You are on page 1of 142

ANLAMA

ZERNE

YETS
BR

SORUTURMA

DAVID HJME
AH

E N Q I R Y
OOITOEKNIHG

UNDESSTANDING,

H A C E T T E P E N 1 V E R S T E S Jt Y A Y I N L A R I HACETTEPE U N IV E R S IT Y PUBLICATIONS

Felsefe Dizisi Yayn Ynetmeni OANNA KUURAD Ynetmen Yardmcs BLG E KARASU Bu Ciltte eviri Errata, Notlar, Dizin O RU ARUOBA

FELSEFE DlZS PHILOSOPHY SERIES

Bu eserin yaym hakh Hacettepe niversitesine aittir. Copyright by Hacettepe University, 1 9 7 6

Bu kitap Hacettepe niversitesi tarafndan 1 5 0 0 adet olarak bastrtlmijltr.

Dizgi, B ask KZIM G. VAROL


Varol M d b t t Snyl Hm

Film ler FARU K BAHEC


Er>k Kil}

Mevutlyal Cd,

Ocok 1970 ANKARA

METN ZERNE NOT Humeun An Enqulry concerning Human Understanding ni evirirken yararlandmz ve burada tpkbasm olarak Trkesinln yannda yaymladmz metin, Thomas Hlll Green ile Thomas Hodge Groseun drt cilt ola rak 1874-75de yaymladklar btn eserlerinin (The Phllosophical Works of Davld Hume) 1882de yaplan yeni basmnn (New Edltion-London) IV. cildinde yer almak tadr. Humeun yaam boyunca yeni basm yaplmayan A Treatise of Human Nature, (nsann Doal Yaps zerine bir nceleme) adl fl ciltlik I. ve II. 1739, III. 1740 eseri ile vasiyeti zerine lmnden sonra 1779 yaymlanan Dialogues concemjng Natural Religlot (Do al Din zerine Konumalar) adl eseri, Green lie Grose yaymnn I. ve II. ciltlerini oluturmaktadr. Bu yaymn III. ve IV. ciltlerinde ise, Moral, Politik ve Edeb Deneme ler (Essays Moral, Polltical and Literary) ad altnda, Hume'un lmne 1776 dek eitli basmlarda Essays, and Treatises on Several Subjects (eitli Konular ze rine Denemeler ve ncelemeler) ad altnda toplanan geri kalan eserleri bulunmaktadr. Bu son toplamadn ve onun temel ald, Hume'un elinden geen son ^1777 toplu eserleri basmnn ba sayfalar le 1777 basmnn II. cil dinin banda yer alan Uyar burada tpkbasm olarak verilmektedir. Green le Grose, 1777 basmn temel alarak daha n ceki basmlarda yaplan deiiklikleri keli parantezlerle vermektedir. Harflerle belirtilen bu basmlar unlardr: Phllosophical Essays concerning Human Understanding' (nsann Anlama- Yetisi zerine Felsefi Denemeler) London 1740 El; Ayn, kinci basm, London 1751 F; Essays and Treatises on Several Subjects (eitli Konu lar zerine Denemeler ve incelemeler) London and Edlnburgh 1753-54 K; Ayn, 1758 M; Ayn, 1760 N: Ayn, 1764 O; Ayn, 1768 P; Ayn, 1770 Q Ayn, 1777 R. Buradaki yaymn sonuna ngilizce metinde bulunan iki hata, metinde geen Yunanca ve Latince alntlarn evirileri ile anlalmas zel bilgi gerektiren baz ifadele rin aklamalarm veren Notlar ve Hume-un grnn ana kavramlar ile bunlarn ngilizce karlklarn kap sayan bir Dizin eklenmitir. Oru Aruoba Ankara 1975

UYAIII Bu ciltte bulunan ilkelerin ve aklyrtmelerin ou, insann. Doal Taps zerine bir inceleme &d altnda U ciltlik bir almada yaymlanmt .* Yazarn okulu bitirmemiken anahatlarm izdii, bitirmesinin stnden ok gemeden de yazp yaymlad bir almada, Ama bu almasn baarl grmeyerek, basma ok erken gitmesindeki hatasn anlad ve btn almay; nceki aklyrtmelerlndeki, daha ok da fadesindeki gellizelllln dzeltildiini umarak, aadaki paralarda yeniden dzenledi. Oysa, yazarn felsefesini yantlarla onurlan dran baz yazarlar, btn saldrlarn yazarn hibir zaman sahip kmad bu genlik almasna yneltmee zen gsterip, bylelikle kazandklarn sandklar kendi lerince baarlarla zafer edalar takndlar. Her trl drstlk ve haktanrlk kuralna son derece aykr ve yobaz bir gayretkeliin kendinde kullanma hakk bulduu aldatmacal sz kalabalnn belirgin bir rnei bu yntem. Yazar, bundan byle, kendi felsef dnce ve ilkelerinin tayclar olarak yalnzca aadaki paralara baklmasn dilemektedir.

[Bu Paralar, Incelemenin, srasyle, X . (Anla ma Yetisi zerime), II. (Tutkular zerine), III. (Ahlak zerine) ciltlerini karlayan insann Anlama Yetisi zerine bir Soruturma, Tutkular zerine bir alma, Ahlakn ilkeleri zerine bir Soruturma ile Dinin Doal Trihi dir.]

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE B R S O R U T U R M A

I.

BLM Felsefenin Farkl Trleri zerine

I. BLM.

Moral felsefe, ya da nsann doal yapsnn bilimi, ik i ayr tarzda ele alnabilir; bunlardan her biri kendine zg bir deere sahiptir ve insanln srd rlmesine, ynlendirilmesine ve yeniden biimlendlrilmeslne katkda bulunabilir. Birincisine gre insan, aslnda eylem iin domutur; llerinde beenilerle duygular tara fn d a n etkilenir ve nesnelerin tar grndkleri deere ve kendilerini gsterdikleri durum a gre, bir eyin peinden koar, bir dierinden kamnv. Erdem btn nesnelerin en deerlisi olarak kabul edil diinden, bu tr filozoflar iir ve sz syleme sanat n n tm im k nlarnd an yararlanarak, onu en sevimli haliyle sunarlar ve konularn hayalgcn okamaa ve duygular elmee en elverili kolaylk ve aklkla ilerler. G ndelik hayatta dikkati en ok eken gzlem ve durumlar seerler; kart kiilikleri tam tezat iinde verirler; an ve m utluluk grnmleri ile bizi erdem yollarna ekerek, bu yollardaki adm larm za en salam ilkeler ve en parlak rneklerle yn verirler. Bize ktlk ve erdem arasndaki fark h i s s e t t i r i r l e r ; duygularmz harekete getirir ve onlara yn verirler; bu ekilde de yreklerimizi drstlk ve gerek eref sevgisine yneltince, abalarnn hedefine tamamyle ulatklarn dnrler. b r tr filozoflar ise, nsan eylemde bulunan bir varlk olm aktan ok akl sahibi bir varlk olarak grr ler ve davranlarn lemekten ok anlam a yetisini biimlendirmee alrlar. nsann doal yapsna bir teorik dnme konusu olarak bakarlar ve anlam a yetimize yn veren, duygularmz harekete getiren ve bizi belirli bir nesneyi, eylemi veya davran onamaa

tNANN ANLAMA Y E T S ZERNE

4 j. b LM.

ya da sulamaa gtren lkeleri bulmak in, insann doal yapsn dikkatle incelerler. Felsefenin bugne kadar ahlk, aklyrtme ve eletirinin temellerini her trl anlamazln tesinde daha saptayamam ve boyuna doru ile yanl, ktlk ile erdem, gzellik Ue biimsizlikten sz ettii halde bu ayrmlarn kayna m belirleyememi olmasn btn yazm iin bir ayp sayarlar. Bu yaman ie giriirken, hibir glk onlar yollarndan evlremez; tek tek durumlardan genel ilke lere giderek, soruturmalarn daha da genel ilkelere doru srdrrler ve her bilimde nsann tm meraklhn snrlandracak ana lkelere - ulamadka dur durak tanmazlar. Teorik dnceleri sradan okuyucu lara soyut hatt anlalmaz grnse de, okumu ve bil ge olanlarn onayn ama edinirler ve eer gelecek kuaklarn eitimine katkda bulunabilecek gizil k a l m birka hakikat ortaya karabilirlerse, hayat boyu sren emeklerinin karln alm sayarlar kendilerini. Rahat ve ak felsefenin, nsanln ounluunca, titiz ve anlalmas g olana ye tutulaca ve birok larnca sadece dierinden daha hoa gider olmasn dan deil, ayn zamanda daha yararl olmasndan dolay vlecei kesindir. Bu eit felsefe gndelik yaayn iine daha ok girer; yrei ve duygulan yourur; insanlar harekete getiren lkeleri ele alarak, nsanlarn davranlarn yeniden biimlendirir ve- on lar tasvir ettii yetkinlik rneine yaklatrr. Buna karlk anlalmas g felsefe, i ve eyleme giriemeyecek bir anlaya dayandndan, filozof glgeden gn na knca, ortadan kaybolur: lkeleri de tutum ve davranlarmz zerinde herhangi bir etkilemeyi sr dremez kolay kolay. Gnlmzn duygular, tutkula~ rmzn sarscl, tutkunluklarmzn yein/ii, bu fe l sefeden kan tm sonular drt bir yana datr ve derine giden filozofu sradan bir nsan durumuna sokar. u da tiraf edilmelidir ki, en hakl n olduu kadar en srekli n de rahat anlalr felsefe elde etmlgtlf, ve soyut dnrler, imdiye kadar alarnn geici heveslerinden ya da cahilliinden gelen sadece geici bir sayg grmler, ama kendilerinden sonraki lerin daha tarafsz gzleri karsnda nlerini koruya mamalardr. Derin filozofun, ok ayrntl aklyrtmelerl srasnda bir hataya dmesi kolaydr; birbiri

FELSEFENN FA R K LI T RLER

I. ardndan sonu karmay srdrnce, varglardan her hangi birinin allmam olmas ya da yaygn kanlar BLM. la eligmesl de filozofu onu kabul etmekten alakoymaymca, bir hata, dnme zinciri inde kanlmazcasna bir dierini dourur. Oysa nsanln sa duyusunu sadece daha gzel ve daha alml renklerle sunma ama edinen bir filozof, kazara hataya derse, daha leri gitmez; sa duyuya ve zihnin tabii eilimlerini yeniden bavurarak, doru yola dner ve kendisini teh likeli kuruntulardan korur. Gnmzde CICEROnun' n yaylmakta ve serpilmektedir; oysa . ARSTOTELESinki tamamyle snmtr. LA BRU YERE denizi am, nn gene de korumutur; MALEBRANCHE'n an ise kendi lkesi ve kendi a iinde kalmtr. Ve belki de, LOCKE tamamyle unutulunca, AD D I80N zevkle okunacaktr.1 Yalnzca filozof olan kii, nsanlarla alveriten uzak yaarken, insanlarn anlayndan ayn derecede uzak ilkeler ve kavramlara brnm olarak, toplumun yararna ve gnenmesine bir katkda bulunmad sa nldndan, dnyada genellikle ok az kabul gren bir kigidir. t e yandan, yalnzca cahil olan daha da hor grlr; bilimlerin serpilmekte olduu bir a ve lkede, bu soylu heveslerin zevkine herhangi bir ekil de varamamak da ksr bir kafann en salam belirtisi saylr. En yetkin kiiliin bu ular arasnda yer al d dnlr; byle bir kii kitaplara, arkadalklara ve ie ayn lde yetenek ve ilgi gsterir; konumasn da edebiyattan kan gr gcn ve incelii, inde doru bir felsefenin doal sonulan olan drstlk ve dakiklii korur. Bylesine tam bir kiilii meydana ge tirmek ve gelitirmek iin en yararl yol, hayattan ok fazla uzaklatrmayan, anlalmas derin uygulama ya da kgeye ekilme gerektirmeyen ve renciyi, gnl insan hayatnn her gereine uygulanabilir soylu duy gular ve bilgece kurallarla dolu olarak nsanlarn ara ma g^eri gnderen kolay slup ve tarzda yazm yar glardr. Bu gibi yazlar araclyle erdem sevimli, bilim hog, insanlar arasnda bulunma retici, insanlardan uzakta geirilen zaman elendirici olur.
[E, v# F. basmlarnda bu not vardr: Bu sylenenin anac, je r e k ten byk btr filozof, drst ve alakgnll bir djttnr olan 6a y L o c l c e un deerini drmek defcdlr; d s* terllmek stenen, sadece, byle soyut felsefenin hep basma Kelen seydlr.l

NSANIN ANLAMA Y E T S ZERNE

nsan akl sahibi bir varlktr ve byle olmakla da I. bilimden kendisine uygun olan besini alr, beslenir; fakat BLM. nsann anlama yetisinin snrlar o kadar dardr kl, -------- ~ bu konuda elde ettiklerinin kapsamndan da, gvenilir liinden de, ok az tatmin salamak umlabillr. insan akl sahibi bir varlk olduu kadar toplumsal olabilen bir varlktr: Fakat hoa giden, elendirici topluluklar dan ne her zaman zevk alabilir, ne de bu topluluklar dan zevk alma isteini srdrebilir. nsan ayn zaman da eyleyen bir varlktr; ve bu zelliinden olduu kadar nsan yaaynn gereklerinden dolay, ve ura edinmek zorundadr: Fakat zihin dinlenmek ster: zen ve almaya olan eilimini her zaman canl tuta maz. Bylece grlmektedir kl, doa byle karma bir yaama eidini nsan soyuna en uygun hayat olarak gstermi ve ,bu eilimlerden hibirinin, teki ura ve elencelerden yoksun brakacak kadar ar b a s m a s n a zin vermemeleri iin insanlar gizlice uyar mtr. Bilime olan tutkunuzu srdrn, der. doga fakat biliminiz insanca olsun, eylem ve toplumla dorudan doruya lgili oJsun. Kark dnceyi ve derine dalan aratrmalar yasaklyorum ve sizi, bunlarn getir dikleri kaygl karasevda ile, ine soktuklar bitmez tkenmez kararszlkla ve szmona bulularnzn bil dirildikleri zaman karlaacaklar souklukla amansz bir ekilde cezalandracam. Filozof olun; olun ama, tm felsefeniz inde, yine insan kaim. Eer insanlarn ou kolay felsefeyi soyut ve deri ne inen felsefeye, kincisini sulamadan ya de km semeden, ye tutsalard, belki de, bu genel kanya uy mak. ve herkesi, kar kmadan, kendi zevk ve dn celeri le ba baa brakmk yerinde olabilirdi. Ama , ou zaman daha leri gtrldnden, hatta derine giden btn aklyrfcmelerl, yani genel olarak m e t a f i z i k denilen eyi kaytsz artsz reddetmeye kadar var dndan, imdi bu aklyrtmelerin, dori bir ekilde nasl savunulabileceini gzden geireceiz. Dakik ve soyut felsefenin ilk olarak belirtebilecei miz nemli bir yarar, kolay ve insanca olann hizme tinde kalmasdr: Kolay felsefe, dncelerinde, verdii kurallarda ve aklyrtmelerinde, derine giden felsefe olmadan, yeterli bir kesinlik dzeyine ulaamaz. Btn edebiyat, nsan hayatnn eitli tutum ve durumlardaki grnlerinden baka bir ey deildir ve nmze koy

FELSEFENN FA RK LI T RLER

duu eyin niteliklerine- gre, bize vg ya da yergi, . hayranlk ya da alay.gibi farkl duygular eindirir. n - ,BLM. ce bir zevk ve abuk kavrayn yannda, insann anla.- ma yetisinin i dokusu v g , ilemleri, tutkularn ileyi leri ve ktlk ils .erdemi,birbirinden ayran- duygu trleri hakknda dakik bilgilere sahip olan bir sanat, bu giriim de dfth, baarl olacaktr. Bu e ynelik arama ve soru turma ne kadar yorucu grnrse grnsn, hayatn ve davranlarn ak ve d grnlerini baaryla tasvir etmek steyenler in, bir lde gereklidir. Anatomi bil gini, en ren ve naho eyleri gz nne serer; ama onun bilimi, VENUS'u ya da HELENEyi izmekte olan ressam iin .yararldr. Ressam, sanatnn en zengin renklerini kullanarak figrlerine en zarif ve en alml biimleri, verirken, yine de, insan gvdesinin kuru luuna, kaslarn konumuna, kemiklerin yapsna, her para, veya organn kullanlna ve biimine dikkat et mek zorundadr. Dakiklik gzellie ve doru aklyrtme ince duyguya her durumda yararldr. Bunlardan birini kmseyerek dierini yceltmee almak bo unadr. stelik unu gzleyebiliriz ki, nasl edinilirse edinilsin, bir dakiklik anlay her sanat ve uray, hayat ve eylemi en ok ilgilendirenlerini bile mkemmellie da ha ok yaklatrr ve toplumun karlarna daha yararl klar. Ve filozof gndelik lerden uzak yaasa da, felsefenin dehas, eer birok kii tarafndan titizlikle lenirse, zamanla btn topluma yaylr, her sanat ve uraya kendlninklne benzer bir dakiklik kazandrr. Siyaseti, gleri ayrp dengelemekte daha ileri gr l ve ince; hukuku, aklyrtmelerlnde daha metotlu ve daha ayrntl ilkelere sahip; general, disiplininde daha dzenli, plnlarnda ve harektnda daha tem kinli olur. Modern hkmetlerin eskilerine gre dengelilikleri ve modern felsefenin dakiklii, benzer evre lerle geliti ve htimal ki yine benzer evrelerle 'gelie cek. Bu almalar masum bir merakn tatmininden te bir yarar salamasayd, bu durumda bile, onlar, nsan soyuna bahedilmi birka tehlikesiz ve zararsz zevke ulatran yollardan biri olarak, kmsememek gerekir di. En tatl ve en halim selim yaay, bilim ve renim yollarndan geer ve bu yol zerindeki herhangi bir en-

NSANIN ANLAMA Y E T S 'ZERNE

gell kaldrabllen ya da yeni bir patika aabilen btr kimse, i, insanla iyilii dokunan birisi olarak sayg grmelidir. BLM, Ve bu aratrmalar ac verjci ve yorucu grnebllse.ler de, baz vcutlar gibi gl kuvvetli ve tara salkl olan zihinler, yo u n . alma ihtiyacm duyarlar ve insanlarn ouna angarya gibi grnen, g gelen ilerden zevk alrlar. Gerekten de karanlk, gze olduu kadar zihne de ac vericidir; ama karanlktan aydnlk karmak, ne eit aba le olursa olsun, ancak' zevk ve sevin verir. Fakat derin ve soyut felsefedeki bu belirsizlie, aci verici ve yorucu olduundan deil, ayn zamanda ka nlmaz bir kararszlk ve hata kayna olduundan do lay itiraz edilir. Bu, metafiziin olduka byk bir b lmne kar en hakl ve dayanakl itirazdr gerekten. Bu itiraz da, onun tam anlamyle bir bilim olmad; insann, anlama yetisinin ulaamayaca alanlara gir mee yeltenen bo gururunun verimsiz abalarndan ya da kendilerini aklk yerde savunamayan, gszlk lerini aklayp korumak iin sk aiUKarn ardna giz lenen yaygn batl nanlarn hilelerinden doduudur. Ovalk yerden kovulan bu ekiya, ormana kaar ve zih nin korunmayan yollarnda pusu kurarak, onu, dinsel .korkular ve nyarglarla ele geirmee alr. 3?n sar slmaz rakip bile, nbetinde bir an dikkatsiz olsa, alt edilir. Ve biroklar, korkaklk ve gaflet yznden, d mana kaplar aarlar ve onu, meru efendileri gibi, say gyla. boyun, eip kendi istekleriyle buyur ederler. Ama bu, filozoflarn byle aratrmalardan el etek ekerek, btl inanlara hl saklanacak yerler brak malarna yeter bir sebep midir? Bu durumdan kart bir sonu karmak ve sava dmann gizlendii en kuytu kelere dek gtrmek zorunluunu grmek daha ye rinde olmaz m? nsanlarn, hayal krklna Iraya uraya, sonunda, bylesine havada kalan bilimleri terkedeceklerinl ve nsan akimn asl alann bulacaklarn bouna umuyoruz. nk birk kiinin byle konular srekli olarak yeniden ortaya srmeye ar bir ilgi duy malar bir yana, ayrca, krkrne umutsuzluun do-^ urduu gdye bilimlerde yer verilmesi hibir zaman aklayakn grlemez, nk, daha nceki giriimler ne kadar baarsz olursa olsun, yine de, sonraki kuakla rn, alkanlklar, talihlerinin yardm ve artan keskin grllkleriyle, nceki alarda bilinmeyen bululara ulaacaklarn ummak yersiz olmaz. Serveni seven her

FELSEFENN FA RK LI TRLER

9 I. BLM.

deh, bylesine zorlu bir servenden alnnn akyle k mann sadece kendisi iin sakl tutulmu bir eref ol duunu umarak, bu etin dle doru atlr ve nceki lerin baarszlklar onun cesaretini krmak yle dur sun, aksine hevesini kamlar. Bilgi . edinmeyi bu kark sorulardan kknden kurtarmann tek yolu, insann anlama yetisinin doal yapsna ciddi bir soru turma ile girmek, gcnn ve yeteneklerinin kesin bir analizi le onun byle belirsiz ,.y kark konulara Hi uygun olmadn gstermektir. Sonradan hep rahat yaamak in bu yorgunlua katlanmarrtz; sahte ve yoz lagm olann yok etmek iin sahici metafizii zenle gelitirmemiz gerekir. Baz kimseler iin bu aldatc felsefeye kar bir .korunma yolu olan tembellik, ba kalarnda, daha ar basan merakla giderilir ve zaman zaman hkm sren aresizlik, yerini kanl canl umut ve beklentilere brakabilir. Dakik ve doru aklyrtme her kii ve her eilim iin uygun tek kapsayc zm yoludur; yaygn btl nanlarla kararak, bu inanlar dikkatsiz aklyrten iin farkna varlmaz bir ekle sokan, bilim ve bilgelik havasna bryen kark felse feyi ve metafizik dilini ortadan kaldrmay sadece o baarabilir. zenli bir soruturmadan sonra bilgi yknn en belirsiz ve uygunsuz yann atmann yarar yannda, insann doal yapsnn yetenekleri ve yetilerinin dakik bir incelenmesinden kacak birok olumlu sonu var dr. Dikkati ekicidir kl, zihnin ilemleri, bize son de rece yakn olduklar halde, kendileri dnlme objesi olunca, belirsizlie brnm grnrler; onlar ayrdeden ve belirleyen izgi ve snrlar, gz kolay kolay see mez. Bu objeler uzun zaman ayn grnmde ya da durumda kalmayacak kadar incelmitirler; doal olan ve alkanlk ile dnme tarafndan gelitirilen stn bir grme gcyle bir anda kavranmalar gerekir. B u n dan dolay zihnin deiik ilemlerinin bilinmesi, bun larn birbirinden ayrlmas, uygun balklar altnda s nflandrlmas, dnme ve soruturma objesi olduklar zaman iinde bulunduklar grnrdeki karkln d zeltilmesi, bilimin nemsiz saylamayacak bir grevi olur. D cisimlerle, yani duyularmzn objeleriyle lgili olarak yapldnda, hibir deeri olmayan bu dzen leme ve ayrmann, zihnin lemlerine yneldii zaman,

n s a n in

an lam a

y e t s

z e r in e

io

karlatmz zorluk ve harcadmz aba le orantl olarak deeri artar. Ve bu zihin corafyasndan ya da zihnin ayr ksm ve yeteneklerinin snrlarn izmekten teye gidemesek de, buraya kadar varmak bile tatmin edicidir hi deilse. Ve bu bilim ne kadar apak gr nrse (kl hi, de apak deildir), onu bilmemek, ren meye ve felsefeye hevesli olanlar iin o kadar k n a n a cak .bir ey saylmaldr. Ve eer btn teorik dnmeyi, hatta eylemi a l tst eden bir slceptlkllimlz yoksa, bu bilimin belirsiz ve uydurma olduu yolunda hibir kukumuz kalamaz. phe edilmez kl. zihin bir takm yetenekler ve yetiler le donatlmtr; bu yetenekler birbirlerinden farkldr ve dolaysz alg iin gereklen seik olan eyler dnce yoluyle ayrdedllebilir; dolaysyle, bu konudaki her nermenin doru ve yanl olmas sz konusudur ve n sann anlama yetisi alannn dnda olmayan bir do ruluk ve yanllk vardr. Her insann kavrama snrlar ine giren bu eit birok ak ayrm v a r d r : isteme ve anlama arasndaki, hayalgc ve tutkular arasndaki gibi... Kavranlmas daha zor olsa da, daha ince ve daha felsef olan ayrmlar, bunlardan daha az gerek ve da ha az kesin deildir. Bu soruturmalarda elde edilen ba z baarlarn rnekleri, zellikle yakn zamandakller, bu bilgi dalnn kesinlii ve peklii hakknda daha doru bir fikir verebilir. Gezegenlerin doru bir sistemini ver mei ve bize ok uzak olan bu cisimlerin yerlerini ve dzenlerini saptama bir filozofun abalarna deer sayacaz da, bizi bu kadar yakndan ilgilendiren zihnin ksmlarnn snrlarn bylesine baaryla izenlere burun kvrr gibi nl davranacaz? 1

j BLM.

* [E ve F bBaualarmdn, ek olarak. snda yoktur, her belirti varln duy gu not vardr: Doru Ue yanl ayrdet- ^ gusuna ya da zllln beenisine balroemlzl salayan yeti le erdem ve kdr tamamyle: nasl kl tatl ve ac, stUlUgrU ' ayrdetmeralzl salayan yeti, cak ve souk ayrmlar her bir duyu ya uzun zaman birbirine kartrlmlar ve da organn belirli duyumlarndan kar, tm ahl&Jan, dnme gctl olan her yleyse ahlk alglarnn, anlama yetlslzlhne nicelik ve say hakkndaki nermenln lemleri arasnda deil, beeniler ler gibi deimez gelen, ebedi ve bozulye duyular arasnda snflandrlmalar m az likiler zerine kurulu olduu s a gerekir. ntritr. Oysa, yakn gemiteki bir f i Filozoflar, btn zihin tutkularn, ozof 1 Sn kandrc k antlam alarla bize bencil ve yicil diye ki snfa ayragelretmitir kl ahlftk eylerin soyut yapmllerdl, bu lkl snl tutkunun da blr [Francls HutchesonJ

f e l s e f e n in

fa rk li t rleri

11 i BLM. --------

Ama, zenle lenir ve halkn lgisinden cesaret alrsa, felsefenin, aratrmalarn daha da Uerl gtreblleceini ve nsan zihninin lemlerini dzenleyen gizli kaynak ve ilkeleri, hi olmazsa bir dereceye kadar, or taya karabileceini umamaz myz? Astronomlar, uzun zaman, fenomenlere dayanarak, gk cisimlerinin gerek hareketlerini, sralarn ve byklklerini ispat etmekle yetinirlerdi : Ta kl, sonunda, bir filozof ka ve mutlunun mutlusu bir aklyrtme ile gezegenlerin d nlerini yneten ye onlara yn veren kanunlar ve g leri saptaya... Doann baka alanlar iin de ayn ey ler yapld. Buna e bir uzluk ve saknt ile ardna d lrse, zihnin yetenekleri ve leyiini konu edinen soru turmalarmzda da ayn baarnn salanmasndan umutsuzlua drecek hibir sebep yoktur. Muhtemeldir ki, zihnin bir ilemi ve ilkesi bir bakasna dayanr; bu da daha genel ve evrensel olan bir bakasna gtrlebllir. Ve bu aratrmalarn ne kadar ileriye vardnlablleceini tam olarak kestirmek, dikkatli bir denemeden nce, hatta sonra g olur. Bu gibi saptama giriimleri nin, her gn, en geliigzel felsefe yapanlar tarafndan bile denendii bir gerektir : Ve en bata gerekli olan, bu ie tam bir zen ve dikkatle girimektir kl, ko nu nsann anlama yetisinin alan iinde ise, sonunda mutlu bir baar elde edilebilsin; deilse, vardmz soblri bakmndan srekli kartlk ve zt lk inde olduu kabul edilmiti ve kinci snfa girenlerin, ancak birincisi ne girenleri ortadan kaldrarak asl h e deflerine ulaabilecekleri dnlmt. Bencil tutkular arasnda agzllk, hra, c; yicil olanlar arasnda da tabi sevgi, dostluk, kamu duygusu saylm t. Filozoflar artk < bu ayrmann uy gunsuzluunu grebiliyorlar. Her trl tartmann tesinde spat edilmitir kl, genel olarak bencil saylan tutkular bi le zihni benliin tesine, dorudan do rya nesneye gtrr: bu tutkularn ta t mini bize haz verdii halde, ' tutkunun nedeni bu haz beklentisi deildir, tam tersine, tutku hazdan nce gelir ve n ceki olmadan sonrakinin varolmas mmkn deildir; durum yicil ad veri len tutkulardB. da tam tamna ayndr, ve dolaysyle, bir nsan, dileklerinin h e defi dostunun mutluluu olduu zaman nasl kar gzetmez se, kendi ann yceltmee alt zaman da karn gzetmiyordun ayn ekilde, hrs ve h tirasm doyurmak in abalarken nasl kar gzetmiyor deilse, rahatn ve huzurunu kamunun yiliine feda eder ken de karm gzetmiyor deildir. B u rada bylece, tutkularn snrlarnda y a plan nemli bir dzenleme grlyor kl bu snrlar d aha nceki filozoflarn hmalleri ve sabetsizlikleri yznden birbirine kartrlmt. Bu ki rnek bu tr felsefenin doal yapsn ve nemini gstermee yetebilir.]

[bkz. Joseph Butler, P l f t e e n S e rmons upon Human Nature 1728]

NSANIN ANLAMA Y E T S ZERNE %

12

nuca bir lde gvenerek, konu bir kenara atlabllsln. j Bu kinci sonu tabii ki, istenecek bir sonu deildir; BLM. -------bunu abucak benimsememek gerekir. nkU byle bir kabulle, bu cins .felsefenin gzelliini ve deerini n e ' kadar da azaltm oluruz! Morallstlerin bugne kadar genellikle yapageldlklerl ey, onadmz ya da knad mz hareketlerin kalabal ve eitliliine bakarak, bu duygu farkllklarnn dayanabilecei bir ortak lke ara. mak olmutur. Ve tek bir genel ilkeye olan tutkularndan dolay ii bazen ok ileri gtrdkleri halde, itiraf etmek gerekir kl, ktlk ve erdemlerin hepsinin doru olarak gtrlebilecei baz genel ilkeler bulma um malar balanabilir. Ayn aba, eletiricilerde, man tklarda, hatta siyasetilerde vardr: Giriimleri t-, myle baarsz olmamtr da; ama bu bilimleri mkem melliklerine daha da yaklatrmak in, belki de daha uzun zaman, daha byk dakiklikle kendilerini ilerine daha canla bala komalar gerekir. Bu eit abalan hemen bir yana itmeyi, kaba buyruklarn ve lkelerini insanlara kabul ettirmee alm en cretli ve en id dial. felsefenin yaptklarndan daha lsz, aceleci ve dogmatik grmek yerinde, olur. Varsn lnsanm doal yaps hakkndakl bu aklyrtmeler soyut ve anlalmas zor grnsn, ne ka,r? Bu, onlarn yanlln gstermez. Buna, karlk, bugne kadar bunca bilge ve derin filozofun dikkatin den kam bir eyin ok ak ve kolay olmas imknsz gibidir. Ve bu aratrmalar neye mal olursa olsun, tartma gtrmez bir nem tayan bu konularda, bilgi daarcmza bu yolla yeni bir eyler katabilirsek, sadece salanan kazan bakmndan deil, fakat duyulan haz bakmndan da kendimizi yeteri kadar dllenmi saya biliriz. Yine de, bu dncelerin soyutluu, onlarn lehine olmaktan ok zararna olduuna ve bu zorluk, dikkat ve zenle, gereksiz ayrntlardan kanlarak belki yenile bileceine gre; aadaki soruturmada, imdiye kadar kesinsizliin bilgeleri ve karanln cahilleri ncelemek ten alakoyduu konular biraz aydnlatmaa altk. Derine bakan soruturmay aklkla ve doruluu ye nilikle badatrarak farkl felsefe trlerinin snrlarn birietirebilirseic, ne mtlU : Hele bu kolay tarzda akl-

FELSEFENN FARKLI T RLER

'

13

yrterek, imdiye kadar sadece btl inanlara sj, nak, samala ve yanlla da bir rt ' grevini gren BLM. bir kark felsefenin temellerini sarsabilirsek, mutlulu- --------- "r umua daha da byle olacaktr.

II.

BLM tdeaiarn Kayna zerine

Herkes kolaylkla'kabul edecektir ki, b i r ' i n s a n ar scan acsn ya da lkln hazzn duyduunda ve bu duyumu sonradan belleine getirdiinde ya da onu hayalgc ile nceden duyduunda, bu zihin alglan ara snda nemli bir fark vardr. Hayalgc ve bellek yeti leri, duyularn alglarn taklit ya da kopya edebilir: ama hibir zaman lle duyumun gcne ve canllna ulaamaz. En iddetli ekilde lerken bile, onlar hak knda. syleyebileceimiz, olsa olsa udur: objelerini o kadar canl temsil ediyorlar ki, n e r e d e y s e asl ob jeyi duyuyor ya da gryor gibiyizdir. Fakat, .zihnin hastalk ya da delilik ile arplm olmas bir yana, bu alglan tmyle ayrdedl-lmez klacak bir canllk d zeyine varamazlar. iirin btn renkleri, ne kadar prl prl olurlarsa olsunlar, doal nesneleri, tasvirleri bir ger ek manzara yerine geecek ekilde izemezler. En canl dnce, en snk duyumdan daha aa kalr yine de. Zihnin btn br alglarnda da benzer 'bir ay rm gzleyebiliriz. Tepesi atm bir kimse ile fkeyi sa dece dnen, bir kimse ok farkl ekillerde etkilenir ler. Bana, birisinin sevdal olduunu sylerseniz, ne kas tettiinizi kolayca anlarm ve o kimsenin durumu hak knda doru bir fikir edinirim; ama bu fikri, hibir za man bu tutkunun gerek karklklar ve heyecanlar He bir tutamam. Gemi duygu ve heyecanlarmz zerin de dndmz zaman, dncemiz sadk bir ayna dr ve objelerini geree uygun biimde kopya eder; f a kat kulland renkler ilk alglarmzn renkleri ile kar latrlnca, silik ve snk kalr. Aralarndaki fark grmek in ince bir seme gc ya da metafizik bir kafa gerekmez. yleyse burada, btn zihin alglarn, gllk ya da canllklarna gre, ki snf ya da tre ayrabiliriz. Daha az gl ve canl olanlar genellikle D n c e l e r ya da d e a l a r diye adlandrlr. teki tr iin bizim

NSANIN ANLAMA Y E T lS t 'ZERNE

H II. BLM.

dilimizde ve birok baka dilde hazr bir ad yok; nk sanrm bunlar, felsef amalar dnda, genel bir terim ya da ad altnda toplama gereklilii duyulmam tr. Bundan dolay, biz biraz serbest davranalm ve bun lara, kelimeyi genel kullanmndan biraz farkl bir a n lamda kullanarak, z 1 e n 1m 1e r diyelim. yleyse, i z l e n i m terimi le kastettiim daha canl alglarm zn hepsldlr; yani ittiimiz, grdmz, hissettiimiz, sevdiimiz veya nefret ettiimiz, arzuladmz veya ste diimiz andaki alglardr. zlenimler, daha az canl al glar olan ve yukardaki duym ya da hareketler zerin de dndmz zaman farkna vardmz ldealardan ayrlrlar. lk bakta, hibir ey, bize, her trl nsan gc ve otoritesinin dna tamakla kalmayan, doann ve ger ein snrlar iine bile smayan n s a n dncesi ka*dar snrsz gelmeyebilir. Hayalgc iin garibeler mey dana getirmek, pe sapa gelmez biimleri ve grn leri birletirmek, en doal ve bilinen objeleri dn mekten daha zor deildir. Ve vcut, zerinde ac ve zor lukla srnd bir gezegne bal kalrken, dnce, bizi evrenin en uzak, blgelerine, daha daha, evrenin tesine, doann tam karklk halinde olduu sanlan snrsz caos'a bir anda ulatrabilir. Hi grlmemi ya da iitilmemi bir ey yine de kavranabilir; mutlak eliki eren eyler dnda hibir ey dnce gcnn tesinde deildir. Fakat dncemiz bu snrsz hrriyete sahip gr nyor olsa da, daha yakndan ncelersek, aslnda onun ok dar snrlar inde kaldm ve zihnin bu yaratclk yeteneinin, duyularn ve tecrbenin verdii malze meleri birletirmek, yerlerini deitirmek, bytmek ya da kltmek yetisinden baka birey olmadn gr rz. Altn bir da dndmzde, daha nceden ta ndmz ki tutarl ideay, a 1 t n ve d a birle tiririz sadece. Erdemli bir at tasarmlayabiliriz; nk kendi duygumuzdan erdemi kavrayabiliyoruz ve bunu, tandmz bir hayvan olan atn grn ve biimi ile birletirebiliyoruz. Ksacas, dnmenin btn malze mesi d ya da duygumuzdan gelmedir: bunlarn sa dece karm ya da bileimi zihin ve istemeye aittir. Ya da, felsefi dille syleyecek olursam, btn Jdealarmz ya da zayf alglarmz, zlenimlerimizin ya da canl al glarmzn kopyalardr.

DEAL ARIN KAYNAI

15

Bunu spatlamak in, umarm kl aadaki lci kail. mtlama yeterli olur. lkin, ne kadar karmak ya BLM, da yce olurlarsa olsunlar, dnce ya da d e a la r m z----------zmlediimizde, bunlarn, her defasmda, daha n ceki bir his ya da duyguyu kopya eden basit Idealardan meydana geldiini grrz. lk bakta bu kaynaktan ok uzak grnen ldealarn bile, daha yakn bir ncele me le,'bu kaynaktan kt grlr. Sonsuz derecede akll, bilge ve lyl bir varlk olarak Tanr ideas, kendi zihnimizin ilemleri zerinde dnmemizden ve iyilik ile bilgelik zelliklerini snrszca bytmemizden kar. Bi soruturmay dilediimiz kadar srdrelim; her zaman, incelediimiz her ideann kendine benzer bir izlenimden kopya edildiini grrz. Bu durumun evrensel lde do ru ve istisnasz olmadn ileri srenlerin bunu rt mek in tek, hem de kolay bir yollar vardr: Kamlarn ca bu kaynaktan gelmeyen bir ideay ortaya karmak. O zaman da, eer retimizi korumak istiyorsak, bu or taya konan ldeanm karl olan zlenimi ya da canl algy gstermek bize der. klnclleyln, organ sakatlndan dolay bir kimse herhangi bir duyum trnde duyarl deilse, her zaman, bu duyumlarn karlklar olan ldealar konusunda da o kadar az duyarl olduunu grrz. Kr bir kimse renklere, sar olan da seslere ilikin hibir fikre 'u la amaz. Yetersiz olan duyusunu ona yeniden kazandrn: duyumlarna bu .yeni yolu amakla, ayn zamanda idealara da bir yol am olursunuz ve o, bu objeleri kav ramakta glk ekmez. Organn herhangi bir duyum uyandrmaa elverili bir nesne 11e hi karlamam olmasnda durum ayndr. Bir Lapl ya da Zencinin a rap tad hakknda fikirleri yoktur. Ve bir kimsenin, cin sine ait bir duyguyu ya da tutkuyu hi duymam olmas, ya da duymasn imknsz klacak ekilde, organ bozukluuna benzer bir zihin bozukluu olmas ok az grlse ya da hi grlmese bile, ayn gzlem, daha az derecede, bu durumda da yaplabilir. Yumuak huylu bir adam amansz bir ya da zalimlik Ideasn kura maz; ^encil bir yrek de dostluun ve cmertliin yce liklerini kolay kolay kavrayamaz. Baka varlklarn, hak knda bizim hi bir fikrimiz bulunamayacak birok duyuya sahip olabilecekleri kolayca -tfcSa! edilir; nk bun lar bize, zihne bir ideann girebilecei tek yolla, yani fii len yaadmz bir duygu ve duyum le tantlmlardr.

NSANIN ANLAMA Y E T S ZERNE

16 II. BLM.

Yine de, idealarn, karlklar olan zlenimlerden bamszca ortaya kmalarnn tmyle imknsz ol madm ispat edebilecek, elimeli bir fenomen var dr. Sanrm ki, gzle edinilen seik renk . idealarnm veya kulaktan gelen ses idealarnm gerekte birbirlerin den farkl, fakat ayn zamanda benzer olduklar kolay ca kabul edilir. imdi, bu, farkl renkler. in doruysa, ayn rengin deiik tonlar iin daha az doru dejldir ve her ton, dierlerinden bamsz, seile - bir Idea mey dana getirir. nk bu yadsnrsa, bir rengi, tonlarn kesintisiz bir ekilde ilerleterek, kendisinden en uzak bir renge sezdirmeden gtrmek mmkn olurdu ve- or tadakiler arasnda bir fark olduunu kabul etmetoizln, ulardakilerin ayn olduunu samalamadan yadsya mazdnz. Bunlara dayanarak, yle bir kimse dne lim. ki, otuz yl grme duyusunu kullanm olsun ve hi grmedii, sz gelii, belirli bir mavi tonunun dnda, her trl rengi mkemmel derecede tansn. O tanma d tonun dnda mavi rengin btn farkl tonlar, koyudan aa doru nnde dizildiinde, aktr ki, o kimse,> tanmad tonun olmas gereken yerde bir bo luk alglayacaktr ve o yerde yan yana duran tonlar arasnda, dierlerinde olduundan daha geni bir ara l k , olduunu grecektir. imdi sorarm size: O kimse nin hayalgc ile bu eksiklii gidermesi ve bu belirli tonun ideasn kendi kendine karmas mmkn m dr? Sanrm ki, bunun mmkn olduu kansn oun luk paylaacaktr ve bu durum, zerinde durmay han diyse gerektirmeyecek kadar kendine zg olduu ve tek bana genel ilkemizi deitirmemize demeyecei halde, basit dealarn her zaman ve her durumda, karlklar olan izlenimlerden kmadnn spat olarak grlebilir. te, hem kendisi basit ve anlalmas kolay, hem de uygun bir kullanma ile, her tartmay eit derecede anlalr klabilecek ve bu kadar uzun zaman metafizik aklyrtmelerl elinde tutan, onlarn knanmasna yol aar anlalmaz dili yok edebilecek bir neri. Btn idealar, zellikle soyut olanlar, kendiliklerinden silik ve belirsizdir: zihnin bunlar zerinde ok zayf bir ege menlii vardr: baka benzer dealarla kartrlmaya yatk ndrlar; ve bir terimi, seik bir anlamda olmasa

DEALARIN KAYNAI

17

da, bir sre kullannca, ona bal belirli bir Idea bulun . II. duunu hayal etmee yatknzdr, Aksine, btn zlenim BLM. ler, yani. ya da d duyumlarn hepsi, gl ve canl dr: aralarndaki snrlar daha kesin bir ekilde belir lidir : bunlarla lgili hata ya da yanlla dmek de kolay deildir, yleyse, bir felsef terimin (ok sk ya pld gibi) herhangi bir anlam ya da Idea olmakszn kullanldndan kukulanrsak, sadece unu .sorutur-' mak yeter: B u s z d e I d e a h a n g i z l e n i m d e n k a r l m t r ? Ve eer byle bir izlenim,bulamazsak; kukumuz dorulanm olur, dealar bylesine parlak bir a kararak, onlarn doal yaps ve gereklii hakknda kabilecek btn tartmalar ortadan kaldrmay umabiliriz.' III. BLM dealarn arm2 zerine

Zihnin farkl dnceleri ya da idealar arasnda bir balant ilkesinin olduu ve bellee ya da hayalgcne gelileri le belirli bir yntem ve dzen ls inde birbirlerini ardklar aktr: Daha ciddi dn me ve konumalarmzda bu o kadar belirgindir kl, dealarn dzenli yolu ya da zincirine uygun olmayan bir dnce hemen farkedillr ve uzaklatrlr. Ve ze rinde dnecek olursak, en garip ve babo hayallerl Muhtemeldir kl, l n n a t a e Idea muz ya da tutkumuz Jln de kullanlr!) larn varlm yadsyanlar, her ne kadar imdi, bu anlam inde, kendini sevme retileri hakknda yanl anlamalara nin, zarara uraynca tepki duymann, engel olacak ekilde, dikkatle seilmi kar cinsler arasndaki tutkularn Innave kesinlikle tanmlanm terimler kul* tae olmadklarn leri srmekle ne kas lanmam olsalar da, btn dealarn tedildiini bilmek isterdim. zlenimlerin kopyalarndan baka bir sey Oysa. z l e n i m ve I d e a terimlerini olmadn kastetmilerdir, nk I n yukarda aklanan anlamlar le alr natas ile ne kastedilir? I n n V t a e ve I n n a t a e ' d a n asli olan ya da-d aha doaln karl ise o zaman doal ftnceKi hibir algdan kopya edilmemi nangl anlamda alrsak alalm allm bulunan anlarsak', l?tn zlenimlerin, olmayann, sahte otann ya da mucize l - n n a t a e plduupu, dealarn se i n - n.a t a e olmadn, syleyebiliriz. vi olann kart olarak zihnin btn alg ve ldealarnn,Innatae oldukla Ak szl olmak gerekirse, k an rn kabul etmek gerekir. Eer- lnnatae mn u olduunu belirtmek. sterim: diye doula zamandalk Ifastedlllyorsa, Bay LOCKEu yok yere bu konuya sryleyenler, tanmlanmam terimler kul bunu tartm ak samadr; dnmenin douba.n nce m, douta m, yoksa lanarak, sz konusu probleme hi dein doutah^ sonra m baladn sorutur meden boyuna tartp duran meslekten mak da ayn derecede anlamszdr. Ay felsefeciler olmutur. B una benzer bir ok ni ekilde,y d e a kelimesi L o c k e ve di anlamllk ve sz kalabal bu filozofun erlerinde ok gevek bir anlam tar; bu ve baka b ir ok konudaki aklyrUtmelerlnde de grlebilir. ' dncelerimize iaret ettii gibi, ayn mamanda herhangi bir algmz, duyumu 1 [B v P basmlarnda : B a lantlar]

NSANIN ANLAMA Y E T S ZERNE

18 ili. BLM.

mlzde, latta dlerimizde, hayalgcnn oradan oraya komadn; pepee gelen farkl ldealar arasnda yine de bir balant gzetildiini grrz. En rastgele ve serbest karlkl konuma kaydedilse, hemen, btn ge ilerini birbirine balayan bir ey grlr, Vey.a bu ban olmad yerlerde, konumann gidiini kesinti ye uratan kimse, aklndan, onu konuma konusun dan uzaklatran bir dnceler dizisinin gizlice gemi olduunu syleyebilir. Farkl diller arasnda en ufak bir balant ya da alveri olduu dnlemeyecek hallerde bile, en karmak idealar dile getiren kelime lerin yine de birbirlerini ok yakndan karladklarn grrz: bu da bileik idealarda blraraya gelen basit ldealarn, btn nsanlk zerinde eit lde etkisi olan bir evrensel ilke le birbirlerine balandnn kesin ispatdr. Farkl ldealarn blrbirlerlyle balantl olduu gz den kamayacak kadar ak olduu haide, herhangi bir filozofun arm ilkelerini sralamay ya da snflan drmay denediini itmedim; oysa zerinde durulma a deer bir konu gibi gzkyor. Bana kalrsa, idealar arasnda sadece balant ilkesi vardr: B e n z e r l i k , zamanda ya da yerde Y a k n l k ve N e d e n y a d a Et ki . Bu ilkelerin idealar balamaa yaradndan pek phe edilmez sanrn. Bir resim dncelerimizi doal olarak aslna gtrr.1 Bir yapnn bir dairesinden sz edilmesi, dier daireler hakknda bir soruturma ya da konuma balatr.2 Bir yaray dndmzde onu izleyen acy dnmeden edemeyiz.3 Fak at bu srala mann tam olduunu ve bunlardan baka arm ilkesi olmadn, okuyucuyu ve hatta kendimizi tatmin edecek ekilde ispat etmek zordur. Bu gibi durumlar da yapabileceimiz tek ey birok rnek ele almak, de iik dnceleri birbirlerine balayan ilkeyi dikkatle incelemek ve bu ilkeyi mmkn olduu kadar genel h a le getirene dek durmamaktr.4 Ne kadar ok rnek in celersek ve ne kadar zen gsterirsek, btnden kar Benzerlik 1 Yaknlk * Neden ve < Szgelii, lk da. ldealar ama bu, belki B e n z e r l i i n bir karm olarak grlebilir. ki nesne zt olduunda Etki biri dierini yok eder; yani yok olmakontrast ya da kartsnn nedeni ve bir ncsnonln yok olnras bir balantdr; mas. Ideas, onun daha nceki vaode, Ne d e n i l l k ve lu$u Ideasna aret eder.

