You are on page 1of 1361

TEVEKKL

) ( Allaha gvenip dayanma anlamnda terim. Szlkte Allaha gvenmek anlamndaki vekl kknden treyen tevekkl birinin iini stne alma, birine gvence verme; birine iini havale etme, ona gvenme mnasna gelir. Birine gvenip dayanan kimseye mtevekkil, gvenilene vekl denir. Kaynaklarda ounlukla vekil kelimesi kefille e anlaml gsterilmise de Rgb el-sfahnye gre vekil kefilden daha geneldir; her vekil kefildir, fakat her kefil vekil deildir. Tevekkl din ve tasavvuf bir terim olarak bir kimsenin kendini Allaha teslim etmesi, rzknda ve ilerinde Allah kefil bilip sadece Ona gvenmesi eklinde tanmlanmaktadr (el-Mfredt, vkl md.; Lisnl-Arab, vkl md.; Tcl-ars, vkl md.; Gazzl, IV, 259). bn Teymiyye tevekkln kalbin yalnz Allaha gvenmesi anlamna geldiini belirterek bunun sebeplere bavurma ve mal biriktirmeye aykr olmadn syler (et-TufetlIryye, s. 185). Tasavvuf kaynaklarnda tevekkl hakknda deiik tanmlar yaplmtr (Kelbz, s. 101-102; Kueyr, I, 467-478; bn Kayyim el-Cevziyye, II, 119-122). Teslim (birine boyun eme, hkmne rza gsterme) ve tefviz de (ii birinin tasarrufuna brakma) tevekkle yakn mnada kullanlmakla birlikte baz limler tefvizin tevekklden daha geni kapsaml olduunu belirtir (bn Kayyim el-Cevziyye, II, 143-144). Kurn- Kermde tevekkl kavram krk yette deiik fiil kalplarnda, drt yette mtevekkil eklinde yer almakta, vekil kelimesi ou Allahn sfat eklinde yirmi drt yerde gemektedir. Baz yetlerde peygamberlerin inkrclara kefil olmad, onlarn yaptklarndan sorumlu tutulmayaca, drt yette de inkrclarn hirette kendilerini savunacak bir vekillerinin bulunmayaca belirtilmitir. Bir yette Allah tarafndan inkrc Kurey kabilesinin yerine inkra sapmayan baka bir topluluun getirilmesi, dier bir yette lm meleine can alma grevinin verilmesi tevkl kavramyla ifade edilmitir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, vkl md.). Bu yetlerde insanlarn neticede Allaha snaca bildirilmekte, hkmn yalnz Ona varaca (Ysuf 12/67), Allahn bir topluluu helk etmek istemesi durumunda onlara hi kimsenin yardm edemeyecei (l-i mrn 3/160), inanarak Allaha snanlar zerinde eytann etkisinin bulunmad (en-Nahl 16/99), Allaha snanlar iin baka bir snaa ihtiya kalmayaca (et-Talk 65/3), nk Allahtan baka bir tanr olmad (etTevbe 9/129; et-Tegbn 64/13) ifade edilmektedir. Bu arada baz peygamberlerin inanlarndaki kararllklar ve tevekklleri rnek gsterilmektedir (mesel bk. Ynus 10/71; Hd 11/56, 88; Ysuf 12/67). Bir yette (l-i mrn 3/159) Resl-i Ekreme kamu ilerinde evresindekilerle istiare etmesi tlenmi ve ardndan, Kararn kesinleince artk Allaha tevekkl et, Allah kendisine tevekkl edenleri sever buyurulmutur. Talk sresinin balarnda Allaha tevekkl eden kimseye Onun kfi gelecei ve Allahn mutlaka emrini yerine getirecei bildirilmi, bu aklamalar tevekkl dncesinin meydana gelmesinde belirleyici olmutur. Tabernin kaydettiine gre Abdullah b. Mesd tevekklle ilgili bu yet iin, i Allaha havale etme hususunda Kurann en nemli yeti demitir (Cmiul-beyn, XII, 132). Tevekkl ve ayn kkten treyen eitli kelimeler hadislerde de gemektedir. Tirmiz (Zhd, 33) ve bn Mcenin (Zhd, 14) es-Snenlerinde tevekkl konusuna iki bab ayrlmtr. Hz.

Peygamberin, Devemi baladktan sonra m tevekkl edeyim yoksa balamadan m? diye soran bir sahbye, nce bala, sonra tevekkl et yolundaki cevab (Tirmiz, yme, 60) ilgili kaynaklarda tevekklden nce tedbir almann gerekliliine delil saylmtr. Hadislerde bildirildiine gre Allah, a karna sabahlayp akama tok ulaan kular doyurduu gibi kendisine tam bir teslimiyetle tevekkl edenlere de rzklarn verecektir (Msned, I, 30, 52; bn Mce, Zhd, 14; Tirmiz, Zhd, 14). Bir i iin evinden kan kimse, Bismillh, Allaha inandm, Ona dayandm, Ona tevekkl ettim; g kuvvet yalnz Onundur derse Allah onu en hayrl ekilde rzklandracak ve ktlklerden koruyacaktr (Msned, I, 66; benzer ifadeler iin bk. Eb Dvd, Edeb, 103; bn Mce, Du, 18). Reslullahn teheccd namaz srasnda yapt uzunca bir duada u ifadeler yer alr: Allahm! Sana teslim oldum, sana inandm, sana tevekkl ettim, sana yneldim (Buhr, Teheccd, 1; Mslim, Msfirn, 199; Eb Dvd, alt, 119). Dier bir hadiste Allaha tevekkl edip frklk, uur-uursuzluk, dalama eklindeki Chiliye kalnts uygulamalardan uzak duranlarn sorgusuz cennete girecei mjdesi verilmitir (Buhr, b, 17, 42; Mslim, mn, 273). Kelbz bu hadisi Allaha duyulan gven, tevekkl ve honutluktan dolay sebepleri terketmek diye aklamtr. Ancak Kelbz kiinin tevekkln zedelemedii, dinine zarar vermedii srece zenaat, ticaret, ziraat gibi ilerle uramay sflerin mubah grdn belirtir (etTaarruf li-mehebi ehlit-taavvuf, s. 24, 85). Hz. Peygamberin gl mminin zayf mminden daha deerli ve Allahn sevgisine daha lyk olduunu ifade ederek kiinin tam bir azimle faydal olan elde etmeye almasn, g bir durumla karlalmas halinde Allahn takdirine rza gstermesini tlemesi ve yaknmann eytann etkisine kap aaca uyarsnda bulunmas (bn Mce, Zhd, 14) tedbir ve almayla tevekkl ve takdiri birlikte gzetmek gerektiini ortaya koymaktadr. Kurn- Kermde ve hadislerde tevekkl, mminlere ait temel bir sfat eklinde ele alnp mtevekkillerden vgyle sz edildiinden slmn ana ilkeleri arasnda kabul edilmi, baz sflerin tevekkl anlayn iddetle eletiren bnl-Cevz, Takyyddin bn Teymiyye ve bn Kayyim el-Cevziyye gibi Selef limleri de bu dnceyi benimsemitir. Eb Hanfe el-Fhlekberinde mminlerin iman ve tevhidde eit, amellerde ise derece derece olduunu belirttikten sonra imann muhtevasn tekil eden mrifetullah ve Allah sevgisi gibi unsurlar yannda mminlerin tevekkl ynnden de birbirine eit sayldklarn, bunun tesinde ise derece farkllklarnn olacan belirtirken tevekkln inan boyutuna dikkat eker (mm- Azamn Be Eseri, s. 75). Allaha inananlarn Ona tevekkl etmesi gerektiine dair yetler tevekkln imanla alkasn, mminlerin Allaha tevekkl ederek inkrclardan gelen basklara kar direnmesini isteyen, bu hususta peygamberlerden rnekler veren yetler de kavramn amelle ilikisini gstermektedir. y ulmid-dnin otuz beinci blmn tevhid ve tevekkl konularna ayran Gazzlye gre tevekkl derin bir bilgi ve zorlu bir amel iidir. Tevekkln asl imandr; tevekkl var olan her eyin gerek yapcs ve yaratcsnn Allah olduu inancna dayanr (y, IV, 243, 245, 247). ehbeddin es-Shreverd de on makamdan biri olarak ele ald tevekkln derecesinin Allah hakkndaki bilginin derecesine gre deitiini syler; bu bilgi ne kadar tamsa tevekkl de o lde gl olur (Avrifl-marif, s. 238). Kiinin, kendini her durumda Allahn irade ve takdirine teslim ederek Ondan gelene rza gstermesi tevekkln zn meydana getirir. Hasan- Basr, Tevekkl rzadan ibarettir der (Eb Tlib elMekk, II, 8). Allahn takdirine rza ve teslimiyeti tamamen pasif bir hayat anlay, her trl tedbirin

terkedilmesi eklinde anlayan mutasavvflar olmusa da ounluk amel planda sebeplere bavurmay tevekkle aykr grmemitir. Tevekkln gassl nnde meyyit benzetmesiyle aklanmas tasavvuf literatrnde geni kabul grm, Gazzl de bunu tevekkln en yksek derecesi diye nitelemitir (y, IV, 261). Ancak Gazzl, sz konusu ifadeyi tasavvuf literatrndeki yaygn anlaytan farkl ekilde yorumlam ve bunu hibir durumda Allahn kudret, irade, ilim gibi sfatlarnn etkisi dna klamayaca ynnde bir uur hali olarak aklamtr. Bu uurla almak ve tedbir almak tevekkle aykr deildir. Tevekkln i grmeyi ve tedbir almay terketme biiminde yorumlanmas cahillerin kuruntusudur ve dinen haram saylmtr. Bu yanl telakki snnetullah bilmemekten kaynaklanr (a.g.e., IV, 262, 265). Dier baz limler de nakl deliller yannda kulun iradesini tamamyla ortadan kaldrma sonucunu douraca, sorumsuzlua ve karmaaya yol aaca, insanlar din ve dnya ilerinde tembellie sevkedecei gibi akl delillere dayanarak gassl nnde meyyit benzetmesini almay ve tedbiri bsbtn elden brakma diye yorumlamay reddetmilerdir. bn Teymiyye byle bir anlayn i ve alma dzenini bozacan, doru-yanl, iyi-kt gibi kavramlar yok edeceini ve bilgiyi faydasz hale getireceini syler (etTufetl-Iryye, s. 191-192). Tevekkl, yerine getirilmesi emredilen sebeplere bavurmay gereksiz klmaz; bu durumda, Allahn emrettii eyleri yapmadan kendisi hakknda mutluluk veya mutsuzluk olarak takdir edilen eye rza gsterme eklindeki bir anlaya gtrr. Yemeden imeden Allahn kendisini doyuracan syleyen kimse ahmak, sebepleri terkeden kimse cizdir (etTevekkl, s. 13-14, 16-17). bnl-Cevz, tevekkln kulun kendi gcn aan hususlarda iin sonunu Allaha havale etmesi olduunu syler. Nitekim Sehl et-Tster tevekkl eletirenin iman, almay eletirenin snneti eletirmi olacan syler (Telbs bls, s. 341-344). bn Kayyim elCevziyyeye gre slm limleri tevekkln sebeplere bavurmaya aykr olmad noktasnda gr birlii iindedir. bn Kayyim, Sehl et-Tsternin, Tevekkl Peygamberin hali, kesb de snnetidir; onun halini yaamak isteyen snnetini terketmez eklindeki szn de (Kueyr, I, 471) nakleder (Medrics-slikn, II, 121). slm limlerinin tevekklle iman ve tevhid arasndaki ilikiye dikkat ekmeleri nemlidir. nk tevekkl, her eyden nce kulun Allaha olan derin inan ve gveninin bir ifadesidir. Doru anlamyla Allaha tevekkl eden kul, bir ii baarmak iin sahip olduu imkn ve frsatlar Allahn bahettiine ve bunlarn kullanlmas iin yaratldna inanr; bu adan bakldnda sebepleri ihmal etmenin onlarn mnasz yere yaratld fikrini douracan dnr. Ayrca insann amel hayatyla ilgili pek ok yet ve hadis bulunmakta olup tevekkl bunlarn meydana getirdii sistem btnlnden kopararak sebeplere kar ilgisizlik ynnde yorumlamak, bu temel kaynaklardaki amel hayata dair buyruklarn ve aklamalarn anlamsz olduu sonucuna gtrr. u halde tevekkl, Allahn varlk ve olaylar dnyasnda sebep-sonu ilikisi eklinde kurduu genel dzenle Kuranda ortaya koyduu emirler sistemi erevesinde dnmek gerekir. Tevekkl, btn sebeplerin ve tedbirlerin zerinde niha belirleyici irade ve gcn Allaha ait olduu ynndeki uur ve inancn zorunlu bir sonucudur. Bu uur ve inan sayesinde kul, gerekli sebeplere ve tedbirlere bavurmasna ramen sonucun umduu ekilde kmamas halinde ilh takdirin yle tecelli ettiini bilerek kendisini veya sebepleri sulamaktan kanr; iyimser ruh halini korumay, moral kntsnden kurtulmay baarr. Kurn- Kermde, olu Ysufun kaybolmasndan dolay derin bir znt hali yaayan Hz. Yakbun buna ramen Allaha tevekkln dile getirerek yksek bir metanetle midini koruduu anlatlr (Ysuf 12/18, 67, 83, 86-87). Tecrbeler de inanl ve mtevekkil insanlarn baarszlklar karsnda daha metanetli ve mitli davrandn gstermekte, bu tesbit psikoloji ve pedagojide byk nem tamaktadr.

bn Ebd-Dny et-Tevekkl alellh adl eserinde tevekkle dair baz yetlerle hadis ve haberleri derlemitir (nr. Csim Sleyman ed-Devser, Beyrut 1987; Trkesi: Hseyin Kaya, Hadislerde Tevekkl, stanbul 2007). bn Teymiyyenin tevekkle dair fetvalarndan oluan bir derleme EblMecd Harek tarafndan et-Tevekkl alellh vel-a bil-esbb balyla yaymlanmtr (bk. bibl.). Ysuf el-Kardv e-ar ilallh: et-Tevekkl (Kahire 1995), Mirza Tokpnar, Hangi Doru Tevekkl: Hadisler Inda Yeni Bir Tanm (Ankara 2009) adl birer kitap; Hasan Karahasanolu, Kuranda Tevekkl Kavram (1998, A Sosyal Bilimler Enstits), Rabiye Solmaz, Din Eitimi Asndan Kuran ve Snnette Tevekkl Kavram (2006, M Sosyal Bilimler Enstits) isimli birer yksek lisans tezi hazrlamtr.

BBLYOGRAFYA

Wensinck, el-Mucem, vkl md.; Msned, I, 30, 52, 66; mm- Azamn Be Eseri (nr. M. Zhid Kevser, trc. Mustafa z), stanbul 1992, s. 75; Taber, Cmiul-beyn, Beyrut 1412/1992, III, 497; XII, 132; Kelbz, et-Taarruf li-mehebi ehlit-taavvuf, Beyrut 1407/1986, s. 24, 85, 101-102; Eb Tlib el-Mekk, tl-ulb, Kahire 1310, II, 2-38; Kueyr, er-Risle, I, 464-487; Gazzl, y, IV, 243-247, 259-293; Ebl-Ferec bnl-Cevz, Telbs bls, Beyrut 1414/1994, s. 340352; ehbeddin es-Shreverd, Avrifl-marif (Gazzl, y, IV iinde), s. 238; Takyyddin bn Teymiyye, et-Tevekkl alellh vel-a bil-esbb (nr. Ebl-Mecd Harek), Kahire 1413/1992; a.mlf., et-Tufetl-Iryye fil-amlil-albiyye (nr. Yahy b. Muhammed elHneyd), Riyad 1421/2000, s. 185-194; bn Kayyim el-Cevziyye, Medrics-slikn, Kahire 1403/1983, II, 116-148; L. Lewisohn, Tawakkul, EI (ng.), X, 403-405. Mustafa arc

Tasavvuf. Tevekkl tasavvufta bir makam ve hal olarak kabul edilir. Sfler tevekkln birok eidi ve mertebesinden bahsetmilerdir. Onlarn tevekkle dair tanmlar bu eit ve mertebelerle ilgilidir. Cneyd-i Baddnin, Tevekkl kalbin Allah Telya itimat etmesidir eklindeki ifadesi tevekkln genel bir tarifidir (Serrc, s. 79). Eb Nasr es-Serrc ve Hce Abdullah- Herev gibi sfler tevekkln biri btn mminleri kapsayan (avam), dieri mminlerden zel bir zmreyle ilgili olan (havas), ncs ok zel bir zmreye zg bulunan (ehassl-havas) mertebesinden sz eder. Mminler Allaha tevekkl etsinler melindeki yet (el-Mide 5/11) birinci, Tevekkl edenler Allaha tevekkl etsinler yeti (brhm 14/12) ikinci, Kim Allaha tevekkl ederse O ona kfidir yeti (et-Talk 65/3) nc mertebedeki tevekklle ilgilidir. Birinci mertebede kulun kulluun gereklerini yerine getirmeye gayret etmesi, kalbini rabbine balamas, Allahn kendisine yeterli olduuna inanmas, verdiine kredip vermediine sabretmesi esastr (a.g.e., s. 78). Znnn el-Msrnin, Tevekkl nefsin ald tedbiri terketmek, g ve kuvvetten soyutlanmaktr eklindeki

tanm tevekkln bu mertebesiyle ilgilidir. Tedbiri alan Allahtr (Ynus 10/3, 31; er-Rad 13/2; es-Secde 32/5). Kulun kendi tedbirini terkedip Allahn tedbiriyle yetinmesi rabbine gvenmesi anlamna gelir. L havle ve l kuvvete ill billh sz tevekkl bahis konusu olunca kulun gcn ve kuvvetini terketmesi demektir. Havas veya rif denilen mminlerin tevekkl Allah iin Allah ile ve Allaha tevekkldr. Bu tevekklde dnya ve hiret menfaatleri, bunlarla ilgili sebepler dikkate alnmaz. rifin nefsi bu mertebede gasslin nndeki lye benzetilmitir (a.g.e., s. 79; Gazzl, y, IV, 255). Bu mertebede sfnin biri Hakka, dieri halka bakan iki yn yoktur; onun tek yn vardr, sadece Hakka bakar. Ehassl-havas (sflerin en sekinleri) Allaha kaytsz artsz tevekkl eder, tevekkllerinde fni olur, tevekkllerini grmezler. bnl-Cellnn, Tevekkl her hlkrda sadece Allahn civarnda olmaktr ifadesi bu mertebeyle ilgilidir. Bu mertebede talep, dua ve niyazdan sz edilmez. Nemrd tarafndan atee atlaca zaman Cebril, Hz. brhime kurtulu iin dua etmesini syleyince onun, Allahn halimi bilmesi duama ihtiya brakmyor demesi buna rnektir (Gazzl, y, IV, 258). Bu tevekkln en mkemmel mertebesidir. Serrc bu mertebeye ulaabilenlerin ok az olduunu syler (el-Lma, s. 79). Gazzl bu halin devam etmediini, korku sebebiyle bir kiinin benzinin sararmas gibi gelip geici olduunu belirtir (y, IV, 255). Hamdn el-Kassr tevekkln bu derecesine eremediini, Eb Sleyman ed-Drn bu tr bir tevekkln kokusunu bile alamadn sylemitir. Sfler, iinde bulunduklar hal ve makamlara gre tevekkl konusunda farkl yorumlarda bulunmutur. Allahn btn canllara rzklarn verecei vaadine dayanan (el-Mide 5/114) baz sfler tevekkl rzk kaygs tamama biiminde anlamtr. akk- Belh tevvekkl, Elinde avucunda olandan ok Allahn vaadine gvenmendir eklinde tarif ederken rzk kastetmektedir. Eb Ali ed-Dekkk da, Tevekkl gnlk rzkla yetinmek ve yarnn kaygsn tamamaktr der. Baz sflerin yanlarna azk almadan llerde yolculuk yapmalar da rzk tevekkl konusu olarak grdklerini gsterir (a.g.e., IV, 260). Bununla beraber insann faydaland veya zarar grd her ey, btn hal ve davranlar geni anlamda tevekkln konusunu oluturur. Fidan diken bahvan, tohumu eken ifti Allaha tevekkl ettii gibi yolculuk yapanlar da Allaha tevekkl eder. Baz sflere gre tevekkl ilim ve mrifettir; kulun Allahn kendisine kfi olduunu bilmesidir (en-Nis 4/6, 45, 70, 79, 81, 132, 166, 171; ez-Zmer 39/36). Baz sfler ise, Tevekkl kazya rzadr, kaderin tecellilerini gnl holuuyla kabullenmektir demitir. Yahy b. Muz er-Rzye gre tevekkl insann kendisi iin Allahn vekil olduuna rza gstermesidir. Sehl et-Tsterye gre tevekkl kulun Allahn iradesiyle Allahla bulunmas halidir. Bu durumda iradesinden fni olan kul Allahn iradesiyle bki olur. Tevekkl iman kapsamnda gren ve tevhid bahsinde inceleyen Gazzlye gre dier tasavvuf kavramlarda olduu gibi ilim, hal ve amel tevekkln zn oluturur. Ona gre tevekklde temel unsur ilimdir. lim temel, amel netice, hal ise tevekkln kendisidir. limden maksat kalbin tasdikinden ibaret olan imandr; bu ilim kuvvetli ve kesin olursa yakn adn alr. Bundan dolay tevhid anlamna gelen tevekkln temeli yakndir. Tevekkl kalbin tam olarak vekile itimat etmesidir (a.g.e., IV, 240, 253). Sfler, tevekkl iman ve tevhidin yan sra muhabbet ve takv ile alkal bir konu olarak da grrler. Mmin iseniz Allaha tevekkl ediniz (el-Mide 5/23); Allahn huzurunda takv sahibi olun ve mminler yalnzca Allaha tevekkl etsinler (el-Mide 5/11) melindeki yetlerde bu hususlara iaret edildiine dikkat ekerler. Tevfik (baar) ve sabr gibi

kavramlar da tevekklle balantldr (Hd 11/88; en-Nahl 16/42; el-Ankebt 29/59; e-r 42/10). Tevekkl ahlk ilkesinin ve faziletin temeli, baarl olmann artdr. Mmin hayrl veya mubah bir ie Allaha tevekkl ederek azimli ve kararl bir ekilde giriir. Teebbsne zafiyet veren vehim, vesvese, phe ve tereddtten onu tevekkl kurtarr. Allaha tevekkl ettim diyen bir mmin giritii ii kararl biimde srdrr. akk- Belh tevekkln drt trnden (mala, nefse, halka ve Hakka gvenmek) bahseder. Mmin malndan, nefsinden ve halktan ziyade Hakka tevekkl etmekle ykmldr. Bu anlamda tevekkl btn mminlerin gnlden benimsemeleri gereken genel ve temel bir kuraldr. Bu mertebede sebep ve vastalar dikkate alnr. Allaha gvenmek artyla sebep ve vastalara sarlmak tevekkln bir parasdr. Tevekkl sika, tefvz, teslim-istislm kavramlaryla yakndan ilgilidir (Herev, Menzil, s. 18, 19). Bunlarn arasnda anlam farklar olmakla beraber kalbin Allaha gvenmesi hepsinde esastr. Eb Ali ed-Dekkka gre tevekkl ilk, teslimiyet orta, tefvz ise son haldir. Tevekkl ehli Hakkn vaadiyle, teslim ehli ilmiyle skn ve huzur bulur; tefvz ehli ise Hakkn hkmne raz olur. Tevekkl btn mminlerin, teslim evliyann, tefvz tevhid ehlinin halidir. Teslimiyeti Hz. brhimin, tefvzi Hz. Muhammedin nitelii olarak gsterenler de vardr. te yandan sfler tevekkl edilecek zaman konusunda eitli grler ileri srmtr. Herevye gre bir i iin tedbir alp teebbse gemeden nce, teebbs ve faaliyet esnasnda ve sonrasnda tevekkl gereklidir. Sebebe sarlp tedbir aldktan sonra Allaha gvenme haline tevekkl diyen Herev sebepten nceki ve sonraki gven haline tefvz adn verir. Ona gre tefvz tevekklden daha genel bir haldir. Sebebe sarlmadan ve tedbir almadan evvel de sonra da teebbs ve faaliyet esnasnda tevekkl gereklidir (a.g.e., s. 18). Tevekklle alp kazanma arasndaki iliki teden beri tartlagelmitir. Sfler Allaha tevekklle sebeplere sarlma, tedbir alma arasnda zt bir durumun olmadn, aksine tevekkln alma ve i hayatn daha verimli ve bereketli hale getirdiini syler. Tevekkl kalb, alma beden bir eylemdir. Kul her eyin Allahn takdiriyle olduu kanaatini tad srece kalpteki tevekkl hali beden ve organlarla faaliyette bulunmaya aykr dmez. Tevekkl Hz. Peygamberin hali, alp kazanmak ise snnetidir. Onun hali zere olan snnetini terketmez. almay ktleyen snneti ktlemi, tevekkl ktleyen de iman ktlemi olur. Kueyr, brhim el-Havvsn tevekkl konusundaki hassasiyetine ramen yola ktnda yannda matara, ine, iplik, makas bulundurduunu ve bu durumun tevekkle aykr olmadn belirttiini nakleder. Serrc da baz zmrelerin almay ktlediklerini, bir keye ekilip kendilerine gelecek sadakay beklediklerini anlatr ve bunlar eletirir (el-Lma, s. 524). Gazzl, tekke ve zviyelerde oturup almay terkeden ve vakf malyla geinenlerin bu halini tevekkle aykr bulur (y, IV, 262). Sfler tevekkl anlatrken sebepleri kesip atmaktan ve tedbiri terketmekten sz ederken ameli, ibadeti, alp kazanmay brakmaktan asla bahsetmemi, bunlarn gerekliliini vurgulamlardr. nsan bir ie giriirken ya Allaha veya nefsine (malna, gcne, nfuzuna, sanatna, ilmine) gvenir. Nefsine gvenen kii bir ii baardnda bunu kendisinden ve ald tedbirden bilir. Sflerin kandklar bu tr bir gven duygusudur. Bu durum bazan sebeplerin ilhlatrlmasna kadar gider ki buna tasavvufta irk-i esbb denilmitir. Tabiatlarn her eyi tabiat kanunlarna ve tabii sebeplere balamalar byledir. nsann iradesini kullanmadan her eyi Allahtan beklemesini tevekkl diye yorumlayan anlay tam bir lgnlk diye niteleyen Gazzl insanlarn tevekkl karsndaki davranlarn durumda inceler

(a.g.e., IV, 259). Belli bir sebebin belli bir netice vermesi ak ve kesin olur. Bu snnetullahtr, ilh bir dzendir. Bu durumda mmin ilim ve hal olarak Allaha tevekkl eder, ald gday Allahtan bilir, kalbi de Allaha itimat halinde olur. kinci durumda byk bir ihtimalle o sebep o neticeyi meydana getirir. nc durumda ise o sebebin o neticeyi meydana getirmesi zayf bir ihtimaldir. Bu durumda tedbir almak ve sebebe sarlmak snnetullahn gereidir. Bundan dolay yolcularn yanlarna azk almalar gelenek olmutur. Yolcunun yolda yiyecek bulmas da yanna ald az kaybetmesi de muhtemeldir ve alnan tedbirin istenen sonucu vermesi kesin deildir. Yola kan kimsenin yanna ald aza deil Allaha, sebebe deil sebepleri yaratana gvenmesi gerekir. nc durumda zayf sebepler ve ok dk ihtimaller zerinde gereinden fazla durulmas hrs ve tamahla aklanr, bunun tevekklle ilgisi yoktur. Tevekkln bir faydas da insan ihtirastan korumasdr. Gazzl sradan mminlerin, evliyann ve riflerin sebebe sarlma ve tedbir alma bakmndan farkl durumlar bulunduuna dikkat eker. Allahn fiillerinin tecellisini temaa eden baz sfler, Ondan baka fil yoktur derler. Bu hali yaayan sf ne tedbiri ne de herhangi bir sebebi grr, hatta kendini ve tedbirini bile gremez. Ancak bu hal getikten sonra sebepler ve vesileler leminde yaadn dikkate alr (a.g.e., IV, 240-256). Eb Tlib el-Mekk ve Gazzl gibi mellifler Allaha tevekkl esas olmak artyla ailenin geimini salamann, dilenmemek iin mubah bir geim yolu bulmann, zarardan saknmann, tehlikeden kanmann, mallar koruma altna almann, tedavi olmann, ihtiya duyulan besin maddelerini ve dier malzemeleri mkul oranda depolamann ciz olduunu belirtmiler, cevaz veya fazilet durumlarn da ayrntl biimde aklamlardr.

BBLYOGRAFYA

Muhsib, el-Rzul-ell ve aatt-tevekkl alellh (nr. M. Osman el-Hut), Kahire 1984; a.mlf., el-Meksib (nr. Abdlkdir Ahmed At), Beyrut 1407/1987; bn Ebd-Dny, et-Tevekkl alellh (nr. Csim el-Fheyd ed-Devser), Beyrut 1407/1987; Serrc, el-Lma, s. 78-79, 524; Kelbz, et-Taarruf, s. 151; Eb Tlib el-Mekk, tl-ulb, Kahire 1961, II, 3-76; Slem, abat, s. 556; Kueyr, Risle (Uluda), s. 257-268; Herev, Menzil, s. 18, 19; a.mlf., abat, s. 723; Gazzl, y ulmid-dn, Kahire 1358/1939, IV, 238-286; a.mlf., el-Maadl-esn, Kahire 1322, s. 93; Ahmed-i Cm, Miftun-nect (nr. Ali Fzl), Tahran 1347 h., s. 155-171; Eb Mansr el-Abbd, fnme (nr. Gulm Hseyin Ysuf), Tahran 1347, s. 110-114, 118; ehbeddin es-Shreverdi, Avrifl-marif, Beyrut 1966, s. 499; Muhyiddin bnl-Arab, elFttl-Mekkiyye, Kahire 1293, II, 264-268; Mevln, Mesnev, I, 89-93; II, 52, 199; III, 204; V, 129, 196, 233; bn Atullah el-skender, et-Tenvr f istit-tedbr, Kahire 1973; bn Teymiyye, etTevekkl alellh vel-a bil-esbb (nr. Ebl-Mecd Harek), Kahire 1413/1992; Abdlkerm elCl, el-nsnl-kmil, stanbul 1300, II, 111-116; Cm, Nefetl-ns (nr. Mahmd Abd), Tahran 1370 h., s. 1025; brhim Hakk Erzurm, Marifetnme, stanbul 1310, s. 354-370; Seyyid Sdk- Ghern, er-i Ilt- Taavvuf, Tahran 1368, III, 81, 93, 163-167, 306-337; Asgar Ddbih-Ali Ref, Tevekkl, DMT, V, 153-155; Mlik Hseyn v.dr., Tevekkl, Dninme-i Cihn- slm, Tahran 1383/2004, VIII, 586-594. Sleyman Uluda

TEVELL
() Devlet bakanl, dolaysyla siyas hkimiyet konusunda kendileri gibi dnenlerle dostluk iinde bulunma anlamnda mmiyye asnca benimsenen bir esas; teberrnin kart (bk. TEBERR).

TEVELLD
(bk. TEVLD).

TEVELLD
() Bitki ve hayvanlarn birbirinden ya da cansz maddelerden kendiliinden oluumu iin kullanlan felsefe terimi. Szlkte dourmak anlamndaki vild (vildet) kknden treyen tevelld domak, ortaya kmak, meydana gelmek demektir. Terim olarak bitki ve hayvanlarn erkek ve diisinin bir araya gelmesiyle remeyi (tevld) deil, erkek-dii ilikisi olmadan birbirinden (biogense) ya da cansz maddelerden meydana gelmeyi ifade eder (et-Tarft, Tevelld md.; Salb, I, 367). Canllarn embriyolojik bir sre dnda dorudan cansz maddelerden oluabilecei dncesi slm ncesi Greklere kadar gitmektedir. Aristoya gre drt unsur (hava, su, ate, toprak), uygun artlar altnda kendiliinden mineraller yannda bitkileri ve hayvanlar da tekil edebilir. Yine canllar bir anne babadan reyebildikleri gibi -bceklerde grld zere-topraktan ve rm bitkiden ya da hayvanlarn i organlarndan reyebilir. Aristo ar, sinek, balk ve salyangoz trnden canllarn her iki ekilde de teekkl edebileceini syler. Aristonun bu fikirleri Ortaa slm dncesini trl biimlerde etkilemise de (Kruk, XXXV/2 [1990], s. 270, 278), slm dnrleri doum, lm, olu, bozulu gibi doal olaylarn ilh ilim, irade ve kudretle meydana geldiini, dolaysyla bunlarn temelde Allahn fiilleri olduunu kabul ederek Aristonun ilh tesiri dlayan kendiliinden reme (generatio spontanea) fikrine katlmamlardr. Bu sebeple mslman dnrlerin normal fiziksel ve biyolojik sreler yaanmadan bitki veya hayvanlarn reyebilecei yolundaki tevelld dncelerini daima ilh fiille birlikte anlamak gerekir. slm dncesinde tevelld fikrine dair ilk bilgilere, konuyu daha ok eletirel bir tarzda ele alan Chizde rastlanmaktadr. Chizin anlattna gre baz kiiler farelerin Ktl nehrinin amurundan meydana geldii iddiasn reddetmi, normal artlar altnda canllardan oluan bir varln cansz bir maddeden olumasn mmkn grmemilerdir. Bu zmre, grlerini bitki ve hayvanlara gre daha alt seviyede bulunan madenlere kadar geniletip insanlarn mdahalesiyle bakrn altna, civann gme dnmesini de kabul etmemitir. iftleerek reyen canllarn kendiliinden teekkl edebilecei iddiasna Chiz de katlmaz (Kitbl-ayevn, V, 348-351); kirlenmi insan bedeninden bitin douunu mmkn grrse de (a.g.e., V, 371-375) balklarn ve kurbaalarn yamurdan veya buluttan olutuu iddiasn da reddeder. Ona gre bu canllar hava, su ve toprak zelliklerinin belirli oranda karm sonucu Allah tarafndan yaratlmaktadr (a.g.e., I, 156). Tevelld meselesini ele alanlardan biri de bn Vahiyyedir. Ona gre bitkiler, hayvanlar ve madenler farkl sreler iinde tevelld yoluyla meydana gelebilir; mesel fesleenden akrepler, hardal yapraklarnn rmesinden bcekler, aa dallarndan ipek bcei oluabilir, bir hayvan bir baka hayvann czlerinden teekkl edebilir. bn Vahiyye, bitki ve hayvanlarla benzer zelliklere sahip bulunduundan insann cansz maddeden teekkln de mmkn grmektedir (el-FilatnNabaiyye, II, 1312-1324). Cbir b. Hayyn da canl varlklarn yapay sreler sonucunda inorganik maddelerden eitli tekniklerle meydana getirilebileceini savunmutur. Ona gre ayn yntemle deerli metaller de elde edilebilir (Mutru resil, s. 341-346). bn Tufeylin mehur romannn kahraman Hay b. Yakzn, drt unsura ait niteliklerin (scaklk, soukluk, kuruluk, yalk) dengeli

biimde olutuu ortamda mayalanan organik zelliklere sahip amurun ruhla birleip canllk kazanmasyla meydana gelmitir (ay b. Yan, s. 26-27). Benzer bir sre bnn-Nefsin kahraman Kmilin tevelldnde de sz konusudur (er-Risletl-Kmiliyye, s. 151-153). Ancak bn Tufeylin Hay b. Yakzn ve bnn-Nefsin Kmili birer roman kahraman olup ilgili eserleri yaratma teorisi ynnden deil metafizik ve ahlk adan deerlendirmek gerekir. Tevellde rnek olarak genelde srngen ve haerat trnden hayvanlar gstermi; fare, san ve ylan gibi canllarn iftleme yoluyla reyebildii gibi iftleme olmadan organik maddelerden de meydana gelebilecei ileri srlmtr. Brnye gre birok hayvan ilk oluum aamasnda bitkilerden veya birbirinden treyebilmekte ve ardndan hayatna tensl yoluyla devam etmektedir (el-rl-bye, s. 228). Tevelld kabul edenler bir canlnn baka bir canlnn czlerinden teekkln de mmkn grmlerdir (mesel bk. bn Sn, s. 76; bn Tufeyl, s. 26-27). Bu tr bir oluum kk canllar yannda deve gibi byk hayvanlar iin de sz konusudur. hvn- Safnn kanaatine gre teekkln tamamlayan dii ve erkek canllarn tamam temelde cansz maddeden meydana gelmi, daha sonra varlklarn tensl yoluyla srdrmtr. Ekvatorun altnda maddenin her trl ekli almaya hazr bulunduu, gece ve gndzn birbirine eit olduu, iklimin daima rutubetli ve lman seyrettii bir blge vardr. Hz. dem ile Havv burada vcuda gelmi, ardndan onlarn iftlemesiyle insanlar domutur (Resil, II, 181-182). Cansz maddeden canl organizmalarn oluunu, basitten karmaa doru bir seyir izlemek zere bn Miskeveyh tarafndan da kabul edilir. Buna gre ilk unsurlarn birbiriyle karm neticesinde dnyada ortaya kan ilk bitki canszlk snrna en yakn olan otlardr (el-Fevzl-aar, s. 113-114). Bu gr Aristonun belirttii, her doann cisimlerden hayvana doru aama aama ilerledii tezine uygundur (Parts of Animals, IV/5, s. 333-335). te yandan ayn trlerin hem iftleme hem oluum yoluyla meydana gelip gelmeyecei hususunda ihtilf edilmitir. bn Sn, Horasanda saanak halinde yaan yamurlarn ardndan ok sayda ipekbceinin ortaya ktn ve bunlarn kozalar rerek kelebeklerin oluumunu saladn ileri srer. Ona gre insanlar canl trlerinin tkenmesine yol atklarnda iftleerek remesi mmkn grlmeyen trlerin tevelld yoluyla varlklarn srdrmesi sz konusudur (e-if, s. 384). Tevelld -ceninin anne karnndan, bitkilerin topraktan meydana geliinde olduu gibi-bir cismin dierinin barndan teekkln ifade eden bir kavram olarak aklayan Gazzl, cisim ve cevherlerin aksine arazlar konusunda bu durumu imknsz grmektedir (el-tid, s. 96). Fahreddin er-Rz, yeryzndeki canl hayatn kesintiye uratan tfanlardan sonra trler bozulduu iin bitki ve hayvanlarn tevelld suretiyle meydana geliini mmkn grmektedir. Buna gre incir ve fesleenden akrep, suya atlan salardan ylan, amurdan fare ve yamurdan kurbaa oluabilir; iftleerek reyen birok hayvan tevelld yoluyla da meydana gelebilir. nsan bedeninin cansz maddeden tevelld dahi mmkndr. nk insan bedeni czlerinde bulunan eitli unsurlarn zel biimde karmndan oluur (el-Mebil-meriyye, s. 226-227). Tevelldn imknyla ilgili yukardaki grler, o alarn tabiat bilimlerindeki snrl bilgi imknlar ve yzeysel gzlem artlar dikkate alnarak deerlendirilmelidir. Ayrca slm limlerinin cansz maddeden canl organizmann teekkln mmkn grmelerinde Kuranda yer alan insann amurdan (es-Secde 32/7-9; Sd 38/71-72), canllarn sudan (el-Enbiy 21/30; en-Nr 24/45) yaratldna dair bilgilerin etkili olduu sylenebilir. Bu sebeple sz konusu limler tevelld dncesinin Allahn yaratma sfatyla elimediini dnmlerdir. Zira maddeyi ve canllar

tevellde imkn verecek nitelikte yaratan Allahtr. Yaayan organizmalarn meydana gelii, ister normal reme ve oluuma uramadan cansz maddeden yaratlsn isterse birbirinden olsun her durumda Allahn yaratma fiili sz konusudur. Canllarn oluumunu salayan fiziksel-biyolojik sreleri, kendi dnemlerinin snrl bilgileri ve gzlem imknlar lsnde doal terimlerle anlatan slm limleri bunun kaynan ilh yaratmaya balamakta, bylece Aristonun spontanea generatio grn ilh ilim, irade ve kudretle irtibatl ekilde ortaya koymaktadr.

BBLYOGRAFYA

Aristotle [Aristo], Generation of Animals (trc. A. L. Peck), Cambridge 2000, XIII, 137, 171-173, 333, 357; a.mlf., History of Animals (trc. A. L. Peck), Cambridge 2000, XI/5, s. 97-103; a.mlf., Parts of Animals (trc. A. L. Peck), London 1961, IV/5, s. 333-335; bn Vahiyye, el-Filatn-Nabaiyye (nr. Tevfk Fehd), Dmak 1995, II, 1312-1324; Cbir b. Hayyn, Mutru resil (nr. P. Kraus), Kahire 1354/1935, s. 341-346; Chiz, Kitbl-ayevn, I, 156; V, 348-351, 371-375; hvn- Saf, Resil, Beyrut 1376-77/1957, II, 181-182; bn Miskeveyh, el-Fevzl-aar (nr. Slih Uzeyme), Tunus 1987, s. 113-114; bn Sn, e-if e-abiyyt (8), s. 67, 76, 384-386, 390; Brn, elrl-bye anil-urnil-liye (nr. C. E. Sachau), Leipzig 1923, s. 228 vd.; Gazzl, eltid fil-itid (nr. brahim Agh ubuku-Hseyin Atay), Ankara 1962, s. 95-96; a.mlf., elMann bih al ayri ehlih (Mecmat resilil-mm azzl iinde), Beyrut 1406/1986, s. 140-141; bn Tufeyl, ay b. Yan (nr. Albert Nasr Ndir), Beyrut 1993, s. 26-27, 29-32; Fahreddin er-Rz, el-Mebil-meriyye (nr. Muhammed el-Mutasm-Billh el-Badd), Beyrut 1410/1990, s. 226-227; bnn-Nefs, erRisletl-Kmiliyye fis-sretin-nebeviyye (nr. Abdlmnim M. mer), Kahire 1987, s. 151-153; Sami S. Hawi, Islamic Naturalism and Mysticism, Leiden 1974, s. 110-113; Ceml Salb, elMuceml-felsef, Beyrut 1982, I, 367; R. Kruk, A Frothy Bubble: Spontaneous Generation in the Medieval Islamic Tradition, JSS, XXXV/2 (1990), s. 265-282; a.mlf., Tawallud, EI (ng.), X, 378-379. Osman Demir

TEVESSL
) ( Slih amelleri veya baz kiileri vesile edinerek Allaha yakn olmaya almak, Ondan dilekte bulunmak anlamnda terim. Szlkte bir arac vastasyla madd veya mnev derecesi yksek birine yaklamay arzu etmek; iyi amellerle Allaha yaklamay ummak anlamndaki vesl kknden treyen tevessl bir mslmann iledii slih amelleri, Hz. Peygamberi yahut velleri vesile yaparak Allaha yakn olmaya almasn ifade eder. Vesle stn konumdaki birine yaklamaya arac olaca umulan ey veya kimsedir. Yardm istemek anlamndaki istine, istigse ve istimdd da ayn mnada kullanlr. Kurn- Kermde tevessl kelimesi gemez. Vesilenin yer ald iki yetten birinde Cenb- Hak, mminlere kendisine yakn olmaya vasta aramalarn ve kurtulua ermek iin Onun yolunda btn glerini harcamalarn emretmekte (el-Mide 5/35), dierinde ilh diye taplan ve dua edilen varlklarn da rablerine yakn olmak iin bir vasta aradklar belirtilmektedir (el-sr 17/57). Eb Mansr el-Mtrd bu yette sz edilen varlklar iinde meleklerin de yer alabileceini syler, zira meleklere ve gzle grlmeyen dier baz varlklara da yaratlmlk st konum tanyanlar olmutur (Tevltl-urn, VIII, 299-302). Allaha yakn olmak amacyla vesile aramann mahiyeti ilim ve ibadetle Onun yoluna girme, slm erdemlerle nitelenme eklinde aklanmtr (Rgb elsfahn, el-Mfredt, vsl md.). Farkl grler bulunmakla birlikte mfessirler vesileye mslman Allahn rzasna ulatran her trl ilim ve amel mnasn vermiler, nfile ibadetleri de bunun kapsam iinde deerlendirmilerdir (Taber, Cmiul-beyn, VIII, 405; bn Teymiyye, ide, s. 48). Hadislerde vesile ve tevessl kelimeleri yer almaktadr. eitli rivayetlerde belirtildiine gre kuraklk dnemlerinde ashap Hz. Peygamberle tevesslde bulunarak Allaha dua ediyor ve dualar kabul gryordu. Onun vefatndan sonra amcas Abbas ile tevesslde bulunulmutur (Buhr, stis, 3; Feil abin-neb, 11). Resl-i Ekrem, gzleri grmeyen bir sahbye kendisiyle tevesslde bulunarak Allaha dua etmesini sylemi, sahb yapt duadan sonra grmeye balamtr (Tirmiz, Daavt, 119; ayrca bk. Msned, II, 168; III, 83; Mslim, alt, 11). bn Cerr et-Taber, mslmanlar arasnda vuku bulan ihtilflar balamnda Reslullahtan sonra Allahn hcceti saylan din liderlerin bulunup bulunmad meselesinin tartldn belirtir; ayrca Allaha dua ederken peygamber ve veller hakk iin ifadesini kullanp tevesslde bulunmann ciz olmadna ilikin bir gr Eb Hanfeye nisbet eder (et-Tebr, s. 156; kr. M. Nesb er-Rif, s. 26). Bu tr nakillerden hareketle tevessl konusuna ilikin tartmalarn II. (VIII.) yzyln ilk yarsnda ortaya ktn sylemek mmkndr. Daha sonra Mlik b. Enese atfedilen baz grlerin yan sra hadis mecmualarnda zayf kabul edilen bir ksm rivayetlerin yer almasndan da bu meselenin erken dnemlerde gndeme geldii anlalmaktadr. Konu, tasavvuf ve tarikatlarn yaygnlamasnn ardndan bn Teymiyyeden itibaren Selef limleriyle dier Snn limleri arasnda nemli bir ihtilf mevzuu haline gelmitir. Tevessln eitlerini ve bunlarla ilgili grleri ylece zetlemek mmkndr: 1. Allahn zt, isimleri ve sfatlaryla tevessl. Kuranda Allaha en gzel isimleriyle dua edilmesi ve Onun vlp yceltilmesi emredilmi (el-Arf 7/180; Kf 50/39-40), Hz. Peygamber dualarnda

Allahn kendi ztna verdii isimlerle Ona niyazda bulunmu ve ashabna da bunu retmitir (Msned, I, 391, 452; Tirmiz, Daavt, 92). Kuran okuduktan sonra dua etmek de Allahn sfatlaryla tevesslde bulunma olarak kabul edilmitir, nk Kuran Allah kelmdr, Onun kelm ise sfatdr. Bu tr tevessln bidat saylmad hususunda ittifak vardr (M. Nesb er-Rif, s. 2551; Himyer, s. 39). 2. Hz. Peygamberle tevessl. Btn limler Hz.Peygamberle tevesslde bulunmay ciz grm, ancak onunla tevesslde bulunmann anlam konusunda farkl grler ileri srlmtr. a) Reslullah ile tevessl etmek onun Allah nezdindeki makam ve derecesinin hakk iin deil hayatta iken ondan dua etmesini istemek ve Allahtan onu kendisine efaati klmasn talep etmek anlamna gelir. Byle bir tevessl cizdir. Buna ramen huzurunda, gyabnda veya lmnden sonra zatyla tevesslde bulunmak ciz deildir. Nitekim bir kuraklk ylnda Hz. merin hayatta olmayan Resl-i Ekrem yerine Abbas b. Abdlmuttalib ile tevesslde bulunmas tevessln bir kimseden dua istemek mnasna geldiini gsterir. Reslullah ile tevessln bir baka anlam da kendisine itaat etmek, onun gsterdii yola uyduunu belirterek Allahtan talepte bulunmaktr. Zatyla tevessl ve kabrinin yannda yaplan duann mescidlerde yaplan dualardan stn olduunu ifade eden rivayetler zayftr. bn Teymiyye, Muhammed Abduh, M. Red Rz gibi Selef limler bu grtedir (bn Teymiyye, ide, s. 57-75, 113-114, 140-141; bn Ebl-z, I, 298-299; Red Rz, VI, 371-377). b) Hz. Peygamberle tevesslde bulunmak dnyaya gelmeden nce, hayatta iken ve lmnden sonra onun zat ve Allah katndaki derecesiyle Allahtan talepte bulunmak anlamna gelir. Kuranda mminlere Allaha yakn olmak iin vesile aramalar (el-Mide 5/35), Allah sevenlerin peygamberine itaat etmeleri emredilmi ve ona uyanlar Cenb- Hakkn sevecei bildirilmitir (l-i mrn 3/31-32). Allaha yaklama vesilelerinin banda Resl-i Ekrem gelir; ayrca sevgi ve itaat ancak Reslullahn zatna ynelik olabilir. Ashaptan itibaren fkh, kelm ve tasavvuf limlerinin Hz. Peygamberin zatyla tevesslde bulunmay ciz grmeleri de bu konuda bir delil tekil eder. bn Teymiyyeye kadar bu hususta limler arasnda herhangi bir ihtilf kmamtr (Reslullahn zatyla tevesslde bulunmann onun henz dnyaya gelmeden nce baladna dair telakkiler iin bk. Msned, IV, 138; Himyer, s. 303-318). Hz. merin Abbas ile tevesslde bulunmas sonuta Resl-i Ekremle tevessl etmek anlamna gelir. mam Mlik, Reslullahn kabrine ynelerek tevesslde bulunmakta bir saknca grmemitir (Sbk, s. 134-143; ls, VI, 128; Kevser, s. 11-12). Snn limlerin ounluu bu grtedir. 3. Amel-i slihle tevessl. man ve itaatten sonra Allahtan mafiret dilemeyi ifade eden yetlerin yan sra (el-Bakara 2/285; l-i mrn 3/193-194) Ftiha sresinde yer alan, Sadece sana tapar ve yalnzca senden yardm dileriz (1/5-6) cmlesinin ardndan hidayete eritirme niyaznda bulunmaya dair yet amel-i slihle tevesslde bulunmaya iaret eder. Bir maarada mahsur kalan mminlerin kurtuluunu haber veren rivayetlerde belirtildii gibi (Msned, II, 116; Buhr, Edeb, 5) amel-i slihle tevesslde bulunarak yaplan dualarn makbul olduu yolunda bilgiler mevcuttur. bn Mesdun teheccd namaz kldktan sonra, Allahm, emrettin itaat ettim, davet ettin icabet ettim, beni bala! eklindeki duas ashabn bu tr tevessle bavurduunu kantlayc niteliktedir. limlerin tamam bunu ciz grmtr (ls, VI, 127; M. Nesb er-Rif, s. 111-134). 4. Mttaki ve slih mminlerin duasyla tevessl. limler bunu da ittifakla kabul etmitir. Esasen

mminlerin duasn istemek Kuran ve Snnette tevik edilmitir. Nitekim Resl-i Ekrem umreye giden Hz. merden kendisi iin dua etmesini istemitir. Sahbler de skntlarnn giderilmesi iin Reslullahn duasna bavurup tevesslde bulunmutur (bn Teymiyye, ide, s. 66-69; M. Nesb er-Rif, s. 141-163). 5. Hayatta olan veller ve slih mminlerin zatyla tevessl. Bu konuda iki yaklam mevcuttur. a) Bu tevessl ciz grenler, bunun Kuranda Allaha yaklatran vesileler aramay emreden yetin (elMide 5/35) alanna dolayl biimde girdiini sylemitir. Nitekim melekler deme secde ederek Allaha yaknlk salam, iyi kullarn ilh rahmetin tecelli ettii hayr sahipleri olduu belirtilmi ve mminlere iyilerle birlikte lmeyi dilemeleri retilmitir (Kevser, s. 2-15; Ebl-Fazl, s. 17-18; Himyer, s. 139-142, 181-182). Hadislerde Reslullah ile tevesslde bulunmann tavsiye edilmesi ona tbi olan ve bunu tevik eden veller ve slihlerle tevessl de ciz klar. Hz. merin Abbas b. Abdlmuttalib ile tevessl etmesi de bu konunun bir delilini tekil eder (Sbk, s. 143-144; Kevser, s. 18). Slih amellerle tevesslde bulunmann mer kabul edilmesi bu amelleri yapanlarla tevessl de mer hale getirir. Zira zat asl, zata ait fiil ferdir, fer ile tevessl ciz ise aslla tevessl de cizdir (Himyer, s. 43-44, 71-72, 126). Allahn yaratmadaki snneti (det-i ilhiyye) baz vasta ve sebeplerle fiilleri gerekletirmesi eklinde tecelli eder. Onun hasta olan birine il vastasyla ifa vermesi gibi mnev hastalklara mptel olan birine vel ve slih kullar vastasyla ifa vermesi de snnetine uygundur (Muhammed el-Burhn, s. 3-8; Himyer, s. 22-23, 55-56). Mctehid limlerin vellerle tevessl ciz grp uyguladna dair rivayetler bu fiilin meruiyetine ilikin dier bir delil konumundadr. mam finin Ehl-i beytin yan sra Eb Hanfe ile, Ahmed b. Hanbelin de fi ile tevessl ettiine dair rivayetler sahih kaynaklarda mevcuttur. Fahreddin er-Rz, Tceddin es-Sbk, Teftzn, Seyyid erf el-Crcn gibi limler bu tevessl mer kabul edenlerden bazlardr. Burada veller, kendilerinden kaynaklanan bir gce sahip kiiler olarak deil Allahn bir sonucu yaratmasnn sebebi olarak grlmektedir (Kevser, s. 3-4; Himyer, s. 18-19, 265-266, 420425). Ear ve Mtrdlerin ounluu bu grtedir. b) Veller ve slih mminlerin zatyla tevessl ciz deildir, nk bu Allaha yaplan tzime benzer. Bu gr savunanlar tevesslle ilikilendirilen yetlerde zatla tevessle dair bir iaret bulunmadn, bu yetlerin mminleri slih amel yapmaya tevik ettiini syler. Onlara gre ilgili yetlerden hareketle ortaya konulan grler ar bir yorumdan ibarettir. Bata Hz. demin tevessl olmak zere Reslullaha nisbet edilen rivayetler de zayftr. Ashap, tbin ve mctehid limlere izfe edilebilecek byle bir uygulama sahih rivayetlerle nakledilmemitir. Selef limleri bu grtedir (bn Teymiyye, ide, s. 66, 133; ls, VI, 127-128). 6. Peygamberler, veller ve slihlerin zatyla Allaha yemin ederek tevesslde bulunmak. Bata Eb Hanfe olmak zere limlerin byk ounluu, Filn velnin veya slih kulun hakk iin senden unu niyaz ederim eklinde yemin mnasna gelebilecek ifadelerle tevessln ciz grlmedii yahut tahrmen mekruh olduu grnde birlemitir. ster neb ister vel veya Kbe gibi mukaddes bir mekn olsun Allahn adndan bakasyla yemin etmek mer deildir. Selef limlerine gre ise bu tr bir tevessl irke gtrr. Tasavvuf mensuplar bu tr tevessl ciz grmtr (bn Teymiyye, ide, s. 50-51, 114-115; ls, VI, 128; Red Rz, VI, 372-375). 7. Peygamberler, veller ve slih kullarla lmlerinden sonra tevesslde bulunmak. Bunu ciz grenlerle Selef limleri arasnda nemli gr ayrlklar bulunmaktadr. Eariyye, Mtrdiyye ve Sfiyyeye mensup limlere gre lmlerinden sonra da Allahn iyi kullaryla tevessl edilebilir.

nk tevesslle elde edilen sonucu yaratan Allahtr ve slih kulun diri veya l olmas durumu deitirmez. yi kullarla tevessln sebebi onlarn Allah nezdindeki dereceleridir. Dnyada eksik ruhlar tamamlama grevini yerine getiren iyi kullar bu fonksiyonlarn ldkten sonra da srdrebilir. Kuranda kfirlerin len yaknlarndan mit kestiinin (el-Mmtehine 60/13), ayrca lenlerin de nimet veya azap iinde bulunduunun belirtilmesi (bk. KABR) bunu kantlar niteliktedir. llere selm verilmesi onlarn da ruhen buna mukabele etmesini gerektirir. Temiz ruhlarn, kabirlerini ziyarete gelenlerin ruhlaryla iliki kurmas, onlar hayra yneltmesi ve nurlandrmas mmkndr. Nitekim fi Eb Hanfenin, bn Huzeyme Ali er-Rznn, Eb Ali el-Halll Ms elKzmn kabrine gidip tevesslde bulunmutur. Fahreddin er-Rz, Teftzn, Seyyid erf elCrcn gibi limlerin bu tevessl ciz grmesi ashaptan itibaren mslmanlarn uygulad bu fiilin merluunu gsterir (el-Melibl-liye, VII, 275-277; erul-Mad, II, 43; Kevser, s. 5-9). bn Teymiyyeden itibaren bu tevessl ciz kabul etmeyen Selef limlerine gre tarihte putperestlik len slih kiilerden yardm dilemekle balamtr. nce llerden Allaha arac olmalar istenmi, ardndan slihlerin putlar yaplarak bunlara taplmtr. slm dininde lye hitap ederek ondan dua isteme eklinde bir uygulama mevcut deildir. Eer llerle tevessl ciz olsayd Hz. mer, Reslullahn amcas Abbasla deil Peygamberle tevessl ederdi. Resl-i Ekremle sahblerden intikal eden uygulama mminlerin kabirlerini ziyaret edip onlara selm vermek ve dua etmekten ibarettir. llerden yardm istemek hristiyanlarn detidir, ayrca bu fiil kabirleri tapnak haline getirmeye yol aabilir. llerden yardm istemek ilh snnetin yan sra Resl-i Ekremin tebli ettii dinin ilkelerine de aykrdr. Bu tr tevesslle ilgili rivayetler uydurma olabilecei gibi yanlma ve eytan aldatmasnn rn de olabilir (bn Teymiyye, ide, s. 16-19, 142-171; bn Kayyim elCevziyye, I, 375; Red Rz, VI, 371-377; VIII, 20, 146-147). Sonu olarak slih amellerin yan sra hayatta olan iyi kullarn duasyla tevesslde bulunmann ciz grld hususunda ihtilf yoktur. Hayatta iken ve lmlerinden sonra Hz. Peygamberin, vellerin ve slih kullarn zatyla tevesslde bulunmay irk saymak ise isabetli grnmemektedir. Zatla tevessl konusunda kesin bir delil bulunmamakta, bu tevessl vesile yetinin yorumuna dayanmaktadr. Konuyla ilgili hadisler ise had niteliinde olup zayf kabul edilmitir. Hz. Peygamberin dualarnda baz tesbih lafzlarn zikrettikten sonra, Ruhun (Cibrl) ve meleklerin rabbi olan Allahm! diye niyaz edip Allah katnda yksek makam sahiplerini zikretmesi ise dikkat ekici bir uygulamadr (Mslim, alt, 223; Eb Dvd, alt, 147). Dier bir husus da Snn akdeye gre peygamberler ve Resl-i Ekremin kendilerini ismen cennetle mjdeledii sahbler dnda hi kimsenin slih diye nitelendirilip tevessl vastas kabul edilemeyiidir. Kii olarak slih kullarn kimler olduu belirlemek mmkn deildir; sadece Allahn emirlerine ballk dikkate alnarak onlar hakknda hsnzanda bulunulabilir. Dolaysyla iyi kiilerin zatyla tevessl etmek hsnzanna dayal olup zaman iinde ortaya kan bir uygulamadr. Tevessl irke dntren hususlarn banda Allahtan bakasna dua etmek, byle bir kiiye ulhiyyet nitelii atfetmek, kendisiyle tevessl edilen kimseye ar sayg gstermek gelir. Tevessle dair eitli eserler kaleme alnmtr: bn Merzk el-Hatb, et-Tevessl (Sleymaniye Ktp., Efgn eyh Ali Haydar Efendi, nr. 70); Muhammed Mekk stanbl, Tevessl: Kasde-i Brde erhi (Sleymaniye Ktp., Dml Baba, nr. 393); Muhammed b. Ahmed ed-Dimyt, el-adetdDimyiyye fit-tevessl bi-esmillhil-sn (Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 1588); Ahmed elMenn, timet istinzlin-nar bit-tevessl bi-hedi Uud vel-Bedr (Kahire 1281);

Abdlkdir b. Ahmed el-Fkih, snt-tevessl f ziyreti efalir-rusl (Sleymaniye Ktp., Thir Aa, nr. 79); bn Kemal, Risle fit-tevessl (Sleymaniye Ktp., Trnoval, nr. 1850); Eb Abdullah Muhammed b. Ms et-Tilimsn, Mibu-alm fil-mstan bi-ayril-enm (Sleymaniye Ktp., Reslkttb Mustafa Efendi, nr. 264); Ali Ahmed et-Tahtv, el-bdt f merril-ibtidt bidaun-nr ve-ebi vet-tevessl ved-du vel-ilf bi-ayrillh (Beyrut 1421/2000); Ahmed b. Zeyn Dahln, Risle f-m yetealla bi-edilleti cevzit-tevessl bin-neb (stanbul 1996); Ali Ata, Kelm ve Tasavvuf Asndan Tevessl (1993, doktora tezi, M Sosyal Bilimler Enstits); Sdk ez-Zehv, er-Red al mnkirit-tevessl vel-kermt vel-avri (stanbul 2001); Alev b. Ahmed el-Haddd, Mibul-enm cil-alm (stanbul 1996); Ms Muhammed Ali, aatt-tevessl vel-vesle al avil-Kitb ves-Snne (Beyrut 1985); Ebl-Fazl bns-Sddk, rml-mbtediil-ab bi-cevzit-tevessl bin-neb (Amman 1992); Nsrddin el-Elbn, et-Tevessl akmh ve envuh (Beyrut 1986, 1990); evkn, edDrrn-nad f il kelimetit-tevd (Beyrut 1932).

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, vsl md.; Msned, I, 391; II, 116, 168; III, 83; IV, 138; Taber, Cmiul-beyn (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk), Riyad 1424/2003, VIII, 405; a.mlf., et-Tebr f melimid-dn (nr. Abdlazz b. Ali e-ibl), Riyad 1425/2004, s. 156; Mtrd, Tevltlurn (nr. Halil brahim Kaar), stanbul 2006, VIII, 299-302; Fahreddin er-Rz, el-Meliblliye (nr. Ahmed Hicz es-Sekk), Beyrut 1407/1987, VII, 275-277; Takyyddin bn Teymiyye, Mecmatr-resil (nr. M. Red Rz), [bask yeri ve tarihi yok] (Lecnett-trsil-Arab), I, 10-31; a.mlf., ide celle fit-tevessl vel-vesle, Beyrut, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye); bn Kayyim el-Cevziyye, Medrics-slikn, Kahire 1403/1983, I, 375; Takyyddin es-Sbk, ifssem f ziyreti ayril-enm, Bulak 1318, s. 133-195; Teftzn, erul-Mad, stanbul 1305, II, 43; bn Ebl-z, erul-Adeti-aviyye (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk-uayb elArnat), Beyrut 1408/1987, I, 294-299; Hsn, Defu behi men ebbehe ve temerrede (nr. Abdlvhid Mustafa), Leiden 1424/2003, s. 200-201, 391, 394, 403-414, 420-430, 450, 572-573; Emr es-Sann, Tahrl-itid an edrnil-ild (nr. Abdullah b. Ysuf), Kveyt 1404/1984, s. 22-23, 31; ls, Rul-men, VI, 127-128; M. Osman Abduh el-Burhn, ntiru evliyirramn al evliyi-eyn, Kahire 1318/1900, s. 3-24; Red Rz, Tefsrl-menr, tr.yer.; Elmall, Hak Dini, II, 1669-1670; M. Zhid Kevser, Maut-teavvl f meseletit-tevessl, Kahire 1369, s. 2-18; Ebl-Fazl bns-Sddk, tfl-ekiy bi-cevzit-tevessl bil-enbiy vel-evliy, Beyrut 1405/1984, s. 7-12, 17-18, 28-50; M. d el-Abbs, et-Tevessl envuh ve akmh, Beyrut 1986, s. 9-16, 32-36, 41, 50-56; M. Nesb er-Rif, et-Tevaul il aatittevessl, Halep, ts., tr.yer.; Dilaver Selvi v.dr., Kuran ve Snnet Inda Rbta ve Tevessl, stanbul 1994, s. 67; s b. Abdullah b. Muhammed b. Mni el-Himyer, et-Teemml f aatittevessl, Beyrut 2001, tr.yer.; Bekir Topalolu-lyas elebi, Kelm Terimleri Szl, stanbul 2010, s. 316-317, 337-338; Zekeriya Gler, Vesle ve Tevessl Hadislerinin Kaynak Deeri, Tasavvuf, sy. 10, Ankara 2003, s. 45-92. Yusuf evki Yavuz

TEVFK
() Allahn hayrl ilerde kiiyi baarl klmas anlamnda kelm terimi. Szlkte istee uygun olmak; istee uygun bulmak anlamndaki vefk kknden treyen tevfk farkl eyleri ortak bir ilgi araclyla bir araya getirmek; bartrmak mnasna gelir (Kmus Tercmesi, III, 1031-1033; el-Muceml-vas, vf md.). Terim olarak Allahn kullarn fiillerini sevdii ve raz olduu eye uygun klmas demektir (et-Tarft, vf md.). Benzer anlamlar tayan inyet, nusret ve lutf kelimeleri gibi tevfk de hayr ve iyilie ynelik davranlara zg klnmtr (Rgb el-sfahn, el-Mfredt, vf md.). Tevfk Allahn isyankr kullarndan yardmn kesmesi anlamndaki hzlnn kartdr. Kurn- Kermde vefk kavram drt yerde szlk anlamyla gemektedir. Hz. uayb kendi mmetine peygamberlik grevini ve sorumluluklarn anlatrken baarsnn (tevfk) ancak Allahn yardmyla gerekleebileceini sylemitir (Hd 11/88; bk. M. F. Abdlbk, el-Mucem, vf md.). Vefk kavramnn Ktb-i Sittenin yan sra Ahmed b. Hanbelin el-Msnedinde ve dier hadis kaynaklarnda yer ald grlmektedir (Wensinck, el-Mucem, vf md.). Namazda okunan Ftihann sonunda imamla birlikte min diyen kimsenin bu fiili meleklerin syleyiine denk geldii takdirde (muvfakat) gemi gnahlarnn affedileceine dair hadis birok kaynakta yer almaktadr. Bir hadiste Cenb- Hakkn hayr murat ettii kulunu lmeden nce slih amel ilemeye muvaffak kld bildirilmektedir (Msned, III, 106, 120, 230; Tirmiz, ader, 8). Hadislerde ayrca, Baar sadece Allahtandr (ve billhit-tevfk); Baary salayan Allahtr (Allh veliyyt-tevfk) gibi dua cmleleri bulunmaktadr (Nes, Eribe, 25, 48; Fey, 1). Resl-i Ekremin hilli grd zaman yeni ay sresince Allahn rzasn kazanmasnn nasip edilmesi yolunda dua ettii nakledilmektedir (Drim, avm, 3). Kelm ilminde erken devirlerden itibaren kader ve insan fiilleri, hidayet ve dallet gibi konular balamnda tevfk kavram da ele alnmaya balanmtr. Kelm limleri, filozoflarn inyet teorisine Allahn iradesine yeterli derecede vurgu yapmad gerekesiyle kar kp tevfk kavramn tercih etmilerdir. nsana ihtiyar fiillerinde yaratma gc nisbet eden ve lutuf kavramna zel bir yer veren Mutezile tevfki de bu anlay erevesinde aklamaktadr. Buna gre Allahn tevfki inanan kimseye verilen mkfat veya kiinin baarl olduuna Allahn hkmetmesidir, dolaysyla kfirin baarl klnmas sz konusu deildir. Cafer b. Harbe gre tevfk ve tesdd Allahn iki lutfudur, ancak bunlar herkes iin tecelli etmez. Eb Ali el-Cbbye gre ise tevfk Allah tarafndan bilinen bir lutuftur, O bu lutufta bulunduu zaman kii iman etmeye muvaffak olur (Ear, Malt, s. 262-263). Kd Abdlcebbr, tevfkin sevap veya mkfat ya da ilh hkm olduu biimindeki yorumu isabetli grmez. Ona gre sorumluluk tayan insann itaati semesi halinde lutuf kavram tevfk diye isimlendirilir (Mtebihl-urn, s. 735). Mutezileye ait bu grler dorultusunda tevfk, Cenb- Hakkn insana din gerekleri grp anlama ve iradesiyle onlar benimseme kabiliyeti vermesi, ayrca sz konusu gerekleri nceden aklamas ve kesin delillerini ortaya koymasdr (ehristn, s. 411). nsanlarn irad fiillerini ilh bir mdahale olmadan meydana getirme gcne sahip bulunmadn kabul eden Ear kelmclarna gre tevfk kula Allah tarafndan fiil annda verilir ve sadece hayr

ynnde kullanlabilir, ktle dnemez. Dier bir ifadeyle Allahn tevfki Onun insanlarda hayra ynelmeye elverili kudreti yaratmasdr (a.g.e., s. 412); dolaysyla tevfk iman etmeleri konusunda Allahn mminlere bir lutfu olup sadece onlar kapsar (Ear, el-bne, s. 68; bn Frek, s. 123). Tevfki hayr ilemesi iin kula verilen g eklinde aklayan bn Hazm hidayetin bir ksmnn ayn anlam tadn, buna teyd ve ismet de denildiini belirtir (el-Fal, III, 42, 56, 65). Fiile ilikin kudretin hayr ve er olarak iki ynde kullanlabildiini syleyen Hanef ve Mtrdlere gre tevfk Allahn insanlarda hayrl amelle onu yapabilme gcn bir araya getirmesidir. Allah mminin hayra olan isteini ve yneliini bildiinden onu bu ynde davranmaya muvaffak klar, bir anlamda onu sevkeder (Mtrd, Tevltl-urn, VII, 223; IX, 166). Nitekim Beyzzde Ahmed Efendi tevfkin insanlar iin yardm ve kolaylatrma demek olduunu kaydeder (rtl-merm, s. 233). Kelm limleri tevfk kavramn hidayet ve kader konularyla ilikilendirmi, ilh ilim, kudret ve irade sfatlarn aklarken bunun yannda kulun sorumluluunu temellendirmeye alm, onun irad fiillerdeki rolnn snryla ilgili farkl yaklamlar ortaya koymutur. Ancak slm limleri, kiinin dnyada ve hiretteki baarsnn ilh lutuf ve tevfkten bamsz ekilde gerekleemeyecei hususu ile iyilie ynelenlerin setikleri fiili ileme gcn Allahtan aldklar konusunda gr birliine varmtr. Bu durumda insana den grev, iyi ve gzel olana ynelerek bu yolda gayret gstermek ve hayrl sonucun gereklemesini Allahtan beklemektir; tevfk de bu beklentinin yerine gelmesi demektir.

BBLYOGRAFYA

Tehnev, Kef, II, 1501; Kmus Tercmesi, III, 1031-1033; Msned, III, 106, 120, 230; Ear, elbne, Beyrut 1418/1998, s. 68; a.mlf., Malt (Ritter), s. 262-263; Mtrd, Kitbt-Tevd (nr. Bekir Topalolu-Muhammed Arui), Ankara 1423/2003, s. 420-427; a.mlf., Tevltl-urn (nr. Hatice Boynukaln), VII, 223; (nr. Murat Sln), IX, 166; bn Frek, Mcerredl-Malt, s. 36, 106, 109, 123; Kd Abdlcebbr, el-Mun, XIII, 11-14; a.mlf., erul-Ulil-amse, s. 519, 780; a.mlf., Mtebihl-urn (nr. Adnn M. Zerzr), Kahire 1969, s. 184, 735; bn Hazm, el-Fal (Umeyre), III, 42, 56, 65; Cveyn, el-rd (Temm), s. 223-224; ehristn, Nihyetl-idm (nr. A. Guillaume), London 1984, s. 411-414; Beyzzde Ahmed Efendi, rtl-merm min ibrtilmm (nr. Ysuf Abdrrezzk), Kahire 1368/1949, s. 233, 266, 303; Tawf, EI (ng.), X, 386; lyas elebi, Hzln, DA, XVII, 419-420; a.mlf., Lutuf, a.e., XXVII, 239-241; Meryem Kiyn Ferd, Tevf, Dninme-i Cihn-i slm, Tahran 1383/2004, VIII, 553-557. Hlya Alper

TEVFK FKRET
(1867-1915) Edebiyt- Cedde airi. 24 Aralk 1867de stanbul Aksarayda dodu. Asl ad Mehmed Tevfiktir. Babas Hriciye Kaleminde memurluk ve eitli vilyetlerde mutasarrflk yapan ankrl Hseyin Efendi, annesi Sakz adas Rumlarndan mhted Hsrev Beyin kz Hatice Refa Hanmdr. renimine Aksarayda Mahmudiye Vlide Rdiyesinde balayan Mehmed Tevfik, mektebin Doksan Harbinin ardndan Rumeliden gelen muhacirlere tahsis edilmesi zerine Mektebi Sultnye (Galatasaray) gnderildi. Bu mektebin onun ahsiyeti zerinde byk etkisi vardr. Hacca giden annesi bir kolera salgnnda Hicazda ldnden (1879) Tevfikin genlik yllar bykannesinin yannda geti. rencilik yllarnda disiplini, alkanl ve kiiliiyle hocalarnn dikkatini ekerken bir yandan da mektep arkadalarnn sevgisini kazand. Galatasarayda devrin tannm hocalarndan Muallim Feyzi, Recizde Mahmud Ekrem ve Muallim Nciden ders grd. Edebiyata ve zellikle iire kar yetenei bu yllarda ortaya kt. Hocalarnn tevikiyle yazd eski tarzdaki ilk iirleri Muallim Feyzi vastasyla Tercmn- Hakkatta yaymland (1884-1885). 1888de Mektebi Sultnyi birincilikle bitirdikten sonra ayn yl Bbli Hriciye Odasnda almaya balad. Buradaki grevinden holanmad iin Sadret Mektub Kalemine geti; ancak verilen maa az bularak eski memuriyetine dnd (1889). 1890da daysnn kz Nzme Hanmla evlendi. 1891de smil Safnn nerettii Mirsad dergisinin at tevhd ve sityi-i hazret-i pdih yarmalarnda birinci seildi. 1892 ylna kadar devam eden memuriyeti srasnda Gedikpaadaki Ticaret Mektebinde Franszca ve hsn-i hat dersleri de verdi. 1894te arkadalar Hseyin Kzm Kadri ve Ali Ekremle (Bolayr) birlikte Malmt dergisini kard; burada baz iirleriyle tercmeleri yaymland. Ayn yl Mektebi Sultnde alan Trke muallimlii imtihann kazanarak bu okula tayin edildi. Ancak hkmetin memur maalarnda kesintiye gitmesi zerine istifa etti. Ardndan hayatnn sonuna kadar srdrecei Robert Collegeda Trke hocalna balad. 1896 yl balarnda edebiyatta yenilik yapmaya hevesli genlerle yeni bir edeb topluluk kurmay arzu eden Recizde Mahmud Ekrem, rencisi Ahmed hsan (Tokgz) yaymlamakta olduu Servet dergisini Serveti Fnn adyla edeb bir dergi haline getirmeye ve ardndan Tevfik Fikreti bu derginin bana gemeye ikna etti. Serveti Fnn bylece Tevfik Fikretin ynetiminde ubat 1896 tarihli 256. saysndan itibaren edebiyatta ve zellikle iirde yenilik yapmak isteyen genlerin topland bir edebiyat mahfili durumuna geldi. Toplulua katlanlardan Cenab ahabeddin, Hlid Ziya (Uaklgil), Mehmed Rauf, Hseyin Cahid (Yaln), Hseyin Suad, H. Nzm (Ahmet Reit Rey), A. Ndir (Ali Ekrem Bolayr), Ahmed uayb, brhim Cehd (Sleyman Nazif), Sleyman Nesib, Fik l (Ozansoy) ve smil Safnn yan sra Smipaazde Sezi ile Recizde Mahmud Ekrem ve Abdlhak Hmid Serveti Fnncular destekledi. Trk edebiyat tarihinde birinci ve ikinci Tanzimat neslinden sonra edebiyatta Batl anlamda asl yenilikleri gerekletiren

Serveti Fnn (Edebiyt- Cedde) topluluunun btn faaliyeti byk lde Tevfik Fikretin ynetimindeki bu dergi etrafnda gerekleti. Ancak bir sre sonra babasnn grevle Hamaya bir nevi srgne gnderilmesi, 1898de smil Safnn evinde yaptklar bir toplant sebebiyle birka gn tutuklanmas mizac ar derecede hassas olan Tevfik Fikreti bsbtn tedirgin etti. Bata kendisi olmak zere istibdat idaresinden ikyeti olan Serveti Fnncular, Yeni Zelandaya g ederek orada daha rahat yaama hayaline kapldlar; fakat hayallerini fiilen gerekletiremeyeceklerini anlayp bu teebbsten vazgetiler. Bu defa Hseyin Kzmn Manisa civarnda Saram kyndeki iftliine gitmeyi dndlerse de bu tasavvurlarn da gerekletiremediler. Fikretin Bir Mersiye ve Yeil Yurt adl iirleri hayalini kurduu bu kama dncesiyle ilgilidir. 1900 ylnda ngilterenin Gney Afrikada Boerleri malp etmesi zerine bu galibiyeti tebrik etmek, bu vesileyle lkede hkm sren istibdat idaresine kar ngilterenin bask uygulamasn salamak amacyla hazrlanp ngiliz sefretine verilen bildiride Tevfik Firketin imzasnn da bulunmas dolaysyla bir sre Mbeyin Dairesinde sorguland. Tedirginliini bsbtn arttran bu olaylarn arkasndan bir sre toplumdan uzaklat ve sadece iirle urat. Ayn yl, ilk iirleri dnda byk lde Serveti Fnn dneminde yazd iirlerden meydana gelen Rbb- ikesteyi yaymlad. Eser ilgi grnce hemen ikinci basks yapld. Ancak btn bunlar onun huzursuzluunu gidermeye yetmedi. Ayn gnlerde, topluluk mensuplarndan Ali Ekremin bata Cenab ahabeddin olmak zere dier Serveti Fnn airlerini ar bir dille eletirdii iirimiz adl makalesini baz deiikliklerle Serveti Fnnda neretti ve bu davran byk bir tepkiyle karland. Tevfik Fikretin makalede deiiklik yapmasna fkelenen Ali Ekrem yaznn asln Baba Thirin Musavver Malmt dergisinde yaymlaynca topluluk iinde ilk zlme balad. H. Nzm, Smipaazde Sezi ve Menemenlizde Thir, Ali Ekremi destekleyip Serveti Fnndan ayrldlar. Bir sre sonra idar bir mesele yznden Ahmed hsanla aralar alnca Tevfik Fikret de mecmuay terketti (1901). Hseyin Cahidin Franszcadan evirdii Fransz htilline dair Edebiyat ve Hukuk adl yazs yznden dergi hkmet tarafndan kapatld; bylece topluluk fiilen dalm oldu. Tevfik Fikret 1905 ylnda ksa aralklarla babasn ve kz kardeini kaybetti. Grnrde bir sebep yokken babasnn Anadoluya srgn edilmesi ve orada lmesi, Mftolu Ahmed Hikmetin kardei Refik Beyle evli olan kz kardeinin ackl lm Tevfik Fikretin straplarnn daha da artmasna yol at. Ayn yl Aksaraydaki konaklarn satp Rumelihisarnda Robert College yaknlarnda planlarn kendisinin izdii ve iyan adn verdii evi ina ettirerek burada bir nevi inzivaya ekildi. 23 Austos 1908de Taninde yaymlanan bir yazsnda heyecanl bir dille anlatt Robert Collegeda edindii yeni evre Fikret iin bir snak olmutu. zellikle iyana yerletikten sonra gerek istibdat rejimine gerekse iinde yaad evreye kar giderek artan bir kin ve nefret duymaya balad. lkede yaanan siyasal ve sosyal olaylar uzaktan takip ettii bu gnlerde II. Merutiyetin ilnna kadar elden ele dolaan Sis (1902), Sabah Olursa (1905), Trh-i Kadm (1905), Mz-t ile (1906) II. Abdlhamide bombal suikast hazrlayan Ermeni komitaclarn alklad Bir Lahza-i Teahhur (1906) gibi manzumelerini yazd. Bunlar arasnda zellikle II. Abdlhamid dnemi stanbuluna lnetler yadran slbuyla Sis edeb evrelerde geni yanklar uyandrd. Sabah Olursada olu Halkun ahsnda gelecek nesillerin kurtuluu midini besler. Mz-tide ayn fikir gelitirilirken dorudan doruya gemile gelecein mukayesesi yaplr. Bu yllarn en ok yank uyandran ve tenkit edilen baka bir iiri de Bir Lahza-i Teahhurdur. 21 Temmuz 1905 gn cuma namaznn ardndan Ermeni komitaclarnn II. Abdlhamide kar giritii suikastn

baarszlkla sonulanmas zerine bu iiri yazan Fikretin burada hain emeller peindeki Ermenileri alklamas hem o yllarda hem bu iirin yaymland II. Merutiyet sonrasnda ok eletirilmitir. 24 Temmuz 1908de II. Merutiyetin iln zerine byk bir sevinle inzivadan kan Fikret Millet arks adl manzumeyi kaleme ald. Daha nce dargn olduu bir ksm arkadalaryla bart ve yeni bir fikir hamlesine giriti. Eski arkadalar Hseyin Cahid ve Hseyin Kzmla birlikte adn kendisinin koyduu Tanin gazetesini yaymlamaya balad. Ksa zamanda devlet ynetimini ele geiren ttihat ve Terakk Cemiyeti, Tevfik Fikreti maarif nzr yapmak istediyse de o bunu kabul etmedi. Bir ksm rencileri ve yakn evresinin srar ile Galatasaray Mektebi Sultnsine mdr oldu (28 Aralk 1908). Ayn zamanda Drlfnun ve Drlmuallimnde ders verdi. Mektebi Sultnde o dneme gre modern eitim sistemi iin disipline dayal yeni bir dzen kurdu. Yapt yenilikler dolaysyla hakknda kan dedikodularn artmas yznden drt ay sonra mdrlkten istifa etti ve Robert Collegedaki hocalna dnd. Bu mnasebetle Hseyin Cahide yazd mektupta geen, Bugn say irfnm tebdl-i tbiiyyet etti ifadesi ve bir sredir genel anlamda din karsnda olumsuz bir tavr taknmas devrin muhafazakr evreleri tarafndan aleyhinde bir kampanyann balatlmasna yol at. Taninin ttihat ve Terakk Cemiyetinin yayn organ haline gelmesi zerine 1910da gazete ile btn ilikisini kesti; ayn yl Drlfnun ve Drlmuallimndeki grevlerini de brakt. 1912de Meclisi Mebsan kapatlnca Doksan Bee Doru ve ttihatlar aleyhine Hn- Yam gibi manzumelerini kaleme ald. Mhendislik tahsili yapmak zere 1909da skoyaya gnderdii olu Halk iin yazd iirleri Halkun Defteri adyla yaymlad (1911). Aleyhinde bir kampanya yrten baz evrelere kar kendisini mdafaa eden eski arkadalarna hitaben Rbbn Cevabn neretti (1911). Hece vezniyle ve sade bir dille ocuklar iin kaleme ald manzumelerden meydana gelen ermin ise (1914) Fikretin teden beri zlemini duyduu yeni insan tipiyle yakndan ilgilidir. Osmanl Devletinin I. Dnya Savana girmesine iddetle kar kan Tevfik Fikret, cihd- mukaddes iln edilerek girilen bu sava dolaysyla ve ironik bir slpla Fetv-y erfeden Sonra Sancak- erf Huzurunda adl manzumesini yazd. ttihd- slm taraftar Mehmed kifin [Ersoy], 1914te yaymlad Sleymaniye Krssnde, edebiyat evrelerinde elden ele dolaan Trh-i Kadm manzumesi dolaysyla Tevfik Fikret iin, tahkir edici dier szlerle birlikte zango tabirini kullanmas zerine Fikret, kendisinin dinsizliini ve genel anlamda btn semav dinlerin karsnda olduunu aka iln ettii Trh-i Kadme Zeyli kaleme ald. Uzun sredir eker hastalna mptel olduu anlalan Fikret, hastal zamannda tehis ve tedavi edilmediinden 1915 yl balarnda niden yataa dt ve 18-19 Austos gecesi ld. Cenazesi aile mezarlnn bulunduu Eypsultana gmld. Vasiyeti gerei mezar daha sonra stanbul Belediyesi tarafndan Edebiyt- Cedde Mzesi haline getirilen (1945) Rumelihisarndaki iyann bahesine nakledildi (1962). Kk yatan beri iirle ve resimle uraan Tevfik Fikretin ilk iir denemeleri divan edebiyat tarzndadr. Genlik yllarnda, eski iir anlayn srdrmeye alan Muallim Nci ve Muallim Feyziden etkilenmi, bu etki Recizde Mahmud Ekrem ve Abdlhak Hmidi tandktan sonra onlarn tarafna doru yn deitirmitir. Fikretin daha ok Mirsad, Malmt, Marif ve Mekteb dergilerinde kan bu dneme ait iirlerinde bir yenilik grlmez. Daha ziyade romantik ak ve tabiat

konularn iledii bu iirlerden bir ksmn Rbb- ikestenin Eski eyler blmne dahil etmitir. Tevfik Fikret bu taklit dneminin ardndan kendi ahsiyetini bulma yolunda baz denemelere girimi, tesadfen bir antolojide iirlerini okuduu Charles Baudelaire, Sully Prudhomme ve zellikle Franois Coppeyi tandktan sonra asl izgisini belirlemitir. Serveti Fnnun bana getii 1896 ylndan itibaren topluluun dalna kadar geen be yl iinde daha ok sanat iin sanat anlay dorultusunda ferdi n plana karan iirler yazmtr. Bu tarihe kadar hayata ve insanlara iyimser bir gzle bakan, Allaha inanan, din grevlerini yerine getiren, Tevhid ve Sabah Ezannda gibi iirler yazan Fikret, devrin karamsar havasnn da etkisiyle mizacnda meydana gelen birtakm deiikliklerle giderek ktmser olmaya, hayattan ve evresinden ikyet etmeye, dine kar kaytsz, hatta dmanca bir tavr almaya balam, zellikle aile hayatndaki mutsuzluk zamanla btn yaayn karartmtr. Hayata bakndaki bu kkl deiiklii baz edebiyat tarihileri ksmen irsiyet, ksmen eker hastalndan kaynaklanan strap ve istibdat rejimine kar duyduu kin ve nefretle aklamaya almtr. Mehmet Kaplan Rbb- ikestedeki iirleri Fikretin kendi benini ve duyu tarzn anlatt iirler, sanatla ilgili iirler, ktmserlik duygusunun hkim olduu iirler, hayal iirleri, ak iirleri, tabiat iirleri, olu Halk iin yazd iirler, portreler, merhamet ve efkat iirleri, vatan ve din konulu iirler olmak zere baz temalar etrafnda toplamtr. Tevfik Fikretin bu dneme ait Verin Zavalllara, Ramazan Sadakas, Hasta ocuk, Balklar ve Sarho gibi manzumelerinde insan temalar iledii dikkati eker. Giderek ktmser bir ruh hali iine girdii dnemde bu psikolojiyle yazd en dikkate deer iiri Gayy-y Vcddur. Burada hayat bceklerle, solucanlarla, ylanlarla dolu bir batakla benzetir; insan da bu bataklktan kurtulmak istedike kendisini bir girdap gibi eken hayat yaamak zorunda kalan zavall ve bedbaht bir varlk olarak niteler. Perde-i Tesell adl manzumesinde de bu temay ileyen air dnyay gremedii iin kr bir dilenciye hayranln ifade eder. Rbb- ikestenin veng-i Tesvr blmnde, etkisinde kald Baudelairein Les phares adl iirinde yapt gibi Fikret de sevdii baz airlerin (Fuzl, Cenab, Nef, stad Ekrem, Nedm, Hmid) portrelerini izer. 1897 Trk-Yunan sava dolaysyla devrin birok airi gibi Tevfik Fikret de bu konuda birka iir kaleme almtr. Yine Franois Coppe ve Sully Prudhomme etkisi grlen bu iirlerin en tannmlar Asker Geerken, Kenan, Hasann Gazs ve Kltr. Din muhteval iirleri arasnda en ok bilineni olan genlik dnemine ait Sabah Ezannda ezan sesinin tabiattaki yansmas zerinde durur. Tevfik Fikret, Serveti Fnn dnemine ait iirlerinde daha ok Fransz parnas airi F. Coppenin etkisinde kalm, duyu tarz bakmndan romantik olmakla beraber rnek ald parnasyenler gibi ekil mkemmelliine ar derecede nem vermitir. 1900 ylndan itibaren daha ok siyasal ve sosyal ierikli manzumeler yazm, Trh-i Kadm dnda bunlar Rbb- ikestenin 1908den sonra yaplan basksna dahil etmitir. Bu dnemin iirleri arasnda en ok dikkat eken Sistir. stibdadn btn arlyla hissedildii 1902 ylnn bir ubat gn Boaza sis ker ve akama kadar devam eder. Uzun zamandr evi hafiyelerin gzetimi altnda bulunan Fikret, Boazdaki sis ile yaanan hayattaki boucu havay iirinde birletirir. Burada nefret ettii II. Abdlhamid devri stanbuluna lnetler yadrrken bir yandan da toplumun ahlk zaaflarn teker teker sayar. 1908den sonra yazd Rcda ise Siste sylediklerinin bir ksmndan vazgemi grnr; orduyu ve vatann sekin evltlarn bir tr kurtarc olarak yceltir. Tevfik Fikretin yaanlan hayatn srekli deiimden ibaret olduunu dile getirdii Mz-t;

istibdat rejiminin ardndan ttihatlarla gelen hrriyet havasnn ksa bir sre sonra zorbala dnt, kanun, hrriyet, adalet gibi kavramlarn ayaklar altna alnd II. Merutiyet dneminin ar bir hicvi olan Hn- Yam ile Trh-i Kadm bu dnemin en dikkate deer rnekleridir. Fikret taraftarlarnca taassuba kar msbet ilim ve msbet dncenin mdafaas gibi takdim edilmeye allan Trh-i Kadmde tarihi batan baa kanl sahnelerden ve savalardan ibaret gren Tevfik Fikret burada aka dine ve Tanrya kar isyankr bir tavr sergilemitir. Kendisi gelenekten ve iinde yaad toplumun deer hkmlerinden tamamen uzaklam, mziyi korkun tablolardan ibaret grm, kahramanl da kmsemitir. Fikret mutlak anlamda bar ve adaletin hkm srd bir dnya zler, kul ile Tanry ayran bir dini kabul etmez. Hatta Allahn kendisine yaklalmaz olduunu, yeryznden ykselen feryat ve ikyetlerin cevapsz kaldn syleyecek kadar ileri gider. Mehmet Ali Ayni bu dncelere kar Reyblik, Bedbinlik, Lilhlik Nedir adyla bir eser kaleme alr. Mehmed kife cevap olarak yazd Trh-i Kadme Zeylde ise din inanlar tamamen reddeden Fikret, tarih ve din dmanln aka dile getirerek kendisinin panteizm diye adlandrlabilecek bir nevi tabiat dinine inandn syler. Fikretin hayatnda, mizacnn deimesinde ve hayata balanmasnda olu Halkun nemli rol vardr. 1895 ylnda doan Halk, Fikretin ksa bir sre de olsa hayata bakn deitirir ve zellikle II. Merutiyetten sonra yazaca iirlerde grlen gelecee mitle bakma dncesini uyandrr. Fikret Rbb- ikestede Halk iin be iire yer vermitir. ocuk sevgisi, strap ve merhamet duygularnn ilendii Halkun Bayramnda bayram dolaysyla yeni elbiselerini giymi, sevin ve mutluluk iindeki olu ile sefalet iindeki fakir bir ocuu mukayese eder ve oluna stndeki elbiseleri karp fakir ocua vermesini syler. Halku skoyaya gnderdikten sonra onun iin yazd manzumelerin bir ksmn bir araya getirdii Halkun Defterinde olunu lkede inklp yapacak genliin sembol olarak grr ve burada lkenin gelecei zerinde dnr. Halk gittii lkede ilim ve fen tahsil edecek, rendiklerini memleketine getirecektir. Kitaptaki en ok tartlan iirlerden biri olan Halkun mentsnde, mentdeki iman esaslarnn yerini tamamen dnyev inanlar almtr. Burada idealletirilen kii akla ve bilgiye, gelimeye, hakkn kuvvete stn geleceine, insanlar arasnda kardelie ve dnya birlii idealine inanan yeni bir insan tipidir. Hayatnn son yllarnda yazd ermin ise onun dorudan doruya zlemini ektii yeni insan tipiyle ilgilidir. Bu kitaptaki iirler yeni Trkiye iin Amerikan terbiyesine gre yetitirilmesini arzulad, pratik hayatta baarl olabilecek insan tipinin idealize edilmesinden ibaret grnmektedir. Bu insan tipinin yeni bir eitim metoduyla yetitirilebileceini dnen Fikret, arkada St Beyle birlikte Yeni Mektep adyla bir okul kurmak istemi, bunu gerekletiremeyince burada ileri srd baz dnceleri Galatasaray Mektebi Sultnsi mdrl srasnda uygulamaya almtr. Tevfik Fikretin Trk iirine getirmi olduu yeniliklerden biri iirin yapsyla ilgilidir. iirde beyit hkimiyeti yerine daha nce Abdlhak Hmidin denedii, anlamn iirin btnne yaylmas anlay Fikret tarafndan byk lde uygulanmtr. zellikle onun anlatma dayal manzumelerinde artk cmle ve dolaysyla anlam btnl tam bir serbestlik kazanr. Fikret, ayrca bata sone olmak zere Fransz nazm ekilleriyle birlikte eski iirin mstezadlarn hatrlatan serbest mstezad rneklerini denemitir.

Tevfik Fikret, edebiyat evresine ilk admlarn att tarihten itibaren edeb yazlaryla dikkat ekmitir. 1891 ylndan balayarak Mirsad, Malmt ve Marif dergilerinde yaymlanan bu tr yazlarn Tark gazetesinde Hafta-i Edeb balkl yazlar ile Serveti Fnndaki Mushabe-i Edebiyyeleri takip eder. Bunlarda daha ok iir dili, vezinler, nazrecilik, Trk edebiyatnda nesir meselesi ve roman okuyucusu gibi konular ele almtr. Btn almalarnda titiz bir sanatkr karakteri gsteren Tevfik Fikret, Halkun Defterini kendi el yazsyla bastrd gibi iirleri arasna da birtakm desenler izmitir. Ayrca portre, natrmort ve peyzaj tablolaryla olduka baarl bir yal boya ressamdr. Eserleri. Rbb- ikeste (stanbul 1316, 4. bs., 1327), Trh-i Kadm (stanbul 1321), Halkun Defteri (1327), Rbbn Cevab (1327), ermin (1330). Yeni harflerle de eitli basklar yaplan Rbb- ikestenin airin kitaplarna dahil etmedii dier iirleriyle birlikte Tevfik Fikretin Btn iirleri (haz. sm Bezirci, stanbul 1984) ve Tevfik Fikret-Btn iirleri (haz. smail ParlatrNurullah etin, Ankara 2001) adyla iki basks yaplm, dergilerde kalan dil ve edebiyatla ilgili makaleleri Dil ve Edebiyat Yazlarnda bir araya getirilmitir (haz. smail Parlatr, Ankara 1987). Tevfik Fikretin stanbul Belediyesi Arivinde bulunan evraknn bir ksm Mektuplarla Tevfik Fikret ve evresi (haz. M. Fatih And-Ylmaz Taolu-Hseyin Yorulmaz, stanbul 1999), Kartpostallarla Tevfik Fikret ve evresi (haz. M. Fatih And-Ylmaz Taolu-Hseyin Yorulmaz, stanbul 1999) adyla neredilmitir. iyan Mzesindeki yal boya, sulu boya ve karakalem resimleri izgiler ve Renkler Arasnda Tevfik Fikret ismiyle albm halinde baslmtr (stanbul 2005).

BBLYOGRAFYA

Kprlzde Mehmed Fuad, Tevfik Fikret ve Ahlk, stanbul 1918; Ahmed Naim, Tevfik Fikrete Dair, stanbul 1336; Ruen Eref [naydn], Tevfik Fikret: Hayatna Dair Htralar, stanbul 1919; Salih Nigr Keramet, Fikretin Hayat ve Eseri, stanbul 1926; Sabiha Zekeriya Sertel, Tevfik FikretMehmed kif Kavgas, stanbul 1940; Eref Edip Fergan, nklp Karsnda kif-Fikret, GenlikTanclar, stanbul 1940; a.mlf., Pembe Kitap: Tevfik Fikreti Be Cepheden Krk Muharririn Tenkitleri, stanbul 1943; Rza Tevfik Blkba, Tevfik Fikret: Hayat, Sanat, ahsiyeti, stanbul 1945; Kenan Akyz, Tevfik Fikret, Ankara 1947; Hilmi Yceba, Btn Cepheleriyle Tevfik Fikret: Hayat, Htralar, iirleri, stanbul 1959; smail Hikmet Ertaylan, Tevfik Fikret: Hayat, ahsiyeti ve Eserleri, stanbul 1963; Mehmet Kaplan, iir Tahlilleri: Tanzimatdan Cumhuriyete Kadar, stanbul 1969, s. 92-100, 158-163; a.mlf., Tevfik Fikret: Devir, ahsiyet, Eser, stanbul 1971; M. Kaya Bilgegil, Tevfik Fikretin lk iirleri, Erzurum 1970; Hikmet Tanyu, Tevfik Fikret ve Din, stanbul 1972; Orhan Okay, Edebiyat ve Sanat Yazlar, stanbul 1990, s.136-158; Mehmed Rauf, Edeb Hatralar (haz. Mehmet Trenek), stanbul 1997; Abdullah Uman, Edebiyat- Ceddeye Dair Ali Ekremden Rza Tevfike Bir Mektup, stanbul 1997; Hasan Akay, Tanzimat Sonras Trk Edebiyatnda Yeni Fikirler, stanbul 1998, s. 57-85; a.mlf., Yeni Trk iirinin Kurucularndan Tevfik Fikret, stanbul 1998; Serol Teber, Tevfik Fikretin Melnkolik Dnyas: iyandaki Khin, stanbul 2002; smail Parlatr, Tevfik Fikret, Ankara 2004; a.mlf., Tevfik

Fikret, TDEA, VIII, 330-338; Bir Muhalif Kimlik: Tevfik Fikret (haz. Bengisu Rona-Zafer Toprak), stanbul 2007; Hilmi Uan, Bat iiri ve Tevfik Fikret, Ankara 2009; Himmet U, Tevfik Fikretin Psikobiyografisi, Ankara 2009; Seyfi Kenan, II. Merutiyetle Gelen Yeni Eitim Araylar: Tevfik Fikretin Yeni Mektebi ve Eitim Felsefesi, 100. Ylnda II. Merutiyet: Gelenek ve Deiim Ekseninde Trk Modernlemesi Uluslararas Sempozyumu, Bildiriler (haz. Zekeriya Kurun v.dr.), stanbul 2009, s. 275-285; Muallim (Tevfik Fikret iin nsha-i mahssa), stanbul 1917; Dnce (Tevfik Fikret iin nsha-i mahssa), stanbul 1918; Nuri Salam, Serveti Fnna Kadar Tevfik Fikret ve Bilinmeyen iirleri, TDED, XXX (2003), s. 403-444; Biyografya (Tevfik Fikret zel says), sy. 7, stanbul 2006. Abdullah Uman

TEVFK el-HAKM
() Tevfk b. sml el-Hakm (1902-1987) Msrl oyun yazar, romanc. skenderiyede dodu. Kaynaklarda doumuyla ilgili olarak 1898 ile 1903 yllar arasnda deien tarihler verilir (Brugman, s. 277, dipnot 2). Babas basavclkta grev yapan geni arazi sahibi Msrl bir memur, annesi gl karaktere sahip Trk asll zengin bir hanmdr. Babasnn memuriyeti sebebiyle Msrn eitli ehirlerini dolat. lk eitimini Desktaki bir mektepte ald. lkokulu Demenhrda okudu. skenderiyede Rest-tn Lisesine devam etti ve Kahirede iki amcasnn yannda kalarak liseyi bitirdi. Annesi gelimesinde nemli rol oynarken onun anlatt binbir gece masallar ve Antere, Hamzatl-behlevn gibi hikyeler edeb zevkinin ilk tohumlarn oluturdu. Babas hikye ve roman gibi kitaplarla ilgilenmesini yasaklayp edeb zevkini klasik Arap iiriyle gelitirmesini istediyse de Tevfk kk yata iken Alexandre Dumas ve Ponson du Terrailin romanlarn gizlice okudu. Kahirede liseye devam ederken zellikle tiyatro eserlerini okudu. Georges Abyadn sergiledii oyunlar hayranlkla izledi. renciliinin ilk yllarnda Msr halk ngiliz igaline kar isyan balatmt. Bu dnemde ngilizlerin Msr igallerini eletiren iirlerle e-ayf-al adl oyununu yazd (1919). Oyunu sahneye koymak amacyla kk bir tiyatro topluluu oluturdu. Bu topluluk Msrn ilk tiyatrolarndan olan Tevfk el-Hakm Tiyatrosunun ekirdeini meydana getirdi. Yine bu dnemde Ukke Kardeler Tiyatrosu iin babasndan ekinmesi sebebiyle Hseyin Tevfk takma adyla birka oyun kaleme ald. Muhtemelen babasnn istei zerine 1921de Hukuk Fakltesine girdi. Franszcann Msr hukuku iin nemini kavrayarak Franszca renmeye ve bu dilde yazlm tiyatro eserleriyle eletirilerini okumaya balad (Sicnlumr, s. 154-155). 1924te Hukuk Fakltesinden mezun olduktan sonra babas onu hukuk alannda doktora yapmak zere Parise gnderdi. Ancak Pariste hukuk eitiminden ok tiyatro eserleriyle ilgilendi. Shakespeare, Goethe, Maeterlinck, Ibsen ve Pirandellonun oyunlarn izledi. Tiyatro yannda Fransz kltrne yneldi; Hippolyte Adolphe Tainenin yazlarn inceledi. Yazarlk maceras, kendi deyimiyle gerek kltrn kaynaklarndan iebildii Avrupaya ulamasndan sonra balad. Tevfk el-Hakm 1927de doktora yapmadan Msra dnd ve skenderiye adliyesinde greve balad. Ardndan savc vekili olarak tayin edildi; Tanta, Desk, Demenhr ve Friskr gibi ehirlerde be yl kadar bu grevde alt (1929-1934). 1933te yaymlad Ehll-kehf adl oyunundan sonra n artt. nce Eitim Bakanlnn aratrma blmnn (1934), ardndan Sosyal ler Bakanlnn bilgi servisinin (1939) yneticiliine getirildi. 1951de Drl-ktbilMsriyyenin genel mdr oldu. 1956 ylnda el-Meclisl-al lil-fnn vel-db yeliine seildi. 1959da UNESCOnun Msr temsilcisi sfatyla Parise gitti ve kendi isteiyle 1960ta geri dnd. 27 Temmuz 1987 tarihindeki lmne kadar el-Meclisl-al lil-fnn vel-db yeliini srdrd. Pek ok aratrmac Tevfk el-Hakmi Arap tiyatrosunun kurucusu kabul eder (Egypt Since the Revolution, s. 159; kr Gl, s. 27; Long, s. 195). Kendisi de karakterini romanc olmaktan ok oyun yazarl iin daha uygun bulur (Sicnl-umr, s. 170-171). Lise yllarnda tiyatro eseri

yazmaya balayan Tevfk el-Hakm 1933te kaleme ald Ehll-kehf Th Hseyin tarafndan, eski trajediyi ele alndaki baars ve dilin biimsel gerekliliklerini yerine getirmesi bakmndan Arap edebiyatnn nemli aamalarndan biri diye nitelendirirlir. Daha sonra konusunu yine kltr kaynaklarndan setii ehrzd (1934), Pigmalion (1942), el-Melik Udip (1949) gibi oyunlar yazar. Ancak bunlar ve dier oyunlarn olutururken iki sorunla karlar: Msrda oyunlarn sahneye koyacak ekibin bulunmamas ve edeb dille konuma dilinin farkll. Bunun zerine oyunlarn zihn tiyatro (thtre des ides) dedii ve mesrah-rivye (tiyatro-roman) kelimelerinden ksaltarak mesrivye adn verdii, sahneye konulmak iin deil okunmak iin kaleme alr. 1940larda gazete ve dergilerde yaymlanmak zere tek perdelik oyunlar yazar. Ardndan bunlar Mesraul-mctema (1950) ve el-Mesraul-mnevva (1956) adyla iki kitapta toplar. 1952 devriminden sonra kaleme ald oyunlarda bu dnemde Msrn deien politik ve sosyal gereklerini yazlarna aktarr. el-Eydin-nime (1954) ve es-Sulnl-ir (1960) bu dnemin oyunlarndandr. Yine ayn dnemin oyunlarndan e-afada (1956) edebiyat diliyle konuma dili arasndaki kmaz aabilmek iin kulland nc dil nerisiyle dikkat eker ve lebnelmesra adl eserinde (1967) bu meseleyi ele alr. ok nce yazd Zemmrda da (1932) halk dilini kullanmt. Pariste UNESCO yesi olarak bulunuunun ardndan almalarnda modern Bat tiyatrosunun, zellikle II. Dnya Savan yaayan insanln iine dt samalklarn, bouna abalarn sergilenmesiyle oluan absrd tiyatronun samalklara dayanan gldr oyunlarnn etkileri grlr. Nehrl-cnn (1935) ve Y lia-ecere (1963) bu tr oyunlarndandr. 1966 ylndan sonra halkn geliim ve deiiminden mitsizlie den Tevfk el-Hakm, Maru arr (1966), Kll ey f maallih (1966), Benkl-ala (1976) gibi alay ve ironi younluu tayan oyunlar yazar. Onun tiyatro eserleri ana hatlaryla u dnemlere ayrlarak incelenmitir: Elence tiyatrosu (on iki eser, 1919-1934), zihn tiyatro (alt eser, 1933-1944), sosyal tiyatro (yirmi bir eser, 1945-1950), denge (elence-fikir) tiyatrosu (sekiz eser, 1954-1966), absrd tiyatro ( eser, 1966-1967), yeni kalplar ( eser, 1967-1969). Son dnem teliflerinde basitletirilmi fasih dille halk dilinin karmndan oluan bir tiyatro dili nermi ve uygulamtr. Tevfk el-Hakmin kaleme ald romanlar, dnemindeki Avrupa roman dzeyinde yazlm ilk romanlardan kabul edilir. Avdetr-r (1933) adl otobiyografik roman, modern Msrn ilk roman olarak grlen Muhammed Hseyin Heykelin Zeynebinden sonra yaymlanm en nemli eser diye nitelendirilir. Sz konusu roman ayn zamanda yazarn i dnyasna ve ideolojik bak asna ilikin baz ipular verir. Kitap mellifin amcalaryla Kahirede geirdii genlik yllarn konu edinir. Ayrca Msrda 1919 isyanndaki kargaay ele alan almas ada Msr edebiyatnda ulusalc bir sylemle smrgecilie kar yazlm bir eser kabul edilir. Burada yazarn Avrupaya, o gnk Msra ve Firavunlar dnemine bakn grmek mmkndr. Eserinde Antik Firavunu Msrn kendi dnemindeki kylerinde yaatan yazarn romanna verdii isim Firavun dneminin ihtiamnn geri dn umudunu artrr: Ruhun geri dn. Avdetr-ru tahlil eden Brugman romandaki gen karakter Muhsinin, babasnn kendi insanna dnn Trk anneye deil Msrl Arap babaya dn arzusu olarak yorumlar (An Introduction to the History of Modern Arabic Literature, s. 282). Tevfk el-Hakmin Yevmiyyt nib fil-eryf (1937), Pariste yazd Ufr mine-ar (1938) ve Sicnl-umr (1964) adl eserleri dier nemli otobiyografik romanlarndan kabul edilebilir. Mellif Arap romanna ilk defa yevmiyyt (gnlkler/anlar), resil (mektuplar) ve hvr (diyalog) roman eklinde yeni anlaylar getirmitir. Tevfk el-

Hakm eserlerinde kendi dneminin Avrupasnda mevcut btn edeb akmlardan yararlanr. Nitekim Avdetr-rta klasisizm, romantizm ve gerekilik romann yapsn olutururken bir dostuna yazd mektuplar dizisi halinde yaplandrlm roman olan Zehretl-umr ve Ufur mine-ar gibi pek ok eserinde romantizmi, Yevmiyyt nib fil-eryfta gerekilii, e-ayf-aklde sembolizmi, Ehll-kehfte varoluculuu ve nihilizmi, Pigmalionda sanat sanat iindir anlayn uygulamtr. Eserleri. Tevfk el-Hakm yetmii akn tiyatro eseri, on bir roman ve yzlerce ksa hikye ile ok sayda makale ve htrat kaleme almtr. Eserleri pek ok dile evrilmi, Londra, Paris, Salzburg ve Budapetede sahnelenmitir. Madde iinde geenlerin dnda dier baz eserleri unlardr: Tiyatro, roman ve hikyeler: el-Meretl-cedde (Kahire 1924); Muammed (Kahire 1936; Tunus 1989; Hz. Peygamberin hayatn diyalog biiminde ele alan bir tiyatro eseridir); Pyraks ev mkiletl-km (1939, Kral Frk dnemini eletirir); Sleymn el-akm (1943, kudret-hikmet elikisine iaret eder); zs (1955, siyaset ve fikir adamlar arasndaki atmay ele alr); el-urc minel-cenne (1956, kadnn var olu sebebini erkee hizmet eklinde gren anlay eletirir); Lubetl-mevt (1957); Avdetl-vay (1974, Ceml Abdnnsr dnemini eletirir); Meclisl-adl (1974, adalet sistemini eletiren tiyatro eseridir); evret-ebb (1975, XX. yzylda nesil atmasn ele alr); el-Mmin ve-eyn; Allh ve sll-ayrn; Erin Allh (felsef bir hikyedir). Edeb, felsef, din, siyas, kltrel ve sosyal ierikli eserler: Fennl-edeb (1952); Teemmlt fis-siyse (1954); Rile beynel-areyn (1972, anlardan oluur); vr felsef (1974); ad maal-kevkeb (1974); Edebl-ayt (1976); Mutrt-Tefsril-urub (1979); Naart fid-dn (1979); Taaddiyt sene 2000 (1980); Mr beynel-ahdeyn (1983); et-Tedliyye fil-slm (1983); Ed maallh (1983, Msrn din limi ve idarecilerini eletirir); Fil-vati-i; Edlerb (din meselelere dairdir); Naart fid-dn ve-efe vel-mctema; Vei f ar; Beynel-fikr vel-fen; Ene vel-nn vel-fen. Tevfk el-Hakmin hayat, eserleri ve grleri hakknda ok sayda bilimsel ve akademik alma yaplmtr. Trkiyede smail Hocaolu Tevfk el-Hakm ve Avdetr-rh (1992, Gazi niversitesi Sosyal Bilimler Enstits), Hulusi Alptekin Modern Msr Edebiyats Tevfk el-Hakm ve Usfrun mine-ark Adl Eserinin ncelenmesi (2004, S Sosyal Bilimler Enstits) adyla yksek lisans tezi hazrlam, Aysel Ergl ada Msr Tiyatrosunda Tevfik el-Hakm ve Entellektel Tiyatrosu ismiyle doktora almas yapmtr (1995, Atatrk niversitesi Sosyal Bilimler Enstits). Muhammed Mendr Mesrau Tevf el-akm adyla bir eser yazm (Kahire 1961), Umberto Rizzitano tiyatro eserlerini talyancaya evirmi, ayrca eitli ynlerini ele alan almalar gerekletirmitir (hayat ve eserleri hakkndaki dier almalar iin bk. bibl.; Fud Devvre, Hamd Sakkt, Muhammed Seyyid Sue, John Funtan, Neble Halfe Cuma, J. Brugman).

BBLYOGRAFYA

Tevfk el-Hakm, Sicnl-umr, Kahire 1964, s. 150-155, 170-171; Ahmed Abdrrahm Mustafa, Tevf el-akm, Kahire 1952; evk Dayf, el-Edebl-Arabiyyl-mur f Mr, Kahire, ts. (Drl-marif), s. 288-299; Egypt Since the Revolution (ed. P. J. Vatikiotis), London 1968, s. 159; J.

Haywood, Modern Arabic Literature, London 1971, s. 197-204; kr Gl, evretl-mutezil: Dirse f edebi Tevf el-akm, Kahire 1973, s. 27; Hilary Klpatrick, The Modern Egyptian Novel: A Study in Social Criticism, London 1974, s. 41-58; brhim ed-Derdr, el-aad-dn f mesrail-akm, Kahire 1975; Mahmd Murd, Tevf el-akm ve-evretl-Mriyye, Beyrut 1975; Ahmed Osman, el-Medirl-klasikiyye li-mesrai Tevf el-akm, Kahire 1978; J. Fontaine, Mort-rsurrection: Une lecture de Tawfiq al-Hakm, Tunus 1978; R. Long, Tawfiq alHakim: Playwright of Egypt, London 1979, s. 195; Mahmd Emn el-lim, Tevf el-akm, Kahire 1984; J. Brugman, An Introduction to the History of Modern Arabic Literature in Egypt, Leiden 1984, s. 276-288; Fud Devvre, Mesrau Tevf el-akm, Kahire 1985-86, I, 291-293; II, tr.yer.; P. Starkey, From the Ivory Tower: A Critical Study of Tevfik el-Hakim, London 1987, tr.yer.; Mustafa Bedev, Modern Arabic Drama in Egypt, Cambridge 1987, s. 8-87; Fevz hin, Eerl-ms velfennt-tekl al mesrail-akm, Kahire 1990, tr.yer.; mdddin s, et-Tedliyye f edebi Tevf el-akm vel-edebeynil-Arab vel-lem, Kahire 1990, tr.yer.; P. Cachia, An Overview of Modern Arabic Literature, Edinburgh 1990, s. 152-170; Hamd es-Sekkt, Tevf elakm, Kahire 1998; W. M. Hutchings, Tawfk al-Hakm: A Readers Guide, London 2003, s. 239246; M. Seyyid e, 85 ema f ayti Tevf el-akm, Kahire, ts. (Drl-marif), s. 107-124; Neble Halfe Cuma, el-akm fil-Mektebtil-Emrkiyye, leml-kitb, sy. 15, Kahire 1987, s. 19-31; R. M. A. Allen, Tawf al-akm, EI (ng.), X, 386-388; J. Funtan, el-akm, Tevf, Mv.AU, VII, 105-111. kran Fazlolu

TEVFK PAA, Ahmed


(bk. AHMED TEVFK PAA).

TEVFK PAA, Hidiv


(1852-1892) Msr hidivi (1879-1892). 10 Receb 1268de (30 Nisan 1852) Kahirede dodu. Ad Mehmed Tevfik olup Msr valisi ve ilk hidivi smil Paann en byk oludur. renim hayatlarnn bir ksmn yurt dnda geiren kardelerinin aksine tahsilini nce Menyel, ardndan Techziyye medreselerinde tamamlad. Veliaht olarak yetitirilmeye alldndan Arapann yan sra Trke, Farsa, Franszca ve ngilizce rendi. Babasnn Msr dna yapt seyahatleri srasnda ona niblik yapt. On dokuz yanda iken Meclisi Huss reisliine getirildi ve 1879da ksa bir sre Meclisi Vzerda bakanlkta bulundu. Msrn giderek artan d borlarn deyememesi alacakl devletlerin Msr maliyesini kontrol altna alma abalaryla sonuland. Avrupallara kar yabanc dmanl ekline dnen tepkilerin artmas yznden zellikle ngiltere ve Fransann basklar sonucu II. Abdlhamid 26 Haziran 1879da Hidiv smil Paay azledip yerine olu Tevfiki tayin etti. Hidivlik fermannn hangi yetkileri ierecei meselesi Bbli ile Fransa ve ngiltere arasnda uzun tartmalara yol at. Bbli, hidiv deiiklii vesilesiyle smil Paa zamannda Sultan Abdlazizin verdii yetkileri geersiz klmak ve 1841de Mehmed Ali Paaya verilen ferman hkmlerine dnmek istedi. Ancak ad geen devletlerin itiraz yznden sadece ordu saysnn 18.000 ile snrlandrlmas konusunda anlamaya varld; veraset hususunda 1866, dier hususlarda 1873 fermannn hkmleri zerinde uzlama saland. Bylece hidivlik ferman 7 Austos 1879da verilebildi (Rgb Rif-Rauf Ahmed, s. 56-60). Tevfik Paann hidivlii srasnda karlat ilk nemli mesele, artmakta olan yabanc dmanlnn ynetimin ve toplumun eitli kesimlerini harekete geirmi olmasyd. O bir taraftan kendisinin greve gelmesini salayan Avrupal glerin taleplerini karlamak, dier taraftan Avrupallarn Msr maliyesini kontrol abalarna kar geliip glenen yerli muhalefeti kontrol etmek zorunda kalmt. Bu erevede gelien milliyet bilinci orduya da sirayet etti. Msr ynetiminde etkin olan Trk ve erkez unsurlarn Avrupallara kar Msrn haklarn yeterince koruyamadn dnen subaylarn muhalefeti giderek glendi. ngiltere ve Fransa temsilcilerinin Msr maliyesinin harcamalarn kstlamak amacyla sivil ve asker personeli azaltmak istemeleri muhaliflerin gcn arttrd. Ocak 1881de Ahmed Urbnin de aralarnda yer ald albayn erkez kkenli harbiye nzr Osman Rfk aleyhine giriimlerde bulunduklar srada tutuklanmalar zerine kendi alaylar tarafndan Harbiye Nezreti sarlarak kurtarlmalar bir dnm noktas oldu. Urb Paa, alaylarn bana geip bidn Sarayna gitti ve harbiye nzrnn grevden alnmasn istedi. Tevfik Paann bu istei kabul ederek muhalefete yakn isimlerden Mahmud Sm elBrdyi harbiye nzr tayin etmesi muhalefeti daha da cesaretlendirdi. 8 Ocak 1882de ngiltere ve Fransann Tevfik Paay desteklediklerini aklamalaryla muhalefet hidiv zerinde basksn arttrd. Muhammed erf Paa kabinesi istifa etti ve Mahmud Sminin kurduu yeni hkmette Urb Paa harbiye nzr oldu. Bu tarihten itibaren Tevfik Paa, ngiltere ve Fransa temsilcileriyle Urb Paann liderliindeki muhalefet arasnda skp kald. Muhalefetin giderek glendiini gren ngiltere ve Fransa, Mays 1882de ikinci bir nota ile Mahmud Smi Paa hkmetinin grevden

ayrlmasn salad, fakat Urb Paa harbiye nzrl grevini srdrd. Hidiv Tevfik Paann ynetime tam hkim olamamas kendisine mit balayan ngiltere ve Fransann g kaybna yol ayordu. Bylece Urb Paa liderliindeki kesimle ngiltere ve Fransa arasnda gerginlik srekli trmand. Gelimelerin endie verici boyutlara ulamas zerine iki lke Mays 1882de skenderiyeye sava gemileri gnderdi. Msr hkmeti de ayn ehre ynak yapmaya balad; haziranda meydana gelen ayaklanmalar yznden yabanclarn byk bir ksm ehri terketti veya limanda demirleyen ngiliz ve Fransz gemilerine snd. Ardndan ngiltere Tevfik Paay desteklediini, ancak Msr ordusunun skenderiyeye yapt yna kaldrmamas halinde asker harekt balatacan duyurdu. Urb Paa bunu reddedince ngiltere dzeni salama bahanesiyle temmuzda skenderiyeyi bombalad. 13 Temmuzda Msr hkmeti ngiltereye sava at. ki gn sonra Tevfik Paa, ngiltereye snarak Urb Paay si iln etti. Paristeki hkmet krizinden dolay Fransa asker harektta yer almak istemeyince ngiltere tek bana igal srecini balatt. 14 Eyll 1882de Urb Paann teslim olmasyla atmalar sona erdi ve Tevfik Paa ngilterenin himayesinde makamna dnd. galin hemen ardndan milliyetilerin nde gelen isimleri srgne gnderildi, orduda byk bir operasyon gerekletirildi ve Urb Paa liderliindeki hareketi destekleyenler eitli cezalara arptrld. Hidiv ise makamn borlu olduu ngiltere ile iyi geinmeye alt. zellikle Ekim 1883te Edward Maletten grevi devralan ve 1907ye kadar Msrn gerek yneticisi gibi davranan Sir Evelyn Baring (1891de ald Lord Cromer unvanyla bilinir) zamannda otoritesi sembolik kald. ngiltere hidivin otoritesini tesis ettikten sonra ekileceini iln etmekle birlikte Sudanda balayan Muhammed Ahmed el-Mehd isyan ve isyana mdahale eden Msr ordusunun Kasm 1883te yenilmesinin ardndan Msrdan ekiliini erteledi. Haziran 1885te muhafazakrlarn ngilterede iktidara gelmesiyle birlikte Msr igalini sona erdirme mzakereleri yeni bir ivme kazand. Osmanl Devleti ile ngiltere arasnda Ekim 1885te imzalanan antlama gereince ngiliz kuvvetlerinin Msrdan ekilmesi iin gerekli hazrlklar yapmak zere birer fevkalde komiserin tayin edilmesi kararlatrld. Osmanl Devleti, Kasm 1885te Gazi Ahmed Muhtar Paay Msr fevkalde komiserliiyle grevlendirdi. Fakat Osmanl ve ngiltere komiserleriyle hidiv uyumlu alamad ve aralarnda sk sk gerginlikler yaand. Her iki taraf kendi lkesinin karlarn koruma gayretiyle hareket edince Tevfik Paann son yllar ok skntl geti. Hidivin gl grd tarafn iradesini gerekletirme eilimini iyi deerlendiren Lord Cromer ynetimin btn alanlarnda istedii reformlar uygulatmaya alt. Tevfik Paann bu zaaf, ngilterenin teknisyen veya danman ad altnda her yere kendi adamlarn getirerek kontroln arttrmas ve Msra yerlemesiyle sonuland. Tevfik Paa 7 Ocak 1892de vefat ettiinde hidivlik makam ok zayflam, Osmanl otoritesi resmiyette kalm, ngilterenin fiil hkimiyeti glenmiti. Osmanl Devleti tarafndan yerine olu II. Abbas Hilmi tayin edildi.

BBLYOGRAFYA

BA, rade-Eyalet-i Mmtaze Msr (.MTZ.) (05), 22/962; BA, Y.A.Hus., nr. 161/69; BA, YEE, nr. 82/9, 84/4, 84/16, 116/5, 116/13, 116/78; Rgb Rif-Rauf Ahmed, Msr Meselesi, stanbul 1334,

tr.yer.; bnlemin, Son Sadrazamlar, s. 956-960, 1010-1014; A. Schlch, Egypt for the Egyptians, London 1981, tr.yer.; Abdurrahman er-Rfi, e-evretl-Urbiyye vel-itilll-ngilz, Kahire 1404/1983, tr.yer.; P. J. Vatikiotis, The History of Egypt, London 1985, s. 134-201; Rifat Uarol, Gazi Ahmet Muhtar Paa, stanbul 1989, s. 157-205; F. A. K. Yasamee, Ottoman Diplomacy: Abdlhamid II and the Great Powers, 1878-1888, stanbul 1996, tr.yer.; D. M. Raid, The Urab Revolution and the British Conquest, 1879-1882, The Cambridge History of Egypt (ed. M. W. Daly), Cambridge 1998, II, 217-238; M. W. Daly, The British Occupation, 1882-1922, a.e., II, 239-251; Selim Deringil, The Residual Imperial Mentality and the Urabi Paa Uprising in Egypt: Ottoman Reactions to Arab Nationalism, Studies in Turkish-Arab Relations, stanbul 1986, s. 31-38; a.mlf., The Ottoman Response to the Egyptian Crisis of 1881-1882, MES, XXIV/1 (1988), s. 3-24; D. Hopwood, Tawfi Paa, Muammad, EI (ng.), X, 388-389; Ysuf Emr Ali, Tevf, idv, el-Mevsatl-Arabiyye, Dmak 2003, VII, 164-165. it Tufan Buzpnar

TEVFK PAA, Mehmed


(1855-1915) Osmanl subay ve diplomat. stanbulda dodu. Daha ok Ftihli Mehmed Tevfik diye tannr. lk eitimini stanbulda tamamlad, yirmili yalara geldiinde ok sevdii askerlik mesleine girdi. 1877de kaydolduu Harbiye Mektebinden 1881de topu kurmay yzba rtbesiyle mezun oldu. Bu tarihten sonra eitli grevlerde bulundu. Mays 1882de Anadolu istihkmlarnn kefine ve ran (Kotur) snrna memur edildi. 4 Aralk 1882de de Erkn- Harbiyye-i Ummiyye Dairesi kinci ubesine tayin edildi. Rtbesi 13 Temmuz 1883te kolaalna ykseltildi. 20 Temmuz 1885 tarihinde Fransa Cumhuriyeti birinci ve ikinci ordular byk asker manevralarna katlmak iin yurt dna gnderildi. Ardndan II. Abdlhamidin maiyetindeki erknharp grevine getirildi. 31 Temmuz 1885te drdnc rtbeden Mecd nianyla taltif edildi ve 31 Austos 1886da binbala ykseltildi. 8 Nisan 1888de nc rtbeden Mecd nian verildi; Eyll 1888de Yunan snr keif memurluuna tayin edildi. 25 Ocak 1890da kaymakamla terfi etti. Bu tarihten sonra Paris Sefreti ataemiliterliiyle grevlendirildi ve Eyll 1890da yaklak be yl grev yapaca Parise gitti. 21 Austos 1891de kendisine ikinci rtbeden Osmanl nian verildi. Paristeki grevi devam ederken Nisan 1892de Londra deniz ataeliiyle birlikte Fransada icra edilecek yeni gelitirilen seri ateli toplarn tecrbesine memur edildi. 5 Eyll 1894te miralayla ykseldi. Yurt dnda uzun sreli eitli grevlerde istihdam edilen Tevfik Paa bir asker-diplomat olarak ne kt. Nitekim mevcut grevlerinin yan sra, Osmanl Devletinin kadastro haritalarnn iziminde kullanlmak zere Pariste yaptrlan alet ve edevatn imaltna nezaret etme grevi de kendisine verilmiti (Eyll 1895). Bu grevinin ardndan 11 Aralk 1895te mirlivla terfi ederek Harbiye Mektebi ders nzrlna tayini zerine Paristen stanbula dnd. stanbulda yaklak bir yl sren bu grevinden sonra 8 ubat 1897de Brksel ataemiliterliine tayin edildi ve Mart 1897de Belikaya gitti. 8 Austos 1903te ran Devleti tarafndan kendisine ikinci rtbeden r-i Hurd nian verildi, 8 ubat 1906da birinci rtbeden Mecd nianyla dllendirildi. Tevfik Paa dnemin birok gen subay gibi II. Abdlhamid muhalifi bir Harbiyeli idi. Bu yzden olsa gerek II. Abdlhamid dneminde genelde yurt dndaki grevlere yolland. ttihat ve Terakk Cemiyetinin ynetimde sz sahibi olmaya balad devirde stanbul ve evresinde nemli grevlerde bulundu. II. Merutiyetin ilnyla birlikte Belikadan stanbula dnd ve ksa bir sre sonra 26 Austos 1908de Erkn- Harbiyye-i Ummiyye Dairesine tayin edildi. 12 Ekim 1908de feriklie terfi ettirilerek eski kinci Orduya mensup Edirnedeki Nizamiye Yirmi Birinci Frka kumandanlna ve 23 Kasm 1908de ayn ordunun Nizamiye nc Frka kumandanlna getirildi. 26 Mart 1909da Mektib-i Harbiyye nzrlna, Ocak 1910da Terbiye ve Tedrst- Askeriyye mfettiliine tayin edildi; bu grevi esnasnda altn ve gm imtiyaz madalyasyla dllendirildi (Temmuz 1910). ttihatlarn gvendii isimlerden biri olan Tevfik Paa 6 Ocak 1914te emekliye ayrld. Hayatnn son zamanlarnda sarlk hastalna yakaland ve 17 Aralk 1915 tarihinde vefat etti. Tevfik Paa edebiyat ve sanata olan ilgisi, zarafet ve kibarlyla dikkat ekmitir. Harbiye Mektebinden kt zaman Franszcaya vkf, edebiyata ve zellikle Nmk Kemale tutkun

vatanperver bir kimseydi. Bu zellikleriyle Parisin en sekin cemiyetlerinde yer almt. Ayn zamanda tarihi ve yazard. Trh-i Osmn Encmeninin yardmc yelerinden olup ilim, fikir ve zeksyla temayz etmitir. Eserleri. 1. Telhs-i Trh-i Osmn (stanbul 1302). Ebzziya ve Mavyan matbaalarnda iki defa daha baslan eser (1304) ders kitab olarak okutulmutur. 2. Osmanl Trihi (stanbul 1328, 1330). dd mekteplerinde ders kitab olarak okutulmutur. 3. Estr-i Ynniyyn (stanbul 1332). 4. ehzade Cem (stanbul 1327). Cem Sultann siyas hayatndan bahseden kk bir risledir. 5. nibl (stanbul 1303). Kartacal Hannibal hakknda bir inceleme olup biyografi eklindedir. Bunlardan baka eitli gazetelerde tarihe dair makaleleri, II. Viyana Kuatmasna ve stanbulun fethine dair incelemeleri bulunmaktadr.

BBLYOGRAFYA

BA, rade-Askeri, nr. 1327 Z-53; Osmanl Mellifleri, III, 35; Gvsa, Trk Mehurlar, s. 381; Babinger (ok), s. 433-434; Ahmed Refik, Tevfik Paa, TOEM, V/33 (1331), s. 564-569. Davut Hut

TEVFK PAA, Vidinli


(bk. HSEYN TEVFK PAA).

TEVFK et-TAVL
() (1909-1991) Msrl bilim ve fikir adam. Muhammed Tevfk Kahirenin Bulak semtinde dodu. Devlet memuru olan babasyla birlikte birok vilyet gezdi. Buheyrenin bir kasabasnda ilkokulu bitirdikten sonra 1930da Prens Frk (RavzulFerec) Lisesinden, 1934te Cmiatl-Fudil-evvel (Kahire niversitesi) Edebiyat Fakltesinden mezun oldu. niversitede iken Msrn tannm bilim ve fikir adamlarndan Mustafa Abdrrzk ve brhim Medkrun talebeleri arasnda yer ald. Eb Rde ve Necb Mahfz gibi nl ahsiyetlerle tanp ilikiler kurdu. 1939da Kahire niversitesi Edebiyat Fakltesinde asistan, 1942de skenderiye niversitesi Edebiyat Fakltesinde retim grevlisi oldu. 1962de Kahire niversitesi Edebiyat Fakltesinde ahlk bilimi dalnda profesrle ykseltildi. 1964-1968 yllar arasnda Kahire niversitesi Edebiyat Fakltesi Felsefe ve Psikoloji Aratrmalar Blm bakanln, ayrca fakltenin dekanln stlendi. 1968 retim yl sonunda Kveyt niversitesine geti. Bir yandan bilimsel aratrmalar yaparken dier yandan yeni nesilden gl bir aratrmaclar kadrosu oluturmaya alt. Birok Arap niversitesinde akademik grevlerini byk bir sorumluluk duygusuyla yrtt. 1960-1962 yllarnda Libya niversitesinde, 1968-1974 yllar arasnda Kveyt niversitesinde profesrlk yapt. 1967de misafir hoca sfatyla Badat ve Basra niversitelerinde, 1977de Devhadaki Katar niversitesinde bulundu. 1981de Kahiredeki MecmaullugatilArabiyyeye ye seildi. niversite rencilii yllarndan itibaren kurduu derneklerde sosyal ve kltrel alanlarda alt. Dnemin ilim, fikir, sanat adamlarn ve edebiyatlarn bir at altnda toplamay baard. 1984te sosyal bilimler alannda devlet dlne lyk grld. Daha sonra elMeclisl-al lis-sekfeye genel sekreter ve el-Meclisl-kavmiyye el-mtehasssaya ye seildi. 12 ubat 1991de vefat etti. Nobel edebiyat dl sahibi Necb Mahfzun el-hiretl-cedde adl romannn kahraman Memn Rdvn tiplemesi rnek ahsiyeti, hayat tarz ve mslmanlarn g ve erefini slmda gren, ada dnyann btn sorunlar iin zmn slmda aranmas gerektiine inanan ideal kiiliiyle Tevfk et-Tavli temsil eder. Geni bir ilm ve fikr birikime sahip Tevfk et-Tavlin asl uzmanlk alan ahlk felsefesi olup Arap dnyasnda bu alann nde gelen isimlerindendir. En nemli eseri Felsefetl-al: Neeth ve teavvrh adl kitabdr. Tevfk et-Tavl, Grek felsefesinde ahlkn bir l bilimi sayldn belirtir ve bu gre kendisi de katlr. Ona gre geleneksel anlamda ahlk ilminin misyonu insann hayat tarzn dzenleyen kurallar, hayr ve erri birbirinden ayran genel ller koymaktr. Ahlk alannda Sokratn akl mirasn gzden geiren bir tarihi, onun irdeledii byk problemlerin gnmzde bile dnrleri megul edecek nemde olduunu grecektir. Ahlkta idealizm akmn benimseyen Tevfk et-Tavl, Yunan mirasyla din ve modern dnceler arasnda bir denge kurmaya almtr. Tavlin bu semeci idealizmine gre insan evresinden ve toplumdan kendini soyutlayarak ahlk kemalini gerekletiremez. Ahlk, znde kiiyi dnyev deerleri aarak stn

ruh deerlere ykseltmeyi hedefleyen bir nefis mcadelesidir. Ancak insanolu bedensel isteklerden nefret etmemeli, mkul ve mer olan arzularn ihmale kalkmamaldr. Yetkinleme istei insanlarda doal bir eilimdir. Bununla birlikte hayatn gerekleriyle balar kopararak kemale ulalamaz. Felsefe tarihine de nem veren Tevfk et-Tavl ssl-felsefe adl kitabnda bu bilimin alan, metotlar, douu ve geliimiyle farkl dnemlerini ele alp n yargsz incelemi, her birinin olumlu ve olumsuz ynlerini gstermeye almtr. Ona gre felsefeyle uraanlar insanln bu nemli birikiminden yararlanm ve bu sayede yeni dehalar yetitirmeyi baarmtr. Tavlin felsefe almalar onun iindeki zgr eletiri ruhunu uyandrm, geree olan sevgisini yceltmi, doruluk, iyilik ve gzellik gibi stn deerlere smsk sarlmasn salamtr. Tevfk et-Tavl felsefe-din ilikisi zerinde durmu, at-r beyned-dn vel-felsefe adyla bir eser kaleme almtr. Tavle gre insanlk tarihinde her zaman banaz din adamlar zgr dnceyi savunan filozoflar aalam ve zaman iinde seslerini ksabilmitir. Ancak bu zgr insanlarn her ortamda ekinmeden gerei savunmalar dncelerini lmsz klmtr. nk dncelerin doruluu zaman ve meknla snrlanamaz. Tavl dinin tabiatnda felsefe ve bilimle hibir eliki bulunmadna inanm, aralarnda sadece metot fark olduunu sylemitir. Tevfk et-Tavl, Hristiyanlkta ve slmda din baskdan sz edilemeyeceini belirtir ve atlihdid-dn fil-Mesiyye vel-slm adl eserinde bu dinleri baskdan tenzih etmek gerektiini syler. Dinde asl olan kinci ve kavgaclara sevgi mesaj vermek, sava isteyen ve kan dkme merakls olanlar bara davet etmek, iddet ve intikam peindeki insanlara merhamet ve hogr arsnda bulunmaktr. Ona gre Hz. s mridlerini sevgiye ard halde sonradan onun izgisinden saptrlan Hristiyanlk insanlk tarihinde Hz. s adna en byk sular ilemitir. slmiyetin kl gcyle yayld iddiasn ne srenler, mminlerin kfirlere kar sava ama sebebinin dinlerini fitneye kar savunmaktan ibaret olduunu bilmeyenlerdir. Sevgi mesajlarnn oka yer ald Kurn- Kerm ayn zamanda hogry benimsemi, dinde dayatma ve zorlama bulunmadn (el-Bakara 2/256), Hz. Muhammedin grevinin Allahn vahyini insanlara zor kullanmadan tebli etmek olduunu (el-Giye 88/21-22) bildirmitir. Dinde esas olan imanla hogry bir arada yrtmektir. manla taassup birlemez. Ancak hogr dinden uzaklamak, din emirleri ihmal etmek ve savunmamak anlamna gelmez; aksine inanc savunup korumay ve din grevleri arlk ve taknlktan uzak bir ekilde yerine getirmeyi ifade eder. Vicdan zgrl insanlarn kazand en nemli deerlerden biridir. Dmanlarna kar saldrgan davranlar bir yntem biiminde kullanan banazlar, insanlarn byk bedeller deyerek kazand bu zgrl yok etmeye alrken kendi dinlerine zndk ve mlhidlerden daha fazla zarar vermilerdir. Tevfk etTavlin en ok megul olduu konulardan biri de Arap kltr miras meselesidir. Arap-slm medeniyetinin asaleti zerinde nemle durmu, bu medeniyetin dnya medeniyetleri zerindeki etkilerini, zellikle slm ilimlerinin Batdaki bilimsel gelimelere katksn gstermeye almtr. Eserleri. Telifleri: atl-kif beyne Roma ve arcenne (Kahire 1936); et-Taavvuf f Mr ibbnel-fetil-Omn (Tavlin 1938de tamamlad yksek lisans tezi olup 1946da Kahirede yaymlanmtr); el-Alm fil-fikril-slm (doktora tezidir, Kahire 1945); e-arn: mmttaavvuf f arih (Kahire 1945); et-Tenebb bil-ayb inde mfekkir el-slm (Kahire 1945); at-r beyned-dn vel-felsefe (Kahire 1947); atl-ihdid-dn fil-Mesiyye vel-slm (Kahire 1947); ssl-felsefe (Kahire 1952); Mehebl-menfaa el-mme f

felsefetil-al (Kahire 1953); Mesil felsefiyye: el-lzml-ulu ve madaruh (ortak alma, Kahire 1954); Mkilt felsefiyye: el-stir vel-bail-ilm (ortak alma, Kahire 1955); elArab vel-ilm f aril-slm e-eheb (Kahire 1961); Felsefetl-al: Neeth ve teavvrh (Kahire 1960, 1979); el-Fikrd-dn el-slm f mietil-mil-are (Beyrut 1967); ay min ribil-felsefe vel-ilm (Kahire 1986); el-aratl-slmiyye vel-aratlEvrubbiyye-dirse murine (Kahire 1990); Episte Mological Scepticism, Apresentation and Aproposed Refutation (Cambridge 1949). Tercmeleri: Trl-slm (Alfred Guillaumen The Traditions of Islam adl eserinin evirisidir, Kahire 1936); leml-ayb fil-lemil-adm (Cicerodan tercmedir, Kahire 1949); Tru ilmil-al (Cambridge niversitesi Ahlk Felsefesi Krss Bakan Henry Sidguicktan eviridir, skenderiye 1949); Efln vel-aademiyye (George Alfred Lon Sartondan tercmedir, Kahire 1961). Tevfk et-Tavl birok dergi ve gazetede felsef, edeb vb. konularda aratrma ve makaleler yazm, mlkat yapm, konferanslar vermitir. Kahire niversitesi Edebiyat Fakltesinde Tevfk et-Tavl htrasna bir armaan kitap yaymlanm (el-Kitbt-Tikr lil-merm el-st ed-duktr Tevf e-avl, Kahire 1995), el-Meclisl-al lis-sekfe adl kurum da ed-Duktr Tevf e-avl mfekkiren Arabiyyen ve riden lilfelsefetil-ulyye adyla bir anma kitab neretmitir (Kahire 1995). Ayrca el-Ktibl-Arab, Mecelletl-Arab el-Kveytiyye, Mecelletl-bd, Mecelletl-Mnted, Mecelletl-hire, Mecellet lemil-kitb gibi dergilerde hakknda makaleler kmtr.

