, Paris 1966.
Runciman, Steven, Le Manicheisme MMieval, Payot, Paris 1949.
SalCI, V. Lutfi, "HaCI Rasih Baba", HBH, sap: 66, Nisan 1937.
124 BiBLiYOGRAFY A
SalCI, V. Liitfi, "Kurban ismail", HBH, sap: 69, Temmuz 1937.
Schimmel, Annemarie, Dinler Tarilzine AD. ilahiyat Fakiiltesi yay., Ankara
1955.
Sevgen, Nazmi, "San Saltuk ve Aiyos Spiridon", Tarih Komquyor, sap: 33, Ekim
1966; sap: 34, Kas1m 1966; sap: 35, Arahk 1966; sap: 36, Ocak 1967.
Smith, Grace Martin, "Some tiirbes/maqams of Sari Saltuq :An early Anatolian
Turkish Gazi-Saint", Turcica, XIV (1982).
Su, Kimil, Balzkesir ve Civannda Turiik ve Turk:menler, Bahkesir Halkevi nr., istanbul
1938.
Siimer, Faruk, r;epniler: Anadolu'daki Turk YerleJTfl!Jsinde Onemti Rol Qyruryan Bir Oj!;uz
Boyu, Turk Dunyas1 Aratlrmalan Vakfi, istanbul1992.
Mahmud, "Blagay'daki tekke", jlim ve sap: 15, Eyliil-Ekim 1987.
T ogan, A Zeki V elidi, Umum Turk Tarilzine 1 En Eski Devirlerden 16. Asra
Kadar, itJ. Edebiyat Fak. yay., istanbul1970, 2. bs.
Turan, Osman, Selfuklular Zamamnda Turkiye, Turan Neriyat Yurdu, istanbul
1971.
Tiirkay, Cevdet, BGbakanhk Arivi Belgelerine Gore Osmanh jmparatorluj!;u'nda Oymak,
Ajiret ve Cemaatlar, Terciiman Kaynak Eserler Dizisi 1, istanbul 1979.
Dlkusal, Miistecip, Dobruca ve Turkler, TKAE yay., Ankara 1987, 2. bs.
Vryonis, Speros, The Decline qf Medieval Hellenism in Asia Minor, Los Angeles-
London-Berkeley, Univ. of California Press 1971.
Wittek, Paul, "Yazijioghli Ali on the Christian Turks of the Dobruja", BSOAS,
XIV /2 (1952).
Wittek, Paul, "Les Gagauzes = Les gens de Kaykaus", RO, XVII (1951-1952).
Wittek, Paul, "Dobruja", El2.
Widengren, Geo, Les Religions de l'lran, Payot, Paris 1968.
Yakubovskiy, A Y, Altmordu ve jnhitaf:l, c,:ev. Hasan Eren, Milli Egitim Bak. yay.,
istanbul 1955
Ytlchz, F., "San Saltlk Dede", TK, sap: 209-210, Mart-Nisan 1980.
Yinanc,:, M. Halil, "Danimendliler", lA.
BiBLiYOGRAFY A 125
Yorukan, Yusuf Ziya, "Bir fetva miinasebetiyle: Fetva miiessesesi, Ebussuud
Efencli ve San Saltuk", A ViFD, I /2, 3 ( 1952).
Yuce, Kemal, Saltzk:niime'de Din ve Ejsanevf Unsurlar, Kiiltlir ve Turizm
Bakanhg1 yay., Ankara 1987.
Zachariadou, Elizabeth, "Oi H:rristianoi apogonoi tou izzeddin Kaikaous sti
Verroia [Veria 'da 1zzedclin Keykavus'un H:rristiyan torunlan], Makedun)ki,
VI (1964-1965).
Zarcone, Thierry, "Aumf et de Thrace orientale : Les tekke de San Saltuk a
Babaeski et d'Ariz Baba a Havsa", ikinci Tarih Boyunca Karadeniz Kongresi Bil-
dirileri ( 1-3 Haziran 1988), Ondokuz May1s U niv., Egitim Fakiiltesi- Fra:msiz
Anadolu Aratlrmalan Enstitiisii, Samsun 1990.
Zarcone, Thierry, "Nouvelles perspectives dans les recherches sur les Kizilba-
Alevis et les Bektachis de Ia Dobrouqja, de Deli Orman et de Ia Thrace
orientale", A natalia Modema/Yeni Anadolu, IV ( 1995).
