You are on page 1of 478

A.

Levent IIK

RUH ve KNAT

Yazan Dr. Bedri RUHSELMAN

Facebook Gurubumuz Bedri Ruhselman/Neo-spiritualism http://www.facebook.com/groups/260885902055/

NSAN VE BLG HAKKINDA

1 nsan hakknda bir mtaala

lk nazarda, morfolojik ve fizikoimik bir grle insann mahiyeti kolayca anlalverecekmi gigi grnr. Fakat tetkikat ilerledike bu grn doru olmad anlalr, ve insan daha iyi tanmak iin onun yalz d taraflarn deil btn ruhi ve hayati tezahrlerini tetkik etmek zaruretinin bulunduuna kanaat geirilir. nsan yalnz bir takm kimyevi maddelerden ve bu maddelerin fizikoimik tezahratndan ibaret bir et yn deildir. Onun; ilk hamlede iki byk unsurdan mteekkil olduu grlr. Bu unsurlar tebarz ettirebilmek iin lm hadisesiyle ie balyalm : lmeden nce insann bir varl mevcuttur ki biz maddi ihsaslarmzla insann bu varln tanrz. lmden sonra bu varlk kaybolur, ve bu suretle biz insan ebediyen kaybettiimizi zannederiz. Demek ki isann lmle husu-

siyetleri bir daha avdet etmemek zere kaybolan bir varl mevcuttur. Bu varlk fizikoimik bir varlktr, ve fizikoimik kanunlar altnda mtemadi ve devri inkilahlarna devam eder. Fakat modern metapsiik aratrmalar neticesinde anlalmtr ki insann bir de lmden sonraki tezahrat vardr ve onun bu varl fizikoimik varl kadar objektif ve reeldir. Bu varlk insann lmden sonra yaamakta devam eden ve mutat artlar altnda mahsusat alemimizin dnda kalan bir ahsiyete maliktir. Bu hakikati kabul etmee bizi sevkeden deliller lmden evvelki varlmz bize kabul ettiren deliller ayarnda kymetlidir. Demek ki evvela birisi malum fizikoimik kanunlar altnda deiip giden, dieri ise lmden sonra baka tabii artlar altnda mevcudiyetini gstermekte devam eden iki varlk karsnda bulunuyoruz. Ayni bir varln hem gzmzn nnde eriyip gitmesini hem de btn canll ile yaamakta devam etmesini kabul etmek mmkn deildir; o halde bunlarn mahiyetleri itibariyle birbirinden ayr eyler olmas lazm gelir. Acaba bu, lmden sonra, yayan varln ismi nedir?... Biz buna bir oklar gibi hemen ruh ismini veremiyoruz. nk lmden evvelki insan varl nasl maddelerle alakadar bir tezahr ise lmden sonraki varln da ylece maddelerle alakadar bir tezahr olduunu tecrbeler ve tetkikler bize retmitir. Ancak, szden de anlalyor ki bu tasnif zahiridir; hakikatte insann bu bahsettiimiz ve ileride de dierlerinden bahsedeceimiz btn maddi varlklar onun kendisi deildir, kendisinin birer tesir vastasdr, nasl ki beden hakknda da durum byledir. te ruh dediimiz ey btn bu maddeler vastasiyle eitli tezahrler gsteren meur bir kuvvettir ve mahiyeti hakknda hi bir ey bilmediimiz bu kuvvet iin zaman ve mekan mevzubahis deildir. u halde btn tetkik hayatmzda bizi megul edecek ey insann mtemadiyen ykselen bu maddi varlklar ve ruhun onlar vastasiyle vukua gelen tezahrleri olacaktr. nsann maddi varln tekil eden muhtelif hallerdeki maddelerin sonu yoktur. Alemden aleme geen insann bu maddi varlklar ruhunun ebedi inkiafiyle sk bir surette alakadardr.

Daha dorusu ruh, inkiaf yolundaki ihtiyalarna gre muhtelif alemlerde kullanlmas zaruretinde bulunduu maddelerin tabi olduklar tabii kanunlar altnda yaamak zorundadr. Demek ki bu meur kuvvetin herhangi bir alemde yayabilmesi onun o alemin maddeleriyle ayarlanm bir vastaya malik ilmasna vabestedir ki biz bunu dnyamzda beden eklinde gryoruz. u halde insann hakiki ahsiyeti ruhla devaml mnasebet halinde bulunan maddi vastalar zerinde zahir olur ve insann dnyamzda lmle sona eren varl bu meur kuvvetin maddi tezahrnden baka bir ey deildir; lm ise ilerde daha tafsilatl yazlaca gibi bu tezahrn dnyamzdan kaybolup baka bir alemde baka maddeler vastasiyle devam etmee balamasnn tabii bir ifadesidir.

2 nsan hakkndaki bilgi

nsan nedir?.. Belki zerinde en az ilenmi olan mevzulardan biri de budur ( 1 ). nsan denince aklmza hemen onun d grn ile fizikoimik varl gelir. Fakat bu mulak varln mutat ve gayrimutat tezahrlerini hususi usullerle inceledike bu grn sathi olduu derhal anlalr. Biz insan henz tanmyoruz. Bugnk akademik aratrma yollar insan ancak be his iinde tanmaa imkan verir, onun harile olan mnasebetleri de asabi ve adali cihazlarnn dar imkanlar nispetinde mtalaa olunur. ( 1 ). nsan varl zerinde byle tek tarafl alldka onun mukadderatna nfuz etmek hibir vakit mmkn olmyaaktr. Bugn fazla bir hzla ilerliyen insan hakkndaki analitik bilgilerin oalmasiyle insann tetkiki tamamlanm olmaz. Bunun iin ayn zamanda sentetik bir mtalaa lazmdr. nsan uzviyetinin her ksm zerinde ayr ayr morfolojik ve fizyolojik incelemeler yaplyor, fakat bizi byk bir illete doru gtrecek olan insan varl hakkndaki bu dank bilgileri toplamak ve bu varln kymetini gittike ykselen ve bize gre sonsuzlaan maddi hallerin hususiyetleri muvacehesinde takdir etmek faaliyeti zerinde durulmuyor. Bu da madde hakkndaki bilginin henz kifayetsizliinden ileri gelmektedir. nsan ilminin muhtelif bahislerine ait tetkik usulleri bazen birbirine uymaz; bu, ilim hayatndaki sonsuzluun ve bilhassa maddi sonsuzluun ok tabii bir neticesidir. Bu hakikati kabul etmeyip daima tek tarafl bir grle ilmi monopolize etmek istiyenler maalesef ok vardr. Fakat resmi otoriteleri ne derecede bulunursa bulunsun, bunlarn insan bilgisi hakkndaki szleri, szlerin ne en sonuncusu, ne de en mkemmeli olmyacaktr. Bu, bylece kabul edilmedike ilim hayatnda insan bilgisini geriletici mcadeleler eksik olmyacaktr. Mesela, gnn birinde bir alim kar, bu zat dahiyane bir bulula insandan bir takm seyyalelerin ktn ve bunlardan tedavi sanatnda byk faydalar grlebileceini syler ( 47 ), dierleri bu yolda baz tetkikat yaptktan sonra doru neticeler elde ederler ve onu tasdik ederler ( 2 ); fakat bu aratrclar bu sahada henz emeklerken bu ilerle hi uramam olan ve uramak da istemiyen dier birisi kar, belki de o, bir niversitede krs sahibidir; fakat bu sahadaki cehlini hi nazar itibara almadan bu zat, srf resmi salahiyetine dayanarak evvelki aratrclara gelii gzel hcum eder. Ve ne bahasna olursa olsun bu krs sahibine inanmya karar vermi olan bir sr insan da evvelki zavall aratrclar hrpalamaa balar ( 47,62 ). Asl esef olunacak ey buna benzer hallerin ilim tarihinde yzlerce defa tekerrr etmi olmasdr.

Bir insan bedeninin muhtelif ksmlar arasnda nasl sk mnasebetler varsa bu beden dnda ruhun kulland btn maddi vastalar arasnda da ylece sk mnasebetler vardr. Bu bakmdan insan ilmi ne insan bedeninin yalnz bir ksmna ait hadiselerin mtalaasiyle ne de saf bir materyalist veya spiritalist ekoln talimatiyle tam olarak yaplmaz. Umumi grle insan iki cepheden mtalaa etmek lazm gelir: bunlardan birisi mahsusat alemimize giren fizikoimik maddeler arasndaki, dieri de mahsusat alemimizin dnda kalan maddeler vastasiyle olan tezahrleri ile olan cephelerdir; ve unutmamaldr ki bunlar birbirine bal, birbirini tamamlayc eylerdir. Onun iindir ki biz birinci yolda yryen ademci materyalizmayi ve ikinci yolda yryen ispiritalizmayi tek bana altklar mddete verimli bir yol olarak kabul edemiyoruz. Geri bugn maddi insan hakkndaki tetkikler akademik ilimler sayesinde epeyce ilerlemitir; fakat insann yksek maddi alemlerle olan mnasebetleri hakkndaki bilgiler maalesef inkiaf edememitir. nsanlarn kanaatlerine kar gelen her fikre itimatszlk ve hatta husumet gstermeleri tabii bir meyildir; fakat insan bilgisinin mul geniledike bu kt temaylde ortadan kalkacaktr. Netekim hugn insan varln, melekelerini ve kudretlerini mmkn olan her yolda aratrmak teebbsne ciddi bir ok alimler girimi bulunmaktadrlar ( 4, 5, 6 ) . Akademik ilim yollarnda kullanlan usuller be hissin taalluk ettii llerden kymetini alr. Halbuki insann yle yksek maddi tezahrleri vardr ki bu llerden hi birisi onlara tatbik edilemez. Sevgiyi, kini, intikam hissini, korkuyu, irade ve imajinasyon melekelerini fizikoimik llerle tesbit etmee imkan yoktur. Bundan baka bu tezahrler bakalar zerinde istediimiz zaman istediimiz gibi de husule getirilemez ( 7 ).

3 nsan bilgisinin mtalaasnda yeni usullere ihtiya vardr.

nsann mmkn olduu kadar mkemmel mtalaasn yapabilmek iin bugnk laboratuvar vastalarndan daha mudil ve bilhassa hayati bir takm yeni usul ve vastalarndan daha mudil ve bilhassa hayati bir takm yeni usul ve vastalara ihtiya vardr. Vcudmzde birbirini taviz eden yle kark hadiseler geiyor ki bunlar yalnz fizikoimik usullerle takdir ve izah etmee imkan yoktur. Bozulan bir bbrein, cierin, hatta bir dima nescinin vazifesini salim olan ksmlar telafi etmee usayor. lk nazarda fizikoimik kanunlarla izah mmkn grnen bu hadiselerin derinletike hakiki illetleri daha esrarengiz bir hal alyor. Esasen fizyolojide animist ve vitalistlerle fizikoimistler arasndaki mcadelenin balca sebebi de, elde bulunan vastalarn bu muammay zmee kafi gelmemesinden domaktr. Haddizatnda fizyolojide, biyolojide fizikoimik kanunlarn dnda cereyan edecek hi bir hadisenin mevcudiyeti tasavvur edilemez. Fakat unutulmamaldr ki bu kanunlar ancak ruhun dnyamza ait mutavasst maddeler zerindeki maddi tezahrlerine amildir. Halbuki ruhun dnyamzda baz hususi usullerle sezdiimiz yksek maddeleri alakalandran birtakm tezahrleri daha vardr ve bunlar phesiz henz mahiyetlerini bilmediimiz tabiat kanunlariyle idare olunurlar. Tabiat kanunlar yalnz fizik ve kimya kitaplarnda yazlm olanlardan ibaret deildir ve elimizdeki vastalarla btn bunlar mtalaa etmek mmkn olamaz. Uzaklar gitmeye hacet yok; cazibei umumiye nedir? Herkesin tezahrlerini tabii grd bu kuvvetin mahiyetini hangi alim kati olarak izah edebilmitir? Hibir kimse bunu el ile tutulur bir halde ortaya koyamam ve onun eya zerindeki tezahrlerini tetkik etmekten ileri gidememitir.

nsanda yle yksek hayati tezahrler ve ondan daha yksek yle ruhi haller vardr ki umumi cazibe bunlarn yannda ok kaba ve maddi kalr. u halde insan bilgisini tamamlyacak olan yksek ruhi bahislerin mtalaasn yaparken fizikoimik konsepsiyonun fevkine km olmak lazmdr. Bilhassa akl hastalklar tababetinde bu yoldan inkilaba byk bir ihtiya vardr. Acaba bu yeni tetkik usulleri hangi esaslara dayanabilir?... Tabiatta bir alaka ( - Affinite ) kanunu vardr. Her cismin dier baz cisimlerle, her hadisenin dier baz hadiselerle azok farkl bir alakas vardr; veya yoktur. Bu alaka birtakm i ve d artlarla deiir. Mesela O2 nin H ile fazla alakas vardr. Fakat bu kadar iddetli bir alakann tezahr hararet gibi bir amilin yardm ile vukua gelir ki bu da d artlardan birini tekil eder. Eer bu hararet art insanlarca mehul kalm olsayd onlar bu iki cismin birbirine kar olan alakasn tecrbe ile mtalaa edemezlerdi. Bunun gibi kanda bulunan hemoglobin maddesinin hem oksijen hem de karbon oksidine kar birbirinden farkl alakas vardr. Bu yzden havadaki oksijene nispetle pek az bir miktarda bulunan karbon oksidi bir insan zehirleyip ldrebilir. Zira bu gaz kann hemoglobinine oksijenden daha haristir. 1841 de yaplan tecrbelerde 1/10.000 nispetinde karbon oksidini ihtiva eden bir hava dahilinde 96 gn braklan tavanlarn Hemoglobinleri muayene edilmi ve bunlarn 10/100 nun bu zehir tarafndan tutularak hayvanlarn yava yava zehirlendii grlmtr. Bir odada ayr ayr duran iki piyanodan biri alnrken dierinin de alakadar tellerinin ihtizaz haline geldii fizike malum olan hadiselerdendir. lmin her ubesinde muhtelif isimlerle anlan ve hepsi de ayn kanunun eitli tezahrlerinden ibaret bulunan misaller oktur. Elektrik tezahrlerini grmek iin tahtadan veya kauuktan malum aletler kullanlmaz; byle maddeleri bilakis elektrik tezahrlerini grmek istemediimiz yerlerde kullanrz. Keza birisinin fotorafn alrken imik maddeler karsnda lzumlu olan ziyann tesirini ayarlamaa alrz. Hadiselerin tetkiki iin btn bu artlar gz nnde tutmak zaruridir. Bu zarureti takdir edemiyen kimselere cahil deriz. Demek ki ilmin aratrma yollarnda tabi olacamz baz artlar ve bu artlara uygun vastalar vardr ve bu ilim yapacak insann bunlar bilmesi lazmdr. nsan ruhunun yksek seyyal maddeler zerindeki tesirlerini tetkik ederken bu alaka kanununun dnda kalamayz. Fakat buradaki alaka, maddelerin ykseklii derecesinde mulak ve incedir. Bu noktay ihmal ederek yalnz monoton laboratuvar yry ile bu bahse yanamak istiyen baz alimlerin muvaffakiyetsizliini tabii grmek icabeder. nsan yalnz bir tek maddeden veya bir gurup maddelerden veyahut malum birka fizikoimik hallerdeki madde guruplarndan ibaret bir varlk deildir. Her eyden evvel bu hakikati kabul etmek lazmdr. nsan birok maddelerden mteekkildir. Bu maddelerin bir ksm kitaplarmza girmitir; fakat sonsuz olan mtebaki ksmlar bu kitaplara smaz. Tabiattaki maddelerin yalnz sulp, mayi ve gazi hallerinden ibaret bulunduuna bugn bir mektep talebesi bile inanmaz. Modern fizik, eskisinin kuvvet veya maddenin atribs diye tantt bir ok amillerin birer madde olduunu sylyor. Ziyada bu miyandadr. ( 9 ) Bununla beraber eldeki btn mikrometrik usullerle bile ziyay madde olarak takdir etmek kudretine inanlk henz malik bulunmuyor. Demek ki bunda da muvaffak olmak iin lazm olan artlar renmek ve tecrbe vastalarn hazrlamak lazmdr. nsan varl en kaba fizikoimik maddelerden bilemediimiz en ince maddelere kadar uzanp giden saysz maddeler kompleksinden mteekkildir. Bu kompleksin zlmesi kolay ve hatta mmkn olmyacaktr. Morfolojik, biyolojik ve hatta psikolojik bilgilerimiz bu kompleksin henz dnda dolamaktadr. Ve ancak vastalarmzn inkiaf derecesinde ona

nfuz etmek mmkn olabilecektir. Kalbin kaba vurularn lmee kafi gelen sfigmograf aleti bu nazik uzvun elektrik tahavvllerini bize gsteremez; hekimlikte ok faydal bilgileri bize veren bu deiiklikler, daha ince ve hassas bir aletle tesbit edilebilir. Nitekim elektrokardiyoraf dediimiz bu aletin kefinden sonra kalb hastalklar bahsinde mhim terakkiler vukua gelmitir. Fakat bu neviden bir aletin dahi tesbit edemiyecei kadar seyyal olan dier maddi hadiseler uzviyette vardr; denilebilir ki insan dnyamzn hemen hemen en seyyal maddelerini kendisinde toplamtr. Bu maddeleri ve onlar zerinde tezahr eden ruhi tesirleri mtalaa edebilmek iin onlarla alakas olan tetkik vastalarna mracaattan baka are yoktur. Bu da ancak ayn ayardaki maddeleri kullanmakla mmkn olur. u halde hayati tetkik usulleri insan ilminin istikbalde en emin tetkik vastalar arasna girmi olacaktr.

4 nsan ilminin tetkik vastalar

nsan bedeninin morfolojik ve biyolojik usul ve vastalarla tetkiki mmkndr. Fakat ruhun yksek maddeler zerindeki tesirlerini incelemee bu kaba vastalar kafi gelmez. Bunun iin vital usul ve vastalara ihtiya vardr. Zaten birok biyolojik hadiselerin tetkikinde de bu vastalara mracaat ediyoruz. Mesela eritrositlerdeki agltinogen maddesiyle kan seromundaki agltinin maddesi alaka ve mnasebetlerine gre aldmz neticelerden tatbikatta birok faydalar gryoruz. Tpta, biyolojide ve hatta adli ilerde kullanlan bu usul hayati bir taamldr. nsan seromunda agltinin maddesinin bulunup bulunmadn meydana karacak imik bir reaktif bugn elimizde yoktur. Bunu eritrositler zerindeki tesir ekillerine gre tayin ediyoruz. Keza hcrenin esas olan protein maddesi cinse, ahsa, nesce ve hatta nescin canl veya cansz olduuna gre deiir. Bunlarn nevilerinin okluu hakknda Huguneuq unlar sylyor: << Bunlarn says btn adetlerin stndedir; burada bir adet kullanmak istersek 50 ve hatta 100 ziya senesiyle birbirinden uzaklam olan yldzlar aras mesafenin kilometre says kadar byk adetler bulmamz lazm gelir. >> ( 11 ). Bununla beraber milyarlar ve milyarlar bulan bu kadar albmin eitlerini imik vastalarla birbirinden ayrmak mmkn olmuyor. Zira btn bunlar imik reaktifler karsnda birbirine benzemektedirler. Bununla beraber uzviyet ve nesiler bunlarn kendileriyle alakadar olan ksmlarn byk bir hassasiyetle ayrt eder. Bir albumin nevinin hangi bedene ait olduu bu suretle anlalr. Bunun ticarette ve tpta geni tatbik sahalar vardr. Mesela; uzviyet baz mikroplarn faaliyetine kar birtakm mdafaa cisimleri hazrlar; bu maddeleri imik reaktiflerle hazrlyamayz. Fakat mikroplarn kendilerine kar hazrlanm olan bu spesifik cisimleri havi kan suyu iinde derhal harap olmaa yz tuttuklarn grrz. Halbuki mikroplar baka bir mikroba kar husule gelmi olan cisimleri muhtevi kan suyundan mteessir olmazlar. Demek ki imikman mevcudiyetlerinden haberdar olamadmz bu maddelerin nevilerini mikrop bedenleri byk bir hassasiyetle ayrt etmektedir ( 12 ). Keza; gebe kadnlarn idrarnda hayati birtakm cevherler vardr ki bunlar kaba laboratuvar vastalariyle meydana karlamaz. Fakat bu idrar dii farelerin bedenine rnga ettiimiz zaman onlarn yumurtalklarnda birtakm terihi tehavvllerin husule geldiini grrz. Halbuki normal bir kadnn idrar bu deiiklikleri yapmaz. Bu usul tpta bir tehis vastas olarak kullanlr. ( Acsheim- zondek ). Bunun gibi, bir insana rasgele bir albmin maddesi rnga edilse insanda bu albmine kar mhim bir reaksiyon grlmez;

halbuki ayn adama bir mddet sonra ayn madde rnga edilirse uzviyet, hatta hayati tehlikeye koyabilecek, iddetli bir reaksiyon gsterir ( Alerji ). Grlyor ki btn bu ilerde kullandmz vastalar cansz fizik ve kimya vastalar deil, uzvi birtakm maddelerdir. Halbuki insan hayatnda dier yle yksek tezahrler vardr ki yukariki biyolojik hadiseler bunlarn yannda kaba kalr. Onun iindir ki bu sonunculara hatal olarak ruhi tezahrler demilerdir. nsan faaliyetinde her ey ruhidir ve her ey maddidir. Hadiselerde grlen uur ruhtan gelir, fakat onlarn mihanikiyetleri maddeler yolu ile olur. Aradaki fark maddelerin seyyallik derecesinden doan mulaklk ve inceliktedir. Hazm ve teneffs fiillerini mtalaaya yaryan vastalar insann daha yksek tezahrlerini tetkika nasl yaramazsa bunlar iin kullanlan mutat biyolojik taamller de metapsiik hadiselerin tetkikinde ylece ie yaramaz. Mesela her cisimden ( 13 ) ve bilhassa hayat sahibi olan varlklardan ( 14 ) hasl olan iniaat insanda da mevcuttur ( 15 ). Bu emanasyonlar henz hibir ilmin laykiyle mahiyetini tetkik edemedii maddi bir komplekstir. Bunun iinde hararet, elektrikiyet, mknatsiyet, ziya ve renk gibi adi fizik ajanlarla dier vital amiller vardr. Acaba bu yksek vital amillerin hususiyetleri nedir? phesiz bu hususiyetleri baskl, bisturi ve mikroskop nevinden kaba fizik aletlerle tesbit etmek mmkn olmyacaktr. Zira bunlarn hi birisi bu emanasyonlar karsnda bir varlk gsteremez. Bu emanasyonlardan mteessir olan en iyi alet sinir cmlesidir. Sansitif denilen insanlar bu amille karlanca subjektif ve objektif bir takm tezahrler gsterirler. Mesela emanasyonlarn tatbik tarzna gre serinlik lklk, ferahlama ve sknt hisleri duyacaklar gibi, adelelerde de gerilmeler, gevemeler, uyumalar ve ihtilalar grlebilir ( 2, 14 ). te tezahrlerin bu ekillerine gre biz bu emanasyonlarn mahiyetlerini anlamaa alrz. Dier bir misali ele alalm: Btn maddelerde olduu gibi insan bedeninde de materyalizasyon hadisesi husule gelebilir. Bu tabir esas itibariyle yanl olmakla beraber mahsusat alemimizin gayri mahsusat alemimize nispeti bakmndan dorudur. Baz artlar altnda maddeler kendilerini bize hissettrirmiyecek derecede dile olurlar ve tekrar baka bir yerde kondanse olarak bizim iin kabili takdir bir hale girebilirler. imdilik fizikoimik hibir vasta ile tevlit edemediimiz bu halin Medyom denilen baz insan bedenleri vastasiyle yaplabileceini tecrbeler gstermitir. ( 6, 27 ). Burada bu medyomlara mutlaka lzum vardr ve elimizde bir elektrokardiyoraf aleti olmaynca kalbin elektrik tehavvllerini tetkik etmek imkann nasl bulamazsak bu hadiseyi de medyomsuz ylece tetkik edemeyiz. lmi bir hadisenin mtalaasnda yalnz aletin mevcudiyeti de kafi deildir; ayn zamanda onu kullanmaa yaryacak artlar ve bilgiyi de haiz bulunmak lazmdr. Bu hakikatin her zaman tatbik edilememi olmas yznden bilhassa metapsiik ilimler tarihinde birok acayip hikayelerle dolu sayfalar vardr ( 3, 17 ). Mesela gelip geici bir tecesss saikasiyle rasgele yaplvermi bir iki kaprisli tecrbeden sonra metapsiik bir fenomen hakknda verilmi msbet veya menfi hkmler bu miyandadr. Kompleks hayati kuvvetlerin bir dinamosu halinde bulunan insan laboratuvar aleti gibi kullanmak salahiyetini bir aratrcnn kendinde grebilmesi iin onu kullanmaa layk bir duruma girmesi, yani tecrbe artlar hakknda geni bir vukuf ve kavray sahibi olmas lazmdr. Bir insan trans veya somnambl haline sokmak adrenalin provokasyonu yaparak malarya parazitlerini akar kana gndermekten veya reconstruction tecrbesi ile kalbdeki gemi marazi tegayyrleri ihya etmekten daha az nazik bir ameliye deildir.

5 lim ve mahsusat d alem.

Mahsusat alemiyle megul olan ilim ancak vastalarn itkan nispetinde inkiaf edebilmitir. Bu vastalarn imdikinden daha iptidai bulunduu devirlerde ilim de yava yrmekte idi. ( 18 ) Aratrma yollarnda mikro - ve makrometrik usuller tekaml ettike bu yryler hzland. XIX ve XX ci asrlarda ba dndrc bir srat kazand. Bu yzden birok yeni yeni ilmi hakikatler meydana kt. Fizikte, kimyada, tabiat ve biyoloji ilimlerinde daha geni gr imkanlar peyda oldu. Eski klasik konsepsiyonlarn dar enberleri gevedi. Fizikte evvelce her hadise mutlak ve kati telakki edilirdi. Bu gn en kati fizik kanunlar hakknda bile mutlak hkmler verilemiyor. Yeni telakkiye gre hadiselerin oluu birtakm bildiimiz veya bilmediimiz artlara baldr. Evvelce havada braklan bir cismin mutlaka yere dmesi lazmgelecei sylenirdi; bunun yukar da debilecei hakknda hibir fikir ileri srlemezdi. Fakat bugn ilimde imkan sahas ok genilemitir. Havada braklan bir cismin gk yzne de decei sylenebilir. Onun gk yzne dmesinin tarafmzdan tabii ve mmkn grlmemesi btn hadiselere ait artlar bilmemekliimizden ileri gelmektedir. Demekki bu gn yeni bir hadise karsnda kalan bir ilim adamnn tolerans evvelkilerle llemiyecek kadar artmtr. Ve artk herkes inanmtr ki intani bir hastalk amilinin mikroskopik canl varlklardan ileri geldiini kabul edemiyen bir obann hareketiyle, esasl bir tetkik yapmadan metapsiik yksek mebahiste kabli hkmler veren yar mnevver bir adamn hareketi arasnda bir fark yoktur. ok mahdut idrak vastas olan hasselerin dar imkanlar iinde kalarak kainatn btn hadiseleri hakknda mutlak hkmler verenler vardr. Fakat: ( Ben bisturimin ucuna ruh denilen bir eyin asla takldn grmedim. ) ( 20 ) diyen kimselerin bu inan tarzn deitirmee uramak lzumsuzdur. Bizim muhataplarmz Carrelin tabiriyle << ilim amelesi >> olmyan serbest dnceli tarafsz aratrclardr. ( 1 ) Eer mahsusat d alem varsa bu esasen bizim duygumuz dnda kalm bir alem olacaktr. Bu aleme ancak yolunda almak artiyle girmek mmkn olur. Ve bu yolda yalnz duygularmz ve maddi vastalarmz kafi gelmez, onlarn eksiini tamamlyacak dier melekelerimizi de kullanmak zaruretindeyiz ki bunun dnda tahayyl gelir. Tahayylsz ilim olmaz. ( 21 ) Demek ki tahayyl ilimde en esasl bir terakki amilidir. Unutulmasn ki Atom hakknda bu gnk tecribi bilgilere tekaddm eden bir atom faraziyesi evvelden vard. (18 ) Eskilerin srf imajinatif faaliyetleriyle yaatlm olan bu mefhum bugnk yksek atom nazariyelerine yol amtr. lim tarihinde grlr ki ok defa vastaszlk yznden ilimde duran yry tahayyl canlandrm ve bu suretle mahsusat alemimizin gittike genilemesine yardm etmitir. Mahdut olan mahsusat alemimizin varlklar karsnda mahsusat d alemin sonu yoktur. Esasen bu bakmdan ilmin de sonu olmyacaktr. Bu sonsuzluk iinde hangi noktadan balarsak balyalm tahayylmz ancak mahedeleri yakalyacak ve mahedelerde tahayylmz geniletmek suretiyle mahsusat d alemimizde bir ka adm daha ileri gitmemize yaryabilecektir.

En iptidai mahedeler, tahayyln yardm ile byk realitelere yol aar. Newton kafasna den elma hadisesinden sonra fizikin en mhim bir bahsini tekil eden bir arz cazibesi kanunlarn bulmutur. [ 1 ] Kainat byk bir laboratuvardr. Orada geen sonsuz hadiselere nfus ettike insann i grme liyakati artar. Bu liyakat birdenbire artmaz ve insann mahsusat d alemi birdenbire mahsusat alemine inkilap edivermez. Bu sahada adm adm yrmek, birok cehitler gstermek ve tecrbeler geirmek lazmdr. Kainatta her hayat sahibi varlk bir aratrcdr. Onun dnyalardan dnyalara intikal ederek vukua gelen muhaceretinin sebebi de budur. Ve bu aratrmann sonu gelmiyecektir. nsan ta devrindeki dar mahsusat alemini Radyomun Alfa ve Beta ualarndan bahseden zamanmzn geni konsepsiyonlarna eritirebildii gibi daha kimbilir hangi dnce ve duygu ahikalarna da ulatrabilecektir.

MADDE VE UUR

1 Materyalizma ve spiritalizma meselesi

Materyalizma ve spiritalizma meselesi diye asrlardan beri srklenip giden dava ve bundan doan ayrlk, madde hakkndaki bilgimizin eksikliinden ileri gelmitir. Bir taraf yle iddia ediyor : Kainattaki btn hadiseler maddelerin mmeyiz vasf ( attribut ) olan bir takm kuvvetlerin tesiriyle husule gelmektedir. Maddenin dnda ondan mstakil hibir kuvvet yoktur. Btn hadiseler maddelerin olularndan doan kanunlarla cereyan eder. Burada ne idare eden vardr, ne de idare olunan. Kainatta mevcut olan ey sadece tesadfi olarak ebediyet iinde birbiriyle kaynam maddi hadiselerin mucib olduklar mselsel bir takm tezahrlerden ibarettir. Dier tarafn da iddias udur : Kainatta maddeden ayr ve mstakil bir kuvvet vardr ki buna ruh derler. Ruh, maddeyi idare eder. Maddeler atldr, ruh uurludur. Zannediyoruz ki bu dncenin ikisi de dorudur. Fakat ikisi de noksandr. Maddenin mtalaasnda ilerledike bu szmze hak vermek kolaylar. Ademci materyalizmann mevzubahis ettii maddeler, yakn zamana kadar maddenin ancak sulp, mayi ve gaz hallerine gre mnhasr kalan ksmlar idi. Maddeciler materyalizmann ilmi cephesini mdafaa ederken bu hallerdeki maddeleri ne sryorlard. Fakat son senelerdeki inkiaflar bu mdafaa silahlarn eskitti. Bilhassa gazn stndeki maddi hallerin kefi ademci materyalist dnceyi alt st etti. Ve btn hadiselerin yalnz haldeki maddelere muallak olmyacan gsterdi. Eer Buchner veya Moleschoot sa olup da bugn kitap yazsalard artk << haldeki maddelerin dnda hibir varlk yoktur. >> gibi bir iddiada bulunamazlard. Kainatn btn hadiselerini ve tezahrlerini maddi vasflarn imkanlariyle mutlak bir surette tahdit etmee kalkmazdan evvel madde hakknda mkemmel bir bilgiye malik olmak ve maddenin hududunu kati olarak salahiyetle izmi bulunmak icabeder. Acaba insan olunda bu bilgi ve salahiyet var mdr?..

Bugne kadar maddi bilgiler yolunda katettiimiz mesafe hi mesabesindedir. Her hangi ilmi bir bahiste bir iki adm attktan sonra evvela almaz olan bir duvarn nmze dikildiini gryoruz. Biraz altktan sonra bu duvar ayoruz ve bunu grnce ilk hamlede yolun nihayetini bulmuuk, yani btn mehulleri halletmiik zannediyoruz. Bu hal bizi birbirini mteakip gelen gurur dalgalar iinde yuvarlyor. O kadar ki bazan miskince aczimizi unutarak kendimizi uluhiyet derecelerinde yksek grmee balyoruz. Fakat bu hal az devam ediyor, zira birka adm daha atar atmaz evvelkinden daha almaz grnen dier bir duvara bamz arpnca gzmz alyor ve o zaman aczimiz ve cehlimiz btn plakl ile karmza dikiliyor. te bu hal tekaml yolundaki ezeli ve ebedii yrymzde devam edegelen bir hikayedir. Dier taraftan btn maddi kymetleri inkar eden ve kelimenin tam manasiyle maddeden mcerret bir varl kainatmzda kabul eden saf ruhuluk taraftarlarnn da doru yolda yrdklerine kani deiliz. Bizim iinde bulunduumuz kainat fikri, madde fikrinden asla ayrlmaz. leride bahisler okunduka bu szn hakiki manas daha iyi tebarz edecektir. Meur bir kuvvetin madde zerindeki messiriyetini kabul etmeksizin tabiat hadiselerinin mtalaas ne kadar eksik kalrsa bunun tersine olarak maddi maddeler zerindeki tezahrleriniden cda kalm gayri maddi varllarn mtalaas da o kadar noksan ve hatta manasz kalr. O halde ruhun messiriyet kudretiyle maddelerin teessriyet kaabiliyetlerinin birlemesinden doan insan ve kainat, evvela maddelerin iyice mtalaasiyle, saniyen ruhlarn onlar zerinde tezahr eden messiriyet kudretlerinin tetkikiyle tedricen anlalabilir. Halbuki bugnk manasile ne ademci materyalist mektep saikleri, ne de saf ruhuluk taraftarlar insan ve kainat bize az ok anlatabilmee yaryacak olan bu lazimelere malik deildir. Materyalizma ve ispiritalizma davas hakknda imdilik syliyeceimiz sz bu kadardr; baz dier bahislerin mtalaasndan sonra bu husustaki fikirlerimizi tamamlam olacaz.

2 Maddi tezahratn taksimi

Mtalaay kolaylatrmak iin maddelerin tezahratn iki byk gurup altnda toplyabiliriz. Bunlardan biri maddenin ktlevi cesametine aittir. Bunlar idrakimiz karsnda azam ve asgar namtenahide kendilerini gsteren maddelerdir. Bunlarn igal ettii alemlere makrometrik ve mikrometrik alemler diyebiliriz. kincisi de maddenin muhtelif hallerdeki tezahrleridir. Bunlar ayr ayr mtalaa etmee baladmz zaman bir an gelir ki kendimizi tabiatta kaybolmu grrz. Hatta ilk hamlede byk bir hayret ve dehet iinde kalrz. Bu hal bizim kainattaki geriliimizin sembolik bir ifadesidir. Bununla beraber cesaretimizi kaybetmeden ve bilhassa acele etmeden bu sahada yrmee devam etmek mukadderatmzn dnyadaki icaplarnn bir zaruretidir. Biz, gcmzn yettii kadar, ve phesiz ok sathi ve muhtasar bir ekilde, bu sahada biraz dolamak istiyoruz.

A Makrometrik alem

Bu alemin maddeleri hakknda bize en iyi fikri veren astronomidir. O halde evvela astronomik bir gezinti yapmakla ie balyalm. Gkyzne bamz evirip baktmz zaman orada says belli olmyan birok parlak noktacklar grrz, bir ocuk safiyeti ve ruyeti karsnda bunlar semaya parlak kum danecikleri gibi serpilivermi eylerdir. Fakat bularn iinde iki tanesi bykl ve parlakl ile dierlerinden ayrlr: Birisi gnetir; o, bizi adeta yakacak, gzlerimizi kamatracak kadar parlaktr. Gne semamzn hakimidir. O knca dier yldzlarn hepsi sner. te basit bir insan grnden doan bu realite asrlardan beri bir ok insanlar arasnda hkm srmtr. Halbuki hakikat bambakadr. Gkyznde ancak bycek bir portakal kadar kk grnen semamzn bu marur gnei hakikatle aklmzn alamyaca kadar byktr. Yani bizim dnyamz kadar bir milyon yz yirmi alt bin drt yz yetmi iki tane dnya biraraya gelmelidir ki gnein cesameti meydana ksn!... Bu mukayeseyi gzmzn nnde canlandrabilmek iin bir metrelik kutrunda byk bir kre tasavvur edelim; bu, gne olsun. te bu krenin yannda dnyamz kutru ancak bir santimetre olan bir bilya tanesi kadar kk kalr. Halbuki dnyamza nispetle bu kadar muazzam grnen gne kainatta bir zerreden ibarettir. Ve biraz ilerleyince yle devasa ktlelerle karlarz ki onlarn karsnda gneimiz bize gre olan byk heybetine ramen semann hakimi olmak vasfn derhal kaybeder. Ve o zaman biz, semada hangi yldzn hakim olduunu bilemez bir hale geliriz. Zira gneten daha byk o kadar yldzlar ve onlardan da daha byk o kadar dier yldzlar vardr ki bunlardan hangisinin en byk olduunu tayin etmek mmkn olmaz. Halbuki yeryznden biz onlar semada arasra grnp kaybolan ancak birer zerrecik halinde mahede ederiz. Hakikatte bunlarn bykl bamz dndrecek rakkamlara bali olur. Says milyonlar bulan ve hakiki miktar belki dnyamzdakilere ebediyen mehul kalacak olan bu muazzam gnelerden bir tanesini misal olarak ele alalm: Bu, Andromede neblzdr. Bunun bykl gnee nispetle fevkaladedir. Acaba kcek bir nokta halinde arasra gnmze arpan bu neblz semamzn marur gneinden ne kadar daha byktr? Bin defa m, milyon defa m yoksa milyar defa m?... Hayr, bu neblz gneimizden iki yz otuz iki trilyon defa daha byktr!... te insann gzn aacak bir rakkam. Fakat bu rakkam kulaa ilk arpt zaman beyinde byk bir sarsnt yapmaz. Ancak onun zerinde biraz durduumuz zaman uurumuzun bulanmaa baladn duyarz. ki yz otuz iki trilyon mefhumu aritmetik bi ( a ) Bu bahsin sonuna kadar yaplm olan hesaplar takribi ve nispidir. konsepsiyondur ve bu da bize hi bir ey ifade etmez. Bunu jeometrik bir konsepsiyona evirelim: Bunun iin de arzmzdan bir buuk milyon defa byk olan bir kreyi dnelim; bu, takriben gneimizin cesametidir. Bu muazzam krenin iki yz otuz iki trilyar tanesini biraraya getirirsek bu neblzn bykl hakknda kabaca bir fikir edinmi oluruz. Fakat ikiyz otuz iki trilyar tane gne hacmini biraraya getirmek ne demektir? Daha dorusu evvela bu rakkamn manas nedir? Bir insann azami tekellm kudretini ele alarak faslasz bir surette bir saniyede iki rakkam sayabildiini farzedelim; o insann bu artlar altnda yukarki rakkam sayp bitirebilmesi iin takriben drt milyon sene saymas lazm gelir ki bu rakkamn

mefad yle bir saniyelik bir zaman iinde iki tanesini sdrverdiimiz imek sratile gelip geici bir mefhum deil dnyamzdan bir buuk milyon defa dafa byk olan bir gne ktlesi mefhumudur! Demek ki bir insann Andramede byklndeki bir hacmi meydana getirebilmesi iin gece gndz durmadan saniyede ikier tanesini biraraya toplamak artiyle geimiz kadar muazzam hacimlar, saniyede ikier ikier drt milyon sene biraraya getirmesi lazmdr. Byle aklmzn alamyaca rakkamlarla ifade edilen bu byklk karsnda bir insann maddi cesametinin ne kymeti kalr? Eer bu neblzn bykln gsteren rakkamlar hakknda kafamzda takribi bir fikir hasl oldu ise dnyamzn ve bilhassa maddi varlmzn kkl hakknda syliyecek hibir szmz kalmaz. Mutat vastalarla insanlar tarafndan grlebilen yldzlar, astronomlarn sylediine nazaran, ( 23 ) lantikler bir saha iinde toplanmlardr. Bu sahaya ( Voie lactee ) diyorlar. Bir voie lactee iinde bulunan yldzlarn says yzlerce milyona bali olmaktadr. Voie lactee astronomice muayyen bir sahadr. Bu sahann bir ucundan en uzak bir dier ucuna kadar olan mesafe 150 - 200 bin ziya senesine muadildir. Biz aa yukar bir sahann merkezine yakn bir yerde bulunuyoruz. lk nazarda byk bir mana ifade etmiyen bu rakkam mukayeseli bir dnceden sonra insan rktecek dehetli bir kymet halini alr: Saatte bin kilometre sratle giden bir tayyare farzedelim; bu tayyarenin gece gndz durmadan komas artiyle voie lacteemizin bir ucundan dier bir ucuna varabilmesi iin fezada tam iki yz on ksur milyar sene uarak komas lazmdr!... Fakat yine astronomlar diyor ki bu kadar byk bir saha iinde yz milyonlarca yldzdan mteekkil olan voie lacteemiz semann tek bir varl deildir. Bir ok ekstragalaktik neblzler daha vardr ki bunlar voie lacteemizin dnda kalan sistemlerdir. Ve bunlardan herbirinin bykl de hemen hemen bizim voie lacteemizinki kadardr. Keza bunlarn aralarndaki mesafelerin uzunluklar bir voie lacteenin igal ettii sahann uzunluuna yakndr. Buna nazaran saatte bin kilometrelik yol kateden tayyaremizle voie lacteemizin bir ucundan dier bir ucuna ikiyz ksur milyar senede vardktan sonra dier komu neblzn hududuna girebilmek iin tayyaremizin takriben ikiyz ksur milyar sene daha havada umas lazm gelecektir. Grlyor ki saatte bin kilometrelik sratle giden bir tayyareye binip gece gndz seyahat etmek artiyle voie lacteemizin bir ucundan kalkarak dier ucuna vardktan sonra onun yanndaki bir neblze gitmek ve onu da katetmek iin kere ikiyz ksur milyar sene havada faslasz komamz lazm gelecektir. Bu dehetli bir mesafedir. Ve bizim en byk sratimiz bu mesafe karsnda sfr mesabesinde kalr. Fkat i burada durmuyor Yukardaki muazzam rakkam fezada ancak iki voie lacteenin igal ettii sahaya aittir. Acaba semada ka tane voie lacte vardr? Byle efsanevi mesafelerle birbirinden ayrlan ve aklmza smyacak kadar byk olan neblzlerin hakiki says, astronomlara nazaran, insanlarca mehuldr. Ancak son keiflerle varlan neticelere gre bu neblzlerden malum olannn says, iki milyonu bulmutur!... Bu hesaba gre << badndrc >> sratle koan mahut tayyaremizle astronomik alemimizin bir ucundan dier ucuna hi bir vakit varamyacaz!... Fakat unutmyalm ki maddi kainatmz bu kadar kk deildir. inden kamadmz bu hesaplar kainatmzn ancak bizim bildiimiz ufak bir ksmna aittir. Kainatmzn o kadar uzak yerlerine gitmee hacet yok. Voie lacteemiz iinde bulunan yldzlarn bize en yakn yine bir parseklik mesafeden daha uzaktadr. Ve bu mesafe takriben ziya senesine muadildir. Mesela bize en yakn olan komu yldz Promma Centori bizden, 1,11 parsek uzaktadr ki bu, takriben ksur ziya senesi eder. Acaba yukarda sylenen dev

gibi mesafeler yannda bize bir admlk yerde imi gibi yakn grnen bu komu yldza tayyaremizle ka senede varabiliriz? Evvelki mesafeler yannda bunun sz olmaz demeyiniz. nk saatte bin kilometre koan tayyaremizle bu en yakn komumuza gidebilmek iin gece gndz durmadan umak artiyle buuk milyon sene havada durmamz lazmdr!.. Bu yldzdan ziyann bize buuk senede geldiini dnerek u mtalaay yrtebiliriz: Eer gzmz keskin olsayd da orada geen hadiseleri grebilseydik u anda orada grmekte olduumuz hadiseler buuk sene evvel olup bitmi hadiselere mnhasr kalrd. Yani o yldzdaki buuk senelik mazi bize gre bir hal olurdu. Zamann izafiyeti hakknda bu gr te bize bir fikir verebilir. imdi bu yldzdan biraz daha uzaktaki dier bir yldz, mesela Kutup yldzn alalm. Acaba tayyaremiz bu yldza ka senede varacaktr?.. Kutup yldz dnyamzdan krkalt ziya senesi uzaktadr. Tayyaremizin oraya varabilmesi iin elli milyon sene uarak komas lazm gelir. Demek ki kutup yldznda bugn vukua gelen hadiseler bize ancak krkalt sene sonra kendilerini gsterir. Mesela orada u anda 46 yanda bulunan bir insan biz imdi yeni douyormu gibi grrz. Ya yukarda bahsettiim efsanevi mesafelerdeki yldzlarn bize binlerce asrlarda gelen ziyalar karsnda neler dneceiz?.. Kainatn bize gre cereyan eden hadiselerinde mazi, hal ve istikbal gibi zamann ne kadar nispi olduunu bu misaller bize kafi derecede gsterir. Mesela: en kudretli teleskoplarla fotoraf alnabilen yldzlarn bize olan mesafesi krkdrt milyon parsektir ki takriben bu, yzkrk milyon ziya senesine tekabl eder. Bunun asl manas udur: bu yldzdan bugn kopan bir ziya bize ancak yzkrk milyon sene sonra gelecektir. Veyahut biz bugn o yldzn ancak yzkrk milyon sene evvelki halini grebiliyoruz. Buna nazaran eer orada geen hadiseleri grebilseydik bugn grdmz oradaki bir ocuun mektebe gidii, hakikatle yzkrk milyon sene evvel olup bitmi bir hadiseden ibaret kalrd. Keza bizim bugnk halimiz de onlar iin yzkrk milyon senelik bir istikbal hikayesi olurdu. Hulasa maddi cesametler ve fezadaki ktleler arasndaki mesafeler, genilii mehul sahalarda kaybolup gidiyor. Astronomlarn imdiye kadar bize rettii eyler fezann btn sistemlerine amil deildir. Kim bilir daha ne kadar nihayetsiz sahalar iinde ne kadar kefedilecek ve yazlacak veya kefedilip yazlamyacak sistemler vardr!.. Ve bunlarn byklklerine ve aralarndaki mesafelere ait saylar belki bizim asla tasavvur edemiyeceimiz rakkamlara bali olacaktr. B Mikrometrik alem Fakat maddeler yalnz byle azam namtenahi deil, asgar namtenahide de aklmzn alamyaca sahalarda yaylp gitmektedir. Buradaki hesaplar da bizi evvelkinden dha az aknla uratmyacaktr. Maddenin bize en son merhalesi atomdur. Fakat bu anlay nispidir. Yoksa hakikatte atomun son bir madde olduunu kabul edenlerden deiliz. Bir tek atomun da bal bana bir alem, bir ems manzumesi olduunu dndrecek ilmi mtalaalara malikiz. Atom, protonla elektronlardan mteekkildir. Bir proton etrafnda dnen ve her maddeye gre says deien elektronlardan mrekkep bir cmlenin, etrafndaki seyyareleriyle dnen bir gne manzumesinden ne fark vardr? Maddi idrakimizi bir protonla gne arasndaki cesamet fark kadar kltebilseydik ve kendimizi atom manzumesinin iinde kaybolmu bir insan olarak tasavvur edebilseydik atomun bizim iin ems manzumesini tekil eden kocaman bir

alemden fark kalmazd. Mamafi btn bu mtalaalara ramen bizim bu gnk dncemiz karsnda atom maddenin en son idrak edebildiimiz kk bir parasdr. Atom dorudan doruya bizim tetkik vastalarmzdan kaan en kk bir maddedir. ( 18 ) Bir toplu ine ba byklndeki uzvi bir maddede bulunan atomlarn mktarn ne kadar tahmin edersiniz? Bu, yle mthi bir rakkamdr ki evvelce makrometrik hesaplarda sylenen rakkamlar bunun yannda ok kk kalr. Yaplan hesaplara gre bunun miktar 8. 1021 dir. ( 24 ). Ve bu rakkamn ifade ettii manay zihinde suretlendirmek mmkn deildir. Fakat bu rakkamn deheti hakknda belki kabaca bir fikir verir diye mukayese yapacaz: Evvelce Andromede neblz ile gneimizi mukayese ederken aradaki rakkamn kymetini tebarz ettirmek iin bir saniyede ikier saymak artile drt milyon sene saymak lazmdr demitik. Ve hakl olarak bunu pek byk rakkam halinde grmtk. Fakat bir toplu ine ucu cesametindeki uzvi maddeyi tekil eden atomlarn saysna ait yukarki rakkam evvelkinden daha ok fazladr; yani yine bunu saniyede ikier saymak artiyle yzyirmi trilyon senede tamamlyabiliriz!... Bu, bizim iin hakikaten bir ebediyettir. Ve bu ebediyet bizim bir toplu ine ba byklndeki uzvi maddemizi tekil eden atom adetlerinin iine smaktadr. te insann ba burada sersemler. Acaba bu atomun bykl ne kadardr?.. Bu hususta verilecek rakkamlar bize hi bir ey ifade etmez; nk bunlar bizim iin hibir objektif kymeti haiz olmyacak kadar kktrler. Bununla beraber bu hususta kabaca bir fikir edinmek iin burada da mukayese yolu ile baz mtalaalarda bulunmak mmkndr. Bir Crookes balonu ele alalm: Bu balon, iindeki havasnn bir milyonda biri kalncaya kadar tahliye edilmitir. Bunun bir kenarna endksiyon cereyaniyle fevkalade kk, mikroskopik bir delik yaplm olsun. Acaba bu balon iindeki havann miktar tekrar tabii hadde bali oluncaya kadar ne kadar zamann gemesi lazm belecektir? Bu tahmini hesab yapabilmek iin atomlar o kadar kk farzedelim ki bu mikroskopik delikten bir saniyede yz milyon atom rahata beebilsin. Evvela, ancak bir mikroskopla grlebilecek kadar kk olan bir delikten bir saniyede yz milyon tanesinin kolaylkla geebildii bir cismin kkln tasavvur etmek mmkn deildir. Kald ki i bu kadarla da bitmiyor. nk eer farzettiimiz gibi bu delikten saniyede yz milyon atom gemi olsayd acaba bu balonun dolmas iin ne kadar beklememiz lazm gelirdi? Byle bir sual karsnda hemen insann aklna bir ka saatlik zaman gelir. Halbuki yaplan hesaplara gre burada o kadar uzun zaman geecektir ki biz buna Crookesla beraber bir ebediyet deriz ( 20 ). nk bu zaman drtyz ksur milyon senedir. Bu hesaba gr eer dnya ilk kurulduu vakit byle bir balon hazrlanm olsayd bugne kadar belki henz yarlanmam bile olurdu. Halbuki hakikatte i hi te byle olmuyor. Ve bu balonun dolmas iin yarm saatlik bir mddet bol bol kafi geliyor. te atomun kkl hakknda aklmz bu noktadan itibaren durmaa balyor. Zira yarm saatte dolan bu balonun mikroskopik deliinden bir saniyede geen atom miktar bile bizim aklmzn kabul edemiyecei rakkamlara bali olmaktadr. Yaplan hesaplara gre hakikatte bu delikten bir saniyede geen atomlarn says 6. 1021 dir. Bu ne demektir? drakimizin hududundan taan her byk rakkam hakknda olduu gibi burada da evvela hibir fikri reaksiyon veremeyiz; fakat bu rakkamn kymetini de yukarki mukayese yolu ile bulmaa alrsak bamzn dnmee baladn anlarz. Tecrbe edelim: Bu rakkam da evvelki gibi saniyede ikier saymak artiyle takriben yz trilyon sene saymamz lazm gelecektir!.. Bu hesaba gre atomun kkl hakknda edineceimiz fikir ne olabilir?.. Atomlar o kadar kktrler ki saniyede ikier saymak artiyle onlarn yz trilyon senede saysn bitiremiyeceimiz miktar

mikroskopik bir delikten bir saniyede geivermektedir. te bizim idrakimiz karsnda atomun kkl hemen yz trilyon seneye nispetle yarm saniyenin kymeti kadardr!. Atomun son maddi merhale olmadndan evvelce bahsedilmiti. Fakat atomun eczasndan ve eczasnn eczasndan bahsederken makrometrik alemin mtalaasnda karlatmz glklerden ve imkanszlklardan daha byk glklere ve imkanszlklara rasgeleceiz.

C Sonsuz maddi haller alemi

imdiye kadar bahsettiimiz sonsuzluklar, maddenin yalnz cesametine aitti. Ve bu da fizikoimik bir idrakin son haddini tecavz ediyordu. Fakat maddenin dier bir bakmdan mtalaas bizi evvelki kaba ve yeknesak fizikoimik alemden uzaklatracak, ince ve daha ok yksek bir sonsuzluklar diyarna doru sevkedecektir ki biz asl varlmz ve maddi kymetlerimizi bu yolda anlamaa alacaz. Klasik ilme gre maddeler halde bulunurlard. Fakat sulp, mayi, gaz diye anlan bu hallerin ilk ve son olmad bugn ilimde anlalmaa balamtr. Evvela Farady tarafndan nazari olarak ortaya atlan radyant madde hakkndaki fikirleri bilahare Crookes tatbik sahasnda kardktan sonra maddenin gaz st halleri bahsindeki dnce sahas ok genilemitir. 13 cm. kutrundaki bir balonun tabii artlar altnda ihtiva ettii atom adedi 1.1024, dr. Bu hesap Clausius ve Clark Maxwel in termodinamik yoliyle aratrmalar neticesinde bulunmutur. Crookes bu balonun havasn bir milyonda biri kalncya kadar boaltmaya muvaffak olmu ve bu suretle balonun iinde kalan maddenin mutad maddi hususiyetlerinden baka hususiyetlere malik olan yeni bir hale girdiini grmtr. Radyant denilen bu meddede arlk, sertlik, ekil, ademi tenafz ve renk gibi kaba hususiyetler yoktur. te bu madde ilimde X ua gibi geni bir tatbik sahas bulurken fikir hayatnda da yksek dncelere yol amtr. Fakat bu hal acaba maddelerin en son seyyal haddi midir?.. Maddenin bu halini son hal olarak tanmak sulp, mayi, ve gaz halinden baka maddi halleri tanmyan eski fizikilerin dndkleri hataya dmek olur. Crookes balonunun havas bir milyonda bire kadar boaltldktan sonra acaba geride ne miktarda hava kalr? Bu sualle ilk karlaanlarn aklna balonda ok az miktarda hava kalr gibi bir fikir gelebilir. Fakat hakikatte burada kalan havann miktar hi te mhimsenmiyecek kadar az deildir. nk burada bir kentilyon tane atom vardr. Esasen maddenin sonu olmaynca mutlak bir halann yaplabilmesi mevzubahis olamaz. O halde Crookesun yapt bu ameliyeyi namtenahi kere tekrarlamak mmkn olacaktr. Fakat bu, nazari bir laftan ibaret kalr; nk en mkemmel teknik vastalarla bu i bir defa bile glkle yaplabilmitir. Ve maddeler seyyalletike bu glkte murabba ile artacaktr. Buna gre dnyamzn artlariyle bu iin sonuna kadar gitmeye imkan yoktur. Ancak unu dnebiliriz: tabii tazyiki nesimiyi bu kadara azalttktan sonra ilmi ve fikri dncelerimizi alt st eden yepyeni bir madde ile karlatk; acaba bu ameliyeyi bir defa daha tekrar etseydik yani geriye kalan hava miktarn da bir milyonda birine kadar azaltabilseydik ne eit bir madde ile karlaacaktk?.. Halbuki bu ameliyeye ebediyen devam edilebilir ve bizim aczimizin balad yerlerde tabii hadiselerin durmas icap etmez. Eer mmkn olursa, bu ameliye balonda son atom kalncya kadar devam edebilecei gibi, son atomun paralarndan mteekkil,

bilmediimiz alemlerin sonsuz derinliklerine doru da ebediyen devam edip gidebilir ve bu sralarda doacak yksek hadiselerin mahiyetlerini biz bugn tasavvur bile edemeyiz. Tabiatta hala yoktur. Boluk fikri manaszca ancak bizim kafamzda bulunabilir. Atomun son madde olmyacan sylemitik. O, bir alemdir, bir ems manzumesidir demitik. Onun da ayni nispetler dahilinde saysz czlere malik olmas lazm gelir. Bir ems manzumesi olan atomun gnei proton, planetleri de elektronlardr. Bizim ok kaba olan dncemize gre protonla elektronlarn aras kabili ihmal derecede kktr. Fakat bu, egosantrik bir dncedir. Ve bu dnce ile kainatn esrarna nfuz edilemez. Bunun iin hadiseleri ve varlklar yalnz hasselerimizle deil onlarn olu imkanlarn dnerek incelememiz icabeder. Filhakika bizim iin ihmali kabil olan atom aleminin protoniyle elektronlar arasndaki mesafenin gnele planetleri arasndaki mesafeye nispetle 8000 defa daha kyk olduu anlalmtr. imdi kendimizi bir elektron planetinin zerinde oturmu bir varlk halinde dnelim; yukarki hesaba gre gneimiz olan proton ktlesi bize imdiki gneimizden hemen hemen sekiz bin defa daha uzakta grnecektir!.. Acaba o zaman aradaki bu muazzam mesafe bombo mu kalacakt?.. Hayr!..Madde kainatnda boluk yoktur. Her yer bildiimiz, bilmediimiz maddelerle doludur. Esasen kainat varlk demektir. Bolukla kainat fikri asla birleemez. O halde, mdrikemize girecek tabiatta bulunmyan dier yle maddeler vardr ki bunlar bir tek atom aleminin eczas arasndaki muazzam mesafeleri doldurmaktadr. Dncemiz ve muhayyilemiz burada durduu iin atom aleminin eczas arasndaki mesafeleri dolduran bu saysz maddelerin de ayrca birer alem olup olmadklarn sormaa cesaret edemiyoruz. Kainat alemlerle doludur. Bunlar bizim ok dar olan nisbi kymetlerimiz karsnda bir varlk gstermezler ve etrafmz saran dar ufuklarn maverasndaki sonsuzluklarn karanl iinde kaybolup giderler. Kainatta makrometrik ve mikrometrik kymetler ancak bize gredir. Bakalarna gre bu kymetler baka trl olur. Atomla manzumeiems tabiat kanunlar karsnda ayn eydir. Bu bakmdan Crookes balonunu kainatmza benzetebiliriz. Ve kainatmz iinde says sekstilyonlar bulan yldzlar da birer atom gibi dnebiliriz. Fakat byle olunca grrz ki tabiat Crookendan daha ok kudretli almtr; zira kainat balonunun muhteviyat Crookesunkinden daha ok seyyaldir; yaplan hesaplara gre bir santimetre mikab kainata den maddenin arl bir gramn bir trilyonda birinin bir trilyonda birinin on be milyonda biridir! ( 23 ). Eer Crookes balonunu bu kadar seyyal bir hale koyabilmi olsayd belki bir kainat yaratrd! Kocaman bir Crookes balonuna benziyen ve ondan daha ok ilerideki seyyal maddeleri ihtiva eden kainat balonunun muhteviyat acaba nasl yksek maddi kudretlere ve hususiyetlere maliktir?.. Bilmiyoruz. Maddeler seyyalletike vasflar ve kendilerinde mndemi olan kudretleri deiir. Bu nokta zerinde durmazdan evvel madde - kuvvet meselesi zerinde biraz konumak faydal olur. Biliyoruz ki atomlarn birtakm ihtizazlar vardr. Bu ihtizazlar da maddenin teekklatnda mndemi olan enerjinin mevlududur. Ne ihtizazlar maddeden, ne de maddeyi ihtizazlardan ayrmak mevzuubahis olamaz. Bunlar birbirinin lazm gayri mfarikdrar.. Bu ihtizazlarn keyfiyet ve kemiyetlerine gre maddenin inkilaplar ve tezahrleri meydana gelir. O halde atomlarn ihtizazlar zerinde messir olabilen her hangi yksek bir amil maddelerin tezahrlerinde ve inkilaplarnda hakim bir rol oynar. Bu hal atomlarn bnyelerini deitirmek veya onlar paralamak sutetiyle olur. Maddelerin eczas arasnda mevcut olan hareketler ne kadar sratlenir ve komplike bir hal alrsa vahit hacmndaki atom miktar o nispette azalr ve

madde de bizim tetkik vastalarmzdan ve idrakimizden o nispette uzaklar. Yani bizim iin o nispette gayri mahsus olan alemlere karr. Buz, su maddesinin bize en bariz grnen bir halidir. Atldr, ekli sabittir, billurlamtr, sertlii vardr, hlasa o, kaba bir maddedir. Bu madde su halini alnca hususiyetlerinden bir ksmn kaybetmee balar. Mesela d tesirlere kar evvelkinden daha kolaylkla cevap verir, eklini muhafaza etmez, evvelki kadar salabeti kalmamtr, seyyaldir. Su maddesi buhar olunca hasselerimizden bsbtn kamaa yz tutmu bir hal alr. Artk onun sabit olmyan bir ekli de kalmaz. Onu gremeyiz, rengi yoktur, tabii halinde iken bize gre hibir sertlii kalmamtr, hlasa o, artk dorudan doruya kendisini hissettirecek maddi vasflarn kaybetmek yolundadr. Fakat buna mukabil ne su, ne de buz halinde grnmiyen kudretler onda tezahr etmee balar. O, arz cazibesinin daha az tesirine maruzdur, bulunduu kaplardan kamaa alr inbisat kabiliyeti fazladr. u maddi halin birbiriyle mukayesesi maddelerin gazst hallere getikleri zaman yryecekleri yolu aydnlatc fikirleri bize verebilir. XIX uncu asrda Farady aa yukar yle sylyordu: Gazlar daha seyyal bir hale koyarsak hasl olacak yeni hallerle gaz hali arasnda birok farklar belirecektir. lerde maddeleri gaz halinden radyan hale geirdiimiz zaman [ 1 ] tpk mayi halden gaz haline geerken olduu gibi, onlarn maddi vasflarndan biroklarn daha kaybettiklerini greceiz. Cisimler kesifletike vasflarnda kesret husule gelmektedir. Sulpten mayi ve mayiden gaz haline getike cisimlerde grlen eitli vasflarn yava yava azalp kaybolduunu gryoruz. Sulp cisimler mayi oldukar zaman kendilerinde [ 1 ] Bu i bilahare yukarda sylediimiz gibi, W. Crookes tarafndan tahakkuk ettirilmitir. sertlik ve yumuaklk anat kalmyor. Billurlar kayboluyor, renk ve ademi effafiyet hususiyetleri ok defa renksiz bir effafla inkilap ediyor, molekllerin hareketleri daha ziyade mkemmelleiyor. Fakat bunlar gaz haline gelince orada da dier bir ok vasflarn daha kaybolduunu gryoruz; mesela cisimleri birbirinden ayrtan arlk farklar gazlarda hemen hemen kalmam gibidir, renk farklar da yoktur, gaz haline giren cisimler kamilen effaf ve elastikidirler. Btn bunlar bize hemen hemen ayn bir cisim imi gibi grnrler. Bu da sulp, ve mayi cisimleri birbirinden tefrika yaryan sertlik, effafszlk, renk ve ekil gibi bir takm vasflarn kaybolup onlarn yerine gayet hafif bir siklet ile ehemmiyetsiz birka hususiyetin kalm olmasndan ileri gelir. Cisimler seyyal hallere getike kendilerinde meknuz bulunan kudretlerin tezahrleri artar. Mesela, bir buuk kilogramlk bir gaz 134 smm. sathndaki bir elik menur zerinde aadaki tesirleri husule getirir: A Bu menuru 300 nesimi tazyka muadil bir tazykla ezer. B Onu ancak bir milyon kilogramlk bir tazykn yapabilecei tarzda paralar ( 25 ). Halbuki bu ileri yapan gazn arl nihayet bir buuk kilogramdr. Buna nazaran hasselerimizi rten kesif maddelerin maverasna muhayyilemizi ve mdrikemizi uzatabildiimiz nispette daima yeni ufuklarla karlaacaz ve bu sonsuz ufuklarda yaylan maddelerin bizim bildiimiz vasflarndan ayrlp birtakm yksek kudretler iktisap ettiine ahit olacaz ki bu fikir bizi maddelerin en son hadlerinden bir tek cevher haline girdii ve uurlu d messirlerin ( ruhlarn ) ilahi kanunlar altnda gsterecekleri faaliyetlere gre aalara doru inerken kesret haline sokulduklar ve bu suretle maddi kainatn saysz eitlerini meydana getirdikleri dncesine sevkeder.

Netice nedir?... Biz asgar ve azam namtenahilerde uzanp giden maddi kainatn her hangi bilemediimiz bir noktasnda hapsolmu bulunuyoruz. Madde zerindeki messiriyetimiz de ancak buna gre ayarlanm ve tahdit edilmitir. Bu hudutsuz sahada atacamz admlar sonsuzlua nispetle daima bir hiten ibaret olacaktr. Bu hilik iinde kalan ve maddesiyle fani olan biz zavalllarn mutlak bir lisanla kainatmzda maddeden tecerrt etmi saf ruhlarn mevcudiyetlerinden bahsetmemiz veya bunun bsbtn aksine olarak maddeden baka hibir varln mevcudiyeti imkann kabul etmemee kalkmamz hakikaten masumane kir ocuk cretkarl olur.

Maddi kainat bizlere gre, hem aadan hem de yukardan karanlklar iine gmlm yle muazzam bir varlktr ki daha biz onun hangi noktasnda yaadmz bile bilmiyoruz. Bu drtba mamur olan cehlimiz ve aczimiz karsnda maddenin balangcndan veya mntehasndan nasl bahsedebiliriz?... Ne fizikoimik, ne de metapsiik bilgilermiz hakikat aleminin zirvesine varm deildir. Hatta sonsuzlua nispet edersek btn ilimdeki terakkilerimizi bir ka admlk ilerleme bile sayamayz.

MADDE VE UUR

1 Materyalizma ve spiritalizma meselesi

Materyalizma ve spiritalizma meselesi diye asrlardan beri srklenip giden dava ve bundan doan ayrlk, madde hakkndaki bilgimizin eksikliinden ileri gelmitir. Bir taraf yle iddia ediyor : Kainattaki btn hadiseler maddelerin mmeyiz vasf ( attribut ) olan bir takm kuvvetlerin tesiriyle husule gelmektedir. Maddenin dnda ondan mstakil hibir kuvvet yoktur. Btn hadiseler maddelerin olularndan doan kanunlarla cereyan eder. Burada ne idare eden vardr, ne de idare olunan. Kainatta mevcut olan ey sadece tesadfi olarak ebediyet iinde birbiriyle kaynam maddi hadiselerin mucib olduklar mselsel bir takm tezahrlerden ibarettir. Dier tarafn da iddias udur : Kainatta maddeden ayr ve mstakil bir kuvvet vardr ki buna ruh derler. Ruh, maddeyi idare eder. Maddeler atldr, ruh uurludur. Zannediyoruz ki bu dncenin ikisi de dorudur. Fakat ikisi de noksandr. Maddenin mtalaasnda ilerledike bu szmze hak vermek kolaylar. Ademci materyalizmann mevzubahis ettii maddeler, yakn zamana kadar maddenin ancak sulp, mayi ve gaz hallerine gre mnhasr kalan ksmlar idi. Maddeciler materyalizmann ilmi cephesini mdafaa ederken bu hallerdeki maddeleri ne sryorlard. Fakat son senelerdeki inkiaflar bu mdafaa silahlarn eskitti. Bilhassa gazn stndeki maddi hallerin kefi ademci materyalist dnceyi alt st etti. Ve btn hadiselerin yalnz haldeki maddelere muallak olmyacan gsterdi. Eer Buchner veya Moleschoot sa olup da bugn kitap yazsalard artk

<< haldeki maddelerin dnda hibir varlk yoktur. >> gibi bir iddiada bulunamazlard. Kainatn btn hadiselerini ve tezahrlerini maddi vasflarn imkanlariyle mutlak bir surette tahdit etmee kalkmazdan evvel madde hakknda mkemmel bir bilgiye malik olmak ve maddenin hududunu kati olarak salahiyetle izmi bulunmak icabeder. Acaba insan olunda bu bilgi ve salahiyet var mdr?.. Bugne kadar maddi bilgiler yolunda katettiimiz mesafe hi mesabesindedir. Her hangi ilmi bir bahiste bir iki adm attktan sonra evvela almaz olan bir duvarn nmze dikildiini gryoruz. Biraz altktan sonra bu duvar ayoruz ve bunu grnce ilk hamlede yolun nihayetini bulmuuk, yani btn mehulleri halletmiik zannediyoruz. Bu hal bizi birbirini mteakip gelen gurur dalgalar iinde yuvarlyor. O kadar ki bazan miskince aczimizi unutarak kendimizi uluhiyet derecelerinde yksek grmee balyoruz. Fakat bu hal az devam ediyor, zira birka adm daha atar atmaz evvelkinden daha almaz grnen dier bir duvara bamz arpnca gzmz alyor ve o zaman aczimiz ve cehlimiz btn plakl ile karmza dikiliyor. te bu hal tekaml yolundaki ezeli ve ebedii yrymzde devam edegelen bir hikayedir. Dier taraftan btn maddi kymetleri inkar eden ve kelimenin tam manasiyle maddeden mcerret bir varl kainatmzda kabul eden saf ruhuluk taraftarlarnn da doru yolda yrdklerine kani deiliz. Bizim iinde bulunduumuz kainat fikri, madde fikrinden asla ayrlmaz. leride bahisler okunduka bu szn hakiki manas daha iyi tebarz edecektir. Meur bir kuvvetin madde zerindeki messiriyetini kabul etmeksizin tabiat hadiselerinin mtalaas ne kadar eksik kalrsa bunun tersine olarak maddi maddeler zerindeki tezahrleriniden cda kalm gayri maddi varllarn mtalaas da o kadar noksan ve hatta manasz kalr. O halde ruhun messiriyet kudretiyle maddelerin teessriyet kaabiliyetlerinin birlemesinden doan insan ve kainat, evvela maddelerin iyice mtalaasiyle, saniyen ruhlarn onlar zerinde tezahr eden messiriyet kudretlerinin tetkikiyle tedricen anlalabilir. Halbuki bugnk manasile ne ademci materyalist mektep saikleri, ne de saf ruhuluk taraftarlar insan ve kainat bize az ok anlatabilmee yaryacak olan bu lazimelere malik deildir. Materyalizma ve ispiritalizma davas hakknda imdilik syliyeceimiz sz bu kadardr; baz dier bahislerin mtalaasndan sonra bu husustaki fikirlerimizi tamamlam olacaz.

2 Maddi tezahratn taksimi

Mtalaay kolaylatrmak iin maddelerin tezahratn iki byk gurup altnda toplyabiliriz. Bunlardan biri maddenin ktlevi cesametine aittir. Bunlar idrakimiz karsnda azam ve asgar namtenahide kendilerini gsteren maddelerdir. Bunlarn igal ettii alemlere makrometrik ve mikrometrik alemler diyebiliriz. kincisi de maddenin muhtelif hallerdeki tezahrleridir. Bunlar ayr ayr mtalaa etmee baladmz zaman bir an gelir ki kendimizi tabiatta kaybolmu grrz. Hatta ilk hamlede byk bir hayret ve dehet iinde kalrz. Bu hal bizim

kainattaki geriliimizin sembolik bir ifadesidir. Bununla beraber cesaretimizi kaybetmeden ve bilhassa acele etmeden bu sahada yrmee devam etmek mukadderatmzn dnyadaki icaplarnn bir zaruretidir. Biz, gcmzn yettii kadar, ve phesiz ok sathi ve muhtasar bir ekilde, bu sahada biraz dolamak istiyoruz.

A Makrometrik alem

Bu alemin maddeleri hakknda bize en iyi fikri veren astronomidir. O halde evvela astronomik bir gezinti yapmakla ie balyalm. Gkyzne bamz evirip baktmz zaman orada says belli olmyan birok parlak noktacklar grrz, bir ocuk safiyeti ve ruyeti karsnda bunlar semaya parlak kum danecikleri gibi serpilivermi eylerdir. Fakat bularn iinde iki tanesi bykl ve parlakl ile dierlerinden ayrlr: Birisi gnetir; o, bizi adeta yakacak, gzlerimizi kamatracak kadar parlaktr. Gne semamzn hakimidir. O knca dier yldzlarn hepsi sner. te basit bir insan grnden doan bu realite asrlardan beri bir ok insanlar arasnda hkm srmtr. Halbuki hakikat bambakadr. Gkyznde ancak bycek bir portakal kadar kk grnen semamzn bu marur gnei hakikatle aklmzn alamyaca kadar byktr. Yani bizim dnyamz kadar bir milyon yz yirmi alt bin drt yz yetmi iki tane dnya biraraya gelmelidir ki gnein cesameti meydana ksn!... Bu mukayeseyi gzmzn nnde canlandrabilmek iin bir metrelik kutrunda byk bir kre tasavvur edelim; bu, gne olsun. te bu krenin yannda dnyamz kutru ancak bir santimetre olan bir bilya tanesi kadar kk kalr. Halbuki dnyamza nispetle bu kadar muazzam grnen gne kainatta bir zerreden ibarettir. Ve biraz ilerleyince yle devasa ktlelerle karlarz ki onlarn karsnda gneimiz bize gre olan byk heybetine ramen semann hakimi olmak vasfn derhal kaybeder. Ve o zaman biz, semada hangi yldzn hakim olduunu bilemez bir hale geliriz. Zira gneten daha byk o kadar yldzlar ve onlardan da daha byk o kadar dier yldzlar vardr ki bunlardan hangisinin en byk olduunu tayin etmek mmkn olmaz. Halbuki yeryznden biz onlar semada arasra grnp kaybolan ancak birer zerrecik halinde mahede ederiz. Hakikatte bunlarn bykl bamz dndrecek rakkamlara bali olur. Says milyonlar bulan ve hakiki miktar belki dnyamzdakilere ebediyen mehul kalacak olan bu muazzam gnelerden bir tanesini misal olarak ele alalm: Bu, Andromede neblzdr. Bunun bykl gnee nispetle fevkaladedir. Acaba kcek bir nokta halinde arasra gnmze arpan bu neblz semamzn marur gneinden ne kadar daha byktr? Bin defa m, milyon defa m yoksa milyar defa m?... Hayr, bu neblz gneimizden iki yz otuz iki trilyon defa daha byktr!... te insann gzn aacak bir rakkam. Fakat bu rakkam kulaa ilk arpt zaman beyinde byk bir sarsnt yapmaz. Ancak onun zerinde biraz durduumuz zaman uurumuzun bulanmaa baladn duyarz. ki yz otuz iki trilyon mefhumu aritmetik bi ( a ) Bu bahsin sonuna kadar yaplm olan hesaplar takribi ve nispidir. konsepsiyondur ve bu da bize hi bir ey ifade etmez. Bunu jeometrik bir konsepsiyona

evirelim: Bunun iin de arzmzdan bir buuk milyon defa byk olan bir kreyi dnelim; bu, takriben gneimizin cesametidir. Bu muazzam krenin iki yz otuz iki trilyar tanesini biraraya getirirsek bu neblzn bykl hakknda kabaca bir fikir edinmi oluruz. Fakat ikiyz otuz iki trilyar tane gne hacmini biraraya getirmek ne demektir? Daha dorusu evvela bu rakkamn manas nedir? Bir insann azami tekellm kudretini ele alarak faslasz bir surette bir saniyede iki rakkam sayabildiini farzedelim; o insann bu artlar altnda yukarki rakkam sayp bitirebilmesi iin takriben drt milyon sene saymas lazm gelir ki bu rakkamn mefad yle bir saniyelik bir zaman iinde iki tanesini sdrverdiimiz imek sratile gelip geici bir mefhum deil dnyamzdan bir buuk milyon defa dafa byk olan bir gne ktlesi mefhumudur! Demek ki bir insann Andramede byklndeki bir hacmi meydana getirebilmesi iin gece gndz durmadan saniyede ikier tanesini biraraya toplamak artiyle geimiz kadar muazzam hacimlar, saniyede ikier ikier drt milyon sene biraraya getirmesi lazmdr. Byle aklmzn alamyaca rakkamlarla ifade edilen bu byklk karsnda bir insann maddi cesametinin ne kymeti kalr? Eer bu neblzn bykln gsteren rakkamlar hakknda kafamzda takribi bir fikir hasl oldu ise dnyamzn ve bilhassa maddi varlmzn kkl hakknda syliyecek hibir szmz kalmaz. Mutat vastalarla insanlar tarafndan grlebilen yldzlar, astronomlarn sylediine nazaran, ( 23 ) lantikler bir saha iinde toplanmlardr. Bu sahaya ( Voie lactee ) diyorlar. Bir voie lactee iinde bulunan yldzlarn says yzlerce milyona bali olmaktadr. Voie lactee astronomice muayyen bir sahadr. Bu sahann bir ucundan en uzak bir dier ucuna kadar olan mesafe 150 - 200 bin ziya senesine muadildir. Biz aa yukar bir sahann merkezine yakn bir yerde bulunuyoruz. lk nazarda byk bir mana ifade etmiyen bu rakkam mukayeseli bir dnceden sonra insan rktecek dehetli bir kymet halini alr: Saatte bin kilometre sratle giden bir tayyare farzedelim; bu tayyarenin gece gndz durmadan komas artiyle voie lacteemizin bir ucundan dier bir ucuna varabilmesi iin fezada tam iki yz on ksur milyar sene uarak komas lazmdr!... Fakat yine astronomlar diyor ki bu kadar byk bir saha iinde yz milyonlarca yldzdan mteekkil olan voie lacteemiz semann tek bir varl deildir. Bir ok ekstragalaktik neblzler daha vardr ki bunlar voie lacteemizin dnda kalan sistemlerdir. Ve bunlardan herbirinin bykl de hemen hemen bizim voie lacteemizinki kadardr. Keza bunlarn aralarndaki mesafelerin uzunluklar bir voie lacteenin igal ettii sahann uzunluuna yakndr. Buna nazaran saatte bin kilometrelik yol kateden tayyaremizle voie lacteemizin bir ucundan dier bir ucuna ikiyz ksur milyar senede vardktan sonra dier komu neblzn hududuna girebilmek iin tayyaremizin takriben ikiyz ksur milyar sene daha havada umas lazm gelecektir. Grlyor ki saatte bin kilometrelik sratle giden bir tayyareye binip gece gndz seyahat etmek artiyle voie lacteemizin bir ucundan kalkarak dier ucuna vardktan sonra onun yanndaki bir neblze gitmek ve onu da katetmek iin kere ikiyz ksur milyar sene havada faslasz komamz lazm gelecektir. Bu dehetli bir mesafedir. Ve bizim en byk sratimiz bu mesafe karsnda sfr mesabesinde kalr. Fkat i burada durmuyor Yukardaki muazzam rakkam fezada ancak iki voie lacteenin igal ettii sahaya aittir. Acaba semada ka tane voie lacte vardr? Byle efsanevi mesafelerle birbirinden ayrlan ve aklmza smyacak kadar byk olan neblzlerin hakiki says, astronomlara nazaran, insanlarca mehuldr. Ancak son keiflerle varlan neticelere gre bu neblzlerden malum olannn says, iki milyonu bulmutur!... Bu hesaba gre << badndrc >> sratle koan mahut tayyaremizle astronomik alemimizin bir ucundan dier ucuna hi bir vakit varamyacaz!...

Fakat unutmyalm ki maddi kainatmz bu kadar kk deildir. inden kamadmz bu hesaplar kainatmzn ancak bizim bildiimiz ufak bir ksmna aittir. Kainatmzn o kadar uzak yerlerine gitmee hacet yok. Voie lacteemiz iinde bulunan yldzlarn bize en yakn yine bir parseklik mesafeden daha uzaktadr. Ve bu mesafe takriben ziya senesine muadildir. Mesela bize en yakn olan komu yldz Promma Centori bizden, 1,11 parsek uzaktadr ki bu, takriben ksur ziya senesi eder. Acaba yukarda sylenen dev gibi mesafeler yannda bize bir admlk yerde imi gibi yakn grnen bu komu yldza tayyaremizle ka senede varabiliriz? Evvelki mesafeler yannda bunun sz olmaz demeyiniz. nk saatte bin kilometre koan tayyaremizle bu en yakn komumuza gidebilmek iin gece gndz durmadan umak artiyle buuk milyon sene havada durmamz lazmdr!.. Bu yldzdan ziyann bize buuk senede geldiini dnerek u mtalaay yrtebiliriz: Eer gzmz keskin olsayd da orada geen hadiseleri grebilseydik u anda orada grmekte olduumuz hadiseler buuk sene evvel olup bitmi hadiselere mnhasr kalrd. Yani o yldzdaki buuk senelik mazi bize gre bir hal olurdu. Zamann izafiyeti hakknda bu gr te bize bir fikir verebilir. imdi bu yldzdan biraz daha uzaktaki dier bir yldz, mesela Kutup yldzn alalm. Acaba tayyaremiz bu yldza ka senede varacaktr?.. Kutup yldz dnyamzdan krkalt ziya senesi uzaktadr. Tayyaremizin oraya varabilmesi iin elli milyon sene uarak komas lazm gelir. Demek ki kutup yldznda bugn vukua gelen hadiseler bize ancak krkalt sene sonra kendilerini gsterir. Mesela orada u anda 46 yanda bulunan bir insan biz imdi yeni douyormu gibi grrz. Ya yukarda bahsettiim efsanevi mesafelerdeki yldzlarn bize binlerce asrlarda gelen ziyalar karsnda neler dneceiz?.. Kainatn bize gre cereyan eden hadiselerinde mazi, hal ve istikbal gibi zamann ne kadar nispi olduunu bu misaller bize kafi derecede gsterir. Mesela: en kudretli teleskoplarla fotoraf alnabilen yldzlarn bize olan mesafesi krkdrt milyon parsektir ki takriben bu, yzkrk milyon ziya senesine tekabl eder. Bunun asl manas udur: bu yldzdan bugn kopan bir ziya bize ancak yzkrk milyon sene sonra gelecektir. Veyahut biz bugn o yldzn ancak yzkrk milyon sene evvelki halini grebiliyoruz. Buna nazaran eer orada geen hadiseleri grebilseydik bugn grdmz oradaki bir ocuun mektebe gidii, hakikatle yzkrk milyon sene evvel olup bitmi bir hadiseden ibaret kalrd. Keza bizim bugnk halimiz de onlar iin yzkrk milyon senelik bir istikbal hikayesi olurdu. Hulasa maddi cesametler ve fezadaki ktleler arasndaki mesafeler, genilii mehul sahalarda kaybolup gidiyor. Astronomlarn imdiye kadar bize rettii eyler fezann btn sistemlerine amil deildir. Kim bilir daha ne kadar nihayetsiz sahalar iinde ne kadar kefedilecek ve yazlacak veya kefedilip yazlamyacak sistemler vardr!.. Ve bunlarn byklklerine ve aralarndaki mesafelere ait saylar belki bizim asla tasavvur edemiyeceimiz rakkamlara bali olacaktr. B Mikrometrik alem Fakat maddeler yalnz byle azam namtenahi deil, asgar namtenahide de aklmzn alamyaca sahalarda yaylp gitmektedir. Buradaki hesaplar da bizi evvelkinden dha az aknla uratmyacaktr.

Maddenin bize en son merhalesi atomdur. Fakat bu anlay nispidir. Yoksa hakikatte atomun son bir madde olduunu kabul edenlerden deiliz. Bir tek atomun da bal bana bir alem, bir ems manzumesi olduunu dndrecek ilmi mtalaalara malikiz. Atom, protonla elektronlardan mteekkildir. Bir proton etrafnda dnen ve her maddeye gre says deien elektronlardan mrekkep bir cmlenin, etrafndaki seyyareleriyle dnen bir gne manzumesinden ne fark vardr? Maddi idrakimizi bir protonla gne arasndaki cesamet fark kadar kltebilseydik ve kendimizi atom manzumesinin iinde kaybolmu bir insan olarak tasavvur edebilseydik atomun bizim iin ems manzumesini tekil eden kocaman bir alemden fark kalmazd. Mamafi btn bu mtalaalara ramen bizim bu gnk dncemiz karsnda atom maddenin en son idrak edebildiimiz kk bir parasdr. Atom dorudan doruya bizim tetkik vastalarmzdan kaan en kk bir maddedir. ( 18 ) Bir toplu ine ba byklndeki uzvi bir maddede bulunan atomlarn mktarn ne kadar tahmin edersiniz? Bu, yle mthi bir rakkamdr ki evvelce makrometrik hesaplarda sylenen rakkamlar bunun yannda ok kk kalr. Yaplan hesaplara gre bunun miktar 8. 1021 dir. ( 24 ). Ve bu rakkamn ifade ettii manay zihinde suretlendirmek mmkn deildir. Fakat bu rakkamn deheti hakknda belki kabaca bir fikir verir diye mukayese yapacaz: Evvelce Andromede neblz ile gneimizi mukayese ederken aradaki rakkamn kymetini tebarz ettirmek iin bir saniyede ikier saymak artile drt milyon sene saymak lazmdr demitik. Ve hakl olarak bunu pek byk rakkam halinde grmtk. Fakat bir toplu ine ucu cesametindeki uzvi maddeyi tekil eden atomlarn saysna ait yukarki rakkam evvelkinden daha ok fazladr; yani yine bunu saniyede ikier saymak artiyle yzyirmi trilyon senede tamamlyabiliriz!... Bu, bizim iin hakikaten bir ebediyettir. Ve bu ebediyet bizim bir toplu ine ba byklndeki uzvi maddemizi tekil eden atom adetlerinin iine smaktadr. te insann ba burada sersemler. Acaba bu atomun bykl ne kadardr?.. Bu hususta verilecek rakkamlar bize hi bir ey ifade etmez; nk bunlar bizim iin hibir objektif kymeti haiz olmyacak kadar kktrler. Bununla beraber bu hususta kabaca bir fikir edinmek iin burada da mukayese yolu ile baz mtalaalarda bulunmak mmkndr. Bir Crookes balonu ele alalm: Bu balon, iindeki havasnn bir milyonda biri kalncaya kadar tahliye edilmitir. Bunun bir kenarna endksiyon cereyaniyle fevkalade kk, mikroskopik bir delik yaplm olsun. Acaba bu balon iindeki havann miktar tekrar tabii hadde bali oluncaya kadar ne kadar zamann gemesi lazm belecektir? Bu tahmini hesab yapabilmek iin atomlar o kadar kk farzedelim ki bu mikroskopik delikten bir saniyede yz milyon atom rahata beebilsin. Evvela, ancak bir mikroskopla grlebilecek kadar kk olan bir delikten bir saniyede yz milyon tanesinin kolaylkla geebildii bir cismin kkln tasavvur etmek mmkn deildir. Kald ki i bu kadarla da bitmiyor. nk eer farzettiimiz gibi bu delikten saniyede yz milyon atom gemi olsayd acaba bu balonun dolmas iin ne kadar beklememiz lazm gelirdi? Byle bir sual karsnda hemen insann aklna bir ka saatlik zaman gelir. Halbuki yaplan hesaplara gre burada o kadar uzun zaman geecektir ki biz buna Crookesla beraber bir ebediyet deriz ( 20 ). nk bu zaman drtyz ksur milyon senedir. Bu hesaba gr eer dnya ilk kurulduu vakit byle bir balon hazrlanm olsayd bugne kadar belki henz yarlanmam bile olurdu. Halbuki hakikatte i hi te byle olmuyor. Ve bu balonun dolmas iin yarm saatlik bir mddet bol bol kafi geliyor. te atomun kkl hakknda aklmz bu noktadan itibaren durmaa balyor. Zira yarm saatte dolan bu balonun mikroskopik deliinden bir saniyede geen atom miktar bile bizim aklmzn kabul

edemiyecei rakkamlara bali olmaktadr. Yaplan hesaplara gre hakikatte bu delikten bir saniyede geen atomlarn says 6. 1021 dir. Bu ne demektir? drakimizin hududundan taan her byk rakkam hakknda olduu gibi burada da evvela hibir fikri reaksiyon veremeyiz; fakat bu rakkamn kymetini de yukarki mukayese yolu ile bulmaa alrsak bamzn dnmee baladn anlarz. Tecrbe edelim: Bu rakkam da evvelki gibi saniyede ikier saymak artiyle takriben yz trilyon sene saymamz lazm gelecektir!.. Bu hesaba gre atomun kkl hakknda edineceimiz fikir ne olabilir?.. Atomlar o kadar kktrler ki saniyede ikier saymak artiyle onlarn yz trilyon senede saysn bitiremiyeceimiz miktar mikroskopik bir delikten bir saniyede geivermektedir. te bizim idrakimiz karsnda atomun kkl hemen yz trilyon seneye nispetle yarm saniyenin kymeti kadardr!. Atomun son maddi merhale olmadndan evvelce bahsedilmiti. Fakat atomun eczasndan ve eczasnn eczasndan bahsederken makrometrik alemin mtalaasnda karlatmz glklerden ve imkanszlklardan daha byk glklere ve imkanszlklara rasgeleceiz.

C Sonsuz maddi haller alemi

imdiye kadar bahsettiimiz sonsuzluklar, maddenin yalnz cesametine aitti. Ve bu da fizikoimik bir idrakin son haddini tecavz ediyordu. Fakat maddenin dier bir bakmdan mtalaas bizi evvelki kaba ve yeknesak fizikoimik alemden uzaklatracak, ince ve daha ok yksek bir sonsuzluklar diyarna doru sevkedecektir ki biz asl varlmz ve maddi kymetlerimizi bu yolda anlamaa alacaz. Klasik ilme gre maddeler halde bulunurlard. Fakat sulp, mayi, gaz diye anlan bu hallerin ilk ve son olmad bugn ilimde anlalmaa balamtr. Evvela Farady tarafndan nazari olarak ortaya atlan radyant madde hakkndaki fikirleri bilahare Crookes tatbik sahasnda kardktan sonra maddenin gaz st halleri bahsindeki dnce sahas ok genilemitir. 13 cm. kutrundaki bir balonun tabii artlar altnda ihtiva ettii atom adedi 1.1024, dr. Bu hesap Clausius ve Clark Maxwel in termodinamik yoliyle aratrmalar neticesinde bulunmutur. Crookes bu balonun havasn bir milyonda biri kalncya kadar boaltmaya muvaffak olmu ve bu suretle balonun iinde kalan maddenin mutad maddi hususiyetlerinden baka hususiyetlere malik olan yeni bir hale girdiini grmtr. Radyant denilen bu meddede arlk, sertlik, ekil, ademi tenafz ve renk gibi kaba hususiyetler yoktur. te bu madde ilimde X ua gibi geni bir tatbik sahas bulurken fikir hayatnda da yksek dncelere yol amtr. Fakat bu hal acaba maddelerin en son seyyal haddi midir?.. Maddenin bu halini son hal olarak tanmak sulp, mayi, ve gaz halinden baka maddi halleri tanmyan eski fizikilerin dndkleri hataya dmek olur. Crookes balonunun havas bir milyonda bire kadar boaltldktan sonra acaba geride ne miktarda hava kalr? Bu sualle ilk karlaanlarn aklna balonda ok az miktarda hava kalr gibi bir fikir gelebilir. Fakat hakikatte burada kalan havann miktar hi te mhimsenmiyecek kadar az deildir. nk burada bir kentilyon tane atom vardr. Esasen maddenin sonu olmaynca mutlak bir halann yaplabilmesi mevzubahis olamaz. O halde Crookesun yapt bu ameliyeyi namtenahi kere tekrarlamak mmkn olacaktr. Fakat bu, nazari bir laftan ibaret kalr; nk en mkemmel teknik vastalarla bu i bir defa bile glkle yaplabilmitir. Ve

maddeler seyyalletike bu glkte murabba ile artacaktr. Buna gre dnyamzn artlariyle bu iin sonuna kadar gitmeye imkan yoktur. Ancak unu dnebiliriz: tabii tazyiki nesimiyi bu kadara azalttktan sonra ilmi ve fikri dncelerimizi alt st eden yepyeni bir madde ile karlatk; acaba bu ameliyeyi bir defa daha tekrar etseydik yani geriye kalan hava miktarn da bir milyonda birine kadar azaltabilseydik ne eit bir madde ile karlaacaktk?.. Halbuki bu ameliyeye ebediyen devam edilebilir ve bizim aczimizin balad yerlerde tabii hadiselerin durmas icap etmez. Eer mmkn olursa, bu ameliye balonda son atom kalncya kadar devam edebilecei gibi, son atomun paralarndan mteekkil, bilmediimiz alemlerin sonsuz derinliklerine doru da ebediyen devam edip gidebilir ve bu sralarda doacak yksek hadiselerin mahiyetlerini biz bugn tasavvur bile edemeyiz. Tabiatta hala yoktur. Boluk fikri manaszca ancak bizim kafamzda bulunabilir. Atomun son madde olmyacan sylemitik. O, bir alemdir, bir ems manzumesidir demitik. Onun da ayni nispetler dahilinde saysz czlere malik olmas lazm gelir. Bir ems manzumesi olan atomun gnei proton, planetleri de elektronlardr. Bizim ok kaba olan dncemize gre protonla elektronlarn aras kabili ihmal derecede kktr. Fakat bu, egosantrik bir dncedir. Ve bu dnce ile kainatn esrarna nfuz edilemez. Bunun iin hadiseleri ve varlklar yalnz hasselerimizle deil onlarn olu imkanlarn dnerek incelememiz icabeder. Filhakika bizim iin ihmali kabil olan atom aleminin protoniyle elektronlar arasndaki mesafenin gnele planetleri arasndaki mesafeye nispetle 8000 defa daha kyk olduu anlalmtr. imdi kendimizi bir elektron planetinin zerinde oturmu bir varlk halinde dnelim; yukarki hesaba gre gneimiz olan proton ktlesi bize imdiki gneimizden hemen hemen sekiz bin defa daha uzakta grnecektir!.. Acaba o zaman aradaki bu muazzam mesafe bombo mu kalacakt?.. Hayr!..Madde kainatnda boluk yoktur. Her yer bildiimiz, bilmediimiz maddelerle doludur. Esasen kainat varlk demektir. Bolukla kainat fikri asla birleemez. O halde, mdrikemize girecek tabiatta bulunmyan dier yle maddeler vardr ki bunlar bir tek atom aleminin eczas arasndaki muazzam mesafeleri doldurmaktadr. Dncemiz ve muhayyilemiz burada durduu iin atom aleminin eczas arasndaki mesafeleri dolduran bu saysz maddelerin de ayrca birer alem olup olmadklarn sormaa cesaret edemiyoruz. Kainat alemlerle doludur. Bunlar bizim ok dar olan nisbi kymetlerimiz karsnda bir varlk gstermezler ve etrafmz saran dar ufuklarn maverasndaki sonsuzluklarn karanl iinde kaybolup giderler. Kainatta makrometrik ve mikrometrik kymetler ancak bize gredir. Bakalarna gre bu kymetler baka trl olur. Atomla manzumeiems tabiat kanunlar karsnda ayn eydir. Bu bakmdan Crookes balonunu kainatmza benzetebiliriz. Ve kainatmz iinde says sekstilyonlar bulan yldzlar da birer atom gibi dnebiliriz. Fakat byle olunca grrz ki tabiat Crookendan daha ok kudretli almtr; zira kainat balonunun muhteviyat Crookesunkinden daha ok seyyaldir; yaplan hesaplara gre bir santimetre mikab kainata den maddenin arl bir gramn bir trilyonda birinin bir trilyonda birinin on be milyonda biridir! ( 23 ). Eer Crookes balonunu bu kadar seyyal bir hale koyabilmi olsayd belki bir kainat yaratrd! Kocaman bir Crookes balonuna benziyen ve ondan daha ok ilerideki seyyal maddeleri ihtiva eden kainat balonunun muhteviyat acaba nasl yksek maddi kudretlere ve hususiyetlere maliktir?.. Bilmiyoruz. Maddeler seyyalletike vasflar ve kendilerinde mndemi olan kudretleri deiir. Bu nokta zerinde durmazdan evvel madde - kuvvet meselesi zerinde biraz konumak faydal

olur. Biliyoruz ki atomlarn birtakm ihtizazlar vardr. Bu ihtizazlar da maddenin teekklatnda mndemi olan enerjinin mevlududur. Ne ihtizazlar maddeden, ne de maddeyi ihtizazlardan ayrmak mevzuubahis olamaz. Bunlar birbirinin lazm gayri mfarikdrar.. Bu ihtizazlarn keyfiyet ve kemiyetlerine gre maddenin inkilaplar ve tezahrleri meydana gelir. O halde atomlarn ihtizazlar zerinde messir olabilen her hangi yksek bir amil maddelerin tezahrlerinde ve inkilaplarnda hakim bir rol oynar. Bu hal atomlarn bnyelerini deitirmek veya onlar paralamak sutetiyle olur. Maddelerin eczas arasnda mevcut olan hareketler ne kadar sratlenir ve komplike bir hal alrsa vahit hacmndaki atom miktar o nispette azalr ve madde de bizim tetkik vastalarmzdan ve idrakimizden o nispette uzaklar. Yani bizim iin o nispette gayri mahsus olan alemlere karr. Buz, su maddesinin bize en bariz grnen bir halidir. Atldr, ekli sabittir, billurlamtr, sertlii vardr, hlasa o, kaba bir maddedir. Bu madde su halini alnca hususiyetlerinden bir ksmn kaybetmee balar. Mesela d tesirlere kar evvelkinden daha kolaylkla cevap verir, eklini muhafaza etmez, evvelki kadar salabeti kalmamtr, seyyaldir. Su maddesi buhar olunca hasselerimizden bsbtn kamaa yz tutmu bir hal alr. Artk onun sabit olmyan bir ekli de kalmaz. Onu gremeyiz, rengi yoktur, tabii halinde iken bize gre hibir sertlii kalmamtr, hlasa o, artk dorudan doruya kendisini hissettirecek maddi vasflarn kaybetmek yolundadr. Fakat buna mukabil ne su, ne de buz halinde grnmiyen kudretler onda tezahr etmee balar. O, arz cazibesinin daha az tesirine maruzdur, bulunduu kaplardan kamaa alr inbisat kabiliyeti fazladr. u maddi halin birbiriyle mukayesesi maddelerin gazst hallere getikleri zaman yryecekleri yolu aydnlatc fikirleri bize verebilir. XIX uncu asrda Farady aa yukar yle sylyordu: Gazlar daha seyyal bir hale koyarsak hasl olacak yeni hallerle gaz hali arasnda birok farklar belirecektir. lerde maddeleri gaz halinden radyan hale geirdiimiz zaman [ 1 ] tpk mayi halden gaz haline geerken olduu gibi, onlarn maddi vasflarndan biroklarn daha kaybettiklerini greceiz. Cisimler kesifletike vasflarnda kesret husule gelmektedir. Sulpten mayi ve mayiden gaz haline getike cisimlerde grlen eitli vasflarn yava yava azalp kaybolduunu gryoruz. Sulp cisimler mayi oldukar zaman kendilerinde [ 1 ] Bu i bilahare yukarda sylediimiz gibi, W. Crookes tarafndan tahakkuk ettirilmitir. sertlik ve yumuaklk anat kalmyor. Billurlar kayboluyor, renk ve ademi effafiyet hususiyetleri ok defa renksiz bir effafla inkilap ediyor, molekllerin hareketleri daha ziyade mkemmelleiyor. Fakat bunlar gaz haline gelince orada da dier bir ok vasflarn daha kaybolduunu gryoruz; mesela cisimleri birbirinden ayrtan arlk farklar gazlarda hemen hemen kalmam gibidir, renk farklar da yoktur, gaz haline giren cisimler kamilen effaf ve elastikidirler. Btn bunlar bize hemen hemen ayn bir cisim imi gibi grnrler. Bu da sulp, ve mayi cisimleri birbirinden tefrika yaryan sertlik, effafszlk, renk ve ekil gibi bir takm vasflarn kaybolup onlarn yerine gayet hafif bir siklet ile ehemmiyetsiz birka hususiyetin kalm olmasndan ileri gelir. Cisimler seyyal hallere getike kendilerinde meknuz bulunan kudretlerin tezahrleri artar. Mesela, bir buuk kilogramlk bir gaz 134 smm. sathndaki bir elik menur zerinde aadaki tesirleri husule getirir: A Bu menuru 300 nesimi tazyka muadil bir tazykla ezer. B Onu ancak bir milyon kilogramlk bir tazykn yapabilecei tarzda paralar ( 25 ).

Halbuki bu ileri yapan gazn arl nihayet bir buuk kilogramdr. Buna nazaran hasselerimizi rten kesif maddelerin maverasna muhayyilemizi ve mdrikemizi uzatabildiimiz nispette daima yeni ufuklarla karlaacaz ve bu sonsuz ufuklarda yaylan maddelerin bizim bildiimiz vasflarndan ayrlp birtakm yksek kudretler iktisap ettiine ahit olacaz ki bu fikir bizi maddelerin en son hadlerinden bir tek cevher haline girdii ve uurlu d messirlerin ( ruhlarn ) ilahi kanunlar altnda gsterecekleri faaliyetlere gre aalara doru inerken kesret haline sokulduklar ve bu suretle maddi kainatn saysz eitlerini meydana getirdikleri dncesine sevkeder.

Netice nedir?... Biz asgar ve azam namtenahilerde uzanp giden maddi kainatn her hangi bilemediimiz bir noktasnda hapsolmu bulunuyoruz. Madde zerindeki messiriyetimiz de ancak buna gre ayarlanm ve tahdit edilmitir. Bu hudutsuz sahada atacamz admlar sonsuzlua nispetle daima bir hiten ibaret olacaktr. Bu hilik iinde kalan ve maddesiyle fani olan biz zavalllarn mutlak bir lisanla kainatmzda maddeden tecerrt etmi saf ruhlarn mevcudiyetlerinden bahsetmemiz veya bunun bsbtn aksine olarak maddeden baka hibir varln mevcudiyeti imkann kabul etmemee kalkmamz hakikaten masumane kir ocuk cretkarl olur.

Maddi kainat bizlere gre, hem aadan hem de yukardan karanlklar iine gmlm yle muazzam bir varlktr ki daha biz onun hangi noktasnda yaadmz bile bilmiyoruz. Bu drtba mamur olan cehlimiz ve aczimiz karsnda maddenin balangcndan veya mntehasndan nasl bahsedebiliriz?... Ne fizikoimik, ne de metapsiik bilgilermiz hakikat aleminin zirvesine varm deildir. Hatta sonsuzlua nispet edersek btn ilimdeki terakkilerimizi bir ka admlk ilerleme bile sayamayz.

1 Ruh nedir?.. Ruhun tam bir tarifini yapmaa imkan yoktur. Bunun neden byle olduu da okuyucularma malum olmutur. Buut ve kainat bahsinde baz mlahazalar yrtrken buutlu alemimizin dndaki maddeler hakknda hi bir bilgiye sahip bulunmadmz ve bunlar tarif dahi edemiyeceimizi zikretmitik. Maddi kainatmzn bir admlk tesinde bile hi bir tarife smyan maddelerle karlatmz hatrlarsak btn maddi mefhumlardan tecerrt etmi ruh gibi bir varl tarife kalkmamzn ne kadar manasz olduunu takdir etmekte glk ekmeyiz. Bununla beraber ruhun sezebildiimiz baz tezahrlerine bakarak ve ruha dair statlarmzdan krnt halinde alm olduumuz bilgiyi de buna ekliyerek ruh hakknda, ancak aramzda anlaabilmemize imkan vermek iin ortaya atlm bir ifade olacaktr. statlarmzla grrken ruhun iki mhim vasf olduunu renmitik, bunlardan birisi ruhun messiriyet sahibi olduu dieri de uura malik bulunduudur. Ruhu maddeden ayran en mhim unsur onun bu iki vasfdr. Ruh, messirdir, yani o, maddeler zerinde serbes iradesiyle, muktedir olabildii nispette deiik haller husule getirebilir. ( a )

uur nedir? stat uuru byle tarif ediyor: << uur ruhun kendi iindeki umumi bilgisidir. >> imdi bu iki vasfn manasn gz nnde tutarak ruh hakknda yle bir ifade kullanabiliriz: Ruh kendi varlndaki umumi bilgisiyle, messiriyet kudretini haiz bir lemai ilahiyedir. Bu lemai ilahiye tabirini de gene statlarmzdan alm bulunuyoruz. te ruh hakknda statlarmzla grmelerimiz neticesinde anladk ki bu hususta yukardakinden daha fazla bilgi almak mmkn deildir. Bu bapta okuyucularmzn bizzat hkm vermeleri iin ruha dair stattan aldmz teblilerden bazlarn yazacam. << S. Bizzat ruhun kendisi madde midir? << C. Madde deildir. Bir lemai ilahiyedir. Bu kadar tarif edebilirim. << S. u halde maddeden gayri bir varlk mevzubahis olabilir demektir, yle mi? << C. Maddenin gayr varlklar birden fazladr. Fakat maddenin gayr olmak zere biz yalnz ruhu gryoruz. << S. Demek ki maddi idrak, kainattaki varlklarn ancak muayyen ve mahdut bir ksmna amildir, ve bunlarn dnda nihayetsiz varlklar vardr yle mi? << C. Evet, fakat ben onlar size tarif edemem. ( a ) Bunun mihanikiyetine madde bahsinde temas edilmiti. << S. Ruh maddenin gayr bir varlk olduuna gre neden maddi varlklar iinde bunalp kalyor? << C. Ruhun tekaml, tabiat kanunu iktizasnca buna vabestedir. << S. Ruhun gerilii hangi bakmdandr? << C. Tecrbe ve grg. << S. Ruh ilk zamanlarda tecrbesiz ve grgsz m idi? << C. Evet. << S. Peki, demin ruh ilahi bir lemadr demitiniz; ilahi bir lemann grgsz ve tecrbesiz olduunu nasl kabul edebiliriz? << C. Unutmaynz ki lemai ilahi dediim zaman size ancak bu kadar tarif edebilirim demitim. Bunu ancak, Allahn bir alevi manasna telakki etmeyiniz. << S. Allahn bir alevi manasna almadan dahi Allahn, ihata edemiyeceimiz kadar mull bykl ile ruhu nispet edince ona ne ekilde olursa olsun tecrbesizlik ve grgszlk izafe etmek nasl mmkn olur? << C. Unutmaynz ki, haa, Allahn bir cz demedim. << S. Bir cz demediniz, fakat Allahtan sadir olan << C. Sadir de demedim. << S. Allaha nispet edilen. Bu szm tekit buyuruyor musunuz? << C. Allah kastediyorsanz, hayr. Onun mahluku, onun vcut verdiini kastediyorsanz evet! << S. Demek szlerinizden unu karacaz: Lemai ilahiyeden maksat, Allahn vcut verdii, halkettii demektir, yle mi? << C. Evet baka trl tarif edemem. >> Bu hususta alacamz bilgilerin bundan fazla olamaycan tabii olarak kabul etmemiz lazm gelir. Madde hakknda geen szlerden bunu ok iyi anlarz. u halde ruha izafe edilen btn melekeler onu bize kafi derecede tantm olmyacaktr. Hatta belki hi tantm olmyacaktr. nk ruhun yksek varl ve bilmediimiz sonsuz melekeleri yannda bildiklerimiz hi bir ey deildir. nsan ruhunda grdmz irade,

tahayyl v.s. gibi yksek melekeler ruh melekelerinin phesiz en yksei deildir. Netekim nebat vcudndeki bir ruhta bunlarn hi birini gremiyoruz. Ve biz de nebat halinde bulunduumuz zaman bu melekelerimizin mevcudiyetinden haberdar deildik. Halbuki nebatla aramzdaki mesafe, ruhumuzun maddi kainatta katedecei sonsuz itila merhalelerine olan mesafeye nazaran hi mesabesindedir. Bu kadar ksa bir zamanda zahir olan insan ruhunun bu yksek melekeleri yannda, nihayetsiz mesafelerde inkiaf edecek dier melekelerini imdiden tasavvur bile etmee imkan yoktur. Biz, tekamlmzle yeni melekelerimizi idrak ettike bir an gelecek ki imdi o ykseklii ile gururlandmz beeri melekelerimiz onlarn yannda bize ok iptidai grnecektir. O halde biz ruhu, ancak buutlu kainatmzda meleklerini kullanmak iin bulabildii tezahr zemini nispetinde tanyoruz. Bu kadar ksa bili ve grle onun btn varlna ve hayatna nfuz etmek mmkn olamaz. Kitabmzn muhtelif bahislerinde ruhun biraz daha yksek meleklerine ait baz sezintiler grlecektir, fakat bunlar da bizi ruhun mahiyeti hakknda evvelkilerden daha iyi tenvir etmi olmyacaklardr.

2 Ruh dorudan doruya tetkik sahamza girer mi?

Ruh nerdedir?.. Ruhu neden ku tutar gibi bir kseye yaptramyoruz, veya hi olmazsa neden onu rzgarn elimize arpmas gibi duyamyoruz?... nk, btn maddi vasflardan kurtulmu mahz ruh halindeki bir varlk bizim iin bahis mevzu olamaz. Bunun iindir ki byle bir ruhu imdiye kadar hi bir hakim, hi bir filezof bize tavsif edememitir. Burada akla bir mlahaza gelebilir: nsan hi bir surette tanyamad bir varla nasl inansn?... Bu dorudur; fakat uras da dorudur ki bir eyin vcut veya ademi vcudne inanmak o eyin var veya yok olmasn icabettirmez. Uzaklara gitmee lzum yok, kendi yakn alemlerimizde, hatta dnyamzda bile yle amiller var ki biz onlarn mahiyetlerini bilmediimiz halde eserlerini maddeler zerinde tetkik etmek suretiyle hakikatlerine nfuz etmee alyoruz. Miknatisiyet nedir?... Umumi cazibe nedir?... Elektrikiyet nedir?... Bu amillerin hakiki mahiyetlerini kimse bilmiyor ve onlar dorudan doruya kimse de grm deildir. Fakat insanlar bu amillerin maddeler zerinde husule getirmekte olduklar tesirleri mtalaa ederek onlar hakknda az ok vazh bir fikir almaa alyorlar. Byle maddi amilllerin bile dorudan doruya mtalaasn yapamazken btn maddi idrakin dnda kalan ruhu bir ku gibi kse ile yakalamak sevdasna kaplmyacamz aikardr. Eer u anda aklma Broussaisnin szleri gelmemi olsayd bu kadar kaba bir misali bulup sylemezdim; bu zat diyor ki : << Ben bir ok kadavralar taslih ettim, fakat bisturimin ucuna ruh diye bir eyin arptn asla grmedim. >>. ( 20 ) u halde imdiye kadar sylendii gibi, insan bedeninin iinde bir << ruh >> yoktur. Mahiyetini katiyen anlyamyacamz varlklar maddenin bildiimiz veya henz bilmediimiz kanunlarna tabi maddeler iinde hapsetmee de salahiyetimiz yoktur. Tamamiyle gayr maddi olan ve maddeler hakknda bahis mevzuu olamyacak vastalar gsteren bir varl, hatta

kendi alemimizde olduu gibi, en geri maddelerin tabi bulunduu, zaman ve mekan artlariyle dorudan doruya balamak mmkn olur mu?.. Sevgi nerdedir? Sevin, korku, fikir nerdedir?... Bunlar bedenimizde duymamz bedenimizin iinde mahsur kalm bir varla ait olduklarn ispat etmee kafi gelmez. Bu, olsa olsa nihayet uurlu varlklarn maddeler zerinde tezahr etmek ihtiyacnda bulunduklarn gsterir. Ruhu tpk bir ipek bceinin kozas iinde oturduu gibi her hangi bir madde ktlesinin bir kesinde skp kalm bir ey halinde dnmekten daha byk bir hata tasavvur edilemez. Btn bunlardan karmak istediimiz ilk fikir udur: Biz dorudan doruya ruhla hi bir vakit kar karya gelemeyiz. Ruh denince bizim iin ancak onun muhtelif kesafetteki maddeler zerinde vukua gelen messiriyeti ve bu messiriyetin tezahrleri bahis mevzuu olabilir. Eer ben, dostum X. i karmda gryorsam bu grdm ey ne onun ruhudur, ne de, sylendii gibi, ruhunun kesif zarfdr; hangi maddi alemde olursa olsun, bu grdm ey ancak dostumun ruhunun yksek seyyal maddeler yolu ile kesif maddeler zerinde, o maddelerin tabiatna uygun olarak, vukua gelen messiriyetine ait hareketler, ekiller ve fiiller halindeki tezahrleridir. Burada mesele biraz kark gibi grnyor. Fakat biraz kaba olmakla beraber bunu daha maddi bir misal ile izah etmek mmkndr: Bir heykele baktnz zaman onda neler grrsnz? Evvela o bir ta parasdr. Fakat sizin nazarnzda onun ta paras halindekinden daha baka bir hususiyeti vardr; Tabiattaki ilenmemi talar zerinde hi bir vakit rasgelmediiniz bu hususiyet heykelin ifade kudretini temin eden izgileri ve ekilleridir. Demek burada bir ifade, bir duygu ve fikir vardr. Ve bu da hi phesiz bir zekann eseridir, kendini duyan ve ne yaptn bilen bir varln eseridir. Bu zeka nerdedir?...Hi phesiz o, bu ta paralarnda deildir. Ve hi phesiz tatan ayr bir varlk olan bu uurlu kudretin sahibi bu heykelin ortasnda bir yere saklanm da deildir. Bu ta parasna aksetmi olan ifade, bu eseri meydana getirirken bir sanatkarn faaliyette bulunan tahayylnn o ana mahsus muhtevasdr. O halde bu heykele << Bir sanatkarn muayyen bir ana mahsus donmu bulunan haleti ruhiyesinin canlandrd bir varlktr. >> diyebiliriz. Bu noktay iyice tebarz ettirdikten sonra misalimize yle devam edelim: Eer bu sanatkar kafi derecede maddi imkanlara malik olup duygu ve tasavvurlarnn yalnz bir ana mahsus olan ksmlarn deil de, d alemin kronolojik icaplarna gre, btn duygu ve tasavvurlarnn bir sinema eridinde olduu gibi mtevaliyen bu ta parasnn zerinde gsterebilmi olsayd, o zaman biz karmzda cansz bir heykel deil canl bir insan grrdk. Fakat sanatkar yine heykelin iinde olmazd. Dnyann ok mahdut imkanlar iinde tasavvur edebildiimiz bu hali, maniplasyon imkanlar namtenahi maddelerle alan ( a ) ruhlar hi phesiz daha geni bir mikyasta ve daha ideal bir ekilde tahakkuk ettirebilirler. 3 Ruhlar nerden gelip nereye giderler?

Biz mtalaa sahamzn dnda kalan ruhun yaratln muhtelif bakmdan, onun maddi kainatmzda domu olmasiyle bir tutmuyoruz. Hilkatin sonsuzluu dier bir takm dncelerin yardmiyle bize bu fikri telkin ediyor. Evvela, bizim iin maddelerin sonsuz olduuna inanyoruz. Saniyen maddi kainatn dnda da saysz varlklarn bulunduuna inanyoruz. Btn bunlardan sonra ruh hayatnn ve tekamln ebedi olduuna inanyoruz. Ve nihayet hi bir ruh kemalinin uluhiyetle nispet edilmesinin bahis mevzuu olamyacana inanyoruz. te btn bunlar bir

araya toplayp dnnce ruh hayatnn ve varlnn mahdut bir madde kainat iinde doup sneceine inanmyoruz. Kitabmzn baka yerlerinde de sylediimiz gibi, ruhun maddi kainattaki varl ebedi varlnda geen bir merhaledir. Ve biz buna bir tekaml merhalesi diyoruz. Fakat bu da bize nihayetsiz grnyor. Halbuki ruhun umumi hayat iinde bu merhalenin ok ksa ve mahdudolmas mmkndr. Zira ebediyet iinde ne kadar sonsuz grnrse grnsn mahdudolan herey ksadr, kktr ve hatta hitir. O halde ruh, kk maddi hayatnda var ve yok olamaz. O, bundan evvel vard, bundan sonra da olacaktr. Bu dnceye gre ruhun maddi kainatla irtibatn temin eden vastalarna baland an, onun yaratl tarihiyle nispet edemeyiz. Bunlar birbirinden tamamiyle ayr eyler olmak lazm gelir. Ruhun maddi kainatla irtibat peyda etmesi, yani orada domas ne vakit vukua geliyor? Ve bu, nasl oluyor?... Bunu bilemiyoruz ve asla bilemiyeceiz. Yalnz krnt halinde oradan buradan topladmz bilgilerle imdilik u kadar syliyebiliriz: Ruh kendisine tahsis edilmi vastasiyle ( a ) maddeler zerinde messir olur. Ruh, eitli yollardan maddeler zerindeki messiriyetini kullanarak yksek gayelerine doru durmadan yrr. Ve bu yolda yryen ruh her admnda maddeler kainatndaki messiriyetini arttrdka daha yksek mntakalara kar ve o nispette asl ruhani hayatna evvelkinden daha kudretli daha messir bir halde yaklam olur. ( a ) Acaba ruh, maddi kainattaki tekaml safhasn bitirdikten sonra ne olur, nereye gider?... Bu hususta hi bir ey sylemek mmkn deildir. Maddi kainatn maverasndaki ruh hayat hakknda yapabileceimiz hibir tahmin yoktur. Ve zaten dorusunu da sylemek lazm gelirse bunu bilmenin bizim iin ne lzumu ne de faydas vardr diyebiliriz. Oralardan hibir surette istifade edemiyecek kadar uzaklarda bulunuyoruz. 4 Madde ve Ruh Yukarlarda sylediim gibi ne ruhun, ne de maddenin mebde ve mntehasndan bahsetmek aklmzdan bile gemez. Burada kati bir imkanszlk vardr. Fakat gene yukarda sylediimiz gibi aikar olan dier bir hakikat daha vardr ki o da maddenin btn vasflarndan ayr ve madde fikriyle telifi kabil olmyan bir varln, daha dorusu maksatl bir messiriyetin maddi hareketler arasnda grnmesidir. Burada iyi dnlmezse muhtemel bir hataya dlebilir: bu hata, maddi oluta mndemi enerjiyi bu meur messiriyetle bir tutmaktr. Maddi enerji hi bir vakit maddeden ayrlmaz. O, maddenin lazm gayrimfakiridir. Bu enerji, maddede mndemi hareketlerin bir muhassalasdr ki bu, maddi oluun zaruri bir tecellisidir. Bu bakmdan maddeyi, kendinde mndemi enerjinin tezahr etmi bir halidir diye tarif edersek belki hakikatten pek uzaklam olmayz. Halbuki ruh halinde idrak ettiimiz varln tezahrleri, daha dorusu ruhun messiriyeti, bilakis tamamiyle maddeden ayr bir mefhumdur. Onun varlnn zarureti evvelkinin tamamiyle aksine olarak maddeden ayr bulunmak eklinde tecelli eder. Ve bununla maddeyi birlemi grmek ancak maddi enerjinin bu amil tarafndan sevk ve idare olunduunu kabul ettiimiz anda mmkn olur. Bunu bir misalle izah

edebiliriz: Akmakta olan bir su ktlesini tasavvur edelim; burada bir hareket vardr. D messirlerin yardm olmadka bu hareket ebediyen byle devam edecek ve hi bir deiiklik gstermiyecektir. te madde kanunu bunu bize retiyor. Btn maddi hadiseler ayn artlar altnda daima ayn neticeyi verirler. Biz buna maddenin atalet hassas diyoruz. Bu atalet halini kabul etmek maddelerin maksatl deime imkann ortadan kaldrr. nk, muayyen gayelere doru deiebilen maksatl hareketlerle, hareket istikameti asla deimemek vasfnda olan atalet halini ayn ey telakki edemeyiz. imdi, bu suyun aknda bize gre zahir olan hibir maksat yoktur. u halde bu ak atl bir harekettir. Bunun yannda dier bir takm sulp maddeler daha vardr; ve bunlar tabi olduklar maddi kanunlara gre kesafetleriyle suyun akclk hassasna kar koyabilirler. Bunlar da evvelkiler gibi atldrlar. Bu iki maddenin birbirine zt hususiyeti karlat zaman birbirini ifna etmee alr. Yani eer sulp maddenin salabeti mayi maddenin akclndan daha kuvvetli ise ona kar koyar. Fakat bunlarn ikisi de atl olduundan hi bir vakit sulp bir cisim kendilinden kalkpta muayyen bir maksada gre akan bir suyun nne durmaz. Bu hal ancak dardan bir messirin yardmiyle olur. Eer bu tesirde bir maksat yoksa o zaman biz bunu, istikametleri kendi kendine deimiyen iki kuvvetin rasgele arpmasndan ibaret sayarz. Fakat bu iki hareketin arpmasndan maksatl bir hadise meydana gelirse o zaman atl olan maddi enerjiye dier bir amilin kartn ve bu amilin messiriyeti ile evvelkilere hakim olduunu kabul etmek zorunda kalrz. te bu noktada maddi enerji ile bu uurlu amilin birbirinden ayrldn grrz; zira evvelce maddi enerjinin maddeden asla ayrlmyacan ve hatta bunun mevzubahis bile olmyacan hatrlatmtk; halbuki burada suyun ve sulp maddenin malum olan enerjilerine, kendilerinde evvelce tanmadmz nc bir enerjinin daha kartn gryoruz. Bu, nerden kt?... Biz byle maksatl bir hareketi hibir maddede grmyoruz. Haydi ucuz bir izah yolu olarak insan elinden km olanlar dima cevherlerine, asabi sistemin kefedilmemi igrmlerine balyalm; Fakat insan elinden kmam tabiatn bu neviden maksatl dier sonsuz hadiselerini hangi maddenin srtna ykleteceiz?... Tabiatn da bir dima, bir sinir cmlesi mi vardr?.. yle ise evvela bunun anatomisini ve fizyolojisini yazmak lazm gelir. Fakat misalimizdeki suyun akn maksatl olarak deitiren bu amil, maddelere yklenmi bir ey de deildir. O, ancak bir maksat urunda maddi enerjiye istikamet veren bir tezahrdr. Bunun amili maddenin ne iindedir, ne de dnda. Ve ona bir mekan tahsis etmee de imkan yoktur. Bu bilici messir amilin maddeden ayr bir varlk olduunu undan da anlyoruz ki hadiselerde bu tezahr grlmedii anda da maddeler kymetinden hi bir ey kaybetmiyor. Mesela yukarki misalde arazi artlarna tabi olarak tesadfen suyun istikametini deitirmesiyle, bir tarlay sulamak iin onu baka yere aktmak ayn kymette fiziki bir hadisedir. Bununla beraber ikincisine baka unsur karmtr ki bu da maksat ve grgdr. Burada ayrca mhim bir nokta daha vardr; o da bu maksadn bir messiriyetle beraber yrmesidir. O halde btn bu hadiselerde dorudan doruya gremediimiz bir amil var ki biz onu ancak maddeler zerinde maksatl bir messiriyet halindeki tezahrleri ile tanyabiliyoruz. imi alimleri, fizikoimik maddelerin ne basit, ne de mrekkep hallerinin hi birisinde byle maksatl bir messiriyet tezahrnn bulunabileceinden bahsetmiyorlar.

Maksatl messiriyet, ataletin zdddr; bu, maddenin atl haliyle tarif edilemez. Maksatl messiriyet, hareketlere ebediyet kadar eitli ekiller verebilir; halbuki atl olan maddi enerji maddenin olu haliyle kaim ve sabittir. O halde bu maddi enerjiye karan maksatl messiriyet amilini arzi ve harici telakki etmek icabeder. Burada dier mhim bir meseleye temas etmek zorundayz; Acaba kainatta maksatl messiriyeti sinesinde tamyan maddi tezahrler var mdr? Hayr! Zaten eer maddi kainatn hadiselerinde maksatl messiriyetlerin rol olmasayd bu hadiselerin manas kalmazd. ( a ) Ve kainat nizamsz, abes ilerle dolmu bulunurdu. Halbuki bu maksatl messiriyetler maddeden maddeye, hadiseden hadiseye atlyarak binbir eit tertipler iinde atl maddi enerjilere, kainat nizamna gre, istikamet vermektedir. Burada akla hemen u itiraz gelebilir: Mademki maksatsz maddi tezahr yoktur, o halde maksad maddi tezahrlerden ayrmak veya ayr dnmek yerinde olmaz, ve yukardaki mtalaalar da bu bakmdan kendi kendine rm olur. lk hamlede bu dnce doru gibi grnebilir. Fakat hakikatte byle deildir. Dikkat edilirse hadiselerdeki maksatlarn sk sk deitii grlr; ayn hareketler zerinde saysz deimeler gsteren bu maksatl tezahrleri maddenin deimiyen hareketleriyle kartrmamak lazm gelir. Muayyen bir hedefe doru frlattm bir ta parasnn elimden ald kuvvetle olan hareketi baka eydir, o hedefe gitmek iin olan hareketi baka eydir. Bunlardan birincisi fizikoimik bir hadisedir, ikincisi ruhi tezahrdr. Bu ta bir cam krabilir, bir kediyi korkutabilir, bir ukuru doldurabilir v.s. Fakat btn bu saysz maksatl deimelere vasta olan tan hareketi daima ayn atl, maddi harekettir. Kainatn hilkati, aklmzn almad yksek gayelere matuftur; btn maddi varlklarn illeti bu olduuna gre maddi hadiselerin bu gayeler yolunda vasta olarak kullanlaca ve hi bir maddi enerjinin, bunu temin eden yksek amillerin messiriyetinden kurtulamyaca tabiidir. Maddenin hareketi kr bir enerji halinde tecelli eder. Bunda kendiliinden bir maksat aramak abestir. Zira bu hareketin husul u veya bu maksat iin olmayp maddenin bir olu zaruretidir. Bu hareketin her hangi bir maksat urunda kullanlmas ancak baka bir amilin messiriyetine ait bir keyfiyet olur ki bu da maksatl messiriyetin maddi enerjiye karmasdr. Hlasa, ataletle muttasf olan kainatn hibir maddesinden kendi kendine maksatl hareketler beklenemez. Bunlar atldrlar, krdrler; ve eer kainat yalnz bun

lardan ibaret olsayd bir hercmer iinde oktan yklp giderdir. Fakat her maddenin oluu, her hadisenin vukua gelii M u t l a k varln kanunlar altnda cereyan eder. Ve ruhlar da saysn bilmediimiz dier varlklar gibi tekaml derecelerine gre bu kanunlar tatbik etmek hususundaki messiriyetlerini maddi kainatta gsterirler. te bu noktadan itibaren Mutlak Varlk ve ruh hakkndaki yksek duygularmz btn maddi fikirlerden tecerrt etmi bir halde iimizde yava yava domaya balar. Kendimizi yoklyalm; eer byle bir duygunun nvesini henz varlmzda bulamyorsak tabiat ilimleri ve bilhassa insan bilgisi yollarnda katetmekliimiz lazm gelen daha ok uzun mesafeler var demektir.

RUH VE BEDEN

1 Ruhun beden zerindeki fizikoimik tesirleri

Ruhun gayrmaddi bir varlk olduunu ve bu varln ancak maddeler zerinde gsterdii tezahrlerle kendini bize tanttn sylemitik; acaba bu tezahrler nelerdir?.. Ruh, tahayyl yolu ile adeta bir heykeltran yapt gibi maddeler zerinde iliyerek onlar istedii ekle sokar. Onun bu hakimiyeti tamamiyle dnyaya inmezden evvelki ve baz hususi artlar altnda, biraz da dnyaya indikten sonraki messiriyeti ile mmkn olur. Ruhun kozmik maddeler zerinde ne ekilde ve ne surette messir olduunu mtalaa etmek kudretinde deiliz. Hatta onun dnyamzdaki tezahrlerinden bile adamakll haberimiz yoktur. Bedenimizde vukua gelen maksatl hareketlerin haddi ve hesab yoktur. Bedenimizin morfolojik ve fizyolojik durumunda ve yabanc messirlere kar gsterdii reaksiyonlarnda yle yksek koruyucu maksatlar vardr ki biz ne bu maksatlar, ne de bu maksatlar urunda vukua gelen ince mihanikiyetleri henz anlyamyoruz bile. Birka misal vereceim : 1- Dikkat edilirse uzviyetin morfolojik durumu tabii hallerde ne fazla ne de eksik olmamak zere hayat artlarna gre ayarlanm bir halde bulunur. Yalnz ot veya etle veyahut hem ot, hem de etle yayan hayvanlarn di teekklat onlarn gdalarn alabilmelerine en msait bir tarzda tertibedilmitir. Ot yiyen hayvanlarn dileri daha ziyade kesici ve tc durumdadr; halbuki etle yayan hayvanlarnki koparc ve delici ekillerde inkiaf etmitir. 2- Barsaklar da byledir. Yedii otu ve nebat liflerini hazmetmek iin uzun bir boruya ihtiyac olan nebat yiyicilerde barsaklar, buna o kadar ihtiya gstermiyen et yiyicilerinkine nazaran ok uzundur. 3 nsanlarda mide kenarlarnn tazyiki o kadar fazla deildir; dilerin gday lzumu kadar ezebilecek durumda olmas midenin bu bakmdan ykn hafifletmektedir. Halbuki mesela ku gibi dileri olmyan ve hububat tanelerine benzer sert eyleri yutan hayvanlarda mide kenarlarnn tazyiki hayret edilecek derecede iddetlidir. Bunlarn midelerine ancak krk kilogramlk bir tazyikle ezilebilecek madeni tpler sokulduu zaman mide kenarlarnn tazyiki altnda bu tplerin yamyass olduklar grlmtr.( 11 ) 4 Dilin n ve arka taraflarndaki tat alma duygularnn toporafisinde bile koruyucu bir maksat gze arpar. Dilin u taraf ac, arka taraf da tatl eyleri duyar. Zararl yemeklerden ounun ac olduu malumdur; Aclk duygusunun n tarafa konmasnda, zararl bir maddenin boaz yoluna dzelmezden evel abucak duyulup azdan atlmasn temin edici bir maksat grlmyor mu?... Atlarn otlamalarna dikkat ederseniz buna benzer bir hali onlarda da grrsnz; at, otu dileriyle koparmazdan evvel dileri kapal olduu halde dudaklarn yayarak otlarn zerine yaptrr ve ancak bu muayeneyi yaptktan sonra onu yer. u halde bizim dudaklarmzn i zarnda bulunmyan ve gdalarn mahiyetini anlamaya yaryan bir duygu bu hayvanlarn dudaklarnda mevcuttur. Bu ne iin onlarda var da biz de yok? Bunun cevabn vermek kolaydr.

5 Daha fazla koku alma, grme ve dokunma gibi duygularnn yardmiyle yaamak zorunda olan muhtelif hayvanlarda bu duygular, dier varlklarnkine nazaran ok inkiaf etmi bir haldedir. Farelerin kulaklarndaki hassasiyet inanlmyacak kadar fazladr; bu hayvann 280 metre mikaplk kapal ve sessiz bir yerde bize gre duyulur hi bir sada husule getirmiyen bir ba evirme hareketinden mtevellit mafsal delk ve temaslarn alt metrelik bir mesafeden duyduunu mkerrer tecrbelerimle grdm. Ayn hayvanda koku duygusunun da ne kadar inkiaf etmi olduunu herkes bilir. Bylece cann kurtarmak iin bir kedinin sessiz ayak temaslarn iitmek ve bir mahalle tedeki peynirin kokusunu duymak zorunda kalan bu hayvancazn duygularndaki inkiaf derecesi onun hayati zaruretleriyle ayarlanm bulunmaktadr. Bu maksatl bir tezahr deil midir? Kartallarn ve buna benzer uucu canavarlarn iki bin metreden daha uzaklardaki ufack kular grdklerini biliriz. Byle bir melekeye onlarn ok byk ihtiyac vardr deil mi? 6 Uzviyetteki adaptasyon halleri bo ve manasz eyler deildir. Bunlarn her birinde birer hayati maksat gizlenmitir. Her hangi bir varln muhiti ile olan mnasebetlerine ait artlarda deiiklik husule gelince yeni artlara uygun birtakm morfolojik teekklatn o varlkta husule gelmee baladn grrz. Bu halin en iyi misalini yeni doan ocuklar verir. Ana rahmindeki bir ocuun dardan O2 alarak kann temizlemee ihtiyac yoktur. nki o, saprofit olarak annesinin hazrlad kanla beslenir. Bu sebepten dolay ana rahmindeki ocuun deveran teekklat bakadr. Dnyadakilerde sa ve sol kalblerin birbirleriyle itiraki olmad halde bunlarda bu iki kalb ksm birbirine almaktadr. Demek ki bunlarn sa kalblerindeki kanlar dorudan doruya sol kalblerine geer. Halbuki ocuk doar domaz i deiir. Artk o, kendi kann cierleri vastasiyle kendisi temizliyecektir. Bunun iinde cierlerini faaliyete geirmesi lazmdr. Onun sa kalb kan, evvelce olduu gibi cierlere uramadktan sonra sol kalbe gitmez. Ve byle olmasayd insan yayamazd. Bu ihtiyac karlamak iin ana rahminde iken ak bulunan iki kalb arasndaki delikler doumu mteakip kapanr. 7 Baz hastalklar vardr ki bunlarn dourduu manialar yznden tabii deveran yollarnda baz bozukluklar olur ve kan tabii yollarda baz bozukluklar olur ve kan tabii yollarda deveran edemez ( Cirrhose ). Byle bir mania hayat ciddi ve had bir tehlikeye koyar. Fakat uzviyet buna kar derhal faaliyete geerek tabii halde mevcut olmyan birtakm kan damarlarn inkiaf ettirir. Ve kan bu suretle dier dolatrc yollardan sevkederek kendisini yaatmaa alr. ( 28 ). 8 Eer sinirlerden birisi her hangi bir yerinden kesilip ufak bir paras karlrsa bir mddet sonra kesilen ularn tekrar byyerek vcudn karmakark terihi unsurlar arasndan yryp birbirini bulduklar ve birleerek tekrar vazifeye baladklar grlr. 9- Azda eitli tkrk guddeleri vardr. Bunlarn herbirinden ayr ayr gda maddelerinin hazmna yarayacak hususi evsafta tkrk kar. Her gda maddesine gre bu guddelerden birinin veya dierinin fazla almas bir mellifin dedii gibi: << Sanki azn muhati asnda bir anlay varm >> ( 29 ) fikrini insana verdirecek kadar uurlu bir harekettir. Mesela: Aza alnan bir madde ok kuru ve tatsz, tuzsuz bir eyse ( kil gibi. ) bu maddeyi eritmek ve sulandrmak iin sulu bir tkrk lazmdr. Byle bir halin vukuunda hakikaten en sulu tkr ifraz eden kulakalt guddesi derhal ilemee balar. Bunun iindir ki ald gdalar inemek ve sulandrmak ihtiyacnda bulunmyan balk ve ku gibi hayvanlarn kulakalt guddeleri yoktur. Evvelkinin tersine olarak lokma paralarnn birbirine yapmas ve kaypak

bir hale gelmesi lazm gelen et gibi, bir madde aza alnsa o zaman dier tkrk guddeleri faaliyete geer ki bunlar da yapkan ve kaypak bir su ifraz eden dil ve enealt guddeleridir. Bu hususta prof. Pawlowun yapt tecrbeleri mehurdur. Pawlow nevi tkrk guddesinin azna ayr ayr tbler takarak bu guddelerden ayr ayr mayiler almaa muvaffak olmutur. Bu tarzda hazrlanm olan kpeklere uzaktan gda maddelerini gsterince muhtelif tkrk guddelerinden mayiler gelmee balar. Fakat aslnda dikkata deen cihet udur ki kpee gsterilen gda maddelerinin nevilerine gre baz guddelerden dierlerine nazaran daha az veya daha ok mayi gelir. Mesela, hayvana biraz et paras gsterilse enealt tkrk guddesinden daha fazla mayi geldii ve kulakalt guddesinden hi mayi gelmedii, halbuki ayn kpee ekmek paras gsterildii takdirde tersine olarak enealt guddesinden birey gelmeyip kulakalt guddesinden ok mayi geldii grlr. Buna benzer hikayeyi bir oumuz hatta dikkat etmeden ok defa tecrbe etmiiktir. Uzaktan sular akan bir limonu grmek ve hatta hatrlamak bile insann az suyunu oaltr. Ve burada da en ziyade dilalt guddesi bulunur. Bunun sebebi nedir?... Belki birdenbire bunu bulamayz fakat uzviyetin her hareketinde mevcut olan maksatl bir i grnmnden bu hadisenin hari kalmyacan biliriz: Biliriz ki uzviyette bir hamz ve kalevi muvazenesi vardr. Bu muvazene birok hayati ilerde ehemmiyet kazanr. Bu miyanda azda fazla ekiliin bulunmas buradaki hazm ilerini bozar. Binaenaleyh uzviyet azn bu halini hayati bakmdan dzeltmek zorundadr. Bunun iin az sulandrmaa balar. Fakat meselenin asl dikkate deer taraf udur ki azn dier guddeleri arasnda en kalevi mayii ifraz eden gudde dilin altndakidir ve burada da bu dilalt guddesi almaa balar. Ve hatta eki madde daha aza alnmadan onu tadil edecek mayii az bu suretle hazrlam olur. 10 Az suyunda olduu gibi mide suyunda da ayn ahenktar faaliyetler vardr. Mesela iyi bir hazm iin midenin eki olmas lazmdr; ve bunun iin midenin suyu ekidir. Bu ekilik derecesi litrede 1 - 7 gram arasnda deiir. Bu derecenin hem aadan hem de yukardan hudutlarn amas zararldr. te burada da maksatl bir dzenin varln gryoruz. 11 Uzviyette her i normal halinde mutlaka bir maksada, bir gayeye mteveccih olarak yaplr, fakat bunlarn hi birinden bizim haberimiz olmaz. n vitro tecrbelerle malumdur ki krmz kan kreyveleri hipotonik bir mahluln iine konursa bu mahlul evvela bu kreyveleri iirir; sonra da ierlerindeki hemoglobin maddesinin kreyveyi patlatp dar kmasna sebebiyet verir. Ve bu suretle kreyve harabolur. Demek ki uzviyette bu maddelerin harabolmamas iin, fizikoimik bakmdan muayyen artlar haiz bir mahlulde ( izotonik ) muhafaza edilmeleri lazmdr. te kan suyu bu eraiti haizdir ve uzviyet onu bu artlar altnda tutmaa byk bir titizlikle gayret eder. Halbuki hayati bir takm dier zaruretler yznden bedene mtemadiyen su sokulur ve bedenden su itrah edilir. Yani kan suyunun bu izotonik artlar mtemadiyen deimelere maruz kalr. Eer bu ie mani olacak nazm mihanikiyetler araya karmam olsayd kansuyu iinde yzen ve hayatn lazm gayr mufark olan krmz kreyveler birka saat zarfnda eriyip gider ve insann hayatn uzatabilmesi mmkn olmazd. Halbuki i byle olmuyor: biz kan suyunun izotonik durumunu bozmak iin dardan damara ne kadar bozucu ( anizotonik ) mahluller rnga edersek edelim, bu ite asla muvaffak olamayz. Yani kan suyunun lzumlu olan izotonik artlarn bozamayz. Mesela kana fazla sulu mahluller gnderirsek kann sulanma tehlikesini gren uzviyet derhal buna kar faaliyete geer ve kan koyulatrmaa alr; bunun iin vcudn rglerinden tuzlar kana eker, bir ksm suyu dar atar. Eer kana koyu maddeler

gnderirsek bu defa da evvelkinin tersine olarak su sarfiyatn azaltr, susuzluk duygusunu dourarak dardan vcude su sokulmasn temin eder. Ve kan bu eit mihanikiyetlerle sulandrmaa alr. 12 Teneffs filine yaryan ve uzviyetin oksijen ihtiyacn temin eden madde hemoglobindir. Demek ki bu madde hayatn en lzumlu unsurudur. Bununla beraber bu maddenin kanda serbeste dolamas ok zararldr, nk kann fizikoimik artlarn bozarak vcude bir zehir gibi tesir eder. Halbuki uzviyet bedene hibir zarar vermeden hayat iinde elzem olan bu maddeyi kanda saklamann aresini yle bulmutur: te biraz yukarda ismi geen krmz kreyveler bunun iin yaplmtr ve hemoglobine bunlar adeta bir kutuluk vazifesini grrler. Hemoglobin maddesi bu kreyvelerin iinde mahfuz bir halde bulunarak uzviyete zarar vermeden vazifelerini yapar. imdi, baz hallerde, mesela fazla beden eksersizlerinde uzviyetin fazla oksijen ihtiyac olur; halbuki uzviyetin oksijenden istifadesini temin eden vasta hemoglobin maddesidir. Bunun iin bu maddenin burada kafi derecede oalmas lazm gelir; ve oalr. Fakat kanda serbeste bu maddeyi dolatrmaa msaade etmiyen uzviyet ayn zamanda onlarn kutusu olan krmz kreyveleri de fazlaca imal etmee balar. Uzviyet oksijen ihtiyacn tatmin ettikten sonra hemoglobin ve kreyveler normal hale avdet etmek zere tekrar beraberce azalrlar. 13 Kabul edildiine gre dalak krmz kreyvelerin mezardr. Onlar burada harabolurlar. Buna mukabil kemik ilii de onlarn yerine yenilerini imal ederek kana gnderir. Eer beklenmedik bir zamanda uzviyette bir oksijen kifayetsizlii hasl olursa, mesela karbon oksidi zehirlenmesi, atmosfer tazyikinin azalmas, asfeksi gibi bir halin vukua gelmesi veya bedenin birdenbire mhim miktarda kan kaybetmesi hallerinden birisi vaki olursa uzviyet derhal buna kar hayati tedbirleri almak iin faaliyete geer yle ki: evvela kemik ilii normal kudretinden daha fazla alarak kana fazla krmz kan kreyvelerini gndermee balar; hatta eer onun bu faaliyeti hadisenin tamirine kafi gelmezse kemik ilii lzumundan fazla acele hareket etmee balar, yani artk kreyvelerin olgunlamasn beklemeden sratle kana henz olgunlamam gen hceyreleri gnderir. Burada, ne olursa olsun deyip azami sratle bir felakete kar koymak istiyenlerin telal hali vardr. Fakat i bununla kalmaz, uzviyet bir taraftan bu ii yaparken dier taraftan da kana gnderilen kreyvelerin muhafaza edilmesine alr. Bu sebepten dalak, kreyveleri tahribetmek iine muvakkaten nihayet verir. Ve ayn zamanda kendisinde depo maddesi halinde veya tahribedilmek zere sakl bulunan dier kreyveleri de dar, kan yollarna atarak faciann nn almaa alr. Eer vahamet ok fazla ise ve btn bu faaliyetler kafi gelmiyorsa ne olur bilir misiniz?... Mutat halde krmz kreyvelerin makteli olan dalak vazifesinin deitirir ve onlar tahribedecei yerde yeniden imal etmee ve bu suretle kemik iliiyle ayn istikamette, beraber almaa balar. ( 30 ) 14 Miyokart infarktusu, bir ksm kalb adelesinin lm ile mtefark bulunan mhlik bir hastalktr. Bu hastalkta kalbin mmkn olduu kadar az almas lazmdr. Esasen hastaln tedavisinde tutulan yol da budur. Fakat uzviyet bunu daha emin ve esasl yollarda temin etmee alr. Bu hastalkta damarlar geniler, kan tazyiki der ve bu yzden kalbin zerine yklenen yk azalr, kalb az almaa balar. Fakat doktorluun yeni rendii bu hakikati bundan on binlerce sene evvel cahil ve vahi bedeni biliyordu!

