You are on page 1of 1428

KTAHYA MEVLEVHNES

XIV. yzyln sonunda kurulan ve XIX. yzyln sonlarnda yeniden ina edilen mevlevhne.
Ktahya il merkezinde Brekiler mahallesinde Dnenler (eski Kapanalt / Tahlpazar) meydannn
gneybatsnda yer alan mevlevhne, erken dnem mevlevhneleri olan Konya ve
Afyonkarahisardan sonra nc merkezdir. ecerelere bni ve ilk postniin olarak gemi bulunan
Celleddin Ergun elebiden (. 775/1373) dolay Erguniyye Dergh, Ergun elebi Zviyesi ve
Zviye-i Erguniyye adlaryla da bilinmektedir.
Kuruluuyla ilgili rivayete gre mevlevhnenin ekirdeini, 1237-1243 yllar arasnda Emr
mdddin Hezr Dnr tarafndan ina edilen Hezr Dnr Mescidi meydana getirmektedir. nce
Celleddin Ergun elebinin, ardndan dier postniinlerin buraya defnedilmesiyle ad geen mescid
Ergun elebi Trbesine dnm, kuzeyine de semhne ina edilip mevlevhnenin ilk kuruluu
gerekletirilmitir.
Mevlevhnenin eceresi incelendii zaman idaresinde aklanamayan byk boluklar, dolaysyla
faaliyetinin kesildii veya zayf olduu dnemler grlr. eyh vekili Hasan Ulv el-Mevlevnin
1909 tarihli mektubunda, bni ve ilk postniin Celleddin Ergun elebiden sonra olu Burhneddin
lyas elebi ile amcazadesi Zeynddin elebinin (. 827/1424) posta oturduklar, ancak Timur
vakas, Karamanoullar istils ve II. Ykub elebinin lmnn (832/1429) ardndan
Ktahyann Osmanllarn idaresine gemesi zerine aileden mevlevhneyi idare eden lyas
Paann evltlarnn Konya ve baka yerlere gp mevlevhnenin bir trbedara brakld
anlatlmaktadr. 950ye (1543) kadar geen 125 yla yakn sre boyunca bo kalan posta Ktahyal
brhim ve Mehmed dedeler oturup dergh tekrar faaliyete geirmilerdir. Bundan sonra dergh
1601-1689 arasnda, Mevln Derghnn on yedinci postniini III. Muhammed (Kk) rif
elebinin kz mesnevhan Kmile Hanm ile olu Hseyin elebi ve kz air Hce Fatma Hanm
tarafndan ynetilmitir. Derghn ilgin tarihi boyunca Karahisar Mevlevhnesinde olduu gibi
burada da eyh Kk Hseyin elebinin yerine iki kadn vekleten postniinlik etmitir. Postniin
listesine gre bunun arkasndan mevlevhneyi sonuna kadar Hseyin elebiden gelen elebiler
idare etmitir. Ancak arada yine ynetim boluklar olmutur. Mesel 1791de Abdrrahim At
elebinin olu Mehmed Sib elebi on bir yandayken posta getiinde ve 1895te dris Hamdi
elebinin lmnden sonra kk kardei Ergun ve olu Skb byynceye kadar dergh Hasan
Ulv, mil elebi, Ahmed Remzi Dede gibi vekiller tarafndan ynetilmitir. I. Dnya Savanda
Skb Dedenin amdaki Mevlev alayna sadece on bir dervile katlm olmas, komu sitneler
olan Bursann altm yedi ve Karahisarn altm dervile katld gz nne alnrsa Ktahya
Mevlevhnesinin bu dnemde nfus ve faaliyet bakmndan son derece zayf durumda bulunduunu
gsterir.
Sefne-i Nefse-i Mevleviynn yazar Mustafa Skb Dede, Ali Nutk ve Abdlbki Nsr dedelerin
babas olan Yenikap Mevlevhnesi postniini Seyyid Ebbekir Dede, Galata Mevlevhnesi
postniini Kudretullah Dedenin babas Yenikap Mevlevhnesi abas Seyyid Ahmed Slih
Dede, hattatair Pesend Hac Ali ve Cfer dedelerle air Dervi Hsam bu ocakta hizmet etmi olan
nl simalarn bazlardr.
XIX. yzyldan nce mevlevhnenin ne tr binalar ihtiva ettii belli deildir. Ancak Ergun
elebinin kurduu ktphane ile (Vahd Paa Ktphanesine nakledilmitir) XV. yzylda ina
edilen Eydemir Vakf Hamamndan meydana gelen bir kurulu olduu bilinmektedir. Mevlevhne
1812de onarm geirmi, 1814te bitiiindeki evin eyhlerin harem-selml olarak vakfedilip
klliyeye ilve edilmesinden sonra 1838-1839 yllarnda yeniden ina edilmitir. 1841-1842de
Abdlmecid dneminde tekrar onarlm, 1848de postniin
Hac Abdlkadir Efendi tarafndan emeleri tamir edilmi, 1887-1889 yllarnda II. Abdlhamidin
emri zerine yeniden yaptrlmtr. Zamanla harap olan yaplar topluluundan semhne 1959da
esasl bir onarmla ve Dnenler Camii adyla kullanlmaya balanm, 1964 ve 1972 yllarndaki
onarm ve ilvelerle gnmze intikal etmitir.
Babakanlk Osmanl Arivinde bulunan 1254 (1838) tarihli iki krokiye gre mevlevhnenin
yeniden dzenlenmesiyle birlikte klliyenin cmle kaps kuzey ynnde alm ve gneyde yer alan
eski cmle kaps muhtemelen hareme mahsus bir arka kap niteliine dntrlmtr. ki katl,
kare planl bir eit adr rts atnn gizledii badd yalanc kubbe ile rtl olmas gereken
ahap karkasl, hm semhnenin yan ve n cephelerinde iki sra dikdrtgen pencere alm ve
kuzey cephesinin ortasndaki giri kapsnn stne galeri katndan kullanlan, kk denilen bir
pencere yerletirilmitir. Semhnenin ortasnda yer alan iki kat yksekliindeki direv sem
meydan, yuvarlak kesitli ve nezr-i Mevln saysna uygun olarak on sekiz stunun tad bir
badd kubbe ile rtldr. Semhneye girii salayan kap ile eksenindeki trbeye yapk
mihrabn iki yannda kesintiye urayan zvvr mahfilleri meydana gre daha yksektir. Galeri katna
k salayan merdivenin ad geen krokilerde gsterilmemesine karlk bugn olduu gibi kapnn
sa tarafnda bulunduu tahmin edilebilir.
Mevcut iki krokide ilkinde adr rtl, ikincisinde krma atl olarak farkl rt sistemleriyle
gsterilen tek katl, dikdrtgen planl kk trbenin bu tarihteki ii ve girii hakknda yeterli bilgi
yoktur. Ancak trbe giriinin semhnede olduu gibi eski giri yolu zerinde ve harem bahesine
bakan dou cephesinde bulunduu sylenebilir Bu tarihlerde trbe ile semhnenin iten balantl
olmad anlalmaktadr.
Semhne-mescid dardan kare planl, iki katl, tarafnda iki sra halinde pencereli, zemin kat
ksmen kgir, st kat ahap yksek bir yapdr. Cephe ortasnda semhneye girii salayan kmal
cmle kapsnn stnde iki ini levha grlr. Alttaki byk olannda kobalt mavi zerine beyaz iri
talik hatla Y Hazreti Ergun yazl olup ketebesinde Halil Mhir imzas bulunmaktadr. Bu levha
1887-1889 yenilemesinde konulmu olmaldr. Alttaki kk levhada da lcivert zerine mavi ve
kiremit renkli rm spirallerle sslenmi beyaz talikle Y Hazreti Mevln yazl olup Cumhuriyet
dnemine aittir. Semhnenin iki yan cephesinde sadece altl stl on drt dikdrtgen pencere, arka
cephede ise gney kesine yakn d merdivenle ulalan ikinci kattaki kadnlar mahfilinin giri
kaps dnda sar bir cephe dzeni grlmektedir. ten badd yalanc bir kubbe ile rtl
semhnenin kiremitle kapl krma atsnn ortasna sekizgen planl kasnakla ykseltilmi, her
yznde birer bask kemerli pencere olan, piramidal at ile rtl bir fener kubbe oturtulmutur.
Tepesinde ise destarl sikkeli byk bir bronz alem bulunur.
14,70 14,60 m. llerinde kareye yakn bir alan kaplayan semhnede dz tavanl, iki katl
zvvr mahfiliyle evrili, sekiz ahap direk ile tanan, yksek kasnakl badd bir kubbe ile rtl,
9 m. apnda direv bir sem meydan meknn merkezini tekil eder. Bursa, Yenikap, II. Manisa,
Kahire sitneleriyle II. Samsun zviyesi de byle direv planl, galeriyle evrili ve kubbe ile rtl
orta sem meknna sahiptiler. Gnmzde bunlardan sadece Ktahya ve Kahire mevlevhnelerinin
semhneleri ayaktadr. Bu zellii sebebiyle Ktahya Mevlevhnesinin semhnesi istisna bir
rnek tekil eder. Dou ve batsndan yarm daire eklinde birer zvvr sekisiyle evrili, ahap
demeli sem meydannn zemininin ortasnda suyunun ifal olduuna inanlan bir kuyu
bulunmaktadr. Her katta sekizgen bir kesite sahip sekiz adet mermer taklidi boyal direk Bursa
kemerleriyle balanmtr. Zemin ve galeri kat arasnda cmle kapsnn stnde on iki basamakla
ulalan, ara kat biiminde ahap korkuluklarla evrili balkon eklinde asma bir mutrip mahfili
bulunur. Mkebbire balkonuna ise galeri katnn iki orta penceresinden klmaktadr.
Beik kemerli ve st iek nakl mihrap nii semhnenin gneydou kesindedir. Kap ekseninde
semhne ve trbe duvarlarnda alan sivri kemerler sayesinde iki mekn birbiriyle irtibatl hale
getirilerek meknn asl ilevi ne karlmtr. Trbe ve semhnenin bu ilikisi ndir grlen bir
zelliktir. Mihrabn sa tarafna sivri piramit atl, tepesi ve svesi sarya ve yeile boyanm,
destarl sikkeli ahap bir minber konulmutur. Trbe giriinin nndeki direkte, alt sivri dilimli ve
yuvarlak torna ii korkuluklu bir ahap mesnevi krss asldr. Semhnenin gneybat duvarnda
II. Mahmudun kabartmal turas, Hlet Efendinin 1227 (1812), Sultan Abdlmecidin 1257 (1841)
tarihli tamir kitbeleri aslmtr.
Semhnenin meydan evresindeki dalgal hareketli kemerler sar, yeil, mavi ve kiremit renkleri
hkim olan nak ve hat tezyinatyla ok ilgi ekicidir. Cmle kapsnn nndeki nl desenli, tal
tavann ortasndaki oval gbein iinde yapraklarla evrili, sar ve beyaz natralist gl motifli bir
kompozisyon yer alr. Mavi mermer taklitli direk balklar siyah zemin zerine C kvrml sar
yaprakl motifler ve bordo bir eritle evrilidir. Zemin katn yeil zeminli direk st boluklarnda,
alttan zarif, sar ve beyaz iekli girlandlarla evrilmi sehpa zerinde yal boya destarl sikke
motifleri grlr. Bu boluklarn stndeki galeri tabann meydana getiren sar ve beyaz zeminli
kuakta, Ey kif-i esrr- Hud Mevln msra ile balayan iir, talikle yazlm Farsa beyitler
ve aralarnda, destarl sikkeli motifler zerinde dikdrtgen kartular iinde Y Hazreti Mevln
ibaresi bulunur. Kubbe kasnan tayan stun stndeki boluklarda girlandlarla evrili Ashb-
Kehfin isimleri yer alr. Galeri katnda bulunan kemerin i tarafndaki boyutlu yeil-sar zikzak ve
sar-mavi yaprak motiflerinin canll dikkat ekicidir.
Sslemenin arlk noktasn kubbe ve kubbe kasna oluturmaktadr. Kasnak eteinde, ketebesi
Ahmed Mhir Ktahyav Tekfurdazde imzal, sls hatla yazlm 1304 (1887) tarihli yetl-
krs kua dolanr. Kasnak pencerelerinin altnda, perdeli yuvarlak niler iinde sehpa zerinde
destarl sikkeli kalem ii motifleri tekrarlanr; pencerelerin arasnda kurdeleli girlandlar iinde
Allah, Muhammed isimleriyle drt halifenin ad yazldr. Pencere stnde bir sra C ve S
kvrml iri yapraklar arasnda sehpa zerinde vazolu iek motifleri vardr. Kubbe gbeinde de
1304 (1887) tarihli iri sls istifli hls sresi kompozisyonu mevcuttur. Naif sar iek buketleri
arasnda kvrml zm dallarnn yer ald zikzak motifli bir erit bu yaznn evresinde dolanr.
Trbe semhneden daha eski olup Beylikler veya Seluklu dnemine kadar
indirilebilir. Semhne XIX. yzylda esasl onarmlar ve yenilemeler geirdiinden nceki durumu
hakknda kesin bir ey sylemek mmkn deildir.
Semhne-mescid meknnn gneybatsna bitiik olan trbe 7,4 4,5 m. lsnde dikdrtgen
planl bir yap olup ortada basit tromplarla geilmi bir kubbe ile rtldr. Trbe, 5 m. aklkl,
geni bask bir sivri kemerle semhneye balanmtr. Trbedeki duvar kalnl genelde 1 m. olup
kalnlk dou ynnde 1,35 metreye ulamaktadr. Mekn, bat ve gney duvarlarnn ortasndaki
beik kemerli iki pencereden k almaktadr. Hamza Gnere gre derghn bnisi ve ilk postniini
Celleddin Ergun elebi ile olu Burhneddin lyas, Zeynddin elebi, Skb Mustafa Dede, Kmile,
Hce Fatma ve Havv hatunlar, eyhlerden Mehmed Muhlis elebi, Ali kir elebi ve smil Hakk
elebi ile ailelerinden Mehmed ve Ebbekir elebiler, Fatma ve Halime Meliha hanmlar gibi
ahslarn sandukalar buradadr. ki kademeli, piramidal atl trbe alaturka kiremitle rtlmtr.
ok sayda onarm geirmi olan trbenin mihrap nii bulunmamas ve dikdrtgen plannda mihrabn
kble ynnden hayli kaym olmas eski Hezr Dnr Mescidi olduu rivayetiyle elimektedir.
1814te Reslkttb Galib Efendi, mevlevhnenin bitiiindeki evi harem-selmlk olarak eyhlerin
ikametine tahsis ettirmiti. Ariv vaziyet krokilerine gre 1254 (1838) tarihli yenilemeden nce
harem-selmlk blmn, eski tekke kapsnn sandaki kk hmnn yanndaki harem
kapsndan girilen, geni harem bahesinin gneydousunda, yan yana uzun yamuk dikdrtgen planl,
krma atyla rtl iki mekn meydana getirmekteydi. 1838-1839 yllarndaki yenilemede bu iki
mekn yklp yerlerine iki katl byk bir harem-selmlk, kuzeye doru birbirine bitiik matbah-
erif, hel ve dervi hcreleri ina edilmitir.
ki katl ahap harem-selmlk blm L eklinde bir plana sahip, st katn eyhe tahsis edildii
eski tekke kapsnn sandaki kk hmna bitiik bir kapyla ulalan bat blmnn selmla,
dou blmnn hareme tahsis edildii bir blmlenme sergilemekteydi. Muhtemelen matbah- erif
ve dervi hcreleri gibi harem-selmlk da 1887-1889 yenilemesinde farkl bir planda ina edilmiti.
Harap durumda olan bu harem-selmlk binas 1972den sonra yktrlp nndeki kk hmnla
gneydeki eski tekke girii kaldrlarak arsas park haline getirilmitir.
Semhne ile birlikte II. Abdlhamid dnemindeki byk onarmda deiik bir planla yeniden ina
edilen matbah- erif ve dervi hcreleri birimi tekkelerin kapatlmasndan (1925) sonra harap
duruma gelmi ve 1964 ylnda onarlarak baz i deiikliklerle Kzlay aevi haline
dntrlmtr. Dikdrtgen planl bina gneydousundaki Eydemir Hamamna bitiik olarak ina
edilmitir. Bugnk durumda kgir cepheli yapya, kuzey tarafa daha yakn olan kitbesi sklm
beik kemerli kap ile ulalmaktadr. Yap, takn profil ve kilit tal yedi beik kemerli pencereye
ve binay epeevre dolanan iki sra silmeli ta saaa sahiptir.
BBLYOGRAFYA