A
A. Decei, bk. Aurel Decei, 13, 26, 27, 31
A. Saim Ulgen, 1 04
Abbasi, 9, 21, 35
Abbasi b<lkenti, 21
Abbasi halifesi, 35
AJ>dal,)(rV, 10,35,43,44,48,62,69,
104, 107, 116
Abdal Musa, 69, 107
Abdiilbaki Go1pmarh, 5
Adriyatik sahilleri, 77
Mganistan, 8
Aghios Nikolas (Saint, Nicolas), 97

Agcahzanhk kazas1, 60
Ahi Evren, 51, 106
Ahiryan, 33
Ahmed Tevhid Bey, ll
Ahmed-i Yesevi, 11, 37, 39,45
Akc;ahisar, 102
Akkerman (Cetatea Alba), 91
Aksaray, 20, 22
Aksarayi, XI, 2, 3, 17, 19, 20, 23, 25, 26,
115
Akviran koyleri, 108
107,108
Alaiye, 20
Alemeddin el-Birzilli, 70
Alevi, VIII, 9, 14, 58, 60, 62, 69, 85,97
105,108,113,116,118,119, 125
Alevi dede 58
Alevi dedeleri, 60, 108
Alevi-Bekt<li evliyas1, 105
Alevi-Bekt<li gelenegi, 10
Alevilik, 60, 85, 86, 107, 109. 122
AlmcakNoyan, 21,22
DiZiN
Ali Bahadlr, 22, 24, 25, 29, 30
Ali giinii, 1 02
Ali Muhtar, 46, 93
Al-i Selc;uk (Anadolu Selc;uklu), 39
Altay masah, 51
Alnn0rdu,28,29,30,31,32
Altm Ordu devleti, 28
Alyon-1 Rumi, 36
Amasya, 7,8,20,36,48,69, 71, 72, 74,
120
Amasya kalesi, 36
Amasya Tarihi, 71, 120
Anadolu, VIII, 2, 5, 6, 7, 9, 11, 12, 14,
15, 17-22, 24-30, 32, 33, 35, 36, 39,
49, 50, 52, 53, 57-60, 62, 63, 69-76,
80, 82, 83,86-88, 101, 104, 106-108,
111, 115, 118, 120-125
Anadolu Aleviligi, 9
Anadolu Selc;uklu devleti, 11, 17, 19
Anadolu Selc;uklu sultaru, 80
Anadolu Tiirkmenleri, 86
Ankara, XI, XII, XIII, )(rV, 2, 3, 6, 7,
10, 11, 13-15, 18, 23, 28, 37,49-52,
62, 67-69, 72, 86, 87, 100, 103-105,
109, 115-125
Ankara sav<ll, 87
Antalya, 22, 23
Antere b. 8
Aritonio Pigafetta, 4, 95, 96
Arabistan, 8
Arafat dagl, 36
Arap islam kaynaklan, 70, 80
Arap kahramanlan, 8
Arap kronikleri, 70
Arap rnisyonerleri, 80
Arap tiiccarlan, 85
Arap ulemas1, 7 3
Argun Han, 68
128
AJnavudar, 14, 101, 103
Arnavuduk, 11, 14,46,49,66, 101,102,
103
Arsamosat, 81
Arslandogmu, 18
Aljkar, 38
Atayi, 3, 61, 116
Aurel Decei, VII, XI, 2, 13, 26, 27, 31
Avarlar, 28
Aya Dimitri, 41,43
Aya Muson, 43
Ayasofya, XIII, 30, 70, 71, 117
Aybek Baba, 71
Aydm yi.iresi, 28
Aydm-eli, 28
Aydmoglu Gazi Umur Bey, 55
Ayn Cilut mevkii, 22
Azi Dah:lka, 51
B
Baba 96
Baba ilyas-1 Horasani, 115
Baba ishak, 87
Baba kasabas1, 61, 62, 94
Baba Perende, 9
Baba Salt!k (Babadaj9.), 83, 91
Baba Saluk kasabas1, 94
Baba Salt!k tekkesi, 91
Baba ehri, 3
Baba Tapduk, 69
5, 8, 12, 14, 15, 55, 56, 61,63-
65, 76,83,88,89,91-94,96,99,103
kad!S!, 93
zaviyesi, 63
Babaeski, 6, 8, 14, 15, 54-56, 61, 62, 94,
97, 101, 104, 125
Babaeski tiirbesi, l 04
Babai hareketi, 69, 70, 87, 89
Babai isyarn, VIII, IX, 17, 86, 87
Babai eyhleri, 71,87
Babailer, 9, 11, 14, 59, 85, 87, 108, 113,
122
Babailerisyarn, 9, 14, 59, 85,87
Baba-YI Atik, 62, 95
Babil,50,5l
Babil efsaneleri, 50
Bagdad,21
Bahaeddin Erzincani, 18
Bal'>Ikhisan, 48
Bal1m Sultan, 107, 108
DiZiN
Balkan Aleviligi, I 08, 109, 113
Balkan Bektailigi, 84
Balkan harbi, l Ol
Balkan Hiristiyanlan, 42
Balkan ucu, 28
Balkanlar, VII, VIII, IX, 4, 8, 12-14,27,
31,32,53,58,63,65,66, 76-80,82-
86, 88, 98, 101, 103, 108, 109, 111,
112, 118, 123
Balkanlar tarihi, VIII, 76
Banaz suyu, 48
BarakBaba, VIII, 2, 7, 13, 38, 58,67-74,
87, 107, 116, 119, 120, 123
Barak Baba dervileri, 72
Barak el-Krrimi, 71
Bartholomaeus Petz, 96
Bakrrdar, 80, 84
Battal Gazi, XII, 35-38, 40, 41, 66, 76,
82,112,115,123
Battal Gazi-Melik Danimend-Saint