15 Fakat uzviyetin d messirlere kar kendini korumak maksadn gden bunlardan daha ince ileri vardr. Trigeminus siniri umumiyetle teneffs refleksini uyandrarak nefes alp verme iini hzlandrr. Fakat tuhaf udur ki ayn sinirin burun iini diyen ksmlar evvelkinin tersine olarak teneffs iini yavalatc tesire maliktir. Acaba bunun sebebi nedir? Bu ayr sinirin muhtelif yerlerde birbirine zt iler grmesinin gayet kymetli ve hayati bir sebebi vardr; baknz nasl: Bu sinirin teneffs merkezi zerine olan durdurucu tesiriyle, burna kaan zararl bir gaz veya madde karsnda, istein dnda olarak birdenbire nefes durur ve bu sayede zararl gazn cierlere gitmesi tehlikesinin ilk hamlede nne geilmi olur. Mesela, bir tavann burnuna su damlatlsa hayvann nefesi derhal pasif bir zefirde 1020 saniye kadar durur. Keza bir ata kloroform koklatlsa hayvann nefesi durur. imdi eer bu sinir, bedenin dier yerlerinde olduu gibi burunda da teneffs iini hzlandrm olsayd bu muzr maddeler karsnda nefes duraca yerde bilakis hzlanr ve tehlikeyi arttrrd. Grlyor ki ayn sinirin hayati hususiyeti vcudun ihtiyacna gre deimektedir. Bu eit hadiseler bize, insann uzuvlar iin deil, uzuvlarn insan iin mevcut olduunu gsterir. 16 Bazen de zararl bir maddeye kar muhtelif ynden uzviyetin insicaml, adeta birbirini destekleyici reaksiyonlar vardr ve byle mudil mdafaa sistemi uzviyette oktur. Bu hal tehlikeli bir dmana kar muhtelif kuvvetlerini seferber eden bir cemiyetin haline benzetilebilir. Bunlardan bir misal verelim : Uzviyet iin hereyde olduu gibi CO2 gaznn da fazlas zararldr. Bunun zararl ksmlar uzviyetten atlacaktr. Bunun iin de en iyi atlma yolu akcierlerdir. Fakat bu itrah iinin en iyi bir ekilde yaplmasn uzviyet dnm ve yapmtr. Karbon asidinin cierler yolu ile en iyi bir tarzda atlabilmesi iin u mihanikiyetin bir araya toplanmas lazmdr: a CO2 yi ihtiva eden kann cierlere mmkn olduu kadar fazla miktarda gelmesi; b Kann bu maddeden mmkn mertebe fazla kurtulabilmesi iin cierlerde uzunca bir zaman durmas; c CO2 yi atp yerine O2 yi fazlaca almak iin dardan cierlere ok miktarda havann girip kmas, yani vantilasyonun artmas. te byk bir hayati maksat iin alan uurlu amilin yani ruhun bu mihanikiyetleri eitli yollardan temin ettiini gryoruz. yle ki : Uzviyette CO2 oalnca H konsantrasyonu artar, halbuki H iyonu teneffs merkezini kamlar ( 11 ) ve bu hal derin nefes alma ve cierlere fazla havann girmesini mucibolur. Yukarki ( c ) mihanikiyeti bu suretle tahakkuk eder. ( b ) mihanikiyetine gelnce : CO2 gaznn kalbi yavalatc tesiri vardr, yani bu gaz bir taraftan teneffs merkezini kamlarken dier taraftan kalb merkezini uyuturur ve bu suretle kalb yavalar, kalb yavalaynca kann ak da yavalar ve bunun neticesinde kan cierlerde uzunca mddet kalr. ( a ) Mihanikiyeti de u suretle tahakkuk eder : CO2 gaznn tesiri altnda damarlar geniler ve bilhassa cierlerdeki damarlarn genilemesi cierlerde fazla miktarda kann toplanmasn mucibolur. Grlyor ki burada da muhtelif fizikoimik amiller muayyen ve hayati bir maksatla ayarlanm bulunmaktadr. 17 Buna yakn dier bir insicaml mdafaa tertibini de d suhunet farklar karsnda kalan uzviyetin reaksiyonlarnda gryoruz. Hava soudu, mee baladnz ne yapardnz?... lk i olarak scak bir yer ararsnz. Bunu bulamazsanz, vcudnz bir takm eyaya sararak

souktan saklamaya alrsnz. Fakat unu hi unutmamak lazmdr ki eer bedenimizin muhafazas sadece bizim bu iradi gayretlerimize kalsayd dnyaya oktan veda etmi olurduk. Netekim souun ldrc tesirlerine kar yukarki tedbirler asla kafi gelmez. Bu ite de yarm yamalak bildiimiz veya hi sezemediimiz birok i mihanikiyet faaliyete geer. Ve mkemmel bir mdafaa sistemini vcude getirir. Souk bir yerde kalnca evvela iimizde yrmek, hareket etmek, ellerimizi birbirine srtmek, hatta tepinmek gibi yar ihtiyari bir istek belirir. Bunun manas udur : Bu hareketler sayesinde iliyen adalelerimiz bedenimizdeki yanc maddeleri fazlaca miktarda yakmaa balar. Ve bundan da hararet husule gelir. Ve bu hararetli soua kar kendimizi korumaa alrz, fakat dediim gibi oumuzun bilmedii bu yar iradi mihanikiyet bizi souktan korumaa kafi gelmez. Bunun yannda ayn maksad daha messir bir ekilde temin eden ve tamamiyle istek d bulunan dier bir hadise cereyan eder ki o da her tarafmzn titremee balamasdr. Bunda da gaye yukarkinin ayndr. Fakat hayat bakmndan lazm olan muayyen hudutlardaki hararet derecesinin muhafazas iin uzviyet bu yukarda sylediklerimden daha kark tertibata maliktir. Soua maruz kalnca ciltteki kl damarlar hemen bzlr. Bu suretle ayn zamanda iki mdafaa tertibi birden kurulmu olur : Bunlardan birincisi kan ktlesinin mmkn olduu kadar soukla, yani muhitle temasn azaltmak ve bu suretle onu soumaktan korumaktr. Zira ciltteki kl damarlar bzlnce kan cilt sathndan uzaklar, ve ierlere doru atlr. kincisi de damarlar bzlnce ciltteki ter guddelerine az kan gideceinden her zaman mevcut olan azok terleme hadisesi muvakkaten durur ki bunun da faydas udur : evvela scak olan terle vcut, scaklnn bir ksmnn dar srklenip gtrlmesine engel olur saniyen, ter kururken etrafndaki harareti de ekip, gtreceinden buna kar gelinerek deri sathnn bsbtn soumasnn nne geilmi olur. Fakat vcut soumasnn ne kadar tehlikeli olduunu iyi bilen uurlu varlk, btn bu tedbirleri de kafi grmez. Ve bu mhlik amile kar daha messir arelere ba vurur. Bu arelerden birisi udur: yannca fazla hararet nereden ve ayn zamanda uzviyetin kmr mesabesinde olan eker ve bilhassa ya maddeleri vardr. te uzviyet bunlar yakp hararetlerinden istifade etmee balar. Bu sebepten dolay soukta insann yal ve ekerli yiyecek ihtiyac artar. Geri bu neviden maddeler uzviyette esasen depo edilmi bir halde bulunursa da uzviyet evvela bunlara dokunmak istemez. Daima ihtiyat maddesini saklamak basiretini gsteren uzviyet, ilk ihtiya karsnda elini hemen depoya uzatmaz. htiyalarn evvela dardan temin etmee urar. Ancak dardan bulamad takdirde kendisinden kullanmaa balar. te bu suretle yalarn ve ekerlerin bolca miktarda yanmas adeta bir kalorifer iini grr. ok scak bir yerde kalnca ayn faaliyetin, tersine olarak vukua geldiini grmee balarz. Burada uzviyet evvelkinin tersine olarak btn hareketleri en az haddine indirir, derideki kl damarlarn aarak oraya fazla miktarda kan gnderir, terlemei kolaylatrr ve nihayet kalorifer ocan iyice kller, vcutte yanma hadisesi azalr. 18 Biraz da vcudn kimya laboratuvarna girelim; uzviyetteki imk faaliyetlerin incelikleri en kabiliyetli kimyaclara bile ta kartacak mahiyettedir. Bedende baz imik maddeler vardr ki bunlar uzviyetin biyoimik taamllerinde muhammiz veya mrci roln oynarlar. Ve icabnda kullanlmak zere vcutte demirba eya gibi sakl tutulurlar. Mesela bunlardan biri sistinsistein sistemidir. Biliyoruz ki bu uzviyetteki amin asitleri arasnda sistein vardr. Bu asidin vcude dorudan doruya faydas yoktur. Fakat onun mhim bir katalizr rol vardr ( 16 ) iki sistein maddesi yanyana gelince birleerek H

larn baka bir maddeye verirler, ve bu suretle birleen iki sistein maddesi bir sistin maddesi haline geer. Keza bu sistin de icabnda gene iki sisteine ayrlarak evvelce brakm olduklar H larn baka maddelerden geriye alrlar. te uzviyet bu mihanikiyetten istifade eder ve biyoimik teammller iin icabeden H verip almalar bu suretle temin eder. Burada uzviyete dorudan doruya lazm olmyan iki maddenin, srf vcudn imik hayati taamlleri iin lzumu bulunan nc bir maddeyi sinelerinde saklamak zere vcutta mevcut olmalar ayrca dikkate ayandr. 19 Gene byle dikkate ayan olan bir mihanikiyet daha vardr; baz maddeler vardr ki gerek saf halde, gerek muhtelif mrekkepler halinde bulunduklarna gre uzviyette ya hi bir tesir gsteremezler veya muhtelif iddette biholojik tesirlere malik bulunurlar. te uzviyet ihtiyacna gre bunlar ya saf halde veya muhtelif mrekkepler haline sokmak suretiyle kullanr. Bu maddelerden birisi kolindir. Kolin, kanda serbest veya eitli mrekkepler halinde bulunduuna gre rahim, barsak ve kan tazyiki zerinde ok muhtelif iddette tesirler yapar. Fakat ayn madde, fosfatitlerle birletii zaman uzviyette hibir biyolojik tesir yapmaz. Eer uzviyet kolinin tesirine lzum grmyorsa uzviyette ne serbest halde, ne de dier mrekkepler halinde kolin bulunmaz. Fosfatitlerle birleik olarak bulunur. Ve bu takdirde bu madde vcutte garfaal bir depo maddesi halinde saklanr. Uzviyet kolinin biyolojik tesirine lzum grnce ihtiyac nispetinde bu maddeyi fosfatitlerden ayrarak muhtelif tesir iddetine malik mrekkepler haline sokup kullanmaa balar. Mesela saf kolinin barsak hareketlerini arttrmak iin yapt iddetini bir farzedersek sirke asidi ile olan birleik kolinin tesiri 100 olur. Ketopropiyon asidi ile birleik olan kolinin tesiri ise 300 olur. Uzviyetin, ihtiyacna gre bu maddenin byk iddet tesir farklarna malik eitli mrekkeplerinden birini intihabederek kullanlmas kr bir kuvvetin ii olamaz. 20 Yeni fizyopatolojik aratrmalar uzviyette geen maksatl mekanizmalarn o kadar hayrete deer inceliklerini ortaya koymutur ki onlarn izahlarn yapacaz derken daha kark dier mihanikyetlerle karlayor ve iin iinden kamaz bir hale geliyoruz. Bunlardan da bir iki misal vereceim. Bbrek vazifeleri aratrmalarnda buna benzer incelikler oktur. Had bbrek iltihabnda bu uzuvdan suyun gemesi ok zararl ve tehlikelidir. Bu bilgi bizi, bu hastaln tedavisinde hastay a ve susuz brakmaa sevkeder. Fakat bizim ancak son asrlarda rendiimiz bu hakikati muhakkak ki uzviyet insanln doduu tarihten itibaren biliyordu. nk buna kar lazm gelen korunma tedbirlerini daha o zamandan itibaren alm bulunuyordu. Bu tedbir baz mihanikiyetlerle kendini gsterir; yle ki: bu hastalkta kan tazyiki ykselir, kan tazyikinin ykselmesi kl damarlarnn daralmasiyle mterafktr, bunlar arasnda bilhassa idrar szen bbrein kldamarlar da daralr. te bu hal bbree az kan gelmesini ve bunun neticesi olarak da az idrarn kmasn ve bbrein dinlenmesini mucibolur. 21 Keza, insan kafasnn en gizli bir yerinde sakl hipofiz denilen bir gudde vardr. Bunun hayati fonksiyonlar tanzim edici olarak kard birok hormonlar arasnda bir de adiyretin denilen bir hormonu vardr. te bu hormon icabnda idrarn azalmasn veya oalmasn mucibolur, yle ki : Bbrek kldamarlarndan szlen su bu uzvun dier ksmndaki enbubeler tarafndan tekrar emilerek idrar haline gemeden, beden tarafndan geri alnr. Ve bu suyun emilemiyen ancak pek kk bir miktar ( 9-1 / 100 ) idrar halinde dar kar. te tabii halde durum byledir. Halbuki adiyretin hormonu bu enbubelerin suyu emme kabiliyetini arttrr u halde bu hormon kanda ne kadar fazla miktarda bulunursa enbubeler bbrein kldamarlarndan km olan suyu o kadar fazla miktarda emerler ve bu

hal idrar olarak dar kacak suyun miktarn o nispette azaltr. ( 31 ) Eer bir insan fazla su alrsa uzviyette su zehirlenmesi denilen hayat tehlikeye koyucu bir hal vukua gelir. te bu oalan suyun zarar vermemesi iin uzviyetin dier sarfiyatiyle beraber bbreklerden fazlaca miktarda karak vcutten atlmas lazmdr. Bu ihtiya karsnda kafann en gizli bir yerinde saklanm olan hipofiz guddesi dier hormonlarn her vakit olduu gibi kana gndermekte devam ettii halde bu adiyretin hormonunu tutar ve kana gndermez, veya ihtiyaca gre pek az miktarda gnderir. Bundan mahrum kalan bbrek enbubeleri kendisine gelen suyu fazla miktarda emip vcude gnderemez, byle olunca suyun mhim bir ksm idrar halinde dar kar ve vcut fazla su yknden kurtulur. Bunun tersine olarak insan suyu az alrsa uzviyetteki suyun tasarruf edilmesi lazmdr, susuz hayat olmaz. O zaman hipofizde cereyan eden hadiseler evvelkinin tersine olur: Bu gudde, adiyretin hormonunu fazlaca miktarda ifraz ederek akar kana gnderir. Bu hormonun tesiri altnda bbrekteki tbli hceyrelerinin, suyu emme kabiliyeti artar. Bu suretle bbreklere girmi olan suyun evvelkine nispetle daha byk bir ksm geri alnarak tekrar uzviyete sokulmu olur ve idrarn miktar azalr. Uzviyette geen hadiselerin hepsinde hayati ve koruyucu bir maksat vardr. Bu hadiseler sayszdr. Dar bir ademci materyalist gr ile bu ilerde tezahr eden maksad inkar etmek belki kolay olur ve ilk hamlede btn bu hadiselerin yalnz fizikoimik kanunlarla izah edilebileceini zannedenler bulunur; fakat acele etmeden hadiselerin akn ve bilhassa birbiriyle olan mnasebetlerini adm adm takibetmek lazmdr. Esasen dnyada ve hassaten mahsusat alemimizde hi bir hadisenin fizikoimik kanunlar dnda cereyan edemiyeceini biliriz; bunu inkar etmek, dnyamz kanunlarn ve icaplarn inkar etmek olur. Fakat burada da illet ve neticeyi birbirine kartrmadan dnmeliyiz; ve unu da hi unutmamalyz ki daima atl hareketler halinde kendini gsteren fizikoimik hadiselerden, uzviyetin her an deien ihtiyalarna ll cevaplar vermek kudreti beklenemez. Byle bir eyi dnmek de dnyann dndaki kanunlar ve icaplar inkar etmek olur. Bu fikrimi bir misalle izah etmee alacam: Bir eker hastasn ele alalm, bunun kannda fazla miktarda eker vardr. Acaba burada, eker neden kanda fazlalamtr? Hadisenin ekline bakarsak, ekerin kanda bilakis azalmasnn lazm geleceine hkmetmemiz icabeder, zira byle hastalar mtemadiyen idrarlar ile vcutlerinden ekeri dar atmaktadrlar. Acaba uzviyette eker oald iin mi ekeri dar atmaktadrlar. Acaba uzviyette eker oald iin mi ekeri dar atyorlar? Hayr! Bilakis hastalarn dardan eker almad baz vakalarda bile uzviyet btn ekerlerini dar atp bitirdikten baka dier yap maddelerinin bir ksmn da ekere evirip dar atar. Burada ekerin idrarla dar kmas bir neticedir. Bu, hastaln asl kendisi deildir. O halde kanda ekerin oalmas m asl hastalktr? Hayr, bu da deil. Peki, hastalk nedir ve kanda neden ekerin miktar oalmaktadr? Biliriz ki beden rglerinin ekersiz yaamas mmkn deildir. Ve bugn anlalmtr ki eker, eskiden zannedildii gibi, hceyrelerin sadece bir enerji maddesi deil, esas unsurlarndan biridir. u halde beden rgleri ekerden mahrum kalnca lrler. Netekim eker hastalarnn bazlarnda grlen gangrenler, rglerin ekerle beslenmemi olmasndan ileri gelir. Halbuki bu hastalarn bedenlerinde, hekimliin henz iyice izah edemedii, fizikoimik bozukluk neticesinde, yani gliko-reglasyonun bozulmas neticesinde, eker metabolizmas uzviyetin bu maddeden istifade edebilecei ekilde cereyan edememektedir;

daha dorusu, bedende ekerin glikoz halinden glikojen haline geme nispeti normal insanlardakine nazaran azalmtr. ( 106 ) te buraya kadar geen hadiseler fizikoimik amenyelerin neticeleridir. Ve bunlar da ilim sahasnda henz tamamiyle aydnlatlm deildir. Yalnz i burada kalmyor ve bu hadiselerle beraber birtakm maksatl, uurlu bir zekann messiriyeti de kendini aka gsteriyor: rgler ekerin ancak glikojen halinden faydalanrlar, glikoz halinde kalan eker hceyreleri besliyemez. Yukarda sylediimiz gibi, hastalk yznden glikozun glikojene evrilme nispeti azalnca hceyreler, kendilerine lzumlu olan maddeyi, yani, glikojeni kafi derecede tedarik edemezler, fakat bunun temin edilmesi lazmdr, ite yukarda bahsettiimiz zeki messiriyet, burada rglerin glikojen ihtiyacn temin etmek iin olduka messir bir areye ba vurur ve kanda normalden fazla glikoz bulundurarak glikojen olma nispetindeki azl uzviyet lehine telafi etmee urar. u halde hiperglisemi denilen, ekerin akar kanda fazlalamas hali bir mdafaa mekanizmasdr, fakat hayati maksatlara matuf olan bu mekanizmann idaresini hangi ilmi selahiyetle kr fizikoimik tesadf ve tesadmlere brakabiliriz? Buradaki mekanizma fizikoimik bir hadisedir ve o da udur: Biliriz ki bir ktlevi tesir kanunu vardr; bu kanuna gre, birbiri zerine tesir eden iki cisim kar karya gelince bunlardan birinin fazla byk olmas kimyevi taamln o nispette abuk ve mtebariz olmasn intaceder. Fakat bu bir kanundur ve her yerde her ihtiyaca gre o, tatbik sahasna konabilir. Netekim burada da bu kanundan istifade edilmitir. Eer akar kanda glikozun miktar normal hudut iinde bulunmu olsayd hastann glikozdan glikojen yapma kabiliyeti azald iin, rgler kafi derecede glikojen bulamyacakt. Ve insan beslenemiyecek, lecekti. te yukarki ktlevi tesir kanunu burada tatbik edilerek rgler iin lazm olan glikojen miktar temin edilecek nispette glkoiz akar kanda oaltlmtr. Peki ama, bu kanunu tatbik eden kimdir? Bu kanunun icaplarna lzum gren ve her gle ramen onu tatbik sahasna karmakta bu kadar acele eden kimdir? Buradaki mekanizmann fizikoimik bir yoldan vukua geldiini nasl herkes kabul ederse, bu yolun hayati byk bir maksada mteveccih olduunu da ylece kimse inkar edemez. O halde bu maksad hamil olan unsur nerdedir? Uzviyette geen btn maddi hadiseler fizikoimik kanunlara tabidir, fakat bu hal, eker hastalnda olduu gibi dierleri hakknda da yukarki suallerin varit olamyacan intacetmez. Ve btn bunlarn uurlu ve zeki bir messirini, bir amilini aramak lazm gelir; acaba biz bu amili kendi aciz vastalarmzla bulamyoruz diye inkar m etmee mecburuz? Hayr, hayr. Byle bir mecburiyeti vehmetmek geriliin en by olur. Eer dnyada bulunmyan ve hemen bilinmiyen her eyi inkar etmek adet olsayd insanlk henz ilk devirlere ait iptidailiinden kurtulamazd!... Mamafih, Bu mlahazadan sonra da bu ilerde, mesela yukardaki eker hastal misalinde, hadiseleri gene kr kuvvetlerin arpmalariyle izah etmee almak sevdasndan kendini kurtaramyacak kimseler bulunabilir ve bunlar yle bir fikir ortaya atabilirler : eker hastalnda, rglerde husule gelen alk neticesinde sinir merkezlerinin yardm ile asabikimyevi bir yoldan kanda eker oalyor ve bu da tesadfen uzviyetin iine yaram bulunuyor! Keke bu fikirle btn meseleler halledilmi olsayd da hayatn muammalarn dnyamzn dndaki amiller arasnda aratrmak yorgunluundan hepimiz kurtulmu olsaydk!

Fakat, bir iki tabir kullanmakla, birok karanlk dehlizlerden mteekkil bir fikir labirenti kurmakla duygu ve dnceler hapsedilemiyor. Bugnk insanlarn ou fizik kurallarnn deil, hadise cereyanlarnn cazibesine balanmay tercih ediyorlar. te bunun iindir ki yukarda bahsedilen asabi-kimyevi yol hikayesi insann kafasna taklr : Asabi refleksleri uyandran huceyrelerdeki alk hali bu iin yegane amili olsayd, bu amil devam ettii iin, ekerin kanda boyuna ykselip gitmesi lazm gelirdi, fakat vcut iin baka bir bakmdan zararl olan bu hale de meydan verilmiyor, yani uzviyette biriken eker idrarla dar atlyor. Hi phesiz bu da evvelki gibi fizikoimik kanunlara tabi bir hadise olmakla beraber, vcudn hayat yolundaki nizamn korumaa mteveccih bir itir. O halde sual, hem de daha genilemi bir ekilde gene akta kalyor: Hayat yolunda btn bu fizikoimik kanunlardan faydalanmak lzumunu gren ve onlar tek bir gaye etrafnda toplyan unsur nerdedir? Rasgele iki tan birbirine arparak krlmasiyle ayn talar krmak maksadn gderek birbirine arpan bir adamn hareketi arasnda, fizik bir hadise olmak bakmndan, hibir fark yoktur, fakat illiyet prensibi bakmndan ikinci hadisede fazla olarak grlen bir ey vardr. Ve gren gzler, dnebilen kafalar iin bunu inkar etmek mmkn deildir. Bizim fizikoimik manada kabul ettiimiz ey, uzvi unsurlarn binbir eitte grlen ve birtakm kanunlar altnda cereyan eden alakal mnasebetlerinin tezahr ve tahakkukundan ibarettir. Fakat bunlarn bile bize karanlk grnen pek ok noktalar vardr ki bu noktalar, ruhun mdahalesini kolaylkla inkar etmemize yaryan birer ak kap halinde durmaktadrlar. Hakikatte burada biyolojik bir sentez vardr, bu sentez, iini niin yaptn bilen, uurlu, zeki bir varln eseridir. Bu varln istihdaf ettii yksek maksatlar maddenin atl ve monoton hareketleriyle telif ve izah etmek mmkn deildir. 2 Ruhun messiriyetine tezahr zemini olan vastalar Acaba, ruh dediimiz bir varlk maddeler zerindeki messiriyetini hangi yollardan tahakkuk ettiriyor? Bu hususta muhtelif ispiritalist ekol saliklerinin ileri srd eitli fikirleri vardr. Dinler umumiyetle ruh ve beden arasnda mutavasst maddelerin bulunup bulunmad hakknda vazh bir ey sylememiler veya dorusu hibir ey sylememilerdir. Bir ok dini telakkilere gre ruh - beden mnasebeti anlalmaz bir karklk iinde boulup kalmtr. Biz bu nokta zerinde duracak ve mnakaa yapacak deiliz. Dinler umumiyetle domatik bir imana dayanr ve byle bir imanla mdafaa edilen her hangi bir fikir buradaki mevzularmza girmez. Fakat bu dogmatik dncelerden baka bir de ruhun madde ile mnasebetlerini izaha alan dier ispiritalist ekol salikleri vardr. Bu ekollerden balcalarnn zerinde biraz durma faydal gryoruz. Bunun iin bu ekol sahiplerinin ruh - beden mnasebetlerine dair dncelerini, hakiki hviyetlerini bozmamaa alarak ksaltlm bir ekilde gzden geirmek lazmdr.

Burada bizi en ziyade alakalandran iki meslek vardr ki ie evvela bunlarn dnceleri zerinde durmakla balyacaz. Bunlardan biri teozoflar, dieri de ispiritistlerdir. Teozoflar arasnda da azok gr farklar bulunduu iin bunlarn da ayr ayr mtalaas lazmgelir. Bilhassa Hindistanda yaylm olan ark teozofisi ile, daha ziyade Avrupa da taraftarlar bulunan garp teozofisinin birbirinden ayrldn gryoruz, fakat ayn zamanda garp teozoflar arasnda da gr farklariyle ayrllar mevcuttur. te bahsimizi daha ziyade aydnlatmak ve bilhassa Neo- ispiritalizma grlerini tebarz ettirmek iin bir ka sayfamz bu fikir sahiplerinin telakkilerine tahsis ediyoruz.

A ark teozoflarna gre ruh beden mnasebeti ark, daha dorusu Hint teozoflar, Avrupada teozofi nam altnda yaylm olan meslein talimatn kendi telakkilerine uygun bulmazlar. ( 101 ) ark teozofisinin btn teferruatn bu dar sayfalarn iine sdrmaa imkan yoktur. Biz bunlar olduka ksaltmaa alarak okuyucularmza sunacaz. ark teozofisine gre : nsan varl kendisini muhtelif planlarda vasflandran ayr ayr unsurlardan mrekkeptir. Bunlarn dnda insana ait bir varlk yoktur. Acaba bu unsurlar nelerdir? Evvela insan ayr ayr iki varl ile mtalaa etmelidir : Bunlardan birisi onun yksek ve hakiki varldr; bu varlk unsurdan mteekkil mkemmel bir varlktr, Allahtr. Bu yksek varln unsurlarndan biri slam tasavvufunda da Zat diye gemi olan Soi dr, Sanskrit diliyle bunun ad Atma veyahut Atman dr. Atmann tek bana bir ahsiyeti yoktur. O, herkese ve her eye amildir. Atman tek bana bir ferdiyet gstermez, fakat ferdiyet sahibi olan insan bu unsurla kymetlenir. nsann ferdi ahsiyetini ikmal etmesi iin dier bir unsurla daha birlemi olmas lazmdr, bu da onun yksek varlnn ikinci unsurunu tekil eder. Bu unsura bizim anlyacamz manada nefis diyebiliriz, teozoflar manas derler. Manas, insan dncesinin ( Pensee ) ve istidlal melekesinin ( Raisonnement ) bir aletidir. Alemmul olan Atman ile birleerek insan ferdiyetini meydana getirmee yaryan unsur budur. Bu, insana: ( Ben varm! ) dedirten ve kendi ferdi ahsiyeti hakknda onu uurlandrmaa yardm eden unsurdur. Fakat bu iki unsurun birleebilmesi iin nc, mutavasst bir unsura daha ihtiya vardr ki buna teozoflar buddhi derler. Buddhi ruhani bir unsurdur. O, Atmann hem bir intikal vastasdr, hem de onun alemdeki bir inikas ( reflet ) dr. nsann yksek tahadds ( ntution ) ve ilham ( nspration ) kayna budur. Zira buddhi, Atmann Yksek vasflarn insann yksek trinitesi zerinde akis ve tecelli ettirir. te bu unsurun birlemesiyle insann yksek varl meydana gelir ki teozoflar buna yksek trinite ( La trinite superrieure ) derler. Yksek trinite, teozoflarca hem Ruh, hem de Allahtr, ayn zamanda mkemmel bir insandr. Grlyor ki baz mahalli tadilatla baka yerlerdeki birok ispiritalist dncelerde kendisini gsteren teslis hikayesi ark teozofisinde de vardr.

Demek, teozoflar gre, madde iinde veya madde dnda gibi ayrlm varlk mefhumlar bahis mevzuu deildir. Burada maddi mefhumun ne hududu, ne de imkanlar itibara alnmamtr. Belki mnteha kabul edilen bir noktada, Allah, nsan, Ruh ayn ey telakki edilmektedir. Fakat bu yksek trinite de tekemml etmek ihtiyacndadr. Bu da ancak kesif maddeler dnyasnda olur. Yani Ruh veya Allah kesif maddelerden mteekkil dnyalarn dnda mkemmelleemez. O, kesif dnyalarda bir mddet geirdikten sonra ykselir ve kendi asl vatanna avdet eder ki teozoflar buraya Devachan ( = cennet ) derler. Yalnz, yksek trinite dorudan doruya dnyaya inemez, bunun iin onun mutlaka daha dier drt unsurla birlemesi lazmdr. Bu drt unsur, sufli tabiattadr. Onun iin insann bu unsurlardan mrekkep varlna katerner ( Quaternaire ) derler. u halde dnyada yayan bir insan, bir yksek trinite ile bir de katernerden mteekkildir. Bu suretle, insan heyeti umumisiyle 7 unsurdan teekkl etmi bulunmaktadr, bunlardan yksek, drd de alak unsurlardr. Ykselmek maksadiyle dnyaya inmek iin alak katerner varl ile birleirken, yksek trinite zaruri olarak yksek vasflardan mhim bir ksmn kaybeder, sflileir ve kararr. Zira katerner varl tekil eden drt unsur alak tezahrlerin kaynadr. Bu unsurlar dnyada grdmz sufli duygular, fikirleri, temaylleri, ihtiraslar ve btn aa vasflar ihtiva eder. Katerner kompleksin unsurlar da iki zmrede mtalaa edilebilir. Bunlardan birincisi ve en sfli olan dnyada tandmz bedendir. Teozoflar buna sthula-sharira derler. Bu beden dnya maddelerinden yaplmtr. Kompleksin ikinci ksm ayrca unsurdan mteekkildir ki buna, evvelki yksek triniteye karlk alak trinite ( La trinite inferieure ) derler. Dnyadaki lm hadisesinin vukuu ile sthula-sharira alak triniteden ayrlr ve tahalll, infisah vetirelerine urar. Alak trinite ise dnyadan ayrlarak Kama-loka denilen bir plana kar. Demek, Kama-lokadaki bir insan biri yksek, dieri de alak vasfta iki triniteden mteekkildir. Alak trinitenin unsurlar aadan yukar doru unlardr: Linga-sharira; tamamiyle bedenin bir kalbdr. Bu, bir modeldir ve beden bu modelin zerinde kurulmutur. Alak trinitenin ikinci unsuru, pranadr. Bu insan canlandran, ona dnyada kudret, kuvvet ve hayatiyet vasflarn veren unsurdur. Alak kompleksin en yksek ve ruha yakn olan unsuru kamadr. Bu unsur, ihtiraslarn ve arzularn kaynadr. Bunun nefsi hayvani manasnda kabul etmek mmkndr. Fakat Kama-loka da bir mddet kaldktan sonra yksek trinite, alak triniteyi, tpk dnyada braklan fizik beden gibi orada brakarak ayrlr. Yani insan, Kama-lokada ikinci bir lme maruz kalr. Ve tpk fizik bedenin urad akibet gibi alak trinite de yeryzndekinden daha yksek daha yksek tertipteki bir alemin, Kama-locann, mezarlnda inhilal ve infisaha terkedilir. Layemut olan yksek trinite, Ruh ve Allah olarak Devachana girer.

Grlyor ki Hint teozoflarna gre bizim anladmz manada bir madde ve bu maddeden ayr bir ruh mefhumu yoktur. Burada isimleri geen unsurlarn ilmi mahiyetleri hakknda da hemen hemen hibir ey sylenmi deildir. Bu telakkiye gre Allah, Ruh, Madde birbirine karmakta ve bunlar ancak itibari bir ykseklik ve alaklk mefhumlariyle mertebelendirilmektedir. Gene bu telakkiye gre insann asl lmiyen ksm yksek trinitesidir. Bu hem mkemmeldir, hem de alak alemlerde alak unsurlar arasnda tekemml etmee muhtatr. Egonun, yani yksek trinitenin iktisap ettii katerner, bir tekaml vastasdr. Fizik beden ise insann yalnz bu dnyaya mahsus bir unsurudur. Fizik bedeni mteakip gelen alak trinite, teozoflara gre ( bittabi modern teozoflara gre ) elektrikiyet veya mknatyet nevinden bir eydir. Gene ayn teozoflara gre, baz atmosferik ( ! ) artlar altnda bunlar asabi veya sansitif insanlar tarafndan grlebilir. Binaenaleyh ( hep ayn teozoflara gre ) ispiritizma celselerinde, mezarlklarda veya kark evlerde grnen btn fantomatik tezahrlerin amili bu alak trinitedir. lmez olan Ego, burada lme mahkum bulunan alak triniteden tamamiyle ayrlmtr. Bununla beraber alak trinite de canldr. Bu varln ehvani, hassi ve haki birok alak temaylleri vardr. spiritizma celselerinde insanlarla mnasebet haline geen ve ispiritlere gre << Ruh >> nam altnda tebliatta bulunan varlklar bunlardr. Hulasa bunlar, uursuzca hareket eden, dolaan ve konuan birtakm kavkaalardr. Bu kavkaalar tpk mezarda koklamaa, rmee balyan ve muhitlerini zehirliyen fizik bedenler gibi zehirleyici, ifsat edici iniaat nerederek kokmaa, rmee mahkum birer kadavradan ibarettir. Bunlarn herhangi bir yoldan dnyadakilerle temasa gemeleri onlar iin zararl ve tehlikelidir. Bunlar girdikleri yeri ifsat ederler. Bu kavkaalar davetle megul ispiritizma celseleri yasak edilmelidir!... Ksaca yazdm bu fikrilerin ufak bir mnakaasn yaptktan sonra garp teozoflarnn nazariyelerine geeceim.

Ufak bir mnakaa Yukarki mtalaalar ve izahlar insann kainattaki olu sebeplerini ve tekaml bahsini aydnlatmyor. Ve bu fikirlere kar akla gelen baz sualleri cevaplandrmak mmkn olmuyor. Burada insann kafasn trmalyan balca meseleler unlardr: 1 Eer ego, katerner kompleksle tekaml etmek iin birlemek ve alalmak zorunda kalyorsa kendisi kemal halinde deildir demek olur. Ego ayn zamanda herhangi bir mertebesinde Allah olduuna gre onun kemalindeki bu noksanl nasl kabul edebiliriz? Allah fikri, mutlak fikrinden ayrlmaz. Ve noksanlk da mutlak fikriyle telif kabul etmez. Tekamle mhta olan, tekaml devresi geirmi bulunan bir varlk Mutlak ve binaenaleyh Allah olmaz. 2 Allahn Mutlakl bahis mevzuu deilse egoya neden Allahlk isnat ediliyor ve ( Ruh=Allah ) formlne niin mracaat olunuyor.? 3 Egonun kemalinden maksat kendi olu halinin inkiaf mdr, yoksa aa alemlerdeki cevherlerle kendi melekeleri arasndaki mnasebet halinin inkiaf mdr?

Eer birinci k ise, yani, esasen mtekamil olmyan ego, ancak aa planlarda bir mddet geirdikten sonra kendi bnyesinde daha yksek bir varlk haline geiyorsa bu << ilahi ve layemut >> egoyu bir netice, haki ve lme mahkum unsurlar da bir illet olarak kabul etmek lazm gelecektir. Byle olunca egonun lmezlii, ykseklii ve uluhiyeti ile alak unsurlarn aal, hakilii ve fanilii hangi l ve dncelere gre takdir olunmutur? Eer ikinci k ise, yani yksek trinite, esasen olu halinde mkemml bulunmakla beraber yalnz aa alemlerle olan mnasebetlerinde tekemml etmek ihtiyacnda ise byle bir fikir karsnda hakl olarak varit olan aaki itiraz nasl cevaplandrabileceiz: Yksek trinite her devachana vasl olduu zaman katerner unsurlarn ebediyen lme terkediyor, her inite yeni, yani yabanc unsurlar alyor; buna nazaran kendisinin aa unsurlar alemiyle olan mnasebetleri oradan her dnte tamamiyle kesiliyor. Buna nazaran onun her dnnde aa unsurlarla olan mnasebeti bakmndan Devachanda tekrar evvelki haline avdet ettiini kabul etmek icabeder. Byle olunca, egonun bu alak unsurlarla olan mnasebetlerinde temadi eden bir tekaml halini kabul etmek mmkn olmaz. Zira her hangi bir mnasebetin tekemml demek onun inktaa uramakszn mterakki bir halde inkiaf etmesi demektir. Bu da mnasebetlerin ebedilemi olmasn icabettirir. O halde: 4 Ruhun kemalinden maksat nedir? Yukarki mlahazalardan sonra bu sualin cevabn vermek pek g olacaktr. 5- Ne ekilde ve ne surette olursa olsun, eer teozoflarn syledikleri gibi alak unsurlar alemi ve bilhassa dnyamz, yksek fakat tekamle mhta, noksanlkla malul bir egonun kemalini temin ediyorsa ve bunlarn stnde Mutlak bir Nazm yoksa biri noksan, teki lme mahkum olan bu iki varl sevk ve idare eden kanunlar nereden kmtr? Burada bir kaideyi hatrlatmak isteriz: Birey kendi oluunun ayn zamanda hem illeti, hem de neticesi olmaz, fakat o, ayn zamanda bir olu halinin neticesi ve dier bir olu halinin illeti olabilir. Yksek trinite eer tekaml kanunlarn kendisi hazrlyorsa onun tekemml etmee ihtiyac olmamaldr. Eer kendisi tekemml etmee mhta bir halde ise tekaml artlarn tayin edecek kadar Yksek, Mutlak bir basiret sahibinin eseri olmas lazmgelen bu kanunlar hazrlamaa muktedir olmamaldr. Grlyor ki ark teozoflarnn telakkileri, ok kark ve zahiren derin manalar tar gibi grnen ciddi ehresine ramen, insan birbirini takip eden tezatlar iinde bunaltp brakmaktadr.

B Garp teozoflarna gre ruh beden mnasebetleri

Halbuki bu fikirlerin yannda Anni Besant ve Lead Beater gibi mtefekkirler tarafndan mdafaa edilen ve birok taraftar kazanm bulunan, evvelkinden az ok farkl dier teozofik grler ve inanlar da vardr. Umumiyetle bunlarn fikirlerini ark teozoflarnnkine nazaran daha ileride gryoruz. Geri bunlardan da, evvelkilerde olduu gibi, madde-ruh fikri birbirine girift olmu bir halde

grnyor ve ruhun maddeler arasndaki muhaceretleri fikrini kmaza srkleyici telakkilere rasgeliniyorsa da hi olmazsa ruhla madde arasndaki mnasebetlerden bahsedilirken maddi bir mefhum tebarz ettiriliyor. Fakat, burada da, dediim gibi, tekaml gayeleri ihmal edilmi veya daha dorusu teozofik telakkiler, teozoflar, byle bir ihmale zaruri olarak gtrmtr. Netekim bu halin bir neticesi olarak, evvelce sylediim gibi, garp teozoflar da baz noktalarda anlaamamlar ve aralarndaki ikilie sebep olmulardr. Bizde bu iki gr ayr ayr mtalaa edeceiz. Bu grlerden biri Anni Besant, dieri Lead Beater tarafndan mdafaa edilmitir. a Anni Besanta gre ruh-beden mnasebeti Garp teozofisinin ekseriyetine tercman olan Anni Besant, insan ruhunun drt tane beden iktisap etmi olduunu kabul eder. Bunlar adeta merkezleri mterek daireler gibi birbiri iine gmlmlerdir. Bu drt bedenin en kabas fizik beden ( corps physique ) dir. Fizik beden dnya maddelerinden yaplmtr. Bu nedenle kendiliinden hayatiyet yoktur, o, bir ekilden ibarettir. Fizik bedeni ekillendiren ve canlandran dier bir beden vardr ki buna da esiri beden ( corps etherique ) derler. Esiri beden hayati kudretlerin makkardr. Demek bu beden, fizik bedenin hem eklini temin eder, hem de onu canlandrr. Anni Besant diyor ki: << Fizik molekllerin muayyen bir organizma halinde birlemesine yaryan ve ona canllk veren koruyucu kudret esiri bedenden gelir. Bu beden uzviyette bir hayat nefhasdr. >> ( 102 ) Hatta biroklarna gre bu beden fizik bedenin adeta ayrlmaz bir parasdr. Bunlarn ikisi birleerek bir beden yaparlar. Hem fizik, hem de esiri beden ayn plann, yani dnyann, maldr. kisi de orasn brakamaz. Bu beden fizik bedenin teekklnden ancak birka gn evvel peyda olur ve onun lmnden sonra nihayet birka gn daha yayabilir. Teozoflara gre buna esiri isminin verilmesi, onun esirden yaplm olmasndan ileri gelir. Burada da grlyor ki teozoflarn << esir >> leri ile bizim madde bahsinde mtalaa ettiimiz esiri maddeler arasnda mnasebet yoktur. Uyku zamanlarnda ego, yani ruh, bu esiri bedenle fizik bedeni beraberce braklarak dier iki bedeniyle birlikte ayrlr. lm zamannda ise esiri bedenini de beraber gtrerek fizik bedenini brakr ve lme terkeder. Fakat esiri bedeniyle esiri planda yayan ruh dnyadan ve bilhassa kadavrasnn yanndan ayrlamaz. Hemen lm mteakip mteveffann cesedi yannda veya mezarlklarda grnmesi teozoflara gre bu esiri bedeniyle olur ( 34 ) . Bu beden aa yukar Hint teozoflarnn linga-sharira sna tekabl eder. Fakat esiri beden, kendisinden daha kaba olan fizik bedene nazaran hayat menba olmakla beraber dorudan doruya kendisi hayat sahibi deildir. Ve kendisini canlandran daha yksek bir beden vardr ki buna astral beden ( corps astral ) derler. te bu, teozoflara gre, ruhun nc bedenidir. Bu beden esiri bedene nazaran hayat menbadr. Kendisi hassasiyetin, tahayyln ve hayvani ihtiraslarn makarr olmakla vasflanr. Bu bedenle vukua gelen dnce mevcuttur, fakat bu dnce akli deil, hissi bir dncedir. Bu beden Hint teozoflarnn kama prensibine tekabl eder. Keza teozoflara gre; ispiritistlerin perisprileri de bu astral bedenden ibarettir. nsan ne kadar ilerlemise bu bedenin ekli o kadar vuzuh

peyda eder ve net bir hal alr. Ruhlarn gerilii nispetinde astral beden ekilsiz bir halde grnr. Byle astral bir beden fizik bedene fazla baldr, ve ondan uzaklaamaz. Yukardan gelen uuru da pek az bir nispet dahilinde intikal ettirebilir. Bunun neticesi olarak geri bir insann ruhu astral planda bulank bir uur, mphem bir haletiruhiye iinde yaar. Buna mukabil az ok mtekamil olanlar bu planda ykseklikleri nispetinde uurlu bir faaliyet gsterirler. Onlarn ekilleri tamdr, muayyendir ve fizik bedenin bir modelidir ( 34 ) Teozoflara gre ispiritizma celselerinde grnen veya uzak yerlerde materyalize olan fantomatik varlklar bu astral bedenlerdir. kinci lm mteakip, yani ruh esiri bedenini esiri planda braktkta sonra, astral bedeniyle beraber astral plana ykselir. Zira her bedenin kendine mahsus bir plan vardr. Ruh hangi plana mahsus maddelerden mteekkil bir beden iinde tezahratn gsterebilirse o planda yaam olur. Bu suretle astral planda yaamaa balyan ruh, eer az ok ykselmi ise burada faaliyete geer. Kendisinde bir anlay vardr. Ve astral plann srprizleriyle dolu olan hayatndan istifade eder. Fakat onun bu bedeni de hayatn bizzat menba deildir. Ancak esiri bedene gre hayat olan astral beden kendisinden daha yukardaki ruhun bedenine nazaran bir ekildir. Astral bedeni canlandran bu yksek bedenin ismi: mantal bedendir ( corps mental ). Ruhi messirlerden mahrum kalnca dier maddeler gibi lme mahkum olan astral benden de gnn birinde ruh tarafndan terkedilir ve astral alemin mezarlna gmlmee mahkum kalr. Bylece astral bedenini terkeden ruh ayn zamanda astral plan da terketmi olur. Ruh, bu nc lmn mteakip mantal bedeniyle birlikte mantal plana ykselir. Mantal beden ruhun bedenlerinin en seyyalidir. Bu beden, asil ve yksek dncelerin, iradenin ve zekann makkardr. Kazanlm btn hatralar ve bilgiler burada tekarrr eder. Btn uurlu hadiseler burada geer. Taakkul ve muhakemenin yeri burasdr. Bu beden, ruhun mantal plandaki intikal vastasdr. Bunun ekli dier bedenlerinki gibi deildir. Yani mantal beden, dier bedenler gibi fizik beden eklini muhafa etmez. Bunun ekli beyzidir. Bykl insann tekemml nispetinde artar, insan ne kadar olgun bir hale gelmi ise bu beden o kadar genilemi bir halde bulunur ( 34 ).

b Lead Beatere gre ruh-beden mnasebeti

Belki esaslarda bir olmakla beraber Lead Beaterin nazariyesinde iin iine nc bir unsurun daha kartrldn gryoruz. Bu suretle mesele hakikaten daha kark ve skntl bir yola giriyor. ( 122, 116 ) Lead Beater, bir insan ksmdan mteekkil olarak kabul ediyor. Bunlardan biri ego, yani ruhun ta kendisi, ikincisi buna vasta olan maddi beden, ncs de - Lead Beaterin ifadesine gre - bir cevher ( essence ) dir ki bu cevher btn planlardaki bedenleri canlandrr. ( 103 ) te ruhun maddeye inerken getii planlardaki bedenlerine giren bu cevhere Lead Beater, elemental cevher ( e. elemental) diyor. Bu teozofa gre byk elemantal hkmranlk ( royaumes ) vardr. Bunlardan biri mantal plann en st ksmlarndaki mntakalara aittir. ( Niveu mental superiour); dieri, bu plann alt ksmlarna ( N.m. inferieur ) aittir; ncs de astral plana aittir.

Demek ego, aa inmek iin plandan plana geerken hem o plana ait bedenini kurmak zere plann maddelerinden bir ksmn, hem de ayn zamanda o planda bir bedene girmek ihtiyacnda bulunan elemantal bir cevheri kendisine ekerek onlarla birlemek zorundadr. uhalde Lead Beatere gre, ego-beden-elemental cevher kompleksinden insann varl meydana gelmektedir. Ruhun her plandaki bedeninde o plann maddelerine balanabilecek ve onlar canlandracak bir elemantal cevher vardr. Mesela, fizik aleme gelmek zere yksek mantal plandan aa mantal plana inen ve mantal bedenini kuran bir ruha, ayn zamanda byk elemental hkmranln ikincisine ait olan cevherde refakat eder. Elemental cevher nedir?... Lead Beatere gre bu, Umumi Hayat kaynandan muvakkaten ayrlm canl bir cevherdir. Bu cevherin zekas ( intelligeance ) yoktur. nk kendisi henz cemadat ( mineral ) seviyesinde bile deildir. Halbuki biz cemadat aleminde dahi zeka eseri gremiyoruz. Fakat bu cevherin de bir i insiyaki ( instect ) vardr. Ve bu insiyak onu tekamle yaryan her eye doru srkler. O, bu sayede muhitine uymak, kendine lazm olan eyleri etrafndan almak kabiliyetini haizdir. Bu kabiliyet o kadar kudretlidir ki ona bu yzden ksmi bir zeka ( Une intelligeance partielle ) de denilebilir. nsan varln tamamlamak zere insan bedenine girmi olan bu cevher Byk Elemantal cevherin deryasndan kopmu bir cz ( particule ) dr. Bedenin inhilalinden sonra o tekrar umumi hayatna avdet edecek ve orada kaybolacaktr. Bu partikllerin kendilerine mahsus ayr bir tekaml yolu vardr. Bunlarn tekamlleri iin lazm olan ey Lead Beatere gre, kuvvetli ve maddi ihtizazlar ( vibrations ) dr. Bu cevher de ruh gibi, dardan gelen saiklara ( impulsions ) cevap vermesini rene rene ykselir. Bunun iin o, ihtizazlarn daima yeni varyetelerini renmek gayretindedir, uzun mddet sabit bir halde kalma btn kuvvetiyle reddeder. Lead Beater: insann mantal hayatndaki dankl ve muayyen bir noktada fikrin tesbit edilmesine kar koyan insiyaklar bu amilin tesirine atfediyor. Demek ruhla bu elemantal cevher arasnda bir zddiyet vardr. Elemantaln tekaml daha kaba maddelerin arasnda bir zddiyet vardr. Elemantaln tekaml daha kaba maddelerin iine gmlmekle, halbuki egonun tekaml bilakis seyyal maddelere doru ykselmekle olur. Elemantal cevherin arzusu gittike daha kesif ve daha kaba maddi ihtizazlarla karlamaa, halbuki egonun arzusu bilakis btn maddi artlarn stnde ykselmee ve yksek ihtizazlara uymaa mteveccihtir. Bu cevher, mantal bedenle birletii gibi, astral bedenle de birleerek ruhla berber insan varln tamamlar. Astral plan, heyecanlar ( emotions ) ve ihtiraslar ( passion ) plandr. Bu suretle elemantal cevher bu plana balanarak heyecan ve ihtiras ihtizazlariyle karlam ve kendine mahsus tekaml ihtiyacn tatmin etmi olur. Bu partikllerin uuru olmamakla beraber kendilerinde mevcut olan nafiz insiyaklar ( instects penetrants ) bir dereceye kadar onlarn bu ilerden haberdar olmalarn temin eder. Ve bu sayede buradaki hayatlarnn kendileri iin faydal olduunu anlarlar. te onlarn burasn terketmek istememelerinin sebebi budur. Ruhun maddeden uzaklamak arzusu karsnda elemantal cevherin daha kesif maddi ihtizazlar iine gmlmee susam bir halde bulunmas, ruhla bu cevher arasnda devaml bir mcadelenin vukuuna yol aar. Eer, o, bedenin ihtizazlarn kendine uydurabilirse bu hal ego iin bir nevi ifal ( tentation ) olur ki o zaman insanda her trl kaba duygular tezahr eder. Fakat Lead Beatere gre bu cevher dinlerin kabul ettikleri << eytan >> deildir. nk bunda bir niyet yoktur. Bu cevher farknda bile olmadan ego ile mcadele halindedir. Onun btn arzusu insan aaya ekmektedir ve bu eki hibir maksatla deil, ancak kendi

menfaatlerinin ilcasiyle olur. Demek onda insan geriletmek veya aldatmak gibi duygular yoktur. O, saadetini sadece kaba ihtizazlarn iine gmlmekte bulduu iindir ki, ykselmee tene olan ego ile taaruz halindedir. te bu dncelere gre insan fenala srkliyen ilcalar egodan deil, elemantal cevherden gelir. ( 39 ) fakat bu ilcalarn tesiriyle yaplm olan btn iler gene insann saylr, zira bu cevher de insann bir unsurudur. Eer insan bir hayatnda alak arzulariyle mcadele edip onlara galip gelmi ise gelecek hayatndaki elemantal cevher daha ho olur ve insan naho olan alak ehvani ihtizazlara doru ekmez. nsan lnce, yani fizik alemden ayrlnca ahsiyetini tekil eden btn zarflar dalmaya balar. lm anndan itibaren astral beden de dalmaya balar. Bununla beraber bedende yerlemi olan elemantal cevher astral bedenden ayrlmak istemez. O, bu bedenin dalmaya yz tuttuunu grnce, Lead Beatere nazaran, korkmaa balar. Ve derhal kendisini mdafaaya hazrlanr. Bunun iin astral bedenin inhilal vetiresine mukavemet edebilmesini temin maksadiyle onun partikllerini guruplandrr. ( regroupement ) Bu bedenin dalmas, elemantal cevherin istiklalini kaybetmesi demektir. Bu hal, onu iddetle, adeta bir nefis mdafaasna sevkeder. Fakat o, bu guruplandrma iinde muvaffak olduu nispette farknda olmakszn hakknda insan arzularnn tesiri altnda tutmu olur. Bu hal ruhun tekaml iin muzrdr. nk, evvela ruhun biran evvel yukar planlara kmas lazmdr. Ruhun tekaml bunu icabettirir; saniyen, astral bedenin d tabakas bu cevher tarafndan guruplandrlma neticesi olarak kesif bir hale konulduundan astral plann yksek ve ince ihtizazlar ruha nfuz edemez. Bu hal ruhun bu planda kafi derecede uur sahibi olmasna ve buradan istifade etmesine mani olur. Lead Beatere gre bu guruplandrma ii yle olur: Elemantal cevher, astral bedenin maddelerini, bu bedenin en d ksmlarnda toplar ve orada kesif bir tabaka tekil eder. Dier tabakalar merkeze doru gittike seyyalleir. Bu suretle elemantal cevher astral bedenin partikllerini muhitte toplyarak d tesirlere kar adeta bir kale duvar tarznda onu mdafaa etmee alr. u halde insan astral plandaki elemantal cevherin bu guruplandrma iine mani olmaldr. Zira ruh ancak bu sayede astral plann btn gzelliklerinden ve yksek ihtizazlarndan istifade edebilecei gibi bu bedenin sratle dalmasn temin etmekle de daha yksek planlara bir an evvel kmak imkann bulur. Lead Beaterin dier arkadalarndan ayrld noktalar bu izahat kafi derecede gstermitir. Umumiyetle garp teozoflar btn hayati hususiyetlerin ruhtan geldiine, fakat muhtelif maddi bedenlerden geerken o bedenlerin imkanlarna gre tezahr ettiine kanidirler; halbuki Lead Beater insanda tecelli eden alak vasflar ve ruhla tezad halinde bulunan ilcalar, insanda nc bir prensip olarak kabul ettii bir cevherle izah etmee urayor. Fikrimizce bu yoldaki izah, meseleyi aydnlatmaktan ziyade karartmaktadr. Hele bu cevherin ayr bir tekaml seyri takip etmesinin ne lzumunu, ne de manasn anlamak mmkn olmuyor. Bundan baka byle bir fikir birok ruhi ve hayati hadiselerin izahn ve bilhassa fekaml bahsini adamakll kartrmaktadr. Ve nihayet bu elemantal cevher hikayesi her noktasnda itirazlara yol aacak ifadelerle doludur.

c Garp teozoflarna gre ruhla beden arasndaki mnasebetlerin ekli ve gayesi

Garp teozoflarna gre ruhun, elbise gibi bu bedenleri nasl ve ne maksatla giyip

kardklarn da biraz aratralm. Teozoflara gre en yksek bir plan olan mantal planda ruhlarn az veya ok kalmalar onlarn ykseklik derecelerine bal bir keyfiyettir. Ruhlarn uur hallerinin ( conscience ) yksek mntakalarda tekasf ( consentration ) ve inkiaf, onlarn ykseklik dereceleriyle mtenasiben mmkn olur. te ruhlarn bu inkiaf imkanlarn temin edecek olan ey de onlarn dnyaya inmeleri ( incarnation ) dir. Teozoflara ve bilhassa Lead Beatere gre ruhun enkarnasyonu ve dezenkarnasyonu bir nevi nefes verme ( expiration ) ve nefes alma ( inspiration ) ii gibidir. Tekamle ihtiyac bulunan bir ruh, kendisinden bir paray aa planlarda izhar eder, Lead Beater bunu << exteriotisation >> tabiriyle ifade ediyor. Bu, bir nefes verme gibidir. Eksteryorizasyon bir mddet devam ettikten sonra ruh, aa plana gnderdii parasn tektar geri alr. Bu da nefes alma gibidir. Mesela az tekemml etmi bir insan tasavvur edelim, teozoflara gre bu insan dnyada bir mddet kaldktan sonra muhtelif bedenlerinin birbiri arkasndan lmn mteakip mantal bedenleriyle kalarak mantal plana gelir. Fakat mantal plan tabakadr. ( etages ) Bu ruhun en yksek mantal tabakada yaamas henz mmkn deildir. O, yukardan itibaren ancak nc tabakada eksteryorize olabilir. Yani uurunu ancak burada toplyabilir. ( consentration ) Fakat bu toplay da ilk gelilerde tam olmaz. Bunun iin ilk gelilerde bu tabakada cereyan eden eylerden haberdar olmaz. Ve bu hal onun burada byk eyler renmesine imkan brakmaz. Bununla beraber o, bir stadn ( Maitre ) mknatsiyetinden ve varlndan az ok mtessir olabilir. Bu hal, << henz almam bir koncann zerine serpilen canlandrc ziya dalgalariyle, o koncann nemalandrlmasna >> benzer. ( 39 ). Fakat o, dardan gelen tesirlere kar kapaldr. te bu yzden bu katta uzun zaman kalamaz. Bunun iin ruhun daha ziyade tekemml etmesi lazmdr. O, bu itilayi hazrlamak maksadiyle tekrar arza iner. ( reincarnation ) Bu ikinci iniinden sonra daha ykselmi bir halde mantal plana dner. nk dnyadaki eksteryorizasyonu esnasnda yeni birok tecrbeler geirmi ve yeni vasflar kazanm, uurunu inkiaf ettirmitir. u halde ruh, mantal plann aa tabakasna ikinci defa kt zaman etrafndaki eyleri evvelkinden daha iyi anlyacak ve burada daha uzunca bir mddet kalabilecektir. Fakat henz mantal plann daha yksek tabakalarna kabilecek durumda deildir. Bunun iin tekrar ve tekrar dnyaya inmek zorundadr. Eer ruh kafi derecede ykselmi ise mantal plann ikinci tabakasna kabilir, fakat tpk birinci tabakaya kn ilk zamanlarnda olduu gibi burada da evvela hemen hemen uursuz bir halde bulunur, etrafndaki eyleri anlyamaz. Ve burann tadn laykiyle alamyaca iin ilk gelilerinde burada uzun zaman kalamaz. Tekrar aa iner. Ruh bylece << nefes alp vermeler >> halinde dnyaya gelip giderek mantal plann en yksek tabakalarna kadar ykselir. Ve nihayet ruhun, esrar aleleme vukuf peyda etme haline ( Adeptat ) yaklamas mmkn olur. Ve artk o, en yksek bir planda kendi halini ( ego ) bulur. Onun bu hali tekamle balamazdan evvelki hali gibidir. Fakat arada ok byk bir fark vardr. imdi o, tekemml etmi bir haldedir. Yani, tedricen, mterekki bir surette yeni vasflar ( Qualites ) kazanmtr ( 39 ). Teozoflara gre, acaba ruh aa planlara nasl iniyor?... Bu hususta bilhassa Lead Beaterin kark, fakat olduka tafsilatl fikirlerini sratle gzden geireceiz: Ruh tekaml seyrini takip etmek zere dnyaya inecektir. Bu ini, bir nevi susuzluun veya arzunun ( desir ) sevkiyle olur. Burada egonun yer deitirmesi bahis mevzuu deildir. O, sadece uurunu mantal plann aa tabakasnda toplamakla bu ii yapm olur. Ruh dnyaya birdenbire inmez. Yolda kademe kademe uryaca merhaleler vardr. Ve bu merhalelerden

birincisi de kendisine en yakn olan mantal plann alt tabakasdr. Demek o, ie evvela buradan balyacaktr. Ruhun indii her hangi bir planda tezahr edebilmesi iin o plann maddelerini kullanmaa ihtiyac vardr. Tpk bir celsede kendisini gstermek istiyen bir lnn materyalize olmas, yani fizik gzle grlebilecek bir hale girmek ve eyalar hareket ettirmek iin fizik plann maddesini etrafna ekmesi gibi, burada da ruh, iine girecei plann maddelerini etrafna toplar. Ve bu maddeler tarafndan sarlr. te onun bu planda vastas olan mantal beden bu tarzda teekkl eder. Geri bu plann maddeleri ruhun yksek seviyesine nispetle alak bir mertebededir. Fakat dnyada yayan insanlara nazaran ihata edilemiyecek kadar yksektir. Ruhun bu planda btn varl tezahr edemez. Burada tecelli eden ruhun entelektel ksmdr. te bir az evvel sylediimiz gibi ruhun bir parasn aa planlarda eksteryorize etmesi tabirinin ifade ettii mana budur. Ruhun bu plandaki elbisesini kurmak iin ald maddelerin incelii, eski kazanlar derecesine baldr. Yani ruh, yoluna, geen defa bu planda brakm olduu yerden balar. u halde bu defa etrafna toplad maddeler geen defa mantal planda en son brakm olduu maddelerin ykseklii ayarndadr. Bu bedenin kurulu tarz insann dnya hayatndaki terbiye ve muhit artlarna geni mikyasta bal bulunur. Yani, insan btn hayat mddetince mantal bedenini kurmaa devam eder. Ve yeni partikller ilave etmek, inkiaf ettirmek veya ihmal etmek suretiyle mantal bedenini durmadan deitirir. Egonun ini seyahatine devam ederken mantal plandan sonra uryaca ilk yer astral plandr. Burada da ruhun bedenlenmesi iin yukar plandaki hadiselere benzer hadiseler geecektir. Ruh, astral plann maddelerini etrafna ekerek onlardan astral bedenini kurar. Bu beden mantal bedenden daha kesiftir. u halde ruhun yksek vasflarnn tezahr bu planda daha daralm halde bulunur. Astral bedeni kuran maddeler, mantal beden hakknda olduu gibi, gemi astral hayattaki maddi mertebelerin bir temadisidir. Burada geen vetire udur: Ruh, her planda, o plann imkanlarna gre kendisinin bir ksmn izhar edebilir ve bu hal ayn plana her gelite daha ziyade inkiaf etmi bir tarzda vukua gelebilir. u halde ruh her hangi bir plana gelince, o plandaki tekamlne evvelce ayn planda brakm olduu yerden balar. Buda ikinci gelite evvelkinden daha yksek maddeleri kullanmakla mmkn olur. Mantal beden hakknda olduu gibi astral bedenin de kurulu tarz, insann dnyada geirecei hayat artlarna gre taayyn eder. u halde dnyada yayan bir insan, bu yaay esnasnda mtemadiyen mantal ve astral bedenlerini kurmak ve onlar azok mtekamil bir hale koymak veya koymamak suretiyle deitirmektedir. Bundan sonra ruh, fizik aleme nfuz eder. Ve fizik alemin maddelerinden mteekkil bir beden kurar. Burada da kaide ayndr. te bu suretle insan, ocukluundan itibaren bydke yava yava astral ve mantal maddeler zerindeki hakimiyetini kuvvetlendirir. Ve bu hal gelecek semavi hayatnda, kendisine bir tezahr zemini olacak bedenlerinin mkemmeliyetini hazrlar.

C Teozofizik dncelere kar baz mtalaalar

Evvelce de sylediim gibi gerek ark ve gerek garp teozoflarnn nazariyeleri birok noktadan kuvvetli itirazlara yol aabilir. Fakat bunlar zerinde ayr ayr durmaa kitabmzn hacmi msait deildir. Evvela unu tebarz ettirmek lazmdr ki tecribi neticeler teozoflarn nazariyelerini isbat etmekten ziyade ileride bahis mevzuu edeceim ispiritistlerin perispri nazariyelerini kuvvetlendirici mahiyettedir. Kitabmzn hacmi ve mevzuu msait olmadndan bu tecrbeler zerinde ayr ayr durarak tetkikatta bulunamyacaz. Yalnz ksaca bir noktay burada syliyebiliriz: En salahiyetli melliflerin yapm olduklar dedubluman hadisesini ele alalm. [ 1 ] Bir dublenin teekkl tarz gzden geirilirse birbirinden kati hudutlarla ayrlm muhtelif bedenlerin husule geldiini gsteren hibir delile rastgelinmez. Bir fantomun teekkl en seyyal maddi hallerden en kesifine kadar, adeta bir renkten dierine geerken olduu gibi, sonsuz birtakm nanslar iinde ve yeni yeni hususiyetler gstererek vukua gelir. Bu hususta ak bir fikir verebilmek iin itimat ettiimiz aratrclarn tecrbelerinden istifade ederek bir fantomun nasl teekkl ettiini ksaca syliyelim: Dedublumana hazrlanm bir somnambln zerinde evvela fosforesan parltlar peydah olur, sonra bunlar yava yava kesifleirler ve sjeden ayrlrlar, biraz daha sonra birisi sjenin sanda dieri de solunda

[ 1 ] Dedubluman, bir insann kendi bedenine benzer dier bir bedenle, bedeninden gayr bir yerde grnmesidir. olmak zere hafif buhar halinde iki stun tekil ederler ve bu stunlar sjenin solunda birleerek onun bedenine benziyen bir beden haline girerler. ( 63, 89 ) Bu ameliyede ayr ayr bedenlerin teekkln deil bir bedenin muhtelif derecedeki kesafetini gryoruz. Teozoflarn, dier mtemmim baz tecrbelerle alm olduklar neticelerden, burada astral ve eterik diye ayr ayr iki beden olduu hakknda kardkalar mtalaalar da kuvvetli delillere dayanmaz. ( 89 ) Bundan baka, gene teozoflara gre, astral bedenin insan bedenine benziyen muayyen bir ekli vardr, esiri bedenin de aynen byle bir ekli vardr, halbuki dedublumann teekkl esnasnda ayr ayr iki bedenin, yani astral ve eterik bedenlerin, sje dnda husule geldii bir safhay kabul etmelerine ramen teozof mcerriplerden hibiri bize bu bedenlere izafe olunan vasflar haiz iki bedenin ayr ayr grldn syliyemiyorlar. Bundan baka onlarn astral beden diye kabul ettikleri ey, eksteryorize olan maddenin ekilsiz ve seyyal bir halidir. Bu ise astral bedenin tavsifi hakkndaki teozofik iddialara uygun gelmiyor. Fakat bu tecrbelerden vazgeerek teozofik nazariyeleri kendi bnyesinde dahi incelesek, onlarn ruh beden bahsinde bizi tatmin edici kuvvette olduunu gremeyiz. Buradaki birok tezatlar ve ekseriya vuzuhsuz, mtereddit ifadeler iinde boulmu fikirler bizi aydnlatamaz. Hakikatler, karmakar fikirlerde deil, derin fikirlerde bulunabilir. Teozofik nazariyeler her eyden evvel insan varlnn, hatta kainat varlnn en byk muammas olan tekaml bahsini anlalmaz bir hale sokmaktadr. Dikkat edilirse gerek ark teozoflarnn katerner unsurlar, gerek garp teozoflarnn bedenleri veya elemantal cevherleri fanidir. Bunlar gelip geici bir halde ruhla birlemilerdir. Ona birtakm alak tabiatta ilcalar verirler, bilerek veya bilmiyerek insan yanl yola sevketmee urarlar ve btn bunlardan sonra da bir daha insan ruhuna avdet etmemek zere onu kendi planlarnda

ebediyen terkederler. Bu suretle ruh, her plana geliinde baka bir beden giymee, baka bir unsurla veya cevherle birlemee mecbur kalr. te ideal bir tekaml fikrinin izahn gletiren birinci nokta budur. Byle bir telakki ile, ne yaplrsa yaplsn, nasl dnlrse dnlsn, << Ruh madde kainatna niin girmitir, ruhun melekeleri ile madde aleminin tekaml imkanlar arasnda ne mnasebet vardr ve nihayet, madde kainatndaki ruh tekamlnn ideal gayesi nedir?.. >> suallerinin cevab verilemez bir hale girer. Btn maddeler insann tekamlne yarar; bunu herkes syler. Fakat bunun manas nedir?.. te zerinde derinden derine durmaktan ekinilen nokta budur. Evvela ruhun kemali ne demektir?.. Ruhun tekaml vetiresinde maddelerin oynadklar rol nedir?.. Ne teozoflar, ne ispiritalist filezoflar, hatta ne de ispiritistler bu nokta zerinde uzun uzadya durmu deildirler. Geri bu bapta birok eyler sylenmitir; fakat bunlarn iinden yukarda sorduumuz suallerin cevabn karmak mmkn deildir. zerinde srarla durulmas lazm gelen mesele udur: Ne ekilde dnlrse dnlsn, acaba madde ruhun sadece bir tekaml vastas mdr, yoksa tekaml bakmndan, madde ile ruhun mnasebetleri kainatmzdaki ruh varlnn bir zarureti midir?.. Biz madde vastasiyle vukua geldii sylenmekte olan bir ruh kemalinin manasn anlamyoruz. Bu, yle olsa gerektir: Ruhun, madde ile mnasebetlerindeki zaruretin istihdaf ettii bir gaye vardr; kemal bu gayenin tahakkukudur ki bu fikrin developman ileride yaplacaktr. [ 1 ] te biz, teozofik nazariyelerin bu tarzda dnlen kemal yolunda tenvir edici mahiyette olmadn gryoruz. Eer btn bu bedenler veya unsurlar daha dorusu ruhun bu tekaml vastalar, bir mddet kullanldktan sonra bir daha geri gelmemek zere ruh iin ebediyen lp gidiyorsa insanlarn, ruhlarn bu kadar didinmeleri ve kazanlar ne oluyor?.. Eer bu tecrbeler ve neticede elde edilen kazanlar ancak ve mutlaka maddeler vastasiyle oluyorsa maddelerin tekaml ruhun tekamlnden ayrlmamak icap eder. Netekim bunu teozoflarn her ifadesi tasdik ediyor. Halbuki ruhun madde aleminde tezahr imkann temin eden vastas byle her admda deiirse onun devaml olarak kabul ettiimiz ykseli sebeplerini izah edemeyiz. Bu meselede, iyi anlalmas ve iyi anlatlmas lazm gelen bir nokta vardr: btn tecribi ispiritalist ve teozofik ifadelerden kan manaya gre: 1 Ruh, maddi vastaya malik olmaynca hibir tezahr gsteremez. 2 Ruh, maddi vastaya malik olmaynca tekemml edemez. Demek ruhun tekaml maddi vastalarnn tekaml ile muvafakat halindedir. Maddenin tekamlnden anlalan mana ise onun daha seyyal, daha ilek, yani daha yksek ruhi melekelere tezahr zemini olmaa msait durumlara girmesidir. Ruh, ince ve ilek bir vasta ile yapt ii kaba bir vasta ile yapamaz. Ruhun madde kainatndaki varl, onun bu kainatla tahakkuku mmkn olan btn kudretlerini inkiaf ettirmek zaruretini dousmutur. Bu hal, ruhun en bariz vasf olan messiriyetine tezahr zemini bulmas ihtiyacndan ileri gelir. u halde ruhun derece derece ykselen bu inkiafn temin etmek iin maddi vastann da derece derece ykselmesi lazmdr.

Fakat ruh madde kainatna inmezden evvel de her derece ykseklikteki maddeler vard. Eer ruh, istedii maddeyi derhal kullanabilecek bir durumda bulunsayd, bir ok zahmetli tekaml devreleri geirmee lzum kalmadan en yksek mertebedeki maddeler alemine atlayverirdi! Neden byle olmuyor. Ruhun madde zerinde messeriytini gsterebilmesi, onunla olan mnasebetlerinde tekemml etmi olmasna vabestedir. Acaba buradaki mnasebetten maksat nedir? Ruhun madde ile mnasebet tesis etmesi demek, onda mndemi olan messiriyet kabiliyeti ile mtenasiben, teessriyet kabiliyeti inkiaf etmi, yani ruhun her emrine muti bir hale gelmi maddi vastaya sahip olmas demektir, o, ancak byle bir vasta ile istedii madde zerinde istedii faaliyeti gsterebilir. u halde ruhun muhtelif planlardaki maddeler zerinde messiriyetini gsterebilmesi, ancak onun bu ie msait, devaml ve mterakki bir tarzda tekemml eden bir vastaya malikiyeti ile mmkn olur. te ruhun bu kainatta geirdii ac veya tatl tecrbeler, bu iptidai vastasn muhtelif muhitlerde, muhtelif kombinezonlar iinde kullana kullana onu, kainatn her maddesiyle kendisini mnasebet haline getirmee yarayacak bir hale koymas iindir. Biz hi bir ruhun vastasz olarak dorudan doruya maddeler zerine tesir edebileceini kabul etmiyoruz. Ruhun yksek maddeleri kullanmas, bu maddeler zerinde messiriyetini gsterebilmesi demektir. Halbuki ruhun bu messiriyet vasf onda yeni domu deildir. Ruh ilahi bir lemadir, denilmiti. Onda bir mahlukun ilahi konular altnda inkiaf etmesi zaruri olan btn kudretleri mekni bir halde bulunur. Fakat bunlarn herhangi bir inkiaf ruhun o istikamette almak suretiyle bulaca tezahr zeminleri nispetinde mmkn olur. Maddi kainat, ruh melekelerinin belki namtenahi olan inkiaf istikametlerinden biridir. Ruhun madde kainatna girmesi fikrini, maddelerle mnasebet halinde olmu bulunmas fikrinden ayramayz. Bu mnasebet de, evvelce sylendii gibi, ancak maddi bir vastaya devaml surette malik olmakla temin edilir. Kainatmzda bulunduu mddete bir ruhun maddi mnasebetten bir an bile azade kalabilecei bahis mevzuu olamaz. Ruhun tekamlnden bahsederken kasdettiimiz ey, madde ile ruh mnasebetinin inkiafdr. Maddi mnasebetlerden kurtulmu tek bana bir ruh, << kemal >> e ait bizim dnebileceimiz manada ne mkemmeldir, ne de gayri mkemmeldir. Maddeden mcrret bir ruh kemali, maddeden tecerrt etmi bir ruh gibi aklmzn almad bo bir szden, manasz bir faraziyeden ibaret kalr. Bize gre ruhun tekaml fikri, onun ancak madde ile mnasebet haline girdii andan itibaren balar ve o mnasebet devam ettii mddete devam eder. [ 1 ] u halde ruhun tekaml zarureti bu mnasebetin tekaml zarureti demektir. Farzmuhal olarak ruhun maddeden bir an ayrldn kabul etsek o anda onun madde kainatna ait btn kazanlarndan mahrum kaldn ve bu kainata inmezden evvelki haline rcu ettiini dnmemiz icabeder. nk ruhun maddi kainatla irtibatn douran zaruret ve o zaruretin gayesi ortadan kalkm olur. Demek, ruhun btn kazanlarnn ebedi olduunu syliyebilmemiz iin onun bu maddi mnasebetlerinin ( maddi balarnn, maddi esaretinin

deil! ) ebediyen ve hi inktaa uramakszn devam etmesinin lazm geldiini kabul etmemiz icabeder. Ruhun madde kainatiyle ebedi mnasebeti demek, ruh oradan ayrldktan sonra dahi, tekemml ettirmi olduu vastasndan ebediyen ayrlmamas ve onunla kendi melekeleri arasndaki mnasebetlerini tekaml gayesine ulatrm olmas demektir. te, bize gre, ruhun maddi kainattaki ve bilhassa straplarla geen onun ilk merhalelerindeki btn didinmelerinin gayesi bu ii temin edebilmektedir. Fakat bu szmz, eer az ok doru ise, ancak bu kainata, yani bizce sonsuz olan fakat ruhun ebedi hayat karsnda hibir zaman ve mekan kymetini haiz olmyan maddi kainata amildir. Biz kainattaki btn tekaml merhalelerini ikmal etmi, ideal kemale ulam ruhlar hakknda bile maddi mnasebetlerin inktaa uramas meselesini varit grmezken, henz bu tekaml merhaleleri iinde yuvarlanmakta olan ruhlarn maddi vastalarndan ayrlabileceklerini, velev bir an dahi olsa, dnemeyiz. Bunu kabul ettiimiz anda ruhun bu kainattan ayrldn, oyara hi girmemi gibi olduunu da kabul etmemiz icabeder. nk bu kainata o, bu vasta ile baldr. Ve onun bu kainatla mnasebetlerini temin eden odur. Hulasa ruhu bir an bile maddi varlndan ayrmakla tekaml bahsini anlalmaz bir ekle sokmu oluruz. Ruhun maddi kainattaki kazanlar nerdedir?... Bu kazanlar ruhun kendi bnyesindedir, diyemeyiz. Byle bir iddiann karsnda hakl olarak birok itirazlar kar. Ruhun elde etmi olduu kazanlarn maddelerle olan mnasebetlerinde grdmze gre; bu kazanlarn, maddi mnasebeti temin eden vastada depo edilmi olduunu hem zaruri olarak kabul ederiz, hem de byle bir dnce ile birok fikir sahiplerini tatmin etmi oluruz. Buna mukabil birbiri zerine giyilmi amarlar gibi, bir ok bedenler kabul eder ve bu bedenleri ruhun her admda kolayca karp atverdiini ve nihayet sk sk ruhun saf hale yani, tabir maruz grlsn, plak hale girip tekrar yeni bedenler giyerek madde alemine girdiini dnrsek btn bu elbiseler, bedenler vastasiyle nelerin kazanlm olduunu ve kazanlm olan eylerin nerelerde bulunduunu hakl olarak kendi kendimizden sormak zorunda kalrz. Maddeden tamamiyle ayrlm saf bir ruhun mesela, hafza melekesi bahis mevzuu olamaz. Zira, bu melekenin delalet ettii ey, ruhun ancak maddeler kainatnda mmkn olan hadiselerle mnasebetinin devamna baldr. Bu mnasebeti temin eden vastann mevcudiyetini kabul etmediimiz anda hafza melekesini de zaruri olarak bahis mevzuu edemeyiz. Tpk bunun gibi ruhun tandmz veya tanmadmz dier melekeleri hakknda da ayn eyi dnebiliriz. Btn bunlarla beraber unu da hemen kabul ederiz ki teozof vuvayyanlarn bu hususta bir ok eyler grdne kaniiz. Ve bu grclerin nispeten yksek maddeler alemine ait mahedeleri metapsiik ve animik tetkikat bakmndan ok ehemmiyetli ve kymetlidir. Bunlardan hepimiz istifade ediyoruz. Teozoflar tarafndan grlen avralar, renkli maddi tezahrler, ve dier emanasyonlar hi phesiz bo ve manasz eyler deildir. Burada biz kendini bir fndk kabuunun iine hapsederek dardaki btn hadiseleri inkar eden gafiller gibi dnmyoruz. Biz bu mahedelerin shhatini kabul ediyor ve hatta onlardan istifade yolunu aratranlar arasnda bulunuyoruz. Biz ancak bunlarn teozoflarca yaplan tefsirlerine ve bu tefsirlerden doan nazariyelere muarzz. Bize gre ne ruh, ne de kainat, fizikoimik maddelerin dar imkanlar iinde mahpus kalm bir telakkiden doan , be kalemlik << beden >> veya << prensip >> lerle evrilemez. Buutlar hakkndaki mtalaalar okuyanlar ok iyi takdir

ederler ki teozoflarn son tekaml merhalesi ve kemal ahikas olarak tarif ettikleri en yksek planlarn maddeleri ( mantal plan ) bile byk madde kainatmzn iinde hemen hemen hi bir kymet ifade etmiyecek kadar kk kalan buutlu alemimizin dna kmamaktadr. Teozoflar, madde aleminin son haddi ve belki de d diye takdim ettikleri bu mntakalarda ne ekil, ne de renk mefhumundan kendilerini kurtaramyorlar. << Oval ekiller >>, << renkler >> ve << bymek, klmek, genilemek >> gibi mekan fikrinden asla ayrlmyan vasflar nihayet buutlu bir alemin icaplardr. Maddi kainattaki buutlu alemin kymeti derecesi hakknda bir fikir edinmek iin buut bahsinde yapm olduumuz mlahazalar tekrar gzden geirmek kafidir. Byle olunca: btn maddelerin ve kainatlarn stnde olan ruhu, ve onun btn hayatn ve kozal mukadderatn ve hele btn bunlarn hi birisiyle mukayesesi bahis mevzuu olmyan M U T L A K V A R L I K ufack kainatmzn en ufak bir kesini bile doldurmyan buutlu dnyalarnn reatileri iine sdrmaa almak ocuk safiyeti ile yaplm byk bir hata olur. Biz burada hibir ekol, hibir kanaati muaheze etmek maksadiyle hareket etmedik. Belki herkesin syledii dorudur ve belki bizim sylediklerimiz dorudur ve belki bizim sylediklerimiz dorudur. Ne birinci halde, ne de ikinci halde, bugn bizim varm olduumuz kanaatler hibir vakit bir iddiakarlk daiyesine varmyacaktr. Bizim yukarki mlahazalar serdetmekten maksadmz, kendi yolumuzu imdiye kadar toplam olduumuz bilgi ve duygu unsurlariyle izerken, dier yollar da gzden geirmek ihtiyacn duymu olduumuzu, fakat oralarda tatmin edilmediimizi sebepleriyle belirtmektir.

D spiritistlerin ruh-beden mnasebeti hakkndaki nazariyeleri

spiritistlerin perispri nazariyelerini insan hakkndaki bilginin inkiafna yaryacak belki en doru bir balang olarak gryoruz. spiritistler ayrlmaz bir surette ruhla birlemi olan maddi bir vastay kabul ederler. Byle bir dnce ile tekaml fikri rahata takip edilebilecei gibi, dier ekollerin dt birok tezatlardan da masun kalr. Geri perispri nazariyesi teozoflarn bedenler nazariyesi kadar mulak deildir. Fakat bir eyin hakiki olmas iin mutlaka anlatlmas ve anlalmas g bir halde bulunmas lazm gelmez. Sadelik iinde en byk hakikatler anlatlabilir. Kim ne derse desin, biz tedenberi glkle anlatlmaa uralan her hangi bir nazariyenin hakikatinden daima phe ederiz. Perispri nedir?... Bunun cevabn klasik ispiritizma bahsinde sz salahiyetini haiz bulunan melliflere brakyorum. Klasik ispiritizmann banisi Allan Kardec unlar sylyor: << Bedenle ruhu birletiren ba, veya perispri, yar maddi bir nevi zarftr. lm en kaba zarfn harabiyetidir. lmden sonra ruh ikinci bedenini muhafaza eder. Bu da onun esiri ( etherique ) bedenidir. Bu beden mutat halinde iken bize grnmez. Fakat aparisyon [ 1 ] hadiselerinde olduu gibi arzi olarak grnr. Hatta elle tutulur. >> ( 104 ) Ayn mevzuda L. Denis de u izahat veriyor: << Ruh lmden sonra olduu gibi, cismani hayati esnasnda devaml surette seyyalevi bir zarfa maliktir. Azok ince veya esiri olan bu zarfa A. Kardec perispri veyahut ruhani beden (

corps spiritel ) ismini vermitir. Perispri ruhla beden arasnda irtibat vazifesini grr. Perispri, hasselerin intibalarn ruha naklettii gibi, ruhun idaresini de bedene ulatrr. lm esnasnda o, kesif bedenden ayrlr. Ve bedeni mezarnda inhilale terkeder. Fakat kendisi ruhtan ayrlmaz. O, ruhun ahsiyetinin bir d eklidir. << O halde perispri seyyalevi bir uzviyet ( organisme ) dir. O, insan varlndan evvel mevcut olan ve ondan sonra da var olmakta devam eden bir ekildir. Perispri yle bir sbstratomdur ki etten beden onun zerine kurulur. Fakat bu etten beden ne kadar nfuz edilmez grnrse grnsn, son derece incelmi bir maddeden mteekkil bulunan ve grnmiyen perispri bu bedenin iine nfuz etmitir. << Kaba madde hi durmadan hayati deveranla yenileir. Bu maddeler insann sabit ve devam eden ks[ 1 ] lm insan ruhlarnn perisprileriyle dnyadakilere grnmeleri. m deildir. Doumdan lme kadar insan hayatnn her devrinde beeri rgy ve fizyonomik hatlar ayakta tutan perispridir. O halde bu, tazyik edilmesi ve genilemesi kabil bir kalp ( moule ) roln oynar ki dnyann maddesi onun zerinde beden halini alr. << Bu seyyalevi beden ylece olduu gibi kalmaz. O da ruhla tasfiye grr. Ve asalet peyda eder. O, sonsuz enkarnasyonlar iinde ruhu takibeder, ruhla beraber derece derece ykselir ve gittike effaf, parlak bir hale girer. << Perispri hayattar varln btn kazanlarn muhafaza eder. Btn bilgiler fosforesan hatlar halinde bu, ruhanilemi ( spritualise ) bedenin dimanda yerleir. Ve reenkarne olan ocuun beyni bunun zerine kurulur. << Duygularn ykseklii, hayatn safiyeti, iyi ve ideal bir hayata doru yaplm hamleler, sebatla geirilmi tecrbeler ( epreuves ) ve straplar perisprinin ihtizazlarn mullendirerek ve arttrarak onu inceltir. << Bunun tersine olarak sefil ve bayra ihtiraslar, maddi itihalar perispri zerine tesir eder, onu arlatrr ve daha kesif, daha karanlk bir hale koyar. . . . << Perisprinin de bedeninkine benziyen hasseleri vardr. Fakat bunlarn kudreti bedeninkinden ok yksektir. O, ruhani nurla grr. Ve maddi duygularn kavryamad yldzlarn ziyalarn, ne kadar dank bir halde bulunursa bulunsun, perispriye ait duygular birbirinden ayrd eder. << lmden evvel ve sonra ruhlarn grnmeleri ( apparitions ) ve maddilemeleri de ( materialisations ) perispri ile izah olunur. spatyomun [ 1 ] serbes hayatnda insan uzviyetini tekil eden btn kuvvetlere o, bilkuvve maliktir. >> ( 50 ) Son sz ispiritizma hadiselerini pozitif bir grle inceliyen G. Delannea brakyorum: << Filozofiye ve ruhlarn szlerine gre ruh maddi bir varlk deildir. Dier tabirle, ruhun bizim tandmz maddelerle hibir temas noktas yoktur. Tabiatteki cisimlerle ruh arasnda

mabih vasflarn bulunduunu kabul edemeyiz. nk ruhun imaj ve emanasyonu olan dnce ( pensee ) btn llerin, btn fizik ve imik analizlerin dnda kalr. Fakat acaba gayrimaddi kelimesini mutlak manada kullanabilir miyiz? Hayr! nk hakiki gayri maddilik adem olur. Fakat ruh yle bir varlk ( etre ) dir ki bu dnyada hi birey onun hakknda bize fikir veremez Bununla beraber insanda madde ve ruh gibi iki unsurun birlemi olduunu gryoruz. Bunlar samimi bir surette birbiriyle birlemilerdir ve birbiri zerine tesir etmektedirler. Ruh hakknda sylediimiz eylerle ruh bedenin bu irtibat meselesi arasnda bir tezad var pibi grnyor. Fakat bu tezad hakiki deil zahiridir. nk insan yalnz bedenle ruhtan yaplm deildir, yani ruhun zarf denilen mutavasst nc bir prensip vardr. << Ruh gayrimaddidir. nk onun husule getirdii fenomenler maddenin hibir hususiyeti ile mukayese edilemez. Dncenin, tahayyln, tahatturun ne ekli, ne rengi, ne sertlii ve yumuakl vardr. Ruhun bu haslat ( productions ) fizik alemini idare eden kanunla[ 1 ] Dnyann dndaki btn maddi kainata tahsis ettiimiz mefhum.

rn hi birisiyle tahdit edilemez. Onlar srf ruhanidirler. Ne llebilirler, ne tartlabilirler. Ruh tabiat itibariyle harabolmaz. nk o, bedenin dalmasndan sonra btnl ile tezahr eder. O halde ruh, hem gayri maddidir, hem de layemuttur. << Bizim doduunu, bydn ve ldn grdmz beden, dnen prensibin zarfdr. Onu terkip eden unsurlar kremizi tekil eden maddelerden alnmtr. Bu unsurlar, uzviyette bir zaman durduktan sonra yerlerini dier unsurlara terkederler. Bu ameliye ahsn lmne kadar devam eder. O halde, bedenle ruh esas itibariyle birbirinden ayrdr. Birisi durmadan vukua gelen ekilden ekle girmelerle ( transformations ), dieri cevherindeki deimezlii ile temayz eder. Mamafi biz bunlarn mkemmel bir ahenk iinde yaadklarn ve birbiri zerine karlkl tesirler yaptklarn grrz. Kin, hiddet, merhamet, sevgi duygular yzde akisler husule getirir ve fizyonomiye hususi bir karakter verir. te bir taraftan iyi mahede edilmi olan bu karlkl tesirler, dier taraftan da ruhun gayri maddi oluu filozoflar iin halli g bir mesele ortaya karmtr. En byk zekalar ruhun beden zerinde tesirini aydnlatmaa almlardr. Fakat bu vakann memnuniyet verici bir izahna varlamamtr Biz baz fizyolojistlerin aadaki fikirlerini tercih ediyoruz: Devaml ve gayrmeur olsun, yahut munkat ve iradi olsun, ruhun tartlabilir maddelerden yaplm beden zerindeki btn tesirleri, tartlamyan seyyalelerin baz dalgalar yolu ile husule gelir. Bu dalgalarn nakili serebro - spinal ve gangilyoner asabi cmledir. << Bunlar tamamiyle bizim dncemizdir. Ve biz sinirler vastasiyle iliyen tartlamaz bir seyyalenin varln kabul etmedike perisprinin roln tarif edemeyiz. << Perisprinin varln gsteren en iyi delil, baz hususi hallerde insann deduble olabilmesidir. Bir tarafta maddi beden, dier tarafta da bu bedenin ayn olan seyyal dier bir bedenin husule gelmesi bu hususta hibir pheye meydan brakmaz. << Perispri yalnz ruhla maddenin karlkl tesirlerini izah etmee yaramakla kalmaz; ayn zamanda maddeden kurtulan ye Ispatyomda ikamet eden ruhlarn hayat tarzlarn da bize anlatr.

<< imdiye kadar ruhun istikbali hakknda ancak mphem fikirler vard. Dinler ve ispiritalist filozofi mezarn tesindeki hayat hakknda hi bir bilgi vermeksizin sadece ruhun lmezliini tasdikle iktifa ediyorlard. Bazlar iin ruhun hayat ebediyen, iinde yalnz gzidelere mahsus zeka sahiplerini tayan, fena tarif edilmi bir cennetten geer, veya ruhlar iin cehennem mthi bir mekandr. Orada ruhlar korkun ikenceler ekerler. Bunlarn yannda yryen ilmi mahedeler ise elle tutulur maddelerde kalp ondan ileri gidemiyordu. Btn bunlar, ruhani alemle maddi alem arasnda almaz gibi grnen bir uurum hasl ediyordu.. << Ispiritizma bize retiyor ki iki alem arasndaki mnasebetler kesilmi deildir. Ve l denilenlerle diriler arasnda mtemadi bir mnasebet vardr. Doumla, ruhani alem cismani aleme ruhlar verir. Arz da, muvakkaten kendisinde oturmaa gelmi ruhlar lmle Ispatyoma gnderir. O halde beeriyetle ruhaniyet arasnda bir ok temas noktalar vard. Ve grnen alemle grnmiyen alemi birbirinben ayrr gibi olan mesafe dikkate deer bir ekilde ksaltlmtr. << Eer Ispatyomun maddelerden mteekkil olduunu ve ruhlarn da maddi bedenlere malik bulunduunu gsterirsek bu kadar cezri grnen aradaki farklar bir takm kk nanslara irca etmi oluruz. << Ruhun tabiat bizce mehuldr. Fakat biz biliyoruz ki o, seyyalevi bir bedenle evrilmi ve evrelenmi ( circonscrite ) dir. Bu beden lmden sonra ruhu, ahsiyet sahibi ve mtemayiz bir varlk haline koyar. Allan Kardece gre mcerret olarak mtalaa edilen ruh zeki ( intelligeant ) bir prensiptir. O, bizim mcerret olarak maddeden ayr bir halde anlyabileceimiz, dnen messir bir kuvvettir. Seyyalevi zarfna veya perispirisine brndkten sonra ruh, espri denilen hale girer. Netekim bu espri de beden zarfna brndkten sonra insan halini alr. << Bu zarf asla ruh deildir. nk o, dnmez. Bu bir libastan baka bir ey deildir. Ruhsuz bir perispri ruhsuz bir beden; hayattan ve duygulardan mahrum atl bir maddedir. Biz buna madde diyoruz. Her ne kadar o, tartlamaz bir seyyale dahi olsa yine bir maddedir. Ve hatta elle de tutulabilir.... Ruh bu zarf yalnz serbes ruh halinde iken tamaz; o, bu zarfndan ayrlamaz. Zarf, ruhun Ispatyom hayatn mteakip gelecek enkarnasyonunda da onu takip eder, insann hayat esnasnda perispriye ait seyyale bedenle birleir. ( identification ) Ve o, dardan gelen duygularn ve ruhtan gelen iradenin intikal vastas ( vehicule ) olur. Bedenin btn aksamna hull eden budur. Fakat lmde o, ruhla beraber bedenden kurtulur. Ve layemutlua itirak eder. Eer ruhun dorudan doruya cisimler zerine tesir edecei iddia edilseydi bu perispri uzviyetinin mevcudiyeti lzumuna itiraz edebilir ve bu takdirde bizim nazariyemiz rrd. Fakat biz vakalara dayanyoruz ve bizim nazariyemize olan itimadmz mcerret bir idrakin deil, mtalaann ve mahedenin mahsul olduundan bu nevi itirazlar bizim gr tarzmz deitiremez. >> ( 20 ) spiritistlerin ve bilhassa fikirlerine hususi bir sayg gsterdiimiz G. Delannen szlerini teozoflarnki ile karlatrrsak aradaki sadelik farkn ve ispiritistlerin bugnk ilmi terbiyeye uygun ifadelerindeki mantk ve mull manay takdir etmekle gecikmeyiz.

Klasik ispiritistlerin perispri nazariyeleri hakknda ksa bir mtalaa

Yukarda ana hatlarn yazdmz klasik ispirtizmann perispri hakkndaki mevzuatna ilave edilebilecek fazla birey yoktur diyebiliriz. Yalnz, mteakip tecrbelerden alnm neticeleri ve kendi tecrbelerimizle edinmi olduumuz kanaatleri biraraya toplaynca, klasik telakkilerin baz mphem grnen noktalarn izah etmek ve bir iki noktada onlar geniletmek zaruretini duyarz. Bu zaruret bizi, klasik ispirtizmay NEO SPRTALZMA ismi altnda tekrar mtalaaya sevkeden amillerden biri olmutur. Tekrar ediyorum ispirtizma ile neoispiritalizma arasndaki farklar esaslara deil teferrata aittir ve bu da tekaml kanunu ile mtemadiyen deimesi mukarrer ve mukadder olan bir realite icabdr. Perispriyi ruhun zerine giydirilmi bir << libas >> gibi dnmek zannedersem ispiristlerin de, bu tarzdaki ifadelerine ramen, akllarna gelmemitir. nk hele Gabriel Delannen yazlarndan da anlalaca gibi, ruhla madde arasnda dorudan doruya mnasebetin bulunamyacana ve ruhun vasflariyle maddenin vasflarn mukayese etmee imkan olmadna ispiritistler de inanmtr. Byle olunca yalnz maddelere hassolan mekan mefhumu ruh hakknda bahis mevzuu olamaz. u halde perispriyi giyilmi bir elbise veya ruhun etrafn sarm bir zarf, bir kre gibi dnemeyiz. Ve gene bu mtalaa ile biz A. Kardec tarafndan verilmi olan perispri yani ruhun glaf gibi bir tarife de taraftar deiliz. Ancak, taaml haline girmi ve en makul nazariyenin ifadesine hizmet etmi olduu iin bu tabiri muhafaza ettik. Fakat onu sembolik bir manada kullanmaktayz. Madde bahsinde uzun uzadya yazdmz gibi, zaman ve mekan mefhumu bize gre en yksek manasn buutlu kainatmzda kazanr. Hatta burada bile maddeler ykseldike mekan mefhumu bizim anladmz manadak kymetini deitirmee balar. Tahayyz, ademitenafz gibi mekanla alakadar maddi vasflar, daha fizik maddelerimizin sahas hududundan kmadan yava yava kaybolmaa yz tutar. Buna bir misal vereyim: Dnyadaki yzlerce radyodifzyon merkezinin neriyatna ramen, aletimizi istediimiz dalga uzunluuna ayarlyarak bu neriyat ayr ayr takip edebiliyoruz. Teknik imkanlarn artmasiyle bu merkezlerin adedi bin, onbin, yzbin.. olursa biz yine ufack odamzda, hafif bir dme hareketiyle bir merkezi dierine kartrmadan bulabiliriz. Ve bu dalga miktarlarnn azalp oalmasnda, stasyonlarn adete artmasnda odamzn istiap hacmi bahis mevzuu olamaz, yani bu milyonlarca ve milyarlarca dalgann odamza sp smyacan kimse dnmez. Halbuki btn bunlar maddi ihtizazlardr ve madde ile naklolunurlar. Bu hal maddelerin inceldike tahayyz ve ademitenafz gibi kaba maddelere mahsus olan hususiyetlerden kurtulmaa baladklarn ifade eder. Fakat bu radyodifzyon meselesinden daha ok seyyal ve esiri olan ruhun kulland yksek maddelerde bu halin daha geni bir lde vukua gelecei tabiidir. Ve hatta fikrimizce, evvelce de sylediim gibi, teozoflarn bedenler hakkndaki mtalaalarnda aldanmalar, mahedelerinin mekan hakkndaki telakkilerimizin son hududunda durmasndan ileri gelmektedir. buutlu bir idrak iinde hapsolmu bir dnya ocuunun, ne kadar lsit olursa olsun, kendisini zaman ve mekan telakkisinden ve bilhassa buutlu dnce tarzndan kurtarmasna imkan yoktur. [ 1] Buna binaen eer telestezik bir mahit, klervuvayan bir

teozof, maddeyi en geni bir manasnda dnmee alkn deilse, maddeleri ancak grebildii buutlu alemin iindekilerden ibaret sanacak ve idrakinin tesindeki maddeleri gayri maddi telakki edecektir. Hlasa, maddeler birka adm ileride tandmz btn hususiyetlerini kaybederler. O zaman bizim onlar, ruhun zerine bir elbise gibi giydirmee hakkmz kalmaz.

E NEO-SPRTALST DNCEYE GRE RUHLA BEDEN MNASEBET

a Ruh - beden mnasebeti hakknda yeni ispiritalist gr nerden kt?..

Burada bizim syliyeceimiz ve klasik bilgiye ilave edebileceimiz eyler, drt buutlu alemdeki statlarmzdan alm olduumuz tebliata dayanr. Biraz yukarda da sylediim gibi, bunlar klasik ispiritizmayi nakzedici deil, bilakis onu tasdik ve takviye edici mahiyettedir. Bu tebliat trnak iareti iinde gsterilmitir. Burada hereyden evvel unu beyan ederim ki bu tebliata vasta olan medyomumuz, o sralarda ispiritizmann veya tecribi ispiritalist telakkilerden her hangi birinin nazariyatna vakf deildi. Bununla beraber alnan tebliatta ispiritizmann en yksek derecelerdeki talimatna tevafuk eden ve onu birok yerlerinde tamamlyan bilgiler vardr. Fakat daima tekrarladm gibi, hibir fikrin shhati hakknda, hibir kimseyi ikna etmek daiyesinde deilim. Buna hem ihtiya, hem de imkan yoktur.

b Perisprinin bedenle irtibatn temin eden maddi vastalar

Ruhu maddeden ayran en mhim vasf, onun messiriyet kudretidir. Ruh bu kudretinin inkiaf nispetinde maddeleri kullanr. Fakat bu messiriyetin maddeler zerindeki tahakkuku gene maddeler vastasiyle olur. Ruh, bir maddeye, ancak o madde ile alakas bulunan dier maddeleri kullanarak tesir eder. Evvelce sylediimiz gibi, bu vastalarn banda ruhtan asla ayrlmyan, ruhun madde kainatnda tekemml ettirdii perisprisi gelir. u halde ruhun bedenle birlemesi, perisprisinin onunla birlemesi demektir. Hakikaten perispri bedenin btn aksamna hull etmitir. stat unu sylyor: << Ruh perisprisi ile bedenin btn aksamna hull eder. >> Fakat burada akla baka eyler de gelir: Evvelce geen perispriye ait szlerden anlalaca gibi ruhun bu tesir vastas tabii halinde iken fevkalade seyyaldir. O kadar ki onun bu haliyle dnyamzdaki hi bir madde zerine dorudan doruya tesir edebilmesi mmkn olmaz. Bunun iindir ki biz, lmlerimizin ruhi tezahrlerini dnyamzda dorudan doruya gremiyoruz.

u halde perispri bedenle mnasebet haline geebilmek iin evvela bir hal deitirmee mecburdur. lerideki enkrnasyon bahsinde bu hususta izahat verilecektir. Fakat madde ile birlemek zere perisprinin azok kesif bir hale gelmi olmas da bu ie kafi gelmez. Bunun iin baz dier mutavasst maddelere lzum vardr. Bu maddeler perispri ile beden unsurlar arasnda birtakm seyyal vastalardr. Bu mutavasst maddelere lzum vardr. Bu maddeler perispri ile beden unsurlar arasnda bir takm seyyal vastalardr. Bu mutavaasst seyyaleler bizim mutat tetkik vastalarmzla alakalanamyacak kadar ince ve yksek vibrasyonlara malik bulunduundan kolaylkla tesbit ve takdir edilemezler. Binaenaleyh biz bunlarn pek azn ve belki de en az ehemmiyetli olanlarn tanmaa alyoruz. te hararet ve elektriyet gibi amiller bu vastalarn en malum ve en kaba olanlardr. Fakat burada asl mhim ve daha yksek tertipte bir takm amiller daha vardr ki bunlar perisprinin bedenle irtibatnda dorudan doruya rol oynarlar. Bunlar hareketlerindeki srat ve tabiatlarndaki incelik itibariyle dnyamzn belki en yksek tertipteki maddeleri arasnda bulunan bir takm hayati unsurlardr. Bunlardan bizim ilk bahsetmek istediimiz unsur asabi seyyaledir; ilerideki bahislerde, ayn derecede ehemmiyeti haiz, manyetik kuvvet, hayvani mknatsiyet, beeri radyoaktivite gibi isimlerle mellifler tarafndan adlandrlm dier bir seyyaleden bahsedilecektir ki biz buna hayati seyyale demei tercih ediyoruz. Zira bunun ya dorudan doruya veya asabi seyyaleler zerine tesir etmek suretiyle, bedenle perispri arasndaki mnasebetleri temin eden mhim bir unsur olduuna kani bulunuyoruz. Burada unu da hatrlatalm ki, gene ruhi messiriyetle, bu hayati seyyaleler birbirine inkilap edebilir. Mesela asabi seyyale hayati seyyale halini alabildii gibi hararet de dier bir seyyaleye geebilir. Btn bu iler uzviyetin ihtiyacna gre ayarlanm olan, evvelce bir nebze bahetmi bulunduumuz, kimyevi hadiselerdeki gibi ruh tarafndan tertip ve tanzim edilir. Ve orada olduu gibi buradaki hadiselerin de oundan bizim haberimiz yoktur. Demek bu hayati unsurlardan her hangi birisi uzviyette azalr, oalr veya lsz deimelere maruz kalrsa, ehemmiyeti derecesine gre, bedenle perispri arasndaki rabtalar gevemee balar; ve hatta bu kemmi ve keyfi deimeler aadan veya yukardan hayat iin lzumlu olan hududu geerse perispri-beden geveklii arta arta definitif bir degajmana kadar gidebilir, yani perispri bedenden kati olarak ayrlr ve lm hadisesi meydana gelir. Binaenaleyh beden-perispri mnasebetlerini temin ve idameye vasta olan bu hayati amilleri uzviyette azaltp oaltan btn i veya d messirler, tesir derecelerine gre, perispri ile beden arasndaki balar azok gevetir veya bsbtn koparabilir. Uzviyette vukua gelen hazm, deveran, teneffs gibi birtakm hayati fonksiyonlar, temessl mzad temessl fiillerini kolaylatrma yolu ile uzviyete lazm olan bu hayat unsurlarn cansz ve kaba maddelerden temin etmek gayesine matuftur. Demek dardan ald maddelerin kemmi ve keyfi kymetlerine gre insan ksmen iradesiyle de beden perispri mnasebetleri zerinde baz tesirler yapabilir. Riyazet yolu ile a kalarak lzumlu ham maddeler dardan kafi miktarda alnmaynca beden - perispri mnasebetlerini temin eden hayat cevherleri azok bir zaman sonra

uzviyette azalmaa balar; bu halin neticesi olarak evvela perispri ile beden arasndaki balar gever ve ruh beden dnda daha serbes olarak melekelerini kullanmak imkann bulur, byle bir insanda insanst bir takm tezahrler belirir. Btn bu ilerden, haberi olmyanlar bu hali bir << keramete >> atfederler. Baz mezhep salikleri arasnda buna dair bir ok misaller vardr. Fakirler ve baz zahitler bu miyandadr. Fakat bu hayat unsurlar zerine dorudan doruya tesir ederek onlarn kemiyet ve keyfiyetlerini deitirmek suretiyle, irade dnda kald iin, bittabi evvelkilerden daha aa tertipte bir beden - perispri geveklii ve bunun neticesinde de bir ruh degajman, ruh serbeslii husule getirilebilir. Bunlar birtakm ham maddeleri uzviyete sokmakla mmkn olur ki bu maddelerim mhim bir ksm hekimlikte kullanlmaktadr. Bunlar umumiyetle zehirli maddelerdir ve balarnda da afyon ve mrekkebat gelir. Fakat btn uyutucu maddeler, birok msekkinler veya mnebbihler hayat unsurlarn azaltp oaltmak suretiyle beden-perispri mnasebeti zerine azok tesir edebilir. Hekimlik bunlardan - ok defa ampirik olarak - muhtelif maksatlar urunda, muhtelif ekillerde istifade etmektedir. Hatta bunlarn tesirleri o kadar ileri gidebilir ki eer bu maddelerden pek kuvvetli dozlar vcude sokulursa neticede husule gelecek olan beden - perispri geveklii kati bir kopma haline mncer olabilir. Bunlarn misallerini de orta alarda revata olan sihirbazlarda grrz. ( 107 ) kinci kitabmzn hipnoz ve dedubluman bahislerinde bu mesele zerinde biraz daha durulacaktr. Fakat ruhi tesirlerle de, beden - perispri mnasebetlerini tanzime yaryan bu hayat unsurlarnda baz kemmi ve keyfi deiiklikler husule getirmek suretiyle degajman hallerine uramak mmkndr. Mstakbel akl tababetinin bu ruhi mihanikiyetten ok byk faydalar temin edebileceini zannediyoruz. Ve zannediyoruz ki telkin ve kendi kendine telkin tecrbeleriyle imdilik bunun, belki ok iptidai bir ekilde mtalaasna teebbs edilmitir bile. Okuyucularm bu bahse ait baz tafsilat da ikinci kitapta bulacaklardr. Beden - perispri balarna ait hayat unsurlar hakknda bu umumi mtalaay yaptktan sonra biraz da asabi seyyaleden bahsetmei faydal gryoruz. Sinirlerde byle bir seyyalenin dolap dolamad meselesi btn fizyolojiciler tarafndan ittifakla halledilmi deildir. Bazlar bu seyyaleyi kabul etmez ve hassi idrakin husul iin sinir yollarnn ihtizaz hareketlerini kafi grr. Gerek fizyolojiden, gerek metapsiik aratrmalardan alnm neticeler bizi, sinirlerde mevcut olan bir seyyaleye inanmaa sevkediyor. Bunlar ayr ayr ve uzun uzadya burada zikretmek mmkn deildir; ancak, bizi buna inandran mlahazalardan bir ikisini ksaca arzetmei lzumlu gryorum. Maddesiz ihtizaz olmaz. htizazlarn incelii ve ykseklii de kendilerini hamil olan maddelerin incelii ve ykseklii ile mtenasip olur. Bu da maddi bir prensiptir. Affnz dileyerek bir tabir kullanacam: bir davuldan, kemann drdnc oktavna ait bir sesi bekliyemeyiz. Halbuki ne kadar yksek tertipte yaplm olursa olsun asabi cmlenin fizikoimik maddi unsurlar, esiri-havi ihtizazlar dorudan doruya alabilecek kabiliyette deildir. Zira bunlar, gene bu nevi ihtizazlar alma kabiliyetinden mahrum olduu bilinen, uzviyetin dier aksamnn malik olmad, bir hususiyet vardr ki oda asabi seyyale dediimiz

unsurlar imal edebilme kabiliyetidir. te bu kabiliyet onlar uzviyetin daha yksek tertipteki unsurlar arasna koymutur. Biliriz ki bir sinir ortasndan kesilirse bir mddet sonra muhitte kalan paras lr, hayatn muhafaza edemez; halbuki merkez tarafnda kalan ksm eskisi gibi yaamakta devam eder. Bundan ilk kan netice u olur: Sinir merkezlerinden sinirleri besleyici unsurlar kar ve bunlar sinir yollarnda akarak onlar besler. Acaba sinirleri besliyen bu unsurlar nelerdir? Bunlarn mahiyetlerini aratrma fizyoloji alimlerine brakalm, fakat bizim burada tesbit edeceimiz noktalar udur: Evvela sinir merkezleri, sinir yollarn besleyici bir hayat unsuru imal eder, saniyen bu unsur sinirlerde akp gider. Bu unsura veya seyyaleye verilecek ismin kymeti tali derecede kalr. Gene bahsimize dnyoruz: Demek sinir yollarndan birtakm seyyaleler akar ve bunlar sinir merkezlerinde imal olunur. te biz bu seyyaleyi bedenle perispri arasndaki mnasebetin teminine yaryan bir hayat unsuru olarak kabul ediyoruz. Bu seyyale nedir?.. Hi phesiz bir maddedir. Hem de kainatn dier yksek maddelerine nispetle olduka kesif bir madde. Bu maddenin laboratuvar yolu ile hviyetinin henz tesbit edilememi olmas onun dorudan doruya fizikoimik vastalarmzla alakal bulunmamalarndan ileri gelmektedir. Bunlar ancak kendileri ile ayarl yksek ihtizazlardan mteessir olurlar. Ve gene o neviden ihtizazlar zerine tesir edebilirler. te bunun iindir ki hakiki hviyeti tesbit edilemediinden, imdiye kadar esirin varl nasl fizikiler arasnda mnakaa edilmi ise tpk onun gibi asabi seyyalenin mevcut olup olmad meselesi de fizyolojistler arasnda mnakaa edilmektedir. Metapsiik tetkikat bakmndan perispri ile beden arasnda mutavasst maddi unsurlarn bulunduunu gsteren bir ok tecribi mahedelerden baka byle vastalarn bulunmasn zaruri klan sebepler de vardr. Ve bu sebeplerden birisi biraz evvel yazdmz gibi perisprinin kaba dnya maddeleriyle dorudan doruya mnasebet haline geemiyecek kadar seyyal bir tabiatta olmasdr. Ruh dorudan dorudan bedene tesir edemiyecei gibi perisprisiyle de ona dorudan doruya messir olamaz. Bunu bir misalle izah etmek istiyorum: Ben u yazy yazarken sulp halindeki kalemi gene sulp halindeki maddeler vastasiyle tahrik edebilirim. Bu vastalar da et ve kemikten mteekkil kolum, elim ve parmaklarmdr. Fakat burada yazy yazdran amil hi phesiz bunlar deildir. Geri bunlar kaleme nazaran aktif bir durumdadrlar fakat elimi idare eden yksek sinir cmlesine nazaran pasiftirler, daha dorusu evvelkine gre amil, ikincisine gre vastadrlar. Demek, kalemle elimi yazdrtan daha yksek bir vasta vardr ki bu da sinir cmlesinde bulunan asabi seyyaledir. Fakat bunlar da birer amil deildir, kandilerinden daha yksek vastalarn vastasdr. Felli hastalarn hali bize bu hususta bir fikir verebilir, Bunlarda asabi seyyaleleri hasl eden merkezler her hangi bir ksmna intikal etmemektedir. Ruhla, bedeninin felli olan ksm arasndaki mutavasst maddeler zincirinden bir halka kopmu olduu iin btn arzu ve cihetlerine ramen insan bu ksmn hareket ettiremez. Demek sinirlerdeki seyyale daha yksek cevherler yolu ile ruhtan gelen ihtizazlar vudun her noktasna gtrd gibi, dardan gelen ihtizazlar da ayn yollardan ruha nakleder. tibari olarak ruhu bir dairenin merkezinde gibi dnrsek merkezle muhit, yani beden

arasnda birtakm maddi santripet ve santrifj yollarn bulunduunu ve bu yollarn eitli maddelerden yapldn syliyebiliriz. Asabi bir merkezin lm o merkezle alakal, vcudun herhangi bir yerindeki hayatiyetin azalmasn mucibolur. Yani asabi bir merkezin imal ettii hayat seyyalesinden mahrum kalan uzviyetin bir parasndaki hayati fonksiyonlarn teevve urad grlr. Btn asabi merkezlerin faaliyetten temamiyle durmas da, ayn sebepten dolay, btn bedenin lmn mucip olur. Bu hal, bize gre, ruh messiriyetini beden zerinde tahakkuk ettirecek olan perisprinin bedenle mnasebetini temin eden hayat unsurlarndan mahrum kalmasnn bir neticesidir.

c Perisprinin lzumu

Ruh, madde kainatnda perispri ile irtibat peyda ederek domutur. Perispri, madde kainatnda, kendisine refakat etmesi zaruri olan bir tesir vastasdr. Ruhun perispri ile olan irtibat okadar skdr ki: onun madde kainatnda domas, perispri ile birlemi hale gemesi demektir, diyebiliriz. Ruh bu kainattaki grg ve tecrbesini arttrmak iin bir tesir vastasna mhtatr. O, ilk zamanlarda acemice kulland meessiriyetini, ancak bu vasta ile gittike daha grgl ve tecrbeli bir ekilde kullanabilmek melekesini kazanacaktr. Perisprinin lzumuna dair stadmzdan aldmz baz tebliat aynen veriyorum; bunlar bizim syleyebileceklerimizden daha ok mull ve verimli manalar tar: << Perispri, ruhun madde aleminde bir vastai tesirdir. Ruhlarn maddeler alemindeki mevcudiyeti iin bu vastai tesir mutlaka lazmdr. Ruhlarn madde ile irtibat, evvelki celselerden birinde mevzubahis olan perispri iledir. >> Acaba perispriden ayr bir ruh dnlemez mi? Dnlebilir. Fakat byle bir ruh madde aleminde hibir tezahr gsteremez. Bunun da manas udur: Evvelce sylediimiz gibi, perispriden ayr dnlen bir ruh artk bizim bu maddi kainatmzda bulunmaz. u halde perispri ruhun lazm gayr mfarik deildir, bununla beraber madde kainatnda bulunan bir ruh, perispriden asla ayrlamaz. Bu fikirleri de gene stadn dilinden ak bir ifade ile dinliyoruz: << Perisprisiz bir ruh dnlebilir: Fakat byle perisprisiz bir ruh madde aleminde kendini gstermez. Ruh, perispriden hibir vakit ayrlamamakla beraber ruhun mevcudiyeti iin perispri lazm gayr mfarik deildir. << Ruhun perispriden ayrlamamas, mevcudiyetinin onsuz tecelli edemeyiinden deil, onu kendisine bir makar ittihaz etme ihtlyacndandr. Tpk her hangi bir cismin var olabilmesi iin mekana ihtiyac yokken mekandan vareste olmamas gibi. >>

Demek, ruhun perispri ile olan ball, onun madde kainatndaki varlnn bir zaruretidir. Daha dorusu ruhun bu kainattaki varl fikri, perispri ile olan rabtas fikrinden ayrlamaz. Bunlarn ikisi beraber gider. << Perispri ruhun bir mahalli temerkzdr. Her ruhun bir mahalli temerkz vardr. >> ( 51 ) . Bu szlerden anlyoruz ki ruhun madde kainatndaki btn varl, onun buradaki tezahr imkanlar ve messiriyeti bakmndan perisprisinde toplanmtr. << Perispride rejenerasyon [ 1 ] mevzuubahis olamaz. >> ( 51 ) Bu da ruhun perispriden ayrlamyacan baka bir bakmdan teyit eden bir ifadedir. Perispri aada syliyeceimiz gibi tekemml eder. Fakat onda fizik bedende grdmz gibi hceyrelerin lmesi ve yerine yenilerinin gelmesi bahis mevzuu olmaz. Ruhla perispri arasndaki rabta yalnz zlmez olmakla kalmaz, ayn zamanda bu rabta son derece sk ve samimidir. Hatta stat bir yerde: << Ruh ancak perisprisi ile maddedir. >> diyor. Demek gayr maddi olan ruha perisprisiyle, bu sk ba yznden, madde nazariyle bakabiliriz. te bu sebeptendir ki hibir filezof, hibir alim maddeden ayr bir ruh dncesini kabul edememi ve anlatamamtr. Hatta teozoflarn ve birok eski hikmet statlarnn saf halinde tasavvur eder gibi grndkleri ruhu gene maddi vasflardan ayramadklarna ahit oluyoruz.

d Perispri nedir?...

Perispri nedir?... phesiz perispri bir maddedir. << Perisperi ruhun kendi enerjisi ile tekasf ettirdii hafif bir maddeden ibarettir. >> ( 51 ) Akademik bahisler arasnda bu neviden bir maddenin ismi gememitir. Bu hal perisprinin fizikoimik vastalarmzla dorudan doruya alakadar olamyacak kadar yksek bir sptillik derecesine malik bulunmasndan ileri gelmektedir. Esasen biraz evel sylediimiz gibi bundan daha az [ 1 ] Uzviyette bir huceyrenin lerek yerine yenisinin kaim olmas. seyyal olan asabi seyyaleler bile bizim vastalarmzla kabili takdir deildir. Netekim yukarda bahsettiimiz felli bir adamn kesif maddelerden yaplm kolu, aradaki mutavasst, asabi seyyalelerden mahrum olunca nasl perispri ile temas haline geemiyor ve ruhtan gelen emirlere itaat etmiyorsa fizikoimist bir alimin aletleri de ylece perisprital maddelerden dorudan doruya mteessir olmaz. Zira perispriyi tekil eden maddeler ne kadar kesif olursa olsun gene dnyamzda en sptil olarak tandmz maddelerden daha sptildir. Yani bu neviden maddeler, dnyamzn tabii artlar altnda tandmz maddeler arasnda bulunmamaktadr. << Perisprinin en kesif hali de insanlarca henz malum olmyan yksek maddi mertebelerde bulunur. Bu mertebelerdeki maddeler, sizce malum olan btn kesafet mertebelerinden daha seyyaldir. Binaenaleyh en geri bir perispriyi tekil eden meddeler dnyann en seyyal maddelerinden da seyyaldir. >> ( 51 ) Perispriyi dorudan doruya tesbit etmee alanlar ok olmutur. Mesela hemen lm mteakip cesedin birka gram kaybettii grlerek aradaki bu arlk fark perispriye atfedilmitir. Fakat yukardaki szlerden de anlald gibi dnyamzn maddeleri arasnda yer tutmyan seyyal bir maddenin kaba dnya lleriyle dorudan doruyo tesbit edilemiyeceini kabul etmemiz lazm gelir. << Perispri, bu gnk dnya vastalariyle kabili

vezin deildir. >> diyen stat bu hususta sormu olduumuz bir suale aadaki mtemmim izahat da ilave ederek bizi tenvir ediyor: << Siz perisprileri dorudan doruya idrak edemezsiniz. Ancak muavin vastalarla onu tabii halinde tesbit etmek mmkn olur. >> Fakat aratrclar bu vastalara da ba vurmam deillerdir. Mesla; 1934 senesi Barselon Uluslararas spritizma kongresine verilen bir rapora gre Amerikal Dr. Ra. Watters 1933 de Vilson odasnn fizik imkanlarndan ve artlarndan istifade ederek orada ekirge ve fareleri ldrp bu hayvanlarn perisprilerini fotorafla tesbit etmee muvaffak olmutur. Bu tecrbeye ait kongreye verilmi rapordan baz paralar hulasa ederek yazyorum. Bu husustaki tecrbeleri yapan zat, Bay Dr. Ra. Wattersdir. Kendisi Amerika Birleik Devletleri lkesinde ilmi bir enstitnn mdrdr ve tannm birinci snf alimlerdendir. Tecrbeyi anlatmaa balamazdan evvel atomun bnyesi hakknda ksaca grmek lazmgelir. Maddelerin atomlardan mteekkil olduklar malumdur, Atomlar menfi elektrikle mahmul elektronlarla, mspet elektrikle mahmul protonlardan mrekkeptir. Elektronlar, tpk ems manzumesinde yldzlarn gne etrafnda dnmesi gibi, bir merkez etrafnda, yani protonlarn etrafnda hareket ederler. Bir elektron mahrekini saniyede 1400 mil sratle kateder. Bu hesaba gre bir elektron, protonunun etrafnda saniyenin bir milyonda biri kadar ksa bir zaman zarfnda takriben yedi bin milyon defa dner! Elektriki hamulesi bakmndan bir atom ntr bir haldedir. Eer bu atomun elektronlarndan birka tanesi kaldrlrsa muvazene bozulur; yani protonun + elektrii galip gelir ve atom mspet bir iyon haline girer. Bilakis atoma elektron ilave edilirse gene muvazene bozulur, fakat elektronlarn hamulesi atomda galip geldii iin o, menfi bir iyon haline girer. te bu hale iyonizasyon derler.

Son zamanlarda radyoaktivitenin kefi atomun faaliyet tarzna ve bnyesine ait esrara biraz daha nfuz edebilmemize imkan vermitir. Radyoaktif madenlerden alfa ve beta ualar kar. Eer, mesela, alfa uaiyle bir atom bombardman edilirse bu atomun bnyesine tetkike msait birtakm reaksiyonlar hasl olur; te bunlar mtalaa etmek iin << Vilsonun insibat odas >> ndan istifade edilir. Aletin camla kapal mahede odasna tetkike muhta madde konur; burasn kuvvetli bir lamba tenvir etmektedir. Bir de odann iinde istenildii zaman suni bir sis vcude getirilebilir. Sis tekasf edince sulp cisimlerin zerinde toplanmaa mtemayildir. Mesela bir suyu kaynatrken buhar halinde grdmz madde su buharnn kendisi deildir, zira su buhar grnmez. Bu manzara, hava zerreleri zerinde toplanm su buharnn kesif bir halidir.

Bombardman ua olarak kullanlan alfa ua fevkalade bir srate maliktir. Bununla beraber bu ua mesela havann atomlarndan geerken onlarn ancak bir iki elektronunu koparabilir. Fakat bu suretle elektronlar eksilmi olan atomlar bir iyon haline geer, yani burada bir iyonizasyon hadisesi vukua gelir. yonlarn hususiyetlerinden biri de rutubeti cezbetmeleridir. te tecrbe esnasnda alete su buharnn sevkedilmesinin sebebi budur. Zira odada husule gelmi iyonlar zerinde buhar zerreleri toplanarak onlar grnr ve hatta fotoraflar alnabilir bir hale koyar. Bunlar ksaca anlattktan sonra perisprinin bu usulle fotorafn almak ameliyesini daha kolay anlamak mmkn olur. Mademki su buhar iyonlar zerine konarak onlar fotorafla tesbit edebilecek bir hale koymaktadr; o halde acaba - eer iddia olunduu gibi maddi bedenin dnda daha ince bir esir bedeni ( corps etherique ) varsa ne kadar ince olursa olsun - bu bedenin eczas zerine de, iyonlarda olduu gibi, konarak onu grnr, fotoraf alnabilir bir hale sokamaz m? te yukarda ad geen Amerikal doktorun tahkik etmek istedii mesele bu olmutur. Doktorun burada tecrbe hayvan olarak kulland mahluklar ekirge, kurbaa, kelebek ve faredir. Tecrbe evvela ekirgeler zerinde yaplmtr ve ylece hazrlanmtr: ekirgeler uyuturulduktan sonra eterle mebu bir pamua sarlyordu. Bu suretle hareketsiz braklan hayvanlar pamuun iinde eterin tesiriyle, mahede odasnda, lme terkediliyorlard. Artk bcein can ekime halini beklemek lazmd. Bu ann geldiine hkmedilince hemen odaya su buhar sevkedilerek fotoraf makinesi harekete getiriliyordu. Hayvan, lmn mteakip, derhal mahede odasndan karlyor, kendisine kuvvetli bir mnebbih olan adrenalin rnga ediliyordu. Bazen adrenalin rngasn mteakip bcek tekrar canlanyor ve bu suretle fotoraf alnmasnn uygun bir ana rasgelmemi olduu anlalyordu. Tecrbeler u neticeleri vermitir: Evvela 100 tane ekirge alnm, bunlarn ellisi esas tecrbeye, dier ellisi de hangi nevi ldrme eklinin muvafk olduunu anlamak iin yaplacak dier bir tecrbeye ayrlmtr. 50 ekirgeden: on drdne ait plan zerinde ekirgelerin hayali grlmtr. Bu ekirgelerin hepsi adrenalin tecrbesinden sonra 8-14 saat mahede altnda kalm ve hi birisi hayat eseri gstermemitir. Mtebaki klielerde hibir hayal grlmemitir. Bunlardan bir ksm fotoraf alndktan sonra tekrar dirilen, yani lmezden evvel resim alnan, dier ksm ihtimal henz resmi alnmadan len ekirgelere ait klielerdi. Yani, bunlarda lm annn tayiyinde bir isabetsizlik vard. ekirgeler muhtelif zamanlarda lyordu ve her vakit tahminde isabet vaki olmuyordu. Burada hayali ekillerin birtakm gaz bulutlarna veya lekelere ait olmas ihtimalini dnenlere kar doktor u noktalar tebarz ettiriyor: Glgeler tamamiyle ekirgelerin bedenlerine benzemektedir. Ve cismani bedenle bu eklin muhitleri birbirine tamamiyle

tetabuk etmektedir. Demek esiri beden cismani beden cesametindedir. Bundan baka kurbaalar, fareler ve kelebekler zerinde de ayni tecrbeler yaplm ve onlara ait klielerde de bu hayvanlarn cismani bedenlerine mabih ve uygun glgeler grlmtr. Mesela alnan birok mspet klielerde, hi bir zaman kurbaann glgesi ekirgenin bedenine veya ekirgenin glgesi kurbaann bedenine uygun gelmemitir. Bu hususta yaplan yzlerce tecrbelerden sonra mellifler u kanaate varmlardr: lm annda tpk bir elbiseden soyunuyor gibi cismani cesetten, o cesede mabih esiri bir cisim ayrlmaktadr. Her ne kadar tecrbeler imdiye kadar en basit hayat eklini temsil eden hayvanlara mnhasr kalm ise de, insanlar da dahil olduu halde, en yksek hayat ekalinde de ayn tecrbe artlarna riayet etmek suretiyle ayn neticelerin istihsal edilebilecei bedihidir. Demek ki lmek, cismani cesede muadil dier bir cesedin serbes hale gemesidir, lm de canl uzviyette ancak cismani bedene messir olmaktadr. Ve bu ilmen ve tecrbe ile sabit olmu bir hakikattir. ( 105 ) Buradaki ameliye perispiriyi tartmak gibi kaba bir i deildir. Bu iteki muvaffakiyetin derecesi hakknda stadn mtalaasn sorduk ondan u cevab aldk: << Yaplan tecrbeler dnyanzda nakabili itinap nevakstan ari deilse de esasnda isabet vardr >> Demek ki bu teebbs perispirinin hakikatini aratrmak iin akademik bir yolda atlm ilk admlardan birisidir. O halde, henz fizikoimik tetkik sahamzda bulunmyan perispriye ait yksek maddeleri imdilik nasl ve nerde aramalyz? Anlalyor ki bunlar dnyamzn maddeleri arasnda, hemen elimizi uzatvermekle bulabileceimiz yerlerde deildir. Bu gnk grne nazaran bu maddeleri emin bir yolda mtalaa edebilmek iin, her eyde olduu gibi, burada da tabiat taklit etmek suretiyle ie balamak faydal olur. Tabiat fizikoimik maddelerle perisprinin arasna bir intikal vastas olarak yukarda bahsettiimiz, daha yksek tertipteki maddeleri, yani asabi seyyaleyi, hayat seyyalesini koymutur. Bunlar olmaynca perispri nasl dorudan doruya dnyamzla mnasebet peyda edemiyor ve ruh dnyadan ayrlyorsa ylece, bu vastalara mracaat etmeden kaba aletlerimizle perisprinin mtalaas yaplamaz. te baka alemlerdeki ruhun maddeler zerindeki messeriyetini aratrmak ve bilhassa dnyamzdaki kendi varlmz daha derin ve mull bir vukufta tanyabilmek iin perisprinin mtalaasn bu yoldan yapmya alan bu gnn metapsiikilerini << ilmi alma yollarna aykr >> bir yolda grmek fena bir itiyadn dourmu olduu ruhi bir halettir. Ve bu, yukarda sylediimiz sebeplerden dolay ilmi bir dnc mahsul olmaktan uzaktr. Mamafi eer bu gnk mutat laboratuar vastalarmz bu ince maddelerden mteessir olabilecek kadar tekemml ettirilebilirse hi phesiz kolayl ve maniplasyon imkanlarnn daha geni olmas itibariyle ie onlarla devam etmek belki de tercih edilir. Binaenaleyh imdilik yaplacak i, iyi kullanlmak artiyle, canl varlklarn asabi va hayati seyyalelerinden ve hatta asabi cmlesinden istifade etmektir. << Asabi bir haldir >> diye

skutla geitirmek istediimiz bir ok psiko-fizyolojik yle haller ve fenomenler vardr ki eer imdiye kadar onlar zerinde ilmi bir selahiyet ve kudretle durulmu olsayd, bugn insan hakkndaki bilgimiz bambaka olurdu. Zira o fenomenler, dnyaya smyan varlmz, yksek maddelerle alakamz, nihayet bizzat kendimizi bize bugnknden daha ok iyi tantm olacakt. imdiye kadar her metapsiik aratrma sjesi, hatta bu sjelere kymet vermek istiyen her metapsiiki insafszca ve dncesizce << tmarhanelik >> telakki edilmiti. Fakat byle kolayca verilmi bir hkmn kendi z varlmza ait bilgileri karartc neticelerinden mtevellit mesuliyeti bugn duyan ve takdir eden alimlerin says kafi derecede oalmtr. Burada misal olarak, herbiri akademik ilim sahasnda bir otorite sahibi alimlerden birka tanesinin fikirlerini okuyucularma takdim etmek, bu yolda uzun uzadya sz sylemekten daha faydal olacaktr: Evvela mehur kriminoloji mtehasss ve Turin nivesitesi sinir ve akl hastalklar hocas Prof. CESARE LOMBROSO dan bahsetmek isterim. Zira bu zat tetkikatn yapmazdan evvel btn metapsiikileri tmarhaneye gndermek istiyenlerin banda bulunuyordu. Fakat ilmi karakteri ve derin grleri nihayet kendisini ikaz etti ve evvelki hareketlerinin manaszln alenen itirafa mecbur kld. te hakiki bir alime yakan temizlikle bu zat unlar sylyor: << spiritizma fenomenlerinin fevkalade byk bir ehemmiyeti haiz bulunduunu ve ilim mahafilinin vakit kaybetmeksizin dikkatini bu tezahrler zerine evirmesi lazm geldiini sylemee kendi kendimi mecbur addediyorum.... spirtizma hadiselerinin imkanlarna kar evvelce mcadele etmi olduumdan dolay imdi utanyorum. >> ( 150 ) Aadaki szler Darwinin rakibi, ngiliz Antropoloji Cemiyeti reisi mehur tabiat alimlerinden RUSSEL WALLACEndr: << Ben o kadar tam ve inanm bir materyalist idim ki ruhani bir mevcudiyete ait kafamda hi bir yer bulunamazd. Fakat vakalar muannit eylerdir ve o vakalar bana galip gelmilerdir. spiritizma fenomenleri dier btn ilimlerin vakalar kadar msbettir. >> ( 150 ) imdi sz, SR OLVER LODGEundur. Bu zat bundan birka sene evvel Cumhuriyet Gazetesi memleketimizde be makalesiyle tantmt. Kendisi elektrik bahislerinde ve bilhassa iyonlar hakknda ki nazariyesiyle hret kazanm byk bir ngiliz fizikisidir. << Kendi hesabma ve btn mesuliyet duygularn idrak ederek derim ki bendeki itminan, psiizmadaki tetebbuatm neticesinde, tedricen ve uzun zamanla hasl oldu. Yirmi senelik tetkikattan sonra yalnz ahsi mevcudiyetin ( lm mteakip ) devamnn bir vaka oluuna deil, ayn zamanda Ispatyomdan, g olmakla beraber baz hususi artlar altnda bize gelebilecek bir muvasala ( communiation ) nn da mmkn olabileceine imdi inanm bulunuyorum. << Bu hakknda kolayca hkm verilebilecek mevzulardan deildir. Bu vakalara ait deliller, ancak vakitlerini feda ederek bu iin mtalaasna ciddi bir surette kendilerini vermi olanlara myesser olur. >> ( 150 ) Fizik aleminde birok keifleriyle tannm byk ngiliz fizikisi SR WLLAM CROOKESun bu husustaki szleri evvelkilerden daha az kati deildir. Biroklar arasna:

Thalliumu, radyometreyi kefeden, maddenin radyan halini tantan ve X ualarnn mtalaasn kendi ismine izafe edilmi ( Crookes tpleri ) tpleriyle kolaylatran ve katot ualar zerindeki tecrbeleri yapan bu byk adamn metapsiik hakkndaki szleri manasz olamaz. << Hakikatine inanm olduum ispiritizma fenomenleri hakkndaki ahadetimi reddetmek ahlaki bir alaklk olur Ben, bunlarn mmkn olabileceini sylemiyorum; bunlar vardr diyorum..... << Adi insan zekasndan gayr zekalar tarafndan kullanlan bir kuvvetin varl spat etmek iin yaptm tecrbelere dair zabtnameleri otuz sene evvel neretmitim... Bu gn, o zamanki ifadelerimde sebat etmekte olduumu sylemekle beraber onlara birok yenilerini de ekliyebilirim. >> ( 4 ) FREDERC MYERS, Cambridge niversitesinde profsrdr, 1900 de Paris Uluslararas Psikoloji kongresinin fahri reisliine seilmiti. Bu alim unlar sylyor: << Tecrip ( eksperimentation ) ve mahede ( observation ), gerek bila vasta ve gerek telepati ile yalnz yayanlarn ruhlariyle deil, ayn zamanda bu arz zerinde bulunanlarla, arz terketmi olanlarn ruhlar arasnda da muvasala ( communication ) nn vukuuna, biri de ben olan, bir ok aratrclar inandsmtr. >> ( 4 ) Misal oktur, fakat bu kadarn kafi gryoruz. Ve btm bu alimler yukardaki fikirlerini yazarken, bu ilerle yakndan alakal olmyan biroklarnn <<tmarhanelik>> telakki ettii insanlardan istifade etmilerdir. Bize nazaran bunlar tmarhanelik deildir. Fakat tmarhanelerde bu bakmdan ett mevzuu olacak ne kadar ok hasta vardr! Perispri bizce bilinen maddelerden yaplm olmad iin onda bizim maddelere ait tanmadmz vasflar aramak beyhude olur. Hatta unu da syliyebiliriz eer biz maddeyi ecdadmz gibi yalnz fizikoimik vasflar gsteren cevherlerden ibaret sanm olsaydk, bu manadaki perispriyi maddelikten karmaa ve ona gayri maddilik damgasn vurmaa mecbur olurduk. te evvelce de sylendii gibi gerek ark ve gerek garp teozoflarnn aldandklar nokta buradadr. Onlar ruhu, muayyen bir kemal derecesinden sonra maddeden tamamiyle kurtulmu ve saf bir hale gelmi ( veyahut hi olmazsa maddi libaslarnn byle bir hale girmi ) olduuna inanrlar. Bu inan, hi phesiz, maddenin mul hakkndaki dncenin ihmal edilmi olmasndan ileri gelmektedir. Gene evvelce sylendii, gibi maddenin bizim iin nihayeti yoktur ve kainatmzda bulunan her ey maddedir, her ruhi tezahr ancak madde ile tahakkuk zemini bulabilir. Fakat bizim madde hakkndaki idrakimiz ne kadar genilemi olursa olsun, onun son merhalelerine kadar uzanmaa kafi gelmez. Ve bir an gelir ki orada bizim maddi idrakimiz durur. Bundan sonra, ya tesini inkar ederiz veya maddeye gayr maddilik vasfn yaptrrz. Esasnda ne o doru olur, ne de bu. te perisprinin hali de birisi materyalistler, dieri de teozoflar tarafndan bu akibete uratlmtr.

e Ruhlarn bedene tesir tarz ve perisprinin halleri

Ruhlar bedene ne tarzda tesir ederler Bu sualin cevabn layk ile vermek ve hatta tatmin edici bir ekilde onu cevaplandrmak mmkn deildir. Zira maddenin yksek meratibi zerinde ruh messiriyetinin ne ekilde tecelli ettiini anlamaa maddi idrakmz msait deildir. Biz burada ancak, ruhun kaba maddeler zerinde grebildiimiz kaba tesirlerini tetkik mevzuu yapabiliriz. Fakat bunlar bile birok yerlerde bizim iin zlmesi g birtakm muammalar halini alr ve bizi ok defa kmaz yollara sevkeder. Perisprinin halleri hakknda da ayn szleri syliyebiliriz. Hele yukarda bahis mevzuu edildii gibi, perispriye ait cevherlerin bizim tetkik sahamzda bulunan maddeler arasnda olmamas bu ii daha g bir hale sokar. Binaenaleyh bu bahiste toplyabileceimiz bilgiler ancak yksek tertipteki tetkik vastalar ile, yani sinir ve hayat seyyaleleri yolu ile, daha dorusu insan bedeniyle mmkn olabilir. Ve biz ancak bu yoldaki almalarmzla noksan, fakat ok faydal bulduumuz bilgileri edindik. Tpk bu bahisleri incelemee teebbs eden dier aratrclarn yaptklar gibi. Ruh, perispri vastasiyle maddelere istedii ekli verir. Ve gene o vasta ile maddeleri, ihtiyacna gre, teksif veya tahfif eder. Fakat bunun iin ruhun evvela kendi perisprisine hakim olmas ve onun istedii zaman kolaylkla her hangi bir seyyal madde ile mnasebet haline koyabilmesi lazmdr. Ruh, ancak bu suretle kendinde meknuz olan yksek melekelerini, yksek gayelerine uygun bir ekilde kullanmak imkann bulabilir. te ruhun madde kainatndaki tekaml fikrine bu dnce ile ulaabiliriz. Acaba ruh perispri zerinde nasl iler ve onu ilek bir hale getirmek, tekemml ettirmek iin nasl hareket eder? Ruhun kendi varlnda bir enerji mevcuttur. Bu enerji ile o, maddi rabtalarn temin eden vastalar kurar. Bu vastalarda eit eittir. Her vakit tekrar ettiimiz gibi, bir ok ispiritalist ve hatta ispiritist kanaatlerin aksine olarak biz maddi rabtay bir illet deil, netice olarak kabul ettiimiz gibi bu balardan kurtulma da tekamln bir gayesi deil, vastas olarak kabul ediyoruz. Zira eer maddi vastalar ruhun kendi enerjisinden doan bir netice ve onlarla birlemesini de bir vasta olarak kabul etmezsek, ruhun yaratl ile maddi kainata giriini ayn ey olarak telakki etmemiz lazm geldii gibi, ruhun madde kainatndaki hayatiyle tekaml vetiresi arasndaki mnasebetleri de anlyamaz bir hale geliriz. stat bu hususta sylyor: << Ruhun maddeye olan tesiri, kendi varlnda mndemi bir enerjiyle olur. Ve bu tesir, ruhun bu maddi rabtalarn temin eden vastalardr. >> Ruh, perisprisini kainatn maddelerinden yapmtr. Bunlar dnyamzn en seyyal, maddelerinden daha seyyal olmakla beraber kainatn yksek hallerdeki maddelerine nispetle az ok kesif bir halde bulunur ve bunun kesafeti derecesini tayin eden ey de ruhun kemal seviyesidir. << Her ruh kendisine ait olan perispriyi maddeden alr. Bu madde tam esir deildir. Ruhun iradesiyle ve kabiliyetine uygun bir ekilde tekasf ettirilmi bir eydir. >> ( 51 ) Anlalyor ki ruhun kabiliyetine ve kemal derecesine gre deien birbirinden farkl kesafette perispriler vardr. Ve ruh melekelerinin tezahr prisprinin kesafeti derecesiyle mtenasiptir. Demek ruhun tekaml ile perisprinin hiffeti arasnda samimi bir mnasebet vardr. << Evelce sylediim gibi perispri ruhun ykseklik derecesiyle mtenasip olarak esirden daha kesif olduu gibi daha hafifleir de. Fakat o hafifleme, ruhun tekaml safhasna tabi olduu iin muahhar olur. Zira ruhun tekaml ile perisprisi gittike hiffet peyda eder. Ve ancak ruhun tekaml ve madde zerindeki messiriyeti ile perisprisi hiffet peyda eder. Dier taraftan ruh

tekaml ile perisprisini esirden daha seyyal bir hale getirmi ise, esirin fevkindeki bir alemde mevki igal eder. >> Burada ehemmiyetle tekrar etmek istediim bir nokta vardr: stadn bu bahsettii esiri alemle yukarda teozoflarn dilinden iittiimiz esir aleminin mnasebeti yoktur. Teozoflara gre bu alem dnyamza en yakn olan ve hatta dnyamz maddeleri arasnda bulunan maddeleri ihtiva eder. Halbuki stadn ifadesinde geen esir, her trl maddi idrakin stnde ve hemen hemen buutlu alemle daha yksek buutlu alem arasndaki hudut maddelerini tekil edecek kadar seyyal maddelerdir. Netekim aadaki ifadeler de bunu teyit ediyor. << Drt buutlu aleme mensup olan ruhlarn perisprileri esirden biraz daha hafiftir; sizin madde mefhumunuzun dna kacak kadar ykselmi olan perisprinin tahavvlat mrtefias sizin idrakinize girebilecek bir ekilde izah olunamaz. >> ( 51 ) Perisprital ihtizazlar ykselmi olan ruhlar, o nispette kozmik maddeler zerinde messiriyetlerini gsterip o maddeleri istedikleri gibi kullanmak imkann elde etmi olurlar. te ruhlarn madde alemlerindeki enkarnasyonlarnn sebep ve hikmeti budur. Btn bu mtalaalardan sonra, her tekaml safhasnda elbise deitirir gibi ruhlarn perisprilerini, yani tesir vastalarn terkettikleri hakkndaki nazariyeleri, ruhun kainatmzdaki varln icabettiren maksatlara neden uygun bulmadmzn sebebi daha iyi anlalr. Ruhlarn perisprilerini kullanmalar demek, evvela onlar istedikleri gibi hafifletirip teksif edebilmeleri demektir. Ruhlar bu ite ne kadar kolaylk ve ustalkla muvaffak olabilirlerse messiriyetlerini kozmik maddeler zerinde o nispette fazla gstermi olurlar. Bu da onlarn madde alemindeki hakimiyetlerini o nispette arttrr. Hlasa, ruhlar perisprilerini, messiriyet gstermek istedikleri muhitlerdeki maddelerin hallerine uydurmaa ve bu yoldan onlar zerinde hakim olmaa alm bulunmaldrlar. te ruhun maddi esaretten kurtulmasnn manas budur. Bu da, tekrar ediyoruz, ruhlarn muhtelif madde alemlerinde bir mddet yaamasiyle ve perisprilerini o alemlerin maddeleri iinde yourmalariyle mmkn olur ki tecrbe ve grg tabirinin ifade ettii mana da budur. Demek ruhlar perisprilerine istedikleri ekli ancak tecrbe ve grglerinin artmas nispetinde, dier tabirle, tekamlleri nispetinde vermee muvaffak olurlar. << Ruh madde zerindeki hakimiyetini kullanarak onu istedii ekle koyabilir. Fakat ruhun messiriyeti ilerleme ve gerilemesiyle mtenasiptir. Binaenaleyh o, perisprisine istedii ekli mahdut bir daire dahilinde verebilir. >> Eer ruhlar bu kainata ilk girdii anlardan itibaren vastalarn istedikleri gibi kullanmak kudretine malik bulunmu olsalard bu kadar tekaml vetirelerine lzum kalmazd. Zira onlar bu vasta ile kainatn en kesif ve en seyyal maddeleri zerinde derhal hakim bir duruma girmi olurlar ve bu kainata inmekteki gayeleri olan faaliyetlerini tam btnl iinde gsterebilirlerdi. Bu takdirde onlarn maddelere balanmalarn yani esir olmalarn, bu kadar eitli ihtiraslar, temayller ve arzular iinde strap ekmelerini ve nihayet madde kainatnda bir mddet esaret hayat geirmelerini malandramazdk. unu hatrdan hi karmamak lazmdr ki, ruhun tekamlnden maksat daha dorusu kainata girmesinden maksat, ona hakim olmak ve ilahi kanunlar dahilinde teesss etmi olan bu hakimiyetini ebediyen muhafaza etmee muktedir bir duruma girmektir. Bunun iin o, bu gayeyi temine

vasta olan perisprisi zerindeki messiriyetini arttrmak ve onu ebediyen muhafaza etmek zaruretindedir. Btn bunlardan anlalyor ki, ruhlarn tekaml ile perisprilerinden ayrlmamalar, ve madde kainatndaki ebedi messisiyetlerine vasta olacak bir hale perisprilerini getirmeleri fikri birbirinden ayrlmyan mefhumlardr. << Ruhlar perisprilerini istedikleri gibi teksif etmee kadirdirler, fakat seyyaliyetini ilerletmek ancak bir hadde kadardr, o had de tkamal ile biter. >> Acaba ruhlar perisprilerini nasl teksif edip seyyal bir hale koyabilirler?.. Bu sualin cevabn yalnz fizikoimik mutalara dayanarak kolay kolay veremiyeceimizi aadaki tebliat gsterir. Perisprinin << hiffet >> inden maksat, onun czfertlerinin vahit hacmndaki mikdarnn azalp oalmas deildir. [ 1 ] Buradaki hiffeti siklet mukabili olarak basit bir manada telakki etmemelisiniz. Ruhun perisperisi zerindeki messiriyeti derecei tekamlne bal olmakla beraber perisprisini tekemml ettirmek iin kulland pek muhtelif vastalar vardr. Bu vastalardan bazlar da sizin sylediiniz gibi perispriyi tekasf ettirmek iin ona madde ilave etmek, atomik ihtizazlar deitirmek misilli vetirelerin hepsidir. Maddenin meratibinde ykseldike evsafndan pek ounun tebeddle uradn biliyorsunuz. Bu suretle perisprinin evsafndan bir ksm zayi olur, onlarn yerine baka evsaf kaim olur. >> ( 51 ) Ruhlar perisprilerini lzumu derecesinde ilek bir hale getirmek iin birok tecrbeler geirmek, birok eyler renmek, bir kelime ile, perisprilerini kendi melekelerinin maddi kainatla alakal olan ksmlarna uydurmak zorundadrlar. Bu ii temin eden bizim bildiimiz veya bilmediimiz birok tekaml vetireleri vardr ki bildiklerimiz arasnda ruhlarn kesif maddelerden mteekkil dnyalarda yaamalar gelir. Dnyamzda yayan ruhlara enkarne ruhlar diyoruz. Bu tabir ispiritizmadan alnmtr ve ( ete girme ) manasna gelir. [ 1 ] Bu da stadn evvelce syledii perispride dejenerasyon ve rejenerasyon olmyaca fikrine uygundur. Enkarnasyon ve reenkarnasyon bahsi ikinci kitabmz batan baa dolduraca iin burada onun zerinde durmuyoruz. Ancak perisprinin oynad rolden burada biraz bahsetmek lzumu vardr. Perisprinin kesif maddelerle irtibat muayyen bir kesafet derecesine girdikten sonra mmkn olur. Demek ruhun mutat bir enkarnasyon veya tecribi ve kendiliinden olma materyalizasyon tarznda dnya maddeleriyle irtibat peyda etmesi ve bu sayede dnya varlklariyle mnasebet haline girmesi iin evvela perisprisini mutat halinden ayrmas ve bir dereceye kadar teksif etmesi azmdr. Klasik ispiritizma talimatnda olduu gib,i ruhlarn dnyaya girmezden evvel ispatyomda bir hal deiimi geirmee balamalar, arlk duymalar, uurlarnda bulanklk hissetmeleri bu suretle izah edilebilir. Btn bu haller onlarn girecekleri dnyadaki maddelere gre perisprilerini teksif etmee balamalarndan ileri gelir. Zira ancak byle kesif bir perispri zerine onlar, dnya maddelerinden mrekkep bedenlerini kurabileceklerdir. [ 1 ] Perisperinin dnya maddeleriyle alakal bir duruma girmesi lazmdr. Byle bir perispri bedenin her ksmna nfuz etmi olarak onu kurar. Bunu kaba bir

misalle Wilson odasndaki atomlar zerinde tekasf etmi olan ve bu suretle grnr bir hale giren su buharna benzetebiliriz. Ruhlar bedenlerini tekil etmezden evvel perisprilerini beden ekillerine gre biime sokarlar. Bu ameliye, ruhlarn Ispatyomdaki iptidai enerjileriyle vukua gelir. Bu enerji, enkarnasyondan sonra, kesif maddelere ballk yznden, azalr. Bunu, kabaca, parlak bir ziya menbann nne konmu kesif bir buzlu cam hikayesine benzetebiliriz. Bununla beraber ruhun Ispatyomdaki iptidai enerjisi ile teesss etmi olan maddi hakimiyeti btn dnya hayatnda devam eder. te bunun iindir ki henz dnya maddeleriyle birlemeden evvel perisprilerine istedikleri ekli veren ruhlar, ete girdikten sonra onu ve ona tabi bedenlerini esasl bir ekilde deitiremezler. << Ruh arzu ettii maddeden bir hisse alarak onu cismani bir hale koyabilir. Mesela biz maddeyi teksif ederek size grnebiliriz. Ruhun arz zerindeki varl ise madde ile irtibat derecesindedir. Ruh perisprisi ile bedenin btn aksamna hulul eder. << Ruh perisprisini istedii gibi deitirebilir. Mesela Ahmet klkl bir insan ruhu maddeden hisse alarak vcudn istedii ekle koyabilir. Hviyetler birlememek artiyle bu, olabilir. Ruhun madde zerinde btn enerjisini kullanmas, dnyadaki alaikdan vareste olduu zamandr. Binaenaleyh insann doumundan lecei ana kadar geirdii normal cismani teekklat, ruhun madde ile [ 1 ] ile alaka hasl etmezden evvelki iradesiyle olur. Madde ile merbut olduu zamanda ruhun hakimiyeti devam eder, fakat enerjisi azalmtr. << Ruh, madde ile alakasndan evvelki iradesinin mahsul olan hakimiyetini muhafaza ettii iin, bir beden dahilinde yaarken perisprisinin ve bedeninin eklini deitiremez. Mesela bir insan teekkl etmi olan vcudnn ekalini tesiri ruhisi ile deitiremez, mavi gzl bir adam kara gzl olamaz, burnu, eli aya elhasl btn vcud muayyen eklini alm olan bir beden btn btn kendi eklini deitiremez. nk bu ekal, ruhun madde ile alakasndan evvelki iradenin [ 1 ] Burada bahis mevzuu olan madde, dnyamzdaki fizikoimik maddedir. mahsuldr. Fakat dediim gibi ruhu btn enerjisini kullanmaktan alkoyan, madde ile merbutiyetidir. Binaenaleyh her hangi bir sebeple dnyada iken ruh, madde ile irtibatn tamamen veya ksmen bertaraf ederse bu deiiklik olabilir. >> ( 51 ) Yukarki beyanattan mstakbel metapsiik almalarla, insan varl zerinde ne kadar byk deimeler husule getirilebileceini anlyoruz.

