You are on page 1of 23

ATEz!

\ItN

LK

KAYNAKLAn.

BLM Claude Tresmontant cv.

i Do. Dr. Hayrani ALTINTA

Modcrn Atpizmin anahtar, Yunan felsefcsinin kaynaklarnda bulunur. Bn iddiamn gereklii btn hu inceleme boyunca gziikecei gibi, zellikn 19. Asr atcizmi veya Engels, Hacekll ve Nietzsche'nin ateimi ineelcnirkcu daha ziyade gzler nne serilecektir. Bunun iin hiz konuya hUl'adan balayacaz. Amacmz elbettp Sokrat'tan nce gelen filozoflar dneclprjnin tarihi hir geliimini sergilemek deildir. Bu konuda daha nce almalar yaplmtr!. Ancak biz, modern ateizmin ortaya kn ve tabiatn anlamamza ya'dm edeceinP. inandmz kozmolojik ve ontolojik bir ka tezi hatulatmadan geemeyeeeiz. Yunan lrki, Kainat felsefesinin kaynaklarnn derinliin~ kadar inilirse grilahi v: eanldr.

Bu doktirin dou ve antik hden dinlerine uyg dmektedir. Esasen Lu dinlere gre yldzlar ve tahiat kuvvetleri ili kaynakl oluphtn tabiat ilahi olarak deerlendirilir. Tates: Aristo, "Nefs zerine inceleme" adl c::icl'inde Iiulan syler: Baz d~nrlcr nefsin btn ki\inatla kartn ifade ederler. Belki de Talpr;'in dncelerinin olduu fikridir.
Bu yaz Claude Tre;;l1lotnnt'n Le. prob~mes de l'utheisme (Paris 1972) adh eserinin ilk b1;ilmn tercmesidir. 1 Mesela Edunrd ZELLER, wieklung, Die Philosophie der Grieclen in ilrer gesehicltlichen Ent. Theodore GOMPERZ, Les Penseurs de la Grece, John BURNET, L'Aurore de la philosoplic grequc, Po ur l'histoire de la science hel.

kayna

her :yin tanrlarla

dolu

r, i: yenibasm

1963, Hildesheim,

i, fran, tere. Augustc Reymond, Pnrisl901;

frans. terc. Auguste Reymond, Paris 1919, Paul TANNERY,

Icne, Paris 1887, Albert RiVAUD, Le Problcne de devcnir et la No Lion de mntihc dans philo80phie gre'Ine depnis les origines jns'Iu'a Tleopra;;Lc, Paris 19()6.

438

CLAUDE

TRESMONTANT-HAYRAN

ALTINTA

"Fakat, diyerek iluve eder Aristo, hu, baz glkleri ortaya karr: havada ve atete olan nefs niin onlarddn bir hayvan meydana getirmez? HaUHlki eitli unsurlardan meydana gelen vcudarda hunu yapmaktadr: gerekte o, hava ve atete daha mkemmel hir ekilde bulunmaktadr. Esasf"1l havada Indunal1 nefs'in kema ve lmszlkte hayvanlarda huhl!1an nefs'e hangi sebeble gall'Le ettiini sormak gerekir. u veya biL ekilde cevap verihe de samalktan ve anlamszlk. tan kurtuluamaz. Hayva hava ve ate olarak tavsif etmek ok tezatt bir ifade ta,z ve bir nefs'e sahip bltm.an varlklara bu hayvan sfatn vermemek. samadr. B doktirin kozmik phuluk (animizm) ad, verilen grtr. Buna gre, kiiinut canldr vi' dnyan nefsi ilahidir. Dnya ilc tanr arasdaki nnasebet efsle beden arasnda lnlunan mnasebet gibidir. Bu dnce Eflatun'da hatta Aristo'm baz metinlerinde, daha soura da Stoallarda hllnnur3 Ayn dnce Giardono Bnmo tarafdan rnesansta ycniden ele alnd. Bunu 19. asrda, Schelling'c4 kdar olan devre de grm~k mmkndr. Bu ahma hoyuca grlecektir ki bu. tr bir anlay, kanlmas imkansz dnce tarzlarndan biridir; veya tabir caizsc, kainiitm tek varlk olduu ve ondan. bakasnn bulunmadn syleyen her felsefenin l~iJimlerinde. biridir. Yahudiler: Milletli Tales'in M.. 640 ylnda doduu sylenir. M.. 7. asrda Yahudiler uzun zamandan beri sre gelen ve Tales 'ten tamamen farkl hir varlk bilimi (Ontoloji) ve gk bilimi (Kozmoloii) meydana getirmilerdi. Yahudilere gre Alem ilfJi deildir; ;'deme ait hi bir ey de ilfhi deildir; yldzlar ilthi bir karekter tamazlar; ayn ekilde tabiat ku," ""tleri, krallar, imparatorlar da jli,hi deildirler. Bu zellikteki Yahudi dii:;;ncesi, kesin olarak alemin ilthi ve kutsal olnadJllI sergiIem~dii gibi, ayn zamanda alemin nefsi olduunu da kabu etmedi. Bu adan Yahudi dii~ncesi, Aimizm olarak adlandrlan jrinin kategorilerine girmez.
2 Arsto, De rame, i, 5,

dok.

a, fra. terc. E. Barboti.

3 Kr. Joscph MOREAU, L'Anc bu Monde, de Plnlon ,mx stoiciens, Paris 1939. , SeHELLNG, Von der Weltscclc.

ATEizMIN

iLK KAYNAKLARI

439

Yahudi iHiliyatua gre, AHal kesin olarak alemden ayrdr. Alem de iahi cevherin olula gerekleen bir sonucu deildir. Onun iin Alem ilahi deerle eit hir eevher deildir. Dier birok noktada olduu gibi, bu noktada da Yunan dncesi ile Yahudi dnc~si arasnda kkl kar grler hlunmaktadr. Ateizmn k ekli: B.u incelemenin handan sonuna kadar ve hat dn.cesinin gelimesi srasnda grlecei gibi, Atcizm veya Aahtanmazlk, iki ekilde tezfhr etmitir. Her hfl--kfrda, Ateizm veya Allahtanmazlk, sadecc flemin varln benimseyip bir bakasnn bulunmadn kabul etmektir. Alem veya tahiat "varlk gadece budur" dnnektir. Fakat bu, iki manada anlahilic. Birincisinoc. tahiatm \'e flemin' ilahi mencli olduunu reten antik dinden hareketle anlalacak maniidr. Aneak, hu halde Ateizm veya Allahtanmaz kdimesi hereyin ve tabiatn tamamen ilahi olduunu kahul edip reten hir sist~m iin uygun dmemektedir; bilindii gibi hu daktI'ini tavsif etmek iin kullanlan kelime Panteizm veya Vahdet-i Vcutculuktur. kinei halde alemin ilahi ve gklerin canl olmadn kabul edl'n grten hareket edidii zaman anlalan maniidr ki, hu halde ortaya katksz Ateizrn veya Allahtanmazlk kar. Buna ge, hi bir ilfhilik ve alemin nefsi olmakszn sadece madde, alemi meydana getiren her eyin kayna olur. Yunan atomeuluunun kuruculan ilc 'hirlikte gelitiini ye ilerde te. kamln giirccc;niz, itc Im gekektir. Fakat, grceeimiz gihi hat Allahtanmzl, sns gelince belirteceirniz sebehlcr dolaysyla, alem.in hu iki grnts arasnda dalgalanmtr. Bu adan o, ikiyf' ayrlmtr; hiri gklerin eanl ve nefsleri olduu gr ile btn [!emin zel hayat olduunu kabul (~denHilozoizmc yaklaan, dic.ri hareket noktas olarak Yunan Atomcularn grlerini kabul eden eilimdil". Atcizrn veya Allahtanmazl bu iki tr gr arasnda dalgalanmaya meebr f'den, hu iki doktrip.dtm ayrlmag mmkn olmayan zorluklardl'. nk bu zOl'luklarn mteJ't~k hir tek noktalar vardr, o da Ilernin tek varlk olduu Ye ya1udih'rin dneesinde olduu gibi Allah ilc iilem arasnda aymm yaplmamas yani Al. lah'lIl dnyadan ayr, flemin yaratcls, ayr hir varlk olm.addjr. Keliimi Yahudi Doktrii: Yahdi dncesinde yaratl fikri Mernde mevcut ho" ~cyiu, Al. lah'n hikmeti, akl, dneesi ve keliimyla yaratld fikri ile aklanr.