BA, Hatt- Hmyun, nr. 48320-K (Ktahyada mceddeden inas tekmil olmayan mevlevhnenin
resm-i musattahdr) ve Hatt- Hmyun-M (Ktahyada mceddeden ina olunacak mevlevhne
ebniyesinin resm-i musattahdr) (H.1254 / M.1838-39); VGMA, Mcedded Anadolu Defteri, nr.
587, s. 109 vd.; Tercme Defteri, nr. 1766, sra 21, 102 vd.; Mevln Mzesi Arivi, Vakfiye, Berat
sretleri, nr. 51/44; nr. 51/29 (22 Knnuevvel 1327 M. 1909); nr. 9751; Evliya elebi,
Seyahatnme, IX, 22-23; Skb Dede, Sefne, I, 59-96; smail Hakk Uzunarl, Ktahya ehri,
stanbul 1932, s. 148-149, 226, 227; Hamza Gner, Ktahya Camileri, Ktahya 1964, s. 9, 10, 102;
Abdlbki Glpnarl, Mevlndan Sonra Mevlevlik, stanbul 1953, s. 122-124; Mustafa etin
Varlk, XVI. Yzylda Ktahya Sanca, Erzurum 1980, s. 112; Faruk ahin, Ktahyada inili
Eserler, Ktahya: Atatrkn Doumunun 100. Ylna Armaan, stanbul 1981-82, s. 128; Ara Altun,
Ktahyann Trk Devri Mimarisi, a.e., s. 223-224, 347-354, 373-375, 630-636, 653-654; Hasan
znder, Ktahya Mevlevhanesi, S Trkiyat Aratrmalar Enstits II. Milletleraras Osmanl
Devletinde Mevlevhaneler Kongresi, Konya 1993, s. 69-89; . Barihda Tanrkorur, Trkiye
Mevlevhanelerinin Mimar zellikleri (doktora tezi, 2000), S Sosyal Bilimler Enstits, s. 427-
451, izim XXV, 1-8, rs. XXV, 1-44; Sezai Kk, XIX. Asrda Mevlevlik ve Mevlevler (doktora
tezi, 2000), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 184-190; Kemal zmen, Ktahyann ncisi Dnenler
Camii, Nalburiye, 22 Austos 1922, s. 159-161; Hamdi Aydn, Ktahyada nanmalar, TFA, II/38
(1952), s. 597.

Sevgi Parlak - Barihda Tanrkorur

KTAHYA ULUCAM
(bk. ULUCAM).

KTTB
(bk. KTP).

KTTB
(

)
Baz slm lkelerinde din ilkokullara verilen ad.
Mektep kelimesiyle e anlaml olan kttb Osmanllarda mektephne, mektebi sbyn, sonralar ise
ibtid mektep ve ilk mektep gibi adlarla anlmtr. Batl yazarlar ise daha ok Kuran okulu adn
kullanmlardr. Bu okullarn tam olarak hangi tarihte ortaya kt belli deilse de Emevler ve
Abbsler dneminden beri en yaygn temel eitim kurumlar olduu bilinmektedir. Balangta
slmiyeti yaymak iin vazife gren ve farkl et-nik gruplar slm inanc ve hayat tarzyla
btnletirmede nemli rol oynayan bu kurumlar daha sonraki dnemlerde arlkl olarak din
kltrn muhafazasnda etkin olmutur. Kylerde, kasabalarda ve ehirlerde hemen her mahallede
ihtiyaca gre bir veya birden fazla bulunan kttblar, temel eitimin gerek bir mmin yetitirme
amacyla da balantl ekilde genellikle hocalar daha ileri seviyede eitim veren bir camiye bitiik
halde kurulur ve baz dersler cami iinde yaplrd. Kttblarn ina masraf gibi dier harcamalar
da ya bir vakf yahut hayr severler veya bizzat renci velileri tarafndan karlanrd. XIX. yzyla
kadar devlet bu kurumlara ndiren mdahale ettiinden okullarn fizik artlar, mfredat programlar
ve cretleri aileler ve okul grevlileri tarafndan belirlenirdi. retmenlerin (mderris, muallim,
hoca, meddib, mektebdr, molla) cretleri ayn ya da nakd olabilirdi. Baz retmenler ise cretsiz
ders verirdi. Varlkl ailelerin kendi ocuklar iin zel kttblar kurduklar da olmutur.
ounlukla erkek ocuklarn eitim grd bu kurumlara zaman zaman kz rencilerin de alnd,
ran ve Hindistanda grlen baz ndir rnekler dnda erkek ve kzlarn ayr ayr okutulduu
bilinmektedir. Bu okullar, rencilere bata okuma yazma ve basit hesap kurallar gibi temel eitimin
verildii yerler olmasnn yan sra ayn zamanda medreselere hazrlk konumundayd. Kttblarda
eitim gren rencilerden baarl olanlar medrese eitimine devam edebiliyorlard.
Kttblarda belli bir ya snrlamas olmadndan ounlukla deiik ya gruplarndaki renciler
ayn snfta, bazan da yalarna gre snflara ayrlarak ders grrlerdi. Be-yedi yalarnda eitime
balayan ve drt-alt yl eitim gren renciler cuma gn (Maribde perembe) hari haftann alt
gnnde gnein douundan batna kadar tedrsata devam ederlerdi. Ancak devam zorunlu deildi.
Ayrca ramazan aynda ve bayramlarda okul tatil edilirdi. Kttblara mslman ocuklar devam
etmekle birlikte ndiren de olsa gayri mslim ocuklarnn da eitime katld grlmektedir.
Eitim usul retmenin szlerini defalarca tekrar etme esasna dayanan ezberleme eklindeydi.
Mfredat Kuran zerine ekilleniyordu. nce Kurann ilk sresi olan Ftiha, daha sonra 114. sre
Ns ezberleniyor ve ardndan en uzun sre olan Bakaraya gelinceye kadar sreler ezberlenerek
eitim devam ediyordu. Mfredatta Arapa, gramer, hat ve iir eitimi de yer alyordu. Balangta
zellikle din dersler Arapa verilmeye alld iin Arap olmayan memleketlerdeki ocuklar
glk ekiyordu. Zamanla bu hususta farkl uygulamalar oldu ve Kuran yetleri Trke, Farsa,
Urduca ve Malayca gibi dillerle aklanmaya baland. Bu durum, daha ok modernlemenin etkisi
altnda kalan ehir ve byk merkezlerdeki kttblarda yaygn olmasna karlk uzak kylerdeki
kttblarda eitim eski usul zerinde devam ediyordu. XIX. yzylda yaygnlk kazanan yeni
yaklamn temel sebeplerinden biri, kttblarn slm dnyasnn pek ok yerinde yeni alan yabanc
okullar karsnda rekabet edebilmesi amacna ynelik olmaldr. Nitekim kttblarn mfredatna
modernleme dneminde ana dili gibi ek dersler de ilve edilmitir. Zamanla yazma ve ezberleme
yerine ders kitaplar kullanlmaya baland. Ancak Kuran ve Arapa, mfredatn temeli olmaya
devam etti.
XX. yzylda slm dnyasnda kttblar, genellikle rencilerin dnemin yaygn ve resm
ideolojilerine gre eitildii kurumlar haline dnt. Smrge durumundaki mslman toplumlarda
ise ya kapatld ya da mfredat tamamen deitirildi. Yeni kurulan mill devletlerde bu okullar byk
oranda rgn eitim sistemine dahil edildi. ok az yerde geleneksel konumunu muhafaza ederek
devam etmeye alan kttblar Suriye ve Irak gibi lkelerde zamanla nemsiz hale geldi. Trkiye
gibi laiklii resmen benimseyen lkelerde ise tamamen ortadan kalkt. Tarih boyunca kttblar ve
onun devam olan medreseler, deiik slm toplumlarnda din anlayn ekillenmesinde ve
cihanmul bir mslman kimliinin olumasnda nemli rol oynamtr (daha geni bilgi iin bk. EI
[ng.], V, 567-570; ayrca bk. MEKTEP).
BBLYOGRAFYA


E. W. Lane, An Account of the Manners and Customs of the Modern Egyptians, London 1836, I, bl. 2;
Trkiye Maarif Tarihi, I, 68-82; II, 383-397; V, 716; A. Shalaby, History of Muslim Education,
Beirut 1954, s. 16-23; A. S. Tritton, Materials on Muslim Education in the Middle Ages, London
1957; A. L. Tibawi, Islamic Education: Its Traditions and Modernization into the Arab National
Systems, London 1972; J. S. Szyliowicz, Education and Modernization in the Middle East, London
1973; Sad smil Ali, Mehidt-terbiyyetil-slmiyye, Kahire 1986, s. 125-200; S. Khuda
Bukhsh, The Educational System of the Muslims in the Middle Ages, IC, I (1927), s. 442-472;
Asadullah Kazimi, Mektap Education in India, Islam and the Modern Age, II/2, New Delhi 1971, s.
57-73; L. Brunot, Mektep, A, VII, 652-655; J. M. Landau, Kuttb, EI (ng.), V, 567-570.