George, 112
BatiabWnu,5,6,8,9,37,40,41,66, 76,
78, 123
Batu Han, 19, 84
Baybars, 23, 30
Baycu Noyan, 20, 21
Bayrfuni eyhleri, 5
Begce (veya Pak'>a) Sultan, 97
VITI, l, 4, 9, II, 14, 39, 42, 44,
46,48,53,62,65,66,85,92-94,96-
98, 101,105-108, 113, 122,125
babas1, 97
evliyasi, 4, 42, 48, 105, 107
gelenegi, VIII, l, 4, 10, 11, 97,
107
panteonu, l 06
Bektai propagandas1, 46, I 0 I
Bektai tarikan, 98, 101, 106, 107
Bektai tekkesi, 4, 65, 93, 96, 97, 105
Bektailer, 49, 85, 94, 97, 98, 101, 107,
108
XII, 11, 46, 75, 78, 85, 86, 89,
93, 101, 107-109, 117, 120, 122
tarikan, 75, 78
Belgrad ki.iyleri, 48
Belgrad pazan, 48
Berberiler, 57
Berke Han, 29-32, 60, 62, 94
Bertos, 40
Beyilla (Pavlakiler), 81
el-Birzili, XI, 58, 70, 73, 115
Bivani11e (?), 56
Bizans, 2, 13, 17, 23, 25-29, 31, 32, 41,
58-63, 75, 80-83, 94
Bizans b3.kenti, 23
Bizans hakimiyeti, 62, 83
Bizans imparatoru, 23, 27, 29, 31, 60, 82
Bizans kaynaklan, 13, 26, 27, 29, 31, 58
Bizans kronikleri, 27, 58
Bizans tarih($ileri, 58
Bizans topraklan, 29, 31, 32
Bizans u($lan, 59
Bizanshlar, 28
B1agaj (Blagay) kasabas1, 98
Bogomilizm, 80, 82, 83, 86
Bogomiller,80,82,83,86
Bogazki:iy Arivi, 50
Bogdan, 55, 56,74,91
Bogdan meliki, 55
Bor, 6, 15, 105, 123
Bor kiitiiphanesi, 105
Boris, 82
Bosna,55, 74,82,83,98,120
Bosna krah, 55
Bosna-Hersek, 98
Bozova kalesi, 56
Bi:irkliice Mustafa, 88
Budapete, 84
Bulgar Boyarlar, 82
Bulgar krah, 29, 82
Bulgaristan, 7, 11, 13,25,49,66, 74,82,
83,85,86,89,93, 102,107,121,122
Bulgar1ar,28,31,32, 101
Burhan Abdal, 48
Bursa, 37,45
c
C. Cahen, 26
Candaroglu Ali Bey, 9
Carl Brockelmann, 5
Cedid Ali P3.a Carnii, 100
CelaJ.eddin Karatay, 17, 18, 19
Cern Sultan, 5, 6
Cemal-perestlik, 68
Cengiz Han, 35, 60
Cezayir, 8
Chendaoun Panaym (Saint Naum
Panaym), 102
cihad,8,36,38-40,54,60,65, 74,75
cihad hikayeleri, 8
cihad ideolojisi, 36, 75
DiZiN
cihaz-1 fakr, 45
cinler, 8, 39, 40, 54
Qarambah, I 08
Qeh,45,55,56
Qeh 11esarlan, 55
Qekoslovakya, 8
Q
Qelebi I. Mehmed, 88, 89
Qepni,28,59,85,87
Qepni <Lireti, 87
Qepni boyu, 28, 59, 85
Qepniler, 59, 78, 85, 120, 124
Qin, 8, 48, 51, 52, 119, 123
Qin inan($lan, 52
Qinnen a n c a ~ 60
Qorum-Mecidi:izii, 47, 50
D
Dahhak, 38, 40
129
Dti:nipnendndme, XIT, 5, 6, 8, 35-37,48, 76,
78, ll9, 122
Deliorman, 14, 28, 86, 89, 108, 118, 121,
122
Deliorman Alevileri, I 08
Deinir Baba, 49, 85, 107, 108, 117
Dersim, 106
Derviler, 45, 46, 56
Deryanos Manastin, 48
Det-i Klp($ak, 8, 25, 28, 29, 31, 32, 58,
60, 61,68
Det-i Klp($ak step1eri, 32
Drm<Lk (i)am), 71
Dimetoka, 61
Divrigi (Tephrike), 81
Diyarbabr, 15, 105, 118
Diyar-1 Bulgar, 74
Diyar-1 Moskov, 56
Diyar-1 Rum, 37
Djakovica, 102
Dobra Han, 44
Dobruca, 2, 11-13, 15,25-29 31-33 45
46, 55-64, 74-76, 78-8o, 8s, 85-8a, 9'r,
94, 96, 97, 112, 121, 124
Dobruca bozkrrlan, 58
Dobruca gi:i($ii, 2, 25-27, 29, 58
Dobruca iii, 32, 46, 57
Dobruca islci.ru., 25
Dobruca Kin, 64
Dobruca krah, 45, 46, 55
130
Dobruca ovas1, 45
Dobruca sahras1, 45
Dobruca step1eri, 60
Dobruca-Babadag, 15
Dobruca-eli, 28
Dobru<;: iii, 43
Dogu Anado1u, 30, 101
Dogu Bulgaristan, 13, 107, 121
Dogu Karadeniz sahilleri, 7
Druidler, 79
ed-Dilreru'l-Kamine, XII, 70, 116
E
Ebu Gazanfer, 8
Ebfr Hirnid el-Garnati, 84
Ebu Miislim-i Horasini, 40
Ebamilslimnti.me, 40
Edime, 6, 8, 54-56, 61, 76, 95, 101
Edime havalisi, 76
Edirne meliki, 55