HO

CLAUDE

TRESMONTANT-HAYRANl

ALTINTA

Yani yahudi iliihiyatnda tabiatla Allah'n yaratc kelamnn, hikmet inin ve dncesinin kendiliinden varolma hali mevcuttur. nsan dnyay ve tabiat inceleyerek hu gr iinde Allah'n bu hikmctinden \'e aklndan hir eyler bulmal; esasen akl devaml olarak gnmze kadar dn.yada ve tabiatta messir g olarak devam edegelmitir. Fakat, tabiattaki dncenin ve kclamn kendiliinden var olma hali konusndaki Yahudi fikri, Yunanllarn alemin bir ncfsi oldun dncesiyle kartrlmamaldr. nk, Yahudi ilahiyatna gre Allah'n yaratc dncesi ve likmeti dnyann nefsi deildir. Allah'n yaratc hikm(ti ile dnya arasmdaki iliki de cfslc viicut arasndaki ili~ki deildi:. Dnya ilahi hir vcut deildir ki, onun nefsi yaratlmam ve ilahi olsun. Dnya yaratc bir hikmet ve dnce ile ierden alitrlmaktadr; insan, akl ile bu faaliyeti ve varl anlayabilir. Fakat bu yaratc hikmet ve dnce, iten altrdkIlin ve zerlerinde ctkilerini gsterdikleri dnyadan ve tabiattan tamamen ayrdrlar. Yaratlmam Kclam'n tabiattaki eylemi, bir canlandrma "Kclam" dnyann nefsi de deildir. deildir.

Yahudi ilahiyatelar da, Stoisyenler gihi, dier baz Yunan filazoflarnda olduu vehile, tabiatta kendiliinden mevcut bir kelani'n (Logos)'un varln kabul ederler. Yunanl ve Yahudilerde mterek olan husus budur. Fakat Yunanl filozoflar iin "Kelam" tabiatta bulunan keliimdr. Halbuki Yahudi ilahiyatlar iin bu "Kelam" veya aramice bu meml'a, tabiatta tesirini gsteren fakat tabiat.n kelarn (logos) olmayan Allah'n yarat.c kdan'dr. Sonu olarak, yahudi t.ek tannel ilc animizm veya modern ateizmin kaynaklarndan birini meydana getirecek lan panteist tipn panpsiizmi* arasndaki kkl ve ince fark byledir. Bu, yahudi kaynakl tektanrclk ilc ebedi tektanrclk arasdaki fark meydana get.iren bilgi kaynann meselesidir. Ebedi tektanrcla gre, bilginin kayna bizzat tahiatm kendisinde hlunur, nk tabiattan haka hir mevcut yoktur. Yahudi ilahiyatma gre bilginin kayna tabiattan ayrdr. Bilginin kayna Allah ilc tabiat arasnda mevcut bulunan mnasehet, nefs ile vcut arasdaki mnasehet deildir, ancak, o, air!e iir, veya hestekarla heste arasndaki muasehetle mukayesc edilelJilir.
Her Maddenin ruhi bir z bulundulunu ileri sren doktrin.

ATEizMiN

.ILK KAYNAKLARI

4.41

Gnnzde olduu gibi daha nce de asrlarca insan dncesinin. asl bu nesele etrafnda arptm greceiz. Sava henz btmemitir, bu alma ilc bu hususdaki konulan hir para aydnla karmak istiyoruz. Her hal--kiirda baz ada yazarlarn yapt gibi5 yahudi ilfhiyat animizm'n kategorileri iinde mtalaa etmenin doru 01nadn belirtmek isterz; nk yahudi dncesi, kendi bn.yesinde lahi bir canl ve hir hayvan olarak telakki edilmeyen dnyay kutsal ve ilahi olmaktan karmtr, dier taraftan ikamet etmemeye, hikmetin mndel <,ylemine dnceye ve alemdeki yaratc kelama ait doktrinle tahiat, alcminin bir nefsi olduu hakkindaki doktrn ile hadazmaz. yle ise hirbirinden tamamen farkl iki doktirini kantll'mak aldatc bir haldir. Alem hakkndaki Yaludi grn animist olarak tavsif edenler, demok'it felsefesini geleneki grlerine hal ()lduklar iin bUDn byle yapmaktadrlar, bu gre gre, hi br ak tabita tesir etmez. Mademki, aksin(~ tabiata tesir eden br akln hulunduu fikrini. doktirn kabul ediyorlar bunun in "bu anmizmdir. 'iyorhu'." Bu birbirinden tamamen farkl ki doktirini kartrmaktr.

. Birincisine gre, [1el Gdnldr, ve taLiat canl olmayan matlde dahil bir n.efse maliktir, bu salt bir animzmdir.
2. Der taraftan yahudi, daha sonra da hristiyan doktrnine gre ahmin akl olmayan yaratc bir dnce tabiata tesir eder, nk iilemin dncesi yoktur, fakat dnya olmayan Varlk'm bir dncesi vardr. Anak8mandros: Ateizm veya Allahszlk, var olue ve alemin meydaa gdi~ini aklamak iin ortaya atlm~ bir felsefedir . . Bn bakmdan Miletli Anaksimandrosun (610-5/1,{ M..) fdsefesi de ateizm y.nnde gelien bir fel;;efe olarak dccrlendiibbilir. Anaksim~dros hakknda bildiklerimizin hemen hepsi, onun f:oerlerini gmii; olan Teofras'n hize naklettii hilgiIenlir. T,~ofrast, Anaksimandros'un yle siylediini kaydeder: Eyann ilk eleman ve madai sebeb "Apciron" ad verilen helirsiz, karmakar'k eydir. Bu ey maddi sebeh ad ile arlan ilk nesne oldu. Bu nesne ne udur, ne de daha nce ort.ya atlm elamanlardan biridir; fakat bun5 Mesel J, Monod. Le Hasar,d el la Neee!sie, Paris 1970.

4.12

CLAUDE

TRESMONTANT-HAYRAN

ALTlr-.'TA

lardan farkl vc helirsi;" bir cc"herdir. Btn gkler ve onlan iine alan htn [demc' hu eevh.~rde ileri gelmi~lerdir. Anakfiimandros yle der: "O, c eli ve daima gen olup btn alemleri evreler. Kaydedildii gibi, hcl' cy ilk ktl~1 kaynaa geri dner. nk onlardan bir ksm zamana gre dierlerindeki hakfizl tamir edcr, gzeetirir. Bundan baka ezeli bir hareket vardr ki, alemlerin douu onda tamamlanmtr" . Bize, Plutark'a gre eEarl sep kanalyla gelen Anaksimandros'u fikirleri zetlenecek olursa denilebilir ki, belirsiz nesne apeiron kainatn varolu ve yokoluunun btn fiebeblerini kendinde tar. Gkler ve alemler bu ilk helirsiz cevherden ayrlmlardr vc sonludurlar. Ezelilik, tpk ok daha nceden varoluun sebebi olduu gibi yokoluunda sebebidir; btn varolula!' ve yokolular dairev! hir tarzda meydana gelircr"6. Alhert Rivaud'nun da beirttii gibi, Anaksimandros'un apeiron'u Hesiod'un kaos'una ok yakndr. Belirli snrlar, ayr zellikleri yoktur. Felsefenin ona yaktrd btn olumsuz niV'iikler biiyledir. Areiron dnen Meme zlttr7 Modern materyalizm'in "madde" diye adlandrd ey, Anaksimandros'un 'apcironuna ok benziyor. Dinsiz materyalizmin maddesi, Anaksimandros'un Apeiron'u gi!i, yaratlmam ezeli hir cevherdir. Bu ceder, dnyay meydana getiren btn varlklar kendr z kaynaklaryla retir. 19. yzyl atcizmindeki bu ezeli retim ilerde grlecei gihi denidir; !itmek tkenmek bilmez. KsenoCan: Fikirleri \L. 540 ylnd ..gelime gsteren hakknda Aristo unlan syler: Kolofonlu Kscnofan

"Kfienofan'a gdince, tekeiliin en eski mntesiplerinden (nk denildiie gre Parmcnid onun rencisidir) olup hi bir eyi akla kavturnadL ki sebepten hi birinin tabiatn kavram gzkmemektedirR Fakat maddi aleme hakp Bir"in Allah olduuna ianr9
ii EUSEBE

DE CESAREE,

Praep, Evang.,

I, VIII,

i.