Jacob M. Landau

KTB-i ERBAA
( )
mmiyye asnn drt temel hadis kitab.
Ktb-i erbaa Kleynnin el-Kf, eyh Sadkun Men l yauruhl-fah ve Eb Cafer et-
Tsnin Tehbl-akm ile el-stibr adl hadis koleksiyonlarn ifade eder. lki IV. (X.) yzyln
ilk eyreinde, dierleri Abbs Devleti iinde i bir hnedan olan Bveyhler dneminde telif
edilen eserler balangta siyas otoritenin de desteiyle mehur olmu, byk ihtimalle VI. (XII.)
yzyldan itibaren ktb-i erbaa (veya yalnz el-erbaa) diye anlmaya balanmtr. Bu tabir,
muhtemelen Ehl-i snnet hadisilerinin daha nce tamamladklar Ktb-i Sitteye alternatif olarak
dnlmtr.
Snneti Hz. Peygamber ile on iki imamn sz, fiil ve takrirleri eklinde tanmlayan a limleri
slmn ilk asrndan itibaren bunlarn yazlp derlendiini syler. Hz. Ali devrinden itibaren
balayan yazm faaliyeti Zeynelbidn, Muhammed el-Bkr ve zellikle Cafer es-Sdk zamannda
srdrlm, birok lim, nemli bir blm imamlarn szlerinden oluan hadis mecmualar kaleme
almtr. On birinci imam Hasan el-Askernin vefatna kadar (260/874) derlemelerin says binleri
bulmu, bunlarn iinde her biri asl diye adlandrlan 400 derleme (el-usll-erbaa mie) kabul
edilmitir. Baz mellifler saynn daha ok olduunu, 400 asl sadece Cafer es-Sdkn talebeleri
tarafndan toplanan kitaplarn tekil ettiini, bazlar ise imamlar dnemindeki btn rivayetleri iine
alan kitaplarn 6600 getiini belirtmi, ancak kaynaklar bunlar toplayan melliflerden pek aznn
ismini zikretmitir (DA, XV, 38-39).
Ktb-i erbaa u kitaplardan olumaktadr: 1. el-Kf (el-Kf f ilmid-dn veya ksaca el-
Kleyn). Kleyn (. 329/941), ilm seviyesi ne olursa olsun herkesin Resl-i Ekremden ve
imamlardan gelen rivayetlere gre din ilimlerin btn alanlarnda yeterli bir esere sahip olmas
gerektiini ve bu amala hazrlad kitabn el-Kf diye adlandrdn ifade etmekle birlikte (el-
Kf, I, 8) baz i limleri (mesel bk. Hnsr, VI, 116), Kleynnin sz konusu almasn
tamamladktan sonra gizli imam Mehd el-Muntazra gsterdiini, onun da kitab beenerek amza
kfidir dediini, bu sebeple eserin bu isimle anldn belirtir. ki blmden oluan eserin el-Ul
minel-Kf adyla anlan ilk blm inan, el-Fr minel-Kf isimli ikinci blm fkh
konularna ayrlmtr (bk. el-KF).
2. Men l yauruhl-fah. eyh Sadk diye anlan bn Bbeveyh el-Kumm (. 381/991) tarafndan
derlenen eser ksaca el-Fah diye de zikredilir. Mellifin mukaddimede belirttiine gre Belhte
tant ve istiarede bulunduu, Peygamber soyundan gelen Nime lakapl erefeddin Eb Abdullah
kendisinden Muhammed b. Zekeriyy er-Rznin, okuyan doktordan mstani klan Men l
yauruh-abb adl eseri gibi, okuyan amele ynelik konularda fakihe bavurmaktan mstani
klacak bir eser yazmasn istemi, o da bu kitabn telif ederek Men l yauruhl-fah ismini
vermitir (I, 2-3). eyh Sadk eserini hazrlarken Harz b. Abdullah es-Sicistn, Ubeydullah b. Ali
el-Haleb, Ali b. Mehziyr el-Ehvz ve Hseyin b. Sad gibi i limlerinin adlarn belirtmedii
kitaplar ile Muhammed b. Ahmed b. Yahynn Kitb Nevdiril-ikme, Sad b. Abdullahn
Kitbr-Rame, Muhammed b. Hasan b. Veldin el-Cmi, Muhammed b. Eb Amrin en-Nevdir
ve babas Ali b. Hseyin el-Kummnin er-Risle adl eserlerinden faydalandn
belirtmektedir (a.g.e., I, 3-5). Eseri nereden Hasan el-Harsnn dipnottaki ifadesine gre mellif
Sicistnnin Kitb-alt, Halebnin fkha dair bir eseriyle Ehvznin otuz , Hseyin b.
Sadin otuz dolayndaki kitabndan da istifade etmitir (a.g.e., a.y.). Yazl tarihi hakknda bilgi
bulunmayan eserdeki hadis saysyla ilgili nemli farkllklar vardr. Mesel Hasan es-Sadr toplam
hadis saysn 9044 olarak gsterirken (Tess-a, s. 288) nir Hasan el-Harsn bu sayy
5963 olarak nakletmektedir (Men l yauruhl-fah, neredenin girii, I, s. ed). Aradaki bu fark,
kitapta yer alan hadislerin mellifin yine hadisler erevesinde verdii fetvalarla kartrlmasndan
ileri gelmektedir. Bugn yaygn olarak kullanlan basks (Beyrut 1401/1981) drt cilt olup toplam
566 babdan meydana gelmektedir. Eserde bablar belli bir konu sralamasna gre dzenlenmitir. i
hadis limlerince gvenilirlik asndan el-Kfden sonra ikinci srada kabul edilen eserde mellif
hacimden dolay sened zincirlerini tam olarak vermediini belirtir. Ona gre toplad btn hadisler
gvenilir olup kendisiyle Allah arasnda hccettir (a.g.e., I, 3). eyh Sadk bazan, Cafer es-Sdk
dedi ki yahut, mam Rz dedi ki eklinde ifadeler kullanp dorudan msum imamn adn
vererek, bazan da imamdan nce bir veya iki rvinin ismini zikrederek hadisleri nakletmektedir. i
hadisileri tarafndan ilki mrsel, ikincisi msned olarak tanmlanan hadislerden ikinci tr eserde
daha fazla yer almtr. Eserin niri Hasan el-Harsn toplam 5963 hadisten 2050sinin mrsel,
dierlerinin msned olduunu kaydeder (a.g.e., neredenin girii, I, s. ed). Yine Harsna gre i
limleri mrsel hadisleri de msned hadisler kadar gvenilir bulmulardr. Baz limler, eyh
Sadkun rivayetleri zaptetmedeki dikkatini ve rvilerin shhatiyle ilgili bilgisinin geniliini gz
nne alarak eserin ktb-i erbaann dier kitabndan daha ok gvenilir olduunu belirtmitir
(a.g.e., neredenin girii, I, ez). Muhtelif ktphanelerde ok sayda yazma nshas bulunan eserin
(Brockelmann, GAL, I, 200) drt cilt halinde eitli basklar yaplmtr (Leknev 1300, 1306-1307;
Tebriz 1334; Tahran 1374; Necef 1377; Beyrut 1401/1981). Telif edildii dnemden itibaren i
dnyasnda byk ilgi gren eser zerine birok erh, hiye ve tlik kaleme alnmtr (a.g.e.,
neredenin girii, I, s. ebed).
3. Tehbl-akm. eyhttife unvanyla anlan Eb Cafer et-Tsnin (. 460/1067) yazd eserin
tam ad Tehbl-akm f eril-Muniadr. Mukaddimede belirttiine gre mellif, hocas eyh
Mfdin telif ettii el-Munia (er-Risletl-munia) adl fkh kitabn esas alarak ilgili konulara
ait hadisleri derlemi ve almasn bunun erhi olarak planlamtr. Mellif ayrca, i hadis
rivayetleri arasnda gze arpan ve muhaliflerce (Snnler) istismar edilip baz kimselerin mezhebi
terketmesine sebep olan elikileri gidermek amacyla eserini kaleme aldn belirtir (Tehbl-
akm, I, 2-3). Ts, nce el-Muniadaki fkh konularyla ilgili meseleleri ele alp hem
muhaliflerin hem de kendi mezhebinin hadislerini nakletmeyi, ardndan belli prensipler erevesinde
tercih yaparak konular ilemeyi amalam ve bunu ilk blm olan tahret kitabnn eitli
konularnda gerekletirmise de eserini tamamlayamayaca endiesiyle dier blmlerinde yalnz
i rivayetleri vermekle yetinmitir (a.g.e., neredenin girii, I, 46-47). Gnmzde yaygn olarak
kullanlan basks (Beyrut 1401/1981) on cilt olan eserdeki toplam bab says 393, hadis says
13.590dr. Hadisleri ksa senedleriyle nakleden mellif, eserini tamamladktan sonra Meyeat
Tehbil-akm adyla bir ek kaleme alm ve burada kendilerinden hadis ald kiilerin sened
zincirini vermitir. Tehbl-akmn niri olan Hasan el-Harsn, i ricl kaynaklarndan
faydalanarak bu eke bir erh yazmtr. Kitabn ekiyle erhi yukarda sz edilen basknn son
cildinde yer almaktadr. ok sayda nshas bulunan Tehbl-akm (Brockelmann, GAL Suppl., I,
707) Tahran (I-II, 1316-1318), Necef (I-X, 1377-1382) ve Beyrutta (I-X, 1401/1981) baslmtr.
Eserin hem asl hem isnadyla ilgili erhler yazlm, ayrca zerine ok sayda hiye kaleme
alnmtr (Tehbl-akm, neredenin girii, s. 47; g Bzrg-i Tahrn, VI, 51-53).
4. el-stibr. Eb Cafer et-Tsnin dier almas olup tam ad el-stibr f matlife minel-
abrdr. Temel zellii itibariyle Tehbin muhtasar durumunda olan eser tertibi bakmndan da
ona benzer. Fkhn ibadet ve mumelt konular kitb ad verilen blmlere ayrlm, her kitap
eitli sayda hadislerin yer ald bablara blnmtr. Kitapta mellifinin saymna gre 925 bab,
5511 hadis bulunmaktadr (Senedl-Kitb [el-stibr iinde], IV, 343). Saym farkll dolaysyla
baz kaynaklarda bab says 915, 930, hadis says da 5531, 5558 olarak verilmitir (a.g.e., a.y.,
neredenin notu). Telif tarihi itibariyle ktb-i erbaann sonuncusu olmakla birlikte nemli fkh
konularn kapsad ve rivayetleri sralamakla kalmayp bunlar arasndaki atmalar gidermeye
alt iin eser tarih boyunca i hadis gelenei iinde byk ilgi grmtr. Haberlerinin tamam
muttasl olmayan kitabn sonuna mellif nceki almasnda yapt gibi isnadla ilgili bir ek koymu
ve bu ekte kendisinden haber naklettii kiilerin msum imamlara kadar uzanan sened zincirini
vermitir. Burada saylan kiiler ve onlarn Hz. Peygambere ya da on iki imama ulaan rvi zinciri
Tehbin Meyeas ile hemen hemen ayndr (a.g.e., IV, 303-343). Ktphanelerde ok sayda
yazma nshas bulunan el-stibr (Brockelmann, GAL, I, 512; Suppl., I, 707) ilk defa Leknevde
baslmtr (1307/1889). Daha sonra Tahranda neredilen eser (1317) Necef (1375-1376) ve
Beyrutta da (1390) yaymlanmtr. Kitabn tashih edilmi ilm neri ise Hasan el-Harsn tarafndan
gerekletirilmitir (Tahran 1390, 1395). el-stibr zerine de birok erh ve hiye kaleme
alnmtr (g Bzrg-i Tahrn, VI, 17-19; XIII, 83-87).
Snneti Kurandan sonra dinin ikinci kayna olarak gren a, ktb-i erbaay hadis ilminden baka
tefsir, fkh ve kelm sahalarnda da temel bavuru kayna olarak kullanmtr. ann nemli
kaynaklardan sayd Feyz-i Knnin el-Vf adl eseri (I-III, Kum 1404/1984) ktb-i erbaadaki
hadislerin tekrarndan ibarettir. Daha sonra Hr el-mil tarafndan kaleme alnan Vesil-a
ile (I-XX, Beyrut 1412/1991) Muhammed Bkr el-Meclisnin derledii Birl-envr da (I-CX,
Beyrut 1403/1983) nemli lde ktb-i erbaadan yararlanlarak hazrlanmtr. a gelenei iinde
rivayet tefsiri yazan veya tefsirinde rivayetlere de yer veren mfessirler itikada dair yetleri Ul-i
Kf, ahkm yetlerini Fr-i Kf ile dier eserde yer alan rivayetlerle ilemi, akaid ve kelm
limleri de zellikle Ul-i Kfde geen hadislere deer vermitir (mesel bk. Feyz-i Kn,
lml-yan, Kum 1358, I, 192, 292, 547, 549; II, 858, 923, 992). Ancak Ahbr ekolne mensup
limler ktb-i erbaadaki hadislerin tamamyla sahih olduunu dnm, rivayetler arasndaki
elikilerin, haberlerin msum imamn sz olmamasndan deil takyye gerei farkl
sylenmesinden kaynaklandn ileri srmse de usl fakihleri sz konusu eserlerde yer alan
rivayetler arasnda sahih olmayanlarn bulunduunu, kitaplar derleyen melliflerin eserlerinin
mukaddimelerinde bunu akladn (Ebl-Ksm el-H, I, 25-30), dolaysyla rivayetlerin belli
ller erevesinde deerlendirilmesinin gerektiini belirtmilerdir.
BBLYOGRAFYA


Kleyn, el-Kf (nr. Ali Ekber el-Gaffr), Beyrut 1401, I-VIII, tr.yer.; bn Bbeveyh, Men l
yauruhl-fah (nr. Seyyid Hasan el-Msev el-Harsn), Beyrut 1401/1981, neredenin girii, I,
s. ed, ez, ebed; Eb Cafer et-Ts, Tehbl-akm (nr. Seyyid Hasan el-Msev el-Harsn),
Beyrut 1401/1981, neredenin girii, I, 4-48; a.mlf., Meyea (Tehbl-akm X. cilt sonunda), s. 4;
a.mlf., el-stibr (nr. Seyyid Hasan el-Msev el-Harsn), Beyrut 1401/1981, I-IV, tr.yer.; a.mlf.,
el-Fihrist (nr. M. Sdk l-i Bahrlulm), Beyrut 1403/1983, s. 165-166; Hnsr, Ravtl-cennt
(nr. Esedullah smiliyyn), Kum, ts., VI, 108-118; Brockelmann, GAL, I, 187, 200, 405, 512;
Suppl., I, 321-322, 706-707; Hasan es-Sadr, Tess-a, Beyrut 1401/1981, s. 288-289; Cemal
Sofuolu, Hads Tenkidi Ynnden el-Kf zerine Bir nceleme (doentlik tezi, 1982), A lhiyat
Fakltesi; g Bzrg-i Tahrn, e-era il tenfi-a, Beyrut 1403/1983, II, 14-16; IV,
223-224, 504-505; VI, 17-19, 51-53, 223-225; XIII, 83-87, 155-158; XVII, 245-246; XXII, 232-233;
Ayn-a, I, 144; E. Ruhi Flal, mmiyye as, stanbul 1984, s. 180-181; Wahid Akhtar,
The Early Immiyyah Shiite Thinkers, New Delhi 1988, s. 9-23, 49-50, 218, 230-231; Ebl-Ksm
el-H, Mucem riclil-ad, Beyrut 1409/1989, I, 17-36, 85-113; Etan Kohlberg, Al-Ul al-
Arbaumie, Jerusalem Studies in Arabic and Islam, X, Jerusalem 1987, s. 128-166; Smir Him
Habb el-Amd, Trul-ad ve ulmh, Trn, XII/47-48, Kum 1417, s. 223-236; M.
Yaar Kandemir, Hadis, DA, XV, 38-40.

