You are on page 1of 1437

VEKLET

() Hukuk ilem yetkisi vermeye araclk eden akid. Szlkte birine gvenmek, bir ii gvenilir birine brakmak anlamndaki vekl kknden treyen veklet, fkhta bir kimsenin birine kendi adna hukuk ilem yapma yetkisi vermesini ve bu yetkiyi ifade eder. Kendisine i tevdi edilen tarafa vekl, tevdi edilen ie mvekkeln-bih, iin sahibine mvekkil, vekil klmaya tevkl denir. Kurn- Kermde bu kkten treyen ve kiinin Allaha gvenip dayanmasn ifade eden tevekkl kavram krk drt yette, kefil, gvenilir dost, koruyucu ve yardmc anlamndaki vekil ou zaman Allahn sfat olarak yirmi drt yerde geer. ki yette de (el-Enm 6/89; es-Secde 32/11) Cenb- Hakkn inkra sapmayan toplumlara ve lm meleine grev vermesinden tevkil kavramyla sz edilir. Sosyal ihtiyalardan doan, eskiden beri btn toplumlarda ve hukuk sistemlerinde bulunan veklet ilemine Kuranda dolayl (en-Nis 4/35; etTevbe 9/60; el-Kehf 18/19), snnette ise dorudan (el-Muvaa, ac, 69; Msned, IV, 376; Buhr, Veklet, 13; Eb Dvd, By, 28, Aye, 30; evkn, VI, 268) atf yaplr. Bunlara fkh literatrnde ayn zamanda vekletin meruiyet delilleri olarak da yer verilir. Hanef fakihleri vekleti hukuk ilem yetkisinin ve koruma iinin vekile tevdi edilmesi, bir bakasnn hukuk ileme yetkili klnmas (Aleddin es-Semerkand, III, 227; Bbert, VI, 100); filer, kiinin yetkisi dahilindeki niybete elverili bir ii hayatnda yaplmak zere bakasna tefviz etmesi (irbn, II, 217); Hanbeller, ilemi geerli olan birinin ayn durumdaki bir bakasn niybete elverili bir hususta nib belirlemesi (Buht, III, 461) eklinde tanmlar. Mliklerin kiinin emirlik ve ibadet d bir hakta lmn art komakszn bakasn kendine nib yapmas tanm (Muhammed b. Abdullah el-Hara, IV, 284) devlet bakannn ynetici, kad veya cami grevlisi tayin etmesi gibi idar ilemlerle vas tayinini veklet dnda tutma amacna yneliktir. slmiyet gerek din gerek sosyal hayatta insanlarn ihtiyalarn ve karlkl ilikilerde aklk, gven ve kolayl esas aldndan belli artlar erevesinde hem ibadetlerin ifasnda hem hukuk ilemlerde bakalarn temsil ve onlar adna hareket etme imkn tanmtr. Hukuk temsilin en kapsamls ve en yaygn olan veklet irad iken dier temsil ekillerinden velyet ve vesyet kanun/kazdir. Veklet iki tarafl bir hukuk muameledir, velyet ve vesyet ise tek tarafl hukuk ilemler olup kanun veya yarg kararna dayanr. A) Veklet Akdinin Unsurlar ve artlar. Vekletin rknn icap ve kabulden (sga) ibaret gren Haneflere karlk fakihlerin ounluu akdin taraflarn ve konusunu rkn saymtr. a) Sga. cap kural olarak mvekkil tarafndan yaplr, kendine ait bir iin grlmesini bakasna tevdi etmek isteyen mvekkil bu iradesini veklet veya bu anlama gelen bir lafzla ifade eder. cap Haneflere gre muhataba ulamas gereken bir irade beyandr. Kabuln sarih olmas zorunlu deildir, zmn de olabilir. Kendisine yaplan veklet teklifine kar red beyannda bulunmadan o teklifin gereini yapmaya girimek kabul saylr. filer cretli veklette kabuln sarahatini art komutur. Kabuln icabn hemen ardndan olmas da art deildir. Veklet verme teklifi izin mahiyetinde sayld iin rc edilmedii srece hkm devam eder. Bu sebeple veklet akdinde meclis birlii aranmamtr. Balayc olmayan (gayr-i lzm) bir akid olmas sebebiyle lzm akidlerdeki muhayyerlikleri

iermez. Vekletin gelecekte vukuu pheli bir olaya balanmas filerce bir fesat sebebi kabul edilmise de art gerekletiinde daha nce verilen izin devam ettii iin vekilin yapaca ilem geerli saylr. Haneflerle Hanbeller ise vekleti izin verme zelliine sahip bir ilem telakki ettikleri iin onu arta balamaya elverili grmlerdir (Ksn, VI, 20; Muvaffakuddin bn Kudme, V, 93). b) Taraflar. Mvekkil ancak bamsz olarak yapabildii ilemlerde bakasna veklet verebilir. Bundan dolay ya kkl veya akl hastal sebebiyle temyiz gcnden mahrum bulunan tam ehliyetsizlerin veklet dahil btn szl tasarruflar geersizdir. Snrl ehliyetsizlerden mmeyyiz kklerin hukuk ilemlerini kategoride ele alan Haneflerle Mlikler boama, zat etme, hibe ve sadaka gibi kn zararna olan ilemleri kanun mmessilleri muvafakat etse de geersiz saydklar iin onlarn bu tr ilemlere ilikin vekletleri de geersiz kabul edilir. Mmeyyiz kkler, srf yararna olan tasarruflar kanun temsilcilerinin muvafakatine gerek kalmadan yapabildikleri gibi bunlar bakalarna veklet vermek suretiyle de yaptrabilirler. Ancak alveri, icre gibi yarar ve zarar ihtimali bulunan ilemleri kanun mmessillerinin iznine bal olduundan bu tr ilemlerde veklet verebilmeleri de temsilcilerinin muvafakatiyle mmkndr (Ksn, VI, 20; Muhammed b. Abdullah el-Hara, IV, 202). zin alnmadan yaplan ilem iczet verilinceye kadar askda kalr (mevkuf); iczet verilince ilem yapld andan itibaren ilerlik kazanr. filer ise mmeyyiz kklerin beyanlarn hukuk nitelikteki ilerde muteber saymaz (irbn, II, 166); dolaysyla onlarn bu anlamda veklet vermeleri mmkn deildir. Sefahat sebebiyle hacr altna alnan kii mmeyyiz kk hkmndedir (Mecelle, md. 990). filer ve Hanbeller mvekkilde aradklar ehliyeti vekilde de ararlar. Zira onlara gre kendine ait haklarda ilem yapamayan kimse bakasna ait haklarda da ilem yapamaz (rz, I, 356; Muvaffakuddin bn Kudme, V, 88). Hanefler, mmeyyizin irade beyann hukuk sonu balamaya elverili bulduklar iin vekilin mmeyyiz olmasn yeterli saymlardr. Mmeyyizin kendi haklar konusunda kstl tutulmas onu korumaya yneliktir. Fakat mmeyyiz vekil sfat aldnda mvekkile ait haklar zerinde ilem yapacana ve mvekkil de bu sonuca rza gsterdiine gre onun hl mahcur saylmas gerekmez (Serahs, XIX, 159). c) Akdin Konusu. Bununla ilgili birinci art veklete konu olan iin mvekkilin yetkisi dahilinde bulunmasdr. Kii yetkisi dahilinde bulunmayan bir ii bakasna tevdi edemez. Bu ayn zamanda nelerin veklete konu yaplabileceini de belirler. Allah ve kul haklar ayrmnda bireyin mi kamunun mu yetkili sayld tartmasna bal olarak sularn ispat ve cezalarn infaznn veklete konu edilip edilemeyecei fakihler arasnda tartlmtr. Hukuk davalarna ilikin veklet verilebileceinde ittifak varsa da ceza davalar ihtilfldr. lenen sula daha ok kimin menfaatinin zedelendii meselesi bu konuda belirleyici role sahiptir. Zina yapmak ve iki imek gibi haddi gerektiren sularn ispat iin veklet ounluka kabul edilmemi, Hanbeller ise neys hadisine dayanarak (Buhr, Veklet, 13) bu sularn ispatna dair veklete cevaz vermitir. Zira onlara gre hadiste geen eer itiraf ederse kayd suun henz sbt bulmadna, bu arada ispata da veklet verilmi olduuna dellet eder (Muvaffakuddin bn Kudme, V, 91). Karma haklar kapsamna giren hrszlk, kazf gibi had sular ile ksas gerektiren sularn ispatna ilikin ceza davalar Eb Hanfe ve mam Muhammede gre veklete konu olabilir. Eb Ysufa gre ise bu sulara ait cezalarn infazna veklet verilemeyeceinden ispatna da veklet verilemez. Eb Hanfe ve mam Muhammed pheli bir duruma yol amamak iin cezann infaznda vekletin kabul edilmedii, ispatta ise byle bir phenin sz konusu olmad, dolaysyla ispat ve infazn birbirinden ayr tutulmas gerektii

grndedir (Ksn, VI, 21). Hanbeller ve filer de bu tr sular kul hakk alanna yaplm ihlller eklinde telakki ettikleri iin bunlara ilikin davalarn veklete konu olabileceini ileri srmlerdir (bn Kudme, V, 89; emseddin er-Reml, V, 24). Cezalarn infaznda yetki kime aitse infaza o veklet verebilir. Fkhta cezalarn infaznda kii hakknn m kamu hakknn m ar bast tartmas bu konuda belirleyicidir. Mesel had ve tazr cezalarn infaz grevi devlet bakanna aittir, bu sebeple infazda bakasna veklet verebilir. Zina iftiras cezasnn kul ve kamu haklar yn tartmal olduundan infaza tevkil de tartmaldr. Hrszlk suu ispat safhasnda kul hakk ar bast iin mal alnan kimseye tevkil yetkisi verilmitir. Hrszlk suunun gerektirdii had cezas, madurun malna ulamasndan sonra kamu hakk ar basan bir had durumuna geleceinden madurun infazda tevkile yetkisi kalmaz. Ksas gerektiren sularda kul hakk ar basar; bundan dolay cezalar infazda madurun hakk vardr ve diledii takdirde infaza dair bakasna veklet verebilir. Ancak ounluk, suluyu affetme ihtimalini ortadan kaldrmamak iin madurun veklet vermi olsa da infaz esnasnda hazr bulunmasn ister. Hanbeller ise buna gerek grmez. te yandan fakihlerin ekserisi dava vekletinde hasmn rzasn gerekli kabul ederken Eb Hanfe yalnz mazeretsiz tevkilde hasmn rzasn art komutur. Ona gre dava tarafnn mahkemeye gelmesi ve davasn bizzat takip etmesi hasmn onun zerindeki bir hakkdr ve borcun naklinde olduu gibi alacaklnn rzasn almadan bakasna devretmeye yetkili deildir. bn Hazm bir hadisten hareketle (Eb Dvd, Diyt, 8) Eb Hanfenin bu yaklamn eletirmitir (el-Muall, VIII, 245). Mlikler, davaya ilikin veklette hasmn rzasn art komasalar da dava iin birden fazla vekil tayinini hasmn rzasna balamlardr. Veklet akdinin konusu niybete elverili olmaldr. Bir iin niybete elverili olmas o ie balanan neticenin bakasnn fiiliyle de doabilmesi demektir. Niybete elverili bir ite fil taayyn etmez; herhangi bir kimsenin o ii grmesiyle maksat hsl olur. Akidlerde akid konusunun belli ve taraflarca bilinir olmas ilkesinin bir sonucu olarak veklet konusunun da mvekkilin amacnn gereklemesine imkn verecek derecede belli ve bilinir olmas art aranr. fay imknszlatracak derecedeki bilinmezlik akdin kuruluunu engeller, ancak btn ayrntlarn belirtilmesi art deildir. Her eye, benim iin ciz olan her tasarrufa veya yetkili bulunduum her tasarrufa vekil tayin ettim eklindeki bir ifade fakihlerin ounluunca ileri derecede bilinmezlik (cehlet-i fhie) diye nitelenmi ve mvekkil iin beklenmedik zararlara yol amas ihtimali gz nne alnarak akdin kuruluuna engel saylmtr. bn Eb Leyl ise bu gre katlmaz. mam Muhammede gre de byle bir veklet vekile her trl tasarruf yetkisini verir; sat, icre, hibe, talk ilemlerini yapabilecei gibi kendisine infakta dahi bulunabilir. Eb Hanfeye gre umumi veklete sahip olan vekil bu veklete dayanarak ancak ivazl ilemler yapabilir; zat, teberru gibi ivazsz ilemler yapamaz. filer ise, Btn malm sat veya, Btn alacaklarm tahsil et eklinde belli bir grup ilemin yaplmasna ilikin umumi vekleti ciz grrler. Bunun gibi alma ilikin umumi veklet de fakihlerce ciz grlr. Alnacak maln sfatnn ve semenin belirtilmesi art deildir; bunlar ksm bilinmezlik (cehlet-i yesre) saylr ve vekletin geerliliine istihsanen cevaz verilir. Bu konudaki istihsann dayana, Hz. Peygamberin bir kurbanlk almas iin Hakm b. Hizma 1 dinar verdiinde kurbanln vasfn belirtmemesi, ayrca ticar hayatta buna duyulan ihtiyatr. Cehlet-i cins nevi cehaletinden daha ar olduundan akdin kurulmasna engel kabul edilmitir. Hanbellere gre cinsi belirtilmeyen bir eye dair veklet geerli, filere gre ise geersizdir. d) Veklette cret. Veklet cretli olabilir. Mecelleye gre (md. 1467), akid yapld srada cret art koulmusa veya vekil deten cretle i gryorsa crete hak kazanr. Mlikler, hizmet akdi

eklinde kurulan vekleti her iki taraf balayan bir akid, cule esasna gre cret tesbit edilmi vekleti de cule hkmlerine tbi saymlardr. Cule esasl veklet ie balayncaya kadar iki taraf iin gayr-i lzmdr, ancak ie balandktan sonra i sahibi hakknda balayc hale gelir (Muhammed b. Abdullah el-Hara, IV, 302). B) Veklet Akdinin Hkmleri. a) Vekletin Kapsam. Vekletin kuruluuyla taraflar arasnda bir bor ilikisi oluur ve taraflarn bundan sonra stlendikleri borlar ifa etme ykmll balar. Veklet akdinde asl bor vekilin stlendii i grme borcudur. Ancak bu hususta vekilin akid gerei tad tasarruf yetkisinin snrlarnn, veklet akdinin kapsamnn tesbiti nem arzeder. Vekile ait yetkinin kapsam ncelikle mvekkilin akid srasnda aklad iradesinden anlalr. Snrl veklette vekil her trl kayda uymak zorundadr. leri srlen kayt vekilin nc kiiyle bir hukuk ilem yapmasyla ilgiliyse vekil belirtilen kii veya kiilerden bakasyla hukuk mnasebet kuramaz. Mvekkil vekilin yapaca ilemi zaman ve mekn ynnden snrlandrmsa, alnacak veya satlacak maln fiyatyla ilgili bir kayt getirmise vekil bu snrlar ierisinde hareket etmek zorundadr. Mvekkilin bir kayt koymadan verdii vekletin kapsam iin mahiyetine ve bu konudaki hukuk rf ve teamle gre belirlenir. Mesel satma ilikin mutlak veklette vekil, Eb Hanfeye gre aibeli bir durum olmadka mal yksek veya dk bir fiyata satabilir, trampa yoluna gidebilir. Dier fakihler ise bu gre katlmaz. Onlara gre vekile ne gabn ne de trampa yetkisi verilmitir; zira rf mutlak beyanlara snmaya imkn tanmaz (Serahs, XIX, 41-43). Haneflerden Zfer dahil fakihlerin ounluu dava vekilini ikrar, sulh ve ibrya yetkili saymamtr. nk bu ilemler taraflar aras ekimeyi dier taraf lehine sonlandrr. Bir i iin verilen yetki o ie zt yetkiyi kapsamaz. Ayrca yetkileri daha geni olan veli ve vasnin kstl ehliyetli aleyhindeki ikrar icmen geersizdir. Hanef mezhebindeki dier imam ise ikrar hususunda vekilin yetkisini geni tutmu, mvekkilin yerine geen vekile de ikrarda bulunabilme hakk tanmtr. Zira mvekkil, vekilin bu konuda yetkisini snrlandrma ynnde bir kayt koymadna gre kendi aleyhinde yaplmas muhtemel ikrara da rza gstereceini peinen kabul etmi saylr. Esasen vekilin davadaki grevi Allah katnda doru olan sylemektir. Bu inkr eklinde gerekleecei gibi ikrar eklinde de gerekleebilir. Fakat ad geen imam sz konusu yetkinin mahkeme dnda geerlilii hususunda farkl grlere sahiptir. Dier taraftan bu yetkiyi mahkeme ile snrl gren Eb Hanfe ve mam Muhammed vekilin mahkeme dnda ikrarn kabul etmez ve onun azledilmi saylmasna sebep kabul eder (Ksn, VI, 24). Dava vekleti, tasrih edilmedike hkimin hkmettii eyi kabz yetkisini kapsamaz. Hanbellere, fiye, Zfere, bir rivayete gre Eb Ysufa ait bu gr Mecellede de benimsenmitir (md. 1519). Dier Hanef fakihleri ise kabz davann deta bir mtemmim cz gibi grdnden dava ile kabz birbirinden ayrmamtr. Aynn kabzna ilikin vekletin vekile dava ama yetkisi vermedii hususunda Hanef mezhebi iinde gr ayrl yokken deynin kabzna veklet Eb Hanfeye gre vekile dava ama yetkisi de verir; Eb Ysuf ve mam Muhammed ise aksi grtedir. filer ve ayrntda baz farkllklarla Hanbeller de dava amann zel izne tbi olduu ve kabza ilikin vekletin dava ama yetkisini iermedii grn benimser. te yandan mutlak vekletnmeye sahip vekil, gerek stat ve becerisinin elverisizlii gerekse iin tek bana yapamayaca kadar ok olmas halinde bir bakasna veklet verebilir, mvekkilin de buna zmnen rzas var kabul edilir. b) Vekilin Borlar. Sahih ekilde kurulan vekletin vekile ykledii temel bor, ii mvekkilin menfaatine uygun biimde grmektir. Mvekkilin menfaati ncelikle onun akid srasnda aklad

iradesinden anlalr. Vekilin kendisine verilen tlimat amas halinde yapt ilem mvekkil hakknda hkm ifade etmez. Eer satmda muhalefet etmise akid geersizdir; almda muhalefet etmise yaplan akid vekili balar. Bu durumlarda iczetin de bir etkisi yoktur. Vekilin yklendii ii grme borcu aksi kararlatrlmad srece ahs bor niteliindedir; vekil bu ii bizzat greceini aklamasa da zmnen buna rza gsterdiini beyan etmi saylr. Bu ahs bor veklet akdinin muktezsndandr; ayrca mvekkilin ii bizzat yapmasn beyan etmesi gerekmez. Mesel kabza ilikin zel veklette vekil bu konuda bir bakasn vekil tayin edemez. Buna ramen vekil tayin etmi, o da kabzda bulunmusa borlu yetkisiz birine ifada bulunduundan mvekkile olan borcunu demi saylmaz. Bu alacak birinci vekilin eline ularsa borlu borcundan kurtulmu olur; fakat yetkisiz kiinin elinde telef olursa bu yetkisiz kii borlunun zararn tazmin eder ve urad zarar iin birinci vekile rc eder. Vekil ii grdkten sonra vekletten dolay elinde bulunan mvekkile ait mallar ona teslim etmek zorundadr ve teslim iin ikinci bir ileme gerek yoktur. Vekil ister vastal ister vastasz temsilci sfatyla ilem yapsn mlkiyet her durumda dorudan mvekkile intikal eder. Teslim konusunda taraflar ihtilf ettiinde cretsiz veklette vekilin sz kabul edilir, cretli veklette ise konu tartmaldr. Ancak vekil mvekkilinden alacakl ise alacan tahsil etmek iin mvekkile ait mallar zerinde hapis hakk kullanabilir ve bu durumda vekil mal teslime zorlanamaz. Mesel kii alma vekilse ve satn ald eyin bedeli mvekkil tarafndan henz denmemise hapis hakkna sahip olur. Bunun iin maln bedelini vekilin demesi de art deildir. Zfer aksi grtedir. Ona gre vekilin kabz mvekkilin kabz mesabesindedir; mvekkilin kabzettii bir mal zerinde vekilin artk hapis hakkn tesis imkn kalmamtr. Mlik ise veklet akdi yapld srada art koulmusa hapis hakkna imkn tanmaktadr. Buna gre vekil yapt ilemle parasn mvekkile bor vermi saylr. Vekilin eline geen mvekkile ait mal rehin deil veda hkmndedir. Dier Hanef imamlarna gre ise almda bulunan vekille mvekkil arasnda hkm bir mbadele teekkl eder; vekil satc, mvekkil mteri konumuna gelir; bylece vekil mteri konumundaki mvekkile kar bu hakk ileri srebilir. Vekilin kabznn mvekkilin kabz saylmas fikri vekilin hapis hakkn drmez. Vekilin, zerinde hapis hakk kulland mvekkile ait mallarn hkm konusunda Eb Ysuf rehin, Eb Hanfe ve mam Muhammed hasar sorumluluu hkmlerini iletmitir. Rehin kabulne gre bu mal telef olursa maln deeriyle alacak arasnda takasa gidilir; maln artan ksm da emanet saylr. Hasar sorumluluunda vekilin dedii semen skt olur. Hapis hakkn tanmayan Zfer ise bu olay gasp hkmlerine tbi tutmutur (Kadzde, VI, 38). Veklet gerei vekilin elinde bulunan mvekkile ait mallar hapis hakk kullanlmad takdirde veda hkmlerine tbidir. Taaddsi olmadka vekilin tazmin ykmll yoktur. Maln telef olmas halinde kan anlamazlkta emin saylan vekilin sz kabul edilir. Maln telefinde bir taaddnin bulunup bulunmad konusundaki anlamazlkta da vekilin szne itibar edilir ve ispat ykmll iddiada bulunan mvekkile ait olur; inkr makamnda olan vekile de yemin der. Vekletin cretli olup olmamas sonucu deitirmez. Taaddsi ispatlanan vekil sebebiyet verdii zarar tazmin eder. Vekletin gerektirdii ilemin yaplp yaplmadna dair anlamazlkta da vekilin beyan esas alnr, ispat ykmll yine mvekkile aittir. Ayn ii yapmak zere farkl zamanlarda tayin edilmi vekiller bamsz hareket eder. Fakat mvekkil tek bir akidle birden fazla vekil tayin etmise veya farkl zamanlarda belirledii vekillere birlikte i grme art komusa yalnz balarna i gremezler. Dolaysyla vekillerden yalnz birinin yapt muamele mvekkili balamaz. Dier mezhepler, vekillerin ii ayn anda stlenmelerini esas alarak birlikte hareket etmelerini uygun grrken Hanefler yaplacak iin mahiyetine gre baz ayrmlar

yapar. Mesel evlenme, mal karlnda boama, mal karlnda zat, kitbet gibi mvekkil iin ehemmiyet arzeden ilemlerde vekillerin birlikte hareket etme zorunluluu vardr. nk bu tr ilemler mbadele niteliinde olup vekillerin ortak gr ve kanaati mvekkil iin nemlidir. vazsz boama ve zat, hibenin teslimi, vedann reddi ve borcun denmesi gibi ortak gr ve kanaat gerektirmeyen ilemlerde birlikte hareket zorunluluunun bulunmadn belirten Hanefler vekillerden sadece birinin bu ilemleri yapabileceini syler. Mecellede beraber hareket etme gr kabul edilmi (md. 1465), fakat dava, vedann iadesi, borcun edas gibi hususlar istisna edilmitir. Yine Haneflerin beraber aldklar bir davay vekillerden yalnz birinin yrtebileceini kabul etmelerine karlk muhakeme neticesinde lehinde hkmolunan eyi tek bir vekilin kabzetmesini uygun grmemilerdir. Birlikte hareket etmeleri gerektii halde tek vekilin yalnz bana yapt tasarrufun hkm, tasarrufun mahiyetine gre ya mevkuf veya tasarrufta bulunan vekil hakknda nfiz yahut btl olur. Birlikte yaplacak i bir sat szlemesi ise tek bir vekilin yapt szleme dier vekilin yahut mvekkilin iczetine mevkuf olur; dier vekil veya mvekkil yaplan ileme iczet verirse mvekkil hakknda nfiz olur. Bu hkm fuzlnin yapt sat iczete mevkufen geerli sayan Haneflere ve Mliklere gredir. filere gre vekilin satta muhalefet etmesinin hkm butlndr, zira fuzlnin btn tasarruflar btldr. Satma ilikin veklette ise durum farkldr. Haneflere gre iczetin almda bir fonksiyonu yoktur; nk iczet nfiz deil mevkuf akidlerde hkm ifade eder. Alm akdi ise nfizdir, vekillerin tlimata muhalefetleri sebebiyle yalnz bana akdi yapan vekili balar. Satn alnacak eyin muayyen olmamas durumunda filer de Haneflerin grn benimser. Alnacak eyin muayyen olmas halinde filer yaplan akdi btl saymtr. Alm konusunda Mlikler farkl dnm, Urve elBrik hadisine dayanarak iczete ilikin hkmleri sadece sata deil alma da uygulamtr (bn Rd, Bidyetl-mctehid, II, 143). Birden ok vekilin stlendii veklet deynin kabzna veya riyet, veda, masb maln istirdadna ilikinse byle bir vekleti tek bir vekilin ifa etmesinin hkm butlndr. Vekletin ifasndan dolay vekilin eline geen mvekkile ait ey, ilgili kimselerden biri yaplan bu ileme iczet vermeden nce telef olursa mvekkilin alacakls bulunduu kimse borcunu ifa etmi saylmaz ve ikinci defa deme yapmak zorundadr. Ancak bu durumda borlu daha nce verdii eyi tasarrufta bulunan vekile tazmin ettirme hakkna sahiptir. Vekletin ifasna katlmayan dier vekilin herhangi bir sorumluluu yoktur. c) Vekilin Yapt lemin Hkm. slm hukukunda hukuk ilemin sonular hkm ve hukuk diye iki kategoride ele alnm, akid tipinin temel ilevi hkm, bu ilevi gerekletirecek fiiller hukuk olarak ifade edilmitir. Akdin hkm akidle elde edilmek istenen netice, hukuku ise akdin hkmn gerekletirmeye ynelik hak ve borlardr. fi, Hanbel ve Mliklere gre vekilin yapt ilemin hkm ve buna bal hak ve borlar dorudan mvekkile geer. Vekilin akdi kendi adna yapmas bu sonucu deitirmez. Her hlkrda vekilin yapt ilemin sonular mvekkile intikal eder. Onlar bu konuda nikh vekilini ve eliyi esas almlardr. Zira nikh vekili ve eli vastasyla kurulan akdin hem hkm hem hukuku mezheplerin ittifakna gre mvekkile aittir. Cumhurun bu anlay vastasz temsil nazariyesini andrmaktadr. Hanefler ise alm, satm, kira gibi dolayl temsile elverili akidlere ait hak ve borlarn vekile ait olduu grndedir. Veklet akdi vekile bakasna ait haklar zerinde tasarrufta bulunma yetkisini verir. Bu yetkiye dayanarak vekil, kendine ait tasarruf ehliyetiyle mvekkili hesabna akid yapma imkn elde etmi olur. Dolaysyla bu tarzda yaplan akid vekile ait ehliyetle kurulduuna gre akidden doan hak ve borlarn da ona ait olmas gerekir. Ancak nikh, muhlea, mal karlnda zat, amden katlin kan bedeline dair sulh, kitbet, davalnn inkr

zerine sulh gibi mvekkile izfe edilmesi gereken, intikale elverisiz ilemlerin hukuku mvekkile aittir. Haneflerin bu yaklam da dolayl temsile benzemektedir. u farkla ki vekil ilemi kendi adna yapsa bile ilemin hkm yine mvekkile aittir; sz konusu ilemin hkm nce vekile, daha sonra kendiliinden mvekkile intikal eder ve bu intikal iin ayr bir ileme gerek yoktur. d) Mvekkilin Borlar. cretli veklette vekil ifa neticesinde crete hak kazanr. Davaya veklette, davay kazanmas durumunda crete hak kazanaca ynnde bir art muteber deildir. Zira vekilin borcu zen gsterme borcu niteliindedir. cret iin banda belirlenmemise vekil emsal crete hak kazanr. Ayrca vekil vekletin ifas iin yapt zorunlu masraflar mvekkilden tahsil eder; yine vekil mvekkile ait ii grmesi esnasnda bir zarara urarsa bu zarar da mvekkilin karlamas gerekir. Ancak bu zarar vekletin ifas dolaysyla meydana gelmeli, vekilin bu konuda kusuru bulunmamaldr. Mesel vekilin satt ve semenini kabzettii mvekkile ait mal kusurlu karsa veya bakasna ait olduu anlalrsa, bu arada vekilin kabzettii semen de telef olursa mteri vekile, vekil de mvekkiline rc eder. C) Vekletin Sona Ermesi. a) Azil. Veklet gayr-i lzm bir akid olduundan mvekkil diledii zaman vekili azledebilir. Akid yapld srada azil hakkn bertaraf eden bir art ileri srlse bile mvekkil azil yetkisini korur. Bir ksm Hanef fakihleri talk veya tka ilikin bir veklette bu tr arta itibar edilmesi gerektiini sylemilerdir (Serahs, XIX, 7). Her durumda mvekkil, vekile gveni sarsldnda veya iinin grlmesinden menfaatinin kalmadn dndnde, hatta hibir gereke ileri srmeden vekili azledebilir. Ancak mvekkilin vekilini azletme hakk mutlak deildir. Veklete bakasnn hakknn taalluk ettii durumlarda hak sahibi izin verirse mvekkil bu hakk kullanabilir. Mesel alacaklsna veya yediemine rehin brakan borlu, bunlardan birine borcunun vadesi geldiinde merhun maln satmn da tevdi etmise borlu mvekkil bu kiileri rzalar olmadan azledemez. filere gre borcun vadesi dolduunda satlmas hususunda rhin ve mrtehin anlam olsa da yine rhin yediemini tek bana azledebilir; mrtehinin ise tek bana yediemini azledip edemeyecei mezhepte tartmaldr (rz, I, 363-364). Mliklere gre vekilin cret veya baka trden bir menfaatinin bulunduu bir veklette mvekkil vekili diledii zaman azletme hakkna sahip deildir; nk cretli veklet hizmet akdi gibi balaycdr (bn Rd, el-Muaddimtlmmehhidt, III, 58). Mlikler davaya ilikin veklette vekilin davaya balamam olmas, eer balamsa henz ikiden fazla durumaya katlmamas durumunda, ayrca vekilin kar tarafa mvekkilin menfaatlerini zedeleyecek tarzda yaknlk gstermesi yahut cretli bir veklette ar bir cretin takdir edildiinin anlalmas gibi durumlarda da mvekkile azil hakk tanrlar (Burhneddin bn Ferhn, I, 124). Mlik fakihlerinden Asba b. Ferecin, dava bitimine yakn olmadka mvekkilin vekilini azletme hakkna sahip bulunduu ynndeki gr mezhepte kabul grmemitir (bn Rd, el-Muaddimtl-mmehhidt, III, 59). Vekilin huzurunda yaplan azil o anda hkm ifade ederken gyabnda yaplan azil konusunda iki gr vardr. Azil ancak kar tarafa haberin ulamasyla geerlilik kazanr, nk azil akdin feshi niteliindedir, fesih ihbar da kar tarafa ulatktan sonra hkm ifade eder. Haber ulamadan vekilin azledilmi saylmas haksz yere zarara uramasna yol aabilir; dolaysyla vekilin, azlinden haberi yokken yapt btn ilemler mvekkili balar. Azil haberinin vekile ulama mddetinin uzun veya ksa olmasnn nemi yoktur. Eb Hanfe, bn Hazm, bir kavlinde fi, Ahmed b. Hanbel ve iki rivayetten birinde Mlik bu grtedir. fi mezhebindeki hkim gr ise hemen hkm douraca, hkm ifade etmesi iin vekilin haberdar edilmesinin art olmad ynndedir. Gyapta tevkil edilen kii bundan

haberdar olmasa da vekil sayld gibi gyapta yaplan azil beyan da hemen etkisini gsterir. Azlin, vekilin elinde bulunan mvekkile ait maln telefinden nce mi sonra m gerekletii hususunda taraflar ihtilfa derse ispat ykmll mvekkile aittir. Bu sebeple vekilini gyabnda azletmek isteyen mvekkilin azil beyann ahitler huzurunda yapmas gerekir. Ahmed b. Hanbelden gelen iki rivayetten biri bu yndedir; nk azille, devam iin kar tarafn rzasna gerek bulunmayan bir akde son verilmitir. Talk ve zat ilemlerinde olduu gibi burada da kar tarafn haber almasna gerek yoktur. mam Mlikten gelen, bnl-Ksmn katld ve bn Abdlberrin de tasvip ettii rivayete gre ahitler huzurunda yaplan bir azil beyan o anda hkm ifade eder. Onlar bu sonuca, satm vekletinde mvekkilin bizzat satmda bulunmasyla vekilin hemen azledilmi saylmas olayna kyasla varmlardr (bn Abdlber enNemer, II, 788). Bu ikinci gre gre vekilin gerek huzurunda gerekse gyabnda olsun azil beyan yapld anda hkm ifade ettiinden vekil hemen azledilmi saylr ve bundan byle yapt tasarruflar hkmsz kalr. Bu ikinci gr bn Hazm, mvekkilin, tasarruf yetkisini verdikten sonra vekilini haberdar etmeden azletmesini aldatma olarak niteleyip eletirmitir (el-Muall, VIII, 246). b) stifa. Gayr-i lzm bir akid olduu iin vekil de istedii zaman vekletten ekilebilir. Ancak mvekkilin vekili azledemeyecei bir durumda o da istifa edemez. Mesel durumaya katlan dava vekili Mliklere gre vekletten vazgeemez. Eb Hanfe vekilin istifa edebilmesi iin mvekkilin hazr bulunmasn art komutur. Vekil mvekkilin emrine dayanarak tasarrufta bulunduuna gre mvekkilinin emrini veday kabul eden kiinin onu iadesi gibi ancak mvekkilin huzurunda geri evirebilir. fi fakihi Ezraye gre vekil istifa ettii takdirde mvekkile ait mallarn zarar grme ihtimali varsa mvekkil dnnceye kadar vekletten ekilemez. Vekilin hibir sebep yokken taammden vekleti inkr etmesi de istifa saylr. c) Taraflardan Birinin lm. Mvekkilin lm halinde ileme konu olan mal varl vrislere intikal eder; tereke zerinde artk vrisler sz sahibidir. Hanef ve Zhir mezhepleri dndaki mezhepler mvekkilin lmyle vekletin hemen sona erecei grndedir. Mlik mufavvad vekili bundan istisna etmitir. Mufavvad vekilin mvekkilin lmnden habersizken yapt ilemler vrisleri balar, lmden haberdar olduu halde vrislerden izinsiz yapt ilemler ise onlar balamaz; ayrca sebebiyet verdii zarar tazmin eder. Veklet vekilin lmyle de sona erer. Vekilin bu konuda bir bakasna vasiyette bulunmas durumu deitirmez. Vekilin stlendii i grme borcu onun ahsyla ilgilidir. Vekil stlendii ii yaptktan sonra ilemden doan hak ve borlar ifa edemeden lrse Haneflere gre bunlar vekilin vrislerine intikal eder. Vrisler buna talip olmazsa bu konuda mvekkile veklet verebilirler. Haneflere gre vekil ilemden doan hak ve borlarn mliki konumundadr, lmyle bunlar da vrislerine geer. Ancak filer, yaplan ilemden doan hak ve borlarn mvekkile ait olduunu ve bu konuda mvekkilin vekilin vrislerinden izin almasna gerek bulunmadn ileri srmlerdir. d) Ehliyet Kayb. Vekletin kuruluu iin aranan ehliyet daha sonra da aranr. Akl hastal vekleti hemen sona erdirir, kar tarafn bundan haberdar edilmesi art deildir. filere gre akl hastalnn ksa sreli olmas durumu deitirmez; byle bir durum akdin kuruluuna engel tekil ettiine gre devamna da engeldir. Haneflere gre ise geici olmayan akl hastal vekleti etkiler. Bu tr akl hastalnn mddeti tartmaldr. Eb Ysuf bu sreyi oru ibadetini drd iin bir ay, mam Muhammed btn ibadetleri skat ettii iin bir yl olarak takdir etmitir.

e) Tasarruf Yetkisi Kayb. Veklet ilem yetkisi verdiinden asilin yetki kayb vekleti de etkiler. Nazariyede ifls ve irtidad halleri bu adan ele alnmtr. Mvekkilin iflstan dolay hacri iki artla vekleti sona erdirir. 1. Veklet mvekkile ait mallara ilikin olmaldr. Dava, vadeli alm, talk, hul, ksas gibi mvekkilin mevcut mallaryla alkas bulunmayan bir tasarrufa dair veklet mvekkilin iflsyla sonlanmaz. 2. Veklet konusu mal ifls kapsamndaki mallardan biri olmaldr. Zira ifls eden mvekkil sadece bu mallar zerinde tasarruf yetkisini yitirir; bunun dnda kalan mallar zerindeki tasarruf yetkisi devam eder. Bu iki art gerekleirse yetkisini mvekkilden alan vekil de bundan etkilenir ve veklet sona erer. Ancak ifls masas veya alacakllar vekilin tasarrufta bulunmasna izin verirse veklet son bulmaz. Bu durumda mvekkil tek bana vekili azledemez. Vekilin ifls ise veklete son vermez; nk yalnz kendi mallar zerindeki tasarruf yetkisini kaybetmitir. Eb Hanfe irtidad veklet iin bir ask sebebi saymtr. Mvekkil slma dnerse veklet geerli, irtidadda srar edip lr, ldrlr veya drlharbe iltihak ederse btl olur. Eb Ysuf ve mam Muhammed ise drlharbe iltihakn mlkiyet hakkn etkilemediini, dolaysyla vekletin devam edeceini ileri srmtr. Fakat iltihak yarg kararyla tescil edilmi mrted mezhepte yerleik ictihada gre l hkmndedir. Buna gre daha sonra mslman olarak geri dnse bile eski veklet hkmszdr. mam Muhammed ise aksi grtedir; geri geldiinde ona daha nce sahip bulunduu mallar iade edildiinden bu mallara ilikin haklar da iade edilir. Hanbellere gre de irtidad mrtedin kann mubah klsa da maln alma sebebi deildir; zina suunu ileyen kimse mlkiyet hakkn kaybetmedii gibi mrted de bu hakk kaybetmez; hatta yeni mlk edinme imknna da sahiptir. Vekletin irtidaddan dolay sona erebilmesi iin onun bir mrtedin yapamayaca bir tasarrufa ilikin olmas gerekir. Hanbellere gre mrtedin drlharbe iltihak etmesi durumunda mallar gvenilir kimselere tevdi edilir, ilemlere ise hkim yetkilidir. Ancak irtidad sebebiyle mrtedin mallarna bakalarnn hakk da taalluk edeceinden hastann teberruda bulunmasnda olduu gibi onun kendi mallar zerindeki tasarruflar da askdadr. te yandan vekil irtidad edip drlharbe iltihak ederse mslman olarak geri dnmedike tasarruf yetkisi yoktur. Mslman olarak geri dnerse hukuk durumu eski haline dner. Hanbellere gre mvekkil gibi vekilin irtidad ve dman lkesine iltihak da vekleti sonlandran bir sebep deildir. Mrtedin kendisi iin yapt ilemler geerli olduuna gre vekil olarak yapt ilemler de geerli saylmaldr. Ayrca irtidad vekletin kuruluuna engel deildir, bir mrtede de veklet verilebilir. Vekletin kurulmasna engel tekil etmeyen bir durumun onun devamn da engellememesi gerekir. f) fa mknszl. Bataki imknszlk vekletin kuruluuna, sonraki imknszlk devamna engeldir. Veklet konusu ilemin yaplabilmesi bu ilemin konusunun mmkn olmasna baldr. fa imknszl eitli ekillerde meydana gelebilir. Veklet verilen ilemin konusu telef olursa, mesel satmas iin vekile verilen mal zayi olursa veklet infisah eder. smi deiecek derecede bir varln deiime uramas da bu hkme tbidir. Veklet verilen ilemin mvekkilin kendisi tarafndan yaplmas da byledir. Zira bakasna yetki vermekle mvekkil yetkiden yoksun kalmaz. Mesel mvekkil satmas iin vekile verdii mal bizzat sattnda, hibe ettiinde veya bu maln bakasna ait olduu anlaldnda veklet son bulur. Mvekkil tarafndan satlan maln ayptan tr mahkeme kararyla iade edilmesi halinde vekilin yetkisinin avdeti tartlmtr. Vekilin eski yetkisini yeniden elde edecei grn savunan mam Muhammede karlk Eb Ysuf, mvekkilin bizzat ilem yapmasnn ayn zamanda vekilin azli anlamna geleceini syler. Azledilen kimsenin tekrar vekil olabilmesi vekletin yenilenmesine baldr. Mvekkilin hibe niteliinde bir ilemi yapmas durumunda mam Muhammed, Eb Ysufun grne katlmaktadr. filer de mvekkilin tasarruf

konusu eyin mlkiyetini yitirmesiyle sona eren bir vekletin ayn eyin tekrar mlkiyetine gemesiyle avdet etmeyecei grndedir. Alm, nikh, hul, talk vb. ilemlere ilikin veklette de ayn durum sz konusudur. Vekil verilen emri yerine getirince o emrin gereini yapm olur; artk mirin verdii emrin hkm kalmaz. Ancak vekilin yapt sat hkim kararyla feshedilirse vekil ikinci bir sata yetkilidir. nk hkim kararyla feshedilen bir akid yaplmam hkmndedir, dolaysyla vekilin fesihten sonra yapt sat ilk sat saylr. Fakat sat hkim kararyla feshedilmemise o sat ilemiyle veklet ifa edilmi saylacandan vekilin ikinci bir sat yapabilmesi iin yeni bir veklet almas gerekir. Mvekkilin tasarrufta bulunmasyla veklet sona erse bile vekilin vekletin ifasndan dolay karlat zarar mvekkil karlamakla ykmldr. Mesel sat vekleti veren mvekkil, satlmasn istedii mal bizzat kendisi sattktan sonra bundan haberi olmayan vekil ayn mal bir bakasna satp bedelini kabzetse ve mteriye teslimden nce bu mal ve kabzettii bedel onun elinde helk olsa verdii bedeli almak zere mteri vekile, vekil de mvekkile rc eder.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, vkl md.; Wensinck, el-Mucem, vkl md.; Msned, I, 204, 238, 245, 270, 314, 328; II, 50, 242, 286, 417, 450; III, 2, 466; IV, 45, 376; V, 89, 102, 103; VI, 427; Buhr, ul, 5, r, 9, Akm, 39, d, 1; Mslim, mn, 164, udd, 18, 19, 22, 23, 25, 28; bn Mce, adat, 7, Ticrt, 36, udd, 7, 10; Eb Dvd, By, 50, udd, 25; Tirmiz, By, 34, 72, udd, 4, 5, 8; Nes, Ceniz, 63, Nik, 66, ut, 22; Iustinianus, Institutiones (trc. Ziya Umur), stanbul 1968, s. 275; Sahnn, el-Mdevvene, VIII, 243, 253; bn Hazm, el-Muall, VIII, 245-246; bn Abdlber enNemer, el-Kf f fhi ehlil-Mednetil-Mlik (nr. M. M. Uhayd el-Mortn), Riyad 1400/1980, II, 787-788; rz, el-Mheeb, I, 356-358, 363-364; Serahs, Mebs, XIX, 2, 7, 32, 33, 41-43, 68, 125, 137, 159; bn Rd el-Ced, elMuaddimtl-mmehhidt (nr. Sad Ahmed Arb), Beyrut 1408/1988, III, 58-59; Aleddin esSemerkand, Tufetl-fuah, Beyrut 1405/1984, III, 227; Eb Bekir bnl-Arab, Akmlurn (nr. Ali M. el-Bicv), Kahire 1394/1974, III, 1228; Ksn, Bedi, VI, 20-27, 32-33, 3739, 259; VII, 169; Burhneddin el-Mergnn, el-Hidye, Kahire 1326, III, 117, 119; bn Rd elHafd, Bidyetl-mctehid, stanbul 1985, II, 143; Muvaffakuddin bn Kudme, el-Mun (nr. M. Slim Muhaysin - abn M. smil), Kahire, ts. (Mektebetl-Cumhriyyetil-Arabiyye), III, 595; IV, 505, 516; V, 87-105, 123-132, 141-142; zzeddin bn Abdsselm, avidl-akm, Kahire 1353/1934, II, 121, 143; ehbeddin el-Karf, el-Fur, Beyrut, ts. (Drl-marife), II, 204-206; III, 136-137; Bbert, el-nye (bnl-Hmm, Fetul-adr [Bulak] iinde), VI, 100; Burhneddin bn Ferhn, Tebratl-kkm, Kahire 1301, I, 124; bnl-Hmm, Fetul-adr (Bulak), VI, 101; Syt, el-Ebh ven-neir (nr. Muhammed el-Mutasm-Billh el-Badd), Beyrut 1407/1987, s. 483; bn Hacer el-Heytem, Fetul-cevd bi-eril-rd, Kahire 1391/1971, I, 507; a.mlf., Tufetl-mutc, [bask yeri ve tarihi yok] (Drl-fikr), V, 294; irbn, Munil-mutc, II, 166, 168, 217-223, 229, 232; Kadzde, Neticl-efkr (bnl-Hmm, Fetul-adr [Bulak] iinde), VI, 3, 15-17, 37-38, 87-88, 103, 125; emseddin er-Reml, Nihyetl-mutc, Kahire 1357/1938, IV, 14, 41; V, 14, 24, 27-28, 50-57; VII, 15; Buht, Kefl-n, III, 461; el-Fetval-Hindiyye, III, 560 vd.; Muhammed b. Abdullah el-Hara, eru Mutaar all, Bulak 1318, IV, 202, 284286, 298, 302; Muhammed b. Ahmed ed-Desk, iye ale-eril-kebr, Kahire 1328, III, 378,

380, 392; evkn, Neyll-evr, Kahire 1357, V, 268; bn bidnzde, urret uynil-ayr (bn bidn, Reddl-mutr [Kahire] iinde), VII, 265, 382-383; Ali Haydar, Drerl-hkkm, stanbul 1330, III, 803, 830; Subh Mahmesn, en-Naariyyetl-mme lil-mcebt vel-ud, Beyrut 1948, I, 54; Mustafa Ahmed Zerk, el-Fhl-slm f evbihil-cedd, Dmak 1967-68, I, 450-451, 512, 552-553, 580; II, 817; Hayreddin Karaman, Mukayeseli slm Hukuku, stanbul 1982, II, 335365; Cevdet Yavuz, Trk-svire ve Fransz Medeni Hukuklarnda Dolayl Temsil, stanbul 1983; Tlib Kid Mukbil, el-Vekle fil-fhil-slm, Riyad 1983; Bilmen, Kamus2, VI, 311-368; M. Nebl Sad e-zel, el-Vekle fil-fhil-slm, Kahire 1990; Bilal Aybakan, slm Hukukunda Veklet Szlemesi (yksek lisans tezi, 1990), M Sosyal Bilimler Enstits; Hasan Tanrverdi, slm Hukukunda ve Modern Hukukta Veklet Akdi (doktora tezi, 1998), Harran niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; smil Abdnneb hn, Mesliyyetl-vekl fil-fhil-slm, Kveyt 1999; M. Necdat M., el-Vekle fil-fhil-slm ve tabthal-itidiyyetl-mura, Dmak 1427/2007; Murtaza Kse, slm Hukukunda Temsil Kavram ve Veklet-Temsil likisi, EKEV Akademi Dergisi, XII/34, Ankara 2008, s. 223-248; Otto Spies, Veklet, A, XIII, 269-271; Mawil J. Izzi Dien, Wakla, EI (ng.), XI, 57-58; Vekle, Mv.F, XLV, 5-115. Bilal Aybakan

VEKYNME
() Osmanl tarihiliinde olaylar kronolojik srayla ele alan ayrntl tarihlerin genel ad (bk. TARH [Osmanl]; VAKANVS).

VEKYUl-FUZAL
() Nevzde Atnin Hadikul-hakik adl biyografi kitabna eyh Mehmed Efendinin (. 1144/1731) yazd zeyil (bk. EYH MEHMED EFEND).

VEK
() Eb Bekir Muhammed b. Halef b. Hayyn Vek ed-Dabb (. 306/918) Abrl-udt adl eseriyle tannan tarihi, lim ve kad. Doum tarihi bilinmemekle beraber 253-254 (867-868) yllarnda Badatta hadis tahsil ettiini belirtmesinden hareketle (Abrl-ut, III, 197-198) 240 (854) ylndan nce Badatta doduu tahmin edilebilir. Babasndan ve Zbeyr b. Bekkr, Eb Huzfe es-Sehm, Eb shak el-Harb, Hris b. Eb sme et-Temm, Eb shak brhim b. shak ez-Zhr el-Kf, Muhammed b. Veld el-Bir, Hasan b. Arafe, Hasan b. Muhammed ez-Zafern, Muhammed b. Abdurrahman es-Sayraf gibi pek ok hadisi ve tarihiden rivayette bulundu. Kendisinden Eb Ali bns-Savvf, Eb Tlib Muhammed b. Ahmed b. shak b. Bhll, bnl-Cib, Ali b. Muhammed b. Ll, Ms b. Cafer b. Arafe es-Simsr, Eb Cafer bnl-Mteyyem gibi kiiler hadis rivayet etti. Kraat alannda Muhammed b. Yahy el-Kisden tahsil grd, kendisinden de Eb Thir Abdlvhid b. mer elBadd el-Mukr kraat rendi. Badatn eitli blgelerinde vakf idarecilii, ktiplik ve niblik grevleri yapt. Ardndan Ahvaza kad tayin edildi. Daha nce Ahvaz kadl iki kad arasnda paylatrlmken bu defa birletirilerek tamam onun yetkisine verildi. Siyas istikrarszln hkm srd bir dnemde yaayan Vek, 296da (908) Abbs Halifesi Muktedir-Billh hal edip bnl-Mutezze biat edenler arasnda yer ald; ertesi gn Muktedir-Billhn kontrol yeniden ele geirmesi zerine muhalifler yakalanmakla birlikte Vek bu srada vezirlie getirilen bnl-Furt sayesinde idamdan kurtuldu. Badatn dou yakasnda Derbmmihakm denilen mahallede oturdu ve 24 Reblevvel 306 (4 Eyll 918) tarihinde vefat etti. Kuran ilimleri, hadis, fkh, nahiv, tarih ve corafya gibi alanlarda yetimi bir lim olan Vek, bnn-Nedmin de belirttii zere edebiyatn btn alanlarnda uzman ok ynl bir limdir (el-Fihrist, s. 127). Hadisilerin rivayette gevek davrandn syledikleri Vek hakknda ekimser kalmasna ramen Zeheb onun sadk bir rvi olduunu belirtmi, bn Hacer elAskaln de Drekutn ve Hatb el-Baddnin kendisi hakkndaki vc szlerini kaydederek Zehebye destek vermi, Cezer de onu sika ve byk bir lim diye nitelemitir. Kitbl-Mnf adl eserin mellifi air ve iir eletirmeni Eb Muhammed bn Vek et-Tinns, Vekin olunun torunudur. Eserleri. 1. Abrl-ut. Hicr III. yzyln sonuna kadar muhtelif blgelerde grev yapm kadlarn biyografisini ieren eser slm muhakeme hukukunun ilk yzyllk geliimi, yrrlk ve uygulama ynyle slm hukuku ve adl tekilt konularnda nemli bilgiler iermesi, kadlara dair gnmze ulat bilinen en eski kaynak olmas bakmndan ayr bir deere sahiptir. Eser kadlarn grev yaptklar ehirlere gre blmlere ayrlm ve kadlar, Hz. Peygamber dneminden balayarak mellifin yaad zamana kadar kronolojik srayla tantlmtr. Mellifin Haremeyn, Irak, Suriye ve Msrdaki nemli yerlerde grev yapan kadlar yannda Medin, Horasan, Merv, Filistin, frkye, Harran, Musul, Endls gibi merkezlerde bu grevi yerine getirenlerden snrl sayda ahsiyetin kimliine ve hayat hikyesine ulaabildii grlmektedir. Eserde Mvernnehir ve ran ile Horasann byk blm, Msr dnda Kuzey Afrika, Yemen ve Krfez blgelerinde kadlk

yapanlara yer verilmemesinden mellifin Abbs Devletinin dorudan hkimiyet alanna giren blgelerin kadlarn ele ald, zerklik ya da tam bamszlk kazanm blgelerin kadlarn ise kitabna almad anlalmaktadr. Bunun sebebi siyas olabilecei gibi malzeme eksikliinden de kaynaklanabilir. Nitekim ys b. Muviye, Kd reyh (II, 189-389), Abdullah b. brme (III, 36129), Ubeydullah b. Hasan el-Anber (II, 88-123), erk b. Abdullah en-Neha (III, 149-175) gibi kadlarn ictihad ve kararlarna dierlerine nisbetle geni yer ayrlm, baz yerlerde ise kadlarn sadece isimleri belirtilmekle yetinilmitir. Vek kadlarn greve geli tarihini esas alarak eserini yazmakla birlikte Mekke kadlar blmnde olduu gibi tarihlere ulaamad durumlarda elde edebildii dank bilgileri bir arada zikretmitir. Birden ok blgede kadlk yapanlar ilk blgedeki grev yerlerine gre kaydedilmi, daha sonraki blgelerde ise buraya atf yaplmtr. Eserde kadlarla idareciler arasndaki yazmalarla ilgili baz belgeler de vardr (mesel bk. I, 70-77, 130, 142, 283-286; II, 91, 93, 97-107, 383-385; III, 287). bn Sadn e-abatl-kbr ve bnlKelbnin Kitb Mzeyne adl eserleri gibi kaynaklara da bavuran Vek hadislerin tamamn, tarih rivayetlerin ise ounu senedleriyle birlikte yazm, zaman zaman hadisleri tenkide tbi tutup aralarnda tercihte bulunmutur (I, 8, 10, 13, 48-49, 95; III, 38, 197-198). Drt cz olarak kaleme alnan eser Abdlazz Mustafa el-Mergnin tahkikiyle ve indeksler eklenmek suretiyle cilt halinde neredilmi (Kahire 1366-1369), daha sonra Beyrut ve Riyadda ofset basklar yaplmtr. Kitabn yaymnda esas alnan nsha Sleymaniye Ktphanesinde kaytldr (Turhan Vlide Sultan, nr. 223). Kimlii mehul bir kii tarafndan daha sonraki bir dnemde esere eklendii anlalan kadlar listesi de bu yazmada yer almaktadr (III, 322-326). Baz kaynaklarda eserin urerl-abr f abril-ut ve trihim ve akmihim adyla zikredilmesi (Hediyyetl-rifn, II, 25; Masud, s. 118), muhtemelen Vekin bu eseriyle el-urer minel-abrnn tek eser zannedilmi olmasndan kaynaklanmtr. bnn-Nedmin Abrl-ut ve trihim ve akmihim ve Kitbl-urer (minel-abr) adlaryla iki eser zikretmesi, bn Hacer elAskalnnin el-be f temyzi-abe (I, 225; III, 553), Fetul-br (IX, 171; XIII, 49) ve Lisnl-Mzn (I, 426) gibi eserlerinde, Sytnin el-Cmiu-arinde (I, 45; III, 382) Vekin el-urer minelabrndan nakledilen hadislerin Abrl-utta bulunmamas bu ikisinin ayn eser olmadn gstermektedir (ayrca bk. AHBRl-KUDT). 2. Kitb Adedi yil-urn vel-itilf fhi. Kendisinden Kuran yetlerinin says hakknda bir eser yazmas istenen Eb Bekir bn Mchidin Vekin bu konudaki eserinin yeterli olduunu sylemesi (Hatb, V, 236) gnmze ulamayan bu esere ilim evrelerinde verilen deeri gstermektedir. 3. Kitb-ar (en-Nev). ehirlerin tarihi ve ulam yollarndan bahseden tamamlanmam bir eserdir. Sezgin, Hatb el-Baddnin Tru Baddnda Vekden yaplan iktibaslarn (I, 70-125) muhtemelen bu esere ait olduunu belirtmektedir (GAS, XV/2, s. 361). 4. Kitb-erf. bn Kuteybenin el-Marifi trnde bir eser olup rencisi Mesd bunu Mrc-ehebin kaynaklar arasnda saymaktadr. Vekin kaynaklarda ayrca Nevdirl-abr (bn Hacer, el-be, V, 704; Sezgin, el-urer minel-abrla ayn eser olarak kaydedilmitir; bk. GAS, I, 376), el-Env, el-Msfir, el-Mekyl vel-mevzn, et-Taarruf (e-arf) ven-nad ves-sikke, el-Ba, er-Remy ven-nidl adl kitaplar zikredilmektedir. Hatb el-Badd biyografisinde iir de yazm olan Veke ait iki beyit nakletmektedir. Vekin bilgi birikimi, ayn zamanda Ebl-Ferec el-sfahnnin KitblEnsinde olduu gibi rencilerinin eserlerinde kendisinden duyduklar pek ok rivayete yer vermeleri suretiyle de gnmze intikal etmitir.

BBLYOGRAFYA

Vek, Abrl-ut, I, 8, 10, 13, 48-49, 70-77, 95, 130, 142, 261, 283-286, 312-374; II, 88-123, 189-389; III, 36-129, 149-175, 197-198, 287, 322-326; bnn-Nedm, el-Fihrist (Teceddd), s. 127; Hatb, Tru Badd, I, 7, 15, 72, 81, 83, 85-89; V, 236-237; VI, 25, 30; VIII, 330; XI, 64-65; Muhammed b. Abdlmelik el-Hemedn, Tekmilet Tri-aber (Taber, Tr [Ebl-Fazl], XI iinde), s. 193; Semn, el-Ensb (Brd), IV, 11; bnl-Cevz, el-Muntaam (At), XIII, 186-187; bnl-Esr, el-Kmil, VIII, 17, 115; bn Hallikn, Vefeyt, II, 104, 107; Zeheb, Almn-nbel, XIV, 237; bnl-Cezer, yetn-Nihye, II, 137; bn Hacer, Lisnl-Mzn, I, 426; V, 156-157; a.mlf., el-be, I, 225; III, 553; V, 704; a.mlf., Fetul-br (Hatb), IX, 171; XIII, 49; Syt, elCmiu-ar (Mnv, Feyl-adr iinde), I, 45; III, 382; Hediyyetl-rifn, II, 25; Sezgin, GAS, I, 376; VII, 351; XV/2, s. 360-361; Muhammed b. Smil es-Slem, Menhec kitbetit-trilslm, Riyad 1406/1986, s. 379-383; M. Khalid Masud, A Study of Waks (d. 306/917) Akhbr alQut, The Law Applied: Contextualizing the Islamic Sharia: A Volume in Honor of Frank E. Vogel (ed. P. Bearman v.dr.), London 2008, s. 116-127; A. K. Reinhart, Wak, EI (ng.), XI, 101. kr zen

VEK b. CERRH
) ( Eb Sfyn Vek b. el-Cerrh b. Melh er-Rus (. 197/812) Muhaddis ve fakih. 128 veya 129 (746-747) ylnda dodu. Aslen Nburlu yahut Semerkantn Buhara tarafnda yer alan Sod asll olduuna dair kaytlar varsa da (Hatb, Tru Badd, XIII, 496-497) bu yanl bilgi muhtemelen babasnn Sodda doduunu zikretmesinden (Zeheb, IX, 168) kaynaklanmtr; zira Rus (Ruvs) nisbesi onun Arap asll ve Ben Rusa mensup olduunu gstermektedir (Semn, VI, 174). Babas Kfede beytlml grevlisiydi; annesi tarafndan kendisine byk bir miras kalmtr. Vek babasnn yan sra smil b. Eb Hlid, Eymen b. Nbil, krime b. Ammr, Him b. Urve, Ame, bn Eb Leyl, bn Creyc, Evz, Mlik b. Enes, Sfyn es-Sevr, ube b. Haccc ve Hammd b. Seleme gibi ahsiyetlerden rivayette bulundu. Kendisinden de oullar Sfyn, Melh, brhim ve Ubeyd ile hocas Sfyn es-Sevr, Abdullah b. Mbrek, Abdurrahman b. Mehd, Ahmed b. Hanbel, Ali b. Medn, Yahy b. Man, Abdullah b. Zbeyr el-Humeyd, bn Sad, Eb Bekir ve Ebl-Hasan bn Eb eybe, Halfe b. Hayyt, Sahnn ve dierleri hadis rivayet etti. Hadise ilgisi ok erken yalarda balayan Vek 145te (762) Ameten hadis rendi. Bu durum, hadis usulnde bir ocuun ka yanda hadis dinlemeye balayabilecei konusunda rnek gsterildi (Hatb, elKifye, s. 54). Otuz yanda hadis nakletmeye balad. Onun ilim hayatnda Sfyn es-Sevrnin ayr bir yeri vard. Vek Mekke, Medine, Badat, Enbr, Vst, Abadan, Musul, Dmak, Misis (Masssa), Tarsus, Kuds ve Msra yapt ilim yolculuklar sayesinde birok tarikten rivayette bulunma imkn elde etti. Asrnn en fakihi, hadiste mminlerin emri ve zamannn Evzsi gibi niteliklerle anlan Vek sorgulanmaya gerek duyulmayacak gvenilir imamlar arasnda zikredildi (a.g.e., s. 87). ok gl bir hfzaya sahipti. Sfyn es-Sevrnin vefatndan sonra onun yerine geti. Ehl-i hads ile ehl-i rey arasnda hararetli tartmalarn yapld bir dnemde Kfede yaayan Vekin hadisi olmakla birlikte rey dman bir tutum benimsemedii grlr. Eb Hanfeye kar iddetli muhalefetiyle bilinen Sfyn es-Sevrnin en gzde talebesiydi. Buna ramen Eb Hanfeden rivayette bulundu, onun grleriyle fetva verdi (bn Eb eybe, II, 30, 36, 322, 371; Hatb, Tru Badd, XIII, 501), ayrca Zfer ve Eb Ysufun derslerine katld. Vekin, fkhl-hadse ve fukahann rivayet ettii hadislere akranlarna nisbetle daha fazla ihtimam gstermesinde Eb Hanfe ve taraftarlaryla olan mnasebetinin rol vardr. Vekin Rfiz veya i olduuna dair kaytlar (bn Kuteybe, s. 624; ehristn, I, 222-223), erken dnem Kfeli hadisilerin Hz. Aliyi Hz. Osmandan stn saymalar anlamnda olup bu durumunun ve aya hafif meylinin rivayetlerine zarar vermeyecei kabul edilmitir. Onun halkul-Kurn vb. konularda Mutezileye ve dier bidat frkalarna kar iddetli bir tutum sergilemesi ve Allahn sfatlarna ilikin rivayetler hakknda yorum yapmamay tercih etmesi de bu kanaati desteklemektedir. Vek siyas otoriteye kar da mesafeli davrand. Nitekim Hrnrred tarafndan Badata getirilip kendisine kadlk teklif edilmesine ramen bu teklifi kabul etmedi; ayrca grevi kabul eden yakn

dostu Hafs b. Gysla ilgisini kesti. Halife Emn de Veki devlet ilerinde grevlendirmek zere Badata davet ettiyse de kendisine bir grev kabul ettiremedi. Vek b. Cerrh 184 (800) ylnda Mekkede bir rivayeti yznden zor durumda kald. Hz. Peygamberin, vefatndan hemen sonra defnedilmedii iin naanda birtakm deiikliklerin grldne dair olan bu rivayet halkn tepkisine yol at; Vali Muhammed b. Abdullah b. Sade ikyet edildi. Vali onu yakalatp idam edilmesine karar verdiyse de Sfyn b. Uyeynenin araya girmesiyle bundan vazgeti. Bu srada hac iin Mekkede bulunan Hrnrred durumu renince Sfyn b. Uyeyneye ve ar Mrci olarak bilinen limlerden Abdlmecd b. Abdlazz b. Eb Revvda dant. Abdlmecdin Vekin ldrlmesine dair fetva vermesine ramen Sfynn ricas zerine onu affetti ve Mekkeden karlmasna karar verdi. Medineye doru yola kan Vek, Sad b. Mansrdan ald bir mektuptan Medinelilerin de durumdan haberdar olduklarn renince yolunu deitirip Rebeze zerinden Kfeye ulat (Fesev, I, 175-176; Zeheb, IX, 160). Vek b. Cerrh 196da (812) hacca gittikten sonra memleketine dnerken Kfe ile Mekke arasndaki Feydde vefat etti (10 Muharrem 197/21 Eyll 812). Onun, ilmi nfile ibadete tercih ettii anlalmaktadr. Nitekim bir sznde, Allaha hadisten daha faziletli bir eyle ibadet edilmemitir derken bir baka sznde, Hadisin nfile namazdan daha faziletli olduunu bilmeseydim hadis rivayet etmezdim demitir (Hatb, eref abil-ad, s. 82, 84). Vekin sabah namazndan sonra gne ykselinceye kadar mescidde hadis okuttuu, ardndan evinde le namazna kadar dinlendii, le ile ikindi arasnda obanlara ve hizmetilere Kuran rettii, ikindi namazn mescidde klp burada Kuran dersi verdii, akama doru bir sre Allah zikredip evine dnd, her gn oru tuttuu iin iftardan sonra uyuyuncaya kadar ibadet ettii, namazlarn arasnda dinlenirken nebz itii nakledilmektedir (Hatb, Tru Badd, XIII, 501-502). Zeheb, Resl-i Ekremin tavsiyesine uymad gerekesiyle onun her gn oru tutmasn, ayrca nebz imesini yadrgamaktadr (Almn-nbel, IX, 143-144). Eserleri. 1. Kitbz-Zhd. Gzel ahlk ve dba dair 539 rivayetten oluan eserde 200 merf, 193 mevkuf, 132 makt ve 14 sriliyat nevinden haber yer almaktadr (neredenin girii, I, 160-162). Abdurrahman Abdlcebbr el-Ferv eseri el-Cmiatl-slmiyyede (Medine) yksek lisans tezi olarak nere hazrlam (Medine 1984; Riyad 1994), Ali Pekcan da kitab Hayat Allaha Adamak balyla Trkeye evirmitir (stanbul 2010). 2. Cz fil-ad. Nsat Vek anil-Ame adyla da bilinmektedir (nr. Abdurrahman Abdlcebbr el-Ferv, Kveyt 1406). Ahmet Yksel eser zerine yksek lisans almas yapmtr (1985, M Sosyal Bilimler Enstits). Vek b. Cerrha Kitbt-Tefsr (bnn-Nedm, s. 53; Takprizde, II, 77, 581, 590), Kitbs-Snen (elMsned, el-Muannef) (bn Hayr, s. 126) ve Feil-abe (Zeheb, IX, 154) adl eserler de nisbet edilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Vek b. Cerrh, Kitbz-Zhd (nr. Abdurrahman Abdlcebbr el-Ferv), Medine 1984, neredenin girii, I, 11-162; bn Eb eybe, el-Muannef (nr. Keml Ysuf el-Ht), Beyrut 1409/1989, II, 30, 36, 322, 371; Ahmed b. Hanbel, el-lel (Koyiit), II, 208; Buhr, et-Trulkebr, VIII, 179; bn Kuteybe, el-Marif (Ukke), s. 384, 624; Fesev, el-Marife vet-tr, I, 175-176; Rmhrmz, el-Muaddil-fl (nr. M. Accc el-Hatb), Beyrut 1404/1984, s. 613; bnn-Nedm, el-Fihrist (nr. brhim Ramazan), Beyrut 1417/1997, s. 53; Hatb, Tru Badd, XIII, 496-512; a.mlf., el-Kifye (nr. Eb Abdullah es-Sevrat - brhim Hamd elMeden), Medine, ts. (el-Mektebetl-ilmiyye), s. 54, 87; a.mlf., eref abil-ad (nr. M. Said Hatibolu), Ankara 1991, s. 82, 84; ehristn, el-Milel (nr. Abdlemr Ali Mhenn - Ali Hasan Fr), Beyrut 1993, I, 222-223; Semn, el-Ensb, VI, 174; bn Hayr, Fehrese, s. 126; Zeheb, Almn-nbel, IX, 140-169; Bedreddin el-Ayn, Menil-ayr f eri esm ricli Menil-r (nr. M. Hasan M. Hasan smil), Beyrut 1427/2006, I, 331; Takprizde, Miftus-sade, II, 77, 215, 242, 253-254, 581, 590. Mehmet Emin zafar

VEKL
(bk. VEKLET).

VEKL
() Allahn isimlerinden (esm-i hsn) biri. Szlkte iinin grlmesini bakasna havale etmek anlamndaki vekl (vkl) kknden treyen vekl iin havale edildii kimse demektir. Terim olarak btn yaratklarn ilerinin grlmesinde gvenilip dayanlan, bu konuda tam yeterli olan varlk mnasna gelir. Vekl on drt yette zt- ilhiyyeyi nitelendirmekte, Onun gvenilecek en gzel varlk olduu, kendisine gvenen kimseyi koruduu ve her eyi grd ifade edilmektedir. Vekl ayrca on civarndaki yette Reslullaha nisbet edilerek onun insanlara kar zor kullanacak ya da insanlarn kt davranlarna kefil olacak bir karakterde yaratlmad anlatlmaktadr. Krk civarndaki yette ise tevekkl kelimesi gemekte, Kendisi iin lmn sz konusu edilemeyecei ebed hayat sahibine gvenip dayan yetinde (el-Furkn 25/58) grld gibi Allaha tevekkl emredilmekte, peygamberlerle mminlerin tevekkl, dua ve niyazlar dile getirilmektedir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, vkl md.). bnl-Cevz, Kurandaki vekl kelimesinin koruyan, rab, zor kullanan, her eyden haberdar olan eklinde drt mnaya geldiini syler (Nzhetl-ayn, s. 607). Vekl ismi Tirmiz ve bn Mcenin esm-i hsn listelerinde yer alm (Daavt, 82; Du, 10), eitli hadis rivayetlerinde vekl kavram Allaha nisbet edildii gibi (Wensinck, el-Mucem, vkl md. [VII, 305, 306]) veklin mnasna aklk getiren Hasbnellh ve nimel-vekl (Allah bize yeter, O ne gzel vekldir) yeti (l-i mrn 3/173) hadiste de gemektedir (Msned, I, 326; III, 7; Tirmiz, ymet, 8). Eb Mansr el-Mtrd, Rabbin sana vekl olarak yeter melindeki yetin (el-sr 17/65) tefsirinde vekle eytann zendirmelerinden seni koruyan, hilelerine kar sana destek veren, snacak bir yer bulman salayan veya btn ilerinde gvenebilecein gerek dost anlam vermitir (Tevltl-urn, VIII, 320). limler vekl kelimesini kfi, kendisine snan kimseyi korumada ve mer talebini yerine getirmede yeterli eklinde mnalandrm, Ebl-Ksm ezZeccc ile Eb Sleyman el-Hattb ve Abdlkhir el-Badd hasbnellh ... ifadesine dayanarak bu kelimenin kfi, kefil anlamn ne karmtr. Kd Abdlcebbr ise vekl ismini kudret ve iradesiyle bize hkmedip varlmzn devamn salayan varlk (vekl aleyn) diye aklamtr. Buna karlk Allahn dnya hayatnda ilerimizi grdrmek iin belirlediimiz bir vekl (vekl len) durumunda bulunmasnn dnlemeyeceine dikkat ekmitir (el-Mun, XXII/2, s. 216-217). Esm-i hsny tasavvuf adan ele alan Kueyrye gre yaratlmlardan birini vekl tayin eden kimseden bu vekil cret ister, ayrca tasarruflarnda yanlabilir. Gnlden balanmak suretiyle Cenb- Hakk vekl klan kiiyi O mkfatlandrr, dileklerini yerine getirir, onu vgyle anar, aklna gelmeyen eyleri de lutfeder. Ancak Allah vekl klan mmin Ona ait haklar, ibadetlerini ve dier grevlerini yerine getirmek iin kendini kendi nefsine kar Cenb- Hakkn vekli kabul etmeli ve bu amala nefsiyle devaml mcadele halinde bulunmaldr (et-Tabr, s. 6970). Gazzl, hem kula hem Allaha nisbet edilen vekl kavramnn farkl konumlarna deinerek kulun veklet grevinin snrl, artl ve gereince yerine getirilmemi olabileceini, Allahn vekletinin ise tam bir kemal vasf tadn belirtir.

Kulun vekl isminden nasibi Allahn tabiatla ilgili kanunlarna, sosyolojik gereklere ve din hakikatlere uygun olan hususlarda tam bir teslimiyetle Onu vekl kabul etmesi, bir sonu elde edebilmek iin acele etmemesi ve gerekleen sonuca rza gstermesidir. Vekl Cenb- Hakkn kullara ynelik isimleri iinde yer alr ve kullarn talepleri zerine faaliyete geer. Allah talep edilmeden kimseye veklet vermez; peygamberler de birer teblici olup veklet grevleri yoktur. Vekl ismi hasb, hafz, rezzk, vel gibi isimlerle anlam yaknl iinde bulunur.

BBLYOGRAFYA

Rgb el-sfahn, el-Mfredt, vkl md.; Lisnl-Arab, vkl md.; Kmus Tercmesi, IV, 143144; Msned, I, 326; III, 7; Mtrd, Tevltl-urn (nr. Halil brahim Kaar), stanbul 2006, VIII, 320; Ebl-Ksm ez-Zeccc, tiu esmillh (nr. Abdlhseyin Mbrek), Beyrut 1406/1986, s. 136-137; Hattb, end-du (nr. Ahmed Ysuf ed-Dekkk), Dmak 1404/1984, s. 77; Kd Abdlcebbr, el-Mun, XX/2, s. 216-217; Abdlkhir el-Badd, el-Esm ve-ft, Kayseri Rid Efendi Ktp., nr. 497, vr. 236a-b; Kueyr, et-Tabr fit-tekr (nr. brhim Besyn), Kahire 1968, s. 69-70; Gazzl, el-Maadl-esn (Fazluh), s. 140; Eb Bekir bnl-Arab, elEmedl-a, Hac Selim Aa Ktp., nr. 499, vr. 130a-b; bnl-Cevz, Nzhetl-ayn, s. 607-608; Fahreddin er-Rz, Levmiul-beyyint (nr. Th Abdrraf Sad), Beyrut 1404/1984, s. 296-297; Ali Osman Tatlsu, Esml-Hsn erhi, Ankara 1963, s. 98-99. Bekir Topalolu

VEKLHAR
() Osmanllarda eitli kurumlarda idar-mal ilerden, alveri ve ieden sorumlu kimse. Arapa vekl ve harc kelimelerinden meydana gelen vekl-harc szlkte byk dairelerde ve konaklarda sarfiyata bakan kii anlamnda geer. Osmanl kanunnmelerinde yer alan, Lzm olan dahi ol sarfeder, ona vekilhar derler ve ake kutusun ol dutar ifadesi de bunu aklar. Vekilhar saray ve konaklarda, paa kaplarnda, devlet ve kamu kurumlarnda gereken ileri yapmaya, alnan bir eyin veya bir hizmetin bedelini demeye memur, alveri, satn alma ve harcama grevlisi diye gsterilir. Bu adan mal-para khyas/kethds eklinde tanmlanabilir. Vekilhar pekr, mbir, nzr, hanslr, bzrgter-i hne diye de zikredilir. Osmanllarda vekilhar Yenieri Ocanda odabadan kk, bayraktardan byk olan zbitin unvandr; haftada bir toplanan kumanya paras ile orta ve bln iesini salar. Bu sebeple ie zbiti, levazmc, tedariki olarak da adlandrlr. Vekilhar Yenieri Ocanda yenieri aasnn emrinde byk zbitler dnda, yenieri ortalarnda orbac denilen blkbann emri altndaki zbitler ierisinde odabadan sonra gelir. Tophne-i mirede de ayn yap mevcuttur. Vekilhar kelimesi ayrca matbah- mire, klliye, imaret, aevi, hankah, tekke, trbe, dergh, zviye, hastahane, tlimhne, slahhne gibi kurum ve meknlarda da kullanlr. Sivil hayatta vekilhar ev, konak, mlikne gibi ikamet yerlerinin gnlk yiyecek iecek ve dier ihtiyalarn karlamak, gerekli demeleri yapmak ve ailelerin hayatn dzenlemekle grevlidir. Vekilharcn ii dier ihtiyalar olan odun, kmr, giyim kuam, ev eyas gibi malzemeler ve bunlarn tamirine varncaya kadar yzlerce kalemi iermektedir. Konaklarda iki trl kilerin yer ald, ilkinin selmlkta bulunduu ve vekilhar aaya emanet edildii belirtilir. Varlkl, kalabalk, misafir arlayan, ok masrafl konak ve yallarda yaayan ailelerin yannda grev yapan vekilhar alveri masraflarn masrift pusulalar dzenlemek suretiyle kayt altna almaktayd. Osmanl aile hayatnda mutfak malzemelerini gsteren yegne belgeler olan bu pusulalar hafta, ay veya yl bitiminde denetlendikten sonra imha edildiinden bunlardan gnmze ulaanlarn says ok azdr. Byk konaklarda ihtiyalar bir vekilhar mrifetiyle karland gibi ikamet ettikleri yerden baka bir ehirde evi, kona ve mlkleri bulunan kiiler buralarn idaresi iin de vekilhar tayin etmekteydi. Bazan kendilerine kalan miras bir vekilharca teslim ederek ilettirenlere de rastlanrd. Vekilhar mlkleri kiraya verip gelirlerini tahsil edebilirdi. Bu adan ayn zamanda yannda alt ailenin mal hususlarda avukat durumundayd. Vekilharlarn alacaklar, bunlarn tahsili, haksz yere kira bedeli talebi gibi konularda ariv belgeleri nemli bir yekn tekil eder. Byk konaklarda hazinedar aa ile vekilharcn birlikte alt veya kk konaklarda vekilharcn hazinedarn grevini de yapt anlalmaktadr. Hazinedarla vekilharcn ayn grevli olabilecei ileri srlmse de bunun iki grevin bir kiide toplanmas eklinde anlalmas daha dorudur. Vekilharcn bir yaveri bulunduu gibi yaver kelimesinin vekilharla e anlaml kullanld, yine uhadar kelimesinin saray ve konaklarda vekilhar diye tanmland grlr. Ayrca padiah, sadrazam, nzr, vali, paa, mutasarrf, kad, mdr, belediye reisi, vilyet muhasebecisi, padiah kadnlar ve kzlarnn da vekilharc mevcuttu. Bunlarn yannda hayr kurumlarnda, XIX. yzylda ortaya kan mektepler ve hastahanelerde, bu arada tekkelerde vekilhar grevlendirilmesi sz

konusudur. Vekilharlarn aylk maa (mhiye) veya aylk mevcib ald, grevden ayrldklarnda yerlerine vekil braktklar, azledildiklerinde ve emekli olduklarnda kendilerine maa baland, vefatlarnda ailelerine maa tahsis edildii, haklarnda suistimal tahkikat yaplarak grevden ihra edilmeleri gerektiinde de baka geim kaynaklar bulunmad gerekesiyle hizmette brakldklar, beraatleri halinde ise yeniden istihdam edildikleri ve cls dolaysyla cihetlerinin yenilendii (BA, CevdetEvkaf, nr. 4537) anlalmaktadr. Madin-i Hmyundaki idar grevliler ierisinde vekl-i emn ve kethd yannda vekilhar ve tahsildar da vard. Cezayirde beylerbeyine ait paa divannda hazinedardan sonra Cezayir Oca day vekilharc (BA, HH, nr. 22547A-B) ve dier grevliler gelmekteydi. Ev ve konak gibi ahs ikamet yerlerinden bugne az sayda vekilhar masraf pusulas ulamakla birlikte resm kurumlara ait Osmanl arivinde bol miktarda masraf pusulas mevcuttur. Sarayla sadrazamlk mutfa ve dairesindeki masraflara ilikin dzenlenen defterlerde bir aylk masraf icmal edildikten sonra hazinedara hitaben deme emri ve ardndan vekilharla masraf ktibi ya da yalnzca vekilhar tarafndan teslim alndna dair imzal ve mhrl yaz yer alr. Dier kurumlarda ise imaret ve evkaf mtevellisi, vekilharc, ambar memuru ve imaret eyhi gibi kiilerden oluan bir ekip masraf, mfredat ve hesap defterleri tertip etmekte; bunlar vezir, vali, paa gibi kimselerin ya da kurumlarn mutfak ve daire masraflarn ve masraf meblann alndn gstermektedir. Vekilhar ve arpa eminine, ordu defterdarnn icmal ettii asker tayinat ve masraf bedelinin teslim ve tesellmne dair defterlere de rastlanr (BA, Cevdet-Asker, nr. 18249). Vekilharlarn ayrca mhr ve imzal ibr senedi dzenledii grlr. Fskye yapm gibi dar kapsaml ilerde de vekilhar tarafndan mhrl ve imzal hesap pusulalar oluturulur, vekilhar ayrca kendisine teslim edilen mhimmat iin ilmhaber verirdi (BA, Cevdet-Asker, nr. 6333). stanbula gelen Krm Han Selim Giray ve maiyeti gibi ahslarn arlanmas iin vekilhar tayin edilmi, bunun iin masraf defteri dzenlenmitir (BA, D. BM.d., nr. 3015). Seyahatnme ve htrat tr eserlerde de vekilharlarla ilgili bilgilere rastlanr. Kiliselerde piskoposun ardndan ruhban hiyerarisinin en stnde vekilharcn yer ald, trenlerde piskoposun hemen sanda yrd, onun vekili ya da banibi gibi telakki edildii belirtilir. Osmanl saraynda vekilhar dairesi, Topkap Saraynda ikinci avlunun sa tarafnda Marmara'ya bakan snr boyunca mutfaklar, alar kouu, cami, hamam ve yahne kompleksi iinde yer alr. Kiler-i mire kapsndan girilince sada grlen bu daire gnmzde tamir edilerek mze atlyeleri haline getirilmitir. Sarayn Harem Dairesinde hazinedar ve kilerciba grev yaparken harem dnda vekilhar, aba gibi grevliler bulunmaktayd. Saray tekilt dnda Aakaps ierisinde de bir vekilhar odas olduu tesbit edilmitir (Uzunarl, I, 392). Ftih Sultan Mehmed, II. Bayezid ve Kann Sultan Sleymann yaptrd driflarn vakfiyelerinde vekilhar ve kilerci kadrosu mevcuttu. Vakf Gureba Hastahanesi nizamnmesine gre hastahane mdr 1200 kuru maa alrken nezret-i vekilhar iin 400 kuru tahsis edilmiti. Ayrca kendisine kurban bayramnda kurbanlk verilirdi. Personel iin belirlenen erzak denekleri hesaplanarak vakf tarafndan her ay vekilharca teslim edilirdi. Baz hastahanelerde vekilharcn yannda mbyaa memuru da bulunurdu. Vekilharlar gerek asker gerekse sivil alanda nemli

grevler ifa etmekteydi. Humbarac Ocann slah ve tanzimiyle ocak her biri 100 kiiden meydana gelen alt odaya (blk) ayrlm, her odaya bir odaba (yzba), iki elliba, otuzba, on onba yannda vekilhar da tayin edilmiti. Askir-i Mansrenin kuruluu aamasnda hazrlk mektebi olarak alan Tlimhne-i Sbyanda grevlendirilen sivil ve asker memurlardan tlimhne vekilharc unvanl sivil mtemet memurun yzbann, yzba mlzm ve dier hoca unvanl kiilerin miri kabul edildii anlalmaktadr. lgili nizamnmede vekilharcn grevi tyntn ahz u taksmi ve tlimhnenin tanzf ve tathri ve cmlesinin teft-i ahvlleri kendisine muhavvel, velhsl tlimhneye dair husst kendisinden mesl olunmak eklinde tarif edilmektedir. Nizamnmeye gre vekilhar ve yzbaya aylk 100er kuru maa balanmtr. Sivil eitim kurumlarndan Mektebi Sultnde grevliler mdr, muhasebeci, vekilhar ve a eklinde sralanmaktayd. Vekilharcn eitim dneminin bana kadar vazifesine dnmemesi durumunda istifa etmi saylacann verilen izin belgesinde aka belirtilmesi (BA, MF. MKT, nr. 1062/35) onun grevinin nemini ortaya koymaktadr. Vekilhar kelimesinin daha ziyade vakf ve imaret sistemi kaynakl bir tabir olduu aktr. Vekilharcn vakf ve imaret sistemi ierisinde spor faaliyetleriyle Ahlik tekiltnda nemli bir yeri vard. Vakf tahrirlerinde cemat-i hademe-i imret, cemat-i vazfehorn- imret, cemat-i medrese ve zviye balklar altnda meihat ve kitbetten sonra vekilhar ile kilrnin cihetleri hakknda bilgi verilmektedir. Vekilhar vakfa alnacak hububat, eya ve malzemeden sorumlu idi. Evkaf Nezretinin kuruluundan itibaren imaretlerde piirilen yemeklerin erzakn alp datmn yrtmek zere merkezden tayin edilen vekilharcn bu unvan Tanzimatla birlikte mdrle evrilmitir. Bu sistemde Nevehirde yeni ina edilen cami vekilharlnda olduu gibi dorudan taleple de vekilhar grevlendirilmekteydi (BA, Cevdet-Evkaf, nr. 20412). maret vakfiyelerinde eyh-i imret, vekilhar, kilr, nakib, tabbh ve nzr- huddm gibi grevliler bulunmaktayd. Okmeydan grevlileri arasnda menzil eyhinin yardmcs sfatyla meydan nakibi diye de anlan vekilhar mevcuttu. Manisa Mevlevhnesin-de eyh, imam, mezzin, nzr, kayym, ktip, mesnevihan yannda bir vekilhar ve a grevlendirilmiti. Ariv kaytlarnda vekilharlar daha ok aa eklinde nitelendirilmekle birlikte (BA, CevdetDhiliye, nr. 9515) bey ve efendi olarak da anld, vekilhar ve vekilhar muavinliinin bir unvan olduu grlr (BA, MF. MKT, nr. 1045/13). Vekilharlarn birok kurumda muavin, mlzm (BA, rade-Asker, nr. 8), ktip, era, devtdr, yamak, yaver, ayvaz adyla yardmclar vard. Mektebi Sultnde vekilhar kitbeti bulunmaktayd. Vekilhar grevine vekilhar muavinlii, devtdrl, eral, yamakl, muhasebe grevlilii, abalk, ekmekibalk ve mbeyin hademeliinden gelinebilirdi. Birinin yannda aalk yapanlarn da vekilhar olabilecei kaydedilmektedir. Vekilhar muavinliine rdiye mezunu belediye tahrirat kalemi ketebesinden veya okuma yazma bilen odaclardan da (BA, MF. MKT, nr. 1045/13) tayin yaplabilmekteydi. Cidde valiliine kadar ykselmi, ayrca hakknda idam ferman km vekilhar unvanl kiiler de vardr (BA, CevdetMaliye, nr. 5754).

BBLYOGRAFYA

stanbul Vakflar Tahrir Defteri: 1009 (1600) Tarihli (haz. Mehmet Canatar), stanbul 2004, tr.yer.; S. P. de Tournefort, Tournefort Seyahatnamesi (ed. Stefonos Yerasimos, trc. Ali Berktay), stanbul 2005, I, 134; A. Galland, stanbula Ait Gnlk Htralar: 1672-1673 (nr. Ch. Schefer, trc. Nahid Srr rik), Ankara 1998, I, 134; Mahmud Raif Efendi ve Nizm- Cedde Dair Eseri (nr. Kemal Beydilli - lhan ahin), Ankara 2001, s. 49; Osman Nuri Ergin, Trkiyede ehirciliin Tarihi nkiaf, stanbul 1936, s. 40, 42; Uzunarl, Kapukulu Ocaklar, I, 392; II, 65; M. aatay Uluay, Padiahlarn Kadnlar ve Kzlar, Ankara 1992, s. 137; dris Bostan, Osmanl Bahriye Tekilt: XVII. Yzylda Tersne-i mire, Ankara 1992, tr.yer.; Bahaeddin Yediyldz - Nazif ztrk, Tanzimat Dnemi Vakf Uygulamalar, 150. Ylnda Tanzimat (haz. Hakk Dursun Yldz), Ankara 1992, s. 580; Nazif ztrk, Trk Yenileme Tarihi erevesinde Vakf Messesesi, Ankara 1995, s. 185, 576; Ali Akyldz, Tanzimat Dnemi Osmanl Merkez Tekiltnda Reform: 1836-1856, stanbul 1993, s. 163; a.mlf., Mmin ve Msrif Bir Padiah Kz Refia Sultan, stanbul 1998, s. 53, 70; Ahmet Akgndz, Osmanl Kanunnmeleri ve Hukuk Tahlilleri, stanbul 1996, IX, 163, 172, 215; Abdurrahman Kurt, Bursa Sicillerine Gre Osmanl Ailesi (1839-1876), Bursa 1998, s. 51; A. Sermet Muhtar Alus, Eski Gnlerde, stanbul 2001, s. 19; Feridun M. Emecen, lk Osmanllar ve Bat Anadolu Beylikler Dnyas, stanbul 2005, s. 144; Salim Aydz, XV ve XVI. Yzylda Tophne-i mire ve Top Dkm Teknolojisi, Ankara 2006, s. 164; Necdet Sakaolu, Vekilhar Masarfat Pusulalar (1880-1886), Toplumsal Tarih, IV/19, stanbul 1995, s. 47; Bilgehan Pamuk, XVII. Yzylda Bir Osmanl Paasnn Masraf Bilanosu, Tarih Aratrmalar Dergisi, XXII/35 (2004), s. 115; Ahmet Cihan, Bir Osmanl Kadsnn Gnl/Gndelik Yaam: (Mekke Kads-1846), Osm.Ar., sy. 24 (2004), s. 99-126; Ahmet Yaram, Osmanl Ordusunda ocuk Askerler Meselesi (Talimhane-i Sbyan), Afyon Kocatepe niversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, VIII/1, Afyon 2006, s. 53-62. Mehmet Canatar

VEL
() zat olmaktan veya muvlt szlemesinden doan hkm akrabalk ba. Szlkte yaknlk anlamndaki vely kknden treyen vel yardm etmek, yardmlamak; sadakat ve tasarruf mnalarna gelmektedir. Fkh terimi olarak zatlktan veya muvlt szlemesinden doan hkm akrabalk ban ifade eder; aralarnda vel ba bulunan taraflardan her birine mevl denir. Bundan dolay mevl kelimesi klesini zat eden efendi ve zat edilen kle iin mtereken kullanlr. Kleliin gemite hemen btn toplumlarda varl bilinmekle beraber gerek klelerin gerekse zatl klelerle yabanclarn stats ve bunlarn topluma kabul hususunda farkl yollar izlenmitir. Antik Yunanda zatllara vatandalk hakk tannmam, onlara hr yabanclara tannan metik stats verilerek asl vatandalarla kleler arasnda bir tabakaya yerletirilmitir. Romada da zatllara snrl bir vatandalk stats tannm, kendilerine mlk edinme imkn verilmekle birlikte nemli devlet grevlerinin ve siyasetin dnda tutulmu, dier bir ksm haklar da verilmemitir. Ayrca her iki toplumda zatllarn eski efendilerine kar eitli ykmllkleri bulunduundan tam bir hrriyetten sz edilemez (Davis, s. 66; Malay, s. 263-290). Ortaa Avrupasnda ve ileri dnem Amerika ktasnda olduu gibi ya klelerin zad tevik edilmedii iin zatllarn topluma katlm nemli bir sorun tekil etmemi veya zat edilenler birok temel haktan mahrum brakldklar iin toplumda yar hr statsnde ayr bir snf oluturmutur (Davis, tr.yer.). Amerikada XIX. yzyln ortalarnda kleliin yasaklanmasndan sonra klelerin eit vatandalar olarak topluma katlmnn salanmas 100 yldan fazla bir zaman almtr. slmdan nce Araplar arasnda da klelik yaygnd ve kleler hrlerden kesin izgilerle ayrlm alt bir sosyal snf tekil ediyordu (bk. KLE). zat edilen klelerin ve yabanclarn topluma katlmn ve intibakn salayan akrabalk veya dostluk szlemesi, hilf, birinin himayesine snma, evlt edinme, zat etmekten doan vel ve muvlttan doan vel gibi eitli yardmlama, dayanma ve himaye messeseleri bulunmaktayd (Ayn, IV, 227; Mahmd el-Mikdd, s. 39, 40-72). Ancak toplum yaps kan bana dayal kabile sistemi zerine kurulduundan bunlar sosyal ynden daha zayf bir konuma sahipti (Ceml Cevde, s. 57). Dolaysyla vel, kkleri Araplarn eski kabile dayanmasna uzanan bir messesedir. Karlkl yardmlama ve savunma amacyla yemin ederek bir kabile ile ittifak yapanlara half, yeminsiz bir kabileye katlanlara ise add denilmekteydi (Ksn, VII, 344). slmiyet, farkl soylardan gelenlerin kaynaabilecei inan ban nceleyen bir toplum yaps kurmu (Ceml Cevde, s. 59-76), bir yandan klelik kaynaklarn snrlarken dier yandan klelii sona erdirmeye ynelik tevikler getirmi, zat edilenlerin topluma intibakn salayc tedbirler almtr. Bu erevede akrabalar mirastan mahrum eden ve hakszlkta yardmlamay da ieren her trl anlamay iptal ederken bu kapsama girmeyen, zatlktan ve muvlt szlemesinden doan yardmlama ve dayanma kurumlarnn meruiyetini teyit etmitir. Ayrca velnn Chiliye dnemindeki gibi alnp satlmasn ve hibe edilmesini yasaklamtr. Hz. Peygamber, Bir kavmin

mevls (zatl klesi) kendilerindendir, halfleri kendilerindendir buyurmutur (Msned, IV, 340). Hanefler hadiste geen halften (yeminli) maksadn mevlel-muvlt olduu, zira Araplarn muvlt szlemesini yeminle teyit ettikleri grndedir. Vel, Arap kabile yapsnn gl bir ekilde devam ettii slm toplumunun erken dnemlerinde kle iken hrriyetine kavuan, Mslmanl yeni kabul eden veya buluntu ocuk olduu iin nesebi bilinmeyen kiilerin hukuk bir stat elde ederek kabile dayanmasna bal baz haklardan istifade etmelerine imkn salayan bir tr sosyal yardmlama ve gvenlik kurumu gibi ilev grmtr. Erken dnem fakihlerinin tartmalar da bu sosyal olgunun hukuk erevesinin izilmesine hizmet etmitir. slm hukukuna gre hataen veya kast benzeri ldrme ve yaralama hadiselerinde sulu adna diyet demeyi kle ad verilen kiiler topluluu yklenir. Ayrca din fark da akrabalar aras mirasa engel tekil etmektedir. Bu adan slm benimsediinden gayri mslim akrabalaryla zikredilen konularda hukuk ilikisi kesilen kimseler, slm topraklarnda kaldktan sonra hrriyetlerini elde eden ve kendi lkesine dnmeyip mslmanlar arasnda kalan zatllar veya buluntu ocuklar iin slm ncesi Arap toplumunda mevcut vel sistemi yeni baz dzenlemelerle muhafaza edilmi, bu yolla kiinin slm toplumuyla kaynatrlmas ve karlkl bir gvenlik/dayanma ba oluturulmas hedeflenmitir. Zira muvlt yoluyla Arap kabilelerinden birinin himayesine giren mhtedler o kabileye nisbetle anlrd. Bu mhted mslmanlarn tekil ettii mevl ad verilen kitle, zaman iinde toplumun dnmesiyle birlikte herhangi bir Arap kabilesiyle vel akdi bulunmayan yerli topluluklar da ierecek biimde genilemi ve Arap olmayan mslmanlar ifade eder hale gelmitir. Mevl arasndan yetien pek ok sekin sima slm ilim, kltr ve siyaset hayatnda nemli rol oynamtr. Muvlt akdi Abbsler devrinden itibaren eski nemini kaybetmeye balam, ancak vel klelikle balantl bir hukuk messese olarak varln srdrmtr. Fkhta vel messesesi, ifa ettii sosyal rolne bal olarak baz ceza ve miras hukuku konular mnasebetiyle ayrntl biimde ele alnr. Esasen vel ayn kkten gelen, bakas adna hukuk ilem yapma yetkisi anlamndaki velyetle de ilikili olup zellikle eksik ehliyetli veya ehliyetsiz kimseler adna hukuk ilemde bulunma yetkisinden oluan hususi velyeti iermektedir. Gerek zatlk gerekse muvlt szlemesi sebebiyle vel hakkn elinde tutann zatl/szlemeli mevlnn su ilemesi durumunda kendi klesiyle birlikte onun diyetini deme sorumluluu, buna karlk mevlnn vefat halinde daha yakn akrabalar bulunmad takdirde cenaze namazn kldrma ve mirasn alma hakk, kkleri ve delileri evlendirme velyeti mevcuttur. Vel bir kavme intisabn yollarndan biri sayld iin gayri mslim bir kavimle yaplan antlamalarda onlara vel yoluyla intisap edenler de antlamann salad haklardan yararlanr ve ykledii sorumluluklarla ykml olur. Kabileye yaplan vasiyetlerden o kabileye vel ba ile bal kiiler de faydalanr. Velnn pek ok konuda nesep gibi hukuk sonular dourduu kabul edilmekle birlikte taraflar arasnda evlilie engel tekil etmemesi, nafaka sorumluluu dourmamas, ahitliin kabuln engellememesi ve ksas drmemesi gibi sonularyla nesepten ayrlmaktadr. Fkh literatrnde vel iki ksmda ele alnr. A) zat Olmaktan Doan Vel (vell-atka, vell-tk). Bir kimsenin mlk altndaki kleyi zat etmesi (itk) veya mlkne geen klenin dorudan zat olmas (tk) neticesinde efendi ile zatl (atk) arasnda doan veldr. Bir klenin dorudan zat olmas kiinin kle olan bir yaknna miras, satn alma veya hibe gibi bir yolla sahip bulunmas zerine sz konusu edilir. Klenin hrriyetine kavuarak deta hayata yeniden balamas ve buna karlk efendisinin onun vrisleri arasnda yer almas sebebiyle bu tr velya veln-nime ad da verilir. Klesi zat olan kiiye mevlelatka/mevlel-atk denir. zatlktan doan vel nesep gibi kabul edildiinden cebrdir ve feshi kabil

deildir; akidden doan velya nisbetle daha gldr. limlerin ounluuna gre bu vel balayc bir hak sayldndan iptal edilmesi ve bir mal olmadndan satm, hibe, sadaka, vasiyet gibi bir yolla bakasna temliki mmkn deildir. Ayrca zat etme, feshi imknsz bir tasarruf kabul edildii ve hkm sebebe uygun olarak vcut bulaca iin zatlnn, eski efendisine ait vel hak ve sorumluluunu feshedip bir bakasyla muvlt szlemesi yapma hakk da yoktur. Nitekim Hz. Peygamber velnn yalnzca zat edene ait bir hak olduunu ve nesep gibi bir tr akrabalk ba olmasndan dolay alnp satlamayacan ve hibe edilemeyeceini ifade etmitir (bn Balbn, XI, 326; Hkim, IV, 379). Bu sebeple bir kimse satt klenin velsnn beytlmle ait olmasn art kosa veya zerinde vel hakk bulunmamas artyla klesini zat etse bu artlar geersizdir. Nitekim Hz. ie, bedelini dokuz ylda deyip hrriyetini satn almak zere efendisiyle anlama yapan Berreyi zat etmek zere sahiplerinden almak istediinde onlar vel hakk kendilerinde kalmak artyla bu sata rza gstereceklerini sylemilerdir. Durumdan haberdar olmas zerine Hz. Peygamber, vel hakknn kleyi zat edene ait olduunu ve Allahn kitabnda yer almayan hibir artn geerli saylmadn belirtmitir (Buhr, Zekt, 61, By, 67; Mslim, It, 10-11). Efendinin aralarnda vel ba bulunmamak artyla klesini zat etmesine tesyb, bu ekilde zat edilen kleye de sibe denmekteydi. Kurn- Kermde yasaklanan sibenin (el-Mide 5/103) bir anlamnn da bu ekilde zat edilen kle olduu ifade edilmi (Cesss, IV, 154), Abdullah b. Mesd tesybin bir Chiliye deti olduunu belirtmitir (Buhr, Feri, 20). Hanef, fi ve Hanbel mezhepleriyle brhim en-Neha, ab gibi mctehidlerin yer ald ounlua gre zat ilemi bu ekilde yaplsa da art geersizdir, vel zat edene aittir. Hz. mer, Abdullah b. mer, Abdullah b. Abbas, Reba b. Eb Abdurrahman, Zhr, Mlikler, Caferler ve Hanbellerde bir rivayete gre ise tesyb art geerlidir. Bu grupta, velnn beytlmle ait olaca veya sibenin istedii kimse ile vel akdi yapabilecei eklinde farkl grler ileri srlmtr. Efendi ile zat ettii kle arasnda vel bann meydana gelebilmesi iin Mliklere gre ikisi arasnda din farknn bulunmamas gerekir; gayri mslim tarafnn sonradan mslman olmas vely geri getirmez. Yine Mliklere gre efendinin klesini Allah rzas iin zat etmesi arttr. Benzer bir art koan Caferlere gre de bir kefret veya nezir sebebiyle zat edilen kle sibe olur ve biriyle anlama yapmas hari hi kimseyle vel ba bulunmaz. Cumhura gre ise zat edilen kle ile efendisi arasnda vel bann teekklnde zatln sebebi, ekli, efendinin iradesi ve kast, ayrca ileri srlen artlarn bir etkisi yoktur. Klesini hayr kast tamadan zat eden de, yakn akrabasna miras gibi bir yolla sahip olmas sebebiyle kendi rzas aranmadan klesi zat olan kimse de vel hakkna sahiptir. Yine zat etmenin bir bedel karl veya bedelsiz olmas, vasiyet yoluyla gereklemesi, derhal tencz suretiyle olmas veya efendinin lm gibi bir vakte izfe edilmesi yahut criyenin efendisinden ocuk dourmas gibi bir arta balanmas, klenin efendisiyle yapt szlemede taahht ettii bedeli efendinin lmnden sonra demesi arasnda da fark yoktur. Baz tartmal meseleler hari genelde lke fark vel bana engel saylmad gibi din fark da engel deildir. Ancak din fark bulunduu srece, yani gayri mslim taraf mslman olmadka miras ilikisi sz konusu olmaz. Vel nesep gibi kabul edildii ve nesepte asl olan ise baba taraf olduu iin ocuklar velda babalarna tbidir. Anne ve babas farkl kiilerin klesi olan ve annesi zat edilen bir ocuun vels annesini zat edenlere ait olur; daha sonra babas zat edilirse vels babasn zat edenlere geer. Bu meselede grld gibi iki farkl cihetle ilikilendirilmesi mmkn

grlen vel bann daha gl olan cihet ynnde el deitirmesine cerrl-vel denir. zat edilen klenin vels kendisini zat edene ve onun vefat halinde binefsihi asabe olan akrabalarna aittir; ashbl-feriz ve zevil-erhm kapsamndaki yaknlar ise vel hakkna sahip deildir. Kadnlar binefsihi asabe saylmadklar iin akrabalarnn zat ettikleri klelerin vellarna sahip olamazlarsa da zat ettikleri kiiler ve ocuklar ile zatl kleleri tarafndan zat edilen klelerin vel haklarna sahiptir. Cumhurun aksine, kle zat etmenin zekt yerine geeceini syleyen mam Mlike gre zekt malndan zat edilen klelerin vels beytlmle aittir (Sahnn, I, 299). zat eden kimse eski klesinin iledii, kast unsuru bulunmayan veya kast benzeri ldrme ve yaralama sularnda diyeti klesiyle beraber der. zatllar ise eski efendilerinin iledikleri sularda diyet deyecek kle arasnda yer almaz. Mliklere ve fi mezhebinde tercih edilmeyen bir gre gre eski sahibinin yeterli akrabas bulunmamas durumunda zatl onun klesi arasnda yer alr. Cumhura gre velda yalnzca zat eden tarafa miras hakk tannr, bu da zatlnn vefat halinde daha yakn miraslarnn olmamas artna baldr. Fakat zatlnn eski efendisinin mirasn alma hakk yoktur. Kd reyh ve Tvs gibi limlere gre ise miraslk ilikisi karlkldr. Eski klenin nesep cihetinden asabesi ve ashbl-feriz olan akrabalarnn bulunmamas halinde her ikisinin de ayn dinden olmas artyla vel sahibi mirasn tamamn alr, nk sebeb asabe durumundadr. Sadece ashbl-feriz olan akrabalar bulunursa onlar paylarn aldktan sonra kalan yine vel sahibi alr. Dolaysyla eski efendinin, len zatlnn hala ve teyze gibi zevil-erhmdan olan akrabalarna gre mirasta ncelii vardr. Abdullah b. Mesd ise Hz. Ali gibi dier sahblerin aksine nceliin zevil-erhma ait olduu kanaatindedir (Cesss, IV, 263-264). Vel, kendisi mirasa sebep tekil etmekle birlikte vel ba hukuk tasarrufa konu olabilen bir mal saylmad iin sat ve hibe ile veya miras yoluyla intikal etmez. Bundan dolay nce efendi, daha sonra zatls vefat etse diyet sorumluluu ile miras arasndaki mtekabiliyete bal olarak efendinin asabesi, efendiye yaknlk derecelerine gre zatlya miras olur. Kd reyh gibi baz mctehidlere gre ise vel mal hkmnde grldnden efendinin vrislerine intikal eder (Serahs, VIII, 82-84). Osmanllar dneminde velya dair bir mesele etrafnda uzun bir tartma ortaya kmtr. Kendi dneminde cihad sebebiyle ok sayda kle getirildiine ve birok zat hadisesinin cereyan ettiine, dolaysyla vel ile ilgili daha nce yeterince incelenmemi baz meselelerin bulunduuna iaret eden Molla Hsrev, Ksnnin bir ibaresine dayanarak (Bedi, IV, 162) babas zat edilmi, annesi aslen hr olan bir ocuun vefat halinde babasn zat edenin onun vel hakkna sahip bulunmadn, dolaysyla miras alamayacan ileri sren bir risle kaleme almtr. Ancak bu risleye kar Molla Grn, Hzr ah Menteev, Eb Bekir et-Tokad ve Gzelce (Gzlice) Mehmed elebi gibi limler risleler yazmlar; Zenbilli Ali Efendi, Sd elebi, ivizde Mehmed Efendi gibi baz eyhlislmlar da kar fetvalar vermilerdir. Buna karlk Kadzde Ahmed emseddin, Bostanzde Mehmed Efendi, Bayramzde Zekeriyy Efendi, Hoca Sdeddin Efendi ve Zekeriyyzde Yahy Efendi gibi eyhlislmlarla Aleddin el-Haskef, bn bidn gibi baz limler Molla Hsrevi desteklemilerdir. Ebssud Efendi ise nce Molla Hsrevin grne uygun fetva vermi, daha sonra verdii bir fetva ile bu grnden dnmtr (baz eyhlislmlarn fetvalarnn metinleri iin bk. Mecmatl-fevid vel-fetv, vr. 71b-72b; kr. bn bidn, Reddl-mutr, VI, 124). B) Muvlt Akdinden Doan Vel (vell-muvlt). Muvlt kelimesi akrabalk balarn

glendirmeyi, yardmlama ve dayanmay anlatr. Muvlt szlemesi zatlktan doan velnn aksine ihtiyardir, kii isterse byle bir akid yapmayabilir. Buluntu ocuk veya slma yeni giren bir kimse ile bir slm lkesi vatanda arasnda kurulan vel szlemesine muvlt (muhlefe, mukade), szlemeyi talep eden kiiye mevl yahut el-mevlel-esfel, muvlt szlemesini kabul eden kiiye de mevlel-muvlt veya el-mevlel-al denir. Velisi bulunmayann velisi devlet olduuna gre slm seen kii ile ailesi bilinmeyen buluntu ocuun vels kural olarak beytlmle aittir; bununla birlikte bu kimseler slm lkesi vatanda herhangi bir kiiyle muvlt akdi yapabilirler. Bu erevede zorunlu grlmemekle beraber slm seen kii Mslmanlna araclk eden kiiyle, hr ve mslman kabul edilen buluntu ocuk da kendisini bulup himayesine alan kiiyle muvlt szlemesi yapabilir. Ancak bir sutan dolay beytlml tarafndan kendileri adna diyet denirse beytlmlin vel hakk gleneceinden bu kimseler artk bakasyla muvlt szlemesi yapamazlar. Baz limlere gre ise ihtida edenin vels, aralarnda muvlt szlemesi bulunmasa bile slma girmesine araclk eden kiiye ait kabul edilir ve vris brakmadan lmesi halinde miras ona kalr. Muvlt akdinin meruiyeti slm limleri arasnda tartma konusu olmutur. Bu akdin sahih olduunu savunanlar arasnda Hz. mer, Hz. Ali, Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Mesd, Abdullah b. mer, brhim en-Neha, Sad b. Mseyyeb, Reba b. Eb Abdurrahman, Leys b. Sad, Hanefler ve Caferler yer almaktadr. Hanefler, Yeminlerinizin balad kimselere de paylarn verin yetinin (en-Nis 4/33) muvlt szlemesiyle ilgili olduunu, Chiliye dneminde uygulanan ve slmn ilk yllarnda geerliliini koruyan bu hkmn neshedildiine dair bir delile rastlanmadn, daha sonra sadece vrisler arasnda bir sralama yaplarak zevil-erhm derecesinde bir vrisin bulunmamas halinde kendisiyle muvlt szlemesi yaplan kiiye miras hakk tanndn belirtmilerdir. Ayrca Hz. Peygamberin bir mslman araclyla slmiyeti seen kiiyle ilgili uygulamann sorulmas zerine, O mslman o kiinin hayatnda ve lmnde ona en mstahak olandr demesi de (Msned, IV, 102-103; Eb Dvd, Feri, 13; Tirmiz, Feri, 20) bu akdin meruiyetinin snnetten delilini tekil etmektedir. Ayrca hi vrisi bulunmayan kimsenin btn maln bir kiiye vasiyet etmesi ciz kabul edildiine gre bir akidle maln bakasna brakmas da ciz olmaldr. Zeyd b. Sbit, Hasan- Basr, ab, bn brme, Sfyn es-Sevr, Evz, Mlikler, filer ve Hanbellere gre ise muvlt akdi sahih deildir. Zira, Vel ancak zat edene aittir, slmda hilf yoktur (Buhr, Keflet, 2, Edeb, 67; Mslim, Feil-abe, 206) gibi hadisler muvlt akdinin mer saylmadn gstermektedir. Bu sebeple vrisi bulunmayan bir kiinin miras beytlmle intikal eder. Halbuki muvlt akdinin sahih kabul edilmesi bunu engelleyecek ve kamu hakknn iptaline yol aacaktr. Ayn sebeple btn mal vasiyet etmek de ciz deildir. Her akid gibi muvlt akdinin de rknleri, artlar, vasflar ve hkmleri vardr. Muvlt akdinin rkn icap ve kabulden ibarettir. slm seen veya buluntu bir ocuk halinde yetimi olan bir kii slm lkesi vatanda bir mslmana veya zimmye, Sen benim hmim ol. Ben bir cinayet ilersem benim adma diyet dersin, ben lnce de sen bana vris olursun eklinde teklifte bulunur, o da bunu kabul ederse aralarnda muvlt akdi kurulmu saylr. Bununla birlikte muvlt szlemesinde miraslk ve diyet deme artlar karlkl da olabilir. Byle bir akdin gereklemesi iin icapta bulunan tarafn (el-mevlel-esfel) akid yapma ehliyetini tamas, kendisine nesep yoluyla vris olacak bir yaknnn bulunmamas, Arap soyundan gelmemesi, zat edilmi olmamas, nceden iledii bir sutan dolay kendisi adna beytlmlden veya muvlt szlemesi yapt bir bakas

tarafndan diyet vb. bir tazminat denmemesi, diyet ve mirasn zikredilmesi arttr. Akdi kabul eden tarafn ergen olmas akdin nefz artdr; akdin gereklemesi iin ergenlie ulamam ocuun hukuk temsilcisinin izninin bulunmas yeterlidir (Ksn, IV, 170-171; kr. Serahs, VIII, 95-96, 109). Vel szlemesinde din birlii akdin shhati iin art deildir. Ancak mslmann zimm ile yapt muvltta din fark miras ve aralarnda dayanma bulunamayaca iin ilenen suun diyetine itiraki engeller; gayri mslim tarafn slma girmesi halinde ise vel hkmleri geerli olur (Serahs, VIII, 107). Akdin slm lkesinde kurulmas veya taraflarn ayn lkede olmas art yoktur. capta bulunan tarafn nesebinin bilinmemesi art ise tartmaldr. capta bulunann Arap asll olmamas art, Araplar arasnda kabile esasna gre dayanma sisteminin muhafaza edilmesi dolaysyla onlarn muvlt szlemesine ihtiyalarnn kalmamasndan kaynaklanr. Haneflere gre muvlt szlemesi balayc (lzm) deildir, bu sebeple taraflar dierinin rzas olmasa da onun bilgisi dahilinde tek tarafl irade beyanyla akdi feshedebilir. Ancak el-mevlelesfelin akdi feshedebilmesi iin szleme yapt kii tarafndan kendisi adna daha nce diyet vb. bir tazminat denmemi olmas art aranr. Kar tarafa bilgi vermeden ikinci bir kiiyle szleme yaparsa sahih kabul edilir ve bu zmnen ilk szlemeyi fesih anlamna gelir (a.g.e., VIII, 97). Tazminat denmesiyle akid balayc hale gelirse de taraflarn karlkl rzasyla feshedilebilir. te yandan muvlt szlemesinden doan vel hakknn baka birine bedelli veya bedelsiz nakledilmesi ciz deildir. Bu hakkn devriyle ilgili hkmler taraflarn kk ocuklar iin de geerlidir. Byk ocuklar ise Mslmanl kabulde babalarna tbi olmadklar gibi velda da babalarna tbi deildir. Ayrca kkler de bula erdikten sonra herhangi bir kimse ile muvlt akdi yapp yapmama hrriyetine sahiptir. Muvlt akdi yapan kii zerinde, mesel kle olan babasnn zat edilmesi gibi bir sebeple zatlktan dolay vel hakk doarsa bu vel daha gl sayld iin vels babasn zat edenlere geer. Ayn ekilde babas ve annesi baka kiilerle muvlt yapan bir ocuun vels, annenin szlemesi daha nce olsa bile nesep ve vel konularnda baba taraf esas alndndan babasyla muvlt yapanlara ait olur. Muvlt akdini talep eden kii vefat ettiinde terekenin intikal kaidelerine gre ashbl-feriz, neseb asabeler ve sebeb asabelerden (zatlk sebebiyle miras olanlardan) hi kimsenin bulunmamas durumunda zevil-erhm mirasn tamamn alr; zira akrabalk veraset hakk dourma bakmndan muvlt akdinden daha gl bir badr ve hi kimse yapt bir akidle kendi mal zerindeki bakasna ait hakk iptal etme yetkisine sahip deildir. Zevil-erhmdan kimsenin bulunmamas durumunda muvlt akdiyle vel hakkna sahip olanlar miras kabul edilir. Tarihsel srete her iki ekliyle vel, yabanclarn mslman toplumla kaynap btnlemesini salamada nemli rol oynam; bir yandan onlara bir tr sosyal gvence ve kimlik verirken dier yandan suu engellemek amacyla onlar denetim altna sokmu, su ilemeleri halinde de madur tarafn haklarnn zayi olmasnn nne gemitir. Dolaysyla yabanclarn devletle dikey uyrukluk ilikisinin yan sra toplum iinde bir yatay ilikiler gelitirmelerini salayan vel ba nimet-klfet dengesi erevesinde her iki tarafa da ykmllkler ve haklar getirmi, bugnk sosyal gvenlik ve dayanma fonksiyonuna benzer bir rol stlenmitir. Bu sebeple gnmzde vel messesesi hem mslman limlerin hem de arkiyat evrelerin ilgisini ekmitir. Ahmed Th es-Sens ve Mustafa Ahmed ez-Zerk gibi ada limler sigortann meruiyeti erevesinde yaplan tartmalarda her ikisinin de bir tr sosyal gvenlik sistemi oluunu dikkate alarak muvlt akdini sigorta sisteminin cevazna delil gstermilerdir (Zerk, I, 560-561). te yandan slmn ilk

asrlarna ilgi duyan pek ok arkiyat vel konusunu muhtelif deerlendirmelere tbi tutmu ve bilhassa kkeni hakknda farkl tezler ileri srmtr. Hollandada Nijmegen Katolik niversitesi (Nijmegen Radboud niversitesi) tarafndan 2001 ylnda dzenlenen bir konferansta slmn ilk drt asr boyunca sosyal, kltrel ve hukuksal boyutlaryla vel messesesi ele alnm ve burada sunulan tebliler yaymlanmtr (bk. bibl.). Vel ve muvlt terimleri literatrde ayrca dost edinme, ittifak kurma anlamlarnda kullanlr ve bu kavram altnda kimlerle nasl dostluklar kurulaca, zellikle yahudileri ve hristiyanlar dost ve mttefik edinmenin hkm inceleme konusu yaplmtr. Bu anlamyla vely ele alan Cuma Ali elHl el-Vel fil-slm (Kahire 1984), Muhammed b. Sad b. Slim el-Kahtn el-Vel vel-ber fil-slm (Riyad 1404/1984), Mihms b. Abdullah b. Muhammed el-Celd el-Muvlt velmudt fi-eratil-slmiyye (I-II, Mansre 1407/1987), Abdullah b. brhim et-Tark el-Vel vel-ad f alkatil-mslim bi-ayril-mslim (Riyad 1411/1991) ve Zekeriyy Abdrrzk elMasr Malt fil-vel (Beyrut 1414/1994) adlaryla eserler yazmtr. Muvlt terimi Hanbel ve Mlik fkhnda abdestin farzlarndan biri saylan organlarn ardarda ykanmas anlamnda da kullanlr.

BBLYOGRAFYA

Msned, IV, 102-103, 340; fi, el-m, IV, 71, 78-79, 116-117, 125-135, 211, 276; V, 188, 281; VI, 112, 116, 161, 183-189, 225-226; VII, 65, 136, 224-225, 232, 260; Sahnn, el-Mdevvene, I, 299; III, 347-382; bn Balabn, el-sn f tarbi ai bn ibbn (nr. uayb el-Arnat), Beyrut 1412/1991, XI, 326; Cesss, Akml-urn (Kamhv), II, 289, 344; III, 3-7, 143-148, 188-189, 196-197; IV, 154, 255, 263-264, 326, 336; V, 8, 192; bn Eb Zeyd, en-Nevdir vez-ziydt (nr. Abdlfetth M. el-Hulv v.dr.), Beyrut 1420/1999, XIII, 237-273; Hkim, el-Mstedrek, IV, 379; Eb Cafer et-Ts, el-Mebs f fhil-mmiyye (nr. M. el-Bkr el-Behbd), Tahran, ts. (elMektebetl-Murtazaviyye), IV, 93-108; VI, 70-71; Serahs, el-Mebs, VIII, 81-125; XXX, 38-46, 230; Ksn, Bedi, IV, 66, 159-173; VII, 256, 343-344; Burhneddin el-Mergnn, el-Hidye, stanbul 1986, III, 271-275; IV, 229; Muvaffakuddin bn Kudme, el-Mun (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk - Abdlfetth M. el-Hulv), Kahire 1413/1992, IX, 214-255; Bedreddin elAyn, Umdetl-r, Kahire 1348, IV, 221-227; IX, 45, 90; XXIII, 251-259; Molla Hsrev, Drerl-kkm, stanbul 1300, II, 42-47; Syt, el-Bedrlle incel f meseletil-vel (nr. Sad Muhammed el-Lahhm), Beyrut 1417/1996; Ganzde Mehmed Ndir, Mektb f reddi meseletil-vel, Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 682, vr. 387b-388b; Mecmatl-fevid velfetv, Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 914, vr. 71b-72b; bn bidn, Reddl-mutr (Kahire), III, 76; VI, 119-128, 762-764; Mustafa Ahmed ez-Zerk, el-Fhl-slm f evbihil-cedd, Dmak 1967-68, I, 559-561; D. Brion Davis, The Problem of Slavery in Western Culture, New York 1969, s. 53-60, 66, 101, 106, 262-272, 282-288; P. Crone, Roman, Provincial and Islamic Law, Cambridge 1987, s. 35-99; Mahmd el-Mikdd, el-Mevl ve niml-vel minel-Chiliyye il evirilaril-mev, Dmak 1988, s. 32-72, 103-208, 301-305; Ceml Cevde, el-Evul-ictimiyye vel-itidiyye lil-mevl f adril-slm, Amman 1409/1989, s. 13-106, 143-154, 175-188, 199205, 213; Hasan Malay, alar Boyu Klelik (Eski Yunan ve Roma), Ankara 1990, s. 263-290; A.

Cilardo, The Transmission of the Patronate in Islamic Law, Miscellanea Arabica et Islamica (ed. F. de Jong), Leuven 1993, s. 31-52; Patronate and Patronage in Early and Classical Islam (ed. M. Bernards - J. Nawas), Leiden 2005; U. Mitter, The Origin and Development of the Islamic Patronate, a.e., s. 70-133; a.mlf., Das frhislamische Patronat: Eine Studie zu den Anfngen des islamischen Rechts, Wrzburg 2006, s. 147-544; Ahmet Ali Korkmaz, Molla Hsrevin Vel Hakkndaki Grleri ve Bu Konuda Osmanl limleri Arasnda Yaplan Tartmalar: Vel Risaleleri erevesinde (yksek lisans tezi, 2009), Gazi niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; Wael B. Hallaq, The Use and Abuse of Evidence: The Question of Provincial and Roman Influences on Early Islamic Law, JAOS, CX/1 (1990), s. 79-91; Abdulkerim nalan, slm Hukukunda Muvlt Akdi ve Sigorta Asndan Deerlendirilmesi, Dicle niversitesi lhiyat Fakltesi Dergisi, X/1, Diyarbakr 2008, s. 1-17; Hasan zer, Molla Hsrevin er-Risle fil-vels, Molla Grnnin Reddiyesi ve Molla Hsrevin Cevab: Tahkikli Neir, slm Aratrmalar Dergisi, sy. 24, stanbul 2010, s. 173-207; Vel, Mv.F, XLV, 119-134. kr zen

VELYET
(bk. VEL).

VELYET
() Hukuk yetki anlamnda fkh terimi. Szlkte yakn olmak, yaknlk anlamndaki vely kknden treyen velyet sevmek; ynelmek, yardm etmek; bir iin sorumluluu kendi stnde olmak mnalarna da gelir. Velyet hakkna sahip olan kiiye vel denir. Ayn kkten veliye fiilinin biri velyet, dieri vilyet eklindeki masdarlar arasnda bir anlam farknn bulunup bulunmad konusunda Arap dilcileri iki ayr yaklam ortaya koymutur. Yahy b. Ziyd el-Ferr gibi baz dilciler bunlarn birbirinin yerine kullanlabileceini sylerken bns-Sikkt gibi dilciler birincinin daha ok yardm etme (nusret), ikincisinin otorite (sultan) ierii tadn ileri srmtr. kinci gr sahiplerine gre velyet masdarndan vel, vilyet masdarndan daha ok vl ismi tretilir. Vilyet kelimesinin tedbir, kudret, fiil anlamlarn ima ettiini, bunlar kendisinde toplamayan kii iin vali isminin kullanlamayacan ne sren bnl-Esr de bu ayrm benimsemektedir. Yine Allahn isimleri arasnda hem vel hem de vlnin yer almas velyetle vilyetin anlamlarnda fark gzetildii kanaatini desteklemektedir. Allahn isimlerinden velnin anlam konusunda ne srlen iki yorumdan biri yardm eden (nsr), dieri kinatn ileri kendi uhdesinde bulunan ve o ileri yrten eklindedir. Cenb- Hakkn vl ismi her eye sahip olan ve her ey zerinde tasarrufta bulunan anlamndadr. yetlerde ve hadislerde velyet yannda ayn kkten treyen vel, vl, evliy, mevl, mevl, tevell kelimeleri de gemektedir (mesel bk. el-Bakara 2/107; el-Enfl 8/40; er-Rad 13/11; el-Kehf 18/44; el-Ahzb 33/5; en-Necm 53/29; Mslim, Nik, 64-68; Eb Dvd, Nik, 26). Vell ve tevell gibi fiiller velyet kknden gelmekle birlikte an harf-i cerriyle kullanldnda yz evirmek, uzak durmak mnalarna gelir (Rgb el-sfahn, el-Mfredt, s. 533-535). Velyet fkhta rzas olup olmadna baklmakszn bir szn bakas hakknda geerli ve sonu dourucu klnmas (tenfz) demektir. Bir tr er yetki olarak nitelendirilebilen velyet, slm hukukunun deiik alanlarnda asl anlam sabit kalmakla birlikte konunun mahiyetine gre baz farkllklar gzetilerek kullanlr. Mesel kamusal boyutu olan yarglama (kaz) ve hisbe gibi iler yannda alm satm ve evlenme gibi birok hukuk ilem de yine hukuk bir yetkinin (velyetin) bulunmas artyla icra edilebilir. Yeterlilik artn tayan, kadlk ehliyetine sahip her hukuku kendi bana yarglamada bulunamaz. Yarg grevini icra edebilmesi iin kamu otoritesi tarafndan yetkilendirilmesi (tevliye) gerekir. Kaznn genel velyetten kaynaklanan balayc sz diye tanmlanmas konunun bu ynne iaret amacyladr. Hisbe vb. kamu grevleri iin de ayn durum sz konusudur. Mlkiyetin madd ve er tasarruflarda bulunmaya imkn veren hukuk g eklinde tanmlanmas ve kiinin bu sayede mmelekinde istedii gibi tasarruf edebileceinin belirtilmesi mlkiyetin de genel anlamda velyet kapsamnda grlmesinin bir sonucudur. ahitlik de bir tr velyet sayldndan mesel gayri mslimlerin mslmanlar, klenin hrler hakknda ahitlik yapamayaca kabul edilir; hatta baz alanlarda kadnn ahitliine kstlamalar getirilir. Ksaca, slm hukukunda hemen hemen btn i ve ilemlerin velyet kavramyla irtibatlandrld, bir konuda velyete sahip olup olmamann yahut velyetin snrlandrlmas ya da kstlanmasnn hukuk sistemin yan sra sosyal stat ve din kurallarla da alkal olduu grlr.

Velyet Trleri. 1. Genel anlamda velyet. slm hukukunda bir tasarrufun mer olabilmesi o tasarrufu ciz klan bir yetkinin veya yetkilendirmenin bulunmasna baldr. Bu er yetki riin izin vermesinden yahut serbest brakmasndan kaynaklanr. Sz edilen yetki, kiiye dorudan tannm olabilecei gibi bir kimseye tannm yetkinin bakasna devredilmesinden de ortaya kabilir. Bu geni anlam yelpazesini iine almak zere fkh mezhepleri velyetin trlerini deiik biimlerde gruplandrmtr. Hanef mezhebinde velyet eran sabit olan velyet ve mlikin yetkilendirmesiyle sabit olan velyet eklinde iki ksma ayrlr. eran sabit olan velyetin er velyet yahut kanun velyet diye adlandrlmas da mmkndr. er velyet kapsamnda babann, -babann babas olandedenin, vasnin ve hkimin velyeti yer alr. er velyet evlendirme velyeti ve dier mumelt ilemlerine ilikin velyet olmak zere iki ksma ayrlr. Birincisine ahs zerinde velyet, ikincisine mal zerinde velyet de denir. Mlikin yetkilendirmesiyle sabit olan velyet ise veklet ve vasiyettir. fi mezhebinde velyet hkm/hkmranlk velyeti, akidden kaynaklanan velyet ve akrabalk velyeti eklinde ksma ayrlr (Mverd, VIII, 340). Hkm velyeti genel ve zel diye iki eittir. Genel hkm velyeti immet (devlet bakanl), zel hkm velyeti ise kazdr. Akd velyet de veklet ve vasiyet olmak zere ikiye ayrlr. Veklet hayattaki kiilere niybeti, vasiyet ise lye niybeti ierir. Akrabalk velyeti de genel ve zel ksmlarna ayrlr. Genel akrabalk velyeti baba ve dedenin kk ocuklar zerindeki velyetidir. Evlendirme dndaki her konu genel akrabalk velyeti kapsamnda yer alr. Baba ve dede lmleri esnasnda bu yetkilerini bakalarna devredebilir, kk ocuklar iin vas tayin edebilir. zel akrabalk velyeti ise baba tarafndan erkek akrabalarn (asabe) sadece evlendirme konusundaki velyetidir. fi hukukular, velyetin illetini yakn akrabalk diye belirledikleri iin baba ve dede dndaki asabeye evlendirme yetkisi tanmazlar. Baba ve dede, genel akrabalk velyetinden farkl olarak kendilerine tannm bu yetkiyi lm esnasnda bakasna devredemezler. fi mezhebindeki akrabalk velyeti ve hkm velyetinin Haneflerdeki er velyeti byk lde karlad dnlrse velyetin trleri konusunda iki mezhep arasnda ciddi bir ayrlk bulunmad sylenebilir. 2. Dar anlamda velyet. Bata kkler olmak zere tam ehliyetsizler ve eksik ehliyetliler zerindeki velyetle kzlarn evlendirilmesi konusundaki velyeti ifade eder. Bu da mal zerinde velyet ve ahs zerinde velyet eklinde iki ksma ayrlr. Kkler zerindeki velyet hukuk mant ve felsefesi asndan acziyetle temellendirilir. Bir tr yetersizlik durumu olan acziyet gzetim ve himayeyi gerektirdiinden byle bir velyet tesisine gidilmitir. Akln kemale ermemi olmas gerek acziyet, klelik ise hkm acziyettir. Velyette aslolan, kiinin nce kendi ahs zerinde velyete sahip bulunmas, artlar gerekletiinde bu velyeti bakalar zerinde de uygulamasdr. Hkmen cizliinden dolay klenin ahitlik etmesi, hkm verecek bir konumda yer almas, mlk edinmesi veya birini evlendirmesi sz konusu deildir. a) Mal zerinde velyet. Velyet, esas itibariyle acziyetten kaynaklanan ehliyet noksanln telfi etmek iin mer klndndan velyetin ehliyetle balantsn daima gz nnde tutmak gerekir. Kiinin eran muteber saylacak ekilde tasarrufta bulunmaya elverili olmas anlamna gelen ve bu ynyle fiil ehliyeti eklinde de adlandrlan ed ehliyeti akl ve temyiz gcne dayanr. Bu bakmdan akln henz kemale ermedii kklk, akl zayfl (ateh) ve akl hastal (cnn) gibi durumlar, ayn zamanda bu durumda olanlar zerindeki velyetin sabit olmasnn da gerekesini tekil eder. slm hukukunda hr bir kimse zerinde velyet sz konusu deilse de acziyet sebebiyle kkler zerinde velyet sz konusudur. Bu noktadan bakldnda bu velyetin yegne sebebinin

kklk olduu ve gzetim ve himaye amac tad sylenebilir. ocukta akl ve temyiz gcnn geliiminde temyiz ncesi dnem, temyiz dnemi ve temyiz sonras bul ve rd dnemi olarak balca evre vardr. lk iki evrede ocuk zerinde deiik derecelerde velyet sz konusudur. Temyiz ncesi dnemde ehliyetin temeli olan akl ve temyiz gc yok veya yok hkmnde olduundan temyiz yoksunu kimseler iin ed ehliyeti sz konusu deildir ve yaptklar hukuk ilemler de yok hkmndedir. ocuk asndan ed ehliyeti ancak temyiz evresinde balar. Bu evresinde de eksik (ksr) ed ehliyeti vardr ve bu ehliyet temyizden bula kadar geen dnemi iine alr. Kn bu dnemde velinin himayesi ve yol gstermesine ihtiyac vardr. Mmeyyiz ocuun yapt hukuk ilemler velyet asndan grupta deerlendirilir. 1. Hibeyi kabul gibi srf yararna olan tasarruflar velisinin iczetine bal olmakszn geerli saylr. 2. Hibe, talk ve karz gibi srf zararna olan tasarruflar velisi iczet verse dahi geerli olmaz. 3. Alm satm, kiralama gibi yarar ve zarara ihtimali bulunan tasarruflar velyete ihtiya gsterir. ocuun bu trden tasarruflar sahih olarak inikad eder, fakat ilerlik kazanmas (nefz) velisinin iczetine baldr. Velisi iczet verirse nfiz olur, vermezse yapld andan itibaren btl saylr. ocuun tasarruflarnn hkmne ilikin bu ayrm onun mallar konusunda velinin ne tr tasarruflarda bulunabileceini de gsterir. Veli ocuun mallarnda zarara yol aacak bir tasarrufta bulunamaz; mesel maln hibe edemez, tasadduk edemez, vasiyet edemez. Mlikler mmeyyiz ocuun tasarruflarnn hkm konusunda Haneflerin grn byk lde benimserken filer mmeyyiz ocuun yapt hukuk ilemleri velinin gzetim ve denetimine tbi klmazlar ve ocuun btn tasarruflarnn btl olacan ileri srerler. Hanbellere gre ise ocuun nceden verilmi izne dayanarak yapt tasarruflar geerlidir, izinsiz yapt tasarruflar ise btl olup sonradan verilen iczetle sahih hale gelmez. Akln kemale ermesiyle temyiz gc de kemale erer ve bu sayede kii tam ed ehliyetine sahip olur. Tam ed ehliyetiyle ednn vciplii hkm de sabit olur. Artk kii din/hukuk sorumluluk altna girmi, hukuk tasarruflarn kimsenin yol gstermesine, denetim ve himayesine gerek kalmadan tek bana yapabilecek ve sonularn stlenebilecek dzeye gelmitir. Ancak zellikle evlenme akdi hususunda kzlar iin velyetin devam edip etmeyecei konusu slm hukukular arasnda tartmaldr (a.bk.). ocuun mal zerindeki velyetin illetinin ya kkl olduu hususunda slm hukukular gr birlii iindedir. Ehliyet ve velyet asndan mecnun gayri mmeyyiz ocuk hkmnde, math ise mmeyyiz ocuk hkmndedir. ocuk zerinde velyet hkmnn sbtu iin mahkeme kararna ihtiya yoktur; velyet hkm eran kendiliinden sabit olur. Kaynaklarda yer alan, ocuk zerinde velyetin gerekmesi ihtiyar deil cebrdir tarzndaki ifadeler (bn Emru Hc, II, 214) bu velyetin bir mahkeme karar gerektirmeden sabit olduunu belirttii gibi baba ve dedenin velyetlerinin zati bir nitelik tadn, dolaysyla kendilerini bu velyet sorumluluundan azletme haklarnn bulunmadn da gsterir. Kkler zerindeki bu velyetin temel sebebi babalk vasfdr. Babann babas olan dede de baba hkmndedir. Baba ve dedenin tayin ettii vas velyet yetkisini bunlardan alr. Onlarn bulunmad durumlarda ise ocuun mal konulardaki velyeti dier akrabalarna deil kadya/mahkemeye intikal eder. Babalk vasfnn velyetin temel sebebi oluu bu vasfn, babay efkat taml sayesinde ocuk hakknda ok iyi dnme ve onu gzetmeye sevkedecei fikrine dayandrlr. Zira baba aklnn ve reyinin taml sebebiyle bu gzetime muktedirdir. Gzetime g yetirenin ciz olan zerindeki

velyetinin mkul ve mer oluunu aklamak iin kaynaklarda velyetin yardm etme, iyilikte bulunma ve muhtacn elinden tutma kabilinden olduu ve bunlarn hem aklen hem eran gzellii ifade edilerek velyetin ayn zamanda kudret nimetine bir kr sayldna dikkat ekilir. ocuk zerinde velyetin sra dzeni de efkat ve himaye anlay zerine temellenir. Buna gre sralama baba, babann vassi, dede, dedenin vassi, kad ve kadnn tayin ettii kii eklindedir. ocuun malnda anne, karde ve amca dahil baka kimsenin tasarruf yetkisi yoktur (ayrntl bilgi iin bk. Ksn, II, 249-250). b) ahs zerinde velyet. Bu velyetle daha ok evlendirme velyeti kastedilir. Btn fkh mezhepleri evlenme konusunda kadnlarn farkl derecelerde velyet altnda bulunduunu kabul eder. Mlik mezhebinde velyetin kzn m yoksa velinin mi hakk olduu hususunda bir tartma varsa da genelde btn mezheplerde bunun velinin hakk olduu gr hkimdir. Evlendirme velyetinin gerekesi ve buna bal olarak bu velyetin sresi hakknda mezhepler arasnda gr ayrlklar bulunduu gibi bu velyetin nikh akdinin bir art olup olmad, art ise ne tr bir art olduu konusu da tartmaldr. fi, Hanbel ve arlkl gre gre Mlik mezhebinde velyet bir shhat artdr; Hanefler ise bunu nefz art sayar. Evlendirme velyetinde konunun biri velinin evlendirme yetkisi, dieri evlenme akdinin veli tarafndan icras eklinde iki ayr dzeyde ele alnmas meselenin anlalmasn kolaylatrp baz kartrmalar nleyebilir. Velinin evlendirme yetkisini tamas onun ayn zamanda icbar yetkisine (velyet-i icbr) sahip olmas anlamna gelir. Bu yetkiye sahip olan veli kzn rzasna bakmadan onu istedii kiiyle evlendirebilir. Evlenme akdinin veli tarafndan icras kadnn istedii biriyle velisi tarafndan evlendirilmesi demektir. Bu ikinci durumda velinin zorlama yetkisi yoktur ve kadnn rzas esastr, veli sadece evlenme akdini icra eder. Velinin Evlendirme Yetkisi. Evlendirme velyetinin illetinin ne olduu ve bu velyetin kime/kimlere ait olduu konusunda slm mezhepleri arasnda derin ihtilflar vardr. Evlendirme velyetinin gerekesi olarak daha ok ya kkl ve evlenmemi olma (bekret) sz konusu edilir. Evlendirme velyetinin illeti Hanef mezhebinde kklk, filerde bekret, Mliklerde ise yerine gre bekret, yerine gre kklktr. cbar velyetine sahip olan baba kk bkire kzn istediiyle evlendirebilir. Bu konuda veli iin tek snrlama kzn evlendirecei kiinin kza denk olmas ve bu akdin denk bir mehir karlnda yaplmasdr. nk evlenmede ve mehirde denklik evlenecek kzn temel haklarndandr. Hanef mezhebine gre velyet nikh akdinin nefz artlarndan biridir (dier ikisi bul ve hrriyettir). Hanef literatrnde yer alan, Velyeti bulunmayan kiinin yapt akid inikad etmez ifadesi (a.g.e., II, 237) velyetin esasta bir nefz art olmasyla elimez. nk bu tr ifadeler, akdi yapan kiinin asgari ehliyet artna sahip olmas ve yaplan akde onay verebilecek bir yetkilinin (veli) bulunmasnn gerekliliini anlatr. Nikh akdi balamnda drt eit velyet sz konusudur. 1. Velyetl-milk. Mlkiyet hakknn sonucu olarak efendinin kle ve criyesi zerindeki evlendirme yetkisidir. 2. Velyetl-karbe. Akrabalk sebebiyle velyettir. 3. Velyetl-vel. 4. Velyetl-imme. Devlet bakannn velyetidir. Haneflerin bu yaklam genelde fi ve Hanbel mezheplerince de benimsenmitir. Bunlardan akrabalk sebebiyle velyet ayr bir nem tamaktadr. Kk kz zerindeki velyetin temel sebebinin akrabalk olduu hususunda ihtilf yoktur. Ancak bu velyetin sbt sebebi konusunda farkl grler ileri srlr. Haneflere gre bu salt akrabalk iken filere gre yakn akrabalktr. Bu yaklam farkllnn uygulamadaki sonucu baba ve dede dndaki asabenin, yani kiiye baba tarafndan balanan amca, erkek karde gibi akrabalarn evlendirme yetkisinin bulunup

bulunmad noktasnda ortaya kmaktadr. Hanefler asabenin evlendirme yetkisini icmlen kabul etmekle birlikte, baba ve dede dndaki bir akraba tarafndan evlendirilen ke bul yana ulatnda bu evlilii srdrp srdrmeme konusunda seim hakk (bul muhayyerlii) tanrlar (Haneflerin bu konudaki gerekeleri iin bk. bnl-Hmm, III, 265-268). Hanef mezhebinde dier mezheplerden farkl olarak genelde asabeye velyet hakk tannmasnn yannda kiiye anne tarafndan balanan ve zevil-erhm denilen yaknlarn velyeti de gndeme gelmitir. Haneflik dndaki mezhepler baba ve dededen baka asabeye kkleri evlendirme yetkisi vermedii iin onlarda zevil-erhmn velyeti -ferd grler hari- neredeyse hi sz konusu edilmemitir. Ancak zevil-erhmn kkleri evlendirme velyetinde Hanefler de gr birlii iinde deildir. Eb Hanfe, asabenin bulunmamas durumunda zevil-erhmn evlendirme velyetine sahip olacan ne srm, mam Muhammed ise asabe dndaki yaknlarn byle bir yetkisinin bulunmadn savunmutur; Eb Hanfeden de bu ynde rivayet aktarlr. Eb Ysufun gr ise ok ak deildir, bununla birlikte Muhammede yakn bir gr benimsedii ynnde yaygn bir nakil vardr. Sonraki baz Hanef limleri Eb Hanfenin grn istihsan, Muhammedin grn kyas diye nitelemilerdir. mam Muhammedin grnn temel gerekesi velyet hkmnn, akrabay (aile) kendilerine denk olmayan birinin ilerine girmesinden korumak amacyla sabit olduu ve bu koruma iinin asabe tarafndan yaplaca ynndeki kabuldr. mam Muhammedin bir dier gerekesi de nikhn asabeye aidiyetini ifade eden rivayettir. Eb Hanfe ise velyetin koruyup gzetme amacna dayandn ve bu amacn doal olarak efkat gsterecek akrabalar eliyle gerekleeceini belirtir. Eb Hanfenin bu grne atfedilen bir gereke de velyet hkmnn miraslk hkmleriyle ilikili bulunduu, dolaysyla miras olabilen herkesin veli de olabilecei eklindedir. Bu sebeple asabe velilerin yokluu durumunda -anne, kz, oulun kz, hala gibi-dier baz yaknlar veli olabilir (Muvaffakuddin bn Kudme, IX, 360; Bbert, II, 267). Hanef mezhebinde evlendirme velyeti velyete konu kadn asndan ise iki farkl yaklamla ele alnr. Eb Hanfe ve Eb Ysufun ilk grne gre bunlar velyet-i cb ve velyet-i istihbbdr. Velyet-i cb (zorunlu/zorlayc velyet) kk bkire kz zerindeki velyeti, velyet-i istihbb ise (yaplmas gzel bulunan velyet) ergen bkire kz zerindeki velyeti ifade eder. Birinci tr velyet veliye icbar hakkn tanrken ikincisi tanmaz. mam Muhammedin ve sonraki grnde Eb Ysufun anlayna gre velyet velyet-i istibdd ve velyet-i irket diye ikiye ayrlr. filer, mcbir veli olarak niteledikleri baba ve dede dndaki asabenin evlendirme yetkisi bulunmad grndedir. Bunun temel gerekesi de udur: Nikh akdi esasnda kadnlar ynnden bir tr zarar ieren bir akiddir. Evlendirme yetkisinin -nasta ve icmda-sadece babaya ve dedeye tannmas bu ikisinin tam bir efkate sahip olmasyla ilgilidir. Evlilikte kz asndan sz konusu olabilecek muhtemel zarar baba ve dedenin kmil efkatiyle dengelemek mmkndr. Baba ve dede dndakiler iin kmil efkatten bahsetmek zordur. Nitekim onlarn kklerin mallar zerinde velyet hakknn bulunmadnda slm hukukular gr birlii iindedir ve bu ortak grn sebebi bu yaknlarn baba ve dede gibi tam bir efkate sahip olmaylardr (ayrntl bilgi iin bk. Eb shak e-rz, II, 430-431; ehbeddin el-Karf, IV, 217). Mlik mezhebinde ise evlendirme velyeti hakknda farkl bir deerlendirme vardr. Mlike gre evlenme konusunda hr kadn zerindeki velyetin sbt gerekesi ihtiyatr. Kk kz ocuunda ehvet bulunmadndan bir ihtiyatan sz edilemez, dolaysyla kk kz ocuunu hi kimse evlendiremez. Ancak babann bu ii yapabileceine dair zel bir nas bulunduu iin ona bu istisna yetki tannmtr. Bu nas Hz. Eb Bekirin, kz ieyi Resl-i Ekremle evlendirmesi ve Resl-i Ekremin bunu takrir etmesidir. Bu

mezhebe gre mcbir veli sadece babadr. Kkleri evlendirme velyetinin ne tr bir maslahat olduunu tesbite alan Gazzl gibi baz usulcler, kk kz ve erkek ocuklarn evlendirme yetkisinin veliye braklmasnda herhangi bir zaruret bulunmadn, fakat maslahatlarn salanmas, denk talibin karlmamas, ileride beklenen uygun geime adm atlmas gibi gerekelerle buna ihtiya duyulduunu belirtmilerdir. Byle olunca evlendirme yetkisinin veliye braklmas kn terbiyesi, emzirilmesi ve onun iin yiyecek ve giyecek satn alnmas gibi ilerin veliye braklmas gibi deildir, nk bunlar zorunlu eylerdir ve hukuk dzenlerinde bu hususta farkllk olabilecei dnlemez. Halbuki kk yata evlenme meselesi ehvet basksndan ve reme ihtiyacndan deil, ailelerin ve topluluklarn kaynaarak yaam artlarnn iyiletirilmesi ve hsmlarn birbirine arka kmas gibi ihtiyalardan domutur ve bu tr ilerde hibir zaruret yoktur. Buna ramen evlendirme ii gerekleirse bunun denk biriyle ve edeer bir mehirle yaplmas gerekir (Gazzl, I, 367). bn brme ve Mutezile limi Eb Bekir el-Esam ise btn mezheplerin sz konusu ettii toplumsal ve siyasal maslahat dikkate almayp evlilik akdinin meruiyet sebebine ve gerekesine younlaarak kk kzn baba dahil hi kimse tarafndan evlendirilemeyeceini ileri srmtr (Serahs, IV, 212). 1917 tarihli Hukk- ile Kararnmesinde kk yata evlendirme konusu bu gr dorultusunda dzenlenmi ve erkek ocuklarn on iki, kz ocuklarn dokuz yandan nce evlendirilmesi yasaklanmtr (Aydn, s. 186). Bula ermi kz zerinde velyetin srp srmemesi bu velyetin gerekesi konusundaki grlere gre deiiklik gsterir. Velyetin illetini bekret kabul eden mezhepler ve hukukular, bkire kz zerindeki evlendirme velyetinin buldan sonra da devam edeceini ileri srerler. Bunlara gre kzdan izin istenmesi ve onun rzasnn gzetilmesi mstehap olmakla birlikte mcbir veli bkire kzn evlilie icbar edebilir. Dul kadnn kendi rzas dnda evlendirilemeyecei konusunda ise gr birlii vardr (evlendirme velyetinin illetinin bekret olduu grnn gerekeleri iin bk. Eb shak e-rz, II, 429-430; ehbeddin el-Karf, IV, 216). Kz zerindeki velyeti fi, Mlik ve Ahmed b. Hanbel kzn evlenmeyi ve evlenmenin sonucunu bilemeyecek durumda olmasyla temellendirir. Bunlarn grnn dayand hukuk mantnn z evlenme akdinin sadece cinsel tatmin amacna ynelik olmad, evlenmenin insann skn araynn karlanmas, neslin devam gibi amalarla da yapld, bu amalar her koca ile gereklemeyeceinden koca bulma iinin kzlara braklmas durumunda kzlarn acele ile karar verme ve kt seimde bulunma yznden uygun olmayan kiilerle evlenebilecekleri eklinde ifade edilebilir. Evlenme Akdinin Veli Tarafndan cras. Mlik, fi ve Hanbel mezheplerinde (Ahmed b. Hanbelden aksi ynde bir rivayet de vardr) kzn kendi bana evlenme akdinde taraf olamayaca ve kendi szleriyle akdi kuramayaca kabul edilir. Hatta velisi ona bu izni vermi olsa bile bu ekilde yapaca akid btl saylr. Gnmzde evlenecek taraflarn bizzat irade beyanlarna dayal nikh akidlerine kar klmasnn sebeplerinden biri kadnn evlenme akdini bizzat icra etmesidir. Hanef mezhebi dndaki bu mezheplere gre hem bkire kzlarn hem de dul kadnlarn evlenme akidleri velileri tarafndan icra edilir. Buradaki velyet evlenme akdinde kadnn temsiliyle ilgili olduu iin akdin yaplmas anlamndaki bu velyet baba ve dedenin yokluunda yaknlk srasna gre dier akrabalar tarafndan da yerine getirilebilir. Nikh akdedecek bir veli bulunamamas veya kzn istemesine ramen velilerin akdi icradan kanmas durumunda bu yetki devlet bakanna/kadya intikal eder (kadnlarn velisiz

evlenemeyecekleri grnn gerekeleri iin bk. bn Kudme, IX, 344-346). Hanefler ise velyetin gerekesinin ya kkl olduunu, bulla birlikte bu gerekenin ortadan kalktn ileri srerler. Bula ermi kz Hanef hukukularna gre hr ve muhatap alnabilen bir insandr ve bakasnn onun zerinde velyeti yoktur. Bekretin icbar illeti olmad, dolaysyla bula ermi bkire kzn velisi tarafndan zorla evlendirilemeyecei konusunda Haneflerin birok akl ve nakl gerekeleri vardr. Hanefler, bula ermi bkire kzn bir mal hakknda baka birinin kzdan izinsiz tasarrufta bulunma yetkisinin bulunmadndan hareketle btn mal varlnn kiinin canndan daha aa bir deerde olduunu ve bir kz iin btn mal varln kaybetmenin istemedii biriyle evlenmekten daha hafif kalacan ifade ederler. Hanefler ayrca, bula ermi kzn zorla evlendirilmesinin dinin ana ilkelerine uymayacan ve nikh akdinin meruiyet amacna da aykr deceini ileri srerler. yle ki: Nikh akdinin mer kln amac insan neslinin devam yolunda kar koca arasndaki ilikilerin dzenlenmesi ve aile ortamnda ocuklarn terbiyesinin salanmasdr. Bu ama birbirinden holanmayan iftler arasnda gereklemez. Bir ie balamadan nce o iin riin amacna uygun sonu dourmayacana dair bir sebebin varl biliniyorsa onun artk ciz olmamas gerekir. Bu durumun batan bilinmeyip sonradan ortaya kmas ise bundan farkldr (ayrntl bilgi iin bk. Ksn, II, 248-249). Hanefler, bkirenin grnn sorulmasn ve izninin alnmasn emreden birok hadis bulunduunu, dolaysyla velinin icbar yetkisine sahip olduunu sylemenin hadislerin gerektirdii sonuca ters deceini ne srmlerdir. Bu hadislerden bazlar unlardr: Bir gen kz Hz. Peygamberin yanna gelerek babasnn kendisini istemedii biriyle evlendirdiinden ikyet etmi, Peygamber de kz bu evlilii srdrp srdrmeme konusunda muhayyer brakmtr (Eb Dvd, Nik, 25). Bandan evlilik gemi kadn (eyyim) kendi nefsi zerinde velisinden daha ok hak sahibidir. Bkirenin ise gr alnr, susmas izin verdii anlamna gelir (Mslim, Nik, 64-68; Eb Dvd, Nik, 26). Yine bir gen kz Hz. ieye gelip babasnn kendisini amcasnn oluyla evlendirmek istediini, fakat kendisinin bunu istemediini sylemi, konu Resl-i Ekreme intikal etmi, Resl-i Ekrem de kzn babasna kzn zorla evlendirme yetkisinin bulunmad, bu konuda kararn kza ait olduu ynnde haber gndermek isteyince kz, Y Reslellah! Babamn yaptn onaylyorum. Ben babalarnn byle bir yetkilerinin olmadn kadnlara retmek istedim demitir (bn Mce, Nik, 12, 1274). Haneflerde, bula ermi bkire kzn zorla evlendirilemeyecei konusunda gr birlii bulunmakla birlikte kzn evlenmek iin velisinden izin almak zorunda olup olmad hususunda farkl iki anlaytan sz edilebilir. Birincisine gre ergen kz velisi izin vermese de kendi istedii biriyle evlenebilir; ancak bu evliliin denk biriyle ve denk mehirle yaplmas arttr. Aksi takdirde velinin, kefet bulunmad veya mehrin denk olmad gerekesiyle yaplan akde itiraz etme hakk doar (bk. KEFET). Bu gr Eb Hanfe ile Eb Ysufa aittir. mam Muhammed ise mterek bir velyetten bahseder. Buna gre ne baba kzn ona sormadan evlendirebilir ne de kz babasna sormadan evlenebilir. Velide Bulunmas Gereken artlar. Bunlardan en bata gelen artn akl, hrriyet ve slm olduu hususunda fkh mezhepleri gr birlii iindedir. Bu artn dndaki artlarda ihtilf vardr. Nitekim veli olabilmek iin adalet, erkeklik ve rdn art olup olmad konusunda farkl yaklamlar ileri srlmtr. Haneflerin dndaki mezheplere gre velinin erkek ve dil olmas art iken Haneflerde kadn ve fskn velyeti hususunda farkl deerlendirmeler yaplmtr. Sefihin velyeti konusu da mezhepler arasnda tartmaldr (ayrntl bilgi iin bk. bn Rd, Bidyetl-

mctehid, II, 10; Muvaffakuddin bn Kudme, IX, 366-369; bnl-Hmm, III, 274-275; Hatb eirbn, III, 207-219; Muhammed b. Ahmed ed-Desk, II, 230).