DEALARIN A IRIIM I

1U III. BOLM,^

dmz sralamann tam ve eksiksiz olduundan o kadar emin oluruz.1


* [E'den Q ya kadar k basmlarda tayan bir olayn OVDUS'un balan blm devam ediyor: Birok yararsz gtaki pl&n ya da niyetine uygun d nceliklere yol aabilecek' byle bir ay mesi in yeterlldlr. rntya girmek yerine, bu balantnn Herhangi bir yzyln Avrupa ta tutkular ve hayalgc zerindeki baz rihini yazmaya giriecek bir vakanvls etkilerini ele alacaz; bylece da die ya da tarihiyi zamanda ve yerde ya knlk etkileyecektir. O mekn blmn rinden d aha lgin ve belki de daha retici bir teorik dnme alan aade ve o zaman aralnda olup biten olay biliriz. lar, baka bakmlardan farkl ve ba n san aklsahlbl bir varlk olduu lantsz olduklar halde, tarihinin iz dii snrlar inde blraraya gelirler. B na ve bir tutku ya da duygusunu doyu tn eitliliklerinin inde, yine de bir rarak ulamay umduu mutluluun srekli olarak pe$lnde kotuuna gre, tr birlik vardr. bir ama veya gayesi olmadan ok sey Ama, herhangi bir anlat yazsna rek eylemde bulunur ya da konuur ya giren, farkl olaylar arasndaki en al lm balant tr, neden ve etkidir: dn dnr, nnde hep bir hedef Tarihi, yapp edilenlerin dizisini tabii bulundurur ve hederine ulanmak in setii aralar bazen ne kadar uygun s ralarna gre izerken, gerisin geriye bunlarn gizil kaynak ve ilkelerine do suz olursa olsun, erei hibir zaman ru gider ve en uzak sonularn belir gbzden karmaz ve dnce ya da ler. insanlk tarihini oluturan o b refleksyonlarmdan bir tatmin um m a yk olaylar zincirinin bir blmUn d yerlerde onlar bir kenara atar. konusu olarak seer: Anlatmda bu zin Deha UrUnU olan btn yazlarda, cirin her bir baklasna deinmee a yleyse, yazarn bir pln ya da h e lr. Bazen, kanlmaz bilgisizlik btn defi olmas arttr va vg iirlerinde olduu gibi dU$ncenln gll y a abalarn boa karr; bazen de bilgi zar bu plndan uzaklatrabildii ya sinin eksikliklerini tahmin ettikleriyle kapatr. Ve her zaman farkndadr k da mektuplarda veya denemelerde ol duu gibi yazar pl&nn dikkatsizce bir okurlarna sunduu zincir ne kadar ke kenarda brakabildii halde; eserin sintisizse eseri de o kadar mkemmel dir. Grr ki, nedenlerin bilgisi, bu kompozisyonunda gzetmese de, lk iliki ya da balant dierleri arasn balamada bir hedet ya da niyet bu da en gls olduundan. en doyu lunmaldr. Tasarmsz bir eser, deha ve bilginin bilinli abalarndan ok rucusu olmakla kalmaz: sadece bu bir delinin samalarn andrr. bilgi araclyle olaylara egemen ola Bu kural hibir istisnaya zin ver bildiimiz ve gelecee yn verebildii mizden. ayni zamanda en reticisidir, mediine gre, unu sonu olarak karabiliriz: Anlat yazlarnda, yazarn de. Burada, yleyse. A R STO TELES'anlatt olaylar ya da eylemler bir ba le blraraya getirilmi olmaldr: h a den sonra btn eletiricilerin (zevk ve duygularna felsefenin dakiklii le yn yalde blrblrlerlyle likili olmal ve vermediklerinden, belki de hibir yere onlar bir p l in ya da baki 3 altnda varmadan) bol bol szn ettikleri u toplayan, yazarn lk e girimesinin E y l e m B i r l i i konusunda bir fikir hedefi olabilecek bir eit B i r l i k edinebiliriz. yle, grnyor k, epik ol meydana getirmelidir. sun tra jik olsun, biltn eserlerde, be B ir iirin ya da tarihin konusu lirli bir birlik gereklidir ve insanla nu meydana getiren bu balama ilkesi, htrhang l bir kalc ilgi konusu sala Sairin veya tarihinin farkl tasarm yan bir eser yaratmak stiyorsak, dn larna gre ok farkllk gsterebilir. celerimizin oraya buraya koumasna OVIDIUS, plnn balama lkelerinden zin veremeyiz. Yine yle grnyor k, benzerlik zerine kurmutur. T a n r AKHLLEUS'un hayatn yazmak istelarn mucizevi kuvvetinin rn olan yon bir blografl yazar bile, bu kahra her olaanst dnm, esurlnln s mann fkesini anlatsna konu yapan nrlar ine girer. Bu zellik, onu

NSANIN ANLAMA Y E T S ZERN

IV.

BLM AnJana Yetisinin lemleri Konusunda Skeptik pheler I. PARA

nsan aklnn ya da soruturmasnn btn obje leri tabi olarak ki .cinse ayrlabilirler: d t e a l i k i l e r i ve . Ol g u S o r u n l a r . Geometri, cebir, aritmetik bilimleri ve ksaca ya sezgi ya da tantlama, yoluyle kesin olan her fade lk cinstendir. Hlpotens'n karesi ki kenarn karelerinin topla m n a e i t t i r nermesi, bu ekiller arasndaki bir iliblr air gibi, olaylar karlkl bam llklarn ve likilerini gatererok bir birine balar.* B ir nsann eylemleri, sadece snrl bir hayat keslmlndfl d e il beikten mezara, tm hayat sresi boyunca birbirlerine bamldr ve bu dzenli zincirde, ne kadar ulak olursa olsun, tek bir baklay, onu zleyen btn olaylar dizisini etkilemeden koparp a t a mayz. yleyse, blografl ve tarihte g rlen eylem birlii, epik iirde grlen den cins bakmndan deil sadece derece bakmndan farkllk gsterir. Epik iirde, olaylar arasndaki balan t daha sk, daha ele gelir durum dadr: Anlat o kadar uzun bir za man boyunca srdrlmen: K a h r a m a n lar, okurun merakn tatmin eden lgi ekici bir noktaya hzla ynelirler. Epik airin bu ydiu izlemesi, byle eserlerde olduu kabul edilen h a y a l g c ve t u t k u l a r n belirli bir durumuna d a yanr. Kuru ha kik at ve gerekle s n r landrlan tarih, blorafl ve bakR an la t trlerine karlk, hem yazarn hem de okurun hayalgc daha bir canllk kazanr ve tutkular daha bir alevlenir. Baka her, tr yaz eidinin stnde, iire ve zellikle de epik iire alt olan bu ki yandurumun, canl bir hayal gc vc tutumu tutkularn etkisini ete a la lm ve hikyede neden daha resin ve yukn bir birlik gerektirdiklerini incele yelim. lkin, her trl iir bir cins resim olduundan, bizi nesnelere ba.ka her h a n g i , bir anlat . trnden daha ok yaklatrr, onlarn zerine daha gl bir k saar ve tarihiye fazlalk gibi grndkleri halde, byk apta dgcn canlandran ve hayali doyuran o kck ayrntlar daha seik olarak ortaya karr. L A S d a olduu gibi, kahram ann ayakkablarn ya da diz iarm baladn her seferinde bil n ek gerekmese de: olaylarn, olup nlerl kavramamza vakit brakmaya * kadar hzla geip gittii HENRtAD'a uranla daha (azla ayrntya girmek gerekir belki de. B ir air, yleyse, geni bir zaman araln ya da olaylar dizi sini konu edinecekse; HEICTORun l mn, uzak nedenlerine, HELENE'nl k a rlmasna ya da P A R lS'ln yargsna kadar geri gtrecekse, bu byk tuvali uygun izim ve im ajlarla kaplam ak in iirini lsz derecede uzatmak zorun dadr. Okurun byle iirsel tasvirler di zisi le tutuan hayalgc ve k a h ra m anlarn duygularn srekli olarak paylamakla heyecanlandrlan tutkula r, hlkftyenln sonundan ok nce tav sar ve ayn hareketlerin srp gitm e siyle sknt ve bkknla der. tklclleyln; B ir epik .airin neden leri ok gerilere kadar zlememesi ge rektii, tutkularn daha da ilgin ve kendine zg bir niteliinden karlan baka bir sebebi ele alrsak, daha yi

1^AR STO TE L ES'!! tek bir nsan hakknda olmas, bazlarnn sand gibi, Mltos'a birlik salamaz, nk bir nsa nn bandan ok, saysz olay geer; bunlarn bir ksmndan bir birlik m<>v-

dana gelmez. Ayn ekilde bir nsann eylemleri de oktur; bunlardan birinden birlik tayan bir eylem meydana geldana gelmez ( P o l e t l k e , MSI a 16)
d llslln rp sln tn t.prslnp

SK EPTK ' PHELEE

21 J V. i.
para

klyl dile getiren bir rnermedir. k e r e b e o t u z u n y . a r s n a e i t t i r nermesi, bu saylar arasndaki bir ilikiyi dile getirir. Bu eit nermeler,
anlalr. Aktr' kl, lyl kurulmu bir yazda, tasvir ve temsil edilen eitli ' olaylarca harekete getirilen btn duy gulanmalar, birbirlerine karlkl ala rak g kazandrrlar; ve btn kahra manlar tek bir sahnede blraraya gel diklerinden ve her eylemin btnle kuv vetli bir balants olduundan, lgi srekli olarak canldr ve tutkular bir objeden dierine kolaylkla geerler. Olaylar arasndaki kuvvetli balant, d ncenin, ya da hayalgcnn bir olan dan dierine geiini kolaylatrdn dan. tutkularn karlkl birlemelerini de kolaylatrr ve duygulan hep ayn kanalda ve ynde tutar. HAVVAya duyduumuz yaknlk ve lgi, ADEM'e duyduumuz yaknl hazrlar: Bu ge ite duygu hemen hemun tmyle ay n kalr ve zihin, yeni objeyi, hemen, daha nce dikkatini ekmi bulunan objeyle' kuvvetli bir ekilde likili olarak kavrar. Oysa, air konusundan tamamen saparak, kiileriyle hibir ba lants olmayan yeni bir kii tantsayd, hayalgc, geite bir kopukluk se zerek yeni sahneye heyecan duymadan girer, yava alevi enirdi; ve iirin asL konusuna dnerken, kendisine sanki yabanc gelen bir blgeden geer ve asl kiilerle ham elr olmas iin ilgisinin yeni batan uyandrlmas gere kirdi. air, olaylar ok uzaklara kadar zledii ve tamamen balantsz olmasa da, tutkularn geilerini kolaylatrmak in gerekil kuvvette bir balantlar ol mayan eylemleri balad .taman duha az lde de olsa ayn tedirginlik ortaya kar. ODYSSEA ve AENES'te kul lanlan dolayl anlatma oyunu bu yz dendir; kahraman, lk nce, taanlarn gerekletirmee yakn bir zamanda ta ntlr ve sonradan, sanki bir perspek tif inde daha uzak olaylar ve neden ler gsterilir. Bu yolla okurun merak hemen uyandrlr; olaylar hzla ve ok sk bir balantyla geliir; lgi canl tu tulur ve ob jenin yakn ilikileri arac lyla anlatnn bandan sonuna ka d a r srekli olarak artar. ' Ayn kural dramatik iirde varilr; dzenli bir yazda hikyenin ana kii leri le hibir balants olmayan ya da pek az bir balants olan bir kii nin sahneye karlmasna zin verile mez. Seyircinin lgisi, dierlerinden ko puk ve ayr olan sahnelerle daltlmamaldr. Bu, tutkularn akn keser; bir sahnenin bir dierine g kazandr masn salayan, uyandrd acma ve korkuyu a rt arda gelen sahnelere ba layan ve dolaysyla oyunun btnnde tiyatroya zg hzl eylem akn or ta y a karan karlkl duygu letimini engeller. D aha ncekilerle hibir likisi olmayan yeni bir eylemle ve yeni ki ilerle; dealarn balantsndaki bu ko pukluk yznden tutkularn aknda ortaya kan bu kadar belirgin bir ko pukluk veya holukla; bir sahnede ku rulan duygu birliini sonraki sahneye tayacak yerde, her an yeni bir lgi uyandrmak ve yeni bir sahneye gemek zorunda kalmakla, korunmas tereken duygu scakl nasl da sndrlr! 1 Tarih ve epik iir karlatrmas na dnersek, yutardaki aklyrtmelerden unu sonu olarak karabiliriz:

1 [E'den Nye kadarkl basmlarda arada u paragraf vardr: Ama, bu ey lem birlii kural, dramatik ve epik iirin ortaklaa zellii olduu halde aralarnda yine de dikkate deer bir fark grebiliriz. Bu yaz trlerinin kisinde de, ilgiyi veya duygu birliini tam ve datlmam tutmak in, eylemin tek ve yalm olmas gerekir; oysa epik ya da anlatl iirde bu kural baka bir

temel zerinde de kuruludur. Bu temel, h e r yazara den u zorunluluktur: Herhangi bir anlatya girmeden nce bl- pln ya da tasarm oluturmak ve konusunu, srekli olarak zen gstere cei bir gr inde toplu tutmak. Dra matik yazlarda, yazar eserin tamamyle dnda kaldndan ve seyirci, kendisi ni, temsil edilen eylemlerin gerekten inde sandndan bu temelin olayn

NSANIN ANLAMA Y E T S ZERNE

22

evrende varolan herhangi bir eye dayanmadan, sadece dncenin lemesi ile ortaya karlabilir. Doada hibir zaman bir daire ya da bir- gen olmad halde, E UKLDES tarafndan tantlanan hakikatler kesinliklerini ve apaklklarn sonsuza dek koruyacaklardr. nsan aklnn ikinci eitten objeleri olan, olgu so runlar, ayn tarzda dorulanmazlar ve bunlarn h a ki katine ilikin elimizdeki delil, ne kadar kuvvetli olursa
Her trl eserde belirli bir birlik gerekil olduuna gre, bu birlik, baka eserler den, farkl oJarak tarihte eksik olamaz; tarihte, farkl olaylar arasndaki ve on lar tek bir btnde birletiren balan t, neden-etk. klsldlr, bu, epik iirde du byledlr; bu balantnn, airin a n latm le uyandrmau gereken canl hayalgc ve kuvvetli tutkular yzn den, epik iirde sadece dalla yakn ve' daha belirgin olmas beklenir, PELOPONNBSOS sava tarih iin, A t i n a m n kuatlmas bir epik iir in, AIJCBlADES'ln lm ise bir tragedya iin uygun konulardr, yleyse, tarih ve epik iir ara sn daki fark, konularn oluturan eitli olaylar birbirine balayan balantnn sadece derecelerinden baret olduuna gre, bunlar birbirinden ayran snr-, la n szle kesin olarak belirlemek, imkansz olmasa da, ok gtr. Bu, bir aklyrtme konusundan ok bir beeni meselesidir: ve belki de bu birlii' lk bakta ve soyut bir ele alla en az umduumuz bir konuda, ou za man bulabiliriz. Aktr k, HOMEROS, anlats s ra snda, konusunu Uk ortaya koyduu durumun tesine taar; AKHLLEUS'un, HEKTO R'u n lmne neden olan fkesi, Y u n a n l l a r ' m bana o k a dar bel aan neden deildir, Ama bu ki durum arasndaki kuvvetli balant, birinden dierine salanan abuk ge i, prensler antsudakl anlama ve an~ flmazliklarm etkilerinin kontrast 1 ve o kadar uzun sre birey yapmadan du ran AKHtLLEUS'u sonunda eylemde gr mee merakmz; btltn bu nedenler okuru srkler ve konudB yeterli bir birlik yaratr. MILTON'a, nedenleri fazla uzaklara gtrdnden ve meleklerin bakaldr masnn nsann ce nnetten kovuluuna, hem ok uzun Ien de ok geliigzel bir olaylar dizisi Ue yol amasndan do lay tirazda bulunulabilir. stelik de uzun uzun hikye Rttll dnyann y a r a tl, bu felketin (nsann kovuluu nun) ne kadar nedeni tse, PHARSALAS savann ya da olup bitmi herhangi bir olayn da o kadar nedenidir. Ama

yeri bakmndan nemi yoktur: tiyatro sahnesinin temsil ettii bllrll-yerde olup bittii htiml d olmayan herhangi bir diyalog ya da konuma sahneye karla bilir. Bylece de, btn n g i l i z kome dilerinde, CONGREVE'Inkllerde bile, eylem birlii hibir zaman sk skya gzetilmez; air, kiileri arasnda kan ba veya a.vtn ailede yaama gibi yollarla liki kuruluunu yeterli sayar ve son ra onlar, ana eylemi pek fazla ilerlet meden tutumlarn ve kiiliklerini or taya koyacaklar tek tek sahnelerde se yirciye tantr. T E RENTIUS'un ifte olay zincirlemeleri de ayn tr serbestliin daha &z derecedeki rnekleridir. Ve bu tutum.'tam bir ekilde dzenli olmad halde, hareketlerin ve tutkularm traged yada olduu kadar ykseklere karl mad komedinin yapsna tmyle ay

kr da deildir; ayn zamanda, olayla rn uydurma ya da temsili olmas, bu gibi serbestlikleri bir lde ho gr drr. B ir anlat iirinde, ilk ortaya ko nan ya da lk kurulan dzen; yazar bir konu Ue snrlar; ve bu trden h e rh an gi bir sapma, hemen sama ve biimsiz grlerek bir kenara atlr. (Ana h e defleri elenceli eserler yazmak olduu halde) ne BOCCACCIO, ne LA FONTAINE ne do onlara benzer baka bir yazar bu serbestliklere kaplmtr.] K o n tra s t ya da kartlk, bolki n e denlilik ve benzerliin bir karm ola rak dnlebilecek bir ldealar aras balantdr. ki nesne st olduunda bi ri dierini yok eder; yani yok olmas nn nedeni ve bir nesnenin yok olmas ldcas, onun daha nceki varoluu IdeaBina aret eder.

SK E P T K PHELER

23 IV. BLM. . P A .n A

olsun, blrincllerlnklyle ayn yapya sahip deildir. Her olgu sorununun tersi yine de mmkndr; nk hi bir eliki ermez ve zihin tarafndan ayn kolaylk ve seiklikle, gereklie ayn derecede uygunmu gibi kav ranr. Y a r n gne domayacak nermesi, d o a c a k nermesinden daha az anlalr deildir ve olumlusunda daha fazla bir eliki le.rmez. Bu durum da. yanlln tantlamaa kalkmamz bouna olur. Eer tantlama yoluyle yanl olsayd, bir eliki erirdi ve zihin tarafndan hibir zaman seile olarak kavranaraazd. (Bylece, duyularmzn o andaki tanklnn ve bel leimizin kaytlarnn tesinde, gerek bir varolma ve olgu sorunu hakknda emin olmamz salayan delilin i yapsnn ne olduunu soruturmak meraka deer bir konudur.) Felsefenin bu yan, grlyor kl, -hem an tikler hem de modernler tarafndan ok az ilenmitir; bundan dolay, hibir klavuz veya yn olmadan, bu ka dar g yollarda bu kadar nemli bir soruturmay yrtrken, phelerimiz ve hatalarmz daha bir ba lanr saylabilir. Hatta, merak uyandrarak, veya her trl aklyrtme ve zgr soruturmann ykclar olan sorgusuz sualsiz inanc ve rahatl bozarak, yararl
dier yandan, btn bu olaylarn; meleklerin bakaldrmalar, dnyann yaratl, nsann oennutten kovuluu olaylarnn, mucizevi ve doal olaylarn gnlk aknn dnda kalmakla bir birlerine benzediini; zamanda y a k n olduklarnn kabul edildiini; btUn ba$ka olaylardan ayr, vahiy tarafndan ortaya konan yegne zgn olgular olarak hemen gze arptklarn ve birbirlerini dnceye ya da hayalgcne tabii olarak ardklar, btn bu yandurmlar dnrsek, grri kl, eylemin bu paralar tek bir hikye y a da anlat inde toplanmak in yeterli birlie sahiptir. Buna, melek lerin bakaldrmas ve nsann cennetten kovuluu olaylarnn, birbirlerinin kar l olarak ve okura ayn kssadan hisseyi, yaradana taati gstererek', zel bir benzerlikleri olduunu da ekleye biliriz. Bu geliigzel noktalar, filozofla rn meraTcni uyandrmak ve konunun ok geni? olduu ve nsan zihninin bir ok steminin burada aklanan Idealararas balant veya arma dayan d konusunda, tam bir kan olmasa da hi olmazsa bir kuku uyandrmak in btraraya topladm. Tutkularn, bir obje tarafndan harekete getirilince, o objeye bal bir bakasna kolaylkla getikleri, buna karlk hi bir balan tlar olmayan farkl objelere zorlukla yayldklar ya da hi yaylraadklar gzlenince, zellikle tutkular ve hayalgc arasndaki duygudalk lgi ekici grlebilir. alakalem yazan bir yazar, herhangi bir yazya, birblrlerlyle liki siz klllor ya da eylemler sokmakla, gnln ilgisini ekmekte ve tutkular uygun ykseklik vb yceliklerine eritir mekte kullanabilecei biricik ey), duy gu iletiimini yitirir. Bu lkenin Ve b tn sonularnn tam bir amlamas, bizi bu soruturmann snrlarn aan derinlikte ve ykllkte aklyrtmelere gtrr. imdilik u sonucu ortaya koymu olmak yeterlldlr: btn Idealarn Balant ilkesi, B e n z e r l i k . Y a k n l k ve N e d e n l l l l k lkele ridir.]

NSANIN ANLAMA Y E T S ZERNE

2 iv. BLM.

bile olabilirler. Yaygn felsefede, eer varsa, kusurlarm ortaya karlmas, cesaret krc olmaz; tersine, ou zaman olduu gibi, kamuya'imdiye kadar nerilenlerden daha dolgun ve doyurucu bir eye girimek iin bir drt olur. /olgu sorunlar hakkmdaki aklyrtmelerln hepsi N e d e n - E t k i ilikisine dayanr gibi grnmektedir. Sadece bu iliki yoluyle bellek ve duyularmzn ta n k lnn tesine gidebiliriz.^) Birisine, nnde olmayan bir olgu sorununa, sz gelii, bir arkadann ehir dnda ya da F r a n s a da olduuna neden inandn sorarsa nz, size bir sebep gsterir ve bu sebep de bir baka olgu olur; sz gelii, arkadandan ald bir mektup ya da onun daha nceki kararlarnn veya verdii szlerin bilgisi... Issz bir adada bir sa at ya da baka bir makina bulan birisi, o adada daha nce insanlarn bulunmu olduu sonucuna varr. Olgular hakkmdaki btn aklyrtmelerimiz ayn yapdadr. Ve her defasnda ortada olan olgu ve ondan karlan dier olgu' arasnda bir ba varsaylmaktadr. Bunlar birbirine balayacak birey olmasayd, karm tmyle temelsiz olurdu. Karanlkta konuan bir ses iitmemiz,- bize bir kiinin orada oldu unu belirtir: Neden? nk konuma insann doal yapsnn bir etkisidir ve ona sk skya baldr. Bu yapdaki dier btn aklyrtmeleri incelersek, bun larn neden-etkl ilikisine dayandklarn ve bu ilikinin uzak ya da yalcn, dorudan doruya ya da dolayl ol duunu grrz. Is ve k atein birlikte ortaya kan dolayl etkileridir ve bu etkilerden biri hakl olarak di erinden karlabilir. Bylece, olgu sorunlar hakknda emin olmamz salayan delilin yapsyle ilgili olarak kendimizi tatmin etmek istiyorsak, neden ve etki bilgisine nasl ulat mz soruturmamz gerekir. ( stisna kabul etmeyen bir genel nerme olarak, bu bilgiye hibir zaman a p r i o r l aklyrtmelerle ulal madn; bu bilginin, blrli nesnelerin srekli olarak birbirine bal olduklarn grdmzde, tmyle tecr beden ktn ileri sreceim.) Son derece gl doal ak ve yetenekleri olan bir kimsenin nne bir nesne konsun; bu nesne o kimse iin tmyle yeni se,

SK E P T K PHELER

25 IV. BLM.
I . PARA

duyulabilir niteliklerinin en zenil incelemesiyle bile, bu nesnenin nedenlerini ve etkilerini bulamaz. ADEM, akl yetilerinin bandan beri tam anlamyle yetkin olduu kabul edilse bile, suyun akcl ve saydamlndan bo ucu olduunu, ya da atein k ve ssndan yakc olduuni karsayamazd. (Hibir nesne duyulara verilen nitelikleriyle, kendisini ortaya karan nedenleri ya da kendisinden doacak etkileri belli etmez; ne de akl mz, tecrbenin yardm olmakszn gerek varolu ve olgu sorunu konusunda karmlar yapabilir) Bu.nerme, yani n e d e n v e e t k i l e r i n a k l l e deil t e c r b e le b u l u n a b i l i r o l d u u , bir zamanlar bize tamamyle yabanc olduunu hatrlad mz nesneler iin rahata kabul edilecektir; nk bu nesnelerin karsnda, onlardan nelerin kacan o srada hibir ekilde kestlremediimizln farknda olsak gerek. Doa felsefesi hakknda en ufak bilgisi olmayan bir kimseye iyi perdahlanm iki mermer paras gste rin; bunlarn tek bir izgi dorultusunda birbirlerinden ayrlabilmelerinin ok byk bir g gerektirecei e kilde birleeceklerini, oysa, yandan yaplan bir basnca ok az diren gstereceklerini hibir zaman kestireme.yecektir. Doadaki gndelik olularla ok az benzer yan bulunan olaylarn da tecrbeyle bilindii rahata teslim edilir; hi kimse de barutun patlamasnn ya da de mirin mknats zelliinin a p r l o r i kantlamalarla bulunabileceini hayalinden geirmez. Ayn ekilde, bir etkinin karmak bir mekanizmaya ya da paralarn bi linmeyen yap balanlarna dayand sanldnda, bu etki hakkndakl btn bilgimizi tecrbeye yklemek te glk karmayz. St ve ekmein neden bir aslan ya da bir kaplan in deil de, bir insan iin uygun besin olduunun en son sebfebmi gsterebileceini ileri srecek bir kimse var m?. Fakat, ilk bakta ayn hakikat, dnyaya geliimiz den bu yana bize aina olan, doann bir btn olarak akyle yakn bir ilgisi bulunan ve paralarn gizil yap balanlar olmakszn, nesnelerin basit niteliklerine dayandklar sanlan olaylar konusunda ayn apakl tamyormu gibi grnebilir. Bu etkileri, tecrbemiz olmakszn, sadece aklmzn ilemesi ile bulabileceimizi hayal etmee yatkmzdr. Bize yle gelir ki. bu dnya ya aniden gelseydik. bir bilardo topunun bir dierine arparak ona hareket ileteceini nceden karabilirdik

NSANIN ANLAMA Y E T S ZERNE

26 jV. BLM. P A n A

ve hakknda kesinlikle konumak iin olayn meydana gelmesini beklemek zorunda kalmazdk. Alkanlk bizi ylesine etkilemitir k, en kuvvetli olduu yerde sadece tabi cahilliimizi rtbas etmekle kalmaz, kendisini bile saklar; yalnzca en st derecede olduu in hi yokmu gibi grnr. Ama btn doa kanunlarnn ve cisimlerin stis nasz btn lemlerinin sadece tecrbeyle bilinebile ceine ikna olmamz iin, aadaki dnceler yetebilir belki. Bize bir nesne gsterilse ve gemi gzlemlere ba vurmadan bu nesneden kacak etki hakknda konu mamz istense, sorarm stoe, zihnin bu ilemde ne gibi bir yol izlemesi gerekir? Bu nesneye etkisi olarak yk leyecei bir olay uydurmak ya da hayal etmek zorunda kalr ye aktr ki, bu uydurma tmyle rastgele olmak zorundadr. Zihin, en dakik nceleme ve yoklamalaryle, neden saylanda etkiyi bulamaz. nk etki nedenden tmyle farkldr ve dolaysyle nedenin inden karla maz. kinci bilardo topundaki hareket, blrlnclslndeklnden tmyle farkl bir olaydr ve birinde, br hakknda en ufak bir ipucu veren birey yoktur. Bir ta ya da maden paras havaya kaldrlp dayanaksz braklnca hemen d er: ama ii a p r l o r l olarak ele* alrsak, bu durumda, ta ya da madende yukar ya da herhangi baka bir yne deil de, aaya doru bir hareket ideasm douracak birey bulabilir miyiz? Ve belirli bir etkinin, tecrbeye ba vurulmadan ilk defa hayal edilmesi ya- da uydurulmas, her trl do al ilem konusunda nasl rastgele ise, ayn ekilde, neden ve etki arasndaki, onlar birbirine balayan ve o, nedenin lemesinden baka bir etkinin kmasn imknsz klan dnlm, bir ba ya da balanty da rastgele diye grmek zorundayz. Sz gelii, bir bilardo topunun dz bir izgi zerinde bir baka topa doru hareket halinde olduunu grdmde, dokunmalarnn ya da arpmalarnn sonucu olarak ikinci topta h are ket ojaca tesadfen aklma gelse bile, ayn ekilde, bu nedeni yz tane farkl olayn izleyeceini kuramaz myri? Her iki top da bsbtn hareketsiz kalamaz m? lk top bir doru zerinde geri dnemez ya da kin cisinden herhangi bir dorultu ya da ynde uzaklaa maz m? Bunlarn hepsi tutarl ve kurulabilir s a y l l a r dr. yleyse, niin dierlerinden daha tutarl veya

S K E P T K PHELER

21

kurulabilir olmayan bir tanesini tercih ediyoruz? Hibir jV. a p r i o r i aklyrtme bu tercih iin bize herhangi bir BLM. temel gsteremez. ' . O zaman, tek kelimeyle sylersek, her etki nedenin den ayr bir olaydr. Bu yzden de nedende bulunamaz ve etkinin balangta a p r l o r i uydurulmas ya da kurulmas tmyle rastgele olmak zorundadr. Ve akla geldikten . sonra bile, akla ayn lde tutarl, ve tabi grnecek baka birok etki, olacana gre, etkinin ne denle birarada olmas da eit derecede rastgele grn mek zorundadr, yleyse gzlemin ve tecrbenin yar dm olmakszn herhangi bir tek olay belirlemee ya da herhangi bir neden ya da etki karsamaa al mamz bouna olur. 1 Dolaysyle, akl banda ve alakgnll filozoflar dan hibirinin, herhangi bir doal ilemin en son ne denini bulduunu, ya da evrende herhangi bir etki yara tan u gcn hareketini seik olarak gsterdiini, hi bir zaman ileri srmeylinin sebebini anlayabiliriz. tiraf edilir kl, insan aklnn yapabilecei, olsa olsa doal fenomenleri meydana getiren lkeleri daha yaln bir hale getirmek ve analoji, tecrbe, gzlem yoluyle aklyrterek birok belirli etkiyi birka genel nedene in dirgemektir. Ama bu genel nedenlerin nedenlerine gelince, bunlar bulmaa kalkmamz bouna olur; ne de bunlar hakknda herhangi bir belirli amlama le kendimizi tatmin etmei umabiliriz. Bu en son kaynak ve lkeler, insan merakna ve soruturmasna tmyle kapaldr. Elastikilik, ekim arl, paralarn birle mesi, darbe ile hareket iletilmesi; htimal kl bunlar doada bulabileceimiz en son nedenler v e ' ilkelerdir, zenli soruturma ve aklyrtmeyle belirli fenomenleri bu genel ilkelere gtrebilirsek ya da yaklatrabilirsek, kendimizi yeteri kadar mutlu sayabiliriz. En yetkin doa felsefesi sadece cahilliimizin ortaya kmasn biraz daha geciktirir : belki de en yetkin moral ya da metafizik felsefenin cahilliimizin sadece daha byk ksmlarn ortaya koymaa yaramas gibi. Bylece, her trl felsefe bizi insann krln ve zayfln gr mee gtrr ve bu krlkten, bu zayflktan ne ka dar kamaa ya da kanmaa alrsak alalm her dnemete nmze dikilir. Geometri bile, btn o hakl nn salayan kesin aklyrtmelerine ramen, doa felsefesine yardmc

NSANIN ANLAMA Y E T S ZEKNE

28 jV. BLM. ~ ,,FAnA

. klndnda, bu eksiklii gideremez; bizi en son nedenlerin bilgisine gtremez. (Uygulamal matematiin Ier blm, doann kendi lemlerine belirli kanunlar koyduu sayltsndan hareket eder; soyut aklyrtmelerln kullanlmas ise, ya tecrbeye bu kanunlar bulmada yar dm etmek in, ya da bu kanunlarn belirli durumlar da belirli uzaklk ve nicelie dayanan etkilemelerini belirlemek iin olur. Bylece, hareket halinde olan bir cismin momentinin ya da kuvvetinin onun kat ktlesi ve hz He bileik oran ya da orantda olaca, dolaysiyle, kk bir kuvvetin, hzn mekanik bir yolla k a r kuvveti altedecek derecede artrrsak, en byk e n geli ykabilecei ya .da en byk arl kaldrabilecei, tecrbe tarafndan bulunmu bir hareket kanunudur. Geometri, herhangi bir eit makinaya girecek ksm ve biimlerin kesin boyutlarn vererek, bu kanunun uygulanmasnda yardmc olur; ancak, kanunun kendi sinin bulunmas tecrbe ile mmkn olmutur ve dn yadaki btn soyut aklyrtmeler bizi onun bulunmav S 'inda bir adm ileri gtremez.) A p r l o r l aklyrtrken ve bir obje ya da ,nedeni her trl gzlemden bamsz olarak, sadece zihne grnd gibi ele ald mzda, bu neden bize, kendisinden ayr bir obje olan etkisi hakknda bir fikir veremez; nerede kald a ralarn daki koparlamaz, bozulamaz balanty gstermek... Kristalin snn etkisi ve buzun souun etkisi olduu nu, bu niteliklerin ilemlerine daha nceden aina ol madan, aklyrtme le bulacak adam pek keskin g rl olsa gerek. II. PARA

Ancak, lk ne srlen soru konusunda yeterince tatmin olmu deiliz daha. Her zm bir nceki soru kadar zor bir soruyu getiriyor ve daha teleri sorutur mamza yol ayor. O l g u s or u n l a r h a k k n d a k aklyrtmelerlmizin i yaps nedir? diye sorulduunda, uygun cevap, bunlarn neden ve etki likisine dayand, olarak grnr. Bu sefer b u i 1 i k 1 h a k k n d a ki a k l y r t m e ve s o n u l a r m zn t e me l i n e d i r ? diye sorduumuz zaman, cevap tek kelimelik olabilir: TECRBE. Ancak, kl krk yaran tutumumuzu daha ileri gtrp . t e c r b e d e n k a n sonularn temeli nedir? diye sorarsak, bu, yeni bir soruyu getirir, bunun da zm ve

S K E P T K PHELER

29 IV. BLM.
I I . PARA

amlanmas daha zor olabilir. Kendilerine stn bil gelik ve yeterlik havalan veren filozoflarn, onlar s ndklar her keden karan ve eninde sonunda teh likeli bir ikileme sokan, soru sormaya merakl kimseler le karlatklarnda, balar derde girer. Bu skntl durumu nlemek in en iyi tedbir, iddialarmzda alakgnll olmak ve hatta gl, karmza itiraz olarak karlmasn beklemeden, kendimiz bulmaktr. Bu yolla cahilliimizi bile bir e$lt deere evirebiliriz. Bu blmde kolay bir ile uramakla yetineceim ve ortaya konan soruya sadece olumsuz bir cevap ver mee alacam. Y a n i unu diyeceim: Neden ve etki lemleri hakknda tecrbemiz olduktan sonra bile, bu tecrbeden kan sonularmz aklyrtmeye ya da anlama yetisinin herhangi bir srecine dayal d e i l di r , Bu cevab hem aklamamz hem de savunmamz gerekiyor. Kesinlikle kabul etmek gerekir ki, doa bizi btn srlarndan uzak tutmutur; nesnelerin sadece yzeysel birka niteliinin bilgisini salarken, bir yandan da nesnelerin etkilerinin tmyle dayand gleri ve ilkeleri bizden gizlemitir. Duyularmz ekmein rengi, arl ve yaps hakknda bilgi verir; fakat ne duyu ne de akl, bize, ekmei insan bedeni iin besleyici ve destekleyici klan nitelikler hakknda bilgi verebilir. Grme ya da dokunma, cisimlerin gerek hareketleri hakknda bir Idea salar, ama, hareket eden bir cismi srekli yer deitirme halinde tutan ve cisimlerin a n cak baka cisimlere ileterek yitirdikleri o harika kuv vet ya da g hakknda en belirsiz bir fikre bile ula trmaz. F a k at doal gler1 ve ilkeler konusundaki bu cahilliimiz bir yana, benzer duyulabilir nitelikler gr dmzde, bunlarn benzer gizli gleri olduunu saylt olarak kabul ederiz ve tecrbesini edindiklerimize benzer etkilerin meydana gelmesini bekleriz. Daha n ce yemi olduumuz ekmee benzer renkte ve yapda bir cisim verildiinde, deneyi tekrar etmekte bir saknca grm eyiz ve bizi benzer ekilde besleyeceini ve ayakta tutacan kesinlikle ngrrz. te temelini bilmek istediim zihin ya da dnce sreci budur. Her kese kabul' edilir ki, duyusal niteliklerle gizli gler

G kelimesi, burada gevsek ve ntlamay destekllyecektlr. Bkz. 7. Bgtlndellk. bir anlam d a kulanlmgtr, K e itim [B u not m etne F. basmndan ek ilmenin daha dakik amlamas bu k a lenmlstlr.]

NSANIN ANLAMA Y E T S ZERNE

30

arasnda bir balant bilinmemektedir ve dolaysyle IV. zihni bunlarn srekli ve dzenli blraradalklar h a kk n BLM da byle bir sonu karmaa gtren, onlarn ya p lar ile lgili bildii herhangi birey deildir. (Gemi I I . PAHJ tecrbeye gelince; bunun yalnzca bilme erevesi ne girmi olan belirli objeler ve belirli sre hakknda d o l a y s z ve k e s i n bilgi verdii kabul edilebilir : ancak, benim zerinde durmakta direteceim ana soru, bu tecrbenin gelecek zamanlara ve bildiimiz k a d a ryla sadece grnte benzer olabilecek objelere neden yaygnlatrlddr) Daha nce yediim ekmek beni besledi; yani o duyusal nitelikleri tayan cisim, o z a man yle gizil glere sahipti; fakat bundan, baka ekmein de baka bir zamanda beni besleme ve - benzer duyusal niteliklerin herzaman benzer gizli glerle bir likte olma gereklilii .kar m? Bu sonu hi de zo runlu grnmyor. En azndan kabul edilmelidir ki, bu rada zihnin kard bir sonu, atlm belli bir adm, bir dnce sreci ve. aklanmas gereken bir karm var. u iki nerme ayn olmaktan ok uzaktr; y l e yle bir nesnenin her z a m a n byl e bir etkiyle birlikte geldiini bulmu dur um da y m. G r n t e b e n z e r o l a n b a k a n e s nelerin benzer etkilerle ge l e c e kl e r i ni n g r y o r u m . izin verirseniz kabul edeceim ki, ner melerden biri tekinden haldi olarak karlabilir; asln da herzaman karlmakta olduunu da biliyorum. F a k a t bu karmn bir aklyrtme ziniri ile yapldnda diretirseniz, sizden bu aklyrtmeyi ortaya karp gs termenizi isterim. Bu nermeler arasndaki balant sezgi sel deildir. Bu karm gerekten aklyrtme ve k a n t lama ile yaplyorsa, zihnin byle bir karm yapabilme sini salayabilecek bir arac gereklidir. Bu aracnn ne olduu ise, itiraf edeyim, benim anlama gcm ayor; bunun gsterilmesi, byle bir aracnn gerekten varol duunu ve olgu sorunlar hakknda vardmz btn sonularn kayna olduunu leri srenlere der. uras kesindir k, gren ve yetenekli birok felsefe ci aratrmalarn bu yne evirir ve sonula lgili ola rak anlama yetisine destek olacak bir balayc nerme ya cta ara adm bulunamazsa, bu olumsuz kantlama zamanla btnyle inandrc olacaktr. F a k a t soru yeni olduundan, her okur, bir kantlama kendi soruturma sn ayor diye, o kantlamann gerekte varolmad sonucunu karacak kadar kendi grme gcne gver-

S K E P T K PHELER

31

memelidir. Bu sebeple daha g bir e girimek ve jy . insan bilgisinin btn dallarn sayarak hibirinin BLM. byle bir kantlama salamadn gstermee almak ' -- ----- gerekebilir, . n*P A R C A (Btn aklyrtmeler iki eide ayrlabilir; tantlayc veya idea ilikileri hakkndakl aklyrtmeler ve moral 1 veya olgu sorunlar ve varolu nakkndakl aklyrtmelerl] Sz konusu durumda tamtlayc kantlama larn bulunmad ak grnyor; nk doal olay larn aknn deiebilecei ve grnte tecrbesini edindiimiz nesnelere benzeyen bir nesnenin farkl ya da ters etkilerle birlikte gelecei bir eliki belirtmez. Bulutlardan den ve baka her bakmdan kara benze yen bir cismin tuz tadna ve atein yakclna sahip ol masn ak ve seik olarak dnemez miyim? Aa larn Aralk ve Ocak'ta yeerecei ve Mays ve Hazlra'da yapraklarn dkecei iddiasndan daha anlalr baka bir nerme var m? Anlalr olan ve seike kavranabilen' birey eliki' belirtmez ve yanll her hangi bir tamtlayc kantlama ya da soyut a p r l o r i aklyrtme ile ispatlanamaz. Bylece, kantlamalarla, gemi tecrbeye gvene rek tecrbemizi gelecek yarglarmzn ls yapmak durumundaysak, bu kantlamalar, yukarda sz edilen ayrma gre sadece ihtimali ya da olgu sorunlar ve ge re k' varolma ile lgili olmak zorundadr. Fak at bu eit aklyrtme ile ilgili amlamamzn salam ve t a t min edici olduu kabul edilirse, byle bir kantlama bulunmad ortaya kar. Demitik ki. varolu hakkndaki btn kantlamalarmz neden-etki ilikisine da yanr; bu ilikiyle ilgili bilgimiz de tmyle tecrbeden edinilir ve deneysel olarak karlan btn sonularmz, gelecein gemie uygun olaca sayltsndan hareket eder. Bylece bu saylty ihtimali kantlamalarla ya da varolu ile ilgili kantlamalarla spata almak, ^aka bir ember zerinde dnmek ve soruturulann kendisini verilmi saymak olur\ Gerekte, tecrbeden kan btn kantlamalar, doal\pesneler arasnda kefettiimiz ve bizi, byle nes nelerden ktn grdmz etkilere benzer etkiler beklemee gtren benzerlie dayanr. Ve aptal ya da

NSANIN ANLAMA Y E T S t ZERNE

32

deli olanlarn dnda hi kimse tecrbenin yetkesini jv . tartmaa ya da insan hayatnn bu byk klavu- BLMzunu bir kenara atmaa kalkmasa da, bir filozofun, ^ tecrbeye bu yetkeyi veren ve doann farkl nesneler ll,PAnA arasna koyduu benzerlikten yararlanmamz salayan, insann doal yapsnn bu ilkesini, en azndan incele yecek kadar merakl olmasna herhalde izin verilebilir. B e n z e r grnen nedenlerden benzer etkiler bekleriz. Bu, btn deneysel sonularmzn zetidir. /lmdl, ak grnyor ki, bu sonu akl tarafndan, oluturulsayd, en bandan ve bir defada, en uzun tecrbe sresi so nunda olabilecei kadar mkemmel olurdi. Oysa durum byle olmaktan ok uzak. Yumurta kadar birbirine benzeyen ey olmasn; a m a hi kimse, bu grnteki benzerlikten dolay, "btn yumurtalardan ayn tat ve lezzeti beklemez. Ancak uzun sreli birrnek deneyler den sonra, belirli bir olay konusunda salam bir gvene ulaabiliriz. tmdl, tek bir durumdan ondan hibir ekilde farkl olmayan yz durumdan kard sonu tan farkl bir sonu karan aklyrtme sreci ne biim bireydlr? Bu soruyu, bilgi edinmek iin olduu kadar zorluk karmak iin de ortaya atyorum. Byle bir aklyrtmeyl ne bir yerde bulabiliyorum, ne de hayal edebiliyorum. Ama yine de birisi ltfedip bunu bana gstermei dilerse, zihnim renmeye ak. Denirse kl, birok birrnek deneyden, duyusal n i teliklerle gizli gler arasnda olan bir balant k a r s a n z ; bu, itiraf edeyim, ayn gln baka kelime lerle ortaya- konmas gibi grnr. Soru yeniden ortaya kar: bu k a r s a m a hangi kantlama srecine dayal dr? Birbirinden bu kadar uzak nermeleri birle tiren arac, ara idealar nerede? i tir a f edilir ki, ekmein rengi, yaps ve dier duyulabilir nitelikleri, kendilikle rinden, besleme ve yaatma gizil gleri ile balantl deildir. nk byle bir balant olsayd, bU gizil gc, btn filozoflarn dncelerinin ve olgu sorunlarnn tersine, tecrbenin yardm olmakszn, bu duyulabilir niteliklerin ilk grnlerinden karsayabllirdik. ite, nesnelerin gleri ve etkilemeleri konusundaki doal cahilliimiz bu noktadadr. Tecrbe bu cahillii nasl giderir? Tecrbe bize sadece belirli nesnelerden kan bir takm birrnek etkiler gsterir ve bu belirli nesne lerin, o belirli zamanda bu gibi g ve kuvvetlerle

S K E P T K PHELER

33

donatln^ ldiini retir. Benzer duyulabilir niteliklerle jV. donatlm yeni bir nesne karmza karlnca, benzer BLM. g ve kuvvetler bekler ve benzer bir etki ararz. --------- Ekmee benzer renk ve yapda bir cisimden bizi ayn l|- P A F C A ekilde beslemesini ve ayakta tutmasn bekleriz. (Fakat kesindir ki, bu, zihnin ileri doru att aklanmas gere ken bir admdr. Biri, B t n g e m i d u r u m l a r da bu g i b i d u y u l a b i l i r niteliklerin bu gi bi gizli g l e r e bal ol du un u buldum dedii zaman ve B e n z e r d u y u l a b i l i r n i t e l i k ler h e r z a m a n benzer gizli g l e r e ba l o l a c a k t r dedii zaman bir tautologi dile getir mekten sulu deildir; ne de bu nermeler herhangi bir bakmdan ayndr. Dersiniz k, nermelerden biri dierinden yaplan bir karsamadr. Fakat teslim et mek zorunda kalrsnz ki, bu karm ne'sezgisel ne de tantlaycdr. O zaman nasl bir yaps var bunun? De neyseldir demek, kantlamay kantlamas gerekenden bek lemek olur. nk, tecrbeden yaplan btn karmlar, temellerinde, gelecein gemie benzeyeceini ve ben zer glerin duyusal niteliklere bal olduunu saylt olarak kabul eder. Doal olaylarn aknn deiebile cei ve gemiin gelecek iin bir kural getirmeyebilecei kukusu varsa, her trl tecrbe yararsz olur ve hibir karsama ya da sonuca yol aamaz.) yleyse /tecrbeden gelen hibir kantlama gemiin gelecee olan bu benzerliini ispat edemez;S nk zaten bu kantlamalarn kendileri bu benzerliin saylts zerine kuruludur^) imdiye kadar her eyin, akp gidiinin son derece dzenli olduunu kabul edelim; bu, tek bana, yeni bir kantlama ya da karm olmadan, gelecekte de byle olmakta devam edeceini ispatlamaz. Gemi tecrbelerinizden cisimlerin yaplarn - rendiinizi bouna sanrsnz. Cisimlerin gizli yaps ve dolaysyle btn etki ve etkilemeleri, duyulabilir niteliklerinde hi bir deiiklik olmakszn, deimee urayabilir. Bu de ime bazen ve baz nesnelerde olur : Niye her zaman ve btn nesnelerde olmasn? Hangi mantk, hangi ka ntlama sreci sizi bu sayltya kar korur? Diyorsunuz ki endi yapp ettiklerim phelerimi yalanlyor. Fakat sbrurhun asl anlamnda hataya dyorsunuz. Yapp eden olarak bu noktada hibir skntm yok; ancak, skeptlkllkten demeyeceim, merakllktan nasibini al m bir filozof olarak bu karmn temelini renmek istiyorum. imdiye kadar ne okuma ne soruturma kar latm bu gl gidermedi ve bylesine nemli bir konuda beni tatmin etmedi. Bir zm bulacam yo-

NSANIN ANLAMA Y E T S ZERNE

34

lunda belki de pek umutlu deilim; yine de, bu gl iy gzler nne sermekten daha iyi bir i yapabilir miyim? B1. Bu yolla, bilgimizi geniletmesek de hi olmazsa bilisizligimizin farknda oluruz. . u p / u Kabul ediyorum ki, kendi aratrmalarnn ereve sine sdramad iin bir kantlamann gerekte var olmad sonucuna varan kii, balanamaz bir uka lla dmtr. Ayn zamanda kabul etmem gerekir ki, herhangi bir konuda bilgin kiiler verimsiz a r a y - larl alar boyu bouna uram da olsalar, buna da yanarak konunun insan anlayn tmyle ve kesinlik le at' sonucunu karmak b e l k i . d e ar acelecilik olur. Bilgimizin btn kaynaklarn incelesek ve bun larn byle bir konuya uygun dmedii sonucuna var sak da, yine bir kuku kalr: kaynaklarn sralanmas tam, ya da incelememiz dakik olmam olabilir. Ancak elimizdeki konuda btn bu ukallk sulamalarn ya da yanlma kukularn ortadan kaldrr gibi grnen baz noktalar var. Kesindir ki, en cahil ve alk kyller daha daha, bebekler ve hatta vahi hayvanlar tecrbe ile geliir ler ve etkilerini gzleyerek doal nesnelerin niteliklerini renirler. Bir ocuk mumun alevine dokunmaktan ac duyumunu edinince, elini herhangi bir muma yak latrmamaa dikkat edecektir, duyusal nitelikleri ve g rn benzer bir nedenden benzer bir etki bekleyecektir. mdi, ocuun anlama yetisinin bu sonuca bir kantlama sreci ya da bir aklyrtme le vardn sylerseniz, sizden, hakl olarak, bu kantlamay ortaya karp gs termenizi isterim; siz de bylesine yerinde bir talebi red dedecek herhangi bir mdzeret ileri sremezsiniz, Bu k a ntlamann kark ve anlalmas g olduunu ve soru turmanz aabileceini sylemee kalkmayn, nk bu nun bir bebek iin bile apak olduunu itiraf etmi bulunuyorsunuz. Bylece, bir an duraksarsanz, ya da dndkten sonra ortaya karmak veya . derin bir kantlama koyarsanz, bir anlamda sorudan vazgemi, gelecein gemie, benzeyeceini sanmamza yol aan ve bizi"'grnte benzer olan nedenlerden benzer etkiler beklemee gtrenin, aklyrtme olmadn itiraf etmi olursunuz. Bu blmde kafalarda yer etmesini istediim nerme toudur. Dediim doru se, pek yce bir bulu yaptm iddiasnda deilim. Yok, yanlsa kendimi gerekten pek geri bir dnr iln etmem

SK E P T K PHELER

35 IV. BLM. a-P A B A

gerekir; nk anlalan daha beikten kmadan ok nc pekl aina olduum bir kantlamay imdi bulamyorum. V. BLM Bu phelerin Skeptik zm I. PARA Felsefe tutkusu, din tutkusu gibi, u uygunsuz du ruma girebilir: Hedefi, davranlarmz dzeltmek ve ktlklerimizi skp atmak olduu halde, dncesizce ynetildiinde, sadece baskn bir eilimi gelitirmee ve zihni, daha byk bir kararllkla, doal mizacn yanl l ve ekicilii yznden zaten ok fazla a r b a s a n yana itmee yarar. Kesindir ki, bilge filozofun yce gnll kararlln ama edinirken ve zevklerimizin sadece kendi zihnimize zg olmalarn salamaa alrken, sonunda felsefemizi EPKTETOS'un .ve teki S t o i k 1 e r ' nkl gibi sadece ncelmi bir bencillik sistemi durumuna sokabilir ve aklyrte yrte kendimizi top' luluk iinde duyulan hazlardan olduu kadar her trl erdemden de uzaklatrabiliriz. nsan hayatnn boluunu dikkatle ncelerken ve btn dncelerimizi servetin ve ann deersizliine ve geiciliine evirirken, belki de yaptmz, sadece dnyann hrgrnden ve almann tekdzeliinden tiksinerek, akl yoluyle ken disine tam ve denetimsiz uygulama bahanesi arayan doal tembelliimizi pohpohlamaktr. Yine de, bu uy gunsuz duruma girmee daha az yatkn grnen bir felsefe eidi, vardr; byle olmasnn sebebi de, nsan zihninin hibir dzensiz tutkusuna adm uydurmamas ve hibir doal heyecan ya da eilimle karmamasdr. Bu da AKADEMK ya da S K E P T K felsefedir. Akademik ler, herzaman, yarglara phe ve kararszlkla bakmak tan, acele belirlemelerdeki tehlikeden, anlama yetisi nin soruturmalarn iyice dar snrlarda tutmaktan, gnlk hayat ve yapp etme erevesinde yer almayan btn teorik dncelerden uzak durmaktan sz ederler. Dolaysyle, zihnin srtst yatan tembelliine, ukal lna, yksekten atmalarna ve btla kanclma hibir ey bu felsefe kadar kar olamaz. Bu felsefe, hakikat sevgisinden baka her tutkuyu alteder: hakikat sevgisinin ise hibir zaman ars olmaz, olamaz da. yleyse, hemen her durumda zararsz ve masum olmas