lyas zm

KTB-i STTE
( )
Hadislerin byk bir ksmn ve genellikle gvenilir olanlarn ihtiva eden alt hadis kitab.
II (VIII) ve III. (IX.) yzyllarda tasnif edilen hadis kitaplarndan bir ksmn hadis ilmiyle yeterince
megul olmayanlara ktb-i sitte adyla tavsiye etme ihtiyacnn ne zaman doduu
bilinmemektedir. bns-Sekenin (. 353/964), kendisinden baz hadis kitaplarn tavsiye etmesi
istendiinde Buhr ve Mslimin el-Cmiu-a*leri ile Eb Dvd ve Nesnin es-
Snen*lerini gvenilir bulduunu belirtmesi (Mizz, I, 168) byle bir arayn IV. (X.) yzylda da
devam ettiini gstermektedir. Daha sonra bu drt kitaba, Tirmiznin el-Cmiu-a*i eklenerek
ihtiva ettikleri hadislerin genellikle sahih olduu kabul edilip el-usll-hamse (be asl kaynak)
dendii, bunlara baz muhaddislerin mam Mlikin el-Muvaa*n, bazlarnn Abdullah b.
Abdurrahman ed-Drimnin es-Snen*ini ilve ederek ktb-i sitte (el-ktbs-sitte) tabirinin
ortaya konduu grlmektedir. Bu alt eseri derleyen limlere de eimme-i sitte denir. Ancak
sonralar ktb-i erbaa diye anlacak olan Eb Dvd, Tirmiz, bn Mce ve Nesnin es-
Snenlerinin slm dnyasnda V. (XI.) yzylda dahi o kadar yaygn olmad anlalmaktadr.
Nitekim Ahmed b. Hseyin el-Beyhaknin (. 458/1066) eserlerinde Ktb-i Sitteden sadece
aayn ile Eb Dvdun es-Snenini kaynak olarak kullanmas dierlerini grmedii kanaatini
uyandrmaktadr (Zeheb, Tekiretl-uff, III, 1132). bn Hazmn da bn Mcenin es-Sneni ile
Tirmiznin el-Cmiu-aini grmemi olmas bu iki eserin V. (XI.) yzylda Endlse
ulamadn gstermektedir. Ktb-i hamse diye de anlan ve hadislerin byk ounluunu ihtiva
ettii kabul edilen el-Ull-amseye, bilindii kadaryla ilk defa bnlKaysern (. 507/1113),
bu eserlerde yer almayan bin kadar rivayeti ihtiva eden bn Mcenin es-Snenini ilve ederek
ktb-i sitte tabirini oluturmu, rl-eimmetis-sitte ve Erfl-Ktbis-Sitte adl eserlerini
bu alt kitab gz nnde bulundurmak suretiyle kaleme alm, ayn yzyln nde gelen
muhaddislerindan Cemml de alt kitabn rvileri hakkndaki el-Keml f esmi (marifeti)r-
riclini yazmtr. bn Mcenin es-Snenini ktb-i sitte dnda brakanlarn gerekesi, dier be
kitapta bulunmayp sadece bu eserde yer alan rivayetlerin zayf olmasdr. Endlsl muhaddis Rezn
b. Muviye es-Serakust ise (. 535/1140) Ktb-i amseye Endlsl limlerin en sahih hadis
kitab kabul ettikleri mam Mlikin el-Muvaan ilve ederek bir baka Ktb-i Sitte oluturmu
ve el-Cem beynel-ulis-sitte (et-Tecrd li- ves-snen) adl almasnda bu alt kitaptaki
hadisleri bir araya getirmitir. el-Muvaan dahil olduu bu altl tertibi benimseyen Mecdddin
bnl-Esr, Reznin eserinde hadislerin yerli yerine konulmadn dnerek onu Cmiul-ul li-
ehdir-resl adyla yeniden dzenlemitir. aayn ile birlikte birinci tabaka hadis kitaplar
arasnda saylan el-Muvaa mam fi, henz a-i Burnin tasnif edilmedii bir zamanda
Kurandan sonra en sahih kitap olarak kabul etmise de esasen onu Ktb-i Sitteye dahil etmeyenler
muhtevasnn aaynda aynen bulunduunu dikkate almlardr (Muhammed Zubayr Sddiqi, s.
114). Ktb-i Sittenin altnc kitabnn Abdullah b. Abdurrahman ed-Drimnin es-Sneni
olduuna dair grler de vardr. bns-Salh e-ehrezr, Al ve bn Hacer el-Askaln gibi
limler, Drimnin eserinde mrsel ve mevkuf rivayetler yer almakla beraber zayf rvilerle z ve
mnker rivayetlerin daha az bulunduu, ayrca eserde l rivayetlerin yer ald gerekesiyle onu
Ktb-i Sittenin altnc kitab olmaya Snen bn Mceden daha lyk grmlerse de (Snen-i
Drim, I, tercme edenin girii, I, 61) bn Mcenin es-Sneninde dier be kitapta yer almayan bin
kadar zayf hadis bulunmakla beraber genellikle Ktb-i Sitte dendii zaman bn Mcenin eserinin
dahil olduu alt hadis kitab kastedilmitir. Hem Mlikin hem bn Mcenin eserinden
vazgeemeyen baz limler ise ktb-i sitte yerine ktb-i seba tabirini kullanmlardr (Kettn,
s. 13).
Ktb-i Sittenin zellikleri. Zeheb, VIII. (XIV.) yzylda ana hadis kitaplar olarak benimsenen bu
eserlerden ktbl-slmis-sitte (slmn alt kitab) diye sz etmi (el-Mun, I, 5), ayrca
onlara el-usls-sitte, ihtiva ettikleri hadislerin dier hadis kitaplarna gre genellikle gvenilir
kabul edilmesi sebebiyle de es-shhus-sitte (shh- sitte) diyenler olmutur. Nitekim Sddk
Hasan Han bu konudaki eserine el-ia f ikri-is-sitte adn vermitir. Bir rivayetin Ktb-i
Sittede bulunduunu anlatmak iin revhl-cema, Buhr ile Mslim dndaki drt eserde yer
aldn gstermek iin de revhl-erbaa ibareleri kullanlmtr. Hepsi de konularna gre tasnif
edilen bu eserlerin musanniflerinin hadis bilgisi ve rvilerde aradklar artlar farkl olduundan
eserleri de salamlk bakmndan farkl derecelerde kabul edilmitir. Buhr ile Mslim, el-
Cmiu-a adl eserlerine sadece sahih derecesinde olan hadisleri aldklar ve bu konuda
olduka titiz davrandklar iin slm limlerinin byk ounluu en gvenilir hadis kitaplar
saydklar bu iki esere aayn adn vermitir.
Ktb-i Sittedeki hadislerin hangi esaslara gre seildii belirtilmediinden onlar inceleyerek bu
artlar tesbit etmeye alan muhaddisler farkl grler ileri srmlerdir. Bu konuda ilk almay
Eb Abdullah bn Mende Risle f beyni fali (nali)l-abr ve eri mehibi ehlil-r ve
aatis-snen ve tair-rivyt (rl-eimme fil-reti ves-sem vel-mnvele vel-
icze) adl eseriyle yapm (nr. Abdurrahman b. Abdlcebbr el-Feryev, Riyad 1416/1995,
rl-eimme adyla), daha sonra bnlKaysern rl-eimmetis-sitteyi (nr. Zhid el-
Kevser, Kahire 1357; Beyrut 1405/1985, Hzimnin rl-eimmetil-amsesi ile birlikte),
Hzim de bn Mcenin es-Sneni dnda kalan be eser zerinde rl-eimmetil-amseyi
kaleme almtr (nr. Abdlfetth Eb Gudde, Beyrut 1417/1997, el resil f ilmi mualail-
ad adyla ve Eb Dvdun Risle il ehli Mekke f vafi snenih ve bnlKaysernnin
rl-eimmetis-sittesi ile birlikte).
Buhr ve Mslim kitaplarna, -z ve illetli olmayarak-muttasl bir isnad ve gvenilir rvilerle
nakledilen hadisleri almay prensip edinmi, ancak Buhr, birbirinden hadis alanlarn en az bir defa
grtklerinin bilinmesini art komu, Mslim ise rvilerin ayn asrda yaam olmasn ve
grmelerinin imkn dahilinde bulunmasn yeterli saym, bir hadisin sem yoluyla alndn
bilmenin sadece mdellislerin rivayetlerinde gerekli olduunu sylemitir. ki muhaddis arasndaki
bu gr fark sebebiyle Mslime gre sahih olan baz hadisler Buhrye gre sahih kabul
edilmemitir. el-Cmiu-a diye de anlan Tirmiznin es-Sneni ile Ktb-i Sitteye dahil
dier Snenin artlar arasnda fazla bir fark grlmemekle beraber Nesnin hadis kabulnde
dierlerinden titiz davrand belirtilmitir. Nes, muhaddisler tarafndan ittifakla terkedilmeyen
rvilerin rivayetlerini kabul ettiini sylese de Buhr, Mslim, Eb Dvd ve Tirmiz tarafndan
beenilen baz rvilerin rivayetlerini almad, bu sebeple onun hadis kabul artlarnn Buhr ve
Mslimden daha ar olduu, es-Snenl-kbr adl kitabndan seerek meydana getirdii, el-
Mcteb diye de anlan eserinin salamlk bakmndan aayndan hemen sonra geldii, hadislerin
illetini gstermeyi n plana ald iin rvilerinin daha az tenkit edildii sylenmi, bu llere
uygunluk bakmndan onun ardndan Eb Dvd ile Tirmiznin es-Snenlerinin geldii belirtilmitir
(Syt, I, 4). Ktb-i Erbaay aayndan ayran en belirgin fark, zayf rviler tarafndan rivayet
edilen baz hadisleri de ihtiva etmeleridir. Sahih llerine sahip olma art Eb Dvd ile Nesye
gre hadisin senedinin muttasl olmas, seneddeki bir rviyi limlerin ittifakla terketmemesidir. Bu
eserlerdeki hadislerin bir ksm ise shhat artn tamamakta ve bizzat musannifleri tarafndan zayf
olduklar belirtilmektedir. Ahkm hadislerini derlemedeki baarsyla dierlerinden nde gelen ve
bir konudaki farkl rivayetleri, hadislerdeki ihtilflar ve ziyadeleri yeterince veren Eb Dvd, sahih
hadis bulamad konularda Hz. Peygambere ait olmas ihtimali olduu iin eserine zayf hadis
almakta saknca grmemi, bu tr rivayetleri fakihlerin kyasna tercih etmitir. Tirmiz de eserine
zayf hadisleri almakta saknca grmemi, Eb Dvdun aksine sened tenkidine arlk vererek bu
tr hadislerin rvilerinin ne lde gvenilir olduunu belirtmitir. Bu zellii sebebiyle baz limler
Tirmiznin eserini aayndan sonra nc sraya almlardr. Tirmiz, hadisleri seerken
fakihlerden birinin o hadisi delil olarak kabul etmesine zellikle dikkat ettiini, iki hadis dnda
eserindeki btn rivayetlerle amel edildiini sylemektedir (Tirmiz, V, 736). bn Mce, yalanclkla
sulanmalar yznden kendilerinden Ktb-i Sitte musanniflerinin hadis almad baz rvilerin
rivayetlerine yer verdii iin es-Snenindeki baz rivayetleri tenkit edilmi ve eserinin Ktb-i Sitte
arasnda saylmas konusunda tereddt gsterilmitir.
Ktb-i Sitte zerine Yaplan almalar. bnlKaysern, Erfl-Ktbis-Sitte adl eserinde (yk.
bk.) bu alt kitaptaki hadislerin etrf*n hazrlam, drt snenin etrfn yapm olan Ebl-Ksm
bn Askir de bu kitabn mellif hatt nshasn grdn ve fhi hatalar tesbit ettiini sylemitir
(Zeheb, Mznl-itidl, III, 587; nshalar iin bk. Brockelmann, I, 603). Ebl-Abbas Ahmed b.
Sbit et-Tarknin, bn Mcenin Sneni dndaki be eserde bulunan hadislerin etrfn hazrlad
el-Levmi fil-cem beyne- vel-cevmi (Erfl-Ktbil-amse) adl almasnn bir
nshas Sleymaniye Ktphanesinde kaytldr (ehid Ali Paa, nr. 533). Bu konudaki en geni
alma, Mizznin Tufetl-erf* ile bn Hacer el-Askalnnin onu tashih ve ikmal ettii en-
Nket-rfdr. Ktb-i Sitte musanniflerinin sadece hocalarn tesbit etmek maksadyla ilk
almay el-Muceml-mtemil adl alfabetik eseriyle Ebl-Ksm bn Askir yapm, Ktb-i
Sittede rivayetleri bulunan sahbler, tbiler ve dier rvilerin hemen hepsini ihtiva etmek zere
daha kapsaml bir almay da el-Keml f esmi (marifeti)r-ricl adl eseriyle Cemml ortaya
koymutur. Daha sonra Cemmlnin kitab zerinde Ysuf b. Abdurrahman el-Mizz, Zeheb, Ebl-
Mehsin el-Hseyn, Sbt bnl-Acem, bn Hacer el-Askaln, Safiyyddin Ahmed b. Abdullah el-
Hazrec gibi muhaddisler zeyil ve ikmal almalar yapmlardr (bk. el-KEML). Sddk Hasan
Han el-a f ikri-s-sitte adl eserinin ikinci yarsnda, Muhammed b. Muhammed Eb
ehbe de et-Tarf bi-ktbil-adis-sitte adl kitabnda Ktb-i Sitte ve musannifleri hakknda
bilgi vermilerdir (bk. bibl.). Ataullah ahyar (Atawuxi Jiaerfu), Ktb-i Sitte Melliflerinin
Mtereken Hadis Aldklar Hocalar adyla bir yksek lisans tezi hazrlamtr (1998, M Sosyal
Bilimler Enstits).
Ktb-i Sittede yer almayan hadisleri bir araya getirme gayreti zevid almalarn balatm, bu
trn en nemli eserlerinin ortaya konduu IX. (XV.) yzylda Nreddin el-Heysem, alt nemli
hadis kitabnda bulunup Ktb-i Sittede yer almayan hadisleri toplad Mecmauz-zevid*ini,
Msrl muhaddis Ahmed b. Eb Bekir el-Bsr drt nemli zevid almasn meydana getirmi
(DA, VI, 468), bn Hacer el-Askaln de sekiz msnedde bulunduu halde Ktb-i Sittede yer
almayan hadisleri el-Melibl-liye f zevidil - mesndis - semniyyesinde toplamtr (I-
IV, nr. Habbrrahman el-Azam, Kveyt 1393/1973).
BBLYOGRAFYA