3 Neo-ispiritrlist gr ile ruh ve madde mnasebetlerinin gayesi hakknda bir mlahaza

Mahlukat aleminin sonu yoktur. Burada balang ve son, bizim iin bahis mevzuu olmaz. Bu alemin bildiimiz czi bir ksm, madde kainatdr. Fakat bu maddi kainat hakkndaki cehlimizin de ne kadar tam ve mull olduunun farkndayz. Madde aleminin dndaki varlklara gelince bu hususta bir faraziye yrtmemize bile imkan yoktur. Mahlukatn sonsuzluu hakknda statla aramzda geen bir muhavereyi uraca nakletmeyi faydal gryorum:

S u halde maddeden gayri bir varlk daha mevzuubahis olabiliyor yle mi? C Maddenin gayri varlklar birden fazladr. Fakat maddenin gayr olmak zere biz yalnz ruhu gryoruz. S Demek maddeden gayr nihayetsiz varlklar vardr yle mi? C Evet, fakat ben onlar size tarif edemem. Bu sonsuzluk ve ebediyet iinde ruhun faaliyetini arttrmas ve ilahi kanunlar altnda messiriyetini kainatlara temil etmesi zaruri grnyor. Bu sebepten dolay ruh, bir ok tekaml merhalelerinden geecek ve her merhalede, o merhalenin imkanlar dahilinde kudretlerini inkiaf ettirecektir. Fakat ruhun bu merhalelere uramas oralardan gelip gemek iin deil, o merhalelerde ebedileecek olan hakimiyetini tesis etmesi iindir. Byle bir dnce dnda ruhun mcerret ve hodbince bir kemalini hibir akl selim kabul etmez. Bu hakimiyeti, tahakkm fikriyle kartrmamaldr. lahi kanunlar btn mahlukat hakknda caridir. Onlarn tatbikatnda rol oynyabilecek bir liyakat derecesine varm olan ruhlar, kainatlar idare ederler, yani ilahi kanunlarn tatbikatnda messir olurlar. te ruhun hakimiyetinden maksat budur. Maddi kainatmz da ruhlarn urad bu sonsuz merhalelerden birisidir. Bu merhalelerin her biri birer ebediyettir. Maddi kainatmzda bizim iin bir ebediyettir. Zira evvela onun ba ile sonu bizce mehuldr, saniyen bu iki mnteha arasndaki hudut ne zaman ve ne de mekan itibariyle bizim llerimize girebilecek bir tabiatta deildir. te ruhlar bu madde kainatnn bilmediimiz bir noktasndan balayp bilmediimiz dier bir noktasna doru muayyen maksatlarna uygun olarak akp giderler. Yukardanberi sylediimiz gibi perispri bu hususta en temelli vastalk roln oynamaktadr. Ruhun perisprsine nasl balandn bilmiyoruz ve bilemeyeceiz. Hulasa, madde kainatnda doan bir ruhun kendisine vasta olan perisprisini kendi iradesine her hususta muti ve muhitle her trl mnasebetlerini temine salih bir hale koymak iin en arndan en hafifine kadar btn maddelerle onu karladrmas ve bu yoldan tecrbe ve grgsn arttrmaa almas zaruridir. Bu, bir tekaml yoludur ve bu yol, ruhu maddi kainatn da stne karacak ve ona, kainat ilahi kanunlar altnda idare etmesini retecektir. Esasen bu dereceye gelmi olan bir ruh iin kainatn ii veya d dnlemez. nk o, perisprisine olan ebedi ball yznden madde kainatnn iindedir, fakat bu kainata hakimiyeti yznden, onun stne ykselmi olmas itibariyle de kainatn dndadr. Demek ruhun perisprisinden ayrldn dnmek, maddi kainatla btn alakalarnn kesilmi olmasn kabul etmek demektir. Bu hal ise, onun evvelce uzun uzadya sylediimiz gibi kainattaki varlnn illeti ile telif edilemez. Ruhun hilkatinden ayr telakki ettiimiz kainatta domasn, orada tekrar lmesiyle deil ebedilemesiyle manalandrabiliriz. Byle olunca biz << saf >> haldeki bir ruhun, bir takm gmlekler gibi giyip karlan bedenlerinden, kavkaalarndan.. v.s. bahseden baz ispiritalist dnceleri kabul etmemekte mazur grlrz.

LM

1 lm hakkdda ksa ve umumi bir mtalaa

Dnyamzda hangi tabiat kanunu vardr ki bize lm kadar tabii grnsn?... Her hadise mmkn veya gayri mmkn olabilir, fakat yalnz bir tek hadise vardr ki o, mutlaka vukua gelecektir. Buna biz lm deriz. lm, canl varlklara ait bir hadise olmakla beraber ruhun hayat ile dorudan doruya alakal olmyan bir eydir. lm, camit maddelere, daha dorusu bu maddelerle ruhun mnasebetlerine ait bir deime halinden baka bir ey deildir. O halde lm bir dar, bir de geni manada dnmek lazm gelir. Biz evvela onu herkes gibi dar manasnda tetkik ettikten sonra bahsimizin sonunda geni manas ile de ksaca gzden geireceiz. Uzviyette iki byk hayati fonksiyonun iflas insan lmn kati olarak vasflandrr. Bunlardan biri nefesin, dieri de kalbin durmasdr. Bu iki hadise birbirine o kadar sk skya baldr ki bunlardan birisinin az veya oka devamna mutlaka dieri de refakat eder. Ve bu iki fonksiyonun nihayete ermesinden sonra insan vcud tedricen maddi deimelere, dalmalara, daha dorusu maddi teekklleri itibariyle yok olmaya mahkum kalr. Ve artk onu hibir vetire tekrar eski canl haline getiremez. lm bir zarurettir. Bu zarureti anlamak insann tekaml ihtiyacn ve madde kainatndaki varlnn zaruretini anlayp kabul etmekle mmkn olur.

2 lmn zahiri manas

Canl insan ahsiyet sahibi bir varlktr. Hayvanlarda da hal byledir, fakat bunlardaki ahsiyet derece derece basitleir. nsann kendine mahsus bir olu hali vardr. Bu hali vcude getiren unsurlar arasnda insann duyu ve dn tarzlariyle bu duyu ve dnle alakal igrm kabiliyeti bulunur. O, bu sayede dardan gelen iyi kt, yapc veya ykc btn tesirlere kar harekete geer ve kendi varln korumaya alr. Bu alma son dakikaya kadar devam eder. Son dakika yaklatka vcudn btn hayati fonksiyonlarnda bir dzensizlik, bir arlk ba gsterir. Bu halin hastalk kelimesiyle vasflandrdmz ar ekillerinden fenalk hissi dediimiz hafif ekillerine kadar birok dereceleri vardr. Maddi hayattaki bu durgunluk ve bozukluk halleri btn tedbirlere ve arzulara ramen arttka artar. Nihayet son dakikalarn yaklatn haber veren hastalk an alar. Hasta ekseriya lmek istemez. Ve dikkat edilirse ok zaman, lmden kama arzusuna korku hissinin refakat ettii grl. lm fikri son dakikalarda insan en korkun kabuslar iinde yaatabilir. Hatta o kadar ki hastay o srada en ziyade zen ey bu kabustan ileri

gelen uursuzca bir korkudur. Btn bu tesirler altnda lmden kamaya alan insan etrafndakilerden yayacana, lmiyeceine dair mitsizce teminat bekler. O srada kendisine sylenecek en belli bir yalan szden dahi o, bir teselli duymaa alr. Fakat btn bunlar beyhudedir. nk ekseriya o da iyice inanmtr ki hayatnda mtemadiyen kafasndan komaa muvaffak olabildii lm fikri tahakkuk etmek zeredir ve bunu hibir ey durduramayacaktr. lmn eiinde bulunan insanda lmle hayat arasnda iddetli bir mcadele vardr. Fakat dikkatli bir mahit bu tabloyu seyrederken grr ki burada dalmak veya baka maddi bir ekle inkilap etmek istemiyen fizikoimik bir varln deil, fizikoimik varln brakmak istemiyen ve mehul bir diyara doru srklenip gitmekten endie duyan baka bir varln karsnda bulunmaktadr. Hele bu mcadelenin, hayatn fena kullanm veya ademci fikirlerle beslenmi kimselerde daha iddetli olmas o mahidin ayrca dikkat nazarn eker. Can ekienin ve etrafdakilerin lme mani olmak iin gsterdikleri btn gayretler botur. Ne doktorun deveran ilalar, ne hastann lmemek iin yapt mcadeleleri fayda vermez. Her vakit olduu gibi imdi de yksek tabiat kanunu hkmn yapacak ve btn gafilce ve cahilce mukavemetleri kracaktr. Nihayet hastann uuru bulanmaa balar. Bir uyuukluk hali, hatta tatl bir istirahat hali teesss eder. Btn arlar diner, straplar durur. Hasta btn hayat mddetince geirdii lm korkusunun beyhudeliini kendisine haber veren bu ilk alametlerin ekseriya henz manasn anlyamaz. Fakat artk iddetli mcadele kalmamtr. Yalnz cesetle grlen ey ruhun ondan kurtulmak iin yapmakta olduu sarsntlardr. Bylece bir taraftan hasta hakiki hayatna girerken dier taraftan etrafndakiler hala iin farknda olmadan onu << lmn penesinden >> kurtaramadklarna zlrler. Fakat uras muhakkak ki eer onlarn bu arzusu tahakkuk etse ve hastann fikrini sorabilseler hasta ok defa bu istei iddetle reddedecek ve yoluna mani olmamalarn onlardan istiyecektir. Tecrbelerin ve teblilerin rettiine gre burada ruhun bir tek arzusu vardr, o da nnde almakta olan yeni aleme doru atm olduu admlarn sklatrmak ve kendisini ezen maddi yknden bir an evvel kurtulmaktr. Btn iddetli gayretlerine ramen bedenin kuvvetli balarn mklatla koparan ruhun bedende tezahr eden rpnlar da ekseriya dardakiler tarafndan yanl tefsirlere urar. Ve pek az kimse bunun kurtulu yolunda sarfedilmekte olan ulvi bir cehit olduunu anlayabilir. Arasra iitilen iddetli hrltlar, cesette grlen silkinmeler ruhun serbeslemek iin gsterdii gayretlerin dnyamzdaki son maddi tezahrleridir. Ruh hemen hemen bedenini brakm gibidir. Hayat sahibi bir yzn mtemadiyen deien ifadeleri artk bu cesette kalmamtr. Yalnz son bir tek ifade orada sabit olarak yerleir ki o da ruhun cesetle tecelli eden son duygularna ait bazen byk bir huzurun ve ekseriya korkun bir strabn ifadesidir. Bu suretle donuk baklarla, snk dudaklarn son szn sylemek ister gibi titreyileriyle etrafndakilere heyecanl ve zntl dakikalar, saatler ve hatta gnler geirten agoninin son tablosu tamamlanrken iddetli bir iki rpnma, bir iki ene oynat ve nihayet nne katt bir miktar kp gsten boaza kadar srkliyen son hrltl nefes sahnenin perdesini kapatr. Ve o zaman yalnz maddelere mahsus olan bedenin atl hali bir anda teesss ediverir.

Bu srada neler olur, kaba bir gzn tam miyopluu iinde grebildii bu hadiselerin arkasnda dier ne gibi maddi hadiseler gizlenmitir? Gene lmn zahiri olan dier baz tecelliyat daha vardr ki bunu ancak hassas insanlar ( sensitif ) grebilir. Bunun kendiliinden olma veya tecribi mahedelere dayanan birok misalleri vardr; bir tanesini yazyorum; bu, Dr. Burgessin Dr. Hodgsona gndermi olduu ve sinir mtehasss Dr. Renzin ahadet ettii bir vakaya aittir. << Zavall zevcemin son be saatlik hayat esnasnda gzmn nnde cereyan eden eylerden sonra zihnen bir hallsinasyona m uramtm, yoksa bilakis bir klervuvayyans melekesini mi kazanmtm meselesini zemiyecek bir hale geldim. << Bu hadiseleri yazmaa balamazdan evvel bu sayfalar okuyacak olanlarn alakas bakmndan unu ilan ederim ki ben asla ne alkolik ikiler, ne morfin ne de kokain kullanm deilim. Her eyde daima mutedildim, mutedil oldum. Asabi mizal deilim, zihnen hayali bir adam deilim. Daima hesapl, sakin ve metin bir insan olarak tannmmdr. unu da ilave edeyim ki ben, ( medyanimik materyalizasyon ) hadiseleriyle, ( grnen astral beden) leriyle ispiritizmaya sadece inanmam olmakla kalmadm, ayn zamanda bu nazariyelerin daima dman oldum. << Zevcem 1902 senesi 23 mays aynn cuma gn saat 11,45 de lmt. O gn leden sonra saat drtten itibaren btn mitlerin kaybolduunu anlamtm. << Meum saati beklemek zere birok dostlarla beraber yatan etrafna toplanmtk. Doktor ve iki hastabakc hemire de vard. Ben muhtazrn yatann baucuna oturmutum. Sa elini elimle tutuyordum. Dostlar odada dalmlard. Bazs oturuyor, dierleri ayakta duruyordu. Hi kimse konumuyordu. Herkes hastann gittike zayflayan teneffs hareketlerine dikkat ediyordu. Hibir deiiklik olmadan bylece iki saat geti. Hizmeti, akam yemeinin hazr olduunu haber verdi; fakat bundan kimse istifade etmek ister grnmyordu. Saat 6,30 da ben dostlara, doktora ve hastabakclara vakit geirmeksizin yemek yemelerini israrla rica ettim. Zira intizar daha uzyabilirdi. Tavsiyem kabul edildi. << Bundan 15 dakika sonra, yani saat 6,45 de ( saatin doruluundan eminim, nk karmda bir saat vard. ) Kapya doru bakmtm. Eiin zerinde ve havada birbirinden ayr, ufki vaziyette duran, ok bariz kk bulut grdm. Bunlardan herbirinin boyu takriben drt kadem uzunluunda idi. Hacm da 6-8 parmak kadard. << Benim ilk dncem u oldu: ( Bu haksz hkmmden dolay hazrundan zr dilerim ) eiin br tarafnda sigara iilmi ve sigarann duman odaya girmiti. Bu ii yapanlar muaheze etmek zere bir hamlede yerimden frladm. Grdm ki ne eikte, ne koridorda ve ne de odada kimse yoktu. Mtehayyir olarak tekrar odaya dndm ve bu kk bulutlara bakmaa baladm. Bunlar ar ar, fakat emniyetle yataa yaklayorlard. Yata tamamyla kucakladlar. Ben bu bulutlarn arasndan bakarken muhtazrn yannda, boyu kademden byk olmyan bir kadn ekli grdm. effaft. Fakat ayn zamanda altn renginde parlak bir ziya nerediyordu. Manzaras o kadar ihtiaml idi ki bunu kelimelerle tarif etmek mmkn olamaz. zerinde yunan tarznda, kollar uzun, geni ve sarkk bir elbise vard. Banda da bir elenk bulunuyordu. Bu kadn muhteem gzellii iinde bir heykel gibi hareketsiz dikiliyordu.

Ellerini zevcemin bana uzatmt. Ve, bir misafiri sevinle fakat ciddiyetle karlayc bir hal arzediyordu. Azok bariz dier ekiller de etrafnda dalgalanyordu. << Zevcemin zerinde ufki vaziyette plak beyaz bir ekil uzanmt. Bu ekil, sol gzne temas eden bir kordonla muhtazrn bedenine bal bulunuyordu. Bu tpk onun << astral >> bedeni gibi idi. Asl bir halde duran bu ekil baz anlarda tamamyla hareketsiz bir halde duruyor ve sonra tekalls ediyor, ancak 15 pus tulnde minskl bir cesamet alncya kadar klyordu. Fakat kadnn eklini daima muhafaza ediyordu. Ba mkemmeldi, beden mkemmeldi, kollar ve bacaklar mkemmeldi. << Astral beden >> tekalls edip kld zaman iddetli bir mcadele balyordu. Bedenden mutlaka kurtulmak ve serbeslemek iin iddetli ihtilalar ve etrafn hareketleri grlyordu. Yoruluncya kadar bu mcadele devam ediyor ve onun arkasndan bir skunet devresi geliyordu. Bu devrede << Astral beden >> bymee balyor fakat biraz sonra tekrar klyor ve evvelki mcadele gene kendini gsteriyordu..... << Zevcemin son be saatlik hayatnda bu sersemletirici vizyonu faslasz bir surette grdm. Gzlerimi kapandm zaman veya dostlarla konumak zere onlara baktm zaman veyahut bam dier bir tarafa evirdiim zaman bu vizyon kayboluyordu; fakat tekrar yataa baknca ayn hali evvelki gibi gryordum. << Bu be saat zarfnda bamda, kol ve bacaklarmda acaip bir arlk duyuyordum. Gz kapaklarmn, sanki uyku halinde olduu gibi, ar olduunu hissediyordum. Vizyona refakat eden bu haller beni aklmdan korkutmaa balad. O kadar ki ekseriya doktora hitap ediyor ve ( doktor deli oluyorum, ) diyordum. << Nihayet meum saat geldi. Son bir spazmostan sonra muhtazrn nefesi kesildi; ve ayn zamanda << Astral eklin >> kendisini kurtarmak iin gayretini iki misli arttrdn grdm. Zahiren bir l halini alan zevcem birka saniye sonra tekrar nefes almaya balad. Son olarak iki, nefes daha ald ve hepsi bitti. Son nefes ve son spazmosiyle beraber << Astral bedeni >> balyan kordon koptu. Bir anda << astral >> bedenin kaybolduunu grdm. Ayn zamanda dier ruhani bedenler ve odaya giren bulutlar da birdenbire kayboldu. Ve u da gariptir ki zerimde bulunan ve beni tazibeden arlk da kayboldu. O kadar ki kendimi lazm gelen hazin merasimi hazrlamak ve idare etmek iin icabeden emirleri verecek halde her vakitki gibi sakin, metin ve tedbirli buldum. >> ( 43 ) Bu zatn bir halsinasyon [ 1 ] geirdiini syliyecekler bulunur. Bunun mnakaas yeri buras olmad iin zerinde durmayacam. Ancak, sinirlilikle akllarna hemen ilk gelen hkm vermeden ve kolay, klasik tehisler iinde dncelerini hapsetmeden evvel okuyucularma bu sahadaki bol ve mull dier materyelleri tetkik etmelerini ve daha acelesiz, daha sakin bir hkm vermelerini tavsiye ederim. te lmn en geni manadaki zahiri ve sathi grn budur. Fakat byle maddi bir manadaki olmn varln kabul etmek ne kadar zaruri ise insan ruhunun bu manada bir lme maruz kalmasnn bahis mevzuu olmyacan da ylece kabul etmek zaruri olur. [ 1 ] Darda mevcut olmyan bir eyin varln mevcutmu gibi duymak. 3 Ruh lr m?...

Ruh hastalanmaz ve lmez. statla aramzda geen bir grmede onun syledii eyler bu fikrimizi takviye edecek mahiyettedir: S Mesela delilik hali dediimiz ruhi bir hastaln en ar eklinde bulunan bir adam, dardaki hadiselerin hi biriyle alakadar olmazken etrafnda geen bu hadiseler onun ruhundaki bilgiyi ve kabiliyetleri arttrabilir mi? C Evvela ruhta hastalk olmyacana nazar dikkatinizi ekerim, saniyen sualinize evet ! derim. Dier bir yerde de stat: << lm, ruhun bedenden mfarekatdr. >> diyor. Hastalk ve lm halleri ancak beden teekklatnn zaruri ve tabii olan deimelerine bal bir vetiredir. Halbuki mtemadi tekaml halinde bulunan ruhta bu maddi deimelere benzer hadiseler cereyan etmez. Beden bahsinde de bu fikir zerinde uzun uzadya durmutuk. O halde ruh hayat karsnda lmn manas ne olabilir? Evvelce de sylediimiz gibi biz, says belli olmyan alemlerden birinin iinde yayoruz. Her alemde olduu gibi bizimkininde de bir ok maddi icaplardan doma realiteler vardr. Biz bu realitelerden gemek zorundayz. Tekaml bahsindeki en temelli veriteyi bu tekil eder. u halde bir nihayet, bir son, bir adem demek olan lm fikri karsnda ruhun durumunu gzden geirmek iin onun muhtelif hayat alarna ait realitelerini mtalaa etmekle ie balayacaz. a Hayatn muhtelif alar ve realiteleri yandaki bir ocuun kendisine mahsus bir realitesi vardr. O, bu realitenin dndaki eyleri tanmaz ve hatta onlara kar isyankar bir tavr taknr. Onun oyuncak bebei, otomobili kendi aleminin tam bir realitesidir. Bu oyuncaklara malik olmak, onlar hayati ruzmerresine kartrmak ve nihayet onlardan kendi alemini yaratmak bu yataki insann en mhim meguliyetlerinden birini tekil eder. ocuun bu meguliyeti, 45 yandaki kahil bir insann meguliyetlerinden daha az ciddi deildir. 45 yandaki insan ykseltecek olan hayat icaplar kadar bu yann icaplar da ocuu ykseltmee yaryacaktr. Binaeaaleyh 45 yandaki adam, ilerinin bozulmasndan ne kadar mteessir olursa, 3 yandaki adam da oyuncaklarnn elinden alnmasndan o kadar mteessir olur. nsan ruhunun tekaml bakmndan bu iki teessrn keyfiyet ve kemiyetindeki zahiri farklarn hi bir ehemmiyeti yoktur. 45 yandaki insan bir makine icat etmek, bir hastalk amilini bulup meydana kartmak gibi henz bilmedii eyleri aratrmak hususunda ne kadar samimi bir tecesss hissi ile hareket ederse yandaki insan da kendi kendine koan oyuncaklarn hangi eytann yrttn ylece ve ayn tecesss hissi ile bulup meydana karmaya alr. Yatarken bebeinin gzlerini kapamas karsnda o, kahillerin akl erdiremedikleri birok tabii hadiselere kar duyduklar heyecan ve hayranl aynen duyar. Bu hadiselerin esrar perdesini yrtmak iin bir ok otomobiller ve bebekler feda edilir.

Fakat zaman durmaz, seneler geer. 3 yandaki ocuk 18 yana girer, 3 yandaki ocukla 18 yandaki ocuk ayn adamdr. Muhit ayn muhittir, aile oca ayn ocaktr. Lakin ocuun realitesi bariz bir ekilde deimitir. 18 yandaki bir gencin ruhunu, 3 yandaki ocuun oyuncaklar artk tatmin edemez. Onlarla uramak bu gen iin beyhude ve hatta glntr. Onun nazarnda << ciddi hayat >> byle << ocuka >> aldatc oyunlarla kabili telif olmaz. O, ne kendisinin pek fazla altndaki, ne de pek fazla stndeki hayat beenmez: Altndakiler ocukadr, stndekiler de bayatlam eylerdir. Binaenaleyh o, 3 yandaki ocuun hayatna istihzal nazarlarla bakarken 60, 70, 80 yandakileri de eskimi, ackli bir hayatn, yerine gre, merhamete veya nefrete deer zavall insanlar gibi grr. Ona gre hayatn en mkemmel ve en cazip hadiseleri ancak kendi yann veya ona yakn yalarn icaplarna uyan temayl ve ilcalarla taayyn etmi olandr. Geri o, ne istediini, daha dorusu neleri istemesi lazm geldiini katiyetle de bilmez. Her eyde taknlk hali onun btn varln sarmtr. Fikri bir anari iindedir. Onun ruhunda muhayyel arzularn hududu yoktur. Bazen zihninde ideal bir tip canlanr. Ona gre en mkemmel insan bu tipe uygun olandr, ve kendisi de mutlaka yle olacaktr. Bu tip, ya servetiyle ya cesaretiyle veya her hangi bir sahadaki teknik kabiliyetleriyle insanlarn stnde grnen bir insan tipidir. Dnyada bunun gibi olmyan insann ne kymeti vardr? Binaenaleyh bu tipe uygun olmyan btn insanlarn bu gen nazarnda hibir manas ve kymeti yoktur. Fakat bazen de o, hayran olduu, tapt dier bir tipe btn varln verir. Artk o, yalnz o tipin esiridir. Ve ebediyen yle kalmaldr. Dnyann, kainatn btn kymetleri ancak o tapt tipte toplanmtr. Onu elinden karmak korkusu, veya ona malik olamamak endiesi btn kainat kafasna ykacak kadar strapl ve karanlk hisleri kendisinde dourur. Zira onun iin << onsuz >> hayatn hibir kymeti ve manas yoktur. Mabudesiyle beraber o, btn varln ve hayat kaynaklarn kaybedeceini zanneder. O halde onu kaybetmektense lmek daha iyidir. Bu ve buna benzer sahneler on sekiz ya ann icaplarndan domu bir realitedir. Ve gen adam, mtemadiyen deien bu an ba dndrc saadet ve felaketleri iinde yuvarlanrken onlardan duyduu sevin ve straplarnda tamamiyle hakldr. Yalnz, ya ann realitesi nasl on seki ya ann realitesi kadar ehemmiyetli ise ylece on seki ya ann realitesi de ya ann realitesi kadar ocukadr. Hayat binas kuran ve ykselen seneler birbiri zerine durmadan ylmakta devam eder. On sekiz yandaki gen krk be yanda kahil bir insan olur. Bu esnada dnya gene evvelki dnyadr. Fakat krk be yana varan gencin telakkileri ne kadar ok deimitir !.. Artk o, gya, hayatn asl manasn imdi anlamtr !.. Krk be yandaki insan, ocukluundaki << ocuka >> oyunlarnn, on seki ya genliindeki << Havai ve hayalperestane >> arzularnn ne kadar manasz eyler olduunu takdir ettiini inanr. Artk o, kendince olgunlamtr. Bu olgun adam ilk yalarndaki gibi mevhum ve budalaca hayaller peinde komyacak, tam manasiyle akl banda bir hayat adam olacaktr. ahsi, ailevi,maeri birtakm menfaat dnceleri onu igal eder ve birok teebbslere srkler. Artk onun yapt bu iler << ciddi >> dir. Fakat btn realitelerde olduu gibi krk be ya ann bu << olgun >> realitesi de btn hatalarla dolu ve zaman

gelince lme mahkum bir realitedir. Geri bu yataki adam kendince en makul dnen bir adamdr ve kendisine gre, hakikat ancak kendi dncelerine uygun olan eydedir. Fakat byle bir iddiann kymeti yalara nispeten yandaki bir ocuun hakkndaki iddiasndan daha ileride deildir. Nihayet zaman gelir, bu da geer. Ve krk be yandaki adam altm be yana girer. Bu yataki adamn dnce ve telakkilerinde ne ya ann pasif krl, ne on sekiz ya ann budalaca megalomanileri, ne de krk be ya ann ihtirasl faaliyet zaruretleri kalmamtr. Hayat gemisini kullanan kaptann imdiye kadar gemisine vermi olduu istikamete gre ya saadetli ve huzurlu veya hicaplar ve endielerle dolu bir hayat, bu ya ann realitesinde layt motifi tekil edecektir. Altm be yandaki insan gemi realiteleri daha parlak ve ak olarak grr. O, bunlarn hakiki manalarn imdi biraz daha iyi anlar. Binaenaleyh, imdiye kadar geirdii hayatnn kullanma ekline gre az ok kazand kabiliyetlerle o, gerek kendi hayatnn ve gerek iinde bulunduu cemiyet hayatnn icaplar ve telakkileri hakknda yanl veya doru tenkitler yapar ve birtakm hkmler verir. Fakat, cezri bir deime mntakasna, hayatn kati dnm noktasna yaklam olmak dncesinden doan baz duygular onun ruhi hayatnda arasra hakimane bir mevki tutar. Bu duygularn strapl veya zevkli olmas onun imdiye kadar geirmi olduu hayat tarzna baldr. Fakat phesiz ki imdiye kadar geen realitelerin en olgununda yayan bu adamn realitesi de lme mahkumdur. Buradaki duygu ve dncelerde de bir miyopluk ve hatta ok defa evvelki yalarn realitelerinde olduundan daha fazla bir kararszlk ve vuzuhsuzluk vardr. Mesela onun kafasna imdiye kadar ekseriya gelmiyen baz sualler hcum eder: ( Ben kimim, nerden gelip nereye gidiyorum, lm nedir, acaba kendimi br tarafa hazrlayabildim mi? ) O, btn bu sualleri kendisine, ekseriya titremeksizin soramaz. Bu kark ve aprak meseleler kemal derecesine gre insan ya zevkli dakikalarda yaatan ve hatta az ok yakn bir saadeti mjdeliyen vuzuhsuz fakat tatl bir takm duygular veyahut, bunun tamamiyle tersine olarak strapl ve korkun endieleri uyandrr. En nihayet hayatn k gelir. yandaki ocuk 85 lik ihtiyar olur, artk her taraf bembeyazdr ve herey beyaz rengin temsil ettii safiyeti almtr. Salar beyaz, dnce ve duygular beyaz, btn tabiat beyazdr. nsann btn hayatnda ulaabilecei en yksek realite mertebesi hi phesiz bu ada olandr. Henz bu yalara varmadan bu ya realitesinin kymetini dkn grenlerin hali 45 yandakilerin realitesinden hibir ey anlamyan yandaki ocuklarn haline benzer. 85 ya ann realitesi, o yaa kadar gemi olan btn realitelerin realitesidir. Fizyolojik hayatta husule gelen sefalet, bedenin gnden gne kmesi son yalarda beyin faaliyetinin hakim roln artk kaybetmeye baladn gsterir. Fakat buna mukabil birtakm yeni duygular ve hadiseler, yani, ruhun daha yksek maddeler arasnda tezahr etmee hazrlanan faaliyeti ara sra sahnede kendini gsterir. Ruhun derin yerlerinde yerlemi olan ve asla kaybolmyan hatralar ve tecrbelerden alnm intibalar beyin basksnn azalmas nispetinde zaman zaman parlar ve ruhun ziynetlerini mjdeliyen bu parltlar onun, yeni balyacak olan hayatna hazrlanmaa altn ifade eder gibi olur. htiyar kendi iinde yaar, ve bu i hayatnda yaarken, yaknda kavuaca uurlu alemi, ufukta parlyan bir sabah yldz gibi grmee balar.

Gzleri gen ya realitelerinin maddi parlakl ile henz kamak duran zavall baz insanlar, ihtiyarn gittike artan maddi sefaleti ve k karsnda ona acrlar. Zira ihtiyarn bu i hayatndan onlarn haberi yoktur. Son hayat realitesinin adam bir beyin adam deil bir i duygusu adamdr. nk o, bu hayatnn daha yksek bir aleme kendini ulatracak olan hududuna yaklamtr. Ve o hududun kar tarafndaki faaliyet beyne deil i duygularna ait olacaktr. htiyar adam, eer ruhi hayatn dnyada zenginletirmi ise, mesuttur ve bu saadet birka adm ileride duran hududun br tarafndaki hayat sahalarndan serpinti halinde gelir. Fakat onun imdiki saadeti, evvelki yalarda beyhude yere peinden kotuu halde kendisini asla tatmin etmemi olan maddi saadetten bambakadr. Bu an saadeti, peinden koulupta yakalanmyan bir vahime deil, kendi kendine ruhta doan bir huzur ve sevintir. Mesut ihtiyar, yar yarya dier bir alemde yaamya baladn anlam ve buna inanmtr. Ancak muayyen bir olgunluk derecesinde kazanlan bu ruhi hal iindeki ihtiyar, etrafnda bulunan topraa ait her trl ihtiras ve heyecan tpk 3 yandaki ocuklarn ihtiras ve heyecanlarn bizim grdmz gibi ocuka grmekle beraber, onlarn zaruretlerini de skunetle takdir ve kabul eder. Ve bu keyfiyet, onda geni bir tolerans hali dourur. O, arkasnda brakt gl az, dikeni ok hayat yollarnda itie kaka, de kalka ilerlemee uraan beeriyetin gen yolcularna belki derin bir sevgi ile kark merhamet hissi iinde bakarken kendi hayatndaki kazanlarnn kymetini daha iyi anlam gibi olur. Mesut ihtiyar iin strap hemen hemen yok denecek kadar azalmtr. nk o, strabn ne kadar fani bir ey olduunu hayatnda ekmi olduu binlerce mihnet ve meakkatten sonra anlamtr. Ve belki de o, renmitir ki strap, insan muayyen bir gayeye, yani kemal gayesine doru ykselten ve geride braklmaa mahkum olan bir kurtulu yoludur. Olgun ihtiyarn insanlar arasnda, ocuk haleti ruhiyesini anlam byk bir mrebbinin ocuklar arasndaki haline benzer bir hali vardr.

b Dnyadan ayrlmak zere bulunan insann son ruhi halleri

Seneler, aylar, gnler, saatler geer; nihayet ihtiyar dnyadaki varlnn son dakikasna yaklam olduunu anlar. Eer kafi derecede olgunlam ise onu mphem, fakat tatl bir heyecan iinde karlamaa hazrlanr. Bu srada o, kendisinde baka bir halin peyda olduunu duyar. Zaten o, kendisini dnyaya balyan ve bilhassa son senelerinde sratle zlmee balyan balarn oundan kurtulduunu duymam m idi?. Fakat imdi iinde bulunduu halin bambaka hususiyetleri vardr. Bu hal, onun yepyeni bir realite ile karlamak zere bulunmasnn ruhunda dourduu reaksiyondan ileri gelmektedir ki bunu tarif etmek mmkn deildir. Zira byle bir halin tezahr imkanlarn saymak ve tahdit etmek imkanszdr. Ne kadar insan varsa bunun da o kadar eitli ekli vardr denilebilir.

Fakat nasl bir insan olursa olsun artk o, bu dakikada dnya hayatnn eiinde bulunmaktadr. Ve bir iki adm daha attktan sonra icaplar ve kanunlar baka dier bir madde alemine geecektir. Senelerdenberi Newtonun, Einsteinin ve dier alimlerin fizik dnyasndaki malum ve muayyen kanunlar altnda yaamaa alm olan insan, daha yksek maddelerin icaplarna uygun byk bir deiiklik karsnda kalnca, bir taraftan mutat hayat artlarnn altst olduunu grmekten, dier taraftan da yeni hayatn yabancl karsnda kalm olmaktan mtevellit byk bir aknla decektir. Teknik hayatn girmedii Afrikann ortasnda domu ve bym bir vahiyi birdenbire Newyorkun ortasna koyarsanz ilk anlarda bu insann ruhi hallerinde byk bir teevvn husule geldiini grrsnz. O, memleketinde cansz eylerin kendi kendine yrdn grmemitir, kocaman ktlelerin oradan oraya koumalar, onun fizik muhitinin iptidai kanunlarna ve telakkilerine smaz. Havada uan tayyareler onun nazarnda canl birer canavar halini alr. Dmdz bir perde zerinde konuan, den insanlar hayvanlar ve tabatn grlmemi manzaralar ona mucize gibi grnr. Bir yerine dokunmakla bir tahta kutunun iinden kan feryatlar o, insan st varlklarn sesleri zanneder. Hulasa btn bunlara alncaya kadar zavall vahi tam bir ruhi teevv iinde kalr. Fakat, deitirdii realite aykrl yukarki misaldekinden daha ok geni bir lde vukubulan ihtiyarmzn hali, ilk zamanlarda ok defa bundan daha biare olur. O, yle bir muhite yle bir madde dnyasna giriyor ki orada dnya hayatnda iken grmee alt hadiselere uygun olmyan saysz hadiseler tufan vardr. ( 25, 35, 37, 39 ) Geri o muhitte de maddeler ve onlar idare eden kanunlar vardr. Fakat bu kanunlarla, bu maddelerle inisiye olmyan; onlar tabii grebilmesi, Afrikal vahinin Newyork ehrindeki hadiseleri tabii grebilmesinden daha g bir i olur. Zira buradaki deiiklikler daha esasl ve daha inanlmaz bir haldedir. Mesela, insann dnd ve istedii bir yere hemen bir ziya veya fikir sratiyle gidivermesi, yksek yerlerden aa dmemesi, btn hareketlerde arz cazibesinin iflas etmi grlmesi, zaman ve mekan mefhumunun zayflamas, istenilen eylerin kendi kendine oluvermesi, maddi manialarn ortadan kalkmas, be duygunun kaybolup yerine daha mull umumi bir duygunun gelmesi gibi saysz ve mutat d srprizlerle karlamas... Newyorktaki vahinin karlat srprizlerden daha byktr. te byle bir cezri deime annda ihtiyarmz, son defa ve bir yldrm sratiyle bazen btn dnya hayatnn bir revsn seyredebilir. Bu, bir veda temaas gibidir. Orada hayatn en ufak teferruat, btn plakl ile tekrar canlanr. Otomatikman husule gelen bu ruyet manasz bir ey deildir. Belki mstakbel hayatndaki yksek ruhi faaliyetinin bir resmi kaddr. Biz bunu ilerdeki bahislerde mufassalan mtalaa edeceimiz, kendiliinden olma bir ekminezi hadisesi gibi kabul ederiz.

c Dnyadan ayrl

Eer insan, br alemin realitelerine bir dakikada geivermi olsayd, yukarda bir ksmn saydmz deiikliklerden hi birisine tahamml edemezdi. Bereket versin ki tabiat hadiseleri tatl bir seyir takibeder. Ve ilahi kanunlar; tecrbesi, grgs az, zavall bir zenciyi, gz kamatrc, muazzam bir ehrin ortasna birdenbire atvermez; bir ocuu birdenbire ihtiyar yapmad gibi bir ihtiyar da birdenbire yksek bulutlu aleme gndermez.

Esasen ruh hayatnn maddi kainattaki uzun mrnn sebebi de varlmas mukadder olan yksek basamaklara tedricen kmak zaruretidir. Tabiat kanunlar, tedricen birbirine intikal eden realitelerle ya ve zaman deimelerini insanlara nasl tatbik ediyorsa, iki byk alem arhsnda realite deimesinde de ylece tedricen hareket eder. Belki burada nispi bir srat fazlal varsa da bu, ruhun daha yksek kabiliyetlerinin tecelliyat karsnda kabili tahammldr. nsan dnyadaki son dakikasn bitirince gzn hemen bambaka bir alemde amyacaktr. Bu gei, ruhun ihtiya ve tahamml derecesine gre bir takm sbjektif hadiselerin arya girmesiyle ve az ok insan br aleme altrc vetirelertn gayrimuayyen bir zaman iinde vukua gelmesiyle tertiplenmi bulunur. u halde her insana gre baka trl gei sahnesi vardr. Dier bir bakma gre objektif olan bu sbjektif hayat, o kadar sinsi bir halde akp gider ki insan daha dnyadaki son aylarndan ve hatta bazen son senelerinden itibaren bu hayata ilk admn atmtr, denilebilir. O, yava yava br aleme hazrlanmak zere dnyada tabii grmediimiz birtakm haller iinde kalr. Son dakika gelince bu yryn temposunda bir srat peyda olur. Fakat bu srat de gene ruhun tahamml kabiliyetine gre ayarlanmtr. Can ekime dediimiz ve yukarda maddi evsafn tetkik ederken korkun grdmz, hadise, ruhun dnyaya ait maddi telakkilerinin sona ermekte bulunduu ana tekabl eder. Buradaki ruhi haller, zahiren bedende grdmz ihtilal tezahrlerin bizim zerimizde brakt intibalardan baka trldr. Denilebilir ki ruhi aknlk hali bu sahnenin mihverini tekil eder. Can ekime halinin devam mddetince ruh, dnya hayatnn idrak vastas olan be duygu uzvunun esaretinden kurtulmaa balamtr. Fakat bunun yerine henz kendisinin de anlyamad yeni tla vastalar kaim olmaktadr. Bu esnada ruh adeta iki alemde yayor gibidir. Bir taraftan hazin ve matemli tavrlariyle etrafndaki dnya kardelerini sisli bir atmosfer iinde duyarken, dier taraftan da yeni alemin kark ruyetleri karsnda kalr. Fakat bu anda onun iin herey mphemdir. Ve her ey gittike kesafetini arttran sisli bir perdenin arkasnda cereyan eder. Saniyeden saniyeye deien ve birbirini tutmaz bibi grnen bu hadiselerin ruhta dourduu ilk netice bir aknlktr. Fakat bu haller, gittike artar ve srprizler birbirini takipetmee balar. Onun gr tarz esasl bir deiiklie maruz kalmtr. Eya daha mufassal ve daha umull grnr. Mesela o, bir krenin btn sathn, zerrelerini ve zerrelerinin her ksmn ayn zamanda grr. Bu kreden kan inaat da farkeder. Bu iniaatn renk ve ekilleri o kadar canlanr ki onlarn intiba asl krenin intiban glgede brakr. Btn bunlar ihtiyara yabanc gelir. Can ekime maddi bir grntr. Bu srada ruh maddeden ksmen kurtulmu bir haldedir. Ve saniyeden saniyeye ondan daha ziyade kurtulmaa almaktadr. ( 43 ) Artk onun hasta ve aciz bedeni kendi fani alemine terk edilmelidir. Zira bunlar o alemin demirba eyasdr, oradan dar karlamazlar. lm esnasnda ruhun yeni realitelere doru ykselmee alan hali ile bedenin ters bir istikamette maddi tabiatna uygun olarak atalete, zevale ve topraa avdet etmesi halini birbirine kartrmamak lazmgelir. Doum hadises ile bu misafirhaneye giren ruhun, lm hadisesiyle asl vatanna dnmesi lazmdr.

Can ekien insan, maddi bakmdan henz lmemitir. Fakat ruhi telakkileri bakmndan oktanberi lm bulunmaktadr. Dnya realitelerinin son haddini be duyu uzvunun iflas nispetinde o, oktan am bulunmaktadr. Maddi lm hakikatte deilse bile zahiren anidir. nsann maddi unsurlarndan bazlar kalbin ve nefesin durmasndan sonra bir mddet daha yaamakta devam ederse de kaba manada ahsn lm olarak kabul ettiimiz hadise birdenbire ve bir anda vukua gelir. Bir saniye nce sa olan insan herkesin gz nnde birdenbire yok oluverir. Fakat burada byle birdenbire kaybolan ey nedir?.. Onu kimse bilmez. nk, beden gene ayn beden olarak ortada durmaktadr. te gafil insanlar lmden korkutan amillerden biri de budur. Fakat ruh, her ne kadar bedenini byle bir anda terkediyorsa da ondaki deimeler byle yldrm sratiyle olmaktan ok uzaktr. Biraz evvel sylendii gibi o, daha dnya hayatnn son anlarnda balam olduu tedrici deimelerine bedenden ayrldktan sonra da, belki biraz daha sratli bir yry ile, devam eder. Bu esnada onu igal eden ey bedenden kurtulmak iin vukua gelen mcadelesi deildir. Ve hatta o, hemen hemen bedenden ayrld an bile her vakit bilemez. Bu srada kalb ve nefes durmutur, ceset bir pislik yn halini almtr. Ve hatta ukura bile atlmtr. O, saysz tefessh amillerinin tesirleri altnda dalp kokmaa balarken ruh, bu hadiselerden bihaber olarak, daha hastalk anlarnda iken balam olduu, yeni hayatnn yolunda parlak ve gzelliini tekrar kazanm olan asl bedeni ile, - yani perisprisiyle - sarho ve akn bir halde yaamasna devam eder.

4 lmn hakiki manas ve ehemmiyeti

Ruhun muhtelif alemlerde yaamas, oralarda messiriyet gsterecek bir duruma girmi olmas demektir. Her hangi bir alemden uzaklamak istiyen ruhun her eyden evvel btn alakalarn o alemin maddi balarndan kurtarmas lazmdr. Bu da onun daha yksek maddi alemlerde yaama kabiliyetini kazanmas nispetinde mmkn olur. Esasen bir madde alemi, kendisinden daha yksek dier bir alemin maddelerini kullanmak imkann verdii iin ruha ykseltici bir mektep gibidir. Demek ruhun u veya bu dnyada yaamas ss kabilinden bir ey deil, tekaml kanununun bir zaruretidir ve insann daha yksek bir aleme gemesi iin eski alemi brakmas da tekaml kanununun icabdr. Eer << lm >> kelimesinin manas bir insann bu dnyadan ebediyen ayrlmas olsayd yukardanberi tavsif ettiimiz hadise dnyamz iin hakiki bir lm hadisesi olurdu. Halbuki ruhlarn bedenlerinden ayrlmalar mutlaka dnyadan ebediyen ayrlmalar deildir. kinci kitabmzdaki reenkarnasyonizma bahsinde grlecei gibi ruhlar bu dnyaya birok defa gelip gitmektedirler. Binaenaleyh belki ok ksa bir zaman sonra tekrar gelmek iin dnyadan ayrlan bir insann bu seyahatine, yukarki manada kabul olunan lm damgasn yaptrmak doru olmaz. Muhtelif zamanlarda ruhlar dnyaya gele gide nihayet oradan alacaklarn alrlar ve oras ile balarn zerler. O zaman daha yksek realiteler iinde ebedi tekaml yollarnda devam etmek iin bu kk dnyadan bsbtn ayrlrlar ve daha yksek, daha mesut bir halde dier dnyalarn msait artlarndan istifade etmek zere oralara giderler ki dnya hayatna nazaran insanlarn kabul ettikleri manadaki lm asl bu olur.

u halde zahiren bizim grdmz ey hakikatte lm deildir. Biz lm iyi tarif ediyoruz. Fakat o tarifin tatbikatndaki hkmlerimizde yanlyoruz. Haydi herkes gibi lm bedenden ayrlmakla bir tutalm; fakat byle bir ayrl hadisesinden ilk zamanlarda ruhlarn ekseriya haberi olmad gibi haberleri olduktan sonra da bu, onlar indinde bizim verdiimiz ehemmiyeti haiz olmaktan uzaktr. lm annda ani deimelerin olmyacan evvelce sylemitik ve lmden sonra kark, artc birtakm srprizlerin de ruhu tevik edeceinden bahstmitik. Hele lmle ani ve nihai birtakm deimelerin vukuuna inanm olanlar ve bunu bekliyenler iin bu teevv hali bittabi daha bariz ve daha skntl olacaktr. Ademe inanm bir kimse veya hayatnda iken lmn maverasiyle megul olmaktan rkecek kadar lm hadiselerini tabiat d farzede insan, kafasndaki bu tahminlere aykr hadiselerle karlanca phesiz daha byk bir aknla decektir. Fakat hatalarn anlamaktan veya daha dorusu henz anlyamam olmaktan doan bu aknlk bir taraftan onlarn az ok huzursuzluklarn mucibolurken dier taraftan yeni realitelerine uyabilmelerini temin eder. Esasen insanlarn bir oktar buna benzer realite deimelerine hayatlarnda, muvakkaten bazen tesadf ederler. Mesela bir senkop halindeki insan, vizyonlarn bir realite olarak kabul eder. Onun bu realitesi mutat hayatna uygun olmad halde, hatta bazen o sralardaki hayat artlarna zd bir istikamette bulunduu halde kendisine o kadar yakn ve samimi grnr ki mutat hayatndaki btn hadiseteri o anda ona unutturur. Kendi bamdan geen bu nevi iki hadiseyi bir misal olarak yazyorum. 1 25 sene evvel Prada idim. O sralarda hayatm pek ho gemiyordu. Maddi ve manevi bir sr glkler peimden kouyordu. Hatta hayatm tehdit edici hadiselerle bile karlayordum. Ufak bir gripten sonra bir gn baygnlk geirdim. Bu esnada ruhumda kuvvetli intibalar brakan bir vizyonla karlatm; fakat ok gariptir ki vizyonum esnasnda, iinde yaadm, hadiseler mutat hayatmdakilerin tamamiyle aksi istikametinde cereyan ediyordu: stanbulda huzur iinde, mesut bir hayat geiriyordum. Bu tatl hayatm o kadar reel idi ki bana uyank haldeki hastalm ve strapl hayatm tamamiyle unutturmutu. 2 15 sene kadar evvel zahmetlice bir di ektirme ameliyesi geirmitim. Geri kuvvetli bir anestezinin yardm ile ameliye esnasnda ar duymam idiysem de i olup bittikten ve anestezinin tesiri getikten sonra hibir eyle skunet bulmyan faslasz ve iddetli bir ar btn yzm kaplamt. Istrabmdan hibir eyi gzm grmyordu. Tahammlmn son haddine varm olduumu hissediyordum; tam bu anda kendimi kaybetmiim. Herey birdenbire deimiti. Fakat benim bu deime halinden haberim yoktu. Ben sadece bambaka bir hayatta yaadm duyuyordum. Hayatmda grmediim ve tasavvur dahi edemediim gzellikler arzeden, namtenahi ufuklara doru yaylan ve tabaka tabaka deien, tarifi gayrikabil bir alem nmde almt. Buras neresi idi? Asla bilmiyordum ve bilemiyeceim; zira oradaki ekiller, renkler ve manzaralar dnyada grlmesi mmkn olmyan eylerdi. Bu gzelliin tafsilatndan mhim ksm hafzamdan uzaklamtr. Ancak onun sevin ve saadetle dolu, intiba unutulmaz bir ekilde ruhumda yerlemitir. Buras esiri bir alemdi. Orada her ekil vard, fakat ayn zamanda herey effaft. Bununla beraber bu effaflk bir eklin veya bir rengin dierine karmasna asla mani olmuyordu. Etrafm, nihayetsiz nanslariyle ve muhteem bir armoni iindeki tatl renkleriyte, ekilleriyle deien tarif edilmez bir seyyaliyet arzediyordu. Buras bende adeta tecessm etmi bir gzellik

intiban brakyordu ve orada ben kendimi o kadar hafif ve mesut gryordum ki yz bin sene orada kalm olsaydm ne o srada yzm koparacak kadar iddetle duymakta olduum ary, ne de baylm veya lm olduum fikrini aklma bile getiremezdim. Bu gzelliin sinesinde saadeti yudum yudum ierek ne kadar yaadm bilmiyorum. Fakat bana olduka uzun grnen bir zaman sonra birdenbire kendimi tekrar dnyann kapsnda buldum. Ve bu soluk, donuk, kesif kapnn nnde mahut, tahamml edilmez straplarm beni beklemekte idi. Bu baygnlk hali esnasnda evdekiler etrafma mler ve byk bir korku iinde kalmlard. te lmekte olan insann duygu ve telakkisiyle etrafndakilerin zahire kaplarak sathi grleri arasndaki nispet budur. Tecribi veya kendiliinden olma bu yoldaki btn hadiselerin iyice mtalaasndan sonra grlr ki zahirde, yani madde aleminde lm sahnesinin dourduu meum ve karanlk fikirler asl o sahnenin iinde yayanlarn telakkisine uygun deildir. Ve dnyadan ayrlanlarn telakkisi dnya gz ile yayanlarnkinden bambaka manalar haiz bulunmaktadr. Dnyada grlen hadise maddenin kendi alemine dnmesinden ibarettir. Hakikatte cereyan eden hadise ise ruhun da kendi alemine dnmesidir. Dnyada kalanlar maddenin, dnyay terkeden ise kendi varlnn peini takibeder. te aradaki muazzam gr fark ve insan olunun lm manzaras karsnda kafasnda yaratt yanl telakki bundan doar. Metapsiik tetkik sahasnda ruh - beden mnasebetlerini gevetici tecrbeleri yaptmz srada, bu hususta ok retici neticeler alyoruz. Bu tecrbelerde maddi bedeninden ksmen kurtulmu olan hibir sjenin aklna lm fikrinin gelmediini de gryoruz. Sje saatlerce somnambl halinde kalyor, hipnoz halinde bulunuyor. Ve bu srada mutat halinin realitelerine hi de uymyan birtakm realitelerde yayor ve onlar bize anlatyor. Fakat lmden veya lme yakn bir halden asla bahsetmiyor. Halbuki bu yolda alanlarn bildii gibi somnamblizma ruhun kesif alemimizle alakasn muvakkaten geveterek daha ince ve esiri bir alemde yaamas halidir. Bu bakmdan somnamblizmann lm haline yakn olduunu kabul etmek lazmgelir. Hakikaten bu sahada alm olanlar bilirler ki lmn ilk anlarnda ruhta peyda olan telakkiler somnamblizma halindeki sjelerin ruhlarndaki telakkilere aa yukar benzer. Biz klasik hipnoz hallerinden telkin devresini ( etat de suggestion ), lenlerin teevv haline; donukluk devresini ( catalepsie ); ldkten sonraki uyuukluk haline ve nihayet somnamblizma devresini ( somnambulisme ) de Ispatyomdaki ak duygululuk ( lucidite ) haline benzetebiliriz. lmle hipnoz hali arasndaki bu benzeyiler ruhla beden arsndaki maddi balarn birincisinde tam, ikincisinde ksmen kopmu olmas yznden phesiz derece farklar ile birbirinden ayrlr. u halde rya gren, baylan, somnamblizma halinde bulunan bir insan, vizyonlar esnasnda lm fikrini nasl dnmyorsa ve iinde yaad fevkalade hayatn nasl tabii ve reel gryorsa maddi lm hadisesinin vukuu esnasnda bize gre << lm veya yok olmu >> sanlan bir insan da ylece iinde yaamaa balad yeni realitelerinde lm fikrinden uzak olarak kalr. Hulasa can ekien birinin karsnda bizim << ld >> damgasn vurduumuz zamandan daha ok evvel onun uurunun bulanmaa baladn, br aleme intikalin yar yarya vukua gelmi olduunu ve bu halin cesetten ayrldktan sonra da, biraz daha sratli bir tempo ile, bir mddet daha devam ettiini, fakat nihayet daha yksek ve parlak realiteler iinde yeniden domaa hazrlandn ve btn bu ilerin dnyaya gelirken olduu gibi sessizce cereyan ettiini mlahaza etmek lazmdr. Bu vakay rtmee alacak, tecrbe dnda kalan ve

itibari kymetlere dayanan her hangi bir hkmn messir rol olamaz. Burada asl ehemmiyeti haiz olan ey, vakalar ve hadiselerdir. Zira hibir ey bizi bu vakalarn ve hadiselerin hakiki kymetleri iinde erge yaamak mecburiyetinden alkoyamaz.

ISPATYOM

1 Ispatyom kelimesine dair birka sz

imdiye kadar << Ruh alemi >> ad altnda anlalan manay Ispatyom kelimesi ile ifade etmek istiyoruz. Bu tabir evvelkinden daha mull olduu gibi birtakm yanl dncelerden de bizi kurtarabilir. Ruh alemi sz doru deildir. Zira evvelce yazdmz gibi maddesiz ruhlar ve maddesiz ruhlardan mteekkil alemler bizim maddi kainatmzda bahis mevzuu olamaz. Nerde olursa olsun bir ruh alemi, ancak ruhun maddeler arasnda tezahrat gsterdii alem olabilir. Bu bakmdan dnyamz da bir ruh alemidir. Zira nebatlk, hayvanlk ve insanlk da ruh varlklarnn dnyamzdaki maddeler arasndaki tezahrlerinden domutur. Demek dnyamzn dnda kalan ve lm mteakip dnya varlklarna kaplarn aan alem de, daha yksek ve ince tertipte, bir madde alemidir. Ve ruh dnyaya olduu gibi oraya da ancak maddi vastalar ile intikal eder. Biz dnyamz dndaki bu alemleri dnyadan ayrabilmek iin nispi olarak Ispatyom ( Latincede: Spatium ) kelimesiyle adlandrmak istedik. Esasen baz klasik eserlerde de bu kelime bu manada kullanlmtr. Ispatyomun trl trl isimleri vardr. Ruh alemi, ahret, br dnya, ller diyar, darbaka, v.s. Fakat kullanlan tabir ne olursa olsun, insan zihnini kartrc ve yanl yollara sevkedici manada olmamaldr. u halde Ispatyom da maddi bir alemdir. Ve maddi tabiatn bilmemekliimiz onu, madde dnda bir alem olarak kabul etmemize hak kazandrmaz.

1 Ispatyoma girerken A Ispatyom hayatna ait tetkikata giriebilir miyiz?

Acaba Ispatyoma geen bir insann oradaki hayat nasl balar ve nasl geer? Sualinin cevabn aratrmak hakkna malik miyiz?.. Her eyden nce unu beyan edelim ki bu, gemi asrlarda dnld gibi; artk ne gln ve manasz, ne de mukaddes bir meseledir. Bir veremlinin, bir nefropatn, bir kardiyakn fizyopatolojisini, tehisini, inzar ve tedavisini aratrdmz gibi bu meselenin aratrlmasnda da ayn hak ve salahiyetlere malik olduumuzu artk idrak etmeliyiz.

Bu gn, insann lm anndaki ve lmnden sonraki hayatn tetkik edecek vastalara ve usullere az ok malik bulunuyoruz. Geri bu hususta henz ok noksanz ve aldmz neticelerin hata ihtimali ok fazladr ve Ispatyomun derin mntakalarna girmek istedike imkanszlklarmzn artmas ve bundan mtevellit hata nispetlerimizin oalmas mukadderdir. Fakat esasen dnyamzn hangi ilmi yolunda hatasz ve kati neticelere varabilmitir?.. Eer hataya dmek korkusu ile ilim yapmaktan vazgeseydik bu gnk hayatmzn ilk asrlardakinden fark kalmazd. Hatalar bizi yeni hamlelere sevkeder. Ve biz ancak bu suretle ebedi kemal yolunda durmadan ilerleyip ykselebiliriz. Vastalarmzn ve bilgimizin noksanl, geriliimizin bir neticesidir, tecrbe ve grgmz arttrmak cehdini gstermedike inkiaf etmemiz mmkn deildir. Nasl ki bu dnyada bulunmamz da tecrbesizliimizi ve grgszlmz mmkn olduu kadar azaltmak iin cehitler gstermek maksadna matuftur. nsan olu hibir eyde hibir vakit Mutlak Hakikate varamayacaktr. Her ey gibi btn bildiklerimiz ancak izafi ve nispi bir takm realitelerden ibarettir. te bu hakikati btn akl ile takdir ederken Ispatyoma ait bulgularmzda zlal gibi hakikate vasl olmyacamz tabiatiyle kabul etmi bulunmaktayz. Fakat ilmin her sahasnda olduu gibi burada da byle bir inan, cesaretimizi asla kramaz. Ispatyoma ait btn bilgileri ve meseleleri burada halletmenin lzumuna kani olanlardan deiliz. Kainatn sonsuzluu hakknda imdiye kadar her frsattan istifade ederek sz syledik. Byle sonsuz ufuklarda yaylp giden btn alemlerdeki hayat u ksa aklmz ve miskin vastalarmzla tetkik etmei aklmza bile getiremiyeceimiz aikardr. Fakat bu hal hibir vakit imkanlarmz nispetinde bu sahadaki bilgimizi arttrmak evkinden bizi alkoyamaz. Esasen btn ilim hayatnda hal byledir. lim kainat kadar sonsuzdur. Fakat ilim sonsuzdur diye kimsenin aklna onunla megul olmaktan ekinmek fikri gelmez. tiraf ederiz ki Ispatyoma ait edineceimiz bilgiler mtevaziane olacaktr, bununla beraber bu bilgiler lzumludur. Zira insann mstakbel hayatndaki ve ruhi hayat sahasndaki tatbikat bakmndan onlarn kymeti fizikoimik alemimizdeki emme- basma bir tulumbann mihanikiyetine ait bilgiden daha az deildir. u halde akademik ilim hayatnda nasl kazandmzla iktifa ediyor ve bununla yeni hamleler alyorsak Ispatyom hayatna ait bilgilerde de ayn eyi yapyoruz. Bundan anlalyoruz ki bu ii de bir laboratuvar, bir mektep haline getirmek ve bu yoldaki talimat didaktik bir hale sokmak lazmdr.

B duygularnn insan hayatndaki hakimane rolleri

Yukarda sylediimiz gibi ruhun dnyadan ayrlmas ile realitelerinde cezri bir deime vukua gelmee balar. Ve bundan doan aknlk insann o esnadaki balca haleti ruhiyesini tekil eder.

Bu aknlk bir komplekstir. Ve trl trl i duygular bu kompleksin esas unsurlarn tekil eder. br aleme geenler ilk zamanlarnda hemen kaide olarak fikirlerinden ziyade duygularnn esiri olurlar. Dnyadaki hayatmz inceleyince orada da buna benzer halleri grrz. Birok kt itiyatlarmzn ktlne fikren inandmz halde onlardan kendimizi kurtaramamaklmz, temayllerimize kar koyamamaklmz ve iyliine hkmettiimiz bir maksada ulamak teebbsnde muvaffak olamamaklmz hep temayllerimizin ve insiyaklarmzn hakimane tesirlerinden ileri gelir. Esasen dnyadaki muvaffakiyet ve ademi muvaffakiyetlerimiz dorudan doruya duygu ve temayllerimizin terbiye ve itiyat yolu ile u veya bu istikamette inkiaf etmi olmasna baldr. Bir insann herhangi bir ite muvaffak olmasn istemesi ve hatta bu muvaffakiyetin tahakkuk yollarn bilmesi kafi deildir. Eer onun duygu ve temaylleri muvaffakiyet artlarna uygun deilse o insann muvaffakiyetsizlii hemen hemen muhakkaktr. Dnyadaki fikri hayatmzn ehemmiyeti; bu hayatn faal durumumuz zerinde dorudan doruya messir olup olmamas bakmndan deil, faal hayatmz zerinde dorudan doruya messir olan duygu ve temayllerimizin terbiyesine yardm etmesi bakmndan dnlebilir. te bu sebepten dolaydr ki iyi grdmz ve yapmaa altmz birok ilerdeki muvaffakiyetsizliimizden doan zntlerle oumuz kar karya bulunmaktayz. Fikrimize gre, telkin ve kendi kendine telkin bahsinin doru mtalaasn yapabilmek iin de bu bilgiye lzum vardr. Okuyucularmz bu fikrin daha geni ve tecrbeler mstenit izahn ikinci kitabn unutma ve hatrlama bahislerinde bulabileceklerdir.

C Ispatyomda ilk adm

Ruh hayatnn daha yksek maddi tezahrlerine zemin tekil eden Ispatyoma girerken, beynin basks ve bu baskdan mtevellit dnya maddelerine bal btn kaytlar ortadan yava yava kalkmaa balar. Buradaki sratin temposu ruhun kemal derecesine baldr. Ruh ne kadar ileride ise bu balar o kadar abuk zlr ve yeni sahnelerin perdesi o kadar srat ve emniyetle alr. Bu suretle dnyada iken vicdan duygularna gem vuran maddi balar ve bu balarla mukayyet hesapl iler ortadan kalktka insan kendi i duygularna samimiyetle kavuur. Bu o kadar sk bir kavumadr ki ona kendi varl dndaki alemi unutturur. Bu esnada ruhun btn i duygular objektif birer varlk halinde tecessm etmi olarak onun etrafn sarar ve az ok kesif bir avra iinde ruhu hapseder. Bunun neticesinde ruh, aa yukar ruyada olduu gibi iradesi haricinde tecelli eden hadiseler iinde ve ok defa yar uurlu bir halde yaamaa balar. Demek ki Ispatyomun ilk merhalesindeki hayat, insann bilmeden iinde yaad iyi kt birok duygu ve temayllerinden mteekkil bir komplekstir. Bu kompleksin kymetini daha iyi anlyabilmek iin tahayyl bahsini gzden geirmek muvafk olur.

Ispatyoma gemi bir insann tahayyl melekesi dnyadaki halinden birok misli artmtr. Zira ar maddi basklardan olduka kurtulmu olan ruhun iradesi burada daha byk faaliyetlere kavuur. Fakat unu da unutmamak lazmdr ki buradaki iradenin ve tahayyln faaliyetine ait ilerden ilk merhaledeki ruhun hemen hemen haberi yok gibidir. Biz stattan aldmz bir tabirle bu hale << kendiliinden tahayyl >> ( Imagination spontane ) diyoruz. Okuyucularma bu fikir belki biraz kark veya mutat d grnr. Halbuki bu, insanlar iin o kadar mutat bir haldir ki insan imdiye kadar bu hususta zihnini iletmediine hayret eder. Takriben kalbimizin saniyede bir defa atmas, ve otomatik olarak nefes alp vermemiz, evvelki bahislerde yazdmz, bedenimizde faslasz cereyan eden binlerce hayati hadise hi phesiz bizim kendi tahayyli faaliyetimizin bir neticesidir. Fakat bundan hi birimizin o kadar haberi yoktur ki bu faaliyetin bize ait olduunu bile tereddtszce inkar etmekten ekinmeyiz. Ve her an kendi irademizin, kendi kontrolumuzun tesiri altnda olup biten bu ileri sanki kendiliinden oluyormu veya baka bir irade tarafndan yaplyormu gibi dnmek gafletine de deriz. te Ispatyomun ilk merhalesindeki imajlar da, daha geni ve ruha hitabedici bir ekilde byle cereyan eder. Ispatyomda serbestleen duygu ve temayller, tahayyl vetiresiyle canlanr ve ruh varl iin hakiki bir hayat sahnesi halinde tecelli eder. ( 25 ) Anlalyor ki sahnelerin laytmotifini ruhta n saflarda bulunan duygular ve temayller tekil etmektedir. Ruh bilmeden kendi kurduu bu sahnelerde kendinden mstakil fakat ayn zamanda kendinden asla ayrlmyan bir alemde yaar gibi yaar. Bu halin dnyada da kk apta nmuneleri vardr. Bu nmunelerden bazlarn biz, vizel, oditif, olfaktif hallsinasyonlarla mterafk cinnet hallerinde grrz. Bu zavalllar ekseriya kendilerinin ve bazen de bakalarnn kurduu, hemen hemen kendi duygu ve temayllerine uygun monoton birtakm skc imajlar, harite mevcut birer varlk halinde duyarlar. Ve onlar bu realitelerinden, bu inanlarndan ayrmak ok vakit mmkn olmaz. Cemiyetin mutat nizamna uygun gelmiyen bu telakkilerinden ayrlamamalar yznden bu talihsizler, senelerce tmarhanelerde yaamak zorunda kalrlar. te imajlarnn tesirine kaplan tecrbesi ve grgs az geri bir Ispatyom adamnn ilk anlardaki hali, aa yukar bu mecnunun haline benzer. Fakat dnyada iken beyin basksnn ve bu yoldan gelen d maddi amillerin tesiriyle bu intibalar ruhta gizlenmi ve uyumu bir halde saklanr. Btn maddi vazife grm ile beraber beynin mdahalesi ortadan kalknca yukarda bahsettiimiz duygu kompleksini kuran unsurlar ( burada korku, hiddet, acma, hicap ve bilhassa hakimane rol oynyan pimanlk ) btn canll ile uyanr ve vicdann direktifi altnda tahayyli vetirelerle canlanarak objektif imajlar halinde sahneyi doldurur. Ruh bu sahnenin iine o kadar gmlr ve kendini oradan o kadar kurtaramaz ki artk onun iin bu imajlarn dnda bir alem mevzubahis bile olamaz, bu sahneler onun iin bir alem ve bir ebediyet olur. Mesela, maktuln yarasndan korkun bir ekilde kanlar boand halde mtemadiyen kendisine hcum eder gibi grnmesi, agonizan, hrltl ve ackl bir sesin ve arasra tazallmkar iniltilerin kulana arpmas, mehul yerlerden gelen grleyici tevbihkar ve tehditkar seslerin iitilmesi, birtakm karanlk ve fantomatik mehul glgelerin fena maksatlarla ortalkta peyda olmas v. s. gibi saysz eitte, fakat daima ayn mevzu etrafnda monoton imajlarn ardsz arasz devam bu zavall katilin ruhu iin en byk bir ikence halini alan devaml kabuslardr. O btn bu imajlardan ne kaabilir, ne de gizlenebilir. Ve bu imajlar onu, ruhu kadar, yakn bir alaka ile her zaman,

her yerde kendisini takibeder durur.1 Ruhun Ispatyomda ekecei straplarn ou bu yoldan vukua gelir. Mesela bir katili ele alalm: Bu adam, katil sahnesinin btn intibalarn ruhunda tamaktadr. Gemi hadiselerden hi birisinin unutulmyacana dair ileride yazacamz misaller ve mtalaalar bu iddiay takviye edecektir. Bu halin devam mddeti ona malum olmaz. Hakikatte bu sahneler mcrimin ruhundan bu imajlara sebebolan duygu ve temayl unsurlarnn silinip kaybolaca ana kadar devam eder. Fakat bu an ruh iin bir ebediyet kadar uzun olabilir. Zira Ispatyomdaki zaman mefhumu bizdekinden ok ayrdr. ( 35, 36, 45 ). Denilebilir ki yksek hallerdeki maddelerin elastikiyeti nispetinde ruhta mevcut olan zaman telakkisi, ihtiyaca gre uzayp ksalabilir. Demek her ruhun bilerek veya bilmiyerek kurduu alemin icaplarna uygun bir zaman telakkisi vardr. yle ki bizim lmzle mesela, bir saniyelik bir zaman iine ruh bizim birok senelerimizin hadiselerini sdrabilir ve o kadar sene yaadna zahibolur. u halde ruhun dnyadan ayrlmas anndan itibaren bizim hesaplarmza gre mesela, birka gnlk ekecei strap ona asrlarca sren bir ikence halinde grnr. Aada vereceimiz misallerden de anlalaca gibi, byle strap eken ruhlardan hangisine sorulursa sorulsun dnyadan henz birka ay, birka hafta veya birka gn ayrlm olmalarna ramen, hibirisi zaman tayin edemiyor ve bu halin uzun zamanlardanberi devam ettiini ve ebediyen byle kalacan sylemek hususunda hepsi beraber grnyor. Eer evvelce yazdmz madde bahsi zerinde biraz durulur ve maddi hallerin imkanlar ve birbiriyle mnasebetleri tetkik edilirse ruhlarn bu duygularnda fantazi yapmadklar ve bir realiteyi ifade ettikleri kolaylkla kabul edilir. Biz bu halin kk bir nmunesini ruyada grrz. Keza tecribi somnamblizma hali de bunun zengin misallerini bize verir. Ruyada kendimize gre bir realite iinde yaarken geen zaman takdir edemeyiz. Demek Ispatyomun bu sahnelerinde rol alan tipler uurlu birer ahsiyet deildirler. Bunlar ruh tarafndan canlandrlm birtakm mizansenlerdir. Karanlk ve grgsz bir durumda olan geri bir ruh, bu mizansenlerin nasl husule geldiinden bihaberdir. Bu sebepten dolay o, bunlar kendisini tazibetmek iin gelmi uurlu, mstakil ve mahhas varlklar zanneder. Ve onun bu inan sahnenin dehetini bsbtn arttrr. Bu sahnelere yol aan duygular pek muhteliftir. Ruhun bilgisi, grgs, son dnya hayatndaki eprvlere kar gstermi olduu reaksiyonlar ve nihayet geriliini intaceden btn halleri bu duygularn saysz ekillerini douracak ve bundan da eitli manzarada sahneler meydana gelecektir. Yukardanberi sylediim eyler basit bir faraziyeden ibaret deildir. Bu fikirler muhtelif zamanlarda muhtelif tecribi ispiritalist mekteplere mensup otoritelerin toplam olduklar tecribi mahedelere ve bizzat kendi tecrbelerimizden alm olduumu ilhamlara dayanmaktadr ki btn bu muhtelif kaynaklardan gelen bilgilerin ana hatlarnda inkar mmkn olmyan bir ayniyet vardr. te okuyucularmza daha vazh ve mspet bir fikir verebilmek iin muhtelif menbalardan aldmz misallerden birkan yazmak istiyoruz.

Ispatyomdaki varlklarn ilk hayatlarna ait intibalar

Baz ruhlarda, bir fori bu sahnelerin laytmotifini tekil eder. Yani ruh, iinde yaad manasz ve hatta skntl hayatnn tatszl ile mnasebeti olmyan bir nee hali gsterir. Aadaki misal byle ruhlardan birinin ifadesidir. Ufff ! Peki, mademki benim yardmm istiyorsunuz!.. ( bu ruh evvelki bir celsede kendisini komik air olarak takdim etmitir. ) << Fakat ben bu makinede ( medyomun bedeninde demek istiyor ) kendimi pek en duymuyorum. ( Kadnlara hitaben : ) Bonjur, gzeller! elinizi bana uzatmak ister misiniz? << Ah! Bu sizin nazariyeleriniz ve almanz yok mu? Siz yryorsunuz, fakat aile ve zevciyet saadeti diye tuttuunuz yolda ilerliyemezsiniz, Bakalm siz btn bunlara inanyor musunuz?.. << ( Celsede bulunan bir asistan kadna hitaben: ) Ben senin iin geldim. Eski zamandaki gibi benim zevcem olmak ister misiniz? Ah! Ne kadar zaman geti! Fakat artk kskan olmamalsnz! Kocan var m?.. Bilmiyorum. Fakat bunun ne zarar var?.. Ah!. Kocan o kadar seviyorsun ki Onun iin beni reddediyorsun. Bu hal bana dokunuyor. Ben reddedilmee almammdr.. br alende benim zevcem olman iin sana baz eyler vermek istiyorum. Ben sana zevcelerimden birisinin elbisesini getireceim. Kadnlar hediyelerle elde edilir. << Ispatyomda bizim saraylarmz seyyaleden stunlar zerine kurulmutur. Bunlar tpk sizin saraylarnzn mermer stunlar gibidir, Ben sevimli bir sarayda oturuyorum.. Yalnz deilim. Fevkalade gzel kadnlarla beraberim! Burada her zaman her trl elencelere malikiz. Bu hayatn zevki gayrkabili tasvirdir. Benim haremimden bahsetmemi mi istiyorsunuz? Orada iki harem aas tarafndan muhafaza edilen gzel kadnlarm vardr Onlar yalnz benimdir. Dnyada rasgelmi olduum btn kadnlara burada mlaki oldum.. Hizmetilerim de var.. >> Bize gre bu ruh, henz teevv iindedir. Fakat bu teevv inbisati bir zeminde cereyan ediyor. Bu bakmdan aada misallerini vereceimiz strapl hallerden ayrlr. Buradaki saraylar, gzel kadnlar, hizmetiler v.s. objektif olmakla beraber imajiner mizansenlerden baka birey deildir. Bu ruhun haliyle, tmarhanede cennette yaadn zanneden bir delinin hali arasnda fark yoktur. Tecrbelerin rettiine gre dnyadaki hayatn serseriyane ve zevkperestlikle geirmekten baka bir i yapmam olan insanlarn bir ou Ispatyomda olduka uzun bir zaman byle aldatc mevve bir hayat iinde yaamaa mecbur kalmaktadrlar. Binaenaleyh tecrbesi ve grgs henz ok noksan olan bir ruhun bu geici ve aldatc nee halini ileride daha yksek realiteler takibedecek ve o halini ileride daha yksek realiteler takibedecek ve o zaman onda bu needen eser kalmayacaktr. Zira bu hal sefaletin ve straplarn en by iinde yaamakta olan bir insann birka saniyelik neeli ruyasna benzer ve uyanmak, hakikatle karlamak pek hazin olur. Aadaki misal mcrim bir adamn szleridir. Bu ruh, dnyadaki crmlerini her hangi bir surette gizliyebilmi ve beeri adaletten kendini kurtarmtr. << . Ziya beni kamatryor ve nazik varlma keskin bir ok gibi saplanyor.. Bu menfur ziya ile mcadele edeceim. >> ( 35 )

Dnyadaki kabahatlerini gizlemek iin saken yapm olduu ruhi mcadele bu ruhun vicdannda, kendisinden kalmaz, ok gibi saplanc bir ziya tufan halinde tefsir edilmi ve objektif bir kymet kazanmtr. Yoksa, hakikatte bu ruh, evvelden mevcut olan ziyal bir muhite girmi deildir. Netekim ruhun bu ilk duygusu ortadan kalknca o, yapt kabahatlere tekabl eden imajiner dier sahneleri de grmee balyacak ve hayatnda Ispatyomun bu ilk merhalesine ait yeni bir deiiklie uryacaktr. Gelecek misal, evvelki hayatnn bir hatas neticesi olarak son hayatnda mezara diri diri gmlen bir ruhun, ldkten sonra dahi bu korkun akibetinin imajlar halinde devam eden duygularn gstermektedir: << Servi aalarnda inliyen ruzgarn sesini iitecek miyim? Canl olarak beni bir tabuta koyacaklar m? Mezarn buz gibi soukluunu duyacak mym? ller diyarnda tek bana canl kalarak!.. ( Bu ifadeler ruhun henz mezara girmeden evvel, herkesin kendisine, lmeden, ld dedii zamana ait intibalardr. ) << Btn feryatlarma, btn umutsuzca istimdatlarma ramen bu korkun vaziyette kalyorum. Hereyi duyuyorum, vcsdm lime lime oluyor, paralanyor. Ben imdi bir iskeletten baka bir ey olmadm duyuyorum. Efsus! Beni neden acele gmdler?.. << Istraplarm gemiti. Tatl bir istirahat devresine girmitim. Tamirkar bir uyku balamt. Ve hemen gene shhat haline dnmek zere idim. Tam o srada birdenbire haykrlar ve alamalar duydum. Bir masann zerine beyaz bir rt ile iki yanan mum arasnda sann heykelini, mukaddes suyu ve bir imir aac daln getirip koydular. Dostlar defin merasimini hazrlyorlard Yarabbi, ben dalm olduum uyuuk halden bir trl kendimi kurtaramyordum << Ertesi gn bir tabut getirdiler. ocuklarm son defa zerime atldlar: Ve artk bir kadavra zannettikleri canl bedenimi kucakladlar.. Ve tabuta yatrldm!!! Tabutu kapatmak iin zerine mhlanan her ivi sanki bana saplanyor gibi oluyordu.. ocuklarm terketmek, canl olarak gmlmek! ve ( ben sam ) diye barmamak! Bundan sonra alay yola koyuldu. Kilisede papazlarn dualarn iitiyordum. Bu srada hakikaten lmei ne kadar zlyordum!.. Alay mezarla girdi. Henz herey kaybolmamt. Daha midim vard.. Belki dilim zlr diye umutlanyordum. Belki bu sayede bir ses kartabilirdim, fakat heyhat !.. Hi !.. Hi !.. Donuk ve meum sesler kararak zerime birer birer krekle toprak atlmaa balad. Bende istimdat iin hibir kuvvet yoktu !.. << Bitkin bir halde uyudum. Ne kadar uyudum? Bilmiyorum. ( Ruhun buradan aaki intibalar, Ispatyomdaki hayatnn ilk safahasna aittir. ) Uykumda korkun bir kabus balad. Bedenimin yava yava kaybolduunu grdm. Kemiklerim ruhumu donduruyordu. imdi benim etim ve kanm nerdedir?.. Benim bedenim ne oldu? Bu bedenim tabuta konmutu. Mthi !.. Mthi !.. >> ( 36 ) Bu ruhun Ispatyom vastalar maddeten, bedenle olan alakasn oktan kesmitir. Onun kendisini hala mezarda grmesi, kemiklerinin soukluunu duymas ve facial sahnelerin iinde yaamas imajiner fakat objektif hallerdir ve ruhun mevve durumiyle alakaldr.

imdi vereceimiz misal hayatnda birok fenalklar yapm ve ruhunu kt iler ve dncelerle beslemi bir insann ilk Ispatyom admnda uursuzca yaratt sahneleri tavsif eder: << .. Yirmi drt yanda terketmekte olduum hayat, benim iin o kadar kuvvetli idi ki onun ziyana inanmyordum. Bedenimi aryordum. Ve bir sr glgelerin ortasnda kendimi kaybolmu grmekten hem rkyor, hem de hayret duyuyordum. Nihayet kendi hakkmdaki bilgi ve btn enkarnasyonlarmda irtikabetmi olduum kabahatlerin meydana kmas birdenbire vaki oldu. Ve amansz bir ziya kendini plak hisseden ruhumun en derin kvrmlarndaki srlar aydnlatt. Ben, benim iin yeni malum olan eylerle megul olarak bu ziyann ifa ettii eylerle karlamaktan kurtulma denedim. Esirdeki parlak ruhlar benim tadamadm bir saadet iinde bulunduklar fikrini bana veriyorlard. Tesellisiz ve karanlk varlklardan bazlar hazin bir mitsizlie dalm, dierleri istihzal veya hiddetli bir halde benim etrafmda ve bal olarak kaldm arz zerinde kayar gibi dolayorlard.. Bir fani, etinin rperileriyle maddi ikenceleri duyabilir. Fakat mitle yumuyan elencelerle tadil olunan ve nisyan ile len sizin clz straplarnz, durup dinlenmeksizin mitsizce strap eken bir ruhun skntlarn size anlatamaz. Uzunluunu tayin etmekten aciz bulunduum bir zaman geti. htiamn sezdiim gzidelere gpte ederek, ve beni alaylariyle takibeden fena ruhlardan nefret ederek derin bir ezginlikten manasz bir isyana getim. Bu ifadede geen parlak ruhlar, mstehzi varlklar hakiki bir mahhas varlklar halinde kabul etmek hatadr. Bunlar ekseriyetle, hadisenin iinde yayan ruhun vicdanndan kopan imajlar ve ksmen de onu ykseltmek iin tahayyli faaliyetle ona imajlar gnderen dier hami ruhlarn eserleridir. Biraz yukarda verdiim diri gmlen adam hikayesinde olduu gibi, lm esnasnda husule gelen imajlar bazen ruhta uzun mddet devam edebilir. Bu hal bilhassa ani lmlerde veya imajlar douran intibalarn pek iddetli olduu vakalarda vukua gelir, Aadaki misal bunlardan birisine aittir. Bu misalde ifade veren ruh, gemi bir hayatnda birok insanlar uvala koyup denize attrmak suretiyle ldrmtr. << .. Korkun bir ukurdaym. Yarabbi, beni buradan kim karacak? << Denizin yutmu olduu bu talihsize kim halaskar elini uzatacak? << Gece o kadar siyah ki; korkuyorum Her tarafta dalgalarn uultusu var. Bu ali zamanda bana yardm edecek, beni teselli edecek bir tek dost sesi yok mu?.. << Derin bir gece iindeyim. Btn dehetiyle gelen lmdr!.. Ben sevdiim eyden asla ayrlm deilim. Bedenimi gryorum. Ve benim u anda uradm ey, lm esnasndaki korkun hatradan baka birey deildir. Oh!.. Deniz. Souk. Yutuluyorum!.. mdat!.. Bouluyorum. Dalgalar beni yutuyorlar>> Grlyor ki bazen en mthi caniler bile iinde yaamakta olduklar halin bir hatradan ibaret olduunu duyabiliyorlar. Fakat bu bilgi o hatralarn objektif kymetlerini azaltmyor ve ruhun onlardan duyduu strab hafifletmiyor. Ruhlar bu aldatc sahnelerin iinde bile bile hakikatte olduu gibi yayorlar. Yukarki adamn ilk tebliinden iki ay sonra dier bir teblii alnmtr. Burada ekilen strabn daha canl ve uurlu ifadesini okuyoruz:

<< Daima strak ekiyorum. Ve Allahn izniyle felaketimin bir nihayeti olduunu sezebiliyorum.. Fakat heyhat!.. Uurum alyor, tethi, strap Allahn rahmetinin btn hatralarn siliyor Gece, daima gece!.. Su, bedenimi yutan dalgalarn grlts, zavall ruhumu kaplyan hayetin ancak zayf bir imajdr>> Burada da evvelkilerde olduu gibi herey bir imajdr. Ve bunlar bazen ruhtan, bazen de dardan gelmitir. Ispatyomda deniz, boulma, gece v.s. gibi eyler yoktur. Bunlar ancak ruhlarn ihtiyacna gre muvakkaten ve hususi mahiyette teekkl etmi eylerdir. Ve gene ruhun ihtiyacna gre az ok uzun bir mddet devam edecek zarurettedir. Hasislik, kskanlk, intikam v.s. gibi dnyada iken ruhta nemalandrlan baz ihtiraslarn da ilk Ispatyom hayatnda yukardakiler gibi objektif birer kymet alarak ruhu tazibedeceine dair elimizde birok misaller vardr. Aadaki misal bir hasis adamn Ispatyom hayatna aittir. << Benden daha ne istiyorsunuz? << alm olduunuz paralarm bana iade etmekle daha iyi bir harekette bulunmu olursunuz. Her eyimi aldnz, beni mahvettiniz, sokakta kaldm Bam nereye koyacam bilmiyorum. Oh! Ltfen bana paralarm iade ediniz. >> ( 49 ) Aadaki misal de bu nevidendir : << Btn benden aldklar paralar istiyorum. Sefiller onu paylamak iin benden aldlar! Onlar iftliklerimi, evlerimi her eyimi paylamak iin sattlar. Sanki bana ait deilmi gibi btn mallarm gasbettiler. Ltfen adaleti yerine getiriniz. nk onlar beni dinlemiyorlar. Ve ben byle bir alakla ahit olmak istemiyorum. Benim mrabahac olduumu sylyorlar, bunu sebep gstererek paralarm tutuyorlar! Mademki bu para fena yollarda kazanlmtr, niin tutuyorlar ve bana iade etmiyorlar?.. << .. Hayr. Ben fakir olarak yaamak istemiyorum. Beni yaatacak param olmaldr.. >> Btn bu gasplar, btn bu para ihtiyalar tahayyli eylerdir. Zira Ispatyomdaki ihtiyalar para ile temin edilmez. Ve orada para ile oynyan, para taksim eden varlklar yoktur. Btn bunlar ruhun farknda olmadan kendi ihtiraslariyle kurduu objektif hayallerdir. Bu misallerin yannda dier byk canilere ait yle korkun misaller de vardr ki bunlarda grnen aldatc imajlar, bu aldatclna ramen ruhlar iin hakiki bir ikence mahiyetini alr. Burada ruhlar bu mthi sahnelerin iinde sahiden yaarlar ve bu sahnelerin bouk, donuk, sisli fakat ate gibi yakc veya buz gibi dondurucu straplar ok canl ve ruhta devaml tesirler yapc bir iddettedir. Bu hallere en ziyade intihar edenlerle adam ldrenler arasnda rasgelinir. Bunlara ait bir iki misal veriyorum: Birinci misal boazn ustura ile keserek intihar eden bir bedbahta aittir. << Yaayp yaamadm bana syleyiniz Tabutta bouluyorum. ldm m? << Hayr Bedenimin iindeyim. Ne kadar strap ekiyorum, bilmiyorsunuz!.. Bouluyorum Bu ii bitirecek merhametli bir el yok mu!.. Ben straptan katm fakat ikenceye yakalandm

<< Hayatta yalnz kalmtm ve lme susamtm. stirahat aryordum. mitsizdim. Dnmedim. Fakat hayatm hala snmedi. Ruhum bedenime bal. Kurtlarn bedenimi kemirdiini duyuyorum. >> ( 36 ) Bu misal bize ruhtaki teevv halinin en yksek derecesini gsteriyor. Ruh bir taraftan henz lmediini ve tabutun iinde mtemadiyen boulmakta olduunu duyuyor ve bakas tarafndan bir an evvel ldrlmesini istiyor, dier taraftan da kurtlar tarafndan bedeninin kemirildiini duyuyor. Bu tezat olduka iddetli bir ikencedir. Bu iin asl aranrsa artk onun ne bedeni vardr, ne de boulmas veya boynunun kesilmesi kalmtr. Btn bu hadiseler olup bitmitir. Fakat duygular canl ve hakiki imajlar halinde objektif olarak devam etmektedir. imdiki misal, birbirini seven fakat evlenemedikleri iin beraberce intihar eden iki insann Ispatyomdaki korkun imajlarn bize gsteriyor. Kadnn ruhundan alnan tebli: << Hibir ey grmyorum. Hatta iinde bulunduum muhitte varlklarn duyduum ruhlar bile grmyorum. Ne karanlk bir gecedeyim!.. Ve yzme gerilmi olan rt ne kadar kaln ve kesif!.. ( Ispatyomdaki ilk adm: ) yordum. Ayn zamanda yanyordum. Veritlerimden buzlar geiyordu. Alnmda ate vard! Acaip bir eydi. Bir taraftan buz, dier taraftan ate beni mahvediyordu. ldkten sonra tekrar lecek dereceye geliyordum. Btn strabm dimamda ve kalbimdedir. Oh, ben daima, daima byle kalacam. Arasra cehennemi handeler iitiyorum. Korkun sesler ulur gibi unlar sylyor: ( Daima byle kalacaksn! ) ( Bu srada tecrbe celsesinde hazr bulunanlar ruhu teselli etmek iin baz eyler sylyorlar. ) Neler diyorsunuz?.. << imdi sizi de iitmez oldum Ah, bana ondan bahsetmeyiniz. Onu unutmak istiyorum. Ben grdm bir eklin hayalinin silinmesini istiyorum Bu ekil uzun zaman iin mahvna sebebolduum strap eken bir adamdr. >> ( 35 ) Burada da duyulan scaklk ve soukluk duygular, iitilen sesler ve grlen ekiller kadnn i duygulariyle ve intiharna sebebolan ruhunun clz taraflariyle alakal, uydurma imajlardan ibarettir. Ve o, bu imajlarla karlamaktan mtevellit dayanlmas g straplarn uzun mddet ekeceine inanmtr. Aadaki misal gene bir ak yznden ak eliyle itii zehiri mteakip len bir kadnn Ispatyomdaki strap verici imajlarni gsteriyor. << Ne hznl bir an! Ne hznl gnler! Ruhum ne kadar rtl!... Neden bu kadar aa yuvarlandm?.. Neden gzlerimin nnde evvela klar parlyor sonra birdenbire her taraf gene karanlklara brnyor?.. << Oh!.. Tehditkar haykrlar ve hala dumanlar tterek akan kan!.. Ey korkun hayaller, neden, neden benim kanm onun kanna kartrmak iin mtemadiyen alyorsunuz?..

<< Heyhat!.. Gzmn nnde bu kann kimbilir daha ne kadar zaman akmakta devam ettiini greceim! Gelip geici bir iki mit arasnda ekilen dehetli straplar Ah!.. te benim hayatm. << Ben tam sizin anladnz manada bir ifriti seviyorum. Fakat sizin onu grdnz gibi ben gremiyorum. Ondan uzak olarak strap ekiyorum. Sizin, sizi bekliyen dostlarnz var fakat, o!.. Ben onu bekliyorum. Fakat heyhat!.. Dnyadan ayrlm olduu halde o beni gremiyor. Onun bedeninin seyyaleleri benim alemime girmesine mani oluyor. Ben onsuz ve daima onsuz olarak yaayacam. Ve ansuz olarak geldiim yerlere dneceim. Daima onsuz!.. >> << Sevdii insan iin len ve oldkten sonra ya sevgilisine kavuacan veya ebedi bir uyku ile hereyin bir daha canlanmamak zere unutulup gideceini tasarlyan bir insann, ebedi bir hayatta uyandktan sonra sevdii insan bir daha bulamyacana inanmas ve onu ayn iddette sevmekte devam etmesi tahamml edilecek straplardan deildir. Bu misalden dier bir hakikati daha reniyoruz: nsann sbjektif hayatnn Ispatyomdaki objektif tezahrleri baz hallerde kendisini hakiki muhitinden ayrabilmektedir; mesela, burada erkein ruhu kadnnkinin yannda olduu halde kadnn imajlarndan mteekkil avra onunla her trl temasa mani olmaktadr. Dier taraftan kadnn bahsettii akan kanlar, ac haykrlar, karanlk veya iddetli aydnlk hayaller v.s. onun n saftaki realitesini tekil eden aldatc imajlardr. Katillerin ilk Ispatyom hayat imdiye kadar bahsettiklerimizden daha az korkun deildir. imdi vereceimiz misal gen bir katil paprzn halini gstermektedir: << Ne istiyorsunuz?.. << Ben nerde olduumu bilmiyorum Ben deliyim Korkuyorum. Dua etmee cesaretim yok!.. Bana bir ses geliyor. Bu << o >> nun sesine benziyor, bana: << Seni istemiyorum >> diyor. Fakat bu benim tahayylmn mahsuldr!.. Ben deliyim. Ben deliyim diyorum size nk bedenimi bir tarafta, bam da dier tarafta gryorum. ( Bu katil giyotin ile idam edilmitir. ) Bununla beraber ben hala yayarum. Ve kendimi arz ile sizin gkyz dediiniz eyin arasnda muallakta gryorum. Hatta boynuma dm olan ban soukluunu da duyuyorum. lm korkusu iindeyim Etrafmda bana merhametle bakan bir sr ruhlar gryorum. Onlar benimle konuuyorlar. Fakat syledikleri eylerin hibirini anlamyorum ( lmnden gn sonra: ) Artk imdi anlyorum ki ben dnyada deilim. Yaptm ilerden mteessirim ve bunun strabn ekiyorum >> ( 35 ) Gelecek misal gene bir katilin ilk Ispatyom hayatndaki mevve hallerini ifade etmektedir: << Ah ! Merhamet Benim ne kadar strap ektiimi bilmiyorsunuz!.. Hayr siz onu bilmiyorsunuz, siz onu anlyamyorsunuz. Bu korkuntur! Benim imdi ekmekte olduum straplarn yannda giyotin nedir?.. << O, bir ana mahsus azaptr. Fakat beni yakan ate, devaml bir lmdr. Bu, ne dinlenen, ne de fasla veren ebedi bir ikencedir.

<< ldrdm insanlar oradalar, etrafmda Bana yaralarn gsteriyorlar. Onlarn baklar beni her yerde takibediyor. Onlar oradalar, nmde duruyorlar. Hepsini gryorum. Evet hepsini Hepsi oradaOnlardan kaamyorum!.. Ya bu kan birikintisi!.. Ya bu kana bulanm altn!.. Hepsi burada Hep benim gzmn nnde Siz kan kokusunu duyuyor musunuz?. << Kan!.. Her yerde kan!.. te onlar!.. Zavall kurbanlarm, bana yalvaryorlar Ve ben merhametsizce vuruyorum Vuruyorum, daima vuruyorum. Kan aklm bamdan alyor << lmmden sonra hereyin nihayet bulacan zannederdim Fakat kendimi ebediyen lm zannettiim srada mthi bir uyanma vaki oldu. Oh!.. Ne mthi!.. Etrafmn kadavralarla ve tehditkar ekillerle evrilmi olduunu grdm. Kan zerinde yryorum. Bana ldm gibi geliyor. Fakat yaamakta olduumu gryorum. Ne mthi ey!.. Korkun ve iren!.. Arzn en korkun eylerinden daha korkun!.. << Eer btn insanlar hayatn tesinde olup biten eyleri bilselerdi dnyada katil kalmazd Ben onlar altnlar iin merhametsizce ldrdm Ve onlarn yalvararak uzatt elleri reddettim << Ben zalimdim. Onlar alaka ldrdm Merhamet, Allahm. Ah! Merhamet!.. Merhamet!.. Sana yalvarrm. Bana kar yumuak ol. Beni bu dehetli, ikence verici, korkun imajlardan kurtar!.. Beni bu kandan ve . ve gzleri beni delerek bir haner gibi kalbime saplanan bu maktullerin imajlarndan kurtar. >> ( 35 ) Bize gre uydurma birer imajdan olan bu hayaller, onlarn realitesine inanmaa msait bir ruh haleti iinde bulunanlar iin ne kadar skc ve strap verici eylerdir!.. Ve belki bunlar bizim dnyada grebileceimiz hakiki imajlardan daha messirdirler; zira onlarla kar karya kalan bir ruh hibir ekilde distraksiyon imkanna malik deildir. O, faslasz bir surette dikkatini bu imajlar zerinde teksif etmee mecburdur. Daha dorusu bu imajlar onun kendi ruhunda, kendi varlnda yaamaktadr. Bir kelime ile onun sbjektif hayat btn teferruatna kadar objektif kymet alm bulunmaktadr. imdi sra bir evlat katili bir anann Ispatyomdaki ilk hayatna ait intibalarna geliyor: << Korkuyorum!.. Istrap iindeyim!.. yorum!.. Beyhude konuuyorum. Beni kimse iitmiyor. Ve karanlklar her tarafm kaplyor. Sesim nerelere gidiyor?. << Niin gecenin bu meum skutu iinde yalnz birtek ses, yeni domu bir ocuun sessi kulama geliyor?.. << Evet!.. Cehennemde mi, arafda m, veya insanlarn bilmedii baka bir yerde mi olduunu bilmiyen kaybolmu, mihnetke ruhlar var. Fakat ben imdiki stbmla ne cehennemin korkun grnen hususiyetlerini, ne de hi olmazsa mit veren araf bulamyorum. Hayr, ben bir karanlk gecedeyim. Ve btn vcudm donmu bir haldedir. Ah!.. Bana o kadar zalim bir ehre iinde anlatlan cehennem bundan daha m mthitir?.. << Bununla beraber ben yayorum. Ben varm. Ve hatta vaziyetimin dehetini takdir ediyorum.

<< Burada ocuk sesleri duydum. Karanlklar iinde yrdm. ocuk sesleri!.. Gen kz sesleri de var. Bu temiz kalplerin karsnda kendi yavrumu ldrdm itirafa cesaret edecek miyim?. Ey misli grlmemi strap!.. Haner gibi saplanan aclar!.. Benim kalbimde ne kadar ezici mitsizlikler var!.. Yavrumu oraya aryorum ve o gelmiyor!.. Yrtlan kalbim mitsizce strap ekmekten baka birey yapamyor. Kulaklarm bu zavall yavrunun bana gnderdii ackl haykrlardan baka birey duyamyor O yayor nk ben onu iitiyorum. Ey Allah, Senin iin hereye kadirdir diyorlar bana kar iyi ol! Yavrumu bana ver. Bana onu canl olarak ver!.. >> ( 36 ) Bir insan reel olarak tandmz straplardan hangi birisinin iin de bu kadar candan yaar?. Fakat Ispatyomdaki ilk adm byle daima straplarla dolu deildir. Yeni bir ispiritalist grn ana hatlarn tekil eden bir ksm unsurlar kendisinden aldmz ve bilhassa ispiritizma mahafilindeki son tebliler arasnda hususi bir kymet verdiimiz A. Pauchardn Ispatyoma intikalinden sonra iki ciltlik bir kitap iinde dnyamza hediye ettii teblilerinden bazlarn ksaca ve bahislerimizi alakadar edecek ekilde yazyorum. Byk bir zevkle naklettiim bu teblilerde de grlecektir ki ruhun, ykseklik seviyesi ne olursa olsun, Ispatyoma ilk geite az ok bir teevv halinden kurtulmasna imkan yoktur. Bununla beraber Pauchardda olduu gibi ileride bulunan ruhlar bu hallerinde de az ok bir lsidite gstermekte ve kendi durumlarn dierlerinkine nazaran daha iyi takdir edebilmektedirler: << Sevgili dostum bilseniz insan dnyada ne kadar ok cruf yakarsa o kadar iyidir. nk burada yaklmas lazmgelen herey maddi bedenin azaltc seyri olmakszn yaklr << Eik bekisiHepimiz mevcut olduumuz mddete batnmzda bir tortu tabakas tayoruz ki bunun mevcudiyetinden haberdar deiliz. Bunun ne kadar doru olduunu buraya gelinceye kadar bilmiyordum. Araf bir hlya deil bir realitedir. Siz ve ben iyi adamlarz. Buraya gelirken ben burada sadece eref ve neat bulacam zannediyordum. Fakat ilk kurtulu duygusu geince >> denilen eyle yzyze geldik << Dorusunu sylemek lazm gelirse bu, hususi hviyete malik bir varlk deildir. Lakin bir dereceye kadar hususi hviyeti de vardr. Yani kendimizi onunla bir yaptmz zaman ona verdiimiz hviyet demek istiyorum. Onun hayatiyeti ve kudreti buradan kyor. Fakat haddizatnda o, kendi mazimizin btn yenilemi kuvvetlerinin mihraklamasndan baka birey deildir. >> ( 108 ) dan sonra drt buutlu alemden alm olduumuz tebliatn mefhumuna gre onlar tefsir etmek zaruretinde kaldk. Ve bylece daha vuzuhlu ve mull bir bilgi edinebileceimize inandk.n btn tebliatnda imdiye kadar hi sylenmemi veya kapal kalm baz hakikatlerin canl bir ifade ile beyan edildiini gryoruz. Bununla beraber yenilikleri bakmndan baz noktalardan klasik konsepsiyona uymaz gibi grnen ifadeler zerinde durmak ve onlarn kymetlerini ayrca tebarz ettirmek lazmgeliyor. Eer byle yaplrsa bu kymetli aratrcnn szlerinden eski ifadeleri nakzedici deil onlar tamamlayc ve manalandrc yeni yeni bilgiler karmak mmkn olur. Biz de bu dnce ile, naklettiimiz

baz paralarn kesmek ve Pauchardn tebliini simdiye kadar teblilerinden baz paralar verdiin dier alelade ruhlarnkinden ayr tutmak isterim. Zira hayatnda metapsiik ilimler sahasnda alm ve tenevvr etmi bir zatn szleri hi phesiz retici byk kymetleri haizdir. Hakikaten Pauchard A. Pauchard n Pauchard << yenilememi kuvvetler >> tabirinden anladmz mana, insann dnyada iken tashihini taahht etmi olduu baz hatal ve geri taraflarn, tashih etmeden ve onlar yeni meziyetlerle deitirmeden olduu gibi tekrar Ispatyoma gtrmesidir. Bu suretle dnyadaki hayatta vukubulacak her sukut, her ihmal bir cehit noksanna delalet eder; o cehit ki insann itilasna mani olan grgszlkten kurtulmas iin kabul edilmi dnya eprvlerindeki muvaffakiyetleri temin edecektir. Cehitle yeniletirilmemi ruhun eski hamuleleri br tarafa aynen avdet edince phesiz ki ruh hayatnda yeni yeni eprvleri zaruri klacaktr. A.P. n tebligatnn aadaki ksmlar bu fikri daha ak olarak izah ediyor: << Bu mnasebetle bilinmesi lazmgelen bir nokta vardr: Doduumuz zaman bu mthi kuvvetlerden bir ksmn beraber getiririz. Fakat yalnz bir ksmn. nk aksi takdirde ykn altnda eziliriz. Bu getirdiimiz ksm, zerinde bu dnyada ilemei taahht ettiimiz bir paradr. >> ( 108 ) Buradaki ifade ok aktr. Ruhun dnyaya gelmesinde amil olan ey, geriliini mucibolan hallerden kurtulmas iin lzumlu tecrbelere girimesidir. Ve birtek hayatta ruhun btn geriliklerinden kurtulmas iin drt be hayatlk tecrbeleri topyekn bir hayata sdrmaa da imkan yoktur. Ruh muhtelif hayatlarda, tahamml nispetinde azar azar tecrbelerini ikmal ederek ykselir. << benVukufu tamme ile size unu syleyebilirim: Benliimizin btn ubeleriyle dorudan doruya yzyze konulmaktayz. O zaman muhtelif >> ler bize ayr ve mstakil artlar gibi grnr. Lakin bunlar kendi vicdanmza sk bir surette baldrlar Bundan birtakm neticeler karmak zor deildir. u muhtelif manzaralar altnda kendi benliimizle objektif mlakatlarmzdan kan manalar hatrnza bile getiremezsiniz. >> Bu szler bizim yukardanberi sylediklerimizin dier bir ifade ile tekrardr. Bizim dier kaynaklardan da aldmz teblilere istinaden bir nazariye halinde ortaya attmz bu fikirlerin bilhassa kompetan bir metapsiiki tarafndan Ispatyomdan teyit edilmesi, bizim iin memnuniyet verici olmutur. << 1Emin olunuz neeli olmyan birtakm dakikalar geirmek icabediyor. Bununla beraber unu iyi anlaynz ki ( irtikap edilen hatalar iin ceza ) nevinden hibir fikir yoktur << Anlataym: Buraya gelince ve mesut kurtulu ile sevinli tekrar gre ait ilk dakika getikten sonra az ok karanlk bir mntakaya iniyoruz. Ve orada mahut Eik Bekisine rasgeliyoruz. yle grnyor ki her ahsa gre ahval biraz farkl cereyan ediyor. Benim vaziyetimde, tuhaf u ki, tenha yol boyunca yapayalnz giderken yabani arlar veyahut buna benzer eyler bana hcum ettiler ve beni sokmak tehdidinde bulundular. Gk grlemesi gibi bir ses bana dedi ki: << Haydi canm, ikayete hakkn yok. Ya onlar seni soksalard halin nice olurdu?..

<< Bana kendiliinden bir anlay geldi. Ve arz zerinde pasif kalarak msamaha ettiim btn kzgnlklar ve btn tenkit fikirleri ile bu iin mtenasip olduunu dndm. Eer ben onlar beslemi olsaydm yaban arlar beni sokacaklard, eer bilakis onlar kovsaydm hi yabanars bulunmyacakt. Halbuki bu fikirlerden epeyce bir miktar bende, onlar yenmek iradesi uyandrmakszn ruhumdan geebilmiti. Ve ite imdi onlar burada tekrar buldum. Tuhaf bir hadise var ki o da yaban arlarnn vzltlar ben de - son derece daha iddetli olarak - bu arlarn temsil ettikleri fikirleri uyandryordu. imdi bana gre bu fikirler, objektif bir ey, benden hari birey olmulard. Ve onlara hakim olamyordum. Gk grlemesi gibi olan ses bana: << Yr!.. Yr!.. dedi. << Yryordum, yryordum!.. Bana bu, uzun, bitmiyecek kadar uzun grnyordu. Son derecede fkelenme hissine tabi olmamak pek zordur. Zira size unu sylemeliyim ki burada duygular ve intibalar tpk bir lamba zerinden kaln ve koyu renkli bir abajur kaldrlnca nasl ziya iddetlenirse onun gibi yz misli kuvvetlenir. >> Okuyucularmn bu fikre ayrca dikkat nazarlarn ekerim.1 Bu szlerin kuvveti karsnda ona ilave edilecek bir kelime bulamyorum. Aadaki teblide de ruhlarn Ispatyomdaki ilk hayatlarna ait hususiyetleri tebarz ettiren ifadeler vardr: << .. Tpk frtna getikten sonra daha uzun mddet dalgal kalmas gibi, fizik bedenin de artk mevcut olmamasna ramen bu otamatizma, ( arza mahsus itiyatlardan mtevellit uursuz imajinatif kreasyon mahsullerinin temadisi. mellif ), olduka uzun mddet devam eder. Nihayet onlar yava yava sararr ve tpk denizin tekrar sakinlemesi ve semayi aksettirmee balamas gibi bizim tabiatmz da skunet bulur. Ve daha yksek bir mefkureye cevap verir << O andan itibaren serbest irade kendini gsterir. Bu istihalenin vukubulduu an tesbit etmek gtr. Umumiyetle bu vetire tedricen vaki olur. << unu da syliyelim: Sizin astral beden dediiniz << arzular bedeni >> kuvvetli bir tuzaktr. Fakat bu tuzan byk bir ksm fizik ihtiyalarla beslenmektedir. mdi, arza en yakn olan mntakalarda hayat, geni bir surette arzda olduu gibi devam eder. - Nispeten mekteplerle, kiliseleriyle, btn ehirleriyle, hatta hastaneleriyle ve umumi binalariyle hayat devam eder. Fakat tekaml ilerledike btn bunlar kaybolur. << Yalnz bunlarn kaybolmas bir d kuvvetin tesiriyle << ilga edilme >> eklinde vuku bulmaz; hayr! Bunlar daha ziyade ierden boalrlar. >> ( 108 ) Bu satrlarda derin hakikatler vardr. Bu hakikatlere nfuz etmek iin biraz dnmek kafi gelir. Filhakika ilk Ispatyom hayat dnyadaki itiyatlarn tesiriyle vukua gelen kendiliinden tahayyl << magination spontane >> ( stadn Tabiri ) hayat olunca oradaki hadiselerin aa yukar dnyadakilere benzemesi lazmgelir. Esasen Paucharddan verdiimiz dier misaller arasnda bunu teyit eden baka tebliler de vardr.

Klasik ispiritizma tebligat arasnda, bilhassa bu tebliler Ispatyomun arza yakn mntakalarndaki ruhlardan gelmi iseler, ruhlarn dnyadaki hayatlarna ait telakki ve intibalariyle bulak teblilerin mevcut olmasn bu bakmdan tabii grmek icabeder. Binaenaleyh, bir papaz Ispatyomda, dnya hayatnda iken kilisede rendii birtakm dini talimattan bahsdebilir; bir hoca, kafasn dolduran cennet veya cehenneme ait imajlar iinde yaadn syleyebilir; her hangi bir akide sahibi, orada, doru veya yanl, bu akidesinin realiteleri ile karlam olduunu iddia edebilir. Zira herkes dnyada iken inanarak kendi ruhunda yaatm olduu duygu ve dnceleri orada grr ve bil meksizin onlardan kurmu olduu, ken dince byk, bir alemin iinde yaar. Gene A.P. dan verdiimiz aadaki misal bu nazariyemizi gayet ak bir ifade ile kuvvetlendirmektedir: << Kendisinden bahsetmek istediim dier bir tip te hayatnda ok zengin olan birisiydi. Bir kriz neticesinde bu adam servetinin mhim bir kismn kaybetmiti. Bununla beraber gene onun, sizde ve bende olduuna gre, sade bir hayat geirmee medar olabilecek kadar ilerinin yoluna konulmasna yaryacak miktarda paras kalmt. Buna ramen o, bir zrtlk duygusu iinde bunalmt. Kendisini sefil hissediyordu. Ve bu hayali fakirliin yk onu o kadar kertmiti ki bundan onun shhati adamakll mutazarrr oldu. Bnyesi mukavemetini kaybetti ve son zamanda bir grip hastal onu dnyadan kaldrd. << imdi o burada partal elbiselerle dolayor. Kendisine birisinin yaklatn grnce utancndan saklanyor. << Ben istiyorum. - Ah! Ne kadar istiyorum! - ki ona, kendisinin ancak hayalden fakir olduunu syleyebileyim. Fakat onun beni anlyacak saati henz kendisi iin gelmedi. >> Misalde geen ifadeler aktr, ayrca izaha mhta deildir. Btn bunlar dnlnce, spiritizmada sylenmi olan btn szlerin hakiki kymetlerini takdir edebilmenin ne kadar zor ve ayn zamanda ne kadar lzumlu olduu kolayca anlalr. Ruh aleminden gelen her sz bir realitedir. Bir taraftan bunu bylece kabul ederken dier taraftan da her realitenin mutlaka verite [ 1 ] olmas lazm gelmediini ve bu realitelerin ykseklik derecelerinin ahslara ve ahslarn tekaml durumlarna tabi olduunu bilmeliyiz. Binaenaleyh, bilhassa mptedi ve henz kafi derecede olgunlamam, ispiritizma celselerinden alnan tebligatn hakiki kymetlerini aratrmak zarureti vardr. Bunlarn takdim etmekte olduumuz neo-ispiritalizma lleriyle tetkikinde bu bakmdan byk faydalar vardr. Bu ller bize, her hangi bir ruhtan gelecek olan tebliin, o ruhun ahsi telakki ve duygular ile, daha dorusu ahsi ve moral kymetiyle mtenasip olduunu retir. Btn bu verdiimiz misallerden anlalyor ki insann Ispatyoma ilk getii anlarda objektiflemi sbjektif bir hayat vardr. O, bu ameliyeyi bilmeden kendisi yapar. Ve burada onun gayr meur iradesi vicdannn direktifi altnda hareket ederek bu iin husulnde amil olur. Buna nazaran lm mteakip anlarda insann karlaaca manzaralar pek muhteliftir ve bunlar o kadar sonsuzdur ki her insann kendi husususi durumuna gre ayarlanm orada ayr bir alemi vardr denilebilir.

D- lk merhaleyi mteakip

Bu ilk devreden sonra ruhlarn Ispatyomdaki hayatlarnda birtakm yeni hususiyetler tebarz etmee balar ve bu hususiyetler onlarda yeni ve daha esasl, daha mull duygu ve bilgileri husule getirir. Ruhlarn kemal dereceleriyle Ispatyomdaki durumlar arasnda ok byk mnasebetler vardr. Bu mnasebetler ruhlarn oradaki ak grleri, anlay ziyadelikleri, efal ve hareketlerinde geni bir uura sahip bulunmalar zerinde tecelli eder. Tekrar dnyaya inmek, hem de sratle inmek ihtiyac Ispatyomun birok geri varlklarnda tahamml edilmez bir meyil halinde mevcut bulunur. Dnyann maddi itihalarn tatmin edememek hrs oradaki bu ruhlarn hakiki ikencesi olur. Uzun zamandanberi a kalm bir kedinin mutfaa komas gibi bunlarda adeta uursuz bir ilcann tesiriyle dnyaya ekilirler. te ruhlarn daha yksek Ispatyom mntakalarna kamamas da gene bu alak ilcalar yzndendir. u halde byle ruhlar iin az ok uzun sren birinci merhaleyi mteakip ihtiraslarn tatmine yaryacak kesif mntakalara inmek tabii bir zaruret halini alr. Fakat ileride, tekaml bahsinde uzun uzadya izah edeceimiz gibi ruhun bu ilcalarn, bu aa ekici duygularn illet deil, netice olarak kabul etmek lazmgelir, aksi takdirde baz ispiritalistlerin dt hatalara dmek tehlikesi hasl olur. Fakat dier ksm ruhlar daha vardr ki muhtelif tekaml vetirelerini takibettikten sonra dnya ile balarn zm veya adamakll gevetmi bir hale gelmi bulunurlar. Dnyann fizik ve sosyolojik artlar bunlardan birincilere hibir ey retmiyecek, ikincilere de pek az eyler retebilecektir. te bu ruhlar Ispatyomdaki ilk merhaleleri atlattktan sonra tekaml dereceleri nispetinde dier daha yksek merhalelere ularlar. Bu merhalelerde de, birincide olduu gibi imajinatif faaliyetler vardr, fakat bunun evvelkinden fark, buradaki faaliyetlerin uurlu ve bilerek, maksatl bir surette yaplm olmasdr. Bu sebepten dolay bu derecedeki ruhlarn kendileri iin olduu gibi, bakalarn ykseltmek iin de yklendikleri birtakm vazifeleri, hizmetleri vardr. ( 37, 50 ) Ispatyom hayat sonsuzdur. Bizim tasavvur edebildiimiz ve tasavvur edemediimiz hereyin vukuu orada mmkndr. Bu hususta birok tetkikat yaplm ve eserler yazlm olmakla beraber eksiklerimiz daha pek oktur. imdi ilk Ispatyom merhalesini takibeden anlara ait hayat hakknda baz mtalaalar ve baz teblileri vereceim. lk sz ok samimi olarak tandm Kardesist Ispiritlerden Leon Denisye brakyorum: << Faziletkar bir ruh, ihtiraslarn yenip zafer ve strap vastas olan sefil bedenini braktktan sonra sonsuzluk iinde ykselir. Ve Ispatyomdaki kardelerine vasl olur. O, mukavemet edilmez bir kuvvetin tesiriyle ahengin ve ihtiamn bulunduu mntakalarda dolar O, kendisini arza balyan zincirin koptuunu, mesafeleri kavramak kabiliyetinin arttn, hududu olmyan boluklara daldn, alemlerin mahrekini ap gittiini grmekten mtevellit ne byk hafiflik, ne tatl sevin duyar !.. << .. Dnya irkinliinin yerine latif ekillerde, seyyale halinde bir beden, effaf, parlak, ideallemi bir insan ekli kaim olur. Ruh dnyada sevdiklerini orada bulur. Onlar sanki

kendisini bekliyor gibidirler. Onlarla serbese grr Evvelce birlikte yryerek kendisiyle beraber aclar ekmi olan, son enkarnasyonun kendisinden ayrd sevgililere kavuur. Beraberce ak ve kara gnler geirdii, beraberce alad ve strap ektii herkesle karlar. Btn hatralarnn o andan itibaren uyanmasiyle onun duyduu saadeti tasvir etmek mmkn olmaz duygularn rten kaln libas, ar manto yrtlnca onun idraki yzlerce misli artar. Onun iin ne hudutlar, ne de mahdut ufuklar kalr << Geri ruhlar iin sessiz ve souk olan bu nihayetsizlik onun karsnda canlanr Maddeden tecerrt etmi ruh, yava yava esirin tatl ihtizazlarn duyar. Semavi kolonilerden inmi ince ahenkleri idrak eder O, skut iinde nlyan alemlerin bu arksna, sonsuzluun bu sesine gayoluncya kadar nfuz eder. Ve onlar tadar. Huu ve heyecan iinde esir dalgalarnda yzer. Hafif, alak ruhlardan mrekkep kalabaln derin yerlerine dalar. Alemlerin doularna itirak eder. Onlarn sathlarnda hayatn douunu ve byyn grr. Onlar dolduran beeriyetin inkiafn takibeder. Ve bu manzara karsnda o, her yerdeki faaliyetin, hareketin, hayatn kainatta bir nizam dahilinde birletiini grr. >> ( 50 ) Ruhlar bir defa teevvs halinden kurtulduktan sonra muhitlerine ve kendilerinin Ispatyomla olan mnasebetlerine kar yava yava uuru artan bir alaka duymaa balarlar. Bu hal onlarn Ispatyomdak hakiki durumlarn kendilerine belirtmee balad bir merhaledir. te biz bunu izafi olarak buutlu Ispatyomun orta bir merhalesi addediyoruz. Birinci merhaleden orta merhaleye kadar geen zamann uzunluu ruhun kemal derecesine, ihtiyalarna ve dier birtakm artlara tabidir. Ve ruhlar bu zaman doru olarak tayin etmekten aciz bulunurlar. Bu yolda aratrmalar yapan btn ispiritalist alimlerin vardklar neticeler birdir. Her ciddi aratrc Ispatyomun bir kesi hakknda bizi tenvir edici mahedeler ortaya koymutur. Okltizma statlarndan Papusun aada bir ksmn naklettiimiz mahedesi Ispatyomun takriben orta merhalesine ait ruh hayat hakknda kymetli bilgiler veriyor. Bu paralar teevv devresini bitirmi bir ruhun ikinci merhalede karlaaca ilk srprizlerden bir ksmn ok ak ve gzel bir ifade ile bize retmektedir. Hatta yalnz bunlar okumakla bile Ispatyomun bu merhalesinin balangc hakknda olduka etrafl bir bilgiye sahibolmak mmkndr: << Ne zamandanberi lm bulunuyorum ?.. << Bunu bilmiyorum Yalnz bir nevi yar uurlu letarji halinin bu zamana kadar devam ettiini mphem bir ekilde hatrlyorum Kaba maddi uzuvlarmn hangi yksek hikmetle ortadan kalktn anlyorum. Zira onlar varlmdan fkran iddetli ziyaya ne vasta olabilirlerdi, ne de tahamml edebilirlerdi. Beden kamilen ziyadard. Fakat o, dnyadaki bedenimin eklini hemen hemen tamamiyle muhafaza etmiti. Bununla beraber bedenimden mnteir bir halde kan ziya henz zayftr. Zira bu yeni halimde yeni domaktaym << Hamdolsun ki arzda iken inkiaf ettirmi olduun iradem yeni uzviyetimin hakiki bir muharriki oldu. Ve Arzuda btn amellerin ( actions ) mihveri haline girdi. Filhakika hareket ii ani oluyordu. Ve bu alemin her hangi bir yerine gitmek arzusiyle yaplan ufak bir irade darbesi, ani olarak bulunma mmkn klyordu. Bu suretle, hareket noktasiyle muvasalat noktas arasnda intikalin mevcut olmamas bir arz insannn en g kavryabilecei duygulardan biridir. Ben enkarne olduum zaman, ruyada arzn krlarnda uardm. Bylece ruyada havada uarken alnm duygular, buradaki ani yer deitirmelerden elde edilen saadet hakknda ancak kaba bir fikir verebilir.

<< Bu yeni halimde lamise duygusu ortadan tamamiyle kalkmtr. Bir aacn en kk tafsilatn kavramak iin dikkati ona doru evirmek kafi geliyor. Eer kaba bir tarzda ifadeye cesaret edebilirsem derim ki ben ruyetimle lemsediyorum. Bu garip alemde ziya ile hava, uzuvlarmzn ihtiyac olan yegane gdadrlar Lamise duygusunda olduu gibi, zaika duygusu da ortadan kalkmtr. Ayn zamanda faydasz olan karnmzn tamamiyle atrofiye olmasiyle bedenimiz hafife bir ekil deiikliine de uramtr Ruyet duygusu deimitir. Eyann dorudan doruya ziyasna nfuz ederek onlarn harimini grmek melekesi peyda olmutur. Fakat beni en ziyade mesteden ve ayn zamanda rkten ey, bakalar istedii zaman onlarn dncelerini iitmek melekesidir. Bu, benim iin yepyeni bir melekedir... Arz zeride iken karanlkta kalan hads ( intuitions ) ler burada o kadar kuvvetli bir halde tebarz etmilerdir ki bu yoldan vukua gelen i duygular hemen hemen bizim cari hayatmzn ihsasat halindedir. << Biraz da messiriyet uzuvlarmdan bahsedeceim Arz zerinde iken ben, muhitimde drt tarzda messiriyet gsterebilirdim. Yrmekle ( bacaklar ), hareketle ( kollar ), kelamla ( hanere ), nazarla ( gzler ). Lamise kaybolmutur. Burada yrmek yoktur. Hareket hususi bir surette eklini deitirmitir. Eer ben bir noktaya messir olmak istersem oradaki her hangi bir objeye, yerimi deitirmeden kollarm uzatmam kafi gelir. O anda parmaklarmdan renkli birtakm hatlar kmaa balyor. Ve o objenin nerettii ziya ile karyor Burada nazar bir muharriktir. Ve herey nazarla hareket haline giriyor Fakat benim yeni melekelerimin arasnda en iyisi ve hemen hemen ilahi olan, bir fikri, kelamla hakiki bir varlk haline koyabilmektir Eer bir fikir bana gzel gelirse onun canlanmasn sylemem kafi geliyor. Ve bu fikir derhal benim nerettiim ziyadan bir miktarn alarak muvakkaten bir beden haline giriyor ve bana o ekilde grnyor. Bu ameliye hafif bir yorgunlukla mterafk oluyor. Fakat dnyadaki kaba maddelerden, hatta masa gibi baya bir ekli meydana getirmek iin sarfedilen zahmetli yorgunlukla mukayese edilince buradaki bu kadar ho bir ii yapmak iin sarfedilen bu emein hibir ehemmiyeti kalmaz Fakat herbirimiz tarafndan yaratlan bu canl ekiller gelip geicidir. Ve sizin uykunuza tekabl edecek bir eklide bizim geirdiimiz tatl bir letarji halini mteakip bu yaratlm ekillerin artk mevcut olmadn grrz. >> ( 45 ) Bu ifadelerden aka anlyoruz ki ruh, zamann tayin edemedii bir teevv halini mteakip muhitiyle olan mnasebetlerini anlamaa balyor ve oradaki durumunu arzdakiyle mukayese edebilecek bir hale geliyor. Bundan baka yar karanlk bir bilgi ile oradaki imajinatif kabiliyetlerine ait faaliyetlerini de takdir edebiliyor. Fakat ruhun dedii gibi bu merhaledeki tahayyli kreasyonlar yapabilen ruhlar, vcude getirdikleri eserleri uzun zaman yaatabilecek kadar kuvvetli ve ileride deildirler. Bunun sebebi de aikardr. Ruhlarn vcude getirdikleri imajlar onlarn bilerek veya bilmiyerek dikkat ve duygularn bu imajlar zerinde teksif edebildikleri mddete paydar olabilirler. Halbuki ruhun da syledii gibi bu merhalede byle bir imajinatif faaliyet az ok bir yorgunlukla mterafk oluyor ve bu da bir dinlenme ihtiyacn ruhta husule getiriyor. te dikkatini, tekil ettii imajlardan ayrmakla mterafk olan bu << leterji >> annda bittabi imajlar derhal dalyor. Gelecek bir misaldeki incil hikayesi bu hadiseyi daha canl olarak gsterecektir. Netekim aada oryantal imzasiyle tebli vren dier bir ruh da bu istirahat ve uyku hallerinden bahsetmektedir. Halbuki Ispatyomun daha ilerideki merhalelerine doru ykselmi ruhlarda byle yorgunluk ve dinlenme ihtiyac kalmamtr. nk bu ihtiya daha ziyade maddidir. Ve perisprinin henz kafi derecede kesif maddi halinden kurtulamam olmasnn bir neticesidir. Ruhlar tekaml

ettike perisprileri hiffet peyda edecek ve o nispette de maddelere mahsus olan yorulma ve dinlenme ihtiyacndan azade kalacaktr. Esasen teevv halinden yeni kurtulduunu syliyen ve henz ikinci merhalenin evsafn tamamiyle iktisabedememi olan bir ruhun bu halde bulunacan da pek tabii grmek lazm gelir. Bununla beraber muhitini az ok anlyabilecek bir duruma girmi bu ruhun Ispatyomdaki ikinci merhalenin ilk safahatna ait ifadeleri bize ok kymetli eyler retici mahiyettedir. Bu mntakalardaki Ispatyom manzaralar hakknda da ayn ruhun verdii tafsilat gzden geirmei faydal gryoruz: << Arz zerinde herey yarmyamalak ziyadar bir fon zerinde karanlk grnr. Arzn ziyas cisimlerin cidarlarna arparak onlarn ekillerini ve renklerini gsterir. Burada ise herey ziyadardr. Bu ziyann fonu koyu mavidir. Ve her objenin, her varln kendisine mahsus bir ziyas vardr Bu anda ben, ayaklarmn altnda hafif kk ziyalar gryorum. Bunlarn renkleri barizdir. Bunlar bizim maden ynlarmz ve talarmzdr, Bunlarn aralarndan birok nurlu saklar ykseliyor. Bu saklar trl trl renkleriyle ve renk iddetleri birbirinden farkl iekleriyle birbirinden ayr olan binbir trl nebata aittir. Arasra imek suretiyle bir bcek geiyor Bir varlk tekaml merhalesine ne kadar ykselmi ise onun nerettii ziya o kadar iddetli olur. Bu sebepten dolay buradan bir insan gese ziyasnn iddetiyle btn tabiat aydnlanr. Fakat eer onun iradesi seyrini bir mddet yavalatmazsa bu aydnlk imek sratiyle olup biter. Zira evvelce sylediim gibi bizim yer deitirmemizin ani vukua gelmesine mukabil unu da bilmemiz lazmdr ki biz irademizle seyrimizi yavalatabiliriz. Ve o zaman Ispatyomda irademizle adeta uar gibi yavaa yer deitirir. Tavsif etmekte olduumuz ayrmza dnelim: Bu ayrn etraf geni bir ormanla evrilmitir. Ve bu ormann byk nebati ziyalar benim nmde uzanp gidiyor. Bamn zerinde koyu esiri ummann seyyaleden dalgalar yuvarlanyor. Ve bizim btn alemimiz bu ummanla evrilmitir ki arzn havasndan daha ok hafif olmasna ramen, bu ummann dalgalar henz maddelikten kafi derecede kurtulamam olanlar srkliyecek kadar dehetlidir. Bizleri haki alemden ayran budur. Ve bizim alemimizin en geri varlklar bunun iinde yzer Arzdaki baz enkarne ruhlarla grmek iin bizim yaptmz btn cehitlere kar koyan gene bu mthi cereyanlardr. << Ey sevgili ocuum, ben misli az grlm iddette bir arzu ile ve ayn zamanda yapabildiim kadar bir dua ile, sana mlaki olabildim. Fakat bu astral cereyan getike iddetleniyor. Ve artk kaybolmaa mecbur kalyorum. Dua et ve bekle gene geleceim. >> Bu ifadeler bir realitedir. Ve dier kaynaklardan alnanlara tamamiyle uygundur. Bunlardan anlalyor ki Ispatyomun az ok kesif bir merhalesinde bizim fizikoimik maddelerimizin, daha ok seyyal, birer modeli vardr. Ve ruhlar daha ykseldike bir idrak iinde Ispatyomun bu merhalesinde de, dnyadaki hayatlarn andran muhitleri bulabilirler. Fakat bu merhale de fanidir ve ruhun hayatnda bir gaye deildir. Biz buna dnya hayatna pek yakn bir alem nazariyle bakabiliriz. Fakat buradan gemek zarureti hepimiz iin vardr. Bu ruhun bahsettii << mthi esir dalgalar >> nn bizim tarafmzdan duyulamamas onlarla dorudan doruya alakas bulunmyan fizik bedenimizin, kalkan gibi, ruhumuzu muhafaza etmesinden ileri gelir. Bu bedenden kurtulup seyyal olan perispri ile kalnca, perisprinin kesafeti nispetinde bu dalgalar bize de az ok kesif bir halde varlklarn phesiz hissettireceklerdir. Kitabmzn madde, buut ve beden bahislerini okumu olanlara bu ifadeler yabanc gelmiyecektir. Bu fikirleri hazmedemiyenlere ve gayr tabii grecek kadar

dnyamzn fizikoimik maddeleri iinde boulup kalm olanlara kar bu alemlerin mtalaa kaplar kapanm olacaktr. imdi << Oriental >> imzasiyle baz mhim tebliler vermi olan dier bir ruhun, gene Ispatyomun ayn mehalesine ait teblilerden birka parasn yazacaz. Okuyucularm ayn mevzuun baka bir ifade ile izah edildiini greceklerdir. Fakat bu ifadelerde evvelkine nazaran biraz daha genilik ve mulllk vardr: << Doan ve batan sonsuz gneli dnyalarda iniatta bulunarak yaamaa davet olunan ve iinde bulunduu dnyay mtalaa eden serbes varln ulat zirvelere kadar ykselelim. << stirahat anlarnda onun ruyeti ok yukarlara ykselir. Hatta mstakbel hadiseleri bile evvelden grebilecek kadar ykselir. Evet dezenkarne istirahate kavuur. Fakat o, iinde yaad seyyalelerle mnasebetli olan bir istirahate kavuur. Fakat o, iinde yaad seyyalelerle mnasebetli olan bir istirahate kavuur. Hatta o, bu huu vaktini bekler ve arar. Arzd ( supra-terrien ) varln uykusu, bir lm benzeri olan uyumak deildir. Onun uykusu esnasnda perisprisi atl bir beden gibi terkedilmi deildir. Ruh ykseldike onun zarf da o nispette ince, nazik ve elle tutulmaz bir hal alr. Perisprital tabaka onu, yani onun batn dncesini daha az arlatrr. Ve sideryenin [ 1 ] uzuvlar ne kadar az ar olursa onun uykusu da o kadar uurlu olur << Bedeni incelmi br alemin bu sakini btn ihtizazlar, btn tesirleri duyar. Ve onun ruyeti bedeninin her tarafna ayn zamanda yaylr. Tpk arz zeride degaje olmu somnambln gziyle deil ruhiyle grmesi gibi. << Evet Ispatyomda sideryen uyur, fakat bu uyku izafidir. Bu, bir istirahattir. Ne kadar yksek olursa olsun o da sizin gibi hatralarnda yaar. Enkarne insan gibi o da kendi kendine dalar ve kendi varln tetkik eder. Fizik yorgunluk onun iin bahis mevzuu olmakszn o, uyuduu halde uyanktr. Onun ruyas hemen hemen uyank halde gibi cereyan eder. stirahat halinde o, harici grmez. Fakat bizzat kendini grr, uzun mazisini grr. Bununla beraber arzd varlk bazen, baz hadiseleri unutabilir. Sizin haki varlnzda bile tafsilatn unuttuunuz eyler gibi o da byk mazisinden baz eyleri unutabilir. Arada u fark var ki sizin unuttuunuz eyi hatrlamanz gayr mmkn olduu halde o, unuttuu eyi kendisinde daima bulabilir. Onun gr daha uzundur, dncesi daha derindir. O, kendi ruhunu ak bir kitap gibi okur, btn varlklarnda mazinin btn amellerini grr. Ruh ne kadar yaa ve ne kadar genlie malik ise, yani onun kuvveti ve gzellii ne kadar fazla ise mazisi sonsuz istikbalinin ufuklarn o kadar fazla geniletecektir.. << Ispatyomda da bir ark vardr. Orada da yle bir an vardr ki o zaman semalar binlerce gnei kucaklar. [ 1 ] Bu tabir Ispatyomda yayan varlklara izafe edilmitir. Orada da alemlerin ve neblz nehirlerinin ak vardr. Ve sideryan nurlarla mcehhez olduu halde, renkleri alaimi semannkilerle mukayese edilemiyen binbir lemann iinde gmlr. Onlarn sideral ekilleri ve bedenlerinin muhtelif ksmlar sihirli nanslarla deiir, ahenkli renklere brnr. Bundan daha gzel, daha tatl bir ey yoktur! ark gneinde, mavi gk btn berrakl ile grnr. Oradan elmas, yakut, zmrt renkleri akseder. Fakat insanlar

iin mehul olan bu renkler birer harikadr. Orada herey renktir, herey bir gzelliktir. Herey sihirdir. Ah!.. Bunlar syliyebilmek iin kelime yoktur! Onlar ancak Ispatyom diliyle tarif etmek mmkn olur. Ve ben bu dili, bu dildeki kelimeleri, imdi vasta olarak kullandm medyomun beyniyle size nakletmee muktedir olamyorum. Ve siz de bunlar anlyamyorsunuz. Zira dil sizin icad ettiiniz eydir. Bizim kullandmz dili ise siz ancak burada anlyabilirsiniz Ruhun hayat asla durmaz, ruhun arzda olduu gibi gdas vardr. Onun yegane gdas tekamldr. Terakkisiz hibir ey olmaz. Sizin arz zerinde daha iyi olmasn rendiiniz gibi; zekanz genilettiiniz, hikmette ve sevgide bydnz gibi Ispatyomun sakini de faaliyetler gsterir. undan emin olunuz ki kainatn byk kadrosu iindeki mtalaa meselesinde ihatas kabil olmyan ey, yani tekaml takibetmek yolundaki almalar birbirine benzer. Hi phesiz ki sizler iin bir hamlede btn hakikatleri, btn ilimleri renmek mmkn olmaz. Fakat sizin birok enkarnasyonlarnz size bunlar yava yava temin eder. >> ( 36 ) Yalnz burada bahsi geen uyku halini bir iki misal evvelkinde sylenen uyku haliyle bir tutmamaldr. Evvelkinde letarjik bir halden bahsediliyordu. Bu da aa yukar bir uyuukluk halidir. Halbuki burada ruhun kendi iinde yaamas faaliyeti vardr ve bu da imajinatif bir hayattr. Demek ruhlar Ispatyomun bir merhalesinde arzu ve bilgileri altnda mazilerini grrler ve mazinin herhangi bir safhasnda halen yayormu gibi yaarlar. kinci kitabmzda az ok tafsilatiyle bahsedeceimiz Ecmnesie halinin mtalaas bizi ruhlarn bu hayatna altrr. Zira ekminezi yolu ile biz ayn hali sjelerde husule getirebiliriz. Ispatyom hayat hakknda ok ey okumakla, ok ey grmek ve dinlemekle ve okunan, grnen, dinlenen eylerin hakiki manalarn iyi anlamaa almakla bir fikir elde etmek mmkn olur. Fakat nihayeti olmyan bir hayatn bilgisi de sonsuz olacandan Ispatyom hakkndaki bilgiler ne kadar ok olursa olsun gene noksan kalmaa mahkumdur ve her zaman ona yeni bir bilgi, srprizlerle dolu yeni bir mahede ilave etmek mmkn olacaktr. te bu mlahaza ile kitabmzn msaade edebildii kadar mahedeleri oaltmak istedik. Zira ancak bu suretle bu geni mevzuu zerinde az ok ak bir fikir edinmek mmkn olurdu. Aadaki misal Ispatyomun gene aa yukar orta merhalelerine ait bir hayat tasvir eden tebliin baz paralardr ve bizi baka bir bakmdan Ispatyom hayat hakknda tenvir etmektedir: << Yer yzndeki insann trl hayat vardr: Maeri hayat ( publique ), hususi hayat ( perivee ), mahrem hayat ( intime ) Maeri hayat, maddi meguliyetlere; hususi hayat, aile hayatna; mahrem hayat da yalnz kendi vicdanna aittir << Ispatyom sakinlerinin hayat sizinkine benzer. Arzd varlklarn da aile hayat vardr. Onlar da sizin gibi cemiyet halinde yaarlar. Birbirlerine kar feragatkar muamelede bulunurlar. Ve kemal derecelerine gre birbiriyle kaynarlar Fezada hakiki mebbet aileler vardr. Orada da arz zerinde olduu gibi i anlar vardr. Orada da yaplan iyi hareketlerden sonra tatl istirahat anlar vardr. nk dierlerine nazaran daha byk zahmetler iinde bulunan dezenkarneler vardr. Ve geride kalanlar kurtarmaa alan dier dezenkarneler vardr. Orada feragat her saat, her an mevcuttur. Fakat btn bu mcadele ile geen anlardan sonra ve bir vazifeyi mteakip ruhlar ellerini birbirine uzatrlar Ispatyom sakinleri arasnda mahrem hayat da vardr. nk ruhlar birbirlerine karm bir halde deildirler.