BBLYOGRAFYA

Ahmed Abdlgaffr, ad fil-ktb, Kahire 1947, tr.yer.; Ahmed Fud el-Ehvn, Mznl-a, Kahire 1953, s. 41-54; Zek Necb Mahmd, Min Zviyetin felsefiyye, Kahire 1982, s. 25-26; M. Mehd Allm, el-Mecmaiyyn f amsne men, Kahire 1406/1986, s. 263-264; Hasan Fzl Cevd, el-Al min manrin fikriyyin Arabiyyin mur (yksek lisans tezi, 1988), Cmiat Badd, tr.yer.; ed-Duktr Tevf e-avl mfekkiren Arabiyyen ve riden lilfelsefetil-ulyye: Bu anh ve dirst mhdt ileyh (nr. tf el-Irk), Kahire 1995; elKitbt-Tikr lil-merm el-st ed-duktr Tevf e-avl, Kahire 1995; Ahmed Abdlhalm Atyye, Tevf e-avl ve dirstl-yem fil-Arabiyye, Kahire 2001; tf el-Irk, ay min ribil-felsefe vel-ilm, leml-ktb, sy. 14 (1978), s. 19-24; a.mlf., Rall-bi anilmeelil-uly, Mecelletl-hire, sy. 114 (1991), s. 46-50; Mirfet zzet Bl-Ahmed Abdlhalm Atyye, e-avl, Muammed Tevf, Mv.AU, XIX, 302-305. Sad Murd

TEVHD
() Allahn ztnda, sfatlarnda, mbud oluunda bir ve tek olduunu zihin ve kalp yoluyla kabul etme anlamnda terim. Szlkte tek ve bir olmak anlamndaki vahd (vahdet, vhd) kknden treyen tevhd bir eyin bir ve tek olduunu kabul etmek demektir. Mtrd kelmclarna gre ilh fiiller Allahn ztyla kim ve kadm mnalar olduundan tevhidin anlam iinde yer alr. Ancak sz konusu fiiller tanm bakmndan sfat kavram iinde mtalaa edilmitir. Mutezileye gre ilh fiiller hdis olup zt- ilhiyyeye nisbet edilmez. Earler ise fiilleri mstakil bir sfat kabul etmeyip kudretin taalluku erevesinde dnmtr. Tevhidin kart irktir. Bu sebeple Kuranda Allahn birliini konu edinen kavram ve ifadelerin yannda Onun erikinin bulunmadn belirten beyanlar da vardr, bunlarn says dierlerinden ok fazladr. Kurn- Kermde tevhid kelimesi gemez, ancak vahd kknden gelen vhid, ahad, vahde(h) yer alr. Eariyye kelmcs Eb Abdullah el-Halmye gre Kuranda ve hadiste Allaha nisbet edilen kf (kulunun btn ihtiyalarn karlayan) kelimesinin yan sra al, azm, ref gibi isimler Onun birliini telkin eder (el-Minhc, I, 190) Ayrca Tevhd ad da verilen hls sresindeki samed (ihtiyalar sebebiyle herkesin yneldii ulular ulusu mstani) ismini de bunlar arasnda zikretmek gerekir. Aslnda Kurn- Kermde yaratlmlara zg acz ve eksiklik bildiren btn sfatlardan zt- ilhiyyeyi tenzih eden ve says ok fazla olan yetler tevhid ilkesini akla kavuturan deliller konumundadr. eitli hadis kaynaklarnda tevhid kelimesinin yan sra bu kkten treyen fiil kalplar, ayrca vahdeh, vhid kelimeleriyle (Wensinck, el-Mucem, VII, 157-159) ahad ve samed isimleri (bn Mce, Du, 10; Eb Dvd, Vitir, 23; Nes, Ceniz, 117) yer almaktadr. Kinat yaratan ve yneten en yce varln mevcudiyeti inanc insann selim ftratnn nemli bir zelliini tekil ettii gibi (er-Rm 30/30) Onun bir ve tek oluu kanaati de beer trnn ayrlmaz bir vasfdr. Bezm-i elestte yaratllar srasnda Allah ile insanlar arasnda yaplan szlemede demoullarnn irke dmemeleri de art koulmutur (el-Arf 7/172-173). Kuranda putlarn onlara tapanlar tarafndan Allah katnda efaatlar diye nitelendirildii (Ynus 10/18) ve putlarn kendilerini Allaha yaklatraca (ez-Zmer 39/3) vehmini tadklar ifade edilmitir. Yine Kuranda insanlarn selim ftratlarna, vicdanlarna hitap edilerek tabiatn yaratl ve insan hayatnn devamna elverili hale getirilmesinin hangi varlk tarafndan gerekletirildii sorulurken uurun perdelenmesine frsat vermeyen dehetli bir olaya mruz kalan bir kimsenin kimden yardm istedii, bu kiinin feryadna hangi varln cevap verdii de sorulur. Bylece irkin insann ruh yapsnda ireti bir psikolojik halden ve bir dejenerasyondan ibaret olduu vurgulanr (en-Neml 27/60-64). Bir yette insanlara tebli edilmek zere her peygambere, Allahtan baka hibir ilhn bulunmad ve sadece Ona ibadet edilmesinin gerektii yolunda vahiy gnderildii belirtilir (elEnbiy 21/25). Dier baz yetlerde Nh, Hd, Slih ve uaybn kendi kavimlerine tevhid inancn tebli ve telkin ettikleri haber verilir (el-Arf 7/59, 65, 73, 85). slmiyetin ve dier ilh dinlerin inan esaslarna gre Allahtan baka bir varla yaratlmlk st bir konum verilmesi, ona hayatnda veya lmnden sonra yaratlmlk st sayg gsterilmesi

tevhid ilkesini bozan davranlardandr (kr. e-r 42/13). Bu sebeple slmiyetin ilk dnemlerinde Hz. Peygamber kabir ziyaretini yasaklam, daha sonra buna msaade edip kabirlerin temiz tutulmasn tlemekle birlikte kabirlerin ibadet yeri haline getirilmesini ve orada hayvan kesilmesini menetmitir (Eb Dvd, Ceniz, 68; bk. Wensinck, Miftu knzis-snne, ubr md.). Yine tevhid inancn koruyup irk tehlikesini ortadan kaldrma balamnda Allahtan bakasnn zerine yemin edilmesi yasaklanm (Msned, II, 69; Tirmiz, Nr, 8), Allahtan bakas adna kesilen hayvann etinin yenmesi haram klnmtr. Resl-i Ekremin gemi peygamberler dahil btn insanlarn en faziletlisi olduu hem naslar hem mmetin icmyla sabittir. Allah sevmek ve Onun affna erimek iin Peygambere uyulmas emredilmi, Reslullaha itaatin Allaha itaat mnasna geldii belirtilmitir (l-i mrn 3/31; en-Nis 4/80). Bununla birlikte onun beer st bir konumunun bulunmad naslarda vurgulanmtr. Kurn- Kermde tevhid dinine bal olan yahudilerin zeyirin, hristiyanlarn Mesh snn Allahn olu olduunu syledikleri zikredilir. Onlarn lnetlenmesine yol aan bu telakkinin nceki kfirlerin szlerine benzedii ve haktan btla dn nitelii tad bildirilir (et-Tevbe 9/30). Bu ilh beyan karsnda Hz. Peygamber yle buyurmutur: Hristiyanlarn Meryem olu sy insan st vasflarla vdkleri gibi siz de beni vmeyin. Ben sadece Allahn bir kuluyum; benim iin Onun kulu ve resul deyin (Msned, I, 23, 24, 47, 55; Buhr, Enbiy, 48; Drim, Ri, 68). Kitap ve Snnette tevhid ilkesine byk nem verilmesi, madd ve mnev zellikleri bakmndan yaratlmlarn en stn olan insann vicdan hrriyetini salama hedefine yneliktir. nsan yalnz en yce varla boyun emelidir; Ondan baka hibir mevcudu kutsamamal ve ona kulluk etmemelidir. Allaha kul olmak en byk eref, bakasna kul olmak en byk zillettir. nsann, zgrl asndan Allaha da kul olmamas gibi bir iddia ontolojik bakmdan geersizdir; zira insann bir yere dayanma, bir varlkla iliki iinde bulunma psikolojisiyle badamaz. slm dininde imandan sonra en nemli ibadet namazdr. Namazlarda gnde krk defa okunan Ftiha sresinin balang ksm hamd ve sen, son ksm dua ve niyazdr. Arada kalan yet kulluun yalnzca Allaha yaplacan ve yardmn sadece Ondan isteneceini belirtir. Bu da mslmann zihninin younlat, gnlnn Allaha yneldii gnn be vaktinde bezm-i elestte Cenb- Hakkla yapt ahidlemenin tazelenmesinden ibarettir. slm Dncesinde Tevhid. Allahn birlii konusuna akaid/kelm literatr iinde ilk defa yer veren kii Eb Hanfe olmutur. Drt halife dneminden itibaren hzla gelien fetihler sonunda kendilerini slm dnyas iinde bulan, eitli inan ve dncelere mensup insanlar arasnda ok tanrl sistemi, ayrca antropomorfizmi benimseyen gruplar mevcuttu. Eb Hanfe, Cenb- Hakkn orta bulunmamas anlamnda bir olduunu, cisim ve arazlardan teekkl etmediini, denginin veya zddnn bulunmadn, kendisiyle dier varlklar arasnda benzerlikten sz edilemeyeceini ifade etmitir (el-Fhl-ekber, s. 301-302; Beyzzde, s. 107-111). Mtrd tevhid konusunu tarih, akl ve kozmolojik delillerle temellendirmeye almtr. Tarih delil olarak gemi zamanda yaayan insanlarn byk ounlukla tabiat yaratan ve yneten bir yaratcnn varlna inandn sylemi, bunlarn iinde ok tanr inancn benimseyenlerin de aslnda tek tanrnn mevcudiyetini kabul ettiini, dier ilhlar efaat saydn belirtmitir. Esasen insanlk tarihinde ciddiye alnacak birinin tanrlk iddiasnda bulunduu ve peygamber gnderdii grlmemitir. Mtrdnin zikrettii akl delilin asln Enbiy sresindeki yet (21/22) tekil eder. Literatre burhn- temnu adyla geen bu delil, birden fazla tanrnn bulunmas durumunda

bunlarn arasnda yaanacak irade atmas yznden tabiat dzeninin bozulaca esasna dayanr. Kozmolojik delil de tabiatta grlen mkemmel henk ve dzendir (Kitbt-Tevd, s. 37-42). Ear ile daha sonra gelen kelmclar, genellikle tevhid yetleriyle (zellikle er-Rad 13/16; el-sr 17/42; el-Mminn 23/91) tebihi reddeden r sresindeki yetten (42/11) hareketle tevhid inancn pekitirmeye almtr. Mutezile kelmclarnn tevhid konusunda titiz davrand ve kendilerinin tevhid ehli olduunu ileri srdkleri bilinmektedir. Onlar, Allahn birlii ve yaratlmlarla Onun arasnda hibir benzerliin bulunmad konusundaki hassasiyetlerinden dolay Ehl-i snnete benimsenen mna sfatlarnn zt- ilhiyyeye nisbet edilmesine kar kmlardr (bk. SIFAT [Mna Sfatlar]). Mutezile mensuplarnn ihtiyar fiillerin meydana gelmesinde kulun tam kudret sahibi olup ilh bir mdahalenin bulunmad grn kabul etmesi -Snn limlerinin bazan arya varan eletirilerine ramen-tevhid inancn bozacak nitelikte deildir. a kelmclarnn tevhid anlay teorik adan Mutezile anlayna paraleldir. slm filozoflarndan Kind, Allahn birliini birden fazla tanr anlaynn aklen mmkn olmamas yoluyla ispat eder (Resil, s. 164). Kindnin kulland yntem dier slm filozoflar tarafndan benimsenmitir. Frb ayrca Allahn varl iin bavurduu ekmel-i vcd delilini Onun birlii iin de kullanm, bn Sn da vcibl-vcd-mmkinlvcd yntemini benimsemitir. bn Rd, Mtrdden itibaren delil olarak kullanlan yetlerle istidllde bulunduktan sonra temnu delilinin kelmclarca kullanlan eklinin halk tarafndan anlalamayacan belirtmi, Mtrd gibi temnu yetinden ilham alarak evrene hkim olan nizam delilini ne karmtr (el-Kef, s. 70-77). eitleri. Allaha nisbet edilen birlik herhangi bir say dizisinin ilk basama anlamna gelmeyip czlerden mrekkep bir varlk olmayan, benzeri ve dengi bulunmayan, yegne tapnlacak varlk demektir. Tevhidin eitleri ulhiyyette tevhid, rubbiyyette tevhid balklar altnda ele alnabilir. Kelime-i tevhid ile Ftiha sresinin 5. yeti bu iki tevhidi ifade eder (her ikisiyle ilgili yetler iin bk. M. Fris Berekt, s. 28-53). 1. Ulhiyyette Tevhid. Allahn ztnda, sfatlarnda ve fiillerinde bir, yegne ve benzersiz olduunu benimsemektir. a) Ztta tevhid. Allahn zt kendisi demektir. Onun ztnda tevhid kendisini tek ve yegne kabul etmek anlamna gelir. Aslnda bu zellik insann ftratnda mevcuttur. Ancak bilgisizlik ve olumsuz etkenler kiinin bu niteliini rtebilmektedir. Kfr kelimesinin szlk anlam da rtmektir. slm tarihinde, slm dairesinin dnda bulunmakla birlikte mslman olduunu ileri sren ok az kimse tanrlk iddiasnda bulunmu, fakat bu iddialarn hibiri ciddiye alnmamtr. b) Sfatlarda tevhid. Sfat Allahn ztna nisbet edilen bir mnadr. Sfatlarn bir ksmnn cizlik, eksiklik ve yaratlmlk zellii tadndan zt- ilhiyyeden nefyedilmesi (selb, tenzih), bir ksmnn da kemal ifade ettii iin zta nisbet edilmesi (sbt) gerekir: Varl bakasndan deildir, varlnn balangc ve sonu yoktur; ebed hayatla diridir, bilendir, g yetirendir gibi. Bunlarda tevhid tenzih sfatlar bakasna nisbet etmemek, sbt sfatlarda ise Allah ile yaratklar arasnda benzetme yapmamakla olur. Bu erevedeki tevhidi gerekletiren bir mmin Allah hakknda Onun anna yakacak saygl ve ll ifadeler kullanr; hibir insana beer st zellikler nisbet etmez, hibir nesneye kutsiyet atfetmez. Tarihte pek az mensubu olan Mebbihenin sfat anlay mslmanlarn genel tevhid anlaynn yannda bir nem tamaz. Ancak bir ksm tarikat mensuplarnn mrid kabul ettikleri kiilerin gayb bildii yolundaki iddialar gayb Allahtan baka kimsenin bilemeyeceini bildiren yetlerle (mesel en-Neml 27/65; el-Cin 72/26) badamaz. c) Fiillerde tevhid. Fiil sfatlar Cenb- Hakkn kinata ynelik tasarruflarn ifade eder. Kinat ilkin var eden, gelitiren, deitiren ve bu eylemleri her an devam

ettiren Allahtr. Ondan baka yaratc yoktur. Esm-i hsnnn yarsndan fazlas insanla ve kinatla ilgilidir. Mutezile kelmclarnn insanlara ait ihtiyar fiillerin meydana gelmesinde ilh mdahalenin bulunmad yolundaki grleri Snn limlerce kulu kendi fiilinin hlik durumuna getirdiinden eletirilmitir. Ancak bu eletiri meselenin z asndan ele alndnda isabetli grnmemektedir. ki grup arasndaki fikir ayrl inanca deil sistematik yaklama ve ifade ekline yneliktir. Nitekim Ear kelmclar mstakil bir fiil sfat grubu dzenleme cihetine gitmemi, ilh fiilleri kudret sfatnn ilerlii (taalluk) erevesinde dnmtr. 2. Rubbiyyette Tevhid. Allahtan bakasna tapmamak ve snmamak demektir. Buna ibadette tevhid veya amel tevhid de denir. Ulhiyyette tevhid zihn bir fonksiyondur ve imann teorik yann oluturur; rubbiyyette tevhid kalbin ameli olup imann gnl holuuyla kabuln tekil eder. man bu ikisinin birlemesinden meydana gelir. Amel tevhid kiinin kalbiyle Allah sevmesi, davranlaryla bu sevgisini ispat etmesidir. Ulhiyyette tevhid insann fikir hrriyetini, ibadette tevhid ise duygu hrriyetini salar. Rubbiyyette tevhide zarar veren eylerden biri Allah rzas iin olmas gereken amellerin ve ibadetin gsteri ve dnya menfaati iin yaplmasdr (riya). Dieri, Hristiyanlk gibi inanlara zg mistisizmin mmiyye asna nfuz etmesi gibi bir ksm tasavvuf erbabn etkilemesi ve onlarn mnev mertebelerini yksek kabul ettikleri kimselere kar beer st bir sayg gstermeleridir. Halbuki btn yaratklarn en faziletlisi olan Hz. Muhammed byle bir saygy kabul etmemi ve bunu yasaklamtr. Her iki eidiyle tevhid akdesinin zihinlerde ve gnllerde yerlemesi iin Kurn- Kermde birok kavram ve ifade ile tevhid inanc tebli edilmi, szl ve fiil snnet de bunu desteklemitir. Kelime-i tevhid/kelime-i ehdet, tekbir ve tesbih mslmanlarn hayatnda en ok tekrar edilen tevhid metinleridir. Gnde be vakit ezan okunmakta ve kmet getirilmektedir; namazlarn iinde ve bitiminden sonra alnan tekbirlerin says 450ye yaklamaktadr. Ayrca ramazan ve kurban bayramlarnda, hac ibadetinin yerine getirilmesi srasnda Allahn yceliinin iln edilmesi tevhid inancna, dolaysyla mslmann dnce ve duygu zgrlne yaplan vurgulardr (Topalolu v.dr., s. 86-90). Allahn ztn idrak etmek mmkn olmad gibi sfatlarnn mahiyetini anlamak da mmkn deildir. nk insann nesne ve olaylar alglayp tanyabilmesi madde dnyasyla snrl be duyunun verilerine baldr. Bilgi vastalarndan kabul edilen haber de duyu alglarnn naklinden ibarettir. Akl ise ya dorudan veya dolayl biimde elde edilen duyu bilgilerini deerlendiren bir mekanizmadr. Bundan hareketle slm tarihinde limler bu konuda iki gruba ayrlmtr. Bir grup tevhid ilkesini titizlikle korumak iin tenzih sfatlara arlk vermi, dieri Allah insann anlay alanna yaklatrabilmek iin sbt sfatlara vurgu yapmtr. Bununla birlikte tenzih taraftarlar hibir zaman Cenb- Hakkn sadece zihn bir varlk olduunu sylememi, dier grup da zt- ilhiyyeye cizlik, eksiklik ve yaratlmlk sfatlarn nisbet etmemitir. Bylece mslmanlar Allahn varl ve birlii inancn zihinlerinde ve gnllerinde yaatm, bunu ibadet ve davranlaryla gstermitir. Kurn- Kermin hak din olan slmiyetin -mriklerin houna gitmese de-btn dnya dinlerine hkim klnaca (et-Tevbe 9/33) ve Muhammed mmetinin orta yolu izleyen ll ve dengeli bir toplum olup hakikatin ahitlerini ve canl rneklerini tekil edecei (elBakara 2/143) eklindeki beyan fiilen gereklemitir. Baz tarikat mensuplarnn mridlerine kar gsterdii ar saygnn tevhid inancn zedeledii yolundaki kanaatlerde doruluk pay bulunmakla birlikte bu husus sz edilen genel tevhid akdesinin snrlarn amamaktadr. Bunda, kelmn ve

zellikle fkhn mistik zelliklerinden tecrid edilerek sadece zihne ve pratik hayata hitap eden disiplinler haline getirilmesinin pay bulunmaktadr. Kuranda Allaha nisbet edilen kayym, evvel, hir, zhir, btn sfatlarnda mahhas muhtevalarn bulunduu ynndeki iddia (A, I, 362), sz konusu kelimelerin gerek szlk anlamlar gerekse yer aldklar balam iindeki muhtevalar bakmndan isabetli deildir. Yine baz Batl yazarlarn ileri srdnn aksine hacca giden mslmanlarn orada Kbeye tapnmalar da sz konusu deildir (TA, I, 324). Nitekim, Mescidler Allahndr; yleyse oralarda Allahla birlikte baka bir eye tapmayn melindeki yette (el-Cin 72/18) her trl rubbiyyet irki yasaklanmtr. Literatr. slm limleri tevhide dair grlerini Kuran ve Snnete dayandrd iin tefsir ve hadis kitaplar tevhid hususunda vazgeilmez kaynaklardr. Bata Ktb-i Sitte olmak zere hadis kitaplarnn zellikle tevhid ve iman blmlerinde konuyla ilgili rivayetlere yer verilmi, II. (VIII.) yzyldan itibaren telif edilen akaid metinlerinde tevhid esas iman, kfr, nifak ve irk konular erevesinde ele alnmtr. Kelm kaynaklarnda ulhiyyet bahislerinin yan sra iman-kfr meselelerinin ilendii blmlerde tevhide de yer verilmitir. Erken dnemden itibaren kitblmn tr eserler yannda bn Huzeymenin ve son devirde Muhammed b. Abdlvehhbn KitbtTevd adl eserleri, Mtrdnin Kitbt-Tevd, brhim el-Leknnin Cevherett-Tevd gibi kelma ve Muhammed Abduhun Rislett-Tevd adl akaide dair eserlerinde sadece tevhid deil dier itikad konular da ilenmektedir. Tevhid konusunu mstakil olarak ele alan eserlerden bazlar unlardr: Muhammed Cevd Muniyye, Felsefett-tevd ven-nbvve (Beyrut 1984); Cafer esSbhn, et-Tevd ve-irk fil-urnil-Kerm (Beyrut 1986); Khidr Sunduk, Medal cedd il adetit-tevd (rdn 1989); Osman Bakar, Tawhid and Science: Essays on the History and Philosophy of Islamic Science (Kuala Lumpur 1991); smil Rc el-Frk, Tawhid: Its Implications for Thought and Life (Herndon 1992); Mevlt zler, slm Dncesinde Tevhid (stanbul 1995). Konuyla ilgili baz makaleler de ylece sralanabilir: Hakeem Abdul Hameed, Tauhd and Adl: Tauhd as the Guiding Principle of Mans Life (Studies in Islam, XV/5 [New Delhi 1978], s. 177196); Muhammed Nejatullah Siddiqi, Tawhd: The Concept and the Process (Islamic Perspectives; Studies in Honour of Mawln Sayyid Abul Al Mawdd [ed. K. Ahmad-Z. I. Ansari; Leicester 1979], s. 17-33); Tazimuddin Siddiqui, Tauhd: Onenes of God (Studies in Islam, XVI/2 [New Delhi 1979], s. 85-93); A. J. Omoyajowo, Monotheism in Christianity and Islam: Comparison and Evaluation (Orita, XIII/2 [1981], s. 39-49); smil Rc el-Frk, Tawhid: The Quintessence of Islam (Journal of South Asian and Middle Eastern Studies, VIII/4 [1985], s. 9-33); James E. Royster, Configurations of Tawhd in Islam (MW, LXXVII/1 [1987], s. 28-42); Mona Abdul-Fadl, Contrasting Epistemics: Tawhd, the Vocationist and Social Theory (American Journal of Islamic Social Sciences, sy. 7 [1990], s. 15-38); E. Dada Adelowo, The Concept of Tauhid in Islam (IQ, XXXV/1 [1991], s. 23-36); Zakaria Bin Stapa, A Discussion on Tawhid: The Viewpoint of the Sufis (HI, XIV/1 [1991], s. 53-66); M. O. Opeloye, The Unity and Tri-Unity of God: An Analytical Appraisal of the Biblical and Quranic Views (IQ, XXXVI/3 [1992], s. 179-191); John Sahadat, Tawhid: The Affirmation of Affirmations and the Negation of Affirmations (Muslim Education Quarterly, X/2 [Cambridge 1993], s. 24-34); Douglas Pratt, Christian-Muslim Theological Encounter: The Priority of Tawhd (Islam and Christian-Muslim Relations, VII/3 [1996], s. 271-284); Ramazan Altnta, slm Dncesinde Tevhid ve Tefrika (Cumhuriyet niversitesi lhiyat Fakltesi Dergisi, sy. 1 [1996], s. 111-121); Abdurrahim Gzel, Kelm ve Tasavvuf Asndan Tevhid (Erciyes niversitesi Sosyal Bilimler Enstits Dergisi, sy. 11 [2001], s. 193-209); Ahmet elik, Kurnda Tevhd Kavramnn Semantik Alanlar (AFD, sy. 17

[2002], s. 127-150); smail Abdullah, Tawhd and Trinity: A Study of Ibn Taymiyyahs al-Jawb alSahh (Intellectual Discourse, XIV/1 [2006], s. 89-106).

BBLYOGRAFYA

Seyyid erf el-Crcn, et-Tarft (nr. brhim el-Ebyr), Beyrut 1413/1992, s. 96; Msned, I, 23, 24, 47, 55; II, 69; Eb Hanfe, el-Fhl-ekber (Ali el-Kr, erul-Fhil-ekber iinde), Beyrut 1404/1984, s. 301-302; Kind, Resil, s. 164; Mtrd, Kitbt-evd (nr. Bekir Topalolu-Muhammed Arui), Ankara 1423/2003, s. 34-42; Frb, el-Mednetl-fla (nr. Albert Nasr Ndir), Beyrut 1986, s. 37-45; Eb Abdullah el-Halm, el-Minhc f uabil-mn (nr. Hilm M. Fde), Beyrut 1399/1979, I, 190; Kd Abdlcebbr, erul-Ulil-amse, s. 277-284; bn Sn, en-Nect, Kahire 1357/1938, s. 227-234; mml-Haremeyn el-Cveyn, e-mil f Ulid-dn (nr. Ali Sm en-Ner v.dr.), skenderiye 1969, s. 345; bn Rd, el-Kef (Felsefet bn Rd iinde, nr. Mustafa Abdlcevd mrn), Kahire 1388/1968, s. 70-77; Beyzzde Ahmed Efendi, rtl-merm min ibrtil-mm (nr. Ysuf Abdrrezzk), Kahire 1368/1949, s. 107111; M. Fris Berekt, el-Cmi li-mevi ytil-urnil-Kerm, Dmak 1379/1959, s. 28-58; Wensinck, el-Mucem, VII, 157-159; Bekir Topalolu v.dr., slmda nan Esaslar, stanbul 2006, s. 86-90; a.mlf.-lyas elebi, Kelm Terimleri Szl, stanbul 2010, s. 52; Bekir Topalolu, Allah, DA, II, 477-481; D. B. Macdonald, Allah, A, I, 362; mer Rza Dorul, lihe, TA, I, 324. Mevlt zler

TASAVVUF. I ve II. (VII ve VIII.) yzyllarda yaayan zhid ve bidlerin tevhid anlay btn mslmanlarca kabul gren anlaytan pek farkl deildi. lk sflerin fen, cem, yakn, muhabbet, mrifet, vecd ve sekr gibi kavramlarla dolayl ve mphem bir ekilde temas ettikleri tasavvuf anlamdaki tevhid III. (IX.) yzylda aklk kazanmaya balamtr. Slem, Badatta tevhid dili ve tasavvuf hallerin hakikatleri konusunda gr bildiren ilk sfnin Ser es-Sakat (. 251/865) olduunu syler (abat, s. 48). Daha sonra onun rencilerinden Cneyd-i Badd tasavvuf tevhidle ilgili grlerini geni biimde ortaya koymutur. Cneyde gre tevhid hlis ve tam yaknin addr (Kueyr, s. 57); muhabbet ve tevekkl tam olursa yakn hali gerekleir. Tevekkl kalbin ameli, tevhid ise kulun ikrardr. Cneyd, tevhidi elest bezminde ruhlarn Allahn rableri olduunu ikrar etmeleriyle de (el-Arf 7/172) aklar. Onun, Tevhid kulun olmadan evvelki gibi olmasdr eklindeki ifadesi (Serrc, s. 51; Kueyr, s. 49), tasavvuf mnadaki tevhide ulamak iin fennn zorunluluunu vurgular. Cneyde gre tevhid konusunda akln vard son nokta hayrettir. Bu hususta en doru sz udur: Tenzih ederim o Allah ki Onu tanmann biricik yolu Onu tanmaktan ciz olmaktr.

Sfler kendilerine has tevhid anlayna tevhd-i sfiyye, tevhd-i hl, hakkat-i tevhd, tevhd-i amel gibi isimler vermitir. Bu ifadeler onlarn tevhidi sadece bilgi ve sretten ibaret grmediklerini ortaya koymas bakmndan nemlidir. Sflere gre tevhid duygu ve sevgi arlkldr, keif ve ilhama dayanr ve slk gerektirir. Sfler tevhid konusunda kendilerine zg, anlalmas g bir dil kullanr. Bu dil vecd ehlinin iaret dilidir. Sfler bu dilin aklanmas ve yorumlanmas halinde daha kapal duruma geleceini syler. Tasavvuf tevhid ibadet, ahlk ve duygularla ilgili olduu iin ayn zamanda amel yn ar basan bir tevhiddir. Eb Bekir e-iblnin tevhidi beer ve ilh diye ikiye ayrp beer tevhidi cezadan korkmak, ilh tevhidi sayg duymak; Ruveym b. Ahmedin beerliin izlerini silmek, huylar deitirmek ve ezel olanla sonradan olan birbirinden ayrt etmek diye tanmlamas da bunu gstermektedir (Serrc, s. 51, 54). Tasavvufta tevhidin eitli mertebelerinden bahsedilir. Kuranda da iaret edildii gibi (l-i mrn 3/18) tevhid biri Allahn kendi birliine, dieri meleklerin ve ilim ehlinin Onun birliine ahit olmasdr. Hakiki ve mkemmel tevhid Hakkn kendisini tevhid etmesidir. Byle bir tevhid yaratklar iin mmkn deildir; yaratklar vecd suretiyle ksmetlerine den miktarda Onu tevhid eder. Burada geen hakikat ve vecd kelimeleri keif ve zevki esas alan tevhide iaret etmektedir. Tevhidin mertebelerini Ysuf b. Hseyin er-Rz avamn, hakikat ehlinin ve havassn tevhidi eklinde e ayrmtr. Bir mminin tevhidi, Allahn eriki ve benzeri bulunmadn kesin bir ekilde tasdik etmesiyle gerekleir. Hakikat ehlinin tevhidi sebepleri deil msebbip olan Hakk grme esasna dayanr. Havassn tevhidi kulun ruhu, gnl ve vecd haliyle Allahn huzurunda gibi durmas, kendisinde tasarruf edenin sadece Hak olmasdr. Bu durumda kul varlk alanna gelmeden nce elest bezminde olduu gibi olur (a.g.e., s. 50). Kueyr tevhidin trnden bahseder. Hakkn Hakk tevhid etmesi, Hakkn halka ynelik tevhidi, kulun Hakk tevhid etmesi (Risle, s. 582). Kulun Hakk tevhid etmesi ve Onun birliini idrak etmesi ne kadar mkemmel olursa olsun eksik ve kusurlu bir tevhiddir. Sfler Allahn birliinin kul tarafndan tam bilinemeyeceini eitli ekillerde ifade etmitir. nsan Allah ne kadar mkemmel tasavvur ederse etsin tasavvur veya hayal ettii ey Allah deildir; hakikat onun tesindedir. Tevhidi tasavvur eden onun kokusunu bile alamamtr (Kelbz, s. 135; Kueyr, s. 587). bn Atya gre tevhid tevhidi unutmaktr. Tevhide eren susar, ondan bahsetmez. Sfler Allahn zt hakknda tefekkr doru bulmaz. Onun zt bilinmeyince birlii de tam anlalamaz. Tevhid bir demek, bir grmek ve bir bilmektir diyen Hce Abdullah- Herev avamn ve havassn tevhidini anlattktan sonra Hakka has olan tevhidden bahseder ve bunun yannda dier iki tevhidin ok eksik kaldn syler (Menzil, s. 52; abat, s. 215). Gazzl tevhidin drt mertebesinden bahseder ve bunu ceviz rneiyle aklar. Cevizin biri yeil, dieri onun altnda sert iki kabuu; biri cevizin ii, dieri bunun iindeki ya olmak zere iki z vardr. Gazzlye gre inkr halinde dille l ilhe illallah demek mnafklarn tevhididir. Bunu syleyen kimse eran mslman saylr, ancak Allah katnda mslman deildir. Kelime-i tevhidi dille sylemek ve kalple tasdik etmek avamn tevhididir. Bu tevhid zere lenler hiret azabndan kurtulabilir. Bu anlamdaki tevhid gnah ve bidatlarla zayflar, birtakm tedbir ve arelerle kuvvetlenebilir. Tevhidin nc mertebesinde bulunan kii eyadaki okluu grr, fakat bu okluun birden kaynaklandn Hakkn nuruyla grr. Hakikat apak ortaya ktndan bu mertebedeki tevhid ehli Allahtan baka fil bulunmadn mahede eder. Drdnc mertebedeki tevhid ehli birden bakasn grmez, kl olan okluk deil bir olarak grr. Gazzl, tevhidde niha

mertebenin sflerin tevhidde fen dedikleri bu mertebe olduunu, bu mertebedeki muvahhidin tevhidde fni olmasndan dolay ne kendini ne tevhidini grdn syler (y, IV, 240). Gazzlye gre tevekkln temeli tevhiddir. Tevekkl de ilim, hal ve amelden meydana gelir. Kelime-i tevhidin ve, Mlk Onundur, hamd Onadr, O her eye kdirdir yetinin (et-Tegbn 64/1) anlam ve hkm kulun kalbinin ayrlmaz nitelii haline gelirse iman ve tevhid gereklemi olur. Aslnda tevhid mkefe ilmine dahil bulunduu iin onu gereinden fazla aklamak sakncaldr. Fakat mkefe ilmi ksmen hallerle olan ilikisi sebebiyle ayn zamanda amellerle de ilgili bulunduundan muamelenin gerektirdii kadar ondan bahsedilebilir. Gazzlye gre tevhidin drdnc mertebesi bir srdr ve ona dalmak sakncaldr (a.g.e., IV, 240-253). Gazzl, Miktl-envrda (s. 55, 57, 60) mecaz ukurundan hakikat semasna ykselen riflerin apak bir mahede ile varlkta Allahtan bakasnn bulunmadn, ayrca Onun vechinden baka her eyin helk olacan (el-Kasas 28/88) grdklerini ve bu konuda ittifak ettiklerini syler. Baz rifler bunu bir ilim ve irfan olarak, bazlar ise hal ve zevk olarak tecrbe etmitir. Kendilerinden okluk tamamyla zil olmu, mutlak teklik iinde mstarak olmulardr. Mnev sarholuk (sekr) hali iinde bulunduklarndan akllar balarndan gitmi, ne Allahtan bakasn ne kendilerini hatrlamaya mecalleri kalmtr. Bu durumda enelhak gibi athiye tr sz syleyenler de vardr; ancak bu halden kp Allahn yeryzndeki terazisi olan akln hkmne dndklerinde bunun bir ittihat deil benzeri bir hal olduunu anlarlar. Gazzl bu hali n sevgilisine, Ben senim, sen bensin demesine benzetir ve bu halin buna mstarak olan kimseye izfeten mecaz diliyle ittihat, hakikat diliyle tevhid diye isimlendirildiini belirtir. Genel olarak tasavvuf tevhidle ilgili gelimeleri anlatmak iin trl tevhidden bahsedilir. Kusd tevhid veya kusdda fen slikin kendi kastn ve iradesini Allahn iradesinde ifn etmesidir. Bu mertebede slik iradesini bir yana brakp btn ibadetlerinde ve ahlk davranlarnda Allahn iradesini ve rzasn esas alr. Bu tevhid ve fen, Mbudum, maksudum, matlubum sadece Allahtr eklinde ifade edilir. hd tevhid veya hd fenda slik Allaha olan muhabbeti ve ak sebebiyle Ondan bakasn grmez, her eyde Onu ve Onun tecellilerini temaa eder. Muhammed b. Vsiin, Hibir ey grmedim ki onda Allah grmemi olaym; iblnin, Her eyde Allah grdm ifadeleri hd tevhidi anlatr. Hcvr bunun shhatli bir yakn hali olduunu, baskn bir muhabbet ve cokulu bir mahedeyle gerekletiini syler (Kefl-macb, s. 428). Gazzlye gre bu mertebedeki slikin hali gz sevgilisinden baka bir ey grmeyen, her yerde ve her eyde sevgilisini gren n haline benzer. Bunlar l mehde illallah (grnen ancak Allahtr) derler (y, IV, 413-417). Byezd-i Bistmnin tevhidle ilgili szleri bu erevede deerlendirilir. Bu hal slikin, din his ve heyecanlarn galebesi altnda bulunduu zaman meydana gelir, geicidir. Ayn- vahdet veya vahdet-i hd denilen vahdet hali budur. Sfler, Her eyde Allahn birliine delil olan bir yet vardr szyle bu tevhidi kastederler. Vcd tevhid veya vcd fen mertebesinde her ey Hakkn ve Onun eitli seviyedeki tecellilerinden ibaret bilinir, grlr ve bu husus hal ve zevk olarak da yaanr. Vahdet-i vcdun tohumlar ve belirtileri daha nce de bulunmakla beraber onu ilk defa sistemli bir hale getiren Muhyiddin bnl-Arabdir. hd tevhid, Her ey Ondandr, vcd tevhid, Her ey Odur eklinde de ifade edilir. te yandan Allah fiilleri, sfatlar ve zt itibariyle tek ve esiz olduundan sfler tevhd-i efl, tevhd-i sft ve tevhd-i zt mertebelerinden bahsederler. Tevhd-i efl btn fiilleri ve hareketleri

Allahn fiillerinin tecellileri olarak grme anlamna gelir ve l file illallah ifadesiyle zetlenir. Tevhd-i sft btn kuvvet ve alglamalar, bunlara nisbet edilen sfatlar Allahn tecellileri eklinde grmektir. L mevsfe illallah ifadesi bunu anlatr. Tevhd-i zt varlkta sadece Allahn ve Onun eitli mertebelerdeki tecellilerinin bulunduunu mahede etmektir.

BBLYOGRAFYA

Hallc- Mansr, Kitb-avsn (nr. L. Massignon), Paris 1913; Serrc, el-Lma, s. 49-55; Kelbz, et-Taarruf, s. 63-67, 132-135, 136; Eb Tlib el-Mekk, tl-ulb, Kahire 1961, I, 261; II, 164-179; Slem, abat, s. 48, 178, 219, 303; Kueyr, er-Risle, s. 23-47, 49, 57, 581588, 601-609; Hcvr, Kefl-macb, s. 341, 354, 356-367, 428; Muhammed b. Ali es-Sehleg, en-Nr min kelimeti Ebi-ayfr (nr. Abdurrahman Bedev, aat-fiyye iinde), Kahire 1949; Herev, Menzil, s. 52; a.mlf., abat, s. 206-217, 332, 721-722; Gazzl, hy ulmiddn, Kahire 1358/1939, I, 110, 113; IV, 238-286, 413-417; a.mlf., el-Maadl-esn, Kahire 1322, s. 96; a.mlf., Miktl-envr (nr. Ebl-Al el-Aff), Kahire 1383/1964, s. 55, 57, 60; Aynlkudt el-Hemedn, Temhdt (nr. Aff Useyrn), Tahran 1962, s. 428, 465; Ahmed-i Cm, Miftunnect (nr. Ali Fzl), Tahran 1347 h., s. 75-83; Fahreddin er-Rz, Levmiul-beyyint (nr. Th Abdrraf Sad), Kahire 2000, s. 296-303; bnl-Arab, Fu (Aff), s. 356, 373; a.mlf., elFttl-Mekkiyye, Kahire 1293, II, 381-387, 763; Necmeddn-i Dye, Mirdl-ibd (nr. M. Emn Riyh), Tahran 1365 h., s. 316-339; Mevln, Mesnev, I, 245, 300; II, 102, 216; III, 102; V, 240, 270, 332; VI, 68, 129; bn Teymiyye, Mecmatr-resil, I-III, s. 178-191; IV-V, s. 3-112; bnl-Kayyim el-Cevziyye, Medrics-slikn, Kahire 1403/1983, III, 461; bnl-Hatb, Ravatttarf (nr. Abdlkdir Ahmed At), Kahire 1968, s. 577-612; bn Haldn, ifs-sil, s. 170179; a.mlf., Muaddime, Beyrut 1986, s. 423-427, 442-447; Abdlkerm el-Cl, el-nsnl-kmil, stanbul 1300, s. 18-38; Abdurrahman- Cm, Nefetl-ns (nr. Mahmd Abd), Tahran 1370, s. 13; a.mlf., Levmi (nr. rec Efr), Tahran 1360 h., s. 12-40; arn, el-Yevt vel-cevhir, Kahire 1305, s. 36, 80; smil Rush Ankarav, Minhcl-fukar, stanbul 1250, s. 265-278; zmirli, Yeni lm-i Kelm, II, 173-194; smail Fenni [Erturul], Vahdet-i Vcd ve Muhyiddin bn-i Arab, stanbul 1928, s. 4-61; Ksm Gan, Tr-i Taavvuf der rn, Tahran 1340, s. 111-150, 380-387; Ali Hasan Abdel-Kader, The Life Personality and Writing of al-Cunayd, London 1962; Ebl-Al el-Aff, et-Taavvuf: e-evretr-riyye fil-slm, Kahire 1963, s. 157-201; R. A. Nicholson, Fit-Taavvufil-slm ve trih (trc. Ebl-Al el-Aff), Kahire 1969, s. 108-170; a.mlf., slm Sfleri (trc. Mehmet Da v.dr.), Ankara 1978, s. 126-144; M. Cell eref, Dirst fit-taavvufilslm, Beyrut 1404/1984, s. 199-214, 235-262; M. Ysir eref, arekett-taavvufil-slm, Kahire 1986, s. 211-306; Seyyid Sdk- Ghern, er-i Ilt- Taavvuf, Tahran 1368, II, 77; III, 256-300; A. Schimmel, slmn Mistik Boyutlar (trc. Ergun Kocabyk), stanbul 2001, s. 150, 270, 492. Sleyman Uluda Dier Dinlerde.

Tevhid kavramnn Bat dillerindeki karl monoteizmdir (Gr. mono=tek; theos=tanr). Dnyann eitli kltrlerinde tezahrlerine rastlanan monoteizm (tek tanrclk), Tanrnn birliini/tekliini, mkemmelliini, evreni yoktan var eden ve onu kuatan mutlak g ve ahsiyet oluunu esas alan bir inan ve dnce sistemidir. Bu ynyle monoteizm, ilh varlklarn okluunu kabul eden sistemlerden (henoteizm ve politeizm) ayrlmaktadr. Tevhidin, felsefedeki karl teizmdir. Tanrevren ilikisi balamnda teizm deizmden de farkldr. Teizmde Tanr lemi yoktan yaratc eklinde aklanr. Yahudi, hristiyan ve slm dinlerinde kabul edildii ekliyle Tanr yaratt lemden ayr, zaman ve mekndan mnezzeh, ei ve benzeri olmayan, stn, mutlak bir g ve daima etkin bir varlktr. Deizme gre ise Tanr lemi kendi (tabii) kanunlaryla birlikte yaratm, sonra da onu kendi ileyiine brakmtr. Buna gre lemdeki hareket ve ahlk kanunlar ilh gcn tabii sonucu olarak grlmekte, mevcut lem tabiat kanunlaryla aklanmaktadr. Teizmle balantl bir dier kavram olan panteizmin Tanr-lem ilikisinde evrenin douu zuhur diye ifade edilmektedir. Buna gre grnen madd lem Tanrnn tezahrnden ve tecellisinden baka bir ey deildir. ok tanry tzim veya ok tanrnn varl kabul edilmekle birlikte bunlarn arasndan birinin yceltilmesi (henoteizm) karsnda tevhid inanc (monoteizm) tek tanrnn mutlak otorite ve gcn evrenselletirmekte, daha aa konumdaki ilhlarn varlna veya daha zayf ilh varlklarla g paylamna izin vermemektedir. Buna gre tek tanrnn otorite ve gc btn evrene, btn insanla ve iyi kt btn varlklara mil olmaktadr. Tevhid inanc her trl ok tanrcl dlamakta, ibadeti tek tanrya zg klmaktadr. Bu dnceye gre tanrnn deiik sfatlar olabilmekte, fakat bu sfatlar teist dalizme veya politeizme yol aabilecek dnce kaplarn kapatmaktadr. Tevhid inancnn tanrs daima btn gerein, hayr ve errin kaynadr. Tevhidci dnce errin, cin ve eytan gibi kt varlklarn da tanr tarafndan yaratldn ve Onun otoritesi altnda olduunu ngrr. Bu er varlklar veya gler tanrnn gcne ve otoritesine kar duran varlklar olmayp varln deiik grntleridir, okluktan teke ykselen idrakin kademeleridir. Ezel ve ebed olan ise sadece tek tanrdr. O lemi yoktan yaratm veya lem Onun varlndan sudr etmitir. O her yerde ve her zaman mevcuttur. yilikler Onun plannn bir parasdr. Onun icraat evrenin tarihinde kyamet ve hare doru ilerlemektedir. Bu mnada tek tanrclk genellikle yahudi, hristiyan ve slm dinleri ve buna bal felsefelerle ilikilendirilse de tek tanrc anlaya gtren eilimlerin insanlk tarihi boyunca varl kabul edilmitir. XIX. yzylda hkim olan evrimci-pozitivist anlaya karlk ilkel avc kabilelerinde rastlanan ulu Tanr fikri Avusturyal antropolog Wilhelm Schmidtin (. 1954) ilk(el) monoteizm (urmonotheismus) tezine ulamasna yol am; bu tez genel kabul grmese de daha sonra Afrika, Avustralya ve Amerikann yerli kabileleri zerine yaplan aratrmalarda gkle ilikilendirilen yce bir Tanr inancnn varl tesbit edilmitir. Bu tanr eski Trklerin gktanrsyla da benzemektedir. Evreni yukardan yneten, mutlak kudret sahibi, mutlak iyi ve saygya lyk varlk eklinde grlen bu yce Tanrnn yan sra kabilenin hayatnda dorudan rol oynayan kk ilhlarn ve ruhlarn varlna inanlmtr. te yandan ilkel zira toplumlarn dinlerindeki tabiat merkezli, tek tanrc yer/tabiat ana (gaia) kltnn varlna, tarih ncesi Anadolu ve Mezopotamya kltrlerine ait arkeolojik bulgularda da (Burdur-Haclar, Konya-atalhyk, Filistin-Eriha vb.) rastlanmtr. Tarih dnemlere gelindiinde tanr saysnn oald grlr. Bu oalma tanrlar meclisinin (panteon) ortaya kmas ve aralarndan birinin batanrla ykselmesi veya batanrnn e ve aile meclisini kurmas eklinde gereklemitir. Msrda Amon-Re, Hindistanda nceleri Varuna,

sonralar kozmik nizamn koruyucusu Vinu ve iva, Mezopotamyada Anu ve Asur, eski Yunan ve Romada kanun ve ahlkn vazedicisi Zeus ve Jpiter ne kmakla birlikte bu kltrlerde hibir zaman mutlak tek tanrcla ulalamam, ulalsa bile kalc olmamtr. ok tanrl yapsna ramen eski Msr dininde tek tanr inancnn zel bir ekline milttan nce XIV. yzylda rastlanr. Baz aratrmaclar tarafndan Ysuf kssasnn kahraman olan Hz. Ysufla ada kabul edilen Firavun IV. Amonefis (Amonhotep) dnemin yaygn ok tanrclna kar tek tanrl Aton dinini ortaya koymutur. Gne tanrs Atonu mevcut tek tanr, sadece Msrn deil btn evrenin hkmdar ve varlklarn cevheri kabul etmi, kendisini Ikhnaton (Atonun olu/sevdii) diye isimlendirmi ve dier ilhlarn heykellerini mbedlerden kaldrtmtr. Ancak lmnden sonra politeizmin eski kltleri ihya edilerek yeniden ok tanrcla dnlmtr. Eski Yunan dininin ok tanrclna karlk eski Yunan filozoflar kendi gelitirdikleri lemin birlii fikrine paralel bir tek tanr inancn dile getirmilerdir. Bu balamda ok tanrl eski Yunan inancn eletiren Ksenofanesin antropomorfik zelliklere sahip olmayan, kusursuz, yetkin ve lmsz tanr fikri, Heraklitin kinatn kayna olan logos fikri, Pisagorun her eyin kayna kabul ettii ve basit cevher diye grd tanr (monad) anlay, Efltunun srf iyiliin kayna ve hakikatin ls olan tanr fikri, Aristonun iyilikle zdeletirdii, her eyin prensibi olan ilk hareket ettirici tanr fikri tek tanr inancnn izlerini tayan grler biiminde anlalmtr. Hindularda yaygn halk inancnda ok sayda ilh tapnmas mevcut olsa da st tabakalar arasnda birlii esas alan monist inanlar gelimitir. Bu balamda tek tanr hkim g ulu varlk olarak grlm veya eitli tanrlar (ndra, Mitra, Varuna, Agni vb.) bu tek tanrnn tezahrleri (avatar), bazan da deiik isimleri/sfatlar diye yorumlanmtr. Baz Hindu inan ekollerince (Samkhya, Yoga, Vedanta vb.) en yce tanr kabul edilen vara ikincisi olmayan tektir, ezel ve ebeddir. Onun kinat ekillendirme hizmetindeki ustas (Demiurg) Brahmadr. Vinu taraftarlarna gre en yce tanr Vinudur. Krina, Vinunun avatar, onun kinat koruyan tezahrdr. iva taraftarlarna gre de en yce tanr ivadr. Kars Parvati (tabiat) onun tezahrdr; ulhiyyetin ve yenilenmenin (reenkarnasyon) yzdr. Ancak bu inanlar felsef alanla snrldr; sradan halkn gnlk hayatnda fazla rol oynamaz. Hindular yce bir tanrnn varln tanmakla birlikte tek tanr dnda ok sayda ilhn varln da reddetmezler; onlar yce tanrnn deiik sretlerdeki avatarlar kabul ederler. Ayrca Hindular arasnda tanr-evren ilikisi balamnda deiik anlaylar mevcuttur. 1. Teistler Tanry kinattan ayr, ruhlar ve maddeyi onunla birlikte ve onun emrinde sayar. 2. Panteistler, Tanry kinatn iindeki hareket ettirici hkim g ve varln bir ksm kabul ederler. 3. Adi ankarann (. 820) oluturduu Advaita Vedanta inancna gre ise Tanr obje ve sje ikiliinin zerindeki birlik, mekn, zaman ve nedensellik snrlamalarnn stndeki yce varlk Brahmadr. Budizm, kurucusu kabul edilen Budann (Sidharta Gotama) tanr konusundaki suskunluundan dolay tanr tanmaz (ateist) bir din kabul edilse de bilhassa Mahayana Budizminde Hinduizmde olduu gibi monist veya henoteist dnce hkimdir. Mahayana Budizminde buda ve bodhisatva diye adlandrlan aydnlanm kiilerin tek tanrl dinlerdeki tanrlara benzedii veya bu dinlerin etkisinin bulunduu dncesi mevcuttur. Genelde Mahayana Budizmi budalarn okluuna inanr, fakat baz ekollerde bunlardan birinin ne karak ibadet edilen ulu varlk haline geldii grlr. Zirveye karlan adibuda (ilk buda) evreni yaratan, fakat onunla dorudan temas olmayan tabiat st bir varlktr. Dier ilhlarsa dnya ileriyle ilgilenir. Yine amitabhann (sonsuz k budas) hir zamanda inananlara hidayet edeceine inanlr. Mahayana Budizminin bir kolu olan Vajrayana Budizminde (Tantrik Budizm) bir tanr-lem birlii gelimi olup btn kinat Mahavairokanann

(byk gne budas) bedeni, btn budalar ve bodisatvalar da bu ulu budada birlemi saylr. Ancak bu stn varln yan sra pek ok ilh varln mevcudiyeti kabul edilir. Bu adan Budizmde mutlak mnada tek tanr inancndan sz etmek gtr. Eski ran-Hint politeist kltr iinde doan Zerdtlik tek tanr olarak Ahura Mazday (her eyi bilen rab) yceltmi bir dindir. Dinin kurucusu kabul edilen Zerdte gre evreni yaratan tek tanr Ahura Mazda hikmet sahibi ve tarihin hkimi olan bir tanrdr; sadece iyi eyleri yaratr ve kullarna bar ve esenlik lutfeder. Zerdtn retisinde ayrca lmsz iki ruh arasnda zamann balangcndan beri var olan iyi ve ktnn mcadelesi inanc mevcuttur. yi ruh Spenta Mainyu (Hrmz), kt ruh Angre Mainyudur (Ehrimen). Bu iki ruhun ezel kayna Ahura Mazdadr. Ahura Mazdann kty kontrol etme gc vurgulanmasa da Zerdtlik, Ahura Mazdann mutlak ve gerek hkmranln kabul eder. yi ve kt arasndaki mcadele metafizik olarak anlalm, hkmran olan tanrnn isteini veya kt ruhun erre tevikini semenin insann tercihine brakld kabul edilmitir. Bununla birlikte Zerdtliin daha sonralar dier baz ilh varlklar da bnyesinde barndrd ve tek tanr inancndan ayrld grlr. Fakat bu dinin temel kutsal metni olan Gatalarda tek tanr inanc ve ahlk dalizmin tevhidci tahakkuku vurgulanmtr. Yce tanr fikrine tarih boyunca farkl din geleneklerde rastlanmakla birlikte tam anlamyla tevhid inanc en erken Yahudi geleneinde resm ve kalc bir tapnma biimi olarak uygulanmtr. Kitb- Mukaddeste ve Kuranda iaret edildii zere sriloullarnn tek tanr inancna zaman zaman evre milletlerin ok tanrl dinlerinin olumsuz etkisi grlse de niha mnada sriloullar dini tek tanrcl yceltmi bir din hviyetine sahip olmutur. Yahudiliin tevhidci tasavvuruna gre evrende sadece tek tanr vardr ve O lemin tesinde bir varlktr. Ahd-i Atkteki zel ismi Yahvedir. O evreni yaratan ve evrendeki btn olaylara hkmeden, her eyi bilen, dil, merhametli ve mutlak g sahibidir. Tanrnn sretinin yaplmas veya Ona sret isnad putlara tapma tehlikesine yol aacandan yasaklanmtr. badet yalnz Ona yaplr. Tanr istek ve emirlerini peygamberleri vastasyla eitli vahiy yollaryla insanlara iletmi, ayrca sriloullar ile zel ahid ilikisine girmitir. nsana bahettii hr iradenin hesabn da dnya hayatnn sonunda gerekletirecei hair ve kuraca ebed mahkemede soracaktr. Yahudilikte Tanr dnda melek veya eytan tarzndaki metafizik varlklarn medeniyeti kabul edilse de bunlar Tanrnn yaratt, Onun emrindeki gler olarak grlr. Yahudilik iinde doan Hristiyanln ya da s Mesh hareketinin tanr tasavvuru da phesiz tevhidciydi. Ancak s Mesh sonras teolojik gelimelerde yahudi kkenli ilk hristiyanlar ile (Ebionitler) sonraki Aryusularda tevhidci anlay korunurken Pavlusun liderliini yapt pagan kkenli hristiyanlarda snn ve kutsal ruhun Tanr ile ayn cevherden olduklar ve ilhln unsurlarn oluturduklar eklindeki teslsi tanr inanc monistik bir gelimeyi ortaya koymutur. Tanr, s Meshte ahslatrlm, Tanrnn tarihe etkisi, nebev vahyi, ahlk temelleri ierik deitirmi; s yaratc, hidayet ve lutuf datc ilh haline getirilmitir. Bu grler, Hristiyanln ilk ekmenik konsili olan znik Konsili ve onu takip eden dier konsil kararlaryla IV-V. yzyllarda resmiyet kazanmtr. Hristiyan kilise babalar ve teologlar tarafndan ortaya konan ilhlktaki tek cevher ve ahs birlii eklindeki geleneksel teslsi aklamalar, gnmzn baz modern teolojilerinde yahudi ve mslmanlar tarafndan yneltilen tenkitleri bertaraf etme abas dorultusunda oul snn ve kutsal ruhun Tanrnn sfatlar olduu yorumlarna dnmtr.

slmn tek tanr inancyla Hint geleneindeki maya, nirvana, tensh kavramlarn birletiren bir sentez dini mahiyetindeki Sih dininde de Nam diye isimlendirilen tek bir tanrya inanlr. Fakat bu tanrnn lml insan tarafndan yeterince kavranlamayaca kabul edilir.

BBLYOGRAFYA

H. von Glasenapp, Die Nichtchristlichen Religionen, Frankfurt 1957, s. 41, 58, 158; F. Heiler, Die Religionen der Menschheit, Stuttgart 1959, s. 99, 169 vd., 237, 398; W. Krickeberg, Die Religionen des Alten Amerika, Stuttgart 1961; H. J. Schoeps, Das Judenchristentum, Bern 1964; A. Adam, Lehrbuch der Dogmengeschichte, Gtersloch 1965, s. 165-321; skender Oymak, Zerdtlk, Elaz 2003, s. 99 vd.; H. J. Schoeps, Yahudi Hristiyanl (trc. Ekrem Sarkolu), stanbul 2010, s. 23, 73-79; M. Eliade, Dinler Tarihi (trc. Mustafa nal), Konya 2005, s. 63-147; Ekrem Sarkolu, Balangtan Gnmze Dinler Tarihi, Isparta 2008, s. 21-25, 27, 36, 41, 71, 78, 122, 134, 190, 255 vd. 302, 314, 317, 318; a.mlf., Dier nciller (Apokrif nciller), Isparta 2009; T. M. Ludwig, Monotheism, Encyclopedia of Religion (ed. L. Jones), Detroit 2005, IX, 6155-6163. Ekrem Sarkolu

TEVHD
( ) Trk-slm edebiyatnda Allahn varln, birliini, kudretini, esm ve sfat ile bunlarn kinattaki tezahrlerini ele alan manzum-mensur edeb tr. Edebiyatta tevhid Allahn zt, sfat ve fiillerinden sz ederek Onun birliini, tek ve esiz oluunu, kudretinin sonsuzluunu, ztnn yceliini, btn kinatn ve mahlkatn, zellikle insann aczini, yaratcsna, Onun lutfuna olan ihtiyacn ve yalnz Ona snmas gerektiini anlatan eserlere verilen addr. Manzum tevhidlerde kelm ve akaid ilminin metotlaryla terimlerinin kullanlmas ve baarl bir anlatm elde edilmesinde ounluu medrese tahsili gren veya tekkelerden yetien airlerin konu hakknda yeterli birikime sahip bulunmalar etkili olmutur. eyhlislm, kazasker ve mderrisler yannda tarikat eyhi olan birok sanatkr bu hususta st dzeyde bilgiye sahipti. Nitekim tevhidleriyle Trk edebiyatnda ayr bir yeri olan Fuzl akaide dair Malaul-itid adl bir eser de telif etmitir. Mutasavvflar da iirlerinde konuya tasavvuf dncesi asndan yaklamtr. airler bu bilgileriyle beraber bata insan hayretlere dren tabiat olaylar olmak zere ok eitli ve zengin bir malzemeden faydalanarak tevhid inancn airane hayaller, rifane duygu ve dncelerle anlatmay baarmtr. Tevhidlerde bata kaside olmak zere gazel, mstezad, musammat, terciibend, terkibibend, mesnevi vb. uzun nazm ekilleri yannda beyit, kta, tuyu, rub gibi nazm ekilleri de kullanlmtr. Mensur tevhidler ok defa ar ve tumturakl, bazan da sade ve samimi bir dille yazlmtr. Envrlkn, Mzekkin-nfs gibi eserlerin tevhid blmleri bu zellikleri tar. Ancak birok mellif konunun ciddiyet ve ihtiamna yakr biimde eserlerini ina denilen ar ve ssl bir slpla kaleme almtr. Bunun bir sebebi de konu ile ifade arasnda bulunmas gereken mutabakat gsteren berat-i istihll sanatdr. Ayrca mellifler eserlerinde yetler ve hadislerden iktibaslar yapmay, onlara telmihte bulunmay deta bir mecburiyet telakki etmilerdir. Kelm ilminin teekklnden sonra edebiyatta mezhebi kelm denilen ispat metoduna bavurarak szlerini glendirmi ve fikirlerini, terim zellii kazanan Arapa szler yannda Farsa zincirleme tamlamalarla uzun cmleler halinde anlatmlardr. Sinan Paann Tazarrunmesi bu ssl slba rnek gsterilebilir. slm telif geleneinde mukaddimelerin hamdele blmlerinde mensur tevhidlerin en derli toplu ekilleri bulunur. Bu mukaddimelerde yer alan tevhidle ilgili ifadeler manzum-mensur en gzel rnekleri tekil eder. Kelma ve akaide dair manzum eserlerdeki tevhid bahisleriyle bu konuda Arapa, Farsa, Trke yazlm mstakil manzumeler ve bunlarn erhleri konuyu daha da zenginletirmi ve tevhidlere kaynaklk etmitir. Buna, Ftih Sultan Mehmed devri ulemsndan Hzr Beyin el-adetn-nniyyesi ile manzum-mensur tercme ve erhleri rnek gsterilebilir. Ali b. Osman el-nin el-Emlsi de bu tr bir manzumedir. Otuza yaklaan erhi ve ondan fazla tercmesi bulunan bu manzumenin ilk blm ilhiyyt (tevhid) konularna ayrlmtr. Tevhidler muhtevalarna gre er (kelm) ve tasavvuf olmak zere ikiye ayrlabilir. Bu iki grup arasndaki esas farkllk, kelm ve tasavvuf ekollerinin konuyu ele almadaki metot ve bak asndan kaynaklanmaktadr. Ayrca bu trdeki manzumelerde btn peygamberlerin tevhid mcadelelerine yer

verilir, bu mcadelenin en son ve en baarl halkas olarak Hz. Peygamberden mutlaka sz edilir. Bu arada Hzr tevhid srlarnn kavranmasnda nemli bir isim olarak ayrca ne kar. Hzrnme adyla anlan manzum veya mensur eserlerin ana temas tevhidin kavranmasna ynelik olaylar anlatmaya dayanr. Hzrn Hz. Ms ile olan maceras bu srlarn anlalmasnda sk sk bavurulan telmih unsurlarnn banda gelir. Genelde bir tevhid muhteva bakmndan blme ayrlr. Birinci blmde Allahn selb ve sbt sfatlarndan bahsedilir. kinci blmde sbt sfatlarndan zellikle kudretinin kinattaki tecellileri ortaya konur. nc blm tekil eden mnctta Allahn ycelii, kinat idare etmesi, bunun karsnda aczini anlayan insann Ona snmas, kendisinden yardm istemesi anlatlr. Tevhidlerin ilk blm daha ziyade didaktik olur. kinci blmde Allahn kemal ve kudretinden sz edilirken hayretten doan bir heyecan grlr ve air bu duygular ortaya koyarken tabii olarak lirizme ynelir. nc blmde beerin aczi, gnahkrlndan kaynaklanan korku ve heyecann ifadesi lirizme daha ok imkn verir. er tevhidlerde fazla yorum grlmez; bunlar Kuran ve hadisten karlan esaslar, yani Ehl-i snnetin zhir akdesini ihtiva eder. Ancak bu iirlerde de baz tasavvuf esaslara yer verilir. Bunun bir sebebi tevhidin zamanla tasavvuf ve felsefenin de ilgilendii konular arasnda yer almasdr. Ayrca tevhid iinde bulunmakla birlikte tasavvufta daha da ne kan tevhd-i zt anlay nemlidir. er tevhidlerde tevhd-i sfat kavramyla kinat zerinde zellikle durulur ve bunun tam anlamyla kavranmas halinde buradan ulalan ve tasavvufun ana retisini tekil eden Allahn ztnn teklii (tevhd-i zt) ve Onda fni olma (fen fiz-zt) fikriyle konular i ie girer. Ali Nihat Tarlan er tevhidlerde yer alan bu tr tasavvuf hususlar yle anlatr: Kinat, knt kenzen mahfiyyen hads-i kudssinde ifadesini bulduu zere ulhiyyetin zuhur ve tecellisinden ibarettir. Bu husus gizliliinin kemalindendir; akldan ok ak ile kavranr. Ak msivdan kurtulmay gerektirir. Msivdan kurtulunca seven, sevilen ve sevgi birleir. Bu srra ulaan insan nsha-i kbr zellii kazanr. Ahmednin, mil makl akl k u mak u ak/Cmle sensin pes nereden geldi bunca kl kl//Cmle senindir hviyyet dahi nesne var diyen/Senden artk szleri btldr onun l mahal//Sen ol ol ftdeye iki cihanda destgr/nk sensin kamu halka ey Hak ml mel msralar bu anlay deta zetlemektedir. Tasavvuf tevhidleri de iki ksma ayrmak mmkndr. Birinci gruba giren eserler tasavvufun genel esaslarn Abdlkerm el-Kueyr, Ferdddin Attr, Sen, Muhyiddin bnl-Arab, ehbeddin esShreverd, Mevln Celleddn-i Rm gibi mutasavvflarn gr ve anlaylarndan hareketle onlarn kaleme aldklar tevhidlerden ilham alarak vahdet-i vcd ve ak anlaylar erevesinde ele alp ileyen eserlerdir. Mevleviyye, Nakibendiyye, Kdiriyye, Rifiyye ve Halvetiyye gibi Snn tarikatlara mensup air ve melliflerde bu gr ve duyu tarz hkimdir. Tasavvuf tevhidlerde konular ounlukla vahdet-i vcd ve ak anlay evresinde ilenir. Alevlik, Bektalik, Hurflik, Haydarlik, Kalenderlik gibi btn inanlarla ne kan mezhep ve tarikatlarn anlaylarn aksettiren tevhidlerde ise vahdet-i vcddan vahdet-i mevcda, hatta bazan tenshe, hull ve ittihada varan bir sapmadan sz etmek mmkndr. Nitekim Btn tarikatlar merep itibariyle sonradan kendi ats altnda birletirip gnmze ulatrd kabul edilen Bekta tarikatna mensup airlerin tevhidleri bazan fazlaca ironik bir slpla yazlm, lubali szlerle dolu metinlerdir. Bu manzumelerde Allah-Muhammed-Ali birliktelii eklinde ifade edilebilecek vahdet telakkisi vahdet-i vcdun ar yorumundan domu bir anlay aksettirir. Hatnin Allah bir Muhammed-Ali; Kul Himmetin Allah bir Muhammed-Ali diyerek; Kul Hasann Allah bir Muhammed-Ali akna

nakaratl manzumeleri bunlarn en tannm rnekleridir. Bu anlayn Hristiyanlktaki teslsi artrmas dikkat ekmektedir. Azmi Babann, Yeri g ins cinni yarattn/Sen ey mimarba eyvanc msn/Ay gn arh burcu var ettin/Ey mekn sahibi rahanc msn ktasyla balayan manzumesi yannda Edib Harbnin, Vahdet-nmesiyle, Y rab senin meknn yok/Yatan yok yorgann yok/Hem dinin hem imann yok/Her bir eyden mnezzehsin ktasyla balayan nefesi bu tr sapmalara yer veren iir rneklerindendir. Tasavvuf tevhidlerde er tevhidlere gre daha derin bir tefekkr, ince yorumlar, ince nkteler ve ahs teviller mevcuttur. Tekke ve derghlarda icra edilen zikirler esnasnda tevhid ilhileri denilen din msiki paralar okunurdu. Bunlarn yaplan zikrin eidine gre seilmi gfteleri vardr. C. Server Revnakolu tevhid, darb- esm, kuud tevhidi, kyam ism-i celli, cihangir tevhidi, murabba tevhid gibi adlarla anlan zikirlerde zellikle tevhid manzumelerinden bestelenmi eserler okunduunu Ynus Emrenin eserlerinden rnek vererek belirtmektedir. Seni ben severim candan ieri; Haktan gayri sevgili klli yalandr yalan; Yce sultnm derde dermnm bedende cnm h demek ister; Tevhid hoa nesne olur tevhid edenler mest olur bu ilhilerden bazlardr. Tevhidlerin divanlarn banda yer almas bir gelenektir; mukaddimesi bulunanlarda ise tevhidler bu ksmdan sonra yer almaktadr. Mesneviler tevhidle balad gibi bazan besmele manzumelerinin ardndan tevhide geilir. Ayrca bunlarda yer yer kaside, gazel, terciibend ve terkibibend eklinde tevhidler bulunur. eyhnin Hsrev rndeki, Kim yok bu diyr iinde deyyr/Var iste ki yrdr ne kim var vasta beyitli terciibendiyle Fuzlnin Leyl v Mecnndaki, Hayliyle teselldir gnl meyl-i visl etmez/Gnlden tara bir yr olduun k hayl etmez matlal gazeli bu tr eserlerdendir. Ahmed, eyh, Fuzl gibi airler birden fazla tevhid yazmlardr. Fuzlnin divanndaki gazellerin her bir harften kafiyeli ilk iiri tevhid eklinde yazlmtr. Gazellerin banda yer alan, Kad enral-ku lil-uk minhcel-Hud/Slik-i rh- hakkat aka eyler iktid mlemma matlal gazel bunlarn en tannmdr. Rh-i Baddnin, Dil-i sevd-zedemi cezbedeli hubb-i ilh/Bir oluptur nazar- himmetime kh ile kh matlal ve vasta beyti, Var mmdim ki edem ry-i dilrna nigh/Mazhar et nr-i tecellna beni y Allah mnct olan terciibendiyle Niyz-i Msrnin, Zih kenz-i haf kandan gelir her var olur peyd/Geh zulmet zuhr eder geh envr olur peyd matlal kasidesi; Nbnin, Telallah zih dvan trz- sret man/Ki cism-i lafz ile rh- mel eylemi peyd matlal iiri de tevhid trnn tannm rneklerindendir. Yeniehirli Avni Beyin, nk sen yne-i kevne tecell eyledin/z cemlin em-i ktan tem eyledin beytiyle balayan kasidesiyle Mehmed kif Ersoyun Safahatn bandaki, Tevhid yahud Feryad iiri de son dnemin dikkat eken rnekleri arasnda yer alr.

BBLYOGRAFYA

Sadettin Nzhet [Ergun], Bekta airleri, stanbul 1930, s. 2, 22-24, 82-85, 91, 145, 219, 230, 233234; Ali Nihat Tarlan, Divan Edebiyatnda Tevhidler, stanbul 1936; Seluk Eraydn, XVII. Asrda Yazlan Divanlardaki Tevhid ve Natlarda Tasavvuf Remizler (retim grevlilii tezi, stanbul 1971); a.mlf., Yr ve Tevhidi: Tevhidi Zt- Hdvend-i Kint, MFD, sy. 3 (1985), s. 329337; Mustafa sen-Muhsin Macit, Trk Edebiyatnda Tevhidler, Ankara 1992,

Giri; Ceml Kurnaz, Divan Edebiyat Yazlar, Ankara 1997, s. 453; Abdurrahman Gzel, DinTasavvuf Trk Edebiyat, Ankara 2000, s. 522; Rifat Okudan, Mesnevde Ak ve Tevhd likisi, Uluslararas Mevlna ve Mevlevlik Sempozyumu Bildirileri, anlurfa 2008, s. 199-206; Mehmet Aa v.dr., Balangtan Gnmze Trk Edebiyatnda Tr ve ekil Bilgisi, stanbul 2009, s. 429432; Meheddin spir, Fuzlnin Tevhid Kasidesindeki Bahariye Blm, Bu Almet ile Bulur Beni Soran: Fuzl Kitab (haz. Hanife Koncu-Mjgan akr), stanbul 2009, s. 221-232; a.mlf., Fuzulnin Tevhd Kasidesindeki Bahariyye Blm zerine Bir nceleme, EKEV Akademi Dergisi, X/28, Erzurum 2006, s. 247-256; a.mlf., Fuzlnin Trke Divannda Edeb Tr Olarak Tevhid ve lenii, Atatrk niversitesi Trkiyat Aratrmalar Enstits Dergisi, sy. 32, Erzurum 2007, s. 99-114; Necati Elgin, Dvd-i Halvetnin Glen-i Tevhdi, TDED, XIII (1964), s. 9198; Cemleddin Server Revnakolu, Ynusun Bestelenmi lhleri Nerede ve Nasl Okunurdu, TY, Yunus Emre zel says, V/319 (1966), s. 128-139; Necl Pekolcay, slm Trk Edebiyatnda Tevhidler ve Mnacaatlar, slm Medeniyeti Mecmuas, III/30, stanbul 1973, s. 17-19; III/33, s. 2325; III/34, s. 15-16; Mehmet Demirci, Tevhidden Vahdet-i Vcuda, KAM, X/1 (1982), s. 23-32; Rdvan Canm, Divan Edebiyatnda Tevhid Nat ve Mnctlar, slm Edebiyat, II/4, stanbul 1990, s. 9-11, 59; Abdrrahim Gzel, Kelam ve Tasavvuf Asndan Tevhid, E Sosyal Bilimler Enstits Dergisi, sy. 11, Kayseri 2001, s. 193-209; Vahit Gkta, Esat Efendi (1847/1931) ve Tevhid Risalesindeki Vahdet-i Vcd Gr, Tasavvuf, bnl-Arab zel says-1, sy. 21, Ankara 2008, s. 427-445; Tevhid, TDEA, VIII, 342. Mustafa Uzun

TEVHD LM
() Allahn zt ve sfatlar asndan birlii bata olmak zere inan esaslarn genellikle Selef akdesi erevesinde ele alan ilim. Hz. Peygamberin vefatndan sonra mslmanlar arasnda hilfet konusuyla ilgili farkl grler ortaya kmsa da a-i Mslimde kaydedildiine gre (mn, 1) itikad alannda ilk tartma ashap dneminin sonlarna doru kader hakknda balam, Cemel Vakas ve Sffn Savann ardndan bu anlamazlklarn kaderle ilgisi sorgulanmtr. ounluk olaylar ilh takdire balarken Gayln ed-Dmak ve Mabed el-Chennin temsil ettii Kaderiyye mensuplar bilhassa kt fiillerin insan iradesine dayandn ileri srmtr. Ancak bata ashap olmak zere Selef yolunu temsil edenler Kaderiyyeye kar kmtr. nk insanlarn kendi fiillerini kendilerinin meydana getirdii inancnn benimsenmesi halinde Allahn yaratma sfatnn snrlandrlmas, dolaysyla tevhid ilkesinin zedelenmesi sz konusudur. Cad b. Dirhem ile Cehm b. Safvn ise muhtemelen tevhid ilkesini koruma amacyla kat bir kadercilie dayanan grler ortaya koymu, bu sebeple bir taraftan kulun sorumluluunu mesnetsiz brakrken dier taraftan ilh adalet esasn zedelemitir. Kaynaklarda II. (VIII.) yzyln balarndan itibaren cebir (kader) konusunda yazlan baz eserlerin adlar zikredilir (bnn-Nedm, s. 227, 234, 256). Allahn zt ile sfatlar arasndaki mnasebet ilk dnemlerden itibaren limler tarafndan tartlmtr. Bu hususta ileri srlen grler Allaha sfat nisbet edilmesi ve tevhidin korunmas eklinde iki noktada belirginlemi, bunlarn birincisinde itidalin muhafaza edilmemesinin tebihe yol amasndan, ikincisinde ilh zt sfatlardan tecrit etme (tatl) anlayna gtrmesinden endie edilmitir. Zt-sfat mnasebetine dair ar dncelerin II. (VIII.) yzyln balarnda Cad b. Dirhem ile Cehm b. Safvnn tatl fikrini ileri srmesiyle balad kabul edilir. Cad, tenzihe dayanan tevhid ilkesine arlk verip Allahn harite (zihnin dnda) sfatlarnn bulunmadn ileri srmtr. Onun grleri Cehm b. Safvn, Vsl b. At, Amr b. Ubeyd gibi Mutezile mensuplarnca benimsenmitir. Tebihten kanmak amacyla Allaha vcd sfatn bile atfetmeyen Cehm b. Safvn ehl-i hads tarafndan tekfir edilmi ve bir ksm Mutezillerce de dalletle nitelendirilmitir (Hayyt, s. 92). Mutezile limlerinin ounluu, tevhid telakkilerinin gerei olarak tebihten kanmakla birlikte tatl grn benimsemeyen orta bir yol tutmaya almtr. Onlar Kuranda yer alan ve genellikle sfat kalbnda bulunan kavramlarn (mnev sfatlar) zt- ilhye nisbetinde tereddt gstermemi, fakat bunlarn kkn oluturan mna sfatlarn kabule yanamamtr (DA, XXXVII, 104-105). Yine Mutezile, tevhid ilkesini zedelemekten kanmak amacyla ryetullah ve halkul-Kurn gibi konularda farkl yaklamlaryla kendilerine kar youn bir muhalefetin meydana gelmesine yol amtr (elebi, s. 147-177, 254). III. (IX.) yzylda Kurana ve Snnete dayal Selef inancna sahip kma gayretiyle daha ok reddiye trnde eserler kaleme alan ehl-i hads Cehmiyyeden balayarak Mutezileye kar ilk reddiyelerini yazmtr. Ahmed b. Hanbelin er-Red alezzenda vel-Cehmiyye, Osman b. Sad ed-Drimnin er-Red alel-Cehmiyye ve er-Red alelBir el-Mers adl eserleri bunlar arasnda saylabilir. te yandan muhafazakr akde erevesinde

bir tevhid ilmi oluturma balamnda Ktb-i Sitte, mam Mlikin el-Muvaa ve Drimnin esSneni gibi hadis kitaplarnn mstakil blmlerinde itikadda bidattan saknp snnete uyma, iman, kader, kyamet almetleri, hiret hayat, cennet ve cehennem gibi konular ele alnmtr. Bunun yannda akaid hususunda nassn yan sra akl istidlle de yer veren, II-III. (VIII-IX.) yzyllarda yaayan Mutezileye mensup limlere ounluu gnmze ulamayan Kitbt-Tevd adl eserler nisbet edilmektedir (bnn-Nedm, s. 203, 206-208, 214-219, 224, 227, 233, 235). Bu eserlerde daha ok Allahn sfatlar, kader ve byk gnah konularnda kar grler eletirilmitir. Akaid veya akaid ilmi, slm dininin iman esaslarndan bahseden ilmin genel ad olmakla birlikte zel anlamda, tartmaya girmeden bu esaslardan ksaca sz eden ilmin ad eklinde de kullanlmtr. Bu sebeple baz limler kelmla akaidi birbirinden ayrmtr. Kelmda iman esaslar incelenirken naslarn yan sra akl istidlle de bavurulur, vesil diye isimlendirilen yardmc kltr ve malzemeler kullanlr. Muhaliflerin ileri srebilecei itirazlar tartlr, bunlar akl ve nakl delillerle rtlmeye allr. Akaid ilmi dinin asl hkmlerinden bahsettii iin usld-dn, en nemli konusunu Allahn birlii ve sfatlar tekil ettii iin ilmt-tevhd ves-sft adlaryla da anlmtr. Eb Hanfe genel anlamda fkh kiinin lehine ve aleyhine olan eyleri bilmesi eklinde tarif etmi ve akaid konularn fer hkmlerden ayrmak iin bu ilme el-fkhl-ekber demitir. II. (VIII.) yzyldan itibaren Snn akaide zemin hazrlayan telif faaliyetlerinin sistematik bir ierik tamad; slmn inan esaslarnn tamamn deil, daha ok Allahn birlii, sfatlar, tekfir ve kader meselelerini naslara dayanarak ileyen, ayrca bidat frkalarn eletirmeyi hedef alan, hadis ve fkh limleriyle mutasavvflarn itikad grlerini aksettiren risleler halinde olduu anlalmaktadr. Bu risleler genellikle akde, rislett-tevhd, el-fkhl-ekber, kitbl-mn gibi balklarla kaydedilmitir. Bu durumda Sadeddin et-Teftznnin de belirttii gibi (erulAid, s. 51-52) tevhid ilmi konu ve metot bakmndan muhafazakr akaid ilmi tanmna girmektedir. bn Huzeyme ile bn Mendenin Kitbt-Tevd adl eserlerini bu adan rnek olarak zikretmek mmkndr. Mtrdnin Kitbt-Tevdi ise kelm ynteminin hem ilk almas hem de temel eseridir.

BBLYOGRAFYA

Tehnev, Kef, I, 26; Hasan- Basr, Risle fil-ader (nr. Muhammed mre, Resill-adl vet-tevd iinde), Kahire 1971, I, 83, 85; bnn-Nedm, el-Fihrist (Teceddd), s. 203, 206-208, 214-219, 224, 227, 233-235, 256; Hayyt, el-ntir, s. 92; Teftzn, erul-Aid (nr. M. Adnn Derv), Beyrut 1411/1991, s. 51-52; lyas elebi, slm nan Sisteminde Aklclk ve Kad Abdlcebbar, stanbul 2002, s. 147-177, 254; a.mlf., Kitbs-Snne, DA, XXVI, 116; a.mlf., Sfat, a.e., XXXVII, 104-105; Ahmet Saim Klavuz, Akaid, a.e., II, 213-214; Yusuf evki Yavuz, Kelm, a.e., XXV, 196; Emrullah Yksel, Kitbt-Tevhd, a.e., XXVI, 116-117; a.mlf., Kitbt-Tevhd, a.e., XXVI, 119; Bekir Topalolu, Kitbt-Tevhd, a.e., XXVI, 118-119; a.mlf., Mtrd, a.e., XXVIII, 156.

Mustafa Sinanolu

TEVHDHNE
( ) Bamsz mescidleri olmayan tekkelerde yinin icra edildii, vakit namazlarnn klnd mekna verilen ad (bk. TEKKE).

TEVHD
(bk. EB HAYYN et-TEVHD).

TEVL
() Naslarda yer alan bir lafza tad muhtemel mnalardan birini tercih edip ykleme anlamnda terim. Szlkte dnp varmak, dnp gelmek anlamndaki evl kknden treyen tevl dndrmek; sz iyice inceleyip varaca mnaya yormak; bir eyi amalanan son noktaya ulatrmak demektir. Terim olarak naslarda geen bir lafz bir delile dayanarak asl mnasndan alp tad muhtemel mnalardan birine nakletmek diye tanmlanr (Rgb el-sfahn, el-Mfredt, evl md.; bnl-Esr, en-Nihye, evl md.; Lisnl-Arab, evl md.). Tevil Kurn- Kermde on yedi yerde geer (l-i mrn 3/7 [iki defa]; en-Nis 4/59; el-Arf 7/53 [iki defa]; Ynus 10/39; Ysuf 12/6, 21, 36, 37, 44, 45, 100, 101; el-sr 17/35; el-Kehf 18/78, 82). Kuranda tevil ileride vuku bulaca haber verilen bir olayn zaman gelince gereklemesini, rya tabirini ve bir szn tefsir edilip aklanmasn ifade eder (bnl-Cevz, I, 354). Hadislerde de tevilin tefsir anlamna geldiine iaret edilmitir. Hz. Peygamberin Cenb- Haktan Abdullah b. Abbasa tevili retmesini niyaz ederken Kuran aklama ilmini kastettii anlalmaktadr (Buhr, Vu 10; Mslim, Feil-abe, 138). Erken devirlerde tevile tefsir mnas verilmi ve Kuran tefsirine dair eserlerin isimlerinde tefsir karlnda tevil kelimesi kullanlmtr. bn Kuteybenin Tevl mkilil-urn ile Tabernin Cmiul-beyn an tevli yil-urn buna rnek gsterilebilir. lk dirayet tefsirinin mellifi olan Mtrd ise tefsirle tevil arasnda ayrm yapm, tefsirin ilh kelmn mna ve maksad hakknda kesin ifade kullanma anlamna geldiini, bunun nzl sebeplerini bilen ve hadiselere vkf olan ashap tarafndan yaplabileceini belirtmitir. Tevil ise szn varabilecei muhtemel mnalara yorulmasdr. Mtrdye gre tefsir tek ihtimalli, tevil ok ihtimallidir (Tevltl-urn, I, 3-4; III, 269-273). Bu anlayn sonraki dnemlerde grlen tefsir-tevil ayrmna esas tekil ettiini sylemek mmkndr. Selefiyyeye mensup limlerle baz ada aratrmaclar tevile tefsir mnas vermenin Kurandaki kullanma uygun dmediini sylemitir (Ick, s. 20-21). Elmall Muhammed Hamdi, Kurandaki mtebihlerin tevili konusunu aklarken tevilin lafzlara anlam verme ve lafzlarn mnalarn vuku bulan olaylara uygulama eklinde iki trnn bulunduunu syleyerek zellikle mtebih yetlerde, uzun sre Kuran bilgileriyle zihnini yourup belli bir derinlik kazandktan sonra sezilebilecek anlamlarn bulunduuna dikkat ekmi, Kurann ierdii bu tr kapal mnalara ulaabilmek iin tevile bavurulmas gerektiini belirtmitir (Hak Dini, II, 1048). Mtebih naslarn tevili konusunda limlerin benimsedii grleri ylece zetlemek mmkndr. 1. Tevil yoluna bavurmak ciz deildir, nk mtebih yetler tevil edilmesi iin deil insanlarn onlara inanmas, kulluk ve teslimiyetlerinin denenmesi amacyla Kuranda yer almtr. Bu tr yetlerin mnasnn yalnz Allah tarafndan bilindii hususu Kuranda beyan edilmektedir (l-i mrn 3/7). Bilhassa ilh sfatlara dair lafzlarn tevili mahiyetlerini sadece Allahn bildii bu sfatlar bilme iddias anlamna gelir ki bunun insanlar iin imknsz olduu aktr. Ayrca sz edilen yette mtebih naslar tevil etmeye kalkma ii knanm, bu husus sapma eilimi tamann almetlerinden saylm ve tevile girimeden yetlere inanan limler vlmtr. Hz. Peygamber ve ashab mtebih yetleri tevil etmedii gibi buna teebbs edenlere de izin vermemitir. Kuranda tevilin tefsir anlamnda kullanlmayp vuku bulaca haber verilen bir olayn gereklemesi

mnasnda gemesi, tevile lafzlarn tefsiri ve yorumu anlamnn limlerce sonradan yklendiini gstermektedir. Mlik b. Enes, fi, Evz ve Sfyn es-Sevrnin yan sra Selefiyyenin ounluu ile Hanefiyye-Mtrdiyyeye mensup baz limler bu grtedir (Taber, VI, 200-204; Takyyddin bn Teymiyye, s. 75-77; Elmall, II, 1045). Mtebihlerin teviline ilikin bu yaklam baz limlerce bir tr icml tevil kabul edilmitir; nk bu, naslardan anlalan zhir mnay tebihe dme endiesiyle de olsa benimsememektir (ls, XVI, 160). 2. Tevilin ciz saylp saylmamas, mtebih yetlere dair mnalarn insanlar tarafndan bilinir veya bilinemez oluuyla irtibatldr. Zira mtebih yetler farkl gruplardan oluur. Anlamlar sadece Allah tarafndan bilinen mtebihler tevil edilemez; buna karlk anlamlar ilimde derinlemi limlerce (rsihn) bilinmeye elverili olan mtebih yetlerin tevili cizdir. Mtebihlere inanmak btn mslmanlar iin farz olduu halde ilgili yette (l-i mrn 3/7) yalnz ilimde derinlemi limlere atf yaplmas, Hz. Peygamberin Allahtan tevil ilmini bn Abbasa retmesini niyaz etmesi ve kendisinin baz mtebihleri tevil edip bunlar ashaba retmesi, ashap devrinden itibaren limlerin mtebihler dahil btn yetleri tefsir etmesi, Kuranda insanlarn yetlerin mna ve muhtevas zerinde dnmeye davet edilmesi, kt niyetli kiilerce yaplan tevillerin reddedilmesine ve doru tevillerin bilinmesine ihtiya duyulmas, ayrca naslarn kesin olan akl bilgilerin nda anlalma zorunluluunun bulunmas bu gr glendiren deliller arasnda yer alr. yette mtebihleri tevil etmek isteyenlerin yerilmesi mtebihlere muhkem yetlere aykr den anlamlar vermeye ynelmeleri, dolaysyla dini yozlatrp btl gstermek gibi kt niyet tamalarndan trdr. Bir tevilin geerli saylabilmesi iin lafza verilen mnann szlk mnalar arasnda bulunmas arttr. Ayrca anlam kapal olmayan muhkem lafzlar tevil edilemez. Bu sebeple her tevil geerli, tutarl ve ilm deildir. Hasan- Basr, Buhr, Ahmed b. Hanbel, Eb Ali el-Cbb, Kd Abdlcebbr, Mtrd, Gazzl, Ebl-Mun en-Nesef, Fahreddin er-Rz ve Elmall Muhammed Hamdi gibi limlerin dahil olduu ounluk bu grtedir (erf er-Rad, V, 127-129; Kd Abdlcebbr, s. 600-601; Fahreddin erRz, s. 224-227; Ramazan b. Muhammed el-Hanef, s. 114). Her ne kadar Ahmed b. Hanbel naslarn tevilini ciz grmeyen birinci grup iinde zikredilmise de onun baz mtebihleri tevil ettii bilinmektedir (Takyyddin bn Teymiyye, s. 97-98; Sadreddn-i rz, s. 90-92). Kelmclar eletirmesine ve Selefiyyeyi temsil etmesine ramen bn Teymiyye de izf mtebih diye niteledii yetlerin tevil edilmesini ciz grmtr (Tefsru sretil-l, s. 83-92). 3. limde derinlemi olanlar btn naslar tevil edebilir. Bunlar Hz. Peygamber bata olmak zere Ehl-i beyte mensup limlerdir. Dier limlerce yaplan teviller ise gerei yanstmaktan uzaktr. i limleri bu grtedir (Hall Ysn, I, 16). 4. Naslar lafz-zhir mnalarna gre anlayp aklamak mmkn olduundan herhangi bir ekilde tevil edilmelerine gerek yoktur. Zira Kuranda ve hadislerde geen btn lafzlara ierdikleri lafz-zhir mnalarn verilmesi zorunludur. ayet bu lafzlarla ilk bakta anlalmayan baka anlamlar ifade edilmek istenseydi bunlar farkl anlalmaya elverili olmayan lafzlar kullanlarak belirtilir, bylece ihtilfa dlmesi engellenirdi. Mebbihe ve Mcessime gruplar bu grtedir (Ksm er-Ress, I, 105-110). 5. Naslar ancak ilh emirlere tam itaat etmek suretiyle kef ve ilhama mazhar olan ehlullah tevil edebilir. Kalplerini msivdan temizleyip zikrullah ile dolduran slih ve mttaki limler Allah katnda elde ettikleri derecelerine gre naslarn gerek tevilini yaparlar. Sfiyyeye mensup limler bu gr savunur (Sadreddn-i rz, s. 77-90; ls, XVI, 159-160). Tevil kelm ilminde ilh sfatlarn anlalmas, peygamberlerin ismet sfatyla baz naslar

arasndaki elikili grnmn giderilmesi, kyamet almetleriyle hiret hallerinin izah edilmesi, iman-gnah-tekfir meselelerinin yorumlanmas gibi birok konuda bavurulan aklc yntemin ana unsurlarndan birini oluturur. Ancak kelm limlerine gre naslarn tevil edilebilmesi iin lafzzhir mnann verilmesini imknsz klan nakl veya akl kesin delilin bulunmas, yaplan tevilin Arap dili kurallarna uygun olmas, dier muhtemel mnalar arasndan tercih edilen anlamn kastedildiini kantlayan bir delile dayanlmas, ayrca bu tr naslara dil ynnden iermedii bir anlamn yklenmemesi arttr. artlarna uyularak yaplan teviller sahih kabul edilmekle birlikte kesinlik arzetmez ve ilh maksad btnyle ortaya koyduu anlamna gelmez. Tevil tefsir ilminin de ana konularndan birini tekil eder. Zhir, mcmel ve haf olan lafzlarn tevil edilmesi mfessirlerin ounluu tarafndan kabul edilir. Mfessirler tefsirle tevil arasnda baz farklarn bulunduuna dikkat ekmitir. Buna gre tefsir metinden dorudan doruya ve aka anlalan, tevil ise metinden iaret yoluyla anlalabilen mnay aklamak veya tefsir Hz. Peygamberden nakledilen rivayetlere, tevil ise dil kurallarna ve akl bilgilere dayanlarak metni aklamak yahut tefsir yetleri paralara ayrp anlalr duruma gelmesini salamak, tevil ise onlarn ierdii genel anlama niha bir aklama getirmektir. Tevil sadece ilh kitaplarn yorumlanmas anlamna gelirken tefsir ilh olan ve olmayan btn metinlerin aklanmasn ifade eder (Rgb el-sfahn, s. 47-48; Hlid Abdurrahman el-Ak, s. 52-53). Tevil kavram tasavvufta da kullanlr. Kef ve ilhama bal olarak yapld ileri srlen ve ir tefsir diye adlandrlan yorumlar tevil kabul edilir. Sfiyye geleneine bal limler, zellikle vel kabul ettikleri sflere ait athiyytn zihinlerde uyandrd tereddtleri gidermek iin tevile bavurur. Abdlvehhb earnnin el-Fet f tevli m adara anil-kmmeli mine-a adl eseri bunun rneklerinden birini tekil eder. Gliyye iinde yer alan baz frkalar Allahn Hz. Peygambere tenzili, imamlara ise tevili indirdiini syleyerek tenzili zhir ilim, tevili de btn ilim saymlardr. limlerin ounluu, Kuran ve Snnetin doru ekilde anlalabilmesi iin tevile bavurulmas gerektiinde ittifak etmi, ancak btn tevillerin ciz olmadn ve bu tevillerin din bakmdan hibir deer tamadn srarla belirtmilerdir. Ayrca kurallarna uyulsa bile tevillerin kesin deil zan ifade ettiine dikkat ekmilerdir. Tevillere bu nazarla baklmas dinde esnek bir anlay salamas bakmndan byk nem tar. Tevil konusu kelm ve tefsir kitaplarnda ele alnm, buna dair mstakil eserler de yazlmtr: Gazzl, nnt-tevl (Kahire 1359/1940); bnz-Zbeyr es-Sekaf, Milkt-tevlil- bievil-ild vet-tal (Beyrut 1403/1983); Eb Bekir bnl-Arab, nnt-tevl (Beyrut 1990); bn Frek, Mkill-ad ve beynh: Tevll-abril-mkile (Dmak 2003); Muvaffakuddin bn Kudme, emmt-tevl (Kveyt 1995); Takyyddin bn Teymiyye, el-kll fil-mtebih vettevl (Kahire 1367); Salh Abdlfetth el-Hlid, et-Tefsr vet-tevl fil-urn (Amman 1996); Muhammed b. Abdurrahman Marv, el-Mfessirn beynet-tevl vel-ibt f yti-ft (Beyrut 2000); Hamdddin Ferh, et-Tekml f ulit-tevl (Azamgarh 1411/1991).

BBLYOGRAFYA

et-Tarft, Tevl md.; Tehnev, Kef, I, 376-377; Ksm er-Ress, Ull-adl vet-tevd

(nr. Muhammed mre, Resill-adl vet-tevd iinde), Kahire 1971, I, 105-110; Taber, Cmiul-beyn (kir), VI, 200-205; Mtrd, Tevltl-urn (nr. Ahmet Vanlolu), stanbul 2005, I, 3-4; III (nr. Mehmet Boynukaln), s. 269-273; erf er-Rad, aiut-tevl f mtebihit-tenzl, Tahran 1406, V, 127-129; Kd Abdlcebbr, erul-Ulil-amse, s. 600-601; Rgb el-sfahn, Muaddimet Cmiit-tefsr (nr. Ahmed Hasan Ferht), Kveyt 1405/1984, s. 47-48; Nesef, Tebratl-edille (Salam), I, 130; bnl-Cevz, Zdl-mesr, I, 354; Fahreddin erRz, Esst-tads (nr. Ahmed Hicz es-Sekk), Kahire 1406/1986, s. 224-227; Takyyddin bn Teymiyye, Tefsr sretil-l (nr. M. Bedreddin en-Nasn), Kahire 1323, s. 75-77, 83-92, 9798; Sadreddn-i rz, Mtebihl-urn (nr. Seyyid Celleddin tiyn), Tahran 1362, s. 7790, 90-92; ls, Rul-men, III, 80; XVI, 159-160; Ramazan b. Muhammed el-Hanef, eru Raman Efendi al eril-Aid, stanbul 1320, s. 114; Elmall, Hak Dini, II, 1045, 1048; Hall Ysn, Ev al mtebihtil-urn, Beyrut 1980, I, 16, 123-124; Hlid Abdurrahman elAk, Ult-tefsr ve avidh, Beyrut 1406/1986, s. 52-53; Iysa A. Bello, The Medieval Islamic Controversy between Philosophy and Orthodoxy: Ijm and Tawl in the Conflict between alGhazl and Ibn Rushd, Leiden 1989, s. 52-82; Yusuf Ick, Kuran Anlamada Temel Problem: Tevil, Konya 1997, s. 19-60; Salh Abdlfetth el-Hlid, et-Tefsr vet-tevl fil-urn, Amman 1416/1996, s. 21-35; I. Poonawala, Tavl, EI (ng.), X, 390-392. Yusuf evki Yavuz FIKIH. Fkh usulnde tevil, bir szn bir delilden hareketle zhir anlamnn terkedilerek tad dier bir mnaya gre anlalmas, kapal lafzlarn aklanmas mnasnda kullanlmtr. Terim olarak tevil en yaygn tanmlarndan birine gre lafzn bir delil sebebiyle mercuh ihtimale hamledilmesidir. Buna gre tevil ileminde lafzn ilk akla gelen belirgin (zhir) veya dier anlamlarna baskn (rcih) bir anlam bulunmakta, fakat bir delil dolaysyla bu anlam braklarak lafzn muhtemel olmakla birlikte akla hemen gelmeyen veya rcih olmayan dier anlam esas alnmaktadr. Gerek zhir mnann terkedilmesi gerekse umumun tahsisi eklinde gereklesin her tevil bir bakma szn hakiki anlamndan mecaza ekilmesi ilemidir. Bir delil sebebiyle muhtemel anlamlar ierisinde zhir/rcih olan deil mercuh anlama hamledilmi lafz mevvel diye adlandrlmaktadr. Bu tanma gre tevil szn muhtemel anlamlardan birine hamledilmesi olduu iin Gazzlnin bir delilin desteklemesi dolaysyla zhirin dellet ettii anlama galip gelen ihtimal eklindeki (el-Mstaf, I, 387) salt ihtimali tevil sayan tanm baz kelmclar tarafndan eksik bulunmutur (Bedreddin ez-Zerke, III, 438). Bkllnnin, Tevile ak olan lafz zhir lafzdr. Zhir ise hem hakiki anlam hem de mecazi anlam bulunan lafzdr. Byle lafzlar hakikati zere anlalrsa zhir, mecaz ynne gidilirse mevvel olur eklindeki kanaatini nakleden mmlHaremeyn el-Cveyn, yerine gre yaygn mecazi anlamn braklp hakiki anlama gidilmesinin de tevil saylacan syleyip onu eletirir. Cveynye gre dbbe lafznn kmldayan canl olarak anlalmas onun at anlamndaki yaygn mecazi anlamnn terkedilmesi sebebiyle bir tevil olup er lafzlar da byledir. Salt lafznn namaz olan er anlam braklarak dua olan hakiki anlamna hamledilmesi en zayf tevillerden biridir (el-Burhn, I, 280). Tevili zhir anlamn terkine hasreden yukardaki tanm zhir dndaki dier baz lafzlar tevil

dnda tutmas sebebiyle eletirilmitir. Gerek adlandrma gerekse tevile ak olup olmama noktasnda ekoller arasnda baz gr farkllklar varsa da zhir dnda tevile ak olan lafzlar bulunmaktadr. Hanefler haf, mkil ve mcmel gibi kapal lafzlarn kesin bir beyanla aklanmasn, yine mterek lafzn anlamnn kesin bir beyanla tayin edilmesini tefsir, bu lafzlarn zann yolla (rey ve ictihad) aklanmasn tevil olarak isimlendirirler. Haneflerin bu anlay gz nne alndnda biri zhir mnann terkedilmesine, dieri kapal bir lafzn mnasnn belirlenmesine ynelik iki tr tevilden bahsedilebilir. lk tevil tanm kapal lafzlarn tevilini kapsamaz. nk ikinci tr tevil ileminde zhir anlamdan baka bir anlama gidilmesi deil kapal lafzn anlamnn belirlenmesi sz konusudur. Bu adan kapal lafzlara ilikin tevilin temel gerekesi lafzdan kaynaklanm olmaktadr. Btn tevil ilemlerinin bulutuu nokta ise kelimenin etimolojisine uygun biimde lafzn niha anlamnn belirlenmesidir. Ancak tevil konusunda kelmc usulclerin izdii teorik erevenin daha yaygn ve belirleyici olduu sylenebilir. Baz tevil uygulamalarnda zhir anlam terkedilmemekle birlikte baka bir anlamn dikkate alnmasnn da tevil kapsamnda deerlendirildii grlr. Mesel, Krk koyunda bir koyun zekt vardr hadisi (Eb Dvd, Zekt, 5) gereince koyunun aynen verilmesi zhir mnann dikkate alnmas, koyunun kymetinin verilmesi baka bir mnann dikkate alnmas/zhirin tevil edilmesidir. Burada tevilin dayana, fakirin ihtiyacnn karlanmas noktasnda koyunun kendisinin verilmesiyle kymetinin verilmesinin edeer olduu dncesidir. Hanef ekolnde kabul gren bu tevil fi usulcleri tarafndan zorlama tevil eklinde nitelendirilmitir. Tevilin Alan. Naslarn dzenledii alanlar en genel ekliyle usul ve fr diye tasnif edildiinden tevilin imkn ve meruiyeti de bata bu iki alan asndan gndeme gelmektedir. badet ve hukuk meselelerinin incelendii fr konularnda tevilin mmkn ve mer olduu konusunda gr birlii bulunduu sylenebilir. Ancak akaid, usld-diynt ve yaratcnn sfatlarnn yer ald kelm konularnda tevilin cevaz tartlmtr (yk.bk.). Tevilin imknszln savunan grle tevili mmkn gren grler arasndaki ayrln sebepleri iinde Kuranda mnas bilinmeyen bir eyin bulunup bulunamayaca hususundaki tartma da vardr. Kuranda mnas anlalamayan bir ifadenin bulunabileceini mmkn grenler tevili ciz grmezken Kuranda mnas bilinmeyen bir eyin bulunamayacan savunanlar tevili mmkn grmlerdir. te yandan bn Teymiyye, szn in ve ihbar eklinde iki tr olduunu, in ierisinde yer alan emrin tevilinin emredilen eyin yaplmasndan ibaret bulunduunu ve bu adan snnetin de bu anlamda bir tevil saylabileceini syler (el-kll, s. 15). Tevile Elverili Lafzlar. Fr alann dzenleyen naslardan hangilerinin tevile ak olduu konusu, ekollerin lafzlarn yapsna ve delletlerine ilikin anlay ve terminoloji farkllna gre deiiklik gstermektedir. Genelde nas ve zhir biiminde ikili bir tasnifi benimseyen kelmc usulclere gre nas tevil ihtimali tamayan lafzdr ve sadece zhir lafzlar tevile elverilidir. Kelmc usulcler nceki fakihlerin nass ve zhiri birbirinin yerine kullanmalarn da eletirmiler, terimlerin anlamn belirginletirme yoluna gitmilerdir. Mesel mml-Haremeyn el-Cveyn, finin zaman zaman zhir lafzlar nas olarak adlandrdna iaret ederken (el-Burhn, I, 279) Gazzl, finin, nassn tevili kabul eden ve etmeyen eklinde ikiye ayrld yolundaki ifadesine katlmayarak nassn tevil kabul etmeyen lafz olduu grn tercih eder (el-Menl, s. 165). Kelmc usulclerin eserlerinde mevvelin zhirle ayn yerde anlatlmas onlara gre tevile elverili lafzn sadece zhir lafzlar olmas sebebiyledir. Nassn tevil edilemeyecei noktasnda birlemekle beraber uygulamada baz farkllklar bulunduu anlalmaktadr. Nitekim Cveyn zhir sanlarak tevile tbi tutulan birok

lafzn esasnda nas olduunu syler. Zhir lafzn kapsamna ne tr lafzlarn girdiinin belirlenmesi tevilin uygulama alannn netlemesi bakmndan nem arzeder. Zhir kapsamnda genel olarak umum ifade eden lafzlar (m), emir ve nehiy lafzlar, bir eyin yokluunu ifade eden lafzlar yer alr. Buna gre m lafzlarn tahsis edilmesi ve mesel, Allah alm satm hell kld yetinde geen (el-Bakara 2/275) alm satm lafznn umumunun nece, garar, satm zerine satm gibi alm satmlar yasaklayan zel hadisler sebebiyle terkedilmesi bir tevil saylr. Emrin vcb anlamndan nedbe, nehyin tahrim anlamndan kerahete hamledilmesi de birer tevildir. nk her iki durumda da emir ve nehiy lafzlar ilk akla gelen zhir anlamlarna (vcb ve tahrim) deil ikincil (mercuh) anlamlarna hamledilmitir. Ayn ekilde bir iin veya ibadetin yokluunu ifade eden er nefyin yokluk yerine kemalin veya faziletin yokluuna hamledilmesi de bir tevildir. Cveynye gre mefhumun alnmas zhir, alnmamas tevil olduu gibi harf-i cerlerin zhir anlamlarnn terkedilmesi de tevildir. Mesel il harf-i cerri tahdid ve gaye mnasnda zhir olup ceme hamledilmesi durumunda mevvel olur (el-Burhn, I, 280-281). Bunlarn yannda naslar arasnn uzlatrlmas ve mecazlar da tevil kapsamnda deerlendirilmekte, fakat mutlakn mukayyede hamledilmesinin tevil olup olmayaca konusunda farkl yaklamlar bulunmaktadr. Yine bir yetin neshedilmi veya tahsis edilmi olabileceinin sylenmesi de bir tr tevil saylmaktadr. tbnin, Bir tevile gre bakara kssas mensuh, bir tevile gre ise muhkemdir eklindeki ifadesi (el-Muvfat, II, 270) bir yetin mensuh olduunun dile getirilmesinin de bir tr tevil sayldn, daha dorusu nesih iddiasnn gerisinde bir tevil bulunduunu gsterir ki bu durum tevilin temel gerekesi olan uzlatrma veya tercih dncesiyle uyumludur. Bir yet veya hadisin neshedildii iddiasnn tevil saylmas, zerinde icm bulunmad srece bu iddiann en fazla, ne sren asndan bir zann- glib ifade edeceini de gsterir. Ak anlaml lafzlar zhir, nas, mfesser ve muhkem biiminde drtl tasnife tbi tutan fakih usulcler ise (Hanefler) hem zhir lafzlarn hem de nas lafzlarn tevil ihtimali bulunduunu, tevile ak olmayan lafzlarn sadece mfesser lafzlarla muhkem lafzlar olduunu savunurlar. Bu bakmdan farkl ekol mensuplarnn tevil konusundaki ifadeleri deerlendirilirken zellikle zhir ve nas terimlerinin tad farkl anlamlarn, hatta ayn ekol ierisindeki terimleme srecinde grlen farkllamann gz nnde tutulmasnda yarar vardr. Hanef usul literatrnde, mterek lafzn anlamlarndan birinin rey ve ictihad yoluyla belirlenmesinin tevil ve anlamlarndan biri taayyn eden mterek lafzn mevvel diye adlandrld grlr. Bu tevil her ne kadar rey ve ictihad yoluyla gereklemise de sonu itibariyle kelimenin dilde konulmu olduu anlama (vaz) ilikin bir belirleme sz konusudur. Bu belirleme yapldktan sonra zne belirlemeyi yapan deil dilin kendisi olmaktadr. Dolaysyla baz Hanef usulcleri mevvel lafz m, has ve mterek lafz yannda ayr bir lafz (nazm) kategorisi eklinde zikretmilerdir (bk. MEVVEL). Ancak Haneflere gre tevil bundan ibaret deildir ve baka tevil uygulamalar da vardr. Hanefler asndan da tevil edilen her lafz genel anlamda mevveldir. Onlara gre zhir lafzla nas lafzlarnn muhtemel olduklar baka bir anlama hamledilmeleri tevil olarak nitelendirildii gibi haf, mkil ve mcmel gibi kapal lafzlarn ictihad veya haber-i vhid yoluyla akla kavuturulmas da tevil diye nitelendirilmektedir. Btn bu durumlarda yaplan ilemlerin tevil eklinde deerlendirilmesi zann bir delilden hareketle yaplmalar sebebiyledir. Tevil sonuta rey kaynakl olduundan sz konusu lafz fr meselelerinde delil saylmaya devam eder. Ancak tevil edilmi zhir lafzn katiyyt konusunda zayf

kalaca belirtilmektedir (Gazzl, el-Mstaf, I, 87). Tevilin artlar. Yaygn bilinen anlamyla tevilin en temel gerekesi itibar edilmesi gereken, fakat mevcut halleriyle birlikte kullanlmalar mmkn veya yerinde olmayan iki delilin uzlatrlmas yahut birinin tercih edilmesi dncesidir. Bir lafzn zhir anlamnn dnda baka bir anlama ekilebilmesi, bu zhir anlamn alnmasna engel tekil eden veya zhir anlam yannda baka bir anlamn da dikkate alnabileceini gsteren bir delilin varlna baldr. Bu bakmdan tevilin tanmnda szn zhir/rcih mnasndan ayrlmann mutlaka bir delile dayanmas gerektii hususu nemlidir ve birinci temel art budur. nk ilke, szn meline gre deil zhirine gre anlalmasdr. Szn zhirine gre anlalmasn engelleyen bir delilin bulunmas durumunda zhir anlamn braklmas keyf terk ve tahakkm olmaktan kar. Tevili mmkn veya gerekli klan bir delilin bulunmas aslnda tevilin meruiyet gerekesidir. kinci bir art lafzn hamledilecei anlama muhtemel olmas, yani tevilin, dilin yapsna veya kullanm rfne yahut riin detine uygun bulunmasdr. Bu artn belli bir objektiflik niteliine sahip olduu sylenebilir. Dilin yapsn, dil ehlinin veya riin kullanm rfn dikkate almayan bir tevilin geerliliinden sz edilemez. Lafzn, sz edilen bu durum itibariyle muhtemel olmad bir anlama hamledilmesinin keyf bir tasarruf ve kiinin kendi dncesini riin lafzna giydirmesi olaca aktr. Bu bakmdan gnmzde yorum denilerek ortaya atlan baz grlerin tevilin teorik yapsna ne lde uyduu ve meruiyet kriterlerinin neler olduu sorgulanmaya ak grnmektedir. Tevili mmkn veya gerekli klan delilin/karnenin neler olabilecei ve geerlilii konusunda farkl anlaylar vardr. Genel kabule gre bu delil ilgili lafzn dnda bir delil olmal ve ikisiyle ayn anda amel etme imkn bulunmamaldr. Cveynye gre tevilin karnesi icm veya akln gerei yahut bu ikisi anlamnda dier eylerdir. Gazzlye gre tevilin delili bir karne veya bir kyas yahut bu zhirden kuvvetli baka bir zhir de olabilir. Bazlar karneyi akl karne, hal karnesi ve sz karnesi eklinde ksmda deerlendirir. Aklla nassn atmas durumunda nassn tevil edilecei genel bir ilkedir. Ancak burada aklla objektif akl ve burhann kastedildiini, bunun zan ve tahmine dayal akl yrtmeler olmadn unutmamak gerekir. Gazzl, sarhoa hitabn imknszlnn kesin akl delille sabit olduunu syleyerek, Sarho iken namaza yaklamayn yetinin (en-Nis 4/43) tevil edilmesi gerektiini belirtir ve muhtemel iki tevile iaret eder (a.g.e., I, 83-85). ehbeddin el-Karfnin kesin olan akl bir delil varken naslarn zhirlerine tutunulamayaca, bunlarn hccet eklinde kullanlamayaca ve tevile bavurmann taayyn edecei (el-Fur, II, 153), Seyfeddin elmidnin, teklife engel olan delille teklifi ngren yetin arasn uzlatrmak iin birtakm teviller yapmak gerektii biimindeki ifadeleri hep akl delilin tevili gerektirecei hususunu vurgular. Bir konuyu bir ekilde dzenleyen nassn yannda ayn konuyu farkl biimde dzenler grnen baka bir nassn bulunmas durumunda da ikinci nas tevili gerekli klan bir delil saylr. Bu tr tevilin kanlmaz olduunu ve ska uygulandn belirtmek gerekir. Tevilin szel karnesi ise ilgili nassn siyakdr. Kural olarak bir szn asl konulmu olduu anlama dellet etmesi zhir ve rcih bir durumdur. Szn asl anlamna dellet etmedii ynnde bir delilin bulunmas, zhir durumun esas alnaca ynndeki kabuln (zan) karsna baka bir kabul (zan) karmakta ve iki zan arasnda bir atma ortaya kmaktadr. Tevil ilemine giriilebilmesi iin tevili mmkn/gerekli klan delilden elde edilen zannn szn zhir/rcih anlama dellet ettii ynndeki zandan daha gl olmas gerekir. Bu durumda slm hukukunda yerleik olan, iki zandan hangisi daha glyse onunla amel etmenin

gereklilii kural da iletilmi olmaktadr. ki zannn teruz etmesi durumunda daha baskn/gl olan zanla amel edilmesinin doruluunu vurgulayan Bedreddin ez-Zerke bazan farkna varlmadan alkanlk, det ve taassup kaynakl zannn er delil kaynakl zanla kartrlmas ve delil kaynakl zan sanlmas tehlikesine iaret eder (el-Barl-mu, III, 438). bn Berhnn btn sapmalarn gerisinde fsid tevil bulunduu yolundaki ifadesi tevil konusunda titiz ve ihtiyatl davranmann gerekliliine dikkat ekmektedir. Tevilin sz edilen bu delilleri/karneleri yannda bata Hanefler olmak zere usulclerin bir uygulamasndan da bahsetmek gerekir. Hanefler, mezhep kurucularnn grlerine aykr olan yet ve hadislerin nesih veya tahsise hamledilecei, fakat tevil etmenin daha evl olduu grn benimsemilerdir (Kerh, s. 169). Kerhnin kurallatrd ve sonraki usulclerin benimseyip tekrarlad bu anlay sistematik mezhep grnn, aralarnda bir eliki olmas durumunda naslarn tevilini gerektirecek gte bir delil olarak deerlendirildiini gsterir. Ancak burada mezhep grn, herhangi bir ictihad gr yerine mezhepte kabul gren genel bir ilke veya kural olarak anlamak daha dorudur. Bu anlay sadece Haneflere zg deildir, bunu bata Hanbel ve Mlik ekolleri olmak zere bir ekol sistematiine sahip dier ekollerde de grmek mmkndr. Bu durum, fukaha tarafndan tevilin yetler ve hadislerin birbirleriyle atmas durumunda uzlatrma amacyla kullanlmas yannda, mezhep imamlarnn grlerinin naslara aykrlk tamas durumunda da kullanlabildiini gstermektedir. Tevilin bir delilden hareketle olabilecei kural benimsendiinden delile dayal tevilin sahih tevil, gerekte delil olmad halde delil sanlan bir eye dayanlarak yaplan tevilin fsid tevil ve bir delile dayanmadan yaplan ilemin tevil deil oyun olaca ifade edilmektedir (Bedreddin ez-Zerke, III, 437). Ayrca tevilin dayand delilin kuvvet derecesinin de tevilin sahihlii konusunda bir alt lt olarak iletildii grlmekte, delilin kuvvetli olmas durumunda sahih/yakn tevilden, zayf olmas durumunda fsid/zorlama tevilden sz edilmektedir. Ancak delilin kuvvet ve zaaf hususunda bak alarndan kaynaklanan farkl yaklamlar bulunduu iin tevil konusu baz uygulamalarnda sbjektiflikten kurtulamamtr. Tevili mmkn veya gerekli klan delilin ne olduu ve bunun kuvvet derecesinin neye, hangi lte gre belirlendii, daha dorusu byle bir ltn olup olamayaca son derece tartmal bir meseledir. Bu konuda ekollerin delil ve dellet anlaylar ile ekoln genel sistematiinin etkisi bulunduu gibi szn ilgili olduu konunun mahiyetinin ve hkmn konulu amacna ilikin kabuln de etkisi vardr. Tevilin, Tefsir ve ctihaddan Fark. Tevilin yakn anlam ilikisi iinde bulunduu terimler arasnda tefsir ve ictihad bata gelir. zellikle ilk dnemden itibaren tevil ve tefsirin ne olduu ve birbiriyle ilikisi konusunda farkl yaklamlar ve zengin deerlendirmeler ortaya konmutur. Bu deerlendirmeler incelendiinde aralarnda kkl farkllklar bulunduu ve ikisinin e anlaml grlmesinin neredeyse imknsz olduu sylenebilir. Tevil ve tefsir farkn gstermeye ilk girienlerden biri olan Mtrd tefsir iinin sahbeye, tevil iinin fukahaya ait olduuna iaret ettikten sonra tefsirin gerekte bir szden neyin kastedildiinin aklanmasna ynelik bulunduunu ve bu tr aklamann rey kaynakl olarak yaplamayacan belirtir; Hz. Peygamberin, Kuran kim kendi reyi ile tefsir ederse cehennemdeki yerine hazrlansn hadisini (Tirmiz, Tefsrl-urn, 1) bu balamda deerlendirir. Mtrdye gre sahbe, vahyin nzlne ahit olan tek nesil olduu iin gerekte Allahn muradna ilikin aklama yapma (tefsir) yetkisine sahiptir. Tevilin Allaha

nisbeti mmkn olmadndan rey ile tefsir konusundaki tehdit burada sz konusu deildir (Tevltl-urn, I, 3-4). Semnye gre tefsir ak anlamn belirtilmesi, tevil ise anlamn dnp dolap bir noktaya varmas demektir. Ona gre l raybe fh yetinin ayn anlam veren l ekke fh szyle aklanmas tefsirdir. sm Efendi, tefsirle tevilin farkn ifade ederken tefsirin yetin nzl sebebini aratrmak ve kelmn vaz yerini lugat itibariyle beyan etmek; tevilin ise yetlerin esrarn ve kelimelerin estarn inceleyerek yetin muhtemel grld anlamlardan birini tayin etmek olduunu syler (Kmus Tercmesi, evl md.). Tevil ve ictihad fark daha ok Hanef usul literatrnde vurgulanr. Hanef usulclerinden Serahs sahbenin tevilinin sonrakiler asndan bir hccet deeri tamadn, fakat sahbe ictihadnn bundan farkl olduunu syler ve bu farklll tevil ve ictihad faaliyetleri arasndaki farka balar. Ona gre tevil lugatn vecihleri ve kelmn mnalar zerinde dnmekle olur. Bu bakmdan sahbenin bir hadisin muhtemel anlamlarndan birini tayin etmesi hadisin bakalar tarafndan zhiri zere anlalmasna engel oluturmaz. nk sahbe bunu bir teville yapmtr ve onun tevili bakasna hccet tekil etmez. Hkm konusunda ictihad ise er hkmlerin asl olan naslar zerinde dnmekle gerekleir. Tevil hususunda sahbe ile dilin anlamlarn o lde bilenler arasnda hibir fark yoktur. ctihad ise tevilden farkldr ve ictihad etkileyen hric durumlar olabilir. Sahbenin vahyin ini srecini izlemi ve gzlemi olmas onlara ictihad asndan bir stnlk salar (emsleimme es-Serahs, II, 109). Sahbe tevilinin hccet deeri konusunda finin gr de Haneflerinkine benzer. Sahbenin tevilinin deeri konusu, hadisin mna olarak rivayeti hususuna da bir lde yansm ve mna rivayetinin shhatini hadisin tevile elverili lafzlardan olmamas artna balayan grler ileri srlmtr. Usulclerin byk ounluuna gre sahbe tevilleri dahil olmak zere nceki tevillerden farkl bir tevil aray her zaman mmkndr. nk icm ve ihtilfn cereyan ettii alan hkm alandr. Delille istidll veya teville amel ise bu alana girmez. Literatrde sahbenin ictihad ile tevili arasndaki fark vurgulanrken bu tartmada sahbenin tefsirine yer verilmemesi yaps itibariyle tefsirin tevil ve ictihaddan farkl olduunu, tevil ve ictihadn bir deer yargs ifade ederken tefsirin byle bir yapya sahip bulunmadn ima eder. Klasik literatrde tevili en iyi fukahann bilecei ynndeki yaygn kabul onlarn riin maksatlarn daha iyi biliyor olmalaryla gerekelendirilir ve bu anlay, tevilin tpk ictihad gibi bir deer yargs ierdiini ve fukahann ilgi ve faaliyet alanna girdiini gsterir. Tevil ile tefsirin farkn gsteren bir dier rnek, Haneflerin mterek lafzn anlamlarndan birinin tercih edilmesinin kayna konusundaki yaklamlardr. Bu yaklamda tefsir ve tevil ayrmnn dayandrld l, yaplan aklamann hakikatin ak bir ekilde ortaya kmasn salayp salayamaddr. Dorudan beyan sahibinin yapt bir aklama olduu iin tefsirin hakikatin ortaya kmasn salad kabul edilir, fakat yaps gerei rey ve ictihad kaynakl olan tevil iin bir hakikat iddiasnda bulunulamaz.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, evl md.; Tehnev, Kef, I, 376-377, 492-493; Mtrd, Tevltl-urn (nr. Ahmet Vanlolu), stanbul 2005, I, 3-4; Kerh, Risle fil-ul (nr. Zekeriyy Ysuf), Kahire,

ts. (Matbaatl-mm), s. 169; Debs, Tavml-edille (nr. Hall Muhyiddin el-Meys), Beyrut 2007, s. 94-95; mml-Haremeyn el-Cveyn, el-Burhn f ulil-fh (nr. Abdlazm ed-Db), Mansre 1418/1997, I, 277-281, 336-365; Ebl-Usr el-Pezdev, Kenzl-vl (Abdlazz elBuhr, Kefl-esrr iinde, nr. Muhammed el-Mutasm-Billh el-Badd), Beyrut 1417/1997, I, 68-71; II, 49; emsleimme es-Serahs, el-Ul (nr. Ebl-Vef el-Efgn), Beyrut 1414/1993, II, 109; Gazzl, el-Mstaf, [bask yeri ve tarihi yok], (Drl-fikr), I, 83-85, 87, 106, 107, 384-410; a.mlf., el-Menl (nr. M. Hasan Heyto), Dmak 1400/1980, s. 165; Mzer, ul-mal (nr. Ammr et-Tlib), Beyrut 2001, s. 374-415; Seyfeddin el-mid, el-km f ulil-akm (nr. Abdrrezzk Aff), Riyad 1424/2003, III, 64-79; ehbeddin el-Karf, el-Fur (nr. Hall Mansr), Beyrut 1418/1998, II, 153; Tf, eru Mutaarir-Rava (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk), Beyrut 1407/1987, I, 558-579; Takyyddin bn Teymiyye, el-kll fil-mtebih vettevl (nr. Muhammed e-eym ehhte), skenderiye 2002, s. 15; Bedreddin ez-Zerke, elBarl-mu (nr. mer Sleyman el-Ekar), Kveyt 1413/1992, III, 437-453; tb, el-Muvfat, Beyrut, ts. (Drl-marife), II, 270; evkn, rdl-ful (nr. Eb Hafs Sm bnl-Arab elEser), Riyad 1421/2000, II, 753-759; Davut lta, Fkh Usulnde Mtekellimn Ynteminin Dellet Anlay (doktora tezi, 2006), E Sosyal Bilimler Enstits, s. 184-193; Tevl, Mv.F, X, 43-49. H. Yunus Apaydn

TEVLTl-KURN
() Eb Mansr el-Mtrdnin (. 333/944) Kurn- Kerm tefsiri. Kitabn ad yazma nshalarnda ve kaynaklarda Tevlt Ehlis-snne, Tevltl-Mtrdiyye, Tevlt li-Eb Manr el-Mtrd eklinde de gemektedir. Ancak mellif, gerek KitbtTevdinde gerekse bu eserinde Ehl-i snnet terkibini kullanmadna gre bunun yer ald isim doru deildir. Tevltl-urnn Mtrdye nisbeti, eitli kaynaklarn yan sra eser zerine alan Ebl-Mun en-Nesef ve eserden alntlar yapan dier limlerce dorulanmaktadr. Ayrca Kitbt-Tevd ile bu eser arasnda slp, ifade, ileyi ve istidll benzerlii, hatta yer yer aynlii grlmekte, Tevlttaki birok konunun Kitbt-Tevdin muhtevasyla rtmesi de her iki eserin ayn mellife aidiyetini kantlamaktadr. Nitekim Arf sresinin ryetullahla ilgili 143. yetinin tefsiri (VI, 48-58) ok az farkla Kitbt-Tevdde mevcuttur (s. 120-134). Ayrca bahislerin sonunda kullanlan baz cmleler (Vallh alem, ve billhit-tevfk gibi) her iki eserde de bulunmaktadr. Eb Mansr el-Mtrd, Kitbt-Tevd ile Snn kelmnn kurucusu vasfn kazand gibi (DA, XXVIII, 151) Tevltl-urn da onun diryet tefsirinin kurucusu olduunu ortaya koymaktadr. ada saylan bn Cerr et-Taber, Kuran mushaf tertibine gre rivayet yoluyla tefsir ederken kendisi ayn ii diryet yntemiyle gerekletirmitir. Mtrdden nce Ali b. Hamza el-Kis, Yahy b. Ziyd el-Ferr ve Eb Ubeyde Mamer b. Msennnn kaleme aldklar eserler belli kelimelerin szlk anlamlar ve gramer aklamalarn ieriyordu. Mtrdnin eseri ise kitabn banda yer alan tevil-tefsirle ilgili aklamadan anlalaca zere (I, 3-4; kr. a.e., III, 269-273) rivayeti de ihmal etmeyen bir diryet metoduyla yazlmtr. Tevltl-urn, Kitbt-Tevdin aksine mellifin kaleminden kmayp rencilerine yapt takrirlerden olumaktadr (Aleddin es-Semerkand, vr. 1b). Bu durum anlalmas g ifadeler, tekrarlar, bir yetin tefsirinin nceki veya sonraki yetin tefsiri iinde yer almas, benzer takdimtehirlerin ayn yetin iinde bulunmas gibi hususlarda kendini gstermektedir. Kurann tamamn tefsir eden Mtrd genelde nce kendi anlayn zikreder, ardndan umumiyetle isim ve kaynak belirtmeden szyle ilgili rivayetleri aktarr. Mellifin bu hacimli eserde isim vererek grlerini kaydettii limlerin says doksana yaklamaktadr (zde, s. 63-65). Mtrdnin tefsir anlay Kuran Kuranla, sahih hadis ve haberle, dil bilgisi kurallar ve akl istidllle aklamaktan ibarettir. Rivayetleri bazan deerlendirir, bazan olduu gibi zikreder ya da, Bu meselede aslolan udur ... diye balayp konuyla ilgili bak asn ortaya koyar ve ona gre bir sonuca ular. Kaynaklarda yer alan sriliyatla ilgili rivayetleri Mtrd de kaydeder, dinin kesin hkmleriyle badamyorsa bunlar eletirir, deilse irdelenmesinin gerekmediini syleyerek verilmesi istenen mesaj zerinde durur. Mtrd, insan psikolojisine hitap eden ve duyular tesine ait olan Kuran beyanlarnn lafz-vaz mnasnda alnmasn imknsz grr ve mecazi anlamlara ynelmenin zaruretine inanr. Yaplan tebliin hem akl hem gnl tatmin edecek mnasn bulmaya alr. Ancak bu tr yorumlarda kesin ifadeler kullanmayp baka anlam alanlarnn yolunu ak brakr. Tevltl-urnda tefsir ilmine, kelm, fkh ve fkh usulne, bata Mutezile olmak zere slm mezheplerine, ayrca dier

dinler, dnceler ve akmlarn grlerine temas edilir (bk. MTRD [Tefsir lmindeki Yeri]). Hz. Peygamber ve ashabndan, Mtrdden nceki mfessirlerden, kraat ve lugat limlerinden gelen rivayetler ihmal edilmemekle birlikte arlkl olarak diryet yntemiyle telif edilen Tevltl-urn ayn yntemle yazlan tefsirler iin rnek tekil eder. Kitabn nerinin tamamlanmasndan sonra yaplacak mukayeseli almalar eserin etkilerini ortaya koyacaktr. elKef adl tefsiriyle byk etki uyandran Zemahernin Tevlttan faydalandna muhakkak nazaryla baklmaktadr (zde, s. 84-85). Snn ulem arasnda Tevltl-urnn tannmamas sebebiyle diryet tefsirinin kurucusu kabul edilen Fahreddin er-Rz Kitbl-Erbande (I, 277) ve Meftul-aybn be yerinde (V, 163; VI, 200; XIV, 228; XXIV, 244; XXVII, 188) Tevlta atf yapm, Eb Hayyn el-Endels el-Barl-mute (III, 364) eseri zikretmitir. Tevltl-urnn bugne kadar otuz be nshas tesbit edilmitir. Bunlarn yirmi dokuzu stanbulda olup (on alts Sleymaniye Ktphanesinde, dierleri Kprl, Hac Selim Aa, tf Efendi, Nuruosmaniye ve Topkap Saray Mzesi ktphanelerinde kaytl) alts tam, dierleri eksiktir. Kayseri Rid Efendi, Konya Ysuf Aa (ok eksik) ve Tire Necip Paa ktphanelerinde de birer nsha vardr. Ayrca eserin Dmak Zhiriyye ve Kahire Drl-ktbil-Msriyye nshalarndan baka Berlin ve Londrada (sadece l-i mrn sresinin tefsiri) nshalar mevcuttur (Tevltl-urn, neredenin girii, I, 45-54). Muhammed Erolu Tevltn Ftiha ve Bakara srelerinin ilm nerini hazrlam (stanbul 1971; M lhiyat Fakltesi Ktp., Tezler-retim yeleri, nr. 488-489), brhim Avadayn-Seyyid Avadayn, Ftiha ile Bakara sresinin 141. yetine kadar olan blmn nerini gerekletirmi (Kahire 1971), Muhammed Mstef-zrrahman, Ftiha ve Bakara srelerini yaymlamtr (Badat 1983). Eserin Bekir Topalolunun ilm kontrolnde balayan neir almalarnda nce deneme mahiyetinde Ftiha sresi, yetl-krs, Bakara sresinin son iki yeti, Har sresinin son drt yeti ve Fl sresinden itibaren Kurann sonuna kadar on sre Ahmet Vanlolu tarafndan nere hazrlanm (yt ve sver min Tevltil-Kurn), Bekir Topalolu tarafndan tercme edilerek (Tevltl-Kurndan Tercmeler) bir arada yaymlanmtr (stanbul 2003). Eserin Ahmet Vanlolunun yan sra eitli uzmanlarca hazrlanmas esnasnda metnin anlalmasn gletiren rzalarn giderilmesi, metindeki takdim-tehirlerin dzeltilmesi vb. tashihler yaplmtr (stanbul 2005-2011). Bekir Topalolu Tevltn Bakara sresiyle ilgili blmn Trkeye evirmitir (stanbul 2007). te yandan bu neir almalarna baland srada Tevltl-urnn tamam Beyrutta baslmtr (Messesetr-risle-Nirn, 1425/2004). Ftma Ysuf el-Hyem tarafndan yayma hazrlanan bu baskda gerekli nshalara baklmad, eserin erhinden metnin anlalmasna yardmc olacak aklamalarn alnmad ve rzalarn giderilmedii grlmektedir. Mecd Basellmun yapt alma (Drl-ktbil-ilmiyye, Beyrut 2005), metinde yer alan nakillerin kaynaklarnn gsterilmesi bakmndan daha baarl ise de nsha farklar belirtilmemi ve metindeki rzalarn giderilmesi balamnda bir aba harcanmamtr. Mtrdnin talebelerinin talebesi olan Ebl-Mun en-Nesefnin Tevlt okuturken yapt aklamalar talebesi Aleddin es-Semerkand sonradan toplayp dzenlemi ve kendisine nisbet ederek kitap haline getirmitir. Semerkand, mukaddimede Tevltta zlmesi g ibarelerin ve kapal mnalarn bulunduuna ve limlerin ounun bunlara nfuz edemeyeceine dikkat ekmi, usld-dn ve usl-i fkhn yan sra sz syleme sanatlar ve lugat ilmiyle uraanlarn bunlar anlayabileceini kaydetmitir. eru Tevltil-urn (erut-Tevlt) diye adlandrlan eserde

bir taraftan anlalmas g ibareler aklanrken dier taraftan Hanef-Mtrd izgisinde ayrntl bilgiler verilmekte, eserin nshalarnda mevcut hatalarn ve takdim-tehirlerin dzeltilmesine imkn salanmaktadr. Ancak bu erhte Kehf sresinden itibaren aklama bulunmamaktadr. te yandan Tevltta mevcut baz ibarelere erhte temas edilmedii grlmektedir. erhin gnmze kadar dokuz nshas tesbit edilmitir. Bunlarn alts stanbul ktphanelerinde mevcut olup biri asl nshann te biri, ikisi altda biri hacmindedir. Ayrca Mekke, Takent ve Bankiprda birer nshann bulunduu kaydedilmektedir. Takent nshas sadece l-i mrn ile Nis srelerini iermektedir. Bankipr nshas hakknda bilgi edinilememitir. Tevlt zerine erh mahiyetinde yaplan ksm almalardan biri Osmanl limlerinden Llezrye aittir. Llezr, Ftiha sresinin 5. yeti hakkndaki aklamalarla ilgili el-Ytetl-amr adl bir erh yazmtr (Sleymaniye Ktp., Hafd Efendi, nr. 124, 130; bk. Tevltl-urn, neredenin girii, I, 45-56). Baz yksek lisans almalarnda Tevltl-urnn bir ksm sre ve yetlerinin neri gerekletirilmitir. Bunlar arasnda Nis ve Mmtehine sreleriyle l-i mrn sresinin 1-95. yetlerinin tefsiri yer alr (mam Mturd ve Maturidilik, s. 395). Hseyin Uysal Mtrdnin tevil anlay konusunda yksek lisans tezi hazrlamtr (a.g.e., s. 413). Muhammed Mstefzrrahman (An Edition of the First Two Chapters of al-Mtrid: Tawlt Ahl al-Sunna, 1970, University of London), M. Ragp mamolu (mm Eb Mansr el-Mtrd ve Teviltl-Kurndaki Tefsir Metodu, Ankara 1973) ve Talip zde (mam Mturdnin Tefsir Anlay, stanbul 2003) eser zerine doktora almas yapmtr. Tevltl-urnn baz zellikleri ve Mtrdnin mtebih yetlere bakyla ilgili makaleler yaymlanmtr (a.g.e., s. 424-427, 431).

BBLYOGRAFYA

Mtrd, Kitbt-Tevd (nr. Bekir Topalolu-Muhammed Arui), Ankara 1423/2003, s. 120-134; a.mlf., Tevltl-urn (nr. Ahmet Vanlolu), stanbul 2005, I, 3-4; ayrca bk. neredenin girii, I, 45-56; III (nr. Mehmet Boynukaln), stanbul 2005, s. 269-273; IV (nr. Erturul Boynukaln), stanbul 2006, s. 48-58; Aleddin es-Semerkand, erut-Tevlt, Sleymaniye Ktp., Hamidiye, nr. 176; Fahreddin er-Rz, Kitbl-Erban f ulid-dn (nr. Ahmed Hicz es-Sekk), Kahire 1406/1986, I, 277; a.mlf., Meftul-ayb, Tahran, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye), V, 163; VI, 200; XIV, 228; XXIV, 244; XXVII, 188; Eb Hayyn el-Endels, el-Barl-mu, Kahire 1328, III, 364; Kef-unn, I, 335, 336; Brockelmann, GAL, I, 195; Suppl., I, 346; Sezgin, GAS, I, 605; a.e. (Ar.), I/4, s. 40-41; Talip zde, Mturdnin Tefsir Anlay, stanbul 2003, s. 63-65, 84-85; mam Mturd ve Maturidilik (haz. Snmez Kutlu), Ankara 2003, s. 395, 413, 424-427, 431; Bekir Topalolu, Mtrd, DA, XXVIII, 151, 158. Bekir Topalolu

TEVL MUHTELFl-HADS
() bn Kuteybenin (. 276/889) hadisilere ynelik sulamalara cevap verdii eseri. Mkill-ad adyla da bilinen eser, Mutezile gibi kelm frkalaryla baz fakih ve ediplerin hadisilere ynelik eletirilerini cevaplamak amacyla kaleme alnmtr. Eserin giriinde zetlenen bu eletirilerde hadisiler rivayet konusunda titiz davranmamak, rviler hakknda elikili hkmler vermek, uydurma rivayetleri nakledip mslmanlarn mezheplere blnmelerine yol amak, Kuran ve Snnete, akla ve tarih gereklere aykr rivayetleri kabul ederek slma zarar vermek ve din konularda bilgisiz olmakla sulanmaktadr. bn Kuteybe tenkitlere cevap verirken ncelikle bu eletirileri yapanlarn kusurlarn saymakta ve ayn ithamlarn onlar iin de geerli sayldn belirtmektedir. Mutezileden Nazzm, Ebl-Hzeyl el-Allf, Smme b. Eres, Chiz, ehl-i reyden Eb Hanfe ve mmiyyeden Him b. Hakem gibi hadisileri eletiren kiilerin Kuran tefsirinde yaptklar hatalardan, slma uymayan grlerinden ve yanl fetvalarndan rnekler veren bn Kuteybe, bunlardan bazlarnn din kurallara ve ibadetlere riayet etmediini, bazlarnn sahbeye dil uzattn sylemektedir. Mslmanlar arasndaki ihtilflarn farkl rivayetlerden kaynaklandn ileri sren bu kiilerin kendi aralarnda da ihtilfa dtklerini, tevhid, sfatlar, hiret ahvli gibi yalnz vahiyle bilinebilecek konularda bile anlaamadklarn sylemektedir. Hadisilerin rivayetleri tesbit etmek ve sahih olanlarn zayflarndan ayrmak iin gsterdikleri gayrete vurgu yapan bn Kuteybe her insan gibi muhaddislerin de hata edebileceini kaydetmektedir. Ona gre zndklar slm tahrif edip yanl gstermek amacyla birtakm akl d rivayetleri hadislerin arasna sokmulardr. Vizler ve kssaclar halkn dikkatini ekme bahanesiyle mnker, garb ve mevz hadisler rivayet etmilerdir. te yandan hadislere Chiliye devrinden kalma masallar, hurafeler ve hikyeler karmtr. bn Kuteybeye gre bu tr rivayetleri, sahihlerinden ayrp uydurma olduklarn ortaya koymak iin nakleden hadisileri sulamak doru deildir. Eserin byk blm Kurana, Snnete, akla, icma, geree ve tecrbeye aykr, tebih ve tecsim ifade ettii, birbiriyle elitii ileri srlen rivayetlerin yorumuna ayrlmtr. bn Kuteybe bu rivayetlerin tevil ve telifi iin nesih, rvilerden kaynaklanan hatalar, insan akln zorlayan aklamalardan sz etmekte, ayrca iir, lugat, gramer gibi edeb delillerden yararlanmakta, baz rivayetleri savunurken Tevrat ve ncilden delil getirmektedir. Mellif eserinde genellikle itikad konulardaki hadisleri edeb ve savunmac bir slpla ele almtr. Bunlar ou zaman muhteva asndan deerlendirmi, ndiren sened tenkidi yapmtr. Ona gre icm rvilerin dalgnl, hata, ihmal, phe gibi kusurlarla nesih ve tevil gibi ihtimallerden uzak olduu iin hakikatin tesbitinde rivayetlerden daha salkl bir yoldur; bu sebeple icma n planda, senede ikinci planda yer vermitir. bn Kuteybe, hadislere uydurma rivayetlerin kartndan ikyet etmesine ramen bazan uydurma haberlerle istidll etmi, tartmal yntemlere bavurup zorlama yorumlar yapmtr. Mesel Kurana aykr olduu iddia edilen baz rivayetleri aklarken Snnetin Kurana hkmedebileceini, ancak Kurann hadise hkmedemeyeceini, hadislerin de Kuran gibi vahye dayandn, bu sebeple Kuran neshedebileceini ifade etmitir. Akla aykrl ileri srlen

rivayetleri yorumlarken din konularn duyularla gzlemlenen olaylara kyasla aklanamayacan sylemitir. bn Kuteybenin eseri bir yandan takdir grm, bir yandan eletirilmitir. bns-Salha gre mellif baz yorumlarnda isabet etse de bazlarnda yetersiz kalm, bulunabilecek daha gzel ve salam rneklere yer vermemitir. Nevev, bn Kuteybenin ihtilfl hadislerin ounu deerlendirmekten kandn, Syt ise onun hadis yorumlayabilecek kapasiteye sahip bulunmadn belirtmitir. bn Kuteybe ayrca ar saldrgan bir slp kullanmak, bilmedii ve stesinden gelemeyecei konulara girmek, ayrca Mebbihe ve Kerrmiyyenin grlerine meyletmekle de sulanmtr (DA, XXI, 569). Yorumlarndaki baars bir yana Tevl mutelifil-ad, yazld dneme kadar hadise ve hadisilere ne tr eletirilerin yapldn gstermesi ve gnmzdeki hadis tartmalaryla mukayese imkn vermesi bakmndan ayrca nemlidir. bn Kuteybenin kendi zamanna kadar bu eletirilere cevap verilmediini sylemesi eserini daha da deerli klmaktadr. Ondan nce fi zellikle fkh konularyla ilgili rivayetler arasnda grlen ihtilflar ele almt. bn Kuteybenin eseri ise rivayetlere ynelik genel anlamdaki eletirileri cevaplayan, daha ok akdeye ve kelma dair rivayetlerde grlen ihtilflar ele alan bir tr tartma kitabdr. Bu sebeple eserde kar gr savunanlar hakknda sylenenlere ihtiyatla yaklamak gerekir. te yandan bn Kuteybenin eletirdii kiiler arasnda hadisiler tarafndan gvenilir saylan Basra Kads Ubeydullah b. Hasan ile Eb Hanfenin de bulunmas, bu dnemde hadisilerle fukaha ve kelmclar arasndaki gerginliin ileri boyutlara ulatn gstermektedir. Eserdeki en sert eletiriler Mutezileye yneliktir. Bundan dolay finin, hadisleri ihtirassz ve nazikne bir ekilde tartmasna karlk bn Kuteybenin sert bir slp kullanmasn kelm ve hadis ilimlerinin fi dneminde henz bir ekol haline gelmemi olmasyla aklamak yerine (Lecomte, V/1 [1981, s. 26) mihne sonrasnda yaanan gerginliklere balamak daha dorudur. Tevl mutelifil-ad, Muhammed b. Thir b. Muzaffer es-Sincr tarafndan el-Mu min Mutelifil-ad adyla ihtisar edilmitir (Kettn, s. 336). Mkill-adinde eserden yararlanan bn Frek, bn Kuteybeyi zaman zaman eletirmitir. M. Zhid Kevsernin bu esere Refur-reybe an teabbuti bn uteybe adyla yazd baslmam bir reddiyesi vardr (Malt, s. 39). Kevser, bn Kuteybenin Tevrat ve ncilden sahih olduunu syleyerek yapt nakilleri eletirmekte, Eb Hanfeye ynelttii ithamlar reddetmektedir. Eser birok defa yaymlanmtr (nr. Mahmd kr el-ls, Kahire 1323; nr. Mahmd ehbenderzde, Kahire 1326, 1362; nr. Seyyid Ahmed Sakr, Kahire 1378/1958, Beyrut 1393/1973; nr. Muhammed Zhr en-Neccr, Kahire 1386/1966, Beyrut 1393/1973, 1991; Beyrut 1405/1985; Mekke 1406/1986; nr. M. Abdlkdir Ahmed At, Beyrut 1408/1988; nr. M. Muhyiddin Asfar, Beyrut 1989, 1999; nr. M. Nfi Mustafa, Amman 2004; nr. Sad b. Muhammed Sinnr, Kahire 2006; nr. Eb sme Selm b. d, Kahire 2006; Beyrut, ts.; Kahire, ts.). Tevl mutelifil-ad, Grard Lecomte tarafndan Franszcaya (Le trait des divergences du hadit dIbn Qutayba, Dmak 1962) ve Mehmet Hayri Krbaolu tarafndan Trkeye (Hadis Mdafaas, stanbul 1979) tercme edilmitir.

BBLYOGRAFYA

bn Kuteybe, Tevl mutelifil-ad (nr. M. Zhr en-Neccr), Kahire 1386/1966, s. 3-13, 15, 21, 93-94, 138, 147, 155, 195, 199, 206, 208, 213, 229, 261, 282, 291, 314; bn Frek, Mkill-ad (nr. Abdlmut Emn Kalac), Halep 1402/1982, s. 20-21; bns-Salh, Ulml-ad, s. 285; bn Hacer, Lisnl-Mzn, III, 358; Syt, Tedrbr-rv (nr. Abdlvehhb Abdllatf), Medine 1379/1959, s. 387; Kettn, er-Risletl-mstetrafe (zbek), s. 336; M. Zhid Kevser, Malt, Kahire, ts. (Matbaatl-envr), Ahmed Hayrnin mukaddimesi, s. 39; Ayhan Tekine, Hadisleri Anlama Problemi, stanbul 2002, s. 283-292; M. Tayyib Oki, Dmaktaki Fransz Enstitsnn Son slm Neriyat, AFD, XIV (1966), s. 288-289; G. Lecomte, finin htilfl-hadsinden bn Kuteybenin Muhtelifl-hadsine (trc. brahim Kfi Dnmez), slm Medeniyeti, V/1, stanbul 1981, s. 6, 17, 26; Yusuf evki Yavuz, el-htilf fil-lafz, DA, XXI, 569. Hseyin Hansu

TEVL MKLl-KURN
() bn Kuteybenin (. 276/889) Kurn- Kerme ynelik itirazlara cevap verdii eseri. Kitabn ismi kaynaklarda Kitbl-Mkil, Mkiltl-urn, Kitb (Tevl) Mkilil-urn gibi farkl ekillerde yer almaktadr. bn Kuteybe de eserinden bahsederken f Kitbil-Mkil, f Kitbi Tevlil-mkil, kitb/kitbn, el-mellef f mkilil-Kurn gibi ifadeler kullanmtr (Tefsr arbil-urn, s. 39, 41, 42; Tevl mutelifil-ad, s. 63, 159; Edebl-ktib, s. 21). Mellifin Kuran ilimlerine dair yapt ilk alma olan eserde yer alan baz ifadelerden ve atflardan anlald kadaryla bn Kuteybe, Tevl mkilil-urn eserlerinin byk bir ksmn yazdktan sonra gzden geirerek baz ilvelerde bulunmu, Vchl-rt, arblurn ve Tevl mutelifil-ad gibi sonraki eserlerine iaret etmitir. Mellif eserini Kurana tanedenlerin, fitne karmak iin onun mtebihlerine uyanlarn Kuranda eliki, lahn ve nazm bozukluu gibi kusurlar bulunduu yolundaki iddialarna cevap vermek amacyla kaleme aldn belirtmektedir (s. 22-23). Tevl mkilil-urn ksa bir giriten sonra on yedi blme ayrlmaktadr. erdii mecaz, istiare, temsil, kalb, takdim ve tehirler sebebiyle Kurann tercmesinin mmkn olmad grn benimseyen mellif Kuranda kusur ve eliki bulunduunu iddia edenlerin delillerini tartmaktadr. Bu iddiay ileri srenler kraat farkllklarn da bir eliki gibi gstermeye almsa da bn Kuteybe bunlarn iddialarna karlk vermi; yedi harf, kraat farklarnn temel sebepleri, sahbe mushaflar arasndaki baz farkllklar ayrntl biimde ele almtr. Bu arada Kuranda birbiriyle elien yetlerin varl iddiasna da cevap verilmektedir. Kurandaki mtebihi Allahtan bakasnn bilip bilemeyecei hususunun tartld eserde mecaz konusu istiare ve maklb gibi alt blmleriyle birlikte geni yer kaplamaktadr. Kurn- Kermde bunlarla ilgili birok rnek bulunduu ve baz yetler hakknda itirazlar ileri srld iin konu etraflca ilenmitir. Eseri nereden Seyyid Ahmed Sakr kitabn en nemli ksmlarn bu blmlerin tekil ettiini syler. nk bunlar, Chizin kitaplar ile bnl-Mutezzin el-Bedi arasnda skp kalan belgat ilminin eksik yanlarn tamamlamaktadr (Tevl, neredenin girii, s. 82). Ancak mecazdan sonra hemen istiareye geilip tebihe yer verilmemesi bir eksiklik kabul edilebilir (Sellm, Eerl-urn, s. 116). Hazif ve ihtisar, tekrar ve ziyade, kinaye ve tariz, lafzn zhirinin mnasna muhalefeti ve hurf- mukattaa kitapta ele alnan dier konulardr. Srelerdeki mkil lafzlarn tevil ve tefsirini yapan mellif birden fazla anlam ieren kaz, hd, mmet, din, met, hisb gibi krk sekiz Kuran kavramn, keeyyin, eyyne, bel gibi yirmi dokuz edat, kde, tele, helmme gibi alt ekimsiz fiilin anlamn ve dil zelliklerini incelemektedir. Tevl mkilil-urn, mkil lafzlar aklanan otuz sekiz srenin mushaf tertibine gre sralanmamas ve ayn srenin tekrarlanmas gibi (mesel Bakara ve Enm sreleri drder, Nis ve Nahl sreleri er defa) sebeplerden tr eletirilmi, kark bir i dzene sahip olduu ileri srlmtr. Eserin kaynaklar arasnda Yahy b. Ziyd el-Ferrnn Menil-urn yannda Hall b. Ahmed, Sbeveyhi, Ali b. Hamza el-Kis, Mamer b. Msenn, Abdrrezzk esSann, Ahfe el-Evsat ve Eb Ubeyd Ksm b. Sellm gibi birok limin eserleri saylabilir.

Bata Taber olmak zere mfessir ve limler bn Kuteybenin yorumlarn eserlerine alm, bunlar ok defa isim belirtmeden nakletmitir. te yandan bn Frisin bn Kuteybenin eserinden etkilendii, Mucem meysil-lua adl eserinde tek lafzn birok anlama gelmesi konusunda bu etkinin aka grld, fkhl-luga (lengistik) ve Araplarn sz syleme yntemlerine dair eib f fhil-luay telif ederken Tevl mkilil-urndan yararland ifade edilmektedir. Ancak bn Fris bunu aka sylemekten kanm ve alntlarnda ounlukla mehul sgas kullanmtr (Tevl, neredenin girii, s. 83-84). Eb Bekir bnl-Enbrnin Tevl mkililurn eletirmek iin Risle fil-mkil adyla gnmze ulamayan bir eser kaleme ald (Sezgin, VIII, 163) ve bnl-Enbrnin Kitbl-Eddda bn Kuteybeye ynelik baz eletirilerde bulunduu belirtilmektedir (Tevl, neredenin girii, s. 70-74; Sellm, bn uteybe, s. 39). bn Mutarrif el-Kinn, Tevl mkilil-urn ile bn Kuteybenin bu eserini tamamlayc nitelikteki arbl-urnn mushaf tertibine gre dzenleyerek Kitbl-urayn adl eserini meydana getirmitir (Kahire 1355). Seyyid Ahmed Sakr, her iki eseri de bozduu ve kendi eserinde bn Kuteybeye nisbet edilemeyecek ifadelere yer verdii iin bn Mutarrifi sert bir dille tenkit etmitir (Tevl, s. 59, dipnot 1, neredenin girii, s. 84-85). ok sayda yazma nshas bulunan eser ilk defa Kahirede yaymlanm (1935), ilm neri Seyyid Ahmed Sakr (Kahire 1954, 1973, 1981), mer Muhammed Sad Abdlazz (Kahire 1989) ve brhim emseddin (Beyrut 2007) tarafndan gerekletirilmitir. Mustafa Kurt, Tevl mkilil-urn ve arbl-urna dayal olarak Hicri III. Asrdaki Tefsir almalar ve bn Kuteybenin Tefsir Anlay adyla bir doktora tezi (1990, M Sosyal Bilimler Enstits; bn Kuteybe ve Tefsir Anlay adyla baslmtr, stanbul 1996), Floyd MacKay (1991, Ibn Qutaybas Understanding of Quranic Brevity, MacGill University) ve Galip Kolcu (1999, bn Kuteybenin Tevl Mkilil-Kurnda Kurn Savunma Yntemi, A Sosyal Bilimler Enstits) yksek lisans tezi hazrlamtr. Ysuf Rahmnn Ellipsis in the Quran: A Study of Ibn Qutaybas Tawil Mushkil al-Quran balkl bir yazs bulunmaktadr (Literary Structures of Religious Meaning in the Quran, ed. Issa J. Boullata iinde, Surrey 2000, s. 277-291).

BBLYOGRAFYA

bn Kuteybe, Tevl mkilil-urn (nr. Seyyid Ahmed Sakr), Kahire 1393/1973, s. 22-23, 59, dipnot 1; ayrca bk. neredenin girii, tr.yer.; a.mlf., Tefsru arbil-urn (nr. Seyyid Ahmed Sakr), Beyrut 1398/1978, tr.yer.; a.mlf., Tevl mutelifil-ad (nr. Abdlkdir Ahmed At), Beyrut 1408/1988, s. 63, 159; a.mlf., Edebl-ktib (nr. Ali Fr), Beyrut 1408/1988, s. 21; bnnNedm, el-Fihrist (Teceddd), s. 86; Kef-unn, II, 1695; Brockelmann, GAL, I, 122; Suppl., I, 186; Sezgin, GAS, VIII, 162-163; IX, 158; M. Zall Sellm, bn uteybe, Kahire 1980, s. 39; a.mlf., Eerl-urn f teavvrin-nadil-Arab, Kahire, ts. (Drl-marif), s. 116; Ahmed Abdlbk, Min almi ulemil-Arab fil-arni-liil-hicr, Beyrut 1990, s. 139-164; Mustafa Kurt, bn Kuteybe ve Tefsir Anlay, stanbul 1996, s. 95-98, 127-133; G. C. Anawati, Textes arabes anciens dits en Egypte au cours de lanne 1954, 1969 a 1973, MIDEO, II (1955), s. 272-275; XII (1974), s. 122-123.

Abdlhamit Birk

TEVK
() slm devletlerinde hkmdarn karar, bunun yazl belgeleri ve mhr anlamnda resm yazma terimi. Szlkte dmek anlamndaki vak (vuk) kknden treyen tevk (yamur) topraa dmek, tesir ve icra etmek mnasna gelir. Terim olarak menur, pervne, ferman, berat, tura ve mhr anlamnda kullanlr. n sanatnda ilk defa Ssn imparatorlarnn tevkleri zikredilir. Emev halifeleri herkese ak divanlarda kendilerine takdim edilen arzlar (dileke) ktiplerine okutur ve bunlar hakknda verdikleri kararlar tevkt kelimesiyle ifade edilirdi. lk dnemde halifeler tevkleri kendi elleriyle yazarlard. Sonradan bu kararlar grevliler tarafndan baz usullere gre kaleme alnm ve bu ileme tevk alel-ksas denilmitir. Hrnrred, vezirlerin nfuzlarnn artmas zerine bu yetkiyi Cafer b. Yahy el-Bermekye tevdi etmitir. Tevk divan da ayn dnemde ortaya kmtr. Abbsler devrinde vezirler yannda Msr valileri de tevk yetkisine sahipti. Msrda Ftm divannda da dilekelerle uraan bir ktip vard. Bu ile grevli en yksek rtbeli ktibe muvakki denilmekteydi. IV. (X.) yzyln ikinci yarsndan itibaren Trk devletleri hkmdarlar ahs almetlerini kullanmada Abbs halifelerini takip etmitir. Gazneli Mahmudun tevki vallhu hvel-Mahmd, olu ve halefi Muhammedinki tevekkelt alellah idi. Dier Gazneli sultanlarnn da tevkleri mevcuttu (Mcmelt-tevr vel-a, s. 428-429). Meyhen, Byk Seluklularda iki trl tevkin bulunduunu, birinin nian (tura, almet), dierinin ferman iin kullanldn, nian iin olann el-hamdlillh al niamih, hasbiyellah vahdeh gibi Allaha hamdi ieren ibareler tadn, ferman iin olann mektubun maksadn anlatan ksa bir fasldan meydana geldiini syler (Destr- Debr, s. 29). Seluklu Sultan Turul Beyin balangtaki tevki omak eklinde olup bu iaret hnedann paralarnda da grlen Knk boyunun damgasdr. Turul Bey daha sonra itimd alellah ibaresini kullanmtr. Sultan Sencerin almeti altta tura kavsi ve stte dua cmlesi tevekkelt alellah eklindeydi. Seluklu sultanlarna ait tevklerin ksa birer dua biiminde oluu slm gelenee uymalaryla aklanmaktadr (dier Seluklu sultanlarnn tevkleri iin bk. Mcmelt-tevr vel-a, s. 429-430). Byk Seluklular dneminde ikt tevcihi sultann emir ve tevki olmadan yaplamyordu. Seluklularn dier kollarnda da tevk grlr. Tevk gelenei Seluklularn ardndan dier hnedanlara da gemitir. Hrizmah Muhammed b. Teki bir ara evraka tevk yazmaya vakit bulamam ve itimd alellah vahdeh eklindeki tevkini basmak zere kz Han Sultan grevlendirmiti. Nesev, Celleddin Hrizmah iin ssl bir tevk (tur-yi tevk) hazrlam, ancak sultan babasnn tevkini kullanmtr. Tevk ve almetin birbirinden farkl terimlere iaret ettii de ileri srlmtr. Tevkin balangta hkmdarn belge zerindeki imzas olduu, bundan dolay hkmdarn kendi eliyle yazd almetten ayrld kabul edilmektedir (A, XII/1, s. 217). Dier yandan Trk hnedanlarnda turann nc bir ilevi vard; tura genelde kabileye has bir iaret yerine almet olarak kullanlmtr. Byk Seluklularda grld gibi Hrizmahlara ait baz belgelerde tevk ayn zamanda mhr anlamna da

gelmektedir. Nitekim Sultan Sencerin bir fermannda, Bizim emir (ferman) ve mhrmz (tevk) olmadan hi kimseye bir tek buday tanesi ve altn dinar verilmesin denilmektedir (Mntecebddin Bed, s. 68-69). Bu ekliyle Trkmen hnedanlar ve XVII. yzyldan itibaren Safev belgelerinde de hkmdarn mhr mnasn tamaktadr. Anadolu Seluklularnda tevke dair ilk olaya II. Sleyman ah devrinde (1196-1204) rastlanr. Tevklere bir sefere klaca zaman askerlerin toplanmas istendiinde, eman verildiinde, tutuklular serbest brakldnda, bir greve tayin beratnda ve mezlim mahkemesi karar gibi fermanlarda tesadf edilmektedir. Buna gre tevk Anadolu Seluklularnda ferman ve menurlarda kullanlmaktayd. Anadolu Seluklu sultanlarnn tevklerinde el-minnet lillh, el-mlk lillh gibi ibareler yer alyordu. Bu tevkleri ketebe-yi dergh ve mnler yazard. Divan kararlarna vezirler tevk koyard. Memlkler idaresinde tevk alel-ksas usul devam ettirilmi, ilk zamanlar bu grev ktib-i derc (ktib-i dest) ad verilen grevliler tarafndan yrtlmtr. Daha sonra sr ktibi denilen Dvn- n reisinin balca grevleri arasnda saylmtr. Sultanlar bu grevliyi zaman zaman denetlerdi. Memlkler devrinde sultanlarn ikt menurlarna imza yerine gemek zere yazlan almetlere de tevk ad verilmekteydi. Bu tevkler mal divanlarn en yksei olan Dvnn-nazarda saklanrd. Memlkler dneminde tevk daha ok tayin menuru anlamnda kullanlmtr (bn Fazlullah el-mer, bk. ndeks; Kalkaend, bk. ndeks). Osmanl Devletinde hkmdara ait fermanlar nianc ve tevk denilen grevliler tarafndan hazrlanrd (bk. NANCI).