Eflak,55, 74,88
Eflak beyi, 88
Eflak meliki, 55
Ehl-i Siinnet, 73, 93, 94
Ehl-i Siinnet mezhebi, 73
Ejder, 52
Ejder killtii, 52
Ejderha,43,45,48,51,52
Elie (ilyas Peygamber), 49
Elizabeth Zachariadou, 26
Elvan Qelebi, 47, 50, 71, 87, 115, 119
Elvan<;:elebi Koyii, 50
Emel Esin, 52
Emir, 18,22
Emir Yavta, 18, 22
Emirci Sultan, 48
Enderiyye (Edime) ehri, 95
Endilliis, 9
Enez (Ainos) kalesi, 29
Erdel seferi, 64
Erenler serdan, 57, 91
Ermeni, 81, 82
Ermeni Pav1os<;:ular, 82
Ermenistan, 81, 82
Ermenistan Samosatl, 81
Erzincan, 21, 81
Erzurum, 20, 81
Eski Baba (Baba-)'1 Atik), 96
Eski Baba Tekkesi, 94
Eski Baba Tiirbesi, 100
DtztN
Etiler, 50
Eukhaita, 50
Eurasya, 28
Evhadeddin-i Kirmani, 111
Evliya, XII, 1, 4, 5, 11, 35-38,41,42,44,
46, 47, 49, 54-56, 62, 64-66, 68, 77,
78,91-100,106,116
Evliya Qelebi, XII, 1, 4, 5, 11, 35, 37, 38,
41,42,44,46,47,49,54-56,62,64-
66, 68, 77, 78, 91-100, 106, 116
t;elebi Sryahatnamesi, XII, 4, 35, 38,
42,44,47,62, 77,91,95, 106,116
Evliya menilibnimeleri, 5
Evren,51,52, 106
Ezantamariye (Sainte Marie ?), 62, 94
F
F. Babinger, 12, 26, 89, 116
F.Koprillii,6,26,52,59, 73
F. Taeschner, 26, 89, 116
F. W. Hasluck, XII, 11, 42, 46, 49, 92
Fahir tz, 5, 6, 7
Fahreddin-i Iraki, 111
Fakih Ahmed, 106
Faruk Siimer, 59
Fas,8
Fasilevs, 24, 29
Fatih Sultan Mehmed, 6, 10, 62, 98
Fenike, 98
Feridun, 14,51
Feridun Yllmaz, 14
Fetva, 12, 64, 80, 125
Filibe, 82
Firenk Filyon, 55
Fraetaona, 51
Fransa, 83
Franz Babinger, 12, 88
76,87,106
G. D. Balas<;:ev, 26
G. Leiser, 14
G
G.M.Srrrith, 15,66,92,98, 101,105
Gagauz, 12
Gagauz Tiirkleri, 12
Gagauz1ar, 12, 26, 28, 33, 118
Gaytas, 40
Gazan Han, 71
Gazi Mehmed Giray Han, 65
Gaziler, 54
Georgios Pachymeris, 3, 26
Germiyan iii, 48
G1yaseddin Mes'ud, 29, 32
Gihi.n el'>iligi, 7 3
Gilan rruntakas1, 71
Gilanhlar, 71,72
Gi:ik Tanns1, 50
Gi:iktiirkler, 52
Gi:iktiirkler devri, 52
Gregoras, XII, 3, 25-27,29,31 , 116
Grek, 20,49
Grek hagiographe'lan (aziz hayatl
yazanlar), 49
Greko-Romen, 28
Gu-tzang, 52
Giileni tekkesi, I 05
Giitasb, 38
H. Delehaye, 49
H
H. Hiisameddin, 71
H. inalCLk, 26, 87, 89
H. Kaleshi, 15, 68, 102, 103
H.\\'. Duda, 26
Habeistan, 8, 39
Habib HaCJ, 97
Hace Ahmed-i Yesevi, 45
Hac1 Baba, 1 00
Hac1 Bayram-1 Veli, 104
Hac1 Bekta halifesi, 107
Hac1 Bekta kiiltii, 107
Hac1 Bekta-1 Veli, VII, XIII, 4, 9-11 , 33.
36, 38, 39, 42-44, 49, 53-55, 59, 76,
97, 103, 106,108, Ill, 116
HaC! Hasan, 101
HaC! Mahmud Efendi, 105
HaClm Sultan, 48, 97, 115
Halil Ece, 33, 59
Halvetiler, 98
Hamdullah Suphi Tanni:iver, 99
Harana (Amasya), 8
Harcana (Harana'> , 36
Harcanavan vilayeti. 36
Harput, 20
Hasan Kaleshi, H, 46, 102
Hasan Mill, 68
Hasani (erif), 35
Hatireddin Zekeriyya, 18
HayTan Emirci. 72
Hazret-i Hamza. 38
DiZiN
Henri Gregoire, XII, 81
Hedek, 45
Heterodoks, 80
Heterodoks islam, 80
H1drellez, I 02
131
H1ristiyan, VIII, 4, 12-14. 19-21,24,26,
33,40,49,53,58, 62-67. 75,76, 79,
80, 84, 88, 89, 92, 94. 96.99, -103,
111, 112, 123, 125
lliristiyan azizi, 63, 64. 92. 112
lliristiyan azizleri, VIII. 12-14,49, 53,
65-67,99, Ill, 112
lliristiyan feodalleri , 88
lliristiyan Gagauzlar. 12
lliristiyan rahipler, 79
H1ristiyan Tiirkler, 33
H1ristiyanlar, 41, 84, 96. 100, 102
lliristiyanhk, 42, 50, 66. 77. 79.,80, 103
Hlristiyanhk propagandasi. 79
lliz1r Aleyhisselam, 39
HlZ!r-ilyas, 62, 94, !00. 122