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, vly md.; Frzbd, el-msl-mu, vly md.; Tcl-ars, vly md.; Hrak, el-Mutaar (nr. M. Zheyr e-v), Dmak 1378/1959, s. 140-144; bnl-Cellb, etTefr (nr. Hseyin b. Slim ed-Dehmn), Beyrut 1408/1987, II, 32; Mverd, el-vil-kebr (nr. Ali M. Muavvaz - dil Ahmed Abdlmevcd), Beyrut 1414/1994, VIII, 340; IX, 37-140; bn Hazm, el-Muall, VIII, 451-463; Eb shak e-rz, el-Mheeb (nr. Zekeriyy Umeyrt), Beyrut 1995, II, 429-431; mml-Haremeyn el-Cveyn, Nihyetl-malab f diryetil-meheb (nr. Abdlazm Mahmd ed-Db), Cidde 1428/2007, V, 459-463; XII, 42-45; Serahs, el-Mebs, IV, 212-228; V, 215; Gazzl, Mustasf: slm Hukuk Metodolojisi (trc. Yunus Apaydn), stanbul 2006, I, 367; bn Rd, el-Beyn vet-tal (nr. Ahmed e-erkv kbl), Beyrut 1988, IV, 262; Ksn, Bedi, II, 233-252; bn Rd, Bidyetl-mctehid, II, 7-14; Muvaffakuddin bn Kudme, el-Mun (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk - Abdlfetth M. el-Hulv), Riyad 1419/1999, IX, 344-430; Nevev, Minhc-libn (nr. M. M. Thir abn), Cidde 2005, s. 375-379; Abdullah b. Mahmd el-Mevsl, el-tiyr li-tallil-Mutr (nr. Mahmd Eb Dakka), Kahire 1370/1951, III, 90-97; ehbeddin el-Karf, e-are (nr. Muhammed Hacc), Beyrut 1994, IV, 202, 216-240; Bbert, el-nye, Beyrut 1971, II, 250-269; bn Melek, erul-Menr, stanbul 1965, s. 274-275; bnlHmm, Fetul-adr (nr. Abdrrezzk Glib Mehd), Beyrut 2003, III, 246-294; bn Emru Hc, etTarr vet-tabr (nr. Abdullah Mahmd M. mer), Beyrut 1999, II, 214; bn Nceym, el-Barrri, III, 117-146; Hatb e-irbn, Munil-mutc (nr. M. Hall Aytn), Beyrut 1418/1997, III, 198-219; Ahmed b. Muhammed el-Hamev, amz uynil-beir, Beyrut 1405/1985, II, 101; Muhammed b. Ahmed ed-Desk, iye ale-eril-kebr, Kahire, ts. (Dru ihyil-ktbilArabiyye), II, 222-248; bn bidn, Reddl-mutr (nr. Ali M. Muavvaz - dil Ahmed Abdlmevcd), Riyad 1423/2003, IV, 153-203; M. Akif Aydn, slm-Osmanl Aile Hukuku, stanbul 1985, s. 154-162, 186; Saffet Kse, slm Hukukuna Gre Evlenmede Velyet, slm Hukuku Aratrmalar Dergisi, sy. 2, Konya 2003, s. 101-116. H. Yunus Apaydn

VELYET-i FAKH
() Humeyn tarafndan ileri srlen siyasal teori. Srgn olarak bulunduu Necefte yetullah Humeyn tarafndan ne srlen velyet-i fakh teorisi 1979da randa meydana gelen ihtillin ardndan ran slm Cumhuriyetinin temel ilkelerinden biri olmu ve i snaeriyye siyaseti anlaynda nemli bir dnm balatmtr. Velyet-i fakh terkibi esasen fakihin tasarruf yetkisi anlamna gelse de siyas balamda fakihin ynetim yetkisini ifade etmektedir. Ancak 1969-1970 yllarnda Necefte talebelerine verdii dersleri kmet-i slm adyla nereden Humeyn, ilk defa Molla Ahmed en-Nerknin (. 1245/1829) Avidleyym adl eserinde bir blm halinde yer verdii velyet-i fakh tabirinin muhtevasn genileterek fakihlerin yetkisini daha da ileriye gtrm, on ikinci imamn gaybeti dneminde dil bir fakihin devleti ynetmesi gerektii tezini ortaya atmtr. Humeynye gre veliyyl-emr olan msum imamlar Hz. Peygamberden devraldklar velyetle din ve dnyev tam bir ynetim yetkisine sahiptir. Gaybet dneminde ise velyet dil fakihe intikal etmitir. slm dncesinde ve zellikle tasavvufta nemli bir terim olan velyet fkhta bakalar zerinde tasarrufta bulunma yetkisi mnasna gelir ve ebeveynin ocuk zerindeki velyeti gibi hususi, yneticinin ynetilenler zerindeki velyeti gibi umumi olabilir (bk. VELYET). Cafer fkhna gre fakihler imamlardan bir ksm yetkileri devralmtr; fakihin velyeti msum imamn iznine bal olmas sebebiyle aslen velyet-i gayr-i istikll trnden olmakla birlikte byle bir izin verildii ve bakasnn iznine ihtiya duyulmad iin pratikte velyet-i istiklldir. te yandan fakih olmayanlarn velyeti velyet-i gayr-i istiklldir ve fakihin iznine ihtiyac vardr. Humeyn de Velyet-i Fah adl almasnda bu anlaytan hareket eder; fukahann imamlar, imamlarn Hz. Peygamber ve onun da Allah tarafndan yetkilendirildiini syler. Ona gre gaybet dnemine kadar ynetimin kimin elinde bulunmas gerektiine dair ann gr aktr; velyet yetkisine Reslullah ve imamlar sahiptir, gaybetten sonra ise velyet yetkisi fukahaya aittir (Velyet-i Fah, s. 64). Ancak fukahann velyeti Resl-i Ekremin ve imamlarn makam ile ayn deildir. Hz. Peygamberin ve imamlarn velyeti velyet-i tekvn iken fukahann velyeti velyet-i itibr olup hkmet ve devlet idaresi anlamna gelir ve bir imtiyaz deil bir vazifedir. Fakihin tpk velisi bulunmayan kn zerindeki velyeti gibi halk zerinde de velyeti vardr, ikisi arasnda da mevki ve grev bakmndan hibir fark yoktur (a.g.e., s. 65). Peygamber ve imamlar, hkmet tekilinde ve yrtmesinde hangi yetkiye sahipse fukaha da ayn yetkilere sahiptir. mamlarn btn yetkilerinin fukahaya devriyle ilgili olarak Humeynnin ileri srd delillerin banda makble-i mer b. Hanzale diye bilinen bir rivayet gelmektedir (a.g.e., s. 116). Buna gre mer b. Hanzale, mam Cafer es-Sdka bir konuda ihtilf eden iki inin nereye bavurmas gerektiini sormu, o da haram, helli ve imamlarn kanunlarn bilen, hadislerini aktaranlardan birine bavurmas gerektiini sylemi, tgtun mahkemelerine mracaat edilmesini yasaklamtr. Humeynnin dayand dier bir rivayet de limlerin peygamberlerin vekilleri olduunu ifade eden

hadistir. Bir baka rivayette Cafer es-Sdk, Hkm vermekten kann, nk hkm vermek mer mumelt ve hukuku bilen, btn mslmanlara adaletle davranan imama ve onun vekillerine aittir demitir (a.g.e., s. 130). Hadislerin yan sra Humeyn gaybetten sonraki i ulemnn grlerini ve uygulamalarn da rnek gstermekte, velyet-i fakh mevzuunu kendisinin ortaya atmadn, bu konunun en batan beri bilindiini sylemektedir. Mesel Mirza Hasan e-rznin ttn aleyhine kard fetva tartlan herhangi bir konu zerine verilen bir fetva deildir ve devlet ynetimiyle ilgili bir hkmdr. Yine Irakta ngiliz ynetimine kar Mirza Muhammed Tak rz cihad fetvas vermi, dier ulem da ona uymutur. Molla Ahmed en-Nerk ve Mirza Muhammed Hseyin Nn de fakihin, msum imamn siyaset ve ynetime dair sahip bulunduu btn yetkilere ve vazifelere sahip olduunu ileri srmtr (a.g.e., s. 172-173). Humeyn, her ne kadar velyet-i fakh kavramn kendisinin ortaya atmadn sylese de bu kavramn boyutlar i fkh literatrnde son derece tartmal bir konudur. nk imamn gaybetinden bir mddet sonra, IV. (X.) yzyldan Humeynnin velyet-i fakh kavramna yeni bir boyut kazandrd XIV. (XX.) yzyla kadar i fakihler imamlarn hangi yetkilerinin mctehidlere devredildiini tartagelmitir. Abbas Ali Zencn, fakihin velyetinin bulunduu ileri srlen ve fukaha arasnda yzyllar boyunca tartlan elli bir konu sralamaktadr (Fh- Siys, s. 341-345). Tartmann temelinde on ikinci imamn gaybetiyle beraber cihad, ganimet taksimi, cuma namaznn kldrlmas, kaz, ceza hkmlerinin uygulanmas, zekt ve humusun toplanmas gibi yetkilerin de skt olduu dncesi yatmaktadr. mamn gaybetiyle birlikte skt telakki edilen bu yetkiler yzyllar ierisinde tedrcen ulemya devredilmi, bylece Humeynnin er hkmleri icra bakmndan fakihlerin imamlarn sahip olduu yetkilerin tamamna sahip bulunduunu ileri sren velyet-i fakh teorisiyle yeni bir safhaya gelinmitir. Mesel gemite zekt ve humusun toplanmas msum imama ve onun vekillerine ait bir hak saylp onlarn yokluunda fakihlere verilmesinin hkm tartlm, bu tartma, tarih iinde bunun mubahlndan mstehap veya vcip olduu anlayna doru gelien bir seyir izlemitir. Msum imamn yokluunda cuma namaznn kldrlmasnn haraml ynndeki fetvalardan sonra zamanla ciz olduu sylenmi, Safevler dneminde Muhakkk- Sn el-Kerek (. 940/1534) tarafndan ortaya atlan nib-i m kavramnn ardndan cuma namaznn klnmas gerektii anlay yerlemitir. Gib imamn yokluunda zellikle sosyal hayat ve ynetimle ilgili ihtiyalar, icraatn meruiyetini temellendirmek zere dier birok konuyu da iine alacak ekilde benzeri bir yetki genilemesine yol amtr (Ahmed el-Ktib, s. 271-388). Fukahaya yetki devri tartmalar zalim sultan tarafndan tayin edilmi bir fakihin had cezalarn uygulama, hara gelirlerini sarfetme gibi yetkileri kullanp kullanamayaca tartmalarn beraberinde getirmitir. Hara zerine i fkh literatrnde grlen bu tartmalar, brhim b. Sleyman el-Katf (. 945/1539) ve Kereknin almalarnda daha belirgin bir ekilde ortaya kmaktadr. Bu tartmalarda dikkat eken bir mellif de Muhammed Bkr es-Sebzevrdir. Sebzevr, nib-i m kavramndan sonra ulemya yetki devrini mer bir zemine oturtan ikinci bir terim olan velyet-i mmeyi ileri srmtr. mamn yetkilerini devralan fukahann velyetine ve bu velyetin nasl kullanlacana dair ileri srlen grler randa 1905 yl civarndaki merutiyet tartmalar ile daha farkl boyutlara tanmtr. Bu dnemde tartlan konu fukahaya yetki devrinin varl deil bu yetkinin nasl kullanlacadr. Mirza Muhammed Hseyin Nnye gre fukaha bu yetkisini merutiyet sisteminde daha etkili biimde kullanabilir; imamn gaybeti esnasndaki en iyi ynetim ekli merut hkmet tarzdr. te yandan ayn konu zerinde risleler kaleme alan Fazlullah Nr ise, yazl bir anayasa metnine ve anayasann eitlik prensiplerine kar iddetli itirazlarda bulunmu ve merut hkmet

tarzn kfr diye nitelemitir. Birbirine zt grler ileri srseler de Nn ve Nrnin, saltanat bsbtn ortadan kaldrmak gibi bir dnceleri olmamtr. Humeynyi btn bu tartmalardan ve kendisinden evvelki btn fukahadan farkl klan husus onun siyas sistemde saltanata yer vermemesi, fakihin velyetinin devlet bakanln da iine aldn ileri srmesidir. Humeynnin ortaya att bu grler bir tez halinde kalmam, 1979da randa meydana gelen ihtillle birlikte uygulamaya konulmu ve ran slm Cumhuriyetinin anayasasnda yer almtr. Buna gre bata rehberlik (vel-i fakh) makam olmak zere fukahaya geni yetkiler verilmi, vel-i fakhin nitelii, yetkisi, nasl seilecei belirtilmitir (md. 5, 107-112). Anayasann 5. maddesine gre ran slm Cumhuriyetinin lideri bir fakihtir. Vel-i fakhin seimi 107, rehberlik makamnn artlar 109, rehberin grev ve yetkileri 110. maddede belirlenmektedir. Rehber anayasay koruma ras fakihlerini ve r-y l-i Kaz bakann tayin eder. Silhl kuvvetler bakumandanl yapar; genelkurmay bakann, devrim muhafzlar ordusu bakumandann, kuvvet kumandanlarn tayin eder ve grevden alr. Mill Savunma Yksek rasn toplar, sava ve seferberlik iln eder. Halk tarafndan seilen cumhurbakannn seilmesini onaylar; yce divan veya meclis kararna dayanarak onu azleder. Yce divann teklifinden sonra mahkmlarn cezalarn affeder veya hafifletir. Vel-i fakhin grevden alnma artlar 111. maddede kaydedilmektedir. Velyet-i fakh teorisinin 1979 ihtillinin ardndan anayasada yer almas ve uygulanmaya balanmas genelde i siyas dncesinde, zelde ise rann i politikasnda gnmze kadar sren byk tartmalara da yol am, bata ran olmak zere btn i dnyasnda bu teori etrafnda son derece zengin bir tartma literatr meydana gelmitir. Bu tartmalarda teori Humeynnin ortaya koyduu ekliyle mutlak velyet teorisi diye adlandrlr. Onu eletirenler ise velyet-i fakh teorisini btnyle reddedenlerle snrl bir velyet teorisini kabul eden ve mevcut uygulama tarzna itirazlarda bulunanlardr. htillin akabinde randa anayasa tartmalarnn cereyan ettii sralarda yetullah eratmedr ve yetullah Seyyid Mahmud Tlekn, mmetin meselelerinin tek bir fakihin deil mtereken btn fakihlerin sorumluluunda bulunduunu ileri srmtr. yle ki, snrlar tartmal olsa da fukaha velyet yetkisini o dneme kadar ortak yrtmekteydi ve bu yetki XIX. yzylda ortaya kan merci-i takld terkibiyle kurumlamt (bk. MERC-i TAKLD). Halbuki merci-i takld kurumunun geleneksel ileyiinden farkl ekilde ran slm Cumhuriyeti anayasasna gre rehber fakih ehl-i hibre tarafndan greve getirilmekte ve gerektiinde azledilmektedir. Velyet-i fakh teorisinin merci-i takld messesesiyle att en temel hususlardan biri budur. nk fakihlerin imamlardan devrald sorumluluu mtereken merci-i takld kurumu yerine getirmekte, velyet-i fakh teorisi ise bu sorumluluu tek bir fakihin stlenmesini ve dier fakihlerin ona tbi olmasn ngrmektedir. Tek bana bu konu bile i dnyasnda byk tartmalara yol amtr. yetullah Slih Necefbd ikisinin arasnda on iki kadar fark sralam, merci-i takldlerden birinin mer ekilde vel-i fakh olarak seilmesini savunmutur (Velyet-i Fah, s. 132). Merci-i takld ile velyet-i fakh arasndaki bu eliki ran slm Cumhuriyetinde ciddi krizlere yol amtr. 1983te Humeyn vel-i fakh sfatyla Irakla yaplan savan srdrlmesini emrederken merci-i takld olan yetullah Hasan Tabtab Kumm sona erdirilmesi iin fetva vermitir (stn, s. 130). Ayn konuda ada merci-i takldlerin farkl fetvalar vermesi vel-i fakhi skntya sokmakta iken teori etrafndaki tartmalar arttracak yeni bir adm daha atlm, 1989da bizzat Humeynnin teklifiyle vel-i fakhin merci-i takld olmas zorunluluu anayasadan karlmtr. Bylece anayasaya gre

ehl-i hibre tarafndan rehber seilecek kiinin dil mctehid vasfn tamas yeterli kabul edilmitir. Anayasadaki bu deiiklik, Humeynden sonra yerine gemesi beklenen ve kdemli bir mctehid olan yetullah Hseyin Ali Muntazrnin bu mevkiden uzaklatrlmasnn ardndan gerekletirilmitir. Humeynnin vefatyla yerine seilen Seyyid Ali Hamaneyin Hccetlislm sfatyla sadece bir mctehid olmas velyet-i fakh teorisi etrafndaki tartmalar daha da alevlendirmitir. Merciiyyet kurumundan gelebilecek bir muhalefetin nn almak iin resm evreler gelenee aykr biimde merci-i takldlerin kimler olacan belirlemeye almtr. Mesel birok parlamento yesi Seyyid Ali Hamaneyi merci-i takld kabul ettiini ifade ederken nde gelen baz mctehidler ise resm evrelerin merci belirlemesini reddetmitir. i dnyasnda kdemli bir mctehid olan yetullah Ebl-Ksm H, Humeynnin bu teorisine kar mesafeli durmu ve ulemnn siyasette bu kadar aktif rol almasn uygun grmemitir. Hnin yerine geen talebesi yetullah Ali Hseyn Sstn de bu grtedir. Lbnann nde gelen i fakihlerinden Muhammed Cevd Muniyye, fukahann Hz. Peygamberin ve imamlarn tad btn yetkilere sahip bulunduu tezini aka reddeder. Ona gre fakih msum olmad iin hata yapabilir; imamlarn herkes zerinde velyeti bulunurken fakihin velyeti snrldr, imamlarn velyetiyle ayn olamaz; fakihin yetikinler zerinde velyeti yoktur; ayrca her fakihin devlet bakanl yetkilerini tamas veya byle bir iddiay ileri srmesi durumunda her ey alt st olur ve bu durum fesada yol aar. Esasen hkmet fakihlerin inhisarnda olmad gibi slm hkmet de banda fakihin bulunduu hkmet deildir; kanunlar slm olan her hkmet slmdir. Lbnanl bir dier mctehid Muhammed Hseyin Fazlullah, Sstnnin merciiyyetini tandn, ancak Hamaneyin merciiyyetini kabul etmediini belirtmitir. te yandan 1980de Saddam Hseyin tarafndan idam edilen Muhammed Bkr es-Sadr yazd rislelerle velyet-i fakh teorisini benimsemi ve bu kavram randaki anayasa almalarndan da nce ilk defa bir anayasa formatna sokmutur (Mallat, s. 27, 61, 69). Velyet-i fakh anlayn benimsemekle beraber teoriyle ilgili farkl yorumlar da yaplmtr. Bunlar teoriyi gelenee oturtma abasndan ibarettir. Fakat teoriyi reddetmek kadar farkl yorumlarda bulunmak da byk tartma ve skntlara yol aabilmektedir. Ortaya konulan bu yorumlar daha ok seim, halkn ynetime katlmnn salanmas ve rehberin belirlenmesinde halkn grnn alnmas konularnda younlamaktadr. yetullah Hseyin Ali Muntazr ed-Dirst f velyetil-fah adl eserinde, Humeynnin ileri srd fukahann ilh yolla nasbedildii tezini rehberin ayn zamanda seimle i bana gelmesiyle mer saylabileceini syleyerek snrlandrr. Buna gre mslmanlar en lim fakihler arasndan birini semelidir. Bir fakih seilince btn fukaha ile birlikte halk da ona itaat etmek zorundadr. Muntazr zorla, veliaht tayiniyle veya baz insanlarn seimiyle yneticilii ele geirmenin hibir mesnede dayanmadn ileri srer. Muntazr, verdii beyanatlarda hazrlanan anayasaya bizzat kendisinin yerletirdii velyet-i fakh kavramn diktatrl yeniden canlandrd iin randa uyguland ekliyle reddettiini, Seyyid Ali Hamaneyin rehberliini kabul etmediini bildirmi, bunun zerine saldrya uram ve ev hapsine mahkm edilmitir. Velyet-i Fah ez Ddegh- Fuah-y slm adl eseriyle bu kavramn teden beri gelenekte bulunduunu syleyenlerden yetullah zer Kumm de velyet-i fakh teorisinin esastan elden geirilmesi, hatta bu konuda referanduma gidilmesini teklif etmi, ancak tepki ekmitir. te yandan Muntazrnin rencisi yetullah Muhsin Kedver, gerek mutlak gerekse snrl ekliyle velyet-i fakh teorisinin fkhta temellendirilemeyeceini, bu teorinin bir tr otokrasiyi veya din adamlar aristokrasisini getirdiini, dolaysyla demokrasiyle badamayacan ileri srmekte ve teoriyi tamamen

reddetmektedir. Ortaya kt 1970li yllarn banda son derece basit gibi grnen velyet-i fakh kavram ok ksa bir zamanda sadece randa deil btn i dnyasnda byk alkantlara sebebiyet vermi, merciiyyet gibi kkl i kurumlarn temelinden sarsmtr. Bununla birlikte dneminde btn hkmetleri gayri mer telakki eden i siyas dncesinin Humeynnin velyet-i fakh kavram ile birlikte mer bir devlet anlayna kavutuu sylenebilir. Bundan dolay velyet-i fakh teorisinin on ikinci imamn gaybetinden sonra btn i siyas dnce tarihinde meydana gelmi en nemli gelime olduunu ileri srmek mmkndr.

BBLYOGRAFYA

Molla Ahmed en-Nerk, Velyetl-fah (nr. Ysn el-Msev), Beyrut 1410/1990; M. Cevd Muniyye, el-umeyn ved-devletl-slmiyye, Beyrut 1979; ran slm Cumhuriyeti Anayasas (trc. mer Okumu), stanbul 1980; M. Bkr es-Sadr, el-slm yedl-ayt, Beyrut 1980; Gregory Rose, Velayat-e Faqih and the Recovery of Islamic Identity in the Thought of Ayatollah Khomeini, Religion and Politics in Iran (ed. N. R. Keddie), New Haven 1983, s. 166-188; Nimetullah Slih Necefbd, Velyet-i Fah kmet-i lin, Tahran 1363 h.; Said Amir Arjomand, Ideological Revolution in Shiism, Authority and Political Culture in Shiism (ed. Said Amir Arjomand), New York-Albany 1988, s. 178-209; rfn Abdlhamd, Naariyyetl-velyetil-fah: Dirse, tall ve nad, Amman 1989; Hseyin Ali Muntazr, Dirst f velyetil-fah ve fhd-devletil-slmiyye, Kum 1411/1990; A. Matsumoto, A Survey on the Concept Velyat of Velyat-e Faqh, Nature of the Islamic Community (ed. T. Kuroda - R. Lawless), Tokyo 1991, s. 143-165; Ahmed zer Kumm, Velyet-i Fah ez Ddegh- Fuah-y slm, Kum 1372 h.; Chibli Mallat, The Renewal of Islamic Law: Muhammad Baqer as-Sadr, Najaf, and the Shii International, Cambridge 1993, s. 27, 59-107; Abbas Ali Amd Zencn, Fh- Siys: Nim- Siys ve Rehber der slm, Tahran 1373 h.; M. Hseyin Hseyn Tahrn, Velyet-i Fah der kmet-i slm, Mehed 1414-15, I-IV; Abdlcebbr er-Rif, Mevsat medirin-nimil-slm, Kum 1375 h., VIII, 344-350; Ahmed el-Ktib, Teavvrl-fikris-siysiyyi- mine-r il velyetil-fah, London 1997, s. 269-447; Muhsin Kedver, Naariyeh-y Devlet der Fh- a, Tahran 1376 h.; a.mlf., kmet-i Vely, Tahran 1377 h.; a.mlf., Velyet-i Fah ve Demokrs, (http://www.kadivar.com/?p= 3103); smail Safa stn, Humeynden Hamaneye ran slam Cumhuriyeti Ynetim Biimi, stanbul 1999, tr.yer.; Ferah Ms, Mebde-r beyne velyetil-fah ve velyetil-mme, Beyrut 1421/2000; Seyyid Ali r, Velyetl-fah: ed-Dstrl-ilh lil-mslimn, Beyrut 1422/2001; Humeyn, Velyet-i Fah, [bask yeri ve tarihi yok] (ntirt- Kumeyl); N. Calder, Zakat in Imami Jurisprudence from Tenth to Sixteenth Century A.D, BSOAS, XLIV (1981), s. 468-480; a.mlf., Legitimacy and Accomodation in Safawid Iran; The Juristic Theory of Muhammad Baqir Sabzawari (d. 1090/1679), Iran: Journal of the British Institute of Persian Studies, XXV, London 1987, s. 91105; Ahmad Kazemi Moussavi, The Establishment of the Position of Marjaiyyat-i Taqlid in the Twelver-Shii Community, Ir.S, XVIII/1 (1985), s. 35-51; a.mlf., A New Interpretation of the

Theory of Vilayat-i Faqih, MES, XXVIII/1 (1992), s. 101-107; meyye Hseyin Ebs-Sud, Velyetl-fah ve niml-km fil-slm, Mecellet Merkezil-vei ved-dirstilinsniyye, I/1, Katar 1989, s. 285-316; Mohsen M. Milani, The Transformation of the Welayat-e Faqh Institution: From Khomeini to Khamanei, MW, LXXXII/3-4 (1992), s. 175-190; R. P. Mottahedeh, Wilyat al-Faqh, The Oxford Encyclopedia of the Modern Islamic World (ed. J. L. Esposito), Oxford 1995, IV, 320-322. smail Safa stn

VELED ELEB
(bk. ZBUDAK, Veled elebi).

VELED-i ZN
(bk. ZNA).

VELESTN
Yunanistanda tarih bir kasaba. Yunanistann orta kesiminde byk Tesalya ovasnn gneydousunda, Larissadan 40 km. uzaklkta ve liman ehri Volosun (Golos) 20 km. kuzeybatsnda yer alan bir kasaba ve tarm ticaret merkezidir. Antik dnemdeki ad Pherai, bugnk ad Velestinodur. Buras Almiros, Cumapazar, Karditsa, Trnova ve dierleriyle birlikte Neolitik adan beri yerleim alan olan bir yrede Osmanl dneminde ortaya kan veya kurulan, Tesalyaya bal pek ok kasabadan biridir. Bu yerleim birimleri, zellikle XVII ve XVIII. yzyllarda Osmanllar tarafndan gelitirilerek birer mslman-Trk kasabas haline dntrlmtr. Velestinde yaplan kazlarla Bronz ana ve daha sonrasna ait kalntlar ortaya kmtr. Pherai ehri, antik yazar Apollodorusa gre Argonautlarn Truvay kuatmak iin anakkaleye doru denize almasndan nce Tanr Kretheusun olu Pheres tarafndan kurulmutur. Bu ehir, Jason ve Alexander gibi zalim idarecilerin ynetimi altnda milttan nce 360 civarnda yksek bir refah seviyesine ulamtr. Surla evrili ehir, kenar uzunluu 1 km. olan dzensiz bir gen biimindedir. Pherai, 90 90 m. byklnde bir dikdrtgen havza tekil eden tatl suyun civarnda (Hypereia kayna) yer alr. Bu su kayna Homerin lyadasndan itibaren yzyllar boyunca vlmtr. Antik Pherai 600 yl civarlarnda Slav igalleri srasnda ortadan kalkt. Uzun bir sre sonra ayn yerde Velestino adl Slav kabilesinin buraya yerlemesiyle tekrar ortaya kt. Bu ad altnda ilk yerleim birimi olarak 1208 ylna ait bir papalk mektubunda zikredilir. Bu da Velestinonun 1208den ok nce yerleim yeri haline geldiine iaret eder. 1213, 1259 ve 1280lerde ad kaytlarda tekrar geer. Ancak XIV. yzylda ismine rastlanmaz. Osmanllar Tesalyann dou ovasna vardklarnda (1388-1389) Franklar, Srplar, Arnavutlar, Katalanlar ve Bizansllar arasnda bitmeyen feodal savalar sebebiyle yklm ve boaltlm bir alan buldular. 1320 civarnda Dou Tesalyann terkedilmi olduuna dair kaytlara rastlanr. Tesalya blgesinin 859 (1455) ylndan kalma en eski tahrir kaytlar Volos kesimini gstermez. Buras 871 (1466-67) ylna ait Tesalya cmal Defterinde Velestin adyla kk bir kasaba eklinde zikredilir, ayrca daha nceki tahrirde kaydedilmediine de vurgu yaplr (BA, MAD, nr. 66: hric ez-defter-i atk). Velestin civarndaki arazinin tamamen dz olmas, tahrir heyetinin bu yeri gz ard etme ihtimalini ortadan kaldrdndan Velestinin 1455ten sonra bir Trk yerlemesi halinde teekkl ettii sylenebilir. 1570lerde Velestin sadece yirmi bir mslman hnesi, bir cuma camisi ve nemli bir pazar yerine sahip bir Trk kasabas olarak grnr (BA, TD, nr. 1060, s. 420-421, 657). Pazar vergisi yllk 15.000 akeydi ve kasabann toplam vergisinin % 79unu tekil ediyordu. Cuma camisi Yeniehirli Hac Muammer tarafndan yaptrlmt ve pazar gelirlerinin bir ksm, baz su deirmenlerinin vergi gelirleriyle varln srdryordu. 1570 defterinde Velestin, atalca (Pharsala) kazasnda elli yedi ky bulunan byk bir nahiyenin merkezi diye gsterilir. atalca kazas, 1540ta nebaht sancann kurulmas sonucu Golos ve Kerpini ile (Karpenisi, Krenbe) birlikte Trhaladan ayrlp bu yeni sancaa balanmt. Velestin nahiyesindeki kylerden otuz drd Yunanca ad tamakta ve buralarda, aralarnda baz kk mslman gruplarn da yaad hristiyan ahali oturmaktadr. On

dokuz kyn ad ise Trke idi ve tamamyla mslman nfustan teekkl etmekteydi. Drt ky ad Slavca olmakla beraber Rum hristiyan ahaliyi barndrmaktayd. Nahiyenin nfusu iinde mslmanlarn oran drtte birdi. XVII. yzyln balarna kadar Velestin nahiyesi, bir liman ehri olan Golos dahil pek ok byk ve mreffeh Rum kyne sahip Pelion blgesini de kapsamakta, gneydeki Trk ve Rum ahalisiyle birlikte Ermiye (Almiros) blgesi de Velestin nahiyesinin iinde bulunmaktayd. XVII. yzyln balarnda Golos/Pelion ve Ermiye kaza stats kazand. Ayn yzylda Velestin bymesini srdrerek bir kasabaya dnt. Kasabada yaayan zengin mslman iftlik sahiplerinin yardmlaryla okullar ve camiler yapld. 1668de Evliya elebi buradan ok gzel kk bir kasaba diye bahseder, ancak binalar ve ahalisi hakknda bilgi vermez. Bu srada Velestin bir sipahi kethd yeri, bir yenieri serdar ve bir muhtesibi olan kaza merkeziydi. 1078 (1667-68) tarihli resm kadlklar listesi Velestini Rumelinin 361 kadlndan 165 numarada zikreder. XVII. yzylda kk bir hristiyan cemaati kasabaya geldi ve zaman ierisinde Varousi denilen kendi mahallelerini kurdu. 1054 (1644) tarihli cmal Avrz Defterinde Velestinde on mslman, yirmi be zimm avrz hnesinin bulunduu zikredilir (BA, MAD, nr. 6630, s. 87). Dou Tesalyann ou yerinde olduu gibi XVII. yzyln ortalarnda drt gerek ev hne halk bir avrz hnesi tekil ediyordu. Bu rakamlardan hareketle elli mslman ailenin avrz demekle mkellef tutulduu, onlarn yannda 100 zimm ailesinin bulunduu anlalr. Mslmanlarn nemli bir blmnn avrz vergisi demedii iin kaytlarda yer almad tahmin edilebilir. Bylece muhtemelen bu kk kasabada toplam 200 hnelik ya da yars mslman 1000 kiilik bir nfus mevcuttu. 1801-1806 yllar arasnda Yunanistan gezen ngiliz seyyah E. Dodwell, Velestini bir ticaret merkezi olarak tasvir eder; romantik bir yer, en gzel aalarla, zellikle nar, kavak, selvi ve birka palmiye ile evrili byk bir gletin etrafnda merkezlemi ve aralarnda ok gzel bir biimde evler yerlemi bir kasaba diye tanmlar. Kasabann nfusunu da 250 Trk hnesi diye hesaplar ve yine bu kadar da Rum evinin bulunduunu belirtir. Ancak Rum cemaatinin ekonomik bakmdan zayfl sebebiyle bu evlerin pek ounun bo ya da ykk olduunu ifade eder. 1815te Argyris Philipidis, Velestinosu 300den fazla evi bulunan nemli bir yerleim merkezi eklinde zikreder. Bu hnelerin ou Trktr, bunlarn yannda hristiyanlar da mevcuttur; gzel bir pazar yeri, camileri ve bir mahkeme ile bir kilisesi vardr. 1836da corafyac Ioannis A. Leonardos, Velestini kk bir kasaba olarak anm ve mslmanlardan sz etmeden 300 Rum evinin yer aldn yazmtr. 1249 (1833-34) tarihli vakf kaydna gre burada cami, be mescid, bir medrese, iki mektep, bir zviye, bir saat kulesi bulunuyordu (BA, EV, 9442). Gnmze ulamayan bu eserler Kane Camii, mer Aa Camii ve Cmi-i Su (Sulucami), Dede mahallesinde Abdullah Aa Mescidi, Aleddin mahallesinde Hasan Aa, Hzr Bl ve Murtaza Aa mescidleriyle skender Efendi Zviyesi idi. Bu arada Mmin Aa Medresesi ve Hac Ykub ile Mustafa Aa mekteplerinin ismi de verilmitir. Bunlarn dnda ad geen camilerde mevlit okutmak iin ayr vakf kurulmutu, bir vakf da Velestinin saat kulesinin bakmna tahsis edilmiti. 1870li yllara ait Yanya vilyeti salnmeleri o dnemde Golos kazasna bal Velestin hakknda bilgi iermez. 1880de Albay Kokkidisin Odoiporikasnda Velestin 1500 kiilik Trk ve 300 kiilik Rum nfusuyla drt han bulunan kk bir kasaba eklinde tanmlanr. Kiliseler ve camiler kaydedilmemitir. Velestinos vilyetinin krk alt ky, bir kasabas, 14.195i mslman, 9745i hristiyan olmak zere yaklak 27.000 kadar bir nfusu vard.

Osmanllarn Tesalyay Yunanistana devretmeye zorlanmasndan sonra (1881) hemen hemen btn Trkler Velestini terketti, yerleri yaknlardaki kylerde oturan Rumlar tarafndan iskn edildi. Osmanl binalar tamamen ykld. Sadece klasik Osmanl tarznda yaplan uzun bir minare ayakta kald. Alfred Philippson tarafndan tesbit edilen bu minare gletin kenarnda 1930lu yllara kadar salam ekilde gelebilmiti. Ancak II. Dnya Savann hemen ncesinde buras da ortadan kaldrld. Saat kulesi 1954 ve 1956 yllarnda meydana gelen depremlerde byk hasar grd ve ykld. 1889da Velestin 2389 kiilik bir nfusa sahipti. Bu tarihten itibaren nfus art duraganlat. 1928de bu rakam 2603ten fazla deildi. Yunan tahriki neticesinde meydana gelen Osmanl-Yunan savanda 30 Gn savalar sresinde Velestin ksa bir sre iin yeniden Osmanllarn eline geti ve sava alan haline geldi. Osmanl ordusunun atalca zaferi sonrasnda 6 Mays 1897de Velestin tepeleri ve istasyonu ele geirildi, 8 Maysta Volos Limanna girildi. Osmanl-Yunan bar antlamasnn ardndan Osmanl ordusu Tesalyadan ekildi. 2001de 6116 nfusu bulunan Velestino, modern Yunancay (Dimotiki) ilk kullanan yazarlardan tannm siyas eylemci Rigas Velestinidisin (. 1798) doum yeri olarak da ne kar.

BBLYOGRAFYA

Evliya elebi, Seyahatnme (Dal), VIII, 91; E. Dodwell, Klassische und topographische Reise durch Griechenland whrend der Jahre 1801, 1805 und 1806, Meiningen 1822, II, 173-176; Odoiporika Ipeirou kai Thessalias, ipo tin para to Ipourgeio ton Stratiotikon, Athinais (Athens) 1880, s. 155, 195-196; Friedrich Sthlin, Das hellenistische Thessalien, Stuttgart 1924, s. 104-107; A. Philippson, Die Griechischen Landschaften, I, Thessalien und die Spercheios-Senke, Frankfurt 1950, s. 121-122; J. Koder - F. Hild, Tabula Imperii Byzantini I: Hellas und Thessalien, Wien 1976, s. 133; M. Kemal zergin, Rumeli Kadlklarnda 1078 Dzenlemesi, smail Hakk Uzunarlya Armaan, Ankara 1976, s. 251-309; Ta perisothenta erga tou Argyris Philipidi (ed. Theodosi Sperantza), Athens 1978, s. 129-130; S. Lauffer, Griechenland, Lexikon der historischen Sttten, Mnchen 1989, s. 700-702. Machel Kel

VEL
(bk. VELYET).

VEL
() Allahn isimlerinden (esm-i hsn) biri. Szlkte bir eye ok yakn olmak, bir kimseyle yan yana bulunmak anlamndaki vely ile birinin iini stlenmek; bir lkeyi ynetmek; yardm etmek, sevmek mnalarndaki velyet (vilyet) kknden treyen vel yardmc, dost demektir (Lisnl-Arab, vly md.; Kmus Tercmesi, IV, 1223-1226). Kurn- Kermde yirmiyi akn yette (bir yerde vl) Allaha nisbet edilerek Onun mminlerin dostu, koruyucusu olduu bildirilmekte, bunlarn bir ksmnda peygamberlerin ve mminlerin Allah vel edindikleri belirtilmektedir. Bir ksmnda ise vel kelimesinin yannda nasr (yardmc), ayrca ef, vk (koruyan) sfatlar yer almaktadr. Dokuz yette velnin oul ekli evliy da bu mahiyette gemektedir. Kuranda ayn kkten treyen mevl da zt- ilhiyyeye nisbet edilmitir. Bundan baka kelimenin kklerinden birini tekil eden velyet, ayrca evl ile tevell (dost edinmek) kknden tremi iki muzri sgas Allahn ve mminlerin fiili olarak zikredilmektedir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, vly md.). Vel ile vl isimleri Tirmiz ve bn Mcenin esm-i hsn listelerinde yer almaktadr (Daavt, 82; Du, 10). Kuranda inan birliinin soy birliinden nce geldiini bildiren yetlere paralel olarak (et-Tevbe 9/24; el-Mcdile 58/22) Hz. Peygamber yle buyurmutur: Babamn -mslman olmayan-soydalar dostlarm deildir; benim dostum Allah ve slih mminlerdir (Buhr, Edeb, 14; Mslim, mn, 366). Reslullahn, Ahzb sresinde yer alan (33/6), kendisinin mminlere z varlklarndan daha yakn (evl) olduu eklindeki ifadeyi teyit eden beyan Ahmed b. Hanbele ait el-Msnedin yan sra Ktb-i Sittede mevcuttur (Wensinck, VII, 332). Hz. Peygamber en ok zenilecek dostu yle tasvir etmitir: Bu kii basit yaantl, namaz klmaktan zevk alan, ibadetini elinden geldike gzel ifa eden, rabbine gizlice itaat eden, insanlar tarafndan nemsenmeyen, gen yata Allaha kavuan, miras ve alayanlar az olan kimsedir (Msned, V, 252; bn Mce, Zhd, 4; Tirmiz, Zhd, 35; rivayetin zayf olduu da kaydedilmektedir; bk. Msned [Arnat], XXXVI, 498500). Zeccc, Allah iman edenlerin velsidir melindeki yette (el-Bakara 2/257) geen vel kelimesine yardmc mnas verip ocuun bakm ve yetitirilmesini velisinin stlenmesi gibi Cenb- Hakkn da mminlere dnyada yardm ettiini, hirette de mkfatlarn bizzat vereceini sylemitir. Eb Mansr el-Mtrd, ayn yorumu yaptktan sonra velnin en yakn, en mnasip anlamndaki evl mnasna da gelebileceini belirtmitir, nk mminlerin btn mit ve ynelileri Allahadr (Tevltl-urn, I, 161-162). Ebl-Ksm ez-Zeccc vel kelimesinin on anlamda kullanldn ve bunlarn tamamnn aralarnda engel bulunmadan iki eyin yan yana olmas mnasndan ktn kaydettikten sonra Allah Telnn inkrclara da nimet verdiini, bununla birlikte Onun kfirlerin velsi diye nitelendirilemeyeceini syler. nk mminler Allahn nimetlerini kr, itaat ve tevhidle karlar, kfirlerse inkrla mukabelede bulunur. Bu da Hz. Peygambere hitap eden, Sen ancak kyametten korkanlar uyarabilirsin yetine (en-Nzit 79/45) benzemektedir. Bilindii zere Reslullahn uyarlar herkese ynelikti, fakat kfirler bunlardan faydalanmamtr. Esasen Bakara sresindeki Allah iman edenlerin velsidir melindeki yetin

devamnda (2/257) inkr edenlerin dostlarnn Allah deil tgt olduu ifade edilmitir (tiu esmillh, s. 113-114). Abdlkerm el-Kueyr velnin yardmc eklindeki anlamn, Allah vellerinin Onun dinine yardm etmeleri ve kendisine itaati temsil eden gruplar iinde bulunmalar eklinde yorumlamtr. Kureyrye gre Allahn dost edindii kimsenin almetlerinden biri Onun tarafndan ktlklerden korunup arzularnn yerine getirilmesi, dieri de Hak dostlarnn gnllerine sevgisini yerletirmesidir. Fahreddin er-Rz, kulun vel isminden nasibinin Allah ile mterek dostluunun devamn salamak iin kendisine den grevi yerine getirmesi olduunu belirtir. Bu grev de Allahtan baka her eyden yz evirmek ve btn varlyla Onun azamet nuruna ynelmekle yerine getirilebilir. Allahn insanla ilgili isimlerinden olan vel esm-i hsndan hafz, hasb, nasr, rahmn, rezzk, vedd ve vekl isimleriyle anlam yaknl iinde bulunur.

BBLYOGRAFYA

Rgb el-sfahn, el-Mfredt, vly md.; Kmus Tercmesi, IV, 1223-1226; Wensinck, el-Mucem, VII, 332; Msned, V, 252; a.e. (Arnat), XXXVI, 498-500; Buhr, Edeb, 14; Mslim, mn, 366; Zeccc, Tefsru esmillhil-sn (nr. Ahmed Ysuf ed-Dekkk), Beyrut 1395/1975, s. 55; Mtrd, Tevltl-urn (nr. Ahmet Vanlolu), stanbul 2005, I, 161-162; Ebl-Ksm ez-Zeccc, tiu esmillh (nr. Abdlhseyin Mbrek), Beyrut 1406/1986, s. 113-115; Abdlkhir el-Badd, el-Esm ve-ft, Kayseri Rid Efendi Ktp., nr. 497, vr. 236b-237a; Kueyr, et-Tabr fit-tekr (nr. brhim Besyn), Kahire 1968, s. 71-72; Gazzl, el-Maadlesn (Fazluh), s. 140-141; bnl-Cevz, Nzhetl-ayn, s. 613-614; Fahreddin er-Rz, Levmiul-beyyint (nr. Th Abdrraf Sad), Beyrut 1404/1984, s. 300-302; Musa Koar, Kuranda Vel Kavram, Araylar-nsan Bilimleri Aratrmalar, V/9-10, Isparta 2003, s. 159184. Bekir Topalolu

VEL
() Allah dostu anlamnda bir tasavvuf terimi. Vel szlkte yardm eden, koruyan; yardm edilen, korunan anlamlarna gelir. Kelimenin oulu olan evliy Trkede tekil anlamda da kullanlr. Kuranda Allahn evliyasndan bahsedildii gibi eytann evliyasndan da bahsedilir (Ynus 10/62; l-i mrn 3/175). Kelime szlklerde hem fil hem mefl mnasnda yer aldndan Kuranda Allah mminlerin, mminler Allahn; eytan inkrclarn ve zalimlerin, inkrclar ve zalimler de eytann velsi olarak zikredilir (el-Bakara 2/257; l-i mrn 3/68; el-Mide 5/55; el-Arf 7/196; e-r 42/9). Ayrca mminler mminlerin ve kfirler de kfirlerin evliyasdr (et-Tevbe 9/71; el-Enfl 8/73). Kuranda geen mevl kelimesi vel ile ortak kkene ve ayn anlamlara sahiptir (el-Bakara 2/286; l-i mrn 3/150; el-Enfl 8/40; el-Hac 22/78; Muhammed 47/11; et-Tahrm 66/2) (Kuranda vel kelimesinin farkl kullanmlar iin bk. Rgb el-sfahn, el-Mfredt, vly md.). Mmin kullarna yardm eden, onlar koruyan, ilerini gren, onlarn yakn ve dostu anlamndaki vel Allahn isimlerinden biridir (bk. VEL). Allahn koruduu ve yardm ettii kimseler olarak mminler de Allaha ibadet etmekle Onun dostluunu kazanp velsi durumuna gelirler (Kueyr, s. 519). Mutasavvflar vellii genel (velyet-i mme) ve zel (velyet-i hssa) diye ikiye ayrrlar. Genel anlamda her mmin Allahn dostudur ve Onun vel kuludur. zel anlamda vellik ise dzenli, devaml, kararl ve ihlsl bir ekilde ibadet ve kulluk eden, bata peygamberler olmak zere takv sahibi btn slih mminlere mahsustur. Buna ihtisas, stf, ictib ve stn velyeti de denir (Kelbz, s. 74). Peygamberler Hakkn ok zel kullar ve evliyasdr; onlarn vris ve nibleri olan evliya da Allahn has kullar ve dostlardr. Allaha yaknlk ve dostluk Ona ibadet ve kullukla salandndan mminlerin velyetteki dereceleri amel ve ibadetlerine, ihlslarna gre farkllk gsterir. Genel velyet zel velyete dnt oranda deer kazanr. Kulun amac zel vellie ulamak ve evliyaullah arasna katlmaktr. Fakat her velnin Hakka yaknl ayn olmad iin zel velyetin de pek ok mertebesi ve menzili vardr (Gazzl, III, 19-20). Nitekim peygamberler ve sahbler arasndaki fazilet fark da Hakka yaknlktaki farktan kaynaklanr. Mutasavvflarn zel velyet hakknda dayandklar yet ve hadisler mevcuttur. Kuranda ticaret ve alveriin Allah zikretmekten, namaz klmaktan ve zekt vermekten alkoymad kiiler (en-Nr 24/37), Allaha verdikleri sze sdk kalan mminler (el-Ahzb 33/23), arnmay seven insanlar (etTevbe 9/108) erkek ve kadnlar kapsayacak biimde ricl (erler) kelimesiyle karlanm, tasavvuf literatrnde riclullah ve merdn- Hud terkipleriyle zel anlamdaki vellere iaret edilmitir. Allahn ibd-ibdn (kullarm-kullarmz) diye niteledii ve kendisine izfe ettii baz zel kullar vardr ki (el-Bakara 2/186; el-Kehf 18/65) onlar kendilerini eytann kolaylkla etkileyemedii (el-Hicr 15/42, 49; el-sr 17/53), ihlsl (el-Hicr 15/40; Sd 38/83), slih (etTahrm 66/10), korku ve hznnden kurtulmu (ez-Zuhruf 43/68), aralarna katlanlarn cennete girecei (el-Fecr 89/29-30), Allahn sevdii ve Allah seven (el-Mide 5/54), drst, takv sahibi, sabrl, tevekkl ve ihsan ehli (el-Bakara 2/195; l-i mrn 3/76, 146, 159; el-Hucurt 49/3) kimseler olarak tanmlanr. Allah ile aralarnda dostluk ilikisi bulunan evliya da bu niteliklere

sahiptir (Ynus 10/62-64). Btn evliyann nderi olan Hz. Peygamberin ibadet hayat ve ahlknn yan sra vahiy esnasnda yaad mnev haller vellerin daima gz nnde bulundurduklar hususlardr. man, slm ve ihsandan bahsedilen Cibrl hadisine gre (Buhr, mn, 37) Allah gryormu gibi Ona ibadet eden mnasndaki ihsan evliyann hali olarak kabul edilmitir (Serrc, s. 22). Kulun nce farzlarla, sonra nfile ibadetlerle Allahn yaknln ve sevgisini kazanacana dair hadiste ise Onun sevdii kulunun iiten kula, gren gz, tutan eli, yryen aya olduu ifade edilir (Buhr, Rei, 38; bn Mce, Fiten, 16). Allah bu kulunun dileini yerine getirir, kendisine snmas durumunda onu korur. Mutasavvflar vellik konusunda ounlukla bu hadise atfta bulunurlar. Dier bir hadise gre Allahn yle kullar vardr ki peygamberler ve ehidler arasnda yer almadklar halde kyamet gn peygamberler ve ehidler tarafndan mevkilerinin takdir edilecei, birbirini seven, nurdan krsler zerinde oturan yzleri nurlu kimselerdir (Msned, V, 229; Tirmiz, Zhd, 53, fatl-cennet, 25). Sahbe, tbin ve tebeut-tbin iinde ibadetleri, ahlk ve irfanlar ile tannan, stn niteliklere sahip mminler ilk dnemde zhid ve bid sfatlaryla anlsa da bunlar her zaman Allahn evliyas kabul edilmitir. Eb Nuaymn ilyetl-evliy ve abatl-afiynda, Slemnin abatfiyyesinde, Ferdddin Attrn Tekiretl-evliynda geen zhid, bid, nsik, kurr, sf ve mutasavvflarn ortak noktas evliya zmresi arasnda yer almalardr. Tasavvuf kaynaklarnda evliya eitli isim ve lakaplarla nitelenmitir. Kelbz evliyaya gureba, fukara, seyyhn, nriyye, Suriyede ciyye (alar), Horasan blgesinde ikeftiyye (maarada yaayanlar) gibi isimler verildiini kaydeder (et-Taarruf, s. 21; Serrc, s. 527). Veller iin kullanlan dier balca isimler unlardr: Ehlullah, iylullah, rif, ehl-i marifet, muhakkik, ehl-i hakkat, muhib, ehl-i mahabbet, k, abdal, bdel, vsl, ehl-i vuslat, saf-asfiy, hakm-hkem, ahyr, nkab, ebrr, ttr, kutub, eyh, mrid, gavs, stat, mrebb, mrid, slik, dervi, ehl-i ab, sfiye, mutasavvife, mtekife. Trkede genellikle evliya zmreleri iin eren, ermi, hak erenler gibi kelimeler kullanlmtr. Trkistan ve Tataristanda evliyaya n ve ata denir. Kuzey Afrikada ise genellikle mevl-mevlye, seyyid-sd, slih-suleh diye anlrlar. Eb Nuaym el-sfahn evliyann ayrt edici niteliklerinden bahseder. Buna gre kendisiyle karlaldnda Allah hatrlatan, zorluklara ve musibetlere katlanan, az yiyecekle yetinen, giyimine nem vermeyen, dnya ziynetine aldanmayan, Hakkn yaratt varlklar zerinde tefekkre dalp ibret alan, Allah ile olan ahdine sadk kalan, Ona sevgiyle balanan, ibadetlerini eksiksiz yapan, kul hakkn gzeten, yaknleri sayesinde dalar delen, denizleri yaran, yz suyu hrmetine yamurlar yadrlan, insanlarn ihtiyalarna yardm eden, ihlsl, faziletli ve adaletli, ii hznl, yz mtebessim kimseler evliyadr (ilye, I, 5-10). Vellerin dier bir zellii de dualarnn makbul olmasdr. Sfnin btn mnev gcyle Hakka ynelip Ondan bir ey talep etmesine himmet denir. Bir hadiste, st ba perian, hor ve hakir grlen baz insanlar vardr ki onlar yemin ederek, Allahm, unu yle yap! diye bir talepte bulunsalar talepleri gerekleir buyurulmutur (Mslim, Birr, 138; Tirmiz, Menb, 54). Velnin bedduas da ayn derecede etkilidir. Hayatta iken yapt dualarla ve himmetiyle insanlara faydal olan evliyann bu zellii tasavvuf inancna gre vefatndan sonra da devam eder, buna tasarruf ad verilir. Firset, basret ve kef sahibi olmak evliyann en nemli zelliklerinden kabul edilir. Zorluklara

katlanp sabreden ve Allahtan korkan velnin kalbine Hak tarafndan bir nur (furkn) verilir (el-Enfl 8/29). Vel bu nur ile hakk btldan, doruyu yanltan ayrt eder, rabbini bu nur sayesinde tanr. Buna yakn nuru denir (Slem, s. 32, 72, 100). Sezgisi kuvvetli ve tesbitleri isabetli veller hddl-firse diye nitelendirilir. Firset sahabi olabilmek iin gz haramdan, nefsi ehvetten korumak, kalbi murakabe ile, bedeni snnete sarlmakla salamlatrmak ve haram lokmadan kanmak arttr (Kueyr, s. 483). Dualarnn kabul edilmesi ve firsetleriyle doru tesbitlerde bulunmalar evliyann kerameti saylr. Keramet Allahn lutfuyla evliyadan zuhur eden olaan st hallerdir, ancak keramete gereinden fazla nem verilmesi tasavvufta sakncal grlmtr. stikamet (ahlk drstlk) kerametten stndr. Zira keramet nefsin, istikamet Allahn istedii eydir (a.g.e., s. 441). lk zhid sfler ve muhakkik limler kevn-hiss kerametlerden ziyade mnevilm kerametleri nemsemitir. Vellerin okuma yazma bilmesi art deildir; sahbe ve tbinin ou mm olduu halde evliya idi. Byezd-i Bistm stad Eb Ali es-Sindye farzlar yerine getirecek kadar din bilgisi retir, ondan da saf hakikatleri ve tevhidi renirdi (Serrc, s. 255, 401). Bununla birlikte rnek alnan evliyann Kuran ve Snneti, slkn usul ve artlarn bilmesi arttr. Nitekim bn Haff, eyhlerimizden Hris el-Muhsibyi, Cneyd-i Baddyi, Eb Muhammed Ruveymi, bn Aty ve Amr b. Osman el-Mekkyi rnek aln; zira onlar ilim sahibi sflerdir; geri kalanlar da kendi halleriyle ba baa brakn demitir (Kueyr, s. 73). Bir mminin vel olduunu kendisinin bilip bilemeyecei konusunda eitli grler vardr. Bazlarna gre vel mtevazi kimsedir. Kendisinden bir keramet zuhur etse bile bunun Allahn mekri olabileceinden korkar, sonundan da endie eder (a.g.e., s. 502). Bazlarna gre ise bir mminin kendisinin vel olduunu bilmesi mmkndr. Bir kimseye Hak tarafndan velyetini tasdik eden bir haber gelirse o kimse velliine inanr. lemde Allahtan bakasnn bilemeyecei veller de vardr. Vellerim kubbelerimin altndadr, onlar benden bakas bilemez rivayeti uyarnca Allah bu velleri mahremiyet kubbelerinin altnda gizlemitir (Necmeddn-i Dye, s. 226, 242, 379, 543). Bir velnin halinin daha sonra deiip deimeyecei, velyetini kaybedip etmeyecei hususunda da farkl grler ileri srlmtr (Kueyr, s. 666). Velyette istikamet zere bulunmak esastr. Baz sahblerin daha sonra irtidad etmeleri ve Belam b. Brnn durumu velyetin kaybedilebileceine rnek gsterilir. Velyet kavram ada siyas ve ruhan mahiyette olup genellikle Hz. Ali ve onun soyundan gelenlerle snrlandrlmtr. Ehl-i snnete mensup mutasavvflar ise on iki imamn velliini kabul etmekle birlikte velyeti btn mminleri kapsayacak ekilde geni tutmutur. Tarikatlarn bir ksm Hz. Aliyi, bir ksm Hz. Eb Bekiri vellerin ba saymtr. Silsilesi Hz. mere ve Osmana ulaan tarikat kollar da vardr. Eb Sleyman ed-Drn, Ahmed b. Ebl-Havr, Sehl b. Abdullah et-Tster, Eb Sad el-Harrz, Cneyd-i Badd, Hallc- Mansr gibi ilk dnem sfleri nbvvet-velyet ilikisine deinmekle birlikte konu hakknda ilk mstakil eser Hakm et-Tirmiznin atml-evliydr. Nbvvetle velyeti karlatran Hakm grleriyle kendisinden sonraki sfleri etkilemitir. Vahye mazhar olmu peygamberin ahsnda velyet nbvvetin Hakka ynelik yz, nbvvet velyetin halka ynelik yzdr. Bu sebeple velliin neblikten stn olduu ileri srldnde Hz. Peygamberin Hakka dnk yz olan velyetinin halka dnk yz olan nbvvetinden stnl kastedilir. Her neb ve resul Allahn yakn ve sevgili kulu anlamnda vel iken her vel neb ve resul deildir. Veller neblerin ancak vrisleri ve nibleridir. Nebler hem Cebril araclyla hem dorudan doruya Allahtan vahiy alrken veller sadece ilhama mazhar olurlar. Neb ismet (gnah ilememe) sfatyla muttasf iken vel Allah tarafndan gnaha girmekten korunduu iin mahfuzdur. Nebnin

mcizesi, velnin kerameti vardr. Vel bu niteliklere nebye tam anlamyla baland ve onu rnek aldndan dolay sahip klnmtr. Vel Allahn (el-Bakara 2/257), neb kulun sfatdr. Nebliin sonu vardr, velliin sonu yoktur (Hakm et-Tirmiz, s. 394; Hcvr, s. 265-303; bnl-Arab, Fu, s. 135; arn, I, 18; smail Fenni, s. 220). Hakm et-Tirmiz ve baz Marib mutasavvflarnn savunduu, evliyann bidyetinin enbiyann nihayeti olduu grn yorumlayan Alddevle-i Simnnye gre eriat itibariyle vellerin balangc neblerin sonudur, ancak tarikat itibariyle vellerin sonu peygamberlerin balangcdr. Bir slik ne kadar aba harcarsa harcasn varabilecei son mertebe nbvvetin bidyetidir. Dolaysyla neb mutlak anlamda velden stn olmakla birlikte onun velyet yn nbvvet ynnden stn kabul edilmitir. Tirmizye gre son nbvvet (hatmn-nbvve) ve son neb (hteml-enbiy) olduu gibi son vellik (hatml-velye) ve son vel de (hteml-evliy) vardr. Son neb olan Hz. Muhammedden sonra baka bir peygamber gelmeyecektir, ancak veller kyamete kadar gelebilir. Nitekim Resl-i Ekrem vefat ettiinde mmeti iinde krk sddk vard. Bunlar onun Ehl-i beyti ile vrisleriydi. Bir vel vefat edince yerini baka bir vel alr. Arz bunlar sayesinde varln srdrr. Kyamet yaklatnda Allah hteml-velye pyesini lutfettii bir vel gnderir, bu vel htemlevliy ve seyyidl-evliydr (Hakm et-Tirmiz, s. 344). Son velden maksat vellerin en stn ve en mkemmel olandr; velyet mhr onun elindedir. Bu mertebeye ulaan her Allah dostu htemlevliy vasfyla nitelenir. Yine Hakm et-Tirmizye gre hteml-evliy olan Hz. Muhammed evliyann badr. Ondan sonra Hz. Eb Bekir ve mer gelmektedir (a.g.e., s. 364, 366). Eb Sad-i Ebl-Hayr ve Muhyiddin bnl-Arab hteml-evliy mertebesinin kendilerine verildiini ima ederler (Muhammed b. Mnevver, tr.yer.; Aff, s. 312). Tasavvuf tarihinde, peygamberlerden bazlarnn bazlarna stnlne dayanarak (el-sr 17/55) vellerin de birbirine stnlkleri konusuna dikkat ekilmitir. Bir velde din ve ahlk fazilet, mnev hal dier niteliklerine gre daha belirgin ve baskn olabilir. O vel bu zelliiyle dierlerinden daha stn kabul edilir. Mesel hakikatleri resmetme ve fen haliyle Baheddin Nakibend, kuvvetli tasarrufta bulunmas ve imdada yetimesiyle Abdlkdir-i Geyln, ilim ve feyziyle Ebl-Hasan e-zel, olaan st haller gstermesi ve ftvvetiyle Ahmed er-Rif, merhamet ve efkatiyle Ahmed el-Bedev, cmertliiyle brhim edDesk, irfan ve kemaliyle Muhyiddin bnl-Arab, muhabbet ve akyla Mevln Celleddn-i Rm, gaybet ve mahviyet haliyle ehbeddin es-Shreverd, vecd ve cezbe haliyle Necmeddn-i Kbr ne kan sflerdir (Ahmed Ziyeddin Gmhnev, s. 19). Veller Allahn isimlerinden birine mazhar olmakla da birbirinden ayrlr. Mesel Allahn ekr ismine mazhar olan bir vel oka kreder ve Abdekr ismini alr. Byezd-i Bistmye gre vellerden bir ksm rif, bir ksm biddir. rif vellerin mertebesi daha yksektir (Slem, s. 71). Byezd-i Bistm gibi baz vellerde sekr hali, Cneyd-i Badd gibi vellerde sahv hali galiptir (Hcvr, s. 230-235). Birincisi ttr, ikincisi ebrr tarikidir. Hakkn kendilerine emanet ettii mnev halleri ve ilh srlar gizli tutan vellere men denir. Hal ve srlarn ifa eden veller bunun cezasn grrler. Baz vellerin tasarrufu sadece kendileriyle snrldr; bunlardan az sayda insan faydalanabilir; vellii umumi ve mutlak olanndan ise ok sayda insan yararlanr. Tasavvufta velyetin balangc talepte bulunmak, ortas slk makamlarnn gerektirdii hallerle hallenmek (telvn), sonu ise ilh huzurda sbitkadem olmaktr (temkin).

Necmeddn-i Kbrya gre telvn, temkin, tekvin derecesinde bulunmalar ynnden veller arasnda fark vardr. Tekvin derecesindeki velye seyyr ad verilir. Nefsinden syrlp Hakta fni olduundan bir eyi var klmak onun mazharndan gerekleir. Allah neyi irade ederse ancak onu irade eder (Feviul-ceml, s. 82-87, 89-93). Muhyiddin bnl-Arab velleri drt snfa ayrr: Nebler, sddklar, ehidler, slihler (el-Fttl-Mekkiyye, II, 33). Sddk iman nuru ile Allaha ve resulne inanan kiidir. Neblikle sddklk arasnda baka bir makam yoktur. ehidlerden maksat Allahn yaknln kazanm, Hakkn huzurunda bulunan vellerdir. Neblik salh ile balar ve salha varr; bundan dolay her neb Allahtan slihlerden olmay dilemitir. Veller arasnda yer alan ukal-i mecnn (akll deliler), buhll (pehll) ve meczuplar da tasavvuf tarihinde nemli bir yer tutar. Yar akll, yar deli olmalar sebebiyle dnyada ilerini gremeyen bu veller er hkmlere uymakla ykml deildir. Zira mkellifiyette akl arttr; buna ramen evliya saylmlardr (bn Haldn, Muaddime, s. 102). bn Haldna gre vellik Allahn bir lutfudur, onu dilediine verir (ifs-sil, s. 107). Tarikatta meczuplar bakalarn irad etme yetkisine sahip deildir. veysler diye bilinen veller zmresinin zhirde balandklar bir mridleri yoktur. Bunlar Veysel Karan gibi dorudan Hz. Peygamberin ruhaniyetinden terbiye grmlerdir (Ferdddin Attr, s. 29; Masm Ali ah, II, 48-53). Bir slikin vefat etmi bir eyhten terbiye almas da mmkndr. Byezd-i Bistmnin Cafer es-Sdkn, Ebl-Hasan el-Haraknnin Byezd-i Bistmnin ruhaniyetinden terbiye aldklar kabul edilir. Tasavvuf kaynaklarnda eitli vel gruplarnn saylarndan, grevlerinden ve grev yerlerinden bahsedilmitir. Kutub (bir), immn (iki), evtd (drt), abdal (yedi veya krk), nkab (on iki), nceb (sekiz), havri (bir), emn (bir), men, recebiyyn (krk), melmler, ahfiy, mestrn, mektmn, ahyr (300), ebrr (yedi), efrd, slihn, meczbn ve muhaddesn bunlarn balcalardr. Tasavvuf tarihinde bu konu hakknda en ayrntl bilgileri bnl-Arab vermitir (elFttl-Mekkiyye, I, 198-379; II, 7-52). ler, yediler ve krklar Trkede en ok bilinen evliya gruplardr. Vellerin ldkten sonra da tasarruf sahibi olduklarna inanldndan slm leminin belli bal ehirlerini koruyan vellerin bulunduu kabul edilir. Konyada Mevln, Ankarada Hac Bayram- Vel, Bursada Emr Sultan, stanbulda Aziz Mahmud Hdy, Kayseride Seyyid Burhneddin Muhakkik-i Tirmiz bunlardandr. Literatr. Vellerin hayat hikyelerine, yaam tarzlarna ve dncelerine dair tabakts-sfiyye, tezkiretl-evliy vb. balklarla pek ok eser yazlmtr. Slem, sflerin ncleri olup ibadet ve zhd hayat ile tannan sahbe, tbin ve tebeut-tbini anlatm, bunlarn evliya olduunu sylemi (abat, s. 1) ve eserine Znnn el-Msr ile balamtr. Hce Abdullah- Ensr abatfiyyede, Abdurrahman- Cm Nefetl-nste, Ali r Nev Nesyiml-mehabbede, Kueyr er-Rislede, Ferdddin Attr Tekiretl-evliyda ana hatlaryla Slem tabakatn takip etmi, eserlerinde ilk bid ve zhidlere yer vermemitir. Eb Nuaym ilyetl-evliy ve abatlafiyda aere-i mbeereden itibaren 800 kadar evliyaya yer verir (I-X, Kahire 1351-1357/19321938). Sahbeden Gnmze Allah Dostlar adl eserin (I-X, stanbul 1995) ilk yedi cildi ilyetlevliynn tercmesidir. bnl-Cevz fat-afvede Eb Nuaymn eserini zetlemi ve baz velleri eklemitir (Halep 1969; Beyrut 1979). arnnin e-abatl-kbrs (Levul-envr f abatil-ayr) (I-II, Kahire 1954), Muhammed Abdrraf el-Mnvnin el-Kevkibddrriyye f tercimis-sdeti-fiyyesi (Kahire 1938) ilk drt halifeden balar. Hcvr Keflmacbda ayn usul takip eder (Tahran 1338).

Belli coraf blgelerde ve belli zamanlarda yaayan evliyaya dair eserler de yazlmtr. Bunlardan Hint alt ktas evliyalarn anlatan baz eserler unlardr: Dr kh, Sefnetl-evliy (Kanpr 1883) ve Seknetl-evliy (Tahran 1344 h.); Mrhord, Siyerl-evliy (Delhi 1302); ah Veliyyullah ed-Dihlev, el-ntibh f selsili evliyillh (Delhi 1311); Gulm Server Lhr, aznetl-evliy (Leknev 1873). Marib evliyasna dair eserlerden bazlar da ylece sralanabilir: Bdis, el-Maad-erf vel-menzeul-laf fit-tarf bi-uleir-Rf (nr. Sad Ahmed Arb, Rabat 1402/1982); bnz-Zeyyt et-Tdil, et-Teevvf il riclit-taavvuf (Rabat 1984); bnl-Kd, Cevetl-itibs (Rabat 1973); Abdullah b. Abdlkdir Telid, el-Murib bimehiri evliyil-Marib (Rabat 2000). Sud Mhir Muhammedin Mescid Mr ve evliylin adl bir eseri vardr (I-V, Kahire 1981). Sudan, Hicaz ve Yemen vellerine dair Peter Malcolm Hattn el-Evliy ve-lin vel-slm fis-Sdn (Beyrut 1936), Abdullah Muhammed Habenin e-fiyye vel-fuah fil-Yemeni (bask yeri yok, 1976), Hicaz ve Yemen Evliyalar (stanbul 2004) saylabilir. Osmanl tarihine ve ulem biyografileriyle ilgili kaynaklar yannda dorudan evliyaya dair eserlerde Anadolu, Balkanlar, Hicaz ve Kuzey Afrikada yetimi veller hakknda bilgi verilmektedir: Takprizde, e-eiun-numniyye (stanbul 1985) ve zeyilleri (stanbul 1989); Lmi elebi, Nefeht Tercmesi (stanbul 1980); kpaazde, Tevrh-i l-i Osmn (stanbul 1332); Ner, Cihannm (Ankara 1949-1957); Hoca Sdeddin, Tct-tevrh (I-II, stanbul 1279-1280); l Mustafa Efendi, Knhl-ahbr (Kayseri 1997); Mahmud Kefev, Ketib almil-ayr (Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 630); Mnr Belgrad, Silsiletl-mukarrebn (Sleymaniye Ktp., ehid Ali Paa, nr. 2819/3); Kstendilli Sleyman eyh, Bahrl-velye (stanbul 2007); Harrzde, Tibyn vesilil-ai (Sleymaniye Ktp., Ftih [brhim Efendi], nr. 430-432); Mehmed Sreyy, Sicilli Osmn (I-IV, stanbul 1308-1316); Bursal Mehmed Thir, Osmanl Mellifleri (I-III, stanbul 1333-1342); Hseyin Vassf, Sefne-i Evliy (I-V, stanbul 2006); Ahmed Sf Bey, Sefnets-sf (Sleymaniye Ktp., Mikrofilm Arivi, nr. 2096); Sdk Vicdn, Tomar- Turuk- Aliyye (stanbul 1338-1341); Hocazde Ahmed Hilmi, Ziyret-i Evliy (stanbul 1325, 1327) ve Hadkatl-evliy (stanbul 1318-1320); Hseyin Ayvansary, Hadkatl-cevmi (I-II, stanbul 1281). Anadolu ve Rumeli evliyalar hakknda modern dnemde yazlan baz eserler de unlardr: Nezihe Araz, Anadolu Evliyalar (stanbul 1958), Bat Anadolu ve Rumeli Evliyalar (stanbul 2003); M. Necati Bursal, stanbul ve Anadolu Evliyalar (I-II, stanbul 1986); Hseyin Pirolu, Evliyalar Yata Anadolu (Ankara 1992); Trkiye Gazetesi Evliyalar Ansiklopedisi (I-X, stanbul 1992-1993); Uluslararas Dnya Eren ve Evliyalar Kongresi Bildirileri (Ankara 1998); Ethem Cebeciolu, Allah Dostlar: 20. Yzyl Trkiye Evliya Menkb (I-III, Ankara 2001). Belli ehirlerdeki evliyaya dair yazlan baz eserler ylece sralanabilir: Bursal Mehmed Thir, Aydn Vilyetine Mensup Meyih, Ulem, uar, Mverrihn ve Etibbnn Tercim-i Ahvli (zmir 1324); Hseyin Hsmeddin, Amasya Tarihi (I-II, stanbul 1330-1332; III-IV, 1927-1935); M. Ziyaeddin Demirciolu, Kastamonu Evliyalar (Kastamonu 1957); Aysel Akan, stanbul Evliyalar (stanbul 1968); Necati Sekin, Edirne Evliyalar (stanbul 1971); Hasan Turhan, Bursa Evliyalar ve Tarihi Eserleri (Bursa 1982); Mehmet Slay, Hatay Evliyalar (Antakya 1989); Ayhan Yaln, stanbul Evliyalar (stanbul 1996); Mehmet emsettin Ulusoy, Bursa Derghlar: Ydigr- ems (Bursa 1997); Ali zzet Efendi, orum

Evliyalar (orum 2002). Kadn evliyalarla ilgili eserler: Slem, ikrn-nisvetilmteabbidti-fiyyt (Kahire 1993); Mehmed Zihni Efendi, Mehrn-nis (I-II, stanbul 12941295); Cevad Nurbah, Zenn- Sfi (London 1363); Margaret Smith, Bir Kadn Sufi: Rbia (stanbul 1991); Sleyman Uluda, Sf Gzyle Kadn (stanbul 1995); Mustafa zdemir, Hazreti Rbia ve Kadn Evliyalar (stanbul 2006); Bekir iman, Kadn Evliyalar Menkbeleri (stanbul 2009); Nurettin Gemici, 17. Yzylda Kadn Evliyalar (stanbul 2010). Baz tarikatlara mensup meyih hakknda yazlan eserler de vardr. Nakibendiyyeye dair Fahreddin Ali Saf Reet- Aynlayt (Tahran 1977), Mevleviyyeye dair Skb Dede Sefne-i Nefse-i Mevleviyyn (Kahire 1283), Halvetiyyeye dair Cemleddin Hulv Lemezt- Hulviyye (stanbul 1993), Kdiriyyeye dair Mehmed Rifat Efendi Nefhatr-riyzil-liye (stanbul 2007), Bayramiyyeye dair Sar Abdullah Efendi Semertl-fud (stanbul 1288) adl eserleri kaleme almtr. Vellerin daha ok kerametlerinin anlatld menkbnme ve velyetnme tr eserler de evliyaya dair bavuru kaynaklarndandr (bk. MENKIBNME).

BBLYOGRAFYA

Msned, V, 229; Hakm et-Tirmiz, atml-evliy (nr. Osman smil Yahy), Beyrut 1965, s. 344, 364, 366, 394; Serrc, el-Lma, s. 22, 255, 401, 527; Kelbz, et-Taarruf, s. 21, 74; Slem, abat, s. 1, 32, 71, 72, 85, 100, 255; Eb Nuaym, ilye, I, 5-10; Kueyr, er-Risle, s. 61, 73, 441, 483, 502, 519, 666; Hcvr, Kefl-macb, Tahran 1338, s. 230-235, 265-303; Gazzl, y ulmid-dn, Kahire 1358/1939, III, 19-20; Ahmed-i Cm, Miftun-nect (nr. Ali Fzl), Tahran 1347 h., s. 171-201; a.mlf., nst-tibn (nr. Ali Fzl), Tahran 1368 h., s. 232-246; Muhammed b. Mnevver, Esrrt-tevd (nr. Zebhullah Saf), Tahran 1348 h., s. 18, 248, 311, 348, 350; Ferdddin Attr, Tekiretl-evliy (nr. Muhammed stilm), Tahran 1346 h., s. 29; Necmeddn-i Kbr, Feviul-ceml ve fevtiul-cell (nr. F. Meier), Wiesbaden 1957, s. 8287, 89-93; bnl-Arab, el-Fttl-Mekkiyye, Kahire 1293, I, 198-379; II, 7-52; a.mlf., Fu (Aff), s. 135; Necmeddn-i Dye, Mirdl-ibd (nr. M. Emn Riyh), Tahran 1365 h., s. 226, 242, 379, 543; bn Haldn, ifs-sil, s. 107; a.mlf., Muaddime, Beyrut 1967, s. 102; arn, el-Yevt vel-cevhir, Kahire 1305, I, 18; Ahmed Ziyeddin Gmhnev, Cmiul-ul, Kahire 1298, s. 19; smail Fenni [Erturul], Vahdeti Vcd ve Muhyiddin-i Arab, stanbul 1928, s. 220; Ebl-Al el-Aff, et-Taavvuf: e-evretr-riyye fil-slm, Kahire 1963, s. 312; Masm Ali ah, ari, I, 104-174; II, 48-53; Abdlmuhsin el-Hseyn, el-Marife indel-akm etTirmi, Kahire, ts. (Drl-ktibil-Arab), s. 165; Abdlhseyin Zerrinkb, Cstc der Taavvuf- rn, Tahran 1369 h., s. 49-55; Read ngren, Osmanl Tarih Aratrmalar in Kaynaklar, Gmlden Gnmze Osmanl Kltrnde Bursa (haz. Hasan Basri calan), stanbul 2003, s. 174188; Musa Koar, Kuranda Vel Kavram, Araylar-nsan Bilimleri Aratrmalar, V/9-10, Isparta 2003, s. 159-184; B. P. Fenton, Yahudi Mistisizmi ve slm Tasavvufunda Evliy Hiyerarisi (trc. Salih ift), U lhiyat Fakltesi Dergisi, XVI/2, Bursa 2007, s. 369-391; Hamid Algar, Awl, EIr., III, 119-120. Sleyman Uluda

VELAHT
() Bir hkmdarn kendisinden sonra tahta gemek zere belirledii kii. Szlkte bir ii stlenen kimse, sahip anlamndaki vel ile antlama, ykmllk anlamndaki ahd kelimelerinden meydana gelen vel-ahd (veliyyl-ahd) bir ykmll stlenen, taahht eden kimse demektir. Terim olarak halife ve hkmdarlarn kendilerinden sonra tahta gemek zere belirledikleri kiileri ifade eder. Veliaht terimi veliyy ahdil-mslimn (mslmanlarn ynetim sorumluluunu stlenen kii) terkibinin ksaltlm biimidir. Veliahtlar hkmdarn olu veya kardei olabilecei gibi hnedann dier mensuplar arasndan da seilebilirdi. Abbs Halifesi Memnun Ali er-Rzy veliaht tayin etmesi rneinde grld gibi bunun istisnalarna da rastlanmaktadr. Hilfet veya saltanatn veraset yoluyla belirlenmesi usuln ilk defa, olu Yezdi kendine veliaht yapan Emev Devletinin kurucusu Muviye b. Eb Sfyn uygulad. Daha sonra Yezd de ayn uygulamay srdrd ve olu Muviyeyi veliaht tayin etti. II. Muviyenin veliaht belirlemeden grevden ayrlmas ile ortaya kan siyas kriz, Cbiye toplantsnda Emev ailesinden Mervn b. Hakemin halifelie ve ayn aileden Hlid b. Yezd b. Muviye ile Amr b. Sad el-Edakn veliahtla getirilmesiyle zld. Daha sonra bu veliahtlar azleden Mervn b. Hakem, oullar Abdlmelik ile Abdlazzi srayla kendisine veliaht tayin etti. Mervnn ardndan gelen mer b. Abdlazz dndaki Emev halifelerinin tamam bu uygulamay devam ettirdi ve oullar yannda bazan da kardelerini veliahtla getirdi. Bir isyan sonucu iktidar ele geiren III. Yezd ve II. Mervn dndaki Emev halifelerinin hepsi bir nceki halife tarafndan veliaht tayiniyle bu makama oturdu. Abbslerde de bir iki istisna dnda bu uygulamann srdrlmesi slm dnyasnda verasete dayal hilfetin iyice yerlemesiyle neticelendi. Memn, bu uygulamaya kar kp Ali evldndan mam Ali er-Rzy kendisine veliaht tayin ettiyse de Ali er-Rz halifeden nce vefat etti. Daha sonra Memnun veliaht tayin ettii kardei Mutasm-Billh halifelik makamna geti. Halife VsiBillh olunu veliaht olarak belirlemeden vefat edince devlet adamlar kardei Mtevekkil-Alellaha biat edip hilfetin Abbs ailesinde kalmasn salad. Abbs halifeleri, siyas ve asker otoritelerini kaybettikleri Smerr dnemiyle Bveyh ve Seluklularn nfuzu altna girdikleri dnemlerde de veliaht tayin etme geleneini srdrdler. Bu iki gcn istekleri dorultusunda halifeleri azledip yerine bir bakasn getirdikleri zamanlarda bile -siyas dncelerle de olsa-halifelik iin Abbs ailesi dnda herhangi birini tayin etme yoluna gitmediler. Badat Abbs hilfetinin yklna kadar halifelik veliaht tayini usulyle Abbs ailesinde devam etti. Ayn ekilde Endls Emev Devleti, Ftm ve Msr Abbs halifeliklerinde de halifeler bu usulle i bana geldi. Bata Karahanllar, Gazneliler ve Seluklular olmak zere mslman Trk devletlerinde de ayn usul benimsendi. Ancak Trkler arasndaki slm ncesi hkimiyet anlay sebebiyle veliaht tayinleri taht kavgalarn engelleyemedi. Memlklerde bir sultann taht ele geirebilmesi, aralarnda soy

bakmndan bir stnlk bulunmayan dier Memlk emrlerine kar kazanaca siyas ve asker baarlarna balyd. Memlk sultanlar kendilerinden sonra oullarn veliaht tayin etme yoluna gittilerse de bu ou zaman ya kabul grmedi yahut veliaht baa gemesinden bir mddet sonra gl emrler tarafndan grevden uzaklatrld. Memlklerin ada olan Delhi Trk sultanlar da veliaht belirleme usuln uygulad, ancak bu uygulama pratie pek yansmad. Krm Hanlnda da veliahtlk messesesi mevcuttu ve veliahtlar kalgay unvanyla anlrd (DA, XXIV, 259). Dier taraftan Osmanllarda veliaht tayini usul bulunmamakla birlikte saltanat babadan oula geerdi. Padiahn vefatndan sonra toplanan devlet adamlar ve askerler sevilen bir ehzadeyi merkeze arrlard. 1617de I. Ahmedin lm zerine yeni bir uygulama ile yerine olu deil kardei I. Mustafa getirildi. Giderek hnedann en yal erkek yesi tahta geti; bu uygulama ekberiyet usuln ortaya kard ve veliahtlk Osmanl saray tekilt iinde yerini ald. Gnmzde de Suudi Arabistan, rdn, Katar ve Bahreyn gibi mslman devletlerinde veliaht tayiniyle i bana gelme uygulamas devam etmektedir. Muviyenin, olu Yezdi veliaht tayin etmesi slm dnyasnda hilfetin saltanata dnmesi olarak grlm ve o gnden bu yana tartmalar beraberinde getirmitir. iler imamn (halifenin) nasla tayinini kabul ederken Hricler halifenin seimle belirlenmesi grndedir. Snn anlayta ise Muviyenin olu Yezdi veliaht tayin etmesi hakknda farkl grlere sahip iki grup vardr. Bu uygulamaya kar kan birinci gruba gre Hz. meri veliaht belirleyen Hz. Eb Bekir olunu veya ailesinden birini bu ile grevlendirmemi, ardndan mer de buna izin vermemitir. Hz. Ali kendisinden sonra oullarn veliaht tayin etmesini isteyenlere, Bunu size ne emrederim ne de yasaklarm demitir. Muviyenin, olu Yezdi veliahtla getirme konusunda srar etmesi ve Yezdin bir halifeye yakmayacak hayat tarz bu grubun ynelttii eletiriler arasndadr. kinci gruba gre halife, kendisinden sonra mmetin ihtilfa dmemesi ve birliinin bozulmamas iin byle bir tasarrufta bulunabilir. Nitekim Hz. Eb Bekir, meri halef brakm, mer de halifenin belirlenmesini alt kiilik rya havale etmitir. Ayrca slm toplumunda din hassasiyetin giderek zayflayp yerini kabile asabiyetine ve iktidar hevesine brakmas yznden Muviyenin lyk olan daha lyk olana tercih edip olunda srar ettiini, baka birini belirlemesi halinde toplum tarafndan bunun kabul grmeyeceini ileri srmlerdir. Nitekim Muviye b. Yezd ile mer b. Abdlazzin veliaht tayini konusundaki farkl tutumlar olumlu sonu vermemitir. Bunun yannda halifenin olunu veliaht tayin edemeyeceine dair bir nas bulunmamaktadr. Hulef-yi Ridnin uygulamasndan hareketle halef tayin etme usuln kabul eden slm hukukularnn birou verasete dayal veliahtlk uygulamasn bu statde grmtr. Aratrmaclar, bu uygulamay balatan Muviyenin Arap siyas kltrnde mevcut olan biat geleneinden ve Bizans ile Ssn devletlerinde uygulanan veraset usulnden etkilendii grndedir. te yandan veliaht tayini usulnde zaman ierisinde birtakm uygulama farkllklar gze arpmaktadr. Balangta veliahtn belirlenmesi srasnda Mervn b. Hakemden itibaren iki veya Hrnrred rneinde olduu gibi veliaht birden tayin edilmitir. Kendi ocuklar henz bul ana ermediinden kardeini veya aileden bir bakasn birinci srada, kendi olunu ikinci srada gsterenler bulunduu gibi bul ana ermemi oullarn dorudan veliaht tayin edenler de vardr. Nitekim II. Yezd kardei Him birinci srada, olu Veldi ikinci srada veliaht tayin ederken Hrnrred olu Emni be yanda veliaht tayin etmitir. Emevler devrinde veliahtla getirilecek kiinin annesinin mm veled olmamasna dikkat edilirken bu anlay sonraki dnemlerde terkedilmitir. Mervn b. Hakemden itibaren halifelerin mevcut veliahtlar azledip kendi

oullar iin biat alma giriimlerine ska rastlanmaktadr. zellikle Emevlerde grlen bu uygulama hnedan ailesinde devleti ypratan i ekimelere yol amtr. Veliaht tayinleri bir ahidnme ile kayt altna alnr ve hazrlanan ahidnme bazan veliahda teslim edilir, bazan da bir kasada, mescid veya Kbe gibi emniyetli bir meknda saklanrd (Taber, VII, 470; VIII, 278). Bu ahidnme metinlerinde genellikle halife ile veliahdn isim ve lakaplar, veliahdn halifelii kabul ettiini bildiren ibare ve ahitlerin isimleri yer almaktadr. Halife tayininde olduu gibi veliaht tayininde de biat merasimi dzenlenirdi. Halifenin huzurunda gerekleen bu merasimde devletin ileri gelenlerinden, vilyet temsilcileri ve halk kesiminden trene katlan baz kimselerden szl olarak veliahda biat alma usul Kalkaenddeki anlatma gre (ubul-a, IX, 280) muhtemelen Abdlmelik b. Mervn dneminden itibaren balamtr. Trenin ardndan bu tayin valiliklere bildirilerek biat alnmas emredilirdi. Biat merasiminde ayrca veliahda halifelii srasnda kullanaca bir lakap verilirdi. Ne zaman ortaya kt bilinmeyen bu detin Halife MehdBillhn bu lakabn daha veliaht iken kullanmasndan hareketle onunla birlikte balad sylenebilir. Abbsler devrinde tayinle beraber veliahda livl-ahd denilen siyah bir sancak verilir (Taber, IX, 176), veliaht henz bul ana ermemise kendisine bir vas tayin edilirdi. ou zaman tecrbe kazanmalar iin byk eyaletlerde valilikle grevlendirilen veliahtlarn isimleri hutbelerde halifeden sonra zikredilir, paralar zerine de yazlrd.

BBLYOGRAFYA

bn Kuteybe, el-Marif (Sv), s. 155; a.mlf., el-mme ves-siyse (nr. Ali r), Beyrut 1410/1990, I, 188-189; Yakb, Tr (nr. Hall el-Mansr), Beyrut 1419/1999, II, tr.yer.; Taber, Tr (Ebl-Fazl), tr.yer.; bn Abdrabbih, el-dl-ferd (nr. Abdlmecd et-Terhn - Mfd M. Kumeyha), Beyrut 1404/1983, V, 117-121; Mverd, el-Ahkms-sultniyye: slmda Hilfet ve Devlet Hukuku (trc. Ali afak), stanbul 1996, s. 6-18; bnl-Cevz, el-Muntaam, V, 121; bnlEsr, el-Kmil, tr.yer.; bn Haldn, Mukaddime (trc. Sleyman Uluda), stanbul 1982, I, 580-594; Kalkaend, ubul-a, IX, 275, 280, 348-397; Syt, Trul-ulef (nr. Ksm e-emm - Muhammed el-Osmn), Beyrut 1986, s. 350, 355; Uzunarl, Medhal, s. 29, 62, 118, 139, 180, 195, 296, 301-302, 447; Anwar G. Chejne, Succession to the Rule in Islam, Lahor 1979; Hasan brhim, slm Tarihi, II, 132-133, 289-292, 495-504; III, 67-71; IV, 169-177; Philip K. Hitti, slm Tarihi (trc. Salih Tu), stanbul 1989, I, 311, 488-489; brahim Kafesolu, Trk Mill Kltr, stanbul 1991, s. 236-237, 244-245, 258-259, 263-264; Vecdi Akyz, Hilfetin Saltanata Dnmesi, stanbul 1991, s. 151-194; Hseyin Atvn, Nim velyetil-ahd ve veretil-ilfe fil-arilmev, Beyrut 1411/1991; smail Yiit, Siyas-Din-Kltrel-Sosyal slm Tarihi: Memlkler, stanbul 1991, s. 134, 159-161, 393-394; a.mlf., Emevler, DA, XI, 90; Mehmet Altay Kymen, Byk Seluklu mparatorluu Tarihi, Ankara 1992, III, 128-130; M. Ziyeddin Reyyis, slmda Siyas Dnce Tarihi (trc. brahim Sarm), stanbul 1995, s. 176-186, 189-191, 204-230; Mehmet Ali Kapar, slmn lk Dneminde Beyat ve Seim Sistemi, stanbul 1998, s. 62-103, 105-110; a.mlf., Halifeliin Emevilere Geii ve Verasete Dnmesi, stanbul 1998, s. 47-90; C. Zeydan, slm Uygarlklar Tarihi (trc. Necdet Gk), stanbul 2004, s. 173-174; Ali Aktan, Memlkllerde

Saltanat Deiiklii Usul, EAFD, sy. 9 (1990), s. 270-277; Hseyin Tekin Gkmenolu, slm Kamu Hukuku ve Siyasi Dncesinde Veliahd Tayini ve stihlaf (Kaynak ve Tarihi Sre Eletirisi), S lhiyat Fakltesi Dergisi, sy. 7, Konya 1997, s. 245-262; A. Ayalon, Wal alAhd, EI (ng.), XI, 125-126; Mustafa Fayda, Ahidnme, DA, I, 535-536; Cengiz Kallek, Biat, a.e., VI, 120-124; M. Akif Aydn, stihlf, a.e., XXIII, 337-339. Saim Ylmaz

VELD I
() Ebl-Abbs el-Veld b. Abdilmelik b. Mervn b. Hakem el-mev el-Kure (. 96/715) Emev halifesi (705-715). 52 (672) ylnda Medinede dodu. Annesi Abs kabilesinden Vellde bint Abbastr. Kardeleri Sleyman ve Mesleme ile birlikte zel hocalarn gzetiminde yetiti. Oullarnn eitimiyle bizzat ilgilenip bazan onlar imtihan eden Abdlmelik hocalardan oullarna Kuran okumay, bir idareci iin nemli olan gzel konumay ve iiri retmelerini, ayrca gzel ahlk kazandrmalarn isterdi. Abdlmelikin Velde Arapa hocalar tuttuu halde Veldin bu konuda baarl olamad ve halifelii dneminde de konuurken nemli dil hatalar yapt kaydedilmektedir. Veldin bilinen ilk grevi 77 (696) ylndaki Bizans seferine kumandan tayin edilmesidir. Bir yl sonra hac emirlii yapt. Abdlmelik, babasnn kendisinden sonra veliaht olarak belirledii kardei Abdlazzin vefatnn ardndan byk olu Veldi birinci, dier olu Sleyman ikinci veliaht tayin etmiti (85/704). I. Veld babasnn vefat zerine hilfet makamna geti (evval 86/Ekim 705). Her ynyle kuvvetli bir lke devralan Veld, bata Irak umumi valisi Haccc b. Ysuf es-Sekaf olmak zere bu baarda pay bulunan valileri grevlerinde brakt ve onlarn tecrbelerinden faydaland. Onun daha sonra devlet grevlerinde Kaysleri tercih ettii belirtilmektedir. Veld, Hulef-yi Ridn dneminde gerekleen ilk byk fetihlerden altm yl sonra slm tarihinin ikinci byk fetih harektn balatt. Mvernnehir ftihi Kuteybe b. Mslim, Sind ve civarnn ftihi Muhammed b. Ksm es-Sekaf, Anadolu ve Kafkasya seferlerinin mehur kumandan Mesleme b. Abdlmelik, spanya ftihleri Trk b. Ziyd ile Ms b. Nusayr nemli fetihler gerekletirdiler. Horasan Valisi Kuteybe b. Mslim 90 (708-709) ylnda Ceyhun nehrini geerek Sagniyn, Tohristan, Beykent ve ardndan Mvernnehir fetihleri iin byk nem tayan Buharay ele geirdi. 92de (710-11) Sicistan Trk Hkmdar Rutblin bar isteini kabul ederek blgeyi hkimiyeti altna ald. Ertesi yl Hrizm melikini (Afrigoullar) vergiye balad. Mvernnehirin en mstahkem ehri olan, Hindistan, ran ve Trk lkelerinden gelen ticaret yollarnn kesitii noktada bulunan Semerkant fethetti (93/711-12). Bir yl sonra ve Fergana fetihlerini gerekletirdi. 95te (714) gerekletirdii seferde Hacccn lm haberini alnca Merve dnd. Ancak Horasan Irak valiliinden ayrp mstakil hale getiren ve Kuteybeyi oraya vali tayin eden I. Veldin emriyle fetihlerine devam etti. 96 (715) ylnda kt son seferinde in snrlarna en yakn ehir olan Kgar zerine yrd. Bu srada Halife Veldin ldn ve yerine kendisine kin besleyen Sleymann getiini haber ald. I. Veld dneminde dou cephesinde ikinci fetih hareketi Sind blgesinde gerekletirildi. Haccc tarafndan 89 (708) ylnda Sind valiliine tayin edilen Muhammed b. Ksm, Deybl zerine gidip ehri ele geirdi (93/712). Ardndan Nrn, Sivstan (Sedsn), Brahmanbd ve Mltan fethedilerek Sind topraklarnn tamam hkimiyet altna alnd. Bylece 92-96 (711-715) yllarndaki fetihlerle bugnk Belcistandan Hindistanda Kathiavara kadar btn ndus vadisi slm egemenliine girmi oldu. Fetihlerin ikinci cephesini Anadolu (Bizans) ve Kafkaslar tekil etti. Halifenin kardei Mesleme 88-

89 (707-708) yllarnda Bedendn (Pozant) evresini, Tuvne (Tyana) ve Ammriye ile (Amorion) Eskiehiri zaptetti. 91de (710) el-Cezre, rmniye ve Azerbaycan valiliine getirilen Mesleme, ayn yl Kafkasya cephesinde Hazarlara kar dzenledii seferlerde baz ehir ve kaleleri ele geirdi. 92-93 (711-712) yllarnda Amasyay ve blgedeki baz merkezleri, 95te (714) Kafkasya cephesinde blgenin en mstahkem ehri Derbendi ve evresini fethetti. Ayrca Cercime zerine giderek Amanos blgesini hkimiyet altna ald. Fetihlerin nc cephesi Kuzey Afrika ve Endls oldu. Halife, frkye ve Marib valiliini Msr valiliinden ayrp dorudan hilfet merkezine balamt. Bu srada Marib-i Evsatn fethini tamamlam olan frkye Valisi Ms b. Nusayr, Marib-i Aksy fethetmek iin harekete geti (87/706); iki yl ierisinde Sebte (Ceuta) hari Kuzey Afrikann tamam slm egemenliine girdi. Sardinya, Mayurka ve Minorka adalar, Sicilyadaki baz ehirler ele geirildi. Ms b. Nusayr, 92 (711) yl ilkbaharnda kendisine bal Tanca Valisi Trk b. Ziyd spanyaya gnderdi. Daha sonra kendi adyla anlacak olan boaz geerek spanya fethini balatan Trk, Vdiilekke savanda Vizigotlar ar bir yenilgiye uratt. Ardndan ksa srede Malaga (Mleka), Elvira (lbre), Cordoba (Kurtuba), Ecija (sticce) ve baehirleri Toledoyu (Tuleytula) fethetti. Fetih haberlerini aldktan sonra 93 (712) ylnda Endlse geen Ms b. Nusayr da baka bir gzergh izleyerek Sevilla (bliye), Carmona (Karmne), Nieble (Leble), Meriday (Mride) ele geirdi ve ertesi yl Trk b. Ziyd ile Toledoda bulutu. ki kumandan fetih harektn spanyann kuzeyine doru iki koldan srdrd. yl gibi ksa bir sre iinde kuzeyde kk bir blge olan Asturias dnda spanyann tamamna yakn ele geirildi. Ms ile Trk, Zilkade 95te (Temmuz-Austos 714) Halife Veldin emriyle Dmaka dnmek zere Endlsten ayrld. Bu fetihler neticesinde slm ordular Fransa ilerine kadar ilerledi ve Emev Devletinin snrlar Trkistandan Fransa ilerine, Anadoludan Hindistanda Kathiavara kadar geniledi. Emev Devleti, Veld zamannda asker gcnn zirvesine ulat. Yine bu fetihler sayesinde gelecekte slm'n bayraktarln yapacak olan Trkler arasnda slmn yaylmas yolunda nemli baarlar elde edildi. Emev Devleti'ni dnemin en byk devleti haline getiren Veld b. Abdlmelikin tahtn olu Abdlazze brakma arzusu, olumsuz neticeleri kendisinden sonraki dneme de yansyan bir skntya yol amt. Bunun iin kardei Sleymann veliahtlktan ekilmesi gerekiyordu. Ancak Sleyman veliahtlktan feragat etmedi. Sleyman zorla yola getirmeyi dnen Veld, bu konuda Haccc ve Kuteybe b. Mslimin desteini saladysa da mer b. Abdlazzin sert muhalefetiyle karlat. Buna ramen Sleymana kar g kullanmaya karar verdii bir srada hastalanp ld de sylenir. Veldin bu teebbs, hilfet makamna geen Sleymann onu destekleyen devlet adamlarn cezalandrmasna zemin hazrlamtr. I. Veld, 14 Cemziyelhir 96 (24 ubat 715) tarihinde Gtat Dmaktaki Deyrmrrnda vefat etti; mer b. Abdlazzin kldrd cenaze namaznn ardndan Bbssagr Mezarlnn dna defnedildi. Mezarnn bulunduu yer daha sonralar mezarla dahil edilmitir. 91 (710) ve 95 (714) yllarnda hacca giden Veldin mhrnde, Y Veld inneke meyyitn (Ey Veld sen leceksin) cmlesi yazlyd. Nbiga e-eybn ve Kutm, Veld iin methiye yazmtr. On dokuz olu dnyaya gelen Veldin iki olu (III. Yezd ve brhim) II. Veldden sonra ksa srelerle halifelik yapmtr. Sert bir mizaca sahip olmakla birlikte halka iyi davranan Veld salk ilerine byk nem vermi, slm dnemde ilk hastahaneyi yaptrmtr. 88 (707) ylnda kurduu hastahaneye hekimler tayin ederek onlara maa balam, czzaml hastalarn tecrit edilmesini emretmi, czzamllara ve krlere

erzak tayin etmitir (Makrz, II, 405). Ayrca sakatlara, mlara ve fakirlere maa balatp ktrm ve mlarn yanna hizmetiler vererek onlar devlet gvencesi altna almtr. Dier taraftan muhtalar iin aevleri atrm, dilenmeyi yasaklam, beytlmlde herkese yetecek kadar maln bulunduunu syleyerek dilencilerin ihtiyalarnn karlanacan belirtmitir. Yetimleri ve fakir ocuklar devlet himayesine alp eitim retim ihtiyalarn karlamtr. Dindar bir hkmdar olarak tantlan I. Veld, mslmanlarn stndeki basky kaldrp slmn devlet dini halinde ykselmesini ve Snnliin ncleri olan bir din zmrenin yetimesini salamtr. Medine limlerine zalimce davranan vali Him b. smili grevden alp yerine amcazadesi mer b. Abdlazzi getirmitir. Ancak onun yedi yl sonra Hacccn basklarna dayanamayarak meri grevinden ald, ynetim muhaliflerine kar ok sert davrand ve bu hususta Haccca mdahalede bulunmad bilinmektedir. I. Veld dneminde gerekletirilen fetihler iktisad hayat canlandrd gibi blge ticaretinin mslmanlarn eline gemesini de salam, bu gelirlerle lke iinde refah artm, ekonomik, sosyal ve kltrel faaliyetler canlanmtr. Gelimeler imar faaliyetlerine de yansm, Veld bilhassa din mimari alannda bazlar bugne ulaan nemli eserler yaptrmtr. Emev mimarisinin aheserlerinden kabul edilen ve gnmze kadar gelebilen camilerin en ihtiaml ilk rneini tekil eden Dmaktaki Emeviyye Camii bu eserlerin banda gelir (bk. EMEVYYE CAM). Mescidi Aksy yeniden ina ettiren Veld, Mescidi Nebevyi de geniletmi, Mescidi Kubda imar almalar yaptrm, Kbenin onarm ve bakm iin Mekke Valisi Hlid b. Abdullah el-Kasrye 30.000 dinar gndermitir. Mescidi Harma ilveler yaplm, bu srada Kbenin kaps ve oluu ilk defa altnla kaplatlmtr. Yine halifenin tlimatyla Fustattaki Amr b. s Camii yktrlp yeniden ina ettirilmitir. Amman blgesinde Ezrak vahasnn giri ksmndaki erken dnem slm sivil mimarisinin en nemli rneklerinden biri olan Kusayru Amre Saraynn I. Veld veya II. Veld tarafndan yaptrld tahmin edilmektedir. Bunlarn yannda zenginler de imar faaliyetinde bulunmutur. te yandan sulama ileri ve tarm faaliyetlerine de nem verilmi, hazineye ait orak arazilerin ve bataklklarn byk bir ksm slah edilerek tarma elverili hale getirilmitir. Haccc Aa Frat ve Dicle blgesindeki sulak arazinin slah iin kanal sistemine bavurmu, skenderun civarndaki bataklk araziler de slah edilmitir. lkede yollar ve zellikle hac yollar onarlm, yeni yollar alm, kprler yaptrlmtr. Haclarn ihtiyalarn karlamak zere kuyular alm, sarnlar ina edilmitir. I. Veld zamannda ehirlerdeki caddelerin fenerlerle aydnlatld sylenir.

BBLYOGRAFYA

bn Abdlhakem, Ftu Mr ve abruh (nr. Ch. C. Torrey), Kahire 1991, s. 204-213; Belzr, Ensb (Zekkr), VIII, 72, 93, 94; a.mlf., Ftul-bldn (nr. Abdullah Ens et-Tabb - mer Ens et-Tabb), Beyrut 1407/1987, bk. ndeks; Yakb, Tr, II, 156, 283-289; Taber, Tr (EblFazl), VI, 423-504; ayrca bk. ndeks; bn Asem el-Kf, el-Ft, Beyrut 1406/1986, IV, 159, 165, 173-186, 190, 195-205; Mesd, Mrc-eheb (Abdlhamd), III, 165-167, 239; el-Uyn veladi f abril-ai (nr. M. J. de Goeje), Leiden 1871, I, 1-16; bnl-Esr, el-Kmil, III, 93; IV, 105, 522, 523, 527, 536-538, 544, 547, 555, 569-578, 582-586, 591; V, 5-9, 12, 19; Makrz, ela, II, 405; Makkar, Nefu-b, I, 230-233, 240, 242, 253-255, 259-264, 269-277, 280, 281,

284-287; Hudar, Muart: meviyye, s. 316, 317, 322; J. Wellhausen, Arap Devleti ve Sukutu (trc. Fikret Iltan), Ankara 1963, s. 118-124; Nebh kl, Tru ilfeti Ben meyye, Dmak 1983, s. 195-234; Ysuf el-I, ed-Devletl-meviyye, Dmak 1985, s. 241-251; Hseyin Atvn, elmeviyyn vel-ilfe, Beyrut 1986, s. 137-152; Mevlt Koyuncu, Emev Halfesi Velid b. Abdlmelik ve Dnemi, Sakarya 2004; Nebi Bozkurt, Mescidi Aks, DA, XXIX, 270. Mevlt Koyuncu

VELD II
() Ebl-Abbs el-Veld b. Yezd b. Abdilmelik b. Mervn el-mev el-Kure (. 126/744) Emev halifesi (743-744). 90 (709) ylnda Dmakta dnyaya geldi. 87 (706), 88 (707) veya 92 (711) yllarnda doduu da rivayet edilir. Babas II. Yezd, annesi mml-Haccc bint Muhammed b. Ysuftur. II. Yezd, olunun eitimiyle Abdssamed b. Abdlal ve Eb Nahle et-Temm el-Basryi grevlendirdi. 101 veya 102 (720 veya 721) ylnda II. Yezd, Veldin yann kkl sebebiyle kardei Him birinci veliaht, olunu da ikinci veliaht tayin etti. II. Yezdin, Veld on be yana gelince onu birinci veliaht tayin etmedii iin piman olduu ve Him dier kardei Meslemenin srar yznden veliaht yaptn syledii nakledilir. Veld babasnn halifelii srasnda herhangi bir greve getirilmedi. Amcas Him b. Abdlmelikin yirmi yl sren hilfeti dolaysyla uzun bir veliahtlk devresi geirdi. Bu dnemde amcasyla ilikileri inili kl bir seyir izledi. lk yllarda sarayda bir nevi gz hapsinde tutulmakla birlikte amcasndan yakn ilgi grd ve bu ilgi uzun sre devam etti. Ancak daha sonra Veldin ahsiyeti ve gayri ahlk davranlar yznden amcasnn ona kar tutumu deiti. Kaynaklarda Veldin ikiye, kadnlara, av partilerine dkn hafifmerep bir kiilie sahip olduu, zamannn ounu elence ve iir meclislerinde geirdii ve fsku fcura dald rivayet edilir. Bu durum dedikodularn artmasna yol anca Him bir sre daha t ve uyarlarla Veldi sefahat hayatndan vazgeirmeye alt. 116 (734) ylnda onu, elence arkadalarndan uzaklatrmak ve kendisine ekidzen vermesini salamak amacyla hac emri olarak grevlendirdi. Ancak Veldin Mekkeye giderken kpeklerini sandklarn iinde gizleyerek beraberinde gtrd, orada da gnlerini elenceyle geirdii, namazlar onun yerine zatls s b. Muksimin kldrd zikredilir. Buna ramen yeenini uyarmaya devam eden Him bir sonu alamaynca Veldi ar biimde eletirmeye balad. Sarayda onun kt huylarnn konuulduu zel meclislerin dzenlendii rivayet edilmektedir. Veldin bu davranlarndan vazgemeyeceini anlayan Him onu veliahtlktan azledip yerine olu Meslemeyi veliaht yapmaya karar verdi. Hnedan mensuplarndan ve valilerden bazlar bu hususta onu destekledi. Dnemin nl limlerinden bn ihb ez-Zhr de Him veliahd deitirmeye tevik edenler arasnda yer alyordu. Him, baz giriimlerde bulunarak Veldi veliahtlktan feragata zorladysa da bunu ona kabul ettiremedi. Ardndan kendisinden sonra olu Meslemeyi ikinci veliaht yapmak istedi, fakat Veld bunu da reddetti ve aralar iyice ald. Veld, amcasnn szlerine muhatap olmamak iin Rusfeden ayrlarak kendisini eiten Abdssamed ve arkadalaryla birlikte bdiyeye ekildi, Suriye hac yolu zerindeki Ezraka gitti. Ezrakta da bana buyruk bir hayat yaamaya balad. Himn hilfetinin son dnemlerinde karlkl mektuplarla birbirlerini suladlar. Veldin btn deneklerinin kesilmesi de onu kararndan dndremedi ve veliahtl devam etti. II. Veld amcasnn lmnden sonra otuz be yanda hilfet makamna oturdu (6 Reblhir 125/6

ubat 743). Rivayete gre kendisine halifelik mjdesi ulad zaman bunu iki ierek kutlad. Halifeliinin ilk gnlerinde Irak Valisi Ysuf b. mer es-Sekaf ile Horasan Valisi Nasr b. Seyyr hari Himn tayin ettii btn valileri ve dier nemli memurlarn ounu grevden ald. Onlardan bazlarnn mallarn msadere ettirdi, ayrca eitli cezalara arptrd. Bunun sebebi olarak eline geen bir belgeden onlarn kendisinin veliahtlktan uzaklatrlmasn desteklediklerini renmesi gsterilir. Ayrca amcasyla birlikte dier baz akrabalarnn mallarna da el koydu. II. Veld days Ysuf b. Muhammedi Medine, Mekke ve Tif valiliklerine tayin etti. Dvnl-atdan maa alanlara 10ar dinar zam yapt. Suriye halkn kazanmak iin onlarn maalarn ayrca 10ar dinar daha arttrd ve bol ihsanlarda bulundu. Bu harcamalar yznden beytlmlin alt ayda boaltld zikredilir. Tahta kmasndan bir ay sonra oullarndan Hakem ve Osman veliaht tayin eden Veld henz ocuk yata iki olu iin btn lke halkndan biat aldrd. 125 (743) ylnda Bizansllar, Zibatra (Doanehir) Kalesini tahrip ettiler. Veld ayn yl iinde kardei Gamr Bizansa kar yaz seferine, Esved b. Billi donanmann banda Kbrs zerine gnderdi. Kbrs halkndan mslmanlarla birlikte yaamay tercih edenler Suriye sahillerine getirildi, Bizansa gitmeyi tercih edenlerin de adadan ayrlmasna izin verildi. II. Veld dneminde nemli i karklklar yaand. Him zamannda isyan edip ldrlen Zeyd b. Alinin olu Yahy Beyhak Nbur, Belh, Serahs gibi ehirlerden kendisine katlanlarla birlikte ayaklannca Horasan Valisi Nasr b. Seyyr tarafndan Czcndaki iddetli bir savatan sonra ldrld. Ba kesilen cesedi uzun sre asl kald. Bu durum blgede Emev aleyhtarln iddetlendirdi ve Abbs davetinin glenmesine katkda bulundu. Dier taraftan II. Veld, Him dneminde on be yl Irak valilii yaptktan sonra grevinden alnp tutuklanan ve ardndan serbest braklan Hlid b. Abdullah el-Kasryi 50 milyon dirhem karlnda dman vali Ysuf b. mere teslim etti. Hlid bacaklar krlarak ikenceyle ldrld. II. Veld halifelik grevini stlendikten sonra da hayat tarzn deitirmedi. Yklmaya yz tutmu devletin idaresini bir tarafa brakp gnlerini iki lemlerinde geirmeye devam etti. Her trl ktl yapabilecek bir yaratlta olduu ve mukaddes deerlerle alay ettii nakledilir. Bu davranlar yznden halkn nazarnda byk itibar kaybetti. te yandan Himn yaknlarna ve onun valilerine yaplan bask, bazlarnn ar cezalara arptrlp mallarna el konulmas ve Yahy b. Zeydin ldrlmesi gibi olaylar da Veldin halk nezdindeki itibar kaybnn hzlanmasna yol at. zellikle Irak'ta Yemenli unsurlar destekleyen Hlid b. Abdullah el-Kasr'nin yeni Irak valisi Ysuf b. mer es-Sekaf tarafndan ldrlmesi Yemen asll kabilelerin Velde dman olmasna sebebiyet verdi. Emev ailesi de ilk defa kendi iinde paraland; Veld b. Abdlmelik ile Him b. Abdlmelikin oullar Veldin aleyhine dnd. Veld'e kar gittike yaygnlaan honutsuzluk, Emev ailesinden Yezd (III.) b. Veld b. Abdlmelikin liderlik ettii bir isyana dnt. Yezd, Veldin zerine yeeni Abdlazz b. Haccc b. Abdlmelik kumandasnda 2000 kiilik bir kuvvet gnderince Veld beraberindeki az sayda kiiyle Bahr Sarayna doru kat, taraftarlar dalnca saraya snmak zorunda kald. Bu srada Humus veya Tedmre ekilme tekliflerini de reddeden II. Veld sarayna giren isyanclar tarafndan ldrld (27 Cemziyelhir 126/16 Nisan 744). Bu isyan kaynaklarda daha ziyade din sebeplere balanm, Veld hakknda her trl haram ilemekten ve bunu aka sylemekten ekinmediine dair rivayetler aktarlmtr. Bu irkin davranlar yznden onun kfre dp dmedii konusu tartlmtr. Ancak ada tarihilerin nemli bir ksm Velde dair rivayetlerin abartld veya nemli bir ksmnn hasmlar tarafndan

uydurulduu grndedir. Bu tarihiler, II. Velde kar giriilen isyanda Veldin Him dnemi valilerinden bazlarn ar biimde cezalandrmasnn nemine de iaret eder. Nitekim Hlid b. Abdullahn taraftarlar ve onlarn mttefiki Kak oullar isyanda byk rol oynamtr. Ayn ekilde halifelie kendilerini daha lyk gren I. Veld ve Him evldyla birlikte Emevlere dmanlyla bilinen ve isyann lideri III. Yezdi etkileri altna alan Kaderiyye mensuplarnn da bu harekette rol bulunduu bilinmektedir. II. Veld iri csseli, cesur ve ata binmekte ok mahir biriydi. defa evlendii ve on be ocuunun olduu zikredilir. Ayrca Emev halifeleri iinde airliiyle mehurdur, kaynaklarda ok sayda iiri aktarlr. Onun Araplarn ahbr ve en-sbn bir araya getirtmesi tarih yazclnn gelimesine katk salamtr (DA, XL, 31). Medineli msikiinas bn ie, Veldin baz iirlerini bestelemi (a.g.e., XIX, 299), Rbe b. Accc ve Nbiga e-eybn Veld iin methiye yazmtr. II. Velde nisbet edilen iirleri Francesco Gabrieli (Dvnl-Veld b. Yezd, el-Mecmaul-ilmiyyl-Arab, 1937) ve Hseyin Atvn (Dvn iril-Veld b. Yezd, Amman 1987) derleyerek yaymlamtr. II. Veld, Emev saraylarnn nemlilerinden olan Kasrl-Metty ina ettirmitir. ldeniz yaknlarndaki Vdinnveyimede yer alan, birbirine bitiik saray, cami ve hamamdan meydana gelen yaplar topluluu Hrbetl-mefcerin de II. Veld zamannda yapld dnlmektedir. Josef Hell, mehur air Ferezdakn iirleri ve onun II. Veld iin yazd kasidelere dair Al-Farazdas Lobgedicht auf al-Wald ibn Jazd (Leipzig 1902) adyla ve Felix Tauer, 1917de Emev Halifesi ve airi II. Veld adyla doktora tezi hazrlamtr (DA, XL, 174).

BBLYOGRAFYA

Halfe b. Hayyt, et-Tr (nr. Sheyl Zekkr), Beyrut 1993, s. 282, 288-293; Belzr, Ensb (Zekkr), IX, 3758-3801; Eb Hanfe ed-Dnever, el-Abr-vl (nr. mer Frk et-Tabb), Beyrut 1995, s. 319-321; Yakb, Tr, II, 331-334; Taber, Tr (Ebl-Fazl), VIII, 2-13; Mesd, Mrc-eheb (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Beyrut 1987, III, 224-232; bnl-Esr, el-Kmil, V, 261-291; Zeheb, Almn-nbel, V, 370-373; bn Kesr, el-Bidye, X, 2-8; Ahmed Zek Safvet, Cemheret resilil-Arab f uril-Arabiyyetiz-zhire, Beyrut, ts. (elMektebetl-ilmiyye), II, 375-394; Hseyin Atvn, Sretl-Veld b. Yezd, Kahire 1980; a.mlf., elVeld b. Yezd: Ar ve nad, Beyrut 1981; Cebril Sleyman Cebbr, el-Mlk-uar, Beyrut 1401/1981, s. 66-92; Nebh kl, Tru ilfeti Ben meyye, Beyrut 1403/1983, s. 327-340; Abdf M. Abdllatf, el-leml-slm fil-aril-mev, [bask yeri yok] 1984, s. 196-202; Ysuf el-I, ed-Devletl-meviyye, Dmak 1985, s. 301-304; Ekrem Hasan el-Uleb, el-Veld b. Yezd: el-alfet-ir, Beyrut - Dmak 1407/1987; smail Hakk Ateken, Devlet Gelenei Asndan Him b. Abdlmelik, Ankara 2001, s. 25-29, 256-261; brhim el-Ebyr, el-Veld b. Yezd ved-devletl-meviyye, Kahire, ts. (Mektebetn-nehdatil-Msriyye); tf kr Eb Avz, ez-Zendea vez-zenda, Amman, ts. (Drl-fikr), s. 158-161; Hall Merdem Bek, e-uarmiyyn (nr. Adnn Merdem Bek), Beyrut, ts. (Dru Sdr); a.mlf., el-Veld b. Yezd, MMADm., XV/1-2 (1937), s. 3-32; Muhammed Batyine, avle marail-Veld b. Yezd b.

Abdilmelik, Mecellet Klliyyetil-db, V, Riyad 1977-78, s. 229-267; A. Mansurnoor, The Significance of the Murder of Wald II in Early Islamic History, HI, XIII/4 (1990), s. 65-75; Hakk Dursun Yldz, Velid II, A, XIII, 297-298; H. Kennedy, al-Walid (II), EI (ng.), XI, 128; Fuat Gnel, bn ie, Muhammed, DA, XIX, 299; Mustafa Fayda, Tarih, a.e., XL, 31; Vojtech Kopan, Tauer, Felix, a.e., XL, 174. smail Hakk Ateken

VELD EBZZYA
(bk. EBZZYA, Velid).

VELD b. MUGRE
() Eb Abdiems el-Veld b. el-Mugre b. Abdillh el-Mahzm (. 1/622) Hz. Peygamberin ve slmiyetin azl dmanlarndan biri. Mild 530 yl civarnda Mekkede dodu. Babas Mugre, Kurey ierisinde zenginlii ve cmertliiyle tannrd. Onun kabiledeki mevkii dolaysyla ocuklarna Ben Mugre denilmi ve Mugr nisbesiyle anlmlardr. Bunlar an, eref, hret ve zenginlik bakmndan ayr bir zmre tekil ediyordu. Resl-i Ekremin babaannesi Ftma bint Amr b. iz, Mahzmoullarna mensup olduu iin daylar adna Abdlmuttalibin, olu Abdullah kurban etmesini engelleyenler arasnda Mugre de vard. Veld annesi Sahrya nisbetle bns-Sahr diye de anlr. Veld akl, dirayeti, gzel konumas, gelimi iir zevki, ocuklarnn fazlal ve zenginliiyle de Kurey ierisinde temayz etmiti. Onun Mekke ile Tif arasndaki sulanabilen bahelerinde yl boyunca meyve ve sebze yetitirilirdi. Ticaretle de uraan Veldin ayn zamanda demirci olduu zikredilir (bn Kuteybe, s. 575). Veld, Himoullar ile rekabet etmek iin hac zaman Minada byk bir ate yaktrr ve haclara yemek ikram ederdi. Veldin kendisiyle tartlmasna izin vermedii, bedevlerin onu methederken 12.000 dinardan fazla serveti bulunduunu syledikleri kaydedilir (Sheyl, III, 80). Onun Kurey nezdindeki itibarn gsteren iki olaya iaret etmek gerekir. Bunlardan biri, Kureyin reisi Abdlmuttalibin vefat zerine kendisiyle birlikte kabileden kiinin onun yerini almak istediini gstermek iin Kbenin avlusuna oturmasdr (dier ikisi Eb Tlib ile Abdullah b. Cdn idi; Yakub, II, 10). kincisi Hz. Muhammedin Hacerlesvedi yerine koyanlar arasnda yer ald, Kbenin yklp yeniden yaplmas esnasnda Kureylilerin Kbeyi ykmaktan ekinmesi zerine Veldin mbedin duvarna kp, Biz ancak iyilik ve hayr istiyoruz diyerek kendi kabilesine den ksmdan bir blm ykmasdr. Kureyliler, ancak onun bana bir felket gelip gelmeyeceini bir sre bekledikten sonra ykm iine balayabildi (bn Him, I, 195). Yine Kbenin yapm iin para toplanrken Veld, Mekkelilerden hell kazanlarndan sarfetmelerini, rib ve zulmle elde edilen paralar bu ie kartrmamalarn istedi. Dier taraftan her yl deitirilen Kbe rtsn bir yl kendisinin, bir yl dier Kurey liderlerinin deitirmesinden dolay Idl Kurey (Kureyin dengi) unvann tayor ve Yemenden getirttii kumala bu rty deitiriyordu (Ezrak, I, 251-252; Belzr, I,133). Kaynaklarda bir hrszn elini kesmesi, ilk defa kasme usulne bavurmas gibi icraatlarndan dolay hkkml-Arabdan kabul edilir (bn Habb, el-Muabber, s. 132, 337-338; el-Mnemma, s. 368; Belzr, I, 133). Ayrca Veld, kendisi arap imedii gibi aile fertlerine de imeyi yasaklayan ve Kbeye girerken pabularn karan ilk kiidir (bn Habb, el-Muabber, s. 335-337; bn Kuteybe, s. 551-552). Kureyliler ona vahd (tek), kurret ayni Kurey (Kureyin gz bebei) ve seyyid (efendimiz) gibi sfatlar vermiti. Veld b. Mugre, Hz. Peygamberin davetini kabul etmedi ve kendisine iddetle kar kt. Kibir, bencillik ve ihtiras yznden irk ile ruhu kirlenip tabiat bozulduundan Kurn- Kerm iin sihir dedi, Kurann hasm ve Resl-i Ekremin rakibi oldu. Putperestliin hmisi Eb Cehile akl

hocal yapt. Kendisinin, Nasl olur, ben Kurey kabilesinin by ve bakan olduum halde bir kenara braklaym da Muhammede vahiy gelsin! Nasl olur, Eb Mesd Amr b. Umeyr es-Sekaf kabilesinin reisi de bir yana braklsn! eklindeki szlerine Kuranda yle cevap verilir: Gerein bilgisi gelince, Bu bir by, biz bunu kabul etmiyoruz. Bu Kuran u iki ehirden byk bir kiiye indirilseydi ya! dediler. Rabbinin rahmetini paylatrmak onlara m dm? Dnya hayatnda onlarn geimliklerini biz paylatrdk (ez-Zuhruf 43/30-31; ayrca bk. el-Enm 6/123124; bn Him, I, 361; Taber, XXV, 39-41). Veld, Kureylilerin Reslullaha kar dmanca faaliyetlerine aktif biimde katld. Hz. Peygamberin amcas Eb Tlibe defa bavuran Kurey heyetinde o da yer ald. nc gidilerinde Veld yanna gen ve yakkl olu Umreyi de ald. Heyettekiler, Eb Tlibden, Hz. Muhammedin yerine bu genci alp ldrlmek zere yeenini kendilerine teslim etmesini istediler. Eb Tlib bu teklifi iddetle reddetti (bn Him, I, 266-268; Umre iin bk. Sheyl, III, 252-255; Fayda, s. 81-84). bn Habb, Kurey kabilesine mensup sekiz zndk arasnda Veldi de zikreder ve bunlarn sapk dncelerini Hreli bir hristiyandan rendiklerini yazar (el-Muabber, s. 337). Chiliye devri iirini ve Arap dilinin inceliklerini ok iyi bilen Veld, hac mevsiminde Mekkeye gelecek kiilere sylenmek zere Kureylilerin Muhammed hakknda bir fikir etrafnda toplanmalarn istemiti. Kendi grnn olumas iin gnlerce dnd; Kureylilerin ileri srd khin, deli, air gibi nitelemelerin doru olmadnn hemen anlalacan belirttikten sonra, En iyisi onun evld babadan, kardei kardeten, kary kocadan, kiiyi ailesinden ayran bir byc olduunu syleyelim dedi. Bu iddialar zerine u yetler nzil oldu: Yarattm o kiiyi tek bana bana brak; geni bir servet ve gz nnde duran oullar verdiim, kendisine nimetleri serdike serdiim, arkasndan daha fazla vermemi bekleyen kiiyi. Hayr, umduu gibi olmayacak. nk o bizim yetlerimize kar inatla direnmektedir. Ben de onu sarp bir yokua sreceim. Zira o dnd tand, lt biti. Kahrolsun, ne biim lme bime bu! Ardndan yine kahrolsun, ne biim lt biti! Sonra bakt, sonra kalarn att, suratn ast. En sonunda arkasn dnp gitti ve kibrine yenildi. Bu dedi, olsa olsa eskilerden nakledilmi bir sihirdir; bu bildiiniz insan sznden baka bir ey deildir. Ben onu cehenneme sokacam (el-Mddessir 74/11-26). Mfessirler bu yetlerin Veld b. Mugre hakknda nzil olduu hususunda ittifak etmitir. Veldin de iinde bulunduu Kuranla alay eden kimselerle (el-Hicr 15/94-96) ve onlarn ahlk zaaflaryla ilgili (el-Kalem 68/10-16) yetler de inmitir. Bunun yannda Hmeze ve Kfirn srelerinin de Veld b. Mugre hakknda nzil olduuna dair rivayetler vardr. Onun slma kar dmanln gsteren en nemli husus, dorudan kendisi veya kendisiyle birlikte dier mrikler hakknda 104 kadar yetin inmesidir. Akkd, Veld ile yeeni Eb Cehile dair nzil olan yetler kadar baka hi kimse hakknda yet inmediine dikkat ekerek (bn Him, I, 270-272; Taber, XXIX, 95-100) onun mrikler arasndaki nemini vurgulamaktadr (el-Abariyyt, s. 781-784). Kaynaklarda, bata Veld olmak zere Hz. Peygamber ve Kuranla alay eden be kiinin urad felketlerin Kbede Resl-i Ekremin yanna gelen Cebril tarafndan tertiplendii belirtilmektedir. Buna gre Cebril, Kbe avlusunda bunlarn her birinin lmn hazrlamtr. Kbeye giren Veldin Reslullah ile Cebrilin nnden geii srasnda Cebril yllar nce bir oka basmasyla yaralanan topuundaki yaraya iaret edince yara alm, irin toplayp imi ve patlayarak doksan yan gemi olan Veldin lmne yol amtr. Veld, Hacn Mezarlna gmld (lm ve vasiyeti iin bk. bn Him, I, 408-415; bn Habb, el-Muabber, s. 158, 161; Taber, XIV, 48-51). Veld u hususun yerine getirilmesini istemitir: lmne sebep olan, Huzaa kabilesine mensup ok

sahibinden intikam alnmas, evlenmek iin mehrini deyip de evlenemedii kzn ailesinden verdii parann tahsil edilmesi ve Tifte birikmi parasnn faizlerinin istenmesi. Onun pek ok ocuu arasnda knyesini ondan ald Abdems ile s kkken, Umre ile Bedirde katledilen Eb Kays mrik olarak lmler, Him Mekke fethinde, Veld b. Veld Bedirden sonra, Hlid 8 (629) ylnda slm kabul etmitir. Veldin iki kz Fhite ile Ftma da fethin ardndan mslman olmutur.

BBLYOGRAFYA

bn Him, es-Sre, I, 153-154,195, 262-272, 361-364, 408-415; bn Habb, el-Muabber, s. 84, 132, 158, 161, 237, 335-338; a.mlf., el-Mnemma, s. 224-252, 368; Ezrak, Abru Mekke (Melhas), I, 251-252; bn Kuteybe, el-Marif (Ukke), s. 551-552, 575; Belzr, Ensb, I, 133-137; Yakb, Tr, Necef 1358, I, 227; II, 10; Taber, Cmiul-beyn, XIV, 48-51; XXV, 39-41; XXIX, 14-18, 95-100; Sheyl, er-Ravl-nf, III, 80, 252-255; bn Sad el-Marib, Nevet-arab f tri Chiliyyetil-Arab (nr. Nusret Abdurrahman), Amman 1982, s. 356-357; Elmall, Hak Dini, I, 972; V, 4272-4273; VII, 5272 vd., 5453-5459; Abbas Mahmd el-Akkd, el-Abariyytlslmiyye, Beyrut 1968, s. 781-784; Cevd Ali, el-Mufaal, bk. ndeks; Mustafa Fayda, Allahn Klc Halid Bin Velid, stanbul 1992, s. 64-78, 81-84; Neet aatay, Velid b. Mugre, A, XIII, 298-299; K. V. Zettersten, al-Wald b. al-Mura, EI (Fr.), XI, 141-142. Mustafa Fayda

VELD b. MSLM
() Ebl-Abbs el-Veld b. Mslim ed-Dmak (. 195/810) aml muhaddis. 119 (737) ylnda dodu. Ailesinin dier fertleri gibi o da ganimetten devletin payna den humus iinde yer alan bir kle olarak Emev Valisi Mesleme b. Abdlmelikin ailesinin hizmetine verildi. Abbsler iktidara gelince onlarn mlkiyetine geti ve Fazl b. Slih b. Ali tarafndan zat edildi. Buna ramen Veld nceki sahiplerinden Sad b. Meslemeye gidip klelik cretini deyerek bizzat hrriyetini kazand (bn Sad, VII, 470-471). Evz, Sfyn es-Sevr, Sfyn b. Uyeyne, bn Creyc, bn Eb Zib, Leys b. Sad ve Mlik b. Enes gibi muhaddislerden hadis tahsil eden Veld, bn mirin talebesi Yahy b. Hris ez-Zimr, bn Cemmz ve Sad b. Abdlazzden kraat okudu. Kendisinden de Ahmed b. Hanbel, Yahy b. Man, shak b. Rhye, Eb Hayseme Zheyr b. Harb, Sad b. Mansr, Ali b. Medn gibi muhaddislerin yan sra Sahnn, mam finin talebesi Abdullah b. Zbeyr el-Humeyd, bn Sad, bn iz, Eb Amr bn Zekvn gibi ahsiyetler hadis rendi (bn Hibbn, IX, 222). Veldin, talebesi Him b. Ammrdan yapt baz rivayetler hadis usulnde sbk ve lhik konusunda rnek verilir. Hayatnn son yllarnda bir sre Remlede kald ve 194 (810) ylnda hacca gitti. Dnte Medine-am yolu zerindeki Vdilkurya bal Zlmervede muhaddis Harmele b. Abdlazz el-Chennin evinde misafir olduu srada Muharrem 195te (Ekim 810) vefat etti. Rivayetleri Ktb-i Sittede yer alan ve ok hadis rivayet ettii belirtilen Veld, am blgesinin nde gelen muhaddislerinden olup ricl limleri tarafndan genellikle sika diye nitelendirilmekle birlikte hakknda baz tenkitler de mevcuttur (bn Hacer, Tehbt-Tehb, XI, 153-154). Ahmed b. Hanbel, aml muhaddisler iinde Veldden daha akllsn grmediini ve onun amda en fazla hadis rivayet edenlerden biri olduunu sylemitir (Mizz, XXXI, 92). Veldin, Evznin rivayetlerinin sonraki nesillere aktarlmasnda nemli pay bulunduundan, Evznin hadislerini Veld b. Mslimden yazdysanz bakalarna ait rivayetlerden yazamadklarnza zlmeyin denilmitir (bn Eb Htim, IX, 17). Veldin Evzden ve dier hocalarndan semn aka ifade ederek yapt rivayetler sahih kabul edilmi, dier rivayetleri konusunda dikkatli davranlmas gerektii bildirilmitir. Zira onun zellikle Evz gibi hocalarna ait baz nakillerde tedls yapt ve bu konudaki uyarlar dikkate almad tesbit edilmitir (Zeheb, Mznl-itidl, IV, 348). Ayrca mevkuf ve makt baz rivayetleri merf olarak rivayet etmesi yznden raff diye anld da zikredilmitir (bn Hacer, Tehbt-Tehb, XI, 155). Veld daha ok fiten, melhim ve megzye dair rivayetleriyle ne kmtr. O Dmak dnda ve ezberinden yapt rivayetlerdeki hatalar yznden eletirilmi (bn Receb, II, 608-609), ancak uzun metinli rivayetleri aktarma hususundaki mahareti sebebiyle vlmtr. Bu bilgiden onun rivayetlerini Dmakta yazl olarak muhafaza ettii anlalmaktadr. Veldin yetmi kitap yazd kaydedilmekle birlikte Zehebye gre bunlar irili ufakl czlerdir (Almn-nbel, IX, 215). Yine de an artlar gz nne alndnda kendisi veld bir mellif

kabul edilebilir. Onun eserlerini iyice renenlerin kadlk iin yeterli bilgiyi elde edeceklerinin kabul edilmesi (Zeheb, Mznl-itidl, IV, 347), sz konusu eserlerin konulara gre tasnif edilmi hadisleri ierdiinin bir iareti saylabilir. Nitekim kendisine ahkm hadislerini ieren Kitbs-Snen, ayrca Kitbl-Mez, et-Tr ve Siyerl-enbiy adl eserler nisbet edilmitir (bnn-Nedm, s. 279; Zeheb, Tekiretl-uff, I, 303; Mv.AU, IX, 303). Bunlardan Kitbs-Sneni Beyhaknin es-Snenl-kbrda kaynak olarak kulland zikredilmektedir (Necm Abdurrahman Halef, IV, 94).

BBLYOGRAFYA

bn Sad, e-abat, VII, 470-471; bn Eb Htim, el-Cer vet-tadl, I, 290; IX, 16-17; bn Hibbn, e-it, IX, 222; bnn-Nedm, el-Fihrist (nr. brhim Ramazan), Beyrut 1417/1997, s. 279; bn Manzr, Mutaaru Tri Dma, XXVI, 353-355; Mizz, Tehbl-Keml, XXXI, 86-99; Zeheb, Almn-nbel, IX, 211-220; a.mlf., Mznl-itidl, IV, 347-348; a.mlf., Tekiretluff, I, 302-304; bn Receb, eru lelit-Tirmi (nr. Nreddin Itr), Dmak 1398/1978, II, 608609; bn Hacer, Tehbt-Tehb, XI, 151-155; a.mlf., Tarf ehlit-tads bi-mertibil-mevfn bit-tedls (nr. Abdlgaffr Sleyman el-Bndr - M. Ahmed Abdlazz), Beyrut 1407/1987, s. 134; Hseyin Atvn, er-Rivyett-triyye f Bildi-m fil-aril-mev, Beyrut 1986, s. 206-208; Misfir b. Gurmullah ed-Dmeyn, et-Tedls fil-ad, Riyad 1412/1992, s. 395-397; Necm Abdurrahman Halef, stidrkt al Trit-tril-Arab, Cidde 1422, IV, 94; mer Abdsselm Tedmr, el-Veld b. Mslim ed-Dma, Mv.AU, IX, 302-304. Erdin Ahatl

VELD b. UKBE
() Eb Vehb el-Veld b. Ukbe b. Eb Muayt el-mev el-Kure (. 61/680-81) Sahb. Mekkede dodu. Babas Ukbe b. Eb Muayt, Mekke dneminde Hz. Peygambere ve ilk mslmanlara eziyet eden mriklerdendi. Annesi Erv bint Kreyz, Resl-i Ekremin halas mm Hakm Beyz bint Abdlmuttalibin kz ve Hz. Osmann annesidir. Bir rivayette Veldin Reslullah henz hayatta iken doduu, Mekkenin fethi srasnda (8/630) kk bir ocuk iken dua etmesi iin Peygamberin yanna getirildii, bana ho olmayan bir koku srld iin Resl-i Ekremin ona dokunmad eklinde bilgiler nakledilmise de bu rivayet, Veldin Bedir Gazvesi sonrasnda (2/624) ve Hudeybiye Antlamas gnlerinde (6/628) grme yapmak iin Medineye geldiini, fetih srasnda evli ve yaklak yirmi yanda bulunduunu, fetihten ksa bir sre sonra zekt mili sfatyla grevlendirildiini bildiren rivayetlerle elimekte, baz limler tarafndan da mnker ve muztarib olarak deerlendirilmektedir (Mizz, XXXI, 56). ocukluk ve genlik yllarn Mekkede geiren Veld babasnn yannda yetiti. Bedir Gazvesinde mslmanlara esir den akrabas Hris b. Eb Veczeyi kurtarmak amacyla savatan sonra Medineye gitti ve 4000 dirhem fidye deyerek Hrisi kurtard. Hudeybiye Antlamas gnlerinde mslman olup Medineye hicret eden kz kardei mm Klsmu geri almak zere tekrar Medineye gittiyse de mm Klsm geri dnmek istemedi, Resl-i Ekrem de onun dnmesini uygun grmedi. Mekkenin fethi esnasnda Veld de slmiyeti kabul etti. Fetihten sonra Mekkeli genlerin gnllerini kazanma dncesiyle onlara eitli grevler veren Reslullah, Veld b. Ukbeyi Mustalioullarna zekt mili olarak gnderdi (9/630). Ancak Veld grev yerine zamannda gidemediinden bir ksm kabile halk onun neden gelmediini renmek iin Medineye gitmek zere hazrlk yapt. te yandan Veld, kabileye yaklat srada uzaktan onlar silhl vaziyette grnce kendisine tuzak kurulduu dncesiyle Medineye geri dnd ve Hz. Peygambere Mustalioullarnn irtidad ettiklerini, hatta kendisini ldrmek iin harekete getiklerini syledi. Fakat yaplan aratrma sonunda gerek durum anlalnca u yet nzil oldu: Ey iman edenler! Fskn biri size bir haber getirirse onun i yzn aratrn, yoksa bilmeden bir millete ktlk edersiniz de sonra ettiinize piman olursunuz (el-Hucurt 49/6; Msned, IV, 279). Resl-i Ekremin vefatna kadar Mekkede kalan Veld b. Ukbe, Hz. Eb Bekir halife olunca Kuda kabilesinin zektlarn toplamakla grevlendirildi. Daha sonra kk baz birliklerin banda Irak taraflarna gnderildi ve Mezr ile Aynttemr gibi merkezlerin fethine katld. Grevini baaryla tamamlamas zerine bu defa rdn istikametine yolland. Hz. mer dneminde birliiyle Suriye ve am taraflarnn ordu kumandan Eb Ubeyde b. Cerrhn emrine verildi; bu srada Knnesrn ve elCezreyi fetheden baz kuvvetlere kumandanlk yapt. Ardndan ksa aralklarla Reba ve Ben Talib gibi kabilelere zekt mili olarak gnderildi. Veld en hareketli dnemini Hz. Osmann hilfeti srasnda yaad. 25 (645) ylnda Hz. Osman onu yaklak be yl devam edecek olan Kfe merkezli Irak genel valiliine tayin etti. Bu srada, daha nce fethedilip elden kan Azerbaycan ile Ermenistan

taraflarn yeniden ele geirmek iin yola kan ordularn banda bulundu ve bu blgelerin tekrar fethedilmesinde nemli rol oynad. Valiliinin beinci ylnda iki itiine dair haberlerin yaylmas ve bu durumun ahitlerle ispat edilmesi zerine kendisine had cezas uyguland ve grevden alnd. Medineye dnen ve Hz. Osmann ldrlmesine kadar (35/655) burada yaayan Veld daha sonra Iraka geerek bir mddet Basrada kald, ardndan Suriyedeki Rakka ehrine yerleti. Fitne dnemi boyunca olaylara fiilen katlmad bilinmekteyse de Hz. Aliye kar Muviye b. Eb Sfyn destekledii nakledilmektedir. Veld b. Ukbe Rakkada vefat etti. slma girdikten sonra daha ok siyaset, yneticilik ve cihadla geen grevleri srasnda insanlara gzel muamele yapan ve halkn dertlerine are bulmaya alt bilinen Veld kaynaklarda gl bir air, cesur ve cmert bir kii olarak tantlr. Hadis rivayet etmemise de iki olay hakkndaki nakli kaynaklarda yer almtr. Veld b. Ukbe bir ksm ahs hatalarndan kaynaklanan, bir ksm zanna ve iftiraya dayanan eitli eletirilere mruz kalmtr. Bu eletiriler daha ok Him b. Muhammed el-Kelb, Mamer b. Msenn, Asma ve Ebl-Ferec el-sfahn gibi hadis ilminde fazla ihtisas olmayan, bulduklar her bilgiyi derleyen kimselere, ayrca i melliflerin abartarak naklettikleri baz rivayetlere dayanmaktadr. Bu rivayetler, Hz. Peygamberin Ukbe b. Eb Muayta ocuklarnn cehennemlik olduunu haber vermesi sebebiyle Veldin de cehenneme gidecei (bn Kesr, III, 305), onun muhacirlerden ve ensardan olmayp tulek* arasnda yer ald, Kfe valisi iken iki itii, Muviye b. Eb Sfyn Hz. Aliye kar savamas iin iirleriyle tahrik ettii, kendisi hakknda inen Hucurt sresinin 6. yetinde fsk diye nitelendirildii eklinde zetlenebilir. Resl-i Ekremin, Bedir Gazvesinde esir den Ukbe b. Eb Muayta kendisinin ve ocuklarnn cehenneme gideceini sylemesi slmiyeti henz benimsemedikleri o gne ait bir durum olmaldr. Ayrca mslmanln nceki gnahlar silip yok ettii bilinmektedir. Veldin tulekdan olmas sebebiyle eletirilmesi de isabetli grlmemektedir. Zira Mekke fethinden sonra slmiyeti kabul ederek dine byk hizmetler yapan pek ok mslman vardr. Veld iki imesi yznden cezalandrlmtr. Ancak bu olay farkl senedlerle nakleden bn Cerr et-Taber konu zerinde ayrntl biimde durmu, Veldin aslnda iki imedii, kendisine dman olan baz kimselerin iftiralarna kurban gittii ve yalanc ahitler marifetiyle ona had cezas uyguland sonucuna varmtr (Trul-mem vel-mlk, II, 608-612). Hadiseden sonra bu konu Kfede uzun sre tartlm ve halkn byk bir ksm Velde hakszlk yapldna inanmtr. Olayn gerekletii konusunda kuku uyandran hususlar dikkate alan bn Hacer elAskaln, Veldle ilgili her rivayeti nakleden bn Abdlberrin tutumunu tenkit etmi, phe emresi tayan bu tr olaylara ve rivayetlere kar susmann daha doru olacan sylemitir (Tehbt-Tehb, XI, 127). Kaynaklarda Veld b. Ukbeye nisbet edilen baz iirler onun Muviye b. Eb Sfyn Hz. Aliye kar tahrik ettiini gstermekteyse de hadis limleri, Veldin tvbe etmesi ihtimali bulunan, ayrca rivayetle dorudan ilgili olmayan bu davrann bir sahbnin adletini sorgulamay gerektirecek nitelikte kabul etmemilerdir. Veld zerinde en ok, Mustalioullarna gnderildiinde yanl davranmas ve bu olaydan hemen sonra inen yette fsk diye nitelendirilmesi sebebiyle durulmutur. Baz frkalar ve ahslar onun sahbliinin ve adletinin sorgulanmas gerektiini, rivayetlerinin ancak aratrldktan sonra alnabileceini, bundan hareketle btn ashabn adlet asndan tekrar incelenmesi gerektiini ne srmlerdir. Ancak muhaddisler ve Ehl-i snnet limleri, Veldin fsk

eklinde nitelendirildii olaydan sonra da Hz. Peygamberin yannda bulunduunu, mslmanlar arasnda hayatn srdrdn, kumandanlk ve zekt memurluu gibi grevlerde titiz davranan Hz. Eb Bekir ile merin kendisine grev verdiini, gerekletirdii fetihlerle slma nemli katklar saladn dikkate almlar, bu hususlarn onun mmin olduuna ve hatasndan dndne iaret ettiini, dolaysyla sahbliinin sorgulanmasna gerek grlmediini belirtmilerdir. Ayrca Veldin hadis uydurmad, kendisinden nakledilen ve zayf olduu sylenen iki rivayetin bakalar tarafndan da nakledildii ifade edilmitir (geni bilgi iin bk. Efendiolu, s. 407-413). Veld b. Ukbe hakknda Adem Dlek el-Veld b. Ukbenin Hayat ve Sahbe Adleti Asndan Deerlendirilmesi (Cumhuriyet niversitesi lhiyat Fakltesi Dergisi, VI/1, Sivas 2002, s. 93-110), Ahmed Abdllatf Hanef Muhammed el-Veld b. Ube b. Eb Muayt ayth-velyethl-Kfe (el-MecellettTriyyetl-Mriyye, sy. 43 [Kahire 2005], s. 351-441) adyla birer makale kaleme almlardr.