BBLYOGRAFYA

Mcmelt-tevr vel-a (nr. Muhammed Ramazn), Tahran 1318 h., s. 428-430; Mntecebddin Bed, Atebetl-ketebe (nr. Muhammed Kazvn-Abbas kbl), Tahran 1329 h., s. 68-69; Muhammed b. Abdlhli el-Meyhen, Destr- Debr (nr. Adnan Sadk Erzi), Ankara 1962, s. 29; Muhammed b. Ahmed en-Nesev, Sret-i Celleddn-i Mingburn (trc. Anonim, nr. Mcteb Mnov), Tahran 1344 h./1965, s. 32, 62, 72, 215; Bndr, Zbdetn-Nusra (Burslan), s. 91, 130, 150, 155-156; bn Fazlullah el-mer, et-Tarf bil-mualai-erf (nr. Semr edDrb), Kerek 1413/1992, tr.yer.; Esterbd, Bezm Rezm (nr. Kilisli Muallim Rifat), stanbul 1928, s. 281; Kalkaend, ubul-a, bk. ndeks; Uzunarl, Medhal, tr.yer.; a.mlf., MerkezBahriye, s. 214-227; brahim Kafesolu, Harezmahlar Devleti Tarihi, Ankara 1956, s. 211, 219; Osman Turan, Trkiye Seluklular Hakknda Resm Vesikalar, Ankara 1958, s. 24-25, 28, 179; H. Busse, Chalif und Grossknig: Die Buyiden im Iraq (945-1055), Beirut 1969, s. 305-309; M. Fuad Kprl, Bizans Messeselerinin Osmanl Messeselerine Tesiri (nr. Orhan F. Kprl), stanbul 1981, s. 61, 198; Mehmet Ayka, Abbsi Devletinin lk Dnem dar Tekiltnda Dvnlar: 132232/750-847, Ankara 1997, s. 45-46; Corc Zeydn, slm Uygarl Tarihi (trc. Nejdet Gk), stanbul 2004, I, 320-324; Nc Marf, et-Tevtd-tedrsiyye, Mecelletl-Klliyyetil-edeb, VI, Badad 1963, s. 5-52; Nejat Gyn, Tevk, A, XII/1, s. 217-219; F. Babinger-[C. E. Bosworth], Taw, EI (ng.), X, 392-393. Erdoan Meril

TEVK
() Alt eit yazdan biri. Szlkte almet, nian, tura, padiah turasn tayan ferman anlamna gelen tevk hat sanatnda sultanlara ait belgelerde kullanlan yaz eidinin addr. Aklm- sittenin ana slplarndan saylan tevk kalemi ktip ve air Ysuf Lakve tarafndan sls yazdan gelitirilmitir. Abbs Halifesi Memnun vezirlerinden Fazl b. Sehl (. 202/818) ok beendii bu yazya er-riys adn vermi, divandan kan ferman ve mektuplarn bu yazyla yazlmasn emretmitir. Daha sonra kalemttevkt denilen bu yaznn kalem az eni sls kalemi kadardr. Harflerinin yars dz, yars yuvarlak hatlardan oluur. Sls yazya gre boylar, anaklar ve kpleri daha kktr. Sls elifinin boyu kaleminin noktasyla yedi noktaya yaklarken tevkin elifi be noktadr. Bitimeyen harfleri de birbirine yaklaarak, ilierek bitiir. Tevk yazda harflerin kaide ve biimleri sls kalemine uymakla beraber aralarnda baz farklar vardr. Slse nisbetle tevkde harfler daha yuvarlaktr. Yaz satr izgisinde yaz bitimine doru ykselir. Ortada yazlan ayn, f, kf ve mm harflerinin dm genelde ak olup bazan silinir. Tevkde kullanlan r-y mukavvara (bitiminde yukarya doru ykselen r harfi), er-rl-betra (bitii ok ksa), vvl-mukavvara (kf gibi yukarya doru kavisli vv) el-vvl-betra ve aynl-betra (kp ksa) sls yazda pek kullanlmaz (Kalkaend, III, 100). IV. (X.) yzyln balarna kadar devam eden, el-hattul-mevzn diye adlandrlan dnemde tevk yaz Dvn- nda ok kullanlmas sebebiyle ilenip gelitirilmitir. Ayrca tevkden onun kurallarna uyan rik yaz (hatt- icze) karlmtr. Hat sanatnda el-hattul-mensb ad verilen dnemi balatan bn Mukle ve kardei Eb Abdullah Hasan yaz eitlerinde bir ayklama ve snflandrma yaparak ana slplar belli llere ve kurallara balamlardr. bn Mukle zellikle tevk yaznn estetik deer kazanmasnda byk aba harcamtr. bnl-Bevvb aklm- sittenin belirlenmesinde yeni bir r am, bnl-Hzin diye bilinen Ebl-Fazl Ahmed b. Muhammed edDnever tevk yaznn klasik llerini ortaya koymutur. Seluklu divanlarnda ve Osmanllarda Ftih Sultan Mehmed devrinde divan yaznn belirip gelimesine kadar tevk yaz kullanlmtr. Osmanl hat ekolnde mushafn sre balar, yet says ve nzil olduu yeri belirten ksmlarda ve hat albmlerinde tevk yaz snrl olarak yer almtr.

BBLYOGRAFYA

Kalkaend, ubul-a, III, 100; Abdurrahman b. Ysuf bns-Syi, Tufet lil-elbb f natil-a vel-kitb (nr. Hill Nc), Tunus 1967, s. 42; Mstakimzde, Tuhfe, s. 611-612; Mahmud Bedreddin Yazr, Medeniyet leminde Yaz ve slm Medeniyetinde Kalem Gzeli (haz. Uur Derman), Ankara 1972, I, 95; Nihad M. etin,

slm Hat Sanatnn Douu ve Gelimesi (Ykut Devrinin Sonuna Kadar), slm Kltr Mirsnda Hat Sanat (haz. M. Uur Derman), stanbul 1992, s. 22; Mbahat S. Ktkolu, Osmanl Belgelerinin Dili (Diplomatik), stanbul 1994, s. 58-59. Muhittin Serin

TEVLD
() stihd asrndan sonra ortaya kan kelimeler, yeni kelime tretimi ve mevcut kelimelere yeni anlam ykleme mnasnda filoloji, baka bir airin kelime, sz ve temasn farkl ekilde kullanma anlamnda belgat terimi. Szlkte dourmak anlamndaki vild (vildet) kknden treyen tevld dourtmak, bir eyden baka bir ey meydana getirmek mnasna gelir. Arap edebiyat ile Arap filolojisinde tevld yabanc unsurlarn Arap toplumuna girip onlarla birlikte yaamasn, mvelled ise bu snftan kiileri ifade etmek iin kullanlyordu. Daha sonra tevld, istihd asr Araplar arasnda yaygn olmayan yeni tabir ve kelimelerin Arapada yer almasn, mvelled yeni tabir ve kelimeleri belirtmeye balamtr. Tevld ve mvelledi bu anlamda kullanan ilk Arap dilcileri Eb Amr b. Al (. 154/771) ve Ynus b. Habbdir (. 182/798) (Hilm Hall, s. 157). I. (VII.) yzyln sonu ile II. (VIII.) yzyln banda mvelled ile e anlaml kullanlan dier bir kelime muhdestir (a.g.e., s. 159). Mvelled, dahl, muarreb, acem kelimeleriyle ayn ve daha dar anlamda Arapaya yabanc dilden giren kelimeleri de ifade ediyordu. Gnmz Arap filolojisinde bu sonuncu olgu eliktirzul-lugav bal altnda ele alnmaktadr (a.g.e., s. 73). Tevld ve mvelled zaman zaman her eit dil yanln ifade eden lahn kavramyla kartrlmtr. Mesel Saleb kelimede meydana gelen her trl deiimi mvelled eklinde nitelemitir (Syt, I, 310). ada dil bilimcilerden brhim Ens, Arap dili geleneindeki bu deerlendirme ve dellet biimini, slmla deien kelimelerin dierlerinden ayr tutularak mvelled saylmamasn eletirmektedir (Hilm Hall, s. 175, 176). slm terminolojide yerlemi kelimeler dnda kalan yeni kelimelerin bir tr bozulma diye grlmesi yaygn bir kabuldr. Muhammed b. Ahmed el-Ezher ile smil b. Hammd el-Cevhernin eserlerinde olduu gibi pek ok szlkte mvelled kelimelere yer verilmemi, eer yer verilmise bu kelimeler ya kusurlu saylm ya da nceki dnemde bulunmalarndan dolay alndklar belirtilmitir (Mevhb b. Ahmed el-Cevlk, s. 14). Bu ereveye giren bir kelime Arapann kalplarna uyum salamsa Arapa kabul edilmitir (Bakalla, s. 73). Syt bu dorultuda mvelled kelimelerin szlk ve gramer alannda delil olarak kullanlamayacan sylemitir (el-Mzhir, I, 304). Mvelled kelimeler konusundaki bu olumsuz yaklam Frzbd ile almtr. Frzbd, el-mslmute bu tr kelimelere ve bilimsel terimlere, zellikle fkh ve aruz terimlerine geni biimde yer vermitir (Hilm Hall, s. 178). Yaklak 150lere (767) kadarki devreyi kapsayan ihticc devrinden sonra yaam mvelled/muhdes ediplerin iirleri sz konusu dneme ait kelimeler gibi szlk ve gramerde referans deeri tamaz (bk. MVELLEDN). Arap dil bilimi almalarnda tevld bugn daha ok Bat dil bilimi almalarndaki neolojizm karlnda kullanlmaktadr (Vardar, s. 223). Batda neolojizm olgusu yeni kelimeler tretme ve mevcut kelimelere yeni anlamlar ykleme biiminde iki grupta deerlendirilmektedir (Darmesteter, s. 31-32). Arap filolojisinde lafz ve mna itikak eklinde ikiye ayrlan tretme yollar gnmzde pek ok Arap dilcisine gre bu tasnife uymakta, buna bal olarak Arapann btn geliim yollarn karlamak zere isrl-luga ve tenmiyetl-luga (dilin zenginletirilmesi ve gelitirilmesi) gibi terkiplerle birlikte tevld terimi de kullanlmaktadr. Tevld daha zel bir tretmeyi ifade eden ettevld bit-terceme ve belli ihtiyalar karlamaya ynelik olmad halde baz yazarlarn veya

konumaclarn dilde yenilik yapma hevesiyle kelime uydurmalarn anlatan et-tevldl-maraz gibi tabirler iinde de kullanlmaktadr (Hilm Hall, s. 182, 651). Belgatta Tevld. Belgatn bed dalnda hem lafz hem mna sanatlaryla ilgili olan tevld, kelimenin bir eyden baka bir ey retip meydana karmak anlamndan doup terim haline gelmitir. Yaygn anlamyla tevld, bir airin baka aire ait lafz veya mnay alp kendi iirinde ayr bir anlam ve temada kullanmas, bir anlam ve tema halinde ortaya koymasdr. Serika, intihal, tazmin, iktibas, nakil gibi trlerle de ilgisi bulunan tevldi nakil bal altnda ele alan ve airin bakasna ait belli temadaki kelimeyi iirinde farkl temaya naklederek kullanmas biiminde ilk tanmlayan kii Eb Ali el-Htimdir (. 388/998). Eb Hill el-Asker konuyu ilk defa, bakasnn gzel bir konumdaki ifadesini latife yollu irkin, irkin bir szn gzel yoruma dntrerek sunmak anlamnda telattuf adyla ele almtr (Kitb-nateyn, s. 482). bn Re ise bunu telattuf ve tevld diye anarak airin bakasna ait bir mnadan yeni bir mna retmesi veya ona ziyadede bulunmas biiminde tanmlamtr (el-Umde, I, 233). bn Mnkz, telattuf balyla ele ald tevldi bakasnn szyle kendi szn birletirerek onlardan nc bir sz retmek eklinde tarif etmi (el-Bed, s. 284), ayrca bakasnn anlamn farkl muhtevada kullanmak diye tanmlad nakil bal altnda (a.g.e., s. 205-212) yine bakasnn uzun, ksa, fasih ve fasih olmayan szlerini uzunu ksaya ve aksine, fasihi fasihe, fasihi fasih olmayana ve aksine evirmek eklinde ayr balklar altnda kaydettii nakil eitleri iinde de birok rnek vermitir (a.g.e., s. 183-193). bn Ebl-sba tevldi lafz ve mnaya ynelik olarak iki kategoride incelemi, Safiyyddin el-Hill, bn Hicce, bn Masm ve Abdlgan en-Nablus gibi mellifler de konuya bu balamda yaklamtr. Hatb el-Kazvn tevldi haf bir serika tr saym, onun TellMiftna erh yazan belgatlar da kendisine uymutur. Lafz tevldi bir tr serika ve intihal saylarak eletirilirken mna tevldi gzel ve bed kabul edilmitir. Lafz ve mna tevldine rnek olarak slm kahramanlarndan Musab b. Zbeyr atnn bir yanna udde (savaa hazrlk) damgasn, muhalifi Hacccn eline geen atn dier yanna Haccc lilfirr (kamaya hazrlk) damgasn vurmu, bylece vg konumundaki sz yergi konumuna aktarlmtr. iirden rnek balamnda mrulkays b. Hucrun / ( Bazan erkenden ava karm, kular henz tneklerindeyken, yaban hayvanlarnn kemendi olan mheykel bir atla) beytine nazre olarak yazlan / ( O dilberin yle bir cemali vardr ki deta gzleri kamatran kementtir. Akm o prhay cemal iinde dner dolar) beyti verilebilir. lk beyitte kaydl-evbid (vahilerin kemendi) ifadesi av temas balamndayken ikinci beyitte kaydn-nevzr (bakan gzlerin kemendi) eklinde nesib/gazel temasna dntrlm ve son beyit bu iki ifadeye dayanlarak retilmitir. Bakasnn mna ve temasn onun lafzlarn kullanmadan farkl mna ve temaya aktarmak ve bu ikisinden nc bir sz retmek biiminde tanmlanan mna tevldine rnek olarak Kutmnin, Aceleci olmayan muradna erer/Acele eden eceline gider anlamndaki beytiyle bundan esinlenen Slim b. Vbisann, Yapacan ileri orta bir seyirle bitir/Nitekim ahlk altrma dneminden sonra oluur beyti gsterilebilir. Burada ilk beytin muhtevas ikincinin ilk msranda zetlenmi, bu ikisinden son msran ierii retilmitir.

BBLYOGRAFYA

Eb Hill el-Asker, Kitb-nateyn (nr. Mfd M. Kumeyha), Beyrut 1404/1984, s. 482-485; bn Rei el-Kayrevn, el-Umde (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Kahire 1353/1934, I, 233-235; Mevhb b. Ahmed el-Cevlk, el-Muarreb (nr. Ahmed M. kir), Kahire 1969, s. 14; bn Mnkz, el-Bed f nadi-ir (nr. Ahmed Ahmed el-Bedev-Hmid Abdlmecd), Kahire 1380/1960, s. 183-193, 205-212, 284-285; bn Ebl-sba, Tarrt-Tabr (nr. Hifn M. eref), Kahire 1983, s. 494-498; a.mlf., Bedul-urn (nr. Hifn M. eref), Kahire 1377/1957, s. 207-211; Safiyyddin el-Hill, erul-Kfiyetil-bediyye (nr. Nesb Nev), Dmak 1403/1983, s. 215-218; bn Hicce, iznetl-edeb (nr. Selheddin el-Hevvr), Sayda 1426/2006, II, 261-263; Syt, elMzhir, Kahire, ts. (Dru ihyil-ktbil-Arabiyye), I, 304, 310; Abdlkdir el-Badd, iznetl-edeb (Bulak), I, 21; bn Masm, Envrr-reb f envil-bed (nr. kir Hd kr), Necef 1388/1968, V, 323 vd.; A. Darmesteter, La vie des mots, Paris 1932, s. 31-32; Hilm Hall, el-Mvelled fil-Arabiyye, Kahire 1954, tr.yer.; M. H. Bakalla, Arabic Culture Through its Language and Literature, London-Boston 1984, s. 73; M. Hamse Abdllatf, Luat-ir: Dirse fi-arreti-iriyye, Kahire 1416/1996, s. 38-39; brhim b. Murd, Tevldl-mualaililmiyyil-Arabiyyil-ad el-ay vel-ikliyyt, el-Luatl-Arabiyye ve teaddiyytlarnil-d vel-irn, Tunus 1996, s. 35-58; Ahmed Matlb, Muceml-mualatil-belyye ve teavvrh, Beyrut 1996, s. 440-442; Berke Vardar, Aklamal Dilbilim Terimleri Szl, stanbul 2002, s. 223; Soner Gndzz, Arapada Kelime Tretimi: Kavramlar-Kuramlar-Kurumlar, Samsun 2005, tr.yer.; a.mlf., Arapann Potansiyeli: Arapada Kelime Tretim Yollarna likin Bir nceleme, Marife, IV/2, Konya 2004, s. 177-196; Selhaddin ez-Zabelv, el-ti, etTrl-Arab, III/9, Dmak 1982, s. 37-61; Mehmet Yavuz, Yabanc Kelimenin Arapada Kullanl veya Tannmasndaki ller, Nsha, I/2, Ankara 2001, s. 71-79. Soner Gndzz

TEVLD
() Kulun irad fiillerinin ilh bir tesir olmadan birbirini meydana getirdii esasna dayanan Mutezileye ait teori. Szlkte dourmak anlamndaki vild (vildet) kknden treyen tevld meydana getirmek, bir eyi baka bir eyden elde etmek mnasna gelir. Terim olarak kulun, ihtiyar fiillerini Allahn mdahalesi olmadan tabiattaki ileyi erevesinde meydana getirmesi eklinde tanmlanr. Bu yolla bir fiilin meydana gelmesine veya bir neticenin domasna tevelld denilir. Tevld Ehl-i snnet ile Mutezile arasndaki tartmal konulardan biri olan kaderle ilgilidir. Kiiler, kendi istek ve iradeleriyle gerekletirdikleri eylemlerin sonularndan hem dnyada hem hirette sorumlu tutulacaktr. slm mezheplerinin tamam Cenb- Hakkn btn nesne ve olaylaryla kinat yaratp ynettiini kabul eder. nsanlarn ihtiyar fiilleri de tabiattaki hadiselerin bir ksmn tekil eder. Ehl-i snnet kelmclar konuyu ilh ilim, kudret, irade ve yaratma sfatlarnn yetkinlii asndan ele alarak kullara ait fiillerin teekklnde ilh bir tesirin sz konusu olduunu sylemi, Mutezile kelmclar ise kulun sorumluluuna felsef bir zemin hazrlamak amacyla byle bir etkinin bulunmadn ileri srmtr. Onlarn bu kanaatlerini delillendirirken kullandklar kantlardan biri tevld teorisidir. Fiilleri dorudan (mbir) veya dolayl (mtevellid) olmak zere ikiye ayran Mutezileye gre dorudan fiil insann kudret alan iinde bulunup onun tarafndan balatlan, mtevellid fiil ise bir veya daha fazla vasta ile gerekletirilen eylemi ifade eder (Kd Abdlcebbr, el-Mun, IX, 3738; Ear, II, 402-409). Bir kimse tarafndan atlan ve baka birine isabet ederek lmne yol aan ta rneinde tan atlmas iradeli bir filden meydana gelmesi bakmndan vastasz fiil, tan hedefe ulamas ve ortaya kan lm vastaya bal fiildir. Bu durumda tan hareket edip sonu dourmas tevld, bu fiilin sonucu mtevelliddir. Kelm terminolojisinde fiilin sebebe bal olarak dourduu sonulara efl-i mvellede (mtevellidt) ad verilir. Mutezile kelmclarnn bir ksm tevld teorisini ilh fiillere uygulamtr. Bunlar, Allahn ol emriyle bir eyi dorudan yaratmas gibi o eyi sebepler araclyla da yaratabileceini sylemi, bitkilerin tozlamas olaynda rzgrn aracln buna rnek gstermitir (Kd Abdlcebbr, el-Mu, s. 396; Ear, II, 414). lk defa Bir b. Mutemir tarafndan ortaya atld sylenen tevelld (tevld) kavram (ehristn, I, 64), Hseyin b. Muhammed en-Neccr ve Ebl-Hseyin Muhammed b. Mslim es-Slih dnda btn Mutezile kelmclarnca benimsenmitir. Kiinin kendi iradesi dorultusunda meydana gelen fiillerin sonular ynnden fillerine nisbeti ve insan iradesinin mtevellid (edilgen, pasif) olamayaca konusunda ittifak eden Mutezile kelmclar tevelldn tanm, fili, hangi fiilleri kapsad vb. hususlarda farkl grler ortaya koymutur. Onlarn mtevellidin fili konusunda ileri srdkleri grleri ylece zetlemek mmkndr. a) Bir b. Mutemir, Hafs el-Ferd, Ebl-Hzeyl el-Allf, Hayyt, Eb Ali el-Cbb ve Eb Him el-Cbb ile Kd Abdlcebbrn da iinde bulunduu ounlua gre mtevellid fiillerin fili bu fiilleri balatan kiidir, dolaysyla dnyev ve uhrev sorumluluk ona aittir (Hayyt, s. 60-61; Ear, II, 402). Ebl-Hzeyl el-Allf tevelld sonucu

oluan sorumluluu, filin gerekletirdii fiilin meydana geli biimini ve douraca sonular bilme artna balamtr. Bu konuda irade sfatna dikkat eken Hafs el-Ferd filin iradesi neticesinde meydana gelen her fiilin ona ait olduunu sylemitir. Eb Ali ve olu Eb Him elCbb insann g yetirdii fiillerle kalbin fiilleri diye nitelenen fikir, irade, itikad, pimanlk ve bunlarn ztlarnn herhangi bir vastayla teekkl etmediini belirtmitir (Kd Abdlcebbr, elMun, IX, 13). Engeller ortadan kalktnda dorudan meydana gelen veya dolayl biimde gerekleen fiiller arasnda fark gzetmeyen Kd Abdlcebbra gre insann seme zgrl bulunan her fiil ona aittir ve bu fiilinden sorumlu tutulacaktr (a.g.e., IX, 37-38, 75). Dolayl fiillerde sorumluluk filin niyetine baldr; onun tarafndan kastedilmeyen bir fiil mtevellid diye adlandrlmakla birlikte o bundan dolay sorumlu deildir (erul-Ulil-amse, s. 393). b) Nazzma gre tevelld yoluyla meydana gelen fiiller eyay yaratmasnn bir gerei olarak Allaha aittir (Ear, II, 405). Bu da bir kimse tarafndan frlatlan ta Allah Telnn yneltildii istikamete doru gitme tabiatna brndrmesi anlamna gelir. c) Muammer b. Abbda gre hareket, skn, renk, tat, koku, scaklk, soukluk, kuruluk ve yalk gibi cisimlerde tevelld yoluyla meydana gelen zellikler hull ettikleri cismin tabii fiilidir. Araz trnden saylan bu fiiller zerinde Allahn kudreti yoktur; araz nitelii tamayan diriltme, ldrme ve renk verme fiilleri ise Allaha aittir. d) Drr b. Amra gre dvme sonucunda acnn meydana gelmesi ve atlan tan frlamas gibi dolayl fiiller hem Allaha hem insana aittir (a.g.e., II, 407-408). e) nsann irade d fiilinin bulunmadn syleyen Smme b. Erese gre bilgi edinme ve akl yrtme dahil btn fiiller mecaz yoluyla insana nisbet edilebilir (Kd Abdlcebbr, el-Mun, IX, 11; sferyn, s. 81). lye fiil isnat etmek mmkn olmad gibi insana da fil denemez. Fiilin kt bir sonu dourmas ihtimalinden dolay Allaha izfesi de muhaldir. Smme, bu dncesinden dolay gerek Ehl-i snnet gerek Mutezile kelmclar tarafndan iddetle eletirilmitir (Badd, el-Far, s. 103). Ehl-i snnet kelmclar tevelld, cansz varlklara fiil gerekletirme kudreti vermeye ve lemin ileyiinde sebep-sonu arasnda zorunlu bir ilikinin bulunduunu kabul etmeye yol atndan eletirmilerdir. Onlara gre Mutezile kelmclar, salam bir dzene sahip olan lemin cansz bir filden meydana gelmesini mmkn grerek dnemin materyalistleriyle ayn safta yer almtr (bn Frek, s. 133-134). Ehl-i snnet, Mutezilenin zerinde durduu fiillerin dorudan Allah tarafndan yaratldn kabul etmektedir; nk hdis kudret ancak kendi alan iinde etkili olabilir, bunun dndaki btn etkiler Allaha aittir (Bklln, s. 339; Cveyn, s. 206). Mtevellid fiille bu fiilin meydana geli sebebi arasnda zorunlu bir ilikinin varln kabul etmek Earlere ait lem anlaynn nemli unsurlarndan imkn prensibini yok saymak, mcize ve keramet gibi konular inkr etmek demektir. Bu ilikide Allah fil ile teekkl eden fiil (msebbeb) arasna girebilir. Mesel ok atma fiilinde kii okun gitmesini murat edip onu frlatt halde Cenb- Hak oku lm gerekletirmeyecek ekilde hedefine ulamadan durdurabilir; hatta ok hedefe isabet etse bile lm fiilini gerekletirmeyebilir (Badd, Uld-dn, s. 138). Mutezilenin tevelld dedii bu iliki, kulun sebebe bavurmasnn hemen ardndan Allahn bu konudaki ileyi kanununu yaratmasndan ibarettir. Bu durumda meydana gelen sonu kula nisbet edilir ve bundan sorumlu tutulur (Nesef, II, 680-685). bn Hazm ise Mutezileyi destekler nitelikte cansz varlklardan tevelld yoluyla fiilin meydana geldiine dair, Kuranda geen atein yzleri yalamas (el-Mminn 23/104), cehennemde suyun yzleri halamas (el-Kehf 18/29) gibi anlatmlar rnek gsterip bu tr fiillerin zuhur bakmndan kendisinden zuhur ettikleri varla, yaratma bakmndan Allaha ait olduunu syler (el-

Fal, V, 59-60). Mutezilenin tevld teorisi, Aristocu illiyet teorisinden ya da dnemin inkrc akmlarnn tabiat anlayndan ziyade modern dnemde ortaya kan vesileci (occasionnaliste) anlaya daha yakndr. nsan fiilinin dolayl sonularnn sorumluluk asndan durumunu zmeyi amalayan teori fille onun setii vasta arasnda herhangi bir zorunlu ilikiye yer vermez. Fil fiiliyle arasndaki vastay semekte zgrdr. Ancak bu noktadan sonra tevld yoluyla oluan fiil zorunlu bir fiil hkmndedir. Bylece Mutezile sebep-sonu arasnda illiyet bana ve lemde sabit kanunlarn varlna iaret etmitir. Tan atlmas hadisesinde insan ta ve onun yol aaca fiili seme konusunda zgr, tan tabiat kanunu gereince tevld ettii fiilden dolay sorumludur. nk sebebi meydana getirerek ona bal sonucu ortaya karmak ve bununla vgy ya da yergiyi hak etmek fiili yapan g sahibinin elindedir. Ancak Mutezile, sebebin varlyla birlikte sonucun ortaya kmasna engel bir durumun bulunmasn mmkn grm, sebep-sonu arasndaki zorunluluu engellerin ortadan kalkmas ve mahallin fiile msait olmas gibi artlara balamtr. Buna ramen Mutezile iinde tevld ve tevelldle ilgili farkl grlerin ortaya kmas ve bu teorinin ak ekilde izah edilememesi, konunun murzlar tarafndan anlalamamasna, hatta bu teoriyi benimseyenlerin kfre kadar varan ithamlara mruz kalmasna yol amtr. Tevld ve tevelld konusu mezhepler tarihi ve kelm kitaplarnda tartld gibi zellikle ilk dnemlerde hakknda mstakil eserler de kaleme alnmtr. Nazzmn Kitbt-Tevelld (bnn-Nedm, s. 206), Ebl-Hzeyl el-Allfn Kitbt-Tevld alen-Nam (a.g.e., s. 204) ve Abdlkhir el-Baddnin bll-avl bittevelld (DA, I, 246) bunlar arasnda saylabilir.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, vld md.; Tehnev, Kef (Dahrc), I, 534; Hayyt, el-ntir, s. 46-47, 60-61; bnn-Nedm, el-Fihrist (Teceddd), s. 204, 206; Bklln, et-Temhd (mdddin), s. 334-341; bn Frek, Mcerredl-Malt, s. 131-134, 282-283; eyh Mfd, Evill-malt (nr. brhim elEnsr), Beyrut 1414/1993, s. 103-105; Kd Abdlcebbr, el-Mun, IX, 11-14, 20, 37-42, 49, 7071, 75, 79-80, 99, 161-162, 352, 392; a.mlf., el-Mu, s. 352, 380-385, 396; a.mlf., erul-Ulilamse, s. 387-388, 393; Ear, Malt (Ritter), I, 45-46; II, 380, 401-415; Badd, el-Far (Kevser), s. 77-78, 80, 103, 112, 127, 180; a.mlf., Uld-dn, stanbul 1346/1928, s. 138-139; bn Hazm, el-Fal (Umeyre), V, 59-60; sferyn, et-Tebr (Ht), s. 75-81; Cveyn, el-rd (Temm), s. 49, 206-207; Nesef, Tebratl-edille (Salam), II, 680-685; ehristn, elMilel (Kln), I, 64; Sleyman Hayri Bolay, Felsef Doktrinler Szl, stanbul 1979, s. 186-188; Ulvi Murat Klavuz, slm Dncesinde Dolayl Fiiller ve Davranlar: Tevlid-Tevelld (yksek lisans tezi, 2001), U Sosyal Bilimler Enstits; Bekir Topalolu-lyas elebi, Kelm Terimleri Szl, stanbul 2010, s. 320-321; Remke Kruk, Tawallud, EI (ng.), X, 378-379; Ethem Ruhi Flal, Abdlkhir elBadd, DA, I, 246. Osman Demir

TEVLYE
() Al fiyat veya maliyet zerine kr koymadan yaplan gvene dayal sat szlemesi; kamu grevine tayin. Szlkte yneltmek, bir kimseyi yetkili klmak, bir yere vali tayin etmek anlamndaki tevliye, terim olarak bir maln al fiyat veya maliyeti zerinde herhangi bir deiiklik yaplmadan satlmasn, ayrca bir kamu grevine tayini ifade eder. Tevliye gvene dayal satm trlerinden olduu iin murbaha ve vada ile ayn kategoride yer alr. Baz fkh kitaplarnda tevliye ile balantl biimde ele alnan irak (irket/itirak) terimiyle maln bir ksmn al fiyatna satma (mesel 10 liraya alnan bir maln yarsn 5 liraya satma) ilemi kastedilmekte ve tevliye ile ayn shhat artlarn tamaktadr. Baz aratrmaclar, fkh tarihinde tevliye ve irak kavramlarnn ieriinde deiiklikler meydana geldii kanaatindedir (Yanagihashi, A History, s. 149-163). Gnmzde zellikle maliyetine sat denilen satlar tevliye akdi kapsamnda deerlendirilir. Genel muhtevas ve hkmleri itibariyle satm akdinin bir tr sayldndan beyin meruiyet delilleri tevliye bakmndan da geerlidir. Ayrca hadislerde tevliye sat hakknda deliller vardr. Nitekim Resl-i Ekrem, Hz. Eb Bekirin hicret srasnda kullanmak zere satn ald iki deveden birini al fiyatna kendisine satmasn istemi (Abdullah b. Ysuf ez-Zeyla, IV, 31), bir baka rivayette tevliye satnda saknca olmad ifade edilmitir (Abdrrezzk es-Sann, VIII, 48-50). Baz kaynaklarda murbaha ile tevliyenin cevazna dair akl deliller erevesinde ticar tecrbesi bulunmayanlarn mal almada tecrbeli kiilerin yardmna ihtiya duyduklarna deinilir (Bedreddin el-Ayn, VI, 487-488; bnl-Hmm, VI, 497). Fkh eserlerinde bu ve benzeri delillere yer verilerek tevliyenin cevaz konusunda fakihler arasnda fikir birliinin bulunduu belirtilir. Tevliye akdinin geerlilii balamnda taraflarn irade beyanlarnn belirli kalplar iinde ifade edilmesi art koulmamakla birlikte bu beyanlarda akdin tevliye olduuna dellet eden sermayesi karlnda, aldm fiyata veya maln zerinde yazl olan fiyata gibi ibarelerin kullanlmas gerekli grlmektedir (Buht, III, 229). Shhat artlar ve hkmleri, zellikle al fiyat ve mala ilikin meseleler bakmndan genelde murbahaya benzeyen tevliyenin shhati iin u artlar aranr: a) Al ve sat fiyat mteri tarafndan bilinmelidir. Aksi takdirde tevliye sat fsit olur; ancak mteri akid meclisinde fiyat renip kabul ederse fesat ortadan kalkar. b) lk bedelin misl mallardan olmas gerekir; bu husus fiyatn tesbiti asndan gereklidir. c) Haneflere gre tevliye konusu edimlerin ikisi de para trnden olmamaldr. Zira bu durumda sarf akdi sz konusu olur ve bedeller taayyn etmeyip zimmete taalluk eder. Dier emanet akidlerinde olduu gibi satcnn maln ilk al fiyat, kendisine maliyeti ve maln durumu hakkndaki beyanlar tevliyenin hkmleri asndan zel nem tamaktadr. Bu balamda satcnn mal ve fiyata ilikin yanl bilgi vermesi alcya baz haklar salamakta ve maldan elde edilen kazancn hellliini olumsuz etkilemektedir. Gerek d beyann gveni ktye kullanmaktan veya hatadan kaynaklanmas durumlaryla, bunun anlalmas esnasnda tevliye konusu maln mevcut olup olmamas ihtimallerine gre mezheplerin konuya dair yaklamlar farkllk gstermektedir. a)

Yanl beyann cretin miktarn ilgilendirmesi durumunda, mesel mal 10 liraya aldn syleyen satc gerekte 9 liraya almsa Hanef ve filerde arlkl gre ve Hanbellere gre aradaki fark miktarnca mteri lehine indirim yaplr ve kendisine muhayyerlik tannmadan akid balayc saylr. Aksi takdirde sat tevliye olmaktan kar ve murbahaya dnr. Mliklere gre satc fazlalk miktarnca indirim yaparsa mteri mal almak zorundadr. Muhammed b. Hasan eeybnye gre mteri kendisine beyan edilen ilk fiyat karlnda mal alp almamakta serbesttir. b) Yanl beyan demenin niteliinde ise, mesel satc mal vadeli ald halde bunu alcya bildirmemise Hanef, fi ve Mliklere gre alc belirlenen fiyat karlnda mal alp almamakta muhayyerdir. Hanbellerde tercih edilen gre gre bu durumda mteri ilk sattaki vade ile deme yapar, kendisine muhayyerlik ve fesih hakk tannmaz. Satcnn yanl beyan, maln ksmen veya tamamen tketilmesinden veya iadeyi engelleyecek derecede aypl hale gelmesinden sonra ortaya karsa Hanefler ve Hanbellere gre akid yapld ekilde balayclk kazanr; Mliklere gre mteri doru fiyata veya maln piyasa deerine gre aradaki fark iade eder, ancak onun dedii miktar satcnn yanl beyan ile gerek fiyat arasndaki farktan ok olamaz; Eb Ysufa gre ise aradaki fark dlr. te yandan kamu grevlerine ynetici tayini tevliye kelimesiyle ifade edilir. Bu tr grevlendirmeler iin tevliyenin yan sra takld, tefvz, tevkl, istihlf gibi terimler de kullanlmtr. Grevi veya yetkiyi ifade etmek zere vilyet/velyet (vilyet-i mme), grevlendirilenler iin grevle ilgili zel terimlerin yan sra emr, vali, mvell gibi kelimelere de yer verilmitir (emrl-hac, vlissadakt, vlil-mezlim) (Mverd, s. 60, 154, 194; Ksn, IX, 253-254). Bu anlamda yirmiden fazla kamu yneticilii tr saylmsa da (Nezh Hammd, s. 34-49) kamu grevleri ve kurumlarnn says zamana ve ihtiyaca gre deiir. Genel olarak kamu grevlerine drt tr ynetici tayini sz konusudur: Coraf alan ve grev kapsam bakmndan genel (devlet bakannn seimi, devlet bakannn btn idar ve kaz yetkilerinde kendisine niybet etmek zere bir vezrizam tayin etmesi), coraf alan genel, grev kapsam zel (devlet bakannn belli bir grevde btn lke apnda kendisine niybet etmek zere bir vezir, kumandan veya genel mdr tayin etmesi), coraf alan zel, grev kapsam genel (devlet bakanna idar ve kaz yetkilerinde niybet etmek zere belli bir blgeye veya eyalete vali yahut emr tayin edilmesi), her iki bakmdan zel (belirli bir blgeye kad, vergi tahsildar, muhtesib tayini, hac dneminde hac emri tayini). Vakflarn idaresi iin grevli tayininde de tevliye kullanlm, zellikle Osmanllar dneminde vakflarn ynetimi iin mtevelli tayinine tevliyet denilmitir (ayrca bk. MTEVELL; VELYET).

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, vly md.; Abdrrezzk es-Sann, el-Muannef (nr. Habbrrahman el-Azam), Beyrut 1403/1983, VIII, 48-50; Sahnn, el-Mdevvene, IV, 83-85; Mverd, el-Akms-sulniyye, Beyrut 1415/1994, s. 60, 132, 134, 154, 171, 194-195, 203 vd.; Serahs, el-Mebs, XIII, 86-87; Ksn, Bedi (nr. Ali M. Muavvaz-dil Ahmed Abdlmevcd), Beyrut 1418/1997, VII, 172180, 185-189; IX, 253-254; bn Kudme, el-Mun, IV, 206-207, 210-211; Nevev, Ravat-libn (nr. Ali M. Muavvaz-dil Ahmed Abdlmevcd), Riyad 1423/2003, III, 184-185; Abdullah b. Ysuf ez-Zeyla, Nabr-rye, [bask yeri yok] 1393/1973 (el-Mektebetl-slmiyye), IV, 31;

Ahmed b. Muhammed el-Feyym, el-Mibul-mnr, Beyrut 1987, s. 258; Bedreddin el-Ayn, elBinye, Beyrut 1401/1981, VI, 486-506; bnl-Hmm, Fetul-adr, VI, 494-510; Zekeriyy elEnsr, Esnel-melib (nr. M. M. Tmir), Beyrut 1422/2001, IV, 226-229; emseddin er-Reml, Nihyetl-mutc, Beyrut 1404/1984, IV, 106-111; Buht, Kefl-n, III, 229-235; bn bidn, Reddl-mutr (nr. Ali M. Muavvaz-dil Ahmed Abdlmevcd), Riyad 1423/2003, VII, 349-387; Ali Haydar, Drerl-hkkm, stanbul 1330, I, 593-600; Abdrrezzk Ahmed es-Senhr, Medirl-a fil-fhil-slm, Kahire 1960, II, 166-174; Subh Mahmesn, en-Naariyyetlmme lil-mcebt vel-ud, Beyrut 1983, s. 427-428; Nezh Hammd, Naariyyetl-vilye fi-eratil-slmiyye, Dmak-Beyrut 1414/1994, s. 17-49, 100; Talip Trcan, Devletin Egemenlik Unsuru ve Egemenlikten Kaynaklanan Yetkileri, Ankara 2001, s. 204-207; H. Yanagihashi, A History of the Early Islamic Law of Property: Reconstructing the Legal Development, 7th-9th Centuries, Leiden 2004, s. 128-133, 149-163, 210; a.mlf., Tawliya and Ishrk in the Formative Period of Islamic Law, Annals of Japan Association for Middle East Studies, XIX/1, Tokyo 2003, s. 27-43; Tevliye, Mv.F, XIV, 195-202. smail Cebeci

TEVRAT
() Kurn- Kermde yahudilerin kutsal kitabna verilen ad. Tevrt kelimesinin kk Arap dilcilerine gre ver fiilidir; ancak vezin kalbyla ilgili ihtilf vardr. Basra ekolne gre bu kelime fevale vezninden vevrt ( )olup birinci vav t harfine dnmtr; nk bu vezin Arap dilinde daha yaygn kullanlr (Tcl-ars, vry md.; LisnlArab, vry md.). Kfe ekol ise tefile vezninden tevriye ( )olduunu ileri srmtr (Tcl-ars, vry md.; Lisnl-Arab, vry md.; Zebd, X, 389). Tevrat kelimesini kraat imamlarndan bazlar tevriye, bazlar da tevrt eklinde okumutur (Fahreddin er-Rz, VII, 159; Beyzv, I, 144). Buna karlk bir ksm limler tevrat lafznn Arapa olmadn ve kelimeye Arapa bir temel bulmaya almann gereksizliini vurgulamtr (Zebd, X, 389). i mfessiri Muhammed Hseyin Tabtab bu lafzn brnceden geldiini belirtmitir (el-Mzn, III, 9). Son dnem dilcilerinin ou tevratn brnce torah kelimesinin Arapalam ekli olduu kanaatindedir (Butrus el-Bustn, I, 176; Ahmed Rz, I, 414). Baz modern aratrmaclar ise tevrat brnce-rmce melez bir kelime diye nitelendirmektedir (EI [ng.], X, 393). Yahudi geleneinde tevrat reti, doktrin, klavuz, teori, hkm, kanun, din gibi anlamlar tamaktadr. Bu kelime, Hz. Msya verilen kitabn ismi olarak kullanld gibi Tanah (Ahd-i Atk), Mina, Talmud ve rabbilere (yahudi din limi) ait btn eserler iin de kullanlmaktadr. Yahudi geleneine gre bu klliyat Hz. Msya Snda vahyedilmi ve retilmitir (Berakot, 5a; Beba Metzia, 59b; Megillah, IV/1). Ancak tevrat kelimesi kutsal kitap sz konusu olduunda Ahd-i Atkin ilk be kitabn ifade etmektedir. Tevratn rulo halindeki el yazmas nshasna Sefer Torah, kitap halindeki nshasna Huma Torah (Hamia Humey Torah: esfr- hamse) denmektedir. Humata Ahd-i Atkin Peygamberler (Neviim) blmnden haftara denilen ekler bulunmaktadr. Tevratn her iki nshas da be kitaptan olumaktadr. Bunlar vahye dayandrlan geleneksel srasyla Tekvn (Bereit), k (emot), Levililer (Vayikra), Saylar (Bemidbar) ve Tesniyedir (Dvarim). Bu kitaplarda yaratltan Hz. Msnn vefatna kadar geen dnemde cereyan eden olaylar kronolojik srayla anlatlmakta, din, hukuk ve ahlk ahkm ayrntl biimde verilmektedir. Tevratn kitaplar arasnda slp birlii yoktur. Tekvn ve Tesniye normal bir metin zellii gsterirken k, Levililer ve Saylar vahiy slbu tamaktadr. Tekvnde Hz. Msdan nceki olaylar hikye edilmitir. Tesniye, Hz. Msnn kendi tecrbesinin bir rn gibi kaleme alnmtr. Hz. Ms bu kitabn 1-4. bablarnda Msrdan klarn, getikleri ve konakladklar yerleri anlatp nceki olaylarn bir zetini yapmaktadr. 5-29. bablarda sriloullarnn uymas gereken kanunlar bildirilmekte, 30. bab ile 31. babn yarsna kadar olan ksmda sriloullarna tavsiyelerde bulunulmaktadr. 32. babda Hz. Msnn bir ilhisi, 33. babda bir duas yer almakta, 34. ve sonuncu babda vefat ve defni anlatlmaktadr. Sefer Torah, Yahudilikte ve yahudi hayatnda byk kutsalla sahiptir. Sinagoglarda mihrabn yerini tutan kutsal blmede saklanr. zeri ekil ve yazlarla sslenmi iyi cins bir kuma klfla rtldr.

Pazartesi, perembe, sebt ve ayba ile bayram ve oru gnlerinde buradan karlr ve krsye konularak ehil bir okuyucu tarafndan ilgili paralar okunur. Sinagogdaki yeni yazlm bir Sefer Torah en az defa hata kontrol yapldktan sonra sinagog dna karlr. Sefer Torahn ehil yazclar tarafndan yazlmas gerekir. Hattat yahudi eriatna ok sk bal olmaldr. Yazm iine balamadan nce din kurallara gre hazrlanm temizlenme havuzuna dalarak temizlenmeli ve niyetinin Allah rzasn kazanmak olduunu belirtmelidir. Yazm srasnda bir rnek nsha kullanmal, her kelimeyi bu nshadan okuyarak sesli ekilde telaffuz etmeli, tek bir harfi dahi kendi ezberinden yazmamaldr. Yaz malzemesi olarak koer (kaer) kuralna uygun biimde hazrlanm hayvan derisi, siyah mrekkep ve kam kullanmaldr. Kurallara uygun yazlmayan Sefer Torah geersiz saylr. Tevratn yazmyla ilgili kurallar, Bbil Talmuduna sonradan eklenen Soferim ve Sefer Torah blmlerinde ayrntl biimde aklanmaktadr. Tevratta trl blmleme vardr. Bunlardan birincisi bab eklindedir. Hristiyan kaynakl olan bu blmleme usuln XIII. yzyln banda Canterbury Bapiskoposu Stephan Longton ortaya koymutur. XIV. yzylda yahudiler bu usul benimsemitir. Bu blmlemeye gre Tevrat 187 babdan meydana gelmektedir. Tekvn elli, k krk, Levililer yirmi yedi, Saylar otuz alt, Tesniye otuz drt babdr. Bablardaki cmlelerin dalm yahudi nshas ile hristiyan nshas arasnda bazan farkllk gstermekte, cmle numaralar birbirini tutmamaktadr. Yahudi kaynakl iki blmlemden ilki cmlelerin muhteva birliine gre yaplr. Sn kaynakl olduuna inanlan sz konusu blmleme usulne Tevratn yazmnda titizlikle uyulmas gerekir. Bu blmleme cmleler arasnda bo bir alan brakmak suretiyle yaplr; hristiyan nshalarnda ise ayn ilem paragraf eklinde uygulanmaktadr. Yahudi kaynakl blmlemenin ikincisi haftalk okuma paralarna gre yaplr. Buna gre Tevrat, her hafta sebt gnlerinde okunmak zere elli drt haftada hatmedilecek biimde elli drt blme ayrlr. Akenaziler blmlerin her birine sidrah, Sefaradlar ise paraa derler. Tevratn cmle ve harf says hakknda kesin bir rakam verilmemektedir. Talmuda gre Tevrat 5888 cmle ihtiva eder (Kidduin, 30a). ada Tevrat uzmanlarnn verdii bilgiye gre ise cmle says 5845tir. Tevratn harf says hakknda verilen rakamlar 300.000 ile 400.000 arasnda deimektedir (JE, XII, 196). Msdan nce Tevrat. Midra tr yahudi kaynaklarna gre Tevrat dnyann yaratlndan nce yaratlan yedi eyden biridir (Bereit Rabah, 1/4; Pirke de-Rabbi Eliezer, s. 10-11). Tevrat dnya yaratlmadan 974 nesil nce yaratlm (Eliyahu Zuta, s. 10; Mslimin el-Cmiu-ainde Tevratn Hz. demden krk yl nce yaratldna dair bir rivayet bulunmaktadr [ader, 15]), dnyann ve insann yaratlnda Tanrya danmanlk yapmtr (Pirke de-Rabbi Eliezer, s. 12-13). Tanr, dnyann yaratlmasndan Tevratn sriloullarna veriliine kadar gnn te birini Tevrat okumak ve onun yorumu olan Mina almakla geirmitir (Eliyahu Rabah, s. 14). Kaynaklarda dem, Nh, brhim ve Ysufun Tevratn btn hkmleriyle amel ettii zikredilmektedir (Megillah, I/11; Zohar, I/176b). Kuranda ise Tevratn brhim ve Yakbdan sonra indirildii belirtilerek bu rivayetten reddedilmektedir (l-i mrn 3/65, 93). Vahiy ekli. slm mfessirleri Tevratn bir defada (Zemaher, III, 287; M. Abdlazm ez-Zrkn, I, 52-53) levhalar halinde verildiini belirtir (M. Hseyin Tabtab, XV, 209). Tevratn vahiy ekli rabbiler arasnda tartmaldr. Rabbilerden bazlar Tevratn bir defada indiini, bazlar ise eitli zamanlarda para para vahyedildiini ileri srmtr (Hagigah, 6b; Sotah, 37b; Zebahim, 115b). Rabbilerin bu gr ayrlklarna ramen Tevratn bir defada Msya vahyedildii anlay genel

Rabbn inancn esasn oluturmutur (Berakot, 5a; Megillah, IV/1; Kurn- Kermde, Ehl-i kitap senden kendilerine gkten bir kitap indirmeni istiyor [en-Nis 4/153] yetiyle onlarn bu anlayna iaret edilmektedir). Yazlmas. Hz. Msnn Tevrat yazp yazmad tam olarak bilinmemektedir. Tesniyede Msnn Tevratn szlerini bir kitaba yazd ve bu kitab ahid sand*nn yanna koymas iin kohenlere teslim ettii ifade edilmektedir (31/9, 25-26). Buna dayanarak Tevrat Hz. Msnn yazdna inanlmaktadr. Deuteronomy Rabahta (IX, 9) ve bn Meymnun (Maimonides) Mine Tora (Giri, 1) adl eserinde Hz. Msnn on Tevrat nshas yazd, bunlarn on ikisini on iki kabileye verdii, birini de ahid sandnn iine koyduu zikredilmektedir. Bu rivayeti Ahd-i Atkin I. Krallar ve II. Tarihler kitaplar dorulamamaktadr. Bu kitaplarda Sleyman zamannda ahid sandnn ald ve iinden iki levhadan baka bir ey kmad belirtilmektedir (I. Krallar, 8/9; II. Tarihler, 5/10). Buna gre ya asl nsha kaybolmutur ya da kaynaklarda anlatlanlar gerek deildir. Mslmanlarla yahudiler arasndaki tahrif tartmalarn kapsaml biimde inceleyen H. Lazarus-Yafeh on nsha teorisinin mslmanlara kar uydurulduu kanaatine varmtr (IX [1995], s. 85). Bugnk Tevratn Oluum Sreci. Yahudi kaynaklarnda Hz. Msnn yazd sylenen Tevratn tahrif edildiine ilikin pek ok bilgi vardr. Kaynaklara gre gneydeki Yahuda Krallnn bana geen Hz. Sleymann olu Rehoboam ve kendisiyle birlikte btn Yahuda halk Tevrat terketmitir (II. Tarihler, 12/1). Daha sonra Yahuda krallarndan Ahaz (m.. 736-716) Tevrat okumay yasaklam ve mbeddeki Tevrat mhrletmi, Menasseh (m.. 687-642) Tevrattan Tanrnn isimlerini karp yerine putlarn isimlerini koydurmu (Sanhedrin, 103b), Amon ise (m.. 642-640) Tevrat yakmtr. Menassehin zamannda Hz. Msnn yazd sylenen ve mbedde muhafaza edilen asl nsha kaybolmutur (Albo, III/22). Kral Yoiya dneminde (m.. 640-609) mbedin tamiri srasnda tesadfen ortaya kan Tevrat, Bbil Kral Buhtunnasrn (Nebukadnezzar) Yahuda topraklarna girip Kuds kuatmas zerine mbeddeki mahzene saklanmtr. Kuds Talmudundaki rivayete gre Tevrat gnmzde hl sakland bu yerde durmaktadr (ekalim, VI/2). Bugnk Tevrat yazc-lim Ezra ortaya karmtr. Bbil srgn sonrasnda Ezra, sril topraklarnda yaayan yahudiler arasnda tamamen unutulan Tevrat szl yorumuyla birlikte yeniden oluturmutur (Sukkah, 20a). Talmuda gre Ezra yeni Tevratta baz deiiklikler yapmtr (Sanhedrin, 21b-22a; ekalim, V/1). Bunun yannda Tevratn yazlyla ilgili birtakm kurallar belirlenmitir. Masorah denilen bu kurallar daha sonra ortaya kan masorah uzmanlar tarafndan gelitirilmitir. Baaley hamasorah ad verilen bir grup haham milttan sonra VI. yzylda Taberiyede bu kurallar bir sisteme balamtr. Masorah uzmanlarnn sonuncusu X. yzylda yaayan Aaron ben Aerdir. Bugnk Tevratn yazm ekli, byk oranda Aaron ben Aer tarafndan tahminen milttan sonra 950 ylnda kaleme alnan ve Halep kodeksi diye bilinen nshaya dayanmaktadr. bn Meymn, Mine Torah adl eserinde Aaron ben Aerin nshasn esas aldn sylemi (Sefer Torah, VIII/4), onun bu aklamas nshann btn yahudi dnyasnda genel kabul grmesini salamtr. Masorah kurallar balangta nesilden nesile szl olarak nakledilmi, bunlar daha sonra Tevrat metinlerinin kenarlarna ve sonlarna kaydedilmitir. Tevrat zaman zaman kaybolduundan metin kenarna ve sonlarna yazlan bu masorah notlar da yok olmu ve unutulmutur. Bu yzden masorah kurallar her zaman ayn kalmamtr. Bundan dolay Talmuddaki Tevrat alntlar bazan Tevratta bulunana gre deiiklik gstermitir. Bunun sebebi Talmud

dnemindeki masorah kurallarnn sonraki kurallardan farkl olmasdr. Versiyonlar. Tevratn biri yahudilere, dieri Smirlere ait olmak zere iki versiyonu vardr. Smirlere gre Smir Tevrat nshasnn tarihi olduka eskilere, Hrnun ikinci gbekten torunu Abiaya dayanmaktadr. Smir tarihisi Ebl-Fethin verdii bilgiye gre Finehas olu Abia, sriloullarnn Kenn topraklarna hkim oluunun on nc ylnda Gerizm dandaki toplanma adrnn giriinde Tevrat yazmtr. Ebl-Fethin bahsettii Abia nshas Smir Tevratnn ilk nshas olup onun ifadesine gre kendi yaad dnemde (XVI. yzyl) mevcuttu (The Kitb alTrkh, s. 44-45). XX. yzyln balarnda Nablustaki Smir cemaatinin bakanln yapan Haham Yaakov ben Aron da Abia nshasndan bahsetmekte ve ayrntl bilgi vermektedir (Gaster, s. 191192). Smirlerin Tevrat ile yahudilerin Tevrat arasnda yaklak 6000e yakn farkllk vardr. Bunlardan bir ksm iki topluluk arasnda inan farkll oluturacak dzeydedir (bu farklar iin bk. Sadaqa, HHT). Bu sebeple yahudilerle Smirler birbirlerini tahrifle sulamtr (Sanhedrin, 90c; The Kitb al-Trkh, s. 95-98). Tercmeleri. Tevratn milttan nce III. yzylla milttan sonra IV. yzylda klasik birok dilde tercmesi yaplmtr. Gnmze ulaan baz tercmelerden en mehurlar Yunanca Septuagint ve rmce Targumdur. Tevratn rmce birok evirisinin yapld biliniyorsa da en mehuru bir mhtedi olan Onkelosun Targum Onkelos adl evirisidir. Bu evirinin yahudi din hayatnda nemli bir yeri vardr. Her cuma akam brnce Tevrattan sonra bu eviriden bir blm okumak gerekir (Berakot, 8a). Yunanca Septuagint Tevratn bilinen nshalarnn en eskisi olup milttan nce III. yzylda Msr Ptolemy Hnedanlndan II. Ptolemy zamannda gerekletirilmitir. Doudan ve batdan getirttii kitaplarla skenderiye Ktphanesini zenginletiren II. Ptolemy, Tevrat da bu ktphaneye kazandrmak iin Filistindeki yahudi cemaatine bir heyet gndermi ve kutsal metinleri Yunancaya tercme edecek uzmanlar istemitir. Heyetin iinde kardei Philocratese gnderdii mektupta bu olay anlatan Aristeas da vardr. Aristeasn belirttiine gre Ba Kohen Eleazer on iki kabileden altar kii olmak zere yetmi iki kii gndermi, bunlar Tevrat Yunancaya evirmitir. Yahudi kaynaklarna gre evirmenler Septuagintte on adet kastl deiiklik yapmtr (Megillah, 9a; Soferim, XI/1). Tevratn bu tercmesine yetmi iki kii tarafndan yapld iin Septuagint (yetmi) denmitir. Sz konusu tercme Yunanca konuan btn cemaatler arasnda yaylmtr (Josephus, s. 376-378 [Antiquities of the Jews, XII/2:11-15]). Tevratn Arapaya ilk evirisinin Sura Akademisinin bakan Saadiya Gaon tarafndan X. yzylda yapld kabul edilir. slm dnyasnda Sad b. Ysuf el-Feyym diye bilinen ve Mutezil grten etkilenen Saadiya, Arapa eviride Tevrattaki antropomorfik ifadeleri hafifletmeye almtr. Onun tercmesi Arapa konuan yahudiler arasnda kabul grmtr. Smirler ve Kopt kilisesi de Saadiyann evirisini esas almtr. Bu evirinin ilk basm 1546da stanbulda gerekletirilmitir. Tevratla lgili Dogmalar. Tevratn batan sona btn harf ve kelimeleriyle vahiyye dayand inanc klasik Yahudiliin temel dogmalarndandr. Rabbn kaynaklarndan Minada Tevratn vahiy mahsul olduunu inkr edenin hirette yerinin bulunmayaca belirtilmitir (Sanhedrin, X/1). Saadiya Gaon, Tevratn ilhliini temel dogma saymtr (The Book of Beliefs and Opinions, s. 335 [IX/4]). XII. yzylda bn Meymn tarafndan tekil edilen ve Ortodoks yahudilerinin ments kabul edilen on maddelik iman esaslarnn sekizincisinde bugn yahudilerin elindeki Tevratn Hz. Msya indirilen Tevrat olduu vurgulanmtr. bn Meymna gre mevcut Tevratn her sz Tanrya aittir. Tevratn tefsiri mahiyetindeki szl Tevrat da Tanrdan gelmitir. Tevratta vahye

dayanmayan kelmn bulunduunu syleyen kimse kfirdir (Selections from the Arabic, s. 35-36). XIV. yzylda yaayan Karai Rabbi Yisrael ben Samuel Ha-Magrib, Karler iin tesbit ettii iman esaslarnda benzer ifadelere yer vermitir. Ona gre Tanr Tevrat aracsz olarak Msya kelime kelime yazdrmtr. Tevrat btn ynleriyle sahihtir; onda hibir eliki yoktur ve olduundan phe edilemez. O neshedilmeyecek ve deitirilmeyecektir. Onun senedi kesintisiz ve sahihtir (Halkin, s. 151-152). Tevratta Nesih Meselesi. Rabbiler dogmaya ramen Tevratta neshin olup olmadn tartmtr. Rabbi Simlaye gre Hz. Msya 613 kanun verilmi, fakat Dvd bunlarn saysn on bire indirmitir (Mezmrlar, 15/2-5). Bu on bir kanunu daha sonra aya altya, Mika e ve Amos bire indirgemitir (Makkoth, 24a; Baba Batra, 24a; ayrca bk. Albo, III/284). Talmudun abbat blmnde nakledilen bir rivayete gre ise Rabban Gamalielin kz kardei ma alom babasndan kalan miras almak iin mahkemeye bavurur. Rabban Gamaliel, Tevratn olun sa olduu durumlarda kzn miras alamayaca hkmn (Saylar, 27/8) hatrlatr ve kz kardeinin isteine itiraz eder. Fakat hkim srgnden sonra Msnn Tevratnn neshedildiini, oul ve kzn eit miras hakkna sahip bulunduunu bildiren yeni bir kitabn nzil olduunu syleyerek itiraz reddeder (Sabbath, 116b). Tevrata Yneltilen Eletiriler. Tevrat ierii ve slbu bakmndan pek ok eletiriye uramtr. Tevrat ierii bakmndan eletiren ilk yahudi kral Menassehtir. Tevratn vahiy mahsul olduunu inkr edip Hz. Msnn yazdn iddia eden Menasseh onun ieriiyle alay etmitir. Hz. Msnn, Lotann kz kardei Timna idi (Tekvn, 36/22); Ve Timna Eliphaza criye idi (Tekvn, 36/12); Ve Ruben buday bime gnlerinde gitti ve tarlada lffah meyveleri buldu (Tekvn, 30/14) gibi sama eylerden baka yazacak ey bulamadn sylemitir (Sanhedrin, 99b). Muhtevasndan hareketle Tevrat eletiren ve onun vahiy mahsul oluunu reddeden bir baka yahudi Hivi elBelhdir. Tevrat hakkndaki szleri dolaysyla Rabbn yahudilerinin kendisine Hivi el-Kelb dedikleri Belh, Tevrat 200e yakn noktada tenkit etmitir (Davidson, s. 23-26). Heretiklerin yannda rabbiler arasnda da Tevrat eletirenler olmutur. Baz rabbilere gre Tevratn yazmnda kronolojik sra bakmndan yanllklar vardr. Midra Rabbahta Tevratta bu trden on yanln bulunduu bildirilmektedir (Ecclesiastes Rabbah, I/11). Rabbiler, kronolojik dzensizliklerin yannda Tevratta baz edeb hatalarn ve bilgi yanllklarnn yer aldn sylemitir. Hz. Nhun oullarnn yalar hakknda Tekvnde (11/10) verilen bilgileri tahkik eden rabbiler, Smn yann Tevratta verilenden iki ya daha fazla olmas gerektiini ileri srmtr (Sanhedrin, 69b). Kar smil el-Ukber, Tekvndeki (4/8), ... Ve Kain (Kbil) kardei Hevele (Hbil) dedi ifadesinin eksik olduu kanaatindedir. Ona gre bu ifade, Kalk, kra gidelim eklinde tamamlanmaldr. ktaki (20/15), Ve btn halk sesleri grd ifadesinin asl da Ve btn halk sesleri iitti olmaldr; nk ses grlmez, iitilir. Tekvndeki cmle de (46/15) hataldr. Bu cmlede Hz. Yakbun ocuklarnn says verilmekte, Kzlar ve oullar hepsi otuz idi denilmektedir. Ukberye gre Tekvnde adlar belirtilen Yakbun ocuklarnn says otuz deil otuz ikidir (Kirkisn, I/15:1; Tevrattaki bu hatay bn Hazm da farketmitir [el-Fal, I, 143-150]). Endls yahudilerinden Abraham ben Ezra (bn Ezra), Tevrat zerine yazd tefsirde bu kitaptaki tarih ve edeb yanllklara iaret etmitir (Friedlander, IV, 60-67). bn Ezrann bu tesbitleri yahudi filozofu Baruch Spinozaya ilham vermitir. Eletirileri dolaysyla 1656da Amsterdamda herem (aforoz) cezasna arptrlarak yahudi cemaatinden atlan Spinoza, Tevrat i ve d metin tenkidine tbi

tutmutur. Ona gre Tevratn tamamnn Hz. Ms tarafndan yazlm olmas mmkn deildir (A Theologico Political Treatise, s. 121-125). Aydnlanma filozoflarndan Moses Mendelssohn vahyi kabul etmekle birlikte Tevratn tamamnn vahye dayanmadn ileri srmtr. Ona gre vahiy statik deil gelime gsteren bir srece sahiptir. Yahudilik, dogmas bulunmayan bir dindir; din ideallere ulamak iin vahye ihtiya yoktur; akl bunun iin yeterlidir (Jerusalem, s. 137-138). Aydnlanmann bilimsel verileri altnda Tevrat deerlendiren Mendelssohnun bu grleri, daha sonra gelen reform yanls rabbiler tarafndan bir adm daha ileri gtrlmtr. Mendelssohnun takipilerinden biri olan ve Kurann kaynaklar zerine doktora tezi hazrlayan Abraham Geiger, Sn kaynakl sabit ve deimez vahiy anlayna kar gelime gsteren vahiy anlayn savunmutur. Ona gre vahiy bilimin keifleri ve akl sahibi insann bulularyla srekli yenilenmektedir (Judaism and Its History, s. 39-48). Tevrat bu anlay erevesinde ilk gelimelerin bir kayddr, fakat artk nemini yitirmitir. Onun kendi dnemine ait mcizev hikyeleri bugn iin ilkel mitolojidir (Bamberger, s. 280-281). Mendelssohnu takip eden reformist evrelerde henz Darwinizmin tannmad yllarda modern bilimin verileri nda Tevrat tenkit almalar balamtr. 1858de Bernhard Felsenthal, Tevratn harfiyen doru olmadn sylemi, 1869 Philadelphia Hahamlar Konferansnda mcizev hikyelerin Tevrattan karlmasn teklif etmitir. Tevratn hikyelerini insan rn ilkel mitoloji olarak gren David Einhorn ile Kaufman Kohler de Tevrattaki birok hata ve elikiye dikkat ekmitir. Darwinizmi iddetle savunan Emil Hirsch daha da ileri gitmi, Tevratn vahye dayanmad gibi Hz. Ms tarafndan da yazlmadn iddia etmitir (Cohen, IV/2 [1984], s. 124). Reformist hahamlarn Tevrata ilikin bu grlerinden bir ksmn, reformistlerle Ortodokslar arasnda orta bir yol benimseyen muhafazakr hahamlar da kabul etmitir. Muhafazakr teologlardan Jacob Agusa gre muhafazakrlk Tevrattaki her harfin ve her ifadenin Tanr tarafndan sylendii anlayn retmez. Tevrat, Tanr kelm ierir, fakat ayrntl emirler ak lafz ekilleriyle Tanrnn kelm deildir (Understanding American Judaism, s. 203). David Blumenthal, Rabbn Matan Torah (Tevratn verilii) dogmasn eletirdii bir yazsnda Tevratn Tanr tarafndan Snda verilmediini, onun btnnn Msya vahyedildiine ynelik bir kaydn Tevratta yer almadn sylemektedir (XXXI/2 [1977], s. 63). Dokman Teorisi. Tevrat hristiyan evrelerinde de eletirilmitir. Katolik Richard Simon, Spinozann tesbitlerinden hareket ederek 1678de Histoire critique du vieux Testament adl ilk tenkit almasn yaymlamtr. Simon eserinin birinci blmnde Tevratn brnce metninde yaplan deiiklikler zerinde durmu ve Tevratn tamamnn Hz. Msya ait olamayacan delilleriyle ispat etmeye almtr. Simon bu grleriyle daha sonra gelitirilecek olan dokman teorisinin de ilk tohumlarn atmtr. XVIII. yzylda Alman rahibi H. B. Witter ile Alman profesr J. G. Eichorn ve Fransz tp doktoru Jean Astruc, Tevratta iki farkl kaynak tesbit etmitir. XIX. yzyldan itibaren bu iki kaynak teorisi daha da gelitirilip drt kaynak teorisi ortaya atlmtr. Buna gre Tevratta yer alan farkl tanr isimleri, slp ayrl, tekrarlar, elikiler, anakronizm ve parantez ii aklayc cmleler gz nnde bulundurularak Tevratn drt farkl kaynaktan derlenip meydana getirildii ileri srlmtr. Bunlar, J (Yahvist), E (Elohist), D (Deuteronmy) ve P (Priestly Code) metinleri olarak adlandrlmtr. Dokman teorisi Alman bilim adam Julius Wellhausenla doruk noktasna ulamtr. slm Geleneinde Tevrat. Kuranda Tevrat ou ncille birlikte olmak zere on alt yette on sekiz defa gemektedir. Bu yetlerden Tevratn sriloullarna indirilen bir kitap olduu anlalmakla birlikte hangi peygamber vastasyla verildii meselesi ak deildir. ncilin sya, Zebrun

Dvda vahyedildii belirtilirken Tevratn vahyedildii peygamber ismi zikredilmemitir. Mfessirlerin hemen hibiri bu konu zerinde durmamtr. Mfessirler muhtelif yetlerde Hz. Msya verildii belirtilen kitab (el-Bakara 2/53, 87; el-Enm 6/154; Hd 11/17, 110; el-sr 17/2; el-Mminn 23/49; el-Furkn 25/35; el-Kasas 28/43; es-Secde 32/23; es-Sfft 37/117; Fusslet 41/45; el-Ahkf 46/12), suhufu (en-Necm 53/36; el-Al 87/19), elvh (el-Arf 7/145, 150, 154) ve furkn (el-Bakara 2/53; el-Enbiy 21/48) Tevrat eklinde yorumlamtr (ayrca bk. NMS; SFR). Kuranda Tevratn Hz. Msnn adyla birlikte zikredilmemesinin sebebi Medinedeki yahudilerin bu kelimeyi geni anlamda kullanmalar olabilir, bu kullanm yahudi gelenei iin de geerlidir. Rivayetlerden anlaldna gre Medine ve civarndaki yahudiler Tevrat btn Ahd-i Atke temil etmekteydi (bundan Zebru hari tutmu olabilirler; zira yahudi airi Semmk, Tevrat yannda Zebrdan da sz etmektedir [bn Him, III, 180]). Yahudilerin bu anlay muhtemelen Kb el-Ahbr ile Vehb b. Mnebbih kanalyla slm geleneine gemitir. Abdullah b. Abbas, Eb Hreyre, Abdullah b. Selm, Kb el-Ahbr, Vehb b. Mnebbih kaynakl rivayetlerde genellikle btn yahudi kaynaklar Tevrat kelimesiyle tanmlanmaktadr (kr. bn Kayyim el-Cevziyye, s. 135). bn Sadn e-abatnda yer alan bir rivayette (VII, 445-446) Kb yle demektedir: Babam bana Tevrattan bir kitap yazm ve onunla amel etmemi sylemiti. Dier kitaplar da mhrlemi ve mhrlerini amamam konusunda benden sz almt. slmn zuhurunda nefsim bana, Belki baban birtakm bilgileri senden gizlemitir dedi. Ben de mhrleri ap Tevratn dier kitaplarn okudum. Bylece Hz. Muhammed ve mmetinin vasflarn orada bizzat grdm ve mslman oldum. Eer bu rivayet doruysa Kbn babasnn Tevrattan istinsah edip ona teslim ettii kitap Ahd-i Atkin ilk be blm, mhrleyip saklad kitaplar ise midra tr yahudi kaynaklardr. Hadis kitaplarnda Tevrat Kuran iin de kullanlmakta ve Kurandan Tevrten hadseten eklinde sz edilmektedir. Syt, Kurana Tevrat ve ncil isimlerinin verildiini, fakat artk bu isimleri kullanmann ciz kabul edilmediini belirtmektedir (el-tn, I, 165). Yahudi kutsal metinleri sz konusu olunca hadis kaynaklarnda Tevratla bazan Ahd-i Atkin ilk be kitab (Mslim, udd, 28), bazan da tamam (Nes, Sehiv, 89) kastedilmektedir. bn Kayyim el-Cevziyyenin iaret ettii gibi Tevrat daha genel anlamda da kullanlmtr (Hidyetlayr, s. 135). Bununla birlikte Tevratn Hz. Msya verilmi bir kitap olduu hadis kaynaklarnda aka belirtilmektedir (Buhr, Tevd, 19; Mslim, udd, 28). lk dnem slm ulems, muhtemelen hadis kaynaklarnn etkisinde kalarak Tevrat btn yahudi metinlerini kapsayacak biimde kullanmtr. Nitekim Ebl-Fid bn Kesr, Selef ulemsndan ounun Tevrat Ehl-i kitap nezdinde okunan kitaplar iin genel ad olarak kullandn veya Tevratn bundan daha umumi bir lafz olduunu syler (el-Bidye, VIII, 531). bn Kesrin bu tesbiti Tevratla ilgili tefsir rivayetlerinde aka grlmektedir. Zemahernin tefsirinde naklettiine gre Tevrat yetmi deve yk hacminde indirilmitir. Sadece bir blmn batan sona okumak tam bir yl srmektedir. Bundan dolay Tevratn tamamn sadece Hz. Ms, Yeu, zeyir ve s okuyabilmitir (Kef, II, 157-158). Burada sz edilen Tevrat btn yahudi kaynaklarn kapsamaktadr. Tevrat inmeden nce srilin (Yakb) kendi nefsine haram kldnn dnda btn yiyecekler sriloullarna helldi (l-i mrn 3/93; kr. Tekvn, 32/32). Allah, Tevratta sriloullar iin cana can, gze gz, die di karlnda ksas farz klmtr (el-Mide 5/45; kr. k, 21/23-25; Levililer, 24/19-21; Tesniye, 19/21). Kurn- Kerm iinde hidayet ve nur bulunan Tevrat tasdik eder (el-Bakara 2/41; el-Mide 5/48; el-Ahkf 46/12). Onu Allahn indirdiini, iinde Allahn hkmlerinin bulunduunu, kendilerini Allaha teslim etmi peygamberlerin ve limlerin yahudilere onunla hkmettiklerini bildirir; yahudileri Tevratn iindekilerle amel etmeye (el-Mide 5/43-44) ve Tevratta vasflarn bulduklar peygambere iman etmeye arr (el-Arf 7/157). Tevratla amel etmeyenler kitap ykl

merkeplere benzetilir (el-Cuma 62/5) ve onunla amel etmedike hibir deerlerinin olmayaca bildirilir (el-Mide 5/68). Tevratn Hz. sya da retildii (el-Mide 5/110), onun tarafndan ieriinin tasdik edildii (l-i mrn 3/50; el-Mide 5/46) vurgulanr. Bu yetlerde Tevratn bir ahkm kitab olduuna iaret edilmektedir. Buna gre Kurandaki Tevratla Ahd-i Atkin ilk be kitabnn kastedildii anlalmaktadr. Zira bu be kitapta peygamber kssalarnn yannda bir ksmna Kuranda iaret edilen ahkm yetleri bulunmaktadr. Tevrat ile Kuran arasnda hem ahkm yetleri hem kssalar bakmndan byk benzerlik vardr. Tevrattaki baz konular Kuranda farkl bir slpla yer almaktadr. Tevrat kronolojik srayla dzenlenmi bir tarih kitab nitelii tadndan hadiseler birbiriyle balantl ekilde anlatlmakta, yer, zaman ve ahs isimlerine oka yer verilmektedir. Kuranda ise ama tebliidir ve kssalar sistematik biimde anlatlmamaktadr. Hadis kaynaklarnda yer alan, Tevrat getirip yaydlar ifadesinden anlaldna gre Hz. Peygamber zamannda yahudilerin elinde rulo halinde Tevrat nshalar vard; yahudi din adamlar bu rulolar yayarak okurlard (Buhr, Menb, 26). Eb Dvdun es-Sneninde mevcut bir rivayete gre (udd, 62) Resl-i Ekrem yahudilere ait bir medreseyi (Beytlmidrs) ziyareti srasnda Tevrata sayg gstermi, ona ve onu vahyedene iman ettiini sylemitir. Dier taraftan mslmanlar uyarm, yahudilerin Tevrattan verdikleri bilgileri ne dorulamalarn ne de reddetmelerini, sadece, Allaha ve Onun indirdiklerine iman ettik demelerini tlemitir (Buhr, Tevd, 51; Tefsr, 11). Tevratn tahrifi meselesi mslman limlerin Ehl-i kitaba kar zerinde en ok durduu konulardan biridir. Ebl-Fid bn Kesrin naklettiine gre mslman limler bu hususta ihtilfa dm ve farkl gr ortaya kmtr. Bazlar Tevratn tamamnn lafz ve mna bakmndan tahrif edildiini ileri srmtr. Aksi kanaate sahip olanlara gre ise tahrif ve tebdil Tevratn lafznda deil tefsirinde meydana gelmitir. nc bir grup Tevratn lafznn pek az ksmnn tebdil edildii, asl tebdil ve tahrifin tefsirinde meydana geldiini sylemitir (el-Bidye ven-nihye, III, 78-82; ayrca bk. TAHRF).

BBLYOGRAFYA

Tehbl-lua, vry md.; Butrus el-Bustn, Mutl-mu, Beyrut 1870, I, 176; bn Him, es-Sre (nr. Mecd Feth), Tanta 1995, III, 180; bn Sad, e-abat, VII, 445-446; Yakb el-Kirkisn, Kitbl-Envr vel-merb (nr. L. Nemoy), New York 1939, I/15:1; bn Hazm, el-Fal, I, 143150; Zemaher, el-Kef (Kahire), II, 157-158; III, 287; Fahreddin er-Rz, Meftul-ayb, Tahran, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye), VII, 159; Moses Maimonides, Mishneh Torah (trc. P. Birnbaum), New York 1974, Sefer Torah, VIII/4; ayrca bk. tercme edenin girii, s. 1; Beyzv, Envrt-tenzl, Kahire 1388, I, 144; bn Kayyim el-Cevziyye, Hidyetl-ayr f ecvibetil-yehd ven-nar (nr. Ahmed Hicz es-Sekk), Kahire 1407/1987, s. 135; Ebl-Fid bn Kesr, elBidye ven-nihye (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk), Cze 1417-18/1997, III, 78-82; VIII, 531; Yosef Albo, Sefer ha-karim (ed. ve trc. Isaac Husik), Philadelphia 1946, III, 22, 284; The Kitb al-Trkh of Abul-Fath (nr. ve trc. P. Stenhouse), Sidney 1985, s. 44-48, 95-98; Syt, el-tn (Bug), I, 165; Saadia Gaon, The Book of Beliefs and Opinions (trc. S. Rosenblatt), New HavenLondon 1976, s. 335 (IX/4); R. Simon, A Critical History of the Old Testament, London 1682; F. Josephus, The Complete Works (trc. W. Whiston), Nashville 1998, s. 376-378 (Antiquities of the

Jews, XII/2:11-15); M. Friedlander, Essays on the Writings of Abraham Ibn Ezra, London 1877, IV, 60-67; Selections from the Arabic Writings of Maimonides (ed. I. Friedlander), Leiden 1909, s. 3536; I. Davidson, Saadias Polemic Against Hiwi el-Belh: A Fragment Edited from Genizah MS, New York 1915, s. 23-26; Pirke de-Rabbi Eliezer (ed. G. Friedlander), London 1916, s. 10-13; K. Kohler, Jewish Theology: Sistematically and Historically Considered, New York 1918, s. 46; M. Gaster, The Samaritans: Their History, Doctrines and Literature, London 1925, s. 191-192; M. Abdlazm ez-Zrkn, Menhill-irfn, Kahire, ts., I, 52-53; B. de Spinoza, A Theologico Political Treatise (trc. R. H. M. Elwes), New York 1951, s. 121-125; Ahmed Rz, Mucem metnil-lua, Beyrut 1377/1958, I, 414; B. M. Casper, An Introduction to Jewish Bible Commentary, London 1960, s. 37; Avraham Sadaqa-Ratson Sadaqa, Hamisheh Humshei Torah, Tel Aviv 1964, IVIII; A. Suelzer, Modern Old Testament Criticism, The Jerome Biblical Commentary (ed. R. E. Brown v.dr.), London 1968, II, 596; M. Mendelssohn, Jerusalem and other Jewish Writings (der. ve trc. A. Jospe), New York 1969, s. 137-138; B. J. Bamberger, The Story of Judaism, New York 1970, s. 280-281; J. H. Hayes, Introduction to the Bible, Philadelphia 1971, s. 28; J. B. Agus, The Conservative Movement, Understanding American Judaism (ed. J. Neusner), New York 1975, s. 203; Tanna de be Eliyahu (trc. W. G. Braude-I. J. Kapstein), Philadelphia 1981, Eliyahu Zuta, s. 10; Eliyahu Rabah, s. 14; A. S. Halkin, A Karaite Creed, Studies in Judaica, Karaitica and Islamica (ed. S. R. Brunswick), Ramat-Gan 1982, s. 151-152; M. Hseyin Tabtab, el-Mzn, Beyrut 1983, III, 9; XV, 209; Mesakhtot Ktanot, London 1984 (Soferim, XI/1); A. Geiger, Judaism and Its History, New York 1985, s. 39-48; N. T. Lopes Cardozo, The Infinite Chain: Torah, Masorah and Man, Jerusalem 1989, s. 37; R. E. Friedman, Kitab Mukaddesi Kim Yazd? (trc. Muhammet Tarak), stanbul 2005, s. 18-44; H. Hirschfeld, Mohammedan Criticism of the Bible, The Jewish Quarterly Review, XIII, Philadelphia 1901, s. 222-240; D. R. Blumenthal, Revelation: A Modern Dilemma, Conservative Judaism, XXXI/2, New York 1977, s. 63; N. W. Cohen, The Challenges of Darwinism and Biblical Criticism to American Judaism, Modern Judaism, IV/2, Oxford 1984, s. 124; H. Lazarus-Yafeh, Tahrif and Thirteen Torah Scrolls, Jerusalem Studies in Arabic and Islam, XIX, Jerusalem 1995, s. 85; a.mlf., Tawrt, EI (ng.), X, 393-395; M. Schloessinger, Hiwi Al-Balkhi, JE, VI, 429-430; L. Blau, Torah, a.e., XII, 196; J. Horovitz, Tevrat, A, XII/1, s. 219-221; A. M. Habermann, Saadiah (Ben Joseph) Gaon, EJd., XVII, 612. Baki Adam

TEVRYE
() Yakn ve uzak iki anlama gelen kelimenin uzak anlamn kastetmek mnasnda bed terimi. Szlkte very kknden treyen tevriye gizlemek, szden ilk anlalacak mnay gizleyip baka bir anlam kastetmek demektir (Lisnl-Arab, vry md.). Kurn- Kermde rtmek; rtnmek, gizlenmek anlamnda ayn kkten treyen fiiller yer almaktadr (M. F. Abdlbk, el-Mucem, vry md.). Belgatn bed ksmnda mnay gzelletiren sz sanatlarnn en nemlilerinden olan tevriye biri kelime sylendiinde herkese anlalan, dieri sadece erbab tarafndan bilinen iki anlaml kelimeyi gizli bir karineye dayanarak uzak anlamnda kullanmay ifade eder. Tevriye dnlerek gereine ulalabildii iin estetik deeri yksek bir sz sanatdr. Tevriyenin yakn mna (rten unsur: mverr bih) ve uzak mna (rtlen unsur: mverr anh) eklinde iki temel esi bulunur. Yakn ve uzak mnalarn ikisi de hakikat veya biri hakikat, dieri mecaz olabilir. Tevriye geliim tarihi boyunca baka isimlerle de ele alnmtr. Abdlkhir el-Crcn ile ona uyan Fahreddin erRz, ayrca Eb Yakb Sekkk tarafndan kullanlan hm/tevhm (yanlgya drmek) sanatn muhtevasna en uygun isimlerden biridir. Tevch de (sz iki ynl olarak sylemek) sanata uyan terimlerdendir. Ziyeddin bnl-Esr muglata maneviyye (anlam yanltmacas) terkibini kullanmtr; ayrca ibhm, tahyl terimlerine de yer verilmitir (Safed, s. 152-161). Tevriye baz kategorilere ayrlr. 1. Mcerrede. bnn-Nzm, Hatb el-Kazvn ve Tel rihlerine gre sadece yakn anlamla, Safedden itibaren bn Hicce ve dier belgat melliflerine gre hem yakn hem uzak anlamla ilgili hibir kayt iermeyen tevriye tr olup bu da iki eittir. Birincisine rnek olarak u yetler zikredilebilir: Hz. Ysufun kardeleri babalarna, Vallahi sen hl eski dallinin iindesin dediler (Ysuf 12/95). Tevriye konumunda bulunan dallin yakn anlam arma, saptma ve uzak anlam sevgi ile ilgili kaytlar yoktur. Yine, Sizi vasat bir mmet kldk melindeki yette (el-Bakara 2/143) vasat tevriyesinin yakn anlam orta dzeyde, asl amalanan uzak anlam ise hayrl ile ilgili kayt mevcut deildir. iirden rnek olarak Muhyiddin b. Zeylkn, Sen bedr olmasaydn/Hediye etmezdi sana sevr hameli dizesinde bedr dolunay ve Bedreddin adl memduh, sevr kz ve boa burcu, hamel kuzu ve ko burcu demektir. Hem yakn hem uzak anlamla ilgili kayt bulunduu iin hi kayt yokmu (mcerrede) konumunda bulunan ikinci tre rnek olarak / u beyit gsterilebilir: ( Baklaryla bir ok frlatt/Onunla lr, onunla ryp gideriz; bn Mknis). Burada ok ve rrz mnalarna ihtimali olan nebl tevriyesinin yakn anlamyla ilgili sehm (ok), uzak anlamyla ilgili nemt (lrz) kaytlar mevcuttur. 2. Mreaha. Yakn anlamla ilgili kayt bulunan tevriyedir. Yakn anlam kelimenin ak mnas olduundan kayt onu akla kavuturmak iin deil pekitirmek iin getirilir. Bundan dolay mreaha (glendirilmi) sfatyla nitelendirilmitir. lgili kaydn tevriye kelimesinden nce veya sonra gelmesine bal olarak iki ekilde gerekleir. a) ( G kendi ellerimizle kurduk) yetinde (ez-Zriyt 51/47) mfessirlerin ouna gre eyd kelimesi kuvvet ve kudret eklinde yorumlandndan tevriye olup yakn anlam eller, uzak anlam kudrettir. daha ok

ellerle grld iin yakn anlamla ilgili kurduk fiili nce getirilmi bir kayttr. b) /( Dedi: Durun da dinleyin olan/Benim benime herkes tutkundur). Burada yakn anlam day, uzak anlam ben olan hl tevriyesinin yakn anlamyla ilgili amm (amca) kayd sonra gelmitir, uzak anlam ise herkestir. 3. Mbeyyene. Bu trde uzak anlamla ilgili kayt bulunur. Uzak anlam kapal ve gizli olup sadece erbab tarafndan bilindiinden kayt sayesinde akla kavumu olur. Kayt tevriye kelimesinden ( Bugn seni [Firavun] zrhnla kurtaracaz) yetinde nce veya sonra gelebilir. a) (Ynus 10/92) beden kelimesi vcut ve zrh anlamnda tevriye olup kendisinden nce zrh anlamyla ilgili kurtarma kayd yer almtr. b) / (Hfikayna mlik oldun da bbrlendike bbrlendin/ Halbuki onlar benim kalbimle senin kpenden baka bir ey deildir; bn Senlmlk). Burada yakn anlam dou ile bat, uzak anlam bir yer ad olan Hfikayn tevriyesinin uzak anlamyla ilgili kalp ve kpe kaytlar sonra gelmitir. 4. Mheyyee. Uzak veya yakn anlamla ilgili bir kayt kelimenin tevriye eklinde yorumlanmasna hazrlayc olur. Kelime bu kayt bulunmadan tevriye olarak yorumlanamaz. Bunun aksine mreah ve mbeyyen tevriyelerdeki pekitirici ve aklayc kaytlar olmadan da tevriye teekkl eder. Ayrca kaytlar tevriye kelimesi gibi iki anlama gelebilen lafzlardan meydana gelmez. Bu tr tevriye kelimesinden nce veya sonra bulunmas, iki veya daha ok tevriye kelimesinin birbirini desteklemesi biiminde konumda bulunur. a) bn Senlmlk asl ad mer olan, Eyyblerin Hama kolunun kurucusu el-Melikl-Muzafferi vd kasidesinde yle demektedir: / (Aramzda adann [Hz. mer] snnetini yaattn da/O gelenekten olarak bu ihsan farzettin). Beyitte yakn anlam farz, uzak anlam ihsan olan farz tevriyesi, ayrca yakn anlam gelenek uzak anlam ite tezlik olan nedb tevriyesinden nce bunlar tevriye yorumuna hazrlayc olarak snnet kayd gelmitir. b) Hz. Alinin Eas b. Kays hakkndaki, ( O sa eliyle rtler dikerdi) sznde yakn anlam sol el, uzak anlam rtler olan imal tevriyesinin hazrlaycs konumundaki yemin (sa el) kayd sonra gelmitir. c) ok tevriyeli. 1. ki tevriyeli. mer b. Eb Rebann, Ey Sreyyy Sheyle nikhlayan/mrne bereket, onlar nasl birleebilir ki/Sreyy mstakil olunca aml, Sheyl mstakil olunca Yemenlidir anlamndaki beyitlerinde sreyy ve sheyl tevriyelerinin yakn anlamlar yldz, uzak anlamlar Sreyy adl kadnla Sheyl adl erkek olup her biri dierini tevriye anlamn yklenmeye hazrlamtr. Sheyl yerine baka bir erkek ad anlsayd tevriyeli anlam olumazd. Ayrca burada nikhlayan ifadesi iki kelimenin uzak mnasn, aml ve Yemenli kaytlar yakn anlamn tevriyeye hazrlamaktadr. nk Sreyy am tarafnda kuzeyde bulunan yldzn ad, Sheyl de Yemen tarafnda gneyde bulunan ay menzilidir. 2. kiden fazla tevriyeli iin Harrnin u beyti mehur rnektir: ( Bir deve ki / nn harfi gibi bklm bklm olmu, ciere ciere vuran acmasz bir binici altnda/Yamurlarn deitirip anlarn izlerini sildii konak kalntlarna doru yn tutmu). Burada harf, r, dl, resm ve nakt kelimeleri birbirini tevriye yorumuna hazrlayc durumdadr. Yakn anlamlar harf, r, dl, yazmak, noktalamaktr. Asl maksat olan uzak anlamlar ise deve (harf), ciere vuran (r), yumuak davranan (dl: deldan), konak yeri kalnts (resm) ve yamur damlalardr (nakt). Tevriye mecazla kinayeden karinesinin gizli olmasyla, ayrca yakn ve uzak anlamlar arasnda bir

alka bulunmakszn balamdan ve lafzn kendisinden anlalmasyla ayrlr. Mecaz ve kinayede iki anlam arasnda bir alkann bulunmas arttr ve karine genellikle ak durumda olur. Tevriyenin lugazdan fark, tevriyede birden ok anlam olan kelimenin bulunmas ve lafzn delleti art iken lugazda art grlmemesidir. Safed ve bn Hicce gibi edipler yazdklar eserlerde tevriyeyi istihdm sanatyla birlikte ele almlardr. stihdm ve tevriye ortak anlaml kelimelerden meydana gelmekle birlikte istihdmda kelimenin kendisiyle bir anlam, zamir veya zamirleriyle baka anlam kastedildii iin tevriyeden farkldr. Tevriyenin belgat yn u zelliinde sakldr: 1. Asl anlatlmak istenen uzak anlamn yakn anlamn arkasndan ve perde altndan zuhur etmesi, gzel bir kadnn cemalinin peesinin altndan grnmesine benzer. 2. Muhatap tevriye szn iitince karine gizli olduu iin ilk anda yakn mnay anlar. Daha sonra dnerek uzak anlam bulduu iin ruhunda bir huzur hisseder. 3. Aka sylenmesi sakncal olan szlerin yalana bavurmadan rtl biimde dile getirilmesine imkn verir. Hicret srasnda Hz. Peygamber iin, Bu kimdir? diye soranlara ( bana lde yol gsteren bir rehber) eklinde tevriyeli cevap veren Eb Bekir bu suretle hem durumu saklam hem de yalana bavurmamtr. Bu szyle o yakn anlamyla yol gsteren rehber, uzak anlamyla slm yolunu gsteren peygamber demek istemitir. Szn bu ekilde anlalmasna Resl-i Ekremin konumu bir karine tekil etmektedir (bn Hicce, iznetl-edeb, II, 41). zellikle Kurandaki mtebih yetlerin ve hadislerle sahbe szlerinin yorumunda en iyi yardmclardan biri tevriyedir. Sekkk, Kurandaki mtebih yetlerin ounun tevriye slbunda olduunu belirtmitir (Miftul-ulm, s. 427). Eski Arap airlerinde tevriye sanat ndir grlr. Sekkknin aktard u dize kadm bir aire ( Onlarn hepsini zincirlere vurduk/Mzrak aittir: / darbeleriyle giysilerini paraladktan sonra). Buradaki dhm tevriyesinin yakn anlam yaz atlar, uzak anlam bukalar, zincirlerdir. Tevriye konusunda yeni airlerle edipler zellikle VII (XIII) ve VIII. (XIV.) yzyllarda gzel eserler ortaya koymu, stn maharet sergilemitir. Bunlardan Kd el-Fzl ile bn Senlmlkten balayarak bn Mknis ve Bedreddin bnd-Demminye kadar Msrl ve Suriyeli birok air anlabilir (rnekler iin bk. bn Hicce, iznetl-edeb, II, 46245). Tevriye kelimesini terim anlamnda ilk kullanan edibin Chiz (. 255/869) olduu sylenirse de Chiz tevriyeyi bir eyi dieriyle rtmek, gizlemek eklinde szlk mnasnda kullanmtr (Kitbl-ayevn, V, 277, 280). Tevriyeye terim ieriiyle belki de ilk defa yer veren bn Re elKayrevn onu iaret kapsamnda ve iaret yoluyla bir anlama dellet eden belgat eitlerinden saym ve kinayeye benzer bir tr olarak deerlendirmitir (el-Umde, I, 280). Daha sonra Abdlkhir el-Crcn, Fahreddin er-Rz ve Sekkk onu ihm adyla incelemitir. bn Mnkz konuyu tevriye adyla ele alm, belki de terim anlamna en yakn aklamay ilk defa o yapmtr. bn Mnkz tevriyeyi iki anlaml kelimeden kastedilen anlamn dier anlamla rtlp gizlenmesi diye tanmlamtr (el-Bed, s. 60). bn Ebl-sban, sz sahibinin kelimenin muhtemel iki anlamndan birini kullanp dierini ihmal etmesi ve asl muradnn ihmal ettii mna olmas eklindeki aklamas terim anlamna daha yakndr. ehbeddin Mahmd el-Haleb ile Nveyr, Kuranda da rnekleri bulunduu iin hm kavramn uygun bulmam, konuyu tahyl bal altnda ele almtr. Uzak ve yakn iki mnas olan kelimenin uzak anlamn kastetmek eklindeki yerlemi tevriye tanm Abdlkhir el-Crcn, Fahreddin er-Rz, Sekkk, bnn-Nzm ve Hatb el-Kazvn

izgisinde devam etmi, Tel rihleri de buna uymutur. Tevriyenin mcerrede ve mreaha trlerini muhtemelen ilk defa bnn-Nzm ortaya koymu, Kazvn de ondan yararlanmtr. Ancak her iki mellif mcerredeyi sadece yakn anlamla ilgili kayt tamamakla snrlandrmtr. Bu anlay Tel rihleri de srdrmtr. Tevriyenin drt trn ilk ortaya koyan Safed olmutur. Safed, Fal-itm anit-tevriye vel-istidm adyla bir eser yazm, bn Hicce ondan esinlenerek Kefl-lim an vechit-tevriye vel-istidm kaleme almtr. bn Hicce, tevriyeye 200 sayfadan fazla yer verdii iznetl-edebinde (II, 40-253) anlan eserinin muhtevasn yanstm olmaldr. Tevriye sanatnn youn biimde kullanld Endlste bn Htimenin divanndaki tevriye ieren iirleri rencisi bnz-Zerkle mstakil bir eserde toplamtr.

BBLYOGRAFYA

Chiz, Kitbl-ayevn, V, 277, 280; bn Re el-Kayrevn, el-Umde (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Kahire 1353/1934, I, 280-282; bn Mnkz, el-Bed f nadi-ir (nr. Ahmed Ahmed el-Bedev-Hmid Abdlmecd), Kahire 1380/1960, s. 60 vd.; Fahreddin er-Rz, Nihyetlcz (nr. Bekr eyh Emn), Beyrut 1985, s. 291; Eb Yakb es-Sekkk, Miftul-ulm (nr. Nam Zerzr), Beyrut 1403/1983, s. 427; Ziyeddin bnl-Esr, el-Meels-sir (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Beyrut 1411/1990, II, 203-210; bn Ebl-sba, Bedul-urn (nr. Hifn M. eref), Kahire 1392/1972, s. 102-103; a.mlf., Tarrt-Tabr (nr. Hifn M. eref), Kahire 1383, s. 268-274; bnn-Nzm, el-Mib fil-men vel-beyn vel-bed (nr. Abdlhamd Hindv), Beyrut 1422/2001, s. 252-254; ehbeddin Mahmd, snt-tevessl il natitteressl (nr. Ekrem Osman Ysuf), Badad 1400/1980, s. 248-251; Nveyr, Nihyetl-ereb, VII, 131-132; Hatb el-Kazvn, el- (nr. M. Abdlmnim el-Hafc), Kahire 1400/1980, s. 499-501; rut-Tel, Kahire 1937, IV, 322-326; Yahy b. Hamza el-Alev, e-rl-mteammin f esrril-bela, Kahire 1332/1914, III, 62-66; bn Kayyim el-Cevziyye, el-Fevid, Kahire 1327, s. 136 vd.; Safed, Fal-itm anit-tevriye vel-istidm (nr. M. Abdlazz el-Hinnv), Kahire 1399/1979, tr.yer.; Teftzn, el-Muavvel, stanbul 1304, s. 330-331; Zerke, el-Burhn, III, 445447; bn Hicce, Kefl-lim an vechit-tevriye vel-istidm, Beyrut 1312, tr.yer.; a.mlf., iznetl-edeb (nr. Selhaddin el-Hevvr), Beyrut 1426/2006, II, 40-253; bn Masm, Envrrreb f envil-bed (nr. kir Hd kr), Necef 1388/1968, V, 5-15; Besyn Abdlfetth Besyn, lml-bed, Kahire 1408/1987, s. 45-56; Ahmed Matlb, Muceml-mualatilbelyye ve teavvrh, Beyrut 1996, s. 433-437. smail Durmu TRK EDEBYATI. Tevriye klasik belgat kitaplarnda anlamla ilgili sanatlar arasnda zikredilmise de baka bir dile evrilmesi halinde sanat meydana getiren anlam okluu kaybolacandan lafz sanatlar arasnda da gsterilmitir (Cevdet Paa, s. 168; Bilgegil, s. 192). Baz belgat kitaplarnda tevriye hmdan

saylm, tahyl, tevcih, mugalata, zlvecheyn, cins- manev, kinaye ve ibham sanatlaryla birlikte incelenmitir. Recizde Mahmud Ekrem, dier bir eyi hatra getirmek iin bir ey sylemek biimindeki tanm altnda tevriye ve telmihi birletirmitir (Talm-i Edebiyyt, s. 273). Belgat kitaplarnda tevriye ve hm konusundaki farkllk airin maksadyla alkaldr. Buna gre tevriyede kelimenin yakn anlam ikinci planda tutularak uzak anlam hedeflenir. Vehme, pheye drmek anlamndaki hm ise airin veya edibin birden fazla anlama gelen bir kelimeyi hangi anlamda kullandnn kesin biimde bilinememesidir. zellikle Trke belgat kitaplarnda bazan her iki kavrama ayn anlama dellet etmek zere yer verilmitir (Cokun, s. 114-118). Tevriyeyi oluturan kelimenin yakn anlam ve uzak anlam vardr. Yakn anlam kelimenin akla ilk gelen temel anlam olup bu anlam dier kelimelerle desteklenir. Uzak anlam ise yine ifadedeki baz kelimelerin ynlendirmesiyle ortaya kar. Bu ikinci anlamla syleyi zenginletirilir. Mesel Hayl iin sylenen, Sz dilde hayli gzde kald msrandaki hayli kelimesiyle ilk kastedilen kelimenin temel anlamdr. Ancak bu kelimeyle airin mahlas da kastedilmek suretiyle msran anlam zenginletirilmitir. Msrada yer alan dil kelimesinin anlam Farsada gnl, Trkede lisandr. Hayli kelimesinin yakn anlam dil kelimesinin her iki anlamyla uyumaktadr. Bk, Minnet Hudya devleti dny fen bulur/Bk kalr sahfe-i lemde admz beytinde yakn anlam kalc olan, uzak anlam airin mahlasn ifade eden bk kelimesi tevriyeli kullanlmtr. Tevriyede bir sebebe/nkteye bal olarak maksat gizlenir. Zira maksad iaret yoluyla veya dolayl biimde anlatmak sz daha etkili hale getirir. Maksadn uzak mna ile ifadesi anlatma bir incelik katyorsa veya anlatm daha gl ve etkili hale getiriyorsa tevriyeye bavurulur. Bylece air bir tr zek oyunuyla sze anlam zenginlii kazandrm olur. Tevriye yaplna ve anlam zelliklerine gre eitlilik gstermektedir. Yapllarna gre tevriyeler drde ayrlr. 1. Mcerret tevriye. fadede tevriyeli kelimenin yakn veya uzak anlamndan birine ait bir iaret bulunmayan tevriyedir. Mcerret tevriyelerin bir ksmnda kelimenin uzak anlam niyet, muhatap, zaman ve mekn gibi ifade d unsurlarla belirlenir; buna hal tevriyesi denilebilir (a.g.e., s. 107). Mesel Hsnnin, Sordum nigr dediler ahbb/Semt-i Vefda doru yoldadr beytinde vefa ve doru yol kelimelerinde tevriye vardr. Vefa semti tamlamas yakn anlam olarak sevgilinin bulunduu yeri, stanbuldaki Vefa semtini, uzak anlamyla sevgilinin vefakr ve sdk olduunu belirtmektedir. Vefann yakn anlamnn semt ismi olmas iin sevgilinin Vefada oturmas ve orada oturduunun bilinmesi gerekir. Yine doru yoldadr sz yakn anlamyla sevgilinin evinin Vefa semtinde yol zerinde olduunu veya Doruyol caddesinde bulunduunu, uzak anlamyla sevgilinin iffet sahibi olduunu bildirmektedir. 2. Mreah tevriye. Tevriyeli kelimeden nce veya sonra yakn anlamla ilgili kelime ya da sz diziminin zikredilmesiyle meydana gelir. Mesel, Verdim gnl o gl-ruhun line aldanp/Etmezdi kimse eylediim rengi ben bana beytinde al kelimesi (krmz/hile, tuzak) tevriyeli kullanlm olup gl-ruh (gl yanakl) terkibiyle ikinci msradaki renk kelimesi (renk/hile, aldatmaca) al kelimesinin yakn anlamnn krmz olduunu gstermektedir. 3. Mbeyyen tevriye. Tevriyeyi meydana getiren kelimeden nce veya sonra uzak anlamla ilgili bir kelimenin zikredilmesiyle oluur. Nilnin, Kyunda nle kim dil-i mtktan kopar/Bir namedir hiczda uktan kopar beytinde hicaz (Mekke ve Medine/hicaz makam) ve uak (klar/uak makam) kelimeleri tevriyeli kullanlm, uzak anlam olarak da name kelimesiyle irtibatlandrlmtr. 4. Mheyyi tevriye. Tevriyeli kelimenin uzak mnasyla ilgili bir veya birka szn daha nce zikredilerek ikili anlama zemin hazrlanan tevriyedir. Keecizde zzet Mollann, Tecemmu eyleyip meydn- lahme/Tuz ekmek hini bir nice b/Koyup kaldrmadan ikide birde/Kazan

devrildi sndrd oca msralarnda air ocak kelimesini tevriyeli kullanm, uzak anlam yerine Yenieri Ocan hedeflemi, kazan devrildi szyle zihni bu algya hazrlamtr. Tevriye sanatnn en nemli kayna cinasl kelimelerdir. Bu sebeple baz belgatlar tevriyeyi cins- manev eklinde tanmlamaktadr (a.g.e., s. 108). Fuzlnin, Sakn gnlm ykarsn pendden dem urma ey nsih/Hev-y nefs ile bir mlk vrn eylemek olmaz beytinde Arap harflerinden nn, f, sn ile (n-f-s) yazlan kelime hem nefs hem nefes biiminde okunabilmektedir. Kelimenin birinci anlam nefistir (benlik). Beytin vezni ve genel anlam kelimenin nefs eklinde okunmasn gerekli klmaktadr. Buna ramen beyitteki hev ile (hava, nefes) dem (soluk, nefes) kelimenin nefes anlamn desteklemektedir. Yine Ztnin, Gl glse dim alasa blbl aceb deil/Zr kimine ala demiler kimine gl beytinde ikinci gl kelimesinde byle bir tevriye mevcuttur. Tevriye sanatn besleyen eler arasnda kelime ve deyimlerin asl anlam, yan anlam ve mecaz anlamlar nemli yer tutar. Bylece cmle iinde asl anlamyla kullanlan bir kelimenin yan anlam ve mecazi mnas tenasple artrlarak tevriye yaplabilir. Benzer ekilde mecazi mna ile kullanlan bir kelimenin yan ve asl anlam kastedilerek de yaplabilir. Bunun yannda tevriyeli kelimenin uzak ve yakn anlamlarnn her ikisi hakiki veya her ikisi mecazi olarak kullanlabilir. Mecazi anlam, yan ve asl anlama dayal tevriyeler cinasa dayal tevriyeler kadar etkili deildir. Ancak kelimenin temel anlamyla mecazi anlam arasndaki ilgi zayfladnda mecazl tevriyeler de cinasl tevriyeler kadar bed olur. Ziy Paann, Pek rengine aldanma felek eski felektir/Zr felein mereb-i n-sz dnektir beytindeki dnek kelimesinde mecaz anlamyla asl anlam birlikte kastedilmitir. te yandan deyimler tevriye sanatnn nemli kaynaklarndandr. Mecazi anlamyla kullanlan bir deyimin gerek anlamnn ifadeye uygun dmesi tevriye iin bir yoldur. Ynus Emrenin, Ben toprak oldum yoluna sen aur gzetirsin/u karma gs geren ta barl dalar msn beytinde tebih yoluyla oluturulan ta barl (acmasz/dalarn iinin ta oluu) deyimi tevriyeli kullanlmtr.

BBLYOGRAFYA

Muallim Nci, Edebiyat Terimleri: Istlht- Edebiyye (haz. M. A. Yekta Sara), stanbul 2004, s. 114-115; Ahmed Cevdet Paa, Belgat- Osmniyye, stanbul 1299, s. 168-169; Recizde Mahmud Ekrem, Talm-i Edebiyyt, stanbul 1299, s. 273-278; M. Kaya Bilgegil, Edebiyat Bilgi ve Teorileri-Belgat, stanbul 1989, s. 192-197; Thirlmevlev, Edebiyat Lgat, stanbul 1994, s. 159160; M. A. Yekta Sara, Klsik Edebiyat Bilgisi Belgat, stanbul 2000, s. 177-181; Menderes Cokun, Szn Bys Edeb Sanatlar, stanbul 2007, s. 104-128; skender Pala, Ansiklopedik Divan iiri Szl, stanbul 2007, s. 454; sa Kocakaplan, Aklamal Edebi Sanatlar, stanbul 2008, s. 184-187; Hasan Akta, Klasik Trk iirinde Edebi Sanatlar, Edirne, ts. (Yort Savul Yaynlar), s. 104-109. Meliha Y. Sarkaya

TEV
() Sz iinde ikil kipinin arkasndan onu aklayan bir ksm getirmek anlamnda men, iirde ayn vezindeki e ve szlere yer vermek mnasnda bed terimi (bk. ITNB; TATRZ).

TEVH
(bk. MVEAH; TER).

TEVH
( ) Trk din msikisinde bir form. Szlkte sslemek, dzenlemek anlamndaki tevh, Trk din msikisinde mevlid ve mirciyye gibi byk formda ve uzun eserlerin blmleri arasnda okunmak zere bestelenmi, gfteleri Hz. Peygamberi konu alan ilhilere verilen addr. Blmleri ssleyerek renklendirdii iin bu adla anlm olmaldr. Tevhler baz eski kaytlarda tevh ilhi, mevlid tevhi gibi ifadelerle anlmaktadr. Gfte bakmndan natlarla ayn nitelikleri tayan tevhler, ounlukla serbest ekilde (irticl) icra edilen natlardan besteli olmalar ve koro halinde okunmalar gibi zellikleriyle ayrlr. Szleri daha ok Trkedir, ancak Arapa ve Farsa yazlm tevhler de vardr. Gfteleri genellikle iki, , be, alt msradan ibaret bir kta olan tevhler ekseriyetle devr-i kebr, enber, evsat, zencr gibi byk usullerle llmtr. Tevh okuyanlara tevh-han denir. Tevh okuyuunda dikkat edilmesi gereken hususlar ylece zetlenebilir: 1. Mevlid bahirleri belli makam ve konular etrafnda okunduundan tevhin de okunacak bahrin makamna ve konusuna uygun biimde seilmesi gerekir. Mesel veldet bahrine rast makamyla girileceine gre bu bahirden nce okunacak tevh de rast veya rastn tertiplerinden; mirac bahri segh, hzzam veya rak makamlarndan okunacana gre tevhin de bu makamlarla olmas gerekir. Ayrca tevhin ve bahrin konusu arasndaki uyuma dikkat edilmelidir. 2. Tevh okurken dik akorttan mmkn olduunca kanmal, herkesin uyabilecei orta bir akort tercih edilmelidir. Bylece tevhhanla mevlidhan arasnda ortaya kabilecek akort problemine sebebiyet verilmemi olur. 3. Tevh okuyanlar arasnda ses birliine bilhassa nem verilmelidir. Bylece usul darblarna beraberce uyularak gftede meydana gelebilecek anlam bozukluklarna sebep olan hece blnmelerinin nne geilmi olur. Tevh formu bestekrlar arasnda byk rabet grm, ilhiden sonra en ok beste yaplan din msiki formu olmutur. Ancak gnmze ulaan tevh repertuvarnda pek ok eserin kaybolduu anlalmaktadr. Cumhuriyetten sonra gerekletirilen iki ayr nota neriyatyla bu tevhlerden bir ksm yaymlanmtr. Bunlardan ilki Rauf Yekt, Zekizde Ahmet Irsoy ve Ali Rifat aataydan meydana gelen tasnif ve tesbit komisyonu tarafndan belirlenen yirmi sekiz eserdir (stanbul 1931). Dieri Yusuf mrlnn yaymlad 193 adet tevhtir (stanbul 2007). Tevh repertuvar ierisinde en ok bestelenen gfte Dede mer Rennin, n doup tuttu cihan yzn hsnn gnei/Kim ola sevmeye bu vechile sen mhvei beytiyle balayan uzun manzumesidir. Bata Buhrzde Mustafa Itr Efendi olmak zere pek ok msikiinas tarafndan bestelenen eserin yirmi be ayr bestesi tesbit edilmitir. Aziz Mahmud Hdynin yazd ve yine kendisinin besteledii sylenen, Kudmn rahmeti zevk u safdr y Reslellah msrayla balayan rgh, Zeki Dedenin, Bir muazzam pdiahsn ki kulundur cmle h msrayla balayan evkutarab, Hac Fik Beyin, Merhab ey fahr-i lem merhab msrayla balayan hzzam tevhleri gnmzde ska okunan eserler arasndadr.

BBLYOGRAFYA

Trk Musikisi Klasiklerinden lhiler: Mevlut Tevihleri (stanbul Konservatuvar Neriyat), stanbul 1931, I, 1-48; Suphi Ezgi, Nazar-Amel Trk Musikisi, stanbul, ts., III, 76-77; TSM Szl Eserler, s. 102; Yusuf mrl, Rahmet Peygamberine lhler, stanbul 2007, tr.yer.; Halil Can, Din Trk Musikisi Lgat, MM, sy. 226 (1967), s. 19; a.mlf., Din Musiki, a.e., sy. 293 (1974), s. 19-20. Nuri zcan

TEVHUd-DBC
() Burhneddin bn Ferhnun Mlik limlerine dair eserine Bedreddin el-Karf (. 1008/1600) tarafndan yazlan zeyil (bk. ed-DBCl-MZHEB).

TEVVB
( ) Allahn isimlerinden (esm-i hsn) biri. Szlkte geri dnmek, rc etmek anlamndaki tevb (tevbe, metb) kknden treyen tevvb dn yapan, bu eylemi nicelik ve nitelik asndan oka gerekletiren mnasna gelir. Terim olarak tevvb insan iin kullanldnda ok tvbe eden, Allaha nisbet edildiinde tvbeleri ok kabul eden demektir (Rgb el-sfahn, el-Mfredt, tvb md.; Lisnl-Arab, tvb md.). Kurn- Kermde tvbe (tevbe) kavram fiil ve isim kalplaryla otuza yakn yette Allaha izfe edilmektedir. Tevvb ise Allahn bir ismi olarak dokuz yette rahm, bir yette hakm ismiyle, bir yette de tek bana gemektedir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, tvb md.). Bu yetlerin ikisinde, Allah zaten ezelden beri tevvb olarak nitelenmitir (kne tevvben) ifadesi kullanlmakta (en-Nis 4/16; en-Nasr 110/3), tevvb bir yette insanlara nisbet edilmektedir (el-Bakara 2/222). Tbve kavram eitli hadislerde fiil ve isim kalplaryla yine Allaha nisbet edilmekte (Wensinck, el-Mucem, tvb md.), bn Mce ve Tirmiznin esm-i hsn rivayetlerinde de yer almaktadr (Du, 10; Daavt, 82). Abdullah b. merden nakledildiine gre Hz. Peygamberin sohbetleri esnasnda u duay 100 defa tekrar ettii grlmtr: Rabbim, beni bala, tvbemi kabul et! phe yok ki sen hatalarndan dnenlere lutfunla mukabelede bulunan ve btn gnahlar balayansn (bn Mce, Edeb, 57; Tirmiz, Daavt, 38). Tevvb ismini genellikle kullarn tvbeye muvaffak klan ve tvbelerini kabul eden eklinde yorumlayan limler bunun aklanmasnda kelimenin iki zelliine iaret etmitir. Bunlardan biri kk anlamnda bulunan dnme, rc etme unsuru, dieri mbalaa bildiren bir kalpta bulunuudur. Tvbe kavram insana nisbet edildiinde gnah ve msiyetten itaate dnmeyi anlatr. Buradaki msiyet kfr ve inkrdan balayp kk gnahlara kadar iner. Kulun dn hem kalp hem fiil asndan gerekleir. Kalbin dn Allaha ynelik olmak zere saygya (takv) brnm sevgi yoluyla olur ve pimanlk duygusu, bir daha tekrar etmeme niyetini de kapsar. Allaha nisbet edildiinde ise kelimenin kk anlam Allahn gazabnn rza ve muhabbete dnmesi biiminde anlalr. Nitekim bir yette Allahn tvbe edenleri sevdii ifade edilmitir (el-Bakara 2/222). Birok kaynakta yer alan bir hadiste Hz. Peygamber, kulun tvbe etmesinden Cenb- Hakkn duyduu honutluun (ferah), yiyecek ieceini ve her eyini tayan devesini lde kaybeden bir kiinin onu bulduunda duyduu sevinten ok daha fazla olduunu ifade etmitir (Buhr, Daavt, 4; Mslim, Tevbe, 1-8). Tevvb isminin mbalaa iermesinden dolay kazand muhteva zenginlii eitli ekillerde aklanmtr. Ebl-Ksm ez-Zecccye ait u yorum bunlar zetlemektedir: Tevvb, ok saydaki insann tekrarlanan saysz gnahn diledii kimseler iin gnahlarndan dnmeleri artyla her zaman balayan demektir (tiu esmillh, s. 62-65). Esm-i hsn iinde yer alan afv, gaffr, raf, rahmn gibi isimler de gz nnde bulundurularak tevvb ismini kulunu glkten kolayla, msiyetten taate, haramdan mubaha ve gazaptan rzaya eviren eklinde aklamak

mmkndr. Eb Abdullah el-Halmnin de belirttii gibi tevvb olan Allah kt yoldan dnen kuluna lutuf ve merhametiyle iltifat eder, onun nceki gnahlarn affederken iyi amellerini boa karmaz ve itaatkr kullarna vaad ettii lutuflardan onlar mahrum etmez (el-Minhc, I, 206). Allahn insanla ilgili fiil isim ve sfatlar iinde yer alan tevvb afv, gaffr, gafr, rahm, rahmn ve raf isimleriyle anlam yaknl iinde bulunur.

BBLYOGRAFYA

Ebl-Ksm ez-Zeccc, tiu esmillh (nr. Abdlhseyin el-Mbrek), Beyrut 1406/1986, s. 62-65; Hattb, end-du (nr. Ahmed Ysuf ed-Dekkk), Dmak 1404/1984, s. 90; Eb Abdullah el-Halm, el-Minhc f uabil-mn (nr. Hilm M. Fde), Beyrut 1399/1979, I, 206; bn Frek, Mcerredl-Malt, s. 55; Abdlkhir el-Badd, el-Esm ve-ft, Kayseri Rid Efendi Ktp., nr. 497, vr. 82a; Kueyr, et-Tabr fit-tekr (nr. brhim Besyn), Kahire 1968, s. 84; Gazzl, el-Maadl-esn (Fazluh), s. 150-151, 174. Bekir Topalolu

TEVVBN
( ) Hz. Hseyinin intikamn almak iin harekete geen ilk zmre. Ehl-i beyte byk sevgi besleyen mslmanlar derinden etkileyen Kerbel Vakas, Hz. Alinin ve oullarnn haklarn arama iddiasyla ortaya kan ve iliin zuhuruna zemin hazrlayan baz hareketlerin temelini oluturmutur. Kerbel Vakas yznden I. Yezde ve ynetimine kar dmanlk besleyen gruplarn banda Hz. Hseyini Kfeye davet ettikten sonra ona yardm etmeyen Kfeli taraftarlar gelir. Hseyine kar drst davranmadklar iin byk pimanlk duyan ve iledikleri bu gnahtan ancak onu ehid edenleri ve onlara emir verenleri ldrmekle kurtulabileceklerine inanan bu gruba Tevvbn (tvbe edenler) denilmitir. Tevvbn, amalarn gerekletirmek zere Hz. Alinin yaknlarndan sahb Sleyman b. Suradn evinde gizli toplantlar yapmaya balad. Sleyman b. Surad bakanlnda Mseyyeb b. Necebe elFezr, Abdullah b. Sad b. Nfeyl el-Ezd, Abdullah b. Vl et-Temm, Rifa b. eddd elBecelden oluan be kiilik bir heyet oluturuldu. Bunlar 61 (680) ylnda halk gizlice Hz. Hseyinin intikamn almak amacyla davet etmeye balad (Taber, V, 558). Silhl mcadele iin gerekli malzemeyi toplama almalar Yezd b. Muviyenin lmne kadar (64/683) srdrld. Yezdin lmyle birlikte hareketin lider kadrosunda bulunanlar Sleyman b. Suradn yanna gelerek ynetimin zaafa dtn belirttiler ve hemen harekete geip Hz. Hseyinin katillerini yakalayp cezalandrmay teklif ettiler. Sleyman onlara acele etmemelerini, katiller arasnda Kfe ileri gelenlerinin de bulunduunu, harekete getikleri takdirde bunlarn kendilerine kar koyarak Abdullah b. Zbeyre katlacaklarn syledi. Sleyman b. Surad, Sad b. Huzeyfe el-Yemna bir mektup yazarak faaliyetleri hakknda bilgi verdi ve Medindeki Ehl-i beyt taraftarlarn 65 yl Reblhir aynn ilk gnnde (15 Kasm 684) Nuhaylede yaplacak toplantya ard. Sad b. Huzeyfenin harekete hazr olduklarn bildiren cevab ve Basrada bulunan Msenn b. Mahrribe el-Abdnin destek sz onlar mitlendirdi. I. Yezdin lmnden alt ay sonra nce Muhtr es-Sekaf, ardndan da Mekkede halifeliini iln eden Abdullah b. Zbeyr tarafndan vali tayin edilen Abdullah b. Yezd el-Hatm Kfeye geldi. Hz. Alinin olu Muhammed b. Hanefiyyenin veziri sfatyla geldiini syleyip onun imaml iin davette bulunan Muhtr es-Sekaf halk Hseyinin katilleriyle savamaya tevik etmekle birlikte Tevvbn hareketine katlmad. Muhtr, Sleyman b. Surad ve arkadalarn savatan anlamayan, kendilerini bo yere tehlikeye atan bir grup diye eletiriyordu (a.g.e., V, 561). Bu srete Hz. Ali evld taraftarlarnn ounluu Sleymann yannda kald, Muhtra pek katlan olmad. Ayn gnlerde Kfe Valisi Abdullah b. Yezde Hz. Ali taraftarlarnn Sleyman b. Surad liderliinde isyan hazrl yapt, Muhtrla beraber olan az sayda bir topluluun bn Suradn faaliyetlerinin neticesini bekledii ihbar edildi ve onlara kar silh kullanmas istendi. Ancak vali, Hz. Ali taraftarlar silha bavurmadklar srece kendisinin de onlara kar g kullanmayacan syledi. Bu konuda haberlerin yaylmas zerine camide Kfe halkna hitap eden vali u anda onlara kar bir harekete gemeyeceini, Hseyinin

ldrlmesini kendisinin de bir facia kabul ettiini belirtti. Birbirlerinin kann dkmek yerine o srada zerlerine gelmekte olan Emev kumandan Ubeydullah b. Ziyda kar birlemeyi teklif etti. Hz. Hseyinin ve yanndakilerin katili olan Ubeydullahn ve babasnn valilikleri srasnda yaptklar zulm hatrlatp Ubeydullahn ehri ele geirmesi durumunda kendilerini kleletireceini ileri srd. Valinin ardndan konuan hara emri, Sleyman ve taraftarlarnn bir isyana kalkmalar halinde iddetle cezalandracaklarn syleyince byk tartmalar kt. Daha sonra Tevvbn liderlerinin valiyle grp zr dilemesiyle ortalk yatt (a.g.e., V, 563). 65 (684) ylnda Sleyman b. Surad, taraftarlarna isyan iin belirlenen gnde Nuhayledeki ordughta toplanmalarn emretti ve reblhir aynn ilk gnnde (15 Kasm) kendisi de oraya gitti. Sleymana biat edenlerin kaydedildii divanda 16.000 kiinin ad bulunduu halde sadece 4000 kiinin geldiini gren Sleyman Nuhaylede gn bekledi; adamlarn Kfeye gnderip szlerinden dnenlerin katlmn salamaya alt ve neticede 1000 kii daha kendisine katld. Mseyyebin gnlsz katlacaklardan fayda gelmeyeceini sylemesi zerine beklemekten vazgeti. Taraftarlarna da bu yola Allahn rzasn ve hiret sevabn kazanmak iin ktklarn, bunun dnda beklentileri olanlarn ayrlmasn bildirdi. Basra ve Medinden sz verdikleri halde kimse gelmedi (bn Kesr, XI, 697). Bu srada Sad b. Nfeyl, Hz. Hseyinin intikamn almaya mer b. Sad b. Eb Vakks gibi Kfede bulunan katillerinden balamay teklif etti. Ancak Sleyman ba dmanlar Ubeydullah b. Ziyda kar gideceklerini syledi. Tevvbnin harekete gemek zere olduunu duyan ve Kfeyi savunmak iin onlara ihtiyac bulunan Kfe Valisi Abdullah b. Yezd, Sleymana haber gndererek Kfede kalp bn Ziyda kar birlikte savamay yahut onun zerine gitmeyi teklif etti; ancak bu teklifleri reddedildi. 5 Reblhir 65 (19 Kasm 684) tarihinde yatsdan sonra Nuhayleden ayrlan Tevvbn mensuplar geceyi Deyrlaverde geirdi. kinci konaklama yeri olan Frat kenarndaki Aksasta 1000 kiinin ayrlm olduu ortaya kt. Sleyman b. Surad, Kerbelya doru hareket emrini verdi. Hz. Hseyinin kabrine varnca kendisini yardmsz brakmak suretiyle yaptklar hatadan derin pimanlk duyduklarn belirten Tevvbn gnahlarndan tvbe edip onun ehid edildii ideal uruna savamaya and iti. Kabrin banda bir gn kaldktan sonra Kerbeldan ayrlan grup Hassse, Enbr ve Sadd zerinden Kayyreye ulat. Bu srada Kfe valisinin Ubeydullaha kar birlikte mcadele etmeyi neren mektubu geldi, fakat onlar kararlarndan dnmediler. Karksiye civarna geldiklerinde ehre saldrmalarndan ekinip tahkimat yapan Abdullah b. Zbeyrin Karksiye Valisi Zfer b. Hris elKilbye sava maksadyla gelmediklerini bildirip kendileri iin bir ar kurmasn istediler. Bu teklifi kabul eden vali onlara gl bir Emev ordusunun Aynlverdeye gelmekte olduunu haber verdi; ehirde konaklamalarn ve ortak dmana kar glerini birletirmeyi teklif ettiyse de teklifi kabul edilmedi. Bunun zerine Zfer b. Hris, kendilerine Emev kuvvetlerinden daha nce hareket ederek Aynlverdede karargh kurmalarn tavsiye etti. Karksiyeden ayrlan Sleyman, Mseyyeb b. Necebeyi Emevlerin Rakkadaki ordughndan ayrlan Suriye nc birliklerinin zerine sevketti. Meydana gelen savata birliklerinin yenildiini renen Ubeydullah b. Ziyd, Husayn b. Nmeyr kumandasnda 12.000 kiilik bir takviye kuvveti gnderdi. Husayn nce onlar halifeye itaate davet etti. Sleyman b. Surad, Hseyinin katili olarak kabul ettikleri Ubeydullah b. Ziydn kendilerine teslim edilmesini, ayrca halifeliin Ehl-i beyte verilmesini istediklerini bildirdi. Anlama salanamaynca 22 Cemziyelevvel 65 (4 Ocak 685) tarihinde balayp gn sren sava Sleyman b. Surad, Mseyyeb b. Necebe, Abdullah b. Sad ve Abdullah b. Vlin de ldrlmesinin ardndan Tevvbnin ar hezimetiyle sonuland. Tevvbnin be liderinden sa kalan Rifa b. eddd gece karanlndan faydalanp dier sa kalanlarla birlikte Karksiyeye ekilmeyi baard (bk.

AYNLVERDE SAVAI). gn burada kaldktan sonra daldlar. O srada hapiste bulunan Muhtr es-Sekaf, Kfeye dnen Rifaya bir tziye mektubu gnderdi. syanlar dolaysyla onlar vd mektubunda Ehl-i beytin intikamn almakla grevlendirildiini bildirip kendisine katlmalarn istedi. lk i hareketlerinden olan Tevvbn hareketi bylece baarszlkla neticelendi. Harekete katlanlarn tamamna yaknnn Hricler gibi bedev kabilelerine mensup olduklarna dikkat ekilmektedir (Watt, s. 50; Flal, XXVI [1983], s. 351).

BBLYOGRAFYA

bn Sad, e-abatl-kbr (nr. Ali M. mer), Kahire 1421/2001, V, 196-198; VIII, 148; Taber, Tr (Ebl-Fazl), V, 551-563, 580-608; bn Asem el-Kf, el-Ft, Beyrut 1406/1986, III, 224248; bnl-Esr, el-Kmil, IV, 158-165, 175-188; Nveyr, Nihyetl-ereb, XX, 527-541; EblFid bn Kesr, el-Bidye (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk), Cze 1418/1998, XI, 684-688, 695-703; M. Ebl-Fazl brhim-Ali M. el-Bicv, Eyyml-Arab fil-slm, Kahire 1394/1974, s. 436-449; W. Montgomery Watt, slm Dncesinin Teekkl Devri (trc. Ethem Ruhi Flal), Ankara 1981, s. 50; Ethem Ruhi Flal, lk Olaylar: Tevvbn Hareketi, AFD, XXVI (1983), s. 335-352; Muhsin b. el-Arab, Eeru areketit-Tevvbn fil-edeb uab zamih ve resilhm, avliyytl-Cmiatit-Tnisiyye, sy. 28, Tunus 1988, s. 265-286; Mkrimin Halil Yinan, Aynlverde, A, II, 74; K. V. Zettersten, Sleyman, a.e., XI, 175-176; F. M. Denny, Tawwbn, EI (ng.), X, 398. smail Yiit

TEVZER
(bk. BNn-NAHV).

TEYAKKUZ
(bk. YAKAZA).

TEYEMMM
( ) Abdest alnamad veya gusl yaplamad durumlarda temiz toprak yahut yer cinsinden bir maddeye elleri srerek yz ve iki kolu meshetme. Szlkte kastetmek, ynelmek anlamndaki teyemmm Kurn- Kermde szlk anlamyla kullanlmtr (el-Bakara 2/267). Terim olarak teyemmm, suyu temin etme veya kullanma imknnn bulunmad durumlarda byk ve kk hkm kirlilii (hades) gidermek amacyla iki eli temiz toprak veya yer cinsinden saylan bir maddeye srerek yz ve iki kolu meshetmekten ibaret hkm temizliktir (farkl tanmlar iin bk. irbn, I, 87; Mv.F., XIV, 248). Abdest ve gusl, normal durumlarda su ile olan ve madd temizlenme zellii de tayan hkm bir temizlik iken teyemmm istisna hallerde bavurulan, abdest ve gusl yerine geen (bedel) sembolik bir ilemdir. slmda mkellefler iin byle bir imknn tannmas, hem bata namaz olmak zere ibadetlerin ifasna byk nem verilmesi hem de kolayln ilke edinilmesinin bir sonucudur. Yahudilikte baz dualarn okunmasndan nce su bulunamamas durumunda ellerin toprak, akl veya talaa srlebilecei hkm bulunmaktadr (The Babylonian Talmud, Berakoth, 15a). slmda teyemmmn meruiyeti, Ben Mustali (Mreys) Gazvesi dnnde (5/627) veya bir baka gazvede Hz. ienin gerdanln kaybetmesi dolaysyla Reslullah ve ashabnn susuz bir yerde konaklamas ve abdest alacak su bulamamas zerine nzil olan, Eer hasta olur veya yolculukta bulunursanz yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse veya kadnlara dokunup da su bulamazsanz o zaman temiz bir toprakla teyemmm edin; yzlerinize ve ellerinize ondan srn yeti (el-Mide 5/6; ayrca bk. en-Nis 4/43) ve Hz. Peygamberin kavl ve amel snnetiyle sabittir. Ayrca, Benden ncekilere verilmeyen be ey bana verildi: Yeryz benim iin mescid ve temiz klnd (Buhr, Teyemmm, 1; Mslim, Mescid, 5); On yl su bulamasa da temiz toprak mslmann temizlenme aracdr, suyu bulunca tenini ona dedirsin (Tirmiz, ahret, 92) gibi hadisler zikredilebilir. Bunlardan hareketle slm limleri teyemmmn belli durumlarda abdest ve gusl yerine geecei hususunda icm etmitir. artlar. A) Ciz Klan Durumlar. Teyemmm ciz klan zr suyun kullanlamamasdr. Bu da ya suyun bulunmamas veya bulunduu halde kullanmaya g yetirilememesiyle gerekleir. 1. Suyun bulunmamas. Yolculukta hi su bulamayan veya abdest iin yetecek miktarda bulamayan kii teyemmm yapar. fi ve Hanbellere gre su yetersiz miktarda ise yettii kadar kullanlr, sonra teyemmm yaplr. Yolcu yaknda su bulunabileceini dnyorsa nce suyu aramaldr, bulunmadndan eminse su aramas gerekmez. Teyemmmn ciz olmas iin su ile teyemmm yapacak kii arasndaki mesafenin takdiri hususunda farkl grler ileri srlmtr. Haneflere gre bu mesafenin en az 1 mil (yaklak 2 km.), Mliklere gre 2 mil, filere gre 400 kula (yaklak 200 m.) kadar olmas gerekir. Hanbellere gre, teyemmm yapacak kii suyu rfen yakn saylan mesafe iinde aramak zorundadr. Bakasnda su bulan kii normal saylabilecek bir fiyatla satlmas ve baka bir ey iin paraya ihtiyac olmamas halinde suyu satn almaldr; suyun ar fiyatla satlmas veya kiinin parasnn bulunmamas durumunda teyemmm yaplr. Mliklerle baz Hanbeller, yannda para olmayan kiinin borlanarak su satn almasn gerekli grr. Ekseriyete gre

hibe edilen suyun kabul edilmesi gerekir; ancak suyun kendisi deil paras hibe edilirse alnmas gerekmez. Yolcu olmayan kimse de (mukim) su bulamad takdirde teyemmmle namaz klabilir ve ounlua gre bu namaz iade etmez. Yannda su bulunduunu unutan yolcu, teyemmm edip namaza baladktan sonra suyu hatrlarsa namazn bozarak abdest almas gerekir. Namaz bitirdikten sonra suyu hatrlarsa namaz kaz etmez. Fakihlere gre namaz vakti kmadan su bulacan mit eden kiinin namaz vaktin sonuna kadar geciktirmesi efdaldir; aksi halde namaz vaktin banda klmas ounlua gre daha faziletlidir. 2. Suyu kullanamamak. Bu da ya hastalk, hastalk korkusu veya suyu kullanmaktan ciz olmakla gerekleir. Suyun kullanlmas durumunda lm, bir organn telef olmas, hastaln artmas veya iyilemenin gecikmesi sz konusu ise hastann teyemmm etmesi ittifakla ciz grlmtr. Hareket edemeyen ve kendisine yardm edecek kimsesi bulunmayan hasta da teyemmm yapar; imkn olan ve normal cretle yardmc tutabilen kiinin teyemmm yapmas ise ciz deildir. Amr b. s kumanda ettii Ztsselsil Seriyyesi esnasnda ihtilm olmu ve souktan korktuu iin teyemmm yaparak namaz kldrm, Hz. Peygamber de onun yaptn onaylamtr (Buhr, Teyemmm, 7; Eb Dvd, ahret, 124). Haneflerin ou souk gerekesiyle teyemmm yalnz cnplk halinde ciz grr; ancak abdest iin de ayn tehlikenin kesin hale gelmesi durumunda teyemmme cevaz veren Hanef limleri vardr. ounlua gre souk gerekesiyle teyemmm yapan kii namazn iade etmez; filerin bir ksmna gre ise iade eder. te yandan ikrah, hapis, balanma, hayvan veya dmandan korkma gibi durumlar da su yokluu hkmndedir ve ister yolcu ister mukim olsun kii teyemmm yapabilir. Yannda sadece imek veya yemek piirmek gibi zaruretler iin su bulunan kii de teyemmm edebilir. B) Temiz Toprak. Fakihler, teyemmm yaplacak yerin temiz yeryz paras olmas gerektii konusunda gr birlii iindedir. Ancak yette geen sad kelimesinin tefsirinde farkl grler vardr. Eb Hanfeye ve mam Muhammede gre yer cinsinden olan toprak, ta vb. her eyle teyemmm yaplabilir. Mlikler de bu grtedir; hatta Mliklere gre eritme imkn yoksa karada veya denizdeki buzla teyemmm cizdir. Eb Hanfeye gre teyemmm yaplan eyden elde bir para kalmas art deildir; Muhammede gre ise arttr. Dolaysyla Eb Hanfeye gre kaygan ta, kire, srme ta, toprak duvar, kirele svanm duvar, kaya tuzu, toprak kiremit, amur vb. maddelerle teyemmm yaplabilir. Eb Hanfeye ve Muhammede gre elbise, kuma, eyer vb. bir eye vurulunca kan tozla da teyemmm etmek cizdir. Yer cinsinden olmayan, tahta ve ot gibi yannca kl haline gelen veya demir, bakr, cam gibi stlnca yumuayp eriyen maden vb. maddelerle teyemmm yaplmaz. filer, Hanbeller ve Eb Ysufa gre yalnz temiz, vurulduunda elde toz brakan toprakla teyemmm edilebilir. filer ve bir rivayete gre Eb Ysuf ile Hanbeller kumu toprak hkmnde saymtr. Rknleri. Teyemmmn iki rkn/farz zerinde gr birlii vardr: Elleri yere vurmak ve belirli organlar meshetmek. Niyet ounlua gre rkn, Hanef ve Hanbellerin bir ksmna gre arttr. Yzn meshedilmesinde ittifak vardr. Hanef ve filere gre kollarn dirseklere kadar meshedilmesi gerekir; teyemmm abdest yerine getiinden kollar abdestte ykand yere kadar meshedilmelidir. Mlik ve Hanbellere gre ise ellerin bileklere kadar meshedilmesi farz, dirseklere kadar meshedilmesi snnettir. Hz. Peygamberden her iki ekil de rivayet edilmitir (Buhr, Teyemmm, 4; Eb Dvd, ahret, 121). Hanef ve filere gre yz ve kollar iin yere birer defa vurmak farzdr. Mlik ve Hanbellere gre ise birinci vuru farz, ikincisi snnettir. Bu konudaki ihtilflarn sebebi teyemmm yetinin kapal (mcmel) ynlerinin bulunmas ve konuyla ilgili hadislerin farkl ekillerde rivayet edilmesidir. Fakihlere gre topran meshedilen organn her

yerine ulatrlmas, bunu engelleyen yzk vb. eylerin karlmas gerekir. Parmak aralarnn svazlanmas Hanef ve Mliklere gre vcip, fi ve Hanbellere gre menduptur. Teyemmmde meshedilen organlar arasnda tertibe riayet edilmesi Hanef ve Mliklere gre mstehap, filere gre farzdr. Hanbeller ise yalnz kk hadesten sonra yaplan teyemmmde tertibi farz kabul etmitir. Hanef ve filer teyemmmde ara verilmeden organlarn pepee meshedilmesini snnet, Mlikler farz, Hanbeller ise yalnz kk hadesten sonra farz grmlerdir. Mliklere gre teyemmmle namaz vb. fiiller arasnda da beklenilmemesi vciptir. Snnetleri. Teyemmmden nce besmele ekmek Hanef ve filere gre snnet, Mliklere gre fazilet, Hanbellere gre vciptir. Hanef ve filere gre teyemmm iki defa yere vurarak birincisinde yzn, ikincisinde dirseklere kadar kollarn meshedilmesiyle yerine getirilir. Mlik ve Hanbellere gre ise yere bir defa vurmak ve yzle bileklere kadar elleri meshetmek yeterli olmakla birlikte yere iki defa vurulmas ve kollarn dirseklere kadar meshedilmesi efdaldir. Haneflere gre elleri yere vururken parmaklarn arasn amak, elleri yerde ileriye geriye doru oynatmak, ardndan elleri kaldrp silkelemek snnettir. Mliklere gre kbleye dnmek, sa kolu nce meshetmek ve parmaklarn arasn svazlamak fazilettir. filer ayrca abdestte olduu gibi teyemmmden sonra da kelime-i ehdet getirmeyi snnet kabul etmitir. Snnetlerin terkedilmesi ve meshin tekrarlanmas ittifakla mekruh saylmtr. Mliklere gre bo konumak, dirseklerden yukarsn meshetmek; filere gre ok toprak kullanmak, namaz kldktan sonra teyemmm tazelemek, namaz bitmeden teyemmm organlarndan topra temizlemek; Hanbellere gre iki defadan fazla topraa vurmak ve azsa topra flemek de mekruhtur. Teyemmmn Bozulmas. Abdesti ve gusl bozan her ey teyemmm de bozar. Zaruri ihtiyac dnda ve abdeste yetecek miktardaki suyu grmek veya kullanmaya g yetirmek Hanef ve Mliklere gre teyemmm bozar; fi ve Hanbellere gre su abdeste yetecek kadar olmasa da teyemmm bozulur. Namaz klarken suyu grmek Hanef ve Hanbellere gre namaz bozar, fi ve Mliklere gre ise bozmaz; ancak filere gre o yerde su bulma ihtimali yksek idiyse namaz bozulur. Namaz bittikten sonra vakit kmadan su bulunmas halinde ounlua gre namazn iadesi gerekmez; yalnz fi mezhebinde tercih edilen gre gre, mukim olan kii su bulma ihtimali yksek bir yerde teyemmm almsa namaz iade etmelidir. Teyemmm ciz klan durumun ortadan kalkmas, mesel dmann gitmesi, hastaln veya souun sona ermesi de teyemmm bozar. Mliklere gre teyemmmle namaz arasna uzun bir fsla girerse teyemmm yine bozulur. ounlua gre bir kimsenin suyun bulunmadn ve gusletme imkn olmadn bildii halde eiyle ilikiye girmesi mekruh deildir; Mlikler ve bir rivayete gre Hanbeller ise bir zarara yol ama durumu dnda su bulamayan kimsenin abdest veya gusl bozacak bir ey yapmasn mekruh grmtr. ounluk dinen mer grlmeyen bir amala yolculua kan kii iin de teyemmm ciz grr. Teyemmmle Yaplabilecek badetler ve Vakit Snr. Teyemmm su ile alnan abdest ve yaplan guslden bedel olup onlarn yerine getiinden abdest ve guslle yerine getirilen namaz, tavaf ve Kuran okuma gibi her ibadet teyemmmle de yaplr. mam Muhammed ve baz limler dnda ounlua gre teyemmm alan kiinin abdestli kiilere namaz kldrmas cizdir. Mlik, fi ve Hanbeller teyemmmn zaruret sebebiyle bedel olduunu, teyemmmle hkm kirliliin

kalkmadn, sadece namaz klmaya izin verildiini kabul eder. Haneflere gre ise teyemmm mutlak anlamda bedeldir; dolaysyla su bulunana kadar hadesi ortadan kaldrr. Bu gr ayrlnn sonucu udur: Haneflere gre vakit girmeden nce teyemmm yaplabilir ve teyemmm yapan kii bu teyemmmle istedii kadar namaz klabilir. Dier mezhebe gre ise belli vakti bulunan namaz iin vakit girmeden teyemmm yaplamaz; cenaze namaz, belli vakti olmayan nfile namaz veya kaz namaz iin kerahet vakitleri dnda teyemmm yaplabilir. Mlik ve filere gre her farz namaz iin ayr teyemmm gerekir, bu sebeple vakit namaznn yan sra kaz namaz klnamaz; ancak bir farz ile birden fazla nfile namaz klnabilir. Farz ve nfile namaz klndnda Mliklere gre nce farz klmak gerekir; filere gre byle bir kstlama yoktur. Hanbellere gre ise teyemmm yapan kii vakit kmad srece vakti giren namaz, kaz namazlarn ve nfile namazlar klabilir. Mliklere ve fi mezhebinde tercih edilen gre gre vaktin namazyla cenaze namazn ayn teyemmmle klmak cizdir. Haneflere gre bedeli bulunmayan farz veya snnet namazlarn, mesel cenaze, bayram, ksf ve husf namazlarnn abdest alnd takdirde karlmas ihtimali varsa teyemmm yapmak cizdir. Bedeli bulunan namazlarn, mesel cuma namaznn, cemaatle klnan vakit namazlarnn ve vitir namaznn karlmas tehlikesi bulunsa da teyemmm ciz olmaz. Cenazeyi ykayacak su bulunamamas veya su ile ykand takdirde dalacandan korkulmas, len bir erkei ykayacak erkek veya bir kadn ykayacak kadn olmamas gibi durumlarda cenazeye teyemmm yaptrlr. Su bulamad gibi teyemmm yapacak toprak vb. maddelerden de mahrum bulunan, mesel hapiste olan veya hastalk sebebiyle abdest alamayan yahut teyemmm yapamayan kii ounlua gre o haliyle namazn klar; Mlik mezhebinde tercih edilen gre gre bu kiiden namaz skt olur ve kaz etmesi de gerekmez. Hanef ve filere gre bu durumda klnan namazn kaz edilmesi gerekir; Hanbellere gre ise gerekmez. Abdest organlarnn bir ksmnda yara vb. su dedirmeye engel bir ey bulunan kii yarasz organlarn ykar, yaral organlar mesheder; fi ve Hanbellere gre ayrca teyemmm yapmas gerekir. Bu durumdaki kiinin organlarnn ou yaralysa Hanef ve Mliklere gre abdest ile mesh skt olur ve yalnz teyemmm yapmas yeterlidir.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, ymm md.; The Babylonian Talmud, London 1978, Berakoth, 15a; Ksn, Bedi, I, 44-60; bn Rd, Bidyetl-mctehid, Kahire 1401/1981, I, 63-74; Muvaffakuddin bn Kudme, el-Mun (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk-Abdlfetth M. el-Hulv), Kahire 1406/1986, I, 310-358; Nevev, el-Mecm, II, 237-349; bn Czey, avnnl-akmi-eriyye, Kahire 1405-1406/1985, s. 39-40; bnl-Hmm, Fetul-adr, I, 121-142; Ali b. Sleyman elMerdv, el-nf f marifetir-rci minel-ilf (nr. M. Hmid el-Fk), Beyrut 1406/1986, I, 263-309; Hattb, Mevhibl-cell, Beyrut 1398, I, 325-361; irbn, Munil-mutc, I, 86-107; Buht, Kefl-n, I, 160-181; Kalyb, iye al eri Minhci-libn, Beyrut, ts. (Drl-fikr), I, 76-98; ah Veliyyullah ed-Dihlev, ccetullhil-blia, Kahire 1355, I, 180-181; Muhammed b. Ahmed ed-Desk, iye ale- eril-kebr, Beyrut, ts. (Drl-fikr), I, 147-162; evkn, Neyll-evr, I, 300-314; bn bidn, Reddl-mutr (Kahire), I, 229-260; Teyemmm, Mv.F, XIV, 248-273; Mehmet ener, Teyemmm, slmda nan, badet ve Gnlk Yaay

Ansiklopedisi (ed. brahim Kfi Dnmez), stanbul 2006, IV, 2048-2054. Mehmet Boynukaln

TEYM b. MRRE (Ben Teym b. Mrre)


) ( Kurey kabilesinin bir kolu. Kureyten Mrrenin Kilb ve Yakaza gibi kollarndan biri olup nesebi Teym b. Mrre b. Kb b. Ley b. Glib b. Fihr b. Mlik b. Nadr b. Kinne b. Huzeyme b. Mdrike b. lys b. Mudar yoluyla Adnna kadar ular. Kabile, Teym b. Mrrenin Sad adl olundan Kb b. Sad ve Hrise b. Sad kollar vastasyla devam etmitir. Teym b. Mrre, slmdan nce Mekkeli Araplarn yapt anlamalara (hilf) katld. Kbe grevlerinin taksimi hususunda yaplan Hilfl-mutayyebnde Abdddroullarna kar dier kabileyle (Ben Esed, Ben Zhre, Ben Hris b. Fihr) birlikte Abdmenfoullarnn yannda yer ald. Mekkede hakszla urayanlara yardm amacyla oluturulan, Hz. Muhammedin de itirak ettii Hilfl-fudl cmertliiyle nl Teymli Abdullah b. Cdnn ev sahipliinde kuruldu. Ad b. Kb, Ukl, Mzeyne, Dabbe ve Sevr kabileleriyle birlikte Hilfr-ribba katlan Ben Teym b. Mrre, Chiliye dneminde haram aylarda yaplan Ficr savalarnn drdncsne (FicrlBerrd) Kinnenin mttefiki olan Kureyin safnda kabilenin lideri saylan Abdullah b. Cdnn kumandasnda katld. Teym, slmdan nce kabilenin balca koluna adn veren Amr b. Kb b. Sad b. Teym, ribz-zeheb lakapl olu Osman b. Amr ve torunu Abdullah b. Cdn b. Amr gibi cmertlikleriyle tannan mensuplaryla bilinir (bn Habb, el-Muabber, s. 137; el-Mnemma, s. 371). Osman b. Amrn torunu sahb Talha b. Ubeydullah, olu Yakb b. Talha, Hz. Eb Bekirin soyundan Talha b. Abdullah b. Abdurrahman ve s b. Ms b. Talha b. Ubeydullah kabilenin slm devrinde cmertlikleriyle nl ahsiyetleridir (bn Habb, el-Muabber, s. 151-153). mir b. Amr b. Kbn torunu olan Hz. Eb Bekir, Talha b. Ubeydullah, Habeistan muhaciri Hris b. Hlid ve ei Reyta bint Hris gibi baz Teym mensuplar slmn ilk yllarnda mslman oldu. Talhann kardei Mlik b. Ubeydullah gibi bazlar ise Bedirde mriklerin safnda savat ve ldrld. Bir ksm da zamanla slmiyeti kabul etti. Hz. Eb Bekirin Teymli olmas sebebiyle Teym b. Mrre kabilesi, Hz. merin halifelii dneminde tertip ettirdii divan defterlerine Ben Himden sonra, Ben Ad b. Kbdan nce yazld (Taber, IV, 210). Hz. merin halifelie aday gsterdii alt kiilik ra yelerinden biri olan Talha b. Ubeydullah, Cemel Vakasnda Hz. ie ile birlikte hareket ederek Hz. Ali ordusu ile kar karya geldi. Talha b. Ubeydullah ve olu Muhammed dahil baz Teym mensuplar bu savata ldrld. Hz. Osman dnemindeki i ihtilflara ad karan Muhammed b. Eb Bekir, Cemel ve Sffnde Hz. Alinin safnda arpt ve onun tarafndan gnderildii Msr valilii srasnda Muviye b. Eb Sfyn taraftarlarnca 38 (658) ylnda katledildi. Baz Teymlilerin ismi Emevler dnemi isyanlarna kart. Hz. Eb Bekirin neslinden Eb Bekir b. Abdurrahman b. Abdullahn II. Mervn devrinde (744-750) Ssta kard isyan bastrld (Zbeyr, s. 279). Bir dier Teymli mer b. Ms b. Ubeydullah, bnl-Easn isyanna kartndan 83 (702) ylnda Emev Valisi Haccc tarafndan ldrld (Zbeyr, s. 290; Taber, VI, 374-375, 379-380; bn Hazm, s. 140).