Hilmi Ziya (Dlken), 73. 120
Hindistan, 8, 39
Hozat, 13, 106, 108
Hunlar, 28, 52
Hurma agac1, 39
Hiilagu, 20-22, 30
Hiiseyni (seyyid), 35
Hz. Ali, 38, 74
Hz. Hamza, 40
Hz. Meryem, 82
Hz. Muhammed, 95
I. MelikoiT, 36, 37, 6Ct. 78, 85,.87_ 118
Iik (Kalenderi), 68
ibn Battuta, XII, I. 3. 3. 61.8 liS, 83,
92, 116
ibn Bibi, XII, 2, I 7- :21. 23-!J 2)..31,
116
ibn Kemal, 64, 65, 74
ibrani, 98
ilhanh hiikiimdan, 70
ilhanh saraYJ, 71, 72
inuyanka, 50
ilya (Elie, ilyas) Peygamlxr, lili:_
ilyas Peygamber, 40. 49. 100
ilyas-1 Rumi, 36
132
imam Cifer-i Sachk, 99
imam ismail, 99
incil,40,41,65
7,8, 19,20,40,51,52, 70,72,82
Iran dinleri, 51
iran mitolojisi, 40
irlanda, VII, 67, 79
ishak, 43, 87
iskandinavya, 77
islam, VII, VIII, XIII, 6, 9, 10, 12, 14,
22, 30, 38-40, 42, 51, 54, 59, 62-66,
70, 75, 77-80, 83-87, 93, 95, 100, 112,
113, 122, 123
islam ilemi, 77
isliim Ansiklopedisi, XIII, 12
islam diinyas1, 22, 51
islam gelenegi, 40, 85
islam heterodoksisi, 86
islam inam,:lan, 86
islam kaynaklan, 30, 70, 80
islam misyoneri, VIII, 77, 78, 80
islam miicahidi, 23
islam propagandas1, 78, 79, 85, 112
islam velisi, 64, 66
islami T iirk kiiltiirii, 77
islamiyet, 11, 70, 73, 74, 78, 80, 87, 121
VIII, IX, 12, 74-77, 80, 83,
120
hareketi, VIII, 12 7 5
projesi, 77 '
ismail, 13, 55, 59, 72, 84, 85, 87, 95, 97,
99, 115, 117, 118, 120, 121 124
ismaili, 84-98 '
ismaili baklyyeleri, 86
kolonileri, 84, 85, 98
lsmaililer, 84-86, 99
ismailiye mezhebi, 84
ispanya, 8
istanbnl, XI-XIII, 3, 4, 6, 9-11, 13, 14,
17, 18, 28, 31, 39, 40, 48, 49, 51-53,
59, 61, 69, 71, 83, 86-89, 95, 96, 101,
104, 105, 108, 115-124
istefan, 95
isvet Nikola (Saint Nicolas), 45
ifet (i:svec,:), 56
iznik, 15, 23, 57, 88, 104
J
J. von Hammer, VII, 2, 11, 26, 88
Janos Karacsony, 84
DiZiN
Jean Deny, VII, XI, 2, 12, 102
Jean-Panl Roux, 52
John Covel, 4, 97
K
Kakum,40
Kalenderi, 10, 46, 53, 62, 66-68, 73, 74,
88,89,93,95,97, 107
Kalenderi (Hayderi) eyhi, 7 4
Kalenderi dervileri, 46, 53, 88, 89, 95,
97
Kalenderi eyhi, 10, 53, 62, 68, 97
Kalenderi eyhleri, 53, 107
Kalenderiler (l:tklar), 93
Kalenderilik,68, 107
Kaligra, 9, 37, 43-46, 53, 55, 56, 61, 76,
93,94,102
Kaligra kalesi, 45, 46, 55
Kaligra Snltan, 37, 45, 93
Kaligra tekkesi, 55
Kaligra yoresi, 76
Kalliakra, 14, 93, 100
Kalliakra Kalesi Mezan, 100
Kanuni Snltan Siileyman, 2, 64
Kara Ath Pergen, 51
Kara Bogdan (Moldavya, 7 4
Kara 91
Karaca Ahmet Snltan, 101
Karadeniz, 3, 7, 14, 25, 28, 31, 43, 45,
59, 93, 125
Karadeniz sahili, 45
Karadonlu Can Baba, l 0 l
Karaferye, 29
Karakurum, 20
Karasispa (Gerasp), 51
Karesi, 27, 33, 59, 60, 95
Karesi (Ballkesir) yoresi, 60
Karesi havalisi, 95
84
Kaydafan, 40
Kaygusuz Abdal, 107
Kayseri, 18-21
Kazak ehyas1, 61
Kazaklar, 61
Kazvini, 84
Kefe, 8, 32, 55, 60-62, 74, 94
Kelirn.dt-z Barak Baha, 69
Kemal Yiice, VII, 5-7, 14
3, 116
5
Kerimeddin Aksarayi, 19
Kqef N ehri, 51
Kqi, 44
K!demli Baba, 85, 99, 107, 108
K!demli Dede (yahut Baba), 92

61, 68, 70
70
Kmm, 2, 14, 32, 45, 59-62, 65, 67, 76,
79,80, 92,94,99
K!nm ham, 65,99
K!nm ehri, 32, 67
K!rnata meliki Said, 55
K!qehir, 20, 46
K!z1hrmak, 48, 81
Abdal, 104
Kili (Kilia), 91
Kili havalisi, 7 4
Kiligrad, 44
Kir Haye, 21, 23
Kir Kedid, 21, 23, 25, 29
Konstantin, 29
Konstantiniye, 8, 30
Konstantinopolis, 23-25, 29, 31, 41, 60,
61,70,82
Konstantinopolis bogaz1, 60