BBLYOGRAFYA

Msned, IV, 199, 204, 279; Vkd, el-Mez, I, 130, 139, 278-279, 631; II, 980-981; bn Sad, eabat, VI, 24-25; VII, 476-477; Musab b. Abdullah ez-Zbeyr, Neseb urey (nr. E. LviProvenal), Kahire, ts. (Drl-marif), s. 138-140; Buhr, et-Trul-kebr, VIII, 140; bn Kuteybe, el-Marif (Ukke), s. 318-320; Taber, Trul-mem vel-mlk, Beyrut 1411/1991, II, 608-612; bn Hibbn, e-it, III, 429-430; Tabern, el-Muceml-kebr (nr. Hamd Abdlmecd esSelef), Beyrut 1405/1984, XXII, 149-151; bn Hazm, Esm-abetir-ruvt (nr. Seyyid Kesrev Hasan), Beyrut 1412/1992, s. 291; bn Abdlber, el-stb (Bicv), IV, 1552-1557; bn Askir, Tru Dma (Amr), LXIII, 218-250; bnl-Esr, sdl-be (nr. Ali M. Muavvaz v.dr.), Beyrut, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye), V, 420-422; Mizz, Tehbl-Keml, XXXI, 53-61; Zeheb, Almn-nbel, III, 412-416; bn Kesr, el-Bidye, III, 305; VII, 149-151, 155; VIII, 214; bn Hacer, el-be (Bicv), VI, 614-618; a.mlf., Tehbt-Tehb, Beyrut 1404/1984, XI, 125-127; Mehmet Efendiolu, Sahbeye Yneltilen Tenkitler, stanbul 2011, s. 403-413. Mehmet Efendiolu

VELD b. UTBE
() el-Veld b. Utbe b. Eb Sfyn Sahr el-mev (. 64/684) Emevlerin Medine valisi. Muviye b. Eb Sfynn yeeni olup Muviye tarafndan 56 (676) veya 57 (677) ylnda Mervn b. Hakemin yerine Medine valiliine tayin edildi. Bu sebeple Mervn ile Veldin aras ald. Mervn, Veldi Muviyenin gznden drmeye altysa da bunda baarl olamad. Veld 57 (677) ve 58 (678) yllarnda hac emirlii grevini de stlendi. Bu arada Eb Hreyrenin cenaze namazn kldrd ve Muviyenin emriyle yaknlarna 10.000 dirhem bata bulundu. Muviye lnce olu Yezd, Velde bir mektup yazarak kendi adna Medine halkndan biat almasn istedi. Bilhassa daha nce veliahtlna kar kan Hz. Hseyin, Abdullah b. Zbeyr ve Abdullah b. merden biat almasn emretti. Veld karklk kmasndan endie ederek Mervn yanna ard ve bu konuda grn sordu. Mervn da Hz. Hseyin ile Abdullah b. Zbeyri hemen armasn, Muviyenin lm duyulmadan onlardan biat almasn, kabul etmedikleri takdirde boyunlarn vurdurmasn tavsiye etti. Gecenin ge bir vaktinde Veld, Hz. Hseyin ile Abdullah yanna davet ettiyse de onlar, Muviyenin ldn ve halkn renmesinden nce kendilerinden biat alnmak istendiini anladlar. bnz-Zbeyr gizlice Mekkeye hareket etti. Hz. Hseyin, Veld ile grmeye gittiinde Velde gece vakti yaplacak biatnn bir anlam tamayacan ve ertesi gn Medine halk ile beraber hareket edeceini syledi. Sorun kmasn istemeyen Veld de biat konusunda nceki fikrini tekrarlayan Mervna, Sen dinimi ykacak bir ey tavsiye ediyorsun; ben asla Hseyini ldrmek istemem dedi. Biat etmemeleri halinde Hseyin ile Abdullahn ldrlmesi emrini Velde bizzat Yezdin bildirdiine dair rivayetler de vardr. Sonuta Veld, geceleyin gizlice Mekkeye doru yola kan Abdullah b. Zbeyri yakalamak iin adamlarn gnderdiyse de Abdullah ele geirilemedi. Hz. Hseyin de 28 Receb 60 (4 Mays 680) gecesi yaknlar ile beraber Medineden ayrld. Bu gelimeleri renen Yezd, Veldi valilikten azlederek Amr b. Sad elEdak Haremeyn valiliine tayin etti (Ramazan 60/Haziran 680); Veldi de karsna almamak iin Dmaka arp ra meclisinde grevlendirdi. Amr b. Sad de kendisinden beklenen icraat yapamaynca azledilip yerine yine Veld getirildi. Veld, Medineye gelerek kendine muhalif grd Amrn adamlarn yakalayp hapse attrd. Konuyu Veld ile gren Amr bir netice alamaynca Dmaka gidip durumu Yezde anlatt. Amrn haksz yere azledildiini anlayan Yezd, Veldi tekrar valilikten azletti (62/682). Bu ikinci valilik dneminde Veld, Hz. Peygamberin hanm mm Selemenin cenaze namazn kldrd ve 61 (681) ylnda hac emirlii yapt. Azledildikten bir sre sonra Dmaka gitti. Yezdin lm zerine tahta geen olu II. Muviye ile iyi anlaan Veldin, II. Muviyenin hastalnn ilerlemesi veya halifelikten ekilmek istemesi zerine ortaya kan belirsizlikte baz Dmakllar tarafndan hilfet makamna getirilmek istendii, ancak onun bunu kabul etmedii ileri srlr. Veldin lm tarihi konusunda farkl rivayetler aktarlrsa da ounluun gr onun, vasiyeti zerine cenaze namazn kldrd II. Muviyenin vefat ettii gn (7 Receb 64/29 ubat

684) vebadan ld yolundadr. Mesd, Veldin namaz tamamlamadan ldn sylerken dier kaynaklarda namazdan hemen sonra ld kaydedilir. Veld, mm Huceyr bint Abdurrahman, Remle bint Sad b. s ve Lbbe bint Abdullah b. Abbas ile evlenmitir. Bu evliliklerinden Osman, Muhammed, Hind, Eme, Amr, Ksm, Ftma ve Husayn adnda ocuklar olmutur. Onun air Abdurrahman b. Seyhn el-Muhrib ile iret meclisleri dzenlediine dair rivayetler aktarlmaktadr (Ebl-Ferec el-sfahn, II, 242-245).

BBLYOGRAFYA

bn Him, es-Sre2, I, 134-135; bn Sad, e-abat, IV, 283; V, 38-39; Musab b. Abdullah ezZbeyr, Neseb urey (nr. E. Lvi-Provenal), Kahire 1982, s. 132-133; Halfe b. Hayyt, etTr (mer), s. 224-225, 228-229, 232-233, 235; Belzr, Ensb (Zekkr), V, 313-317; Yakb, Tr, II, 239, 241, 253; Taber, Tr (Ebl-Fazl), V, 301, 308-309, 321, 338-341, 343, 474, 477, 478-479, 532-533; Mesd, Mrc-eheb (Abdlhamd), III, 82; Ebl-Ferec el-sfahn, elEn, II, 242-245; bnl-Esr, el-Kmil, II, 42; III, 503, 514, 520, 525; IV, 14-18, 98, 100-102, 110, 130, 146-147, 174; Zeheb, Almn-nbel, III, 534; bn Kesr, el-Bidye, II, 293; VII, 284; VIII, 78, 81, 82, 96, 114, 146-148, 162, 212, 215-216. Ahmet nkal

VELD b. VELD
() Ebl-Veld el-Veld b. el-Veld b. el-Mugre el-Mahzm (. 8/629 [?]) Sahb. Hlid b. Veldin baba bir kardeidir. Babas Veld b. Mugre, Hz. Peygamberin ve mslmanlarn azl dmanlarndan biriydi. Annesi meyme bint Veldin (bn Sad, IV, 131) (veya tike/mine bint Harmele) mslman olduu zikredilmektedir (bn Hacer, III, 639). Kureyin erafndan olan Veld, Bedir Gazvesinde Abdullah b. Cah (yahut Selt/Sleyk el-Mzin el-Ensr) tarafndan esir alnarak Medineye gtrld. Bunun zerine Hlid ile ana baba bir kardei Him Veldin fidyesini demek zere Medineye geldiler. Abdullah b. Cah 4000 dirhem fidye istedi, ancak Hlid bunu kabul etmedi. Buna zlen Him, Veld Hlidin vey kardei olduu iin onun fidye demek istemediini syleyerek Hlide sitem etti. Durumdan haberdar edilen Hz. Peygamber, Veldin serbest braklmas iin fidye olarak babasnn sava tehizatn vermeleri gerektiini bildirdi. Gsterili bir zrh, mifer ve kltan ibaret olan bu tehizat 100 dinar kymetindeydi. Hlidin itirazna ramen Him bu teklifi kabul etti. Baz rivayetlere gre Veld fidyesi denip serbest kalnca, baz rivayetlere gre ise kardeleriyle birlikte Mekkeye giderken onlarn yanndan kap Medineye dnd ve mslman olduunu aklad. Hlidin, bu durumda babalarnn ydigrn elden karmalarna sebebiyet verdii yolundaki tepkisi zerine Veld, herkes gibi kendisi iin de fidye denmesini istediini, aksi takdirde Kureyin fidye vermek istemedii iin mslman oldu diye dedikodu yapmalarndan ekindiini syledi. Veldin mslman olu srecinde Bedir esirlerine ok iyi davranlmasndan ve yiyeceklerin onlarla paylalmasndan etkilendii anlalmaktadr. Zira Veld sonraki yllarda da Bedirde grd muameleden hep memnuniyetle bahsetmitir (Vkd, I, 119). Daha sonra Veld kendilerine gvendii iki kardeiyle birlikte Mekkeye dnd. Hlidin onu Mekkeye zorla gtrd yolundaki bilgi (DA, XV, 289) isabetli deildir. Zira Mslmanl kabul ederek Medineye gelmi bir kiinin o dnemde zorla geri gtrlmesi mmkn deildir. Mekkeye varnca akrabalar Veldi, ayn kabileden daha nce slmiyeti benimseyerek Habeistana hicret eden ve Mekkeye dndkten sonra hapiste tutulan Ayy b. Eb Reba ve Seleme b. Himn yannda zincire baladlar. Bylece Veld de hicret etmesine izin verilmeyen mstazaflar grubuna dahil oldu. Hz. Peygamber Veld, Ayy ve Seleme ile dier mstazaflarn kurtulmas iin yl dua etmitir (Buhr, En, 128, Cihd, 98, Daavt, 58; Mslim, Mescid, 294-295). Nihayet Veld bir frsatn bulup kat (bn Sad, IV, 132). Veldin Mekkeden yl sonra kat, ancak yolda derek ayandan yaraland, kopan parmann yol at kan kayb yznden Medineye bir mil mesafedeki Eb nebe kuyusu mevkiinde veya Medineye girer girmez ld bilgisi (bnl-Esr, V, 455) doru deildir. Onun umretlkazdan dn yolunda mslmanlara katld zikredilmekle birlikte bizzat umretl-kazya katld bilgisi daha doru kabul edildiine gre (a.g.e., a.y.; Ebl-Fid bn Kesr, VI, 406) nceden Medineye gelmi olmaldr. Umretl-kaz srasnda mslmanlarn Mekkeye giriini grmemek iin oradan uzaklaan kardei Hlide gnderdii ve onun slmiyeti benimseme srecini hzlandrd bildirilen mektubundaki slbu da Veldin Mekkeden umretl-kazdan nce

ayrldn gstermektedir. te yandan Veldin Medineye geldikten sonra Resl-i Ekremin emriyle Mekkeye dnd, Mslmanln gizleyen bir demircinin yannda bir sre kalp Tif civarndaki mlklerini elden kard, ardndan Ayy ile Selemeye Reslullahn kamalar yolundaki emrini bildirdii ve onlarla birlikte Hz. Peygamberin hicret yolunu takip ederek Medineye dnd, pelerine den Hlid ile baz mriklerin onlara yetiemedii belirtilmektedir (bn Sad, IV, 132133). Veldin Mekkeden Eb Cendelle birlikte kat ve Hudeybiye Antlamas uyarnca Medineye gidemeyen Eb Basr kumandasndaki gruba katld, bu grubun evreye verdii zarardan kurtulmak isteyen mriklerin talebi zerine Hz. Peygamberin emriyle Medineye geldiine dair bilgi yukardaki bilgiler kadar kuvvetli bulunmamtr (a.g.e., IV, 134). Veld baz rivayetlere gre hicretin 8. ylnda (629) vefat etmitir. Vefat zerine Resl-i Ekremin hanmlarndan olan amcasnn kz mm Selemenin Veld iin okuduu mersiye hakknda Reslullahn baz uyarlarda bulunduu eklindeki rivayet (bn Hacer, III, 690) onun Hz. Peygamber henz sa iken ld bilgisini dorulamaktadr. Soyu kendisinin Veld adn verdii, ancak Resl-i Ekremin adn Abdullah olarak deitirdii olu vastasyla devam etmitir. oka kbus grd rivayet edilen Veldin bir gn durumunu Reslullaha arzetmesi zerine Reslullah, ona u duay okumasn sylemiti: Ez bikelimtillhit-tmmti min gazabih ve ikbih ve erri ibdih ve min hemezti-eytn ve en yahdurn. Bu duay okuyan Veldin kbuslardan kurtulduu zikredilmektedir (Msned, IV, 57; VI, 6).

BBLYOGRAFYA

Msned, IV, 57; VI, 6; bn shak, es-Sre, s. 254-255; Vkd, el-Mez, I, 46, 119, 140-141; II, 629, 746-747; bn Sad, e-abat, IV, 131-134; bn Hibbn, e-it, III, 430; bn Abdlber, el-stb, III, 628-630; bnl-Esr, sdl-be, V, 454-455; Ebl-Fid bn Kesr, el-Bidye ven-nihye (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk), Cze 1418/1997, VI, 405-408; bn Hacer, el-be, III, 639640; Abdlkerim zaydn, Ayy b. Eb Reba, DA, IV, 296; Mustafa Fayda, Hlid b. Veld, a.e., XV, 289. Cemal Arman

VELME
() Toplant ve merasimlerde, zellikle dnde davetlilere verilen yemek (bk. DN).

VELYYDDN CRULLAH
( ) (. 1151/1738) Osmanl limi, kad, fakih ve mantk. 1070 (1659) ylnda Rumelinin Yeniehir kazasna bal bir kyde dodu. Baz kaynaklar doum tarihini 1069 olarak verir. Babasnn ad Mustafa, dedesinin ad Alidir. lk renimini kynde tamamlad. On be yanda iken Yeniehirin Eminler mahallesindeki Tamektepte ders okudu. Otuz iki yanda Mekkeye giderek orada yedi yl kald ve bu sebeple Crullah lakabn ald. Kendisi, Feill-cihd adl eserinin giri ksmnda Mescidi Nebev ile Mescidi Aksya da mcvir olduunu syler. Mekkede iken seyahatlerde bulundu. Kuds, am, Halep, Hama, Nablus ve Badata giderek limlerin derslerine katld. Mekkede Nakibendliin Mceddidiyye kolundan Yekdest-i Mekk diye bilinen Ahmed Crynye intisap etti; bundan dolay ad Mceddidler arasnda zikredilir (imek, s. 236, 237, 405). Veliyyddin Efendi, eru Risletil-adl f beyni lil-ar adl eserinin sonunda tarikatnn eyhleri hakknda ayrntl bilgi verir. Burada Ahmed e-irvn en-Nakibend, Sofyal Bl Efendinin mntesiplerinden ve Melmiyyeden Ahmed vu el-Halvet, Ahmed el-Meczb el-Bekt, eyh es-Seyyid Ali el-Hamev el-Kdir, tr Dede diye bilinen eyh Mehmed, Abdullah el-Lhr ve Dervi Zlfnn isimleri gemektedir. Veliyyddin Crullah, 1110da (1698) stanbula gelerek mderrislie balad. Tufetl-erb adl eserindeki ifadelerden 1128de (1716) Fatihteki Feyziye (Feyzullah Efendi) Medresesinde ders verdii anlalmaktadr. Daha sonra Galata ve Edirnede kadlk yapt. Edirne kadl srasnda Ftih Camii avlusunda Ayak Medrese yannda bir ktphane ina ettirdi. Cemziyelhir 1151de (Eyll 1738) vefat eden Veliyyddin Efendi yaptrd medresenin hazresine defnedildi. Veliyyddin Crullah, eyhlislm Feyzullah Efendinin Fatihteki medresesinin bir odasnda bulunan 800 cilt kitabn vakfetmi (1134/1722), 1147de (1734) bu kitaplar, Ayak Medrese yannda Ftih Camii avlusuna yaplan kendi ktphanesine nakledilmitir. Ktphanenin daha ok Ftih medreselerindeki talebelerin faydalanmas iin oluturulduu tahmin edilmektedir. Veliyyddin Efendinin kendi kitaplaryla birlikte toplad ok sayda deerli yazma da bu ktphanede muhafaza edilmekteydi. Onun medresesine vakfettii kitaplarn says 2200 olup bunlarn hemen hemen tamam (2194) yazma halindedir. 21 Knunuevvel 1334 (21 Aralk 1918) tarihli bir kaytta Veli Efendi Ktphanesi ve ktphane binas hakknda baz bilgiler yer almaktadr (Ktkolu, s. 101-102). Osmanl Melliflerinde, ktphane binasnn depremde ar hasar grmesi sebebiyle kitaplarn Ktbhne-i Umm-i Osmnye (Beyazt Devlet Ktp.) nakledildii belirtilir. Baz kaynaklarda Veliyyddin Crullah, III. Mustafa dnemi eyhlislmlarndan Veliyyddin Efendi ile kartrlarak ktphanesinin Beyazt Camii avlusunda bulunduu kaydedilir (Hediyyetl-rifn, II, 501); Zirikl de kitaplarn Beyazt Camiine nakledildiini yazar (el-Alm, VIII, 119). Veliyyddin Efendinin kitaplar nce Beyazt Devlet Ktphanesine, daha sonra Millet Ktphanesine, 1963te de Sleymaniye Ktphanesinde Crullah Efendi Blmne nakledilmitir. Kaynaklarda Veliyyddin Crullahn ok gl bir hfzaya ve yksek bir hitabet kabiliyetine sahip,

inceleme ve aratrmaya nem veren, zhid bir kii olduu kaydedilir. Tefsir, hadis, fkh, akaid, kraat, mantk, men, tasavvuf ve astronomi alanlarnda ok sayda eser telif etmitir. zellikle kendisinden nceki mantk metinlerini derlemi, bunlarn zerine erh ve hiyeler kaleme almtr. Bursal Mehmed Thir, onun on alt eserine dair bilgi verdikten sonra birok esere talktnn bulunduunu belirtir ve kendisini Osmanl ulems iinde ikinci tabakada yer alan nemli limler arasnda sayar, bununla birlikte ulem arasnda yeterince tannmadn belirtir. Crullah Efendinin ayrca ktphanesinde mevcut kitaplar zerine kaydettii deerli notlara rastlanmaktadr. Eserleri. Veliyyddin Efendi eserlerini genellikle genliinde Mekke, am, Halep, Badat gibi ehirlerde bulunduu yllarda telif etmi, stanbula geldikten sonra bunlar gzden geirmi, bir ksmn yeniden kaleme almtr. Bu sebeple baz eserlerinin nshalar arasnda farkllklar grlmekte, baz eserler zerinde ise birden fazla almas bulunmaktadr. Eserlerinin nemli bir ksmnn mellif nshalar gnmzde Sleymaniye Ktphanesi Crullah Efendi Blmndedir. 1. iye al iyetil-m. Sadeddin et-Teftznnin Aidn-Nesef erhine smddin elsferynnin yazd hiyenin hiyesi olup ayn esere Akkirmn Kefevnin yazd hiye ile birlikte baslmtr (bask yeri yok, 1274 [Drt-tbatil-mire]). smddin hiyesinin daha sonra yaplan bir basksnda (bask yeri yok, 1316) sayfa kenarnda Kefevnin, sayfa altnda ise Veliyyddin Efendinin hiyesi yer alr. Ayrca Mecmatl-avil-behiyye al eri Aidin-Nesefiyye adl eser iinde smddin ve Akkirmnnin hiyeleriyle birlikte yaymlanmtr (IV, Kahire 1329). 2. iye al iyetil-ayl ve-er. Teftznnin Aidn-Nesef erhi iin Ahmed b. Ms el-Haylnin kaleme ald hiyenin hiyesidir (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1139, vr. 1-65). 3. iye al eril-Bircend (iye alel-Mlaa fil-heye ve al erih li-zde ve al iyetih lil-Bircend) f ilmilheye. Eserde, amnnin el-Mlaa fil-heye adl metnine Kadzde-i Rm tarafndan yazlan erh ile bunun zerine Abdlal el-Bircendnin yazd hiyede aklanmas gereken yerlere notlar ilve edilmitir. Eserin yetmi varaktan oluan mellif msveddesi Sleymaniye Ktphanesindedir (Crullah Efendi, nr. 1466); bu nshadan kitabn ancak te birinin yazlabildii anlalmaktadr. 4. Ehds-i Kudsiyye Tercmesi. Eserin giriinde belirtildiine gre kuts hadisler Crullah Efendi tarafndan ksmda ele alnm, Eyp Camiinin imam el-Hc Abdullah Efendi eserin birinci ksmn tercme etmitir. Bu tercmenin tesbit edilebilen tek nshas Millet Ktphanesinde kaytldr (Ali Emr Efendi, eriyye, nr. 71). Osmanl Melliflerinde 319 kuts hadisin topland bildirilen eserin metni ve tercme edilmeyen ksmlar gnmze ulamamtr. 5. es-Sebus-seyyretn-nriyye al iyetil-Fevidil-Fenriyye li-sc fil-man. iye al iyeti ul Amed alel-Fevidil-Fenriyye, iye al ul Amed alel-Fenr gibi isimlerle de kaydedilmitir. Veliyyddin Efendi eserine, Molla Fenrnin sc hiyesi zerine yazlan yedinci hiye olduu iin es-Sebus-seyyretn-nriyye adn verdiini belirtir (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1139, 1239, 1365, 1365 [mellif hatt], 1369; Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 2226; Akseki le Halk Ktp., nr. 249). 6. iye al iyeti Muyiddn al eri smiddn el-Kt al sc. Hsmeddin Hasan el-Ktnin sc (Ebher) erhine Muhyiddin et-Tlinin yapt hiyeye talkttr. Veliyyddin Efendi eserin giriinde tahsili esnasnda 1098de (1687) Ktnin almas zerine baz notlar yazdn, stanbula yerletikten sonra 1128de (1716) bunlar temize ekerek ilveler yaptn kaydeder. Mellif nshas Crullah Efendide bulunan (nr. 1366) esere ait farkl nshalarn ieriklerinin de farkl olduu anlalmaktadr (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1367, 1368; Beyazt Devlet

Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 2227; Mill Ktphane, nr. 225, vr. 116b-155b). Fevid celle f ibrt alle adyla kaydedilen eser de (Sleymaniye Ktp., Giresun, nr. 16) muhtemelen bu hiyedir. 7. Tala al eril-anefiyye ve iyeti Mr Ebil-Fet. Eserin mellif nshas iye al eril-db lil-anef ve al iyeti Mr Ebil-Fet adyla kaytldr (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1856; Kl Ali Paa, nr. 877). Veliyyddin Efendi, Mr Ebl-Feth Muhammed el-Erdebl hiyesinin mellif nshasn amda edindiini, nce zerine notlar dtn, ardndan erhine erh, erh ve erhin erhi zerine talkt yazdn ifade eder. Ayrca eserin sonunda kendi kaynaklarn sralar ve zellikle Seyyid erf el-Crcn ile smddin elsferynyi esas aldn belirtir. 8. iye al eril-Mad li-Teftzn (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1172). Teftznnin eserine Fenr tarafndan yaplan tahkikle baz talktn toplanmasyla telif edilmitir. Badatl smil Paa bu eseri eru Madi-libn fil-ul adyla zikreder ve Ebl-Abbas Ahmed b. Muhammed ed-Del el-Marib tarafndan erhedildiini syler (ul-meknn, II, 531-532). 9. eru Risletil-adl f beyni lil-ar aleyhisselm (erul-adetil-ariyye) li-Numn Paa. Sultan III. Ahmed dneminde resletbb olan Yenibaheli Mehmed Efendi, Kprlzde Nman Paann rislesine baz itirazlarda bulunmu, Veliyyddin Efendi de buna reddiye mahiyetinde bir hiye kaleme alm (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1699, vr. 143-171), daha sonra rencilerinin istei zerine ayn esere bir de erh yazmtr. Mellif eserin sonunda kendilerinden tarikat ahzettii kiileri sralar ve haklarnda bilgi verir; ayrca Hz. Peygamberle ilgili bir ryasndan bahseder (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1699, 1957, Yazma Balar, nr. 1957; Kprl Ktp., Kprl Ahmed Paa, nr. 122, vr. 41-190 [vr. 1-40, Nman Paann rislesidir]; ayrca Sleymaniye Ktphanesinde [Crullah Efendi, nr. 1700] Nman Paann eserinin kenarnda Veliyyddine ait talkt mevcuttur). 10. elFevidn-nriyye alel-dbil-seyniyye (iye alel-seyniyye, iye al erildbil-seyniyye). Muhammed b. Eref el-Hseyn es-Semerkandnin dbl-ba adl eserine hiyedir (Sleymaniye Ktp., Crulllah Efendi, nr. 1862, 1864, Ftih, nr. 4703, Kl Ali Paa, nr. 885; Akehir le Halk Ktp., nr. 271). 11. iye al eril-db li-akprizde (iyet eri Takprizde fil-db) (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1864, vr. 1-41; Sleymaniye, nr. 909). Mellif hiyeyi ayrca ihtisar etmitir (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1863, vr. 1-24). Sleymaniye Ktphanesinde kaytl (Ftih, nr. 4714) iye al iyeti dbi Takprizdenin iye al iyetil-m olduu anlalmaktadr. 12. Feill-cihd (Kitbl-Cihd). 107 babdan meydana gelen otuz drt varaklk eserin giriinde kaynaklar remizleriyle birlikte kaydedilmitir; mellif Gazi Ali Paaya takdim ettii eserini amda cemettiini ve stanbula geldiinde temize ektiini syler (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 396, mellif nshas). 13. eru dbil-Birgiv (e-iyl-manev al dbil-Birgiv). Birgivnin dbl-ba adl eserinin erhidir; Veliyyddin Efendinin eser zerine kaleme ald byk, orta ve kk erh ayn cilt iinde bulunmaktadr (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1867, vr. 1-12; vr. 13-18; vr. 18-25). 14. iye al eri ikmetil-ayn. Muhammed b. Mbrekah el-Buhrnin manta dair eseri zerine yazlm hiyedir (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1854, vr. 41-50). 15. iye al Cmiir-rumz. Khistnnin Hanef fkhna dair Cmiur-rumz f erin-Nuye isimli eserinin hiyesidir (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1361, vr. 28-59). 16. iye al eri Cihetil-vade. Veliyyddin Efendi, Sadreddinzde irvnye ait eser zerine yaplm hiyelerin hatal olduunu grm, kendisi nce bir talkt kaleme alm, daha sonra hiyesini yazmtr (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1361, vr. 1-26da talktn, nr. 1360 ve 1362de hiyenin nshalar mevcuttur). 17. iye al eri Risletil-istire (iye al iyeti eri middn aler-Risle fil-istire). Ebl-Ksm es-Semerkandnin Risletl-istirt

adl eserine smddin el-sferyn tarafndan yaplan erhin hiyesidir (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1854, vr. 1-40 [mellif nshas]; nr. 1700, vr. 49-168). 18. Mecmatl-av alel-rt. Nasrddn-i Tsnin bn Snnn el-rt vet-tenbht adl eseri iin kaleme ald erul-rt etrafnda Kutbddn-i rz ve Burhneddin tarafndan yazlanlarn topland bir eserdir (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1347). 19. erul-db li-Sinniddn el-Kenc. Sinneddin Ysuf el-Kencnin (Kef-unn, I, 41) Risletl-dbnn erhi olup Veliyyddin Efendi eseri ilk defa kendisinin erhettiini kaydeder (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1700, vr. 16-49). 20. Tufetl-erb. yana izfe edilen tahrmin icmli gerektirip gerektirmediine dair Fahreddin er-Rznin Meftul-ayb adl eserindeki tartma zerine kaleme alnm bir risledir (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1678; Risle f tail-mehib fil-rmetil-mufe ilelayn adyla, Sleymaniye Ktp., Yazma Balar, nr. 1958). Veliyyddin Crullahn dier eserleri de unlardr: el-Furn f ratil-urn (ve irbih ve tercimi urrih) (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 16, 17; Osmanl Melliflerinde ayrca zikredilen rbl-urnn el-Furn ile ayn eser olmas muhtemeldir); iye al eri dbil-Mesd (iye ale-erilMesd fil-db ve al iyetih ve al iyetil-iye) (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1861 [mellif nshas]); iye al eril-Hidye fil-ikme li- Mr ve al iyeti Muliiddn el-Lr (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1296); iye al iyetil-m al Tefsril-Beyv (Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 5355; Yazma Balar, nr. 1961, vr. 6-20; eserin banda mellifin Halepteki Atabek Medresesi mderrisi Slihin Veliyyddin Efendi iin yazd bir methiye mevcuttur, vr. 1-4); iye al eri dbil-Birgiv li-azbd li-Crillh (Birgivnin eserine yazd erhlerin sonunda yer alr [Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 1867, vr. 25-29]); Risle fil-ysil-mtemil alel-malti-ele (Sleymaniye Ktp., Yazma Balar, nr. 1953).

BBLYOGRAFYA

Sicill-i Osmn, IV, 613; Osmanl Mellifleri, I, 267; Bursal Mehmed Thir, Tercim-i Ahvl: Crullah Veliyyddin Efendi, SM, V/129 (1326), s. 410-411; ul-meknn, II, 3, 531-532; Hediyyetl-rifn, II, 501; Kehhle, Muceml-mellifn, XIII, 168; Uzunarl, lmiye Tekilt, s. 237; Mbahat S. Ktkolu, Drl-hilfetil-aliyye Medresesi ve Kuruluu Arefesinde stanbul Medreseleri, stanbul 1978, s. 101-102; Abdlcebbr Abdurrahman, Zeirt-trilArabiyyil-slm, [bask yeri yok] 1401/1981, I, 942; Zirikl, el-Alm (Fethullah), VIII, 118-119; Gnay Kut - Nimet Bayraktar, Yazma Eserlerde Vakf Mhrleri, Ankara 1984, s. 192; Ernsal, Trk Ktphaneleri Tarihi II, s. 84, 257; a.mlf., Osmanl Vakf Ktphaneleri: Tarih Geliimi ve Organizasyonu, Ankara 2008, s. 207, 426, 518; Nveyhiz, Muceml-mfessirn, II, 720; Ramazan een v.dr., Fihris mati Mektebeti Kprl, stanbul 1406/1986, II, 463; Ekmeleddin hsanolu v.dr., Osmanl Astronomi Literatr Tarihi, stanbul 1997, I, 403-404; Abdullah Muhammed el-Habe, Cmiu-r vel-av, Ebzab 1425/2004, I, 72, 335, 351, 972; II, 1191; III, 1792, 1853; Halil brahim imek, Osmanlda Mceddidlik: XII/XVIII. Yzyl, stanbul 2004, s. 236, 237, 405, 407; Muceml-matilmevcde f mektebti stnbl ve nl (haz. Ali Rza Karabulut), [bask yeri ve tarihi yok], III,

1635; Ahmed Abdlmecd Herd, Veliyyddn Crullh ve bernmec retih, AIsl., XVI (1980), s. 1-60. Tahsin zcan

VELYYDDN EFEND
(. 1182/1768) Osmanl eyhlislm, hattat. stanbul Silivrikapda Yayla semtinde dnyaya geldi. emdnzde Fndkll Sleyman Efendinin kaydettii seksen yedi yanda ldne dair bilgi doru kabul edilirse 1095 (1684) yl civarnda doduu sylenebilir. Ekiazde lakabyla da bilinir. Babas yenierilerin altm drdnc solak ortas ihtiyarlarndan Solakba Hac Mustafa Aadr. Dedesi Hac Hseyin Aann da solakbalk grevinde bulunduu nakledilir. Eitimi hakknda kaynaklarda bilgi verilmez; sadece, tahsilini tamamladktan sonra Ebezde Abdullah Efendinin eyhlislml dneminde babasnn Silivrikapda Arabac Bayezid mahallesinde yaptrd medresede ibtid-i hric rtbesiyle bir sre mderrislik yapt kaydedilir. Nevehirli Damad brhim Paann dikkatini ekerek onun himayesine giren ve Evkf- Haremeyn mfettiliine getirilen Veliyyddin Efendi 1142de (1729) Halep kadlna tayin edildi; ancak ertesi yl grevinden uzaklatrld. emdnzde, Halep kadlndan azlini anlatrken kendisinden Ekiazde Veli Efendi diye bahseder. Drt ay sonra Galata kads oldu. Kahire ve Medinede de kadlk yapt, bu srada hac vazifesini ifa etti. stanbul kadl pyesini alarak ban 1169da (Mays 1756) Anadolu kazaskerliine getirildi; 19 ban 1171de (28 Nisan 1758) Rumeli kazaskerliine tayin edildi. Ksa bir sre grev yaptktan sonra III. Mustafaya sunulan, kendisinin rvet aldna dair bir arzuhal sebebiyle 28 Zilkade 1171de (3 Austos 1758) azledilip Manisaya srgne gnderildi. Veliyyddin Efendinin adaletperver bir kiilie sahip olduunu ve dorular sylemekten ekinmediini belirten emdnzde, kendisini sevmeyenlerin aslsz ithamlarna mruz kaldn ve aleyhinde uydurulan yirmi sekiz ayr dilekenin bulunduunu nakleder. Veliyyddin Efendi, elebizde sm Efendi eyhlislmla getirildiinde Vezrizam Rgb Paa ile birlikte huzura kabul srasnda her ikisinin de talebiyle affedildi ve 1 Zilhicce 1172de (26 Temmuz 1759) stanbula dnd. 28 Cemziyelhir 1173te (16 ubat 1760) elebizde sm Efendinin vefat zerine eyhlislmla tayin edildi. Bu greve tayini esnasnda hastalndan dolay saraya gidemedi ve iyileinceye kadar konanda oturmasna izin verildi; padiahn huzurunda giyilmesi det olan eyhlislmlk kyafeti (ferve-i beyz) evine gnderildi. Kaynaklarda bu durumun meihat tarihinde ilk defa grld kaydedilir. Veliyyddin Efendi, sert mizac sebebiyle bir yl alt ay on sekiz gn sren grevinin ardndan 6 Safer 1175te (6 Eyll 1761) eyhlislmlktan azledildi. Azlinden sonra hacca gitmesine izin verildi, hac mevsimi gelinceye kadar da Bursada ikameti istendi. Bir sre sonra affedilerek tekrar stanbula dnd. 24 Zilkade 1180de (23 Nisan 1767) azledilen Drrzde Mustafa Efendinin yerine ikinci defa eyhlislmla getirildi. smail Hakk Uzunarl, terifat defterinden naklen Veliyyddin Efendinin eyhlislm oluu esnasnda icra edilen merasimi ayrntl biimde anlatr (Osmanl Tarihi, IV/2, s. 491). Veliyyddin Efendi, bir yl alt ay iki gn grev yaptktan sonra yallndan kaynaklanan rahatszl sebebiyle 13 Cemziyelhir 1182de (25 Ekim 1768) vefat etti. Vefat tarihi Sicill-i Osmnde 3 Cemziyelhir olarak verilir. Koca Mustafa Paa Camiinde klnan namazn ardndan Eypte Otaklar civarnda bulunan Murad Efendi (Mehmed Murad Buhr) Zviyesine defnedildi. Nakibendiyye-

Mceddidiyyeyi Anadoluya getiren Murad Buhrye intisap eden kiiler arasnda Veliyyddin Efendinin ad da gemektedir. eyhlislmlk sresi toplam yl yirmi gndr (veya yl bir ay). eyhlislml srasnda fetvahnede grevli msevvidlerin maalarnn arttrlmasn salayan Veliyydin Efendi bu amala Bolu kazasnn er hslatn fetvahneye arpalk olarak tahsis ettirmitir. Ayrca tp eitimi almadan hekimlik yapan kiilerin engellenmesi iin hekimlerden oluan bir heyet kurulmasn ve bu yolla sahtekrln nne geilmesini temin etmitir. III. Mustafa dneminde devlet ricalinden Ruslarla sava yaplmasn istemeyenlerin safnda yer almtr. Veliyyddin Efendinin byk olu Mustafa Reid Efendi mderrislik yapm ve 1181de (1767) babasnn salnda vefat ederek Fatihte defnedilmitir. defa Rumeli kazaskerliinde bulunan kk olu Hac Mehmed Emin Efendinin eyh Murad Dergh hazresindeki mezar tana gre vefat tarihi 22 evval 1220dir (13 Ocak 1806). Veliyyddin Efendinin birok hayrat mevcuttur. Bunlarla ilgili vakfiyelerin eitli tarihlerde geniletilerek yeniden dzenlendii anlalmaktadr (Cunbur, s. 172 vd.). Babasnn yaptrd, kendisinin de mderrislikte bulunduu Arabac Bayezid mahallesindeki medresede alan grevliler iin tahsisat ayrm, Bursada ikameti srasnda Abdal Murad Zviyesine yol atrmtr. Ayrca Edirnekap ile Otaklar arasnda Bhir Mustafa Paann ina ettirdii Nakibend Tekkesine minber koydurmutur. Vakfiyesindeki bilgilerden Mehmed Murad Buhr Derghnda da (eyh Murad Tekkesi) bir mescid-tevhidhne yaptrd anlalmaktadr. Veliyyddin Efendinin bunlarn yannda Koca Mustafa Paa Camii avlusuna bir muvakkithne ilve ettirdii kaydedilir. En nemli hayrat ise stanbulda Zeytinburnu ile Bakrky arasnda kalan rpc ayr civarndaki mesire ve emesidir. Bu vakf onun Galata kads olduu srada tesis edilmitir. Veli Efendi ayr ve emesi, zamanla stanbul halk tarafndan manilere konu tekil edecek derecede sevilen bir mesire haline gelmitir. Bu alan gnmzde Veliefendi Hipodromu adyla at yarlarnn yapld bir yer olarak kullanlmaktadr. Veliyyddin Efendinin nemli hizmeti ise ina ettirdii ktphane ile vakfettii kitaplardr (bk. VELYYDDN EFEND KTPHANES). Eseri bulunduuna dair kaynaklarda herhangi bir bilgiye rastlanmayan Veliyyddin Efendi, Osmanl talik ekolnn nde gelen statlarndandr. Talik hattn Durmuzde Ahmed Efendiden meketmitir. Zamanla bu alanda stn baar gsterip md- Rm lakabyla anlm, ran talik slbundan farkl ekilde Yesr Mehmed Esad ncesinde ortaya kan Trk talik ekolnn nclerinden saylmtr. Veliyyddin Efendinin gnmze ulaan talik kta ve cel talik kitbe yazlarnda bu yeni oluumun ve slp araylarnn izleri aka grlmektedir. Mstakimzde, Tuhfede Veliyyddin Efendinin yetitirdii hattatlar arasnda Mustafa Tayyib, Seyyid Mehmed Said, Osman b. brhim, Mustafa b. Hseyin, smil b. Osman ve Mehmed Hddtn biyografilerine yer vermitir. III. Mustafa ve III. Ahmedin de Veliyyddin Efendiden hat mekettii kaydedilir. Mehur hattat Yesr Mehmed Esad Efendi hat meketmek iin Veliyyddin Efendiye bavurmu, ancak hattatn sa tarafnn felli, sol tarafnn da reli olmas sebebiyle bavurusu kabul edilmemitir. Veliyyddin Efendi, daha sonra iczet merasimine davet edildiinde Yesr Mehmed Efendinin hat alanndaki kabiliyetini ve baarsn grnce bundan piman olduunu ifade etmitir. Veliyyddin Efendinin talik kta ve murakkalar eitli mze ve ktphanelerle zel

koleksiyonlarda mevcuttur. Trk ve slm Eserleri Mzesinde (nr. 2444), Topkap Saray Mzesi Ktphanesinde (Gzel Yazlar, nr. 220) mek murakka ve stanbul niversitesi Ktphanesinde kaytl (FY, nr. 1225, 1425, 1428) murakkalar Veliyyddin Efendinin talik yazdaki sanat gcn gsteren rneklerdendir. Sheyl nver, Veliyyddin Efendinin kendi yazlarnn yannda zengin bir hat koleksiyonu bulunduunu da kaydeder; ancak ktphanesinde baz rneklerine rastlanan bu koleksiyonun vefatndan sonra muhafaza edilmediini ve muhtemelen vrisleri tarafndan satldn syler. Dnemine ait birok mimari eserin cel talik kitbe yazlarnn Veliyyddin Efendiye ait olduu grlmektedir. Onun imzasn tayan cel talik kitbeler arasnda Hekimolu Ali Paann yaptrd sebil ve eme ile caminin avlu kaplar zerindeki kitbeler, Sadrazam Ali Paann camisinin sebili, emesi ve avlusunun iki kaps zerindeki kitbeler, Nevehirli Damad brhim Paa Sebili ile Drlhadis emesi kitbeleri, Veliyyddin Efendi Ktphanesi kitbesi ve Eypte Baba Haydar mahallesinde eyhlislm Seyyid Mustafa Efendinin yaptrd Tmvar (eyhlislm Mustafa Efendi) Tekkesinin kaps zerindeki manzum kitbe saylabilir. skdardaki Ayazma Camiinin Sadrazam Rgb Paaya ait tarih kitbesi de o srada eyhlislm olan Veliyyddin Efendi tarafndan yazlmtr. Ayrca, Ftih Sultan Mehmed tarafndan silhhne olarak dzenlenen Aya rininin III. Ahmed dneminde yaplan onarmna dair cel talik tarih kitbesi de Veliyyddin Efendiye aittir. iek yetitiriciliine ve llelere zel ilgi duyan Veliyyddin Efendinin yaad dneme adn veren llenin otuz be farkl cinsini yetitirdii kaydedilir. 1728de saray iin sipari edilen lle soanlar arasnda Veliyyddin Efendinin bizzat yetitirdii lema-yi feyz ve nahl-i ive adl llelere ait soanlar da yer almaktayd (Sayoullar, s. 35).

BBLYOGRAFYA

emzde, Trih (nr. Bekir Ktkolu), stanbul 1959, s. 27, 67-68; emdnzde, Mrit-tevrh (Aktepe), I, 11-12; II/A, s. 11, 37, 39, 42, 44, 100, 102, 110, 113; Mstakimzde, Tuhfe, s. 750-751; Devhatl-meyih, s. 102; Vsf, Trih, I, 161-162, 320-321; Sicill-i Osmn, IV, 614; lmiyye Salnmesi, s. 534-535; Ahmed Refik [Altnay], Onikinci Asr- Hicrde stanbul Hayat (1689-1785), stanbul 1930, s. 96, 214-215; Danimend, Kronoloji, IV, 539-540; V, 559; Uzunarl, Osmanl Tarihi, IV/2, s. 488-492; a.mlf., lmiye Tekilt, s. 191-194; Mjgn Cunbur, eyhlislm Veliyyddin Efendi Vakflar ve Ktphanesi, Necati Lugal Armaan, Ankara 1968, s. 165-189; M. Orhan Bayrak, stanbulda Gml Mehur Adamlar (1453-1978), stanbul 1979, s. 73; Abdlkadir Altunsu, Osmanl eyhlislmlar, Ankara 1972, s. 143; Gnay Kut - Nimet Bayraktar, Yazma Eserlerde Vakf Mhrleri, Ankara 1984, s. 108-109; A. Sheyl nver, eyhlislm Veliyydin Efendi, Sleymaniye Ktp., A. Sheyl nver, Dosya, nr. 322; Recep Sadri Sayoullar, Trk Talik Yaz Ekolnn Douunda eyhlislm Veliyyddin Efendi (yksek lisans tezi, 1991), M Sosyal Bilimler Enstits; Mehmet Nermi Haskan, Eypl Mehurlar, stanbul 2004, II, 202; M. inasi Acar, nl Hattatlarn Mezarlar: Gelimli Gidimli Dnya, stanbul 2004, s. 56-57; smail E. Ernsal, Osmanl Vakf Ktphaneleri: Tarih Geliimi ve Organizasyonu, Ankara 2008, s. 241-242, 288, 291, 311, 349-350, 373, 406-407, 444, 454, 485, 533.

Tahsin zcan

VELYYDDN EFEND KTPHANES


eyhlislm Veliyyddin Efendinin (. 1182/1768) stanbulda Beyazt Camiinin kble ynnde kurduu ktphane. III. Mustafa devrinde iki defa eyhlislm olan Veliyyddin Efendi, 3 Reblevvel 1175 (2 Ekim 1761) tarihinde eyhlislmlktan ilk azlinde dzenledii bir vakfiye ile (eriyye Sicilleri Arivi, Evkf- Hmyun Mfettilii, nr. 164, vr. 381b-384b) 150 kitabn tf Efendi Ktphanesine vakfetmi, ktphne hfz- ktblerinin cretlerini de bir miktar arttrmtr. Fakat eyhlislmla ikinci tayininde bu vakfndan rc etmi, 3 Cemziyelhir 1182 (15 Ekim 1768) tarihli vakfiyesiyle tf Efendi Ktphanesine verdii kitaplarla sahip olduu dier kitaplar, Beyazt Camiinin kble ynnde sa tarafa bitiik olarak yaptrd ktphanesine vakfetmitir (VGMA, nr. 745, s. 79-107). Vakfiyede, ktphane personelinde aranacak vasflarla ilgili artlarn tf Efendi ve Rgb Paa ktphanelerinin vakfiyelerinin etkisi altnda kalnarak dzenlendii grlmektedir. Veliyyddin Efendi vakfiyesinde ktphanesine tayin edilecek birinci hfz- ktbe gnlk 120, ikinci hfz- ktbe 110, iki mstahfza 40ar, bevvb ve ferra 10 ake verilmesini art komu, ayrca hfz- ktblerin kendilerine ayrlan evlerde oturacaklarn belirtmitir. Vakfiyede hfz- ktbde bulunmas gereken nitelikler yannda bulunmamas gereken nitelikler de yazlmtr. Veliyyddin Efendi bu greve mderris, kad, imam ve eyhlerin getirilmemesini istemi, hfz- ktblerin ktphanede btn gn bizzat bulunmas zerinde srarla durmu, dier baz vakflarda grld gibi len hfz- ktblerin yetikin olmayan ocuklarnn babalarnn grevine getirilmemesini kaydetmitir (VGMA, nr. 745, s. 80). Dnemin dier ktphanelerinde uyguland gibi Veliyyddin Efendi Ktphanesinden de darya dn kitap verilmemesi belirtilmitir. Ktphaneye vakfedilen kitaplarn bir listesi vakfiyenin sonunda bulunmaktadr. Buna gre Veliyyddin Efendi daha nce tf Efendi Ktphanesine vakfettii kitaplarla birlikte (eriyye Sicilleri Arivi, Evkf- Hmyun Mfettilii, nr. 164, vr. 381b-384bde bu kitaplarn saysnn 150 olduu grlmektedir) 1690 cilt kitabn bu ktphaneye koymutur. Ktphaneye vakfedilen kitaplarn satr saysn, cilt ve tezhip zelliklerini belirten bir katalogun konulduu daha sonraki yllarda yaplan saym kaytlarndan anlalmaktadr (Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 3290, vr. lb). Tarihi Vsf Efendi, Veliyyddin Efendi Ktphanesinde ndir kitaplarn bulunduunu ve ktphaneden ok sayda okuyucunun faydalandn belirtir: Ekser mahallerde bulunmayan ktb-i ndire o kitbhnede mevcut ve izdihm- talebe ile dim istifde-i `ulm olunduu mehd olup ... (Trih, I, 206). Yine ayn tarihinin bildirdiine gre Veliyyddin Efendinin olu da ktphane iin deerli kitaplar satn ald gibi talebelerin ihtiya duyduklar kitaplar temin ederek bu koleksiyonu zenginletirmektedir (a.g.e., I, 206-207). Ktphane koleksiyonu, daha sonra buraya dier cami ve medreselerden nakledilen Takprizde brhim Efendi, Halil Efendi, Fenrolu emseddin, Tatar Abdullah ve Ebbekir Efendi b. Hasan Paann kitaplaryla daha da zenginlemitir. Cevdet Paann Veliyyddin Efendi Ktphanesine vakfettii 182 kitap arasndan kan rif Hikmet Beyin Medinedeki ktphanesine vakfettii on kitap Medineye gnderilmitir (BA, MF. KTU. Dosya 5, nr. 98). Molla Fenrnin ktphanesinden kan baz kitaplar da bugn Veliyyddin Efendi Ktphanesinde bulunmaktadr (nver, s. 3).

Veliyyddin Efendi Ktphanesinin saym her yln muharrem aynda yaplmakta, bu grevi yerine getiren mfettie 40 kuru denmekteydi (VGMA, nr. 745, s. 81). Bu saymlar sonucu hazrlanan baz kataloglar mevcuttur (Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 3290). Ktphanenin 1248de (1832) yaplan saymndan sonra hazrlanan katalogunda bibliyografik knyelerin tesbitinde kitaplarn boylarnn da belirtilmesine alld grlmektedir. Bu katalogda kta-i mutavassta, kta-i rubu, kta-i kebre eklinde kitaplarn llerine de iaret edilmitir. Ktphanenin katalogu 1304 (1886) ylnda devr-i Hamd kataloglar arasnda baslmtr. Vakfiyesinde belirtildiine gre Veliyyddin Efendi Ktphanesi cuma gn hari her gn gne doduktan bir saat sonra almakta ve gnein batndan bir saat nce kapatlmaktayd. Hfz- ktbler, ktphaneye hi kimse gelmese de bizzat grevlerinin banda bulunmak mecburiyetindeydi. Veliyyddin Efendi Ktphanesi, dier mstakil ktphanelerde grld gibi rutubetten korunmas iin havalandrma salayacak bir mahzen zerine iki kubbeli olarak ina edilmiti: Tahtnsi iki bab krgr mahzen ve fevknsi iki kubbeli krgr ktbhne-i latfe (VGMA, nr. 745, s. 79). Personel masraflarnn karlanabilmesi iin II. Bayezid vakfndan 1150 kuru tahsis edilen Veliyyddin Efendi Ktphanesine Beyazt Camiinin iinden geilmekteydi. Ktphanedeki kitaplar Cumhuriyet dneminde 1952 ylnda Beyazt Devlet Ktphanesine nakledilmitir (Bayraktar, s. 74). Bu koleksiyonda 3431 yazma, 515 basma kitap bulunmaktadr (Gkman, s. 18).

BBLYOGRAFYA

Veliyyddin Efendinin tf Efendi Ktphnesine vakfettii kitaplarn 1175 tarihli vakfiyesi: eriyye Sicilleri, Evkf- Hmyun Mfettilii, nr. 164, s. 381b-384b; eyhlislm Veliyyddin Efendinin 1182 tarihli vakfiyesi, VGMA, nr. 745, s. 79-107; Vsf, Trih, Kahire 1246, I, 206-207; Sheyl nver, stanbul niversitesi Tarihine Balang: Fatih, Klliyesi ve Zaman lim Hayat, stanbul 1946, s. 3; Muzaffer Gkman, stanbul Ktphaneleri Rehberi, stanbul 1947, s. 18; Mjgn Cunbur, eyhlislm Veliyddin Efendi Vakflar ve Ktphnesi, Necati Lugal Armaan, Ankara 1968, s. 165-189; smail E. Ernsal, Osmanl Vakf Ktphaneleri: Tarih Geliimi ve Organizasyonu, Ankara 2008, s. 120, 242, 288, 291, 311, 350, 373, 406, 454, 485, 533; Nimet Bayraktar, Beyazt Devlet Ktphanesi Yazma Eser Koleksiyonlar, Beyazt Devlet Ktphanesi 125 Yanda: 1884-2009 (haz. Sheyla entrk - Volkan Glek), stanbul 2010, s. 74. smail E. Ernsal

VELYYDDN YEKEN
( ) (1873-1921) Msrl eletirmen ve air. 2 Mart 1873te stanbulda dodu. Babas Hasan Srr Paa, annesi erkez asll bir hanmdr. Yeken lakab Kavalal Mehmed Ali Paann kz kardeinin olu, Yeen lakabyla anlan dedesi brahim Paadan gelir. Henz yanda iken babas tarafndan Kahireye gtrld. Alt yanda babasn kaybedince Msr Maliye bakan olan amcas Haydar Paa onu himayesine ald ve Hidiv Tevfik Paann devlet erknnn ocuklar iin yaptrd Medresetl-encle gnderdi. Burada Trke, Arapa ve ngilizce, Marsilya Fransz Okulunda Franszca ve Yunanca rendi. Mezuniyetinden sonra ksa bir sre Msr halk savclnda alt; ardndan Medresetl-enclden arkada Hidiv II. Abbas Hilminin saraynda grev ald. Yaz yazma yetenei bulunan Yeken daha yirmi yana gelmeden el-hire ve en-Nl gibi gazetelerde edeb, siyas ve itima yazlar yazd. Ardndan Ysuf Fethi Beyle birlikte el-Miys yaymlad (1895). stanbula yapt bir yllk seyahatte r-y Devlet Meclisi yesi amcas Muhammed Fik Beyin yannda kald. Ertesi yl dnd Msrda 1897de II. Abdlhamidi eletirdii el-stime adl gazeteyi neretti, fakat gazetesi yasakland. Bunun zerine Osmanl siyaseti ve zellikle II. Abdlhamidle ilgili dncelerini el-Muaam, elMr gibi gazete ve dergilerde yazmaya devam etti. II. Abdlhamidin davetiyle tekrar stanbula gitti; nce gmrk memurluuna, daha sonra Yksek Maarif Meclisi yeliine tayin edildiyse de Abdlhamid rejimini eletirmeyi srdrd ve Knn- Essnin slah yolunda Jn Trklerin arsn destekledii gerekesiyle 1902de Sivasa srgne gnderildi. Burada alt yl kald ve II. Merutiyetin 1908de iln zerine Msra dnmesine izin verildi. Msrda el-Ehrm, elMeyyed, er-Ridl-Mr, e-uhr gibi dergi ve gazetelerde yazmaya, bir taraftan da elMalm vel-mechl adyla htratn yaymlamaya balad. Bu srada el-Muaamda kan sosyal ierikli baz yazlarn e-aifs-sd, bazlarn da et-Tecrib adyla neretti. 1912de el-dm gazetesinin yayn mdrln stlendi. Bir sre Adalet Bakanlnda altktan sonra 1914te Kral Hseyin Kmilin ynetime gelmesiyle saraya bal zel divan ktiplii grevine atand. 1919 ylna kadar srdrd bu grevinden astm hastal yznden ayrld ve 6 Mart 1921 tarihinde tedavi iin gittii Hulvnda vefat edinceye kadar yaz yazmaya devam etti. Veliyyddin Yeken ilk yazlarnda slm birliini ve Osmanl hilfetini desteklemi, II. Abdlhamidin slm lemini eski gl dnemine ykselteceine inanmtr. Bu sebeple II. Abdlhamid ve iktidar aleyhine yaz yazan btn milliyetileri eletirmitir. Ayn sebeple Msrdaki Osmanl iktidarndan kaanlarn hmisi durumundaki ngiliz igaline kar aka tavr almtr. Fakat Osmanl hkmetindeki ilk grevi srasnda yaplan yanllklarn farkna varm, bu defa II. Abdlhamid ve iktidarn sorgulamaya balamtr (el-Malm vel-mechl, I, 11, 14, 108). Ardndan kurumlardaki yozlamay ve siyaset oyunlarn daha yakndan grnce eletirilerini iddetlendirmi ve II. Abdlhamid karsnda Jn Trkleri desteklemitir. Tepkileri sadece mevcut iktidara ynelikti. Veliyyddin Yekeni o dnemde Msrda hkim olan iki grten Osmanl birlii eksenine yerletirmek mmkndr. Yeken, Msr milliyetiliinden ok Osmanl vatann sevmek,

ngilizlere sempati duymak ve ngiliz igalini savunmakla sulandndan dier Arap asll milliyeti yazarlar kadar etkili olamam ve edebiyat evrelerinden ilgi grememitir (Brugman, s. 56). ngilizlere sempatisinin sebeplerini onlarn o dnemde Msrda izledikleri siyasette aramak gerekir. Veliyyddin Yeken kendini, II. Abdlhamidin iktidarndan kaanlar Osmanl birliine darbe indirmek iin himaye eden ngilizlerin yannda bulmutur. Bu yaknl II. Abdlhamide kar gsterdii tepkiyle de aklamak mmkndr (e-aifs-sd, s. 45-51). Esasen kendini etnik bakmdan Trk, edebiyatta Arap diye nitelemitir (a.g.e., s. 164). Ona gre vatan sadece Msr ya da Anadolu deil btn Osmanl corafyasdr. te yandan aristokrat bir evrede yetimesine ramen hakszla ve zulme ba kaldrm, hep zayflarn yannda yer alm, bundan dolay kul-hrriyye diye anlmtr (Muhammed Mendr, s. 28-48; Aleddin Vahd, s. 231-286). Yeken, yazlarnn dnda dneminin sosyal ve siyasal olaylarna k tutan iirleriyle de n plana kmtr. Divannda Siysiyyt adl blm nemli bir yer tutar. Bu konuyla ilgili en dikkat ekici iiri fil-Menfda (srgnde) siyasal konularla kiisel durumunu birletirmitir. Bunlarn yannda methiye, mersiye ve gazelleri bulunmaktadr. iirleri Ahmed evk ile Hfz brhimin rencilerinin iirlerine ok yakndr. Brugman, Yekenin iirlerini neo-klasik ile neo-romantik iir arasnda bir gei olarak tanmlar. Eserleri. 1. el-Malm vel-mechl. Mellif eserin I. cildinde ocukluk ve genlik yllar ile srgn hayatna dair htralarna ve II. Abdlhamid dneminde Osmanl Devletinin durumuyla ilgili grlerine yer vermi, II. ciltte Sivastaki srgn hayatn anlatmtr (Kahire 1909-1911). 2. eaifs-sd. el-Muaamda kan siyasal ve sosyal konularla ilgili yazlar ve iirlerinden yapt semelerden olumaktadr (Kahire 1910; Beyrut 1970). 3. et-Tecrb. Yine el-Muaamda yaymlanan sosyal ierikli yazlarndan derlenmitir (haz. Fud Mugabgd, skenderiye 1913; haz. Cbrn Mesd, Beyrut 1972). 4. avru Niyz: afe min tril-inlbil-Omniyyil-kebr. Osmanl Devletinin ilk anayasasnn ilnnda rol oynayan Resneli Ahmed Niyzi Aann ttihat ve Terakk Cemiyetiyle ilgili eserinin Arapa tercmesidir (Kahire 1327). 5. Dvn. Mellifin vefatndan sonra kardei Ysuf Hamdi Yeken tarafndan derlenmi olup 2500 beyittir (Kahire 1343/1924; Beyrut 1983; haz. Antuvn el-Kavvl, Beyrut 2001). 6. Dikrn ve Rif. zgrlk, hogr, kardelik, zulm gibi konular ele alan bu roman da lmnden sonra neredilmitir (Kahire, ts.). 7. Fkhet evil-fian eru Sniyyeti Ebil-asan (Kahire 1311). 8. e-al. Paul Charles Joseph Bourgetnin Un divorce (1904) adl romannn Arapa evirisidir. Yekenin ayrca yaymlanm eserlerinde haklarnda bilgi bulunan, ancak imdiye kadar rastlanmam ya da baslmam olan eserleri de mevcuttur (yaymlanmam dier baz eserleri ve hakknda yaplan almalar iin ayrca bk. Yldz, II, 475-476). Veliyyddin Yekenin hayat, eserleri ve fikirlerine dair Derv M. Derv, Antn el-Cmeyyil, Sm el-Keyyl (Veliyyddn Yeken, Kahire 1960), Cbrn Mesd (Veliyyddn Yeken: aiyyeth ve mizch, Beyrut 1960), Muhammed Mendr (Muart an Veliyyiddn Yeken, Kahire 1956), Ahmed Ebl-Hadr el-Mens (Veliyyddn ktiben ve iren, bask yeri yok, 1921), Aleddin Vahd (ul-rriye Veliyyddn Yeken, Kahire 1987), M. M. Zekiyyddin (elKttb-ele: Veliyyddn, el-Menfel, el-Ad, Kahire, ts. [el-Mektebetl-Msriyye]) ve Muhammed Hammd (Veliyyddn Yeken beyne bi-aif ve sdit-tecrb, Beyrut 2004) monografiler kaleme almtr. kr M. Ahmed Semre Veliyyddn Yeken: ayth ve ruhledebiyye (1972, Kahire niversitesi), brhim Ahmed brhim Hseyin Veliyyddn Yeken:

ayth ve iruh (1987, Ezher niversitesi) ismiyle yksek lisans tezleri hazrlamtr.

BBLYOGRAFYA

Veliyyddin Yeken, el-Malm vel-mechl, Kahire 1327/1909, I, 11, 14, 108; a.mlf., eaifs-sd, Beyrut 1970, s. 45-51, 164; Serks, Mucem, II, 1953-1954; Brockelmann, GAL Suppl., III, 49-56; Muhammed Mendr, Muart an Veliyyiddn Yeken, Kahire 1956, s. 28-48; Edhem el-Cnd, Alml-edeb vel-fen, Dmak 1958, II, 464-466; mer Ferruh, el-Minhc filedebil-Arab ve trih, Beyrut 1380/1960, s. 324-331; Sm el-Keyyl, Veliyyddn Yeken, Kahire 1960; J. Haywood, Modern Arabic Literature: 1800-1970, London 1971, s. 102-104; Mounah A. Khouri, Poetry and the Making of Modern Egypt: 1882-1922, Leiden 1971, s. 111-113; J. Brugman, An Introduction to the History of Modern Arabic Literature in Egypt, Leiden 1984, s. 5456; Aleddin Vahd, ul-rriyye Veliyyddn Yeken, Kahire 1987, s. 231-286; Necb elBuayn, uar Arab murn, Beyrut 1411/1991, s. 35-50; Musa Yldz, Bir Osmanl Aydn Veliyyddin Yeken ve Sivas Hatralar, Osmanllar Dneminde Sivas Sempozyumu Bildirileri (ed. eref Boyraz), Sivas 2007, II, 471-484; a.mlf., Bir Osmanl Aydn Veliyyddin Yeken, Sultanehir, sy. 4, Sivas 2007, s. 14-18; sm Muhammed e-ent, Veliyyddn Yeken, Mecellet Mahedil-bu ved-dirstil-Arabiyye, II, Kahire 1390/1971, s. 303; Faruk Bozgz, Son Dnem Bir Osmanl Aydn ve Dnr: Veliyyuddin Yeken, Nsha, I/3, Ankara 2001, s.131144; Mehmet Yalar, Eletirmen ve air Olarak Veliyyuddin Yeenin ada Arap Edebiyatndaki Yeri, U lhiyat Fakltesi Dergisi, XVI/2, Bursa 2007, s. 21-41; J. Jankowski, Yakan, Muhammed Wal al-Dn, EI (ng.), XI, 253; M. M. Zekiyyddin, el-Kttb-ele: Veliyyddn, el-Menfel, el-Ad, Kahire, ts. (el-Mektebl-Msriyye), s. 68-106. kran Fazlolu

VELVLC
() Ebl-Feth Zahrddn Abdrred b. Eb Hanfe b. Abdirrezzk el-Velvlic (. 540/1146dan sonra) Fkha dair eseriyle tannan Hanef limi (bk. el-FETVAl-VELVLCYYE).

VENEDK
talyada tarih bir ehir. talyanca Venezia, Latince Venetia ismiyle anlan ehir Adriya denizinin en u noktasnda bir lagnn iindeki ok sayda adalar stnde kurulmutur. Bu adalar arasndaki ulam kanallarla salanr. Says 160 bulan kanallar ehrin en karakteristik zelliini tekil eder; bunlarn iinde Byk Kanal (Canal Grande) ehri S biiminde ortadan bler. Tarih Venedik ehri alt ksmdan oluur; San Marko Meydan, Rialto Meydan ve Kprs, San Giorgio Maggiore, Murano, Burano ve Torcello adalar nemli merkezlerdir. Lido denilen yer ise ehir ve lagn koruyan bir dalgakran nitelii tar. Yaplan arkeolojik kazlar sonucu ilk yerleme izleri Torcello adasnda ortaya kt. ehrin tarih izleri VI. yzyla kadar iner. Dou Romaya bal olarak gelitiinden Dounun en batdaki ve Batnn en doudaki ehri diye anlr. ncilin derleyicilerinden Aziz Markosun mezarnn Venedike getirilmesiyle buras onun adna atfen anlmaya baland (San Marko). IX. yzyldan itibaren bamsz bir ehir devleti kimlii kazanan Venedik seimle gelen, doj/doc (doce, doxe) denilen bir bakan vastasyla ynetiliyordu. Gl donanmas ve deniz ticaretiyle ne karak Akdenizden Karadenize uzanan kesimlerde koloniler kurdu, ayrca Avrupann Atlantik kylarna kadar hareketli bir ticar a oluturdu. 1797de Napolyon tarafndan igaline kadar 1000 yldan fazla bir sre varln korudu. XIX. yzylda Avusturya mparatorluunun, 1866da talya Krallnn bir paras haline geldi. Venedik, tarihinin ilk dnemlerinden beri mslman devletlerle ticar ilikilerde bulundu. 750de baz Venediklilerin Romadan kle satn aldklar ve bunlar Kuzey Afrikada sattklar bilinmektedir. Ortaalarda ehrin idarecileri, gerek bir ticar a kurdu; tccarlar Akdeniz havzasnda uluslar aras anlamalar ve imtiyazlar erevesinde ticaret yapt. Msrda Eyyblerle Memlkler, Anadoluda Seluklularla Mentee ve Aydn emrleri, Karadenizin kuzeyinde Krm Tatarlar, hatta lhanllar, Akkoyunlular, Safevler, Tunusun Hafs hnedan ile Fastaki Bdler ticar ve siyas iliki kurduklar mslman devletlerdir. Venedikin Osmanllarla temas 1350 civarna rastlar. ki lke arasndaki ilk ticar szleme 1390da I. Bayezidin onaylamasyla yapld; Venediklilere Ayasuluk ve Balat beyleriyle daha nce yaptklar eski ticar imtiyazlar da tannd. Dier anlamalar 1403, 1406, 1411, 1419, 1430, 1446, 1451, 1454, 1479, 1482, 1501, 1517, 1521, 1540, 1567, 1573, 1575, 1595, 1604, 1619, 1625, 1641, 1670, 1699, 1701, 1706, 1718, 1733 yllarndadr. Bu anlamalar bir ahidnmeye dayanyordu. ki nsha halinde dzenlenen metinlerden birinin zerine sultan, dierinin zerine Venedik doju yemin etmekteydi. Sadece 1517 ahidnmesi zerine yemin edilmemiti; ancak Yavuz Sultan Selim, Memlklerin vrisi olarak hareket ediyor, Venedikliler iin verilen emanlar onaylyordu. 1720 Rus-Osmanl antlamas temel alnarak hazrlanan 1733 bar antlamas en son yaplan antlama olup Venedik cumhuriyetinin sonuna kadar bir daha yenilenmemitir. Her iki lkenin elileri ve delegeleri Dou ile Bat arasnda seyahat ettiler. Bir Venedik listesine gre 1360 Martnda Marino Venier ve Leonardo Contarini, Edirnenin fethinden dolay I. Murad tebrik iin gnderilmiti ve bu olay I. Muradn tahta gemesinden ksa bir sre nce gereklemiti.

Venedike yollanan ilk Osmanl elisi ad bilinmeyen bir avutu; 1384 ylnn banda ortak dman olan Cenevizlilere kar i birlii salamak amacyla gnderilmiti. Bunu dier eliler takip etti. XVI. yzylda yaklak her sene bir kii gnderiliyordu. Bu kiiler zellikle ulak, avu, Dvn- Hmyun tercman ve saray grevlileriydi. Bunlardan bazlar sultan adna hareket etme ve mzakerede bulunma yetkisi tayan gerek elilerdi. XVI. yzylda Osmanl hizmetindeki en tannm saray tercmanlar Venedikte bulunuyordu: Ali Bey (1514, 1517), Ynus Bey (Modonlu olup Taroniti ailesine mensup eski bir Venedik vatanda; 1519, 1522, 1530, 1533, 1537, 1542), Leh asll brhim Bey (Joachim Strasz) (1555, 1567) ve 1570te Parise giderken Venedike gelen Mahmud Bey. Mahmud Bey, Kbrs kuatmas balangcnda hapse atld ve yl sonra geri dnebildi. Ayn sava iin ltimatom getiren Kubad avu vazifesini gerekletirdikten sonra stanbula serbeste gitti. Dier birok eli vezir, beylerbeyiler ve sancak beyi tarafndan ya ticaret yapmak ya da ticar ilikileri gelitirmek iin gnderiliyordu. Osmanllarla arpan dier mslman lkelerden gelen eliler de Venedike ulayordu. Osmanl-Venedik sava esnasnda (1463-1479) Venedikliler, Karaman ve Akkoyunlu idarecileriyle ittifak yapt. Dalmaya sahilinde ve Ege denizindeki pek ok yer Venedike bal idi. Girit adasn IV. Hal Seferiyle birlikte 1202de ele geirenlerden satn alan Venedik (1204) Kbrs da 1489da Lusignano ailesinden miras yoluyla kazand. Venedikliler bu blgeleri Osmanllara kar korumak iin savatlar. lki 1415-1419 yllarnda Osmanl donanmasnn imhasyla gerekleti. kinci sava Selnikin Osmanllar tarafndan ele geirildii sralarda 1423-1430 yllarnda yapld. Onu takiben dier savalar 1463-1479, 1499-1502, 1537-1540 yllarnda cereyan etti. Bunlar Kbrsn fethi srasnda 1570-1573 ve Giritin fethi vesilesiyle 1645-1669, 1684-1699, 1714-1718 savalar izledi. XV. yzyln ikinci yarsnda yaplan savalarda Osmanl aknclar talyann kuzeydousundaki Friulinin Venedik blgesine kadar ulat. Venedikliler, Osmanllarn kendi ehirlerini de ele geirecekleri korkusuna kapldlar. Benzer ekilde Girit savann balangcnda 1648de Venedik filosunun anakkale Boazn kapatmas stanbulda derin bir korkuya yol at. 1656da Venedik gemileri stanbulu yeniden tehdit etti. Yzyllar boyunca Venedikle Osmanl Devleti, Dalmaya ve Yunanistanda snr komusu oldu. Ftih Sultan Mehmed dneminden itibaren ortak komisyonlar yeni snrlarn belirlenmesinde birlikte alt. Ayrca iki taraf arasnda deniz snrlar da tesbit edilmiti. 1509da papa ve dier hristiyan idarecilerine kar yaptklar sava esnasnda Venedikliler, Osmanllardan asker yardm istedi, II. Bayezid ise buna cevap vermedi. Yavuz Sultan Selim tahta getiinde artlar tamamen deimi ve Venediklilerin yardma ihtiyac kalmamt. Bununla birlikte Balkanlardan 100 Osmanl askerini cretle tuttular. XVII. yzyln banda spanyollarla yaplan Valtelline savanda Venedikliler, Bosnadan paral asker talebinde bulundular, IV. Murad da buna izin verdi. Her iki filo, 1534-1535te olduu gibi baz dnemlerde zellikle korsanlara kar savata birlikte hareket etti. Baz Venedikli mhtediler Osmanl Devletinde yksek mevkilere kt. Kann Sultan Sleymann vezrizam Makbul (Frenk) brhim Paa, Yunanistandaki Pargadan gelen bir Venedik vatanda, Hekimolu Ali Paa da slma sonradan giren Venedikli bir hekimin olu idi. Yirmi iki yl kap aal grevini yrten Gazanfer Aa, Venedik lagnnde kk bir ehir olan Chioggiada domutu. Venedikli Hasan Paa (Andrea Celeste) Cezayir beyilii (1577-1580, 1582-1587), Trablusgarp beyilii (1585-1586) ve kapudan paalk (1588-1591) grevlerinde bulundu; esirleri arasnda kendisinin canl bir tasvirini yapan spanyol yazar Miguel de Cervantes de vard. Ali Piccinino bir

dier Venedikli reis olup Cezayir tayfasnn bandayd (1621-1645). Alemdarlk yapan Michiel ailesine mensup bir kii 1553te Kann Sultan Sleymann olu Mustafa elebi ile birlikte boulmutu. Mehmed Frankbeyolu (Marcantonio Querini) 1600deki isyan srasnda sa ulfeciler aasyd, daha sonra sipahi ba oldu ve adamlar tarafndan 1602de ldrld. Gazanfer Aann yeeni Mehmed (Giacomo Bianchi) IV. Muradn meclisinde yer alan drt yakn arkadandan biridir. III. Muradn annesi Nurbn Sultann da Venedikli asilzade Nicolo Venier ile Violante Baffonun kzlar olduu sylenmise de byk ihtimalle Korfudan gelen Venedikli bir Rumdur. Bir dier nemli Venedikli Beyolu diye bilinen, Venedik Doju Andrea Grittinin (1523-1538) Rum asll bir kadndan doan gayri mer olu Alvise Grittidir. Vezrizam Makbul brhim Paa ve Kannnin yakn adamlar arasnda yer ald, ticaretle zenginleti, padiahn baz siyas ileri iin gnderildii Erdelde 1534te ldrld. XV. yzyln ikinci yarsndan itibaren Osmanl tccarlar ve gemilerinin ticaret amacyla Venedike gittii bilinmektedir. Tccarlar hem Balkanlardan hem de Anadoludan (daha ok Ankara ve Beypazarndan) gelirdi. XVI. yzylda bunlarn says artt. 1575te Rialto yaknlarndaki allAngelo misafirhanesinde Bosna ve Arnavutluktan gelenler iin ilk fondaco (eya ambar bulunan han) kurulmutu. Venedik hkmeti tarafndan bu kiilerin kalmas iin 1621de Byk Kanalda bir yer kiraland. Yeni Fondaco dei Turchide genellikle ilkbaharda gelip sonbahara kadar kalan, yine ayn ekilde sonbaharda gelerek ilkbahara kadar konaklayan yetmi tccar barnabiliyordu, kapasitesi yaklak 300 kiilikti. Binada namaz klmak iin ayrlan bir oda vard. Fondacoda kalan Osmanl vatandalarndan bazlar gndzleri Venedik mezbahasndan mslman topluluk iin slm esaslara gre et salard. Osmanl vatandalar Avrupa elbiseler giyer, gsteri mahallerine, kahvehanelere gidebilirlerdi. Mezarlklar muhtemelen Lido adasnda olup yahudilerin ve Katolik olmayan hristiyanlarn mezarlarnn yaknnda idi. Gemileri ise Venedik lagnnde St. Markonun yakn bir yerinde, Santo Sepolcro Manastr ve Tersane frnnn nnde zel bir limanda yatyordu. Venedikte yaayan Osmanllar yallar tarafndan idare edilen bir cemaat oluturmutu. Santa Maura, Zante, Nauplia (Anabolu), Cephalonia (Kefalonya) gibi Venedik ehirlerinde grld zere konsoloslar yoktu, sadece ticar temsilcileri bulunmaktayd. Venedikli komisyoncular arasnda Osmanl vatandalar ile gren ve Trke renen kiiler de vard. Saylar 1587de on be-yirmi, 1631de otuz , 1674-1675te yirmi be, 1751de on bir, 1768de beti. Bunlarn saylar Venedikte oalan ve azalan Osmanl tccar topluluunu yanstr. XVI. yzylda yaptklar her ticar anlama iin Venedikli resm tercmanlara vergi dyorlard. Girolamo Civran (. 1550) Osmanllarn Trke bilen Venedikli ilk tercman idi ve 1534te tayin edilmiti. Civrann yerini 1595te lnceye kadar bu ii yrten Michele Membr ald. Daha sonra Osmanllar tarafndan Kbrstan kle olarak alnan, on sekiz yanda iken fidye karlnda serbest kalan, Venedike gittiinde sadece Trke konuabilen Giacomo de Nores tercmanlk yapt. Anadoludan gelen Osmanl tccarlar zellikle deve klndan yaplm elbiseler ve tiftik yn satarlard; bunun yannda baharat da getirirlerdi. Balkanlardan gelenler ise ncelikle deri ve ehrin et tketimi iin hayvan sevkederlerdi. Venedik ii elbiseler ve lks tketim mallar Osmanl ve Venedikli tccarlar tarafndan ihra edilirdi. Muhtemelen, stanbula ihra edilen ilk gzlkler Venedikin cam iiliiyle nl Murano adasnda yaplmtr. XVIII. yzyla kadar pencere camlar, camiler ve kadrgalar iin cam fanuslar Venedikten Osmanl baehrine yollanyordu. Ayrca

Osmanl dkknlarnda satlmak zere baslm kitaplarn hazrland da bilinmektedir. Kurann Arapa ilk basks 1537-1538de Paganino ve Alessandro Paganini tarafndan Venedikte yapld. Marcantonio Giustiniani de Osmanlca gramer ve telaffuz kitaplarn, Tunuslu Hac Ahmedin haritas (mappamundi) diye bilinen dnya haritasn bast. Venedikli kuyumcular da Osmanl Devletinde olduka mehurdu. 1532de bir irket (Defterdar skender de yesi idi) Kann Sultan Sleymana drt tac bulunan, 115.000 duka deerindeki talarla sslenmi altn bir mifer satt. irket mcevher bir eyerle dier kymetli eyalar satmaya hazrd; fakat teebbs destekleyen Vezir Makbul brhim Paa ile Alvise Grittinin bu ii brakmalaryla ticaret belirsizlie brnd. stanbula getirilen dier maddeler arasnda sarklar iin cam sorgular, mcevher kristallerle ssl kutular, eitli trde saat, ayna, Avrupa ii iskemle, permesan peyniri, teriaca diye adlandrlan bir il, ahinler, byk kpekler ve toplumun st katmanlarndaki hanmlar tarafndan talep edilen kk kpekler vard. Bunlarn bazlar diplomatik hediye olarak saraya gnderilmitir. Venedikliler sultan ve vezirlerin taleplerini de karlamaya almtr. Ftih Sultan Mehmed bir ressam istemi, onlar da Gentile Belliniyi yollamtr. Bellini bir madalyon, saray hamam iin freskler (u anda ortadan kaybolmutur) ve sultann mehur bir portresini yapmtr. XVII ve XVIII. yzyllarda Venedik hkmeti gen brokratlara Trke retmek amacyla bir okul at. Fazla baar salayamamakla birlikte bu okul kesintilerle Venedik Cumhuriyetinin ortadan kalkmasna kadar devam etti. XVII. yzyln sonunda ehir piskoposu tarafndan misyonerleri eitmek iin Venedik yaknlarndaki Paduada bir baka Dou dilleri mektebi kuruldu; her iki okul zaman zaman birbiriyle rekabete girdi. Baz Venedikli tccarlar Trke renmiti. Bunlar arasnda Doj Andrea Gritti zikredilebilir. 1499da Venedik elisi Andrea Zancaniyi, yksek bir bedel demek zorunda kald bar antlamasnn deersiz olduu yolunda bilgilendirdi. nk metin Greke yazlmt, II. Bayezid ise yeni brokratik teamller erevesinde sadece Osmanlca belgeleri geerli kabul ediyordu. Bazan tccarlar kendi balarna Arapa ve Trke retirlerdi. Mesel 1517de bir Arap, Venedikin ana caddesi Merceriede Arapa dersi veriyordu. Venedikin gzellikleri karsnda btn parasn harcayacak kadar bylenen Osmanl airi Mesh de (. 918/1512den sonra) ehre yerleip Trke ve Farsa retmek suretiyle geimini salad. Baz Osmanl tccarlar Venedik talyancasn renmiti. 1596da bir Osmanl ve Hollandal tcir Cavada Bentemde bu dille anlamt. Venedik ayn zamanda Osmanl Devleti asndan nemli bir haber merkeziydi. stanbuldaki Venedikli sefirler ve diplomatlarn yazdklar raporlar Avrupada okunurdu. Ottaviano Bon imparatorluk saray ve harem hakknda nemli bir yaz yazmt. 1518de bir Venedik vatanda Yavuz Sultan Selimin erefine bir iir kaleme almt. XVI. yzyldan itibaren Venedikte Osmanl Devleti hakknda kitaplar basld. Francesco Sansovinonun yazd GlAnnali Turcheschi 1571de, Giovanni Battista Donnn yazd Della letteratura de Turchi 1688de ve Gian Battista Toderininin kaleme ald Letteratura Turchesca 1787de tabedildi. Joseph F. von Hammer-Purgstall, Osmanl tarihini yazarken ilk defa Venedik kaynaklarn geni biimde kullanmtr. 1838de Venedik Cumhuriyetinin dmesinden sonra Fondaco dei Turchi onu ykmak isteyen bir kiiye satld. Orada yaayan son Trk olan Sdullah drs bu karar engellemeye alarak mahkemeye bavurdu, Viyanadaki Osmanl elisine mektuplar gnderdi, dilekeler yazd, ancak buray lkesinin

vatandalar iin muhafaza edemedi. Nihayet Venediki niden terketti, onun mcadelesi belediyeyi bu binay satn almaya zorlad ve buras bir mze yapld (1923ten beri Venedik Doa Tarihi Mzesi olarak kullanlmaktadr). talyann bir paras haline gelen Venedik artk bamsz deildi ve Osmanl Devleti ile siyas ilikileri yoktu, bununla birlikte gemi tamamyla unutulmad. 1910 Maysnda Libya sava ncesinde talyaya gelen bir grup Jn Trk bar salamaya, ekonomik ve kltrel ilikiler kurmaya alt, bunun iin Venedike de gitti. Bu ilikilerin htras gnmzde sadece mzelerde, baz caddelerin isimlerinde yaamaktadr (mesel Calle Delle Turchette: Kk Trk Kadnlarnn caddesi). Ayrca eyll aynn ilk pazar gn dzenlenen tarih regattada yer almak iin gelen, Trkler gibi giyinmi kiiler de eski htralar yanstr. Bugn talyann nemli turizm merkezlerinden biri olan Venedik ehrinin nfusu 2010 yl tahminlerine gre 270.000 idi (banliyleri hari).

BBLYOGRAFYA

M. P. Pedani, In nome del Gran Signore: Inviati ottomani a Venezia dalla caduta di Costantinopoli alla guerra di Candia, Venezia 1994; a.e.: Osmanl Padiahnn Adna: stanbulun Fethinden Girit Savana Venedike Gnderilen Osmanllar (trc. Elis Yldrm), Ankara 2011; a.mlf., XV-XVIII. Yzylda Osmanl Venedik likileri, Osmanl, Ankara 1999, XII, 259-265; a.mlf., The Portrait of Mehmed II: Gentile Bellini, the Making of an Imperial Image, 10th International Congress of Turkish Art, Genve 1999, s. 555-558; a.mlf., Between Diplomacy and Trade: Ottoman Merchants in Venice, Merchants in the Ottoman Empire (ed. Suraiya Faroqhi - G. Veinstein), Paris 2008, s. 3-21; a.mlf., Ottoman Diplomats in the West: The Sultans Ambassadors to the Republic of Venice, TD, XI (1996), s. 187-202; a.mlf., Safiyes Household and Venetian Diplomacy, Turcica, XXXII, Paris 2000, s. 9-32; a.mlf., 15 Yzyln Sonunda Friuliye Yaplan Trk Aknlar, Toplumsal Tarih, sy. 167, stanbul 2007, s. 76-79; Casa Isabella Palumbo Fossati, Lcole Venitienne des Giovani di Lingua..., Istanbul et les langues orientales (ed. F. Hitzel), stanbul-Paris 1997, s. 109-122; erafettin Turan, Trkiye-talya likileri I, Ankara 2000; a.mlf., Venedikte Trk Ticaret Merkezi, TTK Belleten, XXXII/126 (1968), s. 247-283; Cemal Kafadar, A Death in Venice (1575): Anatolian Muslim Merchants Trading in the Serenissima, JTS, sy. 10 (1986), s. 191-217; Glru Necipolu, Sleyman the Magnificent and the Representation of Power in the Context of OttomanHapsburg-Papal Rivalry, The Art Bulletin, LXXI/3, New York 1989, s. 402-427; A. Fabris, Artisanat et culture: Recherches sur la production venitienne et la marche ottoman au XVIe sicle, Arab Historical Review for Ottoman Studies, sy. 3-4, Zaghouan 1991, s. 51-60; a.mlf., From Adrianople to Constantinople: Venetian-Ottoman Diplomatic Missions, 1360-1453, Mediterranean Historical Review, VII/2, London 1992, s. 154-200; H. Theunissen, Ottoman-Venetian Diplomatics: The Ahdnames, EJOS: Electronic Journal of Oriental Studies, I/2 (1998) (www2.let. uu.nl/solis/anpt/ejos/EJOS-1.html); C. E. Bosworth, Wenedik, EI (ng.), XI, 202; Molly Greene, Wenedik, a.e., XI, 202-204. Mara Pa Pedan

VENERS
() Ebl-Abbs Ahmed b. Yahy el-Veners et-Tilimsn el-Fs (. 914/1508) Mlik fakihi. Cezayirin batsndaki dalk blgede bulunan Venerste dnyaya geldi. Kaynaklarda doum tarihi yer almamakla birlikte seksen yanda vefat ettiine dair bilgi doru ise 834 (1430) yl civarnda doduu sylenebilir. Kk yata iken ailesi Tilimsna g ettii iin eitimini bu ehirde tamamlad; yine burada eitim, fetva ve telif faaliyetine balad. Bu arada devlet adamlarndan uzak durdu, doru bildii eyleri sylemekten ekinmedi. Abdlvdler (Zeyynler) Hkmdar Muhammed b. Sbit ez-Zeyyn ile aralarnda kan bir anlamazlk yznden 874te (1469) Fasa g etmek zorunda kald (Miyrl-murib, VIII, 341). O dnemde Marib Mernler Devletinin baehri olan Fasta ilm almalarn srdrd. Bata babas olmak zere dnemin ileri gelen limlerinden ders alan Venersnin, byk ounluu Tilimsnda bulunan hocalarnn banda fakihliinin yan sra tefsir ve gramerdeki almalaryla tannan Eb Abdullah Muhammed b. Abbas el-Ubbd gelir. Yine Tilimsnda mehur olan Ukbn ailesinden Ebl-Fazl Ksm b. Sad ile Tilimsnn kdlcemas olan olu Eb Slim brhim b. Ksm ve torunu Eb Abdullah Muhammed b. Ahmed b. Ksm da nemli hocalar arasnda yer alr. Ayrca Muhammed b. Ksm el-Mrr, Muhammed b. Ahmed b. s bnl-Cellb et-Tilimsn, bn Zekr et-Tilimsn ve bn Merzk elKeff gibi limlerden ders okudu. Fasta Mutaaru alle erh yazan Muhammed b. Ksm el-Kavr, Kd Muhammed b. Muhammed b. Abdullah el-Yifren el-Miknsden de faydaland. Bu ehirde elMdevvene ile bnl-Hcibin el-Mutaar gibi mezhebin temel kaynaklarn okutan Venersnin bata Fas kadl yapan olu Abdlvhid el-Veners olmak zere Muhammed b. Muhammed elGards et-Talib, brhim b. Abdlcebbr el-Fecc, Muhammed b. Abdlcebbr el-Fecc, Yahy b. Mahlf es-Ss, Hasan b. Osman el-Cezl, bn Fleyh el-Lemt, Ali b. Ms bn Hrn el-Matgar gibi birok talebe yetitirdi. 20 Safer 914 (20 Haziran 1508) tarihinde Fasta vefat eden Veners, Kdyetlbertl Mezarlnda yer alan Fth Kaps iindeki Bb- Hamrya defnedildi. Veners fkh, hadis ve tefsir gibi ilimlerin yan sra nahivdeki yetkinliinden dolay Sbeveyhi ile mukayese edilmi, dneminde Mlik mezhebinin lideri ve fetva mercii olarak byk itibar grmtr. Hocalarnn nemli bir ksmnn kadlk yapmas ve nevzil eserleri kaleme almas onun fkh dncesini ve eserlerini etkilemi, gerek kendisinin Fas kadl yapmas gerekse bata olu baz rencilerinin yarg grevinde bulunmas sebebiyle verdii fetvalar uygulanma imkn bulmutur. Veners, Mlik mezhebi kaynaklaryla snrl kalmayp dier fkh ekollerinin grlerine de yer vermi Mlik mezhebi dahil zaman zaman bu ekollerin grlerini eletirmitir. zellikle el-Miyrda nceki dnemlerden aktard fetvalar bazan tenkit edip reddetmesi, bazan da eitli ayklamalara giderek tercihlerde bulunmas ve kendi grn kaydetmesi onun ilm dirayetini gstermektedir. almalarnda kendine has bir yazm tarz gelitiren Venersnin fetva merkezli eserlerinin byk ksm kk risleler, mektuplar ve kendisine sorulan sorulara verdii cevaplardan meydana gelmektedir. Bundan dolay rislelerinin pek ou el-

Miyrda yer almakla beraber kaynaklarda bunlarn bazlar mstakil eser gibi zikredilmitir. Eserleri. 1. el-Miyrl-murib vel-cmiul-murib an fetv ulemi fryye vel-Endels vel-Marib. Mlik nevzil literatrnn en nemli kaynaklarndandr. Soru-cevap eklinde kaleme alnan ve fkh bablarna gre dzenlenen eser, mam Mlikten balayp mellifin kendi dnemine kadar gelen mezhep mktesebatn kuatmaya almasyla ansiklopedik bir karakter arzeder. Eserin nemli bir ksmn Maribli Mlik fakihlerinin verdikleri fetvalar tekil etmektedir. Bununla birlikte dier blgelerdeki Mlik fakihleriyle deiik fkh ekollerine mensup limlerin grlerine de yer verilmesi, eseri sadece Endls Mlik fkhna ait malzemeyi bir araya getiren bir eser olarak dnmeye (Powers, Law, s. 4-5) imkn vermemektedir. el-Miyrn yazm 28 evval 901de (20 Temmuz 1496) tamamlanm (Veners, Miyrl-murib, XII, 395), ardndan 914 (1508) ylna kadar eitli eklemeler ve tashihler yaplmtr (Powers, Law, s. 5). Eser ilk defa 1314-1315 (18961897) yllarnda Ahmed b. Muhammed el-Bazzv bakanlnda sekiz kiilik bir heyet tarafndan biri mellif hatt olmak zere be nshas esas alnarak Fasta on iki cilt halinde baslm, daha sonra Muhammed Hacc bakanlndaki bir komisyon bu tabasky esas alp gerekli aklamalarla birlikte yeni bir basksn gerekletirmi (I-XII, Beyrut 1401/1981) ve fihristini hazrlamtr (XIII, Beyrut 1403/1983). Veners bu almasnda pek ok eserden faydalanmakla beraber mam Mlikin elMuvaa, Utbnin el-Ubiyyesi, bn Eb Zeyd el-Kayrevnnin en-Nevdir vez-ziydt, Ebl-Veld el-Bcnin el-Mntes, bn Rd el-Ceddin el-Beyn vet-tali ile elMuaddimtl-mmehhidt ve ehbeddin el-Karfnin e-aresi ve el-Furu temel kaynaklar arasnda yer alr. el-Miyrn ierdii konularn coraf, sosyal, ekonomik ve hukuk mevzular da kapsayacak biimde gnlk hayatla ilgili olmas, gerek mellifin yaad dnemin gerekse daha nceki dnemlerin sosyal yapsna dair birok bilgiye ulama imkn vermektedir. Kitapta toplumun elence, giyim kuam ve yeme ime kltrne, ehirleme ve sava gibi konulara deinilmesi onu dier ilim dallarn da ilgilendiren nemli bir kaynak haline getirmektedir. Ayrca eserde mevcut fetvalarda Venersnin fkh yaklamna, teorinin pratik olaylara uygulanna ve sosyal olgu-fetva ilikisine dair nemli rnekler bulunmaktadr. Venersnin bu kitab daha sonra kaleme alnan birok almaya rnek tekil etmi ve gemi ile gelecek arasnda nemli bir kpr vazifesi grmtr. Eserin nevzil edebiyatndaki nemi sebebiyle Vezzn drt asr sonra yazd benzer bir kitabna el-Miyrl-cedd adn vermitir. te yandan Veners el-Miyra aktard fetvalarn ahslara aidiyeti ve shhati, slbu, baz konularda mphemlik bulunmas gibi sebeplerle eletirilere mruz kalmtr. el-Miyr zerine birok alma yaplmtr; Ahmed Bb etTinbktnin Tertb cmiil-Miyr adl eseri bunlarn banda gelir. Eserle ilgili almalardan biri de Ahmed b. Sad el-Mecld el-Fsnin el-lm bim fil-Miyr min fetval-alm adl ihtisardr (Fas 1351). Emile Amar el-Miyrn baz blmlerini La pierre de touche des ftwas de Ahmad al-Wanschars. Choix de consultations juridiques des faqihs du Maghreb balyla Franszcaya tercme etmitir (I-II, Paris 1908-1909; Liechtenstein 1974). Eserle ilgili olarak Histoire et socit en occident musulman au moyen ge: analyse du Miyr dal-Wansarisi adl bir alma yapan Vincent Lagardre de (Madrid 1995) kitapta nemli grd fetvalar Franszcaya evirmi ve kullanma uygun biimde dzenlemitir. el-Miyrda yer alan el-Mstasen minelbida balkl blm (el-Miyrl-murib, II, 461-511) Henri Peres tarafndan ayn adla yaymlanmtr (Cezayir 1946). ok ynl bir eser olan el-Miyra dair farkl alanlarda da almalar yaplmtr. Francisco Vidal Castro eseri ekonomi ve toplum erevesinde deerlendiren bir doktora tezi hazrlam (Economia y sociedad en al-Andalus y el Magreb a travs de una fuente juridica: el-Miyar de al-Wanarisi [m. 934/1508]. Estudio especial del agua, 1962, Granada

niversitesi), Salud M. Rojas el-Miyrdaki fetvalardan hareketle Grnatada hkm sren Nasrler Devletinin mal ve ekonomik yapsn ve bunlarn hukuk yapyla ilikisini incelemitir (bk. bibl.). Keml es-Seyyid Eb Mustafann Cevnibl-aytil-ictimiyye vel-itidiyye veddniyye vel-ilmiyye fil-Maribil-slm min illi nevzili ve fetval-Miyril-murib lilVeners adl almas da byledir (skenderiye 1996). D. Powers, el-Miyrdaki fetvalardan hareketle 1300-1500 yllar arasnda Kuzey Afrika ve Endlste sosyal hayat, hukuk ve gndelik yaam arasndaki ilikiyi alt olay erevesinde incelemitir (Law, tr.yer.). Patricia Begue-Bicha, Lenfant dans Al Andalus aux XI-XIIe sicles: tude partir des fataw du Miyar dAl Wansharsi (1993, Perpignan niversitesi) ve Naaim el-Hassane La vie sociale et religieuse daprs le Miyar dAl-Wansars (2009, Paris VIII niversitesi) adyla birer doktora tezi hazrlamtr. 2. ul-meslik il avidil-mm Mlik (nr. Ahmed B Thir el-Hatb, Rabat 1400/1980; nr. Sdk b. Abdurrahman el-Giryn, Trablus 1991; Beyrut 2006). Mftlerin bilmesi gereken 118 kaideyi ierir. Ancak bunlarn byk bir ksm daha ziyade mezhep ii baz ihtilflarla ilgilidir. Venersnin olu eseri, Senal-mutebes (en-Nrl-mutebes) li-fehmi avidil-mm Mlik ibn Enes adyla 1500 beyitte nazma ekmitir. Sdk b. Abdurrahman el-Giryn, bu eserle Venersnin olu Abdlvhidin rencisi Mencrun eserini esas alarak Tabtu avidil-fh indelMlikiyye min illi kitbey il-meslik lil-Veners ve eril-Menhecil-mnteab lilMencr adyla bir eser hazrlamtr (Dbey 2002; Beyrut 2010). 3. Drerl-alid ve urerarari vel-fevid (nr. Bedr bn Abdlilh el-mrn, bnl-Hcibin Cmiul-mmeht [Mutaaru bnil-cibil-fer] ile birlikte, Beyrut 2004). bnl-Hcibin el-Mutaarna hiyedir. 4. Uddetl-bur f cemi m fil-meheb minel-cm vel-fur (nr. Hamza Eb Fris, I-II, Beyrut 1410/1990). el-Mdevvene gibi mezhebin temel kaynaklarnda geen baz meselelerin fkh bablarna gre dzenlendii eserde mellif elikili gibi grnen meseleleri inceler ve bu hususta zellikle Eb Bekir Muhammed b. Ali el-Kaffl e-nin Mesin-eras, bn Rd el-Ceddin el-Beyn vet-tali, Eb Bekir bnl-Arabnin el-abesi ve Karfnin elFuru gibi kaynaklara dayanr. 5. el-Menhecl-fi vel-menhelr-ri vel-manel-li bidbil-mvei ve akmil-vei. Noterlikle ilgilidir (Fas 1292, 1298; nr. Latfe el-Hasen, Rabat 1997; nr. Abdurrahman b. Hammd b. Abdurrahman el-Etram, I-II, Dbey 1426/2005; nr. Abdlbhir ed-Devkl, Beyrut 2006). 6. unyetl-mur vet-tl f eri fhi Veiil- el-Fitl (Fas 1307). Ahmed b. Abdurrahman el-Fitlnin noterlikle ilgili almasna dair bir erhtir. 7. Esnal-metcir f beyni akmi men alebe al vaanih en-Nar ve lem yuhcir ve m yeteratteb aleyhi minelubti vez-zevcir (el-Miyr iinde, Fas 1315; Rabat 1981, II, 119-136; nr. Hseyin Muns, Kahire 1996; nr. Eb Hanye - Hasan Mahmd, Amman 2001; nr. Ahmed b. Abdlkerm Necb, Kahire 2006). Bu kk risle Endlsten Kuzey Afrikaya g ettikten sonra tekrar Endlse dnmek isteyenlerin karlatklar fkh meselelerle ilgili sorulara verilen cevaplar ierir. Aboobaker Mehmood Asmal, Muslims under non-Muslim Rule: the Fiqhi (Legal) Views of ibn Nujaym and al-Wansharisi adyla bir doktora almas yapmtr (1998, Manchester niversitesi). Pormann da eserin nceki kaynaklarla ilikisini, fetvalarn daha sonraki dnemlere ve aznlk durumundaki mslmanlarn statsyle ilgili modern tartmalara etkisini incelemitir (bk. bibl.). 8. etl-alek fir-red al men eft bi-tamnir-ril-mterek (Fas 1890). Mellifin, verdii fetvalara yneltilen eletirilere cevap mahiyetinde kaleme ald bu eser Fasta yapt ilk alma olarak kabul edilir. 9. Kitbl-Ecvibe (Rabat Halk Ktp., nr. K-684; Ttvn Halk Ktp., nr. 654).

Ecvibe fhiyye ve el-Mesill-aliyye adyla anlan eser, Eb Abdullah Muhammed el-Kal tarafndan sorulan elli drt soruya verilen cevaplar ihtiva eder. 10. Vefeytl-Veners. 701-912 (1301-1506) yllar arasnda vefat etmi kiiler hakknda ksa bilgiler ierir (Muhammed Haccnin Elf sene minel-vefeyt f eleti ktb adyla yaymlad almann iinde, Rabat 1396/1976, sy. 97-157; nr. Muhammed b. Ysuf el-Kd, Kahire 2009). 11. Kitbl-Vilyt (Rabat 1356/1937, Arapa ve Le livre des magistratures del-Wancherisi balyla Franszca olarak). Mellifin, birok kaynan yan sra Mverdnin el-Akms-sulniyyesiyle bn Ferhnun Tebratlkkmndan yararland eserde kadlarn bilmesi gereken er ve idar meseleler on yedi balk altnda rneklerle anlatlmtr. 12. Mutaaru Akmil-Burzl (Fas Karaviyyn Ktp., nr. 433/3; Rabat Halk Ktp., nr. 1343, K634, K6581; Rabat Kraliyet Ktp., nr. 8462, 9843). Burzlnin Cmiu mesilil-akmndaki nevzillerin muhtasardr. 13. el-Fevidl-mhimme (Rabat Halk Ktp., nr. D-2197). 14. erul-azreciyye fil-ar (Rabat Halk Ktp., nr. 1061-K). 15. Risle f mesililfhiyye (Princeton niversitesi Ktp., slm Yazma Eserler, Garrett nr. 178Y). 16. el-Mbd liaail-umeyd (Fas 1313). 17. el-adl-vcib f marifeti li bnil-cib (nr. Ahmed Abdlkerm Necb, Kahire 1430/2010, bnl-Hcibin Cmiul-mmeht ile birlikte). 18. enNevzill-cmia (nr. erf el-Mrs, Kahire 1432/2011). Venersnin kendi eserlerinde veya baka kaynaklarda isimleri geen el-V li-mesilil-inkr vet-ted, eru Umdetil-akm, Fehrese, Tecrd metemele aleyhi Mutaaru bn Arafe minel-ai-eriyye veluddis-seniyye, Tercemet Eb Abdillh Muammed el-Maar el-Ced, Tal al Mutaari bnil-cibil-fer, illr-riba an esri-afa gibi eserleri de bulunmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Veners, el-Miyrl-murib (nr. Muhammed Hacc), Rabat 1401/1981, II, 119-136, 461-511; VIII, 341; XII, 395; ayrca bk. neredenin girii; a.mlf., Vefeyt (Elf sene minel-vefeyt iinde, nr. Muhammed Hacc), Rabat 1396/1976, s. 144, 145, 148, 149, 150, 151, 153, 154; a.mlf., ulmeslik (nr. Ahmed B Thir el-Hattb), Rabat 1980, neredenin girii, s. 49, 69, 71, 270; a.mlf., Uddetl-br (nr. Hamza Eb Fris), Beyrut 1990, neredenin girii, s. 22, 28, 34-35, 36 vd., 79; bn Asker el-Marib, Devatn-nir (nr. Muhammed Hacc), Rabat 1397/1977, s. 47-48; Mencr, Fihris Amed el-Mencr (nr. Muhammed Hacc), Rabat 1396/1976, s. 40, 44, 50-51, 79; bnl-Kd, Cezvetl-itibs, Rabat 1393/1973, I, 156-157; Ahmed Bb et-Tinbkt, Neyllibtihc (nr. Abdlhamd Abdullah el-Herme), Trablus 1408/1989, s. 135-136; Ahmed b. Muhammed el-Makkar, Ezhrr-riy (nr. Sad Ahmed Arb - Muhammed b. Tvt), Rabat 1398/1978, III, 65, 306-307; Abdlhay el-Kettn, Fihrisl-fehris, II, 1123-1124; Abdlazz Binabdullah, Malemetl-fhil-Mlik, Beyrut 1403/1983, s. 14, 22, 114-115; Fevz Abdrrezzk, el-Mabtl-aceriyye fil-Marib, Rabat 1406/1986, s. 27, 75, 85, 90, 93, 100; Abdlvehhb b. Mansr, Alml-Maribil-Arab, Rabat 1410/1990, V, 108-116; D. S. Powers, The Art of the Legal Opinion: al-Wansharisi on Tawlj, Islamic Legal Interpretation, Muftis and Their Fatwas (ed. Muhammad Khalid Masud v.dr.), Cambridge 1996, s. 100, 114; a.mlf., Law, Society and Culture in the Maghrib: 1300-1500, Cambridge 2002, s. 4-5, 9-10; a.mlf., Four Cases Relating to Women and Divorce in al-Andalus and the Maghrib, 1100-1500, Dispensing Justice in Islam: Qadis and Their Judgments (ed. Muhammad Khalid Masud v.dr.), Leiden 2006, s. 383-409; a.mlf. - E. Terem, From

The Miyar of al-Wanshars to The New Miyr of al-Wazzn: Continuity and Change, Jerusalem Studies in Arabic and Islam, XXXIII, Jerusalem 2007, s. 235-260; Nsrddin Sadn, Minettrit-tr vel-corf lil-arbil-slm, Beyrut 1999, s. 277-285; Muhammed b. Cafer elKettn, Selvetl-enfs (nr. Abdullah Kmil el-Kettn v.dr.), Drlbeyz 1425/2004, II, 171-173; Osman Ylmaz, Endls Mlik Hukuk Geleneinde Mezhep i stidll Yntemi Olarak M Cer Bihil-Amel Kavram (yksek lisans tezi, 2008), Sakarya niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, s. 84; Affe Harb, el-Ulllet esnede ileyh Ebl-Abbs el-Veners f fetval-Miyrilmurib, el-Medresetl-Mlikiyyetl-Ceziriyye, Cezayir 2009, s. 467-469; Hamza Eb Fris, el-mm el-Veners ve kitbh Uddetl-br, Mecelletl-vei vel-mat, sy. 1, Trablus 1986, s. 269, 270; Fr. Vidal Castro, Ahmad al-Wansars (m. 914/1508). Principales Aspectos De Su Vida, al-Qantara, sy. 2, Madrid 1991, s. 324-325, 327-328, 333-338; a.mlf., Economia y sociedad en al-Andalus, Actas del II Coloquio Hispano-Marroqui de Ciencias Histricas, Madrid 1992, s. 339, 341; a.mlf., Las Obras de Ahmad al-Wanars (m. 914/1508). Inventario Analitico, Anaquel de Estudios Arabes, III, Madrid 1992, s. 73-112; mer b. Hammd, Min Mekili kitbil-Miyr lil-Veners: Nisbetl-fetv il abih ve-urfllet affet bi-inczih ve uhrih, Mecelle Dirst Endelsiyye, sy. 25, Tunus 1421/2001, s. 61, 66; sy. 26 (1422/2001), s. 91-108; P. E. Pormann, Das Fatwa die Herrlichsten Waren (Asnl-matir) des alWanars, Isl., LXXX/2 (2003), s. 303; S. M. Dominguez Rojas, La economia del reino nazari a traves de las fetuas recogidas en el Miyr de al-Wanars, Anaquel de Estudios Arabes, XVII (2006), s. 77-107; Smain Khaldi, el-Veners ve el-Miyrul-murib Adl Eseri, slam Hukuku Aratrmalar Dergisi, sy. 8, Konya 2006, s. 359-367; V. Lagardre, al-Wanars, EI (ng.), XI, 139-141. Necmettin Kzlkaya - Osman Ylmaz

VERA
() Takvnn ileri derecesini ifade eden tasavvuf terimi. Szlkte saknmak, kanmak, ekinmek anlamndaki vera kelimesi terim olarak haram ve gnah olup olmad pheli hususlardan zenle kanp hell ve mubahlarn bir ksmndan feragat etmek anlamnda kullanlr. Bu sebeple vera takvnn ileri ve zel bir ekli kabul edilir. Takv mahzurlu olan, vera ise hell olmas pheli olan terketmektir. Bununla birlikte veran mahzurlu olann, takvnn ise pheli saylann terkedilmesi olduunu syleyenler de vardr. Nitekim Gazzl takvnn veran zel bir ekli ve ileri aamas olduunu belirtmitir. Vera kelimesi Kuranda gememekle birlikte vera tarif eden ve faziletini anlatan birok hadis bulunmaktadr (Wensinck, el-Mucem, vra md.). Hris el-Muhsib baz eserlerinde vera kavramn yorumlarken, Gnah gnlne yatmayan ve iini rahatsz eden eydir (Msned, V, 253; Mslim, Birr, 14; Tirmiz, Zhd, 52); Seni pheye dren eyi brak, phe vermeyene bak (Msned, III, 153; Buhr, By, 3; Tirmiz, ymet, 60) gibi hadislere dayanarak vera, bir i iin harekete geme arzusu belirdii zaman bunun hak m yoksa btl m olduu aklk kazanncaya kadar kalbin durup dnmesi eklinde tarif etmi ve bu bilincin takvdan kaynaklandn sylemitir. Ona gre veran almeti kalbin iinde hissedilen ktlkten nefret etmektir. Veran en st seviyesi sakncal olan ileyebilecei korkusuyla sakncasz olan terketmektir. Taatin asl vera, veran asl takv, takvnn asl nefis muhasebesi, bunun da asl havf ve recdr. nsandaki veran derecesi Allahn azabna ve gazabna urama endiesiyle doru orantldr. te yandan ihtiras ve dnyaya rabet veran zayfln gsterir. Bu sebeple vera sahibinin zhid olmas gerekir, zira veran son mertebesi zhdn ilk derecesi kabul edilir. Kaynaklarda Hz. merin beytlmle ait mumu sadece devlet ilerinde kullanmas, mer b. Abdlazzin beytlmle ait bir miski koklamaktan kanmas, Eb Hanfenin ribya girer korkusuyla alacaklsna ait duvarn glgesinde glgelenmemesi, Bir el-Hfnin kz kardeinin umuma ait bir mealenin nda yn eirmesine kar kmas, Hamdn el-Kassrn ziyaretine gittii hasta dostunun lm zerine oradaki mumu hemen sndrp, Artk mum hastann miraslarna intikal etmitir demesi vera rnei olarak kaydedilmektedir. Fkhta ihtiyat kavram, pheli konularda hata ve gnaha dmemek iin en gvenli yolu semeyi ifade etmesi bakmndan vera ile e anlamldr. Tasavvufta vera genelde bir makam kabul edilir. Serrc vera tvbeden sonra gelen ikinci makam diye zikretmekte ve bunun mertebesinden bahsetmektedir. Birinci mertebe hell ile haram arasnda bulunan, hell mi haram m olduu tam bilinmeyen pheli eylerden kanmaktr. kinci mertebe gnl ehlinin veradr; bunlar, Mftler ne ekilde fetva verirse versin sen fetvay kalbinden iste (Drim, By, 2; Msned, IV, 228); Gnah gnlne yatmayan eydir gibi hadislere dayanarak gnln kabul etmedii eyi gnah sayarlar. nc mertebe riflerin veradr, bu da elde edilen eylerin Allah unutturmamasdr. Eb Sleyman ed-Drn, Seni Allahtan alkoyan her ey uursuzluktur derken veran bu trne iaret etmitir (Serrc, s. 70-71). Yahy b. Muz, Allah

Teldan bakasna gnlde yer vermemeyi kalbin vera diye tanmlamaktadr (Kueyr, s. 286). Gazzl veran drt mertebesinden bahseder. lk mertebe ahitlik ve kadlkla velyette aranan adalet ve ehliyetin korunmas iin haraml aka bilinen gnahlardan saknmaktr. kincisi gnah olmas muhtemel eylerden saknan slihlerin vera, ncs harama yol amasndan korkulan hellleri terkeden takv sahiplerinin vera, drdncs Allaha daha fazla yaklamak iin mrn her ann Ondan bakasna harcamaktan kanan sddklarn veradr (y, I, 25-26; II, 95). Gazzl bu drt veradan sadece birincisinin fkhn konusuna girdiini, dier nn ahlk ve hireti ilgilendirdiini sylemi, din hkmlerdeki farkl dereceleri ve mkelleflerin mertebelerini dikkate almadan slih, mttaki ve sddklarn benimsedii vera btn mminlerden beklemenin birtakm vehim ve vesveselere yol aabileceine iaret etmitir (a.g.e., II, 108, 111). Muhsib, Kitbl-Meksib vel-vera ve-bht (nr. Abdlkdir Ahmed At, Kahire 1969; nr. Muhammed Osman el-Hut, Kahire 1984), Eb Cafer Muhammed b. Yakb el-Ferec (Slem, s. 146), Muhammed b. Nasr el-Mervez (Kef-unn, II, 1469), Ahmed b. Hanbel, Ali b. smil es-Sanhc (Beyrut 1987), bn Ebd-Dny (Haydarbd 1408/1988) gibi mellifler KitblVera adyla eserler yazarak veran mahiyeti ve nemi zerinde durmulardr. Ahmed b. Hanbel eserinde vera ile ilgili hadislere ve menkbelere geni yer vermitir (Kitbl-Vera, nr. G. H. Bousquet - Ch. Dominique, Beyrut 1983, 1986).

BBLYOGRAFYA

Tehnev, Kef, II, 1480, 1527; Msned, III, 153; IV, 228; V, 253; Muhsib, er-Riye liullh (nr. Abdlhalm Mahmd - Ahmed At), Kahire 1390/1970, s. 49, 63, 555; a.mlf., elVey (nr. Abdlkdir Ahmed At), Beyrut 1406/1986, s. 235; a.mlf., el-Mesil f amlil-ulb (nr. Abdlkdir Ahmed At), Kahire 1969, s. 200; Serrc, el-Lma, s. 70-71, 303; Kelbz, etTaarruf, s. 84-85; Eb Tlib el-Mekk, tl-ulb, Kahire 1961, I, 277, 453; Slem, abat, s. 146, 562; Kueyr, er-Risle, s. 285-291; Hce Abdullah- Herev, Menzils-sirn, Kahire 1328, s. 9; Gazzl, y ulmid-dn, Kahire 1358/1939, I, 25-26; II, 95, 108, 111; Eb Mansr elAbbd, fnme (nr. Gulm Hseyin Ysuf), Tahran 1347, s. 92-95; ehbeddin es-Shreverd, Avrifl-marif, Beyrut 1966, s. 488; Ferdddin Attr, Tekiretl-evliy (nr. Muhammed stilm), Tahran 1346 h., s. 824; Muhyiddin bnl-Arab, el-Fttl-Mekkiyye, Kahire 1293, II, 231-234; bnl-Kayyim el-Cevziyye, Medrics-slikn, Kahire 1403/1983, II, 21-29; Zerrk, avidt-taavvuf (nr. M. Zehr en-Neccr), Kahire 1388/1968, s. 37; arn, el-Mznlkbr, Kahire 1306, I, 13; Birgiv, e-aratl-Muammediyye, stanbul 1301, s. 199-219; smil Rush Ankarav, Minhcl-fuar, Bulak 1256/1840, s. 163; Kef-unn, II, 1469; Brockelmann, GAL, I, 310; Ksm Gan, Tr-i Taavvuf der rn, Tahran 1340, s. 270-273; Seyyid Sdk- Ghern, er-i Ilt- Taavvuf, Tahran 1383 h., X, 182-188; H. Yunus Apaydn, Karf, ehbeddin, DA, XXIV, 396. Sleyman Uluda

VERCELN, Eb Yakb
() Eb Yakb Ysuf b. brhm es-Sedrt el-Verceln (. 570/1175) bz limi. 500 (1106) ylnda Cezayirin gneyinde bzyyenin nemli merkezlerinden Verceln (Vrceln/Vercln; Wargla, Ouargla) ehrinin Sedrte kynde dodu. lk eitimini memleketinde Eb Sleyman Eyyb b. smil ve Eb Zekeriyy Yahy b. Eb Zekeriyy gibi limlerden ald. kinci hocasyla birlikte arkadalarndan Eb Ammr et-Tenvt el-Verceln ve Eb Amr Osman b. Halfe es-Sevf el-Mrgann o dnemde bz dncesinin nde gelen temsilcilerindendi. Verceln Endlse giderek uzun sre kald Kurtubada (Cordoba) tahsilini ilerletti; Cezayire dndkten sonra Sudana ilim ve ticaret amal seyahatte bulundu. Hac ibadetini yerine getirmek iin gittii Hicazda ulemdan faydaland. Hadis, tefsir, fkh, tarih ve siyer, kelm, Arap dili ve edebiyat konularnda bilgisini arttrd. lm kiilii yannda dncelerini ekinmeden sylemesi, ahlk ve tevazuu ile de tannan Vercelnnin rencileri arasnda olu Eb shak brhim ile Eb Sleyman b. Eyyb b. Nh anlmaktadr. Verceln Vercelnda vefat etti ve Sedrtede defnedildi. Eserleri. 1. el-Adl vel-inf f marifeti ulil-fh vel-itilf (I-III, Maskat 1984, 2004). bz fkh usulnn en nemli kaynaklarndandr. Ebl-Abbas e-emmh eseri nce Mutaarl-Adl vel-inf adyla zetlemi (Maskat 1404/1984), daha sonra eru Mutaaril-Adl vel-inf adyla erhetmitir (her iki eser Gardyede el-Hc Slih Lal Ktphanesinde kaytldr). el-Adl vel-inf Ebl-Ksm b. brhim el-Berrd tarafndan el-Ba-d vel-istikf an aii men Kitbil-Adl vel-inf ismiyle tekrar erhedilmitir. emmhnin muhtasar zerine mer b. Ramazan Refut-terh f Mutaari-emm adyla bir erh, Ysuf b. Muhammed el-Mass bir hiye, emmhnin erhi zerine de Muhammed b. Ysuf Ettafeyyi bir erh, Muhammed b. mer b. Eb Sitte el-Cerb ve Muhammed b. Ysuf el-Musab birer hiye yazmtr. Eb Mlik mir b. Hams el-Mlik elUmn, emmhnin muhtasarn Mevridl-elf Namu Mutaaril-Adl vel-inf adyla 1250 beyitte manzum hale getirmitir (Maskat 1405/1985). Mhenn et-Tivcn, emmhnin erhini Tunusta Klliyyetz-Zeytnede doktora tezi olarak nere hazrlam (Cezayir, Karre Cemiyyett-Trs Ktp.), Mustafa Slih Bc, Eb Yab el-Vrceln ve fikrhl-ul mureneten bi-Eb mid el-azzl adl yksek lisans tezinde el-Adl vel-inf ile Gazzlnin el-Msafsn karlatrmtr (Maskat 1995, 2006). el-Adl vel-inf Amr Halfe en-Nm tahkik etmeye balamsa da tamamlayamamtr (Cezayir, Gardye, Cemiyyett-Trs Ktp.). 2. edDell vel-burhn li-ehlil-ul. Kelma dair bu eserde felsefe, mantk, tarih, riyziyyt vb. ilimlerin eitli konularna da yer verilmitir. Vercelnnin ilm birikimini geni biimde yanstan eserde ayrca dier slm kelm akmlar ve zellikle blgede yaygn olan Earlie kar bz dncesi savunulmaktadr (I-III, Kahire 1306, 1316, tabask). Eser Umanda da birok defa yaymlanm (nr. Slim b. Hamed el-Hris, I-II, Maskat 1403/1983, 1427/2006), Slih Bsad, Tunusta Klliyyetz-Zeytnede eseri doktora tezi olarak nere hazrlamtr. 3. Tertbu Msnedir-

Reb b. abb. bzlerin hadis konusunda temel kayna saylan Reb b. Habb el-Ferhdnin elMsnedinin (el-Cmiu-a) yeniden dzenlenmi eklidir. Defalarca baslan eser (Kahire 1328; I-VIII, Maskat 1402/1982, Muhammed b. mer b. Eb Sitte el-Cerbnin hiyesiyle) birok aratrmaya konu tekil etmitir. Muhammed b. Ysuf Ettafeyyi eseri Tertbt-Tertb adyla tekrar dzenlemitir (Cezayir 1326). 4. Merecl-bareyn. Manta dair olup ed-Dell vel-burhn adl eserin sonunda mevcuttur. Abdlazz es-Semn buna Tauml-mevceyn al (f eri) Merecilbareyn adyla bir erh yazmtr (Ben Yescen/Gardye, stikmet Ktp., mellif hatt). mer l Hakm, Cezayir niversitesi Klliyyetl-ulmil-slmiyyede eseri doktora tezi olarak nere hazrlam olup alma henz savunma aamasndadr. 5. Tefsrl-urnil-kerm. Bugne ulamayan eserin yetmi cz olduu sylenir. Berrd, eserin Bakara ve l-i mrn sreleriyle ilgili 700 varaklk ksmn grdn kaydeder. 6. el-adetl-icziyye. Hicaza yapt yolculuu anlatt 360 beyitlik bir manzumedir (nr. el-Hc Muhammed Yahy, Gardye 2008). 7. Dvn ir. Eserden sadece, hocas Eyyb b. smil iin yazd bir mersiye Dercnnin abatlmeyi bil-Maribinde (II, 462-469) gnmze ulamtr. 8. Risle f tercimi riclil-Msned (Ben Yescen/Gardye, l Yedder Ktp.). Reb b. Habbin el-Msnedinde geen ricle dairdir. 9. Kitbl-Esm (Ben Yescen/Gardye, l Yedder Ktp.). 10. Resil mtenevvia. ed-Dell velburhn adl eserin III. cildinde mevcuttur. 11. eru Siyeri Mabb b. er-Ral f tril-byye bil-Mer. Mellifin ada Eb Ammr et-Tenvt, Sret Eb Ammr Abdilkfsinde bu eseri zikreder. 12. Ftul-Marib. Almanyada bir ktphanede yazma nshasnn bulunduuna dair baz kaytlar vardr (Bc, Eb Yab el-Vrceln, s. 124-125).

BBLYOGRAFYA

Eb Yakb el-Verceln, ed-Dell vel-burhn (nr. Slim b. Hamed el-Hris), Maskat 1427/2006, neredenin girii, I, 9-11; Dercn, abatl-mei bil-Marib (nr. brhim Tally), Kosantne 1974, II, 460-469, 489-495; Ebl-Ksm b. brhim el-Berrd, el-Cevhirl-mntet, [bask yeri yok] 1306, s. 220-221; emmh, Kitbs-Siyer (nr. Ahmed b. Sud es-Seyyb), Maskat 1407/1987, II, 105-106; Azm Slih, unl-bn f tri Verceln, Karre Mektebet cemiyyetittrs, vr. 185, 221-224; Serks, Mucem, II, 1916; Ali Yahy Muammer, el-byye fil-Cezir, Kahire 1399/1979, s. 237-241; dil Nveyhiz, Mucem almil-Cezir, Beyrut 1400/1980, s. 341-342; Mustafa Slih Bc, Eb Yab el-Vrceln ve fikrhl-ul mureneten bi-Eb mid el-azzl, Maskat 1415/1995; a.mlf., Menhecl-ictihd indel-byye, Maskat 1426/2005, s. 54-60, 87, 109-110, ayrca bk. ndeks; Muhammed b. Ms Bbamm v.dr., Mucem almil-byye, Beyrut 1420/1999, II, 481-483; T. Lewicki, el-Merrinelbyyn f tri fryye-imliyye (trc. Mhir Cerrr - Rm Cerrr), Beyrut 2000, s. 129-131; J. C. Wilkinson, Ibi adth: an Essay on Normalization, Isl., LXII/2 (1985), s. 231-259. Mustafa Slih Bc

VERCELN, Eb Zekeriyy
() Eb Zekeriyy Yahy b. Eb Bekr es-Sedrt el-Verceln (. 500/1106 civar) Maribli bz tarihisi, fkh ve kelm limi. Kuzey Afrikadaki bzlerin en nemli merkezlerinden biri olan Vercelnda (Vrceln/Vercln; Wargla, Ouargla) dodu. lk eitimini bu ehirde ve bzlerin youn olarak yaad civar blgelerde ald. Amcas Eb Hamza shak b. brhimden hadis okudu. 460 (1068) ylndan itibaren ilim tahsili amacyla nce Trablusgarpa gitti; ertesi yl Ebr-Reb Sleyman b. Yahlef elMeztden ders almak iin onun yaad kye yerleti. Bu blgedeki hocalar arasnda Eb Muhammed Mksan b. Hayr ve Eb Abdullah Mzin b. Abdullah el-Visyn saylmaktadr. 474te (1081) Vercelna dnen Eb Zekeriyy bz tarihilerine gre Vercelnda vefat etti, Verceln veya civarndaki Sedrtede defnedildi. Verceln, Siyerl-eimmenin birinci ksmn 500 (1106) ylnda tamamladna gre bu tarihten sonra vefat etmi olmaldr. Eb Zekeriyy el-Verceln ve kardei Eb Yahy Zekeriyy el-Verceln, bzlerin nemli limlerinden kabul edilir. Onuncu nesil bz eyhleri arasnda hocas Ebr-Reb Sleyman b. Yahlef el-Mezt ile birlikte eyhayn diye nitelendirilir. Yetitirdii pek ok talebe arasnda Yahy b. Muhammed en-Nefs, Ebr-Reb Sleyman b. Abdsselm el-Visyn, Eb Nh Slih b. brhim b. Ysuf ez-Zemrn ve Eb Amr Osman b. Halfe es-Sf saylabilir. Eserleri. 1. Siyerl-eimme ve abruhm (Kitbs-Sre ve abrl-eimme, Tru Eb Zekeriyy). Vercelnnin en mehur eseri olup bir bz mellifi tarafndan kaleme alnan en eski kaynaklardandr. Eser, bzliin Kuzey Afrikadaki yayl ve bzlerin bu blgede kurduu Rstemler hakknda nemli bilgiler iermektedir. Verceln bu eseriyle Ebl-Abbas ed-Dercn ve Ebl-Abbas e-emmh gibi bz tarihilerini etkilemitir. Ebr-Reb Sleyman b. Abdsselm el-Visyn ve Sleyman el-Brn gibi bz tarihileri de Vercelnnin eserinden yararlanmtr. Siyerl-eimmede II-V. (VIII-XI.) yzyllar arasnda Kafsa, Kantara, Verceln ve Thertte yaayan bz limlerinin biyografileri ve ilm faaliyetlerine dair bilgiler yer almaktadr. ok az sayda yazma nshas bulunan eserin nemli ksmn tekil eden ilk blmn, Emile Masqueray, hatal ve eksik bir yazmaya istinaden Franszcaya kt bir evirisini yapmtr (Chronique dAbou Zakaria, Algiers 1878). R. Le Tourneau ve H. Roger dris eserin daha iyi bir tercmesini yapmtr (Revue Africaine, sy. 104 [1960], s. 99-176, 322-390; sy. 105 [1961], s. 117-176, 323-374). Kitap, smil el-Arab (Cezayir 1399/1979, 1984; Beyrut 1402/1982) ve Abdurrahman Eyyb (Tunus 1405/1985) tarafndan tahkik edilerek yaymlanmtr. 2. el- fil-akm. bz fkhna dair olan eseri Muhammed Mahmd Kmil tahkik ederek drt cilt halinde neretmitir (Kahire 1404/1984).

BBLYOGRAFYA

Eb Zekeriyy el-Verceln, es-Sre ve abrl-eimme (nr. Abdurrahman Eyyb), Tunus 1985; Dercn, abatl-mei bil-Marib (nr. brhim Tally), Beyrut, ts. (Drl-fikril-Arab), II, 425-427, 448-451; emmh, Kitbs-Siyer (nr. Ahmed b. Sud es-Seyyb), Maskat 1407/1987, II, 92-93; Brockelmann, GAL (Ar.), VI, 92-93; Farhad Daftary, The smls: Their History and Doctrines, Cambridge 1992, s. 621; Sad Zall Abdlhamd, Trul-Maribil-Arab, skenderiye 1994, II, 398; Nsrddin Sadn, Minet-trit-tr vel-corf lil-arbil-slm, Beyrut 1999, s. 42-49; T. Lewicki, el-Merrinel-byyn f fryye-imliyye (trc. Mhir Cerrr - Rm Cerrr), Beyrut 2000, s. 134-138; a.mlf. - A. De Motylinski, Ab Zakariyy alWarln, EI (ng.), I, 167; Omar Bencheikh, Ab Zakariy Yaya Ibn Ab Bakr, Kitb as-sra wa-abr al-aimma, St.I, LXV (1987), s. 173-176; Masoud Jalali-Moqaddam - Tr. Maryam Rezaee, Ab Zakariyy al-Warjaln, Encyclopedia Islamica, Leiden 2009, II, 768-769. Mehmet Salih Ar

VEREENIGDE OOST-INDISCHE COMPAGNIE


(bk. HOLLANDA DOU HNDSTAN RKET).

VERG
Gnmzde vergi, devletin kamu giderlerini karlamak zere kiilerden cebren ve karlksz olarak toplad ekonomik deeri ifade eder. Belli bir kamu hizmetine karlk olmadan alnmas vergiyi har ve resim gibi dier kamusal mal ykmllklerden ayrr. Vergi, devletin mal gcn meydana getiren temel kaynak kiilerin de temel vatandalk grevi olduundan modern hukuk, iktisat ve maliyenin yan sra siyaset ve kamu ynetiminin de ana konularndan birini tekil etmi; vergilendirme sreci, vergi yetkisi ve bu yetkinin dalm, vergi mkellefi, verginin tarh, tebli, tahakkuk ve tahsili asndan gemie oranla daha kapsaml ve sistemli aamaya gelinmitir. nceleri bireylerin ortak harcamalara gnll ve yardm niteliinde katlm ile balayan ve devlet tekiltnn olumasyla genel nitelikte ve zorunlu bir ykmlle dnen, bu sebeple toplumlarn tarihi kadar eski bir gemii bulunan verginin slm reti ve uygulamadaki yerinin kavranabilmesi iin bu konuda gelitirilen terminolojinin, fakihlerin gelitirdii teorilerin ve balangtan zamanmza kadar ok sayda slm devletindeki uygulamalarn ele alnmas gerekir. Belli bir dneme ve uygulamaya gre yaplan deerlendirmelerin kurumsal gelimeleri btnyle yanstmas mmkn olmad gibi sadece slmiyetin ortaya kt dnemi incelemek de yeterli olmayacaktr. Vergiyle ilgili terminoloji ve doktrinle uygulama arasndaki etkileim ve ncelik-sonralk ilikisi, her bir vergi trnn meruiyet sebebi ve erlii, ibadet nitelii tayp tamad hususlar da yaplacak deerlendirmelerde son derece nemlidir. A) Terimler. Kuranda eitli vergi trlerini belirten kelimeler (zekt, cizye, fey, hara) bulunmakla birlikte bir btn halinde vergiyi ifade eden bir kelime yoktur. Hadislerde bu terimlerin yannda zellikle Chiliye dneminin haksz uygulamalarn yanstan gmrk ve pazar yeri vergisi anlamnda meks terimi yer alr (Msned, IV, 109, 143). Uygulamada ilk fetihler dneminde vergi vb. ykmllkleri belirtmek zere kullanlan tabir ve terimler arasnda bir yeknesaklk yoktur. Ayn vergi deiik blgelerde farkl isimler alrken farkl vergiler bazan ayn adla anlmaktadr. Ancak rivayetler Araplarn Suriye, Irak ve Msrda balangtan itibaren lafzdaki benzerlie ramen ba vergisiyle toprak vergisini ayrdklarna iaret etmektedir. Hara kelimesi bir taraftan vergiyi veya devlet gelirlerini ifade etmesi bakmndan genel, dier taraftan arazilerden alnan nakd veya ayn toprak vergisini ifade etmesi asndan zel bir anlama sahiptir. Har ve hara kelimeleri vergi, pazar resmi, ba vergisi gibi anlamlar tar. slm corafyasnn genilemesine ve uygulamann eitlenmesine paralel olarak vergi konusunda da zengin bir terminoloji ortaya kmtr. Klasik kaynaklarda nasla belirlenenler dndaki vergiler iin meks, darbe, vazfe, nibe (daha ok Hanef kaynaklarnda), klef sultniyye (daha ok Hanbel kaynaklarnda, Osmanllarda ise teklf), resm (rsm), avrz, bc terimlerine rastlanr. Vergi koymay belirtmek zere tavzf, farz, darb, vergi toplama iin cibyet, vergi vermek iin ihrc, it, t gibi terimler kullanlmtr. Gnmz Arapasnda vergi daha ok darbe kelimesiyle ifade edilir ve terimin genelde naslarn belirledii er-mal ykmllklerin yan sra mks, rsm, mukarrert, cevl, mevrisl-hariyye, remy gibi rf nitelikteki vergi trlerini de kapsad kabul edilir. Geni anlamyla hesap/kesenek, vergi/resim anlamnda meks dar anlamda ticaret mallarndan alnan duhliye (i ve d gmrk) resimlerini ifade eder. Ancak kelimenin anlam zamanla genilemi, ticaret mallarndan alnan gayri mer ar vergilerin genel ad olmutur. Bu vergiler iin daha yaygn biimde ur tabiri kullanlmtr. eitli blgelerde bc, damga (tamga)

ve gmrk terimleri de meks ile e anlamldr. Darb kknden gelen darbe gemite de kullanlmakla birlikte (mesel bk. bnl-Esr, V, 349) bugnk kadar geni anlaml ve yaygn deildi. Bir tanma gre darbe, eran farz klnanlar dnda devletin kiiler veya mallar zerine ykledii mkellefiyettir. Ancak ekseriyet bu terimin hem er hem gayri er vergileri kapsad grndedir. Gemite r iin darbetl-r, hara iin darbetl-harc tabirleri kullanlmtr. Memlkler dneminde resml-ganem, resml-cms, rsml-vilyet terkiplerine rastland gibi resim Osmanllarda da vergiyi gstermek zere yaygn biimde geer (bk. RESM). Arapada faraza tabiri vergi tarhetmek mnasndadr. slm devletlerinde brokratik kurumlar divan kelimesiyle ifade edilmi, bu erevede baz divanlar vergi toplama iini stlenmitir. lk divan Hz. mer zamannda fey gelirlerinin datm amacyla kurulmutur. Bunun yan sra ilk dnemlerde mal ileri ynetmek zere eyalet merkezlerinde Ssnler ve Bizans devrinden kalan eski tekilt ve memurlar korunmu, gerek buradaki divanlarn yaz dilinin Arapalatrlmas, gerekse memurlarn artk ounlukla mslmanlardan tayin edilmesine balanmas Emevler dneminin ortalarn bulmutur. Abbsler, Emev divan sistemini gelitirip yaygnlatrmlardr. Bu dnemde haracn ve bir ksm zekt gelirlerinin toplanmasyla Dvnl-harc, dier baz zekt gelirlerinin toplanmasyla Dvns-sadaka ilgileniyordu; merkez divanlarn yan sra her eyalet merkezinde de mahall divanlar vard. Mahall divanlarn kaytlarnn kopyalar merkezdeki Dvnl-harcda toplanyordu. Daha sonraki slm devletlerinde de eitli divanlar kurulmutur (bk. DVAN; ayrca bk. Abdurrahman Vefik, Teklf Kavidi, s. 137153). Hz. Peygamber devrinden itibaren slm devletlerinde vergi memurlar iin kullanlan genel terim mil olmakla birlikte farkl dnemlerde farkl isimler de kullanlmtr. Vali, arf, ir, cb, emin, hazn, s, mtevell, muhassl, beytlml emini, musaddk kelimeleri bunlardandr. Resl-i Ekremin Medineye hicretinin ardndan gmrk memurlarna hur ad verilmitir. Gmrk resminin toplanmas iin grevlendirilen kiilere mekks, ir, mil, bcdr, damgac, gmrk emini, gmrk denilmitir. Smnler dneminde dihkanlar devlet adna vergi topluyor, bu vergileri mil ve emrlere teslim ediyordu. Gazneliler devrinde hara millerine bndr ad veriliyordu. miller tarafndan toplanan zekt ve vergileri alp getirme grevi de mstevflere braklmtr. randa yaygn biimde grlen bu terim mal ilerle Dvn- stfda alan memurlar ve divann reisi iin kullanlmtr. lhanllarda tahsil ii bitiki denilen grevliler tarafndan yerine getiriliyordu. Ayn terimlerin benimsendii Gzn Han devrine kadar mstevf yerine defterdr- memlik, Dvn- stf yerine defterhne adlarna yer verilmitir. XII ve XIII. yzyllarda Anadolu Seluklular devrinde ehirlerdeki vergi memurlarna idi deniliyordu. Cb kelimesi de Osmanl ncesi slm ve Trk devletlerinde vergi toplayan grevliler iin kullanlmtr. Ayrca bc vergisini toplayanlara bcbn (bjbn), bchh (bjhh), bcdr ad verilmekteydi. Osmanllarda cizyeyi tahsil etmekle grevli memurlara nceleri harc veya hara, daha sonra cizyedar denilmitir. Yine Osmanllarda filori vergisi filorici ad verilen bir grevli tarafndan toplanp hazineye gnderiliyordu. Anadolu Seluklular ve Osmanllarda devlete ait vergi ve resimleri toplayan grevlilere muhassl ad da verilirdi. Mtesellim ise Osmanl Devletinde Tanzimattan nce vali ve mutasarrflar adna vergi toplamakla grevli memuru ifade ederdi. B) Doktrin. slm iktisad ve mal esaslarna ilikin eserler II. (VIII.) yzyldan sonra kaleme

alnmaya balanmtr. Genellikle Kitbl-Emvl ve Kitbl-arc ad verilen bu eserlerde vergi konusu, oranlar, vergilendirme srecine ilikin aklamalar, vergi eitleri, vergi memurlarnn nitelikleri, devlet gelir ve giderleri, gelirlerin nerelere harcanaca gibi hususlara yer verilmitir. Klasik fkh literatrnn zekt, cizye, hara, fey gibi konu balklar altnda verilen ve belli lde uygulamay da yanstan bilgilerin yan sra vergilendirme ilkeleri ve teorileri konularn da ileyen klasik dnemin en nemli eserleri arasnda Eb Ysufun Kitbl-arc, Mverdnin elAkms-sulniyyesi, Cveynnin el-ysi ve bn Teymiyyenin eitli eserleri zikredilebilir (ayrntl bir liste iin bk. Kallek, s. 14-28; el-Cmi li-nuil-itidil-slm, bk. bibl.). Klasik kaynaklardaki bilgilerden hareketle vergi, dayand er delil bakmndan naslara dayanan ve ll-emrin takdirine braklan vergi olmak zere iki ksmda ele alnabilir. Naslarla dzenlenen sabit vergiler arasnda mslmanlardan alnan, mslmanlar aras gelir dalmn dzenleme fonksiyonu gren zektn mkellefleri, oranlar ve sarf yeri naslarla belirlenmi olup devletin buradaki rol yalnz uygulamadan ibarettir. Dier ibadetlerde olduu gibi bunlarda deiiklik yapma veya farkl harcama kalemlerinde sarfetme yetkisi yoktur. Geni anlamda zekt deniz rnleri, madenler ve zira rnler dahil mslmanlara ait, ticarete konu olabilen veya nem kabiliyetine sahip servetten alnan vergileri de ierir. Zekt, devletin toplama ve cebir kullanma yetkisinin bulunmas ynyle dier vergilerden farkl olmamakla birlikte ibadet mahiyeti tamas, devlet tarafndan affedilememesi, toplanmad zaman mkelleften dmemesi gibi alardan dier vergilerden ayrlr. Dayanan naslarda bulan bir dier vergi grubu, fey ad altnda toplanan ve yaplan antlamalar sonucu gayri mslimlerden alnan vergilerden oluur. Kii bana (cizye), toprak yahut rnden (hara) ve ticaret mallarndan alnan bu vergilerin miktar deiiklik gsterebilir. Harcanma yerleri mslmanlarn ihtiyacna uygun ekilde ll-emr tarafndan takdir edilir; belirli esaslar erevesinde kamu hizmetlerini ve kamu giderlerini karlamak zere kullanlabilir. Bu iki grup vergiyle daha ok mtekbiliyet esasna dayal gmrk vergisi fkh eserlerinde mstakil blmlerde ayrntl biimde ilenir. Bu vergilerin ve dier hazine gelirlerinin kamu harcamalar iin yeterli olmad durumlarda veya olaan st hallerde vergi alnp alnamayaca ve hangi esaslar erevesinde alnabilecei konular tarih boyunca fakihlerin tarttklar nemli konulardan birini tekil etmitir (bk. NEVB). Gemite ziraata dayal bir ekonominin ve hafif teknolojilerin hkim olmas, savunma, sulama ve ulam dnda kamu yatrmn gerektirecek bir kamu hizmet alannn bulunmamas, eitim ve salk gibi birok alanla ilgili hizmetlerin mahall dzeyde (ky, mahalle ve eitli ehir tekiltlar eliyle) vakflarla ve gnlllk esasna gre yrtlmesi gibi sebeplerle bu tr vergilerle ilgili tartmalar umumiyetle cihad zorunluluu erevesinde gndeme gelmi, bunun yan sra kpr yaplmas, sel felketine kar tedbir alnmas gibi kamunun ihtiyalarnn karlanmas da vergi toplanmasnn gerekeleri arasnda sz konusu edilmitir. Genelde farz- kifye kabilinden hizmetlerin yrtlmesi bu tr vergilerin meruiyetinin temelini oluturur. ll-emrin takdirine braklan ve dnemden dneme, lkeden lkeye farkllk gsterebilen bu vergiler klasik fkh literatrnde nevib, avrz veya rf vergiler gibi adlarla ifade edilmitir. Vergide adalet ilkesi slm limlerinin zerinde srarla durduu en nemli konulardan biridir. Bunun iin vergi miktarnn belirlenmesinde topran verimlilii, sulanabilirlii, tketim merkezlerine veya pazarlara olan yaknl, rnn cinsi gibi unsurlarn dikkate alnmas, vergilendirmede mkellefin deme gcnn gz nnde tutulmas, tahsildarlarn keyf uygulamalarna izin verilmemesi, vergi toplama masraflarnn mkellefe ykletilmemesi, mkelleflere zulmedilmemesi, vergi memurlarnn ahlkl kiiler arasndan seilmesi gibi uygulama ilkeleri benimsenmitir (Kallek, s. 239-240, ayrca

bk. tr.yer.; Muvaffak Muhammed Abduh, s. 102-119). Verginin kiiye, sermayeye, gelir ve tketime ynelik eklindeki drt trnden fkhta esas olarak, gelir ve rnlere ynelik vergilerin sz konusu edildii, tketim vergilerinin yer almad, dier iki trn de baz rneklerinin bulunduu sylenebilir. Mesel zekt her trl sermayeden deil para, menkul mallar ve ticaret mallarndan alnr; nem kabiliyeti bulunmayan mallardan veya retim iin kullanlan sabit mallardan alnmaz. Kii esasna dayal vergi tr olarak ftr sadakas zikredilse de bu trn en nemli kalemi gayri mslimlerden alnan cizyedir. Zekt dndaki vergilerde verginin takdiri kural olarak ynetime braklmtr. Uygulamada vergi oranlarnn dorudan devlet tarafndan belirlenmesi yahut harc- muvazzaf usulnde grld gibi belirli bir blgeye toptan bir vergi konulmas mmkn olmakla birlikte fkhta toptan vergi konulmas uygulamasnn zulme yol ama ihtimali gz nne alnarak ho karlanmad ve baz kaytlar getirildii bilinmektedir. Geni anlamyla zektta umumi gr zira rnler ve madenler dahil btn mallarda nisab miktarnn bulunduu yolundadr; ancak farkl grler de vardr. Zekta tbi mallardaki nisab oranlar grupta toplanabilir. Para ve ticar mallar gibi zerinden bir yl gemesi art olan mallar krkta bir (% 2,5) orannda vergiye tbidir. Hayvanlarn zekt da bu grupta kabul edilebilir. Yl art bulunmayan zira rnlerde ise % 10 oran belirlenmekle beraber retim iin yaplan harcamaya bal olarak bu oran % 5e debilir. nc grup ise oran tartlan madenler ve deniz rnleridir. Bunlarn dier mallar gibi krkta bir oranna tbi olduunu syleyenlerin yannda ister karadan ister denizden karlsn madenlerin bete bir orannda (% 20) vergilendirilecei grn ileri srenler de vardr (bk. MADEN; ZEKT). Hara ve cizyenin miktar yaplan antlamaya ve blgeye gre deimekle birlikte nfus yaps, gelir dzeyi ve topran verimlilii gibi hususlara dikkat edilir. Gmrk vergisinde mslmanlarn ticar mallar zekt kapsamnda deerlendirilirken zimmlere ve dier gayri mslimlere konulacak vergi miktar, mslmanlarn umumi maslahatna uygun biimde belirlenmek zere ynetimin takdirine braklmtr; mtekbiliyet gibi d siyaset esaslarna ve ticaret dengesi, lke iinde mal ktln nleme, ihracat arttrma gibi ekonomi siyaseti esaslarna bal olarak belirlenir. Fkhta btn mallarn zekt dnda dier vergilerin tahsil yetkisi mmete vekleten amme ilerini yrtmekle grevli ll-emre aittir. Gnmzde de btn mallarn ilk dnemlerdeki gibi devlet tarafndan toplanabilecei grnde olanlar vardr. Zekt devletin tayin ettii grevliler (miller) eliyle dorudan tahsil edilir. Zekt toplanmasa bile bizzat mkellefin bunu hak sahiplerine ulatrmas veya ulatrabilecek kimselere veklet vererek teslim etmesi gerekir. Dier vergilerde de fakihlerin tercih ettii yol dorudan tahsil edilmesidir. Bununla birlikte tarihte iltizam/muktaa usul de kullanlmtr. ltizam usulnde ounlukla zulmn sz konusu olmas dolaysyla limler bunu gayri mer grmler, bazlar ise zulm ve suistimalin nlenmesi ve mkelleflerin rzas artlaryla cevaz verilebileceini sylemilerdir. Zekt-Vergi likisi. Zekt-vergi ilikisinde zellikle gnmzde tartlan temel konular zektn bir vergi olup olmad, malda zekt dnda bir hakkn bulunup bulunmad ve buna bal olarak zektn yan sra bir vergi konulmasnn cevaz, vergi vermenin zekt yerine geip gemeyecei meseleleridir. Vergi kelimesinin rf mnas bir tarafa braklp umumi mnas dikkate alndnda bir cihete tahsis edilmi bir hakkn edas ile ilzam anlam tad, bu sebeple zekta bir nevi vergi denebilecei, bu anlamda darib ilhiyye eklinde bir tabirin kullanlabilecei ve bunlarn ilkinin

de zekt olduu ifade edilmekle birlikte (Ahmed e-erebs, XXXIV/4 [1962], s. 477-484) gnmz slm limleri teknik anlamyla vergiyi zekttan ayr tutmaya zen gsterirler. Zektla vergi arasndaki fark konusunda ise zektn bir ibadet olmas sebebiyle mslmanlarn onu din bir farza eklinde yerine getirdii, asl amacn Allahn rzas olduu, verginin ise devletin veya yneticinin ikame ettii bir ykmllk nitelii tad, zektn orannn sabit, verginin miktarnn ise deiken olduu, zektn yette belirtilen yerler, verginin ise umumi iler iin sarfedilecei, zektta srekliliin esas olduu, vergide ise ihtiya bulunmad takdirde alnmayabilecei, zektn sadece mslmandan, verginin ise herkesten alnmas gibi noktalara iaret edilir (a.g.e., XXXIV/8 [1963], s. 976-982). kinci konuyla ilgili olarak genel eilim zektn btn farz- kifyelerle ilgili harcamalar iin yeterli gelmeyecei, zekt dnda da mal zerinde haklarn bulunduu, dolaysyla dier hazine gelirlerinin yetersiz kalmas durumunda mslmanlardan zektn yan sra ilve vergi alnmasnn ciz grld eklindedir. zellikle gnmzde kamu hizmetlerinin ve asker harcamalarn boyutlar gz nnde bulundurulduunda ilve vergilerin zorunluluundan, hatta farz- kifye kabilinden olan bu harcamalarn bir devletin yokluunda dahi mslmanlar tarafndan yerine getirilmesi mecburiyetinden hareketle gereine uygun biimde harcanmak artyla bu tr vergilerin vcip hkmnde olduu belirtilir (Ysuf el-Kardv, s. 716-736). Verginin zekta mahsup edilmesi konusu gemite zorla alnan meksin zekt saylp saylmayaca erevesinde, gnmzde ise kamu otoritesince toplanan vergilerle ilgili olarak gndeme gelmitir. Zekt bir tr vergi kabul eden limler dahil byk ounluk dier vergilerin zekta mahsup edilmesini ciz grmemitir. Bunun en nemli sebebi, zektn farz- ayn mahiyetinde bir ibadet ve harcanaca yerlerin naslarla belirlenmi olmasdr; dolaysyla zekt d vergi gelirleriyle muhta kimselerin ihtiyalarnn karlanmas zekt ykmlln drmeyecei gibi mkellefin genel kamu harcamalarnda kullanlmak zere verdii vergiler de zekttan dlemez (a.g.e., s. 738-747). C) Tarihsel Sre. a) Hz. Peygamber Dnemi. Merkez bir otoritenin bulunmad slmiyet ncesi Arap yarmadasnda kabileler aras mahall nitelikte birtakm vergi trlerine rastlanmaktadr. Mekkede deiik lkelerden getirilen ticar mallardan onda bir orannda vergi alnd, ayrca haclara yemek ikram etmek zere blge halkndan rifde adyla bir vergi topland bilinmektedir. Hicretin ardndan Medine dneminde ilk slm devletinin kuruluu srecinde Resl-i Ekremin ilk yapt ilerden biri yahudilerin kontrolnde olan ve vergi alnan pazar yerinden baka bir pazar yeri belirleyip bu vergiyi kaldrmasdr. Ayrca bu dnemde zekt uygulamasnn yaygnlamaya balad grlmektedir. Balangta sadaka, hayrat ve dier yardmlarla karlanan mal ihtiyalar zektn 2 (624) ylnda farz klnmasyla kurumsal nitelik kazanmaya, beytlml veya devlet hazinesi tarafndan karlanmaya balanmtr. Zekt 8 (630), cizye 9 (631) ylndan itibaren Medinede vergi niteliini alm, merkez idare tarafndan tayin edilen memurlarca toplanm, zekt demeyenlere baz meyyideler uygulanmtr (Erkal, s. 45-55). Kuranda zekt, ganimet ve sadakayla ilgili yetlerde grld zere vergi vb. mal ykmllklere iaret eden yetler genel hkmleri ortaya koyar; ganimet dnda vergi oranlarna ilikin bir hkme rastlanmaz. Vergi oranlar Reslullahn emir ve uygulamalaryla yerlemitir. Kuranda zektn gayesi ve cebren alnabilecei (et-Tevbe 9/103), zekt gelirlerinin harcanaca yerler (et-Tevbe 9/60), zektn nelerden verilecei (el-Bakara 2/267) belirtilmitir. Zektla ilgili oranlarn ve tahsil dnemlerinin belirlenmesiyle vergi tekiltnn da gelimeye balad grlmektedir (Hz. Peygamber dneminde vergi trlerinin geliimi iin bk. a.g.e., s. 55-74). b) Hulef-yi Ridn Dnemi. Bu dnemde vergi konusunda fetihlere bal olarak meydana gelen

nemli gelimelerden biri zekt vermeyi reddeden kabilelerle savalmas ve merkez otoritenin siyas ve mal yetkilerinin aka ortaya konulmu olmasdr. Bir baka gelime, Hz. mer dneminde hara arazisi uygulamasnn yaygnlamasna bal olarak hara gelirlerinin nemli bir gelir kalemi tekil etmeye balamas ve mal ileri ynetmek zere divan tekiltnn kurulmasdr. Ayrca Hz. Eb Bekir ve mer devrinde zekt devlet memurlar tarafndan tahsil edilirken Hz. Osman devrinde ikili bir ayrma gidilmi, ancak mkellefin beyan ile bilinebilecek mallarn (btn mallar) zektnn mkellefler tarafndan mstahak olanlara verilmesi, zhir mallara ait zektn ise devlet memurlar tarafndan tahsili esas kabul edilmi, bu prensip sonraki uygulamalar da etkilemitir. Hz. Peygamberin vefatnn ardndan beytlmle gelen mallar fey, ganimet ve zekt olmak zere ksma ayrlmtr. Fey zimmlerden bar antlamas gerei toplanan cizye, hara, ticaret mallarndan alnan vergilerle harb veya mstemenlerin slm memleketlerine getirdikleri ticaret mallarndan tahsil edilen vergilerden ibarettir (Fayda, XXV [1981], s. 169-170). Feyin ganimetten fark elde edilme tarzyla ilgilidir. Ganimet, sava yoluyla gayri mslimlerden alnan mallar olup vergi tanm iinde yer almaz; fey ise gayri mslimlerden bar yoluyla alnan menkul mallar olup bunlarn ou vergi kapsamndadr. Bu dnemde baz uygulamalarda farkl bir terminoloji kullanlmsa da tahsil edilen verginin niteliinde deiiklik sz konusu deildir. Mesel Hz. mer zamannda Ben Talib kabilesinden sadaka adyla alnan vergi esasen cizyedir ve srf bu kabilenin cizye ismine itirazndan dolay sadaka adyla ve iki kat olarak alnmtr. Bu durum Osmanl Devletinde cizyenin kaldrlp yerine bedel-i asker adyla ayn verginin konulmas ile de mukayese edilebilir. Resl-i Ekrem ve Hulef-yi Ridn dnemi mal siyaseti devletin gelir kaynaklarnn snrl tutulmas, harcamalarn dil bir ekilde ve btn toplumu iine alacak biimde yaplmas, vergi tahsiltnda kolaylklar salanmas gibi zellikler tar. c) Emevler ve Abbsler. Emevler, Hulef-yi Ridn dnemindeki uygulamalar genel hatlaryla devam ettirmekle birlikte vergi kaynaklarnn korunmasnda ve vergi tahsilinde gsterilen titizlik bu dneme damgasn vurur. Bu devirde eyaletlerdeki divanlarda kaytlarn ve yaz dilinin Arapalatrlmas nemli gelimelerden biridir. Emevler ilve vergi kaynaklar da ihdas etmilerdir. Birok yerde vergi toplaycs haline gelen kumandanlar, maiyetlerindeki askerlerin masraflarna karlk olarak vergilerini tahsil ettikleri topraklarda ikt sahibi haline gelmilerdir. Emevler dneminde mevlnin ar biimde vergilendirildii grlr. Bu vergi politikas Abbsler tarafndan iyi deerlendirilmi ve ar vergilerden kurtarma vaadi Horasanllarn Emevlere kar isyan etmesinde rol oynamtr. Abbslerde de temel gelirler nceki dnemlerde grld gibi zekt, hara, r, cizye, ganimet, fey ve baz rf vergilerden ibarettir. Bu dnemde bir ara meks uygulamas yaygnlamsa da halk ar vergilerden kurtarmak amacyla daha sonra iptal edilmitir. Abbsler, Sevad arazisinde balangta harc- muvazzaf usuln uygulam, Eb Cafer el-Mansr dneminde harc- mukseme usulne geilmitir. Araziler Abbs dnemi boyunca birka defa tahrir edilmitir. Abbs muhasebe kaytlarnda hara kelimesinin bir blgenin toplam vergilerini ifade etmek zere kullanld grlmektedir. Ssn dnemi mal sistemi Emevler dneminde ve Abbs dneminin balarnda kullanlyordu. Ekili arazi miktarna gre vergi belirleniyor, vergiler taksitler halinde deniyordu. Haracn tahsilinde mil tayini veya takbil (iltizam) sistemi uygulanyordu. Bu uygulama Emevler ile balam ve Abbsler dneminde devam etmitir. ltizam sistemi Abbs hkimiyeti srasnda geni biimde uygulanmtr.

d) Dier slm Devletleri. Abbs sistemi sonraki uygulamalarn temelinde yer almakla birlikte ran ve Orta Asya, Hindistan, Msr, Kuzey Afrika gibi farkl blgelerde ve farkl dnemlerde vergi uygulamalarnn nemli dnmler geirdii sylenebilir. Sanayi toplumu ncesi btn slm devletlerinin gelirleri zira retime dayaldr. Kural olarak bu devletlerde er vergiler uygulanm, bunun yan sra farkl blgelerde farkl uygulamalar gndeme gelmitir. randa ilk defa Bveyhler dneminde uygulamaya konulan ikt sistemi Seluklularda yaygnlam ve bu uygulama XX. yzyla kadar srmtr. Uzun Hasann vergi rejimi bir sre varln korumu, ardndan ah Tahmasb dnemindeki dstrl-amel ile deitirilmitir. Safevler dneminde lke topraklar biri dorudan hkmdara (hssa), dieri asker emrlere (memlik) bal iki gruba ayrlyordu ve tek tip toprak vergisi uygulamas yoktu. Safevler dneminde daha ok mesha ve muksemenin bir karm uygulanm, Kaarlar dneminde genelde yer sathnn lmne dayanan mesha sistemi kullanlmtr. Tccarlarn dedii esas vergilerden biri yol vergisi (rahdar), dieri de gmrk vergileriydi. Bu dnemde ayrca olaan st vergilere rastlanmaktadr. zfe veya fer diye adlandrlan bu vergiler sabit gelirin belirli bir yzdesi alnmak suretiyle uygulanyordu. Sdrt, suyurst adl olaan st vergiler kyller iin ar ykler oluturuyordu. Erikin mslman erkekler hne vergisi dyordu. Bu vergi Moollardan renilmiti ve genel olarak sarana, sarmr, hnemr adyla anlyordu. Kafkaslarda buna bamal, bapulu ad veriliyordu. Kaarlar dneminde madenler dzenli vergi kaynaklaryd. Kaarlarda kabile liderleri vergi toplama ve vergi affndan sorumluydu. XVIII. yzyln sonuna kadar bir idar birim zerine tarhedilen vergi yk asl ve izfe diye iki ksma ayrlm, asln da mal ciht (toprak vergisi) ve vch (cretler) eklinde ikiye ayrld kabul edilmitir. Bunun dnda ya hkm (bir fermana dayal) veya gayri hkm (rf) olan saysz ek cret ve gmrk vergileri bulunmaktayd. Kaarlar dneminde toprak vergisinden baka sdrt denilen olaan st vergiler, ayrca oran zamana ve yere gre deiiklik gsteren vergiler (rsm, avrz, zevid) alnrd. Bunlara tefvt-i amel deniliyordu. Delhi Sultanlnda mstevf-i memlik eyalet vergilerini mil, muhassl ve mutasarrflar araclyla tahsil ederdi. Bu grevliler her yln sonunda sorumluluklar altndaki yerlerin vergileriyle ilgili hesaplar Dvn- Vezrete teslim ederdi. lkedeki btn muktalar ve vergi memurlar harcamalarn ayrntl hesaplarn ve gelirlerin toplamn Dvn- stfya ve Dvn- rfa bildirmek zorundayd. Eyaletlerde halktan usulsz vergi toplayanlar Dvn- rf tarafndan ar cezalara arptrlrd. Devlet hazinesine giren vergi gelirleri ve harcamalar mrif-i memlikin ve nzr adl memurun kontrol altndayd. Sultanln en nemli gelir kayna harat; mal idare, mslman idareciler ve hukukularn gelitirdii emsal uygulamalarn Hindu geleneiyle karmndan oluuyordu. Bbrller zamannda bu yapda nemli bir deiiklik olmamtr. Bbrl topraklarn igal ederek Bbrllere srgn hayat yaatan Srlerden r ah (15401545) blgede zellikle araziyle ilgili vergilendirmeyi akl (rf) temellere oturtan ilk yneticidir. e) Osmanllar. Osmanllarda vergiyle ilgili ykmllklere iaret eden ok sayda terim vardr. Kaynaklarda daha ok virg olarak geen kelime, XIX. yzyln ikinci yarsndan itibaren (1855ten sonra) bugnk ekli ve kapsamyla kullanlmaya balanmtr. Klasik dnemde vergi vb. ykmllkleri ifade etmek iin kullanlan en yaygn terim teklif/teklf kavramdr. Teklf vergi, resim gibi nakd, ayn ve beden ykmllkleri ierecek biimde geni kapsamldr ve teklf-i eriyye, teklf-i rfiyye diye ikiye ayrlr. Teklf-i eriyye zekt, r, hara ve cizyeden ibarettir (Abdurrahman Vefik, Teklf Kavidi, s. 4-8, ayrca bk. tr.yer.). Teklf-i rfiyye ise teklf-i

diyye ve teklf-i kka olarak iki eittir (Sleyman Sd, s. 24). Teklfle ilgili bir baka taksimde ise teklf-i eriyye-teklf-i fevkalde ayrm yaplm ve devletin olaan st ihtiyalar iin hkmdarn emriyle vazolunan teklif eklinde tanmlanan teklf-i fevkalde de teklf-i rfiyye ve teklf-i kka ksmlarna ayrlmtr. Teklf-i rfiyye sava dolaysyla hazinede yeterli gelirin bulunmamasna dayal olarak teklf-i diye kavidine tevfkan tarh ve tahsiline mes- er bulunan teklifler, teklf-i kka ise byle bir ihtiyaca mstenid ve teklf kavidine muvfk olmayan ve binaenaleyh vaz ve tahmiline cevz- er bulunmayan tekliflerdir. Osmanl vergi literatrnde resim ve avrz gibi genel terimlerin yannda bir ksm vergilere iaret eden bc, bd- hev, hslat, bedel, cize, ine gibi terimler de kullanlmtr. Bc Osmanllar dneminde genel olarak vergi, zel olarak ise ehir pazarlarnda tahsil edilen resimler veya ticaret mallarndan alnan vergileri ifade etmektedir. Bd- hev, ne zaman tahakkuk edip tahsil edilecei belli olmayan zuhurata bal baz resimleri belirtmek iin kullanlmtr. Hslat, hem er hkmler hem kanunlar gereince alnan her trl gelir ve rsmudur. Bedel verginin veya mkellefiyetin cinsini gsteren kelime ile birlikte kullanlr ve onlarn karl anlamn tar (bedel-i asker gibi). Cize adyla yaplan demeler nceleri (XVI. yzyl sonlarndan itibaren) taraya ve merkez idar birimlerine yaplan tayinler iin sz konusu iken zamanla bu deme dzenli bir gelir vergisine dnm, ancak 1830da kaldrlmtr. XIX. yzylda baz olaan st giderler iin ine ad altnda halktan madd yardmlar toplanmtr. Bu dnemde fethedilen araziler mr arazi ekline sokulup zekt, r, hara ve cizye gibi er vergiler karlnda ayn veya nakd birok resim belirlenip tahsil edilmitir. Her blgenin tahririnden sonra o blgeye has vergiler yine o blgeye ait kanunnmelerle tesbit edilirdi. Kanunnmelerde geen birok vergi esasen r ve hara karl alnan resimlerdir ve isimleri mahall kullanmlara gre farkllamtr; zekt, r, hara ve cizye mukabili tarh ve tahsil edilen seksen adet resim mevcuttu (Abdurrahman Vefik, Trh-i Ml I-II, s. 118-123). Osmanl Devletinde ilk vergi olarak Osman Gazi zamannda uygulanan bc- pazar resmi gsterilir; ancak bu bilginin shhati phelidir. Mal tekiltn Orhan Bey zamannda gelimeye balad kabul edilmektedir. Halil nalcka gre Osmanl Devletinde temel vergi ve toprak sistemi ift resmi, iftlik vergisi veya ifthne sistemi tabirleriyle ifade edilebilir. ifthne sistemi bunu tesbite ynelik arazi, vergi ve hne saymlaryla belirlenir. Burada vergiye esas birim hnedir. Hne ayrca fevkalde hallerde alnan teklf tr (avrz) vergiler iin de bir mal birim nitelii tayordu. Osmanllar rf vergi ve ykmllklerin ounu ift resmiyle ilikili hne esasna gre rsm, teklf-i rfiyye ve avrz- dvniyye sistemi ad altnda srdryordu (nalck, Dou Bat, s. 96). Osmanl vergi sisteminin temel ayrc vasf kanunlik ilkesini nemli lde gerekletirmi olmasdr. Avrz tipi olaan st vergiler ve rf vergilerin birou ferman, berat ve kanunnmelerle konulurdu. Osmanl hukukunda teklf-i rfiyyenin balangc olarak 915te (1509) yrrle konulan avrz vergisi uygulamas gsterilirse de bunun daha eskiye dayand muhakkaktr. Burada kastedilen yeni bir tr avrz vergisinin ihdasyla ilgilidir. Ardndan seferlere destek iin yaplan teklfe imddiyye-i seferiyye denilmitir. Nzl gibi bir ksm teklf-i rfiyye balangta bedeli hazineden denerek halktan temin edilmekte iken daha sonra teklf-i rfiyye olarak yerlemitir. Teklf-i rfiyyenin zamanla ahali zerine ar bir yk ykledii, yolsuzluk ve kuralszlk neticesinde halkn ezildii Osmanl mal literatrnde ifade edilir. zellikle mahall idarecilerin eitli adlarla halktan topladklar gayri kanun vergiler (teklf-i kka) devletin her zaman nlemeye alt

balca meseleyi oluturmutur. Teklf kavram ierisinde yer alan ykmllklerden biri de eitli muamelelerden alnan harlardr. Bu harlar arasnda en bilineni mahkeme harc olup ilk defa I. Bayezid zamannda uygulanmtr. Tanzimat ncesinde harc- ilm, mbiriyye, tahsildriyye, kalemiyye gibi rf vergiler yannda er mahkemelerde kadlarn verdikleri belgelerden deiik isimlerde alnan harlar mevcuttu. Tanzimat dnemiyle birlikte vergi zihniyetinde, sisteminde ve uygulamasnda nemli deiiklikler meydana gelmitir. Tanzimat balangta ksm bir alanda uygulanm olsa da rf vergilere, iltizam usulne, angarya ve ayn ykmllklere son verme abalar, maliyede merkezleme, vergi tasnif biimlerinde deiim, yeni vergi konular ve tahsil ekilleri oluturma dnemin karakteristik vasf olarak kendini gsterir. Bu dnemde geni yetkili tahsildarlar grevlendirilerek herkesten kazan ve emlkine gre vergi alnmas hedeflenmitir. Vergiyle ilgili ykmllklerin kanuna uygun biimde yerine getirilmesi iin birtakm hukuk dzenlemeler yaplmtr. Tanzimatla birlikte teklf farkl bir tasnife tbi tutulmu, vastal ve vastasz vergi ayrm ortaya kmtr. Vastasz vergiler emlk, arazi, patent, temett ve ehas vergileriyle bedel-i askerdir. Vastal vergiler ise resim adyla anlan mezrt, hayvant, gmrk, damga, mskirt ve saydiye resimleridir. Tanzimatn nemli bir baka yenilii de 1840 ylnda toplam vergi miktarnn yerel meclislerce halkn mal durumuna gre hne bana tevzii eklinde (an-cemaatin) bir uygulamaya geilmesidir. 1856 Islahat Fermann takiben yeni reformlar yaplm ve 1275 (1858-59) ylnda an-cemaatin vergi uygulamas kaldrlarak yerine nisb nitelikli emlk, arazi ve temett vergileri getirilmitir. Devletin sona ermesine kadar varln koruyan rla ilgili yaplan tek deiiklik r orannn devletin her tarafnda sabitlenmesidir. Ayrca rn tahsilinde kullanlan usuller deiiklie uramtr. Tanzimatta r vergisi emanet usul, maktan ihale, ak arttrma usulyle iltizam veya bu usullerin farkl blgelerde birlikte uygulanmas yoluyla tahsil edilmeye allmtr. Osmanl vergileri ierisinde nem tayan bir dier vergi gmrk resimleridir. Hazine adna hususi memurlar vastasyla toplanan bu vergiler, Tanzimat ncesi hem yurt dna ihra edilen hem de oradan ithal edilen mallar yannda imparatorluk snrlar ierisinde deniz ve kara yoluyla bir yerden bir yere nakledilen mallardan da alnyordu. Tanzimatla birlikte bu konuda da nemli gelimeler olmu, 1838 ticaret anlamalaryla yabanc tccarlar dhil gmrk resimleri kapsamndan karlmtr. Mahall rfe ve mal eitlerine gre farkllk gsteren gmrk vergisi oranlar 1859 ylnda her mal iin % 12 olarak uygulanmaya balanmtr. 1874te lkedeki btn kara gmrkleri kaldrlm, iskelelerde alnan dhil gmrk resimleri devam etmitir. skelelerdeki gmrk resmi de 1909-1910 ylna ait bte kanunuyla kaldrlmtr (ener, s. 145-149). Tanzimatta nitelik fark gsteren bir uygulama da damga resmiyle ilgili olup nceden mmul mallar, kuma, altn, gm ve bakr kaplar, at nallar ve l-tart aletlerine damga vurularak bu vergi tahsil edilirdi; bir ksm hukuk ilem ve mukavelelerde devlete baslan ktlarn kullanlmas veya pul yaptrlmas yoluyla damga resmi alnmasna 1845te balanmtr. Vergi uygulamas asndan iaret edilmesi gereken hususlardan biri de hukuken mal ilerinde zerk olan blgelerdir. Osmanl Devleti buralarda tahsil edilen vergilere karmaz, ancak bu idareler merkez devlet hazinesine yllk makt bir tutar derlerdi. Msr bu uygulamann en iyi rneidir. Merkez idareye bal olmakla birlikte Tanzimat reformlarnn uygulanmad, eski vergi dzenlerini

koruyan mstesna blgeler vard. Reformlarn uyguland yerlerde yrrle konulan pek ok vergi buralarda tahsil edilmezdi. Hicaz ve stanbul gibi vergi ayrcal tannan blge ve ehirler de vard. Klasik dnemde vergilerden muaf olan stanbuldan Tanzimat devrinde de an-cemaatin vergi, emlk ve temett vergileri, r ve anm resimleri gibi vergiler alnmyordu. Ancak Knn- Essnin yrrle girmesinin ardndan eitlik ilkesi gerei bu konuda deiiklikler yaplmtr. Bu tr uygulamalar, klasik dnemde ehir ve kylerde yaayanlarn toprak sahibi olarak yaptklar retim ekillerine dayanyordu. ehirli statsnde olanlarn fark topraklar eken kyl-ifti gibi ahs vergileri dememeleriydi. Fakat yetitirdikleri rnlerin vergilerini timar sistemi iinde verirlerdi. Modern vergi hukuku terminolojisiyle ifade edilmese bile Osmanl hukukunda vergiyle ilgili tarif, taksim ve esaslar belli usullere ve snflamalara dayanmaktadr. Osmanl hukukunda vergilendirme srecinin basamaklar olarak matrah, kaide, tevzi ve tahsil aamalar gsterilmitir. Matrah verginin tarhedildii ahs veya maldan ibaret olan mahaldir. Matrah ahs olursa, kiinin serveti veya yllk geliri nazara alnarak denecek miktar tesbit edilir ve vastasz ekilde mkelleften tahsil edilirse buna teklf-i bil vasta denilir. Matrah mal olursa bu durumda vergiyi deyecek ahsn sermayesi dikkate alnmayp maldan pein olarak alnan vergiye teklf-i bil-vasta ad verilir. Verginin kaidesi, verginin tarhedildii eya ve mallarn kymetinin tayin ve tahmininde uygulanan esas (mikyas) gsterir. Tevzi ise umumi servetten alnacak vergi hissesinin mkelleflere taksimi demektir. Verginin tevzii ya bir topluluun (mahalle veya ky) ya da bir ahsn serveti zerine olur. Bir topluluk zerine tevzi edilen vergiye kasme, kyce tahsili mukarrer vergi, urbn ve ayir mal- maktu gibi adlar verilir. Verginin tahsili de niteliine gre deiir. Esas itibariyle tahsil tarh olunan vergi hissesinin vakti geldiinde mkelleften alnmasdr. Tanzimat dnemindeki dzenlemelere gre teklf vergi ksmndan her ahsn vergi borcu on iki takside blnerek tahsil edilirdi. Teklf rsmat ksmndan ise vergi aynen veya bedelen hemen alnrd. Resimlerin takside balanmamasnn sebebi rsmatn daima gelip geici mal zerinden alnan teklften olmasdr. Osmanl kanunlarnda birok verginin tahsil zamanlar belirtilmitir. Mesel imddiyyeler iin rz-i hzr ve rz-i ksimda iki taksitte deme imkn getirilmitir. Taksitlerin bu iki aya yaylmas Osmanl vergi uygulamasnda yerlemi bir uygulamayd. Ba resminin alnma zaman hemen hemen imparatorluun her tarafnda ba bozumudur. Bahe ve bostan resimlerinin alnma zaman da her mahsuln kemale eritii ve topland mevsimdir. Bennk, boyunduruk, ift ve duhan (ttn) resimlerinin alnma zaman ise mart badr. Tanzimat ncesinde Osmanl Devletin-de uygulanan vergiler miktarlar itibariyle ok sayda idi; ayrca tarh ve tahsil usulleri tek tip olmadndan Tanzimat fermanyla bunlar kaldrlm ve tek bir adla vergi konulmutur. Bu dnemde yaplan dzenlemelere gre devlete toplanacak verginin matrah ikiye ayrlm, bunun biri arazi ve msakkaft (ev, hne) zerine, dieri ahslar zerine tarhedilmitir. Matrah arazi ve msakkaft olan vergiye emlk vergisi, matrah ahslar olan vergi de ikiye ayrlarak biri temett vergisi, dieri bedelt- askeriyye adn almtr. Tanzimat dneminde kabul edilen prensiplere gre verginin usulne uygun biimde gereklemesi iin ncelikle kiinin serveti ve deme gcyle orantl olmas, verginin miktarnn ve deme zamannn nceden belirlenmesi, verginin mkellefi skntya sokmayacak bir ekilde tahsil edilmesi, vergi toplamak iin yaplacak masraflarn en aza indirilmesi ve mkellefe vergi borcunu demekten kanma imknnn verilmemesi gerekir. Sonu olarak Tanzimat dneminde yaplan reformlarla Osmanl-Trk vergi sistemi modern vergi sistemine doru nemli aamalar kaydetmitir.