Aralarnda Medinenin yedi mehur tbin fakihinden biri olan Ksm b. Muhammed b. Eb Bekir ve olu Abdurrahman b. Ksmn da bulunduu birok Teym mensubu Emevler ve Abbsler dneminde Medine, Mekke, Basra, Badat ve Msrda kadlk yapt; baz Teymliler ise zellikle Kfede urta tekiltn ynetti (bnl-Kelb, s. 79-84; Zbeyr, s. 275-295; bn Hazm, s. 135-140; Semn, I, 500). Mekke ve Medinede, ilk fetihler devrinde baz mensuplarnn verimli araziler elde ettii Kfe ve Basra civarnda yaayan Ben Teym b. Mrrenin bir ksm Suriye, Msr ve Kuzey Afrikaya yerleti. bn Hazm (. 456/1064) kendi dneminde Msrda yaayan, Hz. Eb Bekirin soyundan gelen Teym mensuplarndan bahsetmektedir (Cemhere, s. 137).

BBLYOGRAFYA

bnl-Kelb, Cemhere (Nc), s. 79-84; bn Sad, e-abat, III, 169, 214; IV, 128; Musab b. Abdullah ez-Zbeyr, Neseb urey (nr. E. Lvi-Provenal), Kahire 1982, s. 275-296; bn Habb, el-Muabber, s. 137, 151-153; a.mlf., el-Mnemma, s. 33, 50-51, 172, 187-189, 371; Taber, Tr (Ebl-Fazl), IV, 210, 429-430, 485, 524 vd., 555-557; V, 97; VI, 374-375, 379-380; bn Dreyd, elti, s. 96, 140-146; Ebl-Ferec el-sfahn, el-En (nr. Abdlemr Ali Mhenn-Semr Cbir), Beyrut 1986, III, 412; IV, 466 vd.; bn Hazm, Cemhere, s. 135-140; Semn, el-Ensb (Brd), I, 500; G. Levi Della Vida, Teym b. Mrre, A, XII/1, s. 224; M. Lecker, Taym b. Murre, EI (ng.), X, 401; Settr Avd-Seyyid Ahmed Him, Teym, Dninme-i Cihn- slm, Tahran 1383/2004, VIII, 803-804. Elnure Azizova

TEYM
() Arabistann kuzeybatsnda tarih bir ehir. Gnmzde Suudi Arabistann snrlar iinde kalan Teym, deniz seviyesinden 800 m. ykseklikteki konumu ve bol su kaynaklaryla geni bir vahadr. Medineden 400 km., Tebkten 265 km., Hicrden merhale (yaklak 110 km.), Vdilkurdan drt merhale uzaklktadr. Tarihi milttan nce 2000 yllarna kadar iner. Teymdan ilk defa bahseden milttan nce VIII. yzyla ait Akkad tabletlerine gre Kuzey Arabistan halk gibi Teymllar da gebe olup hayvanclkla urayorlard. Ayrca ticaret yollarn kontrol altnda tuttuklar iin zenginlemilerdi. Blgede bulunan milttan nce VI. yzyla ait tabletlerdeki ivi yazlarna gre Arap yarmadasnn kuzeyinden geen baharat yolunun zerinde nemli bir ticaret merkezine dnen Teymnn ekonomik kalknmasnda verimli topraklar yannda en nemli faktr, Bbil Keldn Hkmdar Nabonidusun (m.. 556-539) Arabistann kuzeyindeki ticaret yoluna hkim olmak ve Araplar Bbilin dier blgeleriyle uyumlu hale getirmek iin Harrandan Teymya gelip buray milttan nce 552-542 yllarnda ikinci baehir edinmesidir (Bawden, IV [1980], s. 72; The Oxford Encyclopedia, V, 160). Bu dnemde Teym, Nabonidusun tapt ay tanrs Sine ibadet edilen merkezlerden biri oldu. Ahamenler devrinde Teymnn ekonomik gelimesi devam etti. Nitekim Ahd-i Atkte milttan nce VI. yzyl Teymsndan nemli bir kervan ehri diye bahsedilmektedir (Eyub, 6/19-20; aya, 21/13-14; Yeremya, 25/23). Blgede mevcut rmce ok sayda kitbe Teymnn milttan nce I. yzylda Nabatlerin hkimiyetine girdiini ve Hristiyanln ilk dnemlerinde Nabat hkimiyetinde kaldn gstermektedir (Bawden, IV [1980], s. 71-73; The Oxford Encyclopedia, V, 160). slmiyetin douuna yakn dnemde Dmetlcendel, Eyle, Makn, Hayber, Vdilkur gibi Kuzey Arabistan ehirlerinden biri olan Teym, Meymn b. Kays el-Ann ve dnemin dier airlerinin iirlerinde, zellikle Semevel el-Ezd adl bir yahudiye ait Eblakul-Ferd gibi darbmesele konu olmu mstahkem kaleleriyle anlr (Bekr, I, 97; Ykt, I, 75-76). Yarmadann kuzeybatsndaki dier vaha ehirleri gibi slmn zuhuru srasnda gmen yahut mhtedi yahudiler tarafndan iskn edilen Vdilkur ve Fedekin 7 (628) ylnda fethedilmesinin ardndan Teym da ayn yl cizye karlnda bar yoluyla slm idaresine girdi (Vkd, II, 711; Belzr, s. 49). Teym yahudilerinin Hz. mer devrinde blgeden karldna dair eitli rivayetler ve grler bulunmaktaysa da (Belzr, s. 49; A, XII, 224; EI [ng.], X, 402) baz ilk dnem kaynaklarnda yer alan, halifenin Hicaz snrlar dnda olduu iin Vdilkur ve Teym halkn yerlerinde braktna dair rivayetler (Vkd, II, 711) daha doru kabul edilmektedir. Teym, IV. (X.) yzyl slm corafyaclar tarafndan Kuzeybat Arabistann en kalabalk yerleim blgesi diye tasvir edilir. bn Havkal, Teymnn Tebkten daha ok nfusu bulunan, blge Araplar iin ekonomik nemi haiz gelimi bir ehir olduunu belirtir (retl-ar, s. 33-34). Makdis, yarmadann kuzeyinde yegne ehir olarak nitelendirdii Teymnn bol su kaynaklarndan, eme ve kuyularyla geni araziye yaylm gzel bahelerinden, hurma aalarndan ve ardaki camiden bahseder (Asent-tesm, s. 252-253). V. (XI.) yzylda Eb Ubeyd el-Bekr zengin hurma, incir

ve zm balarnn yan sra yazlk bir yer oluuyla da tannan Teymnn 1 fersahlk Feyh nehri boyunca uzanan kale surlarndan bahsetmekte, ehrin Tay kabilesinin Cveyn ve Amr kollarnca iskn edildiini bildirmektedir (Mucem, I, 329-331). Daha sonraki dnemlerde de Teym, su kaynaklar dolaysyla Suriyeli ziyaretilerin hac yolu zerindeki duraklarndan biri olarak nemini korumaya devam etti. XIX. yzyln ortalarndan itibaren blgeye seyahat eden George Augustus Wallin (1848), Carlo Guarmini (1864), Charles Doughty (1877), Charles Huber (1880) ve Julius Euting (1883) gibi Batl seyyah ve arkeologlar Teymdaki tarih bulgularla blgenin eski tarihine dikkat ekti. zellikle Euting tarafndan 1883 ylnda Louvre Mzesine gtrlen, Teymnn eski din kltn aksettiren, milttan nce V. yzyla ait rmce yazl, Teym ta diye nl kitbe sonraki dnemlerde Batl arkeologlarn dikkatini blgeye evirdi. Bylece tarihinin eitli dnemlerine ait rm, Lihyn, Semd ve Nabatce yazlm kitbeleri, ou milttan nceye ait Eblak, Radum, Hamr gibi saraylar ve ehir surlarnn harabeleriyle Teym yarmadann dier blgelerine oranla ok daha eski tarihiyle yeniden nem kazand (Bawden, IV [1980], s. 80-88; The Oxford Encyclopedia, V, 160-161). Teym, 1830 ylndan itibaren yar bamsz halde Rummn ailesine mensup emrler arasnda sk sk el deitirdi. XX. yzyln balarnda Arabistan yarmadasn Sud ynetiminde birletirme abasndaki Kral Abdlazzle iyi ilikiler iinde olan son Teym emri Abdlkerm b. Rummnn yakn akrabalar tarafndan katledilmesinin (1950) ardndan Teym, Sud hkimiyetine geti (Philby, s. 72-103). 1958de Medine-Teym-Tebk yolunun asfaltlanmasyla Suriye yolu zerinde nemli bir durak yeri haline gelen Teym, Suudi Arabistann Tebk idar birimine (mntaka) bal olup 2004 yl saymna gre 26.587ye, 2010 yl tahminlerine gre 31.000e ulaan nfusuyla Medineyi rdne balayan yol zerinde nemli bir merkezdir.

BBLYOGRAFYA

Vkd, el-Mez, II, 711; Belzr, Fth (Fayda), s. 20, 48-49; Makdis, Asent-tesm, s. 250253; bn Havkal, retl-ar, s. 33-34; Hemdn, fat Cezretil-Arab (nr. D. H. Mller), Leiden 1884, s. 131; Bekr, Mucem, I, 97, 329-331; Ykt, Muceml-bldn, I, 75-76; H. St. J. B. Philby, The Land of Midian, London 1957, s. 72-103; G. R. D. King, Settlement in Western and Central Arabia and the Gulf in the Sixth-Eighth Centuries A. D., The Byzantine and Early Islamic Near East (ed. G. R. D. King-A. Cameron), Princeton 1994, II, 205; G. Bawden v.dr., Typological and Analytical Studies: A Preliminary Archaeological Investigations at Taym, Atlal, IV, Riyad 1980, s. 71-88; Fr. Buhl, Teyma, A, XII, 224-225; a.mlf.-[C. E. Bosworth], Taym, EI (ng.), X, 401-402; Peter J. Parr, Tayma, The Oxford Encyclopedia of Archaeology in the Near East, New York 1997, V, 160-161. Elnure Azizova

TEYM
() Ebl-Ksm Kvms-snne sml b. Muhammed b. el-Fazl et-Teym et-Talh el-sfahn (. 535/1141) Hadis, tefsir, Arap dili ve edebiyat limi. 9 evval 457de (13 Eyll 1065) sfahanda dodu. Annesi Talha b. Ubeydullah et-Teym elKurenin soyundan geldii iin Talh, Teym ve Kure nisbeleriyle anld. Daha ok Kvmssnne lakabyla mehur oldu (a.bk.). Baz limler, kendisini sfahanda cvz denilen kk bir kua nisbetle Cvz lakabyla kaydetmise de Teymnin bu lakaptan holanmad belirtilmektedir (Semn, II, 120). Babas Eb Cafer Muhammed devrin limlerinden hadis tahsil etmi bir zat olduu iin Teym, sfahanda erken yata Kurn- Kermi ezberleyerek renime balad. Hadiste ve dier slm ilimlerde sfahandaki limlerden yararland. Badat ve Nbura birok defa ilm seyahatler yapt; Rey, Kazvin ve bir yl mcvir kald Mekkedeki limlerden hadis rivayet etti. Hocalar arasnda babasnn dnda Eb Amr bn Mende, bns-Sabb, Ksm b. Fazl es-Sekaf, Ebl-Muzaffer es-Semn, Trd ez-Zeyneb gibi ahsiyetler saylabilir. Kendisinden Abdlkerm b. Muhammed es-Semn, Ebl-Ksm bn Askir, Eb Thir es-Silef, Eb Ms el-Medn gibi limler faydaland. Hayat talebe yetitirmek ve eser telif etmek, halk irat etmekle geen Teym mrnn son yllarnda hastaland. Talebelerinin belirttiine gre 10 Zilhicce 535te (17 Temmuz 1141) sfahanda vefat etti. Onun 536da (1142) ve 538de (1144) ldn syleyenler de vardr. Teymnin Muhammed adl bir olunun bulunduu, hadis ve Arap dili sahasndaki bilgisiyle tannan Muhammedin birok eser kaleme ald, fakat daha yirmi alt yanda iken sfahanda vefat ettii (526/1132) belirtilmektedir. Talebesi Eb Ms el-Medn Teymnin, devrindeki limlerin stad ve en mehuru olduunu sylemi, zellikle hadis, tefsir, Arap dili ve edebiyatnda mmtaz bir yeri bulunduunu, hadislerin metin ve senedleriyle ilgili konular ok iyi bildiini belirtmitir. Onun sz veya davranlarn eletirip kendisine itiraz eden birine rastlamadn, devrin sultanlaryla iliki kurmadn ve kimseden bir ey beklemediini, vaktini hadis okutmakla geirdiini ve 3500 iml meclisi akdettiini (dier talebesi Semn bu meclislerin 3000 kadar olduunu sylemektedir), bu meclislerde hadisleri bir metne bakmadan ezberinden yazdrdn ifade etmitir (Semn, II, 120; Zeheb, Almnnbel, XX, 82). Bir dier talebesi Abdlkerm es-Semn, Teymnin iml ettii hadisleri birok insann yazdn, onun iml meclislerini kendisinin de hi karmadn, hocasnn haftada bir gn evinde zel olarak hadis iml ettiini, ayrca haftada iki gn kraat usulyle ondan hadis okuduunu belirtmitir (el-Ensb, II, 120-121). Badatl limlerin Ahmed b. Hanbelden sonra Badata Teym gibi birinin gelmediini sylemesi (Zeheb, Almnnbel, XX, 82) dnemindeki ilim evrelerinin onu ne kadar benimsediini gstermektedir. Hadis hfz Eb Zekeriyy bn Mende, Teymnin salam bir itikada, dzgn bir yaaya sahip bulunduunu, pek az konutuunu sylemi, sfahanl hadis hfz Muhammed b. Abdlvhid edDekkk da onun din yaay bakmndan benzersiz kabul edildiine iaret etmitir. Ebl-Muzaffer

es-Semn, Irakta hadisi bilen ve anlayan iki kii grdn, bunlarn sfahanda Teym, Badatta Mtemen es-Sc olduunu zikretmitir. Hadis hfz Muhammed b. Sadn el-Abder ise Teymnin gl hfzasna ve tefsir, hadis, fkh, dil, edebiyat gibi ilimlerde sz sahibi oluuna dikkat ekmitir. fi mezhebini benimsedii belirtilen Teym hakknda Zeheb byk hadis hfz, eyhlislm ve kvmssnne gibi sfatlar kullanmtr. Teymnin menkbna dair Eb Ms elMednnin bir eser kaleme ald zikredilmitir (el-icce, neredenin girii, I, 37). Teymnin yaad V. (XI.) yzyln ikinci yars ile VI. (XII.) yzyln ilk dnemleri Havric, a, Kaderiyye ve Mutezile gibi frkalarn yaygnlat, Ahmed b. Hanbelin temsil ettii Selef inancna mensup kiilerin son derece azald bir devirdi. Selef metodu diye de bilinen ehl-i hads yolunu benimseyen Teym, Selef akdesini muhaliflerine kar savunmaya alm, el-icce f beynilmaacce ve eri adeti Ehlis-snne adl eserini bu maksatla kaleme almtr. Bu eserin mukaddimesinde (I, 83-84), slmn ayakta durmas (kvml-slm) snnete sarlmakla mmkndr dedii iin Kvmssnne lakabyla anlmtr. Eer bir istinsah hatas deilse bn Kd hbe (abat-fiiyye, I, 301) btn kaynaklarn aksine Teymnin lakabn Kvmddin olarak kaydetmi, Brockelmann da muhtemelen ona dayanp ayn lakab kullanmtr (GAL, I, 324; Suppl., I, 557). Kvmssnne terkibinin baz yeni almalarda kavvmssnne diye harekelendii grlmektedir. Eserleri. 1. Kitbt-Terb vet-terhb. Mellif eserin mukaddimesinde talebelerinin kendisinden slih amellere, gzel szlere ve hlis niyetlere tevik eden, kt ameller ve szlerden, bozuk niyetlerden sakndran bir kitap yazmasn istemesi zerine bu eseri kaleme aldn syler. Konuya dair daha nce yazlan kitaplarn fazlaca sened ihtiva etmesi, tekrarlar iermesi veya ok muhtasar olmas gibi sebeplerle yeterince faydal saylmadn, bunlardan arndrd eserinde konular iman, slm, birrl-vlideyn, tevazu, cihad eklinde alfabetik olarak sraladn belirtir. Eserde senedleri verilen, fakat kaynaklar belirtilmeyen rivayetlerin byk ounluu hadislerden, geri kalan ise slm byklerinin szlerinden ve baz davranlarndan seilmitir. Mnzir, adlarn zikrettii hadis kaynaklarnda bulunmayp Teymnin bu eserinde yer alan az saydaki hadislerin hepsini kitabna aldn, fakat ondaki mevz rivayetleri terkettiini sylemi (et-Terb vet-terhb, I, 4), Kettn de eserde mevz rivayetlerin olduunu belirtmitir (er-Risletl-msterafe, s. 57). Kitab Eymen b. Slih b. abn yaymlamtr (I-III, Kahire 1414/1993). 2. el-icce f beynil-maacce ve eri adeti Ehlis-snne. Teym, bu eserinde yaad devirde bidatn ve bidatlarn yaygnlatn, insanlarn Selef akdesinden uzaklatn, eserini snnete uymak ve bidatlardan uzak durmak isteyenler iin kaleme aldn ve bu sebeple almasna el-icce f beynil-maacce ve erittevd ve mehebi Ehlis-snne adn verdiini sylemitir. bn Kayyim el-Cevziyyenin eserde yer alan istivya dair bilgileri delilleriyle birlikte aynen nakletmesi (ctimul-cyil-slmiyye, s. 165-166), bn Hacer el-Askalnnin de tevhidin tarifinde Teymnin grn zikretmesi (Fetulbr, XIII, 357) ona verilen deeri gstermektedir. Baz kaynaklarda Kitbs-Snne adyla mellife nisbet edilen eserin el-icce olduu tahmin edilmektedir (Siyers-selefi-lin, neredenin girii, I, 114-115). Eseri Muhammed b. Reb b. Hd Umeyr el-Medhal neretmitir (I-II, Riyad 1411/1990). 3. Siyers-selefi-lin. Teym, sfahan Camiinde talebelerine iml ettii bu eserine aere-i mbeere ile balam, ardndan tbin, tebeut-tbini ve daha sonraki nesillerden zhd ve takvsyla mehur olanlar, babas gibi baz sfahanllar yannda faziletleriyle tannan her devrin nemli ahsiyetlerini alfabetik srayla zikretmitir. Kerem b. Hilm be nshasna dayanarak eser zerinde yksek lisans almas yapm (1991, Cmiatl-Ezher klliyyet dril-ulm), daha sonra

bu almasn rivayetlerin senedlerini karp yaymlamtr (I-IV, Riyad 1420/1999). 4. KitblMeba vel-mez. Eserde Resl-i Ekremin hayat ve fiil snneti incelenmekte, son drtte birlik ksmda Hulef-yi Ridnin hayatna ve menkbna geni yer verilmektedir. Bir nshas Kprl Ktphanesinde bulunan eserin (Fzl Ahmed Paa, nr. 1138) Hulef-yi Ridne dair blmn Kerem b. Hilm el-ulefl-erbaa eyymhm ve siyerhm adyla neretmitir (Kahire 1999). 5. rbl-urn. Bir nshasnn The Chester Beatty Libraryde bulunduu kaydedilmektedir (Zirikl, I, 323). 6. Deliln-nbvve. Eseri Eb Abdurrahman Msid b. Sleyman Rid yaymlam (I-IV, Riyad 1412), Mahmd b. Muhammed el-Haddd da kitabn fihristini neretmitir (Riyad 1409/1988). 7. el-Eml fil-ad (Drl-ktbiz-Zhiriyye, Mecm, nr. 41, vr. 24-37; m 4531, 1-8). 8. Ed mselselt. Abdlhay el-Kettnnin sekiz cz olduunu syledii eserin (Fihrisl-fehris, II, 657) baz blmleri Drl-ktbiz-Zhiriyyede (Mecm, nr. 34, vr. 146150) kaytldr. 9. el-Avlil-mrfet. Eserin son ksm eksik bir nshas Drl-ktbizZhiriyyededir (Mecm, nr. 105, vr. 116-133). 10. Tefsrl-fahn. Zeheb ve Ktib eleb gibi mellifler Teymnin birka tefsir yazdn, bunlardan el-Cmi (ul-kebr f melimit-tefsr) diye anlann otuz cilt, el-Mutemedin on cilt, el-Muvaa adl Farsa tefsirinin ise cilt olduunu zikretmekte (Almn-nbel, XX, 84; Kef-unn, I, 442; II, 1904), ayrca onun el- adl drt ciltlik bir tefsirinden sz edilmektedir (Kef-unn, I, 211). Ancak bunlarn gnmze ulap ulamad bilinmemektedir. Teymnin Tefsru sretil-Ar adl bir baka almasnn bir nshas stanbul niversitesi Ktphanesinde bulunmaktadr (Mecmua, nr. 7/378; Muceml-matilmevcde, s. 316]). 11. erul-Cmii-a lil-Bur ve erul-Cmii-a li-Mslim. Olu Eb Abdullah Muhammed bu iki eseri yazmaya balam, vefat zerine bunlar Teym tamamlamtr. Zehebnin kaydettiine gre Teym, Mslim erhini olunun mezar banda iml etmi ve eseri tamamladnda bir ziyafet vermitir (Almn-nbel, XX, 83). Bu iki eserin gnmze gelip gelmedii bilinmemektedir. 12. Ful mstarece min Kitbit-Tekire. Kaynaklarda vaaz ve irada dair olup otuz czden meydana geldii belirtilen eserin baz blmleri Sleymaniye Ktphanesinde bu adla kaytldr (Hekimolu Ali Paa, nr. 847/2).

BBLYOGRAFYA

Teym, el-icce f beynil-maacce ve eri adeti Ehlis-snne (nr. Muhammed b. Reb b. Hd Umeyr el-Medhal), Riyad 1411/1990, neredenin girii, I, 31-84; a.mlf., Siyers-selefi-lin (nr. Kerem b. Hilm b. Ferht b. Ahmed), Riyad 1420/1999, neredenin girii, I, 26-119; Semn, el-Ensb, II, 120-121; Mnzir, et-Terb vet-terhb (nr. Mustafa M. Amre), Kahire 1352, I, 4; Zeheb, Almn-nbel, XX, 80-88; a.mlf., Trul-slm (nr. Ber Avvd Marf), Beyrut 1424/2003, XI, 623-628; bn Kayyim elCevziyye, ctimul-cyil-slmiyye (nr. Fevvz Ahmed ez-Zemerl), Beyrut 1408/1988, s. 165166; snev, abat-fiiyye, I, 359-361; bn Kd hbe, abat-fiiyye, I, 301-302; bn Hacer, Fetul-br (Hatb), XIII, 357; Kef-unn, I, 123, 211, 400, 442, 554; II, 1904; Kettn, er-Risletl-msterafe, s. 57; Brockelmann, GAL, I, 324; Suppl., I, 557; Elbn, Mat, s. 192; Abdlhay el-Kettn, Fihrisl-fehris, II, 657; Zirikl, el-Alm (Fethullah), I, 323; Kays li Kays, el-rniyyn, I/1, s. 281-286; Muceml-matil-mevcde f mektebti stnbl ve

nl (haz. Ali Rza Karabulut), [bask yeri ve tarihi yok], s. 316-317; Hasan Ensr, Ebl-sm Teym, DMB, VI, 156-158. M. Yaar Kandemir

TEYMULLAH (Ben Teymullah)


() Adnnlere mensup bir Arap kabilesi. Bekir b. Vile mensup Salebe kabilesinin balca kollarndan biridir. Kabileye adn veren Teymullahn nesebi Teymullah b. Salebe b. Ukbe b. Sab b. Ali b. Bekir b. Vil b. Kst yoluyla Adnna kadar ular. Hris, Mlik, Hill, Abdullah, Htbe, Zimmn, Zhl, Mzin ve mir gibi birok alt kolu bulunan Ben Teymullahn soyu daha ziyade Hris ve Mlik b. Teymullah ile devam etti. Kabilenin bu iki kolu gerek Chiliye devrinde gerekse slmn ilk dnemlerinde daha fazla ne kt. Ben Teymullah, Chiliye Araplarnn mehur putlarndan biri olan Tifteki Lta nisbetle Teymullt (Ltn hizmetisi) diye adlandrlan, fakat slmdan sonra ismi Teymullah olarak deitirilen birok Arap kabilesinden biridir (dierleri: Teymullah b. Esed b. Vebere, Teymullah [Neccr] b. Salebe b. Amr, Teymullah b. Sad b. Futra, Teymullah b. Nemir b. Kst, Teymullah b. Nemir b. Vebere). Teymullah, slmdan nce Bekir b. Vilin Kays b. Salebe, cl ve Aneze gibi kollaryla birlikte Araplar iinde yaygn olan kabileler aras dayanma ittifak (hilf) kurdu. Bu ittifak, slmdan sonra Ben Bekirin dier nemli kollarndan Ben Hanfe, Zhl ve eybn kabilelerinin de dahil olmasyla geniledi (bn Abdrabbih, III, 314; sfahn, III, 279). Genellikle Yemme ve Bahreyn civarnda oturan Teymullah, mttefikleriyle beraber akraba Talib kabilesine ve Temme kar yaplan savalardan (eyyml-Arab) Yevm Tehlk, vre, Kadde, Zble, Nibc ve Taysal savalarna katld (bnl-Kelb, Cemhere, s. 517; bn Msenn, I, 46-47, 305, 358-368; II, 763-764, 917-919; sfahn, I, 496 vd.; bn Hazm, s. 215, 314). slmiyetin douu srasnda bir ksm Araplarn ou gibi putperest, dier ksm, oturduklar blge dolaysyla aralarnda Hristiyanln yaygn olduu Bekir b. Vilin baz kollar gibi hristiyan olan Teymullah, gerek ridde savalarnda gerekse ftuhatn ilk yllarnda mslmanlarn karsnda yer ald. Hz. Eb Bekir dneminde Bahreyn blgesindeki irtidad olaylarna ismi karan Teymullah, 12 (633) ylnda blge valiliine gnderilen Al b. Hadramnin kumandasndaki slm ordusu karsnda kendisi gibi Lehzime mensup cl, Kays ve Aneze kabileleriyle birlikte ar yenilgiye urad ve byk bir ksm slmiyeti kabul etti (Taber, III, 304-313). Ayn yl meydana gelen lleys savanda Hlid b. Veld karsnda hezimete urayan Ssn ordularndaki hristiyan birlikleri arasnda Bekirin cl ve Zubeya kollaryla birlikte Teymullahtan baz gruplar da vard (a.g.e., III, 355 vd.). slmn ilk dnemlerinde kabilenin baz mensuplar Horasan ve civarna vali ve kumandan olarak tayin edildi. Bunlar arasnda Hz. Ali tarafndan Rey ve Desteb valiliine getirilen, fakat grev ihlli yznden azledilince Muviye b. Eb Sfyna katlan Zeyd b. Hceyye (bnl-Kelb, Cemhere, s. 519), airliiyle tannan, Basrada kendisine nisbetle Kasru Evs adyla bilinen kasrn sahibi, 64-65 (684-685) yllarnda Herat valilii yapt srada Musab b. Zbeyrin gnderdii Abdullah b. Hzime kar bir yldan fazla savunduu Herat ehri yaknlarnda 65te (685) ldrlen Evs b. Salebe b. Zfer (Rukay) saylabilir (Taber, V, 545-551; Belzr, s. 495; bn Hazm, s. 316).

Teymullah, Sffn Savanda yesi bulunduu Lehzim kabileleriyle Lehzim Kfe ve Lehzim Basra olarak Hz. Alinin ordusunda Muviyeye kar savat (Dnever, s. 172). Emevler dnemi i savalarnda genellikle iktidarn yannda yer alan baz Teymullahllar 61 (680) ylnda Kerbelda Hz. Hseyinin ve aile fertlerinin katline itirak etti (Taber, V, 436, 451). 72de (691) Abdlmelik b. Mervnn Musab b. Zbeyre kar gnderdii yardmc kuvvetin banda yer alan Teymullahn Mlik kolundan Ubeydullah b. Ziyd b. Zabyn, Deyrlcselikte Musabn ldrlmesine bizzat katld. Onun kardeinin katili olduunu syleyerek kiisel dmanl sebebiyle ban kesip halifeye gtrd (a.g.e., VI, 153, 158-160; bn Hazm, s. 315). bn Habb, Ubeydullah b. Ziyd ile dier bir Teymullah mensubu Amr b. Ebcer b. Abbd mehur suikastlar arasnda zikretmektedir (elMuabber, s. 212-213). Kaynaklarda gerek Chiliye devrinde gerekse slmn ilk dneminde Teymullahn balca iki kolu olan Ben Hris ile Ben Mlike mensup ok sayda airden bahsedilmektedir: Osman b. Katde, Kays b. Abbd, Mceer b. Huleyd, Bceyr b. Ley, Hizyem b. Hris, Suayr b. Kilb, Nehr b. Tevsia b. Temm (bnl-Kelb, Cemhere, s. 518-521; bn Hazm, s. 315-316). Bunlardan Horasann mehur airi olarak ad geen Nehr b. Tevsia Mhelleb b. Eb Sufre, Kuteybe b. Mslim ve Cneyd el-Mrr gibi Emevlerin Horasan valilerine iirleriyle destek verdi. Cneyd, 112 (730) ylnda Semerkanttaki durumu bildirmek zere Nehr Him b. Abdlmelike gnderdi (Taber, VII, 7980; Atvn, s. 280-289). Fetihler dneminde Basra ve Kfeye yerletirilen kabileler arasnda bulunan Teymullah sonraki yzyllarda blgedeki varln devam ettirdi. Semn, Abbsler devrinde Teyml ve Teym nisbeleriyle anlan Teymullah mensubu birok limin adn vermektedir (el-Ensb, I, 497-500).

BBLYOGRAFYA

bnl-Kelb, Cemhere (Nc), s. 517-521; a.mlf., Kitbl-Enm (nr. Ahmed Zeki Paa), Kahire 1995, s. 16-18, 27; Mamer b. Msenn, en-Nei (nr. A. A. Bevan), Beyrut, ts. (Dru Sdr), I, 46-47, 305, 358-368; II, 763-764, 917-919; bn Habb, el-Muabber, s. 212-213; bn Kuteybe, elMarif (Ukke), s. 98; a.mlf., e-ir ve-uar, I, 537-538; Belzr, Ftul-bldn (nr. Abdullah Ens et-Tabb-mer Ens et-Tabb), Beyrut 1407/1987, s. 495; Dnever, el-Abrvl, s. 172; Mberred, Neseb Adnn ve atn (nr. Abdlazz el-Meymen er-Rckt), Kahire 1354/1936, s. 15; Taber, Tr (Ebl-Fazl), III, 304-313, 355 vd.; V, 436, 451, 545-551; VI, 153, 158-160, 355, 460-461, 479-480, 528, 619; VII, 79-80; bn Abdrabbih, el-dl-ferd, III, 314; Ebl-Ferec el-sfahn, el-En (nr. Abdlemr Ali Mhenn-Semr Cbir), Beyrut 1986, I, 496 vd.; III, 279; bn Hazm, Cemhere, s. 4, 167, 215, 300-301, 314-316, 346, 399, 453-454, 472, 486; Semn, el-Ensb (Brd), I, 497-500; Hseyin Atvn, e-irl-Arab bi-orsn fil-arilmev, Amman 1974, s. 280-289; G. Levi Della Vida, Taym Allh, EI (ng.), X, 400-401; Settr Avd, Teymullh, Dninme-i Cihn- slm, Tahran 1383/2004, VIII, 811. Elnure Azizova

et-TEYSR
() Eb Amr ed-Dnnin (. 444/1053) krat-i sebaya dair eseri. Dnnin yedi kraatle ilgili eserlerinin en mehuru olup adnn el-Myessir olduu da rivayet edilmitir (Ebs-Sedd, s. 116). Mellif mukaddimede, kendisinden limlerin sahih kabul ettii mehur rivayet ve tarikleri ihtiva eden yedi kraate dair muhtasar bir eser kaleme almasnn istenmesi zerine bu kitab hazrladn ifade etmektedir. et-Teysrde her imam iin mehur ikier rvinin rivayetleri esas alnm, bu rivayetler arasnda farkllk bulunduunda rvilerin, bulunmadnda imamn ad zikredilmitir. Nfi b. Abdurrahman ile Abdullah b. Kesrin ittifak ettii yerlerde Mekke ve Medine kraatlerini temsil eden bu iki imamn ortak okuyuunu anlatmak zere karaelHaremiyyn, Kfe imamlarndan sm b. Behdele, Hamza ez-Zeyyt ve Kisnin ittifak ettii yerlerde ise karael-Kfiyyn ifadesi kullanlmtr. Eserde konular yirmi alt blmde (bab) ele alnm, baz blmler alt balklara (fasl) ayrlmtr. lk blmde yedi kraat imamyla ikier rvisinin ksa biyografileri verilmi, yedi kraat imamnn her birinin Hz. Peygambere ulaan isnad zinciriyle mellifi bu imamlara ulatran senedler zikredilmitir. Daha sonraki blmlerde srasyla istize, besmele, Ftiha sresinin kraat vecihleriyle bu sreden itibaren belirli kurallar iinde toplanabilen kraat farkllklarndan idgm- kebr, h-i kinye, med ve kasr, hemzenin tek veya ift oluuna ve bulunduu konuma gre okunu biimleri, harekenin nakli, izhr ve idgam, fetih ve imle, h-i tens zerinde vakf, r ve lm harflerinin okunuu, kelime sonunda vakfetmenin kurallar, sekte, izfet ysnn okunuu gibi hususlar incelenmitir. Eserin en hacimli blm Ferl-hurf balkl yirmi beinci blm olup bu ksmda Bakara sresinden itibaren sreler sra ile ele alnm, genel kurallara uymayan, farkl vecihlerle okunan kelimeler zerinde durulmutur. Benzer nitelikteki kelimeler ilk getikleri srede bir arada zikredilip tekrardan kanlmtr. Srelerin sonunda y ile nihayetlenen kelimelerin kraat vecihleri topluca gsterilmi, eserin son blmnde tekbir ve tehll konusuna yer verilmitir. Mellif, gerek usul ksmnda gerekse Ferl-hurf blmnde sadece kurallar ve kraat farkllklarn zikretmekle yetinmemi, yer yer konularla ilgili tanm, tercih ve deerlendirmelerde bulunmu, gramer aklamalar yapm, kendi okuyuuyla ilgili baz rivayetler aktarmtr. bnlCezer, Dnnin et-Teysri el-tid adyla manzum hale getirdiini kaydetmekteyse de (yetnNihye, I, 505) dier kaynaklarda sz konusu kitabn ad zikredildii halde bu niteliine iaret edilmemitir (Zeheb, XVIII, 80; Kef-unn, I, 130). Daha sonra yazlan pek ok kitaba kaynaklk etmesi, zellikle e-biyye erhlerinin temel kayna olmas bakmndan nemli bir eser kabul edilen et-Teysri bnl-Cezer yedi kraate dair yazlm kitaplarn en ak ve sahihlerinden biri olarak deerlendirmi (Tabrt-Teysr, s. 10), en-Nerinde eseri birinci kaynak eklinde zikretmitir (en-Ner, I, 58). et-Teysr kraat retiminde esas alnan kitaplardan biridir. Dnyann eitli ktphanelerinde pek ok nshas bulunan eser, be yazma nshas ile bnl-Cezernin Tabrt-Teysri esas alnarak Otto Pretzl tarafndan neredilmi (stanbul 1930), daha sonra ofset

basklar yaplmtr. Eserin Hindistanda da basld zikredilmitir (Serks, I, 861). et-Teysr zerinde nazma ekme, erh ve ihtisar almalar yaplmtr. Ksm b. Frruh e-tb eseri rzl-emn ve vecht-tehn adyla manzum hale getirmi (DA, XXXVIII, 377), bnlCezer esere Eb Cafer el-Kr, Yakb el-Hadram ve Halef b. Him kraatlerini ilve ederek Tabrt-Teysr f rtil-eimmetil-aere adl kitabn yazmtr. Abdlvhid b. Muhammed b. Ali b. Ebs-Sedd el-Mlek et-Teysri ed-Drrn-ner vel-abn-nemr adyla erhetmi, bu erhi dil Ahmed Abdlmevcd ve Ali Muhammed Muavvaz eru Kitbit-Teysr lid-Dn filrt el-msemm ed-Drrn-ner vel-abn-nemr ismiyle yaymlamtr (Beyrut 1424/2003). 1994 ylnda Muhammed Hassn et-Tayyn tarafndan Dmak niversitesinde doktora tezi olarak hazrlanan eserin (www.diwanalarab.com) ed-Drrn-ner vel-abn-nemr f eri Kitbit-Teysr adyla ciltlik bir basks daha yaplmtr (Dmak 1427/2006). Sirceddin enNern el-Bedrl-mnr f erit-Teysri de eserin bir baka erhidir. Ebl-Abbas Ahmed b. Ali b. Muhammed b. kr el-Endels eseri ihtisar etmitir (bnl-Cezer, yetn-Nihye, I, 87). Abdsselm Ahmed Kenn, et-Teysrin zelliklerini kaydettikten sonra eletirilen ynlerini de belirtmitir (el-Medresetl-urniyye fil-Marib, s. 100-114). Dnnin dier eserlerinde bulunduu halde baz vecihleri et-Teysre almamas eletirilmi, Muhammed Hassn et-Tayyn bu eletirileri bir makalesinde cevaplandrmtr (bk. bibl.).

BBLYOGRAFYA

Dn, et-Teysr (nr. O. Pretzl), stanbul 1930; Abdlvhid b. Muhammed b. Ali b. Ebs-Sedd elMlek, ed-Drrn-ner vel-abn-nemr (nr. dil Ahmed Abdlmevcd-Ali M. Muavvaz), Beyrut 1424/2003, s. 116; Zeheb, Almn-nbel, XVIII, 80; bnl-Cezer, yetn-Nihye, I, 87, 505; II, 321; a.mlf., en-Ner, I, 58, 209-210; a.mlf., Tabrt-Teysr (nr. Abdlfetth el-KdM. Sdk Kamhv), Kahire 1392/1972, s. 10; Kef-unn, I, 130, 520; Serks, Mucem, I, 861; Abdsselm Ahmed el-Kenn, el-Medresetl-urniyye fil-Marib minel-fetil-slm il bn Ayye, Rabat 1401/1981, s. 100-114; M. Hassn et-Tayyn, Dif an kitbit-Teysr lid-Dn, MMLADm., LXVIII (1993), s. 346-361. Abdurrahman etin

TEYZE
Arapa karl hledir. Anne (m) kelimesi gerek anlamyla insan douran kadn, mecaz anlamyla insann st soyu kapsamndaki kiileri douran btn kadnlar ifade ettiine gre teyze de gerek ve mecaz anlamlaryla anne ve ninelerin kz kardelerini kapsar. Kurn- Kermde yerde oul eklinde geen hle (hlt) (en-Nis 4/23; en-Nr 24/61; el-Ahzb 33/50) birok hadiste yer almaktadr (Wensinck, el-Mucem, vl md.). Bir hadiste, Teyze anne derecesindedir buyurulmutur (Buhr, ul, 6; Eb Dvd, al, 35; Tirmiz, Birr, 6). ok gnah ilediini syleyip nasl tvbe edeceini soran bir kiiye Hz. Peygamber, Annen baban hayatta m? demi, Hayr cevabn alnca, Teyzen hayatta m? diye sormu, olumlu cevap alnca da, O zaman ona iyilikte bulun demitir (Msned, II, 14). Resl-i Ekrem bu tavsiyesini bizzat uygulayarak teyzesine bata bulunmutur (Eb Dvd, By, 41). te yandan Hz. Ysuf hakkndaki, Annesini babasn tahtnn zerine kartp oturttu yetinde (Ysuf 12/100) anne ile teyzenin kastedildii, Hz. Ysufun annesinin vefatndan sonra babasnn Ysufun teyzesiyle evlendii rivayet edilmitir (Syt, IV, 587-588). Teyzeyle ilgili fkh hkmlerin banda evlenme yasa gelir. Teyze yeeninin mahremi olup aralarnda ebed evlenme yasa vardr. Size anneleriniz ve teyzeleriniz haram klnd yetiyle (en-Nis 4/23) sabit olan bu yasan kapsamna ninelerin kz kardeleri de girer. Nesep yoluyla haram olan st emme yoluyla da haram olur hadisi gerei (Buhr, Nik, 20; Mslim, Ra, 1, 9) stteyze de evlilik yasa bakmndan gerek teyzeyle ayn hkmdedir. Dier taraftan bir kadnla teyzesinin ayn kiinin nikh altnda bulunmas Hz. Peygamber tarafndan yasaklanmtr (Buhr, Nik, 27; Mslim, Nik, 37, 39). Teyzenin mirastaki durumu sahbe arasnda tartlm, Zeyd b. Sbit miras olamayacan, Abdullah b. Mesd daha yakn miras bulunmad takdirde anne yerine saylarak miras alacan sylemi, Hz. mer teyze ve hala arasnda miras bltrerek teyzeye te bir, halaya te iki hisse vermitir. Hala ve teyzenin miras hakknda bana vahiy gelmedi; Hala ve teyzeye miras yoktur hadisleri (Abdrrezzk es-Sann, X, 281-282) zayf bulunmutur. Teyzenin zevil-erhm grubunda yer ald hususunda mezhepler gr birlii iindedir. Bu gruptan akrabalar, Hanef ve Hanbellere gre kar koca dnda belirli pay (farz) sahiplerinin ve asabenin yokluu halinde miras olabilirken Mlik ve filere gre miras olamaz; ancak mteahhir Mlik ve fi limleri bu grubun da miras alabilecei konusunda ittifak etmitir (bk. ZEVl-ERHM). Teyze belirli durumlarda kk yataki yeeninin bakm, gzetim ve eitimini (hidne) stlenme hakkna sahiptir. Reslullah, umretl-kazy tamamlayp Mekkeden ayrlaca srada Hamzann kz Ali b. Eb Tlibin peinden gitmi, o da ei Ftmaya, Amca kzn al demi ve Ftma kk kz kucana almt. Bunun zerine Hz. Ali, Cafer b. Eb Tlib ve Zeyd b. Hrise arasnda kk kzn velyeti hususunda ihtilf kmtr. Hz. Ali, Amcamn kzdr; Cafer, Hem amcamn kzdr hem de onun teyzesiyle evliyim; Zeyd ise, -Hz. Peygamberin bana karde yapt- kardeimin kzdr diyordu. Resl-i Ekrem, Teyze anne derecesindedir diyerek kz teyzesine vermitir. Fakihlerin ounluuna gre teyzenin yeeni zerinde nafaka hakk yoktur; Haneflere ve Hanbellerin bir ksmna gre mahrem akraba olmas sebebiyle teyzenin nafaka hakk vardr. Mtrd gibi baz limler kiinin ieri girip yemek yiyebilecei evler arasnda teyzenin evinin de saylmasn (en-Nr 24/61) ihtiya sahibi yeenin teyzesinden nafaka alabileceine delil gstermitir.

Stteyzenin miras, hidne ve nafaka hakk bulunmad hususunda ise gr birlii vardr. Teyzenin yeeni lehinde ahitlii byk ounlua gre geerlidir; yalnz Sfyn es-Sevrnin mahrem akrabann birbiri lehine ahitliini geersiz sayd nakledilmitir.

BBLYOGRAFYA

Msned, II, 14; Muhammed b. Hasan e-eybn, el-Cmiu-ar, Beyrut 1406/1986, s. 237; fi, el-m (nr. Rifat Fevz Abdlmuttalib), Mansre 1422/2001, VI, 11-13, 240; Abdrrezzk esSann, el-Muannef (nr. Habbrrahman el-Azam), Beyrut 1403/1983, X, 281-282; Sahnn, elMdevvene, II, 284, 357, 359, 362; Mtrd, Tevltl-urn (nr. Halil brahim Kaar), stanbul 2007, X, 206-207; Serahs, el-Mebs, V, 209-211; XXX, 18-20, 292, 298; Eb Bekir bnl-Arab, Akml-urn (nr. M. Abdlkdir At), Beyrut 1408/1988, I, 479; Ksn, Bedi, II, 262; IV, 33, 41-42; Burhneddin el-Mergnn, el-Hidye, Kahire 1400/1980, II, 37; Muvaffakuddin bn Kudme, el-Mun (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk-Abdlfetth M. elHulv), Kahire 1406/1986, IX, 82-89, 522-523; XI, 377, 420-426; XIV, 184; Syt, ed-Drrlmenr, Beyrut 1993, IV, 118, 587-588; irbn, Munil-mutc, III, 176, 180, 452-454; Muhammed b. Ahmed ed-Desk, iye ale-eril-kebr, Beyrut, ts. (Drl-fikr), II, 251, 527; evkn, Fetul-adr, Beyrut, ts. (Drl-marife), IV, 52-53; bn bidn, Reddl-mutr (Kahire), VI, 795797; Abdurrahman b. Muhammed en-Necd, iyetr-Ravil-mrbi, Beyrut 1403/1983, VII, 129-130; le, Mv.F, XIX, 10-11. Mehmet Boynukaln

TEZKR
() Ahmed Cevdet Paann (. 1895) vakanvislii srasnda yazd, dnemin olaylarn ieren htrat niteliindeki eseri (bk. CEVDET PAA).

TEZAT
) ( Birbirine kart iki enin bir szde, bir dizede veya beyitte bir araya getirilmesi anlamnda bed terimi. Szlkte zt, aykr, ters; e, benzer, denk anlamlarndaki zdd kknden treyen tezdd iki eyin birbirine zt olmas demektir (Lisnl-Arab, dd md.). Bugnk Trkede tezat iin yeni kelime olarak kartlk kullanlmaktadr. ada belgat yazarlarndan Ahmed Matlbun bu sz sanatnn ieriine en uygun adn tezat, Ziyeddin bnl-Esrin mukbele olduunu ifade etmesinin yan sra kadm belgat mellifleri sz konusu sanat daha ok mutbakat ve tbk adyla ele almlardr. bnl-Esr ve bn Masm, uyuma, uyum anlamndaki mutabakat ve tbkn trn muhtevasna uygun bir adlandrma saylmadn syler; ancak belgat limlerinin ou, ztlar bir araya getiren sz sahibinin onlarn arasnda bir bakma uyum saladn sylemitir. Mutabakat, tbk veya tatbk terimlerinin drt ayakl hayvanlarn yrrken veya koarken arka ayaklarn n ayaklarnn bast yere basmalar anlamndan hareketle tretilmesi de bu uygunlua iaret etmektedir. Eb Yakb es-Sekkkden (. 626/1229) itibaren belgatta yeri belirlenip bed ilminde anlama gzellik katan sanatlardan kabul edilen tezat (tbk) ksa bir szde, bir beyit veya msrada gerekten veya itibar olarak aralarnda bir tr kartlk bulunan iki enin zikredilmesidir. Bir kelime veya ifadenin anlamnn, zddnn kaydedilmesiyle daha ak biimde ortaya kaca, gzelliin zddyla daha iyi anlalaca dncesiyle ztlarn bir arada anlmas sz sanatlarndan kabul edilmitir. Mukabele sanat ikiden ok kart enin bir araya gelmesiyle tezada benzerken birbirine uyumlu elerin bir araya getirilmesiyle de gerekletiinden tezattan ayrlr. Tezat ayn kelimenin iki farkl anlamda tekrar edilmesi demek olan cinastan da farkldr. Bilindii kadaryla tezad mcveretl-ezdd (ztlarn yan yana gelmesi) adyla terim anlamnda ilk defa ele alan ve onu bir eyle zddn ayn szde birletirmek diye tanmlayan Salebdir (. 291/904) (avid-ir, s. 58-60). bnl-Mutez, el-Bedinde inceledii be temel sanat arasnda tezad mutabakat adyla nc srada zikretmitir. Daha sonra Ahfe el-Asgar mutabakat, Kudme b. Cafer ve Eb Cafer en-Nehhs tekf, Hasan b. Bir el-mid tbk, Eb Hill elAsker ve bn Re mutabakat, bn Sinn el-Hafc mutbk adyla konuyu ilemitir. Hafc tezatn cab, selb, tedbc (muhalif) ve tebdil ad verilen eitlerinden sz etmitir. Abdlkhir el-Crcn tezada tatbik adyla anlam kuram balamnda deinmitir (Esrrl-bela, s. 20). Sekkk Miftul-ulmunda tezad mutabakat ismiyle mna sanatlar kategorisine (bed mnev) dahil etmi, Hatb el-Kazvn ile Tell-Mift rihleri de bu izgiyi srdrmtr. eitleri. 1. Ztlarn kelime eitleri. a) ki zt kelime de isim; yetlerde geen eykz-rukd (uyank-uyuyan), am-basr (kr-gren), zulumt-nr (karanlklar-aydnlk) gibi. b) kisi de fiil; yetlerdeki yuhy-ymt (diriltir-ldrr), adhake-ebk (gldrd-alatt) gibi. c) kisi de harf; leh-aleyh anlamlaryla birbirine zt konumdaki lm ve al harf-i cerleri: Leh m kesebet ve aleyh mektesebet gibi (Kiinin yapt iyilik kendi lehine, yapt ktlk kendi aleyhinedir; el-

Bakara 2/286). d) Biri isim, dieri fiil. ( l iken dirilttiimiz kimse; el-Enm 6/122) gibi. cab tbknda ztlarn ikisi de olumludur, geen rneklerde grld gibi. 2. Selb tbk. Olumlu-olumsuz, emir-nehiy eklindeki tezattr: ... ... (... bilmezler ... bilirler; er-Rm 30/6-7) yetiyle ( sabredin ya da sabretmeyin; et-Tr 52/16) yeti gibi. 3. Terdd. Szn veya beytin ba ile sonunda bir ifadenin olumlu-olumsuz ekilde tekrar edilmesidir. Reddl-acz ales-sadr sanatnda ise ayn olan iki ifadeden her ikisi de olumlu veya olumsuz durumda bulunur. Meymn b. Kays el-A el-Ekberin u beytinde grld gibi: /( Dzeltemez insanlar onlarn bozduklarn, alsalar bile/Hayat boyu, bozamaz insanlar onlarn dzelttiini). 4. Kinaye veya tevriye anlamyla ayn szde birka rengin birletirilmesi demek olan tedbc de bir tr tezat kabul edilmitir. Renkler iinde gerek ztlk sadece ak ile kara arasnda olmasna ramen dier renkler arasnda da itibar bir ztln bulunduu kabul edilmitir. Eb Temmmn ehid den bir kumandan tasvir ettii, Krmz lm giysilerine brnd/Gece olmasyla bu giysiler yeil ipee dnd anlamndaki beytinde krmz elbise giymek ehid dmekten, yeil ipek giymek cennete girmekten kinayedir ve zt konumda kullanlmtr (bk. TEDBC). 5. Mreah/terh tbk. Tezadn baka bir unsur veya bed tryle glendirilmesidir: Dahil edersin geceyi gndze, dahil edersin gndz geceye; karrsn diriyi lden, karrsn ly diriden ve rzk verirsin dilediine hadsiz-hesapsz melindeki yette (l-i mrn 3/27) tezat sanat, ibareyi terse evirmeli ekilde ifade etmek demek olan aks/tebdil sanat ve bunlar yapan kudretin dilediini hadsiz hesapsz rzklandracan bildiren tekmil mbalaas ile glendirilmitir. mrulkays b. Hucrun atnn hzn tasvir ettii, / ( Hamle yapp kaar, ileri atlp geri gelir ayn anda/Selin dan zirvesinden aa yuvarlad kaya paras gibi) beytindeki tezat sanatnda hzn derecesi ayn anda ( )ifadesiyle tekmil mbalaas sretinde ve bir tebih istidrd ile glendirilmitir. 6. Mecazi mnalar arasnda tezat. Bazan iki kelimenin hem gerek anlamlar hem de asl anlatlmak istenen mecazi mnalar arasnda ztlk bulunabilir. l iken dirilttiimiz kimse ... yetinde (el-Enm 6/122) l ile dallet iinde olan, diriltilen ile hidayete erdirilen kii kastedildiinden hem gerek anlamlar olan lmyaam hem de asl kastedilen mecazi mnalar tekil eden dallet-hidayet arasnda ztlk bulunmaktadr. airin, ( huylar tatl, kendisi ac ve yiit) eklindeki vgsnde hulv-mr (ac-tatl) kelimeleri gerek anlamlaryla zt olduu gibi emil tatll yumuak huyluluk, kiinin merreti ise (acl) sertlii demek olduundan mecazi mnalarnda da ztlk sz konusudur. 7. Fsid tezat. Kart olarak getirilen iki kelimenin mnalar arasnda birbirinin gerei olabilecek (telzm) ekilde bir ilginin bulunmamasdr. Mtenebbnin, Kim iin talep edersin dnyalklar, onlarla muhibbi sevindirmeyecek, mcrimi cezalandrmayacak olduktan sonra anlamndaki beytinde muhibbin gerek zdd mbgz iken bunun yerine mcrim kelimesi getirilmitir. Halbuki mbgz-mcrim arasnda birbirinden ayrlmazlk ilgisi yoktur, nk mbgz mcrim olmayabilir. Fakat mbgz-mcrim arasnda iddiaya dayal bir telzm ilgisi var saylmas halinde tezat mmkn olur. Sanki air her mcrimin ancak mbgz olabileceini iddia ederek muhibmcrim ikilisini kart getirmitir. u iki nevi, tezat sanatna ek kabul edilmitir: 1. Gizli tezat. Mna tezad olarak da anlan trde bir eyin zdd deil o ztla sebep-msebbep, lzm-melzm gibi ilgisi bulunan e zikredilir. Ashabn niteliklerinden sz eden yette ( Kfirlere kar edit, birbirlerine kar merhametlidirler; el-Feth 48/29) buyurularak iddetle rahmet kart biimde anlmtr. iddetin gerek zdd lnettir (yumuaklk); yumuaklk ise merhametli davranmaya gtrr. Bu bakmdan asl zt olan lnet yerine onun sebep olduu rahmet anlmtr. 2. hm tezad. Gerek anlamlar arasnda

ztlk bulunan iki kelimeden birinin veya ikisinin mecazi mnada kullanlmasyla ztln bozulduu, muhatap yahut dinleyicinin ilk anda tezat varm yanlgsna drld sz sanatdr. bn Eblsba zt anlamlardan birinin mecazi mnada olduu tezada tekf adn vermitir. Dibil elHuznin, ama sen ey Selm bir adama ki bann ak salar gld de o yzden alayp gz ya dkt anlamndaki beytinde glmek ile alamak gerek mnalar bakmndan zt olmalarna ramen bataki ak salarn glmesi beyazlamas anlamnda mecaz (istiare) olduundan ztlk bozulmutur (bk. HM).

BBLYOGRAFYA

Saleb, avid-ir (nr. Ramazan Abdttevvb), Kahire 1995, s. 58-60; bnl-Mutez, elBed (nr. M. Abdlmnim el-Hafc), Beyrut 1410/1990, s. 124-140; Kudme b. Cafer, Nad-ir (nr. Keml Mustafa), Kahire 1979, s. 143-146, 162-163; mid, el-Muvzene (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Kahire 1363/1944, s. 253-254; Eb Hill el-Asker, Kitb-nateyn (nr. Mfd M. Kumeyha), Beyrut 1404/1984, s. 339-353; bn Re el-Kayrevn, el-Umde (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Kahire 1353/1934, II, 5-15; bn Sinn el-Hafc, Srrl-fea, Beyrut 1402/1982, s. 199-205; Abdlkhir el-Crcn, Esrrl-bela (nr. H. Ritter), Beyrut 1403/1983, s. 20; Hatb et-Tebrz, el-Vf fil-ar velavf (nr. mer Yahy-Fahreddin Kabve), Dmak 1399/1979, s. 258-260; bn Mnkz, el-Bed f nadi-ir (nr. Ahmed Ahmed el-Bedev-Hmid Abdlmecd), Kahire 1380/1960, s. 36-40; Abdrrahm b. Ali b. s el-Kure, Meliml-kitbe ve meniml-ibe (nr. M. Hseyin emseddin), Beyrut 1408/1988, s. 103; Eb Yakb es-Sekkk, Miftul-ulm (nr. Nam Zerzr), Beyrut 1422/2001, s. 210-211; Ziyeddin bnl-Esr, el-Meels-sir (nr. Ahmed el-HavfBedev Tabne), Riyad 1404/1984, III, 171-194; bn Ebl-sba, Bedul-urn (nr. Hifn M. eref), Kahire 1392/1972, s. 31-35; a.mlf., Tarrt-Tabr (nr. Hifn M. eref), Kahire 1383, s. 111-115; Nveyr, Nihyetl-ereb, VII, 98-101; rut-Tel, Kahire 1937, IV, 286-296; bn Hicce, iznetl-edeb (nr. Selhaddin el-Hevvr), Beyrut 1426/2006, I, 161-172; Besyn Abdlfetth Besyn, lml-bed, Kahire 1408/1987, s. 7-24; Ahmed Matlb, Mucemlmualatil-belyye ve teavvrh, Beyrut 1996, s. 367-371. smail Durmu TRK EDEBYATI. Trke belgat kitaplarna ztlklar bir arada bulundurma sanat olarak geen tezat, aralarnda bir ilgiden dolay birbirine muhalif iki mnay ayn ifadede toplayarak sze gzellik ve kuvvet katmann yollarndan biridir (dierleri bir uygunluu anlatmak iin kullanlan tbk, tatbik veya mutabakat, bir denklii [kfv] gstermek zere yaplan tekfdr). Tezadn Bat retoriindeki karl antitezdir (Bilgegil, s. 184).

Bir dnce zddyla veya mukabiliyle daha gl ifade edildiinden tezadn sz sanatlar ierisinde zel bir yeri vardr. Dil bilgisi bakmndan birbirinin kart olan kelimelerin bir araya getirilmesi bu sanat iin yeterli olmayp ayn kavrama iki zt ynden baklabilmesi veya iki zt ynn ayn kavrama balanabilmesi gerekir: nsan bilmedii eyleri ayann altna alsa ba ge erer (Hlet). Olaylara ve eyaya farkl ynlerden baklmas grlen ve duyulan daha etkili klaca iin kart kelime ve kavramlarn bir nkteye bal ekilde bir araya getirilmesiyle bu sanat oluur. Ynus Emrenin, Ger vuslata erdin ise bu derd ile firak nedir/Dostu yakn grdn ise bu baktn rak nedir beytinde vuslat ile firak ve yakn ile rak kelimeleri arasnda tezat vardr. Tezat her ne kadar sze gzellik verip etkisini arttrrsa da ska kullanlmas tekellfe ve mnasebetsizlie sebep olabilecei iin tavsiye edilmemitir (Recizde Mahmud Ekrem, s. 282). Tezat karlatrlan elerin niteliine gre farkllk gsterir. Mesel ztlk ieren kelimeler isim cinsinden olabilir: Ne siyh eylemi bu nsiyeyi/Sam bembeyaz eden bahtm (Abdlhak Hmid). Fiil veya fiilimsiler birbiriyle tezat oluturabilir: Cihnn yzn gldrm iken lutf u ihsnn/Adlar kahkaha eyler grh- dostn alar (Fzl). Ekler veya edatlar karlatrlarak tezat yaplr; b-savt b-kelm gibi. Anlam bakmndan birbirine zt olan ibare ve szlerin bir arada kullanlmas da tezat saylr (Cokun, s. 152). Yavuz Sultan Selime atfedilen, rler pene-i kahrmdan olurken lerzan/Beni bir gzleri hya zebn etti felek beytinde, aslanlar titreten kudret ile h gzl bir gzel karsndaki cizliin bir kiide birletirilmesi gibi. Birbirine zt iki kelimeyi bir arada ve ayn nesne iin kullanmaya birleik tezat denilir; tatl zalim, orijinal bir kopya, zulmet-i beyz gibi. Eski belgat kitaplar tezatla birlikte farkl terimleri de zikreder ve hepsini tbk bal altnda toplar (Bilgegil, s. 186). Tbk cab ve selb olmak zere ikiye ayrlr. Tbk- cb birbirinin zdd iki kelimenin ayn beyitte ya da ibarede kullanlmasdr (Kuru idik ya olduk aya idik ba olduk/Kanatlandk ku olduk utuk elhamdlillh [Ynus Emre]). Tbk- selb ise ayn fiilin olumlu ve olumsuz kiplerinin birlikte kullanlmasyla gerekleir: Bilen syler nikt- rz- hsn bilmeyen syler (Nb). Birbiriyle karlatrlan kelimelerin ikisi de hakiki veya ikisi de mecazi anlamlaryla kullanlabildii gibi biri hakiki, dieri mecazi anlamyla da kullanlabilir: Ak sal ban alp eline/Kara hlyalara dal anneciim (Necip Fazl Ksakrek). Tezat, tekabl veya mutabakat olarak da anlan mukabele sanat ile birlikte deerlendirildiinde tezattaki zt tasavvurlarn yerini mukabelede karlkl tasavvurlar alr. Buna gre zikredilen iki veya daha fazla kelimeyi bu kelimelerin anlamca mukabilleri (leff ner) veya ztlar ayn srada takip eder (sral tezat, Cokun, s. 161). Seyyid Nesmnin, Gh karm yeryzne seyrederim lemi/Gh inerim yeryzne seyreder lem beni beytinde karm ile inerim fiilleriyle gkyz ve yeryz kelimeleri, lemi seyretmek ve lem tarafndan seyredilmek arasndaki mukabele gibi. Mukabele sanatnda mutlaka zt unsurlarn karlatrlmas art aranmayp ztlk dndaki karlatrmalar da mukabeleye dahil edilebilir. Beni lerzende eden mevsimi serm-y firk/hara fasl-i reb dem-i nev-rz oldu beytinde mevsimi sermnn (k mevsimi) zdd sayf (yaz) iken beyitte rebin (bahar) zikredilmesi gibi. Fars edebiyatnda bu sanata tezat mutbk, mutbaka, tatbk ve tbk, tenkuz, tekbl ve tekf ad da verilmitir. Tezat iki ynden incelenebilir. a) Geleneksel bak. Tezat veya mutabaka mukabeleyle ayn eydir. Ztlar ztlkta birbirine benzerdir mantnca tezada tbk ve mutabaka da denir. Farsa

nesirde zellikle ssl anlatmda tezat ve tbkn nemli bir yeri vardr. b) Yeni bak. Bat edebiyatnn Fars edebiyatna etkisi ve yeni aratrmaclarn Batnn belgat konularna ynelmesi, onlarn grlerinden yararlanmas bu konuda farkl baklarn domasna yol amtr. Bunlarn en nemlileri unlardr: 1. Beyn- nakz. Ayn ifadede iki zt terimin artc biimde bir araya getirilmesidir. Bu iki kelimenin biri sfat, dieri isim ya da biri isim, dieri fiil olabilir. Kart iki terim ayn ifadede kart anlamlaryla bir araya gelir ve ayn konuyu, ayn gerei dile getirir; Gurusneg horden/alk yemek gibi. 2. Mtenkz-nm (paradoks). Grnrde garb bir mnay kullanarak zhir bir tezat ortaya karmaktr. Bu tr tezat tasavvuf, din akdeler ve edeb yorumlarda grlr. Buna hzr gyib: huzurdaki kayp ve harb-bd: ykntyla mmur gibi terkipler rnek verilebilir.

BBLYOGRAFYA

Ahmed Cevdet Paa, Belgat- Osmniyye, stanbul 1299, s. 155-156; Recizde Mahmud Ekrem, Talm-i Edebiyyt, stanbul 1299, s. 278-282; Thirlmevlev, Edebiyat Lgat, stanbul 1994, s. 173-174; M. Kaya Bilgegil, Edebiyat Bilgi ve Teorileri-Belgat, stanbul 1989, s. 184-190; M. A. Yekta Sara, Klsik Edebiyat Bilgisi Belgat, stanbul 2000, s. 142-149; Menderes Cokun, Szn Bys Edeb Sanatlar, stanbul 2007, s. 151-162; skender Pala, Ansiklopedik Divan iiri Szl, stanbul 2007, s. 455; sa Kocakaplan, Aklamal Edebi Sanatlar, stanbul 2008, s. 187-191; Ahmet Kartal, Trk Edebiyatnda Belagat almalar ve Tezad ile Telmih Sanatlarna Eletirel Bir Bak, irazdan stanbula, stanbul 2008, s. 399-403; W. P. Heinrichs, ib, EI (ng.), X, 450452; Asgar Ddbeh-Abdrrz Mderriszde, Ted der Edeb-i Frs, DMB, XV, 550-552. Meliha Y. Sarkaya

TEZEKKR
) ( Bir dnceyi veya teklifi kabul ya da reddetmeden nce onu iyice deerlendirme anlamnda terim (bk. DNME).

TEZHP
() Yazma kitap, levha ve murakkalarn bezenmesinde ezilmi varak altn ve eitli renklerin kullanlmasyla uygulanan ssleme sanat. Szlkte altnlamak anlamna gelen tezhb kitap sanatlarnn nemli bir daldr. Bu sanatla uraanlara mzehhib ad verilir. Tezyin sanatlarn temelinde deseni oluturan motifler yer alr. Tezhipte kullanlan motifler dier ssleme sanatlarnda grlen motiflerden daha kk ve sadedir. Mzehhip motifini tasarlarken setii modelin ana izgilerini ve bu izgilerin belirledii deseni koruyarak onu tahayyl ettii ekilde izer. Bylece modelin gerek grn, sanatkrn tasavvur derinlii iinde yeni bir yorumla biimlenerek motif zellii kazanr. Bu anlayla yaplan izimlere slplatrma, slba ekme, stilize etme ad verilir. Doadaki grnmleri slba ekilerek izilen bitki kaynakl motiflere haty grubu denir. Tezhip sanatnda kullanlan bu motifler k kaynan koruyacak kadar sade ve kk boyutta slba ekilmitir. Yaprak motifi, ieklerin ku bak grnnn slplatrlmasyla izilen pen, az gelimi ve gelimi ieklerin dikine kesitinin slba ekilmesiyle elde edilen goncagl ve haty bu gruptandr. Tezhipte bitki kl motiflerin bir ksm ieklerin d grnlerinin ksmen slba ekilmesiyle ortaya kmtr. Bu motifler haty grubuna gre daha az stilize edildiinden karanfil, lle, gl, siklamen ve meneke olduu gibi adn korumutur. XVI. yzyln ortalarnda ahkulunun talebesi ve dnemin sernakka mzehhip Kara Memi, bu motifleri dalnda yapra ile tezhip desenlerine sokarak kendi ismiyle anlan yeni bir slbu balatmtr. Ksmen slplam serviler, bahar am veya meyve vermi aalar da XVI. yzyl Kara Memi slbunun devamdr. XVIII. yzyln ilk eyreinden itibaren motif zelliini kaybetmeye balayan iekler daha ziyade minyatr zellii kazanarak kfe adyla Trk tezyin sanatlarnda ok yaygn biimde kullanlmtr (bk. KFE). Hayvan kl motifler iki gruptur. Bunlar Orta Asyadan gelen smurg (zmrdanka), ejder ve kilin (ejder at) gibi tamamen hayal rn hayvan motifleriyle geyik, ceylan, aslan, pars, tavan, ku, balk, leylek gibi ksmen slplatrlarak kimliini ve adn korumu hayvan motifleridir. ran ve Orta Asya ssleme sanatlarnda ok kullanlan bu motifler Osmanl kitap sanatlarnda, zellikle din yazmalarda, yet ve hadis yazl levha bezemelerinde yer almam, daha ok minyatrlerde veya yazsz pano biimindeki halkr ve rugan (lake) desenlerde grlmtr. Mnhan ve rm motiflerinin de hayvanlarn gvde, bacak ve kanatlarnn slplatrlm ekli olduu kabul edilmektedir. Bu motiflerin hayvan veya nebat kaynakl olduu hususu tartlmakla beraber mnhan tamamen eri izgilerle ekillenmi, XII, XIII ve XIV. yzyl kitap bezemelerinde ok yaygn biimde kullanlmtr. Desen iinde bir baka motifle birlikte bulunmayan mnhannin bir slp mu yoksa unsur mu olduu konusu da tartmaldr. Mnhannin sap stnde daha belirgin ekilde motif zellii kazanmas, mnhan tarznda rm ile desenlerde yer almas bu iki motifin ayn kaynaktan geldiini gsterir. Rm motifi, tarihi Orta Asyaya kadar uzanmakla birlikte ismini Rum (Anadolu) kelimesinden alr. Bu motif biimine gre hurdeli, ilemeli, dilimli, sarlma (pde), sencde, desen iinde kullanl amacna ve yerine gre ise ortaba, tepelik, ayrma, hurde rm gibi isimler alr. Tezhip desenlerinde oka rastlanan bir dier motif buluttur. in sanatndan geldii iin adna in

bulutu da denir. Orta Asyada ejderhann azndan kan fke veya gazabn sembol olarak kullanlm, fakat XV. yzylda Trk sanatna girdikten sonra daha natralist bir anlay iinde gkyzndeki bulut dnlerek izilmitir. Bulut motifinin desen iindeki yerine ve biimine gre yma bulut, dolant bulut, ayrma bulut, ortaba, gerdanlk, tepelik, hurde bulut gibi isimlerle bilinen eitleri vardr. Tezhipte az kullanlan ve kayna hakknda eitli grler ileri srlen gen biiminde daire ve iki dalgal izgiden meydana gelen intemaninin bazan sadece yuvarlak benek halinde veya beneklerin iine daireler izilerek hill eklinde, bazan da imek, bulut, dudak veya kaplan postu eklinde yorumlanan dalgal izgilerin tek olarak kullanld bilinmektedir. Bunlara Budann ruhan zelliini belirten Timuin damgas da denir; Osmanllarda g ve saltanat sembol kabul edilmitir. Desen. Tezyin sanatlarn btn dallarnda olduu gibi tezhip sanatnda da desen bezeme maksadyla yaplan tasarmn izgilerle ifadesidir. Sanatkrn hayal gcnn snrlarn ve eriebildii zenginlii, sahip olduu zevki, grg ve bilgi birikimini gsterir; eserin sanat deerini belirler. Desenin ileniindeki hner zanaat erbabna aittir. Desen bezenecek yere uygun tasarlanmaldr. nk desenin mkemmel olmas onu meydana getiren her unsurla birlikte yerine yakmas ile mmkndr. Tezyin sanatlarda kullanlan desenler kurulu biimleri bakmndan pano zellii tayan desenler, ulama (raport) desenler, geometrik (hendes) desenler diye grupta toplanr. Pano zellii tayan desenler snr belirlenmi bir alan iinde balar ve biter. Bu desen tipi kurulu biimine gre simetrisiz (serbest), simetrili, dnme hareketi gsteren desenler (arkfelek tarznda) olmak zere eitleri vardr. El yazmas kitaplarn zahriye, serlevha, sre ba, fasl ba tezhiplerinde ounlukla simetrili pano desenler tercih edilmi, buna karlk kede st, satr aras gibi yaz boluklarnda serbest desenler kullanlmtr. Tasarmndaki nihayetsiz genileme zelliiyle evrenin sonsuzluu iinde sanatn ve sanatkr tahayylnn bykln hatrlatan ulama desenlerin kitap sanatlarndaki en gzel rneklerine kitap kab ve zahriye sayfas, koltuk tezhibi iin tasarlanan desenlerde rastlanr. Ulama desenleri kuruluuna gre tam simetrili, ksmen simetrili, simetrisiz olmak zere grupta toplanr. Tam simetrili ulama desenlerde birim alann btn kenarlar simetri eksenidir. Desen her ynde bu kenarlardan katlanarak genilemeye elverilidir. Ksmen simetrili ulama desenlerde sadece karlkl iki kenar simetri ekseni zellii tar. Dier karlkl iki kenar boyunca desen simetrisiz ve eit aralklarla tekrarlanr. rneklerine daha ok inilerde rastlanan ve tezhipte ok kullanlmayan simetrisiz ulama desenlerde simetri eksenleri bulunmaz, desen her ynden eit aralklarla tekrar ederek geniler. XII, XIII ve XIV. yzyllarda btn slm lkelerinin kitap sanatlarnda ve dier bezemelerde hkim olan geometrik desenler ister pano zellii tasn, ister ulama tarznda dzenlenmi olsun kuruluundaki geometrik dzen en nemli ve hkim zelliidir. Desende motiflerin yerini geometrik ekiller almtr. Tasarm iki boyutlu geometri kurallarna dayanr. Merkezde bir noktadan balayarak pergel ve cetvelle belirlenen ekirdek ekil, eit alar ve paralel kaydrlan dorular yardmyla geometrik dzen iinde geniler. Devrinin sembol haline gelmi olan geometrik slp tezhip desenlerinin pafta ayrmlarnda da kullanlmtr. Paftalar ayran eritler birbirini alttan ve stten geip desene zenginlik kazandrr. El yazmas kitaplarn, kitap kab bezemelerinin, zahriye, serlevha, sre ba tezhiplerinin desenlerinde bu slbun mkemmel rneklerine rastlanr. Geometrik dzenle izilen desenlerin bir ksm ayn kalnlktaki eritlerin bir alttan, bir stten geerek eitli

rg ekillerini temsilen tasarlanr. Farsada kk zincir mnasna gelen zencirek erken devir kitap bezemelerinde dnemin sembol olacak kadar ok kullanlmtr. Gnmzde bu bezeme tarzna zencerek veya geme de denilmektedir. Bu ekillerin, kaytan adndaki ota halatlarnn rglerinden ilham alnarak bezeme amal mimaride kullanld ve bu yoldan kitap sanatlarna da girdii kabul edilmektedir. XVI. yzyl Osmanl tezhibinde geni alanlar iin tercih edilmeyen bu slp ara sularda (i pervaz) ve desen iinde pafta ayrmlarnda, hatta tlarda balayc veya yardmc unsur eklinde yer almaya devam etmitir. Bu desenler tam, yarm ve uzun noktalarla noktalara teet ve noktalarn merkezlerini birletiren anahtar izgilerden meydana gelir. Bu elemanlarn kullanl biimi ve izim tarz kendi iinde farkl bir dzene baldr. Tezhip edilmek zere klasik slpta tasarlanacak desen izimi iin dikkate alnmas gereken l ve zellikler bulunur. Bir desen izimi srasnda nce cetvellerin yerleri, kalnl ve says belirlenerek bezenecek alanlarn snr izilir. Alan ekline gre desenin eidi kararlatrldktan sonra varsa simetri eksenleri konur ve pafta biimleri tesbit edilir. Ardndan desen plan izilir, plan stne motifler yerletirilerek taslak tamamlanr. Demlenme sresinin ardndan son dzeltmeler yaplr. Tezhipte Kullanlan Teknikler. Tezhip edilmek zere hazrlanan desen kt zerine farkl tekniklerle ilenir. Bir eser tezhibinde desen ilenecei teknie uygun hazrlanmaldr. ok kullanlarak klasikleen bu tekniklerin deimeyen yapl sralar ve zellikleri vardr. 1. Zemini Boyal Klasik Tezhip (Dz Tezhip). Klasik tezhipte en ok kullanlan ileme tarzdr, ilenii belli bir sra takip eder. Sade ve kk motiflerden meydana gelen desenlerin ince samur fra ile temiz ekilde ve deseni bozmadan ilenmesi iin usta bir zanaatkra ihtiya duyulur. Bu iilikte nanssz izilen tahrirlerin ok ince, zemin renginin dalgasz, saplar oluturan dairev helezonlarn sa klna yakn incelikte ve ayn kalnlkta olmas, sap ve yapraklara srlen altnn parlamas yaplan iin baarsn ve kalitesini belirler. Kda temiz olarak geirilen desende ilk sap ve yapraklara, cetvellere, ipliklere parlatlacak altn srlr ve mhre ile parlatlr. ieklerin astar renkleri de srldkten sonra tahrirler ekilir. Ardndan zemin rengi ve ieklerin renkli tonlamas ilve edilir. Kuzu izilip stne tlar ilenerek bezeme tamamlanr. 2. Zerenderzer. Altn iinde altn mnasna gelen zerender-zer tabiri, altn mat ve parlak tonlarda kullanmak suretiyle yaplan tezhiplere verilen isimdir. Desen zemininde mat, sap ve yapraklarda parlatlm altn tercih edilir. Zerenderzerde ayn renk altn yerine sar ve yeil gibi iki renk altn da kullanlabilir. Tahrir ounlukla nans verilmeden ekilir. Eski zerenderzer rneklerinde eer kahverengiye alan tahrir grlrse bunun rastkl mrekkep kullanlarak ilendii anlalr. Altn hkimiyeti gze arpan bu tarz bezemelerde sadece ieklere hafif tonlarda renk konur. XVI. yzylda ok gzel rnekleri grlen zerenderzer teknii, daha sonraki yzyllarda urad kalite zaafn altn parltlaryla gizlemek kaygsyla XIX. yzyla kadar tezhip sanatnda kullanlmtr. Tahrirleri ine perdaht ile yaplm ender rnekleri de mevcuttur. 3. Halkr. Sulu altnla glgeli tarzda yaplan sslemedir. Halkrnin dier altnla yaplan bezemelerden fark ince tarama veya sulu altnla (zermrekkep) yapraklara verilen glgedir (bk. HALKR). 4. ift Tahrir (Haval). Tahrirleri birbirine paralel iki izgi halinde izilen desenlere verilen isimdir. ki izgi arasnda kalan boluktan dolay haval da denir. ki izgi arasnda braklan bu boluun motiflerin byklne uygun seilmesi nemlidir. Genellikle az renk ile ilenen ift tahrir tekniinde koyu zeminde ak, ak zeminde koyu tonlar tercih edilir. Motifleri kk ve ayrnts az olmaldr. Genellikle tek veya iki renk kullanlr. ift tahrir tekniinin svama ve taramal olmak zere iki ileni biimi vardr. 5. Zerefan (Altn Serpme). Tezhipte ska grlen zerefan, varak altnn kalbur eklinde delikli bir kutuya konulup iinde kuru frann hareket ettirilmesiyle altn paralarnn kalburun deliklerinden aaya dklmesi ilemidir. Kalbur

zerefan adyla bilinen bu ilem uygulanrken altn paralarnn farkl byklkte olmas iin kalburun delikleri irili ufakl alr. Den altn krntlarnn daha nce jelatinli su srlm slak zemine yapmas salanmaldr. Aksi halde altn paralar uup gider. Altn paracklarnn yzeyin her tarafna eit ve dengeli serpilmesine dikkat edilir. Zerefan yazma eserlerin kap ii ktlarnda, sayfa kenarlarnda ve kitap boaz ksmlaryla levhalarda her devirde kullanlmtr. Mzehhipler tarafndan kalbur zerefan kadar tercih edilmemi olmasna ramen fra zerefan da uygulanmtr. Ezilmi altn jelatinli su ile kartrlp fraya alnr ve belirli ykseklikten zemine serpilir. Kuruduktan sonra zermhreyle parlatlr.

BBLYOGRAFYA

K. Critchlow, Islamic Patterns, London 1976, s. 79, 80; D. James, Qurans of the Mamluks, London 1988, s. 166, 167, 194, 195; nci A. Birol-iek Derman, Trk Tezyn Sanatlarnda Motifler, stanbul 1992, s. 65; nci A. Birol, Trk Tezyn Sanatlarnda Desen Tasarm, izim Teknii ve eitleri, stanbul 2008, s. 110, 122, 192, 199, 312; iek Derman, Tezhip Sanatnda Kullanlan Terimler, Tabirler ve Malzeme, Hat ve Tezhip Sanat, Ankara 2009, s. 534. nci Ayan Birol

Tezhip Sanatnn Kullanm Alanlar. El yazmas kitaplarn zahriye, serlevha, unvan sayfas, sre ba, bahir ba, htime blmleri; hsn-i hat levhalarnn, murakkalarn durak, koltuk, satr aras, i ve d pervaz bezeme sahalar, yaznn iinde veya dnda kalan zemin boluklar; kitap kab bezemeleri ve minyatrlerin ayrntlarndaki zeminler tezhip sanatnn deiik teknik ve slplaryla bezenmitir. slm medeniyetinde Kurn- Kerme gsterilen saygnn sonucu hattn yan sra onu en gzel ekilde bezeme istei ve heyecan tezhip sanatnn ortaya kmasna vesile olmutur. Erken dnemde yazlan mushaflarda mslmanlar vahyin dnda hibir iaret ve sze yer verilmemesine byk zen gstermitir. Fakat zamanla sre balarna sre adnn yazlmas ve bezenmesi, yet sonlarna iaret konmas, mushafn cz, hizip ve arlara ayrlarak altnla bezenmesi ho karlanmtr. Yazma kitap ve mushaflarda XIII. yzyldan itibaren gelimeye balayan tezhip sanat Timurlular, Safevler ve Osmanllar zamannda en gzel rneklerini vermitir. Zahriye tezhibi. Zahriye, yazma kitaplarda esas metnin balad sayfann arkasndaki sayfa veya sayfalar iin kullanlan bir terimdir. Bu sayfalar bo brakld gibi tezhip de ilenebilir. Zahriye tezhibinin madalyon ve mekik eklinde olanlarnn iine yahut dna bir yet veya kime ait olduunu, kimin iin yazldn belirten ve temellk kitbesi denilen bir cmle yerletirilmitir. Kitap sahiplerinin imzalar veya mhrleri de bu sayfada yer alr. Seluklularda, mushaflar hari zahriyelerde eer kitap mevki sahibi birine aitse onun zel ktphanesinde bulunduu belirtilerek unvan yazlrd. Ancak zahriyede, mushaflara ve deerli yazmalara mahsus bu yazl tertibin yerine

btn sayfay dolduran bezemenin yapld, hatta bunun bazan karlkl bir ift sayfa eklinde dzenlendii grlr. Zahriye tezhibi mzehhibin btn hnerini gsterdii ksmdr. Karlkl ift sayfa olduunda renkler ve kompozisyon birbirinin ayndr. Bezeme alan dikdrtgense tezhibin dier sayfalardaki yaz sahasn amamasna dikkat edilir. Genellikle el yazmas kitaplarn ilk sayfalarnda yer alan zahriye tezhibi, mesnevi gibi ayn cilt iinde bulunan birka kitaptan veya blmden meydana geldiinde her kitabn veya blmn bana zahriye tezhibi yaplmtr (Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 174). Mushaflarda IV. (X.) yzyldan itibaren grlmeye balanan zahriye tezhibi XI. (XVII.) yzyldan sonraki rneklerinde eski inceliini kaybetmitir. Devirlere gre farkl slplarda ve kitaplarn boyuna uygun biimde farkl ekillerde uygulanmtr. Zahriye bezemelerinin dikdrtgen madalyon beyz, mekik kare eklinde rnekleri vardr. Serlevha (Dbce)/Unvan sayfas tezhibi. El yazmas kitaplarda metnin balad tezhipli sayfadr. Zahriyeden sonra en gsterili bezemenin bulunduu ve yazl alann snrl tutulduu, karlkl gelen iki sayfaya serlevha/dbce ad verilir. Tezhipli ksm, metnin balad ilk sayfada ve sadece yaz sahasnn zerinde yer alyorsa bu sayfaya unvan sayfas ad verilir (bk. SERLEVHA). Blm ba tezhibi (ara balk, bahir ba, fasl ba, sre ba). El yazmas kitaplarda fasl veya bahir ad verilen her blmn banda bulunan, mushaflarda ise her srenin balad yeri gsteren tezhipli sahalardr. Mushaflarn bu ksmlarnda srelerin isimleri, nzil olduklar yer, yet says ve kanc sre olduu yazldr. Sre ba tezhiplerinin en erken rneklerinde yaz alan cetvelsiz, bezeme srenin st tarafnda yatay dikdrtgen eklindedir. III-IV. (IX-X.) yzyl sre ba tezhipleri daha sade, hendes desenli, enli veya dar eritlerle yaplmtr. Sre bann bezemesiz, sadece altnla yazlarak uyguland rneklerde yaz sahas dna sre ban iaret eden daire veya armud bezemelerin (sre ba gl) yapld grlr. Bu rneklerde de yaz alanlar cetvelsizdir. VI. (XII.) yzyldan itibaren yaz sahas cetvelli rnekler grlmeye balar. Yeni bir blmn veya konunun balangcndaki bezemeli sahalarn yazld dnemin bezeme slbu ve renkleriyle tezhip edilmesi gelenei gnmzde de srmektedir. Durak tezhibi. Yazma eserlerde hattatn yet ve cmle sonlarnda brakt bolua yaplan, genellikle rozet biiminde tezyin noktalardr. Durak, okunurken ksa bir sre durulmas gereken yerleri iaret eder. Zamanmza kadar gelen ilk mushaflarda durak iareti her be (hamse) ve on (aere) yette bir konmutur. Harflerin noktalanmasnn ardndan mushaf zerinde yaplan ilk almalarda yet sonlarna nokta konularak yetlerin ba ve sonu belirlenmi, sahbe yet balarna noktadan baka bir ilvede bulunmamtr. III-IV. (IX-X.) yzyla ait mushaflarda yet sonlar, tezyin durak yerine gen meydana getiren krmz renk veya altnla yaplm noktalar topluluu ile gsterilmitir. Baz rneklerde duran iinde say yerine yet yazs bulunur. Tek daire eklindeki duraklar erken tarihli rneklerde hem satrn zerinde hem hizasnda ilenmitir. VII. (XIII.) yzyl sonlarndan itibaren yetler arasndaki mesafe alarak duraklar satr hizasna yerletirilmitir. V. (XI.) yzyl bana ait Dublin Chester Beatty Ktphanesindeki bir mushafta (MS, nr. 1431) yet sonlarna nokta ile durak iaretleri konulurken her be yette bir damla biiminde hamse, her on yette bir daire eklinde aere iareti yerletirilen rnekler de vardr. Hamse ve aere iaretleri dier duraklara gre daha byk yaplmtr. Zamanla hamse ve aere duraklar da dier duraklar gibi ilenmi, hamse ve aere iaretleri armud ve rozet eklinde daha da byyerek mushaf gl ad altnda kitabn hiye ksmnda yer almtr. VIII. (XIV.) yzyla kadar daha sade tezyin edilen duraklar sonraki devirlerde zenginlemeye balar. El yazmas kitaplar, ktalar, levhalar gibi nesir eklinde yazlan btn eserlerde kullanlan tezyin duraklarn rnekleri en ok grlen eitleri helezon, ehne, penhne,

mcevher (geme) ve mzehhep duraklardr. Satr aras tezhibi. Yazma eserlerde satrlar arasnda kalan boluklara yaplan bezemelerdir. Kymetli yazma kitaplarda, levhalarda satrlarn arasndaki boluklar bezenerek esere zenginlik katlmtr. Yaz sahas zemininde kirlenme, yrtlma gibi bir hasarn sz konusu olduu durumlarda bu ksmlar gizlemek ve satr arasnda gereinden fazla braklan boluklar gidermek iin de yaplr. Bu bezemeler tezhip sanatnn farkl teknik, slp ve desenleriyle ilenmitir. ounlukla dendanla snrlandrlan yazlarn etrafndaki sahalar, kt rengi veya sadece altn srlerek bezemesiz brakld gibi nokta ile doldurulan veya daha ok pembe rengin kullanld, sadece ince izgilerle kafes yahut dalga vb. eklinde taranarak yaplan rnekleri de vardr. Ferman, berat, menur gibi Dvn- Hmyundan kan ve bezenmesine gerek duyulan resm yazlarda satr aras tezhibi yaplmam, satr aralar bo braklarak metnin stnde bulunan turann evresinde ve zemininde bezemeye yer verilmitir. Fermanlarda tezhip sahas turann i blmlerinde veya etrafnda bulunabildii gibi st ksmna doru gen ekli meydana getirecek biimde de olabilir. Ferman vb. devlet yazmalarn tezhip bakmndan dier yazma eserlerden ayran en nemli zellik yazl alann hibir ekilde ereve iine alnmaydr. Turann blmleri ou zaman tezhibin paftalarn oluturur ve farkl renklere boyanarak deiik motiflerle desen ileme imkn kazandrr. XVI. yzyldan itibaren balayan tura bezemesi XVII. yzyldan sonra Bat etkisiyle tezyin vasfn gittike yitirmi, gzelliini kaybetmitir. Hz. Muhammedi tarif ve tasvir eden gzel yazlarn belli bir dzene gre levha haline getirilmi ekli olan hilye-i erife bezemelerinde satr aras tezhibinin yan sra bu tr levhalara has bamakam, gbek, drt halifenin isimleri, yet ve etek gibi yaz sahalar arasnda kalan deiik biimlerdeki zeminler tezhip edilmitir. Koltuk tezhibi. El yazmas kitap ve ktalarda sls, muhakkak veya tevk hattyla uzun tutulan ilk satrn altna nesih, reyhan yahut rik hattyla ksa olarak yazlan satrlar ayn hizaya getirmek iin iki tarafta kalan dikdrtgen veya kare eklindeki ksmlara talik hattyla eik biimde yazlm ktalarda yaz ile i pervaz arasnda kalan gen boluklara (muska koltuk) yaplan bezemelerdir (bk. KOLTUK TEZHB). Kenar suyu tezhibi. Yazma eserlerde yaz sahas dnda kalan sayfa kenarlarna uygulanan ve ereve tekil eden bezemelerdir. Birden fazla yapldnda i tarafta olanna ara suyu (i pervaz), en dta ve daha geni olanna kenar suyu (d pervaz) ad verilir. Erken dneme ait el yazmalarnda sayfa kenarlar mushaf glleri dnda bezemesiz braklrken daha sonraki dnemlerde ok kymetli kitaplarn sayfa kenarlar umumiyetle tezhip edilmitir. Bezemeler sayfalarda yaz sahasnn kenarn (bazan drt), levhalarda ise drt kenarn kaplar; hiyeli sayfalarda bu ksmlardaki yaznn arasnda kalan boluklara tezhip yaplr. VIII. (XIV.) yzyln sonlar ile IX. (XV.) yzyln balarna ait edeb eserlerde eik satrlarn arasndaki gen boluklara yaygn biimde bezeme yapld grlr. Sayfa kenarlarn bezeme gelenei eitli konulardaki yazma eserlerde sonraki devirlerde de srmtr. Mushaf glleri. Mushaflarda sayfa kenarna yaplan tezyin madalyonlardr. Yaz sahasnn dndaki sayfa boluuna okuyan yahut yazan kiiye kolaylk salanmas iin srelerin blnmesinde hamse, aere; czlerin blnmesinde hizip, nsf, cz; secde edilmesi gereken yerleri iaretlemede secde ibaresi yazlr. Metinden ayrlabilmesi iin renkli veya zer mrekkeple yazlan bu iaretlere madalyon, mekik, damla ve deiik geometrik biimlerde tezhip yaplrsa mushaf gl adn alr.

Bunlarn dnda erken devir mushaflarnda grlen zahriye, serlevha, sre ba ve htime sayfalarnn tezhibine has mushaf glleri de vardr. Mushaf glleri dnemin bezeme slp ve zelliklerine gre ilenmitir. Ayn sayfada sayca birden fazla mushaf gl olduunda ayn eksen zerinde tlarla birletirilmitir. Mushaf glleri ylece sralanabilir: 1. Hamse gl. Sayfann kenar boluuna satrn hizasnda her be yette bir konan tezyin madalyonlardr. nceleri her be yetin ardndan durak gibi konulan ve duraklara gre daha byk olan hamse iareti damla biiminde yaplm, daha sonra sayfa boluuna durakla ayn hizada armud hamse gl yerletirilmitir. Hamse gl yerinde bezemesiz yaz ile iaret edilen rnekler olduu gibi ortasnda hamse yazs bulunan veya yazsz bezemeli hamse glleri umumiyetle damla eklinde yaplmakla beraber daire eklinde de yaplmtr. 2. Aere gl. Sayfann kenar boluuna satrn hizasnda her on yette bir konan tezyin madalyonlardr. Her on yetlik blmn sonuna ar kelimesinin ilk harfi olan ayn konmu, bylece bu harf bir arn bittiini ve yeni bir arn baladn gsteren bir iaret olmutur. Daha sonra ayn harfi yerine bu harfle birlikte tezyin aere glleri kullanlmtr. IV. (X.) yzyldan itibaren grlen daire eklindeki aere gllerinin o dnemde her on yetin sonundaki aere iaretleriyle beraber tezhip edilmesi VII. (XIII.) yzyln sonuna kadar devam etmitir. VIII. (XIV.) yzylla birlikte br duraklara gre daha byk olan aere iaretleri dier duraklar gibi yaplmaya balanmtr. Her dnemde daire biimini koruyan aere glleri XI. (XVII.) yzyldan itibaren kullanlmayp zamanla ortadan kalkmtr. 3. Hizip gl. Mushafn otuz cznden her birinin drtte birini gstermek amacyla bu yerlerin bana konan tezyin madalyonlardr. VI. (XII.) yzyln sonu ile VII. (XIII.) yzyln banda mushaf hiziplere ayrlmtr. Erken dnem mushaflarnda da rastlanlan hizip glleri esas olarak IX. (XV.) yzyldan sonraki mushaflarda grlr. Bu yzyldaki hizip yerleri bazan gl, bazan yaz ile iaret edildii gibi armud veya yatay mekik yahut emse biiminde de ilenmitir. 4. Nsf gl. Mushafn otuz cznden her birinin yarsn iaret etmek iin bu yerlerin bana konan tezyin madalyonlardr. Erken dnem mushaflarnda nsf gl veya yazs grlmezken IX. (XV.) yzylda hem yaz hem glle nsf yerleri gsterilmitir. X. (XVI.) yzylda nsf gllerinin kullanlmasndan yava yava vazgeilse de sonraki dnemlerde bunlara rastlanmaktadr. Nsf gl bezemesi yarm czn ifadesi olarak yatay ve dikey eksen zerinde yardan blnm emse biimindedir. 5. Cz gl. Mushafn otuzda biri olan czlerin her birinin balad yeri belli etmek amacyla yaplan tezyin madalyonlardr. Erken dnem mushaflarnda da rastlanan cz glleri, IX. (XV.) yzyldan itibaren daire ve ska yatay eksen zerine yerletirilen emse biiminde sayfa boluklarnda yer almtr. 6. Zahriye gl. Kare veya dikdrtgen eklindeki zahriye sayfas tezhibine bitiik halde sayfa boluuna yatay eksen zerinde yerletirilen tezyin madalyonlardr. Erken dnem mushaflarnda damla yahut daire eklindeki bu madalyonlar 1/2 simetrilidir ve tezhipli sahaya uzun kenarn tam ortasndan balanmtr. Ayn kenar zerine biri altta, dieri stte iki adet zahriye gl yaplm olanlar da vardr. Zahriye glleri XIV. yzyldan sonra ok fazla grlmez. 7. Serlevha gl. Serlevha tezhibine bitiik olarak sayfa boluuna yaplan tezyin madalyonlardr. Serlevhann uzun kenarnn ortasna yerletirilerek yatay eksen zerine daire, yarm daire ya da armud biimde ilenmitir. Serlevha glleri XIV. yzyldan itibaren yava yava ortadan kalkmtr. 8. Sre ba gl. Mushaflarda sre ba tezhibine bitiik veya bezemesiz sre ba yazs hizasnda sayfa kenarnda yatay eksen zerine yerletirilen tezyin madalyonlardr. IX. yzyldan itibaren zermrekkeple yazlan sre balarna yatay eksen zerinde tutturulmu halde grlr. Erken dnem mushaflarnda damla yahut daire eklindeki sre ba glleri iri ve karmak desenlidir. XIV. yzyldan sonra ortadan kalkmtr. 9. Htime gl. Zahriye glnde olduu gibi kare veya dikdrtgen eklindeki htime sayfas tezhibine bitiik olarak yatay eksen zerinde sayfa

boluuna yerletirilen tezyin madalyonlardr. Erken dnem mushaflarnda damla yahut daire biimindeki htime glleri 1/2 simetrilidir ve tezhipli sahaya uzun kenarn tam ortasndan balanmtr. XIV. yzyldan sonra terkedilmitir. 10. Secde gl. Mushaflarda secde yetlerinin hizasnda sayfann kenar boluuna yaplan tezyin madalyonlardr. Secde yeti, Kurn- Kerm okuyann veya dinleyenin secde etmesini gerektiren on drt yerde bulunmaktadr. lk mushaflarda secde iareti yer almaz. VI-VIII. (XII-XIV.) yzyllara ait mushaflarda genellikle secde glne rastlanmaz, bunlarda secde yetlerinin yeri deiik renkte mrekkeple yazlarak belli edilmitir. XV. yzyldan itibaren tezyin secde glleri mushaftaki yerini almtr. Htime tezhibi (Ketebe veya fera kayd). El yazmas kitaplarda biti blmne yaplan bezemelerdir. Eserin zeti ve neticesi durumunda olan bu blm son szdr. Mushaflarda Ns sresinin devamnda hattat biti duasyla birlikte imzasn ieren ibareyi, kitabn yazl tarihini, nerede yazldn belirtir (fera kayd). Son sayfada bulunan yaz, yet veya hattatn imzas da olsa (ketebe) bitii genellikle ya ikizkenar yamuk veya gen eklinde bir yaz sahas iine yazlr. Yaz satrlar yanlardan eit miktarda ksaltlarak bitirilirken kenarlarda meydana gelen gen veya yamuk alanlarn ii tezhip edilir. Dikdrtgen ve kare biiminde yaplan htime tezhibi sk grlen rneklerdir; daire ve beyz olanlarna ise ndiren rastlanmtr. Htime tezhibinin kitabn zahriye ya da serlevha tezhibi gibi karlkl tam sayfa tezhipli rnekleri de yaplm ve deiik konulardaki el yazmas kitaplarda ayn usulde uygulanmtr.

BBLYOGRAFYA

R. Ettinghausen, Manuscript Illumination, A Survey of Persian Art (ed. A. U. Pope-Ph. Ackerman), London-New York 1936, III, 1937-1974; Oleg F. Akimushkin-Anatol A. Ivanov, The Art of Illumination, The Arts of the Book in Central Asia: 14th-16th Centuries (ed. B. Gray), London 1979, s. 48-50; Glnur Duran, Sleymaniye Ktphanesindeki Trk Mushaflarnda 16. Yzyl Serlevha Tezhipleri (yksek lisans tezi, 1990), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 18-20; slm Kltr Mirasnda Hat Sanat (haz. Uur Derman), stanbul 1992, s. 180-203; Muhittin Serin, Hat Sanat ve Mehur Hattatlar, stanbul 2003, s. 46-54; a.mlf., Mushaf, DA, XXXI, 250-254; M. Lings, Splendours of Quran Calligraphy and Illumination, Liechenstein 2005, s. 38, 100, 120, 166; Lale Ulu, Trkmen Valiler, irazl Ustalar, Osmanl Okurlar: XVI. Yzyl iraz Elyazmalar, stanbul 2006, s. 371; Uur Derman, Ali Emr Koleksiyonundaki Berat ve Fermanlara Dair, Ali Emr Efendi ve Dnyas (haz. Ekrem In), stanbul 2007, s. 95; a.mlf., Hat Sanatnda Hilye-i erfler, Diyanet lm Dergi, Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) zel says, Ankara 2000, s. 617-626; iek Derman, Osmanlda Klasik Dnem, Hat ve Tezhip Sanat, Ankara 2009, s. 351; a.mlf., Tezhip Sanatnda Kullanlan Terimler, Tabirler ve Malzeme, a.e., 525-534; a.mlf., Trk Tezhip Sanatnn Asrlar inde Deiimi, Trkler (nr. Hasan Celal Gzel v.dr.), Ankara 2002, XII, 292; Zeren Tannd, Balangcndan Osmanlya Tezhip Sanat, Hat ve Tezhip Sanat, s. 250, 260; a.mlf., Kitap ve Tezhibi, Osmanl Uygarl (haz. Halil nalck-Gnsel Renda), stanbul 2003, II, 882; Mehmet Emin Maal, Mushaf, DA, XXXI, 246-247. Glnur Duran

Tezhip Sanatnda slplar ve Sanatkrlar. Tezhip sanat Orta Asyada Uygur Trkleriyle ortaya km ve gelime gstermitir. Seluklularla ran zerinden Anadoluya ulaan ve burada daha nce yaam medeniyetlerin kalntlarn bulan tezhip sanat, onu uygulayan sanatkrlarn bu etkileri kendi mill zevklerine dntrmesiyle gelimesini srdrmtr. Bu gelime ve slplarn douunda Uzakdou ve randan eitli aralklarla gelen tesirler, Memlk sanat izleri, Anadolu Beyliklerinden kalan miras, fethedilen topraklardan gelen yeni zevklerin birleimiyle XVI. yzylda en st seviyeye ulamtr. Timurlular Devri Tezhip slbu. Timurlular devri tezhip sanatnn desen ve iilik bakmndan en yksek seviyede eserlerin grld bir dnemdir. Kendileri de sanatkr olan Timurlu hkmdarlar saray bnyesinde ktphane ve nakka-hne kurarak slm kitap sanatlarnn gelimesine imkn salamtr. Heratta sarayn destek ve himayesiyle hat, tezhip, minyatr ve cilt sanatlarnn en grkemli eserleri ortaya km, yeni slplar olumutur. Bu slbun nde gelen sanatkr mzehhip ve musavvir Hce Ali Tebrzdir. Eserlerinde hkim renkler altn arlkl olup bedah lciverdi, krmz ve siyah ana renklerdir. Motifler iinde mnhannin ayr bir yeri vardr. Dier motiflerle birlikte grlen ve canl renklerle tonlama yaplarak boyanan motif zengin rnekleriyle n plandadr. Bu dnem eserlerinde zahriye tezhibinin ounlukla daire biiminde yapld, ara sularnn beyaz, yeil ve mavi renklerde uyguland, altn zeminlerde fazla grlmemekle beraber ine perdaht yapld ve ekseriya nokta ile zeminlerin sslendii grlr. Timurlular devri tezhibinin ikinci altn a Hseyin Baykara dnemidir. Topkap Saray Mzesi Ktphanesinde korunan (Hrka-i Sadet, nr. 4) Heratta 1485 ylnda hazrlanm mushaf- erif Herat slbunun btn zelliklerini tamaktadr. Bu eserde her sayfada tezhip iin drder koltuk alan braklm ve harl zemin zerinde deiik mnhan motifleri canl renkleriyle ilenmitir. Bir serlevhaya ve birbirinden farkl yirmi sekiz sre ba tezhibine sahiptir. Tamamnda ayn mcevher duran ilendii eser Herat dnemi tezhip sanatnn mstesna rneklerindendir. Rugan kitap kaplarnn gnmze ulaan en gzel rnekleri Timurlular devrine aittir. Heratta hazrlanan, bugn Trk ve slm Eserleri Mzesinde bulunan (nr. 1905) Menevnin miklebli rugan kab Hseyin Baykara dneminin en gzel rnekleri arasndadr. Bu eserde i pervaz, emse, salbek ve kebentler mlemm tarzndadr. Seluklular ve Beylikler Devri (Konya) slbu. Konya merkez olmak zere Trklerin Anadoluya yerlemelerinin ardndan sanat faaliyetlerine ve kitap sanatna ilginin artt bilinmektedir. Mevcut vakfiye kaytlar, Konyada cami ve medrese bnyesinde ktphanelerin tesis edildiini gstermektedir. zellikle Menev bezemelerinde devrin mzehhipleri btn hnerlerini ortaya koymutur. Bunlarn en eskisi 677 (1278) tarihlidir ve mzehhip Muhlis b. Abdullah el-Hind tarafndan bezenmitir (Konya Mevln Mzesi, nr. 51). Bu mesnevi bezemesi zengin renkler ve cesur tasarmlarla hazrlanm olup sonraki dnemlerde de sren birok yeniliin ncs olmutur. Karaman ve Germiyan beyleri XIV. yzyln ilk yarsnda kitap sanatlarna ilgi duymu ve sanatkrlar himaye etmitir. Karaman Beyi Hall b. Mahmd Karamnnin emriyle hazrlanan 714 (1314) tarihli mushaf (Konya Mevln Mzesi, nr. 12) Yakb b. Gz el-Konev tarafndan bezenmitir. Dikdrtgen biimde zahriye sayfas, serlevha ve sre ba tezhipleriyle, metinde yeri

geldike sayfa kenarna ilenen glleri ve htime sayfasnda siyah zemine altnla konulan mzehhip imzasyla devrinde bir gelenein balangc saylmtr. Beylikler devri tezhip kompozisyonlarnda genelde geometrik desen hkimdir. Ayrca satrlar aras bezemesiyle zencirek kenar sularnn ska kullanlmas, genelde rm ve mnhan motiflerinin tercih edilmesi Beylikler devri tezhibinin ne kan zelliklerindendir. Bu dnemde Konya nakkahnesinde tezhip edilen kitaplar ekseriya byk boyutlarda altn, siyah, lcivert ve beyaz renkler kullanlarak hazrlanmtr. Bu eserlerde ok ince ve kvrak bir fra almas grlmemektedir. Dnemin sanat bilgi ve birikimi, ayrca Osmanl tezhip ekollerine hazrlk safhas ve temel olmas bakmndan nem tamaktadr. Karakoyunlu ve Akkoyunlu Dnemi slplar. Karakoyunlular, Kara Ysuf hkmdarlnda Horasan ve Azerbaycan dolaylarna yaylarak bir devlet kurmu ve tezhip sanatnda mstesna eserler ortaya koymutur. Bunlar arasnda dikkati eken Dvn- Ktib (TEM, nr. 1987), Pr Budak Sultann hazinesi iin 860 (1456) ylnda hazrlanm, kab ve tezhibi, desen, iilik ve renk olgunluu ile devrinin en mkemmel eserlerinden biri olarak kabul edilmitir. Akkoyunlu dnemi yazma eserleri iinde tezhibi, minyatrleri ve sanatl kabyla hnme-i Firdevs (TEM, nr. 1978) nemli bir yer tutar. Sultan Ali Mirza adna razda Trkmen slbunda iki cilt halinde hazrlanmtr. 1475-1500 yllar arasna tarihlenen yazma, kab, minyatrleri ve tezhibiyle Safev devri ncesi kitap sanatlarnn doruk noktasn tekil etmektedir. Osmanl Devri Tezhip slplar: Baba Nakka slbu. Ftih Sultan Mehmed devrinde hazrlanan yazma eserlerde grlen bezeme slbu Baba Nakka slbu diye tannr. Bu slbun zellikleri iri ve ayrntl izilmi haty motifinin youn kullanlmas, sade ve kk yapraklarn bulunmas ve desen iinde zemine serpitirilmi kk bulut paralarnn yer almasdr. ri hatylerin kendi stne katlanan ta yapraklarnda boyutlu grntleri bu dneme has bir zelliktir. Motifler iinde yekberk ska yer alr. Desenlerde rm motifi youn biimde kullanlmtr. Saz Yolu. Osmanl sanatnda uzun bir dnem beeniyle uygulanan saz yolu slbu, saray nakkahnesinde XVI. asrn ilk yarsnda yeni bir bezeme tarz olarak g Mrekin rencisi Tebrizli ahkulu tarafndan ortaya karlmtr (bk. AHKULU). Kara Memi slbu. Kann Sultan Sleyman dneminde saray nakkahnesi sernakka olan Kara Memi, ahkulunun rencisidir. Yar slplatrlm bahe iekleriyle meydana getirdii slp uzun zaman sevilerek uygulanmtr (bk. KARA MEM). Ali skdr slbu. XVIII. yzylda yaayan iek ressam ve mzehhip Ali skdr rugan tekniinde mstesna eserler meydana getirerek bir slp ortaya karmtr. Bu slpla kitap kab, yaz altl, yaz ekmecesi, kubur, kalemdan ve yay gibi rnekler hazrlamtr. Eserlerinde farkl desenler uygulamaya dikkat eden Ali skdr bazan birden fazla desen eidini ayn saha iinde kullanarak sanatn ortaya koymu, rugan ilerinde zellikle halkr ve ift tahrir tekniklerine yer vermeyi tercih etmitir. Kendinden nce yaplmam olan, sanat gc yannda uyumlu renkleri ve arpc motifleriyle bezedii rugan iilii kendinden sonraki yllarda bu yolda eser veren sanatkrlara rnek tekil etmitir. XVIII. yzyl rugan kitap kab sanatnn gze arpan en nemli zellii klasik slplarn, bilhassa saz yolu slbunun yeniden yorumlanmasdr. Bu dnemde yetien sanatkrlar Ali skdr yannda ker, Ahmed Hazne ve Abdullah- Buhrdir. Bu sanatkrlar, rugan slbunu gelitirmekle beraber Avrupa sanatnn etkilerini dikkate alarak baarl rnekler vermitir. At Yolu (Pesend slbu). Hezargrad Ahmed At tarafndan balatlan iekli bezeme tarzdr. XVIII ve XIX. yzyllarda yaayan At Efendi rokoko slbuna

Osmanl-Trk karakteri kazandrmtr. Esas fra tarama slbuyla tabii iek desenlerine dayanan bir tezhip tarznn sahibidir. ok youn biimde deta st ste yerletirilen eitli iekler, zemin ve saplar grlmeyecek haldedir. Canl ve zengin renklerle ilenen ve pesend tarz da denilen bu slp son derece dikkat ve sabr isteyen bir almayla yrtldnden bu slpta fazla eser verilememitir. At Efendinin 1252 (1836) tarihli mushaftaki imzasndan ( Ktp., AY, nr. 57) onun II. Mahmud devrinde saray sermcellidi olduu anlalmaktadr. Yesrzde Mustafa zzet Efendinin hazrlad hurde talik hilye kalbn ilk defa At Efendi zerendd olarak hazrlam, bu baarsndan tr At Efendiye Hatt mahlas verilmitir. Dublinde bulunan (Chester Beatty Library, S, nr. 1581) ve Muhammed Emn zzet tarafndan yazlan mushaf At Efendinin gzel eserlerindendir. Pesend slbunu XX. yzylda baarl ekilde uygulayan ve ndide eserler veren bir sanatkr da Muhsin Demironattr. lhanl ve Memlkler Devri Tezhip slbu. XIV. yzyln ilk yarsnda tezhip sanatnda lhanllar, XIV. yzyl boyunca da Memlkler hkim olmutur. Nakkahnelerde hazrlanan byk boy yazma eserlerde o dnemin kitap sanatlarnn olgun rnekleri grlmektedir. XIV. yzyln banda Badatta hkm sren lhanl Sultan Olcaytunun himayesinde alan Muhammed b. Aybek b. Abdullah adl sanatkr tarafndan bezenen mushaf lhanl tezhip slbunun zelliklerini tamaktadr. Kvrak ve temiz bir iilikle hazrlanm olan mushafn bilhassa zengin ve birbirinden farkl geometrik desenlerin uyguland dikdrtgen ift zahriye sayfalar eine az rastlanr gzelliktedir. XIV. yzylda Memlk devri mzehhipleri arasnda Sandal lakapl Eb Bekir, Muhammed b. Mbdir, Aydodu b. Abdullah el-Bedr ve brhim el-mid ne kan isimlerdir. Bilhassa elMelikl-Eref II. abn dneminin mehur mzehhibi brhim el-midnin bu yzyln ikinci yarsnda Kahire Drl-ktbil-Msriyyede (nr. 9) bezemesini yapt mushaf sanat asndan bir aheserdir. Bu mushafn tezhibinde motiflere haty grubunun dahil edildii, renklerin daha canl ve eitli olduu, mnhan motifinin baarl bir ekilde kullanld grlr. Safevler Dnemi Tezhip slbu. Safev dneminin nemli sanat merkezleri olan raz, Tebriz, Kazvin ve sfahan gibi ehirlerinde toplanan sanatkrlar nakkahnelerde gnmze ulaan eserler meydana getirmitir. Eski ran kltrnn etkisi altnda kalan ve bir ksm Trkmen asll olan bu sanatkrlar minyatr sanatnda daha ok younlamtr. zellikle XVI. yzyln ikinci yarsnda hazrlanan Safev kkenli minyatrl yazmalarn byk blm Osmanl saray hazinesine hediye olarak gnderilmitir. Bunlardan biri Abdullah- rznin Dvn- fdr (TSMK, Hazine, nr. 986). Abdullah- rz, brhim Mirzann himayesinde kitaphanede eser veren mehur bir mzehhip ve musavvirdir. Ayn sanatkrn tezhibini yapt bir baka imzal eseri zel bir koleksiyonda bulunan, Hill-i aatynin 989 (1581) tarihli ftl-n adl eseridir. 1514 aldran zaferiyle Yavuz Sultan Selim, Tebrizin fethinden sonra ah smilin saraynda alan Horasan ve Tebrizli nakkalar stanbul sarayna gndermitir. Bylece Herat-Tebriz ve stanbul nakkahne slplar harmanlanarak bu dnemin mstesna eserleri hazrlanmtr. hnme-i Firdevs (TSMK, Hazine, nr. 1510), Klliyyt- Cm (TSMK, Revan Kk, nr. 885) adl eserler ve Ali r Nevnin Garibs-sgar (TSMK, Hazine, nr. 983) bu slbun rnleridir. XVI. yzylda Safevlerin byk mzehhiplerinden biri de Hasan el-Badddir. ah Mahmudun yazd ve onun tezhip ettii mushaf (TSMK, Hrka-i Sadet, nr. 25) sanatkrn slbunu yanstan en gzel eserlerindendir. Safevler dnemi kompozisyonlarnda dier slplarda grlmeyen slplatrlm insan ve hayvan motifleri, halkrde efsanev hayvan motifleri ska ilenmitir. Genelde tezhip ve minyatr sanatnn

bir arada uyguland Safevler dnemi slbunda sanatkr imzasna nem verilmi ve desenin grnr yerine yazlmtr. 1580-1590 yllar arasnda raz el yazmalarnn sanat deeri doruk noktasna ulam, pahal malzeme kullanm yannda konularda da farkllk grlmeye balanmtr. Hazrlanan yazma eserlerde ebatlar deimi, byk boy yazma eserler tercih edilmitir. Rzbihn Mzehhib, Nakka Bihzd brhim, Mzehhib Abdullah- rz, Sadeddin Mzehhib bilinen Safevler dnemi tezhip sanatkrlarndandr. Tezhip saray bnyesi iinde yer alan, birok sanatkrn bir arada alt nakkahnelerde ve ustalarn zel atlyelerinde yaplrd. Buralarda usta-rak usulne gre yetitirilen talebeler sanat yalnz tarifle deil uygulamal olarak renirlerdi. Nakkahneden sorumlu sernakka gzetiminde birden fazla sanatkrn yardmyla yazma eserlerin bezemesi ksa zamanda tamamlanrd. har yapanlar, kt boyayanlar, desen izenler, cetvel ve tahrir ekenler, boya hazrlayanlar, altn ezenler hep ayn meknda bulunurdu. Bu eserlerde ounlukla imza bulunmaz, ender grlen mzehhip imzalar da sernakkaa ait olurdu. Sarayda ehl-i hiref diye adlandrlan sanatkr tekiltnn en nemli blklerinden biri olan nakkalar yalnz kitap sanatyla ilgili faaliyetlerle kalmaz, saray kklerinin, binalarn kalem ii, ini ve metal ileri desenlerini de hazrlar ve uygulard. Bunlar gnlk zerinden ayda bir maa alrd. Mcellit, mzehhip ve dier alanlarn aldklar maalar ve terfileri maa defterine yazlrd. Eser yapmnn youn olduu zamanlarda yetenekli kimseler ehl-i hiref iinde yer almyorsa ar esnaf arasndan cret karlnda usta sarayda altrlrd. Padiah, bayramlarda kendisi iin hazrlanan hediyeleri sanatkrlara kaftan veya para vererek dllendirirdi. alan sanatkrn ad, eserinin cinsi, karlnda ona denen parann tutar veya verilen kaftann cinsi inm defterine kaydedilirdi. Nakkahnede bulunan sanat ve zanaat sahiplerinin tayin, maa, terfi, k gibi ilemlerinin tahakkuku ve nakkahnede yaplmas istenen iin ehil sanatkra verilmesi sorumluluu hazinedarbana aitti. XIX. yzyln sonlarndan itibaren Sanyi-i Nefse Mektebine tezhip dersi konmusa da bu sanatn mstakil bir mektep ats altnda retilmesi ilk defa 20 Mays 1915te Bblide alan Medresetl-hatttnde balam ve 1936ya kadar devam etmitir. Ayn yl bu mektep Devlet Gzel Sanatlar Akademisine balanm ve Trk Tezyin Sanatlar ubesi ad altnda 1960larn sonuna kadar yrtlmtr. Talebesi bulunmad gerekesiyle kapatlan blmn eitim programlarnda yer alan sanat dallar 1980den sonra bir ksm Gzel Sanatlar fakltelerinin Geleneksel Trk Sanatlar Blmnde yer almtr.

BBLYOGRAFYA

A. Sheyl nver, Fatih Devri Saray Nakhanesi ve Baba Nakka almalar, stanbul 1958, s. 5-16; D. James, Qurans of the Mamluks, London 1988; slm Kltr Mirsnda Hat Sanat (haz. M. Uur Derman), stanbul 1992, s. 196; Filiz aman-Zeren Tannd, Osmanl-Safevi likileri (1578-1612) erevesinde Topkap Saray Mzesi Resimli El Yazmalarna Bak, Aslanapa Armaan (haz. Seluk Mlayim v.dr.), stanbul 1996, s. 37-62; Zeren Tannd, An Illuminated Manuscript of the Wandering Scholor Ibn al-Jazari and Wandering Illuminators Between Tabriz, Shiraz, Herat, Bursa,

Edirne, stanbul in the 15th Century, Turkish Art: 10th International Congress of Turkish Art. 17-23 September 1995 Geneve, Geneve 1999, s. 236-241; a.mlf., Anadolu Seluklu Sanatnda Tezhip: Mzehhip Muhlis b. Abdullah el-Hindi ve Halefleri, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Aratrmalar: Yldz Demirize Armaan (haz. M. Baha Tanman-Uun Tkel), stanbul 2001, s. 141-150; a.mlf., Kitap ve Tezhibi, Osmanl Uygarl (haz. Halil nalck-Gnsel Renda), stanbul 2003, II, 871; a.mlf., Gilding and Binding in the Muslim World, Arts and Crafts in the Muslim World Proceeding of the International Congress on Islamic Arts and Crafts, stanbul 2008, s. 397-412; a.mlf., Karamanl Beyliinde Kitap Sanat, Kltr ve Sanat, III/13, stanbul 1991, s. 42-44; iek Derman, Osmanl Asrlarnda slp ve Sanatkrlaryla Tezhip Sanat, Osmanl, Ankara 1999, XI, 108-119; a.mlf., Trk Tezhip Sanatnn Asrlar inde Deiimi, Trkler (nr. Hasan Celal Gzel v.dr.), Ankara 2002, XII, 289-299; Glnur Duran, Ali skdr: Tezhip ve Rugan std iek Ressam, stanbul 2008, s. 26-29; Ali Alpaslan, Abdullah- rz, DA, I, 136-137; M. Uur Derman, Mustafa zzet, Yesrzde, a.e., XXXI, 307-309. F. iek Derman

TEZKRE
( ) Fars ve Trk edebiyatlarnda airlerin biyografilerine dair eserlerin ortak ad. Szlkte anmak, hatrlamak mnasndaki zikr kknden treyen tezkire (oulu tezkir) hatrlamaya vesile olan ey demektir. Terim olarak eski dnemlerde yazlan biyografik-antolojik eseri ifade eder. eitli ilim dallarnda yetimi limler ve airlerin biyografilerine dair eserler Arap ilim evresinde tabakt adyla ortaya km (bk. TABAKAT; TABAKT-UAR), Fars edebiyatnda zellikle airler iin yazlan tabakat kitaplarna tezkire ad verilmitir. slm telif geleneinde zamanla farkl zellikler kazanarak gelien tezkireler, esas nitelikleri bakmndan gnmzdeki biyografik/antolojik szlklere benzer zelliklere sahiptir. FARS EDEBYATI. Ferdddin Attrn 1220 ylnda yazd, yetmi iki sfnin biyografisine dair Tekiretl-evliys adnda tezkire kelimesi bulunan Farsa ilk biyografik eserdir. Fars edebiyatnda uar tezkiresi gelenei Avfnin Hindistanda 618de (1221) hazrlad Lbbl-elbb ile balamtr. Nizm-i Arznin ehr Malesi, Zekeriyy el-Kazvnnin rl-bild gibi tarih ve corafya kitaplarnda Avfnin eserini kaleme ald tarihten nce yaam airlerin hayatna dair bilgiler ve iirlerinden rnekler yer almaktadr. Farsa uar tezkiresi geleneinin en deerli ikinci rnei Devletahn 892de (1487) tamamlayp Ali r Nevye ithaf ettii Tekiret-uardr. Abdurrahman- Cmnin otuz sekiz airin tantld edeb ve ahlk eseri Bahristn ve bazlar air 600den fazla sfnin biyografisini ieren Nefetl-ns adl eserleri tezkire gelenei ierisinde anlmaktadr. Safevler dneminde hazrlanan ilk Farsa tezkireler Ali r Nevnin Dou Trkesiyle kaleme ald Meclisn-nefisin tercmesi ve devam niteliindedir. Meclisn-nefis, Sultan Muhammed Fahr-i Hert (Herev) tarafndan 928 (1522) ylnda Letifnme adyla Farsaya evirilip ah smile ve olu Sm Mirzaya ithaf edilmitir. Mtercim Meclisn-nefiste bulunmayan 188 airi esere ilve etmitir (Takent 1908). Avar Trkmenlerinden Sdk-i Kitbdrn 1007de (1598) tamamlad Mecmaul-havss da Nev tezkiresine zeyil olarak aatay Trkesiyle yazlmtr. Eserde ah smil dneminden XVI. yzyln sonlarna kadar yaayan Fars veya Trk asll 332 airin biyografisi verilmitir. Devletahn Tekiretuarsndan sonra tezkire yazcl ran snrlar dnda zellikle Hindistanda yaygnlk kazanm, bu blgede doksan kadar tezkire kaleme alnmtr. Bunlardan bazlar Hint asll, bazlar da Hindistanda bulunmu ran asll yazarlar tarafndan telif edilmitir. Fahr-i Hertnin 960 (1553) ylnda hazrlad Ravats-seln air sultanlarn biyografilerine yer veren ilk tezkirelerdendir (Tahran 1345 h./1966). Tacik asll ve Nisr mahlasl air Hasan- Buhrnin Mekkir-i Abb Nevnin Meclisn-nefisine 974te (1566) tekmile eklinde kaleme alnmtr. Eser XVI. yzylda yaam 276 airin hal tercmesini ihtiva eder (Delhi 1969).

Alddevle el-Kazvn (. 998/1590dan sonra) Nefisl-meirinde ran ve Hint asll 350 aire yer vermitir. Tak-i Knin ulatl-er adl eseri 985te (1578) tamamlanm, 15851607 yllar arasnda mellif tarafndan yeniden gzden geirilmitir. Eserde 631 airin biyografisi vardr. Emn-i Ahmed-i Rznin Heft lminde yedi coraf blge esas alnarak bu blgelerde yetimi sultan, emr, lim, air ve mutasavvflardan 1560 kiinin biyografisi bulunmaktadr. Tacik asll air Sultan Muhammedi Mutribnin Tekiret-uar-yi Muribsinde XVI. yzyln ikinci yars ile XVII. yzyln ilk yarsnda yaam 350 Buharal air ve edip tantlmtr (Tahran 1377 h./1998). Tak-i Evhadnin Araftl-n adl eserinin Hindistanda yaayan, mellifin yakndan tand ran asll airlere ayrlan ksm tezkirenin en nemli blmdr (bk. ARAFTl-RFN). Eb Tlib Hann 1790-1792 yllarnda kaleme ald ulatl-efkr (Kalkta 1827), Lutf Ali Begin 1779dan sonra tamamlad tekedesi, Ali brhim Hann uuf-i brhmi, Hint asll Kudretullah Hn- Kupmevnin 1842 ylnda bitirdii Neticl-efkr air kadrosu zengin tezkirelerdendir. Muhammed Thir-i Nasrbdnin 1672-1680 yllar arasnda yazd Tekiret-uar (Tekire-i Narbd) adl eseri de Safevler dneminin nemli tezkirelerindendir (Tahran 1938). Bismil-i rznin Tekire-i Dilgs Feth Ali ah dneminde yaayan 185 air hakkndadr. Rz Kul Hann Riylrifni mutasavvf, lim ve airlerin biyografilerini ierir. Rz Kul Hann 1871de Nsrddin h Kaar adna yazd Mecmaul-fua ran iir tarihinin temel kaynaklarndan biridir. Genel tezkirelerden baka, bir blmnde kadn airlere yer verilen tezkireler olduu gibi yalnzca kadn airlere ait tezkireler de kaleme alnmtr. Farsa ilk kadn uar tezkiresi olan Cevhirlacib Fahr-i Hert tarafndan Ekber ahn clsundan (1556) sonra yazlmtr. Yirmi kadn airin tantld eser Tekiretn-nis adyla da anlr (Leknev 1873). r Ali Hn- Ldnin 1102de (1690) telif ettii Mirtl-ylinde on be kadn air yer almaktadr (Kalkta 1831). XVIII. yzyln nemli tezkirelerinden tekedenin birinci blmnn fr balkl ksm da kadn airlere ayrlmtr. Muhammed Sddk Ahundzde-i Herevnin Tekiretn-niss, Keverzi Sadrn Ez Rbia t Pervni, Ali Ekber Mr-i Selmnin Zenn-i Sulenveri (I-III, Tahran 1956-1957) kadnlara ait dier tezkirelerdir. Ayn nazm trnde iirleri olan airlerin hal tercmelerinin ve iirlerinden rneklerin bulunduu tezkireler de vardr. Abdnneb Fahrzzamn-i Kazvnnin Meynesi (Lahor 1926), Ahmed Gln-i Mannin Meynenin tekmilesi niteliindeki Tekire-i Peymnesi (Tahran 1980), Ali brhim Han Hallin ulatl-kelm (yazl 1784), g Ahmed Alinin Heft sumn (Kalkta 1873) bunlarn iinde yer alr. Saf-yi Zvrenin Encmen-i Reni (1852), Mirza Thir-i Dbcenigrn Genc-i ygn (Tahran 1856), Muhammed Bkr Mirz-yi Hsrevnin Kirmanah Valisi kblddevle-i Gfr adna methiyeler yazan airleri bir araya getirdii blnmesi (1901) Kaarlar dneminde yazlm zel ierikli tezkirelerdendir. Belli bir dnemde veya bir sultan dneminde iir yazm, bir blgede yahut ehirde yetimi airleri konu alan tezkireler de vardr. ah smilin olu Sm Mirzann 1550-1561 yllarnda yazd Tufe-i Smsi, eyh Ali Haznin 1691 ile eserin kaleme alnd 1752 yllar arasnda iir yazm bilginler ve ada airleri anlatt Tekiretl-murni, Ahmed Bigi Grcnin Encmenrs (Tebriz 1343 h./1964), Mahmd Mirz-yi Krn Sefnetl-Mamdu (1824), Meftn mahlasl Azerbaycanl Abdrrezzk Begin 1825te yazd Nigristn-i Drs (Tahran 1342 h./1963) bu tezkirelere rnek tekil etmektedir.

Mahall tezkirelerden zd- Bilgrmnin Serv-i zd, Hseyn-i lhnin azne-i Genci, Muhammed Hseyin u-i rznin ekeristn-i Prs (1313 h./1934), Muhammed Ali Terbiyetin Dnimendn- erbycn (Tahran 1314 h.), Nusretullh- Nhiynn Tekire-i uar-y Simnn (1958), Azz-i Devletbdnin Sanvern-i erbycn (Tebriz 1976), Erder Yezdnin Sanvern-i Yezdi, Emr Big-i Habbzdenin Genc-i Zerefn ve Genc-i Bedan, Muhammed Hseyin Rknzde-i demiyyetin Dnimendn ve San-seryn-i Frs (Tahran 1958-1961), Mehd-i Drahnn Bzrgn u San-seryn-i Hemedn (Tahran 1962) XIX. yzylda kaleme alnm bu tezkirelerin nemli rneklerindendir. XIX ve XX. yzyllarda Afganistan ve Tacikistanda Farsa iir yazan airler iin tezkireler kaleme alnmtr. Bunlar arasnda Kr Rahmetullah Vzh- Buhrnin Tufetl-abb f tekiretil-ab (1871), Efdal Mahdm Prmest-i Buhrnin Efalt-tekr f ikri-uaril-er (1904), Mge Rahmn-i Efgnnin Perdeninn- Sangyu (1950-1951), Ebl-Ksm Abdlhakm Rustknin Behr-i Afnsi (1350 h./1971) saylabilir. Muhammed Sadk Han Hmetin XIX. yzyln sonlarnda yazd Tekiret-uar-y Hmeti (Nme-i srevn), Abd-i Buhrnin 1904te hazrlad Tekiret-uar-y Mteairn-i Burs (Duanbe 1983), Nimetullah Muhterem-i Buhrnin 1908de tamamlad Tekiret-uar-y Muteremi (Duanbe 1975) ve erfcan Mahdm Sadr Ziynn Tekr-i Er (1905-1907) Tacikistanda Farsa iir syleyen airleri kapsamaktadr. Farkl corafyalarda Farsa iir yazan airlere dair ok sayda tezkire zerine almalar yaplm, bu almalarda tezkirelerin yzyllara gre dalmna ilikin rakamlar verilmitir. Buna gre XIII. yzylda bir, XIV. yzylda iki, XV. yzylda yedi, XVI. yzylda otuz , XVII. yzylda elli sekiz, XVIII. yzylda yetmi iki, XIX. yzylda 151 ve XX. yzylda 200 kadar tezkire yazlmtr (Hccetullah Asl, II, 329). Bunlardan 350 kadar baslmtr.

BBLYOGRAFYA

Devletah, Tekiret-uar (nr. Ftma Alka), Tahran 1385 h.; Ali r Nev, Meclisnnefyis (haz. Kemal Eraslan), Ankara 2001, I, bk. hazrlayann nsz; Tahmasb, Tezkire (trc. Hicabi Krlang), stanbul 2001; M. Thir Nasrbd, Tekire-i Narbd: Tekiret-uar (nr. Muhsin Nc Nasrbd), Tahran 1378 h., I-II; Rz Kul Han Hidyet, Tekire-i Riyl-rifn (nr. Ebl-Ksm Rdfer-Gt Udar), Tahran 1385 h.; Ali Rz Nakv, Tekirenvs-yi Frs der Hind u Pkistn, Tahran 1343 h.; Ahmed Gln-i Men, Tr-i Tekireh-yi Frs, Tahran 1353 h., I-II; Agh Srr Levend, Trk Edebiyat Tarihi, Ankara 1988, I, 236-240; Sepde Kt, Tekirenvs-yi Frs der sy-yi Miyne, Dninme-i Edeb-i Frs (nr. Hasan Ene), Tahran 1376-80, I, 286-292; Hccetullah Asl, Tekire, a.e., II, 329-330; M. Rz Rebiyn, Tekirenvs-yi Frs der ibh-i rre, a.e., IV/1, s. 743-760; Nimet Yldrm, Fars Edebiyatnda Kaynaklar, Erzurum 2001, s. 24-37; Efsne Mnferid, Tekirenvs-yi Frs, Dninme-i Cihn- slm, Tahran 1380/2002, VI, 772-774. Yusuf z

TRK EDEBYATI. Osmanl kltrnde tezkire denildiinde ncelikle air biyografilerini ieren eserler (tezkire-i uar/tezkiret-uar) akla gelmektedir (eitli konulardaki tezkire rnekleri iin bk. Kefunn, I, 338 vd.; ul-meknn, I, 271 vd.). Trke tezkirelere randa yetimi Avf, Ferdddin Attr, Abdurrahman- Cm, Devletah gibi melliflerin kitaplar rneklik ve kaynaklk ettiinden Trkedeki bu tr eserler Farsadakilerle ortak zelliklere sahiptir. lk Trke tezkireler Anadolu sahasnda yetien isimlerin bu eserlere yaptklar ilvelerle ortaya konulduundan tercme-eklemetelif denilebilecek bir yapya sahiptir. Abdurrahman- Cmnin Bahristn ile Nefetl-ns bata Ali r Nev ve Seh Bey olmak zere Trke tezkire melliflerini byk lde etkilemitir. Nevnin Nesyiml-mahabbe adl eseri Nefetn, 170 kadar Trk ve Hint sfsinin biyografisinin eklenmesiyle hazrlanm aatayca tercmesidir. Nefet, Lmi elebi tarafndan Fthul-mchidn li-tervhi kulbil-mhidn adyla ve baz ilvelerle Anadolu Trkesine evrilmitir. 927 (1521) tarihli bu eviri Anadolu sahasnda yazlm ilk mstakil biyografi kitabdr. uar tezkireleri genellikle airlerin mahlaslarna veya adlarna gre alfabetik dzenlenmitir. airleri devirlere ve tabakalara gre ayrarak ele alan, her tabakaya giren sanatkrlarn kendi iinde yine alfabetik olarak sraland tezkireler de kaleme alnmtr. k elebinin Meir-uars gibi ebced tertibinde dzenlenmi az sayda rnekler de vardr. Seh Beyin Het Bihiti gibi bazlarnn zel ad olmakla birlikte uar tezkireleri ounlukla mellifinin ismine nisbetle anlr. Tezkireler genelde mukaddime (dbce), airler hakkndaki bilgilere yer veren esas metin ve htimeden meydana gelir. Mukaddimelerde eserin sunulduu kii veya kiiler hakknda mensurmanzum bir methiye, tezkire mellifinin iir sanat, devrin sanat anlay ve zellikleri hakkndaki dnceleri ve bata sebeb-i telfi olmak zere eserin yazmyla ilgili bilgiler yer alr. Htimede ise eserin tamamlanma tarihi, yazmnda ekilen skntlar, ortaya konan almann zellikleri, devrin padiahna veya mellifin hmisine dualar, mevcut kusurlar iin af talepleri bulunur. Slim Tezkiresi gibi baz rneklerde eserin banda devrin ulem ve uars tarafndan yazlan takrizler yer almtr. Tezkirenin esasn oluturan biyografiler blmnde mmkn olduu lde sz konusu edilen airin ailesi, hayat ve yetimesi, hocalar, yakn arkadalar ve meslektalar, dier eserleri, bazan ilmedeb hviyetine dair bilgiler, hakkndaki rivayetler, devrinde ok beenilmi nkteleri, fikirleri ve sanat zerine eletiriler ve iirlerinden rnekler yer alr. Ancak btn tezkirelerde bunlarn hepsine rastlanmadn belirtmek gerekir. Bunda mellifin ulaabildii bilgiler yannda onunla ada veya arkada olmas, sosyal kiilii ve evresi de etkili olmaktadr. Tezkirelerde, biyografik mlmat yannda Trkenin Anadoluda edeb bir dil olarak geliim sreciyle ilgili dolayl bilgiler yannda, devrin iir dili ve iir anlayna dair nemli aklamalar da yer alr. Ayrca tezkire melliflerinin baz iirleri deerlendirirken yaptklar aklamalarda divan iiri dnyasn kavramaya yardmc bilgiler bulunabilir. zellikle mahall tabirler, kelimeler ve bunlarn mnalaryla ilgili aklamalar tezkirelerin deerini arttran hususlardr. Mesel kendisi de Kastamonulu olan Latf, tezkiresinde Nectden bahsederken onun Kastamonuya has baz kelimeleri iire kattn belirtip bunlarn dayand detlere dair bilgi vermekte, bunlar bilinmeden iirlerinin anlalamayacan sylemektedir. Dikkat ekici bir dier husus da tezkire melliflerinin iir dilinde mesel kullanm zerinde durmalardr. Nitekim Trk iir dilininin Fars etkisinden kurtulmasnda ve

halkn iire byk ilgi gstermesinde Nectnin iirlerinde ataszleri kullanmasnn etkisinin bulunduu Latf tezkiresinden renilmektedir. Ayrca Sf mahlasyla iir yazan Cezer Kasm Paadan bahsedilirken onun Anadoluda iirde ilk mesel kullanan kii olduu ve bu tarzn Nect Beyde kemaline erdiinin belirtilmesi de bu trden bir bilgidir. uar tezkirelerinde ve tezkire tr dier eserlerde kullanlan dil ve slp Farsa rneklerde grld gibi genellikle sadelikten uzak olup sanatkranedir. Bunlarn dili ve slbu Osmanl Trkesinde in dili olarak adlandrlan secili ve sanatkrane nesir zellikleri gstermektedir. Mesel Skb Dedenin Sefne-i Nefse-i Mevleviyyn, Esrar Dedenin Tezkire-i uar-y Mevleviyyesi Trk nesrinin en ar metinleri arasna girecek kadar secili ve tahkiyeye dayal bir in slbunda yazlmtr. Bu bakmdan klasik Osmanl nesrinde sanat gcn gstermek isteyen melliflerin tercih ettii estetik unsurlardan seci, aliterasyon, itikak, tezat, tenasp gibi sanatlara dair rnekler uar tezkirelerinde geni yer bulmutur. Anadoluda tezkire kaleme alma gelenei balamadan nce airlerin biyografileriyle ilgili bilgilere l Mustafa Efendinin Knhl-ahbr gibi genel tarih kitaplarnda ksaca yer verilmekteydi. Bu eserdeki airlere dair bilgilerin Mustafa sen tarafndan Knhl-ahbrn Tezkire Ksm (Ankara 1994) adyla kitaplatrlmas da tarih kitaplarndaki bu tr mlmatn tezkirelerle irtibatn gstermektedir. Ali r Nevnin (. 906/1501) Meclisn-nefisi Trk edebiyatnda bilinen ilk uar tezkiresi olup Osmanl tezkirelerine modellik etmitir. Biyografisine yer verilen airlerin byk ksm iirlerini Farsa kaleme ald iin her iki edebiyat bakmndan nemli bir kaynak olan Meclisn-nefis meclis adyla sekiz blme ayrlm, her blmde airler eitli gruplara ayrlarak ele alnmtr. Fahr-i Hert, Sm Mirza ve Sdk-i Kitbdr tarafndan zeyil yazlan eserin eitli neirleri yaplmtr (Takent 1908; nr. Suyima Ganiyeva, Takent 1961; nr. Hseyin Ayan v.dr., Erzurum 1995; nr. ve trc. Kemal Eraslan-Naci Tokmak, Ankara 2001) (bk. MECLSn-NEFS). Esere Sdk-i Kitbdrn Mecmaul-havs adyla yazd zeyilde daha ok hkmdar ve devlet adamlarndan iir syleyenler anlatlm, sekiz blmden ikisi Trk ve ran airlerine ayrlmtr. Anadolu sahasnda kaleme alnan ve hemen tamam mellif yahut eser adyla ansiklopedide madde ba olarak yer bulduundan aada haklarnda ksa bilgi verilecek balca uar tezkireleri unlardr: 1. Het Bihit (Seh Tezkiresi). 945 (1538) ylnda yazlan eser Osmanl sahasndaki ilk uar tezkiresidir. Bir mukaddime ve bihit (cennet) adn tayan sekiz blmle bir htimeden meydana gelir. Eserin ilk blm Kann Sultan Sleymana ayrlmtr. kinci blmde Kannye kadar iir yazm divan sahibi padiahlarla ehzadeler anlatlmakta, dier blmlerde devlet adamlarndan iir yazanlar, ulem snfndan airler ve tezkirenin yazl srasnda hayatta bulunmayan sanatkrlar tantlmaktadr. Tezkirenin en geni blm olan altnc tabaka mellifin bazlar ile bizzat grt airlere dairdir. Zikrn-nis bal altnda Zeyneb Hatun ile Mihr Hatunun tantld blm Sehnin kabiliyetli bulduu gen airlerin anlatld son tabaka izlemektedir. nce Mehmed kr tarafndan yaymlanan eseri (stanbul 1325) Necati Lugal ve Osman Reer Almancaya tercme etmi (stanbul 1942), tenkitli nerini Gnay Kut gerekletirmitir (Harvard 1978). 2. Tezkiret-uar (Latf Tezkiresi). Bir mukaddime, fasl ve bir htimeden olumaktadr. Tertip bakmndan daha sonra yazlan tezkirelerin ounda grlen bir gelenein kayna olmutur. Eser iki ana blme ayrlm, birinci blmde Trk ve ranl airlerle air padiah ve ehzadelere yer verilmi, ikincisinde eserin yazld tarihe kadar lm bulunan airlerle

dzenlendii srada hayatta olanlar anlatlmtr. Tezkireyi ilk defa kdamc Ahmed Cevdet yaymlam (stanbul 1314), Osman Reer Almancaya evirmi (Tbingen 1950), ilm nerini Rdvan Canm gerekletirmitir (Tezkiret-uar ve tabsratn-nuzem, Ankara 2000). 3. Gleni uar (Ahd Tezkiresi). Ahd, adnn ebcedle karl olan 971 ylnda (1564) yazmaya balad eserini ehzade Selime ithaf etmi ve Ktahyada kendisine sunmutur. Yalnz ada olan airleri ele almas bakmndan dier tezkirelerden ayrlan eserin ilk tertibinden sonra deiik zamanlarda yaplan ilvelerle air says deiiklik gsteren birbirinden farkl nshalar ortaya kmtr. Ahd nce blmden oluan kitabn yeni isimler ekleyerek drt blme karm ve mevcut bilgileri gelitirmitir (nr. Sleyman Solmaz, Ahd ve Glen-i uars, Ankara 2005). Esere deer kazandran en nemli taraf, baka hibir kaynaa gememi, byk ounluu Osmanl lkesinin dousunda yaam airleri tesbit etmi olmasdr. 4. Meir-uar (k elebi Tezkiresi). k elebinin 976da (1568) tamamlad eserde dier tezkirelerden farkl olarak dnemin sosyal hayat da anlatlmaktadr. Kitabnn ba tarafna uzunca bir mukaddime koyan k elebi nce iir ve airden bahsetmi, ardndan Osman Gaziden II. Selime kadar Osmanl padiahlarna yer vermi, bunlarn zamannda yaayan airler zerinde durmutur. Eserinin Latfnin tezkiresinden farkl olmas iin ebced tertibini tercih eden mellif, devrin tannm ahsiyetlerine yaknl ve babasnn arkadalaryla mnasebeti dolaysyla birok hususta nemli bilgilere yer vermektedir. Bunun yannda konaklar, baheler, hamamlar, buralarda kurulan iir meclisleri, sahaf dkknlar, baz tekkeler airlerin bir araya geldii yerler olarak tasvir edilmitir. k elebi hayatn Rumelide geirdiinden tezkirede yer alan airlerin byk ounluunu bu blgeden yetienler oluturmaktadr. Eserin 424 airin yer ald British Library nshas (Or., nr. 6434) k elebinin hayatna dair bir nsz ve indeksle birlikte G. M. Meredith Owens tarafndan yaymlanmtr (Meir-uar or Tekere of k elebi, London 1971). Bu neirde eserin yirmi yedi nshas tesbit edilmi, Filiz Kl doktora tezinde (Meir-uar: nceleme-Tenkitli Metin, I-III, stanbul 2010) eserin otuz nshasn belirlemitir. 5. Tezkiret-uar (Knalzde Hasan elebi Tezkiresi). 994 (1586) ylnda yazlan eser yer verdii air saysnn okluu bakmndan tezkireler arasnda ikinci srada gelmektedir. Mellifin, hocas Sdeddin Efendiye ithaf ettii eser blmden meydana gelmekte, birinci blmde air padiahlara, ikinci blmde ehzadelere, nc blmde dier airlere alfabetik srayla yer verilmektedir. na slbunu kullanan Hasan elebi dilinin sadeliinden dolay Latfyi eletirmekte, airleri anlatrken onlarn sanat seviyelerine uygun bir slp ortaya koyarak nesirdeki kudretini gstermektedir. Ayrca kendi zamannda yaayan airler hakknda baka yerlerde bulunamayacak bilgiler vermektedir. brahim Kutluk tarafndan tenkitli neri yaplan (I-II, Ankara 1978-1981) eser zerinde Aysun Sungurhan Eyduran bir doktora almas hazrlamtr (Knalzde Hasan elebi, Tezkiret-uar: nceleme-Tenkitli Metin, I-II, Ankara 2009). 6. Beyn Tezkiresi. Mustafa Beynnin 1000 (1592) ylnda tamamlad eser Knalzde Tezkiresinin ksaltlm eklidir. Beyn, daha sonra hret bulduu iin Knalzdede yer almayan baz airleri esere eklemitir. Aysun Sungurhan Eydurann yksek lisans almasna konu olan eseri (Beyn Tezkiresi: nceleme-Tenkitli Metin, Ankara 1994) brahim Kutluk yaymlamtr (Tezkiret-uar, Ankara 1997). 7. Riyz-uar (Riyz Tezkiresi). Mehmed Riyznin I. Ahmede ithaf ettii eserde balangtan tezkirenin yazld 1018 (1610) ylna kadar 424 aire yer verilmektedir. air padiahlar kronolojik srayla, dier airler alfabetik olarak kaydedilmitir. Riyz-uar, iir anlay ve airler hakknda dbcesinde mevcut deerlendirmeler yannda airlerin lmyle ilgili bilgiler ve drlen tarihlerin aktarlmasyla ne kmaktadr. Eser zerinde Namk Akgz yksek lisans almas yapmtr (1982, A DTCF). 8. Zbdetl-er (Fiz Tezkiresi). Kafzde Fiznin

514 air hakknda ksa notlar ve ok sayda iir rnekleri ieren antoloji niteliindeki eseridir. Bilinen nshas iinde en eskisi ve en ok aire yer veren yazmas Sleymaniye Ktphanesindedir (ehid Ali Paa, nr. 1877). 9. Tezkire-i Ymn (Ymn Tezkiresi). Mellifi Mehmed Slih Ymnnin lm zerine (. 1073/1662) yarm kalan eser yalnz yirmi dokuz airi ierir (nr. Sadk Erdem, Trk Dnyas Aratrmalar, sy. 55 [stanbul 1988], s. 85-112). 10. Tezkire-i Rz (Rz Tezkiresi). Seyyid Mehmed Rznn 1050 (1641) ylnda tamamlayp Sultan brhime sunduu eser Knalzde Hasan elebi Tezkiresinin zeylidir. kdamc Ahmed Cevdetin bastrd (stanbul 1316) eser zerinde Gencay Zavotu bir yksek lisans tezi hazrlam (1993, Atatrk niversitesi Sosyal Bilimler Enstits), M. Sadk Erda ise eski basksnn tpkbasmn gerekletirmitir (Ankara 2002). 11. Zeyl-i Zbdetl-er (sm Tezkiresi). Seyrekzde Mehmed sm tarafndan Kafzde Fiznin Zbdetl-erna zeyil olarak hazrlam olup tezkireden ziyade bir antoloji niteliindedir. Eserde 1620-1675 yllar arasnda yetien 124 air hakknda ksa bilgi verilmi, tannm olanlarndan bol rnek aktarlmtr. 12. Terft-uar (Gft Tezkiresi). Gft Alinin (. 1088/1677) ilmiye mensubu ada airleri manzum olarak tantt eser zerinde Kif Ylmazn hazrlad doktora tezi yaymlanmtr (Gft ve Terft-uars, Ankara 2001). 13. Tezkire-i Mcb (Mcb Tezkiresi). Mustafa Mcb 1122de (1710) yazd eserde IV. Murad ile 100 civarnda airi anlatmtr. Eserle ilgili Kudret Altunun hazrlad yksek lisans tezi baslmtr (Tezkire-i Mcb, Ankara 1998). 14. Nuhbetl-sr min fevidil-er (Safy Tezkiresi). Safy Mustafa Efendinin Damad brhim Paaya sunduu eser Rz Tezkiresinin zeylidir. Eserde 10501132 (1641-1720) yllar arasnda yaayan airlere yer verilmitir. Devrin ileri gelen limlerinden on sekiz kiinin takriziyle balayan tezkirede 486 airin alfabetik sraya gre biyografisi ve iirlerinden rnekler bulunmaktadr. Nuran Altuner eserin edisyon kritiini yapt bir doktora tezi hazrlam (1989, Sosyal Bilimler Enstits), Pervin apann edisyon kritik yapmadan hazrlad yksek lisans tezi baslmtr (Ankara 2005). 15. Tezkire-i Slim (Slim Tezkiresi). Slim Mehmed Emin Efendinin eyhnin Vekyiul-fuzals ile Safy Tezkiresinden faydalanarak hazrlad eserde 1099-1134 (1688-1722) yllar arasnda yaam 423 air yer almaktadr (stanbul 1315; nr. Adnan nce, Tezkiret-uar, Ankara 2005). 16. Nuhbetl-sr li-zeyli Zbdetil-er (Bel Tezkiresi). smil Belin Kafzde Fiznin tezkiresine zeyil olarak yazd eserde 1030 (1621) ylndan 1139 (1726) ylna kadar ou Bursada yetien 414 air hakknda ksa bilgiler ve iirlerinden rnekler mevcuttur. Mellif hatt tek nshas stanbul niversitesi Ktphanesinde bulunan tezkireyi (TY, nr. 1182) Abdlkerim Abdlkadirolu yaymlamtr (Ankara 1985). Belin Baldrzde Mehmed Efendinin Ravza-i Evliysn esas alarak hazrlad Gldeste-i Riyz- rfn ve Vefeyt- Dnivern- Ndiredn adl eseri de tezkire/tabakat nitelii tamaktadr. Eser eski yazyla baslmtr (Bursa 1302). 17. db- Zuref (Rmiz Tezkiresi). Rmiz Hseyin tarafndan 1198de (1784) Slim Tezkiresine zeyil olarak hazrlanan eserde 1132-1198 (1720-1784) yllar arasnda yetimi 376 air hakknda ayrntl bilgi verilir. Tezkire zerine Sadk Erdemin yapt doktora almas neredilmitir (Rmiz ve db- Zurafs: nceleme-Tenkidli Metin-ndeksSzlk, Ankara 1994). 18. Silhdar Tezkiresi. Silh-darzde Mehmed Eminin yazd eserde 11641204 (1751-1789) yllar arasnda vefat etmi airlerin ounun sadece adlar zikredilmekte ve iirlerinden rnekler aktarlmaktadr (Millet Ktp., Ali Emr Efendi, Tarih, nr. 795; Ktp., TY, nr. 2557). 19. Nuhbetl-sr min fevidil-er (Saffet Tezkiresi). Kemiksizzde Saffet Mustafa 1197de (1783) kaleme ald eserde Safy tezkiresindeki airlerin bir ksmn kararak ve aldklarn ksaltarak, bazlarna htra bal altnda fkralar ekleyerek 330 civarnda aire yer vermitir. Olunun yazd tek nshas stanbul niversitesi Ktphanesinde

kaytldr (TY, nr. 6189). 20. Tezkire-i uar-y Mevleviyye (Esrar Dede Tezkiresi). Esrar Dedenin (. 1211/1797) eyh Galibin istei zerine kaleme ald eser 200 akn Mevlev airini ihtiva etmektedir. Ali Enver tarafndan ksaltlarak Semhne-i Edeb adyla yaymlanan (stanbul 1309) tezkire zerine lhan Genin hazrlad doktora tezi baslmtr (Tezkire-i uar-y Mevleviyye, Ankara 2000). 21. Tezkire-i uar (efkat Tezkiresi). Seyyid Abdlfetth Badd (. 1242/1826), antoloji niteliindeki tezkirelerin son halkasn tekil eden bu eserinde I. Mahmud devrinden balayarak 1229a (1814) kadar gelen seksen drt yllk zaman diliminde yaayan 125 airi ele almtr. Murat nder eser zerinde efkat ve Tezkire-i uaras adyla bir yksek lisans almas hazrlamtr (2006, Kocatepe niversitesi Sosyal Bilimler Enstits). 22. Mecmatt-tercim (Tevfik Tezkiresi). Tevfik Efendinin 1242de (1826) yazd eser 1000 (1592) ylndan sonra len 542 airi ihtiva eder. Baz mehur Arap ve ran airlerine de yer verilen tezkirenin tek nshas stanbul niversitesi Ktphanesindedir (TY, nr. 192). 23. Bae-i Saf-endz (Esad Efendi Tezkiresi). Vakanvis Sahaflar eyhzde Esad Efendinin Slim Tezkiresine zeyil olarak yazd eserde onun brakt yerden itibaren 1135-1251 (1723-1835) yllar arasnda yaayan 205 airin ksa biyografileri kaydedilmektedir. Eserin giriinde bir uar tezkiresinde bulunmas gereken zelliklerle nemli tezkire yazarlarndan bahsedilir. Sleymaniye Ktphanesinde mellif hatt nshasndaki (Esad Efendi, Yazma Balar, nr. 185) baz kaytlardan eserin msvedde halinde kald anlalmaktadr (nr. Rza Ora, Esad Mehmed Efendi ve Bae-i Saf-endzu, Burdur 2001). 24. Tezkire-i uar (rif Hikmet Tezkiresi). eyhlislm rif Hikmet Bey eserde 1000-1252 (15921836) yllar arasnda yetien 203 airin hayatn anlatmakta ve iirlerinden rnekler vermektedir. Ali Emr Efendinin hattyla elde mevcut tek nshasnda (Millet Ktp., Ali Emr Efendi, Tarih, nr. 789) baz airlerden bir iki satrla sz edilmesi, iirlerinden rnek verilmeyip yerlerinin bo braklmas eserin tamamlanamadn dndrmektedir. rif Hikmet Beyin Buhara, Besni, Dastan, Dehlev, Hrizm, Kbil, Kerkk, Senandec gibi yerlerde yaam 132 airi de eserine almas tezkireyi nemli klmaktadr. 25. Htimetl-er (Fatn Tezkiresi). Fatn Efendinin 1853te tamamlad eserde Slim Tezkiresi sonrasndan 1269 (1853) ylna kadar yetimi 672 aire yer verilmitir (stanbul 1271). XVIII. yzyl sonras Trk edebiyat tarihi iin balca kaynak hizmeti gren Htimetl-er uar tezkirelerinin air says bakmndan en zengin olandr. Mehmed Sreyynn Sicill-i Osmnsinin balca kaynan tekil eden eserden bnlemin Mahmud Kemal Son Asr Trk airlerinde faydalanmtr. Htimetl-ern bir zellii de yenileme dnemi eitim tarihine dair malzeme ihtiva etmesidir. Bu eserle klasik tezkireler devri kapanm saylr. Ancak konu zerinde srdrlecek almalar yeni eserlerle karlamaya, tezkire literatrn zenginletirmeye msait grnmektedir. Nitekim Mesad Sveylim Ali e-mn, Medine rif Hikmet Ktphanesindeki yazmalar arasnda ehrebanl Hatb tarafndan kaleme alnm XVIII. yzyln ikinci yars ile XIX. yzyln balarnda Badat ve civarnda yaam yetmi be Trk airinden bahseden Tezkire-i uar-y Badd adl eseri tesbit etmitir. ou air hakknda tek kaynak olan tezkire Mehmet Akku tarafndan neredilmitir (stanbul 2008). Daha sonra da airlerle ilgili olarak tezkire trnde veya buna benzer antoloji-toplu biyografi zelliklerine sahip baz eserler kaleme alnmtr. Bunlarn balcalar arasnda Muallim Ncinin Osmanl airleri (stanbul 1307) ile Esmsini (stanbul 1308) zikretmek gerekir. Cemal Kurnaz tarafndan yeni yazya aktarlan ilk eserde (Ankara 1986) alfabetik sraya veya kronolojiye uyulmakszn yirmi alt air genie ele alnm, ikincisinde ise zeyliyle birlikte 700den fazla isimden bahsedilmitir. Hacbeyzde Ahmed Muhtar ise tezkirelerden derledii bilgilerle air

Hanmlarmz (stanbul 1311) adl eserinde yirmi be kadn air hakknda bilgi vermitir (nr. Adem Ceyhan, bk. bibl.). Bu grupta deerlendirilebilecek dier belli bal eserler unlardr: Kfile-i uar. aylak Tevfik (. 1311/1893) tarafndan yazlm olup Dervi maddesine kadar gelen eser, eski ve yeni 287 Trk airinin biyografisini ve eserlerinden rnekleri iermektedir; otuz dokuz ada air hakkndaki bilgiler bizzat kendilerinden alnd iin nem tar (stanbul 1290-1293). Mecma- uar ve Tezkire-i deb. Mehmed Sirceddinin hazrlad eser baslm (stanbul 1325), ayrca Mehmet Arslan tarafndan yeni harflere aktarlmtr (Mecma- uar ve Tezkire-i deb, Sivas 1994). Tezkire-i uar-y mid. Ali Emr Efendinin Diyarbakrda yetien 217 airin biyografisini ieren eserinin sadece yetmi airi kapsayan I. cildi yaymlanmtr (stanbul 1327). Mellifin kodra irleri de neredilmi (haz. Hakan T. Karateke, stanbul 1995), Yanya irleri, Osmanl irleri gibi kitaplar ise baslmamtr. Son Asr Trk airleri. bnlemin Mahmud Kemal tarafndan Fatn tezkiresine zeyil eklinde yazlmakla beraber 1800l yllarn daha ncesinden 1941 ylna kadar gelen eser Fatn Efendinin yaadklar halde kendilerinden haberdar olmad, haklarnda bilgi edinemedii iin tezkiresine almad airlerle biyografileri yetersiz kalm airleri de iine almaktadr. Bu hacimli eserde 566 airin hal tercmesine yer verilmektedir. bnlemin yapt aratrmalarla eserini salam bir zemin zerine kurmu, kolayca elde edilemeyecek bilgiler vermesi onu vazgeilmez bir kaynak haline getirmitir. Son Asr Trk airleri 1930 ylndan itibaren baslm, ardndan tpkbasm yaplm (I-IV, stanbul 1980), son olarak Kayahan zgl tarafndan gzden geirilip yeniden yaymlanmtr (Ankara 2000). Trk airleri. Sadettin Nzhet Ergunun uar tezkirelerini ve belli bal kaynaklar tarayarak hazrlad eser yazarn lm zerine (1946) yarm kalm olup 1074 air ve eserlerinden rnekler iermektedir (I-III, stanbul 1936). Bekta airleri (stanbul 1930). Yine Sadettin Nzhet Ergun tarafndan hazrlanm olup eserde alfabetik srayla airlerin ksa hal tercmelerine ve iirlerinden rneklere yer verilmektedir. Eklerle birlikte 180 ismin bulunduu kitap, mellif tarafndan 1944te geniletilip cilt halinde (I ve II. ciltler bir arada) tekrar yaymlanmtr. Tuhfe-i Nil. Mehmet Nil Tuman (. 1958) uar tezkireleri bata olmak zere birok kaynaktan yararlanarak hazrlad esere Cumhuriyet dnemi airlerini de eklemitir. Eser, Trk edebiyatndaki tezkirecilik geleneinin XX. yzyldaki son ve nemli rnei olup tek nshas stanbul niversitesi arkiyat Aratrmalar Merkezi Ktphanesinde kaytldr (nr. 3002/4091). Tuhfe-i Nil, Cemal Kurnaz ve Mustafa Tatc tarafndan neredilmitir (Divan airlerinin Muhtasar Biyografileri, Ankara 2001). Aratrmaclara kolaylk salamak zere yirmi sekiz tezkiredeki isimlerin bir araya getirilmesiyle oluturulmu Tezkirelere Gre Divan Edebiyat simler Szl (haz. Haluk pekten, Mustafa sen, Recep Toparl, Naci Oku, Turgut Karabey, Ankara 1968) adl eseri de zikretmek gerekir.