Konya,8, 18,20,24
Korfu, 47, 66, 102
Korfu adas1, 4 7, 66, 102
Kosova, 102, 103, 123
Kosova- Metochia, 102
Koyun Baba, 48, 49, 117
Kiik-luu, 52
60
Kiipriiliizade Mehmed Fuad, ll
Kiisedag muharebesi, 17
Kiistendil 60
Krahn klzlan motifi, 4 7
Kruja, 13, 14, 46, 77, 102, 103, 121
Kruja klral1, 46
Kuman, 28
Kurban Bayram1, 97
Kutluah, 71
Abdal, XIV, 10, 43, 44, 62, 116
iskitya (Scytllia Minor), 28
Kiitahya, 97
L
Ladik (Laodice), 81
Lankaza nahiyesi, 61
DiZiN
Latinler, 23
Laz oglanlan, 43
Lefke Kap1s1, l 04
Leh,45,55,56,65
Leh diyan, 45
Leh Vilayeti, 65
Lehistan, 8
Libya, 8
Lipka taifesi, 45
M. Eliade, 50
Macaristan, 84
133
M
Machiel Kiel, VII, IX, 3, 10, 13, 33, 77,
88, 92, 108
Madra kasabas1, 62
Magrip, 39
Mahbub-perestlik, 68
Makedonya, 82, 103, 123
Malatya, 20, 81
Mali i San Saltukut, 102
Maniheizm, 81
Marduk, 50
Maria l 00
Markionizm, 81
Mehmed ArifBey, ll
Mehmed Buhari, 3 7
Mehmet Demirci, 14
Melik Danimend Gazi, 35, 37, 41, 76,
112
Mendktb-t San Saltzk, 5
Menglii Giray, 99
Mengfr Han, 18
el-Menhelu's-Sdfi, 70
Mentee, 97
nehri, 29
Mevlana Celaleddin-i Rumi, Ill
Mezopotamya, 50
M1Slr, 8, 22, 30, 73, 104
M1s1r Memluk Sultam Baybars, 22
Milan Adamovic, VII, 4, 15, 96
Minas, 43
40
88
Mogol, 2, ll, 17-22, 30, 60, 63, 71, 84
Mogol ham, 19, 20, 30
Mogol imparatorlugu, 20
i'vfohacndme, 3, 64, 74
Moldavya, 74
Moldova, 33, 91
134
11oskov,45,49,56,62,68, 74,94
11oskov diyan, 45, 49, 62, 68, 74, 94
11oskova, 39
11ostar, 98
116ngke (Mengii) Temiir han, 32
Muhammediye, 5
Muhlis Pap, 87
Muineddin Silleyman, 21-24
Musa Qelebi, 88
11usa Peygamber, 8
11utaf<;iev, 26
Mulk-i Rum, 54
11iineccimb3.I Dervi Ahmed, XIII, 3,
116
murid,47,48,68-70, 72, 78,106,107
miiridler, 107
11iis1iiman, 14, 51, 53, 58, 63, 66, 77, 89,
94, 112
Miis1iiman S1av1ar, 77
Mus1iiman Tiirkler, 77
Miis1iimanlar, 54, 62, 100
N
Nahiye-i Has, 102
Nakibendi eyhi, 105
Nakibendiler, 98
Nazmi Sevgen, 13, 99, 100, 104, 105, 108
Necibeddin, 18
Necip Asnn, 11, 18, 122
Nicephorus Gregoras, 3, 26
Nigde-Bor, 105
Nogay, 32, 60
Nogay ili, 60
Noyan,20-22,35,49, 116,117
Nureddin Erzincani, 30
Nureddin Yakup, 18
0
0. Turan, 17,29-31
Oguz Kagan, 51
Ojf;uzndme, XIII, 2, 12, 17, 28, 117
Ohri, 102, 103
Ohri bo1gesi, 103
Olcaytu Hudabende, 70, 71, 73
Oniki imam (imamiyye) mezhebi, 70
Orhan Gazi, 69, 104
Orhan Koprillii, 5, 6
Orta Anado1u, 1 08
Orta Asya, 51, 59, 77
Orta Avrupa, 77
DiZiN
Orta Dogu, 22, 74
Orta<;ag islam dunyas1, 51
Orta<;ag miis1iiman kaynaklan, 81
Ortodoks ruhban smrli, 82
Ortodoks1uk mezhebi, 82
Osman Gazi, 9, 55
OsmanCik, 48
Osmanh, VIII, 1, 3, 6-11, 18, 20, 26, 28,
36,39,46,59,61-65,68, 74, 78,80,
83, 85-89, 91, 93-95, 97, 98, 101, 102,
115, 117, 122, 124
Osmanh dev1eti, 8, 87, 89
Osmanh fetihleri, 8, 28, 46, 59, 61, 63,
78, 80, 83, 85, 86, 98, 1Q1
Osmanh gazileri, 7, 9, 36
Osmanh Lnparator1ugu, 61, 64, 68, 74,
88, 122, 124
Osmanh topraklan, 1 0
Osmanh uc gazileri, 88
Osmanhlar, 8, 10, 53, 7.7
Osmanp<J.a Tekkesi, 48
Otman Baba, XIV, 10, 35, 44, 46, 48, 53,
62, 76, 85, 103, 106-108, 116, 120
Otman Baba Vzl4yetndmesi, 10, 120
p
P. Wittek, 12, 26, 27
Pachymeris, XIII, 3, 24-27, 29, 31, 116
Paristrion Eyaleti, 28
P3.a s a n c a ~ 61
P3.trik d$, 102
Paul Wittek, VII, XIV, 2, 12, 13, 33
Paulisyanizm (Pav1os<;uluk), 81
Pav1os (Paul), 81
Pav1os<;ular, 81-83
Pazartesili, 108
Pee, 102