7 A. RVAUD, Le Prolleme du Devenir et La Notion de matiere uans la Philosophie greque depuis les origines jusqu'i TheoplruSle, s. 90. II Y nni madde ye ekiL. 9 Aristo, ;o,fetnphysique, ~\.' 5, 986, J. Trieot ter.

ATEzMN

LK KAYNAKLARI

443

Paul Tanncl'Y, Ksenofan'n Tanrsnn dnya olduunu iaret ederek yle dcr: "tk an btn mahedeleri kainatn bizzat kendisinin tanr olduunda mttefiktider". 10 Dier taraftan, Theodore Gomperz, Ksenofan'm tanrs hakknda yle der: "Bu tanr kainatn yaratcs Allah deildir, O, ne alemin dnda, ne de stnd{'dir; fakat o, kesin olarak belirlenmesc de gerekte en azndan alemin nefsi, klli ruhtur"! i. Gomperz ilave ederek der ki; "Halk dini, z ve prensipleri itibar ile iabiat hayranl mahiyetinde bir din olmutur. Dzenleyici olan ayn zamanda onarcdr'. Yunan dncesine ait olup Homeros ile Hesiod'un iirlerinde' ifadesini bulan bu yeni reformatr en yakn din ve antropomorfik grii ykarak ilkel.bir gr ortaya kard; bu ilkel gr Ari rkn mterek inanc olup tabiat dininin gr idi."! Heraklit: Heraklit'in eserlerinden bize kada' ulaan bir metinde helirtildiine gre; "Herkes iin ayn olan bu alem, tanrlardan biri veyaonu yapan insanlardan biri deildir; fakat eskiden beri hep vard, halen var. ve belli oranl~rda yanp snen, ebedi olarak yaayan bir alevolarak var 0lacaktrl3 Btn Yunan felsefesinde olduu gibi Heraklit'in d~eesinde de alem yaratlmamtr. Olmak ve varln srdrmek iin kendinden baka' bir tanrya ihtiyac yoktur. Heraklit'in inceledii olu bizim yirminci asrda incelediimiz olula kartrlmamaldr. Bizim iin olu, tarihi ve geri dndrlmeyen bir vetire (sre)dir. Heraklit iin olu, devridir. O, alkantlar, arpntlar, yaylmalari ve bzmeleri arasnda ebedi olarak ayn k~lan bir kaiatn periodik (srekli) hareketidir, Bundan dolaydr ki; Heraklit fehefesi ileride grlecei gibi, modern ateizmin bir ok nazariyatsna ilk rnek (prototype) vazifesini grmtr. Parmenid: Ebedi Parmenides'in fikirleri M.. 500 yllarna doru parlad. Parmenides teogoni (tanrlarn doumu) yi kabul etmez. Varlk varlktr. Varlk'n douu, oluu yoktur. nk Varlk yokuluktan meydana gelemez. Onun Varlk'tan ilNi geldii de sylenemez; nk bu, onun varolnadan n.ce varolduunu farzettirir. O halde onun hakknda sy10 P. TANl'iERY, Pour l'histoire de la seieuee hemOlle, 5. 130.

II Th. GOMPERZ, Les Penseurs de lo Greee. frun. terc .. > s. 171. 12 Ayn eser,s. 172. 13 H. DtELS, Die Fragmente der Vorsoktutiker, 1951, fragnm, 30,
8.

157.

44.4

CLAUDE TRESMONTANT-HAYRAN ALTINTA

lenecek olan, onun olduudur. Onun meydana gelmesine sebep olmu hi bir ey yoktur. O, 'yok olamaz, paralanamaz. Onda olu yoktur. Eer ada bir yahudi ilahiyat Parmenides'in iirini duysayd bu air filozofa yle bir soru yneltebilirdi: "Hangi varlktan bahsediyorsun ? Tanrnn varlndan m, yoksa ale~in varlndan n? nk biz biliyoruz ki; Allah olan mutlak Varlk, ne varolup tkenmeyi, ne balangc, ne oluu ve ne de yok oluu kabul eder. Allah hakknda da biz yle diyoruz: O, O'dur. O'nun zel ismi udur: Benim; fakat 'alem hakknda ayn eyi syleyemeyiz .. nk iilemin bir balangc, bir taihi, bir oluu vardr ve belki bir gn yoklacak. Her hal.-karda o mutlak Varlk deildir.". Ezeiyel mektebiide yetimi yahudi bir ilahiyat ile incil literatrnde "M.O. 6. y.y.'da papaz yasas olarak adlandrlan belgeleri kaleme alan ilahiyatlarn Parrnenides'e syleyecekleri ite bunlardr. Fakat Parmenides Aah'n varl i~e alemin varl arasnda ayrlk grmz; bir tek eit V.arlk vardr, o da alemin kendisidir. bil'

Parmenides'in kendisinden bahsettii Varlk, maddi dnyann kendisidir .. Bu Varlk da her keden yuvarlarlaklatrlmL~ bir kre ynna benzemektedir. O her eydir. Dnya klIi ve hareketsiz bir Varlk'tr . Parm~nides 'in dnce dzeni aadaki ekilde belirlenir : Varlk iin ne balang, ne dou, ne olu. ne de yokluk .z konusu deildir. O halde dnya, bu ekilde anlalan bir Varlktr. Ve Parmenides bundan baka bir ey tanmaz. Sonu olarak da alem yaratlmam, ezelidir ve yokolmaz; gerekte onda olula ilgili hir ey yoktur. Tabii sonu: Tecrbelerle anladma inandmz olu, oluumlar ve bozulularn hepsi, gerckte sadece bir grnten ibarettir. Parmcnides 'in esas fikirleriandogya Upaniad 'larda beli tilen grulere ok benzemektcdir: "Dostum, her eyin bo.angenda kmdi. di sinden SOnra bir ikincinin bulunmad hir tek Varlk vard. Bir ksm insanlar yle derler: Her eyin balangcnda ikincinin olmad sadece bir yokluk vard. Varlk bu yokluktan dodu. Fakat dostuI!l, bu byle Dlslolacak ve nasl devam edecektir ? Varlk yokluktan nasl doacaktr? Hakikattc, balangta kendisinden baka bir ikincinin olmad sadece bir tek varlk vard"'4.
14 andogya Upaniad, VI. 2, fran. terc. E. S~nart, s. 72.

ATEizMtN

ILK KAYNAKLARI

445

Eski Upaniad'larda aklanan Brahmanlann doktrinini Parmeni . des'in bilip bilmediini bilmiyoruz, aneak esas noktalar zerinde onlar. la ayn fikirleri tadn gryoruz. Par men ide s tpk onlar gibi, Varlk'n Bir, ezeH, hareketsiz, yokolmaz, balangsz ve olusuz olduunu, olu halindeki varlkJarda grnen okluun da dtaki bir grnten ibaret bulunduunu ifade eder. Bagavad Gita, Parmenides'in iirlerinde ayn kelimelerle yeniden ifade edilmi olur; bu aYllkelim~ler Empedokles'te de grlecek. "Yokluk iin varolu, varlk iin de yokluk yoktur: filo2:obilmektedir ki birinden dierine engel alamaz Bil ki., yokolamaz nitelii, bu kainatn dokusudur; bu, lmszlktr, Onu ykmak, hi kimsenin iktidarnda deildir. Asla dou olmad gibi, lm de yoktur; varoluu hi 'kimse balatmad, hi kimse d.e.onu durduramayacak; balangsz, !lonsuzve ebed! Eski (ezeli), bedenin etkilendii eyden etkilenmedi. Onu yokolmuz, ebedi, balangsz .ve lnsz .olarak tanyan bir kimse, naslolur da onun ldrttn ve ldrdn dnebileeektir?"s~ Teofrast, Parmenides'in doktrinni yle zetler: "Ksenefon'dan hemen sonra gelen Eleli Pires'in oluParmenides, nce bir yola, sonra bir baka yola gi~di. Bir taraftan kainatm ezcli olduunu sylerke, dier taraftan da, eyann balangcn ve oluumunu anlamaya alt.' Her iki halde de ayn ekide_dnmedi; fakat kainatn hakikatte bir, oluuna sebep olunmam, dairevi olduunu kabul etti; halbuki herkesin mterek olduu bilgilere gre, olaylarn ortaya kn ifade iin ate ve toprak gibi iki prensip kabul etti; toprak madde, ate sebep ve fail idi:"'6. Aristo, Parmenides'in esasa .ait ilk giriimini Qyle anlar: "Kendiii felsefeye veren, hakikati ve varlklarn tabiatlarn arayan ilk kimseler yollarndan saptnldiar; beceriksizce bir retiyle ve ildeta zorla yanl ve kt yola srklendiler. Bu ilk filozoflara gre, hi bir ey ne oluturuldu, ne yokedildi; nk oluumuna sebep olnnanm~cburi olarak y~ varlktan veyahutta yokluktan varolmaladr; iki faraziye de imkan. szdr; gerekte, varlk, meydana gelmesine sebep olunmu olamaz; nk o.daha nceden vard; hi Lir ey yokluktan meydana getirilmi olamaz, ztra byle bir halde varln ken.disine dayand bir nesne(?) bulunmaldr. Sonra, sonular daha da ktletiren byle bir gr
15 La Bhagavad-Git8, fran. ter. E. Senart, II, 16, 9. 6. 16 H. -nELS, r, s, 219; P. TANNERY tercmesi, Pour l'histoire de la Bcience hell~u"e,
9.