BBLYOGRAFYA

Kef-unn, I, 338 vd.; ul-meknn, I, 271 vd.; J. Steward-Robinson, Ottoman Tezkere-i uar Literature; its Development and its Value as Literary Criticism (doktora tezi, 1959), The University of Edinburgh; a.mlf., The Tezkere Genre in Islam, JNES, XXIII (1964), s. 57-65; a.mlf., The Ottoman Biographies of Poets, a.e., XXIV/1-2 (1965), s. 57-74; Agh Srr Levend, Trk

Edebiyat Tarihi, Ankara 1973, I, 249-396; Harun Tolasa, Seh, Latf, k elebi Tezkirelerine Gre 16. Yzylda Edebiyat Aratrma ve Eletirisi, zmir 1983; Halk pekten, Trk Edebiyatnn Kaynaklarndan Trke uara Tezkireleri, Erzurum 1988; a.mlf. v.dr., Tezkirelere Gre Divan Edebiyat simler Szl, Ankara 1988, s. 14; a.mlf. v.dr., air Tezkireleri, stanbul 2002; Pervin apan, 18. Yzyl Tezkirelerinde Edebiyat Aratrma ve Tenkidi (doktora tezi, 1993), Frat niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; Mustafa sen, telerden Bir Ses: Divan Edebiyat ve Balkanlarda Trk Edebiyat zerine Makaleler, Ankara 1997, s. 1-75, 209-229; Filiz Kl, XVII. Yzyl Tezkirelerinde air ve Eser zerine Deerlendirmeler, Ankara 1998; a.mlf., Edebiyat Tarihimizin Vazgeilmez Kaynaklar: air Tezkireleri, Trkiye Aratrmalar Literatr Dergisi, V/10, stanbul 2007, s. 543-564; M. Fatih Kksal, Trke uara Tezkireleri zerine Yaplan almalar Bibliyografyas, Klsik Trk iiri Aratrmalar, Ankara 2005, s. 243-261; W. G. Andrews, Devletten mparatorlua: lk Klasik Dnem (1543-1600), Osmanl air Biyografileri (Tezkireler) ve Osmanl Edebiyat Eletirisi (trc. Yurdanur Salman), Trk Edebiyat Tarihi (ed. Talt Sait Halman v.dr.), Ankara 2006, II, 117-120; Mustafa Durmu, Osmanl Sahas Trke air Tezkirelerinin slup zellikleri (doktora tezi, 2007), Hacettepe niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; a.mlf., Osmanl Sahas Trke air Tezkirelerinin Sz Varl zerine, Bilig, sy. 54 (2010), s. 93-114; Namk Akgz, Tezkirelere Gre 16. Asrn Sonuna Kadar Trk Edebi Kltr Hayat, Trkiye Gnl, sy. 11, Ankara 1990, s. 114-123; a.mlf., Tezkirelerde Yap ve Yap Terminolojisi, lm Aratrmalar, sy. 9, stanbul 2000, s. 7-22; Ahmet Kartal, Ali r Nevnin Meclisun-Nefis simli Tezkiresi ve XVI. Asrda Yaplan Farsa ki Tercmesi, Bilig, sy. 13, Ankara 2000, s. 21-65; Adem Ceyhan, Ahmed Muhtar Beyin air Hanmlarmz simli Eseri, Trkiyat Aratrmalar, sy. 8, Konya 2000, s. 299-350; Azmi Bilgin, Mehmed Tevfik Efendinin Mecmatt-terciminin Edebiyat Tarihimizdeki nemi, lm Aratrmalar, sy. 17 (2004), s. 83-88; srafil Babacan, 16. Asrda Osmanl Sahas irleri Hakknda Yazlm Tezkire-i Meclis-i uary Rm Adl Tannmayan Bir Tezkire, a.e., sy. 40 (2007), s. 1-16; Abdlkadir Karahan, Tezkire, A, XII/1, s. 226-230. Mustafa Uzun

TEZKRE
( ) Osmanl brokrasisinde kalemler ve kiiler adna yazlm zet belgelerin ad. Szlkte anmak mnasndaki zikr kknden treyen tezkire, Osmanl diplomatiinde eitli brolar veya kiiler tarafndan kaleme alnan ve konuyu zet halinde aklayan belgeler iin kullanlm olup pek ok tr vardr. Bunlar arasnda, 1830lu yllardan balayarak padiah adna Mbeyin baktibi tarafndan yazlan irade tezkireleri hem resm ve hususi hem de resen veya arz tezkiresi hmiine yazlanlar eklinde ayrlr. Tezkire-i marza da denilen arz tezkireleri yine ayn zamanda grlr. Bunlar bir konunun padiaha arz iin sadrazam tarafndan Mbeyin baktibine yazlan evraktr. Sadrazamn resm dairelere ve genellikle nezretlere gnderdii tezkirelere tezkire-i smiyye (sadret tezkiresi) ad verilir. Bu tezkirelerde de konu arz tezkirelerinde olduu gibi zetlenmitir. Nezretler veya eyhlislmlarca yazlan tezkireler tezkire-i aliyye adn tar ve yollayan kurumun zel kdna yazlmtr. Hemen altnda gnderilen messesenin ad bulunur. Divandan yazlacak emirlerin asllarnn kaleme alnmas iin ilgili kaleme yazlan tezkirelere emir (hkm) tezkiresi denir (BA, Cevdet-Maliye, nr. 8995). Bunlarda sadece emrin yazlaca kiinin ad veya sfat bulunur, fermanlardaki gibi uzun elkb ve dua cmlelerine yer verilmez, nakil ksmna geilirdi. Altna tarih konur, kdn arkasnda kt kalemi ve fermann yazl tarihini gsteren notlar yer alr. Berat tezkiresi de emir tezkiresi gibi beratn yazlmas iin ilgili kaleme gnderilen evrakt (BA, A. DFE, Dosya, nr. 1/96-1). Beratta yer alacak hususlar belirtildikten sonra tarih ve mhr konurdu. Davet tezkiresi eitli vesilelerle yaplacak toplantlarda bulunmas istenen kiilere yollanrd. Bunlarda davetin sebebi, tarihi ve yeri bildirilirdi. Davetiyelerin kimden kime yazlaca da nemli bir husustu. Davetiyelere kozak taklp krmz mumla mhrlenirdi. Osmanl mparatorluu iinde seyahat edecek yerli halk veya yabanclar Tanzimat ncesinde yol hkm, Tanzimat sonrasnda mrur tezkiresi almak mecburiyetindeydi. Bu tezkirelerde seyahat edecek kiinin ad, ekli, gidecei yer vb. hususlar kaydedildii gibi silh tayp tamad ve hastal bulunmad da belirtilirdi. Bu tezkire bir yere giri klarda gsterildiinde erh konup mhr baslrd. Esme (esm) denilen yenierilerin ulfe tezkirelerinde istihkak sahibinin adyla birlikte baba ad veya memleketiyle yevmiye miktar yazlrd; bunlarn zel bir yazl tarzlar vard. Tezkirenin altnda tarih kaydedilir ve yenieri aasnn beyz mhr baslrd. Memuriyet tevcihlerinde verilecek berat iin yazlacak tezkireye rus tezkiresi denmekteydi (BA, A. RSK, nr. 1201. 1. 13; D. BM, nr. 20/17, 46). Tezkirenin kime, niin verildii aklanr, alta zel bir ekilde yazlm tarih konur, bunun aasnda buyuruldu ve defterdarn kuyruklu imzas yer alrd. Ed tezkiresi bir bor, mesel mltezimin hazineye olan borcu veya kira gibi bir demenin yapldn belgelemek zere alan tarafndan verilen bir evrakt (TSMA, nr. E 10123/160). demelerin neye, ka ayla veya hangi taksite ait olduu stte siykat, altta divan krmas ile yazlrd. Maliyeden verilen tezkireler ekil bakmndan dierlerinden farkllk gsterir. Bunlardan hazineye giren paraya ait olan tahvil tezkiresi (BA, D. BRZ, Dosya, nr. 1/22, 26, 30) istisna edilirse dierleri hazineden yaplan

demelerle ilgilidir. Ebad dier tezkirelere nazaran kk olup 4-12 cm. eninde, 6-13 cm. boyundadr. Ait olduklar deme ekline gre isim almtr. Bu tezkirelerin ou tertip bakmndan birbirine benzerse de balang kelimeleri tezkirenin cinsini anlamaya imkn verir. Belli gruplara belli zamanlarda tahsis edilen eyann miktar ve cinsini gsterenler det; yabanc devlet elileri iin yaplan masraflar, hilat vb. demeleri iin hazrlananlar terif; bir kimseye ilk defa mevcib tahsisinde verilenler ibtid; gruplarn bir yahut birka kst mevciblerini toplu olarak gsterenler icml (BA, A.E, I. Ahmed, nr. 545); yaptklar bir i dolaysyla ihsan edilecek mkfatlar gsterenler inm (BA, D. BRZ, Dosya, nr. 1/59/70); vazifelilerin mevciblerindeki artlar iin hazrlananlar izdiyd (BA, D. BRZ, Dosya, nr. 3/38-15); mevcibe hak kazananlar iin verilenler mevcib (BA, A.E, I. Ahmed, nr. 545); bir grubun istihkakn belirtenler an cemat (BA, A.E, I. Ahmed, nr. 545) kelimeleriyle balard. Rznme kalemine kaydedilmek zere muhasebe, cizye ve mevkufat kalemlerinden kan tahvil tezkireleri an tahvil (BA, D.BRZ, nr. 1/26); hazineden para k iin dzenlenen hazine tezkireleri be-cihet (BA, D.BRZ, nr. 4/32-13); devlet dairelerinin ihtiyac olan maddelerin almnda kullanlan mhimmat tezkireleri ber-yi mhimmt; vazifelilerin yaptklar bir masraf iin hazrlanan tezkireler ber-yi masrif; baz kalemlere istihkaklar dndaki ihtiyalarn karlamak zere yaplan tahsisler iin dzenlenen tezkireler ber-yi taynt; hazineye henz teslim edilmemi meblalardan kalan borlar iin hazrlanan tezkireler der-zimmet (BA, D. BRZ, Dosya, nr. 1/25); eitli almlarda kullanlan tezkireler el-mbyaa szleriyle balar, ilk satrn genellikle son harfi satr sonuna kadar uzatlrd. Son harfi uzatlamayanlarda ise aradaki sn ve y gibi harfler uzatlr, sonraki harfler satr sonuna sktrlrd. Maliye tezkirelerinde st tarafta sada buyruldu ve sah, solda daha kaln kalemle yazlm verile emri bulunur. Tezkirenin altnda bazlarnda kuyruklu imza ve mhr vardr; mhrn arka yze konduu da olurdu. Muhtevalar asndan aralarnda baz farklar olmakla birlikte hepsinde denecek kiinin ad, ii, bazan bulunduu yer, borcun miktar, deme tarihi gibi hususlar yer alrd. Cizye tezkiresi ise hepsinden farkldr (TSMA, nr. E 10123/6, 8, 10). stte sadece cizye tezkiresi olduunu belirten bir yaz, onun altnda drt kede birer mhr bulunurdu. st sa kedeki cizye mkellefinin snfn (l, evsat, ed-n), soldaki cizyenin ait olduu hicr yl gsterirdi. Alttakiler defterdarla cizye muhasebecisinin ahs mhrleridir. Mkellefin ad ve ekli ise cizyenin topland yerde orta ksma ilve edilir, bunun altnda sah veya paraf, altta tarih ve cizye mlteziminin mhr yahut kuyruklu imza yer alrd.

BBLYOGRAFYA

Mustafa Mnf, Defteri Terft, Ktp., TY, nr. 8892, vr. 2a, 73a; Halil Nri, Trih, Ktp., TY, nr. 5996, vr. 40b, 41a; Uzunarl, Saray Tekilt, s. 68; a.mlf., Merkez-Bahriye, s. 45, 88, 350, 365; a.mlf., Osmanl Devleti Zamannda Kullanlm Olan Baz Mhrler Hakknda Bir Tetkik, TTK Belleten, IV/16 (1940), s. 495-544; Dndar Gnday, Ariv Belgelerinde Siyakat Yazs, zellikleri ve Divan Rakamlar, Ankara 1974, tr.yer.; A. Velkov, Vidove Osmanoturski Dokumenti, Prinos Kim Osmanoturskata Diplomatika, Sofia 1986, tr.yer.; Aliye nay, Tanzimat ncesi Merkez Evraknda Belgelerin Bal Bulunduu Dairelerin Tesbiti, Tarih Boyunca Paleografya ve Diplomatik Semineri: 30 Nisan-2 Mays 1986, Bildiriler, stanbul 1988, s. 85-94; Halil Sahilliolu, Ruzname, a.e., s. 113-139; Mbahat S. Ktkolu, Osmanl Belgelerinin Dili (Diplomatik),

stanbul 1998, s. 245-275; a.mlf., Arz, DA, III, 438-440; Nejat Gyn, XVI. Yzylda Rus ve nemi, TD, XVII/22 (1968), s. 17-34; B. C. Nedkoff, Osmanl mparatorluunda Cizye (trc. inasi Altunda), TTK Belleten, VIII/32 (1944), s. 599-652. Mbahat S. Ktkolu

TEZKRE-i UAR-y MEVLEVYYE


() Esrar Dedenin (. 1211/1797) Mevlev airlerinin biyografisine dair eseri (bk. ESRAR DEDE).

TEZKRETl-BNYN
() S Mustafa elebinin (. 1004/1595-96) Mimar Sinann hayatyla alt nemli eserine dair kitab (bk. S MUSTAFA ELEB).

TEZKRETl-EVLY
() Ferdddin Attrn (. 618/1221) evliya menkbelerine dair eseri. Mellif, 617 (1220) ylnda tamamlad eserin nsznde daha geni bir kitleye hitap edebilmek iin Farsa kaleme ald eserine Tekiretl-evliy adn koyduunu belirtmi ve yazl sebeplerini maddeler halinde sralamtr. Bunlar, vellerin Kuran ve Snneti en gzel ekilde aklayan szlerinden hem halkn hem limlerin faydalanmasn salamak, insanlar zerinde mnev etkisi bulunan bu szler vastasyla kalplere Allah sevgisinin yerlemesine vesile olmak eklinde zetlenebilir. Attr ayrca bu eserinden dolay, Kii sevdiiyle beraber olur hadisinin tecellisine mazhar olup evliyann ruhaniyetinden istifade etmeyi ve efaatlerine ermeyi mit ettiini syler. Cafer es-Sdka ayrlan blmle balayp Hallc- Mansr ile son bulan eser aralarnda mm- zam, mam fi, Ahmed b. Hanbelin de bulunduu toplam yetmi iki kiinin hayatna dair bilgilerle menkbe ve szlerini iermektedir. Her ahs iin bir blm ayrlm, her blmn bana zikr (anmak) kelimesi konulmutur. Mellif, mnev gcnden faydalanmak amacyla eserine Ehl-i beyt mensuplarndan tasavvufa dair en ok sz syleyen Cafer es-Sdk ile baladn belirtir. zellikle Veysel Karan ve Rbia el-Adeviyye hakknda verilen bilgiler baka kaynaklarda yer almamaktadr. Esere brhim el-Havvs ile balayp Muhammed el-Bkr ile sona eren yirmi be kiiyi ieren bir zeyil yazlmtr. Bu ilveleri kimin yapt bilinmemektedir. Jan Rypka, bunlardan yirmi nn XIII. yzylda Al-i Ts adl bir kii tarafndan yapld kanaatindedir (HIL, s. 239). Attr, eserin giriinde yararland kaynaklardan kendisine ait erul-alb adl eserle yazarlar bilinmeyen Kefl-esrr ve Marifetn-nefs adl eserleri zikretmitir. Tezkirenin kaynaklar arasnda Abdlkerm elKueyrnin er-Rislesi ve Hcvrnin Kefl-macbu da bulunmaktadr. Tekiretl-evliy esasen bir tabakat kitab olmakla birlikte baz tasavvuf terimlerini de iermektedir. Daha nce sflerin hal tercmesine dair yazlan ve muhtemelen Attrn kaynaklar arasnda olan Muhammed b. Hseyin es-Slemnin abat-fiyyesi ve Eb Nuaym el-sfahnnin ilyetl-evliy adl eseriyle Tekiretl-evliy arasnda benzerlikler vardr. Ancak sflerden nakledilen szlerle menkbelerin okluu ve bunlarn tasavvuf anlayna daha uygun biimde kaydedilmesi Tekiretlevliyy bu eserlerden farkl klmaktadr. Ayrca slbu kendisinden ncekilere gre daha sadedir. Bununla birlikte blm balarnda secili szlerle ar ifadelere de yer verilmitir. Soyut aklamalar ve akl yorumlar yerine saf duygu, dnce ve cokular zerinde durulduundan eser ok ilgi grmtr. Tekiretl-evliy, ilk defa Reynold Alleyne Nicholson tarafndan zeyliyle birlikte iki blm halinde neredilmitir (I-II, London 1905-1907; The Tadhkiratul-Awliy [Memoirs of the Saints] of Muhammad Ibn brhm Farudud-dn Attr). Mirza Muhammed Kazvnnin bir giri yazsn ieren bu neir eski nshalara dayanmad iin olduka eksiktir. Eserin Hindistanda yaplan basklarnda da (Delhi, ts.; Lahor 1306/1889, 1308/1891) birok yanl vardr. Mirza Muhammed Kazvnnin

baz dzeltmelerle gerekletirdii yaymla (Tahran 1346 h. [4. bs.]) Muhammed stilmnin eski yazmalar ve matbu nshalardan yararlanarak gerekletirdii yaymda da (Tahran 1346 h.) hatalar ve noksanlklar bulunmaktadr (trc. Sleyman Uluda, tercme edenin girii, s. 26-28). Eser, Timurun torunu Sultan brhim b. hruhun talebi zerine Hfz el-Allf tarafndan Farsa olarak nazma ekilip 821de (1418) sultana takdim edilmitir. Velnme ad verilen bu almann 24.000 beyit ierdii belirtilmektedir (nr. M. Edb el-Cder, neredenin girii, s. 33). Eseri Ahmed b. Muhammed et-Ts Esrrl-ebrr (ula-i Tekiretl-evliy) adyla ihtisar etmitir. Trke, Arapa, Franszca, svee ve Urducaya evrilen Tekiretl-evliynn mtercimi bilinmeyen Dou Trkesine tercmesi zerine Verdi Kankl doktora almas yapmtr (1972, Uygurca Tezkiretl-Evliy Tercmesi: Aratrma-Metin, Trkiyat Enstits, nr. 1300). Eserin 1511de Msrda Nreddin Ali tarafndan Dou Trkesine yaplan evirisiyle ilgili Mustafa Kuu tarafndan yksek lisans tezi hazrlanmtr (2006, M Trkiyat Aratrmalar Merkezi). Ali r Nev, Nefetl-nsn tercmesi olan Nesyiml-mahabbe adl eserine Tekiretl-evliynn baz blmlerini aatay Trkesine evirerek eklemitir. Eser Anadolu sahasnda Ahmed-i D, Ali Rz Karahisr, brhim b. Byezd, Mustafa Hemedn gibi mellifler tarafndan Trkeye evrilmi, Ahmed-i D evirisini II. Murada sunmutur. Eserin Anadolu sahasnda yaplm anonim tercmeleri de vardr. Bunlardan biri Aydnoullarnn kurucusu Mehmed Bey, bir dieri Candarolu Beyi sfendiyar Bey adna hazrlanmtr (Levend, I, 440). XIII. yzyln ikinci yarsna ait olduu tahmin edilen ve eksik varaklar sebebiyle tamamlanp tamamlanmad belirlenemeyen bir baka anonim tercme Orhan Yavuzun doktora almasna konu olmutur (Ferdddin Attar Tezkiretl-evliysnn Eski Trkiye Trkesi ile Tercmesi, Ankara 1988). Eserin Macar Bilimler Akademisinde bulunan 741 (1341) tarihli tercmesi (Trk F. 33), Gyrgy Hazai tarafndan Nuruosmaniye Ktphanesi ile (nr. 2299) stanbul niversitesi Ktphanesindeki (TY, nr. 937) nshalarla karlatrlarak Archivum Ottomanicum dergisinde yaymlanmtr (XX [2002], s. 274333; XXI [2003], s. 259-340; XXII [2004], s. 213-324; XXIV [2007], s. 229-335). XV. yzyla ait olduu sanlan anonim iki tercmeden biri M. Z. K. (Mehmet Zahit Kotku) (Ferdddin-i Attardan Tezkiretl-evliy, stanbul 1959), dieri Mahmut Sami Ramazanolunun (Ferdddin Attr, Tezkiretl-evliy, stanbul 1984) istinsah esas alnarak Latin harfleriyle neredilmitir. Sinan Paann Tezkiretl-evliy adl eseri Attrn eserindeki ilk yirmi sekiz blmn yer yer ksaltlp ilveler yaplarak hazrlanm bir tercmesi niteliindedir. Eserin ilm neri Emine Grsoy Naskali tarafndan gerekletirilmitir (Sinan Paa, Tezkiretl-evliy, Ankara 1987). Sleyman Uluda da eseri geni bir giri ve zeyliyle birlikte Trkeye evirmitir (stanbul 1984, 1991, 2007). Tekiretl-evliynn Muhammed el-Asl el-Vestn (. 836/1432-33ten sonra) tarafndan yaplan Arapa tercmesini Muhammed Edb el-Cder, Tahran Merkezi Dnigh Ktphanesindeki eksik nsha ile (nr. 337) Muhammed Riyd el-Mlihin zel kitaplndaki nshay karlatrarak neretmitir (Dmak 2009). Eser zerine doktora almas yapan Menl el-Yemen Abdlazz de Nicholson nerini esas alp eseri 2006da Arapaya evirmitir (nr. M. Edb el-Cder, neredenin girii, s. 32). Pavet de Courteille, tezkireyi Uygurca tercmesine dayanarak Farsa bir nshasyla mukayese edip Franszcaya tercme etmi ve Uygurca metniyle birlikte neretmitir (Tezkereh-i Evliy-Le mmorial des saints, Paris 1889-1890). Tezkireyi Mirza Jn (Envrl-ezkiy, Cawnpore 1914) ve Aturrahman Sddk tarafndan Urducaya (Lahor 1925), Baron Erik Hermelin iki cilt halinde sveeye evirmitir (Ur Tazkiratul-Awliy skrifven af Shaikh Faridud-Dn Attr, Stockholm 1931-1932). Eserin ayrca Bankey Behari (1965) ve Arthur John Arberry (Muslim Saints

and Mystics: Episodes from the Tadhkirat al-Auliy [Memorial of the Saints] by Farid al-Din Attar, London 1966) tarafndan ngilizceye ksm zet tercmeleri yaplmtr.

BBLYOGRAFYA

Ferdddin Attr, Tekiretl-evliy (nr. R. A. Nicholson), Leiden 1905, I, 2-9; a.e. (trc. Muhammed el-Asl el-Vestn, nr. M. Edb el-Cder), Dmak 2009, neredenin girii, s. 5-38; a.e. (trc. Sleyman Uluda), stanbul 2007, tercme edenin girii, s. 11-42; Ali r Nev, Nesyimlmahabbe min emyimil-ftvve (haz. Kemal Eraslan), Ankara 1996, s. 2; Osmanl Mellifleri, II, 223, not: 2; Saf, Edebiyyt, II, 1022-1023; Storey, Persian Literature, I/2, s. 930-933; Rypka, HIL, s. 239; L. Rsonyi, Feridddin Attar Tezkeret l-Evliyasnn Budapete Yazmas, XI. Trk Dil Kurultaynda Okunan Bilimsel Bildiriler (1966), Ankara 1968, s. 83-86; A. Bodrogligeti, Fardn Attar Tazkiratul-Avliy Adl Eserinin lk Trke Tercmesi Hakknda, a.e., s. 87-97; Agh Srr Levend, Trk Edebiyat Tarihi, Ankara 1973, I, 439-441; Ahmet Kartal, Attrn Tezkiretl-evliy simli Eseri ve Trke Tercmeleri, Dirizler Armaan: Prof. Dr. Meserret Diriz ve Haydar Ali Diriz Hatra Kitab (haz. M. Fatih Kksal-Ahmet Naci Baykoca), Ankara 2003, s. 383-405; Necl Pekolcay, Bir Tezkiretl-evliy Tercemesi Hakknda, slm Dncesi, sy. 1, stanbul 1967, s. 113-115; Kadem Ali Serrm, Ez Hergiz t Heme: Nigh Dbre be Tekiretl-evliy, Tat- slm, VII/2, Tahran 1371/1992, s. 113-134; G. Hazai, Vorstudien zur AltanatolischTrkischen Version des Takaratu l-Awliy von Farduddn Ar, Ar.Ott., XX (2002), s. 269-274; Helmuth Ritter, Attr, A, II, 10; M. Nazif ahinolu, Attr, Ferdddin, DA, IV, 97-98; Mustafa Kara, Istlhts-sfiyye, a.e., XIX, 210; Muhammed stilm, Tekiretl-evliy, Dninmei Cihn- slm, Tahran 1380/2002, VI, 781-783. Reat ngren

TEZKRETl-HUFFZ
() Zehebnin (. 748/1348) hadis hfzlarna dair eseri. abatl-uff adyla da bilinir; hadis hfzlaryla ilgili olarak kaleme alnan kitaplarn en mehurudur. Zeheb bu eserini, Endlsl lim Ebl-Veld bnd-Debbn abatl-uff min ehlil-ad, Ebl-Ferec bnl-Cevznin ikru kibril-uff ve zellikle Ali b. Mufaddaln Erban f abatil-uff adl eserlerini inceledikten sonra telif etmitir (Zeheb, Almnnbel, XXII, 67). Onun hadis ilmine yeni balayan talebeler iin hazrlad, yirmi yedi tabakadan 2424 hadis hfznn adlarn kaydettii el-Mun f abatil-muaddin isimli bir eseri daha vardr (Amman 1404). Tekiretl-uffda hadis ilminde otorite olan limlerle cerh ve tadl konusunda grlerine deer verilen 1176 kiinin biyografisi bulunmaktadr. Bu kiiler, sahbe tabakasndan mellifin hocalarna kadar yirmi bir tabaka halinde tasnif edilmitir. Birinci tabakada Hz. Eb Bekirden itibaren yirmi sahbnin, ikinci tabakada tbin byklerinden krk bir kiinin biyografisine yer verilmitir. Tbinin orta yallarna ayrlan nc tabaka Hasan- Basr ile balamakta, yirmi dokuz kiinin biyografisini iermektedir. Drdnc tabakada tbinden en son vefat edenler ve byk hadis hfzlar ele alnm olup elli yedi biyografiyi ihtiva etmektedir. Zeheb bu tabakalarda yer alan btn hadis hfzlarn zikretmemi ve eserini bunlardan ileri gelen 100 kiiyi almtr (Tekiretl-uff, I, 241). Abdlmmin b. Halef ed-Dimytden (. 705/1306) sonra biyografilerini yazd kiiler kendi hocalardr. Eserde son olarak mellifin hocas ve arkada Ysuf b. Abdurrahman el-Mizz (. 742/1341) kaydedilmektedir. Kitapta tam bir kronoloji gzetilmedii iin isimlerin hangi sisteme gre sralandn tesbit etmek zordur. Zeheb hadis hfzlarn tantrken isimlerini ve knyelerini tam olarak zikretmekte, hocalarn ve talebelerini anmaktadr. Tekiretl-uffda ahslarn kiisel zelliklerine deinilmekte, bilhassa rivayet konusundaki tutumlar deerlendirilmekte, hadis ilmine olan katklarndan sz edilip rivayetlerinden rnekler verilmekte, baz rivayetlerinin sahih olmad gsterilmektedir. Biyografi sahibinden kimlerin rivayette bulunduu, varsa eserleri ve iirleri nakledilmektedir. Bazan tarih olaylara temas edilerek tahliller ve tenkitler yaplmaktadr. Kiilerin faziletlerine dair nakledilen rivayetler sened bakmndan eletirilmekte, bizzat mellifin yer ald isnadlarla haberler aktarlmaktadr. Baz kiilerin evresinde oluan ekoller belirtilmekte, bu kiilerin lim, fakih, hfz, imam, eyhlislm, mukr, kad, bid ve zhid gibi sfatlarna zellikle iaret edilmektedir. Zaman zaman kaynak vererek hadis nakleden Zeheb sahb rviler hakknda nzil olan yetlere deinmekte, Eb Hreyre rneinde grld gibi kiilerle ilgili olumsuz iddialarda kendi kanaatini de zikretmektedir. Tbin tabakasndaki rvilerin biyografisinde kiilerin sosyal stats, etnik kkeni, siyasal eilimi ve ynetimle ilikilerinden sz edilmekte, bunlarn cerh ve tadl asndan konumu belirtilmekte, rivayetlerinin Ktb-i Sittede yer alp almadna temas edilmektedir. Esere Endls muhaddisleri de alnm olup on birinci tabakadan itibaren muhaddislerin vefat yllarnda len dier baz tannm kiilerin isimleri de anlmaktadr. Mellif, biyografilerine geni yer verdii baz

muhaddisler hakknda kendisinin dier eserlerine de baklmasn tavsiye etmektedir. Eserde her tabakann sonunda o dnemle ilgili genel bir deerlendirme yaplmtr. Zeheb, Tekiretl-uff telif ederken Vkd ve bn Saddan geni alntlar yapm, Mamer b. Rid, Abdrrezzk b. Hemmm, bn Eb Hayseme, Ktb-i Sitte mellifleri ve Hkim enNsbrnin eserlerine atflarda bulunmutur. Kaynaklar arasnda Fesev, Hamza es-Sehm, Eb Nuaym el-sfahn, Hatb el-Badd, Ebl-Ksm bn Askir, Ebl-Ferec bnl-Cevz ve Eb me el-Makdis gibi melliflerin eserleri de nemli yer tutmaktadr. Tekiretl-uffda ayrca bn Kuteybe, Llek, Ahmed b. Hseyin el-Beyhak, bn Mkl, Gazzl, Kd yz, bn Bekvl, Eb Bekir bnl-Arab, Abdlkerm es-Semn, Abdurrahman b. Abdullah es-Sheyl, Eb Thir es-Silef, bn Hallikn ve Mnzir gibi melliflere ve eserlerine atfta bulunulmutur. Tekiretl-uff ilk defa Hindistanda baslm (I-IV, Haydarbd 1333-1334), daha sonra Abdurrahman b. Yahy el-Muallimnin tashihiyle yeniden neredilmitir (I-IV, Haydarbd 13751377/1955-1958). Bu nerin Badatta (1386), Beyrutta (ts. [Drl-ktbil-ilmiyye]; ts. [Dr ihyit-trsil-Arab]) ve Kahirede (ts. [Drl-fikril-Arab]) ofset basklar gerekletirilmitir. Eseri Zekeriyy Umeyrt da yaymlamtr (Beyrut 1419/1998). Tekiretl-uffa birok mellif zeyil yazmtr. Bunlardan Ebl-Mehsin el-Hseyn eyl Tekiretil-uffnda (Dmak 1347; Beyrut 1390, 1419/1998) yirmi iki, Takyyddin bn Fehd Lal-el bi-eyli abatiluffnda (Dmak 1347; Beyrut 1419/1998) otuz iki ve Syt eyl abatil-uffnda (nr. Ali Muhammed mer, Kahire 1393; nr. Zekeriyy Umeyrt, Beyrut, ts.) krk yedi biyografi ilve etmitir. bn Nsrddin de yirmi alt biyografi ilve ettikten sonra eseri Bedatl-beyn an mevtil-ayn adl almasyla manzum hale getirmi ve bunu et-Tibyn li-Bedatil-beyn adyla erhetmi, Necmeddin bn Fehd de eseri zeyilleriyle birlikte yeniden dzenlemitir. bn Nsrddinin almasna bn Hacer el-Askaln yirmi sekiz biyografi daha eklemi, Sbt bn Hacer diye tannan Ysuf b. hn, dedesinin bu almas zerine Revnaul-elf bi-mucemil-uff adl bir baka zeyil kaleme alm, emseddin es-Sehv bu almaya baz ilvelerde bulunmutur (el-ln bit-tevb, s. 127). Ebl-Mehsin el-Hseyn, Takyyddin bn Fehd ve Sytye ait zeyilleri Zhid Kevser baz notlar ekleyerek Tevu-yl bi-fevidil-enr ven-nul ismiyle nere hazrlam, Ahmed Rfi et-Tahtv bu esere bir ksm ilve ve tashihlerde bulunarak almasna et-Tenbh vel- li-m f yli Tekiretil-uff adn vermi, bu alma mstakil olarak (Dmak 1347) ve Tekiretl-uff ile birlikte (Beyrut, ts. [Drl-ktbil-ilmiyye]; Beyrut, ts. [Dr ihyit-trsil-Arab]) yaymlanmtr. Tekiretl-uff bnl-Mibred Tekiretluff ve tebratl-ey, Syt abatl-uff (nr. Ali Muhammed mer, Kahire 1393; nr. Heyet, Beyrut 1403/1983) adyla ihtisar etmitir.

BBLYOGRAFYA

Zeheb, Tekiretl-uff, Haydarbd 1375-88/1955-58, I-IV, tr.yer.; ayrca bk. Abdurrahman b. Yahy el-Muallimnin girii; a.e. (nr. Zekeriyy Umeyrt), Beyrut 1419/1998, I-IV, tr.yer.; a.mlf., Almn-nbel, XXII, 67; ayrca bk. Ber Avvd Marfun takdim yazs, I, 99-102; bn Abdlhd, Uleml-ad, neredenlerin girii, I, 52-56, 59; emseddin es-Sehv, el-ln bit-

tevb (nr. M. Osman el-Hut), Kahire 1989, s. 127; Abdlvehhb brhim Eb Sleyman, Kitbetl-bail-ilm, Cidde 1403/1983, s. 252-253; Abdlvehhb es-Sbn, Uynlmelleft (nr. Mahmd Fhr), Halep 1413/1992, I, 59, 352; Syed Hashimi, The DairatulMaarif, IC, IV (1930), s. 637. Mehmet Emin zafar

TEZKRET-UAR
() Devletahn (. 900/1494-95 [?]) ran airlerine dair Farsa tezkiresi (bk. DEVLETAH).

TEZKYE
() Hayvanlarn din kurallara uygun biimde boazlanmas anlamnda fkh terimi (bk. HAYVAN).

TEZKYE
() Nefis, kalp ve ruhun mnev kirlerden temizlenmesi anlamnda tasavvuf terimi (bk. TASFYE).

TEZKYE
() ahidin adalet niteliinin soruturulmas anlamnda fkh terimi. Szlkte temizlemek, artmak, temize karmak anlamndaki tezkiye, fkh terimi olarak ahidin adalet vasfn tayp tamadnn hkim tarafndan soruturulmasn ifade eder. Gvenilir kimselerin ahit hakknda olumlu gr bildirmelerine tadl, olumsuz gr bildirmelerine cerh denir. Olumlu bildirim durumunda ahidin adalet vasfnn onaylanmas (temize karlmas) dolaysyla soruturma ilemine tezkiye adnn verildii anlalmaktadr. Tezkiyeyi yapan kii mzekk/muaddil diye adlandrlr. Tezkiye uygulamasnn ilk rneklerine sahbe dneminde rastlanr. Bu erevede Hz. merin alen tezkiyeyi uyguladna dair rneklerin yan sra Kd reyhin de ilk defa gizli tezkiye usuln balatt nakledilir. Abbsler devrinde Msrda 168 (784) ylndan itibaren ayn zamanda ahitleri soruturmakla grevli ashbl-mesil denilen zel grevlilerin tayin edildii, daha sonra Irakta da benzeri bir uygulamann yapld, zamanla mahkemelerde dil ahitlerin kayt altna alnmas ve ahitlerin adaletini soruturma, bu konuda gr bildirme, mzekklere yaz gnderme gibi ileri de bulunan dim grevliler olarak ashbl-mesilin tayiniyle birlikte tezkiyenin kurumsallat anlalmaktadr. Bunun yan sra, belli bir dnemden itibaren adalet artlarn tayan ahit bulma zorluunun haklarn zayi olmasna yol amas sebebiyle bir ksm davalarda fskn ahitliinin kabul edildii veya Marib Mlikliinde grld zere leff ehdeti (adalet art tamayan ok sayda kiiden oluan bir cemaatin ahitlii) gibi uygulamalarn ortaya kt ve bunlarn tezkiye messesesini olumsuz ynde etkiledii kaydedilmektedir. Bununla birlikte slm tarihinde yarg tekilt ve ilgili terimlerin geliimine ynelik yeterli dzeyde aratrma yaplmadndan tezkiye kurumunun tarih geliimi hakknda henz doyurucu bilgi bulunmamaktadr. Osmanllardan sonra kurulan ve Bat lkelerinin muhakeme hukukunu iktibas eden devletlerde tezkiye messesesi ilga edilmitir. Fkhta kii kural olarak aksi ispatlanncaya kadar dil ve drst saylr. Hz. merin Eb Ms elEarye yazd mehur mektubunda bu hususa iaret edilmektedir. Ancak ahitte adalet vasfna vurgu yapan ilgili naslar (el-Bakara 2/282; el-Mide 5/106; et-Talk 65/2) ve sosyal artlar dikkate alan fakihlerin ounluu, ahit hakknda aksine bir delil olmad srece adalet karinesiyle yetinilemeyecei ve aleyhine ahitlik edilen taraf talep etmese bile tezkiye ileminin gerektii grndedir. yle anlalyor ki toplumun ahlk seviyesinde grlen d ve yalanc ahitliin art bu fakihleri kaz hkmlerin salkl verilebilmesi ynnde yeni tedbirler almaya sevketmi, bunun iin de ahitte adalet vasfnn ayrca tesbiti art koulmutur. te yandan ahidin adalet veya fsk vasfyla hret bulan biri olmas yahut hkimin onu yakndan tanmas durumunda tezkiye ilemine gerek grlmemektedir. Tezkiye, mzekklerin beyannn yan sra aleyhine ahitlik yaplan tarafn beyan ve hkimin eitli kaynaklardan kendi soruturmas neticesinde elde ettii bilgiye dayanabilir. Had ve ksas gerektiren ceza davalarnda tezkiye ileminin gereklilii hakknda fakihler arasnda

gr birlii vardr. Dier davalarda ise hkim nce aleyhine ahitlik yaplan tarafa ahitlerin ahitliini reddedip etmediini sorar; eer reddetmiyorsa Eb Hanfeye gre ahidin zhir adaletine itibar edilerek ahitlii kabul edilir. Fakihlerin ounluuna gre ise bu durumda da tezkiye gerekir. Bu gr farkll toplumun ahlk seviyesinde ve dnemin artlarnda grlen olumsuzluklarla ve literatrdeki ifadesiyle zamann deimesinin ictihad da (hkm) deitirmesiyle aklanr. Davada aleyhine ahitlik yaplan taraf ahidi sulamadan sadece davayla ilgili ahitliini reddederse yine tezkiye ilemine bavurulur; adalet vasfn zedeleyici bir husus ileri srerek ahidin ahitliini cerheder ve bunu ispatlarsa hkim sz konusu ahitlii reddeder; ispatlayamamas halinde ise tezkiyeye bavurur. Genel kabule gre tezkiye ilemi, ahidin ahitliini eda etmesinden sonra ve hkimin hkm vermesinden nce yaplr. nk ahitlerde aranan dier vasflarda eksiklik bulunursa veya ahitliin edas srasnda ahitlerin ifadelerinde eliki ortaya karsa ahitlik reddedileceinden ayrca tezkiyeye gerek kalmayacaktr. Tezkiye gizli ya da ak olarak yaplabilir. Fakihler, genellikle gizli tezkiyenin yeterlilii grn benimsemekle birlikte yanl anlamalar ve suistimalleri nlemek amacyla nce gizli, ardndan alen ekilde tezkiye yaplmasnn daha uygun olacan ifade ederler. Alen tezkiyeyi asl, gizli tezkiyeyi mendup kabul eden fakihler de vardr (Muhammed b. Abdullah el-Hara, VII, 182). Gizli tezkiyede hkim mzekklere birer yaz (mestre) gnderir ve onlarn birbirinden etkilenmemesi iin gerekli tedbirleri alr. Mzekklerin ahidin dil ve ahitliinin makbul olduunu bildirmesi durumunda ahidin ahitliini kabul eder. dil deil, halini bilmeyiz, hali bilinmemekte, durumunu Allah bilir gibi aka veya dolayl biimde cerhi ifade eden bir szle cevap vermeleri yahut hibir ey yazmadan mestreyi geri gndermeleri halinde hkim ahidin ahitliini kabul etmez; ancak davacya getirdii ahidin cerhedildiini bildiremez, varsa baka ahit getirmesini ister. Bu durumda davac ahidin adaletini ispat edebileceini sylerse kendisine ispat imkn verilir. Alen tezkiyede ise mzekkler mahkemeye arlarak taraflarn ve hkimin huzurunda ahitlerin durumu kendilerine sorulur yahut bunun yerine bir mahkeme grevlisi taraflar ve ahitlerle birlikte mzekklerin bulunduu yere gnderilir. Haneflere ve Mliklerde bir gre gre gizli tezkiye bir tr haber olup bir mzekk yeterlidir; bununla birlikte en az iki kiinin tezkiyesine bavurulmas ihtiyata daha uygundur. filer, Hanbeller, Haneflerden mam Muhammed ile Mliklerde bir gre gre ise gizli tezkiye bir tr ahitlik sayldndan en az iki kiinin tezkiyesi gereklidir. te yandan alen tezkiyenin bir eit ahitlik olduu ve ahitlikte aranan say ve artlarn burada da aranaca konusunda gr birlii bulunmaktadr. Ancak Haneflerde mzekklerin ahitlik lafzn sylemeleri zorunlu grlmezken dier mezheplerde tercih edilen gre gre ahitlik lafzn kullanmalar gerekir. Tezkiye ilemi mcmel, genel ya da gerekeli ve ayrntl ifadelerle yaplabilir. Hkim tezkiyede bildirilen grn bir gerekeye dayandrlmasn isteyebilir. ahidin adalet vasf onun drst ve gvenilir olduuna dair mcmel ifadelerle de, adalet vasfn gsteren davranlarnn anlatmna dayal gerekeli bilgilerle de ortaya konabilir. Ancak fakihler sadece, dildir, salih bir kimsedir, onun bir ktln grmedik gibi genel szleri yeterli grmemi, ahitlii makbuldr gibi ak ve tekit ifade eden lafzlar art komutur. Aleyhine ahitlik edilen taraf ahidin adalet vasfndan mahrum, hfza gc zayf ve dikkatsiz bir kii olduu, davada bir menfaatinin bulunduu, bask altnda ahitlik yapt, daha nce de kendi hakkn

ikrar ettii, ahitle taraflardan biri arasnda yakn akrabalk veya husumet gibi bir ilikinin varl gibi gerekeler ileri srerek bu ahitlii reddedebilir. Genelde bunlarn hepsine cerh veya tan denildii gibi sadece fsk eklindeki ithama cerh, dierlerine tan denilmesi yolunda bir ayrm da sz konusudur (Ali Haydar, IV, 518-521). Fsk itham anlamnda cerh iki ksmda ele alnr. ahidin gnahkr, yalanc, kt, fsk biri olduu, iki, kumar ve faizcilik gibi kt alkanlklarnn bulunduu eklindeki genel ifadeler kullanlmsa buna mcerret veya mcmel cerh denilir. Mcerret cerh, kul hakk yahut Allah hakk dolaysyla muayyen bir ceza veya tazmin gerektirmeyen fsk isnadndan meydana gelir. Cerh ayrntl biimde yaplr ve ahidin cinayet, zina, hrszlk, rvet gibi belirli bir suu iledii iddiasn ierirse buna mrekkep, gayri mcerret veya mfesser cerh ad verilir. Mrekkep cerhte ahit aleyhine bir ceza veya tazmin gerektirici bir iddia sz konusudur. Haneflere ve Mliklerde bir gre gre mcerret cerh ahitliin reddini gerektirir. fi ve Hanbellerde tercih edilen gre gre tdil mcmel olabilirken cerhin mutlaka gerekeli olmas gerekir (Nevev, VIII, 156; Buht, VI, 351). Aleyhine ahitlik yaplan taraf mcerret cerhi gizlice yapar ve ispatlarsa bu ispat tezkiye ilemi sonrasnda bile olsa ahidin ifadesi reddedilir ve fsk gerektiren husustan dolay ahide tazr cezas uygulanabilir. Mcerret cerh aktan aa ispat edilmek istenirse bir gre gre tezkiyeden nce ispatlanrsa geerlidir; bir dier gre gre gerek tezkiyeden nce gerek sonra kabul edilmez. Kamuya veya kiilere ait haklar zedeleyici her trl msiyet mrekkep cerhe gereke tekil edebilir. Mesel ahidin ahitlik yapmak iin rvet ald iddia edilir ve ispatlanrsa ahit cerhedilmi olur. Eer ispatlanamazsa bu iddia kul hakkn ilgilendirdiinden ahide yemin teklif edilir ve yemin etmesi halinde tezkiye ileminden sonra ahitlii kabul edilir. Mrekkep cerhin ahitlerin tezkiyesinden nce ileri srlp ispatlanmas gerekir. Tezkiye ileminin tamamlanmasnn ardndan ileri srlen cerh iddialar dinlenilmez. nk hkim tarafndan tezkiye iin gerekli her trl giriim yapldktan ve ahidin gvenilirlii ortaya ktktan sonra davalnn cerh iddias inandrc ve iyi niyetin ifadesi olarak grlmez. Zhirlere gre ise hkim hkm verdikten sonra ahit cerhedilse de hkm feshedilir. nk hkim iin fskn haberini reddedip dilin ahitliini infaz etmek ve tanmad kimselerin durumlarn aratrmak farzdr (bn Hazm, IX, 429). Had ve ksas gerektiren ceza davalar dndaki hususlarda ahidin ahitlii eda etmesinden sonra vefat ile ahitlii dmez; hkim tezkiye ilemini yaparak ahitliini kabul eder. Tezkiye ileminde genellikle mzekklere ve mahkemece grevlendirilen soruturma grevlilerine bavurulur. Mzekklerin komular ve i evresi gibi ahidin durumunu en iyi bilebilecek kiilerden seilmesi gerekir (Mecelle, md. 1717). ahidin hal ve tavrlaryla tannm biri olmas dnda mzekklerin onun hakknda bakalarndan duyarak deil bizzat bilgi sahibi olmalar gereklidir. Hkim tarafndan talep edildiinde mzekknin ahitle ilgili bilgi vermesi dinen farzdr. Mzekklerin ahidi deerlendirebilecek ekilde gerekli bilgi ve olgunlua sahip, soy, frka taassubu yahut akdev tarafgirlik taassubundan uzak kiilerden seilmesinin gereklilii hususunda ittifak vardr. Bunun yan sra Haneflerde tercih edilen gre gre mzekknin gvenilir ve dil olmas yeterliyken Haneflerden mam Muhammed ile dier mezhebe gre ahitlik artlarn da tamas gerekir. Yine Haneflere gre gayri mslimler arasndaki davalarda tezkiye iin zimmlere bavurulabilir. ounlua gre ahitlerin birbirine ynelik tezkiyeleri kabul edilmez, mzekkler taraflar ve ahitler dndaki kiilerden seilmelidir. Haneflerde tercih edilen gre gre gizli tezkiyede ahitlik art aranmad iin ahitlerle yakn akrabalk ilikisi bulunmas mzekkye bavurulmasna engel deildir.

Mahkemece mzekklerden bilgi almak ve ahit hakknda aratrma yapmakla grevlendirilenlerin rolyle ilgili iki gr bulunmaktadr. Tercih edilen gre gre bunlar bilgi aktarmada ounlukla eli, baz durumlarda ise fer ahit durumundadr, dolaysyla ahidi bizzat tanmalar gerekli deildir; ancak zorunlu hallerde hkimin asl bilgi kayna durumuna geebilirler. Bir dier gre gre soruturma grevlileri mzekklerle ayn durumdadr, onlarn soruturma ve beyan cerh ve tdilde muteber kabul edilir (Mverd, II, 22-34). Bunlarn yan sra hkim, ahit hakknda kanaat sahibi olmak zere kamu yararna denetleme grevini yrten hisbe grevlileri, irketler hakknda aratrma yapan ticar istihbarat uzmanlar gibi bilirkiilerin grlerine de bavurabilir. Hkim mahkeme kaytlar ve mzekklerin beyanlarnn yan sra dier resm kaytlar da kullanabilir, fakat resm kaytlar tezkiye iin tek bana yeterli saylmaz. Hkim, daha nce bir baka dava yahut vka dolaysyla kendi katnda veya mahkeme kaytlarnda adaleti sabit olan yahut cerhedilen ahitler hakknda tezkiye ilemine bavurmayabilir. Fakihler bu durumda belli bir srenin konulmas, sz konusu vkann zerinden alt ay veya bir yl gibi bir sre gemise tezkiyenin yenilenmesi gerektii grndedir. Tezkiye ileminde farkl kaynaklarn grleri elitiinde izlenecek yollar zetle yledir: 1. Mzekklerin beyanlar birbiriyle eliirse cerh yn tercih edilir; fakat olumlu gr bildiren mzekknin ahidin cerh gerektiren halini slah ettiini syleyerek makbul bir aklama getirmesi halinde onun gr alnr. 2. Mzekklerin beyan hkimin eitli kaynaklardan kendi soruturmas neticesinde ulat kanaatiyle eliirse, a) Mzekklerin ahidin dil olduunu beyan etmelerine mukabil hkimin cerhi gerektiren bir sonuca ulamas durumunda cerh takdim edilir; b) Mzekklerin ahidi cerhetmelerine karlk hkim olumlu bir kanaate ularsa ya cerhi tercih eder veya tezkiye ilemini baka mzekklerle yeniler. 3. Mzekklerin beyan ile aleyhine ahitlik yaplan (daval) tarafn gr eliirse, a) Mzekkler cerheder, daval ahitleri kabul ederse cerh tercih edilir; b) Mzekkler tdil eder, daval cerhederse ve bu cerh tezkiye ileminden nce yaplrsa ispatlanmas artyla kabul edilir; tezkiye ilemi bittikten sonra yaplrsa gizli yaplan mcerret cerh dnda dinlenilmez. te yandan hadis usulnde tezkiye bir rvinin adlet ve zabt niteliklerini tad, gvenilir biri olduu anlamnda kullanlr (bk. MUADDL).

BBLYOGRAFYA

Mverd, Edebl- (nr. Muhy Hill es-Serhn), Badad 1392/1972, II, 3-58; bn Hazm, elMuall, IX, 393-395, 418, 429; Serahs, el-Mebs, XVI, 91-92; Ksn, Bedi, VII, 10-11; Muvaffakuddin bn Kudme, el-Mun (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk-Abdlfetth M. elHulv), Riyad 1417/1997, XIV, 43-51, 147-170, 188-189, 342; Nevev, Ravat-libn (nr. Ali M. Muavvaz-dil Ahmed Abdlmevcd), Riyad 1423/2003, VIII, 151-158; ehbeddin el-Karf, eare (nr. Muhammed B Hubze), Beyrut 1994, X, 198-209, 215-239; Bedreddin el-Ayn, elBinye (nr. M. mer), Beyrut 1411/1990, VIII, 134, 139-145, 172-187, 194-197; emseddin erReml, Nihyetl-mutc, Beyrut 1404/1984, VIII, 258, 263-266, 302; Buht, Kefl-n, VI,

350-353; Muhammed b. Abdullah el-Hara, eru Mutaar all, Beyrut, ts. (Dru Sdr), VI, 351; VII, 148-149, 158, 181-183; bn bidn, Reddl-mutr (nr. dil Ahmed Abdlmevcd-Ali M. Muavvaz), Beyrut 1415/1994, VIII, 179-184, 207-211; Mecelle, md. 1716-1727; Ali Haydar, Drerl-hkkm, stanbul 1330, IV, 506-525; Abdlaziz Bayndr, slm Muhakeme Hukuku, stanbul 1986, s. 181-191; Fahrettin Atar, slm Adliye Tekilt, Ankara 1991, s. 148-149, 203-205; vey Hiz Ali el-Mehmd, Adlet-hid fil-ail-slm, Beyrut 1416/1995, s. 377-431, 487-497; Tezkiye, Mv.F, XI, 238-250. Tuncay Baolu

TEZYL
() Bir cmlenin arkasndan onu pekitiren ve anlamn ieren bir baka cmlenin getirilmesi anlamnda men terimi (bk. ITNB).

TEZYNAT
() Szlkte sslemek anlamndaki zeyn kknden treyen tezyn sslemek, bezemek, donatmak demektir. Osmanllar bezek ve bezeme yerine tezynt kelimesini tercih etmilerdir. Trk sanatnda tezyinat kavram, Franszcadan Trkeye geen dekorasyondan (dcoration) ziyade ornementation anlamnda kullanlmakta, tezyinatla srf tezyin ekillerden ibaret olan sslemeler kastedilmektedir. Bu tarz bezemeye Arapada zahrafe denmektedir. Osmanllarda motiflere nak, motiflerle meydana getirilen desenler btnne resim (tarh), bunlar yapanlara ressam (tarrh) ad verildii bilinmektedir. Nakka kelimesi daha geni kapsaml olup ressam, musavvir, mzehhip ve kalemkr gibi sanatkrlar snfn iine almaktadr. Osmanl saraynda bu tr ileri stlenen Cemat-i Nakkn- Hssa, Hassa Mimarlar Ocana bal olarak almaktayd. slm dininin figrl bezemeyi ho karlamamas dolaysyla Trkler, Orta Asyada gelitirdikleri, ounlukla remz deer tayan hayvan bezemelerden uzaklaarak motiflerde slplatrma yoluna gitmilerdir. Bizans etkisindeki Emevlerin aksine Abbsler dneminde yaz ve hendesenin yannda ileri derecede slplatrlm bitki motiflerinin yaygnlk kazand grlmektedir. slm ve Trk sanat bundan sonra kendi yolunu slplatrma ynnde izmi ve gnmze kadar bu yolda ilerleyerek yaz ve hendesenin n plana kt, figrsz, ekseriyetle nebat bezemelerden meydana gelen tezyinat anlayn gelitirmitir. Sonsuzluk ve tevhid fikri slm sanatnn temel karakteristiini oluturmaktadr. Seluklu mimarisinde bilhassa cepheler bezemeyle doldurulurken Osmanl devrinde mimarinin bir hacim ve ktle sanat olduu dnlerek gzellik sadelikte aranm ve mimari tezyinatta arya gidilmeyip bidev yaplar yeter derecede bezenmitir. Sanatkrlarn malzeme ve teknik seeneinin ok olmas onlara zengin bezeme imknlar sunmutur. Bununla beraber tezyinatn yer ald btn yzeylerde kullanlan naklar ayn tarzda hazrlanm olup bunlarn ana retim merkezi hi phesiz saray nakhnesi olmutur. Burada desenler izilirken uygulanaca malzemeye gre kk baz deiikliklere urasa da temel prensiplere sadk kalnmtr. Eserler yalnzca malzemenin cevheriyle deil zerine uygulanan iilikle deer kazanr. Bu sebeple tezyinat konusunu, sanatta kullanlan malzeme-teknik ve kk farkllklarla btn malzemeye uygulanan bezeme unsurlar bakmndan iki ana balk altnda deerlendirmek gerekir. Malzeme ve Teknik. Trk mimarisi ve tezyinatndaki malzeme ve teknik an teknolojisine paralel bir geliim ve deiim gstermitir. Osmanllarn mimari tezyinatta kullandklar malzemelerin birounun eitleri gnmze ulaan ariv kaynaklarnda kaytldr. Ancak bunlarn nasl bir terkiple hazrlanp uyguland konusunda hl bilinmeyen eyler vardr. te yandan kitap sanatlarnda kullanlan malzemelerin hazrlanna dair kaynaklarda geni bilgiler bulunmasna ramen bu malzemelerin terkip ve tatbikindeki baz inceliklere dair bilgi de bugne kadar gelmemitir. Tezyinat malzemeye ve teknie gre ylece sralamak mmkndr: 1. Tula ilii (Benn). Topraktan piirilerek elde edilen tuladan yaplan rg malzemesinin geometrik biiminden faydalanlarak cephelerde ok hareketli ve canl bir grnm salanmtr. Bazan tula, henz hamur/balk halinde iken zel kalplarla ekillendirilerek deiik formlar meydana getirmek suretiyle tezyinatn etkisi bir

kat daha arttrlmtr. na malzemesi eklinde kullanlan tulalarn bir yz effaf renksiz veya renkli sra batrlp piirilerek bina cephelerinde ltl bir yzey elde edilmitir. Tula iilii, coraf artlara bal olarak daha ok Orta ve n Asya Trk ve slm mimarisinde yaygnlk kazanmtr. 2. Ta ilii (Sengtr-Haccr). Ta iilii Anadolu Trk mimarisini tekil eden ana unsurdur. Yaln haliyle asil bir durua sahip olan ta, oyma/kabartma ve ebekeli oymann yan sra kakma veya mnvebeli rme suretiyle mimariye belirgin bir incelik kazandrmaktadr. Sofalarda ve pencere nlerinde ska rastlanan, renkli talardan meydana getirilmi ta-mozaik yer demeleri ta iiliinin farkl bir eidini oluturmaktadr. Ta iiliinin en yaygn biimini oyma ve kabartmalar tekil eder. Ta zerine kabartma uygulanrken nakkan hazrlad resim ineleme ileminin ardndan kmr tozuyla ve silkme usulyle zemine aktarlr, fra veya kalemle tesbit edildikten sonra talar tarafndan ilenir. Seluklu mimari tezyinatnda ta malzemeye byk bir ustalkla uygulanan geometrik kompozisyonlar Osmanl mimarisinde yaplarn ikinci derecedeki elemanlarna indirgenmitir. Ta iiliinin kendini gsterdii yerler takaplar, mukarnaslar, intikal unsurlar, saaklar, stun balklar, ebekeler, minber, mihrap, alem vb. tli mimari unsurlardr. 3. ini (K-Sra) Bezeme. ini Trk ve slm mimarisinde tezyinatn vazgeilmez paras olmutur. Teknik farkllklardan dolay deiik zellikler gsteren ini sanat sanat zevki ve teknolojinin gelimesiyle her ada farkl slplarla ortaya kmaktadr (bk. N). 4. Ahap ilii. Trk-slm mimari tezyinatnda ahap iilii nemli bir yer tutmaktadr. lemeye elverili yapsndan dolay VIII. yzyldan itibaren kap ve pencere kapaklarnda, bilhassa minberlerde yaygn bir kullanm alan bulmutur. Taa uygulanan btn teknikler ahaba da uygulanm olup daha kolay ilenebildii iin ahap tatan daha zengin bezeme tekniklerine sahiptir. Eskiden ahap iiliiyle uraan sanatkrlara neccr denildii usta kitbelerinden anlalmaktadr. Eski belgelerden oymaclk iine malzemenin cinsine gre hakk, naht (nakr), oymacya da hakkk, nahht, nakkr denildii renilmektedir. Ahap zerine sedef ileme iine sedefkr, bu ii yapan ustalara sedefkr ad verilmitir. Ahap iiliinde en ok kullanlan malzeme sedir, ceviz, kestane, elma, armut, abanoz, imir, gl, kiraz ve bakkam aalardr. Kesildikten sonra su havuzlarnda bekletilen aalar z suyundan tamamen arndrlp kurtlanmaya kar kire kaymayla terbiye edilir. Aa, neme kar dayankl hale getirilmesi iin bezir ya vb. yalarla doyurularak ilendikten sonra sandal ya gibi koruyucularla beslenip cillanr (ayrca bk. AHAP; KNDEKR). 5. Al ilii. Al ile yaplan tezyinat Trklerin Anadoluya beraberlerinde getirdikleri bir bezeme tekniidir. Abbs devri mimarisinin en belirgin zellii olan al bezeme teknii Anadolu Seluklularnda da nemini korumutur. XIV ve XV. yzyllarda daha ok mihraplarda grlen al tezyinat Osmanllarn ilk dneminde tula malzemeye dayal mimari intikal unsurlarnda, kubbe ve tonoz ilerinde eitli prizmatik ekiller (mukarnas) oluturacak biimde kullanlmtr. Kalpla bask rneklerinin en gzel uygulamalar tabhnelerdeki takagz ve ocak yamaklarnda grlmektedir. Osmanl mimarisinin klasik devrinde al tezyinat daha ok hamamlarda uygulanmtr. Keten lifleriyle glendirilmi al kaytlar arasna cam paracklarnn yerletirilmesiyle meydana getirilen pencereler (revzen) Osmanl tezyinatnn vazgeilmez unsurlarndandr. Eski kaytlarda ilik pencerelere astar, dlk pencerelere yz dendii belirtilmektedir. Bu pencerelerin ileri derecede bezeli olanlarna revzen-i menk (mnakka revzen) ad verilmektedir. Osmanl sanatndaki al

kaytl pencerelerle kurun kaytl Bat tarz vitraylar birbirinden farkl tekniklerdir. Al iiliinin dier nemli ubesi, al sva zerine mala ile oyularak ilendii iin malakr ad verilen bezeme tekniidir. Genellikle kapal meknlarda, rt sistemlerinin iinde ya da duvarlarn i yzlerinde kullanlmaktadr. Sva tam kurumadan uygulanan bu bezeme tarznda ekseriyetle motifler kabark biimde ortaya karlr, alak ksmlar a krmzs ve ivit mavisi gibi koyu renklerle boyanr. Kabark ksmlar bazan altn varakla kaplanr. 6. Kalem i (Kalemkr). Binalarn el demeyecek kadar ykseklikteki ksmlarn bezemek iin sva zerine doal boyalarla yaplan sslemeye bu ad verilmektedir. Kuma zerine fra ile resim yapma teknii de ayn adla anlmaktadr. Sva yaken yaplan resimleme tarzna fresk denir. Daha ok sva zerine uygulanan kalem ii teknii ta ve ahap zerine de uygulanmtr. Ahap zerine uygulanan, zeri lake ile kaplanm edirnekr bezemeler kalem ii tezyinatn dier bir ynn oluturmaktadr. Malzemenin cinsine uygun ekilde naklar yal boya ya da tutkall boya ile uygulanr. Yan yana getirilen tahta paralarn zerine bez veya deri gerilerek zemin tesviye edildikten sonra desenler bazan altn varakl kabark alyla da zenginletirilir (bk. EDRNEKR; FRESK). Yaplar ssleyen kalemkr bezemeler sva zerine iki farkl biimde uygulanmaktadr. Birincisinde naklar zel kalplara izildikten sonra kalp zerindeki resimler ineleme ileminin ardndan sva zerine silkme yaplr. Ardndan naklar renklendirilerek etrafna tahrir ekilir. kinci tarzda ise kalp kullanlmadan sva zerine serbest fra ile desenler ilenir. Genellikle kemerlerde grlen renkli ta ve mermer taklidi bezemeler bu ekilde gerekletirilmitir. Gnmzde bu alanda farkl teknikler kullanlmakta olup nceden hazrlanan dii kalplar zerinden tamponla veya pskrtme yntemiyle de bezeme yaplmaktadr. 7. Maden ilii (Kakma, Kazma, Savatlama, Dkm, Nakr). Tun ve demirden yaplan sebil, trbe, adrvan, hnkr mahfili ve pencere parmaklklar dvme demir ya da pirin dkm tekniiyle meydana getirilmitir. Demir kap kanatlar, ahap kap, pencere ve dolap kapaklarnn kilit, reze, rezene, halka, zengi, kabara, pulbezek ve glmh gibi paralar maden ilerinin en gzel rneklerini tekil etmektedir. eme ve adrvanlarn kurnalarndan kubbelerdeki alemlere kadar maden sanatnn birok unsuru mimariye bal ekilde gelien tezyinatn paras olmutur. Gnlk eyalarn yan sra aydnlatmada kullanlan kandiller ve amdanlar da bal bana birer tezyin unsurdur. Bu tr maden eyalar daha ok dvme, kazma ve savatlama yoluyla bezenirken oyma/kabartma, kaplama ve ebekeli oyma teknikleriyle mcevher gibi ilenen rnekler de grlmektedir. Mifer, kl vb. maden eya zerine desenler kaznarak yuvalar alp iine altn ve gm teller yatrlarak ekile aklmak suretiyle yaplan tezyinat maden iiliinde yaygn grlr. Maden vb. eya zerine yaplan oyma iine nakr, bu ii yapan kiiye nakkr ad verilir. Kalpla dklm maden eya zerindeki desenleri kalemle dzeltme iine alma, zeminin kalemle kaznmasyla desenlerin meydana getirilmesine kazma denilir. Maden sanatnn farkl bir uygulama alan olan tombaklarn yan sra ska grlen dier bezeme teknikleri de dvme, savatlama ve telkrdir. Bezeme Unsurlar. Klasik Trk tezyinatnda cinsine gre kk farkllklar gsterse de hemen her trl malzemeye ayn disiplinde hazrlanm motif ve desenler ilenmitir. Mesel taa uygulanan bir nak, ini veya ahap zerinde grmek mmkndr. Bu desenlerin kkenleri farkl kaynaklara dayanmakla birlikte mslmanlar kullandklar naklar kendi zevklerine ve inan sistemine uygun hale getirerek kendilerine zg baz slplar gelitirmitir. Trk tezyinatnda naklar bezemenin

uyguland alan tamamen kaplamaz. stifler kesif olsa da tarhlara ayrlan saha iinde nefes alacak boluklar braklp eitli renk ve hareket farkllklaryla kompozisyon ferahlatlr. Desen Tasarmlar. Mimari ve tezyinat birok el sanatyla birlikte gelimi olup geirdii her slp devresi ve yayld her coraf alanda deiik grnmlere brnmtr. Osmanl tezyinatnda kullanlan motiflerin say ve eit bakmndan zenginlii bir tasnif yapmay gerektirmektedir. Temalarn kavranabilmesi, slp btnl, etki ve geliimin tesbiti iin Osmanl tezyinatnda tezyin elemanlar u ekilde ayrlabilir: 1. Hat. Trk tezyin sanatlarnn en mcerret ve asil olandr. Hat, mimari eserlerin kimlik kart grevini stlenen ina kitbelerinin yan sra yet, hadis, esm, dua ve kelmkibarlar ihtiva eden kitbe ve levhalarla mimari alana ekilerek tezyinata katlm, bir bakma Bat sanatndaki resimli anlatmn yerini almtr (bk. HAT). 2. Hendes (Geometrik). Geometrik desenler, hat sanatnda olduu gibi insan zihninin bulularndan rl soyut dzenlemelerdir. Hendese ilmine benzer ekilde hendes tezyinatta da l ve simetri esas alnmtr. Tasvirden uzak duran mslman sanatkrlar inanlarna uygun den bilim ve sanatn bulutuu hendeseye ynelmi, oklukta birlii ifade etmenin en gzel yolunu hendes ekillerde aramtr. Hendes ekiller arasnda daire sonsuzluk ifadesi olarak nemli bir yere sahiptir. Bu tr bezemenin arabesk diye adlandrlmas Batl aratrmaclardan gelen yanl bir grtr. Aralarnda baz farkllklar olsa da her kltrde eitli dnceleri sembol halinde anlatmada kullanlan geometrik ekiller mevcuttur. 3. Rm slbu (slm). Anadoluya ait olduu sylenen bu slp Karahanllarda, Gaznelilerde, Ftmlerde, Abbslerde, Memlklerde ve Endls Emevlerinde kullanlmtr. Buna gre ad geen bezeme slbunu yalnzca Anadoluya mal etmek doru grnmemektedir. Bununla birlikte rm adna tarih kaynaklarda aka rastlanmaktadr. Rmye Badat ve Tebriz gibi sanat merkezlerinde eslm, islm, selm ad verilmektedir. Bu nak Trkler Anadoluya gelmeden nce kullandklarna gre nakn meneini daha nceki tarihlerde ve Trklerin yaad geni corafyada aramak yerinde olacaktr. Menei itibariyle rmnin nebat mi hayvan mi olduu konusunda da iki farkl gr vardr. Trklerin slmiyeti din olarak kabul ettii, fakat slm inanlarnn sanat zerindeki tesirinin henz kendini gstermedii dnemlerde Trk sanatnn tematik eilimi hayvandir. Bu tarzn hayvan slbundan gelitiini ileri srenlere gre rm Orta Asya menelidir. Topkap Saray nakhnesinde almalarn yrten Blk-i Acemn ve Blk-i Rmiyn adl iki ayr sanatkr topluluu vard. Bunlar ayn zamanda Osmanl bezeme sanatlarnn iki ayr slbunu temsil etmekteydi. Bugn sz konusu bezeme slbuna verilen rm ad, vaktiyle saray nakhnesindeki Rmiyn Blnn icra ettii ileri ifade etmek iin kullanlmtr. Seluklu dneminde ndiren hayvan karakterli rmler grlrken sap zerinde yryen rmler ounluklu nebat karakterlidir. Osmanlda bu slp her ekilde kesinlikle nebat karakter arzetmektedir (bk. TEZHP). 4. Nebat Motifler. Trkler douya ve gneye doru ilerledike tantklar din ve kltrlerin etkisiyle nebat bezemeye biraz daha fazla yer vermeye balamtr. Bilhassa Maniheizm ve Budizmi benimseyen Uygurlarn Bezeklikteki duvar resimlerinde yer alan insan figrlerinin elinde ya da arka

plannda natralist anlaya ok yakn bezemelerin varl bilinmektedir. Abbsler mimari bezemelerinde, Akdeniz ve Orta Asya kltrn harmanlayp slm bir slplatrmayla gerekletirdikleri helezon zerinde yryen veya katlanarak oalan bitkisel naklar kullanmlardr. Bu naklarn banda yaprak motifi gelmektedir. Bezemelerinde daha ok geometrik slbu ve mnhan-yi kullanan Seluklularda nebat motifler ikinci planda grlmektedir. XIII. yzyln sonlarna doru mimari bezemede ve zellikle ta sslemelerde nebat motiflerde belirgin bir art dikkati ekmektedir. zellikle Bursa Yeiltrbe mihrabndaki ini levhada bulunan slplatrlm nebat motifler devrini aan bir gelime ortaya koymaktadr. Bunda Tebrizli k ustalarnn rol aktr. Nebat motifler Osmanl tezyinatnn en yaygn bezeme unsuru olup eitli bitkilerin sap, yaprak ve ieklerinin slba ekilmesiyle meydana getirilmitir. Bu grubun en yaygn eklini haty motifler oluturmaktadr. Anavatan Dou Trkistan olan haty slbu bezemede bitkiler ileri derecede slplatrldndan rneklerin hangi bitkilerden ilham alnp izildii kesin biimde tesbit edilememektedir. Aratrmalarda, haty motifinin Budizm kltrnde nemli bir yeri olan nilfer ieinden doduu yolunda yaygn bir kanaat mevcuttur. Osmanl kaynaklarnda haty ismi, bir nak ad olarak deil coraf blge ad olarak zikredilmektedir. Tarih kaynaklarda, bu tarz bezemeler berk (yaprak), gonca ve gl tabirleriyle anlatlmtr. Gnmzde haty olarak adlandrlan motif, zannedildii gibi bir iein dikine kesiti deil; hafife stten baklan alm bir iein effaflatrlarak slba ekilmi eklidir. Haty slbu ieklerin ku bak grnne pen veya merkezsel haty gibi isimlerin verilmesi yanltr. Saray sernakka ahkul-i Badd, haty slbunu ileyerek saz yolu tarzn gelitirmi daha sonra nakkahnedeki Blk-i Rmiynn gayretli almalar sonucu Osmanlnn klasik ana damgasn vuran stanbul slbu ortaya kmtr. Kara Memi, has bahenin ieklerini Osmanl tezyinatna tayarak kfe (iek) tarzn gelitirmitir. Son devirde Batl sanat akmlarnn tesiriyle slplatrmadan uzaklalm minyatr iek resimcilii yaygnlk kazanmtr. 5. Bulut (Ebr, slm-i Mr). Trk sanatnda XV. yzyldan sonra mstesna bir yere sahip olan bulut motifinin tezyinata in kltrnden getii bilinmektedir. in sanatnda bilhassa inanca dayal olarak ortaya kp gelien bulut XV. yzyl Herat ve raz mektebinde ska kullanlan bir bezeme unsurudur. Anadolu Seluklularnda imdiye kadar rastlanmayan bu motif, Trk sanatnda Bursadaki Sultan II. Murad Trbesinin saanda ve stanbul inili Kk inilerinde grlmektedir. Bu motife in bulutu denmesinin dier bir sebebi de izili biiminden kaynaklanm olabilir, zira n Farsada kvrm demektir. Bulut motifinin esasn kvrmlar tekil etmektedir. Osmanl kaynaklarnda bir motif ad olarak buluta XVI. yzyln sonlarnda, ilk rneine ise Ankara Ah erafeddin (Arslanhane) Camii (1290) mihrabnda al kabartma olarak rastlanmaktadr. Farslarn bu motife islm-i mr demelerinden, doudaki kkeninin buluta deil ylana/ejderhaya dayand anlalmaktadr. 6. Hayvan slbu. Orta Asyada hayvan slbunda motifler sap zerinde yrmeyip hayvan uzuvlarnn slplatrlmasyla meydana gelmitir. Seluklularda sembolik anlam tayan baz hayvan figrleri buna benzer zellikleri devam ettirirken Nide Sungur Bey Camiinde olduu gibi helezon zerinde kullanlan rm arasnda hayvan motiflerine az da olsa yer verilmitir. Osmanl bezemelerinde gerek hayattaki veya efsanev canl varlklar Orta Asya hayvan slbundan farkl ekilde kullanlmaya devam etmitir. Daha ok ta, maden iilii ve kitap sanatlarnda rastlanan hayvan figrl bezemelere Osmanl mimari tezyinatnda ok az yer verilmitir.

7. Benek ve Peleng. Tezyin sanatlarda kullanlan birok bezeme unsurunun bugn kesinlikle bilinmemesine ramen benek nak pheye yer vermeyecek kadar ak bir ifadeyle kaynaklarda oka zikredilmitir. Benek (pars benei), yalnz bana ya da bir yerde mstakil olarak kullanld gibi peleng ile de (kaplan izgileri) ska kullanlmtr. Aratrmalarda imek, bulut ve Budann dudana benzetilerek bse ad verilen dalgalarn aslnda kaplan postundaki dalgal izgilerden kaynakland Osmanl ariv belgelerinde zikredilmektedir. Bu naka eski belgelerde peleng denilmekte olup Farsada kaplana ait/kaplan gibi mnasna gelmektedir. Peleng kaplan postunu andran naklara verilen bir isimdir. Baz aratrmaclar benek ve peleng naklarn ekline bakarak Budist meneli intemani motifiyle kartrmlardr. Seluklularda rastlanmayan Osmanlnn bu kahramanlk sembol motiflerini Budann gzlerine ve dudaklarna benzeterek Uzakdounun mistik kltrne mal etmek byk bir hatadr. 8. Mimari ekiller, Eya ve Manzara Resimleri. Tezyinatn nemli bir ksmn kemer, stun, elibrnde, rten, kum saati biiminde ke stuneleri, ni, mukarnas gibi mimari karakterli unsurlarn yan sra kandil, amdan, saks, vazo, glbdan vb. tanabilir eya resimleri tekil etmektedir. ini sanatnda yaygn biimde grlen Kbe tasvirleri ikonografik adan zerinde durulmas gereken dier bir bezeme unsurudur. Son dnem yaplarnda ssleme olarak eitli manzara resimlerine yer verilmitir. Mukarnas ve Tli Mcessemiyetler (Mimari Plastik). Binalarn genel yapsna ait ktlev duruundan baka yardmc elemanlar da mimarinin birinci derecede slbunu ortaya koymas bakmndan nemli bezeme unsurlardr. Kemerler, sveler, stun balklar, alnlklar, silmeler ve saaklar gibi tli unsurlar, yapnn asl karakterini/slbunu ortaya koyan mcessemiyetlerdir. Mukarnaslar, slplatrlm bitkisel bezemeler ve hendes tezyinat gibi slm sanatn dier kltrlerin sanatndan ayran nemli unsurlardr. Sonu itibariyle canllar tasvir etmekten ekinen ve tabiattaki eyay olduu gibi taklit etmeyen mslman sanatkrlar, kendilerine has bir slplatrma yntemi gelitirerek dnya sanatlar arasnda tevhidi merkeze alan kendine zg bir yer edinmitir.

BBLYOGRAFYA

Halil Edhem [Eldem], Elvh- Nakiyye Koleksiyonu, stanbul 1340/1924; Cell Esad Arseven, Les arts dcoratifs turcs, stanbul, ts. (Mill Eitim Basmevi); SA, I-V, tr.yer.; Rfk Mell Meri, Trk Nak Sanat Tarihi Aratrmalar I: Veskalar, Ankara 1953; Oktay Aslanapa, Anadoluda Trk ini ve Keramik Sanat, stanbul 1965; D. Hill-O. Grabar, Islamic Architecture and its Decoration, London 1967; S. P. Seherr-Thoss-H. C. Sherr-Thoss, Design and Color in Islamic Architecture: Afghanistan, Iran, Turkey, Washington 1968; mer Lutfi Barkan, Sleymaniye Cami ve mareti naat

(1550-1557), Ankara 1979, I-II; Yldz Demiriz, Osmanl Mimarisinde Ssleme I: Erken Devir 1300-1453, stanbul 1979; a.mlf., slm Sanatnda Geometrik Ssleme, stanbul 2000; Seluk Mlayim, Anadolu Trk Mimarisinde Geometrik Sslemeler: Seluklu a, Ankara 1982; a.mlf., Deiimin Tanklar: Ortaa Trk Sanatnda Ssleme ve konografi, stanbul 1999; a.mlf., Osmanl Ssleme Sanat Aratrmalar, Uluslararas Kuruluunun 700. Yl Dnmnde Btn Ynleriyle Osmanl Devleti Kongresi, Bildiriler (haz. Aladdin Akz v.dr.), Konya 2000, s. 267-270; a.mlf., Seluklu Sslemeciliinde Tematik Snflama, DTCFD, Atatrkn 100. Doum Ylna Armaan (1982), s. 498; F. Banu Mahir, Osmanl Resim Sanatnda Saz slbu (doktora tezi, 1984), Sosyal Bilimler Enstits; erare Yetkin, Anadoluda Trk ini Sanatnn Gelimesi, stanbul 1986, s. 210; Semra gel, Anadolu Seluklularnn Ta Tezyinat, Ankara 1987; a.mlf., Anadolu Aa Oymaclnda Mail Kesim, STY, I (1965), s. 110-119; Gnl ney, slm Mimarisinde ini, zmir 1987; a.mlf., Anadolu Seluklu ve Beylikler Devri Ahap Teknikleri, STY, III (1970), s. 135-149; Nevber Grsu, Trk Dokumaclk Sanat: alar Boyu Desenler, stanbul 1988; Minako Mizuno Yamanlar, Haty Motifinin Menei, 9. Milletleraras Trk Sanatlar Kongresi Bildiri zetleri, Ankara 1995, III, 445; Sleyman Krmtayf, XV. ve XIX. Yzyllar Arasnda Osmanl Saray Sanat Tekilat (doktora tezi, 1996), stanbul Teknik niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; Neslihan Snmez, Osmanl Dnemi Yap ve Malzeme Terimleri Szl, stanbul 1997; nci Birol-F. iek Derman, Trk Tezyin Sanatlarnda Motifler, stanbul l991; nci Birol, Klasik Devir Trk Tezyini Sanatlarnda Desen Tasarm izim Teknii ve eitleri, stanbul 2008; Aziz Doanay, Osmanl Tezyinat: Klasik Devir stanbul Hanedan Trbeleri (1522-1604), stanbul 2009; Ahmed Refik [Altnay], znik inileri, DEFM, VIII/4 (1932), s. 36-37; M. S. Dimand, Studies in Islamic Ornament, AI, sy. 4 (1937), s. 293-337; Erdem Ycel, Trk Mimarisinde Aa leri, Arkitekt, sy. 37, stanbul 1968, s. 25; G. Paquin, intamani, Hal, sy. 64, London 1992, s. 104-119; Yuka Kadoi, intamani: Notes on the Formation of the Turco-Iranian Style, Persica, XXI, s-Gravenhage 2007, s. 33-47; Eva Baer, Zarafa, EI (ng.), XI, 423-425; P. P. Soucek, Decoration, EIr., VII, 189-197. Aziz Doanay

THEODORE EB KURRE
) ( (. 812den sonra) Hristiyan Arap ilhiyats. Dou Hristiyanlnn Melkiyye mezhebine mensuptur. Abbsler dneminde Urfada (Edessa) yaad. Rivayete gre din eitimini Filistindeki Mr Saba Manastrnda alm, burada kendisinden nce yaayan Yuhann ed-Dmaknin ilhiyatla ilgili grlerini renmi ve bunlar eserlerinde ilemitir. Dmaknin takipisi ve dncelerini sistemletiren bir kii olmas dolaysyla hristiyan literatrnde onun talebesi olarak tannmtr. Dmaknin Eb Kurre zerindeki etkisi, Eb Kurrenin slma kar yazd eserlerde de grlr. 795-812 yllar arasnda Harran piskoposu sfatyla grev yapan Eb Kurre, Melk ilhiyatlar arasnda felsef grlere vukufu dolaysyla filozof ve hakm, Hristiyanln genel din literatrne vukufu sebebiyle de lim ve kilise yazar diye anlmtr. Kendisine Eb Kurre (teselli babas) lakabnn verilmesi mslmanlarn ynetimine geen Bizans topraklarnda yok olma tehlikesine mruz kalan hristiyan kltrnn kurtarcs gibi grlmesindendir. Bu erevede bir yandan slma kar Hristiyanl, te yandan dier hristiyan mezheplerine kar Bizans din kltrn temsil eden Melkiyye mezhebinin grlerini savundu. Kendisine ynelik baz sulamalar yznden Antakya Patrii Theodoret tarafndan Harran piskoposluu grevinden alnan Eb Kurre, bundan sonra Kuds Patrii Thomasa danmanlk yapmaya balad. Eb Kurrenin eserlerini bu dnemde kaleme ald kabul edilmektedir. Grlerini yaymak ve din tartmalara katlmak zere Msra, Ermenistana, Badata seyahat ettii ve Badatta baz Mutezile limleriyle tant bilinmektedir. Eb Kurrenin en nemli zellii hristiyan ilhiyatna dair konular ilk defa Arapa kaleme alp tartm olmasdr. Kendisine nisbet edilen yirmi sekizi Arapa, krk Yunanca yetmi bir eseri mevcuttur. Ayrca otuz risleden meydana gelen, fakat gnmze ulamayan Srynce bir eseri vardr. Baz aratrmaclara gre Yunanca metinler dorudan Eb Kurre tarafndan yazlmamtr; bunlar onun Arapa eserlerinin tercmesidir. Onun Melklii savunduu eserleri Dou Anadoluda ve Kafkaslarda yaayan hristiyanlar iin Grc diline evrilmi, bunlarda ilk alt konsilin ve zellikle Kadky Konsilinin kararlarnn doruluunu savunmutur. Srynce rislelerinin byk ksmn Monofizitlere (Yakbler) kar yazd bilinmektedir. Bu eserlerinde ikon kart (ikonoklast) dnceye muhalefet etmi; Tanrnn varl, sfatlar, irade hrriyeti ve kader gibi konularda grlerini aklamtr. Hem Kitb- Mukaddese hem kilise babalarnn metinlerine vkf olan Eb Kurre, mslmanlarla yapt tartmalarda Kurandan ve hadislerden kendi grlerini desteklediini dnd metinleri zikredebilecek kadar slm kltrne de inadr. O, Yuhann ed-Dmaknin slma kar yazd reddiyelerde kulland bu usuln yan sra mantk ilmi erevesinde diyalektiin btn imknlarndan faydalanmtr. Bunun en nemli sebebi, mslmanlarn Kitb- Mukaddesten yaplan alntlar tahrif edilmi olduu gerekesiyle kabul etmemeleridir. Eb

Kurrenin Arapa kaleme ald eserlerde slma kar daha ll ifadeler kulland grlmektedir. Kendisine atfedilen Yunanca eserlerde ise slma ve Hz. Muhammede ynelik aalayc ifadeler bulunmaktadr. Aratrmaclar, bunun sebebinin Arapa eserlerin mslmanlar tarafndan kolayca anlalabilecei endiesi olduunu belirtmektedir. Eb Kurre eserlerinde mslmanlarn dini iin slm, mslmanlar iin mslimn/mminn, diyalog eklinde kaleme ald eserlerinde ise slm temsil eden kiiler iin sarazen, smil, hacer, barbar ifadelerine yer vermitir. Bazan kulland ehl-i mn, men yedde el-mn, men yedde enne biyedih kitben mnzelen minellah ifadeleriyle dolayl biimde mslmanlara atfta bulunmutur. Eserlerinde sadece bir yerde Hz. Peygamberden bahsederken Muhammed ismini zikretmitir (Trait indit de Thodore Abou-Qrra, s. 16). Eb Kurrenin slma ynelik eletirileri genellikle Hz. Muhammedin mcize sahibi olmadndan peygamber saylmad, tek evlilik, snn ulhiyyeti, Tanrnn oul edinmesi, tesls, snn armha gerilmesi, Meryemin Tanrnn annesi olduu gibi konularla ilgilidir. Hristiyan inancn desteklemek amacyla Kuran yetlerini balamndan kopararak delil gstermeye alm, Hz. snn Allahn olu olduunu ispatlamak iin Kurandaki Allahn kelimesi terkibini (en-Nis 4/171) bu ynde yorumlamtr. Badat Mutezilesinin nde gelen kelmclarndan s b. Sabh el-Murdrn Eb Kurreye bir reddiye yazd bilinmektedir. Eb Kurrenin slma dair en derli toplu aklamalar Vcdl-li ved-dnl-avm adl eserinde bir paragraf halinde yer alr. Bu eserinde, doru dini tesbit etmek iin dada yaayan ve hibir eyden haberi bulunmayan bir kii olarak bir gn ehre indiini var sayar. ehirde eitli dinlere mensup insanlarla grr ve onlarn inanlaryla ilgili deerlendirmelerde bulunur. Mslmanlarn kendisine, dier din mensuplarnn Allaha irk kotuklar iin kfir ve mrik sayldklarn, Allah tarafndan Hz. Muhammed vastasyla insanlara gnderilen slmdan baka din olmadn, bu dinin tek Allaha ibadet etmeye ve Ona irk komamaya ardn, hell ileri ve hayrl ameli emrettiini, haram ve ktlk yapmay yasakladn, llerin dirileceini bildirdiini, iyilerin cennetle mjdelendiini, insanlarn arzulad iyi eylerle nimetlendirileceini, btn bunlarn zmrtten, yakuttan, altndan ve gmten saraylarda gerekleeceini, buna benzer dier eylerin ebed olarak verileceini, gnahkrlarn ise atei snmeyen cehennemle cezalandrlacan sylediklerini belirtir. Eb Kurrenin Arapa rislelerinden on tanesi Constantin Bacha tarafndan Les ouevres arabes de Thodore Abou-Kurra, vque dHarran (Maymir Thwudrus Abi Qurrah Usquf arrn) adyla yaymlanmtr (Beyrut 1904). Bunlar rade Hrriyeti, Tesls ve Tevhid, Meshin lm, ncilin Hakikati, Tanry Bilmenin Yollarna Dair, Kurtuluun Gerekliliine Dair, Oulluun Ezel Oluuna Dair, Yakb Dvda Mektup, eriat, ncil ve Kadky Konsilinin Doruluuna Dair, Tanrnn Bedenlemesine Dair risleleridir. Eb Kurrenin baz Arapa rislelerini Georg Graf Die arabischen Schriften des Theodor Ab Qurra, Bischofs von arrn ismiyle Almancaya (Paderborn 1910), John C. Lamoreaux Thodore Abu Qurrah ismiyle ngilizceye (Provo, UTAH 2006) evirmitir. Eb Kurrenin en nemli eseri kabul edilen Vcdl-li ved-dnl-avm Luvs eyho (Louis Cheikho) tarafndan el-Meri dergisinde yaymlanmtr (Mmer li-Tadurus Eb Kurre f vcdil-li ved-dnil-kavm, sy. 15 [1912], s. 757-774, 825-842). Bu eser zerinde G. Hanna Khoury doktora tezi hazrlamtr (Studia Patristica, Leuven 1993, XXV, 271). Eb Kurreye atfedilen Yunanca risleleri Jacob Gretser 1606da derlemi, bunlar J. P. Migne yeniden basmtr (Patrologia Graeca, c. 97, paragraf 1445-1610). Adel-Thodore Khoury, Eb Kurrenin Bir Sarazen ile Bir Hristiyan Arasndaki Tartma adl rislesinden baka Allahn Varl ve Teslsin spatna

Dair Diyalog, Tanrnn Oul Sahibi Oluuna Dair, Hristiyanln Gc Zayflnda Tezahr Etmektedir, Teslsin Eletirisine Kar Cevap, Meshin Ulhiyyetinin Eletirisine Kar Cevap, Meshin lm ve Uknmlarn Birliine Dair, Evharistiyaya Dair, Hakiki Dinin Kriterleri, Muhammedin Davetine Kar, Cine Tutulmu Muhammed, Tek Eliliin Mkemmelliine Dair adl rislelerini zikreder (Les thologiens byzantins et lIslam, s. 85-86).

BBLYOGRAFYA

Trait indit de Thodore Abou-Qrra (Abucara) sur lexistence de Dieu et la vraie religion (ed. L. Cheikho), Beyrouth 1912; A.-T. Khoury, Les thologiens byzantins et lIslam, Louvain 1969, s. 83105; Fuat Aydn, Harran Piskoposu Theodore Eb Kurra ve slam Anlay, I. Uluslararas Katlml Bilim Din ve Felsefe Tarihinde Harran Okulu Sempozyumu: 28-30 Nisan 2006 (haz. Ali Bakkal), Konya 2006, s. 215-226; S. H. Griffith, The Church in the Shadow of the Mosque: Christians and Muslims in the World of Islam, Princeton 2008, s. 60-64; a.mlf., Some Unpublished Arabic Sayings Attributed to Theodore Abu Qurrah, Le Museon, XCII, Louvain 1979, s. 29-35; a.mlf., Muslim and Church Councils: The Apology of Theodore Ab Qurrah, Studia Patristica, XXV, Leuven 1993, s. 270-300; a.mlf., The View of Islam from the Monasteries of Palestine in the Early Abbasid Period: Theodore Abu Qurrah and the Summa Theologiae Arabica, Islam and ChristianMuslim Relations, VII/1, Oxfordshire 1996, s. 9-28; a.mlf., Byzantium and the Christians in the World of Islam: Constantinople and the Church of the Holy Land in the Ninth Century, Medieval Encounters, III/3, Leiden 1997, s. 231-265; I. Dick, Un continuateur arabe de Saint Jean Damascene, Thodore Abuqurra, vque melkite de Harran, Proche orient chrtien, XII, Jrusalem 1962, s. 209223, 319-332; a.mlf., La discussion dAbu Qurra avec les ulmas musulmans devant le calife alMamun, Parole de lorient, XVI, Beyrouth 1991, s. 107-113; A. Guillaume, Theodore Abu Qurra as Apologist, MW, XV/1 (1966), s. 42-51; J. C. Lamoreaux, The Biography of Theodore Abu Qurra Revisited, Dumbarton Oaks Papers, LVI, Washington 2002, s. 25-40; Ednis el-Akrat, Tvdrs, Eb urre, MV.AU, IV, 371-376; Fyiz Ferct, Svdrs, Eb urre, elMevsatl-Arabiyye, Dmak 1998, I, 133. smail Tapnar

THOMSEN, Vilhelm
(1842-1927) Danimarkal dil bilimci, Trkolog. Vilhelm Ludvig Peter Thomsen 25 Ocak 1842de Kopenhagda dodu. 1859da babasnn isteiyle Kopenhag lhiyat Fakltesine kaydolduysa da ksa sre iinde Filoloji Fakltesine geti. Johan Nicolai Madvig, Westergaard, C. W. Smith ve Lyngby gibi dneminin nde gelen bilim adamlarndan dil, dil bilimi ve filoloji dersleri ald. Kk yata balad dil reniminde zel ilgisi ve yetenei sayesinde Sanskrite, Greke, Latince, Arapa, spanyolca, Rusa, Fince ve Macarca dahil on alt dil rendi. Hint-Avrupa dilleriyle urat, Dan diyalektoloji szlnn yazmna katkda bulundu. Aratrmalarn daha ok karlatrmal dil bilimi alannda yapt. Macar dilleri konusunu iledii ilk bilimsel almasn yaymladktan sonra (Det magyariske sprog og dets stammeslaegtskab, Tidskrift for philologi og paedagogik Aargang, VII [Kobenhavn 1867], s. 149174) Finlandiyaya gitti. Burada Fin dili zerine hazrlad teziyle (Den gotiske sprogklasses Indflydelse paa den finske. En Sproghistorisk undersogelse [Kobenhavn 1869]) doktor unvann ald; eserin Almanca tercmesiyle de (ber den einfluss der germanischen Sprachen auf die finnischlappischen [Halle 1870, 1967]) Berlin Bilimler Akademisi Sever Bopp dln kazand. 1869-1870 yllarnda Gneydou Avrupay dolaarak Slav ve Romen dilleri zerinde aratrmalar yapan Thomsen, talya ve Fransaya urad, ardndan lkesine dnd. Bir sre lise retmenlii yapt; 1871de Kopenhag niversitesinde karlatrmal dil bilimi dersleri vermeye balad; 1875te doent oldu. 1876da daha sonra bakanln yrtecei (1909) Danimarka Bilimler Akademisine ye seildi. 1887de profesrle ykseldi. 1913te emekliye ayrld; 12 Mays 1927de Kopenhag yaknlarndaki Valbyde ld. Trkoloji tarihine Orhon yaztlar zerine yapt almalarla geen Thomsen, Orhon ve Yenisey rmaklarnn kysndaki yazl talarn dilini zerek bunlarn Trklerden kaldn ispatlam ve 15 Aralk 1893te bunu bir bildiriyle aklamtr. Bildiriyi ertesi yl yaymladktan sonra (Dchiffrement des inscriptions de lOrkhon et lIenissei: Notice prliminaire, Bulletin, Kopenhag 1894) in ve Bizans kaynaklarn derinlemesine inceleyip 1896da Orhon yaztlarnn tamamn kitap halinde bir araya getirmitir. rencilerinden Kurt Wulfla birlikte Yenisey yaztlaryla ilgili aratrmalar da yapm, fakat bunlar yaymlanamamtr. Thomsen, Vilhelm Grnbech ve olu Kaare Grnbech gibi nemli renciler yetitirmitir. Alman dilcilerinden Willy Bang Kaupun Germanistik alanndan Trkolojiye gemesinde de onun almalar etkili olmutur. Danimarka kralnn elefan madalyas, Osmanl Padiah V. Mehmed Readn birinci rtbeden Mecd nian verdii, adna biri doktorasnn yirmi beinci, dierleri doumunun yetmiinci yl dnm mnasebetiyle armaan kitabn yaymlanp (Festshrift til Vilhelm Thomsen fra disciple, Kopenhag 1894; Festschrift Vilhelm Thomsen, Leipzig 1912; Studien ... Vilhelm Thomsen zum 70. Geburtstag gevidmet, Helsingfors 1912) sekseninci yl dnm iin balca yazlar tekrar baslan Thomsenin hayat ve almalar zerine eitli yaymlar yaplmtr. Thomsenin almalar toplu olarak Samlede Afhandlinger adyla neredilmitir (I-IV, Kobenhavn-Kristiania 1919-1931). Klliyatn III. cildi hemen tamamen Trkoloji alanndaki eserlerinden olumaktadr.

Trkolojiyle lgili Eserleri. 1. Inscriptions de lOrkhon dchiffres par Vilhelm Thomsen (Helsingfors 1896). Macar-Fin Derneinin nerettii Orhon yaztlarnn anlatld eserde Gktrk alfabesi, I ve II. yaztlarn eviriyazlar, Franszcalar, notlar, dzeltmeler ve dizin bulunmaktadr (Trke evirisi iin bk. bibl. s. 19-302). 2. Sur le systme des consonnes dans la langue ougoure (KSz., II [1901], s. 241-259). Makalede W. Radloffun Kutadgu Biligdeki (St. Petersburg 1890) yanllar da dzeltilmektedir. 3. Ein Blatt in Turkischer Runen Schrift aus Turfan (Sitzungsberichte der Berliner Akademie der Wissenschaften, 1910, s. 296-306). 4. Turcica, Etudes concernant linterprtation des inscriptions turques de la Mongolie et de la Sibrie (Helsingfors 1916). Thomsen bu almasnda Orhon ve Yenisey yaztlaryla ilgili son grlerine yer vermi, W. Radloffun ayn konuda yapt yaynn (Die Alttrkishen Inschriften der Mongolei, 1895) okuma ve anlamlandrma yanllarna dikkat ekerek Tonyukuk I-II yaztlaryla ilgili yeni neriler getirmitir. Byk ilgi uyandran eser Willy Bang Kaup, C. Brockelmann, Gyula Nmeth gibi Trkologlar tarafndan deerlendirme makalelerinde ele alnmtr. 5. Une inscription de la trouvaille dor Nagy-SzentMiklos (Hongrie) (Kobenhavn 1917). Macaristanda bulunan bir Peenek kitbesiyle ilgilidir. 6. Grammeltyrkiske indskrifter fra Mongoliet i oversatteelseog med indledning (Samlade Afhandlinger, III [Kobenhavn 1922], s. 465-516). Eski Trk yaztlar gzden geirilerek hazrlanan almada Gktrk tarihine dair bilgilerle yaztlarn Danca evirisi bulunmaktadr. Bu eviri Ragp Hulusi (zden) tarafndan Almancasndan Trkeye tercme edilmitir (Moolistandaki Trke Kitabeler, TM, III [1935], s. 81-118). 7. Aus Ostturkistans Vergangenheit (UAJ, V [1925], s. 124) (Trkesi: Kprlzde Ahmed Cemal, ark Trkistann Mzisine Dir, TM, II [1928], s. 33-59).

BBLYOGRAFYA

V. Thomsen, Orhon Yaztlar Aratrmalar (trc. Vedat Kken), Ankara 2002; A. Dilaar, Thomsen, Ankara 1963; a.mlf., skandinav Yurtlarnda Trkoloji, TDl., XXVII/257 (1973), s. 377-381; Hasan Eren, Trklk Bilimi Szl I: Yabanc Trkologlar, Ankara 1998, s. 315; a.mlf., Thomsen, Vilhelm Ludvig Peter, TA, XXXI, 174-175; Sten Konow, Obituary Notices Vilhelm Thomsen, JRAS (1927), tr.yer.; K. Wulf, Vilhelm Thomsen 25. Jan. 1842-12. Mai 1927, Arkiv fr nordisk filologi, XLVI, Lund 1930, s. 81-104; Abdlkadir nan, Vilhelm Thomsen, Trk Dili Belleten, sy. 18-20, Ankara 1943, s. 86-87; Erhan Aydn, Vilhelm Thomsenin Szl, lm Aratrmalar, sy. 17, stanbul 2004, s. 69-70; Zeynep Korkmaz, Vilhelm Ludvig Peter Thomsenin Hayat ve Trklk Bilimine Hizmeti, TK, XXXII/369 (1994), s.1-12; a.mlf., Vilhelm Ludvig Peter Thomsen (Hayat ve Trklk Bilimine Hizmeti), TDAY Belleten 1993, Ankara 1995, s. 1-11; Cemal Kurnaz, Vilhelm Thomsene Mecd Nian Verilmesi, a.e., s. 13-20; etin Cumagulov, Vilhelm Thomsenin almalar ve Krgzistanda Bulunan Gktrk Yaztlar, a.e., s. 99-114. A. Azmi Bilgin

TIBK
(bk. TEZAT).

TIBB- NEBEV
) ( Hz. Peygamberin salkla ilgili deerlendirme ve tavsiyeleri, bunlar zerine oluan literatr. Tbb- nebev tabiri, hastalklarn tedavisi ve saln korunmas hakknda Resl-i Ekremden nakledilen hadislerle bunlara dair literatr ifade eder. Bu literatre dahil eserlerde hadislerin yannda yetlere ve kadm dnemden balayarak eitli devirlerde yaam hekimlerin grlerine de yer verildii halde daha ok ilgili hadisler ele alnarak incelendii iin bu saha et-tbbn-nebev eklinde anlmtr. Bugnk bilim tarihileri, slm dnyasnda tarih boyunca gelimi tp ilmini genellikle et-tbbl-slm tabiriyle ifade etmektedir (slm dnyasnda bu alanda ortaya konan baz klasik metinler, Johann Wolfgang Goethe niversitesine bal Institute for the History of Arabic-Islamic Science tarafndan Fuat Sezginin editrlnde Islamic Medicine balyla yeniden neredilmitir: I-XCIX, Frankfurt 1995-1998). bb kk Arapada maharet sahibi olma anlamn ierdiinden maharetli ve kabiliyetli kiilere tabip denilmi, zamanla bu kelime tp alanndaki uzmanl belirten bir terim haline gelmitir. Ayn kkten treyen kelimeler tp ilmini bilme, tedavi usullerinde uzman olma mnasnda hadislerde geer (Wensinck, el-Mucem, bb md.; Miftu knzis-snne, s. 298-302). Tbba dair hadislerde saln nemi, tedavinin meruiyeti ve koruyucu hekimlikle ilgili tavsiyeler yer almakta, ayrca tedavi iin nerilen baz illar zikredilmektedir. Gnmzde hastala yakalanmamak iin gerekli tedbirleri nceden alp sal korumay ifade eden koruyucu hekimlik (hfzsshha) Hz. Peygamberin tp anlaynn en nemli yanlarndan biridir. Resl-i Ekremin, Birok insan u iki nimetin kymetini bilmez: Salk ve bo vakit (Buhr, Ri, 1); Hasta olmadan nce salnzn deerini bilin (Hkim, IV, 306); Bir yerde veba ktn duyarsanz oraya girmeyin; bulunduunuz yerde veba grlmse oradan ayrlmayn (Buhr, b, 30); Czzamldan aslandan kaar gibi kan (Buhr, b, 19) gibi szleriyle saln korunmasn tavsiye etmesi modern koruyucu hekimlik ve karantina anlayyla uyum halindedir. Bu tr hadisler tbb- nebev kitaplarnn yan sra hadis kitaplarnn taharet, namaz, oru, hac gibi fkhla ilgili blmlerinde de incelenmitir. Hadislerde illa ve dua ile tedavinin tavsiye edildii de grlmektedir. Buna bal olarak tbb- nebev kitaplarnda tedavinin din hkm, tedavi metotlar, ifal bitkiler, hastalklar, hastalklarn bulamas, zehirlenme, nazar demesi ve sihir gibi konularla ilgili hadislere yer verilmitir. Din metinler tp ilmine kavram ve usul asndan baz yenilikler getirmekle birlikte zellikle tbb- nebev eserlerinde hadislerin kaynaklarnn ve shhat durumlarnn gsterilmesi amalanmadndan o dnemde yaygn olan tp anlayna uyan baz zayf ve uydurma rivayetler de bu kitaplara girmitir. Tbb- nebev ile temel unsurlar kehanet, sihir, muska ve tlsm gibi eylerden meydana gelen o dnemin tp anlay arasnda baz farklar vardr. Hz. Peygamber en bata hastaln da ifann da Allahtan geldiine inanmak gerektiini bildirmi, bu konuda toplumda yaygn olan yanl telakki ve uygulamalar dzeltmi, irk almeti kabul edilen byye bavurmay yasaklam, hastalklardan korunmak iin muska ve tlsm kullananlar uyarmtr. Tpla ilgili hadisler incelendiinde Resl-i

Ekremin tedaviyi bir ilh emir olarak grd anlalr. Reslullah ifann Allah tarafndan yaratldn vurgulayarak dualarnda ifa talep etmi, ayrca tedavi iin hekimlere bavurulmasn istemitir. Ashabn, Biz eer tedavi olmazsak bundan dolay mesul tutulur muyuz? sorusu zerine, Ey Allahn kullar, tedavi olun! Allah her hastaln muhakkak aresini de yaratmtr; yalnz yalln aresi yoktur dedii rivayet edilmitir (Eb Dvd, b, 1). Hz. Peygamberin tp alanna yapt en nemli katk btn hastalklarn tedavi edilebileceini dile getirmesidir. Her hastaln bir sebepten kt ve sebep tesbit edildii takdirde hastaln giderilecei dncesi bir yandan tp uzmanlarn hastaln sebeplerini aratrmaya sevketmi, dier yandan hastalklarn kkeniyle ilgili btl inanlarn ortadan kalkmasn salamtr. Hastalklarn Allah tarafndan yaratldnn ifade edilmesi, baz hastalarn ve hastalklarn uursuz ve lnetli diye ktlenmesi gibi yanl anlaylar da engellemitir. Resl-i Ekrem tedavinin hukuk yn zerinde de durmutur. O, Tabbetten anlamad halde hekimlik yapan kii hastaya verdii zarar tazmin eder hadisiyle (Eb Dvd, Diyt, 23) hasta haklarn gvence altna almtr. Hz. Peygamberin bu uyars tp bilgisinin ve doktorluun toplumdaki nemini gstermektedir. Haram olan eylerle tedavi olmayn buyurarak (Eb Dvd, b, 11) il yapmnda kullanlmas dinen yasak olan haram maddelerin veya baz hayvanlardan elde edilen habis karmlarn kullanlmasn yasaklam, il yapmak iin kurbaalar ldrmek isteyen bir sahbye izin vermemitir (Eb Dvd, b, 11). Reslullah baz bitkilerin, yiyeceklerin ve meyvelerin tedavi edici ynne dikkat ekerek doal besinlerden yararlanlmasn tlemitir. te yandan kadm tp anlayn btnyle yanl saymam, onun baz prensiplerini kabul etmitir. Mesel salk iin perhizin nemine iaret eden ve eskiden beri bilinen, Her hastaln sebebi dolu midelerdir szn, Oru tutun, shhat bulursunuz ifadesiyle dile getirmi (Tabern, IX, 144), belirli hastalklardan mustarip olan sahblere perhiz yapmalarn tlemitir. Yine o dnemde yaygn tedavi yntemlerinden biri olan kan aldrmaya (hacamat) ehil eller tarafndan yaplmas artyla izin verip kendisi de kan aldrm, yarar kadar zarar da olabilen dalamaya ise mecbur kalnmadka bavurulmamasn istemitir. Tif ehrinde yaayan hristiyan hekim Hris b. Keledenin tp bilgisine gvenmi, baz sahbleri ona tedavi ettirmi, tp alannda yalnz uzman olanlarn faaliyette bulunmasn tembihlemitir. Bu sebeple tbb- nebev kitaplar slm dnyasnda yaayan gayri mslim hekimlerin grlerini, kadm tp geleneklerinin birikimlerini, Hipokrat ve Galen (Clns) gibi eski tp otoritelerinin tesbitlerini de ihtiva etmektedir. Hipokrat yemini baz tbb- nebev kitaplarnda zikredilmektedir (mesel bk. Zeheb, s. 65). Dier taraftan tabiplerin halk sal asndan yararl grd bilgilerin yet ve hadislerle birlikte aktarlmas bunlarn geni halk kitleleri tarafndan benimsenmesini kolaylatrmtr. Tp ilminden yararlanlmasn isteyen Resl-i Ekrem, illa tedavi olan kiinin duay ihmal etmemesi gerektiini de syleyerek duann tedavi edici gcne iaret etmitir. Duann yalnz Allahn isimlerini anarak ya da Kurn- Kermdeki ifa yetlerini okuyarak yaplmas gerektiini gstermi, insanlarn btl inan ve hurafelere yol aan uygulamalara kaplmasna izin vermemitir. Bir hadiste, Size ifal iki eyi, bal ve Kuran tavsiye ederim buyurduu rivayet edilmi (bn Mce, b, 7), bylece bedenin ifas ile ruhun ifasn birlikte zikretmitir. Hastalarn psikolojik adan desteklenmesi iin hasta ziyaretlerini tevik etmi, hastalarn yannda onlar zecek hususlardan sz edilmemesini tembihlemitir. Hastann yanna girdiinizde ecel konusunda onu rahatlatacak biimde konuun. Bu, onun ecelinin zamann deitirmez, ancak hastay rahatlatr demi (Tirmiz, b, 35), yine hastalar baklaryla rahatsz edenleri uyarm, Czzaml hastalara uzun uzun bakmayn

buyurmutur (bn Mce, b, 44). Nekahet dnemindeki hastalarn yemelerine imelerine dikkat etmeleri gerektiini vurgulayp hastalk sonras bakmn nemine iaret etmitir. Dier taraftan, Hastalarnz yemek yemeye zorlamayn, Allah onlar yedirir iirir szyle (Tirmiz, b, 4) hastaya bakanlarn hastann psikolojik durumuna zen gstermelerini istemitir. Tpla ilgili hadisler, Reslullahn sz olmalar bakmndan din bir deer tadklar gibi tp ilminin Asr- sadetteki seviyesini gstermeleri asndan tarih ve itima nemi haizdir. Resl-i Ekrem hastalarn tedavi olmasn istediinden tevekkl ve kadere rza gibi din gerekelerle tedavinin ihmal edilmesi doru deildir. Ancak tpla ilgili hadisler taabbud emirler deil, talil edilen dier ahkm gibi illetleri ortaya konularak deerlendirilmesi gereken naslardr. Mesel hadislerde dalamann meruiyetini gsteren ifadeler bulunmakla birlikte kan durdurmak iin baka yntem uygulamak da cizdir. Hz. Peygamber dalamaya o dnemde daha iyisi bilinmedii iin ve ancak zorunlu hallerde izin vermitir. Nitekim, Sizin kullandnz illarda bir ifa varsa ya hacamat bann kesiinde ya atein dalamasndadr; fakat ben dalama yaptrmay sevmem demitir (Buhr, b, 17). ifal bitkilerle ilgili baz tavsiyeleri ise bedev Araplar arasnda bilinen tedavi metotlarnn teyit edildii uygulamalardr. Resl-i Ekremin tp eitimi alm hekimlere ve tp alannda tecrbesi bulunan tabiplere itibar etmesi tecrb tbba verdii deeri gstermektedir. Literatr. slm ilimlerin teekkl devrinden itibaren tbb- nebevye dair eserler telif edilmitir. snaeriyyenin sekizinci imam Ali er-Rznn er-Rislet-ehebiyyesi (nr. Muhammed Ali elBr, Beyrut 1991), Halife Memn iin tbb tavsiyeler ieren kk hacimli bir eser olup bu sahann en erken rneklerindendir. Ancak Ali er-Rz hadislere neredeyse hi yer vermemi, daha ok kendi tecrbelerini aktarmtr. bn Habb es-Slemnin e-bbn-nebev diye tannan Mutaar fibb ise (bbl-Arab balyla e-b vel-ebb fil-Endelsil-slmiyye ierisinde, nr. Muhammed el-Arab el-Hattb, Beyrut 1988; nr. Camilo lvarez de Morales-Fernando Girn Irueste, Madrid 1992; nr. Muhammed Ali el-Br, Dmak 1993) iinde hadislerin bulunduu ilk tp eseri olarak bilinir (DA, XIX, 513). bn Habb, Yunan tbbndan bahseden bir blmn ardndan tpla ilgili hadisleri konularna gre tasnif etmitir. Tbba dair hadisler hadis kitaplarnda genellikle Kitb-b bal altnda verilmitir. Mlik b. Enesin el-Muvaa ile Abdrrezzk esSannnin el-Muannefi gibi nisbeten erken tarihli eserlerde bu balk altnda birer blm bulunmamakla birlikte gz demesi, veba, rukye, dalama, hacamat hakknda bilgi bulunan illar, hastalarn tedavisinin meruiyeti gibi alt balklar vardr. Ktb-i Sitteden Buhr, Eb Dvd, Tirmiz ve bn Mcenin eserlerinde Kitb-b blm yer almakta, Mslimin el-Cmiuainde tpla ilgili rivayetler Kitbs-Selm iinde verilmektedir (Ahmed Muhammed Zeble, Tarc ve dirset edi-bbin-nebev fil-mmehtis-sitte adyla bir yksek lisans tezi hazrlamtr [1988, Cmiat mmil-kur [Mekke]). Daha sonra bns-Snn, bn Habb enNsbr, Eb Nuaym el-sfahn, Mstafir, Aleddin Ali b. Abdlkerm el-Kehhl el-Hamev, Zeheb, bn Kayyim el-Cevziyye, Syt, emseddin bn Tolun, Ebl-Hasan bnl-Cezzr ve Kalyb gibi limler tbb- nebevye dair eserler yazmtr. bn Kayyimin Zdl-mednn tp blmn oluturan ve e-bbn-nebev adyla mstakil olarak birok defa neredilen eseri tbb- nebev literatrnn en mehur rneidir. Baz tbb- nebev kitaplarnda zayf ve uydurma rivayetlerin bulunmasna tepki gsteren bir ksm mellifler sadece sahih tp hadislerini cemetmek istemilerdir. Mesel Ziyeddin el-Makdis, e-aaynda geen konuyla ilgili hadisleri ebbn-nebev adl eserinde bir araya getirmitir. emseddin bn Tolun da eserinde tpla ilgili uydurma hadislere yer vermediini sylemektedir (el-Menhelr-rev, s. 7). Osmanl sahasnda

baslan tbb- nebev eserlerinden en ok bilineni Hseyin Remzinin Tbb- Nebevsidir (stanbul 1309, 1324). Gnmzde gerek Batda gerek slm dnyasnda tbb- nebev zerine birok aratrma yaplmtr. Bunlardan bazlar konuyu genel anlamda (mesel bk. Irmeli Perho, The Prophets Medicine, Helsinki 1995, Studia Orientalia, LXXIV, zel say) veya modern bilimsel veriler nda (mesel bk. Mahmd Nzm en-Nesm, e-bbn-nebev vel-ilml-ad I-III, Beyrut 1404/1984; Mohammad Ikram, Tbb-e-Nabawi and Modern Scientific Research, HI, XXVI/3 [1983], s. 3-35) deerlendirmektedir; bazlar ise eitli hadislerde geen tedavi yntemleri, illar ve tedavi amacyla okunan dualarla ilgili monografilerdir (mesel bk. Hall brhim Molla Htr, el-be f ati adi-bbe, Cidde 1405/1985; Ali Mnis, e-bbn-nebev f ilcil-meralcihzil-azm vel-kebd, Beyrut 1412/1992; M. Osman Nect, el-adn-nebev ve ilmnnefs, Kahire 1413/1993; Hassn ems B, e-if bil-abbetis-sevd, Beyrut 1419/1999; Midhat Muhammed Sbir Ali, Min Hedyir-Resl fil-viye minel-mara, Mecelletl-baililmi vet-tril-slm, III [Mekke 1400], s. 231-254; Nurdeen Deuraseh, Al-Ruqyah with the Quran and the Dua [the Prayer] in Islamic Medical Tradition, Journal of the International Society for the History of Islamic Medicine, IV/7 [stanbul 2005], s. 27-32). 5-9 Reblevvel 1407de [9-13 Kasm 1986] Kveytte dzenlenen el-Mtemerl-lem er-rbi anit-tbbil-slm sempozyumunda tbb- nebev hakknda birok tebli sunulmutur. Trkiyede tbb- nebevye dair tebli, makale, lisans, yksek lisans ve doktora tezi olarak birok alma yaplmtr. Doktora tezlerinden bazlar unlardr: Mahmut Denizkular, Tbb- Nebev (1979, U lhiyat Fakltesi, Peygamberimiz ve Tp adyla stanbul 1981, Kuran- Kerim ve Hadislerde Tp adyla stanbul 1982); nder aran, Ahmed-i D, Tbb- Nebev: ml-Fonetik-Morfoloji-Karlatrmal Metin (1992, nn niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, stanbul 1996, Ahmed-i Dnin eseri hakknda bk. DA, II, 57); Mustafa Dnmez, Ebu Nuaym el-sfahnnin et-Tbbn-nebevi simli Eserinin Tahkiki (2005, U Sosyal Bilimler Enstits). Yksek lisans tezleri arasnda Abdullah Kenin Hadislerde Flebotomi (1984, M Sosyal Bilimler Enstits) ve Ahmet Turhanolunun Hadislerde Koruyucu Hekimlik (1996, M Sosyal Bilimler Enstits) adl almalar zikredilebilir. Ali Rza Karabulutun Tbb- Nebev Ansiklopedisi (Kayseri 1994), brahim Canann Hz. Peygamberin Snnetinde Tp (Tbb- Nebev) (Ankara 1995), Celal Yenierinin Hz. Peygamberin Tbb ve Tbbn Fkh (stanbul 2009) ile Veli Atmacann Hadislerde Rukye (stanbul 2010) isimli kitaplar da tbb- nebev konusunda yaymlanm Trke eserler arasnda saylabilir.

BBLYOGRAFYA

Miftu knzis-snne, s. 298-302; bn Habb es-Slem, Mutaar fi-b (nr. ve trc. C. lvarez de Morales-F. Girn Irueste), Madrid 1992, neredenlerin girii, s. 19-24; Tabern, el-Mucemlevsa (nr. Mahmd Tahhn), Riyad 1415/1996, IX, 144; Hkim, el-Mstedrek, IV, 306; Ziyeddin el-Makdis, e-bbn-nebev (nr. Mecd Feth es-Seyyid), Tanta 1989, neredenin girii, s. 19; Ali b. Abdlkerm el-Hamev el-Kehhl, el-Akmn-nebeviyye fi-nati-bbiyye (nr. Ahmed Abdlgan M. en-Necl el-Cemel), Beyrut 1424/2003; Zeheb, e-bbn-nebev (nr. Ahmed Rifat el-Bedrv), Beyrut 1410/1990, s. 65; bn Kayyim el-Cevziyye, e-bbn-nebev (nr.

Abdlgan Abdlhlik v.dr.), Beyrut, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye), s. 10-18; Bedreddin el-Ayn, Umdetl-r, Kahire 1972, XVII, 363; Syt, el-Menhecs-sev vel-menhelr-rev fi-bbin-nebev (nr. Hasan M. Makbl elEhdel), Beyrut 1406/1986, neredenin girii, s. 22, 27-35; emseddin bn Tolun, el-Menhelr-rev fi-bbin-nebev (nr. Zheyr Osman el-Cuayd), Beyrut 1416/1996, s. 7; Mahmud Denizkular, Peygamberimiz ve Tp, stanbul 1981, s. 113-144; M. Ali el-Br, el-mm Al er-R ve risleth fi-bbin-nebev, Beyrut 1991, s. 5-9; el-Eb ve amll-mtemeril-lemiyyir-rbi ani-bbil-slm, Kveyt 1407/1986, tr.yer.; Rait Kk, Tbb- Nebev Literatr zerine Bir Deneme, lim ve Sanat, I/3, Ankara 1985, s. 6-8. Ayhan Tekine

TIBB- RHN
) ( Ahlkn bir ruh sal ilmi olduu dncesinden hareketle bu ilme verilen ad. slm dncesinde insann varlk btnlnn beden ve ruhtan (nefis) olutuu kabul edilmi, baz kaynaklarda beden saln korumay ve hastalklar tedavi etmeyi amalayan bilgi dalna tbb- cesedn, ruh saln korumay ve ruhu faziletlerle bezeyip erdemsizliklerden arndrmay amalayan bilgi dalna da tbb- rhn denilmitir. Seyyid erf el-Crcn tbb- rhnyi mnev mkemmellikleri, hastalklarla bunlarn tedavi yollarn, mnev saln ve itidalin nasl korunacan reten ilim eklinde tanmlar (et-Tarft, e-bbr-rn md.). et-Tabbrrhn dedii ahlk eitimcisini de irada ve mnev olgunlatrmaya muktedir uzman kii diye tarif eder (a.g.e., e-abbr-rn md.). Tehnev ayn tabirleri sflere mal ederek Crcnninkine yakn ifadelerle tanmlamtr (Kef, II, 899). Literatrde ahlk ilmi iin et-tbbr-rhn terkibinin kullanlmas Efltuna dayanan anlaytan kaynaklanmaktadr. Efltuna gre ktlk salkl bir davran olmayp bir tr ruh hastaldr ve bu hastalk gerek bilgi olan felsefe ile tedavi edilir (mesel bk. Gorgias, s. 60-65, 109-110; Timaios, s. 118-122, 125-126; benzer grler baka Yunan filozoflarnda da vardr, mesel bk. Clns, s. 4243; ayrca bk. Abdul Quasem, LXXI/3-4 [1981], s. 216-217). Grek mirasnn slm dnyasna aktarlmasndan itibaren bu anlay mslman dnrlerce de benimsenmitir. Nitekim Yakb b. shak el-Kind Risle fil-le li-defil-aznda ahlk bir ruhan tp olarak ele almtr. Kind, daha sonra Eb Bekir er-Rz ve dier melliflerin eserlerine ad olarak verecei bu terkibi kullanmamsa da kontrolsz fke ve ehvet gibi duygularn basksyla ortaya kan taleplerin ve znt, kayg, lm korkusu gibi tezahrlerin ruh hastalklarna yol amas yannda insann ahlk yetkinliine engel olaca ve onu mutsuz klaca fikrini ilemitir. Bilindii kadaryla slm dncesinde e-bbr-rn balyla eser yazan ilk dnr Eb Bekir er-Rzdir. Rz eserinde tp ilminin biri beden, dieri ruh eklinde iki dalndan bahseder. Bunlarn ilki fizyolojik hastalklar nlemeyi ve tedavisini, ikincisi ahlk hastalklardan korunmay, bunlar tedavi ederek insan erdemli klmay amalar. Rz bedenle ruh arasndaki ilikide ynetimin ruha ait olduunu dnm, insanda gelien psikolojik uyarmalarn ve ruhun ektii elemlerin fizyolojik belirtilerle aklanabileceini ifade etmi, bu sebeple beden tabibinin ayn zamanda ruh tabibi olmas gerektiini sylemitir. Bu maksatla mnev hekimlik iin baz kurallar koymutur (De Boer, s. 149). Rznin e-bbr-rnyi telif etmesinin sebebi beden hekimlikle mnev hekimlik arasnda bir ba grmesidir. Eserini, daha ok rezletlerin el alnd yirmi blme ayran Rz insann tutkularn akln buyruuna vermesi gerektiini dnr. Efltunda grld gibi nefsin melekelerini inceler ve nefsin kusurlarn bilmenin nemi zerinde durur. Cinsel ak, kendini beenme, kskanlk, fke, yalan, cimrilik, kayg, znt, hayszlk, ehvet dknl, bir eye kr krne bamllk gibi kt huylar tahlil eder ve bunlardan kurtulmann yollarn gsterir. Hamdddin el-Kirmn, Rznin eserini eletirmek amacyla el-Avl-ehebiyye fi-bbinnefsn balkl bir eser kaleme almtr. Ebl-Ferec bnl-Cevz de e-bbr-rn adyla

muhtasar bir eser yazm, otuz blmden oluan eserinin tamamnda Rznin e-bbrrnsinden bol miktarda faydalanmasna ramen ne onu ne de eserini anmtr. Ahlk tbb- rhn olarak ele alan dnrlerden biri de Kindnin rencisi Eb Zeyd el-Belhdir. Onun iki blmden meydana gelen Meliul-ebdn vel-enfs adl eserinin ilk blm beden salnn korunmasn ve fizyolojik hastalklarn tedavisini, ikinci blm ahlk sal koruma ve ahlk hastalklar tedavi etme yollarn gsterir. Belhnin bu kitab yazmasnn sebebi bedenle ruh arasndaki ilikinin ahlk sonularn incelemek olmaldr. Belh, kendisinden nce beden salna dair birok eser yazld halde ruh salnn ihmal edildiini belirterek eserinin bu alanda nc bir rol tadn ileri srmektedir (DA, V, 413-414). Ruhbeden ilikisi hakkndaki geleneksel anlay srdren Frb, ahlk iin et-tbbr-rhn terkibini kullanmamsa da konuya geni yer ayrd Full-medennin banda bu ilmi mnev tabbet olarak ele alm, et-Tenbh al seblis-sade adl eserinde de ayn yaklam sergilemitir. Buna gre beden gibi ruh iin de salk ve hastalk sz konusudur. Beden sal, bedenin ve beden unsurlarn yapsnn nefse fiillerini en mkemmel ekilde yapma imkn verecek biimde kusursuz olmasdr. Bunun gibi ruh sal da ruh melekelerin iyi ve gzel fiiller yapmaya elverili olmas, ruhun hasta olmas ise melekelerinin ktlkler ve irkin davranlar yapmasna yol aacak durumda bulunmasdr (Full-meden, s. 103). Beden hastalklar tedavi edecek tabibin ncelikle bedeni, onun organlarn tanmas, daha sonra bunlardaki hastalklar, bu hastalklarn nasl giderileceini bilmesi gerektii gibi nefsin tedavisiyle uraacak kiinin de nefsi ve onun eitli melekelerini tanmas, bunlarda kabilecek kusurlar ve sebeplerini bilmesi gerekir (a.g.e., s. 105). Bir siyaset felsefecisi olan Frb ahlk ilminin bir tabbet sayld eklindeki dncesini meden hayata uygulayarak toplumun da salkl veya hasta olabileceine iaret etmektedir. Toplumun salkl olmas halkn dengeli bir ahlk hayat yaamas, hasta olmas da bu hayattan sapmas demektir. Buna gre bireylerde ve toplumlarda ba gsteren mnev hastalklar iin bir tabibe gerek vardr. Frbye gre nefislerin tabibi meden insandr; buna melik de denir (a.g.e., s. 104-105). hvn- Safnn Resilinde nefsin arndrlmas ve ahlkn dzeltilmesinden bahsedilirken yanl inan ve dncelere kaplm insanlar aydnlatan kiinin onlar yumuaklkla tedavi etmeye alan bir tabip gibi davranmas gerektii belirtilir (Resil, IV, 10). hvn- Saf peygamberlerle sahblerini ve halifelerini ruh tabipleri diye niteler (a.g.e., IV, 16, 29). Bu ilk dnrlerden itibaren ahlkn bir ruh sal ilmi kabul edilmesi gelenek halini almtr. Mesel bn Miskeveyh, tp bilimiyle ahlk arasnda ba kurarak koruma tedbirleri ve tedavi asndan ahlk eitimde tptan yararlanlmas gerektiini sylemitir. Zira beden tp gibi ahlk tp da biri ahlk sal koruma tedbirleri, dieri bozulan ahlk iyiletirme faaliyetleri olmak zere ikiye ayrlr. Buna gre insan nefsi iyi ve erdemli olursa erdemlere kavumay sever, gerek ilimlere ve salkl bilgilere arzu duyar. O halde nefis akl dizginiyle kontrol edilmelidir (Tehbl-al, s. 151-152). Ahlk tpla ilikilendirme anlayn devam ettiren Gazzlye gre kt huylar kalbin hastalklardr. nsann ebed hayattaki mutluluunu yok edecek derecede tehlikeli olan bu hastalklarn tabipleri bedensel hastalklar alanndaki tabiplerden daha ar bir sorumluluk tar. Tbbn bu trn renmek her akl banda insan iin bir zorunluluktur (y, III, 49). Beden hastalklarla mcadele edip saln kazanmak gibi ruh saln korumak iin de kt huylar yok edip gzel huylar elde etmek gerekir. Ahlkta arlklardan kurtularak dengeli bir ruh yapya kavumak iin kt huylar ztlaryla, mesel cahillik hastal renimle, cimrilik hayr yapmakla,

kibir alak gnlllkle, ehvet de tutkular dizginlemekle tedavi edilir. Bedensel hastalklardan kurtulurken ac illara sabredildii gibi kalbin hastalklarndan kurtulmak iin de mchede ve sabrn aclna katlanlmaldr; nk bedenin hastal nihayet lmle son bulur, ruhun hastal ise lm tesinde de devam eder (a.g.e., III, 60-61). Gazzl eserinde yeme ime tutkusu, dnya tutkusu, cimrilik ve mal tutkusu, makam tutkusu, riya, kibir vb. konular derin psikolojik analizlerle incelemi, bunlarn iyiletirilmesi iin de il ve tedavi kelimelerini kullanmtr. Nasrddn-i Ts, geni lde bn Miskeveyhin Tehbl-alndan faydalanarak yazd Al- Nrde birinci blmn dokuzuncu faslnda gelenee uyarak biri tbb- ebdn, dieri tbb- nfs olmak zere iki eit tptan sz etmi, zellikle sosyal evrenin ahlk zerindeki etkisi dolaysyla erdemli bir evrede yaamay ve iyilerle iliki kurmay tlemitir. Onuncu blmde Gazzl gibi ahlk hastalklarn ztlaryla tedavi edilmesi gerektiine iaret ettikten sonra eitli erdemsizlikleri sralayarak bunlar iyiletirmenin yollarn gstermitir. Bu arada Kindyi izleyip znt ve kederi de birer hastalk kabul eden Ts bunlarn tedavi yollarn anlatrken Kindnin yan sra bn Miskeveyh ve Gazzlden geni lde yararlanmtr. Son dnem Osmanl limlerinden Mehmed Reid Hfz- Shhat-i Ahlk yahud Fezleke-i Tbb- Rhn balkl bir risle yazmtr (bk. bibl.). Rislede ahlk ilmine dair ksaca bilgi verildikten sonra ahlk salnn nitelii, ls, ahlk saln koruma ve gelitirme yollar anlatlmaktadr. te yandan tp ve sihir konularnn i ie getii baz eserlere de tbb- rhn ad verildii grlmektedir. Mesel Seyyid Mustafa Murtaz el-mil gz demesi, by gibi sebeplere dayandrd beden hastalklarn tedavisi iin eitli kaynaklardaki dualar toplayarak Blatlemel ile-ifil-cil bi-bbir-rn adyla bir eser meydana getirmitir (bk. bibl.). Mellife gre -gz demesinde grld gibi-ruh bedene tesir edebilir, hatta mala mlke zarar verebilir; sihirbazlarn da insanlar zerinde etkilerinin olduu bilinmektedir. mil, bu tr zararl etkenlerden doduunu ileri srd birok hastalk zikrederek bunlarn tedavisi iin sihir formlleri ve harf tlsmlarnn uygulanmasn, ifa yetleri ve dualarnn okunmasn nermekte, ayrca hastalklardan kurtaracan syledii yetlerle ilgili Hz. Peygamber, Ehl-i beyt ve a imamlarndan dualar aktarmaktadr. Ebbekir Nusret Efendiye ait Trke M Hadar fit-tbbir-rhn adl eserin ruhan tbba dair ilk blmnde de madd ve mnev ihtiyalarn karlanmasna ve skntlarn giderilmesine imkn salayacana inanlan yetler, dualar, tlsm ve sihir formlleriyle vefkler; cismn tbba dair olan ikinci blmde ise fizyolojik hastalklar iin eitli madd nesnelerden il formlleri gsterilmektedir. Mellifi mehul Risle fi-bbir-rn adl bir eserde de yer yer bn Snya atflar yaplarak birok fizyolojik ve psikolojik hastalktan bahsedilmekte, bunlara iyi geldii ileri srlen tbb ve sihr formller verilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Tehnev, Kef, II, 899; Efltun, Timaios (trc. Erol Gney-Ltfi Ay), stanbul 1943, s. 118-122 (86b-88c), 125-126 (90a-d); a.mlf., Gorgias (trc. Reyan Erben), Ankara 1946, s. 60-65 (477e-480a), 109-110 (505a-b); Clns, el-Al (nr. P. Kraus, Mecellet klliyyetil-db, V/1 iinde), Kahire 1937, s. 42-43; Yakb b. shak el-Kind, zntden Kurtulma Yollar: Hle li-defil-ahzn (nr. ve

trc. Mustafa arc), stanbul 1998, tr.yer.; Eb Bekir er-Rz, e-bbr-rn (nr. P. Kraus, Resil felsefiyye iinde), Kahire 1939; ayrca bk. neredenin girii, s. 1-4; Eb Zeyd el-Belh, Meliul-ebdn vel-enfs (nr. Mahmd el-Masr), Kahire 1426/2005, tr.yer.; Frb, Fullmeden (nr. ve trc. D. M. Dunlop), Cambridge 1961, s. 103-105; a.mlf., et-Tenbh al seblissade, Haydarbd 1346, s. 9-15; hvn- Saf, er-Resil, Beyrut 1377/1957, IV, 8-32; bn Miskeveyh, Tehbl-al (nr. Hasan Temm), Beyrut 1398, s. 151-152; Gazzl, y, III, 49, 60-63; Ebl-Ferec bnl-Cevz, e-bbr-rn, Dmak 1348; Nasrddn-i Ts, Al- Nr (nr. Mcteb Mnov-Ali Rza Haydar), Tahran 1369 h., s. 155-202; Ebbekir Nusret Efendi, M Hadar fit-tbbir-rhn, stanbul 1303; Mehmed Reid, Hfz- Shhat-i Ahlk yahud Fezleke-i Tbb- Rhn, stanbul 1311; Risle fi-bbir-rn, Sleymaniye Ktp., Badatl Vehbi, nr. 1407; J. T. de Boer, Trul-felsefe fil-slm (trc. M. Abdlhd Eb Rde), Beyrut 1981, s. 149; Mustafa Murtaz el-mil, Blatl-emel ile-ifil-cil bi-bbir-rn, Beyrut 1416/1996; M. Abdul Quasem, Psychology in Islamic Ethics, MW, LXXI/3-4 (1981), s. 216-217; Seyfi Kenan, Ebu Bekr Zekeriya er-Rzinin et-Tbbur-ruhnisinde Davran Bozukluklar ve Islah, Tp Tarihi Aratrmalar, sy. 9, stanbul 1999, s. 91; lhan Kutluer, Belh, Eb Zeyd, DA, V, 413-414. Mustafa arc

TIBHNE-i MRE
(bk. MEKTEBi TIBBYYE).

TIFL AHMED ELEB


(. 1070/1660) Divan airi, meddah. eyh Mehmed Efendi, Mstakimzde, smil Bel ve Hammer doum yerini stanbul olarak gsterir. Ancak Safy, adn Ahmed diye kaydettikten sonra onun Abdlaziz Efendi adl bir zatn olu olduunu ve Trabzonda dnyaya geldiini syler (Tezkire, s. 358). iir yazmaya ocuk yalarnda baladndan Tfl mahlasn almtr. Memleket hasretiyle yazd baz iirlerinden stanbula sonradan geldii anlalmaktadr. Evliya elebi boyunun uzunluundan dolay ayrca Leylek Tfl lakabyla anldn belirtir (Seyahatnme, I, 671). iirleri ve meddahl ile dneminde sevilen bir kii olduu zikredilmektedir (Akbulut, s. 9). Her ne kadar tezkirelerde airlii vlyorsa da kendisi daha ziyade meddah ve nedim diye hret bulmutur. Tfl keskin zeks sayesinde ksa srede IV. Muradn hizmetine girerek onun meddah ve nedimi oldu. airin IV. Muradn meclislerinde ehnmeyi okumasnn yan sra mizah kssalar yazd da bilinmektedir. Ayrca sls, nesih, talik ve hurde talikte mhir bir hattatt; padiah ve devlet ricli iin birok kitap istinsah ettii kaydedilmektedir. Gmrk ve evkaftaki vazifelerinden elde ettii gelirle rahat bir mr srd, serbest ve rindne bir hayat geirdii belirtilmektedir. Buna ramen devlet ilerinin kt gidiini yer yer iirlerine aksettirdi ve siyas otoritenin bunlara kaytsz kaldn vurgulamaktan ekinmedi. Abdlbaki Glpnarl, Tflnin Melmiyye-i Bayrmiyyeye mensup, drs-i Muhtefye bal ve Sar Abdullah Efendinin sohbet arkada olduunu belirtmektedir (Melmlik ve Melmler, s. 132). airin lm tarihi hakknda eitli bilgiler bulunmaktadr. Safy, Nil Tuman ve Hammer vefat yln 1074 (1663-64) olarak gsterirken Mstakimzde ve eyh onun 1071de (1660-61) ldn syler. Ancak akrabasndan Nazm Mehmed Efendi ve Nilnin lmne drdkleri, Dedim gehvre-i cennette Tflye makm eyle ve Gehvre-i rhat ola Tflye lahd msralar ile divannn The British Library nshasnda kaytl (Or., nr. 7214, vr. 79b) tarihler Tflnin vefat tarihinin 1070 (1660) olduunu ortaya koymaktadr (nar, s. 25). Sleyman Fik Efendinin Mecmasna gre (vr. 61b) evi Kocamustafapaada bulunan airin mezar Silivrikap dnda Hazreti Bl civarndadr. Safy, Tflnin iirlerini belgat ve fesahat bakmndan vgye lyk bulurken Rz ve Gft onun tzeg olduunu syler. Kendisinden bahseden dier kaynaklarda da yksek mertebede iir yazd, hissiyatnda incelik ve edasnda metanet bulunduu belirtilir (Akbulut, s. 10). eyh Mehmed Efendi, Vekyiul-fuzalsnda herkesin bildii hikyeleri Tflnin farkl bir slpla anlattn kaydeder. iirlerine nazre yazan Nedm, Tflyi etrafndaki airlerden ayran zellikleri sebebiyle vgyle anar (Nedim Divan, s. 303-304). iirlerindeki orijinal imajlara ve yer yer grlen sebk-i Hind tesirine ramen slbu akc ve sadedir (nar, s. 36). Fehm-i Kadm, Bk ve eyhlislm Zekeriyyzde Yahy Efendiden etkilendii bilinen air pazar geceleri beraberce ehnme okuduklar Nef, Cevr brhim elebi, Arz, Nedm ve Uzlet gibi airlere tesir etmitir. Meddahl airliini glgede braktndan divan airleri arasnda hak ettii yeri alamamsa da Trk meddahlar

iinde byk bir ne sahip olmutur. M. Fuad Kprl onu Osmanl meddahlarnn en mehuru saymak gerektiini kaydeder. Kime ait olduu tam bilinmeyen Sansar Mustafa, Hanerli Hanm, Letifnme, Kanl Bekta vb. hikyeler ona atfedilir. Birok edeb gelenekten etkilenen Tflnin hikyeleri zamanla gelierek kendine zg trler oluturmutur (Sayers, bk. bibl.). Eserleri. 1. Divan. Trkiyede ve yurt dndaki ktphanelerde on drt nshas tesbit edilen divanda bir mesnevi (Sknme), yirmi sekiz kaside, bir terkibibend, bir mseddes, 197 gazel, drt rub, kta, alt mfred, yedi tarih manzumesi bulunmaktadr. Kprl, British Museum nshasnn sadece gazeliyyt ihtiva ettiini belirtirse de (A, XII/1, s. 234) bu doru deildir. Sleymaniye Ktphanesinde bir nshas olan (Hac Mahmud Efendi, nr. 3518) divan zerine bir bitirme (Kif Ylmaz, 1983, Atatrk niversitesi), iki yksek lisans (Berrin Uyar Akaln, 1991, Hacettepe niversitesi; Vildan zdingi, 1991, S) ve bir doktora (Bekir nar, 2000, Frat niversitesi) tezi hazrlanmtr. 2. Sknme. Divann baz nshalarnda yer alan (mesel bk. Sleymaniye Ktp., Hac Mahmud Efendi, nr. 3518) 241 beyitlik bir manzume olup mesnevi nazm ekliyle ve aruzun mefl mefiln feln kalbyla yazlmtr. airin Melmlikle olan bann ve tarikat silsilesinin kaydedilmesi bakmndan dikkat ekici olan bu eseri Ayntabl Ayn, Tflnin airliinin ispat eklinde grr. Bekir nar bu eser zerine bir makale yaymlamtr (Trklk Bilimi Aratrmalar, sy. 12 [Nide 2002], s. 111-153). Baz kaynaklarda, Eski Zaral Tarznin yazd 184 beyitlik hicviyye tarzndaki Vasiyyetnme (Nuruosmaniye Ktp., nr. 4967/1, vr. 61-66) Tflye atfedilir. Flgel, Katalogunda Tflnin birok iirinin yer aldn belirtir (I, 721). Millet Ktphanesindeki bir mecmuada da (nr. 624) Tflnin iirleri bulunmaktadr (nar, s. 55). David Selim Sayers, Tflnin hikyeleri zerine bir yksek lisans almas yapmtr.