BBLYOGRAFYA

bnl-Esr, en-Nihye, V, 349; Lisnl-Arab, rb md.; Msned, IV, 109, 143; mmlHaremeyn el-Cveyn, el-y (nr. Abdlazm ed-Db), Katar 1401, s. 240-286; Gazzl, elMstaf (nr. Hamza b. Zheyr Hfz), Medine 1413, II, 495-496; Takyyddin bn Teymiyye, Mecmatl-fetv (nr. mir el-Cezzr - Enver el-Bz), Mansre 1426/2006, XXX, 182-194; a.mlf., Cmiul-mesil (nr. M. zeyir ems), Mekke 1422/2001, V, 383-399; a.mlf., esSiyset-eriyye (nr. Ber Muhammed Uyn), Dmak 1405/1985, s. 36-67; Ahmed b. Muhammed el-Feyym, el-Mibul-mnr, Beyrut, ts. (el-Mektebetl-ilmiyye), II, 359; brhim b. Ms e-tb, el-tim (nr. Mehr b. Hasan l Selmn), Menme 2000, III, 25-30; Dede Cng, Risle f emvli beytil-ml ve asmih ve akmih ve marifih, Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3560 (ayrca bk. Ahmet Akgndz, Osmanl Kanunnmeleri, stanbul 1992, IV, 216-254); bn bidn, Reddl-mutr, Beyrut 1412/1992, II, 336-337; V, 330-333; Sleyman Sd, Defteri Muktesid, stanbul 1307, s. 22-25, ayrca bk. tr.yer.; Abdurrahman Vefik, Trh-i Ml I-II, stanbul 1330; a.mlf., Teklf Kavidi (Osmanl Vergi Sistemi) (nr. F. Hakan zkan), Ankara 1999, s. 4-8, 23-26, 44-58, 91-96, 137-153, 352-369; Cl. Cahen, Les peuples musulmans dans lhistoire mdivale, Damas 1977, s. 405-422; a.mlf., arba, EI (ng.), II, 142-145; Monzer Kahf, Taxation Policy in an Islamic Economy, Fiscal Policy and Resource Allocation in Islam (ed. Ziauddin Ahmed v.dr.), Islamabad 1983, s. 131-161; Sabh Na, e-arib fid-dvelilArabiyye, Beyrut 1987; B. Johansen, The Islamic Law on Land Tax and Rent, London 1988; Abdllatif ener, Tanzimat Dnemi Osmanl Vergi Sistemi, stanbul 1990; Slih Ahmed el-Al, elarc fil-Ir, Badad 1410/1990; Muhammad Sharif Chaudhry, Taxation in Islam and Modern Taxes, Lahore 1992; Gayd Hazne Ktib, el-arc mnl-fetil-slam att evtil-arniliil-hicr, Beyrut 1994; Necdet Hamm, Dirst fit-tril-slm, Dmak 1994, s. 37-56; M. Ursinus, Quellen zur Geschichte des Osmanischen Reiches und ihre Interpretation, Istanbul 1994, s. 81-111; L. T. Darling, Revenue Raising and Legitimacy: Tax Collection and Finance Administration in the Ottoman Empire, 1560-1660, Leiden 1996; Nsrddin Sadn, Dirst triyye fil-milkiyye vel-vaf vel-cibye: el-Fetretl-ade, Beyrut 2001; Mustafa Demirci, slamn lk Asrnda Toprak Sistemi, stanbul 2003, s. 329-431; elCmi li-nuil-itidil-slm (nr. Messeset lil-beyt lil-fikril-slm), Amman 1424/2003, III, 329-574, 655-894; Cengiz Kallek, slam Medeniyetinde ktisat Dncesi Tarihi: Harc ve Emvl Kitaplar, stanbul 2004, s. 14-28, 85-92, 116-120, 152-154, 239-240, ayrca bk. tr.yer.; Ysuf el-Kardv, Fhz-zekt, Beyrut 1426/2005, s. 668-747; Muvaffak Muhammed Abduh, Nim-arib fil-fhil-itid el-slm, Amman 2005, tr.yer.; S. Haluk Kortel, Delhi Trk Sultanlnda Tekilt (1206-1414), Ankara 2006, s. 241-247; Osmanl mparatorluunda 500 Yl Boyunca Kullanlan Muhasebe Yntemi: Merdiven Yntemi (haz. Cemal Elita v.dr.), Ankara 2008; Abdlazz ed-Dr, en-Numl-slmiyye, Beyrut 2008, s. 89-158, 161-178; a.mlf., Evr fit-tr vel-are: Evr fit-tril-itid vel-ictim, Beyrut 2009, s. 45-96, 139-240; Halil nalck, ift-Hane Sistemi ve Kylnn Vergilendirilmesi, Dou Bat: Makaleler II, stanbul 2008, s. 96-110; a.mlf., Osmanllarda Raiyyet Rsmu, TTK Belleten,

XXXIII/92 (1959), s. 575-610; a.mlf., slam Arazi ve Vergi Sisteminin Teekkl ve Osmanl Devrindeki ekillerle Mukayesesi, A lhiyat Fakltesi slm limleri Enstits Dergisi, I, stanbul 1959, s. 29-46; a.mlf., arba (Ottoman Empire), EI (ng.), II, 146-148; Mehmet Erkal, slmn Erken Dneminde Vergi Hukuku Uygulamalar, stanbul 2009; Abdullah Mutlu, Tanzimattan Gnmze Trkiyede Vergileme Zihniyetinin Geliimi, Ankara 2009; Ahmed e-erebs, earib fil-slm, ME, XXXIV/4 (1962), s. 467-471, 477-484; XXXIV/6 (1963), s. 668-673; XXXIV/7 (1963), s. 811-819; XXXIV/8 (1963), s. 976-982; Ahmet Debbaolu, slam Vergi Nizam, Fikir ve Sanatta Hareket, X/113, stanbul 1976, s. 5-31; Ch. Pellat, Some Remarks on a Problem of Taxation in Mediaeval Islam, HI, IV/1 (1981), s. 15-22; Mustafa Fayda, Hz. mer ve Ticaret Mallar Vergisi veya Ur I-II, AFD, XXV (1981), s. 169-178; XXVI (1983), s. 327-334; Ziya Kazc, Osmanllarda rf Vergiler ve Bu Vergilerin Kayna Olan rf Hukuk, MFD, sy. 4 (1986), s. 285-310; Mahmd Eb Leyl, Med sulnid-devle f fari aribil-kifye, Mecellet-era ved-dirstil-slmiyye, V/11, Kveyt 1409/1988, s. 15-67; Khaled Abou El Fadl, Tax-Farming in Islamic Law (Qibalah and Daman of Kharaj): A Search for a Concept, IS, XXXI/1 (1992), s. 5-32; Azhar Hasan Siddiqui, The Role of Revenue Collectors in Islam, Journal of the Research Society of Pakistan, XXIX/2, Lahore 1992, s. 19-34; Cevdet Trkay, Osmanl mparatorluunda Vergi, BTTD, sy. 40 (2000), s. 54-67; Metin M. Cogel, Efficiency and Continuity in Public Finance: The Ottoman System of Taxation, IJMES, XXXVII (2005), s. 567-586; R. M. Guzman, Orta Asya ve Horasanda Abbas htilli: Vergi, htida ve Din Gruplarn htilalin Balamasndaki Rol Hakknda Analitik Bir nceleme (trc. Mustafa Demirci), STEM: slm, Sanat, Tarih, Edebiyat ve Msksi Dergisi, VI/12, Konya 2008, s. 255-277; Helen Rivlin, arba (Post-Ottoman Egypt), EI (ng.), II, 148-150; Ann K. S. Lambton, arba (Persia), a.e., II, 150153; I. H. Qureshi, arba (India), a.e., II, 153-155; P. Saran - J. Burton-Page, arba (Mughals), a.e., II, 155-158; Jrgen Paul, Fiscal System (Islamic Period), EIr., IX, 641-646; Willem Floor, Fiscal System (Safavid and Qajar Periods), a.e., IX, 646-651; Cibye, Mv.F, XV, 89-99; Cizye, a.e., XV, 149-207; arc, a.e., XIX, 51-91; Ur, a.e., XXX, 101-115; Mks, a.e., XXXVIII, 377-380. M. Macit Kenanolu

VERRK
) ( II. (VIII.) yzylda hatasz olarak mushaflar, ayrca eitli konularda telif edilmi eserleri cret karlnda istinsah eden ktiplere verilen bir ad (bk. HATTAT).

VERRK, Eb Bekir
) ( Eb Bekr Muhammed b. mer b. Fazl el-Verrk el-Hakm et-Tirmiz (. 280/893) lk sf melliflerden. Aslen Tirmizli olup daha ok Belhte ikamet etmitir. Bir dnem hadis rivayetinde bulunmu, fakat daha sonra mridlie engel tekil ettii gerekesiyle hadis rivayetini brakmtr (Kueyr, s. 347). lk dnem kaynaklarnda yer almayan bir bilgiye gre nl muhaddis Eb s et-Tirmiznin daysdr (Lmi, s. 174). Devrin nemli sflerinden Ahmed b. Hadraveyh ve zellikle Hakm et-Tirmiznin sohbetlerinden istifade etti. Eb Ali el-Czcn ve Eb Sad el-Harrz kendileriyle grt bilinen dier sflerdir. Mtrdiyye mezhebinin balang dnemine ait es-Sevdl-aamn mellifi Hakm es-Semerkand onun yetitirdii talebeler arasnda yer alr. Meddibl-evliy unvanyla anlan Verrk Tirmizde vefat etti. Verrkn fikirlerinin ekillenmesinde velyet konusundaki grleriyle tannan Hakm et-Tirmiznin nemli etkisinin bulunduu anlalmaktadr. Onun, eyhi gibi Hakm sfatyla hret kazanmasnn sebebi de bu olmaldr. lk dnem kaynaklarnda Hakm et-Tirmizye dair hemen btn menkbeler ondan nakledilmitir. Verrk halk limler, fakirler (sfler) ve emrler eklinde gruba ayrr. Bunlardan her birinin kendi sorumluluk alanlarna gre davranmasn toplumun salkl biimde varln srdrmesinin temel art kabul eder. Ona gre limlerin sorumluluu ibadetle, sflerinki ahlkla, idarecilerinki geimle alkaldr. limlerin bozulmas eriata balln gevemesine, sflerin bozulmas halkn ahlknn zayflamasna, idarecilerin bozulmas geim skntsna sebebiyet verir. Her kesim kendisiyle ilgili hususlara zen gstermeli ve birbirleriyle mnasebetlerine dikkat etmelidir. Aksi takdirde toplumun zlp dalmas kanlmazdr. Verrk devlet adamlarnn limlerden uzak durduklar srece bozulacaklarn, limlerin devlet adamlaryla ili dl olduklar srece fesada urayacaklarn, dervilerin hrmet ve itibar talep ettike durumlarnn ktleeceini syler. Ahlkla tasavvuf erbab arasnda kurduu iliki erevesinde sflere nemli bir grev ykleyen Verrk onlarn sorumluluk alanna giren ahlkn bozulmas durumunda fsklarn slihlere, zalimlerin dillere, kfirlerin mslmanlara galip geleceini ne srer. Eb Bekir el-Verrk, sfler arasnda yaygn olan bir ynteme bavurmak suretiyle zhd kelimesini onu tekil eden harflere dayanarak tanmlamaya alr. Buna gre zhd ( ) ziyneti, hevy ve dnyay terketmekten ibarettir. Zhdn iman ve amel ynne dikkat eken Verrk zhd ve fkh bir yana brakp ilim namna kelmla uraan kimsenin zndk, fkhla kelm bir kenara atp zhd ile iktifa edenin bidat, zhd ve kelm terkederek fkhla yetinmeye kalkan kimsenin fsk olacan syler. Kurtulu bunlarn her birinden nasibini almakla mmkndr. Tasavvuf terbiyenin temel yntemlerinden kabul edilen seyahati mridlerine yasaklayan Verrk bu noktada dier sflerden ayrlr. Ona gre mrid iin fet sz konusudur. Bunlardan birincisi sefer, ikincisi evlenmek, ncs hadis yazmaktr. Verrk muhtemelen bu anlay sebebiyle halvete nem vermi, etrafndakilere de halveti tavsiye etmitir. Onun bu hayat tercih etmesinde yalnzlktan holanan tabiatnn da nemli pay vardr. Nitekim mr boyu Hzrla karlama arzusu tad ve

hemen her gn yalnz bana kabristana gitmeyi det edindii nakledilmektedir. Halvete rabet etmesinin asl sebebi ise insanlardan gelecek eziyetten kamak deil onlara sknt vermekten saknmaktr. Eb Bekir el-Verrkn velyet konusundaki grleri ana hatlaryla Hakm et-Tirmiznin yorumlarna dayanr. Verrk da onun gibi hakm kelimesini vel, hikmeti de mrifet mnasna gelecek ekilde kullanr. Verrka gre hakmler neblerin halefidir ve nbvvetten sonra geriye, er hususlar salamlatrmaktan ibaret olan hikmetten baka bir ey kalmamtr. Hikmetin ilk almeti susmak ve gerektii kadar konumaktr. Mrifete erimek isteyen kimsenin ncelikle nefsini mevki ve makam hrsndan arndrmas gerekir. Mrifet-yakn ilikisi hususunda yine eyhi gibi imanla yakn arasndaki ilikiye dikkat eken Verrk, Allahn aklla deil kalbin dayana ve bir nur olan yakn ile bilinebileceini syler. Zira kmil iman ancak yakn ile gerekleir. Semav kitaplarn tamamn okuduu, tasavvufa dair risleler kaleme ald, ayn zamanda divan sahibi bir air olduu kaydedilen Verrkn bir eseri Risle fil-ikme vet-taavvuf adn tamaktadr. Eski kaynaklarda zikredilmeyen Kitbl-lim vel-mteallim de (skenderiye Belediye Ktp., nr. B. 1218) ona nisbet edilmektedir. Bu eseri ilk defa Zhid Kevser neretmi (Kahire 1939), ardndan Rifat Fevz Abdlmuttalib ve Ali Abdlbst Mezd tahkik ederek yaymlamtr (Kahire 2001).

BBLYOGRAFYA

Serrc, el-Lma: slm Tasavvufu (trc. H. Kmil Ylmaz), stanbul 1996, s. 60, 256; Kelbz, Taarruf (Uluda), s. 60, 98, 107; Slem, abat, s. 221; Eb Nuaym, ilye, X, 350; Hcvr, Kefl-mahcb (Uluda), s. 96, 245-246; Kueyr, Risle (Uluda), s. 149, 241, 315, 347, 555; bnl-Cevz, fat-afve, IV, 165; Ferdddin Attr, Tezkiretl-evliya (trc. Sleyman Uluda), stanbul 1991, s. 549-554; bn Kayyim el-Cevziyye, Medrics-slikn: Kuran Tasavvufun Esaslar (trc. Ali Ata v.dr.), II, 325; Lmi, Nefeht Tercmesi, s. 174; arn, e-abat, I, 91; Kehhle, Muceml-mellifn, XII, 78; Sezgin, GAS, I, 646; B. Reinert, Ab Bakr al-Warrq, EIr., I, 265266; Mustafa Can, Hakm es-Semerkand, DA, XV, 193; Gholam-Ali Arya, Ab Bakr alWarrq, Encyclopaedia Islamica, London 2008, I, 620-622. Salih ift

VERRK, Eb s
) ( Eb s Muhammed b. Hrn b. Muhammed el-Verrk el-Badd (. 247/861) slm kaynaklarnda Mutezil, i veya Maniheist inanlaryla ilikilendirilen kelm limi. Hayatna dair yegne bilgi, mrnn byk ksmn Badatta geirdii ve 247de (861) Badatn bat tarafndaki Remlede hapisteyken ld yolundadr (Mesd, VII, 236). Hapse atlmasnn sebebi slma saldr ieren Kitbz-Zmrrd adl eserin kaynaklarda, Verrkn arkada ve talebesi olduu belirtilen ve onun kadar tartmal bir ahsiyet olan bnr-Rvend yannda kendisine de atfedilmesidir. Rivayete gre dnemin sultan ikisini de huzuruna arm, Verrk hapse attrm, bnr-Rvend ise kamtr (Hayyt, s. 136). Hayyt el-ntirnda (s. 108), Verrkn bir Mutezil iken sonradan Maniheizme geerek dalizm (seneviyye) doktrinini yaydndan sz etmi, Mesd, onu ilie ve zellikle Zeydiyyeye dair kitap yazanlar arasnda saymtr (Mrceheb, V, 473-474). bnn-Nedm eserinde Verrka Mutezile limleri blmnde yer vermi, onun Mutezileye mensup bulunduunu, ancak retilerinin karklndan dolay dalist diye sulandn ve bnr-Rvendnin ondan ilim tahsil ettiini sylemi (el-Fihrist, s. 216), baka bir yerde ise Verrkn mslman grnerek zndkln gizleyen kelmclardan olduunu ifade etmitir (a.g.e., s. 401). Kd Abdlcebbr da birok mellifin yapt gibi Verrk bnr-Rvendyle ilikilendirmi ve onun Hz. Peygambere hcum eden, peygamberleri yalanlayan zndk ve mlhidler arasnda yer aldn belirtmitir (Tebt delilin-nbvve, s. 128, 129). Verrkn bu ekilde deerlendirilmesine yol aan dnceleri, Mtrdnin Kitbt-Tevdinin nbvvet bahsinde ve bilhassa bnr-Rvendnin eletirileri erevesinde ele alnp tenkit edilmitir (s. 286-294, 300-313). Buna gre Verrk, Hz. Muhammedin nbvvetine Kuranla istidllde bulunmaya kar kmtr. Kuranda, bir benzerini meydana getirmeleri hususunda Araplara meydan okunmasyla ilgili olarak Araplarn fesahat bakmndan birbirlerinden farkl olduklarn, Hz. Peygamberle savamaktan Kurana benzer bir eser ortaya koymaya vakit bulamadklarn, teorik konularda derinlemedikleri iin Kurann meydan okumasna karlk veremediklerini sylemitir. Ayrca Kurann haber-i hdla nakledildiini ileri srm, Hz. Peygamberin Kuranda mevcut kssalarn yahudi ve hristiyan kaynaklarndan alnmayp nceki peygamberlere vahiyle bildirildii gibi kendisine de bildirildii eklindeki beyanlarna karlk olarak, Peygamberin okuma yazma bilmemesinin onun bakalarndan duyduklarn ezberlemesine engel tekil etmeyeceini iddia etmitir. Bu dncelerin Verrka aidiyeti hususu slm limlerinin ortak kanaati deildir. Mtrd bunlar Verrka atfederken Kd Abdlcebbr hem ona hem de bnr-Rvendye ve bakalarna (Tebt delilin-nbvve, s. 128-129), rz ise dorudan bnr-Rvendye atfetmitir. Ancak zikredilen bu dncelerin Verrkn adnn unutulmasndan sonra bnr-Rvendye atfedilmeye baland gr daha doru olmaldr (AntiChristian Polemic, s. 24-25). Hakknda ileri srlen i, Mutezil, zndk, mlhid, Mecs, dalist, Maniheist gibi sulamalara ramen Verrktan sonra gelen birok mellif eserlerinde onu kaynak olarak gstermekten

ekinmemilerdir. Nitekim mam Ear dalistlerden (lk Dnem slm Mezhepleri, s. 267, 269), Mesd Zeydiyyeden (Mrc-eheb, V, 473-474), Abdlkhir el-Badd Himiyyeden (Mezhepler Arasndaki Farklar, s. 61, 63), Brn yahudi mezheplerinden (The Chronology, s. 278279) ve ehristn de el-Milel ven-nihalinde Mazdek ve Mani dinlerinden (s. 269, 275-276) bahsederken Verrkn metinlerini kullanmlardr. Eserlerine ynelik mstakil reddiyelerin yan sra ondan iktibaslarda bulunan baz mellifler de Verrkn Kuran ve peygamberlik hakkndaki kanaatlerini eletirmilerdir. Mtrdden baka smil b. Ali en-Nevbahtnin Verrkn elarbl-meri adl eserine dair reddiyesi ve Kd Abdlcebbrn Tebt delilinnbvvesinde onun Hz. Peygamber ve Kuran hakkndaki grlerini eletirmesi bunlar arasnda saylabilir (s. 128-129). Klasik kaynaklarda Verrk hakknda ortaya konan bu karmak portrenin yannda onunla ilgili modern yaklamlara gelince, C. Colpe onun Maniheist olduuna dair bilgiyi doru kabul etmitir. S. Stroumsa da bu hususta Colpeu takip ederek Verrkn Maniheizmi benimsediine dair kabul destekleyen gereke ileri srmtr. Bunlardan birincisi Hayytn Kitbl-ntirnda ona srekli dalist olarak gnderme yapmasdr. kincisi, Eb Hayyn et-Tevhdnin el-arblmeriden yapt alntlarda Maniheizmde dil olmayan Tanrya izfeten kullanlan sefih ve Maniheist mitte nemli bir ahsiyet olan Doulu yabanc gibi tabirlerin gemesidir. nc gereke Mtrdnin Verrktan naklen Maniheist mitlerin doru bir anlatmn vermi olmasdr (AntiChristian Polemic, s. 20-21). Buna karlk David Thomas, Stroumsann gerekelerinden yalnzca, Verrkn Hristiyanlk kadar Maniheizm hakknda da derin bilgiye sahip bulunduunu gsteren gerekeyi ikna edici bulmu, ancak bu gerekenin onun bir Maniheist olduunu ispatlayamayacan sylemitir. Thomas, Verrkla ilgili bu farkl ve olumsuz adlandrmalarn muhaliflerinden kaynaklandn, slmdaki yerini kesin biimde belirlemek mmkn deilse de onun daima ilie bal kaldn ileri srmtr. Thomasya gre Verrk, kendi kitaplar yaygnlk kazanmad ve klasik kaynaklarda hakknda yalnzca eletiri ve sulamalar yer ald iin bu tr sfatlarla nitelendirilmitir (a.g.e., a.y.). Eserleri. 1. Kitbl-Malt. Kaynaklarda (bnn-Nedm, s. 216; Ahmed b. Ali en-Nec, s. 281) genellikle bu adla kaydedilen eseri Verrk Maltn-ns ve itilfhm adyla zikreder (AntiChristian Polemic, s. 23; el-Malt fil-imme eklindeki anl iin bk. Mesd, VII, 237). mmet ve dier tartma konular erevesinde yahudi mezheplerinin grlerini, takvimler hususundaki anlamazlklar, hristiyan ve dalist mezheplerinin grlerini ieren bir dinler tarihi kitabdr. 2. Kitbl-arbil-meri fin-nav alel-ayevn (bnn-Nedm, s. 216). Hz. Peygambere ve slm retilerine ynelik eletirileri ierir (Kd Abdlcebbr, s. 347). bnrRvend, mam Mtrd ve Nevbaht bu kitaba dair metinler kaleme almlardr. 3. Kitbr-Red alen-nar el-kebr (bnn-Nedm, s. 216). Yahy b. Adnin Tebyn ala Muammed bn Hrn adl eserine onu eletirmek amacyla yapt alntlar yoluyla gnmze kadar gelen er-Red alet-tel el-czl-evvel min Kitbir-Reddi ale-elsi fira minen-narnn, el-Kebrin metni olduu sylenmektedir (AntiChristian Polemic, s. 23). Yahy b. Adnin kitabndaki alntlardan hareketle D.Thomas tarafndan neredilen ve ngilizceye evrilen metnin tam olup olmad konusunda Thomas kitabn tamamna yaknnn Yahy tarafndan iktibas edildiini kabul eder. Thomasya gre eser Abbs dneminden bugne ulaan, bir mslman tarafndan kaleme alnan, hristiyan inan esaslar hususunda en doru ve en ayrntl bilgiyi veren bir metindir.

Verrkn reddiyesi, orijinal haliyle byk hristiyan mezhebinin inan ilkeleriyle tesls ve hulle ynelik eletiriler iermektedir. Mevcut durumuyla Verrkn tesls tenkidi Nestrler, Yakbmonofizitler ve Kadkycler-Melkitlerden (Kadky Konsilinin kararlarn kabul ettikleri iin Kadkycler, kraln taraftarlar olduklarn ifade etmek iin de Melkitler olarak adlandrlanlar) oluan ana mezhep tarafndan kabul edildii ekliyle tesls doktrininin ayrntl bir aklamasn ve mellifin akl deliller erevesinde yapt eletiriyi iermektedir (bk. TESLS). Verrkn kaynaklarda geen dier eserleri de unlardr: Kitbl-Meclis (Mesd, VII, 234-235), Him b. Hakem ile Amr b. Ubeyd arasndaki bir tartmann kayddr; Mesele f demi ecsm maa ibtihil-ar (Nevbaht tarafndan bu eser iin bir reddiye kaleme alnmtr); NadlOmniyye (Chizin Emevlerin Ali taraftarlarna kar stnln savunan el-Omniyye adl eserine bir reddiye olup Verrka aidiyeti tartmaldr, a.g.e., VI, 56); Kitbz-Zmrrd (Kd Abdlcebbra gre bu eserin yazar Verrktr; ancak Hz. Peygambere saldr ieren eser bazlar tarafndan bnr-Rvendye atfedilmitir, Hayyt, s. 12, ayrca bk. Kutluer, s. 58-59; eser iin bnr-Rvendnin Nadz-Zmrrd balyla bir reddiye yazd da belirtilmektedir); Kitblade (bnn-Nedm, s. 216); Kitbl-mmetil-kebr (a.g.e., a.y.; Ahmed b. Ali en-Nec, s. 281); Kitbl-mmeti-ar (bnn-Nedm, s. 216; Ahmed b. Ali en-Nec, s. 281); Kitb tii mehibi abil-ineyn ver-reddi aleyhim; Kitbr-Red alen-nar el-evsa; Kitbr-Red alen-nar el-aar; Kitbr-Red alel-mecs; Kitbr-Red alel-yehd (bu eserler iin bk. bnn-Nedm, s. 216); Kitb tilfi-a; Kitbl-km al sreti lem yekn; Kitbs-Safe (Ahmed b. Ali en-Nec, s. 281).

BBLYOGRAFYA

AntiChristian Polemic in Early Islam, Eb s al-Warrqs Against Trinity (nr. ve trc. D. Thomas), Cambridge 1992, s. 3-30; Hayyt, el-ntir, s. 12, 73, 108, 110 vd., 136; Ear, lk Dnem slm Mezhepleri (trc. Mehmet Dalkl - mer Aydn), stanbul 2005, s. 267, 269; Mtrd, Kitbt-Tevd (nr. Bekir Topalolu - Muhammed Arui), Ankara 2003, s. 286-294, 300-313; Mesd, Mrc-eheb (Meynard), V, 473-474; VI, 56; VII, 234-237; bnn-Nedm, el-Fihrist (nr. Rz Teceddd), Tahran 1971, s. 216, 401; Kd Abdlcebbr, Tebt delilin-nbvve (nr. Abdlkerm Osman), Beyrut 1386/1966, s. 128-129, 347; Abdlkhir el-Badd, Mezhepler Arasndaki Farklar (trc. Ethem Ruhi Flal), stanbul 1979, s. 61, 63; Ahmed b. Ali en-Nec, erRicl, Beyrut 1408/1988, s. 280-281; Brn, The Chronology of Ancient Nations (nr. ve trc. E. Sachau), London 1879, s. 278-279; ehristn, el-Milel ven-nihal (nr. Ahmed Fehm Muhammed), Beyrut 1413/1992, s. 269, 275-276; lhan Kutluer, Akl ve tikat, stanbul 1996, 53-62, 72-74; Ahmet Subhi Furat, Verrk, A, XIII, 302-304; S. M. Stern, Ab Isa al-Warr, EI (Fr.), I, 133-134. Fuat Aydn

VERRK, Ebl-Hseyin
) ( Ebl-Hseyn (Ebl-Hasen) Muhammed b. Sad el-Verrk (. 320/932den nce) lk sflerden. Hayatna dair yeterli bilgi yoktur. Slem ve Abdurrahman- Cm onun Nburun byk sflerinden olduunu belirtirken (abat, s. 299; Lmi, s. 223) Mnv kendisini Belhli eyhler arasnda zikreder (el-Kevkib, II, 52). Nbur kaynakl Melmetiyye hareketinin nemli temsilcilerinden Eb Osman el-Hrnin yannda yetien Verrkn 320 (932) ylndan nce vefat ettii belirtilmektedir. bnl-Cevz ise lm tarihini 319 olarak kaydeder (el-Muntaam, VIII, 112113). Ebl-Hseyin el-Verrk, nefsin arzularna ve riyakr davranlara kar srekli mcadele etmeyi, iyilikleri gizlice yaparak ihls gerekletirmeyi hedefleyen melmet tavrdaki eyhi Eb Osman el-Hrnin izgisini takip etmitir. Onun alak gnlll, ktlk yapanlara kar nefsan duygularla mukabele etmemeyi, hakaret edenlere hizmetle cevap vermeyi ve ihsanda bulunmay, bir rzk beklemeden gecelemeyi, ihsan hususunda kardeine ncelik vermeyi (sr) benimsediini ifade eder (Kueyr, I, 296). Eb Osman el-Hrnin grleri Verrkn ondan yapt nakillerle gnmze ulamtr. Dini dosdoru yaayabilmek iin nefsin terbiye edilmesi gerektiini syleyen Verrk nefsin saptrma gcn ehvetten aldn kaydeder. ehvet Allah korkusuyla ortadan kaldrlmaldr. Nefsini terbiye etmeyenler Allahn ihsan ve ikramn gremezler. Dnyalklarla nefsi teskin etmek mmkn deildir; zira dnyalk sevgisi hrs dourur, hrs ise insan helke gtrr. Bu duruma dmemek iin insan dnyadan ve haramlardan yz evirmelidir. Gzlerini haramdan saknan kimsenin diline Allah hikmetli szler baheder; eer pheli eylere bakmaktan kanrsa Allah onun kalbini nurlandrr ve kendisini raz olaca bir yola yneltir. Ebl-Hseyin el-Verrk tasavvufun yan sra zhir ilimlerini de tahsil etmitir. Ona gre en yce ilim Allah, Allahn sfatlarn ve isimlerini, en faydal bilgi de Allahn emir ve yasaklarn, vaadini ve azabn bilmektir. Allah bir kul iin hayr murat ederse onu kendisine yaklatrr ve zikriyle megul eder. Kalbin mnen canl kalmas ebed olan Allah zikretmekle mmkndr. Samimiyetle Allah birleyen (tevhid) kimse imanda yakne ular. Zira kulun Allaha ulamas ancak Onun yardmyla ve Hz. Muhammedin getirdii eriat uygulamakla gerekleir. eriata uymadan Allaha varmak isteyen kimse doru yoldan sapar. Doruluk dinde istikamet zere olmak ve peygamberin snnetine uymakla mmkndr. Hz. Peygambere uymak Allah sevmenin bir almetidir.

BBLYOGRAFYA

Slem, abat, s. 299-301; Eb Nuaym, ilye, X, 245-246; Kueyr, er-Risle, I, 296, 371;

Shreverd, Avrifl-marif (nr. Edb el-Kemdn - M. Mahmd Mustafa), Mekke 1422/2001, II, 868, 875; bnl-Cevz, el-Muntaam, VIII, 112-113; Lmi, Nefeht Tercmesi, s. 223; arn, e-abat, I, 87; Mnv, el-Kevkib, II, 52-53; Ebl-Al Aff, slm Dncesi zerine Makaleler (trc. Ekrem Demirli), stanbul 2000, s. 170; Melmiyye, DA, XXIX, 28. Salih ift

VERRK, Hasan b. Hmid


(bk. BN HMD).

VERRK, shak b. brhim


) ( Eb Yakb shk b. brhm b. Osmn el-Verrk el-Mervez (. 286/899) Krat-i aere imamlarndan Halef b. Himn mehur iki rvisinden biri. Hayatna dair ok az bilgi vardr. Aslen Mervli olup daha sonra ailesi veya kendisi Badata yerlemi, bu sebeple Badd nisbesiyle de anlmtr. Krat-i seba imamlarndan Hamza b. Habb ez-Zeyyta ktiplik yapt ve muhtemelen onun kitaplarn istinsah ettii iin Verrk lakabyla mehur olmu ve Verrku Halef diye anlmtr. Kardei Ebl-Abbas Ahmed b. brhim de ayn ekilde Halef b. Hima ktiplik yaparak kitaplarn istinsah ettiinden ona da Verrku Halef denilmitir. Ebl-Abbasn Aded yil-urn adyla bir kitab bulunduu kaydedilmitir (Hatb, IV, 8). bnl-Cezernin kraat ilminde sika olarak deerlendirdii ve zaptnda gl yeteneine iaret ettii Verrk muhtemelen Badatta vefat etti. Hamza b. Habb ez-Zeyytn iki rvisinden biri olan, ayn zamanda onun kraatinde baz hususlarda muhalefet edip farkl tercihler yaptndan mehur on imam arasnda saylan Halef b. Himn kraati iin krat-i aere mellifleri iki rvi belirlemi ve bunlardan birinin Verrk olmasn tercih etmitir. Verrk kraat ilmini arz ve sem yoluyla bizzat Halef b. Himdan alm ve Hamza b. Habb ezZeyyta muhalefet ederek yapt tercihleri rivayet etmitir. zellikle bu adan kraat ilminde nemli bir yeri vardr. Zira bu rivayetleri Verrk dnda kimsenin bilmedii ifade edilmitir (bnlCezer, en-Ner, I, 191). Esasen Halefin krat-i aere imamlar arasnda yer almas Verrkn aktard rivyetler sayesinde mmkn olmutur. Haleften sonra -hocasndan elli yedi ya kk olmasna ramen-Badatta onun yerini almas da Verrkn bu alanda nemsendiini gstermektedir. Ayrca Veld b. Mslim de Verrkn kraat hocalarndandr. Kraat ilmindeki rencileri arasnda olu Muhammed b. shak, Muhammed b. Abdullah b. Eb mer en-Nakka, Ali b. Ms es-Sekaf ve bn enebz saylabilir.

BBLYOGRAFYA

Hatb, Tru Badd, IV, 8; VI, 384; bnl-Cezer, en-Ner, I, 191; a.mlf., yetn-Nihye, I, 155; Tayyar Altkula, Halef b. Him, DA, XV, 237-238. Tayyar Altkula

VERRK, Sad b. Ali


(bk. DELLLLKTB).

VERRK e-UB
(bk. ALLN el-VERRK).

VERSLN, Fudayl
() el-Fudayl brhm b. Mustaf el-Versln el-Cezir (1906-1959) Smrgecilie kar mcadelesiyle tannan Cezayirli fikir adam. 11 Zilhicce 1323te (6 ubat 1906) Setf (Stif) ehrine bal Ben Verslnda (Ben Vertln) dodu. Kkl bir aileye mensuptur ve Nzhetl-enr (er-Riletl-Verlniyye) adl seyahatnmenin mellifi Hseyin b. Muhammed el-Verslnnin (. 1193/1779) soyundan gelmektedir. lk renimine doduu yerde balad ve hfzn tamamlad. eyh Sad el-Behll el-Vertlnden ve yrenin dier limlerinden ilim tahsil etti. 1930da Kostantnede Abdlhamd b. Bdsin derslerine katld. Burada dinamik ve mcadeleci kiiliiyle lkenin eitli blgelerinden gelen talebelere yardmc oldu. Onlar karamsarlktan kurtard ve zgven duymalarn salad. Ksa bir sre iinde talebe lideri konumuna gelerek bn Bdsin verdii konferanslarn dzenlenmesinde aktif rol oynad. Smrge ynetimine kar btn vastalarla mcadele etmenin gerekliliine inanyordu. Mill, siyas, itima hususlar ve slahatla ilgili temel meseleleri evresindekilere anlatmaya alt. 1932de e-ihb dergisinde yaz yazmaya balad. Ertesi yl evredeki kabilelerde, ky ve kasabalarda yapt davetler sonucu ok sayda talebenin Kostantnedeki Sdil-Ahdarda (elCmiul-Ahdar) derslere katlmalarn salad; ayrca onlara Cemiyyetl-ulemil-mslimnin temel ilkelerini retti. 1933-1934 retim ylnda bn Bdsin asistan oldu. 1934te Medresettterbiye vet-talmil-slmde ders verdi. Derslerinde sadece mfredatla yetinmeyip edebiyat, tarih, siyaset gibi konularda talebelerin fikr geliimine nemli katk salad. Genlere byk mit balayan Versln, slm eitim konusunda ncelikle retmenlerin iyi yetimesi gerektiini sylyordu. bn Bdsle birlikte faaliyetlerini srdrd ve gelimeleri e-ihb dergisindeki yazlarnda anlatt. Cezayir'in slm-Arap kimliini yok etmeyi, Arapa yerine Franszcay hkim klmay amalayan Franszlarn planlar sonucu hurafelere smsk sarlan cahil halk Kuran ve Snnete uymaya ve bidatlardan kanmaya davet etti. Versln, Cemiyyetl-ulem tarafndan 1936da Fransaya gnderilince orada mill kimliklerini kaybetme tehlikesi altnda kalan Cezayirlileri Pariste ve baka yerlerde at, Tehzb (Cemiyyetd-dave vet-tehzb) ad verilen kltr merkezlerinde bir araya getirip din ve itima konularda konferanslar dzenledi. Cemiyyetl-ulemnn yollad hocalarn desteiyle Arapay, din ruhu ve mill uuru yaymaya alt. Ezher eyhi Abdurrahman Tc gibi limler de bu merkezlerde ders ve konferanslar verdi. Bu almalar daha sonra Tahrir Cephesinin (Cebhetttahrril-vataniyye) kurulmasna vesile oldu. 1937de tekil edilen Cemiyyet ebbil-mutemerilslmye bakan seilen Verslnnin almalarndan rahatszlk duyan Fransz Devleti 1938 sonlarnda faaliyetlerini snrlad. Versln bunun zerine Kahireye gitti; burada halka ve bata Arap Birlii olmak zere eitli tekiltlara Cezayir davasn anlatmaya alt. Franszlarn Cezayir igalini Kahire, am ve Beyrut gibi merkezlerde gazete ve radyo programlarnda ele alarak slm dnyasnn dikkatini Cezayir meselesine ekmeyi baard.

Msrda bulunduu srada Fransz igaline kar direnen pek ok dernein kuruluuna ve faaliyetlerine katkda bulundu. Marib lkelerinin tam bamszlklarn kazanmalar iin mcadele eden Cebhetd-dif an-imli frkyye adl kuruluun (1944) genel sekreterliini stlendi. II. Dnya Savann ardndan Cezayir mill hareketini iddetle bastrmaya alan Franszlarn katliamlarn gzler nne sermek iin aba sarfetti. Milletler aras tekiltlara ve Fransann Kahire elisine bir dizi ak mektup yazarak gazetelerde neretti. slm dnyasnda mevcut dier rgtlerle iliki kurarak onlarn da hrriyetlerine kavumak iin verdikleri mcadeleyi anlatt. Arap hkmetleri, partiler ve gazeteler vastasyla, sk bir sansrn uyguland lkesiyle balant kurmaya alt. hvn- Mslimn ve e-bbnl-mslimnle de iyi ilikiler kurdu. Bir mddet Yemende kalan Versln, 1948de mam Yahy Hamdddinin (Mtevekkil-Alellah) ldrld isyanlara katld. Ancak isyann bastrlmas zerine Yemenden ayrlmak zorunda kald. 1950de Avrupa lkelerine alt ay sren bir seyahat gerekletirdi. Seyahat dnnde bir sre Beyrutta oturdu. Ardndan douya ynelip Endonezyaya kadar gitti ve yneticilerle grt. Bu arada Mutemer lil-slmil-lem, Mutemer ulemil-slm, Mutemer-ubil-slmiyyenin dzenledii konferansn nemli simalar arasnda yer ald. Daha sonra Kahirede ve Beyrutta yaad. Cezayirin bamszlk hareketinde (1954-1959) etkili olan Versln, Trkiyede iken 12 Mart 1959 tarihinde Ankarada vefat etti. Memleketinde defnedilmeyi vasiyet ettii halde yeni Cezayir ynetimi bunu kabul etmeyince Ankarada topraa verildi; 1987de mezar doum yerine nakledildi. Pek ok makale ve aratrmas bulunan Verslnnin en nemli eseri el-Cezir-iredir (Beyrut 1375/1956). eitli gazete ve dergilerde kan yazlarndan meydana gelen eserde Arap dnyasnn o dnemde iinde bulunduu zor artlarn yan sra Cezayirde ve Kuzey Afrikada Franszlara kar verilen mcadele, bu amala kurulan tekiltlarla dnemin mehur simalar hakknda bilgiler yer alr. Eser 1930 ve 1940l yllarn Cezayir mill hareketi tarihi asndan byk nem tar.

BBLYOGRAFYA

dil Nveyhiz, Mucem almil-Cezir, Beyrut 1400/1980, s. 340-341; Mzn Salh Hmid Mutabbekn, Cemiyyetl-ulemil-mslimnel-Ceziriyyn ve devrh fil-areketilvaaniyyetil-Ceziriyye, Dmak-Beyrut 1408/1988, s. 110-112, 186-187, 225; George Rasi, elslml-Cezir minel-Emr Abdildir il meril-cemt, Beyrut 1997, s. 138, 175, 178; Ebl-Ksm Sadullah, Trul-Ceziri-ef, Beyrut 1998, V, 498; VIII, 299-300; Ahmed elAlvine, Naart f kitbil-Alm, Beyrut 1424/2003, s. 100; Abdullah el-Akl, Min almiddave vel-areketil-slmiyyetil-mura, Beyrut 1429/2008, I, 397; II, 692-704, 1028; Ali Merhm, Mevf min cihdi-ey el-Fuayl el-Vertiln, e-efe, sy. 34, Cezayir 1976, s. 4763. smail Ceran

VERSLN, Hseyin b. Muhammed


( ) el-Hseyn b. Muhammed Sad b. el-Hseyn el-Versln (. 1193/1779) Cezayirli Mlik fakihi, mutasavvf ve seyahatnme mellifi. 1125te (1713) Cezayirde Setf (Stif) vilyetine bal Ben Verslnda (Ben Vertln) dodu. Bir ulem ailesine mensuptur. Hayatn retime vakfeden babas Arap dili ve fkhta, dedelerinden Ahmed e-erf ise fkh ve tasavvufta derin bilgi sahibiydi. Yaygn rivayete gre nesebi Hz. Hseyine kadar uzanr. Atalar Hicazdan Marib-i Aksya g edip nce Tfllt blgesine, daha sonra Hammdlerin baehri Bicyeye yerlemiti. Versln renimine Kurn- Kermi ezberlemekle balad. Babasndan ve beldesindeki limlerden fkh ve Arap dili okudu. Ardndan civar blgelerdeki zviye ve ilim merkezlerini dolaarak renimini srdrd. Bu srada zeliyye tarikatna intisap etti. Fkh ve dil bilimlerinde kendini gelitirdi. Onun zamannda Ben Versln beldesi Yahy el-Hammd, Yahy s ve Belksm b. Ali gibi limleriyle mehurdu. Versln de burada ders ve vaaz verdi. 1153te (1741) ilk hac seferine babas ile birlikte giden Versln, 1166 (1753) ylnda ikinci defa hacca gitti. 1179da (1765) yl sren nc hac yolculuunu ailesinin yan sra ok sayda lim ve ileri gelen kiinin katlmyla gerekletirdi. Bu yolculuu esnasnda Cezayir, Tunus, Trablusgarp, Msr ve Hicazdaki ulem ve meyihi ziyaret etti. Kahirede Ali b. Hzr b. Ahmed el-Amrs, Muhammed b. Slim el-Hifn, Ahmed b. Hasan b. Abdlkerm el-Hlid el-Cevher, Hall b. Muhammed el-Marib, Ali b. Ahmed el-Adev es-Sad ve Muhammed b. Muhammed el-Beld gibi Ezher limlerinin ders halkalarna katld. Bu srada Ezherdeki talebeleriyle cevherl-ferd (atom) hakknda mnazaralar yapt. Msrl adalar Verslnnin ilminden ve dindarlndan vgyle bahseder. Neticede Verslnnin n yayld ve yaad ehir talebelerin aknna urad. Ramazan 1193te (Eyll 1779) vefat eden Versln kendi beldesindeki n kyne defnedildi. Verslnnin en nemli almas Nzhetl-enr f fali ilmit-tr vel-abr (er-RiletlVerlniyye) adl seyahatnmesidir. 1182de (1768) tamamlad eserini talebesi Abdlkdir esSagre yazdrm ve hac seyahatlerindeki gzlemlerini bu eserinde toplamtr. Tarih ilminin nemine dair bir girile balayan seyahatnmede mellif Cezayirin, Marib, Tunus, Trablus, Msr ve Hicazn tarihini ve mimari, coraf, itima, din ve fikr yapsn ayrntl ve canl bir anlatmla ele alr. Grt limlerin biyografilerine de yer verir. Versln, gzlemlerinin yan sra daha nceki corafya ve tarih kitaplarndan da yararlanmtr. Bununla birlikte muhtemelen eserini kontrol edemediinden yer yer hatalar gze arpar. Nzhetl-enrn zelliklerinden biri de hac rehberi mahiyetinde olmasdr. Kitapta hac gzerghnda yer alan lkeler, uranan yerler ve bu yerler arasndaki mesafeler titiz bir ekilde gsterilir. Hac kafilelerinin konak yerleri, su kaynaklar, kuyular, yollarda karlalan zorluklar anlatlr. Eserde yer yer slm tarihinden bahsedilir. Hac farzas ve haclarn ziyaret meknlar hakknda bilgi verilir, ayrca haclar ilgilendiren fkh meselelere temas edilir. Cezayir halkyla ilgili nemli bilgiler aktarlrken tarikat ve zviyelerin itima hayattaki rol zerinde de durulur. Eserde kahve, ttn ve msikinin hkm gibi konular da

yer alr; bu arada blgelerin ekonomik durumu gsterilir. Kitap ilk defa Ali e-ennf ve Emn elCerd tarafndan Tunusta (1321), bn Eb eneb tarafndan tahkik edilerek Cezayirde (1326) ve Beyrutta (1394) yaymlanmtr. Fuat Sezginin Islamic Geography serisi iinde (CXCII-CXCIII) yeniden nerettii eser (Frankfurt 1994) Kahirede de iki cilt halinde baslmtr (1429/2008). Kaynaklarda mellifin ayrca pek ok erh, hiye ve risle yazd belirtilir (Nzhetl-enr, neredenin girii, s. c-d).

BBLYOGRAFYA

Hseyin b. Muhammed el-Versln, Nzhetl-enr f fali ilmit-tr vel-abr (nr. bn Eb eneb), Cezayir 1908, neredenin girii, s. c-d; Zirikl, el-Alm, I, 109, 387; II, 281; V, 65, 96; VII, 207; dil Nveyhiz, Mucem almil-Cezir, Beyrut 1400/1980, s. 340; Ebl-Ksm Sadullah, Trul-Ceziri-ef, Cezayir 1401/1981, II, 407-412; Hifnv, Tarfl-alef bi-riclisselef, Beyrut 1402/1982, II, 139-147; Nsrddin Sadn, Minet-trit-tr vel-corf lilarbil-slm, Beyrut 1999, s. 418-424; Abdullah Muhammed el-Habe, Cmiu-r velav, Ebzab 1425/2004, I, 286; M. Hadj Sadouk, A travers la Berberie orientale au XVIIIe siecle avec le voyageur el-Warthilani, RAfr., XCV (1951), s. 364-382; Ysuf Kkm, e-ey elseyin el-Vertiln min illi Kitbir-Rile, e-efe, sy. 35, Cezayir 1976, s. 27-34; M. Slih b. Hmid Seyyid Ahmed, er-Rilt beynel-marib vel-meriil-Arabiyyeyn rilet Nzhetilenr f fali ilmit-tr vel-abr li-mellifih el-seyin b. Muammed el-Verln (1125 h1193 h.) enmecen, avliyyt dbi Ayni-ems, XXXII, Kahire 2004, s. 83-135. smail Ceran

VER
() Eb Sad Osmn b. Sad b. Abdillh el-Kbt (. 197/812) Krat-i seba imamlarndan Nfi b. Abdurrahmann mehur iki rvisinden biri. Aslen Kayrevanl olup 110 (728) ylnda Msrda dnyaya geldi. Muhtemelen doum yeri olan Yukar Msr blgesindeki Kft ehrine nisbetle Kft, ayrca Msr nisbeleriyle anlmtr. Eb Amr ve Ebl-Ksm knyeleriyle de zikredilmi, dedesinin ad Ad olarak da kaydedilmitir. abuk hareket ettii iin hocas Nfiin onu gvercine benzeyen bir kuun adyla veren diye ard ve zamanla bu kelimenin ver biimine dnt belirtilmektedir. Bu ismi kendisine hocasnn verdiini syleyerek bundan holandn ifade ederdi. Ayrca yine hocasnn, beyaz tenli olmasndan dolay kendisini ver (stten yaplan bir yiyecek [peynir]) diye and da ileri srlmtr. Ver 155 (772) ylnda Nfi b. Abdurrahmandan kraat renmek amacyla Medineye gitti. Kendi ifadesine gre mescide girdiinde kalabalk yznden hocann yanna varamad. Bunun zerine kendisini hoca ile grtrecek bir zat buldu; Caferlerin ileri gelenlerinden olan bu kii sayesinde Nfiin ilgisini ekmeyi baard. Nfi, uzak yerden srf kraat renmek iin Medineye gelen bu talebenin derslerine ncelik verdi. Hocas bizzat onunla ilgilendii gibi dier talebeler de kendi srelerinin bir ksmn kullanmasna izin vererek renimini tamamlamasna yardmc oldular. Zeheb bir yerde Verin Nfiden drt hatim okuduunu sylerken (Almn-nbel, IX, 296) baka bir yerde pek ok hatim indirdiini (Marifetl-urr, I, 323) belirtir. bnl-Cezer ise bizzat Verten nakledilen bir rivayete dayanarak onun bir ayda drt hatmi tamamlayp Nfiin kraatini iyice rendikten sonra Medineden ayrldn kaydeder (yetn-Nihye, I, 503). Hayatnn ilk dnemlerinde kellecilik yapt nakledilen ve bu sebeple revvs diye anlan Ver muhtemelen Medineden ayrldktan sonra bu ii brakt; Arapa ve zellikle nahiv konusunda kendini yetitirdi. Uzun yllar Kahirede Nfiin kraatini tedrsle megul oldu. Daha sonra almalarn Makra Ver denilen zel bir yerde srdrd. Msrda reslkurrlk mertebesine ykseldi. Eb Yakb el-Ezrak, Ahmed b. Slih et-Taber, Dvd b. Eb Taybe Hrn el-Msr, Ynus b. Abdlal es-Sadef, Abdssamed b. Abdurrahman, Sleyman b. Dvd el-Mehr ve Muhammed b. Abdullah el-Kurtub onun kraat okuttuu talebelerindendir. Ver seksen yedi yanda Kahirede vefat etti ve Karfetssur Kabristanna defnedildi. bnl-Cezer, Msr seyahatlerinin birinde arkadalarnn kendisini kabristana gtrdn, burada Verin mezarn ziyaret ettiini kaydeder (a.g.e., a.y.). Sesinin gzellii ve okuyuunun tatll sayesinde zevkle dinlenen Ver kraat ilminde hccet ve sika diye nitelendirilir. Hocasna yer yer muhalefet etmi, ancak bunlarn makbul ve sahih okuyular olduu belirtilmitir. Nfiin kraati talebeleri vastasyla Kuzey Afrikaya ve Endlse kadar ulam (Abdlhd Hamt, I, 115 vd.), bu kraatin Ver rivayeti Verin yetitirdii talebeler yoluyla Msrda ve daha sonra Kuzey Afrika lkelerinde yaygnlk kazanmtr. bn Mchidin, Kitbs-Sebasnda yedi imam iin ikier rvi belirlerken Nfi iin bunlardan biri olarak Veri

semesinin bu yaylta rol olmaldr. Nitekim krat-i seba yahut krat-i aere konusunda daha sonra telif edilen ve kraat imamlarndan gelen rivayetler iki ile snrlandrlan eserlerde bu iki rviden biri olarak hep Verin tercih edilmesi, onun bu ilimdeki gvenilirliini gstermesi yannda rivayetinin yaygnlk kazanmasn da salamtr. Gnmzde yedi imamdan sm b. Behdelenin Hafs rivayetinden sonra en ok okunan kraatin Nfi kraatinin Ver rivayeti olduunda phe yoktur. Bu kraat zamanmzda Kuzey Afrika lkelerinde zellikle Tunus, Cezayir, Fasta, ksmen de Suudi Arabistanda okunduu gibi smn Hafs rivayetinin tercih edildii geni slm corafyasnda Kurann farkl bir kraatle okunuu srasnda ounlukla Verin rivayetine ncelik verilir. Bunda, Ver rivayetinin yaygnl yannda kendisinden sonra harekeli harf bulunan cemi mimlerinin zamme ve sla ile okunmas, ayn kelimede yan yana bulunan harekeli hemzelerden ikincisinde teshl uygulanmas, skin hemzelerde ibdl yaplmas, medlerde farkl icralarda bulunulmas gibi zellikler tamas sebebiyle kraat uygulamalarndaki genilie dikkat ekilmek istenmenin rol vardr. Nfiin Ver rivayeti zerine pek ok alma yaplm, bunlardan bazlarnda onun dier talebesi Klnun rivayetiyle Verin rivayeti birlikte ele alnmtr. Mahmd Hall el-Husarnin Rivyet Ver anil-mm Nfi elMeden (Kahire 1975), Eb Bekir Muhammed Ebl-Ymnn elMutaarl-mfd f marifeti uli rivyeti Eb Sad el-mm Ver (Kahire 1983), Abdlhd Hamtnun retl-mm Nfi indel-Meribe min rivyeti Eb Sad Ver (bk. bibl.), Abdlmehd Kyed Eb Ekrin Tall Ekustk li-vchil-itilfi-avt beyne Ver ve ln, Ahmed Hlid krnin retl-mm Nfi min rivyetey ln ve Ver min ar-biyye adl eserleri bunlar arasnda saylabilir (bu konudaki dier eserler iin bk. el-Fihris-mil; bibl.; DA, III, 227; XXIV, 268).

BBLYOGRAFYA

Eb Cafer bnl-Bzi, el-n fil-rtis-seb (nr. Abdlmecd Katmi), Dmak 1403, I, 57-58; Ykt, Muceml-deb, XII, 116-121; Zeheb, Almn-nbel, IX, 295-296; a.mlf., Marifetl-urr (Altkula), I, 323-326; bnl-Cezer, yetn-Nihye, I, 502-503; elFihris-mil: Ulml-urn, matl-rt (nr. el-Mecmaul-melek), Amman 1987, I, 89; II, 606, 637, 642, 643, 645, 648, 657; Abdlhd Hamt, retl-mm Nfi indelMeribe min rivyeti Eb Sad Ver, Rabat 1424/2003, I, 115 vd.; A. Rippin, Warsh, EI (ng.), XI, 152; Emin Ik, Antk, Ali b. Muhammed, DA, III, 227; Tayyar Altkula, Kln, a.e., XXIV, 268; a.mlf., Nfi b. Abdurrahman, a.e., XXXII, 287-289. Tayyar Altkula

VERTLN
(bk. VERSLN).

VESK
() Mal haklar gvence altna alan vastalar; belge dzenleme esaslarn konu alan bilim ve bu alanda yazlan eserlerin ortak ad. Szlkte bir ii salama balama, salam delil; ahd, hccet, senet, belge anlamlarndaki veska (oulu vesik) kelimesi fkhta biri geni, dieri dar olmak zere iki mnada kullanlr. Geni anlamyla vesika bir eyi belgeleyen, gvence altna alan ey demektir; hukuk bir olay, hukuk muameleden doan bir hakk, rehin, kefil, ahit tutma, yaz ile kaydetme yollarndan biriyle teminat altna alma ilemine de tevsk denir. Hukuk muamelelerden doan haklar gvence altna almay salayan en bilinen usuller rehin, kefalet/damn, havale, ahitlik ve kitbettir. slm borlar hukukunda bundan dolay rehin, kefalet/damn ve havale ukdt-tevsk/tevskt (teminat akidleri) diye adlandrlr. ahitlik borcun inkr halinde ispata yararken kitbet, araya zaman girdii iin borcun miktarnn ya da vadesinin unutulmas halinde hatrlatma ve hakemlik grevini ifa eder. Dar anlamyla vesika ise hukuk bir olaya, zellikle hukuk muamelelere dair usulne uygun biimde dzenlenen yazl belgeyi ifade eder ve mahzar, sak, sicil, senet, ilm gibi belge trlerini iine alan genel bir ad olarak kullanlr. Endls ve Marib arlkl Bat slm dnyasnda yazl belge dzenleme esaslarn konu alan bilime ve bu alanda yazlan kitaplara rtun yan sra ukd, daha ok da vesik, Dou slm dnyasnda ise rt denilir. Osmanl literatrnde bu ilim dalnn yaygn ad ilms-sakk/sakk- erdir (bk. RT ve SCLLT). Kurn- Kermde vesika kelimesi gememekle birlikte ayn kkten treyen vesk, msk, mevsik, vsk kelimeleri salam, kesin sz; teminat, ba gibi anlamlarla pek ok yerde kullanlr (elBakara 2/256; en-Nis 4/21; el-Mide 5/12; Ysuf 12/66; el-Fecr 89/26). te yandan Kuranda mal haklarn korunmas (en-Nis 4/5-6, 58), haksz kazan elde etmekten kanlmas, bor ilikisinde drst davranlmas, verilen sze uymada hassasiyet gsterilmesi (el-Bakara 2/177; el-Mide 5/1; elsr 17/34-35) ve darda kalan borluya mhlet verilmesi (el-Bakara 2/280) istenmi; ykmlln yerine getirmeyen, borcunu inkr eden veya araya zaman girdii iin borcunun miktarn, vadesini unutan borlularn bor ilikisinin ispatn kolaylatran tedbirlerin alnmasna, bu tedbirler arasnda zellikle borcun titiz biimde kayda geirilip belgelendirilmesine ynelik genel bir ilke konulmutur (el-Bakara 2/282-283). Hadislerde vesika kknden treyen kelimeler gven, gvenilirlik anlamnda ska gese de yazl belgeyi ifade etmek zere daha ziyade kitab ve sahfe kullanlmtr (Buhr, stin, 23, 25; Eb Dvd, Zekt, 24; Tirmiz, By, 8; bn Mce, Ticrt, 47). Hz. Peygamberin yapt siyas antlamalar yazya geirtip kayt altna aldrd, birtakm idar ve hukuk tasarruflar kaydettirip belgelendirdii kaynaklarda yer alr (Kettn, I, 274275). dar ve hukuk muamelelerle ilgili belge dzenlemenin sahbe arasnda gittike yayld, baz sahblerin zellikle hukuk ve ticar akid ve muameleleri yazmakla megul olduu, Hz. mer dneminden itibaren yer yer kadlarn baktklar davalar tescil eden ktiplerin istihdam edildii, zamanla bu usuln yaygnlat ve II. (VIII.) yzyldan itibaren belge yazma iinin bir meslek haline geldii bilinmektedir. Bu arada insanlarn hukuk ilemleri yazyla belgelendirmelerinin mahkeme srecinin yazya geirilmesine nisbetle olduka erken dnemde baladn, yaz malzemesinin azl sebebiyle bunun nceleri dar bir alanla snrl kaldn ve giderek belli bir usuln yerletiini

belirtmek gerekir (bk. KTP; NOTER). Hukuk muamelelere dair belge dzenlemeyle ilgili kurallarn mstakil bir ilim dal haline gelmesi genellikle, fkh mezheplerinin teekklnden sonra toplumda hukuk gvenlii ve akl temin iin mezhep eksenli yarglamaya geilmesiyle ilikilendirilir. Bu srete, insanlarn bavurduklar kadnn mezhebine gre geerli saylmayan bir belge ile madur duruma dmeleri ihtimalini ortadan kaldrmak iin farkl mezhebe mensup kadlar nezdinde geerli saylabilecek belgelerin yazlmas ihtiyac domutur. Bu ihtiyacn sonucu olarak hukuk meseleleri, fkhn ngrd art ve niteliklere uygun bir ekilde yazya geirmekte uzman kiiler ortaya karken bu iin giderek profesyonellemesi ve kurallarnn belirlenmesiyle birlikte fkhn bir alt dal olarak en mehur ismiyle rt/vesik ilmi teekkl etmeye balamtr. slm ilimler arasnda sekin bir yere sahip bulunan rt/vesik ilminin (Tuleytl, s. 14; Serahs, XXX, 167; Veners, I, 31) asl amac, muamelelerin yazyla belgelendirilmesi esnasnda uyulmas gereken kurallar retmek, bir dier amac da slp ve ierik ynnden uygulama birliini salayacak rnek belgeler hazrlamaktr. rt/vesik ilmi hukuken geerli bir belgenin nasl dzenleneceini inceleyen bir ilim oluu itibariyle fr-i fkhn bir alt dal olmasnn yan sra yazda ve kullanlan lafzlarda gsterilmesi gereken titizlik sebebiyle mantk, dil ve edebiyatla da ilikilidir. Bu dalda kaleme alnan eserlerin bazlarnda sadece deiik belge rnekleri fkh bablarna gre tasnif edilerek bir araya getirilirken olduka ayrntl baz eserlerde bu ilmin nemi zerinde durulmu, belge yazmnda uyulmas gereken hususlara dikkat ekilmi (Cezr, s. 8-11), belge yazarnn hata yapmamas iin her konuyla ilgili fkh bilgi verilmi, belgeye konu olan fkh meselelere dair farkl grler belirtilmi, eitli belge trlerinde tercih edilmesi gereken terim ve lafzlara vurgu yaplm, kelime seiminde yaplacak hatalarn sonularna deinilmi, belgenin satr says, sayfa kenarlarnda braklacak boluklar gibi ekl zellikler yannda saylarn, tarihlerin, isim ve lakaplarn nasl yazlaca, yer ve hayvan tasvirlerinin nasl yaplaca anlatlm, muhtemel tahriflere kar belge yazar uyarlmtr (bn Ferhn, I, 272 vd.; el-Fetval-Hindiyye, VI, 248-252). lk dnem rt eserlerinde muamelelere dair yazlan belgeyi ifade etmek zere art, kitab, sak, uhde, kable, zikr, hccet, vesika gibi kelimelerin kullanld grlr. Mlik fakihlerinden Eb Bekir bnl-Arab ukd, rt, vesik kelimelerinin hukuk muamelelerle ilgili dzenlenen yazl belgeler anlamnda kullanldn belirtir (riatl-ave, V, 220). Fkh literatrnde davalnn hkim huzurunda yapt ikrar, yemin, yeminden nkl, inkr yahut taraf ve ahitlerin dava hakknda sunduklar bilgi ve belgelerin kaydedildii deftere/kda (dava tutanana) mahzar, hkimin yarglama sonucunda davalnn ikrarna veya yeminden kanmasna yahut ahitlerin beyanna dayanarak verdii hkm ieren belgeye sicil; bey, nikh, icre, veklet gibi hukuk muamelelere dair dzenlenen belgeye de sak ismi verilmitir. Molla Hsrev, bn Nceym ve bn bidn vesika ve hccetin belli bir belge trnn ad olmayp mahzar, sicil ve sak diye adlandrlan belgelerin tamamn iine alan umumi birer tabir olduklarn vurgulamtr (Drerl-hkkm, II, 412; el-Barr-ri, VI, 299; Reddl-mutr, V, 369). Fakat zamanla bu kelimelerin bazlarnda anlam genilemesi veya daralmas olmu, bazlarnn kullanm terkedilmi, yerlerine baka kelimeler ihdas edilmitir. Mesel Osmanllarn son dnemlerinde hukuk muamelelere dair dzenlenen yazl belge iin sened, sicilin taraflara verilen nshas iin de ilm kullanlmtr (Ali Haydar Efendi, IV, 717-720). Kaynaklarda belge

dzenleyecek kiinin dil, gvenilir, akll, fkh bilgisine ve mezheplerdeki farkl grlere vkf, yazs gzel bir kii olmas gerektii ifade edilmi (Tuleytl, s. 13; Nveyr, IX, 1-6; bn Ferhn, I, 282-288; Veners, I, 22-81), belge dzenleyen kiiye ktip, rt, kid, sakkk, vesik, mvessi, ktib-rt, ktibl-vesi, el-ktibl-adl, el-ktib bil-adl denilmitir. Tabakat kitaplarnda bu ilimle uraan veya bu alanda eser kaleme alan kiiler iin daha ok rt, ehl-rt, shiblvesi gibi unvanlar kullanld, bu kiilerin, mahkemede kad veya onun ktibi sfatyla grev yaparak bu konuda bilgi birikimine sahip kiilerle bu meslei resmen veya serbest olarak icra eden uzman kiiler olduu grlr. Konuyla ilgili eser telif edenler, bu meslei icra ettikleri esnada dzenledikleri belgelerden nemli bir ksmn eserlerinde zikretmilerdir. Literatr. rt/vesik ilmine dair mstakil eserler kaleme alnd gibi bu ilmin kapsamna giren konular genel fkh eserlerinin eitli blmlerinde ve edebl-kd tr eserlerde incelenmitir. Genel eserlerde Serahsnin el-Mebsundaki rt, el-Fetval-Hindiyyedeki rt ile mehdr ve sicillt blmlerine benzer ekilde mstakil balk almas uygulamasna ehbeddin el-Karfnin e-aresindeki vesik blm dnda Mlik eserlerinde pek rastlanmaz; mahkemede hkmleri tescil ve bu sicilleri muhafaza etmek kadnn grevleri arasnda sayldndan vesik ilmine ait terim ve konulara daha ok kaz ve ahitlikle ilgili blmlerde yer verilir. Hanefler ve filer gibi Mlik limleri de bu ilimle erken dnemlerden itibaren ilgilenmilerdir. Mlik mezhebinin hkim olduu Bat slm dnyasnda da zengin bir literatr olumutur (Tuleytl, s. 7-17). Endlste bu ilme dair eser yazmnn IV. (X.) yzylda younlamaya balad, belge dzenlenmesinde bavurulan en kapsaml ve en mehur eserlerin V-VI. (XI-XII.) yzyllarda kaleme alnd, eser yazmna duyulan ilginin arkasnda bu blgelerde belge tanziminin devlet kontrolnde, hatta resm bir grev oluunun yatt ifade edilir. Endlsl ve Maribli limlere dair tabakat ve rt eserlerinde bu ilimle uraan pek ok limden ve eserinden sz edilmektedir (a.g.e., s. 7). Ancak bunlardan gnmze ulaan eser says snrldr ve ok az neredilmitir. Ahmed el-Gz elHseyn, Eb-itnn et-Tedrb adl eserine yazd girite Endls ve Maribde vesik ilminin geliimi hakknda bilgi vermekte, konuya ilikin literatrn nemli bir ksmn kronolojik srayla kaydetmektedir. Bu blgede vesik ilmi alannda bn Lbbe, bnl-Hind, bn Eb Zemenn, bn Mzeyn, Muhammed b. Ahmed el-Bc ve bn Fethn gibi limlerin konuyla ilgili eserlerinin yannda u eserler de zikredilebilir: 1. Eb Abdullah - bnl-Muhammed b. Ahmed bnl-Attr el-Kurtub, el-Vei ves-sicillt (el-Veiul-mecma; nr. P. Chalmeta, F. Corriente, Madrid 1983). Eb Abdullah - bnl-Fahhr (Muhammed b. mer) esere bir reddiye yazmtr (bn Ferhn, I, 371, 410). Bu iki eser bn Ferhnun Tebratl-kkmnn nemli kaynaklarndandr. 2. Ahmed b. Muhammed b. Mugs es-Sadef et-Tuleytl, el-Muni f ilmi-r (bk. bibl.). 3. Abdullah b. Fth el-Bnt, el-Vei vel-mesill-mecma (M. bid el-Fs, I, 443-444; III, 254). 4-5. Ebl-Hasan Ali b. Abdullah el-Ensr el-Matt, es-Sicillt vel-ud vel-akm (a.g.e., I, 379); en-Nihye vet-tamm f marifetil-vei vel-akm (a.g.e., III, 227-228, 230). 6. Abdullah b. Muhammed b. Hrn el-Kinn, Mutaarl-Mattiyye (a.g.e., I, 357-358; III, 225, 258). 7. brhim b. Hc el-Grnt, el-Veiul-mutaara (nr. Mustafa Nc, Rabat 1987). 8. Ali b. Yahy elCezr, el-Maadl-mamd f telil-ud (bk. bibl.). 9. Hrn b. Ahmed b. Cafer (t) enNefz, Bulul-mniyye ve mntehel-yel-asiyye f eri m ekele minel-veil-Bntiyye (Sddk bnl-Arab, s. 286). 10. bn t en-Nefz (Ahmed b. Hrn), e-urer alel-veilmecma. Tebratl-kkmn nemli kaynaklarndandr (ayrca bk. Habe, III, 2116). 11. Eb Cafer Ahmed b. Muhammed el-Evs, el-Menhell-mevrd f eril-Maadil-mamd. Cezrye ait eserin erhidir. 12. Eb shak brhim b. Abdurrahman el-Grnt, el-Vei. 13. Eb Abdullah

Muhammed b. Ahmed b. Abdlmelik el-Fitl, el-Vei. 14. bnl-Hatb, Mle-ara f emmil-vea (bk. bibl.). Bu rislede tevsik mesleinin ve mvessiklerin mellif dnemindeki durumu eitli alardan eletirilir. 15-16. Ahmed b. Yahy el-Veners, el-Menhecl-fi velmenhelr-ri vel-manel-li bi-edebil-mvei ve akmil-vei (bk. bibl.); unyetlmur vet-tl f eri fhi al Veil- el-Fitl.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, v md.; bnn-Nedm, el-Fihrist (nr. brhim Ramazan), Beyrut 1417/1997, s. 257, 262, 268; Ahmed b. Mugs et-Tuleytl, el-Muni f ilmi-r (nr. F. J. Aguirre Sdaba), Madrid 1994, s. 1-17; Serahs, el-Mebs, XXI, 63-69; XXX, 167-209; Eb Bekir bnl-Arab, riatl-ave, Kahire 1352/1934, V, 220; Ali b. Yahy el-Cezr, el-Maadl-mamd f telil-ud (nr. A. Ferreras), Madrid 1998, s. 7-12; Muhammed b. Ahmed el-Kurtub, el-Cmi (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk v.dr.), Beyrut 1427/2006, IV, 430 vd.; ehbeddin elKarf, e-are (nr. Muhammed B Hubze), Beyrut 1994, X, 152-153, 333-434; Nveyr, Nihyetl-ereb, IX, 1-6; Lisnddin bnl-Hatb, Mle-ara f emmil-vea (nr. Abdlmecd Trk, ay efiyye min tril-arbil-slm iinde), Beyrut 1409/1988, s. 314343; Burhneddin bn Ferhn, Tebratl-kkm (nr. Th Abdrraf Sad), Kahire 1406/1986, I, 272 vd., 282-288, 371, 410; II, 113; bn Haldn, Muaddime, Kahire, ts. (el-Mektebettticriyyetl-kbr), s. 224-225; Veners, el-Menhecl-fi vel-menhelr-ri vel-manelli bi-edebil-mvei ve akmil-vei (nr. Abdurrahman b. Hammd el-Atram), Dbey 1426/2005, I, 22-81; Meyyre, eru Tufetil-kkm: el-tn vel-ikm (nr. Abdllatf Hasan Abdurrahman), Beyrut 1420/2000, I, 14; el-Fetval-Hindiyye, VI, 248-252; bn bidn, Reddlmutr (Kahire), V, 369, 376, 432-433; VI, 92; Ali Haydar, Drerl-hkkm, stanbul 1330, II, 212; IV, 717-720; Eb-it b. Hasan el-Gz, et-Tedrb alel-veil-adliyye (nr. Ahmed Gz el-Hseyn), Rabat 1964, neredenin girii, I, e-f; J. Wakin, Written Documents in Islamic Law, Actas do IV Congresso de Estudos Arabes e Islmicos, Leiden 1971, s. 347-354; M. bid el-Fs, Fihris mati iznetil-araviyyn, Drlbeyz 1399-1403/1979-83, I, 357-358, 379, 443-444; III, 225, 227-228, 230, 254, 258; M. Abdlvehhb Hallf, Trul-a fil-Endels, Kahire 1992, s. 278-284; Sddk bnl-Arab, Fihris mati izneti bn Ysuf bi-Merrk, Beyrut 1414/1994, s. 286; Musa Alak, bn Ferhnun Tebsratl-Hukkm Adl Eserinin Tahlili (yksek lisans tezi, 1999), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 107, 109, 110, 111; M. Abdlhay el-Kettn, Hz. Peygamberin Ynetimi: et-Tertbul-idriyye (trc. Ahmet zel), stanbul 2003, I, 265-331, 433439; Hall brhim el-Kbeys, Devrl-fuah fil-aytis-siysiyye vel-ictimiyye bilEndels, Beyrut 1425/2004, s. 189-193; Abdullah Muhammed el-Habe, Cmiu-r velav, Ebzab 1425/2004, III, 2116; Hacer Kontbay, Endlste urt (Belgeleme) lmi (yksek lisans tezi, 2009), M Sosyal Bilimler Enstits; Wael b. Hallaq, Model Shurt Works and the Dialectic of Doctrin and Practice, Islamic Law and Society, II/2, Leiden 1995, s. 109-134; a.mlf., The Qds Dwn (Sijill) Before the Ottomans, BSOAS, LXI/3 (1998), s. 415-436; Tev, Mv.F, XIV, 134-139; Sicil, a.e., XXIV, 190-196; ak, a.e., XXVII, 47-48; Vea, a.e., XLII, 360-363.

Hacer Kontbay

VESL
() Kelm ilminde itikad konular temellendirmek, gerekliklerini savunmak ve kar grleri cerhetmet iin gerekli olan bilgiler (bk. MESL).

VESYET
() Ed ehliyeti bulunmayan veya eksik olanlar himaye ve mallarn idareye ilikin yetki ve sorumluluk anlamnda fkh terimi. Szlkte eklemek, bitimek; birinden bir ii zerine almasn istemek anlamndaki vasy kknden treyen vesyet, fkhta ed ehliyeti bulunmayan veya eksik olanlarla ehliyeti sonradan kstlananlarn mallarn koruma ve iletme, onlar adna mallarnda tasarrufta bulunma yetki ve sorumluluunu yahut veli/hkim tarafndan bir kimseye bu yetki ve sorumluluun verilmesini ifade eder. ou yerde kelimenin iki okunuundan sz edilerek vesyetin isim, visyetin ise masdar olduu belirtilir. Bu yetkiyi veren veliye (baba ve dede) ms, yetki verilen kimseye vas yahut ms ileyh, vesyetin salad yetki ve ykledii sorumlulua ms bih, vesyet altndaki kimseye de ms aleyh denilir. Ms bih yerine vasiyet dendii de olur. Baba ve dede tarafndan belirlenen vas vas-i muhtr, kad tarafndan tayin edilen de vas-i mansb adn alr. Vesyetin vasiyet, veklet ve velyet kavramlaryla ilikisi ieriinin belirlenmesi asndan nemlidir. Vasiyetle ayn kkten treyen vesyetin muhtemelen balangc ve en yaygn rnei baba veya dedenin, lmnden sonra geride kalan iler iin vasiyetle bir vasyi yetkili klmas olduu, dier trler ihtiyalarn ortaya kmasna paralel olarak doktrine dahil edildii iin vesyet klasik fkh literatrnde vasiyetin bir nevi eklinde grlmtr. Ancak vasiyette mlikin, lm sonrasna izfe ederek maln bir ahsa veya hayr cihetine teberru yoluyla temlik etmesi, velinin tayiniyle gerekleen vesyette ise velinin bir ahs velyeti altnda biri zerinde lmnden sonra mal gzetime yetkili klmas sz konusudur. Birincisinde teberru, ikincisinde yetki ve sorumluluk ykleme n planda bulunduundan vasiyetle mal braklan kimseye ms leh, vasye ise ms ileyh denmitir. Buna ayrca, kklerin yan sra dier ehliyetsizler ve eksik ehliyetliler iin hkim tarafndan vas tayini konusu da eklenince vesyet vasiyetin ana erevesinin hayli dna tam olmaktadr. Bu farkllama sebebiyledir ki, klasik literatrde balayan vasiyet-s ayrm ve vas tayinini s kelimesiyle karlayp onu vesyetten belli lde ayrma abas modern dnem slm hukuku almalarnda hayli netlemi durumdadr. Vesyetle veklet kavramlar arasnda anlam yaknl bulunsa da veklet bir kimsenin birini hayatta olduu sre iinde kendi adna bir i yapmaya yetkili klmasn, ncelikli anlamyla vesyet ise lmnden sonra balamak zere yetki vermesini ifade eder. Bununla birlikte kaynaklarda vesyetle ilgili eitli meselelerde veklete ska atf ve kyaslama yaplmtr. Hkimin tayin ettii vasyi onun vekili gren fakihlere gre bu tr vesyette veklet zellii daha da ne kmaktadr. te yandan eksik ehliyetliler ve tam ehliyetsizlerin mal zerinde tasarrufta bulunma yetkisi vermesi sebebiyle vesyet daha st bir kavram olan ve er yetki anlamn tayan velyetin bir nevidir. Bundan dolay vesyetin mal zerinde velyet eklinde adlandrld ve bu balk altnda ele alnd da grlr. Gayri mmeyyiz kk ve akl hastas gibi hukuken geerli bir tasarrufta bulunma (ed/fiil) ehliyeti hi bulunmayanlarla mmeyyiz kklerin yahut akl zayfl ve sefeh gibi sebeplerle kstl olanlarn himayeleri ve haklarnn korunmas din ve insan bir devdir. Bu sebeple onlar adna ihtiya duyulan belli tasarruflarn yaplabilmesine (hukuk temsile) ihtiya vardr. Kural olarak bu kiilerin haklarn birinci derecede yakn ve velisi olan baba ve dede gzetir. Bundan dolay onlara bu kiilerin ahs ve mallar zerinde hayli geni bir tasarruf yetkisi tannmtr. Eer baba ve dede mevcut deilse bu kimselerin mallar onlarn belirledii veya kad tarafndan tayin edilen vas

tarafndan idare edilir. Ayrntda farkl grler bulunsa da vesyetin genel erevesi budur. Kuranda ve hadislerde yetimlere iyi davranlmas, yetikin oluncaya kadar mallarnn iyi idare edilmesi ve evlendirilmeleri dahil her trl haklarnn zenle korunmas zerinde ska durulmutur. Yetim mal yemek byk gnahlardan saylm, haksz yere yetim mal yiyenlerin iddetli azap grecekleri belirtilmi, yetimin vel ve vaslerine ancak fakir olmalar halinde mruf llerde onun malndan faydalanma izni verilmitir (bk. YETM). yet ve hadislerde yetim rnei zerinden verilen bu yndeki emir ve tevikler nda oluan slm retide yetimler bata olmak zere toplumda himayeye muhta her ferdin korunmas ve temel haklarnn salanmasnda aileye, akrabaya, topluma ve devlete ayr ayr sorumluluklar yklenmi, fakihlerce kapsaml bir velyet teorisi, hidne, lakt, hacr gibi kavramlar gelitirilerek din fark dahil hibir ayrm gzetmeden toplumda genel bir sosyal himaye ve dayanma ann kurulmas hedeflenmitir. Bu sosyal devlerin topluma den bir farz- kifye saylmas, devlet bakannn velisi olmayanlarn velisi olduu yolundaki hadis (Tirmiz, Nik, 15; Eb Dvd, Nik, 19; bn Mce, Nik, 15) ve bu izgide meydana gelen teamln yan sra velilerinin lmnden sonra ehliyetsiz ve eksik ehliyetli kimselerin himayesine ynelik vesyet kurumu da slm toplumunda gereklemesi amalanan sosyal himaye ve dayanma ann ayr ayr paralarn tekil eder. Velinin vas tayini esasen bir nevi vasiyet olduundan vesyete ilikin fkh hkmler fr kaynaklarnda vasiyet ana blmnn iinde ele alnsa da muhteva farklln ayrca ortaya koyabilmek iin ou zaman vas-evsy, s gibi alt balklar alm, konunun farkl ynlerine de lakt, hacr, nikh, nafaka, hidne, by, kaz gibi konular ilenirken, ayrca ahkms-sgr tr eserlerde ocukla ilgili fkh hkmler balamnda meseleci bir metotla temas edilmitir. te yandan fr-i fkhn on drt asrlk zaman dilimindeki dinamik yaps ve her bir mezhep iinde farkl dnem ve blgelerdeki ihtiyalara paralel olarak ortaya kan yeni birok fetva ve grn bulunmas sebebiyle dier konular gibi bu alanda da mezhep grn kategorik ifade ou zaman yetersiz kalmaktadr. Konunun doktrin erevesi ancak btn bu bilgilerin birletirilmesiyle netlemekte olup modern dnemde ahvl-i ahsiyye alannda yaplan slm hukuku almalar bu mahiyette eserlerdir. Vesyetin Unsur ve artlar. slm hukukunda vesyet klasik akid mant ile ele alnr ve Haneflere gre icap ve kabul ile kurulur. Dier fakihler sga ile birlikte sgann eleri olan ms, vas ve ms bihi de akdin unsurlar sayarlar. Ehliyetsizler ve eksik ehliyetliler zerinde vesyetin meruiyeti velyette olduu gibi onlarn kendi haklarn korumada ve mallarn idarede yetersizlikleri (acziyet), gzetim ve himayeye ihtiyalar, bunun salanabilmesi iin de hukuken temsil edilmelerinin gerekmesiyle temellendirilir. Bu sebeple gerek bunlarn gerekse nc ahslarn haklarnn zayi olmas veya bir hakszla uramas ihtimali varsa vas tayini dinen vcip grlmtr. Burada ya kklnn illet saylmasnn anlam budur ve rneklendirmeler genelde kk zerinden yaplr. Mecnun, gayri mmeyyiz ocuk, math ise mmeyyiz ocuk hkmndedir. Klasik literatrde baba veya dedenin cenin iin vas tayininden ziyade maln koruma amal emin tayininden sz edilir; ancak gnmzde baz slm lkelerinde cenin iin vas tayinini mmkn veya gerekli klan yasal dzenlemelere gidilmitir (M. Eb Zehre, s. 489-490; Mustafa es-Sib-Abdurrahman es-Sbn, s. 130-151). Kkler (ehliyetsizler ve eksik ehliyetliler) iin vas tayini hakkn tartan fakihlerin daha kapsaml olan velyet kavram ile onun alt bir tr olan vesyet arasnda ince bir ayrm yaptklar grlr. Kk ve benzerlerinin babas ve dedesi (babann babas) hayatta ise bunlar kn hem ahs hem

de mal zerinde kapsaml velyet hakkna sahiptir. Bunlarn lm halinde ise kn zerindeki mal velyet demek olan vesyet genel velyetten ayrlarak zel olarak vasye intikal ederken evlendirme, eitim retim gibi ahs haklara taalluk eden velyet kn binefsih asabe olan yaknlarna geer. Hidne ve rad (st emzirme) hakk erevesinde bir sre anne ve yakn kadnlar da bu velyetin bir ksmn stlenirler (bk. VELYET). Veli olan asabenin vas tayin edilmesi durumu hari bu iki tr velyet ayr ahslarda devam eder. Haneflerin zel nem atfettii bu ayrm dier mezheplerde de belli lde korunur. Bundan dolay vas tayin hakk ncelikli olarak en kapsaml velyete sahip bulunan babaya aittir ve lmnden sonra kn mallarnn idaresi babann vassine geer. Dede, babann vas tayin etmemesi halinde kn malnda tasarruf etme veya birini vas olarak belirleme hakkna sahip olur. nc srada ise kad yer alr (Mecelle, md. 974). Hanefler bata olmak zere cumhurun gr bu olmakla birlikte Mlik ve Hanbeller babadan sonra vas tayin yetkisini kadya verir, hatta Mlikler belli durumlarda anneye de bu hakk tanr. fi ve Cafer mezheplerine gre ise dede de baba gibidir ve babadan sonra velyet hakk onundur, dede var olduu srece baba vas tayin edemez. Cumhurun gr, kk ve benzerlerinin mal haklarnn en ehil kimselerce korunmas ve bunu babann en iyi biimde takdir edecei fikrine dayanr. Vesyet fkhta akid kurgusu ile ele alnd ve vasiyete bal olarak teberruat grubunda mtalaa edildii iin msnin tam ed ehliyetinin bulunmas (bli ve red olmas) art genelde aranr. Ancak vas tayinini vasiyetten ayr tutup ms iin srf yarar ieren bir tasarruf gren fakihler mmeyyiz olmasn yeterli grr. Hanbellerin belli artlarda ciz grmesine mukabil ounluk kleye, bakalar hakknda hukuk ilem yapma yetkisinin (velyet-i mteaddiye) bulunmay gerekesiyle vas tayin hakk vermez. filer fskn velyete engel olduundan hareketle adalet vasfn art koar, aksi takdirde vasyi hkimin tayin edeceini syler (Mverd, X, 190). Velinin (ms) yapt tayini (icap) vasnin szl kabul veya kabule dellet eden bir davranta bulunmas halinde vesyet kurulmu olur. Vesyetin geerliliinin balamas iin vasnin bilgi ve onayn art grmeyenler hem st akid olan vasiyetin teberruattan oluunu, hem de bir ahsn vas tayin edildiini bilmeden kk iin yapt ilemleri geerli klmay dnm olmaldr (Osman b. Ali ez-Zeyla, VI, 206). Fakihlerin hangi kelimelerin ve ifadelerin akid kurucu sz (sga) saylaca, veklet ve velyet kelimelerinin vesyete delleti konusundaki tartmalar byk oranda Arapayla ilgiliyse de akdin anlalr ve taraflarn ak rzalarn yanstan kelimelerle yaplmasna vurgu ynyle nemlidir. Vesyet bir arta talik edilebilir, bir vakitle snrlandrlabilir; konu ve yetki itibariyle kaytl veya mutlak olabilir. Her hlkrda vas kendisine verilen yetkiyi msnin lmnden sonra bu art ve snrlara bal kalarak kullanmaya balar. Vesyette vas ve vasnin yetkileri merkez bir nem tar. Ehliyetsizler ve eksik ehliyetlilerin vesyet altna alnmasnda temel gaye onlarn mal haklarnn korunmas olduundan, gerek vel gerekse kad tarafndan tayin edilen vasnin aralarnda yetki farkll bulunsa da bu gayeyi gerekletirecek ehliyeti tamas nemlidir. Vasnin de ms gibi tam ed ehliyetinin bulunmas (bli ve red), stlenecei grevi ifaya ehil (emnet) ve mslmann vesyetini stlenecekse mslman olmas artnda fakihler hemfikirdir. Kadn-erkek ayrm yaplmaz. Hanbel fakihi Kd Eb Yal el-Ferr veklet akdine kyasla on yandaki mmeyyiz kn de vas tayin edilebilecei grndedir (bn Kudme, VI, 244). Hanef mezhebindeki buna benzer bir tartmada mmeyyiz kn vas tayin edilmesi halinde hkimin bu kimseyi msnin vefatndan hemen sonra azledip yerine gerekli artlar haiz yeni bir vas tayin edeceinde ittifak varsa da birinci vasnin azil ncesi baz ilemler yapmas durumunda mmeyn veklete kyasen bunlar geerli sayar; ancak Eb Hanfe yaplan ilemlerin sonucunun veklette mvekkile, burada ise ms dndaki ahslara rci olduundan hareketle bunu geerli saymaz (bn

bidn, VI, 701). Mmeyyiz kn bir yetikinle birlikte vas tayin edilmesi halinde bunun geerli olaca, fakat kn buldan sonra grevi stlenebilecei eklinde bir gr Caferlerde de vardr. Ayrca filer ve bir kavlinde Ahmed b. Hanbel vasde adalet, yine filer ile Haneflerden mmeyn hrriyet artn da ararlar. brhim en-Neha, Evz, bn brme ancak kiinin kendi klesini vas tayin edebileceini sylerken Eb Hanfe bunu vrisler arasnda red bir kimsenin bulunmamas halinde ciz grr. Hanefler ayrca harbnin zimmye vesyetini de ciz grmez. Bu gr farkllklar, fakihlerin msnin takdirine ballkla vesyet grevine ehliyetin objektif kriterini koruma arasnda denge kurma abasnn rndr. Hanef ve filer dahil ounluk vasnin gereken artlar msnin lm annda tamakta olmasn yeterli grrken bir ksm fakihler sadece tayin, bir ksm hem tayin hem lm esnasnda, bir ksm da tayinden lme kadarki btn zaman diliminde bu artlar tamas gerektiini syler. Ms gerekli artlar tamayan birini tayin ettikten sonra vefat etmise hkim bu vesyeti feshedip uygun birini tayin eder. Fakat bu esnada ilk vasdeki eksiklik zil olur, mesel ocukken bula ererse buna gerek kalmaz. Kk iin birden fazla kimsenin birlikte veya aralarnda grev/yetki dalm yaplarak vas tayini de mmkndr. Vasnin Yetki ve Sorumluluu. Vesyet genel velyetin bir ynyle devam ve alt tr olduu, bir nevi mal zerinde velyet sayld yahut vasnin kn ahsyla da ilgili baz sorumluluklarnn bulunmas sebebiyle mal zerinde gl, ahs zerinde zayf bir velyet olarak adlandrld iin (Mustafa Ahmed ez-Zerk, II, 826) vasnin yetki ve sorumluluunu belirlemede ilk kural velyet sahibinin, vasyi belirleyen msnin veya nasbeden hkimin iradesine, ileri srd kayt ve artlara ballktr. Hkimin tayin ettii vas (vas-i mansb) hkimin vekili sayldndan msnin belirledii vasye (vas-i muhtr) nisbetle daha zayf ve snrl bir yetkiye sahiptir (ikisi arasndaki farklar iin bk. bn bidn, VI, 722-724; Bilmen, V, 203-206). te yandan dier akidlere kyasen vasnin yetkilerinden sz etmek yanl olmamakla birlikte literatrde vasnin yetkisinden ok grev ve sorumluluunun bulunduu vurgusu ne kmakta, hatta vesyeti kabule tevik etmek bir yana bunun son derece ar bir emanet, veballi bir i olduu hatrlatlarak sze balamaktadr (rnek olarak bk. el-Fetval-Hindiyye, VI, 136-137). Bu durumda kn ve benzerlerinin mal haklarn en iyi ekilde temsil ve koruma, maln idaresinde hukuka ve rfe uygun davranma, gerekli tedbirleri alma ve gerekeni yapma vasnin ikinci temel ykmlln tekil etmektedir. Fkh mezheplerinin vasnin yetki ve sorumluluuna dair grlerinde bu iki hususa ska atf yaplr. Fkh literatrnde ve Kuranda yetimlerin malnn en iyi ekilde idaresinin emredilmi olmas (el-Enm 6/152; el-sr 17/34) objektif bir iyi niyet ve mruf lsne iaret eder. denecek zekt ve vergiler sonucu yetimin malnn giderek tkenmemesi iin onun gelir getirici ekilde iletilmesi ilkesi, ayrca Allah hakkna taalluk eden baz mal ykmllklerde tannan muafiyetler, zaman iinde doktrinde hazine, vakf ve yetim maln korumaya mtuf olarak getirilen zel hkmler, mesel Haneflerin gasbedilen menfaatin tazmin edilmeyecei kuralndan yetime ait menfaatin gasbn istisna etmeleri ve ecr-i misil tahakkuk ettirmeleri (Mecelle, md. 596) vasnin bu ykmllyle rtr. Vesyet vasiyetle de i ie olduundan vas msnin lmyle birlikte onun cenaze giderlerini karlamas, bir yandan vassi bulunduu kiinin bakm ve gzetimi, mal varlnn ekonomik deerini korumas iin gerekli tedbirleri alrken dier yandan ms tarafndan alnm emanetleri sahiplerine iade edip alacak ve borlarn takibe balamas eklinde zetlenebilir bir dizi ykmlln altna girmi olur. Fkh literatrnde vasnin hangi harcamalara ncelik verecei, hangilerine engel

olaca, neyi yapp neyi yapamayacana dair rnekler zerinden yaplan tartmalar biraz da ms aleyhin haklarnn korunmas ve malnn iyi bir ekilde idaresi konusunda fakihlerin tecrbe birikimi ve bak as farkllndan kaynaklanmaktadr. Mesel Haneflerin konuya ilikin grlerinde vasnin msnin iradesi ve takdir hakk ynnde hareket etmesi, kn malnda tasarruf yetkisinin de aslnda onun hukukunu koruma amacyla vasye verildii eklinde zetlenebilir iki esasn ne kt, harcamalarda ve maln idaresinde rfe ve mruf olana ska atf yapld grlr (Muhammed b. Hseyin b. Ali et-Tr, VIII, 526; el-Fetval-Hindiyye, VI, 145). fi fakihi Mverd vasnin yetki ve sorumluluunu maln asln koruma, gelirini arttrma, mruf lsnde harcama yapma, malda nc ahslarn hakk varsa onlar deme eklinde drt balk altnda zetler (el-vil-kebr, X, 203) Vasnin maln ekonomik deerini korumas ve arttrmas iin gereken davalar amas, alan davalara taraf olmas, mal kiraya vermesi, satmas, maln zektn/vergisini vermesi, ms aleyhin mal nitelikli din, hukuk ve ceza borlarn demesi gibi grevleriyle verilen eitli rnekler bu kurallarn alm mahiyetindedir. Ancak Allah hakkna taalluk eden baz konular fakihler arasnda tartmaldr. Mesel ounluk kn malndan zekt ve ftr sadakasnn verileceini sylerken Abdullah b. Mesd, Sad b. Mseyyeb, Hasan- Basr, brhim en-Neha, Sad b. Cbeyr bata olmak zere baz fakihler zekt gerekmediini, Eb Hanfe sadece arazi mahsullerinden zekt verileceini syler (Hz. Ali ve bn Abbasn da bu grte olduu rivayet edilir). Haneflerden mam Muhammed ve Zfere gre ke ftr sadakas gerekmez. Vasnin kn nisaba ulaan malndan kk adna kurban kesmesini Eb Hanfe ve Eb Ysuf vcip, Mlikler snnet, Hanbeller ciz grrken filer, mam Muhammed ve Zfer ciz grmezler. Bu husustaki gr farkllklar konunun ibadet ve mkellefiyet ynne mi hak sahiplerinin hakkna m ncelik verileceiyle alkaldr. Vesyette hem kn hem nc ahslarn haklarn koruyabilmek iin fakihler, vasnin hangi tr tasarruflar ne lde yapabilecei hususunu neredeyse her bir ilem tr iin ele alarak ayrntl biimde belirlemek ve belli bir ereve oluturmak istemitir. zetle belirtmek gerekirse vas, hibe kabul gibi tamamen kk lehine tasarruflar yapabilecei gibi kr ve zarar yn bulunan ivazl akidleri de yapabilir. Mesel kn maln gayri menkullerde daha sk artlara tbi olarak deeriyle veya gabn-i yesr ile nc ahslara satabilir, onlarn maln ke bu ekilde alabilir; ancak kn maln kendine satamaz; kendi maln da ke satamaz. ounluun gr byle olmakla birlikte Eb Hanfe babann tayin ettii vasyi dierlerinden ayr tutar ve ona bu hakk tanr. Eb Ysuftan ve Mliklerden de byle bir gr aktarlr. Mlik mezhebinin arlkl gr vasnin kn maln satn almasnn uygun olmad, eer bunu yapacaksa hkimin onay vermesinin gerektii ynndedir. Vas kn maln kiraya verebilir, mudrebe yoluyla veya bizzat ticaret yaparak iletebilir; rayi deeri amad srece kk lehine fa hakkn kullanr. Arazisini uzun sreli ( ve daha fazla sene iin) kiraya veremeyecei gr o dnem uygulamasnda kn aleyhine olabilecek riskler bulunmas sebebiyledir (Kdhan, II, 312; sren, II, 10-11). Literatrde vasnin ivazl akidlerde yetkisinin snrna dair gr farkllklar hangi durumun kk lehine olacana ilikin bak as farkllndan kaynaklanr. Vas kn mal varl aleyhine ilem yapamaz; mesel maln hibe ve tasadduk edemez, bor veremez. Ancak bu konuda farkl grler ve istisna durumlar da vardr. Mesel yolculuk, tabii fet tehlikesi gibi durumlarda gvenilir kimselere bor verilerek malnn koruma altna alnmasnda saknca grlmez. Kn malnn emanet ve riyet verilmesi de kk iin ak bir yarar iermesi halinde byledir. Vas k, eitimi ve yetimesi iin gerekli olduundan cret talep etmeden bir meslek ve sanata verebilir. ounluk kn borcu iin malnn rehin konmasn ciz grmezken Hanefler rehni ticar

hayatn bir paras saydndan vasye bu yetkiyi tanr. Vasnin ms aleyhine ahitlii kabul edilir, ancak kn aleyhine, mesel lenin nc bir kimseye borcunun bulunduu eklindeki ikrar, baka bir delil yoksa ikrarn sadece ikrar edeni balayan bir delil (hccet-i ksra) olmasndan dolay kabul edilmedii gibi, kk lehine de olsa ms ile ilgili olarak ynetimindeki mal varln arttrc nitelikteki ahitlii de thmeti gerektirdiinden kabul edilmez. Hanef ve Mlikler bata olmak zere fakihlerin vasnin ms lehine ahitliinin kabul edilmeyeceini sylemeleri bu anlamdadr (Sahnn, VI, 22; Abdurrahman eyhzde, II, 727). Ms veya hkimin vas iin grevi karl bir cret takdir etmesi halinde vas zengin de olsa uhdesine verilen kn malndan bu creti alabilir. Ancak byle bir takdir yoksa, vas de fakir deilse herhangi bir cret talep edemez. lgili yette (en-Nis 4/6) vel/vasden bahisle, Zengin ise yetimin malndan-uzak dursun, fakir ise mruf lde yesin denmesinin anlam budur. Nitekim Resl-i Ekrem bir sahbnin fakir olduunu, bakt yetimin ise malnn bulunduunu ve bundan yiyip yiyemeyeceini sormas zerine israfa kamadan malndan yiyebileceini sylemitir (Eb Dvd, Vey, 8). Bundan hareketle fakihler fakir vasnin, vesyeti altndaki kimsenin malndan grevi esnasnda ihtiyac nisbetinde ve toplumsal saduyunun mkul bulaca lde yararlanabilecei, ayrca cret alamayaca grndedir. Ancak Mlikler ve Hanbeller veklet akdine kyasen vasnin hkime bavurup cret takdir ettirebileceini sylerler. Vesyet verilirken ms aka yetki tanmsa vasnin kendinden sonraki vasyi tayin hakk vardr. Hanef ve Mlikler msnin velyetinin vasye getiinden hareketle bu husus zikredilmemi bile olsa vasye bu hakk tanr ve babann belirledii vasnin vassini dedeye nceler (Mecelle, md. 974). Vasnin sorumlu olduu ileri bizzat yapmas asldr; bu sebeple ms tarafndan aka izin verilmemise Hanefler ile baz filer ve Hanbeller hari ounluk vasnin bakasn vekil tayin ederek bu ileri ona devretmesini ciz grmez. Kk iin birden fazla vas tayin veya nasbedilmise ve aksine bir aklama da yaplmamsa yetkilerini msnin tehiz ve tekfini, emanetlerin iadesi, hukukunu koruma iin dava almas gibi cil durumlar hari kural olarak birlikte kullanrlar. Haneflerden Eb Ysufa gre ise ayr ayr da kullanabilirler. Hanef imamlar arasndaki tartmada Eb Ysuf burada vekletin aksine vaslerin velyete ayr ayr sahip olduunu ve bunun blnemeyeceini sylerken Eb Hanfe ve mam Muhammed velyetin kayna olan msnin iradesine ballk ve kn menfaatine olan tercih noktasndan hareket eder (Serahs, XXVIII, 20-21). Vasnin asl yetki ve sorumluluk alan kn malnn idaresi, bakm ve gzetimiyle ilgili ilerdir; kural olarak baba ve dedede olduu ekliyle k evlendirme yetkisi bulunmaz. Ancak kn lehine olacak bir imkn karmama dncesiyle ve velyet teorisiyle balantl olarak babann vassi veya babann ve dedenin aka belirtmi olmas kayd ya da ya snr koyarak yahut kz-erkek ayrm yaparak vasye bu yetkiyi tanyan fakihler de vardr. Mesel mam Mlik baba aksine bir aklama yapmamsa vassine bu yetkiyi tanmakta (Sahnn, VI, 15), mam fi de bul sonras ve rd ncesi dnemde vasnin yetimi evlendirme yetkisinden sz etmektedir (el-m, IV, 121). Vasnin kn maln ynetirken daima onun yararn gzeterek hareket etmesi esastr; ancak kural olarak emin sayldndan beyanna gvenilir, kusuru ve teaddsi bulunmad srece uranlan zarardan sorumlu tutulmaz. Literatrde vas ile kk ve yaknlar arasnda yaplan iler, harcamalar ve dier mal konularda ihtilf kmas halinde bunun nasl zlecei rnek olaylar zerinden ayrntl biimde ele alnr. zetlemek gerekirse, aksine bir delilin bulunmamas halinde vasnin sznn esas alnmas kural tarihsel srete yargnn ve idarenin genel denetim yetkisi, yetimlerin hukukunu koruma amal resm kurumlarn devrede oluuyla dengelenmi, bu husus gnmz slm

lkelerinin ilgili kanunlarnda da yer almtr (Subh el-Mahmesn, s. 90-92). Vasnin lm, vesyet sreli ise srenin dolmas, muayyen bir i iinse onun ifas, kn reid olmas, akl hastal, ateh, sefeh sebebiyle vesyette bu engellerin zil olmas halinde vesyet sona erer. Kk bula ermekle birlikte henz reid saylacak akl olgunlua ulamamsa ilgili yetin (en-Nis 4/5-6) ak hkm gereince mal kendisine verilmez ve rde kadar vesyet devam eder. Vesyetin sona ermesinde belki de en tartmal husus taraflarn azil ve fesih hakkdr. Vesyet ncelikle ms asndan gayri lzm bir akid olduundan ms bilgi vermeden ve onayn almadan vasyi azledebilir. Vas iin de ms hayatta olduu srece akid gayri lzmdr, rc edebilir. Ancak Hanefler ve Caferler vasnin ancak msnin bilgisi dahilinde vesyeti feshedebileceini syleyerek ms cihetinden bir maduriyeti nlemek istemitir. Ms veya kn zarar grme ihtimali olduunda dier mezhepler de benzeri bir yaklam iindedir. Vasnin, vesyeti kabul ettikten sonra hakl bir sebep bulunmad srece msnin gyabnda veya lmnden sonra kendiliinden vesyeti feshetmesi ayn sakncalar daha fazla ierdiinden Hanef ve Mliklere, Ahmed b. Hanbelden bir rivayete gre ciz grlmez. fi ve Hanbellerde kuvvetli gr bunun ciz olduu ynnde olsa da kn zarar ve maduriyetini nleyici kaytlar bu mezheplerde de vardr. Mesel fi fakihi Mverd, vesyetin balaycln ve vasnin grevden ayrlma artlarn grevin cretli olup olmamasna, icre veya cule gibi ona atfedilebilecek hukuk nitelie gre deerlendirerek ayrmlar yapar (el-vil-kebr, X, 210). Vas vesyete ehliyet iin aranan artlar yitirdiinde azledilmi saylr veya hkim tarafndan azledilir ve yeni bir vas belirlenir. Hkim sevk ve idaresinin zayfladn grd vasnin yanna ikinci bir vas tayin ederek yeni bir grev/yetki dalm da yapabilir. Ms tarafndan tayin edilen ve gerekli artlar tayan bir vasyi hkimin azletmesini ise fakihlerin bir ksm msnin iradesini yok sayma olarak grdnden geerli (nfiz) saymazken ounluk geerli sayar ve hkimin dinen vebal stleneceini syler (bn bidn, VI, 702-703). Hkim tarafndan tayin edilen vas hkimin vekili sayldndan hkim tarafndan azledilebilir, ancak o hkime bilgi vermeden kendiliinden grevden ayrlamaz. Birlikte grev yapan iki vasden birinin azli veya vefat msnin aksine bir iradesi yoksa vesyeti sona erdirmez ve dier vas ikincisi tayin veya nasbedilmedii srece tek bana grevi ifa eder. Vesyet konusunda mezhepler aras alternatif grlerin yan sra tarihsel sreteki zengin uygulama ve zm rneklerini de iinde barndran fkh birikim, gnmz slm lkelerinin birounda bu alandaki yasal dzenlemenin ve mahkeme ictihadlarnn ana malzemesini tekil etmitir (rnekler iin bk. M. Eb Zehre, s. 480-497; M. Ysuf Ms, s. 468-483; Subh el-Mahmesn, s. 80-108).

BBLYOGRAFYA

fi, el-m, IV, 120-121; Sahnn, el-Mdevvene, VI, 15-24; Mverd, el-vil-kebr (nr. Ali M. Muavvaz - dil Ahmed Abdlmevcd), Beyrut 1414/1994, X, 184-215; rz, el-Mheeb, I, 463464; Serahs, el-Mebs, XXVIII, 20-36; Kdhan, el-Fetv, II, 312; III, 512-535; Burhneddin elMergnn, el-Hidye, stanbul 1986, IV, 258-266; bn Rd, Bidyetl-mctehid, stanbul 1985, I, 234-237; bn Kudme, el-Mun, VI, 242-253; sren, Cmiu akmi-r (nr. Eb Musab el-Bedr - Mahmd Abdurrahman Abdlmnim), Kahire 1994, I-II, tr.yer.; Osman b. Ali ez-Zeyla, Tebynl-ai, Bulak 1315, VI, 206-214; Muhammed b. Hseyin b. Ali et-Tr, Tekmilet

Barir-ri, Beyrut, ts. (Drl-marife), VIII, 520-538; emseddin er-Reml, Nihyetl-mutc, Kahire 1386/1967, VI, 98-110; Abdurrahman eyhzde, Mecmaul-enhur, stanbul 1310, II, 718728; el-Fetval-Hindiyye, VI, 136-159; Ahmed b. Muhammed el-Hamev, amz uynil-beir, Beyrut 1405/1985, III, 257-275; bn bidn, Reddl-mutr (Kahire), VI, 647-727; Mecelle, md. 596, 974; M. Eb Zehre, el-Avl-aiyye, Kahire 1377/1957, s. 458-502; M. Ysuf Ms, Akml-avli-aiyye, Kahire 1378/1958, s. 421-483; Mustafa Ahmed ezZerk, el-Fhl-slm f evbihil-cedd, Beyrut 1967-68, I, 565-568; II, 816-831; Mustafa esSib - Abdurrahman es-Sbn, el-Avl-aiyye, Dmak 1390/1970, s. 97-177; Him Marf el-Hasen, el-Viye vel-evf, Beyrut 1980, s. 9-120; M. Cevd Maniyye, Fhl-mm Cafer e-d, Beyrut 1404/1984, VI, 175-182; Bilmen, Kamus2, V, 179-206; M. Cafer emseddin, elVaiyye ve akmh fil-fhil-slm, Beyrut 1405/1985, s. 352-387; Ahmed M. Husar, el-Velye, el-veye, e-al fil-fhil-slm lil-avli-aiyye, Beyrut 1992, s. 89-205; Subh elMahmesn, el-Mebdi-eriyye vel-nniyye, Beyrut 2002, s. 58-108, 157-236; evket Topal, Korumaya Muhta ocuklarn Bakm ve Gzetimi Asndan slm Hukkunda Velyet ve Vesyet Yetkisi, Dinbilimleri Akademik Aratrma Dergisi, VI/3 (2006), s. 249-273; , Mv.F, VII, 205-219; Viye, a.e., XLIII, 167-214; Hamza Aktan, Vesayet, slmda nan, badet ve Gnlk Yaay Ansiklopedisi, stanbul 1997, IV, 456-458. Ali Bardakolu

VESENYYE
(bk. PUTPERESTLK).

VESLE
(bk. TEVESSL).

VESLETn-NECT
(bk. MEVLD).

VESK
() Hz. Peygamber devrinde Medinede kullanlan kat madde lei. Szlkte kapsam, hacim anlamndaki vesk (oulu vsk ve evsuk)/visk (oulu evsk) kelimesinin birok s istiap ettii iin bu ad ald belirtilmektedir. Kabaca bir deve yk, bir veya iki dl (denk) olarak aklanmakta (bn Sde, III/12, s. 265-266), dolaysyla himl (yk) ve vikr (yk; katr, at, eek yk) kelimeleriyle zdeletirildii grlmektedir. Vesk denizci Araplarca gemi kargosu iin de kullanlmtr (Makrz, III, 245; bn Tarberd, IX, 118, 128). Bununla beraber Hz. Osmandan gelen, Pazarda hurma satyor, Bu veskimde ltm diyordum eklindeki bir rivayetin dorulad gibi Asr- sadette veskin teorik bir hesap birimi veya yk deil lek olduu (bn Mce, Ticrt, 38), hurma, tahl, kuru zm, kuru incir gibi stoklanabilir gda maddelerinin lmnde kullanld anlalmaktadr. (Hurmann/tahln) 5 veskten aznda zekt yoktur (Msned, III, 59; Buhr, Zekt, 4, 32, 42, 56; Mslim, Zekt, 1, 3-6; Eb Dvd, Zekt, 2); Peygamber 5 vesk veya daha aa miktar iin ary* satna (beyul-ary) ruhsat verdi (Buhr, By, 83; Mslim, By, 71; Eb Dvd, By, 20) vb. hadislere dayanan hkmler vesk ile ilikili olduundan bu lein istiap hacminin belirlenmesini gerektirmitir. Hadis ve fkh limleri arasnda Asr- sadette kullanlan veskin 60 peygamber sna veya 240 peygamber mddne denk geldii hususunda (Msned, III, 59, 83; Eb Dvd, Zekt, 2; bn Mce, Zekt, 3; Tirmiz, Zekt, 7) gr birlii vardr. Tarih boyunca veskin farkl yrelere has rtl, men, kadeh, keylece, kile, kafz, mekkk, veybe, irdeb gibi dier birimlerden karl hesaplanmaya allm, ancak sn deerinde bile uzlamaya varlamadndan veskin ls de tartmal kalmtr. Sn hacmi 2,75 lt. alnrsa veskinki (60 2,75 lt. =) 165 lt. olarak hesaplanr ki bu da (60 2,04 kg. =) 122,4 kg. civarnda kuru gdann lsdr. Sonraki dnemlerde kullanmdan kalkt anlalan peygamber veski sadece fkh kitaplarnda atfta bulunulan teorik bir birim olarak kalm grnmektedir. Abbs Halifesi Hrnrrede (786-809) bir vesk nisbet edilirse de bunun peygamber veskinn iki buuk katna denk geldii belirtilmektedir (Eb Ysuf, s. 54; ayrca bk. Hinz, s. 53). 713 (1313) ylnda Fasta kullanlan er veskin 1175te (1761-62) kullanlan veskin te biri kadar olduu da sylenmektedir (Kdir, II, 68). Ancak Kalkaendnin (. 821/1418) 60 peygamber sna denk geldiini belirttii bu Fas veskinin ad sahfedir (ubul-a, IV, 177). Buna karlk Tunuslu lim Tclrifn el-Bekrnin bildirdiine gre er vesk IX. (XV.) yzyln balarnda kullanlan Tunus kafzine tekabl etmekte olup her biri 12 Hafs mddne eit 10 sahfeden (mikyele) ibaretti ki bu da 320 er rtla muadildi (Annales de lInstitut dtudes orientales, III [1937], s. 79-81). Boubaker, hacmini 175,92 litre olarak belirledii bu kafzin lt budayn arlnn cins fark sebebiyle 117,8-135,4 kg. arasnda deieceini syler (Turcica, XVI [1984], s. 162). Evliya elebinin Sve llerine dair verdii bilgilerden kan 1 vesk = 5 kafz = 40 mekkk = 60 s = 120 md = 240 men = 480 rtl = 62.400 dirhem = 2.059.200 arpa eitlii de muhtemelen teorik bir deer ifade ediyordu (Seyahatnme, IV, 381, 382). erf el-drsnin (. 560/1165) 20 peygamber mddne eitledii veska adl lein Resl-i Ekremin veskiyle alkas bulunmad aktr (el-Ekyl, III, 342).

BBLYOGRAFYA

Msned, III, 59, 83; Eb Ysuf, Kitbl-arc (nr. Muhibbddin el-Hatb), Bulak 1302, s. 54; bn Sde, el-Muaa, Beyrut 1398/1978, III/12, s. 265-266; erf el-drs, el-Ekyl vel-evzn (Resl Caferiyn, Mr- slm-yi rn iinde), Kum 1375/1416, III, 342; Kalkaend, ubul-a, IV, 177; Makrz, es-Slk, III, 245; bn Tarberd, en-Ncmz-zhire (Popper), IX, 118, 128; Evliya elebi, Seyahatnme, IV, 381, 382; Kdir, Nerl-men, II, 68; W. Hinz, Islamische Masse und Gewichte, Leiden 1955, s. 53; M. H. Sauvaire, Arab Metrology IV: Ed-Dahaby, JRAS, XIV/2 (1882), s. 283; a.mlf., Matriaux pour servir lhistoire de la numismatique et de la mtrologie musulmanes, JA, sekizinci seri: VII (1886), s. 452; a.mlf., Matriaux pour servir lhistoire de la numismatique et de la mtrologie musulmanes, a.e., sekizinci seri: VIII (1886), s. 273-280, 296-297; R. Brunschvig, Sur les mesures tunisiennes de capacit au commencement du XVIIe sicle, Annales de llnstitut dtudes orientales, III, Alger 1937, s. 79-81; Sadok Boubaker, Poids et mesures dans la rgence de Tunis au XVIIe sicle: Le ritl, le qafiz de bl et le mtar dhuile, Turcica, XVI, Paris 1984, s. 162. Cengiz Kallek

VESVESE
() eytan tarafndan insann iine sokulduu kabul edilen saptrc telkinler, kuruntu ve phe. Szlkte vesvese/visvs fsldama, kt telkinde bulunma, kark szler syleme, kukulanma; ayn kkten vesvs insann iine doan zararl uyarc, kt duygu ve dnce, telkin, phe, fslt, evham gibi mnalara gelmektedir. Din terminolojide vesvese/visvs, eytann veya nefsin insana kt ve zararl telkinde bulunmas, eytandan yahut nefisten gelen, insan dine aykr ar davranlara ynelten telkin; vesvs eytan, eytann insann iine att saptrc drt, faydasz sz, phe ve tereddt anlamlarnda kullanlr. Vesveseye kaplana mvesvis denir (Frzbd, vsv md.; el-Mfredt, vesvese md.; Lisnl-Arab, vsv md.; Tcl-ars, vsv md.; bnl-Esr, en-Nihye, V, 187; Dozy, II, 814-815; Feyym, s. 143). Ayrca neza, hems, hemze, hcis, hatra gibi kelimeler de vesveseye yakn anlamlar ierir (mesel bk. el-Mfredt, hems md.; Muhsib, s. 95, 200, 250; Kueyr, I, 299; Gazzl, y, III, 47, 315, 317; evkn, III, 560). Modern psikiyatride yine vesveseye yakn anlamda kullanlan obsesyon (obsession) irade d gelen, kiiyi tedirgin eden, bilinli aba ile uzaklatrlamayan dnceler eklinde tanmlanr (Saygl, s. 40). Kurn- Kermde vesvese kavram be yette gemekte, bunlarn nde eytann (el-Arf 7/20; Th 20/120; en-Ns 114/5), birinde nefsin (Kf 50/16) insana saptrc etkisi anlatlmaktadr. Ns sresinde (114/4) kiiyi srarla gnah ilemeye kkrtmas sebebiyle eytandan vesvs diye sz edilir. Arf sresinin 20. yetinde eytann deme ve eine vesvese verip kendilerine yasaklanan aacn rnnden yemelerine yol at belirtilir. Gerek bu yetin devamndaki ifadeden, gerekse 22. yetten anlaldna gre burada vesvese aldatma, yanltma, saptrma anlamnda kullanlmtr (Taber, V, 449). Ayn olay anlatan Bakara sresinin 36. yetinde vesvese yerine ayan kaydrd, gnah iletti mnasnda (a.g.e., I, 272-273; evkn, I, 72-73) ezelle fiili gemektedir. Hadislerde vesvese kavram daha ok eytan tarafndan insann iine atlan ve onun imanna zarar vermeyi amalayan tehlikeli sorular, dnceleri belirtir. Hz. Peygamberin Arafat gecesinde yapt duada, Allahm! ... vesveseden sana snrm sz de geer (Tirmiz, Du, 78). Hadislerde her insann bir eytannn bulunduu (Msned, I, 385; Drim, Ri, 25), kann damarlarda dolamas gibi eytann da insann iinde dolat (Msned, III, 156, 285; Buhr, Akm, 21; Bedl-al, 11; Eb Dvd, avm, 78) bildirilir. Gazzl bu hadisi, eytan tesirlerin i dnyamza sirayet etmesi eklinde yorumlar; kendisinin de zaman zaman hi beklemedii durumlarda kalbine deiik vesveseler doduunu syler (nnt-tevl, s. 12-13). Baz mslmanlar Resl-i Ekreme gelerek ilerinden, sylemeye dahi cesaret edemeyecekleri vesveseler getiinden yaknrlar. Reslullah da bu durumun onlardaki kesin ve katksz imana dellet ettiini, mmetinin bu tr vesveselerden dolay -telkin edilenleri yapmadklar srece-sorumlu tutulmayacan bildirir (Msned, II, 255; VI, 106; Mslim, mn, 201-205, 211). Hris el-Muhsibye gre Reslullah, sahblerdeki bu duyarll vesvese konusunda sorumluluklarn yerine getirmeleri noktasnda yeterli saymtr. Zira insanlardan ilerindeki vesveseleri skp atmalarn beklemek kendi tabiatlarn

deitirmelerini istemek anlamna gelir, bu da irade gcn aar. Vesvese konusunda sorumluluktan kurtulmak iin akln ve bilginin gereine gre davranarak vesvesenin etkisini nlemek yeterlidir (erRiye, s. 188-189, 249-250). limlerin belirttiine gre ilgili hadislerde kesin imana dellet ettii bildirilen ey eytan tarafndan insanlarn iine atlan vesveseler deil, onlar anlatmay dahi kendileri iin atete yanmaktan daha tehlikeli grerek bundan derin znt duyan mslmanlarn bu konudaki sadakat ve duyarllklardr. Esasen eytan baka yollardan saptramad mminlere vesvese verir; inkr ve isyana sapanlar zaten eytann oyuncadr, onlara vesvese vermesine gerek yoktur (Hattb, IV, 136; Gazzl, y, III, 314; Nevev, II, 154-155). Resl-i Ekrem bu tr vesveselerden yaknanlardan birine, Allaha hamdolsun ki eytan size vesveseden baka bir yolla zarar verememitir; baka birine de, Allaha hamdolsun ki eytann tuzan vesveseye evirdi demitir (Msned, I, 340; ayrca bk. I, 235; Eb Dvd, Edeb, 109). Yine hadislerde, bir kimsenin abdest ve namaz srasnda baz uygulamalar eksik yapt hususunda kukuya dmesi ve evhamlanmas hali de vesvese kelimesiyle ifade edilmekte, bu tr kuruntulardan saknlmas veya onlarn zerinde durulmamas tlenmektedir (Eb Dvd, alt, 158; Tirmiz, ahret, 43). Bir hadiste eytann ezan ve kmetten korkup duyamayaca kadar uzaklara kat, bunlar sona erince dnp insanlara vesvese vermeye balad bildirilir (Mslim, alt, 16). Fkhta vesvese kavram, ibadetlerle ilgili bir hususun yerine getirilip getirilmedii veya gerektii gibi yaplp yaplmad hususunda yahut dier sorumluluklar yerine getirmede ar derecede pheye kaplarak ayn uygulamay defalarca tekrarlama eklinde kendini gsteren bir tr hastalk durumunu ifade eder. Fkh kitaplarnda vesvesenin abdest, gusl ve temizlik, namaz, kraat, talk, yemin, nezir gibi trleri zerinde durulmu ve vesveseye kaplmamak, eer vesvese irade d bir hale gelmise bu durumu ciddiye almayp itidali korumak, Hz. Peygamberin uygulad llerden sapmamak gerektii bildirilmitir. emml-mvesvisn adl rislesinde vesvesecilerin durumunu geni biimde inceleyen Hanbel fakihi Muvaffakuddin bn Kudme, din konularda Resl-i Ekremi rnek almann nemini yet ve hadislerle anlattktan sonra baz vesvesecilerin Reslullaha uymak yerine vesveseler iinde boulup eytana balandklarn, abdest ve namaz gibi konulardaki vesveseleriyle Peygamberin uygulamalarn hie sayacak derecede ar fikirlere saplandklarn belirtir. Duyu verilerinden, akln kesin bilgilerinden, kendi ama ve niyetlerinden dahi kukulanan vesvesecilerin bulunduunu ifade eden bn Kudme onlar varln hakikatlerini inkr eden safsataclara benzetir. bn Kayyim el-Cevziyye de bn Kudmeye ait rislenin erhi mahiyetindeki Mekid-eyn ve emml-mvesvisnde, bu eserin aynen iktibas edildii etl-lehfnn bir blmnde (s. 146-201) vesvesecilerin, uygulamalarn bir nevi ihtiyat olarak kabul eden grlerini inceleyerek bunlarn Peygamberin yolundan sapma ve eytann yolundan gitme anlamna geldiini ileri srmtr (ayrca bk. Gazzl, y, III, 401, 405). Delilik derecesinde vesveseci kiilerin boamalarnn geersiz olduu (bn Kayyim el-Cevziyye, lml-muvan, IV, 47, 49; kr. Buhr, al, 11), irtidad anlamna gelecek szler sarfetmeleri halinde mrted saylmayacaklar belirtilir (bn bidn, XIII, 12-14). Tasavvufta da vesvese konusunda olumsuz bir tutum sergilendii grlr. Sehl et-Tster vesvesenin iman makamlarnn hem ba hem sonu olduunu sylerken (el-Muraa, s. 104) eytandan gelen vesveselere kaplmann imana zarar vereceini, bunlarn etkisinden korunanlarn ise imanda selmete ereceklerini kastetmi olmaldr. Tsterye gre Allahtan baka her ey vesvesedir; dnyay murat

eden vesveseden korunamaz, vesveseden ancak nefsini a brakan kimse kurtulur. Eb Nasr esSerrca gre dinin yasaklad vesvese kiiyi ilmin snrndan karan evhamlardr (el-Lma, s. 145, 148-149). Kueyr i uyarlar insanlarn i dnyalarna ynelik hitap eklinde tanmlamakta ve bu hitabn melekten gelenine ilham, nefisten gelenine hcis (drt), eytandan gelenine vesvese denildiini belirtmekte, Allah tarafndan kalbe atlanna ise Hakkn htr adn vermektedir. eytandan gelen vesveselerin ou insan gnaha yneltir. Meyihin ittifakla kabul ettiine gre haram yiyenler ilhamla vesveseyi ayrt edemezler. Cneyd-i Badd nefsin drtleriyle eytann vesveselerinin farkl olduunu sylemitir. Nefis bir eyi isteyince onu yaptrncaya kadar diretir; eytan ise istedii bir ktl yaptramazsa baka bir ktlk iin vesvese vermeye balar. nk eytann gayesi hangi trden olursa olsun insana ktlk yaptrmaktr (er-Risle, I, 298-300). Gazzl, baz szde sflerin Allahn kullarn amellerine ihtiyacnn bulunmad, dnyev ve nefsn tutkulardan arnmann imknszln tecrbe ederek anladklar, Allah katnda ekl davranlarn deil kalp temizliinin, Ona duyulan muhabbet ve mrifetin nemli olduu gibi iddialar ileri srdklerini belirterek bunlar aslnda eytann telkin ettii vesveseler olarak yorumlar (y, III, 405). Gazzl, eytann yeterli bilgisi bulunmayan avam tabakasn dinin temel konularnda pheye drmek iin onlarn akllarna Allahn zt ve sfatlaryla akllarnn kavramayaca baka konularda saptrc sorular getirebileceini belirterek byle durumlarda ment billhi ve reslih demeyi tavsiye eden hadisi kaydettikten sonra (Msned, V, 214; VI, 257; benzer rivayetler iin bk. Buhr, Bedl-al, 11; Mslim, mn, 212-214) bu tr vesveseler hisseden avam tabakasna iman ve teslimiyetlerini salam tutmalarn, ibadetleri ve geimleriyle megul olmalarn tler (a.g.e., III, 36). Vesveseyi hem psikoloji hem tasavvuf ynnden inceleyen Gazzl (y, III, 26-47) eylemlerin psikolojik kayna olan uyarclarn iyilie ynlendirenine ilham, ktle ynlendirenine vesvese dendiini, ilhamn melekten, vesvesenin eytandan geldiini belirtir. Sebeplerin asl yaratcs ve dzenleyicisi olan Allahn baz kalpleri ilhama uygun hale getirmesine tevfik, bazlarn vesveseye elverili klmasna hzln denir. Buna gre ilhamn zdd vesvese, melein zdd eytan, tevfikin zdd hzlndr. Akllarn dnyaya ynlendirenlerin kalpleri eytann vesvesesine ak hale gelir, Allah anan gnller ise melein ilhamna elverili olur. Gerekte beer nitelikler tamayan hibir insan bulunmadna gre eytann vesvese ile kartrmad hibir kalp yoktur. Nitekim Hz. Peygamber kendisi dahil olmak zere her insann bir eytannn bulunduunu, ancak kendisini izleyen eytan mslmanlatrld iin iyi eyler telkin ettiini bildirmitir (Msned, I, 385). Kalp Allaha ynelip mrifete ve Allahn rzasna younlarsa eytann yerini melek alr ve kula takv ilham eder; kalp aa glerin etkisine kaplp bedensel hazlarn esiri olursa eytan nefse vesvese verip gnah iletmeye frsat bulur. Bylece kalpleri hkm altna alan eytanlar bunlarn iini dnyay hirete tercih ettirecek vesveselerle doldururlar. Sonuta nefsn tutkularn peinden giden kimse artk Allahn deil tutkularnn kulu olur (Gazzl, y, III, 26-28).