239.

446

CLAUDE TRESMONTANT-HAYRAN ALTINTA

noktasndan hareketle itlemde okluun olmadn fakat sadece va:lnkendisinin olduunu ileri srdrler. te bu tiir bir doktrini aklamak iin, akl yrtleri _byle oldu "17. Tabiatn hi bir eye bal bulunmadn yaratlmam, (:zeli ve lmsz olduunu sylemi olmas itibariyla Parnenides materyalizmin ve materyalistIerin babasdr. imdiye kadar tannm btn materyalistler alemin varlk olduunu ve ondan baka varln olmadn k!1bul ederek onun ebedi ve lmsz olduQnu sylediler. Zamanmza kadar btn materyalistler materyalizmin esasn tekil eden Parmenides'in u tezini kabul ettiler: Varlk hi bir eyden kamaz; yleyse dnya tek varlktr. Bu durumda da o, yaratlmam ve ezelidir. Parmenides'ten Engels'e kadar m.ateryalizmin ve ateizmin mecburi bir ekilde kabul ettii esas tez budur. Hakikat udur ki, ~imdiye kadar hi kimse bundan baka birey dnemedi. Eer dnyann tek varlk olduu bir gerekse, o halde onun yaratlmam, ebedi ve sonsuz olduunu kabul etmek gerekh'. nk, madem ki ebedi oduu farzediliyor, eer, o eskimeye, ypranmaya ve yokolmaya elverili olsayd, bu i ezelden beri devam eden bir husus olacakt. Oysa ki, o meveut. yleyse onun eskimez ve ypranmaz olmas gerekir. Ayn ekilde onun ~alangcmn ve sonunun olmamas gerekir. nk o, Varlk'tr ve ondan baka bir ty yoktur. Parmenides, tecrbelerimizin dnyas, olu, dou ve yokolularm sadece bir grntden ibaret olduklarn syledii ve fikirleri bu. ynde olduu iin idealizmin de babas saylr. Upaniad'larn yazarlar gibi, o da okluk ve olu konusunda sahip olduumuz tecrbenin aldatc, bo -bir grntden ibaret olduunu dntir. Bu tecrbe sadece bir kanaat veya grtr.Fakat gerek Bir'in doktrinidir ..Bu ekildeki Parmenides, dncesi, daha sonraki Eflatun ve bt~ idealist gelenein. rettii fikirler manzumesidir. Ancak, .Pa:menides'in hem materyalizmin h.em de idealizmin habas luu nasl izah "edilecek veya nasl anlaacaktr? Bu tarz bir olay bakalarmn bana da gelmitir. leride greeeimi~ gibi, 17. asrda Descartes da idealist felsef gelenekle, materyalist gelenein hareket noktalarnda bulunur. O, kendine has "yanltc olduuna inamlan
17 '\.ri_to, Physique,

r,

8, 191

R,

Car.eron tercme_i.

ATEzMN

LK KAYNAKLARI

447

hissi tecrbenin rcddi, salam bir hareket noktas olarak ortaya konmu dnyorum (lc pense) kaziyesi, pheli ve ilahi doruluktan s pma ile ispatlanm olmayisteyen d dnyann varl" gr sebebiye idealist; Traite du Monde (alemin incelenmesi) a~l eserinde aklanan ve atomistlerinkine ok benzeyen kozmoojisi ve mekanikiliiyle de fransz materyalizminin babasdr. Parmenidos de materyalizm ve idealizm asndan olan usul veya .metodu sebebiyle modern materyalizmin babasdr. ayn deerde ve idealizmin

Bu inceleme boyunc~, sz edilen bu paradoksun, kendinin gerek olduunu ortaya koymaya altn greceiz: Holbah haronu, Marx, Engels, Bakunin Haeckel, Dante'den M. DauviIIier ve M. Kahan'a kadar, gnm.zneki en uzlamaz ve en mutlak materyalizm anlay, Parmcnides'in metodu gzn.ne alnrsa her cyden ncc ortaya konan bir kaideden hareket eden dedksiyon (tmden-gelim) metodundan ileri gelmektedir. Bu metod ayn zamanda idealist metafizikcilerin veya ilahi y atclarm metodudur. Materyalizm konusunda pein olarak ortaya konan kaide, aynen Parmcnides'in ortaya koyduu kaidedir, }ani tabiat aleminin bir tek varlk olduu eklindeki kaidc.
/

Mutlak idcalizm konusunda olduu gibi, mutlak materyalizm konusunda da, felsefi tahlilin hareket noktas, ileride grlecei gibi, tecrbe deildir, fakat hareketin balancmda ortaya konulan kaidedir, yani bu kaideyi ispatlamadr. , . . Avrupa dnce tarihinde, mutlak matetyalizm ve mutlak idealizm mterek hir diin.eeye ve mterek bir kaideye veya prensibe sahiptirler. Onlar bir noktada anladar. Mutlak materyalizm ve mutlak idealizm her ikisi de yaratl konusundaki yaln din dncesini reddederler. Bu, Fichte'nin ifadeleriyle, btn yanl metafizik ve dini doktirinlerin zellikle de yahudi ve ok tanrl dinlerin ilk prensibi olup mutlak manada hata rn bir dncedirl8 . leride greecimiz gibi, bu k~nu zerinde, Marx, Engels ve Lenin kesin olarak mutabakat halindedir.
16 .l.G. FICHTE, Die Anweisung zun seligen Leb:n, F. Meiner Verlag, s. 69. Yaratl~ dncesi, yahudi metafiziinin kaidelerine ~it olsa bile, bir gerektir. Fakat ok tannh dinlere de ait olduu sylense bile hi kimse hi bir yerde bunun byle olduunu gsteremez; nk oktanni bilnezler. dinler asla yaratltan sz etmemilerdir; tamamen aksine olar yaratl ok kez

H8
/'

CLAUDE

TRESMONT ANT-HA YRANJ AL TlNT A

Esasen mutlak materyalizm ve mutlik idealizm, her ikisi de yaratln olmadn yani mutlak veya ilahi varlk ile alemin varl arasnda bir ayrln bulunmadn kabul ederler. Mutlak. materyalizm gibi, mutlak idealizm iin de yaratl yoktur; o halde sadt'ee bir tek eit varlk vardr. Bu konuda mutlak idealizm ve mutlak materyalizm yahudi ontolojisine (varolu inancma) mtereken kar karlar; her ikisi de bunu biliyorlar, nk - onu aka sylyorlar. Mutlak idealizmil.' mutlak materyalizm arasnda ki fark udur: daalizm iin. tck ve mutlak vartk, tanrdr: O halde dnya, sadecc, "benim teeellim"dir. Onun kendinde mevcut bir varl yoktur, yalnz bir griintdr. Halbuki materyalizm iin mutlak varlk, tabiat alemidir.