Pe<;enekler, 28
Pere Laurent, 99
Pervane Muineddin Silleyman, 21, 23
Petros, 82
Peygamber sillalesi, 37
Po1onya miis1iimanlan, 45
Portekiz, 8
Pravadi kalesi, 45
Pravadi meliki, 55
Prilep koyii, 102
Proni<;e (?), 56
Raba nehri, 65
Radovite kazas1, 61
Rafiziler, 7, 65
R
Raf1zilik, 7, 74,89,93,117
Rag:Jp Onen, 105
Rebia, 35
Reinhold Lubenau, 4, 96
Robert Bargrave, 4, 96
Roma, 82
Romanya, 7, 11, 13-15, 25, 61, 82, 84-86,
100, 108, 118, 121
Romanya Bektaileri, 86
Rum diyan, 35, 45
Rum erenleri, 1 06
Rum iilkesi, 37,43
Rumeli, 6, 9, 10, 14, 28, 35, 37, 39, 43,
53, 60, 62, 78, 88, 104, 107
Rumeli feneri, 104
Rumlar, 97
Rus istilas1, 100
Rus Kazaklan, 3
Ruslar, 97
Rusya, 8
Riikneddin Keyiimers, 29, 32
Riistem, 51
s
Sadreddin-i Konevi, 20, 111
Safevi propagandas1, 86
Sahib Ata Fahreddin Ali, 22
Sahipataogullan, 11
Saint (Sveti) Naum, 102
Saint George, 47-50, 53, 62, 65, 66, 94,
100, 112, 123
Saint George menkabesi, 4 7
Saint Nicolas, 45, 49, 53 65 66 95 96
97, 100 ' ' ' ' '
Saint Patrick, VII, 67, 79, 118, 119
Saint Spiridon (Sveti Spiridon), 103
Saint Spiridon manasurlan, 102
Saint Theodore, 50
Saint Vasilije, 102
Sakarya, VII
Sakc1 (:ishak<_;J), 85
Salahaddin Halil b. Aybek es-Safedi, 70
Salih,54
Salnk, VII-IX, 1-15, 17, 25-30, 32, 33,
35-47,49,51,53-72,74-80 83-89 91-
109, 111-113. 11s. 121. 12s. 124 '
DiZiN 135
Saluk Ata, 69
SalnkBaba, 15, 36, 61, 91, 93, 96, 100,
103,118
Salnk Baba tekkesi, 61
Saluk Bay, 65, 92
Saluk el-Klrimi, 71
Salnk Gazi, 40
Salnk kiiyii, 106
Saltik Sultan Hazretleri 65
Salnkbay, 37 '
SaltJk-1 RU.mi, 36
Salnk-1 sihir (Biiyiicii Salnk), 42
Saltiklar, 61
Salt!kl1, 78
Sall:lkndme, VIII, 4-9, 12-14, 30, 32, 35-42,
44, 46, 47, 49, 54, 55, 59-62, 65-67,
69, 74-77, 79, 91, 93-95, 99, 100, 104,
106, 107, 112, 115, 125
Saltuk, XI, 3, 6, 7, 12-15,32,47,57, 58,
60,64,66, 77, 78,80,87,92,98, 100,
101, 102, 105, 106, 108, 115, 117,
119-125
Saltuk kiiyii, 105
Saltuklu kiiyii, 101
Sanit Patrick, 79
Sares Soldak (San Saluk), 96
San SadJk, 1 05
San Salnk, VII-IX, 1-15, 17, 25-30, 32,
33, 35-47, 49, 51, 53-56, 58-72, 74-80,
83-89, 91-109, 111-113, 118, 121,
123, 124
San SaltJk Baba, 15, 91, 93, 96, 100, 103,
118
San Saltik Baba zaviyesi, 93
San SaltJk kiiyii, 106
San Salnkkiiltii, 10, 14, 61, 63, 93, 95,
98, 99, 101, 102, 108, 109
San Saltik makann, 104, 105
San SaltJk menakiblan, 2
San Saltik menkabeleri 9 77
San Saltik menkabesi ll '1 03
San Saluk mezan, 102 '
San Saltik Tekkesi, 44
San Saltik tiirbesi, 91, 95, 102-105, 123
San Saluk zaviyesi, 10, 62, 89, 93, 94
San Saltik ziyaretgih1, 1 06
San Saltukut, 1 02
San Selciik, 97
San Selciik Tekkesi, 97
San Sultan, 57, 91, 105
Saruca, 61
136
Sasani, 82
Sebiiktek:in, 36
Selanik, 26, 29, 61
Selanik 61
Selc;ukiler, 77
Selc;uklu, XIII, 1-3, 6, 11, 17-24,26,27,
29-32, 39, 52, 58-60, 63, 75, 78, 80,
87, 105
Selc;uklu devleti, 11, 17, 19, 21, 22
Selc;uklu ernirleri, 19, 20, 29, 30
Selc;uklu iktidan, 23
Selc;uklu kaynaklan, 3, 75
Seravil, 36
Serez, 89
es-Serrac, XIII, 4, 38, 57, 58, 67, 77, 92,
117
Sersem Abdal, 35
Sryahatname, 49
Seyfeddin Torumtay, 18
Seyfeddin Tiirkeri, 18
Seyitgazi, 97
Seyyid Ali Sultan (K1Z11 Deli), 53, 76
Seyyid Battal Gazi, XII, 35-38, 40, 41,
76, 112, 115
Seyyid Behram el-Hayderi, 38, 57
Seyyid Gazi (Seyyid Battal Gazi), 35
Seyyid Lokman, XIII, 2, 11, 12, 17, 25,