Abdullah b. Abdurrahman ed-Drim, Snen-i Drim (trc. Abdullah Aydnl), stanbul 1994, tercme
edenin girii, I, 61; Tirmiz, el-Cmiu-a: Snent-Tirmi (nr. Ahmed Muhammed kir
v.dr.), Kahire 1356-82/1937-62, V, 736; bnlKaysern, rl-eimmetis-sitte (nr. Zhid el-
Kevser), Kahire 1357/1939; Hzim, rl-eimmetil-amse (nr. Zhid el-Kevser), Kahire
1357/1939; bn Nukta, et-Tayd li-marifeti ruvtis-snen vel-mesnd (nr. Keml Ysuf el-Ht),
Beyrut 1408/1988, neredenin girii, s. 8-11; Mizz, Tehbl-Keml,
I, 167-173; Zeheb, Tekiretl-uff, III, 1132; a.mlf., Mznl-itidl, III, 587; a.mlf., el-Mun, I,
5; Syt, Zehrr-rb alel-Mcteb (nr. Abdlfetth Eb Gudde), Beyrut 1409/1988, I, 3-6;
Hazrec, ulat Tehb, neredenin girii, s. 5-7; Cemleddin el-Ksm, el-Fall-mbn al
dil-cevheri-emn (nr. sm Behcet el-Baytr), Beyrut 1403/1983, s. 111-114; Kettn, er-
Risletl-msterafe, s. 13; Brockelmann, GAL Suppl., I, 603; Tecrid Tercemesi, I, 259-260;
Muhammed Zubayr Sddiqi, Hadis Edebiyat Tarihi (trc. Yusuf Ziya Kavak), stanbul 1966, s 114-
116; Talt Koyiit, Hadis Istlahlar, Ankara 1985, s. 202; Muhammed b. Muhammed Eb ehbe, et-
Tarf bi-ktbil-adis-sitte, Kahire 1409/1988; Abdlmut Emn Kalac, Muaddimet
Cmiil-mesnd ves-snen, Beyrut 1415/1994, s. 79-116; Mcteba Uur, Hadis limleri
Edebiyat, Ankara 1996, s. 165-170; brahim Canan, Ktb-i Sitte mamlarnn artlar, FD, sy. 3
(1979), s. 103-125; Selman Baaran, bn Hazmn Ktb-i Sitteye Bak, slm Aratrmalar,
II/6, Ankara 1408/1988, s. 7-21; smail L. akan, Bsr, Ahmed b. Eb Bekir, DA, VI, 468;
a.mlf., Cmiul-usl li-ehdsir-resl, a.e., VII, 136; M. Yaar Kandemir, el-Keml, a.e., XXV,
222-224.
M. Yaar Kandemir

KTB
( )
Eb Abdillh Salhuddn Muhammed b. kir b. Ahmed el-Ktb ed-Drn ed-Dmak (.
764/1363)
Tarihi.
680 (1281) veya 686 (1287) ylnda Gtat Dmaka bal Dreyy kynde dodu. bn kir diye
de anlan Ktbnin hayatnn ilk yllar skntlar iinde geti. Dmakta bn-hne, Ahmed b.
Eb Tlib el-Haccr ve Ysuf b. Abdurrahman el-Mizz gibi limlerden hadis tahsil etti. Zeheb ve
Ebl-Fid bn Kesr gibi tarihilerle dostluk kurdu. Daha sonra sahafla balad, bu sayede byk
bir servete sahip oldu. 11 Ramazan 764te (24 Haziran 1363) Dmakta vefat etti ve Bbssagr
Kabristannda defnedildi. Eline geen kitaplar inceleyen, zellikle tarih kitaplarn okumaktan zevk
alan Ktb ticaret ahlkna sahip drst bir insan olarak temayz etmitir.
Eserleri. 1. Uynt-tevr. Asr- sadetten 760 (1359) ylna kadar gelen olaylar ihtiva eden
umumi bir tarihtir. Ktb, Hz. Peygamberin nesebi ve doumu ile balad eserinde olaylar
hicretten itibaren kronolojik srayla anlatm, daha sonra o yl iinde vefat eden fkh, kelm ve hadis
limleri, zhid, edip, air ve devlet adamlar hakknda bilgi vermitir. Kitabn yazarken mdddin
el-sfahn, Ebl-Ksm bn Askir, Ebl-Ferec bnl-Cevz, Eb Ali et-Tenh, zzeddin bnl-
Esr, bns-S, Sbt bnl-Cevz, Zeheb, Eb me el-Makdis, bnn-Neccr el-Badd, bn
Kesr ve bn Halliknn kitaplarndan istifade etmitir. Hacimli bir eser olduu anlalan Uynt-
tevrin ok sayda yazma nshas mevcuttur (Selhaddin el-Mneccid, s. 184-185; kir Mustafa,
IV, 75-76). Mellifin mahedelerine dayanarak verdii bilgiler Suriyenin din, ilm ve kltrel
hayat iin nemlidir. Eser ayn zamanda iir ve edeb sanatlara dair deerli malzeme ierir. Baz
tarihiler, yakn arkada bn Kesrin el-Bidyesinden yapt nakiller sebebiyle mellifi
eletirmiler, bir ksm aratrmaclar ise bn Kesrin eserden vgyle sz etmesini (el-Bidye, XIV,
303) dikkate alarak her ikisinin de birbirinden faydalanm olabileceini ileri srmlerdir.
Uynt-tevrin ilk olarak I. cildi Hsmeddin el-Kuds tarafndan yaymlanm (Kahire 1980),
ardndan Faysal es-Smir ile Neble Abdlmnim Dvd XII (Badat 1977), XX (Badat 1980) ve
XXI. (Badat 1984) ciltleri neretmitir. Aff Nyif Htm eserin 219-250 (834-864) yllarna ait
ksmn yaymlam (Beyrut 1416/1996), Mesd Muhammed el-Usfr XXIV. cilt zerinde bir
doktora almas yapmtr (Abrt-tril-Arab, XXXI, 17). 2. Fevtl-Vefeyt ve-eyl
aleyh. bn Halliknn Vefeytl-aynnn zeyli olup 753te (1352) tamamlanmtr. Ktb bu
eserini yazarken ada tarihilerin eserlerinden, zellikle Safednin el-Vf bil-Vefeytndan
faydalanmtr. Biyografik ve edeb bilgilerin yannda zellikle Suriyenin kltr hayat iin nemli
mlmat ihtiva eden Fevtl-Vefeyt, Ebl-Vef el-Hrn ile Zeynddin es-Sayyd el-Mrsf (I-
II, Bulak 1283, 1299), Muhyiddin Abdlhamd (I-II, Kahire 1951) ve hsan Abbas (I-IV, Beyrut
1973-1974) tarafndan neredilmi, Vedd el-Kd ve arkadalarnn hazrlad indeks hsan Abbas
nerinin V. cildi olarak yaymlanmtr (Beyrut 1974). Eserin Marible ilgili baz blmleri Edmond
Fagnan tarafndan Franszcaya evrilmitir (Extraits indits relatifs au Maghreb [Gographie et
histoire], Alger 1924; Frankfurt 1993). 3. Ravatl-ezhr ve adatl-er. Sarsrnin Hz.
Peygamberi ven bir iiriyle balayan eser iir ve edeb sanatlar hakkndadr. Gnmze intikal
etmeyen bu eseri Ktib elebinin grd anlalmaktadr (Kef-unn, I, 923).
BBLYOGRAFYA


Ktb, Uynt-tevr (nr. Hsmeddin el-Kuds), Kahire 1980, neredenin girii, I, s. k-d; a.e.
(nr. hsan Abbas), Beyrut 1416/1996, neredenin girii, s. 7-21; a.mlf., Fevtl-Vefeyt (nr. hsan
Abbas), Beyrut 1973, neredenin girii, I, 3-8; bn Kesr, el-Bidye, XIV, 303; bn Rfi, el-Vefeyt
(nr. Slih Mehd Abbas - Ber Avvd Marf), Beyrut 1402/1982, II, 263; bn Hacer, ed-
Drerl-kmine, III, 451-452; Sehv, el-ln bit-tevb, s. 311; Kef-unn, I, 923;
Brockelmann, GAL, I, 400; II, 60; Suppl., II, 48; D. P. Little, An Introduction to Mamlk
Historiography, Wiesbaden 1970, s. 67-69; mer Ferruh, Trul-edeb, Beyrut 1972, III, 877-878;
Selhaddin el-Mneccid, Muceml-merrined-Dmayyn, Beyrut 1398/1978, s. 183-186;
Abrt-tril-Arab, Safed 1987, XXXI, 17; kir Mustafa, et-Trul-Arab vel-
merrin, Beyrut 1993, IV, 75-76; T. Khalidi, Islamic Biographical Dictionaries: A Preliminary
Assessment, MW, LXIII/1 (1973), s. 56; F. Rosenthal, al-Kutub, EI (ng.), V, 570-571; Sdk
Seccd, bn kir Ktb, DMB, IV, 60-61.

Abdlkerim zaydn

KTBYYE CAM
Fasn Merake ehrinde XII. yzyla ait cami.
lk kaynaklarda el-Mescidl-Muvahhid, el-Mescidl-Cmi gibi adlarla anlan yapya daha
sonralar revaklarndaki kitap dkknlarndan veya yaknndaki kitaplar arsndan dolay
Mescidl-Ktbiyyn veya Mescidl-Ktbiyye adnn verildii sylenir. Marib sanatnn
geleneklerine byk lde bal kalan Muvahhidlerin yaptrdklar eserler arasnda Ktbiyye
Camii nemli bir mevki igal etmektedir. Bu cami, Tunustaki Kayrevan ve Endlsteki Kurtuba
ulucamilerinde ortaya konulmu plan ve tekiltlardan gelen tesirlerin ustaca bir araya getirildii bir
alma olarak Fastaki Karaviyyn Camiinde daha nce Murbtlarn uyguladklar mimari emann
gelimi bir rneidir. Cami ayn zamanda btn slm leminin en muhteem minarelerinden birine
sahiptir. Bu bidev minare Endls ve Maribdeki benzerleri arasnda ok nemli bir aama
oluturmaktadr.
Merakein Muvahhidlerce fethinden sonra tahrip edilen Murbtlara ait Drl-hacer Saraynn
yerine yaptrlan caminin bnisi Muvahhid Halifesi Abdlmmindir (1130-1163); ancak yapnn
son eklini almas Eb Ysuf Yakb el-Mansr dnemine (1184-1199) rastlar. Balangta 552
(1157) ve 553 (1158) yllarnda tamamlanm olan iki bitiik cami halindeki eserin bu ilk plan
kuzeydeki ksmn ksa sre sonra yklmasyla bozulmutur. Bugnk mevcut ekliyle tannan caminin
zerinde halen yklan ksmn izleri grlmektedir. Eb Ysuf el-Mansr 592de (1196) nemli
deiiklikler yaptrm ve minareyi ekletmitir.
90 60 m. boyutlarndaki enine uzun cami, mihrap duvarna paralel bir yatay nefle ona balanan on
yedi dikey neften mteekkil bir ibadet mekn ve bunun yanlarndaki -aslnda ibadet meknnn
uzants olan-drder nefli revaklarn ald bir avludan meydana gelmektedir. Ortadaki dikey nefin
zerinde bulunan alt kubbe ve mihrap nndeki maksre-yi rten byk kubbe ile bunun iki tarafnda
yer alan ikier kubbenin tanzim biimi camiye deiik bir grnm vermitir. Muvahhidlerin
mutaassp mimari anlaylar sebebiyle ssleme ve ihtiam gsteren btn tezyin elemanlarn en alt
seviyeye indirildii caminin genelinde yalnlk ve sadelie nem verilirken yalnz mihrap ve
kubbelerde rahat davranlm ve mukarnaslar zerinde ykselen kubbeler zengin biimde tezyin
edilmitir. te yandan binann dier ksmlarndaki ar bal hava atnal, ok dilimli ve sivri
kemerlerin kullanlmasyla arttrlrken binann iinde hareketli bir grnm salanmtr.
slm leminde mevcut minarelerin en muhteemlerinden biri saylan minare, 12,80 12,80 m.
boyutlarnda kare planl olup 69 m. (alemle birlikte 77 m.) yksekliindedir. st ste oturtulmu alt
odadan oluan minarenin iindeki hafif eimli bir rampa odalarn etrafnda dolanarak yukarya
ulamaktadr. Minarenin gz alc bidev hususiyetlerine nemli bir destek tekil eden tezyin
tekilt bu birimin btn caminin en ssl ksm olmasna yol amtr. Minarenin her yznde
deiik sslemeler bulunmakta ve bunlar stuko kabartma gemeler, boya ile yaplm iek resimleri
ve ini eritleri gibi eitlilikler gstermektedir. Bu zengin tezyin eitlilik iinde kemerleri ikili ve
tekli gemelerle desteklenen pencereler dikkatleri zerlerinde toplayacak ekilde yerletirilmitir. Bu
pencerelerde yuvarlak ve atnal kemerlerin kullanm hkim durumdadr.
BBLYOGRAFYA


Hasan el-Vezzn, Vaf fryye, I, 127, 128; G. Marais, Manuel dart musulman, Paris 1926, I,
321-322; J. D. Hoag, Western Islamic Architecture, New York 1963, tr.yer.; a.mlf., Islam, Stuttgart
1986, s. 53-54; Abdullah Ali Allm, ed-Devletl-Muvaidiyye bil-Marib, Kahire 1971, s. 373-
376; D. T. Rice, Islamic Art, London 1975, s. 149-152; G. Mitchell, Architecture of the Islamic
World, London 1984, s. 217; C. Evert, Almohad Art, Dictionary of the Middle Ages (ed. J. R.
Strayer), New York 1989, I, 191; Muhammed Muhammed el-Kahlv, Mescidl-Marib vel-
Endels f aril-Muvaidn, Kahire, ts., s. 137-158, 164-210.