dealizm ve materyalizm mtereken Parmenides'in u kaidesini kabul ederler: Varlk, ne balang, ne dou, ne de yokoluihtiva eder vc'sadece hirtek eit varlk vardr. Fakat materyalizm, mutlak Varlk'u tabiat alomi olduunu syleyen Parmenides tezini miras olarak kabu' etmitir. Halbuki idealizm, "tecrbeler dnyas sadece bir g. rnt ve yanlmadr", mahiyetindeki Parmenides felsefcsinin mantki sonucunu miras olarak kabul etmitir. Varlk Bir'dir; okuun gcrek bir meveudiyeti yoktur. Materyalizme gerekli olan, ey, mutlak Varlk'n ne balang, nc dou, ne de tekaml ihtiva etmediini syleyen~Parmenides ontolojisinin, materyalizm tarafnda'n hir gerek olarak kabul edilen vaka ile uyutuunu, sbat etmek ve tabiatta bir oluum ve bir tekamln bu." lunduunu Parmcnides'in fikirlerine karlk olarak ortaya koymaktr. riealizmc g~reki olan ise, Bir'in (Allah'n) olduu gibi kendinde kalmadnn, kenv ve fesad aleminde mevcut pek ok eitli varlklarm bizee bilinen grnleriilin nasl anlalmasi lazm geldiinin, bugr destekleyen Parmenides ile birlikte akla kavutul'Ulm~sldr. Bu konuda EfIatun'un soraca 86ru u mealdedir: "Eski h'akimlere defalarca tekrarlanp sylenmi olan u problemi zmek gerekir. Herhangi hir okluk, bir dyade veya hir miktar Bir'den nasl varla gemektedir? Bir nasl olupta kendisi de hir olarak kalmyor? Bu okluu birlie yeniden dndrp getirmeyi nasl dnyoruz ?"19.
19 PLOTIN, Ennende., V, I, 6, fra. terc. Brehier.

ATEzMN LK KAYNAKLARI

449

Modern materyalizmin bu g durumdan kendini nasl ekip kurtarmaya altn ilerde greceizlo: Eer dnya mutlak varlksa nasl olurda bir olu ihtiva edebilir? Materyalizm 19. asrda, Engels, Haeckel ve 'dierleri ile birlikte Heraklit'in gr asn yeniden ele ald; "Dnya yaratlmamtr, eelidir; yok olamaz". Fakat, mademki aka bir olu veya tekaml ihtiva ediyor, bu olu veya tekamm devddir. Kainat eskir ve ebedi olarak kendini yeniler. Kainat tarihinin deiemeyeceini kabul eden her fizik reddedilmelidir. dealizm kendini, Parmenides fikirlerinin tabii olarak yol at bu glkten, Bir' olan Varlk'tan itibaren ezeli ve mecburi bir prosessiyonun mevcut bulunduunu ve hu prosessiyonun bir d, bir felaket olduunu savunarak kurtaracaktr. Tecrbe1erimizin dnyas, Parmenides'in kabul ettii gibi, bir grntden ibarettr, fakat bu grnt, yegane eevherin. dnden, inkarndan deitirilmesinden ileri gelmekt()dir. Filozofa gereken bize dn yolunu gstermesidir; bu temsil. den, tecelliden, okluun bu grntsnden hakikatn bilgisine nasl geilir, yani Varlk Birdir, tek Cevher'dir; biz ondan kk paralar ve deiikikleriz, eklindeki bir dn.ceye nasl ulalr? Prensip olaak, konulmu Varlk'n kimliini Parmenides'lc birlikte yerinde tutmak, muhafaza etmek iin idealizm, varlklarn eitli olularnn tecrbi hadisesini reddetmeye mecbur kalacak. Eflatun kadar Spinoza ve Fichtp'nin yapacaklar da hudur. Yaratl konusundaki yahudi ve hristi} an dncelerini reddeden idealizm, onun yerini, bir d, hir felaket veya cevher'in bakalatmlmas dncesiyle deitirec.ektir; yaratl d v.eesini ayn ekilde reddeden materyalizm, dnyann balangc olduunu ve onun geri dndrlomez bir tekam.le uradn ifade eden bir dncenin ka, hlne gtrecek b'tn kozmoloji ve fizii reddetmek iin gayret sarfedecektir. Her iki halde de dnceyi or~aya atlm kaidelerdir. ynlendiren, Parnenides tarafndan

, Felsefi kurallar gz nne alnarak dncesi yle zetlenebilir:

ekillendirilecek

Parmimides

Eer nutlak olarak alnan Varlk'n ne balang ne kaynak ne dou ve ne de yokolu ihtiva edemedii gerek.se, ve eer yalnz bir tek eit varln olduu ve, dnyann mmkn ve ger~ek tek varlk
20 Bkz. kinci ksm.

450

CLAUDE

TRESMONTANT-HAYRAN

ALTINTA

olduu bir bakikatse o taktirde, sonu olarak denilebilir ki, dnya e balang ne dou ne de yokolu ihtiva edemez. O yaratlmam ve ezelidir; stidlalin byk ncrmesinin reddedilmez olduu grlmektedir: Varlk'n, varln tmnn veya mutlak olarak ele alnm varln bir balangc olabileceini dnmek mmkn olmad gibi, hi kimse de asla bu tarzda dnme noktasna ulamamtir. Yani mutlak manada ele alnm varlk, bir ba~lang ihtiva edemez. Eer belki hir anda hi bir ey yoksa, ebed olarak hi bir fY olmayac .ktr. Mutlak manada ele alnan varln mutlak yokluktan itibaren 1 alange olduunu d-' ninek mmkn deildir veya btn varl'n yokluu gerekir. Bu, materyalistlerin, idealistlerin ve ihrani ontolojisinin pr~nsip' lerini kabul eden realist filozoflarn yani herkesii kabul ettii bir eydir. Btn mesele, yalnz bir tek eit mmkn varln bulunduunun. ve dirnyann tek bir varlk olduunun gerek olup olmadmi bilinmesidir. . Eer bu tez kabul edilirse,. o zaman sonular mecburi olarak ortaya kacaktr . Fakat, bu tezi kahul etmek lazm m? . Bu' konuda birbirine temelden zt- iki ontolojinin (yaratl nazaryesinin) karsnda bulunuyoruz; yahudi ontolojisi ve Parmenides ontolojisi. Parmenides bize Varlk'n, tck Varlk'n dnya olduunu sylyor. Ml1rx ve Egels'e, hatta gnmze kadar, materyaJi7,mn diline pelsenk ettii budur, Yahudi ontolojisine gre, -ki bu ontoloji idealist deildir- dnyann varl vardr ve bu gerektir; bi de AIlah'n varl vardr. Allah ve dnya vardrlar, fakat. ikisi ay mahiyette deildirler. Allah, kendi varldr. O, kendisi hakknda yle der: Ben, ben olan benim; dnya kendisi iin ayn eyleri syleyemez; nk o varl kabul edendir. Parmenides'in btn akl yrtmesi bir faraziye, olup bir tck eit varlk vardr, bu da dnyann varldr . eklinde tezahr eden pein bir hkme ve hkmn veya kaziyenin sbatna dayanmaktadr. Bugne kadar gelen ve gelien matery.alizm; faraziyenin isbat zerine bina edilecektir. Byk ber ortaya bilmiyordu. bu kaziyenin veya,

bir ihtima1le, Parmenides, brani' outolojisinin koyduu, dnyann varl ile mutlakVarlk'n