NSANIN ANLAMA Y E T S ZERNE

36 y j BL1V i *'P A n < ?

gereken bu felsefenin bu kadar ok temelsiz knama ve saldrya hedef olmas artcdr. Fakat, kamunun n efre t ve di bilemesine yol aan, bellcl de onu bu kadar masum klan artlarn ta kendisidir. Dzensiz hibir tutkuya yz vermediinden ok az ta raftar bulur; bu kadar ok ktlk ve hataya kar kt in de, onu erdemsiz, gnahkr ve dinsiz diye damgalayan bol bol dman kazanr. te yandan, bu felsefenin, soruturmalarmz gn delik hayatn snrlar iinde tutmaa alrken, gn delik hayatn aklyrtmelerinl tehlikeye sokacandan ve phelerini, teorik dnmeyi olduu kadar eylemi de yok edecek lde ileriye gtreceinden korkmamz gereksizdir. Doa, haklarna herzaman sahip kar ve sonunda, ne eitten olursa olsun, her trl soyut aklyrtmenln stesinden gelir. Sz gelii, bundan nceki blmde, tecrbeden kan aklyrtmelerde zihnin her hangi bir kantlamaya ya da anlama srecine dayan mayan bir adm att sonucuna vardysak da, hemen tm bilgimizin dayand bu aklyrtmelerin bu bul gudan etkilenmeleri gibi bir tehlike yoktur. Zihne bu adm attran kantlama deilse, ayn arlkta ve ayn yetkeyi tayan baka bir ilke bu adma^yol am olsa gerek; bu ilke de, insann doal yaps ayn kald s rece etkilemesini srdrecektir. Bu likenin ne olduunu bulmak bir soruturmann zahmetine deer. yle bir kimse dnelim k, en gl akl ve d nme yetileri ile donanm olarak bu dnyaya birden bire gelsin; gerekten, nesnelerin srekli olarak art arda geliini ve birbirini izleyen olaylar hemen gzleye cektir, ancak bundan te birey bulamayacaktr. B a langta, hibir aklyrfcmeyle neden ve etlcl ideasna ulaamayacaktr; nk btn doal ilemlerin yapc lar olan belirli gler, hibir zaman duyulara gelmezler ve belirli bir durumda sadece bir olay bir bakasndan nce geliyor diye, birinin neden tekinin etki olduu sonucunu karmak, akla uygun birey deildir. Bun larn blraraya gelmeleri rastgele ve geliigzel- olabilir. Birinin ortaya kmasndan brnn varoluunu karsamak iin bir sebep olmayabilir. Tek kelimeyle, byle bir kii, hibir zaman, daha ok tecrbe edinmeksizin, herhangi bir olgu sorunu konusunda tahminini ya da aklyrtmeslnl kullanamyacak; belleinde ve duyularn-

PHELERN S K E P T K ZM

37

da dolaysz olarak bulunann tesinde hibir eyden emin V. olamayacaktr. BLM. [Yine tutalm ki, bu kii daha ok tecrbe ' edinmi ve benzer nesne ya da olaylarn hep birbirine bal ol duklarn gzleyecek kadar uzun bir sre dnyada yaa m olsun. Bu tecrbenin sonucu ne olur? B ir nesnenin ortaya kndan hemen brnn varoluunu karsar. Ama tm tecrbesiyle, nesnenin teki nesneyi orta ya karmasndaki gizli gcn bir ideas ya da bilgi sini gene de edinmemitir; ne de onu bu karsamay yapmaa gtren, herhangi bir aklyrtme srecidir. F ak at yine de kendini bu karm yapmaa mecbur hisseder: Ve bu ilemde anlama yetisinin bir yeri olma dn grse de, yine ayn dnce yolunu izleyecektir. Bu kiinin byle bir sonucu oluturmasn belirleyen bir baka ilke vardr. Bu lke ALIKANLIK ya da HUYdur. nk, belirli bir edim ya da ilemin tekrarlanmas, herhangi bir aklyrtme ya da anlama sreci tarafndan gerektlrllmekslzin, ayn edim ya da ilemi yeniden yapma eilimini douruyorsa, her zaman bu eilimin a l k a n l n etkisi olduunu syleriz^ Bu kelimeyi kullanrken, by le bir eilimin en son sebebini verdiimizi ileri srm yoruz. Sadece, insann doal yapsnn varl evrensel kabul grm ve etkilerinden dolay iyi bilinen bir ilke sine iaret ediyoruz. Belki de soruturmalarmz daha ileriye gtremeyiz ya da bu nedenin nedenini vermee kalkamayz: bununla, tecrbeden kan sonulara tan yabileceimiz en son lkeye ulam saymalyz kendimizi. Bizi daha ileriye gtrmedikleri in yetilerimizin darlndan szlanmamz gerekmez; bu kadar yrye bilmi olmamz da yeterlidlr. Ve uras kesindir ki, iki nesnenin srekli blraradalklarndan sonra sz gelii s ve alev, arlk ve katlk biri ortaya ktndan dolay brn beklememizi belirleyen sadece alkan lktr, dediimizde; doru olmasa da, hi olmazsa ok anlalr bir nerme ne srmekteyiz. Hatta yle gr nyor k, binlerce durumdan yaptmz bir karm, onlardan hibir bakmdan farkl olmayan bir tek durum dan neden yapamadmz aklayan tek hipotez budur, Byle bir eitlilik akln baedebllecel bir ey deildir. Akln tek bir daire zerinde durarak karaca sonular evrendeki btn daireleri gzden geirerek
i. p a r a

NSANIN ANLAMA Y E T S ZERNE

38

karacaklarnn ayndr. Fakat; hibir insan, bir cismin bir baka cimi arpmasyle harekete geirilmesini bir tek defa grerek, baka btn cisimlerin de benzer bir darbe ile hareket edeceini karsayamaz. O halde, tecrbeden doan btn karmlar aklyrtmenin deil * alkanln etkileridir. *
Y a z a rla r tln, m o r a l , s i y a s a l Yukarda azU edilen bilimlerden veya f i z i k s e l konularda bile, a k l h erha ng i birinde sadece aklyrtme ve Un t e c r b e arasnda fark gzetmek dnmenin etkileri olduu sayifct ola ve bu k a n tla m a cinslerinin birbirinden rak kabul edilen k a n tla m alar ncelersek, btUnyle ayr olduklarn kabul etmek bunlarn en sonunda, gzlem ve tecr kadar allagelmi bir ey yoktur. B ir in beden baka bir sebep bulamayacamz cileri, yalnzca Intellekttlel yetilerimizin bir genel ilke veya sonuca ulatn s o n u la n olarak grlUr. ntellektel grrz. B u k a n tla m a la r Ue k abaca saf yetilerimiz eylerin doal yapsn a p r i tecrbenin sonucu olarak tannan ilke o r i ela alarak ve bunlarn ileyilerini ler arnsndakl tek fark u d u r ! B ir in zlemesi gereken etkileri nceleyerek, ciler, artlarn ayklam ak ve sonular bilim ve fe lsefenin bp,z lkelerini ortaya n ayrt etmek in dnmedike, gz koyarlar. kin cilerin tmyle duyu ve lemlediklerimiz zerinde durmadka gzlemden kt saylt olarak kabul ortaya konamazlar. kin cilerde se, te c edilir. Duyular ve gzlem yoluyle b e rbesi edinilen olay, herhangi bir belir lirli n e s nelerin lemlerinin gerekte li durumun sonucu olarak karsadmz neyle sonulandn reniriz, bylelik olaya tpatp ve tmyle benzer. Bir T I B E R H J 3 veya bir HERONun hikayesi, le de gelecekte bunlardan ne glbt sonu larn d oacan karsayablllrlz Byyasa la rn ve kam utaylarn snrlamalar lece, sz gelii, sivil hkmetin snrla zerlerinden kalknca, kendi hkmdar ma 'ie k s tlam alar ve meru bir a nay a larmzn da, bizi, onlarnkine benzer sa, ya a k l 11e nsann doal yaps bir zorbalkla yneteceklerinden korku nn gszl ve yozlamas zerinde tur. Ama zel hayatm zda gzlediimiz dlnUp hibir kimseye snrsz yetkiler h e rhang i bir llle veya zalimlik biraz gvenle em anet edilemez diyerek ya dnmenin yardmyle, nann doal yapsnn, genel yozlamasnn bir rne da t e c r b e He tarihe d ayanarak her ini vererek, ve insan cinsine tam bir a ve tllkede hrsn, bylesine dn cesizce gvenmeleri nnsl ktye kullan gven beslemenin gerekli sonucu olan tehlikeyi gstererek, bizi ayn kaygya dm renerek savunulabilir. Akl ve tecrbe arasnd aki ayn ay gtrr. karm ve sonucun her ki du rm gnlk hayatm za likin dn rumda da en sonunda vardmz te m e li tecrbedir. celerimizde de srdrlr; tecrbeli Gzlem yoluyle nsan ilikileri ve devlufc adam, general, hek im veya tc h a y a tn gttdUmU zerine birok genel cara gvenilir ve sz dinlenirken, te c ve doru lke gelitirmem i olacak k a rbesiz raa, doal yetenekleri ne dar gen ve tecrbesiz. nsan hi yoktur: olursa olsun, aldran kmaz ve kk f a k a t tiraf etmeliyiz kl nsan, bunlar grlr. Akln, belirli a rtla r altnda uygulama durumuna Relinee, zamanla izlenen belirli bir yolun sonular zeri ve daha ok tecrbeyle bu lkeleri ge ne ok uygun tahm inler gelitirebilecei nilete ne ve yerinde kullan ve uygula k&bul edildii halde, nceleme ve dn m alarn renene kadar, h a ta yapmaya meden krfn lkelerin oturmasn vo ke son derece yatkndr. Her durum veya sinlik kazanmasn salayabilecek tek olayda en. byk yeteneklere sahip ey olan tecrbenin yardm olmazsa nsann bile Uk bakta gznden k a a akl eksik saylr. bilecek birok zel ve grnte u fack F a k a t, bu ayrmn, h a y a tn lem yandurum vardr; oya sonularnn do eylem h e m de teorik dnme alanla rn ruluu ve dolaysyle davrannn y e rln da bylesine evrensel kabul bulmasna delll tmUyle bunlara dayanr. Kald ramen, temelde hatal, hi olmazsa yzeysel olduunu belirtmekten geri kl, genel gzlemler ve ilkeler bir a cem ikalmayacam.

PHELERN S K E P T K ZM

39

Alkanlk, yleyse, nsan hayatnn yce klavuzudur. Tecrbemizi bize yararl klan ve gelecekte gemi BLM. olaylar zincirine benzer olaylar beklememizi salayan yalnz bana bu ilkedir. Alkanln etkilemesi olma- l' P A R A sayd, bellek ve duyulara dolaysz olarak gelenin te sinde, her olgu sorunu konusunda tmyle cahil olur duk. Amalara aralar uydurma, ya da herhangi bir etkinin dourulmas in doal glerimizi kullanma bilemezdik. Her trl eylem, teorik dnmenin ana ksm ile birlikte, durur kalrd. F a k a t burada belirtmek uygun olur ki, tecrbeden kardmz sonular bizi bellek ve duyularn tesine gtrd ve en uzak yerlerin, en eski alarn olgu sorunlar hakknda emin bilgi verdii halde, her zaman, bu sonular karmak iin hareket noktas olarak bir olgunun duyular ya da bellekte hazr bulunmas gerekir. lde gsterili bina kalntlar bulan bir kimse, bu blgenin eski alarda uygar bir halk tarafndan enlendirlldii sonucuna varr; ama karsna byle birey k masayd, byle bir karm oluturamazd. Gemi a larn olaylarn tarihten reniriz, ama bunu yaparken bu bilgileri kapsayan kitaplar dikkatle okumamz ve en sonunda bu uzak olaylarn grg tanklar ve seyirci lerine ulaasya, karmlarmz bir , tanklktan bir tankla srdrp gtrmemiz gerekir. (Ksacas, bellek ya da duyulara gelen bir olgudan hareket etmezsek, akl yrtmelerimiz yalnzca hipotetik .olur ve belirli halkalar birbirine nasl balanrsa balansn, karmlar zincirinin tmn destekleyecek bir ey bulunmaz: ne de biz, bu zincir ile herhangi bir gerek varoluun bilgisine ulaabiliriz } Size, dile getirdiiniz belirli bir olgu sorunu na niye inandnz sorarsam, bana bir sebep gster meniz' gerekir ve bu sebep de birincisiyle balantl bir baka olgu olur. F ak a t sonsuza dek bu yolda gide meyeceinize gre, en sonunda bellek ya da duyular nza verilmi olan bir olguya ulamanz gerekir; bunu yapamyorsanz, inancnzn tmyle temelsiz olduunu kabul etmeniz gerekir.^ Nedir yleyse, btn bu meseleden kan
nln herzaman yerinde aklna gelmez; gelse bile gerekil soukkanllk ve selklikle hemen uygulanamaz. Dorusu udur k. tecrbesiz bir aklyrtlttlc t myle tecrbesizse, aklyrte de hi

sonu?

deildir; birine bu sfat yaktrrken, tecrbesiz! sadece greli bir anlamda kullanrz ve o kiinin kk ve c/aha az yetkin bir lde tecrbeye sahip oldugunu kastederiz.

NSANIN ANLAMA Y E T 'St ZERNE

40

Basit bir sonutur bu; yine de itiraf edelim ki, felsefeV. nin allagelmi teorilerinden epey uzak dmekte. BLM. (olgu sorunu veya gerek varolua Uikln ler trl' nan, bellek ya da duyulara verilmi olan bir objeden ,,PARCA ve bu objeyle baka bir obje arasndaki allm biraradalktan kmadr. Ya da, baka bir deyile, bir ok defalar herhangi iki tr nesnenin alev ile s, kar ile souk gibi her zaman blrarada ' ortaya ktn rendikten sonra, alev ya .da kar duyulara yeniden verilirse, alkanlk, zihni s ya da souk beklemee ve byle bir niteliin varolduuna, bunun da daha yalandan baklnca kendisini gstereceine i n a n m a a gtrr. Bu nan, zihnin bu gibi yandurumlara sokulmasnn zorunlu sonucudur. Bize yarar salannca sevgi, zarar verilince nefret duymak nasl kanlmazsa bu duruma sokulduumuzda da bu ruh ileminin olup bitmesi ayn ekilde kanlmazdr. Btn bu ilemler hibir akl yrtmenin, ya l a dnce ve anlama srecinin ne ortaya karabilecei, ne de nleyebilecei bir cins dpal gdlerdLcBu noktada felsef aratrmalarmza son vermek ok yerinde olur. ou sorularda leriye doru artk bir adm olsun atamayz. Btn sorularda ise, bylesine aralksz ve merakl soruturmalarmzdan sonra, bu raya ulaarak durmamz gerekir. F ak a t yine de, m e rakmz, bizi daha- ileri aratrmalara gtrp bu. n a n c n ve onun kayna olan allm blrarad a l n i yaplarn daha dakik bir ekilde inceletir se, bu, ho, hatta uygun grlebilir. Bu yolla, hi olmaz sa soyut bilimleri sevenler ve ne kadar dakik olursa olsun yine de bir derece phe ve belirsizlik tayan teorik dncelerden holananlar iin, doyurucu olacak amlama ve analojilerle karlaabiliriz. Beenileri daha baka olan, okurlara gelince; bu blmn bundan sonraki paras onlar iin yazlmamtr ve aadaki soruturmalar anlalabilir, ama dikkate alnmayabilir de. II. PARA

nsann hayalgcnden daha zgr birey yoktur; i ve ck duyularn salad balangtaki idea malzeme sini aamasa da, hayalgc, bu idealar, her trl y a pnt ve grnt eidi iinde, kartrmada, birletir mede, ayrma ve blmede sonsuz gce sahiptir. Tmy le gerekmi gibi bir olaylar zinciri uydurabiltr, bu olay lara belirli bir zaman ve yer ykleyebilir, onlar var-

PHELERN S K E P T K ZM

41

mlar gibi dnebilir ve en byk kesinlikle inand v. herhangi bir tarih olgunun btn yandurumlar ile BLM.. donatarak kendi kendisine anlatabilir. mdi, byle bir v -'- yapnt ile inan arasndaki fark nerede arftah? Bu " * P A H ,V fark, yalnzca onaymz alan kavramlara bal olup da, bilinen her yapntda eksik kalan belirli herhangi bir ideada deildir. nk, zihnin btn idealar ze rinde yetkesi olduuna gre; bilerek, isteyerek, bu be lirli ideay herhangi bir yapntya balayabilir ve dolaysyle, gnlk tecrbe yoluyle bulduklarmzn tersine, cannn ektii her eye inanabilirdi. Fikrimizde bir atn gvdesine bir insan ba takabiliriz, ama byle bir hay vann gerekten . varolmu olabileceine inanmaa hi bir zaman gcmz yetmez. yleyse, bundan, y a p n t He i n a n arasndaki farKin, yapntya, deil inanca balanan, ne istemeye dayanan ne de keyf olarak komuta edilebilen bir his ya da duyguda bulunduu kmaktadr. Bunun, b tn teki duygular gibi doa tarafndan uyarlmas ve zihnin belirli bir zaman kesiminde iinde bulunduu belirli durumdan domas gerekir. Herhangi bir obje, bellek ya da duyulara geldiinde, alkanlktan dolay, hayalgcnn genellikle kendisine bal olan objeyi kavramasn salar; bu kavrama ise, hayal kurmann dank dlemelerinden farkl bir duygu ya da his ile birlikte gelir. nancn tm yaps budur. nk tersini kavrayamayacamz kadar kuvvetle nandmz hi bir olgu, sorunu bulunmadna gre, ayrm yapabilecek bir duygu olmasayd, kabul edilen kavrama ile yadsnan kavrama arasnda bir fark yaplamazd. Dz bir masa stnde bir baka topa doru hareket eden bir bilar do topu grrsem, onun dokunma annda duracan kolaylkla dnebilirim. Bu kavrama bir eliki ier mez; fakat yine de bana, darbeyi ve bir toptan br ne. hareket iletilmesini kafamda canlandran kavrama dan ok farkl bir duygu verir. Bu duygunun bir t a n m n yapmaa giriirsek, belki -^le bu, souk hissi veya kzgnlk tutkusu zerine hibir tecrbesi olmayan bir yarata bu duygular, tanmlamaa almak gibi, imknsz olmasa bile, son derece g bir i oiur. Bu duygunun hakiki ve uygn ad NANtr ve hi kimse bu terimin anlamn bilmede herhangi bir glk ekmez; nk herkes, her an,

NSANIN .ANLAMA Y E T S ZERNE

42 yt BLM n PAnA

bu terimin dile getirdii duygunun bilincindedir* Yine de, daha yetkin bir amlamasn salayacak bir' takm analojilere ulamak umuduyle, bu duygunun bir t a s virini yapmaa girimek uygunsuz dmeyebilir. yleyse, derim, ki, inan bir objenin hayalgcnn yalnz bana hibir zaman ulaamayaca daha renkli, canl, gl, salam, dengeli bir kavranmasdr. Bylesine felsefe d grlebilecek olan bu terim eltllUfi, sadece, gerek olan veya" gerek olduu kabul edilen, eylerin, bize, yapntlardan daha yakn gelmesini salayan, dn cede daha ar basmasna yol aan, ve onlar tutkular ile hayalgc zerinde daha yksek derecede etkili .klan bir zihin edimini dile getirmek in kullanlmtr, Konu edindiimiz eyin kendisi zerinde anlarsak terim leri tartmak yersizdir. Hayalgcnn btn dealar zerinde egemenlii vardr ve onlar her trl tarzda birletirebilir, kartrabilir ve deitirebilir. Yapnt ob jeleri her trl yer ve zaman yandurumjanyle birlikte kavrayabilir. Bunlar, sanki varmlar da yleymiler gibi, bir anlamda gzlerimizin nne serebilir. Fakat bu hayal yetisinin, kendiliinden nanca ulamas bs btn imknsz olduuna gre, aktr ki, inan idealarn belirli i yap ya da srasna deil, kavranlma t a r z l a r n a ve zihin tarafndan d u y u l m a l a r n a , baldr, tiraf edeyim ki, bu duyma ve kavrama tarzm tam olarak aklamak imknszdr. Yaklak blreyler dile getiren kelimeler kullanlabilir. Fakat daha nce sylediimiz gibi, bunun hakiki ve uygun ad i n a n t r ; bu da herkesin gndelik hayatta yeterince a n l a d bir terimdir. Felsefede de, i n a n c n , zihinde duyu lan ve yarggcnn dealarn hayalgcnn yapntla rndan ayran bir ey olduunu ileri srmekten teye gidemeyiz. nan bu ldealara daha ok arlk verir ve onlar daha etkili klar; daha nemli grlmelerini, zi hinde glenmelerini salar ve onlar eylemlerimizin y netici ilkesi yapar. Sz gelii, u anda tandm bir kiinin sesini iitmekteyim; ses bitiik odadan geliyor gibi. Duyularmn bu izlenimi, dncemi hemen o k i iye 'ye onunla birlikte bitiik odadaki nesnelere ynel tiyor. Bunlar, u anda varmlar gibi, daha nceden sahip olduklarn bildiim nitelik ve ilikileri tar halde gzmn nnde canlandnyorV^u ldealar, zihnimde, bir perili kke likin idealardan daha kuvvetle yer ediyor.

PHELERN S K E P T K ZM

43

Bunlarn duygusu ok daha baka ve her trl etkiley( meleri zevk veya ac, sevin veya znt vermede BLM. ok daha fazla. -
I I . PARA

O halde, gelin, bu retinin btn yaylma alan na bakalm ve teslim edelim ki, inan duygusu, hayalgcnn yapntlarnn getirdiinden daha kesif ve dengeli bir kavraytan baka birey deildir ve bu kavrama tarz, obje ile bellee ya da duyulara gelen bir eyin allm biraradalndan doar: Sanyorum kl, .bu sayltlara dayanarak bu kavramay benzer baka zihin lemleri bulmak ve bu fenomenleri daha da gen61 ilkelere kadar izlemek, g olmayacaktr. Daha nce grdk ki, doa belirli idealar arasnda balantlar kurmutur ve dncelerimize bir idea geldiinde, hemen ardndan ballam getirir ve dik katimizi hafif, belli belirsiz bir hareketle ona eker. Bu balant ya da arm ilkelerini e indirgemitik: B e n z e r l i k , Y a k n l k ve N e d e n l l l l k . Bunlar, dncelerimizi birbirine balayan ve btn insan so yunda az veya ok grlen, dzenli dnme veya kar lkl konuma zincirini ortaya karan biricik balar dr. imdi karmza bir soru kyor; yukardaki g ln zm de bu soruya bal olacak: Acaba, b tn bu ilikilerde, objelerden biri duyulara ya da bel lee geldiinde, zihin o objenin ballann kavran masna gtrlmekle kalmayp, ayn zamanda, bu ba llak objenin baka yoldan ulaabilecei bir kavray na oranla daha dengeli ve gl bir kavrayna m ular? Neden-etki ilikisinden doan nan iin du rum byle grnmektedir. Ve durum teki arm ilikileri ya da ilkelerinde de ayn ise, bu. her trl zihin ilemi iin geerli olan bir genel kanun olarak ortaya konabilir. Bylece, amacmza uygun ilk deney olarak, yan mzda olmayan bir dostumuzun resmini grdmzde, dostumuzun bizdeki ideasmn, bu b e n z e r l i k ta rafn dan canlandrldn ve bu deann dourduu her tut kunun da, sevin olsun znt olsun, yeni bir g, yeni bir 'kuvvet kazandn gzleyebiliriz. Bu etkinin olu masnda hem bir iliki, hem de o anda varolan bir iz lenim birlikte i grmektedir. Resim dostumuza benze miyorsa, ya da en azndan, onun resmi olsun diye izilmemise, dncemizi ona gtrmez bile; resim de.

HSANIN ANLAMA Y E T S ZERN

44 V. BL P A flC

kendisi gibi, karmzda deilse, zihin birinin dncesinden brne gese bile, ideann bu geiten dolay canllk kazanmak tan olc zayfladn hisseder. nmze konduunda dostumuzun resmine bakmaktan holanrz; a m a resim kaldrlnca, ayn derecede uzak ve belirsiz klman bir grntdeki yansmas yerine dos tumuzu dolaysz olarak dnmei seeriz. ROMA KA TO LK dininin trenleri ayn tr r nek ler olarak dnlebilir. Bu batl inanca bal olanlar, yaptklar oyunlar, gsteriler yznden sulandklarn da, bu darya vurulmu hareketlerin, gvde duru larnn ve eilip kalkmalarn, olumlu, etkilerini duyduk larm; tmyle uzak ve maddesel olmayan objelere yneltilselerdl, bozulup azalacak olan ballklarn c a n landracak ve istekliliklerini hzlandracak ekilde etk i-' lendlklerini ler), srerek kendilerini savunurlar. Derler k, biz, imanmzn objelerini duyulabilir suretlerde ve grntlerde canlandryoruz ve b.ylece de bu suret lerin. dolaysz olarak karmzda ' buiunmalaryle, i n a n dklarmz, zihnimizde grp temaa etmenin yalnz bana salayacandan daha yakn klyoruz kendimi ze. Duyulabilir objelerin hayalgc zerindeki etkileri baka objelerinkinden her zaman daha oktur ve bu etkilemeyi kolaylkla, ilikili olduklar ve benzedikleri idealara iletirler. Yaplan bu trl eylerden ve bu aklyrtmeden sadece unlar karsayacam: dealara canllk kazandrmada benzerliin etkisi pek yaygndr ve byle her durumda bir benzerliin ve hazr bir izle nimin birlikte i grmeleri gerektiine gre, elimizde, yukarda sz edilen ilkenin gerekliini spat edici bol bol deney vardr. Bu deneylerin gcne, benzerliin yannda y a k n l n da etkilerini ele alarak farkl cinsten deneylerle g katabiliriz. Kesindir k, uzaklk her ldeann gcn azaltr ve herhangi bir objeye yaklat mzda, kendisini duyularmza belli etmedii halde, zihin zerinde dolaysz bir izlenimi taklit eden bir etkilemede bulunur. Herhangi bir obje zerinde dn mek, zihni kolaylkla o objeye yakn duran eylere gtrr. F a k a t zihni stn bir canllkla yakn eylere srkleyen, o objenin kendisinin karmzda hazr bu lunmasdr. Evimden ki yz fersah uzakta olduum za man dost ve aile evremdeki herhangi bir eyi dn mem, dostlarmn ve ailemin ideasn ortaya kard halde, birka mil uzaktayken yuvamla lgili herey bana daha yakndan dokunur. F a k a t bu son durumda
1 [E ve F basm larnda: Bu garip batl n a n ca]

PHELERN S K E P T K ZM

45 V. BLM.
i r . PARA

zihnin her iki. objesi de idealar olduu in, aralarnda kolay bir gei olduu halde, dolaysz bir izlenim eksik olduundan, yalnz bana bu gei idealardan herhangi birine daha stn bir canllk veremez. 1 Nedenliliin etkilemesinin, benzerlik ve yalcnlk ilikilerinin etkilemeleri ile ayn olduundan hi kimse phe edemez. Batl inanl insanlarn, ermilerden ve kutsal kiilerden kalan hatralara o kadar nem verme leri ayn sebepten dolaydr: ballklarna canllk ver mek ve taklit etmek istedikleri bu rnek hayatlarn da ha yakn ve daha gl bir kavramasn alamak iin suretler ve grntler ararlar. imdi, aktr ki, inana nn eline geirebilecei en lyl hatralardan biri, erml. in el emei rn olan blreydir; ermiin giysileri ve eyas ayn kta grlecekse, bu, onlarn bir zamanlar onun elinin altnda olmalar ve onun tarafndan ellenip oynatlmalar ve sevilmelerlndendir; bu bakmdan da, bu nesneler, ermiin gerekten varolmu bulunduunu bize bildiren etkilere oranla kendisine daha ksa bir sonurgular zinciri le balanan, yetkin olmayan etkiler olarak grlmelidir. Uzun zamandr l olan ya da grmediimiz bir dostun olunun karmza ktn dnelim: aktr ki, bu obje hemen ballak ideay canlandrr, ge mi yaknlklar ve tamdk eyleri, baka bir ekilde grnebileceinden daha canl renklerle dncelerimize arr. Bu, yukarda sz edilen ilkeyi ispat eder gibi grnen bir baka fenomendir. Bu fenomenlerde, ballak objeye olan inancn, .erzaman batan varsayldnt grebiliriz kl, bu inan olmadan likinin hibir etkisi olamaz. Resmin etkile mesi, dostumuzun bir zamanlar varolduuna n a n m a m z saylt olarak gerektirir. Evimizin gerekten va rolduuna i n a n m a s a k , ona yakn olmak, evimize ilikin idealarmz hibir zaman harekete getiremez. imdi, ileri sryorum ki, bu inan, bellek ya da duyu Denir kl. doal yapmz, u ay rcal m diyeyim, kusuru mu diyeyim,, gsterir : Yce kiilerin uzun zaman bulunduunu hatrladmz yerleri grd mzde, onlar tarafndan yaplm olanla'h dinlediimiz ya da onlar t a r a fndan yazlm bir eyi okuduumuz z a man k a d ar heyecanlanrz. Nasl k' ben imdi heyecanlanyorum. te lkin bu raya sk sk gelip tartan PLATON a k lma geliyor: u yakndaki baheler de, onu yalnz hatrlatm yor, bizzat kendisi ni uraya, gzmn nne getiriyor, iju ra a a BPBU SIPPO S, urada KSEN O K R A T E S, urada da dinleyicisi, POLEMOS; u grdmz sra onun oturdu u sradr. G erekten de. meclisimize d aha byk olduuna gre, bana d a ha kk grnen yenisini deil, HOST JtA y kastediyorum sk sk baka rak, SCIPIO'yu, CATOyu, gerekten lk gelenler arasnda bulunan atamz LAELtUlu dnyorum. Yerlerde bylesln e h a trlatm a gc vardr, kl bundan h a trla m a bilimi sebepsiz .kmamtr. CICERO, d<t Flnlbus. Llb. v, 2

NSANIN ANLAMA Y E T S ZERNE

46

larn tesine gittiinde, burada aklanan dnce gey. ii ve kavrama canll ile benzer yapdadr ve ben- BLM. zer nedenlerden doar. Bir atee kuru bir odun attm - ' da, zihnim, hemen, odunun atei sndreceini deil, n,PAnA arttracan dnmee gtrlr. Dncenin neden den etkiye bu geii akldan kma - deildir. Kaynan tmyle alkanlk ve tecrbeden alr., Ve duyularn nn de hazr bulunan bir objeden hareket ettii iin de alev, ideas ya da kavramasn, hayalgcnn gevek, bulank herhangi bir dlemesinden'1daha gl ve canl klar.. Bu Idea ayn anda ortaya kar. Dnce hemen bu ideaya doru gider ve duyulara gelmi bulunan Izeninden kan tm kavrama gcn ona iletir. G sme bir kl dayandnda ortaya kan yara ve ac deas, bana bir kadeh arap sunulduu zamankinden ayni idea kazara arap kadehinin belirmesi Ue de a k lma. gelse daha gl gelmez m? F a k a t btn bu durumlarda, hazr bulunan bir obje le buna balama a alm olduumuz bir objenin ldeasna allm bir geiten baka, bu kadar gl bir kavramaya neden olacak ne var? Olgu sorunlar ve varolu konusunda kardmz btn sonularda zihnin tm lemi bu kadardr ve bu ilemi aklayabilecek baz analojiler bulmak da sevindiricidir. Hazr bulunan bir .objeden yaplan gei, her durumda, ilikili ideaya g ve salam lk verir. O halde, burada, doal olaylarn ak le idealarmzfn art arda sralan arasnda bir eit nceden ku rulu ahenk var; doal olaylarn akn yneten gler ve kuvvetler bizce hibir ekilde bilinmeseler de yine gryoruz ki, dncelerimiz ve kavramalarmz doa nn teki lemleri ile ayn yolu zler. Alkanlk, trmzn varolmaa devam etmesine ve insan yaay nn her durum ve olaynda davranmzn dzenlenme^ sine bylesine gereken bu uygunluu mmkn klan lkedir. Bir objenin nmzde olmas, genellikle kendi sine bal olan objelerin- dealarm hemen uyandrmasayd tm bilgimiz bellek ve duyularn dar emberiyle snrl kalrd v e 'h ibir zaman aralar amalara uydu ramaz veya iyiyi ortaya karmada ya da ktden kanmada doal glerimizi kullanamazdk, te, e n s o n . n e d e n l e r i bulmak ve onlar seyretmekten haz

PHELERN SKEPTK ZM

47
v. BOLM, u. p a r a

duyanlara m eraklarn ve hayranlklarn yneltebileekleri engin bl* konu. Yukardakl teorinin bir baka yoldan daha dorulanm as iin unu ekleyeceim: Gerek benzer nedenler den benzer etkiler, gerekse tersine, etkilerden nedenler karsam am z salayan bu zihin ilemi, insanlarn var* olularn srdrmelerine o kadar gereklidir ki; ileyi inde ar, ocukluun ilk yllarnda daha hi belirme mi ve nsan yaam nn her a ve devresinde de, en yi durum unda bile, hata ve yanla son derece .yatkn olan akln, yanlglar dolu karm larna emanet edil mi olmas m m kn deildir. Bu kadar gerekli bir zihin edim inin, ilemlerinde yanlm az olabilecek, hayatn ve dncenin ilk ortaya kmas le kendini bulabilecek yfc .a.nlama yetisinin btn oflayan puflayan karm la rndan bamsz olabilecek bir igd ya da mekanik eilim ile emniyete alnmas,' doann olaan bilgeliine daha uygundur. Doa, nasl onlar harekete getiren kas larla sinirlerin b ilg is in i. vermeden el ve ayaklarm z kullanm ay bize retmise: ayn ekilde, kurduu d zenli olay aknn ve nesne sralannn tmyle dayan d g ve kuvvetler konusunda cahil olduumuz h a l de, iimize, dnceyi nesneler arasnda kurulu aka uygun bir ekilde ilerleten bir Jgd yerletirmitir^

VI.

BLM - htimal zerine

D nyada r a s t l a n t diye birey olmad halde, herh-angl bir olayn gerek nedenini bilmememiz, a n la ma yetisini o ekilde etkiler ve buna benzer bir inan ya da kan dourur. Kesindir k, yanlardan herhangi birindeki rastlant im knlarnn basknlndan doan bir ihtim al vardr: bu basknlk arttka ve kart rastlant im knlarn atka, ihtim al orantl bir art gsterir ve baskn kan yana daha da yksek derecede inan balanmas ya da. onay gsterilmesi sonucunu dourur. Bir zarn drt yz bir ekil veya belirli sayda benek ile,, teki ki yz de baka bir ekil veya benek says ile iaret1 By LOCJCE btn kantlam alar tanHIayc ve htimali olarak kiye ayrr. Bu grle, btn insanlarn lmes gerektiinin, ya da yarn gnein doacann ancak muhtemel olduunu uylememlz gerekirdi. Ama dilimizi gndelik kullanm a daha uygun klmak itfin. kantlam alar t a n 1 11 a,m a I a r. spatlar ve h t i m a l l e r olarak ayrm am z , gerekir. spatla kastedilen, tecrbeden kan ve pheye veya kar kraya yer brakmayan kantlamalardr.

n s a n in

anlam a

y e t s

z e r in e

48
VI, BLM.

lense, birinci iaretin ste gelmesi, kincisinin gelme sinden daha m uhtem el olacaktr; ayn tarzda iaretlen mi bin yz olsayd ve sadece bir yz farkl olsayd, ih tim a l ok daha yksek ve olaya ilik in inan ve bek lentim iz daha dengeli ve emin olurdu. D ncenin ya da aklyrtm enin bu sreci nemsiz ve tartm ay gerektirmeyecek derecede ak g r n e b ilir;. fakat bunu daha y akndan ele alacak kiiler iin, belki de ilgi ekici teorik dncelere konu olabilir. Ak grnyor ki zihin, yle bir zarn a tlm a sn dan doabilecek sonucu bulm ak i in ileriyi d n d nde,. tek tek her yzn ste gelmesini ayn derecede muhtem el grr; bu da ra stla n tn n yapsnn ta ken disidir: K apsam na gijen b tn belirli sonular tam tam na eit klm ak. F akat zihin, sonulardan birinde, tekinden daha ok sayda yzn blraraya geldiini bulunca, o sonuca daha sk gider ve en sonunda varla cak noktay belirleyen eitli im k n ya da rastlantlar gzden geirirken, ona daha sk rastlar. Birok gr nm n, bu ekilde bir belirli sonuta birarada b u lu n m a lar, aklanam yacak bir doal ileyile, hemen nan duygusunu uyandrr ve o sonuca, daha az g rn m n destekledii ve zihne daha seyrek gelen kart kar snda stnlk salar. n a n c m , hay algcnn yapntlarm dakinden daha salam' ve gl bir obje kav rayndan baka birey olm adn kabul edersek, bu ilemin, belki de, bir lde hesab verilebilir. Birok grnm, ya da grnn birarada bulunm as, ideay hayalgcne daha derinlemesine ler, ona stn bir kuvvet ve canllk verir, tutkular ve duygular zerin deki etkilemesini daha belirgin k la r ve tek kelimeyle inan ve k a n n n tem elini oluturan gvenilirlii ya da gveni dourur. Durum , rastlant ,ihtim alinde naslsa, nedenler ih t i m alinde de yledir. Belirli bir etkiyi ortaya karm ada tmyle birrnek ve deimez olan baz nedenler var dr ve b unlarn ileyilerinde imdiye kadar herhangi bir aksama veya dzensizlik grlmemitir. Ate herza m an yakm, su her insan bom utur: Darbe ve ekim ile hareket imdiye kadar istisnaya izin vermemi ev rensel bir kanundur. F akat baka nedenler vardr ki, bunlarn daha dzensiz ve belirsiz olduu b ulunm u tur; her k ullanan iin, ravent her zam an m shil, afyon her zam an uyuturucu etkisi gstermemitir, Her-

ih t im a l

49

hangi bir neden allm etkisini ortaya karmazsa, VI. filozoflar geri bunu doada olan herhangi bir dzen- BLM. sizlie balam azlar; bunu, ksm larn belirli kuruluun- ----daki birtakm gizli nedenlerin leme engel olmasna yorarlar. Ancak aklyrtm elerim ize ve olay konusunda vardmz sonulara bakarsak byle bir ilke sanki hi yoktur. Alkanlk, b tn karm larm zda, gemii ge lecee aktarm ay belirlediinden, gemi tam am yle d zenli ve birrnek olunca, olay gvenle bekler ve kart herhangi bir sayltya yer vermeyiz. Fakat g r n t e tpatp benzer nedenleri farkl etkilerin izledii grlen durum larda, b t n bu eitli etkiler, gemiin gelecee aktarlm asnda akla getirilmek, biz olayn htim alini belirlerken de, hesaplarm za katlm ak zorundadr., En olaan olduu grlene stnlk tanyarak bu etkinin ortaya kacana inansak da, teki etkileri gzden k a rm am al, herblrine ortaya klarnn skl ya da seyreklii ile orantl olarak bir arlk ve yetke ta nm alyz. Avrupadaki hemen her lkede Ocak aynda bir ara don olmas, havann b tn ay boyunca ak ge mesinden daha m uhtem eldir; ama bu ihtim al farkl iklimlere gre deiir ve daha kuzeydeki devletlerde ke sinlie yaklar. yleyse, ak grnyor ki, herhangi bir nedenin sonucu olacak etkiyi belirlemek iin ge mii gelecee aktarrken, b tn farkl olaylar gemi- teki ortaya klaryle orantl olarak aktarrz ve sz gelii, bir tanesini yz defa, bir bakasn on defa, bir n c s n b ir defa varolmu olarak kavrarz. B u ra da ayn tek olayda ok sayda grnm bir arada bu lunduundan, bu grnm ler olay hayalgc.nde peki tirir ve dorular; n a n dediimiz duyguyu dourur ve olayn objesinin, eit sayda deneyle desteklenme mi ve gemiin gelecee aktarlm asnda dnceye ay n sklkla gelmemi olan kart, olay karsnda tercih edilmesini salar., Bu zihin ilem inin hesab kabul edilegelml herhangi bir felsefe sistemine dayanarak veril mee allrsa, gln farkna varlr. Kendi hesa bma, buradaki ipular filozoflarn m erakn uyandrr ve b tn allm teorilerin bylesine ince ve yce ko nular ilemekte ne kadar yetersiz olduunun farkna vardrrsa, yazdklarm yeterli sayarm.

NSANIN

anlam a

y e t is i

z e r in e

60

V II.

B L M 'Zorunlu B a la n t Ideas I. PA RA

zerine

V II, BLM. I. P A R A

M atem atik bilim lerin m oral bilimlere gre nemli, stn l udur: M atem atik bilim lerin idealar duyula bilir o ld uund an her zam an ak seik ve belirlidir: ara larnd ak i en k k ayrm hem en alglanabilir, okanlam lla veya a n la m d a n sapm aya dmeksizin aym te rimler gene ayn idealar dile getirir. Bir oval hi bir za m an bir daire ile kartrlm az, ne de bir hiperbol bir elipsle. Ekenar geni eitkenar genden ayran snr, k t l erdemden, doruyu yanltan ayran s n rd a n daha belirlidir. Geometride bir terim ta n m la n dnda, zih in kendiliinden, kolaylkla ve her d u ru m da, terim in yerine ta n m n koyar; ya da herhangi bir tanm k u lla n lm a d zam an bile, objenin kendisi d u yularn karsna karlabilir, bu yolla da dengeli ve ak olarak grlp anlalabilir. Oysa zih n in ince duy gular, a n la m a yetisinin ilemleri, tutk ularn eitli alkantlar, gerekten kendi balarna seik olduklar halde, zerlerinde durulup d n ld zam an kolaylk la belirsizleirler; lr zerlerinde' durduum uzda da kaynaktaki objeyi nm ze getirmek elimizde deildir. okanlam llk bu yoldan aklyrtm elerim ize kerte kerte szar: Benzer objeler kolaylkla ayn diye grlr ve en sonunda sonu ncllerin ok berisine der. Yine de, gvenle ileri srlebilir ki, bu bilimleri uygun bir k a ltn d a ele alrsak, stnlkleri ve eksik likleri. hemen hemen birbirlerini gtrr, ikisini eit bir durum a getirir. Zihin, geom etrinin idealarn ak ve belirgin olarak kolaylkla alakoyuyorsa da; bu bilim, anlalm as daha zor olan hakikatlerine ulam ak iin, ok daha uzun ve ayrntl bir akilyrtm e zincirini izlemek ve birbirlerinden ok uzak idealar karlatr m ak zorundadr. Ve m oral idealar, son derece dikkatli olunm adka, belirsizlik ve karkla dmee y a tk n sa da, moral soruturm alardaki karm lar her zam an ok d'ha ksadr; sonuca vardran ara adm lar da nicelik ve say le uraan billm lerdekine oranla ok daha azdr. Gerekten de, EUKLtDES'deki bir nerm ene kadar yaln olursa olsun, aldatm aca ve bbrlenmeye
1

E. ve F. basmlarnda:

Kuvvet ya <la

ZORUNLU BALANTI DEASI

51 VII. BLM.
|. P A R A

varmayan herhangi bir moral aklyrtmeye oranla yi ne de daha fazla paradan oluur. nsan zih ninin lke lerini birka a d m ' boyunca izleyebildiimiz zaman, do an n nedenler konusundaki b tn soruturmalarmza ne kadar erken engel olduu ve bizi bilisizliim izi g rp kabul etme durum unda brakt dnlrse, bu lerlememizden pekl tatm in olabiliriz. yleyse, moral ya da- metafizik bilimlerde gelimemizin karsna dikilen balca engel, dealarn belirsizlii ve terimlerin kaypakldr.-M atem atikte ba glk ise, herhangi bir sonucun elde edilmesi iin gerekil karm larn uzun luu ve dncenin yaylm dr. Ve belki de doa fel sefesinde geri kalm am zn ana sebebi, ounlukla rastlant sonucu ortaya karlan ve istendiinde en zenil ve dikkatli soruturmayla bile herzaman bulu nam ayan elverili deney ve fenomenlerin eksikliidir.' Moral -felsefe, imdiye kadar geometri veya fizikten daha az gelime gsterdiine gre, eer bu bilimler ara snda bu bakm dan herhangi .bir fark varsa, moral fel sefenin lerlemesini engelleyen glkleri amak iin daha fazla dikkat ve yetenek gerektii sonucuna vara biliriz. Metafizikte yer alan Idealardan en kark ve belir siz olanlar k u v v e t , g , e r k e veya zorunlu b a l a n t - dealardr. B tn aratrm alarm zda bunlar her an ele alm am z gerekmektedir. Bu yzden, im diki blmde, bu terimlerin tam anlam larn sap tamaa, bylece de felsefenin bu cinsinde bu kadar ok ikayet konusu olan karkln bir ksm n ortadan kaldrm aa alacaz. B tn idealarm zm izlenimlerimizin kopyalarndan baka birey olmamas, veya, bir baka deyimle, daha nce ya d ya da i duyularm zla d u y m a d m z bir eyi d n m e m i z i n im knsz olmas, pek fazla tartm a aacak bir nerme olarak grnmemektedir. Bu nermeyi aklam aa ve Ispal etmee daha nce al m 1 ve bu nerm enin yerinde bir uygulamasyle, in sanlarn, felsef aklyrtm elerinde imdiye kadar var dklarndan daha byk bir aklk ve dakiklie ulaa bilecekleri yolundaki um utlarm dile getirmitim. Bel ki "de, karmak idealar, onlar meydana getiren ksm larn veya basit idealarn bir sralanm asndan baka bir ey olmayan tanm larla pekl bilinebilir. Ama ta nm lar en basit' idealara gtrp de hl bir miktar
II. Blm, dealarn ttaynufr zerine

NSANN ANLAMA YETS ZERNE

52
y jj" BLM.

kaypaklk ve belirsizlik buluyorsak, o zam an elimizde hangi kaynak kalyor? Hangi buluu kullanalm k, bu

Idealar aydnlansn ve zihinsel baklarm z in tmy- ^y^ ^ ' le kesin ve belirli klnsn? ld e a la rn kopya edildikleri zlenimleri ya da ilk duygular ortaya karn. Bu zle nim lerin hepsi gl ve duyulabilirdir. okanlam lla izin vermezler., Sadece kendileri tm yle aydnlk ol makla kalmazlar, karlklar olan ve belirsizlik iinde bul'lnan idealara da k tutabilirler. Ve bu yolla belki de, moral bilimlerde yeni bir mikroskop ya da optik tr gerekletirebillriz, yle ki, en kk ve en yalm Idealar, grp anlam am za kolaylkla zin verebilecek gibi bytlebilsln ve soruturma konusu olabilecek en kaba ve en duyulabilir ldealarla bilsin. eit derecede biline

rridl, kuvvet ya d zorunlu b alant ldeasm iyice tanm ak in izlenim ini nceleyelim; zlenim ini de daha byk kesinlikle bulabilmek iin kabilecei btn kay naklarda arayalm. evremize, nesnelere baktm zda ve nedenlerin ilemleri zerinde durduum uzda,, hibir zam an, tek bir durum da herhangi bir kuvvet ya da zorunlu balant; etkiyi nedene balayan ve .birini b rnn kanlm az sonucu klan herhangi bir zellik bulamayz. G rd mz sadece, birinin gerekten, olgu olarak, tekinin ardndan geldiidir. Bilardo to p la rn d an b irinin darbesini tekinin hareketi izler. D duyulara grnenin hepsi bu kadardr. Z ihin, bu iki objenin art arda sralan m asndan hibir duygu ya da izlenim de duymaz: Dolaysyle, belirli, tek neden-etki durum unda, kuvvet ya da zorunluk ldeasm verebilecek hibir ey yoktur. Bir nesnenin lk grnnden, ondan ne gibi bir etkinin kacan tah m in edemeyiz. Oysa, herhangi bir nedenin kuvvet ya da erkesi zih in tarafndan b ulun a bilir olsayd, tecrbe olm adan da etkiyi nceden bile bilir ve en bandan, sadece dnce ve aklyrtm e yoluyle, bu etki .zerinde kesinlikle karara varabilirdik. Gerekte, m addenin hibir ksm yoktur k, duyula bilir nitelikleri yoluyle herhangi bir kuvvet ya da

&ORUNLU BALANTI DEA3I


erkeyi belli etsin, ya da herhangi b ir ey retebileceini v il. veya ardndan etkisi diyebileceimiz herhangi blreyin BLM. geleceini bize dndrecek bir temel salasn. K a t lk, uzam, hareket; bunlarn hepsi kendi ilerinde tam J. PAHA olan niteliklerdir ve kendilerinden kabilecek baka bir olaya hibir zam an iaret etmezler. Evrenin ,g r n m leri srekli olarak deimektedir ve kesintisiz bir s rayla bir nesne bir bakasn zler: Fakat b t n bu m akinay harekete getiren kuvvet ya da g bizden tam am yle gizlenm itir ve duyulabilir cisim nite lik le rin den herhangi birinde kendisini belli etmez. Biliriz ki, olgu olarak, s alevin deime/, izleyicisidir; am a a ra larndaki b a la n tn n ne olduunu tah m in ya da hayal, etmee olsun, dayanarak bulamayz. Bu yzden, kuyvefc ideasm n cisimlerden, . ileyilerinin tek durum larna b a karak karlm olmas im knszdr; nk hibir c i sim bu ideann kayna olabilecek bir kuvvet belli et mez.1 M adem nesneler duyularm za grndkleri kadaryle. ve belirli' tek durum lardaki leyileriyle bize h i bir kuvvet ya da zorunlu balant ideas vermiyorlar, yleyse bu ideann .kendi zihinlerim izin ilemleri zerin de dnerek elde edilip edilmediine; herhangi bir f izlenim in kopyas olup olm adna bakalm. Denebilir ki, istememizin komutlaryle gvdemizin organlarna hareket getirebildiimizi, ya da zihin yetilerimize yn verebildiimizi, hissederken, her an bir i kuvvetin b ilin cindeyiz. B ir isteme edimi yelerimizde hareket m ey dana getirir, ya da hayalgcm zde yeni bir idea yara tr. stem enin bu 'etkilemesini bilin yoluyle biliriz. B undan da kuvvet y a ' da erke ideasm elde ederiz ve emin oluruz ki, kendim iz de, br zeki varlklarn hep si de kuvvete sah ip tir . 1 O zaman bu idea durup d n me ile elde edilmi bir yanslk ideadr; nk kendi aklm zn ilemleri ve istemenin hem beden organlar hem de 3 ruhun yetileri zerindeki egemenlii zerine durup dnm em izden kar. im di bu ddiay inceleyelim4 ve ilk nce istemenin beden organlar zerindeki etkilemesi bakm ndan ele
Bay LOCKE kitabnn kuvvet konusundaki blm nde, tecrbe He doada baz yeni retilm i eyler bulduumuzda, br yerde bunlar ortaya karabilecek bir kuvvetin, bulunm as gerektii sonucuna varr ve bu aklyrfmeyle sonunda kuvvet Ideasna ularz der. Oysa, bu filozofun kendisi nin de tiraf ettii gibi, hibir aklyrtme bize yeni, zgn ve yaln bir Idea veremez. yleyse, byle bir aklyrtme , kuvvet Ideaamn kayna olamaz. 1 [S ve F basmlarnda 9 u cmle vardr: Nasl olduu bir yana, cisim lerin ilemleri ve karlkl etkileri, onlarn da kuvvete sahip ..olduklarn' spata yeter belki de.] 1 [E'den Qya kadarkl ba sm la rd a : zihnin] < [E vb F basmlarnda : imdi bu ddiay nceleyelim ve bu kadar n-

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

54

alalm . Grebiliriz kl, bu etkileme, b t n br doal V II. olaylar gibi, sadece tecrbe ile bilinebilen bir olgudur BLM ve hibir zam an nedenin iinde olan, onu etkiye ba- layan ve birini b r n n kanlm az so n u c u . k la n P A n (;:A grnrdeki herhangi bir erke ya da kuvvetten (yola karak nceden grlemez. B edenim izin hareketi isteme m izin kom utunu zler. B u n u n her an bilincindeyiz. F a kat bu lemi ortaya karan eye, istem enin bylesine olaanst bir ilemi yerine getirirken kulland erke ye gelince; bunun dolaysz olarak bilincinde olm aktan o kadar uzaz k, en canla bala yaptm z sorutur m alar bile hibir zam an bunu bulam ayacaktr. nk, i l k i n : B t n doada ruh-beden b irli in den daha esrarl bir ilke var m dr? Bu birlikle, varsa ylan bir ruhsal tz, maddesel tz zerinde pyle bir etkileme kazanr ki, en nce dnce en kaba maddeyi harekete getirebilir. Bize, iim izden dileyerek dalar yerinden oynatm ak veya gezegenlere yrngelerinde sz geirmek gc verilmi olsayd, bu geni yetki ne daha olaanst ne de kavraym zn daha tesinde olurdu. Fakat bilin yoluyle, istemede herhangi bir kuvvet ya da erke grseydlk; bu kuvveti, etki ile olan balantsn, ruh ile bedenin gizli birliini ve bu tzlerin, bu kadar ok durum da, b irin in br zerinde lemde bu lunm asn salyan yaplarn da bilm em iz gerekirdi. klncleyin, bedenin' b t n organlarn benzer bir yetke le hareket ettiremeyiz ve bu ilgi ekici fa rk llk iin de tecrbeden baka bir sebep gsteremeyiz. Niye isteme dil ve parm aklar etkiliyor da, yrek ya da karacieri etkilemiyor? B irinci durum da bir kuvvetin bilincinde olsaydk da ikinci durum da olmasaydk, bu soru bize hi de glk karm azd. O zaman, tecrbe den bamsz olarak, stemenin beden organlar zerin deki yetkesinin-jeden byle belirli bir ekilde s n rla n m oluunu alglardk. Bu durum da, istem enin ileme s in i salayan kuvvet ya da gc tm yle tanyacam z dan, ayn zam anda, etkilemesinin neden tam ulat snrlara kadar geldiini ve daha ileriye gitm ediini de bilm em iz gerekirdi.
ce ve derin konular incelerken, her trl garip szden ve karklktan, elimi",den geldiince kanalm. yleyse, 'lk olarak, unu ileri sUryorum: stemenin beden organlar zerindeki etkilemesi, btn br...]

i[F basmnda, lk olaralo

ibaresi metinden karlmtr.]