BBLYOGRAFYA

bnl-Esr, en-Nihye, V, 187; R. Dozy, Supplment au dictionnaires arabes, Beyrouth 1968, II, 814-

815; Msned, I, 235, 340, 383, 385; II, 255, 282, 317; III, 156, 285; V, 214; VI, 106, 257; Muhsib, er-Riye li-ullh (nr. Abdlkdir Ahmed At), Beyrut 1405/1985, s. 95, 188-189, 200, 249250; Sehl et-Tster, el-Muraa ver-red al ehlil-fra ve ehlid-dev fil-avl (nr. M. Keml Cafer), Kahire 1400/1980, s. 104; Taber, Cmiul-beyn, Beyrut 1412/1992, I, 272-273; V, 449; Ebl-Leys es-Semerkand, Tenbhl-filn (nr. Abdlazz M. el-Vekl), Beyrut 1400/1980, II, 659-661; Eb Nasr es-Serrc, el-Lma (nr. R. A. Nicholson), Leiden 1914, s. 145, 148-149; Hattb, Melims-Snen (nr. Abdsselm Abdf Muhammed), Beyrut 1411/1991, IV, 136; Kueyr, er-Risle, I, 297-300; Gazzl, y, III, 26-47, 83, 314, 315, 317, 401, 405; a.mlf., nnt-tevl, [bask yeri yok], 1359/1940 (Matbaatl-Envr), s. 12-13; Muvaffakuddin bn Kudme, emml-mvesvisn (nr. Ebl-Ebl ez-Zheyr), Kahire 1407; Nevev, au Mslim bi-erin-Nevev, Riyad 1424/2003, II, 154-155; bn Kayyim el-Cevziyye, etl-lehfn, Kahire 1381/1961, s. 146-201; a.mlf., Mekid-eyn fil-vesvese ve emmil-mvesvisn, Beyrut, ts. (Drl-Matbtil-Arabiyye); a.mlf., lml-muvan, IV, 47, 49; Ahmed b. Muhammed el-Feyym, el-Mibul-mnr, Kahire 1316, s. 143; Sadreddn-i rz, Meftulayb (nr. Muhammed Hcev), Tahran 1363, s. 153-162; a.mlf., el-Mebde vel-med (nr. Muhammed Zebh - Cafer ah Nazar), Tahran 1381, I, 328-332; evkn, Fetul-adr, Beyrut 1412/1991, I, 72-73; III, 560; bn bidn, Reddl-mutr (nr. Hsmeddin b. M. Slih el-Ferfr), Dmak 1421/2000, XIII, 12-14; mir en-Neccr, et-Taavvufn-nefs, Kahire, ts. (Drl-marif), s. 159-171; Sefa Saygl, Strese Son, stanbul 2001, s. 40; Adem Dlek, Hadislerde man Hususundaki Vesveseler, Tedavi Yollar ve Telkinin nemi, Diyanet lm Dergi, XLII/4, Ankara 2006, s. 121-143. Mustafa arc

VE
) ( Ebt-Tayyib Muhammed b. Ahmed b. shk b. Yahy el-Ve el-Arb (. 325/937) Arap dili, Arap edebiyat ve ahbr limi. 246 (860) veya 255 (869) ylnda Badatta dodu. Kendisinin yahut babasnn ipek elbise (vey) ticaretiyle uramasndan dolay Ve/bnl-Ve diye tannr (Semn, V, 604). Ayrca elbiselere nak ileme sanatyla urat iin veya en tannm eseri el-Mvedan (nakl, ssl) dolay el-Mve sahibi anlamnda bu isimle anlm olmas da muhtemeldir. Dnemin Kfe mektebinin lideri Saleb ve Basra mektebinin lideri Mberredin derslerine devam etmesi, kitaplarnda onlarn grlerine yer vermesi gramerde Badat semeci okuluna mensubiyetini gsterir. zellikle Saleb ile nahiv ve lugat limi Niftaveyh eserlerinde ska bavurduu limler arasnda bulunur. Badatta yirmi kadar limden faydalanan Ve hadis kltrn byk lde Ahmed b. Ubeyd b. Nsha borludur. Eb Asde knyesiyle tannan ve Abbs Halifesi MutezBillha da hocalk yapan bu limden eserlerinde oka sz eder (el-Flda on be, el-Mveda on yerde). Yine Mutazd-Billh ile Mktef-Billhn hocas olan hadis ve fkh limi bn EbdDny nemli statlar arasnda yer alr. Eb Bekir Abdullah b. Eb Sad el-Verrk, bn Eb Hayseme, Ubeyd b. reyk, Muhammed b. brhim el-Kr, Hris b. Eb sme, Muhammed b. Ahmed el-Kdeym, Muhammed b. Ynus el-Kdeym yararland, sem veya rivayette bulunduu hocalarndandr (Hatb, I, 253-254). Kaynaklarn ounda Venn halk mektebinde (mekteblmme) ders vererek geimini salad kaydedilir. Ancak Venn saray evresiyle yakn iliki kurmas, Mutemid-Alellahn ei Hallfenin criyesi, dnemin Badatnda kltryle tannan kadnlarndan biri olan Mnye el-Ktibenin ondan istifade edip hadis rivayet etmesi ve baz statlarnn saray hocalar arasnda yer almas Venn hilfet saraynda da hocalk yaptn teyit etmektedir. Ve Badatta vefat etti. Ve genelde edep, zelde zarf diye bilinen sekin tabaka edebiyatnn nde gelen temsilcilerindendir. Abbs toplumunda kabilecilik ve Arap taraftarl ortadan kalkp Arap-mevl fark azalnca yerini ahlk erdem stnl almtr. Badatta halife ve ynetici evresiyle emr ve valiler sekin tabakay temsil etmekte, bunlar avam snfndan farkl olduklarn ispata alan bir tutum ve davran sergilemekteydi. Ve zarf ana bal altnda yazd eserlerde Abbs devrindeki bu sosyokltrel olguyu dile getirmeye almtr. Bir bakma edep kavramyla rten zarf zarafet, nezaket, incelik, nkteli ve esprili konuma gibi anlamlar tayordu. Veya gre zariflerin sahip olmas gereken bu zelliklerin bir ksm komuya sayg gsterip onu himaye etme, sznde durma, utan verici davranlardan kanma gibi toplumsal ahlkla ilgilidir. Bir ksm da dzgn konuma, drst, iffetli ve nazik olma gibi bireysel erdemlerle alkaldr. Alt soydan geldikleri halde zarafetleriyle sosyal bir konuma erien zariflere ebh- havs denilmitir. Mellife gre havas ve ebhnn sosyal deerleri madd ve mnev olmak zere iki mihver etrafnda ekillenir. Yksek ahlk erdemler mnev mihveri; klk kyafete, yeme imeye, giyim kuama zen gsterme ve nezaket llerine uyma

da madd mihveri tekil eder. Zarifin havas snfyla karabilmesi iin zarafetin usul ve kurallarn renmesi, buna gre davranmas gerekir. Ve ncelikle ilim sahibi olmay, ardndan yksek ahlk erdemlerle bezenmeyi, ayrca mrvvet ve iffeti edep ve zarafetin temel artlarndan sayar. Mrvvet mertlik, yiitlik, cmertlik, iyilik severlik gibi erdemleri ifade eder ve bu mnada ftvvetle rtr. Veya gre mrvvetsiz edep, zarafetsiz mrvvet ve edepsiz zarafet olmaz. Ak namuslu ve drst insan idealiyle yakndan ilgilidir. Mrvvetle madd zevk tatmininden uzak iffetli ak artlarnn gerei olarak zarf/zarafet ve edep gen insanlarn erdemleri ve soylu davranlardr. Edep ve zarf ahlk halifelerin hizmetileri olup aralarndan ktiplerin, vezirlerin yetitii sosyal snf tekil eden mevlyi zellikle ilgilendiriyordu. arkc snfndan bir kadnn (Mnye el-Ktibe) Vedan ald edep ve zarafet eitimi sayesinde ktip snfna ykselmesi, edep ve zarafet kltrnn III. (IX.) yzyln sonlarnda Badat toplumunda giderek deer kazandn gstermektedir. Ahlk ve estetik deer ve davranlar btn olan edep/zarf kltrnde Venn tasvir ettii ferdiyetilik (individalizm) Bat ferdiyetiliinin aksine topluma kar ba kaldr ve romantizm iermez. Eserleri. Kaynaklarda teliflerinin gzelliiyle vlen Venn krk kadar olduu belirtilen eserlerinden ok az zamanmza ulamtr. 1. Kitbl-Mve (e-arf ve-uref). Mellifin en mehur eseri olup zariflerde bulunmas gereken zelliklerle onlarn davranlar konusunda bir el kitab niteliindedir. ki cz ve elli be blmden meydana gelen eser edep kavramnn tanmyla balar. Edebin snrlar, ediplerin ilim tahsili, dost seimi, dost ziyareti, sr saklama, doruluk, vefakrlk, zariflerin giyim kuam db, yazma, hitap ve selmlama klieleri; yzk ka, dinar, dirhem, gerdanlk, kemer, giysi, gmlek, al, takke, mendil, ayakkab, elma, portakal, kap kacak gibi eyler zerine yaldzla yazlan zarif szler, beyit ve ktalar; mrvvetin tarifi, akn tanm, tasviri, mehur klar ve iffetli klar gibi konular yet, hadis, emsal ve iirlerle ark ve garp ahbrndan nakledilen hid ve misallerle incelenmitir. Ayrca bn Dvd ez-Zhirnin Kitbz-Zehresinden isim belirtilmeden yaplan iffetli aka dair alntlara yer verilmitir. bn Dvdun blm balarnda kaydettii baz zdeyiler el-Mveda yzk ka yazlar diye gemektedir. Kitbl-Mvey ilk defa Rudolph E. Brnnow neretmi (Leiden 1302/1885), D. Belmann eser hakknda Das Anstandbuch des Ibn al-Wa{{ adyla bir tez hazrlayp yaymlam (Halle 1966) ve eseri bn alWa{{ Das Buch des buntbestickten Kleides adyla Almancaya evirmitir (Breme 1984). Bu neirden faydalanlarak eser Kahirede (1324, 1345) ve Beyrutta (ts. [Dru Sdr]) tekrar baslmtr. Kitabn ilm neri el-Mve evi-arf ve-uref adyla Keml Mustafa (Kahire 1372; Beyrut 1385/1965, 1979), e-arf ve-uref adyla Fehm Sad (Beyrut 1407/1986) ve Kitbl-Mve evi-arf ve-uref adyla Abdlemr Ali Mhenn (Beyrut 1990) tarafndan gerekletirilmitir. 2. el-Fl f fatil-edebil-kmil. Belgat ve fesahat rnekleri koleksiyonu olup iki cz iinde otuz be blmden meydana gelmektedir. Birinci blmde belgat ve fesahat kavramlar aklandktan sonra hulef ve hukemya, kadnlara, bedevlere, criyelere, esirlere, ocuklara, delilere ve ahmaklara, kisr ve acemlere, elilere ve dier baz kimselere ait seilmi hutbe, meviza, vasiyet, emsal, zdeyi, hikmetli sz, zr beyan, tziye, kutlama, dua, tasvir rnekleri sralanmtr. Eseri Ysuf Yakb el-Meskn (I-II, Badat 1972-1976) ve Yahy Vehb elCebbr (Beyrut 1411/1991) yaymlamtr. 3. Tefrcl-mhec ve sebebl-vl ilel-ferec. Kaynaklarda Ferecl-mhec ve Srrl-mhec vel-elbb f resilil-abb adlaryla da geen eser zarifler iin mektup yazm klavuzu niteliindedir ve zariflerin hayat tarzna dair nemli bir kaynaktr. Kitapta ak sitemlerini, ak itiraflar, ak yakar ve serzenilerini, mektup cevaplar ve cevap taleplerini kaydeden mektuplarla mektup mukaddimelerine ilikin rnekler ve zariflerin

mektuplarnda yer verecekleri iirler sz konusu edilmitir. Eserin, Berlin Kraliyet Ktphanesindeki yazmasna (nr. 8638) dayanlarak tahkiksiz basm gerekletirilmitir (Kahire 1900). 4. el-Memdd vel-mar. Sonunda elif-i memdde (a) ve elif-i maksre ( La) bulunan isimlerle ilgili bir tr szlk ve yazm klavuzudur. Eser, Ramazan Abdttevvb tarafndan nce Mecellet Klliyyetil-luatil-Arabiyyede (Cmiat Muhammed b. Sud, VII, Riyad 1397/1977), daha sonra mstakil olarak (Kahire 1979) neredilmitir. 5. Vey mlkil-Arab min evldilmelik an b. Hd en-Neb. Arap hkmdarlarnn tlerini toplayan bir eserdir. Kahire (GAL Suppl., I, 189) ve Pariste (Bibliothque Nationale, nr. 6338) nshalar bulunan eser yanllkla Yahy b. Reya nisbetle yaymlanmtr (Badat 1332/1913, I. cilt). Venn ayrca el-Fl adl kitabnda atfta bulunduu el-Murta f sni afvil-evidd an hefevfil-ell (s. 100), el-btihc fi-abril-medd il cemlir-rati vel-infirc (s. 124), elalid f abri mtearriftil-velid (Abrl-mtearrift) (s. 238), Abru Ben Him (s. 124), Veyal-muhtern (s. 150); Kitbl-Mveda (Fehm Sad neri) referans verdii el-Be vel-a (s. 10), et-Tc f fatil-envekil-merz ve-arfil-mutc (s. 221), Kitbt-Tffa (s. 270), Kitbl-d (s. 270), Kitbl-yn (s. 219), Kitbl-Muaff (el-Mutef) ve dier kaynaklarda geen el-Mutaar fin-nav, Cmiun-nav, el-Mekker vel-menne, el-Far, alul-insn, alkul-feres, el-Melle, Abru ibiz-zenc, el-ann ilel-evn, uddarfil-kebr, es-Slvn, el-Mehheb, Silsilet-eheb, ez-Zhir fil-envr vel-ezhr, Zehretrriy (seilmi nazm ve nesir rneklerini kapsayan on ciltlik bir eser olduu belirtilmektedir, bnlKft, III, 62) adl eserleri mevcuttur.

BBLYOGRAFYA

Ve, el-Fl f fatil-edebil-kmil (nr. Yahy Vehb el-Cebbr), Beyrut 1411/1991, neredenin girii, s. 5-19; a.mlf., e-arf ve-uraf (nr. Fehm Sad), Beyrut 1407/1986, neredenin girii, s. 7-31; a.mlf., Kitbl-Mve evi-arf ve-uref (nr. Abdlemr Ali Mhenn), Beyrut 1990, neredenin girii, s. 9-14; a.mlf., el-Memdd vel-mar (nr. Ramazan Abdttevvb), Kahire 1979, neredenin girii, s. 1-24; bnn-Nedm, el-Fihrist (Teceddd), s. 132; Hatb, Tru Badd, I, 253-254; Semn, el-Ensb (Brd), V, 604-605; Kemleddin el-Enbr, Nzhetl-elibb, Kahire 1294, s. 300; Ykt, Muceml-deb, XVII, 132-134; bnl-Kft, nbhr-ruvt, III, 61-62; Safed, el-Vf, II, 32-33; Brockelmann, GAL, I, 129; Suppl., I, 189; Sezgin, GAS, VIII, 175; IX, 164-165; D. Bellmann, Das Anstandbuch (al-Muwassa) des Ibn alWa, Halle 1966; J.-Cl. Vadet, Lesprit courtois en Orient, Paris 1968, s. 317-360; E. G. Gmez, el-K. al-Muwa y el-Tawq, al-Andalus, XVI/2, Madrid 1951, s. 309-323; M. F. Ghazi, Un groupe social: Les raffins (zurafa), St.I, XI (1959), s. 39-71; W. Raven, al-Waa, EI (Fr.), XI, 175-176. smail Durmu

VETED
() Aruz tefilelerinde iki harekeli, bir skin harften oluan birimlere verilen ad (bk. ARZ).

VETERNERLK
(bk. BAYTARLIK).

VEYCEN el-KH
(bk. KH).

VEYSEL KARAN
() Eb Amr veys b. mir b. Cez b. Mlik el-Karan (. 37/657) Tbin neslinden Yemenli zhid. Anadolu halk kltrnde Veysel Karan diye anlan veys el-Karan, Yemendeki Murd kabilesinin Karan airetine mensuptur. Cevher e-ta (rn md.) onu Necidlilerin mkt yeri Karana nisbet ederse de bu hem anlan yerin doru adnn Karn olmas hem de Karan nisbesinin yerle deil kabileyle ilikisi bakmndan hatal bulunmutur (M. Abdrraf el-Mnv, VII, 3586; M. Mnr lim, sy. 48-49 [1376], s. 41-42). Hayatna dair en eski kaynaklar Ahmed b. Hanbelin el-Msnedi ile bn Sadn e-abatl-kbrsdr. Baz hadis kitaplarndaki rivayetlere gre Hz. mer, halifelii dneminde Yemenden gelen bir grup insana aralarnda veys el-Karannin bulunup bulunmadn sormu, bunun zerine veys ortaya kp kendini tantm, mer de Resl-i Ekremin kendisine ileride veysin Medineye geleceini haber verdiini ve onu grd takdirde dua istemesini tavsiye ettiini sylemi, veys de ona dua etmitir. Bu srada Hz. mer, veysin Kfeye gitmekte olduunu renince Kfe valisine onun hakknda bir mektup yazmay teklif etmi, ancak veys kalabalktan uzak sade bir hayat yaamay tercih ettiini belirtmitir. Ertesi yl Kfeden hacca gelen bir kiiye veysin durumunu soran Hz. mer onun yoksulluk iinde yaadn renince ona veys hakknda Hz. Peygamberden duyduklarn anlatm, hacdan dnen Kfeli de veysin yanna gidip ondan dua istemitir. Bu olay zerine halkn dua istemek iin yanna gelip kendisine iltifat etmesinden endie duyan Veysel Karannin o blgeyi terkettii kaydedilir. Veyselin Yemende iken nasl mslman olduu, Kfedeki hayat, vefat ve ahsiyetine dair hadis kitaplarnda ve erken dnem kaynaklarnda yeterli bilgi yoktur. Daha sonraki eserlerde, zellikle Ferdddin Attrn VII. (XIII.) yzyln balarnda kaleme ald Tekiretl-evliyda ve hakknda yazlan mstakil menkbnmelerde geni bilgi bulunmaktadr. Doruluu tartmal olmakla birlikte bu bilgiler, Veysel Karannin hayatna dair eksiklikleri tamamlayp halk tarafndan nasl alglandn ortaya koymas bakmndan nemlidir. Bu rivayetlere gre Veysel Karan Yemende deve obanl yaparak, hurma ekirdekleri toplayp satarak geimini salayan bir zhiddi. Muhtemelen slm anlatmak zere Yemene giden mslmanlar vastasyla slmiyeti kabul etmitir. Medineye gidip Hz. Peygamberi ziyaret etme arzusuna ramen yal annesini brakamam, fakat daha sonra annesinden ksa sreliine izin alp Medineye gelmi, ancak Resl-i Ekremi o gn evde bulamadndan grememi ve ayn gn Yemene dnmek zorunda kalmtr. Uhud Gazvesinde Reslullahn bir diinin krldn haber alnca onun da bir diini veya btn dilerini krd rivayet edilir. Muhtemelen annesinin vefatnn ardndan Kfeye giden Veysel, Hz. merle grp oradan Kfeye gemitir. Baz kaynaklara gre Hz. Peygamber vefatndan ksa bir sre nce hrkasn karp Hz. mere ve Hz. Aliye vermi, bunu veys el-Karanye vermelerini sylemi, onlar da Veyselin Kfeye yerlemesinden sonra hrkay ona gtrmtr. Kfede mnzevi bir hayat yaayan Veyselin 37 (657) ylnda vuku bulan Sffn Savana Hz. Alinin saflarnda katld ve bu savata

ehid olduu kabul edilir. Bundan dolay mmiyye asnda zel bir yere sahiptir. te yandan baz kaynaklarda Azerbaycana yaplan bir sefer esnasnda veya Deylem savanda ld belirtilir. Veyselin gmld yer de belli deildir. Yemenin Zebd, rann Kazvin ve Kirmanah, zbekistann Hve, Suriyenin am ve Rakka ehirleriyle Anadolunun eitli blgelerinde ona nisbet edilen makam-mezarlar vardr. Anadoludaki en mehur makamlar Manisa, Mardin, Kurtalan, Bursa Gemlik yolundaki Atclar, Diyarbakrn Lice ilesi ve Siirtin Baykan ilesi yaknndadr. Veyselin Sffn Savanda ld yolundaki rivayetlerin genel kabul grd, bu savan da Suriyenin Rakka ehri yaknlarnda vuku bulduu dikkate alnrsa asl kabrinin bu ehirde olmas ihtimali g kazanr. Zhidne hayat dolaysyla Veysel Karan tasavvuf ehli tarafndan rnek bir ahsiyet kabul edilmi, Hz. Peygamberi zhiren grmemekle birlikte mnen kendisinden feyiz ald ileri srlmtr. Bu sebeple ileriki asrlarda Resl-i Ekremi, Veysel Karanyi veya herhangi bir eyhi grmeden rya gibi mnev bir yolla onlardan eitim alan kiilere veys denmi, bu ekilde eitim almaya veyslik ad verilmitir (bk. VEYSLK). Ayrca Reslullaha nisbet edilen, Rahmnn nefesini Yemenden alyorum szyle (Buhr, IV, 71; Tabern, II, 150; kr. Ali el-Kr, s. 137; Acln, I, 260) Veysel Karannin kastedildii sylenmitir. Hz. Peygamberin ona brakt rivayet edilen hrkann sonraki nesillere intikal ederek gnmze ulat kabul edilir. Bu hrka, stanbulun Fatih ilesindeki Hrka-i erif Camiinde ramazan aylarnda ziyaret edilmektedir. Veysel Karannin Uhud Gazvesinde Resl-i Ekremin diinin krlmas zerine kendi diini krd eklindeki rivayete istinaden, Pakistann Lahor ehrindeki Bdh Camiinin avlusunda bulunan Teberrkt- Mukaddese Blmnde ona izfe edilen krk iki di sergilenmektedir. Hayatna dair mstakil menkbnmeler ve iirler kaleme alnan Veysel Karannin gerek hayat ile efsanev kiilii birbirine karmtr. Onun hayat ve menkbeleriyle ilgili eserlerden birka unlardr: Lmi elebi, Menkb- Hazreti veys el-Karan (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 1659/2); Ali el-Kr, elMadinl-aden f fali veysil-aran (nr. Abdlbr Dvd, Kahire 2002); Cemleddin Muhammed, Menkb- veys el-Karan (trc. Ohrili Hseyin Mazhar, stanbul 1333); eyh Cemalullah [Cemalettin Server Revnakolu], Yemen llerinde Veysel Karan (stanbul 1959).

BBLYOGRAFYA

Ahmed b. Hanbel, el-Msned (nr. Ahmed M. kir), Kahire 1373, I, 270-271; bn Sad, e-abat, VI, 161-165; Buhr, et-Trul-kebr, IV, 71; Tabern, Msned-miyyn (nr. Hamd Abdlmecd es-Selef), Beyrut 1409/1989, II, 150; Eb Nuaym, ilye, II, 87-89; Hcvr, Keflmacb (nr. Mahmd bid), Tahran 1384 h., s. 62, 125-127; Ferdddin Attr, Tekiretl-evliy (nr. R. A. Nicholson), Leiden 1905, I, 15-24; Zeheb, Almn-nbel, IV, 20; bn Hacer, elbe, I, 115; Saby Hayreddin elebi, Menkb- veys el-Karan (veysnme), Mill Ktp., Yazmalar, nr. A 8620, vr. 1b-19b; Ali el-Kr, el-Esrrl-merfa fil-abril-meva (nr. Muhammed es-Sabb), Beyrut 1391/1971, s. 137; M. Abdrraf el-Mnv, Feyl-adr (nr. Hamd ed-Demrd Muhammed), Mekke-Riyad 1418/1998, VII, 3586; Acln, Kefl-af, I,

260; Menkb- veys el-Karan, zbekistan Fenler Akademisi, Brn arkiyat Enstits Ktp., nr. 2069, vr. 33b-50b; Masm Ali ah, ari, II, 45-58; Ahmet Yaar Ocak, Veysel Karan ve veyslik, stanbul 1982; A. S. Hussaini, Uways al-Qaran and the Uways Sfs, MW, LVII (1967), s. 103-113; Fevziye Abdullah Tansel, Uveys Karan Hakknda Notlar ve Trk Edebiyatnda iirler, A lhiyat Fakltesi slm limleri Enstits Dergisi, sy. 2, Ankara 1975, s. 221-255; M. Mnr lim, Ta der er-i Avl-i ve aiyyet-i aret-i veys-i aran, Dni, sy. 48-49, slmbd 1376, s. 41-65; J. Baldick, Uways al-aran, EI (ng.), X, 958; Ali Behrmiyn, veys-i aran, DMB, X, 456-458. Necdet Tosun

VEYSEL KARAN KLLYES


Siirtin Baykan ilesinde cami ve trbe. Yakn zamanda yenilenmi olan yaplarn ilk ina tarihi kesin ekilde bilinmemektedir. X. yzyl corafyacs Muhammed b. Ahmed el-Makdis ve Nsr- Hsrev eserlerinde bugnk Ziyaret beldesinde mevcut bir mescidden bahsetmitir. Evliya elebi ise Veysel Karan Camii ve Trbesinden Mescidi veys-i Karan diye sz etmi ve ayrntl bilgi vermitir (Boran, s. 89-94). Evliya elebinin, Menzili Hazreti Sultan Veys: Hazzo hkinde bir dere ve tepeli sengistn ire bir uyn-i sagre kenarnda ... ifadesiyle tantt cami ve trbe, Kann Sultan Sleymann Irakeyn Seferine (1534) katlan Matrak Nasuhun minyatrnde olduka gereki bir ekilde tasvir edilmitir. Bu minyatrde sekizgen planl ve zeri iten kubbe, dtan klhla rtl trbe ile buna bitiik iki blml kubbeli cami grlmektedir (a.g.e., a.y.; Akgz, s. 34, 45). Trbeyi Osmanl devrinde saray tarafndan grevlendirilen trbedarlar idare etmitir. Son dnemde tayin edilen Seyyid Muhammedin (. 1902) ardndan Seyyid Abdlkerim Tekin bu greve getirilmitir. Seyyid Abdlkerim, 1918de vefat eden amcas Seyyid Alinin yerine kaymakamlk pyesiyle Siirtin son nakbleraf olmu, 1934te Siirtte vefat etmi ve Zeyve Mezarlna defnedilmitir (Klolu, s. 109). Seyyid Abdlkerim zamannda trbenin sol tarafnda bir mescidle bir medrese ina edilmitir (a.g.e., s. 110). 1901 ylnda cas denilen yerli harla ve ksmen moloz talarla yaplan ve ats tonozlarla rtlen trbe, mimari tarz itibariyle bir sanat deeri tamad gibi devaml rutubet almas sebebiyle tehlikeli bir durum arzettiinden 1967de Veysel Karan Tarih Eserleri Koruma ve Eski Deerleriyle Gzelletirme Dernei tarafndan yktrlm, valilike hazrlatlan plana gre eski ller iinde yeni bir trbe ina edilmitir (Siirt l Yll, s. 20). Klliye, Vakflar Genel Mdrlnn giriimleriyle 1974 ylndan itibaren ok daha bakml bir grnme kavumutur. 1982de avlu dzenlemesinden sonra 1983te kesimhne binalar, ardndan otel ve konukevi binalar devreye sokulmutur. Cami ve trbe 1987, 1991 ve 1998de onarmdan geirilmi, 1998-2001 yllar arasndaki restorasyonda trbenin ii ve evresi dzenlenmitir (Boran, s. 89-94). Kare planl olan caminin son cemaat yeri kubbelidir. Ana mekn rten kubbe sekizgen kasnaa oturmaktadr. Son cemaat yerindeki stunlar ksa olup kubbeler yuvarlak ve geni aralkl kemerler zerine dayanmaktadr. Sade bir i mekna sahip olan caminin kalem ileri ve hat uygulamalar bozuktur. Kubbeye gei i mekndaki tromplarla salanmtr. Harimin ii, alttan harimi evreleyen yuvarlak nili pencerelerin st hizasna kadar inilerle kapldr. Mihrab, sade ve dzgn kesme tatan, minberi ve vaaz krss ahap olan caminin kadnlar mahfili yine ahaptr ve harimin kuzeyinde yer alan giri kapsnn stndedir. Caminin kuzeybatsnda bulunan minare de ana yapya bitiik olarak dzgn kesme tatan yaplmtr. Kaidesi de dzgn kesme tatan olan minarede kaideden gvdeye pahlanarak bir gei salanmtr. Kaidede yatay dikdrtgen mermer bir levha iinde 1956 tarihli, olduka bozuk bir hatla Hz. Muhammedin Veysel Karan hakknda syledii hadisler yazlmtr. Bu erevenin altnda hatt yine bozuk, 1956 tarihli bir baka levhada ise iki satr halinde bir yet yazldr (el-sr 17/37). Caminin kuzeyindeki adrvan yuvarlak sekiz kemerli ve tek kubbelidir. Trbe yaknnda Vakflar Blge Mdrlnn iki katl irtibat brosu ve arkasnda gasilhne ile mtemilt binas bulunmaktadr.

Trbe cami, adrvan ve dier mtemilt binalaryla ayn avlu iinde yer almaktadr ve kareye yakn dikdrtgen planl olup kubbe ile rtldr. Trbenin kuzey cephesinde iki kap vardr. Bitkisel sslerle bezenmi Veysel Karannin ahap sandukasnn etraf ahap bir korkulukla evrilidir. Sanduka kelerde sepet rgl birer, yanlarda iek motifli ikier stuna oturan yuvarlak ve dilimli sivri kemerli bir blm iinde yer almaktadr. Trbede pencere aklklarnn st hizalarna kadar duvarlar yeni ini karolarla kaplanmtr. st ksmlarda ve kubbede bitkisel sslemeli kalem ileri ve hat uygulamalar bulunmaktadr. Trbenin giri kapsnn hemen yanndaki mezarda trbedarlardan ve Siirt nakblerafndan Seyyid Muhammed Efendi yatmaktadr. Veysel Karan Trbesinin yan bandaki aalkl alan mezarlk olarak dzenlenmitir. Her yl 16-17 Mays Veysel Karan'yi anma gnleri olarak kutlanmakta, trbe bahar aylarnda ve zellikle mays aynda yurdun drt bir yanndan gelen ziyaretilerin aknna uramaktadr.

BBLYOGRAFYA

Matrak Nasuh, Sefer-i Irkeyn, s. 101b; Evliya elebi, Seyahatnme (Dal), IV, 59; Siirt l Yll 1967, Ankara 1967, s. 20; Namk Akgz - Nuray Akgz, Minyatrlerle Dou ve Gneydou Anadolu, Frat Havzas Sanat Tarihi Sempozyumu, Elaz 1992, s. 31-50; Siirtte Tespiti ve Tescili Yaplmayan Kltr Varlklar, Siirt 2003, s. 24-25; Cumhur Klolu, Her Ynyle Siirt, Ankara, ts. (Kadolu Matbaas), s. 37, 109, 110; Bekir Sami Sekin, Balangtan Gnmze Siirt Tarihi, stanbul, ts. (stanbul Siirtliler Dernei), s. 308; Ali Boran, Baykandaki Osmanl Dnemi Eserleri, Ankara 2009, s. 89-94; Nurettin zgen - Sabri Karadoan, Siirt ehrinin Kuruluu ve Geliimi, Frat niversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, XIX/2, Elaz 2009, s. 62. brahim Yldrm

VEYS
( ) (. 1037/1628) Daha ok nesriyle tannan divan airi. 969 (1561-62) ylnda Manisa Alaehirde dodu. Asl ad veys olup Veys mahlasdr. Kad Mehmed Efendinin olu ve air Maklnin yeenidir. Alaehirde balad eitimini daha sonra gittii stanbulda srdrd ve Molla Slih Efendiden mlzm olarak kadla yneldi. Msrda Ben Harm, Ferre ve Red kadlklarnda bulundu. Mehmed erif Paa 1004 (1595-96) ylnda Msra vali tayin edilince Veys ona divan ktiplii yapt. Ardndan Akhisar, Tire ve Alaehir kadlklar, Aydn ve Saruhanda emvl-i hssa mfettilikleriyle grevlendirildi. 1012de (16031604) Siroz kadlna getirildi. Bu grevinin ikinci ylnn balarnda Ali Paann Macaristan seferi srasnda Ordu-y Hmyun kadlna tayin edildi, ancak Ali Paann ehid dmesi zerine grevden alnd ve stanbula dnd. Rodosuk kadlna gnderilmesine ramen grevine balamadan 1013te (1604-1605) skp kads oldu. 1015 Muharreminde (Mays 1606) azledildi; ardndan ikinci defa skp ve 1019 Saferinde (Mays 1610) Trhala kadlna tayin edildi. nebaht ve Eribozda emvl-i hssa mfettilii yapt. 1022 Reblhirinde (Haziran 1613) nc defa skp kadlyla grevlendirildi. 1024 Recebinden (Austos 1615) itibaren birka defa daha bu greve getirildi. 1034 Cemziyelevvelinde (ubat 1625) yedinci defa skp kadl yaparken 1036 Muharreminde (Ekim 1626) bu son grevinden de azledildi. skpte uzun yllar kadlk yapt iin ad baz kaynaklarda Veys-i skb eklinde geer. 14 Zilhicce 1037de (15 Austos 1628) skpte vefat etti. Mezar ehrin dnda Haclar yolu diye bilinen Komanova caddesi zerindedir. lmne drlen tarihlerin en mehuru Nevzde Atnin, Veys ki olmu idi tegazzlde bbedel/Tayn-i sl-i fevtine trhtir gazel beytidir. airin mezar tanda ise, Dedi ahbbn biri trhini/Cn- Veys gitti bb- cennete beyti yazldr. Veys edeb alandaki hretini iirlerinden ok nesrine borludur. Onun nesri, bu alandaki bir dier isim olan Nergisnin nesrine oranla daha sade ve canl kabul edilmekle birlikte yine de uzun cmlelerde Arapa ve Farsa tumturakl kelimelerle zincirleme tamlamalar, birleik isim ve sfatlar oka kulland grlr. Anlatmak istediini dolayl bir ekilde dile getirmesi, ifadelerinde mecaz, tebih, istiare, cinas, tevriye gibi sanatlara yer vermesi sebebiyle nesri glkle anlalabilmektedir. Ayn zamanda hicve yatkn olan Veys bata bu tr eserleri olmak zere birok iirinde ve Hbnme gibi eserlerinde dnemin sosyal bozukluklar ve aksaklklarna dikkat ekmi, bu konuda devlet ileri gelenlerini uyarmtr. Bu husus, onun hiciv ve eletiri alanndaki ustalnn yan sra hakszla kar kan bir kiilie sahip olduunu da gsterir. Trk edebiyatnda sanatl nesir alannda en gl isimlerinden kabul edilen ve Babinger tarafndan Osmanl nesrinin Bkden sonraki en parlak ismi diye gsterilen Veysnin gl iirleri de vardr. Ancak airlii nsirliinin glgesinde kalmtr. Veysnin gazellerindeki dil kasidelerine oranla daha sadedir. iirlerinde ak, tabiat tasvirleri, vgler ve hikem tarzda syleyiler yannda eletirilere de yer vermi, bu arada deyimlerle ataszlerini de oka kullanmtr.

Eserleri. 1. Drrett-tc* f sreti shibil-mirc. airin en mehur eseri olup daha ok Siyer-i Veys diye anlr. Dilinin arlna ramen gerek konusu ve menkbelerinin ekicilii gerekse canl tasvirleri sebebiyle hem Veysye hem de onun nesir tarzna byk hret kazandrmtr. Veysnin tamamlayamad esere Nevzde At ve Nb birer zeyil yazm, eser birok defa yaymlanmtr (Bulak 1245, 1248, 1284; stanbul 1286). Drrett-tc zerine Nuran Ylmaz (ztrk) doktora almas yapmtr (Trk Edebiyatnda Siyer Tr ve Siyer-i Veys: Drrett-tc f sreti ShibilMirc, doktora tezi, 1997, E Sosyal Bilimler Enstits). 2. Hbnme (Bulak 1252; stanbul 1263, 1284 [Mnet- Azziyye f sr- Osmniyyenin sonunda], 1286 [Siyer-i Veys, Mnet ve ehdetnme ile beraber], 1293). Vkanme ve Rynme adlaryla da bilinen eser dneminin tipik bir nesir rnei olup I. Ahmed ile Byk skenderin ryada karlkl konumalarna dayanr. Veys 1017de (1608) yazd eseri I. Ahmede sunmutur. Hz. demden beri yaplagelen ktlklerin hikyelerle anlatld eserde air, devletin gerilemesine zlen padiah bir yandan teselli ederken bir yandan da devlet memurluklarna ehil kiilerin getirilmesi halinde lkenin kt durumundan kurtulacan belirterek ona yol gsterir. Bu ynyle bir tr nasihatnme veya siysetnme saylan eserin dili airin siyer ve mneatna gre daha sadedir. 3. Mnet. Veysnin hayatna, yaad dneme ve yakn dostlarna ilikin bilgilerle baz mektup ve yazlarn iermektedir (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3330; stanbul 1286). 4. Divan. Eserde iki nat, yirmi yedi kaside, iki terkibibend, bir terciibend, bir tesds, be tahms, altm alt gazel, yirmi be beyit ve yedi kta bulunmaktadr. Eser zerine Zehra Toska (Veys: Divan, Hayat, Eserleri ve Edeb Kiilii, 1985, Sosyal Bilimler Enstits) ve Fadl Hoca (Veys Divan Tahlili, 2002, Sosyal Bilimler Enstits) tarafndan yksek lisans tezi hazrlanmtr. 5. Meracel-bareyn f ecvibe al itirtil-Cevher. msl-Mu adl szlyle tannan Frzbdnin ul-lua mellifi Cevherye ynelttii eletirilere verilen cevaplardan meydana gelmektedir. Veysnin birok kaynaa bavurarak kaleme ald bu tamamlanmam Arapa eserin mellif nshas Rgb Paa Ktphanesindedir (nr. 1415). Sedat ensoy eser zerine bir yksek lisans tezi hazrlamtr (Veys ve Eseri Meracel-Bahreynin Tahkiki, yksek lisans tezi, 1995, S Sosyal Bilimler Enstits). 6. Dstrl-amel. ehdetnme adyla da bilinen eserde din konularla baz menkbelere yer verilmektedir (Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 4043; stanbul 1283). 7. Fth- Msr. Msrn fethine dair hacimli bir eser kaleme almaya balayan Veys eserini tamamlayamam, sadece Amr b. sn Msr fethini anlatan ksm yazabilmitir (Sleymaniye Ktp., ir Efendi, nr. 900). 8. Gurretl-asr f tefsri sretil-Asr (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3635). 9. icviyye (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 2309). Otuz iki beyitlik bu Farsa manzumenin son beyti Trkedir.

BBLYOGRAFYA

Knalzde, Tezkire, II, 1051-1052; At, Zeyl-i ekik, s. 713-716; Ktib elebi, Fezleke, II, 17, 107; Kef-unn, I, 738-739; II, 1653; smil Bel, Nuhbetl-sr (haz. Abdulkerim Abdulkadirolu), Ankara 1999, s. 458-465; Sicill-i Osmn, IV, 619-620; Osmanl Mellifleri, II, 477-479; Gibb, HOP, III, 208-218; Vasfi Mahir Kocatrk, Trk Edebiyat Tarihi, Ankara 1964, s. 487; Veys, Byk Trk Klsikleri, stanbul 1987, s. 90-92; Metin Kayahan zgl, Trk

Edebiyatnda Siyas Rylar, Ankara 1989, s. 11; Hseyin Gazi Yurdaydn, Alaehir Kads Veys Efendinin lgin Bir Fetvas, Cipo Osmanl ncesi ve Osmanl Aratrmalar Uluslararas Komitesi VII. Sempozyumu Bildirileri, Ankara 1994, s. 269-271; Halil brahim Haksever, Eski Trk Edebiyatnda Mnetlar ve Nergisnin Mnet (doktora tezi, 1995), nn niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; a.mlf., Veys ve Nergisnin Karlkl Mektuplar, Afyon Kocatepe niversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, II/2, Afyon 2001, s. 179-184; Salih Asm, skp Trihi ve Civr (s.nr. Sleyman Baki), stanbul 2004, s. 43-44; Nuran Ylmaz (ztrk), Hbnme-i Veys, Bir: Trk Dnyas ncelemeleri Dergisi, sy. 9-10, stanbul 1998, s. 651-659; Kmsl-alm, VI, 4713-4714; M. Kanar, Veys, A, XIII, 308-309; Th. Menzel - [E. G. Ambros], Weys, EI (ng.), XI, 204-205; Veys, TDEA, VIII, 531-532. Bayram Ali Kaya

VEZN
() Kyamet gnnde kullarn iman ve amellerinin deerlendirilmesi anlamnda Kuran terimi (bk. MZAN).

VEZN
() Nazm sistemi; kalp ls anlamnda terim. Szlkte bir eyi lmek, tartmak; l, tart, lek anlamlarndaki vezin (vezn) terim olarak ark kltrnde iir, mzik, lugat ve sarf alanlarnda kullanlmaktadr. iirde vezin, hecelerin ya da uzun ve ksa hecelerin belirli miktarlarda tekrarna dayanan, mzikal ve fonetik hengi salayan kalplar dizisidir. iiri nesirden ayran en nemli unsur vezindir. Mslman milletlerin edebiyatlarnda her iir bu kalp ve leklerin snrlar iinde nazmedilir. Vezin hece ve aruz vezni olmak zere iki temel kategoriye ayrlr. slm ncesi Trk iirinde kullanlan hece vezninde bir iirin her msra eit saydaki hecelerden meydana gelir. slmdan sonra Arap-Fars etkisiyle Trkeye de geen aruz vezninde ise bir iirin her beyti eit miktarda uzun ve ksa hece ierir (bk. ARZ; HECE VEZN). Aruz vezninde hece saysnn eit olmas kfi gelmemekte, uzun ve ksa hecelerin de belirli kalplarla dengeli bir ekilde tekrarlanmas gerekmektedir. Bu sebeple aruz vezni daha mzikal ve armonik bir yapya sahiptir. iirde aruz sistemine ait uzun ve ksa hecelerin syleni arl veya hafiflii mzikte ritim (k) arl ya da hafiflii, sarf, nahiv ve lugatta kelimedeki harekeli ve sakin harf miktarna bal ekilde kalplardaki syleni arl veya hafiflii nem tadndan vezin kelimesinin tartmak anlam terimlemede esas alnmtr. Sarf, nahiv ve lugatta vezin sga, kalp mnasna gelir. Veznin ritim anlamnda kulland mzikte ise ritim tr olarak sakl (ar) ve aruz sisteminde vezin eidi olarak hafif vezin teriminin tartsal ieriine yneliktir. Syleni arl ve hafiflii veznin tartsal zelliiyle ilgili olduu gibi yine veznin mesafe ve zaman uzunluunu ya da ksaln tayin etme anlamnda lme, l, lek mnalar da terimlemede dikkate alnmtr. nk sylenii ar olann syleni zaman daha uzun, hafif olann daha ksa ve daha hzldr. Aruz vezinleri iinde baz bahirlerin ser, mnserih, remel (hzl), bazlarnn recez ve hezec (yava) adlarn tamas veznin bu mesafe ve zamanla ilgili yann gstermektedir. Arap iirinde geerli vezin sistemlerini ilk tesbit eden lim Hall b. Ahmed vezin anlamnda bahir kelimesini kullanmtr. Bu sebeple vezin kelimesinin aruz ilmine Hall b. Ahmedden sonra girip terimletii tahmin edilmektedir. Ayrca az veya ok, uzun veya ksa hece iermesine bal olarak syleni arl-hafiflii, serilii ya da yaval tayan, belli miktarlarda tekrar edilmesiyle aruz vezin sistemlerini oluturan, bahirlerin yap talar konumunda bulunan, tefile veya cz ad verilen birimler iin de vezin terimi kullanlmtr. Filn, filtn, feln, mstefiln, mefln, mfaletn, mtefiln, mefltn eklinde Hallin tesbit ettii sekiz tefilenin belli miktarlarda tekraryla vezin sistemleri tekil edilmitir. iiri nesirden ayran en belirleyici zellik onun belli bir vezin dzeninin olmasdr. Dz yaznn aksine iiri meydana getiren lafz yap mzikal bir armoni ve henge sahiptir. Bu da lafz yapy tekil eden hareke ve sknlarla uzun ve ksa hecelerin ll ve dengeli biimde birbirini izlemesine dayanr. Bundan dolay bn Re el-Kayrevn, szn iirselliini belirleyen en nemli rknn vezin olduunu, nk szn vezin sayesinde meydana gelen henk vastasyla kulaklara ho gelen, duygular harekete geiren, ruhlara nfuz eden ve gnlleri coturan bir nitelik kazandn syler (el-Umde, I, 268). iir vezinleri uzun-ksa, tumturakl/sert-yumuak, ar-hafif ... eklinde farkl yaplara sahiptir. air

bunlarn iinden ele alaca temaya uygun olan vezni seer. Ancak Arap iiriyle Arap airlerinin geleneinde belirli temalara zg belirli vezinlerin bulunduu yolunda mutlak bir teaml sz konusu deildir. iirin temas ile mzikal vezni arasndaki ilikiyi aratranlarn ncs kabul edilen ve Aristonun eserlerinden etkilenen Kartcenn kadm Yunan airleri arasnda byle bir teamln bulunduunu syler (Minhcl-ble, s. 266). Ona gre iir temalar ciddi, ar bal, oturakl, k, zarif, kadri yksek, latif (mizah), hor ve hakir diye farkllk gsterdii gibi bunlarn her birinin uygun vezinlerle ifade edilmesi gerekir. vnme (fahr) temasna ar bal vezinler, mizah, yergi ve elence temasna hafif vezinler uygun der (a.g.e., a.y.). Nitekim Arap iirinde ister vg ister yergi, gazel ve dier temalar olsun ar bal ve ince duygulu iirler daha ok ar ve uzun vezinler olan tavl, bast, kmil, vfir, haff vezinlerinde yazlmtr. Eb Temmm, Dibil ve bnr-Rmnin baz yergilerinde ksa, hafif ve tantanal bir vezin olan mctes bahrini tercih etmeleri yerdikleri kimseleri iirlerinin vezinleriyle de alaya alma amacna yneliktir. Ayrca ksa vezinlerde yazlm iirler daha kolay ezberlendii ve daha fazla yayld iin, yazd iirin ve zellikle yergi trnn insanlar arasnda yaygnln arttrarak vd veya yerdii ahs tehir etmeyi amalayan airler zellikle recez, remel, kmil ve haff bahirlerinin ksalk derecesine gre mecz, metr ve menhk ad verilen ksa ve hafif vezinlerini tercih etmilerdir. air veznin tutsa konumundadr, veznin belirledii snr ve kalp erevesinde meramn anlatmak zorundadr. Ancak kelime yaplar her zaman bu kalplara uyum salamadndan veznin tefilelerinde baz yapsal deiim ve dnmler kat snr ve kalplara esneklik imkn salamaktadr. Bir bahrin tefilelerinde uygulanan bu deiim ve dnmler aruz limlerinin illet ve zihaf kurallar adn verdikleri belli esaslara balanmtr. Buna ramen air veznin belirledii snr iinde kalmakta kimi zaman skntlarla karlar ve baz dil ve gramer kurallarn inemek zorunda kalr. airlerin hangi durumlarda ne gibi kurallar ineyebilecekleri hususu ez-zarrt-iriyye, ez-zarir-iriyye, el-cevzt-iriyye, myecz li-ir gibi balklar tayan eser veya blmlerde belirli esaslara balanmtr. Kadm Arap iirini kapsayan balca vezin kalplarn Hall b. Ahmed be aruz dairesine blnen on be bahir eklinde tesbit etmi, daha sonra onun rencisi Ahfe el-Evsat buna bir bahir daha (mtedrek) eklemitir. Bu sabit kalplar, iirle yakn iliki iindeki mzik zevkinin deimesine ve uygarln gelimesine paralel olarak airlerin deien duygu ve dnceleriyle yeni konu ve temalar ifade etmede yeterli grlmemi, airler anlan vezinlerde baz deiiklikler yaptklar gibi birtakm yeni vezin kalplar da ortaya koymulardr. I. (VII.) yzyldan itibaren zellikle Hicaz blgesi ehirlerinde gelien uygarln ve ulalan refah dzeyinin sonucunda elence ve mzik toplumun her kesimine yaylm, bunun etkisiyle mzie elverili ksa, k, hafif, mutantan vezinlerde veya uzun vezinlerin tefile saylar eksiltilerek oluturulan ksa vezinlerde (mecz, metr, menhk) yazlm iirler ilgi grmeye balamtr. Bu eilim nce gazel iirlerinde ortaya km, ardndan dier temalarda da kendini gstermitir. Hureym, Emn-Memn arasndaki iktidar mcadelesinde harap olmu Badat iin kaleme ald ar mersiyesini, o zamann Badat halknn zevkine uygun biimde hafif bir vezin olan mnserih bahrinde yazmtr. Tek vezin ve tek kafiyeye dayal klasik kaside anlaynn krlmas, Emev halifesi ve air Veld b. Yezde (. 126/744) kadar uzanr. Daha sonra ok vezinli, ok kafiyeli iirlere dair kadm rnekler Ber b. Brd, Eb Nvs, Muhammed b. brhim el-Fezr, Rezn el-Arz, Hasan b. Sehl, Ali b.

Cehm, Ebn b. Abdlhamd el-Lhik, Ebl-Athiye gibi airlerce ortaya konmutur. Bu tr iirler mzdevic, d-beyt (rub/mesnevi), musammat, mveah gibi adlarla anlagelmitir. Sonradan ortaya kan ve ou irab kurallarna uymayan (melhn), mveah, dbeyt, silsile, zecel, el-kn ve kn, km, mevliyy (maval), humk, hicaz adlaryla anlan halk iiri trlerinin birounda klasik kaside formunun aksine birim beyit deil msradr. Ayrca Hall b. Ahmed ile Ahfe el-Evsatn klasik iirin vezinleri olarak tesbit ettikleri on alt bahir dnda kalan ve ihmal edilmi bahirler diye nitelendirilen on kadar vezin Abbs dnemi airlerince (mvelled/muhdes) kullanlmtr. Bunlar tavlin maklbu mstatl, meddin maklbu mmted, remelin muharrefi mteveffer, mctessin maklbu mtteid, mnserid ve onun maklbu muttarid ile vesm, matemed, ferd, amd ad verilen yeni vezinlerdir. XX. yzyln ortalarndan itibaren Bat iirinin etkisiyle Nzk Sdk el-Melike, Bedr kir es-Seyyb gibi ada airlerin nclnde tefile iiri, modern iir, serbest iir, mutlak ve mrsel iir gibi isimlerle anlan, msra birimine ve bir tek tefilenin her msrada farkl sayda tekrar esasna dayanan modern iirler de vezin esasna dayanmaktadr. Ayn esasa bal eski ve yeni bu iir trlerinden baka modern zamanlarda ortaya kp vezin ve kafiye kaytlarndan tamamen uzaklam, nesre yakn bir iir trne de kaside nesriyye denilmitir. XIX. yzyln son eyreinden itibaren Stan Guyard, Gustav Weil, el-Eb el-Ferenss gibi arkiyatlarla el-Eb Hall Edde el-Yes, brhim Ens, kr Ayyd, Keml Eb Db, Sad Buhayr, Muhammed el-Ayy gibi Arap yazarlar tarafndan Arap iiri iin en uygun vezin sistemlerinin tesbitiyle ilgili alma ve aratrmalar yaplm, ancak bu aratrmalar iirin lafz yapsnn analizine dayand, mzikal ve armonik yn ihmal edildii iin ikna edici neticelere ulaamamtr (Abdlhamd Hamm, XIII/36 [1989], s. 235). slm sonras Fars iirinde de Arap edebiyatndaki aruz vezni ve kafiye sistemi uygulanm, ancak Smnler devrinde Arap edebiyatnn etkisinden kurtularak iirler ortaya konulmu, XX. yzyln ilk yarsnda modern ran iirinin kurucusu saylan Nm Yicle birlikte klasik yaklamdan uzaklalm ve Bat edebiyatlarnn etkisiyle aruz ve kafiyenin tamamen terkedildii serbest iirler yazlmtr (bk. R [Fars Edebiyat]). Trk iirinin aruz dnda hece lsn esas alan bir mill vezni mevcuttur. Daha ziyade drtlklerle yazlan iirlerin her msrandaki hecelerin eit sayda dzenlenmesi esasna dayanan bu vezin en eski Trk iirlerinden itibaren yzyllarca kullanlm, slm etkisindeki Trk edebiyatnn aruz veznini esas almas neticesinde parmak hesab diye hafife alnsa da bilhassa halk airleri ve tekke airleri tarafndan gnmze kadar kullanlmtr. Hece vezni uzun nls bulunmayan Trk dili iin ok uygun olup daha ziyade on bir, bazan yedi, sekiz, on drt veya on be, ndiren de on, on iki, on , on alt heceden meydana gelen msralarn bir araya gelmesiyle oluur. Aruz lsnde olduu gibi zengin bir henk ve msiki iermez, bunun yerine heceler arasndaki belli duraklarla (alt-be veya drt-drt- gibi) henk salanr. Bu duraklardaki ince henk ancak usta airler tarafndan ve alkanlklar sayesinde salanabilir. Aruz vezninde tefileler oluurken takt gerei kelime ikiye blnebilir, fakat hecenin usta airleri duraklar kelime sonlarna tertipledikleri iin bu vezinde bir sakillik sz konusu deildir. Gerek aruz sisteminde gerek lugat ve sarf ilimlerinde yer alan vezin kalplar ilk zamanlardan itibaren kknden tretilmi yapay kelimelerden teekkl etmitir. Bu kalplar nin mcerredinden ya da mezdlerinden tretildii gibi dil bilimlerinde drtl ve beli kk kelimelerin kalplar, nin lm gerei kadar tekrar edilerek meydana getirilmitir. Dil bilimlerinde den tretilen kelimeler iin vezin tabiri

kullanlr, hareke ve skn itibariyle bu vezin kalplarna edeer olan kelimelere de mevzn denilir. Baz kadm sarf kitaplar ile muhtevasnda sarf konularnn da yer ald eski nahiv kitaplarnn genellikle son ksmlarnda el-Mesill-avsa ve el-Mesill-mkile gibi balklar altnda ou yapay olan kelimelerle ilgili vezin/kalp bulma altrmalarna yer verilmitir. rnek olarak , bunun dir. Fiil kalbndaki yapay vezni fiilinin kknde vezni vezinlerine bab da denilen sarf ilminde l kk fiilin harfleri esas alndndan ilk harfine fl-fil, ikinci harfine aynl-fil, nc harfine l-ml-fil ad verilir. Arap dilinde fiillerin ounun ait bulunduu l kk fiiller iin mzi ve muzride aynl-filin harekesine gre deien alt vezin belirlenmitir. Bunlar en ok kullanlandan balamak zere u ekilde sralanmtr: Son vezne dahil l kk fiil says on be-on alt kadardr. l kk fiillerin (sls mcerred) krka varan masdar vezinleri semdir. Bunlar iin ekseriyet esas alnarak meslek/sanat ifade edenler ( ticaret, ziraat, kitbet ...), hareket/deprenme bildirenler ( cereyan, heyecan...), sese dellet edenler / ( dvr, zkm ...) gibi ( bkn, sahln ...), hastalk bildirenler baz genel tesbitler ortaya konulmutur. l kk fiilden treyen fiillerle drtl kk fiilin (rub mcerred) ve tremilerinin masdarlar kyasdir. Fiil vezinleri masdarlaryla isimlendirilir. l kk fiilin mfred mzi kipine bir, iki ve harf eklenerek tretilen grup tremii mevcuttur (mezd). Bana veya ortasna bir harf eklenen ifl, tefl, mfale kalplarna l kkn drtl tremileri (sls mcerredin rub mezdleri), iki harf eklenen infil, iftil, tefeul, teful, ifill kalplarna beli tremileri (hums mezdleri), harf eklenen istifl, ifivvl, ifl, ifll kalplarna altl tremileri (sds mezdleri) ad verilir. ok az fiilin yer ald drtl kk fiilin iki vezni (falele/fill), beli tremii olarak bir vezni (tefall) ve altl tremii olarak birka vezni (ifinll, ifilll ...) bulunmaktadr. Ayn ekilde sarf ilminde fiilden treyen isim cinsinden btn kelimeler de kknden tretilen vezin kalplaryla belirtilir. Kk veya tremi fiillerden treyen etken ve edilgen ortalar (mteadd ve lzm sfatlar), masdarlar, mimli masdar, nicelik ve nitelik masdarlar, zaman, mekn ve alet isimleri, kltme ismi, aitlik ismi (ism-i mensb), stnlk ismi (ism-i tafdl), abartl etken orta (mbalaal ism-i fil) ve sfat- mebbehe gibi isim soylu trler ve bunlarn ekim kalplar yine den tretilmi vezinlerle gsterilir. Szlklerde de isim olsun fiil olsun kelimenin kknn, asl ve ziyade harflerinin ne olduu yine kknden tretilmi vezinlerle belirlenmitir. Kelimenin verilen vezni ayn zamanda hareke zaptnn da en ksa belirlenmesi olduundan bu hususa szlklerde zel itina gsterilmitir; mesel Frzbdnin elmsl-mui bu hususa nem veren bir szlktr.

BBLYOGRAFYA

Tehnev, Kef, II, 1779-1781; bn Re el-Kayrevn, el-Umde (nr. M. Karkazn), Beyrut 1408/1988, I, 268-269; Kartcenn, Minhcl-bla ve sircl-deb (nr. M. Habb bnl-

Hoca), Tunus 1966, s. 266; brhim Ens, Msa-ir, Kahire 1965, s. 177; Mecd Vehbe - Kmil el-Mhendis, Muceml-mualatil-Arabiyye fil-lua vel-edeb, Beyrut 1979, s. 238; Cbir Usfr, Mefhm-ir, Beyrut 1982, s. 239; Ahmed Fevz el-Heyb, el-areket-iriyye zemenel-Memlik f alebi-ehb, Beyrut 1406/1986, s. 386-394; Ml s - Eml Bed Yakb, el-Muceml-mufaal fil-lua vel-edeb, Beyrut 1987, II, 1305; M. Mustafa Heddre, tticht-iril-Arab fil-arni-n el-hicr, Beyrut 1408/1988, s. 566-570; Kahtn Red etTemm, ttichtl-hic fil-arni-liil-hicr, Beyrut, ts. (Drl-mesre), s. 217-226; Mahmd Fhr, Sefnet-uar, Dmak 1410/1990, s. 144, 197-218; Ahmet Talt Onay, Trk iirlerinin Vezni (haz. Ceml Kurnaz), Ankara 1996, s. 7-9; Haluk pekten, Eski Trk Edebiyat: Nazm ekilleri ve Aruz, stanbul 1999, s. 131-132; Muhammed el-Ayy, Mefhml-mzn indel-Arab, elayt-efiyye, sy. 38, Tunus 1985, s. 27-35; Abdlhamd Hamm, Evznl-Arabiiriyye, MMLAr., XIII/36 (1409/1989), s. 233-273. smail Durmu

VEZR
() slm devletlerinde hkmdardan sonra gelen en yetkili ynetici. Vezr kelimesinin kkeni hakknda farkl grler ileri srlmtr. Baz aratrmaclar, vezirlik kurumunun Ssn devlet tekiltndan alnd grne dayanarak kelimenin Farsadan geldiini ve daha sonra Arapalatrldn sylemekte (A, XIII, 309, 310), dier bazlar ise kelimenin Araplar tarafndan, vezirliin kurum olarak ortaya kt Abbsler dneminden nce de bilindiini ve Arapa kkenli olduunu savunmaktadr. Bunlar vezirin Kurn- Kermde (Th 20/29; el-Furkn 25/35), hadislerde (Eb Dvd, arc, 4) ve birok iirde gemesini, Hz. Eb Bekir, Muhtr esSekaf, Ziyd b. Ebh gibi ahsiyetlere vezir unvan verilmesini delil gstermektedir (Sourdel, s. 50 vd.; Goitein, s. 172-173, 194-196). Ayrca erken dnem Arapa szlklerde (Ezher, IV, 3883; Cevher, s. 1136) ve kurumlar tarihi kaynaklarnda (Mverd, avnnl-vizre, s. 61-62) kelime Arapa kkenli diye gsterilmektedir. Szlklerde vezir kelimesinin vezer (snlacak yer), vizr (ar yk, gnah) ve ezr (g, kuvvet) kknden tredii kaydedilmektedir. Kurumun kkeniyle ilgili tartmalar da sz konusudur. Aratrmaclarn byk bir ksm, hilfetin Emevlerden Abbslere gemesiyle birlikte devlet tekiltlanmasnda ran etkisinin ne ktn dikkate alarak bu kurumun Ssn kkenli olduu konusunda birleir. Goitein ise vezirliin Arap kabile geleneinin bir devam kabul edilebileceini belirtir ve kurumun Ssn kkenine dayandn reddetmenin baz alardan ran izler tamas ihtimalini ortadan kaldrmayacan syler (Studies in Islamic, s. 191-193). Goiteinin iddiasna benzer grler ileri srmekle birlikte ilk Abbs vezirlerinin ran kkenli olmasndan hareketle vezirlik kurumunun Ssn etkisinde ekillendiine daha fazla vurgu yapan Sourdel bunun Ssn idare geleneinin basit bir taklidi saylmadn ifade etmekte, dolaysyla Abbslerin ayn idar ihtiyalara kar benzer bir kurumsal yapyla are bulma aray olarak deerlendirilebileceini yazmaktadr (Le vizirat, s. 59 vd.). Esasen tartma, Araplarn nceden beri bildikleri vezirle (yardmc) Abbslerde balayan kurumsal yapnn temsilcisi konumundaki ktip snfndan gelen vezirin ayn olup olmad noktasnda younlamaktadr. Abdlazz ed-Drnin, ilk Abbs veziri Eb Seleme el-Halllin stlendii grevlerin son Emev ktibi Abdlhamd el-Ktibin grevlerine benzedii ve Abbslerin aslnda yeni bir kurum ihdas etmedikleri eklindeki gr dikkat ekicidir. Mesdnin, Abbslerin ktibi vezir diye adlandrdklar yolundaki ifadesinin (et-Tenbh, s. 340) bunu teyit ettiini belirten Dr, Abbs idar yapsnn temel unsurlar arasnda yer alan vezirlik kurumunun Fars unsurunun da katlmasyla zaman ierisinde olutuunu sylemektedir (el-Arl-Abbsiyyl-evvel, s. 51-52). Tarih Geliim. Abbsler. Abbsler dnemine kadar vezir unvann tayan yneticiler bulunmamakla birlikte bu srete devlet bakanna yardmc konumunda kiilerin varl bilinmektedir. Hz. Peygamber sahbe ile istiareyi bir prensip haline getirmiti. Bu istiareler esnasnda ncelik verdii, bazan da gr dorultusunda kararlar ald Hz. Eb Bekir vezir diye nitelendirilmitir. Eb Bekir dneminde mer, mer dneminde Osman ve Ali bu konumda kabul

edilmekteydi (bn Haldn, I, 295). Emev halifeleri devlet ilerinde grlerine bavurduklar ktipler tayin etmise de bunlara resm anlamda vezir unvan verilmemitir. Ancak Emevler devrinde de baz kimselerin vezir unvanyla anld bilinmektedir (Syt, II, 125; Sourdel, s. 53-55). Muviye zamannda Ziyd b. Ebh, Abdlmelik b. Mervn dneminde Ravh b. Zinb el-Czm vezir unvan tayordu. Abbslere kadar geen srete ktipler veya halifenin danman konumundaki kiilerin mevcudiyeti bu dnemde vezirliin bir kurum olarak var olduunu gstermez. bnt-Tktak, vezirlik kurumunun usul ve kaideleri belirlenmi durumda Abbsler devrinde grldn belirtmekte (el-Far, s. 153) ve ilk Abbs Halifesi Ebl-Abbas es-Seffha vezirlik yapan Eb Seleme el-Halllin vezir unvann tayan ilk kii olduu kaydedilmektedir (Dnever, s. 370; Mesd, et-Tenbh, s. 339; Kud, s. 394). Dier taraftan vezirlerin bir danman konumundan karak tekiltl bir kurumun ba haline gelmelerinin Halife Mehd-Billh zamannda (775-785) gerekletii bilinmektedir. Nitekim Taber ilk defa bu halife dneminde vezirden bahsetmeye balar (Tr, VIII, 136, 156 vd.). lk iki Abbs halifesi Ebl-Abbas es-Seffh ile Eb Cafer el-Mansr devrinde vezirlik grevine getirilenlerin biri dnda hepsinin lm cezasna arptrlmas ve zellikle Mansrun idareyi tam anlamyla kendi kontrolnde tutmak istemesi (bnt-Tktak, s. 155-156, 174 vd.) bu kurumun balangtaki geliimini engelleyen nemli bir etken kabul edilebilir. Siyas ve idar istikrarn byk lde salanmasyla Mehd-Billh ve ondan sonra gelen Abbs halifeleri devlet ynetimiyle ilgili btn ileri vezirlere brakmlardr. Cehiyrnin Hrnrredin veziri Yahy b. Hlid el-Bermek hakknda yazdklarndan ilk dnem vezirlerinin ok geni yetkilerle donatld anlalmaktadr. Valilerin tayin ve azilleri, vergilerin tesbiti ve toplanmas, devlet gelirlerinin denetlenmesi, Dvnr-resilin idaresi, asker tekilt da ellerinde bulundurmalar bu dnem vezirlerinin nfuzunu ve geni yetkilerini gstermektedir (el-Vzer, s. 177). Ancak bata Yahy olmak zere Bermekler, ynetimi tekellerinde tutma gayretleri ve byk bir servet edinmeleri gibi tepki eken uygulamalar yznden ar biimde cezalandrlmtr. Bu dnemde vezirlerin ou devletin kuruluuna byk katk salayan Fars aslllardan seilmitir. Abbslerde Halife Mansr zamanndan itibaren orduda istihdam edilen Trklerin 232 (847) ylnda Vsi-Billhn lmnden sonra kumandan ve idareci sfatyla ynetimde sz sahibi olmalarnn ardndan vezirlerin nfuz ve yetkileri azalmaya balamtr. Ancak bu durum uzun srmemi, III. (IX.) yzyln sonlarndan itibaren vezirler yeniden g kazanmtr. Vezirliin tekrar nem kazanmasnda bu dnemde yneticilik yetenei zayf halifelerin i bana gemesinin de nemli rol vardr. Sz konusu dnemde bu makam ele geirebilmek iin Ben Furt ile Ben Cerrh aileleri arasnda byk bir mcadele balam, ailelerden birinin vezirlik makamna gemesiyle nceki vezirin mallar msadere edilmitir. Ancak bu mcadeleler yznden gelirlerin azalmas ve brokrasideki genel bozulma vezirliin gerilemesini de beraberinde getirmitir. Vezirlerin parlak dnemi 324te (936) emrl-merlk kurumunun ortaya kmasyla sona ermitir. Ardndan vezirlerin grevleri, vezir tayin ve azletme yetkisi de kendilerine verilen emrl-merlar tarafndan yrtlm, vezirlik ise vezret almetleri olan siyah elbise giyip kl ve kuak taknarak hilfet sarayndaki merasimlere katlmaktan ibaret bir grev haline gelmitir. 334 (946) ylndan 447 (1055) ylna kadar Bveyhlerin, 447den 530a (1136) kadar Byk Seluklularn nfuzu altnda kalan Abbs Devletinde Bveyh ve Seluklu vezirlerinin ynetimde byk yetkiye sahip olduklar grlmektedir. VI. (XII.) yzylda Abbs Devletinin baz blgelerde otoritesini yeniden tesis etmesiyle birlikte gl Abbs vezirleri ortaya kmtr. Muktef-Liemrillhn vezirlerinden Ebl-

Muzaffer bn Hbeyre, Mstaz-Biemrillhn vezirlerinden Adudddin bnl-Mslime Resrres ve son Abbs veziri bnl-Alkam bunlar arasnda zikredilebilir. Mverd Abbslerde tefvz ve tenfz adlaryla iki eit vezirlik bulunduunu belirtmektedir. Geni yetkileri olan, halife adna devletin btn ilerini yrten tefvz vezirleri halifenin nibi sfatyla hilfet mhrn tayordu. Yetkileri daha kstl tenfz vezirleri ise yalnzca kendileri iin belirlenen grev alanlarnda sz sahibiydiler; yetkileri yrtme ile snrl olup halifenin verdii emirleri yerine getirirlerdi. Bir tefvz vezirine karlk tenfz vezirlerinin says zamana ve ilere gre deiebiliyordu (el-Akms-sulniyye, s. 25-32). Abbslerde vezirlie tayin yaplrken zel bir merasim dzenleniyordu. Vezirlie tayini kararlatrlan kiiye halife tarafndan bir mektup gnderilirdi. Mektubu alan vezir aday kadlar ve in ktibi gibi ileri gelen kiilerle beraber saraya gider, halifenin huzuruna kard. Daha sonra kendisine cbbe, sark, kl ve divitten ibaret vezirlik almetleri verilir, ardndan tekrar halifenin katna giderdi. Saraydan ayrlrken sslenen bir ata biner, nndeki devlet adamlaryla birlikte makamna varrd. Burada kendisini karlayanlarn nnde tayin yazs (taklid) okunur, bylece vezirlik grevine balam olurdu. Kalkaend, Kim-Biemrillh ile Msterid-Billhn vezirleri iin yazdrdklar iki vezret tayin yazsn kaydetmektedir (ubul-a, X, 234-242). Vezire daha sonra halife tarafndan eitli hediyelerin yolland rivayet edilir. Vezirler siyas, asker, iktisad, idar ve hukuk sahalarda birok grev stlenmitir. Halife EblAbbas es-Seffhn cnd ve hara divanlarnn idaresini vezir unvan tamamakla birlikte Hlid b. Bermeke verdii, Halife Eb Cafer el-Mansrun vezirlerinden Eb Eyyb el-Mriynnin geni yetkilere sahip bulunduu belirtilmektedir (Cehiyr, s. 89, 97). Abbs vezirleri arasnda mutlak yetki bakmndan ne kanlar Bermek ailesine mensup vezirlerle Fazl b. Sehldir. Hrnrred, iktidarn borlu olduu Bermek ailesinden Yahy b. Hlide snrsz yetkilerle vezirlik pyesi vermi, divanlarn kontroln ona brakm, Yahy ve oullar tam anlamyla devleti yneten bir aile haline gelmitir. Memnun veziri Fazl b. Sehl de siyas ve asker yetkilerin tamamn elinde bulunduruyordu. Halife bizzat yazd bir tevk ile ona ok geni yetkiler vermiti. Yetki bakmndan ne kan vezirlerden biri de Mutemid-Alellah zamannda grev yapan Ebs-Sakr smil b. Blbldr. Muktedir-Billhn vezirlerinden Ali b. s bnl-Cerrh bu yetkilerin yan sra Dvn- Mezlime bakanlk etmesiyle de mehurdur. Abbslerin son dnem vezirlerinden Ebl-Muzaffer bn Hbeyrenin de geni yetkileri vard. Son vezir bnl-Alkam de uzun sren grevi srasnda mutlak yetkiyle devlet ilerini zerine alm ve diledii tasarruflarda bulunmutur. Abbslerde vezirlerin geliri dnemlere gre deimektedir. Halife Mansrun Badat kurduktan sonra ehri drt ksma ayrd ve bunlardan birini veziri Eb Eyyb el-Mriynye ikt ettii nakledilmektedir (a.g.e., s. 100). Memn da Iraktaki Sb blgesini Vezir Fazl b. Sehle vermitir (a.g.e., s. 306). Muktedir-Billh zamannda nafakalar hari vezirlere tahsis edilen iktnn gelirleri 170.000 dinard (bn Miskeveyh, V, 229). Vezir bnl-Husaybye 5000, Ali b. s bnl-Cerrha aylk 7000 dinar maa balanmt (a.g.e., V, 225, 229). Muktef-Liemrillhn veziri Ebl-Muzaffer bn Hbeyreye yllk 100.000 dinar dendii tesbit edilmektedir (bnt-Tktak, s. 312). Vezirlerin ocuklarna da aylk ve yllk deme yaplrd.

nceleri halifenin saraynda bir makam olan vezirler daha sonra sarayda hcibe ait baka bir daireye tanmtr (Hill b. Muhassin es-Sb, el-Vzer, s. 268). Kaynaklarda Muktedir-Billhn vezirlerinden bnl-Furt el-klnin Muharrim denilen yerde halifenin tahsis ettii bir ikametghndan bahsedilmektedir. Kendisinden sonra vezirler tarafndan resm makam olarak kullanlan bu ikametgh Khir-Billh dneminde satlm, vezirlere Muktedir-Billhn oluna ait bir ev ayrlmtr (bn Miskeveyh, V, 80, 112, 217, 332). Son dnem Abbs vezirlerinin MutemidAlellahn Huld Sarayndan ayrlarak Badatn dou yakasnda drlhilfe diye hret kazanan saraya yerlemesinin ardnda bu sarayn karsndaki Drlvizrede grev yaptklar anlalmaktadr (brhim Selmn el-Krev, s. 251). te yandan vezirlere eitli eref unvanlar ve lakaplar verilmitir. Memn tarafndan veziri Fazl b. Sehle verilen, asker ve siyas yetkilerine de iaret eden zr-riyseteyn unvan burada zikredilmelidir. Cehiyr onun lakap alan ilk vezir olduunu syler (el-Vzer, s. 305, 306). Vezirlerin daha sonra veliyyddevle, amdddevle gibi lakaplar tadklar kaydedilmektedir (Hill b. Muhassin es-Sb, Rsm dril-ilfe, s. 130; ayrca bk. Tevfk Sultn el-Yzbek, s. 47-49; brhim Selmn el-Krev, s. 245-249). Smnler. Abbsler dneminde kurulan dier slm devletlerinde Abbs divan tekilt rnek alnmtr. Smnlerden II. Nasr b. Ahmedin veziri Ceyhnnin yapt dzenlemede Dvn- Vezret dier divanlarn stnde bir konuma getirilmi, vezirlere byk yetkiler tannmtr. I. Nhun veziri Hkim e-ehd btn devlet ilerini stlenmiti. Smnlerin son hkmdarlarndan II. Nh dnemindeki vezirlerin de idarede ve asker alanda sz sahibi olduklar grlmektedir. II. Nhun kk yata tahta kmas zerine ynetimi stlenen Ebl-Hseyin Ubeydullah b. Ahmed elUtb ordu kumandanlarnn tayin ve azil yetkisine de sahipti. Onun ardndan vezirlie getirilen Abdullah b. Muhammed b. zeyr, hkmdarn ynetimde etkin olan annesiyle birlikte hareket ederek ordu kumandanlarn deitirebiliyordu. Vezirlerden Ceyhn, Ebl-Fazl el-Belam ve Hkim eehd gibi ahsiyetlerin tarih, fkh, in gibi sahalarda eser verenler arasndan seilmesi dikkat ekmektedir. Endls Emev Devleti. Bu dnemde nceleri Abbslerdeki gibi ynetimde ikinci srada yer alan vezirler (bn Haldn, I, 298), II. Abdurrahman dnemiyle (822-852) birlikte bu konumlarn hcibe terketmek zorunda kalmtr (zdemir, s. 130). II. Abdurrahman nceleri tek olan vezir saysn arttrarak her birini farkl alanlarda grevlendirmitir. Makkarnin Endls Emev Devletinde vezirlik grevinin bir kurul tarafndan yrtldne dair ifadeleri muhtemelen II. Abdurrahman dnemi ve sonrasndaki uygulamaya iaret etmektedir. Sz konusu kuruldaki vezirlerin hkmdar tarafndan grlerine bavurulmak zere tayin edildiini syleyen Makkar, bunlardan birinin daha ok vezir diye adlandrlan nib makamna getirildiini ve ona hcib unvan verildiini sylemekte, kuruldaki vezirlerin belirli ailelere mensup olduunu, kurul yeliinin babadan oula getiini, bunun mlkt-tavif dnemine kadar devam ettiini belirtmektedir (Nefu-b, I, 216). Vezirler hcibin idaresi altnda kendilerine verilen grevleri yerine getirirdi. Ancak bu uygulama Murbtlar ve Muvahhidlerin Endlste hkimiyet kurmasyla deimi, vezirler tekrar eski konumlarna kavumulardr. Nasrler (Ben Ahmer) zamannda vezirler diplomasi dahil sivil ve asker idareyi tamamen ellerine alm, hkmdardan sonra en yetkili devlet adam konumuna ykselmitir. Vezirler hcibin gerisinde kalmakla birlikte hcibler, daha nce vezir unvan tayan kimseler arasndan seildiklerinden nemlerini nisbeten korumulardr. Edeb ve idar sahada bilgili ve tecrbeli kimselerden seilen vezirler hkmdarn saraynda kendilerine ayrlan blmlerde grev yaparlard

(bn Haldn, I, 298). Tolunoullar. Msrda vezirlik kurumu Tolunoullar dneminde ortaya kmtr. Devletin kurucusu Ahmed b. Tolun devrinde Ahmed b. Muhammed el-Vst nemli bir konuma ykselerek vezirin stlenmesi gereken grevleri ktip sfatyla yrtmtr. Ahmed b. Tolunun Badat ve Smerrdaki tecrbelerine dayanarak vezir tayin etmeyip btn yetkileri elinde toplad da belirtilmektedir (Nsr el-Ensr, s. 104-105). bn Tolunun olu Humreveyh zamannda ise Ebl-Hasan Ali b. Ahmed el-Mzer vezir sfatyla grev yapm, daha sonra blgede kurulan hdler Devletinde de vezirlik uygulamas devam etmitir. hdlerde vezirler hkmdarn yardmcs saylsa da mdebbirddevle unvanl Ebl-Misk Kfr el-hd hkmdarlardan daha etkiliydi (bn Miskeveyh, VI, 138, 211, 287). bn Hinzbe diye bilinen Ebl-Fazl bnl-Furt bu dnemin en nde gelen veziridir (bn Hallikn, I, 346-347). Ftmler. Ftmlerde vezirlik kurumu 358 (969) ylnda Msr ele geirmelerinin ardndan ortaya kmtr. Bu tarihten drt yl sonra Msra gelen Halife Muiz-Lidnillh yetki ve otoritesini hi kimseyle paylamak istemediinden vezir tayin etmeyip devlet ilerini kendisi yrtmtr (EblKsm bns-Sayraf, s. 19). Msr dneminin ikinci Ftm Halifesi Azz-Billhn 368de (979) Yakb b. Killse el-vezrl-ecell lakabn vermesiyle birlikte ortaya kan vezirlik unvan drdnc Halife Zhir-Liizzidnillh devrinde 418 (1027) ylnda Ebl-Ksm el-Cercernin vezirlie getirilmesiyle resm bir grev haline gelmi ve rtbe adyla anlmtr. Abbslerde olduu gibi Ftmlerde de iki trl vezirliin bulunduu anlalmaktadr. bnt-Tuveyr, Ftm vezirlerini mensubiyetlerine gre kalem ve kl ehli eklinde ikiye ayrdktan sonra yetkilerine gre vezret-i tmme ve vezret-i vesta diye ikinci bir tasnif yapmakta, vestann Vezret-i tmmeden daha aa bir pye olduunu sylemektedir (Nzhetl-muleteyn, s. 105). Kalkaend ikinci tasnife biraz daha aklk getirmekte, kalem veya kl ehlinden olsun etkin bir konuma sahip vezirlerin kendi zamanlarnda sultanla denk gelen tefvz veziri sayldklarn, onlarn vazifeleri iin vezret, etkinlii snrl vezirler iin de vesta kelimelerinin kullanldn belirtmektedir (ubula, III, 478-479). Bu iki snfa mensup vezirler arasnda birok gayri mslim vard (M. Hamd elMnv, s. 38-39, 297-304). Bedr el-Cemlye kadar grev yapan Ftm vezirleri tenfz veziri kabul edilir. Bunlar snrl yetkilere sahipti ve halife onlarn btn ilerini denetlerdi. Halife Mstansr-Billhn 467 (1074-75) ylnda btn yetkilerini devlette dzeni yeniden salayan Bedr el-Cemlye devretmesiyle birlikte vezirlik saltanat makam yerine geerek tefvz vezirliine dnmtr. Bedr el-Ceml ayrca kdlkudtlk ve diddutlk gibi byk nem tayan grevlere tayinle de yetkili klnm, bu grevleri stlenenler onun nibi kabul edilmitir. Bedr el-Cemlye ve daha sonra bu greve getirilenlere vezir ismi terkedilerek emrl-cy unvan verilmitir. Sultanlara mahsus elMelikl-Efdal, el-Melikl-Mansr gibi unvanlar da tayan bu vezirler bamsz hareket etmi (Makrz, el-a, I, 440) ve mezlim toplantlarna bakanlk yapmtr (bnt-Tuveyr, s. 122). Ftm vezirlerine sicilll-vizre denilen bir grevlendirme yazs veriliyordu. Vezirlik almetleri genelde cbbe, sark, kolye, kl ve divitti. Asker ve sivil kkenli olularna gre deimekle birlikte vezirlerin kendilerine has kyafetleri vard. Ftm vezirleri iktlar hari aylk 5000 dinar alyordu. ocuklarna ve kardelerine 200-300, yardmclarna ve maiyetine saylarna gre 300-500

dinar aylk veriliyordu. Vezirlerin grevlerini yaptklar resm konaklarn ilki halifelerin yaad elKasrl-kebr civarndaki Drl-vizretil-kbr idi. Bedr el-Cemlnin ina ettirdii ve grevi sresince kald bu kona ondan sonra olu Efdal b. Bedr ilvelerle yenilemitir. Ancak Efdal burada fazla kalmam, Nil kysnda yaptrd konaa yerlemitir. Onun ardndan vezirlik makamna getirilen Memn el-Batih, Drl-vizretil-kbrya geri dnm, buras Ftmlerin yklna kadar vezirlerin resm makam olmutur.

BBLYOGRAFYA

Ezher, Tehbl-lua (nr. Riyd Zek Ksm), Beyrut 2001, IV, 3883; Cevher, e- (nr. Hall Memn h), Beyrut 2008, s. 1136; Dnever, el-Abr-vl, s. 370; Yakb, Tr, Beyrut, ts. (Dru Sdr), II, 352-353; Taber, Tr (Ebl-Fazl), VII, 450; VIII, 136, 156 vd.; X, 19, 21; Cehiyr, el-Vzer vel-kttb, tr.yer.; Eb Bekir es-Sl, smn min abril-Mutedir-Billh el-Abbs (nr. Halef Red Numn), Badad 1999, s. 151, 193-194, 264; Mesd, et-Tenbh, s. 339, 340; Nerah, Tru Bur (trc. ve nr. Emn Abdlmecd Bedev - Nasrullah Mbeir etTrz), Kahire 1385/1965, s. 18, 46, 137, 142; bn Miskeveyh, Tecribl-mem (nr. Ebl-Ksm mm), Tahran 2001, III, 504, 519, 521 vd.; V, 80, 82, 96, 112, 149, 217, 223, 225, 229, 260-261, 332; VI, 138, 211, 287; Hill b. Muhassin es-Sb, Rsm dril-ilfe (nr. Mhl Avvd), Beyrut 1406/1986, s. 91, 130; a.mlf., el-Vzer ev Tufetl-mer f tril-vzer (nr. H. F. Amedroz), Leiden 1904, s. 268, 325; Mverd, el-Akms-sulniyye, Beyrut 1405/1985, s. 25-32; a.mlf., avnnl-vizre (nr. Fud Abdlmnim Ahmed - M. Sleyman Dvd), skenderiye 1398/1978, s. 61-62; Kud, Trul-ud: Kitb Uynil-marif ve fnni abril-alif (nr. Ceml Abdullah M. el-Msr), Mekke 1415/1995, s. 394; Ebl-Ksm bns-Sayraf, el-re il men nlel-vizre (nr. Abdullah Muhlis), Kahire 1923, s. 19, 21, 59, 63; bnl-Cevz, elMuntaam (At), XIV, 49-50; XVIII, 166-170, 246-247; bnt-Tuveyr, Nzhetl-muleteyn f abrid-devleteyn (nr. Eymen Fud Seyyid), Stuttgart 1412/1992, s. 47, 105, 106, 107, 110, 120122; Ykt, Muceml-deb (nr. hsan Abbas), Beyrut 1993, V, 2317-2319; bnl-Esr, elKmil, VIII, 403, 404, 459; X, 88-89; bn Hallikn, Vefeyt, I, 346-347; II, 195; VI, 232, 233; bntTktak, el-Far, s. 153, 155-156, 174 vd.; 268, 312, 319-321, 337-339; Zeheb, Almnnbel, XV, 292; XXIII, 361-362; bn Haldn, el-ber (nr. Hall ehhde), Beyrut 2001, I, 295296, 298; Kalkaend, ubul-a, III, 347, 478-479, 525; X, 234-242; Makrz, el-a, I, 402403, 438, 440, 483; II, 155; a.mlf., el-Mukaffal-kebr (nr. Muhammed el-Yalv), Beyrut 1411/1991, III, 43; Syt, snl-muara, II, 125, 193 vd.; Makkar, Nefu-b, I, 216; C. Zeydn, Tr, I, 151, 152; D. Sourdel, Le vizirat abbside de 749 a 936, Damas 1959-60, tr.yer.; S. D. Goitein, Studies in Islamic History and Institutions, Leiden 1968, s. 168, 172-173, 191-196; Tevfk Sultn el-Yzbek, el-Vizre: Neeth ve teavvrh fid-devletil-Abbsiyye, Badad 1390/1970, tr.yer.; M. Hamd el-Mnv, el-Vizre vel-vzer fil-aril-Fm, Kahire, ts.; Muhammed Misfir ez-Zehrn, Niml-vizre fid-devletil-Abbsiyye, Beyrut 1406/1986, s. 71 vd., 119 vd.; brhim Selmn el-Krev, Niml-vizre fil-aril-Abbsiyyil-evvel, skenderiye 1989, tr.yer.; Vef Muhammed Ali, el-ilfetl-Abbsiyye f ahdi tasalluilBveyhiyyn, skenderiye 1991, s. 83-102; Hasan brhim Hasan, Siyasi-Dini-Kltrel-Sosyal slm Tarihi (trc. smail Yiit v.dr.), stanbul 1991-92, II, 137; III, 72, 452-453; IV, 188; a.mlf. - Ali

brhim Hasan, en-Numl-slmiyye, Kahire, ts. (Mektebetn-nehdatil-Msriyye), s. 113, 114; M. Ziyeddin er-Reyyis, slmda Siyas Dnce Tarihi (trc. brahim Sarm), stanbul 1995, s. 241; Abdlazz ed-Dr, el-Arl-Abbsiyyl-evvel, Beyrut 1997, s. 51-52; Nsr el-Ensr, elMcmel f tri Mr, Kahire 1997, s. 104-105, 114-115; Mehmet zdemir, Endls Mslmanlar: Medeniyet Tarihi, Ankara 1997, s. 130; Mehmet Ayka, Abbsi Devletinin lk Dnemi dar Tekiltnda Dvnlar: 132-232/750-847, Ankara 1997, s. 21; Adam Mez, Onuncu Yzylda slm Medeniyeti: slmn Rnesans (trc. Salih aban), stanbul 2000, s. 113, 114, 116, 118; Fatih Yahya Ayaz, Memlkler Dneminde Vezirlik: 1250-1517, stanbul 2009; Mahmd Hilm, el-Vizre fiddevletil-slmiyye, Mecelletl-Bail-ilm vet-tril-slm, I, Mekke 1398/1978, s. 156163; R. A. Kimber, The Early Abbasid Vizierate, JSS, XXXVII/1 (1992), s. 66, 68; Cengiz Kallek, Mverdnin Ahlk, tima, Siyas ve ktisad Grleri, Dvn: lm Aratrmalar, sy. 17, stanbul 2004, s. 227; Vezr, A, XIII, 309, 310, 311; Muhammad Qasim Zaman, Wazr, EI (ng.), XI, 185, 186. Fatih Yahya Ayaz Mslman Trk Devletlerinde Vezirlik. Karahanllar. Karahanllarda hkmdarn vekili sfatyla devlet ilerini yrten vezirin (yuru) balca grevleri lkede dirlik ve dzeni, halkn huzur iinde yaamasn salamak, devletin hkimiyet sahalarn geniletmek, hazineyi zenginletirmek, devlet hizmetinde alanlara kar iyi davranmak, onlarn sadakatle grev yapmalarn temin etmektir. Ysuf Has Hcib vezirin hkmdarn eli olduunu, kanun karrken daima halkn yararn dnmesi gerektiini belirtir (Kutadgu Bilig, beyit nr. 4140). Vezir akll, hesap bilir, drst, tok gzl, dindar, becerikli, bilgili ve heybetli olmaldr. Asil bir aileden gelmelidir. Halka dil davranmal, hkmdarn gvenini zedeleyecek tutum ve davranlardan saknmaldr (a.g.e., beyit nr. 2184-2262). Karahanl devri kaynaklarnda kadlk, niblik ve vezirliin nemine iaret edilmi, bunlarn kt kimselerin eline gemesi halinde halkn ilerinin de ktye gidecei vurgulanmtr (Gen, s. 40, 165). Byk divana (Meclisi l) vezirin bakanlk ettii, vezire bal olarak alan Dvn- stfnn banda a (mstevf = hazinedar), Dvn- n ve Turnn banda bitiki, lmga ile tamgann (mhrdar) bulunduu, ayrca Dvn- Arz grevini yrten bir kurumun varl bilinmektedir (a.g.e., s. 173). Vezirlik grevine getirilen kiiye unvan, mhr, tu, davul, zrh, hilat, eyer takm, at, siyah ipekten bir etr ve dirlik verilirdi (Ysuf Has Hcib, beyit nr. 1036, 1766; Dvn lugtit-Trk Tercmesi, III, 41). Bulunduklar blgeleri hkmdar adna yneten hnedan mensuplarnn da birer veziri (kethd) vard. Gazneliler. Gaznelilerde birka divandan oluan hkmet tekiltnn banda vezir (hce-i bzrg) bulunurdu. Dvn- Vezret (Dvn- Hce, Dvn- Vezr), Dvn- Rislet, Dvn- Arz, Dvn- rf, Dvn- Veklet, Dvn- stf, Dvn- Berd, Dvn- b ve Dvn- Msdere vezire bal olarak grev yapard. Divan bakanlar, kumandanlar ve hcibler vezirin emrinde alrd. Vezirler greve balamadan nce sultanla, hangi artlar altnda grev yapacaklarna dair bir muahede imzalard. Gazneli Mahmudun babas Sebk Tegin her iin ehline verilmesi gerektiini, aksi davrann bir zulm olduunu belirtmektedir. Ayrca bir kimsenin yeteneine baklmakszn srf babasnn mevkii dikkate

alnarak vezir tayin edilmemesi, vezirlikte nce asalete, ardndan kabiliyete ncelik verilmesi istenmektedir (Meril, VI/1-2 [1975], s. 229, 231; Palabyk, s. 99). Vezirler sultann tevkini tayan bir menurla atanrd. Sultan Mesudun ileri gelen devlet erknyla grtkten sonra vezir tayin ettii bilinmektedir. Vezir greve balayaca zaman huzura kabul edilir, sultan, kendisine isminin yazl olduu bir yzk (mhr) verir, yaplan trenin ardndan greve balard. Sultan devlet ilerinde kendi fermanndan sonra vezirin fermannn geerli sayldn belirtir, bylece onun snrsz yetkilerle donatldn gsterirdi. Sultanla vezir arasndaki irtibat shib-dvn- rislet salard. Vezirlik almetleri arasnda hilat, yzk, divit, sark, serperde (adr) ve kl bulunurdu. Vezir sultandan divan grevlilerinin, nib ve mriflerin gvenilir kiilerden seilmesini ve onlarn kendisine kar sorumlu tutulmasn talep ederdi (Nuholu, s. 234). Beyhaknin kaytlarndan anlaldna gre hazineye gelir temini vezirlerin ncelikli grevlerindendi. Maalarn miktar ve deme zaman vezir tarafndan tesbit edilirdi. Vezir ayrca ordular sevk ve idare ederdi. Nitekim 426da (1035) Belh ve Tohristanda kan isyanlar Vezir Ahmed b. Abdssamed bastrmtr. te yandan vezirlik, yetki ve sorumluluuyla paralel olarak tehlikeli bir makamd. Zira vezirler, kumandan ve devlet adamlarn kontrol altna alabilmek iin baz tedbirlere bavurduundan onu gzden drmek amacyla entrikalar evrilirdi. Meymend bundan dolay Sultan Mesudun vezirlik teklifini kabul etmemi, fakat hkmdarn srar karsnda raz olmu, ancak sultandan aleyhindeki tahriklere kaplmayacana dair sz almtr. Dvn- Arzn bakanyla birlikte vezir orduyu denetleyip her an savaa hazr durumda bulundururdu. Bunun yannda genelde hkmdarn yolculuklarnda ona refakat eder, sultann Hindistan seferleri srasnda bazan da ona vekleten Horasanda kalrd. Vezirler greve balarken hkmdara ihanet etmeyeceklerine dair bir yemin metni (sevgendnme) imzalard. Su ileyen vezirler emr-i hares tarafndan cezalandrlrd. Byk Seluklular. Byk Seluklularda Abbs, Smn ve Gazneli etkisinin en ak ekilde grld kurum vezirliktir. Bunun balca sebebi Seluklularn da vezirlerini ran aslllardan semi olmalardr. Turul Beyin balatt bu uygulama daha sonraki dnemlerde devam etmitir. Devlet ilerinin grlp karara baland byk divana (Dvn- Al/Dvn- Vezret) vezirler bakanlk eder, bu divana mstevf, tur, mrif, rzul-cey de katlrd. Sultan Melikah, btn devlet ilerini veziri Nizmlmlke havale etmi ve diledii gibi davranabileceini sylemitir (bnl-Esr, X, 79-80). Vezirler bu makama gelmeden nce turlik ve mstevflik gibi grevlerde bulunanlar arasndan seilirdi. Muhammed Taparn veziri Sadlmlk-i b daha nce mstevflik yapmt; Sencerin veziri Muhtasslmlk Munddn-i K, Muhammed Taparn hanm Gevher Hatunun veziriydi. Mahmd b. Melikahn veziri Tclmlk de Melikaha mstevflik ve annesi Terken Hatuna vezirlik yapmtr. Mesd b. Muhammed Taparn veziri Meyyidddin Merzbn da tur idi. Enirvn b. Hlid-i Kn rzul-cey olarak greve balam, Muhammed Taparn vezir nibliini ve hazinedarln yaptktan sonra Mahmd b. Muhammed Tapar ve kardei Mesud ile Halife Msterid-Billhn veziri olmutur. Eazzlmlk Ebl-Muhsn ed-Dihistn midlikten sonra Sultan Berkyarukun vezirliine tayin edilmitir. te yandan Togan Bey el-Kgar gibi tccarlktan, II. Turulun veziri Sadreddin gibi kadlktan gelenler de vard (Bndr, s. 272). Nizmlmlk eserinde vezirin devlet hayatndaki nemli rolne iaret eder ve tarihte n kazanm birok hkmdarn hretlerini vezirlerine borlu olduunu syler. yi bir vezirin dneminde lkenin mmur hale geleceini, ordunun gleneceini, reynn huzur ve rahata kavuacan, hkmdarlarn da gnlnn ferahlayacan yazar (Siysetnme, s. 30). Vezirin yetkilerinin banda Dvn- Al

bakanl geliyordu. Bu yetkilerle donatlm vezirin balca grevleri halifeler ve yabanc hkmdarlarla olan ilikileri dzenlemek, hazinenin gelir ve giderlerini tanzim etmek, vergi miktarlarn halkn durumuna gre belirleyip toplamak, maliyede israf nlemek, olaan st durumlar iin gerekli tedbirleri almak, memurlarn maalarn, hkmdarn maiyetindekilerin erzakn tesbit etmek ve ikt tevcih etmekti. Memurlarn grevlerini yerine getirip getirmedikleri vezirin nibleri vastasyla kontrol edilirdi. Vezir trenlerde, vasal hkmdarlarla yaplan grmelerde, Dvn- Mezlimde sultann vekili sfatyla yer alrd. Bu bakmdan Seluklu vezirlii vezret-i tefvz idi. Vezirler sarayn ve ordunun harcamalarn kontrol ederdi; bu durum vezire orduyu denetleme imkn da verirdi. Vezirler hazineye gelir salanmasyla yakndan ilgilenmitir. lk Seluklu veziri Bzcn temin ettii 50.000 dirhemi Turul Beye vermi, o da devletin doudaki problemlerini halletmesi iin ar Beye gndermiti. Vezirler bunun iin msadereye de bavururdu. Kndr, Turul Beyin maiyetindekilerden 500.000 dinar (bnl-Cevz, s. 112; Taneri, V/8-9 [1967], s. 107), Nizmlmlk de Alparslann kz kardei Gevher Hatunun mallarn msadere ettirmiti (a.g.e., V/8-9 [1967], s. 176). Nizmlmlk gibi gl vezirler tbi hkmdarlarn ve nemli grevlilerin tayininde de rol oynard. Nitekim Mervn Emri Nizmeddin, Nizmlmlkn iradesiyle emr iln edilmi, yine Nizmlmlk, Sadddevle Cevheryini Badat ahneliine, Kndr de Dmegnyi kdlkudtla getirmitir. Nizmlmlkn Nizmiye Medresesine kendi imzasn tayan menurla tayinler yapt bilinmektedir. Nitekim Eb Abdullah et-Taber, Eb Muhammed e-rz ve Gazzl onun menuruyla Nizmiye mderrisliine getirilmiti (bnl-Esr, X, 185; bn Hallikn, IV, 217). Kazanlan zaferleri de fetihnmelerle halifelere ve mahall hkmdarlara vezirler bildirirdi. Ayrca imar faaliyetleriyle de yakndan ilgilenirlerdi. Nizmiye medreselerinin tesisi gibi Vezir Muhtasslmlk Munddin de eitli ehirlerde mescid ve medreseler yaptrmtr. Yksek dereceli devlet memurlaryla kumandanlar hakkndaki ikyetler sultann bakanlk ettii Dvn- Mezlimde karara balanrd. Vezirler de halkn memurlarla ilgili ikyetlerini dinlerdi. Nizmlmlk, olu Fahrlmlke yazd bir mektupta saraynn kapsn mazlumlar iin daima ak tutmasn ve haftann bir gnn halkn ikyetlerini dinlemeye ayrmasn syler (Seyfeddin Hac b. Nizm Akl, s. 214). Devlet adamlarn, ulemy ve dier ileri gelenleri yarglayan vezirler idam cezas verme yetkisine de sahipti. ahne, muhtesib ve shib-urtann, mderris, kad ve kdlkudtlarn tayin yetkisi de vezire aitti. Vezirler ferman/menur da karabilirdi. Amdlmlk elKndr tevkleri bizzat kendisi kaleme alrd. Bndr, Nizmlmlkn kard fermanlarn gereinin hemen yapldn kaydeder. Hndmr de Vezir Dergznnin emirlerinin deta Tanr buyruu gibi yerine getirildiini belirtir (Dstrlvzer, s. 204). Vezirlere hkmdar tarafndan verilen kl onlarn asker yetkilerle donatlm olduunu gsteriyordu. Seluklu vezirleri zaman zaman orduya bizzat kumandanlk eder, bazan da sultann yannda seferlere katlrlard. Nizmlmlk, Alparslann Malazgirt Sava dndaki btn seferlerine katlmtr. Sadlmlk de Btnlerle mcadele etmi ve ahdz Kalesini fethetmitir. Meyyidlmlk, Sultan Berkyarukun Rey yaknlarnda Tutu ile yapt savata bulunmutur. Ahmed b. Nizmlmlk de Muhammed Tapar ile Seyfddevle Sadaka arasnda 501de (1108) cereyan eden savaa itirak etmi, 503 (1109) ylnda Alamutu muhasara eden Seluklu ordusuna kumandanlk yapmtr. Vezirlerin kendilerine bal gulmlardan meydana gelen askerleri vard. Nizmlmlkn

Melikahtan sonra Berkyarukun tahta kmasn salayacak askerleri olduu bilinmektedir. Vezirler ordunun tekili ve asker saysnn arttrlmas gibi konularda sultana teklifte bulunurlard. Sultan Melikah davranlarn beenmedii 7000 askeri ordudan uzaklatrmak isteyince Nizmlmlk bunlarn daha sonra problem tekil edebileceini sylemi, ancak sultan onu dinlememiti; neticede bu askerler Tekie katlarak isyan etmilerdi. Vezirlerin asker zerinde byk nfuzlar vard. Sultanlar geni yetkilerle donattklar vezirleri denetler, bir su ilediklerinde onlar yarglar ve idama kadar varan cezalar verirlerdi. Nitekim Sadlmlk zndklk ve ihanetle sulanp idam edilmitir. Sultan Melikah, Nizmlmlkn ulemya her yl 300.000 dinar datarak hazineyi zarara urattna dair iddialar zerine onu sorguya ekmi, vezirin kendisini ikna etmesi zerine yetkilerini daha da arttrmtr. Sultann katld btn merasimlerde yer alan vezir baz seyahatlerinde de yannda bulunurdu. Kndr Turul Beyin Hemedan, Nizmlmlk Sultan Melikahn Badat seyahatlerinde kendilerine refakat etmilerdi. Vezir bazan merasimlerde sultan temsil eder, hilfet makamna yeni geen halifeye sultan adna biat ederdi. Nitekim zzlmlk b. Nizmlmlk, Sultan Berkyaruk adna Halife Mstazhir-Billha biat etmiti (bnl-Esr, X, 231). Sultan ve kumandanlarn halife tarafndan kabul merasiminde vezirler nemli rol stlenirdi. 479da (1086) Sultan Melikah ve emrleri Halife Mukted-Biemrillh tarafndan kabul edilince onlar halifeye Nizmlmlk takdim etmiti (Bndr, s. 81-82). Vezirlerin zaman zaman elilik grevi yaptklar da bilinmektedir. Seluklu vezirleri Abbs halifelerinin vasal devletlerle ilikilerinde araclk yapard. Nizmlmlk, Seluklu-Abbs mnasebetlerinin bozulmamas iin byk gayret sarfetmitir. Ayrca sultann ve hnedan mensuplarnn nikh merasimlerinde rol oynarlard. Mesel Kndr, Turul Beyin halifenin kzyla, halifenin de ar Beyin kzyla evliliklerinde, Nizmlmlk de Alparslann kzyla Halife KimBiemrillhn veliahd Uddetddnin Nburda yaplan nikh merasiminde hazr bulunmutur. Ziylmlk, Muhammed Taparn kz kardei Seyyide Hatun ile Halife Mstazhir-Billhn nikhlarnda kz tarafn temsil etmitir (502/1108). te yandan sultanlarn yan sra hatunlarn ve meliklerin de vezirleri vard. Tclmlk, Sultan Melikahn hanm Terken Hatunun, Kemllmlk es-Smeyrem, Muhammed Taparn hanm Gevher Hatunun, Eb Thir erefeddin el-Kumm de Sencerin annesi Seferiyye Hatunun vezirliini yapmtr. Vezirlik almetleri arasnda hilat-i vezret, mhr, altn divit takm, kl, mesned-i vezret, nevbet, minder ve adr nemli yer tutard. Vezirler sultann menuru ile greve balaynca kendilerine verilen mhre tevklerini hakkettirirlerdi. Bu tevklerde daha ok el-hamdlillhi al niamihi (alen-niam) ibaresinin yazl olduu grlmektedir. Vezirler gnde defa nevbet aldrabilirlerdi. Byk Seluklu vezirleri shib, shib-i ecel, meyyed, mansr, muzaffer, hce, hce-i bzrg, sadr, destr, shib-i dvn- devlet, shib-i dvn- saltanat, ndiren de sadr- azam (a.g.e., s. 15) unvanlaryla Amdlmlk, Nizmlmlk, Kvmlmlk, Mecdlmlk, Tclmlk, Eazzlmlk, Hatrlmlk, Ziylmlk ve zzlmlk gibi lakaplar kullanrlard (zaydn, Prof. Dr. In Demirkent Ansna, s. 431-433). Nizmlmlk eserinde lakaplarn nemine iaret ettikten sonra vezirlerin, sonu mlk ile biten lakaplar kullanmas gerektiini syler (Siysetnme, s. 192). Abbs halifeleri de Seluklu vezirlerine unvan ve lakaplar tevcih ederdi. Halife Kim-Biemrillh Kndrye Seyyidlvzer, Hasan b. Ali b. shak et-Tsye Nizmlmlk Kvmddevle ved-dn ve Raz Emrilmminn lakaplarn vermitir. Seluklu vezirlerinin grev yapt yerlere drl-vizre, dergh- vezret, saray ve serperde (adr) denilirdi (Taneri, V/8-9 [1967], s. 147).

Vezirlerin gelir kaynaklar sultann menuruyla tahsis edilen maa (Sultan Alparslann bir menurunda Vezir Nizmlmlke iktsna ilveten 50.000 dinar yllk maa baland kaydedilmektedir), iktlardan elde edilen gelir, ganimetlerden alnan pay, hediyeler, gayri mer gelirler, rvet ve msdereler eklinde sralanabilir (emslmlk Osman b. Nizmlmlk vezir olan kardei Ziylmlke kendisini Enirvn b. Hlidin yerine vezir yapmas iin 2000 dinar vermiti; Meyyidlmlk de Berkyarukun annesi Zbeyde Hatunu bodurmadan nce kendisine 5000 dinar deyeceine dair bir senet almt). Grev sreleri birka ay ile yirmi dokuz yl arasnda deien vezirlerin on alts ran, biri Trk kkenli (Togan Bey), biri fellh olup beinin kkeni bilinmemektedir. Yedi vezir suikast sonucu ldrlm, bei idam edilmi, drd baka yerlerde grevlendirilmi, ikisi eceliyle lm, biri de (Togan Bey) azledilmitir (a.g.e., V/8-9 [1967], s. 175-186). htirasl emrlerle olan ilikilerinde vezirler byk skntlar ekmitir. Nizmlmlkn lmne kadar vezirler emrlerden daha nfuzluydu. Daha sonra gelen yeteneksiz vezirler vezret makamnn eski gcnn azalmasna yol amtr. Henz mstevf iken Meyyidlmlk azlettirip Fahrlmlk vezir tayin ettirmeyi baaran, bylece divana hkim olan Mecdlmlk vezirlie gelince emrleri kontrol altna almaya balam, bu durum emrlerin iine gelmemitir. Emr ner, Mecdlmlkn bu davran yznden isyana kalkm, bir sre sonra katledilmi, fakat vezire kar giriilen muhalefet devam etmitir. Nihayet Mecdlmlk paralanarak katledilmitir. Enirvn b. Hlid, zellikle fetret devrindeki vezirlerin kabiliyetsizliklerini Ftru zamni-udr ve udru zamnil-ftr adl eserinde ayrntl biimde ele alr (Bndr, tr.yer.; kr. zaydn, Sultan Berkyaruk, s. 147-154). Balangta vezirler dorudan sultann huzuruna girebilirdi. Nizmlmlkten sonra emr-i hcib hkmdarla vezir arasnda arac olmutur. Vezirler sultan tarafndan kabul edildiklerinde yer perlerdi. Sultan gerekli grdnde devlet ilerini grmek zere veziri arr ve ona danrd; ayrca yeteneksiz vezirlerin icraatn tayin ettii niblerle kontrol ederdi. Nitekim Sultan Muhammed Tapar, Enirvn b. Hlidi veziri Hatrlmlke nib tayin ederek onu kontrol ettirmi, vezir de bundan rahatsz olmutu (Bndr, s. 108-109). Vezirle st dzey devlet grevlileri arasnda bir anlamazln kmas halinde sultan buna mdahale edip sorunun zlmesini isterdi. 453 (1061) ylnda meydana gelen baz olaylar yznden Vezir Amdlmlk Kndr hakknda ikyetler gelince halife vezire meselelerin gzellikle halledilmesini emretmiti (bnl-Cevz, VIII, 220) (Kirman Seluklular, Suriye Seluklular ve Irak Seluklularnn merkez tekilt da Byk Seluklu devlet tekilt esas alnarak oluturulduu iin ayrca incelenmemitir). Anadolu Seluklular. Anadolu Seluklularnda da vezirlik kurumu daha nceki devletler rnek alnarak oluturulmutur. Yine geni yetkilere sahip olan vezirin en nemli grevi Dvn- Alya bakanlk etmekti. Bu divana in, istf, irf ve arz divanlar sahipleriyle nib-i saltanat, beylerbeyi, atabeg ve pervane katlrd. Vezir hkmdar adna ferman karabilir, yabanc devlet elileriyle grebilir, sulular yarglar ve cezalarn belirlerdi. Bazan Dvn- Mezlime de bakanlk eden vezir rf davalar sonulandrrd. Devlet btesini dzenler, gerekli yerlere tahsisat ayrr, ikt tevcihat yapard. Mesel Ziyeddin Karaarslan, Hrizmli beylerin lideri Kayr Hana ve onun emrindeki beylere Erzurumu ikt etmi (bn Bb, I, 431), Dou Anadoluya yapt bir yolculuk srasnda iftileri baz vergilerden muaf tutmutur. te yandan vezirler ilve vergiler de koyabilirdi.

Vezir Shib Ata Fahreddin Ali, 684 (1285) ylnda Geyhatu Anadoluya gelince lhanllar iin yeni vergiler koymu, ancak bu vergileri yeterli grmeyen Moollar hazineyi yamalamtr. Ordunun sevk ve idaresini sultandan sonra hnedan mensuplar ile vezir stlenirdi. Baz kaynaklarda vezirden mhr-i vezret ve emret sahibi diye bahsedilerek onun asker yetkilerine iaret edilmitir (Gksu, s. 274). Kseda Savann (1243) ardndan sultanlarn otoritesi zayfladndan vezirlerin yetkisi daha da artmtr. Ancak bu defa vezirler lhanl hkmdarna hesap vermek, onlarn isteklerini yerine getirmek zorunda kalmtr. ou ran asll olan vezirler, Mool hkimiyetinden sonra lhanl hkmdarnn menuruyla vezret makamna tayin edilirdi. lhanl Hkmdar Gzn Hann emseddin Ahmed b. Osman- Lkyi Anadolu Seluklu Devletine vezir tayiniyle ilgili bir menurda Ahmed Lknin hem Anadolu Seluklularnn veziri hem de lhann Anadoludaki nibi olduu ifade edilmi, Anadoludaki btn devlet ilerinin ona brakld belirtilmitir. Ancak onun bu yetkileri Seluklu veziri sfatyla deil lhann nibi olarak ald anlalmaktadr. Anadolu Seluklularnda balca vezirlik almetleri altn divit takm, kl, mhr, sark, hilat, mesned, adr, tu, sancak ve nevbetten ibaretti. Vezirler hce, shib, shibl-azam vel-vezrlmuazzam, dstrl-muazzam, Nizmlmlk ve Kvmlmlk gibi unvan ve lakaplar kullanrlard. Balca gelir kaynaklar hkmdarn temlik ettii arazi ve ikt gelirleriydi. I. Klcarslan veziri Ziyeddin Muhammede Elbistan, II. Gyseddin Keyhusrev emseddin sfahnye Krehiri ikt etmitir. Tokat, Munddin Sleyman Pervnenin ikt idi. Vezirlerin ayrca maa ve tahsisatlar vard. Vezir Mhezzibddin Alinin devletten ylda 40.000 dirhem maa ald kaydedilmektedir. Sava ganimetlerinden gelen paylar da vezirlerin gelir kaynaklarndand. Birok vezirin byk servete sahip olduu ve bunlar hayr ilerine vakfettii bilinmektedir. Vezirler bazan devletin mukadderatn etkileyen nemli ilere mdahale etmilerdir. II. Klcarslann veziri htiyrddin Hasan, Eyyblerle kmas kuvvetle muhtemel bir sava nlemi, I. zzeddin Keykvusun idar ilerini de yrten hocas Mecdddin shak, I. Aleddin Keykubad gibi gl bir hkmdarn i bana gelmesini salamtr. Mhezzibddin Ali, Kseda Savandan sonra lhanllarla bir anlama yaparak devletin kn nlerken Fahreddn-i Kazvn ve daha sonra gelen baz vezirler k hzlandrmtr. mar faaliyetlerinde de bulunan vezirler Anadolunun muhtelif ehirlerinde bugn de ayakta olan ok sayda cami, medrese, kervansaray, han, hamam, eme ve trbe ina ettirmitir. Anadolu Seluklu vezirlerinden on biri ran, biri Trk (Ziyeddin Karaarslan), biri Ermeni (htiyrddin Hasan) kkenlidir, birinin (Nizmeddin Hurd) kkeni ise tesbit edilememitir. Vezirlerin on biri ilmiye, askeriye snfndandr. Drt vezir eceliyle lm, biri suikasta kurban gitmi, idam edilmi, ikisi taht kavgalar srasnda hayatn kaybetmi, biri baka bir greve tayin edilmi, biri istifa etmitir; ikisinin kbeti bilinmemektedir. Bir vezir (Shib Ata Fahreddin Ali) yirmi be, biri on drt yl, ikisi yedier yl, biri be, biri drt, er yl, de birka ayla bir yl arasnda grev yapmtr (Taneri, sy. 7-8 [1977], s. 52-54; ayrca bk. Refik Turan, s. 117-121). Hrizmahlar. Devlet tekiltnda byk lde Seluklular rnek alan Hrizmahlarda da merkez idarenin banda vezir (hce-i cihn) bulunurdu. Hkmdarn mutlak vekili olan vezir sadece sultana kar sorumluydu; melikler, kumandanlar, ktipler onun emrinde devlet ilerini yrtrd. Vezir

seferde ve seyahatlerde Hrizmahlara refakat eder, bazan kendisi ordular sevk ve idare ederdi; vezirin ahsna bal asker birlikler de mevcuttu. Bu durumda vezirler nazar olarak vezret-i tefvz yetkisine sahipti. Nitekim Hrizmah Aleddin Teki, Nizmlmlk Sadreddin Ali b. Mesd elHerevyi geni yetkilerle vezir tayin etmitir (Nsrddin Mn-i Kirmn, s. 94-95). Vezirler hkmdar adna ferman karabilirdi. ereflmlkn Celleddin Hrizmahn hazinesine gelir temin etmek iin ferman yaymlad bilinmektedir (Muhammed b. Ahmed en-Nesev, Ar. metin, s. 214). Hrizmah Aleddin Muhammed b. Tekiin, veziri Nizmlmlk Nsrddin Muhammed b. Slihi grevden aldktan sonra onun yetkilerini alt kiilik bir heyete devretmesi (Horst, II/2-3 [1964], s. 318) baz skntlara yol am, neticede devlet ileri tekrar vezirin ynetimine braklmtr. Yksek rtbeli devlet memurlar Dvn- Alda yarglanrd. Celleddin Hrizmaha kar isyan eden Atabeg zbekin taraftarlar Tebrizde Vezir ereflmlkn huzurunda yarglanm, vezir kadya dantktan sonra ikisinin idam edilmesine karar vermi, dierleri de eitli cezalara arptrlmtr. Kendilerine bal birlikleri sevk ve idare eden vezirler sultann emriyle seferlere katlr ve orduya kumanda ederlerdi. Askerlerin ikt ve maalar vezir tarafndan karlanrd. Vezir Nizmlmlk Mesud, Btnler ve Karmatlere kar yapt baarl seferleriyle tannr. ereflmlk de Tiflisi merkez edinip Grclere kar seferler dzenlemitir. Hrizmahlarda da vezret almetlerinin banda mhr gelirdi. Hrizmah Aleddin Teki ve Aleddin Muhammed b. Teki dneminde vezirler altn mzrak tard. tua sahip olan vezirlerin kendilerine has destarlar, hilat, adr, sancak ve kllar vard. Kaplarnda gnde defa nevbet aldrma hakkna sahipti. Vezirler Nizmlmlk, ereflmlk, mdlmlk, Bahlmlk, Ziylmlk, Munlmlk lakaplarn, hce-i cihn ve hce-i bzrg unvanlarn kullanrlard. Vezirlerin kendilerine mahsus almet ve tevkleri vard. ereflmlk ferman ve belgelere el-Hamdlillhil-azm, Dvnl-al ve itimd knend kaydn derdi. Vezirin nibi bizzat Hrizmah tarafndan tayin edilir, genellikle shib-dvn- in ve turalardan seilirdi. Maa ve masraf tazminat ad altnda vezirlere bir deme yaplr, bu husus vezrete tayin menurunda belirtilir ve ka bin dinar tahsisat alaca kaydedilirdi. Vezirlerin kendi ikt blgelerinden elde ettikleri gelirler yannda lkenin eitli yerlerindeki topraklardan, hatta sultana ait emlk ve araziden de ar alrlard. ereflmlkn Irk- Acemden yllk 70.000 ksur dinar gelir salad bilinmektedir (Muhammed b. Ahmed en-Nesev, Ar. metin, s. 171). Hrizmahlarda da vezirler rvet ve tehdit yoluyla haksz kazan temin ediyordu. Mesel Nizmlmlk Nsrddin, Haneflerin reisi Burhneddinden 100.000 dinar rvet almt (Taneri, sy. 7-8 [1977], s. 44). Nizmlmlk Mesud alt yl, olu Sadreddin Ali on yl, Nizmlmlk Nsrddin alt-yedi yl, ereflmlk alt yl vezirlik yapmtr. Vezirlerden ikisi baka bir greve getirilirken azledilmitir. Nizmlmlk Mesud, Btnler tarafndan ldrlm, ereflmlk de Celleddin Hrizmahn emriyle idam edilmitir. Hrizmah vezirlerinden dokuzunun ismi tesbit edilebilmitir (Grbz, s. 75). Vezirlerden ilmiyeden, askeriyeden olup birinin meslei belli deildir (Taneri, sy. 7-8 [1977], s. 51-54). Hrizmahlarda eyaletlerde de birer vezirin grev yapt anlalmaktadr. Mesel Hrizmah Aleddin Muhammed devrinde Zahrddin Mesd Nesda, ereflmlk ve Munlmlk Nburda vezirdi. Hrizmah Celleddinin veziri ereflmlk daha nce Cend, Nesev ise Nesda vezirlik yapmt. Ayrca ehzadelerin bulunduklar yerlerde vezirleri vard. ehzade Gyseddin Prahn vezirliine Kermddin erf en-Nsbr, Celleddinin vezirliine ise ehbeddin Alp Herev

getirilmiti (Grbz, s. 178-180). Delhi Sultanl. Delhi Trk Sultanln-da da hkmdarlardan sonra en yetkili ahs vezirdir. Devletin btn ileri vezr-i memlik (vezr-i memleket, vezr-i mlk) denilen vezirin bakanlnda toplanan Dvn- Vezrette (Dvn- Al) karara balanrd. Fahreddin Mbrek ah veziri hkmdarn orta diye niteler, onun yetkilerinin kstlanmamasn ister (dbl-arb, s. 128). Beren de akll bir vezirden mahrum kalan hkmdarn baarsz olacan syler (Fetv-y Cihndr, s. 10). Vezirler nceleri kalem erbabndan seilirdi; Aleddin Halac devrinden itibaren asker snftan emr ve melikler de vezir tayin edilmitir. Hkmdar sefere ktnda vezir onun nibi olurdu; vezirlerin de nibleri vard. Vezirlere genellikle ikt tevcih edilirdi. Vezire bal olarak alan balca divanlar unlard: Dvn- Rislet, Dvn- n, Dvn- Arz, Dvn- rf- Memlik, Dvn- Berd, Dvn- Mezlim, Dvn- Msdere (Dvn- Mstahrec). Dvn- Vezrette de vezir nibi, mrif-i memlik, mstevf-i memlik grev yapard. Ayrca ok sayda ktip, muhasebeci, mil, mutasarrf ve muhassl bulunurdu. Dvn- Vezretin gvenlii ahne-i dvn- vezret tarafndan salanrd (geni bilgi iin bk. Kortel, s. 226-273).

BBLYOGRAFYA

Karahanllar. Dvn lugtit-Trk Tercmesi, III, 41; Ysuf Has Hcib, Kutadgu Bilig (trc. Reid Rahmeti Arat), Ankara 1988, beyit nr. 1036, 1766, 2184-2262, 4140; Muhammed b. Hseyin elBeyhak, Tr (nr. Hall Hatb Rehber), Tahran 1368 h., I-III, bk. ndeks; V. V. Barthold, Mool stilsna Kadar Trkistan (haz. Hakk Dursun Yldz), Ankara 1990, s. 273-340; Reat Gen, Karahanl Devlet Tekilt, Ankara 2002, s. 40, 165, 168-182, ayrca bk. ndeks; Ekber N. Necef, Karahanllar, stanbul 2005, tr.yer.; mer Soner Hunkan, Trk Hakanl: Karahanllar (766-1212), stanbul 2007, tr.yer. Gazneliler. Muhammed b. Hseyin el-Beyhak, Tr (nr. Hall Hatb Rehber), Tahran 1368, I-III, bk. ndeks; Nsrddin Mn-i Kirmn, Nesiml-esr (nr. Celleddin Hseyn Urmev), Tahran 1959, s. 39-47; Seyfeddin Hac b. Nizm Akl, rlvzer (nr. Celleddin Hseyn Urmev), Tahran 1337 h., s. 150-195; C. E. Bosworth, The Ghaznavids: Their Empire in Afghanistan and Eastern Iran: 994-1040, Edinburgh 1963, s. 57-61; Hasan- Enver, Ilt- Dvn Devre-yi aznev ve Selc, Tahran 2535 ., bk. ndeks; Gller Nuholu, Beyhaki Tarihine Gre Gaznelilerde Devlet Tekilt ve Kltr (doktora tezi, 1995), Sosyal Bilimler Enstits, s. 228-286; M. Hanefi Palabyk, Valilikten mparatorlua Gazneliler Devlet ve Saray Tekilat, Ankara 2002, s. 91-92, 99, 109, 116, 118, 153, 166, 167, 173-195, 200, 203-204, 214; Erdoan Meril, Gazneliler Divan Tekilatna Ksa Bir Bak, Prof. Dr. Ramazan een Armaan (ed. Emine Uyumaz - Sleyman Kzltoprak), stanbul 2005, s. 77-80; a.mlf., Sebkteginin Pendnmesi, TED, VI/1-2 (1975), s. 202-232; a.mlf., Meymend, DA, XXIX, 504; Cihan Piyadeolu, Gazneli Veziri Ahmed b. Abdssamedin Sultan Mesud ile Mnasebetleri, TD, sy. 43 (2006), s. 1-36. Byk Seluklular. Nizmlmlk, Siysetnme (trc. Mehmet Altay Kymen), Ankara 1982, bk. ndeks; Mntecebddin Bed, Atebetl-ketebe (nr. Muhammed Kazvn - Abbas kbl), Tahran 1329 h., tr.yer.; bnl-Kalnis, Tru Dma (Zekkr), bk. ndeks; Beyhak, Tr (Hseyn), s. 91, 125-136, 170, 193, 358, 363, 365, 383, 386, 395, 404, 436, 461, ayrca bk. ndeks; bnl-Cevz, el-Muntaam, VIII-IX, tr.yer.; Rvend, Rhats-sudr (Ate),

I-II, bk. ndeks; Ahbrd-devletis-Selckyye (Lugal), bk. ndeks; bnl-Esr, el-Kmil, IX-XII, tr.yer.; Sbt bnl-Cevz, Mirtz-zamn (nr. Ali Sevim), Ankara 1968, bk. ndeks; Bndr, Zbdetn-Nusra (Burslan), bk. ndeks; bn Hallikn, Vefeyt, I-VIII, bk. ndeks; Redddin Fazlullh- Hemedn, Cmiut-tevr (nr. Ahmed Ate), Ankara 1960, s. 29, 66-67, 78, 103, 109, 112, 135, 139, 153, 175, ayrca bk. ndeks; Hindah es-Shib, Tecribs-selef (nr. kbl-i tiyn), Tahran 1357 h., s. 256-282; Seyfeddin Hac b. Nizm Akl, rl-vzer (nr. Celleddin Hseyn Urmev), Tahran 1337 h., s. 203-266; Hndmr, Dstrl-vzer (nr. Sad-i Nefs), Tahran 2535 ., s. 204; brahim Kafesolu, Sultan Melikah Devrinde Byk Seluklu mparatorluu, stanbul 1953, s. 136-150, ayrca bk. ndeks; Abbas kbl, Vezret der Ahd-i Seln-i Bzrg-i Selc (nr. M. Tak Dnipejh), Tahran 1338 h.; H. Horst, Die Staatsverwaltung der Grosselqen und orazmhs (1038-1231), Wiesbaden 1964 (zet trc. Mehmet Altay Kymen, Seluklu Devri Trk Tarihi Aratrmalar II, TAD, II/2-3 [1964], s. 302380); Hseyin Emn, Trul-Ir fil-aris-Selc, Badad 1385/1965, s. 186-201, ayrca bk. ndeks; Hasan- Enver, Ilt- Dvn Devre-yi aznev ve Selc, Tahran 2535 ., bk. ndeks; Mehmet Altay Kymen, Turul Bey ve Zaman, stanbul 1976, s. 93-111; a.mlf., Byk Seluklu mparatorluu Tarihi, Ankara 1979-92, I-II, bk. ndeks; III, 155-230; Muhammed Mahmd drs, Rsms-Selcia, Kahire 1983, s. 81-90; Cokun Alptekin, Dimak Atabeglii (Togteginliler), stanbul 1985, bk. ndeks; A. K. S. Lambton, The Internal Structure of the Saljuq Empire, CHIr., V, 203-282; a.mlf., Atebetl-Ketebeye Gre Sancar mparatorluunun Ynetimi (trc. N. Kaymaz), TTK Belleten, XXXVII/147 (1973), s. 365-394; Erdoan Meril, Kirman Seluklular, Ankara 1989, s. 170-177, 232, ayrca bk. ndeks; Abdlkerim zaydn, Sultan Muhammed Tapar Devri Seluklu Tarihi (498-511/1105-1118), Ankara 1990, bk. ndeks; a.mlf., Sultan Berkyaruk Devri Seluklu Tarihi (485-498/1092-1104), stanbul 2001, s. 147-154, 193-198, ayrca bk. ndeks; a.mlf., Byk Seluklularda Unvan ve Lakaplar, Prof. Dr. In Demirkent Ansna (haz. Abdlkerim zaydn v.dr.), stanbul 2008, s. 431-433; Salim Koca, lk Mslman Trk Devletlerinde Tekilat, Trkler (nr. Hasan Celal Gzel v.dr.), Ankara 2002, V, 147-162; G. M. Kurpalidis, Byk Seluklu Devletinin dar Sosyal ve Ekonomik Tarihi (trc. lyas Kamalov), stanbul 2007, s. 84-103, ayrca bk. ndeks; H. Bowen, Notes on Some Early Seljuqid Viziers, BSOAS, XX (1957), s. 105-110; Aydn Taneri, Byk Seluklu mparatorluunda Vezirlik, TAD, V/8-9 (1967), s. 75-186; Vezr, A, XIII, 313-314; C. E. Bosworth, Nimiyya, EI (ng.), VIII, 81-82. Anadolu Seluklular. Rvend, Rhats-sudr (Ate), I-II, tr.yer.; bn Bb, el-Evmirl-Aliyye: Seluknme (trc. Mrsel ztrk), Ankara 1996, I-II, bk. ndeks; Hasan b. Abdlmmin el-H, unyetl-ktib ve mnyetlib (nr. Adnan Sadk Erzi), Ankara 1963; Aksary, Msmeretl-ahbr (trc. Mrsel ztrk), Ankara 2000, tr.yer.; Eflk, Menbl-rifn, I-II, bk. ndeks; Mneccimba, Cmiud-dvel: Seluklular Tarihi (nr. ve trc. Ali ngl), zmir 2001, II, bk. ndeks; Uzunarl, Medhal, s. 87-98; Spuler, ran Moollar, tr.yer.; Nejat Kaymaz, Pervne Munddin Sleyman, Ankara 1970, s. 31-32, 37, 77, 85, 107, 134, 173; a.mlf., Anadolu Seluklu Sultanlarndan II. Gyasd-din Keyhsrev ve Devri, Ankara 2009, s. 46, 50-51, 56, 103-104, 128, 130-131, 137, 138, 164; Osman Turan, Seluklular Zamannda Trkiye, stanbul 1971, tr.yer.; a.mlf., Trkiye Seluklular Hakknda Resm Vesikalar, Ankara 1988, Farsa metin, s. 1-6, Giri, s. 1-3; Aydn Taneri, Osmanl mparatorluunun Kurulu Dneminde Vezr-i Azamlk, Ankara 1974, s. 105-107; a.mlf., Trkiye Seluklular Kltr Hayat, Konya 1977, tr.yer.; a.mlf., Seluklu-Osmanl izgisinde Harezmahlar Vezreti, TED, sy. 7-8 (1977), s. 51-54; Cl.Cahen, Osmanllardan nce Anadoluda Trkler (trc. Yldz Moran), stanbul 1979, bk. ndeks; V. Gordlevski, Anadolu Seluklu Devleti (trc. Azer Yaran),

Ankara 1988, s. 249-269; Refik Turan, Trkiye Seluklularnda Hkmet Mekanizmas, stanbul 1995, tr.yer.; Ali Sevim - Erdoan Meril, Seluklu Devletleri Tarihi: Siyaset, Tekilt ve Kltr, Ankara 1995, tr.yer.; Selim Kaya, I. Gyseddin Keyhsrev ve II. Sleymanah Dnemi Seluklu Tarihi (1192-1211), Ankara 2006, s. 175-176; Erkan Gksu, Trkiye Seluklularnda Ordu, Ankara 2010, s. 25, 274, 278, 293-294, 315. Hrizmahlar. Mntecebddin Bed, Atebetl-ketebe (nr. Muhammed Kazvn - Abbas kbl), Tahran 1329 h., tr.yer.; Muhammed b. Meyyed el-Badd, et-Tevessl ilet-teressl (nr. Ahmed Behmenyr), Tahran 1315, s. 75-78, 90-118, 120-121; Rvend, Rhats-sudr (Ate), I-II, bk. ndeks; bnl-Esr, el-Kmil, bk. ndeks; Muhammed b. Ahmed en-Nesev, Srets-Suln Celliddn Mengbert (nr. O. Houdas), Paris 1891, tr.yer. (Farsa trc. Anonim, nr. Mcteb Mnov), Tahran 1344 h., tr.yer.; Cveyn, Trh-i Cihng (ztrk), tr.yer.; Nsrddin Mn-i Kirmn, Nesiml-esr (nr. Celleddin Hseyn Urmev), Tahran 1959, s. 94-97; Seyfeddin Hac b. Nizm Akl, rl-vzer (nr. Celleddin Hseyn Urmev), Tahran 1337 h., bk. ndeks; H. Horst, Die Staatsverwaltung der Grosselqen und orazmhs (1038-1231), Wiesbaden 1964 (zet trc. Mehmet Altay Kymen, Seluklu Devri Trk Tarihi Aratrmalar II, TAD, II/2-3 [1964], s. 302-380); Ghulam Rabbani Aziz, A Short History of the Khwarazmshahs, Karachi 1978, bk. ndeks; brahim Kafesolu, Harezmahlar Devleti Tarihi, Ankara 1984, tr.yer.; V. V. Barthold, Mool stilsna Kadar Trkistan (haz. Hakk Dursun Yldz), Ankara 1990, bk. ndeks; Meryem Grbz, Harizmahlarda Devlet Tekilt, Ekonomik ve Kltrel Hayat (doktora tezi, 2005), Sosyal Bilimler Enstits, s. 64-90, 178-180; Aydn Taneri, Seluklu-Osmanl izgisinde Harezmahlar Vezreti, TED, sy. 7-8 (1977), s. 17-54; M. Fuad Kprl, Hrizmhlar, A, V/1, s. 279-280. Delhi Sultanl. Fahreddin Mbrek ah, dblarb ve-eca (nr. Ahmed Sheyl Hnsr), Tahran 1346 h., tr.yer.; Czcn, abat- Nr, I, 454-456, 459; II, 13, 58, 83, 86; Beren, Fetv-y Cihndr: The Political Theory of the Delhi Sultanate (trc. Mohammad Habib - Afsar Umar Salim Khan), New Delhi, ts., tr.yer.; a.mlf., Tr-i Frzh (nr. Seyyid Ahmed), Osnabrck 1981, s. 94-95, 307, 526, 583, 588; bn Battta, Seyahatnme (trc. A. Sait Aykut), stanbul 2004, I-II, bk. ndeks; S. Haluk Kortel, Delhi Trk Sultanlnda Tekilt (1206-1414), Ankara 2006, s. 226-273. Abdlkerim zaydn Eyybler. Ftmlerin zellikle son dnemlerinde gl ve etkin vezirlerin i bana geldii, bunlardan bir ksmnn halifeleri ikinci planda brakacak kadar ynetime hkim olduu bilinmektedir. Ftm Devletinin son veziri Selhaddn-i Eyyb kurduu Eyyb Devletinde vezir unvanl bir grevliye yer vermemitir. Kendisi Ftmlerin veziri iken sr ktibi ve Dvn- n bakan olan Kd elFzl yeni devlette de ayn konumunda tutmutur. Bunda Selhaddinin Ftm vezirlii dneminde bizzat yaad tecrbenin etkisi vardr (EI2 [ng.], XI, 190). Kaynaklarda, Saf b. Kbz ve mdddin el-Ktib el-sfahnnin Selhaddinin vezirleri diye gsterilmesi, birincisinin sultann Dmaktaki emvlinin idaresiyle grevlendirilmesi, mdddinin Dvn- nnn bana getirilmesiyle ilgilidir. Selhaddn-i Eyyb her ne kadar kendisine bir vezir tayin etmemise de tbi meliklerin vezirleri bulunuyordu. Kardei el-Melikl-dil Seyfeddin ve onun olu el-MeliklKmil Nsrddin Muhammedin mehur veziri Safiyyddin b. kr bunlar arasnda saylabilir. leriki dnemlerde bu uygulama devam etmi, Eyyblerin Msr ve Suriye kollarnda ayr ayr

vezirler grevlendirilmitir. Eyyblerde vezirlik Abbsler ve Ftmlerde grlenden farkl deildir. Vezir burada da sultann en nemli yardmcs ve brokrasinin ba konumundadr; Dvn- nnn ynetimini de elinde tutuyor, zaman zaman Dvnl-cey zerinde tasarrufta bulunuyordu. Byk sultana tbi melikliklerde de Safiyyddin b. kre yakn yetkilere sahip birok vezire rastlamak mmkndr. Bunlar arasnda yaknlklar sebebiyle sultanlar zerinde byk tesiri bulunanlar, ya kk sultanlar adna idareyi stlenenler, gl bir emrle birlikte ynetimi paylaanlar, bar grmelerini ve yazmalar yrtenler ve sefere kanlar vard. Kalkaendnin naklettii Eyybler zamanna ait bir vezret tevkinde ordularn hazrlanmasnda da vezirin yetkili olduuna iaret edilmektedir (ubula, XI, 40). Kaynaklarda asker snfa mensup vezirlerden Munddin ile Fahreddin b. eyhyhun savalarda orduya kumanda ettikleri belirtilmektedir. Eyyb vezirleri ncelikle maliyeden sorumluydu. Kalkaendnin kaydettii tevkde vergilerin tahsili, gelir getiren yerlerin teftii gibi hususlara zellikle vurgu yaplmaktadr. Dier kaynaklarda da buna dair bilgiler vardr. el-Meliks-Slih Necmeddin Eyyb idar ve mal divanlarn kontroln veziri Munddin b. eyhyha brakmtr. Munddinin, Msrdaki hristiyanlarn yolsuzluk yaptn iddia ettikleri patriklerini grevden uzaklatrmak zere dzenledikleri toplantya yanna maliye brokratlarn alarak katlmas ve neticede patriin para cezas deyerek grevini srdrmesi yolunda alnan karar bizzat uygulamas (Mekn, XV [1955-57], s. 142) vezirlerin mal grevlerine dair rnekler arasndadr. Eyyblerin Dmak kolu sultanlarndan el-Meliks-Slih mdddin smilin hazineye aktarlan gelirlere ait kaytlardaki tutarszlk hususunda veziri Emnddevleden aklama istemesi de burada zikredilmelidir. Safiyyddin b. krn Dvnl-emvlin bandaki grevlilere uygulad basklar ve gerekletirdii msaderelere dair rneklere ska rastlanmas da bu balamda dikkat ekicidir. Vezirlerin byk ounluu kalemiyeye veya ulem snfna mensuptu; bu sebeple onlar iin es-shib lakab kullanlmtr. Bu vezirler arasnda, Selhaddn-i Eyybnin kardei el-Melikl-dil Seyfeddinin vezirlerinden Sanatlmlk bnn-Nahhl ve Dmak kolu sultanlarndan Ebl-Hay el-Meliks-Slih mdddin smilin veziri Emnddevle gibi mhtedler de mevcuttur. Memlkler. Memlkler de kurumlarn olutururken kendilerinden nceki mslman devletlerden, zellikle de Eyyblerden byk lde faydalanmtr. Kalkaendnin Eyybler ve Memlklerin idar tekiltn ayrm yapmadan anlatmas (ubul-a, IV, 5 vd.) bu iki devletin kurumlar arasndaki balanty teyit eder. Nitekim ilk Memlk vezirleri erefeddin Hibetullah b. Sid el-Fiz ve Tceddin b. Bintl-Eaz, Eyybler devrinde mal divanlarda nemli grevler stlendiklerinden vezirlik kurumunu bilen kimselerdi. Ancak Memlkler devrinde saltanat nibliinin devaml bir statye dnmesiyle vezirlik kurumu ikinci planda kalm, asker bir yapya sahip Memlk Devletinde vezirlerin yetki alan daralm ve genelde maliye ile snrl hale gelmitir. Fiz, Baheddin b. Hinn, bns-Sels ile baz asker kkenli vezirler hari Memlk vezirleri mernn stnde bir g elde edememi, kendi grev alanlar dndaki idar sisteme mdahalede bulunamamtr. Daha sonra dnem geiren vezirlik her dnemde biraz daha nemini yitirmitir. Devletin kuruluundan Muhammed b. Kalavunun ikinci saltanatnn sonuna kadar gelen (1250-1309) ilk dnemin vezirleri haleflerine nisbetle daha etkin grev yapmtr. Kalavunun tahta kmasndan ksa bir sre sonra sr ktiplii ihdas edilerek (679/1280) vezirlerin Dvn- ny ynetme grevi

ellerinden alnmsa da henz has nzrl ortaya kmadndan sultann has arazilerini ve ticaret mallarndan elde edilen gelirleri idare etmek, vezret divannn gelir ve harcamalaryla ilgilenmek, bu divandan elde edilen gelirlerle mer, sultan memlkleri ve devlet grevlilerinin maalarn demek, sultann her trl harcamalarn karlamak gibi geni bir alana yaylan mal grevler stlenmilerdir. Muhammed b. Kalavunun nc saltanatndan Burc (erkez) Memlkleri devrine kadar sren ikinci dnemde (1309-1382) has nzrlnn kurulmas zerine has arazileri ve ticaret mallaryla bu kurum ilgilenmi, vezirlik byk lde g kaybetmitir. Hatta Muhammed b. Kalavun zamannda vezirlik 1313-1323 ve 1329-1341 yllarnda iki defa lavedilmi, grevleri nzrd-devle ve ddd-devvn tarafndan yrtlmtr (Ayaz, Memlkler Dneminde Vezirlik, s. 68-69, 75-77). Onun vefatndan sonra vezirlik yeniden ihdas edilmise de eski konumuna ykselememitir. Bu devirde asker kkenli vezirlerin artmas dikkat ekicidir. lk dnemde bunlarn says be iken daha sonra dokuza kmtr. Bu durum, sz konusu dnemde sultanlarn ounun kk yata tahta kmas dolaysyla baz gl emrlerin idareyi ele geirmesine balanabilir. kinci dnemde ksa aralklarla vezirliin el deitirmesi, baz vezirlerin drt defa bu greve getirilmesi, maiyetleri arasnda bulunan ve asker snftan tayin edilen ddd-devvnin ksa bir sre iin vezirin miri konumuna ykseltilmesi gibi olaylar vezirliin konumunu daha da geri plana itmitir. Akrabalk ilikileri dolaysyla bn Zenbr gibi geni yetkilere sahip vezirlerin grev yapmas istisna bir durumdur. Memlk vezirliinin nc safhasn tekil eden Burc Memlkleri devrinde ise (1382-1517) Dvn- Mfredin ihdas edilmesiyle vezirlik daha aa bir seviyeye dmtr. Bu dnemin ilk sultan el-Melikz-Zhir Berkuk nceden vezirlerin stlendii, sultan memlklerinin maalarn deme vazifesini bu divana balam ve bir ksm Dvn- Vezrete ait birok beldenin gelirlerini bu yeni divana tahsis etmitir. Dvn- Mfredin bakan stdddrn (stdr) nemi artm, buna karlk hem grev alan daralan hem de gelirleri azalan vezir nemsiz bir duruma gelmitir. Artk vezirler Dvn- Vezrete ait birka blgeden ve meks denilen gayri er (rf) vergilerden elde edilen gelirleri emrler, sultan memlkleri ve devlet grevlileri iin harcamakla ykml tutulmu, genelde stdddrlarn kontrolnde almtr. stdddr veya baka bir grevli, vezirlie nezaret etmek zere mir tayin edilmi, bylece vezirlerin yetkisi daha da snrlandrlmtr. Makrznin ifadesiyle bu dnemde vezirlik ancak stdddrlkla birlikte yrtldnde nem kazanabilmitir (el-a, II, 223). Ayn devirde vezret divan, gelirlerinin azalmasyla ak verdiinden vezirler zor durumda kalm, aklar kapatmak iin haksz uygulamalara bavurmu, bu da vezirliin halk nazarnda itibarn drmtr. Memlklerin son dneminde sultan memlkleri istihkaklarnn aylarca denememesi yznden sk sk isyan karm, vezirlerin evlerini yamalayp onlar lmle tehdit etmitir. Vezirliin bu duruma dmesi yznden kimse grev almak istememi, baz vezirler grevi tehdit yoluyla kabul etmek zorunda kalmtr. Ancak bunlar da bir sre sonra ya istifa etmi ya da kaarak gizlenmitir. Cemleddin Ysuf ez-Zerzr rneinde grld gibi bazlar istifalarnn kabul edilmesi iin byk miktarda para demitir. Sonuta liyakatsiz kiilerin vezirlie getirilmesi yoluna gidilmitir. Memlkler devrindeki asker kkenli otuz alt vezirden yirmi ikisi bu devirde grev yapm, bunlarn says dnemin sonuna doru artmtr. Vezirlik Yebek min Mehd, Akberd min Alibay, Kertbay el-Ahmer, Eb Sad Kansu, Tomanbay ve Kansu Gavr gibi byk emrlerin devtdrlk ve stdddrlk grevlerinin yannda sradan bir vazife haline gelmitir. Yebek min

Mehd vezirlii uzunca bir sre nibleri vastasyla yrtm, ayn devirde bazlar mkerreren vezirlik yapm ve ksa aralklarla vezirler tayin edilmitir. Burc Memlkleri dneminin balarnda greve getirilen Ktib Arln ve Emr Muhammed es-Sakrnin vezirlikleri ise birer istisna kabul edilmelidir. Zira bunlar, kurumun bozulan yapsn dzeltmek iin vezirlie tayin edilirken birtakm artlar ileri srm, dolaysyla iktidarn tam desteiyle grev yapmtr. Vezirlere sultan tarafndan vezret almeti olarak taklid, hilat ya da terf, divit ve katr verildii kaydedilmektedir. Kaynaklarda yer alan bilgilerden vezirlie resmen tayinin ancak taklid ve hilat verilmek suretiyle gerekletii anlalmaktadr. Hitap ekilleri ve lakaplar zamanla deimekle birlikte taklidle tayin deti devam etmitir. Bu taklidler umuma ak bir yerde okunarak halka iln edilirdi. Vezirlerin maiyetinde nibl-vezr, vezrs-sohbe, nzrd-devle, ddd-devvn, mstevfis-sohbe, mstevfid-devle, nzr beytilml gibi yardmclar vard. Ayrca hcib, devtdr, hmil mizre vezirlerin ahs hizmetindeki grevlilerdi. Memlkler dneminde toplam 100 vezir grev yapmtr. Bunlarn otuz alts asker snftan, biri tav, altm de sivil brokrasidendir. Tceddin b. Bintl-Eaz, Bedreddin es-Sincr, Burhneddin es-Sincr ve Takyyddin b. BintlEaz ayn zamanda bakadlk grevini de yrtm ilmiye snfna mensup kimselerdir. Vezirlerin tamam mslman olmakla birlikte otuz sekizi Kpt aslldr.

BBLYOGRAFYA

bnl-Esr, el-Kmil, XII, 77; Sbt bnl-Cevz, Mirtz-zamn, VIII/1, s. 413-414, 434; VIII/2, s. 677, 744, 789; Mekn, Abrl-Eyybiyyn (nr. Cl. Cahen, BEO iinde), XV (1955-57), s. 131, 142, 157, 165-166; bn Vsl, Mferricl-krb, III-V, tr.yer.; Ebl-Fid, el-Mutaar f abrilbeer (nr. M. Zeynhm M. Azeb v.dr.), Kahire 1999, III, 110, 211; Nveyr, Nihyetl-ereb, XXIX, 268, 459; XXX, 141-142; bn Fazlullah el-mer, Meslik (Eymen), s. 54-55, 59, 60; Ktb, Fevtl-Vefeyt, II, 193-196; bnl-Furt, Tr (nr. Necl zzeddin K. Zreyk), Basra 1967, IX/2, s. 327-328; bn Haldn, Muaddime, II, 674, 679; Kalkaend, ubul-a, III, 453; IV, 5 vd., 14, 28-29; XI, 40, 274, 316; Makrz, el-a, II, 222, 223, 224, 227, 371-373; a.mlf., es-Slk, I/2, s. 323, 326; III/2, s. 486-487, 500, 565, 727-728; IV/1, s. 478; bn Hacer elAskaln, nbl-umr (nr. Hasan Habe), Kahire 1998, I, 272, 277, 333, 401; bn Tarberd, en-Ncmz-zhire, VII, 293; XII, 145-146; W. Popper, Egypt and Syria Under the Circassian Sultans, 1382-1468 A.D., Berkeley 1955, s. 93, 97-98; Uzunarl, Medhal, s. 362, 385; M. C. ehabeddin Tekinda, Berkuk Devrinde Memlk Sultanl, stanbul 1961, s. 144-145; Hassanein Rabie, The Financial System of Egypt A.H. 564-741/A.D. 1169-1341, London 1972, s. 138-139; Ramazan een, Salhaddin Eyybi ve Devri, stanbul 2000, s. 247, 248, 253; a.mlf., Salahaddinden Baybarsa Eyybler-Memluklar (1193-1260), stanbul 2007, s. 280, 287-290; B. Martel-Thoumian, Les civils et ladministration dans ltat militaire mamlk (IXe/XVe sicle), Damas 1991, tr.yer.; Fatih Yahya Ayaz, Memlkler Dneminde Vezirlik: 1250-1517, stanbul 2009, tr.yer.; a.mlf., Memlkler Dnemi Vezirlerinden bns-Sels (. 693/1294), ukurova niversitesi lhiyat Fakltesi Dergisi, V/1, Adana 2005, s. 91-122; a.mlf., Sr Ktibi, DA, XXXVII, 116; D. Ayalon, The System of Payment in Mamluk Military Society, JESHO, I/3 (1958), s. 279 vd.; Mounira Chapoutot-Remadi, Le vizirat en Egypte lpoque mamluke 650-741 h./1250-1340 j-c, Revue tunisenne de sciences sociales, XII/40-43,

Tunis 1975, s. 87-120; Ahmad Abd ar-Rziq, Le vizirat et les vizirs dEgypte au temps des mamlks, AIsl., XVI (1980), s. 183-239; Hamd b. Muhammed en-Necd, et-Teavvurl-vizr f Mril-Memlkiyye, Mecellet Cmiatil-mm Muammed b. Sud el-slmiyye, sy. 23, Riyad 1419/1998, s. 261350; I. Daisuke, The Establishment and Development of al-Dvn al-Mufrad: Its Background and Implications, Mamluk Studies Review, X/1, Chicago 2006, s. 117-139; H. L. Gottschalk, Dwn, EI (ng.), II, 330; Anne-Mari Edd, Wazr, a.e., XI, 190-191. Fatih Yahya Ayaz lhanllar. lhanllar zamannda da merkez idarenin banda kendisine shib-dvn denilen vezir bulunurdu. Ancak lhanllarda kurumun yapsnda ciddi bir deiim meydana gelmi, zaman zaman iki ayr vezir ayn anda grev yapmtr. Dier bir deiim ise ran asll brokratlarn yannda asl gc ellerinde tutan baz Mool emrlerinin de vezirlik yetkisine sahip olmasdr. Bu durum, Emr Boa ve Nevrz Beyde grld gibi emrlerin devlet ierisinde ar g kazanmasna yol atndan Emr Nevrzun Gzn Han tarafndan 696da (1297) idamyla uygulamadan vazgeilmi, Mool ncesi geleneklere dnlm ve asker snftan vezir tayin edilmemitir. Vezirlerin balca grevleri lkede idareyi dzenlemek ve resm grevlileri tayin etmek, brokrasinin ileyiini denetlemek, mal ve idar btn devlet ilerini yrtmekti. lhanl hkmdarlar da vezirlere geni yetkiler tanmtr. lkenin idaresinden sorumlu olan byk divan vezirin bakanlnda toplanrd. Asker grevliler dndaki brokrat ve yneticiler vezir tarafndan tayin edilir ve ona bal olarak grev yaparlard. Fermanlara hkmdarn adndan sonra shib-dvn sz ifadesiyle birlikte vezirin ad da yazlrd. Kaynaklarda, zellikle Gzn Handan nceki hkmdarlarn lkenin idaresini tamamen emr ve vezirlerin eline brakt, hatta elilere verilecek cevab dahi onlarn belirledii zikredilmektedir. Devletteki idar kadrolarn yannda mahall idareler ve tbi devletlerdeki nemli grevlere yaplacak tayinler de genelde vezirin yetkisindeydi (Aksary, s. 209-210, 242-243, 247, 253, 279). Vezirlerden sonra nibler gelirdi (Spuler, s. 235). Ayn zamanda grevlendirilen iki vezirin yetki ve grev alannn, bunlarn birbirine kar durumunun tesbiti olduka gt; ayrca iki vezirin eit dzeyde olmad anlalmaktadr. Gzn Hann tayin ettii iki vezirden Sadeddin Muhammedi Svecnin maliye ve ekonomiyle ilgili ileri, Redddin Fazlullh- Hemednnin ise idar ve hukuk ileri yrtt belirtilmektedir (A, IX, 706-707). Sadeddn-i Svec, kendisine 700 (1301) ylnda al tamga verilmesi ve baz nemli devlet ilerinin uhdesine braklmas ile daha da g kazanmtr. Redddin Fazlullah eserinde Sadeddn-i Svecye verilen yetkinin daha fazlasnn tasavvur edilemeyeceini syler (Tr-i Mbrek-i zn, s. 154-155). Olcaytu Han dneminde ise Redddin Fazlullah n plana km ve Svecyi 711de (1312) bertaraf etmeyi baarmtr. Ynetim gelenekleri son derece kat kurallara dayanan lhanl Devletinde vezirlik tehlikeli bir makamd. Tceddin Alih- Gln dnda lhanl vezirlerinin tamam eitli sulamalarla idam

edilmitir. Bunlar arasnda emseddin Muhammedi Cveyn, Emr Bua, Sadddevle b. Saf, Cemleddn-i Destgerdn, Emr Nevrz, Sadreddin Ahmed-i Zencn, Sadeddn-i Svec, Redddin Fazlullah ve Gyseddin Muhammed saylabilir. Vezirler geni iktlara ve nemli gelirlere sahipti. XIV. yzyl Memlk mellifi bn Fazlullah el-mer, lhanl vezirlerinin yllk maalarnn 150 tmeni (1,5 milyon dinar) bulduunu, ancak onlarn bu meblan on katyla dahi yetinmediklerini syler (Meslikl-ebr, s. 155). Baz vezirlerin yetkilerini ktye kullanp yolsuzluklara kartklar bilinmektedir. lhanllara tbi devletlerle mahall idarecilerin vezirleri de merkezden tayin edilirdi. Tebrizli emseddin Ahmed b. Osmn- Lknin Anadolu Seluklu Devletine vezir tayiniyle ilgili bir menur sreti, lhanl merkezinden tayin edilen vezirlerin son derece geni yetkilerle donatldklarn ve lhanl hkmdarnn tbi devletlerdeki nibi konumunda bulunduklarn gstermektedir (Turan, s. 4). Vezirlik kurumu, devlet tekiltnn esas itibariyle lhanllara dayand Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletlerinde de nemini korumutur. Karakoyunlu Devletinde divan mhr vezir tarafndan muhafaza edilmekteydi ve bakan olduu Dvn- Vezrette btn mlk iler grlrd. Merkez brokraside birden fazla vezirin grev yapt Akkoyunlu Devletinde belgelerin n yzne hkmdarn, arka yzne divann ve vezirlerin mhrlerinin basld anlalmaktadr. Akkoyunlu Devletinde merkezdeki vezirlerin yan sra eyaletlerdeki ehzadelerin de vezirleri vard. Uzun Hasann olu Hallin idaresindeki Fars eyaletinde iki vezir grev yapmaktayd (Uzunarl, s. 295). Timurlular. dar sahada umumiyetle aatay geleneklerini devam ettiren Timurlular zamannda vezirlik kurumu nceki slm devletlerine gre daha farkl bir grnm arzetmektedir. Devlet idaresinde mirza ve emrlerin n plana kt bu dnemde vezirin grev alannn genelde maliye ve muhasebe ile snrland, yetkilerinin ise nceki dnemlere gre darald grlmektedir. Vezir unvan bu devirde, merkez brokraside yer alan iki divandan biri olan Dvn- Mlde ran asll yksek brokratlara verilmitir. Merkez brokraside Dvn- Emret-i Tuvaciyn (Dvn- Bzrg-i Emret) ad verilen ikinci divanda alan Trk asll brokratlara ise nvsendegn- Trk (bahiyn) deniyordu. Vezirler hiyeraride emrden ve sadrdan sonra, dier sivil memurlardan nce gelmekteydi (Herrmann, Proceedings, s. 264; Akbyk, XIV [2005], s. 106). Timurlular devrinde nceleri iki vezir ayn zamanda grev yapm, Eb Said Mirza Han ve Hseyin Baykara dneminde merkez brokraside grev yapan vezirlerin says bee kadar kmtr. Bu da vezirlerin rekabet ve g mcadelesine girmelerine yol amtr. Bu mcadele yannda vezirlerle asl gc ellerinde bulunduran emrler arasnda da rekabet yaanmtr. Timurlularn son dnemlerinde saylar artan vezirlerden biri mrif-i vzer tayin edilir, bu grevde baar gsterenler daha sonra emirlie ykseltilirdi. Ayrca eyaletlerde valilerin, emrlerin ve mirzalarn vezirleri vard. Vezirler bu dnemde de sk sk yolsuzlukla itham edilerek yarglanm ve ikenceye tbi tutulmu, kimi zaman da idam edilmitir. Hce Muizzddn-i rz, Hce Vechddin Mahmd b. smil-i Simnn, Hce Ali es-Sn ve Hce Seyfeddin Muzafferi ebnkre idam edilen vezirler arasndadr. Safevler. Safev tekiltnda vezirlik kurumu ilk dnemlerde gl Trkmen beyleri, emrler ve sadrn yannda ikinci planda kalmtr. ah smil zamannda vezirlik grevinin vekil unvan tayan bir kii tarafndan yerine getirildii anlalmaktadr. ah I. Abbas dneminden itibaren daha merkez

bir ynetim sisteminin benimsenmesiyle vezirlik kurumu ne km, vezirler devlet idaresinde tekrar nemli rol oynamaya balamtr. Safevlerde gnlk ilerin yrtld divann bakanln vezrizam yapard. ok saydaki vezirden baka vakanvisin de bulunduu divanda vezrizamdan sonra korucuba, eik aasba ve kullar aasba yer alrd. Vezirlerin idaredeki etkin rol Kaarlar dneminde de srmtr. Vezirlik almeti lhanl, Timurlu, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safev devletlerinde de altn divitti. Kaynaklarda, lhanllar devrinde hkmdarlar tarafndan vezirlere altn tamgal tayin menuru ile (yarlg) murassa kemer, tabl, nakkre ve sancak verildii, Timurlular dneminde umumiyetle hilat giydirildii zikredilmektedir. Ayrca Timurlu vezirlerinin vezirlik mhrn parmaklarna taktklar bilinmektedir (Hndmr, s. 369, 391).