Onlar ykselmek iin birbirinden ayr olarak muhtelif ekillerden gemilerdir. Ve onlarn ilerlemelerine yardm eden alemler, ayr alemler olmutur. Her varln tekaml ayn tarzda vukua gelmemitir. Uzun ve zahmetli bir almadan sonra ruhlar birbiriyle birlemek iin ayn yolu takibetmemilerdir. Ayn bir nebat, ayn bir iek olmamlardr. Ayn dikenler tarafndan inelenmemilerdir. Ve hepsi ayn gzellii grmemitir. Bununla beraber onlar br alemde birbirini bulunca toplu bir ahenk tekil ederler. Muhtelif duygular, muhtelif grler, muhtelif kazanlar birleir. Ve her zeka renmi olduu eyi bakasna getirir << Ispatyomun sekenesi de kabahatler yapabilir. O, bir vazifeden vaz geebilir, himaye ettii kimseyi terk edebilir. Ve kendisinin meydan vermemee muvaffak olabildii fena bir tesir altnda; himaye etmesi lazm geldii varln sukutuna gz yummu olabilir, dier faziletkar bir varl krabilir. Mahrem hayatta gizli bir hayat, bizzat sizin kendi hayatnz vardr. Orada siz kendinizle kar karyasnz. Ve hibir kardeiniz oraya giremez. Bylece Ispatyomda her tekaml derecesinde bulunan ruhlarn kendilerinden daha yksek olanlardan madasnn nfuz edemiyecei bir perde ile rtl mahrem hayat vardr. >> ( 36 ) Bir Brahma imzasiyle baka bir tebli veren ruhun ifadesi de yukardakilerle alakadardr: << Arzn ailesi daima ruhani ailenin ayn olamaz. Biz bazen dnyada bize yabanc bir aile iinde enkarne olmak zere Ispatyomdaki sevdiklerimizi terkediyoruz. Ve belki de orada ihtiyacmz olan sempatiyi bulamyoruz. nk Ispatyomdaki aile balar sevgiden yaplmtr. Ben burada hissi bir aktan bahsetmiyorum. Bu alemde grdmz ve anladmz sevgiden, bir sevgi - seyyale ( = amour-fluide) den bahsediyorum. Bu, yle kuvvetli bir badr ki varlklar birbirinden bir ebediyet iinde dahi ayrlm olsalar bu ba kopmaz. Ve onlar daima birbirini bulacaklarndan emindirler. << Yabanc bir aile iine sevgiyi retmek ve kendi sevgisi seviyesine onlar ykseltmek iin inilir. Sevgi kudretlidir. O, sevenin etrafn kuatr, ve bir kuvvet, bir nur sevien varlklar slah eder, ykseltir, gzelletirir. << Ispatyomda sevgililerini terketmek fedakarlnda bulunmu bir kimse onlar tamamiyle terketmi deildir. Geceleyin o, sevdiklerini bulur. Fakat gndzleri kendisini ezen ve aclara sevkeden arz zerindeki kapanna tekrar dnmee phesiz mecburdur. Ve burada o, bazen kendileri ile yaamakta olduu insanlarn nevazilerinden bile strap duyar. Fakat sabr lazmdr. Dierlerine kar beslenen ve kendisine kar beslenmi olan antipatilerle mcadele etmek lazmdr. Sebat lazmdr, fakat asla teslimi nefsetmek deil! Bu kelimenin asla yeri olmamaldr. Mcadelede devama yarlan cesarete ve sebata malik olmaldr, mcadeleden vaz geirtecek teslimiyete deil! Sebat sevgi ile olmaldr. Zira Ispatyomun sevgisi bir zevk ise arzn sevgisi bir straptr. >> ( 36 ) Okuyucularmzn phesiz dikkat nazarlarndan kamam olan bir ey vardr: Orta merhaledeki Ispatyom hayatna dair buraya kadar vermi olduumuz misallerde yeni yeni beliren baz hususiyetler grnyor. Mesela, ilk zamanlarda yalnz kuru bir imajinatif faaliyetten bahsedilirken mteakip teblilerde yava yava sevgiden ve gzelliklerden bahsedilmee de balanyor. Bu hal, phesiz ruhlar tedricen ykselmi omalariyle alakadardr. Binaenaleyh, Ispatyomun her merhalesinde birbirine belirsiz nanslar iinde geen derece farklar vardr. Hereyin byk bir gayeye matuf olduu dnlnce,

Ispatyomda zahir olan yeni melekelerin de byle sevgi ve gzellie doru inkiaf eden bir yry takibetmesini tabii grmek icabeder. Vastalar yava yava gayelerin teminine medar olacaktr. Hibir faaliyet bouna olmad gibi ruhun yksek imajinatif kurucu faaliyetleri de kuru ve bo bir ey deildir. Onun sevgiye, gzellie ve kim bilir daha nelere yaryan taraflar vardr. Aada vereceimiz dier misal Ispatyomdaki estetik duygularn inkiafna ve onlarn gzelliklerine temas etmektedir: << Arzd varlklar azok inaata maliktirler. Onlarn nazarlar tekaml derecesine gre kainatn iindeki eyler hakknda azok nfuz kabiliyetine maliktir. Hakiki terakki sadece iyi olmaa vabeste deildir. Bu iyilie faziletleri, kaliteleri ve mtalaa plannda kazanlm bilgileri ilave etmek lazmdr. Bunlardan anlarsnz ki, sizin enkarnasyonlarnz, sonradan bizim aramza dndnz zaman greceiniz ilk vizyonu muhakeme etmee, duymaa, renmee ve bu yolda almaa sizi hazrlamak iin mutlaka zaruri olan bir tekaml yoludur. Ve sizin, Ispatyomda greceiniz ilere nispeten hi mesabesinde olan dnyadaki ileriniz ne kadar kk olursa olsun br alemde nnze konacak her eyi daha iyi kavramanz iin zekanz geniletmee yaryacaktr. Bu kavray kudreti ilerlemi ruhlarn nurunu ve gzelliini tekil eder. << Ey insanlar!... Siz arz zeride hakiki gzellie malik olunabileceine inanr msnz?.. << Bir insan yznde toplanm olan gzellik yalnz fizik gzellik deildir. O yzde iyilik ve ilim parlaklnn ifadeleri de vardr. Hulasa, terakkiye kar bu kadar asi olan bu dnyann en mtekamil zekasnda grdnz gzellik; kk ve alak bir ruh kvlcmn hakikaten gzel, nurlu ve bir gne gibi parlak bir ruh haline getirinceye kadar binlerce ve binlerce asrlar geirmi olan varlklarn gzellii yannda hi bir ey deildir. Siz terakkinin bu ahikalarna geldiiniz vakit greceksiniz ki dnyanzda hayran olduunuz btn gzellikler; hudutsuz kemal sahasnda tezahr eden sideryenlerin seyyalevi yzlerindeki cazip ifadelerin yannda pek az bir ey olur. Oh!.. Bu cazibeyi tavsif etmek benim iin mmkn deildir. Ancak u kadar syliyebilirim ki, tatl bir iyilikle mebu bir bak, sakin ve kuvvetli bir ifadeyi, ve btn yzden fkran nurlu bir eyi tasavvur ediniz!... << Ey beerin zaf!... Arz zerinde gzel grnmekle tefahur edildii zaman Ispatyomdakiler bu tefahur hakknda nasl mlahazalarda bulunuyorlar bilseniz. >> Ispatyomun, mtalaasnda bulunduumuz bu orta merhaleleri hakknda baz dier bilgileri topluca L. Denis nin aadaki szlerinde bulabilirsiniz: << Nihayet bir gn gelir ki, ruh dnyadaki seyahatlerini bitirmi olarak temiz bir halde ruhani hayata girer. Orada fenalk, karanlk ve hata yoktur. Ve son maddi tesirler orada snmtr. Orada eski zaman endieleri ve aclar yerine skunet, huzur ve derin bir emniyet hakim olmutur. Orada ruh, tecrbelerinin son haddine varmtr. Artk o, bir daha strap ekmiyeceinden emindir Mnevver, sebatkar ve tatl ruhlarn ortasnda yaadn hissetmek ne kadar ho bir eydir! Hi bir eyin koparamayaca sevgi balariyle onlara balanmak, onlarn ilhamlarna, megalelerine, zevklerine itirak etmek ve keza onlar tarafndan anlalm olduunu, desteklendiini, sevildiini duymak ve lmden kurtulduunu, asrlarn deitiremiyecei bir genlie kavutuunu bilmek ne kadar mestedici bir eydir!...

<< Yksek mntakalar, btn sanatlarn ilham ald, mkemmel ve ideal bir gzelliin vatandrlar Yksek ruh iin sanat, bir ok vicheleriyle bir duadr. Ebedi Prensibe yaplm bir ibadettir. << Bizzat seyyalevi olan ruh, Ispatyomun seyyalelerine tesir eder. Onun kudretli iradesi bu seyyaleleri birletirir. Ve arzusuna gre tertipler, kendi gayesine uygun bir tarzda onlara renkler ve ekiller verir.. Esiri mntakalarda ruhani bayramlar vardr. Nurlar iinde parlyan temiz ruhlar, oralarda aileler halinde guruplanrlar. Dnyann akortsuz grltlerine mukabil tatl bir armoni onlar teshir eder Saysz bir kalabalk halinde bulunan ruhlar, birbirini tanr ve aralarnda seviir. lmle kesilmi olan maddi hayattaki sevgi balar bir daha kopmamak zere tekrar teesss eder. << Bu sevien ruhlar Ispatyomun muhtelif noktalarndan, muhtelif yksek alemlerden gelerek toplanrlar. fa etmi olduklar vazifelerin, ilerin neticeleri hakknda birbirine tebliatta bulunurlar. Ve muvaffakiyetlerinden dolay birbirini tebrik ederler. G ilerde birbirine yardm ederler. Bu nezaket kazanm ruhlarn arasnda hibir ikiyzllk, hibir kskanlk duygusu nfuz edemez. lahi elilerden talimat alan ve daha ziyade ykselmek iin yeni vazifeler kabul eden bu ruh topluluklarnda sevgi, itimat ve samimiyet hakimdir. Bunlardan bazlar milletlerin ve dnyalarn tekamlne ve terakkisine nezarette bulunmad deruhte ederler, dierleri feragatle maddi dnyalarda enkarne olurlar ve btn insanlar ilimde ve ahlakta tenvir ederler. Dier bir ksm da enkarne insanlara balanarak yol gsterici ve hami sfatiyle onlar maddi varlklarnn hain yollarnda doum anndan lm anna kadar ve bir ok hayatlarda takibederler ve bu ilerden himaye grenlerin haberi olmaz << Bu ruhlardan biri bir kk kardeinin himayesini bir defa zerine aldktan sonra ne kadar dosta bir itiyakla onu destekler ve ne kadar byk bir sevinle onun muvaffakiyetlerini karlar ve nne geemedii sukutlarn karsnda ne kadar derin aclar duyar!... << Ruhlar arasnda snflar vardr; bu snflanmann dayand esas almakla ve strapla elde edilmi meziyetlerdir.., >> ( 50 ) imdi Ispatyomun bu merhalesine ait son sz evvelce okuyucularma takdim etmi olduum sayn dezenkarne dostlarmzdan Albert Paucharda brakyorum. Bu mesajn dikkatlice okunmasiyle, ruhlarn Ispatyom mntakalarnda buut telakkisinin ahikalarna doru tedricen nasl ykseldikleri anlalabilir: << lk zamanlarmla imdiki zamanlarm arasnda fark imajinatif kreasyonun iptidalarda irade d olarak yaplmas, imdi ise istikametini iyi alm bir irade ile yaplm olmasdr. Bu, tedricen reniliyor. Etrafmda rasgeldiim insanlarda da vaziyet byledir. >> ( 37 ) Byk bir realiteyi ifade eden bu fikri, yanl bir istikamette kabul edilmesi endiesiyle kendi zaviyemizden biraz tavzih etmek zarureti hasl oluyor. Evvelden beri sylediimiz gibi Ispatyom hayatnn muhayyile mahsul sahnelerinin mevcudiyetini Pauchard ok gzel bir ifade ile burada tekrarlam oluyor. Ancak, iradesiz bir imajinasyanun mmkn olmyacan biz kendi hususi almalarmz neticesinde rehperlerimizin tebliatndan renmi bulunuyoruz. Bu bilgilerin bir realiteyi ifade ettiini, bir ok tetkikattan sonra da anlam ve kabul etmiiktir, Bu hususta gerek tahayyl ve gerek tekaml bahislerinde lzumlu olan

mlahazalar ve tebliler zikredilmitir; fakat sras gelmiken burada da stadmzdan alm olduumuz bu baptaki baz teblilerden bir iki tanesini yazma faydal grdk. << majinasyon ( tahayyl ) irade ile balar, irade ile biter.... Spontane ( kendiliinden ) olan imajinasyonlar da gene hakikatte ruhun iradesiyle olur. Demin sylediim gibi imajinasyon irade ile balar, irade ile biter; bu irade sizin nazarnzda her zaman aikar olmasa bile hakikatte mevcuttur. >> ( 51 ) radesiz bir tahayyl bahis mevzuu olamaz. Fakat imajinatif ( tahayyuli ) bir faaliyette iradenin her vakit aikar olmas art deildir. Bazen bu irade, tahayyl eden varlk iin gizli kalabilir. te Pauchardn irade d terakki ettii tahayyl biz bu neviden bir tahayyl olarak kabul ediyoruz. u halde buna irade d imajinasyon demekten ziyade bize gre, kendiliinden imajinasyon demek daha doru olur. [ 1 ] Hakikaten bir oklarmzn byle kendiliinden bir tahayylle yapt iler oktur. Bu ilerin kendi tarafmzdan yapldn oumuz bilmeyiz. br aleme geen ruhlar da byledir. Ruhlarn ilk Ispatyom admlarnda bilmeden vcude getirmis olduklar imajlarn ou phesiz kendi eserleridir. Ve bunlar phesiz kendi iradeleriyle olmutur. Fakat bu iradeden onlarn haberi olmad iin imajlarn nerden geldiini bilmezler ve onlara objektif kymetler verirler. Dnyamzda iradenin her vakit uur sahasnda grnmediini sylemitik. Bu fikri daha iyi kavramak iin baz misaller bulabiliriz. Hayvanlardaki irade bu misallerin banda gelir. Bir hayvan, iradesiyle herhangi bir ii yapt halde onun iradesinden haberi yoktur. Hatta hayvanlarn iradesi hakkndaki uursuzluuna bakarak bir oklarmz onlardaki iradenin mevcudiyetini bile inkar etmiizdir. Fakat bize bu hususta en iyi fikri verecek olan gene insanlara ait gizli irade tezahrlerinden alnm misallerdir. ok dikkate deen bu ruh haletini Pauchardn dier bir teblii aka izah etmektedir. Bu teblide bahis mevzuu kk S. Papa, Pauchard ve arkadalarnn dostlarndan olup, Pauchardan sonra Ispatyoma gemi bir zattr ki tebli bu kk S. Papann Ispatyoma geisinden gn sonraki hayatna aittir.

[ 1 ] Bu, tamamiyle neo-ispiritalizmaya ait bir dncedir. << Kk S. Papay m soruyorsunuz ?... Ben ona hemen hemen deimesini mteakip msadif oldum. Ona dair size baz eyler sylemek isterim. nk bu ite olduka elenceli bir hikaye vardr. << Ben onun intikali ann duymadm. Ancak kk S. Papa beni gelip kendisi buldu. Onun mesut, fakat tantanal bir tavr vard. Redinotu ile, silindir apkasiyle, ceketinde iei ile ve elinde kk incili ile arz endam ediyordu. birbirimize rasgelmekten ok memnun olmutuk. Ben: << Pekala Kk S. Papa, dedim. Buraya geldiinizden dolay memnun musunuz ?

<<Evet! tabii, dedi. Zevceme kavutum. Sizi aramak istiyordum ve te tesadfen size rasgeldim. << Ben, bu karlamamzda tesadf olmadn, benim onun arzusunu derhal duyduumu kendisine izah ettim. Genlemi bir halde bulunmasndan dolay kendisine komplimanlarm sundum. Fakat, niin byle debdebeli bir kyafette bulunduunu kendisine sorduum zaman bana: Byle bir alemde hi phesiz en iyi tarzda giyinmesi lazm geldiini syledi.! Hulasa bir mddet beraberce iyi bir vakit geirdikten sonra ben tekrar grelim diye kendisinden ayrlacam srada o, elindeki incilinin kaybolduunu grd. O srada incilini dnmedii iin kaybetmiti. Buna ok can skld. Fakat ben, incilini beyhude yere aradn syledim. nk burada bir eyi aramak, onun mevcut olmadn dnmek ve bu suretle onun olmamasn neticelendirmektir. Ona dedim ki: << kendi kendinize incilinizin elinizde bulunduunu syleyin o, elinizde olacaktr. << O, benim aka sylediimi zannetti ve : << Uzun zamandanberi ahrette olduunuz halde siz hep ayni Pauchardsnz! dedi. Ben: << Fakat ite, inciliniz elinizde duruyor, dedim. << Eline bakt, hakikaten doru idi >> ( 38 ). Burada kk S. Papann elindeki incili, redinotu ve silindir apkas hep kendisi tarafndan vcude getirilmi eylerdir. Fakat o, bunun henz farknda deildir. Zira o, henz Ispatyomun ilk merhalesinde yaamaktadr. Netekim Pauchardn ihtar zerine bilmeden yapt bir irade ile incilini tekrar vcude getirmitir. Fakat ruhlar Ispatyomun bu ilk merhalesini getikten sonra uurlarnda bir berraklk peyda olmaa balar. Ve o zaman uurlu bir irade ile alarak tahayyllerini ve onlarn neticelerini mdrik olurlar. te, Pauchardn bahsettii mteakip safhalardaki istikametini iyi alm bir irade ile yaplan kreasyon u budur. Birinci halde ruhta bir teevv vardr; ruh, d alemi dolduran btn hadiselerin kendisinden bazen de bakalarndan gelmi imajlar olduunu fark edemez. Vakasna gre bu onun iin bir istrap veya bir haz kayna olabilir. kincisinde ise ruh, gerek kendisinin ve gerek bakalarnn tekamln temin etmek iin bilerek ve iyice ayarlyarak bir takm imajlar husule getirir. Ve bu meleke onun ykseklik derecesiyle mtenasiben artar. ok ehemmiyetli grdmz bu ruh halini daha yakndan tetkik etmek iin okuyucularmza kitabmzn tahayyl bahsini mtalaa etmelerini tavsiye ederiz. Bu izahattan sonra Pauchardn szlerine devam ediyoruz: << .. Etrafmda peyzaj ve ayn zamanda binalar gryorum. Evet, hatta kliseler, fabrikalar, kimya laboratuarlar, keresteci dkkanlar gryorum. Fakat btn bunlar o tarzda bir nura gark olmu haldedirlerler ki ben bu hali ancak semavi tabiriyle ifade edebilirim. Buradaki eya dardan aydnlanm deildir. Ziya, onlarn kendilerinde vardr. Ve onlar kendiliinden ziya nerediyorlar. Burada her varlk, her ey ziya iinde ziyadr,

zulmetleri aydnlatan zulmet iinde bir ziya deildir. Aryorum, fakat size nasl daha iyi bir izah yapabileceimi bilmiyorum. << Bu hal, izahn yokluundan deil, unu gz nnde iyi tutmal ki, sizin haki varlnzn mahdut olmasndan ileri gelmektedir. << Ben demin laboratuarlardan, fabrikalardan ve ina tezgahlarndan bahsettim. Bu, unu anlatr ki burada herkes kendi idealini ifade etmek ve haki hulyalarn tahakkuk ettirmek imkanna maliktir. O, ne beyin, ne de d artlarn mahdut erevesi arasnda mahsur deildir. Onun telakkisi nurani bir ekilde ifade edilir ve kendiliinden ekil alr. >> ( 37 ) Kymetli kardeimizin szn gene keseceiz; nk ifadenin akl, gzellii ve en byk realiteyi bu kadar canl bir tarzda anlatm olmas zerinde biraz durmadan gemek mmkn deildir. Pauchardn dedii gibi Ispatyom hayatnn yle bir merhalesi vardr ki oradaki ruhlar bilerek bir takm eyay, ekilleri - hatta mekanizmasn anlamaa lzum grmeksizin - vcude getirirler. Bu, ilk zamanlarda bahsettiimiz uursuz faaliyetlerden baka bir itir. Burada Pauchardn bahsettii tezgahlar, fabrikalar v.s. hep ruhlarn tahayyl melekesini kullanarak tekil etmi olduklar eylerdir. Ve bunlarn kurulmasnda hem kendilerinin hem de dier varlklarn trl faydalanmalar gayesi vardr. Esasen Ispatyomda olduu gibi kainattaki her maddi ekil, ilahi kanunlarn icabatna uygun bir halde ruhlar tarafndan meydana getirilir. Hatta unu sylemekten ekinmeyiz ki muazzam maddi dnyalar dahi bylece kurulmu ve bylece yaamakta devam edegelmitir; ancak bu kadar yksek kudretleri haiz ruhlar, hi phesiz ne tatbiki ne de nazari tetkik sahamza girebilecek mntakalarda deildirler. Ruhlarn Ispatyomda kurduklar eyler ok ksa veya ok uzun mrl olabilir. Bu mddet bir ka saniyeden, bize gre bir ebediyet olan milyarlarca senelere kadar srebilir. Bu ilerin kurulmasnda hakim btn gaye, ruhlarn tekemmlleri iin lzumlu vesaitin hazrlanm omasna matuftur. Her ruh tabiatn bu muazzam iinde kendi kudreti derecesine gre amelelik vazifesini az ok bir muvaffakiyetle yapmaa alr. Burada Mutlaka ait Hilkat bahsi ile bu sylediimiz tekil etme, kurma hadisesini, haa, birbirine kartrmamak lazmdr. Bir eyi yoktan var etmek bakadr, mevcuda ekil vermek bakadr. Bizim Hilkat hakknda hi bir bilgimiz olamaz ve bu hususta bir tek sz bile sylemek kabiliyetinde deiliz. Zira biz yokluu idrak edemeyiz ki ondan hasl olan varlklardan bahsedebilelim. Bizim clz idrakimize yokluk mefhumu hi bir vakit giremez. Ve biz yokluktan hi bir mana karamayz. Hatta gelii gzel bir yokluu kabul etmek bile gene bir varl kabul etmekle msavi olur. Yokluu aklmz almaynca Hilkatten bahsetmek abes bir i olur. Byk ve henz tanmadimz ruhlarn milyarlarca asrlar payidar olan muazzam dnyalar, ba dndrc byklkteki neblzleri tekil etmelerini yaratma tabiriyle ifade etmek tamamiyle uydurma bir sz olur. Zira bunlarn hi birisi yoktan var edilmi deildir. Hepsi maddelerin inkilaplarn tayin eden ilahi kanunlardan istifade edilerek ruhlar tarafndan

ve esasen mevcut olan maddelerden vcude getirilmi teekkllerdir. Bu fikrimi bir misal ile daha iyi anlatabilirim: Bir heykel heykeltran eseridir. Fakat bu, onun yoktan var ettii bir ey deildir. Ancak mevcut eyaya kendi imajinatif faaliyetiyle vermi olduu bir ekildir. Bir sanatkarn byle bir amur parasn alp ondan bir heykel vcude getirmesiyle aklmzn ermedii yksek ruh mertebelerine varm dev gibi ruhlarn esir maddelerini bilmediimiz yksek kabiliyetleriyle bir araya toplyarak bir dnyay vcude getirmesi ve onu uzun zaman yaatabilmesi arasnda fark yoktur. Bunlarn ikisi de eserlerini yoktan var etmi deildirler. Esasen mevcudolan maddeleri onlar muayyen maksatlara gre bir araya toplamlar ve ekillendirmilerdir. Byle basit ve yalnz mahlukata mahsus ameliyeyi hi bir mahlukla nispeti bahis mevzuu olmyan Halika, Mutlaka izafe etmek Onun hakkndaki duygu ve bilgi noksanndan ileri gelmi bir hatadr. Bahsimiz biraz taan bu mlahazalar yukarki fikirlerimizin yanl anlalmamas iin ksaca yazdktan sonra Pauchardn tebliatna devam ediyoruz: << Arzu ve i ekileri ( Aspirirations ), bizim alemimize mahsus maddede kendine has tahakkukunu otomatikman temin eder. Burada sizdeki gibi, ona mani olacak ar ve mukavim hi bir madde yoktur. Bu unu da intaceder ki bu ameliyede akln ( intellect ) mterek mdahelesi o kadar zaruri deildir. << Bir an gelir ki o zaman eyann seyri esnesnda bu imajinatif kreasyon imkanlar tkenir; bu takdirde dier bir arzu belirir; bu da onun nasl ve niin olduunu anlamak arzusudur. << te bu noktada mantal faaliyete kaylm olur. Benim burada etrafm kaplyan muhitle mnasebetlerim tamamen bu son faaliyet eklindedir. Zira ben, bahis mevzuu bu iki alemin hududunda bulunuyorum. Bunlar i duygusu ( sentiment ) ve akl ( intellect ) alemleridir ki siz bunlara astral ve mantal diyorsunuz >> ( 37 ) Teozoflarca uzun uzadya tasniflere tabii tutulan astral ve mantal planlarn emasn Pauchard u iki cmle iinde vuzuhla izivermitir. Beden bahsinde mnakaasn yaptmz gibi burada da bu mnesabetle tekrar ediyoruz ki Ispatyomda ayr ayr bedenler giyerek veya kararak girilecek birbirinden bakla kesilmi gibi ayr planlar yoktur; fakat ruhun tekaml ve faaliyetlerinin tezahr zeminleri vardr. Demek ki A. Pauchardn son ifadesinden de anlald gibi buutlu Ispatyom telakkisinin son merhalelerinde eyann illetini ve olu hallerini aratrmak ii balyor. Nitekim ayn hakikati L. Denis aadaki cmlelerle ifade etmektedir: << ...... Ondan sonra nihayetsiz eseri mtalaa etmek, temaa ve tebcil eylemek, her yerde adaleti, gzellii, semavi iyilii tanmak ve onlarla birlemek, yksek ruhlar vazifelerinde ve hizmetlerinde takibetmek ve daima, daima yeni hazlara yeni almalara ve bizi bekliyen terakkilere doru ykseleceini anlamak: ste Hayat ebediye budur >> Fakat bir an gelir ki ruhlarn buutlu alemdeki grg ve tecrbeleri tekemml eder. Ve o zaman onlarda daha yksek bir alemin icaplar iinde yaamak ihtiyac bagsterir. Zira bu derece gelmi ruhlarn telakkilerinde esasl deimeler olmutur. buutlu maddi dnyalarn realiteleri bu incelmi ve ykselmi telakkiler karsnda tatminkar olmaktan ok uzak kalmtr. te ruh halinde husule gelen bu esasl deime, ruhlarn buutlu alemi

mteakip bir aleme intikalini zaruri klar. Evvelce de seylediimiz gibi biz bu aleme bile bile, yanl olarak drt buutlu alem demek zorunda kalyoruz. Bu aleme geen ruhlarn hayat derhal bizim mdrikemizden siliniyor. Zira oralarda, bizim dnebildiimiz ve anlyabildiimiz manada ne ekil, ne renk ve ne de obje mevcyttur. Fakat byle yksek alemler hakknda bilgi edinebilmemizin mmkn olmadn kabul etmekle beraber o kainatn buutlu alemimizdeki baz inikaslarn, ok glkle de olsa bir duygu halinde bize ihsas eden baz teblilerden mstefit olarak duyabilmee alyoruz.

E Drt buutlu alemin eiinde

Drt buutlu kainatn varlklar insanlar iin o kadar anlalmaz ve o kadar ykselmi bir haldedirler ki zaman zaman bunlarla ancak bilvasta tsmas haline gemek saadetini tatm olan insanlar bu kainatn yksek varlklarn uluhiyet derecesinde karlamlar ve tebcil etmilerdir. Din tarihinde de grdmz gibi, Allahla grtn zannedenler, veyahut kendilerini uluhiyet vehmedenler, ya dorudan doruya duyulmu veyahut bakalar tarafndan anlatlm bu yksek alemlerin varlklar ile vukua gelen vastal temaslarn tesiri altnda kalm olanlardr. Mutlak, Halk mefhumu ile kendi idraki arasnda almaz uurumlar bulunan beerin insanst varlklara Allahlk isnat etmelerini tabii grmek lazm gelir, zira insann Allah Hakkndaki duygu ve dncesi onun tekaml ile ykselir ve kymetlenir. Biz o kader geriyiz, o kadar grgsz ve tecrbesiz ki en ideal bir dnce ile bulabildiimiz ilahi vasflar, ilahi kudret, ilahi gzellik ve ilahi her ey, her mefhum Allaha gitmek yle dursun, ededi ve ezeli kainatlar iinde bir zerre dahi olmyan fakat bizlere ebedi ve ezeli grnen yksek buutlu alemierin henz ilk merhalelerinde rasgeldiimiz bir mahlukta, bir ruhta taklp kalyor. Ve insanlar iin bundan daha tabii bir hal olamaz. nsan hi bir vakit Halik olmad ve hi bir vakit Halik olmyacak Esasen ezelde ve edette ruhlar ve dier btn varlklar Allah olmad ve olmyaca iin Allah Halik, ruhlar ve btn varlklar da mahluk olmulardr. Bu iki mefhumu hangi mantk ve hangi sebeple olursa olsun, birbirine kartrmak gafletinde bulunanlarn bir dalalet iinde kaldklar muhakkaktr. Kendimizi biraz riyazetle, biraz da tecerrt haliyle bir allah hissedebilmemiz mmkndr. Fakat bu, grg ve tecrbelerle kafi derecede olgunlamam kr bir iman meselesi olur. Bu bakmdan bu hali tabii grmek kabildir. Bununla beraber bu hal bir arzadr ve gelip geecektir. Zira tekaml vetiresi olan grg ve tecrbe hayat, insan bir an bile fasla vermeden nne takp srkler ve bu srkleni insan ruhunda saplanm birtakm dikenlerin, przlerin ve arzalarn ruhtan sklp atlmasiyle neticelenir. te kurulduu andan itibaren beerivetin mukadderat bu olmutu ve bu olacak. Drt buutlu kainatn varlklarna dair hibir bilgiye sahibolamyacamzdan evvelce bahsetmitik. Biz evvelce de yazdmz gibi medyomumuz vastasiyle oradaki yksek varlklara ait hi bir ekil grememitik. Ve byle bir eklin orada mevcut olmadn da gene onlardan renmitik. Fakat bu varlklar gene kendi ifadeleri ile bize istedikleri zaman maddeden bir hisse alarak grnebileceklerini de sylemilerdi:

<< Bulunduunuz bu planda sizin grebileceiniz bir ekil yoktur. Vesaitinizle gremezsiniz. Buradakileri grememeniz, sizin vesaitinizin eksikliinden ileri gelir. nk siz yalnz grmek mefhumu ile anlyabiliyorsunuz. Halbuki umum duygunuzla grmenizdir asl grmek. << Binaenaleyh aa planlarda grdnz tarzda bir ekil burada yoktur. Fakat biz istersek bu olabilir, zira biz, maddeyi teksif ederek size grnebiliriz. >>( 51) Bu szlerden iyice anlyoruz ki oradaki varlklarn bizdeki gibi ekilleri yoktur. Fakat onlar messiriyet kudretlerini kullanarak maddelere istedikleri ekli verebilirler ve eer her hangi bir maksatla bizim idrak sahamza girmek lzumunu duyarlarsa o zaman maddelere bizim anlyabileceimiz ekilleri vererek bize grnebilirler. Biz buna lzum grmediimiz iin tecrbelerimizde bu nokta zerinde srar etmedik. Zira bu grn ne kadar yksek olursa olsun drt buutlu alemin hakiki manzarasn bize vermiyecektir. Oralardaki bir varln bizim idrak sahamza dmesi, muhakkak hakiki durumundan o nispette ayrlm olmas demektir. Bundan baka, byle bir grn dier bakmdan da byk bir kymeti olmyacaktr: bu yksek varlklarn kendilerini bizim realitemize uygun birer ekil halinde gsterebilmeleri ancak muhataplarnn alabilme kabiliyetleri nispetinde ve ona uygun bir tarzda vukua gclecektir. Buna nazaran bu grn sabit olmyacaktr, her insana ve hatta insann muhtelif tekaml safhalarna gre deiik olacaktr. te bu hal, bu grnn tetkik bakmndan bize byk birey retmi olmyacan anlatmaa kafi gelir. Bununla beraber bu hususta hi olmazsa pek iptidai bir fikir vermi olmak iin baka bir kaynaktan verilmi bilgileri okuyucularma takdim etmei faydal gryorum. Bunu iin gene Pauchardn tebliatna dneceim; zira bu bahiste en iyi bilgiyi bize vermi olan bu zattr. Onun szlerini gzden geirirken okuyucularm, etrafn iyice anlam bir ruh gziyle ve belki kavryabileceimiz en yksek bir tasvirin imkan nispetinde drt buutlu kainatn yksek varlklar hakknda olduka maddi bir fikir edinebileceklerdir. Ancak daima sylendii gibi, btn bu tasvirleri hakiki manasnda almamak ve bizim anlay kabiliyetimize gre uydurulmu eyler olduunu unutmamak lazmdr. Zira Pauchard n tarif ettii bu varlklar, onun bu tarifine girmi olduu mddete hakiki planlarndan ayrlm ve bizim buutlu realitemize girmi bulunmaktadrlar; biyaenaleyh aaki satrlar drt buutlu varlklar alaltarak tasvir eder: << Bu gn, sizin yznzden, ben gene bu latif varlkla temas haline getim. Bu zamana kadar byle insanst Alemle alakadar deildim Onun dili ile heceli diller arsnda hibir mnasebet yoktur. Onun Aleminde byle konuulmuyor. << Benim ondan alm olduum ilk intiba, tatl yeil bir ziyadr Onun etrafnda byleyici bir atmosfer vardr Sanki tabiatn btn musikisi ondan intiar ediyor, Veyahut onu ihata etmi gibi. Nasl syliyeceimi bilmiyorum. Evvelce tasvir ettiim Grand Viellard ( 37 ) da belki byledir fakat o, insan cinsindendir. Bunu hesaba katma unutulmaynz. Onun gr, hatta parlakl benim iin o zamana kadar hi tecrbe edilmi olmamakla beraber, bana yabanc bir unsur halinde gelmiyordu. Halbuki burada! Eer siz suallerinizle bana yardm ederseniz ben de onu tasvir edebilmek iin elimden geldii kadar alrm. << O effaftr. Ve daima mtehavvil bir haldedir. Birok eyler fazla olarak beeri bir terakkiye brnyor

<< Fikirlerini bizlere intikal ettirirken onun btn varl o kadar ihtizaz halinde ve o kadar iddetli bir canllk iinde ki sizin bu realiteye, hatta uzaktan biraz olsun yaklaabilmeniz iin pek fazla bir imajinasyon sarfetmeniz lazm gelir. << Onun arl yoktur, ve tekrar ediyorum onda daima bir deime hali vardr. Yalnz, onun yz benim nmden kaybolmad. Onun yz taplmaa layk bir halde sedef renginde, effaf ve ierden nurlanmtr. << Tam manasiyle bir ayak grmyorum. Fakat ayaklarn bulunmas lazm gelen yerde bir takm nurlu ihtizazlar gryorum ki bunlar manyatik cereyanlar gibi onun eklinin yukar taraflarna doru kyor Bazen de dalgal hareketler yapan bir el intiban alyorum. ve bu elin her hareketi hayati bir takm inaat sayor. Fakat mstesna anlar bertaraf edilirse onun eklinde sabit olan hibir ey yoktur. << Gzlerini mi soruyorsunuz?.. << Onu yakalamak ok gtr. Bu glk hi olmazsa benim iin. Bir bak grebildim. Fakat hakikati sylemek lazm gelirse gzleri gremedim << Biliyor musunuz dostum, bu fakirane tasla size hem de ne kadar ok noksan olarak daha ziyade bir tirbuonla veriyorum!? << Onun tebessm m ? << Bu, byleyicidir!.. Nur sacdr!.. Fakat bu, beeri bir tebessm deildir. - Yani beeri tarzda deildir, demek istiyorum. Bu, fevkalede canl, manal ve ziya saan bir ehrenin tebessmdr. Fakat bu, bir << ehre hatlarnn hareketi >> olmaktan ziyade bir << ziya oyunu >> dur << Onunla beraber olmak kalbe neat veriyor. Ve hayat mesudediyor. nsanda bulunan poetik manadaki tohumlar onunla temas neticesinde inta ediyor! << Bu Gzellik, iir ve Neat Mahlukunun sras gelince hem uyank ve hem de huu iinde bir peri, feragat ve fedakarlk yolunda yryenlere rehberlik eden mntahap bir Ajan olacan bizim beeri idrakimiz anlyamaz >> ( 108 ) A. Pn glkle tavsif etmee urat bu tipe, drt buutlu alemin bir varl demekten ziyade, o varln, buutlu alemimizin en yksek mntakalarna inikas etmi bir tezahrdr demek doru olur.

3 Ispatyom hakknda umumi bir mlahaza

Ispatyom hayatna dair verilmi tebliler o kadar danktr ki bunlar bunlar bir araya toplyarak kati bir tasnif yapmaa imkan yoktur. Bunu pek tabii grmemiz icabeder. Zira imkanlar sonsuz olan, varyeteleri btn beeri tahminlerin dnda kalan bir alemi dar llerle tahdit edemeyiz. Bizim kymet ve llerimiz karsnda orada her ey mmkndr.

Ve her insana, her varla gre teferruat deien bir Ispatyom hayat vardr. te bu yzden A. Pauchard ilk tebliatn ihtiva eden kitabnn adna: LAUTRE MONDE: SES POSSIBILITES INFINES ( br alem: Sonsuz imkanlar ) demitir. ( 37 ) Fakat insanlarn bir zaf vardr: Hadiselerin grup ve snflara ayrlmasn ve bunlarn birbiriyle mtekabil mnasebetlerinin tebarz ettirilmesini isterler. Biz de bu zaruretten kendimiz kurtarm deiliz ve bu sebepten dolay, ne olursa olsun, Ispatyomun bariz grdmz ana hatlariyle bir tasnifini yapmak zorunda kaldk. Fakat unu ehemmiyetle sylemek isterim ki buradaki merhaleler de, tabiatn btn hadiseleri hakknda ekseriyetle dndmz gibi, keskin hudutlarla birbirinden ayrlm ve btn teferratiyle sylenmi deildir. Her eyden evvel unu sylemek lazmdr ki buutlu Ispatyom mutat olarak kullandmz manadaki kesif bir madde dnyas deildir. Oras dnyadaki grg ve tecrbeler nispetinde kazanlm duygu ve fikir unsurlar ile, tezahr zeminini geniletmek kudretini arttrm ruh faaliyet ve messiriyetinin, uurlu veya uursuz maddi tahakkuk imkanlarn temin eden ve hazrlyan bir yerdir. Subjektif ruh hayatnn Ispatyomdaki seyyal maddeler yardm ile, binbir eit teekklat iinde objekletirilmi halleri de bu mefhum iine girer. Hangi derecesinde olursa olsun buutlu Ispatyomda yayan bir ruh buutlu dnyalarn btn intibalarn ve hatralarn kendisinde tar. Dnyada iken kaba maddeler, kaba vastalar msaade etmedii iin ruhun sbfektif hayat laykiyle objektif kymetler kazanamaz. Bununla beraber bir insan, tahayyl yolu ile istedii gibi sbjektif hayatn kurabilir. Bu ameliyedeki imkanlarn derecesi onun i hayatnn zenginlii derecesine, yani evvelce geirilmi tecrbelerden kalan kazanlarnn okluuna baldr. Fakat ruh; Ispatyoma getikten sonra, kesif maddelerin balarndan kendini kurtarnca, bilerek bilmiyerek, istiyirek istemiyerek sbfektif hayatnn objektif kymetler kazanm olduunu grr. Yani dnyada iken inziva zamanlarnda hayalen kurduu imajlar burada hakiki varlklar gibi etrafnda mekkel olarak tekrar bulur. Bu ameliye iin cehit sarfetmee lzum yoktur. Onlar kendi kendine adeta otomatikman tahakkuk ederler. Ruhun bilerek veya bilmiyerek yapt bir irade darbesi bu ie kafi gelir. Verdiimiz misallerde de grld gibi mesela, bir kitab dnen ve istiyen bir varlk, o kitab derhal karsnda bulur, ve bunun iin bu ameliyenin ne suretle olduunu, nasl vukua geldiini onun bilmi olmas art deildir. Fakat bir varlk kendi objektiflemi sbjektif hayatnda yaad gibi, mnasebet halinde bulunduu alakal ruhlarn objektiflemi sbjektif hayatlarnda da ylece bilerek veya bilmiyerek yavabilir. O zaman bir ruh iin, Ispatyomda geirdii hayatn mtemadiyen deien sonsuz eitleri meydana gelir. Ve ruhlar bunlardan trl trl faydalar elde ederler. Demek buudlu Ispatyom, her derecesinde, ruhlarn kesif dnyalarda binbir meakkatle kazanlm olduklar duygu ve fikir unsurlarnn bir inkiaf yeridir. Fakat ruhlar iin bu Ispatyom hayat byk bir realitedir. Onlarn bu realiteleri, gerek kendi iradeleriyle gerek daha yksek ruhlarn yardmiyle, ihtiyalarna gre tertip ve tanzim edilir. Ispatyomdaki bu ilerin kolaylamas iin yksek ruhlarn vukubulan yardmlar yalnz oralarda deil dnyada da, bilhassa metapsiik almalarda kendisini hissettirir. Buna dair bir fikir verebilmek iin kendi tecrbelerimizden birisine ait bir misal yazyorum.

Drt buudlu alemlerde medyomumuzun ilk dolat gn, oradan ald intibalar, o zamanki acemiliimiz yznden bize anlalmaz grnyordu. Bu acemiliimizi gidermee alan statlarla aramzda geen bir muhavere bu hususta kafi derecede fikir verebilir. ( 12/4/936 tarihli celse zabtnamesinden : ) << S Pekala bu planda etrafnz iyice tetkik etmee balaynz.? << C Aydnlk iinde, sezme halinde mevcudat hissediyorum. << Sezme halinde?... Onlar iyi tetkik etmee alnz, ne gibi mevcudattr onlar ? << Hibir ey grmediim halde, yanmda bir ok varlklar hissediyorum. << Bir ey grmyorsunuz, fakat varlklarm hissediyorsunuz? << Kulama << varz >> diye bir ses geliyor. << Pekala, varz! diyen ahsa rica ediniz kendisini size gstersin? << steme grnmemi, diyor. << steme grnmemi, diyor; yle mi? Pekala bundan maksad nedir acaba? << Almadn, diyor. Gremeyiinin de almadnn nianesidir, diyor. << Evet, aa planla bu plan arasnda ne fark var, bizim anlyacamz ekilde? << Burada imdiye kadar altnz tarza uymyan eylerle karlaacaksnz. Binaenaleyh bunlara tahamml edemezsiniz, diyor. << Bu tahammlszlk ne bakmdandr? << tahamml edememek, gznzn kamamasnda ne rahatszlk duyarsanz duygularnzda da ayn eyi duymanz bakmndandr, diyor. Ben bunu ancak byle sizin anlaynzla anlatyorum, diyor. [ 1 ] << Pekala almak iin biraz dolan; o varlk size biraz direktif versin? << Burada ne kadar dolasanz kimseyi gremiyeceksiniz, greceiniz bir ziyadan ibaret, diyor. Yalnz etraftaki mevcudat hissedeceksiniz, bir sezme halinde, be duygumuza taalluk etmiyen bir sezme. << imdi bir ey daha soracam: Gene grmemek artiyle daha ykselmek ,stiyoruz? << Mmaresenizi arttrmadka daha yukar gitmenize msaade etmem, yoksa bu ziya gznze rahatszlk verebilir, diyor. Tedrici elden brakmaynz, korkarm ki gzlerinize zarar verir, diyor. [ 2 ] << Bizim acele etmee niyetimiz yok. O plana ait syliyecei bir ey var m? << Tahammlnz arttka malumatnz da tekessr edecektir. Yalnz, tahammlnz zorlamayniz. lla ki her eyi az zamanda renmee kalkmaynz, diyor. Kim sylyor bilmiyorum. << Bir ey daha soracaz: Aadaki planda bulunmak bizim iin daha m iyidir, yoksa bu planda m kalalm ? << Daima ykseliniz, daima ykseliniz. Ykselmek gayeniz olmaldr bunda kaide hsnniyet ve tedritir, diyor. << O halde biz bu planda bulunmakla daha iyi yapm oluvoruz, yle mi? << En iyi deil; iyisi, diyor. Bundan imdi bir zarar gelmiyecek. Gzlerinizin kamamad gibi hissiyatnzn da kamamadn grdnz. tedricen hareket ediniz. << imdi bu sz bende bir phe brakt: Daha iyisi nc planda m kalmakt? << Daha iyisi tedritir. << Yani buraya daha kmamal m idik?

<< Bu drdnc, beinci lafzlarn braknz. Burada mahdut adetle mahdut tabaka dnmeyiniz, diyor. << O halde kendisi bize bir eyi hatrlatt: Bundan evvel lyas efendi isminde aa planda bir zatla tanmtk.[ 1 ] Bu dostumuz, bu zat hakknda bize bir ey syler mi ? << Diyor ki alemi ervahta her ey bir kaideye tabidir. Onun da karnza kmas muhtemeldir. Ben ne lehte ne de aleyhte bir lakrd syliyemem. << Pekala bize daima ykselmemizin esas olduunu sylyordu, halbuki lyas efendi plannda kalrsak << Kaln demedim, daima ykseliniz, fakat sizin bu gibi ruhlara tesadf etmeniz << Yani biz tenkit istemiyoruz << lyas efendi kendisine emredilen vazifeyi grmtr. Ben ne onu << Demek, lyas efendiye hariten mi vazife verilmitir? << lyas efendi bir messerdir, sizin nnze kt. O, mahhas bir ey deildir. >> ( 51 ) [ 1 ] Gemi tecrbelerin birinde, medyomumuz buutlu Ispatyomda dolarken, karmza bu isimde bir tip km ve bize bir takm yanl szler sylemiti. Burada okuyucularmn dikkat nazar nnde tebarz ettirmek istediim bir nokta vardr. O gne kadar bu drt buutlu alemin icaplar hakknda hi bir bilgimiz yoktu. Ve oradan dorudan doruya alm olduumuz bu ilk tebliata da henz lzumu derecesinde ehemmiyet ve kymet vermemitik. te bu halin neticesi olarak bu muvasalada statlarn tebliatn adeta itimatszlkla karlyormuuk gibi bir tavr taknmtk. Hatta bu hal bir mnakaa haline varmtr. Buna ramen statlarn bizi tehlikeli bir yoldan uzaklatrmak, faydal yollara sevk etmek hususunda muhavereyi skunet ve basiretle idare ettiklerini okuyucularm anlamlardr. << Mahhas bir ey deildir, demekten maksatlar bir ruh deildir mi demektir? << Ruhun vastas imi. << O tesiri tabi olduu bir ruh hissi bir ruh imi? << Haddi zatnda kendisi bir ruh deilmi, bir vasta imi. Bu hadiseleri tanzim eden ruhlardr, byle yksek tabakalara vasl olmak maksadn takibedenlere trl talimatta bulunmak ve onlar hazrlamak iin bir takm geirecekleri yollar vardr. Bu onlarn tensibidir, diyor. << Buras size ar m geliyor ( medyomda hafif bir rahatszlk grld ). Pekala nc plana inelim? << nc plandaym buras karanlk bir yerdir. nc diyoruz ama nc deil. << Neredesiniz imdi? << << Tekrar sizinle konuan ruha fikrinizi eviriniz ve ondan hitabesini isteyiniz, cevap alyor musunuz? << Hazrm, diyor. Burada fikirler bana yukardan geliyor, sanki akul vaziyetinde beynime iniyor. << Pekala yukarki plandaki suallerimize devem etmek istiyoruz, zihnimizin takld bir nokta var: lyas efendi hakikate uymiyan baz eyler sylemiti << Bunlar mukadderdir, bunlar byle yaplmak icabederdi. Birdenbire size hakikati

gstermek, sizin idrakinizin fevkindedir, diyor. << Fakat bu sz de bize kanaat vermiyor, byle hatal neticelerle karlamak bizi sarsyor. Eer maksat bizi ykmak ise bu fena bir eydir? << Unutmaynz ki sizin dnyanzda her ey bir almann, bir cehtin mevlududur. Nasl aleminizde her istediiniz eye bila zahmet nail olamyorsanz ve maniasz, hatasz vasl olamyorsanz. bu da tpk onun gibidir. Siz dnyanzdan km deilsiniz. Sizi himaye eden ruhlar hataya sevkeder. Taki dnyanzdaki kaidelerin hilafna hareket etmiyesiniz. << Bu son cmleyi biraz daha izah eder mi? << Siz dnyevi kanunlara tabisiziz, bu kanunlarn ahkamndan sizi kurtarmak lehinizde olmaz. Binaenaleyh cehitsiz, hatasz sizi her hakikate nail etmek sizin lehinizde olmaz. << Burada bir nokta kalyor: Bizim br tarafta sarfedeceimiz emekler boe kacak gibi grnyor. Zira maksat bilgi sahibi << Anladm, diyor. << Bizde dnyamzn kanunlarnn hilafna alacaz bu da maksadmza mugayr olacaktr << yle demiyor. Size sylediimi yanl anladnz; iz dnyada hakikatlere nasl meakkatle nail olabilirseniz, o kadar meakkatle bu ahret havadisine nail olabilirsiniz. Yoksa dnyadaki kaideler hilafna hareket edilmi olur. Hrkikate nail olamazsnz; nk dnyadaki mesaide bir ok aldanmalar vardr. >> ( 51 ) Yukarki muhavere ruhlarn bizi nasl himaye ettiklerini ve bilhassa baz ekilleri ve mizansenleri bizim tekamlmze uygun bir ekilde nasl vcude getirdiklerini gsteriyor. Bir ruhun mazisi ne kadar zengin ise: o, ne kadar fazla dnyalarda tecrbelerle bilgi ve grgsn arttrm ise onun Ispatyom hayat o kadar zengin ve gzel olur. Ve yukarda verdiim izahtan sonra bunun sebebini anlamak kolaylar. Demek tekaml fikrinde dnyalarda iken kurulan sbjektif hayat mmkn olduu kadar zenginletirmek mefhumu da vardr. te bu noktada, dnyada iken estetik duygulara; gzellii, iyilii, vicdan huzurunu hazrlayc sanat ve fikir hareketlerine verilmesi lazm gelen kymetin manas anlalr. Ruhlar Ispatyom hayatnda yaarken kendilerinde eksik grdkleri eyleri tamamlamak ve sbjektif hayatlarn daha zenginletirmek ve gzelletirmek ihtiyaciyle ara sra buutlu dnyalara inerler. Zira buutlu bilgi ve duygularn eksik kalm taraflar ancak buutlu dnyalarda yaplacak fikri ve hissi tecrbe hayatiyle tamamlanabilir. Btn bu ifadelerden kan neticeye gre Ispatyomdaki bir ruh, dier buutlu bir hayata geinceye kadar, buutlu dnyalarla sbjektif ve objektif olan mnasebetlerini devam ettirecektir. Ve bu bakmdan buutlu dnyalarla Ispatyomlar arasnda mtemadi bir mnasebet mevcuttur, bu mnasebetin ekli ve says da namtenahidir. Fakat dediimiz gibi bir an gelir ki ruhun buutlu alemdeki ileri tekemml eder. O, bu alemden alm bulunur. Ve binnetice bu aleme hakim bir duruma girer. te o zaman ruh, bilmediimiz ve tahmin dahi edemediimiz artlar altnda alemini deitirir. Ve dier buutlu alemlere geer. Bilvasta alemimizle mnasebetlerini devam ettirmekle beraber artk o, baka alemlere balanm ve maddi artlar bambaka olan kainatn dier alemleri ile dorudan doruya mnasebet haline girmitir. te bu derecelere ykselmi bir ruhun bizim dnyamzda reenkarne olmas artk bahis mevzuu deildir.

u halde bizim kabaca yaptmz tasnifin drdnc merhalesini bu yksek buutlu Ispatyom tekil etmektedir ki bu bize gre bambaka bir alemdir. Fakat biz bu alemi tarif ve tavsif etmek iin deil, sadece onun Ispatyomumuzdan sonra gelecek bir merhale olduunu ifade etmek iin zikretmi olduk. Binaenaleyh Ispatyom hayatn yalnz merhalede mtalaa ile iktifa edeceiz ki bunun bile tavsifinden ve son merhalelerine ait bilgilerden uzun uzadya bahsetmee cesaretimiz yoktur. imdi kabaca merhaleye ayrdmz, buutlu Ispatyomumuzun bu merhalelerini ayr ayr ve Ispatyomdan alnm tebliata gre, bariz grdmz vasflar ile mtalaa etmee balyoruz. lk merhaledeki buutlu Ispatyomumuzun vasf bir nevi uursuzluk ve teevv halidir. Bu merhalede bulunan ruhlar, kendi telakkilerine uygun gelmiyen yabanc bir muhitin birbirini mteakip, ekseriya tatsz hadiseleri ve srprizleri karsnda akn ve bulutlu bir ruh haleti iindedirler. Etraflarnda olup biten eyleri yalan yanl tefsir etmee urarken onlarn nasl husule geldiini bilmezler ve kendileriyle bu hadiseler arasndaki mnasebetler hakknda ok defa hibir fikre malik bulunmazlar. Bu merhale bir intikal merhalesidir. Buradaki varlklar birok eyleri meydana getirirler, fakat karlarnda bulduklar bu objelerin kendi tahayyllerinin mahsl olduunu bilmezler. A. Pauchardn << gayr iradi imajinatif kreasyon >> dedii bu hale biz, kendiliinden [ 1 ] imajinasysn yolu ile husule getirilen imajlar diyoruz. Bir szn veya tabirin kymeti, onun delalet ettii hadiselerdedir. Binaenaleyh bu iki ifade arasndaki fark okuyucularmz bu bahsin mtalaasndan sonra takdir etmilerdir. u halde Ispatyomun ilk hayat kendiliinden tahayyl mahslleriyle tezahr eden bir hayat eklidir. Buradaki ruhlar bilmeden tekil ettikleri imajlarn, mizansenlerin ve sahnelerin iinde yaarlar ve bu hayat onlar iin yerine gre strapl, yerine gre strapsz olur. Burada geen hayat mddetini hibir ruh tayin edemez. Bizim zaman llerimize gre pek ksa, mesela birka saatlik bir mddet, ruhlarn telakkilerine gre pek muhtelif uzunlukta olabilir. Umumiyetle ruhlar, ne kadar ileride iseler bu mddet o kadar abuk geer. Geri bir ruh iin bu, asrlarca uzun grnr. Ve belki dinlerin bahsettikleri azaplar sinesinde tayan ahret, Ispatyomun bu merhalesidir, yani ruhun kendi bilgisi dnda, vicdanndan koparak tekil olunan Cennet, Araf, Cehennem buradadr. Bundan sonra ikinci merhale gelir, Fakat bunu birinciden keskin bir hudutla ayrmamak lazmdr.

[ 1 ] Buradaki << kendiliinden >> tabiri, gayr iradi deil, fakat bilinmiyen bir irade ile oluu ifade eder. Esasen tabiatta keskin hudutlarn olmadn, hereyin birbirine tatl meyillerle intikal ettiini evvelce de sylemitik. Binaenaleyh btn bu Ispatyom devreleri binlerce nans iinde birbirine tedricen inklabeder.

kinci merhalede de imajinatif kreasyon devam eder ve hatta evvelkine nispetle artar bile. Fakat bu, ilk merhaledeki gibi kendiliinden olma deildir, yani ruh burada imajinatif faaliyetlerindeki iradesini mdriktir. Demek bu merhaledeki ruhlar, etraflarndaki objelerin nerden geldiklerini tekaml dereceleri nispetinde az ok bilirler. Ve kendi imajinatif kreasyonlariyle bakalarndan gelmi imajlar, gene tekaml dereceleri nispetinde birbirinden ayrd edebilirler. Fakat demin dediim gibi bu ilerdeki uurluluk hali yava yava ve mterakki bir ekilde inkiaf eder. Mesela birinciden ikinci merhaleye ancak uzun bir zaman sonra, mklatla geebilen geri bir Ispatyom varlnda, daha ziyade birinci merhaledeki vasflar sahneye hakim olur. lk zamanlardaki uursuzluk hali pek az tadile uramtr, bulank ve bulutlu hal pek az deimi olarak devam eder. Hatta bazlarnda ara sra yar berraklaan idrakin devam bir imek mddeti kadar gelip geici olur. Ve byle ruhlar Ispatyom hayatnn belki mhim bir ksmn ve belki de hepsini bu halde geirirler. Bunlarn hali dnyada, ne yaptn ne olduunu bilmeden rasgele yaar gibi grnen bir sr basit ve iptidai insanlarn haline benzer. Demek bu insanlar da birinci merhaledekiler gibi yksek varlklar tarafndan himaye grecek ve destekleneceklerdir. Misaller bize gsteriyor ki bilhassa bu mertebeden yukar kamayan Ispatyom sakinlerinin oradaki hayatlar olduka ksa srmektedir. Ve bunlar daha yukarlara yani ikinci ve nc merhalelere kamadan tekrar buutlu kesif dnyalara inerler. Zira bunlar Ispatyomda, orann icaplarna uygun bir ekilde kendilerini tatmin edici hayat kurmak iin lzumlu olan ruhi kazanlardan mahrumdurlar ve bunu temin edecek olan yer kesif maddeler alemidir. Ruhlar burada karlaacaklar hadiselerle ve o hadiselerden elde edecekleri bilgi ve grglerle br alemdeki yksek hayatlarn kurmaa yaryan unsurlar elde etmi olurlar. Bu sebepten dolay ruhlar kendilerine lzumlu olan bu anasr toplamak iin tekrar maddeye balanmak zaruretinde kalrlar ki bu da birtakm arzular, ilcalar vastasiyle tahakkuk imkann bulur. Sras gelmi iken unu syliyelim ki her vakit tekrarladmz gibi biz, arzular ve ilcalar bu bakmdan; bir gaye deil, baka gayelerin tahakkukuna yaryan bir vasta olarak kabul ediyoruz. Fakat buradaki vastalarla gayeler birbirine o kadar sk bir surette baldr ki biraz daha dikkat etmezsek bunlardan birini dierinin yerine koymak hatasna dm oluruz. Bunu una benzetebiliriz: ehvani arzular birok fenalklarn anas olabilir, buna nazaran bu arzu ruh iin bir gereklilik saylabilir ve ondan kurtulmak da bir gaye telakki edilebilir. te byle bir dnce hatadr. Zira insan hakikaten birok fena yollara sevkedebilen bu arzu batan savulmas lazm gelen bir ey deildir, nk o, dnyadaki jenerasyon kanununun tahakkukunu temine yaryacak en kudretli bir ilcadr, bir vastadr. Bu vasta ile ruhlarn dnyaya, birtakm tecrbeler geirmek zere inmesi mmkn olacaktr. Yeter ki bu vasta iyi kullanm olsun!.. te bu vastalarn iyi kullanlp kullanlmamas ruhun tecrbe hayatn kuracak ve o hayatn neticelerini tayin edecektir. Gene misaller bize gsteriyor ki dnyada iken bilhassa ahlaki, ruhi bilgilerle, sanatla, gzellikle ve iyi hareketlerle amil olarak manevi varlklarn kymetlendirmemi ve bu sahada hibir cehit sarfna lzum grmemi olanlar, vakitlerini sadece maddi zevkleri peinde koarak geirenler Ispatyomun bu geri varlklarn tekil etmektedirler. Fakat bu hali asla bir ceza mahiyetinde deil, byk illiyet kanununun bir lazmesi olarak kabul etmek icabeder. Zira dnyada iken yalnz midesini iirmekten ve etlerinin zevkini tatmin etmee almaktan baka bir i yapmam olanlar, phesiz bu vastalarn temin ettii gayeleri unutmular ve kendilerini yksek alemlere hazrlayacak olan bu vastalardan istifade edememilerdir. Ve bunun neticesi olarak onlarn dnyaya gelmi olmalar yar yarya bouna gitmitir. Ispatyom

hayatnda bu vastalar yoktur. Dnyadaki bu vastalar ruhlar ancak Ispatyom hayatna hazrlamaa yararlar. Bu vastalar dnyada iken gaye zannederek ona gre hareket edenler Ispatyoma, elleri bombo olarak deilse bile, pek az bir sermaye ile dnerler. Binaenaleyh onlarn evvelce kendilerini dnyaya sevkeden eski durumlarna aa yukar benzer bir durum iine tekrar dmeleri tabiidir. Dier taraftan ikinci merhalenin btn icaplarna uyabilecek kadar ykselmi olan ruhlar bir mddet burada kalrlar ve burann sonsuz gzellik ve iyilik imkanlarndan istifade ederek mesudane bir hayat geirirler. Buras uurlu bir imajinatif kreasyon alemidir. Fakat bu uurluluk hali, en iptidai bir dereceden balyarak, illiyet prensibine gre ykselmek zere tedricen inkiaf eder. Buradaki ruhlar hem kendilerinin, hem de baka ruhlarn muayyen ykseltici maksatlarla kurmu olduklar hadiselerde ve bu hadiseler kompleksinden mteekkil eit eit alemlerde yaarlar. Buras adeta bir mtalaa yeridir, bir tatbikat sahasdr. Ruhlar buutlu kesif maddeler aleminde grm, geirmi olduklar hadiselerin burada tatbikatn bilerek yaparlar ve bu suretle kazanm olduklar messiriyet kudretlerinin derecesini denemek imkann elde ederler. Yani ruhlar bilhassa son enkarnasyonlarnda grm ve iinde yaam olduklar hadiseleri kudretleri nispetinde ve onlardan istifade edebildikleri kadar Ispatyomda baka kombinezonlar ve yeni teekkller iinde tekrar kurarlar ve onlar zerinde kabiliyetleri derecesine gre az ok sathi veya az ok derin faaliyetler gsterirler. Ispatyomun her safhasndaki ruhlar imajinatif faaliyette bulunurlar. Ve bu faaliyet Ispatyomdaki son derece seyyal ve ilek maddeler vastasiyle ve onlar zerinde tahakkkuk ettirilir. Ruhlar bu maddeleri bilerek veya bilmiyerek istedikleri ekle, kabiliyetleri nispetinde, istedikleri kadar yaatabilirler. Fakat bunlar ilk hatra gelebilecei gibi, kaprisle yaplan manasz ve lzumsuz eyler deildir. Bu mesai, ruhun madde kainatndaki kudretlerini arttracak bilgi ve grgy tatbikat sahasna karmak iin yaplr. Ancak bu ite ruh, muvaffakiyetini grr ve gsterebilirse o zaman yaam olduu madde alemlerine hakim bir duruma girmi ve orada bir daha enkarne olmaa lzum kalmadan birtakm ilahi kanunlar tatbike memur yksek varlklar arasna karm olur. Grlyor ki, dnyada iken iinde ekseriya kr krne yaanlan hadiselerin tatbikat Ispatyomda yaplr ve ruhlar bunlardan ne dereceye kadar istifade etmi olduklarn ancak Ispatyomdaki tatbikat sahasna getikten sonra grp takdir edebilirler ve alacaklar neticeye gre, ya tekrar dnyalara geri dnerler veya daha yksek mntakalarda da inkiaf etmek iin yollarna devam ederler. Ruhlar evvela uursuzca, sonra da gittike inkiaf eden bir uur haliyle ikinci merhaledeki bu imajinatif faaliyetlerinde kafi derecede tekemml ettikten sonra nc merhaleye girerler. Fakat tekrar ediyorum, bu yry, keskin hudutlar aarak deil, muhtelif zamanlarda, muhtelif dnyalara girip kmalarla, birok tecrbeler geirmekle ve bu tecrbelerden istifadeyi temin iin birok cehitler sarfetmekle yava yava vukua gelir. Ve bir insann drt yandan seksen yana girinciye kadar belirsizce ykselen hayat gibi bu ykseli de belirsizce olur. nc merhaleye bir illiyet ( causalite ) alemi diyebiliriz. Zira bu dereceye ermi olan ruhlar, kendileri veya bakalar tarafndan yaplan ilerin mahiyetlerini aratrmaa ve bu yoldan kainat idare eden Byk llete idraklerini biraz daha yaklatrmaa namzet bir

duruma girmi bulunurlar. Burada geen hayat daha ziyade bir kontamplasyon hayatdr, fakat bunu bizim anladmz manada cansz ve pasif bir tefekkr ve teemml haliyle bir tutmamak lazmdr. Buradaki kontanplatif hayat, batan baa bir faaliyettir. Burada ruh, milyarlar ve milyarlarca senedenberi geirmi olduu hayatnn btn mahedelerini inceden inceye tetkik ederek, onlarn neticelerinden edindii bilgilerle en yksek hudut hatlarnda dolat buutlu alemi idare eden ilahi kanunlarn hikmetine nfuz etmee alr. Zira o, artk buutlu alemin eprvlerine veda etmek yolundadr. Gemi mahedelerin bu tetkiki bizim dnebildiimiz kadar basit bir i deildir. Burada tatbiki ve nazari btn faaliyet mevcuttur. Biz buradaki varlklar buutlu idrak aleminin en son haddinde kabul ediyoruz. Ve zannediyoruz ki bu merhale buutlu realitelerin btn icaplarn idrak etmi olanlarn illet-netice zinciri halinde birbirini takibeden halkalarnn esrarna nfuz etmi varlklarn meskenidir. Buradaki varlklarn enkarnasyonlar belki bizim layikyle takdir edemiyeceimiz yksek sebepler altnda vukua gelebilir. Ve bunlarn Ispatyomdaki meguliyetleri bizim bugnk makulat sahamza ya hi girmez veya pek ok noksan olarak girebilir. Fakat ne olursa alsun, Ispatyomun btn merhalelerindeki varlklar buutlu idrakten kendilerini kurtaramamlardr. Renkler, ekiller hep buda ait eylerdir, duygular, dnceler, telakkiler hep buutlu realitelerin tesiri altndadr. Acaba bu merhale ruh hayatnn son merhalesi olabilir mi ?.. phesiz hayr! Idrakimizin son merhalesini tekil eden bu mntakalardan sonra ruhlarn nasl ve ne suretle vukua geldiini tayinden katiyetle aciz bulunduumuz bir geile, daha yksek buutlu bir aleme intikal ettiklerini, imdiye kadar alm olduumuz tebliatn tetkiki neticesinde, kabul etmek zorundayz. Kitabmzn muhtelif bahislerinde temas ettiimiz bu aleme biz drt buutlu alem diyoruz. Buradaki varlklarn artk bizim buutlu dnyalarmzla dorudan doruya ball kalmamtr. Ve onlarn bu dnyalarda enkarne olmalar hem mmkn deildir hem de buna lzum yoktur. Artk onlar baka bir alemin baka kanunlar altnda ve baka realiteleri iinde yayan ve ebedi ykselmesinde devam eden baka varlklardr. Ve o mntaka bizim btn kabiliyetlerimizin nihayet bulduu bir yerdir. Fakat bu yer bize gre yle bir nihayettir ki hilkatin ebedi ve ezeli varl iinde belki henz balang bile olamaz !..

ENKARNASYON

1 Enkarnasyon nedir? Enkarnasyon ete girmek demektir. Tecribi ispiritalizmada, umumiyetle ruhlarn dnyada bir beden vastasiyle tezahr etmelerine, yani kabaca tabirle bedene girmelerine verilmi bir isimdir. Evvelce de sylediimiz gibi, ruhlar spatyomda az ok bir mddet yaadktan sonra kesif dnyalardan birine inerler. lahi kanunlar dahilinde geen bu hadise o kadar katidir ki ruh bu balln devam mddetince kendini o kesif alemden kurtaramaz.

Bu irtibat perispri vastasiyle olur. Yani ruh, kendinde mndemi messiriyeti sayesinde perisprisi vastasiyle inecei dnyalarn maddelerinden, o dnyalardaki kesif bedenini kurar. Ve gene ayn messiriyetin devamiyle bu bedeni orada bir mddet canlandrr.

Enkarne olmu bir ruh mutat yaay ile Ispatyom hayatndan ok uzaklamtr. O Ispatyomdaki hayatnn aksine olarak ekseriya kendi iradesinin dnda cereyan eden kesif maddi hadiselerle kar karyadr. Ve ok defa arzularna, temayllerine uymyan bu hadiseler iinde kendi nefsiyle mcadele etmek zorundadr.

Demek enkarnasyon, Ispatyom bahsinde izah olunan serbes iradeli hayattan muvakkaten uzaklamay ve d iradelerin tesiriyle d alemde cereyan eden hadiselerin icaplarna bir mddet uymay zaruri klan bir vetiredir. Bu manada alndna gre enkarnasyonu tam bir mahpes hayat olarak kabul etmek lazmgelir. Zira Ispatyomun gerek uurlu ve gerek uursuzca cereyan eden imajinatif iradi faaliyetlerine mukabil dnyalarn irade dnda geen, gerek ruhun Ispatyomdaki serbes iradesiyle ve gerek daha yksek varlklar tarafndan ruhun tekaml planna uygun olarak tertiplenen hadiseleri iinde kendi nefsiyle ve arzular ile durmakszn mcadele ederek yaamak zoru vardr. Bu bilgi bizi u nokta zerinde durmaya sevkediyor: Dnyada iradenin messiriyeti olup olmad hakknda tereddt vardr. Bu tereddt, ruhun Ispatyom hayatndaki serbes iradi hareketlerine ait dnyaya getirmi olduu intibalariyle, dnyadaki iradesinin dorudan doruya ademi tahakkuku arasndaki mbayenetten domaktadr. Dnyada iradenin dorudan doruya tahakkuku bahis mevzuu olamaz. Zira dnya maddelerinin tabii artlar buna msait deildir. radenin dnyadaki vastal tahakkuku ise illet ve neticeler halinde zincirlenen bir sr hadisat iinde gizlenir ve daima az mdekkik olan enkarne ruhun nazarndan ekseriya kaar. Hlasa dnya hayat bir tecrbe hayatdr ve ruhu baz mecburiyetlere katlanmaya sevkeder. Burada ruhun arzularn tahakkuk ettirebilmesi iin iradesini serbese kullanmasna intizar etmemek lazm gelir. Demek dnya hayatndaki hadiseler, bizim gene kendimizin Ispatyomda ihtiyaca gre ve daha yksek ruhlarn rehperlii yardm ile ana hatlarn tesbit etmi olduumuz artlar ve planlar dahilinde cereyan eder. Ve dnyada bunlardan kurtulup kamak bizim elimizde olmaz. te dnya hayatnn bir eprv, bir tecrbe hayat olmasndaki srlar burada aramaldr. rademizin dnda geen btn bu hadiseler karsnda muhalif kalan arzularmz ve temayllerimizle mcadele etmek lazmdr. Dnyalarda reneceimiz eyleri ancak bu sayede renebilir ve ruhumuzu maddi kainata hakim klacak kudretleri bu sayede kazanabiliriz. Bittabi dnyaya bu suretle tekaml etmek iin gelmi bir ruhun bu ince ve kark ruhi mihanikiyetleri bilmesine ve tek bana tatbik etmesine imkan yoktur ve burada bizim bilgimiz ve irademiz dnda vaki yksek varlklarn yardmlarndan hemen hemen hibirimizin haberi yoktur. Bu huausta stadmz bir yerde unu sylyor. << Btn ahval ve harekatnz kendinizden bakalarnn ve ekseriya hamilerinizin asardr. >> lerideki bahislerde geecek

olan iradi fiilleri buradaki << ahval ve harekat >> ile kartrmamak artyla bu teblide yksek bir hakikatin mevcut olduunu grmek mmkndr. Grlyor ki enkarnasyon batan baa bir mektep hayatn hazrlar. Ve insann dnyaya inmesi, orada zevk, arzu ve kaprislerini tatmin etmesi deil onlar yksek idealler urunda, iyi bir surette kullanarak ruhunun messiriyet sahasn geniletmesi ve tatbikatta yksek mtekamil durumlar kazanabilmesi iindir. Bu tatbikat sahasnn ilk merhalelerini de Ispatyom bahsinde ksaca grmtk. Hlasa kaba bir ekilde diyebiliriz ki dnya, ruhun Ispatyomdaki sonsuz hayatnn sonsuz tatbikat imkanlarn hazrlayan ve bu hayatn gzelliklerini, kudretlerini neticelendirici unsurlar temin eden bir talim ve terbiye messesesidir. Enkarne ruh renir, dezenkarne ruh yapar. Bu dstur hatrda kalrsa enkarnasyon vetiresinin birok esrarl tarafn aydnlatmak kolaylar.

2 Ruhlar dnyaya nasl iner?

Evvelki bahislerde uzun uzadya yazdmz gibi [ 1 ] biz maddenin balangcn ve sonunu bilmiyoruz. Bu bakmdan ruhun ilk madde ile, yani perisprisi ile ne vakit ve nasl birlemi olduu meselesi bizim duygu ve dnce imkanlarmzn dnda kalr ve bahis mevzuu olamaz. Demek dnyamzn fizikoimik maddelerine balanacak bir ruh, esasen maddi hayat imkanlarna malik, maddi evsaf haiz bir varlktr. Binaenaleyh ruhun dnyada nasl enkarne olduu meselesi bu evsaf kendisine kazandran perisprisinin dnya maddelerine nasl baland meselesidir. Ruh dnya maddelerine nasl tesir eder ve nasl balanr?.. Ruhun tahayyl kudreti derece derece sptilleen maddelerden ekilleri ve ktleleri kurmak imkanna maliktir. radesi ile balayan iradesi ile biten bu tahayyl sayesinde ruh, kainatn maddelerinden kabiliyetine gre, istedii ekli ve ktleyi meydana getirebilir. Yani o, bilmediimiz bir teknikle kozmik atomlarn hareketleri zerinde messir olarak atomlarn evsafnda baz tahavvller vcude getirmek ve bu suretle onlar bir araya toplamak veya datmak gibi ameliyeleri ifa etmek kudrdtine muhtelif derecelerde maliktir ki bu dereceler de onun kemaliyle taayyn etmi bulunmaktadr. Esasen maddelerin grn ve olu hallerinde atomik hareketlerinin rol vardr. Bu hareketler zerinde gsterilebilecek messiriyetle muhtelif madde ekilleri ve halleri meydana getirilebilir. Bu hususta stattan aldmz tenvir edici baz tebliat yazypruz: << Atomlarn vaziyetleri, maddelerin insanlara gre grn ekillerini ihtilaflandrr. Maddelerin inkilaplarn yapan, atomlarn hareketleridir. Ve atomlarn hareket ekilleridir ki hacimlerindeki tenevvat husule getirir. Atomlarn batnlarndaki ihtizazlarn byk mikyasta misalini gryorsunuz: Mesleki emsiniz bu bapta size fikir verebilir. Yani bir merkez etrafnda deveran eden birok cisimler.. Mesleki emsinizde olduu gibi her yerdeki

hareket devridir. Devri hareket balca rol ifa eder. Fakat bu hareketten baka tali birtakm hareketler de inzimam eder ki bu da maddenin ekali mutelifesinde tali haller tevlid eder. te bu tali hareketlerde tenevvat vardr: Bazen dairevi, bazen helezoni, bazen mstevi olurlar. Bir atomun yapt bu muhtelif hareketler mctemi bir haldedir. Ve bu hareketlerin muhassalasdr ki maddenin eklini vcude getirir. >> u halde bu ihtizazlarn ekillerini deitirebilecek imkanlara malik bulunduumuz takdirde maddeleri daha kesif veya seyyal bir hale getirebileceimiz gibi, onlarn ktlesi ve evsaf zerinde de istediimiz deiiklii yapabileceiz. Perisprilerinin sptillii sayesinde bu kudretlere muhtelif derecelerde malik bulunan ruhlarn tekamllerine yaryacak tarzda maddi ekilleri ve ktleleri meydana getirebileceklerini tabii grrz. Fakat ruhlar ve bilhassa geri olanlar, ekseriya bu iin mekanizmasn bilmezler. stadn bu yolda bizi tenvir edici dier baz tebliatn da yazyorum : << Maddeye olan badan murat, btn maddi faaliyeti ifa etmesi iin ve bu faaliyetleri sayesinde tekamln temin edebilmesi iin ruhun madde aleminde bir mddet geirmesidir. Maddi rabtalar temin eden vastalar ruhun maddeye olan tesiridir, ruhun maddeye olan tesiri kendi varlnda mndemi bir enerji ile olur. << Ruhun arz zerindeki varl ancak madde ile olan irtibat derecesindedir. Yoksa, maddeden ayrldktan sonra derecesine gre dnyaya irtibatn muhafaza edebilir. O irtibattan halas da olabilir. << Ruhun dnya maddesine irtibat evvelki celselerden birinde mevzubahsolan perispri iledir. Perispri de gene, ruhun kendi enerjisi ile tekasf ettirdii hafif bir maddeden ibarettir. << Evvelce de sylediim gibi ruh, perisprisine istedii ekli verebilir. Fakat bir bedene merbut olan ruh, perisprisini daima o beden eklinde tanzim eder. Ruhun enerjisinden kan iradesi daha evvel perisprisi zerine tesir eder, ona eklini verir, sonra maddeyi onun zerine kurar. << Geende sylediim gibi her ruh kendisine layk olan perispriyi maddeden alr. Bu madde tam esir deildir. Ruhun iradesiyle, ruhun kabiliyetine uygun ekilde tekasf ettirilmi bir eydir. Perispri, evvelce de sylediim gibi ruhun ykseklii derecesiyle mtenasip olarak esirden daha kesif olduu gibi daha hafifleir de. << Ruhun tekaml iin bedenine vermek ihtiyacnda bulunduu mekanizma, ruhun buraya gelmezden evvelki iradesiyle intihabedilmitir. >> Bu szlere ilave edilecek bir kelime bulamyorum. Yalnz son cmle zerinde biraz durmak istiyorum. Buradaki fikre gre dnya bedeninde grdmz mihanikiyet, ruhlarn buraya gelmezden evvelki iradelerine aittir. Nitekim ruhlarn bedenlerine verdikleri ekil hakknda da vaziyet byledir. Yani Ispatyom, ruhun imajinatif kreasyon yeridir. rade orada tahakkuk eder. Ve dnyaya indikten sonra bu serbeslik kalmamakla beraber ruhun oradeki iradesi dnyada da tahakkukunu gsterir. Aada stattan vereceimiz pasajlar bu hususta bizi biraz daha aydnlatacaktr.

Demek ruhlar ihtiyalarna uygun bir ekli Ispatyomdaki bedenlerine, yani perisprilerine, oradaki serbes iradeleriyle verirler ve bu da, belki ruhlarn Ispatyomdaki en mhim vazifelerinden birini tekil eder. Bu ii yaptktan sonra ruhlar, onu dnyada tahakkuk ettirecek artlardan istifade etmenin yolunu ararlar ve ona gre enkarne olurlar. Yani perisprileri zerine dnya maddelerinden ibaret maddi bedenlerini tedricen kurmak zere dnyaya balanrlar. << Ruhun btn enerjisini kullanabilmesi, maddi alaikten vareste olduu zamandr. Madde ile merbut olduu zamanda ( ruhun ) hakimiyeti devam eder, fakat enerjisi azalmtr. << Bedenin nevnema deiiklikleri ruhun henz bedenle mnasebete gemezden evvel gstermi olduu ilk enerji mahsuldr. Ruh bedenle birletikten sonra gene beden zerinde ksmi messiriyetini muhafaza eder. Buradaki ksmi tabirine dikkat etmelidir. >> Demek ruh, Ispatyomda bedenine vermi olduu ekli dnyada deitiremiyecektir. Fakat onun bu aczi maddi hayatn bir zarureti olduu gibi tecrbe hayatnn da lzumlu bir icabdr. Zira bedenini her an istedii gibi deitirebilen bir ruhun dnyadaki tecrbe hayat muhtel olur. Bu husustaki mtemmim bilgiyi aaki teblilerden alyoruz: << Bir beden dahilinde bir hayat mddetince yaarken ruh perisprisini deitirmek kudretini haiz deildir. Bedenin dnyadaki nevnemas esnasnda vukua gelen mtemadi tahavvl, madde ile alaka hasl etmezden evvelki iradesinin hakimiyeti ile olur. Mesela bir insan teekkl etmi olan vcudnn ekalini tesiri ruhisi ile deitiremez, mavi gzl bir adam kara gzl olmaz. Burnu, eli, aya, elhasl btn vcud muayyen eklini alm olan bir beden, btn btn kendi eklini deitiremez. Bu ekal ruhun madde ile olan alakasndan evvelki iradenin mahsuldr. Eer her hangi bir sebeple ruh madde ile irtibatn tamamen veya ksmen bertaraf ederse onun bu ilk enerjisi istikametini deitirebilir. Zira, dediim gibi ruhu, btn enerjisini kullanmaktan alkoyan madde ile merbutiyelidir. << Ruhun beden ile dnyada alakasn kesmesi bazen iradesiyle olur, bazen de harici messiratla olur. Mesela manyatizma hadisesinde madde ile alakasnn inkta nispetinde ruhun enerjisinin madde zerindeki messiriyeti artar, yalnz bu srada ruhun madde ile olan alakas tamamen munkat olmad iin enerjisini istimal edebilmesi ancak nispidir. Zira burada ruh, maddeden, lm dediiniz hadisede olduu gibi tamamen mfarekat ederek istiklalini alm deildir. Binaenaleyh mesela manyatizma gibi bir hadise ile ksmen bedenden tecerrt etmi bir ruh, bedeni zerinde, tamamiyle bedeninden tecerrt etmi bir ruhun yapabilecei tesiri yapamamakla beraber bedene merbut bir ruha nispetle bedenini deitirmek hususunda daha messir olabilir. >> ( 51 ) Ruhun dnyada intihabedebilecei beden ekli, aile, cemiyet ve rk artlar onun keyfine tabi olmayp tekaml ihtiyalarna cevap verebilecek bir durumda olacaktr. Ruh, btn bu hazrlklarn yapp bitirdikten sonra plann izmi addedilir ve sra o plann dnyadaki tahakkukuna gelir. Bu tahakkukun meyyidesi, ruhun Ispatyomdaki tahayyln dnyada mekni bir ekilde temadi ettiren gayrmeur iradesidir. Zira ruh dnyaya inmee hazr bir hale gelince daha orada iken yava yava maddeye gmlmee balar ve bu hal ilerledike onun Ispatyomdaki serbes iradesi, sylediimiz gibi, kudretini kaybeder. Buna dair elimizde Ispatyomdaki varlklardan alnm epeyce tebliat vardr, ancak bu hal, her ahsa gre teferruat deien modaliteler gsterdiinden biz, okuyucularmza kabaca bir fikir

verebilmek iin, bunlardan yalnz bir iki tanesini yazmakla iktifa edeceiz. Vereceimiz iki teblide ruhlarn dnyaya inmek iin Ispatyomdaki hazrlklarna dair baz faydal bilgiler vardr. << .. Ruh, ruhani planda gerek kendisinin ve gerek dier ruhlarn tekamlleri iin eprvlerden gemenin lazm geldiini anlar. te o anda byk fedakarln yaplmas lazm geldii zaman hulul etmitir. << O, btn gemi enkarnasyonlar hakknda uur sahibidir, son dnya hayatnda neler kazandn, neler kaybettiini bilir. Burada hakiki bir agoni balar.. Ruhta gelecek hayatnn straplar karsnda mthi bir mcadele hasl olur .. << ok zayf bir iki zevkli, ksa anla aralar kesilmi olarak geleceini sezdii tecrbelerden: Istrapl izdivalar, ocuklarnn lm, sevgililerden ayrlmak, erefinin krlmas ve belki de krek cezalar gibi ac akibetlerle ruhu dolar, ve kendi nurlu varlnn parlakl kararmaa balar. O zaman barr. Onun feryad grnen ve grnmiyen alemlerde nlar. << O zaman hami ruhlar araya girerler. Ecdada ait btn nurlu varlklar, yksek mntakalarn gnderdikleri ilahi nurlar fatal tekaml yolcusunun skntdan kararm bu ziyas etrafnda toplanrlar, semavi ahenk onu kuatr ve takviye eder. Ulvi bir hayranlk annda ruh, kendisiyle beraber tekemml edecek olan btn planlar ve varlklar gznn nnden geirdikten sonra barr : ( Allahm, ben hazrm, yalnz arz zerinde Allahmzn bir neferi olarak kalmaklma msaade et, ve beni terk etme, iine ihtiyarmla gmldm bu haki cehennemde senin varln beni kurtaracaktr ). Bunu mteakip nisyan deryasnn seyyaleleri, astral derya, inmek zere bulunan ruhu kuatr. >> ( 45 ) Yalnz bunun bir misal olduunu ve inme hazrlnn her ruha, her ruhun kabiliyet ve telakkilerine gre deitiini unutmamak lazmdr. Fakat btn bu nanslar ve hatta bariz bir ekilde deien tablolar iinde sabit olarak her ruhun dnyaya iniinde tezahr etmesi icap eden bir hususiyet vardr ki, o da ruhu yava yava derin bir nisyana gtren ve gittike arlaan bir uyuukluk, bir letarj halinin teesssdr. Aada vereceim misal, ruhlarn br alemden dnyamza inmee nasl hazrlandklarn A. Pauchardn gzel sembolik ifadesiyle bize gstermektedir: << Biraz bu bahsedeceim yer, bir Alemdir, bu, ruhlarn arza inmezden evvel bulunduklar bir Alemdir. << Ruhlar daha imdiden orada bir ( ocuk ) haline girmilerdir. Bu sizin astral demee alk olduumuz alemlerden birisidir. Fakat buras ruhlarn lm mteakip geldikleri yer deildir. << Birincisinde ve dierinde Hayat Dalgalar birbirinin aksine cereyan eder. Dnyaya dnen Yoldaki Alemlerde zahiri bir ( klme ) vardr. Burada ruhlar ocuk manzaras arzederler

<< Benim iim bu, doumdan evvelki plandadr Benim vazifem henz ok mtevazdr. Ben ocuklara nezaret etmek ve onlar son merhalelerine ulatrmak vazifesile mkellefim. << Ben onlarla oynuyorum. Ve onlar talim ediyorum >> Burada biraz duracam: Pauchardn ifadesinde kullanlan baz tabirleri yanl tefsir etmemek lazmdr. Buradaki ( oyun ) tabiri de byledir; Bu tabirin yksek terbiyevi bir manas vardr. Yoksa bundan Pauchardn, can skntsn defetmek iin oradaki oluk ocukla oynamaa kalkmas manas kmaz. Netekim bizim nazarmzda manasz grnen bir ok oyuncaklarn da ocuklar iin ok mhim retici kymetleri olduunu biliriz. Devam edelim: << Biraz benim kafilemden size bahsedeyim mi? Evvela buna ( benim ) kafilem demek biraz iddiakarlk oluyor! Hakikatte o Kafile ok YKSEK ve ok ESRARENGZ bir varlk tarafndan sevk ve idare edilmektedir. >> Burada Pauchrdn bahsettii bu VARLIK Ispatyom bahsinde zikrettiimiz yksek alemlere mensup varlklardan birisi olmaldr. << Onun tabiat btn ocuklarnda denize benzer bir intiba brakr; Bu intiba: << Hudutsuzluk << Varlmyan bir dipsizlik << Ve daima byk hareketlilik ifade eden bir varlk intibadr. << Byle bir varln ocuklar nasl haki bedenin balar iinde tutunabilecekler? ! << Ben sevin iindeyim. Ve ayn zamanda ocuklarmn ekecekleri straplar grerek alyorum. << Sevin ve strap Hayat arksnda ba baa gider. Bu, iyidir - Y ! << Bunun iyi olduu grlnce hazrlanlmtr Hazrlannca Hayat arksn iyi teganni etmek iin bir daha Dnyaya dnmek mecburiyeti yoktur. Fakat eer istenirse, bu yaplr. >> Buradaki Hayat arksndan murat, ruhun aktif hayatn kuran ahenktar hadiseler mecmuasdr. Ruh, bu arky iyi teganni etmesini renmek iin dnyaya inmee mecburdur. Zira bu iin yeri burasdr. Bu arkda hzn ve nee, ahenktar bir ekilde birlemitir. Btn marifet, bu ahengi grebilmekte ve arky Y teganni etme kabiliyetini iktisabetmi olmaktadr ki bu da bir ok ac tatl tecrbeler geirmekle mmkn olur. Bu temin edildikten sonra artk, Pauchardn dedii gibi, dnyaya gelmek mecburiyeti kalmaz. Devam edelim: << Bazen benim byle hazrlanm ocuum oluyor. Fakat buna ramen o da inmek istiyor. Bu hali grmek ok gzeldir. >>

Hakikaten olgun bir hale gelmi ruhlar da baz vazifeler grmek iin arzulariyle dnyaya inerler. Ve bu vazifeler insan heyecana getirecek yksek bir sevginin tecellisidir. Mesela btn dnyadaki tecrbe hayatn straplariyle ikmal etmi ve spatyomun parlak mntkalarna ykselmi bir ruh, dnyadaki zalim, sert kalbli bir kardeinin kalbini yumuatmak ve bu suretle gerilik felaketinden kurtaracak hamleyi ona kazandrmak iin dnyaya, o zalim kardeinin yanna alil, aciz, sefil ve merhamete ayan bir beden iinde inmee raz olur. Geri bu hal, bize gre tahamml edilmez bir fedakarlk gibi grnebilir; fakat olgun ruhlar iin bu hibir ey deildir. Bu hususta stadmzdan alm olduumuz bir teblii de sras gelmi iken yayyoruz: Sual: Tekemml etmi ve ykselmi bir ruh vazife icabiyle dnyaya gelirken kusurlu bir beden alabilir mi, alrsa bunun sebebi nedir? Cevap: Demin sylemitim, ruh ifa etmek istedii vazifeye en uygun ekli seer. Binaenaleyh, mtevaz ve merhametli calibolmak maksadna uygun ise ona mnasip bir beden tekil eder. >> te A. Pauchardn bahsettii <<hazrlanm>> ocuk, stadn sznde geen bu olgun ruhlardan birisidir. Pauchardn tebliine devam ediyorum: << Btn benim ocuklarm gzeldirler. Fakat onlarn hepsi henz renklere malik deildir. Onlar saftrlar ve effaftrlar. Oralarnda buralarnda renkler belirmee balamtr. Bazlarnda bu renkler azdr. Bazlarnda ise daha oktur. Fakat hazrlanm olanlar etraflarna muhteem bir renk gam nerediyorlar. Bunlar meleklerden daha gzeldirler << ocuklarm benden daima esefle ayrlrlar. Ben onlar valdelerine ilka ederken buradaki balarmz temhir etmek iin her birine muhtelif hatralar veririm: bazsna iir veririm. Dierine musiki. tekine bir peri masal. Bakasna, hrriyet ihtiyacn uyandrmak iin, bir hapishane odas. Ve btn kalblere alemmul sevginin tohumunu ekerim.>> ( 38 ) Bu iki misalde geen ini hazrlna ait bilgiler bize, ruh hayatnn bu ksmna ait sonsuz modaliteler hakknda iptidai bir fikir verebilir. u halde ruhlarn dnyaya girii oradan k kadar ahsa gre mtehavvil nihayetsiz hususiyetleri ihtiva eden haller iinde vukua gelir.

Dnya maddelerine balan

Ruh iddetli bir cazibenin tesiriyle enkarne olaca muhite ve maddeye doru uursuzca ekilir. Bu hal perisprisinin kesafeti nispetinde artar. Bu maddeye balan hakknda elimizde her bakmdan bizi tatmin edici kuvvette bir tebli yoktur. Fakat perakende olarak topladmz bilgilerle bu hususta baz eyler dnebiliriz. Her halde insan varlna ait bilgilerin daha dier birok yerlerinde olduu gibi bu ksmnda da uzun tetkiklere ihtiya vardr.

Denebilir ki maddeye balan, ruhun uursuzluu iinde vukua gelir. Adeta dnyada kalbimizin, midemizin, ve dier i uzuvlarmzn bizden habersiz olarak vukubulan hareketleri gibi ana rahmindeki cenine balanmamz da uursuzca ve sessizce olur. Ruh bylece mihanikiyetini henz layk ile bilmediimiz bir tarzda dnya bedenini kurmak zere onun en iptidai haline perisprisiyle nfuz eder. Artk o andan itibaren o, bu bedene balanm bir halde tesbit edilir ve dnyann fizikoimik kanunlarna tabi olmak zaruretinde kalr. Burada akla bir sual gelebilir: maddi mania tanmyan, fizikoimik mekanda yer tutmyan, ve mevcudiyetini hibir grnr maddi vasta ile belli etmiyen ince ve seyyal bir varlk nasl olurda bir dnya bedeninin fizikoimik kaba maddeleri iinde hapsolup kalabilir? Bu sualin cevabn vermezden evvel baz eski bilgilerimize mracaat etmei faydal gryoruz. Evvela unu hatrlatalm ki bedene balanan ruh deil, ruhun da kendisine bal olduu perispridir. Halbuki perisprinin bedene dorudan doruya balanmadn, ancak asabi seyyaleler dediimiz maddelere mabih bir takm mutavasst ince maddelerle balanm olduunu beden bahsinde sylemitik. Hatta gene orada, dnyaya inmek zere hazrlanm olan perisprinin, fizikoimik maddelerle alakalanabilecek kadar tabii halinden ayrlp tekasf ettiini de zikretmitik. Perispri ile beden arasnda mevcut olan ba, hi phesiz asabi seyyaleler ile bilmediimiz dier seyyal maddi amiller arasndaki ihtizazlarn ahengi ve kaynamas yolu ile temin edilmektedir. Alm olduumuz tecrbelerin neticeleri bizi byle bir fikrin kabulne sevkediyor. Bir maddenin dier bir maddeye baka maddelerden daha yakn ve hususi bir alakasnn olduunu biliyoruz. Evvelki bahislerde bizi bu meseleye yaklatran szler gemiti. [ 1 ] Mesela, iki albmin nevinin birbirine kar olan hususi alakasndan ve hatta sanayide, tababette, adli ilerde bundan istifade edildiinden bahsetmitik. Fakat bu alaka bizim kaba bilgimiz ve tetkik vastalarmz ile tayin etmi olduumuz hadlerden daha ok mulldr. Bu suretle uzviyetin ayakta durmasnda kullanlan maddi alakalarn hususiyeti yalnz neviler, cinsler ve fertler arasnda deil, hatta bir ferdi tekil eden muhtelif uzuvlarn en kk unsurlar arasnda da mevcuttur. Demek beden, birbiriyle alakalanm ihtizazlara malik, ahsa mahsus madde unsurlarndan mteekkil kompleks bir varlktr. yle ki, mesela Ahmetle Mehmedin ayn uzuvlarnn ayn yerlerindeki iki huceyre, kaba fizikoimik haliyle ayn olduu halde henz inceden inceye ayrdedemediimiz biyolojik evsaf bakmndan ayr ayr eylerdir. Yani, birisi Ahmedin bedenini ihya eden ahsi hayat ihtizazlariyle, dieri de Mehmedin bedenini canlandran ve Ahmedinkinden ayr olan hayati ihtizazlarla ayarlanm bir haldedir. Bu ihtizazlar biyolojik veya metapsiik usullerle kontakt haline getirip birbiriyle alakalandrmadka Mehmedin huceyresini Ahmedin bedeninde ve Ahmedinkini de Mehmedin bedeninde barndramayz. Btn bu mlahazalardan anlalyor ki, bir ahsn bedenini yalnz o ahsa mahsus, mahiyetini henz bilmediimiz, birtakm ihtizazlarla alakalanm maddi unsurlardan mrekkep bir kl halinde mtalaa edersek, perispriyi bedene balyan ve bedeni tekil eden unsurlar arasndaki sinir seyyalesi, hararet dalgalar, manyetik dalgalar v.s. dier bilmediimiz ince maddeler gibi mutavasst unsurlar da bu umumi ve ahsi ihtizaz ahenginin tesiri altnda grmemiz lazm gelir. Bu hali manyatizma tecrbeleriyle msbet bir ekilde tahkik etmek mmkndr: Btn manyatizrler bilir ki :

Evvela, somnambl haline konmu bir sjeye manyatizrden baka hi bir kimse dorudan doruya dokunamaz. Manyatizma diliyle kontakt denilen ameliye yaplmadan, yani somnamble temas edecek insann eli manyatizrn eli tarafndan sje ile temas haline getirilmeden, yabanc insan somnamble dokunursa sjede tehlikeli neticeler dourabilecek korkun ve iddeti azok deien birtakm ihtilalar balar. Ancak bu kontakt ameliyesinden sonra o kimse sjeye zarar vermeden dokunabilir. Fakat sje nc bir ahsn temasna kar gene yabanc kalr, bunun iin de ya manyatizrn veya ikinci ahsn sjeye bu nc ahsla kontakt haline getirmesi lazmdr. Burada ne oluyor, neden sje kontakt halinde bulunmad kimselerin temaslar karsnda mteessir oluyor?... imdi uzun uzadya izahna lzum grmediimiz bir vetire ile manyatizr, sjesini manyatizma ederken onun ahsi ihtizazlariyle kendi ihtizazlarn ahenk tekil edecek duruma, bilmeden, koymutur. Ve esasen somnamblizma halinin husulnde lazm olan artlardan birisi de budur. Dier taraftan manyetik uyku halinde bedeninden azok ayrlm sjenin perisprisi, uyank halde olduu gibi, dardan gelen kaba fizik ihtizazlar frenliyerek perispriye gnderici bir bedenin koruyucu tesirinden mahrum bulunmaktadr. te sje zerinde husule gelen bu sarsntl tezahrat, onun ahenktar olmad d ihtizazlara kar fevkalade hassas presprisinin dorudan doruya o ihtizazlarla temasndan ileri gelmektedir. [ 1]. Bu hali, evvelce bahsettiimiz [ 2 ] alerji veya anafilaksi hadiselerine benzetebiliriz, fakat daha yksek bir tertipte dnmek artiyle. Saniyen, manyantik somnambl yalnz operatrden, yani kendisini manyatize edenden gelen szleri duyar, dierlerinden gelen szleri duymaz. Bakalarnn szlerini duyabilmesi iin onun mutlaka operatr tarafndan o kimselerle kontakt haline getirilmi olmas lazmdr. Yukarki izahatmz bunun da sebebini anlatr. Demek insann maddi varln kuran ince seyyaleler, kaba fizike mahiyetleri aa yukar bir olan, muhtelif insanlardan km ayn seslerin ihtizazlarn, fizik bedenden daha yksek bir hassasiyetle, ve hatta onlardan bazlarn hi duymamak suretiyle birbirinden ayrd ediyor. Ve nihayet, gene manyatizrler bilir ki, sje ile operatr arasnda byk bir yaknlk vardr. O kadar ki, somnamblzma esnasnda manyatizr sjesini o halde brakp uzak bir mesafeye giderse somnambl bundan mteessir olur ve rahatszlk duyar. Bunun da sebebi, arada teesss etmi bulunan ihtizaz ahenginin dourmu olduu rabtalardr. Bunlardan ne kar ?... Perispri mutavasst hayati unsurlarn yardm ile tedricen bedenini kurmutur. Bunun manas udur: Ruh, kendine mahsus ihtizazlarla ayarlam olduu perisprisini kullanarak dnyann maddi ihtizazlar zerinde fizikoimik kanunlarn icaplarna gre ve tekaml gayelerine uygun bir yolda messiriyet kudretini tecelli ettirir; daha ksa bir ifade ile syliyeyim, ruh, bal bulunduu perisprinin ihtizazlarn, mutavasst ihtizazlarla, bedenin ihtizazlarna balamtr. Yukarki manyatizma hikayesinde sylediimiz, operatrle sje arasndaki muvakkat ve arizi ihtizaz alakasndan, daha sk ve ayrlmaz balar husule getiren perispri ile beden arasndaki bu birlemeyi alelade manada, bir eyi kapal bir kap iinde hapsolup kalmasna benzetmemek lazmdr.

Perispri dnyann en yksek maddi unsurlariyle alakalanabilecek kadar Ispatyomda kesafet peyda ettikten sonra, adeta arzn bu yksek maddelerinin cazibesine kaplarak onlardan bazlarna balanr. Yani onlarn ihtizazlariyle kendi ihtizazlarn birletirir. Ve canlandraca hayati-maddi unsurlar bu ihtizazlar etrafnda toplamaa balyarak kendi hususi bedenini tedricen kurar. Grlyor ki, btn bu unsurlar birtakm ahenkli ihtizaz kompleksleriyle, ayrlmyacak tarzda birbirine kenetlenmitir. Ve, ya perisprinin ihtizazlar her hangi metapsiik bir yoldan mutat harici deimelere maruz kalmadka, veya bedenin ihtizazlar hastalk, uyku v.s. gibi patolojik ve fizyolojik artlar altnda mutat eklini deitirmedike yani mutat d zoraki hallerden birisi vukua gelmedike, hulasa perispriye ait ihtizazlarla uzvi ihtizazlar arasnda daima veya gelip geici nispetsizlikler vaki olmadka, perispri bedenden ayrlamaz. te ruhun bedene ball ifadesinden anladmz mana budur. Btn bu ihtizazlar sevk ve idare eden varln ruh olduunu ve bunu kendi tekaml ihtiyalarna gre ve kudreti derecesinde yapabildiini unutmamalyz. Btn bu ileri ruh, evveldenberi sylendii gibi Ispatyomdaki serbes iradeli imajinatif faaliyeti ile yapar. Ruhun bu imajinatif faaliyetiyle tahakkuk eden messiriyetinin, dnyadaki hakimiyeti, kendinden daha kuvvetli bir maniaya rasgelinciye kadar devam eder. Bu devam hali, adeta muayyen gayesine varmak zere kurulmu bir otomatizma tarznda cereyan eder. Bu hususta insanla hayvann bir fark yoktur. Dnyaya bylece inen, ruhun, daha Ispatyomda iken yava yava kararmaa balayp dnyaya ilk inite tamamiyle kapanan uuru, doumdan ancak bir mddet sonra ve gene yava yava almaa balar. Bu al nispetinde insanlarla hayvanlar arasnda olan mesafe geniler. uurun, dnyadaki al, Ispatyomdaki alna benzemez. Burada, dnya kanunlarnn maddi icaplarna uymak ve onlarn hududunu tecavz edememek zarureti vardr. Binaenaleyh ruh, Ispatyomdaki melekelerinin pek ou tamamiyle kaybolmu ve geriye kalan da deimi ve fakirlemi bir halde dnyada uyanr.

4 Dnya bedeninin teekklat

Bedenin ekli tekaml planna uygun olarak ruhun hakimiyeti altnda husule gelir. Maddi beden ekilleri ruhun dnyada geirecei tecrbelere msait bir durumda olmaldr. Demek bedenin ekli ruhun halihazrdaki ykseklik derecesiyle mtenasibolmayp, onun dnyaya inmekteki maksatlarna uygun bir halde bulunur. Bundan u kar ki, ekseriya yapld gibi, bir insann ekil ve suretine bakarak o adamn ruhen ykseklii derecesi hakknda mspet veya menfi hkmler karmak doru olmaz. Burada bizim takdir kabiliyetimizdeki noksanlktan sarfnazar, yukarda sylediimiz sebepten dolay esasen bu ite bir isabetsizlik vardr. statlardan aldmz tebliler bu hususta bize ok eyler retiyor, bunlardan birkan yazyorum: << Bir insann yzne, tenasbne veya ekli haricisine bakp o adamn ruhi kemalat hakknda az ok bir fikir edinmek meselesinde iki suretle yanlabilirsiniz: Biri, sizin istidlalinizdeki hata ihtimali. Dieri, o, harici manzarann hakikate uygun olmamas ihtimali Bu harici manzara her vakit sadk bir delil addolunamaz. Evvela buradaki ahenktarlk veya ahenksizlik, sizin hkmlerinize tabi kalyor. saniyen esasen ruhun manzarai hariciyesi ile hviyeti batnas arasnda mutlaka mutabakat vardr, denilemez; mesela, verdiiniz misaldeki

gibi, pehlivan klkl, dev csseli bir adamda ince ve faal bir ruh ve ona mukabil narin, zayf yapl insanlarda da durgun ve kaba bir ruh bulunabilir. << Keza, bedende mutlaka ruhun muayyen kusurlarn ifade edici muayyen ayplar zahir olmaz. Ruhun beden eklini inthabetmesindeki nizam, tabiat kanunlar tahtnda cereyan eder. Fakat tabiat kanunlarnn sizin ihata edemiyeceiniz kadar mull ve mulak olduunu da hatrlaynz. << Ruh istedii kalb kendi iradesiyle intihabeder. Binaenaleyh ruhun her hangi bir hayatnda irtikabettii kusurun mukabili olarak kendi bedenini o yolda semi olmas da melhuzdur. Yalnz her kusurlu bedende mutlaka kusurlu bir ruh bulunduuna hkm vermemelisiniz. Keza her kusursuz ruhun mutlaka kusurlu bir bedene girmesi kaide deildir. << Ruh kusursuz hale geldikten sonra dnyaya ancak vazife ile gelir. Ve bedenini o vazifesine en uygun olacak ekilde seer. Binaenaleyh, mtevaz ve merhameti calip maksadna uygun ise ona mnasip bir beden tekil eder. >> Bu ifadelerde ne byk hakikatler var!... nsan varl ve mukadderat hakkndaki bilgilerimiz arttka bu szlerin manasndaki zenginlie nfuz etmek mmkn olacaktr. Zira insan bedeninin kurulmas, bizim sathi ve maddi telakkilerimizden daha ok yksek ve esasl sebeplere baldr ki biz onlar ancak derin bir tetkikten sonra anlyabiliriz.

REALTE

1 Realite nedir?

Bu bahsin mtalasna balarken realitenin tarifini mmkn olduu kadar iyi yapmak ve bu kelimenin ifade ettii manay iyice tesbit etmek lazmdr. Realitenin muhtelif tarifleri arasnda en mull olan stadn tarifidir: iin realite, hislerinin taalluk ettii mevcudiyete kani olmalardr. >> Bu tarifte unsur tebarz ediyor: a Bir mevcudiyet, b Bu mevcudiyetle alakalanm insan duygusu ve c nan. Demek, realitenin insanlar indindeki kymeti baz artlara baldr. Ve bu artlar her an herkeste deiik olabilir. O halde mhim olarak tesbit etmemiz lazm gelen ilk fikir, insanlar iin olan realitelerin Mutlak olmayp nispi kymetleri haiz bulunmaldr. << nsanlar

Ruhun duygusu her ykseklik mertebesinde bir deildir. Ruh tekemml ettike duygu kabiliyetlerinde evvelki ile kyas edilemiyecek derecede inkiaflar vukua gelir. Bu da onun dier varlklarla olan alaka sahasn geniletir. Yani yksek bir ruhun duygu sahasnda nispeten daha ok mevcudiyetler ikamet eder. Bundan baka tekaml icab olan tecrbe ve grgnn artmas da duygu sahasndaki mevcudiyetler hakknda daha umull bir tetkik yapmak ve vukuf peyda etmek imkann arttrr ki bu da ruhta bir inan halinin husuln intaceder. Btn bunlardan, ruhlar ykseldike realitelerinin genilemesi zaruretini karabiliriz. Duygusu az, fikri dar bir budalann; tecrbeli ve bilgili bir insana nazaran duyup inanabilecei mevcudiyetler pek mahduttur. u halde byle bir budalann realite sahas adamakll dar olacaktr. Yalnz burada bahis mevzuu olan inan hi bir duyguya ve mevcudiyete taalluk etmiyen kr bir imandan ayrdr. Ve eer byle bir iman hakikaten realitenin dayand unsurlara mstenit bulunmuyorsa realite sahas dnda kalr. Buna mukabil, bilgi ve grgs pek artm olan, duygular iyice inkiaf etmi bulunan insanlarn realiteleri aa tabakalardakilerin nfuz edemiyecekleri kadar zengin ve mulldr. stat bu fikri aadaki misalle ok gzel izah ediyor: << Ruhun kabiliyeti nispetinde realiteler deiir. Ruhlar ykseldikleri nispette realiteye maliktirler. Kendinizi bir ovada farzediniz; orada ufkunuzu mahdut grrsnz. Fakat yksek bir tepeye ktnz farzediniz. Yukar, zirveye doru ktka daha bir ok eyler grebilirsiniz. >> Bizim btn bilgilerimiz izafi kymetlere dayanr. Felsefedeki, itimaiyat ve ahlakiyattaki, ilimdeki ve sanattaki telakkilerimizde Mutlak Kymetler aramak caiz olmaz. stat: << Sizin ancak maddi vesait nispetinde bilginiz vardr, vesaitiniz haricindeki bilgilerde muhakemeniz i grmez. >> diyor. u halde esasen byle mahdut bir bilgi ile, Mutlak Realiteden bahsetmee imkan yoktur. Mutlak Realite ancak Halika mahsustur. Biz ne kadar ykselirsek ykselelim bilgi ve duygularmzn Mutlak Kymete varabilmesi bahis mevzuu olmaz. stadn aadaki syleri bu fikri mdafaa etmektedir: << Mutlak Realite Halik Hakknda dnlebilir. Nisbi realitenin Mutlak Realite karsnda kymeti sfrdr. Yani nispet kabul etmez. Ancak birbirine nazaran kymet kazanan izafi realiteler, en yksek derecelerinde dahi hibir vakit Mutlak Realite Kymetini alamazlar. Bu; uluhiyet iktisabetmek olur. >>

2 Realite ile verite arasndaki mnasebet

Verite nedir? Verite ile realite arasnda nasl bir mnasebet olabilir? Bu sualin cevab zerinde imdiye kadar uzun uzadya durulmamtr.

Bu iki mefhumu karlatrmak iin evvela onlar ayr ayr tarif etmek lazm gelir. Realiteyi tarif ettik. imdi de gene en iyi ve tatminkar bulduumuz stadn verite hakkndaki tarifini veriyoruz: << Verite, dncenin nefslemre tevafukudur. Buradaki nefslemirden murat, Allahn kanunlar neticesindeki vaziyettir. >> Tarifi biraz genileterek ifade edelim: Allahn kanunlar neticesindeki duruma uygun, ruhun dnme kabiliyetini kulland btn mevzular veritedir. Buna gre, realite ile verite arasndaki fark ve mnasebeti ylece dnebiliriz: Evvela her reel olan ey vire ( vrai ) deildir. Yani insann duyup inand bir mevcudiyet Allahn kanunlar neticesindeki vaziyetlerden birisine ya uyar veya uymaz. Eer uymu ise o ey viredir, uymam ise bir hataya dlm olur. te hatann tarifini de buradan gzelce kartabiliriz. Bu szm bir misal ile izah edeyim: A + B = S diyorum, bu neticeye ve dstura ben mahedemle inanmmdr. Binaenaleyh bu benim iin bir realitedir. Fakat benim bu realitemin bir verite olup olmad ayr bir meseledir. Yani, bu realitemin verite olmas iin tabiat kanunlarnn neticelendirdii bir duruma uygun olmas lazmdr. nsanlar evvelce gnein arz etrafnda dndne inanyorlard. Bu, onlar iin bir realite idi; fakat bu gn anlyoruz ki bu bir verite deildir. Zira bu inan tabiat kanunlarna uygun dmyor. Fakat acaba arzn gne etrafnda dndne dair olan bizim bu gnk realitemiz bir verite midir? Belki evet, belki de hayr. Fakat, ileride bahis mevzuu edeceimiz gibi insanlarn ykseldike daha az hataya deceklerini kabul ettiimizden bizim bu gnk realitemizin gemi zamanlardakinden daha ziyade veriteye yakn olduunu dnebiliriz. Ve elimizdeki tetkik vastalarnn nispeten bu gnk mkemmeliyeti de ayrca bize bu dnce hakkn verir. Demek realitemizin verite olup olmadn kati bir lisanla iddia etmekten de aciziz. Esasen btn ilimdeki aratrmalarmzn, teknik vesaiti tekemml ettirmekteki gayelerimizin hedefi de kendimizi bu acizden mmkn olabildii kadar kurtarmaktr. u halde dnyamzda aldanmaktan kendimizi hibir vakit kurtaramyacaz. Netekim stat bunu u kelimelerle ifade ediyor: << Hata ihtimali daima mevcuttur. Dncenin nefslemre tevafuk edip etmedii noktas haddizatnda ya bilfiil tahakkuk etmitir, veya etmemitir. Etmi ise viredir. Etmemi ise herhangi hatadan birine dm olursunuz. >> Biraz da dnyamzn maddi ve manevi hayatnda itinab mmkn olmamakla beraber insan tekamlnde kymetli ve lzumlu bir rol oynyan hata bahsi zerinde durmamz faydal olacaktr.

3 Hata, dnyadaki tekamln kymetli ve lzumlu bir zaruretidir.

Hata kelimesinden anladmz mana yukardaki fikirlerden karlabilir. Burada zerinde duracamz nokta, hatann lzum ve kymeti ve ondan itinabn mmkn olup olmaddr. Biz << yksek hakikatlerden >> dem vururken ok defa yanlmakta olduumuza dikkat etmeyiz. Bir mnakaada herkesin hakk ve hakikati kendi tarafnda grmesi ve mcadelelerin, kavgalarn meydana kmas hep bu gafletin neticesidir. Herkes veya her gafil, Mutlak Realiteye vasl olmu gibi iddiakarla giriir ve bundan da hakikatin en yksek tahtna

oturduunu zanneden dini, felsefi, ilmi, itimai, ahlaki v.s. <<ekol>> sahipleri meydana kar. Btn bu <<ekolc>>ler aralarnda bouurlarken dnmezler ki hi birisi inannda Mutlak Realiteye vasl olmu deildir ve hepsinin azok hatal taraf vardr. Fakat iin asl mkl taraf udur ki hangi efin, hangi noktada dierinden daha ziyade hakikate yakn bulunduunu takdir etmee azok yaryacak miyarlar da herkesin kolayca kullanp tatbik edebilecei eyler deildir. Bu hal bir ok aldanmalar ve bu aldanmalar neticesinde doacak mhim ve kark bir sr istifadeli hadiseleri mucibolur. nsann realite sahas ne kadar darsa o kadar fazla hata yapmak ihtimali mevcuttur. Buna binaen, denilebilir ki en iptidai bir duygu ve dnce ile yayan bir insann hkmlerinde ve inanlarnda hemen hemen yok denecek kadar az isabetler vardr. stat diyor ki: << Aa derecedeki ruhlar iin olan realitelerde, daha yksek derecelere nispetle hata ihtimali daha fazladr. Ruh ykseldike bu ihtimal tenakus eder. Fakat hata ihtimalinden kurtulmak bizim gibilere de myesser olmaz. >> u halde ruh madde aleminde ne kadar ykselmi olursa olsun asla hatadan salim deildir. Bu hata, nispet itibariyle geri ruhlarnkine nazaran azdr, fakat tamamiyle madum deildir. stadn aadaki szleri bu fikri tamamlar: << Yksek seviyelere ktka ufku ruyet geniler, hata ihtimali azalr; bunun ikisi bir gider. Fakat - sadece dnyada deil !- maddeye merbut kaldnz mddete, yani vesaitinizin noksanl iinde kaldnz mddete, hatta demin sylediim gibi bizim dereceye gelenlerin bile hatadan salim kalmalar ihtimali yoktur. >> Bu szlerin hakiki kymetini taktir edebilmek iin stadn tekaml derecesi hakknda azok bir fikir sahibi olmak lazmdr. Mevzuumuz bu olmad iin bu nokta zerinde durmyacam. Ancak u kadarn itiraf etmek zorundaym ki senelerce sren tecrbe hayatmzn devam mddetince stadn igal ettii mertebe bizim btn duygu ve dncelerimizin stnde kalm ve takdir imkanlarmz amtr. Burada yanlyor muyuz, doru mu dnyoruz bilmiyorum. Yalnz bugn benim iin bir realite olan ey udur ki bizim u andaki kabiliyetlerimiz bu yksek planlardaki zevatn kemal mertebelerini takdir etmee msait deildir. Buna ramen stadn mteaddit defa: << bizler de hatadan masun deiliz. >> demesi bizim iin, belki ok kimselerin henz kavrayamyaca derin manalar ihtiva eder. Aadaki tebliler de ayn fikirlerin tafsilatn verir: << unu biliniz ki dnyamzda ne kadar yksek olursa olsun hatadan salim bir fert yoktur. Her zaman baz eylerin hatal taraflar olduunu gz nnde tutunuz. Zlal gibi hakikate desteres olma beklemeyiniz. Btn hakikati anlyamazsnz. >> Hatta dnyann ar hayatndan kurtulmu fakat henz btn maddi balarn zememi varlklarn bile hatadan salim olmyacaklar dnlrse bizim gibi dnyann iinde yayanlarn hatadan muaf kalacaklarn farzetmek gln bir i olur. Hata, bilhassa dnyamzdakilerin kemal yolunda geirecekleri tecrbe unsurlarndan birisi addedilebilir. Tecrbe ve hata birbirini yrtr ve ikmal eder. Binaenaleyh hatadan masun bir tecrbe hayatnn manas yoktur. [ 1 ] Her hakikati kolayca ve cehit gstermeden hataszca elde edebileceimize inandmz anda faaliyetimiz durur. Halbuki insann madde kainatndaki varl, maddeler zerindeki messiriyetini artrmak iindir ki bu da ruhun faaliyetini kullanmaa almasiyle mmkn olur. Cehit gstermek ihtiyacn duymyan bir ruh

atalete mahkumdur ve bu hal ruhta mndemi messiriyet melekesiyle asla kabili delif deildir. Halbuki insann cehdini kamlayan ve idame ettiren en mhim amillerden biri de aldanmalar neticesinde husule gelen vaziyettir. imdi vereceim tamamlayc tebliler bizi bu sahada daha ziyade aydnlatacaktr: [ 2 ] << Siz dnyada hakikatlere nasl meakkatle nail olabiliyorsanz. o kadar meakkatle bu ahret havadisine nail olabilirsiniz. Yoksa dnyadaki kaideler hilafna hareket edilmi olur nk dnyadaki mesaide birok aldanmalar vardr. << Ununtmaynz ki sizin dnyanzda her ey, bir almann, bir cehdin mevlududur. Nasl aleminizde her istediiniz eye bila zahmet nail olamyorsanz ve onlara maniasz, hatasz vasl olamyorsanz buradaki mesainiz de tpk onun gibidir. << Siz, dnyanzdan km deilsiniz. Sizi himaye eden ruhlar da sizi hataya sevkedebilir. Taki dnyanzdaki kaidelerin hilafna hareket etmiyesiniz. >> Bu son cmle hemen fikirleri altst edebilir. Netekim ilk iittiimiz zaman bizde de ayn eyi yapmt. Zira insann hamileri, yardmclar tarafndan hataya sevkedilmesi fikri, byle bir dnce tarzna henz almam olanlarn zihnini tevi edebilir. te biz bu teevv hali iinde stattan yle bir sual sormutuk: << Bu son cmleyi biraz daha izah eder misiniz? >> Fakat aldmz cevap tatminkar olmutu. Ve imdiye kadar zerinde durduumuz fikrin iyi bir hlasasn vermektedir: << Siz dnyevi kanunlara tabisiniz. Bu kanunlarn ahkamndan sizi kurtarmak lehinizde olmaz. Binaenaleyh cehitsiz, hatasz sizi her hakikate nail etmek sizin lehinizde deildir. >> Bu szlerin iyice tetkikinden sonra himaye edilmenin hataya sevkolunmakla mnasebeti daha iyi anlalr. stadn szlerine devam edelim: << Aldanmak sizin mukteziyatnzdandr Dnyada isabetle hatann yan yana gittiini, hakikatle sevabn yan yana gittiini syledim. Netekim aldanacaksnz, hamle yapacaksnz byle aldanarak, hamleyi arttrarak aradaki fazla bilgiden istifade edeceksiniz << Her vakit tekrar ettiim gibi hakikatleri kolayca ve eziyetsizce size tebli edemem. Bu, lehinizde olmad gibi iinde bulunduunuz dnyann kanunlarna da muhaliftir Yalnz size mtevaz bir hakikati anlatmakta beis yok Fakat istikbalde cehitlerle, hatalarla, istihsal edeceiniz hakikatleri birer birer anlatmaa muktedir olmadm tekrar ederim. >> Buradaki iktidarszl keyfi veya rasgele bir hal gibi telakki etmemelidir. Muhtelif yerlerde geen szlerden de anlald gibi bu, tabiat kanunlarnn deimez bir neticesidir. Ve hibir mahlukun iradesi bunun nne geemez. Fakat unu da unutmyalm ki her eyde olduu gibi burada da tabiat kanunlar daima bizim taalimize yarayc neticeler dourur. Nihayet sevgili statlarmz, son muvasalamzda, son celselerini gene bu mevzua ait teblileriyle kapatmlardr: << . Dier bir ksm hatalar dnyanzda hakim olan kanunlar iktizas olarak kalacaktr. Hatalar insanlara yeni hamle ve daha byk hatadan itinap gibi faydalar temin eder. Tebrikler, sevgiler, elveda. >>

Zaten tabii hayatmz bize bu hkmlerin en canl misallerini bol bol vermektedir. Hangi insan olu ta doduu gnden itibaren btn hayat programn katiyetle, evvelden bilmekte idi? O, bir defa gz kapal olarak hayata kartktan sonra, hayat artlarnn namntenahi ve daima sarp, ve dikenli yollarnda yuvarlana yuvarlana yrmee alr. Yarn ne olacak? Balad bir iin sonunda kendisine ne gelecek? Btn bunlar mehul olmakla beraber o, yrmesinde devam eder. Burada ona kuvvet ve cesaret veren bir tek amil vardr, o da ekseriya aldatan mit. Fakat belki mitler boa gider, belki emeller tahakkuk etmez. Fakat bu yolda sarfedilmi cehitlerin gayesi, muhakkak surette tahakkuk edecek olan, bizim asla dnemediimiz ve tasavvur dahi edemediimiz daha faydal istikametlere mteveccih idi! Binaenaleyh cehit yaplm ve bizim bilgimiz dnda gayesini tahakkuk ettirmitir. Bunun dnyevi telakkilerin esareti altnda beklediimiz, zahirde u veya bu neticeyi vermemesi olsa olsa ancak onlarn karsnda gstereceimiz reaksiyonlar bakmndan mhim olabilir. Gene aldanma hikayesi! Dnyadaki aktif ve yaratc insanlarn hayatlarn aratrrsanz istinasz olarak onlarn kendilerini klasizma enberinden kurtarm olduklarn grrsnz. Hata yapmaktan ve hatasn kabul ve itiraf etmekten korkanlara kar ilim kaplar kapal kalr; zira bu hal, insan cesaretsiz ve uyuuk yapar. Buna mukabil iyi niyetle ve iyilik iin alan insanlarn decei hatalar ykseltici kuvvetleri haizdir. Byle bir hatay itiraf ve kabul ederken insan sklmaz, sevinir. Bu sevin hatay yapt iin deil, onu kefedebildii iindir; zira bu hal onun bir ilerleme adm olmutur. Bir mektep ocuu renmek iin bir ok hatalar yapacaktr. Bir rak hatalar yapacaktr. Bunun gibi bir talimgah olan dnyamzn insanlar da hatalar yapacaklardr. Yeter ki bu hatalar kasten ve kt maksatlarla yaplm olmasn. Ve byle olursa onlar esasen hata kadrosundan kar. u halde tekaml yolunda hata insann hakkdr, onun bu hakkn refetmek suretiyle serbesliine kar yaplacak taarruz zahirde iyi grnse bile, hakikatte zararl olur. Demek akll bir adam kendisinden daha yksek dnen ve duyanlara kar byk bir sayg gsterirken geri realitelerde yayan kk kardelerine de geni bir msamahakarlk duygusu besler. Ve o, bilir ki bu kk kardei ne kadar hatalarda yuvarlanyorsa kendisi de o kadar hatadan kurtulmu deildir.

4 Realite ayrlklar

imdiye kadar sylenen szlerden kan netice her insann dierlerine nazaran azok yksek veya alak bir realiteye sahip bulunmasdr. nsanlar duygu, dnce ve bilgilerinde ne kadar inkiaf ederlerse o kadar yksek realitelere sahibolurlar. Demek insanlarn ykselmeleriyle realitelerinin genilemesi ba baa gider. Denilebilir ki her insana gre ve hatta bir insann muhtelif hayat devrelerine gre eitli realiteler vardr. Evvela stad dinleyelim: << Sizin iin realite olmyan bir ok eyler. sizden yksek ruhlar iin realite olur. Ve daha ileriye doru o kadar derecesi ykselmemi olanlar iin realite olmyan eylerde daha

yksek ruhlar iin realitedir. Mesela sizin realitenizle bizim alemimizin realiteleri arasnda [ 1 ] ok fark vardr. Bu fark ancak buras ile lfet kesbetmi olanlar anlyabilir. Binaenaleyh sizin realiteleriniz haricinde kalan bir ok realiteler vardr. Demin de tekrar ettiim vehile ruh aleminde bile birine nispetle mevcut olann dierine nispetle mevcut olmamas izafi bir realitedir. [ 1 ] Drt buudlu alem

<< Aa derecelerde bulunanlar iin henz realite olmyan eyler yukardakiler iin bir realitedir, aadakiler daha yksek realiteler mevzubahis olduka onlardan haberdar olmazlar. >> u halde realitelerin deimesi tekamln bir zaruretidir. Bu hakikati grmiyen insan tekaml halinde olduunu fark edemez. Bir fikre, bir inana bir telakkiye saplanp kalmak, onlara Mutlak Realite kymeti vermek ancak, henz tecrbeleri noksan olan ruhlarn yapabilecei bir itir. Kemal derecelerinin nihayeti yoktur. Bu sonsuz yollarda tezahr eden realitelerin de nihayetsiz olaca tabiidir. Her ey deiecektir, ve deimelidir. Eer realitelerimiz kolay kolay deimiyorsa kemal yolunda olduka yava yrdmze inanabiliriz. Bir insann hayatnda tabiatiyle ve zaruri olarak deien realitelerden evvelce bahsetmitik [ 1 ] Kar karya iki adam tasavvur ediniz, bunlardan biri gzndeki bilmedii bir arza yznden evvelce kendisince malum sar renkleri mesela mavi ve mavi renkleri de sar grmee balasn. Bunlara sar renkli bir kadn rengini sorduumuz zaman normal adam onun sar olduunu, arzal adam ise mavi olduunu iddia etmee balyacaktr. Sizin gznz bunlardan hangisinin grme artlarna uygun ise siz de onun tarafn iltizam edeceksiniz. Fakat eer sizinkinde de bir arza varsa ve siz de onu bambaka bir renkte, mesela krmz renkte gryorsanz o zaman aranzda kyamet kopacak demektir. Burada bittabi herkes kendi grn mdafaa edecek ve dierleri galat ruyet sahibi olmakla itham edecektir. nk burada herkes duygusunun taalluk ettiini mevcudiyete inanmakla, kendince hakldr. Bu, bir komedyadr, fakat zannediyor musunuz ki hayattaki btn kavgalarn sebebi olan ayr gr ve dnler bundan daha az komiktir? Renk gibi elle tutulur en maddi hadiselerde bile mmkn olabilen bu gr ve kavray farklar, bizim idrak sahalarmzdan gittike uzaklaan yksek ruhi ve maddi haller karsnda nasl kendini gstermiyebilir? O halde kimin Mutlak Realiteden bahsetmee hakk vardr? te bu hakszl grebilen bir insan, devaml ve sonsuz bir aratrma mecburiyetini ve << intihai bilgi >> efsanesinden uzaklamak zaruretini kabul eder. Mutlak Realiteye inanmak, beerin en byk felaketi olmutur. Geri Mutlak Realiteden bahsetmi olmak ithamn biroklar red eder ve bunu kabul etmez grnr, fakat hakikatte pek ok kimseler, realitelerinin deiebileceini akllarna dahi getirmee tahamml edemezler. te bu tezat bile, bal bana bu hareketteki basiretsizlii gstermee kafi gelir.

Bir realiteye saplanp kalmak, ne bahasna olursa olsun ondan vazgememek byk bir beladr, insan ruhunu kemiren musibetlerin en bydr. Bu belann, bu musibetin yapaca ilk byk fenalk tekamln zarureti olan, btn insanlar arasndaki mull segivi dmanla evirmek ve kini, nahveti ve hodbinlii krklemektir. Dikkatli olanlar grmlerdir ki beeriyetin bana ne zaman byk ve kk bir felaket gelmi ise insanlarn bir takm nispi ve hatalarla dolu realitelerini bir ideal haline sokmalar buna sebeb olmutur. Esasen geri varlklarla dolmu dnyamzn geri realitelerine bir de Mutlak kymetler izafe edilerek taplrsa dnya bir cehennem olmaktan kertulamaz. Bunun neticesi ruhi tekamln yavalamas ve strabn artmas olacaktr; zira bu iki ey ba baa gider. Dini, ilimi, felsefi itimai ve emsali bahislerde bu yzden doan taassubun fena neticelerine her gn rasgeliyoruz. Bir gn bir peygamber kar; baz realitelerden bahseder, bu zatn talimat phesiz o zaman iin geri olan muhitine nispetle ykseltici ve retici kymetleri haizdir. Netekim onun iradat iini grr ve bir ok insanlar karanlktan biraz daha kurtarabilir. Demek her realitenin douu gibi onun da douunun insanlk iin faydal ve ykseltici illetleri vardr. Yalnz unutulan veya anlalamayan nokta, bunun da her realite gibi Mutlak olmad ve devresini bitirdikten sonra yerini daha yksek bir realiteye brakmas lazm geldiidir. Fakat buradaki deimeler tedrici ve daima mterakki bir tarzda vukua gelecektir. te bu hakikatin anlalamamas yznden bu dinin temin ettii faydalar zamanla ortadan kalkar, onun yerine gzleri kapal taassup sahiplerinin kavgalar ve bu kavgalarn zararl neticeleri kaim olur. Bu, bizim iddiamz deildir, tarihin szdr. Dier birgn, akademik ilim krssnden bir ses duyarsnz; bu ses herhangi bir bahis zerinde Mutlak hkmlerden bahseder. Eer o ses sahibinin fikir temposuna dikkat edersiniz kendisinde kainatn sanki en son hakikat dnyasnda domu olduunu zannedenlere mahsus bir tavr grrsnz. Bu ses bir << Ekol >> kurar. Bu ekoln asrlarca hkm sren akirtleri birbirini takibeder. Btn bu akirtler phesiz bir realitenin peinde komaktadrlar. Ve bu da tekamln bir icabdr. Fakat eer bu ekoln salikleri gnn birinde bu realitelerinin deimee mahkum bulunduunu ve ancak daha yksek bir realiteye basamak tekil ettiini bilmi olsalard dnyada tekaml ne kadar ok sratli olurdu!.. Maalesef byle olmaz; netekim o realite btn realiteler gibi dnyada devresini ikmal eder ve gnn birinde onun yetitirdii ilim ruhu eskimeye baler; daha yksek ilmi realitelere kabiliyetli ruhlar hazrlar. Fkat ekol taassubu yerinde saymakta devam eder. Asrlardanberi devam eden bir kanaatin deimez hakikatleri ihtiva ettiine dair olan kr bir iman eskimi kafalarda mhl olarak durur. Vaktiyle zamannn ok gzel ilmi realitelerini ifade eden bu ekoln esaslar, artk btn bu kymetlerinden kendisini tecrideden domatik ve klasik bir ehre iinde srtmaa balar. Binlerce talebe hocalarnn sznden baka trl dnmei gnah sayar, hocalar ise kara kapl kitaplarndan ayrlamaz olur. Fakat bu srada gzel kainatn harikulade laboratuvarlarnda tabiat hadiseleri namtenahi ebedi ykseliinde mutat sessizlii ve skuneti ile, asla geri dnmemek zere ilerlemesine devam eder. te bu hali sezen baz ruhlar, bu taassup erevesini krarlar ve yeni realitelerin ncleri halinde, yeni bir ekol kurarlar. Fakat, bir taassup enberinin krlmas zorluu iinde kurulan bu ekol de az ok bir zaman sonra domatik ehresini srttrmakta gecikmez.

Takriben 1935 senelerinde bir profesrn niversitede talebesine ders verirken, yirmi senedenberi mdafaa ettii bir nazariyesinin yanl olduunu anlad iin muarzlarnn fikirlerini kabul eden ve kendi iddialarndan vazgeen baka bir alim hakkndaki szlerini burada tekrarlarsam ilimdeki taassubun gzel bir misalini vermi olurum: Bu profesr diyor ki; << F nazariyesini yirmi sene hararetle mdafaa etmitir. O, bu mdafaasnda samimi idi. Fakat yirmi sene sonra malup oldu ve muarzlarnn fikrini kabul etti. Bu hal ciddi bir alime yakmaz. Yirmi senelik bir zaman, ilim hayatnn yars demektir. Bazen de bir ilim hayat demektir. Bir alimin btn hayatnca baland, mdafaa ettii bir fikri ykmas ilimde bir intihar saylr, bunu yapmaktansa lmek daha iyidir!.. >> Bu hocann szlerine itirak etmekte mazurum. Metafizikte de bundan daha aa olmyan taassupkar hareketlere olduka sk rasgelinir: Mesela birgn bir ses duyarsnz; bu ses yle barr: Kainatta maddeden gayr bir ey olamaz! Her ey bizim hasselerimiz tarafndan kabul edilen maddelerle onlarn hususiyetlerinden ( attributs ) ibarettir. Binaenaleyh insanda maddeden baka bir varln mevcudiyeti dnlemez. O, kendisini tekil eden maddelerin deimesiyle dnen ve duyan varln ebediyen kaybeder. Allah, ruh gibi varlklar mcerret tasavvurlardan ibarettir, v.s Bu sesin madde hakknda syledii szler hi phesiz bir realitedir. Ve bu realite bir vakitler fikir aleminin mahrum kald maddi bilgi noksanln tamamlamak iin ruhlar kamlam ve onlarn dncelerini ataletten kurtararak tekaml kanununa hizmet etmitir. Fakat bu hikayelerle kurulan materyalist ekol salikleri, inanm olduklar ademcilie Mutlak Realite kymetini verdikleri andan itibaren bu fikirler beeriyetin manevi bnyesini eritip darmadank edecek bir zehir kudretiyle ortala yaylmaa balamtr. O zaman bu ekol salikleri realitelerinin daha yksek maddi bilgilere basamak olduunu tamamiyle unuttular ve domatik bir taassup iinde boulup kaldlar. phesiz, madde, dnyamzn ve hatta kainatmzn esasdr. Ve bizim iin namtenahidir, kabili ihata deildir. Biz maddesiz hibir surette dnemeyiz ve hibir eyi idrak edemeyiz. Gerek madde ve buut hakknda sylediimiz szler, gerek imdiye kadar maddeye her hasusta verdiimiz kymetler, maddeyi mull manada dnmek ve ademci olmamak artiyle, bizim de ne kadar ileride bir materyalist olduumuzu gsterir. Bu bakmdan materyalistler hakldr; fakat yalnz bu bakmdan!... Zira evvela madde, ademci materyalistlerin dnd gibi kaba hislerimiz tarafndan tahdit edilmi olan basit birka haldeki maddeden ibaret deildir, ikincisi, maddenin sonu ve ondan sonras hakkndaki son sz sylemek bizler iin mmkn olmaz, ncs metapsiik baz kuvvetlerle fiziko-imik maddi hususiyetler arasnda mterek noktalarn bulunduunu - materyalistlerin ifadesinde olduu gibi - mutlak bir hkmle iddia etmee hak verdirecek ortada hibir ilmi delil yoktur. Halbuki ilmilemi btm metapsiik hadiseler bunun aksini gstermektedir. Bylece, materyalistlerin yapt gibi, srf hissi ve keyfi hkmlerle Mutlak Realite binasnn kurulabileceinden bahsedilebilir mi?.. Eer buna ramen insanlar ademci bir materyalist gre bal bulusuyorsa bu, yalnz bir taassubun neticesi olabilir. Beeriyetin bana bir bela halinde ken taassubun karanlk misallerini oaltmaa lzum grmyorum. Engizisyon ikenceleri, din ve hele son zamanlarda rklk urunda yaplan

boumalar ve cinayetler zerinde durarak okuyucularmn ruhunu ar kasvet bulutlariyle rtmek istemiyorum. limde, sanatta, fikir ve duygu hayatnda ortal karartan, sahalar daraltan, ruhlar kskvrak balyarak, onlarn btn serbes tekaml hareketlerine mani olan ey taassubolmutur. Taassuba bilgisizliin, grgszln, bir kelime ile, ruh geriliinin bir nianesi halinde bakabiliriz. Bundan insan kurtaracak bir tek yol vardr, o da hibir bilginin, hibir dncenin ve hibir inann Mutlak olmadn ve btn bunlarn zamanla deimek ve daha yksek bilgilere, dncelere, inanlara yerlerini terk etmek zaruretinde bulunduunu anlamann aresini aratrmaktr ki bu da ruhun tekaml ile olur. Yalnz kitaba, yalnz hocaya krkrne balanmak tekamln yolu deildir. Eer kemal bu kadarck bir ile elde edilmi olsayd ne kadar kolay olurdu!.. nsan ruhunun ilerlemesinde gsterecei cehdin lzum ve zaruretinden kitabmzda ok bahsedildi ve bahsedilecek de Bu cehdin gsterilmesine imkan hazrlyan saha, tabiat ve onun iindeki tecrbelerdir. Bu da tam serbesliini kullanarak ruhun muhtelif tabiat hadiseleri iinde yaamasiyle tahakkuk eder. nsan burada kendi iradesiyle ve kendi cehdiyle de kalka yryecek ve ilerliyecektir. Gene tekrar ediyoruz: vicdan hrriyetinin bulunmad yerde itila yoktur ve taassupla vicdan hrriyeti asla badaamaz! Burada bir oklarnn dnd gibi klasik balardan kurtulup serbes bir fikir ve tecrbe hayatna atlnca, insann ba bo bir halde hayal ve hata alemlerinde umaa balyarak kendini kaybedeceinden korkmak hatalarn en byne dmek olur! unu asla hatrdan karmamak lazmdr ki - eer bir tehlike melhuz ise - byk bir iyi niyetle ve ykselmek, tabiatta faydal bir unsur olmak maksad ile tabiatn nihayetsiz gzelliklerini, ibretli hadiselerini temaaya koyulmu bir ruhun urayaca muhakkak olan hatal yollar; tozlu bir kitaba, gemi realitelere bal rmceklenmi beyinli mteassp bir hocann donmu ve modas gemi telakkilerine taassupla balanp atalete den ve btn vicdan hrriyetini kaybetmi olan kimselerin iinde uyuup kaldklar hatal yollar kadar tehlikeli deildir.

5 Tarif ettiimiz realite karsnda realizma ve idealizma meselesi

Buraya gelince karmza yeni bir mevzuu kyor; realiteyi bu kadar geni bir manada kabul ettikten sonra, acaba filezoflarn imdiye kadar anlatm olduklar idealizmay aynen kabul etmemiz mmkn olur mu? Malumdur ki bir ksm filezoflar insan tasavvurat dnda eyaya hakiki bir kymet verirler. Bunlarca eyay hariciye tasavvuratla uydurulmu eyler olmayp hakikatte mevcut olan eylerdir. Yani insan dncesi ve tasavvurat olmasayd eyay hariciye gene mevcut olacakt, ite ksaca hlasa ettiim bu fikre salik filezoflarn mesleine realizma denir. Halbuki bunlarn yannda dierleri de vardr ki bunlar asl kymeti alemi haricide deil tasavvuratta ararlar. Bunlara gre alemi haricide mevcut olan eylerin hakikat olup olmad mehuldr. Onlara hakikattr dedirten, bizim tasavvuratmzdr. Bunlar da idealizma mesleine salik kimselerdir. Sanatta, sosyolojide, ontolojide ayn dncenin muhtelif tarzda ifade edilmi ekillerini grrz. Realite ve imajinasyon hakkndaki szlerimiz gzden geirildikten sonra realizma ve idealizmadan bizim baka trl bir mana karmamzn icap ettii takdir olunacaktr. Filezoflarn, yukardaki gibi tasnife uryan, fikirlerinden u veya bu taraf iltizam edebilmek iin bir noktann iyice tenvir edilmi olmas lazm gelir: nsan ruhu olmasayd

realite bahis mevzuu olur muydu, madde kainat mevcut olmasayd insan ruhu iin realite mevcut olur mu idi? Realite, maddi kainattan ve o kainat dolduran hadiselerden domutur; ve bunu da douran, insan ruhudur. u halde insan ruhunda d alemden tamamiyle mcerret bir realite bahis mevzuu olamyaca gibi, ruh tarafndan duyulmams ve inanlmam, maddi kainatta mcerret bir realite de ylece bahis mevzuu olamaz. Farzmuhal olarak hibir ruh varlnn mevcut olmad bir kainat tasavvur ediniz; burada realite nerdedir ve kime nispetledir? Keza bunun gibi btn maddi mefhumdan tecerrt etmi bir ruh alemi kabul edebilirsek buradaki ruhlarca realitenin ne manas ve kymeti kalr? Fakat biz ne birinci ktaki, ne de ikinci ktaki ihtimali dnp tasavvur edemiyeceimiz ve kabule ayan gremiyeceimiz iin sadece maddesiz ve ruhsuz bir realitenin bahis mevzuu edilemiyeceini sylemekle iktifa etmek zaruretindeyiz. Byle olunca btn tasavvurlar maddi mefhumlara dayanr, hem de sadece buutlu maddi mefhumlara. Zira, yeryznde, gerek vastal, gerek vastasz, maddi mevhumlarla alakal olmyan tasavvurlar mevcut deildir. Burada deiebilen ve uydurulmas mmkn olan tasavvurat ancak ekillere ve tertiplere ait olabilir ki bunlarn reel veya irreel olduklarn tayin edebilmek iin de buutlu kainatn birok yksek realitelerini idrak etmi olmak lazmgelir. Bu cesareti kendinde grecek bahtiyar adam kimdir? Ben kanatlanarak uan bir insan tasavvur ediyorum, bu hareket, sanatta, kabul edilen klasik inana gre, idealizmadr. Fakat acaba?.. Bu acabay hatr iin sylyorum. Zira hakikatte adam kifayetinde bir ruhun umas u duvarda asll saat rakkasnn hareketi kadar realitedir, fakat bu realite imdilik bana gre. Yarn da inanmyanlara gre olabilir. O halde uan bir adamn, tasvir edilmesi benim telakkime gre, sanatta realizma mdr, idealizma mdr? Eer siz kendi telakkinizi esas tutarak buna idealizma derseniz bana hakszlk etmi olursunuz, netekim benim gibi dier biri daha kp da kendi bilgisini klasik realizma ve idealizma mefhumlarna uydurmaa alarak, bu harekete realizma derse o da size kar hakszlk yapm olur. O halde burada hem sizi hem de beni ayn mevzu hakkndaki zt hkmlerimizde hakl veya haksz karan amil nedir? te ben bu amili realizma ve idealizma hakknda yaplm tariflerin veya bu manada anlalan realizma ve idealizma mefhumlarnn pek fazla indi bir dnceye dayanm olmasnda buluyorum. Keza bu gn her hangi bir mevzu zerinde ortada mevcut bulunan dnce ve telakkiye aykr bir realiteden bahseden birini idealist olarak kabul etmek iin elimizdeki kriteryom nedir? Mesela fikir ve i hayatnda << ben realistim >> diyen bir adam bu sz ile neyi kasdetmektedir?