ZORUNLU BALANTI DEASI

55

A yana ya da koluna inme inmi ya da bunlar v il. yeni yitirm i bir kimse, balangta, bu yelerini oynat- BLM. - m aa ve allm grevlerinde kullanm aa alr. Bu- -rada, byle bir kimse, sal yerinde ve doal duruP A I' A m undakl bir yesini hareket ettirecek kuvvetin b ilin c in deki bir kimse kadar, sakat yelerine komut verecek kuv vetin bilincindedir. Oysa bilin hibir zam an aldatmaz. Dolaysyle ne ilk durum da ne de kincisinde herha-ngi bir kuvvetin bilincindeyiz. stememizin etkilemesini sa dece tecrbeden reniriz. Ve tecrbe bize, olaylar b ir birine balayan ve onlar ayrlmaz klan gizli balant konusunda bilgi vermeksizin, sadece bir olayn bir ba kasn dzenli olarak nasl izlediini retir. ncleyin, anatom iden reniyoruz ki, istemli harekette kuvvetin objesi dorudan ' doruya hareket ettirilen ye deil, belirli kaslar, sinirler ve cancklardr; belki de, istemenin dolaysz objesi olan yenin kendisine ulam adan nce, hareketi baarl bir ekilde, ileten daha da kk, daha da bilinmeyen bir eydir. B t n bu ilemi yerine getiren kuvvetin; bir i duygu ya da bilin tarafndan dolaysz ve ta.mtamna bilinmek bir yana, son derece esrarl ve anlalm az olduunun bundan daha kesin bir ispat olabilir m? B ura da zihin belirli bir olayn olmasn istiyor: hemen, bizce bilinmeyen ve niyetlenilen olaydan tm yle farkl bir olay ortaya karlyor: bu olay ayn derecede b ilin meyen bir bakasn ortaya karyor: ta ki, en sonunda, uzun bir sralanm adan sonra, istenen olay ortaya ka. Oysa, kaynaktaki kuvvet duyulsayd, bilinmesi gerekirdi; kendisi bilinince de, her kuvvet etkisiyle ilikili oldu undan, etkisinin de bilinmesi gerekirdi. Ve tersine; etki bilinmezse, kuvvet ne bilinebilir ne duyulabilir. G er ekten de yelerimizi deil, ancak baz cancklar hareket ettiren ve sonunda yelerimizi hareket ettirse de, anlay mzn tm yle tesinde kalacak bir ekilde ileyen bir kuvvetimiz olduuna gre, dorudan doruya yelerimizi hareket ettiren bir kuvvetin bilincinde nasl olabiliriz? Bylece, sanyorum k, btn bunlardan, fazla ive cen davranm olmakszn, gvenle u sonuca ulaabi liriz: Kuvvet Ideamz, canl hareketler ortaya karr ken veya yelerimizi uygun kullan ve grevlerine koarken, iimimdeki herhangi bir kuvvet duygusundan

NSANIINf ANLAMA YETS Z E R N E

56
V II, BLM. '* parc:a

ya da bilincinden kopya edilmi deildir. yelerin ' hareketlerinin stemenin k m u tia rm izledii, br doal olaylar gibi, o rta k la a . tecrbe konusudur: F akat b unun m eydana getirilm esindeki kuvvet ya da erke, yine br doal olaylardaki gibi, bilinm ez ve kavranlm azdr. 1 yleyse, istem im izin bir edim ya da komutuyle ye n i bir . Idea oluturduum uzda; zihni bu ideann k a r snda durdurduum uzda, ona bu ldeay evirip evir terek ncelettiim izde; sonra yeteri kadar gzden, gei rildii k ansna varp baka bir ideaya gemek zere bu ideay savdm zda, zihnim izde bir kuvvet ya da, erkenin bulun d uu bilincine vardm z ileri srecek miyiz? Sanyorum ki, ayn kantlam alar, istem enin bu k o m utun un bile bize g ya da erkenin gerek bir ideasn verm ediini ispat edecektir. l k i n , kabul edilmesi gerekir ki, bir kuvveti b ild i imiz zam an, nedenin, etkiyi ortaya karm asn sa layan zelliini de biliriz; nk bunlarn eanlam l ol duu saylt olarak kabul edilir. yleyse, hem nedeni ve etkiyi, hem de aralarndaki ilikiyi bilmemiz gerekir, Oysa, .in sa n ru h u n u n da, ideann da doal yapsn ve ya b irinin dierini retebilme yeteneini bildiim izi leri srebilir miyiz? Bu gerek bir yaratdr; bir eyi yoktan var etm ektir: Bu da o kadar yce bir kuvvete iaret ediyor ki, ilk bakta sonsuz olm ayan herhangi bir varln yapabileceklerinin tesinde grnyor. En azndan, bylesine bir kuvvetin zihin tarafndan d uy ul m ad, bilinm edii, hatta zihne sar gibi olm ad kabul edilmelidir. Biz sadece olay, yani istemenin ko m utu sonucu id e ann varolduunu hissederiz. Fakat bu ilemin y rtlm e tarz, onu reten kuvvet, tmyle anlaym zn tesindedir. k i n c i l e y i n, zih nin kendi lii, beden zerindeki egemenlii zerindeki egemen gibi snrldr; bu

ket srasnda, Idealarna ve yelerini! G ya da kuvvet Ideasn, cisim lerde karlatmz, sk sk gcm sz geiren zihne; bu duyguyu duya mayacak cansz maddeye,,. k i n c i l e z zorlamamz ve tm kuvvetimizi y I n, bu kar koyuun stesinden gel toplam am z gerektiren kar koyma n n verdii lierl srlebilir. Bilincinde me abas duygusunun, herhangi bir olduumuz bir n I s ti s ya da gl olayla bilinen bir balants yoktur: O nu neyin zlediini tecrbeyle biliriz, aba, bu deann kopya edildii kaynak a p r l o r l deil. Yine de tiraf etmek zlenimdir. Fakat, lkin, bu kar koy m a ya^da g zorlam asnn olabileceini gerekir k, tecrbesini edindiim iz canllk n l s u s ' u hibir dakik, belirgin dnemeyeceimiz birok objeye kuv kuvvet ideas vermedii halde, kuvvet vet atfederiz: sz gelii, hibir zaman konusunda oluturulan kaba, kesinlik direnme 1 .1 e karlamayan YUce Varten yoksun Ideada byk apta yer lk'a: hibir g zorlamas ya da top alr, [E ve F basm larnda son cmle laman olm adan etkinin stemeyi he yoktur,] men zledii gnlk dnme ve hare

ZORUNLU BALANTI DEASI

57

snrlar da, aklla ya da neden ve etkinin yapsn tav il. nm akla deil, b tn br doal olaylarda ve nesne- BLM. lerln lemlerinde olduu gibi sadece tecrbe ve gz Jieml bilinir. Duygu ve tutkularm z zerindeki yetke- >P A fl A mlz, idealarmz zerindekinden ok daha zayftr; da ha daha, bu ikinci yetkemizin kendisi ok dar snrlar la evrilmitir. Herhangi bir kimse, bu snrlarn en son sebebini bulduunu veya kuvvetin neden bir durum da yetersiz olup, bir bakasnda olm adn gsterdiini iddia edebilir m i?. n c l e y l n , bu kendi zerindeki egemenlik zam ana gre ok deiir. Dncelerimize, akamdan ok sabahleyin hakim lzdlr; tka basa yedikten sonra deil de perhizdeyken olduu gibi. Bu farkllklara tec rbeden baka bir sebep gsterebilir miyiz? u bilincin de olunduunu sandm z kuvvet nerededir, o halde? Bu rada, ruhsal ya da maddesel tzde veya her ikisinde, et k in in dayand ve bizce tm yle bilinm ez olan, steme nin, kuvvet ya da erkesini de ayn derecede bilinmez ve anlalmaz klan bir gizli m ekanizm a ya da para larn oluturduu bir yap yok m udur? steme, kukusuz, yeterince tandm z bir zihin edi midir. lm'di bir dnn onun zerinde. Her yanyle ele aln, gzden geirin. O nun inde, bir yaratc kuv vet buluyor musunuz ki, yoktan ye.nl bir Idea var etsin ve bir cins FAT! ile, deyimim yerinde ise doann eit eit grnm lerine varlk .balayan Yaradann hereye kadlrliine benzesin? stemde byle bir erke bulunduunun bilincinde olma yle dursun, basit bir is teme edim inin bylesine olaanst etkilerle sonu lanacana kani olmamz bile, sahip olablldiimlzce kesin tecrbeyi gerektirir. nsanlarn ou,, doann daha gndelik ve tan dk ilemlerini ar cisimlerin dmesi, bitkilerin ser pilmesi, hayvanlarn oalmas, gvdenin yiyeceklerle beslenmesi gibi ilem leri aklam akta hibir zaman glk ekmezler. K abul edelim kl, b tn bu durum larda, nedeni etkiye balayan ve ilemesinde hibir zam ^n aksamayan, nedenin g ya da erkesinin kendi sini gryorlar. Uzun srenin verdii alkanlkla yle bir zihin durumu kazanrlar kl, neden nlerne knca, hemen allm izleyicisini gvenle beklerler ve bu ne denin baka bir olayla sonulanabileceinim m m kn olmasn neredeyse zihinlerine sdramazlar. Ancak

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

58

deprem, veba ve her trl harika gibi olaanst fenoyu, m enlerin ortaya km as zerinedir ki, uygun bir neden BLM, bulm akta ve etkiyi bu nedenin nasl m eydana getirdii ni aklam akta aciz k ald k larn hissederler. Bu gibi *' PA nA glklerle karlaanlarn, kendilerini artan ve . k a nlarnca d o a n n ' gndelik kuvvetleri ile ak lanam a yan olayn dolaysz nedeni olarak bir grnmez, akl sahibi ilkeye1 sn m alar olaandr. Oysa ncelemele rini biraz daha leriye gtren filozoflar, hemen grr ler ki, en tandk olaylarda bile, nedenin erkesi, en al lm adk olaylardaki kadar bilinm ezdir; biz de, nes neler arasnda balant gibi bir eyi hibir zam an anlam akszn, tecrbeyle, o nlarn sadece sk sk b i r ar a d a 1 k durum unda olduklarn reniriz. O halde, birok filozof, avam n sadece mucizevi ve doast gr nen durum larda bavurduu ilkeye, akln onlar her durum da bavurm aa zorladn sanrlar. Z ihin ve zeky, yalnzca her eyin en son ve kaynaktaki nedeni deil, ayn zam anda doada grlen her olayn dolaysz ve biricik, nedeni kabul ederler. ddia ederler ki, gnlk dilde n e d e n l e r denilen eyler, gerekte v e s i l e l e r den baka bir ey deildir ve her etkinin hakiki ve do laysz lkesi, doada bulunan herhangi bir kuvvet ya da g deil, belirli nesnelerin sonsuza dek birbirlerine ba l olm alarn isteyen Yce V arlk'n istemidir. Bir bilar do topunun, tekini, doann y aradanm d an ald bir gle hareket ettirdiini sylemezler de, derler kl, ik in ci topu belirli bir isteme Ue harekete getiren T anrnn kendisidir; evrenin ynetilmesinde kendi kendisine koy duu genel kanunlarca ve ilk topun darbesi ile bu i lemi yerine getirmesi belirlenmitir. Fakat soruturma larnda daha da ilerleyen filozoflar, grrler ki, ci sim lerin karlkl lemlerinin dayand kuvvet konusun da tam am yle cahil olduum uz gibi, zihnin beden ze rindeki lemin dayand kuvvet konusunda da cahilizdir; ve duyularm zla olsun bilincim izle olsun, en son ilk e li bulmaa, bir durum da, tekinde olduum uzdan da ha yeterli deiliz. O zaman ayn cahillik onlar ayn so~
1 Theos apo mukhanes [E basmnda : Q u a s D e u s F basm kayna belirtir : CICEHO, de Natura Deorun.]

e ' x -m n c h n ,

ZORUNLU B A LA N T ID EA SI

59

nula kar karya brakr. leri srerler ki, ruh ve beden birliinin dolaysz nedeni T anrdr; zihinde BLM. duyum lar meydana getiren de, nesnelerin uyard duyu organlar deil, organda belirli bir hareketten dolay T. P A R A belirli bir duyum uyandran, bizim hereye kadir Yaradn m zn belirli bir istemidir. Ayn ekilde, yelerimizde yerel bir hareket ortaya karan, istemdeki herhangi bir erke deildir. Bizim kudretsiz olan istem im izin yanm a kendisinlnkini koymak ve yanllkla kendi kuvvet ve etkililiimize yorduum uz harekete komuta etmek l tfu n d a bulunan T an rn n ta kendisidir. Filozoflar bu sonuta da durmazlar. Bazen ayn karm , i ilemleri bakm ndan zih n in kendisine de genellerler. Zihinsel g rnm m z ya da dealar kavraymz, bize Yaradanm z tarafnd an ndirilen bir vahiyden baka bir ey deildir. Dncelerimizi, stemli olarak bir objeye evirdiimiz ve onun grntsn hayalim izde canlan drdm z za.man, bu ideay yaratan istem deildir; onu zihne grnr, bizim iin de mevcut klan evrensel Yaradan'dr. Bylece, bu filozoflara gre, herey Tanr ile doludur. O istemeden hibir eyin varolmayaca; O onamadan hibir eyin g sahibi olamayaca ilkesiyle yetinme yerek, Tanrya bam llk larn daha da belirgin ve dolaysz klm ak iin doay ve yaratlm btn varlklar her trl gten yoksun brakrlar. Dnmezler ki, bu teorileriyle, bu sfatlarn bylesine vmee zendikleri yceliini, byltecek yerde azaltrlar. Hereyl kendi dolaysz istemesi le meydana getirmek yerine, dk yaratklara bir m iktar g balamak, herhalde T an r'n n gcnn daha byk olduunu gsterir. D nyann yapsn, kendi kendine ve yerinde lemesi le lh takdir' am alarna hizmet etmesini salayacak bir ekilde, en bandan yetkin bir ngr 1 1 e yaratm olmak; yce' Y aradann, her an paralarn ayarlamak ve bu harika m a k in a n n her bir arkn soluuyle canlandrm ak zorunda olm asndan daha fazla bilgelie iaret eder. Ama b teorinin daha felsef bir yoldan r tl meini stiyorsak, belki aadaki iki dnce yetebilir. l k i n , bana yle geliyor kl, yce varln bu evrensel erkesi Ve ilemesi teorisi, insan aklnn zayfln /e b tn ilemlerinde iinde kapanp kald dar snrlar yeterince grm bir kii iin inandrc

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

60
y iL , BLM, P A U /

olamayacak kadar iddialdr. Bu teoriye gtren kantlam a zincirleri son derece m antk i olsa da, . bylesine olaanst ve gnlk hayat ve tecrbeden bu kadar uzak sonulara, yol anca, bizi yetilerim izin ulaabileceinln iyice tesine gtrd hakknda, m utlak bir kan dourmasa da, kuvvetli bir kuku uyandrm as gerekir. Teorimizin son adm larn atm ad an ok nce kendim izi periler lkesinde buluruz; o r a d a ise, gerek g nlk k antlam a yntemimize gvenmemiz iin, gerek allm analojiler ve htim ali bilgilerim izin herhangi bir yetkesi olduunu dnm em iz iin hibir eebep buladayz. Elimizdeki p, bylesine usuz bucaksz ukurlar iskandil etmek iin ok ksa kalr. Ve attm z her admda bir eit haldkate-benzerllk ve tecrbe le ynetildiim izi dnerek kendim izi ne kadar aldatrsak aldatalm , yine de emin olabiliriz k, tecrbe a la n n n tm yle dnda kalan byle konulara uygulandnda, bu hayali tecrbenin hibir yetkesi yoktur. Bunun zerinde daha leride duracaz. 1 . k 1n c 11 e y 1n, bu teorinin temelindeki k a n tla m alarda herhangi bir kuvvet gremiyorum. Cisimlerin birbiri zerinde ileme tarz konusunda cahiliz, doru: O n larn kuvvet ya da erkesi tm yle kavranlm azdr. Ama bir zihnin, hatta en stn zihnin, kendisi ya da cisim zerinde 'ileyiindeki tarz veya kuv,vet konusunda da bir o kadar cahil deil miyiz? Sorarm size, bunun bir Ideasn nereden ediniriz? Bu gcn bir duygusu ya da bilinci kendimizde yok. Kendi yetilerimiz zerinde durup dnerek rendiklerimizin dnda Yce V arln ideas da bizde yoktur. B durum da, cahilliim iz bireyi reddetmek iin salam bir sebep olsayd, en kaba maddedeki erkeyi yadsdmz kadar Yce Varlktaki t m erfceyl de yadsmamz gerekirdi. uras kesin ki, b irinin lemlerini ne kadar az anlyorsak, tekinlnkllerl de bir o kadar az anlarz. Hareketin darbeden kabile ceini dnmek, stemden kabileceini dnm ekten daha m zor? Her iki durum da da bildiim iz tek ey. sadece derin cahilliim izdir . 2
Blm felsefede ok sz edilen ve maddeye atfedilen v ls I n e r t l a e ' y uzun uzadya incelemem gerekmi yor. 'Tecrbeyle reniriz kl. duran veya hareket halinde olan bir cisim, bir y.-nl neden onu o durum dan karasyu iinde olduu durumda sonsuza Uda.r devam eder ve harekete getiri len bir cisim, harekete getiren cisim den kendi edindii k a d a r hareket alr, ' X II.

1 Yeni

Bunlar birer olgudur. Buna v l s I n e r a e dediimiz zaman, tl g h a k knda bir Ideamz olduunu Deri sr meden. sadece bu olgulara iaret ede riz. Nasl kl ekimden sz ettiimizde bu etkin gc anlamaksz, belirli etkileri kastederiz. Baz zleyicileri bu teoriyi ona dayandrm aa kalktklar halde, Slr ISAAC- NEVVTON hibir za m a n 1 ikincil nedenleri her trl kuv11

'[E

ve F

basm larnda:

maddeyi]

ZORUNLU BALANTI DEASI


II. PARA

61

Zaten ok fazla uzam olan bu kantlam ay sonuca v il. balayalm: kabileceini dnebileceimiz btn BLM'. kaynaklarda bir g ya da zorunlu balant ideasn * - bouna aradk, yle grnyor ki, en d ik a tll inceleme- -paha lerle bile, cisim ilem lerinin tek tek durum larnda nedenin ileyiinde herhangi bir kuvvet ya da gc veya neden ve ondan kt sanlan etkisi arasndaki herhangi bir balanty anlam akszn, sadece bir olayn bir bakasn izlediini ortaya karrz. Ayn glk zihnin beden zerindeki ilemlerine bakarken belirir burada bedendeki hareketin zihnin stemesini izlediini gzleriz, ama hareket ve stemeyi birbirine balayan ba veya zihnin bu etkiyi retmesini salayan erkesini ne gzleyebiliriz ne de kavrayabiliriz, istem in kendi yetileri ve idealar zerindeki yetkesi de bir nebze bile daha anlalr deildir: Bylece, tm doada, bizce kavranabilir olan herhangi bir balant rnei grn-' myor. B tn olaylar tam am yle babo ve ayr grnyor. Bir olay bir bakasn izler, ama jhibir zaman biz aralarnda herhangi bir ba gzleyenleyiz. Olaylar, hibir zaman b a l deil, yalnzca b i r a r a d a grnyorlar. Ve d duyumuza ya da i duygumuza hi grnmemi bir eyin bizde hibir ideas olamayaca na gre, karlm as zorunlu ' sonu uymu gibi grnyor: Hibir balant ya da g' ideamz yoktur ve bu kelimeler hem felsefi aklyrtmelerde hem de gnlk hayatta kullanldklarnda, m utlak olarak anlamszdr. Ancak bu sonutan k anm ann bir yolu ve henz incelemediimiz bir kaynak daha var yine de. Herhangi bir doal nesne veya olay nmze ktnda, bundan hangi olayn doacan, ne kadar bilgece bir anlay gsterirsek gsterelim, tecrbe olmakszn bulmamz, hatta tah m in etmemiz: ya da ngrm z bellek ve
vet ya da erkeden yoksun brakmak stememitir. Tam tersine, bu byk filozof, evrensel ekimi aklamak in, esirlmsl bir etkin svya bavurdu, ama bunun \adece bir hipotez olduunu ve daha te deneyler yaplmadka ze rinde diretilecek birey olm adn ka bul edecek kadar sftkntl vo alak gnll di. itira f etmeliyim kl, k an larn kaderinde biraz olaanst bir ey var. DES CARTES T anrnn ev rensel ve biricik harekete getlrlcllll retisini, zerinde ok durmadan, ma etmekle yetinmiti. MALEBRANCHE ve br DE'SCARTES'clar ise bu retiyi tm felsefelerinin temeli yaptlar. Ancak bunun Inllterede bir etkisi olmad. LOCKE. CLARICE ve CUDWORTH bu retiye dnp bak mazlar bile; hep, maddenin gerek fakat bam l ve edinilmi bir gc olduunu varsayarlar. Acaba bu reti bizim modern metaflzlkller arasnda nasl oldu da bu kadar yaygnlat?

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

62
V II. BLM. u r AnA

duyulara dolaysz olarak verilen objenin tesine gtrmemi.?:, im knszdr. B ir tek rnek ya da bir tek deneyde, belirli bir olayn baka bir olay izlediini gzledikten sonra bile, bir genel kural, oluturmak veya benzer durum larda ne olacan nceden , sylemek h a k k n kazanm ayz; ne kadar dakik ve kesin olursa olsun, tek bir deneyden' doann t m akyle ilgili bir yargya varm ak, hakl olarak balanm az bir ataklk saylr. F ak at bir belirli tr olay her zam an, b t n rneklerinde, bir baka tr olayla birarada- bellregelnise, artk b irinin ortaya km as le brnn de kacan nceden sylemekte, bize herhangi bir olgu sorunu veya varolu konusunda gven verebilecek biricik aklyrtm eyl uygulam akta bir saknca grmeyiz. Objelerden birisine neden, tekine e t k i deriz o zaman. A ralarnda bir b alant olduunu; birisinde, onun tekini kanlm azcasna ortaya karm asn salayan, en byk kesinlik ve en gl zorunluluk ile ileyen bir g olduunu kabul ederiz. m di, yle grnyor kl, olaylar arasndaki bu zorunlu b a la n t ideas, bu olaylarn srekli birarada bulunm asnn birka benzer rneinden kyor: te yandan, bu ldeay hibir zam an rneklerden bir tanesi bu rnek h a n g i k altnda, hangi konum da ncelenirse incelensin veremez. Oysa tam tam n a benzer .olduu varsaylan birka rnein her tek rnekten fark, sadece, zih nin, benzer durum larn tekrarndan sonra, bir olay belirince alkanlktan tr o olayn herzam ankl izleyicisini beklemesinde ve onun varolacana inanm asm dadr. yleyse, zihinde duyduumuz lu balant, hayalg cnn bir objeden, o objenin her zam anki izleyicisine allagelmi geii, g ya da zorunlu b alant ldeasm edindiim iz duygu ya da izlenimdir. Sz konusu durum da bundan te bir ey yoktur. K onuyu her ynyle gzden geirin: bu Ideaya herhangi baka bir kaynak bulamazsnz. Bu, balant ldeasm edlnemeyecelmlz tek bir rnek le bu Ideanm edinildii birka benzer rnek arasndaki biricik farktr. Bir kimse,darbe ile hareket iletilmesini, sz gelii lld bilardo topunun arpm asn, ilk defa grdnde, olaylardan b irin in tekine b a l olduunu ileri sremez; sadecateki ile b i r a r a d a olduunu syleyebilir. Bu cins birka rnek gzledikten sonra, artk, bunlarn b a l olduklar kansna varr. Bu yeni b a l a n t ideasn douracak nasl bir deiiklik olmutur? Sadece u:

ZORUNLU BALANTI D.EASI

63

Hayalgilcnde artk bu olaylarn b a l olduklarn VII. d u y m a k t a d r ve b irin in ortaya kmasyle, rahatlkla BLM. tekinin varolaca m nceden syleyebilir. yleyse bir objenin bir bakasna bal olduunu sylediimiz I I . PA R A zaman, sadece bunlarn dncemizde bir b alant kazan dklarn ve birbirlerinin varoluunun ispatlar olm a larn salayan bu karm a yol atklarn kastederiz. Bu biraz olaanst bir sonu ama yeterli delillere dayal gibi grnyor. Bu deliller de, anlam a yetisine duyulan herhangi bir genel kuku ya da yeni ve olaan-. st her sonuca duyulan skeptik kuku le zayflayacak deildir. n s a n akl ile yeteneklerinin zayfl ve dar snrlarna ilikin bulular ortaya koyan sonular kadar hibir sonu skeptiklie daha uygun deildir. A nlam a yetisinin artc bilisizliine ve zayflna bu szn ettiim izden daha gl bir rnek verilebilir mi? nk iyice bilmemiz gereken herhangi bir objeleraras iliki varsa, bu, neden-etki ilikisidir herhalde. Olgu sorunu ve varolu konusundaki btn aklyrtmelerimlz bu iliki zerine kuruludur. Sadece onun saye sinde bellek vo duyularn o andaki ta n k l n d a n uzakta kalan objeler hakknda herhangi bir gvene ularz. Btn bilim lerin tek dolaysz yarar, gelecek olaylara nedenleri yoluyle sz geirmei ve onlar dzenlemei retmelerindedlr. Bylece, dncelerimiz ve sorutur m alarm z her an bu liki ile meguldr. Oysa, bu iliki zerine gelitirdiim iz idealar yetkinlikten o kadar uzaktr ki kendisinden uzak ve ona yabanc bir eyden yararlanm adka, nedenin herhangi bir doru ta n m n .yapmak im knszdr. Benzer objeler her zaman benzer objelerle biraradadr. B unun tecrbesini edinmilzdlr. yleyse, bu tecrbeye uygun olarak nedeni yle tanm layabiliriz: Neden, tklncl bir objenin i zl edi i bir objedi r, yle kl , i l k i n e b e n zeyen btn objeleri kincisine benze y e n o b j e l e r i z l e r . Ya da, baka bir deyile, y l e ki birinci obje olmasayd kincisi hibir zaman varolam azd .' Bir nedenin belirmesi, zihni, allm bir geile her zam an etkinin Ideasma gtrr. B unun da tecrbesini edinmitedir. yleyse, bu tecrbeye uygun olarak nedenin bir baka tan m n oluturabiliriz. N e d e n , b i r b a k a o b j e n i n i zl edKi ve belirmesi d n e ey i her zaman o objeye gtren bir objedir. Fakat, her iki tan m da nedene yabanc yandurum lardan
[Bu cmle metne IC basmnda eklenmitir.]

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

64
VII, BLM, 1 ,1 P A nC A

karld halde, ze bu sakncay giderebiliriz, ne de nedenin etkisi Ue balantsn salayan o belirli zelliini ' ortaya karabilecek daha yetkin herhangi bir tanm a ulaabiliriz. Bu b a la n t1h a k k n d a hibir Ideamz yoktur; bunu kavram aa alsak da, bulm ak istediim izin ne olduu h akk n d a bile herhangi bir ak seik kavraym z .yoktur. Sz, gelii diyoruz ki, u telin titreimi bu belirli sesin nedenidir. Bu olum lam ayla ne kastediyoruz? . Ya, b u 11 t r e' l m 1 b u s e s i z l i y o r ve b t n benzer titreimleri b e n z e r , s' esl er z l e d i demek istiyoruz; ya da, b u titreimi bu' ses iz liy o r v e' b i r i n i n belirm esiyle zihin duyulardan nce d a v r a n a r a k h e m e n .tekinin ideasn oluturur. Nedenetki, ilikisini bu iki k a ltn d a ele alabiliriz;1b unlarn te sinde ise bu ilikinin bizde hibir ideas yoktur,1 Bu blm deki aklyrtm eler zetlersek:1 Her idea kendisinden nce gelen bir izlenim ya da duygudan kopya edilir ve herhangi bir izlenim 1 bulam adm z yerde, emin olabiliriz ki, hibir Idea da yoktur. Cisim ya da zihinlerin ileyilerinin her trl tek durum unda,
Bu am lam a ve tanm lara gre, g deas da n e d e n deas kadar grelidir ve her kisi bir etkiye, ya da birincisi le srekli birarada olan bir baka olaya dayanr. Bir objenin, etkisinin derece ya da m iktarm sap tayan ve belirleyen bilinmeyen zelliini dnrsek, buna o objenin gc deriz. Ve dolaysyle, etki btn fllozoflarca gcn ls kabul edilir. Fakat eer filozoflarda gcn kendi sinden kma bir deas olsayd, niye bu asl gc lmeslnlerdl? Hareket halinde bulunan bir cismin kuvvetinin hz kadar m, yolr.sa hznn karesi kadar m olduu tartmas, o zam an, etkilerini eit ve eit olmayan sreler de karlatrarak deil, dorudan do ruya lmek ve karlatrm akla karara balanabilirdi. Kuvvet, g, erke v.b. kelim e lerin felsefede olduu kadar gnlk konumalarda da sk sk k u llan lm a sna gelince;- bu herhangi bir durum da neden ve etki arasndaki balayc il keyi tandm zn ya da bir eyin bir bakasn ortaya karm asn temelden aklayabileceimizin spat deildir. Bn kelimeler gnlk Jmllamllariylc, ok gevek anlam larla ykldrler; dealar da ok belirsiz ve karktr. H ibir canl, nesneleri, bir n l s u s ya da aba duygusu edinmeksizin hare ket ettiremez ve harekette olki her nesnenin srtnmesi ya da arpma sndan bir duygu ya da his edinir. S a dece canllkla ilgili bulunan ve kendisin den a p r l o r l hibir karm yapla mayacak olan bu duyum lara cansz nesnelere atfetmee ve onlarn da hareket ilettikleri veya aldklar za m a n byle duygulan olacan kur maa yatknzdr. Kendilerine herhan gi bir letilmi hareket ideas yklen meden kullanlan erkelere gelince; burada sadece olaylarn, srekli tec rbesi edinilen b lra ra d a lk lan m grrz ve ldealar arasnda allm bir ba lant duyduumuz in, meydana getir dikleri her I duyguyu d cisimlere atfetm ek dnyann en olaan eyi olduuna gre bu duyguyu objelere ak tarrz. (B u not metne F basmnda eklenmitir. Ancak bu basmda notun ikinci paragraf yerine u para var dr : N e d e n , i a r e t t e n u ba km dan farkldr kl, srekli blraradala ek alarak zaman ve yerde, ncelik ve birliktelik belirtir, aret, ayn nede n in ballak bir etkisinden baka bir ey deildir.]

ZORUNLU BALANTI IDEASI

65 VII. BLM.

g ya da zorunlu b a la n tn n herhangi bir izlenim ini yaratacak bir ey yoktur; dolaysyle tek durum lar byle bir idea veremez. Ama bir rnek birok durum ortaya knca ve ayn objeyi her zam an ayn olay izleyince, neden ve b a la n t kavram na yer vermee balarz. O zam an, yeni bir duygu ya da izlenim d u y a r z ; bu, dnce ya da hayalgcnde, bir obje ile allm zleyicisi arasnda bir allm balantdr, bu duygu da aradm z ideann kaynadr. nk bu idea herhangi bir tek durum dan deil de birka benzer durum dan ktna gre, bu birka durum un o bir tek durum dan fa rk n m eydana getiren zellikten domu olmas gerekir. Oysa fark m eydana getiren; sadece bu allm b a la n t ya da hayalgcnn yapt bu geitir. Baka her bakm dan benzerdirler. Anlalmas kolay rneimize dnersek: lk bilardo topunun arpmasyle hareketin iletildiini grdm z her durum, imdi aklm za gelebilecek herhangi bir durum la tam tam na benzerdir; u farkla ki, balangta olaylardan birini dierinden k a r s a y a m a z d k ; oysa' imdi, bu kadar uzun bir birrnek tecrbe yolunun sonunda, bunu yapabiliyoruz. Bilm iyorum , okur bu aklyrtmeyi rahatlkla kavryor mu? B u konuda daha fazla konuur veya konuyu daha eitli klar a ltnda gsterirsem, korkarm bu, onu daha belirsiz ve karmak bir hale getirmekten baka bir ie yaramayacak. Her trl soyut aklyrtmede, bir bak as vardr ki, onu bir yakalyabillrsek, konunun aklkla ortaya konmas yolunda bu bak as ile ulaacam z yere, dnyann b t n a lm l szleri ve zengin ifadeleri bizi ulatramaz. Biz, sz ustalnn ieklerini, daha uygun decekleri konulara brakalm da, bu bak asna varm aa uraalm.

il.

P ARA

V III.

BLM Hrriyet ve Zorunluluk zerine I. PARA

\ B ilim ve felsefenin balangcndan beri byk hevesle incelenmi ve tartlm sorularda, tartanlarn hi olmazsa terim lerin-anlam lar zerinde anlamaya varm olm alar ve soruturm alarm zn iki bin. yllk sre inde, kelimelerden anlam azln hakiki ve gerek konusuna gemeleri lakl olarak beklenirdi nk ak'l-

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

66

yrtmede k u lla n la n terim lerin tam ta n m la rn yapm ak ve sonraki incelemelerimizde, kelimelerin sesleriyle yetinmeyerek bu tan m la r obje edinm ek pek .zor grnm yor herhalde. Oysa konuyu daha yakndan ele alrsak, tam tersi bir sonu karm aa yneliriz. Sadece bu durum dan, yani bir anlam azln uzun zam an srp gitmesi ve daha karara balanm am olm asndan, fadelerin okanlam l olduunu ve tart m ada kullanlan- terimlere tartm aclarn farkl Idealar yklediklerini karabiliriz. n k zih in yetilerinin her bireyde doal olarak ayn, olduu kabul edildiine gre, yoksa birlikte aklyrtm ek ya da tartm ak, d ny a n n en verimsiz ii olurdu insanlar terimlerine ayn idealar ykleselerdl, ayn konu zerinde, bu kadar uzun zaman, zellikle grlerini birbirlerine letirken ve her bir taraf basm larn alt edebilecek k antlam alar bulm ak iin aranm adk ke brakm azken, farkl k anlar oluturm alar mknsz olurdu. nsanlar, dnyalarn kkeni ya da Intellektel sistemin veya ruhlar a lan nn dzeni gibi insan yetilerinin tm yle tesinde kalan, sorular konu edinmee abalarlarsa, verimsiz tartm a larla uzun zam an havanda su dvebilir ve hibir zam an belirli bir sonuca ulamayabilirler, doru. Am a soru gnlk hayat ve tecrbe ile ilgiliyse, sanrm , hasm lar h l birbirinden uzak tu tan ve onlar yakndan hesap lam aktan alkoyan okanlam l ifadelerden baka h i bir ey tartm ay bylesine uzun bir zam an karara balanm akszn srdremez. Durum , uzun zam andr tartm a konusu olan h r riyet ve zorunluluk sorusunda byledir; o kadar kl, pek fazla yanlmyorsam, bilgin olsun cahil olsun, b tn insanlarn bu konu zerinde hep ayn kany paylaageldikleri ve birka anlalabilir ta n m n tartmaya toptan son verebilecei ortaya kacaktr. Bu tartm a herkes tarafndan o kadar evrilip evrilmi, filozoflar ylesine kuytu sofiste km azlara sokm utur ki, akli banda bir okurun ne bir eyler renm ei ne de hoa vakit geirmei bekleyebilecei byle bir soru nerisine kulak asmamasna am am ak gerekir. Ancak tartm an n burada sunulan biimi, yenilii olmas, anlam azln hi olmazsa bir ekilde karara b alanm a sn um durm as ve karmak veya belirsiz herhangi bir aklyrtm e ile rahatn pek fazla bozmayacak biimde ortaya konmu olmas bakm larndan, okurun ilgisini tazelemee yarayabilir belki de.

vi.II,
BLM. I,PAncA

HRRYfiT VE ZORUNLULUK

,67

yleyse, unu ortaya koyma umuyorum: B tn v ill. insan lar hem zorunluluk hem de hrriyet retisinde, BLM. bu terimlere yklenebilecek akla yakn herhangi bir ----- an la m bakm ndan, her zam an anlaagelmllerdir ve parca t m anlam azlk imdiye kadar sadece kelimeler etra fn d a dnm tr. e; zorunluluk retisini incelemekle balayacaz. Evrensel olarak kabul edilir kl, madde, btn ilemlerinde zorunlu bir kuvvet tarafnd an harekete getirilir ve her doal etki, nedenin erkesi ile o kadar kesinlikle belirlenm itir ki, o belirli artlarda baka hibir etkinin ortaya kmas m m kn olamaz. Her hareketin derece ve dorultusu doa k an u n la r tara fn dan ylesine dakik olarak belirlenmitir ki, iki cismin arpmas sonucu, bir canL yaratn ortaya kmas ne kadar m m knse, o arpm ann gerekte dourduu hareketten farkl derece ve dorultuda bir hareketin ortaya kmas da o kadar m m kndr, yleyse, zorun luluun doru ve kesin bir ideasn oluturmak istiyor sak; cisimlerin ilemlerine uygulandnda, bu deann nereden ktn grmemiz gerekir. Ak grnyor ki, doann btn grnmleri hibir olay bir ikinci olaya benzerlik gstermeyecek, her nesne, daha nce grlenlere hi benzemeksizin tm yle yeni olacak ekilde srekli delseydl, bu durum da en ufak bir zorunluluk ya da nesneler aras bir balant ideasma hibir zaman ulaamazdk. Byle bir doa saylts ile, bir nesne ya da olayn, bir baka nesne ya da olay tarafnd an dourulduunu deil, ancak bir baka nesne ya da olayn ardndan geldiini syleyebilirdik. Neden-etki ilikisinin insan soyunca hepten bilinmez oimas gerekirdi. D oann ilemleri konusunda karm ve aklyrtm e o anda sona ererdi; bellek ve duyular herhangi bir gerek varolu hakkndakl b ilg in in zihne ulaabilecei biricik yollar olarak kalrd, yleyse zorunluluk ve nedenllllk idoamz, tm yle, doann ilemlerinde gzlenen birrneklikten km adr; burada, benzer nesneler srekli olarak blrarada bulunurlar ve alkanlk, zihni bir objenih ortaya km asndan brn karsamaa belirler. Bu iki du'tu m , maddeye atfettiim iz zorunluluun tm n mey dana getirir. Benzer nesnelerin srekli b l r a r a d a l ve dolaysyle birinden brnn ka rsa n mas tesinde hibir zorunluluk ya da balant kavrammz yoktur. m di, b tn insanlar bu iki durum un insanlarn istemli eylemlerinde ve zihnin ilemlerinde de yer

NSANIN ANLAMA. YETS ZERNE

68

ald n hibir phe veya duraksam a olm akszn kabul etmilerse; bundan, b tn nsanlarn zorunluluk retisinde her zam an ayn- kapy paylatklar ve imdiye kadar sadece birbirlerini a n la m a d k la r in , tartp d urdu klarn n sonu olarak km as gerekir. . k durum a, yani benzer olaylarn srekli ve dzenli b irarad alk larm a g'ellnce, aadaki dncelerle ken dim izi ta tm in etmemiz-' m m k n : Evrensel olarak kabul edilir ki, b t n uluslarda ve alarda insanlarn eylemleri arasnda byk bir birrneklik vardr ve nsann doal yaps, ilkeleri ve lemlerinde hep ayn kalm tr. Ayn gdler her zam an ayn eylemleri ortaya karr. Ayn olaylar ayn nedenlerden kar, htiras, para hrs, zsevgisl, bo gurur, dostluk, ellaklk, kam u duygusu: b u .tu tk u la r, eitli derecelerde karm ve .toplum iinde dalm olarak, d n y an n balangcn dan beri h l, nsan soyunda gzlenen b tn eylem ve giriim lerin kayna olmutur. Eski Y u n a n lla rn ve R om allarn duygularn, eilim lerini ve hayat tarzlarn m bilm ek stiyorsunuz? Fransz ve tngilizlerin tutum ve eylemlerini iyice nceleyin: B unlar zerine yaptnz gzlemlerin o u n u , birincilere aktarm akla fazla hata yapm olmazsnz. nsanlar, b tn a ve blge lerde o kadar ayndr ki, tarih bu konuda hi yeni ya da garip bir ey sylemez. T arihin ana yarar, sadece insanlar her art ve durum da gstererek, in sa n n doal yapsnn srekli ve evrensel ilkelerini ortaya karm ak ve bize, gzlemlerimizi biim lendirm em iz ve nsann eylem ve davranlarnn deimez kaynaklarn ta n m a mz iin malzeme salam aktr. Bu, sava, entrika, hizip atmas ve ih til l kaytlar, siyasetinin ya da moral filozofun b ilim in in ilkelerini saptam akta kulland deney derlemeleridir; nasl ki fiziki ya da doa filozofu bitkiler, m adenler ve teki nesneler zerinde olutur duu deneyler yoluyle bunlar tanr. ARSTOTELESin ve H PPO K R A T ESln inceledii toprak, su ve br elem ent ler bugn gzlemimiz altnda bulunanlara ' ne kadar benziyorsa, P O L Y B lO S ve TACITUSun tasvir ettii insanlar da bugn dnyay yneten insanlara o kadar benzer. Uzak bir lkeden dnen bir' gezgin, bize, olduumuz insanlardan tmyle farkl insanlar tan para

v il]
BLI PA n;

HRRYET VE ZOR NLLK

69

hrs, ihtiras veya in tikam dan tm yle arnm ; dostV III. luk, eliaklk ve kam u duygularndan baka zevk bil- BLM. meyen insanlar anlatsa, bu durum dan an la tt n n ' 1 doru olm adn sezer ve a dam n y alancln yzne ,,PAHA vururuz; tp k hikyesini kentauroslar ve ejderlerle, mucizeler ve harikalarla doldurm u olsayd yapacamz gibi; ayn kesinlikle. Ve tarihte yaplan herhangi bir kalpazanl ortaya karm ak istiyorsak, kiilere atfedi len eylemlerin doann akna dorudan doruya zt olduunu ve insan gdlerinden hibirinin, bu artlar da kiileri byle bir davrana gtremeyecelnl ispatetmekten daha ik p a edici bir k a n tla m a kullanamayz. SK EN D E R in byk kalabalklara kar tek bana saldrm asndaki doast cesareti anlatrken QUINTUS CURTIU Sun sznn gvenirliinden en az, yine SK E N D E R in, saldrd kalabala kar koymasndaki doast kuvvet ve etkinliini anlatrken phe edildii kadar phe edilmesi gerekir. Bedenin ilemlerinde olduu kadar insann gd ve eylemlerinde-' de birrneklii bylesine rahatlkla ve evrensel olarak kabul ederiz. eitli ilerde ve eitli nsanlar arasnda geen uzun bir yaam n kazandrd tecrbenin, bizi insann doal yapsnn lkeleri konusunda eitmesindeki ve gelecekteki lp bimelerimizi olduu kadar davran m am z da dzenlemesindeki yarar da buradadr. Bu klavuz sayesinde insanlarn eylemlerinden, yz ifade lerinden ve h atta jestlerinden eilim ve gdlerinin bilgisine kar ve yine eilim ve gdleri konusundaki bilgimizden, eylemlerinin yorum una ineriz. Bir tecrbe srecinin biriktirdii genel gzlemler, bize insann doal yapsnn pucunu verir ve inceliklerini zmeyi retir. G rn ve bahaneler bizi artk aldatmaz. Kam uoyuna yaplan aklam alar bir davann ho grnle sslen mesi olarak anlalr. Ve erdeme, erefe hak ettikleri arlk ve yetke tannsa bile, bol bol sz edilen u eksiksiz kar gzetmezk, ynlard an ve partilerden hibir zam an beklenmez; bunlarn nderlerinden ise ok az beklenir; herhangi bir dzey ve durum daki kiilerden bile ender olarak um ulur.' Oysa, insan eylemlerinde blrrnekllk hi olmasayd ve bu konuda olutura bileceimiz her deney dzensiz ve yasasz olsayd, insan zerine herhangi bir genel gzlem edinmek imknszla-, rd ve dnmeyle ne kadar inceden inceye sindiril mi olursa olsun, hibir tecrbe bir ie yaramazd. Yal iftiyi urasnda gen raktan daha becerikli

NSANIN- ANLAMA YETS ZERNE

70
V I I I ,1 BLM ^ i . fah*

. klan, gnein, yam urun ye topran sebzeleri retmesi ileminde belirli bir b irrne kliin bulunm as ye fcecrbenin yal uygulaycya bu ilem i yneten ve ynelten kurallar retmi o lm asnd an baka nedir? . Ancak, insan eylemlerindeki bu blrrneklll, k arak ter, nyarg ve k an fa rk llk larn a yer ' vermeksizin, b tn nsanlarn ayn durum larda tam t a m n a ' t ayn ekilde hareket etm elerini bekleyecek kadar ileri gttlrmemeliylz. Bylesine her bak m d an birrneklik, doa n n hibir yerinde yoktur.- T am tersine, farkl in sa n la r daki davran eitliliini . gzlemekle, yhe de bir derece birrneklik ve dzenlik varsayan daha eitli kurallar oluturm am z m m k n hale gelir. Baka baka a ve lkelerde insanlarn davranm a tarzlar deiik m i olur? Buradan, insan zih n in i ocuk luk tan balayarak k alba sokan, saptanm ve .yerle ml bir kiilik b iim in i veren trelerin ve eitim in byk g cn reniriz. K a d n la rn hareket ve davranlar erkeklerinkinden ok deiik m i? D oann iki cinse dam gasn bast, srekli ve dzenli olarak koruduu farkl karakterleri buradan reniriz. Ayn k iinin hare. ketleri, ocukluktan ih tiy a rl a kadar yaam n baka baka dnem lerinde ok deiiklik gsterir m i? . Bu, duygu ve eilim lerim izin yava yava deimeleri h a k knda ve nsanlara baka baka alarnda hakim olan farkl kurallar h ak k n d a birok genel gzleme im k n verir. Her bireyin kendine zg olan kiilii bile etkilemelerinde birrneklik gsterir: byle olmasayd, kiileri tan m a m z ve d av ranlarn gzlememiz bize eilim lerini retmez, ve onlarla ilgili davranlarm za yn vermee hibir zam an yaram azd. Hibir bilinen gdyle dzenli balants yokmu gibi grnen ve in s a n la rn ynetilmesi iin konulm u btn davran llerinin dnda kalan eylemler bul m a n n m m k n olduunu kabul ediyorum. F akat byle dzensiz ve olaanst eylemler iin nasl bir yargya varlmas-gerektiini bilm ek istiyorsak, doann aknda ve^ nesnelerin ilemlerinde- grnen dzensiz olaylar konusunda beslenegelmi d uy g ulan dnebiliriz. B t n nedenler- allm etkilerine ayni blrrneklikle bal deildir, Y alnzca cansz maddeyle i gren bir zanaat,

HRRYET VE ZORUNLULUK

7
V III. BLM.
l. PARA

duyulu ve akll yapp-eden varlklarn d avranm alarna yn veren bir siyaseti kadar, hedefe ulam ada hayal k rk lna urayabilir. eyleri ilk grnlerine gre len avam, olaylarn kesinsizliini bu olaylarn nedenlerindeki b i r . kesinsiz lie atfeder ve nedenlerin, ilemelerine bir ey engel olm ad halde, bu kesinsizlikten dolay etkilemelerinde baarsz kaldklarn sanr. Oysa filozoflar, doann hem en h e r yannda, kklkleri ve uzaklklarndan tr sakl duran ok eitli kaynak ve ilkeler b u lu n duunu gzleyerek, olaylarn kartlnn . nedendeki herhangi bir rastgelelikten deil, bu nedene kart baka nedenlerin gizil lemlerinden km asnn, hi deilse m m k n olabileceini grrler. D aha ileri gz lemlerle ve tam bir inceleme ile, bir etki kartlnn her zam an bir nedenler k artlna iaret ettiini ve nedenlerin karlkl atm alarnd an ktn grdk leri zam an, bu im k n kesinlie dnr. Bir kyl bir saatin durm as karsnda genellikle iyi ilemez der ve bundan te bir sebep gsteremez: Oysa bir saati kolay lkla grr kl, zemberek ya da sarkataki ayn kuvvet, dililer zerinde her zam an ayn, etkilemeyi gsterir, fakat, belki de, b tn hareketi durduran bir toz tanesi yznden allm etkisinde baarsz kalm tr. Filo zoflar, birka paralel durum un gzleminden, btn neden ve etkiler arasndaki balantnn ayn derecede zorunlu olduu ve baz durum larda bu b alantnn grnteki belirsizliinin kart nedenlerin gizil at m asnd an kt kuraln olutururlar. Bylece, szgelii insan gvdesinde allm salk ya da hastalk belirtileri beklentilerimize uym ad, llar altm z gleriyle ilemedii zam an, yani herhangi belirli bir nedeni dzensiz olaylar izledii zaman, filozof ve hekim ne aknla derler, ne de genel olarak canl sistemin dzen ilkelerinin zorun luluk ve blrrneklilni yadsm aa kalkrlar. Bilirler ki-, insan gvdesi kocam an, karmak bir m akinadr: iinde, anlaym zn tm yle tesinde olan, birok gizil g fc m s u d a durur: lemleri bize ou zaman ok belirsiz grnr: Ve bu yzden, darda kendilerini gsteren dzensiz olaylar, onun i ilemleri ve ynetil mesinde doa k a n u n la rn n en sk dzenlilikle gzetllm ediinln ispat olamaz.