BBLYOGRAFYA

Cveyn, Trh-i Cihng (ztrk), tr.yer.; Redddin Fazlullh- Hemedn, Tr-i Mbrek-i zn (nr. K. Jahn), London 1940, s. 154-155, 239, 245, 247, 298-299; a.mlf., Sevniul-efkr (nr. M. Tak Dnipejh), Tahran 1358 h., tr.yer.; Aksary, Msmeretl-abr, s. 209-210, 242-243, 247, 253, 279; Nsrddin Mn-i Kirmn, Nesiml-esr (nr. Celleddin Hseyn Urmev), Tahran 1364 h., s. 112-115; Vassf, Tr (nr. M. sfahn), Tahran 1338 h., s. 185-187, 262, 347, 419-420, 614; bn Fazlullah el-mer, Meslikl-ebr: Das Mongolische Weltreich (nr. ve trc. K. Lech), Wiesbaden 1968, s. 155; Hndmr, Dstrl-vzer (nr. Sad Nefs), Tahran 2535 ., s. 312-317, 369, 377, 391; ems-i Mn, Destrl-ktib (nr. Abdlkerim Aliolu Alizde), Moskva 1964-76, I-II, tr.yer.; Uzunarl, Medhal, s. 223-229, 294-300; J. van Ess, Der Wesir und seine Gelehrten, Wiesbaden 1981, tr.yer.; B. Spuler, Die Mongolen in Iran, Leiden 1985, s. 235-240; Osman Turan, Trkiye Seluklular Hakknda Resm Vesikalar, Ankara 1988, metin, s. 16; A. K. S. Lambton, Continuity and Change in Medieval Persia, London 1988, s. 49-68; a.mlf., Wazr, EI (ng.), XI, 192-194; Mrz Ali Nak-yi Nasr, Elb ve Mevcib-i Devre-yi Seln-i afev (nr. Ysuf Rahml), Mehed 1372 h., tr.yer.; G. Herrmann, Zum Wesirat im Timuridenreich von Herat, Proceedings of the Second European Conference of Iranian Studies (ed. B.G. Fragner v.dr.), Roma 1995, s. 263-276; a.mlf., Zum persischen Urkundenwesen in der Mongolenzeit: Erlasse von Emiren und Wesiren, lIran face la domination mongole (ed. D. Aigle), Thran 1997, s. 321-331; Osman Gazi zgdenli, Mool rannda Gelenek ve Deiim: Gzn Han ve Reformlar (1295-1304), stanbul 2009, tr.yer.; Mustafa Uyar, lhanl Devletinde Yahudi Bir Vezir: Saduddevle, TAD, XXI/33 (2003), s. 125-142; Hayrunnisa Alan Akbyk, Timurlularda Vezrlik Messesesi, TTK Bildiriler, XIV (2005), I, 97-106; Zeki Velidi Togan, Red-d-dn Tabb, A, IX, 705-712; Vezr, a.e., XIII, 312; Tufan Gndz, Safevler, DA, XXXV, 455. Osman Gazi zgdenli Osmanllar. Osmanl kaynaklarnda paa, sahip, saf, vekil, nzr ve lala gibi kelimeler vezirle e anlaml olarak kullanlmtr. Dvn- Hmyunda en st dereceli vezreti temsil eden, birinci vezir konumundaki

vezrizama ayn zamanda sadrazam denilmektedir. XIV. yzylda Osmanl sultanlarnn, vezirlerini ounlukla ulem kkenlilerden ya da kadlardan setikleri grlmektedir. Orhan Beyin Reblhir 749 (Temmuz 1348) tarihli temliknmesinde ahitler arasnda ilk defa zikredilen Hac Paann vezir olduu anlalmaktadr. Osmanl Beyliinin teekklnde byk nem tayan slm messeseleri ve slm hukuku hakkndaki derin bilgilerinden dolay vezirler ulemdan seilmekteydi. lk vezirler arasnda Aleddin Ali Paa, Ahmed b. Mahmd Paa, Hac Paa ve Sinneddin Ysuf gibi isimler bulunmaktadr. Osmanl vekyinmelerindeki kaydn aksine ilk Osmanl veziri Sultan Orhann kardei deil ulem snfndan gelen bu Aleddin Paadr. andarl Kara Halil Hayreddinin 787de (1385) tam yetkiyle sadrazam tayin edilmesinden nceki dneme ait alt vezirin isimleri Hseyin Hsmeddin tarafndan tesbit edilmitir. 1385-1453 yllar arasnda andarl ailesi mensuplar Osmanl Devletinde vezirlik ve sadrazamlk yapmtr. Bu aileden gelen btn vezirlerin ilk dnemlerinde kadlk grevinde bulunduklar bilinmektedir. Ailenin baz mensuplar da Dvn- Hmyunda vezir ya da kazaskerdi. Erken dnem Osmanl kaynaklarnda asker kkenli vezirlerle ulem kkenli vezirler arasndaki dim rekabete iaret edilmektedir. Bu dnemde Rumeli ve Anadolu beylerbeyileriyle asker snftan gelen vezirler Dvn- Hmyunda yer almaktayd. ki grup arasndaki ekimenin en dikkat ekici rnei 1443-1453 yllarnda andarl Halil ile ehbeddin paalar arasnda yaanm ve Halilin dyle neticelenmitir (nalck, Fatih Devri, s. 1-53). Kudretli sadrazam andarl Halilin Ftih Sultan Mehmedin emriyle tutukland ve idam edildii, onun yerine kul sisteminden asker kkenli kiilerin getirildii 857 (1453) ylnda vezirlik messesesinde devrim niteliinde bir deiim meydana gelmitir. Ancak bu tarihten itibaren de kalemiye ya da ilmiye snfndan gelen, mal meselelerde veya nianclkta tecrbesi olanlar arasndan vezir tayinine devam edilmitir. Bu kategoride bulunan ve sadrazamlk yapan Karaman Nianc Mehmed Paa, Ftih Sultan Mehmedin lmnn ardndan 886da (1481) yenieriler tarafndan katledilmitir. Onun yerini asker kkenli rakibi shak ve Gedik Ahmed paalar alm, ilmiye ve kalemiye mensuplar geri plana itilmitir. zellikle si yenieriler bundan byle sultann vezirlerini kul taifesinden semesini istemitir. Ancak II. Bayezid, andarl ailesinden brhim Paay tekrar vezirlie getirmi ve kardei Cemin oluturduu tehdide kar tahtn salama alma endiesiyle vezirlik grevini ya Bbssade (Kapu) aasna ya da gvenini kazanan saray ehline vermitir. Netice itibariyle klasik dnemdeki (1453-1600) vezirlerin genelde asker kkenden geldii sylenebilir. Benzeri ekilde bn Haldn, Msrdaki Memlk sultanlarnn idarede erbb- kalemin yerine erbb- seyfi tercih ettiini belirtir. Bir vezirin tayinini ya da terfiini sultana tavsiye etmek sadrazamn yetkisi dahilindeydi. Ancak kap aas, vlide sultan, mushib gibi padiahn yaknnda bulunanlar da vezirlerin tayin ve terfiinde nemli rol oynamtr. Bu tayin bizzat sultan tarafndan hatt- hmyunla yaplrd. Vezir seilirken onun belirli bir alanda uzmanlk kazanm olmasna dikkat edilirdi. Mahmud Paa, Ftih Sultan Mehmedin Srbistanla ilgili planlar iin zellikle seilirken Makbul brhim Paa da Kann Sultan Sleymann Avrupa seferleri dikkate alnarak tayin edilmitir. Asker kkenli vezirlerin says sava zamanlarnda oalmaktayd. Abbs, Seluklu ve lhanl dnemlerinde grld gibi in ktipliinden gelme vezirlere, olduka gelimi Osmanl brokrasisinin ortaya kt XV. yzyln ikinci yarsnda fazlaca rastlanmaktadr. Bu dnemde kttb temelli vezirler yksek edeb muhitten veya ulem ailelerinden gelmekteydi. Osmanl in usuln tesis ettii ne srlen, II. Bayezid devrinde ikinci vezirlie kadar ykselen ve

sadrazam aday olan ran meneli Cezer Kasm Paa asker kkenli vezirlerin basksyla srgn edilmitir. Her hlkrda, maliye ve in alannda ihtisas sahibi ktipler terfi ederek zamanla vezirlie ve sadrazamla kadar ykselebiliyordu. XVI. yzyln sonlarndaki buhranl ortamlarda ikinci vezirin sadrazamla terfi edecei eklindeki kural ska ihll edilmi ve nc ya da drdnc vezir, hatta beylerbeyi, yenieri aas, divan dndaki silhdar da sadrazamla getirilmitir. Vezirlerin etnik meneine gelince klasik dnemdeki vezirlerin ou kul kkenliydi. Mesel Arnavutluka birok sefer dzenlenmesi sebebiyle oradan ve Balkanlarn yoksul dalk blgelerinden devirme topland iin 1430-1550 yllar arasnda Arnavut ve Slav kkenli birok vezir ve sadrazamn grev yapt tesbit edilmektedir (Jorga, III, 162-189). Ayn sebeple 983 (1575) ylna doru vezirler genelde Hrvat, Macar ya da Alman kkeninden gelmektedir. Saray hizmetinde bulunduktan ve eyaletlerdeki hiyerariye tbi tutulduktan sonra yksek baar gsterenler Dvn- Hmyuna vezir olarak geri dnmekteydi. Saraydaki okullarda Lutfi Paa gibi yetenekli kimseler iyi bir Trke eitimi alrken devirme kkenli birok renci sadece harp sanat konusunda kendilerini gelitirmekteydi. Bazlar okuma yazma bilmezdi ya da ok zor Trke konuurdu. Bunlar, kaplarnda grev yapan, yazmalardan sorumlu mushiblere ve ktiplere gvenmek durumundayd. Yeni sultann tahta gemesi divanda kkl bir deiiklie yol amaktayd. nk yeni sultann ehzadelik dneminde sancak valilii yaparken ona hizmet edenler, daha nceki sultann vezirlerinin ve st dzey grevlilerinin yerini alma beklentisi iindeydi. Ftih Sultan Mehmedin, II. Bayezidin, Yavuz Sultan Selimin, II. Selimin ve III. Muradn tahta geiinde yaand gibi, yeni gelenlerin hkmeti tamamen kontrollerine almak iin oluturduklar rekabet ve entrika ortam ounlukla idarede ciddi krizlere yol amaktayd. ehzadelerin sancaa kma detine III. Mehmed dneminde son verilmesinin ardndan yeni sultann ve onun vezirlerinin kim olaca konusunda ekseriyetle saraydaki hizipler etkili olmaktayd. XVII. yzylda kk yata tahta geen sultanlarn idaresinde vlide sultanlar ayn zamanda vezirlerin seiminden sorumluydu. Yenierilerle birlikte hareket eden Ksem Sultann uzun niybet devrinde kayrmaclk, istismar ve rvet yznden vezirler ska azledilmekteydi. ada mellifler, bu dnemdeki karkln balca sebebini vezirlerin otoritelerini kaybetmesine balamaktadr. 1066 (1656) ylnda eine ender rastlanan kritik bir dnemde saray, kendisini byk yetkiler ve gle donatt Kprl Mehmed Paann ahsnda vezirin otoritesini yeniden canlandrmann gerekliliini farketmitir. Kprl Mehmed Paa, onun olu ve akrabalar rakiplerini etkisizletirmek iin genelde ulem ile ittifak yaparak yaklak yarm asr boyunca iktidarda kalmlardr. Osmanl vezretinin niteliiyle vezirlerin menei Karlofa Antlamasnn (1699) ardndan kkl biimde yeniden deimitir. Viyana bozgunundan sonraki savalar dneminde (1683-1699) Osmanllar asker bamszlklarn rolyle tam bir kriz yaam, hatta saray Anadoludaki Cell liderlerinden yardm istemek durumunda kalmtr. Bunlardan biri olan Trkmen meneli Bozoklu Mustafa Paa sadrazamla getirilmitir (1693-1694). Savan ardndan bar antlamasnn mimar, sadrete bal d ilikilerden sorumlu birimin ba durumundaki Reslkttb Rmi Mehmed Efendiye sadrazamlk verilmitir (1703). Osmanllar, devletin bekas iin diplomasinin nemini kavrayp XVIII. asrda vezirlerin ounu reslkttblardan semilerdir (Nianc smil Paa,

Yalkzde Mehmed Emin Paa, Eb Bekir Rsim Paa, Muhsinzde Mehmed Paa, Hamza Hmid Paa, Halil Hamd Paa). 1730 ihtillini takip eden dnemde Dvn- Hmyun toplantlar yaplmaz olmutur. Harem-i Hmyunun siyah hadm aalarndan byk nfuz sahipleri vezirlerin ve sadrazamlarn tayininde etkiliydi. Ayn yzyln ikinci yarsnda Rgb Paa gibi brokratlar vezirliin eski nfuzunu ve saygnln iade etmeyi baarm, sadrazamn kaps hkmetle ilgili btn ilerin merkezi haline gelmitir. Bu asrda ayrca yenieri aalar, kaptn- derylar, valiler de dorudan sadrazam olarak tayin edilmekteydi. te yandan vezirlerin ve sadrazamlarn ou, oullar sarayn yksek dereceli grevlilerine intisap eden Trk ailelerden gelmekteydi. ntisap, patronaj ve himaye siyaseti vezirlerin seiminde nemli rol oynamtr. Bylece bu dnemde yksek rtbeli saray grevlilerine mensup Grc ve erkez kleler vezirlik makamna ykselmi (Siyavu Paa, Kara brhim Paa, Ali Paa, Koca Ysuf Paa, Hasan Paa ve Kr Ysuf Ziy Paa), sadrazamn hnesindeki kethd ve mektupu da bir eit vezirlik roln stlenmitir. 1795te vezirlii sadece valilere mnhasr klacak ekilde slahat yaplmtr. Brokratik kontrol XIX. yzylda daha belirgin hale gelmitir. 1836da nezretlerin kurulmasyla birlikte vezir ve paa gibi unvanlar nzrlar iin sadece terifat derecesini ifade etmeye balamtr. Bu dnemde vezrizam birok yetkisini kaybederek bavekil unvann almtr (Akyldz, s. 25-35). Tanzimat dneminde Mustafa Reid Paa, l ve Keecizde Fuad paalar hkmette birbirinin yerini alrken aralklarla mevkilerini kumandanlara veya sarayn gzde isimlerine brakyordu. Bununla birlikte devleti ark meselesi diye anlan eitli d gailelere kar savunan brokratlarn ve zellikle hariciye brokrasisinin nemi artmtr. Grevleri. lk slm devletlerinde vezirler ayr divanlarn ba ve bir eit zerklik sahibi iken Osmanl Devletinde bata vezirler, defterdarlar, nianclar ve kazaskerler olmak zere btn erkn- devlet teoride sultann riysetinde, fiil olarak ise birinci vezirin ya da vezrizamn bakanl altnda grev yapyordu. Sultann otoritesinin btnl Osmanl idaresinin en nemli prensibi kabul edildii iin devletin yetkileri dorudan ve tamamen birinci vezir tarafndan kullanlmakta ve bunun bir ifadesi olarak mhr-i hmyun, sultann mhr kendisine verilmekte, dier vezirler ise onun danmanlar gibi hareket etmekteydi. Bununla birlikte potansiyel olarak her vezir ilk vezir kadar yetkili saylrd. Vezretle ilgili bir kanunnmeye gre bir vezir kaymakam (kimmakam), serdar veya mfetti tayin edildiinde dier vezirlere gre stn bir stat kazanrd. Bylece her trl rf meseleyi zmek, sultann adna ferman buyurmak, tayinleri yapmak ve btn meselelerde karar almak suretiyle sadrazamla ayn yetkileri kullanr bir konuma ykselirdi. Fakat gerekte bu kadar geni yetkilerle donatlan kaymakam paalar sadrazamn yokluunda onun yerini almaya alrd. Bunun yannda bir eyalete vali ya da serdar tayin edilen vezir, grev mahalline giderken sultann tebaasna kar ilenen zulmleri bertaraf etmek amacyla davalar dinlemek ve buyuruldular karmak iin divan toplamaya yetkiliydi. Teftile grevli vezir durum gerektirdiinde yerel yneticileri azledip yeni tayinler yapabilirdi. zel grevi sona erse de stanbula dnnceye kadar ayn yetkileri kullanabilirdi. Vezir greve geldiinde btn slm devletlerinde vezirliin sembol olan divit ile baka hediyeler alrd. Savaa katld zaman tuu, odal adr (syeban) ve kandilli soka bulunurdu (dier seremonik pyeler iin bk. Tevki Abdurrahman Paa, s. 498-500). Bu kategorideki vezirler tulu vezir ve tura sahibi vezir diye anlrd. 1640larda yazlan bir lyihada (Hrzl-mlk, vr. 5a10b) ideal bir vezirin dindar, dil, drst, tok gzl olmas, meseleleri Arapa ve Farsa kaynaklara bavurarak zme kabiliyetini tamas gerektii belirtilmektedir. Bunun yannda sadrazam karar

almadan nce dier vezirlere mutlaka danmaldr. Eserin ad bilinmeyen yazar sadrazamn daima fakir halkn ve gariplerin yannda bulunmas, rvet almamaya zen gstermesi, kamu arazilerini kendi mlkne katmamas ve kendi adamlarna mansb datma telnda olmamas gerektiini srarla vurgular. Sadrazam, divan toplantlarnda davalarn ounu tarafsz ekilde incelenmesi iin ikinci vezire havale etmelidir. Divann toplant gnleri cumartesiden salya kadar drt gnd. Sultana arz gnleri ise sal ve cumartesiydi. XVII. yzyln son dnemlerinde divan gnleri arz gnleriyle snrlanmtr. Divan toplantlarnda vezirler sadrazamn sanda vezretteki kdemlerine gre otururlard. Sadrazamn danmanlar olarak memleket meselelerini onlarla tartrlard. 1536da idam edilen Sadrazam brhim Paa vezirlerle istiareyi ihmal etmekle sulanmtr. Vezirler sultana arz gnlerinde sadrazama elik ederlerdi. Sultann karsnda ancak sadrazam sz alabilir ve meselelerle ilgili grlerini ona aktarabilirdi. Bir vezir hazrlad raporu ancak sadrazam araclyla takdim edebilirdi. Vezirlere kar ikyetleri sadrazam, eyhlislm ve iki kazaskerden oluan bir heyetle grr ve karara balard. Dvn- Hmyunun yan sra sadrazam, daha az nemli konular grmek zere kendi makamnda ikindi divan ad verilen bir divan toplard. Paa kaps (Bbli) ad verilen bu mekn XVII. asrn ikinci yarsnda lke meselelerinin grld asl divan halini almtr. Bir vezirin imtiyazlarndan biri sadrazama ve niancya fermanlara tura ekme konusunda yardmc olmaktr ki bu imtiyaza sahip vezire tura sahibi denirdi. Tura ekmek sultann emrini geerli klma anlamna geldii iin vezirleri sultann yetki verdii temsilciler haline getiriyordu. Osmanllardan nce vezret-i tur Seluklularda en yksek idar birimlerden biriydi. Mtat olduu zere ikinci vezir sadrazamlk iin en nemli adayd. Fakat bazan pratik sebeplerden dolay daha dk dereceli bir vezir sadrazamla tayin edilebilirdi. Bu kuraln ihlli ndiren siyas krize yol amtr. Klasik dnemde Dvn- Hmyuna katlan vezirlerin says, dnyann drt kesini veya Hulef-yi Ridni artran drt says ile snrlanmt. Baz durumlarda bu say drdn stne kmaktayd. Daha iyi bir istiare iin saynn oaltlmas tavsiye edilmitir (Hrzlmlk, vr. 26b-30b). XVI. yzylda Msr, Badat, Habe, Yemen ve Budin gibi uzakta bulunan geni eyaletlerin valilerine artlar gerektirdiinde bamsz karar alabilmeleri iin vezir unvan verilmi ve o srada yedi rakam kural haline gelmitir. Zamanla iki vezir kategorisi ortaya kmtr: stanbuldaki Dvn- Hmyunda olan ve dhil ya da kubbe veziri (Kubbenin) ad verilenlerle eyaletlerde yer alan, hri veya eyalet veziri ismi alanlar. 1578de Safevlerle balayan uzun sava dneminde kubbe vezirlerinin says dokuza, hri vezirlerinin says on altya karlmtr. Uzak ve hassas u blgeleri, douda Tebriz, irvan, Erzurum ve Anadolu, batda Budin, Bosna ve Belgrad eyaletleri tam yetkili vezir-valilerin idaresine braklmt. Bu vezir-vali cil bir durumda komu eyaletlerin valilerini yardma arma yetkisine sahipti. Kann Sultan Sleyman dneminde donanma hayat nem kazannca kaptn- dery kubbe vezirleri arasndan seilmi ya da donanma reisine bu unvan tevcih edilmitir. Yine XVI. yzylda vezir unvan defterdar, nianc, yenieri aas gibi yksek mansb sahipleri iin de kullanlmtr. XVIII. asrn ilk dnemlerinde silhdar, rikbdar veya avuba saray aalarna bu unvan verildii iin koltuk (namzet) vezirler ortaya kmtr. Ayn dnemde vezir unvan eyaletlerdeki nfuzlu kimselere tevcih edilecek kadar eski azametini kaybetmitir. Bir vezirin terfi ans yzlerce kiiden meydana gelen kap halknn gcyle yakndan ilgiliydi.

Osmanl toplumunun en zengin yeleri olan vezirlerin sultanlarn saraylaryla boy lebilecek derecede geni saraylar vard. Asl maalar eyaletlerdeki has arazilerden gelse de hediye ve rvet gibi ek gelirlerle ikiye katlanmaktayd. XVI. asrda bir vezirin yllk geliri 16.000 ile 18.000 altn dka arasnda tahmin edilirken sadrazamn yllk geliri bunun yaklak iki kat idi. 1525te ikinci vezir Mustafa Paann 700 kulu ve 70.000 altn dkas, nc vezir Ayas Paann 600 kulu ve 60.000 altn dkas bulunuyordu. 1580lerde emekli bir vezir arpalk denen ve 200.000 ile 300.000 ake arasnda deien emekli ayl alyordu. Sadrazamn ise yarm milyon ake ya da yaklak 8300 altn dka emekli ayl vard. Vrisi olmayan kul kkenli vezirlerin mallar hazineye intikal ederdi.

BBLYOGRAFYA

Tevrh-i l-i Osmn (nr. F. Giese), Breslau 1922, tr.yer.; Knunnme-i l-i Osmn (nr. Mehmed rif, TOEM ilvesi), stanbul 1329, tr.yer.; Tevki Abdurrahman Paa, Osmanl Knnnmeleri (MTM, I/3 [1331] iinde), s. 498-501; Lutfi Paa, safnme, stanbul 1326; Hrzl-mlk (nr. Yaar Ycel, Osmanl Devlet Tekiltna Dair Kaynaklar iinde), Ankara 1988, vr. 5a-10b, 12b-30b; Kitb- Mstetb (a.e. iinde), s. 27-35; l Mustafa Efendi, Nushats-seltn: Muaf ls Counsel for Sulans of 1581 (nr. ve trc. A. Tietze), Vien 1979-82, I-II, tr.yer.; Koi Bey, Risle (Akst), tr.yer.; Hadkatl-vzer; Zinkeisen, Geschichte, III, 59-116; Cevdet, Trih, V, 65; N. Jorga, Geschichte des Osmanischen Reiches, Gotha 1910, III, 167-189; Uzunarl, Merkez-Bahriye, s. 186-213; a.mlf., andarl Vezir Ailesi, Ankara 1974; a.mlf., Osmanllarda lk Vezirlere Dair Mtlea, TTK Belleten, III/9 (1939), s. 99-106; Halil nalck, Fatih Devri zerinde Tetkikler ve Vesikalar I, Ankara 1954, s. 1-53; a.mlf., The Ottoman Empire: The Classical Age: 1300-1600 (trc. C. Imber), London 1973, s. 89-103; C. V. Findley, Bureaucratic Reform in the Ottoman Empire: The Sublime Porte 1789-1922, Princeton 1980, tr.yer.; a.mlf., Ottoman Civil Officaldom: A Social History, Princeton 1989, tr.yer.; Ahmet Mumcu, Hukuksal ve Siyasal Karar Organ Olarak Divan- Humayun, Ankara 1986; Ali Akyldz, Tanzimat Dnemi Osmanl Merkez Tekiltnda Reform: 18361856, stanbul 1993, s. 21-176; Hseyin Hsmeddin, Aleddin Bey, TTEM, XIV/5 (1340), s. 307-318; XIV/6 (1340), s. 380-384; XIV/8 (1340), s. 128-133; XIV/9 (1340), s. 200-210; B. A. Lalor, Promotion Patterns of Ottoman Bureaucratic Statesmen from the Lle Devri Until the Tanzimat, GDAAD, I (1972), s. 77-92; R. Abou-el-Haj, The Ottoman Vezir and Paa Households, 1683-1703, JAOS, XCIV (1974), s. 438-447. Halil nalck

VEZR, Abdullah b. Ali


(bk. ABDULLAH b. AL el-VEZR).

VEZR HANI
(bk. VEZRHAN KLLYES).

VEZR HANI
XVII. yzyln ikinci yarsnda stanbulda Sadrazam Fzl Ahmed Paa tarafndan ina ettirilerek Kprl Klliyesine dahil edilen han (bk. KPRL KLLYES).

VEZR el-MARB
() Ebl-Ksm el-Kmil Zl-vizreteyn el-Hseyn b. Al b. el-Hseyn el-Vezr el-Marib (. 418/1027) Maribler ailesinin en tannm simas, devlet adam, dil ve edebiyat limi. 13 Zilhicce 370te (19 Haziran 981) Halepte dnyaya geldi. Msrda doduuna dair rivayetler (hsan Abbas, s. 18) doru deildir. IV (X) ve V. (XI.) asrlarda Irak, Suriye ve Msrda kurulan devletlerde nemli grevler stlenen ve soylar Ssn Hkmdar Behrm- Gra kadar uzanan (Behrmcr; 420-438) i Maribler ailesindendir. Dedesinin babas Ebl-Hasan Ali b. Muhammed b. Ysuf 325te (937) Basra civarnda kan Berdler isyan srasnda buradan Badata g ederek Dvnl-Maribde grev ald iin Marib diye tannm, aile de bu nisbeyle anlmtr. Annesi Ftma da aslen Irakl olup el-aybetn-Numniyye mellifi Eb Abdullah Muhammed b. brhim en-Numnnin kzdr (Ayn-a, VI, 112). Dedesi Hseyin b. Ali Abbsler, hdler ve Hamdnler, babas Ebl-Hasan Ali Hamdnler ve Ftmler dneminde ktiplik ve vezirlik gibi nemli grevler stlendiler (bk. MARBLER). Vezr elMarib, babasnn 381de (991) Msra giderek Ftm Halifesi Azz-Billhn hizmetine girmesinden bir sre sonra ailesiyle birlikte Halepten Msra gitti ve henz on be yalarnda iken divanda ktip oldu. Maribler, Hkim-Biemrillh devrinde hristiyan vezir Mansr b. Abdn ile girdikleri itibar mcadelesini kaybedince gzden dtler ve dengesizliiyle tannan halifenin gadrine uradlar. Vezr el-Marib dnda ailenin btn fertleri (babas Ali, amcas Abdullah, kardeleri Muhsin ve Muhammed) 400 (1010) ylnda ldrld (olaylarn sebebi ve seyri hakknda farkl rivayetler iin bk. Kitb fis-Siyse, neredenin girii, s. 13-14; hsan Abbas, s. 236-239). Bir sre Kahire yaknlarnda saklanan Vezr Filistine kat ve Cerrhler kabilesinin reisi Mferric b. Dafel etTnin olu Hassna snd. Ailesinin intikamn almak amacyla nce Cerrhleri, ardndan Mekke Emri Ebl-Fth el-Msevyi Ftmlere kar isyana tevik etti. Ayaklanan Cerrhler, Remleyi ele geirdikten sonra (401/1010-11) ehre gelen Ebl-Fth, Cerrhlerden biat alarak kendi adna para bastrd, hutbe okuttu ve Rid-Lidnillh lakabyla halifeliini iln etti (bu dnemde Vezr el-Maribnin teklifiyle Ebl-Fth tarafndan Kbenin yannda bulunan altn ve gm mihraplar eritilerek bastrlan dinar ve dirhemlere Kbiyye denilmitir; bk. Makrz, II, 157). Fakat Hkim-Biemrillh, Cerrhleri kendi tarafna ekince Vezr el-Marib Badata kat ve HkimBiemrillhn kendisini affettiine dair mektup gndermesine ramen onun yanna dnmedi. Abbs Halifesi Kdir-Billh, Maribnin smil oluundan ve devlette karklk karmak zere gnderildiinden phe edince Badattan ayrlp Vstta Bveyh Veziri Fahrlmlkn hizmetine girdi. Bu arada Kdir-Billha yazd mektupta soyunu, ald eitimi ve okuduu kitaplar anlatarak smil olmadn belirtti. Fahrlmlkn 407de (1016) vefat zerine Musuldaki Ukayl Emri Krv b. Mukallede vezir tayin edildi. 412de (1021) grevinden uzaklatrldnda Meyyfrikne gidip Mervn Emri Nasrddevle Ahmedin yannda grev ald. 415te (1024)

Badata dnerek on ay kadar Merrifddevleye vezirlik yaptktan sonra Kfede kan baz olaylara kart gerekesiyle grevden alnd (a.g.e., II, 158). 416da (1025) tekrar Nasrddevlenin yanna gitti. 418de (1027) vezirlik iin yeniden Badata arld, fakat yola kmadan Meyyfriknde vefat etti (Ramazan 418/Ekim 1027), vasiyeti zerine Necefte Mehed-i Alye defnedildi. Onun zehirlendii de sylenmitir (Dvd, I, 157; Makrz, II, 158). Vezr el-Marib, Kurn- Kermden sonra Arap diline dair belli bal eserleri ve 15.000 beyit civarnda iiri ezberlemi, kitbet ve in alannda byk mesafeler katetmitir. Onun kitbet ve in yannda dier ilimlerle de megul olmasnda Ebl-Al el-Maarrnin etkisinin bulunduu sylenmektedir (hsan Abbas, s. 19). Vezrin, genelde Msrda bulunduu 381-400 yllarndaki en verimli dneminde yararland hocalar arasnda babas, dedesi Muhammed b. brhim en-Numn, Arap dili alannda en ok etkilendii ve Mariblere yaknlklar sebebiyle Hkim-Biemrillh tarafndan ldrldkleri ileri srlen (Edebl-av, neredenin girii, s. 21-22) iki hocas Cnde b. Muhammed el-Ezd ile Eb Ali Hasan b. Sleyman, Abdlgan el-Ezd, Muhammed b. Hasan elYmn, edebiyat meclislerine katld bn Hinzbe ve bnl-Furt lakapl hd veziri, hadis limi Cafer b. Fazl, Devhale lakapl Ali b. Mansr bnl-Krih, Muhammed b. s el-Irk, Buhrnin elCmiu-aini, el-Muvaa ve Sfyn es-Sevrnin el-Cmiini dinledii Muhammed b. Hseyin et-Tenh, yine Buhrnin el-Cmiu-aini dinledii Eb Zer el-Herev, Mekke Kads Eb Cafer el-Msev, Marib Emri Yahy b. Ali el-Endels, Ali b. Nasr b. Sabbh ve Ebl-Al el-Maarr bulunmaktadr (bnl-Adm, VI, 2533-2534; bn Hacer elAskaln, III, 192; Dvd, I, 156). Birok tbinin msnedini sem yoluyla alm, ad bilinmeyen bir hocas vastasyla finin bir eserinin (muhtemelen es-Snenl-mere) Tahv-Mzen rivayetini elde etmitir. Yetime dneminde hocalarndan btn hadis kitaplarn okuduunu syleyen Vezrin talebeleri arasnda olu Abdlhamd ile Ebl-Hasan b. Tayyib el-Frik zikredilmektedir. el-Kmil zl-vizreteyn lakabyla da anlan Vezr el-Marib hakknda hem vg hem yergi ifadeleri nakledilmitir. lim, fzl, cesur, maharetli; kibirli, kskan, habis, tedbirsiz gibi birbirine zt niteliklerle tantlr. limleri kk drmek iin onlara bilmedikleri alanlardan soru sorduu sylenir. Ailesinin devlet kademelerinde nemli makamlar elde etmesine ramen bunu yeterli grmedii ve daha fazlasn istedii zikredilir. Hakkndaki baz rivayetlerden ise tasavvuf ynnn de bulunduu anlalmaktadr (bnl-Esr, IX, 332; bnl-Adm, VI, 2538-2548; Makrz, II, 158). bnl-Adme gre Vezr el-Marb hakknda gerei yanstmayan bu tr yergilerin en nemli kayna hocas bnl-Krihtir. Ancak btn bu rivayetler onun alkantlarla, entrikalarla ve trajedilerle geen hayatnn bir zeti niteliindedir. Ediplik ynyle de tannan Vezrin divanlar vardr (bn Hallikn, II, 172). Birok konuya deindii iirlerinde i temaylleri ortaya kmakta ve ileri gelen baz sahblere eletiriler yneltmektedir (hsan Abbas, s. 89-90). Babasnn Msra ka srasnda aileye ait ktphanenin kaybolmasna ramen (Edebl-av, s. 86) Maribnin hayatnn son yllarn geirdii Meyyfriknde kurduu yeni ktphane kendisinden sonra en az 200 yl hizmet vermitir (Kitb fis-Siyse, neredenin ilvesi, s. 109; Encyclopedia of Arabic Literature, II, 488). Kfe nakibi iken 415te (1024) kan olaylar sebebiyle grevden alnan Ebl-Hasan Ali b. Eb Tlib b. mer, Vezr el-Maribnin damaddr. Eserleri. 1. el-Mneal (Mutaaru Ilil-man). bns-Sikktin kelimelerin farkl ve hatal kullanmlarna dair eserinin muhtasar olup mellif bu almay on yedi yanda iken yapmtr (nr. Ceml Talebe, Beyrut 1415/1994). Ebl-Al el-Maarr, Vezr tarafndan kendisine takdim edilen

eseri incelemi ve er-Risletl-irdiyyeyi yazarak bu eseri erhedip vmtr (Resil, I, 242; DA, X, 290). Mellifin, eseri manzum hale getirme teebbs yarm kalmtr. Badatta VIII. (XIV.) asra kadar revata olan el-Mneal zerine bn Ebl-Hadd el-Mstedrek alel-Mneal, Hasan b. Tarrh e-eybn Ilul-afl f Kitbil-Mneal adyla almalar yapmtr (el-Mneal, neredenin girii, s. 29-30). 2. Edebl-av fil-mutr min belti abilil-Arab ve abrih ve ensbih ve eyymih. Arap dilinin zelliklerini ve Kurn- Kermin iczn gstermek amacyla 395te (1004-1005) telif edilmitir. Belli bal Arap airlerinin iirlerinden rnekler, airlerin kabileleri, nesepleri ve iirleri hakknda anekdotlar iermektedir. Mellif eserini daha sonra zenginletirmeyi dndn sylese de (s. 86) buna frsat bulup bulamad bilinmemektedir. Kendisine nisbet edilen Kitb Ben Esed, Kitb byn, Kitb Talb gibi eserlerin aslnda Edebl-avn birer paras olduu sylenmektedir (hsan Abbas, s. 32-33). bn Mkl ve Zeheb tarafndan kullanlan eserin (neredenin girii, s. 32-33) ilk ksm yaymlanmtr (nr. Hamed el-Csir, Mecelletl-Arab, VIII/3 [Ramazan 1393/Ekim 1973], s. 161170; sy. 5-6 [Zilhicce 1393/Ocak 1974], s. 413-421; IX/7-8 [Safer 1395/ubat-Mart 1975], s. 613623; sy. 9-10 [Reblevvel-Reblhir 1395/Nisan-Mays 1975], s. 738-748; Riyad 1400/1980). 3. el-ns f (bi-) ilmil-ensb. Birbirine benzeyen kii, kabile ve yer isimlerinin okunuuna dair olup mellifin en ok rabet gren eserlerindendir; Muhammed b. Habbin Mutelifl-abil ve mtelifh adl kitabn tamamlamak iin kaleme alnmtr (nr. brhim el-Ebyr, Kahire 1400/1980; Mutelifl-abil ve mtelifh ile birlikte, nr. Hamed el-Csir, Riyad 1400/1980). 4. Kitb fis-Siyse. Meyyfrikn Emri Ahmed b. Mervn iin telif edilen risle mellifin en deerli eseri ve o dneme ait siyasetnmelerin nemli rneklerinden biri kabul edilmitir (neredenin girii, s. 27, 45). Nerinden sonra hakknda birok yaz yazlan eserde (el-Mneal, neredenin girii, s. 16) sultann kendisi, yakn evresi ve tebaas iin yapmas gereken eyler ayrntl biimde incelenmektedir (nr. Sm ed-Dehhn, Dmak 1367/1948). 5. Meclis liy Murni Nuaybn. Vezrin 417 (1026) veya 418 (1027) ylnda Nusaybinde grt Bapiskopos lia (Elias) bnsSnn (bn n) ile Hristiyanlk ve Mslmanlk balamnda eitli konular zerine yapt yedi oturumu kapsayan tartmalar iermektedir (nr. Luvs eyho, Mecelletl-Meri, XX/1 [Knunusni 1922], s. 33-44; sy. 2 [ubat 1922], s. 112-122; sy. 3 [Mart 1922], s. 267-272; sy. 4 [Nisan 1922], s. 366-377; sy. 5 [Mays 1922], s. 425-434; nr. Hall Semr, Islamo Christiana, V [1979], s. 31-117). 6. Risletl-Vezril-Kmil Ebil-sm el-Marib il Ebil-Al el-Maarr. Mellifin birok mektubundan gnmze ulaan tek mektubudur (nr. Sad Seyyid bde, Kahire 1398/1978; Resil Ebil-Al el-Maarr iinde, nr. hsan Abbas, Beyrut 1402/1982, I, 251255). Ebl-Al el-Maarrnin Vezr el-Maribye yazd mektup da Risletl-men (erRisletl-meniyye) adyla neredilmitir. 7. Sretn-neb (el-Muntaam f sreti Reslillh) (Sleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 3260, 3261, 3262, 3263). Eserin, bn Hima ait es-Sretnnebeviyyenin Vezr tarafndan istinsah edilmi bir nshas olup yanllkla kendisine nisbet edildii sylense de (hsan Abbas, s. 33) Vezr esere baz nemli notlar ilve ettii iin bu nsha es-Sretnnebeviyye libni Him bi-eril-Vezril-Marib adyla yaymlanmtr (nr. Sheyl Zekkr, I-II, Beyrut 1412/1992). 8. tirl-arbil-muannef. Eb Ubeyd Ksm b. Sellmn ndir kelimelere dair lugatnn muhtasardr (Abdullah M. el-Habe, II, 1283). 9. el-Meb f tefsril-urn (ai ilmil-urn, mlt f tefsril-urn). Mellifin verdii tefsir derslerinin kitap haline getirilmi ekli olabilecei sylenmektedir (hsan Abbas, s. 100; ayrca bk. ul-meknn, I, 430; Hediyyetl-rifn, I, 308; el-Fihris-mil, I, 81). 10. el-Mer f mlail-udr. bnlAdmin iktibaslar yapt (Buyet-aleb, IX, 4294) bu esere ait baz ksmlar hsan Abbas

tarafndan neredilmitir (el-Vezrl-Marib iinde, Amman 1988, s. 227-233). Mellife el-Menr adyla nisbet edilen eserin de bu kitap olduu belirtilmektedir (hsan Abbas, s. 33; ayrca bk. Kef-unn, II, 1573; Hediyyetl-rifn, I, 308). 11. Dvn. 15.000 beyit ihtiva ettii kaydedilmektedir (Kef-unn, I, 814). hsan Abbas, Ambrosiana Ktphanesinde bulunan ve Brockelmann tarafndan Maribye nisbet edilen eserin bir mntehabt olduunu, iinde Maribye ait sadece birka kta bulunduunu belirtmektedir (el-Vezrl-Marib, s. 33). te yandan Vezre nisbet edilen iirlerin byk bir ksmnn Dmaktaki Drl-ktbiz-Zhiriyyede bulunduu zikredilmitir (el-Mneal, neredenin girii, s. 15). 12. Kitb-hid vel-ib. Arapa kelimelerin esas anlamlar ile yan anlamlar ve bunlara dair nakledilen grler hakknda nemli bir kaynak saylmaktadr (Dvd, I, 156). Vezr el-Maribye nisbet edilen dier eserler de unlardr: Ern-nis, el-m-irt, el-l bil-iti (Dvd, I, 156; ul-meknn, I, 117; Hediyyetl-rifn, I, 308), Ziydt Fihristin-Nedm, el-md fin-ncm (Hediyyetl-rifn, I, 308), Mamtz-zhhd, Abru Ben amdn ve erhm (Dvd, I, 156), Feillurn, Risle fil- vel-kim (Hediyyetl-rifn, I, 308), Risle fir-red alel-yehdilcebbire ve ilzmihim el-cizye, Risle f iddeti fnn, Mutaarl-En (Abdullah el-Habe, I, 208). Mellifin bunlardan baka Eb Temmm, Buhtr, Mtenebb ve Ali b. Ubeyde er-Reyhn gibi air ve ediplerin iir ve nesirlerinden yapt derlemeleri vardr (Hediyyetl-rifn, I, 308; DA, XXXV, 44).

BBLYOGRAFYA

Vezr el-Marib, Kitb fis-Siyse (nr. Sm ed-Dehhn), Dmak 1367/1948, neredenin girii, s. 13-14, 27, 45, ayrca bk. neredenin ilvesi, s. 109; a.mlf., Edebl-av (nr. Hamed el-Csir), Riyad 1400/1980, s. 86, ayrca bk. neredenin girii, s. 21-33; a.mlf., el-Mneal: Mutaaru Ilil-man (nr. Ceml Talebe), Beyrut 1415/1994, neredenin girii, s. 12-30; Ebl-Al elMaarr, Resil (nr. hsan Abbas), Beyrut 1402/1982, I, 242, 251-255; bnl-Esr, el-Kmil, IX, 331-332; bnl-Adm, Buyet-aleb (Zekkr), VI, 2532-2556; IX, 4294; bn Hallikn, Vefeyt, II, 172; Makrz, el-a, II, 157-158; bn Hacer elAskaln, Lisnl-Mzn (nr. Abdlfetth Eb Gudde), Beyrut 1423/2002, III, 192; Dvd, abatl-mfessirn (Lecne), I, 156-157; Kefunn, I, 814; II, 1573; ul-meknn, I, 117, 430; Hediyyetl-rifn, I, 308; Ayn-a, VI, 111-116; hsan Abbas, el-Vezrl-Marib Ebl-sm el-seyn b. Al, Amman 1988, s. 18, 19, 32-33, 79, 89-90, 100, 236-239; el-Fihris-mil: Ulml-urn, matt-tefsr ve ulmh (nr. el-Mecmaul-melek), Amman 1989, I, 81; Abdullah M. el-Habe, Cmiu-r vel-av, Ebzab 1425/2004, I, 208; II, 1283; P. Smoor, al-Marib, EI (ng.), V, 1210-1212; Sahbn Halft, Ebl-Al el-Maarr, DA, X, 290; Cengiz Tomar, Maribler, a.e., XXVII, 322323; smail Durmu, Reyhn, a.e., XXXV, 44; C. E. Bosworth, al-Maghrib, Encyclopedia of Arabic Literature (ed. J. S. Meisami - P. Starkey), London 1998, II, 488. Halit zkan

VEZRHAN KLLYES
Bilecik yaknnda XVII. yzyln ortalarnda ina edilen menzil klliyesi. Sadrazam Kprl Mehmed Paa tarafndan 1070te (1660) yaptrlan klliye cami, han ve hamam yaplarndan olumaktayd. Bunlardan hamam gnmze ulamamtr. Klliyenin inasndan sonra blge Vezirhan adyla tannmtr. Etraf bir avlu duvar ile evrili olan camiye avlunun kuzeyindeki bask kemerli bir kap ile ulalmaktadr. Cami kesme ta malzemeyle ina edilmitir ve nndeki son cemaat yeriyle birlikte zeri kiremit kapl ahap at ile rtldr. Be birimli son cemaat yerinde sol taraf iki, sa taraf tek kemerli olarak dzenlenmitir. Sekizgen kesitli pyelere oturan sivri kemerlerden sol yanda cami beden duvarna balanan kemerle cephede kap aksnda yer alan orta kemer dierlerinden daha kk ele alnmtr. Son cemaat yerine yuvarlak kemerle alan harim 17,30 18,60 m. ebadnda kareye yakn dikdrtgen planldr. ift sra pencerelere sahip olan yapda alt sradaki pencereler kemerli alnlklar altnda dikdrtgen aklkl, sveli ve lokma demir parmaklkldr. st sradaki pencereler ise sivri kemerli aklkl olup filgz dlklara sahiptir. Pencereler mihrap ve son cemaat yeri duvarnda ikili dzende, yan duvarlarda l dzendedir. Beden duvarlarnn zeri tuladan sra kirpi saakla evrelenmitir. Harim ve son cemaat yeri ahap tavanldr. Mihrap kalem ileriyle ssldr. ki yanda alt ve st ular palmetle sonlanan iri burmal stune eklinde bir bezeme ile snrlanan mihrapta st ksmlar bitkisel dekorlu dikdrtgen alanlarla evrelenmitir. En stte bitkisel sslemeli bir tepelik yer alr. Be kenarl nite kavsara dilimlere ayrlm olup altta ortasnda kandil motifi bulunan perde dekorludur. Kavsarann keleri kvrml rm dolguludur ve stte mihrap yeti yazldr. Ta minberde mukarnas ve rozet sslemeler grlmektedir. Harimin kuzeyinde ahap mahfil yer almakta ve minber aksnda ne kma yapmaktadr. Kuzeybat kesinde bulunan kesme tatan rl minare kare kaide zerinde yksek pabuluklu, okgen gvdeli ve tek erefelidir. 1965te yenilenen minareye son cemaat yerinden ulalmaktadr. Kprl Kervansaray (Vezir Han/Hn- Cedd) yaklak dou-bat dorultusundaki ana yola paralel ekilde yerletirilmitir. 101,50 27,20 m. lsnde dikdrtgen bir alanda yer alan yap blmden olumaktadr. Orta blmn duvarlarnn alt ksm ile n cephe bir sra kesme ta, sra tuladan meydana gelen almak, dier duvarlar ise moloz ta rgldr. Yapnn yol tarafndaki uzun cephesi eit aralklarla sralanan duvar payandalar ile hareketli bir grnm kazanmtr. Cephenin ortasnda iki pyeye oturan tuladan sivri kemerli aklkla orta blme geilmektedir. Orta blm yan blmlere gre daha kk olup dikine dikdrtgen bir alan halindedir. Burada iki yanda yer alan kesme tatan bask kemerli kaplarla yan blmlere geilmektedir. Kervansarayn barnma birimlerini oluturan bu ksmlar byk dikdrtgen planldr. Duvarlarda eit aralklarda ocaklar ve nilerle st ksmlarda mazgallar bulunmaktadr. Ocaklarn nnde insanlarn barnmas iin sekilerin yer ald anlalmaktadr. Sekilerin nnde vaktiyle mevcut olan dikmeler ahap aty tamaktayd. Yan duvarlarn durumu ahap atnn ift tarafa meyilli yapldn gstermektedir. 1913 ylnda bu at yktrlarak yap terkedilmi ve zaman iinde harap olmutur. Duvarlarn salam blmlerinde st rty tayan ahap konsollarn izleri tesbit edilmektedir. Yap plan ve yerleim dzeni bakmndan XVII. yzyln banda Edirnede ina edilen Ekmekizde Ahmed Paa Kervansaraynn plann tekrar ettiinden ayr bir neme sahiptir. Yapnn bu kervansaraydaki gibi bir n avlusunun olup

olmad kesin bilinmemektedir. Yakn zamanda otel yaplmak iin onarlan yap zgnln byk lde kaybetmitir.

BBLYOGRAFYA

Ktib elebi, Cihannm, s. 671; Hdavendigr Livas Tahrir Defterleri (haz. mer Lutfi Barkan Enver Merili), Ankara 1988, s. 268; Gksen Saran, Eski Bilecik ve Vezirhandaki Osmanl Trk Mimari Eserleri (lisans tezi, 1967), Ed. Fak. Sanat Tarihi blm, s. 14, 17-19; Gnl Gresever, Anadoluda Osmanl Devri Kervansaraylarnn Gelimesi (doktora tezi, 1974), Ed. Fak. Sanat Tarihi blm, s. 232-234; Zeynep Nayr, Osmanl Mimarlnda Sultan Ahmet Klliyesi ve Sonras (1609-1690), stanbul 1975, s. 221-222; Sabih Erken, Trkiyede Vakf Abideler ve Eski Eserler, Ankara 1977, II, 73-79. Ahmet Vefa obanolu

VEZRZAM
(bk. SADRAZAM).

VEZN
( ) Miktar tartlarak belirlenen misl mal. Szlkte lmek, tartmak; arlk, arlk ls anlamndaki vezn kknden nisbet ekiyle oluturulan vezn (oulu veznyyt), fkhta szlk anlamna yakn ekilde ar ve pazarda arlk l birimleriyle tartlan misl mal ifade eder. Literatrde vezn ile, ayn kkten treyen ve llm, tartlm mnasna gelen mevzn (oulu mevznt) e anlaml olarak kullanlr. Mecellede, Vezn ve mevzn tartlan ey (demektir) tarifiyle bu e anlamllk belirtilir (md. 134). Kurn- Kermde vezn kknden treyen fiil ve isimler yirmi yette geer ve bu yetlerin nemli bir ksmnda, zellikle hacim ls bildiren keyl kknden kelimelerle birlikte l ve tartda hakszlk edilmemesi, drst davranlmas emredilir (el-Enm 6/152; el-Arf 7/85; Hd 11/84-85; el-sr 17/35; e-uar 26/182; el-Mutaffifn 83/3). Dier yetlerde ise Allahn her eyi belli bir l ve denge ile yaratt, Kuran byle indirdii, dnyada bunun gzetilmesi gerektii, hirette amellerin hibir hak za-yi olmadan tartlaca ve kiilerin tartlan amellerine (mevzn) gre bir karlk grecei anlatlr (M. F. Abdlbk, el-Mucem, vzn md.; Rgb el-sfahn, el-Mfredt, vzn md.). Hadislerde hacim ls ve tartma anlamnda keyl ve vezn kelimeleri yer almakla birlikte fkhtaki teknik anlamyla misl mallarn iki ayr kategorisini ifade eden keyl/mekl ve vezn/mevzn terimlerine rastlanmad sylenebilir. Fkh literatrnde mallarla ilgili en nemli ayrmlardan birine gre mallar misl ve kyem eklinde iki gruba; misl mallar da tart, hacim, say ve uzunluk birimiyle llp ilem grmeleri esas alnarak vezn, keyl, aded ve mezr eklinde drt gruba ayrlr. Miktar hacmi llerek veya arl tartlarak belirlenen mallar dier iki tre gre daha yaygndr; bunlar kaynaklarda ou zaman birlikte anlr ve deta misl mal trleri ierisinde bir alt grup oluturur. Bunun sebebi, bu iki tr misl maln bata faiz olmak zere birok hkmde dier mallardan farkl zelliklerinin bulunmas, keyl yahut vezn mallarn kuralda misl mal kabul edilmesine ramen say ve uzunluk ls ile belirlenen mallarn sadece bir ksmnn misl olmasdr. Bundan dolay zellikle muhtasar fkh metinlerinde misl mallar bazan sadece bu iki trle temsil edilir. te yandan vezn mallar, miktarlar piyasada arlk lsyle tartlarak belirlenen mallar olmakla birlikte bilhassa Hanef mezhebinde hacim lsyle llen, fakat miktar arlk birimiyle ifade edilen mallar da vezn kabul edilmitir. Vezn mallarn kapsamna bu tr mallarn da dahil edildii tanmlarda rtla nisbet edilen, yani ls rtl gibi bir arlk birimi zerinden hesaplanan btn mallarn vezn kabul edildii belirtilir. Buna gre piyasada fiilen hacim leiyle ilem grd halde miktar rtl, menn, ukyye gibi temel arlk birimleri zerinden hesaplanan mallar da vezndir. Vezn mallarn deeri birim arln fiyat zerinden hesaplanr. Ancak aslen vezn olan mal, ham madde eklinde kullanlp ilve bir deer katlarak ondan baka bir mal retilmise bu mal artk kyem mal olur (bk. MSL). slm hukukular bu hususu belirtmek iin, ustalk ve sanat yoluyla farkllaan vezn mallarn misl olmaktan kp kyem olduunu ifade eder (Mecelle, md. 1119), bazan da blnmesinin o maln deerine zarar verip vermeyecei ltn kullanrlar. Mesel demir

vezn bir misl mal iken demirden el emeiyle retilen kl kyemdir; bu kl paralara ayrldnda ustalktan doan deer bu paralara orantl biimde dalmaz ve bu paralarn toplam klcn deerini vermez. Kaynaklarda zaman zaman bu tr mallardan vezn diye bahsedilse de bunlarn mevzn olmaktan kt aka belirtilir (bnl-Hmm, VII, 14). Fakat altn ve gmten sanat ve ustalkla yaplan malzemeler misl olmaktan ksa da vezn olmaktan kmaz. Zira bu ikisinin vezn mal oluu naslarla belirlenmitir; bu durum ne ustalkla ne de sonradan ortaya kan rfle deiir (Serahs, XII, 183; bnl-Hmm, VII, 14). Vezn mallarla ilgili hkmler onlardan retilen mallar iin de geerlidir. Vezn mallarn aksine keyl mallarn bu ekilde kyem bir mala dnmesi sz konusu deildir (bk. KEYL). Baz vezn mallarn hacim ls veya say ile ilem grme potansiyeli tamas dikkate alndnda, bir maln vezn veya keyl olma vasfnn farkl zaman ve meknlardaki rflere gre deiiklie urayp uramayaca hususu nem kazanr. Fakihlerin byk ounluuna gre, Hz. Peygamberin faize tbi mallar iinde bizzat zikrettii vezn ve keyl mallar sonsuza kadar vezn ve keyl olma zelliini korur. Bu mallarn miktarn belirleme yntemiyle ilgili rfler toplumdan topluma, zamandan zamana farkllasa bile bunlar dikkate alnmaz. Hanef hukukularna gre hadislerde hakknda faiz yasa gelen vezn mallar sadece altn ve gm, keyl mallar da sadece buday, arpa, hurma ve tuzdur. Faizle ilgili hadislerde ismen bahsedilen sadece bu altsdr; dolaysyla bunlarn dndaki mallarda Resl-i Ekrem zamanndaki Hicaz rf belirleyici bir nem tamayp bir maln vezn veya keyl oluunun ls her blgenin kendi rfdr. Keyl ve vezn kavramlarna faiz konusunda Hanefler kadar nem atfeden Hanbel hukukular ise bu noktada kapsam daha geni tutma eilimindedir. Bunlar Reslullah zamannda Hicaz ehlinin rfnn esas alnmas gerektii, bu sebeple ad geen alt maln dnda bu rfte vezn olduu bilinen dier mallarn da daima vezn olarak kalaca grndedirler (bn Kudme, IV, 161). Hanbeller bu konuda arlk lsnde Mekke ehlinin, hacim lsnde Medine ehlinin rfnn esas alnmasn ifade eden hadisi de (Eb Dvd, By, 8) delil olarak kullanrlar. Buna gre Hz. Peygamber dneminde vezn iken sonradan keyl olan bir mal, kendi cinsinden baka bir vezn malla deitirildiinde bu iki mal arasnda vezn bakmndan eitlik aranaca iin keyl asndan eitlik olsa da buna itibar edilmez. filerin ve Mliklerin gr de Hanbellerin grne yakndr. Hanefler ise yukardaki hadisi ve Hicaz rfn sadece arlk ve hacim l birimlerinin miktarnn tesbitinde kullanrlar. Bu konuda Eb Ysuftan gelen iki farkl rivayetten daha zayf rf daha da ne kard iin dikkat eker. Buna gre Hz. Peygamber zamannda vezn veya keyl diye nitelenen misl mallar yalnzca o dnemin rf bakmndan vezn veya keyldir. Zira bir maln vezn veya keyl olmasnn ls ve illeti mutlak ekilde rftr, naslarda esas kabul edilen lte aykr bile olsa rf esas alnr. u halde mesel buday arlk lsyle alnp satlmaya balanr ve bu rf yerleirse onu hacim leini kullanmadan veznen eit llerde deitirmek geerlidir ve faizden uzak bir ilemdir (bn bidn, V, 176-177). Eb Hanfeye ve mam Muhammede gre ise buday keyl olma vasfn hibir zaman yitirmedii iin veznen eitlik salansa bile keylen fazlalk ihtimali sz konusudur, dolaysyla bu ilem ciz deildir. Hicazda hakknda bir rf bulunmayan bir malla ilgili olarak Haneflere, Mliklere ve Hanbellerdeki iki grten birine gre o maln bulunduu yerdeki rf mutlak lttr. Hanbellerdeki dier gre gre o maln Hicaz rfndeki benzeri esas alnr (Mverd, V, 106-108; bn Kudme, IV, 148). filerde ise bu konuda rfn esas alnmas yerine farkl ayrntl ltler gelitirilmi ve bu ltlerle zm bulunmadnda Hicaz rf esas alnmtr (Nevev, III, 380).

Vezn mallarn en nemli iki eidi olan ve zellikle para olarak da kullanlan altn ve gm bilhassa Hanef ve Hanbel doktrinlerinde dier vezn mallardan farkllar. Bunlar genelde misl mallar iinde vezn grubuna girse de bir hukuk ilemde baka bir vezn mala karlk geldiinde para/semen konumunda yer ald iin artk vezn olarak deerlendirilme imkn kalmaz. Bu yaklam bu iki mezhebin faizle ilgili teorilerinin getirdii amazdan kurtulma abasdr. nk mesel pamuk verip ya almada olduu gibi bir satm akdinde bedellerin ikisi de vezn ise faizle ilgili kural gerei deiim pein yaplmaldr. Eer altn ve gm paralar dier vezn mallardan farkl bir konuma yerletirilmezse ayn durum vezn olan altn ve gm para karlnda vezn bir mal almak iin de geerli olaca ve para ile yaplan ou alveriin veresiye iermemesi zorunluluu doaca iin gnlk hayattaki birok alveri faizli ilem haline gelecektir. Ayrca vezn mallarda selem yapmak olduka zorlaacak, hatta selem kaps kapanacaktr (bn Kudme, IV, 141; bnl-Hmm, VII, 14). Bu tkankl gidermek iin altn ve gmn dier vezn mallardan farkn ortaya koymaktan baka yol bulunmamaktadr. Bundan dolay altn ve gm, tartsnda miskal ve sanca gibi birimler kullanlmas sebebiyle rtl, menn, okka gibi birimlerle tartlan dier vezn mallardan ekil bakmndan, dier vezn mallarn aksine tayinle taayyn etmeyip semen cinsinden olmas sebebiyle de ierik ve z olarak farkllar. Ayrca insanlarn genel ihtiyac byle bir ayrm yapmay gerektirdiinden altn ve gmn vezn mallarla veresiye deiimine icm ile cevaz verildii, hatta bunun mezhep iinde geerlilii tartmal bir konu olan bir illetin icm sebebiyle tahsisi trnden olduu belirtilir (Cesss, IV, 247, 256). Yine selem akdi gibi bir bedelin pein, dierinin veresiye olduu akidler asndan mevznt terimiyle dirhem ve dinar dndaki vezn mallarn kastedildii, bu ikisinin ise semen mahiyetinde bulunduu iin ayr bir kategoride yer ald ifade edilerek (bnlHmm, VII, 72) konu zmlenmek istenmitir. Haneflerin bu husustaki forml yle zetlenebilir: Altn ve gm vezn olmayan mallar asndan vezndir, vezn mallar asndan ise vezn deildir. Klasik kaynaklarda madenler (altn, gm, demir, bakr vb.), iplik retiminde kullanlan ham maddeler (ipek, pamuk, keten, yn), kat yiyecekler (ekmek, et, tereya, peynir vb.), mum, safran gibi maddeler vezn mal grubunda yer alr. Hanbeller fndk, fstk gibi meyveleri keyl, Hanefler ise fnd vezn kabul etmitir. Hanbellere gre st, zeytinya, bal, pekmez, sirke gibi akc maddeler keyl iken (mekl) Haneflerde bitki yalar dahil her trl ya, bal, ceviz ii gibi yiyecek ve besin maddeleriyle misk, amber, kna, ap, saman, odun, kt gibi maddeler vezndir (Ali Haydar, I, 643). Ekmek gibi maddeler bazan aded olarak deerlendirilse de genel kanaat bunlarn vezn olduu ynndedir. Keyl olduu hadislerde de belirtilen tuz eer byk paralardan meydana geliyorsa Hanbellerdeki daha sahih gre gre grnm dikkate alnp veznen satlr. Hacimle llmesinde zorluk grlen her ey kendi cinsiyle deitirilmesinde dahi bu ekilde tartlarak satlabilir. Piyasada mevcut altn ve gm dndaki maden paralar (fels) yapldklar madenler vezn olsa bile vezn olmaktan km, para olarak saylp ilem grdkleri iin aded hale gelmitir (Serahs, XII, 182). Baz mellifler felsin sadece darphnedeki ilemde vezn sayldn, piyasada ise aded olduunu syler. Felsin aded olarak deerlendirilmesi, zellikle faiz ve selem akdiyle ilgili hkmlerde onu hem altn ve gm paradan hem de ham maddesi olan vezn bakr, demir gibi madenlerden farkl hkmlere sahip klmtr (bn Nceym, VI, 140-141, 169). Tedavlden kalkm felsler artk para olma zelliini kaybettiinden yapldklar maden gibi vezn olur. Hanef ve Hanbel mezheplerinde bir maln vezn veya keyl olmasnn en nemli sonucu bu maln

ister besin maddesi ister baka trden olsun ribev saylmas, dolaysyla kendi cinsinden bir malla alnp satlyorsa hem fazlalk hem de veresiye faizinin, baka cinsten bir vezn ile deitiriliyorsa burada da sadece veresiye faizinin sz konusu olmasdr. Bu sebeple ilemin faizden kurtulmas iin ilk durumda bedeller pein ve eit, ikinci durumda sadece pein olmaldr. Fazlalk faizine dmemek iin ayn cins iki maln deiiminde miktarda eitlik aranr; bu eitlik mesel vezn mallarda sadece arlk bakmndandr. Dolaysyla bir satm akdinde iki ayr vezn mal tartlmayp hacim leiyle eitlense slm hukukularna gre burada eitlik gereklememitir ve ilem faizli olur. Zira vezn mallarda eitlik yalnz tartma ile tesbit edilebilir (bn Kudme, IV, 145; bnl-Hmm, VII, 16). Faiz konusuyla irtibatl olarak bilhassa selem akdiyle ilgili hkmler asndan da vezn mallar nem arzeder. Selemde akde konu olan maln vadeli verilmesi sebebiyle veresiye faizinin ortaya kma riski sz konusudur, bu sebeple iki vezn maln deiimi ciz grlmemitir. Mesel pein sermaye olarak verilecek demir karlnda pamuk, yine mesel zeytinya karlnda peynir almak zere selem akdi yaplmas veresiye faizi kukusu sebebiyle ciz grlmez (bnl-Hmm, VII, 13-14). Temel para birimi saylan altn ve gm, madenler dahil dier vezn mallarla deitirilmekle birlikte sadece altn ve gmten sanat ve ustalkla yaplan malzemeler -kyem de olsa-vezn olmaktan kmadndan vezn mallarla ilgili hkmler bunlar iin de geerlidir. te yandan demirden el emeiyle retilen kl gibi bir eya kyem bir mal olduundan, selem akdinde demir hari baka bir vezn mala birbirinden farkl miktarlarda ve veresiye halinde karlk olabilir. Demire karlk olduunda ise cins birlii sz konusudur, dolaysyla bu akid faizlidir ve geerli deildir (Serahs, XII, 182). Her iki bedel ayn cinsten olmakla birlikte sadece birinin vezn olduu baz satm ve selem akidleri de zellik tar. Mesel canl bir hayvan karlnda ayn cinsten bir hayvann etinin satnn ciz grlmesi byledir. Hanef ve Hanbel mezheplerine gre et vezn bir mal olsa da canl hayvan vezn deildir. Farkl arlklarda byle bir sata cevaz verilse bile bunun pein olmas art aranr. Zira hayvan vezn deilse, et ve hayvan ayn cins olduundan bunlarn deiiminde iki faiz illetinden biri vardr. Bu sebeple Eb Hanfe ve Eb Ysuf hayvan karlnda etin pein satmn geerli grrken bunlarn vadeli deiimini, bir baka deyile hayvanda selem akdini ciz grmez. mam Muhammed, hayvanla et ayn cinsten ise verilen etin hayvandan kan etten daha fazla olmas artyla buna cevaz verir. Zira etler birbirine, fazlalk ise hayvandaki sakatata karlk gelir. Kaynaklarda zeytinin zeytinya, susamn tahin, pamuun pamuklu dokuma, buday veya unun ekmekle satnn hkm de tartmal konulardr. Ayn ekilde keyl baz mallarn vezn olarak satm veya seleme konu edilmesi zaman zaman tartlsa da alcnn vezn bir mal yerine dorudan para vermesinde grld gibi faizin sz konusu olmad durumlarda rf byle ise bu ilemleri geerli grme eilimi ar basmaktadr (bn Nceym, V, 306; VI, 140, 169). Hanef ve filere gre selem akdinde keyl olan bir maln miktar veznen belirtilerek akde konu edilebildii gibi tersi de cizdir, nemli olan gvenilir bir l ile miktarn belirtilmesidir. Ancak iki mal da vezn ise burada keylen eitlik geerli olmadndan ilem ounlua gre ciz deildir. Keyl ve aded (adediyyt- mtekribe) olan misl mallar blndnde normalde deer kaybna uramaz. Bu sebeple btn keyl mallarn fiyat birim fiyatla maln hacminin arpm zerinden hesaplanabilir. Keyl, aded ve blndnde deer kayb ortaya kmayan vezn mallar, gerek toplam miktar zerinden fiyat belirtilip gerekse toplam miktar belli olmadan sadece birim fiyat

belirlenerek satlabilir (Mecelle, md. 223). Toplam miktar belirtilerek satlan bu tr bir maln teslim sonras eksik kt anlalrsa bu durumda mteri ya akdi fesheder veya mevcut miktar birim fiyat zerinden yani semenden hissesiyle alr. Fazla karsa bu defa fazlalk satcya aittir, ona geri verilir. Zira bu tr vezn mallar teknik anlamda vezndir; akid belirli bir arlktaki mal zerinde gerekletiinden akde konu olan miktarla fazlalk belirli birim hesab yaplarak birbirinden ayrlabilir. Ancak blnmesi sebebiyle deer kaybna urayan veznlerde ise sat, maln btn iin bir fiyat verilerek yaplmsa akid sonras maln miktarnn akidde belirtilenden eksik geldiinin anlalmas durumunda mteri ya akdi fesheder veya mal olduu gibi akiddeki fiyat (semen) zerinden kabul eder. Fazla olmas durumunda da fazlalk mteriye aittir (Mecelle, md. 224). Yine byle bir mal semeni birim fiyat zerinden belirlenerek satldnda teslim sonras mal belirtilenden eksik veya fazla karsa mteri ya akdi fesheder veya birim fiyatla yeni arln arpmyla hesaplanacak yeni semeni kabul eder (Mecelle, md. 225-226). Zira bu mal fiyatla arln arpm sonucu fiyat belirlenen teknik anlamda vezn bir nesne deildir; blndnde deer kaybna urar ve akdin konusu ile fazlalk veya eksikliin deeri akidde belirtilen standart birim fiyat zerinden kendiliinden belli olmad iin anlamazla yol aabilir.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, vzn md.; Cesss, el-Ful fil-ul (nr. Uceyl Csim en-Neem), Kveyt 1414/1994, IV, 247, 256; Mverd, el-vil-kebr (nr. Ali M. Muavvaz - dil Ahmed Abdlmevcd), Beyrut 1414/1994, V, 106-108; Serahs, el-Mebs, Beyrut 1414/1993, XII, 173, 182-183; Fahreddin er-Rz, Meftul-ayb, Beyrut 1401/1981, XIV, 29; Muvaffakuddin bn Kudme, el-Mun, Beyrut 1405, IV, 141, 145, 148, 161, 235; Nevev, Ravat-libn, Beyrut 1405, III, 380; ehbeddin el-Karf, e-are (nr. Muhammed Hacc v.dr.), Beyrut 1414/1994, V, 10, 120, 171, 177, 294, 514; VI, 30, 168, 198, 204, 281; VII, 197-198, 199, 248, 250, 376; VIII, 22, 288, 312-313, 326; IX, 42, 62, 282, 297-298; Beyzv, Envrt-tenzl (nr. M. Abdurrahman elMaral), Beyrut, ts. (Dru ihyit-trsil-Arab), III, 208; bnl-Hmm, Fetul-adr, VI, 345; VII, 13-14, 16, 72; Zekeriyy el-Ensr, Esnel-melib (nr. M. M. Tmir), Beyrut 1422/2001, II, 87; bn Nceym, el-Barr-ri, Beyrut, ts. (Drl-marife), V, 306; VI, 128, 140-141, 169; Muhammed b. Ahmed ed-Desk, iye ale-eril-kebr, Kahire 1328 Beyrut, ts. (Drlfikr), III, 20-21, 54, 97, 134, 144, 501; IV, 92; bn bidn, Reddl-mutr (Kahire), V, 149, 176177; Mecelle, md. 134, 223-226, 273, 1119; Ali Haydar, Drerl-hkkm, stanbul 1330, I, 643; Vezn, Mv.F, XLIII, 136-138. Hasan Hacak

VEZZN
) ( Eb Abdillh (Eb s) Muhammed el-Mehd b. Muhammed b. Muhammed el-Hasen el-mrn elVezzn el-Fs (1850-1923) Mlik fakihi. Fasn kuzeyindeki Vezzn ehrinde dodu. Soyu Hz. Hasann torunlarndan mrn b. Yezd b. Abdullaha ular. Vezznda babasndan, Muhammed et-Ttvn ve Ahmed b. Arab el-Kreftden kraat dersleri alan Vezzn, Eb Muhammed Abdsselm, Ahmed b. Hassn el-mrn ve Muhammed es-Savvftan eitli ilimler tahsil etti. Ardndan Fas ehrine gitti. Orada dnemin nde gelen eitim kurumu Cmiul-Karaviyynde temel hadis metinleriyle Mlik fkh ve usulne dair eserleri, ayrca Venersnin el-Miyrn okudu. Kraat derslerini Fasl hocas Eb Slim Abdullah el-Bekrvden tamamlayp iczet ald. Daha sonra Abdullah b. drs el-Vedgr el-Bedrv, Muhammed b. Meden Gennn, Muhammed b. Abdurrahman el-Alev el-Hasen, Mehd b. Muhammed bnl-Hc es-Slem, Muhammed b. Muhammed el-Makkar ez-Zemaher, Muhammed b. Abdlvhid bn Sde el-Celld, Fas Kads Muhammed Hamd b. Muhammed b. Bennn, Cafer b. drs el-Kettn, Muhammed b. Ksm el-Kdir, Mehd b. Tlib bn Sde ile kardeleri mer bn Sde ve Ahmed bn Sde gibi limlerden ders okudu. Franszlara kar mcadelesiyle tannan Moritanyal lim Mlayneyn Muhammed Mustafa el-Kalkam e-inktden de iczet ald. Hocalarndan Muhammed b. Meden Gennn, Karaviyyndeki slahat dncenin nde gelen ahsiyetlerinden biriydi. zellikle yaygn tasavvuf anlaynn bidat olduu, gerilemeye yz tutmu mftlk makamnn ictihadla yeniden canlandrlmas gerektii ynndeki fikirleriyle n plana kmaktayd. Hocas Cafer b. drs el-Kettn de benzer grlere sahipti. Vezzn, eitimini tamamladktan sonra ders ve fetva vermeye balad; yaad dnemde Fas toplumunun sorunlaryla ilgilendi. Yetitirdii ok saydaki rencileri arasnda Muhammed Sdk b. Thir, Slih el-Asel, Muhammed en-Neccr, Abdsselm b. Abdlkdir bn Sde, Muhammed Abdlhay el-Kettn, Abdlhafz b. Muhammed Thir el-Fs ve Muhammed Mahlf zikredilebilir. 29 Muharrem 1342de (11 Eyll 1923) Fas ehrinde vefat eden Vezznnin kabri Bblfth dndaki Ravzatmiyyndedir. Vezznnin ilm otoritesi ve toplumda kazand saygnlk, Fas Alev Hkmdar Sultan Abdlazze (1894-1908) danmanlk yapt eklinde yorumlara sebep olmakla birlikte (Terem, s. 60) o dneme ait kaynaklarda bu konuda herhangi bir bilgiye rastlanmamaktadr. Ancak Franszlarn asker, ekonomik ve idar reform taleplerini deerlendirmek zere ubat 1905te kurulan ve limlerle tcirlerden oluan Meclisl-aynda yelik yapm, ayn yl halkn Fransz reformlarna kar tepkisini deerlendirmek amacyla Tunus, Cezayir ve Tancaya gnderilmitir. Fasn siyas istikrarszlk, smrgecilik ve modern hayata gei dneminin sorunlaryla yzletii alkantl bir dnemde yaayan Vezzn eserlerinde bu tr konulara geni yer verir ve kendi dnemine kadar gelen Mlik nevzil geleneine nclk eder. Bu sebeple kitaplarnda ele ald konular ve fetvalar, hem Mlik mezhep birikiminin yeni sorunlar zmedeki potansiyelini hem de hukuk-sosyal

realite ilikisini ortaya koyan nemli belgelerdir. Eserlerini dnemin hararetli siyas ve ilm tartmalarnn glgesi altnda kaleme alan Vezzn, bir yandan kendi slah dncesini aklarken bir yandan da reform taraftarlarnn taleplerine kar toplumsal problemlere mezhep ierisinden cevaplar reterek alternatif bir yol ortaya koymaya almtr. te yandan genlik yllarn geirdii Vezzn ehrinin Abdullah b. brhim el-drsnin (. 1089/1678) kurduu Vezzniyye tarikatnn merkezi olmas onun erken yalardan itibaren tasavvuf kltryle yetimesini salam, bu durum daha sonraki faaliyetlerini ve almalarn etkilemitir. Eserlerinde bulunduu blgede devam edegelen baz tarikat detlerini, zikir halkalarn ve velleri ziyareti savunmas onun bu kltrn iinden gelmesiyle yakndan ilgilidir. Muhammed Abduhun almalarndan etkilenen Fasl baz ilim adamlarnn evliyaya tevessl gibi konularda kendisine ynelttii sorulara el-Miyrda cevap vermesi de bunu gstermektedir. Ancak Vezzn tarikat dbnn er ereve iinde kalmas gerektii hususunda srarc olmutur. Eserleri: 1. el-Miyrl-cedd. Mlik fkh ansiklopedisi niteliindeki eserin tam ad enNevzill-ceddetl-kbr f-m li-ehli Fs ve ayrihim minel-bedvi vel-ur el-msemm bilMiyril-ceddil-cmiil-murib an fetval-mteairn min ulemil-Maribdir (I-XI, Fas 1328; nr. mer b. Abbd, I-XII, Rabat 1417-1421/1996-2000). Vezzn bu eserini Venersnin el-Miyrnn devam mahiyetinde yazm, onun dneminden kendi zamanna kadar yaam Marib Mliklerinin nevzil tr eser ve fetvalarn derlemitir. Eserde yer alan konular ve bunlara verilen cevaplarn, karlalan yeni meselelere zm sunacak bir nitelik tadn kitabn giriinde ima eden Vezzn, almasna el-Miyrl-cedd adn vermekle kendini dneminin Venerssi olarak grdn ileri srmektedir. Mutaarl-allin konu balklar esas alnarak dzenlenen eserde Marib Mlikliine ait nevzilin yan sra mellife ve dier baz limlere ait baz eserler de btnyle nakledilmitir. Daha ok 1008-1317 (1600-1900) yllar arasnda yaam limlerin fetvalarn ihtiva eden eserin byk ksm Vezznnin kendi fetvalarndan oluur. Kitabn bir blm, Jacques Berque tarafndan Les nawzil el-Muzraa du Miyr al-Wazzn adyla Franszcaya tercme edilmitir (Rabat 1940). Muhammed el-Hafzv, et-Tabul-mad f fhil-emvl min illil-Miyril-cedd el-murib an fetval-mteairn min ulemilMarib adyla bir doktora tezi hazrlamtr (2009, Sd Muhammed b. Abdullah niversitesi, Sais/Fs). 2. el-Mineus-smiye fin-nevzilil-fhiyye (I-IV, Fas 1318-1319; I-IV, Rabat 19921993). en-Nevzil-ur olarak da bilinen eser el-Miyrl-ceddden yirmi yl kadar nce yazlmtr. Mellife ait fetvalarn yan sra hocalarnn ve Venersden sonraki dnemde yaam Maribli limlerin nevzillerini de ierir. 3-4. eru Ameliyyti Fs. Vezzn, Eb Zeyd Abdurrahman b. Abdlkdir el-Fsnin Fastaki rf uygulamalar ieren el-Amell-Fs adl 300 beyitlik manzumesine iki erh yazmtr. Bunlarn ilki, meseleleri genie ele ald eru Ameliyyti Fs el-kbr: e-if elle l yudiru seamen vel besen adl erhtir. Dierinin ad eru Ameliyyti Fs e-ur: Tufet ekysin-ns bi-eri Ameliyyti Fs olup (Fas 1333; nr. Him Alev el-Ksm, Rabat 1422/2001) ilkinin zeti niteliindedir. 5. el-Kevkibn-neyyre vel-cevhirl-mutre al eril-Mridil-mun li-ey Meyyre (I-II, Fas 1322). Mlik fakihi Meyyrenin, hocas bn irin el-Mridl-mun adl ilmihaline ed-Drr-emn adyla yazd erh zerine kaleme alnan bir hiyedir. Eserin sonunda mellifin eitli konulara dair rislesi yer almaktadr. 6. Tufetl-hu bi-neri m taammenethu Lmiyyetz-Ze. Zekkkn slm muhakeme usulne dair kasidesinin bn Sde et-Tvd tarafndan yazlan erhinin hiyesidir (asl metin ve erhle birlikte, Fas 1301, 1308, 1315, 1325, 1327, 1334, 1341). 7. iye al

eri-urfe f nami elbil-ad (Fas, ts.). Muhammed Arab b. Ysuf el-Fihr el-Fsnin hadis usulne dair manzum eserine Muhammed b. Abdlkdir el-Fsnin yazd erhin hiyesidir. 8. iye al eri bn Sde et-Tvd al Tufeti bn m (I-III, Fas 1308-1310, 1316, 1330). Eb Bekir bn sm el-Grntnin Mlik fkhyla ilgili Tufetl-kkm f nketil-ud velakm adl manzum eseri iin bn Sde tarafndan kaleme alnan erhin hiyesidir. 9. iye al eril-Mekkd li-Elfiyyeti bn Mlik (I-II, Fas 1318). 10. iye al eril-Br al Manmeti bn Krn fil-mecz vel-istire min ilmil-beyn (Fas 1299, 1324; Rabat 1347; Beyrut 2008, el-stire adyla). 11. iye al Mbrizil-avidil-irbiyye minel-adetilmicrdiyye lir-Resmk (farkl tarihlerde blmler halinde yaymlanmtr, Fas 1294, 1311, 1312, 1323; Dmak 2008). 12. ul-meslikil-afiyye ilel-fttil-ayymiyye (Fas 1298, 1309). Ebl-Abbas Ahmed b. Ahmed es-Sdnnin bn currmun el-Muaddimetl-currmiyyesine yazd erhin hiyesidir. 13. Fihrist (Fas 1314). 14. en-Nuul-li li-kffetil-mslimn bittevessl ileyhi tel bi-afiyihil-muarrebn (Fas 1870). Hz. Peygambere ve evliyaya tevessln ciz olmad yolunda biri Muhammed Msya, dieri Muhammed Abduha ait iki fetvaya cevap mahiyetindedir. 15. F Cevzi-ikr maal-cenze ve refi-avt bil-heylele (Fas, ts.). Rehnnin cenaze merasimlerinde sesli bir ekilde zikir yaplmasnn bidat olduunu ileri sren eserine reddiye olarak yazlmtr. 16. Buyet-libir-ribil-d f ibati altil-d filmescid (Fas 1895; el-Miyrl-cedd iinde, Rabat 1417/1996, I, 579-599). 17. es-Seyfl-mesll bil-yedil-ymn li-ai resi bn Mhenn (Fas 1324). Mutasavvf olduunu iddia eden bn Mhennnn zellikle Marib limlerine ve faziletli kiilere hakaret ieren iye al ey elVerteln adl eserine reddiyedir. 18. Risletn-nar li-kerhetil-ab vel-iticc al men nzea fh f altil-far (Fas 1316; Ttvn 1389/1969; el-Miyrl-cedd iinde, Rabat 1417/1996, I, 280-357). Eb Abdullah el-Misnvnin farz namazlarda ellerin balanmas gerektii yolundaki grne reddiye amacyla yazlmtr.

BBLYOGRAFYA

Vezzn, en-Nevzill-ceddetl-kbr: el-Miyrl-cedd, [bask yeri yok] 1328, I, 1-3; a.e. (nr. mer b. Abbd), Rabat 1417-21/1996-2000, I, 14, 280-347, 579-599; IV, 641-646; IX, 204-230; XII, 626 vd., 677; ayrca bk. neredenin girii, I, 5-11; a.mlf., Tufet ekysin-ns bi-eri Ameliyyti Fs (nr. Him el-Alev el-Ksm), Rabat 1422/2001, neredenin girii, s. 7-8; Serks, Mucem, II, 1915-1917; K. Brown, Profile of a Nineteenth-Century Moroccan Scholar, Scholars, Saints and Sufis (ed. N. R. Keddie), Berkeley-Los Angeles 1972, s. 139-146; E. Burke III, The Moroccan Ulama 1860-1912: An Introduction, a.e., s. 103, 115-123; a.mlf., Prelude to Protectorate in Morocco: Precolonial Protest and Resistance: 1860-1912, Chicago 1976, s. 81-85, 86; Menn, Mehiru yaaatil-Maribil-ad, Beyrut 1405/1985, II, 203, 327-328, 335-338; drs b. Mh eldrs el-Kaytn, Muceml-mabtil-Maribiyye, Sel 1988, s. 165, 363-365; Alll el-Fs, el-arektl-istilliyye fil-Maribil-Arab, Rabat 1993, s. 106-107; M. Felh el-Alev, Cmiul-araviyyn vel-fikrs-Selef: 1873-1914, Drlbeyz 1994, s. 127-129; Abdsselm b. Abdlkdir bn Sde, Selln-nil lin-nil bil-ey ve ehlil-keml: Fihris-y (nr. Muhammed Hacc), Beyrut 1417/1997, s. 29-31; Muhammed el-Kdir - Muhammed Mel, Fihrisl-mabtil-aceriyyetil-Maribiyye, Drlbeyz 2004, s. 32, 39, 102-106, 153, 180,

186-187; Muhammed Mahlf, eceretn-nriz-zekiyye f abatil-Mlikiyye (nr. Ali mer), Kahire 1428/2007, II, 496-497; E. Terem, The New Miyar of al-Mahd al-Wazzn: Local Interpretation of Family Life in Late Nineteenth-Century Fez (doktora tezi, 2007), Harvard University, s. 1, 8, 30-31, 39-40, 60, 61; a.mlf. - S. D. Powers, From the Miyr of al-Wanars to the New Miyr of al-Wazzn: Continuity and Change, Jerusalem Studies in Arabic and Islam, XXXII, Jerusalem 2007, s. 236-237; P. Mispoulet, al-Miyr al-Djadd La nouvelle pierre de touche des fatws du Faqh al-Mahd al-Ouazzan al-Imrn, RMM, XXIV (1913), s. 301-303; Rahma Bourqia, Droit et pratiques sociales, les cas des Nawzil au XIXe sicle, Hespris Tamuda, XXXV/2, Rabat 1997, s. 131-145; Cuma Mahmd ez-Zrayk, lletn al kitbil-Miyrilcedd lil-Vezzn f abatihil-cedde, Mecellet Klliyyetid-davetil-slmiyye, sy. 21, Trablus 2004, s. 114; Mohamed el-Mansour, Wazzniyya, EI (ng.), XI, 201-202. Necmettin Kzlkaya - Osman Ylmaz

VCDE
() Hadis alma yollarndan biri. Szlkte bulmak anlamna gelen vicde kelimesi hadis terimi olarak bir rvinin bizzat ulaamad yahut ulam olsa da kendisinden hadis sem etmedii, ayrca iczet vb. yetkiler de almad bir hocann hattyla yazlm hadislerin kaydedildii metinleri bulmas veya bunlar satn alma gibi yollarla elde etmesi demektir. Rvinin, kendisinden hadis sem ettii bir hocaya ait olup ondan bizzat duymad hadislerin bulunduu metinlere ulamas da vicde kapsamna girer. Vicdenin ilk rnekleri sahbe devrine kadar gider. Abdullah b. mer, Hz. merden iitmedii halde onun klcnn kabzasnda bulduu zektla ilgili bir metni vicde yoluyla rivayet etmi (Hatb el-Badd, s. 353-354), ayn metni daha sonralar mam Mlik de vicde yoluyla aktarmtr (elMuvaa, Zekt, 23). Tbinden Hasan- Basr, Sbit el-Bnn, Katde b. Dime ve Mutarrif b. Abdullah gibi isimler de vicde yoluyla hadis rivayet etmilerdir (Hatb el-Badd, s. 354). Vicdenin oka grld yerlerden biri aile isnadlardr. Baz limlere gre Amr b. uayb an ebhi an ceddih eklindeki isnadla gelen hadislerin ou, Abdullah b. Amr b. sa ait metinlerin torununun olu Amr b. uayb tarafndan vicde yoluyla naklinden ibarettir (a.g.e., a.y.; bn Hacer, VIII, 49). En mehur vicde rnekleri ise Ahmed b. Hanbelin el-Msnedinde mevcuttur. Mellifin olu Abdullah, babasna ait metinlerde bulduu 110 hadisi el-Msnedin eitli yerlerinde vicde tarikiyle rivayet etmitir. Bunlarn bazlar Ahmed b. Hanbelden baka yollarla da gelmekle birlikte otuz nn vicde dnda tariki bulunmamaktadr (mir Hasan Sabr, s. 19). Mslimin elCmiu-ainde vicde usulyle aktarldklar gerekesiyle eletirilen hadisler mutlak vicde rnekleri olmayp Mslimin, hocas Eb Bekir bn Eb eybenin kendi hocas Eb smeden dinledii hadisleri yazd metinleri sonradan bulup rivayet etmesi eklinde gereklemitir. Bu hadislerin muttasl tarikleri de vardr (Syt, II, 58-59). Vicde hadis tahamml yollar iinde son srada yer alr. Hatta baz muhaddisler onu, bir rivayet vastasndan ziyade metnin buluntu olduunun ifade edilmesi eklinde deerlendirmitir (EblFid bn Kesr, s. 123; Ahmed Muhammed kir, s. 125). Vicde ile elde edilen hadislerin ahberen ve haddesen gibi lafzlarla rivayet edilmesi hadis limleri tarafndan ciz grlmemitir. Bu hadisleri sem intiba verecek biimde an veya kle fln gibi ifadelerle nakletmek ise tedls kabul edilip eletirilmitir (Kd yz, s. 117; bns-Salh, s. 179; bu ekilde hadis rivayet ettikleri ne srlen baz kiiler iin bk. Sehv, II, 154-155). Vicdenin ciz saylan rivayet slbu, yaznn sahibine aidiyetinden emin olunduu durumlarda vecedt/karat bi-hatti fln, vecedt f kitbi flnin bi-hattih gibi rivayet lafzlarnn, yaznn sahibine aidiyetinin pheli olduu durumlarda ise belean/vecedt an fln, karat f kitbin kle inneh bi-hattih vb. ifadelerin kullanlmasdr (bk. BEL). Vicde ile aktarlan hadisler aslnda mnkat kategorisinde yer almakla birlikte hattn mellife aidiyetinden phe edilmedii durumlarda bir nevi ittisal zellii kazand da sylenmitir (bns-Salh, s. 178). Yine hatta gvenilmesi durumunda vicdenin gerekte vicdeye benzeyen, ancak eyhin iznini ihtiva etmesi bakmndan ondan ayrlan iczetten aa kalmayaca da belirtilmitir (Ahmed Muhammed kir, s. 126).

Aralarnda fark olmakla birlikte sahaflik meselesinin de vicdeyle ilgisi vardr. Kiinin, hadisleri muteber tahamml yollaryla renip rivayet etmek yerine yazl metinlerden alp aktarmay alkanlk haline getirmesi hadis ilminde kusur saylm, bu ekilde davrananlar cerhetmek maksadyla sahaf tabiri kullanlmtr (bk. MUSAHHAF). Bir kitaptan onun mellifine ulaan bir isnad kullanmakszn dorudan hadis naklederken eldeki nsha sika bir rvi tarafndan gvenilir bir nshayla mukabele edilmemise ve hadisi nakleden kii metindeki tahrifat ve eksiklikleri farkedebilecek vasfta deilse kle flnn kez gibi ibarelerin kullanlmas uygun grlmemitir (bns-Salh, s. 179-180). Vicde yoluyla elde edilen hadislerin rivayet edilmesi hususu ile o hadislerin gereince amel edilmesi hususu birbirinden ayr ekilde deerlendirilmitir. Bu tr hadislerin rivayeti konusunda muhaddisler sk artlar ileri srmekle birlikte zellikle fi mezhebine mensup fukaha arasnda gvenilir metinlerden vicde ile aktarlan hadislerle amel edilebileceini syleyen, hatta amel edilmesinin vcip olduunu ileri sren fakihler vardr (mml-Haremeyn el-Cveyn, I, 648). Rivayet artlarnn ilk dnemlere gre ok deitii VII (XIII) ve VIII. (XIV.) yzyllar gibi ge devirlerde ise bu hadislerle amel etmekten baka kar yol kalmad gr benimsenmitir (bnsSalh, s. 180-181; Nevev, s. 66).

BBLYOGRAFYA

Hatb el-Badd, el-Kifye, Medine, ts. (el-Mektebetl-ilmiyye), s. 353-354; mml-Haremeyn el-Cveyn, el-Burhn f ulil-fh (nr. Abdlazm ed-Db), Devha 1399, I, 648; Kd yz, ellm (nr. Seyyid Ahmed Sakr), Kahire 1389/1970, s. 117; bns-Salh, Ulml-ad, s. 178181; Nevev, et-Tarb vet-teysr (nr. Salh M. M. Uveyza), Beyrut 1407/1987, s. 66; Ebl-Fid bn Kesr, tiru Ulmil-ad (Ahmed M. kir, el-Bil-a iinde), Beyrut 1415/1994, s. 123; bn Hacer, Tehbt-Tehb, VIII, 49; Sehv, Fetul-mu, Beyrut 1403/1983, II, 151-157; Syt, Tedrbr-rv (nr. Ahmed mer Him), Beyrut 1417/1996, II, 58-59; Tecrid Tercemesi, Mukaddime, I, 445-448; Ahmed Muhammed kir, el-Bil-a, Beyrut 1415/1994, s. 125-126; mir Hasan Sabr, el-Vicdt f Msnedil-mm Amed b. anbel, Beyrut 1416/1996 s. 9-22, 229. Halit zkan

VCDAN
() Szlkte bulmak, zenginlemek, sevmek, zlmek, fkelenmek anlamlarndaki vecd kknden masdar olan vicdn ve ayn kkten vcdn, cide gibi kelimeler bolluk, rahatlk, zenginlik, vecd ise znt, ayrca sevgi mnasna gelir (Rgb el-sfahn, el-Mfredt, vcd md; Lisnl-Arab, vcd md). Terim olarak vicdan insann iinde bulunan ahlk otorite, ahlk deerler ve eylemler hakknda hkm verme ve yarglama yeteneini ifade eder. Yine ayn kkten vcid (zengin) hadislerde esm-i hsn arasnda zikredilir (Tirmiz, Daavt, 82; bn Mce, Du, 10). Klasik slm mantnda i duyularla kavranan ak nermeler iin vicdniyyt terimi kullanlr (etTarft, Vicdniyyt md.; Ahmed Cevdet Paa, s. 120; Ceml Salb, II, 557); son dnem ahlk literatrnde vicdan kelimesinin benimsenmesi muhtemelen bu kullanmdan ileri gelmitir. Osmanllarn son dnemiyle Cumhuriyet dneminde Bat ahlk felsefesine dair eserlerin Trkeye evrilmesi srecinde Franszcada ahlk uuru ifade eden conscience morale tamlamasnn vicdan kelimesiyle karland grlmektedir. Nitekim smail Fenni (Erturul) Lugate-i Felsefede (s. 125) conscience morale iin hiss-i btn, vicdan, hayr erden temyiz etme kuvveti, vazfe-i hiss, er ilemekten hsl olan strap ve hayr ilemekten husule gelen srur eklinde zengin bir tanm yapmtr. Abdlhalim Memduhun Tasvr-i Vicdn (stanbul 1301), Mehmed Cemalin Vicdan Azaplar (stanbul 1308), Ali Namnn Talm-i Vicdn (stanbul 1325) adl kitaplaryla Ali Fuadn Tolstoydan evirdii Vicdan (stanbul 1343) gibi eser balklarnda da bunu grmek mmkndr. Slih Zekinin Alexis Bertranddan tercme ettii Felsefe-i Ahlkyye adl kitabn (stanbul 1333) bir blm (s. 32-47) Vicdan ve htiss- Ahlk, Ferit Kamn Emile Boiractan evirdii Mebdi-i Felsefeden lm-i Ahlkn (Ankara 1339-1341) bir blm de (s. 1736) Vicdn- Ahlk baln tar. Leon Marillienin vicdan zgrlyle ilgili bir kitab Trkeye Hrriyyet-i Vicdn (trc. Hseyin Cahit [Yaln], stanbul 1324), Arapaya urriyyetlvicdn (trc. Eb Samm Azz Sm, Badat, ts.) adyla evrilmitir. Modern Arapada ise bazan vicdan, ounlukla da zamr (insann iinde saklad ey, sr) kelimesi kullanlmaktadr. Muhammed ez-Zyid ve arkadalarnn hazrlad el-Mevsatl-felsefiyye el-Arabiyyede (Beyrut 1986) ilgili madde Zamr baln tar (s. 542-551). Yine Fud hinin R. Doron ve F. Parotdan tercme ettii Mevsat ilmin-nefste (Beyrut 1997) Conscience maddesi Vay (uur), Zamr (I, 244-247), conscience morale ise zamr ahlk (I, 247-248) eklinde karlanmtr. Kurn- Kermde vicdan kelimesi gememekle birlikte birok yette insanda bulunan ve onun irad fiillerini ahlk llerine gre denetleyen, iyilik yapmaktan sevin, ktlk yapmaktan strap duyan bir ahlk melekeden sz edildii, tvbenin de byle bir vicdan hesaplamann rn sayld grlr (mesel bk. en-Nis 4/17-18; el-Mide 5/38-39; en-Nahl 16/119). Kuranda insann psikolojik yapsyla ilgili olarak en ok geen kelimelerden nefis, vicdann tesirini de iine alan geni bir anlama sahiptir. nsann kiiliini ve benliini meydana getiren, btn yeteneklerinin merkezi olan ve eitli mertebelerden teekkl eden nefsin benmerkezci ve hazc durumuna nefs-i emmre (Ysuf 12/53), kendini sorgulama ve deerlendirme boyutuna nefs-i levvme (el-Kyme 75/2), din ve ahlk deerlerle tam uyumlu en st basamana da nefs-i mutmainne (el-Fecr 89/2728) denmitir. Kurana gre nefis, vicdan boyutu sayesinde kendini denetleme ve buna gre dl

veya ceza verme yetkisine sahiptir (el-Enbiy 21/64; en-Neml 27/14). Nefsin iyilik ve ktlkleri ayrt edebilecek ekilde yaratldn, nefsini arndrann ebed kurtulua ereceini, onu kirletenin ise ziyana urayacan ifade eden yetlerdeki (e-ems 91/7-10) nefis kelimesi de vicdan hatrlatmaktadr. Nefisle ilgili yetleri yorumlayan mfessirler insanda iyiyi ktden ayrt eden bu yetenei din sorumluluk iin art olarak grmler, bu ftr zelliin tabiatnda fayda ve haz veren eylere yaklama, zarar ve ac veren eylerden uzaklama eiliminin bulunduunu sylemilerdir (mesel bk. Mtrd, V, 464-465; Elmall, VIII, 5857-5859). Kurn- Kermde yine ska geen kalp kelimesi baz yetlerde vicdan anlamna da gelmektedir. Buna gre iyi ve kt eilimlerin mcadele alan olan kalp, imana ve ahlk selmete ulama yolunda her trl kt duygudan uzak tutulmaldr (el-Mide 5/41; el-Ahzb 33/53). hirette kurtulua erebilmek iin Allahn huzuruna temiz bir kalple varma gereini bildiren yetteki kalb-i selm terkibi de (e-uar 26/89) her trl sorumluluun yerine getirilmesinin huzurunu tayan vicdan nitelemektedir. Ayn zamanda insann davranlarn denetleyen kalbin bu ilevini yerine getirip getirmemesine gre nitelik kazanacan bildiren birok yet vardr. Buna gre ktl tercih edip yoldan sapanlarn kalpleri mherlenmekte (el-Bakara 2/7; el-Arf 7/101; Muhammed 47/16), katlamakta (el-Mide 5/13; el-Enm 6/43), perdelenmekte (el-Enm 6/25) ve sonuta gerei alglayamaz duruma gelmektedir (el-Arf 7/179; et-Tevbe 9/87, 93). Hz. Peygamberin evresindeki insanlara nzik ve yumuak davranmasnn nemini vurgulayan yetteki galzul-kalb (kat kalpli) ifadesini (l-i mrn 3/159) Trkede acmasz, vicdansz eklinde karlamak mmkndr. radelerini iyilik yolunda kullananlarn kalpleri seknet, sebat, i tatmin, gnl huzuru gibi mnev hazlarla dllendirilmektedir (el-Bakara 2/260; l-i mrn 3/126; el-Mide 5/113). nsann hakk benimsemeye yatkn olan tabiatn belirten ftrat kelimesi en saf haliyle vicdan da iine alan bir ierik tamaktadr (er-Rm 30/30). Hadislerde vicdan kavramna daha ok kalp kelimesi etrafnda temas edilir. Ahlk yeteneklerin merkezi saylan kalp (Buhr, mn, 39; bn Mce, Fiten, 14) temiz yaratlmakla birlikte gnahlarla kirletilebilir (Mslim, mn, 231; Msned, V, 386, 405). Gzel ilerin kalbe huzur verdiini, kt davranlarn onu rahatsz ettiini bildiren hadisler (Msned, IV, 182, 227, 228; Mslim, Birr, 14-15) insann ftraten temiz bir vicdana sahip olduuna iaret eder. Abdullah b. mer, Kul kalbini rahatsz eden fiilleri terketmedike takvnn hakikatine eremez szyle (Buhr, mn, 1) dindarlkla vicdan huzuru arasndaki ilikiyi vurgulamtr. Tvbeyi ksaca pimanlk ve af dileme eklinde tanmlayan hadis (Msned, VI, 264; ayrca bk. bn Mce, Zhd, 30; Msned, I, 376, 423, 433) vicdan yarglamann dindeki nemini belirtir. Yine bir hadiste kalbin ahlk tesirinin beden hareketlerini ynlendirdii (Mslim, Mst, 107), bu sebeple Allahn insan varlnda en ok itibar ettii unsurun kalp olduu bildirilmitir (Msned, II, 285; Mslim, Birr, 32; bn Mce, Zhd, 9). Dier bir hadise gre iyilik yapan kiinin sevin, ktlk yapann znt duymas onun inancnn bir gstergesidir (Msned, I, 398; V, 251-252; Tirmiz, Tefsrl-urn, 2/35). Klasik slm literatrde de vicdan kavram karlnda genellikle nefis ve kalp kelimeleri kullanlmtr. Tasavvufa gre kalp din ve ahlk faziletlerin kaynadr. Baz konularda akln snrlarn aan din hakikatlerle ilh srlar hakknda doru bilgi edinmenin en gvenilir yolu kalbi gnah kirinden, cehalet, taklit ve taassuptan arndrmaktr; bu da tasavvufta vicdan arnmann nemini gsterir. Kalp eitli yollarla temizlendiinde insan ahlk davranlara ynelttii gibi onun mnev lemi ve gereklerini idrak etmesini de salar (Muhsib, s. 87-90; Eb Tlib el-Mekk, I, 113-126). Kelm limleri de insan kalbinde havtr ad verilen i uyarclarn bulunduunu belirterek bunlar rahmn ve eytan diye ikiye ayrmlar; rahmn havtr bir ii yapmaya veya

ondan saknmaya sevkeden, ayrca Allaha itaate aran, vicdana benzer mnev bir yap olarak deerlendirmilerdir (Abdlkhir el-Badd, s. 26-28; bn Frek, s. 31). slm felsefesi geleneinde, Me anlaya uygun biimde insan nefsin (nefs-i ntka) iki yeteneinden biri olan amel akln bedende gerekleen btn hareketlerin ilkesini oluturduu, bu yetenein nefsin nazar akl denilen dier yeteneiyle irtibat kurarak ahlk hkmler verdii, bu hkmlerin ilkelerini nazar akldan ald, bu sayede insann hayr-er, fazilet-rezlet gibi deerler arasndaki fark kavrad belirtilir. Mslman dnrlere gre insan nefsin bilme ve yapmayla ilgili yetenekleri arasndaki bu balant arttka amel akln bedene bamll azalr, dolaysyla ahlk yetkinlii geliir (Kind, II, 273-275; Frb, s. 103). Gazzlnin yapt tanmlardan biri bu yetenein vicdan boyutuyla ilikisini yanstmaktadr. Buna gre insann duygularna hkim olma gcne akl denir. Canllar arasnda yalnz insanda bulunan bu anlamdaki akl onun en yetkin vasfdr (Tehftl-felsife, s. 73). Gazzl iradeyle ayn ey sayd bu akl insann, davranlarndan doacak sonular ve doru yolu nceden grme yetenei, iyi olan yapma ve bunun iin gerekli yollara bavurma ynnde iinde uyanan evk ve istek biiminde tanmlamtr (y, III, 8) ve bu tanmn gnmzde vicdana yklenen balca fonksiyonlar ierdii grlmektedir. Benzer grler Gazzl sonrasnda da devam etmitir (mesel bk. Fahreddin er-Rz, s. 77, 81-83; Nasrddn-i Ts, s. 36-37; Knalzde Ali elebi, s. 75-76). slm kaynaklarda insan tabiatnda ahlk uura sahip bir yetenein bulunduu kaydedilmi, farkl kelimelerle anlan bu gcn nitelii ve ilevleri zerinde durulmutur. Ancak sz konusu yetenee vicdan denilmesi ve kelimenin terim olarak slm literatre girmesi modern dnemde Batdan yaplan evirilerin etkisiyle gereklemitir. Antik Yunanda Sokratn daimonion dedii insann iindeki ahlk uyarc Ortaa skolastik felsefesinde her bireyin iinde var olan ilh ses, Aydnlanma anda ise insana zg ahlk duygusu veya akl yetenek diye nitelendirilmitir. Kantn ahlk yasalar, Freudun sper ego, Piagetin zerk ahlk kavramlar da vicdanla benzerlik gsterir. Modern Bat felsefesinde vicdann mahiyeti, oluumu, ahlk ve dinle ilikisi, beden zerindeki etkileri, vicdan terbiyesi vb. konular ele alnm, insana etkisi bakmndan vicdan psikoloji ve ahlk ynnden ikiye ayrlmtr. Psikolojik vicdan, canlnn kendisinde meydana gelen btn psikolojik etkinlikleri alglamasn salayan uur hali, ahlk vicdan ise insana mahsus olup onun niyet ve eylemlerini ahlk llere gre deerlendiren denetleme sistemi diye tanmlanmtr. Ahlk vicdan insana zg olmas bakmndan fiilden nce iyilik ve ktl ayrt edebilen, fiilden sonra ise niyet ve davranlarndan dolay ahlk fili yarglayan, sonuta ahlk tutumun deerine gre sevin veya elem eklinde bir tr yaptrm uygulamak suretiyle insann ahlk geliimini salayan mnev gtr. Modern slm literatrde ahlk ve din psikolojisiyle ilgili almalarda vicdan Allah tarafndan kiinin iine yerletirilen, iyiyi ktden ayrt etmeyi salayan bir g olarak dnlmtr. Doutan gelen bu ahlk yetenek, iyi bir eitimle dnme kabiliyetinin gelimesine ve din duyarlln glenmesine paralel biimde niyet ve eylemler zerinden etkili olur, bireyin i dnyasnda sorgulayc ve yarglayc bir g halini alr. Nitekim ftrat bozulmam her insan iyi davranlarndan dolay mutluluk ve huzur, kt davranlarndan dolay znt, sululuk ve pimanlk duyar. Sonuta vicdan kiinin davranlarnda tutarl olmasn, kendi kendini denetlemesini salayan bir otoriteye dnr. Mftler sana fetva verseler de sen yine kalbine dan hadisi de

(Msned, IV, 194, 224; Drim, By, 3) doru inanlarla desteklenen bu dzeydeki vicdann deerini ve gvenilirliini gsterir (Bilmen, s. 50-51; arc, s. 139-141; Gngr, s. 59). Vicdan, zellikle son dnemlerde insan haklar ve demokrasi balamnda zerinde en ok durulan kavramlardan biri olmutur. Vicdan daha ok din ve vicdan hrriyeti, fikir ve ifade hrriyeti gibi inan ve dnceyle ilgili kavramlarla birlikte sz konusu edilmektedir. nsann akl ve zgr vicdanyla insan olduu ilkesinden hareketle bu alanlardaki hrriyetler fert iin dnlebilecek haklarn en deerlisi ve en doal, insan hayatnn ve yetkinliinin bata gelen art saylmakta, dolaysyla dierleriyle birlikte vicdan hrriyeti de insanln uzun tarih gemiinde ulat en nemli kazanm diye grlmektedir. Bu gelimelerin etkisiyle genelde slm dini ve kltrnde, zellikle Osmanl uygulamasnda din ve vicdan hrriyetinin varl ve kapsamyla ilgili geni bir alma alan ortaya kmtr (Bagil, s. 58-68; Hamel, tr.yer.; Osmanl Devletinde Din ve Vicdan Hrriyeti, tr.yer.; DA, XXII, 323-330).

BBLYOGRAFYA

Msned, I, 376, 398, 423, 433; II, 285; IV, 182, 194, 224, 227, 228; V, 251-252, 386, 405; VI, 264; Muhsib, er-Riye li-ullh (nr. Abdlhalm Mahmd), Kahire 1990, s. 87-90; Kind, Resil, II, 273-275; Mtrd, Tevlt Ehlis-snne (nr. Ftma Ysuf el-Hyem), Beyrut 1425/2004, V, 464-465; Frb, Full-meden (nr. ve trc. D. M. Dunlop), Cambridge 1961, s. 103; Eb Tlib el-Mekk, tl-ulb, Kahire 1310, I, 113-126; bn Miskeveyh, Tehbl-al (nr. bnl-Hatb), Kahire 1398/1977, s. 16-17; bn Sn, Avicennas de Anima (nr. Fazlurrahman), London 1959, s. 37-38; Abdlkhir el-Badd, Uld-dn, Beyrut 1401/1981, s. 26-28; bn Frek, Mcerredl-Malt, s. 31; Gazzl, y, III, 8; a.mlf., Tehftl-felsife, Kahire 1302, s. 73; Fahreddin er-Rz, en-Nefs ver-r (nr. M. Sagr Hasan el-Masm), Tahran 1392, s.77, 81-83; bnl-Arab, Fu (Aff), II, 139-140, 264; Nasrddn-i Ts, Ahlk- Nsr (trc. Anar Gafarov Zaur krov), stanbul 2007, s. 36-37; Knalzde Ali elebi, Ahlk- Al (haz. Mustafa Ko), stanbul 2007, s. 74-76; Sadreddin e-rz, el-Mebde vel-med fil-himetil-mteliye (nr. Muhammed Zebh - Cafer ah Nazar), Tahran 1381, I, 328-329; Ahmed Cevdet Paa, Miyr- Sedd (s.nr. Necati Demir), Ankara 1998, s. 120; smail Fenni [Erturul], Lugate-i Felsefe, stanbul 1341, s. 125; mer Nasuhi Bilmen, Muvazzah lm-i Kelm, stanbul 1959, s. 50-51; Ali Fuat Bagil, Demokrasi Yolunda, stanbul 1961, s. 58-68; Elmall, Hak Dini, VIII, 5857-5859; W. Hamel, Din ve Vicdan Hrriyeti (trc. Servet Armaan), stanbul 1973, tr.yer.; Ceml Salb, el-Muceml-felsef, Beyrut 1982, II, 557; Mustafa arc, Anahatlaryla slm Ahlk, stanbul 1985, s. 139-141, 167172; Erol Gngr, Ahlk Psikolojisi ve Sosyal Ahlk, stanbul 1995, s. 57-68; Osmanl Devletinde Din ve Vicdan Hrriyeti (haz. Azmi zcan), stanbul 2000, tr.yer.; N. Dent, Conscience, Routledge Encyclopedia of Philosophy (ed. E. Craig), London 1998, II, 579-580; Aslan Gndz Recep entrk, nsan Haklar, DA, XXII, 323-330. Osman Demir

VDD
() (1709-1809) Azerbaycanl din limi ve air. Azerbaycann amhor (emkir) kentinde dodu. Ad Veli, mahlas Heste Vidd, babasnn ad Mehmeddir. Hayatyla ilgili mlmatn ou halk arasndan derlemelere, yazya intikal eden sylentilere ve iirlerinden elde edilen bilgilere dayanr. ocukluk yalarndan itibaren medrese eitimi grd. 1725te blgedeki siyas karklklar srasnda babasnn ekyalar tarafndan ldrlmesi zerine annesiyle birlikte Kazakn hl kyne yerleti. Bir sre Ahmed Aa adl bir kiinin ktibi oldu, ayn zamanda medresede hocalk yapt. 1749da Ahmed Aa ldrlnce madd sknt iine dt. 1756da dostu Molla Penh Vkfla birlikte Karaban Glistan hanlna g ettiyse de birka yl sonra tekrar hlya dnd. ki olu Vkfn iki kzyla evlendiinden onunla ilikilerini bazan mektuplaarak, bazan mare yoluyla devam ettirdi. hlda bir yandan medresede ders verirken bir yandan da iftilikle geimini salamaya alt. Hayatnn son yllarnda grme duyusunu yitirdi. hlda ld. Azerbaycan edebiyatnda klasik iirle halk iiri geleneklerinin i ie gemesi, aruz yannda hece vezninin de kullanlmas zellii Viddnin iirlerinde de grlr. Komalarnda klasik iirin ifadelerine, mazmunlarna yer verse de bu tr iirleri daha ok halk iirine, k iiri geleneklerine baldr. Klasik tarzdaki gazellerinde Fuzlnin etkisi altnda kalmtr. Genliinde yazd iirlerde iyimserlik, hayattan zevk alma, cokun sevgi dikkati eker. Olgunluk yalarndan itibaren Azerbaycan hanlarnn birbiriyle savamas, olunun kaza eseri kendi tfeinden kan kurunla lmesi, Vkfn ve dostu eki Han Hseyin Mtakn haksz yere katledilmesi gibi zc olaylar sebebiyle bu duygular yerini ktmserlie ve zamandan ikyete brakmtr. Nitekim Mtakn katli dolaysyla 1780de kaleme ald Musbetnme adl muhammesi dnemin itima ve siyas hayatn ac bir dille eletirir. Viddnin iirleri, Vkf ve adalarndan Akkzolu Piri ile mareleri halk arasnda yaygndr. iirlerinin byk bir ksm ve bilhassa Turnalar klarn alp syledii eserler arasnda yer alr. Sade bir dille yazd canl ve etkileyici iirleri, sanatkrane ifadeler bakmndan zengindir. Viddnin stn eitimi ve salam din bilgileri iirlerine yansm, dnemindeki hakszlklara ve adaletsizliklere sessiz kalmamtr. iirleri Hamit Arasl tarafndan neredilmi (bk. bibl.) olup hakkndaki aratrmalar arasnda Araz Dadazadenin Molla Veli Vidadi adl eserinin (Bak 1987) zel bir yeri vardr.

BBLYOGRAFYA

Molla Vel Vidd, eirler (haz. Selman Mmtaz), Bak 1936; a.mlf., eirler (haz. Hamit Arasl),

Bak 1939; Molla Veli Vidd: Eserleri (haz. Hamit Arasl), Bak 1957; Firidun Bey Kerli, Azerbaycan Edebiyat Tarihi, Bak 1978, I, 192-214; Hamit Arasl, Azerbaycan Edebiyat: Tarihi ve Problemleri, Bak 1998, s. 602-609. Yavuz Akpnar

VDN
Bulgaristanda tarih bir ehir. Bulgaristann kuzeybat kesinin en ucunda Tuna nehrinin sa kys zerinde kk bir sanayi ve liman ehridir. ehrin tarihi dolayl biimde Roma dnemine kadar iner ve erken Ortaada SlavAvar igali esnasnda yklan, 600 yl civarnda da ortadan kalkan kk Roman ehri Bononia ile irtibatlandrlr. 1960larda gerekletirilen arkeolojik almalar X. yzylda, Romallar zamanndaki temeller zerinde Bulgarlarn yeni ve salam bir kale ina ettiklerini ortaya koymutur. Ge antik dneme ait arkeolojik bulgular VI. yzyla kadar gitmekte, erken Ortaa dnemine ait ilk bulgular ise X. yzyldan balamaktadr. Roma ehrinden geriye sadece Bdin eklinde Slavlam ad kalmtr, bu da daha sonra Trkeye Vidin olarak gemitir. Vidin Kalesi 70 72 m. ebadnda bir alan kaplayan, nisbeten kk fakat ele geirilmesini son derece zorlatran, Tuna sularyla doldurulmu geni ve derin bir hendekle evriliydi. Bulgar ar Simeon idaresindeki Vidinin piskoposluk merkezi olduu zikredilir. Simeonun lm ve I. Bulgar mparatorluunun knn (968) ardndan ehir 1003 ylna kadar Bizans glerine kar direndiyse de sekiz aylk bir kuatmadan sonra ele geirildi. Vidindeki Bizans hkimiyeti tekrar Bulgarlarn eline getii 1185 ylna kadar srd. Ortaalarda Vidin iddetli atmalarn meydana geldii bir snr ehri olup eitli Macar saldrlar ve igallerine urad. 1257de Macar kralnn vey olu Rotislav, Vidini zaptederek Bulgar ar unvann ald. 1260ta Kuman/Trk soyundan gelen Konstantin Tih, Bulgaristann yeni ar oldu ve Vidini zaptetti, ancak bir sre sonra tekrar Macarlara terketti. 1263 ve 1265 yllarnda Vidin ve topraklar bir Rus olan Jakov Svetoslavn kontrol altndayd. 1266 Hazirannda Macar ordusu Vidini ele geirip blgeyi yerle bir etti. Jakov, Bulgar ar unvanyla Macaristann vasal haline geldi ve 1272ye kadar idarede kald. XIII. yzyln son eyreinde Kuman asilzadesi iman, Vidin Prensliinde ynetimi eline ald, Kumanlar ve Tatar askerleriyle birlikte Srbistana saldrd, fakat Srp Kral Milutin tarafndan geri pskrtld. Milutin, Vidin ve civarn tahrip etti. 1323te imann olu Vidinli Michael Bulgar tahtna oturdu. Ondan sonra yerine van Aleksandr (13311371) geti. van Aleksandr 1360tan ksa bir sre nce Vidini ve evresini olu van Sratsimire (Stratsimir/Sracimir) vererek blgeyi yar bamsz bir prenslik haline getirdi. van Alexsandr ve olu Sratsimir de Kuman soyundandr. 1365te Macarlar tekrar Bulgar topraklarna saldrd, Vidini ve btn blgeyi ele geirdi, Kral Byk Lajos ehri bir Macar vilyeti (Banat) haline getirdi. Macarlar, Ortodoks Bulgarlar Katoliklie gemeye zorlamak iin Fransisken keilerini davet edince rivayete gre 200.000 kii mezhep deitirdi. 1369 ylnda van Aleksandr, Macarlar Tuna nehrinin te yanna atmak iin Trklerden yardm ald, bylece Osmanllarn Vidinle ilk temaslar gerekleti. Ardndan Eflakllar Vidine saldrdysa da iyi korunan kaleyi zaptedemediler. Macarlar onlar blgeden kard ve van Sracimiri Vidin Prensliinin idareciliine tayin etti. 1371deki irmen savanda Osmanllar, Srplarn gcn krnca Sracimir Osmanl vasal oldu, Balkanlarda ve Anadoludaki eitli savalarda Osmanllara yardm etti. 1396da Macar Kral Zsigismund kumandasnda byk bir Hal ordusunun Vidin nlerine gelmesi zerine Sracimir zor durumda kald. Yldrm Bayezid, Niboluda Hal ordularn bozguna uratnca Sracimiri Bursaya gtrd, Vidin Prensliini de

kendi imparatorluuna katt. Sracimirin ordusunun byk blm Osmanl hizmetine girerek sipahi, martolos ya da voynuk olarak grev yapt. Bunlar ibadetlerini yerine getirme hususunda bir bask grmediler. Ftih Sultan Mehmed dnemine ait kaytlar, Vidin sancann Osmanl Devletine ilhakndan yaklak seksen yl sonra bile sancaktaki askerler iinde hristiyan Bulgarlarn yer aldn gsterir (BA, MAD, nr. 18). Bu dnemlerle ilgili Ortaa kaynaklarnda Bodino/Bidino diye anlan Vidin byk ve gl bir ehir diye tanmlanr. Ancak kalesi nisbeten kkt. Gneyi ak bir yerleim birimi olup muhtemelen 6 hektarlk bir alandan ibaretti. Burada duvarlar 1633 ylna tarihlenen resimlerle kapl, Ortaaa ait iki kk kilise, Sv. Petka ve Sv. Panteleimon bulunmaktayd. Ortaa Vidin Prenslii topraklarnda olduka kk birka kilise ve manastr (Dolna Kamenitsa, Dobridolski, Koroglaski vb.) mahall Bulgar beyleri ve Kuman prenslerince himaye edilmi ve gnmze kadar gelmitir. Bunlarn boyutlar beylerin sahip olduu son derece snrl kaynaklara iaret etmekte ve o devrin etin ve ykc tarihini yanstmaktadr. Osmanl idaresinde Vidin, Tuna nehri boyunca gelecek olan saldrlar karlamak iin bir s ve Osmanllarn kuzey snrn muhafaza etmek iin bir kale ilevi grmekteydi. Vidin ehri, Dou Anadoludan gelen Trk gmenlerle iskn edilmekle birlikte blge hemen hemen tamamen hristiyan yerlemesi olarak kald. Sadece Fethlislm (Kladovo) ve Banya/Sokobanyada (bugn ikisi de Srbistandadr) mslman nfus vard; mslmanlara ait birka cami, tekke ve hamam mevcuttu. Gnmzde bunlarn hepsi yok olmu durumdadr. Vidin ehri ise nemli bir slm merkez haline geldi, ancak savalar ve ykmlar bymesini ve genilemesini sk sk kesintiye uratt. 1408de ar van imann olu Konstantin, Osmanllara kar bir isyan hareketi balatt. 1413te Ms elebinin Vidini geri alma teebbs o srada Konstantinin Vidini ele geirdiini gsterir. Vidin Kalesinin gneydou kesindeki kule ile kap kulesi zerinde gnmze kt durumda gelen iki Arapa kitbe elebi Sultan Mehmed (1413-1421) tarafndan yaptrlan onarm bildirir. Kitbeleri tam okuyamayan Evliya elebi, Mehmed b. Bayezid Han adyla sultann ismini zikreder. 1442-1443 knda Erdel Voyvodas Jnos Hunyadi, Vidini kuattysa da alamad. Vladislavn ktibi Andreas de Palacioya ve Hans Mehrgasta gre kendilerinin de iinde bulunduu byk Hal ordusu 1444te alt gnlk bir atmann ardndan Vidine hkim olarak Trk nfusun hepsi kltan geirildi, hristiyan Bulgarlara ise dokunulmad, ehir tamamyla ya klp ykld. Srp asll yenierinin yazd bir dier ada kaynakta da ayn bilgi yer alr. Bu darbeden sonra Vidinin tekrar toparlanmas uzun zaman ald. 859 (1455) tarihli Osmanl kaytlarnda 154 mslman ve 187 hristiyan hnesinden, % 45i mslman toplam 1500-1600 kiilik bir nfustan sz edilir. J. Nemethin ayrntl lengistik aratrmas Vidindeki Osmanl nfusunun nvesini Kuzeydou Anadoludan gelenlerin tekil ettiini ortaya koymaktadr. Bunlarn konutuu lehe, farkl dnemlerde blgeye gelen dier Trk yerleimcilerle slm seen Bulgarlar zerinde de etkili oldu. Ftih Sultan Mehmed zamanndan kalma bir deftere gre Vidin garnizonu hepsi mslmanlardan meydana gelen 74 muhafz ile 192 msellemden ibaretti (BA, MAD, nr. 18). Vidin sancann toplam asker gc 107 timarl mstahfiz ve msellem yannda hristiyan martolos ve voynuk diye kaytl 478 kiiden meydana geliyordu. Bylece sancakta 837 kiilik nemli bir Osmanl gc mevcuttu ve bunun % 56sn hristiyan Bulgarlar tekil ediyordu.

1502de Vidin ehri Macar saldrlar neticesinde yeniden tahribata mruz kald. Daha sonra II. Bayezid devrinde kale tamir edildi. Sekiz keli geni kulesinin kuzeybat tarafnda bulunan 908 (1502-1503) tarihli byk kitbe Sultan Bayezid b. Mehmed Han adnadr. Kalenin ana girii yine ayn dneme ait bir Osmanl yapsdr. II. Bayezidin isminin getii bir kitbe -kaleyi daha fazla Bulgarlatrmak iin olsa gerek-elli yl nce yerinden karlmtr ve kitbenin yer ald dikdrtgenimsi oyuk hl grlebilmektedir. 1530da Vidinde 308 mslman, 246 hristiyan, yedi yahudi ve be Latin (Dubrovnikli) toplam 561 hne (% 55i mslman 3700-3900 kii) tesbit edilmitir (BA, TD, nr. 370, s. 567). Bu kaytta ayrca ehirde iki cami, yedi mescid, iki hamam, drt zviye ve yirmi dokuz mahallenin yer ald zikredilir. XVI. yzyln ortalarnda Sofyal Bl Efendinin mntesiplerinden Halepli eyh Am Bl, Vidin ve evresinde Halvetiyye tarikatn yaymaya balad. eyhin nfuzu o dereceye vard ki Eflak Voyvodas Mircea Ciobanul (veya Petru cel Tanar) sk sk ona danr ve mkfat olarak kendisine pahal hediyeler verirdi. Bar iinde geen XVI. yzylda Vidin hzl bir ilerleme kaydetti. 1585 tarihli tahrir defteri Vidinde 669 mslman, 269 hristiyan, otuz bir yahudi, yirmi yedi Roman (ingene) toplam 996 hnenin bulunduunu gsterir. Bu rakamlara gre garnizonla birlikte % 67si mslman olan 5-6000 civarnda nfus mevcuttu. Todorov ve Stojanovi, Vidinin XVI. yzyln sonundaki nfusunu yerine ve zamanna gre olduka byk nisbette 9000 olarak tahmin ederler. Vidin Osmanl-Habsburg savalar srasnda uzun bir aradan sonra yeniden saldrlara urad. 1595te Eflak Voyvodas Mihai Viteazul ehri kuatt, ancak baarl olamad. 1596da Erdel kumandan Farkas da ayn kbete urad. 1598de Mihai, Vidin yaknlarndaki Osmanl ordusunu yenilgiye uratp ehre girdi ve buradaki 12.000 evin tamamn yakp tahrip etti, fakat kale Trklerin elinde kald. Bu felketten sonra Vidin tekrar ina edildi ve byd. 1659da Nibolu Katolik Piskoposu Philip Stanislavov buray, be kilisesi bulunan 1500 hnelik Ortodoks Bulgar yannda drt byk camisi olan 2000 Trk hnesinden ibaret bir yer diye tantr. Evlerin says yksek grnmekle birlikte nfusta mslman kesimin hkim rol dikkati eker. 1662de Vidini ziyaret eden Evliya elebi burada on dokuzu mslmanlara, drd hristiyanlara, biri de yahudilere ait yirmi drt mahalle, 4700 ev, yirmi drt cami ve mescid, yedi medrese, on bir mektep, yedi tekke, han, iki hamam bulunduunu yazar. Vidin halk ok zengindi ve sofralarndan misafir eksik olmazd. Evliya elebinin verdii ev says abartl grnmekle birlikte kalenin tasviri ve boyutlaryla ilgili bilgileri dorudur. XVII. yzyln ikinci yarsnda bir Rus esir Vidinin ok byk bir kalesinin bulunmadn, kalenin eski zamanlarda ina edildiini ve civarndaki varota sur olmadn belirtir. 1689 Ekiminde hristiyan birliiyle yaplan savalarda Margrave Ludwig von Baden, Fethlislm ve Florentin ile birlikte Vidini savamadan ele geirdi. Fakat bir yl gemeden Karaman mutasarrf Dursun Mehmed Paa kumandasndaki Osmanl kara ordusuyla Mezemorta Hseyin Paa kumandasndaki Tuna donanmas Vidini geri almay baard. Karlofa Antlamasnda da (1699) Vidin Osmanllarda kald. 1138 (1726) tarihli Cizye Defteri, XVII. yzylda ve XVIII. yzyln ilk dnemlerinde ehrin hristiyan nfusunun arttn gsterir. Be hristiyan mahallesinde 1008 yetikin erkek nfus mevcuttur. Bunun yannda 564 kii ya kayptr ya da geici ziyaretilerdir. Yirmi kiilik bir yahudi erkek grubu da vardr. Bu rakamlara gre ehirde toplam gayri mslim erkek says 1119a ulamaktadr, bu da 3400-3900 kii demektir (BA, D. CMH, nr. 26738, s. 22-29). 1718de Pasarofa Antlamas ile Vidin sancann kuzeybat ksmn (Timok blgesi) ierecek

ekilde btn Kuzey Srbistan, Osmanl idaresinden Habsburg mparatorluuna geti. Ayn yl Eflakn bat ksm, Tunann hemen karsndaki Oltenia da Habsburglarn idaresine girdi. Bu deiiklikler Vidinin stratejik nemini byk lde arttrd. Eski kale topu bataryalar ve tabyalarla glendirildi. Ayn zamanda sivil yerleme yeri talarla desteklenmi topraktan yaplma gl bir istihkmla, Tuna nehrinden alnan su ile doldurulmu hendeklerle ve sekiz gl tabya ile evrelendi. Biri kalede, dieri etraf yeni evrilmi bir alan olan Pazar Kapsn-da mevcut iki Osmanl kitbesi bu istihkmn 1132-1136 (1720-1724) yllarnda ina edildiini gstermektedir. Ar ilerin ou, kendilerine salanan baz vergi kolaylklar karlnda krsal kesimdeki halktan tutulan iilere yaptrld. Bu zor ilerin ac htralar mahall dilde sylenen Vidine ta tamak deyiminde yaar. 1738de Habsburglarla yaplan ikinci savata Vidin yeni gcn gsterdi ve ayakta kald. Ertesi yl, Belgrad Antlamasyla Habsburglar Srbistan ve Olteniay boaltmaya zorland, bylece Vidin zerindeki bask kalkm oldu. Savan ardndan Osmanllar, kuzeyden ve gneyden ehrin ana girilerini korumak iin birbirinden ayr Kumkale ve Gazibayr Kalesini ina ederek Vidin surlarn daha da glendirdi. 1795-1807 yllar arasnda Vidin Pazvandolu Osman tarafndan ynetildi. Bu gl derebeyi kendini mslmanlara ve mahall Bulgar halkna sevdirmeyi baard. Her iki grup onu drst, dil ve koruyucu olarak telakki etti. III. Selim Osman Beyin kendi bana hareketleri karsnda zerine asker yollad. 1798de 80.000in stnde bir Osmanl ordusu Vidini sekiz ay boyunca kuatt, ancak istihkmn d hatlarn ve nndeki batakl aamad. Pazvandolu daha sonra devlete balln bildirdi ve 1807deki lmne kadar idaresini devam ettirdi. Vidinde birka mektep, eme, cami, barakalar, bir Bekta tekkesi, zengin bir halk ktphanesi ve zellikle yazn ok scak aylarda halka souk ime suyu ve erbet temin eden bir vakf brakt. 1828de Maximilian Thielen, Vidini Avrupa Trkiyesinin en gl kalelerinden biri ve Ortodoks piskoposunun oturduu yer olarak tasvir eder. ehrin birka camisi, pek ok kilisesi ve mstahkem ehir iinde bir kalesi vardr. Bu dnemde Vidinde el sanatlar, ticaret ve balklktan geinen 25.000 kii yaamaktadr. 1854te Osmanl Valisi Sm Paa, Vidinde zengin bir tarih silh koleksiyonunu barndran Bulgaristann en eski mzesini kurdu. 1286 (1869) tarihli Salnmede ehirde yirmi drt cami, be kilise, bir sinagog, be hamam ve 1598 dkknn mevcudiyeti bildirilir. 1876da Aubaret ince gm ve altn ilemeciliinin ehrin nde gelen zellii olduuna, Bulgarlarn ve yahudilerin kontrolndeki ticaretin ilerlediine iaret eder. 1290 (1873) tarihli Tuna Vilyeti Salnmesi (s. 166-167), Vidinin 2129 mslman ve yahudileri de iine alan 1399 hristiyan hnesi bulunduunu gsterir. Bylece ehirde % 55-60 mslman olan 16-17.000 nfusun yaad anlalr. 1873 salnmesinde Krm savandan (1853-1855) nce Vidin kazasnn altm drt ky kapsad, Trke konuan mslman ahalinin sadece Vidin ehrinde ve Akar ile Florentin kylerinde olduu zikredilir. Akar bir palankaya sahiptir, Florentinin ise Ortaadan kalma kk bir kalesi vardr. Krm savann ardndan 300 kiilik Krm Tatar nfusu Akarda ve kyde yerleti. 1864te yaklak 200 erkez ailesi Vidin kazasnda yeni ina edilen Midhat Paa ve Sabri Paa kylerine iskn edildi. 1873te Vidin kazasnn btn nfusu % 36s mslman olan 7900 hne kadard. 18771878 Osmanl-Rus savanda Vidin, Rus ordusuna kar sekiz ay boyunca direndi, ar bombardmandan byk hasar grd. Kale Ayastefanos Antlamasndan sonra teslim oldu ve yeni kurulan Bulgar Prensliine baland. Mslman nfusun byk blm Trkiyeye g etti. ehir ise

ciddi bir gerileme yaad. Savan ardndan istihkmlarn gney tarafnn yars imha edildi, derin hendek moloz ve toprakla dolduruldu. 1885te cereyan eden Srp-Bulgar sava esnasnda daha nce Pazvandolu tarafndan yaptrlan istihkmlarn d hatt yenilendi ve bugnk grnmn ald. 1885-1886 savanda Srp hcumlarna kar nemli bir engel tekil etti. Bulgarlarn 1887de yaptklar sayma gre Vidinde nfus dalm yleydi: 8020 Bulgar, 3487 Trk, 1323 yahudi, 329 ingene ve 1613 dierleri. Bamszlktan itibaren Trklerin oran % 60tan % 24e dt ve onlarn boaltt yerleri kylerden gelen Bulgarlar doldurdu. 1934te ehir byse de nfus karm tam anlamyla deiti. Bulgarlar saylarn iki misline kard, buna karlk Trkler ve yahudilerin says yarya indi. 1934te 15.462 Bulgar, 2167 mslman (te biri ingene), 599 yahudi ve 237 dierleri vard. Bylece Ruslarn eline gemesinden yarm asr sonra Vidin Osmanl dneminin son yllarndakinden daha kk hale geldi. 1939da ankov Vidindeki tekstil, porselen, gda retimi ve ttn gibi hafif sanayi ile terzilik, ayakkabclk ve marangozluk gibi el sanatlarnn varlndan sz eder. Vidindeki Osmanl mimari eserlerinin ortadan kaldrlmas tedrc bir seyir takip etti ve 1908de on iki cami hl ayaktayd. 1970lere kadar Vidinde drt cami bulunmaktayd: XVIII. yzyldan kalma Mustafa Paa Camii, 1215te (1800) Pazvandolunun annesi Rukiye Hanm tarafndan tekrar ina ettirilen Akcami, 1216 (1801) tarihli Pazvandolu Osman Camii ve 1856 tarihli Yahy Bey Camii. 1970li yllarda, 1724teki sur inaatndan kalma stanbul Kaps restore edilerek ve Ortaa grnm verilerek XIV. yzyla ait ar Sratsimir Kalesi diye tanmland. Gnmzde ise sadece restore edilen Pazvandolu Camii ayaktadr. Pazvandolunun kurduu ktphanedeki kitaplar Sofya Mill Ktphanesine tand, ancak kubbeli orijinal ktphane binas caminin yannda varln srdrmektedir. 2001 Martndaki nfus saymna gre btn Vidin blgesinde Trke konuan yalnzca 139 mslman nfus vard. Arlkl asker tarihine karlk Vidin baz mehur Osmanl limlerinin doduu yerdir. Bu silsile, II. Bayezid zamannda tamir edilen Vidin Kalesindeki baz kitbelerin metinlerini hazrlayan ve dier baz tarih beyitleri yazan Zarf elebi ile balar. Ayrca XVII. yzyln sonlarnda yaayan orbaczde Mehmed, Kelile ve Dimneyi Trkeye eviren, bunun yannda Pazvandolu ya da Vidinli Mustafa Efendi (. 1855) ktphanesiyle camisinin gnmzde de muhafaza edilen kitbelerini yazan air brhim Mhir Efendi, devlet adam ve matematiki Hseyin Tevfik Paann da anlmas gerekir. Veld bir mellif olan eyhlislm Hasan Fehmi Efendi de Vidinde alm ve Bulgaristann bamszln kazand yl burada vefat etmitir (1881). Vidin idar biriminin merkezi olan ehirde 2011 ylnda 48.071 nfus mevcuttu.

BBLYOGRAFYA

Evliya elebi, Seyahatnme, VI, 167-170; Defterdar Sar Mehmed Paa, Zbde-i Vekayit (nr. Abdlkadir zcan), Ankara 1995, s. 336, 369; M. F. Thielen, Die europische Trkey ein Handwrterbuch fr Zeitungsleser, Wien 1828, s. 307-308; Zinkeisen, Geschichte, VII, 230-253; K. Jireek, Geschichte der Bulgaren, Prag 1876, s. 486-503; Acta Bulgariae Ecclesiastica 1565-1799

(ed. E. Fermendiu), Zagrabiae 1887, s. 259-266; P. Syrku, Opisanie Turekoj Imperii, sostavlenoe russkim bivim v plenu u turok vo vtoroj polovine XVII veke, St. Petersburg 1890, s. 32; D. Cuhlev, Istorija na Grad Vidin, Sofia 1932; Z. ankov, Geografski Renik na Balgarija, Sofia 1939, s. 77-78; D. Djonova, Vidin, Historische bersicht, Antike und Mittelalter in Bulgarien (ed. V. Beevliev J. Irmscher), Berlin 1960, s. 189-202; B. Nedkov, Balgarija i sasednite zemi prez XII v. spored Geografijata na Idrisi, Sofia 1960, s. 79; T. Zlatev, Balgarskite gradove po reke Dunav prez epohata na Vazradaneto, Sofia 1962, tr.yer.; E. R. Tappe, Documents Concerning Rumanian History (1427-1601), Collected from British Archives, London 1964, s. 79; J. Nemeth, Die Trken von Vidin, Sprache, Folklore, Region, Budapest 1965; D. Bojani-Luka, Vidin i Vidinskijat Sandak prez 15-16 vek, Sofia 1975; A. Kuzev - V. Gjuzelev, Balgarski srednovekovni gradove i kreposti, Varna 1981, s. 98-115; J. V. A. Fine, The Late Medieval Balkans, Ann Arbor 1987, s. 171-184, 220229, 366-368; I. Vsry, Cumans and Tatars, Oriental Military in the Pre-Ottoman Balkans, 11851365, Cambridge 2005, tr.yer.; R. Gradeva, Osman Pasvantolu of Vidin: Between Old and New, The Ottoman Balkans: 1750-1830 (ed. Frederick F. Anscombe), Princeton 2006, s. 115-161; a.mlf., Between Hinterland and Frontier: Ottoman Vidin, Fifteenth to Eighteenth Centuries, The Frontiers of the Ottoman World (ed. A. C. S. Peacock), Oxford 2009, s. 331-351; a.mlf., War and Peace Along the Danube: Vidin at the End of the Seventeenth Century, OM, XX (LXXXI)/1 (2001), s. 149175; V. H. Aksan, Ottoman Wars 1700-1870: An Empire Besieged, London 2007, s. 219-224; Hristiyan Atasanov, Hristiyani: Evrei vav Vidinsko, Dizie opisi na Vidinskiya sandak ot 20-te godini na XVIII vek, Sofia 2010; P. Nikov, Istorija na Vidinskoto Knjaestvo do 1323 godina, Godinik na Sofijskija Universitet, Istorisko-Filologieski Fakultet, XVIII/8, Sofia 1922, s. 3-124; P. Miyatev, Les monuments Osmanlis en Bulgarie, RO, XXIII (1959), s. 7-28; Stamen Mihailov, Arheologieski prouvanija na krepostta Baba Vida, Arheologija, III/3, Sofia 1961, s. 1-8; A. Kuzev, Die Beziehungen des Knigs von Vidin Ivan Sracimir zu den Osmanischen Herrschern, EB, VII/3 (1971), s. 121-124; a.mlf., Vosstanie Konstantina i Fruina, Bulgarian Historical Review, II/3, Sofia 1974, s. 53-69; I. Bozilov, Zur Geschichte des Frstentums Vidin, Byzantinobulgarica, IV, Sofia 1973, s. 113-119; M. Stajnova, Ottoman Libraries in Vidin, EB, XV/2 (1979), s. 54-69; M. Kiel, The Date of Construction of the Library of Osman Pasvantolu in Vidin. A Note on the Chronogram of the Ottoman Inscription of the Library and the Identity of its Poet, a.e., XVI/3 (1980), s. 116-119; V. Gjuzelev, Beitrge zur Geschichte des Knigreiches von Vidin im Jahre 1365, Sdost-Forschungen, XXXIX, Mnchen 1980, s. 1-16; Y. D. Spisarevska, Novi Dokumenti za Deynostta na Italianski Targovec vav Vidin v Naalnoto na XVI vek, Izvestiya Narodna Biblioteka Kiril i Metodij, XVI, Sofia 1981, s. 623-636; R. Zens, Pasvanolu Osman Paa and the Paalk of Belgrade, 1791-1807, IJTS, VIII (2002), s. 89-104; Svetlana Ivanova, Widin, EI (ng.), XI, 206208. Machel Kel

VKYETr-RVYE
() Burhnera Mahmd b. Sadrera elEvvel Ubeydullah el-Mahbb el-Buhrnin (VII-VIII./XIIIXIV. yzyl) Hanef mezhebinin temel metinlerinden biri olan eseri. Ksaca el-Viye olarak bilinen Viyetr-rivye f mesilil-Hidye, Hanef mezhebinde mtn-i erbaa veya mtn-i selse diye anlan zl fkh metinleri (DA, XIII, 16) arasnda yer alr. Eserin mellifinin kimlii konusu, gerek gnmze ulaan nshalarnda gerekse biyografik/bibliyografik kaynaklarda farkl bilgilerin yer almas sebebiyle ok tartlmtr. el-Viyenin Sadrera esSn tarafndan yaplan en-Nuye adl muhtasarn erheden Hanef fakihi Kuhistn ile Ktib elebi ve Leknev mellifin Burhnera Mahmd b. Sadrera elEvvel olduu kanaatindedir (Cmiur-rumz, s. 10; Kef-unn, II, 2020; Umdetr-riye, I, 105-106). Dier bazlar ise eseri Burhnera Mahmdun kardei, el-Hidye rihlerinden Tcera mer b. Sadrera elEvvele nisbet etmektedir. Bu iki karde biyografi eserlerinde genellikle kartrlm ve Tcera lakab mere deil Mahmda izfe edilmitir (Mahmd b. Sleyman el-Kefev, vr. 273a-b; Leknev, I, 97-106). Tcerann olu Mesd b. mer Burhnerann kzyla evlenmi ve bu evlilikten el-Viyenin kendisi iin telif edildii Sadrera es-Sn Ubeydullah b. Mesd dnyaya gelmitir. Dede Burhnera el-Viyenin mukaddimesinde, torunu Sadrerann temel eitimi iin ezberledii metinlerin yannda fkhta da bir metin ezberlemesini arzuladn, fakat kendisini tatmin edecek bir metin bulamadndan bu eseri kaleme aldn syler (Sadrera, I, 4). Sadrera da erul-Viyenin mukaddimesinde (I, 4) dedesi eseri telif ederken bir yandan da kendisinin onu ezberlediini, bir anlamda ezberle telifin paralel yrdn kaydeder. Sadrera hem bu eseri hem el-Viyeyi zetledii en-Nuyenin mukaddimesinde elViye mellifini dedem Burhnera Mahmd b. Sadrera eklinde aka yazm, ayrca baba tarafndan dedesinin lakabn Tcera diye kaydetmitir (Sadrera, I, 3-4; Kuhistn, I, 910; Ali el-Kr, I, 37-38). Bu da el-Viye mellifinin, onun anne tarafndan dedesi Burhnera Mahmd b. Sadrera olduunu kesin biimde ortaya koymaktadr. Adndan da anlalaca zere eser, Hanef fkh retiminde en ok tutulan ders kitaplarndan olan el-Hidyedeki meselelerden (hukuk nermelerden) derlenmitir. Burhneddin el-Mergnn, elHidyede sadece erhettii kendi eseri Bidyetl-mbtedde yer alan meseleleri tahlil etmekle kalmam, bu metinde gemeyen, mezhebin kurucu imamlarndan sonra gelen ve daha ok meyih ad verilen mezhep otoritelerinin fetvalarndan seilmi pek ok meseleyi de tahliline ilve etmitir. Burhnera da bu eserde yer alan meselelerden seme yoluyla -bir anlamda el-Hidyenin delillerini deil meseleler ksmn zetleyerek-el-Viyeyi yazmtr. el-Viye, Hanef hukuk literatrnde mtn ad verilen temel eserler arasnda yer alr. Mezhebin ana atsn oluturan ve zhirr-rivye denilen mutemet grlerin derlendii bu muhtasarlarn en nemlileri mtekaddimn dneminde eybnnin el-Cmiu-ari, Mutaar-av, Mutaarl-Ker, Hkim e-ehdin el-Mutaarl-Kfsi ve Mutaarl-udrdir;

mteahhirn dneminde bunlara Mevslnin el-Mutr, bns-Stnin Mecmaul-bareyni, Burhnerann el-Viyesi ve Ebl-Berekt en-Nesefnin Kenzd-deii eklenmitir. elViye mteahhirn dneminde en ok itibar gren metinden (mtn-i selse) biridir (dierleri Mutaarl-udr ve Kenzd-dei; bk. Umdetr-riye, I, 47); ayrca mtn-i erbaadan (drt metin) biri olarak da kabul edilmektedir (dierleri Kenzd-dei, el-Mutr, Mecmaulbareyn). Bu metinlerin sadece zhirr-rivyeyi veya mezhep imamna ait grleri ierdiine dair yaygn kanaat sz konusu kitaplarn arlkl biimde bu grlere dayand eklinde anlalmaldr; zira bunlarda zhirr-rivye dndaki grler yannda imamn sekin talebelerinden nakiller de bulunmakta, onlardan sonraki hukukularn grleri de zaman zaman mezhep doktrini olarak vazedilmektedir (a.g.e., I, 48). Eserde mteahhirn dneminin zellii olan karmak, dolambal slp benimsenmitir. Bunun sebebi metnin, bir meseleyi aka anlatmak amacyla deil mezhep doktrinini ezberlenebilecek bir slpla kaleme almak iin yazlm olmasdr. Yine mteahhirn dneminin bir zellii olarak ayn zamanda edeb bir eser ortaya koyma, hatta ou defa ilk okunduunda anlalamayacak bir slpta kaleme alma arzusu da bir baka sebep kabul edilebilir. Ayrca Burhnerann nesebinin sahbeden Ubde b. Smite dayand rivayet edilse de (a.g.e., I, 97) kitapta gndelik hayattan rnekleri Farsa vermesinden hareketle kendi konuma dilinin Arapa deil Farsa olmas ihtimal dahilindedir. slp konusundaki bu olumsuzluuna ramen eser yazld dnemden itibaren (muhtemelen VII/XIII. yzyln sonlar veya VIII/XIV. yzyln balar) ok tutulmu ve Hanef mezhebinin yayld Hint alt ktas, Osmanl corafyas ve Orta Asya medreselerinde mellifin torunu Sadrera tarafndan yazlan erhle birlikte temel fkh retimi kitab haline gelmitir. Osmanl medreselerinde renciler ilk yllarda Sadrerann kendi adyla zdeleen erulViyesini (Sadrera) okur ve ardndan el-Hidye ile yksek renimlerini tamamlarlard. el-Viye zerine pek ok alma yaplmtr; bunlarn arasnda en nemlisi sz edilen erhtir. Sadrera el-Viyeyi muhtemelen ezberlemek iin uzun bulduundan en-Nuye mutaarlViye adyla zetlemitir. erul-Viye de hem ana metnin hem bu muhtasarnn erhi mahiyetindedir (erul-Viye, I, 5). el-Viyeye dair geni bir erh yazan (el-nye erulViye, Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 765-766) znik Medresesi mderrisi Kara Hoca lakapl Aleddin Ali Esvedden (. 800/1397) itibaren Osmanl limleri esere ok rabet etmi, gerek el-Viye gerekse erhine ynelik ok sayda hiye ve talik almalar yaplmtr. Eser zerine Sadreradan baka bn Melek, Musannifek, eyhzde, Aleddin et-Trablus gibi birok lim erh yazm, Sadrerann defalarca baslan erhi zerine de Hayl, Kara Sinan, Ykub Paa, Ahzde Ysuf Efendi, Fenr Hasan elebi, Sinan Paa, Hsamzde Mustafa Efendi, Niksr, Hatibzde Muhyiddin Mehmed Efendi, Hfz- Acem, Karab, smddin el-sferyn, Birgiv, Kadzde Ahmed emseddin, Hasan Kf Akhisr ve Abdlhay el-Leknevnin de (nr. Salh Muhammed Ebl-Hc, Umdetr-riye al eril-Viye, I-VI, Beyrut 2009; es-Siye f kefi m f eril-Viye, Lahor 1976) aralarnda bulunduu limlere hiye kaleme almtr (Kef-unn, II, 2020-2024; Leknev, I, 107-135; Brockelmann, GAL, I, 468-469; Suppl., I, 646647; Abdullah Muhammed el-Habe, III, 2149-2163). Nizmeddin el-Bircend, Takyyddin emnn, Musannifek, bn Kutluboa, Kuhistn ve Ali el-Kr gibi baz limler de en-Nuyeyi erhetmitir (DA, XXXV, 429). Kemalpaazde nce el-Viyenin eksik ve hatal bulduu yanlarn tashih eden Ilul-Viyeyi yazm, ardndan ul-Il adyla bunun erhini yapmtr (nr. Abdullah Dvd Halef el-Muhammed - Mahmd emseddin Emr el-Huz, I-II, Beyrut 1428/2007).