A. Engin Beksa

KTKOLU, Bekir
(1926-1990)
Osmanl tarihisi.
rgpte dodu. lk renimini burada, orta renimini Kayseride tamamlad. Daha sonra Yksek
retmen Okuluna girdi ve 1948de stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi Tarih Blmnden
mezun oldu. Ayn yl Adanann Haruniye ilesine bal Dzii Ky Enstitsne tarih retmeni
olarak tayin edildi. Askerlik hizmetinin ardndan bir sre Zonguldakta retmenlik yapt. 1953te
Zeki Velidi Togann ars zerine stanbula gelerek Tarih Blmnn Umumi Trk Tarihi
Krssnde asistanla balad. Fakat tez konusu meselesinde hocasyla anlaamaynca ksa bir sre
kadrosundan ayrlp Trkiyat Enstits mdr yardmcl grevinde bulundu. Ardndan Yenia
Tarihi Krss asistanlna getirildi ve doktora almalarn bu krsde srdrd. Osmanl-Safev
Siyas Mnasebetleri 1578-1590 adl teziyle 1957de doktor unvann alan Ktkolu, ayn konunun
devam olarak 1590-1612 yllar aras mnasebetleri inceledii teziyle de 1965te doent oldu.
Doentlik almas srerken bir yllna Fransaya ve ksa sre iin ngiltereye giderek
ktphanelerde aratrmalar yapt. 1967-1969 arasnda stanbul Yksek slm Enstitsnde
(bugnk Marmara niversitesi lhiyat Fakltesi) mdrlk yapan Ktkolu 1970te bir yl kadar
Londra, Paris ve Viyana ktphanelerinde incelemelerde bulundu. 1974te profesr oldu. 1983te
Yenia Tarihi Anabilim Dal bakan, ayn yl iinde Edebiyat Fakltesi slm Aratrmalar
Merkezi mdr, Ocak 1990da Tarih Blm bakan oldu. 28 Haziran 1990da bir kalp krizi
sonucunda vefat etti.
Yurt iinde ve yurt dnda birok kongre, sempozyum ve seminere katlan Ktkolu 1973-1980
yllar arasnda slm Ansiklopedisi murahhas yelii, 1980-1981de murahhas mdrl yapt. Bu
arada Tercman gazetesince yaymlanan 1001 Temel Eser serisinde kan pek ok kitab kontrol etti.
1983te Trk Tarih Kurumu, 1985te Trk Kltrn Aratrma Enstits asl yeliklerinde bulundu.
Osmanl-ran siyas mnasebetleri dnda balca ilgi alann Osmanl tarih yazcl konusu
oluturdu. En byk amac orijinal Osmanl tarihi kaynaklarnn ilm nerinin gerekletirilmesiydi.
Nezaretinde hazrlanan lisans st tezlerin ounluunu tarih kaynaklarnn tenkitli neirleri ve tahlili
tekil etmitir. Atatrk Kltr, Dil ve Tarih Yksek Kurumu tarafndan kurulan, aralarnda M. Nihad
etin ve Mertol Tulumun da bulunduu Evliya elebi Seyahatnmesi Yaymlama Komisyonuna
bakan seilen Ktkolunun ani lm zerine bu proje gerekletirilemedi. Ar titizlii ve daima
en iyiyi yapma endiesi yznden bilgisine nisbetle fazla eser vermeyen Ktkolu kendisine
bavuran yerli ve yabanc aratrmaclara yakn ilgi gsterir, onlarn problemlerini halletmeye
alr, vaktini ve bilgisini onlarla paylard.
Eserleri. 1. emzde Tarihi (stanbul 1959, 1993). Ktkolu, Vakanvis Vsfn kaynaklarndan
olan ve 1180-1182 (1766-1768) yllar olaylarn iine alan Vakanvis emzde Mustafa Reidin
eserini geni bir tahlilden geirerek yaymlam, almasnda takip ettii metot daha sonra bu alanda
yaplan aratrmalara rnek olmutur. 2. Osmanl-ran Siyas Mnasebetleri 1578-1590 (stanbul
1962). Ktkolunun bata ariv malzemesi olmak zere Osmanl ve ran kaynaklarn da kullanarak
hazrlad doktora tezidir. Sahasnda Trkiyede yaplm ilk kapsaml aratrma olan eser, Osmanl-
Safev mnasebetlerinin XVI. yzyl sonundaki uzun sava dneminin dikkatli bir tahlilini ortaya
koyar. Bu almann devam olan ve 1590-1612 dnemini ihtiva eden, esasn yaymlanmam
doentlik tezinin oluturduu ksmn ilvesiyle (IV-VI. blmler) eser 1993 ylnda ikinci defa
neredilmitir. 3. Ktib elebi Fezlekesinin Kaynaklar (stanbul 1974). Ktkolunun
profesrlk takdim almas olup titiz bir aratrmann rndr. Burada eksik ve hatal bulunan
matbu Fezleke yerine mellif hatt el yazmas kullanlm, eserin kitab kaynaklar ve mellifin
bunlardan faydalanma tarz zerinde durulmutur. 4. Vekayinvis, Makaleler (stanbul 1994).
Ktkolunun lmnden sonra yaymlanan eser, onun daha nce kaleme alm olduu nemli
makalelerin bir araya getirilmesiyle meydana gelmitir. Kitapta yer alan makalelerin ou stanbul
niversitesi Edebiyat Fakltesi Tarih Dergisi ve slm Ansiklopedisinde neredilmi yazlardr.
Ktib elebi Fezlekesinin Kaynaklar adl kk hacimdeki kitabn da yer ald eserde zellikle
Osmanl tarih yazclyla ilgili makaleler dikkati eker. Bunlar arasnda Mverrih Vsfn
Kaynaklarndan Hkim Tarihi, Trh-i Glmnnin lk Redaksiyonuna Dir, Tarih Kaynaklarnn
Nerine Dir, Vekyinvis, ehnmeci Lokman, Sfnin Zbdett-tevrhi, Son Devir
Osmanl Biyografik Kaynaklar, Tarihi Cevdet Paa, Mnet Mecmualarnn Osmanl
Diplomasisi Bakmndan Ehemmiyeti, Sultan II. Mahmud Devri Osmanl Tarihilii saylabilir.
zellikle Vekyinvis maddesi, resm Osmanl tarihiliinin ortaya k ve vakanvis tarihleri
hakknda ilk ayrntl inceleme zellii tar. Ayrca slm Ansiklopedisine yazd III. Murad, II.
Sleyman, ah I. Tahmasb, ah II. Tahmasb, Mustafa Paa (Lala, Kara), Selnik Mustafa
Efendi, Sinan Paa, Subh Mehmed, eref Han ve Varadin burada yer almaktadr.
Tarih ve tarih yazclna dair verdii baz teblileri ei Mbahat Ktkolu tarafndan lmnden
bir yl sonra karlan armaan kitabnda (stanbul 1991) neredilen Ktkolunun slm
Ansiklopedisi (MEB), Kk Trk-slm Ansiklopedisi, Encyclopaedia of Islam ve TDV slm
Ansiklopedisi gibi eserlerde yazd baka maddeleri de vardr.
BBLYOGRAFYA


Mbahat Ktkolu, Meslekdam Bekir Ktkolu, Prof. Dr. Bekir Ktkoluna Armaan,
stanbul 1991, s. 1-11; Orhan F. Kprl, Prof. Dr. Bekir Ktkolunun Ardndan, a.e., s. 13-16;
Mustafa Kk, Merhum Hocam Bekir Ktkolunun Tevazuu, a.e., s. 17-20; Burhan Bozgeyik,
Mlkatlar, stanbul 1997, s. 41-49; Atilla etin, Prof. Dr. Bekir Ktkolunun Ardndan,
Tercman, stanbul 1 Temmuz 1990, s. 5; Mehmet Saray, Prof. Dr. Bekir Ktkolu, Zaman,
stanbul 21 Temmuz 1990, s. 2; Abdlkadir zcan, Bir stanbul Beyefendisi: Prof. Dr. Bekir
Ktkolu, lim ve Sanat, sy. 35-36, stanbul 1993, s. 82-84; lhan ahin, Prof. Dr. Bekir
Ktkolu, Otam, sy. 7, Ankara 1996, s. 479-482.