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

72

Filozof, tutarl olacaksa, ayn aklyrtm eyl akll. V III, yapp-eden varlklarn eylem ve istemelerine de uygu- BLM. lam ak zorundadr. n sanlarn en dzensiz ve beklenmedlk kararlarnn hesabn, onlarn kiiliklerini ve l ' P A ,'C A inde bulunduklar durum un her, zelliini bilenler verebilir ounlukla. R a h a t ve hogrl bir kii ters bir cevap verir: Dii aryordur ya-da yemek yeme m itir, K afaszn biri olaand bir canllk ve neelilik havas inde: Bana beklenmedik bir talih kuu konm u tur. Veya bir .eylemin hesabn, bazen olduu gibi, ne kiinin kendisi ne de bakalar belirli bir biimde veremedii zam an bile, biliriz-ki, genel olarak insanlarn karakterleri, belirli bir dereceye kadar, oynak ve dzensizdir. ' Bu, bir bakma, in sann doal yapsnn deimez niteliidir; her ne kadar, dav ranm alarnda hibir saptanm kural olmayan, s rekli bir hercailik ve oynaklk ak iindeki baz kiilere daha belirli bir ekilde uygulanabilse de. Grnte byle dzensizlikler olsa da, i ilkeler ve gdler birrnek bir tarzda ileyebilir; nasl kl rzgr lar, yam ur, bulutlar ve hava d urum undaki teki dei melerin, insan bilgelii ve soruturmas ile kolay kolay aa karlam adklar halde, dengeli ilkeler tarafndan ynetildikleri kabul edilir. m di, yle grnyor ki, gdler ile istemli eylem lerin biraradal sadece doann herhangi bir yerindeki neden ile etki biraradal kadar dzenli ve birrnek olmakla kalmaz, ayn zam anda bu dzenli biraradalk insanlarca evrensel kabul grm tr ve gerek felsefede gerek g nlk hayatta hibir zam an tartm a konusu olm am tr. imdi, gelecek hakk nd ak i b t n k a rm larm z gemi tecrbeye dayanarak elde ettiimize gre, ve her zam an birarada bulunm u olduunu grd m z objelerin her zam an birarada olaca sonucuna vardm za gre, insan eylemlerinde tecrbe edegeldilm lz bu birrnekliin1 ,bu eylemler konusunda k a rmlar elde ettiim iz bir kaynak olduunu ispat et mek, gereksiz grlebilir. Ancak k antlam ay a daha e-. ltli klar tutm ak iin bu konu zerinde, ksa da olsa duracaz. B t n toplum larda insanlarn karlkl bam ll o karlar oktur kl, hemen hibir insan, eylemi kedl iinde tam bir b tn lk tamaz; ya da eylemde bulunann niyetini tara karlayabilmesi iin gerekli olan bakalarnn eylemleriyle bir balants olmakE'den P'ye kadarkl basanlarda : bu eylemler konusundaki btn fil k a r i m i a n eldfi ettiimiz kaynak.]

HRRYET VE ZORNLULUK

73

szn yaplmaz. Tek bana alan en yoksul zanaat, v ill. emeinin karln alm ak iin, en azndan yargcn BLM., koruyuculuunu bekler. Yine bekler kl, m allarn pazara ---- --gtrp uygun bir fiatla sata kard zaman; alclar , P A rtC A bulsun ve elde ettii para ile, hayatn devam ettirmek iin.gerekli eyleri bakalarndan salayabilsin..nsanlar alverilerini yaygnlatrd ve bakalar le olan ilikilerini karm aklatrd oranda, uygun gdlerden tr kendi eylemleri le ibirlii yapmasn bekledikleri daha ok eit istemli eylemi hayatlarnn erevesi ine sokarlar. Vardklar bu sonularda, llerini hep gemi tecrbeden alrlar, tpk nesneler hakkndaki aklyrtmelerlnde olduu gibi; insanlarn da, btn doa] eler gibi. lemlerinde, her zaman, olduklarnn ayn kalacaklarna sarslmaz bir nan beslerler. Bir im alat herhangi bir iin yaplmasnda, kulland ara gere kadar iilerinin emeine de gvenir ve beklenti lerinde hayal krklna urarsa ayn derecede arr. Ksacas, bakalarnn eylemleri hakkndaki bu deneysel karm ve aklyrtm e, insan hayatna o kadar girer kl, hibir nsan, uyank olduu srece, bunu kullanm ak tan bir an geri duramaz, yleyse, yukarda verilen ta nm ve am lamasna gre, btn nsanlarn zorunluluk retisinde her zaman anlam olduklarn ileri sr mekte hakl deil miyiz? Bu bakmdan filozoflar da hibir zaman halktan farkl bir kan beslememilerdir. nk kendi hayatla- . rndakl hemen her eylemin bu kany varsaymas bir 'yana, renmenin bu kany gerektirmeyen teorik blmleri bile ok azdr. T arihinin doru szllne, nsanlar zerine edindiim iz tecrbeye dayanarak gvenmeseydik, t a r i h i n hali nice olurdu? Yasalarn ve ynetim ekillerinin toplum zerinde, birrnek bir lemesi olmasayd, siyaset nasl olurdu da bir blllm durum una gelebilirdi? Belirli insan zelliklerinin belirli duygular ortaya karm ada kesin ya da belir lenmi gleri ve bu duygularn eylemler zerinde srebil bir ilemesi olmasayd, a h l k n temeli nerede kalrd? Ve k ahram anlarn n davran ve duygularnn, byle kiilikler iin ve byle artlarda doal olup olm a d konusunda yargya varamasaydk, hangi iddia ile bir air ya da yazara eletiri, uygulayabilirdik? yleyse zorunluluk retisini ve gdlerden stemli

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

74

eylemlere, in san zelliklerinden de davrana yaplan V III. bu k a r m kabul etmeden, bilim le uramak ya da BLM. h e rh an g i cinsten bir eylemde b ulunm ak hemen hem en m knsz grnyor. ' P A R A Gerekten de, d o a l ve m o r a l delillerin ne kadar ra h atlk la birletiklerini ve tele bir k an tla m a zinciri m eydana getirdiklerini dndm zde, bu delillerin ayn yapda ve ayn ilkelerden km a oldu unu teslim etmekte bir saknca grmeyiz. Parasz ve kimsesiz bir m ahkm , kam asnn im knszln, kendisini evreleyen duvarlarla parm aklklara olduu kadar g ardiyannn direngenliine de bakarak anlar; zgrlne ulam a abasnda da, ta ve demir zerin de ilemeyi, gardiyann eilip bklm e bilm ezlii ze rinde lemee ye tutar. Ayn m ahkm , daraacna gtrlrken, l m n n kesinliini balta ya da arkn lemesinden, olduu kadar, m u h a fzlarn n grevlerine ball ve sad klndan da karr. Z ih n i belirli bir dea zinciri boyunca yrr: Askerlerin kam asna gzyum m am alar, celladn ini yapmas, ban gvdeden ayrlmas, kanam a, arpnm a ve lm . Bu zinciri, b ir birine balanm doal nedenler ve istem li eylemler oluturm aktadr; oysa zihin, bir bakladan bir baklaya geerken, aralarnda hibir fark duymaz ve gelecek olay bellek ya da duyularda hazr objelere balayan nedenler, birbirlerine f i z i k s e l zorunluluk demekten holandm z eyle eklenmi olsayd, olayn m eydana geleceini daha kesin grmezdi. Tecrbesi edinilm i ayn birlem enin zih in zerinde etkisi ayndr; birleen objeler ister gd, isteme ve eylemler, ster grnr ekiller ve hareketler olsun. eylerin adlarn deitire biliriz; am a doal yaplar ve anlam a yetisi zerindeki lemleri hibir zam an deimez. D rst ve varlkl olduunu bildiim , yalcn dost luum olan bir adam n, hizm etkrlarm la evrili olduum evime geldiinde, ayrlm adan nce gm kalem liim i alm ak i in beni baklam ayacandan em inim ; yeni, salam yapl, salam temelli evimin yklacandan ne kadar kukulanyrsam , dostum un byle bir ey yapacandan da ancak o kadar kukulanabilirim . N e v a r 'k i , d o s t u m a n i ve b i l i n m e z b i r l gnla kaplabilir. Ayn ekilde bir ani dep rem olabilir ve evimi sallayp bama ykabilir. yleyse sayltlarm deitireceim. Diyeceim kl, dostum elini
[Bu paragraf metne R basmnda eklenmitir.]

ZORUNLU BALANTI IDEASI

75

atee sokup .kl olana kadar alevlerin arasnda tut- vTII. m ayacaktr; ve bu olay sanrm , kendisini pencereden BLM. dar atarsa ve hibir engelle karlamazsa, havada bir an bile durakalam ayacan sylememdeki gvenle nce- 1 1 den syleyebilirim. n s a n n doal yapsnn b ilinen b tn ilkelerine bu kadar aykr den ilk olaya, b ilin mez lgnlk kukularnn hibiri en ufak bir olanak salayamaz. le vakti Charlng-Crossta, kaldrm a altn dolu kseslnl brakan bir adam, kesesini bir saat sonra dokunulm am bulm ay beklemektense, ku gibi uup gitm esini beklesin, daha yi. nsan aklyrtmelerln ln yarsndan ou, insanlarn belirli durum lardaki alglms davranlar konusundaki tecrbemizle orantl olarak, az ya da ok kesinlik derecelerinde, buna benzer yapda karm lar kapsar. Z orunluluk retisini b t n yapp-etmelerinde ve aklyrtmelerlnde, duraksam adan kabul ettikleri halde, b tn nsanlarn bu retiyi szl olarak kabul etmekte gsterdikleri ekingenliin ve tersine, b tn alarda kart bir kan ileri srme eilim ini gstermelerinin sebebi ne olabilir diye sk sk dnm m dr. Sanrm, bu. yle aklanabilir; Cisim ilemlerini ve etkilerin nedenlerinden remelerini incelersek, grrz ki, yeti lerimiz, bu ilikinin bilgisini edinmekte, bizi, belirli nesnelerin s r e k l i b i r a r a d a olm alarn ve zihnin a l lm bir geile birinin belirmesinden te kinin in ancn a geiini gzlemekten teye gtremez hibir zam an. Ancak, insan bilisizlii zerine varlan bu sonu, konunun en sk ncelenmesinin gsterdii bir ey olduu halde, insanlar, yine de doa glerinin daha da derinine indiklerine ve neden ile etki arasn daki zorunlu balant gibi bir eyi grdklerine inanm aa kuvvetli bir eilim gsterirler. Ayn ekilde, dncele rini kendi zihinlerinin ilemlerine . evirdikleri ve gd le eylem arasnda byle bir b alant h i s s e t m e d i k l e r i zam an, maddesel gcn sonucu olan etkiler ile dnce ve akldan kan etkiler arasnda bir fark var'saymaa yatkndrlar. Oysa her tr nedenlilik konu sunda, objelerin srekli blraradalndan ve dplaysyle zihnin birinden brne yapt k a r m d a n te bir. ey bilm ediim iz kansna varnca ve

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

70

bu iki d urum un istemli eylemlerde yer a ld n n evrensel v ill. olarak teslim edildiini grnce, ayn zorunluluun b- BLM. t n nedenlerde ortak olduunu kolaylkla kabul edebiliriz. Ve bu aklyrtm e, istem in belirlenmelerinde zorun- ,,,AnCA luluk grd iin ,'b iro k filozofun sistemleriyle elise de, dnrsek anlarz ki, bu filozoflarn zorunlulua itirazlar gerek 'duygularyla deil, sadece szlerle olu yor/ Zorunluluk, buradaki anlam yle, herhangi bir filo zof tara fn d a n imdiye kadar ne reddedilmitir, ne de hibir zam an re.ddedilebilecektir sanrm . Belki zihnin, m addenin ilemlerinde neden ile etki arasnda daha fazla bir b a la n t akl sahibi varlklarn istem li hare ketlerinde yeri olm ayan bir b alant grd ileri srlebilir sadece, im d i, b un un byle olup olm ad ancak inceleme sonucunda ortaya kabilir ve ddialarn hakl klm ak iUn, bu zorunluluu tanm lam ak ve tasvir etmek, bunu maddesel nedenlerin ilemlerinde bize gstermek bu filozoflara der. ' .Gerekten, yle grnyor ki, insanlar ruhun yetisorusunu ters tara fn d a n ele alyorlar lk nce daha basit bir soruyu, yani cisimlerin ve kaba, aklsz m a d denin ilem lerini ele alsnlar ve burada, nesnelerin srekli biraradahklar ve bundan dolay zih n in birinden brne yap t karm dan baka herhangi bir hedenlilik ve zorunluluk ideas oluturup oluturam ayacak larna bir baksnlar. Maddede grdm z zorunluluun t m n gerekten bu durum lar oluturuyorsa ve bu durum larn ayn zam anda zih n in ilemlerinde de yer aldklar evrensel olarak kabul ediliyorsa, ite o zaman tartm a sona ermitir; hi olmazsa, bundan sonra sadece lfta kalaca teslim edilmelidir. Ancak, nesne lerin ilemlerine ilikin daha ileri bir zorunluluk ve nedenlilik ideasna sahip olduum uzu ve aym zam anda da zih n in istem li hareketlerinde daha ileri bir ey bulm adm z varsaymak dncesizliini gsterdiimiz srece, bylesine h a ta l bir sayltya dayanarak, soruyu herhangi bir belirgin sonuca b a la m a n n im k n yoktur. H atam z dzeltm enin tek yntem i daha yukar k mak;'' bilim in maddesel nedenlere uygulanndaki dar snrlar incelemek ve maddesel nedenler konusunda b t n bildiim izin, yukarda sz edilen srekli bLraradalk ve karm, olduuna kendim izi nandrm aktr.

HRRYET VE ZORUNLULUK;

77

Belki de, nsann a n la m a yetisine bu kadar dar snrlar V III. saptam a glkle kabul ederiz; am a sonradan, bu BLM. retiyi istemin hareketlerine uygulam akta hibir glk ekmeyebiliriz. n k istem enin eylemleri ile 1- P A R A gdler, artlar ve karakterler arasmda dzenli bir biraradalk olduuna gre ve her zaman, birinden b rne grtren karm lar yaptm za gre, hayatm zn her kararnda, tutum ve davranlarm zn her adm nda bal kaldm z bu zorunluluu szlerle de kabul etmek zorunda kalrz.1 En tartm al bilim olan m etafiziin, en tartm al sorusu olan hrriyet ve zorunluluk sorusuna ilikin bu uzlatrc tasarm z gerekletirmee devam edersek; zorunluluk retisinde olduu gibi hrriyet retislndo de b tn nsanlarn her zam an anlaageldlklerinl ve t m tartm ann, bu soruda da, bugne kadar sadece szel dzeyde kaldn ispat etmek ok ey sylemei gerektirmeyecek. m di, stemli eylemler sz konusu olduunda, hrriyet; denince ne anlalr? Eylemlerin gdler, eilimler ve o andaki artlar le, b irin in belirli
1 Hrriyet retisinin srekliliini korumas baka bir nedenle de ak lanabilir; bu da, birok eylemlerimiz de yer a l a n ' veya alabilen bir sahte hrriyet ya da kaytszlk duyumu veya bunun szmona tecrbesidir. Maddesel olsun zihinsel olsun, h e rh a n gi bir hareketin zorunluluu, aslnda yapp-edenin deil, bu harekete bak mak durum unda olabilecek drnce 'ya da akl sahibi varln n ite li id ir;' ve temelde; bu varln dncelerinin, bu hareketin varoluunu daha nceki objelerden karsamaa belirlenmi olm asndan baka bir ey deildir; n a sl .ki hrriyet, zorunluluun kart olaTak bu belirlenmenin eksikliinden ve bir objenin Ideasna gemek ya da gememekte duyduumuz belirli bir geveklik ya da kaytszlktan baka bir ey deildir. im di nu gzleye biliriz kl, nsan eylemleri zerinde d u r u p d n d m z d e , byleslne bir geveklik ya da kaytszl ender olarak duyduumuz; tersine, bu eylemleri, gdlerinden ve onlar ya p a n n tutum undan genellikle hatr saylr bir kesinlikle karsayablldllmlz halde, sk sk yle olur kl. bu eylemimi kendimiz yaparken, bu kaytszla benzer b|r ey duyarz: Ve b t n benzer objeler rahatlkla birbir lerinin yerine konduundan, bu duygu

nsan hrriyetinin tantlayc ve hatta sezgisel bir spat olarak kullanlm tr. Birok durum da eylemlerimizin stemimize bal olduunu - duyarz, stemin kendisinin ise hibir eye bal olm adn duyduumuzu hayal ederiz; nk bunu yadsyarak bir denemeye giritiimizde, istemimizin her yana kolaylkla gidebileceini duyarz ve karar klmad yerde bile kendisinin bir grntsn (ya da okullarda denil dii gibi bir V e 11 e 11 y) meydana getirdiini duyarz. Bu grntnn ya da belli belirsiz hareketin, o anda, grnts olduu eyin kendisi haline gelebileceine kendim izi nandrrz; nk bu yadsnrsa, kinci bir deneme ile gerekten kendisi haline geldiini buluruz, Hi dnmeyiz kl, burada eylemimizin gds, garip bir hrriyet fcsterlsl yapmak arzusudur, .Ve kealn grnyor kl, biz imizde bir hrriyet duyduumuzu ne kadar hayal edersek edelim, bir seyirci eylemlerimizi g dlerimizden ve kiiliimizden ou znman karsayablllr; karsayamad zaman bile, inde olduu ruh halinin btn artlarn, bt n l n n ve eilim inin en gizil kaynaklafn eksik sizce t-ansaydm, karsayablllrdlm diye bir- genel sonuca varr. te bu, yukardaki retiye gre, zorunluluun tam nellldlr.)

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

78
V III. BLM, 1 1PAnA

bir blrrneklik derecesinde briln izlemeyecek ve biri b rnn varoluu zerine sonu karm aa zin vermeyecek kadar kk bir b alants vardr demek istemiyoruz herhalde. n k . bunlar ak ve kabul edilmi olgu sorunlardr. O zam an, hrriyetten, sadece istemin belirlemelerine gre eyleyip eylememe gcn a n la y a b iliriz; yani hareketsiz durm ay seersek hareketsiz durabiliriz, harekete ge meyi seersek, yine, harekete geebiliriz. , im di, bu hipotetik hrriyetin hapiste zincire vurulu olm ayan her keste bulunduu evrensel olarak kabul edilir. Burada, yleyse, tartacak bir ey yok. H rriyetin nasl bir ta n m n yaparsak yapalm , u ki gerekil art gzetmee dikkat etmeliyiz: i l k i , ak olgu sorunlaryle tutarl olmas, k i n c i s i , kendisi le tutarl olmas. Bu artlan gzetirsek ve tanm m z anlalr klarsak, eminim ki b t n insanlarn' tek bir kanda birletikleri grlr. Evrensel olarak kabul edilir k, hibir ey, varoluu n u n bir nedeni olmadka varolam az ve rastlant, dik katle incelenirse, sadece olumsuz bir kelim edir; doann herhangi bir yerinde varl olan bir gerek gce iaret etmez. Oysa baz nedenlerin zorunlu olduu, bazlarnn ise zorunlu olm ad iddia edilir. te burada, tanm larn yarar sz konusu. Biri ksn da nedeni yle t a n m l a s n k, neden ile etkisi arasndaki bir zorunlu b a 1 a n 1 1, ta n m n bir paras olarak iinde bulunm asn ve bu tanm la dile getirilen ideam n k ay n a n ak seik gstersin; bu yaplabilirse, ben hem en tartm adan tam am yle vazgeerim. Am a k onunun yukarda ortaya konan am lam as kabul edilirse, byle bir tanm n yaplm asnn hepten mknsz olmas gerekir. Nes nelerin dzenli bir b lrarad alklan olmasayd, hibir zam an bir neden ve etki kavram m z olm azd ve bu d zenli blraradalk anlam a yetisinin bu k a rm n dou rur ki bu da, anlayabileceimiz tek balantdr. K im bu artlar erevesinin dnda brakan bir neden tanm yapm aa giriirse, ya anlalm az terimler ya da ta n m lam aa alt terimle eanlam l terimler kullanm ak zorunda kalr.1 Ve yukardaki tan m kabul edilirse,
> ^ylece, neden b i r e y r e t e n e y i n ondan sonra s r e k l i ola e y ol&rak tanm lanrsa, retmek r a k v a r o l d u u e y 'd lr denseydl, Jo n e d e i o l m a k'n eanlaml oldu bu terimleri anlardk: nk gerekten, unu srmek kolaydr. Ayn ekilde, konu zerine tm bildiim iz budur. Ve neden, b i r e y i n o n n n 1 a v a r o l bu sreklilik, zorunluluun tam nelltnl oluturur, onun hakknda baka duu ? e y olarulc tanm lnnrsa bu bir Ideamz da yoktur. da ayn tiraza aktr. nk o n u n l a kelimesi ne anlam a gelir? Neden, b i r

H RRYET VE ZORUNLULUK

79 V III. BLM.
I. p a r a

hrriyet, zorlam ann deil, zorunluluun kart olarak, raslantyla ayn eydir k, raslantrin da varolmad evrensel olarak kabul edilmitir. II. PARA

Felsef tartm alarda, din ve ahlk iin tehlikeli sonular olaca ddias le bir hipotezin yanllm ispat etmee alm ak kadar yaygn, yaygn olduu lde de knanacak bir aklyrtm e yntemi yoktur. Bir dncenin sama sonular varsa, kesinlikle yan l tr:'a m a tehlikeli sonular var diye, yanll kesinlik kazanmaz, yleyse, hakikatin ortaya karlmasnda, bu trl konulardan, tartlan kiiyi ekilmez yapmaa yaram aktan baka hibir yarar olmayan 'konular olarak, tm yle uzak durulm aldr. B undan kendi hesa bma bir ey elde etmek steinde deilim; sadece genel bir gzlem olarak belirtiyorum. Byle bir snamaya aklkla giriyorum; ortaya koymaa alacam ki, hem zorunluluk hem de hrriyet retileri, yukarda aklandklar ekliyle, sadece 'ahlkla tutarl olmakla kalmazlar; ayn zam anda onun ayakta tutulm asnda vazgeilmez retilerdir. Zorunluluk, gerekli bir paras olduu n e d e n i n iki tanmna, uygun olarak, iki yoldan tanm lanabilir. Ya benzer nesnelerin srekli biraradalndan ya d anlama yetisinin bir objeden brne yapt karm dan meydana g e lir.' im di, her iki anlam da da (dorusunu isterseniz temelde ayndr bunlar) zorunluluun insan is teminde yer ald, aka dile getirilmese de, evrensel olarak okullarda, kilisede ve gnlk hayatta kabul edil mitir; ve hi kimse hibir zaman, nsan eylemleri konusunda karm larda bulunabileceimizi ve bu karm larn da benzer gdler, eilimler ve artlarla benzer eylemlerin tecrbe edilmi birlemesine dayan dn yadsmaa kalkmad. Herhangi bir kimsenin buna katlmayabllecei tek yan, ya insan eylemlerinin bu zelliine zorunluluk adn vermei belki reddetmek ama anlam anlaldktan sonra, sanrm kelime blrey deitirmez ; ya da m addenin ilemlerinde daha te bir eyin ortaya karlabileceini ileri srmek olablllr.Nysa kabul edilmesi gerekir ki, bu, doa felsefesi ve metafizik iin nasl bir sonu dourursa doursun, ahlk ya da dine dokunan hibir yan olamaz. Burada,
' [B'den Qya kadarkl basmlarda : ahlk ve dinle]

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

80

cisim hareketlerinde . herhangi baka bir zorunluluk y iI I , ya da' b a la n t ideas olm adn leri srmekle h a ta BLM. ediyor olabiliriz; am a herhalde, zih n in h a re k e tle rin e " herkesin atfettiinden ve kolaylkta kabul etmesi gere- ,I,PAnAkenden baka birey atfetmiyoruz. ' Doru yol olarak kabul' gregelmi sistemde istem b ak m n d a n '' deil, sadece maddesel objeler ve. nedenler b ak m n d a n baz a rtla n deitiriyoruz. yleyse hibir ey, bu retiden hi deilse daha m asum , olamaz. B t n yasalar dller ve cezalar zerine kurulu olduuna gre, bu gdlerin zih in zerinde dzenli ve blrrnek - bir etkilemede bulunduu, her ik isinin de iyi eylemleri ortaya kard ve kt eylemleri nledii, bir temel ilke olarak kabul edilmitir. Bu etkilemeye istedi im iz .ad takalm ; genellikle eylemle blrarada b u lu n duuna gre, bir n e d e n saylmas ve burada ortaya koymaa altm z zorunluluun bir rnei olarak grlmesi gerekir. Nefret veya a lm a n n tek uygun objesi, dnce ve bilinle donatlm bir kii veya yaratktr; ve su tekil eden ya da zarar veren eylemlerin bu tutkuyu u y a n d r mas, sadece kii likisi ya da onunla balants yoluyle olur. Eylemler, doal y a p la n gerei, gelip geicidirler ve yok olurlar; onlar yapan kiinin karakter ve eilim indeki bir n e d e n den km adklar srece, ne iyi iseler o kiinin erefine birey ekleyebilirler, ne de kt iseler erefsiz liine: Eylemlerin kendileri knanabilir; b t n a h lk ve d in kurallarna aytkr olabilir: am a kii, eylemlerinden sorumlu deildir; ve kiide srekli ve deimez bir eyden km adklarna ve arkalarnda da byle srekli birey brakm adklarna gre, kii, en korkun suu iledikten sonra bile, doduu andaki kadar saf ve lekesizdir; ve karakteri de eylemleri ile herhangi bir biimde ilg ili deildir, nk eylemleri kiiliinden km a deildir ve b irin in k tl tekinin dkl iin bir ispat olarak kullanlam az. lis a n la r , cahilce ve geliigzel yaptklar eylemlerden tr, sonular ne olursa olsun, knanm azlar. . Niye? n k bu eylemlerin ilkeleri a n lk tr .ve sadece bu ey lemlerle snrldr. nsanlarn bir rpda ve nceden kurm adan yapverdikleri eylemler, hesaplayarak yaptk-

h r r i y e t ve z o r u n l u l u k

81

la n eylemlerden daha az knanr. Hangi sebeple? nk. y iII. aceleci bir miza, zihinde srekli bir neden ya da lke BOLM. olarak durduu halde, sadece arada srada ler ve tm ' ' kiilie yaylmaz. Yine, ardndan hayat ve tutum lar u ' P A nC A dzeltme gelirse, pim anlk btn sular siler. Bunu nasl aklayacaz? Ancak unu belirterek: Eylemler, sadece zihindeki su oluturucu lkelerin ispatlar olarak bir kimseyi sulu klar, ve bu ilkelerin deimesi ile hakl ispatlar olm aktan knca, ayn zam anda su oluturuculuklar da ortadan kalkar. Oysa,' zorunluluk retisine dayanm adka, bunlar hibir zam an hakl ispatlar, dolayisiyle de hibir zaman su oluturucu olmamlardr. Ayn kantlam alarla ve eit derecede kolaylkla spat edilebilir ki, h r r i y e t de. yukarda sz edilen ve b tn nsanlarn birletikleri tanm a gre, ahlk iin arttr ve bunun olmad yerde insanlarn hibir eylemi herhangi bir ahlak nitelie sahip olamaz: ne de onanm a ya da holanm am a konusu olabilir. nk eylemler, sadece i karakter, tutkular ve heyecanlarn iaretleri olm alar bakm ndan ahlk duygumuzun objeleri olduu na gre: bu lkelerden deil de, tmyle d etkenlerden doduklar durum larda, vg ya da knamaya yol a malar imknszdr. Bu teoriye yaplabilecek zorunluluk ve hrriyete ilikin b t n itirazlar gereksiz kldm ya da ortadan kaldrdm iddia etmiyorum. Burada ele alnm ayan baka konulardan karlabilecek baka tirazlar grebi liyorum. Sz gelii denebilir kl, istemli eylemler madde ilemleriyle ayn zorunluluk kanunlarna bal seler, varolan her eyin ilk bataki nedeninden her bir insann her bir stemesine uzanan ezelden belirlenip konmu bir zorunlu nedenler zinciri vardr. Evrenin hibir yerinde ne olumsallk var, ne kaytszlk ne de hrriyet. Eylemde bulunurken, ayn zam anda zerimizde eylemde bulunu lu yor. B tn istemelerimizin k balatcs, bu kocaman m aklnaya ilk olarak hareket balayan ve btn varlk lar, sonradan gelen her olayn kanlm az bir zorunluluk la sonulanaca o zel konuma getiren, Yaradandr, yleyse, nsan eylemlerinin, ya bylesine yi bir nedenden ktklarna gre ahlak dklkleri olamaz; y a 'd a , herhangi bir dklkleri varsa, onlarn lle nedeni ve ba latcs olarak kabul edildii srece Yaradanmz da ayn sua ortak ederler. nkU humbaray ateleyen

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

82 VTII. BLM. n PA nA

adam, kulland fitil ksa da olsa uzun da olsa, b tn sonularndan nasl sorumlu se, aym ekilde nerede aralksz bir zorunlu nedenler zinciri saptanmsa, bu nedenlerin ilk in i ortaya karan Varlk, sonlu olsun sonsuz olsun, bunlardan tr k n a n m a y da vgy de yklenmek zorundadr. Ak ve deimez a h lk ldealarmz, herhangi bir insann eylem lerinin sonularn ncele diim iz zam an, tartm a gtrm ez sebeplere dayanarak, bu kural koyar; ve sonsuz bilgelik ve gllkte bir varln isteme ve niyetlerine uygulandnda, bu sebep lerin daha da ok kuvveti olsa ger.ek. Bilisizlik ve gszlk insan gibi ylesine sn rl bir yaratk iin zr saylabilir, am a bu eksikliklerin Y aradanm zda yeri yoktur. O, in san larn su oluturucu diye ilan ediverdiklerl eylemleri nceden grd, nceden koydu ve yle olm alarm stedi. Bu yzden de, ya bu eylemlerin su olmad, ya da bunlardan nsann deil T anrnn sorum lu olduu sonucuna varm am z gerekiyor. F akat her iki konum da sama olduuna ve dine saygszlk tadna gre, ikarsandklr reti de bu tirazlarn hepsine ak olduundan, doruluunun m m k n olamayaca sonucu kar. Sama bir sonu, zorunlu ise, kaynaktaki retinin sama olduunu ispat eder; nasl ki, aralarndaki ba lant zorunlu ve kanlm az ise; su olan eylemler kay naklar olan nedeni su klarlar. Bu tiraz iki blm den m eydana geliyor. B unlar ayr ayr inceleyeceiz, t i k i n , insan eylemleri zorunlu bir zincirle Tanrya kadar gtrlebilirse, onlara kaynaklk eden ve tm yle yi, vgye deer olandan baka hibir ey stemeyecek Varln sonsuz yetkinliinden dolay, hibir zam an su olamaz. Y a da 1 k 1n c 11 e y i n , . bu eylemler su ise, Tanrya atfettiim iz yetkinlik sfatn geri alm am z ve onu, b tn y aratk larnd ak i sululuk ve ahlk d k l n n ilk balatcs kabul etmemiz gerekir. lk itiraza verilecek cevap ak ve in and rc g rn yor. D oann b t n fenom enlerinin zenli bir nceleme sinden sonra, tek bir sistem olarak dnldnde, BTNn, varoluunun her devresinde tam bir iyicillikle dzenlendii; sonunda da, bali bana ya da m utlak h i bir ktlk veya ac katmas olmakszn, yaratklarn hep sinin en yce m utlulua ulaaca sonucuna varan birok filozof vardr. Derler ki, her fizik k tlk bu iyicil sis temin vazgeilmez bir parasn m eydana getirir ve daha

h r r iy e t

ve zo ru n lu lu k

ok k t l n ieri girmesine, daha ok iyiliin de dar km asna meydan vermeyen bilge bir yapp-eden olarak dnlen T an rn n kendisi tarafndan bile ortadan kaldrlam az. Baz filozoflar ve bunlarn arasnda eski STOACILAR, rencilerine, om uzlarna ken ktlkle.rin, gerekte evren iin iyilikler olduunu ve doann btn sistemini kavrayp anlayabilecek geni bir bak asndan baklnca, her olayn sevin ve m utluluk konusu olacan reterek, bu teoriden, her derde karlk bir avun konusu kardlar. Ancak, bu dnceler ilk bakta takdire deer ve ulu grndkleri halde, uygulamada zayf ve etkisiz olduklar ok gemeden ortaya kt. Nkris h astalnn delici sanclaryle kvranan bir adama, gv desindeki zararl svlar oluturan ve bu svlar, keskin aclar verdikleri kaslara, sinirlere tayan genel k a n u n la rn doruluu zerine vazlar verirseniz, onu yattrm ak tan ok sinirlendirirsiniz herhalde. Bu geniletilmi bak alar, rahat ve gven iinde teorik dnen kiinin hayalgcn bir an okayabilir; ama bu kiinin ac ve tutku heyecanlaryle tedirgin edilmeseler bile, zihninde ne srekli olarak durabilirler, ne de byleslne gl hasrclarn saldrsna uraynca yerlerini koruyabilirler. Duygular objelerine daha dar ve daha doal bir gzle bakar: insan zih inlerinin kararszlna daha uygun olan bir lllkle sadece etrafm zdaki varlklarla ilgilenir ve sadece zel sisteme iyi ya da kt grnen olaylar tarafndan harekete getirilirler. Durum f i z i k ktlkte naslsa, a h l a k ktlkte de yledir. Biri bakm ndan bu kadar az etkilili i olan bu uzak dncelerin, br bakm ndan daha kuvvetli bir etkilemeye sahip olacan kabul etmek hi de akla yatkn deildir. n s a n zihni doa tarafndan yle biim lendirilm itir kl, belirli niteliklerin, eilimlerin ve eylemlerin belirmesiyle, hemen onama ya da knam a duygusu duyar; yap ve kuruluunda daha vazgeilmez herhangi bir duygu da yoktur. Onaymz kazanan n ite likler, genellikle, insan toplum unun huzur ve gvenliine katkda bulunan niteliklerdir; ayn ekilde, knadklarm z da. daha ok, kam unun zarar ve karklna yol aa n lardr: B uradan u sonuca varmak m m kndr ki, ahlak duygular dolayl ya da dolaysz olarak, bu kart karlar zerinde durup dnmemizden doar. Felsefi dnce-

VIII. BLM.
I I . PARA

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

84

ler, her eyin BTN b ak m n d a n doru olduunu, toplu m u n huzurunu bozan niteliklerin de, genel olarak, tpk onun m utluluun u ve iy iliini dorudan doruya ilerleten nitelikler gibi, doann temel ynelim ine yararl ve uygun olduunu syleyerek, ortaya farkl bir ta h m in ya da k am koysun, ne kar? Byleslne uzak ve belirsiz teorik dnceler, nesnelerin doal ve dolaysz grnlerinin uyandrd duygulara kar denge salayabilir mi? ,6yke bir paras a lm an bir adam n, urad zarardan tr yaknm alar, bu ulu dncelerle herhangi bir lde azalr m ? O zaman, niye bu su karsnda duy duu infial bu dncelerle badam az saylsn?. Ya da niye ktlk ve erdem arasnda yaplacak gerek bir ayrm n kabul edilmesi, kiisel gzellik ve biimsizlik arasndaki gerek ayrm da olduu gibi, b tn teorik felsefe sistemleri ile uzlamaz olsun? Her iki ayrm da insan zih n in in doal duygularna dayaldr: Bu duygular da, ne cinsten olursa olsun herhangi bir felsef teori ya da teorik dnce tarafnd an denetlenemez yeya dei tirilemez. k i n e i itiraza bu kadar kolay ve doyurucu bir cevap veremiyoruz: T anrnn, g n h ve ahlk .dkl n n yaratcs olm adan, b t n insan eylemlerinin ara nedeni olm asn seike ak la m a n n im k n yoktur. Bunlar, kendi halinde ve yardm grmeyen akln yalnz bana ele alm asna hi uygun olm ayan gizemlerdir; ve. akl, hangi sisteme kucan aarsa asn, bu konularda att her adm da, kendisini iinden klm az glkler, h a tta elimelerle kar karya bulacaktr. nsan eylem lerinin kaytszl ve olum salln nceden-bilme ile badatrm ann, ya da m utlak kurallar savunurken yine de Tanry g n a h n balatcs olm aktan kurtarm ann imdiye kadar felsefenin gcn hepten at grlm tr. Felsefe, bu yce gizemleri .kurcalam akla gsterdii cretin farkna varr dat bu kadar belirsizlikler ve kar klklarla dolu bir sahneyi brakp, alakgnlllkle kendi gerek alanna, yani g nlk hayata dnerse, ne m utlu ona! nk orada, bylesine usuz bucaksz bir phe, kesinsizlik ve elime okyanusuna yelken am ak szn, soruturmalarna konu olacak yeteri kadar glk bulacaktr.

VIII. BLM,
n. PA n/

HAYVANLARIN AKLI

85 IX . BLM.

IX .

BLM H ayvanlarn Ald zerine'

Olgu sorunlar zerine b tn aklyrtmelerimiz, bizi, herhangi bir nedenden, benzer nedenlerin yol at n gzlediimiz olaylarn aynn beklemee gtren bir cins ANALOJ zerine kuruludur. Nedenlerin tpatp benzer olduu yerlerde analoji m kem m eldir ve ondan yaplan karm kesin ve karara vardrc grlr: Bir demir par as gren adam, bunun da, gzlemi bulunduu btn teki durum larda olduu gibi arl ve salaml olaca ndan phe etmez. Ancak objelerin bu kadar kesin bir benzerlii olm ad yerlerde analoji daha az m kem m el dir; karm da, benzerlik orannda bir m iktar gc oldu u halde, daha az karara vardrcdr. Bir tek hayvan zerinde' yaplan anatom ik gzlemler, bu t r aklyrtmeyle btn hayvanlara yaygnlatrlr ve kesindir ki, sz gelii kan dolam nn kurbaa .ya da balk gibi bir yaratkta bulunduu aka ispat edilirse, bu, ayn likenin btn hayvanlar iin geerli olduu hakknda kuvvetli bir saylt oluturur. Analojiye dayanan bu gzlemler, daha ileriye, hatta u anda uratmz b ili me kadar gtrlebilir; anlam a yetisinin ilemlerini veya insandaki tutkularn kaynak ve balantlarn aklayan herhangi bir teori de, eer bu teorinin, btn teki hayvanlarda ayn fenomeni aklam ak iin gerekli oldu unu anlarsak, daha ok yetke kazanr. Bunu, yukarda anlattm z, aracl ile de b t n deneysel aklyrtmeleri aklam aa altm z hipotez bakm ndan snaya caz ve um arm ki bu yeni bak as btn nceki gzlemlerimizi dorulam aa yarayacak, tllcin. ak grnyor k, insanlar kadar hayvan ar da tecrbeden birok eyler renirler ve ayn neden leri her zaman, ayn 'olaylann izleyeceini karsarlar. Bu ilke yoluyle nesnelerin daha belirgin zelliklerini tanrlar ve doularndan balayarak, yava yava, ate; su, toprak, talar, ykseklikler, derinlikler, v.b. gibi eylerin yaplar ve ilemlerinden sonu olarak kan etkiler konusunda bilgi biriktirirler. Yavru hayvanlarn bilisizlii ve tec rbesizlii; uzun gzlemlerle, a a veren eylerden kam-

NSANIN ANLAMA YETS ' ZERNE

06

ma, rahatlk ve zevk verenlerin peinden gitm ei ren IX mi olan yam alm hayvanlarn kurnazl ve bilgeli BLM . inden' bu noktada aka ayrt edilebilir. Kouya altrlm bir at, zerinden srayabilecei ykseklii tanr ve gcn, kuvvetini aacak ie hibir zam an .kalkmaz. Yalanm bir av kpei, srein daha yorucu olan yann genlere brakr ve tavan, yzgerl ettiinde karlayabilecei bir yere yerleir, bekler; bu drm da oluturduu tahm inler de gzlemlerinden ve tecrbesin den baka bir eye dayal deildir. dtll ve cezalarn uygun kullanlm as ile doal igd ve eilimlerine en' aykr bir hareket tarz retilebileh hayvanlarda disiplin ve eitim in etkilerine baklnca bu daha ak grlr. Bir kpee gzda verdiimiz veya onu dvmek in k rb a c ' kaldrdm z zam an, onda ac duym a korkusu uyandran tecrbe deil m idir? H atta, adn bilm esini; hibir zellii olm ayan bir sesten teki kpeklerden birini deil de, kendisini kastettiimizi, bu sesi belirli bir ekilde, belirli bir ton ve vurguyla kard mzda onu arm ak istediim izi karsam asn sala yan da tecrbe deil m idir? B t n bu durum larda, hayvann, dolaysz olarak duyularn uyarann tesinde bir olguyu karsadn ve nndeki nesneden, gzlemlerinde benzer nesnelerden k t n grd ayn sonular beklerken, bu karm nn tm yle gemi tecrbesi zerine kurulu olduunu gzle yebiliriz. 1 k i n c i 1e y i n, hayvann bu karm nn, benzer olaylarn benzer nesneleri izlemesi gerektii ve doarm aknn, ilemlerinde her zam an dzenli olaca sonucunu kard bir k an tlam a ya da aklyrtm e srecine dayanm as im knszdr, n k gerekte bu gibi k a n tla m alar olsa bile, bunlar, yetkinlikten byleslne uzak a n la ma, yetileri tarafnd an gzlenemeyecek kadar karktrlar herhalde; zira bunlarn aa karlm as ve gzlenmesi, bir felsefe dehasnn en yksek zen ve d ik katini gerekti rebilir. yleyse, hayvanlara bu karm larda yol gsteren aklyrtm e yetisi deildir; ocuklarda da byledlr, sra d an eylem ve sonu karm alarnd a insan soyunun oun luumda da byle, h a tta yaaylarnn etkinlik gs terdikleri blm lerinde genellikle avam la ayn d u rum da olan ve . ayn k urallarn ynettii filozofla rn kendilerinde de... Doa, d ah a kolay ve daha genel, kullanl ve uygulan olan baka bir ilke sa-

HAYVANLARIN A KLI

87

lam osa gerek; hayatta, etkileri nedenlerden x . karsama gibi alabildiine nemli sonular olan bir BLM. ilem, bu kararsz aklyrtme ve k antlam a srecine -----e m anet' edilemez. Bu, insanlar b ak m n d a n pheli olsa da, hayvanlar sz konusu olduunda tartm a gtrmez grnyor; karlan sonucun da, bunlardan biri iin bir kere salamca ortaya konunca, hibir stisna veya kayt olmakszn evrensel olarak kabul edilm esinin g e re k ti i. konusunda, b tn a n alo ji k urallarnn verdii kuvvetli bir sayltmz oluur. Hay vanlan, duyularm uyaran her obje den onun allm izleyicisini ikarsam aa ve hayalglerini, b irin in belirmesinden, i n a n adn verdiim iz o belirli yolla, tekini kavramaa gtren sadece- alkan lktr. D ikkatim izi eken, zerinde gzlemde bulund uu muz gerek yksek gerek aa snf duyarl varlklarda, bu lemin baka hibir am lam as yaplam az.1
.O lgular ve nedenler hakkndakl aklyrtmeler sadece alkanlktan k tna gre, aklyrtmede insanlarn hayvanlan ve bir insann bir ba$kasm nas olup da bu kadar geebildii sorulabilir. Ayn alkanlk hepsini ayn lUde etkilemez m? Burada, nsanlarn anlam a yetllurl arasndaki byk fark ksaca akla maa alacaz; Bundan sonra nsan lar le hayvanlar arasndaki (arlcm sebebi kolaylkla anlalabilir. 1. B ir sre yaadmz ve doann tekdzeliine altmz zaman, bili neni bilinmeyene ak U m a m iz ve (kincisinin lkine benzeyeceini Kav ramamz salayan bir . genel alkr ediniriz. Bu genel alk lkesi yoluyle bir tek deneyi bile , aklyrtm enln temeli olarak grrz ve-deneyin dakik ve her trl yabanc anlardan uzak, olarak'yapld yerde, benzer bir olayt belirli derecede bir kesinlikle bekleriz. Bu yzden eylerin sonularn gzle mek ok, nemli bir konu olarak d nlr; ve bir nsan, dikkat, bellek ve gzleme gcnde, bir dierini ok fazla geebileceine gre de, bu, afclytlrtmelerl arasnda byk bir ark yarata caktr. 2. B ir etkiyi ortaya karm ada nedenler karmaas olduu yerde, bir zihin bir ta k a s n d a n ok daha zegln olabilir ve tm objeler slatemlnl kav ramada ve sonularn doru olarak karmada stnlk gsterebilir. 3. Bir nsan bir sonular zincirini baka bir nsandan ok daha telere gtrebilir. 4. Bir dea kargaalna girmeden

ire bit Ide&y bir bakas tle kartrm adan, ok az nsan uzun dnebilir
ve bu kusurun da eitli dereceleri vardr. 5. Etkinin dayand art, sk sk, baka yabanc ve d yandurum lar in de yer alr. Bunu ayklamak, ou za m an byk dikkat, dakiklik ve ncelik gerektirir. fl. Belirli gzlemlerden genel ku rallar oluturmak ok ince bir lem dir; her yan grmee engel olun aceleclllk veya dar kafallk le, bu lem de hataya dmek kadar olaan blrey yoktur. 7. Benzelmlere dayanarak aklyTttmzde, daha ok tecrbesi ya da benzelimler ortaya koymaa yat knl olan kii daha yi aklyrten kii olur. 8 . nyarglardan, eitimden, tu t kudan, partiden v.b. eylerden gelen yanllklar, bir zihinde, bir baka zi hinde braktndan fazla ey bra kr. 9. nsan tankl konusunda be lirli bir gven elde ettikten sonra, birkitaplar ve konumalar bir kiinin tec rbe alann ve dncesini bir baka kllnlnklnden daha ok geniletir. nsanlarn anlam a yetilerinde fark yaratari daha birok yandurum bulup karm ak kolaydr . 1

* [Bu not metne F basmnda eklenmitir.]

NSANIN. ANLAMA '-YETS ZERNE

08

Fakat hayv an lar bilgilerinin birok ksm larn gz lemden rendikleri halde, onlarda doann elinden k m a birok bilgiler de vardr; bunlar hayvanlarn olaan durum larda p ay larna den yetenei ok aar ve en uzun sreli yapp etme ve- tecrbeyle bile ok az geliir ya da hi gelimez. B unlara G D a d n veririz ve nsann anlam a y e tisinin soruturm alar ile aklanam ayan olaI anst eyler olarak b unlarn karsnda hayran kalm a elllmlndeyiz. F a k at hayvanlarla ortaklaa sahip olduu muz ve h a y a tn t m aknn dayand deneysel aklyrtm en in kendisinin,' bizce bilinm eden imizde i gren ve ana ilemlerinde zihinsel yetilerim izin uygun objeleri olan idea ilikileri ve karlatrm alar ile ynetilmeyen bir cins gd ya da m ekanik gten baka . birey olm adn d nrsek/ duyduum uz bu hayret belki ortadan kalkar ya da azalr. Kua by.lesine dakiklikle kuluka s a n a tn ve yavrunun beslenmesini reten . ne kadar lgdyse, insana ateten kanm a reten de. farkl bir gd de olsa, yine bir gddr.

IX . BLM. .

X.