Eer bu ifadenin manas, ruhunda yaatt realiteden baka bir realiteyi tanmamak ise buna biz tam manasiyle bir realizma diyemeyiz, bu nihayet bir taassubolur ve byle bir insan, kendi realitesinin dndaki realiteleri bo birer tasavvurdan ibaret eyler kabul etmekte ne kadar hakl ise baka bir realite iinde duyan ve dnen dier bir insan da onun realitesini realite d addetmekte ayn sebeplerden dolay o kadar hakl olmak icap eder, deil mi? Netekim bugn insanlarn binlerce kilometrelik yksek semalarda umas bir realitedir. Amerikadaki bir insan sesinin ve hatta nefes alp vermesinin Avrupada bulunan bir evin iindekiler tarafndan iitilmesi de bir realitedir. Ve bu gn bu hadiselerden bahseden bir insana biz realist diyoruz. Fakat acaba ayn insan hadiselerden 1000 sene, hatta 100 sene evvel bahsetmi olsayd kabul edilen tarife gre ona gene realist diyebilir miydik? Hayr. O zamanki insanlarn bu adama idealist demeleri lazm gelirdi, zira o zamann telakkisine gre bu adamn bahsettii eyler realite olmayp tasavvuri eylerden ibaret addedilirdi. Bu gn ben bu kitabmda eski telakkilerin ouna uymyan baz eyler yazm oldum. Cari telakkilere uymuyor diye ben bu kitaptaki fikirleri ortaya atmakla idealist mi oldum? Eer byle dnenler varsa onlara syleyebilirim ki benim mdafaa eitiim mevzu, kendilerinin inandklar her hangi bir mevzudan daha fazla bir realitedir. Bu bakmdan ben, klasik manada bir idealist deilim. Fakat bir idealistim. O halde benim idealizmadan anladm mana bakadr; realizmadan anladm mana da bakadr. Kainatn hadiselerini sonsuz, ruh tahayyln hudutsuz ve realiteleri de saysz addeden bir insan, bu gnk telakkiye gre bir realist veya idealist olabilir mi? Realist diyor ki: Ben realitelerim dndaki rivayetlere kulak asmam. Onlar uydurma birer tasavvurdan ibaret eylerdir. dealizmay ciddi bir bilgi ve inkiaf yolu kabul edemem. Binaenaleyh ben, kendi realitelerimin erevesi iinde ykselmek istiyorum. Ve bu realitelerin dnda hakikatlerin mevcut olabileceine ve onlarn bana saadet getireceine inanmyorum. Byle dnen bir realist, Mutlak Realiteye inanyor ve o realitenin de kendi realitesi olduunu zannediyor. Byle bir kanaatin ne kadar byk bir gaflet eseri olduunu yukarki bentlerde mnakaa ettik. Tekrar oraya dnmiyeceiz. dealist de diyor ki: Ben kabma samyorum; etrafmda olup biten eylerin hi biri beni tatmin edemiyor. Her ey samadr. Bu gn itibarda olan btn reel hadiseler manaszdr. Asl kymetler benim kafamda ve kalbimdedir. Ben ne dnr ne duyarsam ona taparm. Bu idealiste soruyoruz: Sen dnce ve duygu unsurlarn nerden alyorsun? Eer sen kafann ve kalbinin dndaki kymetleri tanmyorsan o kymetler iinde bir kymet olan senin varlnn ve varlnla kaim dnce ve duygularnn ne kymeti kalr?...

Burada ben, nihayetsiz buutlar iinde yaylan ve her biri bir realite olan madde alemlerinin tekil ettii byk kainattan bahsetmiyorum; sadace bu kainat iinde mahdut ve kk bir varlk gsteren bize gre muazzam, buutlu alemimizin telakkileri ve maddi realiteleri bile ortadan kalknca ne dnce, ne de tasavvur diye meydanda bir ey kalmaz. Zira btn bu dnce ve tasavvurlar o realitelerden domutur ve onlarla kaimdir. Demek yukarki manalara gre ne idealist ne de realist grler, bizi selamet diyarna gtremiyor. O halde biz neyiz? Neo- ispiritalist gr ile, eer mutlaka birbirinden ayrlmas lazm geliyorsa, realizma ve idealizma u manalarda kullanlabilir: Realizma, iinde yaad realiteyi gaye ittihaz edinen ve btn inkilaplar ancak o gaye yolunda aryan bir dnce tarzdr. dealizma ise, bir realitenin byk bir gaye urunda, daha yksek dier bir realiteye vasta olduunu kabul eden ve hibir realitenin gaye olmyacan idrak etmi bulunan bir dnce tarzdr. te bizim realizma ve idealizmadan anlyabileceimiz en ak mana budur. Bu dnceye gre realist, tekaml yolunda yrrken; gzlerini, bir daire iinde mahpus admlarndan ayramyan ve daima yerinde sayan; dealist ise gzlerini admlaryile iyi takibederken bir daha geri dnmemek zere mtemadiyen parlak, yksek yeni tekaml merhalelerine varan insandr. Ben kitabm yazarken belki bu manada bir idealist oldum. Fakat her attgm adm, hi olmazsa benim iin bir realitenin ifadesi oldu. Demek dikenleriyle, uurumlariyle geilmesi g, fakat yukar doru mteccih dz istikametteki yollarda, bir ok maddi ve manevi aclar elemler ve inkisarlar iinde hi durmadan ilerliyen admlarm, her hangi bir realistin olduu yerde sayan ayaklarnn zincirlenmi bulunduu sahalara basarak yoluna devam etti. u halde ben, bu manada bir idealistim, nasl ki gene bu manaya gre, tekaml seven bir insan, gnden gne daha yksek, daha grgl ve tecrbeli bir varlk haline girmek iin cehit gstermek kararnda bulunan bir varlk ta bir idealisttir. Tekrar ediyoruz: Mutlak Realite insanlar iin bahis mevzuu deildir. Buna inanmadka tekamle hz vermek mmkn olmaz. Ve insan erge taassup belasnn penesine der. Bu belann douraca felaketlerden kurtulmann yolu, her realitenin kendinden daha mull dier bir realiteyi hazrlayc bir basamak olduunu kabul etmek ve her realitenin hata ihtimali daima mevcut olabileceini dnerek, hibir realiteyi bir mabut haline getirmemek ve nihayet efal ve harekatn bu anlay zihniyetine gre dzenlemektir. Bunu becerebilen bir idealist ayn zamanda, merhaleden merhaleye ykselen iyi bir realist saylabilir.

TESADF 1 Tesadf nedir?

Eski bir niversite profesr bana, bandan geen u hikayeyi anlatmt: Kendisi bir tarihte laboratuvar iin devlet hesabna baz mbayaatta bulunmak zere Viyanaya gitmi. Gazinolardan birinin nnde bir koltua kurulmu, kahvesini imi ve garsonla hesabn grerek dar km. Tramvayda giderken czdann yoklam, fakat ekserisi kendisine ait olmayan klliyetlice bir paray muhtevi czdannn yerinde olmadn grm. Devlete ait birka bin lirann byle yok oluvermesi, maddi bir felaketten ziyade manevi rezaleti mucibolacan dnerek akl bandan gitmi. Deli gibi tramvaydan atlayp koa koa tekrar gazinoya gelmi, garsonu arm. Oturduu koltuu, yeri, masann stn, altn velhasl czdannn dmesi melhuz olan her yeri aramlar. Czdan bulunmam. Nihayet gazinocular parann orada kaybolmadn, olsa bile birisinin eline geip gtrlmesi muhtemel bulunduunu sylemiler bu suretle midi bsbtn kesilen profesr yldrmla vurulmu gibi ayakta duramaz olmu ve evvelce oturmu bulunduu koltua takatsizce kvermi. Fakat bu hadisenin dourduu skntdan, dkmekte olduu terini silmek zere pantolonunun arka cebindeki mendilini kartmak iin elini arkasna gtrm, naslsa eli cebine gidecei yerde dar kaym ve koltuun i kenarna skp kalm olan ve profesr oturunca ucu meydana kan czdana demi, bu suretle kaybolan parasn tam olarak bulmu. Bu hikayede, profesrn czdann bulmasna yaryacak ekilde sralanan hadiseler acaba rasgele olmu eyler midir? Profesrn vaka yerinden daha ziyade uzaklamadan czdann yoklamas, tekrar gazinoya gelinceye kadar kimsenin gelip mahut koltua oturmam olmas, czdannn koltua dmesi, koltuun kenarna skmas, grnmez bir halde kalmas, profesrn ayn koltua oturmak ihtiyacn duymas, o srada terlemesi, terini silmek iin elini arka cebine ktrrken elinin kaymas ve nihayet tam czdannn bulunduu hizaya elinin uzanmas rasgele mi sralanmlardr ?.. Rasgele ne demektir ?.. Bizim bu tabirden anladmz ey, hibir maksada matuf olmadan ve evvelce tasarlanmadan hadiselerin birbiriyle karlamasdr. Tesadfte uurlu bir tezahr aranmaz. Yukarda verdiimiz misaldeki sekiz on hadisenin birbirine balanmak zere sralanmas, milyarlarca imkanlardan bir tanesidir !. Ve bu milyarlarca imkanlardan ancak bu bir tanesidir ki profesre parasn buldurtmutur. Acaba bu saysz imkanlardan bu bahsettiimiz karlamalar rasgele vukua geldii iin mi profesr parasn bulmutur, yoksa parasn ona buldurtmak iin mi bu milyarlarca imkanlardan en msaidi intihabedilmitir? Bu ikinci ihtimali kabul etmek daha ok yerinde olur zannndayz. L. Denisnin gzel bir tebihini burada tekrarlayacam: Avucunuza bir sr harf alp onlar yere serpsek acaba muntazam bir cmle meydana kar m? Veyahut daha dorusu bu ekilde hareket etmekle istediimiz fikri ihtiva eden her hangi bir cmleyi meydana getirebilir miyiz? Tesadfle byle bir eyin vukubulmas milyarda bir ihtimalden daha uzak olsa gerektir.

Halbuki bizzat kendisinin tesadfle izah etmek istedii profesrmzn bandan geen bu hadiseye benzer << tesadfler >> nadir deildir ve hatta pek oktur. O halde tesadf nedir? Hadiselerin arkasnda gizli duran illetleri inkar etmek iin hibir bilgiye ve esasa dayanmakszn kullandmz bu kelime neye delalet eder? Tesadfn en iyi tarifini stat veriyor: << Tesadf, hadiselerin umulmadk bir zamanda vukuudur. Ummak veya ummamak insanlarn havvasndandr. Binaenaleyh tesadf tarif ederken insanlk nazar itibarda tutulmaldr. >> Bu szler ok ey ifade ediyor. nsanlar btn hadisatn hangi amiller altnda ve hangi maksatlara matuf olarak cereyan ettiini bilmezler. Bu bilgisizlik, hadiselerin husul hakknda onlarn hibir tahminde bulunmalarna imkan brakmaz. Binaenaleyh bu hadiselerin husul insanlara gre umulmadk bir zamanda umulmadk bir tarzda vukua gelebilir. Fakat acaba insanlar iin byle olan hal hakikatte de byle midir ?.. Daha dorusu tabiattaki btn hadiseler evvelden tasarlanmam ve neticeleri taayyn etmemi hareketlerin rastgele arpmalarndan m ibarettir ?.. 2 Tabiatta tesadf var mdr?

Tabiatta nispeten iyi tetkik edebildiimiz hadiseler arasnda illet - netice prensibini gsteren muntazam rabtalarn bulunduu malumdur. Hadiseler arasndaki bu mnasebetler ve balar katidir. Fakat, bilgimizin nihai hudutlarna yaklatka bu hadiseler zincirini kuran halkalarn arasndaki balar bize gre yava yava gevemeye balar. Ve nihayet bsbtn zlr. O zaman biz, karanlk bir sahada bu halkalarn teker teker parladn grrz. Fakat bilgimizi tekil eden nur, o sahay aydnlattka bu mcerret gibi grnen halkalarn arasnda, evvelce varlndan phe bile etmediimiz sk birtakm balarn da parlamaa baladn grmekte gecikmeyiz. Tabiatla her hareketin kemal haline doru yrmesi, milyarlar ve milyarlarca deimelerden daima gzel, daima yksek ve daima maksatl neticelerin domas, bir tek kelime ile tabiatta ne yaptn bilen ve istedii gibi yapabilen uurlu messiriyetlerin tezahrlerinin grnmesi bizi orada cereyan eden btn hadiselerin evvelden tasarlanm ve dnlerek muayyen maksatlar urunda yaplm eyler olduuna inanmaa zaruri olarak sevkediyor. Ve biz bu zarureti ancak fikir ve duygularmzn inkiaf nispetinde anlyabiliyoruz. << Tabiatta meur kuvvetler yoktur, btn hadiseler rasgele arpmalardan domutur >> diyebilmek iin her eyden evvel tabiatta eserlerini grdmz deimez kanunlar inkar etmemiz lazmgelir. Bunu nasl inkar edebiliriz ?.. Eer tabiat kanunlarn ve onlarn nizam zere olan maddeler zerindeki tecellileri inkar edersek hereyden evvel btn ilim kaplarmz kapatmamz lazmgelir. Zira, ilim tabiattaki mnasebetler kanunu zerine messesdir. Bu hakikat reddettiimiz anda imdiye kadar toplam olduumuz btn bilgilerin bir hayalden ibaret olduunu ilan etmi oluruz.

Etrafmzda her eyin muntazam kanunlar altnda cereyan etmesi, illetler hakkndaki nfuzu nazarmz arttka tesadfi grnen hadiselerin azalmas bize bu hadiselerin mselsel bir surette birbirini takibettii ve tabiatta tesadfn yeri olmad fikrini telkin eder. Biz, mspet ilim sahasnda mnasebetler kanunundan azade hibir hakikat tanmyoruz; birok mnasebetleri de yeni yeni renmemiz, bilmediimiz birok mnasebetlerin mecudiyetini gsteriyor. u halde baz hadiselerin hibir mnasebet kaydna tabi olmadn neye nazaran iddia edebiliriz? stadn aaki tebliat bu hususta bizi aydnlatr. << Hadiselerin tabiat kanunlarna gre [ 1 ] umulmadk tecellisi mevzubahis olamaz. Kevni hadiselerde tesadfn rol yoktur. Herey gayet muntazam kanunlarn neticesidir. Tesadf yalnz insanlar nazarndadr. >> u halde tabiatta herey illiyet prensibi ile birbirlerine balanm bulunmaktadr. Tabiat kanunlar ahkamnca her hangi bir hadiseyi douran dier bir hadise, gene ayn kanunlar altnda baka bir hadiseden domutur. Tabiatta tek bana olup biten bir hadisenin mevcut olabileceini bugnk terbiyemiz kabul etmee msait deildir. lliyet prensibi tekamln ve belki de kainatn en temelli ve manal bir tezahr olarak kalacaktr. lerlemek isteyen her insann bu kanununa inanmas ve onun etrafnda aratrmalar yapmaa almas lazmdr. Kainatta << niin >> i olmyan hadiselerin mevcudiyetine inananlar henz yalar kafi derecede ilerlememi olandr. [ 1 ] nsanlara gre deil ! ( mellif ) Maddi kainatta hibir eyin yoktan var olmadn her eyin baka eylerden teekkl ettiini ve baka eyleri tekile vasta olduunu bugnk ilim alemi sezip dururken, hadiselerdeki teselsl ve rabtalar inkar etmek mnasebetsiz bir i olur. Her hareket bir hadisedir. ( A ) hareketi ( B ) hareketini husule getirmek iin olmutur. ( B ) hareketi ise ( A ) hareketinden tr hasl olmutur. te ne yaparsak yapalm buradaki << iin >> ile << tr >> kelimelerinin ifade ettii manalar deitiremeyiz. Ve bunlardan birincisi illeti, ikincisi de neticeyi tayin eder. Bir tek hadise hakknda kabul etmek zorunda kaldmz bu muta btn hadiselerde caridir. Zira bir hadise hakknda mevcudolan bu zaruretin dier bir hadise hakknda gayrvarit olduunu gsterecek, isbat edecek elimizde hibir ilmi delil yoktur.

3 nsan bilgisi ve duygusu ile tesadfi grnen hadiselerin mnasebeti

Bir tek halka bir zincir deildir. nsann zinciri kabul etmesi iin birok halkann birlemi olduunu grmesi ve bilmesi lazmdr. Hadisat hakknda da vaziyet aynen byledir. Tabiatta tesadfn yeri olmadn, hereyin muntazam ve mselsel kanunlar dahilinde, illiyet prensibine uygun olarak cereyan ettiini tam manasiyle duyup anlyabilmek iin kainatn btn illetleri hakknda vukuf sahibi olmak, yani btn hakikatlere ( verites ) ermi bulunmak icabeder. Bu derecelere ykselmi bir ruh mertebesi, olsa olsa bizim ideal grdmz fakat

mahiyetini anlyabilmekten ok uzak bulunduumuz tekaml ahikalarna varabilmi ruhlar hakknda dnlebilir. Hadiseleri tayin eden kanunlarn oundan hi birimizin haberi yoktur. Yarm yamalak bildiimiz birka fizik kanununu ile canl varlklara ait yeni yeni sezmee baladmz mphem baz kaideler, kainatn hudutsuz sahalarndaki binihaye tabiat kanunlarnn duygularmza arpan bir iki serpintisinden baka bir ey deildir. Fakat, u dar dnyamzn icaplarn tecavz edemiyen baz maddi keiflerde bulunmamza yarad iin, bu kk bilgimize, byk bir gaflet eseri olarak biz, bizi manasz bir iddiakarla srkliyecek kadar fazla kymetler vermekteyiz. Btn hadiselerin illetlerini bilmiyoruz. Bir misal verelim: iddetli ruzgarl bir havada, bir atnn altndan gemekte olan bir adam tasavvur ediniz. Onun o saatte oradan geeceini bilen ve damda bulunan dier bir dam, geenin kafasn yarmak maksadiyle, kimseye sezdirmeden kocaman bir kiremidi kaldrp onun kafasna atsa ve onu ldrse kiremidi atann niyetlerinden ve oradaki varlndan haberi olmayan dier insanlarn bu hadisede kolayca verecekleri hkm u olacaktr; Ruzgarn iddetiyle damdan bir kiremit dt ve << tesadfen >> oradan gemekte olan zavall bir adamn kafasna << rasgelerek >> onu ldrd! Burada iyice tasarlanm ve belki de birok glklere ve cehitlerle tatbik sahasna konmu planl bir hareket vardr, fakat bu baz mahitler iinde << tesadf >> den baka bir ey deildir. Biz kendi zekamzn imkanlar iinde bile ufak bir bilgi noksanl yznden bu kadar kolaylkla aldanabildikten sonra, aklmzn btn kavray imkanlarn fersah fersah aan ve kainatn yksek uur sahipleri tarafndan husule getirilen nihayetsiz hadiselerin illetlerine nasl aldanmadan nfuz edebiliriz ?... Zahiren tesadfi grnen fakat arkasnda birtakm uurlu maksatlar gizleyen hadiselerin en iyi misalini hipnotizmada grrz. Mesela: A i hipnoz haline koyunuz, kendisine yle bir telkin veriniz: << Pazar gn saat ikide () sokanda () numaral evin kapsnn nnde dolanz, orandan B geecektir. Onun kafasna bir ta atnz. >> Ayn zamanda B i de hipnoz haline koyunuz ve u telkini veriniz: << Pazar gn saat tam ikide () sokandaki () numaral evin nnden geeceksiniz. >> Uyandktan sonra hibir sjenin aklnda bu telkinlere ait hatra kalmaz, fakat, vakti merhunu gelince her iki sje de kendilerine verilmi olan emirleri harfiyen ifa ederler. imdi bu, hadise hakknda A ne dnr? O, mahut yerde dolarken << tesadfen >> B in getiine ve iinde ona bir ta atmak arzusunun doduuna inanr. B de gene << tesadfen >> oradan geerken A tarafndan taarruza uradn zanneder. Btn bu hipnoz ilerinden haberi olmyan bir mahit ise aa yukar ayn eyleri dnr. Ve bunlardan hibiri perdenin arkasnda gizli duran asl amili, yani hipnotizrn maksatl emirlerini nazar itibare alamaz. Ve bu da hadisenin tesadfe balanmasn intaceder. phe etmiyelim ki insan hayatnn her safhasn dolduran hadiseler byle ekseriya bizim mehulmz kalan ve perdelerin arkasnda gizli duran amiller tarafndan, ou bizim tekamlmze ve iyiliimize gre tertiplenmi planl birtakm insiyaklar ve ilcalar yolu husule getirilir. Ve btn bunlar bizim tarafmzdan tesadflere balanr. stadmzn bu fikri

kuvvetle canlandran evvelce yazdm bir tebliini burada da tekrarlyorum: << Btn ahval ve harekatnz sizden bakalarnn ve bilhassa hamilerinizin asardr. >> lletsiz hibir i yoktur, fakat illetlerini bilmediimiz binihaye iler vardr. Ve insanlar tesadf hurafesine inandran amil de ite bu bilgisizliktir.

4 nsan tekaml karsnda tesadfn kymeti

Yerler sland, nk yamur yad. Yamur yad nk bulutlar gkyznde topland. Bulutlar gkyznde topland, nk bulutlarn gkyznde toplanmasn intaceden tabii ve cevvi artlar bir araya geldi. Bu artlar bir araya geldi, nk Bilmiyorum. Acaba bu hadiselerin bir araya toplanmasna ait illetleri benim bilmemekliim, bunlarn mevcut olmadna kafi bir delil tekil eder mi? Ben kimim ki << bilmiyorum >> dediim yerde sonsuz tabiat hadiseleri durmak zorunda kalsn, alemmul illiyet prensibi sfra mncer olsun! Kainat benim ilmim, benim marifetimle mi oldu onlar ben mi yaptm ben mi kurdum ki benim: << Dur ! >> dediim yerde orada ezelden beri cereyan etmekte olan hadiselerin zincirleme ak dursun ve benim bilgim, duygum dndaki btn hadiseler yok olsun! Bu ne sama ve ne budalaca bir iddia olur! Buradaki <<bilmiyorum>> kelimesinin mevzu bulunduu nokta bir cahil ocua, bir kylye, bir mektep talebesine, bir alime, bir hakime gre daha ileride veya geride olabilir. Fakat mesela cahil bir insann bulutlar topland iin yamur yadn bilmemesi, bu yamurun bulutlardan geldii hakikatini ortadan nasl kaldrm olmazsa tpk onun gibi <<alim>> saylan bir insann da bulutlar bir araya toplyan tabii artlarn sebeplerinden bihaber bulunmas o sebeplerin mevcut olmamasn icabettirmez. u halde realitelerin genilemesi, ruhlarn ykselmesi tesadf fikrini daraltr. Bir cahil iin hereyde tesadf vardr. Onun etraf rasgele hadiselerle doludur. Fakat realite sahalarnda ykselmi olan hakim bir insan bilmedii iletilerin de mevcudiyetine kani olabilecek ve kendisince malum illetler kadrosunu nispeten geniletebilecek bir duruma gelmitir. stadn aadaki szleri bu bakmdan bizi tenvir eder: << nsanlara tesadfi grnen eyler, insanlarn maddeye merbutiyet dolaysiyle idrak melekelerinin noksanlndan ileri gelir. Yoksa illetleri de, neticeleri de ihata etmee msait vsat nazarlar olsa ona tesadf demezler. nsanlarn tekaml dereceleriyle, tesadfi hadiselerin azl veya okluu arasnda ok mnasebet vardr. Deminki izahatmdan da anlald zere insanlarn vsat ihatasn oaltan btn inkiaflar tesadfleri azalr. nk artk tesadflerin bir ksmna baka bir nazarla bakarlar. >> Fakat dediimiz gibi insanlarn hibir vakit Mutlak Kemale ermesi bahis mevzuu olmayacana gre hadiselerin Mutlak lletlerine nfuz edebilmeleri de dnlemez. Binaenaleyh insanlarn <<vsat ihatas>> geniledike belki baz hadiselerin n illetleri kendilerince malum olabilir, ve nihayet kevni hadiselerin tesadflerle olmad hakknda kendilerine bir bilgi husule gelebilir. Fakat bu, ancak muhakeme yolu ile mmkn olur. Netekim bu hususta statla aramzda geen bir muhavere bu fikrimize tamamiyle uygun

gelmektedir: << S u halde insanlar ne kadar geri olursa onlar iin tesadf eyler o kadar fazla olur, bilakis ne kadar ilerlerse tesadf mefhumu o kadar manasz ve kymetsiz kalr yle mi? << C Evet. Manasz ve kymetsiz demeyiniz. nk ilerledikten sonra gene ihata edemedii geni ve binihaye sahalar vardr. nsan tekaml durmyaca iin ancak muhakemesiyle: ( yle olmak lazm gelir. ) eklinde dnebilir. Yoksa btn illetlerin neticesini taktir edemez. >> Esasen insann bilgi ve grgsnn artmas ve realite sahasnn genilemesi ile, tesadf anslarnn azalmas ve hadiselerin illetleri hakkndaki vukufun mullenmesi babaa gider ve bunlarn heyeti umumiyesindeki inkiaf, insann kemalini tetviceder. Buna mukabil varlklar tekaml serisinde geriledike bu inkiaflar azalr ve hatta bir mddet sonra kaybolur. Bir hayvan iin illiyet prensibinin bahis mevzuu olmamas yle dursun, tesadfe inanmak dahi onun fehim ve idrak sahasna smayacak kadar geni bir mevzu olur. O kadar ki hayvanlk hayatnda << niin! >> mefhumu yoktur. Hayvan yalnz hadiselerle temasn duyar. Halbuki biraz daha aalara inip nebat hayatna girersek bu kadar basit bir duygunun dahi ortada kalmadn grrz. Onlar iin ne illiyet prensibi, ne tesadf faraziyesi, ne de duygu imkan bahis mevzuu deildir.

5 Hadiselerin oluundaki gaye

Akla daima yle bir sual gelir: Acaba kainatta cereyan eden btn hadiselerin oluundaki gaye nedir? imdiye kadar ileri srm olduumuz fikirler bu sualin tam bir cevabn vermek hususundaki aczimizi gstermee kafi gelir. Yalnz bu gnk malul realitelerimiz iinde u kadar grp syleyebiliriz ki etrafmzda grdmz, btn hadiselerin cereyannda devaml, tedrici ve asla geri dnmiyen bir ilerleme, bir tekaml vardr. Herey iyilie, gzellie doru, daha yksek kudretler iktisabetmek zere ilerliyor. Hayatmz esnasnda vukua gelen hadiseleri ekseriya biz ho grmeyiz ve hatta onlar kendi varlmz iin zararl telakki ederiz. Fakat bu da yukardan beri yazdm gibi illiyet prensibi hakkndaki bilgisizliimizin neticesi, yanl bir telakkiden ibarettir. Netekim evvelce irkin ve zararl grnen ve belki de zahiren felaketimizi mucibolan bir hadisenin sonradan hayrl neticeler dourmasna ok defa ahit olmuuktur. Ben hayatmda hi houma gitmeyen, znt ile karladm birok hadiselerin uzun zaman sonra hakiki selamet ve saadetime yardm edici dier byk hadiseleri hazrlam olduunu grerek evvelce onlara kar isyankar davrandm iin ne kadar zlmmdr ! Herkesin hayatnda en aa bunun birka misali vardr: Birgn en byk bir felaketle karlarsnz, o gn o felaketin sizce hibir manas ve iyi taraf yoktur. Hatta siz onu bir gaddarlk, bir zulm telakki edersiniz. Ve teselli kabul etmez straplar iinde kvranrsnz. Btn isyan hislerimiz kabarr, kainata ve hatta sizce mukaddes tannm varlklara kfredersiniz. Dnyadaki iyilik ve adalet mefhumlarnn bo eylerden ibaret olduunu sylemee balarsnz. Fakat, bu karanlk hkmnzde ne kadar aldanrsnz!.. Sizin bu haliniz, evde kimse yokken be katl bir binann st katndan aa

yuvarlanmasn diye kapal bir odaya hapsedilen kk ve bilgisiz bir ocuun strapl ve isyankar halinden farkszdr. Eer ocuun o sradaki arzu ve temayllerine nfuz ederseniz onun bu halindeki mantkszln, sizinkinden daha ok safiyane ve masumane olmadn anlarsnz. Onun gzyalariyle sizinkiler ayn illetin, yani bilgisizlik ve grgszln neticesidir. Netekim sizde az ok bir zaman sonra straplarnz mucibolan hadiselerin sizi byk tehlikelerden korumaa ve size mesut gnler getirmee sebebolduunu grebilecek bir duruma gelince, evvelki isyanlarnzn ne kadar yersiz olduunu sakinane bir tebessmle hatrlayacak ve filezofa dnmee balyacaksnz. Her ey iyilie, her ey Mutlak Yaratcnn hibir eyle nispet kabul etmiyen, bizim ancak sevgi kelimesiyle ifade edebileceimiz, ilahi Alakasnn cazibesine kaplm olarak ebedi kemal ahikalarna doru ilerlemektedir. Ve bu itilay hazrlayan n safta grebildiimiz kanun da illiyet prensibidir.. Bu kanun kainatn o kadar gzel bir kanunu, ilahi Alakann o kadar adilane ve cazibeli tezahrdr ki insan ona nfuz edebildike ve onun tkenmez manalarn ceste ceste kavryabildike yalnz etrafnda gelip geen hadiseleri anlayp zekasn inkiaf ettirmek gibi kemal yolunun zaruri fakat orak bir kenarnda yrmekle kalmaz, ayn zamanda her an karsna kan binbir trl strabn manalandrd gzellii ve hayatn sonsuz cilvelerini illetleriyle birlikte anlamak ve bundan mtevellit saadetleri doya doya tatmak imkann da elde etmi olur. Ve bylece insan ruhu; yksek, uurlu bir vecit halinde, kendisini yaratan Halika kar duyduu sevgi tufan iinde akp bizce mehul semtlere doru gider. Akil olan bilir ki nasl hadise ile karlarsa karlasn, o hadise uzak veya yakn bir istikbalde kendisine mutlaka bir iyilik getirecektir. Fenalk zannettiimiz her ey gelecek bir iyiliin mjdecisidir. Fenalk hakikatte yoktur. Fakat bu szn manasn bylece kabul edebilecek ka kii bulunur! Ve bunun iindir ki dnyada henz ne kadar strap ne kadar ok gzya ve bu gzyalarn besliyen ne kadar yanl grler ve inanlar vardr !... Ben bilirim ve kabul ederim ki bana fenalk yapmak istiyen bir insan bilmeden iyilik yapmaktadr. Ve o adam ok zavall bir gafildir. Zira eer bana yapt bu << fenalk >> n byk iyilikler getireceini bilecek kadar hakim olsayd bu fenal bana yapamazd. Bu benim bu gne kadar varabildiim en yksek realitemdir. Ve ben bunu ykseltici strabn bal bulunduu illiyet kanunundan rendim. Bana kini, intikam ve gelip geici izafi kymetler ve mefhumlar iin beyhude kavgalar unutturan byk bilgi bu oldu. Acaba btn insanlar byle dnebilselerdi bundan mtevellit telakkilerde belirecek vahdetin bu gn en korkun cehennemden beter olan dnyay ruhlar iin biraz daha sakin, biraz daha mesut bir ke haline koymasna yardm olur mu idi dersiniz ?... Fakat heyhat!... dnyann belki daha ok uzun mddet bir chennem halinde kalmas zaruridir. nk orada o cehennemi hayattan ve onun saysz aclarndan faydalanarak ykselmek ihtiyacnda bulunan bir ok ruhlar vardr. Biz kendi hesabmza dnyayi byle grmekten ne kadar meyus oluyorsak onlar hesabna da bu hali o kadar zaruri gryoruz. Zira bu, illiyet prensibinin deimez ve kymetli bir tezahrdr.

MAJNASYON ( TAHAYYL )

1 majinasyon nasl bir melekedir?

Varlklarn ancak insanlk mertebesinde balyan bu kurucu melekesini stat yle tarif ediyor : << majinasyon, bir eyi ruhta suretlendirmektir. >> Bir eyi ruhta suretlendirmek ile laalettayin zihinde bir eyi suretlendirmek manasna gelen tasavvurat birbirine kartrmamak lazm gelir. Binaenaleyh trkeye << tahayyl >> diye evireceimiz imajinasyonu mtalaa ederken tasavvur halinde kalan zihni ameliyeden baka bir mevzu zerinde bulunduumuzu okuyucularma hatrlatmak isterim. Tasavvur alelade bir dncedir, ve bu bahiste uzun uzadya zikredeceimiz tahayyl melekesinin yksek kymetlerini asla haiz deildir. Bir eyi ruhta suretlendirmek ruhun maddeler zerindeki messiriyetini kullanmas ile babaa gider. Ve ruh, messiriyeti ile bir objeye ekil vermek istedii zaman onu imajinasyon melekesinin yardm ile yapar. O halde, imajinasyon ruhun tetkik edilmee deer, tandmz en yksek melekelerinden biridir. majlar gerek dorudan doruya bir insann ruhunda teekkl etmi olsun, gerek bakalarndan gelmi bulunsun alakalandklar kozmik maddelerden kendilerine uygun kalplar tekil etmi bir halde bulunurlar. u halde imajine edilmi her ey, fizik alemimizdeki kaba tezahratn gstermezden evvel sptil kozmik maddeler aleminde tahakkuk etmi bulunur. Ruhi messiriyetin imajinatif tahakkuklarna ait, elimizde ok misaller ve tecrbelere mstenit deliller vardr. Ruhun messiriyet vasfn mtalaaya az ok yardm olan bu imajinatif tahakkuklara yabanb kalmamak, ciddi aratrclarn ihmal edemeyecei bir i olmaldr. Hepimizin yapabilecei basit bir tecrbe vardr: Elinize bir kalem alnz, ucunu bir kada dayadktan sonra btn varlnz bir ekil, mesela bir daire zerinde toplaynz, o kadar ki o anda sizin iin, ruhunuzda canlandrdnz bu daireden baka bir ey mevcut olmasn. Ruhunuzda kafi derecede bu daireyi canlandrabilmeniz iin bir mddet beklemeniz ve bu suretle kendinizden gemeniz lazmdr. Bunun da sebebi ruhunuzun maddeden, maddi alaiktan azok kurtularak imajinasyon melekesini nispeten daha ok messir olan serbest iradesiyle kullanabilmesini mmkn mertebe temin etmektir. Bu durumu temin edince elinizin hemen kendi kendine harekete getiini ve sanki iradenizin dndaki bir kuvvetle sevk ve idare edildiini grmekte gecikmezsiniz. Eliniz, hatta bazen, dikkatinizin de takibedemiyecei bir sratle bir ok daireler izmee balar. Bu ne demektir ?. Telkindir, diyeceksiniz deil mi? Fakat bununla ne demek istiyorsunuz ?... Sinirleri tahrik eden seyyalelerden evvelce bahsetmitik. Asabi merkezlerde imal edilen bu kuvvetler sinir yollarndan geerek fizyolojinin henz izah edemedii bir tarzda adalelere tesir eder ve onlarn gerilmesini veya gevemesini mucibolur. Bu ince mihanikiyet hareket fonksiyonunu temin eder. Bu hareketlerin maksatl almas ancak bunu tevlit eden kr seyyaleye uurlu bir varln messir olmasiyle mmkn olur. Bu tecrbede ruhunuz bir

daireyi imajine etti. Bu imajinasyon perisprital ihtizazlar yolu ile asabi merkezlerdeki seyyaleye tesir ederek orada daire ekilleri vcude getirdi ve bu daire vibrasyonlarn hamil seyyalenin hakimiyeti altnda bulunan adeleleriniz zaruri olarak, otomatikman, onun ihtizazlarna uydu ve daireleri kolunuza izdirmee balad. Binaenaleyh bu messiriyet serbes iradenizle [ 1 ] hasl olduu iin uur sahanzda deildir ve bu sebepten dolay siz onu yabanc bir kaynaktan geliyormu gibi kabul edersiniz. Halbuki o, sizin z malnz, yani ruhunuzun maldr. Ve tahayyl yolu ile husule gelmi bir otomatizmadr. majinasyon yolu ile ruh, beden iindeki asabi seyyaleler zerinde husule getirdii bu hareketler gibi hareketleri, iradesine uygun bir hedefe doru alakadar bulunduu btn kozmik maddeler zerinde de hasl eder. Netekim metapsiik tecrbelere esas olan btn telestezik ve telekinetik hadiseleri en doru olarak ancak bu yoldan izah edebilriz. Evvelki bahislerde konuulduu gibi, kainatta mutlak hala yoktur. Her yer maddelerle doludur. Bu maddelerin namtenahi seyyaliyet derecelerinde uzanp gitmesi, bir oklarnn bizim idrakimizden uzaklamasn ve bunun neticesinde de idrakimizde bir takm boluklarn hasl olmasn muciboluyor ki hala dediimiz ey ite budur. Hala telakkisi bilgisizlikle mtenasiben artar. Bir cahile gre hava ile dolu bo bir ienin iinde hi bir ey yoktur. Tpk bunun gibi hava zerrelerinin arasndaki mesafelerde de hibir eyin mevcut olmadn zanneden evvelkinden daha az cahiller yok deildir. Fakat << Boluk >> denilen mefhumun vehimden ibaret olduunu kabul edenler bilirler ki bir insann asabi merkezlerinden parmak ularna kadar uzanan sinirlerindeki asabi seyyaleler ruhun imajlarn nasl hamil olabiliyor ve kaba maddeler zerinde tezahrlerini nasl gsterebiliyorsa btn kainat, btn << boluklar >> dolduran kozmik maddeler de ylece imajlar tayarak fezada imajinasyon mahsllerinin objektif kymetlerini neticelendirirler. Bu imajlarn bizim tarafmzdan duyulup duyulmamas, onlar hamil olan maddelerle duygu vastalarmzn alakas derecesine bal bir meseledir. te metapsiik bir sjeyi, bir medyomu hazrlamak demek, onun asabi seyyalelerini, bu kozmik ihtizazlar alabilecek bir hassasiyet derecesine ulatrmak demektir. Bu yaplnca btn kainat dolduran, normal duygularn almad binbir eit varla ait imajlar yakalamak mmkn olur. [ 1 ] Ispatyoma ait iradenizle. majinasyon mahsllerinin objetif birer varlk halinde kymet kazanmalar bir ok tecrbelerle sabit olmu bir hakikattir. Bu tecrbelerden bir iki tanesini, bu hususta fikir verebilmek iin ksaca yazma faydal gryorum. Evvela Dr. Ochorowiezin fotoraf pla ile bu imajlar tesbit etmek iin yapt tecrbeleri hatrlatmak isterim : Dr. Ochorowicz bedir halindeki ay dnmekte olan sjesinden 30-40 sm. uzak bir mesafede fotoraf plaklarn bir mddet tuttuktan sonra onlar develope etmi ve zerlerinde bedir halinde ay resminin hasl olduunu grmtr. Hatta bu imaj plakta o kadar kuvvetli bir iz brakmtr ki pozitif hayalin tesbiti iin klorrl kadn be saat, bromrl kadn ise 80 saniye gne ziyasna maruz braklmas lazm gelmitir. Bu tecrbe ile elde edilmi fotoraf iktibas ettim. Bu resim imajine edilmi, uydurulmu, fakat kozmik maddeler arasnda tahakkuk zemini bulmu bir imajdr ( ekil 1 ). Bu tecrbe aka gsteriyor ki sjenin ruhunda mevcut imajlar kimyevi bir taaml vcude getirebilecek kadar maddeler zerinde messir olmakta ve onlara iradi ekillere uygun kymetler verdirmektedir.

ekil 1 majiner bedir halindeki ay ( 53 )

Dier bir tecrbe de yle yaplmtr: Sje hipnoz haline konduktan sonra, kendisine siyaha boyanm bir disk gsterilmi ve bunun bir kenarnda bir imajn, mesela bir msellesin mevcudolduu telkin edilmitir. Sje bu hayali ekli orada grmee balynca disk kaldrlm ve arkasna, sjenin hayali grd yerin hizasna kimsenin fark edemiyecei gizli bir iaret yapldktan sonra, kendisinden hibir surette tefriki mmkn olmyan dier 15-20 diskle kartrlm ve btn diskler sjeye birer gosterilmee balanmtr. Sje mezkur iaretli diske gelinceye kadar grd btn disklerde hibir ekil gremediini sylemi fakat iaretli diske gelince onun zerinde ve ayn noktada evvelki mselles eklini grmee balamtr. Demek disk zerinde grnen ekiller sjenin kafasnda deil darda teekkl etmi bulunmaktadr. Netekim bunu tahkik etmek iin yaplan mtemmim tecrbelerden, bu hususta hibir pheye meydan vermiyecek kati neticeler alnmtr: Mesela, dardaki imajla sjenin arasna ince veya kaln kenarl adeseler konduu zaman, adeselerin nevine gre hayaller sje tarafnda daha byk veya daha kk grlmtr, keza araya bir menur konunca sje iki hayal grdn sylemitir. Halbuki sjenin bu malumat uyduracak kadar optik bilgisi yoktur. Esasen, herbiri ruhun imajinatif faaliyeti ile meydana gelen bedenimizin iindeki uzvi ve hayati baz tezahrlerin son zamanlarda baz ince usullerle harite tesbit edilebilmesi, bu yolda, henz ok iptidai olmakla beraber, atlm ilk akademik aradrma admlarndan biri gibi telakki edilebilir. Dahili tababette birok terakkilere yol aan elektrokardyorafi bunlardan biridir. Bu sayede kalbin hareketlerinden doan ve imdiye kadar mehulmz

kalan elektrik dalgalarn filimler zerinde tesbit edebiliyoruz. Keza elektroansefalorafi ile de dimada muhtelif ruhi faaliyetlere tekabl eden baz ihtizazlar tesbit etmek mmkn oluyor. Fersahlarca uzak mesafelere, hemen hemen zaman mefhumumuza smayan bir sratle, varan radyodifzyon postalarnn haberleri odamzdaki bir makineyi sarsacak kadar objektif tezahratn gsterirken ondan daha yksek bir kudret olduu meydanda bulunan fikir dalgalar neden objektif kymetten mahrum bulunsun ? Hulasa btn imajinasyon mahsulleri objektif kymeti haizdirler. Fakat bunlar yakalayabilmek iin bu imajlar hamil, maddi ihtizazlarla ayarlanm duygu uzuvlar lazmdr. Kendi sinir seyyalelerini, bir insan ne derece, bu imajinatif objelere ait ihtizazlarla alakalanacak kadar hassas bir hale koyabilirse o insan iin kainatn hududu o kadar geniler. te metapsiik aratrmalarda biz medyomlara bunun iin kymet vermekteyiz.

2 radenin imajinasyondaki rol

rade nedir? Burada da stadn tarifini esas tutacaz. O, iradeyi yle tarif ediyor: her hangi bir canl varln bir eyi istemesidir. >> << rade,

Okuyucularm bu tarifin manasna birdenbire nfuz edemiyecektir. Tarifin kymetini belirtmek iin biraz konumaa ihtiya vardr. Evvela, burada kullanlan << canl >> tabiri yepyeni bir mefhumdur. Ve bu mefhumdan imdiye kadar hibir yerde bahsedilmemitir. u halde stat azndan kan, iradenin tarifini hakkiyle anlyabilmek iin evvela bu << can >> tabirinin neye delalet ettiini mtalaa etmemiz lazm gelir. Can kelimesi esassen trkede vardr, fakat ne dilimizde, nede baka bir dilde bu kelime stattan aldmz manada kullanlmamtr. Ve bu manada byk bir hakikatin ifadesi mndemitir. Bunu ancak stattan aldmz tebliata dayanak neo-ispiritalizma gr ile izah edebilmek mmkn olacaktr : Dnyada bizim bildiimiz nebat haliyle balyan ruh varl ok geri bir safhadadr. Hayvan varlna ykselmi ruhlar bu ilk safhadaki nebat ruhlarnda grlemiyen baz vasflar izhar ederler ki bunlardan biri de iradedir. Bu safha hayvan ve insan mertebelerinde inkiaf ve devam eder. Ve insan mertebesinden sonra daha yksek melekelerle itirak eder. te stat, iradenin balad ruh safhasndan, yani hayvan mertebesinden insanln stndeki dier bir tekaml merhalesine kadar geen ruh safhasna can mertebesi demektedir. Ve bu safhadaki btn ruhlar canldr. Bunun stndeki ve altndaki ruhlarda ise can bahis mevzuu olmaz. Aadaki tebliler bu fikri ak bir dille ifade etmektedir: << Can, esas itibariyle ruh demektir. Fakat ruhun biraz tekaml etmi olduu safhava can diyorum. Ruh, candan daha umumidir. Gerek evvelce ve gerek imdi verdiim izahattan anlald zere ruh umumi, can hususi manay haizdir. Binaenaleyh her nerde can varsa orada ruh verdr, demektir. Fakat her nerde ruh varsa orada can vardr, denilemez. Yani, ruhun biraz tekaml etmi bulunduu safhadan muayyen bir tekaml beklenildii safhaya kadar olan devresine can tabirini kullanyorum.

<< Can safhas hayvan mertebesinden balar, hayvanlar da canldr. Binaenaleyh onlarn da kendilerine gre iradesi vardr. Nebatlarda irade yoktur. nk onlarn ruhlar henz kendisine can denilecek safhaya varmamtr. << Ruh tekaml ede ede biran gelir ki can safhasndan kurtulur. nsanlar dnyadan mfarekatndan sonra bir tekaml safhas geirince onlara da artk can denilemez. Saffeti arttka gene ruh ismini alr. Ruhun bu safhasna bir isim verilmemitir. Fakat bu safha can safhasndan daha yksek bir varla aittir. >> Bu tebliata gre irade, ruhnn muayyen bir safhasna ait bir melekedir. Yani dnld gibi, bizim anlyabildiimiz manadaki irade, ruhun en yksek bir melekesi olmaktan ok uzaktr. Ve insanlk mertebesinin mteakip bir tekaml safhasndan sonra bu meleke bizim anlayamayacamz daha yksek melekelerin yannda belki pek snk kalacaktr. Zira iradenin tarifinde ruh yerine canl varlk tabiri kullanlmtr; canl varlklarn bir eyi istemesi eklin de tarif edilen irade bu varlklarn ne altndakiler nede stndekiler hakknda bariz bir vasf olarak mtalaa edilemez. Burada sras gelmiken iradeyi alelade arzudan ayrmann lzumnu syliyeceim. Bu hususta sz stada brakyorum: << Arzu, bir eye temayldr. Arzu ile irade arasnda ok fark vardr. Zira temayl edilen bir eyi bilfiil istemek ayr bir eydir. >> O halde iradenin imajinasyondaki roln aratrrken burada bir eyi bilfiil istemekle mterafk olmyan ruhi temayllerin bahis mevzuu olmadn daima gz nnde tutmamz gerekecektir. Acaba iradenin imajinasyonda bir rol var mdr? Bu suale stat u cevab veriyor: majinasyon irade ile balar, irade ile biter. u halde imajinasyon iradesiz olmaz, ve imajinasyonun btn imtidadnca irade messirdir. Burada belki imdiye kadar dikkat nazarndan kam olan bir noktaya temas edeceiz; acaba imajinasyonu sevk ve idare eden irade insanlarca her vakit bilinir bir halde midir? Ispatyom bahsinin bilhassa ilk devrelerine ait ruhi halleri tetkik ederken bu meseleye temas etmitik. Burada vereceimiz izahat onlar tamamlamaa yaryacaktr. Baz sebeplerden dolay irade uura gemeyebilir. Bu sebeplerden en mhimi ruhun maddeye ball yznden hasl olan melekelerindeki kapanklktr. Bundan u neticeyi karabiliriz: Bir ruh maddi varlklar silsilesinde ne kadar geri ve maddeye bal bir halde bulunuyorsa o kadar iradi faaliyetlerinden haberdar olamaz. Hatta hayvanlarda iradenin mevcudiyetine ramen onlarn bundan haberi olmamas da bu bakmdandr. Bu hal, madde aleminde uurun, ancak tekaml nispetinde ve bunun neticesi olarak maddi esaretin azalmasiyle inkiaf etmesinden ileri gelir. Binaenaleyh maddi bedenlerini terketmi olmalarna ramen bilhassa ilk anlarda kendilerini henz maddi esaretten kafi derece kurtaramam Ispatyom sakinleri mutat d olan iradi faaliyetlerinden az ok bir mddet zarfnda haberdar olamazlar. Zira onlar madeye ballklar yznden, serbes iradelerine ait uura malik deildir. Hatta bu yzden A. Fauchard, bu tarzda ruhlarn yapt imajinasyona << gayri iradi imajinasyon >> demitir. Biz ise stattan rendiimiz gibi buna << Ispontane imajinasyon >> dediimizi o zaman sylemitik. Burada ok ehemmiyet verdiiniz bu meseleye dair stadn szlerini aynen yazyorum :

<< radesiz dediiniz spontane imajinasyonlar dahi gene hakikatte ruhun iradesiyle olur. << Demin sylediim gibi imajnasyon irade ile balar, irade ile biter. Bu irade sizin nazarnzda her vakit aikar olmasa bile hakikatte mevcuttur. >> Bu bilgi bir ok meselelerin halli hususunda bizi tenvir eder. Beden bahsinde sylendii gibi, uzviyetimizde geen yzbinlerce hadiseyi ve hayatmzn muhtelif sahasnda ekseriya kendi irademizin mdahalesi olmakszn vukua geldiini zannettiimiz bir takm fiillerimizin neticelerini kendi spontane imajinasyonumuzun mahsul olarak gsterebiliriz. Netekim stadn aadaki tebliat bu fikri tebarz ettiriyor: << Uzviyette lauuri olarak husule gelen btn vejetatif fonksiyonlar imajinasyonla olur. Yalnz imajinasyonun irade ile balayp irade ile bittii ve bu iradenin bazen madde aleminde uura intikal etmemesinin de mmkn olduu evvelce mevzuu olmutu. >> Hatta btn beden teekklatnn dnya hayat mddetince tamamiyetini muhafaza etmesinin dahi Ispatyomdaki irademizle mmkn olduunu ve bundan haberimizin bulunmadn da evvelce sylemitik. [ 1 ] Bu fikri kuvvetlendiren aaki tebliat dikkate deer : << Dnya hayatnda bedenin nevnema deiikliklerini yapan, ruhun madde ile alaka hasl etmezden evvelki iradesidir. Nasl ki evvelce dediim gibi ruh, madde ile alakasndan evvelki iradesinin mahsul olan hakimiyetini tamamyla muhafaza eder. >> Btn bunlardan kan byk ilmi realite udur: Biz bilmeden bir ok iler yapyoruz; ve bu ilerin husulnde amil olan irademizden o kadar haberimiz olmuyor ki ya onlarn bakalar tarafndan yaplmakta olduuna veyahut kendi kendisine vukua geldiine inanacak kadar safiyet gsteriyoruz. Bunun en canl misalini uzviyetimizde geen hayati bir sr hadiseler tekil eder. Kalbimiz muntazaman atar, cierlerimiz iler, bedenimizde aklmzn alamayaca mulak biyolojik ve fizikoimik hadiseler cereyan eder. Biz bunlarn hi birisinden haberdar olmayz. Bunlar bize adeta kurulmu bir makine halinde kendi kendine iliyormu gibi gelir. Fakat, acaba dnya hayatmz iin elzem olan ve en kk bir inhiraf bile hastalk ve hatta lm hadiselerini husule getirebilen vcudmzdeki bu iler kimin eseridir? Burada bizim irademiz grnmyorsa kimin iradesi bahis mevzuu olabilir?... Geri burada zahiren sinir merkezlerinin, etlerin, kemiklerin ... Kendilerine den ayr ayr rolleri meycuttur. Ve bu rollere htiya vardr. Fakat bunlar kurulmu bir makinenin, tpk bizim grdmz gibi, pasif olarak alan aksamndan baka bir ey deildir. Kendilerinde ne iradi, ne de imajinasyon kudreti bulunmyan bu atl maddelerin herhangi maksatl bir eseri tahakkuk ettirmeleri mmkn deildir. Hatta burada atl olmamakla beraber hayattar veya yalnz iradeli varln deil, ayn zamanda imajinasyon kabiliyetine malik varln mdahalesini kabul etmek zorundayz. Bunun iindir ki kendi imajinatif kabiliyetleri henz inkiaf etmemi varlklara yksek ruhlar yardm eder, diyoruz. Fakat burada mutlaka imajinasyonun inkiaf etmemi olmas da art deildir. Bir ruha hakim dier bir ruh, onun maddeleri zerine, imajinatif faaliyetiyle ve bu ruhun iradesini kullanmak suretiyle messir olabilir ki biz bu hali, ekseriya bu mihanikiyeti dnmeden telkin kelimesinin mefad altnda tanrz. Bunun basit ve iyi misallerini gene hipnoz hallerinde grrz.

Naney de Dr. Liebaultun Focachonla yapm olduu mehur bir tecrbesi vardr: Bu mcerripler hassas bir sjenin koluna yak yaptracaklarn telkin ettikten sonra yak yerine adi bir kat paras yaptrarak bir mddet beklemilerdir. Fakat bu kat paras tpk yaknn yapt gibi sjenin kolunda papller, pstller ve nihayet cerahatlenmeler husule getirmitir. [ 1 ] Buradaki hikaye nedir? Burada operatr bir hadisenin vukuunu, yani sjenin elinin yanmasn dnmtr. Bu ite yaknn veya kadn vasta olmasna da lzum yoktur, operatr sadece: ( kolunuz yanyor ) deseydi bile bu yanma hadisesi vukua gelirdi, yeter ki operatrn husule getirdii imajlara sje inanm olsun ve serbest iradesiyle imajinatif faaliyetini bu istikamette kullansn. Bunun iinde sjenin iradesinin her noktada operatrnk ile mutabakat halinde olmas kafidir. Hipnoz halinde bunu temin eden artlar mevcuttur. Kaba bir ifade ile, telkin ve kendi kendine telkin diye yadedilen hadisenin mihanikiyeti bize gre budur. Bu mihanikiyeti temin eden artlar ne kadar yerinde olursa telkin ve kendi kendine telkinin tesiri de o kadar aikar olur. Hayvanlara telkin yapamamamzn sebebi, onlarn imajinasyon melekesinden mahrum bulunmalardr. Keza insanlar zerine telkinin en ziyade hipnoz halinde olmas da evvela bu haldeki sjenin iradesiyle operatrn iradesini mutabakat halinde tutacak artlarn mevcut olmas, saniyen hipnoz halindeki bir insan ruhunun nispeten serbes iradesiyle ruhun imajinasyon melekesini daha iyi kullanabilmesi gibi sebeplerden ileri gelir. te yukarki misalde olduu gibi sje mutat d grnen bu hadiseyi tarif ettiimiz yoldan kendi iradesinin muvafakatiyle ve imajinasyon kudretiyle yapt halde ondan kendisinin haberi yoktur ve bu ie kendisi ve hatta etrafndaki mcerripler iyi tarif edilmemi bir telkin tesiriyle kadn sebepolduunu dnebilirler [ 1 ]. Ispatyomdaki insan ruhu da dnya hayatnda tahakkuk ettirecei beden ekillerini orada imajinatif faaliyetlerde bulunarak tespit eder. Bu faaliyetin messiriyeti enkarne olduktan sonra hakimiyetini muhafaza eder ve, aa yukar hipnotik sjelerde olduu gibi, insan bilmeden messiriyetinin icaplarn dnyada tahakkuk ettirir. kinci kitapta post hipnotik telkinlere dair vereceimiz misaller bu meseleyi daha ziyade aydnlatacaktr. rademizin bu messiriyeti o kadar mulldr ve biz ondan o kadar bihaberiz ki evvelce sylendii gibi [ 2 ] gerek insan, gerek hayvan bedenlerindeki binihaye ruhlar idare eden hayvanlar bu ie inandrmak bile mevzuu olmyaca gibi insanlar da inandrmak pek g olur. stat diyor ki: << Hayvanlarda yetimek zere bulunan ruhlar, hayvan ruhlarnn idaresindedir. Fakat nasl, insan madde aleminde ruhun bu faaliyetine vakf deilse hayvanlar da bilmez. >>

3 majinasyon ve imaj

Buraya kadar yaplan mlahazalar iinde iki noktay birbirinden ayrmak icabeder: bunlardan biri, ruhun iradesiyle bir eyi suretlendirmesi ii, dieri de bu iten doan neticelerdir. majinasyonun mutlaka tahakkuk eden bir neticesi olaca meselesi zerinde ileride duracaz: bu tahakkuk eden neticeye, ister malumumuz olsun ister olmasn, imaj diyebiliriz.

Btn imajlarda ancak imajinasyon sahibinin iradesi mndemi olur. majda mndemi olan bu iradeyi bulabilmek, onun sahibini bulmak demektir. majlar ekseriya sahiplerinden gayr varlklardan sadr olabilirler. Bu hal, onlarn bakalar tarafndan benimsenmi olmalarndan ileri gelir. u halde bir imajn hakiki sahibini bulmak iin onun kimden sadir olduunu bilmek asla kafi deildir. majinasyonda ruhun kurucu bir faaliyeti vardr. majlar ise ruha, tabir mazur grlsn, saprofit olarak sokulmu teekkllerdir. Bunun bariz misallerini sanat eserlerinde grebiliriz. Goethenin Faustu, bu mellifin bir imajinasyonu mahsuldr. Bu eser onun ruhunda suretlenmi ve ahslar onun ruhunda canlandrlmtr. Keza Beinci Semfoni de Beethovenin ruhunda suretlenmi ve canlanmtr. Binaenaleyh bu eserler bu sanatkarlarndr. Ve bunlar birer imajdr. Halbuki dier taraftan Faust ile Beinci semfoniyi ruhlarnda istedikleri zaman tekrar ayniyle yaatabilen, onlar muhtelif vastalarla dierlerinin ruhlarnda da yaatmaa muktedir olan belki milyonlarca adam bulunabilir. Fakat bunlardan hi birisi bu eserlerin sahibi saylmaz. Bu hal bir makineyi vcude getiren mhendisle onu ileten iilerin haline benzetilebilir. Hayvanlarda da vaziyet byledir. radeye malik olan bu varlklar majinasyondan mahrumdurlar. Bununla beraber onlarn baz ilerine bakarak insan, hayvanlarda da imajinasyon olduu zehabna debilir. Fakat, unutulmamaldr ki bunlar daima kendilerinden yksek varlklarn hazrlam olduklar imajlara gre iradelerini kullanrlar. Eer bir hayvan dayaktan kayorsa evvelce yedii dayan intibayla bu ii yapyor demektir. Halbuki insan dayaktan kaarken bu intibala beraber ondan daha mhim tesirler altnda bulunur. Onun nefsini mdafaaya matuf imajinatif faaliyeti bu tesirlerin en mhimidir; dayan neticesinde kafasnn patlayp lebilecei, gznn kr olabilecei, bir tarafnn krlabilecei ilh.. gibi << ihtimali >> bir takm tasavvurat onun dnya hayatndaki bakasna dair olan imajinatif faaliyetlerine uygun gelmez. Demek bir hayvanda canlanan imajlar, tahtehuurunda gizli kalm eylerdir. Hayvann kendi iradesiyle imajlar tekil etmek kudreti yoktur. te bundan dolaydr ki yeni eyleri ibda etmek kabiliyetinden mahrumdurlar. Bir beygiri misal alyorum: majinasyondan mahrum olan bu hayvan yer, ier, hareket eder, iftleir v.s. Fakat bu faaliyetlerin hi birisi hakknda onun kafasnda evvelden hazrlanm bir plan yoktur. Bununla beraber onun birok hareketlerinde maksatl bir plana uygun iler vardr; insan olu bu beygiri bir arabaya koar, arabann hareketinden planl ve maksatl bir hadise doar. Bu hareket phesiz beygirin iradesiyle olur, yani o istemezse araba yrmez. Ancak onun bu iradesini kullanmas krbacn tesiriyle olmutur. Binaenaleyh ona bu hareketi veren amil dardan gelmektedir. Eer bu hayvan dile gelmi olsayd ( krbatan korktuum iin kouyorum ) derdi. Halbuki o, bu yry ile maksatl bir i yapm oldu. Ve o ii yapmak iin yrd. O halde beygirin eseri gibi grnen bu i hakikatte onun deil arabacnndr. Bundan u neticeyi karabiliriz: bir iin husulnde tek bana hibir messiriyeti olmyan irade, bakalarnn imajlarna refakat ettii zaman onlarn tatbik mevkiine konmasnda mhim roller oynar.

4 Tekamlle imajinasyon arasndaki mnasebet

Acaba imajinasyonun inkiaf zerinde ruhi tekamln veyahut ruh tekaml zerinde imajinasyonun inkiaf ettirici messir rolleri var mdr?... Yksek alemlerle temasmz esnasnda bu mhim mesele de bizim iin ayrca bir tetkik mevzuu olmutur. majinasyonun irade ile kaim olduunu rendikten sonra onun ruh tekaml ile alakadar olduunu kabul etmek zaruri olur. Nebatlarda iradenin olmadna gre onlar hakknda imajinasyon bahis mevzuu olmyacaktr. stadn syledii baz szleri burada da iktibas edebiliriz : << Nebatlar intihar edemez. Nebatlarda can olmadn ve iradenin canla baladn evvelce sylemitim. Binaenaleyh onlarn lm harici bir kanuna ve iradeye tabi olarak vukua gelir. >> majinatif faaliyetlerle, ilerin tahakknku arasndaki mnasebeti mtalaa ederken geecek olan szlerle bu teblii karlatrrsak nebatlarda imajinasyonun olmad neticesine varrz. Acaba iradeye malik olan hayvanlarda imajinasyon kabiliyeti var mdr? majinasyonun iradesiz olmyacan rendik. imdi de imajinasyonsuz iradenin mevcud olabileceini greceiz. stat bir tebliinde: <<majinasyonsuz irade mevcudolabilir >> diyor. Bundan unu anlarz ki iradenin mevcudolduu bir varlkta mutlaka imajinasyon olmas art deildir. Netekim stat : << Hayvanlarda imajinasyon yoktur. >> sziyle bu meseleyi aka izah etmi oluyor. Filhakika hayvanlar i ve d saiklerin ve amillerin esiri altnda iradelerini kullanarak istedikleri gibi hareket etmekte serbestirler. Tabiatta btn kudretler ruh melekelerinin inkiaf nispetinde kazanlr. Binaenaleyh hayvanlarda kendiliinden hareketin grlmesi onlardaki irade melekesinin inkiafna bal bir itir. Netekim bu melekeden mahrum olan nebatlarda hareket kudreti yoktur. u halde imajinasyon melekesi insan mertebesinde balar. Ve bunun iindir ki insanlarda bu melekenin kullanlmasna yaryan kabiliyetler mevcuttur. Btn bu szlerden anlalyor ki dnya varlklarnda irade melekesi imajinasyon melekesinden evvel inkiaf etmi bulunmaktadr. rade hayvanlarda hareket kabiliyetini temin ederken imajinasyon da insanlardaki kuruculuk ve yapclk kudretlerini inkiaf ettirir ki bu, insanlarla hayvanlar arasndaki en mhim farikay tekil eder. Eer bir rmcek on bin senedenberi, ne kadar hesapl olursa olsun, yapmakta olduu an deitiremiyorsa bu kabiliyetsizliin sebebini imajinasyon yokluunda aramak icabeder. majinasyonu hangi yksek varlkta, hangi yksek melekenin takibedeceini bilmiyoruz. Fakat iradenin insan st bir varlkta daha yksek ruh melekeleriyle itirak ettiini ve imajinasyonun da irade ile kaim olduunu dnrsek insan st varlklarn bir mertebesinde imajinasyonu bizim imdi tahmin etmekten ok uzak bulunduumuz ruh kudretlerini tevlit edici daha yksek melekelerin takibedeceini syliyebiliriz. Fakat kendisinin henz mahrum bulunduu imajinasyon melekesi nasl bir hayvann idrak sahasna giremezse, bu yksek ruh melekeleri de onlardan mahrum olan biz insanlarn ylece idrak sahamza giremez. Fakat, imajinasyonun ruh kemalat ile mtenasiben inkiaf ettiini bylece kabul ederken bir noktay gzden karmamak icabeder; ruhun tekaml yollar pek muhteliftir. Bu yollardan bazlar onun imajinasyon melekesini, dieri de baka melekelerini nispeten daha sratli olarak inkiaf ettirebilir. Mesela gzel sanatlar zerinde, keif ve ibda ilerinde fazla alm olanlarn bu melekesi, mrn bir broda yaz yazmakla geirmi insanlarnkinden phesiz daha ileride olmak lazm gelir. Zira evvelki ekildeki iler ruhun imajinasyon

melekesini daha ok kullanmasn icabettirir. Ruhun her hangi bir melekesi zerinde fazlaca cehit sarfederek durmas, tabiatiyle onun inkiafn mucibolur. Binaenaleyh bir insann imajinasyon melekesinin ykseklik derecesi, onun her sahada tekemml etmi olduunu gstermez. stadn aaki szleri bu hususta bizi tenvir eder: << majinasyon ruhi kabiliyet ve kemalat ile mtenasibolarak inkiaf eder. Ancak, kemalat muhtelif istikametlerde vaki olduu iin imajinasyonun mevcudiyet ve inkiaf ruhun her sahada tekamln ifade etmez. Yani ruhun her noktai nazardan kemalatna imajinasyon kafi bir miyar olamaz. Binaenaleyh ruhun bir ubei tekaml takibetmesi ile imajinasyonun fazlalamas kabil olduu gibi, o ubei tekaml takibetmiyen dier bir ruhun imajinasyonundan daha dun mevkide kalmas mmkndr. >> Biraz da imajinasyonun ruh tekaml zerindeki tesirlerinden bahsedelim. Onun bu hususta oynad rol byktr. majinasyon kabiliyeti insann tasavvur halinde bulunan dncelerini manen veya maddeten tatbik mevkiine karmasna yarar ve bu da ruhun messiriyetini arttrmak suretiyle onun tekamln mucibolur. Binaenaleyh imajinasyon melekelerini iyice inkiaf ettirmi olanlarn ellerinde daha msait tekaml vastalar ve imkanlar vardr, demektir. u tebliler bunu gsieriyor: << majinasyonun insan tekamlnde ok byk rol vardr. Tekamlde imajinasyonun rol, tasavvur halinde bulunan ruhun dncelerini ya manen veya maddeten mevkii tatbikata karmasiyle tecelli eder. >>

5 Ruhi faaliyetin tahakkukunda imajinasyonun rol

Bir iin tahakkuk edebilmesi ancak imajinasyonla mmkn olur. Yani ruhun maddeler zerindeki messiriyeti ancak imajinasyon yolu ile vaki olur. Bu sz bittabi bizim alemimiz hakkndadr, daha yukarlarda daha yksek melekeleri iktisabetmi ruhlar hakknda szmz yoktur. Evvelce de sylediimiz gibi bir ii yapan kimse baz ahval dolaysiyle bu imajinasyonundan haberdar olmyabilir, fakat, eer bu i kendisinin ise mutlaka o kimsenin imajinatif faaliyeti vukua gelmitir. stadn aada ki szleri bunu ifade eder: << Bir iin olabilmesi iin imajinasyon arttr. nsan ister bilsin, ister bilmesin muvaffakiyetle yapt bir ite muhakkak imajinatif bir faaliyet gstermitir. >> Burada akla bir sual gelebilir: acaba imajinasyondaki messiriyet dorudan doruya bu melekeye mi aittir, yoksa imajinasyonu sevk ve idare eden iradaye mi aittir?.. Eski bilgilerimize gre bir iin yaplmasnda messir olan amil irade dir. statlarla temasmzn bize rettii realiteler arasnda bu bilgimizi deitirecek veya daha dorusu tashih edecek noktalar vardr; ilerin tahakkukunda tek bana iradenin dorudan doruya hibir messiriyeti yoktur. rade ancak imajinasyon melekesinin bir unsuru haline girdii zaman o melekeyi sevk ve idare etmek suretiyle hadiselerin tahakkukunda messir olur. Yani

canl varlklar tarafndan istenilen bir ey imajine edilerek veya imajlara tevafuk ederek tahakkuk imkann bulur. Aadaki tebliler bunu gsterir: << majinasyonsuz irade mevcuttur: fakat tek bana irade, bir eserin tahakkukunda katiyen messir olamaz. Bir iin tahakkuku iin imajinasyon arttr. >> ( 51 ) Hatta stat daha ileri giderek bir i yalnz irade ile meydana gelmi grnrse o i onu iradesiyle yapt grnenin eseri olmaz, diyor. Fiilhakika bazen yle olur ki hi bir imajinatif faaliyet zahir olmakszn bir insan tarafndan bir eser ortaya konabilir ve bu insan bu eser hakknda hibir imajinatif faaliyette bulunmu olmyabilir. Bu eserin bu zat tarafndan ortaya konulmasnda phesiz onun iradesi rol oynamtr. Btn bunlara bakarak bu eserin imajinasyonsuz bir irade ile vukua geldiine hkm vermek doru olmaz. Byle bir hal iki yoldan mmkn olur: Birisi geen bentte zikrettiimiz gibi imajlarn dorudan doruya ikinci bir ahs tarafndan hazr olarak alnmas ve benimsenmi olmasdr. Bir kompozitrn besteledii bir paray alan veya syliyen bir virtoz da olduu gibi. Burada eser virtozdan kar, onun iradesiyle olur, fakat kompozitrn eseridir; Zira onun imajdr. Eer biz kompozitr tanmasak eserin virtoza ait olduuna inanabiliriz. O zaman bu eserin vcude getirilmesinde virtozun imajinatif faaliyetinin gemi olduuna inanmamz lazm gelir ki btn bu dncelerimiz hatal olur ve bizi bu hataya sevkeden amil de virtozun iradesini kullandn grmemiz olur. u halde tek bana irade ile yaplm bir iin, mutlaka o ii yapann imajinasyoniyle mterafk olup olmadn dorudan doruya anlamak mmkn deildir. Bir eseri ortaya koyanla onu vcude getirenin muhakkak ayn kii olmas lazm gelmedii gibi bunlar birbirinden ayrt etmek de ilk nazrda mmkn olmaz. Aadaki tebliat bunu aka gsterir. << Eer bir ruhun imajinasyonu dnda tahakkuk etmi bir i varsa o, onu yapan ruhun eseri olmaz. Bir ii tahakkuk ettirmi olan bir insan o iin sahibi saylabilmek iin muhakkak o i hakknda imajinatif bir faaliyette bulunmu olmaldr. nsan bunu ister bilsin, ister bilmesin! >> Bir eserin meydana gelmesinde imajinyonun tezahr etmemesinin ikinci yolu da udur : Evvelce de sylendii gibi, imajinasyonu sevk ve idare eden irade, ruhun maddeye merbutiyeti yznden bazen uur sahasna gemi olmyabilir. Bu takdirde imajinatit faaliyetinden ahs bizzat haberdar olmaz. Post hipnotik telkinlerin tahakkuku bunun en gzel misalini tekil eder. Burada uyku halinde iken yapm olduu imajinatif faaliyetinin uyandktan sonra, yani maddeye balln arttrdktan sonra, hakimiyeti altnda kalarak i gren sjenin bu husustaki imajinasyonundan haberdar olmamas srf maddeye balanm olmaktan mtevellit uur sahasnn daralmasndan ileri gelmi bir hadisedir. Hayvanlarda da hal bir ok defa byle olur: Hayvan ruhlarnn maddeye girmezden evvel azok imajinatif faaliyetleri vard, fakat onlarn sk skya maddeye balanm olmalar dnyadaki hayatlarn idameye imkan verecek hadiseler husule getirmeleri, bizim kabaca ve esasl bir ey anlatmayan insiyak dediimiz amilden daha derin ve yksek amillerle yani, ruh halinde yapm olduklar imajinatif faaliyetlerinin, madde dnyasnda lauuri olarak devam eden hakimiyetleriyle olur. Evvelce bahsettiimiz vehile bizim de hayati fonksiyonlarmzn cereyannda olduu gibi. Bize bu ilham veren aadaki tebliler olmutur:

<< Ruhun madde ile alakasnn, onun melekatn glgelendirdiini evvelce sylemitim. Binaenaleyh bu alakann tesiriyle ruh bir i hakknda imajinasyon yaptnn farknda olmasa bile gene imajinasyon eserini gsterir. >> u halde yaptmz veya yapar gibi grndmz eserlerden hangisinin bize aidolduunu ve hangisinin bakalarndan geldiini, eer grnrde bir delil yoksa madde aleminde tayin etmek hakikaten kolay bir i deildir. te bu yzden kendi eserimiz olan bir ok ileri bakalarna veya bakalarna ait olan bir ok ileri de kendimize ait gibi dnr ve bir ok hadiseleri de tesadflerle izah etmee kalkrz, bu hal bizim madde alemindeki ocukluk halimizin bir tezahrdr ! Demek yaptmz iler ya bizim ahsi imajinasyonumuzun mahsul eserlerdir, o zaman biz bunlara hakl olarak kendi efalimiz diyebiliriz. veyahut bizim imajinatif faaliyetimizin dnda vcude gelmi eylerdir ki bunlar bizim eserimiz olamaz. Bunlara efalimiz demekten ziyade ahval ve harekatmz demek doru olur, yani ahval ve harekatmz bizden bakalarnn eseridir. Bunu stat u dille ifade ediyor : <<Btn ahval ve harekatnz kendinizden bakalarnn ve ekseriya hamilerinizin asardr.>> Bunlar, faydal olmak, bir felaketten kurtarmak, iyi yola sevketmek gibi maksatlarla ekseriya bizi seven, himaye eden varlklar tarafndan bizde birtakm ilcalar, insiyaklar v.s. uyandrmak suretiyle messir olmak iin gnderilmi imajinasyon mahslleridir. Fakat bunlar bazen de fena kaynaklardan gelip zayf ruhlarmz felakete sevkedebilir. Obsesyonlar bunun en iyi misalini tekil eder. majinasyonun tekamldeki roln ilmi ve moral hayatmzda da bariz olarak grrz. majinasyonsuz ilim olmaz. nsan bilgisini arttran btn keifler ancak imajinatif faaliyetle mmkn olmutur. Ilmin laboratuvarlari, nazariyeleri, aratrmalar... hereyi imajinasyon ile beslenir. majinasyonun yklmas ilmin yklmas demektir. En kk sanatlardan en byk ilmi aratrmalara kadar dnyadaki btn ilerde grlen terakkiler imajinasyon sayesinde olmutur. Gzel sanatlarda imajinasyonun oynad ehemmiyetli rollerden uzun uzadya bahsetmee lzum grmyorum. Dier ilerdeki btn ibdalardan daha fazla buradaki ibdalarda imajinasyon kendi mevcudiyetini hissettirir. Moral sahada imajinasyonun iyi veya kt istikametlerde rol olabilir. majinasyon irade ile balayp irade ile bittiine gre iradenin alaca istikamete gre imajinasyon faydal veya zararl bir messiriyet gsterebilir. Sevgi, fazilet, dierkamlk gibi insan ykseltici veya kin, intikam, hodkamlk gibi alaltc duygularn seyri zerinde imajinasyonun mnebbih veya uyuturucu tesirleri muhakkak vardr. Hatta yalnz bu bakmdan bile syliyebiliriz ki gerek ilimde, gerek bilhassa gzel sanatlarda imajinasyondaki iradenin tabi bulunduu iyi veya kt duygularla alaca istikamete gre ortaya kacak eserler gerek onlarn sahipleri iin, gerek cemiyet iin ahlak bakmndan ya ykseltc veya geriletici hatta tehlikeli olur. Bu halin insan cemiyetlerinde .... zaman bir ok misallerini grmek mmkndr. Bir alimin adam ldrmek iin sarfettii imajinatif faaliyeti neticesinde ortaya kacak bir eserin insanlar saadete kavuturacana inanmak g olur. Dnyaya egoyiste fikirleri ve duygular yayan bir filezofun zihinlerde yerlemi kt imajlar hakknda da ayn eyi dnmek icabeder. Hele ukur havalarn terennm eden saz, sz ye ekil sanatlar hakknda sylenecek hi bir sz yoktur. Bunlara gzel sanat demek caiz olmaz. nsan alaltan, kaba ve

hayvani duygular nemalandran hi bir ey gzel olamaz. Ete ve kaba maddelere mteallik hrslar, itihalar krkliyen ve tatmin eden her hangi bir fikir ve duyguda gzellik kabul etmek geri realitelerden domu bir telakki mahsul olabilir. u halde, cemiyetin ve insanln selameti, saadeti ve moral kymetlerin inkiaf urunda beslenmi asil duygularla imajine edilen eyle; insan iyilie, gzellie ve kemale doru zaruri olarak ykseltirken sinsi bir eoizma bataklnn alak ve nefsani duygu irkeflerine gmlerek kullanlm tahayyl melekesi de tekamln nne ekseriya almas etin uurumlar ve manialar karr. Demek, imajinasyonla ykselmek istiyorsak onu kullanrken bamz yere deil gk yzne evirmeliyiz; zira o, alm olduu istikamete doru bizi zaruri olarak srkler. 6 majinasyonun ehemmiyeti hakknda

majinasyon, bu kadar ehemmiyetine ramen akademik mahafilde layk olduu mevkii yazk ki henz alm deildir. Birer imajinasyon mahsul olan romanlarn, sanat eserlerinin, hatta ocuk masallarnn bu gnk ilmi telakki karsnda << reel >> kymeti yoktur. Bir ok << Ciddi >> insanlar indinde bunlarn kymeti, ekseriya beyhude vakit geirten, bir elence vastas olmaktan ileri gidemez. Bundan baka bir ok insanlar tahayyli faaliyetlerden rkten bir sebep de; onun kurucu, yapc ve daima, daima yeniletirici ve icadedici tabiatta olmasdr. Esasen onun ykseltici ve insanlk alemini vasflandrc taraf da budur. Halbuki, bilhassa henz geri realiteler iinde yayan insanlarn ou, yenilemekten ve deimekten holanmaz. Hatta bu holanmay kendilerinin ykselmemesi pahasna dahi olsa. Binaenaleyh, bylelerince tahayyli faaliyetler yalnz << kymetsiz >> olmakla kalmaz, << zararl ve tehlikeli >> bile olur. Zira bu faaliyetler onlarn rahatlarn ve keyiflerini kartabilecek neticeleri kendilerine ifham eder. Sanatta, ilimde, itimai hareketlerde kendini yeni eserleriyle gstermis imajinatif baz faaliyetlerin zaman zaman tekfir edildiini bildiren tarih sayfalar bu fikrimizin canl misalini tekil eder. Hatta bu gn bile bu husustaki gafletimiz bazen o kadar ileri gider ki fizik ve metafizik bahsinde imajine edilmi eyler, eer her hangi bir sebepten dolay akademinin donmu kesif vastalariyle kymetlendirilemiyecek bir durumda bulunuyorsa onlara, ilim hayatnda tutunabilecek hi bir yer vermek istemeyiz. Ben niversite krssnde: << laboratuvarlarn baklarn kullanmadan ruhi melekeler hakknda ciltler dolusu kitap yazan filezoflarn ve ruhiyatlarn hayalhanelerinde uydurmu olduklar bo fikirler >> den bahseden hocalar dinledim. Bu szlerin ilme ve ilmi aratrmalara ve bu faaliyetlerden doacak kazanlara matuf manasna asla itiraz etmiyorum. Zira gene, iinde bulunduumuz bahiste, umumi tekamln imajinasyon melekesini inkiaf ettirmekteki ehemmiyetli roln kabul ettiimize dair geen szleri unutmu deilim ve tecrbe ile grgnn tekamlde ne kadar kymetli ve esasl bir unsur olduuna da inananlarn banda

bulunmaktaym. Bizim hcumumuz << hayalhanede uydurulmu bo fikirler >> tabirine kardr. Zira hayalhanede uydurulmu bo fikir tabirinden maksat eer evvelce bahsettiimiz alelade zihinde bir eyi suretlendirmek manasna gelen tasavvurat deil de imajinatif faaliyetlerin neticesi ise biz bunlarn bo eyler olduuna inanmyoruz. Ve una da kaniyiz ki << bo eyleri douran >> hayalhane, bu szleri syliyen muhterem hocaya yalnz ilmi hviyetini kazandrm olmakla kalmamtr, ayn zamanda ona insanlk vasflarn da iktisabettirmitir. Zira evvelce de sylediimiz gibi eer imajinasyon melekesine sahibolmasayd bu zatn, on binlerce seneden beri yapt ann eklini deitiremeyen bir rmcekten fark kalmazd. Bir masal bir ocuun u veya bu tertipten bir insan olmasnda, oumuzun henz anlamaktan uzak bulunduu byk tesirlere maliktir. Ve bu da laboratuvarlarn bak oyunlariyle anlalabilecek ilerden deildir. Byk bir filezofun, byk bir mzisyenin, byk bir romancnn, nihayet imajinasyon melekesi iyice inkiaf etmi byk bir alimin cemiyet hayatnda oynad rollerin gizli tesirlerini grmek lazmdr. Bu tesirlerin insanlk hayatnda ok iyi veya ok kt neticeleri olabilir. Binaenaleyh insanla istikamet veren bir ruh melekesinin << bo >> eyler dourduunu kabul etmek bir gaflet eseri olur. Tebliatndan ok istifade ettiimiz A. Pauchardnbu bahsi alakalandran u iki cmlesini zikretmeden geemeyeceim: << unu iyice anlaynz! iir ( Poesie ) hayat kaynana ( Source de Vie ) mantktan ( Logique ) daha yakndr. << Peri masallar >>, << Tarihi vakalar >> dan daha reeldir. >> ( 38 ) majinasyon vastasiyle ruhun messiriyeti iyice mtalaa edilmedike Pauchardn bu szlerindeki manay anlamak mmkn olmaz. yice tahayyl edilmi bir roman tabiatta dier varlklar iin reel bir sahne olabilir; onu okumu olan bir insan, hususi usullerle tecerrt haline [ 1 ] sokulduu zaman hakiki bir hayat sahnesinde yayormu gibi romann btn teferruatnda yaar. Bir tablo veya bir semfoni ve opera paralar karsnda da vaziyet aynen byledir. yi tahayyl edilmi bir obje, mesela bir bina bir alet, bir heykel... Tahayyl edenin kabiliyeti derecesine gre az ok sptil ve az ok devaml bir halde tabiatta mevcuttur. Bunlarn sptillik dereceleri yksek esiri ihtizazlardan adeta donmu ekillere kadar deiik farklar gsterir. Bize gre fikir intikallerinin, telepatilerin, ilhamlarn ve hatta sonradan husule gelmi baz sempati ve antipatilerin.... teknik izahna bu noktadan girmek icabeder. Binaenaleyh tahayyl sahibinin bu iteki kudreti derecesine gre, tahayyl mahslleri, istikametini ald yollardaki canl veya hatta bazen cansz varlklar zerinde az ok bariz tesirler yapabilir. Bu tesirler iyi olabilecei gibi kt de olabilir. Fakat bu szlerin manasn iyice anlyabilmek ruh bilgisine, daha dorusu, ruhun maddeler zerinde messiriyeti bahsine ait ettleri derinden derine tetkik etmi olmaa vabestedir. Bu ii, halihazrdaki fizikoimik bilgilerle veya onun izmi olduu hudutlardan dar kmayan klasik ruhiyat bilgisi ile kavryabilmek pek g ve zoraki bir i olur. Zira btn bu klasik almalar ruh messiriyetinin maddelerle olan mnasebetleri zerinde deil, yalnz maddenin ahvali ( o da pek mahdut ) ve evsaf ( attributs ) zerinde toplanmaktadr. Binaenaleyh, amili mtalaa edilemedii iin inkar olunan veya pek fena hurafevi telakkiler iinde boulan bir messiriyetin bu yarm yamalak mtalaas, ruhun maddeler zerinde gene maddeler yolu ile olan yksek tesir mihanikiyetlerini ak ve ilmi bir dille izah etmee imkan brakmaz. [ 1 ] Her hangi bir usulle uur basksndan uur altn kurtararak onu bamsz ve serbest bir hale sokmak

majlarn ruhumuzda nasl objektif birer kymet aldklarn mtalaa etmek hakikaten enteresandr. Ve bu mtalaann ilerlemesi bizi birok yeni dncelere ve hakikatlere gtrr. leride okuyucularm bu bahse ait baz orijinal tecrbelerimin neticeleriyle karlaacaklardr. Mesela orada bahis mevzuu olan Bayan N... yalnz bir gz at ile grebildii adi bir resimde mevcut imajlarn iinde, tecerrt halinde iken, hakikatte yayormu gibi yaamaktadr; bir Arabistan ln tasvir eden resim ona uzaktan bir tablo halinde grnmyor: Bayan N... kendisini; kumlarn zerinde yryen, develerle, devecilerle ve ehramlarla kar karya bnlunan, ln ortasndaki bir insan halinde duyuyor. Onun o andaki realitesi ile ln ortasnda olduu zamanki realitesi arasnda hibir fark yoktur. Ruyalarda da hal byledir. Gndz ruhta, uurlu veya uursuz, yerlemi olan bir imaj, yar maddi saiklerin tesiri altnda bazen olduu gibi, bazen de sembolik sahneler iinde canlanr. Ve insan bunlar, kendisinin veya bakalarnn imajinasyonlar mahsul olduunu dnmeden, bir realite olarak kabul eder. Ispatyom bahsinde verilmi misallerden bazlar burada da gzden geirilebilir. majlarn reel kymetlerini yalnz ekil ve kelam ilerinde deil, ayn zamanda ses ilerinde de grrz; A. Pauchard, iktibas ettiimiz aadaki szleriyle bunu bize pek gzel anlatyor: << ... Ben uzakta, uzakta, uzaktaym - siz beni iitemiyorsunuz... Bir ay zerinde daha yaklamak istiyorum: << Byk baba beni byle aryor! << te geldim. << Ben fltn inci sesleri zerinde geldim. << Evet: nmden berrak bir ay akyordu. inde inciler vard. Bunlar ayaklarmn basabilecei kadar bykt. << Ben bu suretle inciden inciye atlyarak geldim. Ve ayn br ucunda byk baba beni armak iin bu incileri ( fltnden ) kartyordu. >> ( 38 ) Bu szler ruh ve madde mnasebetlerine ait bilginin esaslarndan haberi olmyanlara gre bir takm samadan ibaret kalr. Fakat tetkikatta ilerlemi olanlar, tabiat bilgisinin yksek retici hakikatlerini Pauchardn bu szlerinde sezmee balarlar. Byk baba diye anlan mcerriplerden birinin ald flt sesleri, grlyor ki, Ispatyomda inci tanesi kadar kesif ve orann maddi bedenlerine arpacak kadar sert bir hale giriyor. Dnya maddeleri arasnda ancak kulak uzvumuzu harekete getirebilen bu ihtizazlarn yksek maddeler aleminde ne kadar bariz tezahr imkanlarna malik olduunu bu misal de bize gsteriyor. Bir imajinasyon mahsul olan bu ihtizazlarn hedeflerine vard zaman orada elle tutulur bir hale giriini, perispriye dair evvelce vermi olduumuz izahla imajinasyon bahsini karlatrdktan sonra anlamak kolay olur. u halde imajinasyonu iyi mtalaa etmekle onu u veya bu yolda kullanmak imkanlarn daha kolay bulmu oluruz. Bu kazancn dnyadaki tecrbe hayatmz zerinde byk ve faydal

tesirleri olacaktr. Ve bu faydalardan biri de yaptmz iler kadar tahayyl ettiimiz ilerden de vicdanmza kar mesul bulunduumuzu renmektir. Binaenaleyh biz ilerimizdeki ve tahayyli faaliyetlerimizdeki gizli ve kapakl kabahatlerin, hibir << hilei eriye >> ile hafiflemeksizin, hesabn vicdanmza kar daima vermee mecbur olduumuzu biliriz ki bu hesap da evvelce misalleriyle gsterdiimiz gibi btn plakl ile Ispatyomda verilecektir [ 1 ]. majinasyonun tabiat kanunlar karsndaki durumu da ok mhimdir. lerimizdeki mesuliyet meselesini alakalandran bu durum gelecek bahiste gzden geirilecektir.

DETERMNZMA

1 Fatalizma ve determinizma

nsanlar arasnda hemen herkese mahsus ayr bir hayat ekli vardr. Bir taraftan sarfedilecek yeri bulunmyan zenginlik, dier taraftan bir insan gnn zaruri ihtiyalar iinde kvrandran fakirlik; bir taraftan shhat ve nee, dier taraftan hastalk ve strap; bir taraftan an ve eref, dier taraftan hakaret ve rezalet; bir taraftan hrriyet, dier taraftan esaret Ve btn bu tezatlarn saysz nanslarndan mteekkil binbir eit hayat halitas dnya sahnesinin kesret halini dourur. Acaba bu kahkahalar ve bu gz yalar insanlar arasnda geliigzel serpili mi vermitir ? Hayr, bunlar asla sebepsiz deileir; eer byle olsayd, dnyann ve orada geen realitelerin hibir manas ve hatta gzellii kalmazd. Bu kesretin rastgele hadiselerden olmadn tesadf bahsinde uzun uzadya yazmtk; tekrar oraya dnecek deiliz. Btn bu tezatlara ramen, gayet muntazam kanunlarn umumi ahengi ve gzellii iinde akp giden hayat sahnesindeki hadiselerin muhakkak meur kuvvetler tarafndan, muayyen maksatlar yolunda idare edildiini kabul etmek zarureti vardr. Bu hususta lzumundan fazla delil toplamaa alarak yorulmak lzumsuzdur. Zira duygu ve bilgisini kafi derecede inkiaf ettirmi her insan, ne tarafa elini uzatsa orada bu halin bariz tezahrlerini yakalamakta glk ekmez. Fakat eer bu iler uurlu bir varlk veya varlklar tarafndan idare ediliyorsa, maksat ne olursa olsun, btn bu msavatszlklar bir adaletsizlik olmaz m ? Hem evet, hem hayr Bu hususta hkm verebilmek iin evvela gcmz yettii kadar bu musavatszln illetlerine nfuz etmee almamz icabeder. Eer btn bu iler fatal bir gre dayanyorsa burada adaletsizlik vardr, determinist bir gre dayanyarsa yoktur. Acaba dnyadaki hayat fatalist bir telakkiye gre mi, yoksa determinist bir telakkiye gre mi taayyn etmitir ?

Fatalizma nedir ? Fatalizma, btn hadiselerin hibir kimse tarafndan deitirilemez surette evvelden tabiat st bir lleti Ula tarafndan tespit edilmi olduuna inanan bir felsefe ubesidir. ( 109 ) Bu itikada gre, biz hibir hadiseyi deitirmee muktedir deiliz. nk bizim stmzdeki irade onu yle yapmak istemi ve yle yapmtr. Hatta daha ileri gidilirse bunun sebebini dahi soruturmak beyhudedir. Btn sebepler, btn illetler o iradede toplanmtr. Binaenaleyh bizim, olacak veya olmayacak hadiseler karsnda tam bir teslimiyetle boyun emekten baka yapacak iimiz yoktur. Ve bu husustaki btn cehitlerimiz faydaszdr. Yalnz, eer yalyarmak suretiyle O radeyi keyfimize uygun bir ekilde yumuatmak iin kandrabilirsek ne ala; ve illa susmak, kabul etmek ve teslim etmek ve teslim olmak lazmgelir. Bu kanaate gre Mutlak radenin keyfi icraat bahis mevzuudur. Ve burada sebebaramak abestir; zira bizim aklmz ona ermez. Eer Ahmet zengin ise rade Sahibi yle istemitir. Mehmet fakir ise rade Sahibi onu da yle istemitir. Bundan baka sebebaramaa lzum yoktur. Determinizmaya gelince; determinizma, her hadiseyi maddi veya manevi bir takm sebeplerin zaruri neticesi olarak kabul eden dier bir felsefi ubesidir. ( 109 ) Bu itikada gre de hadiselerin husule gelmesindeki artlar iyice bilen ve tatbik edebilen herkes onlarn seyrini deitirebilir. Varlklar, messiriyetlerini tabiat kanunlarnn her trl icaplarndan istifade ederek tam bir serbeslikle ve hibir kayda tabi olmadan kullanabilirler. Demek, illiyet prensibi ( Causalite ), yani illeti malulne balayan nispetler kanunu bu inann temelini tekil etmektedir. Geri burada da Allaha yalvarmakla hadiselerin ekilleri zerinde ruh messiriyetinin artaca kanaat vardr; fakat fatalistin yalvar ile deterministin yalvarn sevk ve idare eden iki ruhi halet arasndaki byk ve esasl farklar, bu iki meslein ana hatlarn birbirinden iyice ayran okuyucular ok iyi takdir ederler. Bu iki tariften fatalizma ile determinizma arasndaki bariz farklar karlabilir. Birincisinde insan iradesinin kymeti sfrdr. Burada baz gl itirazlara kar bir kalkan olarak fatalistler tarafndan kullanlan << iradei cziye >> gibi uydurma bir mefhumun hibir manas yoktur. Bu ite dnceler derinletike bu terkipteki manaszlk tebarz eder. Fatalislere gre insan istesin istemesin, hadiseler baka iradenin istikametine uyacaktr. Ve insan u veya bu yolda ne kadar cehit sarfederse etsin, netice daima onun stndeki iradeye gre vukubulacaktr. kincisinde ise vaziyet byle deildir; burada bir takm tabiat kanunlarna itibar edilir ve insan bu kanunlardan, onlar kullanmasn bilmek artiyle istedii gibi istifade ederek istedii hadiseyi vcude getirebilir. Demek, insann grgs, tecrbesi ve kudreti nispetinde iradesinin eya zerindeki messiriyeti artar. Fatal bir insan pasiftir ve yle kalmaldr. Ona den vazife budur. O, yapan ve yapt iin neticesini bekliyen bir insan deil, sadece gelecek hadiselerle iktifa eden bir insandr.

Determinist insan aktiftir. O, hibir eyin kendi kendine gelmiyeceine, hereyin birok sebepler altnda vukuuna inanr. Hadiseleri kendine saadet ve selametine uygun yollara sevketmenin arelerini aratrmak ihtiyacn duyar ve bu ihtiya onu mtemadi bir faaliyete sevkeder ki bu faaliyet de durmadan onun ykselmesini mucibolur. Acaba bu iki inantan hangisi neo- ispiritalizma grne uygun gelir. Bu sualin cevab kitabmzn hemen her sayfasnda verilmi bulunmaktadr. Yalnz burada ksaca syliyelim ki biz, en maddi ve geri insanlara mahsus, nefsine malup, her gn deien arzular ve ihtiraslarla istiyen ve hkmeden ve bu gn isteyip hkmettiini yarn, niin olursa olsun, bozmak ve deitirmek zafn ve hatasn gsteren mutlak her hangi bir kuvveti tanmyoruz. Byle bir varlk mutlak olamaz. Bizim tandmz Mutlak llette ne beeri, ne de dier her hangi bir mahluka ait vasflardan hibirinin bulunmas bahis mevzuu olamaz. Hatta iradeyi bile biz ona izafe edemeyiz. Nasl edelim ki bizden bir merhale ilerdeki mahluk varlklarda bile iradeyi glgede brakacak bizim anlamaktan aciz bulunduumuz nice yksek ruh melekeleri vardr. Allah hakkndaki bu sonsuz cehlimizin karsnda daha fazla sz sarfetmenin beyhudeliini dnerek sadece deriz ki hibir eye nispet edilmesi bahis mevzuu olmyan Allaha, bizim miskin ve belki ruh meratibinde ancak en geri merhaleleri vasflandrabilen irademizi nispet etmee kalkmamz manaszdr. Ve binaenaleyh bize gre fatalizma bir hakikat yolu deildir. Eer fatalizmay doru bir yol olarak kabul edersek btn irademizi, cehit ve gayretlerimizi, bunlarn hepsinden daha mhim olarak ruhumuzun mmeyyiz vasf olan messiriyet kudretimizi, ahi hviyetimizi ve nihayet hadiselerin ve varlklarn olularndaki sebep ve illetleri ve bilhassa tekaml bir kalemde ortadan kaldrm oluruz. Byle bir neticenin manaszln bu kitap, bandan sonuna kadar izah edici fikirlerle doludur. Bu neticeyi kabul etmenin bizi ulatraca yol, kendimizi Mutlak derecesinde grmek veya Mutlak kendi derecemize indirmek gibi, yollarn en sakimlerinden ve en ktlerinden biri olur. Bizim, haa Allah olmamz yle dursun, ona hi bir suretle nispetimiz bile bahis mevzuu deildir.

2 Determinizma ve reenkarnasyonizma

Fakat determinizma en iyi delaletini ve en iyi manasn reenkarnasyonist grle kazanr. Determinizmay reenkarnasyonist grten baka hibir grn eni boyuna uygun bir duygu ve dnce ile candandrmasna imkan yoktur. Reenkarnasyonizmaya gre insan, iinde yaad btn hadiseleri kendisi meydana getirir. Bu hadiseler arasnda insann cehit ve gayretinden veyahut ihmalkarlndan domu olmyan bir tek hadise bile yoktur. Eer, baz ahvalde, d iradelerin tesiri bulunursa bu da gene insan durumunun neticelendirmi olduu hallerden mtevellittir. Ve bu hallerden kurtulmak insann elindedir.

nsan bilmeden gelecek hayatn kendi efal ve harekatiyle, yani kendi iradesiyle hazrlar. Binaenaleyh bir hayat, kendinden evvelki hayatta sarfedilen cehit ve gayretlerin neticesi olduu gibi gelecek hayat da neticelendiren bir illet olur. Demek hadiseler kompleksinden ibaret olan dnya hayat, ruhun umumi hayat zinciri iinde kendisini hazrlyan bir evvelki halkaya ve kendisinin hazrlad mteakip halkaya zlmez bir ekilde baldr. O halde bir reenkarnasyonist nazarnda irade, insan cehit ve gayretlere sevkeden ve imajinasyon melekesine ve faaliyetine istikamet veren ve bu suretle insann gelecek mukadderatn tabiat kanunlar icabna uygun bir ekilde tayin eden messir bir unsurdur. nsan u veya bu ii yapmak istemekte tamamiyle serbestir. Ve serbes olmaldr. Fakat insann istedii eyin istedii zaman ve mekanda tahakkuk edip etmemesi ayr bir meseledir. Hayatnda iyi veya kt niyetle bir ii tahayyl eden insann bu tahayyl tahakkuk etmemi bile olsa onun ruhta husule getirecei reaksiyonlar, istikbalde mutlaka tezahr zemini bulacak ve ruhun yeni hayat artlarn tayin eden unsurlarn banda gelecektir. Ispatyom bahsinde imajinasyonun oynad rollerden uzun uzadya bahsetmitik. Hayatmzn ak srasnda, irademizin dnda olmu gibi grnen hadiselerin ou, uzak veya yakn bir mazide ruhumuza kendi ekmi olduumuz tohumlardan kmtr. nc kitabmzda bu hususta kafi szler geeceinden burada tafsilata girimiyorum. Binaenaleyh yarnki hayatmz kendimizin kurduunu bilirsek bugnk hayatmzn irademiz dnda vukua geldiini zannetmek hatasna dmeyiz. Eer bamza bir musibet geldi ise bunun sebebini hereyden evvel kendimizde aramalyz. nk onu kendimiz yarattk. Bu hususta bilgimizin olup olmamas, o musibetin vukuu veya ademi vukuu zerinde messir olmaz. Bu hakikati bilmenin u iyilii de var ki eer bu gn her hangi bir eyi imajine ederken yarnki hayatmzn bir hadisesini yarattmz dnrsek tekamlmz daha sratli ve emin admlarla ilerletmi oluruz. Zira tekamln bizim iin zaruri bir gaye olduunu anlarz. Hibir ey tesadfle olmad gibi, hibir ey de layk olmadmz halde bize zorla kabul ettirilmi deildir. Ancak evvelce de sylendii gibi irademizi iyi veya kt kullandmza gre ya tekaml planmzla izilmi yollarda veya kar ve zararmz mucibolacak ekillerde baz d mdahaleler ahval ve harekatmz zerinde messir olur ki buna imkan ve msaade veren amil gene kendi kurduumuz olu halimiz ve durumumuzdur. Bir varln dnyadaki iradesi ve imajinatif kabiliyetleri ne kadar az inkiaf etmi ise onun zerindeki d messirlerin basks o kadar fazla olur. Eer hayatmzn baz anlarnda serbesliimizi kaybetmi bulunuyorsak bunun sebebini anlamak iin bu kaideyi hatrdan geirmek faydal olur. radenin inkiafiyle, imajinasyon melekesinin artan kudretiyle yle hadiseler meydana gelir ki bunlar sayesinde ruhun serbeslii ve istiklali gittike mterakki bir ekilde zaruri olarak teessr eder. radesi mahdut, imajinasyonu madde aleminde henz inkiaf etmemi bir hayvann d tesirler altnda yaamasnn ans nispeti imajinasyonu inkiaf etmi insannki ile llemiyecek kadar fazladr. nsanlarda da vaziyet ayndr. rade ve imajinasyonu ile tekaml etmi bir insan dierlerine nazaran daha ziyade kendi kendisinin sahibi ve efendisidir.

Hulasa, insann bir hayattaki huzur ve saadeti, hrriyeti ve hatta mteakip hayat artlarn tayin etmek husunda grecei kolaylklar veya uryaca glkler, menelerini gemi hayatndaki imajinasyon melekesini kullanma eklinden alr. Ve bu bakmdan denilebilir ki reenkarnasyonizma determinizma zerine kurulmutur.

3 rade ile muvaffakiyet artlar arasndaki mnasebet

Akla bir sual gelir: Dnyada birok hadiselerin oluu veya olmay hakknda, ister irademizle, ister imajinasyonumuzla olsun, ciddi ve devaml gayretler sarfettiimiz halde bunlarn seyrini ekseriya deitiremiyoruz. rade, sylendii gibi, eer imajinasyon yolu ile tahakkuk ediyorsa bu muvaffakiyetsizliimizin sebebini neye hamletmemiz icabeder ? Bunun iki sebebi vardr: Birincisinde, evvela syliyelim ki imajinasyonun muhakkak bizim irade ettiimiz ekilde veya istediimiz zamanda tahakkuk etmesi icabetmez. majinasyonun tahakkuk edebilmesi iin onun mutlaka tabiat kanunlaryla muvafakat halinde bulunmas arttr. Tabiat kanunlarna uygun olmyan imajinasyon tahakkuk edemez. [ 1 ] Yalnz bunu << imajinasyon hi tahakkuk etmez >> manasna almamaldr. Zira, tabiat kenunlar bizim dnebildiimiz btn imkanlara ve idrakimize smyacak kadar geni ve hatta namtenahi modalitelere maliktir. Madde ve kainat bahislerinde kainatn ve maddenin sonsuz imkanlar hakknda sylediimiz szler ilahi kanunlarn sonsuzluu karsnda hi mesabesinde kalr. Binaenaleyh bize gre bir bakmdan tabiat kanunlar dnda kalan bir imaj, bizim bilmediimiz dier bir tabiat kanununa tevafuk ederek o yoldan tahakkuk imkann bulur. u halde nihayetsiz tabiat kanunlar karsnda muhakkak kendisine bilmece bulabilecek olan bizim mahdut imajinasyonlarmzn hemen daima tahakkuk imkanlar mevcudolduunu dnmek hatal olmasa gerekir. majlarmzn dndmz gayeye ulap ulamayacaklar meselesi de ayr bir itir. Ve bu da gene tabiat kanunlariyle taayyn etmitir. Bu hususta stat u tebliat veriyor : << nsan iradesinin tabiat kanunlar karsndaki mevkii, o kanunlara tevafuk ettike tesirini gstermesi muhalefet ettike gstermemesidir. << Fakat evvela unu syliyelim ki tabiat kanunlar sizin ihata edemiyeceiniz derecede ok umull ve mulaktr. Binaenaleyh, bir ksm tabiat kanunlarna muhalif gibi grnen bir irade, dier bir takm tabiat kanunlarnn tesiriyle kendisini tahakkuk ettirir. >>[ 1 ] Bu dnceyi fatalizma iman ile kartrmamak iin arada mevcut olan ince, fakat ok esasl farklara dikkat etmelidir.

radenin muvaffakiyetsizlie urar grnmesinin ikinci sebebi de udur : nsan iradesi ruhun maddeye ball nispetinde, dier btn melekelerde olduu gibi, rtlr ve bu yzden messiriyeti kaybolacak derecede azalr. Yani insan bedeninde enkarne olmu bir ruh Ispatyom hayatndaki serbes iradesine malik deildir. Bunun iin ruhun serbes hayatna ait

messiriyeti insan bedenindeki bir ruh hakknda dnlemez. stat: << Ruhun btn enerjisini kullanlabilmesi maddi alaikten vereste olduu zamandr, madde ile merbut olduu zamanda hakimiyeti devam eder, fakat enerjisi azalmtr. >> diyor. Biz dnyada her houmuza gitmeyen hadiseyi istediimiz gibi deitiremeyiz. Zira bu hadise serbes ruh halimizdeki irade kudretimizin messiriyeti ile taayyn etmitir. Maddeye bal varlmzn iradesi onu deitirmee muktedir deildir. Bu da bizim dnya hayatndaki tecrbelerimizin muvaffakiyet artlarna uygun bir vetiredir. Eer biz dnyadaki irademizi Ispatyomdaki kadar serbese kullanabilmi olsaydk dnyadaki hadiseleri istediimiz biime sokar ve bu suretle, grg ve tecrbemizi temin edecek vastalar ortadan kaldrm olurduk. Byle olunca hadiseler arasndaki cehit ve gayretimizi kullanmak frsatn kaybeder ve bu suretle ruhumuzu kuvvetlendirecek naho gerginlikler ve tersliklerden mstefit olmazdk. u halde dnyaya inmekteki gayemizin istihdaf ettii tecrbe hayatnn selametiyle Ispatyom iradesinin dnya iradesine hakim bulunmas vetiresi arasnda mnasebetli bir muvafakat vardr. Buna nazaran dnyamzda zahiren muvaffakiyetsizlikle neticelenmi grnen bir ok istek ve teebbslerimizin hakikatle bizim iin daha byk muvaffakiyetleri hazrlamakta olduklarn unutmamalyz. Ancak bu muvaffakiyetler, bizim her eyi muvakkaten unutmu olduumuz gelecek bir hayatta kendisini gsterecektir. Alnan tebliattan ve yaplan tetkikattan anlalyor ki Ispatyomda serbes halindeki iken ruh, mstakbel dnya plannn ana hatlarn izer. Ve dnyaya balanm ruh, baz yeni artlar araya girmedike, bu plann istikametini deitiremez. Mesela beden bahsinde yazdmz gibi ruhun serbes iradesiyle taayn etmi bedenin esas ekli, maddeye bal irade ile deitirilemez. Fakat serbes iradenin taalluk etmedii ruhun tecrbe imkanlarn geniletici feri deimeler hakknda bal iradenin azok messiriyeti olabilir. Dier hadiseler hakknda da vaziyet byledir. Hulasa btn bunlardan kan neteceye gre insann Ispatyomdaki iradesiyle taayyn eden bir takm hadiseler vardr ki bunlar o, dnyadaki iradesiyle deitiremez. Fakat gene tecrbe ve plan icab, serbes irade ile taayn etmiyen bir ok kk ve gelip geici hadiselerin husulnde ruhun maddeye bal iradesi bir dereceye kadar messir olabilir. u halde biz irademizle hem gemi hayatmz kurduk, hem bu hayatmz kurmaktayz, hem de gelecek hayatmz kuracaz. Burada mhim bir iki sual akla gelir : Acaba insan gerek kendisinin, gerek bakalarnn imajinasyonu ile hastalanabilir mi, bir hastalktan kurtulabilir mi veya lmn tacil veya tecil edebilir mi ? Yukardanberi sylenen szlere baklrsa btn bu suallere kar << evet >> demek icabeder. Esasen stadn bir teblii bu hususta bize ilk dnce kapsn amtr: << Nebatlar intihar edemez; nebatlarda can olmad ve iradenin canla baladn evvelce sylemitim. Binaenaleyh onlarn lm harici bir kanun ve iradeye tabi olarak vukua elir. >> Bu tebliden sarahatle anlalyor ki irade sahibi olan varlklar intihar edebilir. Bundan sonra hayatlarn bir dereceye kadar uzatabileceklerini kabul etmek kolay olur. Fakat btn bu ilerde hkm vermek isterken evvelce sylenmi olan szleri gznnde tutmak lazmgelir. Yani, insann dnyada gsterecei btn iradi cehitler, Ispatyomda iken istikametini alm iradesiyle ve tabiat kanunlarnn o yoldaki icaplariyle tezat halinde

bulunmamaldr. Bu fikirlerden u da kar ki hipnoz, degajman gibi ruhun nispi serbeslii hallerinde onun hadiseler zerindeki messiriyeti biraz daha artm olabilir. Fakat bu messiriyetin de tahakkuku gene tabiat kanunlar ahkam dairesinde olur. Burada akla u sual gelir: Mademki bu dnyada btn iradeler tahakkuk edemiyor, daha dorusu istediimiz ekilde tahakkuk edemiyor ve insan yapaca ilerin bir ounda muhtelif amillerden doan kaytlarla balanm bulunuyor, o halde bu irade serbesliinin ne manas kalr ? nsann dnyadaki hikmeti vcud iyice aratrlrsa bu itirazn yerinde olmad anlalr. nsan dnyaya hadiseleri yaratmak iin gelmemitir. Evvelce gene ekseriya kendisi tarafndan dorudan doruya tertiplenmi hadiselerin iinde bir mddet yaamak ve onlara kar tahammln denemek iin gelmitir. Bu tahammln her sahada deniyebilmesi iin iradesini serbese kullanarak bir takm teebbslere girimesi lazmdr. Ispatyomdaki irade, hadiseleri vcude getirir. Dnyadaki irade ise bu hadiseleri, dnyaya gelmekteki tekaml gayelerine uygun veya aykr yollarda kullanmak iin insan bir takm teebbslere sevkeder. Grlyor ki serbes irade, mterek bir gayeye doru yaplacak ileri tekemml ettirmek hususunda tam bir muvafakat halinde ayarlanmtr. Dnya ruhun atelyesi deildir. Bu durum Ispatyoma aittir. Dnyadaki ruh esasen kurulmu bir atelyede kendi varl zerinde ilemekle ve varlnn bir ok kaba ve mnasebetsiz taraflarn yontmakla mkelleftir. te iki dnya hayat arasndaki Ispatyom hayat, dnyada bu << yontma >> ii iin lzumlu olan unsurlar Ispatyom atelyesinde imaletmek maksadna matuftur. Binaenaleyh onun buradaki iradesi hadise yaratmak iin deil, hadiseler karsnda kendisine eki dzen verebilmek iindir. Ve onun bu yolda sarfedecei iradenin iyi veya kt neticeleri dnyadan ayrldktan sonra ve dier hayatlarda neticelerini, bilvasta, gsterecektir ki bu bilvasta olan tecelliyat hakknda nc kitabmzdaki reenkarnasyon bahsi kafi derecede bilgileri ihtiva etmektedir.

4 radenin serbesliine dair baz tebliat

nsanlarn iradelerini serbese kullanmalar dnya hayatnn selameti iin lzumludur. Bu serbeslik ancak ruh kemalatiyle dnyadaki en yksek derecesine varabilir. Esasen babaa giden bu iki hadise, ruhlarn gittike daha sratli ve daha emniyetli bir yryle ykselmelerini mucibolur. Ve onun iindir ki insan ale mindeki tekaml, hayvan alemindekinden ve bu sonunculardaki tekaml de, nebat alemindekilerden daha ok sratlidir.

Bu o kadar mhim bir vakadr ki statlarmzla yaptmz btn grmeler esnasnda buna dair sk sk ve kendiliinden tebliler gelmitir. Bunlardan bazlarn, bu bahsin ehemmiyetini tebarz ettirmek iin, bolca miktarda iktibas ediyorum: << S Terakkimiz iin hat ve hareketimiz hakknda bir tavsiyeniz var m ? << C Her ey cehtinize tabi ve onunla mtenasiptir. >> ( 36/XXVI ).

Buradaki ifade ok sarihtir. Btn terakkilerimizin cehtimize bal olduunu ancak cehtimiz nispetinde ykselebileceimizi bundan daha ak bir szle anlatmak mmkn deildir. Gelecek teblilerde de stadn srarla bu nokta zerinde durmas bu ite verdiimizden daha byk kymetlerin bulunduunu gsterir: << S Hayrmza nurlanmamza, ykselmemize yaryacak bir nasihatnz var m ? << C Hayr. ( 56/XIII ). << S Bu akam bize ilerlememiz iin yahut tecrbelerimizin selameti iin yaplacak bir tavsiyeniz var mdr ? << C Sizin terakkiyatnz nispetinde ufku ttlanz genileyecektir; bunu evvelce de sylemitim. >> ( 56/XIV ). << S Bize ve insanlara faydal grdnz tavsiyeler var m ? << C Tavsiyem yok. Daha ziyade ykselmenizi temenni ederim. >> << S Bu akamki celsemizde bize bir tavsiyeniz var m ? << C Hayr. >> ( 68/XVI ). << S Acaba bizim ve insanlarn selameti namna bize verilecek bir tavsiyeniz var m ? << C Hayr. Sevgiler. >> ( 43/XVII ). << S Gerek kendimizin ve gerek hemcinslerimizin taalisi iin bize verilecek nasihatnz varsa lutfunuzu rica ederim. >> << C Hayr, taalinizi temenni ederim. >> ( 67/XXI ). Grlyor ki hemen her celsemizde kendilerinden almak istediimiz direktif hakkndaki ricalarmz bouna gitmitir. Hi bir vakit stattan bir emir ve hatta dnyadaki hat ve hareketimiz hakkhda irademiz zerine messir olabilecek bir tavsiye dahi almak mmkn olmad. Baz anlar oldu ki tecrbelerimizin istikametinde asistanlar arasnda ahengi alakalandran sebeplerden dolay, vukua gelen teevvler yznden nasihata hakikaten ihtiyacmz grld, yolumuzu tayin etmekle gle uradk ve aldmz cevaplar yukarda yazdklarmzdakinden baka trl olmad: << S Bir arkadamzn iimizden ayrlmas mecburiyeti hasl oldu Daha ziyade hazrlam olarak huzurunuza kabilmek iin muvakkat ve gayr muayyen bir zaman iin tecribi celselerimizi tatil etmek istedik. Bu kararmz musip midir ? << C Mnasiptir. Ne zaman kendinizi hazrlanm buluyorsanz o zaman tekrar balyabilirsiniz. << S Bu tatil ne kadar uzatlrsa faydal olur, bu hususta bize takribi mddet tayin etmek ister misiniz ? << C Hayr. Sylediim kafidir.

<< S Bu mddet ok ksa olabildii gibi ok uzun da olabilir, ok uzun veya ok ksa olsa m daha iyi olur ? << C Gene sylediim gibi. << S Mesela, 1-2 sene kadar uzamas lazm gelse bundan dolay sizinle olan mnasebetlerimize bir ziyan gelebilir mi ? << C Demin sylediim gibi mesele hazrlnza mtevekkiftir. Bunun fazla uzamas imdiye kadar istihsal ettiimiz kabiliyeti paslandrabilir. << S Bu tatil kararlarmzda sizin rza ve muvafakatmz var mdr ? << C Demin sylediim gibi mnasiptir. << S Tatil esnasndaki nazari almalarmzda takibetmemiz lazm gelen hal ve hareket hakknda bize ltfen faydal tavsiyelerde bulunmanz diliyoruz. << C Bunu iradenize brakrm. << S Teekkr ederiz. imdiye kadar sizlerden ok eyler rendik Eski durumunuza nispetle bilgimiz artmtr Yardmlarnz unutmayacaz. Bize sylemek istediiniz bir ey var mdr ? << C Cehtinizin semerelerini iktitaf ediyorsunuz. Benden taalinizi temenni etmekten baka bir vazife yoktur. >> ( Celse: XXII ). Bu grmee dikkat edenler drt buutlu denilen bir alemden bir ok kymetli fikirleriyle bizi tenvir etmi bir varln irademize ne kadar byk bir titizlikle sayg gsterdiini ve btn taalimizin ancak onu serbese kullanmakla mmkn olduunu ne kadar ak bir dille izah ettiini takdir etmekte glk ekmezler. Hele bunu takibeden son celselere doru aldmz tebliatta gene temposu deimeyen stadn bu yoldaki yryne sevgi hislerinin de kartna dikkat edersek bu tebliattaki samimiyete ve yaknla daha ziyade nfuz etmi oluruz: << S Gene bir ok eyler rendik size teekkr ederiz Bizim iin faydal grdnz baz tavsiyeler var m ? << C Terakki ediyorsunuz, sevgiler. >> ( 62/XXVI ). << S Bu akam ok istifade ettik, bize gerek kendimiz iin ve gerek bakalar iin faydal tavsiyeleriniz var mdr ? << C Her cehit, onunla mtenasip semere verir. Sevgiler. >> ( 51/XXVI ).

<< S . Bugnk grmemizde ok nurlandk. Sizinle temaslarmz bize inbisat ve huzur veriyor. Gerek kendi terakkimiz ve gerek hemcinslerimizin iyilii ve terakkileri iin bize verilecek bir nasihatnz var mdr ? << C Her ey cehtinize tabi ve onunla mtenasiptir. >> ( 119/XXIX ). Hele aadaki tebli katidir: << S .. Bu izahatnz bizim iin ciltler dolusu szden daha veciz ve faydal oldu Sizinle her karlamzda yeni eyler reniyoruz kranlarmz nasl diyeceimizi bilmiyoruz. << C Her vakit sylediim gibi kendi cehtinizin semeratn iktitaf ediyorsunuz. Hi kimseye kran borcunuz yoktur. >> ( 45/XX IV ). Bu kadar kafi. Bu tebligat gsteriyor ki realitelerin iktisab esnasnda insan hi bir eyi kabul etmee zorlanmyor. Ve insann serbes bir hayatta en iyi inkiaf zemini bulabilecei anlalyor. Btn tecrbelerimiz bize gstermitir ki insan, kendine verilenlerden deil kendisinin alabildiklerinden faydalanr. Bu da ancak ve ancak serbeslikle kaimdir. Bilhassa vicdan serbeslii ile. nsann tekamln kolaylatrmak bakmndan bu nokta zerinde ne kadar israr edilse azdr. ylie mteveccih serbes bir irade ve bu irade ile yaplacak btn teebbsler insan ve cemiyeti muhakkak ykseltir. Bu, deimez tabiat kanunlar icabatndandr. Ve insanlk alemi bugnk seviyesine ancak bu yoldan varabilmitir. Serbese yaplacak teebbsler esnasnda hi phesiz bir ok hatalar olacaktr. te, hata bendinde de sylendii gibi, asl bu yoldandr ki insan bilgi ve grglerini arttrmak ve faaliyet sahasn daha byk hatalara dmeden geniletebilmek imkann elde etmi olur.

5 Mesuliyet bahsinde imajinasyonun rol

nsann, iradesini serbeste kullanabildiini ve imafinasyonu ile u veya bu istikamete mteveccih bir takm ileri tahakkuk ettirdiini grdk. Fakat bu bilgi ile beraber mesuliyet fikri de derhal kafamzda douverdi. nsan yapt her iten mesuldr ve onun bu mesuliyeti serbeste iradesini kullanabilmesini zaruri klar. Fakat, burada kullandmz mesuliyet tabiriyle biz, bir cezaya arplma veya bir eyin hesabn baka birisine kar vermei kasdetmiyoruz. Tabiatta ceza ve mkafat yoktur. Ceza ve mkafat fikri bizim madde ile irtibatmzdan doan bugnk telakkimize bal bulunan iyilik ve ktlk mefhumunun tesiri altnda kalm olmamzdan ileri gelmitir. Bizim burada kullandmz mesuliyet kelimesinin manas, illet ve netice zinciri ile birbirlerine bal hadiselerin ruhumuzda husule getirecei tabii ve zaruri reaksiyonlardr. Bir ii, tabiat kanunlariyle taayyn etmi neticeleri zaruri olarak takibeder. Fakat tekrar ediyoruz: Bu kanunlar bizim iin binihaye olduundan onlarn neticelendirdikleri iler bizim kavryamyacamz ekillerde tecelli edebilir. Fakat unu katiyetle syliyebiliriz ki her

iin bilmediimiz artlar altnda, bilmediimiz neticeleri vardr. Tesadf bahsinde geen szler burada da tekrarlanabilir. te mesuliyetten kastettiimiz manay bu cepheden grebiliriz. Elime atei alrm, mutat ve malum artlar altnda ate elimi yakar. Elimin yanmas, atei tuttuum iindir. Bu ite ne bir ceza, ne de bir kabahat bahis mevzuu deildir. Fakat basit bir telakkiye gre ben << atei tuttuum iin bir kabahat iledim, bunun cezasn ekiyorum >> diyebilirim. Halbuki tabiat kanunlar bakmndan dnrsek bu hikayede byle bir eyin varidolmadn anlarz. Ve gene anlarz ki bu hkm benim canmn yanmasndan doan izafi bir realitenin mahsuldr. Netekim eer elimin yanmasndan hibir zarar grmeseydim bu hadiseyi bir kabahat ve bir ceza mahiyetinde telakki etmei aklma bile getirmezdim. te nispi gr ve denle insan her eyde olduu gibi burada da aldanabilir. Mkafat telakki edilmesi yksek bir realite icab olan her hangi bir hadiseyi aldanarak ceza maskesi iinde grmek ok defa mmkndr. Bu hal tecrbesiz bir ocuun, yaldzl gzelliine aldanarak kendisine zehir veren bir insanda grd itibari iyilie benzetilebilir. Hulasa iyilik ve fenalk mefhumu zeride kati hkmler vermee imkan yoktur. Zira evvela bunu takdir etmek mmkn deildir, saniyen, hakikatte esasen byle bir ey yoktur. Bu telakki maddi rabtalardan doan gelip geici bir realite mahsuldr. Demek biz imajinasyonun akibetleri zerinde dururken, iyilik ve fenalk mefhumunu ancak bu cepheden kabul etmekteyiz. majinasyonun tabiat kanunlar ahkamna gre tahakkuk edebileceini sylemitik. majinasyon bir faaliyettir; her faaliyet gibi bunun da bir neticesi olmak lazm gelir. Ve bu netice de her eyden evvel ruhun reaksiyonlar eklinde kendini gsterir. Fakat bu reaksiyonlar sabit deildir; ayn imajinasyon birisi iin iyi dieri iin fena grnen reaksiyonlar dourabilir. Buradaki iyilik ve fenalk telakkisini vcude getiren amil yukarda sylediimiz gibi dardan gelmi olmayp ruhun bizzat kendisinde mevcuttur. Ve bu amil de ruhun vicdan melekesidir. O halde vicdann iyi dedii eylere kar ruhta daima iyi reaksiyonlar, fena dedii eylere kar da daima fena reaksiyonlar uyanr. Ve bunlar iyilik veya fenalk derecesine, daha dorusu vicdann vermi olduu hkmlere, gre ruhta azok neat veya azok strap hali tevlit ederler. Binaenaleyh iyilik ve fenalk duygularn belirten meleke vicdanmzdr. majinasyonu sevk ve idare eden iradenin iyi veya fena maksada mteveccih olduuna gre ruhta iyi veya fena reaksiyonlar uyanr. Ve bu reaksiyonlara gre de insann ac veya tatl akibetleri hazrlanr. Buradaki niyetlerin iyiliini veya fenaln vicdan tayin eder. te bu suretle ruhun vicdan melekesi tarafndan takdir olunan iyilikten veya fenalktan mtevellit neat veya strab, onu geri durumlardan kurtarmaa ve ykseltmek arelerine ba vurmaa icbar eder ki bu arelerin banda da yeni bir dnya hayatnn ar ykleri altna girmee katlanmak gelir. Bu suretle ruh, gemi hayatnda tahakkuk ettirememi grd cehitlerinin neticelerini, tekrar deitirilmesi g olan gelecek dnya hayatnda tahakkuk ettirmee hazrlanr. Demek bir hayatta sarfedilen imajinatif faaliyetler o hayatta tahakkuk etmeseler bile mteakip hayatlarda tahakkuk edeceklerdir.

Acaba, gelecek hayatta veya baka bir zamanda ac veya tatl neticeler verebilmesi iin, bir iradi teebbsn mutlaka tatbik sahasna km olmas artmdr ? Mesela, bir insan imajine ettii bir hrszl her hangi bir sebepten dolay yapmaa muvaffak olmasa acaba o hrszl yapm gibi bir akibete urar m ? imdiye kadar bu mhim sualin cevab her vakit tehlikeden ari bir ekilde verilmi deildir. majinasyon hakknda sylenilen szler ve bilhassa imajinasyonun tarifi zerinde durulursa bu sualin en iyi cevab kendiliinden meydana kar. Bir eyin ruhta suretlendirilmesi, onun ruhta tahakkuk etmi olmas demektir. Binaenaleyh ona kar ruhta her hangi bir reaksiyonun uyanmas iin onun ayrca darda da tahakkukuna lzum yoktur. Zira esasen yukardan beri sylendii gibi bu reaksiyonlar dardaki deil, ierdeki, yani ruhtaki amillerin tesiri altnda doar. Binaenaleyh bir imajinasyonun ac, tatl neticelerini tatmak iin, onun d alemde tahakkuk zeminini bulup bulmam olmas mhim rol oynamaz. Burada i amilleri tenbih edici artlar, yani vicdan harekete getirici iyi veya kt imajlar mevcut olduundan vicdann harekete gemesi ve akibetin ona gre taayyn etmesi zaruri bir hal olur. O halde imajine edilen her ey ister o anda tahakkuk etmi, ister etmemi olsun imajinasyonu idare eden iradenin iyi veya kt niyetlere gre alm olduu istikamet tatl ve ac akibetleri zaruri olarak hazrlar. Binaenaleyh bize gre evvelce de sylediimiz gibi << hilei eriye >> yoktur. Zira herkesi aldatabiliriz, fakat kendi harimimizde daima uyank duran ve bizden ayrlmayan vicdanmz asla !.. Demek ki, bir eyin kimse tarafndan gtrlp bilinmeden yaplm olmas ile insann kendini onun akibetinden kurtarabilmesi syle dursun, hatta o eyin hibir kimse tarafndan sezilmemekle beraber imajine edilip te tahakkuk etmi olmamas bile onun iyi veya kt akibetlerinden insan masun klmaz. stadn aadaki szleri bu husustaki meyyidemizi tekil eder: << nsan iradesi, tabiat kanunlarna tevafuk ettike tesirini gsterir. Muhalefet ettike gstermez. Her iki takdirde eer maksad hayr ise ona gre, er ise gene ona gre akibete vasl olur. >>

TEKAML

1 Hayattaki varlklar arasnda grlen tekaml farklar

Dnyadaki hayattar varlklar tetkik ettiimiz zaman onlar arasnda bir takm tekaml farklarnn bulunduu gzmze arpar. Birbirine gre olan bu ilerleyi farklar; nebatlarda muhtelif neviler arasnda, hayvanlarda muhtelif neviler ve fertler arasnda, insanlarda ise muhtelif neviler ve ferler arasnda olduu gibi, ayn ferdin muhtelif zamanlarnda da kendini gsterir. Nebatlarda bir ot paras bir kften daha mtekamil uzviyette malik olduu gibi, bir gl aac da bu ot parasndan daha ileri durumdadr. Fakat bu gllerin, otlarn ve kflerin

btn fertleri hi olmazsa bizim takdirimize gre hemen hemen ayn tekaml derecesinde grnmektedir. Hayvanlarda bir kpek bir koyundan daha ileride grnmekle beraber, iki kpek de birbirine nazaran bir ok noktalarda tekaml fark gsterir. nsanlara gelince, bunlarn hibiri dierine benzemez. Bundan baka insan hayatnn hemen her saatinde, bir evvelki saatine nazaran azok bariz bir ilerleme vardr. En geri olanlarndan en ykseklerine kadar btn insanlarda bir tekaml gayret ve faaliyetini grmek mmkndr. Hatta uursuzca vuku bulan btn hayati faaliyetlerde bile tekaml gayesi yolundaki tezahrleri grmemek mmkn deildir. Hayat mcadelesi, dnyadaki varln temadisi yolunda gsterilen insiyaki bir cehittir. Ve bu da tekamle hizmet eder. ahsn ve cinsin bakas iin sarfedilen btn emekler umumi tekaml kanununun zaruretidir. Bir kften en mtekamil insana gelinceye kadar olan mesafe uurum halinde deildir. Bu, belirsiz tatl ve meyilli bir yol arzeder. Fakat bilgisizliimiz bu yolu laykiyle takibetmee imkan brakmamaktadr. Bundan baka bu yol dnyamzda, bilmediimiz baz sebeblerden dolay bir iki yerinde kesilmitir de. Mesela ileride de sylenecei gibi insanlarla hayvanlar arasndaki maddi ve ruhi irtibat temin eden varlklar halihazrda bu dnyada yoktur. Fakat ne olursa olsun bu yolun iki mntehasndaki varlklar arasnda tebarz eden tekaml farklarn kimse inkar edemez. Esasen dnyada msavatszca serpilmi hayat artlar, bu tekaml farklarnn dourduu kesret halinden ileri gelir. Dnyada ideal bir msavatn kurulabileceini dnmek hatadr. nsanlar arasndaki msavatszln kaybolmas onlarn her noktada birbirinden farksz bir halde birlemi olmas demektir. Bu nasl mmkn olur? Bilhassa ahsiyetini kazanm olan hi bir varlk dierine benzemez. Bunlarn birbirine benzediini kabul etmek, ideal kemale vardklarn kabul etmekle bir olur. Halbuki dnyadaki btn varlklar byle bir kemal mertebesinden ok uzaktadr. Etrafmza bakarsak varlklarn birbirine nispetle ok muntazam bir ykseli yolu takibettiklerini grrz. Nebatlarda olan her hususiyet veya onun benzeri, hayvanlarda mevcuttur. Fakat hayvanlarda bulunan bir ok tezahrat nebatlarda gremeyiz. nsanlarla hayvanlar arasnda da ayn hal caridir. Nebatlarda hemen hemen gremediimiz ahsiyet hayvanlarda kendini gstermee balamtr. Bir kediyi dierine tercih ederiz. Fakat ayn gzellikte am iki iein intihabnda bu kadar titiz davranmayz. Bunun sebebi hayvanlarda mevcut olan ahsiyete balanm olmamzdr. Hele dnyada, ahsiyetin en yksek derecesini kazanm insanlar hakkndaki bu intihap meselesi daha derin his ve fikir unsurlarna dayanr. Nebatlarda inkiaf etmemi ahsiyetin hayvanlarda tebarz etmesi, insanlarda en yksek derecesini almas ve bu ilerin tedricen ve mterakki bir ekilde cereyan etmesi, dnyadaki hayattar varlklar arasnda muntazam bir ykseliin mevcudolduunu gstermee kafi gelen delillerden biridir. stadn aadaki szleri bu bahsi tenvir eder: << Dnya zerindeki en iptidai ruhun maddi varl ile en mtekamil bir insan arasnda geen btn tekaml safahat muntazaman ykselen mterakki bir silsileyi takibeder. Nebatat hayvanlardan daha geridir, hayvanlar da insanlardan geridir. Tekamlde muntazam ve mterakki bir teselsl mevcut olduuna gre bir hayvann bir daha nebat olmasna imkan yoktur. >>

Bilhassa son szlerden kan manaya gre, varlklar arasnda gerilemenin mmkn olmadn ve daima ilerleyiin bulunduunu reniyoruz. Yalnz, burada baz cihetleri de gzden uzak tutmamak lazm gelir. Gerek dnyada geirilecek tecrbe icaplarna, gerek bilmediimiz bir takm dier sebeplere gre bir varlk kendi nevini deitirmemek artiyle evvelkine nispeten biraz daha geri bir durumda dnyaya tekrar gelebilir. Bu halin biraz evvel bahsettiimiz muntazam ykselilerle tezat tekil ettiine hkmedilemez. Zira evvela bu ilerleyi maddi bakmdandr, ruhun yksekliine halel getirmez, saniyen bu maddi gerileyite de gene ruhun taalisine yardm edecek hal ve hareketler mevcuttur. stadn Aadaki szleri bu fikri tamamlar: << . Fakat bir nevi varlk arasnda mtekamil olan bir ferdin ayn nevide daha az mtekamil olarak dnyaya gelmesi mmkndr. Zira muayyen bir dereceye kadar ykselmi olan bir ruh, gerek kendisinin messirat hariciye altnda maddeye merburiyetini hissetmesi, gerek fena muhitlerde buluna buluna onlarn ihtizazatna uymas ile tekrar maddeye merbutiyetini arttrabilir. Fakat bu, fazla bir sukut olmaz ve srf ruh bakmndan bir gerileme saylmaz. nk o, kendisi iin kazanlm bir mertebedir. Yani ykselmi bir ruh iin tam sukut yoktur, ufak sukutlar vardr ki o da madde alemindedir

2 Cemadatla hayattar varlklar arasndaki ayrlk

Madde ve ruh bahislerini okuyanlar bunlarn arasndaki farklara dair kitabmzda baz eylerin sylenmi olduunu hatrlarlar. inde bulunduumuz bahsi baz noktalardan alakalandran oradaki fikirlere tekrar ve ksaca avdet edeceiz. Etrafmzdaki varlklarn iki byk guruba ayrldklarn gryoruz. Bunlara iki byk gurup dememizin sebebi, bariz vasflarla birbirinden ayrlm olmalardr. Birinci guruptakilerin mmeyyiz vasf messiriyet kudretleridir. kinci guruptakilerin mmeyyiz vasf ise messeriyet kabiliyetleridir. Yalnz u var ki bu messiriyet ve messeriyet hususiyetlerini ayrmak her vakit kolay ve hatta mumkn olmaz. Bu imkanszlk da hadiselerin illetleri hakkndaki vukufsuzluumuzdan ileri gelir. [ 1 ] Her hadisede messir grnen amillerin hakikaten messir olup olmadklarn katiyetle takdir edebilmek iin bu vukufa mutlaka lzum vardr. Biz bu vukufsuzluumuz yznden ekseriya messer olarak hadiselere mdahale eden amilleri messir amiller gibi kabul etmek hatasna deriz. Ve bu gibi hatalardan itnap bizler iin mmkn olmaz. Netekim bilgimiz ilerledike evvela messir gibi grdmz bir amilin baka bir messirle tahrik edilmekte olduunu bilahare anlyabilmemiz sk sk vaki olan hallerdendir. [ 2] Hayattar varlklar messirdir. Buradaki messiriyet kelimesinin ifade ettii manada maksatl bir takm neticelere doru hareketleri tertipleyicilik mndemitir. Camitlerde grlen atalet hali bu vasfn yokluu ile ondan ayrlr. lmin rettiine gre maddenin en karakteristik vasf onun ataleti ve olu artlarndaki sebatlldr. Bu vasf daha ilk bakta messiriyet fikrinden ayrlr. Zira kendi kendini deitirmek kudretinden mahrum bir varlkta messiriyet kudreti aranmaz. Madde ebedi varlnda kendiliinden tahavvller gstermez. Radyoaktif baz maddelerde grlen deimelerin bu bahsettiimiz tahavvllerle mabeheti yoktur. Oradaki deimeler de gene

tabiat kanunlarnn izmi olduu plan dahilinde vukua gelen atl hareketlerdir. Ve o maddenin olu artlarna bal bir zaruret burada hakimdir. statla aramzda geen bir grmede, onun ruha mahsus bu messiriyet hassasna ne kadar ehemmiyet verdiini anlyoruz. << S - Maddenin ruha nazaran en karakteristik hususiyetine atalet dersek doru olur mu? << C Ruhun messiriyet hassas bulunduunu evvelce sylemitim, en byk fark mmeyyiz budur. >>

3 Gene materyalizma ve ispiritalizma davas

Hayattar varlklarn messiriyet, camitlerin de messeriyet rollerini iyice kavradktan sonra onlarn birbirini tamamlyan bu aktif ve pasif durumlarnn kainattaki byk ahenk iinde ne kadar yakkl bir yer tuttuklarn ve bunlardan birinin eksikliini kabul etmekle bu ahengin ne kadar derin kntlere uryacan anlamak kolay olur. Hayat sahipleri mevcudolmadan cemadatn varln veya cemadatszz hayat sahiplerinin mevcudiyetini kabul etmek kainatmzn ve kendi varlmzn hikmeti vcudn ortadan kaldrr. Ve o zaman << kainat ve biz niin varz? >> sualinin cevab hakknda sylenecek bir sz kalmaz. Binaenaleyh madde ve ruh bahsinde de sylediimiz gibi kainatmzda maddeyi ruhtan ve ruhu maddeden ayrmak imkan yoktur. Tek bana maddeci ve tek bana ruhu olmakla doru yol bulunmaz. te bu dnce ile biz, fikir hayatnda arasra arpan materyalizma-ispiritalizma konsepsiyonlarnn birlemeleri lazm geldiini ve birinin dierini tamamladn sylyoruz. Buradaki hikaye udur: Madde kainatnda daima ykselmek zaruretinde bulunan hayat sahibi varlklar gerek kendilerinin, gerek bakalarnn tekaml gayelerini tahakkuk ettirmek iin maddedeki messeriyet hassasndan istifade ederek onlarn sonsuz halleri zerinde messir olurlar ve bu messiriyetle o hallerin birini dierine tahvil etmek, hareketlerinin tabiat ve istikametlerini deitirmek. gibi bildiimiz veya bilmediimiz saysz maddi kombinezonlar vcude getirerek neticede doacak hadiselerden kendi gayeleri yolunda eit eit faydalar temin ederler. Demek btn bu camit maddeler hayattar varlklarn milyarlar ve milyarlarca kombinezonlar iinde kullanddklar birer tekaml vastasndan ibarettir. te maddi hareketlerde grebildiimiz veya gremediimiz zeka tezahrleri, hayattar varlklarn maddelerden asla eksik olmyan bu mdahalelerinden doar. Gnn birinde gryoruz ki tabiatta camidolarak tandmz azot, karbon, hidrojen, oksijen. gibi maddeler bir araya toplanyorlar. Milyonlarca tertipler iinde bir insan bedenini kuruyorlar. Ve bazlarmza yle geliyor ki ayr ayr olduklar zaman kendi kendine hareket istikametini deitiremiyen ve kendi kendine bakalarnn zerinde atalet vasfndan ari tahavvller husule getiremiyen btn bu camit maddeler bir araya geldikleri zaman, bu mehur maddi vasflarn kaybederek bildiimiz maddi evsaftan hibirine benzemiyen yksek insan dehasn yaratabilecek kudrette messir ve uurlu birer varlk haline giriveriyorlar. Her noktasnda kuvvetli ve ykc itirazlarla karlanmaa namzet bu rk fikri uzun uzadya tenkit etmee lzum grmyoruz. nk bu mesele imdiye kadar ok sylenmi fakat asla ispat edilememi bir davann samal bedahat haline girmi hikayesidir. Buna kar yalnz u kadar sz kafi grrz: Harici messirlerin yapt yz binlerce deiik mspet veya menfi tesirlere kar koyarak hayat muhafaza etmee alan bu uurlu varlk, gayesi yolunda

icabeden btn tedbirleri almakta ve bu hususta byk bir basiret gstermektedir. Byle yksek bir basireti camit ve atl maddelere izafe etmek iin elimizde hibir delil yoktur. Eer maddelere bu vasf mal edebilseydik bu gn ilimde kabul olunan maddi karakterleri inkar etmemiz lazm gelirdi. Modern ilimde maddenin tarifi udur: << Maddenin tarif vasf ktledir, ktle kendisini iki tarzda gsterir: birincisi atalet ikincisi arlktr. >> ( 55 ) Ataletle arln ilmi manasn gz nnde tutmak artiyle maddelerin byle sekiz on tanesinin deil, milyarlarca tanesinin bir araya gelmesinden bile fizik ve kimyann madde hakkndaki tarifinde yeri olmyan sevgi, kin, intikam, haset, uur, irade, imajinasyon, vicdan gibi bir ok ruhi vasflar havi komplsks ve ataletle telifi imkansz messir bir varln meydana gelebileceini imdiye kadar hi bir ilim kitab kendi usul dahilinde bize gstermi olmad gibi, bunu bir faraziye halinde kabul etmek de madddenin ilmi tarifine aykr bir hareket olur. Binaenaleyh btn bunlara ramen fizikoimik maddelerin u kadar miktarnn u veya bu biimde tesadfi olarak bir araya gelivermesinden atalet fikriyle telifi kabil olmyan uurlu bir varln, bir messirin meydana geldiini mmkn saymak uydurma bir faraziyeden ibaret kalr. Hulasa kainatta birbirini destekliyen, birbirinin yardm ile tezahr imkanlar bulan ve nihayet birinin aktif messiyet kudreti ile dierinin pasif messeriyet kabiliyeti ahenkli bir ekilde birbirine balanm bulunan bu iki guruptaki varln mevcudiyetini kabul ettikten sonra materyalizma-ispiritalizma davasnn manas kalmaz. te neo-ispiritalizma, ikilik kabul etmiyen bu tek yol zerinde yrmektedir.

4 Umumi tekaml A Cemadatta tekaml

Biraz evvel sylendii gibi hayattar varlklarla cemadatn kainatmzdaki mukadderat birbirine baldr. Binaenaleyh birincilerin devaml bir tekaml halinde bulunduklarn kabul edersek onlarn messiriyetinden azade kalmyan cemadatn da bizzarure tekaml halinde bulunduunu kabul etmemiz icabedecektir. Hakikatte hal byledir. Ruh ve beden bahislerinde grdmz gibi ruhun tekaml persprisinin tekaml ile mtenasib olarak vukua gelir. Hatta orada srarla zerinde durduumuz gibi ruhun tekaml perisprisi ile mnasebetinin tekaml demektir. Perispri sadece bir maddedir. Ve ruhun tesiri altndadr. Ruhun tekaml ile inkiaf eden perisprisi gittike daha yksek ihtizazlarla alakalanabilecek durumlara girer. Demek bir taraftan ruh prisperisinin bu inkiafiyle kainatta daha geni messiriyet imkanlarn bulurken dier taraftan da onun tedricen inkiafn temin etmi olur. stat unlar sylyor: << Ruhun tekaml ile perisprisi gittike hiffet peyda eder. Perisprinin kesafetten seyyal hallere gemesi, ruhun tekaml ve madde zerindeki messiriyeti ile olur. >> Perispri nasl byle ruhlarn messiriyeti ile gittike tekaml ediyorsa kainatn btn maddeleri de ylece yksek uurlu varlklar tarafndan ilahi kanunlara gre kullanlarak tekaml ettirilmektedirler ki bu varlklarn hemen hemen hibirisinden bizim haberimiz yoktur.