asrlardan ayrln

. ATEzMN

LK KAYNAKLARI

451

Fakat Eflatun, tamamen emin olumnamasna rame.n, belki de bu hususu bilmiyordu. Her hal--karda 0, ok saydaki varlklarn Bir tarafndan yaratldn aka reddetti ve bunun yerine mecburi bir sudur ve d n.azariyesi ikame etti. Spinoza, kendisi yahudi yaratl nazeriyesini- biliyordu, fakat, Marx'n ye onunla birlikte btn modern materyalistlerin rcddettii gibi, o da bu nazariyeyi reddetti. Dnya Varlk'tr, bir tck varlktr, nahiyetindeki Parmenides tezi, bugnk atcizmin tezidir. Geriye bu tczin doruluunu, geerliini gstermek kalr. Eer ateizm hakikatse, yani eer dnya bir tck varlksa o taktirde dnyann balangc vo sonu yo~tur; zira, mademki o, varlk'tr ve varlk ne balayabilir ne de yok!Jlabilir: yle ise bir balangca ve sona sahip olamaz. Eer gk fizii bizi yarn dnyann bir balang ihtiva ettiini, deitirilemeyecek bir tarzda, onun eskiyecek ve ihtiyarlyaoak biimde meydana getirildiini kabule zorlarsa bu takdirde ateizIn bir kma:r. iine deccktir? bu hususta sylenecek en az ey budur. Materyalizm bunu bilmekte ve bunun iindir ki, dnyann balangc olduu, onun eskidii ve ihtiyarlad hakkndaki faraziyeyi iddet ve korku ilc reddetmektedir. Fakat, daha ne e grdmz gibi Parmenidos iirlerinde ikinci bir tez mevcuttur. Dnya olarak kabul edilen Varlk, sadece h~larigc, douu ihtiva etmemekle kalmaz, ayn zamanda birilerleme, gelime ve tekaml dc bnyesinde barndrmaz; nk Varlk kendinde olmayan bir eyi kcndine veremez, aynen, kendinde daha nceden olan bil' eyi de veremez. Mutlak .olarak ele alnan varln varlnda bir gelime, yarate bir tekam} bulunamaz. Ve ite bunun iin Parmenicles, hcl' yokolu gibi, her douu da grnt kategorileri iinde sralar. ' Parmenides bu konuda mantkl bir davran iindedir. Kendi kaidelerine hrm~t ettii bir anda bundan bakasn da ya,amaz. Fakat bugn, 20. asrda, dnyann tekaml' eden, bir dzen iinde gelien bir sistem olduunu bize yeni bilgilerle reten bir teerbeden hareket edersek Parmenides'in sunduu sonular ne ol~cak? Eer Varlk'n bir d~u,;" yaratc bir ttkam1 ihtiva etmedii bir gerekse ve eer dnyann bir tck varlk olduu bir hakikatse, bundan dnyann yaratc bir tekftml ihtiva cdemiyecei sonucu kar.

4'~

~-

CLAUDE

TRESMONTANT-HAYRAN

ALTINTA

Gerekten, dnyann yaratc tekfmiil yolunda bir sistem olduunu nfhede ediyoruz. Eer istidlillin byk nermesi gcrek. ise d.nyann bir tck varlk veya mutlak varlk olarak deerlendirilemeyecei sonucu kar. Bu tr bir istidlill matcryalist edilir: kelimelerc dklnce yle formle

Eer maddenin yaratlmam, ebedi olduu gerekse ve kaynakta, balangta tek varlk olduu hakikatse, grnte kendinde olmayan bir eyi yani dnce ve hayat kendine verebilmi olaca nasl anlalacaktr? Materyalist sistemde maddenin kcndi~i olan mutlak Varlk'n dou ve t.kfml naslanlalacaktr? Oii.tolojikman yeterli ve dnyann kendisi olan mutlak Varlk'~ yaratc tekfml nasl anlalabilecektir ? Allahsz materyalizm, balangcndan bugne kadar, ite bu mesele zerinde baarszla urayacaktr. 20. asrda ok dahayakndan tandmz Allnl'sz materyalizm, tecrhemizle mahede ettiimiz maddenin tek,111lnii aklamak iin, .kilinat, hayat ve uur ile ilgili gelimeler srasnda ortaya kacak bu yeniliklerin hususiyetlerini veya zelliklerini kabule mechur olacak veya bu hususiyetleri e~ aza irca etmee (indi~gemcyo) al.<<:aktr. . . . Bu, gerekIere uymayan ve meseleleri hasite indirgeyc bil' eilim olacaktr. Veya hayat, ur gibi, ondan ktn grdmz hcl' eyi, eze ve yaratlmam oldu~ farzedilen maddeye sktrmak yani hilozozm (maddecilik) veya ruhculuun utan verc kalb iine koymak olacaktr. ' Allahsz materyalim, bugne kadar ve hugn de asla grlmedii bir ekilde, makul bir kimse iin korkun saylabilecek .bir altarnatif iinde ele ahnmaktadr. Bir baka ifade ilc, bu biyolojik ve psiik gereklerin hususiyetlerinc sayg gstermemek, hakikat! gizlemek, gerein tabiatm deitirmek veya onu kozmik hir animizm ve by ekline sokmaktr. . , Gelecek sahifelerde, allahsz materyalizlIl veya materyalist allahszln bu iki eklinin, gerei makul bi! tarzda anlama hususundaki chliyetsizliklerini yeya beceriksizliklerini grccci?l. Nihayet hiz, bir kere daha, ~radan zaman getike ve gitgide; dnya, onun tekaml ve ihtiva ettii her ey hakknda daha iyi ve daha ileri bilgiiere sahip oluyoruz.

'.

ATEzMIN

LK KAYNAKLARI

453

Bugn yimrinci asrda, daha bandan itibaren, gerekliini bize zorla kabul ettiren kainat tekamlnn -bu tckamln geici vc aldatc olarak deeredirilii konusundaki grler hari- Parmenidcs dnceleriyle uyumadn gryoruz. Mutlak V.rlk'n ne balang, ne kaynak, nc dou ve nc de yokolu ihtiva edemeyeceine inand ve dnyann mutlak Varlk olduunu kabul ettii andan itibar~n Parmenides, olu ve doularn ancak hirer aldatc grnt olabiieeekleri sonucuna. ulamaya mecburdu. Grdmz gibi, bu tarzdaki bir dncesinden dolay o, idealizmin babasdr; hu idcalizm, Upnai;ad'lar.m ve Eflatur.'un idealizmine henzer. Akdenizin hr ke~inde, dn) ann tek ve mutlak Varlk olmadm dnen yahudi ilfhiyatlar iin, onun hir balangcnn olmas, hir olu, hir tarih ve hatta bir ~OD.un.un 1;ulunmas, kahul zor bir durum deildi. nk onlar dnyannmutlak Varlk olduunu sylememiler meydana gelileri; halanglan ve doular bir grnt olarak deerlendirmek suretiyle idealizme de skm deillerdi . Eml)C(loklcs: Parmenidcl;'le birikte gelien, gerekte douun, yaraulIJ., varol. ma halangcnn ve yokoluun olmad eklindeki doktrin, antik yunan dncesinin hir 90k stadlarnda kahul grd. Bylece, Sicilya'nn. Agrijent'inden. olan Empedok1es, -fikirleri 444'c doru en' doruk noktasna ulat- hu nokta zerinde israr eder: "Sana hir baka ey sylemek istiyorum; yaratl, yokolabilen hi bir ey iin dou (phusis) olmad gibi, uursuzlmde de hir kay olma yoktur; fakat mevcut olan sade(;e harnan edilmi' olann -karm, de. iikliidir. Bu konudaki yaratl, olu (daima phusis), sadece insanlarca uydurulmu bir adlandrmadl". "(fragm..n 8)21 ... " nceden ol. mayann varolduunu veya hcrhangi hir eyin tel,~f olup tamamen ortadan kalktn dnenler delidirler -nk onlar geni hir diineeye sahip deildirler-o nk hi hir eyin hi hir ekilde mevcut olmayan hir eyden domas mmkn deildir. Varolann yokolmaya mecbur olduu mmkn deildir ve iitilmemitir; iink brakld herhangi hir yerde daima varolacaktr" (fragnan II. 12)22.

-21'H. niELs, I,

s. 312.

22 Ayn eser, s. 313.

454

CLAUDE TRESMONT ANT-HA YRAN .ALTINTA

Empedokles Bir'den oklua giden, sonra okluktan hareketin ehcdi olarak varolduunu aklar:

Bir'e dnen

..