BBLYOGRAFYA

Nedim Divan: Klliyat (haz. Halil Nihad Boztepe), stanbul 1338-40, s. 303-304; Rz, Tezkire (nr. Ahmed Cevdet), stanbul 1316, s. 63; Gft ve Terft-uars (haz. Kif Ylmaz), Ankara 2001, s. 166; Evliya elebi, Seyahatnme, I, 671; Mustafa Safy Efendi, Tezkire (haz. Pervin apan), Ankara 2005, s. 358; Bel, Nuhbetl-sr, s. 292; eyh, Vekyiul-fuzal, I, 677; Slim, Tezkire, stanbul 1315, s. 568; Mstakimzde, Tuhfe, s. 60; a.mlf., Mecelletn-nib, Ankara 2000, s. 304; Sleyman Fik Efendi, Mecma, Ktp., TY, nr. 3472, vr. 61b; Hammer, GOD, III, 449; Flgel, Handschriften, I, 721; Rieu, Catalogue, s. 198; Sicill-i Osmn, III, 252; Abdlbki [Glpnarl], Melmlik ve Melmler, stanbul 1931, s. 132; Pertev Naili Boratav, Halk Hikyeleri ve Halk Hikyecilii, stanbul 1946, s. 122; mer Akbulut, Trabzon airleri, Trabzon 1953, s. 9, 10; Bekir nar, Tfl Ahmed elebi, Hayat, Edeb Kiilii, Eserleri ve Divannn Tenkitli Metni (doktora tezi, 2000), Frat niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, s. 25, 36, 55; Mehmet Nil Tuman, Tuhfe-i Nil (haz. Ceml Kurnaz-Mustafa Tatc), Ankara 2001, II, 589; David Selim Sayers, Tfl Hikyelerinin Trsel Geliimi (yksek lisans tezi, 2005), Bilkent niversitesi Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstits; Tfl, Ahmed elebi, TA, XXXI, 182; M. Fuad Kprl, Tfl Ahmed elebi, A, XII/1, s. 234-235. Bekir nar

TINER
() Eb Abdillh el-Hc Muhammed b. Mlik el-Mrr el-Grnt et-Tner (. 504/1110dan sonra) Endlsl ziraat limi, edip ve air. V. (XI.) yzyln ortalarnda Grnatann kuzeybatsndaki Tner kynde dodu. bn Mlik etTner ve el-Hc el-Grnt diye de anlr. Ben Mrre kabilesinden yneticilerle yakn ilikisi olan tannm bir aileye mensuptur. Hayatnn erken bir dneminde ailesiyle birlikte Grnataya g etti. nceleri oyun ve elenceyle geen bir hayat srerken daha sonra ilme yneldi; bn Bassl etTuleytlden ziraat (filha) renimi grd ve bu konuda uzman oldu. leriki yllarda gittii bliyede (Sevilla) tabip Ebl-Hasan ihb b. Muhammedden tp okuduu (494/1101) bilinmektedir. Grnatada hkm sren Zrler hnedannn son emri Abdullah b. Bulukkn ve Murbt Emri Temm b. Ysuf b. Tfnin hizmetinde bulundu. Ardndan tarm yntemleri ve tarm rnleri konusunda bilgisini gelitirmek iin dou slm lkelerine seyahate kt. Zehretl-bustn adl eserinde yer yer dile getirdii gibi Selya, Kalat Ben Hammda ve Kahireye urad; el-Hc diye anldna gre muhtemelen buradan Hicaza gidip hac farzasn eda etmitir. Daha sonra am blgesine geti ve Dmak, Askaln, Halep gibi ehirleri dolat. Ziraat konusunda geni tecrbe sahibi olarak dnd Grnatada vefat etti. Zehretl-bustn 504 (1110) yl civarnda yazdna gre bu tarihten sonra lmtr. Tarm alanndaki uzmanl yannda ada bn Bessm e-entern ve daha sonra Lisnddin bnl-Hatb gibi edip ve tarihiler onun iir ve edebiyat alanndaki yeteneine de iaret ederler. Tner, Grnata Valisi Temm b. Ysuf b. Tfne sunduu Zehret (Zehr)l-bustn ve nzhetlehn adl eseriyle tannmtr. Bilimsel tarm alannda gnmze ulaan nemli eserlerden biri olan Zehretl-bustn bir mukaddime ve 234 fasldan meydana gelmektedir. Mellif mukaddimede ziraata tevik edip ziraatla uraanlarn mnev mertebelerine iaret eden yet ve hadisleri zikrettikten sonra ziraatla ilgili baz er hkmlere deinir. Ardndan mevsimlerin, eitli blge ve lke topraklarnn zellikleri, insanlar, hayvanlar, bitkiler, aalar, meyveler ve rnek retim usulleri konusunda teorik ve deneysel bilgiler verir. Tner eski Yunanllarn, Araplarn ve dier milletlerin ziraata dair eserlerinden elde ettii bilgileri ahs tecrbeleriyle gelitirerek deerlendirmitir. Yer alt sularndan yararlanma, kuyu kazma, ekim ve hasat zaman ve yntemleri, bitki ve rnlerin verim ve kalitesini arttrma, bunlar fet ve hastalklardan koruma yollar eserde ele alnan dier konulardr. Kitapta ayrca bitkilerin ve tarmsal rnlerin hangi hastalklara iyi geldiine iaret edilmitir. Mellifin yararland kaynaklar arasnda bn Vahiyyenin el-Filatn-Nabaiyyesi, bn Basslin Kitbl-Filas, bn Vfid elLahmnin el-Mecm fil-filas, Eb Bekir er-Rznin el-vsi, Cbir b. Hayynn el-av ve e-lsmt adl eserleri, Ali b. Rabben et-Tabernin Firdevsl-ikmesi ve bn Mseveyhin eserleri anlabilir. Tner, eserini telif ederken Aristoya nisbet edilen Kitbn-Nebt, Kust b. Lknn el-Filatl-Ynniyyesi (el-Filatr-Rmiyye), Anatoliusun Kitbl-iznesi yannda Batlamyus, Clns, Democritos gibi filozof ve bilginlerin eserleriyle mellifini zikretmedii

el-Filatl-Hindiyye adl kitaba da bavurmutur. Zehretl-bustn, Expiracion Garcia-Sanchez (Madrid 2000) ve Muhammed Mevld el-Mehedn (Dmak 1422/2001) tarafndan neredilmitir. bn Liyn et-Tcbnin ziraata dair mehur manzumesinde bu eserin metnini esas aldn ileri sren Ahmed et-Thir onun Zehretl-bustn zerine yazd ihtisar da neretmitir (bk. bibl.).

BBLYOGRAFYA

Tner, Zehretl-bustn ve nzhetl-ehn (nr. E. Garcia-Sanchez), Madrid 2000; a.e. (nr. M. Mevld el-Mehedn), Dmak 1422/2001; bn Bessm e-entern, e-are, I/2, s. 805; bn Liyn, tirt min Kitbil-Fila (nr. Ahmed et-Thir), Drlbeyz 1422/2001, neredenin girii, s. 8-9, 21-22, 44-63; bnl-Hatb, el-a, I, 129; II, 282; Hediyyetl-rifn, II, 74; ulmeknn, I, 619; Sm Halef Hamrneh, Tru tril-ulmi-bbiyye indel-Arab velmslimn, Amman 1406/1986, s. 361; Ber Atyye, el-Kitbtl-Arabiyyetl-adme filfila, shmtl-Arab f ilmil-fila, Kveyt 1408/1988, s. 10, 20-21, 38-39; Abdllatf Ubeyd, el-Medresetl-filiyye bil-Endels fil-arneynil-mis ves-sdis lil-hicre, a.e., s. 407; E. Garcia-Sanchez, Agricultura y Legislacion Islamica: El Prologo del Kitb Zuhrat al-Bustn de al-Tighnar, Ciencias de la Naturaleza en al-Andalus: Textos y Estudios (ed. E. Garcia-Sanchez), Granada 1990, s. 179-193; a.mlf., al-inar, EI (ng.), X, 479-480; Zheyr Humeydn, Alml-aretil-Arabiyyetil-slmiyye, Dmak 1996, V, 479; J. Vernet, Fall-Endels al efetil-arb (trc. Nihad Rz), Dmak 1997, s. 24-69; Ahmed et-Thir, e-b vel-fila filEndels beynel-ikme vet-tecrb, Muhammediye 1997, s. 88-89, 91, 94, 100; S. M. Imamuddin, alFilhah (Farming) in Muslim Spain, IS, I/4 (1962), s. 55, 57-58, 59; G. S. Colin, Fila, EI (ng.), II, 901-902. Muhammed Him en-Nasn

TILSIM
() Aktif semav glerin pasif yer gleriyle temasa geerek onlar etkilemesinden sz eden sanal bir ilim. Arapaya Greke telesmadan gemi olup szlkte tabiat st glere, birtakm srlara sahip olan nesne, zlemeyen dm, anlam gizli ve kapal sz mnasna gelir. Arapada tlesm, tllesm, talsem, talism, tllism, tlsim ekillerinde kullanlr. Baz limler yanl olarak kelimenin Arapa tasalluttan geldiini sylemitir (Takprizde, I, 365; Kef-unn, II, 1114). Arapadan Bat dillerine talisman biiminde geen tlsm karlnda Latincede amulet kelimesi (takdis edilmi, tabiat st gce sahip nesne) yer alr. Trkler arasnda bu mnada hamail, efsun ve by kelimeleri yaygndr. Tlsm Anadolu folklorunda bynn etkisini salayan ara, define vb. gizli eyleri bulmaya, kapal kaplar amaya yarayan sz, kadnlarn nazardan ve ktlklerden korunmak iin balarna taktklar metal ss eyas mnasnda kullanlr. Tlsm terim olarak uygun zaman ve konumdaki aktif semav kuvvetlerin pasif yer gleriyle temasa geerek onlar etkilemesi keyfiyeti diye tanmlanr. bn Haldna gre beer nefisler semav glerden (feleklerin mizacndan), unsurlardan veya saylarn havassndan yardm alarak yahut yardm almadan unsurlar leminde etkili olabilir. Birincisine tlsm, ikincisine sihir denilir (Muaddime, III, 1147). Tlsmn ilm-i ncm ve sihirle ilgili iki trnn bulunduunu kaydeden Takprizde birincisini fiile uygun zaman ve konumda faal semav glerin edilgen yer kuvvetleriyle terkibi keyfiyetini konu edinen ilim, ikincisini tavize ad verilen yaprak, ta, deri ve kt gibi maddeler zerine yazlm/kazlm yaz, say, resim, izgi ve iaretlerin keyfiyetinden bahseden ilim diye tarif eder (Mevztl-ulm, I, 365). Ktib elebi ise kevn ve fesad leminde tlsmdan beklenen etkiyi salayacak olaan st ileri baarmak iin tts, buhur vb. ruhaniyeti arttrc yollara bavurulduunu, ilke ve sebepleri bilindii iin tlsmn kaynann sihre gre daha belirgin, faydasnn ise ak, ancak gerekletirilmesinin ok zor olduunu kaydeder (Kef-unn, II, 1114-1115). Seyyid erf el-Crcnye gre mknatsn demiri, kehribarn saman pn ekmesi, sirkenin ta eritmesi ve Trkler arasnda bilinen yamur eken ta rneklerinde grld gibi semav kuvvetlerle yer gleri arasndaki denge doru biimde kurulduunda tlsm gibi garip hadiselerin meydana gelmesi muhtemeldir (erul-Mevf, VIII, 237). Tehnev tlsm, yer gleri ile bir araya gelmesi neticesinde olaan st i yapabilme gcn kazanma keyfiyeti olarak tanmlar (Kef, II, 1138-1139). bn Hazm tlsmn eyann tabiatn deitirme ve gzbaclk faaliyeti olarak deil souun scakla, scan soukla giderilmesi rneklerinde grld gibi Allahn terkip ettii gler vastasyla vuku bulan tabii bir hadise olduunu syler; dolaysyla onun nlenmesi mmkn deildir. Ayrca ay akrep burcuna girdiinde bir mhr zerine akrep resmini kazyp stnde tayan kiiyi akrebin sokmayaca, bu yntemle Saraku blgesine (Marib) ylanlarn girmesinin nlendii eklindeki inanlara da yer verir (el-Fal, V, 4). Tlsm yapmak iin yldzlarn yerini ve tabiatlarn bilmek, fiile uygun zaman ve konumdaki yldz semek, yldzn dellet ettii, tlsmla yaplmak istenen iin niteliine uygun bir sembol edinmek gerekir. Bu semboller insanlar koruduuna veya uur getirdiine inanlan gz, el, sa, di, trnak, boynuz, kemik, ta gibi genelde hayvan ve insan vcudunun baz ksmlar ya da yzk, madalyon, at

nal, mermi, muska ve yaz gibi insan yapm objeler olabilir (TA, XXXI, 182). Tlsm ileminin dayankl ve ar ses karmayan objelerle yaplmas tercih edilir. nk ses konsantrasyonu bozar; kemik ve tahta gibi ryp bozulan nesneler ilemin etkisinin devamn engeller. Tlsm yaplrken ortamn ruhaniyetini glendirmek iin ttsler yaklr. Tlsmlarn zerinde ilh isimleri, melek adlar, Kuran yetleri, astrolojik semboller, kabalistik iaretler, by daireleri, fal iaretleri, insan ve hayvan figrleri gibi iaretler bulunur. Osmanl padiahlar dmandan korunmak amacyla savalarda zerinde deiik dualarn ve Kurandan srelerin yazl olduu tlsml gmlekler giyerlerdi. Tlsm objeleri gmlek eklinde giyildii, hamail eklinde tand gibi gen, drtgen, okgen ya da yuvarlak biimlerde yaplan cetvel veya muska olarak mahfazalar iinde anta ve czdanlarda tanr; tarla, at, eik zeri, yastk ve yorgan aras gibi yerlerde saklanrd. Tlsmclar tlsmn etkisinin insanlarla snrl kalmadn, vahi hayvanlar, kular ve haarata, hatta rzgr, deniz dalgalar ve yamur gibi tabiat hadiselerine de uzandn iddia etmektedir. Kaynaklarda bu etkilere ilikin birok rnek yer almaktadr. Chiz Kitbl-ayevnda (V, 397), Humus ehrini ziyaret ettiinde kendisine tlsm sayesinde ehirlerinde akrep bulunmadn, ayn sebeple Mednetlendelsiyeye ylanlarn girmediini sylediklerini kaydetmekte, ancak bu iddialar sama bularak bahsedilen ehirlerde akrep ve ylan olmamasn yaayacaklar uygun ortamn yokluuna balamaktadr. Ayrca kaynaklarda tlsm sebebiyle serelerin Ezher niversitesinde yuva yapamad, aylaklarn skenderiyeye giremedii eklinde inanlar da yer alr (el-mslslm, IV, 527-528). Kuzey Msrda Berr mevkiinde insanlarn giysilerini paralayan, ayrda otlayan koyunlarn karnlarn yararak barsaklarn yerlere seren becn (yaralayanlar, deenler) adnda sihirbazlar grdn kaydeden bn Haldn Hint, Sudan ve Trk topraklarnda iaretle insanlarn kalbini yerinden koparp yok eden, nar meyvesinin iindeki taneleri ortadan kaldran, bulutlar ynlendirip belirli topraklara yamur yadran kiilerin yaadnn kendisine nakledildiini belirtmekte, bu tr rneklere Eb Mesleme el-Mecrtnin yetl-akminde ve Fahreddin erRznin es-Srrl-mektmunda oka yer verildiini bildirmektedir (Muaddime, III, 1152-1155). Ne zaman ve nasl ortaya kt tam bilinmese de tlsmla ilgili inanlar, herhangi bir olgu ve onu sembolize eden nesne arasnda ayniliin bulunduuna inanlan animistik zihniyetin rettii sihr bir anlayn uzants biiminde dnlmektedir. Bylece herhangi bir eyi sembolize eden nesne onun orijinaline etki edecek sihr bir benzerlik/sempati tesirine sahip olmaktadr. Bysel ve mistik zihniyetin egemen olduu alarda ortaya kan bu gelenek, tarih artlar iinde yeniden dzenlenip ekillendirilmek gnmze kadar varln srdrmtr. Tlsmla ilgili ilk tarihsel referanslar Sumer uygarlnn III. Ur dnemine ait metinlerde ortaya kar. Bunlardan ilki Kral Gudeann olu Sukaln hastalktan kurtulmas iin yaplan ifa tlsmdr. Asur-Bbil dneminden kalan rnekler ise Nippurda bulunan metinlerden gelmektedir. Maklu ve upu, Uttuki Limnuti ve Lamatu adlaryla bilinen metinlerde birok eye ait tlsm formlasyonlar vardr. Gerek Sumer gerekse Asur-Bbil kltrnde tlsmlarn el veya ay figr, yuvarlak ekiller olmak zere tatan veya metalden yapld, boyuna, kola ve evlere asld bilinmektedir. Eski Msrda tlsm amacyla kullanlan en yaygn nesneler tatan veya metalden yaplm horusun gz, pislik bcei figrleri ve sis heykelcikleridir. Bu eyalar gndelik hayatta bedende veya evlerde kullanld gibi mumyalarn yanna da konurdu.

Eski Ahidde tlsm zellii tayan nesnelere ynelik ilk referans Tesniyede geen (6/8-9 ve 22/12) koruyucu figrlerdir. Hkimlerdeki (8/25-26), vcuda aslan hill eklinde nesnelerle kpeler de byk ihtimalle tlsm diye kullanlmaktayd. Talmudda tlsm anlatan kelime balamak anlamndaki kimiedir. Muhtemelen kt glerden gelen saldry nlemeyi ieren bu kavram Talmudda ska tekrar edilir. Bu balamda tlsm zellii olan nesneler kola, boyuna, kulaa veya omuza aslabilmektedir. Bu tlsmlarn hayvanlara da asld bilinmektedir. Tlsm zellii tayan nesnelerin ounlukla -sekler ve uhrev lemleri birbirinden koparan/ayran metal olma niteliine sahip var saymyla-demirden yapldna dair bilgiler vardr (Talmud, Sanhedrin, 22a, 15). Antikalardan gnmze kadar gelen en yaygn yahudi tlsm genellikle kap stlerine aslan Mezuzadr. Tlsm Yahudiliin mistik yaklamlara nem veren kabala ekolnde de yaygndr. Hristiyanlkta Yeni Ahidde veya ilk Patristik literatrde tlsmla ilgili fazla referans yoktur. Ortaalardan itibaren yaygnlaan tlsm biimleri ha motifleridir. Anglosakson ve Germen halklarnda ska rastlanan at nal ve drt yaprakl yonca motifleri daha ok yerel gelenei yanstr. te yandan tlsm kelimesinin kknn Yunanca oluu bu ilemin Yunan kltryle irtibatn ortaya koyar. Efltuna nisbet edilen Kitbn-Nevms, Kitb fiyat Efln, Kitb Elvil-cevhir, Kitb-ahril-fi ven-nrl-li; Aristoya nisbet edilen Kitb-lasmt, KitbtTimavus f ilmis-sir al arkatil-Ynn, Risletl-urf lil-muallimil-evvel; Aristo ve Batlamyusa nisbet edilen Kitbl-Kenzil-aam adl eserler bysel konular ieren literatr iinde zikredilir (Ullmann, s. 364-368). Halife Mutasm-Billh Ammriye Kalesini fethettiinde (223/838) buradaki Antiokos Manastrnda bir sandk bulunmu, Byk skendere ait olduu tahmin edilen bu sandktan Grek ve Roma dilleriyle yazlm bir kitap kmtr. Hermese dayanan bu kitap Belinus tarafndan Aristoya, onun vastasyla da skendere ulatrlmtr. On blmden oluan kitabn 5-7. blmleri tlsm konusuna ayrlmtr (a.g.e., s. 377). Ad slm dnyasnda Bulunys (Bulunys) eklinde geen bu kii (bnn-Nedm, s. 372) Tyanal Apollonios olup shibttilesmt lakabyla anlmaktayd. Kaynaklarda bu kiinin frtna, ylan, akrep vb. eylerden korunmak amacyla eitli tlsmlar gelitirdiine dair rivayetler yer almaktadr. Fuat Sezgin, Paris yazmalarnda Belns el-Ekber adna kaytl bir tlsm kitab bulunduunu sylemektedir (GAS, III, 77-91). slm dnyasnda Belns ismiyle birok eser yazlm olup bnn-Nedm bunlardan Kitb fm amileh bi-mednetih ve bi-memlikil-mlke yer verir. Belns, Pers Kral Kubdn emrinde Medin, Hemedan, Kum ve sfahan ehirlerini felketlerden ve zararllardan korumak iin eitli tlsmlar yapmtr. Olu Astumna iin yazd Kitb-alsimil-ekberde gndz ve gece saatlerinden, gnler, aylar ve yllardan koruyan semav varlklarn emir altna alnmas konu edinilmektedir. Muafl-ar adl rislesinde ise ayn yirmi sekiz menzili esas alnarak yaplan tlsmlara yer verilmektedir. Yine kaynaklarda Belnsa nisbet edilen ve Huneyn b. shak tarafndan Arapaya evirildii sanlan Kitbl-Medalil-kebr (el-Medall-kebr il Risleti-alsim) ve Risle f terir-rniyyt fil-mrekkebt ve amli-uver ve defil-emr ve ullih adl eserlerle Titmu el-Maribnin simya, tlsm ve kimya blmlerinden oluan Kitbl-Muhecil-Muhecinden (gizlinin gizlisi) sz edilir. Hintte de tlsm uygulanm olup Cildek, Tumtum el-Hindnin feleklerin ve yldzlarn sret ve derecelerini konu alan Kitb Kefil-knz adl eserinden sz etmitir. Ayrca Smr ve rsm adl iki kiiye bu konuda kitaplar nisbet edilmitir (Ullmann, s. 382). Trk toplumunda tlsm vb. uygulamalar slm ncesine uzanmaktadr; Anadoluda grlen ekli, Hristiyanlk ve ncesindeki yerli pagan inanlarn devam olarak kendini gstermektedir (Osman Cilac, VI, 218).

Chiliye Araplarnda fal oklar atmak, eitli anlamlara gelen talar dikmek, yldzlara bakarak anlam karmak, birtakm kareler iinde harf veya rakamlar yazarak tlsm yapmak yaygnd. slmiyet bu detlerin tamamn yasaklamtr. Buna ramen sz konusu uygulamalar, yerli geleneklerin ve kadm kltrlerin etkisiyle mslmanlarn arasnda varln srdrm, bu erevede kitaplar yazlm ve uygulamalar yaplmtr. Tlsm konusunda Arapa yazlm birok eserden sz edilebilir; bunlarn ilklerinden biri Eb Bekir er-Rznin Risle f anati-lasmtdr. Mesleme b. Ahmed el-Mecrtye gre bu risle insanlar arasnda dostluk temini, dili balama, idareci ve yneticilerin tevecchlerini kazanma gibi hususlar iermektedir (Ullmann, s. 383). Cbir b. Hayynn KitblBainde yldzlar, gezegenler, bunlarn zellikleri, bunlarla irtibata geerek tlsm yapma ve tlsm eitleri gibi konular ele alnmaktadr (a.g.e., s. 383-384). Eb Bekir bn Vahiyye el-FilatnNabaiyye, Kitbs-Siril-kebr (bnn-Nedm, s. 372) ve evul-mstehm (A, V/1, s. 172) adl eserlerinde tlsmla ilgili Bbil kaynakl bilgilerin byk bir ksmn toplamtr. hvn- Saf Rislelerinin 52. cz tlsma ayrlmtr. Endlste Mecrt yetl-akm ve eaun-netceteyn bit-tadm adl kitabnda astroloji, tlsm ve havas konularn ele almtr. Bu hususta nemli bir eser de Harllnin es-Srrl-mektm f muabeti-ems vel-amer ven-ncmudur. Eb Zts (Len-dt) el-Bbilnin Risle fi-lasmt da burada zikredilmelidir. Eserin blmleri Mushafz-Zuhal, Mushafl-Kamer gibi adlar altnda muhafaza edilmitir (Ullmann, s. 420). Ayrca Kirtonun talara resmi kaznan yldzlara ait ruhanleri anlatan Kitb Tefsri-lasmtirraniyyesi, Utrid b. Muhammed el-Ktibin Kitb avil-acr ve menfiih ve m yunau aleyh mine-lasm ve ayri like minel-menfi vel-avi-erfesi, Sbit b. Kurrenin Male fi-lasmt (a.g.e., s. 424), Ahmed b. Ali el-Bnnin lsml-esrr ve kenzl-envr ile emsl-marif ve letifl-avrifi, Ebl-Ksm el-Irknin Uynl-ai ve uari, Muhammed b. el-Hc et-Tilimsnnin msl-envr ve knzl-esrr zikredilebilir. Ayn konuda Sekkknin gzel bir kitabnn bulunduunu kaydeden Ktib elebi, Molla lysn lsml-avn fid-dev ve-avn anit-tn vel-veb adl eseriyle, mellifleri belli olmayan lsml-ebh f kenzil-erv ve e-lsml-man vel-lll-mazn adl eserlere de yer verir (Kef-unn, II, 1115). Bu eserlerin ierii, gk cisimlerinin canl ve faal olduklar ve yeryzne hkmettikleri telakkisine dayanr. Bazlar dorudan yldzlar ve felekleri devreye sokarken bazlar bunlarn yerine meleklere rol vermektedir. Eserde yllar, aylar ve haftann gnlerini yneten meleklerden sz edilmektedir. Ancak bu literatrde geen isimler Talih-lih, Kaytar-Maytar, Kinta-Yakinta eklinde tekrarlar olup slm kaynaklarndaki adlandrmalarla rtmemektedir. Sz konusu literatrde oka geen bir isim de Metatron diye adlandrlan ve bazan Mteri, bazan da Utrid gezegenini idare ettii kabul edilen melektir. Bazlar ise Kuranda adlar geen Hrt ile Mrtu tlsmla ilikilendirmektedir (bk. SHR). Genel olarak by trlerinden tlsmn Mezopotamyada, esrr- hurfun Yunanda, sihrin (cinleri kullanma suretiyle by yapma) Araplarda ve abezenin (nefsi glendirme suretiyle by yapma) Hintte ortaya kt kabul edilir. Bunlarn bir ksm yer kaynakl, bir ksm gk kaynakl saylmakta, tlsm gk kaynakllar arasnda yer almakta ve ilh dinlerin tahrifi sonucu ortaya km bir inan olma ihtimalinden sz edilmektedir. yle ki, balangta Allahn yaratma ve ynetmesine balanan olaylar daha sonra Allah yerine gk cisimlerine nisbet edilmeye balanmtr. Buradaki semavlik gk cisimleri kadar Allaha da iaret etmektedir. Bazlar ise tlsmla totemizmdeki mna gc arasnda irtibat kurmakta, tlsm iin kullanlan objelerde gizli g bulunduunu iddia etmektedir. Ayrca tlsmn toplumsal kabule ve psikolojik artlanmaya dayandn syleyenler de vardr. slm

dini bunlarn bir ksmn itikad, bir ksmn ahlk gerekelerle yasaklamtr. Kurn- Kermde ve hadislerde bynn btn eitleri menedilmi (Buhr, Vey, 23, b, 48; Mslim, mn, 145), Allah dilemedike kimsenin kimseye fayda veya zarar veremeyecei, bycde olaan st bir gcn bulunmad vurgulanmtr (Th 20/69). By eitlerini haramdan mubaha doru sralayan Fahreddin er-Rz ilk sraya tlsm koymutur. Ona gre tlsm yldz ve gezegenlere tapan, bunlar mdebbir kabul eden topluluklarn inanlarnn rndr (ats-sir, s. 39-46). bn Haldn ise abezenin aksine sihir ve tlsmn bir gerekliinin olduunu kaydetmekte, ancak bunlar yapanlarn Allaha gstermeleri gereken dua ve tzimi yldz ve gezegenlere gsterdikleri iin kfre dtklerini bildirmektedir (Muaddime, III, 1147-1158). slm limleri sihirden korunmak iin Muavvizeteyni okumay tavsiye etmektedir. Ayrca Ftiha, Ysn, yetl-krs (2/256) ve yetl-ar (9/129) gibi sre ve yetleri okumay veya yazl ekillerini yannda bulundurmay nermektedir.

BBLYOGRAFYA

Tehnev, Kef (Dahrc), II, 1138-1139; The Babylonian Talmud, London 1978, XII, 119-124; Chiz, Kitbl-ayevn, V, 397; Frb, l-ulm (nr. Osman M. Emn), Kahire 1350/1931, s. 43-44; bnn-Nedm, el-Fihrist (Teceddd), s. 369-373; bn Hazm, el-Fal, V, 4; Fahreddin er-Rz, ats-sir ves-seare fil-urnil-Kerm (nr. M. brhim Selm), Kahire 1985, s. 39-46; Ahmed b. Ali el-Bn, emsl-marifil-kbr, Beyrut, ts. (el-Mektebetssekfiyye), s. 2-5; bn Haldn, Muaddime, III, 1147-1158; Seyyid erf el-Crcn, erul-Mevf (nr. M. Bedreddin en-Nasn), Kahire 1325/1907, VIII, 237; Takprizde, Mevztl-ulm, I, 365; Kef-unn, II, 1114-1115; Sddk Hasan Han, Ebcedl-ulm (nr. Abdlcebbr Zekkr), Beyrut, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye), II, 367; Elmall, Hak Dini, I, 442-443; Sezgin, GAS, III, 31-44, 77-91; Dinler Tarihi Ansiklopedisi, stanbul 1976, III, 606; M. Ullmann, Islamic Medicine, Edinburgh 1978, tr.yer.; Yusuf akar, Gizli limler, stanbul 2005, s. 49; H. H. Spoer, Notes on Jewish Amulets, Journal of Biblical Literature, V, London 1904, s. 23, 97-105; B. L. Goff, The Role of Amulets in Mesopatamian Ritual Texts, Journal of Warburg and Cowtauld Institutes, V, London 1956, s. 19, 192; TA, XXXI, 182; E. Graefe, Cedvel, A, III, 43; B. Carra de Vaux, Hamail, a.e., V/1, s. 172-173; a.mlf.-Ruska-[C. E. Bosworth], Tlsam, EI (ng.), X, 500-502; elmsl-slm, IV, 527-528; Osman Cilac, Tlsm, amil slm Ansiklopedisi, stanbul 1994, VI, 218. lyas elebi

TIMAR
(bk. TMAR).

TIMIVAR
Romanyada tarih bir ehir. Romence Timioara, Slav dillerinde Temvar, Macarca Temesvar, Almanca Temeshburg ve Temeschwar eklinde adlandrlr. Osmanl kaynaklarnda Tmvar/Temevar/Tamvar diye geer. Romanyann batsndaki Banat blgesinde bulunan, byk bir ekonomik ve kltrel merkez olan Tmvar ehri, Tunann kollarndan Tisaya ulaan Bega rma kysnda deniz seviyesinden 90 m. yksekte kurulmutur. Ad tarih kaytlarda ilk defa 1212 ve 1266da yer alr. ehir Macar Krall tarafndan 1030da ilhak edildi. 1307de Kral Charles Robert burada bir krallk saray yaptrd. XV. yzylda Erdel voyvodas ve Macar kral nibi Yano (Jnos) Hunyadi ehirde bir ato ina ettirip ailesini yerletirdi. Tmvara ynelik ilk Trk aknlar Yldrm Bayezid dneminde balad (797/1395) ve II. Murad dneminde devam etti. Bu olaylar anlatan Osmanl kaynaklar ehirden Dmkar diye bahseder. Macar Krallna Osmanllar tarafndan son verilip 1541de Budin beylerbeyilii kurulunca Osmanl Devletinin himayesinde ve haragzr statsnde Erdel Prenslii tekil edildi. Tmvar bu prensliin nemli bir ehri durumundayd. 954 (1547) yl antlamasna ramen Erdel zerinde Osmanl-Habsburg savalar srd. Bu erevede sava, Habsburg taraftar Vrad (Oradea) Piskoposu Giorgio Martinuzzi ile Osmanl taraftar Timi Kontu ve Kk Erdel Prensi Yano Zapolyann (Jnos Szapolyai) vassi olan Srp asll Peter Petrovics (Petar Petrovi) arasnda cereyan etti. Bu dneme ait bir Osmanl belgesinde Peter Petrovicsin Lipova, Tmvar Bekerek, Beil (Becse) blgesini sancak eklinde idare ettiine temas edilir. 1551de General Giovanni Battista Castaldo kumandasnda bir Habsburg ordusu Erdele girdi. Kralie Izabella ve olu Macaristan taht zerindeki haklarndan vazgemek zorunda brakld. Martinuzzi, General Castaldonun emriyle idam edildi. Bunun zerine Kann Sultan Sleyman 958 Recebinde (Temmuz 1551) Rumeli Beylerbeyi Sokullu Mehmed Paay buraya gnderdi; Sokullu ekim ay banda Tmvar kuattysa da alamad. Nisan 1552de ikinci vezir Damad Kara Ahmed Paa Erdele girdi ve ilk hedefi Tmvar tekil etti. haftalk direniten sonra 4 ban 959da (26 Temmuz 1552) kale garnizonu teslim oldu. Austosta Lugo (Lugoj) ve Karnebe (Caransebe) kaleleri fethedildi. Mure vadisi boyunca on be kale ele geirildi. Neticede eskiden Peter Petrovicse bir sancak olarak braklan topraklarda merkezi Tmvar olan beylerbeyilik kuruldu ( Austos 1552). 1552-1716 yllar arasnda durumunu koruyan Tmvar beylerbeyiliinin idar tekilt zamanla deiti. Genellikle eyalet alt ile on sancaa blnmt. Bunlardan en sabit ve bilinenleri unlardr: Tmvar, Gle (Gyula) ve Arad (birlikte), Modava, Lipova, enad ve Yanova (Romence: Ineu). XVI. yzylda Alacahisar, Vidin ve Vultrn sancaklar Tmvar beylerbeyiliinden ayrlp Rumeli beylerbeyiliine baland. Kprl Mehmed Paann sadrazaml esnasnda 1068 (1658) yl Erdel seferi sonunda Lugo ve Karnebe tekrar fethedilip Yanova sancana dahil edildi. Buralar Mekke ve Medine gelirinin vergi kalemleri oldu. Her yl 3000er altn ve toplamda 87.000 hasene (altn sikke) (yaklak 304,5 kilo altn) gnderiliyordu. Osmanllar, blgenin bu idar tekiltnda ve vergi sisteminde krallar zamannda veya krallar kanununa gre, yani nceki Macar Krall srasndaki idare ve vergi sistemini srdrmlerdi. Esasen Habsburglar da 1717den itibaren son Osmanl dneminde mevcut olan on kazay (sancak) ismen ve aynen muhafaza etmilerdi. Bu vergi sistemi ve sosyal hayat Osmanl kanunnmelerinde (Lipova, 1554; Tmvar ve Mudava, 1566; enad ve Gle/Gyula, 1579-1580) ok ayrntl biimde grlr.

stanbul, Edirne, Kahire kadlar gibi yevmiyesi 500 ake olan Tmvar kadl blge ve ehir iin son derece nemli bir kurumdu. Tmvar sancann tahrirleri 1554, 1568 ve 1579 yllarnda yapld (BA, TD, nr. 290, 364, 579). Bunlara gre Tmvar sancanda 1568de 560 meskn yer vard. ok gl olan Tmvar Kalesi, Timi ve Bega nehirleri ve bataklklar arasnda bulunup dier taraftan geni ovay sk kontrol altna almaktayd. Byk stratejik nem tayan bu kaleyi Osmanllar daha da glendirdiler, sk sk tamirat yaptlar. 986da (1578) i kalenin yldrmdan yklan kulesinin ta ve kirele tamirinin ve hisar erleri iin gerekli evlerin yaplmas istendi (BA, MD, nr. 33, 645). Habsburglara kar serhad kalesi olduundan burada fazla sayda asker bulunuyordu (genellikle 2500 kii civarnda). Mal-iktisad adan Tmvar eyaleti ok zengindi; ylda 350.000 ile 500.000 altn tutarnda gelirleri vard (BA, MD, nr. 40, s. 244, hk. 560; KK, nr. 1772, s. 80, 83, 167; MAD, nr. 6919, 15983, 15998). Bu gelirler hem yerel masraflara harcanr hem de stanbula ya da Budine gnderilirdi. Buna ramen 1116 (1704) ylnda olduu gibi kriz dnemlerinde Eflak Voyvodalnn cizye malndan para alnrd. Osmanllar Banat blgesinde, daha dorusu Tmvar vilyetinde (Denta mevkiinde olduu gibi) pirin retilmesine destek verdiler. 987de (1579) bir eltik emini ve 991de (1583) bir eltik muktaas birimine defterlerde rastlanr (BA, MD, nr. 36, hk. 577; nr. 49, hk. 103). Ayrca tuz, gherile, hububat retimiyle zengin ariv malzemesi vardr. Btn Banat ovasnn kontroln salayan nemli bir mevkide bulunan Tmvar, Viyana (1683), Budin (1686) ve Zenta (1697) malbiyetlerinden etkilendi. Prens Eugen von Savoya kumandasndaki Avusturya (Neme) kuvvetleri Ekim 1716da Tmvar vire ile teslim ald. Habsburg (1716) ve Avusturya-Macaristan (1867) hkimiyeti I. Dnya Sava sonuna kadar (1918) srd. Bar antlamalarna gre Banat blgesi Romanya ve Srbistan arasnda blld. Avrupada ilk sokak elektrik aydnlatlmas ve ilk at tramvay ile tannan Tmvar ehri Romanya Krallna katld. Komnizm rejimini ve avueskuyu deviren 1989 yl Romanya devrimi de Tmvarda balad. Bugn (2009 yl) Timioarann nfsunun %85,52si Romenler, %7,5i Macarlar, %2,25i Almanlar ve %4,73 dier milletlere ait unsurlardan oluur. Son istatistik bilgilerine gre blgede en byk yatrmlar talyanlarndr. ehirde birka niversite vardr. Bunlarn en nemlisi Universitatea de Vesttir. Ayrca Romen Teatrul National, Romen Opera Nationala, Alman Devlet Tiyatrosu ve Macar Devlet Tiyatrosu bulunmaktadr. 2004 yl tahminlerine gre 315.000 nfuslu bir ehir olan Tmvar gnmzde Romanyann idar birimlerinden Timiin merkezidir. Ayn zamanda nemli bir sanayi merkezidir; ehirde motor, metalrji, elektronik sanayii dnda gda, tekstil ve deri sanayii nemli yer tutar.

BBLYOGRAFYA

C. Fenean, Cultura Otomana a vilayetului Timioara: 1552-1716, Timioara 2004; Feridun M. Emecen, Osmanl Klasik anda Siyaset, stanbul 2009, s. 221-238; a.mlf., Kara Ahmed Paa, DA, XXIV, 357-358; Sadk Mfit Bilge, Osmanlnn Macaristan, stanbul 2010, tr.yer.; P. Fodor,

Das Wilajet von Temeschwar zur Zeit der Osmanischen Eroberung, Sdost-Forschungen, LV, Mnchen 1996, s. 25-44; G. Dvid, The Eylet of Temesvr in the Eighteenth Century, OM, XVIII/1 (1999), s. 113-128; a.mlf., Arad ve Gyula Sancakbeyleri, TDA, sy. 120 (1999), s. 55-70; a.mlf., Temevr, EI (Fr.), X, 446-447; Maxim Mihai, Lipova, DA, XXVII, 193-194; a.mlf., Modava, a.e., XXX, 221-222. Mha Maxm

TINAZ, Ali Rza Avni


(1931-1995) Trk msiki yazar, bestekr, mzik arivcisi ve hoca. zmirin Aziziye mahallesinde dodu. Babas Hseyin Avni Bey, annesi efika Hanmdr. Kurtulu sava esnasnda zmire ilk giren svari temeni olan babas Tnaz soyadn bu savata katld Afyondaki Tnaztepede arpmas sebebiyle alm, ancak Ali Rza Avni meslek hayat boyunca Tnaz soyadn pek kullanmamtr. 1935te babasnn memuriyeti dolaysyla Ankaraya yerletiler. lk ve orta renimini Ankarada tamamladktan sonra zmir Yksek Ticaret ve ktisat Mektebini bitirdi, ardndan Gaziemir kinci Ulatrma Mektebinde yedek subayln yapt. lk memuriyetine Salihlideki Demirkpr Barajnda balad. Trkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollar 3. letme Mdrl Sosyal ler ve Basn Brosu eflii lokal mdrlnde bulundu. 1964te Trkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) zmir Radyosunda greve balad. Burada Trk Mzii Yaynlar mdrl, TRT Genel Mdrl Trk Sanat Mzii Repertuvar Kurulu, Danma Kurulu yeliklerinde bulundu. Mart 1981de emekliye ayrld. 1985 ylnda Ege niversitesi Konservatuvarna retim grevlisi olarak tayin edildi; burada mzik tarihi ve form bilgisi dersleri verdi. 29 Mart 1995te vefat etti ve ertesi gn Buca Yeni Mezarla defnedildi. Ortaokulda mzik hocas Saip Egzden ald nota ve solfej dersleriyle msiki bilgisini arttran Ali Rza Avni 1945te bir sre Ankara Msiki Derneine devam etmi, burada Hayri Yenign, Mehmet Fehmi Tokay, Nuri Halil Poyraz gibi hocalardan faydalanmtr. Ayrca Refik Fersan, Mnir Nurettin Seluk, Yesri sm Arsoy, Reat Aysu gibi msikiinaslarla almtr. Devlet Demiryollarndaki grevi srasnda kurduu Trk msikisi korosuyla birok konser vermitir. Baz iirler de yazan Ali Rza Avni 1950 ylnda bestekrla balamtr. Besteledii ilk eser gftesi Seyyid Nizamoluna ait, Deldi barm blbl-i bre nlnn senin msrayla balayan nev ilhisidir. Onun 150nin zerinde eser besteledii bilinir. Gftelerinin ou kendisine, bazlar Bedri Noyana aittir. Mevlev yini, durak, tevih ve ilhi gibi din msiki formlarnn yan sra eitli makamlarda takm (perev, I. beste, II. beste, ar semi, yrk semi, saz semisi), kr ve arklar bestelemitir. Eserlerinden bazlar unlardr: Segh perevi; mhur, krdili-hicazkr, szidil saz semileri; Amt alevler gibi ehrendeki gller msrayla balayan szidil, Cnan okuyor akn ilh sesidir bu ve, Dtm bir yol sevdsna msralaryla balayan acem-airan, Mecnna demem sen niye Leylya vuruldun msrayla balayan rast, Sensiz geen anlar bize zindan gibi cn msrayla balayan nihvend arklar; Ten nihn olduka aktan bin nianlar vermi ol msrayla balayan rgh dura ve, Gster bana bambaka cihan gster ilh msrayla balayan neveser ilhi. Ali Rza Avni 1948-1988 yllar arasnda eitli gazete ve dergilerde bugn rneine pek az rastlanan 187 adet eletiri ve bilimsel makale eklinde mzik yazlar yaymlamtr. Bu gazete ve dergilerden tesbit edilebilenler unlardr: Demokrat zmir, Ege Ekspres, Yeni Asr; Musiki Mecmuas, Musiki ve Nota, Mzrap. Reat Aysunun krdili-hicazkr makamnda besteledii saz semisinin melodileriyle balayan Ses ve Saz Dnyamzdan adl radyo program 1961den itibaren

otuz yedi yl devam etmitir. En uzun soluklu program olmas dolaysyla Guinness rekorlar kitabna geen bu programdan baka Mzik Dnyamzdan Portreler, Bir Bestecimiz Var, Yaayan Bestecilerimiz ad altnda programlar dzenlemitir. Ali Rza Avninin en nemli yn arivciliidir. 1941 ylndan beri toplad, Trkiyedeki bestekrlarn deiik dnemlerine ait 4000den fazla fotoraf, 8000 ta plak ve 1400 makara bandn salnda Ege niversitesi Devlet Trk Msikisi Konservatuvarna balamtr. Vefatndan sonra geride braktklar konservatuvar ktphanesiyle odasnda korunmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Mustafa Rona, Yirminci Yzyl Trk Musikisi, stanbul 1970, s. 683-686; Il Baolu, Ali Rza Avni (bitirme devi, 1996), Ege niversitesi Devlet Trk Musikisi Konservatuvar; Onur Akdou, Egede Mzikiler Ansiklopedisi (zmir ve leleri), zmir 1997, s. 274-275; Metin Ptmek, Trk Musikisinin Sessiz Devi-Ali Rza Avni, Musiki ve Nota, sy. 4, zmir 1983, s. 22-23; Gne Sabrl, Ses ve Saz Dnyasndan: Ali Rza Avni, Mzrap, sy. 30, stanbul 1985, s. 15; Sdka Ylmaz, Sesler ve Fotoraflarla Tarih inde Yolculuk, Blten Ege, sy. 2, zmir 1989, s. 5; Nilgn Dorusz, Ses ve Saz Dnyamzdan: Ali Rza Avni, Tarih: Trk Dnyas Tarih Kltr Dergisi, sy. 231, stanbul 2006, s. 51-53; ztuna, BTMA, II, 393-394; Mzik Ansiklopedisi (haz. Ahmet Say), Ankara, ts., I, 121. Nilgn Dorusz

TIP
() Arapada tbb mevcudu muhafazaya ve eksik olan (shhati) onarmaya iaret eder. slm ncesi dnemlerde bunun ism-i mefl olan matbb kelimesi bylenmi (meshr) anlamna geldii iin kelimenin kk ayrca sihr mnalar tamaktayd (Eb Bekir bnl-Enbr, s. 150-151). nsan iin beden sal nasl hayat bir nem tayorsa salkl olma yollarn aratrma da her zaman insann temel abalarndan biri olmutur. slm medeniyeti zirvede bulunduu gnlerde gpta edilen bir salk sistemi kurmu, VII. yzyldan XXI. yzyla kadar tp ilmi slm dnyasnn farkl blgelerinde olduka karmak ve deiik bir disiplin halinde gelime gstermitir. Farkl din, dil ve etnik kkene sahip olan hekimler bu ilmin geliiminde ortak tecrbelerini paylamakla birlikte tp lke ve inan snrn amtr. Ayrca evre kltrlerine, zellikle XII. yzyldan itibaren gelimeye balayan Avrupa niversite tbbna byk etkide bulunan slm tbb, daha da gelimi haliyle bugn pek ok slm lkesinde ve dnyann deiik blgelerine dalm mslman topluluklarda hayatiyetini devam ettirmektedir. slm medeniyetinde tp konusu gibi ok karmak bir olguyu, olduka snrl bir ansiklopedi maddesinin kapsam iinde yeterli ekilde deerlendirmek mmkn deildir. Dolaysyla burada kapsayc bir isimler ve eserler listesinden ziyade slm tbbnn yaratc ve ok ynl tabiatn ortaya koyacak dikkat ekici rneklerin verilmesiyle yetinilecektir. Kaynaklar. slm dini Arap yarmadasnda ortaya km olup bu dinin l hayatn yaayan ilk mntesipleri arasnda eitli tbb tekniklerin bilindii anlalmaktadr (Pormann, Islamic Crosspollinations, s. 77-79). slm ncesi ve erken dnem slm iirinde ksrk ve gz iltihab gibi hastalklarn yan sra kabile savalar srasnda meydana gelen yaralanmalara dair bilgiler yer almaktadr. Ayrca sonda (Ar. ml < Yun. mele) gibi Yunan tbbndan intikal eden baz aletler kullanlmaktayd. Bununla birlikte o dnemde tedavi biimleri ok basitti; mesel deve idrar ve baln kullanm olduka yaygnd. slmn zuhurundan nceki iki asr ierisinde Araplar, Ssnler ve Bizansllar gibi iki byk imparatorlukla ve ayrca kendi dindalarnca zndk iln edilerek yurtlarndan karlan, Srynce konuan hristiyanlarla irtibat kurmulard. Btn bu toplumlar olduka gelimi bir tp tecrbesine sahipti ve bunlarn ierisinde Yunanllarn tp bilgisi daha ileri dzeyde bulunuyordu. Bu sebeple slm dnyasnda ortaya kan tpla ilgili gelimeleri anlayabilmek iin antik dnemin sonlarndaki tp bilgisi hakknda fikir edinmek gerekir. skenderiye ehri hem tp hem felsefede nem kazanmt. ehrin ilim meclislerinde iatrosophist (tp profesrleri) denilen kimseler Hipokratn ve Galenin (Clns) yazdklarna dayanan metinleri retiyorlard. Galenin On Alt Kitab diye bilinen ve Galen tarafndan ou yeni balayanlar iin yazlm temel eserlerden oluan koleksiyon zellikle poplerdi (Pormann, Hippocrates and Medical Education, s. 419-442). Bylece Galencilik o zamann hkim tp ideolojisi haline gelmekle birlikte baz tp bilginleri de talebelerini hastann yannda eitiyorlard. Bu dnemde tp literatrnn iki tr bilhassa ne kmt: erh ve ansiklopedi. Hem erhte hem ihtisarda tp hocalar, konular rencilerin kolayca kavrayp hatrlayabilecei bir tarzda blmleme ve ayrtrma tekniklerini, hfzaya dayal blme (dihairesis) yntemini kullanyorlard (Pormann, Philosophy, Science and

Exegesis, II, 11-33). Tp ansiklopedileri ise mevcut tbb bilgileri kolaylkla eriilebilir bir formatta sunmay ama edinmiti. Aeginal Paulun daha sonra Araplar arasnda Knns-Sreyy diye bilinen Compendium of the Pleiadesi bu tre rnek tekil eder. Yedi kitaptan oluan bu almada temizlik (hijyen), koruyucu hekimlik ve diyet, hummalar, batan ayaa her tr hastalk, d hastalklar ve kurtuklar, zehirli hayvanlar, ameliyat, basit ve bileik illar ele alnmtr (Pormann, The Oriental Tradition of Paul of Aeginas Pragmateia, Leiden 2004). Genelde Sryn literatrnde olduu gibi Sryn tp gelenei de Grek mirasna ve zellikle ge dnem eski skenderiyesinin Galen tp geleneine ok ey borludur. Bir Yakb rahip olup skenderiyede tp ve felsefe okuyan Reslaynl Sergios, slm ncesi dnemin en nemli ahsiyetiydi. Sergios, pek ok felsef metni tercme etmesinin yannda Galenin On Alt Kitabn da evirmitir (Bhayro, III [2005], s. 147-165). ran tp gelenei de Yunan mirasna ok ey borludur (Hampel, bk. bibl.). Srynce konuan hristiyanlarla skenderiye tp okullar, bilgi alverii konusunda en nemli teebbslerden biri olan Greke-Arapa tercme hareketinde nemli rol oynamtr (Gutas, Greek Thought). IX. yzyl boyunca pek ok Greke tp metni ounlukla Sryn mtercimleri vastasyla Arapaya evrilmitir. ncelikle Btrk gibi mtercimler Yunancadan yaptklar tercmelerde daha ok aklayc bir yol izlemi ve dier dillere ok sayda teknik terim kazandrmlard. Huneyn b. shak ve evresi olduka yksek seviyede gelimi bir eviri tarz ortaya koymu, tp terminolojisini gelitirmi, bylece son derece karmak olan tbb dnceleri gelimi bir Arapada ifade etme imkn salamtr (Ullmann, Wterburch zu den griechisch-arabischen bersetzungen des 9. Jahrhunderts). IX. yzyldan itibaren Arapa olarak ulalabilen Grek tp literatr slm tbbnn geliiminde en nemli kayna tekil etmekle birlikte dier dillerden de baz metinler Arapaya evrilmitir. Mesel Sryn hekimi Yuhann b. Serbiyn tarafndan yazlan tp ansiklopedisi defalarca Arapaya tercme edilmi ve Ali b. Rabben et-Tabernin Firdevsl-ikme* adl eserinde Hint tp kltrne dair epeyce mlmat yer almtr. Ticaret ve seyahatler de slm tbbnn geliiminde nemli katk salamtr. lkeler arasnda kitaplarn ihrac ve ithali neticesinde sadece yeni metinler elde edilmemi, bunun yannda o zamana kadar bilinmeyen misk gibi maddeler tp pazarna ulamtr (Akasoy-Yoeli-Tlalim, III [2007], s. 217-240). Mslman hekimler tarafndan ska kullanlan blme yntemi ge dnem antik skenderiyesinde nemli bir ilke idi. Mesel tp sanat teori ve pratik olmak zere iki ksma, teori ayrca fizyoloji (ilmt-tabi), etiyoloji (ilmlesbb) ve semiyotik (ilml-almt), pratik de koruyucu ve tedavi edici hekimlik gibi alt blmlere ayrlmt. Galenin On the Sect for Beginners (F Firai-b lil-mteallimn) adl eseri zerine yaplan Alexandrian Summaries (Cevmiul-skenderniyyn) adl almada yer alan bu ayrm, slm tbbnn tematik yaps zerine genel bir bak iin rehberlik yapabilecek niteliktedir. Tp Teorisi. Hekimler ve filozoflar tbbn bilgi hiyerarisi ierisindeki yeri konusunda farkl grlere sahiptir. IX. yzyln ortalarnda yaayan shak b. Ali er-Ruhv gibi hekimlere gre tp, bilim dallar ierisinde anakronik bir ifadeyle insanla en ok yararl, en yce ve en nemli olandr. bn Sn gibi dierleri ise tbb ziraat ve astroloji ile ayn grupta deerlendirerek uygulamal ya da tretilmi bilimle ilikilendirmilerdir (Gutas, Before and After Avicenna). Fizyoloji. IX. yzyln ikinci yarsnda tohum (germ) teorisinin ortaya kna kadar slm dnyasnda ve Avrupadaki tbb syleme hmoral patoloji teorisi hkimdi. Hmoral patolojiye

gre salk vcuttaki kan, balgam, sar safra ve kara safra diye bilinen drt sv arasndaki dengeden oluur. Bu drt svnn her biri souk ve scak, kuru ve ya olmak zere drt temel nitelikten ikisine sahiptir. Mesel kara safra souk ve kurudur, kan ise scak ve yatr. Bu drt svnn (bk. AHLT- ERBAA) birinde dengesizlik meydana geldiinde hastalk ortaya kar. Bu durumda yaplacak tedavi, mesel kan toplardamardan almak (fasd) ve hacamat yoluyla ar svlar izle etmek yahut kan ve balgam yapc diyetler vb. yoluyla eksik svy tekrar oaltmak suretiyle dengeyi yeniden salamay amalamaktadr. Ortaa slm dnyasndaki hekimler de Yunanl ncleri gibi anatomiye (terh) byk ilgi duymulardr (bk. TERH). Ancak Yunanca anatom kelimesi gibi Arapa terh de hem insan fizyolojisini (imdi ngilizcede anatomy diye ifade edilir) incelemeye hem l ya da diri insan ve hayvan vcudunu kesip bimeye iaret etmesi sebebiyle bir belirsizlik tayordu. Modern anlamdaki anatomi olduka itibarl idi. Sadece hekimler bunun iyi renilmesi gerektiini srarla dile getirmekle kalmam, Gazzl gibi ilhiyatlar da Allahn inyetinin insan tarafndan kavranmasna vesile tekil etmesi asndan buna byk deer vermitir. Baka bir anlatmla insan bedeninin muhteem yaps Allahn maharetli tasarmn gzler nne sermektedir. Buna karlk terhin dier anlamnda kesip bime ameliyesi slm muhitinde dzenli biimde icra edilmemise de bunun insan vcuduna uygulanmasna engel olacak herhangi bir yasak mevcut deildir (Savage-Smith, Journal for the History, IV [1980], s. 147-204). Bununla birlikte mslman hekimlerin Galen anatomisine kar meydan okumalaryla ilgili elde baz mehur rnekler bulunmaktadr. Mesel hekim ve filozof bnnNefs, bn Snnn el-nnu zerine yazd erhte kann pulmonar geiini kefetmi olup gerekte de kan kalbin sa karncndan sol karncna aradaki bir menfez vastasyla deil akcierler yoluyla gemektedir (Meyerhof, XXIII [1935], s. 100-120). Etiyoloji. Hastalklarn tabii olan ve olmayan sebepleri vardr. Tabii sebepler vcutta bulunan svlardaki bir dengesizlie dayanr. Kiinin saln etkileyen ve tabii olmayan alt sebep ise unlardr: evredeki hava, yiyecek ve iecekler, uyku ve uykusuzluk, alma ve dinlenme, sv tutumu ve boaltm, zihn durum. Mesel gereinden fazla alma baka fizyolojik sonulara yol aabilecek vcuttaki ar snmaya sebep olur; uykusuzluk salk problemlerine yol aar. Tutma ve boaltma, hastann barsak ve idrar hareketlerine iaret ettii gibi kadnda ve erkekte meni boalmasnn meydana geldii cinsel iliki gibi dier ekillerde de olabilir (Pormann, O Ye Gentlemen, s. 115-127). Zihinle beden, zihinsel ve fiziksel durumlar arasndaki ba en salam olandr. Bir yandan znt, ac, keder, korku ve endie hastala yol aabilecek bedensel reaksiyonlara sebebiyet verirken dier yandan ruh durumlar bir insann beden terkibi ve tabiatnn neticesi olarak ortaya kabilir. Galen, Arapaya evrilmi olan That the Faculties of the Soul Follow the Mixtures of the Body (F enne uvan-nefs tevbi. li-mizcil-beden) balkl bir risle yazmtr. Bir hastaln kayna gereksiz ey (fazl/fuzl) veya hastalkl madde de olabilir. Mesel sindirim boyunca yiyecekler en nemlisi kan olan pek ok svya dntrlr. Ancak bu srete baz yan rnler de ortaya kmaktadr. Bunlarn bir ksm zararsz olup vcuttan kolayca atlmakta, hatta bunlarn olumlu bir etkisi bulunmaktadr. Fakat dier fazlalklar zararl olmakta ve vcudun svsnda bir dengesizlii tahrik ettiinden hastalk kayna maddeye dnmektedir. Btn bu farkl etkilerin bir araya gelerek bir hastala sebebiyet vermesiyle ilgili yle bir rnek sunulabilir: Melankoli (mlhuly) kara safrann yol at bir hastalktr. Kara safra melankoliye sebep olmakta ve safrann ortadan kaldrlmasyla gemektedir. Ancak bu rnek, medikal teorinin byle basit bir denklemin

nerisinden ok daha karmak olduunu gstermektedir. nk melankoli doutan gelmi veya daha sonra elde edilmi olabilir. Baz insanlar kendilerini melankoliye eilimli klan bir mizaca sahiptir. Onlardaki kara safra fazlal her zaman bir hastala yol amasa da kandaki kara safra -zellikle bahar mevsiminde-harekete geerse onu melankoli izler. Bu tr bir doal eilime sahip insanlar kll olmak, koyu deri, pelteklik, sarkk dudaklar ve frlak gzler gibi birok fiziksel zellie sahiptir. Melankoliye eitli yollarla mptela olunabilir. Yanl beslenme melankoliye sebep olabilir, fakat yanl yaam biimi ve ar dnme gibi baz faaliyetler de buna yol aar. eit melankoli mevcuttur: Kuruntuya dayal, beyinsel ve genel. Hastal tedavi iin uygulanan tedbirler basitten birleik illara, mzie, araba ve cinsel ilikiye doru sralanmaktadr (Refus of Ephesus On Melancholy, ed. P. E. Pormann, Tbingen 2008; Ishq. Ibn Imrn: Trait de la mlancolie, ed. A. Omrani, Tunis 2010). Melankoli, slm dnyasnda hekimlerin ok ynl kategoriler ve terapiler gelitirdikleri zihinsel rahatszlklardan sadece biridir. Bundan baka akl hastalklarndan ac ekenlerin tedavisi iin mzik ve hastahaneler zel bir rol oynamtr. Semiyotik. Bir hastal tedavi etmek iin ncelikle onun belirtilerini tanyarak tehis etmek gerekir. Mesel ten rengi, idrar ve nabz hekimlere hastann mustarip olduu hastal ortaya karacak iaretler vermektedir. Hastann bandan geenlerin renilmesi burada nemli bir yer igal eder ve tp ahlk zerine yazlan birka risle hekimlerin bu konuda izlemesi gereken yntemleri de ele alr. Bu alanda ayrca Hipokratn On Prognosis (F Tadimetil-marife) ve bu alma zerine Galenin erhiyle yine onun On Prognosisi (Nevdiru Tadimetil-marife) gibi Grek metinleri nemlidir. Hekimlerin Arapa yazdklar, Yunan modelinin tesine geip yenilik ortaya koyacak nitelikteydi. Mesel iek ve kzamk hastalklar yksek ate, kzarklk ya da ciltte ortaya kan kabarcklar gibi benzer belirtilere sahiptir. Klinik tedavi uzman Eb Bekir er-Rz her iki durumu birbirinden ayran, farkl tehisler iin teklifler nerdii el-Cder vel-asbe adl hacimli bir risle yazmtr. Bu risle sadece Douda deil XVIII ve XIX. yzyllarda yaplan Latince, ngilizce ve Franszca tercmeleriyle Avrupada da son derece etkili olmutur (Greenhill, bk. bibl.). Gz perdesi rneinde olduu gibi gz bilimi (oftalmoloji) alannda da yeni hastalklar kefedilmi ve bunlar daha nce bilinen hastalklardan ayrt edilmitir. Limbustan gelen kan damarlarnn korneay sard bu hastalktan klasik Yunan tp eserlerinde sz edilmemektedir. Bununla birlikte Yuhann b. Mseveyh ve rencisi Huneyn b. shak bunu gze dair eserlerine alm ve tedavisi iin tavsiyelerde bulunmutur (Savage-Smith, Journal for the History, IV [1980], s. 147-204). Tp Literatr. Eb Bekir er-Rznin el-Cder vel-asbe, Huneyn b. shakn el-Ar malt filayn adl almalar gibi tek bir konuyla ilgili yazlm eserler birer monografi olup tp literatr ierisindeki bir tr temsil eder. Oftalmoloji zerine Ali b. s el-Kehhl, Ammr b. Ali el-Mevsl ve Halfe b. Ebl-Mehsin el-Haleb gibi melliflerce pek ok monografi kaleme alnmtr (Augenheilkunde im Islam, ed. Fuat Sezgin). Cinsel salk konusunda Kind, Kust b. Lk, Eb Bekir er-Rz, bn Sn, Celleddin e-eyzer, bn Meymn ve Tf gibi mellifler monografiler yazmtr (Pormann, O Ye Gentlemen, s. 115-127). Bir dier popler tr de derinlemesine baklar sunan ksa ve zl ifadelere sahip zdeyilerdir (aforizma). Hipokratn aforizmalarnn (Aphorismi/Aphorisms; Ar. Kitbl-Ful) Arapa evirileri gl bir etkiye sahipti. Bunlarn ilki ve en mehuru udur: Hayat ksa, sanat uzun srelidir, frsat abuk kaar, tecrbe risklidir (Rosenthal, bk. bibl.). Hem Rz hem bn Meymn tbb zdeyiler zerine kitaplar yazmtr. Bunun gibi Galen rneini izleyerek bn Snnn rencisi

Ebl-Ksm Abdurrahman b. Ali b. Ebs-Sdk, bn Meymn, Abdllatf el-Badd, bnl-Kuf, bnn-Nefs gibi hekimler ve dierleri Hipokratn aforizmalaryla ilgili erhler kaleme almtr. Bu erhler, sadece limne veya bir metinden tretilmi almalardan ibaret olmayp bn Snnn elnnu zerine bnn-Nefsin yapt erhte grld gibi yeni bululara ve deiikliklere vesile tekil etmitir. Nitekim pulmonar gei ilk defa bu son erhte tanmlanmtr. erhler gibi soru ve cevap tarznda kaleme alnan risle tr de tp retimiyle yakndan ilikiliydi. Huneyn b. shak byle eser yazmtr. Bir tanesi genelde tp zerine (el-Mesil fi-b), biri oftalmoloji (el-Mesil fil-ayn), dieri de Hipokratn Epidemics (Mesill-bzimy) adl kitabna dair yapt almadr (Pormann, Arabic Sciences at Philosophy, XVIII [2008], s. 247-284). Bu tarzdaki dier kitaplar arasnda Abdlazz b. Abdlcebbr es-Slemnin mtinl-elibb li-kffetil-ebb adl eseri de saylabilir (Questions and Answers for Physicians: A Medieval Arabic Study Manual by Abd al-Azz al-Sulam, ed. G. Leiser and N. al-Khaledy, Leiden 2003). Arapa tp ansiklopedisi tr ge dnem Antikadaki iki eilimi izlemitir. Bunlardan biri malzemeyi kolay bir ekilde takdim iin blme yntemini kullanan muhtasar eserler, dieri konu zerinde kuatc bir bak salayan el kitaplardr. Ali b. Abbas el-Mecsnin mil-nati-bbiyye adl eserinden sonra bn Snnn el-nn fi-bb hi phesiz slm ve hristiyan dnyasnda tp alannda en byk etkiyi yapm, zerine pek ok ihtisar, erh ve hiye yazlmtr. Tp Uygulamas. Tbbn beli taksimi iinde amel tp, koruyucu ve tedavi edici tbb iermektedir. Her iki faaliyet iin diyet ok nemli bir rol oynamtr. Yiyecekler insan salnda dorudan bir etkiye sahiptir. eitli gda maddeleri hmoral patoloji ve birincil nitelikler sistemiyle btnlemitir. Bunlardan bir ksm kan gibi iyi svlarn olumasna imkn salarken dierleri baz hastalklarn ortaya kmasna yol amaktadr (Waines, bk. bibl.). Ayrca vcut arlnn kontrol dikkate deer bir rol oynam olup zayflatc bir diyet iin pek ok yemek tarifi ve tlimat mevcuttur. Hareket de sal korumada nemli bir husustur. Bylece hekimler, kiinin hastala yakalanmasn engellemek ya da hasta ise tekrar iyilemesini salamak iin tabii olmayan alt sebebi (yk.bk.) ustalkla kullanmtr. Hastaln tedavisi iin diyet bavurulan ilk arat. Ayrca il bilimiyle (farmakoloji) ilgili pek ok eser yazlmtr (bk. AKRBZN; ECZACILIK). Bu alanda basit illarla birleik illar birbirinden ayrlmaldr. Basit illar nane, bal, arsenik, afyon gibi hem birincil (kuru, slak, scak ve souk) hem dier (kanamay durdurucu, temizleyici) niteliklere sahip birleik olmayan maddelerdir. Galeni izleyerek bu nitelikler birden drde, bazan daha yksee doru derecelendirilmitir. Birleik illar birden fazla ecza ihtiva eder ve bazan ok karmak olabilir. Mesel nce ylan sokmalarna kar, daha sonra her trl derde deva gibi kullanlan tiryak yapmna dair baz formller zaman zaman tedariki ok zor onlarca farkl eczay iermektedir. Modern adan bakldnda baz eczann (mesel afyon) son derece etkili, dierlerinin faydasnn ise tartmal olduu grnmektedir (Tb, bk. bibl.). Kan hem damardan kan alma (fasd) hem bardak ekme (hacamat) yoluyla dar atlrd. Bu tekniklerden ilkinde hastann damarlarndan bir tanesi kesilir, bylece kan akard. Bazan kann akmasna hasta baylncaya kadar izin verilirdi. Hacamatta iki teknik sz konusu idi: Kuru hacamat ve ya hacamat. Her iki durumda da hacamat bardaklar hastalkl maddeyi ve bedenin fazla svsn emmek iin uygulanrd. Bu son durumda deri zerine kk kesikler alr ve oradan kann dar atlmas salanrd (bk. HACAMAT). Hekimler ve cerrahlar ska dalamaya da bavururdu. Kzgn bir demir ubuk derinin zerine konur, bu hem kanamay durdurur hem de bir yere kadar yaray mikroplardan arndrrd.

Krk kklk (cebr) ve ameliyat (cirha) Arapa tp eserlerinde tedaviyle ilgili hususlar arasnda ne kar. Bu eserlerde bazan son derece tehlikeli olan cerrah uygulamalar, mesel gbek ft ameliyatlar ayrntl biimde aklanmtr. Bununla birlikte bu tr ameliyatlarn yaplp yaplmad phelidir (Savage-Smith, The Year 1000, s. 307-321). Bu ise teorik el kitaplarnda tasvir edilen tedavi usullerinin de gerekte uygulanp uygulanmadndan ne derece emin olunabilecei gibi bir soruyu gndeme getirmektedir. Burada, vakalarla ilgili tutulan notlar hayat nem tamakta olup birka gnmze kadar gelmitir. Mesel Eb Bekir er-Rznin rencilerinin derlemi olduu Kitbt-Tecrib balkl bir kitap, Rznin gnlk uygulamalarnda tpla ilgili yazd eserlerde tasvir edilenlerden ok daha kstl illar ve tedavileri uyguladn gstermektedir (AlvarezMillan, s. 293-306). dba dair eserlerde mevcut bir dizi tbb anektoda karlk kaynaklarda hastalarla ilgili fazla bilgi yer almaz. Sadece birbirine srttan yapk olarak doan ve her eyi birlikte yapmak zorunda kalan Siyam ikizleri hakknda bilgi verilmekte; rahmindeki bir keneden dolay lmn eiine gelen ve bunun alnmasndan byk utan duyan kzdan sz edilmekte; yaad aclar sebebiyle aresiz kalarak ylan zehiriyle intihar etmeye alrken ans eseri Rz tarafndan kurtarlan birinin durumu anlatlmaktadr (Bray, bk. bibl.). Gazzl, y ulmid-dn adl eserinde bir hekimin ok iman bir kadna zayflamad takdirde leceini sylediini aktarr ki imdi bu kadnn ne hissettii hususunda tahminde bulunmak gtr. Tp ve Toplum. slm toplumlarnda hastalar ve pratisyenler geni bir sosyal alan ierisinde hareket etmitir. Mesel bir kii birka ekilde hekim olabilirdi. Baz renciler, Doudaki Buht ve Batdaki Ben Zhr ailelerinde olduu gibi tp sanatn dost ve akrabalarndan, dierleri ise rak olarak hizmet ettikleri tecrbeli hekimlerden renmitir. Fakat tp alannda kendi kendini yetitiren ve bn Rdvn ile bn Sn gibi bazlar byk bir hrete kavuan pek ok rnee de rastlanmaktadr. Rivayete gre bn Rdvn bir tp hocasnn cretini karlayamayacak kadar fakirdi, dolaysyla bu sanat kendi kendine renmek zorunda kalmt (Leiser, XXXVIII [1983], s. 48-75). X. yzyldan itibaren hastahaneler de tp eitiminin verildii nemli meknlar olmutur. Son zamanlarda yaplan aratrmalarn nemli bir konusu slm hastahaneleridir: Nerelerden etkilenmilerdir ve orijinal taraflar nelerdir? phesiz ge dnem Grek tbb gibi Bizans kurumlaryla Hristiyanln hayr severlik anlay da bu konuda byk rol oynamtr. slm hastahanelerini daha nceki kurumlardan ayran ve onlardan stn klan u faktrler saylabilir: slm hukukundaki vakflarn stats sayesinde elde edilen yasal ve finansal gvenlik, tbb tedavinin sekler karakteri, sekin pratisyenlerin mevcudiyeti, tbb aratrma ve tp retimi (bk. BMRSTAN). Btn bunlarn bir araya gelmesi hi phesiz yenilikler dourmutur. Eb Bekir er-Rz gibi hekimler de byk apta aratrmalar gerekletirmeyi ya da ndir hastalklarn stesinden gelebilmeyi ancak kurumsal destek alarak baarabilmitir (Pormann, In the Age of al-Frb, s. 95-118). Sekin hekimler, hem baarlaryla tp ortamnda mevcut dier pratisyenlerden kendilerini ayrmaya aba sarfetmi, hem de hekimlerin meslee balarken uzman olmalar gereken tbb bilgi iin bir ltn varln savunmutur. Mesel hekim eyzer, XIII. yzyla ait hisbe el kitabnda hekimlerin Huneyn b. shakn F Mineti-abb adl eserinde verilen tlimata gre snavdan geirilmelerini istemitir. Gz hekimleri Huneynin al-Ar malt fil-aynnn muhtevasndan, krk kklar Aeginal Pauln tp ansiklopedisinin altnc kitabndan ve cerrahlar Galenin On the Composition of

Simple Drugs according to Kindsimtihana adl kitabndan sorumlu tutulmutur. shak b. Ali er-Ruhv ve Sad b. Hasann tp ahlk zerine, Abdlazz es-Slemnin hekimlerin nasl imtihan edilecei konusunda yazdklar el kitaplar bu yndeki tavsiyeleri yanstmaktadr. Test edilebilir bilginin lt daha ok Arapaya evrilen Grek metinlerine dayanmaktayd. Mehur hekim ve filozof Abdllatf el-Badd kendi okuyucularna Hipokrat ve Galen rneine dnmelerini nermitir. Bylece tp ders kitaplarnn muhtevas bir mihenk ta tekil etmitir. Bununla birlikte tp ahlk ve hekimlerin imtihanyla ilgili bu el kitaplar, tp otoritelerinin rakiplerini saf d brakma konusunda ndiren baarl olduklarn gstermektedir. Nitekim Rz ve Sad b. Hasan gibi hekimler, hastalarn kendileri gibi bilgili hekimler yerine bilgisiz kadnlara ve ayak takmna yneldiklerini znt ile dile getirmilerdir (Pormann, Bulletin of the History of Medicine, LXXIX/2 [2005], s. 189-227). Erkek hekimlerin fkesine yol asa da slm toplumlarnda standart tbb muayenelerin ou muhtemelen kadnlar tarafndan yaplmaktayd. Anneler, kz kardeler, teyzeler, bykanneler, deneyimli kadnlar, hemireler ya da kadn hekimler tp konusunda nemli roller oynamtr. Ancak tp tarihiliinin daha ok erkeklerin egemen olduu bir alan ve toplumun genelde ataerkil olmas sebebiyle kadnlarn sesi yzyllar boyunca ok clz bir ekilde gnmze ulamtr. Yine de kadnlarn deiik kisveler altnda tpla uratklarna dair dolayl bilgiler mevcuttur. Kadnlarn sadece pratisyen deil ayrca hasta olmalar da sz konusudur. Her ne kadar kadnlar, erkek hekimler tarafndan tedavi edilirken zaman zaman utanma hissetseler de baz olaan st durumlarda erkek hekimlerin jinekolojik muayeneler gerekletirdikleri grlmektedir. Bu tr uygulamalar slm hukukundaki zaruret ilkesiyle mer saylyordu. Kadnlarn sal dier mlhazalardan daha nce gelmekteydi. XIV. yzyln mehur limi Zeheb bu meseleyi ele alarak kadnn erkei veya erkein kadn muayene edip edemeyeceini tartm, bir erkein yakn akrabas olmayan hasta bir kadn muayene etmesinin ve onu plak grmesinin, bir kadnn da hastalk durumunda kendisini tedavi edecek bir erkein veya mahremi bir kadnn bulunmamas halinde bir erkei muayene etmesinin, onu plak grmesinin mubah olduuna hkmetmitir (e-bbn-nebev, s. 242). slm dnyasnda tbb- nebev denilen bu tr bir tp literatr X. yzyldan itibaren gelime gstermitir. Fkh limleri din meruiyete sahip bir tp gelenei kurmak iin ncelikle hadis koleksiyonlarna bavurmu, bu telif tr XIII. yzyldan itibaren byk itibar kazanmtr. nsanlar zaman zaman tbb- nebev zerine yazlan bu kitaplarn Grek etkisini gidermek zere telif edildiini dnmtr. Aslnda bu kitaplarn ou hmoral patolojiyi reddetmekten ok bnyesine katmtr. Zeheb ve ada bn Kayyim elCevziyyenin eserleri Grek tp otoritelerine saysz referanslar iermektedir. Din ierikli bir giriten sonra Zeheb, eserine Grek ilkelerine uygun insan fizyolojisinin kapsaml bir aklamasyla balamaktadr: nsan yaps yedi unsurla ilikilidir. Birinci unsur drt temel elementtir. Scak ve kuru olan ate, scak ve ya olan hava, souk ve ya olan su, souk ve kuru olan toprak. kinci unsuru says dokuz olan karmlar tekil eder. Bu unsurlardan ilk gruptakiler ayn oranda dengelenmi olan, ikincisi eit oranda olmayan karmlardr ve belki de karmam olduu iin scak, souk, ya ya da kurudur (Elgood, XIV [1962], s. 49). Tbb- nebevye dair literatr, hmoral patolojinin sadece seviyeli tbb dnceler zerinde deil, din kavramlar zerinde de ne kadar derin bir etki braktn gstermektedir (Perho, bk. bibl.). Din ve by de tp konusunda farkl biimlerde rol oynamtr. Hastalkla karlaldnda pek ok mslman, hristiyan ve yahudi Tanrya dua ederek duygularn yanstm ve Onun yardmn istemitir. Ancak mslmanlar daha da ileri gitmi, bir kt zerine belirli bir sreyi yazarak onu bir kolye gibi tamlar; ya da baz Kuran yetlerinin yazl olduu kselerden su imilerdir. Bu

konuda ciz grlen din uygulama ile ciz olmayan bynn kullanm arasndaki izgi her zaman belirgin deildir. Her hlkrda Msrl lim Ahmed b. Ali el-Bnye nisbet edilen eser gibi by, efsun ve muska zerine yazlm el kitaplar mevcuttur (Magic and Divination in Early Islam, ed. E. Savage-Smith, London 2004). slm tp tarihilii iin limler IX. yzyl Badatnda sahaflk yapan bnn-Nedmin el-Fihristi, Kurtubal hekim bn Clcln abatl-ebb vel-kems, bnl-Kftye ait Trulkemnn Muhammed b. Ali ez-Zevzen tarafndan yaplan muhtasar, bn Eb Usaybiann Uynl-enb f abatil-ebbs ve Ktib elebinin Kef-unnu gibi biyobibliyografik eserlere ska ve gereinden fazla itibar etmitir. Son otuz yl boyunca ilim adamlar, gittike artan bir gayretle daha ok sayda ada kayna kullanarak slm tp tarihini yazmaya aba gstermektedir. Bununla birlikte bn Sn dneminden sonra bir gerileme ve d yaandna dair genel bir kanaat bulunmaktadr ki bu algnn etkin bir ekilde sorgulanmas gerekir (Joose-Pormann, LXXXIV/1 [2010], s. 1-29). Zira tp, bu szde klasik dnemden sonra Abbslerin altn a ile Osmanl Devletinin farkl blgelerinde uzun zaman geliimini srdrmtr. Suriyeli bir hekim olan Dvd-i Antk Tekiret lil-elbb vel-cmi lil-acebil-ucb adl bir eser yazmtr. Bu eserde sadece bn Snnn el-nnunda rnekleri verilen ilk dnem Grek-Arap tp geleneini resmetmi, ayrca baz Avrupa meneli reetelerle birlikte frengi hastal gibi yeni hastalklarn aklamasna yer vermitir. Bunun gibi saray hekimi olan bn Sellm Slih b. Nasrullah, e-bblcedd el-kimy adl eserinde kimyasal tpta Paracelsusun iki byk Alman takipisinin eserini tercme etmitir (Savage-Smith, Pharmacy in History, XXIX [1987], s. 3-28). Dolaysyla Dou ile Bat arasndaki fikir alverii herhangi bir zamanda kesintiye uramad gibi tp da hibir zaman durgunlamamtr. Hatta XIX. yzyl boyunca smrge tbbyla olan pek ok yzleme de Batnn stnln ortaya koymuyordu. Nitekim ayn yzyln ilk yarsnda Fransz hekimi A. B. Clot, Msrda mslman arkadalaryla pek ok fikir alveriinde bulunmutur (Moulin, s. 42-58). Ortaa slm tbbnn Ortaalarda ve Rnesans dneminde Avrupa zerindeki etkisi zerine ne sylense azdr. talya, spanya ve Antakyadaki birok Arapa tp metni Latinceye evrilmitir. Bu abalarda baarl iki kii Afrikal Konstantin (. 1087) ve Cremonal Gerard (. 1187) olmutur. Bunlar sadece Eb Bekir er-Rznin e-bbl-Manr (Liber ad Almansorem), Ali b. Abbas elMecsnin el-Kitbl-Melek (Liber regius) ve bn Snnn el-nn fi-b (Canon Medicinae) adl byk ansiklopedik almalarn tercme etmekle kalmam, bunlarn yannda shak b. mrnn Kitb fil-Mluly (De Melancolia), bnl-Cezzrn cins mnasebetle ilgili monografilerini de (De Coitu) evirmilerdir. Huneyn b. shakn el-Mesil fi-b adl eseri Latincede Isagoge Johannitii diye mehur olmu, bu eser XIII. yzyldan itibaren henz gelimekte olan Avrupa niversitelerinin pek ounda ders kitab olarak okutulmutur. Ayn ekilde Rnesans sresince bn Snnn el-nnu onlarca defa baslm olup -Kuranla birlikte-Arapa kitap pazar iin Avrupada baslan ilk kitaptr. Byk Rnesans anatomisti Andreas Vesalius, Rznin e-bblManrsi iin bir erh yazmtr. Dolaysyla Arapa kaleme alnan tp eserlerinin Latince evirilerinin Batdaki tp tarihi zerinde derin ve kalc bir etki braktnda hi phe yoktur. Bununla birlikte Rnesans sresince baz hekimler Arap tbbnn bu hkim konumundan memnun olmam, Araplarla mslmanlarn tbba olan katklarn ortadan kaldrmak iin iddetle mcadele etmitir (Pormann, Lire les mdecins grecs, s. 113-141). Bunlar o dnemde Arap ve slm mirasn tarih kitaplarndan karp atmada baarl olmularsa da gnmzde bu eilim tersine dnmtr.

slm tbb ayrca devam edegelen bir gelenektir. Pek ok mslman lkede bn Snnn metinleri ilgiyle okunmutur. arlarda eitli illar yapmak iin gerekli ecza satn alnabilmitir. Hint alt ktasnda bu tbb gelenek imdilerde Yunn tb olarak isimlendirilen bir biimde gelime gstermitir. En byk klasik tp gelenei olan Ayurvedann yannda mslman gmen cemaatler sayesinde gnmzde bu gelenek dnyann her kesine yaylmaktadr. Ayn ekilde tbb- nebev byk rabet grmekte ve bu konuda yazlm pek ok eser eitli basklar yapmaktadr. Sonu olarak, Yunan hmoral patolojisiyle modern (Batl) tbbn birbiriyle uyumlu birlikteliinin ticar bakmdan son derece baarl olduu, fzyon tbb denilebilen geni bir pazar da mevcuttur. Ortaa slm dnyasnda gelien tbb gelenek zamanmzda eitli yollarla yaylmaya ve bymeye devam etmektedir.

BBLYOGRAFYA

Eb Bekir bnl-Enbr, Kitbl-Edd (nr. M. Th. Houtsma), Leiden 1881, s. 150-151; Zeheb, e-bbn-nebev, Kahire 1996, s. 242; W. A. Greenhill, A Treatise on the Small-pox and Measles by Abu Becr Mohammed ibn Zacariya ar-Razi (commonly called Rhazes), London 1848; A. Siggel, Die indischen Bcher aus dem Paradies der Weisheit ber die Medizin des Al Ibn-Sahl Rabban a-abar, Mainz 1951, s. 1097-1152; Sezgin, GAS, III (Medizin-Pharmazie-Zoologie-Tierheilkunde Bis ca. 430 H.); M. Ullmann, Die Medizin im Islam, Leiden 1970; a.mlf., Islamic Medicine, Edinburgh 1978; a.mlf., Wrterbuch zu den griechisch-arabischen bersetzungen des 9. Jahrhunderts, Wiesbaden 2002; a.mlf., Wrterbuch zu den griechisch-arabischen bersetzungen des 9. Jahrhunderts, Supplements I-II, Wiesbaden 2006-2007; O. Temkin, Galenism: Rise and Decline of a Medical Philosophy, Ithaca 1973; H. H. Biesterfeldt, Galens Traktat Dass die Krfte der Seele den Mischungen des Krpers folgen, Wiesbaden 1973; J. Hampel, Medizin der Zoroastrier im vor Islamischen Iran, Husum 1982; J. M. Duffy, Byzantine Medicine in the Sixth and Seventh Centuries: Aspects of Teaching and Practice, Symposium on Byzantine Medicine (ed. J. Scarborough), Washington 1984, s. 21-27; Augenheilkunde im Islam: Texte, Studien und bersetzungen (ed. Fuat Sezgin), Frankfurt 1986, I-IV; N. G. Siraisi, Avicenna in Renaissance Italy: The Canon and the Medical Teaching in Italian Universities after 1500, Princeton 1987; M. W. Dols, Majnn: The Madman in Medieval Islamic Society (ed. D. E. Immisch), Oxford 1992; I. Perho, The Prophets Medicine: A Creation of the Muslim Traditionalist Scholars, Helsinki 1995; D. Gutas, Greek Thought, Arabic Culture: The Graeco-Arabic Translation Movement in Baghdad and Early Abbsid Society (2nd-4th/8th-10th Centuries), London 1998; a.mlf., Medical Theory and Scientific Method in the Age of Avicenna, Before and After Avicenna: Proceedings of the First Conference of the Avicenna Study Group (ed. D. C. Reisman), Leiden 2003, s. 145-162 (Islamic Medical and Scientific Tradition [ed. P. E. Pormann], London 2010 iinde tekrar yaymlanmtr); G. Leiser-N. al-Khaledy, Questions and Answers for Physicians: A Medieval Arabic Study Manual by Abd alAzz al-Sulam, Leiden 2004; P. E. Pormann, The Alexandrian Summary (Jawmi) of Galens on the Sects for Beginners: Commentary or Abridgment?, Philosophy, Science and Exegesis in Greek, Arabic and Latin Commentaries (ed. P. Adamson v.dr.), London 2004, II, 11-33; a.mlf., La querelle des mdecins arabistes et hellnistes et lhritage oubli, Lire les mdecins grecs la renaissance: Aux

origines de ldition mdicale, actes du colloque international de Paris, 19-20 septembre 2003 (ed. V. Boudon-Millot-G. Cobolet), Paris 2004, s. 113-141 (ngilizce tercmesi: The Dispute between the Philarabic and Philhellenic Physicians and the Forgotten Heritage of Arabic Medicine, Islamic Medical and Scientific Tradition iinde tekrar yaymlanmtr); a.mlf., Islamic Medicine Crosspollinated: A Multilingual and Multiconfessional Maze, Islamic Crosspollinations: Interactions in the Medieval Middle East (ed. A. A. Akasoy-J. E. Montgomery-P. E. Pormann), Oxford 2007, s. 76-91; a.mlf., Al-Rz (d. 925) on the Benefits of Sex: A Clinician Caught between Philosophy and Medicine, O Ye Gentlemen: Arabic Studies on Science and Literary Culture, in Honour of Remke Kruk (ed. A. Vrolijk-J. P. Hogendijk), Leiden 2007, s. 115-127 (Islamic Medical and Scientific Tradition iinde tekrar yaymlanmtr); a.mlf., Medical Methodology and Hospital Practice: The Case of Tenth-Century Baghdad, In the Age of al-Frb: Arabic Philosophy in the 4th/10th Century (ed. P. Adamson), London 2008, s. 95-118; a.mlf., Medical Education in Late Antiquity: From Alexandria to Montpellier, Hippocrates and Medical Education: Selected Papers Read at the XIIth International Hippocrates Colloquium, Universiteit Leiden, 24-26 August 2005 (ed. H. F. J. Horstmanshoff-C. R. van Tilburg), Leiden 2010, s. 419-442; a.mlf., Yuhann ibn Sarbiyn: Further Studies into the Transmission of his Works, Arabic Sciences and Philosophy, XIV (2004), s. 233-262; a.mlf., The Physician and the Other: Images of the Charlatan in Medieval Islam, Bulletin of the History of Medicine, LXXIX/2, Baltimore 2005, s. 189-227 (Islamic Medical and Scientific Tradition iinde tekrar yaymlanmtr); a.mlf., Case Notes and Clinicians: Galens Commentary on the Hippocratic Epidemics in the Arabic Tradition, Arabic Sciences and Philosophy, XVIII (2008), s. 247-284; C. Alvarez-Millan, Practice Versus Theory: Tenth-Century Case Histories from the Islamic Middle East, The Year 1000: Medical Practice at the End of the First Millennium (ed. P. Horden-E. Savage-Smith), Oxford 2000, s. 293-306 (Islamic Medical and Scientific Tradition iinde tekrar yaymlanmtr); E. Savage-Smith, The Practice of Surgery in Islamic Lands: Myth and Reality, a.e., s. 307-321; a.mlf., Ibn al-Nafss Perfected Book on Ophthalmology and His Treatment of Trachoma and its Sequelae, Journal for the History of Arabic Science, IV (1980), s. 147-204 (Islamic Medical and Scientific Tradition iinde tekrar yaymlanmtr); a.mlf., Drug Therapy of Eye Diseases in Seventeenth-Century Islamic Medicine: The Influence of the New Chemistry of the Paracelsians, Pharmacy in History, XXIX (1987), s. 3-28; a.mlf., Attitudes Toward Dissection in Medieval Islam, Journal of the History of Medicine and Allied Sciences, L (1995), s. 68-111 (Islamic Medical and Scientific Tradition iinde tekrar yaymlanmtr); a.mlf., ibb, EI (ng.), X, 452-460; S. Tibi, The Medicinal Use of Opium in Ninth-Century Baghdad, Leiden 2006; J. Bray, The Physical World and the Writers Eye: al-Tnkh and Medicine, Writing and Representation in Medieval Islam: Muslim Horizons (ed. J. Bray), London 2006, s. 215-249; P. E. Pormann-E. Savage-Smith, Medieval Islamic Medicine, Edinburgh 2007; P. Horden, Hospitals and Healing from Antiquity to the Later Middle Ages, Aldershot 2008; M. Shefer-Mossensohn, Ottoman Medicine, New York 2009; A. Marie Moulin, The Construction of Disease Transmission in Nineteenth-Century Egypt and the Dialectics of Modernity, The Development of Modern Medicine in Non-Western Countries: Historical Perspectives (ed. H. Ebrahimnejad), London 2009, s. 42-58; Islamic Medical and Scientific Tradition (ed. P. E. Pormann), London 2010; M. Meyerhof, Ibn an-Nafis (XIIIth Cent.) and His Theory of the Lesser Circulation, ISIS, XXIII (1935), s. 100-120; Cyril L. Elgood, TibbulNabi or Medicine of the Prophet, Osiris, XIV, Bruges 1962, s. 33-192; F. Rosenthal, Life is Short, the Art is Long: Arabic Commentaries on the First Hippocratic Aphorism, Bulletin of the History of

Medicine, XL (1966), s. 226-245; G. Leiser, Medical Education in Islamic Lands from the Seventh to the Fourteenth Century, Journal of the History of Medicine and Allied Sciences, XXXVIII (1983), s. 48-75 (Islamic Medical and Scientific Tradition iinde tekrar yaymlanmtr); D. Waines, Dietetics in Medieval Islamic Culture, Medical History, XLIII (1999), s. 228-240 (Islamic Medical and Scientific Tradition iinde tekrar yaymlanmtr); S. Bhayro, Syriac Medical Terminology: Sergius and Galens Pharmacopia, Aramaic Studies, III (2005), s. 147-165; A. A. Akasoy-R. Yoeli-Tlalim, Along the Musk Routes: Exchanges Between Tibet and the Islamic World, Asian Medicine, III (2007), s. 217-240; N. P. Joosse-P. E. Pormann, Decline and Decadence in Iraq and Syria after the Age of Avicenna? Abd al-Latif al-Baghdd (1162-1231) between Myth and History, Bulletin of the History of Medicine, LXXXIV/1 (2010), s. 1-29. Peter E. Pormann Osmanl Dnemi. Osmanl hekimleri XVIII. yzyln ilk eyreine kadar klasik slm tbbna bal kald. Huneyn b. shakn eserleri, bn Snnn el-nn fi-b, Ebl-Ksm ez-Zehrvnin Kitbt-Tarf, Eb Bekir er-Rznin el-v fi-b, smil b. Hasan el-Crcnnin are-i rizmh, bnlBaytrn el-Cmi li-mfredtil-edviye vel-aiye, bnn-Nefsin el-Mcez fi-b gibi tbba dair temel eserler okutuldu; ayrca bu kitaplardan Trkeye alntlar ve eviriler yapld. slm tbbnn temel eseri ve Osmanl hekimlerinin balca kayna olan el-nn fi-b, Mustafa b. Ahmed et-Tokad tarafndan Tahbzl-mathn adyla Trkeye tercme edildi. Ayn zamanda antik dnemin nde gelen isimlerinden Hipokrat, Galen (Clns), Dioskorides gibi ahsiyetlerin kitaplarndan eviriler ve alntlar zerinde aklamalar yaplarak tartmalar yrtld. Muhammed b. Mahmd e-irvn, Sabuncuolu erefeddin, Sinoplu Mmin b. Mukbil gibi hekimler eviri, erh ve telif eserlerin iine kendi tecrbelerini de kaydettiler. Kurulu dneminde limler tecrbe ve bilgilerini gelitirmek amacyla nde gelen ilim merkezlerinden Dmak, Badat, Kahire, Semerkant, Buhara, Tebriz ve Merga gibi ehirlere giderdi. Fethin ardndan stanbul bilim merkezi olunca Yahy b. Mahmd Engr, Nid, Abdlbk if, Emr elebi gibi az sayda hekimden baka ilim tahsili iin Anadolu corafyas dna pek kan olmad. Msr ve randan stanbula gelen hekimler yannda hkmdarlarn davetiyle saraya intisap eden nl tabipler de vard. XIV. yzyln sonlarndan XVII. yzyla kadar Fransa, Almanya ve zellikle spanyadan srlerek Osmanl Devletine snan ok sayda yahudi hekim de sarayda hizmet etti. Ayrca birok gayri mslim ve Avrupal hekim Osmanl topraklarnda serbeste mesleklerini icra etmekteydi. Osmanllarn hkm srd dnemde dnya bilim merkezi Doudan Batya kaymt. Avrupada gelimekte olan yeni tp XVI. yzylda rnlerini verdi. Bat tbbnda meydana gelen Rnesans XVII. yzylda Osmanl tbbna nfuz etmeye balad ve XVIII. yzylda somut etkileri grlmekle birlikte byk deiim XIX. yzylda gerekleti. A) Tedavi Kurumlar. 1. Klasik Dnem. Merkez Tekilt. Hekimbalk. Seretbb-yi hssa, seretbb-yi sultn ve resletbb ad verilen hekimbann ynettii kurumun hangi dnemde ortaya kt kesin ekilde belli olmamakla birlikte XV. yzyln balarnda varl bilinmektedir. Salk kurumunun en st makamnda bulunan hekimba sarayn ve lkenin salk ilerinden sorumluydu. ncelikli grevi hkmdarn salnn korunmas olup sarayn hastahane ve eczahaneleri ile

driflara nezaret eder, bunlarn mensuplarnn tayini iin tercihte bulunur ve almalarn denetlerdi. Son iki hekimba dnda btn hekimbalar ilmiye snfndand. Hekimbala kadlktan tayin det olduu gibi azledilenler de kad, mderris veya kazasker olarak grevlendirilirdi. XIX. yzylda salk tekilt Batllama dorultusunda yeniden yaplandrlnca 1837de Bb- Seraskerye bal Shhiye Dairesi, bir yl sonra da salgn hastalklarla mcadele iin Meclisi Umr- Shhiyye kuruldu. Salk mensuplarnn imtihan, il imalinin denetimi ve salkla ilgili sorunlarn zm gibi grevler 1840ta Mektebi Tbbiyyede kurulan Meclisi Umr- Tbbiyyenin yetkisine verildi. Yetki ve sorumluluklar eitli kurumlara datlan hekimbalk makamnn 1844te seretbb-yi ehriyr unvanyla hkmdarn batabipliiyle snrlandrlmasnn ardndan 1850 ylnda hekimbalk lavedildi (bk. HEKMBAI). Saray Hastahaneleri ve Salk Grevlileri. XVI. yzylda Sary- Bmrn, Oda-y Marz ve XVII. yzylda Dire-i Tmarhne, Endern- Hmyun Hastahanesi gibi kurumlarn varl kaynaklardan, minyatr ve gravrlerden renilmektedir. Topkap Saray Endern- Hmyun Hastahanesini Tmarhne aas (Bmarhne aas) denilen hadm aalar idare ederdi. Endern- Hmyun Hastahanesinde Has Oda, Hazine Odas, Byk Oda, Seferli Odas ve Kk Odaya ait blmler bulunurdu. Edirne Saraynda, stanbulda Sary- Atk ve Sary- Ceddde (Topkap Saray) Harem iinde Criyeler Hastahanesi olarak bilinen birer hastahane ve hasta hamam vard. Topkap Saray Harem Hastahanesi, hamam ve mutfa bugne gelebilen tek rnek yapdr. Sary- Atkte hastalar kethds kadn, hastalar ustas hanm ana, hastalar aasnn criyesi, hastalar kethdsnn criyesi ve hekim kadn (tabibe, tabip kadn, kar hekime), kbile (ebe kadn) unvan tayan kadn salklar grev yapyordu. Serbest alan ve saraya arlan kadn hekimler ve ebeler de vard. Sarayn eitli cemaatlerine bal olarak saray iinde ve dnda, zellikle stanbul, Bursa ve Edirnede ok sayda tabip, cerrah ve kehhl (gz hekimi) alrd. XIX. yzyln balarnda saray hekimlerinin says 100n stne kmt. Saraya tayin edilen tabiplerin ou driflardan ve Sleymaniye Tp Medresesinden nakledilirdi. Dierleri ise ya hekim ailelerinden gelmekte ya da nl bir hekimden iczetli bulunmaktayd. spanyadan g eden ok sayda yahudi tabibin saraya alnmas sebebiyle bir de yahudi tabipler cemaati (Cemat-i Etbb-yi Yahdiyyn) olumutu. Driflarn kendi vakfiyeleri dorultusunda ynetilmesine karlk tayinler bata olmak zere ileyii sarayn ynetim dzenine tbi idi. Tabip, cerrah ve kehhllerin meslekte ykselmeleri dorultusunda saray, drif ve tp medresesi gibi resm yerlere tayinlerinde bir silsile vard ve gerekmedike bu teaml bozulmazd. Sefer esnasnda saray ve drif tabip ve cerrahlarndan orduda grevlendirilenler olurdu. Orduda ve kalelerde tabip ve cerrah bulundurulur, seferde seyyar salk hizmeti verilirdi. XVIII. yzyl sonlarnda ve zellikle XIX. yzylda ordunun yeniden yaplandrlarak adalatrlmas faaliyetleri kapsamnda asker hastahaneleri kuruldu. Ulfeli tabipler izinle dkkn ap darda zel hasta da bakabilirdi. Dkkn ad verilen bu muayenehaneler ok deerliydi, nk bunlarn almas gedik denilen izne balyd. Dkkn gedii ancak ruslu bir hekimin lm, emeklilii ya da yer deitirmesiyle boaldnda baka bir hekime verilirdi. Hekimba Odas olarak bilinen Balala Kulesi ile Helvahne ve Glhane gibi yaplarda saray mensuplar iin eitli illar hazrlanrd. Hekimbann tarifiyle eczaclar balala, Enderun kullukusu ve zlfl baltaclarn gzetiminde il yapard. llar balala ve hekimba ile birlikte mhrlendikten sonra muhafaza edilirdi. Driflarda olduu gibi sarayda da ecza ve illar Kilr- Hssa Odasnda saklanp korunurdu. Kilr- Hssa Odasndan Hareme geildiinde sultana yemek piirilen mutfakla Harem eczahanesi vard. Saray

mutfann Helvahne ad verilen blmnde de ifal yiyecek ve iecekler, tiryak, cevri, erbet gibi mrekkep illar hazrlanr, byk kazanlar iinde urup, reel, helva gibi tatllar ve kokulu sabunlar yaplrd. Driflar. Seluklularda olduu gibi Osmanllar da fethettikleri yerlerde Anadolu snrlar iinde ve dnda hastahane kurma geleneini srdrdler ve Seluklu dnemi driflarndan yararlandlar. lk Osmanl drifsn Yldrm Bayezid Bursada tesis etti. stanbul driflarnn ilkini Ftih Sultan Mehmed, Ftih Klliyesi bnyesinde ina ettirdi. Osmanl baehirleri dndaki ilk drif ise Manisada yaptrld. XIV-XVII. yzyllar arasnda Anadoluda ina edilen driflar tarih srasyla unlardr: Bursa Yldrm Drifs (1399), stanbul Ftih Drifs, Edirne Beyazt Drifs, Manisa Hafsa Sultan Drifs, stanbul Haseki Hrrem Sultan Drifs, Sleymaniye Drifs ve Tp Medresesi, Atik Vlide Nurbn Sultan Drifs, Sultan I. Ahmed Drifs (1620). Osmanl driflar ok amal ve ok birimli klliye yaplanmas iinde yer alr. Klliyenin merkezinde cami, etrafnda medrese, imaret, hamam, drif ve ihtiyaca gre dier kurumlar bulunur. Klliye iindeki imarethnenin mutfanda piirilen yemeklerden klliye alanlarnn yan sra yoksullar, yetimler ve yolcular da yararlanrd. Baz driflarda tabhne denilen birim, nekhet dneminde olan hastalarn dinlendii bir mekn olmas sebebiyle ayrca nem tar. Klliyelerin bnyesinde drif ile dorudan ilikisi olan iki birim daha vardr ki bunlar sadece Sleymaniye Klliyesinde bulunur. Bunlardan biri tp medresesi (drttb), dieri drifnn karsnda yer alan ve drhne (drlakkr) ad verilen ecza evidir. Buras ecza deposu eklinde hizmet verir ve dier driflara da il salanrd. Hastahane ynetmelii niteliindeki vakfiyelerde drifnn ynetim kurallar ve gelirlerin hangi kalemlerde ne kadar kullanlaca aka belirtilmitir. alanlarn grev tanmlar ve grev dalm, hastalarla ilikide gzetilmesi gereken ahlk lleri, tayin edilecek grevlilerde aranan meslek bilgiler, beceri ve ahlk zellikleri, grevlilerin sorumluluu, beklenen bakm dzeyi vakfiyelerde ayrntlaryla ortaya konur. Bu salk kurumlar idar ve mal bakmdan mtevelli heyetine bal olmakla birlikte devletin gzetimindeydi ve zellikle salk grevlilerinin tayinleri saraydan yaplrd. Osmanl driflarnda hastalar cretsiz tedavi edilir, btn ihtiyalar ve illar devlete karlanrd. zellikle ihtiya sahiplerinin tedavi edilmesi ve tedavide zengin fakir ayrm yaplmamas vakfiyelerde art koulurdu. Klliyenin idaresiyle ilgilenen, vakf yneten mtevelli drif ynetiminden de sorumluydu. Gvenilir bir kii olmas gereken mtevelli genellikle devlet tecrbesine sahip, medrese mezunu ve st rtbeden ulem, asker, sancak beyleri, defterdarlar, sipahi aalar gibi devlet ricali arasndan seilirdi. Driflarda tabip, cerrah, gz hekimi, eczac, hasta bakc, a, kilerci, temizliki, bulak, amarc, kapc, vekilhar, ktip ve dier birok grevli alrd. Mescidi bulunan driflarda imam, mezzin, gassl, hamam olanlarda klhanc ve tellk gibi grevliler de vard. Tabip cretleri olduka yksekti. Gnlk hesaplanan ve nakit denen maan yan sra arpa, buday ve pirin olarak verilen ayn yardmlar da vard. Vakfiyelerde yer almayan yeni hizmetlerin cretleri herhalde mtevellinin takdirine braklmtr. Drifda bahekimin gndelik creti 20 ile 30 ake arasnda deiirdi. kinci tabibin gndelii 10-15 ake arasnda olup 25 akeye kadar kabilirdi. Birinci cerrahn gndelii 5-8 ake, ikinci cerrahn gndelii 3-4 ake, gz hekimininki 3 ile 8 ake arasnda deiirdi. XVI. yzylda Sleymaniye Drifs eczacsnn gndelii 3 ile 5 ake arasndayd. Drifya eczann temini, illarn hazrlanmas ve korunmasyla ilgilenen grevliler yaptklar ii

tanmlayan eitli sfatlar ve meslek adlaryla anlrd. Bitkilerden il yapan eczacya ab/saydaln, ham eczay dvp ezen eczac kalfasna edviyekb, erbet ad verilen sv illar hekimin reetesine gre hazrlayanlara erbeti/erbetiyn, macun yapanlara macunciyn denirdi. Sleymaniye Drifsnn gnlk il masrafnn 300 ake olduu kaydedilir. Drifdaki bir hizmet iin yaplan grevlendirmede belirli bir sre yoktu; lm, istifa ve azil gibi sebeplerle boaldnda yeni tayin yaplrd. Drifnn idaresi ve ihtiyalarnn giderilmesi vakfiye dorultusunda mtevelliye aitti. Gerek bir drifya tayin ve dkkn ama gerekse dkknsz gezgin salklarn almasna izin verme konusunda bir stada hizmet etmi ve iinin ehli olma ls aranrd. Hekimba veya saray hekimleri ya da o yrede bulunan beratl drif ve ordu hekimlerinin yapt soruturmann sonucunda meslee ehil olmad anlalan kiinin faaliyetine son verilirdi. Ameliyat veya tedavi ncesinde kad ve ahitler huzurunda hasta ya da vassinin rzas alnrd. Davac olunmasn nlemek amacyla yaplan rza szlemesi, hekimin kusuru veya bilinen yntemler dnda tedavisi sonucunda hastann zarar grmesi durumunda dava almasna engel deildi. Kadlar akl hastalarnn gzetim altna alnmas, hasta ve yaknlarnn ikyetleri, adl tp uygulamalar gibi eitli konularla da ilgilenirlerdi. Osmanl hekimlik tresinde din ve rk ayrm yaplmazd. Sarayda olduu gibi halk arasnda da mslman olan ve olmayann birbirini tedavi edebildii ariv belgeleri ve mahkeme kaytlarndaki szlemelerden anlalmaktadr (ayrca bk. BMRSTAN). Czzamhneler. Osmanllar, Seluklular gibi czzam hastalnn bulac olduunu dnr ve hastalar ehir dnda yaptrdklar czzamhnelerde tedavi ederlerdi. Driflara czzamllar yatrlmazd. Czzam hastalna yakaland tabip tarafndan belirlenen kii kanun gerei bir czzamhnede tecrit edilirdi. Czzamhneye Miskinler Tekkesi de denirdi. Seluklularn Kayseri, Sivas, Konya, Adana, Amasya, Kastamonu ve Tokatta kurduklar czzamhnelerden yararlanan Osmanllar ayrca Bursa, Edirne, stanbul, Kbrs, Sakz, Girit ve Smbeki (Nimz) adalarnda czzamhneler amt. Czzamhnelerden en nlleri Kayseri'deki Meczmn Zviyesi, skdar ve Konyadaki Miskinler Tekkesiydi. 1514te Yavuz Sultan Selimin Badat yolu kenarnda ehrin uzana ina ettirdii ve skdar Miskinler Tekkesi olarak tannan czzamhnenin i baheye bakan odalar, hamam, amarhanesi ve mescidi vard. Burada tecrit edilen czzamllar aileleriyle birlikte yaard (bk. CZZAM; MSKNLER TEKKES). 2. Modern Dnem. Sivil Hastahaneler. Klasik dnemde halka salk hizmeti veren vakf kurumlar olan driflarn yapm XVII. yzyldan sonra srdrlmedi. Depremler ve yangnlar yznden harap olmalar yannda zengin gelir kaynaklarnn XIX. yzylda kaybedilen topraklarda kalmas veya baka kii ve kurumlara devredilmesi gibi sebeplerle gereken onarmlar yaplamad ve kurulu amacna uygun olarak iletilemez duruma geldi. Dier yandan tp alanndaki yenilikler karsnda yetersiz kalmaya balayan, gelien yeni tbbn gereklerini karlayamayan yaplaryla driflar kurulutaki ilevlerini kaybetti. XIX. yzyln ilk yarsndan itibaren an tp uygulamalarna ve grev dalmna uygun biimde planlanan gureba hastahaneleri, yzyln ikinci yarsnda da belediye hastahaneleri almaya baland. Bylece genel hastahane hizmeti veren driflarda her eit hasta tedavi edilirken gureba hastahanelerinin kurulmasyla birlikte driflarda evinde baklamayan veya kimsesiz olan akl hastalarna bakld. Bunun sonucunda tmarhne ve bmar-hne tabirleri akl hastahanesi karlnda kullanld. Eski drif geleneinde olduu gibi gureba hastahanelerinde de ncelikle yoksul halka ve gelip geen yolculara hizmet verildi.

Mevcut bilgilere gre kimsesiz yoksullar (garipler/gureba) iin yaptrlan ilk hastahane, 1836da Edirnekapdaki Mihrimah Sultan Klliyesi Medresesinde alan Gureba ve Bekr Hastahanesidir. 1843 iek salgn esnasnda hastahanelerin yetersiz kalmas zerine Sultan Abdlmecidin annesi Bezmilem Vlide Sultann ina ettirdii, 1845te tamamlanan Bezmilem Vlide Sultan Vakf Gureba Hastahanesi (Gureb-yi Mslimn Hastahanesi) 1847de hasta kabul etmeye balad. Adnda ilk defa hastahane kelimesi kullanlan bu salk kurumu bir vakf eseri olmas bakmndan ayn zamanda Avrupallama dneminin ilk sivil salk kuruluudur. Anadoludaki eitli ehirlerin yan sra Balkanlarda, Ortadouda ve gnmzde srail, Suudi Arabistan, Yemen, Libya gibi lkelerin bulunduu Osmanl topraklarnda gureba hastahaneleri ald. Msr Valisi Kavalal Mehmed Ali Paann kz Zeynep Hanm ile ei Ysuf Kmil Paann kurduu Zeynep Kmil Hastahanesi (1862) vakf gelirleri olmadndan vrislerin tahsisatyla onarmlar yapld, zaman iinde zengin hastalardan cret alnarak yaatld; daha sonra askeriye, tp fakltesi ve belediye gibi eitli kurumlarca iletildi. Gnmzde kadn-doum ve ocuk hastalklar hastahanesi olarak faaliyet grmektedir. Islahat Ferman ile birlikte (1856) hapishane binalar ve salk koullar dzenlenmeye, bu balamda merkez hapishanelerde hastahaneler kurulmaya baland. 1880 ylnda karlan Hapishaneler ve Tevkifhaneler Nizamnmesi her hapishaneye bir hastahane binas ya da odasnn yaplmasn gerektiriyordu. 1865 kolera salgnnn ardndan Beyolunda kurulan Altnc Dire-i Belediyye Hastahanesi ilk belediye hastahanesidir. St. Vincent de Paul rahibelerinin de alt bu kurumda inan ve soy ayrm yaplmadan hastalar cretsiz tedavi edilirdi. 1874te bu hastahane Tophaneye tand ve daha ok Galata ve Beyolunda kavga edip yaralananlar geldiinden buraya Altnc Dire-i Belediyye Mecrhn Hastahanesi ad verildi. 1910da Messest- Hayriyye-i Shhiyye Mdriyetine devredilen bu hastahane erkeklere ayrlarak Beyolu Zkr Hastahanesi oldu. Gnmzde Beyolu Devlet Hastahanesi adyla faaliyetini srdrmektedir. XIX. yzyln son eyreinde kadnlar iin hastahaneler yaptrld veya hastahanelerin iinde kadnlara mahsus blmler ald, doumhaneler kuruldu. Frengi gibi bulac hastalklarn yaylmasn nlemek amacyla 1879da hazrlanan tlimatnme gerei Karakydeki bir konakta Altnc Dire-i Belediyye Nis Hastahanesi ald. zellikle kimsesiz olan veya zhrev hastalklara yakalanan kadnlar iin Beyolu Nis Hastahanesi (Emrz- Zhreviyye Hastahanesi) 1883te faaliyete balad. stanbulun ilk modern doumevi (vildethne, serriyyt- vildiyye) 1892de Glhane Bahesi iindeki bir binada ald, 1909da Kadrgaya tand. 1877-1878 Osmanl-Rus Sava (Doksan Muharebesi) sonrasnda Rumeliden g eden hastalar, sakatlar, dul ve yetimlere hizmet vermek iin 1891de Bursa Drlacezesi kuruldu. II. Abdlhamidin iradesi ve balaryla stanbulda 1896da alan Drlaceze Messesesinde inan ve soy ayrm yaplmadan muhta kimselere hizmet verildi. stanbul Drlacezesi rdahne (stocuu yuvas), yetimhane, mektebi ibtid, dilsiz ve mlar mektebi, imalthaneler, hastahane, doumevi, bakteriyolojihne, etv dairesi, amarhane, eczahane ve ibadethaneleriyle (cami, Rum ve Ermeni kiliseleri ve sinagogu) ok ynl hizmet veren, her ihtiyacn dnld komple bir salk ve sosyal yardm kurumudur (bk. DRLACEZE). Dnyann ilk ocuk hastahanelerinden olan Hamidiye Etfl Hastahne-i lsi, dnemin en ileri salk kurumu olarak II. Abdlhamidin 16 ubat 1898 tarihli iradesiyle yaptrld. Burada inan ve soy ayrm gzetmeden btn ocuklar cretsiz tedavi edilirdi. Trkiyede stetoskopun ilk kullanm, rntgen nlaryla kanser tedavisinin ilk uygulan ve

kaloriferle stma ilk defa bu hastahanede gerekleti. 1908 ylndan sonra ihmale urayan hastahanenin tarih yaplar 1968de ykld ve yaplan yeni hastahanenin ad da ili ocuk Hastahanesi oldu. II. Abdlhamid dneminde bulac hastalklara kar byk bir mcadele verilerek Avrupada kaydedilen mikrobiyoloji alanndaki bulular ve yenilikler yakndan izlendi ve en ksa srede uyguland. Karantina, tebhrhne, a retimi, bakteriyolojihne gibi kurumlarn yan sra hastahanelerde bulac hastalklarla ilgili ayr birimler oluturuldu; frengi ve kolera gibi hzla yaylan hastalklara mahsus hastahaneler tesis edildi. Hamidiye Etfl ve Haseki Nis (Hamidiye) Hastahanesi gibi byk hastahanelerde difteri, kzl, kzamk, verem, bomaca, ylanck gibi hastalklara ayrlan kou, baraka ve pavyonlar oluturuldu. Bu dnemde Karadenizden Orta Anadoluya doru yaylan, ayrca Loros, Silifke, Gazze, Yemen, Kuds gibi lkenin gney blgelerinde seyreden frengi salgnna kar frengi hastahaneleri yaptrld. stanbulda geici kolera hastahaneleri kuruldu ve hastalar tecrit edildi. 1893 kolera salgn esnasnda ehremneti tarafndan hastalar tedavi ve tecrit amacyla Cerrahpaa semtindeki Takyyddin Paa Kona satn alnarak hastahaneye dntrld. Buras 1910da Cerrahpaa Zkr Hastahanesi ad altnda erkekler iin bir belediye hastahanesi oldu. Yklan binann yerine 1912de, gnmzde biri Cerrahpaa Tp Fakltesi Mzesi, dieri dekanlk binas olarak kullanlan iki kgir bina yaptrld. Asker Hastahaneler. Osmanl ordusunda ve kalelerde tabip ve cerrah grevlendirilmesi eski tarihlere kadar gider. Tersaneye ve seferde donanma gemilerine tabip ve cerrah tayin edilir, sava alan dnda yaral ve hasta askerler klalarda hasta odalarnda iyiletirilirdi. Ordunun salk ileri ordu hekimbas ve cerrahbas sorumluluunda yrtlrd. XVIII. yzyln sonlarnda ve XIX. yzylda ordunun yeniden yaplandrlmas faaliyetleri kapsamnda Osmanl corafyasnn her yerinde asker hastahaneleri kuruldu. Savalarn ve salgnlarn younlat dnemlerde geici hastahaneler ald. III. Selim devrinde 1793te Nizm- Cedd ordusunun tekiliyle asker alanda balatlan yeni dzenlemeler daha sonra tp alann youn biimde etkiledi ve an gelimelerine uygun planlanp dzenlenen sabit asker hastahaneleri ina edilmeye baland. XVIII. yzyln sonlarnda kurulan Tophne-i mire Hastahanesi ilk asker hastahanesi olarak bilinir. Levent iftlii Hastahanesi ve Topta Askir-i Hssa-i Muhammediyye Hastahanesi de ilk kurumlar arasnda yer alr. Donanmaya mensup erler ve subaylar iin Kasmpaa Deniz Hastahanesi yaptrld (1795-1804). Osmanl corafyasnda asker hastahaneleri ileriki yllarda giderek artan saylarda ald. II. Mahmud devrinde kurulan hastahaneler arasnda Bb- Serasker Hastahanesi (1826), stanbulun en byk hastahanelerinden biri olan Maltepe Hastahanesi (Askir-i Mansre Hastahanesi, 1827-1828), Bahriye tekiltnn ilk hastahanesi Merkez Bahriye Hastahanesi (1827), Mhimmt- Harbiyye (Askeriyye) Hastahanesi (Cebehne Hastahanesi, 1828), Selimiye Hastahanesi (1833), Mektebi Harbiyye Hastahanesi (1834), Humbarahne-i Mamre Hastahanesi (1836), Liman- Kebr (Kavak) Hastahanesi (1838) saylabilir. stanbulda Hassa askerlerinin tedavisi iin Selimiye Klas yaknnda Haydarpaa Asker Hastahanesi (1846) ve stanbul yakasndaki topu askerlerin tedavisi iin Gmsuyu Asker Hastahanesi (1849) Sultan Abdlmecid dneminde ald. II. Abdlhamid zamannda Osmanl-Rus Sava (1877-1878) sebebiyle stanbul ve taradaki baz yaplar hastahaneye dntrld, askerler ve gmenler iin sabit ve seyyar hastahaneler yapld.

Mrgn (Emirgn), plikhne, Beylerbeyi hastahaneleriyle Serviburnu Asker Hastahanesi ve emsipaa Muhcirn Hastahanesi bu dnemde kuruldu. II. Abdlhamidin saray mensuplar ve muhafzlar iin 1884te tesis ettii Yldz Asker Hastahanesi en son tbb gelimelerin izlendii bir kurum olarak geliti. 1897de Osmanl-Yunan sava srasnda yarallarn tedavi edildii Yldz Asker Hastahanesinde dnyada ilk defa sava yarallarndaki mermilerin yeri ameliyat ncesinde rntgen ekimiyle tesbit edildi. anakkale savalar esnasnda stihlk-i Mill Cemiyeti Hastahanesi, Moda Asker Hastahanesi, Fenerbahe Asker Hastahanesi, Aa Hamam Hastahanesi, Makriky (Bakrky) Hastahanesi kuruldu. I. Dnya Savanda alan amlca Asker Hastahanesi, Davutpaa Asker Hastahanesi, Tel-i Nisvn Cemiyeti Hastahanesi, Pangalt Asker Hastahanesi dnda daha pek ok asker hastahanesi faaliyete geti. Osmanl Hilliahmer Cemiyeti (Kzlay Dernei) OsmanlRus, Osmanl-Yunan (1897), Trablusgarp ve Balkan (1912-1913) savalarnda yaral, hasta ve muhacirler iin seyyar ve geici hastahaneler at. Bu cemiyetin desteiyle Balkan Sava srasnda Demirkap ve Ayastefanos (Yeilky), Takla, Kandilli, ilide (Klemov) asker hastahaneleri kuruldu; Maka Hastahanesi ile Tuzla Asker Hastahanesi de ayn dnemde ald. Hfzsshha Kurumlar. Bulac hastalklarla mcadeleye XIX. yzylda byk nem verildi, hastalklarn yaylmasn nlemek iin eitli salk kurulular oluturuldu. Karantinalar kurulmadan nce salgn hastalklar srasnda Maltepe Hastahanesinde asker hastalar tedavi ve tecrit edilirdi. Hastahanenin yetersiz kalmas dolaysyla koleral hastalar 1831de Kzkulesi Matnn Hastahanesi ad altnda Kzkulesinde tecrit ve tedavi edildi. 1837de Meclisi Tehaffuz ad verilen karantina meclisi (Meclisi Umr- Shhiyye) kurulduktan sonra salgn hastalklarn yaylmasn nlemek amacyla stanbulda gerekli grlen yerlere karantinahaneler (tehaffuzhneler) ald. lk defa 1838de Kuleli Klas tehaffuzhne yaplarak gemiler burada denetlendi, yolcular bekletilerek izlendi ve hastalar tedavi edildi. Karantina hizmeti veren shhiye grevlileri burada eitildi. Tehaffuzhne 1842de Anadolukavana tand. 1867 tarihli Kolera Nizamnmesinden sonra Boazlarda yeni tehaffuzhneler ald. Koruyucu salk kurulular Mektebi Tbbiyye-i hnenin bnyesinde oluturuldu. Pasteurn bulduu kuduz asn hazrlamak ve salgn hastalklar aratrmak zere Dersadet Dlkelb ve Bakteriyoloji Ameliyathanesi ald (1887). iek as hazrlanmas iin Telkhhne-i hne (1892) kuruldu, hekimler ve hastahaneler burada retilen alar kulland. 1893-1894 kolera salgnnda hastalktan koruma ve tedavi sorumluluunu stlenen belediye dairelerince alan hastahanelerin yan sra bulac hastalklara yakalananlarn elbise ve eyalarnn, bulam meknlarn temizlendii tebhrhneler yaptrld. Gedikpaa, Tophane ve skdarda alan tebhrhnelerden skdar Tebhrhnesi gnmze kadar korunabilmitir. Bulac salgn hastalklar konusunda ok hassas davranan II. Abdlhamid, Demirkapdaki Mektebi Tbbiyye-i hnenin bahesinde bir Bakteriyolojihne-i hne yaptrd (1893). 1894te burada hekimlere, veterinerlere eitim verildi, Osmanl Devletinin serum ve alar retildi. 1894ten sonra sadece kuduz almalarnn yapld kuduz messesesine Dlkelb Ameliyathanesi denildi. 1922de bu kurumlar Kimyahne ve Shh Mze ile birlikte Hfzsshha Messesesi adyla birletirildi (bk. HIFZISSIHHA). Gayri Mslim ve Yabanc Hastahaneleri. Gayri mslim tebaa, Avrupa devletleri ve Amerikal misyonerler Osmanl corafyasnda eitli salk faaliyetlerinde bulundu, cemaatleri ve yurttalar iin hastahaneler kurdu. Karakyde alan Balkl Rum Hastahanesi, gemi yoluyla bulac hastalklarn tand limana yaknl dolaysyla 1753te Yedikulede sur dnda yaplan binalara

tand. Bu hastahane gnmzde de salk hizmeti vermeye devam etmektedir. stanbulda Rum Ortodoks cemaatine ait Yedikule Veba Hastahanesi (1753), Beyolu Veba Hastahanesi (1779) ve Gemici Hastahanesi (1762) ald. Taksimde Surp Agop (St. Jacques) Ermeni-Katolik Hastahanesi (1836) dnda stanbulun Ermeni hastahanelerinden biri de muhta hasta ve yallar iin 1838de Kazleme Yedikulede ina edilen Surp Prgi Ermeni Hastahanesidir. Balat Msev Hastahanesi diye bilinen Or-Ahayim Hastahanesi 1886da Balat civarndaki fakirlere hizmet verilen bir dispanser olarak kuruldu. 1898de hizmete alan Balat Ayvansaraydaki binasnda hizmet gren, vakf tarafndan ynetilen hastahane halen faaliyetini srdrmektedir. B) Tedavi Yntemleri. Hltlar Nazariyesi. Gnmz tehis aralarnn bulunmad driflarda hekim hastay gzler, ikyetlerini dinler ve hastalk belirtilerini izlerdi. Fizik muayeneyle hastada ate, terleme, sararma gibi belirtiler arar, ayrca el ile nabz yoklar, bakmak suretiyle idrar ve gita tetkiki yaparak hastaln tehisini koyar ve seyrini tahmin ederdi. Daha nceki slm tp gelenei dorultusunda Osmanl tbbnda da drt unsur/drt tabiat (miza) nazariyesi esas alnd. Buna gre tabiattaki drt unsurun (ate, su, toprak, hava) karlnda insanda bulunan drt hlt yani kan, balgam, sar safra ve kara safra farkl nitelikler (scaklk, kuruluk, soukluk, nemlilik) tar (bk. AHLT- ERBAA). Bu drt hltn karm mizac ekillendirir. Bir hltn niteliinin deierek bozulmas ya da miktarnn oalp azalmas hltlar arasnda dengesizlie ve sonuta hastala yol aar. Hastay tedavi iin fazla ya da bozulmu olan hlt vcuttan atmak gerekir. Hastala sebebiyet veren zararl hltlar idrar sktrc, mshil, kusturucu, terletici etkilere sahip eczalarla boaltlrd. Bozulduu dnlen kan unsuru hacamat ve slk uygulanarak vcuttan atlrd. Salkl Yaama ve Hastalktan Korunma. Klasik Osmanl tbb hastalklardan korunma zerinde younlamt. Tedavinin esas bozulan mizacn dzeltilmesine dayanrd. Osmanl tp kitaplarnda salkl yaama kurallarna byk nem verilir. Yiyecek ve iecekler, spor, uyku, hamamda ykanma ve duygularn insan sal zerindeki etkileri, salkl yaama yardmc olacak tedbirler anlatlr. Sal koruma ve salkl yaam iin nelerin yaplp nelerin yaplmayaca; mizaca, mevsime, zamana gre alnmas uygun gda eitleri ve nitelikleri; giysilerin sala etkisi; beden hareketinin ve dinlenmenin yarar ve zararlar, uykunun etkileri, hamamn yarar ve zararlar; cinsel ilikinin yarar ve zararlar; organlarn korunmas; kusturucular ve mshillerle bedenin temizlenmesi gibi konular ilenir. lla Tedavi. Klasik Osmanl tbbnda baz meyve ve sebzelerle hayvan rnleri ilenmeden il gibi dorudan hastalara verilirdi. Mesel elma, zm, tavuk, balk gibi besin maddeleri hastay tedavi amacyla reete edilirdi. Tabip hastann saln nce yiyecek ve ieceklerle korumaya ve tedavi etmeye alrd. Bunun yannda hastalar bitki, hayvan ve madenlerden elde edilen il ham maddesiyle ya da bunlardan terkip edilen illarla tedavi edilirdi. Hastaya uygun ilcn verilebilmesi iin eczalarn scak, souk, kuru veya ya olarak tanmlanan doal niteliklerini ve tbb etkilerini bilmek gerekir. Vakfiyelerde, drifda grevlendirilecek tabibin illarn terkip ve hazrlan konusunda usta ve tecrbeli olmas art koulurdu. Etkili maddeleri elde edilmek istenen iekler, tohumlar, kkler vb. eitli yntemlerle ilendikten sonra basit il haline getirilirdi. Farkl eczann kartrlmasyla hazrlanan illara mrekkebat ad verilirdi. l terkipleri macun, merhem-pomat, ya, koku, toz, hap, tablet, pastil, fitil, yak vb. ekillerde hazrlanrd. Tabipler ve cerrahlar il yapmay bilirdi. Ayrca illa uraan meslek snflar vard ve yaptklar iin mahiyetine gre adlar alrlard. Tbb yalar ve kokulu sular elde etme gelenei ve attarlk nemli bir ticaret alan olup

stanbulda XVII. yzyln ortalarnda 2000 civarnda attar dkknnn varl kaydedilmektedir. Osmanl ariv belgelerinde yer alan ecza ve il listelerinden 150-200 civarnda ham eczann pazarland renilmektedir. XIX. yzyla kadar hastalara verilen illarn byk ounluu driflarda imal edilirdi; birtakm erbet, tiryak, macun, merhem ve haplar dardan satn alnsa da bunlarn miktar ok azd. slm dnyasnda modern anlamda ilk eczaclk retimi stanbulda 1839 ylnda Mektebi Tbbiyye-i Adliyye-i hnede alan yl sreli eczac snf ile balad (ayrca bk. AKRBZN; ATTAR; ECZACILIK). Cerrah Tedavi. Klasik dnem Osmanl hekimliinde illa tedaviye gayret edilir, mecbur kalnmadka cerrah giriimde bulunulmazd. Anestezi ve antisepsi gibi tedbirlerin bulunmad bir ada byk ameliyatlardan kanlmas gerekirdi. Ameliyat ncesinde hasta veya yaknlarndan alnan rza senetlerinden anlalaca zere en sk rastlanan cerrah giriimler mesneden ta karma, ftk ve sraca (scrofulo) ameliyatlardr. Cerrah uygulamalarn byk ounluu hric tedavilerden oluurdu (bk. CERRAHLIK; TERH). Mzikle Tedavi. Drif tbb drt unsur nazariyesiyle yrtld gibi mzikle tedavi de drt unsur nazariyesine dayandrlrd. Mzik aletlerinin, teganni tarzlarnn ve makamlarn tesirinin mizalara ve hastalklara gre deitii kabul edilirdi. Dolaysyla her hastaya ve hastala uygun makamda icra yaplrd. Mesel tp yazmalarnda fel hastalna rast makamnn iyi geldii bildirilir. Gnn saatlerinin tedaviyi etkiledii kabul edildiinden kaynaklarda hangi msikinin gnn hangi saatinde, haftann hangi gnnde, hangi makamn hangi mizaca iyi geleceine dair ayrntl bilgiler ve izelgeler bulunur. Souk mevsimde scak namelerin, scakta souk tabiatl namelerin alnmas nerilirdi. Birok hastalkta nabz atlarnn eitli ritimler gstermesinden baz anlamlar karlr ve nabzla mzik nameleri arasnda ilgi kurularak nabz hareketlerinin her biri bir makamla ilikilendirilirdi. Ritmi aksayan, yava ya da hzl ritimli nabzlar hastalk belirtisi asndan tehiste nem kazand iin hekimin mzik bilgisine de sahip olmas beklenirdi. Amasya, Ftih, II. Bayezid ve Sleymaniye driflarnda szendeler ve hnendeler msiki icra ederek hastalarn tedavisine yardmc olurdu. Tadll-emzice adl eserinde mzikle tedaviye bir blm ayran Osmanl hekimi ur Hasan Efendi, Beyazt (II.) Drifsnda baz kiilerin mzikle tedaviyi elenceye dntrp grevlerini ihmal etmeleri ve baz hastalarn rahatsz olmas yznden bunun yasaklandn kaydeder. C) Tp Eitimi. nceleri driflarda tabip kirdi ad verilen renciler tabiplerin yannda raklk yoluyla ustalard. Bursa ve Ftih driflarnda bir eitimcinin bulunduu ve usta-rak usulyle hasta banda eitim gren tp rencilerine odalar ayrld ariv belgelerinden renilmektedir. kirdler cemat-i kirdn- etbb denilen bir snf tekil eder ve her biri gnde 5 ake alrd. Usta olduklarnda nc ve ikinci tabip sfatyla driflara gnderilirlerdi. Sleymaniye Klliyesi iinde yer alan Tp Medresesi (drttb) dnemin tp bilgi ve uygulamasnn retildii ilk Osmanl medresesidir. Balangta burada bir mderris, sekiz dnimend, bir mud ve bir noktac grevlendirilmiti. Daha nce klasik medrese eitimi alan ve dnimend ad verilen yevmiyeli renciler mezun olduunda ilmiye kadrolarna tayin edilebilirdi. Baarl dnimendlerden seilen bir mud yardmc retim grevlisi sfatyla mderrisin verdii dersleri rencilere tekrar ettirirdi. Noktac ise faaliyetleri tefti ederdi. Terfi eden dnimendler Ftih Drifsna kird olarak tayin edilir, terfi ya da becayi yoluyla drifya nc ya da ikinci

tabip olurdu. Ftih Drifs ve Sleymaniye Tp Medresesi driflara, saraylara ve orduya tabip yetitiren balca kurumlard. Sleymaniye Tp Medresesinden sonra sarayda yabanc hekim istihdam giderek azald. Driflarda hasta banda hekim eitiminin yan sra hekim muayenehanelerinde teorik ve uygulamal tp eitimi yaygnd. Modern Tp Eitimi. Osmanl hekimleri Bat dillerinden yaplan eviriler, Avrupada tp mekteplerinde tahsil gren Osmanl tebaas gayri mslimler ve Osmanl corafyasnda faaliyette bulunan Avrupal hekimler vastasyla Bat tbbyla temasa gemiti. Fakat Tp Medresesinde geleneksel slm tbb ve uygulamas retilirdi. XIX. yzyln banda Bat tbbn retecek okullara ihtiya dodu. ada tp retilmesi amacyla 1805te Rum tebaasna kurdurulan mekteple donanmada grevlendirilecek hekim ve cerrahlarn eitimi iin Kasmpaada 1806da Tersne-i mire Hastahanesinin (spitalya) yanna alan Tbhnenin mr uzun srmedi. Tbhne-i mire (Drttbb- mire) adyla anlan ve gnmz tp fakltelerinin balangc kabul edilen yeni tp mektebi II. Mahmud dneminde 14 Mart 1827 tarihinde resmen kuruldu. Bundan sonra slm tbbndan Avrupa tbbna gei hzland. Bu okula Tanzimatn ilnna kadar yalnz mslman renci alnrken 1839dan itibaren her cemaatten renci okula kaydedildi. 17 ubat 1839da Mektebi Tbbiyyenin Galatasaraydaki yeni binasnn al treni yapld. Ardndan yangn ve yetersizlik gibi sebeplerle bu okul faaliyetlerini deiik semtlerde srdrd. Krm savanda (1853-1856) orduda hizmet edecek yeterince hekim bulanamayp Avrupal hekimlere bavurulmas zerine hekim saysn arttrmak amacyla zel bir snf alarak Trke eitime geildi. 1866da bu mektebin iinde sivil bir tp mektebi kurulmas iin irade kt ve bir yl sonra ayr bir snf olarak Trke tp eitimine baland. Trke eitimin baarl olmas zerine orduya hekim yetitiren asker ksmda 1870te ilk snftan itibaren tedrisat Trkeletirildi. Bylece bu dnemde stanbulda an yeni tp eitiminin verildii biri asker (Mektebi Tbbiyye-i Askeriyye-i hne), dieri mlk (Mektebi Tbbiyye-i Mkiyye-i hne) iki tp mektebi faaliyette bulunuyordu. Haydarpaa Asker Hastahanesi 1870te Haydarpaa Tatbkt- Tbbiyye-i Askeriyye Mektebi olarak eitim hastahanesine dntrld; hekim, cerrah ve eczaclar, burada iki yl staj yaptktan ve imtihan edilip yeterlik belgesi aldktan sonra tabur ve hastahanelere tayin edilmeye baland. 1889 ylndan itibaren mezunlar ihtisas iin Berline gnderilmeye baland. Glhane Asker Rdiye Mektebi binas 150 yatakl bir hastahane durumuna getirilip 1898de Glhane Tatbikat Mektebi ve Serriyat Hastahanesi adyla aldktan sonra stajlar burada yapld. II. Merutiyetin ilnnn ardndan bu uygulama hastahaneyi ayr bir tp okuluna dntrd. Asker hekimlik derslerinin programa alnd bu okul 1941 ylnda Ankaraya tand ve gnmze kadar Glhane Asker Tp Akademisi olarak faaliyetini yrtt. Asker Tbbiyenin bulunduu Demirkap Klasnn yetersiz kalmas zerine 1895te II. Abdlhamidin iradesiyle Kadky Haydarpaada Asker Tbbiye iin Haydarpaa Asker Hastahanesi yanndaki geni araziye yeni bir binann yaplmas kararlatrld ve okul buraya nakledildi (1903). Bu binann karsna ina edilen be pavyon okulun eitim hastahanesi eklinde kullanld. Bu hastahane gnmzde Haydarpaa Numune Hastahanesi adyla faaliyet gstermektedir. 31 Austos 1903 tarihinde am Mektebi Tbbiyye-i Mlkiyyesi nc tp mektebi olarak ald. Suriye vilyetinin merkezi olan amda kurulan Mektebi Tbbiyye, stanbul dnda kurulan ilk ve tek tp okuludur. Merutiyetin ilnndan sonra stanbulda asker ve mlk iki tp okulunun durumu yeniden deerlendirildi ve Mektebi Tbbiyye-i Mlkiyye ile am Mektebi Tbbiyye-i Mlkiyyesi,

Maarif Nezretine baland. Yeni kadrosu ve yeni ekliyle Mektebi Tbbiyye-i Mlkiyye 1908de stanbul Drlfnununun bir ubesi olarak faklte haline getirildi. 1909da Asker Tbbiyenin de balanmasyla iki okul Drlfnn- Osmn Tp Fakltesi ad altnda resmen birletirildi (bk. MEKTEBi TIBBYYE). D) Literatr. Klasik Dnem. Klasik dnemin Osmanl hekimleri slm tbbnn Arapa ve Farsa kaynak eserlerinden dorudan ya da Trkeye evirilerinden yararlanmann yan sra telif eserler de meydana getirmitir. XV. yzyldan itibaren says hzla artan Trke tp kitab melliflerinin ou ana kaynaklarn belirtmi, kendi fikirlerini ileri srm ve tecrbelerini bildirmitir. Osmanl dneminde Dvd-i Antk, Hac Paa ve Muhammed b. Mahmd e-irvn gibi limler tarafndan Arapa ve Farsa tp kitaplar kaleme alnmtr. Erken dnem Trke tp kitaplar Trke tp dilini en st seviyede yanstmas bakmndan byk deer tar. Osmanl dnemine ait bilinen ilk Trke tp kitab Geredeli shakn 792de (1390) yazd Edviye-i Mfrededir. Bu eserde basit illar ve kullanldklar hastalklar, hltlar nazariyesi, salkl yaama artlar, cinsel iliki, ihtiyarlk gibi konularda dnemin tp bilgisi halkn anlayaca bir dille anlatlmtr. Bu dnemin Trke tp kitaplarndan bir dieri Abdlvehhb b. Ysuf el-Mrdnnin (. 823/1420den sonra) KitblMntehab fit-tb adl eseridir. Mrdn, amnnin bn Snya ait el-nnu ihtisar ettii nne fi-b adl eserini Tercme-i Knne adyla Trkeye evirmitir. Muhammed b. Mahmd e-irvn ise ilk dnem Osmanl tbbnn en ok eser veren mellifidir. irvn salkl yaam kurallarndan sz eden Sultniyyesini elebi Sultan Mehmede, Tuhfe-i Murdsini II. Murada ithaf etmitir. Eref b. Muhammed Hazins-sade adl eserinde koruyucu hekimlie dair bilgiler verir. Yine ilk dnem yazarlarndan Hac Paann (. 827/1424 [?]) Mntehab- ifsnda grld gibi tp bilgisinin yan sra dua, tlsm, muska formlleri vb. madde tesi uygulamalara yer verilmesi istisna bir durumdur. Klasik tp kitaplarnn neredeyse tamam hltlar nazariyesine dayanan ve madd tedavi yntemlerini ieren eserlerdir. Ktphanelerdeki yazma nshalarndan halk arasnda ok tutulduu anlalan baz Trke tp kitaplarnda genel bilgiler verilmekte, hastalklar ve tedavileri sade bir dille ifade edilmektedir. Osmanl medreselerinde ders kitab olarak okutulan bn erfin (Ali elebi) Ydigr fit-tbbnda (828/1425 ?) koruyucu hekimlie ait bilgilerle batan ayaa hastalklar ve tedavileri anlatlr. Nidnin Trke muhtasar kitab Menfiun-ns da halk arasnda ok tutulmutur. Enmzect-tb adl eserde klasik tp bilgisiyle hastalklar ve tedavilerini aklayan Hekimba Emr elebi, anatominin neminden ve anatominin seferlerde lenlerin cesetlerinden renilmesi gerektiinden bahseder. Kitabn son blmnde dier baz tp kitaplarnda olduu gibi Vesy-i hkem-i selef ve etbb-i halef bal altnda hekim ahlkndan sz edilir. Emr elebinin yardmcs iin hazrlad Netcett-tb bir el kitab nitelii tar. Zeynelbidn b. Hallin Ftih Drifs bahekimlii srasnda yazp II. Murada takdim ettii ifl-fud li-Hazreti Sultn Murd da ok tutulmu ve iki buuk asr sonra Bat tbbnn hkim olduu bir dnemde de basks yaplmtr (stanbul 1289; Bulak 1300). Osmanl hekimleri eczaclk konusuna byk nem vermi, genel tp kitaplarnda il tedavilerine daima geni yer ayrm, basit ve birleik illarla ilgili birok telif ve eviri kitap hazrlanmtr. bnl-Baytrn el-Mfredtnn tercmeleri Anadolunun bitki rtsn de kapsadndan ok nem tar. Mahmd b. lys e-rznin el-v f ilmit-tedvsinin evirisi olan Mecmatlmcerrebt adl eser organlara gre dhil ve hric hastalklarla ateli hastalklarn yan sra basit ve

birleik illara dair bilgiler ierir. Sabuncuolu erefeddin, smil b. Hasan el-Crcnnin are-i rizmhsinin Akrbzn blmn Trkeye evirmi ve ona iki fasl eklemitir. Sabuncuolu, meslek tecrbelerine yer verdii Mcerrebnme (873/1468) adl farmakoloji kitabnda illar hazrlan ekline gre snflandrm ve hangi rahatszlkta nasl kullanlacaklarn yazmtr. Mcerrebnme Trke yazlan ilk tecrb tp eseri kabul edilir. Hekimler veya hekim olmayanlarca yazlan Trke tp ve il terimleri szlkleri Osmanl tp literatrnn bir baka daln tekil eder. XVII. yzylda ansiklopedist Osmanl limi Hezarfen Hseyin Efendinin Lisnl-etbb f lugatil-edviye (Fihrisl-ervm f lisnil-etbb), Dervi Mustafa Siyhnin Lugat- Mkilt- Ecz, Hekimba Sakzl s elebinin droglarn Arapa, Farsa, Trke, Rumca, Srynce, Hinte ve Frenke karlklarn verdii Nizml-edviye adl eserleri vardr. XVIII. yzylda Haytzde kirdi diye tannan Eblfeyz Mustafann Risle-i Feyziyye f lugtilmfredtit-tbbiyyesinde droglar alfabe srasyla Trke ve Arapa olarak verilir; bazan da Farsa, Yunanca, Berberce, Latince, Hinte gibi dillerden karlklar zikredilir. Eblfeyz Mustafann mfret ve mrekkep devalar anlatan Dstrt-tabb f ameli mznit-terkb adl eseri ecza llerinin tantlmas bakmndan ayrca nemlidir. Muhammed Mmin Hseyn Tenkbnnin Tufetl-mminn adl, basit ve mrekkep devalar anlatan Farsa eseri Gevrekzde Ahmed-i Sn tarafndan Gunyetl-muhassln f tercemeti Tuhfetil-mminn ismiyle Trkeye evrilmitir. Maddelerin Yunanca, Srynce, Arapa, Farsa, Hinte, Trke karlklarnn verildii eser mtercimin erhleri ve tenkitleri bakmndan deerlidir. Hekim olmayan Yirmisekizelebizde Mehmed Said Paa Feridl-mfredt adyla bir ecza lugat hazrlam ve alfabetik srayla verdii Arapa, Farsa, Trke, az sayda Latince, Yunanca, Srynce drog isimlerinin Farsa, Trke, Arapa, daha az sayda Yunanca, Hinte, Latince, spanyolca, talyanca, Srynce karlklarn zikretmitir. Fazlzde Mehmedin Mfredt- Tbbnda alfabe srasyla Arapa, Farsa, az sayda Srynce drog adlarnn Trke, Arapa, Farsa, az sayda Frenk, Rum ve Msr dillerinde karlklar ve droglar hakknda ayrntl bilgi verilir. Osman b. Abdurrahman, slm ve Osmanl dnemi ecza bilgisinin balca kayna olan, Antika Yunan hekimi Dioscoridesi temel alan Pietro Andrea Matthiolinin Di Pedacio Dioscoride Anazarbeo della Materia Medicinale adl kitabn Kitbn-Nebt adyla Trkeye evirmitir (1184/1770). ok geni biimde ele alnan droglarn Frenke, Arapa ve Trke adlarnn Latince, Trke, Arapa, Bonaka, Yunanca ve az sayda Neme dilinde karlklar yazlr. Cerrah kitaplar arasnda en nemlisi, Amasya Drifsnda on drt yl hekimlik yapan ve birok renci yetitiren Sabuncuolu erefeddinin Cerrhiyyetl-Hniyye adl eseridir (870/1465). Trke en kapsaml cerrah kitab olan eser, Endlsl hekim Ebl-Ksm ez-Zehrvnin KitbtTarf li-men aceze anit-telf adl ansiklopedik tp kitabnn cerrah blmnn evirisi olmakla birlikte Sabuncuolunun tecrbelerine ve farkl cerrah alet izimlerine de yer verilmitir. Cerrhiyyetl-Hniyyede hastann durumunu ve ameliyat srasnda cerrah gsteren tasvirlerin bulunmas slm tp tarihinde bir ilktir. Dier cerrah kitaplar arasnda Eb Thir brhim b. Muhammed el-Gaznevye isnat edilen el-ula f fennil-cira isimli eserin Cerrah Mesud tarafndan yaplan evirisi, Muhammed b. Mahmd e-irvnnin Timurta Umur Beye ithaf ettii Cerrahnme adl eseri, cerrah brhim b. Abdullahn intar adl Yunanca/Srynce cerrah kitabn tercme ettii Alim-i Cerrhni dikkat eker. Alim-i Cerrhnde ayrca irvn, Hac Paa,

Sabuncuolu ve Akemseddin gibi Trk hekimlerinin il terkipleri bulunur. Yaralar, krk kklar, urlar, kanserler, arbon, dolama, ftk, apse ve frengi gibi konularn ele alnd eser ateli silh yaralarndan ve frengiden ilk defa sz eden kitap olarak bilinir. Bursal Ali Mn Efendinin Cerrahnmesinde de cerrah rahatszlklar ve tedavileri anlatlr. Osmanl dneminin en kapsaml gz hastalklar ve tedavisi kitab Muhammed b. Mahmd eirvnnin Mrid adl eseridir (841/1438). Sinoplu Mmin b. Mukbilin Mifthun-nr ve hazins-srrunda ban yaps ve hastalklarnn yan sra gz hastalklar ve tedavileri ele alnr. Mmin b. Mukbil, Zahre-i Murdiyye fit-tb adl eserinde (841/1438) eitli hastalklarn yan sra gz arlar, gz kapa ve gz tabakalar hastalklar ve tedavilerini anlatr; ayrca alet izimleri verir ve kendi tecrbelerini aktarr. Geleneksel Osmanl hekimliinin son temsilcisi kabul edilen Gevrekzde Hasan Efendinin (. 1216/1801), Sadaka b. brhimin gz hastalklarna dair elUmdetl-kliyye adl kitabnn Zbdetl-khliyye f terhil-basariyye adyla evirisinde modern gz anatomisi tasvirlerinin olmas dikkat ekicidir. Doum ve ocuk hastalklar konusunda ilk Osmanl eseri olan bn- ifnin (. 1116/1705) Tedbrl-mevld klasik slm kaynaklarndaki bilgiler yannda yazarn kendi tecrbelerini de ihtiva eder. Gevrekzde Hasann Netcetl-fikriyye f tedbri vildetil-bikriyyesi kadn ve ocuk hastalklar hakknda yazlan ikinci eserdir. Bahnme ad verilen kitap trnde ise cinsel gc arttrc afrodizyaklarn yan sra hamile kalma ve gebelikten korunma gibi konular ele alnr. Tfden ve Nasrddn-i Tsden yararlanarak yazlan Trke bahnmelerden Gelibolulu Mustafa lnin Rhatn nfs fil-bh, Takprizdenin Bhnme-i Pdih, Eblfeyz Mustafann Tuhfe-i Mteehhilni anlabilir. Bulac hastalklarla ilgili olarak Nidnin veba ve bundan korunma yollarna dair rislesi Rebus-selme klasik slm tbbna ve yazarn kendi tecrbelerine dayanr. Osman b. Ms Eskiehr el-Mn f meseletit-tn adl eserinde (1210/1795) bulac hastalklarla veba hakknda bilgiler verir. Gevrekzde Hasan Efendi, Abdsselm el-Mhtednin (liya/lys b. Abram) II. Bayezid iin kaleme ald Micennet-n vel-veby Trkeye evirmitir (1209/1795). slm tbbna bal olan Gevrekzde Hasan, Eb Mansr Hasan b. Nh elKumrnin Smn Hkmdar II. Mansr iin yazd el-n vel-mn adl dhil ve ateli hastalklara dair eserini Drre mensriyye f tercemetil-Mansriyye adyla Trkeye tercme etmitir. Belirli bir konuyu ele alan monografi niteliindeki eserler arasnda Ah elebinin (. 931/1524) kendi tecrbelerine de yer verdii, bbrek ve mesne talarnn sebepleri, belirtileri ve tedavisine dair Risle-i Hastl-kilye vel-mesne adl eseri ok nemlidir. Belirli konularla ilgili birden ok risle kaleme alan hekimler de vardr. Bunlardan Ktibzde Mehmed Refnin llet-i Sadr ve Rie, Evcul-mefsl, llet-i Mesne ile Pdzehr ve Anber ve Zafl-bh adl risleleri anlabilir. Gevrekzde Hasan da Risle-i Nikriste gut hastal ve tedavisini, Risle f marazil-iskorbtta C vitamini eksikliinden olan iskorbt hastaln, Risletl-Msikyye mined-devir-rhniyyede mzikle tedavi konusunu ilemitir. Seyyid Mehmed Said Efendinin Mzn- Nabznda nabzla tehis zerine klasik bilgiler verilir. Baz hekimler bilgilerin kolay aklda tutulmas iin manzum tp kitaplar yazmtr. Bunlardan Tutmac lakapl bir mellifin Aydnolu Umur Bey adna kaleme ald Tabatnme adl risle koruyucu hekimlie dairdir. Sabuncuolu erefeddinin rencisi Muhyiddin Meh, Hac Paann nazar ve amel tp konularn ihtiva eden Teshlini Nazmt-Teshl (Mfd) adyla manzum hale getirmitir. Mehur divan airi Ahmed dnemin tbbna dair Tervhul-ervh

adl mesneviyi yazm, Nid de II. Selime sunduu Drr-i Manzmu (Manzme-i Tb) kaleme almtr. Dervi Mustafa Siyh Mecmaut-tb ve Risle fit-tb adl manzum eserlerinde eitli konular anlatr. Baz kitaplar dorudan tpla ilgili olmamakla birlikte tbba dair meseleleri de ierir. Muhammed b. Mahmd e-irvn Cevhernmesinde baz deerli talarn tbb etkilerini tantr. Tuhfe-i Murdsinde ise talarn yan sra afrodizyaklar ve kokular ele alnr. Mustafa b. Seydnin Cevhirnme-i Murdsinde talar ve gzel kokulardan, Zaf Pr Mehmed b. Evrenosun Risle-i Cevhirnmesinde talardan sz edilir. bn- ifnin ifiyye fit-tb adl eseri de kymetli talar ve panzehirler zerinedir. Batllama Dnemi. Avrupa dillerini bilen Osmanl tebaas yahudi, Rum ve Ermeni tabip ve cerrahlarla Fransa, Hollanda, talya ve spanya gibi Bat lkelerinden gelerek Osmanl corafyasnda hekimlik yapan yabanclarn Avrupa tbbndaki bululara ina olduklar dnlse de XIX. yzyl ncesinde Osmanl hekimliine etkilerini gsteren eserlere ulalamamtr. XVII. yzyldan itibaren yazl metinlerde Avrupa tbbnn etkisi grlmeye balar. emseddn-i Itknin Terul-ebdn adl anatomi almasnda (1041/1632) slm dnemine ait anatomi izimlerinin yan sra Avrupa anatomi kitaplarndan rnekler aktarlmakta, ayrca mellifin kendi katklar yer almaktadr. Yeni anatomi bilgisinin tam aktarm ise nzde Atullah Mehmed Efendinin Mirtl-ebdn f terhi azilinsn adl eseriyle gereklemitir (stanbul 1235). XVII ve XVIII. yzyllarda Avrupa tbbnn Osmanl toplumuna ilk yaygn, fakat olumsuz etkisi svireli Paracelsus (T. B. von Hohenheim Paracelsus, . 1541) tbbyla gelmitir. Avrupa tbbn Osmanl hekimlerine aktaran melliflerden olan Hekimba Slih b. Nasrullah (bn Sellm el-Haleb), znikli mer b. Sinan, mer if Efendi, eski tbba bal Gevrekzde Hasan Efendi gibi Osmanl hekimleri Paracelsus tbbndan eviriler, alntlar yapm, Avrupadan aktarlan bu yeni tp tbb- cedd (tbb- cedd-i kimyev) adyla tannmtr. norganik illar ve zellikle minerallerle tedaviye nem veren, tbb kimya ile uraan ve hkem-i kimyiyyn diye anlan hekimlerin ncs olan Paracelsusun Osmanl tbbna etkisi XIX. yzyln balarna kadar srmtr. yetl-beyn f tedbri bedenil-insn adl eserinde Salernolu Nicolaus Myrepsosdan yararlanan Slih b. Nasrullah, inorganik birleikleri kullanarak kimyasal tedaviye nclk eden Paracelsusun grlerine geni yer verdii e-bbl-cedd el-kimyyi yazm, bu eser saray hekimi Hasan tarafndan Gyetl-mn f tedbril-merd adyla Trkeye evrilmitir. Slih b. Nasrullah, Senartusun farmakolojiye dair Latince kitab ile anlan eserinin zetini hassa tabiplerinden Nikola ile birlikte Tercme-i Akrbzn-i Cedd adyla tercmeye balam, vefat zerine bu alma Haytzde Damad Sleyman Efendi tarafndan tamamlanmtr. Yeni tbbn aktarld bu kitaplarn bir ksmnda il yapmnda kullanlan ara ve gerelerin izimleri ve resimleri yer almakta, ham eczann ilenmesi ve il haline getirilmesiyle ilgili tanmlar ve bilgiler bulunmaktadr. Bir yahudi mhtedisi olan Hekimba Haytzde Mustafa Feyz Hamse-i Haytzde (er-Resill-mfiye lil-emrzil-mkile) adl be kitaptan oluan eserinde J. Frenel, D. Sennert, H. Fabricus, Z. Lusitanus, R. Fonseca, F. Platter, Anton, A. Benivieni, G. Fracastoro gibi Batl yazarlara atflarda bulunur. Muhtemelen Giritli bir Rum mhtedisi olan Hekimba Nh b. Abdlmennn, Melchios isimli bir kiinin Yunanca eserinden olu mer Efendinin balad eviriyi Tercme-i Akrbzn-i Melikyu adyla tamamlam ve kitaba kendi tecrbelerini de eklemitir. mer if Efendinin Minhcif f tbbil-kimy ve Mridl-muhtr f ilmil-esrr adl eserleri, bata Paracelsus olmak zere

Avrupal hekimlerden aktarlan tbb kimya bilgilerini ierir. ifnin el-Cevherl-ferd f tbbilceddinde yeni tbba dayanan basit ve mrekkep illar ele alnr. ifnin talebesi Bursal Ali Mn Efendinin alfabe srasyla il terkiplerini kaydettii ve ifal maden sularndan sz ettii Bidatl-mbted, zehirlere kar tedbirleri anlatt Risle-i Pdzehir adl eserlerinin yan sra Adrian von Mynsichtden evirdii Tercme-i Akrbzn isimli kitaplar yeni tbbn rnleridir. Ali Mn Efendi monografi tarznda ele ald tbb bitkilerle ilgili risleleriyle de tannr. Abbas Vesim Efendinin Dstru Vesm f tbbil-cedd vel-kadm adl hacimli eseri teorik ve uygulamal bilgilere yer verilen, slm ve Avrupa tbbnn konu edildii, kendi tecrbelerini de kaydettii, eski tptan yeni tbba geii yanstan ok nemli bir almadr. Abbas Vesimin Macar Georgiostan evirdii Vesletl-metlib f ilmit-terkib birleik illara dairdir. Hekimba Abdlaziz Efendi, Herman Boerhaavenin Aphorismi de Cognoscendis et Curandis Morbis in Usum Doctrinae Domesticae Digesti adl kitabn Ktat nekve f tercemeti kelimti Boerhve balyla Trkeye evirmitir (1709). Bu eviri Latince birok tp teriminin aktarlmas bakmndan deerlidir. Avrupa tbbnn retildii Tbhne-i mire ve Cerrahhne-i mirenin kurulmasn salayan Hekimba Behcet Mustafa Efendi yapt tercmelerle Bat tbbndaki gelimeleri Osmanl tbbna aktarmtr. Mesel Antonio Caldaninin fizyolojiye dair kitabn Vezif-i Az, Jennerin iek asyla ilgili eserini Risle-i Telkh-i Bakar, Johannes von Plenchin frengiye ait kitabn Makle f emrzilfirengiyye ismiyle tercme etmitir. lk baslan Trke tp kitab Mustafa Reid Efendi ve Behcet Mustafa Efendinin birlikte hazrlad Tertb-i Eczdr (stanbul 1232). Bat tbbn aktaran en nemli kitap ise modern tbbn ncs nzde Mehmed Atullah Efendinin Hamse-i nzdesidir. Eser, Osmanl dneminin ilk modern anatomi almas Mirtl-ebdn f terh-i azil-insn, ilk modern fizyoloji kitab Uslt-taba, i hastalklarna dair Miyrl-etbb ( eser birlikte, stanbul 1235), Knnl-cerrhn (Bulak 1244) ve farmakolojiyle ilgili baslamayan Mznl-edviye olmak zere be kitaptan meydana gelir. Behcet Mustafann Almanca ve Arapaya da evrilen Kolera Rislesi (stanbul 1247), Karslzde Cemleddin Mehmedin snnetle ilgili Medebetl-htn (stanbul 1252), Resletbb smil Paann Kolera Rislesi (stanbul 1263) bunlar izler. Osman Sib Efendinin August Franois Chomelin Elements de pathologie gnrale adl kitabndan Ahkml-emrz adyla (stanbul 1252) yapt muhtasar eviri stetoskop, oskltasyon ve perksyondan sz eden ilk eserdir. lk doktora tezi olan Resletbb Hayrullah Efendinin Maklt- Tbbiyyesinde (stanbul 1259) Karl Ambras Bernardn diseksiyonlar aktarlarak ilk otopsi protokolleri verilir. Zeki Ali Beyin Havss- Biberiyyesi (stanbul 1269), Mustafa Hmi Paann Panzehirnme (stanbul 1271) ve Menfiulhccc (stanbul 1272) bu dnemde baslmtr. Eski tbbn tamamen terkedilmedii XIX. yzyln ikinci yarsnda ok az sayda da olsa bu alanda kitaplar baslmtr. Bunlardan biri bn Sellmun yetl-itn f tedbri bedenil-insnn Eblfeyz Mustafa tarafndan Nzhetl-ebdn f tercme-i Gyetil-itkn adyla yaplan erh ve tercmesidir (stanbul 1303). lk baslan tp kitab Tertb-i Eczdan sonra 1856 ylna kadar yirmi be civarnda eser neredilmitir. Bu tarihte tp retiminin Trkeletirilmesi iin tp kitaplarn Trkeye evirecek bir snfn tbbiyede almas, 1866da Cemiyyet-i Tbbiyye-i Osmniyyenin kurulmasyla eviri tp kitaplarnn yaymlanmas, 1867de alan Mektebi Tbbiyye-i Mlkiyyede Trke retim yaplmas ve 1870te Asker Tbbiyenin Trke tp retimine gemesiyle basl tp kitaplarnn

says hzla artmtr. 1844-1928 yllar arasnda sadece Mektebi Tbbiyye Matbaasnda 256 kitap ve dokuz sreli yaynn basld belirlenmitir. Tbbiye kitaplarnn ou ders kitab niteliinde temel tp bilimleri ve cerrah konularndadr. XX. yzyln balarnda bilimsel alt yapnn oturmasyla birlikte yaymlanan telif eser says da hzla artmtr. Mektebi Tbbiyye-i hne tarafndan karlan ilk Trke tp dergisi Vekyi-i Tbbiyye (1849) ayn zamanda ilk Trke bilim dergisidir. En uzun mrl tp dergisi olan Cerde-i Tbbiyye-i Askeriyye ile (1871-1921) Shhatnm ve Mirtl-ebdn onu takip eden tp dergileridir. Trabzonda neredilen Hekim (1910) stanbul dnda baslan ilk tp dergisidir.