Maddelerin tandmz halleri, onlarn en kaba olanlardr. Sulp, mayi, gaz gibi haller belki birinden dierine geebilecek kadar birbirine yakn ayn guruptaki maddi varlklardr. Madde bahsinde de sylendii gibi, ok yksek maddi hallerin bu saydklarmznkilerle mnasebeti olmamas icabeder. [ 1 ] Btn maddeler bu ve bundan daha kaba haldeki durumlarnda tedricen yksele yksele alemden aleme gemekte ve ruhlarla beraber geriye dnmemek zere tekamllerine devam etmektedirler. Biz farzedebiliriz ki arzmz btn maddi varl ile bizim duyamadmz bir tarzda, yava yava fezada kaybolmaktadr. Btn maddelerde radyoaktif halin mevcudolduunu ilim alemi elbette bir gn tastik edecektir. Bu, maddi tekamln bir neticesidir. Ve bunu bir alem iinde vukua gelen ileri-geri maddi deimelerden ayrmak lazm gelir. Burada, bize gre bati, fakat geriye dnmemek zere vukua gelen maddi kainatn bir tekaml bahis mevzuudur. stadn aadaki tebligat bu fikrimize yol vermektedir: << Her ey gayet mkemmel tabiat kanunlar ahkamna tabi olarak cereyan etmektedir. Gne ve onun seyyareleri fezada sabit bir noktada durmazlar. Heyeti umumiyesi ile fezada yerlerini deitirirler. Kainatta sabit bir ey yoktur. Hep hareket hep tekaml. Btn ecram semaviye kainatta cereyan eden tekaml kanunlarnn sevkiyle mtemadiyen deimee maruzdurlar. Mecmuai emsin fezada heyeti umumiyesi ile hareketleri esnasnda katettikleri mesafe sizin lnze girmiyecek kadar yksek bir srattir. Bu hareketler tekaml kanunlarnn hakimiyeti altnda devam eder. >> Maddenin tekaml zerinde dururken bunu hayattar varlklarn tekaml ile kartrmamak icabeder. Zira bu iki varln tekaml ayr ayr yollarda yrr. Maddenin, tekaml ettike, messeriyet hassasnn artmasna mukabil ruhlarn tekaml bilakis messiriyet kudretlerinin inkiafn mucibolur. Ve zaten umumi tekaml bu iki hadisenin biribiriyle mtenasiben vukua gelmesine baldr. Demek madde ve ruh tekamllerinin zt yollarda birbirinden gittike ayrlan, fakat o nispette birbirini tamamlyan ve karlkl inkiaflarna sebebolan yryleri vardr. [ 1 ] Biz burada tezat iinde bir vahdet ve bir ahenk gryoruz. Yksek ruhlar en iyi messiriyet imkanlarn en iyi messeriyet kabiliyetine malik maddeler arasnda bulabilecekleri gibi, yksek messeriyet kabiliyetine malik olan maddeler de ancak yksek ruhlarn messiriyet sahalarnda yksek maddi kymetlerini kazanabilirler. Kaba bir ruh yksek maddi muhitte asla yaayamaz. te madde kainatnda, daima sylediimiz gibi, ruhlarn tekaml ihtiyalarn onlara duyuran amillerin banda bu ahenksizlik gelir. Ruhlarn bu ahenksizlii idrak etmeleri, eit eit ruhi reaksiyonlar davet eder ki bunlar ruhlar iin, kendilerini cehitlere sevkedecek hakiki birer strap kayna olur. Hulasa maddeler pasif olu hallerinde ebediyen nasl ykselmekte iseler ruhlar da buna mukabil aktif olu hallerinde ylece ebediyen ykseleceklerdir. Ve bu iki nevi ykseli, kainatmzda birbiri iin zaruri olan ve birbirini tamamlyan iki esasl harekettir.

B Hayattar varlklarn tekaml a Ruhun kainata girii Evvelce de sylediimiz gibi ruhlarn ilk yaratllarna ait ne bir bilgimiz, ne de bir tahminimiz vardr. Yalnz baz yksek teblilere ve ruhun mselsel tekaml safhalarna

bakarak umumi tekaml bahsinde ruhun madde ile olan mnasebetlerine ait baz istihralarda bulunabiliriz. Ruhlar madde kainatnda doduklar zaman btn melekeleri kendilerinde mevcut bulunuyordu. Ve her biri ferden ayr birer ahsiyet sahibi idiler. Ancak bunlar, kendilerinde noksan olan grg ve tecrbelerini arttrmak iin maddelere balandklar zaman melekeleri tabiatiyle kararyordu. te madde dnyalarnda tezahrlerinin gittike arttn grdmz ruhun yksek melekeleri, onun tekaml vetiresiyle madde balarndan kurtulmas nispetinde, tedricen kendilerine birer tezahr zemini bulabilmelerinden ileri gelmektedir. [ 1 ] Bizim madde ve ruh hakknda dndmz tekaml istikametlerinin zddiyeti ile Lead Beaterin ruh ve elemantal varlklarda kabul ettii tekaml yolu zddiyeti arasnda byk fark vardr.

Demek ruhun geriliini vasflandran ey, bilgisizlikleri veya amiyane tabiriyle fena tabiatta olmalar gibi yanl hkmlere bal izafi vasflar deil, grg ve tecrbelerindeki noksanlklardr. Bu noksanlk da onlarn maddelerle karlamalarndan ileri gelmitir. Netekim bu noksan taraflarn gidermek iin maddeler kainatna girmiler ve maddelere ilk zamanlarda gene bu grg ve tecrbesizlikleri yznden balandklar iin de melekelerinin bir oklarndan mvvakkaten mahrum kalmlardr. Ruhlarn kainatmzdaki ilk durumlarna ait stattan aldmz baz teblileri yazyoruz: << Ruhlar ilk yaratllarnda ferden ayr birer ahsiyet sahibi olmakla beraber dier hususatta bir seviyede idiler. Onlarn ilk zamanlarda kendilerine ve muhitlerine ait bilgileri vard ve aktif idiler. Fakat onlarn tecrbeleri ve grgleri yoktu. Ruhun gerilii, tecrbe ve grgsnn eksikliindedir. Grg ve tecrbe ancak onlar istihsale hadm olan vesait sayesinde myesser olur. >> Kainatmzda ruhlar maddelerden vareste kalamazlar. Bu, tabiat kanunlarnn pir icabdr. Evvelce yazdmz bir teblide de sylendii gibi, madde ruhun lazm gayrmfariki olmamakla beraber ruhun bir makarr olmak itibariyle ondan ayrlmaz. [ 1 ] Ruh ancak maddi vastalarla bu kainatta messiriyet kudretini gsterir ve inkiaf ettirebilir. u halde ruhlar kainatta maddi vastalariyle, yani perisprileriyle, beraber domulardr, diyebiliriz. te evvelce de sylediimiz gibi, bu dnce bizi mtemadiyen elbise deitirir gibi ruhlarn beden deitirdiklerine dair olan teozofik iddialardan ayrmaktadr. Zira esasen hikmeti vcud ruha vasta olmakta bulunan bu maddelerin tekamldeki rol, ruhlarn onlarla olan mnasebetlerini inkiaf ettirmelerinde tecelli etmektedir. Hulasa ruhlar madde alemine tekaml etmek iin girerler. stat bu hususta unlar sylyor: << Ruhun tekaml tabiat kanunu iktizasnca maddelerin iinde bulunmasna vabestedir. Ruh btn maddi faaliyetini ifa etmek iin ve bu faaliyetleri sayesinde tekamln temin edebilmek iin madde aleminde bir mddet geirir. >> Ruhtan ayrlmyan perispri; ruhi faaliyet sayesinde gittike seyyalleerek, gittike ruhun elinde daha ilek daha elverili bir vasta haline girerek onun kainattaki messiriyet kudretinin daha byk tezahr imkanlarna zemin hazrlar. Evvelki bahislerde ruhla perisprinin mnasebetlerine, ruhun perispri zerindeki messiriyet kudretine ve ruhi tekaml ile perisprinin seyyallemesine dair stattan aldmz baz teblileri yazmtk. [ 2 ] Onlarn bu bahsi okurken de gzden geirilmesi faydal olur.

Btn bunlardan anlalyor ki ruhlar, madde kainatnda doularndan itibaren merbut bulunduklar perisprilerini daha kesif madde alemlerinde bir mddet geirmekle daha hafif bir hale koyarak bu sayede messiriyetlerini arttrmaya alrlar. te bu sebepten dolay bir ruhun kainata ilk girii ile tekaml safhalarnda ilerledikten sonra olan faaliyeti arasnda pek byk farklar vardr. stat aadaki szleriyle bunu tebarz ettiriyor: << Ruhun ilk zamanlardaki aktivitesi ile tekemml ettikten sonra bilahara olan aktivitesi arasnda ok fark vardr. Ve bu fark tekamln mahsuldr. Ruhu tekamle isal eden btn vastalar onun messiriyetini teyideder. >> Maddi kainattaki ruhlarn tekamlleri muhtelif merhalelerden gee gee vukua gelir. Bu ykseli gayet muntazam ve mterakki bir ekilde olur. Fakat ruhlarn bizim dnyamza gelinceye kadar geirdikleri tekaml merhaleleri hakknda bizim hi bir bilgimiz yoktur. Dnyamzda nebat iindeki hayatiyle balyan ruhun tekaml safhas onun, bizim grebildiimiz en geri maddi varln tekil eder. Yalnz, gene statlarmzdan rendiimize gre henz nebat halinde olmyan ruhun dnyamzda daha iptidai bir safhas vardr ki biz ona << kf >> ismini vermekteyiz. Fakat statlardan aldmz tebliler kf ruhunun buutlu alemde en geri bir ruh olduunu syliyebilmemize imkan brakmyor, zira bu tebligata nazaran bu alemde kften daha geri maddeler iinde enkarne olan bilmediimiz dier varlklar daha vardr. Buna dair olan teblilerden bazlarn yazyorum: << Ruhun nebatlardan evvel cemadata en yakn olarak geirdii dier merhaleler de vardr. Siz buna kf diyorsunuz. Kf ruhun; sizin dnyanzda ilk maddi hayatlarndan biridir. Fakat, cemat ile nebat arasnda mevcudolan sizin anlamadnz daha bir ok varlkler vardr. >>

Nebatlarda tekaml

Nebatat ile cemadat arasnda ne fark vardr?.. Nebatatn cemadata nazaran olan yksek hususiyetlerini ilk nazarda takdir etmemek mmkn deildir. Evvela nebatlarda grlen hayati tezahrlerden hi biri cematlarda yoktur. Bu hal, zerinde uzun uzadya durmak lzumunu hissettirmiyen bir realitedir. Fakat biz, herkes tarafndan bilinen bu biyolojik realiteden daha az dikkat nazarn ekmi olan baz hususiyetlere temas etmek istiyoruz. Bunlardan birisi ahsiyettir. Hayvanlarla insanlara kar; nebatlarla cematlar, kendilerinde ahsiyetin olmamasiyle mterek bir cephe alm bulunmaktadrlar. Bu fikrimiz kapal kalmamas iin evvela burada kullandmz ahsiyet kelimesi ile neyi kasdettiimizi sylemek icabeder. Bizim anladmz manadaki ahsiyet, maddeler mahsus tenevvat husule getiren hususiyetler kompleksinin ifaddesi deildir. Eer arzu edilirse mesela, ( H ) maddesine, fizikoimik hususiyetine gre, bir ahsiyet izafe edilir. Ve bu manada maddi ahsiyetten de bahsedilebilir. Fakat bu, ayr bir dnce mahsul olur.

ahsiyet kelimesiyle bizim kasdettiimiz ey, bir varln madde alemindeki messiriyetinin, ferdi irade ile, istikameti taayyn etmi tezahrlerine bal bir mefhumdur. Btn kainattaki H atomlar ayn eydir, bunlarn kendi aralarnda hibir ahsiyeti yoktur. Fakat H atomlarnn dier madde atomlarna nazaran, ahsiyet diyemiyeceimiz, farkl hususiyetleri vardr. Bunlara ahsiyet diyemiyeceimizi syledik, nk bu hususiyetler sabittir ve onlarn deimelerinde irade gibi, ferdi ahsiyeti tebarz ettirecek bir unsurun rol yoktur. Halbuki irade sahiplerinin, d tesirlere kar gstermi olduklar messir reaksiyonlar onlara ferdi kymetler verir ve bu da ahsiyetin tebellr etmesine yarar. te cematlarda gremediimiz bu hali aa yukar nebatlarda da gremiyoruz. Nebatlarn iradesi madde aleminde tecelli etmedii iin, irade ile kaim olan ahsiyetleri de bu alemde henz zahir olmamtr. Bir gl aacnn d amillere kar iradesiyle, dier bir gl aacna nazaran kendi ferdiyetini kymetlendirecek reaksiyonlar yoktur. Ayn cinsten btn gl aalar hi olmazsa bizim nazarmzda ayn eydir. nk hepsinin hayat tezahrlerinde; muhtelif artlar altnda, muhtelif fizikoimik hadiselerin muayyen neticeleri n safta grlr ki bu da onlarda iradenin henz tecelli etmeyiinin bir neticesidir. stat bu noktay u cmle ile ifade ediyor: << ahsiyet irade ile kendini gsterir. Nebatatta ise iradenin bulunmadn evvelce sylemitim. >> Fakat, aradaki bu mterek hususiyete bakarak acaba cematlarla nebatlar ayn guruptan saysak doru olur mu? Hayr. Zira evvela nebatlarda grlen hayati dier vasflar buna manidir, saniyen gerek kflerde ve gerek nebatlarda grlmiyen irade ve uur halleri esasen bunlarn ruhlarnda mevcuttur. Ancak bu geri ruhlarn madde ile olan kuvvetli rabtalar onlarn bu melekelerini karartmtr. Binaenaleyh bunlarda ahsiyetin olmay ancak madde alemindeki, yani dnyamzdaki, bir grntr. Ve hatta her ne kadar bunlarn dnyadaki ahsiyetleri tebellr etmemi dahi olsa cemadatla mukayese edilince nebatatta, nispeten ferdi kymetlerin, pek iptidai ve maddi ekilde bir ahsiyet taslan dndrebilecek mahiyet arzettii grlr. Her ( H ) atomu birbirine benzer. Fakat hibir gl iei dierine benzemez. Bu hal nebatlarda mukaddem bir iradenin varln gsteren messiriyet kabiliyetini ifade eder ve bunu cemadatta olmyan bir hususiyet olarak tanmamz lazm gelir. stadn aadaki ifadeleri bu fikrimize hak verdirir: << Kf ruhu kfe girmezden evvel kendisini mdrik idi. Ruh esasen kendisini mdriktir. Fakat kf haline girince idrakini kaybeder. Ruhun nebatatta geirdii devre, grgszln telafi iin katlanmaa mecbur olduu ilk merhalelerdendir. << Nebatatn ruhu evvelki celselerde sylediim gibi, madde zerinde iradesini tecelli ettirecek safhaya gelmedii iin onu ruhlar idare eder, ve nebatatn tekamlleri bulunduklar muhit eraitine ve sair tadad mmkn olmyan messirat dahiliye ve hariciyeye tabidir. Yani nebat ekli messirat dahiliye ve hariciyeye tabi olarak bir tekaml devresi geirir. << Nebatlarn ruhlar zerinde yksek ruhlarn iradesi nafizdir. Bu itibarla nebat halinde bulunan ruhlarda ahsiyet yoktur. >>

Nebatlar aleminde de fertlerin birbirine nazaran daha az veya ok ileri bir durumda bulunduklarn gryoruz. Adi bir ot paras, bir sinek kapan veya bir meyve aac arasnda ok bariz tekaml farklar vardr. Fakat nebatlarn gerek cesametlerine ve gerek harici manzaralarna bakp onlarn kemal dereceleri hakknda hkm vermek doru olmaz. Zira hayvan ve insan ruhlarnda da olduu gibi nebat ruhlar karsnda maddi varlk, tekamln gayesi deil vastasdr. Zahiren ekillerde grlen gzellik veya irkinlik, byklk veya kklk gibi farklar ruhun hakiki ykseklik derecesi ile mtenasiptir, gibi bir kaide yoktur. Bu hususta stat unlar sylyor: << Ruhlar nebat halinde muhtelif ekillere girip bazen uzun, bazen ksa mddet bir safhai tekaml takibeder. fakat insan ve hayvanlarda olduu gibi nebatlarda dahi tekaml madde noktainazarndan deil, ruh noktai nazarndan hedeftir. Binaenaleyh nebatatta maddi olan byklk, kklk, uzunluk veya ksalk gibi mesail hakiki tekaml mahiyetinde addolunamaz. Yani tekaml zahiri grne gre hkmedilmemelidir. >> Ruhlarn ykselmelerini tayin eden kanunlardan birisi ve en mhimlerinden biri de tekamlleri esnasnda bilerek veya bilmeyerek kendilerinden daha geri durumlarda bulunan dier ruhlara taali yolunda yardm etmeleridir. imdiye kadar edindiimiz bilgilerden unu karabiliriz ki kainatta veya hi olmazsa bizim tandmz alemlerde mcerret veya mnferit bir tekaml yoktur. Tekamln kollektif bir faaliyetle tahakkuk etmesi bir zarurettir. Hodbinliin, tekaml gletirmesindeki roln bu bakmban daha iyi anlyabiliriz. Keza sevgi ve efkat duygularnn da tekaml sratlendirici vasflarn gene bu yoldan anlamak kolaylar. Zira bunlardan birincisi ruhu tecridetmee, ikincisi ise bilakis dier varlklara ve kollektif faaliyete yaklatrmaa sevkeder. te btn tekaml merhalelerinde grdmz bu kanun nebatlar aleminde de caridir. Bir aacn gvdesinde bir ok saprofitler sembiyoz halinde yaar. Buna dair nebatat ilmi bize bir ok misaller verecektir. Fakat burada bizim gstereceimiz misal imdiye kadar sylenmi olanlar arasnda bulunanlardan deildir. Nebat ruhlar tekaml merhalelerini geirmek zere dnyamzda nebat halinde yaarken bedenlerini kuran huceyrelerinde de saysz ruhlar yaatarak onlarn tekamllerine vasta olmaktadrlar. Nebat bedenindeki bu ruhlar nebatlarn ruhlarndan ok geri bir durumda bulunmaktadrlar. Yalnz, nebatlarda henz ahsiyet teekkl etmedii iin hem bunlar, hem de nebatlar daha yksek ruhlar idare eder. Ve bittabi nebat ruhlarnn bu ilerden nebat halinde iken haberleri olmaz. Nebat bedenlerinde yayan bu ruhlar ok geri olmakla beraber mustakil birer varlk halindedirler. Ancak onlarn kendi tekamllerini yapmak iin gsterdikleri faaliyet, nebat ruhunun tekaml iin yapaca faaliyetle ahenktardr. Yani btn bu binihaye huceyre ruhlarnn faaliyeti kendileriyle beraber nebat ruhunun tekamln de temin eder. Fakat byle yetimek zere bulunan geri ruhlar yalnz nebat bedenlerinde olmayp hayvan ve insan bedenlerinde de vardr. Bnnunla beraber hayvan bedenindekiler nebatlardakinden ve insan bedenindeki ruhlar da hayvanlardakinden daha ileridirler. Hatta insan bedeninde bulunan bu saysz ruhlar bizzat nebat ruhlarndan biraz daha ileridedir. Fakat bunlarda da irade olmadndan ahsiyet mevcut deildir ve bu bakmdan bu ruhlar hayvan ruhlarndan daha geridir. Bu bahse dair statlarmzdan aldmz bilgileri veriyoruz: << nsanlarn, hayvanlarn ve nebatlarn bedenlerinde yetimek zere bulunan binihaye ruhlar vardr. Hayvanlarla insanlarn bedenlerindeki ruhlar insan veya hayvan ruhunun idaresi altnda olduu halde nebatlarn bedenlerindeki ruhlar onlarn idaresinde deildir. Heyeti

umumiyeyi idare eden ahsn ruhu ile huceyrelerin ruhu arasndaki mterek faaliyet, ayn bedenin mterek faaliyeti yolunda birlemekten ibarettir. ahsn ruhu mevcudolmazsa demin sylediim vechile heyeti umumiyenin inzibatn temin eden faaliyet ortadan kalkm olur. << nsan bedenindeki ruhlar nebatattan biraz daha ileridedir. Fakat ne nebatatta, ne de bunlarda irade olmadndan, ahsiyet ise irade ile kendini gsterdiinden bu ruhlarda ve nebat halinde bulunan ruhlarda ahsiyet yoktur. << Bedenlerdeki bu huceyreler tevalt ve tenasl ile devam ederler. Bunlarn bazlarnn hayat dier bazlarnnkinden daha uzunca veya daha ksaca olabilir. >> Bu szler bize insan ve hayvan bedenlerinden ayrlan paralarn darda bir mddet daha yaatlabilmeleri imkann izah etmektedir. Mesela Bir kpek kalbi bedenden alnarak darda bir mddet yaatlabiliyor, keza A. Carrelin yapt gibi bir rg paras darda uzun mddet yaatlp retilebiliyor ( Explantation ). Halbuki bu kalbin ve bu nescin ait olduu beden ruhu oktan ayrlm bulunmaktadr.

c Hayvanlarda tekaml

Nebatlardan sonra ruhun dnyada tandmz mteakip tekaml safhas hayvan bedenlerinde cereyan eder. Fakat nebat alemiyle hayvan alemi hemen birbirini takibetmez. Bunlarn aralarnda bir takm dier varlklar mevcuttur ki bu varlklarn bir ksm baka dnyalarda bulunmaktadr. Dnyamzda bulunan dier bir ksm ise henz bizim bilgi sahamza girmemitir. stat bu hususta diyor ki: << Nebatlardan hayvanlara gei safhas mteaddit alemlerde vukua gelir. Sizin dnyanzda da byle gei safhalar vardr ki siz bunlara isim vermiyorsunuz. Bunlar istikbalde ksmen tanyacaksnz. Bu gn siz bunlarn mevcudiyetlerinden tamamen bihaber bulunuyorsunuz. >> Hayvanlarda nebatlar arasnda byk bir tekaml fark gryoruz. Acaba bu fark ne bakmdandr? Evvelce iradenin nebatlarda olmadn sylemitik. Halbuki ruhun bu kymetli melekesi hayvanlarda grnmee balamtr. te iradenin hayvanlarda bu tezahr onlar byk bir uurumla nebatlardan uzaklatrmaktadr. Filhakika evvelce sylendii gibi iradenin hayvanlarda tecellisiyle beraber ruhun bir tekaml mertebesini ifade eden can safhas da haynanlarda balamtr. u halde bu safhaya, arzmzn tekaml serisine dahil olan dnyalarda, ruhun ahsiyetini ilk gsterebildii bir safha nazariyle bakabiliriz. Demek can safhasiyle balyan irade ve ahsiyet, hayvanlar nebatlardan bariz bir ekilde ayrmaktadr. Hayvanlarn beden ekilleri tabiat kanunlar tarafndan tayin edilmi ekillerden biridir ki bunu hayvan ruhu dnyaya girmezden evvelki iradesiyle intihabetmitir. Daha yksek ruhlar tarafndan kendi kabiliyetleri nispetinde arzedilen bu ekillerden birini intihab etmekte hayvan ruhu serbestir. Bu bapta stattan u szleri dinliyoruz:

<< Hayvanlar kanunu tabiat ahkam dahilinde kendilerine mnasibolan biimi seerler. Hayvanlarn ekilleri evvelce ruhun iradesiyle tayin ettii ekillerdir. Bunlar, henz tekaml etmemi bir ruhun tabiat kanunlariyle muayyen olan birtakm biimleridir ki gayr mtekamil ruhlar bu kanun haricinde bir biim ihtiyar edemezler. >> Hayvanlar bu bakmdan insanlara nazaran farkldr. Onlar insanlar derecesinde grg ve tecrbe sahibi olmadklarndan bedenlerini intihab etme serbesliine insanlar kadar malik deildirler. Nebatlar hakknda sorulan sual burada da sorulabilir: Acaba beden teekklat ile hayvan ruhunun tekaml derecesi arasnda bir mnasebet var mdr? Burada iki noktay birbirinden ayrmak lazm gelir. Birincisi cesamet, ekil v.s. gibi bedenin harici manzarasiyle, dieri de beden mekanizmasnn incelii ile ruhi tekaml arasndaki mnasebetlere aittir. Bedenin d grn ile ruh tekaml arasnda sabit ve kati mnasebet yoktur. Mesela bir fil gvdesinin bykl onun ruhunun kck bir bedene san maymun ruhundan daha mtekamil olduunu gstermiyecei gibi bir tavus kuunun gzel renkli tyleri de onun ruhunun irkin suratl bir maymundan daha ileride olduunu gstermez. Binaenaleyh gerek hayvanlarn, gerek insanlarn bedenlerini intihabetme meselesinde csse ve cesametin ve beden gzelliinin tekaml derecesiyle kati mnasebetleri yoktur. Bu mesele daha ziyade dier baz tekaml zaruretlerini alakadar eder. Bu hususa dair evvelki bahislerde baz szler gemiti. [ 1 ] Binaenaleyh hayvanlarn zahiri ekillerine bakarak onlarn tekaml dereceleri hakknda kati hkmler veremeyiz. stat: << Csse ve cesametle ruhun tekaml arasnda mnasebet yoktur. Csse itibariyle her byklk, mekanizma mulakiyetini icab etmez. nsanlarn bedenleriyle kablettarih yayan hayvanlarn csselerini mukayese ederseniz ince bir fonksiyonman gsteren bir bedenin mutlaka u kadar cesamette olmas lazmdr, gibi bir kayt konulamyacan anlarsnz. >> diyor. Halbuki buna mukabil bir bedendeki mihanikiyet inceliinin ve mulaklnn ruh tekaml ile mnasebettar olaca tabiidir. Zira her eyden evvel byle bir bedeni idare etmek bir grg ve tecrbe iidir ve bu da ruhun tekaml ile alakadar, madde zerindeki messiriyetinin inkiaf meselesidir. Halbuki stadn biraz yukardaki szlerinden de anlalyor ki beden fonksiyonmanndaki incelik ve mulaklkla cesamet ve gzellik arasnda mnasebet yoktur. Netekim tylerinin rengindeki gzellie ramen bir tavus kuunun bedenindeki ve bilhassa sinir cmlesindeki mulakiyet maymun bedeninde olduu kadar fazla deildir. stadn aadaki szleri bu fikri iyice tenvir eder: << Binnispe kark bir mekanizmay, ancak onu idare edebilecek kabiliyette bir ruh kendine mal eder. Mesela insan ruhuna ykselmi safhasnda bir ruhun ihtiyalarna ne bir protozoer ve ne de bir fil bedeni cevap vermez. >> Burada akla bir sual gelir. Acaba bir varln dier varlktan mtekamil saylabilmesi iin onun kulland bedenin her noktasnn dierininkinden daha mulak bir vazife grnmne malik olmas m lazmdr? Gerek aldmz tebliler, gerek mahedeler bunun aksini gsteriyor. Geri bir ruhun kulland beden, daha ileri bir ruhun bedenindeki mulakiyetten baz noktalarda daha ince mulakiyet gsterebilir. Mesela her itibarla kark teekklata malik insan bedenine nazaran baz hayvan bedenlerinde daha yksek evsaf haiz baz uzuvlar bulunabilir. Bir insan gz kartal gz kadar keskin deildir. Bunun gibi nebat silsilesinin en son safhalarnda da baz nebatlar vardr ki bunlar iptidai hayvan bedenlerinden

baz noktalarda daha az mulak olabilirler. Bu hal, ruhlarn tekaml ihtiyalar nispetinde vesaite malik olmak zaruretinden ileri gelir. Aaki tebliler bunu aka gsteriyor: << Nebatlar silsilesinin son mertebelerindeki baz bedenlerin hayvanlar silsilesinin ilk mertebelerindeki bedenlere nazaran baz cihetlerden daha mulak olmas mmkndr. Tekamln ok muhtelif yollar vardr. Mesela insanlar kadar mtekamil olmad phesiz bulunan baz hayvanlarda insanlardakinden daha yksek hasseler grrsnz. Binaenaleyh hayvanlar silsilesinin ilk mertebede mulakiyetinin, nebatlar silsilesinin son mertebelerinde bulunan bedenlere nispetle daha basit olmalarnda hayret edilecek bir cihet yoktur. >> Bu fikirlere gre de bir hayvann u veya bu vazife grmndeki ykseklie bakarak onun dier bir hayvandan daha yksek olduuna hkmetmek doru olmaz. Daha iyi koku alyor diye bir kediyi bir insandan daha yksek telakki edemeyiz. Burada, bedenin umum vazife grmnn muhassalas dnlr.

d nsanlarda tekaml

Yeryzndeki ruh tekamlnn nebat ve hayvan safhalarn mteakip insan safhas gelir. nsan safhas imajinasyon kabiliyetinin madde aleminde ilk tezahr ettii bir merhaledir. [ 1 ] Hayvanlarla insanlar arasndaki geit safhalar halen dnyamzda mevcut deildir. Binaenaleyh biz, reenkarnasyonist olarak bir taraftan Derwinin nazariyelerini kendi zaviyemize gre kabul ederken dier taraftan insann hemen maymundan geldiini zannetmiyoruz. En iptidai bir insanla en mtekamil grdmz dnyann bir hayvan, mesela bir maymunu arasnda derin tekaml farklar vardr. Kainatta btn hadiselerin tedrici inkilaplarla vukua geldiini ve hi bir inkilabn keskin hudutla kendisini hazrlayan hadiselerden ayrlmadn kabul ettiimizden, iptidai bir insanla mtekamil bir hayvan arasnda grdmz keskin hududa bakarak bunlarn hemen birbirini takibetmediklerini dnebiliriz. nsanla maymun arasndaki fark niin keskin bir hudut halinde gryoruz? majinasyon kabiliyeti bir tekaml safhasn vasflandran olaan st bir melekedir. Ne kadar yksek grnrse grnsn, hi bir hayvanda bu melekenin mevcudiyetine ait bir emare gremiyoruz. Belki maymunlarda imajlar daha iyi zaptetmek ve onlar dier hayvanlara nispeten daha byk bir sadakatle tekrar husule getirmek ( taklitcilik ) gibi kabiliyetler mevcuttur. Fakat bu hal ile insanlara mahsus yapc imajinasyon kudretinin ayn ey olmadn tekrarlamaa lzum grmyorum. [ 1 ] Maymun hayatnda, bin sene evvelki zamanla bu gnk zaman arasnda hi bir fark yoktur. Halbuki insanlar arasnda seneden seneye tebarz eden tekaml farklar herkesin bildii bir eydir. Bu fark belirten amil imajinasyon bahsinde uzun uzadya sylenmitir. Ve ruhun bu yksek melekesi ancak insanlarda tecelli etmi bulunmaktadr. Biz, insanlarda tecelli eden bu melekenin dnyada birdenbire doduunu gryoruz. Kendisinde bu melekenin daha iptidai safhalarn inkiaf ettirmekte olan hi bir hayvan tanmyoruz. Fakat bu varlklarn muhakkak mevcut olmas lazmdr. O halde bunlar nerdedirler?.. Bu sualimize kar stat u cevab vermektedir:

<< Mtekamil hayvanla gayrmtekamil insan arasnda ok byk mesafeler vardr. Bu mesafe insanlarn en mtekamili ile en az tekaml etmi bulunanlar arasndaki mesafeden daha ok fazladr. << Hayvanlarla insanlar arasndaki geit safhalar evvelce bu dnyada bulunuyordu. imdi baka alemlerdedir. >> radesi, imajinasyon melekesinin inkiafiyle daha ziyade tebarz etmi olan insanlarda ahsiyet, bu dnyada halen mmkn olabilen en yksek derecesine varmtr. Bu sebepten dolay biz insanlarn tekamllerini daha kolaylkla takibedebiliyoruz. Ve gene bu sebepten dolaydr ki insanlk alemine girmi olan ruhlar evvelki alemlerdekilerden daha sratle tekaml etmektedirler. majinasyon insanlk aleminde balad gibi bu alemde daha dier baz mhim melekelerde tecelli etmee balar ki bunlar da uur ve vicdandr. Grlyor ki ne nebatlarda, ne de hayvanlarda mevcudolmyan bir takm ruhun nispeten yksek melekeleri insanlara birdenbire beliriveriyor. stat: << uur ve vicdan dnyanzda insan mertebesinden balar >> diyor. uur ve vicdan nedir?. Bu iki meleke hakknda stadn verdii tarifi yazarsak okuyucularmz tatmin etmi oluruz: << uurla vicdan, ruhun melekesi olmakta mttehittir. Yalnz uur, ruhun iindeki umumi bilgisidir. Vicdan ise hayr ve erri tefrik eden ruhun melekesidir. >> Acaba uurun madde aleminde inkiafiyle ruhun tekaml arasnda bir mnasebet var mdr? Bu mnasebet vardr, fakat tek tarafldr. Yani mevcudun tekamlnde uurun bir rol yoktur. Netekim uursuz imajinasyonlarn mevcudolduunu evvelce de sylemitik. Keza nebatlarda ve hayvanlarda uur olmad halde onlar pekala tekemml etmektedirler. Fakat uurun tezahr ve inkiafnda tekamln rol vardr. Ruh ne kadar mtekamil bir halde bulunursa onun madde alemindeki uuru o nispette aikar olur. stat bu hususta unlar sylyor: << uur ve vicdan dnyanzda insan mertebesinde balar, mevcudn tekamlnde uurun rol yoktur. uurun inkiafnda mevcudn tekamlnn rol vardr. >> Bundan u neticeyi karabiliriz: uur tekamln illeti deil neticesidir. Ve mevcudn uur sahasndaki gelimeleri onun tekaml nispetinde mmkn olur. Esasen ruh tekamlnn gayeleri zerinde dururken ve ruhun madde kainatndaki douundan bahsedilirken bir ok ve hatta btn melekeleri gibi uurun da ruhta esasen mevcudolduundan ve ancak madde alemindeki tekaml nispetinde tezahr edebildiinden daima bahsedilir. Netekim ruhun insanlk aleminde de kapal kalm daha nice yksek melekeleri vardr ki onlarn hi birinden haberimiz yoktur. Ve insan madde alemindeki sonsuz tekaml ile onlar yolu zerinde ceste ceste bulacaktr. Mamafi insanlk aleminde inkiaf etmi olmasna ramen insanlar arasnda uurun muhtelif derecelerde tezahrleri vardr. Hatta bu hal ayn insann muhtelif zamanlarnda da grlr. Bunun, insanlar arasndaki tekaml farklarndan ileri geldiini sylemee lzum yoktur. Fakat daima olduu gibi burada da kati hkmlerden itinabetmek lazmgelir. Zira tekaml plan

icab olarak ilerlemi bir ruhta nispeten az uurluluk halinin tezahr etmesi de mmkndr. Yeni domu bir insan halini buna misal olarak gsterebiliriz. Bir ok yerlerde hakim olan bilgisizliimiz bu meselede de bizi hatal hkmlere sevkedebilir. stat unlar sylyor: << Ruh maddeye merbut olduu nispette uurunda eksiklik olur. uur hakknda verdiim izahattan anladnz vehile, ruhun bu melekesi bedenine merbutiyet dolaysiyle muhtelif safhalar arzeder ki insanlar bu safhalarn bazlarna dikkat ederek sbkosiyans, enkosiyans, konsiyans v.s gibi itibari isimler vermilerdir. >> Ta nebatlardan insanlara gelinciye kadar yeni yeni ilavelerle tedricen arttn grdmz ruhun melekeleri bize btn varlklar arasnda tekaml hareketinin ok muntazam kanunlar altnda cereyan ettiini gsterir. nsanlarda iyice tebellr etmi olan ahsiyet, onlar birbirinden bir ok ince veya kaba nanslarla ayrdettirir. Her insann messiriyet tarz dierinden farkldr. nsanlar ykseldike bu farklar tebarz eder. Ve ahsiyetler de bu suretle daha hususi mahiyetlere brnr. u halde biz, tekaml ettike ruhlarn ahsiyetlerini kaybedip birbiriyle kaynaarak bir tek mtekamil varlk iinde yok olacaklarn dnenlerden deiliz. Byle dnce ruhun tekaml fikriyle taban tabana zt neticeler verir. Zira dnya varlklarnda birbirinden daha yksek olarak tebarz eden ruhi vastalar bir itilann delilidir. Btn bu yksek melekelerle beraber, insanlk aleminde en bariz eklini alm ahsiyet hali ve ruhun ileride gelecek daha yksek melekeleri eer en son bir itila mertebesinde mahvolup gidecekse evvelce de sylendii gibi, bu ceste ceste ve tekamlle mtenasiben mterakki bir ekilde aikar olan ruh melekelerinin hi bir manas kalmaz. Ve esasen tekaml esnasnda grlen her hadise bu dncenin doruluunu ispat etmee kafi gelir. Ruhlar ahsi kymetlerini yok etmek iin deil, belki onu aklmzn alamyaca yksek derecelerine ulatrmak iin tekaml ederler.

I Tekamln bir insan hayatndaki tezahrleri

Bir insan hayatnn dnyadaki tarihesi nedir?... nsan bir gnlk, bir aylk, bir senelik, on senelik... Hayatlarnda tetkik ederseniz dikkate ayan bir ok psikolojik neticelere varrsnz. [ 1 ] Bilhassa ocukluk devrinden genlie doru yrrken hafza ve tecesss melekeleri, insan ruhunun en mtebariz tezahrleri miyannda bulunur. Bu iki meleke iptidai bilgileri temin etmenin en iyi vastasdr. ocuk manal manasz her eyi sorar, her eyi renmek ister. Kendisine retilen eyleri kolaylkla aklnda tutabilir. Acaba ilk bilgileri elde etmee yaryan bu iki kymetli meleke ocuk ruhiyatnn neden sklet merkezini tekil eder?... Neden ocuklukta bariz olan bu melekeler ihtyarladka zayflar?... Malum olmutur ki ocuklar yeni rendikleri eyleri akllarnda kolayca tutup hadiseler zerinde dikkatlerini iyice tesbit edebildikleri halde ihtiyarlar bilakis bu dikkatlerini tesbit edebilme ve yeni eyleri akllarnda tutabilme kabiliyetlerini nispeten kaybetmiler, fakat buna mukabil eski hatralarn ihya etmek melekesine kavumulardr. te bu psikolojik hadisede tekaml kanununun gzel bir tezahrn gryoruz; Bu dnyaya mteallik hadiseleri renmee balamak ihtiyacnda bulunan ocuun bu ihtiyacn karlayacak melekeleri haiz bulunmas tabiidir. Bu, tekaml kanununun birinci tezahrdr. Fakat artk bu dnya

hadiselerine ait imdilik yeni bilgi ihtiyacndan vareste kalan ve bu sahada iini bitirmi olup sadece iktisabettii eski bilgileri zerinde ilemek suretiyle ruhunun mustakbel hayatn kurmak yolunda bulunan ihtiyarn bu ihtiyacn karlayacak melekelere sahibolmas tekaml kanununun dier bir tezahrdr. ocuk bu iki melekesinin yardmiyle olgun yana girinceye kadar geirecei ksa zamanda bir ok lzumlu ilk bilgileri sratle renir. Ve yeryzndeki ahsiyetini tebarz ettirecek vasflar bu suretle temin eder. te ocukluk bylece onun bir tekaml merhalesi olur. ocukluk ve genlik yann realiteleri olgun yallk ve ihtiyarlk realitelerinden bam bakadr [ 1 ]. Ve ileri yalardakilere gre ocuka telakki edilen hayatn ilk zamanlarna ait bu realiteler manasz deildir. ocukluk hayatna girmedikten sonra bu hayata ait kazanlar elde etmek kolay bir i olmaz. Siz, elli yandaki dnce ve duygularnzla be yandaki bir ocuun hayatna girseydiniz haliniz nice olurdu?... Her eyden evvel sizin bugnk realitenizden domu olan izzeti nefis hakkndaki telakkiniz o hayat sizin iin tahamml edilmez bir hale koyard. Olgun ya ana girelim. Bu devrede muhakeme ve yapclk kabiliyetinin inkiafiyle beraber dier taraftan da neslin temadisine, aile hayatnn selametine mteallk ruhta bir ok melekeler tebarz eder. Bu a, hayatn en iyi tatbikat imkanlarn temin eder. Bu ada bulunanlar yeni eyleri renmekten ziyade renilmi eyleri muayyen gayeler yolunda kullanmaa mtemayildirler. ve bu da sakin, drst ve ameli bir duygu ve dnce ile mmkn olur. te bu yatakilerde bariz olan ruhi vasflar da bu merkez etrafnda toplanr. Nihayet ihtiyarlk ann ruhi melekeleri de, evvelce sylediimiz gibi, bu devrenin ihtiyalarna gre kendini gsterir. htiyar bu dnyada kendisinin varabilecei en yksek tekaml devresine ulamtr. Yani o, burada hayat plan geregince renmesi icabeden eyleri renmitir. Ve imdi onun nnde yeni ufuklar almaktadr. O ufuklarn arkasnda, yeni bir hayatn icaplar balyacaktr. te ihtiyar daha imdiden bu hayata hazrlanmaa balamtr. Bunun iin onun bu dnya ile olan balarndan yava yava kendini kurtarmas icabeder. Daha parlak mustakbel hayatmz grmekten aciz bulunan biz faniler, ihtiyarn bu hazrlnn farkna varamayz. Sadece, bu dnyada onun gittike sefalete den maddi ve zahiri varl nazarmza arpar. Ve bu zahiri manzara bizde, yerine gre ya manasz bir acma veya manasz bir istikrah duygusu uyandrr. Halbuki, insan ilk nefesini ald saniyeden son nefesini verecei ana kadar dnyada mtemadiyen ykselmektedir ve onun tabii olan maddi sefaleti de ykseliinin dier bir modalitesidir. II Tekamln maeri hayattaki tezahrleri

Ferdi hayatta olduu gibi maeri hayatta da devaml bir tekaml vardr. Benim yedi batn evvel gelen ceddim yedi batn sonra gelecek hafidim kadar yetikin deildi. Bunun gibi medeni bir milletin ocuklarndaki kabiliyetleri vahi ocuklarnda gremeyiz. Hatta ayn medeni cemaatlar arasnda ve hatta bir cemaatin muhtelif hayat safahatnda bariz kemal farklar grnr. Dnyadaki btn fenalklar: intiharlar, katiller, harpler, hrszlklar v.s. phesiz birer hata mahsuldr. Ve bu hatalar da ruhun maddi alemlerle olan iddetli rabtalarndan domaktadr.

[ 1 ] Fakat dnyada mevcut btn bu fenalklara bakp insanlarn ilerlemediine hkmetmek doru olmaz. Zira evvelce, hata bahsinde sylediimiz gibi, esasen irtikabolunan bu hatalar ruhu geriletmee deil, ilerletmee sai birer amildir. [ 2 ] Hi bir hata yoktur ki ruhu intibaha davet edecek bir netice dourmu olmasn. O halde bir cemiyetin tekaml halinde olup olmadn anlamak iin onun hayatn gemi zamandaki hayatiyle mukayese etmek daha doru bir i olur. Mesela, evvelki harpleri gznne getirelim; Evvela gemi zamenn harp sebepleri bu gnkne nazaran daha basit duygu ve dncelere dayanyordu. Evvelki insanlar ekseriya bir tek zalim hkmdarn kaprisleri urunda birbirine girer ve hayvan srleri gibi maksatsz ve uursuzca bouurlard. Bir hkmdarn gelip geici bir arzusu, veya ahsi ihtiraslar, bir ok insanlarn birbiriyle boumasna kafi bir sebepolabilirdi. Tarihi bilenler bize bu hususta birok misaller verebilirler. Bu gnk harplerde artk ne bir efin bir kadna kar olan ak, ne bir padiahn can sknts, ne de uursuzca fthat hrs insanlar arasnda kolay kolay bir harp sebebi olamyor ve byle bir kstahlk vaki olsa bile sratle ve messir bir ekilde cezasn gryor. Bu gnk harplerin sebeplerini daha derin ve umll meselelerde aryabiliriz. Bu meseleler milletler ve cemiyetler arasndaki anlamazlktan doan itimai, iktisadi veya ideolojik bir takm gerginlikler halinde ortaya kyor. te evvelki ve imdiki harp sebepleri arasnda grlen bu fark yeniler hesabna mhim bir ilerleme saylr. Harbin ekline gelince: Bu gnk harplerin daha vahice cereyan etmekte olduu zann sathi bir gre dayanr. yice dikkat edilirse daha bol olan ezici ve ldrc vastalarna ramen, bu gnk harplerde eski harplerdeki vahetin olmad grlr. Birden bire paradoksal bir iddia saylmas mmkn olan bu szm zerinde biraz durmak lazmdr. Ben una kaniim ki bu gn uzakraki binlerce adam ldrmek zere kapal gzle atlan bombalar ve mermiler ortadan kaldrlarak i evvelki sng muharebelerine dklm olsayd bu gnn cengaverleri harp meydanlarnda eskiler kadar iddet gstermezlerdi. Bu gn karsndakinin gzn ve kalbini hibir rperme hissi duymakszn sngsnn ucu ile delebilecek ruhtaki insanlar henz ortadan tamamiyle kalkm olmamakla beraber eski zamanlardakine nazaran bir hayli azalmtr denilebilir. Eski zamann insan harpte hasmnn kalbini eliyle paralard ve o, bundan belki de bir zevk duyard. Bunun en iyi misalini eski gladyatrlerde grrz. Birbirini binlerce seyircinin duyduu heyecanlar iinde paralamak zere kar karya gelen ruhlar bu gn ok yumuam bir haldedir. Bu gnn insan harpte evvelkinden daha ok insan lmne sebebiyet verdii halde kurbanlarnn oundan haberi yoktur. O, bir bomba savurur, bomba nereye gider, ne yapar? btn bunlar onun iin ayr birer meseledir. Ve bu mesele adam lmesinden ziyade muayyen bir gayeye vasl olma hrs ile alakadardr. Eer, nndeki bir manevelay, harekete getirmekle belki binlerce adamn lmne sebebiyet veren, bu muharibe sngy verirseniz bir kiiyi ldrmek iin bile onun bir hayli heyecan geirdiini grrsnz. Vahet bizzat hadiselerde deildir; Vahi grnen hadiselere kar insan ruhunda beslenen sevgide ve ihtiraslardadr. stemiyerek ve bilmiyerek bin kiiyi ldrmekten istemiyerek fakat bilerek bir kiiyi ldrmek daha vahiyanedir. stemiyerek fakat bilerek bin kiiyi ldrmekten de istiyerek fakat bilmiyerek bir kiiyi ldrmek daha vahiyanedir; stiyerek fakat bilmiyerek bin kiiyi ldrmekten ise hem istiyerek hem de bilerek bir kiiyi ldrmek daha vahiyanedir.

Yeni harplerin askerleri arasnda belki gz kapal, bilmeden ve hatta belki de istemeden bir ok adam ldren kimseler vardr. Fakat eski muhariplerin yegane harp gayelerini istiyerek ve bilerek adam ldrmek zevki tekil ederdi. Bu gnk harplerde teknik ruhu hakimdir. Bir mhendis maroken koltuunda otururken tayyare planlarn, infilak maddelerine ait planlar hazrlar. Fabrikalar bu planlar mucibince tayyareleri ve bombalar yaparlar ve bu ite onbinlerce amele alr. Baklrsa bunlarn hibiri adam ldrmez. Nihayet bakumandan olan zat muayyen bir sahann igalini emreder, bir ok askeri mera tertibat alr ve bu tertibat mucibince tayyareciler tayyarelerine binerler, muayyen sahalar zerinde havadan bombalarn yere brakrlar. te btn bu ilerin neticesinde binlerce kii lr. Burada ldrmek istiyen kimdir? Herkes veya hikimse. Bir adamn gzlerini aheste aheste oymak, uzaktan ve grmeden bir ta paras atarak onun kafasn paralamaktan daha ok vahiyane bir itir. Eskiler dmanlarnn gzlerini parmaklariyle oyarlard. imdikiler ise grmeden attklar ta paralariyle bir ok kafalar patlatyorlar!... Harp sonu ileri bakmndan da eski ve yeni zamanlar arasnda byk tekaml farklar vardr. Eski zamanlarda harp esirlerine yaplan muamelelerle bu gnk medeni milletlerin harp esirlerine kar gsterdikleri muamele arasndaki fark herkes bilir. Artk eskiden olduu gibi esirlerin gzleri oyularak ehramlarn muazzam ta ynlarn onlarn srtlariyle semalara ykseltmek ve esirlere hayvan muamelesi yapmak adetlerini bu gnk insan cemiyetleri nefret hissi duymadan dnemez. Evvelce olduu gibi galip milletlerin maluplara kar yapt hodserane zulmler ve ikenceler bu gn ok az yerlerde kalmtr. Ve hatta galiplerin maluplara kar harp sonunda azok yardm etmek iin gsterdikleri gayretler de gznnde tutulursa dnyann eski zamanki haline nazaran olduka ileride bulunduu kabul edilmek lazm gelir. Fakat unutmamaldr ki tekaml ok ar seyreder. Ve insan ne de olsa gene insandr. Onlar tekamln zirvesinde grmek maalesef henz mmkn olmyacaktr. Binaenaleyh onun bu gnk tekaml de her ey gibi nispidir. Eski ve yeni zamanlarn harplerini mukayese ederken bu gnk harpleri bir kemal eseri gibi gstermek istemediimi ayrca izaha lzum grmyorum. deal kemal bakmndan dnlrse bu gnk harplerin de birer vahet nmunesi olduuna tereddtszce hkmedilebilir. Ve bu hal alemimizin daha yksek dnyalarn dolduran mtekamil varlklar arasnda bizim ne kadar geri bulunduumuzu gsterir. Binaenaleyh yukarki szlerimiz tamamiyle nispidir. Cemiyet hayatna bakarsak beeriyetin evvelki zamandakine nazaran tekaml farklarn daha iyi grrz. Eski zamanlardakine nispetle bugn ahsn ve ailenin haklar ve masuniyetleri daha emniyet altndadr. nsanlar arasndaki yardm hareketleri bu gn daha genilemi ve daha tekilatlandrlmtr. Yetim ve yardm evleri, dispanserler poliklinikler, shhat yurtlar, talim messeseleri v.s. medeni tekilat insanlarn straplarndan bir ksmn hafifletmekte ve onlara yardm ve teselli kucan amaktadr. Teknik hayatta atlan admlardan -bir oklarnn fena yollarda kullanlmasndan sarfnazar edilirse dier- bir oklarnn beeriyete yapt iyilikleri grmemek ve onlarn bir tekaml mahsl olduunu kabul etmemek mmkn olmaz. Evvelce insanlar srler halinde sprp gtren salgn hastalklarn hemen hemen kaybolmas, dnyann birbirinden uzak iki ucundaki

insanlarn birbirine yaklatran bir ok nakil ve muhabere vastalarnn ilemee balamas, duygu ve fikirleri birletirecek matbuat hayatnn teesss etmi bulunmas eski ve yeni dnyalar arasndaki tekaml gstermee kafi gelen delillerdendir. Bir ka yz sene evvel, okunacak bir kitab tedarik etmek byk fedakarlklarn sarfn icabettirirdi. Eskiden ilim, adetleri mahdut statlarn bizzat azndan alnrd. Bir ak ilim severler marifet kazanmak sevdasiyle uzun ve yorucu seyahatler yapmak suretiyle vakit ve kudretlerinden bir ounu israf etmek zorunda kalrlard. Bu gn bilgi edinmek iin ufak bir irade, az bir cehit kafi gelmektedir. renme vastalar o kadar bollamtr ki insan ne tarara dnse orada bir bilgi kaynann takn feyizleriyle karlaabilir. Bu kazan tekamln ne byk bir tecellisidir!... Eskiden lme mahkum saylan bir eker hastas, bir veremli, bir kanserli ve kudurmaa namzet bir insan karsnda artk insanlar kollarn kavuturup seyirci kalmyorlar. Bu zavalllara atmas muhakkak olan bir felaketi nliyebilmek ksmen mmkn oluyor. Evladnn ana ve babasnn, einin veya sevgili bir dostunun, sevgilisinin lmn bekliyen bir insana bu felaketlerden kurtulabilmek umudunu vermek suretiyle teselli veren keiflerin bulunmas bu gnk dnyann tekaml lehine kaydedilecek hallerdendir. Hala birok yerlerde olduu gibi hesapsz ve yersiz gelen bir sel, bir tufan felaketinin ok yerlerde nne geilmi ve bu yzden mamureler kurtarlm ve harabeler mamure haline evrilmitir. Fizik ve kimya ilimlerinde, bilhassa son asrda vukua gelen terakkiler ve teknik hayattaki byk keifler kimsenin inkar edemiyecei realitelerdir. Bazen denilir ki: Belki eski zamann insanlar bilgi hayatnda bu gnklerden daha ileride bulunuyordu. Bu iddiay beslemek iin de eski zamana ait urada burada, yer altndan kan bakr tellere ve pimi tulalar hikayesi ne srlebilir. Yer altndan km btn bu malzemeye ramen gemi zaman insanlarnn maddi bilgi haknda bu gnk insanlardan daha ileride olduklarn iddia etmek esassz bir faraziye olur. Hatta maddi bilgilerden sarfnazar, fikir ve gzel sanat hayatnda da ayn eyi dnrsek hata etmi olmayz. ddia olunabilir ki insan bilgisi imdiye kadar hibir zaman bu gnk kadar mull bir hal almamtr. Ne ilim ve ne sanat tarihinde bunun aksini gsterecek kuvvetli bir delil yoktur. Dnya en mtekamil devrinde bu gn yayor. O, bu kemaline bir ok asrlardanberi devam eden bazen maddi, bazen de manevi yollardaki almalariyle erebilmitir. Ve phe edilmemelidir ki insann bu gnk seviyesini bulmasnda amil olan en esasl unsur maddi bilgi olmutur.

C Dier dnyalarda tekaml

Camille Flammarionun, eserlerinde mteri yldznn mstakbel ve daha mtekamil meskenimiz olduuna dair ileri srd fikirleri aynen kabul etmemekle beraber bu szlerde bir hakikatin mevcudolduunu tasdik ederiz ( 109 ).

Btn kainatta bir zerre bile olmyan dnyamz hayattar varlklarn yegane meskeni deildir. Bu fikirde olmyanlarn hi bir mnakaaya lzum kalmadan, sadece kainat kakkndaki hudutsuz grleri esas tutarak dnmeleri, hakikati grmelerine kafi gelir. Kainatta her yer meskundur. Tekbana ruh dnlemiyecei gibi tekbana maddenin de dnlemiyeceine dair evvelce sylenmi szler bu iddiann en makul bir izahn yapmaa kafidir. stat: << Btn kainat varlklarla doludur >> diyor. Yalnz dnyann meskun olabileceine dair insanda husule gelen yanl kanaatin muhtelif sebepleri vardr. Ve bunlar ayr ayr tasrih etmenin faydas yoktur. Burada sadece u noktay tebarz ettirmek kafidir: nsanlarn kt bir itiyad vardr. Kt olmakla beraber tabii grlmesi lazm gelen bu itiyat insann, her hadiseyi ancak kendi zaviyesinden grmesi ve grd gibi olmasn istemesidir. Bunun dndaki realiteler insana hain veya naho gelir. Binaenaleyh dier dnyalarda ve alemlerde varlklarn olup olmadn dnrken insan her eyden evvel dnyasndaki tabii artlarla, kendi maddi varlnn o artlar karsndaki durumunu gznnde tutar. Ona gre hayattar bir varln yaamas iin muayyen bir hararet derecesine ihtiya vardr. Onun hududunu ne aadan, ne de yukardan amamak lazmdr. Hava tazyiki, suhunet derecesi, su ve hava ihtiyac gibi meselelerde hep ayn dnce hakim olur. nsan bu telakkisine o kadar sk skya balanmtr ki bu telakki dndaki her hangi bir realiteyi aklna bile getirmek istemez. Mesela ayda su yoktur; bir varlk susuz nasl yaar? Onun bu hkm vermesi ok kolaylkla olur. Ve bu hkmn ayn telakkiye ayn taassupla bal dier insanlar tarafndan kabul edilmesi de o kadar kolay olur. Keza gne hakknda da dier bir bakmdan ayn muhakemeler yrtlr; gne narbeyza halindedir, atein iinde kim yayabilir?.. Tabii byle bir iddiann karsnda itiraz etmek kimsenin aklndan gemez. Tek tarafl hkmlerden itinabetmek daima iyidir. Bu da hadiseleri etraflca tetkik ettikten sonra dnmekle mmkn olur. Bizim dnyadaki maddi hayatmz nedir?.. Bu sualin cevab iyi verilirse gayr mmkn gibi grnen yukarki meselelerin tabii imkanlar ruhun dnya maddelerini kullanmas suretinde tecelli eder. Bedeni tekil eden unsurlar bu dnyann maddelerinden mteekkildir. Su, hava, gda, v.s. tabii artlara olan ihtiyacmz bu cihetten kendini gsterir. Acaba dnyann maddelerini beden halinde kullanan bir ruh ayn veya gnein maddelerini de ayn surette kullanamazm?.. Eer oralardaki maddeleri kullanrsa o maddelerin de dnyamzdaki tabii artlar altnda m mevcudiyetlerini izhar etmeleri lazm gelir? Kald ki ruhun bir vasta olarak kullanabilmesine, dnyamzn maddeleri dier dnyalarn maddelerinden daha az msaittir ve onun iindir ki dnyamza geri bir dnya diyoruz. Bu kadar geri durumdaki maddeleri, kendi tabiatlarna uzak bulunmasna ramen, kullanmak imkanna malik olan veya byle bir zarurette bulunan ruhlar yksek tabiatlarna nispeten yakn, daha yksek maddeleri beden halinde birer vasta yapmaa neden muvaffak olmasnlar?.. Yalnz u var ki ademci bir materyalist gz ile bu muhakemeleri yrtmee imkan yoktur. Ruhu inkar eden, hayat maddi vasflarda aryan dnce sahipleri, hayatn yalnz bu dnya maddelerine mahsus olduu iddia ederlerse buna kar bir diyeceimiz kalmaz. Ancak bu iddiann kymet kazanabilmesi iin ademci materyalist mektebin esas prensiplerinde davasn kazanm olmas lazm gelir ki onun bunda asla muvaffak olamyacann sebeplerini evvelce yazmtk.

Hararet, ate, su v.s. nin bizce kymeti, bunlarn dnyadaki fizik bedenimizle olan alakalar bakmndan bahis mevzuu olabilir. Ruhun perisprisi, mutat halinde iken, yani bu dnyann maddelerinden tamamiyle tecerrt etmi bir halde iken ne ateten, ne sudan, ne de dnyann her hangi bir maddesinden asla mteessir olmaz. Onun bunlardan mteessir olmas ancak dnya maddelerine baland nispette mmkn olur ki bu da enkarnasyon veya materyalizasyon hadiseleriyle vukua gelebilir. Bundan baka burada mteessir olan dorudan doruya ruh deildir, ruhun tabii artlar altnda iradesini kullanarak dnya maddeleriyle, alakalandrd perisprisi ile olan mnasebet halidir ki ruhta has intibalar uyandrr. Dnyada ate insan yakarsa yanan ruh deildir, dnyann maddelerinden kurulmu olan bedendir ve bundan doan duygular da bu maddelere bal prispri ihtizazlarnn ruha aksetmesinden ileri gelmitir. Bu hal ruhun enkarne olmak istedii her dnyadaki maddeler hakknda aynen caridir. Dnyada yanacak maddeler vardr ve ruhlar da bedenlerini bunlardan kurmutur, onun iin yanarlar. Halbuki gnete yanacak maddeler belki yoktur veya btn maddeler yanar haldedir ve ruhlar da bedenlerini bu maddelerle kurduklar iin onlar hakkna yanmak bizdeki gibi bahis mevzuu olmaz. Hatta belki de oradaki maddelerin tabiatlar ruhi cevherlerinkine, nispeten daha yakn olduundan, o dnyalarda enkarne olan ruhlar bizimkilerde bulunan ruhlardan daha rahat ve msait bir durumda yaarlar. Bu fikri stat ak bir dille tasdik ediyor: << Dnyanzdaki eraitte deil, fakat bsbtn baka eraitte gnete de enkarne ruhlar vardr. >> [ 1 ] Esasen madde ve Ispatyom bahisleri tetkik olunurken grlmtr ki kzgn gneimizden kan enerji sper fizik maddelerden doan enerjinin yannda pek snk kalr. Ve eer biz bugnk maddi durumumuzla mmkn olsa da Ispatyomun hatta en alak mntakalarna girebilsek bir anda eriyip gideriz. Drt buut bahsinde medyomun urad tehlikeli duruma dair yazlm olan misal bu bahiste de tekrar gzden geirilebilir. Halbuki yalnz perisprileriyle kalan ve bu tesir vastalarn oradaki maddelerle ayarlam bulunan ruhlar sadece o maddelerden zarar grmemekle kalmyorlar ayn zamanda derecelerine gre Ispatyomun yksek mntakalarnda byk bir huzur ve saadet iinde yayorlar. Ve tekrar ediyorum, bu yerler, bizim maddi durumumuz karsnda korkun olan en iddetli gnelerimizin bile, bir lahza dahi, barnamyaca kadar yakcdr. [ 1 ] Artk bunlara << enkarne >> demek bittabi doru olmaz.

Her yerde olduu gibi burada da ahenk meselesi bahis mevzuudur. Gnee bakamamaklmz onun yayd ihtizazlarla gz uzvumuzun kabul edebilecei ihtizazlar arasndaki uygunsuzluktan ileri gelir. Eer bu uzvumuzun alabilecei ihtizazlarn hududunu kafi derecede geniletebilirsek gzmz kamamadan gnee pekala bakabiliriz. Bu kamama hali bir ahenksizliin ifadesidir ve ruhun bal bulunduu vastalarla uygunsuzluk gsteren her ihtizaz karsnda duyulur. Biz Ispatyoma gnderdiimiz medyomlarn << Mthi bir ziya tufan iindeyim, btn vcudm kamayor, dayanamyorum, beni buradan indiriniz. >> gibi yalvarmalarna sk sk rasgeldik. Bununla beraber bu medyomlarn bedenleri dnyamzda ve kamama ile mnasebeti olmyan tabii oda artlar iinde bulunuyordu. Demek ruhun kulland tesir vastas hangi artlara adapte olmu bir bedene bal bulunuyorsa ancak o bedenin tabii bulunduu dnyada onun yaamas mmkn olur. stat: << Her muhitte o muhite uygun varlklar yaar. >> diyor. Bu kaidenin dna klnca yerine gre ya srasiyle kamama ve

yanma, yahut uyuma ve donma duygular eklindeki tabiatn ihtar insana o muhitle kaynamam olduunu bildirir. Dnyamzda enkarne olacak ruhlarn evvela perisprilerini Ispatyomda kesifletirmek mecburiyetinde kaldklarndan evvelce bahsetmitik. Her dnyada ruhlar enkarne olmutur. Bunlarn enkarne oldun maddeler o dnyalarn tabii artlarna uygun bulunmaktadr. Bu sebepten dolay her hangi bir dnyada enkarne ruhlarn takibedecekleri tekaml yollar da o dnyadaki maddi artlarn icaplarna tabiatiyle uygun olacaktr. Bu szlerle sylemek istediimiz ey udur: Dnyamzda nebat, hayvan ve insan serisinde vukua gelen tekaml, ruhlarn tekemml etmeleri iin takibedecekleri yegane yol deildir. Bu yol binihaye tekaml yollarndan ancak bir tanesidir. Her hangi bir tekaml yolunu tutmu ruhlar artk hep o yolda inkiaf eden tekaml serisini takibederler ve ancak bu serideki maddi varlklara msait durumlardaki dnyalarda enkarne olurlar. Halbuki buutlu alemlerden bahsederken sylenilen szlere gre bu alemlerdeki olu imkanlarnn bize nazaran sonu yok gibidir. Her dnyann kendine mahsus tabii artlar vardr. Ve aa yukar mterek tabii eraiti haiz dnyalar olduu gibi bu hususta birbirinden tamamen ayrlanlar da vardr. Buna nazaran ayn guruptaki dnyalarda tedricen tekaml eden bir seriye, mesela, nebat, hayvan ve insan serisi halindeki varlklara mukabil dier guruptaki dnyalarda bambaka varlklar serisinde ykseliler olur. Ve btn bu serilerde tekamllerini takibeden varlklar muayyen bir tekaml merhalesinde tekrar bulumak zere buutlu alemde birbirinden ayr yollarda yrrler. Mesela yldzlar arasnda, tabii artlar dnyamzdakine uyanlar vardr ki bunlardan birisi merihtir. Binaenaleyh bu yldzda bulunan varlklarn nebat, hayvan ve insan serisinde tekaml eden ruhlar olmas tabiidir. Netekim stat bu hususta unlar sylyor: << Merihteki enkarnelerin size ksmen mabeheti vardr. Orada insanlar mevcuttur. Oradaki insanlar size nazaran biraz daha ileridedirler. Sizin bu gnk yrynzle oradaki insanlarn tekaml derecelerine varabilmenizi sene ls ile gstermekte isabet olamaz. Oradaki insanlar arasnda ykseli orannn eraitindeki farkla alakadardr. Orada manevi cihet daha kymetlidir. << Onlarn ekillerine gelince: Merihteki insanlar da ekil itibariyle arzn insanlarna mabehet arzederse de eraitin bakal dier baz noktalarda ayrl icabetmitir. Onlarn alt hisleri vardr. Altnc his uzaktan birbiriyle grmee yarar. Oradaki insanlarn muhitlerine uygun bir ekilde etraf ulviye ve sfliyeleri vardr. << Keza orann eraiti ile sizin dnyanzdaki erait arasndaki azok mabehet dolaysiyle ve o nispette orann insanlar arasnda salk ve hastalk mevhumu vardr. << Oradaki insanlarn mr hususunda vasati veya takribi olarak dahi sylemenin filen semeresi yoktur. Mahaza orada vasati mrn gene oradaki insanlar tarafndan 25-30 kendi seneleri olmak zere hesabedildiini syliyebilirim << Oradaki insanlar arznzda yayan insanlar hakknda azok bir bilgi edinmilerdir. >>

Bu szlerden anlyoruz ki merihin arzmznkinden daha yksek veya daha msait tabii artlara malik bulunmas, orada bizdekinden daha yksek varlklarn yaamasna imkan vermitir. Aydaki artlar da aa yukar arzmz gurubundaki tabii artlara uygundur ve bu sebepten dolay orada da bize mabih varlklar yaar. Fakat bu iki dnya arasnda gene mevcudolan baz eraiti tabiiye farklar orada yayan insanlarn bizlerden biraz daha yksek bir durumda olmalarn kolaylatrmtr. Buna dair stat diyor ki: << Aydaki varlklarn, sizin dnyanzdakilere nazaran daha gen olmalarn lzum eklinde tasvir etmeniz doru olmaz. [ 1 ] Fakat aydaki varlklarn dnyanzdakinden daha gen olmadn biliniz. Aydaki varlklarn takibettikleri kemal yollar hususunda arza nispetle byk fark yoktur. Yalnz bugnk vaziyet devam ettike farklar tebarz etmektedir. >> [ 2 ] Fakat gene emsimiz manzumesine ait olduu halde tabii artlar arzmzdakinden olduka ayrlan dier dnyalar vardr ki buralardaki varlklar bizdekilerden bambaka maddi durumlarda teekkl etmi bulunmaktadrlar. Bumlarn banda gne gelir. Burada materyalize olan ruhlarda nebatlk, hayvanlk ve insanlk vasflar yoktur. Fakat bunlarn insanlk merhalesinden gemediklerine bakarak oradaki varlklarn bizden geri olduuna hkmedemeyiz. stadmzn buna dair verdii u bilgi bu fikrimizi izah eder: << Gnete yayan enkarneler nebat, hayvan ve insandan hi birisi deildir. Bunlarn nebat, hayvan ve insandan daha geri olmas da mevzubahis olamaz. nsan ancak sizin aleminizde ve ona benzer alemlerde en yksek derecededir. Baka alemlerdeki varlklar insan addolunmaz. >> Bu bendin banda Camille Flammarionun szne her noktasnda itirak edemiyeceimizi yazmtk, filhakika mterinin de dier yldzlar gibi meskun olduunu kabul etmekle beraber oradakilerin nebat, hayvan ve insan merhalelerinde tekaml etmediklerini de renmi bulunuyoruz. Gerek bu yldzn ve gerek zuhal seyyaresinin tabii artlarndaki fazla deiiklik oralardaki ruhlarn maddi teekklatnda da bizimkilerden ayr manzaralarn zuhura gelmesini tabiatiyle intacetmi bulunacaktr. Netekim stadn szleri bu nokta zerinde durmaktadr: << Mteri ve zuhaldeki varlklar Nebat, hayvan ve insan eklinde deildir. Bunlardan baka bir eydir. Bunlarn arznzdaki varlklara nispetle kemal dereceleri biraz daha ileridedir. Buna nazaran arznzdaki kemal derecesini ikmal ettikten sonra mteri, ruhlar iin mteakip maddi bir merhale olamaz. >>

[ 1 ] Bu meseleye dair stattan yle bir sual sormutuk: Aydaki enkarnelerin bize nazaran daha gen olmalar lazm gelir mi, gelirse bizim onlardan daha mtekamil olmaklmz lazm gelir mi? [ 2 ] stat planndakinden ayr bir menbadan aydaki hayata dair baz szler aldk. Bunlarn shhati hakknda hi bir garantiye malik deiliz. Fakaz bu szlerde baz enteresan noktalar grdmz iin ve ayn zamanda onlarn shhat hakknda kati delillere malik olmadmz iin her trl ihtiyati kayda riayetle onlar metin d olarak okuyucularmza takdim etmee

karar verdik. Tekrar etmek isterim ki burada verilen fikirlerin statlardan aldmz tebliat ile hi bir alakas yoktur ve bunlarn hakikate ne dereceye kadar tevafuk ettiklerine dair mteakip tecrbeleri de maalesef henz yapm deiliz: Sjenin srf kendi intibalarn ihtiva eden bu celseye ait zaptn bizi burada alakalandran baz ksmlarn aynen yazyorum: << S Kamerde ne gryorsunuz? C Donuk ziyal, zerinde girintili ve kntl arzalar var. l gibi cansz grnen bir kocaman kre. S Bu kreye yaklanz. C zerindeyim dolayorum. S Etrafnzda neler gryorsunuz? C Btn sahalar kayadan mrekkep. Nebat yok. S Hayvan da yok mu? C Yok. S Her hangi dier bir varlk var m? C ...... Bunlar effaf ve gayr maddi gibi birer vcutten mteekkil. Ksa boylu, adama benziyor. Fakat bizim grmee altmz adamlardan olmyan mahluklar ..... S Acaba kamerin eraitine uygun enkarne ruhlar mdr? C Hayr enkarne deil. Kamerin eraitine uygun ekilde bedenlenmi mahluklar. Et olmad iin enkarne denilemezmi. S u halde onlara ne denirmi? C Maddilemi denir. Bizim bildiimiz ekilde deil, bu szler iimde syleniyor. S Pekala, kamerdeki bu mahluklarla mnasebete giriebilir misiniz. Buna alnz. C Bunlar ile ruhi anlama mmkn. Boylar ksa balarnn st ksmlar geni, eneye doru olan ksm dar, elleri binnisbe uzunca..... S Demek bunlarda ekil var yle mi? C Demin sylediim madde ekli. S Bu ekil buut kanunlarna m tabi? C Evet. S u halde orada da tul, arz, umuk var? C Var, netekim ekilleri de var. S Pekala, hayatlarn idame etmek iin bunlarn da zaruri ihtiyalar var mdr? C Vardr. S Bu ihtiyalar ne gibi eylerdir? C Havadan ve zerinde bulunduklar maddelerin iniaatndan kendilerine gelen hisse ile telafi ediyor. S Demek bunlar daha seyyal maddelerden istifade ederek yayorlar yle mi? C Evet, ancak, buradaki hava bizim bildiimiz bir terkipte deil, kamere mahsus. Evsaf ok farkl. Evsaf hikemiye ve kimyevimsi ok farklar gsteren bir havayi nesimi. S Pekala bu havann terkibinde, arzmzda bulunan maddelere benziyenler var mdr? C Ksmen, hatta ksm azam benziyor. S Orada bu varlklar arasnda oalma nasl oluyor? C Arzmzda cari olan tenasl kaidesinden ayr bir ekilde. Yalnz iki muhtelif cinsin baka trl bir temas ile oluyor. S Demek orada da kadn ve erkek gibi iki muhtelif cins vardr? C ki muhtelif cins var, fakat isimleri kadn ve erkek deil. S simleri nedir? C Onlar aralarnda bir ve iki diye ayrlrlar. ki bizim dnyadaki kadna ve diiye muadil. Erkee bir, kadna ve diiye iki denilmesi tekessr hadisesinin onda vukuundan dolay imi. S Orada bu ikinin teksir hadisesi nasl olur? C Demin sylediim gibi iki cins arasnda bizim dnyamzn vukuatna benzemiyen bir ekildeki temas ile kadnda bir baka vcude mene olmak salahiyeti husule geliyor. S Orada da dnyamzda olduu gibi kadnn aylarca beklemesi lazm gelir mi? C Beklemesi lazm geliyor, fakat dnyadaki kadar uzun mddet deil. S Ne kadar lazm? C Orada ay isabet ediyor.... S Kamerdeki bu bahsettiiniz varlklar bize nazaran ne derecei tekamldedirler? C Bir derece aa. S Biz kamerdeki varlklarn bizden daha ileride olduklarna dair drt buutlu alemden tebliat almtk. Acaba sizin grdnz varlklar bunlar deil midir? C Hayr. Bizim dnyamzda yalnz insanlarla hayvanlar ve nebatlardan ibaret bir zmrei mahlukat vardr, dersek bu yanl olur. Btn kainat milyonlarca ve miyarlarca eit varlklarla meskndur. Kamerde benim grdm ve demin bahsettiim mahluklar insanlardan bir derece geri olanlardr. leri olanlar benim grdklerim deildir. S Demek kamerde sizin grdklerinizden baka olarak dnyadaki insanlardan daha ileride varlklar var yle mi? C Evet. Dnyada olduu gibi. Dnyadaki varlklar da ayn mertebede deildir. Hatta gzle grdklerimiz de muhtelif derecelere mnkasemdr. Grmediklerimiz nazar dikkate alnrsa bunlar arasnda da ok yksekleri vardr. S O halde mademki ilk olarak bunlara rasgeldiniz, biz de biraz bunlar zerinde duralm, bu bahsettiiniz varlklarn

vasati mrleri ne kadardr? C Kamer senesiyle bunlar 30, nihayet 40 sene yayabilirler. S Kamer senesi bizim zamanmza nispetle ne kadardr? C Kamer senesi dnyann gnlerinden 285 gn kadardr. S Bu varlklar aralarnda nasl anlayorlar? C Gayet mahdut baz ses ve evza ve hareket iaretleriyle anlarlar. S Bunlarn kardklar sesler neye benzer? C Bizim hava vasatnda duymaa altmz ses eklinde deil. Fakat ona bizim tabirimizle sesten baka bir ey denemez. S Pekala, burada bizim dikkat nazarmz eken bir nokta var, demin bu varlklarn bizden bir derece daha aa olduunu sylemitiniz; ondan evvel de bunlar tavsif ederken bu varlklarn adeta gzle grlemiyecek kadar seyyal olcuklarn ve maddi ihtiyalarn nesimi maddelerden temin ettiklerini sylediniz. Bu szlere nazaran bu varlklarn daha seyyal ve daha esiri olmas lazm geliyor, yle ise bunlar bizden daha mtekamil deil midirler? C Hayr. Bizim gzmzle grnmemeleri mutlaka esire yakn bir hiffette olmalarn istilzam etmedii gibi gdalarn bizden baka surette temin etmeleri de dnya mahlukatna tefevvuklar iin miyar olamaz. S Kamarin en yksek varlklariyle bu varlklar bizim dnyamzdaki hangi varlklar arasndaki nispete muadildir? C Kamerdeki bu varlklarla gene kamerde bulunan en yksek varlklar arasndaki mesafe bizim dnyamzdaki insanlarla hayvanlar arasndaki mesafeye hemen hemen muadildir. S O halde diyebilir miyiz ki bunlarn hayvanlar bizimkilerden bir derece aa insanlar da bizlerden aadr. C Hayr. << ( Nota: Burada dikkate ayan bir nokta vardr: Operatr yanllkla son suali ters sormutur, buna ramen cevap medyomun kamer hakkndaki dier szlerine uygun olarak verilmiti. Suali sorarken operatr yle dnyordu << dnyann hayvanlar ve insanlar kamerinkilerden bir derece aa mdr? ) >>

buutlu kainatta ruhlarn tekaml yollar baka bakadr. Ve her yolu hazrlayan maddi vastalarn hususiyetlerindeki tenevv bu ayrlklar husule getirmitir. Fakat btn ruhlarn gayesi bir olduu iin byle ayr ayr yollarda yrmekle beraber, ruhlar arasndaki mnasebetler ebediyen intikaa uram deildir. Hatta daha, maddi dnyalarda bile onlar tekamlleri nispetinde birbirinden haberdar olurlar. stadn aadaki szleri bunu gsterir: << Jpiter ve satrndeki varlklarn, sizin arznz hakknda, sizin onlar hakkndaki bilginizden daha ok bilgileri vardr. Ve onlarn bu hususta kulland vastalarn bir ksm maddi, bir ksm ruhidir. >> Baz ecram da vardr ki oradaki varlklar dnyamzdakilerden daha geri artlar altnda yaarlar. Mesela astromonlarn sylediklerine gre gneten takriben yzmilyon fersah uzakta bulunan ve merihle mteri arasnda grlen seyyareler mecmuas bu miyandadr. Bunlar hakknda stat unlar sylyor: << Bu mecmuai seyyarat, dier seyyarelerin teekklne hakim olan kanunlar dairesinde vcut bulmu binlerce kk ecram semaviyedir. Bu kk seyyarelerdeki varlklar sizin dnyanzdaki eraite nispetle daha geri erait altndadr. >>

5 Dnyamzdaki geri hayat artlar tekamln bir zaruretidir.

Zamanmza kadar geen beeriyetin hayatn tetkik ettiimizde muntazam ve mterakki surette tekaml etmi olduunu grrz. Daha uzun mddet devam edecek olan bnyesindeki yrtclk hislerinin tezahrlerine ramen, bu gnk beeriyeti iki bin sene evvelki beeriyetle mukayese edince aradaki byk tekaml farklarn grmek mmkn olur. Bununla beraber hayat mbarezesi dnyamzda daha ok uzun zaman, belki en kymetli bir tekaml vastas olarak kalacaktr. nsanlarn daima tekaml halinde bulunduklarn kabul etmek iin bu gn onlar birer melek gibi grmek istemek; dnyann muayyen bir gayeye, tekaml gayesine doru kurulmu hayat artlarn inkar etmek olur. Zira bu artlar, insann hayat mbarezesine atlmasnda tevik edici ve hatta zorlayc icaplar ihtiva eder. Ruhun buna olan ihtiyac kendisini bu dnyaya ekmitir. O halde dnyamzda bir ok bin sene rmcek sinei, eek ars ve byk balk da kk bal yemekte devam edecektir. Her ne kadar nispi bir tekaml mertebesine ulam olsa bile insan da bu kanunun ahkamndan hari kalamaz. O da yaamak iin mutlaka koyunu boazlyacak, ve azok sert usullerle hemcinsleri arasnda bir ok mcadelelerde bulunacaktr. Bunun aksini istemek ideal kemale ulamak arzusu bakmndan hi phesiz tebcile ayan bir hareket olmakla beraber dnyamzn realitelerinden uzaklam bir hareket saylr. Ve binaenaleyh tahakkuku mmkn olmaz. Sezgilerimize gre umumi tekaml kanununda u madde yazldr: Ruhlar ykselmek iin grg ve tecrbe hayat geirecektir. Grg ve tecrbe hayat uyuukluk iinde gemez. O, bilakis her trl faaliyetin mevcut bulunduu bir sahada cereyan eder. Bizim kafamzda doan iyilik, ktlk mefhumlar o sahada ayn kymette yer tutar. Istraplar, mihnetler, lmler ve btn felaketler bu grg ve tecrbe hayatnn unsurlar arasnda, houmuza giden dier hadiseler kadar ve hatta onlardan daha mhim ve lzumlu birer tekaml unsurudur. Dnyamzn kaplar her duyguyu tayan ve yontulmaa muhtacolan btn mahluklara aktr. Kan, lm ve cinayetten ders almak ihtiyacnda bulunan bir ruh bizim dnyamz gibi dnyalar arar. Ve hayat artlar arasnda bu ilere en ok yer ayran dnyalardan biri de maalesef bizim, iinde yaadmz dnyadr. Buraya inen bir ruhun btn bu icaplardan istifade etmee hakk vardr. Bir rmcek bir sinei yemekten menedilemez. rmcek nesli dnyadan kalkncaya kadar onun bu hakkn kimse ortadan kaldramaz. rmcek aleminin bu haklar dnyann dier alemlerinde baka baka tecelli eder. Ve bu alemler ykseldike ideal gayelere yaklamak ve ideal gayelere yakletka da bu dnya ile olan sk balar zmek mmkn ve myesser olur. Dnyamz dier dnyalar gibi birtakm tabiat kanunlariyle taayyn etmi maddi bir varlktr. Ve bu maddi varln hikmeti vcud muayyen bir tekaml merhalesinde bulunan ruhlara bir mddet iin grg ve tecrbe sahas olmasndadr. Binaenaleyh burada ruhun tekaml ancak hadiselerle karlaarak, onlar iinde yourularak vukua gelir. Bu hadiseler iine girmek lzumunu Ispatyomda grp dnyaya inmi bir ruh iin onlardan kamak tekaml kanununa uygun olmaz. Bilhassa maddelerden teneffr duygusunu besliyen baz mfrit ispiritalist telakkilerin, tekaml geciktirici olmalar bakmndan olduka tehlikeli bir yola sapm bulunduklarna kani bulunuyoruz. Eer tekamln gayesi maddelerden nefret etmek olsayd bunun en iyi aresi ruhun kainata, yani maddi kainata girmemi bulunmas olurdu. Ve bu da ruhlarn hilkatteki mevcudiyetlerine halel getirmezdi. O halde ruhlarn maddeler kainatna girmekle takibettikleri daha yksek ve daha derin maksatlar vardr.

6 Ykseltici unsurlar

Tabiat kanunlar insanlarn ve btn varlklarn ykselmesi iin lazm gelen unsurlar hazrlamtr. Yksek alemlerden insanlar olgun duygu ve dncelere sevkedici ilcalar, insiyaklar ve hatta gayet ak fikirler halindeki tebliler mtemadiyen arzmza inmektedir. Ve her insan, her varlk bunlardan kendi kabiliyeti nispetinde bilerek veya bilmiyerek istifade etmektedir. Henz grglerinin eksiklii yznden bu yksek tezahrlere ve ilhamlara kar ne kadar mteasi durumda olursa olsun insanlar bu ykseltici unsurlarn gizli veya aikar tesirlerinden kendilerini hibir vakit kurtaramazlar. Zira kendilerini bunlardan kurtaramamak ruhlarn tabiat icabatndan ve en byk ihtiyalarndan biridir. te dier yksek maddi alemlerden ve Ispatyomdan gelen bu ilhamlar ve tebliler dnyamz yava yava o alemlere yaklatryor. Dnyamzn bu yksek alemlere yaklamas demek ykselmesi demektir. Efal ve harekatn tabiat kanunlariyle nispeten daha ahenkli bir duruma sokabilmi olan insanlar da dnyadaki daha geri kardelerinin tekamllerinde messir roller oynarlar. Btn beeriyet tarihinde zaman zaman grnen veya glgede kalm bulunan byk simarlarn, ruhlar ykseltici tesirlerini, grmesini bilen hi bir gz inkar edemez. Buddha ruhlara yeni bir tekaml hz vermitir. sa da byle yapmtr. Ve byle yapan ve azok farkl tekaml merhalelerinde bulunan dier birok byk insanlar dnyaya gelmitir. Peygamber, alim, sanatkar, hakim, mrit klnda yeryzne feragatle inen bir ok byk ruhlar, beeriyetin bu gne kadar tekaml yolunda att her admda hisse ve eref sahibidirler. Bunlarn, geri ruhlar sevgi, bilgi, efkat, dierkamlk duygulariyle yumuatarak ileri dou gtrmeleri oumuzun henz akl erdiremedii bir ok amillerin ve yksek maksatlarn tesiri altnda olmutur. Fakat insanlar tekamle sevkeden unsurlar arasnda yalnz fertler yoktur. Cemiyet hayat da bu ite mhim rol oynar. leri milletler geride kalm olanlar uyandrr. Ve bu uyandrma iinde grlen zahiri sebeplerden daha yksek ve mull sebepler vardr ki bunlar insan gznden kaabilir. Tekaml pek yava yrr ve onun yollar sayszdr. Afrika ormanlarnda yar uurlu bir halde yayan bir vahiyi bir hamlede olgun ve medeni bir insan yapmak mmkn olmaz. Vahinin bu hale gelebilmesi iin geirecei bir ok merhaleler vardr. Ve bu merhaleler de birbirinden olduka uzak mesafelerle ayrlm olabilir. nsan bir merhaleden dierine sevkedecek yollar muhteliftir. Geri bir insan bu merhalelerin birinden dierine ulatran ey bazen zalim bir efin krbac, bazen efkat ve sevgi silah ile mcehhez bir mridin kudretli ve okayc elleri olur. Bazen de birtakm medeni ve ykseltici kanunlarla tekilatlandrlm kocaman bir cemiyet olur. Fakat btn bu hareketler sinsice ve hakiki maksatlarn ekseriya gstermeden cereyan eder. ef mazlumunu krbalarken ona << Seni tekaml ettirmek iin bunu yapyorum >> demez. Ve o, bunun farknda bile olmadan bu ii yapar. Btn bu iler tabiat kanunlarnn nizam altnda ve yksek amillerin nezareti tahtnda vukua gelir. Ve her ruh dt tatl veya ac insafl veya insafsz bir tekaml yoluna, illiyet kanununu mucibince mutlaka mstahak olmu bulunur.

Her hareketin ya dorudan doruya veya bilvasta ykseltici bir neticesi vardr. Zira sebepsiz hibir hareket olmaz ve madde kainatndaki btn sebeplerin banda ruhlarn ykselmesi gelir. Dnyamz kuran ve onu idare eden ruhtar vardr. Bir insan ruhu bedenini nasl kuruyor ve bedeninin her huceyresinde yayan binihaye ruhlar nasl sevk ve idare ediyorsa yksek bir ruh da ylece bir dnyay kurabilir. Ve onun her zerresinde yayan binihaye ruhlarn tekamlleri hususunda yardmc bir amil olabilir. Fakat btn bunlar ancak ilahi kanunlarn ahkam dahilinde cereyan eder. Evvelki bentte baz mfrit ispiritalist mekteplerin zararl telakkillerinden bahsetmitim. Ehemmiyetine binaen tekrar oraya avdet ediyorum. Ruhun dnyadaki tekamln temin eden en byk unsur maddeler arasndaki faaliyetidir. Esasen byle olmasayd onun dnyaya inmesine hi bir lzum kalmazd. stat: << Dnyevi ilerinizden dolay dnyada bulunuyorsunuz. >> diyor. Bu faaliyetin hakiki manasna nfuz edebilirsek maddelerden teneffr meslek ittihaz eden dncelerin ne kadar hatal olduunu kolaylkla anlyabilirsiniz. Filhakika bazlarna gre << Nefsi slah >> yolunda yaplan ve taassupla inanlan bir takm zahidane ameliyeler vardr. Bu ameliyelerin btn gayesi insanlarn ruhunu maddi alakalardan ayrmaktr. Bu da maddelerden nefret etmek, maddi hadiselerden uzak durmak, bir kelime ile, insanlar aktif hayattan uzaklatrp pasif bir hayata sevketmekle mmkn olur. Bu suretle ruhun ykselecei ve ideal saadetin tahakkuk edecei zannedilir. nsanlar bu batl dncelerinde aldatan amiller oktur; bunlarn banda ruhun maddi alaikten uzaklamas nispetinde, kendi serbestliini alaca iin, tezahr etmee balyan olaanst kudretleri gelir. Yani ruh bir ok melekelerini karartan dnyaya merbutiyetinden kurtulduka tabiatiyle serbes halindeki kudretlerini tekrar gstermee balar. Ruh bilgisi hakknda vukuf sahibi olmyanlar iin, fevkaladelii yznden, bir ykselme alameti gibi dnlebilen bu halin hakikatte, ruhun dnyaya inmekteki tekaml gayeleriyle hibir mnasebeti yoktur. Bilakis byle yanl tutulmu bir yolun neticesinde yaplamyan ilerin geri kalmas yznden bu tekaml yavalar. Ve bundan doan byk zararlar, dnyada iken gsterilmi olan olaanst gsteriler, marifetler telafi edemez. leride bu fikre baka bir mnasebetle tekrar dnlecektir. radenin ruhi kemalatla mnasebeti bulunduunu evvelce yazmtk. Bir taraftan ruhun tekemml esnasnda bir ok melekeleriyle beraber iradesi de inkiaf ederken, dier taraftan bu melekeler onun tekamln kolaylatrr. Binaenaleyh iradenin tekamlde oynad roller vardr. stat unlar sylyor: << radenin tekamldeki rol vardr. radenin tekemml iin olan artlar da ok mteaddittir. Bilhassa ruhun tekemml balca rol ifa ederse de gayr mtekamil ruhlarda da dier baz esbab ile iradenin kuvvetli gibi grnd vakidir. >> Baz temayller ve ihtiraslar ruhu herhangi bir ii yapmaa sevkedebilir. lk nazarda irade mahsl gibi grnen bu hali gz nnde tutmak lazmgelir. Bilhassa geri ruhlarda sk grlen bu temayllerden ve ihtiraslardan doma hareketler irade kuvvetini gstermi olmaz. stadn szlerine devam edelim: << Fakat gayri mtekamil bu ruhlarda kuvvetli gibi grnen bu irade hakikatte kuvvetli deildir ve temaylat ile ihtirasatn kuvvetinden iradeye bir kuvvet gemi bulunur. >>

stadn bahsettii byle bir iradeyi << inatlk >> n bir sinonomi olarak kabul edebiliriz. Bir kedinin fare delii nnde saatlerce beklemesi irade kuvvetinden doan bir hadisedir. Bunun gibi bir ok geri insanlarn fenalk yolunda maddi menfaatleri peinde gsterdii devaml faaliyetler de bir takm geri temayllerden ve ihtiraslardan hzn alm kuvvetli bir irade mahsl gibi grnebilir.Fakat iyi niyetle ve yksek gayeler urunda kullanlm iradenin ykseltici rolne mukabil, byle kt temayllerden ve ihtiraslardan doma bir inatln insan tekamln ne kadar ok mutazarrr edici tesirleri vardr!...

nsann tekamlnde hissin ve fikrin de rol vardr. Bunun gibi ruhi tekamln u veya bu sahada inkiaf etmi olmas ya daha ziyade hissi veya daha ziyade hissi unsurlarn varlkta tebarz etmesine sebebolabilir. Mesela hissen ykselmi bir insann fikren ykselmi olandan mutlaka daha ileride olduu iddia edilemez. Bunun aksi de byledir. Bununla beraber nazari olarak yalnz hassasiyeti ile en yksek dereceye varm olan ile mukayese edersek birincisine daha yksektir diyebiliriz. Zira hassasiyetin rol firkin oynad rollerden daha esasldr. [ 1 ] Bu hususu iyice kavramak iin stadn aadaki szlerini tetkik etmek muvafk olur. << rade his yolu ile mi yoksa fikir yolu ile mi inkiaf eder, meselesine gelince: Mutlak u veya bu ekilde irade tekemml eder, denemez. Bazen eraite gre u ekilde, bazen de bu ekilde tekemml etmesi mmkndr. << Tekamln ok muhtelif uabat olduunu evvelce sylemitim. Tabiidir ki dncesiyle hassasiyeti dnyada mmkn olabilen tekamle varm bir ruh o hadde varmyan dier bir ruhtan daha mtekamildir. << Esasen her ne kadar ( pense ) ile ( sensibilite ) nin sizin aleminizde mahiyetleri daima ayr olsa bile, ruh aleminde bir mertebe vardr ki orada artk onlar daha yksek bir meleke halinde; daha mull olarak birleirler. Ancak u var ki dnyanzda yalnz hassasiyeti ile en yksek dereceye varm bir insan ve yalnz dncesiyle en yksek dereceye varm dier bir insan karlatrrsanz, hassasiyeti ile ykselmi olan daha tekaml yolunda ilerlemi bulunur. >> Hakikaten, etrafndakilere kar byk bir feragatle muamele edecek ve onlar sevecek kadar hissen ykselmi bir oban, fikri ileri olmakla beraber duygu ve dnceleri kapkara bir profesrden daha tekaml yolundadr.

7 Tekaml nedir ?

Fikirlerimizin daha ak olabilmesi iin kemal ve tekaml diye kullandmz kelimelerin analadmz manadaki dalaletleri zerinde biraz durmak istiyoruz. Bizce bu, imdiye kadar grebildiiz yerlerde tatmin edici ekilde aklandrlamam ok mhim bir mevzudur. Kemal nedir?... Her dnce tarzna gre bunun ayr bir tarifi vaplabilir. Fakat ruhlarn kainattaki mevkilerini mmkn olduu kadar mull mnasebetler iinde tayin ettiimiz nispette kemalin manasn geni bir lde anlamak imkann elde etmi oluruz.

Evvelce de sylediimiz gibi, muhtelif kaynaklardan toplanm bilgilere dayanarak edinmi olduumuz kanaate gre, biz ruhun hayatnn maddi kainatta balamadna kani bulunuyoruz. Bu bakmdan da ruhlarn mebdei ve hilkat bizim duygu ve dnce sahamzn tamamiyle dnda kalr. Ruhta meknuz btn melekeler ancak kendilerine tezahr zemini bulduka inkiaf eder. Ve ruhlarn sonsuz melekatnn inkiafna yaryacak sonsuz tezahr zemini vardr. Bu sahalar kainat iinde kainatlardr ki biz bunlardan ancak bir tanesini yarmyamalak anlyabiliyoruz. Ve buna madde kainat diyoruz. inde bulunduumuz halde, bu kainat hakkndaki bilgimizin ne kadar noksan olduunu evvelce sylemitik. O kadar ki kainatmzn fshati iinde bttiabi mahdudolmasl lazm gelen ruhi hayatmz bile namtenahi addetmekten kendimizi kurtaramadk. Halbuki bu kainatlardan daha tkenmez, daha umull ruhun melekelerine inkiaf zemini olacak dier kainatlar iinde bizim bu kainatmz, sonsuzlua nazaran bir hi mesabesinde kalr. Ruhlar kendilerini Halika ykseltecek, yani Onun kanunlariyle kendi varlklarn tevhidedip her sahada onlarla amil olabilecek duruma kendilerini namzet klan ve sevk eden melekelerini inkiaf ettirmek zaruretindedirler. te kemal dediimiz ey bu zaruretin tahakkukudur. Bu nasl olur?... Bunun nasl olabileceini dnmezden evvel tabiat kanunlar altnda yadettiimiz ilahi kanunlarn derecei muln ve sonsuzluunu dnmek lazmgelir. Madde kainatnda domu bir ruh, ondan evvel daha birok kainatlardan gemi bulunuyordu. Netekim sonsuz grdmz kainatmz ikmal ettikten sonra o, dier kainatlarda da ebediyet iinde doup yaamakta devam edecektir. Ruhun ebedi hayat hakkndaki sezilerimiz bize bu kanaati veriyor. Bunlar hangi kainatlardr?. Kim bilir!... Fakat imdilik bize bunlarn ne isimleri, ne de biimleri lazm deildir. Zira maddi kainatmz henz bize daha ok ve ok zamanlar mesken olmakta devam edecek ve bize zaman merhumumuzla llemiyecek bir ebediyet iinde saysz inkiaf merhalelerini hazrlyacaktr. Binaenaleyh ruhlarn bu kainattaki kemal derecelerini ne evvelki kainatlardaki ve ne de gelecek kainatlardaki halleriyle nispet etmek mmkn ve lzumlu deildir. Ruhun kemali deyince aklmza, onun melekelerinin maddi kainattaki melekatndan ancak kavryabildiimiz kadarna ait ksmlarnn mnkesif hali gelir. Ruhun bu kainattan evvelki ve sonraki hayat hakknda bi bir bilgimiz ve tahminimiz olmad iin ruhlarn oralardaki durumlarn kemal vasfyla nispet edemeyiz. stat diyor ki: << Ruhun maddelere balanmazdan evvelki hayatnda daha mtekamil durumda olup olmadn soruyorsunuz. Bu sfatlara hacet olmadn sylemitim. Evvelce bahsettiim vechile ruhun maddelere balanmas, grgsn arttrmak iin tekaml safhasna katlanmasdr. >> Bundan iyice anlalyor ki tekaml safahat da birer vastadr ve asl gaye ruhun grgsn arttrmasdr. Bu gayeye varmak iin ruhlar tekaml safhalarn ikmal etmek zere maddi kainata girerler. Ve tabiatiyle buraya ilk girdikleri zaman maddeler karsnda tamamiyle grgsz ve tecrbesiz bulunurlar, yani bu maddeleri tabiat kanunlar ahkamnca kullanabilecek durumdan mahrumdurlar. Zira bu iler iin lzumlu olan melekeler kendilerinde henz mnkesif olmayp meknuz bir halde bulunur. te bunlarn inkiafna yaryacak ekilde, maddeler arasnda tecrbeler yaparak rusuh ve kudret sahibi olmak iin ruhlar muvakkaten daha kesif madde dnyalarna balanrlar. Fakat

bu ballk bir esaretttir. Zira ruhun bir ok melekelerini kararttndan serbesliine mani olur. Fakat muvakkat olan bu esaret phesiz daha geni bir ruh serbesliini kazanmak iin bir vasta olacaktr. u halde ruhlar grgszlkleri nispetinde maddelere balanmak zaruretindedirler ki bu da o nispette onlarn serbesliini ortadan kaldrr. Dier taraftan ruhlarn bu kesif maddelere esir bir durumda bulunmalar, kendilerinde o maddelerin tabi bulunduklar tabiat kanunlar muktezas olarak bir takm temayllerin ve ihtiraslarn domasna sebebiyet verir. Demek maddi teaml ve ihtiraslar ekseriya zannedildii gibi esasen ruhun bnyesinde mevcudolan bir nakisa deil, maddi rabtalardan doma arzi bir netice ve ayn zamanda da tekaml gayesinde matuf bir vastadr. Bu noktay gzden karmamak tekaml bahsinde bizi ok hatal yollara sapmaktan kurtarr. Btn bu hakikatlere gre ruhlarn geri temayllerinden kurtulmas, maddelere ve maddi hadiselere esir olmayp hakim bir duruma girebilmeleri ile babaa gider ve bu da onlarn tekaml gayelerine bal bir netice olur. stadn aadaki szleri bu fikrimizi takviye eder: << Ruh btn maddi faaliyetini ifa etmek iin ve bu faaliyetleri sayesinde tekamln temin edebilmek iin madde aleminde bir mddet geirir. [ 1 ]. Ruhun madde ile incizabn azaltc onun maddi rabtasn iradesiyle azaltabilmesi, yani tekaml edebilmesi iin olan vastalardr. >> Bu szlerin mefad udur: ruhu tekemml ettirecek vastalar, onun maddi balarnn zlmesini intaceden maddi faaliyetidir. Ruh bu faaliyeti gstermek iin maddeye balanr. Hulasa tekaml fikri bu gnk anlaymza gre, ruhun madde kainatndaki durumu ile alakadar bir mefhumdur. Maddeyi ve btn maddi mefhumlar ortadan kaldrnca ruhun bizzat varl gibi, tekaml fikri de ortadan kalkm olur. inde bulunduumuz kainatta hibir eyi madde dncesinden ayramayz. Hatta en << gayr maddi >> tasavvur ettiimiz saf ruhi haller bile ancak maddi mefhumlarla kabili idrak ve takdir olabilir. En saf ve en ilahi bir sevgi bile, asla unutulmasn ki, maddi mefhumla yayabilir. Biz maddeden ve maddi mefhumdan tecerrt etmi bir ruhu sevemeyiz. Zira o, bizim iin bir ademdir ve adem sevilemez. En saf sevgiyle sevdiimiz ey, ruhun hibir vakit kymetlendiremediimiz kendisi deildir. Onun eit eit maddeler arasndaki faaliyetlerinin tezahrdr. Biz bu hakikat hibir okulun hatr iin grmemezlikten gelemeyiz. Yalnz unu takdir ederiz ki ruhun bu faaliyet tezahrlerine zemin olan maddeler ne kadar seyyal bir hal alm ise onlara kar gsterdiimiz sevgi de o kadar yksek bir karakter alr ve ilahileir. Gayr maddi telakki etmemize en msait gornen sevgi hakkndaki bu dncemizi dier duygularmz hakknda da belki daha kolaylkla tatbik edebiliriz. Binaenaleyh bizim bu gnk ykseklik derecemiz ancak kainatmzdaki grg ve tecrbelerle elde edilmi bir kazantr. Ve tekamln halen revata olan klasik manas bu bakmdan geniletilmek icabeder. Maddeler kainatnda yayan ruhlar iin maddi mnasebetlerden, maddi bilgi ve grgden azade bir <<kemal>> dnemeyince bu kainatn dndaki varlklar hakknda bizim anlyabildiimiz en yksek manasndaki kemal mefhumunun bile hakikaten ne kadar uzak kalacrn takdir etmekte gecikmeyiz. Zira bu mefhum ancak ruhlarn madde kainatiyle olan mnasebetleri bakmndan bahis mevzuu olabilir. [ 1 ] stadn buradaki madde aleminden kasd kesif madde dnyalardr. Sk sk tekrarland gibi ruhun fena ve geri temayllerinden kurtulmas, maddi ihtiraslarndan azade kalmas kemalin illeti deil neticesidir, gayesi deil vastasdr.

Filhakika ruhun kemal kelimesiyle ifade olunan yksek gayesine varmas, maddeler arasnda tecelli eden kt vasflarndan kurtularak gzel vasflar iktisabetmesi ile beraber yrr. Fakat bu gzel vasflar kazanmak maddi esaretten kurtulmann, daha dorusu maddelere hakim olmann zaruri bir neticesidir. Her vakit sylendii gibi ruh haddizatnda fena deildir. Bir lemai ilahiyede bizatihi fenaln bulunabileceini dnemeyiz. Bunun iindir ki gerek teozoflar, gerek ispiritler ve verek birok dier ispiritalist meslek erbab fenaln ancak madde ile irtibattan ileri geldiine inanmlardr. Maddi rabtalar ruhlar geriletir. Fakat bu manadaki gerilemei ruhlarn maddi kainata inmekteki gayesi olan tekamln tam zdd gibi telakki etmemelidir. Zira bu gerileyi kemalin zdd deil ancak ona yardm eden bir tekaml vetiresidir. O halde maddi dnyalarda geri durumlar iinde yuvarlanan ruhlar bu bakmdan takbih deil tebcil etmek lazmgelir. nk onlar bu halleriyle tekaml yoluna girmi bulunmaktadrlar. Hatasz ve gnahsz, hakikatlere varmak ve ykselmek mmkn deildir.

8 Tekamln gayesi

O halde ruhlarn maddi kainata inmelerinde bizi en ziyade tatmin edici ve ruh bilgisindeki ilmi kanaatlerimize uygun gelici mahiyette bir gayenin bahis mevzuu edilmesine ihtiyacmz vardr. Bu gaye nedir?... Tekaml fikri ancak ruhun maddelerle olan mnasebeti bakmndan kymet kazanr dedik, u halde ruhun tekamlndeki maddi mefhum ne olabilir?... imdiye kadar sylediklerimizden kan manaya gre biz tekaml ruhun maddelerden ve maddi kainattan alakasn keserek onu ebediyen terketmesi eklinde kabul etmiyoruz. Bilakis tekaml ruhun bu kainata hakim olacak bir daruma girmesi ve bu suretle faaliyetinin, yani maddeler zerindeki hakimiyetinin ebedilemesi demek oluyor. Henz maddi kainatn esareti altnda bulunan ruhlar iin bu gayenin tahakkuk etmi olmas bahis mevzuu olamaz. Ruhlarn maddeye balanmalar, bizim kastettiimiz manada bir mnasebet tesis etmi olmalar demek deildir. Bu manadaki mnasebet esasen ruhlarn madde kainatna inmelerindeki gayeyi tekil eder. Yani bizim dndmz manadaki mnasebette, ruhlarn maddeye hakimiyeti fikri mndemitir. Fakat ruhlarn byle ideal bir mertebeye kabilmeleri iin evvelemirde kainatn iinde, onun anasr arasnda yourulmalar ve bazen pasif, bazen de nispeten aktif roller alarak birok tecrbeler geirmek suretiyle tabiat kanunlar ahkamna gre kainata hakim bir duruma girmesini renmelerilazmdr. te grg ve tecrbe devresi dediimiz bu devre ruhun maddelere bal ve esir olarak kalmas haline tevafuk eder. Bu devrede tabiatiyle ruhlarda mevcudolan btn yksek melekeler kararacak ve maddi esaretle, ruhlarn maddi icaplarna uygun birtakim maddi temaylleri ve ihtiraslar elele yryecektir. Binaenaleyh maddi kainatn muhtelif dnyalarnda ruhlarda grnen geri durumlar onlarn madde ile irtibatlarnn zaruri bir neticesidir, onlarn bu balardan kurtulmalar da maddelere hakim durumlara girmelerinin, yani tabiat kanunlar mucibince kainatta messir roller almalarnn bir neticesi olacaktr.

Fakat tekrar ediyoruz: maddi balar zmek veya maddi esaretten kurtulmak maddelerle olan mnasebetleri kesmek deildir. Bilakis evvelce ruhun mahkumiyetini intaceden balarn zlmesiyle onlarn yerine maddeler zerindeki ruh mesririyetinin kaim olmas, ruhla maddi kainat arasndaki hakiki ve ideal mnasebetlerin ebedilemesini ifade eder. Pek tabiidir ki sonsuz bir kainatta aktif ve hakim bir rol oynyabilecek salahiyetini kazanm bir ruh, bu muazzam faaliyeti ile alakadar btn yksek melekelerini inkiaf ettirmi bulunacaktr. Grlyor ki bizim tekaml gayesi hakkndaki davamz, ruhun faaliyet imkanlar zerinde toplanmaktadr. Zira bildiimize gre ruhun mmeyyiz vasf olan messiriyet kudreti kainattaki en yksek derecesini bu faaliyet sahasnda gsterir. Fakat urasn da unutmamak lazmgelir: faaliyet, ruh messiriyetinin tabiat kanunlarna intibaknn zaruri bir neticesidir. Ruhlar, messiriyet kudretlerini tabiat kanunlar ile ahenkletirebildikleri nispette kainatta faal durumlara zaruri olarak girerler. Demek ruhun tekaml, kainatta ilahi kanunlar tatbike memur tabii ve uurlu bir amil haline girmesi gayesine matuftur. Fakat byle muazzam bir gaye hakkndaki bu ifademiz ne kadar aciz ve noksandr!.. Bu noksanln ve sonsuz kainatn herbir zerresinin bile bizim iin gene sonsuz bir kainat kadar anlalmaz bir bykl ihtiva ettiini dnmek kafidir. Ruh kemalinin maddi mnasebetlerle kaim olduunu kabul ettikten sonra tekaml gayesi bahsinde, maddi unsurlar gznnde tutmak lazmgelir. Ruhun kainattaki kazanlarn maddeler dnda ve maddi mnasebetlerden uzak olarak dnmek istersek onun bu kainata inmi olmasnn manasn anlyamayz. Eer ruhlarn tekaml gayesinde maddi mefhum ihmal edilirse, eer ruhlarn bu kainatta bir mddet yaadktan sonra ayrlp onunla btn alakalarn kestikleri, farazi olarak, dnlrse yani daha dorusu tekamln gayesi maddelerden ayrlmak, btn maddi mnasebetleri ebediyen kesmek eklinde kabul olunursa o zaman ruhun bu kainattaki kazanlarnn yalnz kendi manevi bnyesinde husule gelmi bir deimeden ibaret olduunu tastik etmek mecburiyeti hasl olur. Fakat, evvela byle bir deiiklii hibir insan olunun tasavvur edebilmesine imkan yoktur, saniyen madde ile alakas bulunmyan byle bir deiikliin maddeler vastasiyle vukua gelmesi zaruretini anlamak g olur. Bir ruhun dnyalarda tecrbe hayat geirmesi, bu tecrbelerin gayesiyle ona vasta olan maddi hadiselerin ahenkletirilmesine doru cehitler sarfetesi demektir. Bu fikre gre dnyadan kemaliyle ayrlm bir ruh demek, oradaki maddi artlarn stne ykselmi, yani onun zerinde btn messiriyet imkanlarn kullanabilecek bir duruma girmi bir ruh demektir. Bunu bylece kabul etmedikten sonra ruhun ne dnyalara girmesinin, ne de tekaml etmesinin mantki ve makul manasn anlamak mmkn olmaz. te aramzdaki tekaml safhalarn ikmal edip ykselmi bir ruh karsnda arzn bu durumu ne ise kainatmzn btn tekaml safhalarn ikmal etmi yksek bir ruh karsnda da kainatn durumu, bittabi daha geni mikyasta, odur. Ruhlar muhtelif maddi tekaml yollarnda yryerek buutlu alemin btn realitelerinin fevkine ktktan sonra tekamllerine daha yksek bir tertipte devam etmek zere, drt buutlu alemde birleirler. Ve buraya kadar ykselmi olan ruhlarda artk bizim kainatmzda

olduu gibi bedenler, ekiller v.s. kalmaz ve bunun neticesi olarak oradaki varlklar hakknda ne cinsiyet, ne insanlk - hayvanlk - nebatlk veya kainatmzn dnyalarna mahsus her hangi maddi bir varlk hali bahis mevzuu olmaz. stattan aldmz baz tebliler bu hususta bizi tenvir etmitir: << Ben de insan aleminden geldim, bu bakmdan kendime insanm, diyorum. Fakat tetkik ederseniz bu gn sizin aleminizde olmadm anlarsnz. Bu gn kendime insanm dememin sebebi sizin dnyanzdan geldiimi anlatmaktadr. >> Ruhlarn, tekml ettike messiriyetlerinin artmas da gene belki bizim tahmin bile edemediimiz byk bir illiyet prensibine dayanmaktadr. Bu sayede ilahi kanunlarn icabatndan olan btn mahlukatn nizam temin edilir. Evvelce de temas ettiimiz gibi Hilkat, maddi kainatn saysz eitlerini meydana getiren teekkl hallerinden ayr bir eydir. Bizim kainatmzda ne yoktan var olan, ne de yok olan hi bir ey yoktur. Binaenaleyh yoktan var olma manasna gelen Hilkat hakknda bizim hi bir fikrimiz olamaz. Kainatmzda mevcut btn hadiseler maddelerin hal ve ekil deitirmelerinden ibarettir. Ve bu da ilahi kanunlarn tatbikna memur veya daha dorusu byle bir faaliyete istihkak kazanm yksek bir takm varlklarn maddeler zerindeki messiriyet kudretlerini btn kemaliyle kullanabilmeleri sayesinde mmkn olur. Kainatlarn sonsuzluu, ruhlarn sonsuz sahalar iinde tekamllerine devam etmeleri ile byk bir mutabakat halindedir. Bu babaa yryn sonunu grebilmek ve hatta bu bapta her hangi bir tahminde bulunabilmek bizim gibilere myesser olmyacaktr. O halde ruhlarn tekamllerinin hakiki gayeleri hakknda kati sz sylemek yle dursun bir thminde dahi bulunmann imkan olmadn unutmyacaz. Bu hususta syliyebildiimiz eyler ancak ruhlarn kendi alemlerimizle olan mnasebetlerine ait bilgi ve tahminden ileri gidemez. Ve biz alemlerimizde cereyan eden ruhlarn yukarda bahsettiimiz faaliyetleri hakknda da ancak baz mahedelere malik bulunuyor ve ona gre fikir yrtyoruz. Evvelce de sylenmiti: Bizlere gre ne kadar sonsuz ve umull grnrse grnsn mahlukat yalnz iinde yaadmz maddi kainattan ibaret deildir. Ve ruhlar, madde kainatnn dndaki bilmediimiz dier varlklar arasnda, bilmediimiz yollarda hayatlarn geirirler. Ve bu miyanda, uzun cehitlerle temin etmi olduklar madde kainat zerindeki messiriyetlerini ebediyen temadi ettirirler. Ruhlarn kainatmzdaki tekaml mahlukat arasnda ilahi kanunlarn ahkamn tatbik edecek yksek amiller miyanna girebilmeleri gayesine matuftur. Ruhlar maddi kainatn varlklarna esir olmamak, orasn tabiat kanunlarna uyarak idare etmek gayesiyle maddelere balandktan sonra, orada uzun bir mddet grg ve tecrbe hayat geirirler, bu hal onlarn yava yava madde kainat zerindeki faaliyet ve messiriyet btnln inkiaf ettirir. Bu faaliyetin ahikasna varm ruhlarn durumlar bir insan olunun idrakine smaz. Kolaylkla syleyiverdiimiz, fakat hakiki ve yksek mahiyetinden haberdar olmadmz bu idealin ne vakit ve nasl tahakkuk edeceini bilemeyiz. Zira bizim bulunduumuz tekaml derecelerinden balarsak bu gayenin tahakkuku iin bir ebediyet kabul etmemiz lazm gelir. Bir karnca ruhu bedenini tekil edebilecek duruma girmitir. Fakat o, henz bir insan bedeni kuramaz. Karnca basit yuvasn yapabilir, fakat insanlarn vcude getirdikleri muazzam ehirleri meydana getiremez. Netekim bir gl aacnn ruhu da gl aacn yapabilir; fakat ne bir karnca bedenini, ne de karnca yuvasn tekil edemez. Bir insan kesif maddeleri

bir araya getirerek veya datarak bir ok eserler meydana koyar. Talardan ve dier maddelerden heykeller, abideler... ilh. yapar. Perakende sesleri toplyarak onlardan bir semfoni vcude getirir. Btn bunlar sanat aleminin birer dnyasdr. Bununla beraber insan olunun eseri ne kadar yksek olursa olsun, sonsuz tekaml basamaklarnda ykselmi olan ruhlarn muazzam eserleri yannda pek az bir ey kalr. Drt buutlu alemdeki varlklarla aramzda bulunan mesafenin, insanla hayvan arasndaki mesafeden kyas kabul etmiyecek kadar byk olduu gznnde tutulunca oralardaki faaliyetin bizdekinden ne kadar yksek olduu dnlebilir. Drt buutlu ve ondan daha yksek buutlu alemlerdeki varlklar, insanlarn yaptklar gibi, zerlerinde ilenme kabiliyeti sfr mesabesinde olan kesif ta paralarndan heykeller veya mahdut seslerden semfoniler yapmazlar. Onlar kozmik seyyal maddeler zerinde alarak bu maddelerden dierlerini ve onlardan da daha dierlerini tekil etmek suretiyle alemleri ve dnyalar kurup datrlar. Fakat bu sz ilk hamlede anlalabilecek manadaki kadar basit deildir, bu faaliyetler bizim idrak edemiyeceimiz bir takm messiriyet tarzlar ile ve idrakimiz dahilinde olan zaman ve mekan mefhumlar dnda vukua gelir. Btn bu ilerde yalnz Allaha mahsus yoktan varedicilik bahis mevzuu olmayp onun kanunlarna mutabk bir surette kuruculuk hali vardr. Hulasa ruhlar ykseliyor ve ykseldike maddi esaretten kurtularak ilahi kanunlara intibak ediyor. Bu hal onlarn tabiattaki messiriyet kudretlerinin o nispette artmasna zaruri klan bir amildir. statlarmzn aadaki tebliat bu yolda bizi nurlandrmaktadr: << Tabiat kanunlar iktizasnca ruhun tekaml, onun maddi varlklar iinde yaamasna vabestedir. Ruhun dnyada maddi varl, demin de sylediim gibi maddeye olan badan ibarettir. Maddi faaliyeti sayesinde tekamln temin edebilmesi iin ruh madde aleminde bir mddet geirir. << Ruhun madde ile olan incizabn azaltc areler onun madde ile olan bu rabtasn azaltabilmesine yardm eder, bu da ruhun maaliyata temayl ile olur. Maaliyattan ne kasdettiimi anlyorsunuz. << Bir ruhun mebdeinde melekeleri kapank deildir. Maddeye merbutiyet bu melekeleri glgelendirir. Maddeye merbutiyet temadi ettike bir taraftan ruh tekaml eder; fakat maddeye merbutiyet bu tekamln tezahrne meydan vermez. Dier taraftan ruh maddeden kurtulduka hasl olan inkiaf bir zemini tezahr bulur. >> u halde bizim idrakimize gre ruh kemalinin zirvesi ve nihayeti yoktur. Bu tekaml ebediyet iinde ve bilmediimiz bir istikbale doru uzanp gidecektir. Ebediyet iinde ebediyet, sonsuzluk iinde sonsuzluk! te kainat hakknda olduu gibi, ruhlarn tekaml bahsinde de duygu ve dncelerimizin varabildii mnteha nokta budur.

PERSPRNN BEDENLE MNASEBETLERNN MUTAT HALYLE GEVEMES

1 Umumi mtalaa

Perisprinin bedenle mnasebetlerine dair kitabmzn birinci cildinde baz eyler sylenmiti. Bir takm ahval ve erait altnda perispri bedenle olan mnasebetlerini gevetebilir. Bu geveklik ksmi veya tam olabilir. Tam olunca lm dediimiz hal vukua gelir. Perisprinin bedenle mnasebetinin gevemesi haline degajman deriz. Deajmann derinlii nispetinde insan; d alemden, yani dnya maddelerinden az ok alakasnn kesildiini duyar. Degajmann muhtelif dereceleri vardr. nsann mutat hayatnda yaarken muvakkaten etrafiyle alakasn kesip kendi kendine dalmasna degajmann en hafif bir ekli diyebiliriz. Ve bu hale de tecerrt hali ( isolement ) deriz. Binaenaleyh tecerrt veya dalgnlk hali degajmann bir balangcdr, onun ilk merhalesidir. Demek, iptidai bir tecerrt halinden balyan perispri - beden mnasebetlerinin geveklii tedricen arta arta ve uurla uur altnn disosyasyonu, uyku, hipnoz ve letarji halleri gibi kaba duygularmzn takdirine gre noktaladgmz bir sr merhalelerden gee gee tam bir ayrlma hali olan lm hadisesine kadar ilerliyebilir. O halde bizim llerimize gre lm, izolman halinin mntehas olduu gibi, izolman da lmn balangdr. Bu iki mnteha arasnda mevcut psiik merhaleler bir ok sebepler altnda kendiliinden veya arzuya gre vukua gelebilir. Bu sebepler; asabi, toksik, biyolojik, fizyolojik, patolojik, psikolojik, ilh. olabilir. Mesela sinirli bir kadcaz korkun ve mutat d bir hadise karsnda dp baylverir. Bu hal, bnyevi artlara gre derinlii azok ileride bir degajman halidir, asabi yoldan vukua gelme bir beden- perispri geveklii hadisesidir. Hipnotik vetirelerle husule getirilen uyku halleri de byledir. Esrar ekmi veya kloroformlanm bir insann degajman toksik sebeplerledir. Ar bir hastalk, bir koma halindeki hastalarn degajman gene toksik ve patolojik bir degajmandr. Manyatizma yolu ile olan somnamblizma halini vital ve hipnoz halindeki degajman da asabi sebepler altndaki degajman hallerine misal gsterebiliriz. Nihayet, manastrlarda dindar kadnlarn, ilehanelerde yayan zahitlerin vecit halleri esnasndaki degajmanlar psikolojik sebeplerden ileri gelir. leride, dedubluman bahsinde bu noktalara tekrar avdet edilecektir. O halde bizim degajman ismi altnda mtalaa ettiimiz hadiseler bedenle perisprinin arasndaki mnasebetlerin baz sebepler altnda deimesinden mtevellit fizyo-psikolojik birtakm fenomenlerdir. Dier tabirle degajman, ruhun bedenle olan mnasebetlerinin gevemesi yznden azok serbesleerek Ispatyoma doru kaymasdr, denilebilir. Perisprinin bedenle mnasebetini gevetmesi, o nispette ruhun serbeslemesini ve Ispatyom hayatna dalmasn zaruri olarak neticelendirir. O halde degajmann derinlemesi, ruhun o nispette Ispatyom hayatna dalmas ve o nispette Ispatyom hayatnn dnyadakilere mnkeif olmas demektir. Bundan u netice kar ki gerek kendiliinden, gerek tecrbe yolu ile olan degajmanlarn iyi ve vukufla mtalaasn yaparak Ispatyom hayat hakknda mspet ve ilmi birok hakikatlere ulamak mmkndr. Filhakika muhtelif aratrclar tarafndan Ispatyomdaki ruhlardan orann eitli merhaleleri hakknda verilmi izahlar ve tarifler; degajman yolu ile topladmz ve bizim gibi alan dier melliflerin (Caslan) topladklar mahedelere birok noktalardan uygun gelmektedir. Ve hatta bazen hadiseler birbirine o kadar yaklar ve balanr ki bunlarn iyice tetkikiyle ilmi birtakm neticeler ve kanaatler tebarz ettirilebilir. Mesela enkarne

insanlarn degajmanlar halinde iken vaki ifadeleri, dezenkarne varlklarn, bilhassa ilk Ispatyom hayatna dair intibalarna benzemektedir. Buna mukabil birinciler de, ikincilerdekiler kadar candan ve yakndan duygular yoktur ki bunun sebebini de mteaddit defa yazdmz maddi balarn frenleyici tesirlerinde aramak icabeder. Aada degajman halindeki sjelerden alarak vereceim misalleri tetkik ederken okuyucularm bu fikirlerimi tasdik edeceklerdir. Bu misaller arasnda baz sjeler karanlk iinde kaldn, bazlar dn, bazlar dikenlerin vcutlerine battn... ilh. sylemektedir. Bunlar spatyom bahsinde verdiimiz misallerle karlatrlrsa bilhassa orann ilk merhalelerindekilerle bunlar arasnda bym mabehetlerin bulunduu derhal gze arpar. Grlyor ki burada, insan bilgisine ve mukadderatna dair ok geni ve sonsuz bir alma sahas vardr. Bu hususta mevcut bol materyellerden istifade edilebildii takdirde beeriyetin tekaml yolundaki inkiaf phesiz hzlanacak, bu gnk soukluk, huzursuzluk btn sebepleriyle birlikte insanlrn arasndan yklp gitmee yz tutacaktr. Fakat dnyann u anda donmu, kklemi ve ideallemi maddi geri hrslar insanlarn gzne kaln bir perde halinde gerilmitir. Bu gnk beeriyette henz onu skp atabilecek ruhi enerji yoktur. Bu hal, imdilik pek kk bir zmreye mnhasr kalan bu yksek mebahisin mtalaasna yaylma imkan vermemektedir. Bununla beraber tekaml zaruretine inanan herkes gibi biz de bu karanlk durumun muvakkat olduuna ve insanlarn bu gnk, bilmeden kendiliinden tahayylleriyle yaattklar kabuslarndan bir gn kurtulacaklarna kani bulunuyoruz. te bu kanat bizi insan bilgisine ve mukadderatnn mtalasna balang olabilecek mevzular zerinde baz fikirler yrtmee ve bu kitab yazmaa sevketti. Biz kitabmzdaki mevzular ve bilhassa nc ciltteki bahisleri alakalandran degajman hallerinin mtalaasna ehemmiyet veriyoruz. Bu sebepten dolay bu hadiseyi kitabmzn hacmine uygun bir tarzda ksaltarak mtalaa edeceiz. Ruhun degajman hali didaktik bakmdan iki modalite iinde tetkik olunabilir. Bunlardan biri; perisprinin aa yukar mutat, yani saf haliyle bedenden ayrlmas, dieri de bedenden bir ksm partiklleri beraber alarak ondan ayrlmas ekline aittir. Biz bunlar birbirinden ayrmak iin birincisine perisprinin bedenle mnasebetinin saf haliyle gevemesi, ikincisini de perisprinin bedenle mnasebetinin bulak halde gevemesi diyeceiz. Bu bahsimiz perisprinin bedenle mnasebetinin saf haliyle gevemesine tahsis edilmitir ki bunu da iki yoldan tetkik etmek mmkn olur: Bu yollardan biri hipnoz yoludur, dieri ise mutat halde psikolojik infisal hali diyebileceimiz ( dissociation psycholojique ) yoldur. Hipnoz halindeki sjenin mutat uuru ortadan tamamiyle kalkmtr, yani sje d alemle olan btn alakasn kesmi ve btn dikkatini sbjektif hayat zerine evirmitir. Burada idrak, ileride izah edilecei gibi mutat d bir yoldan vukua gelir. Bilhassa bu mesele nc ciltteki mebahisi ok yakndan alakalandraca iin hipnoz halinin baz tezahrlerinden orada da istifade edilecektir. Bu bahiste degajmann tetkik yollarndan ikincisi, yani psikolojik disosyasyon hali evvelkinden farkldr; burada sjenn mutat uuru ortadan kalkmamtr. O, btn dikkatini uur alt sahasna, yani kendi varlna evirmi olmakla beraber onu her an d alemle alakalandrabilecek halde bulundurmaktadr. Dier tabirle sje burada uyumamtr. Yalnz

uurla uuralt birbirinden ayrlmtr. Buna psikolojik disosyasyon dememizin sebebi de budur. Bu haldeki sjelerde uur ve uur alt tezahrleri birbirinden ayr mstakil ahsiyetlere aitmi gibi uyank dururlar. Mutat uur, asl bir halde bulunmakta ve uur altna mdahale etmemektedir. imdi bunlar zerinde ayr ayr duracaz.

2 Hipnoz veya somnambl hali A Manyatizma ve hipnotizma nedir ?

Gerek hipnoz, gerek somnamblizma bir uyku halidir. Bunlarn husule getirilmesi iin kullanlan usuller ayr ayr olmakla beraber ok defa hem bu usuller, hem de onlarn neticelendirmi olduklar uyku halleri, yani hipnoz ve somnambl halleri birbirine karr ve kartrlabilir. Bunlar zerinde ayr ayr durmak kitabmzn mevzuna dahil deildir. Zira biz burada ancak bu uyku hallerinin neticelerinden istifa ediyoruz. Fakat bu iki halin ayr ayr neticelerini kymetlendirmek, daha byk faydalar elde etmek bakmndan arzu edilen bir eydir. Binaenaleyh teknik prosedrleri ve fenomenik tezahrleri ( Les manifestations phenomeniques ) ayr olan bu iki psikolojik hadise hakknda evvela birka sz sylemek istiyorum. Manyatizma nam altnda ok defa yalan yanl anlalan ve bir ok hokkabazlarca istismar vastas olan baz gsteriler, bittabi bizim burada bahsedeceimiz eyler deildir. Taklit - ve ok kaba ve kusurlu bir taklit - yolu ile bu nevi tezahrlerin her eit sui istimale ve istismarcla msait olmas, onun ekseriya yanl anlalmasna sebebolmutur. Manyatizma hokkabazlk deildir. Ve bir hokkabaz manyatizr olamaz. Naslki fenni maniplasyonlariyle bir fiziki ve bir doktor da hokkabaz olamaz. Hem fizikinin, hem de doktorun yapt ilerdeki yksek gayeler bir hokkabazn kk maksatlariyle kabili telif deildir. Tpk bunun gibi bir manyatizrn yapt ilerdeki yksek kymetler de hokkabazn deersiz kurnazlklariyle nispetlendirilemez. Bu szleri bana syleten amil, metapsiik tezahrlerin ve bilhassa manyatizmann bahis mevzuu olduu yerlerde, hatta akl banda saylan kimselerin bile derhal sze, zamann bir takm hokkabazlarnn isimlerini kartrmaa kalkmalarna sk sk ahidolmaklmdr. O halde manyatizma ve hipnotizma nedir? Takriben bundan 150 sene evvel Mesmer isminde Viyanal bir doktor kendine mahsus nazariyesiyle destekledii manyatizma fikrini ortaya atmtr. Fakat bu vetire ile bir uyku halini, somnamblizmay ilk defa husule getiren zat Marquis Puysegur olmutur. Bunu mteakip dier bir ok aratrc, bu almalar zerinde durarak manyatizma ve somnamblizmann yava yava inkiafna yardm etmitir. ( Deluze, Du Potet, Ch. Lafontaine, Hektor Durville... v.s. ) Bu sahada alan her mellif birbirine yaklaan veya birbirini tutmyan birtakm nazariyelerle manyatizmay izah etmee almlardr. Btn bu nazariyelerin muhassalas olarak biz bu gn manyatizmay u manada kabul ediyoruz: Baz maddelerde daha bariz olmak zere her maddeden bir takm emanasyon kt gibi, uzyi maddelerden de ylece ve

evvelkilerden daha yksek tertipte bir takm emanasyon kar. Bunlarn hayat sahibi varlklar zerinde tecrbe ile husule getirebildikleri bir takm fizyolojik ve psikolojik tesirlere bakarak bunu hayati hususiyetlere malik bir seyyale gibi kabul edebiliriz. Manyatizrler bu seyyaleye bir sr isimler vermilerdi. ( Hayvani mknatsiyet, beeri mknatsiyet, manyatik kuvvet, asabi kuvvet, beeri radyoaktivite... ilh. ) Bilhassa H. Durville manyatik ihtizazlara ait yapt bir ok kymetli tecrbeleriyle bunlarn fizyolojik ve psikolojik tezahrlerini ilmi ve tecribi yollardan tahkik etmi, hatta bir takm kanunlarn da meydana karmtr. ( 2,14 ) Gerek bu aratrclarn yapm olduklar tecrbelerin tetkiki, gerek bizim ahsi tecrbelerimiz manyatizmann ortaya konmu fizik kanunlarnn shhatine bizi inandrmtr. Mevzuumuz dnda kald iin burada bu kanunlardan ve onlara ait tecrbelerden bahsedemiyeceim. u halde manyatizma, insandan kan henz mahiyeti ne akademiye mensup fizyolojiciler, ne de fizikiler tarafndan tetkik edilememi bir takm thtizazlar ( veya seyyaleler ) yolu ile hayattar uzviyetler zerinde baz fizyolojik ve psikolojik tezahrlerin husule getirebileceini kabul eden bir ilim ubesidir. Fakat yukarda sylediimiz gibi manyatizrler ve bilhassa Charles Lafontaine manyatizmann hakiki ve ilmi kymetlerini tamim etmee urarken manyatizmann nazariyelerine muarz bir ok aleyhtarlar da ayn hadiseleri baka yollardan, daha dorusu sinir cmlesinin fizyopatolojik durumlarndan istifade ederek husule getirmee alyorlar ve bunda muvaffak olduklarn iddia ederek manyatizrlerin bedenden kan seyyalelerini veya ihtizazlarn rtmee urayorlard. te burada muarz bir mcerribolarak ilk ortaya atlan zat ngiliz doktoru Braid olmutur. Bu sebepten buna braidizma derler ki hipnotizma dediimiz ey budur. Netekim manyatizmann da dier ismi onu ilk defa tamim eden zata izafeten mesmerizmadr. Braidizma veya hipnotizma nedir? Braid manyatizrler gibi operatrn bedeninden bir takm seyyalelerin veyahut ihtizazlarn kp sjeye tesir ettiini kabul etmiyor. Ve sjede grnen hipnoz halinin gayri tabii, histerik bir tezahr olduunu ve bunun kendiliinden telkinle veya asabi sistemi yorucu her hangi bir vastay kullanmakla husule getirebileceini ileri sryor. Ona gre manyatizrlerin iddia ettikleri << hayati veya mknatsi seyyaleler >> e lzum kalmadan onlar vastasiyle yapld sylenen hipnotik tezahrleri bu son vastalarla ve bilhassa telkinle husule getirmek pekala mmkndr. Bu telakkiye gre manyatizrlerin iddia ettikleri emanasyonlar bo, manasz ve mevhum eylerdir. te bu yzden bir taraftan mesmeristler, dier taraftan braydistler uzun bir mcadeleye tutumu ve her biri hakikatin ancak kendi tarafnda olduunda srar etmitir. Biz burada bunlarn mnakaasna giriecek deiliz, yalnz u kadar syliyelim ki hipnotik hadiselerin husul iin kullanlan muhtelif vastalar mdafaa etmekte iki tarafn da hakk vardr, zira hem mesmeristlerin, hem de braydistlerin mdafaa ettikleri tez ayn fizyopsikolojik bir hadisenin prosedeleriyle ve fenomenik tezahrleriyle birbirinden ayr yolda tezahrler gsteren iki modalitesine aittir.

Mesela bize gre manyatik hipnoz ile hipnotik hipnoz perispri-beden mnasebeti bakmndan birbirine benziyen iki hadisedir, yani perisprinin bedenden az ok kurtulma halidir, bir degajmandr. Yalnz, bu degajmann her iki halde keyfi ve kemmi farklar grlr. Ve burada uzun uzadya anlatlmas mmkn olmyan sebeplerden dolay manyatik hipnozda grnen yksek psikolojik tezahrler hipnotik hipnozda bulunmaz. u halde hipnozun iptidai tezahrlerini tetkik etmek iin braydizmaya mracaat edilebilir, fakat yksek fizyo-psikolojik tetkikat bu yoldan yapmaa kalkmakla byk muvaffakiyetler elde edilemez, o zaman daha derin ve tabii bir degajman hali olan manyatik hipnozdan istifade edilmelidir. Biz kendi hesabmza hipnotik vetirelerden byk faydalar grmedik, hatta bu halin husul iin kullanlan prosedeler bakmndan hipnotik hipnozu asabi seyyalelerin iddetli, ani ve sarsc boalmasiyle mterafk, sinirleri yorucu, binaenaleyh tehlikeli bir hal olarak kabul ederiz. Fakat mevzuumuz bu olmad iin bunlar ksaca syleyip gemek zorundayz. u halde hipnotik hipnoz ancak fizyo-patolojik tetkik bakmndan enteresan olabilir fakat fizyo-psikolojik bakmndan tavsiyeye demez. Burada manyatizmadan istifade edilecektir. Manyatizma, evvelkinin tersine ne iddetli, ne de yava bir asabi seyyale boalmas ( Decharge nerveuse ) ile mterafk deildir. Bilakis burada operatrden kan seyyalelerle sjenin sinir cmlesi takviye ( Fortification ) edilmektedir. Binaenaleyh bu, evvelki gibi zararl ve tehlikeli olmadktan mada faydal ve hatta shhidir. Onun iin hastalklarn tedavisinde de bugn bir ok mahafilde bundan istifade edilmektedir. Ve bu tedavi sistemine biyoterapi ismi verilmitir. Hipnotik tezahrlerin mtalaasna balamazdan evvel unu sylemek isterim ki biz, bir taraftan hem mesmeristlere, hem braydistlere hak verirken dier taraftan ikincilerin birincileri yalanlamalarna itirak etmiyor ve bu hareketi braydistlerin hesabna eksik yaplm bir tetkik mahsl sayyoruz. Zira dediim gibi ruhi incelemeler bakmndan phesiz braydizmadan daha ok verimli ve yksek tezahrlere zemin olan manyatik somnamblizma, manyatizrlerin syledikleri gibi insandan ve hatta madeni, nebati ve hayvani varlklardan kan bir takm emanasyonlarla husule getirilir. Bu bir hakikattir ve elimizde bu hakikati gsteren saysz mahede vardr. Maalesef bunlar zerinde uzun uzadya duramyacaz. Yalnz okuyucularma bir fikir vermek iin insan bedeninden kan emanasyonlarn tesbiti iin imdiye kadar muhtelif mellifler tarafndan mracaat edilen ilmi tetkik vastalarndan bir tanesine temas edeceiz. Bu da, bu emanasyonlarn muhtelif usullerle alnm fotoraflardr. Aada verdiim bir ekilde ( ekil 2 ) bir el resmi gryorsunuz. Bu resim grnd gibi alelade bir fotoraf makinesinin karsnda tutularak bildiimiz yollardan alnm bir elin fotografisi deildir. Daha dorusu bu resim elin kendisine aid deildir. Elden kan seyyalelerin resmidir. Bu, nasl elde edilmitir ? Bu sualin ceyabn mcerribinin bizzat kendisinden, yani G. Delannedan ksaltarak dinliyelim: ( 48 )

ekil 2 Plaa demeden alnm bir el eflvyorafisi ( 48 ) << Evvelce ismi geen mcerriplerin mahedelerinden ve bu madeler hakkknda yaplm tenkitlerden istifade ederek bir ka sene fotoraf plaklarnn zerindeki bu seyyalelerin izlerini tetkik ve mtalaa ettim. Ben burada yalnz, beeri seyyalenin dardaki tesirini, inkar kabil olmyacak bir ekilde ispat ettiine kanaat getirdiim tecrbelerden birka tanesini yazacam. << unu hatrlatmak isterim ki bu ii yaparken ihtimamla hareket etmek iin gereken btn tedbirler alnmtr: Hassas plan temiz olmasna, jelatin tabakasna toz gibi yabanc cisimlerin yapmamasna, izhar banyosunun szlm olmasna ve emanasyonlarn resmi alnacak elin plaa dememesine, uzaktan tutulmasna ve nihayet developman esnasnda izhar banyosunun mtemadiyen alkalanarak bir takm hayalleri taklit edebilecek tortularn plak zerinde teressbetmemesine dikkat edilmitir. << Bu tecrbeleri Bayan W. B. ile yaptk. Bayann eli plaa kar o tarzda konulmutur ki eer hararette mevcudolan enfraruj ziya dalgalar plaa tesir ediyorsa buna imkan braklmasn. Bundan baka ciltteki Tarchanoffun elektrik cereyanlariyle hayallerin izahn da nlemek iin eli ne plaa, ne de plan mevzuu bulunduu kvete temas ettirmedik. << Biz bu artlar tahakkuk ettirmek iin iki trl tertibat kullandk: Evvela, yle bir mahlul bulmak lazmd ki bu, karanlk haruri radyasyonlar emsin ve geirmesin. Alun bize bu i iin en mnasip bir madde grnd. Zira malumdur ki iinde kesif alun mahlul bulunan bir balon gne ziyasna tutulursa krlm ualar br taraftan geerler ve bu ualar sanki tpk bir adeseden gemi gibi arka tarafta ok parlak bir mihrak meydana getirirler. Fakat, gneten gelen bu ziyalar arasnda btn karanlk ziyalar mahlul tarafndan imtisas edilmi ve br tarafa geirilmemi bulunur. nk alun vastasiyle szlm ualarn parlak mihrakna konan bir para pamuk bart orada hi bir tesire maruz kalmadan istenildii kadar tutulabilir. << te alunun bu tesirinden istifade ederek bir kvet iine onun kesif mahluln yaparak koyduk ve suyu tebahhura terkettik. Su tamamiyle kaybolduktan sonra kvetin dibinde kalan takriben 15 milimetre kalnlnda ince bir alun tabakas hasl oldu. Hassas plak ise hidrokinon mahluln havi ikinci bir kvette bulunuyordu. Alunu ihtiva eden kveti plan mevzu bulunduu ikinci kvet iine koyduk. Bu artlar altnda operatr Bayan W. B. nin eli ne plaa, ne kvete, ne de mahlule temas etmiyecekti. Bundan baka plakla el arasnda alun tabakas

bulunduundan ve sylediimiz gibi karanlk ualar bu madde tarafndan massedildiinden onlarn alttaki plaa tesir etmeleri de bahis mevzuu olamazd. << Tecrbe tam bir karanlkta yapld. Takriben otuz dakikalk poz verdik. Bunun neticesinde dorudan doruya eflvyorafi yolu ile bir elin tabii cesametteki resmini almak mmkn oldu. Burada bizzat elin fotorafisi bahis mevzuu olamaz, nk bu i nihayet elden kan karanlk haruri ualarn enerjisi ile olabilirdi ki bunlar da alun tarafndan zaptedilmilerdir. Keza bundan baka elden kmas melhuz olan her hangi bir enerji de fizike bilinen bir amil deildi. Zira bu, alundan ve kvetin camndan inkisara uramadan dorudan doruya gemi ve elin, parmaklarn hemen hemen tabii hututunu meydana getirmitir. >> Fakat bu tedbirlerden baka haruri ualarn tesiriyle bu iin olabilecei fikrini ortadan bsbtn kaldrmak iin G. D. ahit bir tecrbe daha yapyor. Evvelki gibi pla alun tabakasn ihtiva eden cam kvetin altna sakladktan sonra etraf pamukla sarlm ( bittabi dibi serbes ) ve iine krk hararet derecesinde stlm suyu havi bir bardaa operatrn elini tuttuu mesafeden plan zerinde 35 dakika tutuyor. Bu srada hararet derecesini drmemek iin hususi bir sifon tertibi ile scak suyu mtemadiyen yeniliyor. Fakat btn bu almalara ramen neticede plan zerinde hi bir hayal veya leke grlmyor. Bu hal evvelce kan el resminin haruri ualarla alakas olmadn ispat eder. Buna benzer tecrbeler dier bir ok mellifler tarafndan yaplm ve daima mspet neticeler alnmtr. Aadaki fotoraf da gene ayn ihtimamla tesbit edilmi iki el gryoruz, ( ekil 3 ) bu ellerden birisi kitabmzda ismi arasra geen alim manyatizrlerden H. Durvilleindir. ( 2 ) Dieri ise Majewska isminde bir gen kzn elidir. Burada bilhassa dikkati eken ey udur: ki elden kan emanasyonlar resimde birbirini defetmekte ve birbirinden uzaklamaktadr. Bu hal H.Durvillein didaktik bir ekilde ortaya koyduu fizik-manyatik kanunlardan biriyle ( polarizasyon kanunu ) alakal bir hadisedir. Bu kanuna gre ayn isimli ( izonom ) seyyaleler karlatklar zaman birbirlerini defederler. (14) Buradaki ellerin ikisi de sa eldir. Binaenaleyh bu, izonom bir tatbiktir ve ayn isimde, yani pozitif seyyaleleri nereder. Halbuki ayn mellifin tecrbelerine ait aada iktibas ettiim dier bir resim yukardakinin tersidir. ( ekil 4 ).

ekil 3 Ayn isimli iki el eflvyorafisi ( 2 )

Burada ayr ayr emnasyonlar nereden sa ve sol eller vardr. Gene fizik-manyatikin polarizasyon kanunu mucibince ayr isimler tayan ( Heterenom ) seyyaleler birbirini eleceinden bu resimdeki seyyaleler de birbirini ekmi ve birbirine kararak elleri tefrik edilmez bir hale koymutur. Bu resimdeki ellerden altta olan manyatizr Bay Durvillee aittir ve onun sol elidir. Bu el fizik manyatik tecrbelerden alnm neticelere gre negatif emanasyonlar nereder. stte olan ise Bayan Majewskann sa elidir ve bu da pozitif emanasyonlar neretmektedir. Eer iyi dnlr ve ilmi bir dnce ile hareket edilirse fotoraftan baka tesbit olunan fizik-manyatik kanununun bu tezahr bile bu emanasyonlarn realitesini kabul ettirmee kafi gelir.

ekil 4 Ters isimli iki el eflvyorafisi ( 2 )

Tekrar ediyoruz ki bu resimle mutat usullerle alnm alelade el resimleri olmayp bir ksmn yukarda dercettiim hususi usullerle tesbit edilmi emanasyonlara ait fotoraflardr.