"Sana ikili bir konu~ma yapacam. Belli bir zamanda, Bir, okluk eklini ald; bir baka zamanda, 0, blnd ve Bir'den okluk kt. Yokolabilir eyann ikili bir doumu ve iki yokoluu vardr. Hereyin birleimi, bir nesi i varla ulatrr ve onu yokeder; hir dieri byr ve eyler ayrld za~an dalr. Hepsi Ak ,tesiriyle, belli bir anda, Bir'le birleerek ve Kin'in geri tepmesiyle, bir baka zamanda, eitli ynlere tanm olarak devam, olarak yer deitirmekten geri kalmazlar. Bylece, okluktan Bir'e geilerinde olduu gibi, bir paraland zaman bir defa daha Birok haline gelikrinde de varolu alanna girerler ve hayatlar devan etmez. "Fakat, bu l ierisinde yerlerini deitirmekten asla geri dur-' madklar kadar, -vQroln~ dairesini katedince- daima hareketsizdirler" (fragmali ] 7)23. . Benimsedii Parmenides metafiziinin pr('nsiplcri gereince varoluun gaek bir balangc yoktur ve binetice varlklarn douu gerck bir balang tekil etmemektedir; Empedokles bu husustaki 'dncelerinde ok daha .uzaklara gidecektir. Varhklarn douu, ezelden beri daimi olarak varolan nefislerin, grnUer s~viyesindc su yzne kmalarndan baka bir ey deildir. Hakiki bir dou olmad gibi, lm de yoktur. Empedokles dncelerini Bagavat-Gita gibi anlatr. ~mpedokles, kendisinden kalan ve SimI'lieius tarafndan muhafaza ed.ilmi 17 no. lu parada dncderini yeniden ele alr ve onlar gelitirir: "Belirli bir zamanda, Bir, okluk'un eklini ald, b}r baka anda hlndii ve Birden okluk kt- Ate, Su, Toprak ve Hava'nn gl ykseklii. Onlardan baka hi bir ey varolamaz, onlar da yokolamazlar; nk, eer devaml olarak yokolsalard imdi varolmayacaklard, hu, btnn oalmasna sebep olabilirdi, o ?aman ne olur, ve nereden gelebilil'di ?24. . leride greceimiz gibi, Empedokks'i akJ yrtme ekli, 19. ve 20. y. ylda, dnyann tck varlk olmasn, hinnetice de yaratc hilgiyi alamamasn, kaybolmamas, deime:t. hil" tarzda eskimemefini istfTcn filo:t.ofJarca ycnidcIl ele alnacaktr. Bu konudaki akl yrtme ekli yledir: Eer dnyann tck ~ar1k . olduu fikri peinn~ konu~ ve eer bunabl olarak ebcdilii kabul edi-

2.

23 A.g.e., s. 315, fran. terc. A. Rcymond, J. BURNET, L'Aurorc de laphilosophic greque. Enpedokb, fragnan 17; H. lHELS, T, s. 317-318, a.g. tcrc.

ATEizMN

iLK KAYNAKLARI

455

lirse onu ml'ydana getiren unsurlar ve dnya tamamen yok olabilir olmayacakbrdr; nk yokolabilir olsalar dnya ezelden beri yoko!mu olacakt. Ayn ekilde, dnya byme ve dou yolunda olamaz; nk dnya bir tek var1ktr, bu byrneyi kimden alahilecektir? Sonu olarak, daha nce Parmenides'te imdi de hurada grdmz gibi, Empedokles ayn doktirni yeniden ele alp gelitirmekten baka bir ey yapma)';. Eer dnya bir tek varlksa ne dou, ne kme, ne pyme, ne yaratc bir tekiimiil, ne e"kime ve ypranma veya ihyarlama ihtiva edemez. Bugn tecriiliclerimiz bize gs!ermcktedir ki, dnya iki gelime ihtiva etmektedir: Zamanla gelien bilgi art ve enerjinin azaldm ifade eden matematik ilemlerin (entropie) fazlalamas veya dereceli olanak kiilme konusundaki dncelerin art. Her iki vctire veya sre birbirine balanm olul' biri dierine muhalefet etmez .. Anaksa~ores: Klazomenes!i Anaksagores M.. 500-496 yllarma doru domut\. Eflatun'un doduu 428 ylna doru da lmtr. Felsefeyi yirmi yalarnda iken Atina'da tahsil etmitir. Anaksagores. atomcula gibi, bir ilk kaosun va'ln kabul eder: "Herey birbiriyle karmak, sonsuz sayda ve kiiiikliikte-bulunuyordu; nk sonsuz derece kk vard. Fakat, herey karmakark, beraberce olduu ve kklii scl:cbiyle gzkmyordu".25. Bu ilk karmakla, Akl, ~o1s dzen verdi ve kaosu dzenli bir alem (kozmoz) haline getirdi. Fakat, Anaksagoras. Parmenides, Emedoklcs \ c atomeular gibi, bu ekol karakteriZI' eden u kaideyi kabul eda: Tabiatta gerek bir yaratl yoktur. Herhangi birey.i hakikaten yenilie gtren bir olu. yoktur. Herey ilk mamada nceden mevcut bulunuyordu: "Olu ve yokolu hakknda Hellenlcr doru bir ey sylemezler. nk hi bir ey ne oluur nc de yokolur; fakat o ey mevcut gereklerden itibare)) karmn bir sonucu olarak kar veya ayrlr. Ancak bu ekildeki doru bir aklama ilc. oluu, bu karm eylemi ve yokoluu da bu ayrlma ii olara k adlandrmak gerekir"26. Antik yunan felsefesi, b ana dnceyle devaml olarak megul oldu; 25 asr sonra BergFlon, Evolutin Creatricc adl eserinde, tl'nkid
25 Fragnan I, H. DIELS, II. 26 Fragnan
9.

32.

17. H. DIELS, II, 9',40.

156

CLAUDE

TRESMONTANT-HAYRAN

ALTINTA

etnek gayesiyle, bu gr gn na kard. Bir dce ki her eyi Bir'in veya ilk Kaos'un barnda ebedi klmaktadr. Her hal--kiirda, sz konusu olan, hcl' yeriliin gerek bir dou ve olu olduu dncesini kabul etmeyen tam hir nolueuluktur (preformationisme). Aristo, varlklarn oluum scak ve souk, ate ve toprak, su ve hava ile aldamay dnen ilk yunan filozoflarnn fikirlerini sergiledikton sonra, Anaksago:as konusunda unlar syler: "Vai-lklarn tabiatn belirlemek iin daha nce ortaya- atlm fakat bu konuda yetersiz gr~nen bu tr prensiplerden sonra filozoflar, sylediimiz gihi, zor.;ki olarak yeniden hir koza] prensibin aray iine girdiler. Gerekte, eyada bulunan gzelliin ve iyiliin, douun veya mevcudiyetin selebi, muhtemelen. ne Atetir, ne Toprak ve ne df bu eitten baka biT unsUJ'dur; bu filozoflarnszn ettiimiz hususu dnm olahilecekleri de ihtimal dahilinde deildir. Dier taraftan, bu derece byk hir eseri, tesadfe ve ansa atfetmek hi de akllca hir i dei}dir. ir kimse, hayvanlarda olduu gibi, tabiatta da kIli tertip ve nizamm sebebi olan bir' akln hulunduunu sylemise o, kendinden nc~ki.leriri.samalklar karsnda sa duyuya sahip tek kiidir. phe cdilmeyecek ekilde biliyoruz ki, bu ekildeki grlerin sahibi Anaksagoras 'tr "27

.,
Malum olduu zere Aristo ve Eflatun,bu gc;r yeniden ele alp gclitirdiler. Maddenin yamnda ve ond~n fazla maddeye dzen, bigi ve akl ileten bir prensibin varln kabul etmek gerekir; bu prensip, mecburi olarak maddenin okluundan fakldr.Madde kendi bilgisini kendisine ,;cremez. Burada, ateizmin meselesini ve onu Allah'la kar karya olma du. rumunu ilgilendiren nemli sava alanlarndan birisi zerinde bul\!nuyorz. Btn Im inceleme boyuJlca al1vhsz materyalizmin nasl iki byk mektebe ayrldn greeeiz: biri, madde ve tabiatn dzenini, tahiatta mndemi bii tek Logos'a veren grn sahibi; dieri, kendiliinden mevcut hcl' trl logos ve yaratu akla ihtiya hissetmeyt'n fikrin mnessilidir. Ateimin farkl bu iki byk aile~i, daha ()ncc de belirttiimiz eitll'rdir: animist (ruhu) veya hilozoist veyahutta panteist gelenek sonucu ortaya kan ateizm, ve Demokrit geleneini benimseyen ateizm.
27 Aristo, Metaphysique, A, 3, 984 b, Triot terc.