BLM Mucizeler zerine

PARA

Dr. T ILLO T SO N u n yazlarnda, gerek m e vc u d 1 y e t e kar bir kantlam a, ciddi biimde r tlmee pek demeyen bir retiye kar dnlebilecek en zl, zarif ve gl k an tla m a vardr. Herkese kabul edilir ki, diyor bu bilgili din adam , K utsal K itab n olsun, gelenee dayanan peygamber szlerinin olsun, yetkesi, Isa E fe n d im iz in kutsal grevini ispat eden mucizeleri gzleriyle grm havarilerin tanklklarna dayanr sa dece, O zam an, H r i s t i y a n d in in in doruluu hakkndaki delilim iz, duyularm zn doruluuyle ilgili deli lim izden daha azdr; n k dinim izin ilk yazarlarnda bile daha ok deildi ve aktr ki onlardan mezlerine gederken azalm olmas gerekir; hi kimse de onlarn tankln a, kendi duyularn n dolaysz objelerine gven dii kadar gvenemez. te yandan zayf bir delil daha glsnti yok edemez ve bundan dolay, gerek mevcudiyet retisi In c ilde alabildiine ak olarak gs-

MUCZELER

89

terilmi bile olsayd, onu onaylam ak doru aklyrtme x kurallarna dorudan doruya aykr olurdu. ncil ve szl BLM. gelenek, her kiinin yreine K utsal R u h u n dolaysz bir ---ilemi ile getirilip yerletirilmi olarak deil de, sadece *'rM lCA d deliller olarak dnldkleri srece, kendileri duyu delili gibi bir delil tam adklar halde, onlar zerinde kurulu saylan bu reti duyu ile eliir. En cretli yobazl ve batl nanc hi olmazsa s u s t u r m a k ve bizi bunlarn sama iddialarndan kurtarm ak iin, tartm ay sona erdirici bu trl bir ka n tlam ad an daha uygun bir ey yoktur. Doru ise, bilge ve bilgili kiilerin batl inanca dayanan her trl yanl m ala rn srekli olarak dizginleyecek, dolaysyle de dnya durduka yararl olacak, buna benzer bir k ant lama yolu bulduum iin vnyorum . D nya durduka diyorum, nk sanyorum ki,1 din olsun, din d' olsun b tn tarih boyunca, mucize ve harika hikyeleri bulu nacaktr. Olgu sorunlar, zerinde aklyrtm em lzin tek klavu zu tecrbe olduu halde, kabul edilmelidir ki, bu klavuz bsbtn de yanlm az deildir ve baz durum larda bizi yanlm alara gtrebilir. Bizim klimimizde yayan biri H aziran aynn herhangi bir haftasnda, Aralk aynn herhangi bir haftasndan daha iyi bir hava durumu beklerse, doru ve tecrbeye uygun aklyrtm olur; ama kesindir k, olayn kendisi ortaya knca yanlm olduunu grebilir. Ancak byle bir durum da tecrbeden yaknm ak in bir neden olm adn gzleyebiliriz; nk tecrbe, sabrl bir gzlemin retebilecei olaylar kart l yoluyle, bize kesinsizlii nceden haber verir. Btn etkiler varsaylan nedenlerini ayn kesinlikle izlemezler. Baz olaylarn b tn lke ve alarda srekli olarak bir- . arada olduklar grlr: Baka olaylarn da daha dei ken olduu ve bazen beklentilerimizi boa kardklar grlr; yle k, olgu sorunlar halckmdakl b tn aklyrtmelerimizde, en stn kesinlikten en zayf moral delil cinslerine kadar dnlebilecek btn gven dereceleri vaj-dr. "'yleyse, bilge bir adam nancn delile gre ayarlar. Y anlm az tecrbe zerine kurulu sonular varsa, olay en stn derecede gvenle bekler ve gemi tecrbesine bu olayn gelecekteki varoluunun tam bir ispat olarak bakar. Baka durum larda daha sakntl davranr;
' [E ve F b a sm larn d a : b tlln din d tarihte]

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

90

kart deneyleri tartar; h a n g i yann daha ok .'sayda. y? deneyle desteklendiini aratrr; o yana phe ve durak- BLM. sama ile yanar, sonunda da yargsn saptad zam an, ----- delil, uygun olarak i h t i m a l diye adlandrd- *'P A nC A m z dereceyi, amaz:. yleyse her trl ih tim al, bir yan, teki y a n d a n ar basan ve s t n l 'ile orantl, bir. derecede delil, salyan bir. deneyler ve gzlemler k art ln varsayar. Bir yanda yz, bir dierinde elli durum ya da deneyin olmas, h e rh an g i bir olay hak k n d a pheli bir beklenti salar; te y and an sadece bir tanesi eliik olan birrnek yllz deney epey gl bir gven derecesi dourur. Deneylerin kart olduu her durum da, kart deneyleri karlkl kefelere. koymal, stn delilin tam kuvvetini bulm ak iin de kk sayy byk saydan karmalyz. Bu ilkeleri belirli bir rnee uygularsak; insan hayat iin, insanlarn ta n k ln d a n , grg tan ve seyircilerin a n la ttk la rn d a n edinilen aklyrtm elerde daha yaygn, daha yararl ve hatta gerekli bir aklyrtm e tr ol m adn grebiliriz. Biri kar, belki de; bu cins aklyrtm enln neden-etki ilikisine dayandn yadsyabilir. Bir kelime yznden tartm aya girmeyeceim. ..unu gzlemek yeterlidlr ki, bu cinsten herhangi bir k a n tla m a dan beklediimiz gvenin :ayna, insan ta n k lk la rn n doruluu ve tanklarn an la ttk la rn n , genel olarak, olgulara uygun olduu yollu gzlemimizden baka bir lke deildir. H ibir objenin baka bir objeyle aa kan- labillr -bir balants olm ad ve birinden tekine ilikin yaptm z b t n karm larn, sadece onlarn srekli ve dzenli biraradal tecrbesi zerine kurulu, olduu genel bir kuraldr. yleyse, aktr ki herhangi bir olayla balantsnn, kendi iinde, baka herhangi bir b alant kadar az zorunlu olduu grlen nsan ta n k ln da bu ' kuraln dnda tutm am am z gerekir.' Bellek bir dereceye kadar kalc olmasayd; insanlarn genel olarak bir hakikat, eilim i ve bir drstlk ilkeleri bulunm asayd; bir y a la n la n yakalamnc.a u ta n r olmasalard; yani btn bunlar^ in san n doal yapsnn ayrlmaz nitelikleri olarak t e c r b e tarafnd an aa kanhnasayd, insan ta n k lna en ufak bir gven besleyemezdik. Sayklayan ya da
1 tE 'd en ICye k ad ark l basmlarda: n s a n la r belleklerinin b.lndfr gitm eseydi:]
hayalgUlerl doal olarak

.ta

MUCZELER
yalancl ve kallelii grlm . bizce hibir arlk tamaz.

91
bir kim senin szleri x BLM.
i

' T anklardan, nsan ta n k l n d a n elde edilen deliller . gemi tecrbe zerine kurulu olduundan, tecrbesine gre farkllk gsterir ve herhangi bir bildirinin bir objey le blraradalrn srekli m i deiken m i olduunun anlalm asna gre, ya bir i s p a t ya da bir 1h M m a 1 olarak grlr. Bu gibi yarglar in dikkate alnm as gereken birka yand urum vardr ve bunlarla lgili doabilecek b tn anlam azlklar karara balamada kullandm z temel l her zam an tecrbe ve gzlemden kmadr. Bu tecrbe, y anlarn hibirinde btnyle birrnek olm ad zam an, yarglarm zda kanlm az bir kar tl ve baka her cins delilde olduu gibi kantlam alarn ztln yansra getirir ve k antlam alar karlkl olarak birbirlerini yok eder. B akalarnn anlattklar karsnda sk sk duraksarz. phe veya belirsizlik douran zt yandurum lar tartarz, bir y a n n stn ln grnce, o yana kayarz; fakat yine de gvenimiz kart yann kuv vetiyle orantl olarak azalr. Bu delil kartl, elimizdeki durum da birka farkl nedenden leri gelmi olabilir; kart tanklklarn atm a sndan, ta n k la rn kiilik ve saysndan, tanklklarn bildirme tarzndan, veya b t n bu artlarn birlemesin den. T anklarn syledikleri elitii zam an; saylar az ya da karakterleri pheli olduu zaman; 1leri srdkle rinde bir karlar bulunduu zam an; tanklklarn durak sayarak ya da tersine ok iddetli dorulama abalaryle bildirdikleri zam an, bizde o olgu sorunu hakknda bir kuku uyanr. s a n tan k ln d a n kma bir k antlam a n n gcn azaltabilecek ya da yok edebilecek birok baka nokta vardr. Szgelii, kabul edelim kl, tankln ortaya koymaa alt olgu olaanst ve artc bir zellik tayor: Bu durum da ta n k l n sonucu olan delil, olgunun az ya. d ok olaandlk gstermesi orannda az ya da ok zayflar. T anklara ve tarihilere herhangi' bir gven gstermemizin sebebi, tanklk ve gerek arasnda a priori algladm z herhangi bir balantdan kma deildir: Sadece tan k lk ve gerek arasnda bir

para

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

92

uygunluk bulm aa altm zdandr. F ak at hakk nd a x tanklk edilen olgu gzlem alanm za seyrek girmi bir BLIV olgu se burada ki kart tecrbenin yarmas sz ^ konusudur, bunlardan biri de gc yettii kadar tekini * 'rA,,c yok eder ve stn gelen sadece arta kalan gc ile z ih in zerinde ileyebilir. T anklarn tanklklar h akk nd a bize bir derecede gven ^veren tecrbe ilkesi, ayn za m anda, byle bir durum da, tanklarn yerletirmee altklar olguya kar da bir derece gven verir: bu elimeden de zorunlu olarak karlkl bir denge doar ve kendi inancm z ile karm zdakinin in a n d rc l karlkl olarak birbirlerini yok eder. B y l e bir eyi C A T O ' d a n i 1 t s e m, i n a n m a m , sz, R o m a da bu yurtsever d n rn salnda bile yaygn bir deyim di.2 Bir olgunun m k n szlnn byleslne yce bir nandrcl olan bir k iinin szlerine glge drebilecei dnlebiliyordu. 3 D on m an n etkileri hakknd akl ilk likilere n a n m a reddeden HNTL Prens, doru aklyrtyordu: srekli ve dzenli tecrbesini edindii olaylara ylesine az ben zerlik tayan, tanm ad bir doa' durum undan ileri gelmi olgular kabul edebilmesi in, elbette ok .gl bir tanklk gerekiyordu. Bu olgular, kendi tecrbesine aykr olm ad halde, ona uygun da deildi. Fakat tanklarn tanklna kart ih tim ali artr1 [Bu paragraf metne K basmnda ukluk derecesine gre kademeli deil eklenmitir.] dir: donma noktasna geldiinde, su, > PLOUTHAHKHOS. Vlta Catonls bir anda tam svlktan tam katla M I 19. geer. Bundan dolay byle bir olaya 3 [Bu paragraf metne F basmnda o laanst denilebilir ve scak ik eklenmitir.] limde yaayan nsanlarca in a n lr kln 4 [Besbelli kl, lJblr H IN T LI'nln souk klimlerde suyun donduu tecr mas in epey gl tanklk gerekir: besi olamaz. Bu, doay onun iin t Ama yine de m u c i z e v i deildir ve myle bilinm edik bir duruma sokmak btn artlarn ayn olduu durum larda olur ve bundan ne sonu kacam a doadaki akn blrrnek tecrbesine ay p r 1 o r l olarak kestirmesi mknszdr. kr deildir. SUMATRA'lltr kendi k Bu yeni bir deney yapmaktr, yeni bir deneyin sonucunun ne olaca se lerlimlerinde suyu her zaman akar gr zamar belirsizdir. Bazen analoji le mlerdir ve onlarn nehirlerinin doneyin kaca tahm in edilebilir, ama nasi' bir harika saylmaldr. Fakat yine de bu, sadece tahm indir. Ve tiraf onlar hibir zaman suyu kn Moskof edllmsl gerekir 1: 1, elimizdeki donma lkelerinde grmemilerdir ve bundan durum nda olay analoji kurallarna uydolay da orada sonucun ne olaca ko kr olarak ortaya kar ve akl banda nusunda akla uygun olarak, kesin blrblv H tN TL'nln beklemeyecei cinsten $e.v syleyemezler/ dir, Souun su zerindeki etkisi so

t [Bu not lk olarak f basm nn son sayfasnda u aklama He yer almtr: Yazarla basmevi arasndaki uzak-

lktan tr aadaki para asl yerine konamayacak kadar gecikmitir.]

MUCZELER

93

mak iin kabul edelim ki, b unlarn ileri srd olgu sadece artc olmak yerine gerekten mucizevi olsun ve yine tu ta lm ki, tanklk, ayr ve kendi iinde d nldnde tam bir ispat olsun: bu durum,da ispata k a r spat vardr ve en gl olann stn km as gerekir. Ama yine de rakibinin gcyle orantl olarak ' gc azalr. Bir mucize doa k a n u n la rn n inenm esidir ve bu kanunlar salam ve deimez bir tecrbe ortaya koydu una gre, mucizeye kar, olgunun kendi yapsndan kan bir ispat, tecrbeye dayanarak yaplabilecek, d nlebilir en tam kantlam adr. B t n insanlarn lm e si gerektii; kurunun havada, kendi bama, asl k a la mayaca; atein odunu yakp tketecei ve su le sndrlecei neden ih tim a l olm aktan te eylerdir? Yalnzca, bu olaylar doa k anunlarna uygundur da ondan; Bu olaylar engellemek iin de bu k anunlarn inenmesi veya bir baka deyimle bir mucize gerekli dir. Hibir ey, eer bir kere doann allagelmi a k n da olup-bitmise, mucize saylmaz. Grnte salkl olan' bir adam n aniden lmesi mucize deildir: n k bu- cins lm , baka lm lerden daha az allm oldu u halde, sk sk gzlenmitir. Fakat l bir adam n hayata dnmesi bir mucizedir; nk bu hibir a veya lkede hibir zam an gzlenmemitir. yleyse her mucizevi olaya kar bir .birrnek tecrbe olmas gerekir, yoksa olay mucize adna lyk olmaz. Ve bir birrnek tecrbe bir ispat demek olduuna gre, burada h e rh a n gi bir m ucizenin varolmasna kar, olgunun yapsn dan dorudan doruya gelen tam bir s p a t vardr; ve bu ispat da daha (stn olan kart bir ispattan ba ka hibir ey tarafndan yok edilmez, ya da mucize in anlr k ln a m a z .1
Bazen bir olay k e n d i i n d e doa kanunlarna aykr g z k m e y e b i l i r , fakat ylo de ger ekleseydi baz ' yandurm lar sebebiyle mucize adn alabilirdi, tlnlc o l g u olarak bu kanunlara aykrdr. Bylece, eer b ik im se kutsal bir yetkesi ld n erl srerek hasta bir insann yilemesini. salkl bir nsann yere dp lmesini, bulutlardan yam ur boanmasn, rzgrlarn esmesini; ksa cas birok doal olayn meydana gel mesini buyursa ve bunlar bu buyruk larn hemen ardndan gereklesoler, bunlar hakl olarak mucize saylabilir ler; zira bu durum da gerelcten doa kanunlarna aykrdrlar. nk olayn meydana gelmesi He buyurulmasnm kazara aktklar kukusu varsa, orta da mucize ve doa kanunlarnn i nenmesi kalmaz. Bu kulcu giderilirse, ortada aka bir mucize ve bu k a n u n larn bir inenmesi vardr; nk bir insann ses ya da buyruunun byleslne etkileri olmas kadar doaya aykr birey yoktur. Bir mucize doru olarak, tanrnn belirli bir stemesi He ya da b ir grlmeyen etmenin araya girmesi le bi r k a n u nunun i n e n m e s i o l a r a k ta n m l a n a b i l i r . B i r m u c i z e n-

BLM.
I . P A R A

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

Ak sonu (ve bu. da dikkate deer bir kuraldr) u: X ' hibir tanklk bir mucizeyi inanlr . klm aa yeterli BL'v deildir, meer k,, tankln kendisinin yanl olmas, nandrmaa alt olgudan daha mucizevi ola; bu ' P M : durumda bile kantlam alarn bir karlkl yok olmas vardr ve' stn olan, bize sadece, zayf olan karl dktan ora geride kalan gcnn derecesine uygun bir gtfen verir. Herhangi biri bana bir .lnn dlriltildilnl grdn sylerse, hemen, bu adam n yanltyor veya yanltlm olabileceinin mi, yoksa anlatt olgu nun .gerekten olmu olabileceinin m daha muhtemel bulunduunu kendi kendime .dnrm. Bu iki mucize yi karlkl tartarm ve bulacam stnle gre k a rarm veririm; her zaman da mucizelerden hangisi daha bykse onu reddede,rlm Adamn tanklnn yanll arlatt olaydan daha mucizevi olabilirse, o zaman, '.ancak o zaman, inan ve kanma hak kazan dn ileri srebilir. ' II.
I*

PARA

Yukardaki aklyrtmede, bir mucizenin dayand tankln m m kn, bu tankln yanllnn da ger ekten olaanst bir ey olabileceini kabul etmitik: Ancak . bunu kabul ederken ar cmert davrandmz ve bylesine eksiksiz bir delille ortaya konan bir' m uci zevi olayn hibir z a m a n 1 bulunmadn gstermek kolaydr. l k i n , anlattklarnda herhangi bir yanlmaya dmedikleri yolunda bize gven verecek lde sadu yusu, eitimi ve bilgisi, olduu tartma gtrmeyen; bakalarm aldatm aa niyetli olabileceinden herhangi bir kuku duyulamayacak lde, phe gtrmezcesine doru szl; syledikleri bir yalann ortaya karlmas h alin d e ' ok ey kaybedecek derecede nsanlarn gzn d e ' saygnlk .ve ne sahip olan; ayn zamanda da ya lanlarnn ortaya kmasn kanlmaz klacak, herkesin nnde ve dnyann iyi bilinen bir blgesinde meydana gelmi olaylara tanklk eden, yeterli sayda insann tankln yapt hibir mucize, tarih boyunca, bulunasanjarca grlebilir de, grlmeyebilir de. Bu, yapm ve eliini deitirmez, Bir ev veya genlnl havalanm as grleblllr bir mucizedir, Bir tyn, rzgarn bunu-yapacak kadar gtlcU olmadii zaman, havalanmas, bizim balam m zdan o kadar duyulabilir olmad halde ayn derecede gerek bir mclzedlr. [E v eF basm larn da: Hibir tarih kitabnda]

MUCZELER maz. B tn bu artlar se insanlarn tanklna gvenimizi salamak in gereklidir.

95 tam X BLM. u.
paua

k i n c i l e y i n : nsann doal yapsnda, dikkatle incelenirse, herhangi bir harika hakknda insan tankl yoluyle edindiimiz gveni ok azaltan bir ilke gzleyebiliriz. Aklyrtmelerlmizde genellikle kendimize yol gstermek iin kullandm z kural udur: .Tecrbesi ni edinmemi olduumuz objeler, ' tecrbesini edinmi olduklarmza benzer; en alageldiimiz ey her zaman en muhtemel olan eydir; ve bir kantlam alar kartl bulunan yerde, en. ok' sayda' gemi gzleme dayanan kantlam alar tercih etmemiz gerekir. Fakat bu kuralla i grrken, allmaml ve nanlmazl olaan dzey de kalan herhangi bir olguyu rahatlkla bir kenara itti imiz halde, daha teye gidince, zihin her zaman ayn kural gzetmez; tersine tmyle akl almaz ve mucizevi bir ey ileri srld, zaman, olgunun btn inanrln yok etmesi, gereken tam bu zellikten tr, bylesine bir olguyu daha da rahatlkla kabul eder. Mucizelerden do an a m a ve h a y r e t tutkusu ho bir duygu olduundan, kaynan meydana getiren olaylarn in an l masna doru belirgin bir eilim salar. Ve bu o kadar ileri gider ki, bu zevki dorudan doruya duyamayanlar ve kendilerine anlatlan bu mucizevi olaylara inanamayan lar bile, dolayl olarak ya da yansmayla, bu tatminden pay alm aktan yine de ok holanrlar ve bakalarnn hayranln uyandrmaktan gurur ve zevk alrlar. Gezginlerin anlar, deniz ve kara canavarlar tasvir leri, hayret verici'servenler, acaip adamlar, garip treler hakkmdaki hiky&ler ne kadar itahla dinlenir! Fakat dinsel yatknlk kendisini harika sevgisine balarsa, sa duyunun sonu- gelir ve nsan tankl, bu artlarda her trl inandrclk iddiasn yitirir. Dinci bir kimse ok coabilir ve gereklii olmayan eyler grdn hayal edebilir: hikyesinin yanl olduunu bilebilir, ama byle sine kutsal bir davay ileri gtrebilmek iin yine de dnyann en iyi niyetiyle hikyesinde srar edebilir. Veya bu aldanm ann olmad yerde bile bu kadar gl bir ekilde kkrtlan bo gurur, bu kimseyi baka artlar altnda teki nsanlar etkileyeceinden daha kuvvetle etkiler; kiinin kendi kar da ayn gte bir etki yapar, Bu kiinin snayclar onun verilerini incelemee yeterli

NSANIN AKLAMA YETS ZERNE'

96

yarggcne sahip olmayabilirler, genellikle tle olmazlar: sahip olduklar kadarn da, b anlalmaz ve esrarengiz konularda lke gerei terkederler: ya da yargglerlni kullanm aa ok stekli olsalar da, tutku ve ar uyarl m bir hayalgc onun ilemlerinin, dzenliliini bozar. O nlarn kananlklar dincinin cretini artrr ve bu cret onlarn kanaanlklarna baskn kar. G zel'konum a, en yksek perdesinde olunca, akla veya dnmeye o.k az yer brakr; tmyle hayale ve heyecanlara hitap ederek,_ istekli dinleyicileri byler ve anlam a yetilerine egemen olur. Bereket bu perdeye ok ender ular. Fakat bir TULLIUS'un ROM ALI dinleyiciler, ya da bir DEMOSTHRNES'in ATNALI dinleyiciler ze re d e glkle yapt etkiyi her K a p u 1 n keii, her gezici ya da yerli retmen, insanln ounluu) zerinde, stelik bylesine kaba ve baya tutkulara do kunarak daha da yksek bir derecede yapabiHr. * B tn alarda ya zt delillerle aa vurulan ya da samalklaryle kendi kendilerini aa vuran bir ok sahte mucize, kehanet ve doast olay, insan cinsinin olaanstne ve harikaya gl yatknln yeterince ispat eder ve btn bu cins hikyelere kar bir kuku dourmas gerekir. Bu, en gnlk ve en nanlr olaylarda bile, doal dnme tarzmzdr. Szgelii; zellikle krsal blgelerde ve ta.ra kasabalarnda evlilik haberleri kadar kolaylkla karlan ve hzla yaylan baka bir haber eidi yoktur; birbirinin dengi iki gen birbirlerini iki kere grmeye grsnler, mahalleli onlar hemen bagz ediverir. Bylesine ilgi ekici bir haberi vermenin, yay m ann ve onun mjdecisi olm ann zevki, ii herkese du yurur. Ve bu durum o kadar iyi bilinir ki, akl banda hibir insan daha byk delillerle dorulanmadka, bu haberlere kulak asmaz. Ayn tutkular deil m idir insan larn ounluunu dinsel mucizelere en byk heyecan ve gvenle inanm aa ve onlar anlatm aa iten? n c l e y i n : B t n doast ve jnciz&vi hikayelerin genellikle cahil ve barbar uluslarda grl- , meleri, bunlara kar gl bir ndncfe olut'urir; y da herhangi bir uygar halk bunlar k&Vml trfl.* ise, bu
[Bu paragraf. E'den P ye kadarkl basmlarda p o t olnru'lc yer almaktndj.]

MUCZELER

97

halkm bu hikyeleri, teden beri kabul edllegelmi ka^ nlarm her zaman yansra gelen o inenemez yaptrm ve BLM, yetke ile leten cahil ve barbar atalarndan edinmi ol- '^TTara duklan grlr. Btn uluslarn lkalarnn tarihlerini gzden .geirirsek, kendimizi yeni bir dnyaya dm sanabiliriz: Burada sanki, doann btn dzeni bozul mutur ve her element ilemlerini, imdikinden farkl bir tarzda yapar. Savalar, ihtilller, salgn hastalklar, alk ve lm hibir zaman tecrbesini edindiimiz doal ne denlerin etkileri deildir. Harikalar, gelecekle ilikili be lirtiler, kehanetler, yarglar, aralarna karm -beg doal olay iyiden iyiye rter, Fakat sayfalan evirdike, aydnlanm alara yaklatmz oranda, bunlar git gide seyrekletiinden, ok gemeden reniriz ki, orta da esrarengiz veya doast bir ey yoktur; btn bun lar insann harikaya gsterdii allm eilimden k madr, ara ara saduyu ve renimle engellense bile,bu eilimin insann doal yapsndaki kleleri de bsb tn kaznamaz. Akl banda bir okuyucu bu hayret verici tarihileri okuduktan sonra diyebilir k, bylesine harika olaylarn gnmzde hi olmamas pek acalp. Ama, insanlarn her ada yalan sylemeleri hi de acaip deildir herhalde. Bu zaafn yeteri kadar rneklerini, eminim, siz de grmsnzdr.' Btn bilge ve akl banda olanlarca hor .grldnden, sonunda avamn bile bir yana brakt harikalarla ilgili byle birok hikyelerin uydurulduunu siz de litmisirilzdlr. Emin olun k, bylesine korkun yksekliklere .ulaarak serpilen bu nl yalanlar buna benzer bir ekilde baladlar, fakat daha elverili bir topraa ekildiklerinden, nerede ise anlattklar kadar byle harikalar olarak gelitiler. imdi unutulduu halde bir zamanlar o kadar nl olan u* sahte peygamber ALEKSANDROS'un, sahtekr lnn lk dzenini, LOUKIANOSun anlattna gre, halkm son derece cahil, 'aptal ve en kaba aldatmacalar b'lle yutmaa hazr olduu PAPHLAGONAda kurmas ok akllca bir politika idi. Uzakta bulunan ve konuyu zerinde durmaa deer grecek kadar zayf olan kimse lerin daha salam bilgiler edinme frsat yoktur. Hikye ler onlara yzlerce yandurumla byltlm olarak ula r. Alklar aldatmacay yaymakta ok gayretlidirler; bll'[Eden P'y*i kadar kl basmlarda: k u m a 2 dllzenbaa)

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

90

ge ve okumular ise, genellikle aldatm acann aka yan lm karacak belirli olgular renmek gereini duy madan, samalna glmekle yetinirler. Ve ite bylece yukarda ad geen sahtekr, cahil FAPHLAGONIA'LLLARdan yola karak, YUNAN filozoflarndan ve ROM A'nrn en nde gelen, sekin kiilerinden- bile taraftar top lama . olanan buldu; dahas, bir askeri harektn baarsn aldatc kehanetlerine balatacak kadar, bilge imparator MARCUS AURELIUSun gvenini kazand. Bir sahtekrl cahil bir halk arasnda balatmann kazanlar o kadar byktr k, aldatmaca bir halkn ounluuna kabul ettirilemeyecek kadar kaba olsa bile ( k i a z d a g r l s e b u b a z e n o l u r ) , uzak l kelerde baar kazanma olasl, ilk dzenin, sanatlar ve bilgisi le n salm bir kentte kurulmu olmasna cranla daha byktr. Bu barbarlarn en cahil ve en barbar olanlar haberi lke dna tarlar. Y urttalarn dan hibirisinin, daryla, aldatmacaya kar kacak ve onu ezecek kadar geni likileri veya yeterli saygnl ve yetkileri yoktur. nsanlarn harikaya olan eilimleri kendisini gstermek iin tam frsatn bulur. Ve bylece ilk balatld yerde m m kn her bakmdan yalanlanan bir hikye, bin m tede gerek diye grle cektir. Fakat ALEKSANDROS ATNA'da oturuyor olsayd bu nl bilgi pazarnn filozoflar btn ROMA' mpara torluuna bu konu lakkndaki dncelerini hemen* yayarlar ve byleslne yce bir yetke tarafndan destek lenen, akln ve gzel szn tm gc ile ortaya konan bu dnceler insanlarn gzlerini iyice aard. Dorudur; tesadfen PAPHLAGONAya urayan LOUKANOS bu nemli grevi yerine getirme frsatn bulmutur. Fakat ok istenecek birey olduu halde, her ALEKSANDROS her zaman aldatmacalarn ortaya karacak ve aa vuracak bir LOUKANOS ile karlamaz. 1 Harikalarn Inanlrlklarn azaltan bir drdnc sebep olarak unu ekleyebilirim: hibir harikada, hatta aka ortaya karlm olanlar da bile, bir tanklk
1 [Eden P'ye kadarkl basmlarda u dipnot vardr: Bu noktada belki, ALEKSANDROS hakkudakl fikirlerimi, yalnzca, -onun aka dm an olan LOUKANOSun a n lattk la rna dayat yorum ve acele karar veriyorum diye tiraz edilebilir. Gerekten gnl ister di k ALBKSANDROS'u m ritleri ve su ortaklan taralndan yaylan h ik a yelerden b(\ z ila n gnm ze kadar kal m olsun. Gdnllc hayatta bile, ayn. Rdam n k iiliinin ve y a p tklarnn dost le dm an tarafn d a n izilen tasvir leri arasndaki kartlk, dnyadaki her h a n g i iki ayr a dam n tasvirleri arasn daki kadar kuvvetlidir. Bu dini mesele lerde se, szgelii ALEKSANDROS V e A ZZ PAULU3 arasnda bu kartlk daha do gUldllr. A Z Z . PAULUS'un ' d in i kabul edii v b havarilii zerine, baknz: Sayn G IL B E R T VVEST'e Y a zlan Bir Mektup.]

MUCZELER yoktur ki, snrsz sayda, tank tarafndan aksi sylenmein; yle ki, mucize, tankln nanrln yok etmekle kalmaz, tanklk da kendi kendini yok eder. Bunu daha anlalr klmak iin unu dnelim: din konularnda farkl olan her ey karttr, eski Roma, Trkiye, Siam ve in dinlerinin hepsini birden, herhangi bir salam lemee oturtmak imknszdr. yleyse bu dinlerden he* hangi birinde olduu iddia edilen bir mucizenin (ve hepsi de mucizelerle doludur) dolaysz amac, atfetildlj sistemi yerletirmek ise; ondald ayn kuvvet, ama daha dolayl olarak, baka btn sistemleri ykmaa da ynelir. Rakip bir sistemi yok ederken, o sistemin dayand mucizelerin geerliliini de ykar; yle ki, farkl dinlerin btn harikalar .zt olgular ola!rak ve bu harikalarn delilleri de, zayf olsun gl olsun, birbirlerinin kart olarak grlmelidir. Bu aklyrtme yntemine gre MUHAMMED veya izleyicilerinin herhangi, bir mucizesine nandmz zaman, delil olarak elimizde birka barbar ARAP'in tankl vardr: te yandan TITUS LIVIUS; PLOUTHARKHOS, TACITUS ve ksacas kendi belirli dinlerinin herhangi bir mucizesini anlatan YUNAN, N ve ROMA KATOLK yazar ve tanklarnn yetkilerine bakarken, bunlarn tanklklarna, MUHAMMED'in bir mucizesinden sz ederek kendi anlattklar mucize konu sundaki kesinlikle mucizeyi yalanlar olsalard, onlara nasl bir gzle bakacak idiysek, yle bakmalyz. Bu ka ntlam ann an ince olduu, kl krk yard dnle bilir; ama gerekte bu kantlama, bir adama su ykleyen iki tana olan gvenin suun ilendii sylenen anda adamn iki yz fersah uzakta olduunu leri sren baka iki tann tankl ile yok olduunu kabul eden yargcn aklyrtmesinden farkl deildir. Btn puta tapanlarn tarihinde tankl en iyi yaplm mucizelerden biri TACITUSun anlatt, im pa rator VESPASIANUS'un iledii mucizedir. SKENDERYE'de kendilerine grnerek tedavileri iin imparatora bavurmalarn buyuran tanr SERAPS'in buyruuna uyarak, VESPASIANUS, kr bir adam tkr ile, topal bir adam da ayan dokundurarak iyiletirmitir. .Hikye ^ BLM. '--PA n;A

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

100

bu byk tarihide grlebilir; 1 burada her yadurum tankla arlk salar gibidir ve bugn biri yanll BLM. ortaya konmu bu putperest batl inancn delillerini sa~ ~ ? vunmaa ilgi gsterecek olsa, hikye, kantlam ann ve lA gzel szlerin olanca gc ile batan sona gzler nne serilebilir. te, hayat boyunca arkadalar ve emrindekilerle dosta konuup grm ve hibir ?;aman SKEN DER le DEMETROS'un taknd olaanst kutsallk havalarna nem vermemi, bylesine yce bir im parato run ciddilii, salaml, olgun ya ve drstl. .te, ak ve doru szll le tannm ada bir yazar, stelik belki de Eskian en byk ve en derin dehas olan tarihi: kanaanlktan da o kadar uzak k, ta,m ter si dinsizlik ile tanrszlk itham lar altnda, ite, tarih inin, hikyesini anlatm akta tanklklarna gvendii kiiler: pekla tahmin edebileceimiz gibi, yarg gc ve doru szllkleriyle tannan, olgunun grg tanklar olan ve FLAVIUSlular ailesi iktidardan uzaklatrldktan bir yalann karlnda dl veremeyecek duruma d rldkten sonra da tanklklarn dorulayan kiiler. Utrumque, qul n t e r f u e r e , nunc quoque memorant, postquam nullum mendaclo p r e 11 u m. Buna bir de olgularn, anlatld ekliyle, kamunun gz nnde olup bitmi bulunduunu ekler sek, bylesine kocaman elle tutulur bir yalan iin daha gl bir delilin dnlemeyecei ortaya kar. Bir de Kardinal DE RETZnln anlatt, hatrlanm aa da, ele alnm aa da deer bir hikye vardr. Bu entrikac siyaset adam 'dmanlarnn ' elinden kurtulmak iin SPANYAya kat zaman, ARAGON'un bakenti ZARAGOZA'dan geer1 : burada, katedralde 2 yedl yl kapclk yapm ve ehirde bu kiliseye gidip gelen herkes tarafn dan lyl tannan bir adam ona gsterirler. Adam uzun zaman ortalkta' bir baca kesik olarak gezmiti: ama sonradan bacann kesildii yeri kutsanm yala ovarak, bu uzvunu yeniden kazanm t;3 Kardinal onu iki bacakl olarak -grdn sylyor. Kilisenin btltn grevlileri mucize konusuna yemin verir; olgunun dorulanmas in kent halkna bavurulur ve Kardinal halkn mucizeye
Hlsl. Llb, V, Gap, 8. SUETONIUS. vlta VESPASIANUS 7de lenen heuen ayn hikyeyi a nlatr [SuetDilus atf P basmnn ytml-doru cetveline konmutur.] [Eden N'ye kadarkl b&smlnrda: yirmi yl] ' [E ve F basm larnda bunun yerlne u cmle vardr: ve Kardinal baca ncelediinde bunun, br gibi, sahici ve doal bir bacak olduunu grdtt.}

MUCZELER

1 1

ateli bir ekilde btnyle inandn grr. Burada da x anlatc, harika saylan olayn adadr, byk deha BLM. sahibi olduu kadar inansz ve fazla serbest ahlkldr; ' mucize bir dzmeceye izin vermeyecek derecede z e l ,l P A nC A bir niteliktedir ve saylar kabark olan tanklarn hepsi, olgunun grg tanklardr. Ve delilin gcne ok katk da bulunan ve bu durumda aknlmz belki de lci misline karan ey, hikyeyi anlatan K ardinalin ken disinin hikyeye pek gven beslememesi, dolaysyle de bu kutsal dzmecede bir pay 'bulunduu kukusunu uyandrmamasdr. Kardinal hakl olarak dnyordu ki. byle bir olguyu reddetmek iin, tankln aksini ispat etmek ve yanlln, onu ortaya karan dzen bazla .ve kanaanla kadar izlemek gerekmez. Biliyordu ki, bu izlemenin, herhangi ksa bir zaman getikten, biraz uzaklatktan sonra bile yaplmas tamamyle imknsz olduuna gre, ayn ekilde, kii orada bizzat hazr bile olsa, insanlarn ounluunun yobazl, cahillii, hilebazl ve edepsizlii yznden, son derece gtr. Dolaysyle,- doru aklyrten bir insan olarak, byle bir delilin daha ortaya konuunda sahtekrlk tad ve herhangi bir nsan tanklnn destekledii bir mucize nin tartma konusundan, ok alay konusu olmaa elve rili bulunduu sonucuna vard. Fransada kutsallna halkn bu kadar uzun zaman aldand nl JANSENST Abb PARSnin mezar ze rinde grld sylenen mucizelerden daha ou b ir . tek kiiye hibir zaman atfedllmemltir herhalde. Her yerde, hastalarn yilemesinden, sarlarn kulaklarnn ve krlerin gzlerinin almasndan bu kutsal yatrn allm etkileri imi gibi sz ediliyordu. Fakat daha da olaanst olan u ki. mucizelerden bir ou, tart lmaz dorulukta yarglar nnde ve szne gvenilir seicin tanklarca dorulanarak, bilgide ileri bir ada ve 'dnyann en bata gelen sahnesinde, annda tespit edilmiti. u kadarla da kalmyor; Bunlarn hikyesi yaymland ve her yere datld; Je s i t l e r de. sivil ida re tarafndan .desteklenen okumu kiilerden oluan bir loplyluk ve bu mucizelerin adna yapld sylenen inanlarn kararl dmanlar olduklar halde, bu mu cizeleri hibir zaman aka reddelmei ya da bunlarn yanlln a a . vurma baaram adlar.1 Baka nere Bu klap. PARS meclisi yesi ya olan Monselgner MONTGERON tarada yargc, nl ve kiilik sahibi bir kisl fnda yazlmtr. Kendisi bu davann

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

102

de bir tek olguyu dorulamakta birleen bunca yandu-. x rum bulabiliriz? Ve bylesine kalabalk bir tanklar BLM.. ordusunun karsna kmak in anlattklar olaylarn ^
I I . FAKA

kurban olmutur ve kitab yznden ltndl bir yerlerdi! zindanda yatt sy lenmektedir. ciltlik (Recuell des Mlraoles de lAbl PARS denileli) bir baka kitap vardr k, bu mucizelerden birounun hikyesini anlatr; her birinin banda da ok yi yazlm nszler vardr, An cak, bunlarn bandan sonun dek, sa Efendim iz ' ile A bbnln, mucizele rinin sama bir karlatrlmas tzayp gider: ddia edilen de, Abb'nln m u ci zeleri I8 Uglll delilin Isa Efendimizin m u cizelerinin deliline eit olduudur: S a n ki nsanlarn tankl, tanrsal esinle yazm yazarlarn kalemlerini yneten T anrnn tankl- Ue karlatrlabilir mi gibi. Gerekten bu yazarlarn sylediine sadece nsan tankl gz 1 1 baklrsa, FRAN SIZ yazarnn kar latrmasnda ok ll olduunu sy lemek gerekir; zira bir lde akla uy gun grnebilecek eklide, JANSENST mucizelerin, delil ve lnanlrlk bakm n dan tekinin mucizelerini ok atn leri srebilirdi. Aada anlatlanlar bu kitaba konulm u olan sallcl belce lerden karlmtr. AbbA P A R IS n ln birok mucizesi, sa lam ve yetenekli karakteri dm anlar tarafndan bile tartlm ayan K ardinal NOAILLESln nnde. PA RIS'In resmi evrelerinde vey.a Piskoposluk k urulun da tanklar tarafndan dolaysz olarak spatlanmtr. Kendisinden sonra bapiskopos nlan ' kii, Jasenlstlere de dm andr ve kurul tarafndan o nukama da bu, yzden ykseltilmitir. Ylno de, Paris'in 22 rector ya da curG'sI, sonsuz ten likle, ondan bu mucizeleri incelemesini istediler; bunlarn b t n dnyaca b ilin diini ve su gtrmezceslne kesin oldu unu Deri srdler, am a bapiskopos bilgelik, gstererek bundan kand, j MOLtN'cller, bunlardan birini, Madjemoiseile FRANO'la ilgili olann, yalanlayurak, mucizeleri gzden dllrme,l denedi ancak, tuttuklar yol birok ynleri le, zellikle de sadece kendllorlnden yana ektikleri birka Jansenlstln tankln naklettikleri. in, dnya nn ea uygunsuz yolu olmnsi bir yana, ok gedmeden, saylar y.tylrnlye ula an, bir ou PA RS'l gvenilir kii lerinden olan ve mucizeyi grdklerine yemin eden yeni bir tanklar ordusunca bastrldlar. Bunu meclise yaplan ciddi 1 [Bay de

ve ten bir bavuru zledi. Ancak yet kililer meclisin bu ie karm asn ya saklad. Ve sonunda grld k, in san la rn stn heyecan v.e cokunlukla ya np tututuu yerde, en byk sam a l n saflarna katlm ayacak kadar g l bir Insa tank l yoktur: Ve du ru mu bu bakm dan ncelemee ve tan k lkta belirli tek tek bit yenikleri ara maa giriecek kadar aklsz olanlarn aresiz kalm alar hemen hemen k a nlmazdr. Byle bir karlamada ye nik dmek iin dzmecenin gerek ten pek zavall olmas gerekir. Bu zam anlarda FRANSA'da olan herkes, uyankl, derin grll, alkanl ve geni kavrayndan ok sz edilmi olan lleutenant de Follcc Moselgneur HERACJT'nun nlln Iltmltlr. M ak a m n n z gerei, gc he men hemen m utlak olan bu yargca, bu mucizelerden sz edilmesinin engel lenmesi veya onlar yalanlam as in tam yetki verilmiti; o da, sk sk ta nklar ve sz edilen kimseleri yakalar ve sorguya ekerdi: Ancak mucizelere kar doyurucu hibir sonuca ulaama d. Mademolselle THIBAUT davasnda nl DE SYLVA'yu bu kz muayene etmekle grevlendirdi. H ekim in verdii ifade ok' lgintir: K zn tanklarn spatlad kadar hastalanm bulunm a snn, bu kadar ksa zamanda, muaye ne srasnda grld kadar salkl duruma gelmesinin m knszlndan dolay, m m k n olamayacan leri srd. H ekim akl banda her adam gibi nedenlere dayanarak aklyrtyordu: oysa kar taraf olayn btny le bir mucize, hekim in fadesinin de bunun en yi spat olduunu syledi. MOLN'ciler kendilerini ackl bir kilem inde buldular. Bir mucizeyi is patlam ak in nsan ta n k l nn m utlak yetersizliini leri srmee cesaret ede miyorlard. Bu mucizelerin byclk ve eytan i olduunu sylemekten baka bir ey yapamyorlard, Fakat on lara, bunun eski Yahudilerce bavurulan bir yol olduu syleniyordu. K raln buyruguyle Kilise k ap a tln ca hibir JANSENST mucizelerin sona ermesini aklam akta glk ekmedi; Bu olaanst etkileri reten, mezara el srmekti'; hi kimse mezara yaklaanaynca da hibir etki beklenemezdi.

Ventlmllle - yay.]

MUCZELER

103

mutlak imknszlndan veya mucizevi yapsndan ba X ka elimizde ne var? Ve yalnz bana bu, btn akl BLM. banda kimseler in yeterli bir yadsma olarak gr I I . PAHA lecektir herhalde; Baz durumlarda, PHLPPO yadaPHABSALA sa valarn anlatrken, baz insan tanklklar yksek g ve nanrllk tayor diye, her trl tankln her durum da eit g ve inam lrlk tamas gerektii sonucunu kartmak doru olur mu? Tutalm kl CAESAR ve POMPEIUS taraflarnn ikisi de, bu savalarda kendilerinin galip ktn iddia etmi, her iki hizbin tarihileri de, birrnek ekilde, stnl kendi taraflarna maletmigtlr. nsanlk bu kadar uzaktan nasl birinden birinde ka Aslnda, T a n n duvarlar hemencecik ykabilirdi; ama o, kendi buyruklarnn ve slerinin efendisidir ve bunlar ak lamak bize dmez. Tanr ko boynuzu borular tnce yklar ffHA kenti gi bi her kenti yerle bir etmedi; Ermi PAULUSunkl gibi de her havarinin zln danm ykp amamt. Duc de OHATILLON gibi FUANSA'nm en yksek dzey ve ailesinden olan bir dk ve bey bile, birka yl evinde belirgin ve elle tutulur bir hastalk e ken bir uan mucizevi bir ekilde yi lemesinin tank ln yapar. Son olarak unu belirtmek sterim kl, bu dzmecelere tanklk eden FRAN SIZ d in adam larndan, zellikle PARS <rectorya da curfilerlnden, yaay ve tutum larnda ll olm alar b a km n dan daha nl din adam lar yoktur. PORT-HOYAL'dakl efendilerin b il gisi, dehas, drstl ve rahibelerin . arball AVRUFA'nm bir bandan bir bana sz edilen eylerdi. Oysa hepsi, olaanst yetenekleri kadar h a yatnn ycelii de lyl bilinen nl PASOAL'n yeeni le lgili bir mucize hakknda tanklkta b u lu n u rla r,1 nl RA CNE bu mucizeyi nl PORT-ROYAL tarihinde anlatr ve hikyesini, hepsi phe gtrmez gvenirlie sahip bir sr rahibe, rahip, hekim ve mealelc adam nn verebilecei btn spatlarla destekler. Birka yazar, zellikle TOUR> F basm . unu ekler: Aslnda PASCAL da buna ve- hakknda malumat sahibi olmak frsat daha az olan NAY piskoposu, bu mucizenin o kadar kesin olduunu dnm tr kl, tanr tanm azlar ve br-dUnrlerl yalanla m akta kullanmtr. PRT-ROYAL'a kar s son derece nyargl olan FRAMSA nalp-KralIesl, mucizeyi ncelemesi in Icendl hekimini gnderdi; hekim mucize ye kesfnllkle nanm olarak dndU. Ksacas, bu do&ast tedavi o ka dar tiraz edilemez bir duruma geldi kl, bu nl m anastn, JBSUITLER'In ykma niyetlerinden bir sUre in kurtard. Bir aldatm aca olsayd, byleslne keskin grml ve gl hasmlar tarafndan muhakkak ortaya karlr d ve dzenleyicilerinin ykm n hz landrrd. Bylesine iren malzemeItrle korkun bir kule ykseltmeleri ten bile olmayan bizim dincilerimizin eline geseydi, bunlardan ve szn et m ediim daha bir ok yandurumdan nasl da kocaman bir yap ykseltlverlrlerdl! PASOAL'n, RACINE'ln, ARNAUDnun, NICOLE'un yce simleri balard kulaklarmza dolmaa.,. Ama eer akllan varsa, mucizenin kendi sini, derlediklerinin iinde dier b tn paralardan bin kere daha deerli diye benlmseseler daha lyl ederler. Hem bu, amalarna ok lyl hizmet edebilir. nk gerekte bu mucize, sahici kutsal daln bir kutsal dikeninin dokunmasyle meydna gelmitir, kl bu kutsal dal kutsal tan kutsal bir parasdr, bu da. v.s., v.s. fBu not m et ne F basmnda eklenmitir.]. mucizeler nanrd. Hayat'na baknz. F basm notu burada keser]

n s a n i n

a n l a m a y e t is i z e r in e

104

rar klabilirdi? HI3KODOTOS veya PLOUTAEKHOS tara fndan anlatlan mucizeler ile MARIANA, BEDB veya ba ka herhangi bir kei tarihinin aktardklar arasndaki kartlk bir 0 kadar kuvvetlidir. Bilge kii, aktarcnn aktarlan, ister lkesini, ailesini veya kendisini yceltsin isterse de herhangi bir baka yolla doal eilimlerine ve yatknlklarna uygun dsn tutkusunu pohpohlayan her aktarmay ok aka demik bir inanla karlar. Fakat yce grev yklenmi bir ki$i, bir peygamber, gklerden inm i bir eli olarak ortaya km aktan daha- ayartc bir ey olabilir mi? Kl, bylesine ulu bir zellie ulamak iin birok tehlikeye ve zorlua gs germez? Ya da bo gurur ve tutumu bir hayalgcn yardmyle, bir insan, ilk nce kendi kendisini inandrp aldatmacaya ciddi olarak katlmsa bylesine kutsal ve deerli bir dava iin dindarca dm en ler evirmekten hi kanr m? Burada en ufak kvlcm en byk yangn haline gelebilir; nk malzeme tutumaa her zaman hazrdr. u a v i d u m g e n u s a u r i c u l a r u m , a gzl ka labalk1 , batl inanlar okayan ve hayretten hayrete dren ne varsa, incelemeden oburca yutar. Bu tr nice hikye her ada, daha doularnda aa vurulup sndrlmtr? D aha nicesi bir sre n kazanm ve son,radan umursamazla, unutulm aa m ah km olmutur? yleyse bu gibi haberlerin etrafta uu tuu yerlerde fenomenin zm aktr; bunun hesabn bilinen ve doal olan kanaanlk ve aldanm a ilkeleriyle' verdiimiz zaman, dzenli tecrbe ve gzleme uygun olarak yargda bulunuruz, im di, bylesine doal bir sonuca ba vuracak yerde, doann en yerleik kanunla rnn mucizelerle inenmesine izin m i verelim? zel, hatta, genel tarihteki herhangi bir sahtekrl, olup bittii sylenen yerde aa karm ann, hele olay yeri biraz olsun uzaktaysa, ortaya karm ann, gln belirtmem gerekmez. K ullanabildii btn yetke, dakiklik ve yarg gc ile bir yarglar kurulu bile en yakn gemite yaplan eylemlerde doruyu yanltan ayrmada sk k aresiz kalr. Fakat i, gnlk ekime, tartma ve uurulan sylentiler ynteminin eline braklrsa, zel1LUCRETIU9 v...594 [Bu atf F basmnda eklenmitir; yanl eviri de M basm nda metne sokulmutur.]