B Hipnozun fenomenik tezahrleri

imdi manyatik veya hipnotik hipnozun bizi ilgilendirecek ve faydalandracak fenomenik tezahrlerine geiyorum. Fakat evvelce de sylediim gibi burada hipnozdan bahsederken daima manyatik vetirelerle elde edilmi haller nazar itibara alnmtr. Mutat insan baz hususi ameliyelerle hipnoz veya somnambl haline koymak mmkndr. Burada uzun uzadya bu iin fenni prosedrlerinden bahsetmeyeceim. Bu hususta syliyeceim eyler pek ksa ve burada ancak bize lzumu derecesinde olacaktr. Sje, bir iskemleye oturtulur, operatr karsna geer ve fenni bir takm usullerle onu hipnotize veya manyatize etmee balar. Bu ameliyenin sjedeki ilk tesiri bir arlk duygusundan ibarettir. Bu tesir sjenin bnyevi kabiliyetine gre ya bu derecede kalr veya daha ileri gider. Eer sje msait bir durumda ise zerindeki arlk hissi kendisini, keni iradesiyle harekete imkan brakmyacak bir tarzda atalete ve uyuuklua sevkeder. Bu srada

uuru bulanmaa balar, gzleri kararr, etraf yava yava silinmee yz tutar. Bu haller sjenin d alemle mnasebetlerini gittike gevetmee baladn btn alametleriyle tebarz ettirir. Sjenin bu duygusuzluu ve kntleen ahsiyeti arta arta ve uuru bulana bulana bir an gelir ki o, d alemle mnasebetlerini tamamiyle keser ve bu hal sjeye ahsiyetini dahi unutturacak bir dereceye kadar ilerler. Artk o, hibir ey deildir veyahut her ey olabilir. te bu hale, mcerripler inanma, telkin, arm v.s. halleri gibi bir takm isimler vermilerdir. Biz buna biraz aada gstereceimiz sebeplerden dolay kendiliinden tahayyl devresi diyeceiz. [ 1 ] Hipnozun bu devresinde bulunan sjenin uur sahasn ilgilendiren kendi zerindeki kontrol tamamiyle felce uramtr. Zira o, tam bir teevv halindedir. Onun bu teevvn intaceden sebepler, aa yukar Ispatyomun ilk merhalesine intikal etmi ruhlarn teevv hakknda sylediimiz sebeplerin ayndr. [ 1 ] te bu teevv halinin neticesi olarak operatrn iradesi sjenin imajinasyonunu sevk ve idare eden iradesine istikamet verir. Burada esas olan ey, operatrn iradesiyle husule gelen imajlara sjenin inanm olmasdr ve bu da her eyden evvel onun vicdaniyle alakal bir meseledir. Mesela; bir kadn olan sjeye operatr, erkek bir garson olmasn syler sylemez o, derhal kendisini tam bir teslimiyetle brakr. Zira operatrn iradesiyle uyanan kendiliinden imajinatif faaliyet, sjeyi bu hale inandrmtr. Bu srada operatr fikrini deitirip ona satc bir ocuk olmasn sylerse sje derhal satc bir ocuk haline girer ve satlacak mallarn bara ara satmaa balar... Burada bir noktaya iaret etmek isterim: Yukarda geen szler iyi tetkik edilirse ekseriya sanld gibi, hipnoz haklinde bulunan bir sjenin iradesinin ortadan kalktn veya manyatizrn iradesinin mutlak bir surette hakimiyeti altna girdiini dnmek hatasna dlmemi olur. Bu haldeki sjenin gsterdii karakteristik fenomenlere ait baz misaller nc kitabn hatrlama bahsinde yazldr. Burada hipnozun bu devresine ait ruhi halleri tebarz ettirmek iin bir iki misal daha verilecektir. Aadaki misal Charles Richetin tecrbelerinden alnmtr. Bu misalde dindar, namuslu, ar bal bir aile kadnna, hipnoz halinde iken yaplan telkinle onun kyl kadn, hoppa ve kaytsz bir bar kz, cessur bir asker, bir Bakomutan rollerinin btn inceliklerini temsil ettiini ve bu esnada mutat ahsiyetini tamamiyle unuttuunu gryoruz: << ... Sjeye biraz evvel bir kyl kadn olduunu telkin etmitik. Kadn hala kyl tipinin ask ve meakatli ehresini muhafaza ediyordu. Bu srada ona bir bar kz olduunu syledik. apkn bir tebessmle ylece sylenmee balad: << u etekliimi gryorsunuz ya... Bunlar patron uzattrd... Bu patronlar da ne kadar can skc oluyorlar!.. Etek ne kadar ksa olursa insana o kadar iyi yakr... Hem btn elbiseler de fazla... Bir incir yapra kafi deil mi?.. Sen benim gibi dnyorsun deil mi canm? Lucienin bacaklarna bak!... Amma da bacaklar var... Syle bana bakaym ( glerek ) sen kadnlardan niin bu kadar utanyorsun? Arasra bana gel! Bilirsin ki ben her gn... ilh. >> ( 64 ).

te ar bal bir ev kadnnn uur altndan nelerin kabileceini burada gryoruz. Fakat i bununla bitmiyor. Profesr Richet ayn kadna evvelki tecrbeyi mteakip bir asker olduunu sylyor: << ... Kendine komutan olduunu sylendii zaman hemen amirane bir tavr ald ve u emirleri vermee balad: << Drbnm veriniz!... yi, iyi... altnc Zuaf alaynn komutan nerde?... Dmanlarn kardaki hendei atn gryorum. Komutan!... Bir mfreze alnz u herifleri oradan kounuz!... Bir sahra bataryas da alma unutmaynz!... ilh. ( bylece bir mddet sylendikten ve subaylar tenkit ettikten sonra: ) Zuaflar da ne kadar iyi asker oluyorlar!... Tepelere ne gzel trmanyorlar!... ( yksek sesle bararak ) haydi abuk klcm getiriniz! ( kl kuanr gibi yapar ) ileri!... Mar!... Ahhh!... vuruldum... >> ( 64 ). Burada ne oluyor? Bu misalin iyice tetkikiyle imdiye kadar sylediklerimizin lehine baz hakikatlere varmak mmkn olur. Mcerrip sjede, daha dorusu sjenin ruhunda telkin yoliyle bir imaj husule getiriliyor. Bu ne demektir? Biliyoruz ki hipnozun bu devresi ruhun bedene olan irtibatn gevettii ilk merhaledir. Binaenaleyh Ispatyom bahsinde de sylediimiz gibi bu merhale ruhun hemen hemen Ispatyomdaki ilk zamanlarna ait teevv halini iptidai ve daha haki bir ekilde taklid eder. O halde burada da ruhun kendiliinden tahayyl ( imagination spontanee ) yoliyle bir takm imajlar husule gelir. Fakat bu imajlar sjenin ruhunda mevcut sakl fikir ve duygu unsurlarndan teekkl etmitir. Binaenaleyh Ispatyomda olduu gibi burada da sjelerin, istikametini vicdandan alm iradeleri, bu unsurlar bir takm kombinezonlar iinde birletirerek objektif bir alem vcude getirirler. Demek operatrn buradaki iradesinin rol, sjenin ruhunda mevcut imajlar tebarz ettirmekten ibaret kalr. Ve bu suretle tenbih olunan ve sjenin teevv haliyle kendiliinden husule gelen imajinatif faaliyetlerden sjelerin haberi olmaz. Onlar, tpk Ispatyomun ilk merhalelerindeki varlklarn yaptklar gibi kendi kurduklar bu alemin realitesini kabul ederler. Binaenaleyh, tekrar ediyoruz, telkin burada esas rol oynamaz. O, ancak zaten ruhta mevcut duygu ve bilgi unsurlarn uyandracak bir mnebbih vazifesini grr. Hipnozun bu haline ait misallerden bolca miktar tetkik edilince bu hakikat anlalr. Hulasa operatrn iradesiyle sjenin vicdannda husule gelen intibalar derhal onun iradesini harekete getirir. Ve bu irade de sjenin imajinatif faaliyetini kendisi bilmeden sevk ve idare eder. Demek hipnozun bu birinci devresinde grnen tezahrlerin zenginlii sjenin ruhundaki bilgi ve duygu unsurlarnn zenginliine baldr. Bu fikri biraz daha aydnlatmak iin aada ahsi tecrbelerimizden bir tanesine ait baz tafsilat veriyorum. Bu tecrbe 1931 senesinde bir ofr zerinde yaplmt: << ( Sje hipnozun ilk safhasndadr. ) << S Zannediyorum ki siz imdi bir hakimsiniz ve mahkemede katil fiilinden phe altnda bulunan bir maznunu muhakeme ediyorsunuz? << C Evet!... Gryorum, salon ok kalabalk, grlt yapyorlar ( imajinatif samilere hitaben bararak ) susunuz! Grlt yapanlar dar attracam!... Mddeiumuminin iddias doru deil... Avukat da iyi mdafaa edemiyor...

<< S Neyi mdafaa edemiyor? << C Maznunu. Bu adam katil deil! << S Buna neden hkmediyorsunu? << C nk gryorum. Katil bakas, onun nasl ldrdn gryorum. O, kayor. Bu adam gnahszdr. << S Fakat bunu sizin karnza katil diye getirmiler, herhalde elde kuvvetli deliller olsa gerektir. << C Hayr! Katilin, artmak iin katil mahallinde brakt baz eyaya bakarak aldanmlar. Bu adam katil deildir. Onun beraetina karar veriyorum. Asl katilin tevkifini istiyorum.... lh. >> Bu misal tetkik edilirse << telkin >> merhalesinde vukua gelen haleti ruhiyenin dardan grld gibi operatrn << emriyle >> vukua gelmedii anlalr. Zira operatr, katilin maznun olduunu telkin edici szler syledii halde sje bunu kabul etmiyor, kendi dnce ve duygusunu mdafaa ediyor. Burada sjenin herhangi bir ahsiyeti veya hadiseyi temsil edebilmesi iin mutlaka ona inanmas lazmdr. Bu inanma da ancak o ahsiyete veya izlerin bulunmasna vabestedir. Operatrn telkini sadece bu intibalara ve izlere gre sjenin vicdann ve iradesini tenbih etmekten ibaret kalr. Bir defa bu hal vaki olduktan sonra sje kendi spontane imajinatif faaliyetiyle objektifletirmi sbjektif hayatnda yaamaa balar. Bu hakikati az ok sezen baka mcerripler de vardr ve hatta onlar bu yzden hipnozun ilk merhalesine << inanma hali >> demilerdir. Eer sje operatrn emirlerine inanmazsa, daha dorusu kendi ruhunda bu emirlere uygun intibalar ve izleri tamazsa telkin bouna gider ve operatr ne kadar srar ederse etsin sjesine emirlerini kabul ettiremez. Eer manyatizr sjenin inanmadn ve tahamml etmedii emirlerinde lzumundan fazla ileri giderse sje histerik krizlere der veya uyanr ve o emri yerine getirmez. Aadaki tecrbeler bu hakikati gsterir. << Biliyoruz ki baz sjeler karakterlerine uygun gelmiyen telkinlere kar mukavemet ederler. Hatta bu hal insanlarn bir dereceye kadar seciyelerini anlamaa da yarar. Mesela; sjelerin arasnda sinirli ve sefih bir kadn vard ki hrsz, mfsit, kabaday, kavgac ve muharibolma byk bir istekle kabul ederdi. Halbuki ayn kadn bir alimi, ahlak, terbiyeci olmas telkinini tahammlszlk ve isyanla karlard. Buna benzer dier sjeler de vardr ki bunlar erkeklik ve kadnlk gibi byk cinsiyet farklarn gzetmeden bu rolleri kabul ettikleri halde karakterlerine uymyan baz ahsiyetleri reddederler. te Col ve Chiarl bu nevi sjelerdendir. << Hipnoz haline koyduum bu iki niversiteli gence bir hrsz olduklarn sylediim zaman, baka vakit yaptklar gibi emirlerime itaat etmeleri lazmgelirken bunu yapmamak iin derhal odadan dar frlarlar ve deli gibi komaa balarlard. Mamafi bir tecrbede bunlardan birisi haydudolma nihayet kabul edebildi. Fakat ikisi de paavrac roln reddediyordu.

Hatta eer kabul edilmemi bir telkinde fazlaca srar edersem Chiarl derhal uyanyordu. >> ( 70 ) O halde hipnozun bu devresindeki bir insann, operatrn emri altnda deil, kendi imajlar iinde yaadn kabul etmek zorundayz. Fakat hipnozun gene bu merhalesinde dier ruhi bir halet daha vardr ki bu, yukarki szlerimi zahiren rtr gibi grnr. Zira burada operatrn emirleri ve telkinleri aikar surette tahakkuk etmektedir. Buna << post-hipnotik telkin >> derler. Bu meselenin mnakaasna girimezden evvel post hipnotik telkini izah edelim. Zira bizce baka bir bakmdan mhim olan bu ruhi haletten nc kitabmzdaki ununtma bahsinde de istifade edilecektir. Hem oradaki mebahisin daha kolay anlalabilmesi, hem de yukardaki itirazn cevaplandrlmas iin post-hipnotik telkin hadisesi zerinde durmak faydal olacaktr. Hipnozun ilk devresindeki sjelere uyandktan sonra muayyen baz ilerin yaplmas telkin edilirse sjeler o ileri mevut vakti gelince yaparlar. Bizim bu yolda yaptmz tecrbelerden birisine ait mahedeyi aaya yazyorum: << ( Sje hipnoz haline konulduktan sonra srasiyle katalepsi ve somnamblizma hallerine gtrlp tekrar geriye doru telkin devresine getirildi. ) << S Rahatszsnz deil mi? << C Evet! << S imdi sizi uyandracam fakat evvela, uyandktan sonra yapmanz arzu ettiim bir i vardr, bunu bana vadediyor musunuz? << C ..... ( Burada sjenin skutu yukardaki hkmlerimizin lehinde manalar ihtiva eder. Grlyor ki sje her hangi bir vadi kr krne kabul etmek istemiyor. ) << S Tekrar ediyorum sizin elinizde olan yapabileceiniz bir ii uyandktan sonra yapmanz istiyorum. Bana vadediyor musunuz? << C Evet vadediyorum. << S Saat onda uyanm bulunacaksnz, uyandktan on be dakika sonra, yani saat 10,15 de bay K.nn ( Psdonim olarak kaydetmek mecburiyetinde kaldm Bay K.... timai mevkii yksek ve sje ile hususiyeti ve yaknl olmyan bir zattr. ) yanna gideceksiniz onun ceketinin d cebindeki mendilini alacaksnz ve ceketinizin yan cebine koyacaksnz. << Sje vadi tekrarlamak suretiyle bu teklifimi kabul etti. Ve bunu mteakip tam saat onda ufki paslarla uyandrld. ( Yukarda sylediim gibi sjenin Bay K.... ile olan mnasebeti mutat halinde iken byle bir ii yapabilmesine asla msait deildir. ) << Saat 10,15 e kadar sje hi bir sz sylememi ve yapaca ie iyice karar vermi insanlarn ruhi haleti iinde beklemiti. Fakat neyi beklediini ve ne yapmak istediini bilmiyordu. ( Zira hipnoz halindeki sjeler uyandktan sonra her eyi unuturlar. )

<< Saat 10,15 olmazdan iki dakika evvel sje bir hamlede yerinden frlad ve kimsenin sual sormasna veya dnmesine vakit brakmadan kati, mukarrer ve metin admlarla hzl hzl yrd. Bay K.nn yanna gitti ve tereddtszce elini uzatarak ceketinin n cebindeki mendili iddetle ekip ald ve lambaya doru tutup eliyle mendili silkti << ne gzel mendil! >> dedikten sonra onu gene ayn katiyet ve metanetle yan cebine koydu. Mendil cebine girer girmez bir anda akl bana geldi. Derhal deiti, tavr ve hareketlerinde evvelki cesaretten ve katilikten hi bir eser kalmadi. imdi akn, mahcup ve kabahatli bir hale dmt. zr dilemee ve yalvarmaa balad: << Affedersiniz Beyefendi... ( Kekeliyerek ve bir iki saniye zarfnda bir eyler uydurmaa alarak:) Bunu ben kendi mendilim zannetmitim. Affedersiniz. >> te yukarda varidolacan bahis mevzuu ettiim itiraz burada kendini gsterebilir: Evvelce sylemitik ki bir ruhun serbes halindeki iradesi bedene bal iradesine nazaran daha messirdir. O kadar ki bedene balanmazdan evvelki iradesini bedene balandktan sonraki iradesiyle deitiremez. Halbuki burada az ok degaje olmu, yani az ok Ispatyoma kaym bir sjenin serbes iradesi operatrn bedene bal iradesine mahkum bir vaziyette grnyor. Birbirini rten bu iki hadiseyi nasl izah etmeli? Bu grn sathidir. Eer misaller iyi tetkik edilir ve serbes iradenin messiriyetine dair gerek Ispatyom ve imajinasyon bahislerinde ve gerek biraz evvel kendiliinden imajinasyona dair sylenmi szlerde geen fikirler gz nnde tutularak dnrse bu grteki sathilik tebarz eder. Burada da hikaye evvelce sylediimiz gibidir: Operatr iradesiyle sjenin ruhunda baz imajlar uyandrmtr. Tpk Ispatyomun ilk merhalelerindeki varlklarda olduu gibi, teevv halinin inangal iinde bulunan sje bu imajlarn realitesine inanmtr. Bu hal teevv halindeki serbes Ispatyom hayatnda, vicdann direktifi altnda hareket eden ve hareket noktasn operatrn telkin ettii imajlardan alan iradesiyle sjeyi derhal imajinatif faaliyete sevketmitir. Tabiat kanunlarna uygun her imajinasyonun tahakkuku zaruri olduundan bu imajinasyon da tabiatiyle tahakkuk zemini bulacaktr. Dier taraftan biliyoruz ki serbes iradi faaliyetin messiriyeti bedene bal irade ile deitirilemez. [ 1] Binaenaleyh sjelerin uykular esnasnda serbes iradeleriyle vermi olduklar kararlar tatbik etmeleri zaruri bir i olur. Fakat burada << vermi olduklar kararlar >> tabirine dikkat etmek lazm gelir. Zira onlar bu karar vermemi iseler o ii uyandktan sonra yapmazlar. Netekim ayn sje ile yaptmz dier bir tecrbede, orada hazr bulunan bir bayan uyandktan yarm saat sonra, herkesin karsnda pmesini srarla istemitik. Sje, bu teklifimizi, srarlarmza ramen, kabul ettiine dair hi bir ey sylemeden uyandrld. Teklifin mevut vakti gelince sje kendi kendine glmsemeye balad, ban iki tarafa << sallyarak: acaip, dedi. Aklma tuhaf eyler geliyor. >> Bunun ne olduunu sorduk. Sylemedi. Bir iki dakika daha ayn mtebessim ve hayret ifade eden yz ile ban sallyarak aklna gelen fikri uzaklatrmaa alt ve bu ite kolaylkla muvaffak oldu, post-hipnotik telkinimiz tahakkuk etmedi. Tekrar hereyi unuttu ve mutat halini ald. Bu srada kendisini gene hipnoz haline koyduk. Uyank iken aklna gelen eyin ne olduunu sorduk. << Aklma, (....) pmek geldi >> dedi. Bu ii neden yapmad sualimize kar: << Yapmak istemedim. >> dedi. << Neden? >> dedik. << Mnasip grmedim >> dedi.

Grlyor ki post-hipnotik telkin hadisesi, akla ilk geldii gibi hipnozdaki serbes iradenin mahkumiyetini deil, bilakis messiriyetini ifade etmektedir. Ve her post-hipnotik telkinin uyandktan sonra sjeler tarafndan mutlaka yerine getirilmesi de lazmgelmez. Burada serbes ve gizli iradenin sk skya bal bulunduu vicdan ba rol oynar. O halde operatr tarafndan sjelere verilen emirlerin rol zahiri ve talidir. Teevv halinde bulunan ruhlarda murakebe zihniyeti felce uramtr. Byle bir ruh, iinde yaad sahnelerdeki imajlara kr krne inanr ve onlara inanmas da kendisinde gml fikir ve duygu unsurlarna kar olan samimi balar ile ilgili bir hadisedir. Bu suretle bu gml unsurlar vicdann direktifi altnda serbes irade yoluyla amil olan imajinasyon, bu haldeki sjelerin uuruna arpmadan tahakkuk eder. Bahislerimizi yakndan ilgilendiren hipnozun bu ilk merhalesi biraz mufassalca zikrettikten sonra dier merhalelerini de sratle ve ksaca gzden geirelim: Hipnozun birinci devresini mteakip donma hali ( etat de catalepsie ) denilen ikinci devresi gelir. Burada sjenin gzleri aktr. Fakat donuktur. Her ey donmutur. Ellere, ayaklara, yze velhasl btn iradi adalelere verilen vaziyetler uzun mddet sabit kalr. Sje konumaz, sadece hareketlerin ve bir de musikinin tesiri altnda grnr. Etrafndaki dier grltlerden hi birini duymaz. ( 62 ) Bundan sonra klasik tertipte uykunun nc hali gelir ki buna da somnamblizma derler. Somnambl halindeki sje kendi zerindeki kontrol kabiliyetlerini mutat halinden daha uurlu ve mull olarak tekrar kullanmaa balar. Artk dorudan doruya telkin mmkn olmaz. Sje ancak ikna yoluyla sevkedilebilir. Yani birinci devrede telkinin kendiliinden imajinasyon haline gemesi otomatik olarak uursuzca vukua gelir. Bu devrede ise telkin, tahayyli faaliyeti, ancak muhakeme yoliyle ve sjenin az ok uurlu iradesiyle harekete getirebilir. Bu noktann hipnoz halinde vukua gelen bir ok hadiseleri izah etmesi bakmndan byk ehemmiyeti vardr. Somnablizma halinin bir ok tali tezahrleri ve devreleri vardr ki bunlar derece derece uyku halinin derinlemesi neticesidir. Tezahrlerini pek noksan ve ksaca tavsif ettiimiz hipnoz haline ait bu bilgiler bu bahisteki mtalaamza yardm etmee kafi gelecektir. O halde suni uyku ne demektir? acaba hakikaten bu hal bir uyku hali midir? Tecrbelerde kullanlan fenni usullere gre alnm neticeler katiyetle gsteriyor ki bu hal, bizim bildiimiz bir uyku hali deil, belki onun tamamiyle tersine vuku bulmu ruhun bir faaliyet halidir. Binaenaleyh buna suni uyku demek yanltr. Bunlarn mnakaasn ve izahn, burada lzumsuzluuna binaen yapacak deiliz. Biz sadece ve ksaca bu hale hipnoz veya somnablizma hali deyip geeceiz ve bu tabirle de bu halin realitesini imdilik en iyi ifade ettiimizi zannetmekteyiz.

C Hipnozun husul mekanizmasnn Neo-ispiritalizma gryle izah

Acaba hipnoz hali, hangi ruhi mihanikiyetle husule geliyor ve burada cereyan eden fizyopsikolojik hadiseler nelerdir? Bu hususta imdiye kadar herkes bir ey sylemek istemitir. Bunlardan birisi de biz olacaz. Hangi fikrin hangi nazariyenin bu ii daha iyi aydnlatm olacan zamanla, aratrmalarla ve mteakip tecrbelerle bulup tebarz ettirecek veya bunlardan daha iyisini ortaya koyabilecek ilim adamlar phesiz gelecektir. Biz bu hadise hakknda gerek kendi ahsi tecrbelerimizden alm olduumuz neticelere ve gerek bu ite hakikaten salahiyet ve bilgiyle alm byk aratrclarn ortaya koyduklar tecrbe ve mahedelere dayanarak burada arzedeceimiz hkmlere varm bulunuyoruz. Ruhun bedenle dorudan doruya mnasebette bulunmadn ve arada perispri gibi daha seyyal maddi bir vastann mevcudolduunu evvelce sylemitik. Ve gene evvelce bahis mevzuu ettiimiz gibi perisprinin de dorudan doruya bedene yapm olmadn biliyoruz. Buradaki irtibat, buutlu dnyamzn bir takm seyyal maddelerinden asabi, haruri, mknatsi ve daha bilmediimiz bir takm sptil seyyalelerin be bilhassa asabi seyyalenin yardmiyle mmkn olmaktadr. yle ki gerek hararetin ve gerek asabi seyyalenin azalmasiyle veya oalmasiyle perisprinin bedenle mnasebetleri gevemee yz tutar, hatta bu amiller gerek aadan gerek yukardan hududa biraz daha yaklatklar zaman vcudn adeta bir lm halini aldn grrz. Bu hal, hayati seyyalelerin tevziatnda husule gelen mnasebetsizlikler yznden perispri ile beden arasndaki irtibatn gevemesi ile husule gelir. Eer bu mutavasst seyyalelerin azalp oalmas aadan veya yukardan hududu aarsa perispri tamamiyle ve kati olarak bedenden ayrlr ki buna lm deriz. Bedenle perisprinin mnasebetine yaryan ve asabi sistemden ayrlmayan en mhim hayat amili asabi seyyale ile, ayn hayati gayelere matuf dier mutavasst avamil, ruhi messiriyetin tesiri altnda birbirine intikal edebilir. Mesela; manyatik seyyaleler asabi seyyalelere, haruri seyyaleler asabi veya manyatik seyyalelere geebilir. Bu ii idare eden ruh, kendi plan ve maksatlarna gre bu seyyal maddeler arasndaki muvazeneyi dzgn tutarak perisprinin bedenle irtibatn mmkn olduu kadar idame etmee alr. Bu noktay iyice dnp kavradktan sonra hipnoz halinin mihanikiyetini anlamak kolaylar. Zira bizim manyatik ve hipnotik vetirelerle yaptmz i, perispri ile beden arasnda muvazene halinde bulunan bu mutavasst seyyaleleri azaltp oaltarak veya vcudn bir ksmndan dier bir ksmna aktarma ederek bu muvazeneyi bozmaktan ve bylece perisprinin bedenle mnasebetlerini gevetmekten ibarettir. imdiye kadar hipnoz hadisesinin izahna dair serdedilmi mtalaalar arasnda bu fikir, zannmzca, hipnoz halinin dier nazariyelerinden daha akla yakn bir tarzda izahna yaryabilir. Bu nazariye ileride okuyucularmza takdim etmee alacamz dier bir eserde misalleriyle uzun uzadya mdafaa edilecektir. u halde hipnoz, perisprinin bedenden az ok ayrl, daha dorusu bedenle mnasebetlerini az ok gevetmi bir halidir, yani bir degajman halidir.

3 Psikolojik infisal ( La dissociation psychologique )

A Psikolojik infisal halinin ilmi manas ve metapsiik tetkikatte faydas

Fakat ruhla beden mnasebetlerinin gevemesi yalnz ve mutlaka hipnoz haline bal bir hadise deildir. nsan uyumadan da az ok derece farkiyle bu geveklii husule getirebilir. Esasen biz farknda olmadan bu gevekliin ok hafif ekillerine sk sk deriz. Mesela; her hangi bir eye dalarsnz, bu srada d alem sizin iin yok olmutur. O kadar ki etrafnzda konuulan eyleri, grltleri duymazsnz, gelip geenleri grmezsiniz. Hulasa bambaka bir alemde, daha dorusu kendi aleminizde, kendi iinizde yaamaa balarsnz, kendi varlnza dalarsnz. O srada sizin iradeniz dnda gibi grnen bir takm dnceler ve imajlar, hatta biraz ileri derecelerde, objektif denecek kadar bariz olarak sizin varlnzda canlanr. Ve siz bu dncelerin ve imajlarn iine gmlrsnz. Hi unutmaynz ki bu anda sizin perispriniz bedenle irtibatn az ok gevetmi bir halde bulunmaktadr. Bu gevemeden mtevellit ruhunuzun serbeslemesi, unutulmu bir takm eski hatralarnzn canlanmasna, hatta mutat hayatnzda beceremeyeceiniz bir takm parlak fikirlerin domasna sebebiyet verebilir. te buna dalgnlk veya tecerrt hali ( isolement ) derler. Fakat metapsiikte, bu halin tecribi yollarla daha ustalkl ve daha metodik tezahrlerini meydana getirmek mmkndr. Yani hipnoz tevlidetmeden baz metapsiik teknik vastalar kullanarak perisprinin bedenle mnasebetlerini gevetmek ve bu geveklik nispetinde ruhu Ispatyomun muhtelif merhalelerine gndermek kabildir. Fakat bu tabiri doru sylemedim: Burada ruhu Ispatyoma gndermek tabiri yerinde deildir. Zira ruhun Ispatyoma gitmesi esastr. Onun bu dnyadaki varl arzidir ve maddeye olan irtibatndan ileri gelmi bir neticedir. Bu irtibat geveyince ruhun dnyadan ayrlp Ispatyoma girmesi zaruri olur. u halde perisprinin bedenle mnasebetlerini gevetmek, onun Ispatyoma girmesini zaruri klmak demektir. nc cildin ekminezi bahsinde de tekrarlanaca gibi bu yoldan bir ok kymetli metapsiik tetkikatn muvaffakiyetle yaplmas mmkndr. Bu nasl olur? Burada esas mesele, ruhun alakasn muhtelif psikolojik usullerle dnya maddelerinden kesmee almaktr. Bu i yaplnca perispri-beden mnasebetleri kendi kendine gever. u halde buradaki teknik, sjede tecribi bir dalgnlk halini husule getirmee matuftur. Bu i yaplnca sje maddi alem hakkndaki bilgisini kaybetmez. Ne yaptn ve ne halde bulunduunu bilir. Binaenaleyh uyumamtr. Fakat o srada bu bilgiler onu ilgilendirmez. Yani o, d alemdeki hadiseler karsnda alakasz yabanc bir adam gibi kalr. Onun asl ilgisini eken, dikkatinin temerkz ettii yer kendi i alemidir ki biz bu aleme, adet yerini bulsun diye herkes gibi uur alt ( Subconscience ) deriz. Ruhun d alemden, yani dnyann maddi hayatndan ayrlmas her eyden evvel kendi iine dalmasn intaceder ve bu da onu zaruretiyle Ispatyoma doru srkler. Binaenaleyh

Iskatyomla yer yz arasnda bir eik, bir geit noktas vardr ki bu da uur altdr. te ilk dalgnlk halinde, d alemle ilgisi kesilmi bir ruhta Ispatyomun eiindekilere mahsus kendiliinden imajinasyon derhal faaliyete geer, daha dorusu o, faaliyet mahsllerini, yani imajlar objektif olarak tahakkuk ettirmee balar. Fakat bilhassa tecrbesiz sjeler, tpk Ispatyomun ilk merhalesinde veya hipnozun telkin mertebesinde bulunan varlklar gibi, bilmeden kurduklar imajlarn manasn ve meneini anlyamazlar. Dnyadaki maddi itiyatlarnn tesiri altnda kalarak, sjeler bu imajlar d alemde kendi kendine teekkl etmi bir takm objeler halinde kabul ederler. Degajman halindeki varlklarla Ispatyomdaki varlklarn ruhi halleri arasndaki bu benzeyi metapsiik tetkikatta, bilhassa lm tesi hadiselerinin mtalaasnda degajmann ne kadar kymetli bir tetkik vastas olabileceini dndrmee kafi gelir. Demek perisprinin bedenle mnasebetlerinin gevemesi, adi dalgnlk hallerinden balyarak derece derece artmak suretiyle lm hallerinde grnen tezahrlere kadar ileri gider ve perisprinin bedenle mnasebetleri gevedike ruhun serbes iradesini kullanmas ve daha yksek maddi ihtizazlar yakalayabilmesi imkan dahiline girer. u halde metapsiikte perisprinin bedenle mnasebetlerini gevetmek yolunu takibederek lm tesi hadiselerine ait iptidai bilgilerin mtalaasn yapmak pekala mmkn olur. Bu ilerle yakndan uramam kimseler, degajman halinde beliren bu imajlara << uur altna ait uydurma eyler >> deyip geivermek isterler. Fakat bu, stnkr bir dnce olur. Zira bu imajlar filhakika uur altna ait olduklar iin onlar sama ve deersiz eyler zanneden kimselerin dayand deliller yalnz kendi kafalarnda kalr. Bir insan, uur alt umanndan fkran imajlarn samaln iddia ederken kendi varlnn o ummanda yzdn unutmamaldr. Bize gre degajman halinde iken imajlarn bilhassa uur altiyle ilgili olmas onlarn insan varlna ait tetkikattaki kymetini daha ziyade tebarz ettirir. Burada tekrar hatrlatmak isteriz ki Ispatyom bahsinde uzun uzadya sylediimiz gibi orann ilk merhalelerindeki ruhi faaliyetlerin sklet merkezini bu uur altnn dourduu imajlar tekil etmektedir. Bu hususta kolay grnen baz hkmleri vermezden evvel zerinde durulmas lazm gelen bir takm meseleler vardr. uur alt nedir, imaj nedir, imajinasyon nedir? Btn bu suallerin zerinde ayr ayr durmak ve dnmek lazmdr. Biz bu bahislere ait kafi derecede sz syledik ve Ispatyomdaki hayatmzda bunlarn oynyacaklar ba rollerden de uzun uzadya bahsettik. una eminiz ki meselelerin mtalaasiyle Ispatyomdaki hayatmzn mtalaas ba baa gider. Esasen Ispatyom bahsinde geen fikirleri incelemi olanlar bizim degajman haliyle lm tesi hadiseleri arasndaki yaknla verdiimiz kymeti takdir ederler. lm mteakip ruhlarn ilk karlaaca unsur Pauchardn tebliinde sylenen << eik bekisi >> dir ki bu da vicdanmzn, bu << uur alt >> ndaki imajlarla gizli veya aikar irademizi kullanarak kurduu objektif ve reel hayatmzdr. O halde bir kalemde btn bu vicdann verdii istikametleri, mekni iradeleri ve uur alt imajlarn kymetten drmek ve onlar, mukadderatmzla ilgili mebahisin mtalaasnda demez, abes ve irreel saymak byk bir gaflet eseri olur. te bu hakikati bilmeden ve takdir etmeden Ispatyoma gemi kimselerin

vicdanlariyle, mekni iradeleriyle ve uur alt imajlariyle ba baa kaldklar zaman ve btn hayatlarnn, muhitlerinin ve alemlerinin bunlardan ibaret olduunu grdkleri zaman byk bir aknla, huzursuzlua ve belki de skntlara dmeleri muhtemeldir. unu bilmeli ki manevi varlmz bizim iin en byk bir realitedir. Bu varlmz uur yardmiyle idrak edebildiimiz ahsiyetimizdir. Halbuki ahsiyetimiz ancak vicdanmzla, gizli ve aikar irademizle ve uur altnda gml gemi yaamlara ait kazanlardan mtevellit milyonlarca ve milyonlarca imajlarla zenginleir. Bizim iin bunlardan daha kymetli ve daha reel ne olabilir? Acaba bizim bu reel kymetleri tanmamak itiyadmza sebebolan yer yznn avutucu ve gelip geici maddi hadiseleri bu ebedi varlmzdan daha m reel ve daha m kymetlidir? Eer bu sonuncularn evvelkilere birer vasta olduunu anlyabilirsek daha doru dnmek imkann buluruz. Btn tecrbeler, btn misaller ve bilhassa nmzde her an canlanan ve canl varln oumuza gz ya dktrerek ara sra hatrlanan lm hadisesi, lm tesi alemde uyanmas mukadder uur altndaki imajlara, gizli iradeye ve vicdana kymet vermiyen bir telakkinin boluunu ve hatta zararlarn gstermee kafi gelmi olmaldr. lla insann btn dnme, muhakeme etme kabiliyetleri uyumu ola. Biz gerek lm tesi hadiselerine ve gerek nc kitabmzda derinden derine mtalaasna balyacamz reenkarnasyonizmadaki tetkikata yaryacak bu hallerin zerinde ehemmiyetle durma faydal gryoruz. Zira biz kendimizi, istikbalimizi ve mukadderatmz renmek ihtiyacndayz ve bu ihtiyacmz tatmin edeceini beklediimiz her yoldan faydalanma gaye edinmiizdir. Uyumadan vuku bulan basit degajman halleri bazen kafi derecede derinletii zaman yksek kozmik ihtizazlarla sjelerin temas haline girmesi mmkn olur. O zaman bu yoldaki mtalaalar daha mull ve daha yksek neticelere bizi gtrr ve artk sjenin sadece halini, istikbalini aratrmaktan daha ileride tetkik mevzlar karmza kar zira bu dereceye getirilmi sjeler yksek alemlerden gelen ihtizazlar bize intikal ettirebilirler. Bu sayede Ispatyoma gemi dostlarmzdan, sevdiklerimizden ve nihayet bizi bilgileriyle, duygu ve tecrbeleriyle aydnlatmak istiyen yksek kardelerimizden, statlermzdan fikirler almak, onlarla muvasala halinde bulunmak imkann elde etmi oluruz. i bu kadar ileri gtrebilmek, tabiatiyle kolay deitdir. Bu yksek ettlere vasta olan degajman halleri ilk mertebelerdeki, yalnz sbjektif hayata ait imajinatif faaliyetlere tezahr zemini olan haller gibi basit deildir. Bu yksek psikolojik infisal halleri zerinde ett yapacak kimselerin umumi bilgi ile beraber bilhassa metapsiik bilgiler hakknda daha derin ve ok mull bir vukuf sahibi olmalar lazmdr. Bundan baka burada yksek bir ahlak, soukkanllk ve bilhassa irade ile desteklenmi sebatkar bir alma ve btn bunlarn fevkinde de byk bir hsnniyet arttr. Biz bu kitaba esas olan fikir unsurlarn kymetli bir kardeimizin byk feragatle ve hsnniyetle kabul ettii ve sebatla sonuna kadar gtrd bir mesaiye medyunuz. Bu sayede dnyamzda mmkn olabilen en yksek derecesindeki psikolojik infisal mertebelerine ulaan bu kardeimizin metapsiik vesatetinden istifade ederek kitabmzn muhtelif yerlerinde << stat >> namiyle andmz yksek alemlerin varlklarndan faydalanmak saadetini idrak ettik. Medyomumuz bu halinde iken insan olunun asla duyamayaca tatl,

huzur verici yksek alemlerin varln belirten fikir ve duygu ihtizazlarndan mtevellit psiik dalgalar iinde ykselmek saadetini doya doya tatt. Fakat hemen unu da ilave edeyim ki degajman hallerinin bu en yksek mertebelerine girerken yolda uranacak saysz geri merhaleler ve konaklar da vardr ki bunlardan elde edilecek faydalar hi de mhimsenmiyecek eyler deildir. Hemen her ciddi ve sebatkar aratrcnn grme ve aratrma kudretinin yettii nispette bu konaklarda bulaca yle zengin mtalaa mevzular vardr ki insan daha yksek merhalelere hazrlyan bu mevzular sadece dnyann donmu fizikoimik ilimlerindeki usulleri kullanmakla tetkik edilemez.

B- Psikolojik infisale ait baz mahedeler

Evvelce degajman hallerinin mtalaasiyle Ispatyom hayatna ait baz tetkikatn mmkn olacan ve infisal ( dissociation ) halindeki sjelerle Ispatyomdaki varlklarn szleri arasnda mabehetlerin bulunduunu sylemitim. Bu iddiam tecrbelerden ve mahedelerden alnm vakalara dayanmaktadr. Bu hususta okuyucularm aydnlatmak iin hem dier aratrclarn mahedelerinden, hem de kendi tecrbelerimden bir iki paray yazacam. Bunlar tetkik edilir ve bilhassa Ispatyomun ilk merhalelerindeki varlklarn, Ipatyom bahsinde zikretmi olduumuz teblileriyle karlatrlrsa aralarnda byk bir mabehetin mevcudiyeti grlr. Fakat bu mabehet ayniyet deildir. Zira nihayet bizim, zerlerinde tecrbe yaptmz sjeler lmu, yani bedenleriyle bsbtn alakalarn kesmi deildirler. Bundan baka uurlar da ortadan kalkmamtr. Binaenaleyh sjelerimiz istedikleri zaman uurlarn faaliyete getirmek ve dnyaya dnmek imkanna maliktirler. Bu hal tamamiyle Ispatyoma gemi ve hemen istedii zaman dnyaya dnemiyecek bir hale gelmi bir varln halinden baka trl olmak lazm gelir. Aadaki tebihle, bu iki halde yayan varlklarn durumlarn okuyucularmn nazarnda daha iyi tebarz ettirebileceimi zannediyorum: lmle, maddeden bsbtn ayrlm bir varlk Ispatyoma girmitir, orann badiseleri iinde yaar. Psikolojik infisal halindeki insan ise ancak Ispatyomun kapsndan bakar ve ieri girmeden orada olup biten eyleri grr. Psikolojik infisal hadisesine dair vereceim misallerin birincisi E. Caslandan alnmtr. Burada sjenin grd eyleri, onun uur altndan ayr ve bamsz varlklar gibi dnmek hatadr. Bunlar ya sjenin bilmeden yapt imajinatif faaliyetiyle veya daha yksek varlklar tarafndan sjenin uur altndaki izlerle alakadar olarak gnderilmi imajinasyon mahslleriyle meydana gelmi bir takm mizansenlerdir ve bu mizansenlerin hi phesiz uur altiyla, uur altndaki izler ve intibalarla sk skya alakas vardr: << te bir ate gl. Bir pun kasesinden ykseliyor gibi buradan byk alevler fkryor. Alevlerin ular frtnal bir havada dumandan girdap halinde dnyor. Alevlerin dibinde vuvayyant ( sje ) imizazlar yapan bir takm varlklarn mevcudiyetini seziyor. Bunlarn bedenleri sanki byk birer elektrik ampulne benziyor, bu ampuller ilerinden yanyor. Onlarn bir tanesinden korkun bir haydudolduuna dair bir takm hatralar zuhur ediyor. Bu hatralar vuvayyantta ( sjede ) u vizyonu husule getiriyor:

<< Haydut XIV nc asra ait bir atonun atsndan gece ieri giriyor, hizmetiyi ve gen bir kei obann bouyor, sonra aa kattaki bir salona iniyor ve dier iki hayduda kapy ayor. Her birden sessizce dolaplar kartryor ve bir odaya giriyor, oradaki iftiyi ve karsn ldryor. Bu srada beikte uyumakta olan bir ocuk uyanyor ve baryor haydut eliyle ocuu boynundan yakalyor ve bir tavuk boazlar gibi onu da bouyor. Bu varlk yapm olduu bu ilerden mteessiftir. Fakat onun bu teessf merhametten deil, o zaman yapt bu ilerden elde ettii faydalarn imdi ekmekte olduu cehennemi ikenceler yannda ok clz ve ehemmiyetsiz kaldn anladndandr. >> Burada grnen imajlarn uursuzca bir irade ile yaplm imajinasyon mahsl olduuna phe edilemez ve bizce bunlarn asl kymeti de buradadr. Bu neviden mahedeler Ispatyomda eik bekiliini yapan uur altnn Ispatyoma doru evirmi olduu aydnlatc projektrler gibidir. Biz bunlar kullanmakta gsterebildiimiz maharet nispetinde Ispatyomun yava yava kysn bucan aratrmak imkann elde etmi oluruz. Caslanda bu neviden daha bir ok mahedeler vardr. Biz bir taraftan bu mahedelere yukarda zikrettiimiz ekilde byk kymet verirken dier taraftan bu mellifin onlar hakknda yapm olduu tefsirlere itirak etmekte kendimiz mazur grrz. Zira bizce sjenin grd bu varlklar orada, yani Ispatyomda mevcut hakiki ruh varlklar deildir. Yukarda sylediimiz yollarda husule gelmi imajlardr ki bunlar da Ispatyomla alakadar uur altnn imajlardr. Psikolojik infisal haline dair yapm olduumuz kendi tecrbelerimizden de bir ka misal vermek isterim. lk vereceim misal 18 yanda saf bir gen kzn degajman haline aittir. Buradaki sjenin imajinatif faaliyeti henz iptidai izolman merhalesinde kalm degajman derecesindedir. Yani bu imajlar uur altnn daha sathi, daha dnyaya yakn ksmlarna aittir. Binaenaleyh dikkat edilirse burada, gen bir kza ait mutat safiyet haliyle beraber dnya hayatnn gnlk tesirleri de sezilmektedir. << ... Ak bir ova... ki tarafl kavaklar... Kavaklarn dibinden dar bir su akyor... Kulama hi duymadm bir ku sesi geldi. Ne tuhaf ey! Kanarya sesine benziyor, ama deil... Bunun nerde olduunu gremiyorum... Ay, ay grdm. Ne tuhaf ku, gagas ne kvrk. Krmz gerdan var, kanatlar kl renginde, bana bakyor ve mtemadiyen cak, cak, diye tyor... Ay, ay bir de yuvas var. inde yumurta duruyor... Ku st aacnn zerinde duruyor, sdn altndan bir su akyor... imdi byk bir ehirdeyim... Be yol azndaym, ne tarafa gideceimi ardm... Fakat burada kalabalk yok... Yerler hep asfalt, binalar geni, yksek... Btn evler daireler gibi byk... Yolun ortasnda eme gibi yksek bir yer var. Ben oradaym, ykskte duruyorum... Duruyorum... Gelen geenler var. Birisini durdurmak istedim, geti, durmad. Bir kadn daha geiyor, kendisini durdurmak istedim, o da durmad... Burada kimse benimle alakadar olmuyor... Buradaki insanlar yolda sanki koar gibi hzl, hzl gidiyorlar... Bir kadnn peine takldm. Kranta sal ufak, tuvaleti ve apkas var, elinde antas duruyor, yannda da bir kpek var... Bana eliyle iaretler yapyor... Galiba bu kadnn dili yok. enemi okad, suallerime cevap vermeden gitti... Caddede yryorum... Bir ok pasajlar var, geitli yerler var, muazzam binalar var. Gidiyorum... Yeilliklerle rtl yksek bir duvar takibediyorum... Duvarda bir kapnn yanna geldim. Kapdan girdim. Kaldrml bir yere ktm. Geni bir meydan var. leride aalklarn altnda kzlar oynuyorlar. Beni yabanc zannettiler, benimle elenmee baladlar. Bunlar tuhaf tuhaf kzlar... p atlyorlar. Omuzlarnda gzel iki rgl salar var, mektep formalar giymiler... Formalar sar ve kahve

renginde... Siyah ayakkab ve siyah oraplar var... ki kz karma geldi... Bana yabanc yabanc bakyorlar... Konuuyorlar fakat dillerini anlyamyorum. Benim iin yabanc bir dil... Yalnz isimlerini sylediler... Birisinin ismi Nadya, tekinin Bibi... A, gittiler... >> Fakat degajman biraz daha ileri gtrnce, yani perisprinin bedenle mnasebeti biraz daha gevetilince Ispatyoma sjeler biraz daha kaynam bulunuyorlar, daha yakndan, daha candan orann tesirlerini duymaa balyorlar ve naho tablolar, az ok huzursuzluk veren imajlar, bir takm bulutlu, kapank duygular, bilhassa Ispatyom bahsinde ruhlar tarafndan verilmi tafsilata benzer karanlk, soukluk ve bunalma halleri yava yava kendisini gstermee balyor. Aada verdiim misal niversite talebesinden Bay V... ye aittir. ( 30/4/938 tarihli celse zabtnamesinden: )

<< Hep mavi bir bulanklk iindeyim... Kendimi kaybettim, kendimden haberim yok. Ben yalnz iinde yaadm muhiti biliyorum ( dikkat edilirse burada kendini kaybettiini syliyen sje, iinde yaad muhitin bizzat kendi varl olduunu idrak edememektedir. ) Bu muhitte daha derinlemek istiyorum... Buradan ayrlmak istiyorum, fakat bir trl alakam kesemiyorum. Yukarlarda bir takm kark eyler var, bulut gibi eyler... Btn bunlar geiyorum... Fakat baka bulutlar geldi, bunlar beyaz renkte... Bir boluk iindeyim mavi bir muhit... Fakat gene bulutlar geldi. Bulutlarn iinde yuvarlanyorum... Glkle bunlar gemee alyorum... Daha koyu mavi bir yerdeyim. Buras donuk, etrafm bombo. Donuk koyu, kesif bir muhitteyim. Ara sra bulutlar gelip geiyor... imdi mavi bir boluk iinde kaldm. Altmda bir bulut tabakas var... Tabaka, tabaka bulutlar iindeyim; fakat kyorum, kyorum hep ayn bulutlar iindeyim... Kendimi bulutlardan kurtaramyorum. >> Burada grlen bulanklk ve boluk hisleri bu zatn dorudan doruya uur altna ait imajlarn bir tecellisidir. Onun uur altndaki bu imaj fakirliine baknca son dnya hayatnda henz kafi derede verimli bir tecrbe hayat geirmediini aa yukar tahmin edebiliriz. Aada vereceim misalde de ayn haleti ruhiyeyi gryoruz. Burada sje gen ve bekar bir kzdr. Bu kzcaz hayatn manasn yalnz elencede, zevk ve sefada bulmu, dnyadaki varln gayesini yalnz gelip geici kaprislerini tatmin etmekte grm ve nihayet duygu ve dnce hayatn zenginletirecek sanata, ilime mteallik ciddi mebahis zerinde biraz olsun durmaa tahamml edememitir. Aadaki mahedeyi okuyanlar byle bir haleti ruhiyenin en hafif bir degajman halinde bile ne derece kesif ve ar, ayn zamanda skc, bombo bir atmosferi hazrladn aka greceklerdir. ( Bayan C.. ile yaplan 10/XI/940 celsesi zabtnamesinden baz paralar: ) << Bulutlar arasndaym, st tarafm biraz ak fakat her tarafm bulutlu... Bu bulutlarn renkleri var. Mavi, lacivert. Burada bulutlarn temas bana yumuak bir his veriyor, pamuk gibi... Ben bulutlarn ortasndaym. ok kaln bir tabaka iindeyim... Buras souk, bulutlar her taraf kaplam, batan baa bulut... Hibir yer grnmyor... Ben hareket ediyorum. Mtemadiyen gidiyorum fakat hep bulutlar ortasndaym... imdi bulutlarn rengi ald. Bembeyaz oldu, kar gibi. Fakat baz yerleri gene koyu, baz yerleri kuruni renkte... Bulutlar bir trl dalmyor, onlar da hareket ediyorlar. Ara sra aklayorlar, fakat gene koyulayorlar... imdi bir para bulut geliyor. Tam ortasndaym bulutlarn... korkmuyorum, yorum.. Hayr, hayr korkuyorum. Rahat deilim... Souk, souk... Deceim diye korkuyorum beni buradan ayrn, ayrlmak istiyorum. >>

Okuyucularm bu satrlar gzden geirirken evvelce Ispatyom bahsinde yazm olduum, baz dezenkarne ruhlarn oradaki hayatlarna dair verdikleri tafsilat gayr ihtiyari hatrlamlardr. Fakat unu okuyucularma katiyetle temin ederim ki bu tecrbe sjesi olan Bayan C... in ne ruhlarla, ne Ispatyomla, ne metapsiiin en iptidai mebahisiyle alakas olmadktan mada, kendisinde byle ciddi mebahisle ilgilenme kabiliyeti de yoktur. Binaenaleyh Ispatyomdan alnm tebliatla, bunlardan haberi olmyan bir insann degajman halindeki szleri arasndaki mabehet ciddi bir aratrcy derin, derin dnmee sevkedebilir. Biz bu bayann ilk Ispatyom hayatnda karlaaca bu bulutlu kesif atmosferin kendisi iin pek ho olmayacan teessr duyarak imdiden tahmin edebiliriz. Aada vereceim dier misaldeki zat da Bayan C...gibi tatsz bir atmosfer iinde yaamaktadr. Asl dikkate deen cihet udur ki bu iki ahsn mutat hayat aa yukar birbirine benzemektedir. Yani bu da dardan grnte << kt >> bir insan olmamakla beraber, evvelki gibi havai, manasz ve yalnz maddi itihalar peinde koan ve ciddi fikir ve duygu hayatndan kaan bir genihtiyardr. << Bulutlar iindeyim bouluyorum, gittike bulutlar beni sktryor... Bulutlarn temasn hissediyorum fakat evvela yumuak olan bu bulutlar sktka sertleiyor ve beni hareket edemez bir hale getiriyor. ( Dikkat edilirse buradaki atmosferin daha kesif ve skc olduu grlr. ) Bir ses alr gibi oluyorum... Yanl, kimse yok. Baryorum, kimse cevap vermiyor. Zaten kimseyi grmeme imkan yok ki. Kapank, boucu, skc bir bulut tabakas iindeyim... Bulutlarn rengi ara sra deiiyor fakat bu bulutlar, zannedersem bir kre halinde ve tabaka tabaka... lk krenin rengi sarmtrak, ikinci kre daha kesif... Buras ok skntl bir yer. Uzun mddet kalamyacam. >> Bu kadar skntl atmosfere ramen sjelerin Ispatyomdaki varlklar gibi byk bir strap ekmediklarini gryoruz. Bunun da sebebini evvelce sylemitik, tekrar hatrlatyoruz: Evvela ne de olsa bu varlklar daha dnyaya ve bedenlerine baldrlar. Binaenaleyh onlarn maddi bedenleri darda teekkl eden ihtizazlardan - o ihtizazlar ne kadar kaba ve kesif olursa olsun - bir kalkan gibi perispriyi, hi olmazsa ksmen muhafaza etmektedir. Yani degaje olmu sjelerin, perisprileri henz maddeye merbutiyet yznden azok kesif olduu iin dezenkarne Ispatyom varlklarnn perisprileri gibi kesif ihtizazlara kar kesif maddelerin himayesinden mahrum deildirler. Ispatyom varlklar bedenden tamamiyle mahrumdurlar ve ruhun tekil ettii imajlardan doan ihtizazlarla himayesiz bir surette temas halindedir. Ve onlarn tesirlerini bylterek btn iddetiyle duyarlar. Halbuki bedendeki ruhlar ne kadar degaje olmu bulunursa bulunsunlar azok bedene olan irtibatlar yznden bu ihtizazlar tadil edecek ve frenleyecek maddi unsurlara maliktirler. Saniyen degajman halindeki varlklar, dezenkarne olmadklarndan istedikleri zaman tekrar dnyaya avdet etmek ve bedene girmek onlar iin mmkndr. Bu da onlar Ispatyomun naho baz dalgalar karsnda avutur. Fakat bazen olduka geri bir insan varl, hafif bir degajman halinde bile, aa yukar Ispatyomdaki varlklarn duyduu straplara yakn aclar kendilerine hissettirebilecek kadar kesif ve ar imajlarla karlaabilirler. imdi vereceim misal, olduka geri ve bakalarna ktlk yapmaktan holanan bir insan ile yaptmz degajman tecrbeleri esnasnda, onun duygularndan alnm birka paray ihtiva eder. Bu zatn da dierleri gibi ismini vermekte mazurum. Yalnz u kadarn syliyebilirim ki u anda kendisi iimizden ayrlm bulunmaktadr. ( 10/III/942 celsesi zabtnamesinden: )

<< Karanlk iindeyim ne rahatm, ne rahatszm. Souk var. Kimseyi gremiyorum. ( Degajman hali biraz daha ileri gtrld: ) Donuk, yar karanlkta bir yere geldim... Her tarafta kara bulutlar var... Korkuyorum, yorum... Kara, simsiyah bulutlar... Bulut, etrafm bulut iinde... ( Degajman hali biraz daha ileri gtrld: ) Ne yapaym, syleyin ne yapaym? Bunalyorum, nefes alamyorum... Hava alacak yer kalmad... Korkun karanlk bulutlar da gibi zerime hcum ediyor... Yalnz etrafmda deil... Bu bulutlar iime kadar giriyor. imde dmda her tarafmda bulut... Of, of kalbim duruyor, bunalyorum... >> Bittabi tecrbeye derhal nihayet verildi. Okuyucularm ok iyi takdir etmilerdir ki burada geen ifadelerle Ispatyomdan gelen tebliat arasnda pek az fark vardr. Tekrar hatrlatmak isterim ki dnyadakilerin, sklnca son dakikada tecrbeye nihayet vermek suretiyle btn skntlarn refetmek ve onlar sadece geirilmi korkun bir kabus haline irca etmek mmkndr. Fakat Ispatyomdakiler iin bu imkan mevcut deildir. Ve bu hal onlarn straplarn iddetlendirici sebeplerden birini tekil eder. u halde insann Ispatyoma gtrecei hamuleleri, yani Pauchardn tabiri vehile, dnyada yakmadan oraya intikal ettirecei crufu hakknda faydal bilgiler toplyabilmek ve bunlardan insan mukadderatna ait bir ett mevzuu karmak iin psikolojik infisal hali kymetli bir aratrma vastas olacaktr.

4 Hipnoz ve psikolojik infisal hallerinde ekminezi

Hipnoz ve psikolojik infisal hallerinin esas itibariyle ayn ey olduunu yazmtk. Bunlarn arasndaki fark hipnozda uur halinin bulunmamas, infisal halinde ise uur halinin mevcut fakat muallakta kalmas ve uur altyla alakasn kesmi olmasdr. Hipnoz halinde insan ruhunun duygusu ve melekeleri beyin basksndan azok kurtulmutur. Ruh bu halinde nispeten biraz daha serbestir, dnyamzn maddi alaikinden kendisini biraz daha kurtarmtr. Bunun neticesi olarak kendisinde maddi dncenin tesiri ok azalmtr. Bu hal ruhun kendi varlna dnmesini ve kendi melekerinden daha geni mikyasta istifade edebilmesini intaceder. Grlyor ki bu usuln esasn kaba tabirle, uur altn uur basksndan kurtarmak tekil eder ki bunun hakiki manasn ruhun, hadiseleri dima kanaliyle idrak etmek mecburiyetinden kurtulmu olmasnda aramamz lazm gelir. Psikolojik infisale gelince; burada da uur alt sahasn ar basksiyle karartan uur bertaraf edilmitir. Aradaki fark udur: Evvelkinde uur hali bsbtn ortadan kalkmtr, yani sjenin dnyamzdaki mutat idrak yollar uyumutur. [ 1 ] Onun iin buna uyku hali demilerdir. Dierinde ise sjenin idrak yollar aktr. O, hadiseleri mutat halindeki gibi idrak eder. Yani uyumamtr. Fakat bu halde husule gelen idrak, onun uur alt sahas zerinde hibir bask tesirini gstermez. Burada uur kaybolmamtr. Ancak asl bir halde kalmtr, yani uur altiyle alakasn kesmitir. Bu halde bulunan bir sjede uur ve uur alt halleri birbirinden mstakil ayr ayr varlklar gibi kymetlerini muhafaza ederler. Onun iin biz buna psikolojik infisal hali dedik. Bu halde karmza adeta iki ahsiyet kar ve bu iki ahsiyet birbirini tanr fakat hi birisinin zahiren dieri zerinde aikar bir messiriyeti grnmez. Tecribi yoldan husule getirilebilen bu infisal halinin mtalaasiyle modern psikolojide ve neo-ispiritalizmada ok verimli bulgularn elde edilebileceine kaniim

Hipnoz halinde sje zerinde yaplan tecrbelerden uyandktan sonra onun haberi olmaz. Psikolojik infisal halinde bulunan sjelerde ise sje her zaman maddi alemdeki varln mdrik olduundan tecrbeyi mteakip, tecrbe esnasnda geen btn hadiseleri hatrlar. Neticeleri bir olan bu iki aratrma yolundan ikincisinin daha pratik, kolay ve ayn zamanda daha verimli olduunu zannediyorum. Manyetik hipnoz halinin her insan zerinde husule getirilebilmesi kolay bir i deildir. statistiklere gre bu iteki muvaffakiyet yzde 10-15 i gemez. Bundan baka her insann << kaytsz, artsz kendisini mcerriplerin iradelerine terk ve teslim >> etmesi de kolay kolay temin edilemez ve nihayet uyku halinin baz arzalar ve bunlardan mtevellit muvaffakiyetsizlikler de bir ok bakmdan ii gletirir. Buna mukabil, ne yapldn bilen, iradesine tamamiyle sahibolduunu idrak eden ve hadiseleri mutat uuriyle takibedebilen bir insan, sje olmaa daha kolaylkla rza gsterebilecei gibi infisal halindeki sjelerin, hipnoz halinde melhuz baz arzalara uramamas da bu halin lehine kaydedilecek bir neticedir. Biz kendi tecrbelerimize gre bu yoldaki muvaffakiyetin en aa yzde yetmii bulduunu grdk. Bununla beraber psikolojik infisal halinin inkiafna ait ettler henz tekemml etmi deildir. Binaenaleyh hipnoz yoliyle ekminezi aratrmalar bir mddet daha evvelki usuln nnde yryecektir. imdi biz burada evvela hipnotik hallerle olan ekmineziyi ksaca gzden geirdikten sonra psikolojik infisal haliyle de bu iin yaplabileceini gsteren ihzari ve ahsi tecrbelerimizden bahsedeceiz. AEkminezi nedir?

Ekminezi daha geni lde nc kitabmzdaki tahattur bahsinde mtalaa edilecektir. Biz burada sadece hipnoz ve psikolojik infisal hallerinde ekminezi hadisesinin mmkn olup olmad fikri zerinde durmak ve bu yolu biraz aydnlatmak iin u ksa bendi am bulunduk. Evvela ekminezinin ne demek olduunu ksaca izah edeyim. nc kitapta uzun uzadya sylenecei gibi insan, mrnn her hangi bir anda grp geirmi olduu btn hadiseleri en ufak teferruatna kadar ruhunda tekrar canlandrabilir. Yani bizim anladmz manada unutma hadisesi yoktur. te ruha giren ve hi birisi kaybolmyan intibalarn her hangi bir zamanda btn tazelikleriyle ve kendilerine refakat eden fikir ve duygu unsurlariyle tekrar canlanmas haline ekminezi derler. Ekminezi tabiri ilk defa Bordeau tp fakltesi dekan Dr. Pitre tarafndan kullanlmtr. ( 74 ) Bu tabirle, mutat halinde iken birka gnlk hayatn bile laykiyle hatrlyamyan bir insann, hipnoz haline girdikten sonra 8, 10, 20 ve hatta daha fazla sene evvelki hayatna ait btn unutulmu hadiseleri, en ince teferruatna varncaya kadar ve sanki onlarn iinde bu gn yayormuasna canl olarak hatrlamas akla gelir. Hatta bunu klasik manada anlalan << hatrlamalar >> dan ayrdermek iin << hatrlamak >> deil, << tekrar yaamak >> diye

ifade edersek ekmineziyi daha iyi anlatm oluruz. nk mutat halde biz mazinin bir parasn yarm yamalak hatrlarken onun gemi bir zamanda olduunu idrak ederiz. Yani hal iinde yaarken ve hal iinde bulunduumuzu bilirken maziden bahsederiz. Binaenaleyh burada reel hayatmz, hali hazrdaki hadiseler tekil eder. Halbuki ekminezide i baka trldr. Burada hali hazrdaki hadiseler, sjenin maziye gtrd nispette istikbale doru uzaklam ve sje iin mehulat alemine karm olur. Mesela 20 sene geriye gtrlen bir sjenin bu gnk hayat kendisi iin yirmi sene sonra gelecek mehulatla dolu bir istikbal halini alr, buna mukabil 20 sene evvelki hayatnda bu gn yayormu gibi yaamaa balar.

a Hipnoz halinde ekminezi

Bu enteresan ruhi haletin mtalaasna Dr. Pitrenin mahedesiyle balamak istiyorum. Dr. Pitrenin sjesi 17 yanda bir kzcazdr. Kendisi ocuk iken kaba bir gaskonya diliyle konuuyordu. Fakat sonradan bu dili unutmu ve Franszca konumaa balamt. Sje hipnoz halinde 12 sene genletiriyor, bu suretle be yanda bir ocuk halini alyor. O srada o, Franszcay unutuyor ve gaskonya diliyle konumaa balyor. 5 yana ait hayatnn hadiselerini tafsilatl olarak bu dille anlatyor. Kendisine Franszca hitabettikleri zaman o, buna cevap vermiyor. nk bu dili henz renmemitir. Ayn zamanda be yandan sonraki hayatna dair sorulan suallere de cevap veremiyor. Zira bunlar kendisince istikbale ait mehul eylerdir. ( 74 ) Aadaki misal bu hususta bizi biraz daha ileri gtryor ve hipnoz halindeki ekminezinin ne kadar byk bir realite olduunu ifade ediyor. Burada hatrlamann yalnz psikolojik tarafn deil, psikolojik hadiselere refakat eden fizyolojik tezahratn da gryoruz. Yalnz bu misali tetkik ederek sjenin mazide bu gn yaar gibi yaadn kolayca anlyabilirsiniz. Bu misali P. Janetden alyorum. Profesr sjesi Roseu hipnoz haline koyduktan sonra iki sene evveline gtryor, fakat bu srada hi aklna gelmiyen bir hadise ile karlayor. Kadn strap ekmee balyor. Profesrn sorgusuna cevap vermek istemiyor, utanyor. Fakat nihayet hal ve tavriyle gebe olduunu anlatyor. Bu srada karnnn da itii grlyor. Hakikaten o tarihte bu halin vukua gelmi olduu bilahare anlalyor ( 65 ). Ayn mellifin dier bir sje ile yapt tecrbesi de yukardakine benzer. Bu sjenin sol gz krdr. Kendisi bu arzann anadan doma olduunu iddia ediyor. Profesr sjeyi hipnoz haline koyduktan sonra 7 yana getiriyor. O, hala krdr. Fakat bir sene daha genletirilince, yani 6 yana gtrlnce sjenin krl kayboluyor ve iki gziyle de grmee balyor. Demek o, sol gznn grme kabiliyetini 6 yanda iken kaybetmitir. ( 65 ) 6 yandaki hayatna dnd zaman, iki gznn grme kabiliyetinden bol bol faydalanan kzcazn bu halini mazinin alelade bir hatrlanmasndan baka trl bir hadise telakki etmek lazmgelir. Aadaki misal ekminezi hakknda okuyucularma daha ak fikirler verebilir: << Jeanne R... 24 yandadr... Kolayca hipnotize edilebilmektedir. Histeriktir. Hipnozdan sonra vuku bulan btn hadiseleri unutmaktadr...

<< Kendisine 6 yanda olduu sylendi. Bunun zerine o, kendisini ailesinin yannda grmee balad: Akam yemei sonu sohpetindedirler, kestane soyuyorlar. Onun can uyumak istiyor ve kardeinin yardmn istiyor. Fakat erkek kardei yerdeki kestanelerden evler yapyor. << O, ok tembeldir, ancak kestanelerin on tanesini soyabildi. Geri kalan kestaneleri benim soymam lazm geliyor. >> << Bu halde iken Limoj lehesiyle konuuyor. Okuyup yazmasn bilmiyor. Ancak A. B. C. yi tanyabiliyor. Franszca bir kelime bile konuamyor. Kk kz kardei uyumak istemiyor, << 9 aylk kz kardeimi daima badi badi dolatrmak lazm. >> diyor. Burada J. R... bir ocuk halindedir.... << Kendisine iki dakika sonra 10 yanda olaca sylenince btn fizyolojisi deiiyor. imdi Moustierslerin atosunda bulunmaktadr. Oradaki tablolar hayranlkla seyrediyor. Kendisiyle beraber olan kz kardelerini soruyor. Konumasn yeni renmi ocuklar gibi konuuyor. << ki senedenberi mektebe gitmektedir. Fakat imdi oraya devam edemiyor. Annesi ekseriya hasta olduundan kz ve erkek kardelerine kendisi bakmak mecburiyetindedir. << Yazy 6 aydanberi renmektedir. aramba gn yazd bir imladan bahsediyor. Btn bir sayfay ezberden ve olduka kolaylkla yazabilmitir. Bu, 10 yanda iken olan yazsdr. Mamafi imlada henz o kadar ileride deildir. << Marie Couteau benden daha az hata yapyor, ben daima Marie Puybaudet ve Marie Couteau dan geriyim. Fakat Marie Louise Roland benden de geridir. Zannedersem iimizde en ok yanl yapa Jeanne Beaulieudr. >> << Kendisine 15 yanda olduu sylendi. Monmart da Bayan Bruneriernin yanndadr. << Yarn bir merasim var, bir dn merasimi.... Benim klavyem Leon olacak. Oh! Ben baloya gidemiyeceim. Bayan Brunerier oraya gitmemi istemiyor. Fakat ben on be dakika kadar ondan gizli olarak baloya gideceim. >> << Petit Savoyad yazyor. Evvelki yazs ile bunun arasnda byk fark var. Uyandktan sonra bu yazsn grnce ok hayret ediyor. nk onu tamamiyle unutmutu. On yanda iken yazd paralarn kendisine aidolduunu kabul etmiyor. >> Bir ok dier misaller iinde bu misal baz ince noktalariyle ekminezi hakknda daha ak bir fikir verebilir. Burada gemi vakalarn alelade hatrlanmas deil, gemi bir hayatn itiyatlar, duygu ve telakkileri, kabiliyetleri ve nihayet fizyolojik ve psikolojik btn imkanlar o zamanki gibi tekrar canlanmaktadr. imdi hipnoz halinde olan ekmineziye ait kendi tecrbelerimin bir iki tanesinden baz paralar yazacam. Bunun sebebi, bu tecrbelerde tesbit edebildiim ufak bir hususiyettir ki bu hususiyet hipnoz halinde ekminezinin shhatini ve hakikatini ispat etmee yarar: Burada dikkat edilirse sje hipnoz halinde mazideki hayatn anlatrken onlar saati saatine ve hatta dakikas dakikasna sylyor. Fakat uyku zamanlarna rasgetirilen saatlerde ne yaptn kendisinden sorulunca susuyor, cevap vermiyor ve derin bir uyku halini gsteriyor. Halbuki Yalnz bu bahisler zerinde deil, umumi kltr itibariyle de bu sje bilgisizdi. Hele onun byle metapsiikteki ekminezi arzalarn inceden inceye dnp etraf aldatmak iin onlar tatbik edebileceine inanmak mmkn olmaz. Bundan baka sjenin hipnoz halinde olduu ve

uurunu tamamiyle kaybetmi bulunduu, hatta uyku halinin somnablizma derecesine kadar ileri gtrld, tarafmzdan kullanlan bir ok mrakebe usulleriyle tesbit edilmiti. Binaenaleyh o, esasen d alemle, dnya ile alakasn gevetmi bulunuyordu. u halde onun gemi zamanlardaki uyank hallerine ait hadiseleri birer birer sylemesine mukabil uyku saatlerinde sessizliini muhafaza etmesi, ve hibir szmz iitmeyip derin bir uyku halinde grnmesi ilmi manalar haiz olsa gerektir. Bu zat Kabilde bir tp messesesinde mstahdemdir. Ve ismi Nebi Handr. ( 7/III/945 tarihli celse zabtnamesinden: ) << S imdi saat 9,30. Sizi dokuz buuk saat genletiriyorum. Bu gn saat 12 desiniz. imdi ne yapyorsunuz? << C Messesedeyim. << S Orada ne yapyorsunuz? << C Gnete duruyorum. << S Bir buuk saat daha genletiniz, ne yapyorsunuz? << C Kan aryorum. ...................... << S Siz kimsiniz? << C Ahmet nebi. << S Sizi iki saat daha genletiriyorum, saat sekiz buuk oldu ne yabyorsunuz? << C Evdeyim. << S Evde ne yapyorsuzunuz? << C Marangozla konuuyorum. << S Yedi buuk saat daha genletiniz, saat bir, ne yapyorsunuz? << C ................ << S Cevap vermeniz lazm saat birdir? << C ................ << S Niin cevap vermiyorsunuz, cevap vermemenizin sebebini syleyiniz? << C ................ << S imdi iki saat daha ihtiyarladnz, saat oldu, ne yapyorsunuz? << C ................ << S Saat be oldu ne yapyorsunuz, imdi artk bana mutlaka cevap vereceksiniz ve bir ey syliyeceksiniz? << C ................ << S Nebi Han! Nebi Han, bana cevap veriniz << C ................ ( Bu srada sje atl ve bir kle halinde, operatrn szlerine kar hi bir duygu hali gstermeden derin derin uyumaktadr. ) << S Saat yedi oldu, imdi ne yapyorsunuz? << C ................ << S Saat sekiz oldu, ne yapyorsunuz? << C ay iiyorum. << S Saat dokuz buuk ilh.. >> Ayn sje ile yaplm mteaddit tecrbelerden bir tanesini daha veriyorum.

( 27/III7945 tarihli celse zabtnamesinden: ) << S Siz 1321 senesi Hut [ 1 ] aynn onuncu gn saat dokuz buuktasnz, ne yapyorsunuz? ( Sje bu suretle iki sene genletirilmi bulunuyordu. ) << C Evdeyim. << S Evde ne yapyorsunuz? << C Hi. << S imdi 1320 senesi Hut aynn onuncu gn sabah saat dokuzu elli dakika geiyor, ne yapyorsunuz? << C ... Elbise giyiyorum. << S imdi on oldu. << C Darlamana gidiyorum. ( Burada sjenin alt messese vardr. ) << S On be dakika daha ihtiyarladnz, ne yapyorsunuz? << C Darlamandaym. << S On be dakika daha ihtiyarladnz, saat on buuk oldu? [ 1 ] Afganisdan da kullanlan ay isimlerinden biri << C Darlamandaym. << S Orada ne yapyorsunuz? << C Konuuyorum. << S Kiminle konuuyorsunuz? << C Kazm ile. << S Ne konuuyorsunuz, siz ne sylyorsunuz? << C Ben dinliyorum. ( Unutulmasn ki bu srada sje sene evvel gemi bir gnn her hangi bir saat ve hatta dakikasndaki vakay anlatmaktadr. ) << S O ne sylyor? << C Mnakaa yapyor. << S Hangi meseleyi mnakaa yapyor? << C Kandhar meselesi? << S Hangi kandhar meselesi? << C Benim orada olduumu... Ve amcamn da orada olduunu... Ve orada yaptrdmz ev hakknda konuuyor. << S imdi sene daha genletiniz. 1317 senesi Hut aynn onundasnz saat on. Ne yapyorsunuz? << C ........ ( Barsaklarndan hasta olan sjenin sylemek istemedii, ihtimal o srada bir ii vard. ) << S ( Birka pas daha yapld. ) imdi siz 1317 senesi Hut aynn onundasnz saat dokuz buuk. Ne yapyorsunuz. << C ( yznde strapl imizazlar belirdi) Uffffff !... barsaklarm aryor. (Sje bu tarihte ar bir barsak hastal geirmitir. ) << S Alt ay daha gen oldunuz, << C Evet. << S imdi 1315 senesi Hut aynn onundasnz, yani iki sene daha genletiniz. Ne yapyorsunuz. << C Hastaya ine yapyorum ( Sje o tarihlerde hakikaten baka bir messesede, yani

sanatoryomda hastabakclk yapyordu. ) << S Nerde ine yapyorsunuz? << C Sanatoryomda. << S Sanatoryomun neresinde? << C ne odasnda. << S Yannzda kim var? << C Mehmet Hakim. >> O tarihte operatr mezkur sanatoryomun efi bulunuyordu ve sjenin bahis mevzuu ettii Mehmet Hakim, orann ba hastabakcs olarak hala vazifesine devam ediyordu. Fakat burada dikkate deer nokta, sjenin yedi sene evvelki bir gn ve saatte yapt ii halen yapyormu gibi anlatmasdr. Aada vereceim ayn sje ile yaplm tecrbelerden dier paralar bu sjenin hipnoz halinde biraz daha genletirilmi yalarna aittir. ( 3/IV/945 celsesi zabtnamesinden: ) << S Siz imdi 1310 senesinin Cevza aynn onunda bulunuyorsunuz, yani yirmi yandasnz. ( Sje bu suretle takriben 11 sene genletirilmitir. ) Sabah saat on, nerdesiniz? << C Evdeyim. << S imdi saat on bir oldu, ne yapyorsunuz? << C Tarladaym. << S Yannzda kimse var m? << C Evet aabeyim ver. << S Aabeyiniz ne yapyor? << C Yonca biiyor. << S imdi saat leden sonra drt oldu, nerdesiniz? << C Badaym, dolayorum. << S Yannzda kim var. << C Hizmeti. << S Hizmeti ile ne yapyorsunuz? << C Konuuyorum, yonca bimesini sylyorum, ( On bir sene evvel gemi bir gnn, her hangi bir saat ve dakikasnda konuulan szlerin bu suretle hatrlanmas mutat ahvalden olmasa gerektir. ) << S imdi 1305 senesindesiniz. ( sje takriben 14-15 yalarnda ) << C Ne diyorsun anlamyorum. ( Burada dikkkate deen hadise udur: Bilhassa oralarda kyde yayan gen ocuklarn sene ile, tarihle alakalar yoktur. Bu hal ile sjenin bana verdii cevap arasnda bir mutabakat vardr. ) << S Siz imdi 15 yandasnz; yani 15 sene daha genlemi bulunuyorsunuz. << C Hah! ( Sjenin imdiye kadar hep << evet >> ile cevap vermesine mukabil imdi tam bir kyl gibi konumas da ayrca dikkate deer. ) << S Nerdesiniz? << C Evdeyim. << S Ne yapyorsunuz? << C Hi, ne yapacam. << S Ka yandasnz?

<< C Ne bileyim. << S imdi saat drt oldu, yani sekiz saat ihtiyarladnz nerdesiniz? << C Badaym. << S Ne yapyorsunuz? << C Kardeimle beraber oynuyoruz. << S ne yapmasn biliyor musunuz? << C Ne sylyorsun be! ( Dikkat edilirse ancak yirmi yalarna doru rendii hastabakclk mesleine ait bilgilerden o zaman sjenin haberi yoktur. Bu bilgisizlik halinin tecelli etmesi, nezaketini kaybetmesi ve lisaniyle, hal ve tavriyle on be yandaki kyl ocuu durumunu gstermesi, rerinde durulacak ruhi hallerdir. ) << S Sizi biraz daha genletireceim. << C ( Sjede ihtilalar grnd, strapl bir ekilde inlemee balad, yznn ifadesi deiti. ) << S ( Bir ka pas yapldktan sonra ) imdi ok rahatsnz, kendinizi rahat hissediyorsunuz deil mi? << C Yoruldum. >> Tecrbeye nihayet verildi.

b Psikolojik infisal yolile ekminezi

Hipnoz yoliyle ekminezi hadisesi zerinde az ok allm ise de psikolojik infisal yoliyle bu psiik tezahr zerinde durulmamtr. Halbuki hipnozla bu halin esaslar arasndaki birlik nazar itibara alnrsa psikolojik infisal halinde de ekmineziye ait mtalaalarn yaplabilecei hakl olarak dnlr. Fakat biz daha ileri giderek, bilhassa hipnotik vetireler yannda tecrbe artlar itibariyle evvelce sylediimiz bir ok sebepten, kolay olan psikolojik infisal haliyle bu nevi tetkikatn daha verimli almalara yol aacan syliyebiliriz. Bunun iin ekmineziye ait iptidai almalara ehemmiyet verdik. Bu tecrbelerimiz bittabi yenidir ve daha ilerletilmee muhtatr. Fakat bunlar tekemml ettirildii takdirde gemi zamanlar ve hatta gemi hayatlar, adeta dnk veya bu sabahki hadiseleri hatrlar gibi ve onlarn iinde - phesiz ancak tabiat kanunlarnn imkan ve msaadesi nispetinde - imdi yayormuasna, herkesin hatrlamas mmkn olabilecektir. Bu halin cemiyette, ilim hayatnda oynyaca rol imdiden tahmin etmek bile mmkn olmaz. Bilhassa nc kitabmzdaki mebahisi gzden geirerek okuyucularm bu yolda her ciddi aratrc iin tatbiki kabil yeni aratrmalara ne kadar byk ihtiyacolduunu takdir etmekte gecikmiyeceklerdir. Aada vereceim misaller psikolojik infisal halindeki ekimnezi tezahrlerinin mtalaasna yaryacak ilk denemelerdir. Bu yolda yrnd takdirde daha verimli ve faydal sahalara klabileceinden phe etmiyorum. Tecrbe hazrl: Bu tecrbede kllanlan sje, N... adnda ve 18 yanda bir kzcazdr. Tahsili ancak orta derecededir, asabi mizal deildir, shhati iyi ve akli durumu tabiidir.

Evvelce asistanlardan birisi tarafndan ardan baz resimli kartlar tedarik edilmiti. Bu kartlar tecrbelerin devam ettii mddete asistanlar, operatr ve sje tarafndan grlmemk zere zarflara konup kapatlmtr. unu da iaret edelim ki tecrbelerin btn devamnca sje mesaimizin ekli ve gayesi hakknda hi bir ey bilmiyordu. Kendisi topluluumuza ilk defa 20/11/940 da Bay Dr. Zht Tinel tarafndan takdim edilmi ve takdim edildii gn tecrbelerin ilk safhasna balanmt. Tecrbe neticelerini bozmamak iin yapacamz iler hakknda sjeye hi bir ey sylememee karar vermitik. ( 20/11/1940 aramba tecrbesi: ) << Bu tecrbe stanbulda enberlita ta Dr. Zht Tinelin evindeki mutat ilmi toplantlarda ilk defa takdim edilen Bayan N... ile yaplmtr. Operatr Dr. B. Ruhselman dr. Sjeye, her hangi bir tecrbenin yaplmaa balad hissini vermemek iin onun mektep hayatna ve gndelik meguliyetlerine dair havai bir takm sualler sorulduu srada sz getirilerek kendisine bir kart gsterilecei ve ona dikkatle bakmas lazm geldii tenbih edildi. Kzcaza, bu teklifin manasn anlamaa vakit brakmadan saat tam 9,30 da kapal zarflardan bir tanesi gelii gzel ald ve iindeki resim Dr. Z. T... tarafndan on saniyelik bir mddetle sjeye gsterildi. Sje ile kendisi arasndaki mesafe takriben bir metrelik idi. Bunu mteakip operatr kart eline ald ve resimli tarafna bakmadan kartn arkasnda, aklna gelen ilk yedi kelimeyi birbiri altna yazd. Resimli tarafn eliyle kapatarak sjeye bu yazlar be saniyelik bir mddetle gsterdi. Bu ameliyeden sonra kart tekrar zarfa konuldu ve kapatld, zerine de tecrbe tarih ve saati yazld. Bundan sonra sjenin fikrini ve duygusunu, grd resimlerin ve yazlarn tesirinden uzaklatrmak ve onun, bunlar ezberlemesine meydan vermemek iin kendisini daha alakaland baka mevzular zerinde megul etmee baladk. Esasen o, bu ilerden bir ey anlamyor ve kafasnda onlar kimbilir nasl tefsir ediyordu. Binaenaleyh pek ksa bir zamanda grd eylerin hatrasn kendisinden uzaklatrmak kolay olmutu. Bu tecrbeler aramzda mukarrer olan muhtelif zamanlarda ve baka baka resimlerle tekrar edildi. Yalnz her tecrbede kartlar sjeye gsterme mddeti ksaltlyordu. Mesela 14/12/1940 tarihinde gsterdiimiz kartlardan birisini yedi saniyelik, ikincisini de be saniyelik mddetle sjeye gstermitik. Bu suretle tecrbenin ilk ksm bitmi oluyordu. Bunu mteakip sjeye kendisiyle olan ilerimizin bittiini ve artk celselerimize itirak etmesine lzum kalmadn syledik. Bittabi o, bunlardan hi bir ey anlamakszn bizden ayrld. Fakat kendisi uzaktan takibolunuyordu. nk onun hi beklemedii ve her eyi unuttuu bir zamanda tecrbelerin ikinci ksm balyacak ve neticeler alnacakt. Bu suretle sje ile zahiri hi bir temas vukubulmadan iki ay geti. Karar verdiimiz bir gnde sje davet edilerek tecrbelere devam olundu. Bu tecrbelerden bir iki tanesinin zabtnamesini nerediyorum. ( 24/1/1941 celsesi zabtnamesinden: )

<< Sje psikolojik infisal haline kondu ve tedricen hayatnn gerisine doru gnderildi. lk kart kendisine gsterdiimiz ana kadar getirildi. << S Dr. Bay Zht size bir kart gsteriyor. Onu gryor musunuz? << C Evet ( ekil. 5 ).

ekil 5

<< S Ne gryorsunuz? ( Hatrlatrz ki bu kartn muhtevasndan evvelce hi birimizin haberi yoktu. ) << C Bir msr kart gryorum. ( Bu kart sjeye ancak on saniye kadar gsterilmiti. ) << S O kartta neler gryorsunuz? << C ki atl adam, iki kii deve ekiyor. ( Kartta birisi n planda byk, dieri de arka planda kk ve zerinde birer insan bulunan iki at var. Kenarda da uzakta iki deve gidiyor. ndeki deveyi, gvdesi arka tarafta kald iin glkle ancak bacaklar grnebilen bir adam, arkadakini de devenin yannda yryen dier bir adam sevketmektedir. ) << S Baka ne gryorsunuz? << C Birka kii yryor. ( Yedi kii yrmektedir.) << S Baka? << C Bir aa var. ( nde bir tek hurma aac ykselmektedir. Fakat en arka planda ve uzakta ayr ayr fark edilmeyen aalar ve aalk bir saha mevcut. ) << S Kartn arkasna baknz ne gryorsunuz? << C Yazlar gryorum. ( Bu kartn arkasna kurun kalemle yedi kelime u sra ile yazlm bulunmaktayd: Kalem, tebeir, kitap, defter, hokka, kat, lastik. ) << S Yazlar okuyunuz. << C Tebeir... Kalem... Defter... Hokka, lastik. ( Tam bu srada darda sjeyi rahatsz edici bir grlt peyda oldu. Celseyi tadil etmek zorunda kaldk. Burada srann bozukluundan sarfnazar, yedi kelimede iki hata ile muvaffakiyet hasl olmutur denilebilir. ) ( 22/2/1941 tarihli celse zabtnamesinden: ) << S imdi 14/12/1940 gnndeyiz. Bugn cumartesi. Saat 4,45 geiyor. << C Evet. << S Dr. Zht Bey size bir kart gsteriyor. ( Bu kart sjeye ay evvel yedi saniyelik mddetle gsterilmiti ) ( ekil 6 ). << C Gryorum. << S Ne gryorsunuz? << C Camiye benzer bir yer, kubbeli falan. ( Kart Arabistan arlarndan birisini gsteriyor. Buradaki manzara hakikaten kubbeleri ile Trkiyede bir cami avlusuna benzetilebilir. )

<< S Baka ne gryorsunuz? << C Ortada bir mektep gryorum. ( Yolun ortasnda bir mektep durmaktadr. )

ekil - 6

<< S Baka ne gryorsunuz? << C Bunun zerine bir yk saryorlar, gryorum. ( Bir erkek merkebin zerine bir yk yklemektedir. ) << S Baka ne gryorsunuz? << C Karmda iki pencere var, birisi st tarafta, dieri alt tarafta. Bu pencerelerin stleri yuvarlak, ikincisi biraz ufak. ( arnn zeri kubbelerle, blmelerle rtl. Bu blmeler arasnda yukarda birisi birinci blmede nde, dieri de ikinci blmede arkada iki pencere var. kinci pencere birinciye nazaran daha kk ve aada grnyor. Pencerelerin stleri mukavves. ) << S Daha neler gryorsunuz? << C Aada sola doru alt yedi kii gryorum. Ayakta duruyorlar, konuuyorlar. ( Solda ayakta drt kii konuuyor vaziyette durmaktadr. Daha nde drt kii oturuyor. ) << S Sonra? << C Bu kadar gryorum. << S Arkada bir eyler var m? << C Arkada sol tarafta iki kiinin durduunu gryorum. << S Merkebe dikkat ediniz ne vaziyettedir? << C Yz bana doru. ( Merkebin yz n tarafa, sjeye bakyor. ) << S Merkebin rengi nasl? << C Siyah. ( Koyu kahve rengidir. ) << S Merkebin yannda duran var m? << C ki kii.( Merkebin sol taraf ile duvar arasndan gemek zere yryen bir kadn var. Merkebin sanda bir erkek yk yklyor. ) << S Ne yapyorlar? << C Sol tarafta erkek sa tarafta kadn. Erkek yk yklyor. << S Erkein kyafeti nasl tarif ediniz? << C Yn elbiseli, Msrlya benziyor. ( Arabistana mahsus bir kyafet. )

<< S imdi dikkat ediniz! Dr. size dier bir kart gsteriyor. ( Bu ikinci kart sjeye hemen evvelki birinci kart mteakip be saniye bir mddetle gsterilmiti. ) ( ekil 7 ).

ekil 7

<< C Evet gryorum. << S Ne gryorsunuz? << C Bir dere. stten, yuvarlams bir kpr geiyor. Kprnn stnde bir kz... Dayanm duruyor. Aada rdekler var. Kz, bu rdeklere bakyor, gryorum. ( Kartn sol tarafnda bir dere akyor. Derenin zerinde mukavves tahta kpr var. Bir kz kprnn zerinde bir eliyle kprnn parmaklna dayanm aadaki rdeklere bakar vaziyette duruyor. ) << S Baka ne gryorsunuz? << C Kzn arkasnda bir aa var. ( Doru ) << S Baka? << C Derede karmakark bir sazlk var. ( Derenin sol ve sa sahillerinde sazlya benziyen nebatlar var.) << S Baka ne gryorsunuz? << C Etraf ak yeil ovalar gryorum. ( Kprnn br tarafnda derenin dier sahilinden itibaren yeil sahalar grnyor. ) << S Baka? << C Yedi tane rdek var. ( Resimde alt rdek grnyor. ) << S Bunlar ne yapyorlar? << C Suyun iindeler. ( Drt tanesi suyun iinde iki tanesi de sudan km vaziyette. ) << S Hepsi suyun iinde mi? << C Kimisi sudan kyor gibi gryorum. << S Ka tanesi suyun iinde? << C Be tanesi suyun iinde gryorum. Sa tarafa doru geliyorlar. ( Drt tanesi suyun iinde. Hepsinin yzleri sa sahile mteveccih. ) << S Ka tanesi sudan kyor gibi gryorsunuz? << C ki tanesi. ( Doru ) << S Ka tane aa gryorsunuz?

<< C Kzn arkasnda bir aa kprnn br tarafnda... >> Bu neticeler ok mhimdir. Belki ilk bakta mutat bir hal gibi grnen bu hatrlamalarn zannedildii gibi olmadn okuyucularmn takdir etmesi ok kolaydr. Hi grmediiniz bir tabloya be say sayncaya kadar baknz. Bu ii yaptktan sonra ay onunla megul olmaynz. ay sonra tabloda grdnz eyleri hatrlamaa alnz. Alacanz netice ile yukardaki neticeleri karlatrnz. Bunu yaptktan sonra Bayan N... ile yaplan tecrbelerin manasn ve ciddi aratrclara bu nevi tecrbelerin neleri vadettiini kolayca takdir edeceksiniz. Kald ki siz tecrbenin mahiyetini bildiiniz iin ne yapsanz resmi unutmamak iin azok iradi bir gayret sarfedersiniz. Bu ii hi bir ey sezdirmeden dier bir arkadanzla yaparsanz iki ay sonra resimden onun aklnda hi bir eyin kalmam olduunu grrsnz. ( 20/3/1041 tarihli celse zabtnamesinden: ) ( Sjeye yirmi gn evvel gelii gzel Franszca bir ders kitabnn beinci says, on saniyelik mddetle gsterilmiti. Sje Franszcay ancak glkle okuyabilecek kadar az biliyor. Bu sayfann banda bir mektep snf resmi vardr. Altnda da bu snftaki eyaya ait u yazlar yazldr: Premiere leon, La classe, levez vous. 1- Regardez le professeur 2- Regardez le garon 3- Regrdez la fille 4- Regadez le tableau 5- Regardez la craie. ) << S Kanc sayfay gryorsunuz? << C Beinci. << S Kanc ders? << C kinci. ( Yanl ). << S Sayfann banda ne var? << C Bir snf resmi. << S Bu sayfada yaz var m? << C Var. << S Okuyun bakalm o yazy? << C La classe, tesez vous, regardez le professeur, regardez la fille regardez le garon, regardez la craie arada geen yanl kelimeler ve srann bozukluu evvela hatralarn henz yenilii, saniyen sjenin Franszca ya hakim olmamas ve ihtimal bu yzden uurlu faaliyetlerin ie karmas ile mnasebettar olsa gerektir. Aadaki misal ayn sje ile ayn mevzu zerinde, fakat dier bir tertipte yapm olduumuz tecrbelerden birisine aittir. Bu tecrbeden alnan neticeler evvelce sjenin hayatnn muhtelif zamanlarnda geirmi olduu hadiseler hakknda kendisine sezdirilmeden tarafmzdan tutulan notlarla kontrol edilmitir. ( 29/3/1941 tarihli celse zabtnamesinden: ) ( Sje muayyen usullerle drt ay genletirildikten sonra: )

<< S Drt ay evvel ikinci Terinin 23 nc gnnde yayorsunuz. << C Evet. << S Saat sabahn sekizidir, ne gryorsunuz? << C Yataktan kalktm gryorum. ( Doru ) << S Baka? << C imdi kabineye girip elimi yzm ykadm. Dar kyorum, gryorum. << S Devam ediniz? << C imdi arka odada kahvalt ediyorum, gryorum. ( Doru ) << S Kahvaltda neler yiyorsunuz? << C Zeytin, reel, tereya, kaar peyniri. ( Doru ) << S Yannzda kimler var? << C Amcam, teyzem baka kimse yok. ( Bu zevat Dr. Z. T ile zevcesidir. ) << S Onlar neler yapyor, bize anlatr msnz? << C Amcam bir mektup yazyor. Bana: Bu mektubu Mehmet efendiye gtr. Onu babasna gndersin. Kahvaltdan sonra git! diyor. ( Buradaki hikaye udur: Dr. bir hizmeti hakknda tandklarndan birinin oluna mektup yazyor. Ve babasnn bu ii takibetmesini istiyor. ) << S Kahvaltdan sonra mektubu gtryor musunuz? << C Kalktm. Epeyce bir zaman geiyor. Kad alp gtrdm. ( Doru ) << S Kime gtrdnz? << C Mehmet efendiye. << S Mehmet efendiyi gryor musunuz? << C Hayr kendisi yok, ailesine verdim. Mektubu bana okuttu ve tekrar geri verdim. ( Doru ) [ Bay Mehmedin ailesi okumasn bilmiyor. ] << S Yazlar gryor musunuz? << C Hafif kara kara gryorum. << S Mektubun ilk cmlesini okuyunuz? << C Mehmet efendi, ben bu kz yanma evlat eklinde alyorum. ( Doru ) << S Sonra? << C Size teklifim udur: ( Doru ) << S Mektup nasl bitiyor? << C Bu artlarm kabul ederseniz olur. ( Doru ) <<Simdi hafta daha ihtiyarladnz. Birinci kanunun 14 nc gnndesiniz. Saat on iki. << C Minderin zerinde oturuyorum. ( Doru ) << S Akam saat drttesiniz? << C Koltukta oturuyor ve nak iliyorum. ( Doru ) << S Akam saat alt oldu, ne yapyorsunuz? << C Toplantnz var. Ben de sizin iinizdeyim. ( Bu toplant evvelce bahsedilen sjeye birbiri arkasndan iki kart gsterdiimiz akama aittir. ) << S Siz ne yapyorsunuz? << C Sizi dinliyorum. << S Saat alt buuu on geiyor. Biz u anda ne konuuyoruz? << C Siz hanm ablama sual soruyorsunuz. ( Doru. Sjenin hanm ablam dedii zat toplant arkadalarmzdan felsefe muallimi bir bayandr. ) << S Ne soruyorum? << C Hayvan ruhu ile insan ruhu arasnda ne fark var diyorsunuz? ( Doru ) << S O ne cevap veriyor? << C nsanlarnki daha inkiaf etmitir diyor. ( Doru )

<< S Devam ediniz! << C Ne bakmdan? diyorsunuz, irade bakmndan diyor. Siz, hayvanda da irade var diyorsunuz. O itiraz ediyor. Hayvanlarda irade yok, insiyak var diyor. Siz irade nedir? diyorsunuz. Bir iin olmasn istemek diyor. Hayvanlarn istedii hi bir i yok mudur? diyorsunuz. Hanm ablam susuyor. >> [ 1 ]

[ 1 ] Takriben buuk ay evvel felsefe muallimi bayan ile aramzda geen, sjenin bahsettii mbahase u yolda cereyan etmiti: - Hayvan ruhu ile insan ruhu arasnda ne fark vardr? -nsanlarn ruhu daha ziyade inkiaf etmitir. -nsan ruhu ne bakmdan inkiaf etmitir? - rade bakmndan. -Fakat hayvanlarn da iradesi vardr, buna ne dersiniz? - Hayvanlarda irade yoktur, onlar insiyaklar ile hareket ederler. - radeyi tarif ediniz, irade nedir? - Bir iin olmasn bir insann istemesidir. - Hayvanlarn olmasn istedii hi bir i yok mudur? - ..... ) Unutulmasn ki bu mevzuu sjenin fikri kabiliyetinin ve bilgisinin stndedir. drt ay evvel rasgele konuulmu bir mevzuu, yle bir kulak misafiri olan bir insann kendi bilgisi dnda kalan bu mevzu ile aylarca hi megul olmadan aa yukar felsefi tabirleri ile cmlesi cmlesine tekrarlayabilmesi psikolojinin mutat nazariyeleri ile izah edilen hadiselerden deildir. Mesela, insiyak kelimesinin ne olduunu sje bilmiyordu. Ve belki de bu kelimeyi pek az iitmiti. Veya belki de hi duymamt. Saniyen elimizde eer o zamana ait zabtnameler bulunmasa idi mbahasede geen bu kelimeleri hatta bu cmleleri bizim bile byle kelimesi kelimesine hatrlayabilmemize imkan kalmazd.

PERSPRNN BEDENLE MNASEBETLERNN BULAIK HALYLE GEVEMES

1 Umumi mtalaa

zolman, degajman ve lm hallerinin derece farkiyle ayn ey olduklarn sylemitik. Btn bunlarn esas, perisprinin bedenle mnasebetlerinin az ok gevemesidir. Fakat degajman halinin baka bir modalitesi daha vardr ki burada daha maddi bir vetire cereyan eder. Yukarda sylediimiz degajman ekillerinden perispri nispeten saf bir haldedir. Geri dnya maddesine bal perispriler ne kader saf olursa olsunlar yeni kurtulduklar zaman gene az ok kesif bir halde iseler de aada mtalaasn yapacamz perisprilerin kesafet derecesine nispetle bunlara saf halde diyebiliriz. Demek bulak, yani daha maddi bir halde bedenle olan mnasebetlerini gevetmi perisprilerin evvelkine nazaran bir takm maddi hususiyetleri vardr. te bu maddi hususiyetlerdir ki dedubluman ve

materyalizasyon hallerinin, biraz ileride syliyeceimiz fizikoimik tezahrlerini meydana getirir. Acaba bu hususiyetler nelerdir? Degajmann bu modalitesinde perispri bedenden baz partiklleri de beraberce srkleyip dar kartr. u halde burada biz bedenin bir nevi inhilaliyle karlayoruz. Ksaca sylenen bu szler bu hadisenin ehemmiyetini okuyucunun zihninde derhal belirtecektir. Bir insan bedeninin - kaba tabirle - erimesi ve perisprinin bu eriyen ksmlar alp baka bir yere gtrmesi fizyolojinin ve morfolojinin henz tetkik sahas dnda kalm en yksek tertipte biyolojik bir hadise olmak lazm gelir ki bunlara, bu yolda alan alimler ( Ch. Richet ) animik tezahrler demilerdir. te bu bahsimiz, ilerideki bahislerimizi aydnlatmaa yaryacak animizmann baz noktalar zerinde ksa bir mtalaa yapmaa tahsis edilmitir. Biz perisprinin bylece bedenden maddi partikller alarak hsmi ayrlmasndan mtevellit tezahrlerini iki byk grupta toplyacaz. Bunlardan birisi dedubluman; dieri de materyalizasyondur. Bize gre btn objektif metapsiik tezahrler bu iki gruptaki fenomenler etrafnda topland gibi bu fenomenlerin ilmi mtalaas da ancak dedubluman ve materyalizasyon hallerinin iyice mtalaasiyle yaplabilir. Kitabmz bir << traite de metapsychique >> olmadndan bu meselenin tafsilatna burada giriemiyeceiz. Ancak mtalaamzn mphem kalmamas iin u kadar sylemek isteriz ki gerek ispritizmada tecribi olarak elde edilen fizik tezahrler, gerek kendiliinden vukua gelen kark ev hadiseleri, aporlar, tayyi merahil hikayeleri, aparisyonlar, okltistlerin bahsettikleri skp ( Succube ) enkp ( incube ) hadiseleri, beyaz ve siyah majilere ait tezahrler hep bu dedubluman ve materyalizasyon hallerinin trl trl varyetelerinden ibaret eylerdir. Bu szlerden anlalyor ki ekseriya meydan bo bulan cahil, arlatan, menfaatperest bir sr maskaralarn istismar vastas yaptklar bu yksek metapsiik ve animik tezahrlerin bu hale dmesindeki mesuliyet ilim adamlar omuzlarna yklenmelidir. nk; objektif bir hadisenin ilim mehafilince inkar veya istihfaf edilmesi onlarn bir takm ak gz arlatanlar tarafndan istismar vastas olmalarna hi bir engel tekil etmiyecei gibi bilakis bu ileri kolaylatrr da. Biz bu halin bylece devam edemeyeceine kaniiz. lim sevgisi ve ykselme hrs ve bilhassa insann kendi enerji kaynaklarn kefedip onlardan istifade etmek itiyak ruhun bir zaruretidir. Bu zaruret insan, ilmin her ubesinde olduu gibi bu yksek metapsiik mebahisinde de er ge bir takm almalara ve cehitlere srkliyecektir ve bu gn bu hal balamtr bile. Bu szlerimiz esasz deildir. Biz son senelerde bu ilere kendilerini veren bir ok yksek alimlerin, mtefekkirlerin mesailerini grdkten sonra ve bu mesainin ciddi ve mspet neticelerini inceleyip bir ok noktalarnda onlar kendi tecrbelerimizle de tahkik ettikten sonra bu hkm vermek cesaretini kendimizde grdk. u halde imdi ksaca mtalaasna balyacamz animizma, neo-spiritalizmann da en mhim, esasl bir tetkik vastas olacaktr. Sadece metapsiizma ve neo-ispiritalizmann bu

animizma bahsinin bile tek bana bir niversitede, bir akademide veya bir enstitde, ilmin dier uabat gibi ayr bir tetkik mevzuu olmak liyakatinin kabul ve teslim edilmesi lazm gelir. lim hayat iin buna az ok iddetli bir ihtiya da vardr. Zira bundan edilecek ilmi istifadeler dier ilim ubelerindekilerden az olmyacaktr. Ve hatta daha ileri giderek diyebiliriz ki bunlar, bizzat kendi varlmza, kendi kudretlerimizin inkiafina, yani dorudan doruya insan hayatna ve mukadderatna bal birer mtalaa mevzuu olduu iin dier ilim ubeleri arasnda hususi bir ehemmiyet kazanr. Benim kanaatime gre bu lzumu imdiden takdir eden memleketler, mstakbel insan bilgisine ait ilimlerde gelecek insanln belki birer nderi ve stad olacaktr. Animizma nam altnda mtalaa edeceimiz, perisprinin insan bedeninden baz partiklleri alarak darda objektif kymetler vcude getirmesinin, en hafif eklindeki kaba hasselerimize arpmyan ve ancak sansitif sjeler tarafndan grlebilen iptidai tezahrlerinden, be hissimizin bir kan veya hepsini ilgilendirebilecek derecede ilerlemi ve maddilemi objektif tezahrlerine kadar muhtelif ekilleri vardr. Fakat bunlarn en ileri derecede grnen tezahrleri, insanlar arasnda ya cehaletle veyahut bilerek veya bilmiyerek vuku bulan istismarc zihniyetle muayyen snf ve zmreler tarafndan inhisar altna alnmaa allm ve o zmre saliklerinin elinde bu ilmi hakikatler birer imtiyaz ve propaganda veyahut, dediim gibi bir kazan vastas olarak kullanlmak suretiyle hakiki ilmi hviyetini kaybetmitir. Hint ve Msr mabetlerindeki itikatlardan tutunuz da btn dinlerde, her din salikinin, o dine maletmek istedii veya eski devirlerden beri sihirbazlarn istismar vastas olarak kullandklar bu hadiseleri burada bizden evvelki aratrclarn da yaptklar tarzda ve ilmi hviyeti iinde tetkik etmee balyacaz. Kanaatimize gre bu halin dinle, zht ve takva ile, imtiyazl kudretlerle, meleklerle, cin ve eytanlarla hi bir iliii yoktur. Bu hal baz uzvi artlar altnda, baz fizyo-psikolojik vetirelerle vukua gelen bir tabiat hadisesidir, ruhla beden mnasebetlerine ait maddi ve ilmi tezahrdr. Yukarda saydm telakkiler ancak ruhbeden mnasebetlerine ait bilgilerin inkiaf edememi olduu zeminlerde kk salabilir ve bunlar faydal reymlerin nevnemasna engel arsz ayrk otlarna benzer. Reel ve objektif bir hadise, ciddi ilim yoliyle tetkik edilmezse cahillerin eline onlar istismar etmek frsat verilmi olur. Halbuki dedubluman ve materyalizasyon fenomenleri ilim aleminin imdiye kadar sarahaten yabanc kald birer realitedir. Muayyen fizyolojik artlara tabi herkes nasl lyorsa, lm nasl tabii ve fizyo-psikolojik bir hadise ise lmn daha hafif ve natam bir ekli olan degajman hali de btn modaliteleriyle beraber ylece tabii bir hadisedir. Zira btn bunlarda esas vetire birdir. Yani perispri-beden mnasebetlerinin az ok gevemesi veya bsbtn kopmas btn bu hadiselerin esasn tekil eder. Degajman umumi bir tabirdir. O, perisprinin bedenle mnasebetlerinin az veya ok gevemi olduunu ifade eder. Sylediimiz gibi biz onun az ok saf haliyle bedenden ayrlmasn, beden partikllerinden bir ksmn da beraber srkliyerek ayrlmasndan tefrik ediyoruz. Fakat bu tasnifin nispi olduunu tekrar hatrlatmak isteriz. Yoksa her degajmann bilhassa ilk anlarnda perisprilerin madde ile azok bulak olduunu gsteren mahedelere malikiz. Netekim lm hali birinci modalitenin en yksek derecesi saylmakla beraber, baz ahvalde ikinci modliteye de girebilir. lm annda vaki olan baz aparisyonlar bu yoldan izah ederiz.

Perisprinin, degaje olurken beden partikllerini beraberce srklemesi, bedenin bir demateryalizasyonu ile mterafk olur. Bu tabirin delalet ettii manay ileride uzun uzadya anlatacaz. Perispri bedenden alm olduu partikllerin kantitatif derecesine gre az veya ok kesif bir halde darda objektif kymetler kazanr. Byle kesif bir perispri, beden dnda azok fizikoimik alemimizin, yani dnyamzn artlarna tabi olmak zorunda kalr. Bu halin neticesi olarak byle materyalize perispriler, vastal veya vastasz yollardan mahsusat alemimize girebilirler ve o zaman biz onlar tpk bir insan varl gibi az ok objektif bir varlk halinde kymetlendirmee muvaffak oluruz. Bu modalitenin birinci eklini dedublumanlar tekil eder. Demek dedubluman, insan bedeni dnda, perisprinin beden aksamn alp baka bir yerde tekasf etmesi halidir. Bedenden ayrlm ve baka bir yerde tekasf etmi perispriye duble derler. Bu modalitenin ikinci ekli de materyalizasyondur. Biz evvela dedubluman hadiselerini, sonra da materyalizasyon bahsine ait hadiseleri mtalaa edeceiz.

2- Dedubluman hadisesine ait kendiliinden tezahrlere dair bir ka misal

Dedublumann ilmi tecribi tetkikatna girimezden evvel bu fizyo-psikolojik hadise hakknda okuyucularma mmkn olduu kadar canl ve ak bir fikir verebilmek iin onun en bariz vasflarn gsteren kendiliinden olma ( Spontane ) misallerden bir kan takdim etmek istiyorum. Burada vereceim misaller ilmi salahiyetleriyle tannm aratrclarn eserlerinde mevcut yzlerce misalden bir kadr. Bunu da dediim gibi ancak dedublumann manas hakknda okuyucularma canl bir fikir vermek iin yapyorum. Dedubluman hadisesinin hakiki olup olmadn okuyucularm bu yazlar ve bu bahisle alakal dier eserleri inceden inceye tetkik ettikten sonra takdir edeceklerdir. Zira bu i ancak uzun bir tetkik ve tahlil ile mmkn olur. 1- lk misali E. Bozzanodan alyorum: << Aadaki mektup, R.P.F. cemiyeti azasndan M.G.P.H. tarafndan The Spectator gazetesine bildirilmi bir vakaya aittir ve bu vakann kahraman olan Bayann zevci tarafndan mezkur gazete mdrlne gnderilmitir. << Efendim, << M.G.P.H... tarafndan size gnderilen ve gazetenizin 1 haziran tarihindeki nushasnda ( Rusya evi ) unvan altnda neredilmi olan mektup, hali hazrda sa olmyan zevceme ait bir ruyay anlatmaktadr. Hikayenin ana hatlar dorudur. Benim de bu hadise hakknda ksaca syliyeceim birka sz lzumsuz olmyacaktr. << Bundan bir ka sene evvel, zevcem bir ka defa ruyasnda bir ev gryor ve bu evin iini btn tafsilatiyle ruyasnda grd gibi anlatyordu. Fakat bu evin nerde ve kime ait olduunu bilmiyordu.

<< Bilahare 1883 de skoya dalarnda sonbahar geirmek iin bir ev kiralamtm. Bu evin civarnda avculuk ve balklk iin sahalar vard. Eski skoyada bulunan olum, ben ve zevcem grmeksizin bulmutu. Mukaveleyi imzalamak ve ev sahibi olan Lady B... ile grmek zere yalnz olarak oraya gittim. Lady B... henz evin iinde oturuyordu. Bana kendi yatak odasn, eer kabul edersem yatmak zere hazrlayacan, fakat bir ka zamandanberi bu odaya kk yapda bir kadn hayalinin musallat olduunu ve ara sra grndn syledi, Bu ilere kar inanga bir adam olmadmdan ev sahibine aka yolunda bu ziyareti hanmn hayaliyle teerrf etmekten ok memnun kalacam syledim. Ve bilhassa o odada yatmaa karar verdim. Fakat hi bir hayalin ziyareti vaki olmad. << Bilahara zevcem gelince hayret iinde kald. nk bu ev onun ruyada grd evdi. Batan aa evi gezdi. Evin btn tertibat onun ruyasnda grd gibi idi. Fakat tekrar salona indii zaman unlar syledi: ( Mamafih bu ev ruyada grdm ev olmasa gerektir. nk ruyada grdm evde u ksmda bir sra odalar vard ki burada onlar gremiyorum. ) Fakat hakikatte bu odalar gene vard. Yalnz arada bir dehliz olduundan oraya salondan girilmeyip baka bir yerden giriliyordu. Odalar kendisine gsterildii zaman her oday ayr, ayr tand. Bununla beraber imdi yatak odas halinde olan bu odalardan birisine itiraz etti zira ruyasnda bu oda yatak odas deildi. Hakikatte bu da doru idi, nk bu oda evvelce yatak odas deildi, son zamanda bu hale konmutu. << Bir ka gn sonra ben ve zevcem Lady B... nin ziyaretine gittik. Bu iki kadn henz birbirini tanmyordu. Lady B... zevcemi grnce ( Ah! diye bard. Benim yatak odama musallat olan kadn sizsiniz. ) >> ( 142 ). 2- Bu misal Alman airi Goethenin bandan geen bir vakadr: << Wolfang von Goethe, yamurlu bir akam arkada K... ile Weimarda, Belvederede geziniyordu. Sanki karsnda bir hayal grm gibi birdenbire durdu ve yksek sesle bararak unlar syledi: ( Yarabbi! Eer dostum Fredericin bu anda Francfortda bulunduundan iyice emin olmasaydm bunun o olduuna yemin ederdim. ) Bunu mteakip dehetli bir kahkaha koyuverdi. ( Ama bu ta kendisi... Dostum Frederic!.. Sen burada Weimardasn ha?.. Fakat Allahakna nasl oldu da benim geceliklerimi, takkemi, terliklerimi giyip byle koca bir caddenin ortasna ktn? ) Goethenin sylediklerinden hi birisini grmiyen ve bundan hibir ey anlamyan K... airin birdenbire delirdiini zannederek rkt. Fakat yalnz kendi ruyetleriyle megul olan Goethe elini uzatarak bard: ( Frederic! Nereye gittin. Yarabbim?.. Azizim K... imdi rasgeldiimiz adam nereye gitti, grmediniz mi? ) aran K... hi bir cevap veremiyordu. air ban iki tarafa evirerek dalgn bir tavrla bard: ( Evet! Anlyorum. Bu bir ruyetten ibaretti. Fakat bunun manas ne olabilir? Acaba dostum ani bir lme mi maruz kald? Acaba bu onun ruhu mudur? ) << Goethe evine geldi ve Frederici evde buldu. Salar dimdik olmutu. Bir l gibi sararm halde geri ekildi. Ve: ( Hayalet devam ediyor! ) diye bard. Dostu cevap verdi. ( Fakat azizim, insan sadk dostunu byle mi karlar?) Goethe, hem alayp hem glerek: ( Ah! Bu defaki bir ruh deil, et ve kemikten yaplm bir varlk) diye bard. Ve iki dost kucaklatlar. << Hadise yle olmutu. Frederic, Goethenin evine gelmi fakat yamurdan slanm olduundan elbiselerini kartp airin geceliklerini, takkesini ve terliklerini giymiti. Bu halde iken koltua uzanp uyumutu. O da ruyasnda Goetheyi grmt ve Goethe ona unlar

sylemiti; ( Sen Weimardasn ha!.. Benim geceliklerimle... takkemle.. terliklerimle koca caddenin ortasna nasl ktn. ) >> ( 143 ). 3 imdi vereceim misalin ayrca kymeti vardr. Zira pozitif ilim hayatnda tannm bir mhendisin bizzat kendi ahsi dedublumanna aittir. << te drdnc vaka ki bizzat ben bu vakann kahraman oldum. ini imaline ait yaptm tecrbeler esnasnda ok kullandm fluorhydrik asidi boazmda teennler husule getirmiti. Ar bir ekilde hastalandm. Mizmar teennc ile ekseriya uykudan uyanyordum, bana tez bir msekkin olmak zere daima yanmda eter bulundurarak icabnda koklamaklm tavsiye ettiler. Bunu sekiz on defa kullandm, fakat bu ilacn kokusu bana o kadar naho geldi ki bunun yerine kloroform kullanmaa mecbur oldum. Kloroformu yatamn yanna koyuyordum, icap ettike onun zerine eiliyordum. Duygularm uyutuu zaman arkas st dyordum, ilac havi olan snger yere yuvarlanyordu. Fakat bir akam gene arkaya dtm. Amma snger de azma yapm olarak kald. << Zevcem stmdeki odada hasta ocuu ile beraber yatyordu. Bir mddet sonra iinde bulunduum vaziyeti idrak etmee baladm: Zevcemi yukarda gryordum. Azmn zerinde snger duruyordu. Kendimi hi bir hareket yapamyacak bir imkanszlk iinde hissediyordum. Tehlikeden zevcemi haberdar edebilmek iin btn irademi topladm. O uyand, aa indi hemen sngeri yzmden kaldrd ve ok korktu. Onunla konumak iin btn gayretimi topladm ve kendisine unlar syledim: ( Eer sabahleyin bunlar bana hatrlatmazsanz hepsini unuturum ve bu hadisenin nasl cereyan ettiini bilmez olurum. Sizi aa indirten eyi bana sylemei ihmal etmeyiniz, bu sayede ben tafsilat hatrlamaa muktedir olacam. ) Sabahleyin tenbih ettiim eyleri zevcem yapt. Evvela ben hatrlyamadm. Btn gn hatrlamaa altm. nce hadisenin bir ksm alkma geldi, sonra btn hadiseyi hatrladm. >> ( 144 ). 4 Bu vesika objektif kymeti itibariyle dikkate ayandr. Bay Wilson Kanadann Toronto ehrindeki yazhanesinde uyur. Uykusunda kendisini Hamiltonda grr. Bu ehir Torontonun 40 ngiliz mili garbndadr. Ruyasnda orada mutat ilerini yaptn grr. Ve Bayan D... ismindeki bir dostunun kapsn alar kapy bir hizmeti aar hanmnn dar ktn syler, buna ramen Wilson ieri girer ve bir bardak su ier hizmetiye, hrmetlerini hanmna bildirmesini tenbih ederek dar kar. Bay Wilson uyand zaman 40 dakika uyumu olduunu anlar. Bir ka gn sonra Torontoda oturan Bayan G... ye Hamiltonda bulunan Bayan D... den bir mektup gelir. Bu mektupta Bayan D... Bay Wilsonun Hamiltonda evine bir defa gelip su itii halde bir daha uramadn, buna kendisinin can skldn, zira Bay Wilsonu grmek istediini yazmaktadr. Kendisine bu hali anlatan Bayan G... ye Bay Wilson burada bir yanllk olduunu ve kendisinin bir aydan beri Hamiltona gitmediini syler. Fakat ayn zamanda aklna ruyas gelerek Bayan G... den, hizmetilerine bu hadiseden bahsetmemesini Bayan D... ye yazmasn rica eder. Bakalm hizmetiler kendisini tanyabilecekler mi? Wilson, birka arkada ile Hamiltona gider. Hepsi birden Bayan D... nin evine girerler hizmetilerin ikisi de arkadalarnn arasnda Bay Wilsonu tanrlar. Ve kapy alan, bir bardak su istiyen ve nihayet selam brakan bayn bu zat olduunu sylerler. >> ( 145 ) 5 Aaki dedubluman vakas deduble insann sbjektif duygularn ifade etmesi bakmndan mhimdir.

Buradaki sje otuz yanda kabiliyetli bir hakkaktr. << Bir ka gn evvel gece saat onda evime gelmitim. zerimde izah edemediim acayip bir arlk vard. Canm henz yatmak istemediinden lambay yaktm ve yatamn yanndaki komodinin zerine koydum. Bir sigara yaktm, bir iki defa ektim ve ezlonga uzandm. Bam tam ezlongun arkasna dayadm srada etrafmda bulunan eyann dnmee baladn grdm. Evvela bir sersemlik, bir boluk hissi duydum. Sonra iddetle kendimi odann orta yerine atlm grdm. uurumun haricinde olan bu nakli mekan hadisesi karsnda hayret ettim. Etrafma baknrken bu hayretim daha ziyade artt. << Her eyden evvel kendimin ezlongda uzanm olarak yattm grdm. Yatan bedenim gayet sakindi ve kendini koyuvermiti. Yalnz sol elim vcudmden yukar kalkm ve dirseimle ezlongun kenarna dayanmt. Parmaklarmn arasnda sigara duruyordu. Sigarann atei abajurun yapt loluk iinde grlyordu. << lk aklma gelen ey u oldu: phesiz ben uyumutum ve bu grdm eyler de bir ruyadan ibaretti. Fakat uras da vardr ki imdiye kadar bu kadar reel hibir ruya grm deildim. Hatta, hakikatte bile bu kadar ak-grrle rasgelmemitim, diyecek kadar da ileri gideceim. Bu dnce, iinde bulunduum hadisenin bir ruya olmyacan gsteriyordu. Aklma birden bire ikinci bir fikir geldi: Ben lmtm. Ve o esnada, evvelce duyduum, ruhlarn mevcudiyetlerine dair hikayeleri hatrladm. te ben de imdi bizzat byle bir ruh haline gelmitim. Bu mevzua ait ne renmi isem hepsi sratle kafamdan geti. Hatta henz ikmal edemediim eyleri dnerek mteellim oldum. << Kendime, daha dorusu bedenime yaklatm. Artk ben onu benim bir kadavram olarak zannediyordum. lk grnce anlyamadm bir manzara ile karlatm: Bedenimin nefes aldn gryordum. Fazla olarak gsmn iini de gryordum. Kalbim zayf, fakat muntazam bir surette atyordu. << Bu hali grnce aklma yeni bir ey geldi. htimal ben bir nevi senkop haline dmtm. Ve kendi kendime diyordum ki bu hale denler baygnlklar esnasnda geen eyleri uyandktan sonra hatrlayamazlar bylece ayldktan sonra hi bir eyi hatrlayamayacam dnerek endie ettim. << Bununla beraber imdi kendimi daha mutmain grerek etrafma baktm. Kendi kendime soruyordum acaba bu hal ne kadar devam edecekti? Daima sakin bir halde yatan bedenimle artk megul olmamaa baladm. Skunetle yanan lambaya baktm, lamba yataa ok yaknd, bir yangn kmas dncesiyle endieye dtm: Lambay sndrmek iin vidasn tuttum fakat burada da baka bir srprizle karlatm. Viday yumuack duyuyordum ve her zerresini ayr ayr idrak ediyordum. Ellerimi mtemadiyen vida zerinde evirdiim halde parmaklarm beyhude dnyordu. nk vida zerine tesir yapamyordum. << Bizzat kendimi muayene etmee koyuldum. Ellerimin kendi vcudmden hi bir maniaya rasgelmeden getiini grdm. Vcudm ok iyi duyuyordum. Hatta eer hafzam beni aldatmyorsa zerimde beyaz bir rt de vard. Sonra aynann nne getim, ayna ocan karsnda idi. Fakat aynada kendimi greceim yerde nazarlarm aynann arkasndaki duvara geti. Sonra onu da geerek br tarafta duvara asl levhalarn arka taraflarn ve komunun odasndaki dier levhalar ve eyalar grmee baladm. Nihayet komunun apartmannn iini

grmee baladm. Mamafih odada lamba ve k olmadn anlyordum. Fakat ersuf nahiyemden kan bir ziya huzmesi eyay aydnlatyordu. Evvelce hi grmediim ve bilmediim komunun evine girmek fikri bana geldi. Komum bu sralarda Parisde deildi. Aklma birinci odaya girmek fikri gelince hemen kendimin o odaya nakledilmi olduunu grdm: Nasl? Asla bilmiyorum. Yalnz, bana yle geliyordu ki gzlerim duvar nasl kolaylkla geti ise ben de o kadar kolaylkla br tarafa gemitim. Hulasa hayatmda ilk defa komumun evine girmi bulunuyorum. Odalar tefti ettim. Grdm eyleri unutmamak iin hafzama yerletirmee altm. Ktphaneye yaklatm tam gzmn hizasnda bir ok kitaplarn dizilmi olduunu grdm. Yer deitirmek iin sadece istemek kafi idi. Hi bir gayret sarfetmeksizin istediim yerde kendimi buluyordum. << te bu andan itibaren hatralarm karma kark oldu. Biliyorum ki uzaklara gidiyorum. ok uzaklara... talyaya... Fakat vaktimi nasl kullandm bilemiyordum. Bu artk zerimde kendi kontrolumun kalmamasndan ileri gelen bir hale benziyordu. Dncelerime sahibolamyordum. Dnceme gre oradan oraya naklediliyordum. << Son olarak unu ilave edeyim ki uyandm zaman sabahn saat bei olmutu. mtm, ezlongda yatyordum. Yar yarya yanarak snm olan sigaram hala parmaklarmn arasnda duruyordu. Lamba snmt, iesi islenmiti. Yataa girdim, fakat uyuyamadm. Bir titreme arz olmutu. Nihayet uyumuum, uyandm zaman gne tamamiyle domutu. << Maksadm hissettirmeden kapcy kandrdm. Bir eyin yerini deitirip deitirmediini anlamak bahanesiyle komunun evine girdim, eya, tablolar, hatta ktphanedeki kitaplarn isimleri tpk benim gece grdklerimin ayn idi. << Bana deli veya hayalperest diyecekler diye korkumdan bu hikayeyi ok sk sakladm ve kimseye sylemedim. >> ( 146 ) Evvelce dedublumann din adamlar tarafndan zht ve takva nianesi olarak tefsir edilmek istendiine veya bycler tarafndan bir istismar vastas halinde kullanldna iaret etmitim. Aada vereceim birinci ve ikinci misaller bunlardan ilkine, onu mteakip gelen dier misal de ikincisine aittir. Fakat biz bunlar yazarken sahiplerinin dndklerinden daha baka telakkilere sahip bulunduumuzu tekrarlamya lzum grmyoruz. Bize gre bunlar, insan bilgisine ve insan ruhunun faaliyetlerine ait bir takm ilmi hakikatler ile alakal hadiselerdir. 6 << Marie Jesus >> isminde bir spanyol dindar yz defadan fazla vecit ( Extase ) haline dmtr. Her defasnda bir ok denizler geerek, daha scak yerleri katederek, yeni Meksika Hindistanna gittiini ve oradaki kabilelere kendi dilleriyle incili talim ettiini sylemitir. << Fakat bu seyahatlerin neticesi ayan hayret olmutur. Zira sonradan oraya misyoner olarak giden Franciscainslere bir ok hintliler mracaat ederek vaftiz edilmelerini istemilerdir. Bunlar hristiyan akidesini ok iyi biliyorlard. Bu bilgiyi kimden rendikleri kendilerinden sorulduu zaman bunlar cevaben: Ara sra memleketlerine bir kadnn geldiini ve o kadnn bu talimat kendilerine rettiini sylemilerdir. Bu hikaye 1630 da Meksikaya gidip tekrar dnen Benavides isminde bir Fransisken tarafndan tahkik olunmutur.

<<Bu zat Burgozda bulunan Morzella ile beraber Marie Dagreda ile grmtr. Bu iki zat Marieden meseleyi sormulardr. Benavides evvela kadndan nerelerde bulunduunu sormutur. Kadn sanki uzun zamanlar oralarda bulunmu gibi gittii yerleri ve sekenesini tafsilatyla anlatmtr. O kadar tafsilat vermitir ki, Benavides kadnn oralarn hakikaten grdne inanmtr. >> ( 33 ). 7 << Alphonse de Liguri 21 Eyll sabah kilisede ibadetini bitirdikten sonra evine gelip bir koltua uzanmt. ok yorulmu gibi idi. Hi bir hareket yapmad, hi bir dua okumad, yemedi, imedi, kmldamad. Bu halde iki gn ve bir gece kald. Evdekiler kendini uyandramadlar. Erkek kardei layik bir zat idi. Rahibin bu hareketine herkes hayret etmee balad. Konu komu eve geldi. Rahibin uyanmaz ebedi bir vecit haline girdiinden endielenmee baladlar. Ertesi akam byk bir dini merasim vard. Herkes tela iinde idi. Zira bu merasimi idare etmek iin mutlaka Ligurinin bulunmas lazmd. aresiz kalnca merasimi yapmak iin Ligurinin layik kardeine rahip elbisesi giydirdiler. Fakat merasimin balyaca saat yaklanca rahip kendi kendine uyand ve etrafndakilere merasim saatinin geldiini anlarn alnmasn syledi. Rahip, kardeinin kendi elbiselerini giydiini ve evine bu kadar insann dolduunu grnce sebebini sordu. Etrafndakiler kendisinin iki gn bir gece hayat eseri gstermeksizin uyumu olduunu sylediler. Liguri cevap verdi: ( Bu dorudur, fakat siz bilmiyorsunuz ki ben burada uyurken Romada vefat eden Papann cenaze merasimine itirak ettim. ) Orada bu cevab iitenlerin birisi hemen kp ehirde bu havadisi yayd. in iine Papann lm de kartndan havadis her tarafa sratle yayld. Fakat bunu iitenler, rahibin alelade bir ruya grdne zahiboluyorlard. Bu havadisin arkasndan Papa 14 nc Klemann vefat haberi resmen tahakkuk etti. Papa 22 Eyllde vefat etmiti. Romadan gelen resmi tamimde unlar yazl idi: ( Cenaze merasimine ba rahiplerden bir ou itirak etmitir. Fakat bir mucize olarak kendisi hali hazrda ok uzakta bulunan muhterem Alphonse de Liguri cenaplar da cenaze merasiminde grnmtr. Bu suretle kendisinin bu kutsi ayine olan merbutiyetinin derecesi anlalmtr. >> ( 33 ) 8 << Bir gn Henri Jonesun gen olu kk Richardn bir koluna Jane Brooks isminde bir kadn ellerini srerek ocuun ahbapa elini sktktan sonra kendisine bir elma verdi. ocuk elmay yedikten sonra gittike tehlikeli olan bir hastala yakaland. Bir Pazar gn leye doru hasta ocuun yannda babas ile Gibson isminde bir zat bulunurken birdenbire ocuk barmaa balad: << te Jane Brooks!.. Jane Brooks!.. << Hani nerde? << Orada, duvarda, gryor musunuz, parmamla gsterdiim yerde? << Bu byc bundan sonraki hikayede olduu zere eve, sanki duvardan giriyor ve tekrar ylece kyordu. Bittabi kk Richardn grdn iddia ettii eyi kimse grmedi. Demek hasta ocuun atei vard ve sayklyordu!.. Bununla beraber Gibson birdenbire ocuun iaret ettii yere saldrarak iddetli bir bak darbesi vurdu, bu srada ocuk tekrar bard: << Ah babacm, Gibson, Janein elini yaralad eli kan iinde kald. << imdi neye inanmal ve ne yapmal? Hemen sratle ocuun babas ve Gibson polis komiserinin kapsnn nnde soluu aldlar. Komiser ne kadar tuhaf ve acayip szl grnrse grnsn makul insanlara kulak asmasn bilen nadir adamlardan birisi idi. Onlar ehemmiyetle dinledi. Ve hemen onlarla beraber mttehemin evine gitti. Ve birden msaadesizce iddetle ieri girdiler. Jane bir taburenin zerinde oturuyordu. Bir elini dier elinin altna

saklamt. Komiser sordu: << << << << << << << Naslsnz anne? ok iyi deilim efendim. Ne iin bir elinizle dier elinizi kuvvetlice rtmee urayorsunuz. Hayr, bir ey yok, benim duruum byledir. Acaba bu eliniz aryor mu? Yok canm asla. Oranzda bir ey mi var, bana gsteriniz bakaym?

<< Kadnn elini gstermekten ekindiini grnce komiser onun elini zorla ekti ve sakl elin kanlar iinde olduu grld. Yara tam ocuun gsterdii yerde grnyordu. htiyar kadn hemen bard: << Byk bir tuvalet inesi elime batda ondan yaralandm. >> ( 89 ) 9 << Juliane Cox isminde altmlk bir dilenci bir gn dilenmek zere bir kapy ald zaman evin hizmetisinden fena bir muamele grmt. Dilenci kza: << yi evladm,.. peki... bu akamdan evvel bunun cezasn ekeceksin! << Diye ayrld. Fakat henz gece olmutu ki hizmeti kz en korkun ihtilalar iinde kvranmaa balad, ayn zamanda avaz kt kadar bararak ev halkna unlar sylyordu: << Baknz, baknz u miskin dilenci beni takibediyor >> Zavall kz hi kimsenin grmedii melun ihtiyar parma ile gsteriyordu!... << Gayet aikard ki bu kz bu esnada hayal gren bir manyak, bir histerik idi. te onun etrafndakiler, mutfaktakiler, kadn filozoflar onu bu ekilde mtalaa ediyorlard. Fakat kendisine musallat olan kadnn hakiki varlndan katiyetle emin olan hizmetinin aklna bir gn ona kar bakla mukabele etmek fikri geldi. O gn, Juliane Coxun hayali dier bir arap hayali ile beraber tekrar mutat ziyaretini yapt ve ikisi de zorla bir ey iirmek iin kz sktryorlard. Kz da buna kar iddetle mukavemet ediyordu. te tam bu srada kz ba eline alarak dmanna rasgele saplamaa balad. Kzn etrafnda bulunanlar, onun eklindeki ban hemen kpkrmz, kana boyandn grdler. Kz bard: << Bacandan yaraland. Haydi gidip grelim. << Hep birden Julianen evine gittiler. Kadnn hakikaten yaralanm olup olmadn tahkik edeceklerdi. Kapy aldlar, uzun mddet aldlar, almaynca zorla ieri girdiler. << Haydi abuk, abuk bacan gster? << Bacakta taze alnm bir yara vard ki pansuman henz bir ka dakika evvel yaplmt. Hizmetinin ba yaraya yaklatrld. Yarann dudaklar tamamiyle ban yzne uygun geliyordu. Demek kimsenin grmedii kadnn hayaline herkesin gz nnde saplanan bir bak, oradan uzakta bulunan bu kadn bacandan yaralamt. Kadn tevkif edildi. Ve mahkum oldu bunu mteakip zavall hizmeti bu tasalluttan kurtuldu. >> ( 89 )

10 Bu misal de evvelki iki misal gurubundandr. Fakat tafsilat itibariyle daha canl olmas bakmndan okuyucularma yeni dnce imkanlar verecektir: << Cidevillede Thorel isminde bir oban, bir sutan dolay mahkum olan dostunu mahkum edenleri tevik ettiini sand kyn papazn tehdit etmee balamt. << Ruhbanla ait iki ocuk vard ki bunlar papazn ikametkanda bytlmlerdi. te intikama bu iki ocuk hedef oluyordu. Bir gn Thorel arda ocuklardan birisine yaklat ve elini ona srd. Bundan birka saat sonra en acayip hadiseler ba gsterdi. ocuk papazlk dairesine gelince bir grlt ve kasrga koptu. Bunu mteakip evin her tarafnda bir takm eki sesleri duyulmaa balad. Bu darbeler bazen hafifti, ksa ve faslal idi. Bazen de o kadar iddetli idi ki ev sarslyor ve grltler iki kilometre mesafeden bile duyuluyordu. Bu grltler balynca Cideville halk papazn evine kouyor ve her taraf aratrlyor fakat hi bir ey bulunamyordu. << Bu acayip grltlere yeni hadiseler de katlmaa balad. Vurulan darbeler ahalinin istedii yerlere vuruluyor ve istenilen ark paralarnn ritmini veriyordu. Pencere kanatlar grlt ile alyor, eyalar yerinden oynuyor, masalar iddetle oradan oraya itiliyor. skemleler birbiri zerine yklyor, havalanyor ve havada muallakta kalyor. Bak vesaire gibi ufak tefek eyler pencereden dar atlyor. Krekler ve maalar oca terk ediyorlar ve salona doru ilerliyorlard. Yanmakta olan kmrler de ocaktan kp onlar takibediyordu. << Vakay bizzat anlatan Minirville, esrarengiz kuvvete darbelerle ( evet, hayr) eklinde grmek imkann temin etmesini sylyor. Darbeler mellifin ismini, soyadn, ocuklarnn isimlerini, yalarn, sene ay, gn hesab ile vuruyor. Ve bunlar o kadar sratle ve o kadar doru vuruluyor ki mellif burada esrarengiz bir kuvvetin mevcudiyetine inanyor. << Bundan sonra darbelerle oraca, yalar, ahsiyetleri mehul olan baka kimseler hakknda da ayn ekilde malumat veriyor. Ve bilahara resmi kaytlara baklarak bunlarn doru olduu anlalyor. << Fakat bu hadiseler ekseriya ocuun bulunduu yerde oluyor. Ve cocuk daima yannda, tanmad bluzlu bir adamn glgesini grdn sylyor. ocuk hayali grdn syledii zaman baka bir papaz buhardan veya seyyaleden bir stun grdn sylyor. Dier baz kimseler de byle bir buharn hafif slk sesleri kararak dalgalandn ve evin aralklarndan kp daldn sk, sk grdklerini sylyorlar. << Bir ocuk siyah bir elin bacadan indiini ve kendisine birdenbire bir amar attn sylyor. Eli kimse grmyor fakat orada bulunanlarn hepsi amarn sesini duyuyorlar ve biraz sonra da ocuun yanann kzardn gryorlar. << Orada bulunan ahitlerden birisi fantomlarn demir ulardan katklarn duymu olduunu sylyor ve herkes eline sivri ulu birer demir alarak grltnn geldii yere bunlar iddetle saplyorlar. Bu darbelerden birisinin tesiriyle bir alev husule geliyor ve bu alevin arkasndan o kadar kesif bir duman kyor ki pencereleri amaa mecbur kalyorlar. nk tam ve sratli bir boulma tehlikesi ba gsteriyor. Duman dalp skunet avdet edince herkesi dehetli bir heyecan kaplyor. Tekrar demirler alnyor ve havada her yere saplanyor bu srada bir inleme iitiliyor. Demirlerin saplanmasna devam ediliyor. nleme tekrarlyor ve

gayet aikar olarak birdenbire u szler duyuluyor: ( pardon! ) Bunun zerine herkes duruyor. Ve mehul kuvvete hitaben u cevap veriliyor: ( Evet seni affedeceiz, hatta daha ileri giderek bu gece sabaha kadar seni affetmesi iin Allaha yalvaracaz, ancak bir art ile; kim olursan ol yarn bizzat kendin geleceksin. Ve bu ocuktan af dileyeceksin! ) Evde her ey intizama giriyor ve bu mthi gece skunet ve dua iinde geiyor. << Ertesi gn leden sonra papazlk dairesinin kaps alnyor, kap alyor, Thorel grnyor. Vaziyeti ok zelilanedir, konumas glemitir ve btn yzn ihata eden ve henz kanl bulunan yaralarn apkas ile gizlemee almaktadr. ocuk onu grnce ( te! te beni on be gnden beri takibeden adam budur. ) diye baryor. << Papaz yzndeki yaralarn sebebini soruyor. Fakat o bu hususta izahat vermekten ekiniyor, nihayet vakay itiraf ediyor ve dizlerinin zerine dyor, af diliyor. Papaz ahitlerle beraber belediye reisinin huzuruna kendisinin gelmesini rica ediyor. O diz st olduu halde bunu kabul ediyor ve tekrar af diliyor. Ve elini kendisine srmesi iin rahibe doru srnerek gidiyor. Rahip bunu reddediyor ve geri ekilmee balyor. Salonun kesine kadar gidiyor sktn anlaynca bastonunu kaldryor, eer daha ilerlerse vuracan adama sylyor. Fakat o hala srnerek rahibe doru ilerlemesine devam ediyor. Rahip bastonu ile ona vuruyor. Nihayet beraberce sulh hakimin karsna kyorlar. ahitler dinleniyor ve Thorel anlatlan eylerin hi birisini inkar etmiyor. Fakat zarar ziyandan affedilmesini istiyor. Hakim onun crmn sabit grerek bu arzusunu reddediyor. Ve onu zarar ziyan vermee mahkum ediyor. >> 11 Fakat metapsiikte adeta klasik olmu dier bir misal daha vardr ki bu bir iki kiinin veya bir ka alimin ahadetine dayanmaz. Bu vaka bir gurup halkn yani 42 kiilik bir pansiyon talebesinin ahadeti ve devaml mahedeleriyle kymetlenmi ve hatta pansiyonun kapanmasna bile sebebolmu bir dedubluman vakasdr. Sir Robert Dale Owen, Amerikann napoli sefiri idi. Vaka bu diplomat tarafndan tebli edilmitir. << 1845 de Livoniede Rigadan 12 fersah, Nolmardan da yarm fersah mesafede Neuwelke pansiyonu vard. Burada 42 tane pansiyoner vard. Bunlarn bir ksm asil ailelere mensuptu. Pansiyonda bulunan mdr muavinleri arasnda bir de Emilie Sagee isminde bir Fransz kadn bulunuyordu ki bu, 32 yanda, hali shhatte, fakat asabi ve hal ve tavr her trl sitayie layk bir kadnd. Oraya gelmesinden bir ka hafta sonra, pansiyonerlerden birisi onu bir yerde grd anda dieri baka bir yerde grdn iddia etmee balad. Bir gn btn gen kzlar birbirine tamamiyle benziyen ve ayn jestleri yapan iki tane Emilie Sagee grdler. Yalnz bunlardan birinin elinde bir tebeir vard. Dierininkinde hi bir ey yoktu. Bu hadiseden bir mdddet sonra bir gn Antoinette Wrangel tuvaletini yapyordu. Emilie elbisesini arkasndan ineledi. Fakat bu srada gen kz bir ayna vastasiyle arkasnda elbisesini ineleyen iki tane Emilienin olduunu grd. Ve korkudan bayld. << Bazen muavinin dublesi; yemek esnasnda oturduu iskemlenin arkasnda ayakta, muavinin yemek yerken yapt hareketleri taklit eder vaziyette grnyordu. Fakat elinde ne bak, ne de atal vard. Mahaza duble asl bedeni byle her vakit taklit etmezdi. Bazen Emilie iskemlesinden kalkarken dublesi oraya otururdu. Bir gn Emilie yatakta hasta yatyordu ve mustarip bir halde bulunuyordu. Matmazel Wrangel ona kitap okuyordu. Muavin birdenbire sertleti, sarard ve baylacak bir hale geldi. Gen talebe daha m fenalatn ondan sordu.

Muavin ( hayr ) cevabn verdi fakat sesi zayf kyordu. Birka saniye sonra Wrangel, Emilienin dublesinin apartmann iinde oradan oraya dolamaa baladn gayet ak olarak grd. << Fakat muavinde grlen en ayan dikkat ift bedenleme ( bicorporeite ) hadisesi udur: Bir gn 42 pansiyoner zemin katnda i iliyorlard. Bu srada kzlar, Emilienin bahede iek topladn grmekte idiler. Fakat birdenbire salonda bo duran bir koltukta Emilieyi otururken grdler. Hemen tekrar baheye baktklar zaman o gene orada idi yalnz bu defa hareketlerinde daha arlk ve strap seziliyordu. Bitkin ve yorgun bir hal arzediyordu. En cesurlarndan iki kz dubleye yaklat. Ona dokunmay tecrbe ettiler. Hafif bir mukavemet duydular. Kzlar bu mukavemeti bir musolin veya krepten mamul bir eye benzetiyorlard. Kzn birisi eklin bir tarafndan br tarafna geti. Kz bu ii yaptktan sonra ekil bir mddet ayn halde kald. ve sonra yava yava kayboldu. Emilie burada kald mddete, yani 1845 den 1846 ya kadar bu hadiseler muhtelif tarzlarda vuku buldu. Fakat arada haftalarca sren faslalar da grlyordu. Bazen duble daha maddi, bazen de asl beden daha maddi grnyordu. Fakat duble ne kadar maddileirse asl beden o kadar bitkin ve mustarip bir hal alr, bilakis duble ne kadar zayflarsa beden o kadar kuvvetli grnrd. Bundan baka Emilienin bundan hi haberi olmazd. O kendisinin ikiletiini bakalarnn hikayesinden anlard. Bu hadise kzlarn ebeveyinlerini endieye drd ve herkes kzn pansiyondan ekti ve pansiyon kapand. >> 12 Gene yukarki gibi klasiklemi dier bir dedubluman vakas da udur: Mehur Iskoyal bir aileden olan Sir Robert Bruce, bir gn Terre-Neuve civarnda gemide hesaplarn yaparken, kaptann yazhanesine oturmu olarak grd. Fakat dikkatli baknca onun kaptan olmadn anlad, hayret etti. Bu adam souk bir nazarla kendisine bakyordu. Kaptann yanna yukar kt. Kaptan Brucen hayretini grnce sordu. Buruce kaptana: << Fakat sizin yazhanenizde oturan adam kimdir? dedi. Kaptan orada kimsenin olmadn syledi. << Hayr, orada birisi var ve hem de yabanc birisi!.. << Ya ruya gryorsunuz veya alay ediyorsunuz. << Asla; ltfen ininiz, grrsnz. << Aa inildi ve yazhanenin nnde kimse grlmedi. Geminin her taraf arand. Hibir yabancya rasgelinmedi. Buruce: << Mamafih, dedi. Ben onu sizin siyah tahtanz zerine baz eyler yazarken grdm, yazs orada kalm olmaldr. << Filhakika yaz tahtas tetkik edilince zerine u yazlarn yazlm olduu grld: ( STEER TO THE NORTH WEST ) yani, imali garbiye doru gemiyi eviriniz. << Fakat bu yaz sizin midir, yoksa gemide baka birisinin midir?. << Hayr. << Herkesten ayn cmleyi yazmas rica olundu. Fakat kimsenin yazs bu yazya benzemiyordu.