Molla Kasm Nidev, Tceddin brhim b. Abdullah el-Hamd, Baheddinzde Molla Muhyiddin Mehmed gibi limler el-Viye veya bu erh zerine yaptklar almalarda Sadrera adna Kemalpaazdeyi eletirmi, Birgiv ise yazd hiyede Kemalpaazde ile onu eletirenler arasnda hakemlik yapmtr (Kef-unn, II, 2022-2023). el-Viyenin Trkeye bir ksm manzum baz evirileri yaplmtr. Balkesirli Devletolu Ysufun manzum Terceme-i Vikye (Sleymaniye Ktp., Hac Mahmud Efendi, nr. 4439; Ftih, nr. 1533), emsi Ahmed Paann (Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 1980/4) ve Tatar Pazarckl Kurd Efendi diye bilinen Mehmed b. merin Terceme-i Vikyetr-rivyesi (Sleymaniye Ktp., Hac Mahmud Efendi, nr. 838, 870) bunlardandr. Muhammed b. Hasan el-Kevkib de en-Nuyeyi el-Ferids-seniyye adyla manzum hale getirmi (stanbul 1329), daha sonra bunu el-Fevids-semiyye ismiyle erhetmitir (Menrl-envrn yine Kevkib tarafndan yaplan manzum ekli ve erhiyle birlikte, Bulak 13221324). en-Nuyeyi Mirza Kzm Bey Rusaya evirerek baz aklamalarla birlikte yaymlam, Muhammed Salhn Kazan Trkesiyle yapt eviri Arap alfabesiyle baslmtr (Kazan 1887). el-Viyenin ayr olarak ve Sadrera erhiyle birlikte binlerce yazma nshas mevcuttur ve bunlar genellikle ders kitab olduklarndan kenar notlar iermektedir. Eserin ayr bir modern neri henz gerekletirilmemise de Sadrerann erul-Viyesi (nr. Salh Muhammed Ebl-Hc, I-II, Amman 2006) ve hiyeleriyle birlikte birok defa yaymlanm (DA, XXXV, 429), zerine bir yksek lisans tezi hazrlanm, ayrca Balkesirli Devletolu Ysufun Vikye Tercmesi Trk dili asndan birka yksek lisans ve doktora almasna konu edilmi, Latin harflere farkl transkripsiyonu yaplmtr (bk. bibl.).

BBLYOGRAFYA

Sadrera, erul-Viye (nr. Salh Muhammed Ebl-Hc), Amman 2006, I, 3-5; Kuhistn, Cmiur-rumz, stanbul 1290, s. 9-10; Mahmd b. Sleyman el-Kefev, Ketib almil-ayr min fuahi mehebin-Numnil-mutr, Millet Ktp., Feyzullah Efendi, nr. 1381, vr. 273a-b; Ali el-Kr, Fetu bbil-inye (nr. M. Nizr Temm - Heysem Nizr Temm), Beyrut 1418/1997, I, 37-38; Kef-unn, II, 2020-2024; Leknev, Umdetr-riye al eril-Viye (nr. Salh Muhammed Ebl-Hc), Beyrut 2009, I, 47-48, 97-106, 107-135; Serks, Mucem, II, 1199-1200; Brockelmann, GAL, I, 468-469; Suppl., I, 646-647; Nimet Altunkaynak, Devletolu Yusuf, Vikaye Tercmesi: Transkribe-Metin (yksek lisans tezi, 1992), E Sosyal Bilimler Enstits; Mehmet Demir, Devletolu Yusuf, Vikaye Tercmesi Metin Dil ncelemesi (doktora tezi, 1999), Ege niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; Orazsahat Orazov, Burhaneria ve Vikaye Adl Eseri (yksek lisans tezi, 2001), U Sosyal Bilimler Enstits; Bilal Aktan, Devletolu Yusufun Vikaye Tercmesi: nceleme-Metin-Dizin (doktora tezi, 2002), Atatrk niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; Abdullah Muhammed el-Habe, Cmiu-r vel-av, Ebzab 1425/2004, III, 2149-2163; Muceml-matil-mevcde f mektebti stnbl ve nl (haz. Ali Rza Karabulut), [bask yeri ve tarihi yok], II, 688-689; III, 1508-1509; kr zen, Sadrera, DA, XXXV, 427-431. Murteza Bedir

VLYT- HAMSE
() randa biri Fars blgesinde, dieri Azerbaycanda iki coraf yrenin ad. Be vilyet anlamna gelen terkip, Fars ve Azerbaycan blgelerinde Trk boylarnn youn biimde yaad iki yre iin kullanlmtr. Fars eyaletinde IV. (X.) yzylda yerleik halkn bulunduu be idar blgenin yannda gebe topluluklarn yaad be blgeye de zumm-i hamse, vilyt- hamse adnn verildii anlalmaktadr. Kuzeydouda Yezd ve Kirman eyaletlerine snr olan bu blgeye Trk boylarnn ve Arap kabilelerinin younluk kazanmasndan sonra ilt-i hamse denilmeye balanmtr. Blgedeki Hamsede drd Trk, biri de ksmen Trklemi Araplardan meydana gelen be ilden sz edilmekte, fakat bunlarn isimleri zikredilmemektedir. Bu blgede gnmzde artk yerleik hayata gemi Kakay Trkleri ile ksmen Trklemi ok az sayda Araplar yaamaktadr. Azerbaycan blgesindeki Hamsenin de ayn ekilde meydana geldii anlalmaktadr. Ayrca be il, be boy ve be uru anlamn ifade etmesi muhtemel hamse kelimesiyle V. (XI.) yzylda blgeye yerleen Be Ogur/Be Uygur isimleri arasndaki benzerlik de dikkat ekmektedir. Zengin su kaynaklar ve otlaklaryla gebe hayat iin son derece elverili olan blge Seluklular devrinden itibaren youn biimde Trk boylarnn gne sahne olmutur. Sultan Muhammed Taparn vefat zerine kardei Sultan Sencer, Byk Seluklu tahtna knca yeeni Mahmd b. Muhammed Taparn hkimiyetindeki topraklar kendine balam, ancak daha sonra byk bir ksmn iade etmitir. lke topraklarnn Mahmd ve kardeleri arasndaki taksimat srasnda Hamseyi tekil eden Kazvin, Hemedan, Deylem, Gln, Tlekn ve Azerbaycan snrlar iinde yer alan vilyt- hamse topraklar Turul b. Muhammed Tapara braklmtr (Ahbrd-devletis-Selckyye, s. 63; Bndr, s. 128). 527 (1133) ylndan itibaren Zencan ve Hamseye dahil dier baz ehirlerin Seluklu Emri Sungurun idaresine girdii bilinmektedir (Ahbrd-devletis-Selckyye, s. 73). Blgenin daha sonraki yllarda atabegler arasndaki mcadelelere sahne olmu ve Trkmen beyleri tarafndan ynetilmitir. Bu boylar lhanllardan itibaren zamanla yerleik hayata gemi ve blgenin Trklemesinde nemli rol oynamtr. Tarih ticaret yollarnn kavak noktasnda yer alan blgede lhanl Hkmdar Gzn Han zamannda Ucan, Sultan Olcaytu zamannda Sultniye ehirleri kurulmutur. Bugn Babakanlk Osmanl Arivinde bulunan ve muhtemelen 1138-1141 (1725-1729) yllarna ait olan Hemedan Eyaleti Mufassal Tahrir Defteri (TD, nr. 906, vr. 1a-210a) Trk nfusun blgede olduka younluk kazandn gstermektedir. Sz konusu defterde bir ksm tamamen terkedilmi toplam 1827 yerleim yerine iaret edilmektedir. Yer adlarnn byk ksmnn Trke oluu dikkat ekicidir. 1828de Rusya ile ran arasnda imzalanan Trkmenay Antlamasyla ran, Hamse blgesindeki btn faaliyetlerine son vermek zorunda kalmtr. Blge, II. Dnya Savann ardndan Tebrizde kurulan (12 Aralk 1945) Muhtar Azerbaycan hkmetiyle Tahran arasnda anlamazla yol am ve Tebriz hkmeti blgeyi Azerbaycann ayrlmaz bir paras iln etmi, ancak ran, Aralk 1946da Muhtar Azerbaycan hkmetini ortadan kaldrmtr. Blgede bugn artk yerleik hayata gemi olan ahseven Trkmenleri yaamaktadr.

BBLYOGRAFYA

Ahbrd-devletis-Selckyye (Lugal), s. 63-73; Bndr, Zbdetn-Nusra (Burslan), s. 128; Ferhengi Corfy-yi rn (bdh), II, stn-i Yekm: ehristnh-yi Erk-Bender Pehlev-RetZencn-Tevli-Fment-Lhicn), Tahran 1328/1949, tr.yer.; V. V. Barthold, Tekire-yi Corfyyi Tr-yi rn (trc. Hamza Serddver), Tahran 1372, s. 173-174, 221-232; A. Zeki Velidi Togan, Azerbaycan, A, II, 92, 103, 105; Mirza Bala, Hamse, a.e., V/1, s. 200-203; Abbas Zeryb, erbycn, DMB, I, 194-207. Osman Gazi zgdenli

VLYET
(bk. EYALET; VAL).

VLYETNME
(bk. HACI BEKTA VLYETNMES).

VLDAN
(bk. GILMAN).

VLDAN FK EFEND
(1853-1925) Son dnem Osmanl limi ve huzur dersleri mukarriri. Arnavutlukun Debre sancana bal Rakalar kazasnn Persenie kynde dodu. Babas ziraatla uraan slm (Abdsselm) Aa, annesi Zlfiye Hanmdr. renimine 1277de (1860-61) skdarda Vlide-i Atk Medresesinde bulunan amcas Hoca Yahy Efendinin yannda balad. lk eitimini Ispartal Hoca Hfz Sabri Efendiden ald. On iki yanda Kuran ezberledi, on drt yalarnda iken krat-i aereyi tamamlad. Daha sonra skdar dersimlarndan Aliyeli Kara Mustafa Efendinin derslerine on dokuz yl devam edip iczetnme ald. 1882de skdar Yeni Vlide Camiinde ders vermeye balad. Mderrislik, huzur dersi muhatapl ve mukarrirliini ayn zamanda yrten Vildan Fik, mderrislie stanbul rus-i hmyununu 1886da imtihanla kazanarak balad. 13 Ocak 1886da Nazmzde Medresesine ibtid-i hric mderrisliine tayin edildi (BA, Ruus Defteri, nr. 241, s. 134). Ardndan srasyla Slise-i rif Efendi Medresesine hareketi hric, Hoca Sdeddin Efendi Medresesine nce ibtid-i dhil, daha sonra itibar olarak msle-i Sahn, ayn medreseye yine itibar olarak Sahn- Semn, Van Mehmed Efendi Medresesine ibtid-i altml, Cfer Aa Medresesine hareketi altml, Hoca Hayreddin Medresesine msle-i Sleymniyye ve 11 Austos 1917de hmise-i Sleymniyye mderrislii yapt (stanbul Mftl eriyye Sicilleri Arivi, Tarik Defteri, nr. 4, 5, 6, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16). Medreselerin slahyla ilgili dzenlemenin ardndan 1910 ylndan sonra yeni medreselerde grev ald. 14 Haziran 1911de skdar Mihrimah Sultan Dershanesi mdriyetine getirildi. Ardndan dzenlenmesiyle ilgili olarak kendisinin de bir risle kaleme ald Drl-hilfetil-aliyye Medresesinde tefsir mderrislii grevine balad (14 Kasm 1914). Bunun yannda 1915-1916da Medresetl-mtehasssnin ilm-i nsih ve mensh mderrislii de kendisine verildi. 5 Austos 1919da Sleymaniye Medresesinin hadis mderrisliine tayin edildi. Son olarak Medresetl-viznde bir sre tefsir okuttu. Bu arada yeni alan mekteplerde de grev ald. Farsa ve Arapa muallimlii yapt okullar arasnda skdar ddsi, skdar Paakaps ve Topta ile Koca Mustafa Paa Asker rdiyeleri saylabilir. Vildan Fik, Ekim-Kasm 1906da drdnc meclis muhatab sfatyla balad muhataplk grevine Eyll-Ekim 1909da mukarrir oluncaya kadar devam etti. Bu grevi son huzur derslerinin yapld 1922-1923te sona erdi (stanbul Mftl eriyye Sicilleri Arivi, Huzr- Hmyun Mderrisleri Defteri, nr. 45). lmiyye Salnmesinde (s. 168) drdnc rtbeden Osmn ve Mecd nianlarna sahip olduu belirtilmekte, kendi yazd biyografisinde ayrca muhataplara verilen beinci rtbeden bir nian aldn sylemektedir. Mdfaa-i Milliyye Cemiyetinin faaliyetlerine katlarak irad heyetinin almalar kapsamnda vaaz ve konferanslar da verdi (Polat, s. 62). skdar-Doanclarda Nash Derghnda vaaz etmekle de grevlendirildi (Kara, s. 277-278). II. Merutiyetin iln zerine merutiyet idaresini halka anlatmak iin Arnavutluka gnderildi (BA, ZB, 623/112). Bu seyahatini Arnavut milliyetiliiyle ilikilendirenler de vardr (Snmez, s. 98). Ayrca

skdarda kurulan liv merkezi meclis idaresine seildi ve burada fahr yelik yapt. Vildan Fik 4 Temmuz 1925 tarihinde skdarda vefat etti (kdm, stanbul, 7 Temmuz 1925, nr. 10146); kabri Karacaahmet Mezarlndadr. Yazma eserlerinin ounu Hac Selim Aa Ktphanesinin Aziz Mahmud Hdy Blmne balamtr. Celvet tarikatnn kurucusu Aziz Mahmud Hdynin bir eserini erhetmesi onun Celvetlie intisap ettiini dndrmektedir. Eserleri. 1. Esrrs-savm (stanbul 1315). 2. el-Kavls-sbit f kazil-fevid. Namazlarn kaz edilmesine dairdir (stanbul 1307). 3. Teshls-sarf. Eser zerine Yeliz iek yksek lisans tezi hazrlamtr (2009, Gazi niversitesi Sosyal Bilimler Enstits). 4. Terul-alem f LmiyyetilAcem. Turnin Lmiyyetl-Acem adyla bilinen kasidesine yazlm Arapa bir erhtir (stanbul 1308). 5. el-Mevizl-hisn (fm kurrire beyne yedeyis-sultn). Mellifin huzur derslerindeki drt takririni iermektedir (stanbul 1330). 6. Medrese Htralar (Islahat Nizamnmesi) (MF Ktp., Yazmalar, nr. 239). Eser, 10 Ekim 1914te iln edilen Islh- Medris Nizamnmesinin tekilinde dikkate alnmtr. 7. Teshln-nahv (Hac Selim Aa Ktp., Aziz Mahmud Hdy, nr. 1631). Mustafa Sula tarafndan neredilmitir (Dokuz Eyll niversitesi lhiyat Fakltesi Dergisi, XXIX [zmir 2009], s. 140-170). 8. Tebynl-edevt fm verede fil-Kurn minel-kelimt. Sytye ait el-tnn Kurandaki edatlara dair krknc blmnn zet bir tercmesidir (Hac Selim Aa Ktp., Aziz Mahmud Hdy, nr. 123). 9. Nahviyye, Mlatiyye, Dnriyye Makmelerinin Tercmesi ve erhi. Harrnin makmelerinden bu ad tayanlarn tercmesi ve erhidir (Hac Selim Aa Ktp., Aziz Mahmud Hdy, nr. 1393). 10. Tavulmbhemt fm verede fil-urn minel-kelimt (Hac Selim Aa Ktp., Aziz Mahmud Hdy, nr. 125). Arapa bir risledir. 11. Tefsru sreti f (Hac Selim Aa Ktp., Aziz Mahmud Hdy, nr. 129). 12. el-Mltet f ulit-tefsr (Hac Selim Aa Ktp., Aziz Mahmud Hdy, nr. 126). Arapa muhtasar bir risledir. 13. Kasde-i Mnferice erhi (Sleymaniye Ktp., Yazma Balar, nr. 107). smil Rush Ankaravnin bnn-Nahvye ait el-adetl-mnferice zerine kaleme ald erhini zensiz biimde baslmasndan kaynaklanan hatalar zerine kaleme alnmtr. 14. Risle f erhil-hilyetin-nebeviyye (Sleymaniye Ktp., Yazma Balar, nr. 35). 15. erh-i Kasde-i Hemziyye. Muhammed b. Sad el-Bsrnin el-adetl-hemziyye f medin-nebeviyye adl kasidesinin eksik bir erhidir (Sleymaniye Ktp., Yazma Balar, nr. 106). 16. Nahl Sresinin 90. yetinin Tefsiri (Hac Selim Aa Ktp., Aziz Mahmud Hdy, nr. 122). 17. Tercme ve zahl Ahvln-neb. Aziz Mahmud Hdynin hilkat, varlk ve hakkat-i Muhammediyye, veldet, mcizat ve kssa-i mirac gibi konular ieren Arapa rislesinin Hdy sitnesi postniini Mehmed Glen Efendi tarafndan yaplan Trke tercmesinin erhidir (Hac Selim Aa Ktp., Aziz Mahmud Hdy, nr. 628). Vildan Fikin ayrca Beynlhak gazetesinde makaleleri yaymlanmtr.

BBLYOGRAFYA

BA, ZB, 623/112; BA, MF.MKT, 576/48; stanbul Mftl eriyye Sicilleri Arivi, Sicill-i Ahvl Dosyalar, nr. 3591; Emekli Sand Arivi, Mlk Tasnif, nr. 42194; Salnme-i Asker, stanbul 1304, s. 109; a.e., stanbul 1307, s. 115; Salnme-i Nezret-i Marif-i Ummiyye, stanbul 1317, s. 824; a.e., stanbul 1319, s. 237; a.e., stanbul 1321, s. 236; lmiyye Salnmesi, s. 168, 174175; Semiha Omay, Huzur Dersleri ile lgili Konumalar, stanbul 1965, s. 28-63; Eblul Mardin,

Huzur Dersleri (nr. smet Sungurbey), stanbul 1966, II-III, 140-141, 828-829; Mustafa Kara, Din, Hayat, Sanat Asndan Tekkeler ve Zaviyeler, stanbul 1977, s. 277-278; Nzm H. Polat, Mdfaa-i Milliye Cemiyeti, Ankara 1991, s. 62; Banu let Snmez, II. Merutiyette Arnavut Muhalefeti, stanbul 2007, s. 98; kdam, nr. 10146, stanbul 7 Temmuz 1341/1925, s. 3; Mustafa zel, Debreli Vildan Faik ve el-Multekt f uslit-tefsr, slmiyt, sy. 4, Ankara 1999, s. 223-226; a.mlf., Nahl/16 Sresinin 90. Ayetinin Tefsiri, Cumhuriyet niversitesi lhiyat Fakltesi Dergisi, X/2, Sivas 2006, s. 139; Arzu Gldren, Bilinmeyen Bir Medrese Islahat Metni: Vildan Fik Efendi ve Islah Risalesi, Dvn: Disiplinleraras almalar Dergisi, sy. 31, stanbul 2011, s. 201-220. Arzu Gldren

VRN
() Alev-Bekta airi. Doum ve lm tarihleri belli deildir. Abdlbaki Glpnarlnn Alev-Bekt Nefesleri adl eserinde Virnnin 1587-1628 yllar arasnda yaayan ah Abbasla grtn kaydetmesinden hareketle onun XVI. yzyln ikinci yars ile XVII. yzyln ilk eyreinde yaad sylenebilir. Eriboz adasnda doduu, bir sre Necefte kald, Hz. Ali Trbesinde trbedarlk yapt, Anadoluya ve Balkanlara seyahat ettii, Bulgaristanda Demir Baba Tekkesi postniininden iczet ald ve dier Bekta tekkelerini ziyaret ettii, Otman Babaya giderken Filibe Karlova/Karlovada Hfzzde Trbesi yannda vefat ettii ve orada gmld yolunda bir rivayet aktarlr (Noyan, IV, 536, 541). Glpnarl ise Bekta geleneinde Virnnin lmeyip sr olduu eklinde bir inancn yaadn, Necef Bekta Derghnda stnde ta bulunan bir stunun Virnnin sr olduu mekn kabul edilerek ziyaret edildiini nakleder. Aslen Nusayr olan Virnnin daha sonra Bektalie, Alilhlie (Aliyyullhlik) ve Hurflie meylettii sylenir. Besim Atalay bu gre katlarak Virnnin (Viran Abdal) Fazlullah Esterbd, Mr Fzl Ali el-Al, Seyyid Nesm, Abdlmecd b. Firite, Seyyid emseddin, Muhyiddin Abdal gibi nemli Hurfler arasnda yer aldn belirtmektedir (Bektalik ve Edebiyat, s. 39). Virnnin Balm Sultann halifelerinden Kzl Veliye/Deliye (Seyyid Ali Sultan) bir methiye yazmas Balm Sultana intisap ettiini dorulamaktadr. Virn, Alev-Bektalerin yedi airinin (k) yedincisidir (dierleri Nesm, Fuzl, Hat, Pr Sultan Abdal, Kul Himmet, Yemn). 300 kadar iirini aruz vezniyle yazd dikkate alnrsa Virnnin belli bir eitim grd sylenebilir. Ayrca iirlerinden din-tasavvuf bilgiye sahip bulunduu anlalr. Samimi ve heyecanl bir Ehl-i beyt muhibbi olan airin divanndaki birka iiri dnda btn iirleri Hz. Ali, on iki imamla tarikat ve Alev-Bekta ulular hakkndadr. Koma biimindeki az sayda iiri yannda aruzla kaleme ald birka iirinde drtlk nazm birimini, Esedullahtr o baln tayan iirinde terciibend eklini kullanmtr. Dier iirlerinin tamam uzunluklarndan dolay gazelden ok kasideyi andrmaktadr. Virn aruzla rahatlkla yazabilen vasat bir air olup en etkili ara kabul ettii iirlerini inancn yaymak amacyla kaleme almtr. Virnnin divan dnda asl ad lm-i Cvidn olan, Virn Baba Rislesi, Buyruk ve Fakrnme isimleriyle de anlan bir eseri daha vardr. Bu eserin temel konularn Ftiha sresinin tefsiri, Ehl-i beyt, drt kap krk makam, tasavvuf kavramlar, db ve erkn tekil etmektedir. Eserde en ok Bektaliin db ve erknna ve eriat kapsnda art olan ibadetlere yer verilmitir. Din tahsilin bilgi vermesi yannda ikna edici ve dini sevdirici olmas gerektii zerinde duran Virn tliplerin duygu ve davranlarnn kaynana inilerek onlarn bilinlendirilmesi gerektiine dikkat ekmitir. Virn nasihat dinlemeyen, db ve erkna uymayanlarn zulmette kalacan sylemekte, tliplerin mnev yetenekleriyle birlikte nefsn zayflklarn ve eytan duygularn kefetmelerini salayacak ifadelere yer vermektedir. lm-i Cvidnda mevcut grlerinde slmn temel kaynaklarndan hareket eden Virn tarih ahsiyetleri rnek gstermi, soru-cevap metodundan ve benzetmelerden

faydalanm, inan, ibadet ve ahlk konularnda nemli saylabilecek grler ortaya koymutur. Eserin Anadoluda ahs ellerinde baz yazma nshalarnn bulunduu sanlmaktadr (lm-i Cvidn, haz. Osman Eri, s. 20-21). lm-i Cvidn ile Virnnin baz iirleri Nazm u Nesr-i Hazreti Vrn Baba adyla baslm (Kahire 1290, tabask), divann nce Mehmed Halid Bayr neretmi (stanbul 1959), ardndan her iki eser Adil Ali Atalay Vaktidolu tarafndan birlikte yaymlanmtr (bk. bibl.). Osman Eri tpk basm ve geni bir incelemeyle birlikte lm-i Cvidn gnmz Trkesine aktarmtr (bk. bibl.). Perihan Kaya da rislenin dil zellikleri zerine yksek lisans tezi hazrlamtr (2009, Sleyman Demirel niversitesi Sosyal Bilimler Enstits).

BBLYOGRAFYA

Virn, lm-i Cvidn, Turan Saltk - Eyp ztrk zel kitapl; a.e. (haz. Osman Eri), Ankara 2008; k Viran Divan (haz. M. Halid Bayr), stanbul 1959, hazrlayann nsz, s. 5-18; Viran Divan ve Risalesi (Buyruu) (der. Adil Ali Atalay Vaktidolu), stanbul 1998; Hac Bekt- Vel, Maklt- Gaybiyye ve Kelimt- Ayniyye (trc. Davut Duman), Ankara 2004, s. 8, 15, 39, 48; Demir Baba Vilyetnamesi (haz. Bedri Noyan), stanbul 1976, tr.yer.; Bel, Gldeste, s. 16, 20; Besim Atalay, Bektalik ve Edebiyat, stanbul 1340, s. 39; Sadettin Nzhet [Ergun], Bekta airleri, stanbul 1930, s. 404-408; a.mlf., Bekta airleri ve Nefesleri: Bekta Edebiyat Antolojisi, stanbul 1944, s. 214; Abdlbki Glpnarl, Alev-Bekta Nefesleri, stanbul 1992, s. 20; Bedri Noyan, Btn Ynleriyle Bektlik ve Alevlik, Ankara 2001, IV, 536-541; Ahmet Yaar Ocak, Tarihten Teolojiye: slm nanlarnda Hz. Ali, Ankara 2005, s. 93-95; Sleyman Zaman, Alevi-Bektai Edebiyatnda Yedi Ulu Ozan, stanbul 2009, s. 265-298; Mehmet Atalan, Vrnnin Fakrnmesinde Mezheb Unsurlar, Frat niversitesi lhiyat Fakltesi Dergisi, XV/2, Elaz 2010, s. 63-77. Nurettin Albayrak

VRD
(bk. EVRD).

VS RMN
() Fahreddin Esad Grgnnin (V./XI. yzyl) Farsa ak mesnevisi (bk. GRGN, Fahreddin Esad).

VSL
(bk. VSL).

VSL-i RZ
() Mrz Muhammed ef b. Muhammed sml rz (. 1262/1846) Kaarlar dnemi airi, hattat ve mzehhip. 1192 veya 1193 (1779) ylnda razda dodu. Lakab Mirza Kek, knyesi Eb Muhammed ve Eb Ahmeddir. Babas Muhammed smil, Ndir ahn ktibi idi. Babasn kk yata kaybedince anne tarafndan dedesi air Mirza Abdrrahm onu himayesine ald. Ardndan daysnn yanna gitti, ondan Arapa ve Farsa yannda gzel yaz yazmay ve okumay rendi. Yetenei sayesinde hat sanatnda ve iirde ilerleme kaydetti. Daysnn, iir okumasn engellemesine ramen Visl iir sylemeyi srdrd. lk dnem iirlerinde Mehcr mahlasn kulland; daha sonra eyhi kendisine Visl mahlasn verdi. Visl msiki eitimi de ald. razda nde gelen kiilerin sohbet ve elence meclislerinde gzel sesiyle kendi iirlerini okuyarak hret kazand. Devlet adamlar yannda ehrin ileri gelenleriyle dostluk kurdu. Yakn arkadalarndan biri de mehur air Kn-i rzdir. Daha sonra tasavvufa ynelerek ve tasavvufla ilgili kitaplar okudu. Dnemin mutasavvflarndan Mirza Ebl-Ksm Sktun sohbetlerinde bulundu; eyhinin yaknlar iinde yer alp irada memur edildi. airlii ve hattatl yannda nakkalk ve tezhip sanatnda da yetenek sahibiydi ve geimini ou defa yaz yazarak salyordu. Feth Ali ahn raz ziyareti esnasnda yedi ayr hatla yazd, cilt ve tezhibini de bizzat yapt Kurn- Kermi ona sundu. ahla grmesinin ardndan kendisine atyye verildi, ayrca yllk maa baland. razda vefat eden Vislin hepsi de iir ve sanatta sz sahibi olan alt ocuu vardr. Bunlarn arasnda en ok tannan air ve hattat Mirza Muhammed Dverdir. Eserleri. 1. Dvn. Sebk-i bzget (geriye dn) slbunun nde gelen airlerinden olan Vislin gazel, kaside, terciibend ve terkibibend, nat, mersiye ve mesnevilerinden oluan iirlerini iermektedir. iirlerinin byk bir ksmn Kaar ahlar Feth Ali ah, Nsrddin ah ve ehzadeleriyle Horasan Valisi cssaltana ve dier devlet adamlar iin syledii kasideler tekil eder. Ayrca eyhi iin de kasideler ve bir mersiye kaleme almtr. Visl takv ehli bir kii olup ok sayda mushaf istinsah etmi, iirlerinde hiciv ve hezle hi yer vermemitir. lk defa tabask olarak yaymlanan divan (Tahran 1266, 1275, 1300; Bombay 1285, 1299, 1312) Muhammed Abbs (Klliyt- Dvn- Vil-i rz, Tahran 1361 h.), Mahmd Tvs (Divn- Kmil-i Vil-i rz, raz 1378 h.) ve Muhammed Bkr Det (Klliyyt- Dvn- Vil-i rz, Tahran 1383 h.) tarafndan neredilmitir. 2. Bezm-i Vil. 7000 beyitlik ahlk bir mesnevidir (Leknev 1290). 3. er- Vl. Hz. Hseyinle ilgili bir terkibibenddir (nr. Abdlhseyin Tli, Tahran 1375 h.). 4. ub-i Vil. Sadnin Glistn tarznda yazlm bir risledir. Vah-i Bfknin Ferhd rn mesnevisini yeni beyitler ekleyerek ikmal eden Visl (ub-i Vil ile birlikte, Hindistan 1265), ayrca hikmet, msiki, kuts hadislerin erhi, edebiyat ve aruza dair birer kitap kaleme alm, Zemahernin Avu-eheb adl eserini Farsaya evirmitir. Vislin torunu air Mirza Ali Rhn-yi rz dedesi ve ahfad hakknda Glen-i Vil adl bir kitap yazm (Tahran 1319; nr. Mahmd Tvs, Tahran 1385 h.; g Bzrg-i Tahrn, XVIII, 229), Hasan Sdt da Ferhengi Tebht-i ayid-i Vil-i rz

adyla bir eser kaleme almtr (raz 1387 h.).

BBLYOGRAFYA

Mehd Beyn, Avl r- onvsn, Tahran 1348 h., III, 755-762; Hidyet, Riyl-rifn, s. 576-596; a.mlf., Mecmaul-fua (nr Mzhir Musaff), Tahran 1382, II/3, s. 1615-1676; Browne, LHP, IV, 203-205; brhim Saf, Nehzet-i Edeb-yi rn der Ar- cr, Tahran, ts. (bn Sn), s. 33-43; Masm Ali ah, ari, III, 365-384; Hnbb, Fihrist, II, 2388; III, 3690; Yahy ryanpr, Ez ab t Nm, Tahran 2535 ., I, 40-44; Mirz M. Ali Muallim Habbbd, Mekriml-r, sfahan 1362 h., I, 61-66; g Bzrg-i Tahrn, e-era il tenfi-a, Beyrut 1403/1983, IX/2, s. 386; IX/4, s. 1268; XVI, 190; XVIII, 229; Bn Nusret Tecrbekr, ran Edebiyatnda iir: Kaarlar Devri (trc. Mehmet Kanar), stanbul 1995, s. 67-69. Rza Kurtulu

VTR NAMAZI
() Gece namazlarnn sonuncusu olarak klnan namaz. Szlkte vitr/vetr bir, , be gibi tek say anlamna gelir. Hz. Peygamberin, Allah tektir, teki sever sznde de (Mslim, ikir, 5) vitr bu anlamdadr. Vitr arefe gnn ifade etmek zere de kullanlr. Kelime Kuranda szlk anlamyla bir yette (el-Fecr 89/3) ef (ift) kelimesiyle birlikte vetr eklinde geer. Resl-i Ekrem, Allah -ziyade olarak-size bir namaz verdi; o sizin iin krmz develerden daha hayrldr, o vitirdir; Allah onu sizin iin yats ile fecrin douu arasna koydu szleriyle (Eb Dvd, Vitir, 1; Tirmiz, Vitir, 1) vitri nemle tavsiye etmitir. Hadislerde, gece namazlarnn sonuncusu olarak vitrin birden on bire kadar tek rekatl klnmas tavsiye edilmi, geceleyin klnan nfile namazlar, sona eklenen bir rekatla tek rekatl hale getirdii iin bu isimle anlmtr (Buhr, Vitir, 1). Meruiyeti, nemi, vakti, rekat says ve sonunda kunut okunmas gibi konularda Reslullahn uygulamalarn yanstan pek ok hadis vardr. Vitirle ilgili mstakil kitap ve risleler de kaleme alnmtr (bk. bibl.). Hkm. Vitrin hkm fkh mezhepleri arasnda hayli tartmal bir konudur. Vitir namaz Eb Hanfeden gelen ve Hanef mezhebinde tercih edilen gre gre vcip, Eb Ysuf ve mam Muhammedin de aralarnda bulunduu fakihlerin ounluuna gre ise mekked snnettir. Kaynaklarda sahbeden Abdullah b. Mesd ve Huzeyfe b. Yemn, tbinden brhim en-Neha, Sad b. Mseyyeb ve Mchid b. Cebr gibi limlerin ve Hanbellerden Eb Bekir el-Halllin de vitir namazn vcip grd nakledilir. Vitir namazn snnet kabul edenler, farz namazlarn be vakit olarak belirlendiine ilikin delillerden hareketle bunlara ilve anlamna gelecek bir tanmlamann yaplamayacan sylemilerdir. Namazlara ve orta namaza devam edin yetindeki (el-Bakara 2/238) orta namaz farz namazlarn saysnn be olmas durumunda gerekleeceinden bunlara ilve eklinde gelecek zorunlu bir namazn olamayaca ileri srlmtr. Ayrca isr ve mirac hadisinde (Buhr, alt, 1), dier hadis ve rivayetlerde (Buhr, mn, 34; Eb Dvd, Vitir, 2) farz namazlarn be vakit olarak belirtilmesi ve Hz. Alinin, Vitir farz olan namazlar gibi zorunlu deildir, bu namaz Reslullahn ortaya koyduu snnetidir eklindeki sz (Tirmiz, Vitir, 2), bn merin, Hz. Peygamberin farz namazlar binek zerinde klmamasna ramen vitri binek zerinde kldna dair rivayeti (Buhr, Vitir, 6) ve, ey vardr ki bana farz klnmtr, fakat sizin iin nfile hkmndedir: Vitir namaz, kurban kesme ve kuluk namaz (Msned, I, 231) gibi rivayetler bu konuda ska atf yaplan deliller arasndadr. mmeyn de vitri snnet kabul ederken haber-i vhidle sabit olduundan bu namaz inkr edenin kfir saylamayaca, bu namaz iin ezann gerekli olmay, yats namazna bal bir namaz oluu ve her rekatnda kraatin gereklilii gibi snnet almetlerine itibar etmilerdir (Ksn, I, 270-271). Vitir namaznn vcip olduu konusunda Eb Hanfenin gr Hanef kaynaklarnda, Allah size bir namaz ilve etti, o da vitirdir hadisi (Msned, VI, 7) ve Resl-i Ekremin defa vurgulayarak syledii, Vitir gereklidir, kim vitir klmazsa bizden deildir szyle (Msned, V, 357; Eb Dvd, Vitir, 2) temellendirilmitir. Hanefler, mutlak emrin vcb ifade etmesi prensibi dolaysyla Hz. Peygamberin bu namaz emretmesinden, ilvenin de ayn trden ve belirlenmi

eyler zerine olmas gerektiinden bunun farz namazlara bir ilve olduu neticesini karmlardr. Bu yoruma gre ilgili hadisler, sahbenin zaten snnet eklinde uygulad vitir namaznn vcbunu bildirmektedir. Ksn, Haneflere gre vitir namaznn rekat kabul edilmesini de nfileden rnei bulunmay sebebiyle vcb delilleri arasnda zikreder (Bedi, I, 271). Hanef kaynaklarnda, vitrin snnet olduuna dair istidll edilen hadislere itirazda farz ve vcip kavramlar arasndaki farkllk ne karldndan, ey vardr ki ... hadisi ve be vakit namazn farziyetini gsteren dier hadisler Eb Hanfenin vcb hkmne aykr grlmez. Vitir farz olmadna gre bu namazn ilvesiyle be vakit farz namaz altya kmad gibi vitrin be vakit namaza ilvesi nesih anlamna da gelmez. Bu kaynaklarda Eb Hanfenin, farz ve vcip ayrm konusundaki grlerinin cumhur tarafndan yanl yorumland veya dikkatten karldna ilikin Ysuf b. Hlid es-Semt ile arasnda geen bir konuma nakledilmektedir. Haneflere gre bu namazn mstakil bir vaktinin bulunmamas dolaysyla yats namazna baland kabul edilerek snnet oluuna hkmedilemez. Nitekim yatsnn gecenin sonuna kadar tehiri mekruh grlrken vitrin tehiri mstehaptr. Btn rekatlarda kraatin gerekli saylmas ise bu namazn mutlak farz namazlar arasnda bulunmamasndan dolay bir nevi ihtiyattr (a.g.e., a.y.). Vitir namaznn snnet olduu grn savunan limler, Hz. Peygamberin verdii nemden dolay bu namazn mekked snnetlerin en gls olduu veya en glleri arasnda yer ald, dolaysyla terkedilmemesi gerektii konusunda ayn grtedir. Hanbel kaynaklarnda, bu namazn terkine ynelik tehdidin farziyetini ifade iin deil nemini ve faziletini tekit iin mbalaa amac tad belirtilerek Ahmed b. Hanbelin vitri kasten terkeden kimsenin ehdetinin kabul edilmemesi gerektii eklindeki ifadesinin de ayn maksada dayand belirtilir (Muvaffakuddin bn Kudme, II, 594). Benzer ekilde baz Mlik kaynaklarnda vitrin hkmn ifade etmek zere kullanlan vcip snnet ifadesinin snnet-i mekkede anlamna geldii ifade edilir (Slih b. Abdssem el-b, s. 672). Vitir namaz cuma ve bayram namazlarndaki gibi belli kiilere has olmadndan bu namaz mukim ve yolcu, kadn ve erkek btn mslmanlar klar. Dahhkten seferde vitir mkellefiyeti bulunmad eklinde bir gr nakledilmekle birlikte Reslullahn seferde de vitir kld sabittir ve btn mezhepler ayn grtedir. Hanefler dndaki mezheplere gre, ey vardr ki bana farzdr ... hadisi gereince vitir Hz. Peygamber iin farzdr. Onun bu namaz deve zerinde kldna ilikin rivayet ise bu durumun bir zre dayanmas, kendisine bu konuda izin verilmesi veya bu namazn ona seferde deil sadece ikamet halinde farz klnm olmas ihtimalleriyle aklanr. Vakti. Fakihler vitri mstakil bir namaz kabul eder. Baz filer ise onun teheccdle ayn namaz olduu grndedir. Cumhura gre vitir namaznn vakti yats namaznn edasndan sabah namaz vaktine kadardr. Bilerek veya yanlarak yats namaznn edasndan nce vitri klan kimse vakti girmeden kld iin bu namaz iade etmek zorundadr. filere ve Hanbellere gre akam ile yatsy cem-i takdim ile akam vaktinde klan kimse yats vakti henz girmedii halde vitri yats namazn takiben klabilir. Mlikler ise vitir namaz iin vaktin balangcn, yats vaktinin girmesinden ve sahih yats namaznn edasndan sonraki vakit kabul ederler; yats vakti girmeden vitrin klnamayacan ve yine dierlerinden farkl olarak sabah namaz vaktinin girmesinden namazn fiilen klnmasna kadar olan zaman da vitir iin zaruri vakit sayarlar; bu vakte kadar

zrsz tehiri mekruh grmekle birlikte vitrin klnabileceini kabul ederler (zaruri vakit kavram iin bk. VAKT). Eb Hanfeye gre vitrin vakti yatsnn vaktiyle ayn olmakla birlikte ondan ayr bir namazdr, ancak eda sras (tertip) bakmndan yatsdan sonraya konmutur; yats klnmadan nce edas ciz deildir. Bununla birlikte unutarak vitri yatsdan nce klan yahut vitri kldktan sonra yatsy abdestsiz kldn farkeden kimsenin daha nce kld vitir namaz geerli saylr. Fakihler, Gece kldnz namazn sonuncusu vitir olsun hadisinden hareketle (Buhr, Vitir, 4) vitrin gece klnan nfile namazlarn sonuncusu olarak klnacanda gr birliindedir. Hz. Peygamber gece sonundaki namazn daha faziletli olduunu sylemitir; dolaysyla yatsnn ardndan nfile klmak isteyen kimse vitri nfileden sonraya brakr. Uyanabileceinden emin deilse hadiste tavsiye edildii zere vitri uyumadan nce klmas mstehaptr (Mslim, altl-msfirn, 162, 163). Yatmadan nce vitri klp ardndan gece namaz klmak isteyen kimse btn mezheplere gre istedii kadar gece namaz klar ve, Bir gecede iki vitir klnmaz hadisi gereince (Eb Dvd, Vitir, 9; Tirmiz, Vitir, 13) vitri iade etmesi gerekmez. Baz hadislerde Resl-i Ekremin geceleyin kalkp teheccdle vitir namazlarn kldktan sonra oturarak iki rekat namaz kld rivayet edilmi (Mslim, altl-msfirn, 139; Eb Dvd, alt, 26), bunun sabah namaznn snneti veya Hz. Peygambere has bir namaz olduu, mensuh olduu, akam namaznn snnetine benzer ekilde bu namazn da vitrin snneti olduu, vitirden sonra namaz klmann cevazn gstermek amacyla klnd yolunda eitli yorumlar yaplmtr (bu konudaki hadislerin ve grlerin deerlendirilmesi iin bk. bn Hacer elAskaln, bibl.). Rekat Says ve Kln. Vitir namaznn bir, , be, yedi, dokuz veya on bir rekat olduuna dair rivayetler bulunmaktadr. Farkl mezhep limlerinin vitir namaz ve ncesinde klnmas tavsiye edilen namaz (ef) konusundaki grleri dikkate alndnda vitrin rekat says ile ilgili tanmlamalarn genel de rekat erevesinde temellendirildii sylenebilir. Haneflere gre vitir namaz, ramazanda ve ramazan dnda, akam namaz gibi ikinci ve nc rekatta teehhd ve sonda tek selmla klnan rekattan ibarettir (Msned, I, 89; Drim, alt, 212; Serahs, I, 164). Akam namaznn klnndan fark vitirde nc rekatta da Ftihann ardndan yet okunmasdr. Teehhd unutup nc rekata kalkan kimse geri dnmez (Ksn, I, 273). Hanef limleri, vitrin ten az veya daha fazla rekat klnmasna dair rivayetleri vitir namaz hakkndaki hkmn kesinlemesinden nceki dneme ait sayarlar. filere ve Hanbellere gre vitrin en az bir, en ou on bir rekattr. Gece namaz ikier ikierdir ... hadisine dayanarak tek rekat klmann kerahetsiz ciz olduu kabul edilmekle birlikte tek rekatla yetinmeyi evl bulmayp en az rekat klnmas tavsiye edilir. Kii rekat klacaksa iki rekattan sonra selm verip ncy ayrca klabilir. Hanbellere gre iki rekattan sonra bir sre ara vermek snnettir, ardndan klnacak tek rekattan ayrmak iin arada konumak mstehaptr. filere gre vitir cemaatle klndnda imamn rekat birlikte kldrmas karkl nleme bakmndan efdaldir. filere ve Hanbellere gre, ikinci rekatta teehhd veya selm olmadan rekat klnmas ve sadece son rekatta teehhdn ardndan selm verilmesi de mmkndr. filer bununla vitirle akam namaznn birbirinden ayrt edilmesini de amalamlardr. Vitrin rekattan fazla klnmas durumunda Hz. Peygamberden bu konuda gelen rivayetlerin yorumu balamnda farkl uygulamalar mevcuttur. Vitir namaz Mliklere gre tek rekattr; ancak onlar da, Gece namaz ikier ikierdir ... hadisinden dolay bu tek rekattan nce selmla ayrlm mstakil niyetle iki rekat daha klnmasn gerekli grrler. ncesinde iki rekat klmadan tek rekat veya fslasz rekat klnmas bu ekilde klan bir imama uyulmas dnda mekruh grlmtr. bn Hazm, vitrin ikier klnan on iki rekat ve sonrasnda tek rekat

olarak klnmasn tercih etmitir (el-Muall, III, 42). Caferlere gre de vitir tek rekattr, ancak gece namazndan ayr olarak iki rekat da revtibden saylmtr. Haneflere gre vitir namaz vcip olduundan salkl kimseler iin kyam art grld gibi zr haricinde binek zerinde klnmas da ciz deildir. Bu namaz snnet kabul eden fukahaya gre ise kyama gc yetse de kiinin oturarak veya binek zerinde vitir klmas cizdir. Vitir namazn nfile kabul edenlerle vcip olduu grn benimseyen Eb Hanfe, bu namazn farz ve nfileye ihtimali bulunmasndan dolay ihtiyaten btn rekatlarnda kraati gerekli grmtr. Hanefler ve Hanbeller, bey b. Kb hadisine dayanarak rekatlk vitir namaznn ilk rekatnda Al, ikincisinde Kfirn, ncsnde hls srelerinin okunmasnn mendup olduu grndedir. Ancak Haneflere gre mutlak bir kural durumuna gelmemesi iin Ftiha dnda hadiste belirtilen sreler bazan okunabilecei gibi bazan da baka yetler okunmaldr. filer ve Mlikler ise Hz. ieden gelen rivayeti dikkate alp ilk iki rekatta ayn sreleri zikretmekle beraber nc rekatta hlsla birlikte Muavvizeteynin de okunmasn mendup sayarlar (ilgili hadisler iin bk. Eb Dvd, Vitir, 4; Tirmiz, Vitir, 9). Vitirde Kunut duasnn meruiyeti konusunda Mlikler hari ulem gr birlii iindedir. Mliklere gre ise vitirde Kunut duas okunmaz. Haneflere ve Hanbellere gre yl boyunca klnan vitir namazlarnda Kunut duas okunurken filere gre bu dua sadece ramazann son yarsnda okunur. Haneflere gre nc rekatta kraatten sonra rka varmadan nce eller kaldrlp tekbir alnr ve ardndan Kunut duas okunur. Bu uygulama Eb Hanfeye gre vcip, mmeyne gre snnettir. Kunut duasn okuyamayanlar Rabben tin duasn okur veya defa Allahmmafir l veya Y rabb derler. Hem imamn hem de imama uyan kimsenin Kunut duasn sessizce okumas tercih edilir. Kunut duasn unutan kimse rkda veya rkdan ban kaldrdktan sonra bunun farkna varrsa geri dnmez, ancak vcibi terkettiinden namazn sonunda sehiv secdesi yapar. fi veya Hanbel bir imama uyan kimse bu mezheplerdeki gr dorultusunda imamla birlikte rkdan sonra Kunut yapar. nc rekatn rkunda imama yetien kimse hkmen Kunut duasna yetimi saylr ve kendi bana tamamlad rekatlarn sonunda Kunut yapmaz. filere ve Hanbellere gre ise son rekatta rkdan kalktktan sonra Kunut menduptur; Semiallhu limen hamideh denilerek kalklrken eller gs hizasna kadar kaldrlr ve cemaatle klnan namazda imam aktan okur (ayrca bk. KUNUT). Mlikler dndaki mezheplere gre vitir namaznn ramazanda teravihin devam gibi cemaatle klnmas menduptur. Ramazan dnda ise cemaatle klnmas Haneflere gre mekruhtur; filer ve Hanbellere gre de snnet olan tek bana klnmasdr. Mliklere gre vitrin daima evde klnmas efdaldir. Vitir namazndan sonra kere Sbhnel-melikil-kudds denilmesi ve nc syleyite sesin ykseltilmesi (Msned, III, 406), ayrca, Allahm! fkenden rzna, cezalandrmandan affna, senden sana snrm; seni yeterince vemem, sen kendini vdn gibisin duasnn okunmas (Msned, I, 96; Nes, yml-leyl, 51) mstehaptr (Hatb e-irbn, I, 339; ayrca bk. Muvaffakuddin bn Kudme, II, 601). Kazs. Hz. Peygamber, Vitir namazn klmadan uyuyan veya klmay unutan kimse hatrlad zaman namaz klsn buyurmutur (Msned, III, 44; Eb Dvd, Vitir, 6; vitrin kaz vaktiyle ilgili grler iin bk. evkn, III, 58-59). Haneflere gre, sabah namaz vakti girdii halde vitri ister

bilerek ister unutarak klmam olan kimseye Kunut duasyla birlikte kazs gerekir. Eb Hanfeye gre vcip, amel bakmndan farzlara mlhak olduundan tertibe riayet gerekir; sabah namazn klarken vitri klmadn hatrlayan tertip sahibinin namaz vitri klacak kadar zaman varsa fsid olur; nce vitri kaz edip sonra sabah namazn klmaldr. Bu vakitte klamayan veya tertip sahibi olmayanlar daha sonra herhangi bir vakitte kaz edebilirler. mmeyn de yukardaki hadise istinaden snnet kabul ettii vitrin kazsnn gerekliliine hkmetmitir. filere gre kaz edilmeyeceine dair grler de bulunmakla beraber iaret edilen hadise dayanlarak kazs mstehap grlmtr. Hanbellerde de benzer bir gr vardr. Mliklere gre vitrin zaruri vakti sabah namaznn klnmasna kadar srdnden kii sabah namazn kldktan sonra vitri klmadn hatrlarsa kaz etmez; namazda iken hatrlarsa ve sabah namaz iin yeterli vakit varsa namazdan kp vitri klmas gerekir. bn Hazma gre vitri kasten terkeden kii sonradan kaz edemez; ancak uyku veya unutma sebebiyle klnmayan vitir namazlar kaz edilebilir (el-Muall, III, 101 vd.).

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, vtr md.; Msned, I, 89, 96, 231; III, 44, 406; V, 357; VI, 7; Muhammed b. Nasr elMervez, altl-vitr (nr. M. Ahmed r - Ceml Abdlmnim el-Km), Kahire 1993; Tahv, eru Menil-r, I, 249 vd.; bn Hazm, el-Muall, III, 42-54, 101 vd.; Serahs, Mebs, I, 150, 155-156, 164-166, 234; Ksn, Bedi, I, 270-274; Muvaffakuddin bn Kudme, el-Mun (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk - Abdlfetth M. el-Hulv), Riyad 1419/1999, II, 578-601; Nevev, el-Mecm (nr. M. Necb el-Mut), Cidde, ts. (Mektebetl-ird), III, 505-521; ehbeddin elKarf, e-are (nr. Sad Arb), Beyrut 1994, II, 392-397; bnl-Mutahhar el-Hill, Mutelefa f akmi-era: e-alt, Kum 1423, s. 332-337; bn Hacer elAskaln, Kefs-sitr an kmi-alt badel-vitr (nr. Hd b. Hamd b. Slih el-Mirr), Beyrut 1417/1997; Bedreddin elAyn, Umdetl-r, Beyrut 1421/2001, VII, 3-34; bnl-Hmm, Fetul-adr, I, 300-312; Tecrid Tercemesi, II, 207-248; Hatb e-irbn, Munil-mutc (nr. M. Hall Aytn), Beyrut 1418/1997, I, 335-339; Buht, Kefl-n (nr. brhim Ahmed Abdlhamd), Riyad 1423/2003, I, 309, 490-500; Abdlgan b. smil en-Nablus, Kefs-setr an fariyyetil-vitr (nr. M. Zhid Kevser), Kahire 1370/1951; evkn, Neyll-evr, III, 35-59; bn bidn, Reddlmutr (nr. dil Ahmed Abdlmevcd - Ali M. Muavvaz), Riyad 1423/2003, II, 438-449; M. Cevd Maniyye, Fhl-mm Cafer e-d, Beyrut 1404/1984, I, 133; Vehbe ez-Zhayl, el-Fhlslm ve edilleth, Dmak 1404/1984, I, 809-829; Kemr, Kefs-sitr an altil-vitr (Mecmat resilil-Kemr iinde), Karai 1416/1996, I, 337-511; Habb b. Thir, el-FhlMlik ve edilleth, Beyrut 1418/1998, I, 281-285; Dursun Demir, Vitir Namazyla lgili Hadisler ve Deeri (yksek lisans tezi, 2006), Gazi niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; Rukiye Koak, Vitir Namaz ile lgili Rivayetlerin Deerlendirilmesi (yksek lisans tezi, 2006), Cumhuriyet niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; Slih b. Abdssem el-b, e-emerd-dn al Risletil-ayrevn (nr. Ahmed Mustafa Ksm et-Tahtv), Kahire 2007, s. 672; Bra Yzgld, Hanef ve fi Mezheplerinde Vitir Namaz, Diyanet lmi Dergi, XLV/4 (2009), s. 61-88; Vitr, Mv.F, XXVII, 289-302. Sami Erdem

VYANA
Avusturya Federal Cumhuriyetinin baehri. Tunann sa kysna yakn bir yerde, buraya dklen Wien nehrinin iki tarafnda dz bir alanda kurulmu olup denizden 170 m. yksekliktedir. Macarca Bcs, Bonak, Srp ve Hrvat dilinde Be olarak geer. Slovence Dunaj (Donava) Tuna nehrine iaret eden bir tanmlamadr. eke Viden, Slovaka Viedem, Lehe Vieden eklinde yazlr. Osmanl Trklerinde Macarcadan alnan Be ve XIX. yzyldan itibaren Viyana olarak geer. Evliya elebi, ehre Macarlarn Klvar adn verdiklerini yazmakla birlikte bunun kelimenin etimolojik anlamnn ifadesi olduu anlalmaktadr. Gerekten Be ehrin/hisarn dnda (varota) gibi bir anlama sahiptir ve Macarca klvros kelimesiyle rtmektedir (Kreutel - Prokosch, s. 131, 289, n. 163). Viyana ismi IX ve X. yzyllardaki Magyar hkimiyetine dayanr ve genelde yama (steilhang) eklinde tercme edilir ki bu da ehrin o zamanlar ne kadar nemsiz bir yer grldne iaret eder. Viyana blgesel konumu itibariyle eitli ynlere alan yollarn kavanda yer alr. 1792de fevkalde eli sfatyla burada bulunan Ebbekir Rtib Efendi ehrin bu konumunu yle tarif etmektedir: Be ehri Avrupa memleketlerinin ekserisine semt ve memer ve Avrupann gbei makamndadr (Nizm- Ceditin Kaynaklarndan Ebubekir Ratib Efendinin Byk Layihas, s. 321). Bu anlamda ta devirlerine kadar uzanan arkeolojik bulgularn da gsterdii zere tarihin en eski dnemlerinden beri bir yerleim yeri olarak ortaya kar. Burada Keltler zamannda (m.. 400lerde) Vedunia isminde bir yerleim yeri vard. lkalarda Vindobona adyla bilinir. Milttan sonra 50lerde burada Germen kavimlerine kar Panonia eyaletinin korunmasn stlenen bir Roma garnizonu yer almaktayd. Buras 395te Gotlar tarafndan tahrip edildi. En erken olarak bu yrede cereyan eden bir arpma sebebiyle 881de zikredilmeye balanan ve ismini yaknlardaki kk bir nehir olup Tunaya akan Wienden alan Venia adl bir yerleim mahalli zamanla Vindobonann yerine geer ve ileride Wien diye bilinecek ehir bu ekilde olumaya balar. Blgedeki Roma idaresi V. yzylda sona erdi ve barbar kavimlerin saldrlar nlenemez hale geldi. Dou Franklar Kral I. Ottonun Augsburg yaknlarndaki Lechfeld savanda (Austos 955) Magyarlar yenmesiyle balayan dnem, yalnzca bunlarn Pannonia blgesinde (bir ksmyla Macaristan) yerleip zamanla Hristiyanl kabul etmeleriyle sonulanmad, ayn zamanda 976da kurulan Ostarrichi (sterreich/Avusturya) Markgrafl (serhad kontluu) sebebiyle Avusturya ve dolaysyla Viyanann da ykseli dnemine girmesine imkn verdi. Avusturya markgraflar ve hersekleri soyu olan Bavyera asll Babenbergerler zamannda (976-1246) gelien Viyana XI. yzyldan itibaren nemli bir ticaret merkezi haline geldi. 1137 tarihli bir belgede ilk defa ehir stats verilmi olarak geti. 1155te Babenberger idaresindeki Avusturya herseklie (dukalik) ykseltilince ertesi yl Viyana da baehir konumuna eriti ve Ekim 1221de ticaret mallarnn belirli bir zaman ehirde depolanmasn talep etme imtiyazn elde etti. 1237de yresel senyrlerin erkinden karak kayzerin dorudan idaresine balanan Viyana 1276da I. Rudolf tarafndan zaptedilerek Habsburglarn eline geti, ancak bu idare altnda ehirsel haklarn giderek kaybetti. 1522de ehirdeki toplumsal kesimlerin isyan, 1526da I. Ferdinand tarafndan bu

haklarn tamamen iptal edilmesiyle neticelendi. Hnedann Viyana zerindeki bu hkimiyeti I. Dnya Sava sonuna kadar devam etti. 1438-1806 yllar arasnda Habsburglarn temsil etmeye baladklar Kutsal Roma Alman mparatorluunun merkezi oldu. ehrin ikinci bnisi olarak kabul edilen IV. Rudolf zamannda Pragdaki rneine uygun biimde bir niversite kuruldu (1365) ve XII. yzylda Roman slbunda yaplan St. Stefan Katedralinin gotik tarzda yeniden inasna giriildi (1359). Viyana 1485-1490 yllarnda Mtys Corvinus tarafndan ele geirilerek bir mddet Macar Krallnn hkimiyetinde kald. Viyanada 1469da piskoposluk, 1723te bapiskoposluk kurulmas ehrin Katolik bir din merkezi haline gelmesinde etken oldu. 1551de buraya yerleen Cizvit tarikatnn mrifetiyle Katoliklii kabul etmeyenlere kar kanl bir mcadele srdrlmeye baland. Yine de ehirdeki Protestanlarn oran 1571lerde % 80leri bulmaktayd. Bu durum II. Maximilian bir vicdan hrriyeti ferman yaymlamaya sevketti. Katolik olmayan nfustaki bu stnlk ehrin reformasyon kartl hareketinden son derece etkilenmesine ve nihayet 1625te btn Protestanlarn srlmesine yol at. 1640 ylna gelindiinde yalnz Viyana deil Avusturya da Protestanlardan neredeyse tamamen temizlenmi bulunuyordu. 1648-1740 yllar arasnda srdrlen ina faaliyetleri Viyanay nde gelen bir barok ehir haline getirdi. Bu amala yaplan byk harcamalar Viyana ahalisini zora soktuundan dnemin hkmdar VI. Karln lm (1740) ferahlkla karland. ehirde o zamanlar ska ortaya kan veba salgnlarndan biri 1679da 100.000den fazla insann hayatna mal olmasna ramen 1700de 80.000 tahmin edilen nfusu 1754te 175.000 gibi nemli bir sayya ulat. 2 Mays 1750de miras kalan topraklarn Bohemya tacna bal olanlarla birletirilerek devletin btnl salandnda Viyana yeni bir kimlik ve grnm kazanmaya balad. Schnbrunn (Mustafa Hatt Efendi, s. 38) ve Belvedere dahil birok sarayn ve hkmet binasnn ina edildii Maria Theresia dnemindeki (1740-1780) byk imar faaliyetleriyle kltrel gelime ve olu II. Josephin (1780-1790) devlete merkez bir yaplanmayla yeniden ekil vermeye alt kkl yenilenme giriimleri neticesinde Viyanada ok sayda grkemli resm bina ykseldi. Bu arada eski imparatorluk saray olan Hofburg yaknlarndaki Burg Tiyatrosu mill Alman tiyatrosuna dntrld (1776). Bu dnemde Almancann resm dil haline getirilmesi zamanla ehre bir Alman bakenti havas kazandrd. Kayzer II. Franzn (1792-1835) Kutsal Roma Alman mparatorluundan feragat ederek Avusturya mparatorluunu iln etmesi neticesinde (11 Austos 1804) Viyana yeni teekkl eden Kaiserreichn merkezi oldu. Avrupada Fransaya kar verilen savalar dneminde Viyana 1805 ve 1809da Franszlarn igaline urad. Napolyonun hkmranlnn kmesinin ardndan Viyanada Avrupay yeniden dzene sokacak byk kongre topland (1814-1815) ve ehir yeni muhafazakr dnemin (restorasyon) siyas merkezi haline geldi. 1848 ylnn Mart, Mays ve zellikle Ekim aylarnda patlayan ve Avrupann hemen her tarafna yaylan genel halk ayaklanmalar Viyana Kongresiyle balayan baskc restorasyon dnemini sona erdirdiinde Viyana da bu gelimelerden birinci derecede etkilendi. Restorasyon devrinin mimar olan Avusturya Babakan Prens Metternich, Viyanay terketmek zorunda kalrken Kayzer I. Ferdinand tahttan ekildi ve ekim ayaklanmas kanl ekilde bastrld. 1857de kule ve surlar byk lde ortadan kaldrlan Viyanada bu surlarn yerinde ring ad verilen ve eski ehri evreleyen geni bulvar sistemi yapld. Zamanla ehrin en tannm yaplar bu bulvar zerinde yer ald. 1865te yolcu tamaya balayan atl tramvay hatt 1895te elektrikli hale

getirildi. 1868-1875 arasnda Tuna nehrinin taknlarn nleyici tedbirler alnd. Nehrin dolambal yatanda dzeltmeler yaplarak ehirden geen kolundaki suyun ak hz ve istikameti denetim altna alnd (Tuna Kanal). 1873-1910 yllarnda ehrin ihtiyacn karlamak iin geni bir su ebekesi kuruldu ve nihayet buraya gelen suyu kaynandan tamak zere 100 km. uzunluunda kapal bir kanal ina edildi. 1873te bir dnya sergisine ev sahiplii yapan Viyanada ilk kz lisesi (gymnasium) 1892de ald. Bylece devrin nde gelen meselelerinden biri olan kadn haklar konusunda nemli bir gsterite bulunuldu. Franz Joseph zamannda (1848-1917) yeni yol ebekeleriyle donatlan ve 1890da varolarn ehre dahil edilmesiyle nfusu 1,5 milyona ykselen Viyana bylece Avrupann en kalabalk ehirleri arasna girdi. Civar semtleri birbirine balanm modern bir ehir haline getirilmekle beraber St. Stefan Katedrali merkezli eski ehir (Alt-Stadt) dokusunun tarihsel mekn zellii korundu ve yaatlmasna zen gsterildi. Balayan sanayileme neticesinde nfusun 18701914 yllar arasnda 2 milyona dayanmas yine de ehri fazla kalabaln tahribatndan kurtaramad; toplumsal huzursuzluk ve yaygn sefalet sosyal-demokrat akmlara reva verdi ve oluan ii snfnn sefaletine iinde yaanlan ehir de ortak oldu. 30 Ekim 1918de Avusturya-Macaristan mparatorluunun yklmasyla Viyana yeni kurulan (12 Kasm 1918) Avusturya Cumhuriyetine baehir yapld ve 10 Kasm 1920de mstakil federal bir eyalet haline getirildi, 19 Kasmda kendi ehir anayasasn kabul etti. Siyas ve itima huzursuzluklar sava sonrasndaki dneme damgasn vurdu. 15 Haziran 1927deki Marksist ayaklanma, Adalet Saraynn yaklmas dahil yaanan olumsuzluklar, ehrin idaresini elinde tutan sosyalist harektn 1934te zorla bertaraf edilmesine kadar srd. II. Dnya Sava arefesinde Avusturya, Nazi Almanyas tarafndan ilhak edildiinde (Anschluss, 12 Mart 1938) Viyana merkez olma ayrcaln sava sonuna kadar kaybetti. Viyana savan son dneminde mttefiklerin hava saldrlar sebebiyle byk tahribata urad. Mevcut binalarn % 20si yklrken yaklak 90.000 bina oturulamaz hale geldi. kan yangnlarda tarih St. Stefan Katedrali de etkilendi. Viyana Nisan 1945te Kzlordunun eline dt ve 1955e kadar mttefiklerin (ngiliz, Fransz, Rus, Amerikan) asker igali altnda drt blgeye blnm olarak kald. ehrin bllemeyen tarih merkezi dnml bir ekilde idare edilmeye baland. Yenilgiye ve igale ramen Viyana, Nazi tahakkm sonunda Dou blokunu tekil edecek komu lkeler gibi tek bana Sovyet Rusya eliyle kurtarlmam olmann mutluunu yaad. Ruslarn seksen kadar mcavir yerleim blgesini dahil ederek 1946da kurduklar Byk Viyana idaresi 1954te sona erdiinde ilve edilen yerler tekrar Aa Avusturya blgesine iade edildi. 15 Mays 1955te Avusturya hrriyetine kavutu ve ayn yln sonbaharnda igal ortadan kalkt. Viyana, Prag ve Venedik gibi tarihsel zenginlii yannda Avrupann gerek mimari ve sanat eserleri merkezleri arasnda n srada yer alr. ehir kendine has zellikleriyle tannr. ehre damgasn vurmu, bata Mozart olmak zere dnyaca mehur byk bestekrlaryla klasik mziin merkezlerinden biri saylan Viyana, iki defa kuatma altna alnmasnn yannda yzyllar boyunca devam eden Trk savalarnn tarihsel miras ve htrasn turistik bir sermayeye dntrmede de baar kazand. ehrin sokak ve binalarnda korunan Trk izleri, zenginlik ve eitlilik asndan emsalleri arasnda n sralarda yer alan mzelerindeki Trk ganimetleri, zafer almetleri, Trk arklar, porselen resimleri, genelde Trk iecei diye adlandrlan kahve ve alan ilk kahvehaneleri, Viyana ay reklerine kadar uzun geni bir liste tekil eder. Viyana ayrca tiyatro, opera, filarmoni orkestras, dnyada baka rnei bulunmayan spanyol binicilik okulu gibi etkinlikleriyle de Avrupann en nde gelen kltr merkezlerinden biridir. ehir, nternasyonal Atom

Enerjisi Organizasyonu (IAEO), Petrol hra Eden lkeler Organizasyonu (OPEC) gibi bir dizi uluslar aras kurulua ev sahiplii yapmakta, Birlemi Milletler tekiltnn merkezlerinden biri olarak da (UNO-City) hizmet vermekte, gnmzde de birok nemli devletler aras grme ve antlamann yapld tarafsz bir yer niteliinde ne kmaktadr. Viyana 2010 yl itibariyle 1.731.000 kadar bir nfusa sahipti, burada yaayan Trklerin says 41.000i bulmaktadr. Viyana ve Trkler. Viyana, Osmanl dnyasnda hakknda eitli efsaneler retilmi, ele geirilmesi ana hedef olarak gsterilen (kzlelma) ehirler arasnda yer almtr (Teply, Trkische Sagen und Legenden, s. 34-73). Bosnann fethinden sonra (1463) devam eden Trk aknclarnn saldrlarnn Krain (Karinya) blgesine erimesi, 1471 ve 1473 yllarndaki aknlarn Steiermark (tayer) ve Krnten (Karinyola/Karanite: Mustafa Efendis Gesandtschaftsreise, s. 143-181) blgesine sirayet etmesi, Avusturya ana topraklarnn tehlike altnda bulunduunu gzler nne sermitir. Macaristann kmesi (1526), Avusturya snrlarna doru ilerleyen Trk gcnn Viyana iin de artk byk bir tehdit unsuru tekil ettiini gstermitir. 1529daki ilk muhasara mevsimin ilerlemi olmasndan dolay ucuz atlatlmt. 10 Maysta stanbuldan hareket eden ordunun esas hedefini Viyana tekil etmediinden muhasara hazrlklaryla yola klmamt. 22 Eyllde ehrin nlerine gelinmekle beraber hava muhalefeti eyll sonuna kadar ciddi bir baskda bulunulmasn engelledi. 1 Ekimde balayan muhasarann ikinci fasl havalarn dzelmesiyle hareketli geti, zellikle lam patlatmalar asker harektn arlkl noktasn oluturdu. ehirde iki aylk bir gda stokunun mevcudiyeti, daha erken tarihlerde balatlacak bir muhasarann baarl bir sonu verebileceine iaret etmektedir. Buna ramen askerin huzursuz ve gayri memnun hali, bizzat padiahn k bastrmadan stanbula varmak istemesi muhasarann kaldrlmas kararnn alnmasnda etkili oldu (14 Ekim) ve Aridk Ferdinandn ehirde bulunmamas buna gereke gsterildi. Bylece 18 Ekimde ordu arlklaryla birlikte tamamen ekilmi bulunuyordu (Bernhauer, s. 27). 1532 Alman seferi, 1566 Sigetvar ve nihayet Kprlzde Fzl Ahmed Paann 1663 Macaristan seferi ynn her an Viyanaya evirmeye hazr potansiyel tehlikeler oluturmaya devam etti. Osmanl ordusunun kaplarna ne zaman dayanaca kbusu 1683te gerekletiinde bunun ehrin kurtulmas dnda byk bir Trk bozgunuyla neticeleneceinin hayali dahi mmkn deildi. lk muhasarann aksine savan dorudan hedefi seilerek hazrlklarn ona gre yapld ikinci muhasara 14 Temmuz - 12 Eyll arasnda devam etmiti ve bunun baaryla sonulanmas kuvvetle mmkn grnyordu. Mart sonunda Edirnede toplanan Osmanl ordusu, bu tarihten itibaren Avrupada zellikle Papa XI. Innocent nderliinde Alman lemi yannda Lehistan da iine alan, ardndan Venedikle Rusyann da katlaca byk bir ittifakn meydana gelmesine yol at. stolni Belgrada varldnda Viyanann hedef alnd resmen akland. Bu karar Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paann bir emrivkisi olmakla beraber IV. Mehmed tarafndan onayland. Viyanada ise Kayzer I. Leopold ve ahaliden 80.000 kadar ehirden ayrld. Passauya giden kayzer bir kurtarma ordusu tekili iin almalarn buradan yrtt. ehrin savunmas Kont Ernst Rdiger von Starhemberge havale edildi. Savunmaclar iin gayet zorlu geen muhasara, Lehistan Kral Sobieski kumandasnda yola kan kurtarma ordusunun mdahalesiyle byk bir felketle sonuland ve mcadelenin Karlofa Antlamas ile (1699) bitecek genel bir savaa dnmesine yol at. Trk tehlikesinin savuturulmas ve bunun kalc hale gelmesi, Erdelden Adriyatike kadar uzanan btn Avusturya serhaddi boyunca byk bir rahatlama getirirken bu zaferlere elik edenler giderek kahramanlklaryla efsaneletirilmeye ve abartl biimde yceltilmeye baland. Viyanada resim,

heykel ve edebiyat alannda yenilen Trklerle ilgili saysz eser retilmeye balanrken geri ekilmek ve savalar artk kendi snrlar iinde gslemek zorunda kalan Osmanlnn muhayyilesinde bu ehirle ilgili sylemler tamamen etkisini kaybetti ve ksa zamanda unutulma raddelerine geldi. Avusturya tarih yazmnda ehrin ilk muhasarasyla ilgili mstakil anlatmlar XIX. yzylda kaleme alnan genel tarihlerin iinde yer alr. Genelde fazla ilgilenilmeden kalan bu olay Trk tehdidinin bertaraf edilmesiyle giderek daha ok popler tarih yazlmnn konusu haline gelir. kinci muhasarann zaferle sonulanmasnn da ilvesiyle Trklere kar kazanlan savalar bu tr yazlmlarn ana malzemesini ve yzyllar boyunca Trkler karsnda uranlan yenilgilerin deta intikamnn alnmak istendii, her trl olumsuzluklarla ykl aalama furyasnn esasn tekil eder. Viyana ngrlen belirli bir zamanda mslmanlarn eline geeceine inanlan bir ehirdi. ehrin daha kurulu annda Hz. snn havrisi Simon Petrus (Evliya elebinin ifadesiyle emn- Saf, Seyahatnme, VII, 248-Teply, Trkische Sagen und Legenden, s. 16) Sultan Sleyman tarafndan yaplacak muhasarann bir netice vermeyecei, ancak Sultan (IV.) Mehmed zamanndakinden ekinilmesi ve Trklerle hemen bar yaplmas gerektii kehanetinde bulunur. 8 Haziran 1665te Kara Mehmed Paann sefret heyeti iinde Viyanaya giden Evliya elebi ehri bir kitap hacminde (Seyahatnme, VII, 223-327; Almancas, R. Kreutel - E. Prokosch, s. 55-263) etrafl bir anlatmla Trk okuyucusuna tantan tek yazardr. Doudan batya badem eklinde uzandn belirttii Be Kalesini zellikle asker ynden ie yarayabilecek gzlemleriyle tarif eder. Kale Tuna kenarnda kaln, salam ve dayankl be adm geniliinde tula, Be suyu tarafnda ise daha alak olmakla beraber daha kaln ve derin temelli byk ta duvarlarla evrilidir. ehrin bu kys, hslt 400.000 altn tutan gmrk ve mahzenlerin bulunduu ve pek ok maln getirildii bir iskele mahallidir. On adet byk tabyasnn Be suyu taraf 2000 admdr ve bunlarn her birinde ellier para balyemez topu yer alr. Kalenin tamamnda her birinde krk elli balyemez topu bulunan yirmi yedi tabya mevcuttur. Nehre alan kk kaplar dnda bei ana yol kaps olmak zere ehrin sekiz byk kaps vardr. Kalenin etraf byk hendeklerle evrilidir, Tuna kenarndaki iki kat duvar nnde hendek yoktur. Kalenin genel evre uzunluu 21.550 admdr. Dayankl bir hisar ve an yce amansz bir Alman kalesi olarak niteledii Viyana iin Evliya elebinin dilei burasn Cenb- Hakkn iman sahiplerine nasip etmesidir. ehrin dnda varolardaki yerleime Evliya elebi de dikkati ekmi, buralarn ekili, baheli evler ve saraylarla, kilise ve manastr, han ve dkknlarla donatlm mevcut zenginliine vurgu yaparken gazilerin ufukta grnen kzlelma hayallerine canllk kazandrmak ister gibidir. Viyana, Trk askerlerinin gnim tarihinde meydana gelecek ganimet gnne hazrlanmak zere (Seyahatnme, VII, 248) hendekler, arampollar ve tabyalar inasyla devaml takviye edilerek mstahkem hale getirilen, her bir kesinden ykselen bur ve tabyalaryla deta Elburz dana dntrlen lnetli bir kaledir. Bu niteleme muhtemelen ikinci muhasarann bozgunla biten hikyesinden etkilenmenin bir sonucudur. ehrin dou istikametinde Budin ve Estergon tarafna alan Frenk Kapsndan girilip 1000 adm kadar ilerlediinde stanbuldaki Divanyoluna benzer bir cadde zerinde mparator Saray yer alr. Dou istikametine alan kaps Saray Kaps adn tar. Bunun hendeinin elli adm tesinde Be suyu akar. Burada be gzl byk bir kpr vardr. Saray Kaps nndeki mrver aac (Teply, Trkische Sagen und Legenden, s. 26) ok byk ve emsalsiz bir aa olup Evliya elebinin kaleminde bir slm velsine dntrlen emn- Safnn elindeki asy topraa daldrmas ile yetimitir. Efsane ve gereklerle rl anlatm iinde Aziz Stefan Katedralinin 770 basamakl an

kulesi zerindeki altn top ve bunun zerine Trk almeti olarak oturtulan hill ve gne-yldz alemi Trklerden ziyade Viyanallarn ilgisini ekmi ve ezel dman temsil eden byle bir iaretin kutsal kilisenin tepesinde ne aradna dair mkul bir aklama yaplamamasnn sknts yaanmtr. 1529 muhasarasnda, kilisenin kulesinin ilerideki fetihte camiye evrileceinden minare vazifesini greceini ngrerek top ateiyle yktrmaktan imtina eden Kann Sultan Sleyman, 150 okka saf altndan dktrd bir topu sonraki muhasaralarda dokunulmazlna iaret etmek zere Aridk Ferdinanda gndermi ve bu Ungurus Alaman kzlelmasn kulenin tepesine koymasn istemitir. Trkler uzaklatktan sonra Aridk Ferdinand bu topun zerine stnlk nianesi eklinde altn ay ve gmten bir gne-yldz tasviri oturtmutur (Evliya elebi, s. 238; Teply, Trkische Sagen und Legenden, s. 34). Dier bir sylem olarak hill ve gne-yldz iaretinin kulenin tepesindeki ha yerine konulmak zere gnderildiine dair kayt (Cantemir, I, 288) konunun ruhuna ve tarihsel gereklie daha uygun dmektedir. Bu iaretin Ortaalardan kalma mnev ve madd gcn sembol olduuna ve daha 1516da kulenin tepesine yerletirildiine dair ileri srlen yorumlar (Tomenendal, s. 169), mslmanlarn timsalleri olarak ycelttikleri hill iaretinin bir hristiyan katedralinin tepesinde ne arad sorusuna tatmin edici bir cevap tekil etmemitir. Nitekim ay-yldz almeti II. Viyana Muhasarasnn kaldrlmasnn ardndan hemen sklmemitir. Bu i iin Trk hezimetinin kalcl beklenmi, 1686 yaznda Belgradn muhasara edilmesinden sonra yl daha gemesi icap etmitir ki bu da Trk tehdidinin tekrar geri dnebilecei korkusundan kaynaklanan ciddi bir tereddt dolaysyla mslman aleminin ne anlama geldiine iaret eder. Sz konusu almet 15 Temmuz 1686 tarihinde sklm ve 14 Eyllde yerine bir ha-yldz taklmtr. Hareketsiz olan bu alem rzgra dayanamayp krldndan 1687 yl Temmuz-Ekim aylar iinde tepeye ha ve bir rzgr horozu yerletirilmitir (Teply, Trkische Sagen und Legenden, s. 52). Evliya elebinin zerine ku konamaz, rzgrda frldak gibi dner bir hal ark eklinde tarif ettii bu deiiklie deinen anlatm (Seyahatnme, VII, 238-239), kendisinin 1687de hayatta bulunmas gerektii gibi ayrca ok nemli bir karm imkn dahiline sokmutur (Teply, Trkische Sagen und Legenden, s. 52-54). Trk almeti ise bugn, Merzifonlu Kara Mustafa Paa ve Vidin Seraskeri Abaza Kr Hseyin Paann mezarlarndan karlan kafataslar ve Avusturyallarn yannda dier Alman dnyasndan gelen sade askerinden kumandanna kadar mttefik kuvvetlerin uyguladklar bir ayp eklinde igal ettikleri yerlerdeki mezarlar tahrip ve Trk kafataslar ve kemiklerini zafer nianesi diye memleketlerine gtrmeleri detinin bir kalnts olarak daha baz zafer ganimetleriyle beraber (mezar talar, eitli binalardan sklen kitbeler) ehrin Tarih Mzesinde sergilenmektedir. Zafer nianesi diye sergilenen kafataslar utanlmas gereken bir tehir olarak ayplandndan yakn zamanlarda nihayet mahzene kaldrlmtr. Viyana-stanbul arasnda gidip gelen eliler iki devlet arasndaki diplomatik younluu gsteren nemli bir lektir. 1488-1792 yllar arasnda stanbula gelen 130 imparatorluk elisine karlk Viyanaya giden Trk elilerinin says seksen-doksan kadardr (Teply, sterreich in Geschicte, s. 14). Bunlarn da Avusturya tarafndan gelenlerin aksine ikamet elileri olmad bilinmektedir. Avrupann nde gelen baz merkezlerinde ikamet eliliklerinin ihdas III. Selim devrinde gerekleti. Viyanaya ilk ikamet elisi olarak brhim Afif Efendi tayin edildi ve itimatnmesini 1797 Eyll aynda sundu (Kuran, s. 43). Eliliin Osmanl Devletinin bandan itibaren, hatta II. Abdlhamid dneminde bile Viyanada bir kira evinde temsil edilmesi (Akyldz, s. 147), ge balayan mnasebetlerin artk tamamen nemini yitirmi ve sradan bir komuluk ilikisine indirgenmi olduunu gstermektedir. Viyanada ilk Trk diplomatik temsilcilii ehbender (konsolos) adyla

1718 Pasarofa Antlamas ile saland ve 1726da Viyanaya gnderilen Kazganczde mer Aa deta bir ikamet elisi gibi orada bulunan ilk Osmanl diplomat oldu (elebizde sm, s. 307-308; Uzunarl, IV/1, s. 151). 1665te Viyanaya sefirlik vazifesiyle gnderilen brhim Paann kethdln yapan ve birtakm tanklklar peyda eden mer Aa bu vazifeyi 1732 ylna kadar srdrd. Osmanl tccarlarnn ilerine bakmak, onlarn rahata gidip gelmelerini salamak, vris brakmadan lenlerin terekelerine devlet adna el koymak, eitli yerlere ticar imtiyazlarla vekiller tayin etmek gibi yetkilerle donatld. mer Aa ayrca brhim Mteferrikann sipari ettii haritalar temin etti, hatta Viyanada bir cami almas talebinde bulundu. Nihayet gerek bir eli gibi davranmasndan tr batan beri byle bir temsilcilii iine sindirememi olan Avusturyann rahatszlna ve istenmeyen adam olarak geri dnmesi iin eitli giriimlerde bulunulmasna yol at (Wurm, XLII [1992], s. 169 vd.). Pasarofaya istinaden yaplan ticaret antlamasyla Osmanl vatandalar Viyanaya serbeste girebilme hakkn elde ettiinden mslman ve gayri mslim tccar ehre gidip gelmeye balad (Tomenendal, s. 57). Osmanl vatanda olduklar iin yahudiler yerli yahudiler gibi horlanmad ve ehre giri resmini demek zorunda kalmad. Osmanl yahudilerinin says 1761den itibaren art gsterdi. Bunlar Avusturyada uygulanan yahudilerle ilgili kstlamalardan etkilenmediler. XIX. yzyln sonlarnda yaklak 800 kii Osmanl vatanda olarak Viyanada yaamaktayd. Nazi Almanyasnn 1938deki ilhaknda elli kadar Trk yahudi pasaportlarn ibraz ederek tciz edilmeden ehri terkedebildiler. Viyanadaki Trk-Yahudi Sinagogu 1885-1887 yllar arasnda ina edildi. Giri avlusunda Franz Joseph ile II. Abdlhamidin resimleri asldr. Bu sinagog Trk Mbedi (Trkischer Tempel) olarak anlmtr. Avrupa lkelerine yapt seyahat esnasnda Viyanaya resm bir ziyaret gerekletiren ilk ve son Osmanl padiah Abdlazizdir. 27-30 Temmuz 1867de Viyanada bulunan Abdlaziz, Schonbrunn Saraynda ikamet etti, eitli etkinliklere katld. Viyana, Osmanl Devletiyle gelien savalar ve siyas mnasebetler sebebiyle XV. yzyl ortalarndan itibaren Trk dilinin retilmesinin merkezi haline geldi. XVI. yzyln ikinci yarsnda Viyanada dil renimi iin niversitede bir krs ihdas edildi; 1674te verilmeye balanan arkiyat eitimi giderek akademik bir mahiyet ald. Saray tercman Franois Mesgnien Meninskinin drt ciltlik ok dilli byk szl 1680-1687 yllar arasnda Viyanada basld. II. Viyana Muhasaras esnasnda matbaa, hurufat ve basl eserlerin nemli bir ksm kan yangnda zayi oldu. Osmanl yazma eserleri zaman iinde Viyanada topland ve ktphanelerin saygnln arttran bir zenginlik gstergesi olarak grld. Mevcut Arapa, Farsa ve Trke yazma eserlerin Gustav Leberecht Flgel tarafndan hazrlanan ciltlik katalogu (Die arabischen, persischen und trkischen Handschriften der kaiserlich und kniglichen Hofbibliothek zu Wien, I-III, 1865-1867) bu durumu yeterince teyit eder. Maria Theresia dneminde ticaret ve diplomatik hizmet sahasndaki ihtiyaca da cevap vermesi beklentisiyle 1754te ark Dilleri Akademisi (Akademie der orientalischen Sprachen) kuruldu (von Starkenfels, s. 7). 1886da niversitede arkiyat Enstits ald, Viyana bu sahada gnmze kadar gelen bir merkez olma konumunu korudu. Sahann byk ismi phesiz ki 1856da Viyanada len Joseph von HammerPurgstalldir. stanbula gelerek burada vazife gren fevkalde ve ikamet elilerinin i ve d siyas gelimeler, yaptklar grmeler, devlet adamlar, padiah ve ailesi, saray ve bata asker olmak zere hemen her konuyla ilgili devletin genel durumunu aksettiren raporlar Osmanl Devletinin tarih yazlmnn ana kaynaklar arasnda yer almaktadr. zellikle elilerin hazrlad, nemli bir ksm baslmakla beraber yazma nshalar halinde deerlendirilmeyi bekleyen pek ok sefaretnme vb. telifat Osmanl

beer corafyasnn tannmas asndan byk deer ifade etmektedir. Viyanadaki imparatorluk arivi (Haus-Hof und Staatsarchiv) Osmanl Devletinin sonuna kadar gelen belge birikimine sahiptir ve 1797de ortadan kalkan, uzun zamanlardan beri daha nceki yzyllarda grlen eski gzlem becerisinin ve belge younluunun kalmad Venedikteki ariv zenginliinin stnde bir nem arzeder. Btn bunlara ktphanelerdeki Osmanl dnemiyle ilgili bazs unutulmu, bazs hl kefedilmeyi bekleyen -Hammerin drt ciltlik Osmanl-Avusturya mnasebetlerini ele alan yazma eseri gibi-evrak ktphaneler dnda, zellikle ordu tehizat ve her trl asker malzeme asndan ne kan mzelerde ve saraylarda, eitli zel ve resm meknlardaki saysz resim, gravr, harita gibi grsel malzeme ve albmler Osmanl tarihi aratrmalar asndan Viyanay hl vazgeilmez klmaktadr. Viyana Mftlk Merkezi (1878-1918). 1878 Berlin Antlamas ile Bosna-Herseki ele geiren ve 1908de bunu resm bir ilhak haline getiren Avusturya-Macaristan idaresi (Enciklopedija Jugoslavije, I, 114-115) bylece nemli bir mslman nfusu bnyesine almak zorunda kald. Bunlarla ilgili din ileri dorudan Viyanaya bal bir mftlk eliyle yrtld. Bosna-Hersekte de reslulem makam ihdas edildi (DA, XXXIV, 549-550). slm dini 15 Temmuz 1902de devletin resmen tand dinler arasna girdi. 1913te Bosnal mslmanlar iin Viyanada bir cami yaplmas planland. Ancak I. Dnya Sava sonunda Bosna-Hersek dalan imparatorluktan ayrld iin byle bir ihtiya ortadan kalkm oldu. Ayrca slm dininin resm din olarak tannmas durumuna da son verildi. Savan ardndan saylar birka yze inen mslmanlar tekiltsz kald. 1939da Viyanada slm Kltr Dernei (Islamischer Kulturbund) kuruldu. slm dininin tekrar resm bir din olarak tannmas 1979da gerekleti. Bylece mslman toplulua rgtlenme ve Viyanada bir mezarla sahip olma hakk veriliyordu. Viyana belediyesinin Hubertusdamm semtinde balad 8300 mlik bir alan iinde 1 Temmuz 1977de 300 m zerine temeli atlan Viyana Camii 20 Kasm 1979da (1 Muharrem 1400) ibadete ald. Kubbe ykseklii 16,5, minare boyu 32 m. olup imam ve mezzin evi, Kuran mektebi ve 400 kiilik toplant salonu bulunmaktadr. 65 milyon ilin tutan yapm masraflarnn byk ksm Suudi Arabistan tarafndan karlanmtr. 25 Haziran 1967de Viyanada Avusturya ile Trkiye, Msr, Suudi Arabistan, Endonezya gibi mslman devlet temsilcileri arasnda slm Merkezi kurulu belgesi imzaland. 1982-1983 ders ylnda slm dini, ders kitaplarna ve eitim programlarna girdi. Bundan hareketle Viyanada slm Din Pedagojisi Akademisi (Islamischer Religionspdegogischer Akademie) kuruldu. Akademinin amac Avusturyada verilen din dersleri iin hoca yetitirmektir. Viyanada ayrca bir slm lisesi (Islamisches Gymnasium in Wien) bulunmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Evliya elebi, Seyahatnme, VII, 223-327; Gnmz Trkesiyle Evliy elebi Seyahatnmesi (haz. Seyit Ali Kahraman), stanbul 2011, VII/1, tr.yer.; Ahmed Aa, Viyana Kuatmas Gnl (trc. Esat Nermi), stanbul 1970, tr.yer.; Mustafa Hatt Efendi, Viyana Sefretnmesi (haz. Ali brahim Sava), Ankara 1999, tr.yer.; D. Cantemir, Geschichte des osmanischen Reiches nach seinem Anwachsen und Abnehmen, Hamburg 1745, I, 288; elebizde sm, Trih, stanbul 1282, s. 307-308; Ebbekir

Rtib Efendinin Neme Sefretnmesi (haz. Abdullah Uman), stanbul 1999, tr.yer.; Nizm- Ceditin Kaynaklarndan Ebubekir Ratib Efendinin Byk Layihas (haz. V. Sema Arkan, doktora tezi, 1996), Sosyal Bilimler Enstits, tr.yer.; Vsf, Trih, I, 120-132; V. W. E. von Starkenfels, Die kaiserlich-knigliche Orientalische Akademie zu Wien: Ihre Grndung, Fortbildung und gegenwrtige Einrichtung, Wien 1839, tr.yer.; W. F. A. Bernhauer, Sulaiman des Gesetzgebers (Kann) Tagebuch auf seinem Felduzge nach Wien, Wien 1858, tr.yer.; Des trkischen Gesandten Resmi Ahmet Efendi gesandtschaftliche Berichte von seinen Gesandtschaften in Wien im Jahre 1757, und in Berlin im Jahre 1763; Friedrich Nicolain nszyle, Berlin 1809, tr.yer.; Flgel, Handschriften, I-III; Uzunarl, Osmanl Tarihi, IV/1, s. 151; Ercmend Kuran, Avrupada Osmanl kamet Eliliklerinin Kuruluu ve lk Elilerin Siyasi Faaliyetleri: 1793-1821, Ankara 1968, s. 4346; K. Teply, Die Einfhrung des Kaffees in Wien: Georg Franz Koltschitzky-Johannes Diodato-Isaak de Luca, Wien 1980, tr.yer.; a.mlf., Trkische Sagen und Legenden um die Kaiserstadt Wien, WienKln-Graz 1980, tr.yer.; a.mlf., Trkentaufen in Wien whrend des grossen Trkenkrieges 16831699, Jahrbuch des Vereins fr Geschichte der Stadt Wien, XXIX, Wien 1973, s. 57-87; a.mlf., Evliya elebi in Wien, Isl., LII (1975), s. 125-131; a.mlf., Trkische Gesandtschaften nach Wien (1488-1792), sterreich in Geschichte und Literatur, XX, Wien 1976, s. 14-32; a.mlf., Kzl Elma. Die grosse trkische Geschichtessage im Lichte der Geschichte und der Volkskunde, SdostForschungen, XXXVI, Mnchen 1977, s. 78-108; a.mlf., Der Kopf des Abaza Hseyin Pascha. Vom umgehenden Trken und von anderem Zeughausspuk, Jahrbuch des Vereins fr Geschichte der Stadt Wien, XXXIV (1978), s. 168-179; G. Schreiber, Edirneden Viyana Kaplarna Kadar Trklerden Kalan (trc. Esat Nermi), stanbul 1982, tr.yer.; R. F. Kreutel - E. Prokosch, Im Reiche des Goldenen Apfels: Des trkischen Weltenbummlers Evliy elebi denkwrdige Reise in das Giaurenland und in die Stadt und Festung Wien anno 1665, Graz-Wien-Kln 1987, tr.yer.; E. D. Petritsch, Die Wiener Turkologie vom 16. bis zum 18. Jahrhundert, Germano-Turcica zur Geschichte des Trkisch-Lernens in den deutschgprchigen Lndern, Bamberg 1987, s. 25-40; Fuat Sana, Der Gesandtschaftsbericht Mustafa Efendis ber die Gesantschaftsreise nach Wien im Jahre 1730/31 (doktora tezi, 1992), Universitt Wien, tr.yer.; K. Tomenendal, Das trkische Gesicht Wiens: Auf den Spuren der Trken in Wien, Wien 2000, tr.yer.; Ali Akyldz, Srgn Sefir Sadullah Paa, stanbul 2011, s. 147; R. F. Kreutel, Ein zeitgenssischer trkischer Plan zur zweiten Belagerung Wiens, WZKM, LII (1953), s. 212-228; a.mlf., Neues zur Evliya-elebi Forschung, Isl. XLVIII (1972), s. 269-279; a.mlf., Der Schdel des Kara Mustafa Pascha, Jahrbuch des Vereins fr Geschichte der Stadt Wien, XXXII-XXXIII (1976-77), s. 63-77; H. Wurm, Entstehung und Aufhebung des osmanischen Generalkonsulats in Wien (1726-1732), Mitteilungen des sterreichischen Staatsarchivs, XLII, Wien 1992, s. 152-187; V. ., Aneksija Bosne i Hercegoviue, Enciklopedija Jugoslavije, Zagreb 1955, I, 114-115; Muhammed Arui, Reslulem, DA, XXXIV, 549-550. Kemal Beydilli

VZR
(bk. GNAH).

VODNA
Yunanistann Makedonya blgesinde bugn Edessa adn tayan tarih bir ehir. Yunanistann kuzeyinde, Yunanistan Makedonyasnn (Ege Makedonyas) idar birimlerinden (nomos) biri olan Pella nomosunun merkezidir. Deniz seviyesinden 320 m. ykseklikteki bir plato zerinde yer alr. Selnik krfezinde Ege denizine ulaan Loudhias nehrine dklen Vodas aynn kk kollar ehrin iinden geer ve dou tarafnda dzln sonunda 70 m. ykseklikte bir elle oluturur. Vodina/Vodena Slav dillerinde su ehri anlamna gelir. Arnavutlukun liman ehri Dratan (Durrs) Selnik vastasyla stanbula uzanan tarih Via Egnatia yolu zerinde bulunur. Antik dnemden VII. yzyln ilk dnemlerindeki Slav igallerine kadar Edessa adyla anld; bu ad Slav hkimiyetinde Vodenaya, Osmanl dneminde Vodinaya dnt, 1922den itibaren tekrar eski adn ald. Buras antik Makedonyann ilk merkezi olan Aigain devam gibi dnlmse de Byk skenderin babas II. Filipin mezar yannda Verginada (Karaferyenin [Broia] gneydousu) kraliyet mezarlarnn ortaya karlmasndan sonra bu teori btnyle reddedilmitir. Edessa antik ehri ellelerinin aasndaki sulak ve yeil ovada kurulmutu. Buraya ait kalntlar yaplan youn kaz almalar neticesinde ortaya karlmtr. Duvarlarn orijinal ina teknii daha sonraki pek ok tamiratla birlikte milttan nce IV. yzyldan kalmadr. V ve VI. yzyllara kadar giden erken dneme ait hristiyan bazilikasnn bulunmas ovadaki bu ehrin o dnemde varln gsterir. Literatrde, uzun zamandan beri platoda yer alan bugnk ehrin olduu mevkide antik dnemden kalma herhangi bir kalntya rastlanmad ileri srlmtr. Ancak yeni kazlar srasnda Bizans ehrinin dorudan Helenistik dneme ait temellere dayanan sur ve burlarnn baz ksmlar bulunmutur. Dolaysyla burada aa ehre hkim olan eski bir kale (Akropolis) bulunduu anlalmaktadr. Hem ehir hem kale 600 yl dolaylarnda meydana gelen Slav-Avar istils srasnda yklm olmaldr. Aa ehir terkedilmi, sadece gvenli platoda bir kale kalmtr. Bunun kuzeyinde Varousi denilen ak bir yerleim alan zamanla gelime kaydetmitir. Mslmanlar da ounlukla platonun batsnda yerlemitir. Polybiustan (. m.. 120 civar) balamak zere baz klasik yazarlar kasabay Edessa eklinde zikreder; Yunanca olmayan bu ad Traka ya da Frigce su anlamndadr. Aadaki antik Edessann ortadan kalkmas ve yukar dzlkte daha kk bir ehrin inas hususunda kaynaklarda bilgi yoktur. 691-692de Edessa Piskoposu Isidorosun stanbulda dzenlenen Trulla Konsiline katld zikredilmi, ancak onun nerede oturduu belirtilmemitir. 600 ylndan sonra ehrin civarndaki geni alanda youn bir Slav yerlemesi meydana gelmitir. XIX. yzyl ile XX. yzyln ilk dnemlerinden kalma asker haritalarda grlen, fakat gnmzde hepsi Helenletirilen ky ve nehir adlar Slav yerleimin Vodinann gney ularna kadar ulatn ortaya koyar. IX ve X. yzyllarda buras ilk Bulgar arlnn bir parasyd. X. yzyln son yllarnda ar Samuilin idaresindeki Makedon-Bulgar mparatorluuna katld. ehir Slavca Vodena ismiyle ilk defa tarihi Skylitzes tarafndan 1001 ylnda zikredilmitir. Skylitzes, Vodenay hayli yksek kayalklar zerindeki pek ok kk nehir tarafndan sulanan platoda mstahkem bir yer olarak tasvir eder. Platodaki eski ehirde (Varousi) her ikisi de Komnenler dnemine ait fresklerle sslenmi, hl iyi durumda bulunan XII. yzyldan kalma Koimisis Panaghias Kilisesi ile II. Dnya Sava srasnda yklan Ayo Theodori Kilisesinin mevcudiyeti o dnemlerde bile ehrin yksek platoda yer ald

rivayetini dorular. 1001 ylnda Vodina, mparator II. Basil tarafndan ele geirildi ve Slavlarn isyanlarnn ardndan Bizans mparatorluuna dahil edildi. Bizans mparatoru II. Basileiosun 1020 tarihli mhrnde Vodina piskoposluk merkezi diye geer (Ivanov, s. 557). 1150 tarihli Bulgar bapiskoposlar listesinde Vodina da anlr. 1230 Martnda ar II. Ivan Asenin Epirus despotunu yenmesi zerine Vodina tekrar canlanan Bulgar mparatorluuna katld ve Epirus despotu Michael Komnenosun 1246da ehri geri almasna kadar onlarn hkimiyetinde kald. znik mparatoru Ioannes Vatatzes 1251-1252de Vodinay zaptetti. ehir pek ok defa el deitirdikten sonra 1343te Srbistan kral ve imparatoru ar Duan tarafndan zaptedildi. 1350de Bizans mparatoru Ioannes Kantakuzenos iddetli bir saldr neticesinde buraya hkim olduysa da ksa bir sre sonra Srplara kar baarszla urad. Srplar henz tamir edilmemi surlar tamamen yktlar, ehri yamaladlar ve kalenin dier ksmlarn tahrip ettiler. ar Duan, Vodina ve Vrroiay (Karaferye) 1356da kz Irene ile evlenen Radoslav Hlapene verdi. Osmanl fethine kadar Vodina Srplarn hkimiyetinde kald. Erken dnem Osmanl tarihleri Vodinann fethiyle ilgili olduka kark bilgiler ierir. Ner, Vodina ve itrozun (Kitros) fethinden sz ederek bunun 1389 ylndan hemen sonra gerekletiini belirtir (Trh-i Cihannm, I, 310-311). Eserini XVI. yzyln balarnda kaleme alan Kemalpaazde ehrin, skpn fethinin ardndan 1391de ele geirildiini yazar. Oru Bey ise burann fethini skp ve Vidinin zaptndan sonraki bir tarihe koyar. Ancak Vidin, Nibolu Savann hemen ardndan 1396da zaptedilmitir. kpaazde de Vodinann skpten sonra fethedildiini kabul ederek bu olay Yldrm Bayezidin Bursada yaptrd imaret, medrese ve cami inasn balatmasndan (1391) nce zikreder. Hoca Sdeddin Efendi, fethin Evrenos Beyin ayhisar (Damasis) ve Yeniehiri (Larissa) ald yl olan 1386da gerekletiini ne srer. Kuvvetli bir ihtimale gre doru olan bu son tarihin 1386-1387 k olarak kabul edilmesi daha uygundur. Osmanllarn bu arada itrozu da aldklarna dair bilgi Hoca Sdeddinden kaynaklanan bir hatadr. Zira Vodina, Teselya yolu zerinde bulunmayp Bat Makedonyaya gei noktasndadr. Teselyaya iki gei noktasndan biri olan itroz, birka yl sonra 1389da tahta gemesini mteakip Yldrm Bayezidin emriyle alnm olmaldr. Makedonya ve Gazi Evrenos tarafndan 1386da alnan Teselya arasndaki bat yolu, Karaferyeden (Vrroia) geerek dalk Serfie (Servia) ve Alasonya (Elasson) ehirlerinden Damasise ve Teselya ovasna ular, Vodina gibi itrozu da tamamen darda brakr. Dolaysyla itrozun fethiyle ilgili doru tarih 1389-1390 olmaldr. Mahall gelenek ehrin Evrenos Bey tarafndan ve yerli halkn hyanetiyle ele geirildii ynndedir. Her hlkrda hristiyan halk orada kalm ve kiliselerini korumutur. 1395-1396 tarihli ksa Bizans kroniinde de bu ylda Vodinaya ar hasar veren byk bir depremden sz edilir (Schreiner, III, 96). ehrin tekrar toparlanmas uzun zaman alm grnmektedir. Vodinada mslman nfusun varlna iaret eden en eski Osmanl yaplar Evrenosolu Ahmed Beyin ina ettirdii, Cemziyelevvel 904 (Aralk 1498) tarihli Arapa vakfiyesi olan cami, imaret, ifte hamam, eme ve deirmenlerdir. Ahmed Beyin olu Ms Bey vakfa mtevelli tayin edilmi, daha sonra da adn tayan bir mahalle civarnda kendi camisini yaptrmtr. 1530da dzenlenen, ancak ierdii bilgiler 1520li yllara kadar giden bir tahrir defterine gre Vodina, Yenice-i Vardar kazasnda bir nahiye merkezi idi ve kk bir kasaba durumundayd. Kasabada, aralarnda yedi imaret hizmetkrnn bulunduu altm bir hnelik bir mslman cemaati yannda 132 hnelik hristiyan hnesi mevcuttu (% 32si mslman olan toplam 900-1000 aras nfus). Yenice-i Vardar, Vodinadan hemen hemen kat daha bykt.

977 (1569-70) tarihli tahrir kaytlar (BA, TD, nr. 723) Vodinann abuk gelitiini ve mslman nfusun arttn ortaya koyar. Bu srada ehirde altm hristiyan hnesine karlk 128 mslman hnesi ya da 560 hristiyan nfusa karlk mcerredler dahil 700 mslman vard. Osmanl Devleti nezdindeki yeni Venedik balyosu Lorenzo Bernardo 1592de Vodinadan getiinde ehirde gece kald bir kervansaray ve bir kad (ki 1569da henz yoktur) bulunduunu bildirir; yksek platodaki tahkimatla ovadaki aa ehrin kalntlarn anlatr ve orada ne asker bir birlik ne ie yarar herhangi bir savunma bulunduunu vurgular. Bu gelime XVII. yzylda da srd. 1668de Evliya elebi ehrin geni bir tasvirini yapar, buray bir kadlk merkezi eklinde tantr; sekizi mslmanlara, hristiyanlara ait on bir mahallesi, 1060 hnesi ve 300 dkkn bulunduunu yazar. Evliya elebi dokuz camiyi isimleriyle zikreder ve bunlarn dnda on bir mescidin mevcut olduunu belirtir. Ayrca drt mektep, iki tekke, bir hamam ve bir imaretten sz eder. Bu sonuncusu Hsrev Efendi tarafndan kurulmutu; Hsrev Efendi ayrca bir cami yaptrm, caminin giriinin zerindeki kitbede yapm tarihi 1010 (1602) olarak yazlmt. Btn yaplar ehrin grnmne uygun biimde kiremitle rtlmt. ehirde bedesten yoktu. Yedi kilisede iffetli rahibeler ve peri yzl rahipler grev yapmaktayd. Evliya elebi ayrca Vodinada bir medresenin varln zikrederse de bu medrese 1660 tarihli resm medrese listelerinde grnmemektedir. Evliya elebi ayrca eski kalenin harabe ksmlarnn hl grndn bildirir. Ariv kaytlarnda XVIII. yzylda ina edilen, ancak tamam 1912den itibaren yklan pek ok cami, mescid ve okuldan sz edilir. Yzyln ilk yarsnda Abdullah Paa Vodinada bir cami yaptrmt. 1765-1774 yllar arasnda iki defa sadrazamlk yapan Muhsinzde Mehmed Paa da Vodinann Kopinik mahallesinde yeni bir cami ina ettirip vakf gelirini buraya balam ve babas Abdullah Paann yaptrd caminin gelirini arttrmt. Vakf defterlerine gre Vodinada Hasan Bey b. Ali Ko Bey ve Hasan Aa b. brhim Beyin vakflar da vard. anak Mehmed Paa Camii, elebi avu Mescidi ve Hac Hzr Bey Zviyesi de bulunmaktayd. 1792-1821 yllar arasnda Vodina demir yumrukla yneten, fakat ehir ve evresinde byk lde gvenlii salayan Yanya Valisi Tepedelenli Ali Paann elindeydi. Selnikteki Fransz konsolosu Felix Beanjour 1800 dolaylarnda Vodinada 12.000 nfusun yaadn kaydeder. J. Htz, Vodinann pek ok cami ve kilisesiyle pamuklu kuma reten tezghlar bulunduunu ve ttn retimi yapan 12.000 kiilik nfusa sahip olduunu yazar. 1895 ylndan hemen nce Avusturyal antropolog Gustav Weigand, Kremu nehrinin Vodina boyunca aktn not etmitir. Ona gre iklim salkl deildir, ehrin te biri Trklerden meydana gelen 14.000 kiilik bir nfusu vardr. Piskoposluk makam Rumlarn elindedir. Bulgar sakinleri de bu kiliseye tbidir; ancak bu durum Yunan sempatisinin deil piskopostan ve Trk otoritelerinden kaynaklanan korkunun eseridir. 1900den birka yl nce Vodina 11.070 nfusu bulunan bir ehir olarak tasvir edilmitir. Nfusun 7000i Bulgar, 4000i Trkt. Geri kalann ingeneler ve Aromunlar (Makedon Rumenleri, Ulahlar) tekil ediyordu. Kazada ise altm dokuz ky vard. ehirle birlikte kazada 25.839u Bulgar hristiyan, % 50si Trke ve Bulgarca konuan 15.948 mslman nfus mevcuttu. Bunlarn dnda 430 Aromun ve 873 ingene (mslman) vard. Buna gre Vodina kazasnn % 39unu mslmanlar meydana getiriyordu. 1898-1902 yllar arasnda Vodinadan geen Adolf Struck resm kaytlara gre ehrin on mahallesinde 1950 hnenin ve 3620si Yunan, 3480i Trk ve ingene, 1530u Slav ve 270i Aromun toplam 8900 kiilik nfusun bulunduunu belirtir. Bununla birlikte nfusun gerek

says 12.500 civarnda tahmin edilmektedir. 5420 kiiden 3900 patriklie bal olduu iin Yunan diye adlandrlyordu, 1590 kii de Bulgar Piskoposluuna tbiydi. byk, dokuz kk kilise vard. Mslmanlarn alt byk camisi mevcuttu. Ayrca bir Yunan, Bulgar ve Trk okulu vard. ehirdeki arap retimiyle evresindeki meyve ve ttn retimi pamuk ekiminin artndan dolay gerilemiti. Vodinada ipekliler, kilim ve seramik retiliyor, boyahaneler ve su gcyle alan rr fabrikalar yer alyordu. 1906 tarihli Selnik Vilyeti Salnmesinde Vodinann on be mahallesi, be camisi, yedi mescidi, yedi tekkesi, kilisesi, be mslman ve be hristiyan mektebi, asker klas ve cephanelikleri, bir de medresesi olduu belirtilir. ehirde su ile dnen on sekiz adet tahl ve yedi adet susam ya skan deirmen mevcuttu. Selnik-Manastr demiryolu zerinde bulunmas sebebiyle giderek kalknan ehrin nfusu Osmanl idaresinin son yllarnda 14.000e ulamt. 18 Ekim 1912de Vodina, Yunan ordusu tarafndan ele geirildi. Slavlarn ve Trklerin zoraki ayrlndan sonra nfus ciddi biimde geriledi. 1912 tarihli bir Yunan tahminine gre ehirde 4000i Yunan, 1530u Bulgar, krk alts Trk ve birka Srptan meydana gelen toplam 5600 kii yayordu. 1916-1918 yllarnda seyahat eden Schulze-Jena ise 9400 kiilik bir nfustan sz eder. 1955te ehirde inceleme yapan Semavi Eyice buradaki yeni caminin altm be yl nce, yani 1890larda yapldnn sylenmesine ramen yapnn esasnn eski olduunun anlaldn belirtir. II. Dnya Savandan sonra bu cami Edessa ehir mzesinin deposuna dntrlm, 1972de restorasyonu gerekletirilmitir. Fakat 2009da yine harap haldeydi. kesiminde caminin kubbesi tamamen Abdlhamid devrine ait son dnem Osmanl duvar naklaryla yar oryantal, yar barok unsurlarn karmyla ve daha ok pembe renklerin hkim olduu yumuak renklerle ssldr. Bu cami gnmzde Vodinada ayakta kalan tek Osmanl eseridir. Bir dier eser de XII. yzyla tarihlenen ve XIV. yzyl ile XVIII. yzyla ait nemli fresk sslemeleriyle dikkat eken Vorousi mahallesindeki Panagia Kilisesidir. Ge dnem Osmanl airlerinden Hasan Remzi Efendi ile (. 1871) Ahmed d de (. 1917) Vodinada domutur. Bir zira ticaret, dokumaclk ve halclk merkezi olan Vodinann nfusu 2010 yl tahminlerine gre 18.380 idi.

BBLYOGRAFYA

kpaazde, Trih (Atsz), s. 135; Ner, Cihannm (Unat), I, 310-311; Hoca Sdeddin, Tcttevrih, stanbul 1279, I, 103; Hadschi Chalfa [Ktib elebi], Rumeli und Bosna, Geographisch beschrieben von Mustafa ben Abdalla Hadschi Chalfa (trc. J. von Hammer), Wien 1812, s. 87; Evliya elebi, Seyahatnme, VIII, 176-180; J. Htz, Beschreibung der europischen Trkei, Mnchen 1828, s. 258; Selnik Vilyeti Salnmesi (1334), s. 293-298; G. Weigand, Die Aromunen, Leipzig 1895, s. 23-24; V. Kancof, Makedoniya Etnografiya i Statistika, Sofia 1900, s. 448-451; A. Struck, Makedonische Fahrten II, Die Makedonische Niederlande, Sarajevo 1908, s. 59-63; L. Schulze-Jena, Makedonien, Landschafts und Kulturbilder, Jena 1927, s. 123-124; J. Ivanov, Blgarski Starini iz Makedoniya, Sofia 1931, s. 557; E. Kirsten - W. Kraiker, Griechenlandkunde, Ein Fhrer zu klassischen Sttten, Heidelberg 1962, s. 778; Yuzo Nagata, Muhsinzde Mehmed Paa ve yanlk Messesesi, Tokyo 1976, s. 14; P. Schreiner, Die Byzantinischen Kleinchroniken, Wien 1979, III, 96; A. Stojanovski, Gradovite na Makedonija od Krajot na XIV do XVII vek, Skopje 1981, s. 16-18, 7679; Ayverdi, Avrupada Osmanl Mimr Eserleri IV, s. 92, 220, 275, 290-291, 303, 304; J. Ferluga,

Edessa, Lexikon des Mittelalters (ed. R. Auty v.dr.), Mnchen-Zrich 1986, III, 1565-1567; S. Lauffer, Griechenland, Lexikon der historischen Sttten, Mnchen 1989, s. 205-207; V. Kravari, Villes et villages de Macedoine occidentale, Paris 1989, s. 33-56, 68-70; P. Hetherington, Byzantine and Medieval Greece, London 1991, s. 90; A. K., Vodena, The Oxford Dictionary of Byzantium (ed. A. P. Kazhdan v.dr.), Oxford 1991, III, 2185; H. W. Lowry, Osmanllarn Ayak zlerinde (trc. Hakan ve ebnem Girginer), stanbul 2009, s. 188-189; C. F. Seybold, Ners Notiz ber die Eroberung von Vodena-Edessa und itroz-Kitros-Pydna durch Bjezd I. Jildirim 1389, ZDMG, LXXIV (1920), s. 289-292; Semavi Eyice, Yunanistanda Trk Mimari Eserleri, TM, XII (1955), s. 210; Kemal zergin, Eski Bir Rznmeye Gre stanbul ve Rumeli Medreseleri, TED, sy. 4-5 (1974), s. 263-290; N. Kakaboyannis, Problimata Edessakis Archeologias, Edessaka Chronika, X (1976), s. 14-66; Ph. M. Petsas, Edessa, The Princeton Encyclopedia of Classical Sites, Princeton 1976, s. 292-293; Edessa, EBr2., IV, 367-368; Brockhaus Enzyklopdia, Mnchen 2006, VII, 467. Machel Kel

VOKA, Receb
(1847-1917) Son dnem Osmanl limi ve Manastr vilyeti mfts. Kalkandelene (Makedonya) bal ipkovia (Shipkovic) kynde dodu. Asl ad Receb Cd b. Nreddin Vokadr. Arnavutlar arasnda Rexhep Vok Tetova olarak tannr. lk renimini kynde tamamladktan sonra hocas Behcet Efendinin tevikiyle orta ve lise renimine Kalkandelendeki Saat Camii Medresesinde devam etti, ardndan tahsilini Prizrendeki medresede srdrd (Avzi Mustafa, V/34 [1992], s. 14). Tccar olan amcas Ali Vokann ve Kalkandelenli din limi Receb Efendinin desteiyle 1868de stanbula gidip Fatih dersimlarndan ders okudu ve iczet ald. Daha sonra ayn ilim muhitinde 1895 ylna kadar hocalk yapt. Bu arada stanbul Aksarayda Arnavutlar tarafndan kurulan Mahfel kulbne ye oldu ve buradaki Arnavut halknn sorunlaryla ilgilendi. 1895te memleketine dnd ve Kalkandelendeki medresede din ilimler okutmaya balad, 1903 ylnda Manastr vilyeti mftlne tayin edildi (Devleti Aliyye-i Osmniyye Salnmesi, s. 801). Arnavut halknn din ve kltrel meseleleriyle burada da ilgilendi; ancak ortaya koyduu grler sebebiyle muhaliflerince eletirildi. Bunun zerine grevinden istifa edip muhtemelen 1910da stanbula dnd. stanbulda bir sre fetva ileriyle megul oldu, kitaplk yapt. Ancak yazd baz eserlerde Arnavut milliyetilii propagandas yapt ileri srldnden hayatnn son gnlerini isiz olarak madd sknt iinde geirdi. stanbulda vefat etti, kabrinin nerede olduu bilinmemektedir. Receb Voka, Osmanl corafyasnn eitli blgelerinde karklklarn ve zellikle milliyeti sylemlerin artt bir dnemde yaamtr. Bu gelimelerden ttihat ve Terakknin ynetimi altnda belki de en ok Rumelide yaayan mslmanlar etkilenmitir. Byle bir ortamda Receb Voka, Arnavutlarn kendi ana dillerinde renim grmesi fikrini desteklemi, Arnavut halk iin alfabe araynn gndeme gelmesi esnasnda Arnavut alfabesinin Latin harfleriyle yazlmasna kar karak Osmanl alfabesinin Arnavutaya uygulanmasn nermi ve bu konuda srarc olmutur. Bu tutumu yznden hem resm makamlarn dikkatini ekmi hem de zaman zaman Arnavut milliyetilerinin tenkitlerine mruz kalmtr. Muhtemelen bu sebeple Arnavut alfabesiyle ilgili Manastr Kongresine katlmam (1908), bunun zerine Arnavutlar tarafndan mill davaya sahip kmayan kii olarak gsterilmeye allmtr. Debre (1909) ve Bkre toplantlarna destek vermesi, Arnavutlarn Arnavut dilinde eitim grmesini ve Arnavut halk iin Osmanlca harflerle alfabeyi savunmas, Arnavutlarn kendi kimliklerini koruyarak geni Osmanl toplumuna aidiyetlerini korumasn, slm gelenein kaybolmamasn, bylece Arnavutlarn hristiyan toplumlar ierisinde asimilasyona mruz kalmamasn hedeflediini ortaya koymaktadr. Onun fikirlerinin memleketinde fazla kabul grmemesi muhtemelen, Manastr mftl grevinden ayrlp stanbula dnmesinde ve hayatnn kalan geri ksmn orada srdrmesinde etkili olmutur. stanbula geldikten sonra Mahfelin ideolojisi dorultusunda mcadelesini srdrmtr. Bu tutumu sebebiyle olsa gerek stanbuldaki resm makamlardan ve memleketindeki aydn evrelerden hi ilgi grmemi, hayatnn son gnlerinde stanbul sokaklarnda iek satarak geimini salamaya almtr.

Eserleri. 1. A-Beja Shqip (Arnavuta elifb). Manastr Kongresi iin hazrlanan alfabe krk drt harften olumaktadr; eserin ilk sayfalarnn bir ksm Trke aklamalara ayrlmtr (stanbul 1327). 2. Arnavuta Mufassal lmihal. Mellifin bizzat hazrlad alfabe ile kaleme alnm 100 sayfalk bir eserdir (stanbul 1328). 3. Mendime (dnceler). On alt sayfalk rislede Arnavut halknn gelecei ve ada eitimi konusu ele alnmaktadr. Voka bu eserini de kendi alfabesiyle yazm (stanbul 1328), eseri daha sonra orijinali ve Latin harfleriyle birlikte Feti Mehdiu derleyip Kalkandelen Mftl neriyat arasnda yaymlamtr (Tetov 1991). 4. Gramatika Elementare Shqipe (Arnavuta gramer kitab) (stanbul 1911). Kaynaklarda Receb Vokann baka eserleri ve makalelerinin de bulunduu belirtilmektedir. Vehbi Bexheti, Receb Voka hakknda ayrntl bir alma yapmtr (bk. bibl.). Receb Vokann doum yeri olan ipkovia kynde bir bst dikilmi ve ansna bir ilkokul yaptrlmtr. Ayn blgede Brodec kyndeki ilkokul da onun adn tamaktadr.

BBLYOGRAFYA

Rexhep Vok, Mendime-Myfti i Manastirit (ed. Feti Mehdiu), Tetov 1991, s. 3-5, 17-19; Devleti Aliyye-i Osmniyye Salnmesi (1321 h./1903-1904 m.), s. 801; J. Rexhepagiq, Zhvillimi i Arsimit dhe i Sistemit Shkollor t Kombsis Shqiptare ne Territorin e Jugosllavis s Sotme Deri m 1918, Prishtin 1970, s. 112; Mahmud Hysa, Alamiada Shqiptare, Shkup 1997, s. 28-37; Vehbi Bexheti, Rexhep Voka dhe vepra e tij 1847-1917, Tetov 2001, tr.yer.; Hasan Hasani, Leksikoni i Shkrimtarve Shqiptar 1501-2001, Prishtin 2003, s. 460; Ismail Arsllani, Distinktivi Tetovar, Tetov 2008, s. 73-76; Hasan Kalei, Prilog Poznavanju Arbanaske Knjievnosti iz Vremena Preporoda, Godinjak, I/1, Sarajevo 1957, s. 352-388; Islam Islami, Jeta, Puna dhe Veprimtaria Pedagogjike e Rexhep Voks, Dituria, sy. 2-3, Prishtin 1971-72, s. 103-116; Avzi Mustafa, Ta Njohim pr s Afrmi Rexhep Vokn, Hna e Re, V/34, Shkup 1992, s. 14; Kongresi i Dibrs (1909), Fjalor Enciklopedik Shqiptar, Tiran 1985, s. 509-510; Kongresi i Manastirit (1908), a.e., s. 512. Fet Mehdu - Muhammet Arui

VOLGA BULGAR HANLII


(bk. DL BULGAR HANLII).

VOLKAN
Dervi Vahdetnin 1908-1909 yllarnda kard din, siyas gnlk gazete. 28 Ternisn 1324 - 7 Nisan 1325 (11 Aralk 1908 - 20 Nisan 1909) tarihleri arasnda stanbulda toplam 110 say neredilmi, ancak 13. say grlememitir. Gazetenin sahibi, bayazar ve sorumlu mdr Dervi Vahdetdir. Yarm gazete boyunda drt sayfa kan Volkann 10 ve 13. nshalarnn baslamad ardndan gelen saylarda bildirilmitir. Ancak 10. say bugn elde bulunduuna gre muhtemelen bu say zaman geince az sayda baslm fakat datlamamtr. Gazete ayrca eitli engeller yznden 24 ve 28-31 Aralk 1908 ile 1-9, 13, 18-22 ve 24 Ocak 1909 tarihlerinde kmamtr. Bu kesintileri Vahdet paraszlkla aklar. 1-23. ve 25-29. saylarda balk stnde, nsaniyete hdim din siyas yevm gazetedir; 30-110. saylarda yine balk stnde, Her gn sabahlar nerolunur insaniyete hdim din siyas Osmanl gazetesidir; 48-110. saylarda ise balk altnda, ttihd- Muhammed Cemiyetinin mrevvic-i efkrdr cmleleri bulunmaktadr. lk yirmi sayda baln altnda ayrca Franszca Journal Volkan ad yer almtr. Gazete satnn nceleri 500-2000, daha sonra 3-4000, fevkalde gnlerde ise 15-20.000 kadar olduu tahmin edilmektedir. Gazeteye stanbul dndan da abone kaydedilmi, ayrca datm iin birka ehre (skp, Manastr, Kavala, zmir) gnderilmitir. Datm ve sat ttihat ve Terakk Cemiyeti taraftarlarnca engellenmeye allm, gazeteye mektup gnderen birka er ceza alm, 31 Marttan sonraki gnlerde ise gazetenin yazarlar ve mektup yollayan okuyucular tutuklanmtr. Bu sebeple elde bulunan gazeteler yok edildii iin nshalarna ve koleksiyonuna ok az rastlanmaktadr. Erturul Dzdan ktphanesinde mevcut Volkan cildindeki 105. sayda gazetede mektuplar yaymlanan be medrese talebesinin isimlerinin yanna el yazsyla, Derdestleri yaplmtr notu grlmektedir. Btn saylarda imzal veya imzasz yazlar bulunan Vahdet, gazetecilikte tecrbesi olmad halde ilk saylarn btn yazlarn kendisinin yazdn ve tashih ettiini, gazeteyi de kendisinin dattn belirtmektedir. Gazeteye gnderilecek yazlarn halkn anlayaca bir dille yazlmas istendiinden Vahdetnin ve genelde gazetenin dili olduka sadedir. Volkanda makalelerin dnda nemli haberler, okuyucu mektuplar ve bunlara verilen cevaplar, birka saynn son sayfasnda birer iln bulunmaktadr. Gazetenin mevcut 109 saysnda ou okuyuculardan olmak zere 100 kadar imzal yaz neredilmitir. Aralarnda Bedzzaman Said Nursinin de (Said-i Krd) yer ald yazarlarn ekserisi dersim veya din adamdr. Dervi Vahdet daha nce stanbulda memurken Diyarbekire srlm, Merutiyetin iln zerine geri gelerek yeniden bir memuriyet istemi, fakat ttihatlar btn devlet grevlerini yandalarna verdii iin isiz kalm, kendi durumunda olanlarn haklarn savunmak amacyla Hdim-i nsniyyet Cemiyetini kurmu, Volkan bu cemiyetin yayn organ olarak karmtr. Vahdet gazetesinde bir taraftan isizlerin haklarn savunuyor, ttihatlarn meclise, hkmete, muhalif cemiyetlere ve basna ynelik -cinayetlere kadar varan-baskc tutumuna kar yazlar yazyor, dier taraftan basnda kan yazlarn ve hazrlanmakta olan kanunlarn dine ve hrriyete aykr grd yanlarn eletiriyordu. Fakat btn yazlarnda merutiyeti, meclisi, eski Jn Trkleri, ttihat ve Terakk

Cemiyetinin hrriyet kahramanlarn, hatta din kartlyla tannan Abdullah Cevdet gibi kiileri vyordu. Bundan sonra yeni bir istibdadn gelemeyeceini sylerken ayn zamanda, Millet eskiden esr-i istibdat iken imdi de esr-i cemiyet mi olacak! szleriyle istibdadn parti diktatrl yoluyla gerekleeceine iaret etmekte, milleti tekil eden unsurlarn kavim taassubuyla kurduklar derneklerin devleti paralayc etkilerine dikkat ekmekteydi. Volkann bu muhalif tutumundan faydalanmak isteyen baz kiiler Dervi Vahdetye gelerek gazetesinin, ttihd- Muhammed Cemiyeti adyla kurulan ve nemli slm merkezlerinde ubeleri almakta olan, byk imknlara sahip bir cemiyetin (parti) yayn organ olmasn teklif ettiler. Bunlar, o gnlerde (1909 ubat ba) kurulaca gazetelerde bildirilen mason locas gibi din aleyhtar kurulularla mcadele edeceklerini ileri sryorlard. nce onlara inanan, bunu gazetede de yazan ve cemiyet nizamnmesinin ilk on maddesini yaymlayan Vahdet ksa bir sre sonra kendisine bavuran kiilerin hurafeci, karanlk dnceli, irtica ve istibdat taraftar olduklarn iln edip onlarla alkasn kesti ve kendileriyle yapt grmeleri anlatt (sy. 66-70). Bu kiilerin orduyu ele geirmeyi planlayan ve dini alet eden bir fesat ve melnet cephesi olduunu aklad. Bununla birlikte onlarn balatt, geni ilgi uyandran harekete sahip kt; ayn isimle kendisi bir cemiyet kurarak nizamnmesini neretti (sy. 75). Gazetede kan yazlar kararl bir tutumla merutiyet, serbestlik ve hrriyet taraftarln savunuyordu. Hakkndaki baz deer yarglarna ramen gazetede siyas veya din irticaya, halk yahut askerleri dorudan tahrik eden bir yazya rastlanmamakta, aksine hemen her sayda bu yndeki szlerin ve davranlarn aleyhine yazlar bulunmaktadr. Ancak dini hafife alan ve namaza izin vermeyen ttihat subaylardan ikyet eden er mektuplarnn gazetede yaymlanmas ve onlara arka klmas daha sonra bu ekilde yorumlanmtr. te yandan Vahdet masonluk aleyhine yazlar yazmakla birlikte mason locasnn kapatlmas iin hkmete bavuran ulemya kar km, fikir hrriyeti adna masonlar savunmu, byle bir davrann yasakla ve istibdada yol aacan sylemi, masonlarla fikr zeminde mcadele yaplmasn istemitir. Dervi Vahdetnin i ve d siyasete dair isabetli tesbitleri ve ileri grleri vardr. Nitekim parti ve kavmiyet ayrlklarnn devam halinde memlekette ykc hareketlerin ortaya kacan sylemi ve Balkan savalarn yl ncesinden haber vermitir (sy. 4, 31, 35). Volkanda parti, rk ve alayl-mektepli ihtilflarnn milleti byk bir felkete srklediini yazarak herkesi uyarmaya alan, bu durumun kan dklmesine yol aacan syleyen, isyann ilk gn kan gazeteye gre ayaklanmadan habersiz olduu anlalan, bu kargaa gnlerinde Sultan Abdlhamide meclisi kapatmayp merutiyeti desteklemesini telkin eden bir ak mektup yazan, subaylarn din kart davranlarndan ikyet eden erlere gnahkr da olsalar stlerine itaat etmeleri gerektii cevabn veren, isyanclar sknete ve itaate aran Vahdet (son yedi say), ald tehdit mektuplar ve savclkla zaptiyeden gelen rktc davetler zerine -kendisini tutuklu iken ldrecekleri endiesiyle-7 Nisan 1325 (20 Nisan 1909) tarihli 110. sayy kardktan sonra stanbuldan katysa da ksa srede yakaland ve i yz hl aydnlanamayan 31 Mart ayaklanmasnn asl tahrikilerinden olduu ithamyla -iki paa, iki miralay, iki mlzim, be er ve sivil bir kiiyle birlikte-19 Temmuz 1909da idam edildi (Tasvr-i Efkr, sy. 49, Dvn- Harb-i Asker teblii).

Volkan gazetesi M. Erturul Dzda tarafndan tam koleksiyon halinde yeni harflerle yaymlanmtr (stanbul 1992).

BBLYOGRAFYA

Volkan Gazetesi: 1908-1909 (haz. M. Erturul Dzda), stanbul 1992, bk. ndeks; M. Erturul Dzda, 1908-1909 Yllarnda Yaynlanan Dini Siyasi Gnlk Gazete, kinci Merutiyet Devrinde Basn ve Siyaset (haz. Hakan Aydn), Konya 2010, s. 211-220; 31 Mart fadeleri, Geit Dergisi, sy. 2-11, stanbul 1966; M. Nejat Sezik, Volkan Gazetesi ve Dervi Vahdet, Zaman, stanbul 10 ubat 1992, s. 11. M. Erturul Dzda

VOLLERS, Karl
(1857-1909) Alman arkiyats. 19 Mart 1857de Kuzey Almanyada Jeverland Hooksielde dodu. Babas doktordu. Hildesheim ve Jever liselerinde okudu. 1875te Protestan teolojisi ve Dou dillerini tahsil etmek zere Tbingen niversitesine kaydoldu. 1877-1878de Berlin niversitesinde Heymann Steinthal ve Israel Lewy gibi hocalardan Yahudilikle ilgili dersler ald. Ayrca Halle ve Strasburg niversitelerinde bir sre renim grd. 1879da zel ders vermek iin bir yllna stanbula gitti. Almanyaya dndkten sonra 1880de Jenada lizentiatengrad (lisans diplomas), ertesi yl facultas doenti belgelerini elde etti. 1882de Halle niversitesinde hazrlad almasyla doktor unvann kazand. Vollers rencilii srasnda Albert Socin, Franz Praetorius, Fr. Schrader, J. Barth, Theodor Nldeke ve G. Landauer gibi nl arkiyatlardan ders ald. Saksonya eyaletinde bir mddet lise retmenlii yapt. renci iken Berlin Kraliyet Ktphanesinde almt. 1886da W. Spittann yerine Kahiredeki Hidviyye Ktphanesine mdr olarak tayin edildi. Bu grevde kald on yl sresince Dou dilleri ve arkiyat alannda kendini yetitirdi, Arapa zerine almalar yapt. Eyll 1892de Londrada toplanan Msterikler Kongresine katld. 1896da Jena niversitesi Felsefe Fakltesindeki ark Dilleri Blmnde grevlendirildi. Burada da Arapayla ilgili almalarna devam etti. Ayn yl Jenada bulunan Dou Paralar Koleksiyonunun (Das Orientalische Mnzkabinett) mdrln de stlendi ve koleksiyonun zenginlemesini salad. 1905te Cezayirde toplanan Uluslararas arkiyat Kongresine katlarak bir tebli sundu. Tebliinde Kurn- Kerm hakkndaki temelsiz iddialar yznden mslman limlerin tepkisiyle karlat. Vollers, Msrl lim Abdlazz vin kendisine, bu tr iddialar gln bulduunu ve yabanclarn Kurn- Kermle ilgili szlerinin mslmanlar iin bir kymet tamadn sylediini aktarr (Volkssprache und Schriftsprache, s. 2-3). Austos 1908de Berlindeki Tarihiler Kongresine katlan Vollers rahatszlanarak 5 Ocak 1909da Jenada ld. Birok arkiyat gibi Karl Vollers de ilk renimini hristiyan teolojisi alannda grm, dil bilimleri zerinden arkiyatla uramaya balam, daha sonra tarih, dinler tarihi ve dil alanndaki almalaryla tannmtr. Hidviyye Ktphanesindeki grevi srasnda yazmalarla ilgilenmi, bunlarn tantm iin gayret gstermi, baz Arapa yazmalar neretmitir. Almanyada niversite hocal yaparken Alman ktphanelerinde Dou dilleriyle yazlm koleksiyonlarn gelimesini salam, kataloglar hazrlamtr. Dinler tarihi alannda da tannan Vollerse gre din kltr ve tarihin bir paras olup asln ortaya koyabilmek iin tarih ncesine gitmek gerekir. Din, insan zihninin kendi evresiyle sebep-sonu ilikisi balamnda giritii faaliyet sonucu ortaya kan bir kurumdur. Dinler topluluklar deil topluluklar dinleri ekillendirir. Vollersin Kuranla ilgili iddialar baz arkiyatlar tarafndan da eletirilmitir (Fck, s. 240). Eserleri. Telif. 1. Lehrbuch der gypto-arabischen Umgangssprache mit bungen und einem Glossar (Leipzig 1890; Kairo 1890, 1972). Msr lehesi hakkndaki eser F. Crawford Burkitt tarafndan The Modern Egyptian Dialect of Arabic adyla ngilizceye tercme edilmitir (Cambridge 1895). 2. Le neuvime congrs international des orientalistes tenu Londres du 5 au 12 septembre 1892 (Le Caire

1892). 3. Catalogue de la section europenne. Hidviyye Ktphanesinin Avrupa blmnde yer alan eserlerin katologudur (Le Caire 1892, 1901). 4. Katalog der islamischen, christlichorientalischen, jdischen und samaritanischen Handschriften der UniversittsBibliothek zu Leipzig (Leipzig 1906; Osnabrck 1975; Piscataway 2009). 5. Volkssprache und Schriftsprache im alten Arabien (Strassburg 1906, 1972; Amsterdam 1981). Eski Arapada halk dili ve yaz diliyle ilgili olup bu balamda Kurn- Kermin dili hakknda ne srd iddialar byk tepki ekmitir. 6. Die Weltreligionen in ihrem geschichtlichen Zusammenhange. Eserde dinlerin ortaya k ekilleri ele alnmaktadr (Jena 1907, 1921). Neir. 1. Das Dodekapropheton der Alexandriner. Vollers bu eserinde ncilin en eski Yunanca tercmeleriyle on iki peygamber kitab diye bilinen kutsal metinleri karlatrmtr. ki blmden meydana gelen eserin birinci cildi 1880de, doktora tezi olarak kabul edilen ikinci cildi de 1882de yaymlanmtr (Berlin). 2. Pentateuchus Samaritanus (III-V, 1883, 1885, 1891). Julius Heinrich Petermannn ilk iki cildini yaymladktan sonra lm dolaysyla yarm kalan almasnn tamamlanm halidir. Vollers, Tevratn be kitabnn Samaritan diline tercmesinin son cildinin editrln yapmtr (I-V, Berolini 1872-1891). 3. Description de lEgypte. Kitbl-ntir livsati idil-emr. bn Dokmaka ait eserin Kahire ve skenderiye ehirleriyle ilgili IV ve V. czlerinin neridir (Bulak 1309-1310; Le Caire 1893). 4. Fragmente aus dem Muhrib des Ibn Sad. bn Sad el-Maribye ait el-Murib f ulel-Marib adl eserin Ahmed b. Tolunun hayatyla ilgili blmnn Almanca tercmesiyle beraber neridir (Berlin 1894; Weimar 1895). 5. Die Gedichte des Mutalammis: Dvnl-Mtelemmis (Leipzig 1903). Chiliye devri airlerinden Mtelemmisin iirlerinin Almanca evirisiyle birlikte Arapa metninin neridir. Makaleler. Vollers, bata Zeitschrift der Deutschen Morgenlndischen Gesellschaft (ZDMG), Zeitschrift fr Assyriologie und verwandte Gebiete ve Encyclopedia of Islam olmak zere pek ok dergi ve ansiklopedide makale ve kitap tantmlaryla maddeler yaymlamtr. Bunlardan bazlar unlardr: Mitteilung ber einige handschriftliche Erwerbungen der kniglichen Bibliothek zu Berlin (ZDMG, XXXVIII [1884], s. 567-580); Der Katalog der arabischen Handschriften zu Kairo (a.g.e., XL [1886], s. 765-769); Aus der vicekniglichen Bibliothek in Kairo (a.g.e., XLIII [1889], s. 99-120; XLIV [1890], s. 373-389); Der neuarabische Tartuffe (a.g.e., XLV [1891], s. 36-96); The System of Arabic Sounds as Based upon Sibawaih and Ibn Yaish (Transactions of the 9th International Congress of Orientalists, II [London 1893], s. 130-154); Arabisch und Semitisch: Gedanken ber eine Revision der semitischen Lautgesetze (Zeitschrift fr Assyriologie und verwandte Gebiete, IX [Leipzig 1894], s. 165-217); ber Panislamismus (Preussische Jahrbcher, CXVII [Berlin 1904], s. 18-40); Chidher (Archiv fr Religionswissenschaft, XII [Leipzig 1909], s. 234-284); Die solare Seite des alttestamentlichen Gottesbegriffes (Archiv fr Religionswissenschaft, IX/2 [Leipzig 1906], s. 176-184; ayrbasm Leipzig 1906); Das Religionsgesprch von Jerusalem (um 800 D) (Zeitschrift fr Kirchengeschichte, XXIX [Stuttgart 1909-10], s. 29-71); Lord Cromer und sein Egypten (Historische Zeitschrift, CII [Mnchen 1911], s. 57-86) (dier almalar iin bk. Bibliographie der Deutschsprachigen, XVIII, 317-320).

BBLYOGRAFYA

Karl Vollers, Volkssprache und Schriftsprache im alten Arabien, Strassburg 1906; a.mlf., Die Weltreligionen in ihrem geschichtlichen Zusammenhange, Jena 1907, tr.yer.; a.mlf., Was Mich zur Hochschule Fhrte, Ost und West, VII/11, Berlin 1907, s. 709-710; Th. Nldeke, Beitrge zur semitischen Sprachwissenschaft, Strassburg 1904, s. 1-14; a.mlf., Neue Beitrge zur semitischen Sprachwissenschaft, Strassburg 1910, s. 1-5; L. eyho, Trul-dbil-Arabiyye, Beyrut 1926, s. 81; Serks, Mucem, II, 1615; J. Fck, Die arabischen Studien in Europa, Leipzig 1955, s. 219, 240, 316; C. H. Becker, Islamstudien, Hildesheim 1967, II, 450-455; Necb el-Akk, el-Msterin, Kahire 1980, II, 403-404; Zirikl, el-Alm (Fethullah), V, 212; Bibliographie der Deutschsprachigen Arabistik und Islamkunde (ed. Fuat Sezgin), Frankfurt 1993, XVIII, 317-320; Abdlhamd Slih Hamdn, abatl-msterin, [bask yeri ve tarihi yok] (Mektebet Medbl), s. 163-164; H. Hirschfeld, Volkssprache und Schriftsprache im alten Arabien von Karl Vollers, JRAS (1907), s. 687-691; el-dbl-Arabiyye, el-Meri, XXIV/7, Beyrut 1926, s. 676. Hilal Grgn

VOYNUK
Osmanl dneminde Rumelide hristiyanlardan oluturulan asker tekilta verilen ad. Osmanllarn Rumelideki fetihleri srasnda kendi bnyelerine kattklar filorici, martolos gibi hristiyan asker gruplardan biri olup Slavca asker anlamndaki voynik kelimesinden gelmektedir. Osmanl kaynaklarnda voynak, voyneyk eklinde de geer. Kelimenin sonuna Farsa oul eki getirilerek yaplan voynugn da kullanlmtr. Voynuk kelimesi ilk Osmanl tahrir kaytlarnda yer alr. Bunlarn iinde 835 (1431-32) tarihli Arvanid Defteri, Ftih Sultan Mehmed dnemine ait Semendire (BA, TD, nr. 16, s. 10), 871 (1466-67) tarihli Vidin (BA, MAD, nr. 18), yine ayn tarihli Trhala (nalck, Fatih Devri, s. 165), 872 (1467-68) tarihli Branievo (Stoyakovi, s. 17-31), 883 (1478) tarihli Hersek (nalck, Fatih Devri, s. 154) ve 885 (1480) tarihli Nibolu defterleri saylabilir. Ayrca Ftih Sultan Mehmedin son dnemlerinde ve II. Bayezid devrinde kaleme alnmaya balanan Osmanl kroniklerinde de voynuklar hakknda bilgi verilmitir. Buna gre voynuk tekilt Timurta Paa tarafndan I. Murad zamannda Osmanl Devletinin Balkan topraklarnda kurulmutur. Voynuklarn coraf dalmna baklacak olursa bunlarn Filibe-Sofya-Ni, SelnikNi-Belgrad gzergh zerinde, Semendire-Branievo-Vidin blgesinde, Kesri, Hersek ve Bosnada bulunduklar grlr. Voynuklarla ilgili ilk defterlerin Arnavutluk, Vidin, Trhala, Branievo, Hersek ve Niboluya ait olmas voynuk tekiltnn byk lde bu blgelerin insanlaryla tekil edildiini ortaya koyar. Ad geen blgelerden en nce Bulgaristann fethedildii ve daha sonra voynuklarn Bulgarlarla zdeletirildii gz nne alnrsa voynuk uygulamasnn ilk defa Bulgaristanda gerekletirildii sonucuna varlabilir. Esasen voynuk tekilt ierisinde Bulgarlarn nemli yer tuttuu bilinmektedir. lk dnem Osmanl kanunnmelerinden voynukluun, daha ok vergilerini filori ile dedikleri iin filorici denilen ve Timok-Tuna kavak blgesinde yaygn biimde grlen Eflak tekilt ile de alkal olduu anlalr (Beldiceanu, REI, XXXIV [1966], s. 84-132; Kayapnar, s. 243-288). Voynuklarn bulunduu blge voynuk sanca olarak Rumeli beylerbeylii tekilt iinde yer almtr. XV. yzyln balarna kadar uzanan tahrir defterleri ve kanunnmelere gre voynuklar Osmanl ncesinde voyini/voynitsi diye adlandrlan kk asilzade snf temsilcileriydi. Osmanllar, hristiyan sipahiler gibi eskiden beri voynuk olanlar asker sistemlerine dahil etmekte bir saknca grmediler. Bu durum tedrc fetih siyasetinin de bir aamasyd (nalck, Dou Bat, s. 61-84). Voynuklar sava zelliklerini XV. yzyl boyunca srdrd. XVI. yzyln ilk eyreinden sonra durum giderek deiti. lk dnemlerde tekilt sefere katlan voynuklarla yedekleri yamaklardan mteekkildi. Voynukluun esasn batinaya (baba topra, baba iftlii) sahip olmalar tekil ediyordu. Bu da onlar normal reydan ayran nemli bir zellikti. Voynuklar batinalarnn bulunduu kylerde primkr ve lagator denilen hristiyan kkenli Osmanl askerlerine balyd (Beldiceanu, Turcica, VIII/1 [1976], s. 277-278). Primkr ve lagatorlar da blgenin eribasnn emrindeydi. Mslman olan eribalar blgenin voynuk beyine, voynuk beyi de mrhor aasna tbiydi. 1545 tarihli Pojega Sanca Kanunnmesinde nahiye kethdsnn knez, ky kethdlarnn primkr ve teklice diye adlandrld dikkati eker (bk. ERBAI). Voynuklarn grevleri sefere ve aknlara katlmakt. Ad geen kanunnmede bu grevler ularda istihbarat, dmann durumunu aratrmak, mzraklar, kalkanlar, dier sava aletleri ve atlaryla

ularda, asker seferlerde hizmet etmek eklinde belirtilmitir (Akgndz, V, 333). Bar dneminde de voynuklarn nemli geit yerlerini nbetlee korumak, kale muhafzl yapmak ve varolar beklemek gibi hizmetleri sz konusuydu (a.g.e., II, 60, 73). Voynuklar grev bakmndan hem martoloslara hem de derbendcilere benziyordu. Bar zamannda bu grevlerin dnda saray ahrlarnda alr, hassa atlarna bakar ve ayrlar bierlerdi. Voynuklar bu ileri bal olduklar lagatorlar ve eribalaryla birlikte yerine getirirlerdi. Grev sonrasnda mrhordan hizmetlerini tamamladklarn gsteren bir tezkire alp batinalarnn bulunduu kylerine dnerlerdi. Bar ve sava dnemlerindeki hizmetlerini ya da drt kiiden oluan ve gnder denilen asker ocak iinde ifa ederlerdi. Mzrak, karg anlamna gelen gnder kelimesinin Greke kontariondan tredii belirtilmektedir (Beldiceanu, Sdost-Forschungen, XXIV [1965], s. 107-108). Osmanl belgelerinde gnder kelimesi, savata vezirlerin ve ordunun ileri gelenlerinin atlarna bakmak zere tekil edilen bir snf iin de kullanlmtr. Gnder mensuplar grevlerini nbetlee yerine getirirlerdi. Nbeti gelen gnder yesine voynuk denilirken dierleri yamak diye adlandrlrd. Yamaklarn da yedekleri zevid kaydedilen voynuklarn kardeleri ya da oullaryd. Voynuk ya da yamak grevini yapamaz duruma geldiinde kardeleri veya oullar sisteme dahil edilirdi. Bu tekilta kimlerin alnacan ve saylarn tesbit iin Osmanl dneminde voynugn defterleri tutulmutur (BA, MAD, nr. 81, s. 2-5). Bu ilemi gerekletirmek zere nce padiah tarafndan bir emin ve ktip voynuk tahririyle grevlendirilir, bu kiiler Rumelide voynuk bulunan ehirlere, kasabalara ve kylere gider, voynuk ve yamaklarn mevcudiyetini tesbit ederlerdi. Eer noksanlar varsa noksan voynuk zevidi voynuk oullarndan, kardelerinden, haymanadan tamamlar, bunlar kfi gelmezse eskiden voynuk zevidi olup raiyyet yazlanlar belirlenir, bunlarn arasndan voynuk yazlrd (Akgndz, IV, 657). Voynuklarn tasarruf ettikleri batina bamsz, miras olarak braklamayan, hibe edilemeyen, satlamayan, er ve rf vergilerden, ispeneden, haratan, avrz- dvniyyeden ve teklf-i rfiyyeden muaf iftlik eklinde tanmlanabilir. Batina sadece voynuk olan baka birine ve ncelikle len voynuun voynuk olan oluna ya da akrabasna, bunlarn yokluu halinde baka bir voynua geerdi. Voynuklar batinann yan sra bazan timar da tasarruf ederlerdi. 1467-1468 tarihli Tetovo blgesine ait bir defterde Voynuk Nikolann ve ortaklarnn timar kaydedilmitir (Cvetkova, Ar.Ott., VIII [1983], s. 164). Voynuklarn haratan, ispeneden, batinasnda ekip bitiklerinin rnden, resm-i kovandan, resm-i hnzrdan ve 100 koyuna kadar koyun resminden muaf tutulduu 1516 tarihli Nibolu Kanunnmesinde belirtilmitir. Ancak bu vergi muafiyeti sadece voynuun kendisiyle snrlyd. Voynuun oullar, kardeleri ve akrabalar varsa 1516da Bosna rneinde olduu gibi kii bana hazineye 30 ake cizye demek zorundayd. Voynuk kendi batinas dnda baka yerde retim yaparsa burann vergilerini verir, ancak avrz tr vergilerden muaf tutulurdu. Gnder iinde o yl nbetle hizmete gidecek voynua yamaklar resm-i gnder (det-i nze) adyla ake verirlerdi. Nze kelimesi de Farsada mzrak anlamna gelmektedir. XVI. yzylda sefere katlan voynuk 6 ake, dier iki yamak 5er ake derdi (Akgndz, III, 418). Yazldklar kyn dnda baka bir sipahinin topranda ziraat yapan voynuklar elde ettikleri rne ait rn yarsn timar sahibine vermek mecburiyetindeydi. Voynua ait batinadaki balar ve baheleri ileyen kimse de rnn drtte birini voynua verirdi.