ATEizMN.

iLK KA YNAKLARr'

457

Tabiatta kendiliinden mevcut 'bulunan (mndmi) bir Logos veya Nous'un valn ve fiilini tanmaktan ibaret olan bir ncii yol daha vardr; fakat bu yol, tahlil yoluyla, bu logos ve bu yaratc akln, tabatn akl ve logos'u olmadnda kabul eder. Bu halde, hlozost, anmist ve pantest gelenekten uzaklalr, tabir eaizie, Allah olarak adlandrabilinecek bir Varlk'n.meveudiyetini kabl(~ giitren bir yol zerinde iICl'lenr. Aristo ve Eflatun' m, ucuna kadar varmaksz yani Allah'la dny~ arasnda akli ve ontolojik bir ayrn koymakszn yneldikleri yol budur. Aristo ve Eflatl~n, gerekten, kainat aklla tehiz edilmi, yaayan bir canl oldumu syleyecekler (Timee 30 b), gk kendi z deiikliklerinin pren.sibine sahip olan canl bir varlktr (De Cadu, II, 2, 285

~)

Eflatun';n. dnyas gihi, Aristo'nun dnyas da yaratlmaml'tr. Dnya yaratlmam olup, -yokolmazvc ebedidir, nk o ilillidir. Melis!!os: Samos'lu Melissos'un fikirleri, lVI.. 444 ylma doru en. yksck noktasna er;ti. Oda Parmenides doktrn.ini yenidt'n ele alp gelitirdi.: "Varoian daima vard ve varoacak. nk eer varlk kazanmsa varolmadan nce lIorunlu olarak hi bir cy olmayacakt. mdi, eer hi bir ey deil idiyse, n.e ekilde olursa olsun hi bir ey, hi bir eyden kamaz "29. ' "Varlk kazanmadna ve varolduuna. gre, daima vard ve ebediyen varolacak; ne balangc n.e sonu vardr; fakat snrszdr. nk, eer varlk kazanm olsa halangc olacak (zira herhangi bir zaanda varlk kazanmaya balam olacakt), sonu da olacakt (nk herhangi bir zamanda vad k kazanma hali dmacakt); fakat, cer ne balangc nc de sonu yoksa ve eer daima vard ve varolacaksa o zaman ne balangc ne sonu vardr ... "Jo. "yle ise, o ezCi ve ebedidir, bir'dir v kesin ol~rak byledir. Ne yok olabilir ne byyebilir, ne ac duyar ne de zahmet Ye znt ;hisseder. nk bu' eylerden herhangi birini duysayd Bir olamazd. Eer gerek deitirilebilseydi mecburi olarak her yerde ayn. olmazd, fakat aksi halde nceden varolan yokolmal ve varolmayan varlk kazanma28 Kr. J. MREAU, u.g.C .. 29 Fragnan I, H. DIELS, I, . 268. 30 Fragnan 2, ayn eser.

458

CLAUDE

TRESMONTANT-HAYRAN

ALTINTA

ldr. E.er de!seydi, onbin sene zarfnda bir sa teli haline gelmeyecek miydi? Ve zamanla da kaybolmayacak myd? . "Bundan baka, onun dzeninin deimesi hi mmkn deildir; nk nceden mevcut dzeni deimez ve nceden varolmaYdn varlk alanna giremez. Fakat hi bir cy ona ilave edilmediine, yokolmadna ve deimediine gre, gerek herhangi bir eyin dzeni nasl deiecektir ?"31. Atomculann fikirlerine geneden nce, eski yunan felsefesinin geirdii fikri geliimle ortaya kan hususu zetleydim. ParmenideEin dnd gibi dnyanm nutlak Varlk olduu bir gerek olsayd, o zaman dnyann ne varlk kazan ne gelimesi .ne de sonu olurdu. Zira teogoninin (tanrlarn doumu) dnlemedii gibi, mutlak Varhk'n pralaIlll' yokolmas da dnemez. ' . Ateizm veya allalszhk, asrlar hoyunca Lu kaideye dayanm olarak hayatta kalacaktr. Sadece, 19. asrda hiyolojik: 20. asrda da. kozmik tekamle hal olarak hir hunalma decektir; ht!: bunalmdan henz kurtulmu;;; deildir. 19. asrn sonlarna doru, allahs;zlk naza:.yatlarnn, ilmi verilere kar, tahiat olarak tavsif edilen ve tektanrcl bertaraf etmek iin, balangsz, sonsuz ve mutlak Varlk olarak deerlen.dirilmi olmaE gereken Madde'nin eesizliini kabul eden l'arnenidesci prensibi ayakta tutahilmek gayesiyle. aba sarfettiklerini greceiz: M~ltlak madde yaratlmam olup yokolmaz. Mademki, faraziyeye gre, dnya veya tahiat mutlak Madde'dir, hel' ne hapahasna olursa olsun, hatta fizik ve kozmolojidc. gerekletirilen yeni bululara ramen tahiatn herhangi hir zamanda balam olanayacann ve buna bal olarak dayokolamayaca prensibinin ayakta tutulmas gerekecektir.te Engels, Haeekel ve M. Dauvilier'in sarldklar gr budur. . Antik yunan felsefesinin abalar sonuda ortaya kan fikri tecrbe, ok yksek bir faydaya matuftur; zira, bu gr yahudi ilahiyatelarnea belirtilen dnyann varl ile mutlak Varlk arasmdaki ayrm . bilinmeden eereyan eden eyi gsterir. Parmenides varlk kavramndan hareket ede'; bu kavranda buri bir ayrmgz nne getirmez. mec-

Dnyann varl ile mutlak Varlk arasnda bir ayrm yapmayarak bir olayla kar karya gelir; hu, okluun ve duun tecrbesidir; Parmenides onu kendinc maledemez. O zaman, hu tecrheyi yanltc bir hal kabul edip reddeder.

..
31 A. Reymord terc.]. BURNET, L'Aurore de la philosophie greque, iinde.

ATEzMN

LK KAYNAKLARI

459

Bu, bir metoddur; kavramlarn dedksiyonu ile da~a balangta ortaya konmu bir mefhumdan hareket eden; btn itibariyle hi bir sebebe dayanmakszn pein hkmlerden ortaya kan bir metafizik metodu. nk dnyann varl ile mutlak Varlk arasnda bir benzerlii ilke olarak kabul etmenin gerekip gerekmediini incelemek lazmd. Bu. yapumad. Bu dedksiyon, insan, t~crbenn kazandrd bilgilere kar kan bir sonuca gtrmektedir. te o zaman tecrbenin yanl ve hatal olduu sylenir. okluk mevcut deildir. Dou da yoktur. Varlklarn douu bir balang deil, ~akat daha nceden mevcut olan bir eyin basit bir grnmdr; ve aklama bylecedevam eder. Metafiziktc bir baka metod, bir baka ekilde ortaya k duntmu vardr. Bu, keyfi olarak ortaya konmu bir kavramdan hareketle deil, fakat titizce hir incel. menin sonunda ortaya kan bir tecrbeden hareket eden metoddur. Dedktif ve nceden ortaya konan bir prensiplt' hareket etmek deil, fakat endktif (tme varmc) ve aposteriyori (sonuca ait) bir tarzda hareket eden metod. O, tecrbi ilimler sayesinde \ sahip olduumuz ve kendilerinden faydalandmz btn vastalarla kefedilmi veya ortaya karlm bir tecrbenin verilerinden ve bu tecrbenin ne ekilde ve hangi artlarda dnlebilir olduundan ibarettir. Metafiziin bu metodundan yzyllar boyunca ok az faydalanlmtr. Tabiat Aristo tarafndan kullanlmtr. Daha sonra 20. yzylda, Henri Bergson tarafndan somut olaylar konusunda yeniden ele alnd ve gelitiriIdi. Eksiksiz bir rasyonalizm, ateizm ve Allah meseleriyle ilgili olarak, balangta ortaya konulmu keyfi bir grten hareket eden varolua msaade edemez. Tutarl bir aklcun tek metodu, tec. rbeden hareket etmek, mutlak ateizmin veya allahszln tecrbe gereince dnlebilir ol~p olmadn grebilmektir. Amaca ulamak iin, ilmi keiflerin sonularn inkar etmek veya nceden meydana getirilmi felsefi bir sistem iine sokmak gayesiyle hakikat inemek gerekli olsa bile, Parmenides'ten EDgels'e kadar, yzyllar boyunca, allahszln yapt gibi, ateizmi ihtiva eden ontolojik bir Dvarsaymdan haroket etmemelidir; yoksa ya tecrbeyle elde edilen bilgileri reddetmek veya tecrbeyi, her eye ramen, bu nvarsaymn kapsad demir korse iine skttp kapamak ihtiyac doacaktr;