Abdlkadir zcan

KTPHANE
( )
Asr- sadette ve Hulef-yi Ridn devrinde, Hz. Peygamberin baz devlet bakanlarna yazd
mektuplar, yapt antlamalar ve baz hadis sayfalaryla Hz. Eb Bekir dneminde mushaf haline
getirilip Hz. Osman zamannda oaltlan Kuran nshalar dnda yazl eser bulunmamaktadr. Bu
sebeple Resl-i Ekremin ibadet yannda retim faaliyetlerini de srdrd Medinedeki
mescidinde ve Hulef-yi Ridn devrinde yaptrlan mescidlerde eer ktphaneler mevcut idiyse
koleksiyonlarnda Kuran ve hadis sayfalarndan baka bir eser yer almam olmaldr.
Emevler. slm leminde ilk ktphanelerin, Kurn- Kerm ve hadis etrafnda youn bir telif
faaliyetinin balad Emevler dneminde ayn zamanda birer okul olarak da grev yapan
mescidlerde ortaya kt sanlmaktadr. Kaynaklardan renildiine gre bu devirde baz limlerin
evlerinde nemli sayda kitaptan oluan ktphaneleri vard. Hadisi bn ihb ez-Zhr,
Abdlhakem b. Amr el-Cumah, Eb Klbe el-Cerm, ube b. Haccc, Kreyb, Eb Amr b. Al,
Urve b. Zbeyr ve bn Creyc gibi limlerin zel ktphaneleri bu arada zikredilebilir. Emevler
dneminde ulemya ve talebeye ak ilk ktphanenin Muviye b. Eb Sfyn zamannda (661-680)
amda bir nevi aratrma merkezi olan Beytlhikmede kurulduu kabul edilmektedir. Mesdnin
naklettiine gre bu messesede hadis, tarih ve biyografiye dair baz kitaplarla bu kitaplarn
muhafazas iin grevliler bulunmaktayd (Mrc-eheb, II, 72). Muviyenin torunu Hlid b.
Yezd lim ve air olduu gibi ayn zamanda bir kitap meraklsyd. zellikle kimya, tp ve astroloji
alanlarndaki eserlere byk ilgi duymakta, bu konularda elde ettii baz yabanc eserleri Arapaya
evirtmekteydi. Hlid b. Yezd, Beytlhikmede Muviyenin kurduu ktphaneyi devralm ve onu
daha zengin bir hale getirmitir. Emev halifelerinden Veld b. Abdlmelikin bu ktphaneyi
tekiltlandrd ve bir ktphaneciyle bir mstensih tayin ettii kaydedilmektedir. Semnnin
Kitbl-Ensbnda burada grevli ktphanecinin adnn Sad olduu kaydedilmektedir. Grevi
shibl-meshif olarak belirtilen Sad, ad gnmze ulaan ilk mslman ktphanecidir. Veld
b. Abdlmelikten sonra tercme ve telif faaliyetleri devam ettii mer b. Abdlazzin ktphanede
mevcut kitaplarn yeni bir tasnife gre katalogunu hazrlatt rivayet edilmektedir.
Abbsler. Abbslerin hilfeti sresince slm dnyasnda gerek Abbs halifeleri, vezirleri,
limleri ve dier snflara mensup ahslarn, gerekse Abbs hilfetini tanmakla birlikte mstakil
devlet tesis etmi bulunan Bveyhler ve Seluklere mensup kiilerin kurduklar ktphanelerin
tarih geliiminin kronolojik olarak verilmesi kaynaklarda yeterli bilgi bulunmadndan mmkn
olmamaktadr. imdiye kadar yaplan aratrmalarda da byle bir yol izlenmemitir. Ysuf el-I
(Eche) ve onu takip eden Muhammed Mhir Hammde ile Yahy Stnin eserlerinde uygulanan
snflandrma tatmin edici bulunmad gibi zorlama olduu yolunda tenkitlere uramtr (Makdisi, s.
24-27). Bu sebeple ktphanecilik konusunun corafyaya bal olarak ele alnmas daha uygun
grnmektedir. Ancak Ortaadaki slm corafyasnn karmakl bu plann da ilm prensiplere
bal bir ekilde gerekletirilmesini zorlatrmaktadr. nk Badatta kurulan bir ktphane
Abbsler bahsinde olduu kadar Bveyhler hnedan bahsinde de incelenebilir. Zira Badat,
Abbs Devleti snrlar iinde bulunduu dnemlerde baz hnedanlarn istillarna uram, bunlara
mensup kiilerin Badatta yaptklar ktphanelerin dnda kalanlar Abbs dnemi ktphaneleri
olarak kabul edilmitir.
Hilfet 132 (750) ylnda Abbslere getiinde ilk Abbs halifesi olan Seffh, Emevler devrinde
gelimeye balayan ilm ve kltrel faaliyetlere pek vakit ayramadndan ksa sren saltanatnda
telif sahasnda bir inkiaf grlmedi. 136da (754) halife olan kardei Eb Cafer el-Mansrun
dneminde telif sahasnda byk bir gelime grld gibi tercme faaliyetlerine de nem verildi.
Mansr 148 (765) ylnda Badata gelen Corcs b. Cibrle birok tbb eseri tercme ettirdi. bn
Haldnun naklettiine gre Halife Mansr, Bizans imparatoruna bir mektup gndererek tercme
edilmek zere kendisine fen ilimleri sahasnda yazlm baz eserler gndermesini istemi, imparator
da halifeye klidin (Euclides) kitabyla fizik hakknda birka eser gndermitir. Bu devirde Greke,
Latince, Srynce, Pehlevce ve Farsadan birok eser Arapaya evrildi. Bu faaliyetlerin tabii
bir neticesi olarak Mansrun saraynda zengin bir ktphane meydana geldi. Halife Mehd-Billh
dneminde de devam eden telif ve tercme almalar srasnda bilhassa astroloji konusundaki
eserlere nem verildii grlmektedir.
Hrnrredin hilfeti, daha sonra olu Memn devrinde en st noktasna ulaacak olan ilm
faaliyetlerin gelimesine byk katkda bulunmutur. zellikle papirs yannda kdn yaz
malzemesi olarak kullanlmaya balamasnn ve Hrnrred tarafndan 794te Badatta bir kt
fabrikas kurdurulmasnn telif faaliyetlerine, kitap ticaretine ve ktphanelerin zenginlemesine
msbet tesirleri olmutur. Abbsler devrinde bir sre ilm faaliyetlerin merkezi haline gelen
Beytlhikme Hrnrred tarafndan Badatta kuruldu. eitli dillerden tercme faaliyetlerinin
yrtld bu aratrma merkezinde zengin bir ktphane de bulunmaktayd. Bundan dolay baz
kaynaklarda Beytlhikmeden Hiznetl-hikme ve Hiznet ktbil-hikme eklinde de sz edildii
grlmektedir. Burada mevcut kitaplar arasnda Arapaya evrilmek zere toplanm olan Greke,
Srynce, Farsa eserler byk bir yekn tutmaktayd. Kaynaklarda Hrnrredin kitap temini
iin zellikle Bizansa kar dzenlettii seferlerden bahsedilir.
Beytlhikmenin en verimli devri Halife Memn zamanna rastlar. Bu dnemde bilhassa felsefe ve
fen bilimleri sahasnda yazlm eserlerin Arapaya evrilmesine allmtr. Huneyn b. shak,
Yakb b. shak el-Kind, Muhammed b. Ms el-Hrizm ve Ebl-Hzeyl el-Allf, tercme ve telif
eserleriyle daha sonraki dnemin felsefesine ve ilmine temel hazrlamlardr (bk. BEYTLHKME).
Beytlhikmede mevcut ktphanenin tam mnasyla halka ak olduunu sylemek gtr. Ancak
kaynaklarda mtercimler ve Beytlhikme aratrmaclar dnda baz kimselerin de bu koleksiyondan
yararland belirtildiine gre ktphanenin snrl bir ekilde de olsa okuyucuya ak olduu
sylenebilir. Burada grevli ktphanecilerin hzin diye adlandrld grlmektedir.
Mutasm-Billh zamannda hilfet merkezinin Badattan Smerrya tanmas ve bilinmeyen baka
sebepler yznden Beytlhikme bir aratrma merkezi olma hviyetini kaybetmi, bir sre sadece
ktphane olarak varln srdrmtr. Zeheb gibi baz tarihilerin bu kurumdan Hiznetl-
Memn diye
bahsetmeleri bu sebepten olsa gerektir. IV. (X.) yzyln sonlarna kadar ktphanenin faaliyette
bulunduuna dair rivayetler varsa da bu tarihten sonra Hiznetl-Memndan sz edilmez. Ysuf el-
I, ktphanenin halifelerden birinin ktphanesine katlm veya Mutezile mezhebine son darbeyi
indiren Seluklular tarafndan datlm olabileceini ileri srer.
Kaynaklar, Hrnrredin nl veziri Yahy b. Hlid el-Bermekden lim ve sanatkrlarn hmisi
olma yannda zengin ktphanesi dolaysyla da vgyle sz eder. Eb Osman b. mer, onun
dnemin en zengin ktphanelerinden birine sahip olduunu syler. Bu ktphane zellikle Greke ve
Farsa yazmalar bakmndan olduka zengindi. Yahy b. Hlidin, ktphanesini zenginletirmek iin
nemli miktarda para sarfettii rivayet edilir. Bermeklerin dyle ktphane de msdere
edilerek Beytlhikmeye katlmtr (Avvd, s. 177-178).
Memn devrinde Beytlhikmede alan limlerden Yahy b. Eb Mansrun olu Ali b. Yahy el-
Mneccim, Badat yaknlarndaki Kerkerde bulunan konanda kurduu ktphaneye Hiznetl-
hikme adn vermiti. Beytlhikme modelinde kurulan ktphaneye slm lkesinin her tarafndan
limler gelirdi; btn masraflar Ali b. Yahy tarafndan karlanan bu limler, zellikle felsefe ve
astronomi konularnda olduka zengin olan koleksiyondan serbeste yararlanrlard. Kaynaklarda,
Horasanl astronomi bilgini Eb Maer el-Mneccimin hac iin Mekkeye giderken daha nce
nn duyduu bu ktphaneye urad, ilm aratrmalara dalp hacca gidemeden son yllarn
burada geirip ld nakledilir. Ali b. Yahy el-Mneccim, Halife Mtevekkil-Alellahn ktibi ve
bamaviri Trk asll Feth b. Hkn el-Fris iin de bir ktphane kurmutu. Ali b. Yahy bu
ktphaneyi kurarken istinsah ettirdii ve satn ald eserlerin dnda kendi ktphanesinden de bir
miktar kitap getirmiti. Feth b. Hknn ayn zamanda edip ve air olduu, frsat bulduka cbbesinin
yeninden kard bir eseri mtalaa ettii kaynaklarda belirtilir. Hiznetl-hikme diye adlandrlan,
bnn-Nedmin hibir ktphanede bu kadar ok ve gzel eser grmediini syledii ktphanenin,
sahibinin ldrlmesinden sonra dald sanlmaktadr. Ben Ms olarak anlan Muhammed,
Ahmed ve Hasan kardelerin felsefe, hendese, astronomi ve mekanik konusunda birok eser
biriktirdiklerine dair eitli rivayetler varsa da bir ktphane kurduklar hususunda herhangi bir bilgi
mevcut deildir.
Halife Mutasm-Billh, Vsi-Billh ve Mtevekkil-Alellahn vezirliini yapm olan Muhammed
b. Abdlmelik b. Zeyytn Smerrda zengin bir ktphanesi bulunduu Chizin ve dier
kaynaklarn rivayetlerinden renilmektedir. bn Eb Usaybiann naklettiine gre bn Zeyyt her ay
kitap tercme ve istinsah iin 1000 dinar harcamaktayd. Onun iin kitap tercme edenler arasnda
Yuhann b. Mseveyh, Cibrl b. Buht ve Buht b. Cibrl gibi nl bilginler yer almaktayd.
Sahibinin 233te (848) Halife Mtevekkil-Alellah tarafndan katlinden sonra bu ktphanenin de
msdere edildii sanlmaktadr.
Rz-Billhn halife olmadan nce bir ktphanesinin bulunduu, hilfet mevkiine getikten sonra bu
ktphaneyi olduka zenginletirdii Eb Bekir es-Slnin Kitbl-Evrndaki baz kaytlardan
anlalmaktadr. Slnin de ok zengin bir ktphaneye sahip olduunu Hatb el-Badd ve Ykt
el-Hamev gibi baz mellifler rivayet etmektedir. Hatb el-Badd, Slnin byk bir evi
dolduracak kadar kitab bulunduunu, bunlarn farkl renkte derilerle ciltlenerek raflara dizilmi
olduunu nakleder. Ykt da kitaplarn ok gzel bir ekilde tasnif edildiini ve Slnin istedii
herhangi bir kitab hizmetisiyle getirttiini rivayet eder.
Badatn batsndaki bn Eb Avf blgesinde Garsnnimenin 452 (1060) ylnda kurduu
ktphane ksa mrl olmasna ramen nemli ilm faaliyetlere sahne olmutur. Mstakil bir binada
hizmet veren ktphanedeki kitaplarn says konusunda 1000-4000 arasnda deien farkl rivayetler
vardr. Nizmiye Medresesinin alndan sonra okuyucularn bu ktphaneye ynelmesi zerine
Garsnnime ktphanesini kapatmtr. Basrada bn Ebl-Beknn tesis ettii ktphanede
Zehebnin nakline gre 12.000 cilt kitap mevcuttu. Kaynaklarda drlilim, drlktb, hiznetl-
ktb gibi adlarla yer alan ktphane bedevler tarafndan yamalanarak yok edilmitir.
Seluklu Sultan Melikahn veziri Nizmlmlkn 459da (1067) Badatta kurduu medrese ve
ktphane dier medreselere ve ktphanelerine nclk etmitir. Bu tarihten sonra slm dnyasnn
eitli blgelerinde birok medresenin tesis edildii, bunlarn ounda kitap koleksiyonlar meydana
geldii grlmektedir. Badatta Cliyye, bn Hbeyre, Fahriyye, Cevziyye, Ubeydullah, Beriyye,
Mesdiyye ve Mstansriyye adlaryla kurulan medreselerde birer ktphanenin bulunduu eitli
kaynaklarda belirtilmektedir. Eb Sad Muharremnin tesis edip talebelerinden Abdlkdir el-
Clnin genilettii Cliyye Medresesinde kurucularnn balad kitaplar yannda ulemdan
Ebl-Fazl b. Nasr ve Ebl-Hasan el-Batih gibi ahslarn vakfettikleri eserler de bulunmaktayd.
Vezir Ebl-Muzaffer bn Hbeyre, 557 (1162) ylnda yaptrd medresesine zel koleksiyonundaki
eserlerin bir ksmn balamt. Bir vezir ailesine mensup olan Fahrz-zaman Ebl-Fazl Mesd
b. Alinin Badatn Memniyye semtindeki medresesinde de her ilim dalyla ilgili zengin bir
koleksiyon vard. Tarihi ve fakih Ebl-Ferec bnl-Cevz, medresesindeki ktphanesine kendi
eserleri dnda birok kitap vakfetmiti. Beriyye ve Mesdiyye medreselerinde de nemli sayda
kitaptan oluan birer koleksiyon mevcuttu.
Abbs halifelerinden Nsr-Lidnillhn zengin bir ktphanesi ve birok hayrat vard. Ancak
Ubeydullah Medresesindeki ktphane 725te (1325) Badatn bir sel felketine uramas sonucu
yok olmutur. Halife, Badat Kalesinde yaptrd Drl-Msennya zel ktphanesinden Eb
Red Mbeir b. Ahmedin setii bir koleksiyonu naklettirmi ve burada da bir ktphane
kurmutur. 584 (1188) ylnda vefat eden hanm Seluke Hatun iin Badatn batsndaki Basra