BBLYOGRAFYA

zzet Kumbaraczde, Hekimba Odas, lk Eczane, Ba-Lala Kulesi, stanbul 1933; A. Galant, Mdecins juifs au service de la Turquie, Istanbul 1938; Osman Nuri Ergin, stanbul Tp Mektepleri Enstitleri ve Cemiyetleri, stanbul 1940; Sheyl nver, Osmanl Tababeti ve Tanzimat Hakknda Yeni Notlar, Tanzimat I, stanbul 1940, s. 932-967; Ekrem Kadri Unat, Osmanl mparatorluunda Bakteriyoloji ve Viroloji, stanbul 1970; Kemal zbay, Trk Asker Hekimlii Tarihi ve Asker Hastahaneleri, stanbul 1976; Nil Akdeniz (Sar), Osmanllarda Hekimlik ve Hekimlik Ahlak, stanbul 1977; a.mlf., Osmanl Hekimlii ve Tp Bilimi, Osmanl Devletinde Salk Hizmetleri Sempozyumu (haz. Adnan Ata-Bilal Ak), Ankara 2000, s. 21-87; a.mlf., Trkiyede Tarihi Salk Kurumlar-lker Erkenin Yorumu ve Frasyla, stanbul 2002; a.mlf., Ottoman Music Therapy, 39th International Congress on the History of Medicine (Bari, 5-10 September 2004) (ed. A. M. Somma), Bari 2006, III, 145-151; a.mlf., Osmanl Tbbnda Besinlerle Tedavi ve Salkl Yaam (Food as Medicine), Trk Mutfa (ed. Arif Bilgin-zge Samanc), Ankara 2008, s. 137-151; a.mlf., Mektebi Tbbiye (1827-1909), Kuruluundan Gnmze Cerrahpaa Tp Fakltesi: 1827-19672007 (ed. Nil Sar v.dr.), stanbul 2009, s. 7-28; a.mlf., Anadolu Darifalar/Anatolian Darifas, Tarihi Salk Kurumlarmz Darifalar (ed. Nil Sar), stanbul 2010, I, 17-116; a.mlf., Osmanllarda Tphanenin Kuruluuna Kadar Tp Eitimi, TDA, sy. 22 (1983), s. 152-182; a.mlf., Osmanl Darifalarna Tayin Edilecek Grevlilerde Aranan Nitelikler, Yeni Tp Tarihi Aratrmalar, sy. 1, stanbul 1995, s. 11-54; a.mlf., Osmanl Salk Hayatnda Kadnn Yeri, a.e., sy. 2-3 (1996-97), s. 11-64; a.mlf., Turkey and its International Relations in the History of Medicine, Vesalius, VII/2 (2001), s. 86-93; a.mlf.-Zlfikar Bedizel, The Paracelsusian Influence on Ottoman Medicine in the Seventeenth and Eighteenth Centuries, Transfer of Modern Science and Technology to the Muslim World (ed. Ekmeleddin hsanolu), stanbul 1992, s. 157-179; Abdlhak Adnan Advar, Osmanl Trklerinde lim (haz. Aykut Kazancgil-Sevim Tekeli), stanbul 1982; Turhan Baytop, Trk Eczaclk Tarihi, stanbul 1985; Glten Din, Arap Harfleri le Trke Baslm Tbbi Sreli Yaynlar zerine Bir nceleme (yksek lisans tezi, 1990), Salk Bilimleri Enstits; Osman evki (Uluda), Bebuuk Asrlk Trk Tabbeti Tarihi (s.nr. lter Uzel), Ankara 1991; a.mlf., Osmanl Saraynn Yabanc Hekimleri, YT, IV/38 (1936), s. 190-194; Gnl Cantay, Anadolu Seluklu ve Osmanl Darifalar, Ankara 1992; Esin Khya, Tanzimatta Eski ve Yeni Tp, 150. Ylnda Tanzimat (haz. Hakk Dursun Yldz), Ankara 1992, s. 289-302; a.mlf.-Ayegl Demirhan Erdemir, Medicine in the Ottoman Empire, stanbul 1997; Tuncay Zorlu, Sleymaniye Tp Medresesi (yksek lisans tezi, 1998), Sosyal Bilimler Enstits; Aydn Bedizel, 18inci Yzyla

Ait Trke Mfredat Kitaplar ve Trk Tp Tarihindeki Yeri (doktora tezi, 1998), Salk Bilimleri Enstits; Ali Haydar Bayat, Osmanl Devletinde Hekimbalk Kurumu ve Hekimbalar, Ankara 1999; a.mlf., eriye Sicilleri ve Tp Tarihimizde Rza Senetleri, TDA, sy. 79 (1992), s. 919; a.mlf.-Necdet Okumu, Osmanl Eczaclnn lk Telif Eseri Ravzatl-tr (-1430), Tp Tarihi Aratrmalar, sy. 10, stanbul 2001, s. 221-225; Ekmeleddin hsanolu, Suriyede Modern Osmanl Salk Messeseleri: Hastahaneler ve am Tp Fakltesi, Ankara 1999; a.mlf. v.dr., Osmanl Tbbi Bilimler Literatr Tarihi, stanbul 2008, I-IV; Nil Sar-Zuhal zaydn, Osmanl Devletinde Salk ve Sosyal Cemiyetler ve Hemirelik, Osmanl Devletinde Salk Hizmetleri Sempozyumu (haz. Adnan Ata-Bilal Ak), Ankara 2000, s. 233-248; Gl Akdeniz-Nil Sar-Ramazan Tu, Topkap Saray Mektebi ve Galata Saray Mektebi Hastaneleri, IV. Trk Tp Tarihi Kongresi (stanbul, 1820 Eyll 1996), Kongreye Sunulan Bildiriler, Ankara 2003, s. 187-202; Erhan Afyoncu, Osmanl Hekimbalar ve Hassa Hekimleri, Osmanllarda Salk (haz. Cokun Ylmaz-Necdet Ylmaz), stanbul 2006, I, 85-97; Abdlkadir zcan, Osmanl Ordusunda Salk Hizmetlerine Genel Bir Bak, a.e., I, 99-109; Ahmet Araka, Osmanl Tbbnn Kaynaklar, a.e., I, 133-163; Mahmut Toka, Osmanl Dnemi Trke Tp Yazmalar, a.e., I, 165-195; Osman etin-Mefail Hzl-M. Asm Yediyldz, Osmanl Kad Sicillerinin Tp Tarihi Aratrmalarndaki nemi, a.e., I, 321-333; Nuran Yldrm, Tp Eitimimizin Tarihsel Srecinde Eitim Modellerine Bak (1827-1933), Trkiyede niversite Anlaynn Geliimi: 1861-1961 (ed. Namk Kemal Aras v.dr.), Ankara 2007, s. 237-287; a.mlf., A Tour of the History of Medicine in Istanbul: Taksim, Beyolu, skdar, Istanbul 2008; a.mlf., stanbulun Salk Tarihi, stanbul 2010; a.mlf., Trke Basl lk Tp Kitaplar Hakknda, TUBA, III (1979), s. 443-459; Rfk Mell Meri, Osmanl Tabbeti Tarihine Ait Vesikalar I: Cerrahlar-Kehhller, TV, I/1 [16] (1955), s. 27-36; I/2 [17] (1958), s. 266-293; Ali hsan Gencer, stanbul Tersanesinde Alan lk Tb Mektebi, Tp Fakltesi Mecmuas, XLI, stanbul 1978, s. 732-747; Emine Atabek, Hollandal Hekim H. Boerhaavenin Aphorismalarnn Trk Tp Tarihindeki Yeri, Tp Tarihi Aratrmalar, sy. 1, stanbul 1986, s. 25-44; Kenan SverenUzel lter, lk Trke Tp Yazmalarna Genel Bir Bak, a.e., sy. 2 (1988), s. 126-142; Rengin Dramur, Topkap Saray Eczanesi in 18. ve 19. yyda Miskiba Tarafndan Verilen Ecza Listeleri, a.e., sy. 4 (1990), s. 107-113; Ramazan een, Ortaa slm Tbbnn Kaynaklar ve XVinci Yzylda Trkeye Tercme Edilen Tp Kitaplar, a.e., sy. 5 (1993), s. 11-20; Ayten Altnta, Tphane-i mire ve 14 Mart Tp Bayram, TT, XX/117 (1993), s. 45-56; Halil Sahilliolu, skdarn Mamure (Cedide) Mahallesi Ftk Cerrahlar, Yeni Tp Tarihi Aratrmalar, sy. 4, stanbul 1998, s. 59-66; a.mlf., 1700 Ylnda stanbulda Muayenehane Ama zni Olan Tabip ve Cerrahlar, Trk Dnyas Tarih Dergisi, sy. 136, stanbul 1998, s. 10-14; Nil Sar-Ali Haydar Bayat, The Medical Organization at the Ottoman Court, Studies in History of Medicine and Science, XVI/1-2, New Delhi 1999-2000, s. 37-51; Abdullah Ke, Devleti Aliyye-i Osmniyede Karantina Yani Usl-i Tahaffuzun Tarihesi, Osmanl Bilimi Aratrmalar, V/1, stanbul 2003, s. 89-119. Nil Sar

TIRD ez-ZEYNEB
() Ebl-Fevris el-Kmil Trd b. Muhammed b. Al ez-Zeyneb el-Him (. 491/1098) Irakl muhaddis ve nakbn-nkab. evval 398de (Haziran 1008) dodu. Abdullah b. Abbasn olu Alinin torunu Zeyneb bint Sleymann (. 218/833 [?]) soyundan gelen ailesi Zeyneb nisbesiyle anlmtr. Abbasoullarnn nakibliini yapan aile ilim ve faziletiyle tannr. Dedesi Ali ve muhaddis olan babas Muhammed de nakiblik yapmlard. Hepsi de lim olan be erkek kardeinden drd doksan yldan fazla yaad iin l isnad sahibiydi. En bykleri Eb Temmm Muhammeddir. Eb Mansr Muhammed, Vezir s b. Alinin rencisiydi. Eb Nasr Muhammed zhid, msnid Badd ve msnidl-vakt olarak anlyordu. Kardelerinden Eb Yal Hamza, Abbasoullarnn reisiydi. En kk kardei Eb Tlib Nrlhd ise Irak Haneflerinin nde gelen fakihlerinden olup ayn zamanda Buhrnin el-Cmiu-ainin Kerme bint Ahmed nshasnn o devirdeki en son rvisiydi. Trd ez-Zeyneb birok limden hadis dinledi. Uzun yaad iin mrnn son yllarnda aralarnda Eb Nasr b. Hasnn en-Ners ve Hseyin b. mer el-Gazzl gibi muhaddislerin bulunduu birok hocasnn hayatta kalan tek rvisi olup l isnadlara sahipti. Hocalar arasnda Ebl-Hasan bn Rizkaveyh, Ebl-Ferec bnl-Mslime, Hill el-Haffr, Hseyin b. Berhn, Ebl-Hasan bnlHammm ve Ebl-Hseyin bn Birn gibi muhaddisler saylabilir. Trdn talebeleri iinde oullar erefeddin Ali ve Muhammedin yan sra Muhammed b. Abdlmelik el-Hemedn, bn Nsr es-Selm, mer b. Abdullah el-Harb, Ahmed b. Mukarreb, Yahy b. Sbit, Teym, hde elKtibe, Sbtul-Hayyt ve Hibetullah b. Tvs gibi limler vardr. En son vefat eden talebesi Musul hatibi Ebl-Fazl Abdullah b. Ali et-Tsdir. Hanef mezhebine mensup olan Trd hadis ilminde sika-sebt ve sadk diye nitelenmitir. lm faaliyetleri yannda yneticiler katnda da tannan bir kiiydi ve halifenin en ok deer verdii limlerdendi. Kardei Nrlhddan sonra 452de (1060) Abbasoullarnn nakibliini stlendi; nce Basrada, ardndan Badatta nakiblik yapt ve Nakbn-nkab unvann ald. Bir dnem Badatta divan ktiplii grevinde bulundu. Halifeyi temsilen sfahana gnderildi. 481de (1089) hac farzasn ifa etmek zere Badattan ayrlan Abbs Veziri Eb c er-Rzrverye onun olu Rebbddevle ile birlikte veklet etti (DA, XXXIV, 501). Nakiblik grevi kendisinden oullar Aliye ve Muhammede geti. Msterid-Billh ve Muktef-Liemrillh dnemlerinde nde gelen devlet adamlarndan olan olu erefeddin Ali 523te (1129) vezirlik grevine getirildi. Yallnda da zihn melekeleri yerinde olan Trd l isnad arayan talebelere vefatna kadar rivayete devam etti. Onun Badattaki ilim meclisleri, Ahmed b. Hanbelin el-Msnedinin mehur rvisi Katnin derslerinden sonra en kalabalk meclislerdi. Yllarca Badatta Mansr Camiinde iml meclisleri kurdu; bunlardan yirmi bei zellikle mehur oldu (bn Hacer, s. 315). Trdn bu meclislerinde msteml sfatyla hadis hfz ve Hanbel fakihi Eb Ali Ahmed b. Muhammed

elBeredn grev yapyordu. Derslerine her kesimden, farkl ehirlerden birok talebe, lim ve devlet adam katlr, l isnadl hadisler rivayet edebilmek ve kendisinden iczet almak iin alrlard. Badat Kdlkudt Dmegn bunlardan biridir. sfahanda, Mekke ve Medinede de iml meclisleri kuran Trd ez-Zeyneb evval 491de (Eyll 1098) vefat etti. Badatta Basra Kaps mevkiindeki evine defnedilen naa Zilhicce 492de (Ekim 1099) ehidler kabristanna nakledildi. Trda elAvl (bn Hacer, s. 315; Kef-unn, II, 1178), el-Fevid (Kprl Ktp., Fzl Ahmed Paa, nr. 1584), Feil-abe (bn Hacer, s. 121) ve el-Eml (bn Hacer, s. 315) gibi eserler nisbet edilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Semn, el-Ensb, VI, 345-347; bnl-Esr, el-Lbb, Kahire 1386, I, 518; Zeheb, Almnnbel, X, 238; XIX, 37-39, 352-355; XX, 149-151; a.mlf., Tekiretl-uff, IV, 1228; Ahmed b. Aybek ed-Dimyt, el-Mstefd min eyli Tri Badd (nr. Kayser Eb Ferah, Tru Badd iinde), Beyrut 1978, XIX, 132-133; Ebl-Fid bn Kesr, el-Bidye ven-nihye (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk), Cze 1419/1998, XVI, 165; bn Hacer el-Askaln, el-Muceml-mfehres (nr. M. ekkr el-Meydn), Beyrut 1418/1998, s. 121, 315; Kef-unn, II, 1178; Abdlkerim zaydn, Rebbddevle, DA, XXXIV, 501. Ayhan Tekine

TIRZ
() Halife, hkmdar ve devlet adamlarnn unvanlarn, lakaplarn tayan srma ileme ve yazlarla sslenmi elbise, bunlarn dokunduu atlye. Szlkte sslemek, bezemek anlamna gelen trz Arapaya Farsadan gemitir. Kelime her eyin iyisi ve gzeli anlamnda da kullanlr. Araplar zekice gzel sze trz derlerdi. Ta, maden ve ahap zerine ilenmi veya mozaik, cam ve ini ile oluturulmu yaz kuaklar ve eritler iin de trz kelimesinin kullanld grlmektedir. Makrznin el-anda (II, 79), taa ilenmi trz motifi ifadesine rastlanmaktadr. Gzel bir yer iin yeryznn trz denilmitir. bnl-Esr aslnda iyi kuma dokunan yere trz ad verildiini kaydetmektedir (en-Nihye, III, 266). Trz tarz, almet, iaret, sembol, damga, nak, iz gibi anlamlarda kullanlmtr. Bunlar bina, eya ve evrak zerinde olabilirdi. Bir devletin veya bir kurumun amblemine de trz denilmitir. Trz geleneinin Msr firavunlarna kadar uzand sylenebilir. Gnmze ulaan rneklerden Msrda Tinnste hkmdarn hazinesine bal trz imalthanesinin yannda halka ait bir imalthanenin de bulunduu anlalmaktadr. Msrn delta blgesinde dokunan kumalar Tinns, Dimyat veya Trz- Tinns, Trz- Dimyat gibi yapld yerin adna nisbetle anlmakta, Tinnste 5000 kadar tezghta kuma retimi yaplmaktayd. Bunlar arasnda halifeye ait bir kuma atlyesi de bulunmaktayd (bn Abdrrabbih, VII, 282; A, XII/1, s. 240). Tne, et, skenderiye, Debk, Behnes, Ferem ve Kahire gibi merkezlerde trzl kuma dokunmaktayd. Msrdan papa iin Vatikana deerli kuma gnderilmekteydi. Firavunlar, kendilerine sadk kimselere altn gerdanlk ve kymetli eyann yannda deerli elbiseler de hediye ederdi. Bu dneme ait mezarlarn duvar resimlerinde, buralardan karlan elbise, lahit ve papirslerde erit halindeki yazlara oka rastlanmaktadr. ok deerli kumalardan yaplan elbiselerin yaka kenarlarna, yenlerine, n veya arkalarna ilenen, genellikle kf bir yaz eridi biimindeki sslere trz, zerine trz ilenmi kumaa mutarraz, bu kuman retildii imalthanelere drttrz/turuz ad verilir (Hill b. Muhassin es-Sb, s. 26). Hill es-Sb Ahvaz, Tster, Cehrem ve Drbcirdi drttrzlarn bulunduu ehirler arasnda kaydeder (a.g.e., a.y.). Bu imalthaneler iin randa trz-hne/krgh kelimeleri de kullanlmtr. Emevler ve Abbslerde, daha sonra Trk-slm devletlerinde yaz ve almetleri kumaa ilemek zere bu tr imalthaneler kurulmutur. Hrnrredin, iinde Horasan eyaletinin Memna tevcihinden sz edilen vasiyetnmesinde trz imalthanesinden de bahsedilmesi (Ezrak, I, 236, 239) ve Dvnttrzn mevcudiyeti daha ilk dnemlerden itibaren slm devletlerinde trzn kazand nemi gstermektedir. Halifelere mahsus sembol ve yazlar tayan trzlar deerli kumalar zerine ilenirdi. bn Haldn hkmdarlarn ipek, db ve ibriimden elbiselerinin veya kaftanlarnn zerindeki srma eklindeki ilemeleri (trz) mlk, saltanat ve hnedanlarla ilgili geleneklerde grlen ihtiam ve debdebelerden biri olarak zikretmektedir (Mukaddime, I, 673). Eski ran ve Bizansta hkmdarlar elbiselik kumalar dokunurken zerine isim, resim veya zel almetlerini iletirlerdi. Bunlarn daha belirgin ekilde grlmesi iin altn srma veya kuman hkim rengine zt renklerde ipek iplikler kullanlrd.

Hilfetin veya hkmdarln almetleri arasnda saylan zel ilemeli, trzl giysilerin ran ve Bizans kltrnden mslmanlara getii anlalmaktadr. Resmi zemmeden baz rivayetlerin etkisiyle slm devletlerinde trz sembolik ekillerle isimlere, hayr ve bereket dualar ihtiva eden kf yazlara dnmtr. slm dnyasnda bu gelenei balatan Emev halifelerinin trzlarnda hristiyan Bizansn etkisi aka grlmektedir. Dokumacln gelimi olduu Msrda slm fethinden sonra hristiyan dokuma ustalar kumalarn zerine Greke trzlar ilemeye devam etmitir. Halife Abdlmelik, Msra vali olan kardei Abdlazz b. Mervna mektup gndererek kumalarn zerine Greke yazlan trzlarn terkedilmesini, tesls yerine kelime-i tevhidin ilenmesini ve trzlarn slma uygun hale getirilmesini istemi, eski gelenei srdrenlerin cezalandrlacan bildirmitir. Bizans imparatoru bunu haber alnca karardan vazgeilmesini talep etmi, aksi halde sikkeler zerine Hz. Peygambere hakaret ieren ifadeler konulacan sylemitir. Bu tehdit slm devletini kendi sikkesini darbetmeye, halife, devlet ricli ve askerlerin elbisesine hilfet almeti olarak trz koymaya yneltmitir. Bylece slm devletlerinde trz gelenei balam, sonralar trz hkimiyetin en nemli sembollerinden biri durumuna gelmitir. Devlete ba kaldran valiler halifenin egemenliini tanmadklarn gstermek iin adn hutbeden ve trzdan karrlard. Abbslerde bunun bir rnei Memn ile kardei Emn arasndaki hilfet mcadelesinde grlmektedir. Memn kardei Emne isyan ettiinde trzlardan ismini ve halife unvann karmt (bn Tar-berd, II, 175). lerinde VIII. yzyln ilk yarsna ait baz dokumalarn bulunduu ok sayda trz gnmze ulamtr. Bugn dnya mzelerinde muhafaza edilen trzlarn enleri 1 cm. ile 55 cm. arasnda deimektedir. Trzlarda genellikle besmele, kelime-i tevhid, hkmdarn ad, aile efrad, mrnn ve saltanatnn uzun olmas iin dua ibareleri yer alr. Ayrca trzn imal yeri, atlyeden sorumlu vezir ve memurun ad, ndiren dokumay yapan sanatkrn ad da zikredilir. Baz trzlarda sultann ismi yer almadan resm unvan ve hallede mlkeh, azze nasruh gibi dua cmleleri veya elmlk lillh gibi ifadeler yer almaktadr. Hkmdarlara ait trzlar byk bir titizlikle hazrlanr ve mhrlenerek trz reisi tarafndan halifeye arzedilirdi. Mslman hkmdarlarn trzlar Bat dnyasna rnek olmutur. Sicilyada trz gelenei mslmanlarn buradaki egemenliini kaybetmesinden sonra bir mddet devam etmitir. Sicilyaya hkim olan Norman krallar uzun bir sre trzlardaki Arapa kf hatlar ve muhtevay deitirmeden mslman hkmdarlar gibi giyinmilerdi. Halifelerin kuma imali iin saraylarnda ve dier yerlerde kurduklar drttrzlar shibt-trz denilen grevliler tarafndan ynetilirdi. Shibt-trz dokuma ustalar ve kuyumculara nezaret eder, kullanlan ara gereci saklar ve drttrzn dzgn almasn salard. Bu grevlere umumiyetle hnedann nde gelenleri ve onlara sadk zatllardan seilen kiiler tayin edilirdi (Makrz, I, 469). Endls Emevleri ve Ftmler drttrzlara byk nem vermitir. Ftmlerde drd-dbc adyla da anlan atlyelerde dokunan kumalar drl-kisve denilen atlyelere nakledilir, buralarda her tr elbise biilip dikilirdi. O dnemde atlyelerde bir ylda dikilen elbiselerin deeri 600.000 dinara kadar ulamt. Ftm halifelerinin kumandanlara verdikleri altn srmal elbise ve sarn deeri 500 dinar bulmaktayd. Tinns, Dimyat ve skenderiyedeki drttrzlarda dokunan ok deerli kumalar, bunlardan yaplan elbiseler hznetl-kisve denilen zel depolarda muhafaza edilmekteydi. Yksek memurlar arasnda zel dokuma atlyelerine sahip olanlar da vard. MuktedirBillh devrinde vali sfatyla bir taraftan Vstla Cndipra, dier taraftan Sstan ehrizora

kadar olan blgeyi yneten ve lmnde (301/913-14) byk bir servet brakan Emr Ali b. Ahmed er-Rsibnin, iinde kendisine ait kumalarn dokunduu seksen trz atlyesi vard (bn Tar-berd, III, 203). Endlste ilk trzl elbise II. Abdurrahman zamannda giyilmeye balanmtr (Syt, s. 522). Meriye (Almeria), Mrsiye (Murcia), bliye (Sevilla), Grnata ve Mleka (Malaga) bu alanda nde gelen ehirlerdi. randa Fars eyaletlerinde, el-Cezrede, Irak ve Yemende birok trz imalthanesi mevcuttu. Kbe rtleri Abbsler dneminde Badatta dokunurken sonralar Msrda dokunmaya balanmtr. Daha ok Tinnste dokunan trzl Kbe rtlerinin zerinde besmele, halifenin ad, saltanat iin dua cmlesi, halife adna yaptran kiinin ve dokunduu yerin ad yer alyordu. Ftm Devletinin gl zamanlarnda drttrzlardan baz gnlerde 200.000 dinara kadar ykselen nemli bir gelir elde edildii kaydedilmektedir. Ftmler zayflaynca drttrzlar eski nemini yitirerek yava yava kapanmakla birlikte trzl giysiden vazgeilmemi, trzlar bu defa esnaftan temin edilmitir. Endls Emev Devleti ve mlkt-tavifte, Ftmlerde ve Douda hkm sren slm devletlerindeki trz gelenei benzerlikler gstermektedir. bn Haldnun verdii bilgiye gre VI. (XII.) yzyln balarnda Maribe hkim olan Muvahhidler trz ve altn ilemeli ipek semboller kullanmamtr, ancak hnedann sonuna doru trza meyledenler olmutur. bn Haldn, kendi dneminde Msr ve Suriyede hkm sren Trk hnedanlarnn gzel bir trz ekline sahip olduklarn ve bunlarn zerke ad verilen sanatkrlar tarafndan imal edildiini belirtmektedir. Eyybler devrinde bata Kahire olmak zere Dmak, Halep ve Musul gibi merkezlerde saray ve devlet adamlar iin simli, yaldzl, ipekli, ynl, pamuklu ve keten kumalar retilirdi. Hilat ve terifler burada hazrlanr, paras Dvnl-mlden denirdi. Drttrzlarda nzr, mrif, mil ve ahit ad verilen grevliler vard (een, s. 200-201). Memlklerde trz gelenei srdrlm, el-Melikn-Nsr Hasann birinci saltanat dneminde 749 (1348) ylndaki byk veba salgnndan sonra usta bulunamadndan skenderiye Drttrz kapanmtr (bn Tarberd, X, 159). Trz geleneinin Douda hkm sren slm devletlerinde de devam ettii grlmektedir. Smnler dneminde Buharadaki beytt-trzda Abbs halifeleri adna kuma dokunup elbise dikildii bilinmektedir. Her yl Badattan gelen bir mil Buhara harac karlnda bunlar hilfet merkezine gtrmekteydi. Ayn gelenek blgede daha sonra kurulan Gazneliler, Byk Seluklular ve Hrizmahlar gibi Trk-slm devletlerinde devam etmitir. Katvn savandan (1141) sonra Horasan istil eden Hrizmah Atsz b. Muhammedin Nbur halkna hitaben kaleme ald bir mektupta hutbe, sikke ve trzn kendi adyla sslenmesini emrettii nakledilmekte, bylece onun hkmdarln resmen iln ettii anlalmaktadr. Trz retimi Trk-slm devletlerinde genelde saray yerine hususi imalthanelerde yaplrd. Byk Seluklularda trz bir hkimiyet almeti olup hkmdarn adnn, lakap ve unvanlarnn yazl olduu krmz renkte bir elbisedir. Bu elbise hkmdar tarafndan tbi hkmdarlara, devlet erknna, yabanc hkmdarlara verilen hediyelerin (hilat) en nemli unsuruydu. Anadolu Seluklu Devletinde XIII. yzylda sarayda bir trz imalthanesinin bulunduu bilinmektedir. Burada dokunan, zerine Sultan I. Aleddin Keykubadn adnn ilendii bir kuma gnmzde Lyon

Dokuma Mzesinde saklanmaktadr. Osmanllarda trz yerine serser st hilati veya terif kaftan kullanlmtr (bk. SMKEHNE). Trz geleneinin lhanl Devletinde de srd anlalmaktadr. Eflk, Gzn Hann Mevlnnn bir gazelini altn srma ile elbisesine ilettiini, tahta oturduu zaman bu elbiseyi iftiharla giydiini kaydeder. zerine lhanl Hkmdar Eb Sad Hann ad ve unvanlarnn altn srma ile ilendii bir kuma zamanmza ulamtr. Trz gelenei kumalaryla nl Hindistan blgesinde de grlmektedir. Delhi Trk Sultanlnda hkimiyet sembollerinden biri olmasndan dolay devrin tarihileri trz hkmdarlara mahsus elbise diye tanmlamlardr. Tuluklu hnedannn kurucusu Muhammed ah Tuluk zamannda sultann Delhideki drttrznda 4000 ipekli kuma ustasnn, 4000 kuyumcunun alt kaydedilmektedir.

BBLYOGRAFYA

bnl-Esr, en-Nihye, III, 266; Lisnl-Arab, rz md.; Ezrak, Abru Mekke (Melhas), I, 236, 239; bn Abdrrabbih, el-dl-ferd (nr. Abdlmecd et-Terhn), Beyrut 1403/1983, VII, 282; Hill b. Muhassin es-Sb, Rsm dril-ilfe (nr. Mhil Avvd), Beyrut 1406/1986, s. 26; Muhammed b. Hseyin el-Beyhak, Tr (nr. Ali Ekber Feyyz), Mehed 1375 h., s. 92, 172, 190, 763, 814, 823; Serahs, erus-Siyeril-kebr (nr. Selhaddin el-Mneccid), Kahire 1971, I, 282; Ahmed Eflk, Menbl-rifn (nr. Tahsin Yazc), Ankara 1980, II, 848; bn Haldn, Mukaddime (trc. Sleyman Uluda), stanbul 1982, I, 673, 675, 676; Kalkaend, ubul-a (emseddin), tr.yer.; Makrz, el-a, tr.yer.; bn Tarberd, en-Ncmz-zhire (nr. M. Hseyin emseddin), Beyrut 1413/1992, II, 175; III, 203; X, 159; Syt, Trul-ulef (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Kahire 1389/1969, s. 522; E. Khnel, Catalogue of Dated Tiraz Fabrics: Umayyad, Abbasid, Fatimid, Washington 1952; Uzunarl, Medhal, s. 1, 2, 309, 332, 372, 457; C. Zeydn, slm Medeniyeti Tarihi (trc. Mmin evik), stanbul 1976, I, 185, 186, 187, 188, 189; Ramazan een, Salhaddn Devrinde Eyybler Devleti, stanbul 1983, s. 200-201; zden Ssl, Tasvirlere Gre Anadolu Seluklu Kyafetleri, Ankara 1989, s. 171-176; Abdlkerim zaydn, Sultan Berkyaruk Devri Seluklu Tarihi (485-498/1092-1104), stanbul 2001, s. 189-190; S. Haluk Kortel, Delhi Trk Sultanlnda Tekilt (1206-1414), Ankara 2006, s. 50-58; Erdoan Meril, Seluklularda Hkmdarlk Almetleri, Ankara 2007, s. 139-142; R. B. Serjeant, Indices to Material for a History of Islamic Textiles up to the Mongol Conquest, AI, XV-XVI (1951), s. 303; Pakaln, III, 494-495; A. Grohmann, Trz, A, XII/1, s. 235-249; Yedida K. Stillman-Paula Sanders, irz, EI (ng.), X, 534-538; Nasser Rabbat, irz (Architecture), a.e., X, 538; Priscilla P. Soucek, Krgh, Dictionary of the Middle Ages (ed. J. R. Strayer), New York 1989, VII, 214; Irene A. Bierman, Tiraz, a.e., XII, 61-62. Nebi Bozkurt

TIRZ, Mbeir
(bk. MBER et-TIRZ).

TIRHALA
Yunanistann Tesalya blgesinde tarih bir ehir. Yunanca Trikkala/Trikala adyla bilinmekte olup Orta Yunanistanda ayn adla anlan idar birimin (nomos) merkezidir. Tesalyann bat kesimindeki byk ovann kuzeybat ucunda yer alr. Trhala, kk Trikkalinos nehrinin kenarnda deniz seviyesinden 150 m. ykseklikte iyi korunmu Ortaa ve Osmanl kalesinin eteklerinde bulunur. Antik dnemde Trikka denilen Trhala, Yunanistann en eski ehirlerinden biridir. Kalede yaplan arkeolojik almalarda erken dnem Bronz andan gnmze kadar gelen malzemelere rastlanmtr. Buras milttan nce 352de Makedonya Kral Filip tarafndan ele geirildi. Milttan nce 146da Trhala ve btn Tesalya blgesi Roma mparatorluuna dahil oldu. Eski Trhala V. yzylda ve VI. yzyln banda Barbar kavimlerinin istillar srasnda ykld ve Bizans mparatoru Iustinianos idaresinde (527-565) tekrar ina edildi. Anna Comnenann eserinde Trikala ad, 1082-1083teki Normandiya igali vesilesiyle zikredilir. XIII ve XIV. asrlardaki kark, savalarla dolu yllarda Trhala yar bamsz Bizans despotluklar, Katalanlar, Epirdeki Franklar ve Bizans mparatorluu arasnda sk sk el deitirdi. 1349da btn kaleleriyle birlikte Bat Tesalya, Srp ar Stefan Duan tarafndan ilhak edildi. 1355te Duann lmnn ardndan i karklklar kt. yl sonra Duann vey kardei Prens Simeon, Trhalada imparator iln edildi. 1359-1393 yllarnda buras Bat Tesalyadaki kk Srp beyliinin ikametgh idi. Bizans-Srp Trhalas byk bir kale ile kuatlmt; bu kalenin eteklerinin gney tarafnda surla evrili olmayan bir mahalle bulunmaktayd. I. Bayezid ve Gazi Evrenos kumandasndaki Osmanl birlikleri Bat Tesalya ve Trhalay 795 (1393) sonu ile 796 (1394) balarndaki bir sefer srasnda fethetti. ehir zorla deil muhtemelen, mahall hristiyan nfusunun yerlerinde kalmas ve kiliselerinin muhafazas karlnda teslim olmalar sonucu ele geirilmitir. Bundan tr fetih sonrasnda Kalambaka manastrlarndaki rahiplere nemli imtiyazlar verildi, bu imtiyazlar daha sonraki padiahlar tarafndan da srekli biimde yenilendi. Osmanl idaresi altnda Tesalyann en gl kalesine sahip olan Trhala btn Tesalyay iine alacak biimde byk bir sancan merkezi haline geldi. 827de (1424) bu sancak zdin (Zitouni/Lamia) ve Badrackla (Neopatras/Ypate) verimli Sperchios ovasn iine alarak gney ynnde geniledi. 1402de Ankara Savandan sonra Tesalyann baz blmleri ksa bir sre iin de olsa elden kt. Bir ksm eski tarihiler, blgenin 1430da II. Muradn Selniki kuatmas srasnda Gazi Turahan/Turhan Bey kumandasndaki Osmanl kuvvetlerince tekrar zaptedildiini yazar, ancak bu bilgi yanl olmaldr. Zira bu dneme ait Tocco Kroniinde ifade edildii gibi 1410da Nardann (Arta) Arnavut hkimi Muriki Shpata, akrabas olan Paul Shpata ve Carlo Tocco ile savatnda Tesalyadaki Osmanl askerlerinden yardm sz almt. 859 (1455) tarihli bir tahrir defterinde babalar veya dedeleri Gazi Evrenostan (. 820/1417) timar alm olan pek ok sipahinin ad geer (BA, MAD, nr. 10). Osmanl tarihisi Kemalpaazde, Turahan Beyin 1394te Gazi Evrenosun mrhuru olarak faaliyet gsterdiini ve ehrin ilk dnemdeki ftihleri arasnda yer aldn zikreder. 857-858 (1453-1454) tahririne gre Trhala ehri sekiz mslman ve alt hristiyan mahallesine

sahipti (BA, MAD, nr. 10, vr. 1a-7b). Hristiyan mahalleleri iinde Arnavutlarn oturduu bir mahalle de vard. Bu srada ehrin 251 mslman, 212 hristiyan hnesi bulunmaktayd. Mslman mahalleleri Trikkalinos nehri boyunca uzanan dzlkte ortaya kmt ve eski Bizans yerlemesinin aasnda kalyordu. Mslman nfusun ounluu dokumac, deri iisi, ayakkab imalts, mleki, sabuncu, kasap ve kuyumcu olarak kaydedilmiti. Trhalann bir ticaret merkezi halinde ne ktna dair ehirden tahsil edilen vergilerin eitlilii ve hacmi nemli bir ldr. Btn verginin (41.939 ake) te ikisi pazar vergilerinden olumaktayd. ehirde ayrca koyun yetitirenlerin bulunduu ve toplam koyun saysnn 13.800e ulat kaytldr. Bu durumda hemen her hneye ortalama otuz koyun dmektedir. ehrin tarmsal rnleriyle ilgili vergileri iinde (10.089 ake) arap retiminin %74e tekabl ettii grlr. XV ve XVI. yzyllarda Trhala yava bir byme gsterdi, 1570te nfusu iki katna kt. Bu srete nfusun gelime seyri yledir: 871de (1466-67) 317 mslman, 205 hristiyan, toplam 522 hne (%62si mslman toplam 2300 kii) kaydedilmiti (BA, MAD, nr. 66, vr. 9a-b). Ayrca kalede bir dizdar ve on iki askerden meydana gelen bir garnizon mevcuttu. 912 (1506) tarihli deftere gre mslman nfus bir ncesine nisbetle d gsterdi ve 260 hneye indi. Buna karlk hristiyanlar 318 hneye kt. spanyadan gelen ve kendilerine zel bir stat tannan on dokuz hne yahudi de burada yayordu (BA, TD, nr. 36). ehir bu durumda yaklak 2600-2700 aras bir nfusa sahipti ve bu rakamlara gre Tesalya blgesinin en byk yerleme yeriydi. XVI. yzyln ilk eyreinde nfusta byme oldu. 1530 tarihli olup 1521 tarihli bir tahrir defterine dayanan icmal kaytlarnda mslmanlarn 322, hristiyanlarn 278 ve yahudilerin 181 hne olduu dikkati eker (toplam 781 hne). Bu hzl byme yine spanyadan snmac olarak gelen yeni bir yahudi yerleimci dalgasnn neticesiydi. Bylece nfus, garnizondaki askerler dahil %43 mslman olmak zere tahminen 3600 kiiye ulamt (BA, TD, nr. 167, s. 230-231). Bu srada Trhalada 1520lerde camiye evrilen eski bir mescid, zviye ve Gazi Turahan Bey Hamamnn kaydna rastlanr. 112 dkknn ve birka byk su deirmeninin kira gelirleri buralara vakfedilmiti. Trhalada slm hayatn gerek kurumlar ve buna bal fizik d grnm, Turahanolu mer Bey ve oullar ile onlarn voyvodalarnn uzun sreli idaresinde olutu. Turahanolu mer Bey, Trhalada bir medrese, bir muallimhne, iki tekke, bir imaret, mescid, bir hamam, iki kervansaray ve bir bedesten yaptrd. Bunlara bedestendeki dkknlarla dier 141 dkknn ve otuz yedi su deirmeninin kira gelirlerini vakfetti. 924te (1518) mer Beyin olu Mustafa Bey bir cami ve bir imaret, kz Fatma Hatun bir mescid, mer Beyin dier olu Hamza Bey bir cami ina ettirdi. Dier cami Lala Hamzann olu Mehmed tarafndan yaptrld. mer Beyin zatl klesi olan Cevher Aa iki mescid, bir okul ve Trikkalinos zerinde bir kpr, mer Beyin eski anigri Ayas bir mescid ve dier bir kpr, Hac Saruca b. Abdullah bir mescid ve bir kervansaray ina ettirdi. Giderleri daha ok su deirmenlerinin ve dkknlarn kiralaryla karlanan dier mescidler Ali b. Hrid, Baba Muhyiddin, Hac mer Bey, Dizdar Hokadem, lyas Suba, Kara Doan ve Karagz Bey tarafndan yaptrld. Bylece 927de (1521) Trhalada cami, on yedi mescid, kervansaray, bir bedesten, bir medrese, drt muallimhne, iki hamam, drt zviye ve Trikkalinos zerinde drt kpr mevcuttu. 977 (1569-70) tarihli kaytlara gre Trhalann nfusu biraz daha artt. Mslmanlar 333 hneye ykseldi, yahudiler ise 111 hneye geriledi. Ancak hristiyan unsurlar gzle grlr bir ekilde art gsterdi (1521de 278 hne iken 1570te 354 hne). ehir, aralarnda baz mslman ve yahudi ailelerinin mterek oturduu mahallelerin de bulunduu, yirmi be mslman, sekiz hristiyan ve iki

yahudi mahallesine blnmt (BA, TD, nr. 695). Mahallelerin adlarndan 1521-1570 yllar arasnda iki yeni caminin (brhim Bey ve skender Voyvoda) ve en azndan be yeni mescidin ina edildii anlalr. 1570ten hemen nce Osmanl Balkanlarnn en byk klliyelerinden biri burada yaptrld. Bu klliye Kann Sultan Sleymann yeeni olan, uzun sre Trhalann ve Mora yarmadasnn valiliini yapan Osman ah Beyin klliyesidir. Klliyede byk kubbeli bir cami, bir medrese, imaret, han, hamam, mektep, yedi kemerli ta kpr ve kurucusunun bidev trbesi bulunmaktadr. Osman ah Beyin 1571 Eyllnde Morann sancak beyi sfatyla grev yapt dikkati ekmektedir (BA, KK, nr. 665, s. 13). Osman ah Bey bu tarihten az sonra lm olmaldr. XVI ve XVII. yzyllarda Trhala Bahar (. 958/1551), Veys (. 1037/1628), Pre Prezde Ahmed Efendi gibi pek ok air ve mellifin doduu ya da yaad ehirdi. Nevizde At de iki defa Trhala kadl yapmtr. XVII. yzyl Osmanl Trhalasna ait en iyi tasviri, Kandiye kuatmasna katlmak iin Edirneden Girite giderken 1668 Maysnda yolu zerindeki bu ehre urayan Evliya elebi yapmtr. Trhala Kalesini ayrntl biimde anlatan Evliya elebi burada baheli ve tatan 2300 evin bulunduunu yazar. Trhalann on alt mslman ve sekiz hristiyan mahallesine ayrldn belirtirse de yahudilerden sz etmez. ehirdeki sekiz cuma camisinin adn verir (Mimar Sinann yaptrdn syledii Osman ah Bey Camii, Mustafa Paa Camii, Gazi Turahan Bey Camii, Lala Paa Camii, skender Beyin Alaca Camii ve Turahanolu mer Bey Camii). Ayrca alt medrese, hamam, be han ve en by Osman ah Beye ait imareti zikreder. Evliya elebi ehrin sekiz tekkesi arasnda mehur Nreddinzdenin bir mridi olan Mehmed Efendinin Halvet Tekkesinden bahseder. Evliya elebi, Turahanolu mer Bey Bedesteni ile Trhalann kiliselerini anlatmaz. XIV. yzyln ortalarndan kalma St. Stefanos Kilisesi hari dier alt kilise kalenin aasndaki yukar ehirde yer almaktayd. Bunlar XVI ve XVII. yzyllardan kalma, ou kymetli duvar resimleriyle boyanm ve ahap oymaclkla sslenmitir. XVII ve XVIII. yzyllarda ehrin gelimesini srdrd anlalmaktadr. 1749daki yangn Trhalann byk bir blmn imha etmi olsa da ehir hzla yeniden eski halini ald. 1770 ylnn felketli gnlerinde Morada Ruslarla savamaya giden 4000 kiilik dzensiz Arnavut birlii 3000e yakn kiinin lmne yol at. Bu olay srasnda Trhala tamamen talan edildi; yar yarya ykld, ancak daha sonra yeniden toparland. XIX. yzyln ilk dnemleri iin Trhalaya dair birka seyyahn verdii bilgiler birbiriyle elise de baz tesbitler yaplabilmektedir. 1806da ngiliz seyyah Martin Leake, Trhalann 1200 ile 1500 evi ve yedi sekiz camisi, pek ok kilisesi ve iki sinagogunun bulunduunu, Tepedelenli Ali Paa idaresinde hzl bir ke gemekle birlikte hl Yunanistann en byk ehirlerinden biri olduunu bildirir. Leake burada 1000 Trk, 200 Yunan ve elli yahudi ailesinin yaadn da belirtir. K aylarnda Ulah obanlar srleriyle dalardan inerek ehrin civarndaki alanlarda klar, el sanatlar ve ticaretle urarlard. lkbahar ve yaz aylarnda ehir k aylarna oranla daha az bir nfusa sahipti. ehir yresinde yine burada ilenen olduka yksek kalitede pamuk yetitirilmekteydi. Ynllerle ipek de retiliyordu. ehir kaliteli krmz kei deri imaltyla da mehurdu. 1813te ngiliz seyyah Henry Holland 2000 ev ve 10.000 ile 12.000 nfustan sz eder; yedi cami, on kilise, iki sinagogun, 600 ile 700 aras Yunan ailesi bulunduunu yazar (3500 Yunan ile 7500 civarnda Trk nfusu). Nfusun byk bir blm Trktr. Ayrca Holland da ovada olduka yaygn olan pamuk

yetitiriciliini zikreder. Martin Leake Tepedelenli Ali Paann yeni bir tekke yaptrdn yazar. 1249 (1833-34) tarihli bir Osmanl vakf defteri (BA, EV, nr. 9442), Ali Paann Sad dervileri iin byk bir tekke kurduunu ve buray zengin eyalarla donattn gsterir. Ayn defter, Trhala ehrinde bir cami ile Bekirzde Ali Medresesi, Gleniyye, Nakibendiyye, Kdiriyye ve Sadiyye tarikatlarna bal alt tekke/zviyenin yer aldna iaret eder. 1836da Ioannis Anastasios Leonardos ehirde 1500 ev, on kilise, yedi cami, Yunanllar, Trkler ve yahudilerden oluan 12.000 kiilik nfus bulunduunu belirtir. 1288 (1871) tarihli Yanya Vilyeti Salnmesi bir btn halinde Trhala kazasnn erkek nfusunu verir. Buna gre 44.544 erkek nfusunun sadece 1869u (3740 kii) mslmand. Kazada on be cami, yedi tekke ve trbe, buna karlk 440 kilise ve manastr, birka sinagog mevcuttu. 1881de Osmanllar, Alasonya (Elasson) hari btn Tesalyay yeni Yunan Krallna vermeye zorland. Alman etnograf Gustav Weigand 1880 ylnda Trhalann 2000 kiilik Trk nfusunun bulunduunu, ancak 1889da bunun otuz aileye indiini belirtir. ehrin slm eserleri de ayn hzla ortadan kaldrld. bidev mer Bey Bedesteni 1900den ksa bir sre sonra ykld. 1930larda btn ehir Avrupa planlarna gre tekrar ina edildi. Sadece byk cami ile Osman ah Bey Trbesi ayakta kald; Franz Babinger ve Anastasis K. Orlandosun giriimleri neticesinde bunlarn ykm nlendi. 1990larda her iki eser onarmdan geirildi. Ksmen Srp-Bizans, ksmen Osmanl yapm olan kale de bugne ulamtr. 2001de 51.900 nfusa sahip olan ehir bir Ortodoks piskoposluk merkezi durumundadr. Sanayi kuruluu olarak tekstil ve ttn iletmeleri vardr.

BBLYOGRAFYA

Hicr 859 Tarihli Sret-i Defteri Sancak- Trhala (nr. Melek Delilba-Muzaffer Arkan), Ankara 2001, I-II, tr.yer.; bn Kemal, Tevrh-i l-i Osman, IV, s. 220-227; Evliya elebi, Seyahatnme, VIII, 201-208; H. Holland, Travels in the Ionian Islands, Thessaly, Macedonia etc. 1812 and 1813, London 1815, s. 246-248; W. M. Leake, Travels in Northern Greece, London 1830-35, I, 427; IV, 279-287; I. A. Leonardos, Neotati tis Thessalias Chorografia, Pest 1836 Larissa 1992, s. 58; G. Weigand, Die Aromunen, Leipzig 1895, s. 172-175; Gibb, HOP, III, 208-218, 232-242; Fr. Babinger, Aufstze und Abhandlungen zur Geschichte Sdosteuropas und der Levante, Mnchen 1966, II, 96-98; a.mlf.-[T. Gkbilgin], Trhala, A, XII/1, s. 249-251; J. Koder-F. Hild, Tabula Imperii Byzantini I: Hellas und Thessalien, Wien 1976, s. 277-278; S. Lauffer, Griechenland, Lexikon der historischen Sttten, Mnchen 1989, s. 690-691; Glru Necipolu, The Age of Sinan: Architectural Culture in the Ottoman Empire, London 2005, s. 442-444; A. K. Orlandos, I Arhitektonik tou tsamou Osmn Sh ton Trikklon, Praktik tis Akademas Athinon, IV, Atina 1929, s. 319-325; N. Beldiceanu, Un acte sur le status de la communaut juive de Trikala, REI, XL/1 (1972), s. 129-138; a.mlf.-P. Nasturel, La Thessalie entre 1454-55 et 1506, Byzantion, LIII/1, Bruxelles 1983, s. 104-106; smail Hakk Uzunarl, Yavuz Sultan Selimin Kz Hanm Sultan ve Torunu Kara Osman ah Bey Vakfiyeleri, TTK Belleten, XL/159 (1976), s. 467-478; Alexandra Yerolimpos, Tirla, EI (ng.), X, 539-540. Machel Kel

TIRIMMH
( ) Eb Nefr (Eb Dubeybe) et-Trmmh el-Hakem b. Hakm b. el-Hakem b. Nefr et-T (. 125/743 [?]) Emevler devri airi. 50 (670) yl civarnda kltrl bir ailenin ocuu olarak Dmakta dodu ve burada yetiti. Ban kaldrp kendini beenen bir eda ile yrdnden Trmmh (uzun ve yksek) lakabyla tannmtr. Ancak Trmmhn onun asl ad olduunu belirten kaynaklar da vardr. Trmmh b. Ad el-Ekberden ayrlmas iin Trmmh el-Asgar diye de anlr. Byk dedesi Nefr airdi. Onun babas sahb Kays b. Cahder b. Salebe, Htim et-Tnin teyzesinin oludur. Trmmh askerlik yana gelince Emev ordusuna katld. Kfeye intikal eden askerlerle birlikte 70 (689-90) ylndan sonra Kfeye g etti ve Ben Teymullah b. Salebe kabilesi arasnda kald. Burada yal bir Hricnin etkisiyle Hric inancn benimsedi. Dier Hric airlerinin aksine iirlerinde savatan sz etmemesi, sava tahriki yapmamas, Hricler dndaki mslmanlar tekfir etmemesi, zellikle bir Adnn olan i airi Kmeyt el-Esed ile dostluk kurmas gibi hususlar onun Hriclerin lml kolu Sufriyyeye mensup bulunduu grn glendirmektedir. Bunun yannda Ezrikadan olduunu ileri sren kaynaklar da vardr. Divannda Hric inancn yanstan iirleri, beyit says on yediyi gemeyen bir kaside ile iki ktadan ibarettir. Bu sebeple bazlar onun Hric saylmamas gerektiini syler. Hriclerde kabile deil mezhep asabiyeti bulunmasna ramen Trmmhn Adnnlere kar Kahtnleri savunmas da bu iddiay teyit etmektedir. Kfede ordudan ayrlp kendini ilim tahsiline verdi; zellikle dil, nahiv, edebiyat ve iirle megul oldu. Bata Kfe Camii olmak zere eitli yerlerde birok lim ve airle grp onlardan faydaland. Recez airi Accc gibi fasih bedevlerden fasih lugatlara, garb ve ndir kelimelere dair bilgiler rendi. ube b. Haccc uzunca bir sre iir konusunda ondan ders ald. Kendisi hazar bir air olduundan l hayatn bizzat yaamad iin kadm l airlerine zenerek l tasvirlerinde garb kelime ve tabirleri oka kullanmasn Eb Ubeyde et-Teym ile Asma yersiz bulmutur. Trmmh ile Kmeytin bedev iirine, garb ve ndir kullanmlara ilgisinin sebebi yazdklar iirlerin bakalar tarafndan hid olarak gsterilmesi arzusudur. Trmmh Kfede Selm adl bir hanmla evlendi, ondan Dubeybe, Samsme ve Nefr adnda olu oldu. bnt-Trmmh diye tannan torunu Eb Mlik Emn b. Samsme air, dil ve edebiyat limi olup Mhelleblerin yannda ktip sfatyla alt. Ailesini Kfede brakp geimini salamak iin veya baka sebeplerle uzak ran ehirleri Kirman, Kazvin ve Reye giderek bir sre buralarda kalan Trmmhn Reyde ocuklara verdii dil ve edebiyat derslerinin ilgiyle izlendiinden sz edilir. Bu dnemde aile, ocuk, vatan zlemini dile getiren iirler yazd (Dvn, s. 94, 98, 100-103). Basraya giden Trmmh, Him b. Abdlmelikin Irak valisi Hlid b. Abdullah el-Kasrye sunduu bir methiye karlnda 20.000 dirhem ald (Ebl-Ferec el-sfahn, X, 152). Abdlmelik b. Mervnn Horasan valisi Yezd b. Mhelleb elEzd ile Horasanda grt; onu ven, sava ve fetihlerini tasvir eden iirler kaleme ald (Dvn, neredenin girii, s. 17). Bu gezilerden sonra Kfeye dnd ve hayli yalanm olarak burada vefat etti.

Trmmh asab ve gururlu bir kiiydi, kendisinde byklk ve stnlk gryordu (a.g.e., s. 246). Ayrca soylu Tay kabilesinin itibarl bir ailesine mensuptu. Fahr konusundaki iirlerinde Tay kabilesinin erdemleri nemli bir yer tutmaktadr. air Zrrumme ile Hammd er-Rviye, Asma ve Eb Ubeyde et-Teym gibi dil ve edebiyat limleri onun iirlerinden vgyle sz etmitir. Erken slm dneminin nde gelen airlerinden olan Trmmhn iirlerinin ounu fahr ve hicviyeleri tekil eder. Fahriyelerinde Kahtn ile onun kollar olan Tay ve Ezd kabilelerine balln dile getirmi, onlarn cmertlikleri, stnlkleri, erdemleri, Chiliye ve slm dnemindeki etkinlikleriyle vnmtr. Hicivleri arasnda Ferezdak ve kabilesi Temm iin yazdklar nemli bir yer tutmaktadr. Dnemin iki nemli ahsiyeti olan, kendilerinden destek grd Yezd b. Mhelleb elEzd ile Hlid b. Abdullah el-Kasryi vm, onlarn yiitliklerini dile getirmitir (a.g.e., s. 219220, 223). Ancak bundan madd bir karlk beklemedii anlalmaktadr (a.g.e., neredenin girii, s. 30). Trmmhn iirlerinde oka yer verdii dier bir konu tasvirdir. zellikle l hayvanlar ve l manzaralar, ova, vadi ve tabiat olaylaryla ilgili tasvirleri nemli bir yer tutmaktadr. Zhd ve hikmet konusunda on civarnda beyti vardr. iirlerinde kulaa ho gelen bir msiki hengi hissedilmektedir. Birok lim Trmmhn iirlerinin derlenmesi ve erhi konusunda alma yapmtr. Bunlarn banda Eb Sad es-Skker ve Ebl-Hasan Ali b. Abdullah et-Ts gelmektedir. bnn-Nedm ok sayda limin bu konuda altn sylemekte, fakat isim vermemektedir (el-Fihrist, s. 84). Trmmhn divan 328 (940) ylnda Eb Ali el-Klnin ktphanesi iinde Endlse gtrlmtr (bn Hayr, s. 396). Divann ilk neri, nemli bir ksm eksik olan British Museumda kaytl nsha esas alnarak Fritz Krenkow tarafndan gerekletirilmitir (London 1927). Krenkow ayrca eitli kaynaklarda rastlad ona ait iirleri toplam ve esere ilve etmitir. Bu ilveye ramen sz konusu neir Trmmhn iirlerinin ancak yarsn iermektedir. Krenkow esere bir girile eitli dizinler eklemi ve divan ngilizceye tercme etmitir. Divann ilm bir nerini orum l Halk Ktphanesindeki nsha ile (nr. 2262) Krenkow nerini esas alp giri, indeksler ve notlarla birlikte zzet Hasan yapmtr (Dmak 1968; Beyrut 1994). zzet Hasan ayrca Trmmhn kaynaklarda bulunan iirlerini toplayarak uygun yerlere yerletirmi veya divann sonuna eklemitir (s. 305-321). Trmmhn hayat ve iirleriyle ilgili olarak Ali M. Ali el-Hubb (e-rmm b. akm: ayth ve iruh, 1969, skenderiye niversitesi Edebiyat Fakltesi), Ceml Abdlhfz Mansr (e-rmm b. akm: ayth ve iruh, 1972, Kahire niversitesi Edebiyat Fakltesi), Ali Abdurrahman Hseyin Feth (et-Tebh f iri-rmm, 1991, Ezher niversitesi Arap Dili Fakltesi) ve Mustafa M. E. Thn (iru-rmm: Dirse slbiyye, 1995, Menfiye niversitesi Edebiyat Fakltesi) yksek lisans tezi hazrlamtr.

BBLYOGRAFYA

Trmmh, Dvn (nr. zzet Hasan), Beyrut 1414/1994, tr.yer.; ayrca bk. neredenin girii, s. 5-41; bn Kuteybe, e-ir ve-uar, s. 585-590; Saleb, Meclis (nr. Abdsselm M. Hrn), Kahire 1949, s. 158, 216; Ebl-Ferec el-sfahn, el-En (nr. Ahmed e-inkt), Kahire, ts., X, 148-153; bnn-Nedm, el-Fihrist (Flgel), s. 78, 84, 158, 234; bn Hayr, Fehrese, s. 396; Syt,

Buyetl-vut, s. 200; Sheyr el-Kalemv, Edebl-avric, Kahire 1945, s. 1, 99, 120-122, 125; Sezgin, GAS, II, 351-352; IX, 280; hsan Abbas, irul-avric, Beyrut, ts. (Drs-sekfe), s. 235-239; evk Dayf, Trul-edeb, II, 311-314; Abdrrezzk Hseyin, irl-avric, Amman 1986, s. 143-156; Hall Merdem Bek, e-rmm b. akm e-, MMADm., XVII (1942), s. 49 vd.; F. Krenkow-[Taeb el-Achche], al-irimm, EI (ng.), X, 541-542. Zlfikar Tccar

TIRNOVA
Yunanistann Tesalya blgesinde tarih bir kasaba. Yunanistann Tesalya blgesindeki Larissa (Yeniehir) idar blmnn snrlar iinde bulunmaktadr; bugnk ad Tyrnavostur. XV. yzyln ikinci yarsnda Osmanllar tarafndan Tesalya ovasnn kuzey kenarndaki Milona geidine yakn bir mevkide yeniden kuruldu ve Osmanl dneminde Tesalyann en byk kasabas haline geldi. XVIII. yzylda slm hayatn etkili olduu bir yer durumundayd. Bu gelimede Turahanolu mer Beyin byk vakfnn bir paras eklinde imtiyazl bir statye sahip bulunmas rol oynad. XVIII. yzyla ait Gazi Turahan Beyin yar efsanev Menkbnmesinden hareketle Trnova kasabasnn 1420 yl civarnda Gazi Turahan Bey tarafndan Tesalyal Yunanllar iin gvenli bir snak halinde kurulduu belirtilir; Turahan Bey de Tesalyann ftihi olarak kabul edilir. Buna gre byk Tesalya ovasnn kuzey dalarnda yaayan sava Ulahlar ve Bulgarlarn saldrlarna kar Turahan Bey, Konyadan gelen sava Trk gebelerinden (Konyar) meydana gelen on iki kyden ibaret bir dizi ky kurdu (aylar, Deliler, Dereli, Karacaolan, Kara Demirli, Kazaklar, Kufala/Kulfallar, Ligara, Misallar, Palamut, Radgun ve Tatar). Bunlara Turahan Bey tarafndan verilen nemli imtiyazlar II. Murad onaylamtr. Anadolu meneli stn kaliteli dokumaclk ve kuma boyamacl sayesinde yeni yerleim yeri byyp Tesalyann en mreffeh kasabas haline gelmi, yeni kasaba kzlar aasnn ynetimi ve korumas altna alnmtr. Gazi Turahan Bey, Trnovada bir cami ve hristiyanlar iin Agios Nikolaos Tourahan adl bir kilise yaptrmtr. Ancak Trnovann gerek tarihi daha farkldr. zellikle Osmanl tahrir kaytlar burann gelimesiyle ilgili nemli bilgiler sunar. Kasabann ismi Trkede dikenlik anlamna gelen Slavca trnovo kelimesinden gelmektedir. Bizans kaynaklar 950 yl civarnda ve 1277de Trnovadan bir ky diye sz eder. Kazlarda bulunan Bizans ve Frank seramikleri, XIV. yzyln erken dnemlerinde yklan ve boaltlan bu blgenin XII ve XIII. yzyllardaki varln kantlar. Trnova yeniden kurulan bir ky olarak ilk defa 859 (1455) tahririnde zikredilmi olup bundan nce mevcut deildi. Buna gre elli bir hnesi bulunmaktadr ve sancak beyi Turahanolu mer Bey hassnn bir parasdr. 887 Zilhicce ay ortalarnda (1483 Ocak sonlar) II. Bayezid, Trnova kylerini ve Tatarlar Turahanolu mer Bey Vakfna brakt. 912 (1506) yl tahriri Trnovada sadece yeni imtiyazlarla aklanabilecek olan 384 hnelik bir art gsterir. Bu vakf defterinde Trnovada herhangi bir mslman nfustan, camiden, mescidden ve kiliseden sz edilmemektedir. Defterde zikredilen bedesten ise baka bir mer Bey tarafndan yaptrlmt. Yine Larissann mehur ta kprs de Gazi Turahan deil onun torunu Hasan Bey tarafndan XVI. yzylda ina ettirilmiti. Nitekim ilk Osmanl kaynaklar da burada herhangi bir Bizans kprsnden bahsetmez. Yalnz dar bir ahap kprden Henry de Valenciennes 1209da sz etmi, daha sonra buras ortadan kalkmtr. 1484te seyyahlar mer Bey Vakf tarafndan tedarik edilen sandallarla karya geebilmiti. XVI. yzyln ikinci yarsna ait mhimme defterleri, Tesalyann Turahanoullarna mensup sancak beyinin byk vakflarnn artlarnn

deitirildiini gsteren eitli notlar ihtiva eder. Bu sebeple vakflar kzlar aasnn gzetimine verildi. 1506, 1521 ve 1570 tahrirlerinde burada Konyar diye adlandrlan on iki gebe ky hakknda bilgi yer almaz. Bu durum sz konusu kylerin bu yzylda mevcut olmadn ortaya koyar. 1506-1570 yllar arasnda Trnovadaki hne says 384ten 1290a (ya da 2000 dolayndan 6500e) kt. Bu sonuncu rakam Trnovann, o srada 800 hneye sahip sancak merkezi Trhaladan ve Yeniehirden (Larissa) daha byk bir yerleme haline geldiine iaret eder. ehirde camileri bulunmasa da bu tarihte alt hneden meydana gelen kk bir mslman cemaati ortaya kmt. XVII. yzylda Osmanl Balkanndaki pek ok ehrin ortadan kaybolduu dnemde Trnova bymeyi srdrd. 1668de Evliya elebi, Trnovay 3500 evi bulunan (olduka abartl bir rakam), kiliseler, manastrlar ve dindar hristiyanlarla dolu bir yer diye tasvir eder. Ona gre Trnovadaki mslmanlar sadece bir camisi ve hamamlar olan, slmiyeti semi blge halkna mensup kiilerdir. Evliya elebiden az nce Edward Browne, Trnovay byk ve ho bir ehir olarak anmtr. 1092 (1681) tarihli Avrz Defteri 1529 hristiyan hnesi (tahminen 7500 kii) halkn zikreder (BA, KK, nr. 2716). 1691-1692 tarihli bir cizye kaydnda Trnovada 2284 yetikin erkekten ve 279 nefer perakendeden sz edilir. Bu rakamlar yaklak 7800 kiiye tekabl eder. XVIII. yzylda Trnova gerek fizik gerekse nfus ynnden biraz daha fazla slm bir zellik kazanmaya balar. XVIII. yzyln son eyreinde makine yapm ucuz tekstil rnlerinin ithalt Tesalya pazarlarnn canlanmasna yol amakla beraber Trnova ve Tesalyann tekstil retimi yapan dier yerlerini (Aghia, Ambelakia vb.) olumsuz etkiledi. Bunun sonucunda ekya gruplar ortaya kt, gvenlik sarsld. 1806da Leake, Trnovada yetmii mslman 1500 ailenin varlndan sz eder. Bununla birlikte ehirde gemite daha byk mslman cemaatin varlna iaret eden alt cami bulunmaktayd. Nitekim kendisine daha nce ehrin 4000 evi bulunduunun sylendiini yazar. Pek ok kalnt, bo ve insansz ev gren Leake bu saynn doru olabilecei kanaatini belirtir. Johannes OikonomouLarissaios 1817de Trnovada on drt-on be kilisenin, iki manastrn ve drt be caminin yannda 1000 ev bulunduunu yazar. 1239 (1823-24) tarihli Cizye Defteri Trnovada 1143 yetikin erkein varln kaydeder. Yunanistann bamszln kazanmasndan (1830) ve kuzey snrlarnn Tesalyaya ulamasndan sonra Trnovann asker nemi artt. Buraya kalabalk bir Osmanl asker garnizonu yerletirildi. Bu garnizon ehrin hemen dnda nehrin gneyindeki geni klaya konuland. Tesalyann Yunanistana terkedilmesinden hemen nce 1880 tarihli bir Yunan asker raporunda yer alan bilgiye gre Trnovada 950 mslmann yannda 4500 Yunanl ahali bulunmaktayd. 1882de Trkler Trnovay terketti, geride kalan camiler ise hibir iz braklmadan ortadan kaldrld. 1881den itibaren 1981e kadar geen yzylda Trnovann nfusu 4337den 11.118e ancak ulat. 2002de ounluu arap ve peynir retiminden geimini salayan 15.000 kiilik bir nfus kaydedilir. nceden zikredilen btn kiliseler hl ayakta olup hepsi XVII. yzylda ina edilmi, zengin freskler, yaldzlarla sslenmitir. ehrin dndaki klann hamam ksm 1990l yllarda restore edildi.

BBLYOGRAFYA

Hicr 859 Tarihli Sret-i Defteri Sancak- Trhala (nr. Melek Delilba-Muzaffer Arkan), Ankara 2001, I, 9; Evliya elebi, Seyahatnme, VIII, 192; Odoiporik Iperou ka Thessalas par tn Stratiotikn, Athens 1880; S. Sdrolia, Oi metavyzantino nao tou Tyrnvou, Praktik tis prtou synedrou Tyrnavitin spoudn, Tirnavos 1991, s. 75-92; A. Petronotis, Ottoman Structures in Thessalian Tirnavos, a.e., s. 217-228; M. Kiel, Das Trkische Thessalien, Etabliertes Geschichtbild versus Osmanische Quellen, Ein Beitrag zur Entmythologisierung der Geschichte Griechenlands, Die Kultur Griechenlands in Mittelalter und Neuzeit (ed. R. Lauer-P. Schreiner), Gttingen 1996, s. 109-196; Guide to the Prefecture of Larissa 2002 (ed. V. Panagou), Larissa 2002, s. 202-206; E. Kanetaki, Othomanika Loutra Ston Elladiko Horo, Athens 2004, s. 126, 180-181. Machel Kel

TIRNOVA
Bulgaristanda tarih bir ehir. Bulgaristann kuzeydousunda Balkan dalarnn kuzey yamalarndan karak Tuna nehrine ulaan Yantra suyunun taraal yamalar zerinde kurulmutur. 1965 ylndan beri ad Veliko Trnovodur. Konumu bakmndan Trnova btn Bulgaristann en arpc ve en ilgi ekici ehri durumundadr. Buras Osmanl dneminde (1393-1878) Nibolu sancana bal bir kaza merkezi olup XVII ve XVIII. yzyllarda kalabalk mslman Trk nfusuna sahipti. XX. yzyln ikinci yarsna ait literatrde Ortaa Bulgar ehri olarak Bulgar milliyetilii iin kutsal bir yere dntrlm ve ok fazla yceltilmitir. Trnovann tarihi, Roma dnemine kadar iner. Ancak ehir VII. yzyln balarnda ortadan kalkmtr. 1946dan beri yaplan kaz almalarndan kan ilk Bizans sikkelerinin zerindeki tarihler mparator Herakleios dneminde (610-641) sona erer. Bulunan Aleksios Komnenosa (1081-1118) ait paralarn okluu, buradaki yerlemenin 400 yldan daha eskiye gittiine iaret eder. Ortaalarda Trnova kk, fakat kanl bir gemie sahip bir devlet olan II. Bulgar mparatorluunun merkezi idi. XI. yzylda Yantra suyunun sarp kayalk ve kademeli yamalar zerinde etraf evrili, saldrya uramas imknsz derin uurumlardan oluan bir istihkm halindeydi. Bulgar arlarnn yaad, Bulgar patriinin oturduu, nde gelen asillerin evlerinin bulunduu kltrel bir merkez durumundaki ehir dier Avrupa baehirlerine oranla olduka kk kalyordu. Buras paraya blnmt. Bunlar 12,80 hektarlk bir alan kapsayan Tsarevets tepesi, 7,7 hektarlk Trapezitsa tepesi ve Yantra suyunun her iki yakasnda bulunan bu tepeliklerin eteklerindeki dar bir alanda yer alan aa kasaba blmleriydi. Her para toplam 26,5 hektarlk bir alan kaplyordu. Her hektara 130 ile 150 kiilik bir nfus decei kabul edilirse toplam nfusu 3800 ile 4200 arasnda tahmin edilebilir (Kln veya Novgradda 45.000). XV ve XVI. yzyl Osmanl Trnovas daha da kkt, ancak 1580de tekrar XIV. yzyldaki seviyesini yakalamtr. Trnova, 790-791 (1388-1389) yllarnda Vezrizam andarl Ali Paa kumandasndaki Osmanl ordusunun k seferi srasnda atma olmadan ele geirildi. Osmanl vasal ar iman Ivann affedilmesinin ardndan Trnova tekrar kendisine teslim edildi. Bununla birlikte drt yl sonra Yldrm Bayezid uzun ve iddetli geen bir kuatmann arkasndan ehri tekrar zaptetti (17 Haziran 1393). Bu olay esnasnda Tsarevets tepesindeki pek ok bina ykld ve asilzadelerin bir blm ortadan kaldrld. Bulgar kilisesinin ba olan Patrik Evtimi, rencisi Grigori Tsamblakn belirttiine gre padiahtan byk itibar grd, ancak daha sonra srgn edildi. Ayn ekilde Trnova nfusunun bir blm ehirden karld, yerlerine Trk gmenleriyle Rumlar yerletirildi. Yldrm Bayezid, Tsarevets Kalesinde kk bir asker birlik brakt. Burada yer alan kilise camiye dntrld, ehirde bir zviye (ardndan medrese) ina ettirildi. Pek ok Bulgar sanats, kilise nderi ve yazar ehri terketti. Bir blm Tuna nehrini geerek snd Eflakta resim, edebiyat ve mimarinin geliimine byk katkda bulundu. Bulgar tarihiliinde Osmanl fethinden sonra Ortaa Bulgar Kralln hatrlatr ekilde her eyin acmaszca ve sistemli biimde ortadan kaldrldndan sz edilir, bylece Bulgar mill kimliinin

yok edilmesinin hedeflendii belirtilir. Tsarevets tepesindeki saraylar, evler ve kiliseler gerekten yklmt. Ancak 1185te II. Bulgar mparatorluunun iln edildii yerdeki Aziz Demetrios Kilisesi, 1230da Byk ar II. Ivan Asenin Klokotnitsada Bizansllara kar elde ettii zaferin ansna ina ettirdii Yantradaki Krk ehid Kilisesi Manastr i stunlarndaki olduka nemli kitbelerle birlikte gnmze kadar ayakta kald. Ayrca tahta gemesi ve tannmas sebebiyle ar Kaloyan (1195-1206) tarafndan yaptrlan Aziz Peter ve Paul kiliseleri de mevcuttur. Peter ve Paul kiliselerini Yldrm Bayezid katedral vazifesi grmeleri iin Patrik Evtimie verdi ve Osmanllarn son dnemine kadar Bulgarlarn elinde kald. Aziz Georg Kilisesi gibi ar Ivan Aleksandern ina ettirdii Aziz Demetrios Kilisesi de hristiyanlara brakld. Krk ehid Kilisesi Manastr XVIII. yzyln sonuna kadar varln korudu. Eer Osmanl Devleti Bulgar kimliine ve kltrne kar gerekten imha plan yrtm olsayd son derece nemli olan bu mill sembollerin ayakta kalmas imknszlard. XV. yzyln ilk yarsnda Yldrm Bayezidin oullar arasndaki i savatan sonra Trnova yeniden imar edildi ve slm bir ehir niteliine brnd. Bu sre II. Murad zamanndan kalma gl devirme beylerinden biri olan, 1435te tek kubbeli zarif bir cami, iki mescid, imaret, medrese, mektep, hamam, kervansaray, Yantra zerine bir kpryle pek ok dkkn ve su deirmeni yaptran Fruz Bey b. Abdullah tarafndan hzlandrld. Bu binalarn tamam Trnova yaknlarnda ikisi Trkler, ikisi Bulgarlarla meskn drt zengin kyn vergi geliriyle desteklenmiti. Kaledeki cami dnda dier btn binalar eski kalenin gneyinde Yantra nehri boyunca uzanan ak alanda yer almtr. ehrin gelimesi 1444te Hal ordusunun bir blmnce Trnovaya yaplan saldr neticesinde duraklad, ancak Hallar Tsarevets Kalesini alamadlar. Bu hadiseye ahit olan Hans Mehrgast, Macar Kral Vladislavn Trnovay yamalamas iin 500 kiilik bir mfreze gnderdiini, fakat mfrezenin Trk savunmaclar tarafndan byk bir kayba uratldn belirtir. Ayn ekilde bu dneme ait Gazavt- Sultn Murd b. Mehmed Hnda kraln Trnova Kalesinin kuatlmas ve acmaszca ele geirilmesi yolunda emir verdii, bu amala iki birlik gnderdii anlatlr. 1444 ylndan itibaren ehirde bir buuk asrdan daha fazla bir sre huzur ve refah hkim oldu. Trnovann nfusuna ve yaplarna dair ilk bilgiler 884 (1479) tarihinden kalma bir defterde yer alr. Buna gre ehirde yirmi sekizi kalenin ierisinde olan 132 mslman hnesi bulunmaktadr; hristiyanlar ise 372 hnedir. Toplam 504 hnede %26s mslman olan 2300 kii civarndaki nfusuyla Trnova 1393 ylndaki durumuna henz ulamamt. 922 (1516) tarihli tahrir defteri 1479 tahririne gre mslman nfusunda nemli miktarda bir art gstermektedir (BA, MAD, nr. 11, vr. 272b-279b). Buna karlk hristiyan hne saysnda ok az bir ykselme oldu. Bu tarihte iki camisi ve alt mescidi bulunan dokuz mslman mahallesi mevcuttu. Mslman hne says 257, Ortodoks hristiyanlarn hne says on bir papazla birlikte 397 idi. Bu durumda %36s mslman 3300 ile 3500 arasnda bir nfusu vard. ehirde ayrca Dubrovnikten gelmi tccarlardan yirmi be kiilik bir Katolik grup bulunuyordu. Bu durum Trnovann bir ticaret merkezi olarak nemini ortaya koyar. 1540ta Trnova, Hadm Sleyman Paann haslarna dahil edildi. Burada be cami, on bir mahalle, alt mescid, bir imaret ve yine imareti olan Kavak Baba Zviyesi vard. 270 mslman, 309 hristiyan ve on sekizi Dubrovnikli tccardan meydana gelen 847 hne yaklak 4400 kiilik bir nfusa sahipti (BA, TD, nr. 416, s. 511-524). Mslmanlarn says kendi iindeki art yannda mahall Bulgar nfusunun slmlamasyla da ykselmiti. Bu ekilde mslman olanlarn oran %24 dolayndayd.

Yerli mslmanlar Trnovann slm yaamna iyi uyum salad; pek ou iki imarette ya a ya frnc ya mezzin ya da bir vakfn nzr olarak grev yapt. 987de (1579) Trnovadaki mslman ve hristiyan nfusu daha da artt. Mslmanlar 294, hristiyanlar 425 hneye ulat; bununla birlikte mslmanlarn oran %45ten %36ya geriledi (TK, TD, nr. 58, vr. 274a-279b). XVI. yzyln sonlarndaki savalarn etkisiyle 1598de Trnovadaki hristiyanlar isyan etti. Resm Bulgar tarihlerine gre bu isyan kanl bir ekilde bastrld, hristiyanlarn te ikisi Osmanl ordusu tarafndan ldrld ve mahalleleri yerle bir edildi. Aslnda, Trnovada kalan Nibolu sancak beyi Hfz Ahmed Paa kumandasndaki Osmanl vilyet askerleri, isyan iin deil si Eflak Voyvodas Mihalin saldrsna kar buray korumak iin ehirde bulunuyordu. Bunun yannda 1008 (1599-1600) tarihli Mufassal Cizye Defterindeki kaytlar herhangi bir isyan veya katliam olmadn gsterir (BA, MAD, nr. 14290). Nitekim Trnovada cizye deyen 374 hristiyan hnesi mevcuttu. 1580de ad geen mahalleler hl yerindeydi ve meskn durumdayd. Onlarn dnda iki yeni hristiyan mahallesi kurulmutu. XVI. yzyln sonlarnda cereyan eden bunalmlarn ardndan kaledeki camiden (daha nce katedral) artk fazla sz edilmemektedir. Tsarevetsin eski kalesi terkedildi ve nfusun ounluu aadaki yeni mslman blgelerine tanmak zorunda kald. 1027 (1618) tarihli Sofya Cizye Defterinde ehirde 340 hristiyan hnesinin bulunduu kaytldr. Hristiyan nfustaki bu yava d, ehirde giderek byyen mslman varln basksndan dolaydr. 1640ta bir Katolik piskoposu, Trnovann Yunanca ve Bulgarca konuan 2000 Ortodoks hristiyan hnesine sahip olduunu ve nfuslarnn 10.000e ulatn belirtir. Ayrca bunlarn sekiz kilisesi ve bir manastrlarnn mevcut bulunduunu ifade eder. ehrin gneyindeki dz alanda kurulmu Marnopole mahallesinde ikinci bir Katolik kilisesi ve 860 kiiden meydana gelen bir cemaat vardr. Bunlarn yannda 10.000 nfusa sahip 2000 Trk hnesi ve yedi byk cami mevcuttu. Bu rakamlar olduka abartl grnmekle birlikte ehirdeki mslman-hristiyan dengesi hakknda bir fikir verir. 1659da Nibolunun Katolik piskoposu olan Philip Stanislavov, Tarnovium Civitas adyla kaydettii Trnovay ziyaret ederek burada Ortodoks kilisesinin bir bapiskoposluk makam, bir Katolik kilisesinin yannda Ortodoks kilisesinin daha bulunduunu yazar. Bulgarlarn hne says 700, Katoliklerin sadece on yedi idi ve bu sonuncular Dubrovnikten gelen tccarlard. Yedi camisi olan Trkler 3000 kiiydi. 1071 (1660-61) tarihli bir rznmede Trnovann Kavak Baba, Yldrm Han, Seyyid Halil Kad (ilk defa 1540 tarihli vakf defterinden zikredilmitir), Ali Paa ve lyas Kethd adl be medresenin olduu kaytldr. Aziz Georg Kilisesi ile Aziz Peter ve Paul Katedralinde mevcut yksek kalitedeki freskler Trnovadaki hristiyan nfusunun kltrel dzeylerini gsteren iaretlerdir. Fakat bu durum Trnovaya birka kilometre mesafede platodaki Arbanassinin (Arnavutky) grkemli geliimi sebebiyle gerilemitir. Bulgar tarihlerine gre daha nce nemli bir kasaba olan bu yerde Arnavutluktan gelen Bulgarlar oturuyordu ve Bulgar arlarnn yazn dinlenme yerleriydi; bu mlkiyet daha sonra dorudan padiah haslarna evrildi. Gerekte Arnavutky, 1500 ylndan ksa bir sre sonra Arnavutluktan gelen kk bir yerleimci grup tarafndan kurulmutu. 1516 tahririnde burann hepsi Arnavut ad tayan dokuz hnelik bir ky olduu dikkati eker. Kasaba, Gney Arnavutluktan buraya pek ok yerleimci getiren Vezrizam Rstem Paann mlk haline geldi. 1540 tarihli Vakf Defterine gre Arnavut adlar tayanlarn hne says altm e ulamt. Rstem Paa buray imtiyazl bir stat vererek derbenti ky yapt ve ardndan vakf statsne

geirdi. Deien statnn etkisiyle nfusu artt. 1540ta toplam 166 hnesi varken 1579da 271 ve 1642de 408 hneye ykseldi. 1770te 1000 evin varlndan sz edilir. O tarihten itibaren buras Trnova, Lofa, Rusuk piskoposlar ve Msrdaki Sn danda mehur Saint Katerinadan gelen temsilciler iin yazlk durumundayd. Arnavutkyn tccarlar talya, Polonya, Macaristan ve Rusya ile ticaret yapyordu. 1787-1792 Trk-Rus savan izleyen kark dnemde Krcali sileri tarafndan yamaland ve ksmen tahrip edildi (1798). Gnmzde pek ok eski evin ve kkn yannda XVI-XVII. yzyllar arasnda ina edilen ve geniletilen alt kilisesi, iki manastr bulunmaktadr. Arnavutkyde olduu gibi Trnova civarnda da evre yerleim birimleri geliti ya da yeniden kuruldu. 1516da Ljaskovets, Dolna Orjahovitsa ve Gorna Orjahovitsa adl kyde toplam seksen iki hne vard. Ramazan 972de (Nisan 1565) Kann Sultan Sleyman ky hass- hmyun olarak kz Mihrimah Sultana verdi. Bu kylerin nfusu 1579da niden ykseldi, hne says 493e kt. 1642de 559 hneye ulat. Pek ok hne sahibi Arnavut ad tamaktayd. Yaylak-Arbanassi ile birlikte drt ky Arnavut karyeleri eklinde tannd. 1873te bu vakf ky 1840 hne ve 8977 kiilik nfusuyla gerek kasabalara dnt (Tuna Vilyeti Salnmesi 1290, s. 247). Trnovann hemen gneyindeki Kilifarevo ky de hzla geliti (1516 ylnda otuz , 1642de 256, 1873te 918 hne). XVI. yzyln son eyreinde II. Selim Trbesi iin (daha sonra III. Murad ve III. Mehmed) tahsis edilen zengin vakfn paras oldu ve imtiyazl statye kavutu. Trjavna kasabas derbend ky olarak sultann emriyle 1565 Nisannda kuruldu (BA, MD, nr. 6, s. 453); 1579da krk hne nfusu vard. Kilifarevo gibi buras da trbelerin vakfna dahil edildi ve hzl bir gelime gsterdi. 1607de 123, 1647de 341 hneye sahipti. Yarm yzyl ierisinde byyerek nfusu 260tan 1700e kt. Trnova civarnda Osmanl zamannda yeni ina edilen, Bulgar kltr ve edebiyat asndan nemli bir merkez hviyetinde Kilifarevski, Preobraaenski ve Azize Troitsa adl byk manastr bulunuyordu. 1686da Osmanllarn Macaristan ve Erdeli kaybettii, hristiyan mttefik ordusunun Balkanlarn ilerine doru girmeye alt dnemlerde Trnovadaki hristiyanlarn Osmanllara kar ikinci bir isyan dzenledikleri kabul edilmitir. Bu isyan gerek bir eylem olmaktan ziyade birtakm plan ve komplolarn rndr. 1102 (1691) tarihli bir kaytta hristiyan nfusu 348 nefer diye gsterilmi, ancak Trnovadaki 234 neferin orada yerleik nfusa ait bulunmadna dair notlar dlmtr. Nitekim en az yirmi be nefer Tuna boyundaki Rahova kynden, bir dzine Vidinden, yine ayn miktarda Lofadan (Lovets) ve sancak merkezi Semendireden gelmiti. Birka kii gneydeki Filibeden buraya ulamt (BA, MAD, nr. 4023). Nfus hareketlilii burann ekonomik gcne iaret eder. Bu kaytta ehirde ou tccar olan on neferlik bir Ermeni grubu gsterilmi, bunlarn cemaatleri zamanla bymtr. 1710da hazrlanan bir vakf tahrir defterine gre Trnova II. Mustafa ve III. Ahmedin annesi Gln Emetullah Sultan vakf durumundayd. Bu srada Trnovada 506 mslman, 411 hristiyan erkek nfusu vard, her iki grubun aile lei ise ok kkt. Bu rakamlara gre ehrin %55i mslman olan 3000 ile 3200 civarnda bir nfusu bulunmaktayd. XVIII. yzylda Trnovada nfus daha da artt. 1164 (1751) tarihli Mufassal Avrz Defterinde 886 hnesi olan on drt mslman, 314 hnesi bulunan yedi hristiyan mahallesi kaydedilmiti. Nfus 5500 ile 5700 civarndayd (BA, KK, nr. 2813). Defterdeki kaytlar mahall hristiyan nfusu iinde slmlama eilimine de iaret eder.

Trnova mslmanlarnn %15inin mhtedi olduu tahmin edilebilir. Ayn yzylda Trnova ehri ve civarnda ipekilik yaplmaya baland. 1710da Trnovada ve ehir yresindeki yayla kylerinin ounda ipek retimi yaygnlat. Ayrca arap retimi ehrin ekonomisinin temelini tekil ediyordu. te yandan 1178 (1765) ylndan ksa bir sre nce Ali Efendi, Trnovada yeni bir ktphane kurdu (BA, Cevdet-Maarif, nr. 402). Bu yzyln sonunda Krk ehid adl mehur kilise kullanlmaz hale gelince zviyeye dntrld. 1851 ylna ait bir belge burasnn Halvet dervilerine tahsis edildiini gstermektedir. 1828de Max Thielenin el kitabnda Tirnava eklinde belirtilen ehrin Nibolu sancana bal olup bir taraf mslman-Trk, dier taraf Rum, Ermeni ve yahudilerden meydana gelen iki mahalleye ayrld, sekiz camisi, birka Rum kilisesi, sinagoglar ve hamamlar bulunan bir kasaba olduu ifade edilir. ehir 8000 kiilik bir nfusa sahipti. 1800 ylnda Hac Ali Aa ehrin Trk tarafnn merkezine avlusunda yedi hcresi, ayr bir ktphanesi olan kubbeli bir cami ina ettirdi. Bu yzylda ehir daha byk bir hzla geliti ve stn bir refaha ulat. Vilyet idaresinin yeniden dzenlenmesi esnasnda Trnova, Tuna vilyetine bal sancak merkezi haline getirildi. Yeni kiliselerin ve kklerin yannda yeni yaplan pek ok idar bina ortaya kt. 1286 (1869) tarihli Tuna Vilyeti Salnmesi, Trnovay 453 ky ve %41i mslman 175.900 nfusu bulunan bir sancak eklinde tasvir eder. ehirde ise 3091 hne, yirmi bir cami, on drt kilise, yedi medrese, drt tekke, hamam ve 1056 dkkn mevcuttu. 1290 (1873) salnmesi ehrin nfusunu %45i mslman 15.000 kii civarnda gsterir. 1875 ylnn ilk yarsnda Trnova-Yanbolu demiryolu hatt tamamland. 24 Haziran 1877 tarihinde Doksan Harbi esnasnda Rus ordusu Trnovay ele geirdi. Trk nfusunun byk blm ehirden kat. Da kylerindeki pek ok Bulgarn ehre yerlemesine ramen nfustaki d srd. 1877de sadece 688i Trk olan 11.314 kiilik nfusa geriledi. 1895te Kurunlu Cami Klliyesi yktrld, ktphanesindeki zengin kitap koleksiyonu ortadan kayboldu. 1913te korkun bir deprem ehri yerle bir etti ve pek ok tarih bina ciddi ekilde zarar grd, camiler ykld. Ortaadan kalma Aziz Demetrios ile Aziz Peter ve Paul kiliseleri, yarm yzyldan fazla bir zamanda muhteem duvar resimli sslemeleriyle birlikte rmeye terkedildi. zellikle 1960tan sonra Trnova ok geni arkeolojik kazlara, ok kt yenileme almalarna yahut Tsarevets tepesindeki kalntlar bir Ortaa Disneylandna ve Bulgar milliyetiliinin mbedine evirecek olan ok kaba restorasyonlara ahit oldu. Buna karlk Osmanl miras bu ideolojik ortamda kendine hi yer bulamad. Kalntlar tamamen ortadan kaldrld gibi kitaplarda da gz ard edildi. 1990larn sonlarnda yetien gen Bulgar arkiyatlar ehrin gemiindeki mnev hayatla ilgili pek ok nemli alma yaymlad. Sadece ehrin eski banliylerinde kerpiten ve ahaptan mtevazi bir cami bugne kadar ayakta kalabildi ve az saydaki mslman-Trk cemaatine hizmet vermeye devam etti. Gnmzde Bulgaristann nemli bir turizm merkezi olan Trnova ayn zamanda el sanatlar, ticaret ve sanayi merkezi niteliindedir.

BBLYOGRAFYA

Gazavt- Sultn Murd b. Mehemmed Hn (nr. Halil nalck-Mevld Ouz), Ankara 1978, s. 46-47; M. F. Thielen, Die Europische Turkey, Ein Handwrterbuch, Wien 1828, s. 284; Tuna Vilyeti

Salnmesi 1290, s. 247; C. Jireek, Das Frstenthum Bulgarien, Wien 1891, s. 398-406; B. Filov, Die Altbulgarische Kunst, Bern 1919, s. tr.yer.; . ankov, Geografski Renik na Balgarija, Sofia 1939, s. 464-466; E. Turdeanu, La littrature bulgare du XIVe sicle et sa diffusion dans les pays roumains, Paris 1947, tr.yer.; S. Bossilkov, Tarnovo, gradat i negovoto izkusstvo, Sofia 1960; a.mlf., Tarnovo, Die Stadt und ihre Kunst, Sofia 1960; Antike und Mittelalter in Bulgarien (ed. J. Irmscher-V. Beevliev), Berlin 1960, s. 272-278; Tsarevgrad Tarnov, Dvoretsat na balgarskite tsare prez vtorata balgarska darava (ed. K. Miyatev v.dr.), Sofia 1973; K. Miyatev, Die Mittelalterliche Baukunst in Bulgarien, Sofia 1974, s. 124-144; G. avrkov-K. Tanev, Balgarski Manastiri, Sofia 1978, s. 104-112, 138-139, 142-149; Lyuben Prakov, Tsarkvata Rodestvo Hristovo v Arbanasi, Sofia 1979; M. Staynova, Osmanskite biblioteki v Balgarskite zemi XV-XIX vek, Sofia 1982, s. 143147; A. Popov-Velizar Velkov, Kulturata na srednovekovniya Tarnovo, Sofia 1985; G. Tsamblak, Eulogy to Euthemeios, Patriarch of Turnovo by Gregory, Archbishop of Russia, Monumenta Bulgarica: A Bilingual Anthology (trc. Thomas Butler), Ann Arbor 1996, s. 281-285; S. Prveva, aviyeto Kavak Baba i rkvata Sv. etirideet Menitsi, Mjusjulmanskata Kultura po Balgarskite Zemi (ed. R. Gradeva-S. Ivanova), Sofia 1999, s. 324-408; K. Mutafova, Sredite na Islamskiya Mistitsizm v Starata Stolitsa Trnovo, a.e., s. 409-450; Z. Genova, Ote Vedn za Tsrkvata Sv. etirideset Menitsi i nejnata sdba prez stoletiyata na Osmansko vladiestvo, a.e., s. 451-458; K. korpil, Plan na starata blgarska stolitsa V. Trnovo, Izvestiya na Balgarskoto Arheologiesko Druestvo, I, Sofia 1910, s. 120-146; P. Miyatev, Les monuments Osmanlis en Bulgarie, RO, XXIII (1959), s. 7-28; A. Zajaczkowski, Materialy do epigrafiki osmnsko-Tureckiej z Bulgarii, a.e., XXXVI/2 (1963), s. 7-47; N. Angelov, Srednovekoviyat grad Trnovo spored izvorite ot 12-14 vek i doseganite arheologieski razkopki, Izvestiya na Muzeya v Tarnovo, II, Sofia 1964, s. 1-18; M. Kemal zergin, Eski Bir Rznmeye Gre stanbul ve Rumeli Medreseleri, TED, sy. 4-5 (1973-74), s. 263-290; A. Popov, Obitelite na Tsarevets prez XII-XIV v., Vekove, V (1977), s. 35-40; V. A. Mutafov, Za etnieskiya, socialniya i stopanskiya oblik na selo Arbanassi prez 17. vek, Glasnik Etnografskog Muzeja u Beogradu, V, Beograd 1979, s. 83-95; M. Kiel, Zur Grndung und Frhgeschichte der Stadt Trjavna in Bulgarien, Mnchner Zeitschrift fr Balkanknde, VII-VIII, Mnchen 1991, s. 191-218; K. Totev-I. okoev, Istorija na prouavaneto na nekropol na Tarnovskata tsarkva Sv. etirideet Menitsi, Izvestiya na Istorieski Muzej Veliko Tarnovo, XI, Veliko Tarnovo 1996, s. 165-174; Aye Kayapnar, ki Balkan ehri Trnova ve Vidinde Trkler, Abant zzet Baysal niversitesi Sosyal Bilimler Enstits Dergisi, sy. 9, Bolu 2004, s. 117-141; Svetlana Ivanova, Tirnowa, EI (ng.), X, 547. Machel Kel

TITVN
() Fasn kuzeyinde Akdeniz sahiline yakn tarih bir ehir. Fasn kuzeyinde Akdenize paralel uzanan Rf dalar srasna ait Derse dann eteinde, milttan nce III. yzylda Kartacallarn bir ticaret merkezi olan ve daha sonra Romallar tarafndan tahrip edilen tarih Tamda ehrine 8 km. mesafede dz bir plato zerinde bu platoyu yaran Martl rma kysnda kurulmutur. Bat dillerinde Tetuan, Ttouan, Tetteguin biiminde geer. Arapa kaynaklarda genellikle Ttvn eklinde yazlmakla beraber Tttvn (Bekr, II, 776) ve Tittvin (erf el-drs, II, 531) olarak da kaydedildii grlmektedir. Kelime su kaynaklar (uynl-m) anlamnda olup bugn ehrin batsndaki bir mahalle Hayyluyn adn tamaktadr. Ttvnn kuruluu II. (VIII.) yzyln ikinci yarsna kadar karlmaktadr. Martl rmann denize dkld yerdeki Ttvn Liman korunakl bir limandr. Akdeniz sahiline 10 km. uzaklktaki ehir Cebelitrk Boazna yakn stratejik bir noktada bulunmas sebebiyle tarih boyunca, bilhassa Sebte ve civarndaki sahil ehirlerinin spanyol ve Portekizlilerin eline gemesinden sonra ticar ve asker bakmdan nemli rol oynad. Mslman tarihiler bu ehrin adn ilk defa drslerin ilk dnemleriyle ilgili olarak anmaktadr. bn Eb Zer, II. drsin lmnn (213/828) ardndan lkenin oullar arasnda paylalmas srasnda Ksma den Sebte, Tanca gibi ehirlerin arasnda Ttvn da sayar (el-Ensl-murib, s. 51). Daha sonra Eb Ubeyd el-Bekr, Masmdeden Ben Skeynin merkezi olan Ttvn dan eteinde bol sular ve deirmenleriyle nl mstahkem bir ehir diye tantr (el-Meslik, II, 814). Ttvn 338 (949) ylnda Endls Emevlerinin hkimiyetine girdi. Blgeye sefer dzenleyen Ftm kumandan Bulukkn b. Zr, Endls Emev kuvvetleri karsnda geri ekilmek zorunda kald (369/979). Ardndan ehir Murbtlarn hkimiyetine geti. Sultan Tfn b. Alinin hristiyan birliklerinin kumandan spanyol asll Reverter, Muvahhidlerin nnden kaarken Ttvna snd, bu srada onu kabul eden ehir halkndan 800 kii ldrld (544/1150). Ttvn, Mernler zamannda mstahkem bir ehir haline getirildi. Eb Yakb Ysuf b. Yakb en-Nsr, 685te (1286) Cmiulkasba denilen mevkide ehir merkezini (kasaba) ina ettirdi. Sultan Eb Sbit mir, 707de (1308) Sebte fethi hazrlklar srasnda Ttvnda byk bir kale yaptrd. slm tarihileri onun zamannda ehrin byk bir imara tbi tutulduunu ve deta yeniden kurulduunu zikreder. Kaynaklarda, Ttvn Limannda stlenen denizcilerin Kastilya gemilerinin Akdenizde dolamn engellemeleri ve lkesi iin bir tehdit oluturmalar gerekesiyle Kral III. Henrinin 1400 yl civarnda Ttvn Limanna saldrd, bu srada ehrin tahrip edildii, byk bir katliamn ardndan ok sayda mslmann esir alnd, bu tahribat dolaysyla l bir ehir haline gelen Ttvnn doksan yl kadar ssz kald belirtilmektedir (Selv, IV, 89-90). Ancak Portekizli tarihiler Gomes de Azurara ve Baltazar de Osorio, bu tahribatn 839da (1435) Portekiz egemenliindeki Sebte hkiminin gnderdii byk bir ordu tarafndan gerekletirildiini, ehrin surlarnn ve gvenliini salayacak btn yaplarnn bu srada ykldn belirtir (Muhammed b. Azzz Hakm, VII, 24012402). Grnatann dnden sekiz yl kadar nce 888 veya 889 (1483 veya 1484) ylnda Endlsten

Kuzey Afrikaya g eden kafileler Ttvn ssz halde buldular. Onlarn geliinden itibaren ehir tekrar imar edildi; Vattslerin hkimiyetindeki ehir bu srada yeniden kuruldu. Grnatann 1492de dmesinin ardndan Runde (Ronda) ve Besta (Baza) gibi Endls ehrinden pek ok gmenin Ttvn ve civarna geldii bilinmektedir. Bunlarn arasnda bulunan Ebl-Hasan Muhammed b. Ali el-Manzar, Vattslerin efven Emri Ali b. Rid tarafndan 898den itibaren (1493) Ttvna kumandan tayin edildi. Burada kendisine katlan yerli halkla birlikte gcn arttran Manzar nce ehrin imarn ele alarak Endls tarz camiler ve binalar yaptrd, ehri kale ve surlarla tahkim edip bir kale-ehir haline getirdi. Ardndan Portekizlilerin elindeki Sebte ve Tancaya kar seferler dzenlemeye balad. Onun Portekizlilere kar elde ettii baarlar, 1500l yllarn banda Endlsten g etmek zorunda kalan mslmanlardan nemli bir ksmn Ttvna ynlendirdi. Binalarla donatlan ve Grnataya benzeyen Ttvn blgenin nemli ehirlerinden biri haline geldi. Buraya Endls yahudilerinden de gelenler oldu. Ebl-Hasan el-Manzarnin vefatnn ardndan yerine geen yeeninin 924te (1518) lmnden yedi yl sonra ehrin ynetimi efven Emri brhim b. Ridin kz kardei Sittlhrreye verildi. 931-949 (1525-1542) yllarnda Sittlhrre tarafndan ynetilen Ttvn 949-975 (1542-1567) arasnda tekrar Manzar ailesinin elinde kald. Ardndan Sadlerin hkimiyetinde bir kltr ve sanat merkezi olarak bir mddet daha bar ve skn iinde yaayan ehir 1600l yllardan sonra kabileler arasndaki mcadelelere sahne oldu. 1041-1051 (1631-1641) arasnda Ayynin elinde kald. 1642de Diliyye Zviyesinin, 1072 (1662) ylnda Hzr b. Gaylnn eline geti. 1078den (1667) itibaren Fill egemenliine girdi ve Mevly smil zamannda kuzey blgesi ordu merkezi haline getirildi. 1830lu yllarda Fransa tarafndan igal edilen Tilimsn ve Vehrn halk youn biimde Ttvna g etti. 1860ta Ttvn igal eden spanyollar 1862 ylnda yaplan antlamayla ehri boalttlar. spanya 1913te Ttvn dahil blgeyi tekrar igal etti. Ayn yl iinde kraln Kuzey Marib vekili sfatyla grevlendirdii Mevly Mehd b. smil ve ardndan onun olu tarafndan idare edilen ehir spanyann Nisan 1956da Maribin istikllini tanmasyla birlikte Fasa ilhak edildi. Ebl-Abbas Ahmed b. Muhammed er-Ruhn Umdetr-rvn f tri Tvn, Muhammed Dvd Tru Tvn (Ttvn 1959) ve Abdlazz esSud Tvn illel-arnit-tsi aer (Ttvn 1996) adyla birer eser kaleme almlardr. Ttvnda bugn daha ok Arapa konuan Berberler, Araplar ve az sayda spanyol ve yahudi yaamaktadr. Eski ehri taraftan eviren ve yedi kaps bulunan, 5 km. uzunluunda ve 1,20 m. yksekliindeki bir sur kuatr. Ttvn, Endls/Grnata tarz tarih binalar ve muhteem sslemeleriyle 1998de dnya insanlk kltr miras olarak kabul edilmitir. ehirde bir niversite (Cmiat Abdilmelik es-Sad) ve havaalan bulunmaktadr; ayrca Fasn en zengin ktphanelere sahip ehirlerinden biridir. Ttvnda deniz ticareti yannda sanayi de gelimitir (kt, imento sanayii). Martl nehrinin sulad ehrin evresindeki verimli arazileriyle (portakal, badem ve nar baheleri) nemli bir tarm ticaret merkezi olan Ttvn, Fasn byk ehirlerinden olup nfusu 2004 ylnda 320.539 olarak tesbit edilmitir. Bu nfus 2010 ylnn balarnda 352.000 civarnda tahmin edilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Bekr, el-Meslik, II, 776-777, 784, 814; erf el-drs, Nzhetl-mt, Beyrut 1409/1989, II, 531; bn zr, el-Beynl-murib, I, 222; bn Eb Zer, el-Ensl-murib, Rabat 1973, s. 51, 392393, 407; Hasan el-Vezzn, Vaf fryye, I, 318, 322-323; Selv, el-sti, I, 172; III, 96-97; IV, 89-90, 124-125; VI, 22-23; IX, 84-94; ayrca bk. ndeks; A. Joly, Ttouan, Archives marocaines, Paris 1906, VII, 161-264; Muhammed Dvd, Tru Tvn, Ttvn 1379/1959, I, 37-129; Seyyid Abdlazz Slim-Ahmed Muhtr el-Abbd, Trul-bariyyetil-slmiyye fil-Marib velEndels, Beyrut 1969, tr.yer.; G. S. Colin, Tetuan, A, XII/1, s. 202-204; Halima Ferhat, Twn, EI (ng.), X, 549-550; Ahmed Kadr, Tvn, Malemetl-Marib, Rabat 1415/1995, VII, 2399-2400; Muhammed b. Azzz Hakm, Tru Tvn, a.e., VII, 2400-2405; Mustafa Hc brhim, Tvn, el-Mevsatl-Arabiyye, Dmak 2002, VI, 570-571; Pervz Emn, Tvn, DMB, XV, 562-563. Nadir zkuyumcu

TIYERE
(bk. UURSUZLUK).

TBET
in snrlar iinde zerk blge. I. FZK ve BEER CORAFYA II. TARH III. BLGEDE SLMYET Tibet (Xizang), aslnda coraf bir mekn (plato) ad olup bugn in Halk Cumhuriyetinin gneybat snrnda yer alan zerk blgenin ismidir. Yzlm 2.200.000 km, nfusu 2000 yl saymna gre 2.616.329 idi. Toplam nfuslar 4.590.000 (1990) olan Tibetlilerin byk ksm dank halde baka idar blgelerde, bir ksm da yurt dnda (350.000i Hindistanda) yaamaktadr. Tibetin baehri denizden 3630 m. ykseklikteki Lhasadr (Lasa, 2000 ylnda nfusu 109.936 idi). Dier nemli ehirleri Xigatze (Shigatse), Gyantse, Qamdo (Chamdo) ve Nedongdur. I. FZK ve BEER CORAFYA zerinde yer yer dalar ykselen Tibet yeryznn en yksek platosudur (ortalama 4000 m.) ve Himalaya, Karakurum, Kuenlun gibi yine yeryznn en yksek dalaryla evrilmitir. Everest zirvesi (8842 m.) Nepal snr zerinde bulunur. Bundan dolay blgeye corafya literatrnde dnyann ats denilmektedir. Kurak ve az yal bir blge olan Tibette yan yllk ortalamas batda 200 mm., gneyde 400 mm. civarndadr. Kn iddetli souk ve kar frtnalar, yazn kum frtnalar ile dnyann en zor yaanlan iklimine sahiptir; bu sebeple nfus younluu ok azdr. Tibet platosunun kuzeyinde herhangi bir aas bitki grlmez. Yazn bir miktar otsu bitki kar; kara arpa, buday ve fasulye yetiir. Dou ksmn vahi ormanlar kaplar. Tibetin en byk rma dBus Gtsang blgesinde, Himalaya ve Kailas dalar arasndaki dar uzun bir vadiyi takip ederek platonun gney ksmn dou-bat istikametinde kesip geen Ya Lu Gtsang Podur. Ayrca buradan ndus nehrinin kayna olan Sengge ve Glang Po rmaklar akar. Asyann en byk nehri olan Yange, Mekong ve Saluenin kaynaklar saylan Bri Chu, Lancangjiang ve Nujiang da Tibetin dousundan kar. Tibet bir gller lkesidir. En ok bilinen gller arasnda Gnam Mtsho (Namuhu), Yar Drog Gyu Mtsho ve Ma Pham Mtsho bata gelir. Halkn kulland dil in-Tibet dillerinin Tibet-Birman grubuna dahil Tibetedir. Baz Sanskrit hece iaretleri rnek alnarak VII. yzyln ilk yarsnda icat edilen ve sonradan defa dzeltilen Tibet yazs soldan saa doru yazlr. Tibetliler, Budizmin Mahayana mezhebine baldr. Btn blgede ok miktarda Budist manastr bulunmaktadr. ktisad faaliyetlere hem tarm hem hayvanclk hkimdir; tarm balca Ya Lu Gtsang Po havzasnda younlamtr. Hayvanclkta Tibete has, iddetli soua dayankl yak (bir kz tr) ve Tibet koyunlar egemendir. Yak derisinden adr, ayakkab ve giysi yapmnda yararlanlr. Sanayi retimi gda, tekstil, deri, kereste, kimya, inaat malzemeleri ve ta kmr sektrlerine dalmtr. Ticaret pek gelimi deildir. in snrlarndaki en fakir blge saylan Tibet her yl hkmetin byk miktarda yardmna muhta kalmaktadr. II. TARH

VII. yzylda Srong Btsan Sgam Po adnda yetenekli bir kral ve onun ok bilgili veziri mGar Stong Btsann gayretleriyle Sanskrite renmek zere Hindistana renciler gnderildi. Bu renciler dndkten sonra Tibet yazsn icat ettiler, kltrel ve asker konularda eitli yenilikler yaptlar. Sonuta Tibet dnemin Asyasnda kuvvetli lkelerden biri durumuna geldi; baehir Lhasa kuruldu. Bir konfederasyon olan devletin snrlar batda Amur havzasna, douda inin Tang sllesinin (618-906) snrn oluturan Long dalarna, gneyde ndus nehrine ve kuzeyde ungar havzasna ulat. Kral Khri Srong Lde Btsan dneminde (742-797) Budizm lkenin resm dini olarak kabul edildi. Sonraki krallar da byk sayda manastr yaptrdlar ve Budizmin kutsal kitaplarn Tibeteye evirttiler; srekli biimde Budistlerin siyas mevkiini ykseltmeye altlar. Bu abalar sonucunda yerli din Bon-Po ile Budizm arasnda hem siyas hem din ynde iddetli atmalar meydana geldi. Aristokratlarla kral ailesinin ayr dinleri desteklemeleri neticesinde IX. yzyln ortalarnda konfederasyonu ayakta tutan hnedan ykld ve Tibet karanlk bir dneme girdi. lkenin btn din inanlar tahrip oldu, siyaseti istikrarszlk iinde kald. Toplum ektii sarsntlar atlatmaya alrken savalar srp gidiyordu. arpmalar srasnda devlete ait btn kaytlar, arivler ve kral mezarlar zarar grd. XI. yzyln ortalarnda mehur Hintli rahip Atisann Tibete davet edilmesinin ardndan Budizm tekrar canlanmaya balad ve eitli mezhepler ortaya kt. Bunlar, XIII. yzyln ikinci yarsnda Moollarn siyas nfuzu yaylncaya kadar birbiriyle rekabet etti. Bu dnemde Tibet, in mparatorluunun bir paras halinde dorudan doruya Yuan (Kubilay) hnedan tarafndan idare edildi. Bir asr sonra Yuan hnedan zayflaynca Budist mezhepleri tekrar i sava balattlar. atmalar neticesinde merkezi dBus blgesinde olan Phag Mo Gru Pa mezhebi galip geldi ve idarenin bana geti (1354). dBus blgesinin Neu Gdong ehrini bakent edinen yeni ynetim iktidarda uzun sre kalamad. Bu dnemde tamamyla Tibet Budizmini benimseyen Moollar, Dge Lugs Pa mezhebini desteklediler. Bu mezhep nce Dou Trkistanda, ardndan inghai blgesine yerleen Mool Koshot kabilesi sayesinde Tibet zerinde egemenlik kurdu; fakat lke sonuta Mool idaresi altna girdi. 1720de Ching hnedan ynetimindeki in blgeyi ele geirdi ve askerlerini yerletirerek lkeyi dorudan ynetmeye balad. 1751de bir mahall hkmet organize etti; kurduu bu vasal devlet araclyla bilhassa 1893ten itibaren Tibet zerinde ok daha geni boyutta egemenlik salad. XIX. yzyln sonunda Batl emperyalist gler Tibet iinde yaylmaya balad. 1904te ngiliz kuvvetleri Lhasaya girdi ve ok sayda Tibetli ldrld. 1908de ngilizlerin ekilmesinin ardndan inliler lkeyi igal ettiler. II. Dnya Sava srasnda Tibetliler, ngilizlerin de yardmyla in imparatorluk askerlerini lkeden kardlar. Fakat 1950de in Halk Cumhuriyeti topraklarnn ayrlmaz bir paras sayd Tibeti igal edip resmen ilhak etti; ertesi yl yerel bir devlet olarak tanyp zerklik verdi (23 Mays 1951). zerkliin kt zerinde kaldn gren Tibetliler, halen snd Hindistanda ikamet eden on drdnc dalai-lama Tenzin Gyatsonun rgtledii, zaman zaman ok kanl arpmalarn meydana geldii bir bamszlk mcadelesi balattlar. 1959-1985 yllar arasnda dalai-lamaya gre 1.200.000, in hkmetine gre ise 87.000 kii hayatn kaybetti. III. BLGEDE SLMYET

Tibet ismi slm corafya kitaplarnda Tubbet (bn Hurdzbih, s. 17; Kazvn, s. 79) ve Tibbet (Ykt, II, 10) eklinde geer. mer b. Abdlazzin hilfeti dneminde (717-720) Tibetli eliler, Horasan Valisi Cerrh b. Abdullaha gelerek kendilerine slm retmesi iin birinin gnderilmesini istediler, vali de Selt b. Abdullah el-Hanefyi grevlendirdi (Yakb, KitblBldn, s. 77). Yakbye gre Abbs Halifesi Mehd-Billh (775-785), Tibet Kral Ha Horn ile iyi ilikiler ierisindeydi. inin Tang hnedannn (618-906) ilk dnemlerine ait kaynaklar da Araplarn Tibetlilerle iyi ilikiler kurduunu dorulamaktadr. Ancak 785te Orta Asyada Araplarla Tibetliler arasnda snr atmalar meydana geldi (Yakb, Tr, II, 397-398). 805 yl civarnda Semerkant Emri Rfi b. Leys, Halife Hrnrrede kar ayaklandnda toplad ordunun iinde Tibetli askerler de bulunuyordu (a.g.e., II, 420, 435, 436). Yakbye gre Halife Memn zamanndaki (813-833) Tibet kral slm kabul etti ve bunu kantlamak iin sarayndaki altndan yaplm Buda heykelini halifeye gnderdi; halife de onun mslman olduunu halka gstermek amacyla heykeli sergiledi. 372de (982-83) yazlan uddl-lemden baehir Lhasada bir mescidin bulunduu renilmektedir. Mslmanlarn kkenlerine dair elde kesin bilgiler bulunmamakla birlikte dardan gelenlerin ounun XII. yzylda Kemir ve Ladakhdan gelen tccarlar olduu sanlmaktadr. slm teblilerinin, gerekleen evliliklerin ve sosyal etkileimlerin mslman nfusun baehir Lhasa civarnda artmasnda rol oynad anlalmaktadr (Arnold, s. 296). Sosyal etkileimler arasnda Tibetin klasik mzik trlerinden nangmann blgeye mslmanlar tarafndan getirildiine inanlmaktadr. Yuan hnedannn k srasnda balayan i savatan galip kan Koshot Moollar lkeyi beinci dalai-lamann (1617-1682) ynetimine braktlar. Kendilerine hogryle yaklaan ve yapmak istedikleri bir mescidin arsasn veren beinci dalai-lama dneminde mslmanlar byk bir rahatla kavutular, saylar da hzla artt. Topluluk geniledike ocuklarn din eitimi iin medreseler ald. Eitim dili olarak Urducay kullanan mslmanlarn o dnemde Lhasa ve Shigatsede iki medresesi bulunuyordu. Tibetli mslmanlar beinci dalai-lamann dnemini izleyen asrlarda da herhangi bir sknt yaamadlar. Fakat Komnist in igaliyle birlikte durum deiti ve pek ok mslman lkeden ayrlmak zorunda kald. Hindistana gemeyi baaranlar nce Kalimpong, Darjeeling ve Gangtok gibi snr ehirlerine yerleip sonradan aamal biimde atalarnn geldii Kemire tandlar. Bu dnemde dardaki mslmanlar tekiltlanarak bir araya gelmeye baladlar. Dalai-lama onlarla ilikilerini srdrd ve 1975te Srinagar ziyaret ettiinde bir mlteci yardmlama rgt kurmalarna destek verdi. Bu rgt, mlteci mslmanlarn ekonomik ve sosyal bakmdan gelimesi iin projeler yapmaya balad. Bu arada geri dnmek isteyenlerin yeniden Tibete yerlemesi iin 1985 ylnda tamamlanan 144 ev ve bir caminin yapm gerekletirildi. Tibette kalan mslmanlarn says kesin olmamakla birlikte 1990larda 3000, dardakilerin says 2000 civarnda idi. ou Snn olan mslmanlar Hanef mezhebine mensuptur. Halen Tibette drd Lhasada olmak zere (dierlerinden biri Tsetany, ikisi Shigatse kentindedir) toplam yedi cami bulunmaktadr. Mslmanlarn Budistlerin kutsal aylarnda uygulanan et yasandan muaf tutulmas ayrcal devam etmektedir.

BBLYOGRAFYA

Yakb, Tr, II, 397-398, 420, 435, 436; a.mlf., Kitbl-Bldn (yet), s. 4, 7, 64, 77, 145-147; bn Hurdzbih, el-Meslik vel-memlik, Tahran 1991, s. 17; uddl-lem (Minorsky), s. 24-25, 34-35, 92-94; Ykt, Muceml-bldn, II,10-12; Zekeriyy b. Muhammed el-Kazvn, rlbild, Beyrut, ts. (Dru Sdr), s. 79-80; W. D. Shakabpa, Tibet: A Political History, New Haven 1967; Ali Tanolu, Beer Corafya: Nfus ve Yerleme, stanbul 1969, s. 123; R. A. Stein, Tibetan Civilization, Stanford 1972; H. Hoffmann, Tibet: A Handbook, Bloomington 1975; T. W. Arnold, The Preaching of Islam, Lahore 1979, s. 296; G. Tucci, The Religion of Tibet, London 1980; K. Lin, A Study on Khri Srong Ide Btsan, Taipei 1989; Abdul Waid Radhu, Islam in Tibet: [and] Tibetan Caravans, Louisville 1997; A. H. Francke, Islam Among the Tibetans, MW, XIX (1929), s. 134140; D. M. Dunlop, Arab Relations with Tibet in the 8th and 9th Centuries A.D., TED, V/1-4 (1973), s. 301-318; Christopher I. Beckwith, Tibet and the Early Medieval Florissance in Eurasia, CAJ, XXI/2 (1977), s. 89-104; Triloki N. Sharma, The Predicament of Lhasa Muslims in Tibet, JIMMA, X/1 (1989), s. 21-27; Christopher Beckwith, The Location and Population of Tibet According to Early Islamic Sources, AOH, XLIII (1989), s. 163-170; Th. Zarcone, Sufism from Central Asia Among the Tibetan in 16-17th Centuries, The Tibet Journal, XX/3, Dharamsala 1995, s. 96-114; W. Barthold, Tibet, A, XII/1, s. 252-255; a.mlf.-[C. E. Bosworth], Tubbat, EI (ng.), X, 576-578; M. Gaborieu, Tubbat, a.e., X, 578-580. N. Chang-Kuan Ln

TB
() Eb Muhammed erefddn Hseyn b. Abdillh b. Muhammed et-Tb (. 743/1343) Mfessir, muhaddis, dil ve edebiyat limi. Aslen ranl olup Vst ile Hzistan arasnda bulunan (Ykt, IV, 53) ve muhtemelen doum yeri olan Tb kasabasna nisbetle Tb diye anlr. Ticaretle uraan varlkl bir aileden gelmektedir. Hayatna dair bn Hacerin ed-Drerl-kminesinde yer alan snrl bilgiler sonraki melliflerin ou tarafndan tekrar edilmitir. Tb, fi fakihi ve dil limi rperdden ders ald. rencileri arasnda Miktl-Meb mellifi Hatb et-Tebrz ile kendisine ait et-Tibyn fil-men velbeyn adiul-beyn f erit-Tibyn adyla erheden Ali b. s el-Erdebl bulunmaktadr (Tb, et-Tibyn, neredenin girii, s. 21-24). mr boyunca renim ve retimle megul olan Tb tanmad kiilere dahi kymetli kitaplarn dn verecek kadar cmertti. Ailesinden kalan serveti rencilerine ve ihtiya sahiplerine harcad; bu sebeple mrnn sonlarnda muhta duruma dt. Yallnda gzleri iyice zayflad. Tb hay sahibi, cmert, mtevazi biri olarak tannd (bn Hacer, II, 68-69). Kendisinin de yaad Tebrizi merkez edinen lhanllarn desteiyle reva bulan felsef akmlara ve bidat ehline kar Ehl-i snnetin grlerini savundu. Tefsir, hadis ve Arap dili alanlarnda ileri gelen bir lim kabul edilen Tb, Kuranda ve hadislerdeki dil inceliklerini farketmesiyle hret buldu. Sabahtan leye kadar tefsir, leden ikindiye kadar hadis dersleri verdi, derslerini hayatnn sonuna kadar hi aksatmad. Kalabalk bir grup tarafndan takip edilen hadis derslerinde Buhrnin el-Cmiu-aini okuttu (a.g.e., II, 69). Kendisine ait baz eserler zerine ihtisar ve erh tr almalar yapmalar iin rencilerine tlimat verdii gibi baz rencilerinin eserlerini bizzat erhetti. Muhtasar bir hadis usul telif etti. Ayn zamanda kuds hadisi terim anlamnda tanmlayan ilk kii olarak bilinir (DA, XXVI, 318). 13 ban 743 (11 Ocak 1343) tarihinde vefat eden Tbnin nerede ldne dair ak bilgi bulunmamakla birlikte Tebrizde yaadna gre burada vefat etmi olmaldr. Her gn yapt gibi sabahleyin tefsir dersi verdikten sonra Buhrnin el-Cmiuaini okutmak zere evinin yaknndaki camiye gittii ve le namazn beklerken niden ld kaydedilmektedir (bn Hacer, II, 69). Eserleri. 1. el-Kif an aiis-snen (eru/iyet Miktil-Meb). Tb, talebesi Hatb et-Tebrzyi Ferr el-Begavnin Mebus-snnede eksik brakt baz ksmlar tamamlamas iin grevlendirmi, bunun zerine Hatb et-Tebrz, Begavnin sahih ve hasen balklar altnda tasnif ettii hadisleri yeniden dzenledikten sonra kitaba onun artlarna uygun nc bir blm eklemek suretiyle Miktl-Mebi kaleme almtr. Tb de bu eser zerine el-Kif an aiis-snen adl erhini yazm, hiye olarak da anlan eser eru-b al Miktil-Meb adyla hret bulmutur (nr. Nam Eref ebbr Ahmed v.dr., I-XII, Karai 1413/1992; nr. Abdlhamd Hindv, I-XIII, Riyad 1417/1997; her iki neirde grlen eksiklikler hakknda Muhammed Rifat Zencr tarafndan kaleme alnan tenkitler iin bk. bibl.). Eseri hazrlarken

daha ok Nevevnin el-Cmiu-a erhinden faydalandn syleyen Tb erhte alnt yapt kaynaklar ksaltmalarla gstermitir. Mebus-snnede grlen ve ona gre Arapay ve hadis rivayetini yeterince bilmeyen rvilerin tasarrufundan kaynaklanan ifade bozukluklarn da dzelten Tb eserin mukaddimesine hadis usulne dair bir muhtasar dercetmitir (Tb, el-Kif, I, 35-36). Bu muhtasar onun el-ula f ulil-ad adl eseriyle byk oranda benzerlik gstermektedir. eru-b al Miktil-Meb zerine Seyyid erf el-Crcnnin bir telhis yapt kaydedilmektedir (Leknev, s. 559-561, ayrca bk. neredenin girii, s. 6). Muhammed Rifat Zencr, el-Fnnl-beyniyye fil-Kif an aiis-snen lil-mmi-b balyla hazrlad yksek lisans tezini (1410, Cmiat mmil-kur) geniletip neretmitir (Kuala Lumpur 1998). 2. elula f ulil-ad. bns-Salhn Muaddimesi, Nevevnin et-Tarb vet-teysri, Bedreddin bn Cemann el-Menhelr-revsi gibi eserlerden zetlenip bnl-Esrin Cmiul-ulnden baz bilgilerin ilvesiyle oluturulmutur (nr. Subh es-Smerr, Badat 1971; Beyrut 1985). Hibetullah b. At b. Ahmed el-Hseyn hmr tarafndan erhedilen eseri (Brockelmann, VI, 238) Seyyid erf el-Crcn el-Mutaar f ulil-ad (ed-Dbcl-mheb) adyla ihtisar etmitir (nr. Abdlgaffr Sleyman, Kahire, ts.; nr. Fud Abdlmnim Ahmed, skenderiye 1983; Kfiyecnin el-Mutaaryla birlikte Risletn f mualail-ad adyla nr. Ali Zevn, Riyad 1987; nr. Akl b. Muhammed b. Zeyd, Beyrut 1413). Crcn el-uladaki mevz hadislerle ilgili rnekleri, rvi isimlerini, knyeleri ve lakaplar hazfetmi, baz konularda kendi grlerini ekleyerek esere ayn zamanda bir hiye nitelii kazandrmtr. Crcnnin muhtasar Abdurrahman b. Muhammed el-Hanef, emseddin Muhammed el-Hanef et-Tebrz ve Leknev tarafndan erhedilmi olup bunlarn en mehuru, Leknevnin aferl-emn bi-eri Mutaaris-Seyyid eerf el-Crcn f mualail-adidir (nr. Takyyddin Nedv, Luknov 1304; Dbey 1995; Crcnnin muhtasaryla ve Nedv nerine dair tenkitlerle birlikte nr. Abdlfetth Eb Gudde, Beyrut 1416). 3. Ftul-ayb fi (ve)l-kef an nir-reyb (eru/iyetl-Kef). Henz yaymlanmayan bu alt ciltlik eser (yazmalar iin bk. el-Fihris-mil, I, 389-394), Zemahernin el-Kefnn en gzel hiyelerinden saylmaktadr. Kraat vecihlerinin zikredilmesi, hadislerin ve rivayetlerin doru biimleriyle verilmesi, kelimelerin anlamlarndaki ince noktalarn dikkatle ele alnmas gibi konularda beenilen ve meseleleri ele al tarz baarl bulunan eser, zellikle beyn ilmine dair inceliklere gerektiinden fazla arlk verdii gerekesiyle eletirilmitir (Kef-unn, II, 1478). te yandan bn Hal-dna (Muaddime, II, 366) ve bn Hacere (ed-Drerl-kmine, II, 69) gre Tb bu eserde Zemahernin Mutezil grlerini tenkit etmekte, Kurann beyn zelliklerinin Ehl-i snnetin prensiplerine gre yorumlanmas gerektiini sylemektedir. Kutbddin er-Rz eseri Tufetl-erf f eril-Kef adyla ihtisar etmi (el-Fihris-mil, I, 417), bu ihtisar zerine Cemleddin Aksary bir hiye yazmtr (a.g.e., I, 423). Ftul-aybn Feth sresine kadar olan ksm Sadeddin et-Teftzn tarafndan zetlenmi olup (Kef-unn, II, 1478) bu zet Telu Ftil-ayb fil-kef an nir-rayb adn tamaktadr (el-Fihrismil, I, 394). Ftul-aybn eitli blmleri Arap lkelerindeki niversitelerde yksek lisans ve doktora tezi olarak yayma hazrlanmtr (rnekler iin bk. Zeyd b. Abdlmuhsin l Hseyin, II, 150). 4. et-Tibyn fil-men vel-beyn. Tbnin 725 (1325) ylnda yazd bu eseri 737de (1337) erhettii kaydedilmi (Brockelmann, VI, 239; ayrca bk. bn Hacer, II, 69), bugn herhangi bir nshas bilinmeyen bu erhten Takprizde alnt yapmtr. et-Tibyn zerine Tbnin talebesi Ali b. s el-Erdebl adiul-beyn f erit-Tibyn (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1839; orlulu Ali Paa, nr. 387; Esad Efendi, nr. 2986; Ftih, nr. 4602, 4604; ehid Ali Paa, nr. 2235; Yozgat, nr. 782) ve Abdllatf el-Kirmn el-Hanef erut-Tibyn li-b (Abdullah Muhammed el-Habe, I, 528-529) adyla birer erh yazmtr. Abdssettr Hseyin Mebrk Zemmt

tarafndan hakknda bir doktora tezi hazrlanan eserin (1977, Ezher niversitesi) muhtelif neirleri vardr (nr. Tevfk el-Fl-Abdllatf Lutfullah, Kveyt 1986; Abdssettr Hseyin Mebrk Zemmt, Beyrut 1996; nr. Hd Atyye Matar el-Hill, Beyrut 1407/1987; nr. Abdlhamd Ahmed Ysuf Hindv, Mekke, ts.). 5. Leift-tibyn f ilmeyil-men vel-beyn. Hindvye gre (Tb, etTibyn, neredenin girii, s. 49) et-Tibynn erhi deil ayr bir kitap olan eser, Sekkknin Miftul-ulmunun ve Fahreddin er-Rznin Nihyetl-cznn zeti mahiyetindedir (nr. Abdlhamd Ahmed Ysuf Hindv, Mekke, ts.; nr. Halfe Hasan Halfe, Kahire 1990). 6. Muaddime f ilmi isbil-yed. Tbye nisbet edilen eser (Slih Zeki, II, 279-280; Kadr Hfz Tkn, s. 434-435) matematiin temel ilemlerine dair otuz drt sayfalk bir risledir (Beyazt Devlet Ktp., Bayezid, nr. 4503). 7. Tefsr. bn Hacer, Tbnin bir tefsir yazmaya baladn sylemekte, ancak eserin tamamlanp tamamlanmadna dair bilgi bulunmamakta, Syt de Tbnin bir tefsir kaleme aldn zikretmektedir. 8. ade. 727de (1327) yazlm olup ahlk ilmine dairdir (Sleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 2446). 9. eru esmillhil-sn (Nuruosmaniye Ktp., nr. 2206, 2880). 10. Tefsru yeti hel yenurne ill en tetiyehml-melike. Sleymaniye Ktphanesinde (ehid Ali Paa, nr. 2725) Tala al Tefsri hel yenurne ill en tetiyehml-melike balyla Dervi Muhammed el-Kirmn adna kaytl olan bu risle baz kaynaklarda Tbye nisbet edilmektedir (el-Fihris-mil, I, 389). Baz kaynaklarda Tbye izfe edilen Esm riclil-Mikt adl eser ona deil talebesi Hatb et-Tebrzye aittir. Abdlhamd Ahmed Ysuf Hindv e-b ve chdhl-belyye adyla bir yksek lisans tezi hazrlam (1991, Kahire niversitesi) ve bunu el-mm erefddn e-b tecddth ve chdhl-belyye ismiyle neretmitir (Mekke, ts.).

BBLYOGRAFYA

Tb, el-Kif an aiis-snen (nr. Nam Eref v.dr.), Karai 1413, I, 35-36; a.mlf., et-Tibyn fil-men vel-beyn (nr. Abdlhamd Ahmed Hindv), Mekke, ts. (el-Mektebett-ticriyye), neredenin girii, s. 49; a.e. (nr. Abdssettr Hseyin Zemmt), Beyrut 1416/1996, neredenin girii, s. 21-24; Ykt, Muceml-bldn, Beyrut, ts. (Drl-kitbil-Arab), IV, 52-53; bn Haldn, Muaddime (nr. Abdsselm eddd), Drlbeyz 2005, II, 366; bn Hacer, ed-Drerl-kmine, II, 68-69; Syt, Buyetl-vut, I, 522; Takprizde, Miftus-sade, II, 456; Kef-unn, II, 1478; evkn, el-Bedr-li, I, 229; Leknev, aferl-emn (nr. Abdlfetth Eb Gudde), Beyrut 1416, s. 559-561, ayrca bk. neredenin girii, s. 6; Slih Zeki, sr- Bkye, stanbul 1329, II, 279-281; Kadr Hfz Tkn, Trl-Arabil-ilm fir-riyiyyt vel-felek, Beyrut, ts. (Dr-rk), s. 434-435; Brockelmann, GAL (Ar.), VI, 237-239; el-Fihris-mil: Ulmlurn, matt-tefsr ve ulmh (nr. el-Mecmaul-melek), Amman 1989, I, 389-394, 417, 423; M. Rifat Zencr, el-mm-b, Kuala Lumpur 1998, s. 11-19; a.mlf., el-Kif an aiis-snen lil-mmi-b, ta ve dirse Abdlamd Hindv, leml-ktb, XXI/2-3, Riyad 2000, s. 185-198; Zeyd b. Abdlmuhsin l Hseyin, Dellr-resilil-cmiiyye fil-memleketil-Arabiyyetis-Sudiyye, Riyad 1998, II, 150; Abdullah Muhammed el-Habe,

Cmiu-r vel-av, Ebzab 1425/2004, I, 528-529; Hayati Ylmaz, Kuds Hadis, DA, XXVI, 318. Halit zkan

et-TBYN f AKSMl-KURN
() bn Kayyim el-Cevziyyenin (. 751/1350) Kurn- Kermdeki yeminlere dair eseri. lk basklarndan itibaren bu adla tannan eserin bn Kayyimin dier kitaplarndan farkl olarak bir mukaddime ihtiva etmedii gerekesiyle ona ait baka bir eserin paras olmas ihtimalinden sz edilmise de (et-Tibyn f asmil-urn, s. 6) bu dncenin eserin eksik nshalarna dayanlarak ileri srld anlalmaktadr. Zira mukaddime sayfasn da ieren Princeton nshasn nereden Abdullah b. Slim el-Batt, onun hem mstakil bir eser hem de adnn mukaddimede getii ekliyle et-Tibyn f eymnil-urn olduunu ortaya koymutur (bk. bibl.). bn Kayyimin baz kitaplarnda Eymnl-urn ve Asml-urn adlaryla bu eserine atfta bulunmas (mesel bk. ed-D ved-dev, s. 56, 309), emseddin bn Tolunun bu eseri ulatt-tibyn f eymnil-urn adyla ihtisar etmesi ve eitli kaynaklarda mellifin byle bir eserinden sz edilmesi de ayn gerei gstermektedir (Syt, IV, 46; Kef-unn, I, 341). 151 fasla ayrlan eserin mukaddimesinde Kuranda geen yeminler, bunlarn, zerine yemin edilen hususlarla irtibat, yeminlerin mezkr ya da mukadder cevaplaryla bu yeminlerdeki srlar ve hikmetler zerinde durulaca belirtilmitir. Ba tarafta Kuranda yeminin mevcudiyeti, eitleri ve faydas gibi konularda genel bilgilerden sonra tek tek yeminlerin aklanmasna geilmitir. Ancak bu ksmda sz konusu edilen yeminler sadece Cenb- Hakka ait ak yeminlerin bir blmnden ibaret olup yaratlmlardan hikye yoluyla aktarlan ya da gizli olan yeminler zerinde durulmamtr. Bunun yannda incir ve zeytinin faydalar, gece ve gndz, rzgr, kalem eitleri ve insann yaratl gibi hususlarda zaman zaman uzun bilgilere yer verildii dikkati ekmektedir. Yeminlerin izahnda ilgili yetlerin zerinde Arap dili ve edebiyat, ebh ve nezirle kraatler asndan durularak bata Selef limlerinden olmak zere nakiller yaplm, yetlerden eitli hkmler karlarak grler ortaya konmu, ayrca felsefe, kelm ve tabiat limlerine cevaplar verilmitir. eitli hadis derlemelerinin yan sra Muktil b. Sleyman, Yahy b. Ziyd el-Ferr, Zeccc, Mamer b. Msenn ile Vhidnin tefsirleri et-Tibynn kaynaklar arasnda saylabilir. Eb Amr bn Zekvna nisbet edilen Asml-urn ve cevbh adl alma dnda (DA, XX, 462) et-Tibyn modern dneme kadar Kurandaki yeminler konusunda yazlm tek eser olma zelliini korumu ve bu durum bn Kayyimin eserini vazgeilmez bir bavuru kayna haline getirmitir (et-Tibynn eitli kaynaklar zerindeki etkisi ve ondan yaplan iktibaslar iin bk. etTibyn f eymnil-urn, s. 57-58). Bununla birlikte eser konuyla ilgisiz uzun aklamalara yer verildii, sisteminde baz karklklarn bulunduu ve yeminle ilgili yetlerin sadece bir ksmna temas edildii gerekesiyle eletirilmitir (Ferh, s. 35; Selm, s. 16; Hl, s. 40). eitli basklar bulunan eserin (Mekke 1321; nr. Muhammed Hmid el-Fk, Kahire 1352, 1388/1968; nr. Tah Ysuf hin, Kahire 1388/1968; Beyrut 1402/1982, 1994; Sayda 2003) ilm nerini Muhammed Zhr en-Neccr (I-II, Riyad 1399/1979), Muhammed erf Skker (Beyrut 1409/1988), sm Fris el-Haristn (Beyrut 1414/1994), Eb Abdurrahman dil b. Ahmed Hmid Muhammed (skenderiye 2002) ve et-Tibyn f eymnil-urn adyla Abdullah b. Slim el-Batt (Mekke 1429) gerekletirmi, ayrca Hamza b. Muhammed b. Ali Useyr tarafndan ayn isimle hazrlanan iki ciltlik

yksek lisans tezinde (1422, Mekke mmlkur niversitesi) eserin tahkiki yannda ilm analizi yaplmtr (et-Tibyn f eymnil-urn, s. 59-60).

BBLYOGRAFYA

bn Kayyim el-Cevziyye, et-Tibyn f asmil-urn (nr. Th Ysuf hin), Beyrut 1402/1982, s. 6; a.mlf., ed-D ved-dev (nr. Ali b. Hasan el-Haleb el-Eser), Demmm 1419/1999, s. 56, 309; a.mlf., et-Tibyn f eymnil-urn (nr. Abdullah b. Slim el-Batt), Mekke 1429, neredenin girii, tr.yer.; bnl-Cezer, yetn-Nihye, I, 405; Syt, el-tn (Ebl-Fazl), IV, 46; Kefunn, I, 341; el-Fihris-mil: Ulml-urn, matt-tefsr ve ulmh (nr. elMecmaul-melek), Amman 1989, I, 602; Abdlhamd (Hamdddin) Ferh, mn f asmilurn, Dmak-Beyrut 1415/1994, s. 35-38; Muhammed el-Muhtr es-Selm, el-asem fil-lua ve fil-urn, Beyrut 1999, s. 14-18; Emn el-Hl, Arap-slam Kltrnde Yeniliki Yaklamlar (trc. Emrullah ler-Mehmet Hakk Suin), Ankara 2006, s. 40; Tayyar Altkula, bn Zekvn, Eb Amr, DA, XX, 462. Mehmet Suat Mertolu

TBYN TEFSR
Ayntb Mehmed Efendinin (. 1111/1699) Kurn- Kermin ilk Trke matbu tefsiri olan eseri. Mehmed b. Hamza ed-Debb Ayntabda dodu. Ayntb ve Sivs nisbeleriyle, ayrca Tefsir Mehmed Efendi lakabyla anlr. Temel ilimleri memleketinde tahsil etti. mid, Trablusam, Dmak ve Kahire gibi ehirlerde bulundu. Yirmi yanda iken Sivasa yerleti ve krk yl bulan renim hayatn burada tamamlad. Akl ilimleri Ali b. Muhammed el-Grn ve Zeynelbidn b. Muhyiddin el-Grnden tahsil etti. Nreddin e-ebrmellis gibi hocalardan tefsir ve hadis okudu. Ayrca Sivasta mftlk yapan Ayntbnin talebeleri arasnda Kazbd, Saaklzde Mehmed Efendi, Tosyal Mustafa b. Ali el-Hayr ve Darendereli Hamza Efendi gibi isimler bulunmaktadr (Arpa, s. 21-24). Ayntb, tefsirinin mukaddimesinde eyhlislm Minkrzde Yahy Efendinin kendisini huzur dersleri iin stanbula ardn, bu derslerden birinde Sultan IV. Mehmedin Kuran Trkeye tercme ve tefsir etmesini istediini, kendisine drt adet tefsir ve on lugat kitab hediye ettiini belirtir. Bunun zerine Ayntb, Hdr b. Abdurrahman el-Ezdnin et-Tibyn f tefsrilurn adl eserini esas alarak iki yl iinde tercme-telif karm bir eser hazrlad, mellif hattndan birini padiaha sundu, dierini halkn okumas iin vakfetti. Eserden bahseden kaynaklarn tamamna yakn telif tarihini 1110 (1698) olarak gsterir; IV. Mehmed 1099da (1687) tahttan indirilmi ve 1104te (1693) vefat etmitir. Buna gre ya mellif eserini IV. Mehmede takdim edememitir veya 1698 tarihi yanltr. Ayntb, stanbulda 1662-1669 yllar arasnda bulunduuna (Nafiz RdvanUzunarl, s. 136-137), eserin telifine IV. Mehmedin isteinin hemen ardndan balayp iki ylda tamamladna ve hkmdara takdim ettiine gre (Tercme-i Tefsr-i Tibyn, I, 4) tefsirin bu yllarda kaleme alnm olmas kuvvetle muhtemeldir. Nakibend tarikatna mensup olan Ayntb, Sivasa dnmek isteyince oradaki ifiye Medresesinde grevlendirildi. 1100 (1689) ylnda da eyhlislm Debbazde Mehmed Efendi Medresesine tayin edildi. Ayntb 22 Reblevvel 1111 (17 Eyll 1699) tarihinde Sivasta vefat etti (eyh, II, 158). Kabri Kabakyazs Mezarlnda iken I. Dnya Sava srasnda Aa Camii hazresine nakledilmitir. Mellifin Tibyn Tefsiri dnda iyet Envrit-tenzl lil-Beyv, iye al eri iyetil-ayl lil-Aidin-Nesef, iye al iyeti Mr Ebil-Fet, iye al Zdil-mtezevvicn f eri uhril-mteehhiln, iye al iyetis-Seyyid al eri Mutaari bnil-cib ve Risle fil-man gibi eserleri vardr (eserleri iin bk. Arpa, s. 24-26). Tibyn Tefsiri mukaddimesinde Tercme-i Tibyn eklinde adlandrlm ve Tercme-i Tefsr-i Tibyn, Tefsr-i Tibyn adlaryla da anlmtr. Eserde bata Ferr el-Begav, Kd Beyzv ve Fahreddin er-Rznin tefsirleri olmak zere birok kaynaktan faydalanlm, yer yer Ebl-Leys esSemerkandnin Tenbhl-filn ve Bustnl-rifni, Sytnin el-tn, Gazzlnin ys ve Muhyiddin bnl-Arabnin el-Fttl-Mekkiyyesi gibi tefsir d kaynaklara bavurulmutur (kaynaklar iin bk. a.g.e., s. 34-40; yibilgin, s. 27-42). Bylece Ezdnin diryet arlkl eseri rivayet arlkl bir tefsire dnmtr. Ayntb yer yer Ezdnin grlerini terkederek kendi grn n plana karmtr. Mesel Ezd mtebih yetlerin tevilini yalnz Allahn bildiini sylerken (et-Tibyn, vr. 46b) Ayntb ilimde derinlemi olanlarn da bunlar bilebileceini savunmutur (Tercme-i Tefsr-i Tibyn, II, 241). Yine Ezdnin eserinde yer alan lugav ve nahv

tahliller, cz, belgat, edeb sanatlar ve kraat farkllklar gibi hususlar tercmeye alnmamtr. Olduka serbest bir yntem benimseyen Ayntb ou zaman yeti tefsir etme yerine tefsir tercme ile yetinmitir. Tefsirde halkn seviyesini aan ilm tartmalara girmekten kanm, dil tahlillerine ve edeb sanatlara yer vermemi, buna karlk Ezdnin eserinde ksaca geen, halkn ilgi duyaca kssalar uzunca anlatm, baz sriliyat tr rivayetlere, gnlk hayatla ilgili fkh konulara yer vermitir. Srelerin faziletleriyle ilgili olarak Zemaher ve Beyzvnin tefsirlerinde bulunan ou zayf ve uydurma rivayetlerin benzerleri bu tefsire de alnmtr. Eser avam bir slpla yazld iin Osmanl toplumunun din hayatna ve Kuran anlayna byk lde tesir etmi, geni halk kitlelerinden rabet grm, Cumhuriyetin ilnna kadar en ok baslan ve okunan tefsir olma zelliini korumutur. Arap harfleriyle ilk matbu tefsir olmas, slbunun kolayl, muhtevasnn Osmanl toplumunun geleneksel slm anlayyla uyumas ve muhtasar bir tefsir nitelii tamas esere gsterilen rabetin balca sebepleridir. Mustafa Kemal Atatrkn Antkabir ve ankayada korunan ktphanesindeki Kuran evirisinden birinin bu eserin 1317-1318 (1899-1900) tarihli basks olduu belirtilmitir (Cndiolu, s. 167). Eser gnmzde de okunmakta, son dnemlerde Latin harfleriyle yaplan neirleri bu ilgiye iaret etmektedir. sim, nisbe ve knyelerdeki benzerlik sebebiyle Badatl smil Paa eserin eyhlislm Debbazde Mehmed Efendiye (. 1114/1702) ait olduunu zikrederken pek ok ktphane kaydnda Ayntb Mehmed Mnb Efendiye (. 1823) nisbet edilmektedir. eitli ktphanelerde 100n zerinde nshas bulunan eser ilk defa Msrda baslm (Kahire 1257, 1266, 1279), daha sonra stanbulda pek ok neri yaplmtr (basklar iin bk. Cunbur, s. 123; World Bibliography, s. 465-469; Arpa, s. 32-33). Ancak zerinden uzun yllar geince dilinin arl ve slbu eletiri konusu edilmi (Ergin, V, 1928; antay, I, 6; Miras, II/38 [1949], s. 195), son basksndan elli yl kadar sonra Sleyman Fhir tarafndan baz sadeletirme, ksaltma ve ilvelerle birlikte Latin harfleriyle yaymlanmtr (stanbul 1956, 1963). Ahmet Davudolu tefsirin Sleyman Fhir tarafndan yaplan nerini gzden geirmi ve baz eklemelerle tekrar yaymlamtr (I-IV, stanbul 1980-1981, 1988). Eser zerine yksek lisans ve doktora almalar yaplmtr (bk. bibl.).