Voynuklar ndiren timar tasarruf ederken voynuk beyleri ve eribalar zemet ve timar tasarruf ederlerdi. Voynuklar bd- hev, ars resmi ve crm cinayet gibi vergileri voynuk beylerine ve eribalarna derlerdi. Voynuk bir su ilediinde kad huzurunda suu sabit olduktan sonra eriba tarafndan cezalandrlrd. eribalar, voynuklardan aldklar vergi karlnda onlar lagatorlaryla beraber stanbula gtrp ayr ve hassa hizmeti yaptrmaktayd. eribalar, bu grevleri yerine getirdikleri srece zemet ve timar tasarrufu kaydhayat artyla ellerinde kalrd (a.g.e., IV, 480). Voynuk tekilt 17 Reblhir 1102 (18 Ocak 1691) tarihinde badefterdarn teklifiyle kaldrld. Bu srada Filibe, Sofya, Nibolu ve Silistre sancaklarnda 8909 voynuun grev yapt tesbit edilmitir. Ancak duyulan ihtiya zerine 9 ban 1104te (15 Nisan 1693) tekilt yeniden tekil edildi ve 1878de Bulgar Prensliinin kuruluuna kadar varln srdrd (Ercan, Osmanl mparatorluunda Bulgarlar ve Voynuklar, s. 93-95).

BBLYOGRAFYA

Halil nalck, Fatih Devri zerinde Tetkikler ve Vesikalar I, Ankara 1954, s. 137-184; a.mlf., Dou Bat: Makaleler II, stanbul 2008, s. 61-84; Yavuz Ercan, Osmanl Asker Kurulularndan Voynuk rgt, Birinci Asker Tarih Semineri: Bildiriler, Ankara 1983, II, 109-126; a.mlf., Osmanl mparatorluunda Bulgarlar ve Voynuklar, Ankara 1989; M. Stoyakovi, Branievski tefter, Belgrade 1987, s. 17-31; Ahmet Akgndz, Osmanl Kanunnmeleri ve Hukuk Tahlilleri, stanbul 1990-94, IIVII; Aye Kayapnar, Les filoricis dans la rgion timoko-danubienne lpoque ottomane (XVeXVIe sicles), Enjeux politiques, conomiques et militaires en mer noire (XIVe-XXIe sicles): Etudes la mmoire de Mihail Guboglu (ed. Faruk Bilici v.dr.), Brala 2007, s. 243-288; L. Mileti, Pozemlenata sobstvenost i voynikite batini v tursko vreme, Periodiesko spisanie, LXIV (1905), s. 313-326; P. Mutafiev, Voyniki zemi i voynitsi vv Vizantiya prez XIII-XIV v., Spisanie na Blgarskata akademiya na naukite, sy. 27 (1923), s. 1-113; Br. Curcev, O voynutsima sa osvrtom na razvoy turskog feodalizma i na pitanye bosanskog agaluka, Glasnik Zamaljskog muzeja u Sarajevo, II, Sarajevo 1947, s. 75-137; J. Kabrda, Les anciens registres de turc des cadis de Sofia et de Vidin et leur importance pour lhistoire de Bulgarie, Ar.O, XIX/3-4 (1951), s. 329-392; N. Beldiceanu, La rgion de Timok-Morava dans les documents de Mehmed II et de Selim I, Revue des tudes roumaines, III-IV, Paris 1957, s. 111-129; a.mlf., Quatre actes de Mehmed II concernant les valaques des Balkans slaves, Sdost-Forschungen, XXIV, Mnchen 1965, s. 113-118; a.mlf., Sur les valaques des Balkans slaves lpoque ottomane (1450-1550), REI, XXXIV (1966), s. 84132; a.mlf., A propos dun registre de cadastre de 1455, brme, gnlk, lagator, Turcica, VIII/1, Paris 1976, s. 272-278; B. Cvetkova, Influence exerce par certaines institutions de Byzance et des Balkans du moyen ge sur le systme feodal ottoman, Byzantinobulgarica, I, Sofia 1962, s. 237-257; a.mlf., Early Ottoman Tahrir Defters as Source for Studies on the History of Bulgaria and the Balkans, Ar.Ott., VIII (1983), s. 133-213. Aye Kayapnar

VOYVODA
Eflak, Bodan ve Erdel beyleri iin kullanlan unvan. Slavca asker anlamndaki voy ile (voyska) srmek anlamndaki vodadan (vodity) meydana gelmekte olup asker src demektir. Buradan hareketle kelime bir memleketin bakumandan ve idarecisi mnasn kazanmtr. Polonya ve Romanya tarihinde de voyvoda geer (Voyvoda Kiyovski/Kiev voyvodas). Yine asker ef mnasnda Srbistan tarihinde bu unvana rastlanr. XVIXVII. yzyllarda Polonyada kralln byk illeri voyvodalkt. Byk voyvodalklarn grevlileri ayn zamanda devletin en byk ricliydi. Bunlardan bazlar unlardr: Podolya, Rutenya (Ruski, Russiae), Krakovya (Krkowski), Pozna, Lublin, Szyathin, Lczyca, Vilna (Wilenski), Culm (Chelminski). Romanya tarihinde ise voyvoda ve zellikle byk voyvoda memleketin bakumandanyd. Latince kaynaklarda dux, Yunancada strategos, yine Slavca gospodar/gospodin, Latince princeps ve palatinus terimleri de bu anlamda kullanlrd. Osmanl resm belgelerinde bunlarn karl bey, daha ok da Eflak, Bodan sz konusu olduunda voyvoda idi. Erdel iin de voyvoda kullanlmtr, fakat daha ok Erdel kral denilirdi. Voyvodann eine Romencede doamna ad verilirdi, Osmanl belgelerinde bu unvan domna eklinde geer. Aslnda voyvoda, hkimiyeti Tanrdan alm mstakil bir hkmdar gibi telakki ediliyordu. Ancak XVI. yzyln ortalarndan itibaren Osmanl hkimiyeti altnda artk baz voyvodalar, Voyvodalm devletl padiahtan alnmtr eklinde tbilik artlarn ifade etmeye baladlar. Osmanl belgelerinde Eflak/Bodan voyvodalar iin kullanlan elkb dier hristiyan hkmdarlarnnkine benziyordu (kdvetl-meril-milletil-Meshiyye mmet-i kberit-tifetn-nasrniyye). Voyvodann seilmesi/tayini ilgili memleketin kanununa gre karma seim-irsiyet sistemine dayanrd. Prensip olarak her voyvodann boyarlar/beyler tarafndan seilmesi ve adayn da voyvodaolu/beyzade olmas gerekiyordu. Pratikte byk boyarlar memleketin adna toplanrd. Adaylar ise gerekte ne olursa olsun eklen voyvoda olu/hnedann yesi diye iln ederlerdi. En kuvvetli ve dardan desteklenen boyar grubunun aday domn/voyvoda seilirdi. 1530lu yllardan itibaren seilen voyvodann padiah tarafndan tasdiki artt. te yandan Osmanl hkmeti lkenin seim iradesine mmkn olduunca sayg gsterirdi. Mesel 1552de voyvodann mutfandan sorumlu, mtevazi bir grevde, hnedanla da hi ilgisi bulunmayan Petre Stolnicul (Lapuneanu) adl bir Bodan (Moldova) boyar Polonyallarn asker yardmyla rakibini yenerek domn iln edildi. Resm belgelerde kendisini byk voyvoda Alexandru cel Bunun (1400-1432) torunu ve gerek vrisi olarak takdim ediyordu. Osmanl Devleti de onun voyvodaln onaylad; 1564te ikinci defa onaylad. Dier taraftan gerek bir beyzade yalnz bu nitelii sayesinde voyvoda olamazd. 1693 Martnda Bodan Voyvodas Constantin Kantemir lrken byk boyarlar (memleketin toplants), yirmi yandaki kk olu Dimitrieyi (Osmanl klasik msikisinin parlak temsilcilerinden Dimitrie Kantemir) Bodan voyvodas semelerine ramen Osmanllar bu seimi onaylamad. Voyvoda adayl iin salkl ve en az on be yanda olmak gerekiyordu. Yeniden iktidara gelmelerini nlemek amacyla Bizansta olduu gibi Eflak/Bodanda da tahttan indirilen veya isyan eden prenslerin burnu kesilirdi. Kanuna gre voyvodalk mr boyu verilirdi. XVI. yzyln ikinci

yarsnda boyarlarn voyvodalk konusundaki hevesleri ve iktidar ekimeleri sebebiyle idarecilikte belli bir sre kalmalar ngrld. Mesel ayn dnemde Eflakta voyvodalarn grev sresi ortalama er yld ve on yedi voyvoda iktidara gelmiti. Bodanda ise bu ortalama iki buuk yld ve bu dnemde yirmi bir voyvoda grev yapmt. Voyvoda olabilmek iin sz sahibi Osmanl ricline rvet verenler de vard. l Mustafa Efendiye gre sk sk voyvoda deiiminde rvetin pay byktr (Knhl-ahbr, I, 245). XVII. yzyldan itibaren voyvodaln her yl yenilenmesi gerekiyordu ve bu vesileyle kk bir vergi (mukarrer) denirdi; ayrca her senede byk mukarrer verilirdi. Bodan-Eflak taraflarn iyi bilen Evliya elebiye gre bu lkeler Dvn- Hmyun memurlarn ve Devleti Aliyyenin vezirlerini zenginletiriyordu; Bodan-Eflak voyvodal Badat ve hatta Msr beylerbeyiliinden daha kazanlyd (Seyahatnme, V, 350). Dvn- Hmyun veya kaptan- dery eski batercmanlarnn arasndan seilen Fenerli Rum voyvodalar dneminde (1711, 1716-1821) Eflak/Bodan beylerinin diplomatik rol giderek artt. nk Avrupa olaylar hakknda dzenli bir istihbarat ebekesi zellii tayordu. 1754te Polonyadaki Fransz bykelisi Comte de Broglieye verilen tlimatta, Bodan ve Eflak voyvodalar Bbliye haragzr olmalarna ramen Avrupa prensleri gibi grnyorlar denmiti. Bunlarn yetkilerine gelince voyvoda memleketin btn topraklarnn resm sahibi kabul ediliyordu (bu durumun hukuk forml dominium eminens idi). Ayrca byk voyvoda olan her prens memleketin bakumandanyd. Kendi memleketinde domnul/voyvoda iktidarn hi kimseyle paylamazd. Voyvoda ayn zamanda lkenin en yksek yargcyd ve tebaasna byk boyarlar dahil her trl cezay verebilirdi. Bu konuda Osmanl padiah voyvoda ile boyarlar arasndaki ilikilere genellikle karmazd; daha dorusu Tunann kuzeyinde kuvvetli bir iktidar ve istikrar isterdi. Fakat dier taraftan boyarlar her zaman Dvn- Hmyuna arz ya da ikyetlerini sunarlard ve voyvodaya kar bavurabilecekleri gl bir mercileri vard. Divan bu durumlarda taraflar arasnda denge kurmaya alrd. Kiliseye gelince Romen voyvodalar Bizans imparatorlar gibi kilisenin resm efleri deildi, ancak de facto bu kurumun bayd, onu denetler, hatta kendi kanunlarn empoze edebilirdi. Memleketin i ilerinde ise voyvodalar tam zerkti. lkesinde Osmanl idarecileri bulunmad iin vergi sistemini kontrol eder, Osmanl Devletine verilen harac da kendisi toplard. te yandan d ilerinde Eflak ve Bodan voyvodalar Osmanl yksek ricli arasnda saylrd. Kann Sultan Sleyman dneminde 1530lu yllardan itibaren Eflak/Bodan reysnn Osmanl reys gibi olduu anlay hkimdi; yani Eflak/Bodan memleketleri drl-ahd iinde bulunduu halde Osmanl genel sistemine dahil kabul ediliyordu. Bu durum uluslar aras hukuk asndan 1878 Berlin Kongresine kadar devam etti. Voyvodalk hkmet almetleri Osmanl ncesi dneminde altn ta, bozdoan ve asdan oluurdu. XV. yzyldan balayarak zellikle 1530lu yllardan itibaren artk Osmanl padiah adna verilen almetler, skf (altn ilemeli ve beyaz balkl sorgulu balk), alem/sancak, bozdoan (am bozdoan) ya da topuz ve imir/klla donatlm bir att. Bodanda altn ta 1564 ylna kadar resmen kullanld. Bu almetlerden gerekte en nemlileri skf ve sancakt (Orhonlu, s. 118-119). XVI. yzyln sonuna kadar sancak beylerine benzer ekilde Romen voyvodalarna birer tu verilirdi. XVII. yzyldan itibaren de beylerbeyiler gibi ikier tu tadlar. Tek tulu olan voyvoda Gheorghe Duca olup nc voyvodal esnasnda (1678-1683) tu takmt; nk kendisi hem Bodan voyvodas hem de Ukraynann hatman konumundayd.

Bir voyvodann tayin prosedr ve trenleri birka aamadan meydana geliyordu. lk nce Dvn- Hmyunda teklif grlr, daha sonra padiah tarafndan onaylanrd. Ardndan yeni voyvoda Dvn- Hmyunda sadrazam tarafndan kabul edilir ve Arz Odasnda padiahn elini perdi. Bu arada hkmet almetleri verilirdi. Saraydaki bu trenden sonra yeni voyvoda Ortodoks Rum Patrikhnesine giderdi. Orada eskiden Bizans imparatorlarna ta giydirme trenlerinde olduu gibi merasim yaplrd. stanbulun fethi zerine Romen voyvodalar, Rus arlarndan nce kendilerini Bizansn vrisleri ve Tunann gneyindeki hristiyanlarn hmisi olarak gryordu. stanbuldaki trenlerin ardndan Eflak voyvodas baehir Bkrete, Bodan voyvodas baehir Yata metropolitlik katedralinde yerli metropolit tarafndan aziz yala kutsanrd. stanbuldan Tunann kuzeyine kadar yeni voyvodalara parlak bir alay iinde bir dizi yenieri ve mehter takm elik ederdi. Birka ay sonra da resm bert- hmyun Bkree veya Yaa gelirdi. Yeni voyvodann tayini esnasnda ayrca baz resm olay ve bayramlar vesilesiyle protokol hediyeleri ad altnda voyvoda tarafndan padiaha samur, hermin, kakum, sincap vb. ok pahal krkler, yirmi at, yetmi ahin takdim edilirdi ve padiah tarafndan voyvodaya deerli bir at, kuma, para gibi inmlar verilirdi. Bunun dnda haragzr lkenin voyvodas sfatyla yeni tayin edilen prens her yl haracn demekle mkellefti. Voyvodann yardmc ynetim organlarndan en nemlisi byk sadk boyarlar tarafndan oluturulan Sfatul Domnesc idi (voyvodalk kurulu). Fenerli-Rum voyvodalar dneminde bu kurula artk divan deniyordu. Bunun iin voyvodann Trk ktibine de divan efendisi ad verilirdi. stanbulda Romen voyvodalarnn resm temsilcisi (kap kethds/kethd-i bb) vard. Bunlarn says bir ile alt arasnda deiirdi. lerinden nde gelenine bakethd denirdi. Osmanl belgelerinde Bodan/Eflak voyvodas kap kethds (kethd-i bb- voyvoda-yi Bodan/Eflak) tabiriyle kastedilen bakethd idi. Zamanla voyvodalarn durumu zayfladndan bu temsilcilerin durumu da geriledi, eski diplomatik dokunulmazlklar kalkt ve beylerbeyi kethdlarnnkine benzer bir stat kazand. Bunlar vergi muafiyetine sahiptiler. Fenerdeki ikametghlarna Bodan saray ve Eflak saray denirdi (bk. BODAN SARAYI). 1774 Kk Kaynarca Antlamasyla Romen prensliklerinin (Memleketeyn) eski zerklii yeniden tesis edildii iin Eflak-Bodann stanbuldaki temsilcilerine de artk maslahatgzr gibi diplomatik unvan verilmitir. 1859-1862 yllarnda Bodan ve Eflak prenslikleri birleince ortaya kan (Kk) Romanyann prensleri I. Alexandru Ioan Cuza (Kuza Bey) ve zellikle I. Carol de Hohenzollern-Sigmaringenin stanbul karsndaki durumu ve uluslar aras statleri tamamen deiti. 1877de tek tarafl iln edilen bamszlk 1878 yl Berlin Kongresinde resmen tannd. Bundan sonra voyvoda sz tarihe kart; buna ramen halk dilinde ksaltlm vod eklinde kullanm srd. 1930da veliahtlk haklar drlen ve darda bulunan Carol, Romanyaya gelip II. Carol unvanyla 1918de ortaya kan Birleik (Byk) Romanyann yeni kral olunca eski kral (onun kk olu) I. Mihai bu defa veliaht ve Mare Voievod de Alba Iulia (1 Aralk 1918 tarihinde Transilvanya Romenleri tarafndan Romanya Krall ile birleme kararnn alnd yer), yani Alba Iulia byk voyvodas unvann ald. Ancak (mare) voievod unvan sadece on yl kullanld.

BBLYOGRAFYA

BA, MD, nr. 64, s. 408; nr. 72, s. 357; l Mustafa Efendi, Knhl-ahbr, stanbul 1277, I, 245; Evliya elebi, Seyahatnme, V, 350; N. Iorga, Byzance aprs Byzance, Bucureti 1935, tr.yer.; Cengiz Orhonlu, Osmanl Tarihine id Belgeler, Telhisler: 1597-1607, stanbul 1970, s. 118-119; M. Berindei - G. Veinstein, lEmpire ottoman et les pays roumains: 1544-1545, Paris-Cambridge 1987, tr.yer.; Institutii Feudale din Tarile Romane Dictionar (haz. O. Sachelarie - N. Stoicescu), Bucureti 1988, s. 171; M. Maxim, lEmpire ottoman au nord du Danube et lautonomie des principautes roumaines au XVIe sicle: Etudes et documents, Istanbul 1999, s. 14-41, 157-171; a.mlf., RomanoOttomanica, Essays & Documents from the Turkish Archives, Istanbul 2001, s. 137-149; Dimitrie Cantemirii Principis Moldaviae Descriptio Moldaviae Antiqui et Hodierni Status Moldaviae (ed. Dan Slusanschi), Bucureti 2006, s. 134-167. Mha Maxm

VOYVODA
Osmanl maliyesinde yksek vergi gelirlerini toplayan tahsildar. Mal bir terim olarak, vergi gelirine sahip kimselerden ald yetkiyle kendi namna ya da bir bakas adna vekleten vergi tahsil eden grevlileri nitelemektedir. Voyvoday vergi tahsildarl asndan muhassl ve mtesellimden ayran temel farklardan biri onun sadece timar, zemet ve yksek asker zmreye ait haslarn deil ayn zamanda merkez hazineye ait vergilerin ve vakf gelirlerinin tahsilini de stlenebilmesidir. Osmanllarda XV. yzyla kadar inen voyvodalk uygulamas zellikle XVI. yzyldan itibaren yaygnlk kazanmaya balad ve XVI. yzyl boyunca Osmanl eyalet maliyesi iinde vergi gelirlerinin tahsilinde nemli bir kurum haline geldi. Yzyln ikinci yarsndan itibaren yksek rtbeli asker zmre mensuplar vezirler, beylerbeyiler, sancak beyleri, pamaklk haslar ve saray mensuplarnn kendilerine tahsis edilen gelirlerin tahsilinde voyvodalar yetkili klnd. Bu tarihlerde, Anadolu ve Rumelide eyalet veya sancak mutasarrflarnn kendilerine ayrlan gelirleri kaza ve kasaba leinde toplamak zere voyvoda tayin ettikleri dikkat eker. Tahsildarlar mutasarrflarn kap halkndan da yerel halktan da seilebiliyordu. XVI. yzyln ortalarnda irili ufakl vakflarn gelirlerini toplamada voyvodalarn nemli rolleri vard. Vakf sahiplerinin ekseriyetle vakfa ait kylerde oturan, vergi tahsil iinde ehil olan birini tayin ettikleri anlalmaktadr. Vakf muhasebe kaytlarnda voyvodalarn kyllerle birlikte yaad tesbit edilmektedir. Vakf voyvodalar ayn zamanda vakfa ait byk bir kazann vergi gelirlerini de toplayabiliyordu. Bu anlamda vakf gelirlerinin tahsildarln yapan voyvodann cb ile aralarnda bir farkn bulunup bulunmad ve vakfn cretli bir eleman m yoksa bir eit iltizam yoluyla altrlan bir mltezimi mi olduu tam anlalmamaktadr. XVI ve XVII. yzyllarda Anadoluda ve Rumelideki byk airetlerin vergilerinin tahsil grevini stlenen mltezimler de voyvoda adyla anlyordu. Yeni-il, Yzdepare, Mardin, Zile ve Halepteki baz airetlerin vergileri voyvodalk zere iltizama veriliyordu. Bu gelirler bazan merkez hazine tarafndan tahsil edilir, bazan da yksek rtbeli asker zmreye has tayin edilebilirdi. XVI. yzyln ikinci yarsnda airetlerin vergileri iltizam yoluyla tahsil edilmek istendiinde voyvodalk grevi sipah ve silhdar blkleri iindeki yksek rtbeli askerlere verilmiti. Voyvoda bir beyin veya mutasarrfn vekili ise mvekkili olduu beyin buyruldusuyla tayin edilirdi. Vakf adna alrsa vakf sahibinin yazl izniyle mahallinde vergi tahsiline yetkili klnabilirdi. Kendisine mahallindeki kad, kethd yeri ve dier yetkililer yardm etmek durumundayd. XVII. yzylda Osmanl Devletinde uzun sren savalar, ktlk ve siyasal istikrarszln yol at mal darlklara kar vergi toplama rejiminde nemli deiiklikler yapld. Timar sektrnden merkez hazineye kaynak aktarma sreci hzland; merkez hazine gelirleri gittike daha fazla oranda iltizam yoluyla tahsil edilmeye baland. Yzyln ilk eyreinden itibaren, nceleri vergi tahsildarlarnn kazandklar ihalelerde pein dedikleri teminat akesi zamanla hazine tarafndan daha ok talep edilir oldu ve bir tr i borlanma arac eklinde kullanld. Yzyln ortalarna doru merkez ynetim daha fazla nakit bulmak amacyla baz eyalet defterdarlklarn kaldrd, bu eyaletlerin hazine gelirleri voyvodalk veya muhassllk olarak ihale edildi. rnekleri Rum (Tokat), Diyarbekir ve Halep eyaletlerinde grlen bu uygulama ile her birinde saylar krk-seksen arasnda deien vergi toplama birimleri ve muktaalarn hepsi bir mteahhide iltizama verilmi oluyordu. Bu

hazinelerin toplam geliri yzyln ortalarna doru merkez hazine gelirlerinin % 10unu ayordu. Bu deiikliin gerekelerinden biri, hazine ilerinden sorumlu eyalet defterdarlarnn gndermeleri gereken vergi gelirlerini telef etmeleriydi. Bu sebeple merkez ynetim, ilgili eyaletlerde defterdarlk ynetimiyle etkin biimde vergi tahsil edilemedii gerekesiyle bu yrelerin gelirlerini toptan iltizama karmt. Bylece Diyarbekir ve Rum defterdarlklar yerlerini Diyarbekir ve Rum voyvodalklarna brakt. Halepte ise nce defterdarlk yerine muhassllk kuruldu. Bu uygulama XVII. yzyln ikinci yarsnda dier birka eyalete temil edildi. Merkez otorite, eyalet iindeki merkez hazineye ait muktaalarn nemli bir ksmn btn halinde bir voyvodaya iltizama vermek suretiyle hem yksek peinat tahsilini hem de etkin vergi toplamay bekliyordu. Yzyln ortalarndaki bu uygulama ile voyvodaln Osmanl vergi toplaycl iindeki nemi iyice artt; her eyden nce voyvodalk mal sistemde resm bir kurum olarak tanmland. Ayrca voyvodalar vakf, timar, zemet ve mer haslar yannda yksek vergi gelirleri olan, dolaysyla ciddi bir vergi toplama organizasyonu gerektiren hazine haslarnn tahsilinde de istihdam ediliyordu. XVIII. yzyln ortalarna kadar Tokat ve Diyarbekirde olduu gibi eyalet voyvodalklarn alanlarn ounluu dergh-i l kapcbas, sadrazam kethds, eski matbah emini gibi daha ok stanbulda oturan yksek asker zmre mensuplaryd. Mahall g sahipleri ise bir alt mltezim grubu olarak vergi topluyordu. XVII. yzyln ikinci yarsndan itibaren voyvodaln yaygnlamasyla paralel bir dier gelime vezir, beylerbeyi ve sancak beyi gibi yksek rtbeli asker zmre mensuplarnca tayin edilen mtesellimlerin vergi toplama sektrnde dikkat eken artdr. Bu dnemde Anadoluda pek ok sancak, bey veya muadili kumandanlara arpalk olarak verilmiti. Zaman iinde sancak mutasarrflar katldklar savalar veya yaptklar dier grevler sebebiyle dirliklerinde oturamaz hale gelince, kendi yerlerine bir mtesellim veya msellim gndermeye balamt. Eyaletlerde beylerbeyiler makamlarnda iken bile uzak blgelerdeki has gelirlerini veya dzensiz vergileri toplatmak zere mtesellim tayin ediyordu. Dirlik sahibi yerine sancak tasarruf eden mtesellim grev yapt sancaa bal kazalara voyvodalar yollayarak vergi tahsiltn gerekletiriyordu. Bu trden vergi tahsildarvoyvoda XVII. yzyln ortalarndan itibaren daha ziyade mahallinden seiliyor ve neredeyse her kaza ve kasabaya tayin ediliyordu. Bu sebeple merkezden tarada grev yapan idarecilere gnderilen emirlerde voyvodalarn sk sk zikredildii dikkati eker. Dirlik sahibini temsil eden voyvodalar mri mrn, sancak beyi ve mtesellimden sonra anlrd. XVII. yzyln ikinci yarsndan sonra uzun sreli ve ypratc savalarn etkisi Osmanl eyaletlerinde asayi problemi ve vergi kaynaklarnn tahribatyla kendini gsterdi. Merkez idare yzyln sonlarna doru tarada gvenlii salayp vergi kaynaklarn ihya etmek zere yeni bir sistem gelitirdi. Mlikne ad verilen bu sistemde tliplilerine kaydhayat artyla dirlikler verilmeye baland. Bu yolla dirlikler iinde yaayan halkn keyf vergilendirmeden ve araclarn basksndan kurtulaca hesap ediliyordu. Yeni sistemin getirdii en nemli deiikliklerden biri, sancak statsndeki baz dirliklerin zamanla merkez hazine gelirleri iine katlmas, iltizam eklinde veya mlikne yoluyla voyvodalklara evrilmesi oldu. Mesel Bolu sancann mutasarrf ve mtesellimlerinin kazalardan usulsz fazla vergi toplamalar yznden blgenin sancaklk stats kaldrld, gelirleri merkez hazineye dnmek zere Bolu voyvodal kuruldu. Benzer bir uygulama XVIII. yzyln ilk eyreinde Malatya sancanda yapld ve sancaklk stats yerine voyvodalk kuruldu. Bu deiiklikle nceden grev sresince hslt sancak mutasarrfnda olan vergi birimleri merkez hazineye aktarlm

oluyordu. Bunun karlnda vergi birimlerinin hslt hayatta kald mddete mlikne olarak mutasarrfna braklyordu. Uzun vadede mlikne uygulamas vergi toplamada mahall araclarn roln arttrd. Zamanla iltizam sektr iinde zenginleen bu grup, XVIII. yzyln ortalarndan itibaren Anadolu ve Rumelinde voyvodalklar dahil byk vergi ihalelerini bizzat elde etmeye balad. Merkez ynetim bu gruba, kazandklar vergi ihaleleri yannda g ve itibarlarndan faydalanmak zere sancak beylii ve mr-i mrnlk gibi asker rtbeler de verdi. Bundan dolay mtesellimlik ve voyvodalk ilerinin tarada gl ve zengin ailelerin ortaya knda nemli rol oynad ileri srlmektedir. Bu grevlerin dirlik sahibinin maiyetindekiler tarafndan deil mahall nfuz sahiplerince elde edilmesinin bir dnm noktas olduu vurgulanr. Bylece voyvodaln bu mahall gruplarn elinde bir servet biriktirme yolu eklinde kullanlmas XVIII. yzyl boyunca srd. Merkez hazine adna vergi toplayan voyvodalar, mukaveleleri icab grev blgelerindeki eyalet ve sancaklarda sadece gelir tahsilinden deil, ayn zamanda bu gelirleri merkez hazinenin tahsis ettii harcama alanlarna sevketmekten de sorumluydu. Kale askerlerine tahsis edilen mevcibleri vaktinde gndermek, emredilen yerlere erzak ve hayvan tedarik etmek, zellikle XVIII. yzyln ortalarndan itibaren asker sevketmek vb. grevleri yerine getiriyorlard. Merkez hazine, bu masraflarn normal zamanlarda hslt hazineye ait gelirlerden karlamasn istedii gibi olaan st sava artlarnda voyvodalarn ahs servetleriyle karlamasn bekleyebilirdi. 1768-1774 yllar arasndaki Rus sava esnasnda mal kaynaklar tkendiinden Anadoludaki bu yneticilerden ahs servetleriyle asker tertip etmeleri istenmiti. Vali veya mutasarrf vekili olarak voyvodalar da XVIII. yzyl boyunca Anadolu ve Rumelide pek ok kazada ehl-i rfn arasnda yerini ald. Kaza voyvodasnn bu yzylda ve XIX. yzyln balarnda kaza ve kasaba leinde faaliyet gstermelerinin temel sebebi tahsiltn stlendikleri vergi tryle ilgilidir. Voyvodalar daha ziyade niybet veya bd- hev resimlerini toplamay stlenirlerdi. Bundan dolay kaza voyvodalarnn grevleri taradaki asker ve adl makamlarn grevleriyle kartrlmtr. Tanzimat dneminde yaplan idar dzenlemeler voyvodalk kurumunu da ilgilendiriyordu. Kazalarn yeniden organizasyonu ve iltizamn kaldrlmas voyvodalar tara kamu ynetiminin dna kard. Kaza mdrleri, eyaletlerde voyvodalarn yerine getirdii grevlerden birounu stlendi, bylece voyvodalk tarihe kart.

BBLYOGRAFYA

BA, MAD, nr. 414; nr. 650, s. 142, 240; nr. 1656, s. 4 vd.; nr. 2836, s. 17-18; nr. 3922, 4860, 5958, 6200, s. 1-12; nr. 6269, s. 51; nr. 9840, s. 31; Uzunarl, Merkez-Bahriye, s. 330; N. Itzkowitz, Men and Ideas in the Eighteenth Century Ottoman Empire, Studies in Eighteenth Century Islamic History (ed. T. Naff - R. Owen), Carbondale 1977, s. 15-27; Halil nalck, Centralization and Decentralization in Ottoman Administration, a.e., s. 27-53; R. Murphey, Regional Structure in the Ottoman Economy, Wiesbaden 1987, s. 57; Musa adrc, Tanzimat Dnemi Anadolu Kentlerinin Sosyal ve Ekonomik Yaplar, Ankara 1991, s. 29-33; Ycel zkaya, Osmanl mparatorluunda

ynlk, Ankara 1994, s. 265-269; B. McGowan, The Age of the Ayans 1699-1812, An Economic and Social History of the Ottoman Empire: 1300-1914 (ed. Halil nalck - D. Quataert), Cambridge 1994, s. 637-743; Orhan Kl, 18. Yzyln lk Yarsnda Osmanl Devletinin dari Taksimat-Eyalet ve Sancak Tevcihat, Elaz 1997, tr.yer.; Dina Rizk Khoury, State and Provincial Society in the Ottoman Empire: Mosul 1540-1834, Cambridge 1997, tr.yer.; brahim Ylmazelik, XIX. Yzyln lk Yarasnda Diyarbakr (1790-1840), Ankara 1997, tr.yer.; E. R. Toledano, The Emergence of Ottoman-Local Elites (1700-1800): A Framework for Research, Middle Eastern Politics and Ideas: A History from Within (ed. I. Papp - M. Maoz), London-New York 1997, s. 145-162; Mehmet Gen, Osmanl mparatorluunda Devlet ve Ekonomi, stanbul 2000, s. 102-104; Erol zvar, XVII. Yzylda Osmanl Tara Maliyesinde Deime: Diyarbakrda Hazine Defterdarlndan Voyvodala Gei, IXth International Congress of Economic and Social History of Turkey, Ankara 2005, s. 93-117; J. Hathaway, Bilateral Factionalism in the Ottoman Provinces, Provincial Elites in the Ottoman Empire (ed. A. Anastasopoulos), Rethymno 2005, s. 31-39; Hlya Canbakal, On the Nobility of Provincial Notables, a.e., s. 39-51; Yuzo Nagata, Ayan in Anatolia and the Balkans during the Eighteenth and Nineteeth Centuries: A Case Study of the Karaosmanolu Family, a.e., s. 269-295; Fikret Adanr, Semi-autonomous Forces in the Balkans and Anatolia, The Cambridge History of Turkey (ed. Suraiya N. Faroqhi), Cambridge 2006, III, 157-185; mer Lutfi Barkan, 1070-1071 (1660-1661) Tarihli Osmanl Btesi ve Bir Mukayese, FM, XVII/1-4 (1956), s. 304-347; zer Ergen, Osmanl Klasik Dnemindeki Eraf ve Ayn zerine Baz Bilgiler, Osm.Ar., sy. 3 (1982), s. 105-118; Suraiya Faroqhi, Civilian Society and Political Power in the Ottoman Empire: A Report in Collective Biography (1480-1830), IJMES, XVII/1 (1985), s. 109117; A. Salzmann, Privatization and Public Office: The Voyvodalk of Diyarbakir in the Eighteenth Century, TSAB, XVI/2 (1992), s. 203-205; kr Etfal Batmaz, ltizam Sisteminin XVIII. Yzyldaki Boyutlar, TAD, XVIII/29 (1997), s. 39-50; F. Adanr, Woywoda, EI (ng.), XI, 215. Erol zvar

VUTIRIN
(bk. VULITRIN).

VUHZ
(bk. YAHY b. SLH).

VUHDNYYT
() Hz. Peygamberle son rvi arasnda sadece bir sahb bulunan hadisler iin kullanlan terim (bk. SNAD).

VUKUF
() ki makam arasnda durup kalma anlamnda bir tasavvuf terimi, seyrslkn son mertebelerinden biri. Szlkte bir eyi iyice anlamak ve kavramak iin zerinde durup dnmek anlamndaki vukf ve vakfe kelimeleri tasavvufta bir halden bir makama veya bir makamdan bir menzile geerken ikisi arasnda durmay ifade eder. Duruun sebebi geilen makam gzden geirmek, nceki makamdan kalan eksiklikleri tamamlamak, varlmak istenen makam iin hazrlk yapmaktr (et-Tarft, Vafe md.; bnl-Arab, II, 595, 805). ki makam veya iki menzil arasnda duran slike vkf, durulan yere mevkf (oulu mevkf) denir. Muhyiddin bnl-Arab, Byezd-i Bistm ile Niffer gibi sfleri ehl-i mevkf diye niteler ve onlarn vkfiyyeden olduunu syler (el-Fttl-Mekkiyye, I, 187; II, 107-108). Vukuf terimini tasavvuf literatrnde ilk defa geni kapsamda kullananlardan biri olan Niffer Kitbl-Mevf adl eserinde grlerini anlatmaya, Hak Tel beni u mevkfta durdurdu ve dedi ki ifadesiyle balar, verdii bilgileri Hakkn hitaplar diye sunar. Nifferye gre vukuf hayret makam ve matla terimiyle e anlamldr. Kn, idraklerin ulat son mertebe veya kelm duyma mertebesinden syleyeni mhede mertebesine ykselme diye tanmlad matlan riflerin dilindeki adnn mevkf olduunu belirtir. Mevkf veya matla btn bilgilerin kayna, idraklerin sonu, her trl bilginin sonland mertebedir. Niffer vukufu slk ile elde edilen mrifetten, mrifeti zhir bilgi anlamndaki ilimden daha stn grr. Her vkf ayn zamanda riftir ama her rif vkf deildir. Vukuf kalpte Haktan baka ne varsa hepsini siler, ilmin cehaleti yok ettii gibi msivy yok eder. Msiv bandan kurtulan vkf bylece hrriyete kavuur, bedeni lr ama ruhu lmez. Nifferye gre slikin mrifetten srekli huzur mnasndaki vukufa gemesi gerekir. Vukuf ilmin aksine herhangi bir sebebe bal deildir. Bu da vkfn msivdan zat olup hr kimseler arasnda yer almasndan kaynaklanr. Niffer bunu, Vkflar hkmdarlar, rifler vezirlerdir diye aklar. Vkfn bilgisi dorudan Haktan, vkf olmayanlarn bilgisi bakalarndandr. Vkfa bnl-Arab terminolojisinde insn- kmil, bn Sebnde muhakkik ad verilir. lk sf melliflerden Kueyr vakfeyi slikin slkn gereklerini yerine getirmemesi, tembellik ve geveklik gsterip duraksamas anlamnda kullanmtr. Bu duraksama mridlikten dn ve k manasndaki fetretten daha ktdr. Mrid bu haldeki mridini eitli riyzetlerle eitir. Eitimini baaryla tamamlayan mrid bu yolda sebat gsterirse vuslata ular (Risle, s. 595). Vukuf Nakibendiyye tarikatnn dbyla ilgili temel kavramlardandr. Tarikatn esas kaynaklarndan Reet- Aynl-aytta eit vukuftan bahsedilir (Reeht Tercmesi, s. 32). 1. Vukf- Zamn. Baheddin Nakibende gre slikin her an kendine bakp halinin kr m yoksa zr m gerektirdiine vkf olmasdr. Bu bir nefis muhasebesi ve vaktin gereklerini yerine getirmektir. Vaktin ve halin tasarrufu altnda bulunana ibnlvakt denir. Kul kabz halinde istifar, bast halinde kr etmelidir. Bu iki hale riayet zamanla ilgili vukuftur. Slikin mnev halinin dzgnl zamann iyi deerlendirmesine baldr. Slik, nefesinin Hak ile huzur halinde mi yoksa gaflet iinde mi gemekte olduuna vkf olmaldr. Nefese vkf ve mlik olmayan slik huzur ve gaflet hallerini

ayrt edemez (a.g.e., s. 41). 2. Vukuf- Aded. Zikir esnasnda zikrin adedine vkf olmaktr. Baheddin Nakibende gre bu vukuftan maksat slkn banda bulunanlarn dikkatlerini bir noktada toplamalar, zihin dankln nlemeleridir. Buna tasavvufta cem-i himmet denir. Slik zikir adedine riayet ederek kendini disiplin altna sokar. Burada ama dilin zikrinden kalbin zikrine gemektir. Kalp ile zikrin saysnn okluundan ziyade huzur ve vukufla yaplmas nemlidir. Dil ile kalbin zikrinin birlemesi ve kalbin zkir haline gelmesine yd-kerd denir. Gaflet halinde uursuzca yaplan kalp zikrinin faydas yoktur. Kalp zikriyle vuslata erien kmil insanlar bir says nasl btn dier saylarn iinde bulunuyorsa gerek bir olan Hakkn da ylece btn nesnelere sirayet etme srrna vkf olur. Vukf- adedyi Hce Abdlhlik- Gucdvnye Hzrn telkin ettii belirtilir. 3. Vukuf- Kalb. Bu tr vukufun iki mnas vardr: Biri slikin zikir srasnda kendini daima Hakkn huzurunda bilmesidir; bu kalp vukufuna yd-dt ad da verilir. Ubeydullah Ahrr, Vukf- kalb gnln Hak Telya vkf olmasndan ibarettir derken bunu kastetmektedir. Bu vukufa hd, vsl ve vcd da denir. Bu durumdaki slikin gnlnde Haktan bakasna yer yoktur. Vukf- kalbnin dier mnas slikin kalbine tevecch edip onu zikirle megul etmesidir.

BBLYOGRAFYA

Niffer, el-Mevf (nr. A. J. Arberry), Kahire 1934, s. 14-24, ayrca bk. neredenin girii, s. 9-16; Kueyr, Risle (Uluda), s. 595; bnl-Arab, el-Fttl-Mekkiyye, Kahire 1293, I, 187; II, 107108, 595, 805; Kn, Ilt-fiyye, s. 54; a.mlf., Tasavvuf Szl (trc. Ekrem Demirli), stanbul 2004, s. 520, 574, 575; Abdurrahman- Cm, Nefetl-ns (nr. Mahmd Abd), Tahran 1370, s. 412; Reeht Tercmesi, s. 30, 32, 40-43; arn, e-abat, I, 201; Abdlmecd el-Hn, el-adiul-verdiyye, Kahire 1308, s. 112; Nasrullah Bah, Risle-i Bahiyye, stanbul 1325, s. 34, 55, 65; M. Chodkiewicz, The Spiritual Writings of Amir Abd al-Kader, Albany 1995, s. 12-13; Ekrem Demirli, Niffer, DA, XXXIII, 81. Sleyman Uluda

VULITRIN
Kosovada tarih bir ehir. Kosovann baehri Pritine ile Mitrovia arasnda kaynaklarda Kosova Sahras ad verilen dzln kuzey kenarnda, Pritinenin 27 km. kuzeybatsnda ve Mitroviann 10 km. gneydousunda kurulmutur. Arnavutlarca Vushtrri, Slav kkenli kaynaklarda Vuitrn, Trkler arasnda Vtrn/Vutrn olarak adlandrlr. Osmanl kaynaklarnda Vultrn eklinde geer. Vultrnn ilk defa Vicianum (Vitianum) adyla liryallar tarafndan iskn edildii belirtilir. ehir ayn isimle Roma mparatorluu hkimiyetinde I-V. yzyllarda da mevcuttu. Nfusunun ounluu Katolik olan Vultrn daha sonra Bizans hkimiyetine geti, ardndan Srplarn idaresi altna girdi. Brankovi ailesinin 1405-1426 yllar arasnda burada bir saraylar bulunduu Slav kaynaklarnda zikredilir. Vuk ve Durde Brankoviler bir sre Vultrn baehir edindiler. Bu dnemden kalan bir kale ile Vojinovie nisbet edilen bir ta kpr kaydedilir. Ancak gnmzdeki kalenin ve kprnn o dneme ait olduu phelidir (kr. Ayverdi, s. 310-311; Gojkovi, s. 164). Blgenin Dubrovnik ticaretiyle olan btn ilikilerinin Vultrn zerinden yapldna da iaret edilir. 1389 Kosova savann ardndan Vultrnda Osmanl nfuzu balad. Vuk Brankoviin Yldrm Bayezide kar muhalif tavrlar yznden topraklar bir sre Osmanl mttefiki Srp Kral Stefana verildi (1395), fakat birka yl sonra Vukun oullarna iade edildi ve Osmanl etkisi daha gl biimde saland. Fetret devrinde (1402-1413) bu blgeler Osmanl nfuzundan ktysa da Semendirenin fethiyle (Reblevvel 843/Austos 1439) btn Srbistan Osmanl hkimiyetine alnd; Vultrn da kapsayan Kosova blgesi Osmanl topraklarna katld. Fakat 847 (1443) zldi bozgununun ardndan Macarlar ve onlarla birlikte hareket eden Srp Despotluu ile yaplan antlama sonucu Brankovie brakld (1444). II. Kosova Savanda (852/1448) Srplar tarafsz kald iin Kosova sahrasnn kuzey snrlarn tekil eden Vultrn yresi onlarn elinde kald. Ancak 859da (1455) Ftih Sultan Mehmed kumandasndaki Osmanl ordusu Vultrn, Novobrdo (Novabrdo/Novaberde), Trepa ve Lap vadisini ele geirdi. Bylece Vultrnda 1912 ylna kadar srecek Osmanl hkimiyeti balad. Ftih Sultan Mehmed devrinde dzenlenen tahrir defterlerine gre (880/1475) Vultrn, Rumeli beylerbeyiliine bal bir sancak merkeziydi, II. Bayezid zamanna ait tahrir defterinde de (892/1487) Vultrnn sancak merkezi olduu ve Kosova blgesinin nemli bir ksmnn bu sancan snrlar iinde yer ald grlmektedir. Osmanl dneminin ilk yllarnda ehirde etnik ve din yapda byk bir gelime grlmedi, 1480lerde de civarndaki kylerde mslman nfus yoktu. Ancak bu tarihten sonra Vultrn sancanda giderek mslman nfusta art oldu. Bu aamada ehir de hzl bir ekilde byd ve kalabalk mslman nfusa sahip bir merkez haline geldi. Nitekim 937 (1530-31) ylna ait Vultrn tahrir defterlerinde bu sancaa bal dokuz kaza merkezinin bulunduu, drt cami ve on mescidin, on imam ve mezzinin, 1084 kyn, altm sekiz mezraa ve on be iftliin, krk iki manastr ve on bir kilisenin, drt hamam, iki kervansaray, bir zviye ve bir trbenin (Hudvendigr Trbesi) yer ald kaytldr. 977 (1569-70) ylna ait tahrir defterlerine gre dokuz mahalleden oluan Vultrnda alt mahallede 228 hne mslman ve mahallede doksan yedi hne gayri mslim oturuyordu (Rizaj, Albanoloka, [1965], s. 300; Zirojevi, II [1968], s. 103-104). 1582-1591 yllar arasnda mslman nfus Vultrnda % 80e ulat. Bu nfusun ounluunu Kosovann eitli blgelerinden

Vultrna gelen Arnavutlarla Anadoludan buraya g eden Trkler tekil ediyordu. 1659-1660 yllarnda Kosova ovasndan geen Evliya elebi, Vultrna da uram kasaba hakknda ayrntl bilgiler vermitir. Ona gre kasaba Srp krallar tarafndan kurulmutur. Buras bizzat Murad Hudvendigr tarafndan fethedilmi ve fethin hemen ardndan kalesi yktrlmtr. Ancak fethin bizzat Hudvendigr tarafndan gerekletirildii kayd pheyle karlanmaktadr (Ayverdi, s. 310). Evliya elebi, Vultrnn sancak beyi merkezi olup 4000 askeri, bir mfts, nakibi, kads, sipahi kethd yeri, yenieri serdar, muhtesibi, bcdr, hara aas, yan ve eraf bulunduunu yazar. Kasabann birka mahallesine iaret ettikten sonra kgirden ve kiremit rtl 2000 hnesi, ar iinde Hudvendigr evkaf, Eskicami adnda bir camisi, medrese, tekkeler ve mektepleri, mahkeme yaknnda bir hamam olduunu kaydeder. ehir halk Rumeli aslldr ve Arnavuta, Trke konuur. Ancak Girit seferi dolaysyla ehir canlln kaybetmitir (Seyahatnme, V, 550-551). XVII ve XVIII. yzyllarda sancak statsn koruduu anlalan Vultrn XIX. yzyldaki idar deiiklikler sebebiyle sancak merkezi olma zelliini kaybetti ve nce Prizren sancana (1868), daha sonra 125 ky ve alt nahiyesiyle birlikte Pritine sancana bal bir kaza merkezi haline geldi (1879). Bu dnemden itibaren Kosova blgesindeki alkantlardan ok etkilendi ve gerilemeye balad. emseddin Smi bir kaza merkezi olan kasabann 4000 nfusu, on drt cami ve mescidi, iki medresesi, rdiye ve ilkokullar, harabeye dnm bir kalesi, Sitnica nehri zerinde bir kgir kprs ve onun yaknnda bir tren gar bulunduunu kaydeder. Vultrn kazas 325 kyden meydana geliyordu, nfusu 25.000 kadard, bunlarn arasnda ancak 5000i hristiyand (Kmslalm, VI, 4691). Benzeri bilgiler Kosova Vilyeti Salnmesinde de mevcuttur; 1304 (1887) tarihli salnmeye gre Vultrn kazasnn kyleriyle beraber toplam erkek nfusu 12.145 olup bunun 9818i mslman, kalan 2327si de gayri mslimdi. 1314 (1896-97) tarihli salnmede kasabada 5815 hneden oluan 191 kyn yer ald, kazann toplam nfusunun 17.252si erkek, 6438i kadn toplam 23.690, bunun 19.740nn mslman, kalannn hristiyan olduu kaydedilir. Balkan savalar srasnda Srplar Kosovay igal edince Vultrndaki Osmanl hkimiyeti sona erdi (1912). 30 Mays 1913 Londra Antlamas ile Vultrn da iine alan Kosova vilyeti resmen Srbistana terkedildi. I. Dnya Sava esnasnda Vultrn, Avusturya-Macaristan igaline urad. Savatan sonra Kosova ile beraber yeni kurulan Yugoslavya Krallna baland. Bu dnemden itibaren Vultrn ve evresini yeniden Srplatrma sreci balad. Bu durum II. Dnya Savana kadar srd (1941). Yerli halk arasnda zellikle Trklerle ou mslman nfus Trkiyeye g etti. II. Dnya Sava esnasnda Hitler Almanyas tarafndan igal edildi (1941-1944). Kasm 1944te Vultrn kasabas yeni kurulan komnist Yugoslavya snrlar iine alnd ve zerk Kosova ve Metohija blgesinin bir ehri statsn kazand. 1989da Kosova hakkndaki Yugoslavya anayasasnn yrrlkten kaldrlmasyla kasabada zor gnler yaanmaya baland. Kosova Kurtulu Ordusu ve Yugoslavya Ordusu arasnda kan Kosova sava (1998-1999) neticesinde 16 Haziran 1999da Vultrna NATO gleri girdi. Uzun bir sre yabanc glerin denetiminde kalan kasaba, 17 ubat 2008 tarihinde Kosovann bamszlnn iln edilmesiyle Kosova Cumhuriyetinin bir belediyesi haline geldi. Vultrnda gnmze az sayda tarih eser ulamtr. Osmanl dneminden kalma eserler cami, hamam, kpr, kale, tekke ve trbeden ibarettir. Camiler arasnda en eskisi Gazi Ali Bey Camiidir.

Caminin d tarafnda son cemaat yeri olarak yaplan plansz ilveler, avludaki kabir talarnn tamamen ortadan kaldrlmas, eski minare yerine yeni bir minarenin dikilmesi, binann d duvarlarna restorasyon maksadyla mdahaleler yaplmas asl eklinin bozulmasna yol amtr. Bu caminin 1450-1500 yllar arasnda ina edildii dnlmektedir; yerel kaynaklarda ise caminin 1410da yapld kaydedilmektedir. Dier camiye Ekrem Hakk Ayverdi Kahramanlar adn vermekte, halk arasnda ise Karamanoullar adyla bilinmektedir. Caminin iki katl son cemaat yeri ve harim tamamen yeniden ina edilmi, muhtemelen eski yapdan sadece kesme ta minare kalmtr. Yerel kaynaklarda bu caminin 1675te yaptrld kaydedilmektedir (her iki cami hakknda bilgi iin bk. Ayverdi, s. 310; Vrmia, Kosovada Osmanl Mimari Eserleri, s. 277-281). En eski camilerden bir dieri ar Camiidir (krmiye Camii). Yerel kaynaklara gre 1878de ina edilen bu cami Kosova savanda Srp gleri tarafndan temelden yklm ve yerine yeni bir cami ina edilmitir. ar Camii yannda bulunan ahap saat kulesi Srp kaynaklarnda da zikredildiine gre (Nuic, s. 273) I. Dnya Savana kadar ayakta kalmtr. Yerli aratrmaclar drdnc bir cami olarak Eskicamiyi kaydetmise de Ayverdiye gre bu cami 1912deki Srp igali esnasnda tamamen yklm ve yeniden yaplmtr. Gnmzde bunun ar Camii olduu tahmin edilmektedir (kr. Ayverdi, s. 310; Vrmia, Kosovada Osmanl Mimari Eserleri, s. 281; Bajgora v.dr., s. 45-47). Evliya elebinin bahsettii medrese bugn mevcut deildir. XV. yzyln banda yaptrlan hamam (Gazi Ali Bey Hamam) moloz tala ina edilmi olup bir soukluk, bir lklk ve iki halvetten meydana gelmektedir. Son dnemlere kadar kullanlan hamam bugn bir harabe durumundadr (Vrmia, Kosovada Osmanl Mimari Eserleri, s. 282-283). ehir merkezindeki bir parkn ortasnda yerel kaynaklarda Karaba Trbesi denilen yap sekiz kelidir ve kiremitle rtldr; her yznde bir pencere, iinde alt lahit vardr. Trbenin Evliya elebinin szn ettii tekkeyle balantl olduu tahmin edilmektedir. Vultrnn giriindeki kprnn XV. yzyln ilk yarsnda ina edildii belirtilir (Gojkovi, s. 164). Kpr Sitnica nehrinin zerinde iken zamanla suyun mecras deimi ve turistlerin ziyaret ettii bir eser haline gelmitir. Bu kpr de tamamen bir harabeye dnm olup kullanlmaz durumdadr ve sivri kemeri ve ta iilii dikkat ekmektedir. eitli kaynaklarda zikredilen kalenin ise yalnz temelleri kalmtr. Vultrnn 1961de nfusu 8025, 1981de 20.176 olarak kaydedilmektedir. Nfusun ounluunu Arnavutlar tekil eder. Resm istatistiklere gre kyleriyle beraber 1981deki toplam nfusu 65.419, 1991de 78.877, 1999da da 87.723tr. Bunun % 93,3n Arnavutlar, % 6,2sini Srplar, geri kalann ise Trk, Roman ve Akaliler oluturur. Bugn nfusun 105.000e ulat zikredilir. 1961deki nfus saymna gre Vultrndaki Trk nfusu 788 iken 1971de seksen iki ve 1981de seksen be olarak kaydedilmitir (Vrmia, Kosovada Osmanl Mimari Eserleri, s. 275). Gnmzde ise yetmi seksen Trk ailesinin (320 ile 400 kii) yaad tesbit edilmektedir. ehirdeki slm faaliyetler Kosova slm Birliine bal Vultrn slm Birlii Meclisi tarafndan yrtlmektedir.

BBLYOGRAFYA

BA, TD, nr. 16, 133, 234; BA, Vuitern Livas Mirliv Haslar Defteri, nr. 23; Kosova Vilyeti

Maarifi Hakknda Bir Lyiha, Ktp., nr. 4331; Evliya elebi, Seyahatnme, V, 550-551; a.mlf., Evliya elebi in Albania and Adjacent Regions: Kossovo, Montenegro, Ohrid (trc. ve nr. R. Dankoff - R. Elsie), Leiden 2000, s. 12, 14-16; Salnme-i Vilyet-i Kosova, sene: 1300, s. 147, 156, 165-166; a.e., sene: 1304, s. 97-101; a.e., sene: 1314, s. 375-383; A. Deroko, Srednjevekovni Gradovi u Srbiji, Crnoj Gori i Makedoniji, Beograd 1950, tr.yer.; I. Zdravkovi, Srednjevekovni Gradovi i Dvorci na Kosovu, Beograd 1975, tr.yer.; Ayverdi, Avrupada Osmanl Mimr Eserleri III, s. 310-311, 324-326; Branislav Nui, Kosovo-Opis Zemlje i Naroda, Beograd-Pritina 1986, s. 271, 273, 277; M. Gojkovi, Stari Kameni Mostovi, Beograd 1989, s. 164-165; Raif Vrmia, Kosovada Osmanl Mimari Eserleri, Ankara 1999, I, 271-287; a.mlf., Kosova Hamamlar, Ankara 2002, s. 87-96; Sabri Bajgora v.dr., Barbaria Serbe ndaj Monumenteve Islame n Kosov (Shkurt 98-Qershor 99), Prishtin 2000, s. 43-52; Mehmet Z. brahimgil - Neval Konuk, Kosovada Osmanl Mimar Eserleri, Ankara 2006, II, 904-930, 983-990; A. Uroevi, Vuitrn, Antropogeografska Monografija, Glasnik Skopskog Naunog Drutva, (Skopje 1938), s. 215-231; Hasan Kalei, Jedna Prizrenska i Dve Vuitrnske Vakufname, Glasnik Muzeja Kosova i Metohije, Pritina 1947, s. 289; Skender Rizaj, Politiko Upravni Sistem na Kosovu i Metohiji od XV do XVII veka, Albanoloka Istraivanja, II, Pritina 1965, s. 293-308; a.mlf., XIX. Yzyln kinci Yarsnda Kosova Eyaletinin ktisadi Durumu, POF, XXX (1980), s. 369-379; Olga Zirojevi, Vuitrnski-Prizrenski Sandak u Svetlosti Turskog Popisa 1530/31 Godine, Gjurmime Albanologjike, II, Prishtine 1968, s. 103-104; Kmsl-alm, VI, 4691; Kosovka Risti, Kosovo, Enciklopedija Jugoslavije, Zagreb 1962, V, 334-335; Vojislav S. Jovanovi, Vuitrn, a.e., Zagreb 1971, VIII, 548; Mnir Aktepe, Kosova, DA, XXVI, 217. Muhammet Arui

VULLERS, Johann August


(1803-1881) Alman arkiyats, dil bilimci. 23 Ekim 1803te Bonnda dodu. lk eitimini din bir okulda ald. 1822de liseyi bitirdi ve yeni alm olan Bonn niversitesine Katolik teolojisi, felsefe ve filoloji okumak zere kaydoldu. niversitedeki talebelii srasnda Dou dillerine ilgi duydu, Georg Wilhelm Freytagdan Arapa ve brnce rendi. 1827de mezun olduktan sonra hocas Freytagn tavsiyesiyle eitimine Sorbonneda devam etti. Burada A. I. Silvestre de Sacyden Arapa ve Farsa, Etienne-Marc Quatremreden Sryn dili, Daniel Kieferden Trke ve dAbel Rmusattan ince dersleri ald. Pariste dil reniminin yan sra Arapa el yazmalaryla ilgilendi. 1829 yl sonunda Almanyaya dnd. nce Berline gitti; Sanskrite dersleri alarak renimini tamamladktan sonra Halleye geti. Halle niversitesin-de Mays 1830da felsefe doktoru unvann ald. Mart 1831de Bonn niversitesinde doentlie ykseldi; burada brnce, Arapa ve Farsa dersleri vermeye balad. 4 Haziran 1833te Giessen niversitesi Dou Dilleri Blmne profesr tayin edildi ve burada emekliliine kadar alt. niversitede hocalk yaparken ilimler tarihine ilgi duydu ve bu alanda nl slm limlerinin biyografileriyle birlikte tp alannda almalar yapt. Drt yl sren bu almalaryla fahr tp diplomas ald (1846). Douda zellikle slm lemindeki tp almalarn aratrd. 21 Ocak 1881de Giessende ld. Vullers birok Avrupal arkiyatya hocalk yapmtr. Bat ilim dnyasnda almalar takdir edilmi ve dllendirilmi, bata Giessen niversitesi olmak zere Pariste Socit Asiatique ve Socit Royale des Antiquairies, Institut de France ve Acadmie des Inscriptions et Belles-Lettres gibi kurulular Vullerse eitli ilm pyeler ve dller vermitir. Eserlerinde Arapa ve Farsa ile Trk dillerinin Uzakdou dilleriyle ilikisi, Sanskrite ve Zoud diliyle etkilemeler zerine younlamtr. Bilhassa Farsa gramer ve szlk almalaryla dikkati eken Vullersin Lexicon Persico-Latinum etymologicum adl szl gelimi bir szlk olarak kabul edilir. Eserleri. 1. Harethi Moallaca cum scholiis Zuzenii e codicibus Parisienbus et Abulolae carmina duo inedita e codice Petropolitano. Hris b. Hillizenin muallakas zerine Hseyin b. Ahmed ez-Zevzen tarafndan yazlan erhin Paris nshas ile Ebl-Al el-Maarrye ait iki kasidenin Petersburg yazmas kullanlarak yaplan neirleri, Latince evirileri ve aklamalardr (Bonnae ad Rhenum 1827). 2. Tarafae Moallaca cum Zuzenii scholiis. Textum ad fidem Codicum Parisiensium diligenter emendatum Latine vertit. Tarafe b. Abdin muallakas zerine yine Zevzennin yapt erhin Paris nshasna dayanmak suretiyle gerekletirilen yaym ve Latince tercmesidir (Bonnae ad Rhenum 1829). 3. Fragmente ber die Religion des Zoroaster. Farsa kaynaklardan Zerdtlikle ilgili tercme ve aklamalarla Devletahn Tekiret-uar adl eserinden naklen Firdevsnin biyografisini iermektedir (Bonn 1831). 4. Grammaticae arabicae elementa (Bonnae ad Rhenum 1832). 5. Chrestomathia Schahnamiana in usum scholarum edidit annotationibus et glossario locupleti instruxit. Firdevsnin hnmesinden baz blmlerin Farsa renenler iin sonuna bir szlk ilvesiyle yaplan neridir (Bonnae 1833). 6. Mirchondi historia Seldschukidarum. Mrhndn Ravat-af f sretil-enbiy vel-mlk vel-ulef adl eserinin Seluklu tarihine ait ksmnn Paris ve Berlin nshalarndan hareketle gerekletirilen yaymdr (Gissae 1838). 7.

Mirchonds Geschichte der Seldschuken. Bir nceki eserin Almanca tercmesidir (Giessen 1838). 8. Vitae poetarum persicorum ex Dauletschahi historia poetarum. Yine Devletahn Tekiretuarsndan Hfz- rz ve Envernin hayatna dair ksmlarn aklamalarla birlikte neridir (2 fasikl, Gissae 1839-1868). 9. Institutiones linguae Persicae cum Sanscrita et Zendica lingua comparatae. Birinci ciltte Farsa, Sanskrite ve Zend dili ile karlatrlr; Syntaxis et ars metrica Persarum alt baln tayan ikinci ciltte ise Farsadaki cmle yaps ve aruz konusu ele alnr (III, Gissae 1840-1850). 10. Lexicon Persico-Latinum etymologicum cum linguis maxime cognatis Sanscrita et Zendica et Pehlevica comparatum. Sanskrite, Zend dili ve Pehlev dilleriyle mukayeseli bir ekilde hazrlanan Farsa-Latince bir lugat olup ayrca Farsa Burhn- ve Trke-Farsa Ferhengi ur ile karlatrlmtr (I-II, Bonnae ad Rhenum 1855-1864). 11. Supplementum lexici Persico-Latini continens verborum linguae persicae radices e dialectis antiquioribus Persicis et lingua Sanscrita et aliis linguis maxime cognatis erutae atque illustratae. Bir nceki lugata ek olarak hazrlanan bu eser de Sanskrite ve dier baz dillerle mukayeseli ekilde hazrlanmtr (Bonnae ad Rhenum 1867). 12. Grammatica linguae Persicae cum antiquioribus Persicis et lingua Sanscrita comparate. Sanskrite ile karlatrmal Farsa bir gramer kitabdr (Gissae 1870). 13. Firdusii Liber regum qui inscribitur Schahname. Vullers, Firdevsnin hnmesinin ilk iki cildini Turner Macan ve M. Jules Mohlun neirlerini esas alarak yaymlam, eserin III. cildi Samuel Landaner tarafndan Vullersin lmnden sonra tamamlanmtr (I-III, Leiden 1877-1884). M. Necati Lugal, hnmenin ilk 20.000 beytini Vullers basksn esas alp Trkeye evirmitir (I-IV, stanbul 1945-1955).

BBLYOGRAFYA

G. Dugat, Histoire des orientalistes de lEurope du XIIe au XIXe sicle, Paris 1870, II, 265-272; O. Spies, Johann August Vullers, Bonner Gelehrte: Beitrage zur Geschichte der Wissenschaften in Bonn: Sprachwissenschaften, Bonn 1970, s. 300-304; Necb el-Akk, el-Msterin, Kahire 1980, II, 365; Abdurrahman Bedev, Mevsatl-msterin, Beyrut 1984, s. 291-292; Abdlhamd Slih Hamdn, abatl-msterin, [bask yeri ve tarihi yok] (Mektebet Medbl), s. 64-65; F. Babinger, Johann August Vullers, Nachrichten der Giessener Hochschulgesellschaft, II, Giessen 1919, s. 68-88. Mustafa L. Bilge

VURU
(bk. DARB).

VUSLAT
(bk. VSL).

VCB
(bk. VCP).

VCB
() Varl ztnn gerei olma, var olmak iin bakasna ihtiya duymama anlamnda akl hkmlerden biri (bk. HKM).

VCB
() Mutezile limlerince Allaha atfedilen bir kavram. Szlkte gerekli olmak, gereklilik anlamna gelen vcb, Mutezilenin be temel esas iinde yer alan adalet ilkesi gereince Allahn, ykml kld insanlara ilikin yapmas gereken fiilleri ifade eder. Buna gre vcb kullarn dnya ve hiret mutluluuna erimeleri iin gerekletirmeleri gereken fiilleri yaratmann Allaha vcip olmas eklinde tanmlanabilir. Mutezile kelmclarna gre irkin fiilin terki vgye lyk grld gibi vcip fiilin yaplmamas da yergiye yol aar. Bu tr davranlar iin insanlar hakknda verilen hkmn benzerinin Allah hakknda da verilmesi gerekir. Bir fiilin Allah hakknda vcip kabul edilip edilmemesi, ulhiyyet anlaynn yan sra Allah ile yaratklar arasndaki mnasebetin aklanmas ile de yakndan ilikilidir. Bu konularda farkl bir dnceye sahip olan Mutezile kelmclar vcb alellah diye ifade edilebilecek bir gr ileri srm ve bunu ilh adaletin ayrlmaz bir unsuru haline getirmitir. Onlara gre Allahn her trl kt fiilden tenzih edilmesi, ancak kullaryla ilgili baz fiilleri yapmasn hikmet asndan zorunlu kabul etmekle mmkndr. Bundan dolay kullarna lutufla muamele etmesi, haklarnda en hayrl olan (aslah) yaratmas, ektikleri skntlara karlk hirette bedel (vaz) vermesi, itaat edene sevap yazmas, gnah ileyip tvbe etmeyeni cezalandrmas Allah iin vciptir. Bunlar icra etmemek veya bunlarla eliecek fiiller yaratmak ilh adaletle badamaz. Zira Allahn dil oluu adalete aykr fiiller yaratmamasn gerektirir, aksi halde kendisine zulm nisbet etmek gibi yanl bir sonu ortaya kar. Cenb- Hakkn kullaryla ilgili fiilleri lutuf, sevap ve ivazdan ibarettir. Allahn kiiye amelleriyle hak etmedii bir eyi vermesi lutuf, emirlerine uymas sonucu vermesi sevap, iradesi dnda mruz brakt bir fiilden doan sknt ve zntye karlk mkfat vermesi ise ivazdr (Kd Abdlcebbr, el-Mun, XIII, 505-507; erul-Ulil-amse, s. 494). Kiiyi Allaha itaat etmeye yaklatran ve onu gnah ilemekten alkoyan ey diye tanmlanabilen lutfu Eb Ali elCbb iki ksmda ele alr. lki Allahn kulunu mkellef tutmakla ilgili lutfudur; peygamber gndermek, kitap indirmek, bunlarla insann akl yrtme gcn takviye etmek gibi fiiller bu trden olup Allaha vciptir. kincisi ihls ve takv sahibi kullarna ihsan ettii lutfudur ki onlarn iman ve sevaplarn arttran bir ikramdr; ancak bu lutuf Ona vcip deildir (Ahmed Mahmd Subh, I, 298300). Mutezile kelmclarnn ounluu, kullarla ilgili en iyi ve en faydal olan yaratmay Allah hakknda vcip kabul etmekle birlikte Bir b. Mutemir ile Cafer b. Harb gibi bazlar Onun aslah olan deil salh (iyi ve faydal) olan yaratmasnn kendisine vcip olduu grndedir. Bunlara gre en iyiyi yaratmak Allaha vcip olsayd kfirlerin zorunlu ekilde iman etmesi gerekirdi (elebi, s. 294-295). Mutezile limlerinin akl ynnden Allaha vcip grd fiiller arasnda Onun peygamber gndermesi de yer alr. Cenb- Hakkn, iman edeceini bildii insanlara peygamber gndermesi onlar iin faydal olan yaratma ilkesine, iman etmeyeceini bildii insanlara gndermesi ise hiretteki itiraz ve mazeretlerini geersiz klma hikmetine baldr. Bu husus, akln iyi ve gzel bulduu bir fiil nitelii tamas asndan hsn-kubuh ilkesine gre vciptir (Kd Abdlcebbr, elMun, XV, 20-21; el-Mutaar, s. 235-236; Seyyid erf el-Crcn, s. 550). Bunun yannda peygamberleri dmanlarna kar meleklerle korumas veya onlara hastalk vermemesi Ona vcip

deildir. Nitekim Bedir Gazvesinde melekler indirip mslmanlar destekledii halde Uhud Gazvesinde byle bir destekte bulunmamtr. Bu da muhtemelen mslmanlarn sabrn snamak ve slma ballklarn denemek gibi hikmetlere baldr (Kd Abdlcebbr, Tebt delilinnbvve, II, 407). Mutezile kelmclar kulun tvbesini kabul etmeyi de Allah iin vcip grr, nk Ona itaat eden kul sevab hak etmitir. Ayn ekilde isyan eden kiiyi de cezalandrmas gerekir; ancak bu durumda onu gnahna denk bir ceza ile cezalandrabilecei gibi affetmesi de mmkndr. Allah, tvbe etmeyen gnahkrlar ise mutlaka cezalandrr (a.mlf., el-Mutaar, s. 234; Sbk, II, 413-414). Ayrca yaratklarna rzk vermesi de Allaha vcip olan fiillerdendir (Kd Abdlcebbr, el-Mun, XI, 47). Snn kelmclarna gre Allaha vcb nisbet etmek, kudret ve iradesini snrlandrp Onu mecburiyet altndaki bir varlk konumuna dreceinden doru deildir. Allahn kullarna emrettii fiiller onlarn yerine getirebilecei fiiller olup birok fayda ve hikmet ierir. Mutezile tarafndan ileri srlen vcb, Onun fiilleri yaratklarn fiillerine kyas edilerek (kysl-gib ale-hid) ortaya konmutur. Burada Allahn, kullaryla ilgili fiillerini lutuf ve ihsanla gerekletirdii hakikati dikkate alnmamtr. Halbuki Allahn bu fiilleri rahmet ve ihsannn bir sonucudur. Bu sebeple insanlarn birbirine ynelik fiillerine kyasla Allaha vcb isnat edilmesi hikmete aykrdr. Kulun yaratcsna hamdedip kretmesi, kendisi hakknda vcip olan fiillere mukabil deil Allahn lutuf ve ihsanna bir karlktr. Ayrca vcb alellah anlay, Cenb- Hakkn fiillerini diledii ekilde yapan en mkemmel varlk olmas gereiyle uyumaz, yaratklar arasnda sregelen gereklerle de badamaz. nk Allah insanlar zek ve yetenek bakmndan eit yaratmam, bazlarn bazlarna stn klmtr (Nesef, II, 747-758; Sbk, II, 386, 414). Nitekim naslarda Onun, rahmetini zel ekilde tahsis ettii kullarnn bulunduu belirtilmitir (el-Bakara 2/105; l-i mrn 3/74; en-Nis 4/69-70; en-Nr 24/14, 21). Ayrca Cenb- Hakkn, kullar hakknda takdir ettii fiilleri onlarn belirlemesi mmkn deildir; O, zulm ztna haram kldna gre bunlar belirleyen ve kendisi hakknda hkm veren yine kendisidir (Mslim, Birr ve-la, 55; Ali b. Sad b. Slih ed-Dveyh, s. 112-113). i limleri de Mutezile mensuplar gibi kullarn fiilleri hakknda Allaha vcb isnat ederler. Onlarn Mutezileden ayrld balca husus immet meselesidir. mmiyye-snaeriyyeye gre Allahn kullarna lutufta bulunmas vciptir, Onun insanlara en byk lutuflarndan biri de onlar ynetecek bir devlet bakan belirlemesidir, bu sebeple imam tayin etmek Ona vciptir (Aydnl, s. 233). Ancak ilerin bu gr din ve akl dayanaktan yoksun olduu gibi tarih gereklere ve Hz. Peygamberin uygulamalarna da aykrdr.

BBLYOGRAFYA

Hayyt, el-ntir, s. 129; Ear, el-bne (Fevkyye), s. 176-177; Kd Abdlcebbr, el-Mun, XI, 47, 218; XII, 279; XIII, 505-507, 514; XIV, 77-78; XV, 20-21; a.mlf., erul-Ulil-amse, s. 133, 494, 518-522, 611-612; a.mlf., Tebt delilin-nbvve (nr. Abdlkerm Osman), Beyrut 1972, II, 407; a.mlf., el-Mutaar f ulid-dn (nr. Muhammed mre, Resill-adl vet-tevd iinde), Kahire 1971, I, 234-236; Nesef, Tebratl-edille (Salam), II, 747-758; Sbk, abat,

II, 386, 413-414; Seyyid erf el-Crcn, erul-Mevf, Kahire 1266, s. 550; Ebl-Vef etTeftzn, Kelm lminin Belli Bal Meseleleri (trc. erafeddin Glck), stanbul 1980, s. 167-168; Fazlurrahman, slm (trc. Mehmet Da - Mehmet Aydn), stanbul 1981, s. 111; Mahmd Kmil Ahmed, Mefhml-adl f tefsril-Mutezile lil-urnil-Kerm, Beyrut 1403/1983, s. 25-26; Ahmed Mahmd Subh, F lmil-kelm, Beyrut 1405/1985, I, 199-300; Ali b. Sad b. Slih edDveyh, rl-Mutezile el-uliyye, Riyad 1415/1995, s. 112-115; Cbir Zyid d es-Semr, ayyet-evb vel-ib beynel-medrisil-slmiyyn, Hartum 1416/1995, s. 39; lyas elebi, slm nan Sisteminde Aklclk ve Kad Abdlcebbar, stanbul 2002, s. 294-295; Osman Aydnl, Aklc Din Sylemi, Ankara 2010, s. 233-234. Salih Sabri Yavuz

VCD
() Allahn zihnin dnda gerekliinin bulunduunu ve yokluunun dnlemeyeceini belirten sfat. Szlkte var olmak, bulunmak; varlk anlamndaki vcd felsefe terimi olarak bir eyin zihinde ve zihnin dnda gerek varla sahip olmas veya bir eyin akl tahlil yoluyla belirlenen mahiyeti, zat diye tanmlanr. Vcd bir eyin zatnn (znn) d dnyada fiilen tahakkuk etmesi mnasnda da kullanlr (Tehnev, II, 1770; Aleddin et-Ts, s. 224). Din bir terim olarak vcd, Allahn zihnin dnda gerekliinin bulunduunu ve mevcudiyeti zorunlu bir varlk (vcibl-vcd) olduunu belirtir. Allahn varl ztnn gerei yani kendindendir (biztih/liztih), Onun dndaki varlklarn mevcudiyeti ise kendileri dndandr (bigayrih/ligayrih). Kurn- Kermde insanlarn doutan Allahn varlna dair bilgiye veya eilime sahip klndklar ve bu selim ftratn bozulmayaca ifade edilir (el-Arf 7/172; er-Rm 30/30). Kurann beyanyla, asil ve erefli bir varlk olarak yaratlp (el-sr 17/70) imtihan dnyasnda yaatlan insan, iten gelen nefsn arzular ve dtan gelen saptrc akmlarla temiz ftratn kreltebilir. Bununla birlikte hayatta karlalan fevkalde olaylar, hastalk ve felketler kiinin asl yaratlna dnmesini salar. Kurn- Kermde var olan, varl mmkn olan anlamndaki ey lafznn Allaha nisbet edilmesi (el-Enm 6/19) vcd sfatnn nakl delilleri arasnda kabul edilir. Naslarda geen esm-i hsnnn bir ksm vcd sfatyla irtibatldr, bunlarn banda hak ismi gelir. Gereklii bulunan ve bilfiil var olan anlamndaki hak isminin yer ald yet ve hadislerde Allahn fiilen mevcudiyetinin insanlarca bilindii belirtilmek suretiyle vcd sfat vurgulanr (Ynus 10/32; enNr 24//25; Buhr, Tevd, 24; Mslim, Msfirn, 199). Hak ayn zamanda Allahn vciblvcd olduunu bildirir (Fahreddin er-Rz, Levmiul-beyyint, s. 216; Kurtub, s. 145-148). Bunun dnda nr, zhir, btn, evvel, hir isimleri de vcd sfatn vurgulayc niteliktedir. Nr ismi akl yrtlerek Allahn varlnn alglanabileceini ifade eder. Nr kelimesi sadece duyular lemini deil zihn bilgileri anlatmak iin de kullanlr. Gzler Allah gremese de akl Onun varln idrak eder. Bu sebeple nr ilh varln apak bir nitelik tadn belirtir (Gazzl, s. 147-148). Zhir ve btn isimleri de ayn konumdadr. Zhir Allahn varlnn fiilleriyle ve akl delillerle aka bilindiini, akla grndn, btn ise ztnn duyulardan gizlendiini, dolaysyla ztnn varl ve nitelii hakknda duyusal bilgi elde etmenin mmkn olmadn ifade eder (elHadd 57/3; Zeccc, s. 60; bn Manzr, s. 128-130). Evvel, hir ve bk isimleri Allahn ezel ve ebed ynnden varlklar kuattn, zaman st olduunu, varlnn balangcnn bulunmadn, yokluunun asla tasavvur edilemeyeceini aklar (el-Hadd 57/3; bk. Mslim, ikir, 61; Beyhak, s. 25-27; Kurtub, s. 134-138). Vcd sfatna ilikin tartmalarn IV. (X.) yzyldan itibaren baladn sylemek mmkndr. Eb Hanfeye ait akaid rislelerinde zikredilen ilh sfatlar arasnda vcd yer almaz (Ali el-Kr, s. 14). Earye gre Allahn mevcut olmas hem kendisinin hem de insann Onun varln bilmesi anlamna gelir, bundan dolay linefsih mevcd diye tanmlanr. Allaha nisbet edilen vcd, varlnn balangc ve sonu bulunmayan mutlak bir mevcudiyeti ifade eder (bn Frek, s. 27-28, 42, 326). Earden sonra gelen kelmclar vcdun ilh zta ait olan ve mnadan ibaret bulunan sbt

bir sfat m, yoksa ztn ayn olup farkllk gstermeyen yalnzca zihn bir tevcih mi olduu konusunu tartmtr. Gelenbev, Fahreddin er-Rzye kadar btn kelmclarla slm filozoflarnn, Allahn zt ile varlnn ayn olup ztna ait mnadan ibaret bir vcd sfatnn bulunmad konusunda ittifak ettikleri halde Rznin yeni bir tartma balatarak zttan ayr bir vcd sfatn ispat etme gayretinin yan sra bunu kelmclarn ounluuna nisbet ettiini belirtir (iye alel-Cell, s. 232). Ancak Earden hemen sonra Bkllnnin bu konuda farkl bir gr ileri srd dikkate alnrsa (Abdlkerm Tettn - M. Edb el-Kln, I, 276) konuya ilikin ihtilflarn Rzden ok nce baladn kabul etmek gerekir. Vcd sfat konusunda ortaya kan farkl grleri ylece zetlemek mmkndr: 1. Vcd ilh ztn ayn olup zta eklenen bir mna ve ayr bir sfat deildir, hatta yalnz Allah hakknda deil btn varlklarda vcd ile mahiyet arasnda bakalk yoktur. Eer zt hakikat ve mahiyeti dnda herhangi bir varla sahip olsayd bu takdirde ztn biri hakikat ve mahiyetine, dieri vcduna ait iki varlnn bulunmas gerekirdi. Yine bir ztn varl ilve bir mna nitelii tasayd sz konusu varln da bir varlnn olmas icap ederdi. Byle bir dnce ksr dngye (teselsl) gtrdnden yanltr (Ubeydullah b. Muhammed es-Semerkand, s. 58). Allahn zt vcip (zorunlu) olduundan mevcudiyeti ztndan dolaydr, bu da Allahn varl ile ztnn aynliini gsterir. nk ztna ilve bir vcd sfatnn dnlmesi, Onun kendinden deil bakasndan dolay (vcd sebebiyle) var olmasn ve mmkin bir varlk konumunda bulunmasn gerektirir (Aleddin et-Ts, s. 222). Vcd mahiyetten sadece zihinde ve akl yrtme eyleminde ayrlr, bu husus dikkate alnd takdirde Allahn zttan ayr bir mevcudiyetinin bulunmad ortaya kar (Nasrddn-i Ts, III, 34-35; sfahn, s. 88). Esasen zihindeki vcdun harite herhangi bir varl sz konusu deildir. Nitekim birer zihn kavram olan madm ile mmteniin hric bir mevcudiyete sahip olduklarn sylemek ierdikleri anlamla eliir. Kurtub kelmclarn ounluunun bu gr savunduunu belirtir (el-Esn, s. 123-124). HanefMtrd limlerinin ekseriyeti ile a da bu grtedir. Eariyyenin ounluuna muhalif olarak Ebl-Hasan el-Ear ve bn Haldn, ayrca Mutezileden Ebl-Hseyin el-Basr de bu gr benimseyenlerdendir (Muhammed b. Eref es-Semerkand, s. 298, 302; Fahreddin er-Rz, KitblErban, I, 143; bn Haldn, s. 57, 92-93; Beyzzde, s. 53, 94-96). Allahn hakikatinin mutlak ve salt varlk olduunu syleyen Sfiyye mensuplar da bu gruba girer (Takprizde, s. 176). slm filozoflar, vcibl-vcd olan Allahn zt ile varl arasnda bakalk bulunmadn ileri srerken mmkin varlklarda vcdun mahiyette ortaya kan zta zit bir sfat olduunu kabul etmitir (bn Sn, III, 30-34; Aleddin et-Ts, s. 209). Nasrddn-i Ts, bn Snnn vcdun vcip ve mmkin btn varlklarda ortak olduu dncesinden hareketle Allahn ztna zit bir vcd sfat bulunduu yolundaki gr eletirmi ve mahiyetin varlkla nitelenmesinin tamamen akl bir hkm olduunu belirtmitir (erul-rt, III, 30-35). 2. Allahn ztna ait zit bir mna olan vcd stnlk ifade eden bir kemal sfatdr ve Onun ztyla ayn deildir. Aksi halde zt- ilhiyye sz konusu stnlk ve kemalden yoksun bulunurdu (Muhammed b. Eref es-Semerkand, s. 299). Btn varlklarn ortak bir niteliini tekil eden vcd, mmkin varlklarda grld gibi vcibl-vcdun mahiyetinde de ortaya kan zit bir sfattr. Zira, Siyahlk siyahlktr nermesiyle, Siyahlk vardr nermesi arasnda anlam bakmndan bir fark yoktur. Bu da vcdun mahiyetten ayr ve ona ilve bir sfat olduunu kantlar (Fahreddin erRz, Melim ulid-dn, s. 24; mid, I, 257-258). Eer vcd vcip varln mahiyetinde yoksa

bu takdirde onun btn varlklarda ortak olduuna ilikin hkm geersiz saylr, dolaysyla sz konusu kavram Allah hakknda sadece lafzdan ibaret olurdu. Allahn zt varln gerektirdiinden Ona atfedilmesi zorunlu olan ilk sfat vcddur (Gelenbev, s. 232). Vcd, Cenb- Hakkn zt zerine zit bir sfat olmasayd varln akl yrtmek suretiyle bilmek imknsz hale gelirdi. nk Allahn ztna ait hakikati bilmek mmkn deildir, dolaysyla akl bilgiler sadece varlna hkmedebilir (Crcn, s. 471). Fahreddin er-Rz yannda emseddin es-Semerkand, Seyyid erf el-Crcn, Beyzv, emseddin el-sfahn gibi limler sz konusu anlay kelmclarn ounluuna nisbet eder. Ancak kaynaklardan, bunun Eariyyeye mensup limlerin ekseriyetiyle emseddin es-Semerkand ve Sadrera gibi baz Mtrd kelmclarnn gr olduu anlalmaktadr (Kurtub, s. 123-124; Beyzzde, s. 53; Gelenbev, s. 232). Son devir limleri vcd sfatn Allahn ztn niteleyen nefs (zt), sbt veya selb yahut sft- hliyye iinde deerlendirmi, fakat her biri Onun varlnn zorunluluunu vurgulayan vcb zelliini ne karmtr (Hseyin el-Cisr, s. 16; Bilmen, s. 113; Bt, s. 108-109; Abdlkerm Tettn - M. Edb el-Kln, I, 276-277). Neticede vcd sfatn tarih srete ortaya kan sft- nefsiyye, sft- selbiyye, sft- man, sft- maneviyye ve sft- hliyye gibi sfat teorilerinin her biri iinde mtalaa edenler olmutur. Vcdu Allahn ztyla ayn kabul edenler onu sft- maneviyye, ztna zit bir mna kabul edenler sft- man, varlk mertebesi kazanmayan, fakat Allahn ztnda sabit bir hal kabul edenler sft- hliyye ve ztn kendisini vurguladndan sft- nefsiyye grubuna dahil etmitir. Ancak Allahn vcip bir varlk olduu dikkate alnrsa dier selb sfatlar gibi vcdun da selb grubu iinde yer aldn kabul etmek gerekir. nk vcd varolu asndan zorunluluun yalnzca Allaha ait bulunduunu kantlamakta ve yaratlmlara ait mmkin oluu Allahtan nefyetmektedir; buna gre yegne vcip varlk Allah Teldr ve Onun yokluu asla dnlemez.

BBLYOGRAFYA

Rgb el-sfahn, el-Mfredt, vcd md.; Tehnev, Kef, II, 1770; Zeccc, Tefsru esmillhilsn (nr. Ahmed Ysuf ed-Dekkk), Beyrut 1395/1975, s. 60, 64; bn Frek, Mcerredl-Malt, s. 27-28, 42, 326; Kd Abdlcebbr, Fall-itizl ve abatl-Mutezile (nr. Fud Seyyid), Tunus 1393/1974, s. 139; bn Sn, el-rt vet-tenbht (nr. Sleyman Dny), Kahire 1985, III, 30-34; Beyhak, el-Esm ve-ft, s. 23-28; Gazzl, el-Maadl-esn (Fazluh), s. 26, 138, 147148; Nesef, Tebratl-edille (Salam), I, 78-80; Muhammed b. Eref es-Semerkand, eaifl-ilhiyye (nr. Ahmed Abdurrahman e-erf), Kveyt 1405/1985, s. 197, 298-309; Fahreddin er-Rz, Levmiul-beyyint, Kahire 1323, s. 12, 24, 105, 216; a.mlf., Melim ulid-dn (nr. Th Abdrraf Sad), Kahire, ts. (Mektebetl-klliyytil-Ezher), s. 24; a.mlf., Kitbl-Erban f ulid-dn (nr. Ahmed Hicz es-Sekk), Kahire 1406/1986, I, 138-147; a.mlf., Meftul-ayb, IV, 173; Seyfeddin el-mid, Ebkrl-efkr (nr. Ahmed M. el-Mehd), Kahire 1423/2002, I, 257-261; Muhammed b. Ahmed el-Kurtub, el-Esn f eri esmillhil-sn ve ftih (nr. Slih Atyye el-Hatmn), Bingazi 2001, s. 121-124, 134-148; Nasrddn-i Ts, erul-rt vet-tenbht (nr. Sleyman Dny), Kahire 1985, III, 30-35; Beyzv, avliulenvr, stanbul 1305, s. 85; Ubeydullah b. Muhammed es-Semerkand, el-Adetr-rkniyye (nr.

Mustafa Sinanolu), stanbul 1429/2008, s. 58; bn Manzr, eru esmillhil-sn, Tanta 1992, s. 40-42, 98, 113, 128-130; Mahmd b. Abdurrahman el-sfahn, Meliul-enr, stanbul 1305, s. 85-89; bn Kayyim el-Cevziyye, el-avidl-mhimmt fil-esm ve-ft (nr. Eb Muhammed Eref b. Abdlmaksd, avid-ayyibt iinde), Beyrut 1416/1995, s. 20-25; Haydar el-ml, Cmiul-esrr (trc. Cevd Tabtab), Tahran 1368 h., s. 626; bn Haldn, Lbblmuaal f ulid-dn (nr. Refk el-Acem), Beyrut 1995, s. 57, 92-93; Seyyid erf el-Crcn, erul-Mevf, stanbul 1239, s. 61, 87, 90-98, 471; Aleddin et-Ts, Tehftl-felsife (nr. Rz Sade), Beyrut 1403/1983, s. 209, 218, 222-224; Devvn, Cell (trc. Ahmed Hamdi), stanbul 1311, s. 208-213; Takprizde, el-Melim f ilmil-kelm (nr. Ahmet Sururi, doktora tezi, 2011), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 173-176; Ali el-Kr, erul-Fhil-ekber, Kahire 1323, s. 14; Beyzzde Ahmed Efendi, rtl-merm min ibrtil-mm (nr. Ysuf Abdrrezzk), Kahire 1368/1949, s. 53, 94-96; Gelenbev, iye alel-Cell, stanbul 1317, s. 232; Srr Paa, Nakdl-kelm, stanbul 1324, s. 154-156; Hseyin el-Cisr, el-unl-amdiyye, Kahire 1323, s. 16-18; Mehmed Vehbi Efendi, Akid-i Hayriyye, stanbul 1340-43, s. 59; Albert Nasr Ndir, Felsefetl-Mutezile, Badad 1951, s. 39-45; mer Nasuhi Bilmen, Muvazzah lm-i Kelm, stanbul 1972, s. 113; M. Sad Ramazan el-Bt, Kbrel-yaniyytil-kevniyye, Dmak 1402, s. 108-110; Abdlkerm Tettn - M. Edb el-Kln, Avnl-mrd li-eri Cevheretit-tevd, Dmak 1994, I, 275-277; Emre Dorman, Modern Bilim: Tanr Var, stanbul 2011, s. 21-22, 71, 119-140, 204-218. Yusuf evki Yavuz

VCD
() Varlk veya var olma anlamnda mantk ve felsefe terimi. Szlkte kaybolan eyi bulmak, bir eye ulamak; sahip olmak, zengin olmak anlamlarndaki vecd kknden treyen vcd ayn kkten treyen vicdn ile birlikte alglamak (idrak) mnasnda da kullanlr (Lisnl-Arab, vcd md.; Kind, I, 107-108, 169; Frb, Kitbl-Hurf, s. 49-50). Felsefenin Arapaya intikali srasnda, var olan anlamndaki Yunanca estin ve Farsa hest kavramlar bazan mevcd, bazan hve ile karlanmtr. Bu durumda hem vcd hem de -hveden oluturulan-hviyyet varlk, var olma mnasnda masdar, mevcd ve hve ise var olan mnasnda isim olarak kullanlr (a.g.e., s. 51-53). Metafizik ve mantkta vcd daima varln mahiyeti ve zihinde bulunuu bakmndan ele alnr. Zihin dnda var olan anlamndaki vcd ise esasen fiilen mevcut olduu iin vcd hakknda konumak mevcut hakknda konumak demektir. Dolaysyla metafiziin konusu salt vcd deil var olmas bakmndan mevcddur. Vcd-mevcd ilikisi hviyyet-hve, eyiyye-ey, hakikat-hak ve vahdet-vhid kavramlar arasndaki ilikiye benzer. Bu kavramlar iftinin ilkleri tmel, soyut ve zihn, ikincileri birincilerin zihnin dnda, nesnel dnyadaki varldr (Behmenyr b. Merzbn, s. 281-282). Bir mevcut varsa onun bir vcudu, bir ey varsa onun bir eyiyyeti, bir hak varsa onun bir hakikati, bir vhid varsa onun bir vahdeti vardr. Vcd ile hviyyet, mevcd ile hve, yine mevcd ile vhid e anlamldr. Mevcut ve ey kavramlar ise farkldr. Mevcut, zihinde tasavvur ve tahayyl edilmekle birlikte zihnin dnda da fert ve tr olarak bulunanlara denir. Halbuki ey daha ok mahiyeti hakiki olmayp itibar olanlar iin kullanlr. Bu adan ey denilenlerin ounlukla zihin dnda bir varl bulunmaz. Mesel Hal (boluk) bir eydir denir, fakat Hal mevcuttur denmez. Ayn durum madm, nerme gibi baka kavramlar iin de geerlidir (Frb, KitblHurf, s. 54-66; bn Sn, en-Nect, s. 493; Behmenyr b. Merzbn, s. 286). Madma ey denilip denilemeyecei kelmda tartlmtr (bk. EY). Metafizikte varlk iin eys, yokluk iin leys kavramlarnn kullanld ve leys gibi eysten de kelimeler tretildii grlr (mesel bk. Kind, I, 113-118, 123-124, 182-183, 215). bn Snnn, ontolojik planda ilk tekabln eys ve leys arasnda bulunduunu sylemesine ve ibdy mutlak yokluktan sonra eyi var etmek diye tanmlamasna, buradan da her sebepli varln sonradan var olduu sonucuna ulamasna baklrsa eys ve leysi mutlak varlk ve yokluk mnasnda kulland anlalr (Kitb-if: Kategoriler, s. 236; en-Nect, s. 543). Vcd ile e anlaml olan terimlerden biri de Arapadaki tekit edat inneden tretilen ve daha ok Tanrnn varl sz konusu edildiinde kullanlan inniyyedir (bk. NNYYE). Frb filozoflarn, mahiyet ve inniyyeti ayn olan yetkin varlk iin el-vcdl-kmil terkibini kullandklarn syler (Kitbl-Hurf, s. 2). Daha sonra bu kavram bn Snda vcibl-vcda dnecektir. Bir eye sahip olma anlamndaki mlk/mlkiyet ve yokluu ifade eden adem vcd kavramndan yararlanarak tanmlanr (bn Sn, Kitb-if: Kategoriler, s. 231, 241-243; retler ve Tenbihler, s. 26).

Mevcut, ey ve zaruri zihinde anlamlar ilk beliren kavramlardandr. Varlk ilk mahede edilen eydir ve tasavvuru apak olduundan tanma ihtiyac yoktur (a.bk.). Kavramlarn en genelini mevcut ve eyin tekil ettiinde gr birlii bulunmakla beraber bunlarn be kllnin ilki olan cinse dhil edilip edilmeyecei hususunda tereddt vardr. Mesel Frb ve bn Rd vhid, mevcd ve eyin mekkek (bir anlama farkl derecelerde dellet eden) cinslerden olduunu sylerken bn Sn bazan vcudun cins olmadn, bazan mevcddan daha genel bir cins bulunmadn, yer yer de vcd ve vahdetin bir adan yce cinslere benzediini syler (Frb, Kitbl-Burhn, s. 49-50; bn Sn, Kitb-if: Kategoriler, s. 56-58; II. Analitikler, s. 87, 221; Metafizik, I, 12-13; bn Rd, Metafizik erhi, s. 62). Alglayan zne asndan vcd zihn ve hric diye ikiye ayrlr. Mantn dayand temellerden biri olan bu ayrmn yannda vcd varln mertebeleri bal altnda drtl bir tasnife daha tbi tutulur. Buna gre bir eyin vcdu ya harite ya zihinde ya lafzda ya da yazda bulunur (a. bk.). Bu balamda mantk iin byk nem tayan dil-dnce-varlk ayrm ortaya kar. te yandan zihn varlk kendi iinde hiss, hayal, vehm ve akl ksmlarna ayrlr. Bilimin konusu olmas bakmndan birinci ve ikinci mkuller denilen on kategori ve be tmelin varl akl, aritmetik ve geometrinin konusu olan saylar ve ekillerin varl ise vehmdir (Gazzl, s. 78-79; Behmenyr b. Merzbn, s. 39). eylerin zihindeki varlklarna baka bir ynden sret veya mna da denir. nsann nesnelere ilikin hiss, hayal, vehm ve akl dzeydeki bilgileri eylerin bu mna veya sretinden oluur. Bazan vcd ile vehim gerek ve sanal anlamda birbirinin yerine kullanlr (bn Sn, retler ve Tenbihler, s. 26). Btn zamanlara dellet eden ve zneyle yklemi birbirine balayan Trkedeki +dr eki, Yunancadaki estin ve Farsadaki esti karlayacak bir ba-fiilin Arapada bulunmamas sebebiyle Arapa nermelerde bunlarn yerine el-kelimetl-vcdiyye ad verilen hve veya mevcd kelimeleri kullanlr yahut ounlukla cmlede varl farzedilir. Zeydn (hve) diln ve Zeydn (mevcd) diln (Zeyd dildir) rneindeki gibi. el-Kelimetl-vcdiyyeden hareketle kipi aka zikredilmeyen nermeye mutlaka (kipi belirsiz) veya vcdiyye denilmektedir (bn Rd, Telu Kitbil-ys, s. 143, 148-149; bn Ebl-Hadd, s. 151). Mevcudun yklem ve bafiil eklinde kullanl var m? sorusunda da grlr. Helil-insn mevcdn? (nsan var mdr?) cmlesinde yklem var olann varldr. Dolaysyla mevcut, yklem ve ba-fiil olma grevini ayn anda grmektedir. Helil-insn (mevcdn) limn? (nsan lim midir?) dendiinde ise mevcut sadece +dr anlamndaki ba-fiil olarak kullanlmtr (bn Sn, Kitb-if: II. Analitikler, s. 18; M. Hseyin Tabtab, s. 181). Vcd ile ilikisi bakmndan metafizik ve mantkta zerinde en ok durulan kavramlardan biri de mahiyettir. slm felsefesinde vcd ve mahiyetten hangisinin asl olduu tartlmtr (a.bk.). Vcdun kendine ilimesiyle itibar olmaktan kan mahiyet artk hakiki bir mahiyet olup darda bilfiil var olmas sebebiyle ona hak ve sdk da denir. u halde mevcd, hak ve sdk kavramlar e anlamldr (Frb, Kitbl-Hurf, s. 45; el-Mednetl-fla, s. 48; l-ulm, s. 121-122; bn Sn, retler ve Tenbihler, s. 125-127; Fahreddin er-Rz, s. 19; Kutbddin er-Rz, s. 161162). Mevcudun vcdu onun mahiyetinin taycs olmadndan, nsan mevcuttur gibi bir nermenin yklemli nerme olup olmad tartlmtr. Fiziki asndan insan kavram var olan anlamn zaten ierdii iin bu ifade yklemli nerme deildir. Buna karlk mantkya gre, nsan mevcuttur sz bir nermenin btn unsurlarn tad, doru ve yanl olma ihtimallerine ak

bulunduu iin yklemli nermedir. Frb bak asna gre her iki grn de doru olacan belirtir (Cevbt, s. 91). Vcdun kendisinde tezahr ettii mevcdat onlar idrak edie gre mahsus ve mkul ksmlarna ayrlr. Yine mevcut eyler varl insan fiil ve ihtiyarlarna bal olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayrlr (bn Sn, Kitb-if: II. Analitikler, s. 167; bn Rd; Metafizik erhi, s. 59; Telhsu Kitbin-Nefs, s. 109).

BBLYOGRAFYA

Kind, Resil, I, 107-108, 113-118, 123-124, 169, 182-183, 215; Frb, Kitbl-Burhn (elMan indel-Frb iinde, nr. Mcid Fahr), Beyrut 1986, s. 32, 44, 49-50, 62, 84; a.mlf., Kitbl-Hurf: Harfler Kitab (trc. mer Trker), stanbul 2008, tr.yer.; a.mlf., el-Mednetlfla (nr. Albert Nasr Ndir), Beyrut 1986, s. 37-40, 45, 47-48; a.mlf., Cevbt li-mesil sile anh (Risletn felsefiyyetn iinde, nr. Cafer l-i Ysn), Beyrut 1407/1987, s. 91; a.mlf., l-ulm (nr. Osman M. Emn), Kahire 1968, s. 121-122; bn Sn, Kitb-if: Kategoriler, el-Maklt (trc. Muhittin Macit), stanbul 2010, s. 56-58, 231, 235-236, 241-243; a.mlf., Kitb-if: II. Analitikler, el-Burhn (trc. mer Trker), stanbul 2006, tr.yer.; a.mlf., Kitbif: Metafizik (trc. Ekrem Demirli - mer Trker), stanbul 2004-2005, I-II, tr.yer.; a.mlf., el-l (et-Tefsrl-urn vel-luti-fiyye f felsefeti bn Sn iinde, nr. Hasan s), Beyrut 1403/1983, s. 106-108, 112-113; a.mlf., en-Nect (nr. M. Tak Dnipejh), Tahran 1364 h./1985, tr.yer.; a.mlf., retler ve Tenbihler: el-rt vet-tenbht (trc. Ali Durusoy v.dr.), stanbul 2005, s. 26, 32, 124-133; Behmenyr b. Merzbn, Kitbt-Tal (nr. Murtaz Mutahharr), Tahran 1375 h., tr.yer.; Gazzl, Miakkn-naar (nr. Refk el-Acem), Beyrut 1994, s. 67, 78-79, 82, 145-146; bn Rd, Tefsru M Bade-aba, I, 296, 299, 306; a.e.: Metafizik erhi (trc. Muhittin Macit), stanbul 2004, tr.yer.; a.mlf., Telhsu Kitbin-Nefs: Psikoloji erhi (trc. Atilla Arkan), stanbul 2007, s. 103, 109; a.mlf., Telu Kitbil-ys (Telu Man Aristo iinde, nr. Crr Cihm), Beyrut 1982, s. 143-144, 147-149, 175, 184; Fahreddin er-Rz, erul-rt vet-tenbht (nr. Ali Rz Necefzde), Tahran 1384 h., s. 19, 28, 55-57, 178-179; bn Ebl-Hadd, erul-ytilbeyyint (nr. Muhtr Cebl), Beyrut 1996, s. 104-105, 134-135, 151; Esrddin el-Ebher, Keflai f tarrid-dei (nr. Hseyin Sarolu), stanbul 2001, s. 57; Kutbddin er-Rz, Tarrl-avidil-manyye f erir-risleti-emsiyye (nr. Muhsin Bdrfer), Tahran, ts., s. 112, 131, 161-162, 166, 234, 274, 359, 366; M. Hseyin Tabtab, Bidyetl-ikme (nr. Abbas Ali ez-Zir es-Sebzevr), Tahran 1428, s. 12-18, 23-25, 49-50, 56, 58, 181, 186-189. Ali Durusoy FELSEFE. Varlk (vcd) insan aklnn ulaabildii en genel kavramdr; dnmeye gerek kalmadan akl tarafndan hemen anlaldndan apak (bedh) ve nsel (kabl) bir kavram saylr. Bundan dolay varlk teriminin tarifi yaplamaz. Frbye gre vcb, vcd ve imkn gibi kavramlarn anlalmas iin mantk istidlle veya diyalektie bavurmaya gerek yoktur; nk bunlar apak ve herkesin

zihninde yer etmi bulunmaktadr. Bir kimsenin bu kavramlar szle aklamaya almas zihne ynelik bir uyardan ibaret kalr ve daha iyi bilinen bir terimle bu kavramlar aklam saylmaz (Uynl-mesil, s. 117). Bununla birlikte vcdu sabit olan ve gzle grlen ey, etkin ve edilgin olan yahut hdis ve kadm diye ayrlabilen ey, bilinir ve kendisinden sz edilir trden ey vb. ekillerde tanmlayanlar olmusa da bu tanmlar ayn zamanda mantktaki on kategoriyi artrmaktadr; bunlara varln en yksek cinsleri (el-ecnsl-liye) denilmekte ve tam tarifleri yaplamadndan ancak eksik tarifleri yani resimleriyle yetinilmektedir (Gazzl, s. 104-105). Felsefe tarihinde vcd kavramn tartma gndemine getiren ilk filozofun Eleal Parmenides olduu sylenir. Her kavram kendi kartn beraberinde getirdii iin problem varlk-yokluk diyalektii zerine sregelmitir. Parmenides, Varlk vardr, yokluk yoktur diyerek dnceye konu olann varlk olduunu, varln zdd olmann tesinde yokluun (adem) bir anlamnn bulunmadn belirtir (Kranz, s. 61). Heraklitos ve Anaxagoras da ayn gr benimseyerek varln ezel olduunu savunur. Daha sonra Efltun yokluk kavram zerinde durur ve yokluu mutlak deil izf bir kavram olarak savunur. Ona gre yokluk bir eyin baka ey olmas, bulunmay ve mahrum oluu anlamna gelir. Aristo ise yokluun reel bir deer eklinde dnlemeyeceini, sadece var olann yokluundan sz edilebileceini syler; Frb ve bn Sn da ayn gre katlr (e-if ellhiyyt [1], s. 128). Ancak Aristo, felsef doktrininin temelini tekil eden madde-sret teorisini yorumlarken yokluu nc bir ilke gibi dnr ve bu negatif ilkeden yararlanarak oluu izah eder. yle ki, varlk ve yokluk iki zt kavram olup bunlarn gereklik kazanabilmesi iin bir dayanaa ihtiya vardr, bu da maddedir. Varlk kendini maddede ortaya koyduundan yokluk gereklik kazanamamtr. u halde her var olu yokluun bulunmay demektir; yokluun varlk alanna kamay varln gereklemesini salamtr (Kaya, slm Kaynaklar Inda, s. 135). Yakb b. shak el-Kind ise varl eys, yokluu da leys terimleriyle karlar ve yokluun sadece antinomi bulunduunu, gerekliinin bulunmadn belirtir (Resil, I, 182-183). Felsefede bilgi problemi, Nasl bilirim? sorusuna cevap vermeye alrken varlk problemi, Neyi bilebilirim? zerinden hareketle var olan aratrr. Dier bir ifadeyle ilki, Bilgi nedir?; ikincisi, Bilinen nedir? yani, Varlk nedir? sorusu zerinde durur. u halde bilginin konusu bilinenlerdir. Buradan hareketle bilgi problemi giderek varlk problemine dnr. Her ne kadar felsefe bilgi problemiyle balarsa da bilginin konusunu varlk ve var olanlar tekil ettiine gre ontolojinin ncelii ve kuatcl tartlmaz. Varlk terimi delil ve ispata gerek kalmadan zihin tarafndan bir anda kavranr; varln tam anlalmas iin filozoflar onu eitli derecelere ve blmlere ayrarak incelemilerdir. Varlk kavramnn artrd balca ayrmlar yledir: Kadm-hdis, vcip-mmkin, basit-mrekkep, vhid-kesr, kll-cz, cevher-araz, kuvve-fiil, tam-nks, illet-mall (bn Sn, en-Nect, II, 48). bn Sn ayrca, dnce ile varlk arasndaki ilikiden hareketle bu kavram dncede varlk, dilde varlk, d dnyada varlk ve yazda varlk eklinde drt derecede irdeler (e-if el-Man, I, 16). Filozof kavram idealisti olduundan yle dnmektedir: Zihin bir eye yneldiinde nce o eyin kavram, tasavvuru zihinde canlanr, ardndan dil vastasyla da vurulur. Dille ifade edilen o eyin d dnyada (zihin dnda) bir karl ve gereklii vardr. Bylece zihinde balayan bu soyut bilgi dilde de soyutluunu korur; d dnyada ise somut varlk eklinde tezahr eder; o ey yazya geirilip oradan tekrar zihne intikal etmek suretiyle yine soyut duruma gelir. Bu da insan zihninin metafizikten fizie ve fizikten metafizie tmel ve tikel varlk alanlar zerindeki ilevini gsterir. Varlk sorununa ilikin konulardan biri de bu terimin cins tekil edip etmeyeceidir. Umumi telakkiye

gre madd ve mnev btn varlklar ifade eden varlk cins tekil etmez, o sadece mterek bir lafzdr. Mesel, nsan vardr, lem vardr, Allah vardr nermelerindeki var lafz cins olmayp her varlk trne yklenen ortak bir isim durumundadr. u halde her nerme ve her yarg bir var oluu iermektedir. Ancak bu konuda farkl dnen bn Rde gre varlk terimi genel bir nitelik deil nesnelerin mahiyetini gsteren bir tr cinstir. Antikadan beri felsefede sregelen tartmalardan biri de varlk ve mahiyet (zt-vcd) sorunudur. Nesnelerin zihindeki tmel kavramlarna mahiyet, bunlarn d dnyada gereklik kazanmasna hakikat, varlk sahnesinde gereklik kazanan varlklarn sahip olduklar zellik veya nitelikler sonucu tek tek varlklar gstermelerine hviyet denir. Mahiyet-varlk ilikisi konusunda filozoflarn idealist ve realist diye iki gruba ayrld sylenebilir. Bir nesnenin mahiyetinin onun varlndan ayr bir ey olduunu ve nce geldiini savunan idealistlerin banda bn Sn yer alr. bn Rd ve Ear kelmclar bir nesnenin mahiyetiyle varl arasnda herhangi bir ayrm yaplmayacan, ikisinin zde olduunu savunurlar. bn Sn, felsefesinin odan tekil eden bu sorun sebebiyle Aristodan ok Efltunun idealizmine yakn durmakla birlikte ikisi arasnda nemli farklar vardr. bn Snya gre mhiyet her trl varlktan nce gelir. Mesel insan olarak insan kavramnn ifade ettii anlam baka; onun varlnn, biyolojik, fizyolojik ve psikolojik zelliklerinin bir veya ok oluu gibi ynleri daha baka bir eydir. nsan srf insan olarak mahiyet bakmndan dikkate alnacak olursa onun ferd varlna ilikin nitelikler insanla sonradan katlan arazlar konumundadr. Mesel, nsan canl, akll, konuan ve glen bir varlktr ifadesindeki nitelikler insana sonradan katlan arazlardr. u halde insan insan klan mahiyet yani insanlk her eyden nce gelmektedir. dealistlerin diliyle sylemek gerekirse varlktan mahiyete geilmez, ama mahiyetten varla geilir. Ancak bu gr, Eflatunda grld gibi varln aslnn idealar, yani tmel kavramlar olduu anlamna gelmez. bn Snya gre varla ait kavramlar zihinde teekkl ettikten sonra zihin alrken, yani bilgi retirken klllerden/mahiyetlerden hareket ederek czlere veya soyuttan somut varlklara iner. Filozofa gre zihnin ileyi tarz byledir. Buna gre Efltun idealar reel varlk sayarken bn Sn, onlarn gerekliini deil sadece dncede nesnelerden nce geldiini sylemektedir (e-if el-lhiyyt [1], s. 31-32). Bu aklamaya gre bn Sn mahiyetin varlktan nce geldiini, bu adan varln mahiyete katlan bir araz konumunda bulunduunu sylerken arazn mantktaki anlamn kastetmi deildir. nk mantkta araz cevherin kart olup cevherde bulunan, bulunmad zaman cevherin cevherliinden bir ey eksilmeyen anlamna gelir. bn Snnn burada arazdan kast ise cevherin kart olan araz deil, ontolojik anlamdaki arazdr, yani mahiyetin tasavvur durumundan kp var olmas, gereklik kazanmas demektir. Burada nemli olan husus bn Snnn mahiyet-varlk ayrm yaparken madd varlklar kastetmi olmasdr. Zira mnev varlklar iin bu ayrm sz konusu deildir. Mesel Allah hakknda mahiyet-vcd ayrm yaplamaz, Onun mahiyetiyle varl zdetir (a.g.e., s. 244-245). Dier bir ifadeyle Allahn cinsi ve fasl bulunmad iin tarife konu olmas anlamnda mahiyeti yoktur, ancak ontolojik olarak mahiyeti vardr (a.g.e. [2], s. 344-350). Mahiyet-varlk konusunda bn Sny eletiren bn Rde gre varlk terimi, mahiyetten ayrlmayan genel bir nitelik deil nesnelerin mahiyetini gsteren bir tr cinstir. Ancak varlk bakmndan nesneler arasnda bir sra dzeni vardr. Mesel scak kelimesi hem atei hem scak olan her eyi ifade eder. Bu anlamda varlk terimi cins tekil eder ve Allah hakknda da kullanlr; bu terim nesneler hakknda kullanlrsa cins tekil etmez. bn Rde gre bn Sn varlk teriminin bu iki farkl anlamn kavrayamad iin

yanlgya dmtr (Tehftt-Tehft, s. 295, 302, 370). Varlk kavramna ilikin sorunlardan biri de bir nermede varln yklem olup olamayaca, yani varln dier nitelikler gibi konuya yklenen bir nitelik saylp saylmayaca hususudur. Mesel, nsan vardr derken bu nermenin anlaml olup olmad tartlmtr. nk nermenin konusu durumundaki insan lafz bir varl ifade etmektedir; yklem konumundaki var lafz ise konunun anlamna yeni bir ey katmamtr; dolaysyla bu nerme terkib sentetik deil tahlil analitik bir nermedir; yani yklem dier nitelikler gibi konuyu nitelemediinden yok hkmndedir; dier bir deyile bir eyin varl o eyden bakas deildir. Frbye gre sz konusu nerme konu ve yklemi bulunduu iin mantk bakmndan tam bir nerme saylr. Ancak konuyu niteleyen var lafz genel bir kavram olup dier nitelikler gibi konuyu bakalarndan ayrt etmese bile bu da bir nermedir (Uynl-mesil, s. 97). Birok konuda olduu gibi burada da Frbnin eklektik ve uzlatrc tavr grlmektedir. Varlk kavramyla ilgili kaydedilmesi gereken bir baka husus da kadm felsefede metafizik ontoloji ayrm yaplmazken Yeniadan itibaren bu ayrmn yaplmasdr. yle ki, ontoloji varl d grnyle deil srf var olmas bakmndan irdelerken z esas alr; yani ontolojinin en temel sorunu mahiyet-varlk (zt-vcd) ilikisidir. Mesel varlk, yokluk, zorunluluk, imkn, sreklilik, ihtimal ve rastlant gibi genel kavramlar ontolojinin balca alandr (Ceml Salb, II, 558-561; ayrca bk. VAHDETi VCD).

BBLYOGRAFYA

Kind, Resil, I, 182-183; Frb, Uynl-mesil (el-Mecm iinde), Kahire 1325/1907, s. 97, 117; bn Sn, e-if el-lhiyyt (1), s. 31-32, 128-129, 244-245; a.e. (2), s. 344-350; a.mlf., e-if el-Man (3), I, 1-6; a.mlf., en-Nect (nr. Abdurrahman Umeyre), Beyrut 1412/1992, II, 48; Gazzl, Madl-felsife (nr. Muhyiddin Sabr), Kahire 1331, s. 104-105; bn Rd, TehfttTehft (nr. M. Bouyges), Beyrut 1930, s. 295, 302, 370; W. Kranz, Antik Felsefe (trc. Suad Baydur), stanbul 1976, s. 61; Abdurrahman Bedev, Medal cedd ilel-felsefe, Kveyt 1979, s. 188195; Ceml Salb, el-Muceml-felsef, Beyrut 1982, II, 558-561; Mahmut Kaya, slm Kaynaklar Inda Aristoteles ve Felsefesi, stanbul 1983, s. 135; a.mlf., Mahiyet ve Varlk Konusunda bn Rdn bn Sny Eletirmesi, bn Sn: Doumunun Bininci Yl Armaan (der. Aydn Sayl), Ankara 1984, s. 453-459; W. D. Ross, Aristoteles (trc. Ahmet Arslan), stanbul 1999, s. 184-187; O. N. H. Leaman, Vudjd, EI (ng.), XI, 216-217. Mahmut Kaya

VCH
() Ortaklarn ticar tecrbe ve itibarna dayal olarak kurulan i ortakl anlamnda fkh terimi. Szlkte yz; itibar anlamlarndaki vech kelimesinin oulu olan vch, fkhta sermayesi bulunmayan iki veya daha ok kiinin ticar tecrbe ve itibarlarn ne karp belli bir ii yapmak zere kurduklar ortakl ifade eder. Klasik fkh literatrnde vch, akid irketleri grubundaki ebdn (i gc) ve emvl (sermaye) ortaklklarnn yannda nc bir tr oluturur. Bu ortakla vch denilmesinin sebebi genelde sermayesi olmayan, ticar bilgi, beceri ve itibar sahibi kiilerin itibarlarndan dolay vadeli mal alarak ie balamalardr. Buna ayn zamanda mefls irketi, kredi irketi ve Mliklerde zimem ortakl da denir. Akid irketlerinde mevcut olan, ortaklk konusunun veklete uygunluu ve kr orannn belirlenmesi gibi hkmler vch irketi iin de geerlidir. Vch ortakl Hanef, Hanbel ve Zeydlere gre sahih; Mlik, fi, Zhir ve Caferlere gre btldr. Vchu mer kabul edenler bu hususta yasaklayc bir nassn bulunmad srece asl ibhann geerli olduunu, byle bir ortakla ihtiya duyulduunu ve eskiden beri bu trdeki ortaklklara kimsenin itiraz etmediini delil olarak ileri srerler. Onlara gre vch ortaklnda her ortan dierini alm satm hususunda vekil tayin etmesi ve satn alnan eyin aralarnda ortak olmak zere dierine veklet vermesi sahih grldnden byle bir ortakln kurulmasnda bir saknca yoktur. Vchu mer kabul etmeyenlere gre ise bu ortaklk mal veya ie taalluk etmedii, ortaklardan her birinin dierine belirsiz bir miktar borlanmasndan dolay garar ierdii ve menfaat salayan bor nitelii tad iin btldr. Vch ortaklnda krn nasl paylalaca konusu fakihler arasnda tartmaldr. Haneflere ve baz Hanbellere gre kr ve zarar hisseye gredir. Zira vch irketinde krn kayna stlenilen sorumluluktur. Eer kr sorumluluktan fazla ise karlksz bir fazlalk sz konusudur ki bu ciz deildir. Taraflardan birine hissesiyle orantsz biimde fazla kr verilmesi art koulmusa bu art geersiz saylr ve hisse eit olarak datlr. Hanbellerin ouna gre kr inan irketinde olduu gibi ortaklarn anlat ekilde paylalabilir, nk ortaklardan biri ticar beceri ve itibar asndan dierinden daha stn olabilir. Haneflere gre dier ortaklk akidlerinde grld gibi vch da mufvada ve inan eklinde, yani ortaklar arasnda sermaye, kr-zarar paylam, tasarruf ehliyeti, yetki ve sorumluluk bakmndan denklik artnn arand veya aranmad iki ekilde kurulabilir. irket bu iki ortaklktan hangisine gre kurulmusa o ortaklkla ilgili artlarn yerine getirilmesi gerekir. Vch ortakl mufvada eklinde kurulursa her iki ortan kefalet ehliyetini tamas gerekir. Satn alnan eyin ve krn yar yarya olmas ve mufvada lafznn kullanlmas arttr. Eer vch inan ortakl eklinde ise ortaklar arasnda eitlik aranmaz, kr da ortaklarn demeyi stlendii bedel orannda paylalr. Hanbeller ise vch irketinin sadece inan eklinde kurulabileceini kabul ederler. nk mufvada artlaryla kurulan vch ortakl hem garar ierir hem de benzeri bir kurulu eriatta grlmemitir. Vch irketi genel hkmler asndan balayclk tamayan (gayr-i lzm) bir akid sayldndan ortaklardan birinin feshiyle sona erer ve

bu hususta ortaklk akidlerine ait genel hkmler geerli olur.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, vch md.; Serahs, el-Mebs, XI, 151, 152, 154, 168; bn Rd, Bidyetlmctehid, II, 226; Muvaffakuddin bn Kudme, el-Mun (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk Abdlfetth M. el-Hulv), Riyad 1417/1997, VII, 120-122, 137, 138-139, 144, 145; ehbeddin elKarf, e-are (nr. Muhammed Hacc), Beyrut 1994, VIII, 22-23, 34, 48-49; Abdullah b. Mahmd el-Mevsl, el-tiyr li-tallil-Mutr (nr. Mahmd Eb Dakka), Kahire 1370/1951, III, 12, 18; Osman b. Ali ez-Zeyla, Tebynl-ai, Bulak 1313, III, 322; Ahmed b. Muhammed el-Feyym, el-Mibul-mnr, Beyrut, ts. (el-Mektebetl-ilmiyye), s. 649; emseddin er-Reml, Nihyetlmutc, Beyrut 1404/1984, V, 4-5; Mecelle, md. 1332, 1399-1403; Ali Haydar, Drerl-hkkm, stanbul 1330, III, 711-713; Bilmen, Kamus2, VII, 96-98; smail Bykelebi, slm Hukukunda nan irketi ve Nevileri (doktora tezi, 1981), Atatrk niversitesi slm limler Fakltesi, s. 157-168; Osman ekerci, slm irketler Hukuku Emek-Sermaye irketi, stanbul 1981, s. 238-243; Vehbe ezZhayl, el-Fhl-slm ve edilleth, Dmak 1404/1984, IV, 794-795, 801-802, 814, 824; Abdlazz zzet el-Hayyt, e-erikt fi-eratil-slmiyye, Beyrut 1408/1987-88, II, 46-49; Murtaza Kse, slm Hukukunda Anonim Ortaklklar (doktora tezi, 1996), Atatrk niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, s. 132; Ali el-Haff, e-erikt fil-fhil-slm, [bask yeri ve tarihi yok], s. 97-99; eriketl-ad, Mv.F, XXVI, 33, 35-37, 43, 56-57, 60, 77-78, 82, 84-85. smail Cebeci

VCH ve NEZR
() Kuranda bir kelimenin farkl yerlerde kazand deiik mnalar mkerrerleriyle birlikte inceleyen bilim dal ve bu dalda yazlan eserlerin ortak ad. Szlkte vch yz, bir nesnenin karsnda olan ey, n, nde olan anlamlarndaki vech kelimesinin, nezir ise bir eyin dengi, benzeri, ayns anlamndaki nazrenin ouludur. Karakterleri, sz ve davranlarndaki stnlkleriyle birbirine benzeyenlere de nezir denir. Hz. Peygamberin namazlarda okuduu yirmi ksa sreyi Abdullah b. Mesdun nezir diye adlandrmas (Buhr, Feill-urn, 6; Mslim, Msfirn, 275) nazre kelimesinin szlk anlamyla ilgili grlm ve bu srelerin uzunluk bakmndan birbirine yakn olmasyla aklanmtr (LisnlArab, nr, vch md.leri; Tcl-ars, nr, vch md.leri). Vch ve nezir ilminin nclerinden olan Muktil b. Sleyman (. 150/767) ve Yahy b. Sellm ile (. 200/815) onlar izleyen Hr ve Hseyin b. Muhammed ed-Dmegnnin eserlerinde bu terimler tarif edilmemise de verilen bilgilerden Kuranda ayn lafzn farkl yerlerde deiik mnalarda kullanlmasna vch, bir lafzn anlamlarndan sadece birinin baka yetlerde tekrarlanmasna nezir denildii anlalmaktadr. Bilindii kadaryla vch ve nezir terimlerini ilk tanmlayan lim olan Ebl-Ferec bnl-Cevz ile (. 597/1201) onu takip eden Ktib elebiye gre her iki terim de harekesi ve lafz ayn olan bir kelimenin farkl yerlerde farkl mnalara gelmesi anlamn ifade eder. Ancak bu kelimelerin kullanld her yerde ayn olan lafzlarna nezir, bunlarn birbirinden farkl olan mnalarna vch denir. Buna gre nezir lafzlara, vch mnalara verilen addr (Nzhetl-ayn, s. 83; Kefunn, II, 2001). Bedreddin ez-Zerke, bnl-Cevznin izahlarn vch ve nezir konusunda yazlan ilk eserlerdeki anlay yanstmad gerekesiyle kabul etmemitir. Zerke ve onu izleyen Syt ile Takprizde gibi limler, ilk kaynaklardaki aklamalara bal kalarak bir kelimenin farkl yerlerde ifade ettii farkl anlamlara vch, ayn kelimenin farkl yerlerde ayn anlamda kullanlan lafzlarna da nezir denilmesi gerektiini belirtmilerdir (el-Burhn, I, 193; el-tn, II, 121; Miftus-sade, II, 415). bnl-Cevz, slm kelimesinin Kuranda din olarak slm, tevhid, ihls, boyun eme, ikrar eklinde be vehi bulunduunu syler ve bu anlamlara dair on iki rnek zikreder (Nzhetl-ayn, s. 136-137). Ona gre yetlerdeki slm lafzlar birbirinin nazrleri, mnalar da vecihlerdir. Buna karlk Zerkeye gre bu on iki rnekteki slm lafzlarndan sadece ayn anlama gelenler (mesel ikrar anlamnda Tevbe sresinin 74. ve Hucurt sresinin 14. yetlerinde) birbirinin nazridir. Birinci gruptaki limler nezir iin lafz benzerlii yeterli grrken ikinci gruptakiler bunun yan sra ayn lafzlar arasnda mna benzerlii de aramlardr. Bu aklamalardan, vch teriminin Kuranda ayn lafzn farkl yerlerde ifade ettii deiik mnalar iin kullanldnda gr birlii bulunduu ve ihtilfn nezir hakknda olduu anlalmaktadr. Nezir tanm asndan bakldnda mevcut literatre Zerkenin nclk ettii ikinci grn hkim olduu, ayn lafzlar arasnda anlam birliktelii de bulunduunda nezirden sz edildii grlr. Muktil b. Sleyman, Yahy b. Sellm, Hr, Dmegn gibi ilk mellifler tarafndan verilen rneklerin bu ereveye uygun olduu tesbit edilmitir (Karagz, s. 448). Mesel Muktil b. Sleyman ile Yahy b. Sellm, Kuranda tt kelimesinin vehinden sz ederler. Birinci vecih Bakara sresinin 256. yetinde eytan, ikinci vecih Nahl sresinin 36. yetinde putlar, nc vecih

Bakara sresinin 257. yetinde Kb b. Erefi kasteden kullanmlardr. lkinin nazri Nis sresinin 76., ikincisinin nazri Zmer sresinin 17., ncnn nazri Nis sresinin 51. yetinde geer (Muktil b. Sleyman, neredenin girii, s. 77; Yahy b. Sellm, s. 207-208). Konuyla ilgili eserlerde nazr/nezir yerine gibi tabirlere de rastlanr. Yine bu eserlerde, bnl-Cevznin belirttii gibi sadece bir lafzn Kurandaki farkl anlamlarndan deil ayn lafzn farkl yerlerde ayn anlam ifade etmesinden, ayrca bir kelimenin yalnzca ayn lafz ve harekeyle zikredildii rneklerden deil o kelimenin mtaklarndan da sz edilmitir. Klasik dneme ait iki farkl yaklam dnda son zamanlarda yazlan baz eserlerde nezirin Kurandaki e anlaml lafzlar iin de kullanld grlmektedir (cehennem, nr, sakar, hutame ve cahmin ayn mnay ifade etmesi gibi; bk. Cerraholu, s. 184-185; Sleyman b. Slih el-Karv, s. 12). Ancak vch ve nezir literatrnde e anlaml kelimelere ait rneklere rastlanmad iin bu yaklam ulml-Kurn terminolojisi asndan isabetli grlmemitir; belki sadece nezirin lugat anlamyla byle bir tanmdan sz edilebilir (nezirin e anlamllkla bir tutulmasna ynelik deerlendirme ve eletiriler iin bk. Gven, s. 174-175). Kurandaki baz kelimelerin farkl anlamlara geldii ve bu farkllklara dikkat edilmesi gerektii eskiden beri bilinen bir husustur. Ebd-Derddan mevkf tariki mehur olan, ancak zayf ve merf tariki de bulunan bir hadiste yle denilmektedir: Kii Kuran iin birok vchu gz nnde bulundurmadka tam mnasyla anlay sahibi olamaz (Muktil b. Sleyman, neredenin girii, s. 19; Abdrrezzk es-Sann, XI, 255; bn Abdlber enNemer, II, 45). Hz. Peygamberin Enm sresinin 82. yetindeki zulm kelimesini irk ile tefsir etmesi de (Buhr, Tefsr, 31, 2) vchun snnetteki dayanaklarna rnek gsterilebilir. te yandan Hz. Ali, Hriclere szc olarak gnderdii bn Abbastan, Kurann birok vehe/mnaya gelme ihtimali bulunduu iin onlara snnetten delil getirmesini istemitir (Syt, II, 122). yetlerde geen lafzlarn farkl mnalara gelebileceine dair tbin limlerinden de grler aktarlr. Mesel Sad b. Cbeyr, Kuranda af (afv) kelimesinin balama, harcamada orta yolu tutma ve ihsanda bulunma eklinde anlamnn bulunduunu sylemitir (a.g.e., II, 138). Vch ve nezir konusu gerek yetlerde geen kelimelerin benzerlik ve farkllklarnn tesbiti, gerekse Kurann Kuranla tefsiri ve yetlerin doru anlalmas asndan byk nem tar. Vch ve nezir literatr iinde deerlendirilebilecek olan baz eserlerde el-Ebh ven-neir, Metebehet esmh ve taarrafet menhi ve Mettefea lafuh vetelefe manh gibi balklara rastlanabilir. Konuya dair eserlerde ele alnan kelime says yannda bu kelimelere atfedilen vch saysnda da farkllklar vardr. Nitekim Muktil b. Sleyman 185 kelime tesbit ederken Yahy b. Sellm 115, bnl-Cevz 324, Dmegn 531, Hr 588 kelime tesbit etmitir. Mesel emr kelimesinin Muktil, Yahy ve Hrde on , Dmegnde on yedi vehi belirtilmitir. Hak kelimesinin vch says Muktilde on bir, Dmegnde on iki, Hrde yirmi dokuzdur (Vchl-urn, nr. Ftma Ysuf el-Hyem, neredenin girii, s. 18-19). Bu eserlerde kelimelerin szlk anlamlar yannda yetlerdeki balamlar da dikkate alnm, belli balamdaki bir lafzla neyin kastedildii ve nasl tefsir edildii, bir kelimenin hangi mnaya/varla tekabl ettii gsterilmeye allm, bu anlamlarn belirlenmesinde tefsir rivayetlerinin yan sra Arap iirinden de faydalanlmtr. Bu erevede mnalar mphem baz Kuran lafzlarnn tesbiti, mesel imrae veya mescid kelimesiyle hangi kadnn ya da mescidin kastedildii gibi vch ve nezirden ziyade mbhemtl-Kurnn iinde ele alnmas gereken rnekler de verilmitir (Eb Abdullah Hseyin

b. Muhammed el-Dmegn, I, 68-70; bnl-Cevz, s. 568-569). Vch ve nezirle ilgili eserler byk lde Muktilin grlerine dayandrlm, bu eserlerde nceleri bir sistem gzetilmezken zamanla (muhtemelen Eb Hill elAskerden itibaren) alfabetik sralamaya geilmitir. Vch ve nezire dair eserler ulml-Kurnn en erken rnekleri arasnda yer alr. Ali b. Eb Talha (. 143/760) ve Muhammed b. Sib el-Kelbye bu alanla ilgili birer eser nisbet edilir (bnl-Cevz, s. 82). Gnmze ulaan en eski alma ise Muktil b. Sleymana ait olup ayr neri yaplmtr (el-Ebh ven-neir, nr. Abdullah Mahmd ehhte, Kahire 1975, 1994, 2001; el-Vch ven-nezir, nr. Ali zek, stanbul 1993; el-Vch ven-neir filurnil-Kerm, nr. Htim Slih ed-Dmin, Dbey 1427/2006). Eser Farsaya (trc. Muhammed Rhn - Muhammed Alev Mukaddem, Tahran 1385/2001) ve Trkeye (Kuran Terimleri Szl, trc. M. Beir Eryarsoy, stanbul 2004) tercme edilmitir. Kendi nerine yazd girite (s. 165-179) ehhtenin yaymlad metnin Muktile nisbetini doru bulmayan, bu metnin Hrn b. Ms elEzd el-Avere (. 170/786 civar) ait olduunu ileri sren Dmin, kendi yaymn eserin Uneyzede el-Cmiul-kebr el yazmalar ktphanesinde bulunan nshasna dayandrmtr. Dminin ehhte nerine ynelik eletirisi ayn metni esas alan Ali zek neri iin de geerlidir. Her iki nerin dayand metnin isnad Eb Nasr Matrh b. Muhammed b. kir el-Kud el-Msrye ularken Dminin yaymlad nshann rvisi Muktilin tefsirini de rivayet eden Eb Slih Hzeyl b. Habbdir. Dmin, ehhte nerinde eksik sayfalar yznden yer verilmeyen yirmi drt lafzn Hrn b. Msnn nshasnda bulunduunu, yine muahhar kaynaklarda Muktilin eserinin banda yer ald bildirilen (Zerke, I, 193) Kurann vchuna dair hadisin de ehhte nerinde yer almadn, kendisinin yaymlad nshada ise mevcut olduunu belirtmektedir. Muktil b. Sleymann eserinden sonra gnmze ulaan baz almalar unlardr: Hrn b. Ms, el-Vch ven-neir fil-urnil-Kerm (nr. Htim Slih ed-Dmin, Badat 1409/1988; Ammn 2002); Yahy b. Sellm, et-Terf: Tefsrl-urn mimmetebehet esmh ve taarrafet menh (nr. Hind eleb, Tunus 1400/1980); Mberred, Mettefea lafuh vetelefe manh minel-urnil-mecd (nr. Abdlazz el-Meymen, Kahire 1350/1931; nr. Ahmed Muhammed Sleyman Eb Rad, Kveyt 1409/1989; nr. Muhammed Rdvn ed-Dye, Dmak 1411/1991); Hakm et-Tirmiz, Tal neiril-urn (nr. Hsn Nasr Zeydn, Kahire 1389/1970); Eb Hill elAsker, el-Vch ven-neir (nr. Muhammed Osman, Kahire 1428/2007; nr. Ahmed es-Seyyid, Beyrut 2010); Eb Mansr es-Selib, el-Ebh ven-neir (nr. Muhammed el-Msr, BeyrutKahire 1404/1984; Htim Slih ed-Dmin son eserin bnl-Cevznin Mnteab adl almasyla ayn olduunu ileri srmektedir [natl-mail-Arabil-slm, s. 182]); smil b. Ahmed elHr, Vchl-urn (nr. Ftma Ysuf el-Hyem, Dmak 1996; nr. Necef Ar, Mehed 1422); Eb Abdullah Hseyin b. Muhammed ed-Dmegn, msl-urn: Ilul-Vch ven-neir fil-urnil-Kerm (nr. Abdlazz Seyyidl-ehl, Beyrut 1970) ve el-Vch ven-neir li-elfi Kitbillhil-azz (nr. Muhammed Hasan Ebl-Azm ez-Zeft, Kahire 1992; nr. Arab Abdlhamd Ali, Beyrut 2003 [Esma etin bu eser zerine yksek lisans tezi hazrlamtr, 2006, U Sosyal Bilimler Enstits]); Hubey et-Tifls, Vch-i urn (Far. nr. Mehd Muhakkk, Tahran 1340 h./1961); bnl-Cevz, Nzhetl-aynin-nevr f ilmil-vch ven-neir (nr. Seyyide Mihrnnis, Haydarbd 1394/1974; nr. Muhammed Abdlkerm Kzm er-Rd, Beyrut 1404/1984; mellif bu eserini Mnteab urreti uynin-nevr fil-vch ven-neir fil-urnil-Kerm balyla

ihtisar etmi [nr. Muhammed es-Seyyid es-Saftv - Fud Abdlmnim Ahmed, skenderiye 1399/1979]), Fehd b. brhim b. Abdullah ed-Dli bnl-Cevznin Nzhesi zerine yksek lisans tezi hazrlamtr, 2005, mam Muhammed b. Sud niversitesi, Riyad); bnl-md el-Msr, Kefs-serir f manel-vch vel-ebh ven-neir (nr. Fud Abdlmnim Ahmed, skenderiye 2004). Amac ve kapsam farkl olmakla birlikte baz modern Kuran szlkleri de ayn kelimenin farkl anlamlarn tekrarlaryla birlikte gsterecek tarzda hazrlanmtr. Msrdaki Arap Dil Kurumunun yaymlad Mucem elfil-urnil-Kerm (Kahire 1953-1970, 1989) bunlarn en nemlilerinden biridir (vch ve nezir literatr iin ayrca bk. Vchl-urn, nr. Necef Ar, neredenin girii, s. 36-39; Zerke, I, 191-193, neredenin dipnotu; M. Ysuf e-rbac, XIX/2 [2003], s. 457-462). Vch ve nezir konusunda Sleyman b. Slih el-Karv (bk. bibl.), Selv Muhammed Avv (el-Vch ven-neir fil-urnil-Kerm, Kahire 1419/1998), Mehmet Okuyan (Kuranda Vch ve Nezir, Samsun 2001), ahin Gven (bk. bibl.) ve Ahmed b. Muhammed el-Berd - Fehd b. brhim b. Abdullah ed-Dli (Mevsatl-vch ven-neir filurnil-Kerm, http://quranicweb.com/) birer alma yapmtr.

BBLYOGRAFYA

Tehnev, Kef (Dahrc), II, 1703; Muktil b. Sleyman, el-Vch ven-neir (nr. Htim Slih ed-Dmin), Dbey 1427/2006, neredenin girii, s. 19, 77; Yahy b. Sellm, et-Terf: Tefsrlurn mimmetebehet esmh ve taarrafet menh (nr. Hind eleb), Tunus 1400/1980, s. 207-208, ayrca bk. neredenin girii, s. 10-42; Abdrrezzk es-Sann, el-Muannef (nr. Habbrrahman el-Azam), Beyrut 1403/1983, XI, 255; Hakm et-Tirmiz, Tal neiril-urn (nr. Hsn Nasr Zeydn), Kahire 1389/1970, s. 19-24; Hr, Vchl-urn (nr. Ftma Ysuf elHyem), Dmak 1996, neredenin girii, s. 15-19; a.e. (nr. Necef Ar), Mehed 1422, neredenin girii, s. 13-46; bn Abdlber enNemer, Cmiu beynil-ilm, Beyrut, ts. (Drl-ktbililmiyye), II, 45; Eb Abdullah Hseyin b. Muhammed ed-Dmegn, el-Vch ven-neir (nr. M. Hasan Ebl-Azm ez-Zeft), Kahire 1412/1992, I, 68-70; bnl-Cevz, Nzhetl-ayn, s. 81-84, 136-137, 568-569; Zerke, el-Burhn f ulmil-urn (nr. Ysuf Abdurrahman el-Maral v.dr.), Beyrut 1415/1994, I, 190-201; Syt, el-tn (Ebl-Fazl), II, 121-139; Takprizde, Miftus-sade, II, 415-417; Kef-unn, II, 2001; bn Akle, ez-Ziyde vel-isn f ulmilurn (nr. M. Saf Hakk v.dr.), rika 1427/2006, V, 216-249; smail Cerraholu, Tefsir Usl, Ankara 1983, s. 184-185; Sleyman b. Slih el-Karv, el-Vch ven-neir fil-urnilKerm: Dirse muvzene (doktora tezi, 1407), Cmiatl-mm Muhammed b. Sud el-slmiyye, s. 12, 20-21; Htim Slih ed-Dmin, Mat nsibet il ayri abih, natl-mailArabil-slm minet-termm ilet-tecld: ed-Devrett-tedrbiyyed-devliyye-niye, Dbey 1422/2001, s. 165-191; ahin Gven, Kurann Anlalmas ve Yorumlanmasnda okanlamllk Sorunu, stanbul 2005, s. 174-175; Mustafa Karagz, Vch ve Nezirin Terimleme Sreci, Tarihten Gnmze Kuran limleri ve Tefsir Usl (ed. Bilal Gkkr v.dr.), stanbul 2009, s. 441475; M. Ysuf e-rbac, lml-vch ven-neir fil-urnil-Kerm ve eeruh fit-tefsr vel-kef an iczil-urn, Mecellet Cmiati Dma, XIX/2, Dmak 2003, s. 455-491. Mehmet Suat Mertolu

VHEYB b. HLD
() Eb Bekr Vheyb b. Hlid b. Acln el-Basr (. 165/781) Muhaddis. 107 (725-26) ylnda dodu. Bhile kabilesinin mevlsindendir. Kerbs nisbesiyle de anlmas pamuklu kuma ticaretiyle uratn gstermektedir. Eyyb es-Sahtiyn, Mansr b. Mutemir, Eb Hzim Seleme b. Dnr, Humeyd et-Tavl, Yahy b. Sad el-Ensr, Cafer es-Sdk, bn Creyc gibi hocalardan hadis tahsil etti. Hocalar arasnda Medinelilerin ok oluu dikkat ekmektedir. Mlik b. Enesten cerh ve tadl konusunda faydaland ve ricl alannda akranlarnn en nde geleni oldu. Basrada ube b. Hacccdan sonra en byk ricl limi diye nitelenmesi bunu gstermektedir. Baz rviler hakknda yapt deerlendirmeler Hammd b. Seleme gibi adalar tarafndan eletirilmise de ileriki yzyllarda ricl limleri Vheybi hakl bulmutur (Zeheb, Almnnbel, VIII, 224). Kendisinden Abdullah b. Mbrek, bn Uleyye, Abdurrahman b. Mehd, Affn b. Mslim, Sleyman b. Harb, Ebl-Veld et-Taylis, bn ie, Eb Dvd et-Taylis ve Eb Seleme et-Tebzek gibi isimler hadis rivayetinde bulundu. Bilinmeyen bir sebeple bir dnem hapse atld. Hapiste olduu gnlerde (bn Sad, VII, 287) veya mrnn sonlarnda (bn Eb Htim, IX, 35) grme duyusunu kaybetti; ancak gl hfzas ve ezberinden rivayet edebilmesi sayesinde hadis iml etmeyi srdrd. Ktb-i Sittede rivayetleri yer alan Vheyb b. Hlid henz elli sekiz yanda iken ve akranlarna gre erken vefat etmesine ramen bn Uleyye, Abdlvris b. Sad ve Yezd b. Zrey ile birlikte Basrann drt byk hadis hfzndan biri kabul edilmi, bu drt ismin de hadisleri mna ile deil lafzlaryla rivayete nem verdii bildirilmitir (Zeheb, Almn-nbel, VIII, 224). Vheyb, hadis ve fkh bilgisi asndan Basrann nde gelen simalarndan Hammd b. Zeyd ile kyaslanm, zellikle Medineli hocalardan hadis rivayeti hususunda onun halefi saylmtr (Mizz, XXXI, 167). Hadis mnekkidleri Vheyb hakknda genelde olumlu deerlendirmeler yapmtr. Abdurrahman b. Mehd, kendi dnemindeki limler arasnda hadisi ve ricli en iyi bilen kiinin Vheyb olduunu sylemi ve onu bn Uleyyeye tercih etmitir (a.g.e., XXXI, 166). Yahy b. Sad el-Kattn, Vheybden vg ile sz etmesine ramen ihtilf etmeleri durumunda bn Uleyye ve Yezd b. Zreyin Vheybe tercih edilebileceini belirtmi, Ahmed b. Hanbel ise bu konuda Abdurrahman b. Mehdnin grne katlmtr. Yahy b. Man, Vheybi Basral hadis hocalarnn en gvenilir olanlar arasnda saym, bn Sad sika, kesrl-hads ve hccet kabul edildiini bildirmi, bn Eb Htim de onun zayf rvilerden neredeyse hi hadis almadna iaret etmitir (el-Cer vet-tadl, IX, 35). Eb Dvd es-Sicistn, Vheybin sika olmasna ramen mrnn sonlarna doru hfzasnn zayfladn ileri srmse de (bn Hacer, XI, 170) bu gre itibar edilmemitir.

BBLYOGRAFYA

bn Sad, e-abat, VII, 287; Buhr, et-Trul-kebr, VIII, 177; bn Eb Htim, el-Cer vettadl, IX, 34-35; Mizz, Tehbl-Keml, XXXI, 164-168; Zeheb, Almn-nbel, VIII, 223226; a.mlf., Tekiretl-uff, I, 235, 236; bn Hacer, Tehbt-Tehb, XI, 169-170. Ayhan Tekine

VSL
() Slikin Hakka ulamas anlamnda bir tasavvuf terimi. Szlkte ulamak, erimek, sevdiine kavumak, manasndaki vsl kelimesi ayrlmak anlamndaki fasl, firkat ve hicrn kelimelerinin kartdr; ayrca ayn kkten gelen vasl, vuslat, visl, ittisl terimleriyle yakn anlamlara sahiptir. Kulun seyrslk neticesinde niha maksad olan Hakka ulamas, Hak ile birliktelii, metafizik erevede Hakkn lem ve iindekilerle beraberlii mnasna gelen vasl ve ittisl, kulun Haktan ayrl ve uzaklna, Hakkn lem ve iindekilerden mnezzeh oluuna iaret eden fasl ve infisl ile bir arada kullanlr. lk dnem sfleri, Allaha kar besledikleri akn dile getirilemez boyutunu eserlerinde vuslat ve hicran ifade eden remizli kelimelerle ifade etmeye almlardr. Rbia el-Adeviyye bata olmak zere ilk sfler, btn mahlkattan uzaklap (hecr) gerek sevgili olan Hakka kavumay ve Onu mahede etmeyi vasl, vsl ve visl, Onunla birlikte olmay ittisl, Ondan ayr kalmay firkat ve hicran hali diye yorumlar. Tasavvuf tarihinde vasl ve fasl terimlerini kullanan ilk mellif olan Eb Nasr es-Serrc el-Lma adl eserinde vasl gib olana ulamak, fasl sevgiliden umulan eyden ayr dmek eklinde tanmlamtr. Yahy b. Muz er-Rz, arn altndaki tabiat lemine gzn yummayan kimsenin arn stndeki ilh leme ulaamayacan syler (Serrc, s. 349). Bu sebeple ona gre vuslat bir anlamda Hak ile aradaki perdeleri kaldrmaktr. Rz Hakka ynelen kimseleri drt gruba ayrr. Tvbe edenler korkusuyla, zhidler muhabbetiyle, evk ehli haliyle perdelenmitir; vuslat ehline gelince Hakla ilikilerinde onlar hibir ey megul edemez ve perdeleyemez (Bakl, s. 136). Hakka ve ilh hakikatlere vuslat yolculuu belli ilke ve kurallar dahilinde gerekleir. Bu balamda sf evrelerinde, Usul olmayann vsl olmaz; Usul terkeden vuslattan uzaklar ve EblHseyin en-Nrye nisbet edilen, Vuslata eriememiz usulszlmzdendir szleri mehurdur. Vuslatn balangc kulun kendini Haktan uzaklatran her eyden yz evirmesidir (zhd). Kul farz ve nfile ibadetlerle Hakka yaknlar (takarrb) ve nihayet sevdiine kavuur (vuslat). Kavumann bir sonraki aamas Hak ile dim birliktelik (ittisl) makamdr ki bir tr vahdet halidir. te yandan Eb Bekir e-ibl, Ulatn iddia eden kimse hibir ey elde etmemitir diyerek vuslatn mutlak mnada imknszlna iaret eder. Buna gre her vuslat ayn zamanda bir ayrlktr (fasl). Sfler vuslat sevincinin ayrlk ve hznle bir arada olduunu sylerken bu hale iaret etmilerdir. Seyrslkte talepsizlik mertebesine ermek daha stn kabul edilmi; vuslat, hicran, yeis ve mit istei eksik bir mertebe olarak grlmtr. Byezd-i Bistmnin, Ben Ona vsl olmak istiyorum, O ise benim hicranm istiyor; Onun istei iin kendi isteimi terkediyorum szyle Sad-i rz ve Mevln Celleddn-i Rmnin, Ben muradm muratszlkta buldum szleri bunu gsteren rneklerdir. u halde zevk ve hal vuslat ve mhedede deil ayrlk ve mchedededir; zira vuslat ve mhede sevenin, ayrlk ve mchede sevgilinin muraddr. Sevgisinde sdk olan kimse iradesini sevgilinin iradesinde fni klan kimsedir (Kstendilli Ali Aleddin el-Halvet, vr. 14a).

Baz sfler vahdet doktrinini aklamak iin vuslat vb. kavramlar kullanmtr. Cafer es-Sdk vuslat ve muvsaleden sz ederken bu dnyada Hakka tam anlamyla vsl olmann imknszln belirtmitir. Eb Bekir el-Vst namazda alnan tekbirleri, Allah o kadar byktr ki namazda dahi Ona ulalamaz, namazn terkiyle de Ondan ayr kalnamaz. Zira Ona vsl olmak veya Ondan ayr ve uzak dmek kulun ameliyle deil Allahn ezeldeki takdiriyledir eklinde aklamtr (Kelbz, s. 203). Bir ksm sfler bir yandan Hakkn mutlakl ve sonsuzluu, kulun acziyeti ve snrl varl, dier yandan Hakkn her an hzr ve nzr olmas sebebiyle mmkn varln zorunlu varla asla ulaamayacan ileri srmlerdir. Znnn el-Msrye gre hakikat ehli sflerin tevhid anlayn Allahn gib olmadna, dolaysyla aranamayacana, zirvesi bulunmadna, dolaysyla eriilemeyeceine, mevcut bir hakikati idrak eden kiinin o hakikatle aldandna, kiiye den eyin srekli deien hale bakmadan gerek varlk olan Hakk kefetmeye ynelik olmas gerektiine dayanr (bnl-Arab, Bir Sfnin Portresi, s. 193). Bu anlaya gre sfler btn varlklarn Hakkn vuslat denizinde boulduunu, Biz ona ah damarndan daha yaknz yetinin (Kf 50/16) bunu gsterdiini syler, vuslat kulun benliini mahvedip, Hak ile arasndaki farkll giderip, cehaletten kurtulup nefsini ve rabbini kefen bilme sreci eklinde deerlendirirler. Bakl, vasl ve fasl terimlerini ak ve mrifet tavrlarn ierecek biimde aklayanlar arasndadr. Ona gre vasl karklk sz konusu olmadan Hakk mahede etmenin hsl olmas, Allah ile feraha kavumakla neticelenen yaknl idrak etmede n akn nimetlerini niha derecede tatmas, fasl ise n akta seyran etmesidir. Slik Hakka eritiinde Hak ona kendisinin her eyden mnezzeh olduunu, akl ve vehimle idrak edilemeyeceini retir. Bylece slik vuslat midiyle aldandn, ayrlkla da harap ve btap dtn anlar. te bu tevhid ve mrifettir (Merebl-erv, s. 136-137). Sfler Hakka slkn aamal olmasna dayanarak slkle ilgili terimleri belli bir sra gzeterek aklamlardr. Hcvr, Amr b. Osman el-Mekknin Kitbl-Maabbesinden naklen vuslatn kurb ve ns hallerinin stnde yer aldn, kalbin muhabbetle birletiini, kalbin btn olan ruhun kurb haline erdiini, ruhun btn olan srrn vuslatta karar kldn syler (Kefl-mahcb, s. 449). Sehl et-Tsterye gre insanlar bir imtihan gerei hareket ettirilmi ve Haktan ayrlmlardr; skn halinde kalsalard vuslattan uzak dmeyeceklerdi. Dolaysyla hareket hicrann, skn vuslatn iaretidir. te yandan Haktan uzak kalan kiinin eitli hallerle Hakka ya