27, 28, 31, 57, 117
Seyyid Seyfullah, 57, 91
Seyyid Sultan, 36
Seyyid 36
Seyyid 106
S1rbistan, 82
Sinop,8,59, 72,76
Sivas, 19, 20, 21, 68, 108
Slav kavimleri, 77
Slav koylilleri, 82
Slavlar, 28, 77
Sogdak,32,62,94
St. Petersburg, 5
Stephan Gerlach, 4, 96
Sulhad (esk:i Kmm ehri), 32
Sultan Baba, 36
Sultan Ham, 20
Sultan izzeddin Keykivus, 18
Sultan Silleyman, 2, 36, 64
Sultan-1 Gaziyan, 36
Sultaniye, 71, 72
Sulucakaraoyiik, 36, 43
Suriye, 70, 82, 85
Susuz, 48
DiZiN
Silleyman, 2, 8, 21-24, 36, 64, 121
Siinni, 7, 65
Siinni gizi-evliya, 65
Siinni islam, 65
Siinni miisliiman, 65
Siiryani kaynaklan, 26
Sveti Naum manastm, 102
8
71,73
73
51, 116
Altun-aba Ham mevkii, 22
Sarni, 10, 117
36, 39, 40, 42
Gazi, 36
36
Vlli, 87-89,93,111-113
Bedreddin ayaklanmas1, 113
97
Abdurrahman 18
HalUk Akalm, XI,' 7, 15, 115
T
T. Okic;, 12, 77, 84, 106
Tadeusz Kowalski 28 86
Tann Enk:i, 50 ' '
Tannc;a Erechk:igal, 50
Tapduk Baba, 67-69
Tapduk Emre, 13
Tar/h-i Al-i Selyult, 91
Tarilz-i Birzd/1, 70
Tarilz-i Olcaytu Sultan Muhammed, 70
Tatar mirzalan, 68
Tebriz, 21, 22
Tek:iyye-i Kaligra Sultan, 44, 93
Tenasiih., 62
Teviirilz-iAl-i Osman, 89, 115, 116
Tevrat, 40, 41, 51,82
Thierry Zarcone, 14, 86, 97
Tiamatu, 50
Timur, 72
Tokat, 21, 70, 108
Topac;, 71, 72
Topkap1 SaraYJ, XI, XII, XIV, 2, 6, 10,
39, 40, 43, 58, 70, 115-117
Torlak Kemal, 88
Trakya, 7, 14,81,82
Tuna Baba, 55, 61, 91
Tunceli, 15, 106, 108, 109, 120
Tunceli Alevileri, 108
Tunceli yi:iresi, 109
Tunus, 8
Turk destani roman edebiyan, 40
Turk edebiyat tarihi, 5
Turk Edebiyatmda ilk Mutasavviflar, ll, 121
Turk kavimleri, 28
Turk menalabname edebiyat1, 39
Turkistan, 8, 37
Turkiye, VIII, XIII, 10, 14, 17, 88, 89,
94, 104, 117, 119, 123, 124
Turkler, 12, 27, 28, 33, 42,51-54,57,66,
77, 96, 98, 100, 124
Turkmen aireti, 25, 26, 28, 29, 58-61,
75, 78,80,85,94,112
Turkmen babas1, VIII, 60, 63, 66, 67, 73,
77, 78, 80, 87, lll
Turkmen boyu, 58
Turkmen evliyas1, 63
Turkmen gi:i<;u, 2, 11, 12
Turkmen iskam, VII, VIII, 2, 12, 27
Turkmen isyam, 87
Turkmen kolonisi, 80
Turkmen eyhi, VII, 70, 71,87
u
Ugurlu, 22, 24, 25, 29, 30
Ulu Abdal, 43, 44, 103
Ulu Arif Qelebi, 72
Uluborlu, 20
Umur Bey, 9, 55
Urbay Hatun, 32
Urfa kaplSI, 105
Uzun Hasan, 6
Ungiirus krah, 55
Uryan HIZlr, 57
Dskudar, 28, 57
V. D. Smirnov, 26
Varna, 14,93
Vasilyus, 23, 25
Vefai, 107
Vefai eyhi, 107
Velayet, 9
D
v
DiZiN 137
Vildyetndme, XIII, XIV, 9-ll, 35-39,41-
44,46,48,49,51,54,55,59,62, 77,
78, 97, 103, 105-107, 115-117
Vildyetndme-i Hacz Bekla.J-I Veli, 9-ll, 35,
36,38,42-44,49,54,55,59
Vildyetndme-i Haczm Sultan, 48, 97, 115
Viltiyetndme-i Otman Baba, XIV, 10, 35, 44,
46, 62, 103, 106, 116
Vlahlar, 28
w
Wei sulalesi, 52
Wilhelm Eberhard, 52
y
Yahudi, 40
Y ahya Kemal Beyath, VII
Yakut el-Hamevi, 84
Yatan ejder ehri, 52
Yazicioglu Mehmed, 5
Yazicizade Ali, XIV, 2, 3, 5, 11, 12, 70,
117
Yedi imam Mezhebi, 99
Y eni Sala ehri, l 03
Y1lan Baba, 55
Yilan Tekiyyesi, 61
Yilchzdag:t mevkii, 21
Yozgat, 48
Yugoslavya, 11, 101-103, 120
Yunan (Anadolu), 35
Yunanistan, 8
Yunus, VII, 6, 8, 12, 69, 72, 73, 108, 111,
119
Yunus Emre, VII, 6, 12, 69, 72, 73, 108,
111,119
Yunus Peygamber, 8
Yusufb. Tagribirdi, 70
YusufZiya Yi:iriikan, 12, 64
Z. Velidi Togan, 59
Zal, 51
z
Zekeriyya b. Mubammed Kazvini, 84
Zemzem Pman, 36
Zerdut, 51
Zeus, 50
Zeynel Aga Ovas1, I 03