BBLYOGRAFYA

Hdr b. Abdurrahman el-Ezd, et-Tibyn f tefsril-urn, Nuruosmaniye Ktp., nr. 244, vr. 46b; Ayntb Mehmed Efendi, Tercme-i Tefsr-i Tibyn, stanbul 1306, I, 3-4; II, 241; eyh, Vekyiulfuzal, II, 158; Nafiz Rdvan-smail Hakk Uzunarl, Sivas ehri Anadolu Trk Tarihi Tedkikatndan, stanbul 1346/1928, s. 136-137; ul-meknn, I, 140; Mjgan Cunbur, Kurn- Kerimin Trk Dilinde Baslm Tercme ve Tefsirleri, Ankara 1961, s. 123; Osman Nuri Ergin, Trkiye Maarif Tarihi, stanbul 1977, V, 1928; Hasan Basri antay, Kurn- Hakm ve Mel-i Kerm, stanbul 1980, I, 6; World Bibliography of Translations of the Meanings of the Holy Quran (haz. smet Binark-Halit Eren), stanbul 1406/1986, s. 465-469; Dcane Cndiolu, Matb Trke Kurn evirileri ve Kurn evirilerinde Yntem Sorunu, 2. Kurn Sempozyumu: Tebliler, Mzakereler (haz. Mehmet Akif Ersin v.dr.), Ankara 1996, s. 167; Recep Arpa, Ayntb Mehmed Efendinin Tibyn Tefsiri ve Osmanl Toplumundaki Yorum Deeri (yksek lisans tezi, 2005), U

Sosyal Bilimler Enstits; Orhan yibilgin, Ayntbnin Tercme-i Tibyn Tefsirinin Muhteva ve Metod Bakmndan Deerlendirilmesi (doktora tezi, 2008), M Sosyal Bilimler Enstits; Kmil Miras, Kuran Tercmesi Hakknda Tarihi Hatralar ve lm Hakikatler, SR, II/38 (1949), s. 195. Recep Arpa

TBYN VESLl-HAKK
() Harrzdenin (. 1882) tarikatlara dair ansiklopedik eseri. Tam ad Tibyn vesilil-ai f beyni selsili-ari olup slm dnyasnda ortaya kan tarikatlar hakknda yaplm en geni kapsaml almadr ve otuz iki yanda vefat eden Harrzdenin krk birinci telifidir (Tibyn, III, vr. 304a). Tibyn Hseyin Vassfn Sefne-i Evliys, Sdk Vicdnnin Tomar- Turuk- Aliyyesi, Hocazde Ahmed Hilminin Hadkatlevliys gibi kitaplarn ana kaynaklarndandr. Eserin 1297 (1880) ylnda eyh Bekir Sddk tarafndan istinsah edilmi, 1016 varaktan oluan ciltlik yegne nshas Sleymaniye Ktphanesindedir (brhim Efendi [Ftih], nr. 430-432). Yenikap Mevlevhnesi eyhi Osman Selhaddin Dede ile Abdllatf el-Halebnin takrizleri ve mellifin takdim yazsyla balayan eserin mukaddimesinde zikir telkini, biat, vasiyet ve ahid alma, hrka giyme, izin, iczet ve hilfet gibi konular cevher bal altnda hadisler ve mutasavvflarn szlerinden nakillerle incelenmitir (I, vr. 3a-11a). Eserde eitli kollar ve ubeleriyle mkerrerler dahil toplam 199 tarikat (tekrarlar hari 167) alfabetik sra ile tantlmtr. Medyeniyyenin bir ubesi olup Ebl-Abbas Ahmed b. Muhammed elEndelsye nisbet edilen Abbsiyye ile balayan eser, eyh Ahmed ez-Zhr el-Kayserye izfe edilen ve Halvetiyye-i Sinniyyenin Muslihiyye kolunun bir ubesi olan Zhriyye tarikatyla sona erer (tarikatlarn zet halinde tantm iin bk. iek, Harrzde Mehmed Kemleddin: HayatEserleri ve Tibyn vesilil-hakk f beyn selsilit-tarik. Muhtevas ve Kaynaklar, I, 99-237; II, 238-366). III. cildin sonunda smil Hakk Bursevnin ok sayda tarikatn ortaya kmasnn sebeplerini konu alan Tamml-feyz ve Abdlgan en-Nablusnin Envrs-slk f esrris-slk adl risleleri yer alr. Mellif eserini kendisine nisbet ettii Kemliyye tarikatndan, hayatndan ve silsilesinden sz ederek tamamlar. Harrzde aslnda bir tarikat olmayp ilk dnem sflerine nisbet edilen Muhsibiyye, Cneydiyye, Hallciyye, Tayfriyye gibi akmlar da tarikat sayp eserine alm, ayrca tarikat kurucusu olmadklar halde baz kiilere, mesel mm- zama ve Gazzlye tarikat nisbet etmi, fiilen tarikat halinde teekkl etmemi silsileleri de hesaba katarak tarikat saysn oaltmtr. Harrzde tarikatlar kol ve ubeleriyle ayr ayr tantm, sz konusu tarikatn hangi tarikatn kolu veya ubesi olduunu belirtmitir. Mesel Halvetiyyeyi drt ana kolu ve yaklak krk ubesiyle mstakil balklar altnda incelemitir. Ana maddelerde tarikat kurucusunun tam adn ve knyesini vefat tarihiyle birlikte kaydettikten sonra hayat, eserleri, tasavvuf kiilii, menkbe ve kerametlerini, baz grlerini, tarikatn temel anlayn ayrntlaryla ele alm, sened bal altnda tarikatn silsilesini aktarm, genellikle tarikatla ilgili kaynaklar da belirtmitir. Birden fazla isimle bilinen tarikatlar mehur adlaryla alnm, dier isimlerinden buraya atfta bulunulmutur. Mellifin birok tarikat silsilesini kendisine ulatrarak bu tarikatlara mensubiyetini iddia etmesi eletiri konusudur. Kitabn en dikkate deer ynlerinden biri tarikat usulleri, tasavvuf konular ve kavramlara dair zengin malzeme iermesidir. Mesel Celvetiyye maddesinde tarikatn usulne dair bilgiler smil Hakk

Bursevnin Tamml-feyz adl eserinden aktarlarak aklanm (I, vr. 240a), Melmiyye maddesinde bnl-Arabnin fikirlerine bavurularak melmet ve melmetler (III, vr. 141b-142a), Halvetiyye maddesinde celvet ve halvet kavramlar zerinde durulmutur (I, vr. 349a). Eserde tasavvufa ve slm ilimlere dair yaklak 240 kitaba bavurulmu, 116 civarnda Arapa, Farsa ve Trke risle aynen iktibas edilmitir. Bu rislelerin nemli bir ksm seyr slk db ile vird, hizib ve dua metinlerinden olumaktadr (Tibynn kaynaklar ve iktibas edilen rislelerin listesi iin bk. iek, Harrzde Mehmed Kemleddin: Hayat-Eserleri, II, 370-415).

BBLYOGRAFYA

Harrzde, Tibyn vesilil-ai f beyni selsili-ari, Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 430432; a.mlf., el-Mevridl- bil-av f tefsri sretil-l (nr. Yakup iek), stanbul 1996, neredenin girii, s. 49-63; Hseyin Vassf, Sefne-i Evliy (haz. Mehmet Akku-Ali Ylmaz), stanbul 2006, I, s. XLIII; Yakup iek, Harrzde Mehmed Kemleddin: Hayat-Eserleri ve Tibyn vesilil-hakk f beyn selsilit-tarik. Muhtevas ve Kaynaklar (retim yelii tezi, 1982), SAM Ktp., nr. 3572; a.mlf., Harrzade Mehmed Kemaleddin Efendi, MFD, sy. 7-10 (1995), s. 407-484; Mustafa Akar, Tasavvuf Tarihi Literatr, Ankara 2001, s. 210-216. Yakup iek

TCN, Abdullah b. Muhammed


( ) Eb Muhammed Abdullh b. Muhammed b. Ahmed et-Ticn et-Tnis (. 718/1318den sonra) Seyahatnmesiyle tannan lim, edip ve tarihi. 1272-1276 yllar arasnda Tunusta dodu. Marib-i Aksda yaayan Ticn kabilesinden olan babasnn byk dedesi Ebl-Ksm, Muvahhidler ordusu iinde frkyeye gelerek Tunusa yerlemiti (555/1160). Babasndan, babasnn amcasnn oullar Ebl-Hasan Ali b. brhim etTicn ve mer b. brhim et-Ticn, Eb Bekir b. Abdlkerm el-Avf es-Sefkus, mer b. Muhammed b. Ulvn el-Hzel ve Ebl-Ksm b. Abdlvehhb b. Kid el-Kelden ders ald. Hafs Sultan II. Eb Asde Muhammed zamannda (1295-1309) babas ve dier baz yaknlar gibi in ktipliine getirildi. Tarihi bnt-Tavvh, ilk acemilik zamanlarnda in konusunda sk sk kendisine gelerek yardm istediini kaydeder. Sultan Eb Asdenin eyhl-muvahhidn (bavezir) makamna getirdii Emr Eb Yahy Zekeriyy b. Ahmed el-Lihyn, Ticnyi kendi ktipleri arasna katt ve Cerbe adasn ele geiren spanyollarla savamak zere 14 Cemziyelevvel 706 (21 Kasm 1306) tarihinde sefere ktnda onu yanna alarak Dvnr-resilin bana getirdi. Ticni, Tunus ve Libya topraklarnda 708 Muharremine kadar (Temmuz 1308) sren bu seferde bnl-Lihynye elik etti; emrin hacca gitmeye karar vermesi ve kendisinin hastalanmas sebebiyle Trablusgarptan 22 Muharrem 708de (12 Temmuz 1308) ayrlp 15 Safer 709 (25 Temmuz 1309) tarihinde Tunusa ulat ve Dvnr-resildeki grevine devam etti. Bu seyahat eserinin sonunda kaydettiine gre 975 gn srmtr. Sultan Eb Asde 709 (1309) ylnda lnce hnedan mensuplar arasnda taht kavgalar balad. Eb Yahy Zekeriyy bnl-Lihyn de bu srada hacdan dnm ve Trablusgarpta gelimeleri izlemeyi tercih etmiti. Nihayet Receb 711de (Kasm 1311) kendisini destekleyenlerin yardmyla Tunusta Kim-Biemrillh unvanyla Hafs tahtna knca Ticnyi tekrar Dvnr-resil reisliine tayin etti. bnl-Lihyn, 717de (1317) olu Eb Darbe II. Muhammed el-Mstansr adna tahttan ekildi. Ertesi yl Hafslerin bat blgelerinin hkimi Emr II. Eb Yahy Eb Bekir el-Mtevekkil, Tunus zerine yrd ve Eb Darbeyi malp ederek Hafs tahtna oturdu. Hasan Hsn Abdlvehhb, bu tarihten sonra Ticnnin ve dier yakn akrabalarnn hayatyla ilgili bilgi bulunmadn, Mtevekkilin Tunusu ele geirdii srada rakibinin yakn evresinde bulunan bu aile mensuplarn ldrtm olabileceini yahut Ticnlerin ondan kap saklandklarn kaydeder. Nitekim Ticnnin hocas Ebl-Hasan Ali b. brhim et-Ticnnin olu Ebl-Fazl Muhammed b. Ali et-Ticn bu srada meydana gelen savata katledilmitir (RilettTicn, Hasan Hsn Abdlvehhbn takdimi, s. 28-29). Ticnnin bugne ulaan eserlerinden ve zellikle seyahatnmesinden ok sayda kitap ihtiva eden bir ktphaneye sahip olduu, ayrca grevi dolaysyla saray ktphanesinden faydaland anlalmaktadr. Eserleri. 1. Rilett-Ticn (er-Rilett-Ticniyye). Mellif eserini, Emr Eb Yahy bnlLihyn ile birlikte kt yolculuu boyunca tuttuu notlardan hareketle kaleme almtr. Ticn, kuzeyden gneye doru Tunusu ve Libyada Trablusgarp ile evresini dolat yolculuu srasnda urad btn yerleim merkezleri, bu yerlerin coraf zellikleri, nfus yaplar, tarihleri, burada yaayan kabileler, etnik, sosyal ve din gruplar, rf ve detleri,

sosyal ve ekonomik durumlar, tarih eserleri, lim, edip, eyh, kumandan gibi ahsiyetleri hakknda yazl kaynaklardan ve ifah olarak elde ettii bilgileri ve mahedelerini derlemitir. VIII. (XIV.) yzylda Tunus blgesi hakknda ilk elden verilen bilgiler bakmndan byk nem tayan eser nce William Marais tarafndan neredilmi (Tunus 1345), daha sonra Hasan Hsn Abdlvehhb tarafndan mellif ve eserleri hakknda yazd geni mukaddime ve indekslerle birlikte yaymlanmtr (Tunus 1377/1958, 1402/1981). Eser Batl aratrmaclarn dikkatini ekmi, Michele Amari baz ksmlarnn talyanca tercmesini Biblioteca arabo-siculada neretmitir (Leipzig 1857, 45. blm). Alfred Bel, Les Benou Ghnya adl eserinde (Paris 1903) seyahatnmenin bir blmn evirisiyle beraber yaymlam, ksm bir tercmesi de M. Alphonse Rousseau tarafndan Journal Asiatiquete neredilmitir (Voyage du Scheikh El-Tidjani dans la rgence de Tnis, 4. seri, XX [1852], s. 57-208, 5. seri, I [1853], s. 101-168, 354-425). Eserin Mehdiye ehriyle ilgili blmn F. Soudan notlarla birlikte Franszcaya evirmitir (bk. bibl.). 2. Tufetlars ve nzhetn-nfs. Kadn-erkek ilikileri, ailede karlkl haklar ve sorumluluklar, evlenmenin nemi ve bununla ilgili din hkmler, iffet, kadnlarn zellikleri, huylar, cinsel ilikinin nitelii, db, fayda ve zararlar, kskanlk, sslenme, cinsel konularla ilgili anekdotlar vb. konulara dairdir. Eserde ayrca fkh hkmlere, edip ve bilgelerin szlerine, eitli iirlere yer verilmitir. Yanllkla mellifin babasna nisbet edilerek yaymlanan eserin (Kahire 1301; nr. Eb Hcer, Kahire 1987; nr. Fud kir, Kahire 1990; nr. Cell Atyye, London 1992; nr. Salh EbsSud, Kahire 2003) A. Rousseau tarafndan yaplan Franszca tercmesi (Touhfat el arous ou le cadeau des poux, Algiers-Paris 1848) eksik ve son derece hataldr. 3. el-Vef bi-beyni fevidi-if. Kd yzn mehur eseri zerine yazlm nemli bir erh olup iki cilt hacmindeki bir blm Tunus Zeytne Camii Ktphanesindedir (nr. 1321). 4. Almetl-kerme f kermetil-alme. Tura (alme) grevi ve turake makamna gelen ktipler hakkndadr. bnemm bu eserden nakillerde bulunmutur (el-Edilletl-beyyine, s. 51, 55). 5. Nefetn-nisrn f muabeti bn ibrn. Tunusta grt Grnata kads ve edip Muhammed b. Ahmed b. ibrn elCzm es-Sebt ile birbirlerine yazdklar iir ve mektuplar ierir (Rilett-Ticn, s. 164-170). 6. Tayd al ai Mslim. Mellif bu eserini, Trablusgarpta bulunduu 707 (1307) ylnda Abdlazz b. Abdlazm es-Sebbden (bn Ubeyd) a-i Mslimi okuduu srada kaleme almtr (a.g.e., s. 255). 7. Tayd al ail-Bur. Ticn bu eseri de Trablusgarpta ad geen hocadan a-i Mslimden sonra a-i Buryi okuduu srada yazmtr (a.g.e., s. 256). 8. Akm mabil-aefe. Mellif, Tufetl-arsta (s. 342) kaydettiine gre bu eseri 702 (1302) ylnda daha gen yata iken hocas Hzelnin cinsel ilikiyle ilgili din hkmleri ihtiva eden eserini tamamlamak amacyla kaleme almtr. 9. Edl-lzim f eri Mareti zim. Hzim elKartcennnin Hafs Hkmdar I. Muhammed Mstansr kutlamak ve vmek iin yazd elMare adl eserinin erhidir. 699 (1299) ylnda yazlan eser gnmze ulamamtr (RilettTicn, Hasan Hsn Abdlvehhbn takdimi, s. 32). Bu erhin Kartcennnin talebesi ve Ticnnin hocas Ebl-Hasan et-Ticnye ait olduu da kaydedilir (DA, XXIV, 519). 10. ed-Drrn-nam fil-edeb vet-tercim. Muhtemelen Hafsler dnemi ediplerine dair olup mellif seyahatnmesinde bu eserine atfta bulunur (Rilett-Ticn, s. 366).

BBLYOGRAFYA

Ticn, Rilett-Ticn, Tunus 1377/1958, s. 5, 164-170, 254-256, 263-264, 306, 312, 316-320, 366, 370, 381, 393, ayrca bk. Hasan Hsn Abdlvehhbn takdimi, s. 19-46; a.mlf., Tufetlars ve nzhetn-nfs (nr. Eb Hcer), Kahire 1987, s. 342; bnt-Tavvh, Sebkl-mal lifekkil-il (nr. M. Mesd Cbrn), Beyrut 1995, s. 167; bn-emm, el-Edilletlbeyyinetn-nrniyye f mefirid-devletil-afiyye (nr. Thir b. Muhammed el-Mamr), Tunus 1984, s. 51, 55; Serks, Mucem, I, 650-651; Brockelmann, GAL, II, 334; Suppl., II, 368; Sarton, Introduction, III/1, s. 806; Mahfz, Terciml-mellifn, I, 209-213; Hann el-Fhr, Truledebil-Arab fil-Marib, Beyrut 1982, s. 283-294; Abdurrahman Hamde, Almlcorfiyynel-Arab ve muteaft min rihim, Dmak 1416/1995, s. 529-535; Muhammed enNeyfer-Ali en-Neyfer, Unvnl-erb amm neee bil-bildit-Tnisiyye min limin edb, Beyrut 1996, I, 283-292; Nsrddin Sadn, Minet-trit-tr vel-corf lil-arbil-slm, Beyrut 1999, s. 142-149; Fud Kndl, Edebr-rile fit-tril-Arab, Kahire 1423/2002, s. 482487; F. Soudan, al-Mahdiyye et son histoire daprs le rcit de voyage dal-Tign, REI, LVIII (1990), s. 135-188; M. Plessner-[Taeb el Achche], al-Tin, EI (ng.), X, 462-463; Muhammed el-Ezher By, et-Ticn, Eb Muammed Abdullh b. Muammed, Mv.AU, IV, 403-406; smail Durmu, Kartcenn, DA, XXIV, 519. Ahmet zel

TCN, Ahmed b. Muhammed


( ) Ebl-Abbs Ahmed b. Muhammed b. Muhtr b. Slim et-Ticn (. 1230/1815) Ticniyye tarikatnn kurucusu. 1150de (1737) Cezayirin Tilimsn (Tlemsen) blgesindeki Aynimz kasabasnda dodu. Blgeye g eden dedesi burada yaayan Berber Ticne kabilesinden bir kadnla evlendiinden ailesi Ticn nisbesiyle tannd. Hayat hakkndaki bilgilerin byk bir ksm halifelerinden Ali Harzimin 1217 (1802) ylnda tamamlayp kendisine sunduu Cevhirl-men ve yine halifelerinden bnlMrnin Kitbl-Cmi adl eserlerine dayanmaktadr. Kendi ifadesine gre soyu Hz. Hasana ular. Ticn on alt yanda iken Aynimzde mderrislik yapan babasn ve annesini veba salgnnda kaybetti. Kuran, hadis, Mlik fkh ve edeb ilimleri Tilimsnda okuduktan sonra Fasa gitti. Burada Kdir, zel, Nsr tarikatlarnn zikir halkalarna katld. Fasta eyh Ahmed Habb b. Muhammedin, Sahr ehirlerinden Abdde be yl sreyle Sd Abdlkdir b. Muhammedin hizmetinde bulundu. Ardndan Tunusa gidip Azvv Zviyesinde Halvet eyhi Mahmd b. Abdurrahmann sohbetlerine devam etti. Bir yl sonra Kahirede Halvet eyhi Mahmd el-Krd ile tant. evval 1187de (Aralk 1773) Mekkeye ulap hac grevini yerine getirdi ve iki yl Mekkede kald. Bu srada Hindistanl eyh Ahmed b. Abdullah ile tant. ki aylk beraberliin ardndan vefat eden Ahmed b. Abdullah, Ticnyi yerine halife olarak brakt. Medinede Muhammed b. Abdlkerm es-Semmn ile grp kendisinden Semmniyye iczeti ald. Hac dn tekrar Msra urayan Ticn, eyhi Mahmd el-Krdden iczet alp halife sfatyla Cezayire dnd. Tilimsnda sohbet ve irad hizmetleriyle dikkati eken Ticn, faaliyetlerinden kukuya kaplan Osmanl Cezayir Beyi Muhammed b. Osman tarafndan tutukland. Ardndan Cezayir ehirlerinde ikamet etmemesi artyla serbest brakld. 1782de Tilimsndan ayrlan Ticn, Sahr blgesine gidip Sdebsemgn kasabasna yerleti. Bu arada Tze ehrinde Derkviyye tarikatnn pri Eb Hmid Mevl Ahmed el-Arabyi ziyaret etti. Ticn ayn yl Sdebsemgnda mnev kefe nil olduunu, tarikatna ait evrd ve ezkrn ryasnda bizzat Hz. Peygamber tarafndan kendisine retildiini syler. Olayn gerekletii 1782 yl Ticniyye tarikat mensuplarnca tarikatn kurulu tarihi olarak kabul edilir. Ticn, Sahrda yeterince yayldn dnd tarikatn daha geni corafyalara ulatrmak amacyla Fasa gitmek iin Ekim 1789da Ebsemgndan ayrld. Fasa yerletikten birka yl sonra bir mridini Fas Sultan Mevly Sleymana gndererek Cezayir ynetiminden duyduu rahatszlktan dolay lkesine sndn ve kendisiyle grmek istediini bildirdi. Mevly Sleyman Ticnye zel konut tahsis etti ve kendisi de mridleri arasna katld. Sultann Ticnye duyduu sayg ve gsterdii itibar Fas ulemsn rahatsz etti. Ulemdan bn Krn onun eyhlik iddiasn yalanlad. Ulemnn bu dmanca tutumuna ramen Ticniyye tarikat Fasta iyice kkleti. 1814te Aynimzyi ziyaret edip tekrar Fasa dnd. Fasta ikamet ettii yaklak yirmi alt yl boyunca halifeleri

vastasyla tarikatn btn Kuzey Afrikaya yayd ve yerine halifelerinden Sd Ali b. s etTemmsyi tayin etti. Tarikat eyhliinin Temms ailesiyle kendi oullar arasnda mnvebe ile srdrlmesini vasiyet eden Ticn Fasta vefat etti ve buraya defnedildi. Ticn erken yalarda evlendii hanmndan ksa bir sre sonra ayrld. Ardndan evlendii einden byk olu Muhammed el-Kebr, dier bir einden kk olu Muhammed (Habb) es-Sagr dnyaya gelmi, bunlar tarikatn tarihinde nemli fonksiyonlar icra etmitir. Ahmed et-Ticn eser sahibi olmad iin grleri, bata Ali Harzim olmak zere halifelerinin yazd kitaplar araclyla gnmze ulamtr. Bu eserlerden onun Muhyiddin bnl-Arabnin kutub, kutbl-aktb, hteml-velye, hakkat-i Muhammediyye gibi fikirlerinin etkisi altnda bulunduu, kendisini bu makamlarn vrisi olarak grd, bu sebeple ulem tarafndan tenkit edildii, onlara sert cevaplar verdii renilmektedir. Ticn ile gren tarihi Abdsselm enNsr onun ok etkili bir ahsiyet olduunu, din emirlerin yerine getirilmesini ve kiinin zhiri kadar btnn da temizlemesini temel ilke edindiini belirtir. Bir mridine gnderdii mektupta insann stn mnev derecelere ulasa da kulluk snrndan dar kamayacan syler ve Allahn emirlerine aykr hareket etmekten kanmay, gece gndz istifarda bulunmay tavsiye eder. Hz. Peygamberin cennete ilk gireceklerden olacana dair kendisine gvence verdiini, kalbinde kendisine kar zerre kadar sevgi besleyenlerin de bu daire iinde yer aldn, dmanlk edenlerin bu kurtulutan nasip alamayacan syler (Jamil M. Abun-Nasr, The Tijaniyya, s. 43-44). Zhidne bir hayat yaamak iin btn maln tasadduk etmek isteyen zengin bir mridine hayr severlikte ifrata kamamasn, servetini korumasn, ancak servetin kendisini Allahtan koparmamasna dikkat etmesini, mridlerine de bu dnyada mutlu ve zengin olmaya almalarn sylemesi onun zhd anlayn yanstmas bakmndan nemlidir. Ticniyye Tarikat. Ahmed et-Ticn, eyhi Mahmd el-Krdden Halvetiyye hilfeti alp Cezayire dndnde bir Halvet eyhi sfatyla irad faaliyetine balam, Ebsemgnda mnev kefe nil olup Hz. Peygamber tarafndan kendisine irad yetkisi verildiini syledikten sonra hibir tarikatla ilgisi bulunmadn bildirip tarikatna Tarkat- Ahmediyye/Muhammediyye adn vermitir. Bu sebeple Ticn kaynaklarnda tarikatn bir silsilesi olduu kabul edilmez, silsile Hz. Peygamber ve Ahmed et-Ticn ile balatlr. Bu sebeple mensuplar Ticniyye diye anlmaya balanm ve bu ad yaygnlk kazanmtr. Osmanl tasavvuf kaynaklarnda Mahmd el-Krdnin silsilesi eyh Hifn, Kutbddin el-Bekr, Karaba Vel, bn- Vel vastasyla Halvetiyyeye ulatndan Ticniyye Halvetiyyenin bir kolu olarak gsterilmektedir (Tomar-Halvetiyye, s. 85). Bu silsileyi Ali Harzim, Ahmed et-Ticnnin teberrken ald Halvet silsilesi diye kaydeder (Cevhirl-men, I, 43-44). mer b. Sad el-Ft de Ahmed et-Ticnnin nceleri bir Halvet eyhi iken bizzat Hz. Peygamber tarafndan irad grevi verildikten sonra tarikatn kurduunu ve adnn Tarkatl-Ahmediyye Muhammediyye-brhmiyye/Hanfiyye/Ticniyye olduunu syler (Rimu izbir-ram, I, 190191). Sa veya l dier tarikatlara mensup herhangi bir velnin ziyaret edilmesinin yasak olmas Ticniyyenin kayda deer bir zelliidir. Ticniyye tarikatnda db ve erknn temelini Ahmed et-Ticnnin Hz. Peygamberden ald kabul edilen Saltl-ftih ve Cevheretl-keml adl iki ksa salavat oluturur. Ticn dervilerinin uygulamakla ykml olduklar evrd tr vardr. Bunlarn ilkine vird, ikincisine vazife, ncsne hadra (hazret) ad verilir. Vird sabah ve akam gnde 100 istifar, 100 salavt- erife, 100 kelime-i tevhid okumaktan ibarettir. Herhangi bir salavat okumak ciz olmakla birlikte Saltl-

ftihi okumak daha faziletlidir. Otuz defa estafirullhil-azm ellez l ilhe ill hvel-hayylkayym, elli Saltl-ftih, 100 kelime-i tevhid ve on iki Salt cevheretil-keml okumaya vazife denir. Vazife gnde bir veya iki defa okunur. Ahmed et-Ticn, Cevheretl-kemlin gnde yetmi defa tekrarlandnda Hz. Peygamber ve drt halifenin orada mnen hazr bulunup evrdn okunuuna katldklarn syler. Hadra cuma gnleri ikindi namaz cemaatle klndktan sonra gerekletirilir; bu srada 1000 veya 1500 defa kelime-i tevhid yksek sesle zikredilir. Hz. Peygamberin rettii Saltl-ftih ve Cevheretl-kemlin dier tarikatlarn mensuplarnca okunan virdlerden daha faziletli sayldna ve Ticn olmayanlarn bunlar okusalar dahi faydalanamayacaklarna inanlr. Ahmed et-Ticnnin vefatndan sonra vasiyeti zerine yerine geen Sd Ali b. s et-Temms, Ticnnin oullar Muhammed el-Kebr ve Muhammed es-Sagrin Fastan Aynimzye gitmelerini istemi, kendisi, doum yeri olan Gney Cezayirin Sf blgesinde Temmsn ehrindeki Tamalhat Zviyesine gidip irad faaliyetine balamtr. Onun eyhlii dneminde gnderdii halifeler vastasyla Ticniyye Tunusun Cerd blgesinde, Tevrik vastasyla Sahr kabileleri arasnda yaylmtr. te yandan Aynimzde Ticnnin oullar evresinde geni bir Ticn dervileri grubu olumu ve Aynimz, Ali b. s et-Temmsnin banda yer ald Tamalhat Zviyesinden sonra tarikatn blgedeki ikinci merkezi haline gelmitir. Bu srada Cezayire hkim olan Osmanl idarecileri Ticnlerin gvenini kazanmak iin Muhammed el-Kebri grmeye davet etmi, ancak Muhammede Trklerin kendisini ldrmeyi planlandnn bildirilmesi zerine, daha nce babasnn Osmanl yneticileri tarafndan Cezayirden karldn hatrlayan Muhammed el-Kebr bu davete uymamtr. Aynimz 1820 ve 1822 yllarnda Osmanl kuvvetleri tarafndan kuatlm ve ehir Osmanllarn kontrol altna girmitir. Bu durum Ticnlerle Osmanl yetkilileri arasndaki gerginliin artmasna yol amtr. Osmanl yetkililerinin vergilerini dzenli biimde demeyi srdrdkleri mddete Ticnlere birtakm imtiyazlar vermesine ramen gerginlik giderek trmanmtr. Muhammed el-Kebr, 1826da Osmanllara kar asker bir harekt balatmak amacyla Masharaya gitmi, burada Emr Abdlkdir el-Cezirnin babas, Kdir eyhi Muhyiddine bal Ben Him kabilesi reisleriyle Cezayir valisine kar isyan iin anlamtr. Ben Him ile Ticnler arasndaki ittifak renen Cezayir Valisi Hasan Paa, Garis vahasna gelmi ve Ben Him kabilesinin bir ksmn isyandan vazgemeye ikna etmitir. Kendisini destekleyen Ben Erba kabilesinden 300 kiiyle yalnz kalan Muhammed el-Kebr ve birka mridi savaa girmekten ekinmemitir. Muhammed el-Kebr yakalanp bir sre hapsedildikten sonra idam edilmi, klc stanbula II. Mahmuda gnderilmitir (1827). Kardeinin lm zerine Muhammed es-Sagr, Ticniyyenin Aynimz kolu eyhi olmutur. 1830 ylndan itibaren Cezayirin Osmanllarn kontrolnden kmas, lkenin gneyinde bir Ticn devleti kurmak isteyen Aynimz Ticnlerini memnun etmitir. 1832de Emr Abdlkdir, Fransz igaline kar yrtlecek savata Cezayirdeki kabileler tarafndan lider seilmitir. Fakat Muhammed el-Kebrin Abdlkdirin mensup olduu Ben Himin kendisini terketmesinden dolay ldn dnen Aynimz Ticnleri, Emr Abdlkdirin otoritesi altna girmeyi kabul etmemitir. Emr Abdlkdir, Muhammed es-Sagrden Aynimzye vekil olarak tayin ettii el-Hc el-Arabye itaat etmesini istemi, Muhammed es-Sagr bunu kabul etmeyince Aynimz, Emr Abdlkdire bal kuvvetler tarafndan kuatlmtr. Alt ay sren kuatma sonunda taraflar arasnda anlama salanmtr (1838). ehri terkeden Muhammed es-Sagr ertesi yl tekrar direni balatm ve Emr Abdlkdire kar Franszlarn desteini almaya almtr. Muhammed es-Sagr, babasnn kendi

yerine tayin ettii Tamalhat Zviyesi eyhi Sd Ali et-Temmsnin 1844 ylnda vefatnn ardndan Ticniyye tarikatnn ikinci postniini olmu ve ayn yl Tamalhat ziyaret etmitir. Muhammed esSagrin bu srada Marib sultannn oluna gnderdii, Fransz igal glerinden duyduu rahatszl dile getiren mektuplarn Franszlarn eline gemesi, onun Cezayir halklarn kendilerine kar kkrtmasndan ekinen Franszlar tedirgin etmitir. Fransz smrge idaresi bakan 1847de Aynimzyi ziyaret etmi ve Muhammed es-Sagr tarafndan arlanmtr. Muhammed es-Sagrin lmnden (Receb 1270 / Nisan 1854) sonra Sd Ali et-Temmsnin byk olu Sd Muhammed el-d tarikatn liderliine seilmesiyle Ticniyye eyhlii tekrar Temms ailesine gemitir. Sd Muhammed el-d de babas gibi Fransz igal gleriyle atmaya girmek yerine iyi ilikiler srdrmeyi tercih etmitir. te yandan Aynimz Zviyesinin eyhliine Muhammed es-Sagrin olu Sd Ahmed gemi, onun Aynimz Zviyesi postuna oturmasyla Muhammed es-Sagrin Franszlarla kurduu bir anlamda zoraki temaslar gerginlemeye balamtr. Evld- Sd e-eyh kabilesinin Franszlara kar balatt direnii Ticnler de desteklemitir. Bunun zerine ubat 1869da Aynimzye hcum eden Franszlar, Sd Ahmed ve kardei Beri almtr. Sd Ahmed, 1870te Fransz makamlarnn kendisi hakknda duyduu kukular gidermek amacyla Parise gitmi, Aurel Picard adl bir kadnla evlenip ertesi yl Cezayire dnmtr. 1876da Tamalhat Zviyesi eyhi Muhammed el-din lmnden sonra Aynimz Zviyesi mensuplar Sd Ahmedi Ticniyyenin tek lideri olarak iln etmi, bu giriim karsnda Temmsn Ticnleri, Muhammed el-din kk olu Muhammed esSagri eyhlik makamna getirmitir. Sd Ahmed, tarikatn tek merkezden ynetilmesini salamak amacyla grmeler yapmak zere kardei Beri 1884te Temmsne gndermitir. Ticn ailesiyle Sd Ali et-Temms ailesi arasnda eyhlik konusunda mnvebe yoluyla sregelen iyi ilikiler, Tamalhat Zviyesi mensuplarnn Sd Ahmedin tek liderliini kabul etmemeleri zerine bozulmutur. Sd Ahmed vefat edince (Nisan 1897) Aynimz Ticnleri kardei Sd Beri tarikatn yeni eyhi semi, Sd Beir aabeyinin lmnden sonra Madame Aurel ile evlenmitir. 1933te len Aurelin hayatnn son yllarnda mslman olduu bildirilmektedir. 1870li yllarda Tamalhat Zviyesi Ticnleri ile Aynimz Zviyesi Ticnleri arasnda meydana gelen ihtilf XX. yzylda da devam etmitir. Ancak bu ihtilfa ramen Ticniyye zayflamayp bu iki zviyeden bamsz eyhler vastasyla Afrikada ok geni bir corafyaya yaylma imkn bulmutur. Ticniyye, Tunusta Ahmed et-Ticnnin halifelerinden Mahmd el-Men ile lim ve air brhim er-Riyh tarafndan yaylmtr. Riyh 1828de Tunus bamfts, daha sonra Zeytne Medresesi bamderrisi olmutur. Bata Mehmed Sdk Paa olmak zere Tunus beyleri tarikatna intisap ederek onu desteklemitir. XIX. yzyln sonunda btn Marib ehirlerinde Ticn zviyeleri kurulmu, Merake, Ticniyyenin Maribdeki en nemli merkezi haline gelmitir. Ancak tarikat daha ok Berberlerin meskn bulunduu Ssta Muhammed b. Ahmed el-Kanssnin gayretleriyle yaylmtr. Marib Ticnleri, Aynimz ve Temmsn zviyeleri arasnda gerginliin olutuu dnemde bamsz hareket etmeye almtr. te yandan Ahmed et-Ticnnin Tilimsn Zviyesine tayin ettii Sd Thir, Ticnnin lmnn ardndan eyhliin kendisine getiini sylemi, Ahmed et-Ticnnin soyuna mensup Aynimz eyhlerinin Franszlarla iyi ilikiler iinde bulunmasna ve izledii siyas izgiye kar km, yazd risleleri Fas blgesindeki Ticnlere gndererek onlar bu duruma tepki gstermeye armtr. Senegalin gneyindeki Halvarda doan el-Hc mer el-Ft, Ticniyye tarihinin en nemli

isimlerinden biridir. 1825te hac srasnda Mekkede Ahmed et-Ticnnin Hicaz blgesi halifesi eyh Muhammed el-Glye intisap ederek yl hizmetinde bulunduktan sonra Bat Afrikaya halife sfatyla gnderilen mer el-Ft etkili bir irad faaliyeti sonunda mridlerinden oluturduu 30.000 kiilik ordusuyla 1852 ylnda Franszlara kar cihad hareketi balatm, cihad ve fetih seferleri neticesinde binlerce putperestin mslman olmasn salamtr. Ticniyyeyi Senegalden Tinbkt ve Sierra Leoneye kadar yayan el-Hc mer, Tekrr Devleti diye anlan bamsz siyas bir birlik meydana getirmi ve 1864 ylnda Msnda cephede savarken ehid dmtr. el-Hc merin Rimu izbir-ram al nri izbir-racm adl eseri Ticniyyenin temel kitaplarndan biridir. Kurduu devlet oullar tarafndan Franszlarn blgede hkimiyeti ele geirdii 1893-1894 yllarna kadar varln srdrmtr. Ticniyye, Moritanyaya bu blgede doan Muhammed el-Hfz el-Muhtr tarafndan gtrlmtr. Mekkeden dnnde Fasta Ahmed et-Ticnye intisap eden Muhammed el-Hfz (. 1830), irad faaliyeti iin gnderildii lkesinde Ticniyyeyi Hz. Ali soyundan geldiini iddia eden dev Ali kabilesi mensuplar arasnda yaymtr. Ticniyye tamamen Ticn olan bu kabilenin yan sra dier kabileler arasnda da yaylarak Moritanyann mill tarikat haline gelmitir. dev Ali kabilesi Ticniyyenin Bat Sudan ve Senegalde yaylmasnda nemli rol oynamtr. dev Ali Ticnleri, tarikatn dier lkelerdeki temsilcileriyle temas kurmak amacyla Msr ve Marib ehirlerine seyahatler dzenlemitir. Ahmed b. Emn e-inkt (. 1913) Moritanyal nemli Ticn lim ve melliflerindendir. el-Hc mer el-Ftnin yan sra el-Hc Mlik Siy ve Muhammed Hfzn halifesi Mevld Fl, Ticniyyenin Senegalde yaylmasn salayan nemli isimlerdir. el-Hc Mlik Siy, Fransz hkimiyeti altnda bulunan lkesinde eitimini stlendii modern eitim kurumlar tesis etmeye alm, halifelerinin faaliyetleriyle Ticniyye XX. yzylda Senegalde gl bir siyas akm haline gelmitir. Moritanya, Nijer, Nijerya, Gambia, Gine Bissau, Fildii Sahili, Gana ve Togoda geni bir mrid kitlesi bulunan brhim Niys da Senegalli nemli bir Ticn eyhidir. Bat Afrikada etkili olan Ticn eyhlerinden eyh Hamallah, Franszlara kar mcadeleye girien Ticniyyeye dier mslman gruplarn katlmas iin almtr. 1935 ylnda gzaltna alnp Fransaya gtrlen eyh Hamallahn iki yl sonra lkesine dnmesine izin verilmitir. 1940ta Cezayirde tutuklanp on yl hapse mahkm edilmi, 1942de Cezayirden Fransaya gtrlm ve ertesi yl burada kaldrld hastahanede vefat etmitir. eyh Hamallah, mensuplarnca Ticniyyenin Hamliyye kolunun kurucusu kabul edilir (bk. HAMLYYE). Ticniyye, II. Abdlhamidi ziyaret eden baz Ticn eyhleri vastasyla stanbulda ok snrl da olsa tannma imkn bulmutur. Ticniyyenin Sudanda yaylmasn salayan eyh Muhammed Muhtr, Drfr Sultan Ali Dnrn elisi olarak stanbula gelmitir. II. Abdlhamidin Ticniyyenin btn Afrikadaki yaygnlndan slm birlii siyaset balamnda yararlanmak istedii, 1897de stanbula gelen Sd Muhammed el-Ubeyd ile grt ve stanbulda bir Ticn zviyesi ald kaydedilmektedir. Ancak son dnemlerde hazrlanan stanbul tekkelerine dair listelerde Ticniyye tarikatna ait bir tekke grnmemektedir. Bununla birlikte 1342 (1923) ylnda stanbulda baslan Risle-i Evrd- Ticniyyenin kapanda, rislenin Eyp Baba Haydar mahallesindeki Ticn dergh postniini, Fetvhne-i l msevvidlerinden Mehmed Can Zeki Efendi tarafndan hazrland kaydedilmektedir. Bu bilgiye dayanlarak ad geen derghn

stanbulda faaliyet gsteren ilk ve tek Ticn dergh olduu sylenebilir. stanbula gelen dier Ticn eyhi Muhammed b. Fzh, Abdlhamid tarafndan karlanm, padiah kendisine btn Osmanl eyaletlerinde seyahat etme hakk tanyan bir belge vermitir. Ticniyye Trkiyede, 1906da Ankarada doup hukuk tahsili yapan Kemal Pilavolunun Ticn eyhi olduu iddiasyla 1940l yllarda ortaya kmasndan sonra gndeme gelmitir. Mridlerinin giritii baz siyasal ve provokatif eylemler sebebiyle 1952de yarglanp mahkm edilen Kemal Pilavolu mecburi ikamete tbi tutulduu Bozcaadada vefat etmitir (1977). Ticniyye zerine Batda ok sayda alma yaplmtr (nemlileri iin bk. bibl.).

BBLYOGRAFYA

M. Tayyib b. M. el-Hasen, el-fdetl-Amediyye li-mrdis-sadetil-ebediyye, Kahire 1971; Ali Harzim el-Marib, Cevhirl-men ve bulul-emn f feyi seyyid Ebil-Abbs etTicn, Kahire 1397-99/1977-79, I-II; mer b. Sad et-Ft, Rimu izbir-ram (Ali Harzim elMarib, Cevhirl-men iinde); Harrzde, Tibyn, I, vr. 210b; M. Rinn, Marabouts et Khouan: Etude sur lIslam en Algrie, Alger 1884, s. 416-452; M. el-Arab es-Sih, Buyetl-mstefd lieri Mnyetil-mrd, Kahire 1393/1973; Tomar-Halvetiyye, s. 85; Mehmed Can Zeki, Risle-i Evrd- Ticniyye, stanbul 1342; Hseyin Vassf, Sefne, IV, 207-212; Ahmed b. Muhyiddin etTicn e-inkt, el-Fttr-rabbniyye fit-terbiyetit-Ticniyye, Kahire 1952; J. S. Trimingham, A History of Islam in West Africa, Oxford 1970; a.mlf., The Sufi Orders in Islam, Oxford 1971, tr.yer.; a.mlf., The Influence of Islam upon Africa, London 1980; Ahmed el-Ay Skeyrec, Refun-nib bade kefil-icb ammen tel maa-ey et-Ticn minel-ab, Rabat 1971; Seyyid Muhammed e-inkt, Mevlidt-Ticn, Kahire, ts.; B. G. Martin, A Short History of the Khalwati order of Dervishes, Scholars, Saint and Sufis (ed. N. R. Keddie), Berkeley-Los Angeles 1972, s. 275-305; a.mlf., Smrgecilie Kar Afrikada Sufi Direni (trc. Fatih Tatllolu), stanbul 1988, s. 65-67, 91-129; a.mlf., Ticnler ve Muhalifleri: Gana ve Togodaki slamla lgili Yeni Gelimeler, slm Dnyasnda Tarikatlar (nr. A. Popovic-G. Veinstein, trc. Osman Trer), stanbul 2004, s. 541-558; Mervyn Hiskett, The Development of Islam in West Africa, London 1984, s. 250-254; L. Brenner, West African Sufi, London 1984, s. 35-45; Amadou Makhtar Samb, Introduction la Tariqah tidjaniyya, ou voie sprituelle de Cheikh Ahmad Tidjani, Dakar 1994; Abdlazz el-yid et-Ticn, el-Beyn vet-tebyn al enne-eyet-Ticn min ekbiril-rifn (nr. Ahmed M. Hfz et-Ticn), Kahire 1996; Abdelaziz Benabdellah, la Tijnia: Une voie spirituelle et social, Marrakech 1999; la Tijniyya: Un confrrie musulmane la conqute de lAfrique (ed. J.-L. Triaud-D. Robinson), Paris 2000; Ahmed el-Ezm, e-aratt-Ticniyye filMarib ves-Sdnil-arb, Muhammediye 1421/2000, I-III; Jamil M. Abun-Nasr, The Tijaniyya, London 1965; a.e.: Son Dnem Tasavvuf Akmlarndan Ticniyye ve Tekrr Hareketi (trc. Kadir zkse), Ankara 2000; a.mlf., al-Tin, EI (ng.), X, 463-464; a.mlf., Tiniyya, a.e., X, 464466; Mustafa Tekin, Ticanlik, Modern Trkiyede Siyas Dnce: slmclk (haz. Yasin Aktay), stanbul 2004, s. 260-263; Abdurrahman Kn, el-c mer el-Ft ve areketh f arbi fra: 1797-1864, Dakar-Senegal, ts.; Ubeyde b. Muhammed et-Tt, Mizbr-rametir-rabbniyye fitterbiye bit-taratit-Ticniyye, Beyrut 2008; W. M. Johnson, The Tijaniyya Sufi Brotherhood Amongst the Idaw Ali of the Western Sahara, The American Journal of Islamic Studies, I, Plainfield

1984, s. 79-81; S. M. Lliteras, The Tijaniyya Tariqa in Cape Town, Journal for Islamic Studies, XXVI, South Africa 2006, s. 71-91; R. Seeseman, Three Ibrhms: Literary Production and Remarking of the Tijaniyya Sofi Order in Twentieth-Century Sudanic Africa, WI, XLIX (2009), s. 299-333; Pervne Urcniy, Ticniyye, Dninme-i Cihn- slm, Tahran 1380/2002, VI, 557560; Ali Rz brhim, Tcniyye, DMB, XVI, 616-620. Kadir zkse

TCN, Muhammed b. Ahmed


( ) Eb Abdillh Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Ebil-Ksm et-Ticn et-Tnis (. 712/1312) Dvnr-resil ktibi, edip ve air. Tunusta dodu; birok lim ve devlet adam yetitiren kkl bir aileye mensuptur. Marib-i Aksda yaayan Ticn kabilesinden olan byk dedesi Ebl-Ksm, Muvahhidlerin ordusu iinde frkyeye gelerek Tunusa yerlemiti (555/1160). Babas Ahmed ve amcas brhim, Hafs saraynda nemli grevler stlenmilerdi. Olu Abdullah, Rilett-Ticn mellifi mehur seyyahtr. Muhammed et-Ticn babasndan ve bnl-Ebbr, Eb Muhammed bn Brtule, Ebl-Abbas bnlGammz el-Belens, Hasan b. mer el-Hevvr et-Trablus gibi limlerden ilim tahsil etti. bnlEbbrdan btn eserlerini rivayet iczeti ald. Muhtemelen Tunus Hafs saraynda turake (ktibl-alme) olan hocas bnl-Ebbr vastasyla daha gen yata iken Dvnl-inda ktip olarak grev ald. Cezayirin Bicye ehri Hafs Emri Eb Zekeriyy Yahy b. Eb shak brhimin istei zerine 684 (1285) ylnda oraya gitti ve turakelik grevine tayin edildi. bnl-Ahmerin Ticnye grev veren Bicye emri olarak zikrettii Abdlazz b. brhim, Eb Zekeriyynn kardei Eb Fristir. Eb Frisin 682de (1283) bn Eb Umre ile yapt savata ldrlmesinden iki yl sonra Eb Zekeriyy Bicyede istikllini iln etmitir (bn-emm, s. 78; Brunschvig, s. 117118, 134). Sultan Eb Asde II. Muhammed zamannda (1295-1309) Emr Eb Yahy Zekeriyy b. Ahmed el-Lihyn bavezirlie tekabl eden eyhl-muvahhidn makamna gelince Ticnyi tekrar Tunusa arp ona Dvnr-resilde yksek bir grev verdi; Ticn muhtemelen vefatna kadar bu grevini srdrd. bnl-Ahmer, Ticnnin lm tarihini vermez. Ticnnin arkada Ebl-Ksm b. Abdlvehhb b. Kid el-Kelden onun vefat srasnda bile iir yazdna dair bir nakilde bulunan bnt-Tavvh 712 (1312) ylnda ldn kaydeder (Sebkl-mal, s. 168). ada aratrmaclardan Hasan Hsn Abdlvehhb kaynak gstermeden Ticnnin 710da (1310-11) vefat ettiini syler (Rilett-Ticn, Hasan Hsn Abdlvehhbn takdimi, s. 18). Hafs sarayndaki resm grevleri yannda edip ve air olarak tannan Ticnnin iirlerinden baz paralar eitli kaynaklarda gnmze ulamtr. Tarihi bnt-Tavvh ondan ders almamakla birlikte kendisiyle ok grtn, umumi ve mutlak iczet aldn, edebiyat dnda bir meziyeti bulunmadn, iyi bir air olduunu ve ok sayda methiye yazdn belirtir ve bir mersiyesini kaydeder (Sebkl-mal, s. 68; baz kasideleri iin bk. Ticn, s. 129-130, 198, 234; Ahmed etTavl, s. 267-272). Kadn-erkek ilikileri ve cinsel konulara dair olu Abdullah et-Ticn tarafndan yazlan Tufetl-ars ve nzhetn-nfs adl eser yanllkla babasna nisbet edilerek yaymlanmtr (Kahire 1301; nr. Eb Hcer, Kahire 1987; nr. Fud kir, Kahire 1990; nr. Cell Atyye, London 1992; nr. Salh Ebs-Sud, Kahire 2003).

BBLYOGRAFYA

Ticn, Rilett-Ticn, Tunus 1377/1958, s. 129-130, 198, 234; ayrca bk. Hasan Hsn Abdlvehhbn takdimi, s. 17-19; bnt-Tavvh, Sebkl-mal li-fekkil-il (nr. M. Mesd Cbrn), Beyrut 1995, s. 67-68, 165-168; bnl-Ahmer, Mstevdaul-alme (nr. Muhammed etTrk et-Tnis-Muhammed b. Tvt et-Ttvn), Ttvn 1384/1964, s. 34; bn-emm, elEdilletl-beyyinetn-nrniyye f mefirid-devletil-afiyye (nr. Thir b. Muhammed elMamr), Tunus 1984, s. 78; Ayy, er-Riletl-Ayyiyye, Rabat 1397/1977, II, 252; Serks, Mucem, I, 650-651; Brockelmann, GAL, II, 334; Suppl., II, 368; Muhammed el-Ars el-Matv, esSalanatl-afiyye, Beyrut 1406/1986, s. 254, 286, 292, 298; R. Brunschvig, Tru fryye filahdil-af (trc. Hammd es-Shil), Beyrut 1988, s. 117-118, 134; Muhammed en-Neyfer-Ali enNeyfer, Unvnl-erb amm neee bil-bildit-Tnisiyye min limin edb, Beyrut 1996, I, 279-283; Ahmed Haddd, Rilet bn Reyd es-Sebt, Rabat 1424/2003, I, 328; Ahmed et-Tavl, el-Edeb bi-Tnis fil-ahdil-af, Tunus 2004, s. 267-272; M. Plessner-[Taeb el Achche], alTin, EI (ng.), X, 462-463; Mnr Ruveys, et-Ticn, Eb Abdillh Muammed b. Amed, Mv.AU, IV, 401-403. Ahmet zel

TCNYYE
() Ahmed et-Ticnye (. 1230/1815) nisbet edilen tarikat (bk. TCN, Ahmed b. Muhammed).

TCARET
Kr amal mal mbadelesi mesleine ticret, bu meslein mensubuna tcir (oulu tccr) denir. Bir gre gre ticaret Arapaya rmce ve Srynceden gemi olup asl tiggr ve tgrtdr. Akkadcada tcir, ithalt, acente anlamnda t/damk/gru ve Sumercede damgr kelimeleriyle de ilikilidir (Jeffery, s. 90-91). Baz kaynaklardan Chiliye Araplarnn ticareti iki alm satmyla zdeletirdii anlalmaktadr (bnl-Esr, I, 181). retim-tketim balantsn salayan ara iktisad aamay oluturan ticaretle bey ve ir kelimeleri arasnda umum-husus ilikisi vardr. Ticaret kelimesi yedisi Medinede inen sekiz yette dokuz yerde geer (el-Bakara 2/16, 282; en-Nis 4/29; et-Tevbe 9/24; en-Nr 24/37; Ftr 35/29; es-Saf 61/10; el-Cuma 62/11) ve genel hukuk dzenlemeden sz eden ikisi hari (el-Bakara 2/282; en-Nis 4/29) bu yetlerde, ticaretin simgeledii ksa vadeli dnyev kazanca odaklananlar uyarp hiretteki gerek kazanma ynlendirme ve ticar ilemlerin mminleri Allah hatrlamaktan alkoymasn engelleme amac n plandadr. Nis sresinin 29. yetinde insanlara, karlkl rzaya dayanan ticaret imkn varken haksz yollara tevessl edilmemesi uyars yapldktan sonra hukuk ve ticar ilemlerin aldanma ve aldatmadan uzak, ak ve gvenilir biimde taraflarn bilgi ve hr iradesiyle gerekletirilmesi ilkesi vurgulanr. Bu anlamda ticaret slmda vlm ve Hz. Peygamber, Gvenilir, drst tcir peygamberler, sddklar ve ehidlerle beraberdir (Msned, III, 437; bn Mce, Ticrt, 1; Tirmiz, By, 4); Rzkn onda dokuzu ticarettedir (bn Hacer el-Askaln, VII, 352) buyurmutur. Muhakkak Allahtan korkan, iyilik yapan ve doru olanlar dndaki tcirler kyamet gn fcirler olarak diriltilecektir melindeki hadis (Msned, III, 428, 444; bn Mce, Ticrt, 3; Tirmiz, By, 4; Drim, By, 7), ticar ilemlerde harama dmeme konusunda zami dikkatin gsterilmesi uyarsn yanstmaktadr. Usulne uygun yapldnda ticaret hell kazancn en yaygn, tabii ve mer yolu olduu gibi insanlar arasnda mallarn mbadelesini salad, ihmali durumunda herkesin zarara urayaca gz nne alnarak bu meslein icras farz- kifye, tcirin meslek hkmlerini renmesi farz- ayn saylmtr. Nitekim Hz. mer ahkmn bilmeyenleri ticaretten sakndrmtr. Halifenin sahbeye ticareti yabanclara veya klelere kaptrp onlarn egemenlii altna girmemeleri konusundaki tavsiyesi de bu balamda ele alnmaldr. slm ticaret hukuku erevesinde hr iradeyi tam yanstmayan faizli ve hileli muameleler, kumar/ans oyunu niteliindeki mlmese, mnbeze, mzbene gibi ve garar ieren muhkale, muhdara gibi Chiliye ticaret usullerinin yan sra aldatc reklamclk, yalan yere yemin, musarrt (sata karlaca iin st bir mddet salmam hayvan) ve alnt mallarn piyasaya srlmesi haram klnmtr. Pazara mal getirenlerin yolda karlanp piyasa fiyatn renmeden mallarn ellerinden ucuza alma (telakkir-rukbn), ihtikr*, nece, devam eden bir pazarlk zerine pazarlk (bk. MSVEME), bir satta iki sat, maln aybn gizleme ve etiket bilgilerinde sahtekrlk yasaklanmtr. Bunlara sala zararl ierie sahip rnlerin ticareti de katlabilir. Esasen sz konusu yasaklar standart rnlerin bulunmad, dolaysyla ticaret metnn bata fiyat, kalite ve lsnden phe edildii, yeterince aklk ve bilgi dolamnn bulunmad o piyasalarda bilinmezlik ve belirsizliin yan sra -bununla da balantl biimde-fhi haksz kazanlar dourmas mmkn btn ilemleri iermektedir. Hr insan; meyte, iki, domuz, kan, put, kumar ve falclk aletleri gibi tketimi veya kullanm haram klnm necis eyler; mdum ve ihraz edilmemi sahipsiz mallar ile mstehcen neriyat ticareti yasak olan kalemlerdir. Fkh kitaplarnda alm satmla balayan ayr ayr akid trleri ve konu balklar altnda ayrntl biimde ele alnan mumelt

blm, bir btn halinde ayn zamanda ticar ilemlerin temel fkh erevesini din ve ahlk ynyle beraber izmekte, bu alandaki temel yasaklama ve snrlamalarn yan sra kural ihlllerinin hukuk sonularn da vermektedir. Ticaret mallarnn zekta tbi olmas, zektn sarf yerleri arasnda yolda kalmlarla borlularn da saylmas ve deme imkn bulunmayan borlara devlet destei salanmas giriimcilerin dayanma ruhunu ve risk yklenme cesaretini arttrc unsurlardr. slm lkesinde ehirler aras ticaretten alnan i gmrkler Hz. Peygamber tarafndan yasaklanmtr. slm hukukular, yabanc tccarn deyecei gmrk vergisi veya diplomatik temsilcilerin sahip olaca imtiyazlar konusunu tartm, genelde Hz. merin uygulamasna dayanarak mukbele bil-misl ilkesini benimsemitir. Herkesle ticaret yaplmas mer kabul edilmekle beraber stratejik neme sahip at, silh gibi asker levazmn ve kleletirilen sava esirlerinin dman lkelerine ihracnn yasaklanmas gerektii vurgulanmaktadr. Buna gre sz konusu mallara gmrklerde el konularak bedellerinin sahiplerine iadesi icap eder. Ayrca sz konusu metn darya karlmas snr boylarndaki nbetiler tarafndan nlenmelidir (mesel bk. Eb Ysuf, s. 206; kr. Sahnn, IV, 270; Mevvk, IV, 253-254). Bylece muhtemel bir savata mslmanlar aleyhine kullanlabilecek siyas-asker adan hassas mallar iin kontroll ticaret rejimi nerilmektedir. Hz. Peygamber ticareti de kapsayan casusluk ve kar casusluk faaliyetleri zerinde de durmutur. Zira slmdan nce Arabistan ticaretini ele geiren Kurey bata olmak zere btn Arap kabileleri, hayatlarna ve mal varlklar ile kervanlarna ynelik her trl saldry nlemek iin casuslua nem vermilerdir. Kurey slmdan sonra bu faaliyetleri mslmanlara yneltmitir. Bunun en mehur rneklerinden biri, Eb Sfyn nderliinde Suriyeden gelen Kurey kervannn ald istihbarat sayesinde hem Resl-i Ekremin gnderdii casuslar hem de orduyu atlatarak Mekkeye ulamasdr. Hz. Muhammed ile ei Haticenin hayatlarn kazandklar ticarete slmn olumlu bak, dier dinlerde ve felsefelerde ounlukla ktlenen bu meslein en erefli meslek saylmasn (mesel bk. Cafer b. Ali ed-Dmak, s. 69; emseddin bn Mflih, III, 290-294) ve mslman toplumlarda uluslar aras dzeyde gelimesini zendirmitir. Bununla beraber mslman dnrler mevcutlar arasnda hangisinin asl veya stn meslek olduu hususunu tartmtr (Muhammed b. Hasan eeybn, s. 70-72; Eb Hayyn et-Tevhd, III, 60-62; Aleddin Ali bnl-Lebbd, s. 142, 144145). Reslullahn ticarete balandnda dua edilmesini vurgulayan hadisleri (Drim, stin, 57; Tirmiz, Daavt, 36) mslmanlarca mnferiden uyguland gibi bir pazar riteline dnen toplu niyazlar da yaplmtr. Nitekim ftvvet geleneinin ve Ahlik tekiltnn ticaret hayatna hkim olduu eski devirlerde baz i merkezlerinde esnafn sabahlar dkkn amadan nce bir yerde toplanp dua ettii bilinmektedir. XVI. yzylda arastalarda dua kubbeleri ortaya knca esnaf sabah namazndan sonra arnn bu blmnde toplanr, sekin bir kiinin nderliinde doruluk yemini ile hell ve bereketli kazan iin dua ederek dkknlarn aard. Tarih. zellikle en eski medeniyet havzalarn oluturan Ortadou ile in ve Hindistan arasndaki ticaret antik alardan beri insanln ortak yaamnn, i blmnn, mal, inan, dil, kltr ve medeniyetin taycsyd. Nitekim Kuranda ve dier kutsal kitaplarda Asyann batsndaki kle nakliyatn da ieren ok ynl ticarete yer yer atfta bulunulur. Mesel Hz. Ysufu kuyuda bulup Msrda satan ticaret kervan develerle Gileaddan Msra baharat, pelesenk ve mr gtren Medyenli smillere aitti (Ysuf 12/19; Tekvn, 37/25, 28, 36). Yine gece gndz gven iinde kervan seferleri dzenledikleri yerleim birimleri ana sahip Sebe kavmi daha uzak yerlerle ticaret

yapmaya balaynca dalmtr (Sebe 34/18-19; ayrca bk. I. Krallar, 10/2). Bbilin son kral Nabunaid (Nabonidus, m.. 556-539) Kuzey Arabistandaki Teymy ikinci baehir edinerek blgeyi nfuzu altna almaya alm ve yarmadann zellikle bat kys boyunca kervan ticaretini gelitirmitir. Eski Ahidde Teym kervanlarndan sz edilmesi (Eyub, 6/19; aya, 21/13-14) Hicaz kafilelerinin burada bir sre konakladn gsterir. Yarmadann kuzeyinde Hre ile Petra ve orta kesimdeki Necran gibi ehirler zenginliklerini bu kervanlara borlu olmutur. Medeniyet batya doru yayldka Ortadou transit ticarette nemli rol oynam, bu akta devletlerin, zellikle de imparatorluklarn dou ve batlar uzak mesafeli ticaretin gvenlii asndan byk nem tamtr. slmn zuhurunda Mekke, Arap yarmadasnn din ve ticar merkezi konumundayd. Gerek evresinde eitli panayrlarn kurulmas gerekse Kuranda da iaret edildii gibi (Kurey 106/1-4) yazn kuzeye, kn gneye giden kervanlarn urak yeri olmas Mekkeyi canl bir ticaret merkezi haline getirmiti. Mekkeliler iinde hr iradeyi tam yanstmayan faizli vb. ilemler, byk lde hile, garar ve kumar unsuru ieren ticar muameleler olduka yaygnd. Hak ve adalet ilkesinden uzak, ksa vadeli kara dayal ve glden yana ticar ilikiler toplumun yozlamasna sebebiyet vermiti. Dolaysyla Mekk sreler sadece dinitikad meselelere hasredilmemi, insan ilikilerindeki yozlamann iktisad hayattaki yansmalaryla ilgili eitli yetler de inmi, Hz. Peygamber bu yasaklar aklayp ticareti salkl bir yapya kavuturarak zendirmitir. Bylece ticaret Hicaz blgesinin ve slm toplumunun iktisad ve kltrel hayatnn ana unsurlarndan biri konumuna gelmitir (Kallek, s. 3-25). slm ticaret tarihini kronolojik olarak iktisad, hukuk ve teknik aralar, para ve pazar artlar, kaynak trleri ve siyasal kaymalarn belirledii dneme ayrmak mmkndr. I-IV. (VII-X.) yzyllar arasn kapsayan ilk dnemin belirgin zellii nce ksa bir sre iinde hkim olunan Dou Akdeniz ve Kuzey Afrika sahilleri, Basra krfezi ve Uman denizi kylarndaki ticaretin mslmanlarca ele geirilmesi, ardndan Asya ve Uzakdou ile iktisad ilikilerin gelitirilmesidir. slm fetihlerin arkasndan Afrika-Avrasya kara ktlesinin siyas haritasnn yan sra ticaret kalplar da nemli lde deimitir. Akdeniz ticaretinin uzun sre kesintiye urad iddias Avrupal tccar iin isabetli saylabilirse de mutlak ekilde doru deildir. nk ksa sre iinde bu boluu, deniz ar ticareti Iustinianos devrinden beri kontrolnde bulunduran Suriyeli ve Msrl tcirlerin elinden alan ilk mslman kuak doldurmaya balamtr. Nitekim sahbe arasnda Sad b. Zeyd el-Kure, Talha b. Ubeydullah, Osman b. Affn gibi Akdenizde ticaret gemileri altranlara, deniz ar ve ehirler aras, hatta uluslar aras ticaretle uraanlara rastlanmaktadr. Daha mer dneminde Dou Akdeniz sahillerinin byk blmnn fethedilmesi ve buralarn denizden gelecek tehlikelere ak bulunmas bir deniz gc hazrlanmasn gerektirmitir. Ayrca ticaretin eskiden beri yaygn olduu Suriye ve Msrn valileri, blgenin ve Akdeniz ticaretinin korunmasndaki nemini abucak kavradklar donanmay hemen kurmutur. Zira her iki blgenin Akdeniz sahillerindeki tersaneleri ele geirilerek burada yaayan denizci halktan gerekli mrettebat kolaylkla salanmtr. Bu kylardaki eski tersanelerden ve Fenike geleneini srdren ustalardan yararlanp ticaret gemilerini gasbeden korsanlara kar savaan mslman denizciler iin de gemiler yaplmtr (Makdis otuz alt farkl gemiden bahseder; Asent-tesm, s. 31-32). Nitekim Hz. mer zamannda deniz seferleri ksmen, Basra krfezi ve Uman denizi kylarnda sk grnen korsanlarn faaliyetlerine ynelmitir.

Ayrca ticaret filolar ile donanma arasnda yakn bir iliki salanm, dolaysyla ksa srede yeni gvenli bir ticar birlik kurulmutur. Emev hkimiyeti altndaki Akdeniz Suriyesinden Abbslerle beraber douya doru Irak ilerine kayma olurken Basra krfezine alan Badat, Akdenize bakan Dmaka oranla ok daha etkin bir yerel ve uluslar aras ticaret merkezine dnmtr. Badat, Basra, Srf, Kahire, skenderiye ve Hicaz yolu zerindeki Kfe ile Dmak da nemli ticar merkezlerdi. Bu dnemde Basra zellikle deniz ticaretinde ok mhim bir yer edinmitir. Dicle ve Frat nehirleri Basra krfeziyle Akdenizi birbirine balayarak Irak transit ticarette stratejik bir yere oturmutur. Msr iin ayn ilevi Kzldeniz ile Akdenizi birletiren Nil nehri grmtr. nsanlk tarihinin ilk dnya medeniyetine ev sahiplii yapan slm topraklar 750lerden itibaren Afrika-Avrasya zerinde Eski Dnyann oda konumuna gelmitir. Bilhassa II ve III. (VIII ve IX.) yzyllarda Akdeniz medeniyeti esasen mslmanlarn hkim olduu kylarda gelimitir. Endls Emevleri ile Abbsler arasndaki ticar ilikiler mslman gemilerinin serbest dolamn salarken bu devirde Dou mallarnn Batya tanmas mnasebetiyle byyen Akdeniz ticareti dengeyi Batllar aleyhine bozmutur. Dolaysyla spanyada Emev Devletinin kurulmasyla (756) balayan dnemde Akdeniz -hristiyan dnyasnn varln srdrd kuzey ksmlar hari- mslmanlarn egemenliinde kalmtr. Ege ve Adriyatik denizlerinin Bizansllarn kontrolnde bulunmasna ramen mslmanlarn Akdenizdeki hkmranl Avrupa ile ticaretin daha kolay yaplmasn salam, dou slm beldelerinin Endls ve Sicilyann yan sra dier Avrupa lkeleriyle ticareti IV. (X.) yzylda byk gelime gstermitir. Milletler aras ticarette Kuzey Afrika ve Endls, slm dnyas ile Bat Avrupa arasndaki gei kprlerinden biriydi. Mslmanlar Fransa ile ticareti srdrm, Amalfi ve Venedik gibi talya ehirleriyle olan iliki ise onlarn slm dnyasndan salanan mallarn tamacln yapmas eklinde devam etmitir. eitli sebeplerle yollar kesilmi veya kapanm olan maden ocaklar slm hkimiyetinden sonra tekrar faaliyete geirilmitir. Orta ve Gney Afrikadan Kuzey Afrikaya gelen altn tozu buradaki darphneleri beslemeye balamtr. Altaylardan, Urallardan, Kafkaslardan, hatta Dekken yarmadasndaki maden ocaklarndan slm dnyasna deta altn akmtr. Mslmanlarn aknlar bir sre Avrupay ekonomik bakmdan iine kapanmaya zorlamsa da slm leminin kereste, demir ve krk gibi mallara olan yksek talebi ok gemeden Avrupay da dnya ticaretine sokmutur. Mslmanlarn genellikle spanya zerinden talep ettii sz konusu mallar karlnda verdii, Avrupa kaynaklarnda 778 ylndan itibaren mancussos (Arapa menk) vb. kelimelerle anlan slm sikkelerinin Batdaki tedavl zamanla artmtr. Charlemagne da temel para ve l birimlerini slm birimlere balama politikas gtmtr. rann mslmanlarca fethinin ardndan Hazar denizinden de faydalanlmaya balanmtr. II-VII. (VIII-XIII.) yzyllar arasnda mslman devletlerin kuzey snrnn bir blmn oluturan Hazar denizindeki ve ona dklen dil, Ural ve Terek gibi nehirlerdeki beskn, Derbend, Bak, Gln, Deylem, ml gibi limanlarn Rusya, Bulgaristan, Crcn ve Taberistann ban ektii yerlerle ticar faaliyetlerinde byk canllk yaanmtr (Mesd, I, 168; bn Havkal, II, 332-333, 340, 378379, 382, 385). Mslmanlar Basra, blle, hatta Kzldeniz ve Aden limanlarndan Hindistan, Serendb (Seylan) ve ine ticar mallar sevkediyordu. Hindistanda ve Serendb adasndaki ticaret merkezleri arasnda Arap sleri ok nemliydi. Bu topraklarda zellikle Gucert, Maldiv ve Malabar kylarnda mslmanlarn siyas hkimiyet kurmasndan nce de youn Arap yerleimi vard.

Mslmanlar, in ve Uzakdou yollar zerindeki yerli halklarla kararak ticar birer s vazifesi gren barl yerleim alanlar oluturmutur. Mesel Hindistann gney sahillerinde zellikle Kerala-Malabar blgesinde Arap tcirlerinin yerli kadnlarla evliliinden Moplahlar (Mappilla) denen melez bir mslman topluluk meydana gelmitir. Coraf yaknl dolaysyla Araplarn slm ncesinde ticar ilikilerinin bulunduu blgeye mslmanlar hicretin hemen ardndan gelmeye balamtr. Moplahlarn nvesini oluturan bu ilk yerleimden sonra slmiyet yerli halk arasnda yaylmtr. Bat Asya ile in ve Uzakdouyu balayan deniz yollarnn zerinde yer almas ve Hint alt ktasna yaknl sebebiyle daima uluslar aras ticaretin bir paras olan Serendb adasnn kuzeybat sahilindeki Mahahitta Liman VII. yzyln balarndan itibaren Arap ve Fars asll tcirlerin urak merkeziydi. Ticaretle uraan mslmanlar adann kuzeyindeki yerli Tamil kadnlaryla evlenip burada yerlemitir. Zamanla adann d ticareti, Portekizlilerin X. (XVI.) yzyl boyunca sahil blgelerinin kontroln ve ihracatn tekelini ele geirmesine kadar mslmanlarn denetimine girmitir (DA, XXXVII, 426). Bu dnemde Afrika-Uzakdou arasndaki deniz ticaretinin younluu baz adalar g alan ticar sler haline getirmitir. Mesel zaman zaman Dou Afrikallarla Endonezyallarn ilk gmen sakinlerini oluturduu Madagaskara slmn douunun ardndan yerleen mslman tcirler de zellikle adann kuzeybat, gneydou ve dou kylarnda ticaret merkezleri kurmutur. in kaynaklarna gre mild V. yzylda Araplarn inhindi yarmadasna kadar ticar seferler yapmalarna karlk sadece Kamboya, Annam ve Tongkin blgelerinden ok az sayda inli Ortadouya gidiyordu. VI. yzylda in ile Arabistan arasnda Seylan zerinden kurulmu bir ticaret mevcuttu. 14 (635) ylnda Hz. mere gnderilen bir belgede o senenin ramazan veya ban ayndaki fethinden sonra blleye Uman, Bahreyn, Fars ve Hindistann yan sra inden de ticaret gemilerinin geldii bildirilmektedir (Dnever, s. 117). bnl-Kelb, Arabistann iki byk limanndan biri olan Debdaki panayra Sind, Hint ve in tcirleriyle Dou ve Bat milletlerinin geldiini sylemektedir. Hz. Osman zamannda Tang sllesi hkimiyetindeki (618-907) in baehrine bir heyetin gnderilmesiyle (31/651) balayan in-Arap siyas mnasebetleri yannda ticaret balar da gittike kuvvetlenmitir. I. (VII.) yzylda, zellikle deniz yolunun kullanld inran-Arabistan arasndaki ticaretin daha da gelimesi sonucu Basra krfezindeki Srf blgesi inli, indeki Khanfu (Kanton) Liman ise Arap tcirler iin nemli birer ticar merkeze dnmtr. Bu ilikileri bozan Talas Savann (133/751) ardndan mslmanlarn ilerlemesini nlemek amacyla vergi vererek bar yapmak zorunda kalan Tang iktidar, 755te kan byk bir isyan bastrabilmek iin Abbslerden yardm istemi, gnderilen 4000 kadar savann ine yerlemesine izin verilmitir. Malaka yarmadasnn gneyine urayarak in limanlarna ulaan birok mslman Arap bu ticar ilikiler sonucu Khanfu ve Hainan ehirlerinde kalp ticaret sleri kurmutur. Mesdnin Mrc-eheb adl eserinde inlilerin mallarn yelkenlilerle Dou Arabistana kadar getirdikleri, Uman limanlarna urayp Basraya kadar gittikleri kaydedilmektedir. Arap ticaret gemileri Srf-Maskat-HindistanSeylan-Malaya yarmadas-Malaka-Siyam krfezi-Pulu Kondor adas-in denizi rotasn takip ederek Khanfuya ulayordu. Tang hnedan ile Abbs hilfeti imparatorluk gvencesi altna aldklar Atlantik-Pasifik ticaret yollarna byk ilerlik kazandrmtr (Curtin, s. 105). Tang devrinden Sung devrine (907-1297) kadar geen srede ine gelen ranl ve Arap tcirlerin says gittike artmtr. Bu sralarda Badatta ipekli kuma, porselen, ay ve ham ipek gibi in

mallarn satmak iin zel pazarlar kuruluyordu ki bunlarn varl uzmanlam ticarete iaret eder. Ayn ekilde Tangn baehri Changandaki dkknlarda Arap ve ranllarn deerli talar, fildii, baharat, cam, inci gibi rnleri satlyordu. Hkmet lkenin gneydou blgesindeki baz limanlar yabanclarla ticarete tahsis etmiti. Zamanla inin gneydou blgesindeki mslmanlarn nfusu artm ve yabanc lkelerden gelenler arasnda ilk sray Araplar almtr. VII. yzyln ortalarnda Dou Asyaya deniz yoluyla yaptklar ticar seyahatler srasnda ine ulaan Arap ve ranl mslmanlar, muhtemelen orada tantklar Koreli tcirlerle birlikte Silla hnedannn hkm srd Koreye de gitmitir. ine gelen mslman tccar says arttka onlara ynelik ilemleri yrtecek merkezler kurulmu, mslmanlarn topluca bulunduklar Khanfu, Zeytun, Hang-chou ve Ming-chou gibi limanlarda deniz ve gemi ilerine ait brolar almtr. Ancak in ynetimine kar bir isyanda zaptedilen Khanfuda ounluu Arap ve ran asll mslmanlardan oluan on binlerce tccar ve zanaatkr katledilmitir (879). Kaanlar inhindi yarmadasna veya Malaya limanlarna doru yaylm, indeki ticaret merkezlerini zellikle Malaya yarmadasnn bat sahilindeki Kalah (Kedah) ehrine tamtr. Khanfuda din ve sivil otonomiye sahip olan mslmanlar, burada da nemli bir merkez kurduklar iin muhtemelen ayn toplumsal tekiltlarn srdrmtr. Deniz ticaretini byk lde baltalayan bu hadiseden sonra mslman tcirler Sung hnedan kuruluncaya kadar (907) fazla bir ticar teebbste bulunamamtr. Tang ve Abbs iktidarlarnn salad frsatlar, Akdenizdeki mslman-hristiyan ekimesinin dnda kalabildikleri lde yahudiler deerlendirmitir. Rzniyye (muhtemelen Farsa rhdndan [yol bilen] tremitir) ad verilen Gney Fransal yahudi tcirleri IX. yzyl balarnda Avrupay ine balayan ticaret gzerghlarnda etkili olmutur. Bunlar Avrupadan Kuzey Afrika, Gney Rusya, Ortadou, Horasan, Mvernnehir, Hindistan ve ine kadar gider ve Franszca, Slavca, Greke, Arapa, Farsa konuurlard. Eskia ve Ortaada ticaret yollar vastasyla in, ran, Hindistan, Rus stepleri ve Baltk lkelerine balanan Mvernnehir VIII. yzylda iktisad adan byk gelime gstermitir. Orta Asyadaki tcirler nehir yoluyla kuzeye ilenmi mal gtrp buralardan ham madde ve krk alrd. skandinav, Rus ve Baltk lkeleriyle ticarette dil Bulgarlar ve Hrizmliler su yollar zerinden byk rol oynamtr. slm lkelerinden gelen tcirler vastasyla slmiyet ksa zamanda Bulgarlar arasnda yaylm, mslman olan Bulgar Kral Alm Han, 920de Badata eli gndererek slm retecek din limleriyle cami ve kale yapacak mimarlar istemitir. Halife Muktedir-Billhn 922de Bulgar lkesine gnderdii Grgenten 3000 deve ve 5000 kiiyle yola kan elilik heyetinde bulunan bn Fadln bu yolculuu seyahatnmesinde anlatmtr. Sibirya dzlkleri, ran, in ve Hindistan ile Avrupadaki Gney Rusya ve skandinav lkelerini birbirine balayan ana yollarn kavak noktasnda bir ticaret merkezi konumuna sahip Hrizmin de bu devirde zellikle Detikpak ve Aa Volga arasnda eya nakliyatndaki yeri nemliydi. Hrizmdeki Kuzey ve Dou Avrupa ile Gney Rusyada da faaliyet gsteren mslman tcirlerin sz konusu ticaret yollarndan getirdii eitli emtia Hrizm pazarlarnda satlrd. Moollarn btn ark slm dnyasn istil etmelerinin sebebi de ticaretti. Rusya, Polonya ve skandinavyadaki arkeolojik kazlarda bulunan ok sayda Smn-slm sikkesi, IX. yzylda mslman tccarn zlandaya kadar gittiini veya en azndan etki alann genilettiini gsterir. Sz konusu bulgular Mvernnehirin de ad geen yerlerle canl ticar ilikilerin varln ispatlar. Dolaysyla bu dnemde serbeste ve youn biimde tedavl edebilen mal-para birimlerinin dnya ticaretini kolaylatrd sylenebilir. lgili verilerin kantlad zere slm dnyasnda pyitaht dndaki blgesel darphneler yaknlklarna gre ya maden ocaklar civarnda veya nemli yerel idar ve ticar merkez durumundaki ehirlerde

kurulmutur. Bu balamda zel sermayeyi olduka likit ve hareketli hale getiren, devlet gelirlerinin transferini ve resm demeleri kolaylatran kymetli ktlarn da uluslar aras ticaretteki rol vurgulanmaldr. Bunlardan hamiline dzenlenebilen ve ciro edilebilenlerin tedavl kabiliyeti yksekti. Hz. Peygamber devrinden beri kullanlmakta olup 18 (639) ylndan itibaren Cr Limannda istihkak senedi niteliine brnen sukk neticede bir eit murbaha endeksli varla dayal tahvil gibi ilem grebilmitir. Yeni slm devletinin Resl-i Ekrem ve ilk halife gibi bizzat ticaret yapm idarecilerce ynetildii gerei, kymetli evrakn idar kademelerde yaygn biimde benimsenmesinde rol oynam olabileceini dndrmektedir (Morony, XX [1993], s. 699). slm tarihinde ilk birka yzyl iinde iktisad ve ticar hayatn canlanmasyla beraber demeyi kolaylatran, alacak veya borcun bir yerden baka yere naklini salayan bor senedi, deme emri/ek, polie niteliindeki baz kymetli evrak IV. (X.) yzylda iyice yaygnlam, zerindeki deerler artm ve merkezleri Badatta, ubeleri dier ehirlerde bulunan sarraflar/cehbezler bunda nemli roller oynamtr. Bu ticaretin gelimesi bir eit bankerlik kurumunun domasna zemin hazrlam, sarraf btn mslman pazarlarnn vazgeilmez unsuru haline gelmitir. IX. yzylda sarraflar zengin tccara ve devlete finans hizmetleri vermitir. Faiz haram olduu iin bu ii daha ok gayri mslimler yapmtr. Batl lkeler, slm dnyasndan gerek Hal seferleri srasnda Ortadou gerekse ber yarmadas zerinden kymetli evrak hukukunun ba ektii ok ey renmitir. Batda check/chque, traffic, tariff, risk, tare, calibre, magazine, wechsel, wissel, douane gibi kelimelerle ifade edilen ara ve kurumlar genelde Hal seferleri srasnda Avrupaya aktarlmtr. Hallar slm ss eyalarnda lkelerine tamtr. Dokuma, seramik, cam, deri, lake, pirin mmullerinde talyan Rnesans tarzndaki rneklerin dnyada n kazanmasndan sonra bile mslman sanat rnlerinin toplanp ucuz sanayi taklitlerinin yaplmas ii srdrlmtr. Abbs idaresi altnda devrin btn medeniyet havzalarna komu ve ana arac konumunda olan mslman tcirler hepsinden tecrbe, mlmat ve mal alarak adalar arasnda en geni bilgiyi edinmekle kalmayp birinden dierine de aktarm, slm topraklarnda gelitirilen ticaret kalplar Romallar ve Perslerinkileri amtr. Deniz ve kara gzerghlar coraf artlarca belirlenmi olduundan pek deimemekle beraber slmn kentsel geliimi, hukuk dzenlemelerle akidlerin ve mal aralarn salanp uygulanabilir bir yapya kavuturulmas, mslmanlarn ticaretini besleyen retim lei gibi noktalarda ciddi farkllklar vardr. Romallar ve Persler, Dou ticaret metnn sadece belli ehirlerden gemesine izin vermi, gelen rnlere yksek gmrk uygulam, ihracat tarm rnleri ve baz mmul mallarla snrlamtr. Buna karlk slm gmrk vergilerinin genelde dkl, giri-k kaplarnn fazlal ok daha geni kapsaml, karmak ve youn ticaret kalplarnn varlna kanttr (EI [ng.], X, 470). Mslmanlarn balangta siyasal, daha sonra kltrel birlie dayanan ve Atlantik kylarndan in snrna, dil havzasndan Sahrya kadar yaylan drlislmn tamamn kapsayacak ekilde bir ortak pazar oluturup bu geni blgede ticaret yollarn konaklama tesisleriyle donatmalarnn nemli bir kresel aktr olmalarnda rol byktr. Bilhassa ticar gzerghlardaki yaplar ticaret merkezleriyle taray birletiren en nemli unsurdur. Abbs hilfeti ulam gvenliini salad gibi kervan yollar zerinde kuyular ve kervansaraylar yaptrm, ticaretin gelimesini hzlandrm, bu sayede kara ve deniz ticareti ksa srede gelimitir. Neticede bu dnem iin her ticaret yolunun Badata kt ve dnya eya fiyatlarnn tesbitinde Badat ve

skenderiye pazarlarnn esas alnd sylenebilir. Gerek devlete gerekse tccar ve haclara lkeler hakknda bilgi ounlukla mslman corafyaclar tarafndan verilmitir. in, Hint, Orta Asya ve Kuzey Afrika rnlerinin el deitirdii ticaretin hacmi ve eitlilii hakknda Chizin III. (IX.) yzylda yazd et-Tebaur bit-ticre adl eserde nemli bilgiler vardr. Sleyman et-Tcir adl bir tccarn ayn yzyln ortalarnda kaleme ald Abr-n vel-Hind adl seyahat gnl niteliindeki ndir kitaplarda da bu tr bilgiler bulunmaktadr. Ticaret taifesinin veklt-tccr/emnt-tccr denilen reisine bilhassa ran ve Hindistanda verilen melikt-tccr unvan, dier blgelerde farkl anlam kazanarak yabanc lkelerdeki bir nevi ticar temsilciye verilmeye balanmtr. Benzer ekilde zellikle Venedikli tccarn lke dnda ticaret kolonileri oluturmasyla beraber bunlarn korunmas ve idar-hukuk ilemlerinin kolaylatrlmas iin konsolosluk grevi ihdas edilmitir. Muhtemelen, ilk konsolos XII. yzyln balarnda skenderiyede grev yapm olup kendisine Venedik Devleti deme yapard. Ortaa talyan ehir-devletlerinin deniz ar ticar faaliyetlerinin ortaya kard konsolosluk kurumu diplomatik elilik deil bir ehrin yabanc lkelerdeki ticaret temsilciliiydi. Tcirlerin aralarndan setii bir mmessil konsl olarak mahall hkmetlerle ileri yrtr, sorunlar zer, vatandalarnn noterliini yapar, kendi lkelerine seyahat etmek isteyenlerin vize ilemlerini gerekletirirdi (DA, XXVI, 178-179). V-VII. (XI-XIII.) yzyllar arasndaki ikinci dnem Uzakdou ve Gney Avrupada deien blgesel ve uluslar aras artlar ierir ki bunlar doudan tekrar Akdenize doru bir iktisad, siyas ve coraf kaymay yanstr. Bunda X. yzyldan sonra Abbslerin zayflamas ve XI. asrdan itibaren slm dnyasnn eitli cephelerde igale mruz kalmasnn, zellikle Asyadan batya ynelen Tatar aknlarnn kara yollarn bir sre tkamasnn byk rol olmutur. Paralanan mslman birlii iktisad istikrarn bozulmasna, yeni kurulan devletikler de snrlarn, dolaysyla transit kara ticaretinde vergilerin artmasna yol amtr. Artk Asya ar ticaret, Moollarn blgeyi iktidarlar altnda yeniden birletirip dzeni salamalarna kadar yaklak drt asr aksayacaktr. Btn Kuzey Afrikaya hkmran olup Akdeniz egemenliini ellerine geiren Ftmler, Bizansn Dou Akdenizdeki faaliyetlerini nlemek iin Kahire, Dimyat ve skenderiye gibi ehirlerdeki tersaneleri gelitirip donanmay glendirmitir. Ancak Msr zerinde Ftm ve ardndan Eyyb hkimiyeti altnda yerli retime dayal ticaretin pekimesinin yan sra Msrla beraber Sicilya, Tunus ve Endls liman ehirlerinde younlaan sk bir Akdeniz ticaret a olumutur (EI [ng.], X, 470). Ali b. Osman el-Mahzmnin el-Minhcnda VI. (XII.) yzyln ortalarnda skenderiye, Tenns, Dimyat gibi uluslar aras limanlarda yk veya yolculardan alnan gmrkle rhtm vergi, resim ve harlarnn dkm yaplmakta; ithal, ihra ve transit ticaret mallarna ilikin ayrntl bilgi sunulmakta; bu limanlarda uygulanan idar-mal sisteme ve personele dair bilgiler verilmektedir. Ftmler, daha nce Mezopotamya ve Basra krfezi zerinden yrtlen ticareti Msr ve Kzldeniz hattna kaydrm, ticaretin arln Irak ve Uzakdoudan Akdenize ekerek mmul mallar zerine younlatrmtr. Kzldenizin tarihten bugne uzanan nemi hac yollar ve Avrupa-HindistanUzakdou ticaret yolu zerinde olmasndandr. Hint Okyanusundan gelen gemiler Adenden sonra Cidde, Yenbu (Cr), Hudeyde ve Masavva gibi limanlara urar, ardndan Svey veya Akabe krfezlerine ynelirdi; Akdeniz limanlarna ulatrmak zere getirdikleri mallar ise kervanlarla buralara tanrd. Bylece Kzldenizi kontrol eden siyas g eline ticaret ve hac yollarna hkimiyet gibi nemli bir avantaj geirmi olurdu.

VI. (XII.) yzyldan Memlk sultanlarnn baharat ticaretini tekellerine aldklar IX. (XV.) yzyln ortalarna kadarki dnemde Msrn dou ticaretinde Rzniyye tcirlerinin yerini, zellikle Hint Okyanusu ve Kzldenizde faaliyet gsteren ve Krim denen siyas himayeye mazhar tccar snf almtr. Krimler, bu ticaretten kendilerinden nceki tccarla kyas kabul etmeyecek kadar servetler kazanmtr. Bunlarn kebrt-tccr/rest-tccr unvan verilen bakanlarnn Memlk sultanlar huzurunda byk saygnlklar vard; yle ki nzrl-bahr vel-krim onlarn karlarn korumakla da sorumluydu (Curtin, s. 115; EI [ng.], IV, 640-643). Her ne kadar Krimlerin etkinlik alanlarn Maribden ine kadar genilettiklerine dair kaytlar varsa da VII. (XIII.) yzyln sonlarna doru Kuzey Hindistan ekonomisi glenmeye balaynca Arap ve ranl denizciler Hint Okyanusundaki stnlklerini ounluu Hindu olan Gucertllara kaptrmtr. Nitelikli i gc sayesinde Endls, yaanan btn olumsuz gelimelere ramen V. (XI.) yzylda da Avrupann en mreffeh blgesi olma zelliini koruyabilmitir. Maribde hkm sren Murbtlar ve Muvahhidler zamannda bilhassa Endlse nakliyecilik yaplm, gl donanmalarla Bat Akdeniz blgesi kontrol altnda tutulmutur. Bununla beraber XI. yzylda hristiyan Bat mslman Dou ile temaslarn arttrm, Bizansl ve Sicilyal tcirler Msr limanlarna sk sk uramtr. Endls mslmanlarnn giderek zayflamas yznden ve zellikle Hal seferleri srasnda hristiyanlar Akdenizde serbeste dolamaya balamtr. Venedik ve Cenovann, tccar snfnn devlet gcn sistematik biimde arkalarna alarak Adriyatik ve yon denizlerindeki etkinliklerini Akdenize tamalar Hallarn deniz yoluyla Filistine ulamalarn kolaylatrmtr. Kuds Hal Krallnn Dou Akdeniz sahil ehirlerini ele geirmesi bilhassa Venediklilerle Cenevizlileri glendirmitir. Avrupallar, zira ve sna bakmdan daha ileri seviyedeki slm dnyasnn rnlerini almak iin Dou Akdeniz limanlarna gelmi, Latin Hal devletleri Antakya, Trablusam ve Kudste ticar sler kurmu, bylece Akdeniz Dou mallarnn Avrupaya nakledildii bir ara ticaret blgesine dnmtr. 1043-1100 yllar arasndaki dnemde mslman ve Bizans donanmalar zellikle talya ehirlerinin donanmalarna galip gelirken XII. yzyln banda Avrupallar Korsika, Sardinya, Sicilya, Gney talya ve hatta Filistin ile Suriye sahillerindeki mslman hkimiyetini krmtr. Akdenizde Sicilya Normanlar, Venedik, Cenova, Piza, Napoli, Amalfi gibi btn Ortaa boyunca siyas ve ticar alardan gl denizci devletler kurulmu, Avrupann irtibat noktalarn oluturan Tunus ve Sicilya ayn yzylda yerini kademeli biimde talya ticaret ehirlerine kaptrmtr. Avrupann bu devirde balayan Akdeniz hkimiyeti XVI. yzyldaki Osmanl hkmranl dnda varln srdrmtr. Avrupallar, Abbs Devletinin kyle (656/1258) Osmanl Devletinin kuruluu arasndaki boluu iyi deerlendirmitir. Mslmanlarn ve Bizansn bu rekabette geriye dmelerinin sebepleri arasnda slm lemindeki mcadeleler, Bizansn Malazgirt yenilgisi, Endlsteki i kavgalar saylabilir. nk bu srada Bat Avrupa dndaki Akdeniz-Karadeniz lkeleri d istillarn etkisinde kalmtr. Genelde Akdeniz mslman denizciliinin zayflamas temaylne ramen bahriye aralar, Arapa seyrsefer rehberleri, gemilerin eitlilii ve donanm, liman ehirlerindeki tersanecilik hizmetleri, IX ve X. yzyllarda zirveye ulaan denizcilik sanayiinin ve grkemli ticaret filosunun hl varln srdrdn gsterir. V. (XI.) yzyla ait kaynaklar gemilerden bir tanesinin direk uzunluunu 23 m., kargo kapasitesini 300 ton olarak kaydeder. Hafif teknelere sahip olan tccar da nehir nakliyatna katkda bulunmutur. Ancak tersanecilikteki gelime XI. yzylda kereste ktl, tersaneler zerindeki

devlet tekeli, angaryaclk gibi sebeplerle neredeyse durmutur. Buna ramen mesel VI. (XII.) yzylda mslmanlar dmeni icat edebilmitir. Bu dnemde hukuk sistemi ticaretin yan sra ak deniz ve ky seferlerini, gemi kiralama szlemelerini, mevsimsel iilikleri, kra ve zarara katlm ortaklklarn, safra ve enkazla ilgili meseleleri daha ayrntl biimde dzenlemitir (EI [ng.], X, 471-472). Parasal sistemin birletirilmesine ramen blgesel sikkeler tamamen yok olmamtr. Nitekim bir blgenin paralar kolayca dierlerinin birimleriyle deitirilebilmitir. Ancak ticaret XI. yzyldan itibaren dirhemlerin ktl ve tezyifinden zarar grm, bylece Akdeniz blgesinde dirhem-dinar kurunda ciddi dalgalanmalar yaanmtr. Hallar ve spanyadaki hristiyan idareciler tarafndan srekli slm sikkesi kesilmesi bu parann salam dinar ve dirhem peindeki uluslar aras ilemlerde oynad roln gstergesidir (a.g.e., X, 471). V. (XI.) yzyldan balayarak gerek ticar mnasebetler gerekse Hal yamas sebebiyle Bat Avrupaya bol miktarda altn sikke girmitir. Bunun bir ksmnn Batllarn slm dnyasyla yaptklar ipek, baharat vb. ticaret karlnda slm dnyasna geri geldii sylenebilir; byk ksm Bizansa gidiyor ve oradan nomisma olarak yeniden slm dnyasna geiyordu. Anadolunun slm dnyasna katlmas ve Seluklularn ticar ilikileri engelleyenleri bertaraf etmek iin seferler dzenleme, mal ve can gvenliini salama, saldrya urayan tcirlerin zararlarn karlama, vergi muafiyeti ve indirimi gibi politikalaryla kuzey-gney ve dou-bat ticaret yollar alm, ini Orta Asya ve ran zerinden Mezopotamyaya, oradan Akdeniz kysndaki Antakya ve Sr limanlarna balayan pek yolu canlanmtr. Anadolu, Horasan ve Irk- Acemden Kirmana gelen kervanlar mallarn blgenin Tiz, Hrmz gibi limanlarndan Uman, Bahreyn, Hindistan, in, Zengibar, Habeistan, Msr ve dier yerlere gtryordu. Ticaret kervanlar Mvernnehir, Hrizm, ran, Azerbaycan, Irak, Suriye ve Anadoluda gvenli bir ekilde sefer yapabiliyordu. Zira Anadolu Seluklular bu yollar zerinde seyahat emniyetini salamak, yolcu ve kervanlarn istirahatini temin etmek gibi amalarla kervansaray/ribt ad verilen kale benzeri konaklama tesisleri kurmu, bunlar uluslar aras ticaretin gelimesine yardmc olmutur. Haberleme iin kurulan menziller ticaretin vazgeilmezleri arasndaki iletiim ve ulama devlet tarafndan verilen nemi gstermektedir. Anadolu Seluklular i ve d ticareti gelitirmek amacyla nemli liman ehirlerinden Karadeniz sahilindeki Samsun ve Sinopu, Akdeniz kysndaki Antalya ve Alanyay fethedip Sinop ve Alanyada tersane kurmularsa da Venedikliler ve Kbrs Franklarna imtiyazlar verip denizlerdeki ticar hkimiyeti onlara brakmlardr (DA, III, 127). Halbuki Memlkler 690da (1291) son Hal kalesi Akky alnca IV. Nicolastan balayarak papalar mslman hkmdarlarla yaplan ticaret anlamalarn, hatta slm lkelerinde seyahat etmeyi dine aykr sayan bir dizi emirnme yaymlamtr. V. (XI.) yzyln ortalarndan itibaren mslman tccar Hazar lkesine ska ziyaretlerde bulunmutur. Mehur ticaret yollarnn kesitii milletler aras bir ticaret merkezi olan dilden hareket eden tcirlerin Endls ve ine ulatklar bilinmektedir. Hazarlar ile mslmanlar arasndaki ticaret Badat-Rey-Berdea-Derbend-dil yolu; Crcndan balayan ve Hazar denizinden dile ulaan, Don ve dil nehirleri vastasyla skandinavyaya uzanan ticaret gzergh; Hrizmden Hazar topraklarna ve oradan Bulgarlara giden yol zerinden yaplyordu. Her milletten tccarn gelip yerlemesine ve mesleklerini icra etmesine izin verilen Hazar topraklarnn Bat Avrupa, Yakndou ve Uzakdou arasndaki transit ticarette byk nemi vard. Elde edilen gmrk vergisi Hazar Hakanlnn en mhim gelirini oluturduundan tcirlerin her trl gvenlii salanyordu. Merkez dildeki en kalabalk tccar snfn 10.000 kiiyle mslmanlar tekil ediyordu. Hazar

lkesinde oturan ve buraya gelip giden mslmanlarn hukuk ilerine bakmak zere hakan tarafndan hz unvanl bir memur grevlendirilmiti (DA, XVII, 119-120). XI. yzyl balarnda Hazarlarn glerini kaybedip Kumanlarn kuvvetlenmesiyle birlikte mslman lkelerle kuzey stepleri arasnda deniz ticareti yava yava kesilme noktasna gelmitir. Bununla beraber mslmanlarn elinde bulunan gney limanlarnda bu sektrde bir aksama olduu sylenemez. VI. (XII.) yzylda Bizansn izniyle Karadenize geen Venediklilerle Cenevizliler de Hazar denizi yolunu ticaret amacyla kullanmtr. Mool istils ve Altn Orda Devletinin slmiyeti kabul etmesinin ardndan Hazar blgesi politik ve kltrel birlie kavumu, deniz ticaretinde ciddi byme salanarak Hazar denizi, Avrupann Karadeniz zerinden Orta Asyaya ve Hindistana giden byk ticaret hattnn nemli bir balantsn oluturmutur. Mool istilsndan hemen sonraki yllarda Cenevizliler, Glndan ipek tamacl ile balayp sahilde retilen dier mallarla srdrdkleri ticarette Hazar kullanmlardr (a.g.e., XVII, 110-111). Altn Orda Devletinin idaresi altndaki Karadenizin kuzey kesimiyle Msr arasnda VII ve VIII. (XIII ve XIV.) yzyllarda ticar balar olduka sklamt. 1260l yllardan itibaren Latin tcirleri ve zellikle Cenevizliler Karadenizde n plana km, Kefken, Amasra, Sinop, Samsun, Fatsa, Trabzon, Balaklava, Kefe ve Sudakta nemli ticaret kolonileri kurmutu. Akdeniz ile Baltk denizi arasndaki ticar faaliyet Karadenizdeki limanlarda kesiirdi. Azak ve Tuna deltasnda bulunan limanlar da hayli hareketlenmiti. Cenevizliler, Galatadaki kolonileri vastasyla ticar a ynlendiriyordu. Bu dnemlerde her tarafta konuulan Trke anlama dili olarak n plana akm bulunuyordu. XI. yzyldan itibaren Arap, Hint ve ran asll mslmanlar deniz yoluyla Burmaya (Birmanya) gelerek yerlemitir. Budizmin koruyucusu olan pagan krallar, dier lkelerden gelen ve yerli halk arasnda Pathi/Kala adyla tannan mslman yerleimcilerin din uygulamalarna ve yerli kadnlarla evlenmelerine izin vermiti. IX. yzyldan itibaren Arap, Hint ve ran asll mslman tcirler, Basra krfezinden ve Kzldenizden Uzakdouya kadar yaptklar deniz ticareti srasnda su ve dier ihtiyalarn karlamak iin bazan Burma sahillerine uramlardr (DA, XXXII, 254). Bu dnemde ticaret politikasn sistemletiren Sung hkmetinin yabanclar koruyan tedbirler almas mslmanlarn ine akn etmesini yeniden hzlandrm, zellikle Zeytun, Khanfudan daha nemli bir milletler aras ticaret merkezine dnmtr. VIII. (XIV.) yzyln balarnda blgeye gelen bn Battta, Gney Sung devrinden (1127-1279) beri Zeytunun dnyann en byk liman olduunu, burada 100den fazla byk ve ok sayda kk gemi bulunduunu kaydetmektedir. Yan imparatorlar (1271-1368), zellikle vergi toplanmasnda ve milletler aras ticaret ilerinde tecrbeli mslmanlar tercih etmilerdir. in ile Orta Asya, ran, Ortadou ve Avrupa arasndaki pek yolu ticaretinde de mslmanlar nemli rol oynamtr. Bunlar deve, at, hal ve yeim gibi deerli talar ithal edip inden ipek, seramik, porselen ve baharat ihra ediyordu. inliler mslmanlarn zevkine uygun biimde retim yapmaya dikkat ederlerdi. Mslmanlarn ticar faaliyetleri kadar mslman tcirler birlii sistemleri de Yan ekonomisi iin deerli hizmetler yapmtr. Bu sistem, kervanlarn sermayelerini toplamak ve Mool aristokratlarnn krl yatrmlarna yardmc olmak amacyla kurulmutu (DA, VIII, 324-326). Baz mslman tcirler zaman zaman Kore ve Japonyaya kadar gitmitir. Mslmanlarla olan ilikilere deinen ilk resm kaytlar Koryo hnedannn kroniklerinde bulunmakta ve 1024te Rz adnda birinin ynetiminde 100 kiiden fazla Arap (Tashi) tccarnn Koreye geldiinden bahsetmektedir. 1231 ylnda Moollar, Koreyi kontrolleri altna aldklar srada mslman gmen ve tcirler lkenin birok yerinde yerlemiti (DA, XXVI, 200).

Bu dnemde slm lkelerindeki piyasalarn durumuyla ilgili deerlendirmeye gelince, mesel V. (XI.) yzyl limlerinden Mverd, Allahn insanlarn yararlanmas iin drt eit retim ve kazan yolu yarattn syler; bunlardan ziraat ve hayvancl asl, ticaret ve snaati fer meslekler diye niteler. Ona gre ticaret iki trldr: Yerli ticaret frsatlk ve karaborsacla uygunluu sebebiyle saygn kiilerce tercih edilmez. D ticaret ise klfetinin ve riskinin ykseklii, byk sermaye gerektirmesi bakmndan bir cesaret ii olup ncekinden daha faydaldr (Edebd-dny, s. 305311). Ortadou ve Akdeniz ticaretinin altn an tasvir eden Cafer b. Ali ed-Dmak tccar snfn e ayrr: Toptanc/istifi (hazzn); ithalt (rakkd) ve ihracat (mcehhiz). Dmak, mal ucuzken alp istifleyen ve pahalannca piyasaya sren tcire fiyat dalgalanmalar konusuna dikkat etmesini tlemektedir. thalt, zellikle yolculuk ve tamacln glklerine ve beklenmeyen aksaklklara kar nlem almal, piyasalar ve gmrk tarifeleri konusunda nceden bilgilenmeli, eteleler tutup kaytlarn gncellemelidir. hracat gerekletirildii beldelerdeki gvenilir acentelerce yrtlr; temsilciler de kr ortakl usulyle tcirin ve kendilerinin karlarn gzetirler. Dmak ayrca satlan mala ait demelerin belirli bir tarihte taksitle veya krediyle yaplmasna gre ticaret ekillerini tasnif eder (el-re, s. 70-75; kr. bn Haldn, s. 366). Mverd ehirleri de ilevlerinin eitliliine ve younluuna gre zira ve giriimci/ticar olmak zere ikiye ayrr. Ona gre gelimiliin gstergesi ve iktidarn aynas konumundaki giriimci ehirler tara kentlerinin ortasnda, dzenli alclar barndran ticaret merkezlerine yakn olmal, tamacla imkn veren su ve kara yollar zerinde bulunmal, ulam gvenlikleri salanmal, rsm ve vergileri hafif tutulmaldr (Teshln-naar, s. 211-213). Onun tasvir ettii bu dzenli, hiyerarik, ok ilevli kentler anda tccar, gerek esnafn gerekse iftinin istisn ve selem gibi ilemler vastasyla fason retim yapmasna, giriimci/ticar ehirle dierleri, kyle kent, ham madde ve ara mal reticisiyle sanayici arasnda balant kurulmasna araclk etmi, merkeze siyas tbiyeti de kapsayan karlkl bamlla katkda bulunmutur. Bu vesileyle, tccarn selem szlemesini bir riskten korunma (hedging) yntemi olarak kulland sylenebilir. VIII-X. (XIV-XVI.) yzyllar arasndaki nc dnemin en arpc zellii Avrupal tccarn slm pazarlarna youn biimde nfuz etmesi ve nce Dou Akdeniz ticaretine, X. (XVI.) yzyldan itibaren dnya ticaretine hkim olmaya balamasdr. talyanlar Fransa, ngiltere, Danimarka, spanya, Portekiz ve Hollanda izlemi, bu devletler, gemiin aksine Akdeniz kylarndaki slm topraklarn devaml tehdit edip buradaki ticareti ellerinde tutmutur. Aslnda bu sre, daha VI. (XII.) yzylda slm topraklarndan geen transit ticaret mallarnn veya yerli mahsuller yahut yar mmul rnlerin gerek Batya gerekse mslman lkeler arasnda Avrupa gemilerinde tanmasyla balamt. Bylece mslmanlar, transit ticarette arac konumuna derken ham madde ve yar mmul mallarn ihracatn ksmen koruyabilmitir (EI [ng.], X, 472). Hallar, talyan ehirlerinin ticaret kalplarnn deiiminden byk lde sorumludur. Aslnda Akdenizdeki slm ticar yaplar daha nce mslmanlarn pek giremedii, byyen Avrupa pazarlarnn etkisiyle anp deiiyordu. Esasen Piza, Cenova, Venedik tcirleri Hal seferleri ncesinde ve bu seferler srasnda mslmanlarn Uzak ve Yakndou ticaretine mdahale ediyor, bazan da ortak oluyorlard. Bunlar Hal ordularn tamalar ve deniz savalarndaki araclklar sayesinde zellikle Yafa, Askaln, Kayseri, Akk, Sr, Sayda, Beyrut ve Antakya gibi igal altndaki ehirlerde imtiyazl konum kazanm, kimden yana olsalar ayrcalk ve yurttalar iin konsolosluk himayesi kapmtr. Hallarn ekilmesinden sonra talyanlarn blge ticaretine inalklar ve yerel piyasalarda tuttuklar kpr balar, kendilerinin Kuzey Avrupann baharat ve dier Dou mallarn talep eden pazarlaryla balant salamalarna imkn vermitir. Akdeniz tamaclndaki stnlkleri

sayesinde mslmanlarn blgesel ticaretinden -deien siyas artlarn da yardmyla- nemli bir pay kapp slm topraklarndaki faaliyetlerinin hacmini arttrm, konsoloslar ve noterleriyle kalc hale gelmitir (a.g.e., X, 473). zellikle Hallar ve Avrupallar arasndaki birlii nlemek ve gelir kaynaklarn arttrmak iin XII. yzyldan itibaren uluslar aras ticarette nemli roller stlenen Batl tcirlere ve irketlere geni kapsaml imtiyazlar tannmaya balanmtr. Hrizmahlar, Memlkler, Seluklular, lhanllar, Osmanllar, Safevler, Bbrller gibi slm devletleri ayrcalklar vermede birbirlerini izlemitir. Dou-Bat ticaret yollar zerinde bulunduklar iin slm devletlerinin Hindistandan ine kadar Doulu tccara da imtiyazlar bahettii grlmektedir. Ayrcalklar, veren lkeden ziyade alann karlarna hizmet etmi, mtekbiliyet esasna dayanan imtiyazlardan asker, siyas ve iktisad g sahibi Avrupallar smrgeletirme politikalarn gerekletirmek iin yararlanmtr. Buna karlk Avrupada korumac Merkantilist politikalar benimsenmitir. Osmanllarda zamanla kapitlasyon zellii kazanan ticar ayrcalklar, yerli tcirlerin Avrupa tccar statsnden yararlanabilmek amacyla imtiyaz sahibinin himayesine girmesine sebep olacak boyutlarda bir haksz rekabet ortam dourmas bakmndan mill hkimiyeti zayflatc rol oynamtr. ran ve Irakn Moollarca istils, zellikle Uzakdou baharat ticaretinde Irak ilerinden Basra krfezine ve Msrn istikrarl bir k noktas oluturduu Kzldenize doru bir kaymaya yol amtr. Mslman tccar daha nce rekabeti olarak dorudan girmedii geliip dnen Kuzey Avrupa pazarlarndan yararlanamamtr. Sonuta Avrupal tcirler, kendi pazarlarn doyurmak iin Dou Akdeniz ticaretinden nemlanmaya baladklarnda mslman meslektalar sadece ithal edilen baharatn yeni piyasalara arzndan mahrum kalmam, ayrca kendi blgesel pazarlarn da kaptrmtr. Avrupal tccarn Bat Akdeniz limanlarna girii, VI. (XII.) yzylda Tunusu ele geiren Muvahhidlerin Piza ile antlamalar imzalayp sistemli ticaret tarifelerini oturtmasyla beraber dzenli bir hal almtr. talyan ehirleri karlkl ticaretle Tunus ve Cezayir limanlarnn kalknmasna katk salam, Marsilyallar, Katalanlar ve Portekizliler, Maribin Akdeniz ve Atlantik limanlaryla ticaret yapmtr. Maribin byk altn fazlas bulunduu, Mernlerin VIIVIII. (XIII-XIV.) yzyllarda Kastilya valyelerini ve Aragon gemilerini kiralamak iin dzenli biimde dedikleri bol altn ve dinarlardan anlalmaktadr. Aragon, Kastilya ve Cenova krallklar Enfda (Kazablanka) -IX. (XV.) yzylda Portekizliler tarafndan tahrip edilene kadar-dim temsilci bulundurur ve ticaret gemileri limana gelip giderdi. nemli iktisad gelimelerin grld Mernler dneminde hristiyan lkeleriyle ticaret Sebte, Sel, Asle ve Enf gibi liman ehirlerinden yaplyordu. hra rnleri arasnda yer alan ynl kumalar Avrupada merino(s) ismiyle mehur olmu, ayrca lkenin stn kaliteli deri rnleri Batda Maribe nisbetle maroquin/maroquinerie adyla n kazanmtr (DA, XXIX, 197). Bu dnemdeki gelimeleri Osmanllarn konumu etkileyip dengelemi ve gerilemeyi geciktirmise de talyanlar Dou Akdenize yerleirken Trk tcirleri ancak IX. (XV.) yzyln sonlarnda talya topraklarna ayak basp Venedikte ticarethane amtr. Buna ramen Akdenizdeki Osmanl hkimiyeti dneminde Avrupa deniz ticareti ancak Osmanl Devleti ile yaplan anlamalar sayesinde varln srdrebilmitir. Akdeniz, Avrupa lkelerinin Kuzey denizindeki gemiciliklerini ve teknolojik faaliyetlerini ilerletmeleriyle yeni gelimelere sahne olmutur. spanya ve Portekizin mitburnunu kefederek Atlas Okyanusuna almas Dou ticaret yollarnn deimesinde ve

Akdenizin ikinci plana dmesinde rol oynam, Avrupada merkez iktidarn feodaller karsnda tccarla i birlii yapt bu sre gerek ticaret gerekse retim kalplarn yeniden ekillendirmitir. zellikle VIII. (XIV.) yzylda ticaret gzerghlarn aan igalci ordular ve salgn hastalklar bilhassa ehirleri ve buradaki vasfl zanaatkr nfusunu krm ve Memlk ekonomisine byk zarar vermitir. En nemli gelir kaynaklar uluslar aras ticaret olan Memlkleri bir baka gelime daha olumsuz etkilemitir. Papalk hristiyanlarn Memlk topraklaryla ticaretine genel bir ambargo koymutur ki bu tutum 1345 ylna kadar iki taraf arasndaki alverii nemli oranda snrlam, ambargoyu delme giriimleri cezalandrlmtr. Buna karlk slmiyet, Ehl-i kitapla belli artlarda ilikiye ve anlamaya, mstemen saylanlara baz kolaylklar ve haklar tanmaya imkn veriyordu. Bu tarihten sonra ksmen gevetilen ambargo 1370te kaldrlm, talyan devletleri Msrda da ticaret yapma hakkna kavumutur. Giderek bu lke ulam ve ticarette Dou Akdenizin kilit noktas olmutur (a.g.e., XXVII, 146-147). Moollarn 1240-1360l yllar arasndaki Asya hkimiyeti Dou-Bat ticaretinde Avrupallara ambargodan doan kayplarn telfi imkn veren yeni almlar sunmutur. Mool istils srasnda Dou-Bat arasndaki ticarette tek emniyetli yol olarak Kzldeniz ve Msr zerinden geip denizden Avrupaya ulaan gzergh kalmtr. Bu durum Memlk devlet adamlarn d ticareti gelitirmeye yneltmi, ticar merkez haline gelen byk ehirlerde geni ar ve pazarlar yannda yabanc tccar iin hanlar, oteller, temsilcilikler kurulmutur. Ming hnedannn ine girii kstlad 1370lerden Portekizlilerin mitburnunu dolamalarna kadar Asya-Avrupa arasnda mal ak Memlkler ve Venediklilerin zerinden geiyordu. Bu arada mslman araclarn devreden karlmas Avrupal tccara hem yeni pazarlar hem daha fazla kr salam, talyanlar ticaretlerini Dou Akdenizden Karadenize kaydrmtr. Hnedann Bahr-Burc Memlkleri arasnda el deitirmesinin de etkisiyle VIII. (XIV.) yzyln sonlarnda Memlk gemicilii gerileyince Venedik-Msr aras deniz tamacl Venedik filosunun eline gemitir. Ekonomik skntlar, IX. (XV.) yzyln banda Suriyeyi harabeye eviren Timur igalinden kaynaklanan uzun sreli istikrarszlkla iyice iddetlenmi, ar vergiler i ve d ticarete byk darbe vurmutur. Sultanlarn vergilendirme politikas yznden zorda kalan Avrupal tccarn Dounun mallarn mkul fiyatlarla elde etmek iin gsterdii aba mitburnunun kefiyle sonulannca Msr ve Suriyenin d ticareti btnyle kmtr. X. (XVI.) yzyln balarnda Portekizlilerin Dou ticaret yolunu kesmelerinden dolay Msr nemli miktarda vergi geliri kaybna uram, bu yzden msdere sistemi yaygnlatrlrken tccar, muktaa sahipleri ve esnaftan alnan arlatrlm vergiler bir yl ncesinden toplanmtr. Ayar dk sikkeler kestirilip devlet hazinesi doldurulmaya allm, bu yzden Msr, Suriye ve Hicazda merkez hkmete kar isyanlar kmtr (a.g.e., XXIX, 96). slm ticaret tarihi baar ile balamakta ve Ortaada mslman topraklarnn genelde yoksullamas, nfusun, zira retim ve imaltn azalmas, kaynak ktl ve teknik duraanlktan doan, devletin reticiyi ve tccar istismar, ar vergilendirmesi, sat tekeline almas ve zel giriimi caydrmasndan beslenen bir d eklinde tanmlanmaktadr. Belki de bu yzden bn Haldn devletin ticaret ve tarmla uramasna kar kmtr. Zira ona gre devlet, elindeki byk madd imknlar ve siyas gc kullanarak tccar ve iftilerle haksz rekabete girer; buna dayanamayan zel kesim faaliyetlerini durdurmak zorunda kalr, alp retme evki krlr ve sonunda iktisad istikrar bozulur. Ayrca ticaretle urap fiyatlarn ykselmesine yol aacak olan devlet sonunda zararl kar. nk zel teebbsn

gerilemesinden doacak vergi kayb devletin iktisad faaliyetlerden salayaca kazanc aacaktr. te yandan devletin siyas erkine iktisad gcn eklenmesi otoriter uygulamalara yol aarak ferd hak ve hrriyetler iin tehlike oluturur (Muaddime, s. 257-259). Ticaret mevcut piyasalar iin retimi zendirmek ve yeni pazarlar amak, deiik imalt sektrleri arasnda irtibat salamak, ham madde ve yar mmul mallar tedarik etmek, ithal rnler iin talep oluturmak suretiyle ekonomiyi canlandrc bir rol oynamtr. slm ekonomisinin imalt sektrnde eitlilik ieren, geni, salam yapl bir retim dzeni vard. blm kalc olup geni lde gelimiti, sanayi retimi slm ncesine gre ok daha byk ve sabitti. Tekstil sanayii bu mekanizmann ileyiinin gzel bir rneidir. ehirli tccar taradaki tekstilcilerden talepte bulunur, yerli retim boya ve tabaklama maddelerini Msrla dier blgeler arasnda naklederdi. Ticaretin btnletirici rol blgesel ekonomilerdeki demeler dengesine byk katk salamtr. Blgesel ticaret ilevini grd mddete transit ticaret yerel dengeleri bozamamtr. Toptanclk, perakendecilik, pazarlama ve finansman kapsayan geni imalt hizmetleri yelpazesi ve ehir merkezlerindeki ok gelimi nakliyat sistemi tarafndan desteklenmitir. Ziraat, imalt ve hizmet kesimlerini, merkezd dnya ilikisinden ziyade blge-evre ilikisi modeline dayanan dengeli bir iktisad sistem bnyesinde birletiren ticaret kentleme srecinde ve mslman toplumlarn iktisad kalknmasnda merkez bir rol oynamtr. Ancak son dnemde ticaretin btnletirici rol zayflam, katlmc blge ekonomileri dengelerini yitirmitir. Mslmanlarn ticareti d pazarlara deil i byme ve blgesel btnlemeye dayal iktisad kalknmay ilerletmitir (EI [ng.], X, 473-474). Avrupal tccar ve irketler iin VII. (XIII.) yzyln sonlarndan itibaren uluslar aras piyasalardaki rnler, fiyatlar, para ve l birimleri, gmrk tarifeleri gibi pek ok bilgiyi ieren yzlerce ticaret rehberi yazlm, talyanlar, Dou Akdenize giden tcirler iin klavuz szlkler hazrlatmtr. XIII. yzyln sonlarnda Sudakta dzenlenen Codex Cumanicus bu tr eserler iinde nemli bir yer tutmaktadr. Latince-Farsa-Kumanca olan szlk ticarette kullanlan 2500 Kumanca kelimeyi iermektedir. Osmanllarn blgeye hkim olmas zerine buna benzer Trke-talyanca lugatlar hazrlanmtr. Bunlar yeterli bulmayan Venedikliler kendi genlerine Trke retmeye ynelmitir. Szlkler dnda Dou Akdeniz lkelerindeki ller, paralar ve mallara dair bilgi veren rehberler de yazlmtr. Bunlarn banda, 1324te Bardi firmas adna Douya gnderilen F. Balducci Pegolottinin hazrlad La Pratica della Mercatura adl eser gelmektedir (DA, XXVII, 146-147). te yandan talya tccar Hazar denizine de iyice ina olmutu. Ancak Timurun 798de (1395-96) Astarhan ve Saray ele geirmesi Hazar denizi ticaretine ar darbe vurmu, bu tarihten sonra talyanlar ipei daha ok Sultniye yoluyla karadan tamtr. Buna ramen XV. yzyln sonunda Derbend-Astarhan arasnda daha ok yaz aylarnda belirli miktarda ticaret yaplabiliyordu. Osmanllar zamannda II. Selimin ticar amala Karadeniz ile Hazar bir kanalla birletirme fikri uygulamaya konulmamtr. Hazarn ulatrma ve ticaret bakmndan tad nem, mitburnu yolunun kefedilerek Hindistana aktarma yapmaya gerek kalmadan yalnz denizden gidilmeye balanmas zerine azalmtr (a.g.e., XVII, 111). VIII. (XIV.) yzyln banda Trabzondan, hatta bir ara Kefeden karlan Cenevizliler yine de Karadenizdeki ticar faaliyetlerini ksmen srdrmtr. zellikle Samsun, Fatsa ve Trabzonda kendilerine ait zel blgeler bulunuyordu. Venedik, ky kesimlerine hkim Trkmen beylikleriyle ilikilerini gelitirip Karadenize yerlemeye balam, ticar nemi byk limanlar zerinde Trkmen beyliklerinin de kart Venedik-Ceneviz ekimesi ba gstermitir. 1364te Anadoluda

Trkmen beylikleri ve Msrda Memlklere kar hazrlklar yaplan genel bir Hal seferi erevesinde papa endljanslar datarak para toplad gibi Trklerle ticaret yapan hristiyanlar aforoz etmeye balamtr (a.g.e., XXXI, 158). Karadeniz ticaretinin nemli mevkilerinden biri olan Tanada Cenevizliler gibi Venedikliler de VIII. (XIV.) yzyln ilk yarsnda baz ticar messeseler am ve bir konsolos bulundurmutur. Altn Orda Han zbek Han, ehirde bir mahalle oluturmak isteyen Venediklilere 1333te belli bir vergi karlnda izin vermitir. Bu arada Karadenizin gney kylarna ulaan Osmanllar, elebi Mehmed zamannda bat sahillerine doru uzanm, ancak sonuta Osmanl gl olan Karadeniz ticaretinden yahudi, Balkan hristiyanlar ve Ermeniler yararlanmtr. IX. (XV.) yzyln sonlarna kadar Asya-Avrupa ilikileri karadan salanrken bu tarihlerde, iki ktay balayan kara ticaret yollarnn getii blgelerde mslmanlarn hkimiyet kurmalar Avrupallar Asyann gney sahillerine ulatracak baka bir yol aramak mecburiyetinde brakmtr. Portekizli Vasco de Gamann 1497de Bat Afrika kylarn izleyip Gney Afrikay dolaarak Arabistann gney sahillerinden Hindistana ve Seylana ulamas Asyann tarihinde yeni bir dnemin balangc olmu, bu yolu kullanan Portekizliler, Kzldeniz hkimiyetini ele geirmitir. 923te (1517) Msr fetheden Osmanllar, Portekizin faaliyetlerini engellemek amacyla Adeni alnca Kzldenizin ticaret yolu olma zellii zayflamtr. Avrupann devlet-kilise-tccar dayanmas iinde Uzakdou pazarlarna dorudan eriimini mmkn klacak deniz yollarn ve Amerikay kefine, dolaysyla tarihte ilk defa Yeni Dnya ile Uzakdou ekonomilerini kendileriyle ve birbirleriyle balamasna, X. (XVI.) yzylda dnya ticareti arlnn Atlantike kaymasna ramen slm hkimiyet alanndaki ticar hareketlilik srm, ancak ikincil konuma dmeye balamtr. Hint Okyanusu deniz gc ve zellikle baharat ticareti XVI. yzyldan itibaren Avrupaya kaptrlmtr. Hindistana ulanca (1498) yaylmac bir politika gden Avrupallar uzun zaman i blgelere nfuz edemeden kylarda kurduklar ticaret kolonilerinde yaam, Portekizliler ktada nce Kaliktte yerleip yeni yerler igal etmitir. Portekizlilerin Avrupa baharat pazarn ele geirmek amacyla Hindistanda ve Malakka takmadalarnda kurduklar koloni ve ticaret merkezlerinin en nemlileri Gneybat Asyada Hrmz, Gney Asyada Goa ve Gneydou Asyada Malaka olup bunlara Di, Hugly, Kolombo ve Makao da katlmtr. Asyadaki zenginlikleri Batya tamay amalayan Portekizliler, Hrmzden Japonyaya kadar etkili olmutur. Gneydou Asyann zenginliklerinin arpc rnei Malaka, 1510 ylnda blgeyi ziyaret eden Portekizli seyyah Tome Pirese gre yaklak 2,4 milyon cruzado (Portekiz altn) deerinde ticaret hacmine sahip olup en nemli dnya ticaret merkezlerindendi. Avrupann o dnemde en zengin ticaret ehirlerinden saylan Sevillann (bliye) ticaret hacmi XVI. yzyln sonunda ancak 4 milyon cruzadoya ulayordu. Fakat 1511de Portekizlilerce ele geirilen Malaka eski ticar stnln srdrememi, yabanc tccar, yksek gmrk vergilerinden ve resm yolsuzluklardan kurtulmaya alrken mslman tcirler daha ok Portekizlilerin rakibi olan Sumatradaki Ae Limann tercih etmitir (a.g.e., XXVII, 466-467). Avrupal mstemlekeci devletler Uzakdou ticareti iin nemli atlama talarn da smrmeye girimitir. X. (XVI.) yzyln balarnda ulatklar, Hindistan denizyolu zerinde bulunmas sebebiyle stratejik nem tayan Madagaskarn hkimiyetini ele geirebilmek iin mcadele iine girmilerdir. Bu zaman zarfnda zellikle kle ticaretinin buraya ektii Avrupal tccar, maceraperest ve misyonerler sahil blgelerinde baz antrepo ve yerleim merkezleri

kurmutur. Madagaskarn smrgeletirilmesi XI. (XVII.) yzyln ortalarnda Fransa tarafndan gerekletirilmitir. Portekizliler, Uzakdou ticaretinin nemli bir baka atlama ta olan Seylana geldiklerinde Kolomboda gven ve refah iinde yaamakta olan kalabalk mslman tccar nfusunu kendilerine hem din hem ticar adan rakip grerek 1526-1626da liman ehirlerinden atp d ticareti ellerine geirmilerdir (a.g.e., XXXVII, 427). Avrupa dnyann mallaryla kendisininkileri deil Yeni Dnyadan ald gm deitiriyordu. nk henz d dnya ile rekabet edebilecei sanayi rnleri olmad gibi ucuz i gc salayacak nfusu da yoktu. XVI. yzylda Amerika ktasnn kefi zerine Meksika ve Perudaki madenlerden Eski Dnyaya byk miktarlarda altn ve gm akmaya balamtr. Avrupallar, Dou Akdeniz ve bilhassa Asya ile olan ticaretlerinde ok byk aklar vermi ve aradaki fark Amerikadan gelen altn ve gmle karlamaya ynelmitir. Bylece Gney Amerikada veya Avrupada kesilen altn, zellikle de byk boy gm sikkeler (gross) ok kullanlan birer deme arac olarak btn dnyaya yaylm, XVI. yzyln ortalarndan itibaren Balkanlar zerinden Osmanl piyasalarna da kuru ad altnda girmitir. Btn dnyada yaanan parasal alkantlara Osmanl Devletinin kendi mal glkleri ve savalar eklenince 1050lerden (1640) itibaren Osmanl darphneleri birbiri ardna kapanm, bu tarihten balayarak yaklak elli yl boyunca tedavlde pek grnmeyen ake bir hesap birimi konumuna dmtr. Bu dnemde Osmanl piyasalarnda deme arac olarak kurularn ban ektii eitli Avrupa sikkeleri kullanlmtr (a.g.e., XXVI, 458). Avrupa, ucuz i gc sorununu zme ve smrgecilik yapma uruna kleletirmeyi daha nce grlmeyen boyutlarda gelitirmi, kleler reterek teknik ve bilimsel aratrmalar iin yeterince bo zaman kazanmtr. 1880 ylna kadar Batya sadece Kongo civarndan milyonlarca kle tanmtr. XIII. yzylda Atlas Okyanusu sahilinde kurulan Kongo Krall 1482de ilk defa Portekizlilerle ticaret anlamas yapmtr. 1498 ylndan itibaren Amerikaya Afrikal klelerin tanmas blgedeki ticareti bu alanda younlatrm, XVI ve XVII. yzyllar boyunca Hollandallarn da baz noktalar ele geirmesiyle Kasai ve Katanga gibi i kesimlerden kle ticareti aralksz srmtr. Kargo kapasitesi yk hayvan katarlar ve nehir botlarnn tama gcn kat kat aacak seviyelere ulat iin artk ykte ar pahada hafif mallar da tayabilen okyanusa dayankl kalyonlarn ve ticar slerin XIV. yzyldan itibaren -top, tfek ve barut fiyatlarndaki ucuzlamayla birlikte-daha dk maliyetle silhlandrlabilmesinin yan sra Amerikan gm-silhlanma sarmalnn verimlilii Avrupann kresel hkimiyetinde nemli rol oynamtr. Silh sanayiinin rnleri sadece devlete deil zel kesime de satlm, bylece bu sektr byd gibi gemilerin silhlandrlmas ticaret yollarnn kontroln de kolaylatrmtr. Ayrca kresel ticaretin yaygnlamasna ve sanayilemeye paralel olarak bireysel sermaye birikimlerinin zamanla rekabet gcn kaybetmesiyle byk irketlerin ve -risk paylam, piyasa denetimi, geni hacimli finansman imkn salayabilmesi, dev ticaret filolar ile nceki dnemlerde kendilerine tahsisli funduk, vekle, han gibi kk lekli duraklara karlk kalc silhlandrlm ticar sler kurulabilmesi, byk parti almlarla fiyat ve kurlar belirleyebilmesi, uluslar aras iletiim a oluturabilmesi gibi pek ok ilevi bulunan-tccar birliklerinin hkimiyeti pekimitir. Batda borlarndan dolay yalnz mmelekiyle snrl sorumlulua sahip anonim irketlerin gelitirilip yaygnlatrlmas bu sreci hzlandrmtr. Dou Akdeniz ve Dou Hint kumpanyalar gibi uluslar aras ortaklklar kuran kapitalistler zamanla dnya ticaretini tamamen ele geirmitir. Bunda okyanus tesi byk hacimli, ok krl ticareti finanse edecek piyasa, kurum ve aralarn hzla gelimesinin de nemli katks olmutur. Fakat slm ticaret

hukukunun erevesi yerel, blgesel ve uluslar aras kurumsal, tzel, anonim i birliklerini gerekletirecek ekilde gelitirilememitir. slm miras hukukunun bu srete mslmanlarn aleyhine rol oynadna dair iddialar doru deilse de irketler hukukunun yetersizliine dair eletirilere hak verilebilir.

BBLYOGRAFYA

bnl-Esr, en-Nihye, I, 181; v. Soden, AHW, III, 1314-1315; Msned, III, 428, 437, 444; Buhr, By, 1-2, 6, 9, 11, 35-36, ac, 149; Eb Dvd, Mensik, 5, 7; Eb Ysuf, Kitbl-arc (nr. Muhibbddin el-Hatb), Kahire 1396, s. 206; Muhammed b. Hasan e-eybn, el-Kesb (Risletn fil-kesb iinde, nr. Sheyl Zekkr), Beyrut 1417/1997, s. 70-72; Sahnn, el-Mdevvene, Beyrut, ts. (Dru Sdr), IV, 270; Chiz, et-Tebaur bit-ticre (nr. Hasan Hsn Abdlvehhb), Kahire 1414/1994; bn Ebd-Dny, Ilul-ml (nr. Mustafa Mflih el-Kudt), Mansre 1410/1990, s. 259-275; Dnever, el-Abr-vl, s. 117; Mesd, Mrc-eheb (Abdlhamd), I, 168; bn Havkal, retl-ar, II, 332-333, 340, 378-379, 382, 385; Cesss, Akml-urn (Kamhv), I, 386; V, 66; Makdis, Asent-tesm, s. 31-32; Eb Hayyn etTevhd, el-mt vel-munese (nr. Ahmed Emn-Ahmed ez-Zeyn), Beyrut 1373/1953, III, 60-62; Mverd, Edebd-dny ved-dn (nr. Mustafa es-Sekk-M. erf Skker), Beyrut 1408/1988, s. 305-311; a.mlf., el-Akms-sulniyye (nr. Ahmed Mbrek el-Badd), Kahire-Kveyt 1409/1989, s. 272-273; a.mlf., Teshln-naar ve tacl-afer (nr. Rdvn es-Seyyid), Beyrut 1987, s. 211-213; Cafer b. Ali ed-Dmak, el-re il mesinit-ticre (nr. el-Bir e-rbac), skenderiye 1397/1977, s. 69-75; emseddin bn Mflih, el-db-eriyye vel-mineulmeriyye, Kahire, ts. (Messeset Kurtuba), III, 260-261, 290-294; bn Haldn, Muaddime (nr. Derv el-Cveyd), Beyrut 1416/1996, s. 257-259, 366-371, 380-381; bn Hacer el-Askaln, elMelibl-liye (nr. Hseyin b. Ysuf b. Mustafa mer Sebhte), Riyad 1419/1998, VII, 352; Mevvk, et-Tc vel-ikll, Beyrut 1398, IV, 253-254; Veners, el-Miyrl-murib (nr. Muhammed Hacc), Beyrut 1401/1981, VIII, 302-303; Aleddin Ali bnl-Lebbd, Fall-iktisb ve aml-kesb ve dbl-mae (Risletn fil-kesb iinde, nr. Sheyl Zekkr), Beyrut 1417/1997, s. 142, 144-145; Ch. C. Torrey, The Commercial Theological Terms in the Koran, Leiden 1892, s. 43; Mecelle, md. 44; H. Pirenne, Economic and Social History of Medieval Europe (trc. I. E. Clegg), New York 1937, s. 1-38, 44-49, 86-166, 206-219; a.mlf., Mohammed and Charlemagne, London 1954, s. 164 vd.; A. R. Lewis, Naval Power and Trade in the Mediterranean: A.D. 500-1100, New Jersey 1951, s. 54-249; G. F. Hourani, Arab Seafaring in the Indian Ocean in Ancient and Early Medieval Times, Princeton 1951, s. 46-114; R. S. Lopez, The Trade of Medieval Europe: The South, Cambridge Economic History of Europe, Cambridge 1952, II, 257-354; a.mlf. v.dr., England to Egypt, 1350-1500: Long-term Trends and Long-distance Trade, Studies in the Economic History of the Middle East (ed. M. A. Cook), London 1970, s. 93-128; A. Jeffery, The Foreign Vocabulary of the Qurn (ed. B. Bhattacharyya), Kahire 1957, s. 90-91; C. Issawi, The Decline of Middle Eastern Trade: 1100-1850, [bask yeri ve tarihi yok], s. 1-31; H. L. Adelson, Medieval Commerce, Princeton 1962, s. 126-129, 138-145; A. K. S. Lambton, The Merchant in Medieval Islam, A Locusts Leg: Studies in Honour

of S. H. Taqizadeh (ed. W. B. Henning-E. Yarshater), London 1962, s. 121-130; Samir M. Zoghby, The Impact of the Western Sudanic Empires on the Trans-Saharan Trade: Tenth to Sixteenth Century (doktora tezi,1966), Georgetown University, tr.yer.; Shlomo dov Goitein, A Mediterranean Society: Economic Foundations, Berkeley 1967, I, 148-352; a.mlf., The Rise of the Middle-Eastern Bourgeoisie in Early Islamic Times, Studies in Islamic History and Institutions, Leiden 1968, s. 217241; a.mlf., Mediterranean Trade Preceding the Crusades: Some Facts and Problems, Diogenes, XV/59 (1967), s. 47-62; B. Spuler, Trade in the Eastern Islamic Countries in the Early Centuries, Islam and the Trade of Asia (ed. D. S. Richards), Oxford 1970, s. 11-20; a.mlf.-W. Floor, Commerce, EIr., VI, 57-89; A. S. Ehrenkreutz, Monetary Aspects of Medieval Near Eastern Economic History, Studies in the Economic History of the Middle East, s. 37-50; a.mlf., Strategic Implications of the Slave Trade between Genoa and Mamluk Egypt in the Second Half of the Thirteenth Century, The Islamic Middle East, 700-1900: Studies in Economic and Social History (ed. Abraham L. Udovitch), Princeton 1981, s. 335-345; a.mlf., Al-Bzajn (A.D. 939-997) on the Masr, JESHO, VIII (1965), s. 90-92; Abraham L. Udovitch, The Law Merchant of the Medieval Islamic World, Logic in Classical Islamic Culture (ed. G. E. von Grunebaum), Wiesbaden 1970, s. 113-130; a.mlf., Commercial Techniques in Early Medieval Islamic Trade, Islam and the Trade of Asia (ed. D. S. Richards), Oxford 1970, s. 37-62; a.mlf., Credit as a Means of Investment in Medieval Islamic Trade, JAOS, LXXXVII (1967), s. 260-264; Subhi Y. Labib, Egyptian Commercial Policy in the Middle Ages, Studies in the Economic History of the Middle East, s. 6377; a.mlf., Krim, EI (ng.), IV, 640-643; Cl. Cahen, Economy, Society, Institutions, CHIs., II, 511-538; a.mlf., Quelques mots sur le dclin commercial du monde musulman la fin du moyen ge, Studies in the Economic History of the Middle East, s. 31-36; a.mlf., Commercial Relations between the Near East and Western Europe from the VIIth to the XIth Century, Islam and the Medieval West: Aspects of Intercultural Relations (ed. Khalil I. Semaan), Albany 1980, s. 1-25; a.mlf., Monetary Circulation in Egypt at the time of Crusaders and the Reform of Al-Kamil, The Islamic Middle East, 700-1900: Studies in Economic and Social History, s. 315-333; W. Heyd, Yakn-Dou Ticaret Tarihi (trc. Enver Ziya Karal), Ankara 1975, s. 29-617; A. Mez, The Renaissance of Islam (trc. Salahuddin Khuda Bakhsh-D. S. Margoliouth), Delhi 1979, s. 470-484; V. Christides, Navies, Islamic, Dictionary of the Middle Ages (ed. J. R. Strayer), New York 1982, IX, 73-77; E. A. Zachariadou, Trade and Crusade: Venetian Crete and the Emirates of Menteshe and Aydin (1300-1415), Venice 1983; Ph. D. Curtin, Cross-cultural Trade in World History, Cambridge 1984, s. 105-106, 115; Faruk Abu-Chacra, Trade and Trade Routes of the Quraysh, Asian Trade Routes: Continental and Maritime (ed. K. R. Haelquist), London 1991, s. 38-42; Cengiz Kallek, Hz. Peygamber Dneminde Devlet ve Piyasa, stanbul 1992, s. 3-25; Muhammad al-Faruque, Some Aspects of Economic History of Iraq during the Early 4th/10th Century (295-335/908-945): The Role of Trade in the Economy (doktora tezi, 1993), University of Toronto, s. 168-251; O. R. Constable, Trade and Traders in Muslim Spain: The Commercial Realignment of the Iberian Peninsula 9001500, Cambridge 1994, s. 1-258; Chau Ju-Kua, His Work on the Chinese and Arab Trade in the Twelfth and Thirteenth Centuries, Entitled Chu-fan-Ch (trc. F. Hirth-W. W. Rockhill, ed. Fuat Sezgin), Frankfurt 1996, s. 114 vd.; D. Abulafia, The Impact of the Orient: Economic Interactions between East and West in the Medieval Mediterranean, Across the Mediterranean Frontiers: Trade, Politics and Religion, 650-1450 (ed. D. A. Agius-I. R. Netton), Turnhout 1997, s. 1-40; J. L. Meloy, Mamluk Authority, Meccan Autonomy and Red Sea Trade, 797-859/1395-1455 (doktora tezi, 1998), The University of Chicago, s. 35-88; K. N. Chaudhuri, Trade and Civilisation in the Indian Ocean: An Economic History from the Rise of Islam to 1750, Cambridge 2002, s. 9-220; R. E. Mack, Dou

Mal-Bat Sanat: slam lkeleriyle Ticaret ve talyan Sanat 1300-1600 (trc. Ali zdamar), stanbul 2005, s. 32-54; M. Rashid Akhtar Nadvi, Industry and Commerce under the Abbasids, JPHS, I/2 (1953), s. 118-126; Joseph de Somogyi, The Part of Islam in Oriental Trade, IC, XXX/3 (1956), s. 179-189; Eliyahu Ashtor, Krim Merchants, JRAS (1956), s. 45-56; a.mlf., The Volume of Levantine Trade in the Later Middle Ages (1370-1498), Journal of European Economic History, IV, Roma 1975, s. 573-612; a.mlf., Observations on the Venetian Trade in the Levant in the XIVth Century, a.e., V (1976), s. 533-586; a.mlf., The Volume of Medieval Spice Trade, a.e., IX (1980), s. 753-763; a.mlf., The Wheat Supply of the Mamluk Kingdom, AAS, XVIII/3 (1984), s. 283-295; S. Maqbul Ahmad, Commercial Relations of India with the Arab World (1000 B.C. upto Modern Times), IC, XXXVIII/2 (1964), s. 141-155; N. A. Stillman, The Eleventh Century Merchant House of Ibn Awkal (A Geniza Study), JESHO, XVI/1 (1973), s. 15-88; L. Kinberg, Compromise of Commerce: A Study of Early Traditions Concerning Poverty and Wealth, Isl., LXVI (1989), s. 193212; J. M. Rogers, To and fro Aspects of Mediterranean Trade and Consumption in the 15th and 16th Centuries, Revue du monde musulman et de la Mditerrane, sy. 55-56, Aix-en-Provence 1990, s. 57-74; M. Morony, Commerce in Early Islamic Iraq, Asien, Afrika, Lateinamerika, XX (1993), s. 699-720; E. A. Congdon, Venetian Merchant Activity within Mamluk Syria (886-893/14811487), al-Masaq, VII, Leeds 1994, s. 1-33; J. Schacht, Bay, EI (ng.), I, 1111; Heffening, Tira, a.e., IV, 747-751; Ch. Pellat, al-Rniyya, EI (ng.), VIII, 363-367; C. E. Bosworth v.dr., Tira, a.e., X, 466-475; Yusuf Halaolu, Anadolu, DA, III, 127; Cemil Hee-Soo Lee, in, a.e., VIII, 323-326; a.mlf., Kore Cumhuriyeti, a.e., XXVI, 199-200; Syed Muhammad Naquib al-Attas, Endonezya, a.e., XI, 194-197; Xavier de Planhol, Hazar Denizi, a.e., XVII, 110-111; Ahmet Taal, Hazarlar, a.e., XVII, 119-120; Ali brahim Sava, Konsolos, a.e., XXVI, 178-179; evket Pamuk, Kuru, a.e., XXVI, 458; erafettin Turan, Levant, a.e., XXVII, 145-147; smail Hakk Gksoy, Malaka, a.e., XXVII, 466-467; a.mlf., Myanmar, a.e., XXXII, 254; a.mlf., Sri Lanka, a.e., XXXVII, 426-427; smail Yiit, Memlkler, a.e., XXIX, 96; smail Ceran, Mernler, a.e., XXIX, 197; Halil nalck, Murad I, a.e., XXXI, 158. Cengiz Kallek Ticaret Ahlk. Eski alardan beri ekonomi alannda birka temel meslekten biri olan ticaret, madd getirisi yannda sosyal konumu ve ilevi, retilen mallarn ihtiyalara gre dalmn salamas, geni bir i ve istihdam alan amas gibi sebeplerle insanlk tarihinde nemini hep korumu, retim, ihtiya ve tama imknlarnn artmasna paralel olarak gittike ilgi grp gelien bir meslek halini almtr. Bu srece paralel olarak, dier sosyal faaliyet alanlarnda olduu gibi ticarette de insanlarn ortak yararlarn, toplumsal huzur ve gven ortamn korumay, insanlarn hak ve menfaatlerinin zarar grmesini nlemeyi hedefleyen hukuk dzenlemelerin yannda ahlk kurallarnn oluturulmas da gerekli olmutur. Nitekim balangtan itibaren btn din metinlerde ticaretin belirli ahlk ilkeleri ve kurallar iinde yaplmas zerinde durulmu ve ticaret ahlknn meslek ahlknn en eski trn meydana getirdii belirtilmitir (Aktan, I/1 [2008], s. 100). Mekkenin nemli bir ticaret merkezi olduu ve Mekke toplumunun geni lde ticaretle urat bilinmektedir. Kurn- Kermde Kurey kabilesinin sknt ekmeden yaz k gvenlik iinde ticar yolculuklar yapt bildirilerek bunun Allahn onlara bir lutfu olduuna iaret edilir (Kurey 106/1-4). Bizzat Hz. Peygamber ve

birok sahb ticar faaliyette bulunmutur. Ber b. zib, Zeyd b. Erkam, Eb Sad el-Hudr gibi sahbler ticaretle urayorlard (Buhr, By, 8, 20). Eb Hreyre, dier sahblerden daha ok hadis rivayet etmesini muhacirlerin ar pazarda ticaretle, ensarn mal mlkle megul olmasna ramen kendisinin srekli Reslullahn yannda bulunmasyla izah etmitir. Abdurrahman b. Avf, kendisini malna ortak etmek isteyen mnev kardei Sad b. Rebin bu teklifini kabul etmemi, ondan arnn yolunu gstermesini istemi (Buhr, By, 1) ve zamanla byk bir tccar olmutu. Gazzl ashabn kara ve deniz ticareti yaptn syler (y, II, 63). te yandan, slm ncesi Arap toplumunda haksz kazan yollarnn yaygnlna karlk ticar ilikilerde adalet ve hakkaniyetin gzetilmesini salayacak etkinlikte bir hukuk ve ahlk dzeninin bulunmad bilinmektedir. Kuran ve Snnetten balayarak slm kltrnde ticar faaliyetlerin temel ahlk ilkeleri ve kurallar erevesinde yrtlmesini, ticaretin sadece bir kazan arac eklinde grlmemesini, bunun yannda insanlarn ihtiya duyduu maddeleri onlara ulatrmak suretiyle Allahn rzasn kazanmaya vesile olarak deerlendirilmesini telkin eden bir ahlk zihniyeti ortaya konmutur. Nitek