X, BL-, . i'Ar

MUCZELER

105

lkle de nsanlarn tutkular her ki yanda da yer alyorsa., X konu hibir zaman karara balanamaz. BLM. Yeni dinlerin balanglarnda bilge ve okumu kiiler konuyu dikkatlerine ve lgilerine demeyecek kadar nemsiz sayarlar. Daha sonralar da, aldatlm kalabal n akln bana getirmek- iin aldatcy aa vurmak istedikleri zaman, iten gemi, konuyu aa kara bilecek belgeler ve tanklar geriye getirilemeyecek ekilde yok olmu olur. Haberi verenlerin tanklklarndan karlanlardan baka aa vurma yolu kalmaz; bunlar da, akl banda olanlar ve bilenler in her zaman yeterli olduu halde, genel olarak avamn anlayamayaca kadar incedir. O halde, btnyle mesele lmdl yle grnyor k, hangi eitten olursa olsun bir mucizeye y ap lan 1 tank lklarn hibiri hibir zaman bir htim al bile olmamtr; nerede kald ki bir ispat olsun. Bir ispat olduu kabul edilse bile bu ispat, bir baka ispat tarafndan elinlr k, bu kart ispat, kabul ettirilmesi istenen olgunun kendi yapsndan kmadr. nsan tanklna inanl.rlk veren sadece tecrbedir ve yine ayn tecrbedir ki, doa kanun lar hakknda bize gven verir. yleyse, bu iki cins tec rbe zt olduklar zaman, bize kalan tek ey, birini die rinden karmak' ve geri kalann salad gvenle, ya bu yanda ya da br yanda bir kany benimsemektir. Ancak, burada aklanan ilkeye gre, halk dinleri sz ko nusu olunca,'bu karma tam bir ortadan silinme demek tir; bu .yzden de unu bir kural olarak ortaya koyabi liriz'; Hibir insan tankl bir mucizeyi spat edecek ve onu byle bir' din sisteminin hakl bir temeli yapacak kadar kuvvete sahip olamaz. 2 Burada getirilen snrlamaya dikkati ekmek iste rim; dedim k, bir mucize, bir din sisteminin temeli haline getirilecek ekilde ispat edilemez. Kabul ediyorum kl, baka ekillerde, nsan tanklnn ispat tekil edecei mucizeler veya doann allm aknn lnenm&lerl olabilir; ancak btn tarih kaytlarnda byle bir ey bulmak belki de mknsz olacaktr. Bylece, tutalm ki, btn-dillerde, btn yazarlar, 1600 yl Ocak
[E ve F basmlarnda: hibir tanklgn hibir lam an bir htimal bile olmas m m k n delildir.) 1 fBu ve sonraki Uy paragraf Eden P'ye kadarkl basmlarda dip not olarak verilmektedir.)

n. paiia

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

106 x bLM,-

aynn ilk gnnden balayarak sekiz gn btn dnyann tam bir karanlk inde kald zerinde anlayor; bu olaanst olayn rivayeti halk arasnda hl gl; yabanc lkelerden dnen btn gezginler en ufak bir deliklik ya da elime olmakszn, ayn rivayetin haberini getiriyor; aktr ki, gnm zn filozoflarnn olgudan phe etmek yerine, onu kesin olarak kabul ederek ne denlerini aramalar gerekir. Doann rmesi, bozul mas ve ayrmas bunca anolojiye bakarak ihtim al ve rebileceimiz bir olaydr; bu felketin bir habercisi gibi grnen herhangi bir fenomen de, bu konudaki tanklk ok yaygn ve birrnek ise, insan tanklnn uzanabi lecei snrlar iine girer. Fakat tutalm ki, NGLTERE tarihini yazan btn tarihiler Kralie ELIJSABETH'ln 1600 yl Ocak aynn ilk gn ld zerinde ve .lmnden hem nce hem de sonra, onun dzeyindeki kiiler iin allm olduu gibi, hekim leri. ve saraydaki kiiler tarafndan grld , halefinin kabul edilip parlamento tarafndan iln edildii ve bir ay gml kaldktan sonra yeniden orta ya kt, tahta yeniden oturduu ve NGLTEREyi da ha yl ynettii zerinde anlam olsunlar: tiraf etmeliyim ki bunca garip yandurum un birarada bulun masna ok aarm, ama bu kadar mucizevi bir olaya inanmaa en ufak bir eilimim olmaz. Kralienin szde lmnden ve bunu izleyen siyasal -olaylardan p he etmem: Bunun, sadece szde bir lm olduunu; gerek olmadn, olamayacan leri srerim. Bylesi ne nemli bir olayda dnyay aldatm ann imknszla varan gllnden; bu n l kralienin bilgelii2 ve salam yarggc yannda bu kadar zavall bir aldatm a cadan elde edebilecei yararlarn ok az, ya da hi d zeyinde oluundan dem vurarak yapacanz itirazlar bouna olur: B unlarn hepsi beni artabilir; ama yine de size derim ki, insanlarn dzenbazl ve budalal o kadar yaygn fenomenlerdir ki, doa kanunlarnn bu kadar gze batc bir ineniini kabul etmektense, bu iki fenomenin birarada bulunuu sonucu en olaanst olaylarn ortaya kacana inanrm daha iyi. Fakat bu mucize herhangi bir yeni din sistemine balhdiye grlrse; insanlara, alar boyu, bu cins sama hikyeler o kadar ok yutturulmutur k, bu yandu rumun kendisi bile ellmlzdeklnin bir aldatmaca olduu [Bu cmle eklenmitir.] metne K basmnda

] 1 , PAnc4

* [Eden P'ye kadarkl ve salaml]

basmlarda:

MUCZELER

107

nun tam bir ispat olabilir ve saduyu sahibi btn inx sanlarca olguyu bir kenara atmaya hatta onu daha ok BLM. IncelemeksizJn bir kenara atmaya yeter. Mucizenin atfe- ----- dildii Varlk bu durumda Tanr da olsa, mucize bundan n -P A r,C A dolay bir nebze daha muhtemel olmaz; nk bylesine bir Varln sfatlarn ve eylemlerini, onun, doann allm aknda ortaya kardklarndan edindiimiz tecrbeden baka bir ekilde bilmemiz imknszdr, Bu bizi yine de gemi gzlemlerle babaa brakr ve h an gisinin daha mmkn ve muhtemel olduu zerine yargya varabilmek iin, nsanlarn tanklarnda hakika tin inenmesi durumlar ile doa kanunlarnn mucize lerle inenmesi durumlarn karlatrmamz gerekti rir. Dinsel .mucizelerin tanklklarnda hakikatin inen mesi baka herhangi bir olgu sorunundakine- gre daha yaygn olduundan bunun, dinsel tanklklarn inanrl n hatr saylr derecede azaltmas ve ne kadar zen tili bir-iddiaya brnm olursa olsun, bu gibi tanklk larn yzne bile bakmamak yolunda genel bir karara varmamz salamas gerekir. Lord BACON ayn aklyrtme ilkelerini benimse mi grnmektedir. Her trl canavarn ve harika re me veya rnlerin,- tek kelimeyle doadaki her yeni, en der ve olaanst eyin bir derlemesini ya da zel ta rihini yapmalyz, diyor, Fakat hakikatten uzaklama mak in bu, en dikkatli bir inceleme ile yaplmaldr. Hereyden nce LTVIUSun harikalar gibi herhangi bir derecede dine dayanan her anlatya ve ayn ekilde do al sihir veya simya yazarlarnda ya da yalan ve masala karkonmaz bir itah varm gibi grnen btn ya zarlarda bulunacak hereye kuku ile baklm aldr.2 Burada ortaya konulan aklyrtme ynteminden, Hristlyan dinini insan aklnn ilkeleri ile sa vunmaya alan tehlikeli dostlarn ya da kuzu postuna brnm dmanlarn kmaza sokmaa yarayabilece ini dndke, daha da honut kalyorum. Bizim kut saln kutsal dinimiz i m a n zerine kuruludur, akl zerine deil; ve hibir ekilde altndan kalkamayaca bylesine bir slgaya ekilme, onu tehlikeye drecek emir^ bir yntemdir. Bunu daha ak klmak in Kutsal Kitapta anlatlan mucizeleri inceleyelim: ve ok geni
'[E ve F basmlarnda bulunmayan bu paragraf, K'dan P'ya kadar kl basmlarda nceki dip notta yer alr. K'dan Q'ya kadarkl basmlarda Latlncedlr.] Novum Organum, llb. II. aph. 29

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

108

bir alanda kendimizi datm am ak in incelendiniz! Pen* X tateukhosda bulduklarmzla snrlayalm.-Bunlar, bu sz BL de H ristiyanlarn ilkelerine uygun olarak, Tanrnn kendi sinin sz ya da tankl diye deil, sadece insan olan bir I I . FA, yazarn ve tarihinin rn diye inceleyelim. Bu takdir de, lk nce barbar ve cahil bir budundan kalma; bu budunun daha da barbar olduu bir ada ve muhtemelen hikye ettii olgulardan, ok sonra yazlm; ada h i bir tankln desteklemedii; her ulusun kendi kayna diye' gsterdii a - uydurma hikyelere benzer eyler anla tan bir kitab inceleyeceiz. Bu kitab okuduumuzda, harikalar ve mucizelerle dolu olduunu grrz. B ugn knden btnyle farkl durum da bir dnyay ve bir insan yapsm anlatyor; nsann bu durumdan karl; insan m rnn nerede ise bin yl sr; bir tufanla dnyann altnn stne gelmesi; bir budunun tanrnn gzdesi olarak rastgele seilmesi; ve bu budun da yazarn yurttalar; bu budunun akla hayale gelebilir en artc harikalarla tutsaklktan kurtarlm as; Rica ederim, elinizi kalbinize koyun ve ciddi bir lp bimeden sonra syleyin Bu kitabn bylesine bir tanklkla desteklenerek, yanl olmas, anlatt btn mucizelerden daha olaanst ve mucizevi olur mu, olmaz m? Yukarda ortaya -konan ihtim al llerine gre bu kitapta sylenenlerin kabul edilebilmesi iin yle olmas gerekir. Mucizeler zerine sylediklerimiz, hibir deiiklik gerektirmeden kehanetlere uygulanabilir; ve sahiden de btn kehanetler gerek mucizelerdir ve ancak mucize olarak herhangi bir vahinin ispatlar diye kabul edile bilirler.. Gelecek olaylar nceden bilmek nsann doal yapsnn snrlarn amasayd, herhangi bir kehaneti bir kutsal grevin ya da gklerden' gelen bir yetkenin kant olarak kullanm ak sama olurdu. Bylece, sonu olarak uraya varabiliriz: H r i s t l y a n D i n i balang cnda mucizelere dayanmakla kalmaz, bugn bile akl ba nda bir kimse bir mucize olmakszn bu dine nanamaz. Akl, yalnz bana, bizi bu dinin doruluuna kna etmeye yetersizdir: m a n ile onu kabule ynelen her nsan, kendi kiiliinde ortaya kan ve anlam a yetisinin her trl ilkesini ykan, onu alkanlk ve tecrbeye en aylar olana nanmaya gtren srekli bir mucizenin bilincin dedir.

BR TAKDR VE GELECEK DURUM

109 X I. BLM. ------

X I.

BLM Belirli Bir Takdir ve Bir Gelecek Durum zerine 1

Geenlerde skeptik paradokslara baylan bir dos tum la konuuyordum. Konumamz srasnda dostum hibir ekilde onaylayamayacam bir ok ilke leri sr d halde yine de bunlar ilgi ekici ve bu soruturma boyunca ileri srlen aklyrtme zinciri ile ilgili gibi grldnden, bu lkeleri okuyucunun yargsna sun mak iin, elimden gelen zenle, aklmda nasl kaldysa yle anlatacam. Konumamz, felsefenin baka btn ayrcalklarn stnde tam bir hrriyet gerektirdiinden, hereyden nce de dncelerin zgrce atmas ve tartmalarla serpildiinden dolay, lkin bir zgrlk ve hogr a ve lkesinde do&mu ve en ar ilkelerini bile ortaya koyarken herhangi bir inan, din veya ceza yasasnn onu engellememi olmasnn ne kadar byk bir talih eseri olduunu belirtmemle balad. nk, dedim, PROTAGORAS'n srlmesi ve SOKRATES'in ksmen baka gdlerden ileri gelen lm bir yana, Eski a ta lih in de. amz salgn altna alm u yobazca ekememzliin hemen hibir rnei yoktur. EPIKUROS ileri ya na kadar huzur ve skun iinde ATNAda yaad; hatta EPKUROSCULAJFt'm2 din adam niteliini kazanmala rna, yerleik dinin en kutsal trenlerinde yneticilik yapmalarna izin verildi. ROMA imparatorlarnn en bilgeleri3 felsefenin her okulunun h o calarna. emeklilik ve aylk gibi kamu' teviklerini4 eit ekilde dattlar. Bu cins bir tutumun ilk genliindeki felsefeye ne ka dar gerekli olduunu anlamak iin, bugn, felsefenin daha gl ve kanl-canl olduu kabul edilebilecei bir ada, havann amanszlna ve sert sulama rzgr larna nasl glkle dayandn dnmek yeter. eylerin doal akndan sonu olarak kan ve her a ve ulusta ortaya kmas kanlmaz gzken bir eyf1 , felsefenin zel talihlilii sayyorsun, dedi dostum. Felsefe in bu kadar ldrc olduundan yakndn o
[E basmnda: Doal D in in Pratik Sonular zerine] LOUKLANOS'un symp. e Lapllhl 9 1 LOUKIANOS ve DIONYSOS

* LOUKlANOSu n Bunoukhoa 3

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

1.10

inat yobazlk, gerekte felsefenin kendi yavrusudur; bu yavru batl inanla, birlik olarak, annesinin iyiliini dnmekten btnyle vazgeer ve onun en azgn d man ve sulaycs olur. Bugnk iddetli anlam azlkla rn konulan olan teorik din dogmalarnn dnyann ilk alarnda da bulunduunun dnlmesi ya da kabul edilmesi mknszdr; o zamanlarda, insan btnyle cahil olduundan, zayf anlayna daha uygun bir din dncesi oluturdu ve bu masallarn kutsal ilkelerini, kantlama ve tartma objelerinden ok, geleneksel inan objeleri arasndan seti. Bylece, filozoflarn yeni lke ve paradokslarndan kan ilk karklk geince, bu hocalar, bundan sonra, btn eski a boyunca yerleik batl inanlarla byk bir uyum iinde yaam ve insan lar aralarnda adilce blm grnyorlar; renim grm ve bilge olanlar hocalarn payna, avam ve ei tilmemi olanlar da batl nancn payna dt. O zaman, dedim, yle grnyor k, sen siyaseti btnyle sorunun dnda brakyorsun ve hi dn myorsun ki, kutsal bir varoluu Ve dolaysyle de bir takdiri ve bir gelecek durumu yadsyarak ahlkn ba larn byk apta gevetir gibi gzken ve bu yzden sivil toplumun huzuru iin zararl saylabilecek, EPKUROSunkl gibi belirli felsefe retilerini, bir bilge devlet yneticisi hakl olarak ekemeyebilir. Biliyorum ki. diye cevap verdi, bu saldrlar aslnda hibir ada salim akldan veya felsefenin zararl so nularnn tecrbesinden kmad; btnyle tutku ve nyargdan dodu. Fakat daha da ileri giderek unu ddia etsem: EPKURO3 gnnn herhangi bir sy k o p h a n t es . ya da Jurnalcisi tarafndan halk nnde sulanm olsayd, davasn kolaylkla savunabilir ve felsefesinin ilke lerinin, oiu bylesine ateli olarak halkn nefret ve ks kanl nne karmaa alan basmlarnn ilkeleri kadar saygdeer olduunu ispat edebilirdi, ne dersin? Ben de dedim. k, sz syleme gcn bylesine ola anst bir konuda denemeni ve EPKUROS adna, ATNA'nn bu eski ve uygar kentte bir nsan srs bulu nabileceini dnyorsan sry deil. Ulnen k ii leri yani EPKUROSun kantlam alarn anlayabilecek dinleyicilerini tatm in eden bir sylev vermeni isterdim. Bu artlar altnda zor olmaz, diye cevap verdi; stersen ben bir an in kendimi EPKUROS sayaym, se-

BR TAKDR VE GELECEK DURUM

IU

nl de ATNA halk; imdi sana yle bir nutuk ekeceim x i. ki, mlek azna kadar beyaz fasulye ile dolacak, hasm- BLM.larm n gnlndeki ktl okayacak bir tek kara tane bile kalmayacak. Pekl; bu sayltlardan yola karak bala ltfen, Ey ATNALILAR, buraya, okulumda ortaya koyduk larm karnzda hakl karmak iin geldim, skin, tutkuuz soruturucularla birlikte aklyrteceimi beklerken, kprm hasmlarn sulamalar nnde buldum ken dimi. Aslnda kam unun iyiliine ve birliin karlar so runlarna ynelmesi gereken dnceleriniz sapm, teorik felsefenin sorgusunu yapyor, bu grkemli ama belki de verimsiz soruturmalar da sizin daha gndelik arha daha yararl grevlerinizin yerine gemi. Ama ben, elim den geldii kadar bu sapmay nleyeceim. Burada d n yalarn kayna ve ynetimi zerine tartmayacaz. Sa dece bu gibi sorunlarn kamu yararm ne derecede ilgilen dirdiini ele alacaz. Ve sizi, bunlarn toplumun huzuru na ve hkm etin gvenine btnyle kaytsz olduklar konusunda ikna edebilirsem, umarm btn felsefenin bu en yce ve ayn zamanda en teorik sorununu rahata in celemek zere bizi okullarmza geri gnderirsiniz. Atalarnzn gelenei ve din adamlarnzn tle ri (ki ben bunlaft'a yrekten boyun eiyorum) le tatm in olmayan din filozoflar, dini akl ilkelerine ne lde da yayabilecekleri merakna kaplrlar; bundan dolay da dikkatli ve zenli bir soruturmadan doal olarak kan pheleri giderecekleri yerde uyarrlar. Evrenin dzenini, gzelliini ve bilgece dzenleniini en grkemli renklerle bezerler, sonra da sorarlar: Bylesine yce bir zek gsterisi sadece atomlarn kazara ayn ynde gitmesin den doabilir mi? En yce dehalarn bile, deerini hibir zaman yeterince kavrayamadklar bir eyi, rastlant meydana getirmi olabilir mi? Bu kantlam ann hakl olup olmad zerinde durmayacam. Bu kantlamann, hasmlarmm ve sulayclarmn steyebilecei kadar sa lam olduunu kabul edeceim. ite b aklyrtmeyi kullanarak, sorunun btnyle teorik olduunu benim de, telsef aratrmalarmda bir takdiri ve gelecek bir durumu yadsdm zaman, toplumun temellerini ykma dm, aksine, tutarl kantlam alarda bulunurlarsa, ken di konularnda salam ve tatm in edici olduklarn h a srclarmn da kabul edecei ilkeler getirdiimi ispat ede bilirsem, bana yeter.

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

112

Sulayclarm olar szler, kabul ediyorsunuz k, bir x i. kutsal varolma iin (ki ben bunu hibir zaman tartma b LM. konusu etmedim) ana ya da tek kantlama doann dil- zeninden kmadr; burada yle zek ve tasarm belirti leri vardr k, bu dzenin nedeni olarak rastlanty ya da maddenin kr ve yneltilmemi kuvvetini gstermek, size akla aykr gibi geliyor. Bu kantlam ann etkilerden nedenlere doru yrtlm olduunu kabul edersiniz. rnn dzeninden, ide tasan ve ngr olmas ge rektiini. karsyorsunuz. Bu nokta zerinde durmazsa nz, sonucunuzun baarszla urayacan kabul eder siniz; bu sonucu doa fenomenlerinin dorulayaca y zeyden daha yksek bir dzeye yerletirmek iddiasnda da deilsiniz. Kabul ettikleriniz bunlar. imdi sizden bunlarn sonularna bakmanz isteyeceim.Bir etkiden belril bir neden karsadmz zaman birini tekine oranlamamz gerekir ve nedene, etkiyi ortaya, karmaa tam tam na yeterli olanlardan te' herhangi bir nitelik atfetmee hibir zaman hakkftmz yoktur. Bir terazide on onsluk bir kefenin ykselmesi kardaki arln on onsu akn olduunun ispat ola bilir; ama hibir -zaman yz onsu akn olduunu d nmemiz iin bir sebep ' salamaz. Herhangi bir etkiye baladmz neden o etkiyi ortaya karmaa yeterli deilse, ya bu npdenl bir kenara atmamz ya da ona, etki ile orantl olmasn salayacak nitelikler eklememiz gerekir. Fakat bu nedene daha baka nitelikler yaktrrsak veya bu nedenin ortaya baka etkiler karabileceini leri srersek, sadece tahm in hakkn keyfi olarak kul lanm, elimizde bir sebep veya yetke bulunmad h a l de nitelik ve erkeleri varsaym oluruz. Bulunan neden, aklsz ve bilinsiz madde de olsa, bir akll ve zeki varlk da olsa, ayn kural geerlidlr. Neden sadece etkisi yolu ile biliniyorsa, ona, etkiyi orta ya karmak llh tam tam na art olan niteliklerin te sinde herhangi baka nitelikler hibir zaman balamama mz gerekir: ne de, doru alclyrtme kurallarndan herhangi birini kullanarak nedenden geriye doru gide bilir ve bu nedenden, onu bilmei salayan etkilerin tesinde baka etkiler ikarsayabilirlz. Hi kimse 2JEUKSSln sadece resimlerinden bir tanesini grerek, onun ayn zamanda bir heykeltra veya m im ar ya da renklerde old kadar ta ve mermerde de becerikli bir sanat ol duunu bilemez, nm zdeki belirli rnde, yetenek ve zevklilik var; iisinin bunlara sahip olduu sonucunu gvenle karabiliriz. Nedenin etkiyle orantl olmas gerekir; bti oranty eksiksiz olarak ve tam tamna ku rarsak hibir zaman nedende, daha teyi gsteren ya

BR TAKDR VE GELECEK DURUM

113 X I. BLM.

da herhangi bir baka tasarm ya da icra hakknda bir karma izin verecek nitelikler bulamayz. Bu gibi n i teliklerin ncelediimiz etkinin ortaya kma artlarnn tesine gemeleri gerekir. , m di, tanrlarn evrenin varoluunun veya dzeninin yapclar olduu kabul edilirse bunun sonucu u olur: Onlar rnlerinde ortaya kan belirli derecedeki g, zek ve yilie sahiptirler. Kantlam a ve akly.rtmenin eksikliklerini gidermek iin abartma ve pohpohlamay yardma armazsak bu sonucun tesinde hibir . ey hibir zaman ispat edilemez, nm zde hangi nitelikle rin belirtileri varsa, o niteliklerin varolduu sonucunu karabiliriz. Bunlarn tesinde nitelikleri varsaymak, sadece hipotezdir; uzak blgelerde ya da dnemlerde bu niteliklerin daha grkemli bir gsterisinin ve bu hayali erdemlere daha uygun bir ynetim dzeninin olmu ol duu ya da olaca sayl ts ise daha da te bir eydir. Hibir zaman etki olan evrenden neden olan JUPITERe ktktan sonra; aaya doru inerek, bu nedenden, sanki bu tanrya baladmz, nmzde duran etkiler, yalnz balarna onun yce sfatlarna btnyle yara r deilmi gibi, herhangi bir yeni etki kars.amaa hakkmz yoktur. Nedenin bilgisi yalnzca etkiden edinil dllne gre, bunlarn tam tamna birbirlerine .uygun dmesi gerekir; biri hibir zaman daha te bir eye ia ret edemez, ya ila herhangi yeni bir karm ve sonucun temeli olamaz. Doada baz fenomenler grrsnz. Bir neden ya da yapc ararsnz, Onu bulduunuzu hayal edersiniz. Ve sonradan beyninizden doma bu yarata o kadar ak olursunuz kl, .eylerin bu kadar ktlk ve dzensizlik dolu imdiki durumundan daha yce ve daha etkin bir ey yaratmam- olmasnn imknszln cllerslnlz. Unutursunuz kl, bu en stn zek ve iyilik btnyle hayalidir* veya en azndan temelini aklda bulmaz vq ona eserlerinde gerekten kullandn ve gsterdiini grdnz niteliklerden baka nitelikler yklemee hak kmz 'yoktur, yleyse, ey filozoflar, tanrlarnz doann nmzdeki grnlerine uygun olsun: tanrlarnza at fetmekten bu- kadar holandnz sfatlara uysun diye bu grnleri rastgele sayltlarla deitirmee kalkmayn. Ey AtinalIlar, din adamlanyle airler sizin yetkenizin desteiyle imdiki ktlk ve sefalet durumundan nce

NSANIN ANLAMA YETlS ZERNE

114

yaanm altn ya da gm bir adan sz ettikleri zaman, onlar dikkatle ve saygyla dinlerim. Ama gelenein yetke sine aldrm adklarn ve akl ilediklerini iddia eden fi lozoflar ayn nutuklar .atnca itiraf edeyim onlara ayn ekilde boyun emiyorum ve ayn aygy gstermiyorum. Sorarm: K im onlar gksel blgelere gtrd, kim tan rlarn divanlarna kabili etti onlar, kader kitabn onla ra kim at da kendilerine bylesine gvenerek, tanrla rnn gerekte ortaya kann tesinde bir amac ger ekletirmi olduklarn veya gerekletireceklerini leri sryorlar? Bana,1 akln basamaklarna trm a n d k , ya da akl adamlariyle ykseldik derlerse, yine de stele rim: Onlar akln2 ykseliine hayal gcnn kanatlar ile yardm etmilerdir; baka trl, karm tarzlarn bylesine deitiremezler, tanrlar gibi bylesine yetkin varlklara imdiki dnyadan daha yetkin bir eserin y a raacan dnerek ve bu gksel varlklara imdiki dnyada' bulunabilenlerin dnda bir yetkinlik veya baka bir sfat atfetme sebebi bulunmadn unutarak, nedenlerden etkilere giden bir kantlama yapmazlard. ite, dnyada bu kadar bol bulunan ktlk ' ve dzensizliin gerekliini kabul etmemiz gerekirken hem doann kt grnmlerinin hesabn verme-, hem de tanrlarn ereflerini kurtarma abalarnn verimsizlii bundan ileri gelir. Derler ki, JUPITER'ln gcUn ve lyicillilni snrlayan ve onu nsanlar ve her akl sahibi yarat bylesine eksik ve mutsuz yaratmaa zorlayan, tek neden, maddenin dedii dedik ve yolundan amaz nitelikleri ya da genel kanunlar gzetmesi ya da buna benzer baka bir sebeptir. O halde, yle grnyor k, bu sfatlar nceden, en stn derecelerinde var kabul edili yorlar. Teslim ederim ki, byle bir saylt zerine yap lan tahminler, kt fenomenlerin akla yakn zmleri olarak kabul edilebilir. Fakat .yine, de sorarm: Bu sfat lar var kabul etmek ya da etkide gerekten belirenin dnda herhangi baka bir nitelii nedene balamak n i ye? Bildiiniz kadaryle.tamamen hayali olabilecek ve do ann aknda hibir zi bulunamayacak sayltlrla do ann akn hakl karmak in, niye beyninize kence edesiniz? yleyse, dinsel hipotez, evrenin grnr fenomen lerini aklamann sadece- belirli bir yntemi olarak g [E basmnda: akln veya merdivenleriyle] basamaklar * (B basmnda: merdivenine]

BR TAKDR VB GELECEK DURUM

115

rlmelidir; ama doru aklyrtlten hi kimse, bundan x i. tek bir olgu karsama veya herhangi belirli bakmdan BLM. bir fenomeni deitirme ya da ona bireyler ekleme ddiasnda bulunamaz. eylerin grnlerinin byle ne denleri ispat ettiini dnyorsanz, bu nedenlerin va rolular hakknda bir karmda bulunabilirsiniz. Byle sine .karmak ve ince konularda tahm in ve kantlama hrriyetinin herkese tannm as gerekir. Fakat burada durmalsnz. Geri dnp de karsam olduunuz neden lerden, hareket ederek bir kantlam a ortaya koyup do ann aknda belirli zelliklerin daha tam bir ekilde ortaya kmasna yarayabilecek herhangi baka bir ol gunun var olduu ya da olaca sonucuna varrsanz; sizi uyarmalym: eldeki konuya bal olan aklyrtme ynteminden uzaklatnz ve nedenin niteliklerine ak a, etkide belirenin tesinde bireyler eklediniz;. yoksa etkiye, kendisini nedene daha bir yarar klacak bir ey leri hibir zaman kabul edilebilir bir saduyu ya da uy gunlukla, ekleyemezdiniz. O zaman, benim okulumda rettiim, daha do rusu bahelerimde ncelediim retinin tiksinti uyan dran yan nerede? Veya btn bu sorunda iyi ahlkn gvenliini ya da toplumun huzur ya da dzenini uzak tan yakndan ilgilendiren ne buluyorsunuz? Diyorsunuz ki, ben, olaylarn akna yn veren ve btn giriimlerinde kt kiiyi erefsizlik ve umut k rkl le cezalandran, erdemli kiiyi eref ve baar le dllendiren bir takdiri ve dnyann yce yneticisini yadsyorum. Fakat, herhalde, herkesin soruturma ve incelemesine ak duran olaylarn aknn kendisini yadsmyorum. Kabul ediyorum kl, eylerin nmzde du ran dzeninde gnl rahatl ktlkten ok erdemin ya n sra gider ve dnyadan daha olumlu bir karlk gren yine erdemdir. nsanln bu gne varasya edindii tec rbeye gre, dostluk nsan h ayatnn balca sevinci, l llk ise huzur ve m utluluun tek kaynadr; bunun farkndaym. Yaamn erdemli biimiyle kt biimi ara snda, hibir zaman kararsz kalmadm ; farkndaym kl, salkl bir zihin iin her trl stnlk Ukindedir. Ve siz, btn, sayltlarmz ve aklyrtmelerinlzl kabul etsek, bunlardan fazla ne syleyebilirsiniz? Aslnda di yorsunuz kl, eylerin bu dzeni zek ve tasarmdan k mtr. Ama, nereden km olursa olsun mutluluk ya

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

116

da sefilliimizin ve dolaysyle hayattaki tutum ve davX I. ranm a biimimizin dayand bu dzenin kendisi' yine B" ayndr. Davranlarm gemi olaylar konusundaki tecrbeme gre ayarlama yolu yine, size olduu kadar bana da ak duruyor. Ve bir kutsal takdir, ervrende de ulu bir paylatrc adalet -kabul edildii srece, olaylarn gnlk aknn tesinde, yiler iin daha belirli bir dl ve ktler iin daha belirli bir ceza beklemem ge rektiini ileri srerseniz; ben burada daha nce aa karmaa altm ayn yanlgy bulurum. O kadar atelilikle ileri srdnz bu kutsal varoluu kabul edersek, bundan rahatlkla sonular karsayabllecelnizi ve tanrlarnza atfettiiniz sfatlardan hareket ederek, ortaya bir kantlam a koyup doann tecrbe edilmi dzenine bir eyler ekleyebileceinizi hayal et mekte direniyorsunuz. Bu konuda btn akl yrtme lerinizin sadece etkilerden nedenlere doru karlabile ceini ve nedenlerden etkilere doru karlan her ka ntlam ann zorunlu olarak k a b a ' bir safsata ol mas ge rektiini unutmua, benziyorsunuz; zira neden hakkn da, bilseniz bilseniz, etkiden karsadnz deil, t myle etkide bulduunuz, bir eyi bilebilirsiniz. Ama, dikkatlerinin konusu olarak eylerin imdiki durumunu grecek yerde doann btn akn tersine evirerek, bu hayat sadece daha ilerdeki bir eye gei yeri; daha yce ve byk apta farkl bir, binaya ula tran bir geil;; esere sadece bir giri yapmaa Ve ona daha bir alm ve uygunluk vermee yarayan bir nsz durumuna sokan u bo gurur dolu aklyrtclere bakan bir filozof bunlara ne demeli? Ne dersiniz, acaba bu gibi filozoflar tanrlar hakkndaki dealarn nereden karm olabilirler? Herhalde kendlni-beenmiliklerinden ve hayallerinden. nk bu ldeay nlerindeki fenomenlerden karm olsalard bu idea o fenomenler den te hibir eye iaret etmez ve onlara tam tamna uygun olurdu. Tanrsal varln ortaya koyduunu hi grmediimiz sfatlarla donanm bulunmasnn m m kn olduu; yerine getirildiini grmediimiz eylem ilkeleri le ynetilmekte olabilecei... B tn bunlar rahatlkla kabul edilir. Fakat bu yine de sadece i m le n ve hipotezdir. Ortaya konduunu ve yerine geti rildiini grdmz sfatlardan ve eylem ilkelerinden b&ka hibir sfat ya da eylem ilkesinin tanrda bulun duunu karsamamz hakl gsterecek bir ey olamaz. D n y a d a p a y l a t r c bi r a d a l e t i n herhangi bir belirtisi var mdr? Olumlu cevap verirseniz, burada adalet ortaya konmu olduuna gre, yerine getirilmitir sonucuna varrm. Olumsuz cevap verirseniz sizi hakl karacak bir eyin olmad sonucuna varrm, o zaman tanrlara bizim iin

BR TAKDR VE GELECEK DURUM

117

tad anlamda adalet atfetmeni.2 iin bir sebebiniz yoktur. Tanrlarn adaletinin imdiki durumda btn kaplamyle deil, sadece ksmen i banda olduunu syleyerek, olumlusu ve olumsuzu arasnda bir orta noktada karar klarsanz, size cevabm u olacak: Bu adalete i m d i i banda grebildiimiz kadarndan fazla bir kaplam vermenizi hakl gsterecek bir ey yoktur. Bylece, ey AtinalIlar, anlamazln kestirme bir sonucunu basmlarmn nne getiriyorum. Doann ak onlarn da benim de baklarmza ak duruyor. Tec rbesi edinilmi olaylar dizisi, hepimizin davranlar mz dzenlemekte kullandm z yce ldr. Ne sava meydannda ne de drt duvar arasnda baka birey iitmelidir. .Ucu buca belirli anlama yetimiz, l bil mez hayal gcmze ok dar gelen bu snrlar istedii kadar asn, bouna. Doann akndan hareket edip ka ntlam ada bulunarak ve evrene balangta dzen bah eden ve bu dzeni hl koruyan zek sahibi belirli bir neden karsamakla, hem belirsiz hem de yararsz bir ilkeye kucak am oluruz. Bu lke belirsizdir, nk ko nu insan tecrbesinin hi eriemeyecei bir yerdedir. Yararszdr, nk bu nedenin bilgisi tmyle doann akndan edinildiinden, doru aklyrtme kuralla rna gre, nedenden geriye giderek hibir zaman ne ye ni bir karm yapabiliriz, ne de doann gndelik ve tecrbesi edinilmi akna bireyler ekleyerek, yeni tutum . ve davran ilkeleri getirebiliriz. Gryorum. k, dedim (sylevini bitirdiini anlayn ca), eski demagoglarn aldatmacalarn ihmal etmedin; halkn yerine beni koyduundan, benim her zaman s k bir ballk gsterdiim ilkelere sarlarak onaym ka zanmaa giritin. Tecrbeyi, bu ve' btn teki olgu sorunlar hakkmdaki yarglarmzn ls yapmana (ve gerekten byle yapman gerektiini dnyorum) bir diyeceim yok; ama yine de hi phem yok ki, bavur duun tecrbenin ayns ile EPKUROSun azna ya ktrdn bu aklyrtmenin rtillmesi de m mkn olabilir. Diyelim ki tula, ta, har ve btn yap ara lar^ ile evrili yar.-bitml bir yap grdn; etkiden bu nun bir tasarm ve hner ii olduunu i k a r s a y a m a z msn? Ve bu karsanm nedenden, etkiye yeni eklemeler karsamak iin geri dnp, yapnn yaknda

BLM. ' ~ --- '*

NSANIM ANLAMA YETS ZERNE

118

bitirilecei ve zerinde sanatn bahedebilecei b~ tn teki dzeltmelerin yaplaca sonucuna vara- BL maz msn? Deniz kysnda bir tek san aya izi' grrsen, buradan bir insann getii ve kuralarn yuvarlanmas ya da sularn kabarmas ile silinmi olduu halde, teki ayan da iz brakt sonucuna va rrsn. yleyse, niye ayn aklyrtme yntemini doann dzeni ile lgili olarak kabul etmekten kanyorsun? Dnyay ve imdiki hayat eksik kalm bir yap olarak dn; bu yapdan stn bir zek karmayabilirsin; Hi bir eyi eksik brakamayacak bu stn zekya dayanan bir kantlama, He uzak bir mekn ya da zaman nok tasnda tamamlanacak daha yetkin bir tasarm ya da pln niye karsayamayasn? Bu aklyrtme yntemle ri tam tamna benzer deil mi? Ne adma nara iterken tekini benimsiyorsun? berikini ke

Konularn sonsuz farkll, sonularmdaki farkn yeterli bir temelidir, diye cevap verdi. n s a n n sa nat ve yaratma rnlerinde etkiden nedene gitmee, sonra da nedenden geriye giderek etki konusunda yeni karmlar yapmaa ve etkinin geirdii ya da geire bilecei muhtemel deiiklikleri incelemee hakkmz vardr. Ama bu aklyrtme yntem inin temeli nedir? Gayet ak: nsann, tecrbeyle bildiimiz, gdleriyle niyetlerini tandmz ve tasarlaryle eilimleri doann byle bir'yaratn ynetimi iin koyduu kanunlara g re belirli bir tutarlk ve uygunluk gsteren bir varlk olmas... yleyse herhangi bir eserin nsann beceri ve abalarndan ktn grdmz zaman, bu canlnn doal yapsn baka yollardan da tandmzdan, ondan neler beklenebilecei konusunda yzlerce karmda bu lunabiliriz; btn bu karmlar da temelini tecrbe ve gzlemde bulur. Oysa insan sadece incelediimiz tek eser ya da rn yoluyle bilseydik, bu tarzda kantlam a da bulunmamz imknsz olurdu; nk ona ykledii miz btn niteliklerin bilgisi, bu durumda nmzdeki rnden karlm olacandan, daha te bir eye iaret etmesi veya herhangi yeni bir karmn temeli olmas imknszlard. Yalnz bana ele alnnca kumdaki bir tek ayak izi, sadece onu meydana getiren ekle uyf?un

BR TAKDR VE GELECEK DURUM bir eyin olduunu spat eder. Ama, ayn seklide, bir x i. insan ayak zi, baka tecrbelerimizden dolay, muhte- BLM. melen bir ayak daha bulunduunu ve zaman ya da baka ' --- etkilerle silinmi bir. iz brakm olduunu ispat eder. Burada etkiden nedene kyoruz ve yeniden nedenden aa doru nerek etkiye ilikin deiiklikler karsyoruz; ama bu, ayn yaln aklyrtme zincirinin bir de vam deildir. Bu durumda, bu tr canlnn a l l m biim ve uzuvlaryle ilgili yzlerce baka tecrbe ve gzlemi bir araya getiriyoruz; bunlar olmadan bu ka ntlama yntemi aldatc ve safsatal- grnmek zorun dadr. Doa rnlerinden hareket ederek- yaptmz aklyrtmelerde durum ayn deildir. Tanr, sadece rnleriyle bilinen ve evrende tek olan, hibir tr ya da cinse girmeyen bir varlktr; dolaysyle herhangi bir trn s fat ve niteliklerinden analoji yoluyle onun sfat ve nitelik lerini karamayz. Evren bilgelik.ve iyilik gsterdii iin biz de bilgelik ve iyilik karsam. Bu yetkinliklerin de be lirli bir derecesini gsterdiinden, bunlar incelediimiz etkiye tpatp uygun den belirli bir derecede karsam. Ama daha baka zellikler veya ayn zelliklerin daha ile ri derecelerini karsamaa ya da varsaymaa, hibir alclyrtme kural ile, hibir zaman hakkmz olamaz. mdi, byle bir sayltya hakkmz yokken, nedenden hareket ederek kantlam alarda bulunmamz veya etkide dolaysz olarak gzlemimiz altna girenin tesinde herhangi bir deiiklik karsamamz imknszdr. Bu Varln ortaya kard daha byk iyilik yine daha byk bir iyilik derecesi bulunduunu ispat eder: Ceza ve dllerin daha yansz bir dal, daha byk bir adalet ve hakllk gze timinden ksa gerek. Doann rnlerine varsaylm her ekleme, doann yapcsnn sfatlarna bir eklemedir ve dolaysyle, herhangi bir sebep ya da kantlam a le destek lenmediinden, hibir zaman tahmin ve hipotezden baka bir ey olarak kabul edilemez.1 Bu konuda yaptmz hatann ve yararlandt1 Genellikle unu bir kural olarak o-taya koyabiliriz saruyorum: Bir neden sadece belirli tek tek etkileri yoluyle bllihdlgl yerde, bu nedenden herhangl yeni etkiler karsamak mknal* olmaldr; zira ncekilerle ^Irllkte bu yeni etkileri de ortaya karm ak in gerekil nitelikler, nedeni bilmemizi salayan etkiyi ortaya karm nltellklerden ya farkl, ya daha stn, ya da daha yaygn Islemll olmaldr. Bundan dolay, bu niteliklerin varolduunu kabul etmek in hibir Sebep olamaz,' Yeni etkilerin, bilgisi lk etkilerden udlnllrals olan ayn erkenin sadece bir devamndan ktn sylemek, gl

ifB ve F basmlarnda, <olamaz>a kadarkl para me tinde ve geri kalan para dipnot olarak yer almaktadr.]

NSANIN. .ANLAMA YETS ZERNE

120

mz smrkanmnz tahmin yetkisinin kayna, JkenXI. dlraizl, farknda olmadan, Yce Varln yerine BLM. koymamz, onun, her durumda, kendimizin onun yerinde akla yalan ve stenir diye benimseyeceimiz tutumun aynn taknaca sonucunu karmamzdr. Oysa doa nn gnlk aknn, bizi, hemen hereyin bizim lke ye kurallarmzdan ok farkl, ilke ve kurallarla dzenlen diine kna edecei bir yana; insanlarn niyet ve tasa rlarndan yola karak, bylesine farkl ve bu kadar stn bir Varln niyet ve tasarmlar zerinde aklyrtmek, btn anoloji kurallarna aka aykr grlse gerek. nsann doal yapsnda niyetlerin ve .eilimlerin .tecrbesi edinilmi sk bir ball vardr; yle ki, bir olgudan herhangi bir kiinin bir niyetini ortaya kard mz zaman, tecrbe yolyle, bir bakasn karsama!: ve kiinin gemi ve gelecek davranlar hakknda uzun bir sonular zinciri oluturm ak ou zaman akla yakn olabilir. Fakat bu aklyrtme yntemi, bu kadar uzak ve anlalmaz olan; evrende baka herhangi bir varla, gnein incecik bir m um a benzemesinden daha da az benzeyen; kendisini, bunlarn tesinde herhangi bir. sfal ve yetkinlik atfetme hakkna sahip olmadmz baz silik zler ve izgilerle ancak belli eden bir Varlk iin hibir zaman geerli olamaz. Bizim stn bir yetkinlik olarak hayal ettiimiz ey gerekte bir eksiklik olabilir. Ya da bu, yetkinliin en son kertesi jde olsa, eserlerinde gerekten ve tam olarak i banda grlmemi olmadan Yce Varla atfedildiinde, doru aklyrtme ve sa lam felsefeden ok pohpohlama ve ar vg tadn verir. yleyse, dnyadaki btn felsefe ve bir cins fel sefeden baka birey olmayan din bizi hibir zaman tec rbenin allm aknn tesine gtrmeyi ve gnlk hayat zerinde dnmekle elde edilenlerden farkl tu tum ve davranma lleri vermeyi baaramaz. Dinsel hipotezlerden, hibir yeni, olgu karlamaz, hibir olay nceden grlemez ya da nceden sylenemez: yapp et me ve gzlemle bilinenin tesinde hibir dl umulamaz,
ortadan "''kaldrmaz. Bunun byle oldu u kabul edilse bile (k bu ok ender kabul edilebilir), benzer bir erkenin (nk b^nun ta m ta m n a ayn erke olmas Im knsm lr) devam edeceini, farkl bir saman ve mekan aralsnda I banda olacan kabul etmenin ken dls\ ok keyfi bir sayltldr ve nedenle lgili tm bilgim izin kaynam tekil iden etkilerde hibir zi bulunamaz, karsa nmi neden bilinen etkiye (yaplmas gerektii gibi) oranlarsn; o zaman, yeni veya farkl etkilerin ken disinden k a r s a n a b i l e c e i her lumgl bir nllnllfee sahip olmas m kn sz olur.

BR TAKDR VE GELECEK DURUM

121 XX. BLM..

hibir cezadan- korkulamaz. Bylece, EPIKUROS- iin yaptm savunma yine de salam ve doyurucudur;- top lum un siyasal karlarnn, metafizik ve din zerine fel sef tartmalarla hi bir balants yoktur. Yine de gznden kam gibi grnen bir yandurum 'var, diye cevap verdim-. ncllerini kabul etmem ge rektii halde kardn sonucu yadsmak zorundaym. u sonuca varyorsun :, Dinsel retiler ve aklyrtmeler hayat, etkile yem ez, nk etkilem e m e 1i d i r. Hi dnmyorsun, ki insanlar senin gibi aklyrtmezler; kutsal bir varolua olan inantan birok sonular ka rrlar ve dnrler kl, Tanr, doann olaan aknda grlenin tesinde, ktl cezalandracak ve erdemi dllendlrecektir. Onlarn ' bi aklyrtmelerlnln . hakl olup olmad nemli deil. B unun hayatlar ve davra nlarm etkilemesi yine ayn olsa gerek. Ve onlar byle' nyarglardan krtarriaya girienler,' bildiim kadaryle iyi aklyrtcler olabilirler, am a iyi yurtta ve iyi si yaseti olduklarm kabul edemem; zira insanlarn tut kular nnde duran bir engeli kaldryorlar ve toplu m un yasalarnn inenmesin! bir bakma daha kolay, daha tehlikesiz klyorlar. Yine de, . -hrriyet lehine kardn genel sonuca belki 'katlabilirim, ama senin temellendirmee alt ndan farkl ncllere dayanarak. Bana yle geliyor ki, devlet, felsefenin her ilkesini hogrmelidlr; bu gibi bir hogr le bir ynetimin siyasal karlarnda .zarara u radn gsteren hibir rnek yoktur. Filozoflarda oku olmaz; retileri halk, iin fazla'ekici deildir; ve filozoflarn aklyrtmelerine getirilen her snrlama bi limler iin, hatta devlet iin, tehlikeli sonular dourur; nk nsanlarn' ounluunun ilgisini eken ve onlar derinden ilgilendiren noktalarda saldrlara ve basklara yol alh olur. Bir de senin ana konun bakmndan aklma bir glk geliyor (diye devam e ttim ); bunu, zerinde di letmeden sadece nereceim kl, ar ince ve nazik alclyrtmelere 'gtrmesin. Tek kelimeyle (konuma bo yunca kabul ettiin gibi) bir nedenin, sadece etkisi ile bilinebileceinden veya gzlemimiz altna girmi baka hibir neden ya da objeyle hibir parelellii veya ben zerlii olmayacak kadar biricik ve zel bir yapda olabile ceinden o k pheliyim. Sadece ki t r objenin srekli

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

122

olarak blrarada olduklar grld zaman, birini te^ I. kinden karsayabilirlz; ve karmza btnyle biricik BLM. olan ve bilinen hibir t r e sokulamayacak bir etki knca, nedeni zerine herhangi bir tahmin ya da .ka rm nasl yapabileceimizi hi anlayamam. Bu eit karmlarda akla uygun olarak izleyebileceimiz klavuz lar gerekten sadece tecrbe, gzlem ve anoioji ise, hem etkinin hem nedenin, bildiimiz ve birok baka durum da birarada' grdmz baka etkilere ve nedenlere benzerlik gstermeleri gerekir. Bu' ilkenin sonularn srdrmeyi senin dncene brakyorum. Sadece u k a darn belirteyim ki, EPtK RO Sun hasmlar evreni herzaman tamamen biricik ve, benzersiz bir e tk i' olarak, kendisi de ayn "derecede biricik ve benzersiz bir neden olan tanrnn ispat diye kabul ettiklerine gre, bu sa~ ylt zerine yaptm aklyrtmeler hi deilse dik katimize deer .grnyor. Bu arada, nasl olur da ne denden etkiye doru geri gidebiliriz ve neden hakkm daki ldealarimzdan hareketle aklyrterek etkide herhan gi bir deiiklik veya ekleme karsayabilirlz, bu konuda dorusu baz glkler karmza kyor. X II. BLM Akademik ya da Skeptik Felsefe zerine I. PARA

Bir T anrnn varolduunu ispatlayan ve ta n rta n mazln yanlglarn gsteren felsef aklyrtmeler kadar ok aklyrtme hibir konuda ortaya atlm am tr; ama yine de en dindar filozoflar, bir insann dn sel bir tanrtanm az olacak kadar krleip krleemeye celni tartp dururlar. Bu elimeleri nasl badatrma!!? Dnyay ejderlerden, devlerden temizlemek iin gezinen valye, bu canavarlarn var olduu konusunda hibir zaman en ufak bir phe duymamt. Skeptik kii, btn din adamlarnn ve ar bal filozoflarn honutsuzluunu doal olarak uyandran, bir baka din dmandr; oysa kesindir k, hi kimse byle sama bir yarata rastlamamtr, hibir eylem ya da teorik dnme konusunda kans veya ilkesi olmayan bir nsanla da konumamtr. Bu, 'ok doal bir soru getiriyor: Skeptik kii dedikleri kimdir? Ve bu, felsef phe ve kesinsizlik, ilkelerini ne kadar leriye gtrmek m m kndr? Her trl inceleme ve felsefeden n c e g e l e n

AKADEMK YA DA S KEPTK FELSEFE

123

bir cins skeptlklik vardr kl, DES CARTES ve bakalar tarafndan hataya ve acele yargya kar yce bir koru- BOLM. yucu olarak ne srlmtr. Bu skeptikllk, yalnz daha i P ara nceki kan ve ilkelerimiz karsnda deil, .yetilerimizin kendileri karsnda da evrensel bir phe salk verir. Bu filozoflara gre, bunlarn doruluunu da ancak, hatal ya da aldatc olmas mknsz bir kaynak ilkeden hareketle karlan bir aklyrtme zinciri yoluyle sna yabiliriz. Oysa kendiliinden apak ve ikna edici ba ka lkeler arasnda bir ncelii olan byle bir kaynak ilke bulunmad gibi; byle bir ilke olsayd bile, zaten gvenmememiz gerektii sylenen yetilerin kendilerini kullanmakszn bu lkenin bir adm tesine gidemeyiz. yleyse DESCARTES phe, herhangi bir insann ona uymas m m kn olsayd bile (ki besbelli m m kn deil dir) hepten onmaz hale gelir ve hibir aklyrtme, hi bir zaman, bizi herhangi bir konuda gven duyma ve ikna olma durumuna getiremezdi. Fakat yine de itiraf etmek gerekir kl, bu cins skeptlklie, daha lml olduu zaman, ok akla yakn bir anlam verilebilir; yarglarmzda uygun bir yanszl koruyarak ve eitim ya da acele kanlardan edindiimiz btn nyarglar, skp atarak, felsefe yapmann zorun- ' lu bir hazrlaycs olur. Berrak ve apak ilkelerle bala mak, ekingen ve salam admlarla ilerlemek, kard mz sonular sk sk gzden geirmek ve bunlardan kacak' btn sonular dikkatle incelemek; Bu yollarla sistemlerimizi kurarken hem yava hem az ilerleme gstersek de, bunlar hakikate ulama umudunu veren ve saptamalarmzda uygun bir dengelllik ve kesinlie ulatran biricik yntemlerdir. Baka bir cins skeptlklik de, bilim ve soruturmadan sonu olarak kandr. Bu, insanlar ya zi hinsel yetilerinin mutlak yanltchm ya da bu yetilerin, genellikle uygulandklar u garip teorik dnme ko nularnda herhangi deimez bir belirlemeye ulamaa elverisizliini ortaya kardklarn sandklar zaman belirir. Filozoflarn bu tr duyularmzn kendilerini bile tartma konusu ederler, metafizik ve teolojinin en derin ilke veya sonularna uygulanan pheyi gn lk yaayn kurallarn da uygularlar. Bu. paradoksal retilere (bunlara reti denebilirse) baz filozoflarda,

n s a n in

a n l a m a y e t is i

z e r in e

124

rtljnelerihe de baka birok filozofta rastlandndan, x il. banlar doal olarak merakmz uyarr ve bizi, zerinde BLM kurulu olabilecekleri kantlam alar soruturmaya gtrr. . iAn Bir krein suyun iinde arpk grnmesi, nesne lerin farkl uzaklklardan farkl grnmeleri, gz par makla bastrmaktan doan ifte grntler' ve benzer eitten birok baka grn gibi, organlarmzn yetJdn olmamas ve yanltclm dah saysz durumlarda ortaya kan ve her ada d u y u n u n delillerine kar skeptllder tarafndan kullanlan bayatlam konu lar zerinde durmam gerekmez. Bu skeptik konular tek bana duyulara gvenmemek, duyu delillerini alan larn da doru ve yanln uygun l t l e r i klmak in, aklla ve ortamn yapsndan, nesnenin uzaklndan ve organn durum undan karlacak, tartm alarla dzeltmek gerektiini ispat etmek iin yeterlldir sadece. Duyulara kar, bu kadar kolay bir zme izin vermeyen baka, daha derin kantlam alar vardr. nsanlarn bir igd ya da kaplnm bir sandan dolay duyularna inan besledikleri ve hibir aklyrtrae olmakszn, hatta nerdeyse akl kullanlm aa balan madan bile- nce, alglarmza bal olmaya.n, biz ve her duyarl yaratk yok ya da yokedllmi olsa da varolacak bir d evreni her zaman varsayacamz ak grnyor. Hayvanlar bile benzer bir kan ynetir ve btn dnce, tasarm ve eylemlerinde nesnelere -olan bu inanc korur lar. Yine ak grnyor ki, insanlar doann bu kr ve gl igdsne uyduklar zaman, d u y u larn . verdii grntleri nesnelerin kendileri sayarlar ve birinin te kinin temsilinden baka birey olm adndan hi ku kulanmazlar. Beyaz diye grdmz ve sert diye duy duumuz bu masann algmzdan bamsz varolduuna ve onu alglayan zihnim izin dnda bir ey olduuna in a nlr. Bizim burada bulunmamz ona varlk bahetmez: yokluumuz da onu yoketmfiz. Varoluunu, kendisini a l glayan ve seyreden zeki varlklardan bamsz, dzenli ve tam olarak korur, Fakat insanlarn bu evrensel ve/ kkl kans, z ih in de bir grnt veya algdan baka hibir eyin mevcut, olamayacan ve duyularn, zihin Ue nesne arasnda