<< Peki: bu yaznn dediklerini itaat edelim. Gemiyi imali garbiye eviriniz. << Ruzgar msait idi. Ve bu harekete uygun geliyordu. saat sonra gemideki aletler biz buz dan gsteriyordu. Nihayet orada bir geminin paraland ve Liverpole girmek zere iinde bir ok adamlarn bulunduu grld. Yolcular Burucen gemisine alnd. << Gemiye trmanmakta olan yolculardan birisini grnce Buruce titredi ve heyecanla geri ekildi. Bu adam kaptann kamarasnda yaz yazarken grd adamn ta kendisi idi. Kaptana bunu syledi. Kaptan: << Ltfen u siyah tahtaya ( ... ) cmlesini yaznz, dedi ve ona tahtann bo tarafn uzatt. Yabanc, istenilen cmleyi yazd. Yazlar birbirinin ayn idi. Ona bu dedubluman hadisesine ait hatrasnda bir eyin kalp kalmad soruldu. Hi bir eyden haberi yoktu. Kaptan, kaza gren geminin kaptanndan le zeri bu adamn ne yapmakta olduunu sordu, teki unlar syledi: ( ok yorgun grnen bu yolcu derin bir uykuya dalmt. leden biraz evvel yatmt. Bir saat kadar uyuduktan sonra bana unlar sylemiti. << Kaptan kurtulacaz, hatta bu gn! Ve sonra unlar ilave etmiti: Ben sizi kurtarmaa gelen bir geminin gvertesinde kendimi ruyada grdm. << Burada yolcu, kaptann szlerine unlar ilave etti: << Burada benim de tuhafma giden ey bu gemide etrafmda grdm eylerin bana hi yabanc gelmemesidir. Mahaza ben buraya asala gelmedim. >> ( 107) Burada gerek kendiliinden olan yukarda verdiim dedublumana ait misallere ve gerek bundan sonra tecribi mtalaas bahsinde vereceim dier misallere bakarak bunlarn fotorafla tesbit edilip edilmeyeceini hakl olarak sorabiliriz. Dedublumann objektif kymetini meydana karmak iin bir ok vastalara ba vurulduu gibi bu hususta bir ok fotorafiler de tesbit edilmitir. Sayfalarmzn darl yznden dedubluman bahsi zerinde uzun uzadya duramyacamzdan bu fotorafiden yalnz bir tanesini nerediyoruz. ( 48 ) Burada grlen manzara oturmakta olan bir zatla gen bir kza aittir. ( ekil 8 )

ekil 8 Hayattaki insan dublesinin fotorafisi

Erkein fizik bedeniyle resmi kmtr. Fakat resmin ekildii esnada, orada ne fotorafnn, ne de resmini karan zatn rebilecei hi bir ekil yok iken kliede ayrca

bir kz resmi daha meydana kvermitir. Fakat iin tuhaf u ki bu kz yabanc birisi deildir. O srada hasta olarak yatanda yatmakta bulunan bir kzcazn hayalidir ve resmini karan zatn tanddr. Binaenaleyh bu hayal bir dublenin fotorafisidir. Biliriz ki gzle grnmiyen baz imajlar, fotoraf klielerinde baz husui usullerle grlebilir. Netekim astronomide de gzle grnemiyen baz yldzlar bu usulle tesbit edilir. Dublenin eli ve koliyle parmakl kucaklam bir vaziyette durmasna baklrsa bu hayalin kliede evvelden meucudolmas ihtimali dnlemez. Biraz yukarda dediim gibi uzun uzadya bu meseleler zerinde durmaa ve tahliller yapmaa sayfalarmz msaidolmadndan okuyucularmn bu hususta neredilmi dier bir ok fotorafilerle vesikalar muhtevi, takdim ettiim mehazlara mracaatlarn tavsiye ederim. Yalnz u kadar syliyeyim ki bu ilerden anlyan salahiyet sahibi ve mspet dnceli zevat tarafndan yukarda takdim ettiim fotorafi zerinde bir ok tetkikat yaplm ve onun alelade bir fotoraf hilesi veya hatas ile meydana gelmi bir hayal olmayp bir dublenin resmi olduu tebarz ettirilmitir. Bu tetkiki yapanlar mhendis MacNap ve Mnichde tecribi psikoloji cemiyeti ikinci reisi mhendis Deinhard ve Dr. Otero-Acevedodur. ( 48 ) Bu verdiimiz misallerin okuyucularma acayip ve inanlmaz eyler gibi grneceini ve bazlarnca da << gayr ilmi >> telakki edileceini tahmin ediyorum. Fakat, bu bahiste tetkikat ilerledike bunlarn ilmi ehresi ve tabii durumlar anlalacak ve takdir olunacaktr. Bir hadiseyi gayr ilmi telakki etmek, onun bilinen sebeplere balyamamaktan ileri gelir. Zira ilim evvelce de sylediim gibi mnasebetler prensibi zerine messestir. Bu takdirde, yeni bir hadisenin ilmi kymeti hakknda mspet veya menfi sz sylemek iin o hadisenin ekseriya zannedildii gibi - yalnz objektif varln aratrmak kafi gelmez. Ve hatta bu zehap ok defa insan hataya sevkedebilir. imdiye kadar vermi olduumuz misallerle ve sylediimiz szlerle izah ettiimiz gibi, aradaki duygu ve bilgi artlarndaki eksiklik yznden bazlarnca objektif kymet gstermiyen bir hadise baka birisi iin bu kymeti haiz olabilir. Bunun en basit misali mikroptur. imizde bu nebatk ve hayvancklar ka kii grm veya tutmutur? u halde bir hadisenin dier hadiselerle mnasebetlerini aratrmakla ve illiyet prensibi zerinde yrmekle alnacak neticeye gre onlarn ilmi kymetleri hakknda hkm vermek liyakatini kazanabiliriz. Bu kaidenin dndaki hareketler ve szler msbet de olsa menfi de olsa daima hatal olabilir. Biz kitabmzda bu fikri esas tuttuk. Henz tetkike muhta grdmz baz faraziyelerden sarfnazar, reel telakki ettiimiz hadiseler hakknda hkm verirken ne bir mellifin dncesi, ne herhangi dezenkarne bir varln tebliat ve hatta ne de kendi tecrbelerimiz bize, krkrne peinden koulacak bir mehaz olmad. Onlar ancak esasen birbirinden ayrlmayan mnasebetler ve illiyet prensibi erevesi iinde dnp kymetlendirdikten sonra kabul ettik. Onun iindir ki yazlarmz bandan sonuna kadar birbirine baldr, daha dorusu bir ksm fikirler dierlerini izah edici mahiyettedir. Ve onun iindir ki kitabmz bir btnlk iinde tetkik ve mtalaa etmiyenler iin oradaki yazlarn hi bir manas kalmaz ve onlar burada bahis mevzuu olan hadiselerin ilmi mahiyellerini kavryamazlar. Dedubluman bahsinde geen misaller de byledir. Hi phesiz bunlarn objektif kymetleri vardr. Fakat bizim onlara verdiimiz ilmi kymetler zerinde durduumuz fikirler ve bundan sonra gelecek tetkiklerden kan neticeler bu hadiselerin ilmi kymetlerini, inkar kabil

olmyacak ekilde tebarz ettirmektedir. Herkes bilir ki ilim yapmak, yalnz grmekle, tutmakla, iitmekle, koklamak ve tatmakla olmaz. Btn bunlarn stnde, burada lazm olan ey duymak, dnmek ve bulabilmektir ki bu da illiyet prensibine inanm, hadiselerin arasndaki mnasebetler zerinde zihin yorma adet edinmi kimselere myesser olur. te byle bir aratrma gayreti ile imdi bu hadisenin husul tarz hakknda bizi ilmen tenvir edecek hipnoz yolu ile yaplm tecribi dedubluman vakalarnn mtalaasna balyoruz. Bunlarla bu hadiselerin makul izahlarn yapabilmek imkan hasl olacaktr. u halde bunlar bir taraftan insan varl hakkndaki bilgimizi geniletirken dier taraftan da ileride bahsedeceimiz unutma ve hatrlama bahislerinin iyi anlalabilmesine yaryacak idrak hadisesini ilmi ve umull bir gr ile mtalaa edebilmemize yaryacaktr.

3- Dedubluman hadisesinin tecribi mtalaas

Bu bahiste tecribi alanlar arasnda en iyi, tasnifli ve metodik bir yol takibeden Hector Durvillein mesaisini ettlerimize esas tutacaz. Mcerribin bilhassa on sje zerinde dedublumana ve dedublumann muhtelif hususiyetlerine dair yapm olduu tecrbelerinin byk kymeti ve ehemmiyeti vardr. Gerek dier mcerripler tarafndan, gerek kendi tarafmdan yaplm baz tecrbeler Hector Durvillein varm olduu netayici takviye edici mahiyettedir. Fakat bu mellifin tecrbeleri her cihetten tatminkar olduu iin onlar mevzuuma esas ittihaz ediyorum. Yalnz, burada kitabmn darl yznden ancak mellifin kulland kontrol usulleriyle varm olduu neticelere temas edeceim. Bu hususta daha ziyade tafsilat almak istiyenler dorudan doruya kendi eserine mracaat edebilirler. ( 33 ) Hector Durville, sjelerini somnambl haline koyduktan sonra onlarn dedubluman hadiselerini en ince teferruatna kadar tetkik ve not etmi ve bunlar tasnifli bir ekilde mtalaa sahasna koymutur. Esasen birinci kitapta Colonel de Rochasn dedubluman hadisesine dair bir tecrbesinden bahsetmitik. [ 1 ] Ve bu hale de hassasiyetin dar kmas ( Exteriorisation de la Sensibilite ) hali denildiini sylemitik. Orada grdmz gibi sjenin hassasiyeti sjeden dar kan maddelere gemekte, buna mukabil asl bedeni, duygusunu kaybetmekte idi. te imdi burada bu meselenin mahiyeti zerinde biraz daha derince duracaz. Evvela gene Colonelin tecrbesine benziyen fakat daha tafsilatl ve izahl bir karakter gsteren Durvillein sjesi Marthe manyetize ederken ald neticeye dair olan mahedesini kendi kaleminden okumakla ie balyalm: << ... Exteryorizasyon [ 2 ] 7 inci veya sekizinci safhalara doru balad ve exteryorizasyonun imtidad sjenin etrafnda takriben bir buuk metre kadar yaylyordu. [ 3 ] En geni halini 12 inci safhaya doru almt. Sje, etrafnda gittike alan ve parlak bir hal almaa balyan koyu bir glge gryordu. Manyatizasyona devam ettike dar kan hassasiyet tekasf ederek sjenin iki tarafnda, ondan takriben altm yetmi s. m. mesafede buhardan birer stn halinde ayrlyordu. st ksmlar alt ksmlarndan daha parlakt. Biraz

daha sonra sa taraftaki stun sjenin arkasna ve oradan da sol tarafna geiyor ve soldaki stunla birleiyordu. Bir mddet manyatizasyondan sonra bu ktle bir insan haline giriyor ve sjeye benziyordu. Sje buna kendi dublesi ismini veriyordu. [ 1 ] 85 inci sayfaya baknz. [ 2 ] H. Durville exteryorizasyon tabiriyle; henz darda, sjenin eklini alm olmamakla beraber bu ekli almak yolunda bulunan bir takm emanasyonlar kastediyor. [ 3 ] 85 inci sayfaya baknz. << Bu vaziyet hasl olduktan sonra sje, tecrbenin ilk zamanlarnda olduu gibi ensesine tatbik edilen bir yazy artk okuyamyordu. Buna mukabil o yaz dublesinin ensesine gsterilince okumaa balyordu. >> Bu mahedede ilk tesbit edeceimiz ve zerinde duracamz nokta udur: Sjeye gsterilen yaz hakkndaki bilgi, o yaznn dorudan doruya fizik bedene tatbiki ile deil sjenin dublesine gsterilmesiyle vukua gelmektedir. Buradaki hadise bedenin, bir ttla vastas olmaktan kmas ve dublenin dorudan doruya d tesirleri alabilecek bir duruma girmesidir. Bu bilgi ilerideki mnakaalarmzda iimize yaryacaktr. Fakat aada vereceimiz misal bize dedublumann pek mtenevvi varyetelerinden bir tanesini daha retecektir. Sjenin haricindeki dublesi, dier eyann ve bilhassa dier insanlarn temaslarndan da mteessir olmaktadr. Bu hususta biraz sonra vereceimiz tecribi misallerden evvel kendiliinden olma dedublumanlarda da bu halin olabileceini gsteren bir misal vereceim. Bu da H. Durvillein sjesi Bayan Lambertdir. Kendisi bu mcerripten evvel uzun seneler zarfnda evvelce ismi kitabmzda geen Colonel Albert de Rochasnn tecrbelerinde sjelik vazifesi yapmtr. te onun byle uzun uzadya bu tecrbelerde bulunmas, tecrbe dnda da kendisinde kolaylkla deduble olmak kabiliyetini ve melekesini inkiaf ettirmiti. Fakat o, bu halinden memnun deildi. Zira dublesine dardan gelen tesirlerden ok mteessir oluyordu. leride de greceimiz gibi dorudan doruya duble zerine yaplan tesirler onda ok iddetli ihtizazlar husule getirir. Fizik bedenin kesafetinden ve knt halinden kurtulmu seyyal bir beden, phesiz fizik bedene hi tesir bile etmiyecek kadar hafif gelen d ihtizazlarla dorudan doruya karlanca ok iddetli tesirler duyar. Buna kaba bir misal ile una benzetebiliriz: Kaln kavuktan bir eldiven giydiim zaman elime vurulan bir sopa darbesiyle, eldiveni kardktan sonra yediim ayn iddetteki darbe bende ayn tesiri husule getirmez. te Bayan Lambertin hali de buna benziyordu. O hemen, hemen her an ekisteriyorize denilecek bir tarzda sk sk bu hale dyordu. Bunun neticesinde de kendisine kimsenin yaklatn istemiyor ve kimseye yaklamyordu. Zira eer o srada ona birisi yaklasa ayaklarna basyorlarm veya kendisine arpyorlarm gibi naho hislerin tesiri altnda kalyordu. Hatta omnibste otururken yalnz ayaklarna basyorlarm deil, kucana oturuyorlarm ve vcudunun orasna burasna arparak cann yakyorlarm gibi oluyor ve bu hallerden ok ikayet ediyordu. Bazen de onun bu sbjektif ikayetlerine objektif hadiseler refakat ederdi. Vcudne arptklarn duyduu yerlerinde rkler, lekeler peyda olurdu. Gerek bu misal ve gerek biraz ileride vereceimiz tecribi misaller evvelce bahsettiimiz byc hikayelerinde geen yaralanma hadiselerini daha ilmi bir kisveye sokmu olacaktr. u halde bu misalde tesbit edilmesi lazmgelen ikinci nokta da: Dublenin veya fantomun

veya seyyal bedenin dardan dorudan doruya tesirler ald ve bu tesirlerin bilahara fizik bedene intikal ederek mutat uur sahasna getiidir ki ileride idrak bahsinin mtalaa ve mnakaasnda bu bilgiden istifade edilecektir. Bir sjenin kendi dnda deduble olmasn, yani seyyal bedeninin fizik bedeninden ayrlp darda tekasf ederek objektif bir varlk haline girmesini, btn sjelerinden alm olduu intibalara gre H. Durville umumi bir grle ylece tasvir ve tarif ediyor: << Biraz ok uzun manyatizma tesirine maruz braklm sjelerin ekisteriyorize olduunu, daha dorusu mutat uurluluk halinde muhafaza ettii hassasiyetini somnamblizmann balangcnda kaybettiini grdk. Bu hassasiyet onlarn dnda, etraflarn kaplyor. Ve imtidad da iki buuk metreye kadar yaylyordu. [ 1 ] Fakat henz katiyetle tayin etmee muvaffak olamadm az ok bir zaman sonra btn sjelerin beyazmtrak veya kl renginde bir seyyale halinde grndkleri bir buhar, bu hassas sjelerin iki tarafnda 20-80 santimetre mesafelerde tekasf ediyor. << ... zerlerinde dedubluman tecrbelerini yaptm btn sjelerde istinasz grdm ey iki taraflarnda tekasf eden bu seyyalevi ktlelerin aa yukar bir insann yarsna benziyen ve hudutlar aikar olmyan dalgal birer stun halinde olmalardr. Manyatizasyona devam ettike bir an geliyor ki sanki bu iki stun, aralarndaki bir cazibe ile birbirine ekiliyormu gibi oluyor. Daha ziyade sa taraftaki stun sol taraftakine doru ekiliyor. Ve hemen hemen sol taraftaki stunun bulunduu yere kadar gidip orada onunla birleiyor. Bu hali mteakip fantomun teekkl iin ok zaman gemiyor. Fantomun teekkl ameliyesi ayn sjede daima ayn tarzda vukua geliyor. Deiik sjelerde ise az farklar gsteriyor. Bir sje ne kadar ok dedubluman tecrbesinde bulunmu ise onda bu fantomun teekkl o kadar abuk olmaa balyor. << Bu hadisenin baz istisnalar grlyor. Bunlardan birisi de bazen sa taraftaki stunun soldaki duble ile birlemek iin sjenin arkasndan deil n tarafndan sratle o tarafa gemesidir. Eer sje ile operatr arasnda sadaki seyyal stunun sola gemesine msaade edecek kadar bir yer varsa stun buradan kolaylkla ve abucak geiyor. Fakat onun yolu zerinde operatr bulunuyorsa bu stun geemiyor. Ve kendisine bir yol aramak zere rpnyor. Bu srada sje huzursuzluk iinde kalyor ve sabrszlanyor. << Eer operatr ona yol vermemekte devam ederse sje yolun zerinden ekilmesini operatrden istiyor. >> Son cmlelerle biz sjenin ekisteryorize olan ksmlarnn d messirlerden ne kadar mteessir olduunu bir defa daha grm oluyoruz. Aada takdim edeceimiz tecrbe bize yeni bir ey daha retecektir. Bu da operatrn fantom zerine yapt tesirlerle manyatizasyonu idare edebilmesidir. Bu, dubleye yaplacak tesirlerin beden zerindeki neticelerinin ilmi kymetini ifade eden bal bana bir hadisedir. Sz gene Durvillee brakyorum: << Fantom zerine yaplan tesirler bana son derece iddetli neticeler veriyor gibi grnyor; hatta bu, ekseriya sjede kaba ve naho tesirler husule getiriyor. te Bayan Franoisnin dorudan doruya fantomu zerine yapm olduum tesirlerin neticesini

yazyorum. << O srada ba aryan sjenin bu strabn dindirmek maksad ile sol elimi takriben 5060 santimetre uzaktan fantomun aln hizasna tutuyorum. Derhal sje, arnn azaldn ve nihayet tamamiyle getiini sylyor. Tecrbe sonunda sjeyi uyandrmak iin yaplmas icabeden paslar sje zerinde deil de fantomu zerinde yapma dnyorum ve byle yapyorum. Fantomun yzne ve gsne ufki paslar yapmaa balyorum. Fakat biraz sonra bu paslar fantom zerinde o kadar iddetli ve kaba bir tesir yapyor ki onlarn sjeye intikal etmesiyle sjede asabi rahatszlklar balyor. Fantom zerinde paslar yapmaktan vazgeiyor ve paslarm sje zerinde yaparak onu uyandryorum. >> Bu fantomatik tezahrlerin koca ciltli kitaplar dolduran varyeteleri arasnda mteakip fikir ve nazariyelerinizi alakalandracak olanlarn ayrarak okuyucularma sunuyorum. Bunlardan birisi de sje ile fantomu arasnda maddi bir rabtann mevcudiyetine aittir. Buna dair H. Durvillein mahedesi udur: << Deduble olmu bir sje devaml bir surette dublesiyle mnasebet halindedir. Bu mnasebet ikisini birbirine balyan seyyaleden yaplm bir kordonla temin ediliyor. Bu kordon, fantomun sjeden ayrlmasna msaade ediyor. Kordonun kalnl vasati bir parmak kutrundadr, muhtelif ekiller alr. Bazen zerinde ganglyon halinde dmler grlyor. Bunlar bilhassa fantomun sjeden uzaklara gitmesi icap ettii zaman ona lazmgelen seyyal maddeyi muhafaza edici bir hazine vazifesini gryor. Ve uzaklara giden fantom kordonla mahfuz bu seyyal maddelerle gdalanyor. Fantom uzaklatka bu kordonun kalnl o nispette azalyor. Ve kordon inceleiyor. Bir ok vakalarda bu kordon sjenin gbei hizasndan kyor. Fakat nadiren bedenin baka taraflarndan da, mesela Madam Fransoisda olduu gibi tam bann tepesinden kt grlyor. >> Bu bahsedilen kordonun bizi ileride alakadar edecek dier bir hususiyetini de burada yazmak isterim. Mcerriplerin mahedelerine ve muhtelif sjeler zerinde yaptklar tecrbelerden alm olduklar neticelere gre bu kordondan gayet kuvvetli bir takm cereyanlar gemektedir. Bu cereyanlar H. Durville yle tasvir ediyor: << Kordon gayet iddetli bir cereyana makar olmaktadr. En iyi sansitifler bunu mmtezi asaplarla ( nerfs mixtes ) mukayese ediyorlar. Buradan birbirine zt istikamette iki cereyan geiyor. Bu cereyanlardan birisi; Fizik bedenden fantoma doru, dieri de fantomdan fizik bedene doru akyor. Birincisi fantomun faaliyeti iin lzumlu maddeleri bedenden ona gtryor. kincisi ise daha seyyal ve ince bir haldedir, daha parlaktr. Bunlar, fantomda vukua gelen tesirleri alakal beden uzuvlarna gtrmee ve bu tesirlerin o uzuv yardmiyle ifade edilmesine yaryor. << Sjeden fantoma giden cereyan daima kordonun, yere bakan aa ksmndan geiyor. Fantomdan sjeye giden cereyan ise evvelkinin st ksmndan gidiyor. Bu manzara sanki, ikincinin birinciden daha hafif olduu intiban veriyor. >> Bu kordondun da ne dereceye kadar hassas olduunu ve d amillerden ne kadar iddetle mteessir olduunu Durvillenin satrlar gsteriyor: << Kordon da fantom gibi temas tesirlerine kar ok hassastr. Eer kordona iddetle bir ey arparsa sjeler daima bir ac duygusu ile barrlar. Eer operatr, sje ile fantomun

arasndan yava yava yryerek geerse biraz sonra kordona rasgelir. Operatrn kordona bu suretle yavaa dokunmas bile sjede iddetli bir ok husule getirir. Eer operatr gayet ar olarak yrynde devam ederse kordon gerilemee balar fakat elastikiyeti yznden kordon uzar. Bununla beraber bu hal sje zerinde bir ekilme hissi husule getirir. << Bazen de herhangi bir sebeple fantom sjeden birdenbire ve iddetle uzaklaverirse bu kordonun ani ekilmesinden mtevellit sje iddetli bir ac duyar. Hatta bir defasnda vukua gelen byle bir halin neticesinde Bayan Lambert can acs ile haykrdktan sonra ekilen tarafa doru yere yuvarlanrken ben tutarak dmesine mani olmutum. >> Buraya kadar verdiimiz bilgiler fantomatik tezahrlere ait, iptidai ve umumi bilgilerdir. Fakat asl maksada girmezden evvel o maksada yaryacak olan bu bilgilere lzum vard. imdi ileriki bahislerimizi baz noktalarda aydnlatacak ekilde bu fantomatik tezahrlere mteallik bilgileri biraz daha genileteceiz. Evvela gene Durvillei dinleyelim: ( 33 ) << Deduble olmu bir ahsta fizik ihsaslar ( Sens ) tamamiyle kaybolmutur. O, fizik gzlerle hi bir ey grmez, kulaklariyle hi bir ey iitmez; ne zaikasiyle, ne ammesiyle hibir tad hi bir kokuyu almaz. Lamisesi mevcut deildir. Zira hi bir temas duymaz. Fakat btn bu duygular fantomda mevcuttur. Ve sjenin bedeninden ayr olan dublenin be his uzvu, btn bu tesirlere kar aktr. << stinasz btn sjelerde asl duyan ve ahsiyet gsteren fantomdur. Beden ise kendisinden ayrlm olan bu ahsiyetin duygularn fizik alemde izhar edebilmesi iin bir alet, bir vastadr. << Sjeler de bunu bylece duymaktadrlar. Netekim Leontine bu halde iken unlar sylyor: ( Fantom bizzat benim. u beden bo bir torbadan baka bir ey deildir. ) << Jeanne da ayn halde bulunduu zaman yle diyor: ( Bu duble benim. Bedene gelince, bunun ne olduunu bilmiyorum. Fakat o ben deilim. ) << Edmee ise dedubluman halinde iken kendisine bu hususta sorduum bir sual karsnda daha pitoresk bir tasvir yapyor: ( Sizin dokunduunuz beden hi bir ey deil. Bu, tekinin bir zarfdr. Benim btn varlm parlak olan ahstadr. Dnen, bilen, yapan odur. Ben size imdi ne sylyorsam onlar fizik bedene nakleden odur. ) << u suali kendisinden soruyorum: << Bu parlak ahsa ne diyelim, onu nasl adlandralm? << Oh! Onu ayrca adlandrmaa lzum yok. O, Edmee dir, benim. Eer ona isim vermek istiyorsanz Edmee deyiniz. << Bununla beraber bizim onu tekinden ayrdetmemiz lazm. Onu astral, fantom veya duble gibi isimlerden birisiyle armamza raz oluyor musunuz? Zira o sizin esasen dublenizdir. << Oh! Hayr! Hayr! Astral deil. Eer isterseniz ona duble diyebilirsiniz. Mamafih bu bir duble de deil, bizzat benim.

<< Dier bir celsede bu meseleye dair kendisinden aldm cevaplarda o: Fizik bedenin hi bir ey duymadn ve grmediini, ona btn duygularn dubleden geldiini ve bu da dubleyi bedene balyan kordon vastasiyle olduunu syledi. Ve unlar ilave etti: ( Eer dubleye dokunulursa, temas hissi bir ok halinde dimaa intikal ediyor ve hassasiyet orada akislerini gsteriyor. Fizik bedenle konutuunuz ve cevaplar ondan aldnz iin siz szlerin onun tarafndan duyulduunu zannediyorsunuz. Fakat bu doru deildir. O hibir ey iitmiyor. iten dubledir. Sualler ve cevaplar kordon vastasiyle bir hareket halinde, ihtizaz eden bir ey halinde fizik beyne gidiyor. Gren de gene dubledir. Ruyet elektrik gibi hareketle bedene gelerek fizik dimaa ihtizaza getiriyor. Demek duble ne grm ise fizik beyinde onu gryor. Duble tarafndan alnm btn intibalar, beynin merkezine geliyor. Fakat bu merkezler bizatihi hi bir eyi idrak etmiyorlar ). >> Bu bilgi pek mhimdir. Ve byk hayati ve ruhi meselelerin izahna ait baz nazariyelerin istinatgah olabilir. te ileride idrak bahsini incelerken ve reenkarnasyon halindeki unutmalarn tabiatn tetkik ederken bu bilgi bizi her sahada tenvir edecek ve nazariyelerimizin meyyidesi olacaktr. Bir nazariye ye istinatgah olacak ilmi mahedelerin her cepheden tahakkuk etmi olmas lazmdr. Biz burada hem imkanszlk yznden, hem de lzum grmediimiz iin bu bilgiyi takviye eden baka baka yerlerde baka, baka zamanlarda ayr, ayr aratrclar tarafndan yaplm yzlerce tecrbe neticelerini birer birer yazacak deiliz. Esasen imdiye kadar dedubluman hakknda verdiimiz misaller her cepheden bu bilgiyi kuvvetlendirmektedir. Bununla beraber okuyucularmn her sahada ak ve pheden azade bir yolda yrmelerine hizmet etmek iin ben bu mahedeyi muhtelif bakmdan takviye edecek bir ka tecrbeden daha bahsetmei faydal gryorum. Bu tecrbeleri de gene bizzat mcerribinin kaleminden okuyacaz: << Marthe somnambl halinde iken kafasnn arka ksmna bir yaz gsterilirse onu aka grp okuyabiliyordu..... << Ressam Bay Adnre ile beraber ayn sje zerinde bir dedubluman tecrbesi yaptk. Bu srada bir gazete baln alp evvela onun yar ak duran gzlerinin nne koyduk, hi bir ey grmediini syledi. Yazy bann tepesine gtrdk, sonra ersuf nahiyesine koyduk, o daima grmediinden bahsediyordu. Ve nihayet grmesi iin yaptmz btn israrlar bouna gidiyordu. Fantomu sjenin karsnda bulunan bir koltua oturttuk, bu koltuk sjeden takriben iki metre uzaklkta bulunuyordu. Ayn yazy fantomun yzne tuttuk, sje gene bir ey grmediini syledi, fantomun bann tepesine ve ersuf nahiyesine gsterdik sje gene gremedi. Nihayet yaz fantomum bann arka tarafna gsterildi. Sje derhal LA PATRE dedi. Ve bunun bir gazete paras olduunu ilave etti. >> Burada sarih bir hadise vardr. O da sjenin bedeniyle deil, degajman halindeki ahsiyetiyle grmesi ve okuyabilmesidir. Durvillein dier bir sje zerinde yapt tecrbe biraz daha mulak olmakla beraber bu mevzuu daha ziyade aydnlatc mahiyettedir. Mcerrip bunu Edmee ismindeki sjesiyle

yapmtr. Tecrbe de mcerribin olu Gaston Durville, Bayan Stahl, Bay Bonnet, Grandjean hazr bulunmutur. bu tecrbesini de gene mellifin kendisinden dinliyeceiz: << Cep saatimi sjeden takriben metre uzakta duran Gastona verdim ve kendisinin ayakta durmasn tenbih ettim. Bunu mteakip deduble olan sjenin fantomunu ona yakn bir mesafeye kadar gnderdim. Gaston onun nnde, saati tutan elini uzatarak ve kolunu bkerek saati fantomun bann arka ksmna gsterdi... << Evvela sje btn varlnda bir sadme hissetti. ( Bunun sebebini okuyucularm evvelki bilgileriyle kendi kendine izah edebilirler ) Bunu mteakip beyaz ve parlak bir ey grndn syledi. Ve ilave etti: << Bu, bir makine gibi iliyor. Bu grlt, bir duvar saatinin tiktaklar gibi. >> ( uras ayan dikkattir ki sje evvela saati gryor sonra sesini iitiyor; bununla beraber onu tam bir emniyetle tayin edemiyor. ) << Bundan sonra ben ne Gastona, ne de dier bir kimseye muhteviyatn sylemeden cebimden kardm kapal bir zarf oluma veriyorum. Gastondan onu evvelki gibi sjeye gstermesini rica ediyorum. Sje unlar sylyor: Para gibi iki tane yuvarlak ey gryorum. >> << Bu para mdr? << Evet bu paradr. << Rengi nasl? << Sardr. Veya daha dorusu sar-krmzdr. << Demek bunlar yeni meteliklerdendir, yle mi? << Hayr, bunlar metelik deildir. Altndr. << Zarfta daha baka bir ey var m? << Evet, fakat bu gmtr. Banknotlar da var. << Celseden sonra zarf alyor. Herkesin gz nnde iki banknot ve iki tane 20 franklk para kyor.... << Zarfn muhteviyatn bildiim iin, burada benim telkin tesirimin olduu dnlebilir. Fakat dier yaptmz tecrbeler, byle bir dnceye meydan vermiyecek mahiyettedir. Zira bunlarda ne kendi kendine telkinin, ne zihni telkinin ( suggestion mentale ), hatta ne de lafzi telkinin ( s. Verbale ) byle bir eyi sjeye yaptrmaa kafi gelmediini gsterecek kuvvette tezahrler vardr. >> Fakat sayfamz maalesef btn bu tecrbeleri nakletmee msait deildir. Onun iin biz imdiye kadar sylediklerimizle iktifa ederek bu hadiseyi, yani dedubluman halinde bulunan bir insann maddi d tesirleri dorudan doruya dublesiyle almas keyfiyetini baka bir yoldan da izah ve ispat eden dier tertipteki tecrbelere gemek ve bunlardan da bir iki tanesini yazmak istiyoruz. Bu tecrbeler bize ilmi ekilde gstermi olacaklardr ki sjenin bedeninden kan ve harite sjenin btn ahsiyetini temsil eden fantom, duble, astral... ilh- namlar ile adlandrlm seyyal beden yer deitirebilir. Ve fizik beden gibi bir odadan kp dier bir odaya girebilir, orada grd, duyduu eyleri brakt odadaki bedeni vastasiyle etrafndakilere syleyip tarif edebilir. te buna ait tecrbelerden bir ka tanesini gene bu sahada en metodik ve ilmi alm mcerriplerin banda bulunan Hector Durvilleden alyorum:

<< .... Tecrbeye iki oda ayrdk bunlardan birisi benim alma odam dieri de Fransz manyatizma cemiyetin toplanma salonu idi. Bu iki mahal birbirinden geni bir koridorla ayrlyordu. Gerek benim odam, gerek salon birer mum iyle aydnlatlmt. << Ben kabinemin gerisinde Edmee ile beraber bulunuyorum. O, deduble olmutu. Tecrbenin ahidi olan Bayan Stahl, Bayan Fournier ve Bay bonnetden salona gitmelerini ve orada muhtelif hareketler ve iler yapmalarn rica ettim. Bundan maksadmz oraya gndereceimiz fantomun orada yaplan ileri grp gremiyeceini tesbit etmekti. Ayrca Bay Dr. Paul de Saint-Martin arada bulunan koridordaki pencerenin yannda durarak ayn zamanda hem benimle sjeyi hem de salondaki mcerriplerin hareketlerini kontrol etmek vazifesini almt. 7-8 dakika zarfnda aada ki drt tecrbeyi yaptk: << Sjenin fantomunu mezkur salona gnderiyorum. Mcerripler ve ahitler yerlerindedir. Birinci misal: Bayan Fournier masann zerinde oturuyor. - Sje unlar sylyor: ( Bayan Fourniernin masann zerinde oturduunu gryorum. ) << kinci misal: kii salonda yryorlar ve elleriyle rasgele, gayr muntazam muhtelif hareketler yapyorlar. - ( Onlar yryorlar ve elleriyle bir takm iaretler yapyorlar, fakat bu iaretlerin manasn anlamyorum. ) << nc misal: Madam Stahl masann zerinden bir bror alyor ve onu aarak madam Fourniernin yanna oturuyor ve kitab ona gsteriyor. Bu srada sje unlar sylyor: ( ki kadn okuyor [ 1 ] ) << Drdnc misal: kii el ele tutuuyorlar ve ellerini sallyarak masann etrafnda dnyorlar. Sje kendisine has bir safiyetle: ( Elenceli bir manzara, diyor. Onlar budala gibi masann etrafnda dans ediyor. ) >> u kk misalde de gene yukardakiler gibi d tesirlerin dorudan doruya seyyal beden vastasiyle alnabildiini gsteriyor: [ 1 ] Burada dikkate ayan bir nokta vardr: Sje iki kadnn okuduunu sylyor. Halbuki kadnlar okumuyorlar, hakikatte kitaba bakyorlar. Bu hal bir fikir intikali nazariyesini rtr; nk eer fantom yalnz ruyet erevesi dahilinde kalmayp fikirlere nfuz edebilmi olsayd kadnlarn okumadklarn ve yalnz kitaba baktklarn syliyecekti. ( Mellif ) << ... Bay Adatoya ayaa kalkmasn, cep saatini kendisine doru gndereceim fantoma gstermesini rica ettim. O, saati ters taraf ile fantoma gsteriyor ve saatin ka olduunu soruyor. Sje: ( saatn ka olduunu gremiyorum. nk kadran benim tarafmda deil. ) diyor. Bunun zerine mcerrip saati eviriyor. Fakat sje gene iddetle: ( Saati okumak benim iin mmkn deil kadran zerindeki ifreleri tanmyorum. ) diyor. Filhakika Bay Adottonun gsterdii saat zerindeki rakkamlar Trkedir. Ve kadran da hususi bir tarzda saate yerletirilmitir. O suretle ki Trke ifreleri bilmiyen bir kimse kadrann bu vaziyeti ile saatin ka olduunu anlyamaz. >> Metapsiik bahislerin karanlkta kalan bir ksm noktalarn aydnlatc saysz varyeteler gsteren bir ok dedubluman tecrbeleri yaplmtr. Biz bunlardan ancak bize lazm

olanlarn aldk. Son olarak bir tecrbeyi daha yazacaz. Bu tecrbeyi okuyucularmza takdim etmemizin bir sebebi daha vardr ki, o da burada grlen bir hususiyettir. imdiye kadar grdmz tecrbelerde fantomlar hemen, hemen operatrn emir ve telkinleriyle hareket etmilerdi. Halbuki fantomlar fizik bedenin dnda kendi tecesss hislerine tabi olarak kendiliinden faaliyet de gsterirler. Ve bu suretle arzu ve iradelerine gre d alemden dorudan doruya tesirler ve intibalar alrlar. te bu hakikat izah etmek iin aada misali veriyorum: << Bir celsede arzumuzla fantoma, kimsenin dokunmad bir masann zerine istediimiz kadar darbeler vurduruyor ve onlarn seslerini iitiyorduk. Bu srada kap alnyor. Sje heyecanlanyor fakat o anda ne masann yannda, ne de her vakit mutat olduu gibi sjenin sol tarafnda fantomu gremiyorum. Sjeden fantomunun nerde olduunu soruyorum. Bana: ( Kapy kimin aldn grmek zere gitti ) cevabn veriyor. Kapy kimin almakta olduunu soruyorum: ( Sizi grmek istiyen bir adam. Ona kapy aabilirsiniz ) diyor. Kapy ayoruz, filhakika bana bir el yazs getiren doktor X.... ieri giriyor. >> imdi gerek dedublumann, gerek metapsiikteki ruhlarn materyalizasyonu hadisesinin ve binnetice fizik medyomluun veya objektif medyomluun ( Charles Richet ), okuyucularmn nazarnda iyice tavazzuh edebilmesi iin materyalizasyon ve demateryalizasyon hadiselerini ayrca mtalaa etmek istiyorum. Her eyden evvel bunlarn neo-ispiritalizma yoliyle daha mantki ve daha kolay izah edibileceini zannediyorum. Esasen yalnz fizikoimik hadiseler zerinde duran akademik almalar bu bahsi henz maddelerin konusu iine alm deildir. Biz, bilhassa son zamanlarda daha yakndan tetkik edilmee balanan maddelerin yksek enerjilerine ait bilgilerin inkiafiyle ileride buradaki nazariyelerimiz lehine bir ok hakikatlerin meydana kacana kani bulunuyoruz.

4 Materyalizasyon ve Demateryalizasyon

Madde olma ve maddelikten kma eklinde ifade edebileceimiz materyalizasyon ve demateryalizasyon hadiseleri neo-ispiritalizmaya gre btn metapsiik objektif fenomenlerin husulnde ba rol oynyan en esasl bir vetiredir. yle ki bu hadiseyi iyice anlyamam veya onu kymetlendirecek bir vukuf sahibi olmam hi bir aratrc objektif hadiseleri ilmi ve makul bir yolda izah edemez ve anlyamaz. O halde materyalizasyon ve demateryalizasyon bahsi zerinde biraz durmaklmz yalnz faydal deil ayn zamanda lzumlu bir itir. Materyalizasyon ve demateryalizasyon hadisesinin, neo-ispiritalizma mutalariyle daha kolay ve makul ekilde izah edilebileceini ve anlalabileceini midediyorum. stattan alm olduumuz, madde ve atom hakkndaki bilgilerle - gene onun verdii - ruhun madde zerindeki messiriyetine ait bilgilerin karlatrlmas neticesinde materyalizasyon ve demateryalizasyon bahsini aydnlatacak ok kiymetli ilmi sonulara varmak mmkn olur. Fakat bu hadiselerin izahna girimezden evvel onlarn ekilleri hakknda okuyucularma bir fikir vermek iin baz misaller vermek isterim. Bunlar, mteakip etdlerimizi bir hayli kolaylatrr.

A- Bir ka mahede

Evvela salahiyet sahibi alimler tarafndan sk kontrollar altnda ve sistemli almalarla elde edilmi ve ortaya konulmu mahedelerden bazlarn yazyorum. lk mahedeyi C. Flammariondan alyorum. Bu, mellifin Eusapia ile tertibetmi olduu tecrbe celselerinden alnm bir paradr. ( 6 ) << Saat 9,45 gee Eusapia iki perdenin tekil ettii arala oturdu [ 1 ] ve bay Flammarionun daveti zerine ziraat mhendisi bay Mathieu medyomun sana, astronom bBay Antoniadi de soluna oturdular. Bunlar medyomun kendi etraflarna isabet eden el ve ayaklarn kontrol edeceklerdi.. [ 1 ] spiritizma celselerinde ufak bir kamara yapmak iin odann bir yerine gerilen perde. << Bayan Flammarion ayakta, pencere nnde duruyor ve mtemadiyen perdenin arka tarafn kontrol ediyordu. Bir aralk perdenin arkasnda ok parlak bir eyin grnmee baladn syledi. Ayn zamanda bay Flammarion bayan Fourton ve bay Jules Boisda iki perdenin arasnda ve medyomun bann stnde beyaz bir elin grndn sylediler. Biraz sonra bay Mathieu salarnn ekildiinden ikayet etti. << Bu ufak bir kadn veya ocuk eli idi. Bay Flammarion: << Eer bu hakikaten bir el ise her hangi bir eyi tutabilir mi?. >> dedi. Ayn zamanda bay Jules Bois bir kitab ne doru uzatt kitap onun elinden alnd havada iki saniye kadar tutuldu. Bu srada, daima perdenin arkasn gzetlemekte olan Bayan Flammarion: << Kitap perdenin iinden geiyor! >> diye bard. >> Burada alelade bir materyalizasyon ve demateryalizasyon hadisesi mevcuttur. Fakat yukarki tecrbenin yapld sralarda bu hadiseye ait henz kafi derecede mahedeler mevcudolmadndan Flammarion ve arkadalar kitabn iki perde aralndan gemesi ihtimalini dnerek bu hadise zerinde durmamlardr. Fakat sonradan yaplan tecrbelerde buna benzer tezahrlerin mteaddit mahitler tarafndan tesbit edilmi olmas materyalizasyon ve demateryalizasyon vetiresini daha geni bir dnce ile mtalaaya imkan vermitir. Mesela bir masann zerinde bulunan iek, kalem, kat v.s. gibi ufak tefek eyann masann tablasn hi bir maniaya rasgelmemi gibi - geerek masann altna inmesi gibi hadiseler sk sk grlmtr. Bunlar metapsiikte aport nam ile anlan hadiselerdir. Celse esnasnda odada mevcudolmyan bir nebatn, bir iein, bir madeni parann, hatta kocaman bir klcn birdenbire ortada peyda oluvermesi de bunlar miyanndadr. Btn bu objeler tabiat kanunlar dnda, mucize nevinden peyda olmu eyler deildir. Bunlar mevcud olan bir maddenin bir takm ruhi messiriyetlerin tesiri altnda bir yerde demateryalize olup dier bir yerde tekrar materyalize olmasndan ibaret tabiat kanunlarna gre cereyan eden hadiselerdir. Fakat eyada grlen bu hal, insan bedeninde de mevcuttur. Yani medyom dediimiz baz insanlarn bedenleri de yukarda sylediimiz gibi, bir yerde kaybolup dier bir yerde tektar

meydana kabilir. te bizim asl zerinde duracamz hadiseler bunlardr. Bu hususta ilk vereceim misal Aksakofun tecrbelerine ait bir mahededir. [ 1 ] << Btn celsenin devamnca medyom ( Bayan Esperence ) benim samda bulunan iskemle oturuyordu.. vaziyetim yle idi ki medyomun btn hareketlerini gzelce takibedebiliyor ve daima onu gz hapsinde tutuyordum. Medyom bir aralk derin derin iini ekmee ve byk strap ekenlere mahsus hareketlerde bulunmaa balad. Ellerini bir ok defa yukar kaldrd ve bir takm harekeler yapt. unu itiraf edeyim ki onun bu halini grnce pheye dtm ve kendi kendime: << Haydi bakalm dikkat! belki o yavaack buradan svmaa veyahut bize bir oyun oynamaa hazrlanyor. >> diye dndm. << Bu dnce ile daha iyi grmek iin medyoma doru eildim. Ve bir ka santimetre kalncaya kadar ona yaklatm. Bu srada medyom, Bay Seilinge unlar syledi: << Oturduum iskemleyi muayene ediniz. >> [ 1 ] Bu rapor Aksakofun celselerinde hazr bulunan bir asistan tarafndan tertip edilmitir. << Bay Seiling medyoma yaklat bir elini tuttu ve ayn zamanda bard: ayan hayret! Bayan Esperancen bedeninin st ksmlarn gryorum, kendisiyle konuuyorum. Fakat iskemlenin zerinde onun etekliinden baka bir ey yok. >> bir ka dakika skuttan sonra medyom celsedeki drt kiiye daha, oturmakta olduu iskemleyi muayene etmelerini syledi. Btn bu iler esnasnda o, ok mustarip bulunuyordu ve inliyordu. En aa iki defa su ime ihtiyacn gsterdi. Ben onun barda eline aldn gryor, suyu itiini iitiyor ve barda tekrar geri verdiini de gryordum. Vcudnn st ksm tabii haliyle btn eklini muhafaza ediyordu. Fakat alt ksm yoktu. << Celse banda medyom iskemlesinde oturuyordu. Bacaklarn ne doru uzatmt. O zaman ayaklarn, bacaklarn ve bedeninin alt ksmn btn hatlariyle gryordum, halbuki imdi onlardan eser yoktu. Yalnz iskemlenin zerinden aa doru sarkm bo bir eteklik vard. << Bu hal takriben be dakika kadar devam etti. Bundan sonra birdenbire etekliin yeniden imee baladn grdm. Medyom: << imdi iyiyim bacaklarm geldi >> dedi. >> ( 117 ) Burada ne oluyor? Evvela Flammarion ve dier aratrclarn tecrbelerinde olduu gibi burada da bir eyin yok olmas ve yeniden var olmas gibi bir mucize bahis mevzuu deildir. Her ey gayet muntazam tabiat kanunlarna tabidir. Geri bu kanunlarn bizim bilmediimiz sonsuz imkanlar varsa da bu hal, kendi fizikoimik alemimizin malum icaplarn bize inkar ettirmee bir sebep tekil etmez. Bir kitabn bir bezi geerek bezin br tarafnda grnmesi ancak ya kitabn veya bezin mutat hallerinin maddi ve tabii bir deimesi ile mterafk olabilir. te tabiat kanunlarnn, bu deimeleri tayin eden icaplar hakkndaki cehlimiz, eer biraz dnmek zahmetine katlanmazsak bizi hatal fikirlere sevkedebilir. u halde bir ok kimseler tarafndan mahede ve tecrbe edilen bu hadisenin hakikati meydanda olunca ve malum fizikoimik maddi kanunlarla izah mmkn olmaynca bunun bilmediimiz tabiat kanunlarna gre maddelerin daha seyyal bir hale konularak tahakkuk ettirildiine inanmak zarureti hasl olur. Mesela, kitap evvela perdenin mesamat arasndan

geebilecek kadar seyyal bir hale girer, br tarafa getikten sonra da tekrar eski halini alr. Esasen bize geilmez gibi grnecek kadar kesif bir ktle halinde bulunan bir ok maddi teekkller evvelce de madde bahsinde sylediimiz gibi aralarnda muazzam mesafelerle ayrlm atomlardan mteekkildir. Bir cismin az ok bir sptillik derecesini kazanmas onun bu mesafelerden rahat rahat geebilmesine imkan verir. Atomlar arasndaki mesafelerin bykln anlatabilmek iin Eddigtonun u szlerini tekrarlama kafi gryorum: << Eer insan bedenini tekil eden btn atomlar, aralarnda mesafe kalmamak zere sktrlp fezann bir noktasna toplansa ancak bir kurun kaleminin ucu kadar yer tutar. >> ( 105 ) Bir maddenin bir yerde kaybolup dier yerde peyda olmas nasl vukua gelir? Bu sualin cevabn mahedelerimizi tamamladktan sonra vermee alacaz. Gene ayn medyomla yaplm tecrbenin de bizi alakalandran baz ksmlarn yazyorum. Bu da baka bir mcerribin raporundan alnmtr. ( 105 ) << Madam Esperancein zerinde ak renkli bir elbise vard. Madam Esperance asistanlardan bir kana iskemlesini muayene etmelerini syledi. Muayene edenler gryorlard ki bu iskemlede konuan bir bala iki elden baka hi bir ey yoktu. Vcudn btn ksmlar kaybolmutu. skemlenin zerini elleriyle muayene edenler orasn bombo buluyorlard. Ele gelen ey yalnz, iinde vcut aksamndan eser bulunmayan bo elbiseden ibaretti. Bir insan varlnn mucize halinde byle bacaksz ve vcutsuz olarak havada ba ile konutuunu ve elleriyle hareketler yaptn nasl izah etmeli? Burada beden ve bacaklar ne oldu?.. >> [ 1 ] Burada da ayn hikaye mevcuttur. Bayan Esperancela yaplan bu tecrbeler baka mcerripler tarafndan tekrarlanm ve hadisenin reel olduu tespit edilmitir. Acaba bu hadise esnasnda medyom ne duyuyor? Bandan ve iki kolundan baka btn vcud gz nnde kaybolan bir insan nasl bir ruh haleti iinde bulunuyor? Okuyucularm bu sualin karsnda tatmin edebilmek iin yukarki medyomun ilk demateryalizasyonu esnasndaki intibalarn kendi kalemiyle takdim etmek istiyorum: << Saint-Petersbourgdan sekiz gnlk bir yolculuu mteakip pek yorgun bir halde memleketime gelmitim. Bam ok aryordu. Bilhassa ensemde iddetli bir ar vard. Bana grip hastalna yakalanacam sylemilerdi. Tecrbe yapmak zere bay ve bayan Seilingin evine gittiim zaman biraz ge kalmtm, celsede hazr bulunacak kimseler yerlerine oturmulard. [ 1 ] Bu raporu veren zat septiktir ve bu ilere inanmamakta israr etmektedir.

<< Odaya girince fazla konumadan kabinenin nnde bana ayrlm olan yere oturdum. Kabineye bile bakmamtm. Halbuki bu benim adetim deildi. Fakat kimseyle konuamyacak kadar yorgun ve mustarip bir halde bulunuyordum.

<< Kabinenin iinden bir takm sesler duymaa baladm. Baz eller bamn zerine geliyordu. Bana bir kalemle kat verildi ben de yazmak iin kad dizlerimin zerine koydum. Kalemi de zerine dayadm. Tam bu srada plak kollu kocaman bir el peyda oldu ve elimden katla kalemi alp kabineye gtrd. Kadn buruturulduunu, yrtldn ve kalemin de krldn iittim. Eller tekrar meydana kt. Ve yrtlm kadn yarsn kucama att.. << Btn bu tezahrler esnasnda o kadar kuvvetsizlik ve asabi dknlk hali hissediyordum ki buna tahamml etmek mmkn deildi. Fakat btn bunlar ben gribe hamlediyordum. Bir an evvel tecrbenin bitmesini ve hemen istirahata ekilmei arzu ediyordum. Bir an geldi ki ellerim yoruldu, tutamaz oldum, kle halinde kollarm dizlerimin zerine dt fakat dizlerim yoktu. Yani ellerim dizlerime dayanaca yerde oturmakta bulunduum iskemlenin zerine dmt. << Bu hal beni artt acaba uyuyor mu idim? Dikkatle elbisemin zerinden kendimi yoklamaa baladm. Bacaklarm ve vcudm aryordum yalnz bam, omuzlarm, gsm tabii halinde mevcuttu. Fakat bedenimin dier ksmlar yoktu. Dizlerimin olmas lazmgelen yere ellerimle tazyik ettim fakat elime yalnz rop ve eteklikten baka bir ey gelmiyordu. << Fakat btn bunlara ramen kendimi o kadar tabii hissediyordum ki eer elim tesadfen vcudmn bu ksmlarna girmi olmasa idi belki bu hadisenin farkna bile varmyacaktm. << Acaba ayaklarm var m, diye bakmak iin eildiim zaman muvazenemi kaybettim bu hal beni korkuttu. Bu anda ruya m gryordum. Veya hayale mi kaplmtm?.. Bunu mutlaka anlamam lazm geliyordu. Elimi uzattm ve Bay Seilingin elini tuttum, hakikaten iskemlede oturup oturmadm tahkik etmesini kendisinden rica ettim. Byk bir endie ve sknt iinde cevabn beklemee baladm. Onun ellerinin dizlerime dokunduunu duydum. Fakat muayenenin neticesinde o unlar syledi: << Hayr, orada deil! Orada sizin etekliinizden baka bir ey yok! >> bu sz beni bsbtn korkuttu. Elimi mevcudolan gsme koydum kalbim atyordu, dehet iinde baylmak zere idim. Bir bardak su istedim, verdiler suyu imeyi mteakip terlemee baladm. Korkum her dakika artyordu. Bu iin sonu ne olacakt ve bama daha neler gelecekti? Bunlar dnerek endie ve sknt iinde beklemee baladm. Bu srada dier asistanlarn, ne olduunu birbirlerine soruturduklarn ve Bay Seilinin onlara, vcudmn yarsnn kaybolduunu anlattn iitiyordum. Asistanlarn bir ou yanma gelip muayene etmeleri iin benden msaade istiyordu. Hatrlyordum ki bunlar iinde ok alakal olan doktor Bay Hertzbergin yaklamasna ve muayene etmesine msaade etmitim. Bunu mteakip ricalar tevali etti. Bay Boldtde gelebilir mi? - Bay Schoulterde gelebilir mi? ilh. Hepsi yaklayor ve ellerini iskemlenin zerine koyuyor fakat orada etekliimden baka bir ey bulamyorlard. Asabiyetim ve korkum son dereceye varmt. Ve her dakika da artyordu. ok strap ekiyordum. Bu srada kaptan Toppelius beni muayene etmiti. Yldrm arpm gibi bard: << Bedeninizin yars bile kalmam! >> Bu szler beni hasta yapt, ta benliime kadar iliyen bir darbe gibi tesir etti. Artk hi bir kimsenin muayenesine ve temasna dayanamyacak hale geldim. Beni biraz rahat brakmalarn rica ettim. Bazlar celsenin durdurulmasn istediler. Fakat ben, celse braklnca halimin ne olacan dnerek herkesin skunetle beklemesini rica ettim. Bu yapld. Bu srada zannediyorum ki Bay Seiling piyanonun bana oturdu. Ve bir melodi alarak hafif sesle bir ark sylemee balad. Bundan tesini bilmiyorum. Zira hemen hemen uurumu kaybetmitim. << Bir mddet geti vcudmn kaybolan ksmlarnn tekrar yerine gelmee baladn ve elbisemin dolduunu duydum. Byk asabi heyecanm ve korkum azalmaa balamt ve son

adamn beni muayenesinden aa yukar yarm saat sonra tabii halimi bulabilmitim. Bir bardak ay itim. Bu hadiseden sonra ay geti. Ben kendimi ancak 15 gndenberi toplam bulunuyorum ve ancak bu zamandan beri sinirlerim skunet buldu ve yorgunluktan kurtuldum. >> ( 117 ) Fakat byle vcudn demateryalize olmas her vakit ksmi ( Partielle ) olmaz bazen btn vcut demateryalize olabilir. Fakat diman, sinir merkezlerinin ve mhim hayati uzuvlarn byle demateryalizasyonu olduka byk bir hadisedir. Ve ok nadir vukua gelir. Bunlar ok kuvvetli medyomlara ve hususi bir takm artlara lzum gsterir. Tannm alimlerden New-Yorkda Pasteur enstits mdr doktor Paul Gibiernin materyalizasyon ve demateryalizasyon tecrbelerine ait mufassal mahe desinden bir ka paray alyorum. ( 151 ) Bu mahede, muhkem bir ekilde kapatlm ve mhrlenmi madeni bir kafesin iindeki medyomun, kafesin kaps almad halde dar ktn gsteriyor. te bu hal yukarda sylediim tam ( Totale ) materyalizasyon hadiselerinden biridir. << Tecrbede kullanlacak kafes be cidarldr. Ve her cidar kafesvari madeni eritlerle rlmtr. Bir de kaps vardr. Kap da ayn ekilde rlmtr. Kapnn zerinde bir asma kilit vardr. Be cidarn kafesin kapdan baka dier yanlarn birisi tavan dieri de zemini tekil ediyor. Kafes o kadar salam yaplmt ki eer kuvvetli bir adam bu kafesin iine kapatlp zerine bir asma kilit taklsa buradan dar kamazd. << Medyom bu kafesin iine kapatld ve zeri kilitlenerek mhrlendi. Iklar sndrld. ki saat sren bir takm dier tezahrattan sonra Maudy. ( Bu; kendisinin bir ruh olduunu syliyen varlk ) nin sesi iitildi. Bu ses kafesin iinden geliyordu. Medyomun kuvvetinin kalmadn ve tecrbeye nihayet vermenin lazm olduunu sylyordu. Bunu mteakip Ellan ( Bu da evvelki ruhla beraber gelen dier bir erkek ruhu ) kaln sesiyle bana hitabederek unlar syledi: << Medyomunuzu alnz o, kafesten imdi kmaktadr. Size ihtiyac olacaktr. >> Ben kafeste hapsolan medyomun iki saatten beri orada havasz kaldn dnerek kafesin kapsn amann ve kendisini dar karmann zaman geldiine hkmettim ve lambay yakmak istedim. Bu srada ses tekrarlad: << Medyom dar kmadan evvel lambay yakmaynz. >> Bu szlerin manasn anlamamtm. Binaenaleyh medyomu bir an evvel dar karmak iin ilerledim. Elimin hafife itildiini duydum, bu itili tatl bir itili olmakla beraber mukavemet edilemez bir kuvvet halinde idi. Bu srada kollarmn arasna bir ktle brakld. Hayretle grdm ki bu ktle, kafese evvelce kapatm olduum kadnn baygn halde bulunan bedeni idi. Eer ben orada olmasa idim o, yere yuvarlanacakt kendisini hemen bir iskemleye oturttum. Asistan kadnlar kendine gelinceye kadar ona yardm ettiler. Bir dakikalk vakit kaybetmeden asistanm lambay yakmt. Bende kafesi ve bilhassa kapsn muayeneye koyulmutum. Her ey yerli yerinde idi. Btn lambalar yakld, kafesin her taraf, kaps hepimiz tarafndan ayr ayr ve iyiden iyiye muayene edildi. Hi bir yerinde zorlanma veya bozulma alameti yoktu. Hatta kapda birini kilidin anahtar deliine, dier ikisini de kapnn teki cidarlarla birletii kenarlara olmak zere yaptrm olduumuz mhr braktmz gibi duruyordu. Medyomu kafese koyduktan sonra bu mhrleri bizzat ben dikkatle mhrlemitim. Anahtar yeleimin sol cebinde idi. Onu oradan kardm ve kilidi atm. Menteeler olduu gibi duruyordu. Onlara dokunulmadna kani oldum.

<< Bundan baka ben, btn celsenin devam mddetince kapdan ancak bir metre uzakta durmutum. Ve kafesten gelecek seslere btn dikkatimi vermitim. Kafesin krlmasna veya her hangi bir surette almasna delalet edecek hi bir ses duymadm, bakalar da duymamlard. >> Demateryalizasyona ait bu mahedeler kafidir. Bunlar, birer realitedir. Bunlarn daha tafsilatl benzerlerini, isimlerini verdiim kitaplarda ve dier bu bahisle ilgili eserlerde bulmak mmkndr. imdi burada akla bir sual gelir: Acaba bu kaybolan maddeler mesela medyomun bacaklar, karn v.s. ne oluyor? Bunlar bir taraftan kaybolurken dier taraftan bir takm yeni yeni ekiller iinde baka yerlerde tekrar meydana kyor. Mesela yukarda bahsettiim kitap hikayesi bu hususta iptidai bir fikir verebilir. Perdenin bir tarafnda asistanlarn gz nnde kitap kaybolurken dier tarafta bulunan Bayan Flammarion onun br taraftan kmakta olduunu gryor. Keza masann tablas zerinde kaybolan eyler masann altna geiyor. Tpk bunlar gibi, medyomdan eksilen beden ksmlar da baka bir yerde baka beden eklinde ve baka maksatlara gre tekrar teekkl ediyor. Bunlarn mihanikiyetiyle ilgili megul olmazdan evvel bu husustaki mahedelerden de bir ka tanesini ortaya koymak faydal olur. Evvelce Aksakofun madam Esperancela yapt demateryalizasyon tecrbesinden bahsetmitim, gene oraya dneceim. Medyomun bacaklar ve vcudnn alt ksm kaybolurken tecrbe odasnda acaba dier ne gibi hadiseler buna refakat ediyordu? imdiye kadar bunlardan bahsetmedik. imdi sra bunlara geldi. Gene Aksakofun nerettii raporlar tetkik edelim: << ... Tecrbeye baladmzdanberi ok zaman gememiti. Kabinenin aralndan bir el grnd, samda Bay Seiling oturuyordu. O, bu eli skt. bundan sonra el kayboldu. >> ( 117 ) Bu el nerden kt? Biz burada, bunun dnya dndaki bir varlktan m yoksa dnyamzdaki insanlardan m geldii meselesi zerinde durmyacaz. Zira birinci k da olsa, ikinci k da olsa animik olmak itibariyle bu tezahrler ayn eydir. Yani, gerek dnya iindeki ve gerek dnya dndaki bir varlktan gelmi olsun bu elin mahsusat alemimize girebilmesi iin mutlaka fizikoimik maddelerle kesafet peyda etmesi arttr. Bunun manas nedir? Bu elin mahsusat alemimize girebilmesi iin bir beden haline, daha dorusu beden unsurlarn iktisabetmi bir hale girmesi lazmdr. Bu beden unsurlar nerden gelebilir? br dnyadan gelmez, zira orada byle bir bedeni tekil edecek unsurlar yoktur. O halde ruh bunu dnyadan, bizim fizikoimik alemimizden almtr. Eer onu dnyadan ald ise hi phesiz yoktan var etmi deildir. Bu iin tahakkuku iin ruh dnyada mevcudolan mekkel uzvi anasrdan istifade etmitir. Bu unsurlar veren beden nerdedir? Bir tarafta medyom dediimiz bir insan vcudnn bir ksm veya tamam kaybolup dururken ve bu insan, vezninden kilolarn zayi ederken, dier tarafta teekkl eden ve aa yukar bu kaybolan ktlelere taadl eden yeni bir bedenin unsurlarn baka yerlerde aramak manaszdr. O halde bu kaybolan bedenden km uzvi ve maddi unsurlarn, teekkl eden yeni bedenle alakas vardr ve bu el medyomun kaybolan beden aksamndan teekkl etmitir.

te, fizik medyomluun ilmi mtalaasna bu yoldan girilir. imdi Aksakofun raporunu okumaya devam edelim: << kinci defa bu eli ben tuttum, biraz souktu, slak gibi idi. Fakat benim elimi dosta bir skla skt. Biraz sonra perdenin nnde uzun boylu, parlak birisi peyda oldu. Dimdik duruyordu. Ona da elimi uzattm. Elim onun eli iinde kaybolacak kadar kk kald. Bir ihtiyar adam eli intiban veriyordu. Fakat elimi skt zaman o zamana kadar grmediim bir canllk ve dostluk sk ile elimim skldn duymutum. << Bu srada Bayan Esperance yerinde skunetle oturuyordu. << Bay Seiling bir makas ald ve fantomdan zerindeki kuman bir parasn keserek kendisine vermesini istedi. Fantom makas ondan ald ve kabineye ekildi. Orada bir eyin makasla kesilmesinden mtemellit hafif bir seda iittim. Birka dakika sonra fantom tekrar dar kt ve makas Bay Seilinge iade etti. Fakat o, istedii eye nail olamadndan memnun grnmyordu. Fantoma: << Sizin kumanzdan istediim paray almadm >> ihtarnda bulundu. Bunun zerine fantom kumann bir yerinden tutarak Bay Seilinge uzatt. Bay Seiling uzatlan bu paray makasla keserek ald. << Celseyi mteakip bu kuma tetkik ettik onun ayan hayret bir ekilde ince ve gzel dokunmu olduunu grdk. >> Fantom kendi bedenini ve bu kumalar hangi maddelerden yapmtr? Bu sualin cevabn ararken medyomun bedeninden baka yerlere gitmee lzum yoktur. Burada medyom, bizim duyamayacamz derecede hafif eklinden, biraz evvel sylediimiz gibi, bir ksm uzuvlarn veya btn beden aksamnn dalmasna kadar giden bir demateryalizasyon vetiresiyle bedeninin maddelerini fantomun ve eyasnn teekkl hesabna terketmektedir. Acaba bir tarafta kaybolan maddeler dier tarafta nasl tekrar meydana geliyor? Bu hususta da bize ilmi fikirler verebilecek mahedelere malik bulunuyoruz. Okuyucularma bunlardan bir iki tanesini takdim ediyorum. lk mahede evvelce ismi geen alim doktor Gibier tarafndan yaplm bir tecrbeye aittir. ( 151 ) << Parke zerinde beyaz bir nokta grnyor. ki saniye zarfnda bu nokta bir yumurta kadar byk bir hale geliyor ve hareket ediyor. Bu hareket aa yukar bir su fskiyesinin zerinde yuvarlanan bir bo topun hareketlerine benziyor. Bu << ey >> uzuyor. Ve on santimetre kutrunda, bir metre uzunluunda stun halini alyor. Biraz sonra bu uzunluk 1,50 metreye kyor ve tam tepesinde mstaraz iki istitale peyda oluyor. ekil bir T halini alyor. Renk itibariyle bu, kara veya su buharndan mteekkil kesif bir sise benziyor. T nin iki kollar hareket ediyor. Bir nevi tl halinde baz cevherler nerediyor. Bu teekkl heyetiumumiyesiyle geniliyor. Evvela gayet mphem, biraz sonrada vazh grnen, tlle rtlm beyaz bir kadn meydana geliyor. Tln altndan iki beyaz kol kyor. Bu kollar arkaya atlmtr. Daha sonra tl kendi kendine kayboluyor. Ve altndan gayet gzel, sevimli ve ince yapl bir gen kz yz zahir oluyor. Bu, gayet zarif bir yzdr, boyu mevzun ve mtenasip, takriben 1,60 metredir. ok g duyulur bir sesle bize ismini veriyor: Lucie. Sanki kendisini iyice grebilmemiz iin nmzde bir mddet duruyor. Elbisesi tamamiyle beyazdr. Yenleri bol olan elbisenin kollar ksadr, dirsee kadar bile inmiyor. Kollar plaktr. ekilleri fevkalade zariftir, salar siyahtr ve ban iki tarafnda ar eritlerden mrekkep topuzlar

halinde toplanmtr ( halbuki medyomun salar sardr, ok ksadr ve kvrktr. ) Bu ekil celsedeki asistanlarn sol taraftakilerine doru ilerliyor ve Bayan D... ye doru gidiyor. Onun zerine eiliyor, ellerini alyor, avularn yukar doru eviriyor ve avularna flyor. Bu flemei mteakip sanki bu nefesin byleyici tesiri altnda Bayan D... nin ellerinden bir tl dalgas fkrmaa balyor. Bu dalga ykseliyor ve hepimizin balar zerine yaylmaa balyor. Bu srada hepimiz kuvvetli, muntazam, devaml ve ara sra bir makinedeki veya demirci dkkanndaki seslere benzer kuvvetlendirmelerle vasflanan bir nefes iitiyoruz. Bu hal faslasz otuz saniye kadar devam ediyor. Bayan D... ellerine ve yzne flenmekte olduunu sylyor. ekil, bu tl ellerine alyor. Ve bann st ksmna kadar kaldryor. Sanki kendi kendini kesifletiriyormu gibi grnyor, sonra onu yayyor ve hepimizi bu hafif rgnn dalgal bulutu iine gmyor. Bu esnada ben kalkyorum ve kabinenin tam karsna yerleiyorum. Ayn zamanda doktor L... ile dier bir asistan fantoma doru ilerliyor. Bu srada hayal btn asistanlarn dizlerine yaylm olan tlleri bir anda kendine ekiyor. Ve iskambil katlarndan yaplm bir kk gibi btn bu ekiller heyeti umumiyesiyle yere ayaklarmzn dibine yuvarlanyor. Ben bunu tutmak iin elimi uzatrken iki saniye zarfnda hepsi kayboluyor. Fakat kaybolurken de tpk teekkl ederken olduu gibi hadiseler srasiyle geriye doru vukua geliyor. >> Bunu bir peri masal zannetmeyiniz. Bir realitedir. Fakat oumuzun megul olmad ve zerinde duramad bir realite. Charles Richetnin Cezayirde Carmen villasnda yapm olduu bir tecrbeye ait mahedesinde de yukarkine benzer tavsifler vardr: << ... Zeminde sert bir ziya grnd. Ben bu ziyay seyretmek iin yar yarya kalktm, yerde beyaz ziyadar bir kre grdm. Bu kre yerde adeta dalgalanyordu. Muhiti vazh deildi. Sonra sanki aadan yukar doru alan bir dkkan kepengi gibi akul istikametinde bu ziya birdenbire uzayarak ykseldi. Ve B.B. nin hayali teekkl etti. zerinde bir kuma vard. Belinden kuakl kaftan gibi bir ey giymiti. Yrmee urayordu. Fakat admlar mtereddit idi ve topallyordu. Yryor mu idi, yoksa kayyor mu idi? anlalmyordu. Bir aralk sanki decekmi gibi bir ayann zerinde sendeledi. Ayakta duramayacak gibi bir his uyandryordu. >> ( 152 )

B Materyalizasyon ve demateryalizasyonun akademik usullerle tetkikine ait atlan ilk admlar

imdiye kadar verdiimiz mahedelerden anlaldna gre medyom denilen insanlarn bedenleri bir nevi inhilal haline msaittir. Yani bunlarn bedenleri - tabir mazur grlsn - bir yerde erirler, dier yerde tekrar toplanrlar. Acaba bu hadiseyi akademik ilim telakkisine uygun bir yolda mtalaa etmek mmkn deil midir? phesiz mmkndr. Ve bu da yaplmaa balanmtr ve yaplacaktr. Evvela fotoraflar, bu yoldaki aratrmalarn banda gelir. Okuyucularma bir fikir verebilmek iin bu fotoraflardan bir iki tanesini takdim ediyorum. Aada iki ekil vardr. Bunlardan birincisinde ( ekil: 9 ) grnen resim biraz evvel yazdmz gibi prof. Ch. Richetnin teekkl tarzn tarif ettii B.B ye aittir. Bu resim bizzat Ch. Richet tarafndan

alnmtr. Bu alim, resmin reel bir varla ait olduuna dair bir ok tetkikler ve tahkikler yapmtr. Biz bunlarn burada tekrarndan sarfnazar etmek mecburiyetindeyiz. ( 152 ) Dier fotoraf ise ( ekil 10 ) byk metapsiikilerden G. Geley tarafndan Eusapia ile yaplan tecrbeler srasnda alnm bir fantomun resmini gsteriyor. Fotorafla bu fantomlarn tespit edilmi olmas, onlarn objektif ve reel kymetlerini gsterir. Bununla beraber fantomlarn reel kymetlerini tahkik etmek iin dier ilmi vastalara da mracaat edilmitir. Kitabmzn hacmi msaade etmedii iin bunlarn hepsi zerin de ayr ayr durmamza imkan yoktur. Yalnz; bunlardan bir tanesini, yani Ch. Richetnin B.B ile yapt bir tecrbeyi, ksaca bir fikir vermek iin iktibas ediyorum:

ekil 9 Ch. Richetnin tesbit ettii, insan eklini alm bir ektoplazma fotorafisi ( 152 )

ekil 10 Doktor Geleyin tesbit ettii insan yz eklini alm ektoplazma fotorafisi ( 114 ) bir tecrbeyi, ksaca bir fikir vermek iin iktibas ediyorum: << Cuma gnne rasgelen Eylln birinde yeni bir tecrbe yapmak istedik. Bu tecrbe iin evvelden bir ie baryte suyu hazrladm. Bu su berrakt. Eer iine flenirse zefir havasnda bulunan karbon asidi ile bu madde birleecek ve su bulanacakt. Fakat bunun iin flenen havada mutlaka karbon asidinin bulunmas, yani havann cierlerden gelmesi lazmd.

<< Tecrbeye baladk; burada izahna lzum grmediim bir takm hadiseler vuku bulduktan sonra B.B ( bu, fantomun bizzat kendi kendisine takt isimdir ). Baryte tecrbesini yapmak istedi. Ve perdeden dar uzand. Bu srada hem ben, hem de Gabriel Delanne medyomlar gryorduk; onlar hareketsiz, yerlerinde oturuyorlard. Hazr bulunanlardan General Noel, baryte iesini eline ald ve B.B. ye verdi. O, ieye doru uzanarak flemee alyordu. Nefes sesleri kulama geliyordu. Fakat bir trl ienin iine flemesini beceremiyordu. Nefesi mtemadiyen dar kayor ve baryte suyu ile temas haline geemiyordu. << General, bunun iin nefesin lastik borudan geerek suyu tokurdatmas lazm geldiini anlatt. Bunun zerine B.B. bu ii aynen yapt. Kuvvetle suyu flerken ben de yarm dakika kadar onun nefesinin su ile kartn iittim. Nihayet B.B. yorulduunu ve artk devam edemiyeceini ba iaretiyle anlatt ve ieyi bana verdi. Muayene ettik. Baryte suyu Carbonate de baryte haline gemi ve iedeki su bembeyaz olmutu. << Hatta bu srada komik bir hadise de oldu: Tecrbenin neticesinde suyun bulandn grerek heyecana kaplan asistanlar B.B. yi << Brayo! >> sesleriyle alklamlard. Bunun zerine B.B. hemen perdenin arkasna ekildi ve sahneye kan aktrler gibi ban defa perdeden kararak kendisini alklayanlar selamlad. >> ( 152 ) Bu, kimyevi bir mahededir. Fakat buradaki imik hadisenin husule gelebilmesi iin fizyolojik bir hadisenin, yani teneffs filinin vukua gelmesi de lazmdr. Bunun iin de ortada bildiimiz morfolojik teekklatn, yani kann ve cierlerin mevcudolmas icabeder. Btn bunlar kabul etmeden bu hadisenin izah iin ortaya atlacak nazariyelerin ilmi hviyetten mahrum ocuka eyler olduunu syliyebiliriz. Bir taraftan fotoraflar, dier taraftan imik taamller ve fizyolojik, morfolojik realiteler burada ad geen fantomlarn reel kymetlerini ilmen ispat ederler. Btn bunlar reddetmek, akademik ilimlere tatbik ettiimiz ayn usulleri kymetten drmekle bir olur. Nihayet biz, bir insann yaayp yaamadn kalbinin darbeleri ve nefes alp vermeleri ile takdir ederiz. Onu baryte mahll iesi iine fletmee ka kiimiz lzum grr? Hele ii buraya kadar da gtrerek tandmz bir insann fotorafn alr, kalbinin darbelerini dinler, kendisiyle konuur ve bir de baryte mahluln bembeyaz yaptn grrsek ona yaamyor veya hayaldir, hakikatte yoktur, diyemeyiz. Zira o zaman bizim aklmzdan hakl olarak phe ederler. Bununla beraber, medyomlardan kan maddelerin darda llen, tartlan ve mulajlarla tespit olunan kymetleri yukardakilerden daha az enteresan deildir. ( 52, 115 ) sayfalarmzn msaadesizlii bunlarn zerinde ayr ayr durmamza mani oldu. Esasen bunlarn herbiri birer etd mevzuudur. imdi materyalizasyon ve demateryalizasyon hadisesinin dier bir bakmdan akademik kymetini gsteren bazi tetkiklere geiyorum.

C Ektoplazma ( Teleplazma )

Acaba bir insandan ayrlan bu maddeler ondan nasl kyor ve ne ekiller alyor. Ve acaba bunun da objektif delilleri var mdr? Medyomdan kan bu maddeler hi phesiz onun fizikoimik maddelerinin baka bir tabiatta, daha seyyal hale girerek bedenden ayrlm ekilleridir. Bunlar cilt sathnn her tarafndan kabilir. Fakat tercihan tabii menfezlerden kt grlmektedir. Bunlar yukarki misallerde olduu gibi bazen bize grnmeden medyomdan kar ve baka bir yerde teekkl ettikten sonra bize grnr. Fakat bazen de bu maddelerin gzmz onnde medyomun azndan, kulaklarndan, bandan, kalasndan v.s. kt da grlr. Bu maddelerin ismine metapsiiki mellifler, bir takm isimler vermilerdir. Mesela; bir ksm bunlara teleplazma ( Teleplasmes ) bazlar ise ektoplazma ( ectoplasmes ) demilerdir. Sir Oliver Lodge ektoplazma hakknda unlar sylyor: << Eusapia ile yaptm ilk tecrbelerde, bazen onun yan tarafnda bir kntnn peyda olduunu geryordum. Elbise bu kntya mani olmuyordu. Hafif bir ziya karsnda bu knt beyazmtrak, ekilsiz bir halde grnyordu. Zahiren sulp halinde idi. Eer bu knt biraz uzayp birisine dokunursa onda bir dokunma hissi hasl ediyordu. Bir gn ben asistanlardan ayr bir kede durarak, bu kntlardan birisini skunetle tetkik ediyordum. Bir dakika zarfnda knt uzad, sonra tekrar ksald. Tekrar uzyarak Bay Myeresin ( bu zat ngiliz ruhiyat tetkiki cemiyeti azasndan idi ) srtna dokunmak zere istikamet ald. Oraya temas edince, derhal kendisine birisinin dokunduunu bararak syledi. >> Doktor Geleyde bu cevher hakknda yle sylyor: << Ektoplazma nedir? Her eyden evvel bu, medyomun fizik bir dedublumandr. Trans esnasnda onun uzviyetinden bir para dar kmaktadr. Bu para bazen ufak bazen de byktr. Mesela; Crawfordun tecrbelerinde bu para bazen medyomun arlnn yarsna kadar bir arlk gstermitir. Ektoplazma mahide, evvela ekilsiz sulp veya buhar halinde grnr. Fakat umumiyetle ekilsiz olan bu cevher sratle taazzuv eder ve yepyeni bir ekil alr. Ve hatta eer fenomen tekemml etmi ise biyolojikman canl bir uzvun btn anatomik ve fizyolojik kabiliyetlerini gsterir. [ 1 ] << Ektoplazma daima medyomun bedenine sk skya baldr. Yani onun bir istitalesi halindedir. Ve tecrbe bitince o, tekrar medyomun bedeni tarafndan massedilir. << Bu cevher iki esas ekilde kendini gsterir. Birincisi sulp, dieri de gaz ekilleridir. Sulp halinde olduu zaman, ekilsiz bir protoplazma ktlesi manzarasndadr. Umumiyetle beyazdr, nadiren kl rengindedir, siyahtr, ve hatta krmzmtrak olabilir. Ektoplazma medyomun her tarafndan kar, fakat bilhassa tabii menfezlerden veya kalalardan daha ok kar. Bu cevher ister sulp ister gaz halinde olsun, onun organizasyonu sratli olur. Bunun neticesinde ya taslak halinde ekiller veya tam, mkemmel materyalizasyonlar husule gelir. Her iki halde husule gelen ekiller fevkalade fotojeniktir. >> ( 114 ) Ektoplazmaya asit tecrbeler esnasnda bir ok fotorafiler alnmtr. Bunlardan bir iki tane okuyucularma takdim ediyorum. Bunlar bilhassa bu ite ciddiyet ve salahiyetle alan

ve btn kontrol imkanlarn kullanan tp ve ruhiyat alimleri tarafndan tesbit edilmitir. Karda verdiim iki resim ( ekil: 11, 12 ) mehur Alman alimlerinden A. De Chrenck Notzingin Polonyal medyom Stanislava P. ile yapt tecrbelerinden alnmtr. ( 27 ) Burada ektoplazmann azdan ktn gryoruz. Medyomun gzleri kapaldr. O, hemen hemen uursuz bir halde ve trans iindedir. ekillerden birinde ( ekil 11 ) medyomun yz aktr dierinde ( ekil 12 ) bir tlle rtlmtr. Bu iki resim arasnda ektoplazmann makroskopik bir grn fark beliriyor. Biricisinde, yani medyomun yz ak iken yaplan tecrbede ektoplazma serbes olarak kmaktadr. Burada bu cevherin mtecanis ve dmdz bir ktle halinde ktn gryoruz. Medyomun yznde tl varken yaplm tecrbede ise ektoplazmann bu tlden geerken tln tesiri altnda kaldn ve kafes kafes prtkl bir hale girmi olduunu gryoruz. Burada ektoplazma zerinde tln mesamatna ait izler mevcuttur. Bu hal bize sarahatle gsteriyor ki bir defa medyomdan dar km olan bu cevherin darda maddi messiriyetlerle fizik ve imik mnasebetlerde bulunmas zaruri olmaktadr. imdi dier bir ekil veriyoruz. Bu da gene ayn mcerribin ayn medyomla yapt tecrbesinin biraz daha ilerlemi safhasna aittir. Yukarki iki ekilde amorf bir halde grnen ektoplazmann burada ekillenmee baladna ahidoluyoruz. Bu ekil bir el haline girmek zeredir. ( ekil: 13 ) Ektoplazmann darda fizikoimik bir madde haline girdiini sylemitik. imdiye kadar vermi olduumuz misaller bu fikrimizi ispat etmee kafi gelir. Fakat ii daha ileri trerek, alimlerin bu madde zerindeki laboratuvar hakknda da okuyucularma biraz bilgi vermek isterim.

ekil 11 Serbeste dar kan ektoplazma fotorafisi ( 27 )

ekil 12 Tlden geerek dar kan ektoplazma fotorafisi ( 27 ) << 1916 senesi, ubat aynn 20 sinde Polonyal mcerrip L. azdan kan bir teleplazma dan kk bir para kesip isteril porselen bir kap iine komaa muvaffak olmutur. Bu parann kutru 10, kalnl da 5 milimetre idi. Arl ise 0 Gr. 101 idi. Sarmtrak

ekil 13 El eklini almak zere bulunan ektoplazma fotorafisi ( 27 )

beyaz renkte, parlak ve kokusuz bir halde bulunuyordu. Onu iki paraya ayrd. Bu paralardan biri Munichde doktor Raoul Francenin biyoloji enstitsne dieri de Varovada ziraat ve sanayi mzesi bakteryoloji laboratuvarna muayene edilmek zere gnderildi. Birbirinden haberi olmadan ayn maddeyi muayene eden bu iki messese ayr ayr raporlar vermilerdi. Fakat verilen raporlarn ikisi de hemen hemen ayn maalde idi. Bu raporlardan anlaldna gre, medyom Evaya ait teleplazma albuminoit bir maddedir. Bir ya zerresiyle ittihadetmitir. Mutat halde insanda bulunan huceyrelerden mteekkildir. Bilhassa iinde bir ok lkositler vardr. Bu cevher daha ziyade bir lenf mayiini hatrlatmaktadr. >> ( 27 ) Chrenck Notzingin mteakip almalar ile bu maddenin yzde ellisinin su olduu ve iinde albumin, kkrt bulunduu ve kimyevi dsturunun aa yukar yle olduu meydana kmtr: ( 23 ) C120 H1139 Az218 S5 O249

D Materyalizasyon ve demateryalizasyonun husulne dair bir mlahaza

Evvelce yazdmz madde, ruh, tahayyl bahislerinde statlarn tebliine ve dier mahedelere dayanarak ileri srm olduumuz mlahazalar bu misallerle ve mahedelerle karlatrdmz zaman materyalizasyon ve demateryalizasyon hadisesinin tabii ehresini biraz daha vuzuhla grmee balarz. Materyalizasyon ve demateryalizasyon ne demektir? Evvela bu tabiri doru bulmadmz ve bunu izah etmek iin de pek uzun sze lzum olmadn sylemek isteriz. Zira madda ve buutlar bahsinde uzun uzadya sylediim gibi, madde kainatnda yayan bizler iin maddenin sonu yoktur. Binaenaleyh madde dnda hi bir varl biz ne vastal ne de vastasz idrak etmee muktedir deiliz. Maddeleme ve maddelikten kma gibi fikirler veren materyalizasyon ve demateryalizasyon tabirini eer hakiki manasiyle alrsak gzmzn nnde kaybolan bir eyin maddelikten ktn ve yeniden peyda olan bir eyin de tekrar madde haline girdiini kabul etmemiz lazm gelir ki bilhassa bizim gibi kesif maddeler gayyasnda yayan zavalllarn byle bir dnceyi beslemesi hakikaten safiyane bir ocukluk eseri saylmaa deer. Bir eyin bir yerde kaybolmas ancak bize gredir. Hakikatte o ey madde halinde gene mevcuttur. Yalnz bizim duygu sahamzdan kmtr. [ 1 ] Yoksa duygu kabiliyetimizi baz yardmc vastalarla geniletebilirsek bu ii yapabildiimiz nispette mutat duygularmzdan uzaklam olan bu hadiseleri daha umull ve daha yksek kombinezonlar iinde tertiplenmi olarak yakalayabiliriz. te metapsiiin tetkik yollarnda bizim medyomlar, sansitif sjeleri kullanmamzn ve yetitirmee uramamzn hikmeti buradadr. Ve imdiye kadar bir ok klasik akademicilerin bu ilerde yaya kalm olmasnn sebebini de bu zarureti grmemi ve anlyamam olmalarnda buluyoruz. Bununla beraber materyalizasyon ve demateryalizasyon tabirlerini biz gene kullanacaz, fakat onlara verdiimiz manalar baka trl olacaktr. Bir maddenin her hangi bir vetire ile mahsusat alemimizden kp mahsusat d alemimize gemesi bizde o maddenin kaybolduu hissini uyandrr. Ve biz buna demateryalizasyon deriz. Bilakis o maddenin mahsusat d alemimizden tekrar mahsusat alemimize girmesiyle de onu yeniden teekkl etmi gibi grrz. Bu da gene bize gre bir materyalizasyon hadisesi olur. Demek maddelikten kma, madde haline grime tabirleri ancak mahsusat alemimizdeki fizikoimik maddelere nispetle kabul edilebilir. Ve bu bakmdan bu tabirler yanl saylmaz. Fakat eer bunlar en geni ve mull manasiyle madde mefhumuna nispet edersek o zaman tamamiyle manasz ve yanl bir ifadede bulunmu oluruz. Biz metapsiik tetkikatta, ruhlarn gsterdii yksek maddi tezahrleri daima kendi dnyamzn fizikoimik maddelerine nispetle mtalaa ettiimiz iin, bu tabirleri maddenin yukarda sylediim dar manasna gre mahzursuzca kullanabiliriz ve byle yapyoruz. Acaba bir madde nasl demateryalize olur? Buradaki amil nedir? Evvelce sylediimiz gibi madde messer bir varlktr. Bunun zerine tesir eden, yani messir olan ruhtur. Gene sylemitik ki maddelerin messeriyet kabiliyetleri ruhlarn

messiriyet kudretleriyle karlaarak madde kainatmzn umumi ahengini tekil edecek hadiseleri meydana getirirler. Binaenaleyh her hareket ve hadisede olduu gibi burada da ruhlarn messiriyetini kabul etmek zarureti vardr. Kitabmzn bandan beri hemen her satrda geen fikirlerin ayr ayr yollardan telkin ettii dnceler bu zarureti ne kadar samimiyetle kabul etmi olduumuzu gsterir. Zira bu mhim zaruretin mevcudiyetini bize inkar ettirecek ortada bir tek delil olmadktan baka, madde ve ruh mnasebetlerine ait btn bilgiler onun lehinde grnmektedir. Biliyoruz ki madde kendisinde mndemi bir enerji ile kaimdir. Bu enerji bir takm ihtizazlar halinde tezahr eder. Maddenin ilk oluuna ait bu batni enerjinin husul tarz ve ekli bizim tetkik ve mtalaa sahamza girecek nesnelerden deildir. Hlkatle alakadar olan bu i zerinde durmann ne imkan, ne de faydas vardr. Eer biz hakikatleri renmek istiyorsak buralara gelinceye kadar nmzde mtalaa mevzuu olabilecek yle yksek hakikatler vardr ki biz onlarn henz alfasnda bile deiliz. Ve bu sahada - ok deil - bir ka adm ilerleyince btn duygu ve dncelerimizle beraber ahsiyetimizin ve benliimizin imdikiyle mukayese edilemiyecek derecelerde ykseldiini ve deitiini greceiz. Maddede mndemi enerjiyi bylece kabul ettikten sonra bu enerji zerinde tabiat kanunlar icaplarna uygun olarak vukua gelen tesirleri ve bu tesirlerin mmkn mertebe arka safhalardaki messir amillerini gcmz yettii kadar anlamaa alrsak bize lazm ve faydal olan en akilane bir ie girimi bulunuruz. Evvelce de sylendiim gibi maddelerin batnlarnda ihtizazlarn keyfi ve kemmi deimeleri onlarn bize gre olan teekklatn meydana getirir. Keza maddelerin sptillik derecesi de atomlarn hareketlerindeki keyfi ve kemmi deimelere tabiidir. Bu hareketler ne kadar kark ve sratli olursa maddeler o kadar sptil bir hal alr ve o kadar bizim fizikoimik maddi telakkilerimizden uzaklar. Yani demateryalize olur. u halde gene evvelce sylediimiz gibi biz maddelerin zerine vastal veya vastasz tesirler yaparak onlarn batni hareketlerini keyfi veya kemmi olarak deitirebilmek kudretine malik olursak maddelerden istediimiz ekilleri meydana getirebildiimiz gibi onlar istediimiz kadar sptil veya kesif hale de koyabiliriz. Ancak, yeryznde yayan ruhlarn yegane tesir vastalar, bal bulunduklar dnyamzn kesif maddeleri olduu iin ve bu maddelerin de hareketleri yksek kozmik maddi ihtizazlar yannda ok kaba kald iin bunlar vastasiyle o ihtizazlara tesir etmek tabiat ile mmkn olmaz. Binaenaleyh insan olu, dorudan doruya bu maddelere tesir edemez. nk onun tesir vastas olan bedeni buna msait deildir. Ancak zekasiyle ve imajinatif faaliyetleriyle o, bu yksek kozmik maddelere baz noktalardan yaklaabilen yeryznn nispeten yksek sptil maddelerini kullanmak veya bu ilere msait maddelerle almak suretiyle atom hareketleri zerinde bir dereceye kadar tesirler yapabilir. Ve bunu yapabildii nispette de maddi ekillere, maddi hallere ve maddi hadiselere messir durumlara geer. Fakat yeryznde olmakla beraber somnamblizma, degajman, trans ve hatta vecit hallerinde olduu gibi, ruhun maddi alaikten az ok kurtulabildii anlarda insan ruhlar, serbes iradelerini kullanarak imajinatif faaliyetlerinin daha yksek messiriyeti ile uzvi maddelerin batni ihtizazlar zerinde daha byk tesirler yapabilirler.

Bunun iindir ki hipnoz halinde bulunan bir sje, kendiliinden telkin yolu ile vcudnn her hangi bir yerinde, ortada maddi bir sebep yokken yanklar, bereler, kan oturmalar v.s. gibi ufak tefek deimeleri husule getirebilecei gibi bir hastal tevlit edebilir veya bir hastalktan kurtulabilir. Fakat btn bu iler ancak ruhun serbeslii nispetinde ve mahdut bir l dahinde mmkn olur. Binaenaleyh trans haline geerek ruhu serbeslemi bir medyom, henz bizce aydnlanmam baz biyolojik bnyevi artlar altnda eer bedeni demateryalize olmaa msait bulunuyorsa kendi uzvi maddelerinin atomlar zerine tesir ederek onlarn hareketlerinde keyfi ve kemmi bir takm deimeleri - gayr uuri bir halde - vcude getirebilir. Atomlarn hareketlerinde husule gelen deimelerle ruhun iradesi altnda bedenden ayrlan partikller muhtelif haller iinde herhangi bir maksada gre baka bir yerde, baka ekillerde tezahrler ve teekkller gsterirler. Fakat urasn hibir vakit unutmamak lazmdr ki evvelce de sylediimiz gibi bu hikaye ruhun dorudan doruya bedenine tesir etmesi suretiyle vukubulmaz. Burada ruhun yksek ve sptil bir tesir vastas olan perisprinin yardmna ihtiya vardr. Ruh perisprisinin yardmiyle messiriyetini kullanarak bir ksm atomlarn hareketlerini sratlendirip daha mulak bir hale koymak ve bu suretle onlar bedeninden ayrmak imkann bulduktan sonra bu ameliyenin aksini de, yani atomik hareketlerin sratlerini azaltp basit ekillere irca etmei de pekala yapabilir. Ve bu suretle onlar kendi mutat bedeninin atomik hareketleriyle ayarlyarak tekrar bedenine ekebilir. te birinci hal demateryalizasyon, ikinci hal ise materyalizasyon hadisesini bize ilmi bir dnce iinde ifade etmi olur. Ayrca kocaman bir tetkik mevzuu olan medyomluun iyice mtalaasiyle bu fikirlerin shhatini tasdik ettirici neticelere varmak mmkndr. Burada mevzuu datmamak iin bunlarn zerinde maalesef daha fazla duramyorum. Fakat yeryznde dnya maddelerine bal ve ancak ondan binbir mklatla pek az kurtulabildii anlarda ve kaamak yolu ile bu kadar ileri yapabilen insan ruhunun yannda, Ispatyoma gemi ve serbes iradesini kullanabilecek bir hale girmi ruhlarn bu ileri yapamayacana inanmak doru olmaz. Filhakika Ispatyom bahsinde uzun uzadya yazdmz gibi serbes iradeli ruhlar kozmik maddeler zerinde bu kabiliyetlerini bol bol kullanmaktadrlar. Dnyamzdaki maddelere gelince; alaka kanunu mucibince onlarn bu maddeler zerine dorudan doruya tesir etmeleri mmkn olmaz. Bunun iin evvela perisprilerini biraz kesifletirmee ihtiyalar vardr. Saniyen dnya maddeleriyle kendi aralarnda mutavasst roln oynyacak bir takm seyyalelere muhtatrlar. te kendilerine bu mutavasst maddeleri vermee baz insan bedenleri msaittir ki biz bunlara medyom deriz. Kendi vesaitiyle alakal bir medyom karsnda kalan Ispatyomdaki bir ruh, o medyomun sinir cmlesinden ve maddelerindeki messeriyet kabiliyetlerinden istifade ederek onun bedeninden baz ksmlar evvela demateryalize ederek ondan ayrdktan sonra kendi maksatlarna uygun ekillerde tezahrler gstermek zere baka bir yerde istedii bir ekilde tekrar materyalize edebilir. te ispiritizma celselerindeki btn fizik tezahrlerin veya objektif medyomluun mihanikiyeti bu yolda izah edilebilir.

NETCE

Yer yzndeki bir ruh, hususi artlar altnda kendi bedenine tesir eder ve ondan baz paralar demateryalize bir hale sokar, sonra onlara istedii ekilleri vererek baka yerlerde tekrar tekil eder. Bu hadiseye metapsiikte dedubluman ( tezauf = tayymerahil ) derler. Buna mukabil, Ispatyomdaki bir ruh dnyadaki insann bedenine yukarda sylediimiz tarzda tesir edebilir ve onun baz aksamn demateryalize hale koyar, sonra onlar baka yerlerde ve kendi maksadna uygun ekillerde tekrar materyalize ederek dnyadaki insanlara istedii tezahrleri gsterebilir. Buna da metapsiikte ruhlarn materyalizasyonu derler. Grlyor ki dedublumanla, materyalizasyon arasnda maddi bir hadise olmak bakmndan hi bir fark yoktur, ikisi de ayn eydir. Fakat illiyet prensibi bakmndan bunlarn aralarnda ok byk farklar vardr. Yani birisinin amili, bedenin asl sahibi bulunan insan oludur. Dierinin amili ise bu bedeni ariyeten kullanan yabanc bir Ispatyom varldr. Binaenaleyh materyalizasyon ve dedublumana ait yalnz fizik hadiseleri tetkik ederek bu iki amili birbirinden ayrmaa uramak hatadr. Fizik bakmdan ayn olan bu iki hadiseyi birbirinden ayrmak mmkn deildir. Ve bu hadisenin iinden, srf animik tezahrlere dayanarak hakiki amilleri bulup meydana karmak kabil olmaz. Netekim Charles Richet gibi hayatnn mhim ksmn bu materyalizasyon ve dedubluman hadiselerinin tetkikiyle geirmi ve bol medyanimik materyal ile almak ansna nail olmu metapsiiki bir alim bile yalnz bu yolda yrmek gafletinde bulunduu iin, buradaki amilleri ayrdetmemi ve hadiselerin nerden geldii, kimin tarafndan husule getirildii meselesi zerinde her admda tereddtle ve hatta znt ile verdii hkmlerinin esareti altnda kalmtr. Eer bu byk ve samimi alim, bu sylediimiz hakikat grebilse veya takdir etmi olsayd hi phesiz bu zntl tereddtlerden kendisini kurtaracak ve daha verimli aratrma yollarna varm olacakt. u halde maddi bir vetire, maddi bir hadise olmak bakmndan birbirinin ayn olan ve tamamiyle animik bir vetire ile husule gelen dedubluman ve materyalizasyon hadiselerini ayrdetmek iin bir tek yol vardr. O da bu ite messir olan amillerin ahsiyetini bilgili bir psikolog gz ile tetkik ederek tehis etmektir. Esasen dnyada da insanlar tanmak ve birbirinden ayrdetmek iin bu hususta hepimiz birer psikolog gibi hareket ederiz. oumuzun bana gelen bir hadiseyi misal olarak gstereceim: Bazen yolda giderken bir insana rastlarsnz, bu insan o kadar tanrsnz ki tereddtszce yanna gider ismiyle kendisini arr ve hatta eer biraz da kendisine kar samimi iseniz akalarsnz. Fakat ufak bir hadise size derhal hatanz ihtar eder, ve bu zatn baka biri olduunu size retir. O zaman gerilersiniz mahcubolursunuz ve zr dilersiniz. Bu hadise nedir? Bu hadise ya onun size kar taknm olduu mtehayyirane bir tavr, ya yznde grdnz tuhaf bir imizaz, ya sizin yrekten gelen dostluk tezahrlerinize kar onda

grdnz buz gibi donuk bir ekingenlik veyahut da nihayet onun aka size ( affedersiniz, aldanyorsunuz ben falancaym, sizin tandnz adam deilim ) demesidir. Btn bunlar nedir? Sizin bu hareketlerinize kar o adamn ahsiyetini tebarz ettiren ruhi reaksiyonlardr. te kabaca olmakla beraber aa yukar iyi fikir verebilen bu misal, materyalizasyon ve dedubluman hadiselerinin ayrdedilebilmesinde yryebileceimiz yolu bize gsterebilir. Ch. Richet byle yapmad. O grd adamlarn kim olduklarn yalnz ekil ve kyafetlerine bakarak hkmlendirmek istedi. Ve bunda srar etti. Bu halin neticesi olarak o, daima aldand. Zira karsndakinin ne barit muamelelerini, ne yadrgamalarn, ne de aka: ( Ben seni tanmyorum, senin zannettiin adam ben deilim ) diye yapt ihtarlar dinliyecek bir kudret gstermedi. Eer byle yapmasa idi ve dnyada her an insan olunun ekseriya uursuzca kulland ve istifade ettii moral kymetlere biraz ehemmiyet vermi olsayd, bu byk metapsiiki insanla ve insan bilgisine daha ok byk hizmetler yapabilirdi. O, neden byle yapmad, neden mutat hayatmzda da bir an bile mstani kalamyacamz bu moral kymetleri ihmal edip hie sayd?... Ve neden bu koca metapsiikinin moral kymetlerinden bir ou bu gafleti yznden heba olup gitti?

DRAK 1 drak nedir ?

Hipnoz, psikolojik infisal ve dedubluman bahislerini mtalaa ettikten sonra biraz da idrak bahsi zerinde durmak istiyoruz. Zira evvela bu bahis nc kitapta gelecek baz mebahisin daha ziyade aydnlatlmasna yaryacaktr. Saniyen idrakin iyice mtalaas ancak degajman hallerinin mtalaasndan sonra yaplabilir. drak bahsinin mtalaas, ileride bahis mevzuu edeceimiz unutma ve hatrlama meselelerinde de tekrar ele alnacaktr. drak nedir? Tafsillere ve tasniflere girimeden, umumi bir ifade iinde idrakten anladmz manay hulasa edelim: Biz idraki klasik psikolojinin yapt gibi mehul bir kahramana izafe etmeyeceiz. Zira biz insan varlnn kymetlerini yalnz maddeler iinde aryan ve byle hatal bir yolda rasgelinecek bir ok glkler yznden tereddtl ve kaamakl ifadeler kullanan baz ekol saliklerine uymak istemiyoruz. Mahedeler, deliller ve fenomenlerle bunlar zerinde analitik ve sentetik mtalaalar yrtmee msait zekalarn varm olduu ilmi neticelere ait dnceler bizi, insan varln kymetlendirecek maddi tertiptekilerden daha yksek amillerin mevcudiyetini kabul etmee srklemektedir.

Biz idrakin kime aidolduunu ademci materyalist gr sahiplerinden daha ak ve tereddtsz bir fikir ve duygu berrakl iinde biliyor ve ona inanyoruz. O halde idrak hakkndaki klasik tarifleri bu inanla gzden geirerek, onlara hakiki ve mull manalarn verebilirsek ilerideki bir ok meselelerin mtalaasn kolaylatracak yardmc unsurlardan bir tanesini daha kazanm oluruz. Bize gre idrak, duyguyu husule getiren herhangi bir ey hakknda ruhun bilgi edinmesidir. Dikkat edilirse bu ifade ile klasik tarif arasnda esasl ayrlklar vardr. Materyalist bir grle idrak, beyinde olup biten bir hadisedir. Bu grn tesiri altnda bocalayan resmi psikoloji bir ok ruhi bahislerde olduu gibi idrak bahsinde de iinden klmaz bir dnce labirentinde yuvarlanp girmektedir. Bu hale gre idrakin tarifinde hakiki amili, bedene messir bir ruh varlnda gren neoispirtalizma dncesi onun husul tarz hakknda klasik fizyoloji veya psikolojininkinden daha geni lde yaplm bir izaha taraftar olacaktr. Zira biz btn ruhi hadiselerde olduu gibi bunun da ademci materyalizma dncesiyle izahna almak zoruna ve mecburiyetine katlanmak zaruretini duymuyoruz. O halde idrak yolunu evvela kendi anlayp kabul edebildiimiz ekilde izah etmeliyiz. drak, sinir yollar ve cevherleri vastasiyle merkezlerde husule gelen d amillere ait ve onlarla alakal ihtizazlarn perispri kanaliyle ruha intikal etmesi neticesinde onda husule gelen bilgidir. Bu izah bir ok mahedelere, tecrbelere ve mspet hadiselere dayanr. Demek biz klasik psikolojinin yapt gibi henz kifayet derecesinde olmyan bir fizyoloji bilgisine snarak idrakin beyinde olup bittiine inanmak suretiyle fizikoimik bir telakkiye saplanp kalacak deiliz. Bize nazaran beynin burada pek kymetli bir rol vardr. Bunu da fizyoloji ilmi, mahedeleriyle ve delilleriyle ortaya koymaktadr. Fakat bu rol, asl idrak eden ruh varlna bir vasta olmaktan ileri gidemez ki bu gnk fizyoloji ilminin durduu ve sustuu yer de bu noktada balar. drakin husulne ait bilgilerimizi, mevzuumuza faydal ekilde toplyabilmek iin onu iki bakmdan mtalaa edeceiz. Bunlardan birisi mutat haldeki idrak, dieri de degajman hallerinde vukua gelen idraktir. Esaslar bir olan, yani idrakin ruhta vuku bulmas bakmndan birleen fakat vastalar ve yollar ayrlan bu iki gruptaki hadise zerinde ayr ayr durmakla iimizi ok kolaylatrm olacamz zannediyorum.

2 Mutat hallerde husule gelen idrak

Evvela mutat halde bulunan bir insanda idrakin nasl husule geldiini aratralm. Bir hadisenin idraki dnyadaki artlara uygun vastalarla temin edilir. Bu vastalar da be duygu cihaz ile onlarn bulduu sinir merkezleridir. D amillerin tesirlerini hamil ihtizazlar, duygu cihazlarnn muayyen ve malum fizyolojik artlar dahilinde ve sinirlerdeki santripet seyyaleler yardmiyle merkezlere kadar gider. Yani d amiller asabi seyyalelerde kendileriyle alakal bir takm ihtizazlar husule getirirler. Bu ihtizazlar muhitten merkeze doru olan sinir yollarndan geerek kendilerinin bal bulunduklar muayyen merkezlere varsl olurlar. Ve sinir

merkezleri ne surette vuku bulduu henz aka bilinmeyen bir tarzda, hamil olduklar ihtizazlar perispriye naklederler, perispri ile sk mnasebette bulunan ve ondan ayrlmyan ruh, bu ihtizazlar kabiliyeti derecsine gre alr ve onlarn dalalet ettii eyler hakknda bilgi ve duygu edinir. te biz buna idrak deriz. Fakat ihtizazlarn perispriye intikali srasnda, mutat uuriyle beraber dikkat melekesi eklinde grdmz ve hakiki mahiyetini henz ilmen bilmediimiz baz ruhi faaliyetlerle bu ihtizazlar ayn zamanda beyin cevherlerinde de baz izler ve intibalar brakrlar ki bu, nc kitabn unutma bahsinde zerinde tekrar duracamz ehemmiyetli bir nokta olacaktr. Mutat << uurluluk >> halinde idrak olunan eylerin beyin cevherlerinde iz brakmas ruhun dnya hayatndaki maddi varlndan domu bir zaruretle vukua gelir. te bu zaruretle vukua gelen hadiseler ruhun dnyaya ait bilgilerini az ok noksan olarak tekrar dnyada ihya etmek suretiyle tecelli eder ki biz bunlar mutat hatrlamalar cmlesinden sayarz. Ve btn bunlar onun mutat uur sahasn erevelemi olur. Demek evvelce de sylendii [ 1 ] gibi mutat idrakin husul iin duygu uzuvlarnn, nakil sinirlerinin ve bu sinirlere bal, onlarla kaim asabi seyyalelerin ve nihayet asabi merkezlerin morfolojik ve fizyolojik durumlarnda herhangi bir bozukluun mevcudolmamas lazmdr.

3 Hipnoz halinde vukua gelen idrak

Fakat bizi en ziyade alakalandran ve neo-ispiritalizmann bir ok mebahisini izah etmek hususunda faydas dokunan hadise, insann mutat hayat dndaki, yani degajman halindeki idrakidir. Dedubluman bahsinde zikredilen fenomenler iyice gzden geirilirse anlalr ki deduble olmu bir insanda idrak mutat halde olduu gibi vukua gelmemektedir. Burada ruhun kulland iki beden vardr, ve ikisi de az ok farkla fizik dnyamzn artlar altnda bulunmaktadr. Fakat dedubluman halinde iken ruh perisprisi vastasiyle bedenden baz partikller alarak dorudan doruya d alemle mnasebet haline geebilecek bir duruma girmitir. Binaenaleyh aa yukar ksmen beden dnda yar maddilemi perisprisi d hadiselere ait ihtizazlar asabi merkezlere lzum kalmadan dorudan doruya kendi uzviyeti yoliyle almak iktidarn haiz bulunur. Yalnz ileri derecede maddilememi dedubluman vakalarnda duygu ve dncelerini beden yoliyle ifade eder. Fakat burada da dublesini vasta halinde kullanarak duyan ve dnen ruhtur. Ancak eer dublenin materyalizasyonu ileri dereceye varm ve perispriye ait uzviyetin aksam tekemml edebilecek ekilde maddilemi ise o zaman ruh dublesiyle dardan tesirleri dorudan doruya alabildii gibi bedene mracaat etmeden bu tesirlere kar olan reaksiyonlarn dordan doruya dublesiyle harice ibla edebilir. Yani mesela konuur, ve bir insan gibi her trl maddi tezahr gsterir. Dedubluman bahsinde buna dair verdiimiz bir ok misaller gzden geirilirse bu szmzn manas daha iyi anlalr. Burada asl fizikoimik beden atl kalr. Ve d tesirlere ait intibalar hakknda bu bedende hi bir faaliyet vukua gelmez ve bunun gayet tabii neticesi olarak dardan gelen bu ihtizazlara ait beyinde hi bir iz ve intiba hasl olmaz. Byle olunca bu haldeki kimse uyandktan sonra uykusunda olup biten eylerin hi birisini bilmez. Fakat bu bilgisizlik bir imkanszlk deil bir zarurettir. Zira eer ruh; gerek telkinle, gerek baka bir vesile ile deduble halinde iken dikkatini fizik bedeni zerine evirir ve eyadan ald intibalar beyin cevherlerine mutat hallerde olduu gibi mutat morfolojik teekklleri vcude getirirse

uyandktan sonra da onlar tekrar hatrlamak imkann elde etmi olur. Fakat bunun iin sjenin dikkati herhangi bir messirin tesiriyle fizik bedeni zerine evrilmi olmal ve sje ileri derecede degajman halinde bulunmu olmamaldr. Demek hipnoz halinde olan idrakte, mutat halde olan idrake nazaran beyinde geen baz maddi vetireler bakmndan farklar vardr. Birincisinde beyinde idrak olunan eye ait hi bir iz ve intiba yoktur. Beyin sanki idraki tevlit eden hadiseler vuku bulmam gibi salim ve dokunulmam bir halde kalr. Ve onun iin uykuda vuku bulan eyleri hatrlyamaz. Halbuki ikincisinde, idrakin vukua gelmesi iin d tesirlerin mutlaka beyin kanalndan gmesi ve dikkat melekesinin yardmiyle beyinde, henz morfolojik ve fizyolojik olarak tesbit edemediimiz bir takm deimelerin ve hadiselerin vukua gelmi olmas lazmdr ki bu deimeler fizikoimik kanunlarn icaplarna uygun bir ekilde beyinde az ok devam eder. Ve onlarn devam mddetince insan o hadiselere ait hatralarn mutat dnya hayatnda da muhafaza edebilir. Degajman halinde vuku bulan idrakte, perispri ne kadar beyinle sk mnasebette ise idrak yollar o kadar fazla, beden lehine olmak zere perispri ile beden arasnda taksim edilir. Bundan kan netice evvelce farikalarn tebarz ettirmee altm hipnoz haliyle psikolojik infisali birbirinden ayrdetmee yarar. Zira psikolojik infisalde ok defa perispri; aa yukar saf ekilde degaje olduundan, mutat idrak yolu da ak bulunduundan bir taraftan yksek alemlerin yksek ihtizazlarn ( nispeten safl yznden ) dorudan doruya alrken dier taraftan bal bulunduu sinir sistemi ve asabi merkezler zerinde onlara ait intibalar husule getirir. Ve bu hal evvelce sylediimiz gibi tecrbeden sonra medyomlarn her eyi hatrlamalarn intaceder. Bir de gerek infisal halinde gerek hipnoz halinde ve gerek dedubluman hallerinde perispri dnyamzn maddeleriyle ne kadar bulak bulunuyorsa onun dnyamzdaki maddi ihtizazlarla dorudan doruya temasa gemesi o kadar mmkn olur. Fakat biraz evvel sylediimiz szlerden de anlalaca gibi, uura lahik olmadan, yani beyinde deimeler husule getirmeden vukua gelen idrak, yalnz hipnoz ve dedubluman hallerinde olmaz, mutat uurun zayflamasiyle mterafik her degajman halinde vukua gelebilir. Biliyoruz ki degajmann basit ve gelip geici dalgnlk halinden en bariz dedubluman hallerine veya lm haline kadar eitli mertebeleri vardr. Binaenaleyh basit bir dalgnlk esnasnda bile yukarda sylediimiz yoldan, yani beyin cevherlerine uramadan dorudan doruya perispriye intikal eden d amillere ait vibrasyonlar vardr. Kitabmm bir yerinde yazdm gibi bir niversite talebesinin dalgn halinde duyduu metronom seslerini mutat halinde bilmedii halde, hipnoz haline getirilince muayyen zamanda metronomun ka defa vurduunu syliyebildiini hatrlarsak bu szmzde hakl karz. Keza dier bir misalde de buna benzer bir hadiseye ahidoluyoruz. Bay X ... dostlarnn ortasnda bir kitaba dalm olduu zaman etrafnda konuulan eylerden hi birisini duymamt. Kendi isminin arkadalar tarafndan telaffuz edildiini iitince alakas uyand ve onlara ne konuulduunu, kendisi hakknda neler sylendiini sordu. Demek ki o, kitabiyle megulken bir izolman halinde bulunuyordu ve darda cereyan eden hadiseleri mutat idrak yoliyle almamt. Kendisine izahat verilmeden hipnotizma yapld. Fakat hipnoz haline girince uyank

iken bilmedii, etrafnda konuulan btn mkalemeleri birer birer tekrarlad. Bu da yukarki szlerimize hak verdirecek bir misaldir. Fakat idrak bahsine baz cihetlerden temas eden bir noktay burada ksaca sylemeden geemeyeceim. Degajmann btn modaliteleri, bildiimiz ve bilmediimiz birtakm sebepler altnda birbirine intikal edebilir. Yani mesela; hipnoz hali, dedubluman haline; psikolojik infisal, hipnoz haline geebilir. Bunlarn aralarnda mmtezi ve natam ekillerin de bulunabilecei dnlrse idrakin her degajman modalitesine ait teekkl tarzndaki tenevvatnn sebebi kolaylkla anlalr. Baz ahvalde sjeler degajman halinde kendilerine sorulmu olan ne sualleri, ne de verdikleri cevaplar mutat hallerinde hatrlyamazlar. Bazen, her ikisini de hatrlyabilirler. Fakat bazen de sualleri hatrlarlar bizzat kendi verdikleri cevaplar hatrlyamazlar. Btn bu haller sjelerin u veya bu ekilde bir degajman haline dm bulunmalar neticesi olarak idrak yollarnda vaki olan deimelere tabidir. Onlarn bu hallerden birine dmesi de tecrbeyi idare eden zatn kullland fenni vesaitle mmkn ve vaki olabilecei gibi, tabiat kanunlarnn icabna gre kendiliinden de ( spontane ) olabilir. Buna misal olmak zere kymetli bir medyomla yaptmz kk bir paray kartarak okuyucularma takdim edeceim: ( 2/1/1938 celsesi zabtnamesinden: ) << S Duyduunuz intiba nasldr? << C Btn ferahlk.. << S Etrafnzda varlklarn olduunu hissediyor musunuz? << C Sezgi halinde.. << S Onlardan bir fikir almak kabil mi? ( Bu celse, statlarla muvasalann kesildiini, onlarn tebliatndan rendikten sonra, ayn artlar altnda yaplan fakat buna ramen drt buutlu alemden hi bir tebliin gelmesine vasta olamyan celselerden biridir. ) << C Bir fikir gelmiyor.. << S Drt buutlu alemle mnasebetimizin uzun bir zaman iin kesildiini renmitik. Bu inkitan ne kadar devam edecei hakknda bilgimiz olmadndan tekrar bu celseleri akdediyoruz. Gerek geen gn baka bir yerde ve gerek bu gn burada yaptmz celselerde alnan tebliler drt buutlu alemden gelmiyor mu? << C Hi cevap gelmiyor.. << S Siz kendi varlnz orada nasl duyuyorsunuz? << C Ruh halinde. << S Melekelerinizde, duygularnzda ve dncelerinizde bakalk var m? << C Fevkalhat tezayt. << S O halde bundan istifade ederek size baz sualler sorsak cevap alabilir miyiz? << C Benden alrsnz. ( Burada medyom << benden >> ihtariyle, verilecek cevaplarn, evvelce olduu gibi dier ruhlardan gelmeyip bizzat kendisinden ktn ifade etmi oluyor. Bu da medyomumuzun kendisinden ve statlardan gelen fikirleri degajman halinde iken birbirinden katiyetle tefrik edebilecek durumda olduunu gsterir. ) << S spiritizmann istikbali hakkndaki dncelerinizi syliyebilir misiniz? << C spiritizma dnyadaki insanlarn istikbalde itikad olacaktr. << S Bu halin tahakkuku iin takriben ne kadar zamann geeceini tahmin ediyorsunuz?

<< C Dnya ahvalinin tabiat kanunlar dairesinde inkiaf ve bu neticenin husul kolay ve abuk olmyacaktr. << S Bu idealin tahakkukunda hangi memleket nayak olacaktr? << C Muhtelif yerlerde, azok birbirine yakn teekkllerin husul ile vukubulacaktr... << S Burada bir mesele var; bunu sizin serbes halinizdeki muhakeme ve dncelerinizle de incelemek istiyoruz. stat bize << Bu celseler dnyanzn drt buutlu alemle ilk muvasalasdr. >> demiti. Halbuki klasik ispiritizma aratrclarnn da ruhlardan ald tebliat vardr. Bu hususta bize biraz izahat verir misiniz? << C Klasik ispiritizmada medyomlardan, asistanlardan velhasl dnyadaki insanlardan gelen birok tezahrat varsa da hakiki ruhlardan, buutlu alem vastasiyle telakki edilen tebliat da vardr. Fakat bunlarn buutlu alem vastasiyle olduuna, sizin celselerinizde ise bu vastann araya girmediine dikkat ederseniz bu iin hakikatini anlarsnz. Hakikaten vastasz ilk muvasala o celselerdir. << S Acaba bu celselerin devam, yani byle vastasz devam ve mabadi bize myesser olacak m, bu husustaki dnceniz nedir?

<< C Sizin bu kayatnzda yeni muvasala, bu mahiyette vaki olmyacaktr. << S Burada dikkate ayan bir cmleniz geti: Acaba bizim gelecek hayatmz da olacak m? << C inizde tekrar gelecekler bulunabilir. Bunu sylemee mezun deilim. << S Bunu biliyorsunuz da sylemee mezun olmadnz m hissediyorsunuz? << C ( kuvvetli bir tonla) Evet! . . . . . . . . .

. >>

Bu celseyi mteakip, yani sje mutat haline avdet ettii zaman sorduumuz sualler ve kendisinin verdii cevaplar hakknda intibalarn renmek istedik: << << << << S Ne duydunuz? C Fevkalade ferahlk. S Celse esnasnda konutuklarmzdan hatrladnz neler var? C Bir eyler soruldu. Fakat ne cevap verdiimi bilmiyorum. >>

Halbuki bundan evvelki muvasala celselerinde, ayn medyom gerek sualleri, gerek cevaplar aa yukar hatrlayabiliyordu. Burada degajman halinin husul iin kullanlan vetirenin ayn olmasna ramen neticede hasl olan halin hipnotik fenomenlerle karm bulunmas, bizim irademiz, sevk ve irademiz, hatta bilgimiz dahilinde olmu bir ey deildir. Fakat, bilhassa insan mukadderat hakkndaki mebahisi mtalaa etmek istiyenlerin unutmamalar en bata gelen bir nokta vardr ki onu hatrlamann burada sras gelmitir. Zira medyomun degajman

halinin byle gerek kendisinin ve gerek operatrn bilgisi ve iradesi dnda bir amneziyi intacedecek ekilde deimesi bu mhim nokta ile ilgili bir hadisedir. Degajman haline girmi bir insan, evvelce sylediimiz gibi yksek kozmik ihtizazlarla alakas nispetinde bir takm ykseklik derecesindeki ruhlarla mnasebet haline girebilir ve onlardan baz bilgiler alr. Bunlar tabiat kanunlar mucibince bize tebliinde mahzur olmyan bilgilerdir. Bizim, mukadderatmza ait hereyi bilmemiz ve renmemiz faydal olmadktan baka byk zararlar da mucibolabilir. Bu hal nc kitabmzda uzun uzadya yazlaca gibi, dnyadaki tecrbe hayatmz geirirken elde edeceimiz muvaffakiyetler zerinde ok muzr tesirler yapar. Mesela bir insan lecei zaman bilmemelidir. Bunun gibi baz lzumlu istisnai vakalardan sarfnazar-istikbalimize ve mukadderatmza ait birok meselelerin de bizim tarafmzdan bilinmemeleri lazmdr. Medyomlar, ruhlardan tebliat alrken, ciddi ve doru szl varlklar ancak bize verilmesinde mahzur olmyan bilgileri verirler, ne kadar srar edersek edelim, zararmz mucibolacak malumat bize vermezler. Halbuki yukarda verdiimiz misalde olduu gibi, eer, medyomun bizzat kendisi, bilmememiz lazm gelen baz mesaili kef ve istihracedebilecek bir degajman derecesine varm bulunuyor ise, onun bu mesaili bize ifa etmesi mmkn olmaz. Fakat eer medyom insanlarn mehul kalmas icabeden bu bilgileri mutat haline geerken dnyaya getirirse onlar bakalarna sylemiyecek kadar ketumiyet gsterse bile bu bilgiler bizzat kendisi iin zararl olur ve tabiat kanunlarna muhalif olan bu hali, nisyan ve nisyan neticelendiren btn hadiseler nler. Verdiimiz misaldeki bilgiler arasnda, bilmememiz lazmgelen, hayatta iimizden tekrar kimlerin dnyaya gelecei meselesi de vardr ki medyomun orada iken bilgisi dahilinde olduu anlalan bu meseleyi dnyaya getiremeyecek bir durumda olmas lazmdr. te bizim irademizin stnde tabiat kanunlarn tatbika memur yksek varlklar bu lzum zerine degajman halini sevk ve idare etmi bulunmaktadrlar. Bu hal, sjenin psikolojik infisal ile balyan degajmannn yar yarya hipnotik degajman haline intikalini intacetmitir. Hakikaten medyom o esnada aa yukar bir somnamblizma halini gsteriyordu. Hulasa idrakn muhtelif yollar olduu gibi idrak olunan eylerin ifa ve izhar edilmesinde de birtakm kaytlar ve artlar vardr ve bunlar tabiat kanunlar ile taayyn etmi bulunmaktadrlar. Bu mesele ok mulldr ve btn bilgilerimizi, tasavvurlarmz yakndan ilgilendirir. Dalgn bir zamannzda etrafnzdaki eyleri mutat uurunuzla bilmiyebilirsiniz. Fakat onlar ruh tarafndan idrak edilmi ve orada yerlemitir. Beyinle alakas olmyan bu intibalar beyin basksndan ruhun kurtulduu zamanlarda btn canll ile meydana kabilir. Bir ok ahvalde ocuklarda, uyuyanlarda, delilerde, baylanlarda hal byledir. Mutat yolda vuku bulmyan bu idrakten mtevellit bilgiler zaman gelince birtakm mphem duygular, ilcalar, saikler, ve hatta krnt fikirler halinde meydana kabilir ve daha ileri derecelerinde ruya haline girer ve hatta uyank haldeki baz vizyonlarmza bile sebebolabilir.

REENKARNASYONZMA HAKKINDA UMUM MTALAA 1 Reenkarnasyonizma ve tenash ( Metempsychose )

nsanlarn dnyaya tekrar tekrar gelip gitmelerine dair olan kanaatler ok eski zamandanberi vardr. Fakat bunlar muhtelif devirlerde, anlay farklar yznden baka baka tefsirlere urad. Bu eitli tefsirler reenkarnasyonizmaya ait yksek hakikatlerin zamanla kararmasn muciboldu ve reenkarnasyon fikri bylece istikametini deitirerek tenash ( metempsychose ) fikrine inkilabetti. Tenash ile reenkarnasyon arasndaki fark nedir?... Bu iki mefhum arasnda ok byk ve esasl farklar vardr. O kadar ki tenashle reenkarnasyonun birletii yalnz bir tek nokta istisna edilirse bunlarn her noktada birbirinden ayrldklar sylenebilir. Bu tek nokta, ruhlarn dnyaya tekrar tekrar gelip gitmeleridir. Fakat ruhlarn dnyaya tekrar tekrar gelip gitmeleri fikrinin tek bana hibir kymeti yoktur. Eer bu hadise illet - netice prensibi dnda mtalaa edilirse manasz dncelere yol aar. Dnyaya gelip gitmeler ancak lliyet prensibi ile taayyn eden tekaml ihtiyacna vasta olmas bakmndan kymet kazanabilir. Halbuki reenkarnasyon fikrini tenash fikrinden ayran esasl nokta, birincisinde tekaml fikrinin mevcudolmas, ikincisinde ise bu fikrin mevcudolmamasdr. Tenashte tekaml fikri yoktur. Veyahut daha dorusu bu yol bizi her hangi bir tekaml fikrine gtrecek mahiyette deildir. Zira tenash, mcazat ve mkafat esaslar zerine kurulmutur ve mkafatla mcazat burada adeta idealletirilmi gibidir. Gerilik icab olarak insanlar hemen daima fiillerinin ve hareketlerinin meyyidelerini ararlar. Bu hal yksek lliyet ( Causalite ) prensibine nfuz edememi olmamzn tabii bir neticesidir. Bir ocukta bunun en iyi misalini grmek mmkndr. ocuk bir filin icaplarn dnmee balamazdan ok evvel onun arkasndan gelecek mkafat veya mcazat dnr. te tpk bunun gibi byk icabiye ( deteminiza ) mesleine dayanan reenkarnasyonizma da yerini, ocukluk devrinde yayan baz insan oullarnn elinde, kuvvetini mkafat ve mcazat fikirlerinden alm bir tenash imanna brakmi oldu. Buradaki mkafat ve mcazat fikirleri hakknda okuyucularma ak bir fikir verebilmek iin Manou kanunlarnn XII ci kitabndan baz paralar iktibas ediyorum. << 16 Fena iler yapm ruhlar lmden sonra cehennem azabna uramak iin beden iktisabederler. << 20 Eer ruh hemen hemen daima faziletli yaam ve nadiren gnah ilemi ise cennetin ( Swarga ) lezzetlerini tatmak iin bir beden iktisabeder. << 21 Fakat eer ruh, dnyada ekseriya fenalk yapm ve nadiren iyilik ilemi ise lmden sonra yama tarafndan tayin edilen ikenceleri ekmek zere bir bedene girer >>. Buraya kadar yazdmz ksmlar btn mteakip dinlerde tesirlerini aa yukar ayn ekillerde gstermi eski Hindistan da cari dini itikatlarn ahretteki cezaya mteallik hkmlerinden bir kan ihtiva ediyor. Bundan sonra gene ayn menbadan alarak devan ettiim ksmlar ise ayn dncenin tenash douran cephesini gsterecektir:

<< 40 yilik vasflariyle muttasf ruhlar ilahi bir tabiat kazanrlar. htiraslarna hakim olan ruhlar insan olurlar. Karanlklara dalm olanlar ise yeniden hayvanlk hallerine gmlrler. << 55 Bir Brahman ldren kimse; cinayetinin arlna gre, bir kpek, bir yaban domuzu, bir eek, bir deve, bir boa, bir teke, mevaiden vahi bir hayvan, bir ku . olarak yeniden doar. << 56 spirtolu ikiler ien bir Brahman; bir kurt, bir ekirge, necasetle beslenen bir ku, vahi bir hayvan eklinde tekrar dnyaya gelir. << 57 Altn alan bir Brahman bin defa rmcek, ylan, bukalemun, deniz hayvanlar ve fena vampirler bedeninde doar >>. << 58 Tabii veya manevi babasnn yatan kirletmi kimse; yz defa ot, al, akbaba gibi et yiyen kulardan biri, arslan gibi sivri dili bir hayvan, kaplan gibi canavar olarak yeniden doar .. ilh >>. Uzatmaa lzum yoktur. Bu kadar izahat, bir nevi ocukluk haleti ruhiyesinde yayan insanlarn, dnyaya gelip gitmeler hakknda yksek mritler tarafndan dnlm hikmetle dolu prensipleri ne kadar iptidai ekilde tefsir ettiini ve yksek tekaml gayelerinin nasl unutulup gittini gstermee kafi gelir. Dikkat edilirse burada dnyaya gelip gitmeler bir vasta deil, adeta ceza grmek iin bir gaye telakki ediliyor. Ve gene bu telakkiye gre bir ruhun bir hayatta insan, dier bir hayatta ku veya ot paras olarak gelmesi, hatta cezasn ekmek iin, lzumlu bile grlyor. Bu dnceler tamamiyle manasz bir hale sokulmu ve tamamiyle yanl tefsir edilmi bir kanaatin mevlududur. Ve bizim bahsimize mevzu olan meseleler bu yoldan bambaka yollarda, bambaka gayeler urunda kymetlendirilmi ve mtalaa edilmitir. Takamln tabiat kanunlar muktezasnca gayet muntazan ve mselsel bir seyir takibettiini biliyoruz. Bu bilgiye gre, bir tekaml merhalesini ikmal etmi olan ruhlarn tekrar geri merhalelere dneceini kabul edemiyeceimiz gibi, muayyen tekaml yollarn ikmal etmeden her hangi bir ruhun birdenbire birka merhale stteki kemal mertebelerinden birine frlayp kabileceini de tekaml gayelerine ve imkanlarna uygun bulmayz. [ 1 ] lmi hibir delile dayanmyan tenash fikrine mukabil, bu kitapta tafsilatiyle mtalaa edilecek olan reenkarnasyonizma; mahedelere, tecrbelere ve vakalara mstenit ilme ve felsefi bir dnde mahsuldr. Bundan baka o, byk lliyet prensibi ve tekaml gayesi ile tam bir mutabakat halinde yrmektedir. O halde byk bir realiteyi ifade eden reenkarnasyonizma fikri nasl bozuldu ve nasl tenash gibi dejenere bir kyafete girdi? 2 Reenkarnasyonizma fikrindeki dejene resans sebepleri

Fikir ve duygularn inkiafnda hi phesiz byk roller oynyan akya - Mouni, Hermes, Phytagore, Eflatun, sa ve dierleri gibi byk varlklarn talimat onlarn syledikleri veya sylemek istedikleri ekilde herkes tarafndan anlalm deildi. Bu byk inisiyelerin ve talebelerinin varm olduklar anlay ve duyu kabiliyetleri seviyesinden ok aa mertebede bulunan avam, bunlarn szlerindeki yksek manalar bir zaman iin anlam bile olsalar erge unutacaklard. Bundan baka; hurafeler, batl itikatlar iinde boulup kalm daima geri temayllerle malul insan ktlelerinin byle yksek hakikatleri birdenbire ve btn akl ile anlamasna esasen imkan da yoktur. Allah etrafndaki eyler ve mahtuklar arasnda aryan ve en kesif maddi mefhumlardan dnce ve duygusunu kurtaramyan insanlarn hikmet erbabna kar gsterdikleri tehlikeli ve mteassbane akslamelleri, her hakikatin btn akl ile sylenebilmesine inkan brakmaz. te bunun neticesi olarak eski hukema, talimatn zamann icaplarna gre bir takm sembolik kyafetlere sokarak daha maddi ve kolay anlalr ekillerde yaymlard. Bu hal bu talimatn iki ehre iinde tedris olunmasna yol at. Bunlardan birisi dahili ehre ( esoterique ), dieri de harici ehre ( exoterique ) dir. Dahili talimat hikmetin iyzn, buutlu alemimizdeki kanunlarn ve yksek illetlerin baz esrarn retiyordu. Bu, yalnz statlara ve statlarn dilinden anlyabilecek tekaml derecesine varm akirtlere mahsustu. D talimat ise hakikati avamn anlyabilecei semboller ve tebihlerle maddi szgelerden geirdikten sonra halka telkin ediyordu. te btn hakikatlerin dogmatik itikatlar iinde donup kalmas bu halin bir neticesi olmutur. Geri talimatn verildii ilk zamanlarda bu kyafet deitirme ii belki biraz daha maharetle yaplabiliyor ve yksek realiteler yava yava ve itina ile retiliyordu. Zira bu ii muvaffakiyetle baaracak statlar henz yayorlard. Fakat zamanla bu statlar ortadan kalknca ve talimat materyalist duygulu hocalarn eline geince iler deiti. Her biri bnyesinde hikmetin byk srrn tayan semboller dondu ve kendilerine mutlak kymetler izafe edilen birer mabut haline girdi. Hatta bunlar talim eden ilk statlar dahi bu kyafete sokuldu. Btn bu batl kanaatler mutlak ve dogmatik hkmlerle ve ebediyen deimiyecekmi gibi mhrlendi. Artk eski hikmet talimgahlarn ssliyen bir msellesin, kuyruunu sran ylann, bakan tek gzn, alm bir gln, bir nar meyvasnn, stunlarn, pelikanlarn, salibin ve dier sembollerin hakiki manalar ya bsbtn unutuldu veya kurulmu bir dinin veyahut inanlm maddi felsefi bir ekoln, vicdanlar zerindeki hakimiyetini kkletirmee yaryacak ekillerde tefsir edildi. te bu miyanda eski hikmet erbabnn talim ettii yksek reenkarnasyonizma fikri de, baz mahafilde tenash fikrine dnerek dejenere olup gitti. Tenash fikri o kadar kuvvetle evvelkinin yerini tuttu ki bu gn dnyaya tekrar tekrar gelip gitme bahsini iiten birok kimselerin aklna hemen bu gelir. Ve tenashle reenkarnasyonizma arasnda mevcudolan derin illi ( causal ) farklar kimsenin hatrndan gemez. Reenkarnasyonizma bir tekaml vetiresidir. Ruhlar madde alemlerinde bedenlerden bedenlere girerek onlar vastasiyle grg ve tecrbelerini arttrrlar ve tekaml ederler. Binaenaleyh ruhun bir bedene girmesi keyfe veya tesadfe veyahut herhangi maddi dnceden domu bir telakkiye ( mkafat veya mcazat gibi ) bal deildir. Bu, tekaml zaruretlerinin neticelendirdii bir mihanikiyettir. u halde ykselebilmek iin maddi bir vastay kullanm ve bunda muvaffak olmu kimsenin daha ziyade ykselmek iin dier daha yksek maddi vastalar kullanmak zarureti, onu tekrar eski vastasn kullanmaktan alakoyar.

Bu vaziyet karsnda maddi insanlk mertebesine kadar ykselmi bir ruhun, tekrar bir gl aac olarak dnyada yayacan kabul edebilmek iin bedene girmenin bir tekaml vastas deil, bir gaye olduunu kabul etmi olmak lazmgelir. Byle bir dncenin manaszln okuyucularma imdiye kadar yazm olduum fikirlerle izah etmi oldum sanyorum.

3 - Bu gnk umumi telakki karsnda reenkarnasyonizma

Dnce ve duygular, dogmatik dinlerin veya akademik ilimlerin dna kamam mnevverlerden bir oklarna bu satrlar daha imdiden vabanc gelmee balar. Bununla beraber ben devam edeceim. ok uzun tecrbe senelerinin dourduu kanaatle ilmin sonsuzluuna ve nihayetsiz imkanlarna samimi olarak inanm bir insan gibi aziz okuyucularmn zerinde yazlarmn u veya bu ekilde husule getirebilecei ilk tesirleri dnmeksizin bu bahsin almasndan byk zevk duymaktaym. Her yeni fikir yadrganr. Ben de ilk zamanlarda reenkarnasyon fikrine kar bir yadrganlk duymutum. Eer sebatsz bir insan insiyakiyle bu yadrganlm beni bu ilerden ilk hamlede vaz geirmi olsayd bu gn de hala 20 25 sene evelki iptidai dnce ve duygularmdan kendimi kurtaramam olurdum. Netekim, bugn kendileriyle bu mevzu zerinde grtm baz dostlarmn, benim evvelden dnm olduum ve imdi yersiz ve manasz bulduum itirazlar aynen tekrarlamalarn, phesiz haksz olarak, hayretle karlamaktaym. Evvelce derdim ki bir insann tekrar tekrar dnyaya gelip gitmesi nasl mmkn olabilir?!.. Byle bir iddiada vehmolunan gemi hayatlardan hibirine ait en ufak hatrann mevcudolmamasn dnyor, insanlarn koskocaman birer adam halini aldktan sonra tekrar ocuk olarak dnyaya gelmeleri, hatta babann kz, kzn baba veya day halinde yeniden domas gibi akln, mantn ve ilmi mevzuatn ilk hamlede kabul edemiyecei birtakm fikirleri acayip buluyor ve bir trl hazmedemiyordum. Bunlar olsa olsa eski zamanlarn batl itikatlerinden kalm birtakm hurafelerdir, diyordum. Fakat seneler geti, dorudan doruya hayattan aldm ac ve tatl tecrbeler ve yetikin mertebelere varm muhtelif memleketlerdeki aratrclarn yaptklar tetkikatn neticeleri ve nihayet kymetli mesai arkadalarmn yardmlariyle elde etmi olduum yksek alemlerdeki byk kardelerimizin alimane ve hakimane teplileri khne ve dmeni bozuk fikirlerimi deitirdi, onlara ilmi istikametler verdi. Bugn beni: ( eski fikirleiimde meer ne kadar toy ve gafil imiim ) diyebilecek bir duruma koydu. Birka sene evvel bir mecliste reenkarnasyon bahsi grlrken azok mnevver saylmakla beraber ilim daarc pek de dolu olmad anlalan bir zat hemen atlarak : << Bu nasl olur, ben hibir zaman saman yediimi hatrlamyorum. >> demi ve bu << hakimane >> kelamiyle ruh hayatmzn dnyada hayvanlk mertebesi olamyacan hemen sbat edivereceini sanmt. [ 1 ] O zaman, kendi kendine kar hakl olan bu sal sakall adam bana ocukluumu hatrlatmt. Zira henz ocuk denecek kadar gen zamanlarmda ben de byle dnmekteydim. Fakat sonralar renmitim ki eer kainatn gayrikabili nfuz olan byk esrar ve hakikatlerin yalnz benim zavall clz ve marazi hafza ve hatralarmla kymetlenmi olsayd kendi varlmdan dahi phe edecek kadar hakikatlerden uzaklam olurdum. Ve

belki bir milyon sene evvel saman yediini hatrlayamad iin o zamanki hayatn inkar etmek salahiyetini kendinde gren bu zatn, bundan birka sene evvel anne stn itiini hatrlayamad iin de ocukluk hayatn inkar etmesi lazm gelirdi. Muhtelif zamanlarda ruhun, tekaml ihtiyalarna gre ayarlanm muhtelif bedenler iinde, kesif maddeler dnyalarna gelip gitmeleri, insan ilminin en ehemmiyetli ve faydal bir bahsini tekil eder. Binaenaleyh bunun da bir ok vakalar, mahedeleri ve tecribi tetkik yollar olmak lazmgelir. te bu kitabmzn balca mevzuunu bunlar tekil edecektir.

4 Reenkarnasyonizmann manas ve delaleti

Bu kelime, tekrar ete girme manasna gelen << reenkarnasyon << dan domutur. Ve metapsiikte, ruhlarn dnyaya tekrar tekrar gelip gitmelerini kabul eden bir meslee alem olmutur. [ 1 ] Bu mbahase 1931 senesinde Adanada bir muallimler odasnda gemiti. Fakat, evvelce de sylediimiz gibi bu yolda, tekaml daima esas tutmak icabeder. Ruhlarn tekaml birok tecrbe hayatlar iinde gayet yava olarak vukua gelir. Ebediyet iinde sfr mesabesinde kalan birka senelik insan mr, bir ruhu en yksek kemal derecesine ulatramaz. Bir varln bu gayeye varabilmesi iin dnyamzn iinde olduu gibi btn kainatta geirecei saysz tekaml merhaleleri vardr. te bu merhalelerin dnyamz da geen ksmlar reenkarnasyon yolu ile temin edilir. nsann yer yzndeki uursuz ocukluk, basiretsiz genlik, ihtirasl kahillik ve nihayet olgun ihtiyarlk alar onun bir tek hayatnda geen tekaml merhaleleri olduu gibi; nebat, hayvan ye insan bedenlerinde geecek olan bir ok varlklar da dnyadaki tekaml merhalelerinden baka bir ey deildir. Netekim btn kainatn sayya girmeyen buutlarndaki alemlerinde, bilmediimiz tarz ve teekkllerde ruhun geirecei maddi dier saysz hayatlar da bu merhalelerin temadisi olacaktr. nsan ruhunun maddi hayat, halkalar nerde balayp nerde bittii belli olmyan, bir zincire benzer. Onun her tekaml merhalesi bu zincirin bir halkasdr. Bir zincirin halkalar birbirine nasl skca balanmsa umumi hayat zincirinin maddi dnyalardaki halkalar da ylece lliyet prensibi ile birbirine balanmtr. O tarzda ki bunlardan birisi kendisinden sonra gelecek halkann illeti olur. Madde alemindeki ruh hayatnn tpk bir tek hayatta olduu gibi, ocukluk devresi vardr. Bu devre dnyamzda, mazinin hayvanlk ve nebatlk alemlerindeki uursuzluu iinde kaybolur. Ruhun olgunluk devrelerine ait istikbale gelince: orada doan byk gnelerin parlakl karsnda da gzlerimiz kamar ve bir ey gremez oluruz. u halde reenkarnasyonizma bahsini mtalaa ederken her eyden evvel sylemek isteriz ki enkarnasyonlarn nerde baladn ve reenkarnasyonlarn nereye kadar devam edeceini zaman itibariyle tayin etmee almak buradaki mevzuumuz iinde deildir. Bundan bir netice kar: bu bahis, gerek metafizikte sk sk grlen ispeklatif manevralara ve gerek

dogmatik dinlerde mevcudolan mutlak hkml kanaatlere ak deildir. Reenkarnasyonizmay moral neticeleriyle beraber tecribi ve mtevaz bir hikmet yolu olarak kabul etmek lazmdr. Orada daima yenileme vardr. Sabit kalan hi bir ey yoktur. nsann maddi hayatnda bir saat nasl bir daha dnmemek zere geiyor ve yerini kendisinden daha verimli dier bir saate brakyorsa eitli mrler iinde akan bir zamann srtnda tad realiteler de ylece geerek yerlerini kendilerinden daha yksek realitelere terkediyorlar. Bu hakikati reenkarnasyonizmadan daha iyi ifade ve izah edecek bir bilgi yolu tanmyoruz. te bu bakmdan, tam manasiyle kabul edilmi reenkarnasyonizmann mtalaas, sonsuzluunda byk zevkler bulunan bir sahada insan nurlandran kymetli ve faydal ve hatta lzumlu bir megale olur.

5 Tekaml ve reenkarnasyonizma

Acaba hayat sahipleri, dnyaya niin gelmilerdir? Dnya hayatna balanmalarn, birok straplara ister istemez maruz kalmalarn, hakszlk ve adaletsizlikle dolu grnen hayat sahnesinin binbir trl dramlarnda aktrlk etmelerin illeti ne olsa gerektir?... Bazlarna gre ihmali kabil derecede az mhim grnen ve bazlarnn da manaszca ve mantkszca tefsirlerine maruz kalan bu meselenin hakikatte ehemmiyeti ok byktr. Nispi ve izafi her eyin oluundaki noksanlk bir zarurettir. Nispilikte noksanlk firki bizzarure mevcuttur. Beyaz renkli dediimiz zaman bir eyin eksikliini ifade etmi oluruz. Bu eksiklikte onun beyazdan baka renklerden mahrumiyetidir. Bunun gibi, en byk bir insan dediimiz zaman bile onda, daha az byklkten itibaren btn kklk vasflar noksanln gstermi oluruz. Binaenaleyh her sfat ayn zamanda bir kusurun ifadesi olur. Nebat, hayvan, insan ve kainatta nispi her ey kendilerine nispet ve izafe edilenden baka eylerin eksikliiyle maluldrler. Demek izafi olan her eyde noksanlk bir zarurettir. zafiyet ve nispet ancak Halik hakknda bahis mevzuu olamaz. Ve bu sebepten biz, Onu bildiimiz veya bilmediimiz hibir vasfla vasflandramayz. Gene bu bakmdan izafi hibir varln, hibir vakit Mutlak olamyaca zaruretini de kabul etmi bulunuruz. Zira, ne olursa olsun, nasl dnlrse dnlsn, bir an iin bile her hangi bir vasf kabul etmi varlk Mutlak addedilemez. Btn mahlukatn kemali nispidir. Ve buradaki kemal dereceleri bir takm nispi realitelerle temayz eder. Dnyada her varln tekaml halinde bulunduunu tekaml bahsinde uzun uzadya yazmtk. Dnyaya ilk girdikleri andan itibaren mtemadiyen tekaml eden varlklarn haline bakarak, onlarn dnyaya ilk geldikleri zamandaki kemal derecelerinin de kazanlm olduunu kabul etmemiz lazmgelir. Kemal insanlara zorla verilmi veya rastgele dagtlm bir hediye deildir. Ruhlar, gsterdikleri cehit nispetinde ileri giderler. Biz dnyada ruhlarn ancak byle birok cehit sarfederek ykselebildiklerini grp dururken, onlarn dnyaya ilk ayak bastklar andaki derecelerinin mktesep olmadn iddia edemeyiz. te, bu gr bizi zaruri olarak enkarnasyon fikrine gtrr. Bir hayatnda kendi imkanlar nispetinde tekaml eseri gsteren bir kpek ruhu, tekamlnde ylece devam edecektir. Binaenaleyh bu ruhun, kpek bedenindeki btn tekaml imkanlarn tketinceye kadar bu bedende gelmesi ve ondan sonra

tekaml ihtiyacna uygun daha msait dier bir hayvan bedeninde enkarne olmas tabiidir. Maddi hayat ruhlarn tekaml iindir. Ve bu hayatn sonsuz ekilleri tekamln sonsuz merhalelerini temin eder. Demek bir tek dnya hayat asla bir gaye deildir. O, ruhun maddi teekklat iinde vukubulan tekaml merhalelerinden birini ikmal etmek iin bir vastadr. statlarn szleri bu fikri takviye ediyor: << Varlklarn tekamlleri iin dnyaya gelmeleri lazmdr. Netekim dnyaya gelmi bir insan dnyada hi bir i yapmasa, vaktini devaml bir uyku iinde geirmi olsa ona << ilerliyor >> denemez. Dnyadaki faaliyetin tevlidettii bir unsur vardr ki onu baka bir ey asla temin edemez. >> Bu szler, ayn zamanda, dnyada geirilecek pasif bir itikaf hayatnn, evvelce uzun uzadya sylediimiz gibi, tekaml bakmndan hata