AKADEMK YA DA S KEPTK FELSEFE

125

hibir dolaysz iliki kuramayan, sadece bu grntleri X II. ileten- kanallar olduunu bize reten bir nebze felsefe BLM.ile hemen yklr gider. Grdmz masa, ondan uzaklatka klr gibi grnr: Oysa bizden bamsz r' P A n C A varolan gerek masa hibir deiiklie uramaz: Demek ki zihinde bulunan, onun grntsnden baka birey deildir. Bunlar akln ak gerekleridir. Ve dnen hi>bir insan, b u ev ve u a a dediimiz zaman, dndmz varlklarn ancak zihnin alglad ve kendileri' dzenli ve bamsz kalan baka varlklarn uucu suretleri ya da temsilleri olduundan hibir zaman phe etmemitir. te, aklyrtme, doann temel igdleriyle bu ka dar elimek ya da onlardan buraya kadar uzaklamak ve duyularmzn delillerine ilikin yeni bir sistem benimse mek zorunda brakyor bizi. Ancak bu noktada, felsefe bu yeni sistemi hakl karmak ve skeptlklerln grltl it i razlarn gidermek istedii zaman, kendisini pek. g bir durumda bulur. Artk doann yanlmaz ve kar konmaz gdsn leri rerek kendisi savunamaz, nk bu i gd, bizi, aldanm aa ak ve hatta hatal olduu kabul edilen ok farkl bir sisteme gtrmt. Ve bu ileri sr len felsefi sistemi ak ve kna edici bir kantlama zinciri, hatta kantlamaya benzer herhangi bir eyle bile hakl , karmak nsann gcn tmyle aar. Zihnin alglarnn, onlardan btnyle farkl, ama yine de onlara benzer (bu mmknse) olan nesneler ta rafndan'meydana, getirildii; bunlarn zihnin kendi er kesinden, grnmez ve bilinmez bir ruhun uyarma sndan, ya da bizim iin daha da bilinmez olan bir ba ka nedenden kmad, hangi kantlama ile ispat edile bilir? Kabul edilir-ki,. aslnda bu alglarn birou, d lerde, delilikte ve baka hastalklarda olduu- gibi, her hangi bir d eyden domaz. Ve bedenin o kadar farkl, hatta kart yapda olduu kabul edilen bir tze kendi grntsn iletebilecek ekilde zihin zerinde ileyi inden daha aklanamaz birey olamaz. .Duyularn alglarnn, kendilerine benzeyen nesneler tarahndan meydana getirilip getirmedii bir olgu sorusu dur: Bu soru "nasl karara balanmal? Herhalde tecr beyle; ayni eitten btn teki sorular gibi. Fakat bura da tecrbe hibir ey sylemez, sylememesi de gerekir. Zihnin karis'rta alglardan baka hibir ey hibir zaman

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

126

kmamtr ve zihnin de alglarn nesnelerle olan balanX II. ts konusunda herhangi bir tecrbe edinmesi, m m kn BLM, deildir. yleyse byle bir balantnn varsaylmas, te- -~ mellni- aklyrtmede bulamaz. i-PAn/ Duyularmzn doruluunu ispat etmek' in yce Varln doruluuna bavurmak, herhalde hi beklen medik bir dng olur; Bu ite yc.e' Varln doruluu en ufak bir ekilde sz konusu olsayd, duyularmz t myle yanlmaz olurdu. nk onun aldatmas m m kn deildir. D dnyann varl bir kere.soru konusu edil- dimi; o varln ya da her hangi bir sfatnn var oldu- . unu ispat edebilmek iin kantlam alar bulmakta are.sizlie deceimiz de bir yana. yleyse bu, daha derin ve daha felsef skeptiklerii insan bilgi ve- soruturmasna evrensel bir phe sokma a giritiklerinde; herzaman zafere ulaacaklar bir ko nudur.'Diyebilirler ki, duyunun doruluunu onaylarken, doann gdlerine ve yatknlklarna m uyuyorsunuz? Ama onlar sizi, algnn ya da duyulabilir grntnn, nesnenin kendisi olduuna inanmaa gtryor. Bu i l keden vazgeip, alglarn dta duran bireylerin sadece temsilleri olduu yollu daha, aklc bir kany m benim siyorsunuz? Burada doal yatknlklarnzdan ve daha seik duyularnzdan uzaklayorsunuz; ama yine de, a l glarn nesnelerle balants olduunu ispat edecek, tec rbeye dayanan ikna edici herhangi bir kantlam a bu lamayan aklnz tatmin edemiyorsunuz. En derin felsefeden karlan benzer cinsten bir baka skeptik konu vardr k, herhangi bir ciddi am a ca bylesine az hizmet edebilecek kantlamalar ve aklyrtmeler ortaya karmak zere o kadar derine dalmak gerekli olsayd, dikkatimize deebilirdi. ada sorutu- . rucular evrensel olarak kabul ederler ki, nesnelerin sert, yumuak, scak, souk, beyaz, siyah v'.b. dediimiz btn duyulabilir nitelikleri sadece ikincildir; bunlar nesnelerin kendilerinde bulunmaz, zihnin alglardr ve temsil ettik leri hibir d llkrnek veya model yoktur. Bu, kincil n i telikler iin kabul edilirse, ayn zamanda szde birincil nitelikler iin, yani uzara ve katlk in de geerli olm al dr: bu nitelikler bu adlandrmaya yukardakilerden da ha uygun deildir. Uzam ideas tmyle grme ve dokun ma duyularndan edinilmitir: ve duyularn alglad b tn nitelikler nesnede deil de zihinde ise. ayn sonucun duyulabilir Idealara ya da kincil niteliklerin Idealarna

AKADEMK YA DA SKEPTK FELSEFE

127

tmyle dayanan uzam ' ideasm da kapsamas gerekir. x il. Bizi bu sonular karmaktan ancak bu birincil nitelik- BOLM. lerin idealarna soyutlama ile ulaldn ileri I. PARA srmek kurtarabilir. Bu kannn .ise, dikkatle ince-' lersek, anlalmaz, hatta sama olduunu grrz. Ne elle tutulur ne de gzle grlr olan bir uzam hibir ekilde kavranamaz; ve elle tutulur veya gzle grlr olup da sert ya da yumuak, ak ya da kara olmayan bir uzam da insan kavraynn ayn de recede tesindedir. Ne ikizkenar ne eitkenar; ne de belirli bir kenar uzunluu ile orants olan genel bir gen dnmee aln; soyutlama ve genel idealar konu sundaki btn skolastik kavramlarn samaln hemen greceksiniz.* Bylece, duyu delili ya da d varolu kansna yap lan ilk felsefi itiraz u oluyor: Byle bir kan, doal i gdlere dayandrlrsa akla aykrdr, akla balanrsa do al gdlere aykrdr ve ayn zamanda yansz bir so ruturucuyu tatm in edecek hibir aklc delili birlikte ge tirmez. ik in ci itiraz daha da ileri gider ve bu kany akla aykr olarak gsterir: En azndan, btn duyulabilir n i teliklerin nesnede deil zihinde olduu akln bir ilkesi se, bunun byle olmas gerekir. 2Maddeyi birincil olsun, kin cil olsun her trl anlalabilir niteliinden yoksun bra kn; onu bir anlamda yok etmi ve geride alglarmzn nedeni olarak bilinmez, aklanamaz b i r e y brak m olursunuz; bu da o kadar gdk ve belirsiz bir kavramdr ki, hi bir skeptik onu kar kmaya deer bulmayacaktr; II. PARA Skeptiklerin kantlam alarla ya da aklyrtme ben zeri ilemlerle a k l yok etmeye almalar ok d ncesizce bir giriim olarak grlebilir; ama btn so ruturma ve tartmalarnn en byk amac budur. Hem
Bu kantlam a Dr. BEHKB:r,BY,baka trl olmad stenmi olsa da b tn kantlam alarnn gerekte sadece de alnm adr; ve gerekten b u pek skeptik olduu uradan bellidir: Bu keskin, zekl yazarn yazlarnn ou kantlamalara ne tiraz skeptlkllln, BAYLE dahil, eakl ya da e d i l e b i l i r n e de n a n l a b i l i r . yeni flleoflar arasnda bulunabilecek en yi derslerini oluturur. Oysa lk Tek etkileri, skeptlklsmln sonucu olan 9U bir Anlk aknla, kararszla, sayfasnda' (gpheslz byk bir ten kargaaya yol amalardr. likle) k ita b m tanrtanm az ve h r d nrlere kars olduu kadar skeptlk1 [Bu cmle metne R basmnda lere kars da yazdn ileri srer. Ama eklenmitir.]

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

m
X II BL! 1 1 . M

soyut aklyrtmelerimize hem de olgu sorunu ve varolu, hakkndakl aklyrtmelerimlze itirazlar bulmaya a lrlar.

. B tn s o y u t aklyrtmeiere kar ana itiraz, mekn ve zaman idealarmdan kmadr: Bunlar gnlk hayatta ve dikkatsiz bir bak iin ok ak ve anlalr olan, fakat derin bilimlerin (ki bu bilimlerin ana konu lardrlar) didiklemesinden getiklerinde ortaya sama lk ve elime dolu ilkeler karan idealardr. n sam n bakaldran akln uysallatrmak ve bask altna almak in maksatl olarak uydurulmu hibir papaz d o g m a s , uzamm sonsuz binebilirlii retisi ve geometricilerle metafizikiler tarafndan bir cins zafer edas ve kendinden geme le gzler nne tantanayla serilen sonular kadar saduyuyu saramamtr. Herhangi bir sonlu nicelikten sonsuz olarak daha kk gerek bir nicelik, bunun iinde kendinden sonsuz olarak daha kk nicelikler, ve s o n s u z a dek ' byle gitsin! Bu, fazla cretli ve kocaman bir yapdr ve her hangi bir szde tantlam ann destekleyemeyecei kadar okkaldr: nk insan aklnn en ai.ve en doal ilke lerini sarsar.1 ' Fakat konuyu daha da olaanst klan, bu grnte sama kanlarn en ak en doal bir aklyrtme zinciri ile desteklenmesidir: nclleri kabul et tikten sonra da sonular kabul etmememiz m m kn deildir. Hibir ey dairelerin ve genlerin zellikleri konusundaki sonular kadar ikna ve tatm in edici ola maz. Ama bunlar verilmi olduktan sonra, bir daire ile teetinin arasnda kalan dokunma asmm iki dz iz ginin arasndaki herhangi bir adan sonsuz kk ol duunu; dairenin" apn s o n s u z a dek byttk e, bu dokunma Asnn da s o n s u z a d e k kld n; .ve baka eriler ve teetler arasndaki alarn herhangi bir daire ve teeti arasndakinden sonsuz k k olabileceini; bunun da s o n s u z a d e k gidebile ceini nasl yadsrz? Bu ilkelerin tantlanmas .bir genin asnn toplamnn ki dik aya eit olmas
olduklarnn 1 Matematiksel noktalar konusunsuz olarak daha klt m atem atikiler tarafndan kabul edil da ne- lbl tartm alar yaplrsa y a p l mesi gerekir; oysa bunlarn, sonsuz sa sn, kabul etmeliyiz kl, llzlksal noktalar, yda biraraya geliinin sonsuz bir uzam yani gerek ;zn gerek hayalgcnlln oluturacai akla en kesin grnecek blemeyecel ya da azaltam ayaca eydir. Kendileri yine sonsuz olarak b uzam paralan vardr. Hayale ya da ln r saylan bu som uz kk uzam duyulara gelen bu grntler, m u tla k paralarnn sonsuz sayda blrarayn, ge blnemezdirler ve dolaysyle uzam n liinin oluturaca sonsuz uzam da ne herhangi bir gerek blm nden son kadar daha kesin grnecektir!

AKADEMK YA DA SKEPTK FELSEFE

129

kadar istisna kabul etmez grnyor; ikinci kan do XIX. al ve kolay, birincisi eliki ve samalk ile dolu oldu BOLM. u halde. Akl burada bir .cins aknlk ve kararszla u . I 'A R A tilmi grlyor, bu da, skeptlln herhangi birey syle mesini gerektirmeden, akln gerek kendine gerek ayan) bast yere gvensizlik duymasna yol ayor. Belirli yerleri aydnlatan prlprl bir k gryor ama bu n snr en koyu karanla gelip dayanyor. Bu lcisinin arasnda da o kadar gz kamayor, o kadar bunalyor ki, herhangi bir obje zerine kesinlik ve gvenle pek bir ey syleyemiyor. Soyut bilimlerin bu cretli saplam alarnn samal, uzamdan ok, zaman konusunda, daha da elle tutulur gibi grnyor. Art arda geen ve birbiri ardndan yok olan sonsuz sayda gerek zaman paras o kadar ak bir eliki gibi grnyor k, yarggc bilimler tara fndan gelitirilmi deil de, hi olmassa bozulmu ol mayan bir insan bunu kabul edemez sanrm. Fakat yine- de akl, grnte samalklar .ve eli kiler .tarafndan itildii bu skeptlklik konusunda bile rahatsz ve huzursuz kalmak zorundadr. Herhangi bir ak veya seik deann kendisi ile veya herhangi olr ak seik dea ile elien zellikler iermesi mutlak ola rak anlalmaz bir eydir ve belki de oluturulabilecek en sama nerme kadar samadr. Oyle ki hibir ey geometri ya da nicelik bilim inin baz paradoksal so nularndan kan bu skeptikllkten daha skeptik ya da phe ve duraksama ile daha dolu olamaz.*
' Bana yle geliyor k. soyut ya da genel dealar diye bir eyin olmad ve btn genel Idealarn, gerekte be lirli durumda zihinde olan Ideaya baz bakm lardan benzeyen baka tek Idealar aran genel bir terime b a lla n m tikel Idsalav oldufcu kabul edilince bu samalk ve elimelerden kanm ak im knsz deildir. Bylece, Al terimini iitince hemen siyah ya du beyaz, be lirli byklk ve biimde bir hayvann Ideasin olutururu*: fak at terim genel olarak baka ferik, biim 've byklkte \ ------- (E ve P basm larnda u para vardr: Genel olarak unu syleyebili riz k geometrinin ana objeleri olan daha byk. daha k ' U k hayvanlara da uygulandndan, bu Idealar, hayalgende o anda aslnda bulun m ad halde kolaylkla arlabilir ve aklyrtm e ile sonu karma, sanki onlar gerekte orada bulunuyormu gibi, yrr. Bunu kabul edersek (ki akla yakm geliyor) Matematikilerin zerinde aklyrtt nicelik Ideatartnm, tikel Idculardan baka birey ol m ad ve duyular le hayalgcnn saladklar gibi olduu; dolaysyle sonsuz olar&lc bbltinemeyecekleri sonu cu kar.' im dilik, daha leri gtrmeveya e i t dealim bylesine olaan st karm lara temel olabilecek ke sinlik ve oellrllllkten ok uzaktrlar. Bir matematikiye Ikl niceliin ejlt

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

Moral delillere veya olgu ..sorunlar . hakkn'dafcl X II. uklyrtelbre yaplan skeptik tirazlar ya'-s r a d a n BLIy ya da f e 1 s e t dir. Sradan itirazlar insann -anlam a yetisinin-doal yetersizliinden; farkl a.ve; uluslarda I I . P A R 1 grlen eliik kanlardan; hastalk ve salkta,' genlik' ve yallkta, refah.ve yoksullukta yargmzn deime lerinden; herbi* belirli insann kan, ve dncelerinin srekli elimesinden ve daha bu cins birok konudan ileri gelir. Bu nokta zerinde daha ok durmak gerek siz, Bu itirazlar .zayf olmaktan teye geemez, nk gnlk hayatta her 'an olgu ve varolma hakknda aklyrttmzden ve bu kantlam a cinsini kullanm adan hayatmz srdrmemiz m m kn olmayacandan, bu radan karlan herhangi bir sradan tirazn bu deliligeersiz klmaa yetmemesi gerekir. F y r r h o n c u l u u n ya da skeptlkliln ar ilkelerinin yce ykclar eylem, alma Ve gnlk hayatn uralardr. Bu lkeler okullarda serplleblilr ve stnlk kazanabilir; orada, onla rn yanln gstermek mkansz olmasa bile gerekten gtr. Ama glgeden kar kmaz ve tutku ile duygula rmz harekete geiren gerek nesnelerin mevcudiyetiyle yapmzn daha gl lkelerinin karsna konur konmaz, duman olup uar "giderler ve en kararl spektik kiiyi teld lmllerle ayn durumda brakrlar. yleyse skeptik kii, asl kendine ait olan alanda' kalarak, daha derin aratrmalardan kan . f e 1a e I itirazlar leri srerse, daha iyi. eder. Burada skeptik kiinin zafer kazanmas kplay grnyor: nk duyu ve bellek tanklnn tesinde herhangi bir olgu sorunu hakkndaki delillerimizin tmyle neden - etki ilikisinden kma ol duu; bu iliki konusunda, sk sk b i r a r a d a olan iki objenin Ideasndan baka bir Ideamzm olmad'; tecrbe mizde sk sk birarada olan objelerin, baka durumlarda ayn ekilde birarada olaca yolunda bizi kna edecek h iden bu pucunu gstermek yeter, Vardklar sonularla cahillere alay ve kmseme konusu olmamak btn bilim aklarm herhalde lgilendirir; bu zorluklarn en r a h a t zm de bu grnyor.

--------------r ln hayalgcne ya da, duyulara gelen genel grnlerine bn/jrarmaktr ve dolaysyle . bu yetileri dorudan doruya ters dsen bylesine sonular salayamaz.]

olduunu sylediinde ne demek stedllnl sorun: E i t l i k IdnRsnn tam nlanam ayacak bir ldea olduunu ve bu Ideay vermek in ki eit nitelii, herhangi birine gstermenin yettiini sylemek zorundadr. m di, bu, objele-

AKADEMK YA DA SKEPTK FELSEFE

131

bir kantlamamz bulunmad; bu karma bizi gtrenin xxi. gerekten kar koymas zor olan, ama baka igdler gibi . BLM. yanltc ve aldatc olabilecek alkanlk ya da doal- ya1 pm zm belirli bir igdsnden baka birey olmad ko- 1 1 fA R A riusunda hakl olarak diretebilir. Skeptik kii bu konular zerinde srarla dururken, gcn; ya da aslnda, kendinin ve bizim yetersizliimizi gsterir, tm gven ve kanla r da hlolmazsa bir sre iin yoketml grnr. Bu kant lamalardan toplum iin srekli herhangi bir iyilik yada yararn kabilecei beklenebilseydi, bunlar uzun uzadya ilenebilirdi. ite a r skeptiklie temel ve en ykc itiraz u dur: En kuvvetli ve gl haliyle kaldka ondan h i bir zaman srekli bir yarar salanamaz. Byle bir skeptik kiiye sadece Ne d e m e k istediini?, Btn bu i l g i e k i c i a r a t r m a l a r l a n e y i n e r d i i n i ? sormamz yeter. Hemen aresiz kalr ve ne ce vap- vereceini bilemez. Her biri kendi farkl astronomik sistemini destekleyen bir KOPERNtKOS'u veya PTOLEMAOSu, dinleyicileriyle okurlarnda deimez, srekli bir kan meydana getirmeyi umabilir. Bir STOACI, ya da EPKUROSu srekli olmakla kalmayan, tellk tutum ve davran zerinde etkisi olabilen ilkeler ortaya koyar. Fa kat bir PYRRHONcu, felsefesinin zihin zerindeki etki lemesinin srekli olmasn, olsa bile, bunun topluma yarar salamasn bekleyemez. Tam tersine herhangi bireyi kabul edecekse, unu, kabul etmesi gerekir: lkeleri evren-, sel ve. dzenli olarak hkm srseydi, btn insan dlriminin yok olmas gerekirdi. Her trl dnce ve konuma, her trl eylem hemen sona erer; insanlar, doann yerine getirilemeyen gerekleri zavall varlklarna son verene ka dar, mutlak bir uyuukluk iinde kalaklrlard. Dorusu ya, bylesine korkun bir olaydan korkmamz yersiz. Her trl ilke doann karsnda boyun emek zorundadr. Ve bir PYRRHONcu, derin aklyrtmeleriyle kendisini veya bakalarn anlk bir aknlk ve kargaaya atsa da, haya tn ilk ve en sudan olay, onun btn phe ve duraksa m alarn nne katp kovmaya yeter ve eylem le teo rik dncenin her noktasnda, teki okullarn filozoflaryle veya hibir felsef aratrma ile ilgilenmemi olan kimselerle ayn durumda brakr. Dnden uyand za man, kendisiyle alay edenlere lk katlan yine kendi olur ve yine itiraf eder ki, btn itirazlar sadece bir oyalantdr

NSANIN ANLAMA YET t ZERNE

132

ve bu tirazlar eylemlerinin, alclyrtmelerinin, inanlar X II; n n temelleri konusunda kendini en sk soruturmayla b i BLM le tatm in edemedii ve bunlara kar karlabilecek ti n- pari; razlar gideremedii halde, eylemek, aklyrtmek ve in a n mak zorunda dian insann garipliini gstermekten baka blreye ynelemez. III. PARA

Gerekte, hem srekli hem de yararl olabilecek ve ksmen, PYRRHON'culuk ya da a r ) skeptiklikten, bunun ayrm gzetmeyen pheleri, saduyu ve dn ce eliyle bir lde dzeltildii zaman, sonu olarak kabilecek daha l m l bir skeptlklik ya da a k a d em i k felsefe vardr. nsanlarn ounluu, kanlarnda iddial ve dogmatik olmaya yatkndrlar ve konular sade ce bir yanyle grdklerinden ve dengeleyici herhangi bir kantlam ann farknda bile olm adklarndan, eilim duy duklar ilkelere sarlverlrler; kart dnceler besle yenlere de hi hogr gstermezler. Duraksamak ve sal lantda kalmak anlama yetilerine karklk getirir, tu t kularn dizginler ve eylemlerini askya alr. Bu yzden, onlar in bu kadar rahatsz edici olan bir durumdan k a ana kadar huzursuzluk duyarlar ve onamalar ne kadar iddetli, nanlar ne kadar direngen olursa olsun bu d u rumdan bir trlli yeteri kadar uzaklaamadklarn d nrler. Oysa byle dogmatik.aklyrtcler. en yetkin d u rumunda, saptam alarnn en dikkatli ve tedbirli olduu za manlarda bile, insann anlama yetisinin garip yetersizli inin farkna varsalard; byle bir dnce, onlara doal olarak alakgnlll ve dikkat alar, kendileri hakknda besledikleri okayc kanlarn ve hasmlarna kar n-, yarglarn azaltrd. Bilisizler, btn nceleme ve dn me imkanlar ellerinde iken kararlarnda genellikle yine de duraksayan okumularn tutum lar zerinde durup dnebilirler; ve okumulardan herhangi biri, kendi' doal mizacndan dolay burnu bykle ve inatla eilim gsterirse; bir tutan PYRRHON'culuk, hemcinslerine> N 'gre ulaabilmi olabilecei birka stnln, insa nn doal yapsnda ierilen evrensel aknlk ve kark lk le karlatrldnda ok nemsiz kaldn gstere rek, gururunu gemleyebilir.. Bir genel phe, dikkat ve alakgnllk derecesi vardr k, her cins inceleme ve k a rarda doru aklyrtene her zaman elik etmesi gerekir.

AKADEMK YA DA SKEPTK

FELSEFE

133

nsanlara yararl ve PYRHHONcu phe ve kayglarn doal sonucu olabilecek bir baka l m l skeptik- BLM. lik cinsi de, soruturmalarmz nsann anlam a yetisinin X II PARA darlna en uygun konularla snrlamaktr. nsann h a y a 1 g c doal olarak ycedir, uzak ve olaanst hereyden byk zevk alr ve alkanln fazla tandk kld nesnelerden kanm ak iin, babo, uzay ve zamann en cra kelerine kaar. Doru bir y a r g g c , tam tersi bir yntem kullanr ve btn uzak ve yksek soru turmalardan kanarak kendisini gnlk hayatla, gnlk yapp-etme ve tecrbenin konularyle snrlar; daha yce konulan air ve hatiplerin sslemesine veya rahip ve si yaset adam larnn sanatlarna brakr. Bizi bylesine sa lkl bir saptamaya ulatrmakta en yararl ey, PYBRHON cu phenin gcne bir kere btnyle inanmak; doal i gdnn byk gcnden baka hibir eyin bizi ondan kurtaramyacana kani olmaktr. Felsefeye eilimli olan lar, yine de aratrmalarn srdreceklerdir; nk d nrler ki, byle bir urann dolaysz hazz bir yana, felsef kararlar gnlk hayatn ynteme sokulmu, d zeltilmi yanslarndan baka birey deildir. Fakat onlar, kullandklar yetilerin yetkinsizliini, ksa erimini ve da kiklikten uzak ilemlerini hesaba kattklar srece, gn lk hayatn tesine geme istei hibir zaman akllarn elmeyecekti*. Binlerce tecrbeden sonra, bir tan de ceine veya atein yakacana niye nandmza tatmin fedici bir sebep gsteremezken, dnyalarn kkeni ve doa n n sonsuzdan gelip sonsuza giden dzeni zerine olutu rabileceimiz herhangi bir saptama konusunda kendimizi hi tatm in edebilir miyiz? Soruturmalarmz bu. gerekten dar snrlar inde tutmak, her bakmdan o kadar akla yakndr kl, kendi mize, bu yolu sememiz iin, insan zihninin doal gleri zerene en ufak bir ncelemede bulunmak ve bunlar ob jeleri ile karlatrmak yeter. O zaman bilim ve soru.j: turm ann uygun konularnn neler olduunu bulabiliriz. Bana yle geliyor kl, soyut bilim ya da tantlamann biricik objeleri nicelik ve saydr; bu daha yetkin bilgi t rn de bu snrlarn tesine yayma abalan sadece saf-

NSANIN ANLAMA YETS ZERNE

1!U

sata ve kuruntudur.- Nicelik ve. sayy meydana getiren XII.paralar tama myle benzer olduundan, bu,nlarn ilikile BLM. ri ne ve- ^karmak olur; ve bunlarn eitliklerini veya m. 1>ARA eitsizliklerini, farkl grnmleri iinde, eitli yollardan giderek izlemek kadar ilgi ekici ve ayn,zamanda yararla birey olamaz. Fakat btn teki idealar biribirinden ak a ayr ve farkl olduklarndan, en.stn incelemelerimizle bile bu farkll grmekten ve ak bir dnmeyle bir eyin , baka bir ey olm adn sylemekten teye hibir zaman gidemeyiz, Veya bu-karar vermekte herhangi bir glkle-karlayorsak, bu da, tamamyle kelimelerin a n lam larnn belirsizliinden leri geliyordur ve daha doru tanmlarla dzeltilebilir. H i p o t e n s n karesi nin teki iki y a n n karelerinin topla n n a e i t o l m a s , terimler ne kadar kesinlikle tanmlanrsa tanmlansn, bir aklyrtme ya da soru turma zinciri olmakszn bilinemez. Fakat u nermenin : M l k i y e t o l m a y a n yerde: a d a l e t s i z l i k ol amaz nermesinin bize inandrc gel mesi iin, terimleri tanm lam ak ve adaletsizlii mlkiye tin inenmesi diye aklamak yeter. Gerekte bu nerme yetkin olmayan bir tanm dan baka birey deildir. Nice lik ve say bilimleri dndaki renim dallarnn .hepsinde bulunabilecek btn o szde tasmsal aklyrtmelerin durumu ayndr: Nicelik ve saynn,'sanrm , bilginin ve' tantlam ann biricik uygun objeleri olduklar gvenle sy lenebilir. ' insanlarn btn br soruturmalar sadece olgu sorunlar ve varolu zerinedir: ve aktr k, bunlarn tantlamas yaplamaz. O l a , o l m a y a b l 1 i r de. Bir olgunun delllenmesi hibir zam an eliki ermez, istis nasz, her varln var/olmay, varoluu kadar ak ve se ik bir ideadr. Bir varln olmadn syleyen nerme, 'ne kadar yanl olursa olsun, olduunu belirten .nerme den daha az kavranabilir ve anlalabilir deildir, -Durum, bilim adna laylk bilimlerde farkldr. Orada, doru olm a yan her nerme kark ve anlalmazdr. 64n kp kk 10'un yarsna eittir nermesi yanltr ve hibir zaman seike kavranamaz. Oysa CAESARm ya da melek. OEBR A Lln veya hefhangi baka bir .varln hibir zaman varolmad yanl bir nerme olabilir, ama yine de peka la kvranabillr ve bir elime ermez. yleyse herhangi bir varln varoluu sadece nede ninden ya da etkisinden yola karak yaplan kantlam a larla ispat edilebilir ve bu kantlam alar tamamyle tecrbe i zerine kuruludur. A p r 1 r i aklyrtrsek, herey,
*t"ne kadar yanl olursa o ls u n ": metne F, basmnda klennltlr.)

'

AKADEMK YA DA SKEPTK

FELSEFE

135

hereyi retebilir gibi grnebilir. Bir akl tann d mesi, bildiimiz kadaryle, gnei sndrebllir; veya bir n sann istekleri gezegenleri yrngelerinde denetim altna alabilir. Bize neden - elklnin nitelik ve snrlarn 'reten, bir nesnenin varoluundan bir baka' nesnenin varoluunu karsamay m m kn klan sadece tecrbedir.1 insan bil gisinin ounluunu meydana getiren ve btn insan ey lem ve davrannn kayna -olan moral aklyrtmonln temeli budur. Mor.l aklyrtmeler ya tikel ya da genel olgular hak kndadr. Hayattaki btn lp bimeler gibi, tarih, kro noloji, corafya ve astronomideki btn incelemeler tikel olgular konu edinir. Genel olgular, ileyen bilimler, siyaset, doa felsefe si, fizik, kimya v.b. bilimlerdir; bunlar btn bir obje t rnn niteliklerini, nedenleri ve etkilerini sorutururlar. D inbilim veya teoloji, bir Tanrnn varoluunu ve ruh larn lm szln spat ettiinden, ksmen tikel, ks men de genel olgular hakknda aklyriltmelerden olu ur. Tecrbe ile desteklendii lde a k l d a bir temel bulur. Attia en iyi ve en salam temeli m a n ve kusal vahiydir. Ahlak bilimi ve eletiri anlama yetisinin uygun obje leri olmaktan ok, beeni ve duygu objeleridir. Gzellik, ister ahlak ister doa gzellii olsun, alglanmaktan ok duyulur. Ya da zerinde aklyrtrsek ve ltn sap tamaya alrsak, yeni bir olguyla, yani nsanlarn genel beenileriyle ya da aklyrtme ve soruturma konusu ola bilecek buna benzer baka bir olguyla karlarz. Bu ilkelere gnlden kanm olarak ktphaneleri el den geirsek, nasl da kyamet koparmamz gerekir? E li mize bir cilt, sz gelii bir dinbilim ya da okul metafizii kitab aldmzda, soralm: inde nicelik ve s a y z e r i n e d e n e y s e l a k l y r t m e l e r mi v a r ? . Yok. Peki, o l g u s o r u n u ve v a r o l u z e rine deneysel aklyrtmeler? O d u yok. Atn yleyse onu atee; nk inde safsata ve kuruntu dan baka birey olamaz.
Antik felsefenin 'm addenin yaratlm bir kenara ten su kutsuz lkesl. E x n.l h 11 o. n Il 11 fit IIkesi. burada ortaya konan felsefeye g r e bir lke olm aktan k y o r . Maddey, sadece yce Varln stemi deil u prlorl olarak bildiim iz kadarylo. ba$ka herbancl bir varln latem. y a d a cn bereni laynltlcnn b labUeeeSI bku bir nelen de ynratbllir,

NOTLAK - Canck : ianimal splrlts) X V III. ve daha nceki yzyllarda sinirsel iletimi aklamak iin sinir kanallarnda akt d nlen hareketli svlar. s. 56n - nlsus : gerilme duygusu. - Fiat : (Kn) Varolsun! Tanrnn yaratma buyruu. S. 57 - T heo s apo meklanes : (Deus ex machina) Yunam:* vv Latin s. 58 ce fadeler ayn anlama gelir; mekanik yojla ue!?r.' lanr. Es ki Yunan tragedyasnda zor durumcn !<ti kahramanlarn yardmna koarak beklenmedik bir mutlu son yaratan tanr. Bu olay, sahnede, bir sepet iinde yukardan aa ndirilen bir oyuncuyla cania'ndrlrd. s. 69 - Kentauros : Eski Yunan mltologyasmdaki insan bal. at gvdeli canllar. s. 75 - Charlng-Cross : Londra'nn en lek caddelerinden biri. s. 06 - Capuchh : Franslsken tarikatnn kat bir dal. nsann yeryzndeki yaamn bir hac yolculuu sayar; dnyevi hazlarctan uzak durmalarn stedii iin, yelerinin'almasn yasaklar, dilenme yoluyle geinmelerini ngrr. 1526da talya'da Matteo di Bassi tarafndan kurulmutur. (Cappuccio = 'kukulete szn den gcilen bu ad. tarikata bal kei ve rahibelerin giydikleri kukuleteli cbbeden dolay verilmi olmal.) [M.T.] "Katlm olan her lcisini de imdi anmsyorlar, s. 100 - - Utrumque,...: nk yalann hibir deeri yoktur" [N.S.] s. 107 - - Pentateukhos : Tevratn ilk be kitab. s. 109 - - Belirli bir Takdir ve bir Gelecelc Durum : lk fade, Tanrnn ko ruyuculuk. gzeticllik. esirgeyicilik zelliini: kincisi genel ola rak Cennet-Cehenneml veya sa'nn yeryzne kinci geliinde kuraca gkyz krall"m (Klngdom of Heaven) ma etmek tedir. s. 110 - Sykophantes : hbarc. Jurnalci. - Fasulye : Atina mahkemesinin oylama yntemi kastedilmektedir. s. U t Yarglamada olumlu oy kullananlar bir mlee beyaz, olumsuz kullananlar da siyah bir fasulye atarlard. s. 135n - - Ex nihllo. n l h i l f i l : Hiten hi .kar. (Birey yoklan vur edile mez.)
s. -55

DZN
* prtorl; 24-27.31, 3 8 n , 58 n. 64 n. 01. 92n. 1 3 5 .I3 5 n .A d d l.o n ! 5 a til ( r e a s o n f B. 21, 25-29, 37,58-57, 60, 81, U O . 113-114, 124-125. 126-120 ve a l k a n lk 47 ve d in 111,135 187-108 127-123 vo m a n v a t'f jim (a s s o c ltttlo n l : 17 bk . dea li k ile r i V c llijn if c o n l r a d l c t l o n ) : 2 3 ,3 1 ,8 4 .1 2 9 , 134 rti'lll c v ld e n c e t : 20-23.25. 6 3 .74 . 8 8 ,9 9 .1 0 0 . 101
111-02

k a r s iu g l

d u y u d e lili ve in a n 89

124-125

ve s k e p tlk lik

vo tecrU ba J8 n bk. a n l a m a y e tis i, z lh lt n lu l.v ir d im o alct ( r e a s o n ln g ) : o e ^ ltle H 2 0 - 23 ,31 ,13 4 1 3 - H . 124-125 125-126 Ip e r e e p lo n ) : duyu Ic u s t o m ) : 28. 37. 47. 4U. 57 ( h u y ) , 07. 87. 100, 131 in .4 0 .6 0 .8 5 . 8 7 n .J 2 . 122 3 1 ,3 6 .3 7 ,5 0 .7 4 . 132, 135

ve Is p a t - lh tlm a l 89-90 ve t a n k l k 90-91 ve le c r b e 90-91 deney 'e ^ p e r l m e n U : 2 9 ,3 2 , 43 .49 . 82. 68, B7n. 8 11 - 90, 92n k r. 'e c r b e D e s i'a r ltt.: 61 n . 123 d i n ' r s l l l o n ) : 35 .44 . 8 8 ,0 5 .1 2 2 vc a k l 107-108.111 ve felsefe 7 9 .1 1 0 .1 2 0 ve m u c iz e S9, l)5. 100. 108 \ f s a jd u y u doffa 05 n a t u r e ) ; 8. 14. 25-28. 31, 32. 3G, 41, 54. 6 9 .7 0 . 71, B8. 88-87

ve n e s n e le r a r a s n d a k i b a la n t bit a l k a n lk a n a lo ji.

bk . i g d , te c r b e A n ln m ju tlu l ( u n d e r s t a n d ln g : 3 .0 .8 - 9 .1 0 - 1 1 77, 79. 96. 117. 130 h a y v a n la r n Bfl ve r a s t la n t 47 vc n s a n la r a r a s n d a k i ( a r k la r 87n ve m a n 108 b k . a k li, z i h in A ri# t o( a lu *: 3, S8 r in c n n : 107 90

124. 125. 131. 133 ve a l k a n lk ve m i l a n l 01 ,75

vo d O z e n s iz llk 49 .87.105- 108 vc U lea lar 4 6 .48 ve n s a n i i h n l 83 ve s e m il e y ta m la r 72 ve m u c iz e 93. 07 .ve t a n r 58-Otl, 81 -34. 112-117, 11.7-122 uk doca gu, m o d ele, d 'u t k a n u n l a r k a n u n la r <law$ o f tn tr* l l; 20.28 7 71

bnKsiLl c o n n e x l o n ) : 2 8 ,3 0 .4 3 ,5 3 .8 2 .7 8 ,3 0 ,8 5 a lg la r U t n e s n e le r n r & a n d n k 125-120 K ylom ila Rd(l a r a s n d a k i 75-78 t a n k lk ile olay a r a s n d a k i 00 ve b e n z e r lik 87 ve d o a 01 bk . dea li k ile r i, o r u n lu > A in n u U a y lo ! U fln b e lle k tm e m o n i:

vo m tc i' M. I13n. i m v> ta n r 53 vc i^iT '.ie 93 ll'.i uk. tJou: 2 3 .5 7 ,2 9 4 0 .8 3 ,6 7 74. 87n, 90. 13
1

lm Tl

.< e n e . ,16.38, 13tl

1 5 - 1 8 . 2 5 , 2 9 . 311-37, 38, 3U 4 2 , 4 1 1 , 5 1 . 5 8 , 8 1 ,

kr, d u y u b e n z e r lik ve d o f a bk r e s e m b la n c n . s n !! .u s ! - 67 la 22n, 2 3 n , 31.43-44 ve n e d e n le r 85.122 Idea li k ile r i 134

d tlj vi' k rs

124-125 124.127 ''lle k

v fld

d u y u la b ilir n it e lik le r .te n sib in c u a lt u i's - 26. 20-311, (ll n c f l h o l R h O


K p lk t*o s: K p lk u rn ,; .15 I in - 1 1 1

B e rlte le y : 126n b llp l (k n o w le d l? e l 7 1 2 .2 4 .2 3 J4, 38. 37. 67. 85 8 8 ,1 1 8 .1 2 6 d a l l a n 31.135 in s a n e ftlllm ve g d l e r i n i n n e d e n in 28,113, 117 11 On e t k in in 25, 85 n e d e n - e lk l li k is in in l'H lm bk 24.75 08-70

13-14.17 2 2 .2 n .4 ll 12 48. .">1. 5i

l p l k u ru~>ctl-i r * 131 F . k ll d c s- . eylem 22. 5d ..c tlin

nS-7". HH-82
TT

ve z o r u r . i u l k

s c o n c e : 3, 0. d - M 5 . M . 70, 77. 85. 133 b ilim le r i.- M 1211.133-135 f i 'K r f r 135. . !ir , v d m 7v lil- IH II ,
121

O "plv-'

-li 24 27 S-tlIl 51 ti'l

~ 2 79 .84 .

ll l l m l c r < , <*neM' y a r a r 83 lk . b i li n i C lc e r i! 5 C la r k r . 'ilt C in iw tr lt ! 6 n

V'? n u ltm
riln z o f

v k e p e k l i s i n

r<!2-t2i

132-133

pb:., o > u p h u r >

S - 1 . S. S. 11. 27. 20. 33 .15. -t) 04r ,. >

::> !<

121

; l 2 -|2 .i a r m 57-;!! 71-72 73,.Mil

vs n H K i

.n ^ ;t.:r

N e'riaai On

tanr (rod. de/ty) ; U S d tas IS, 60, U S

nluwt 5fln, (Mu Ira (fa c t)

2 , 3$, H , 60n, , H7n. J. H , 33, 115, 120, 130. 134. 135

ve m n c lzt 107
ve d o ** 5S>S0,1-8-1,112-117,119-122 v do* k a n u n fu r t 50 bk. tuk d !r

hluudft jflp b o 10()


aonrnu I l , A23

tu lapat 93
)cr?. oltU sorunu 24. 39

U r/l) (h ls to r y ): 38n, 39, 73, 91,99,101 y a r a n 83 QQ, 91. K 92i, 97, 110,116, 122. 125-126,1'JO, 135 hayt-li 5(1-60 h a y v an lard a 85 y a n lm a z 1 1 9 vd n tikn n h k 37*38 ve b * lz n t 58 ve deney 81-82

olru anrnu (matler of (n e t): 22, 40, il, 63, 78, 89,120,130,131,135 baklanda kuku S krj, olgu 24, J9
Fyrrboncuhtfc 130, 132-133

ttcrUhc ( t r p u r lc o c t ) : U , 21-34, 33-33, 3Qu-39n, 52, i, 85, 51, 63, B \

m U ftn l (chnnce): <7,51,78,111

YC (lisann doul yaps 68-89, 72-73, 90,118-119


aJdU 7 tt (Common jeruse): 5, 128 re dlt D S ve doz kanunlar 93.105 JA71 (supposltlonj : 20, 20, 31, 49, U , 73. 113, IH , 115, 120n, 12 ve tanklk 105 sebep (reaaon) i 0. 23, 27, 33, 50, 71, 75, 81, 83, 93o. 110, 112, US, Ve U n n 107, 120 kr?. neden Vt ym-ggcU 133 jer.gl-sezgisel (intultlon-lntultlve) 20.30,33 bk. nkytlrtte, olgu sorunlar, redan v /> elkl blc, matanutfk: kr. tantlama, den lltiktlurl skpUk-sktutUcIlk: 33. 35, 53, 122,12tf, I27n. 120-130 tttrlert 122-12-t,132-133 u*nm (extenslon): 128,128,128n ve Berkeler 127n reylle (occoslon) 98-50 V 4 folsefe 122-121,132,133 y l u r t l) m : C0 n bk. Pyrclonculuk Stotkler: 35,83,131 ynknhk Iconllgy lly ): I8.43-U.45 *<iphe (doubt): 20. 3, M , 35. 80,107, 11 t, I2tl, 123, {31,132 bk. Idca, likileri
Descartes J2,1 bk. skeptlk-akepUklk, Pyrrhorculuk kry. kuku (suspteion) 91

vs Lpa.t 93 ve ol/ju sorunlar 89,117

lakdlr (povldence): 59,109, 110. II t, 11 5 bk, tanrt tanklk (testlmonyf: 93, 00. 91. N. 98. 103. IO0.130
d e 90-9 1.10 1,1 05 ve te c r b e 90. 92n,10S la m n I d e t l n l t l o n ) : 68.13-1 h r r iy e t c a n m 78 k a r m a k ld e a la r n t a n m ftl m u c iz e t a m m 93n n e d e n U n m 63-4-1, 78, 7 8 a

am nn UJnel; 128,129 zillin (mlnd) : S. 9-10. 13, ll-lS, 17. 2 1 ). 29, 35-3$, O. 41, ii, 49, 50-51, 52 55. 5S. 5, 53, 80, B B . 74. 18, B O , B 4, B 2, 125, 131 ve bcder 55-57. 81. B O ve hm yet 77n

ve doia 83
bk. akl, ailnma yetisi

krf. nnJama yetisi


orunluluk (necessliy; 30. 02, Sfl, 71, U, 76. 77, 77n, 7S, 79 IdesL S I H 7 lanm 79

Halkset 71

zorunluluk tanm 79
ve in a n 41 ve ta s v ir 4 2 U m l l u n a - t a n t la y m I d e m o n s t r a t lo n 20-20, 3 1 ,3 3 .17n. 128, 133, 134 b k . n k ly tlrU tm e - d s m o n s lra U v - l

(iret/sl 67-77,00-81 ve nsann cloAnl yaps 14-75 ve steme 77n bk. neden ve etki, zorunlu balant lorunlu babam Inecessary connexlon>: 51-52. 02, 63, 90 bk. aU4 kanl1k.ba.HunH. g neden ve elkl, y.orululuk

IC tpowerl 14. 2M-3 32. 39.-10. 51-SP. G l-65 71. 75 113 1.13 ds 57.53. SS. bk zlenim yaratc 87 ve Lock t S3n Vf madde 62 u- n s tla n t 78
vc d u r u p d O ^ n m o r c f le c ilo n ) bk. so ru n lu b n fln n t k r.j k uvv et fo r e o 64n 53-55. 56n

h s k lk a l It r u lh l: 10, 12, 22. 25. 35. 78. 88. 90, 107. 124 l.vHJfrlIcfl llm n tln fltlo n ). 3. 10, H 18.40-41 1 6 IU. 4 1 1 , C5. 7. IH vt> yargUcU 133 kr akl. anllm n yrtlsil h ip o te tik: 39 lllrrlyci 8 l|Milzi 114.110 ltr r ljH llb e rty : B0.77n. IP. 121 ' hipotetik 78 ta n m 78-79 vr Inoral 71-81 ve zorunlu nedenler 81 ve zorunluluk II rastlant 79 bk. zorunluluk kr. bHRrllIk Ireedom i 74 k filM Il lln s lc t' JD. 41.131 ve deneysel akilyUHHme 88 ve duyulnr 124.127 ve lm yvanlar 08 bfc. alkanlk. duyu l<]eo.: 13-17-10, 36. 40. 61. 55. 51. 63. 84. 8(1, B in. lifi baslt-karm ak 14,51 tenel y i da soyut I29n Innnlee 22n IzlenJrasiz 18 m ate m atik ve m e tafizik 50-51 yanstm al 69 g ve kuvvet Idens 51-62 nedenlllll ve zorunluluk Idens 87 u zam dea 128 ve aklyUriitme *3n ve elime 129 ve hnyalgc ve z ih in 40-41 ve den likileri 43-46 ve doa 48 bk, zlenim, ta n m , Idea likileri de* likileri (relatlois ol Ideas): 20-31.43-48 ve dog:a 43 bk,- arm , benzerlik, nedenllllk. yaknlk h tim a l (probRblIltyl : 47-48, 80. 82. (05. 108 ve spat 47n, 110-112 kr. ta n tla m a spat Ih tlm M I (probablel 31, 4B, 93 nan ( b e l l e f ) 40 ve delil 89 ve htim al 47-49 ve ta n m 41-42, 46 ve ya p n t 41 bk. alkanlk, neden ve etki kr. m an (fa lth ) 107-108. 135

nsan (m a n /: 3-4.85 ve stemli eylemler 88 bk. nsann doal yaps, eylem nsann do*l yaps (b u m n n no turc ) 3-4. 9. 12.38. 3 7 .38n. <7. 68-69, 90. 95-98,118.131.132 spat (p ro o f: 47n.55.HI 1 tnm 89, 93 ve htim al 89-91, 85, ve mucize ta n k l 94-105 kr htim al, tantlam a Ir/erlm (Ifnp re sslo nl' 12-17,(2,51,84 12ln ve g 52 5Gn. 62 >cr; Idea k n rjtlk tcontrarletyl I8n delillerde 91-92 mucizelerde 101 bk Idea likileri kaytszlk (In dl(le re n c e ): 84 ve zorunluluk 77n, 81 kr. httrrlyel L B ru y i re 5 Locke 5 , 17n, 47n. B3n, 81n m adde tm atter) : 62, 56. 77n. 81. 112, 127 ve nedenllllk 76, 79-80 ve vl Inorlloe S0n M alebranche: Sin m a te m a tik ! 20,60-51,133-134 bk. eliki, den likileri, ta n tla m a , rezgl-sezglnet tn e k in (spnce); 128 Jcr. uzam m e ta fizik ! 5-9, 16,51,77,135 bk. felsefe mucize (m lraelej : 08, 101n kar spat 93-94, 94 ta n m 93n ve an la m a yetisi 108 ve d in ler 99-/05. 108 ve doa 93.105 ve doa k a n u n la r 93, 93n. 104 ve ta n k lk 99. 101.105-108 ve tecrbe 108 neden ve etki tenuse and e flc c t): 24-34,46.48.52.66.(8,(3,85,70, 7 l,7 2 ,7 6 ,8 7 n . 89.97.108 130. 135 bilgisi 75 ta n m 63-84, 78. 78n likisi 112,116.117. H9n-120n, 121 ve alk an lk 36-39 ve h tim a l 47.4B-49 ve e 82 ve ra stlan t 78 ve doga 87.81 ve ta n r 81-84.1)3-116 bk. eylem, nedenllllk, zo ru nlulu k, zo ru nlu b a lan t kr. sebep nc d onllllk (causatlon) : lOn, 45. 75 bilgisi 75 Idens 67,76 bk. neden ve etki, zo ru nlulu k, zorunlu balant