Kapsnda ina ettirdii trbede de bir ktphane yaptrmtr. Ykt el-Hamev, bu ktphanede
Ferezdaknin otuz ciltlik Kitbd-Dvel fit-tr adl eserini grdn nakleder. Ktphaneye
saray grevlilerinden Necmddevle de 500 kitap vakfetmitir. bnl-Esrin belirttiine gre Halife
Nsr-Lidnillh, Harmtthirde kurduu ktphaneye en gzel kitaplarn nakletmiti. Ayrca
Ribtl-Merzbniyyeye halifenin Kurn- Kerm nshalar ve baz deerli eserler vakfettii
bilinmektedir.
Nizmiyyeden sonra Badatta oluturulan en nemli medrese ktphanesi, Halife Mstansr-
Billhn Mstansriyye Medresesinde tesis ettii ktphanedir. Drt mezhebin esaslarna gre
retim yapmak iin 631de (1234) kurulan medreseye halife zel ktphanesinden setirdii 290
yk kitap gndertmitir.
Medrese imaretinin dousunda yer alan ve Hiznetl-ktb diye adlandrlan ktphanede bir sre
hfz- ktblk yapan bnl-Ft, ktphanenin dnyada ei grlmemi derecede zengin bir
koleksiyona sahip olduunu sylemektedir. Kaynaklardaki bilgilerden anlaldna gre burada
80.000 cildin zerinde kitap mevcuttu. Mstansr-Billh, Mstansriyye Ktphanesinde mevcut
koleksiyonun tanzim ve tertibi grevini, Harmtthir Ribatnn eyhi Abdlazz ile saraydaki
ktphanesinin hfz- ktb Ziyeddin Ahmede verdi. Bunlarn gelitirdii sistem sayesinde hfz-
ktb yardmcs istenen kitab kolaylkla bulabiliyordu. Mstansriyye Ktphanesinin personel
kadrosu nzr (mrif), hfz- ktb (hzin) ve hfz- ktb yamandan (mnvil) olumaktayd.
Burada grev yapan hfz- ktblerin ou devrin mehur limleriydi. Medrese grevlileri arasnda
mderristen sonra en yksek maa hfz- ktbler alyordu. Mstansr-Billh, vakfiyesinde
ktphaneden yararlanacak kiilere eitli kolaylklar yannda kalem, kt, mrekkep gibi kitap
istinsah iin gerekli malzemenin teminini de art komutu. Devrinde byk ne kavuan bu
ktphane slm dnyasnn eitli blgelerinden gelen limlerin ve devlet adamlarnn ziyaretgh
olmutu. Mstansriyye Ktphanesi, Badatn Moollar tarafndan zapt srasnda byk kayplara
urad. Mool askerleri, yamaladklar kitaplarn bir ksmn satp bir ksmnn ciltlerini kararak
atlarna takm yapmada kullandlar. Kitaplarn bir blm de Hlgnun maiyetinde bulunan
Nasrddn-i Ts tarafndan Mergaya gtrld.
Badatta Abbs hilfetinin son dnemlerinde tesis edilen baka ktphaneler de bulunmaktayd.
Bunlardan bn Mristniyyenin kurduu drlilim pek uzun mrl olmamtr. Halife Nsr-
Lidnillhn vezirlerinden bnl-Kassb ayn zamanda iyi bir hattatt ve Hayytn sokanda tesis
ettii ktphaneye vakfettii kitaplarn zerine vakf kaytlarn kendi eliyle yazmt. Fakih ve
muhaddis erf ez-Zeyd, Badatn dousundaki Dnrssagr denilen mahalde yaptrd mescide
kitaplarn da vakfederek bir ktphane kurmutu. Bu ktphaneye Ebl-Hayr Sbih b. Abdullah el-
Habe, Ebl-Hattb el-lim ve Ykt el-Hamev gibi limler kitaplarn balayarak mevcut
koleksiyonu zenginletirmilerdi. Son Abbs halifesi Mstasm-Billhn vezirlerinden
Meyyidddin Alkamnin 644te (1246) kurduu ktphanesinde 10.000 cilt kitap mevcuttu, bn
Kesrin naklettiine gre devrin airleri bu ktphaneyi ven iirler yazmlard.
Endls Emevleri. slmiyetin ve slm kltrnn yaylp gelimesi Douda Abbsler tarafndan
gerekletirilirken Batda bu grevi Endls Emevleri stlendi. I. Abdurrahmann siyas bir
hareket olarak balatt faaliyetler neticesinde spanyada varln asr srdrecek kuvvetli bir
slm hnedan dodu. dar, iktisad ve itima sahalarda nceleri Emev tesirinde ekillenen
gelimeler bir sre sonra kendine mahsus zelliklerini kazand. Kltr alannda bu tesir daha ak bir
ekilde ortaya kt. Endls Emevleri kendi kltr messeselerini kurmaya balaynca Doudan
Batya uzun yllar sren ulem aknyla, zel ktphanelerle birlikte Doudaki kitap pazarlarnda
tedavl eden birok yazma eser Endlsteki yeni sahiplerinin koleksiyonlarna intikal etti. Silhlara,
atlara ve baz eyaya tannan gmrk muafiyeti kitaplar iin de tannnca ortaya kayda deer bir ticar
faaliyet kt. Tcirler Douya giderek nemli sayda kitap getirdiler ve Kurtuba (Cordoba), bliye
(Sevilla), Tuleytula (Toledo) gibi kltr merkezlerinin kitap arlarnda sattlar.
Her ne kadar baz kaynak ve aratrmalarda bu gelimenin sonucunda Endlste halka ak yzlerce
vakf ktphanesinin doduu belirtilmekteyse de mslman spanyada ktphaneler ve kitap
merakllar konusunda bir inceleme yaymlayan Julian Ribera y Tarrago, baz mescid ve medrese
ktphaneleri istisna edilirse bu dnemde mevcut ktphanelerin ounun zel ktphane olduunu
sylemektedir. Endlste kurulan nemli mescid ktphaneleri arasnda, Abdurrahmann
Kurtubada 170te (786) yaptrd ulucamideki ktphane ile Mlekadaki (Malaga) ulucamide
bnl-Lb el-Mlik ve bliyedeki ulucamide bn Mervn el-Bcnin kurduklar ktphaneleri
zikretmek gerekir. Kurtuba Ulucamiindeki ktphane bu ehrin II. Ferdinand tarafndan 634 (1237)
ylnda zapt srasnda yok edilmitir. Makarrnin rivayetine gre yaklan kitaplar arasnda Halife
Osmann nl mushaf da bulunmaktayd (Mohamed Makki Sibai, s. 55).
Mslman spanyada kurulan en nemli ktphane phesiz Kurtubadaki saray ktphanesiydi.
Balangta yava gelien bu ktphane Halife II. Abdurrahman, III. Abdurrahman ve zellikle II.
Hakem devrinde gelierek Ortaa slm dnyasnn en byk ktphanelerinden biri haline geldi. II.
Hakem, Endls Emev halifeleri iinde ilm faaliyetlere en fazla ilgi gsteren bir hkmdar olarak
tannr. Bilhassa retime ehemmiyet vermi ve Kurtuba niversitesi onun zamannda en parlak
dnemini yaamtr. Halife, Doudaki kltr merkezlerine gnderdii adamlar vastasyla birok
kitap satn aldrarak saray ktphanesini zenginletirmitir. II. Hakem hkmdar olduunda babas III.
Abdurrahmandan kalan saray ktphanesi dnda iki nemli koleksiyon daha vard. Bunlardan biri
kardei Muhammede, dieri de kendisine aitti. II. Hakem bu koleksiyonu birletirerek nl saray
ktphanesini meydana getirdi. Kaynaklar burada 400.000 eser mevcut olduunu, bunlarn her biri
yirmi yapraklk krk drt cilt tutan ve sadece eser adlarndan oluan bir katalogunun bulunduunu
bildirmektedir. Ktphane, yeri dar geldii iin yeni yaplan bir binaya ancak alt ayda tanabilmiti.
Saray ktphanesinde ktphaneciler dnda satn alma yoluyla salanamayan kitaplar istinsah eden
mstensihler, ayrca mzehhipler ve mcellitler de grevlendirilmiti. II. Hakemden sonra tahta
geen olu II. Him henz on drt yanda olduundan devletin idaresi bn Eb mir el-Mansra
kald. Mansr iktidar elinde tutabilmek iin, II. Hakemin baz davranlarndan ve dnce alannda
serbestlie taraftar olmasndan rahatszlk duyan kesimin fakihlerini memnun etmek dncesiyle
saraya ard fakihlerin temsilcilerine ktphanede grdkleri zararl kitaplar seip yakmalarn
syledi. Mansrun bu davran neticesinde saray ktphanesi byk zarara urad. Ktphane
Mansrun lmnden sonra ikinci bir felketle karlat. Kurtubann Berberler tarafndan
kuatlmas srasnda askerlerin aylklarn deyebilmek iin ehrin valisi Vdh saray
ktphanesindeki baz kitaplar satt. Berberlerin ehri ele geirmesinin ardndan ktphane tekrar
yamaland. Endlsn eitli ehirlerine dalan bu ktphanenin kitaplar, Ferdinand ve
Isabellann mslmanlara kar uyguladklar eritme politikas neticesinde yok oldu. Saray
ktphanesi dnda Endlsn dier ehirlerinde de devlet adamlarna, limlere ve zenginlere ait
ktphaneler bulunmaktayd. Deerli bir ktphaneye sahip olmak zellikle zenginler arasnda bir
moda olmutu.
Kurtubada bn Futays ailesinin mstakil bir binas olan ktphanesinde ktphanecinin dnda alt
mstensih grevlendirilmiti. bn Futays, mzayedelerde bir kitab almak iin genellikle deerinin
birka kat fiyat verir, yine de elde edemezse dn alarak ktphanedeki mstensihlerine istinsah
ettirirdi. bn Futaysn bu deerli ktphanesi i karklklar srasnda torunlarndan biri tarafndan
bir ay sren mzayedede satlm, bu sattan 40.000 ksm dinar elde edilmiti. Yine Kurtubada
Eb Veld bnl-Mevslin kurduu ktphane zellikle hat deeri yksek eserler bakmndan
zengindi. Eb Veld ldnde bu kitaplardan bazs sekiz sayfas 1 dinar gibi olduka yksek bir
fiyata satlmt. Endlste mevcut ktphaneler arasnda Ksm b. Sadn, Eb Muhammed
Abdullah Tuleytl, Eb Ali el-Gassn, bn Hazm, Yahy b. Mlik b. iz, bns-Sbn, Eb Bekir
b. Zekvn, bn Avn el-Maarr, bn Muhtr, Mchid el-mir ve Muzaffer b. Eftasa ait ktphaneleri
de zikretmek gerekir.
Kurtuba bata olmak zere yzlerce kitap koleksiyonuna sahip olan Endls ehirleri spanyol
istilsna uradklarnda ktphanelerde mevcut kitaplarn bir ksm i karklklar sonunda
yamalanp satlm, bunlarn nemli bir blm Kuzey Afrikaya gtrlmt. Artakalanlarn ou
da Katoliklerin taassubundan kurtulamad. Grnatada (Granada) binlerce kitap Isabella ve
Ferdinandn emriyle ehrin byk meydanlarnda yakld. Dier ehirlerde de durum farkl
olmamt. II. Philip, lkesinde Endlsten kalan yazma eserleri bir araya getirmek istediinde
sadece 2500 kadar kitap toplayabildi. Bu eserler gnmzde Escurial Ktphanesinin temelini
oluturdu.
Hamdnler. Kaynaklar, el-Cezre ve Suriye blgesinde bir sre hkm sren Hamdnler devrinde
kurulan iki nemli ktphaneden sz eder. Bunlardan birincisi, air ve lim Ebl-Ksm Cafer b.
Muhammed b. Hamdn el-Mevsl tarafndan Musulda tesis edilmiti. Ktphane, Ykt el-
Hamevnin naklettiine gre haftann her gn okuyuculara akt. Her ilim dalnda nemli eserleri
ihtiva etmekteydi; bilhassa kurucusunun ilgi alan dolaysyla felsefe ve astronomi konusundaki
eserler bakmndan olduka zengindi. Ayn zamanda bir aratrma merkezi olduu iin drlilim diye
adlandrlan messese, Ortaa slm dnyasnda kurulan drlilimlerin ilk rnei olarak kabul
edilmektedir. Aratrmaclar, bu zellikleri sebebiyle ktphanenin gerek anlamda halka ak ilk
ktphane olduu grndedir. Ktphane hakknda kaynaklarda yer alan bilgiler, dmanlarnn
tertipleri neticesinde kurucusunun Musulu terkedip Badata gidiiyle son bulur.
Seyfddevle el-Hamdn tarafndan Halepte kurulan ikinci ktphanede Zehebnin naklettiine gre
Seyfddevle ve bakalar tarafndan vakfedilmi 10.000 cilt kitap bulunmaktayd. Kaynaklarda
ktphanenin kuruluundan bir asr sonra yandna veya ilerle Snnler arasnda kan bir atma
srasnda yama edildiine dair deiik rivayetler vardr. Bir rivayete gre de 460 (1068) ylnda
smiliyye aleyhindeki baz kitaplardan dolay smiller bu ktphaneyi basp ktphanecisini
asmlar ve kitaplar yakmlardr (Tarrz, I, 121-122).
Bveyhler. rann gney ve bat blgeleriyle Irakta hkm sren Bveyh hnedannn zellikle
Irak kolu, kltr sahasndaki faaliyetlerle temayz etmitir. Muizzddevlenin veziri Eb Muhammed
el-Mhellebnin saray limlerin, airlerin ve sanatkrlarn topland bir yer haline gelmiti.
Muizzddevlenin oullar Bahtiyr ve Habe kitap meraklsyd. Bahtiyra kar isyan eden Habe
yenilip serveti msdere edildiinde ktphanesinden 15.000 cilt kitap kmt.
Rknddevlenin olu Adudddevle, siyas alandaki baarlarnn yannda lkesinin imar konusunda
yapt faaliyetler ve kltr sahasnda gerekletirdii hizmetleriyle de tannr. Devrinde zellikle
matematik, astronomi ve tp alanlarnda Abdurrahman es-Sf, Ebl-Ksm Antk, Ali b. Abbas el-
Mecs, Cibrl b. Buht gibi limler yetimitir. Kitaplara dkn olan Adudddevle razdaki
saraynda ok zengin bir ktphane kurmutu. Bu ktphaneyi Adudddevlenin salnda ziyaret
eden nl corafyac Muhammed b. Ahmed el-Makdisye gre mtevelli, hfz- ktb ve nzr
tarafndan ynetilen bu ktphanede kitaplar, bir holn iki tarafnda yer alan odalardaki raflarda
konularna gre sralanmt ve her ksmn mstakil bir fihristi bulunmaktayd. Makdis, ktphanede
Adudddevlenin zamanna kadar telif edilmi btn kitaplarn mevcut olduunu sylemektedir.
Kurumun ktphanecisi, Adudddevlenin salnda fakihlerden Fars eyaleti kads Eb Mansr e-
rz, Bahddevle dneminde hattat bnl-Bevvbd. Kaynaklarda ktphanenin Bahddevle
zamannda da varln srdrdne dair kaytlar mevcuttur. Necefteki Hz. Alinin mehedinde
mevcut ktphaneye eitli devirlerde sultanlar, emrler, vezirler ve limler tarafndan nemli
miktarda kitap balanmt. Kitaplarn byk bir blm mellif nshas ve eski tarihli eserlerdi.
Adudddevlenin bu ktphaneye ok sayda kitap balad bilinmektedir. Adudddevle Badatta
yaptrd hastahanede de bir ktphane kurmutu.
Makdis, Adudddevle zamannda bn Suvar adl bir kii tarafndan Basra ve Rmhrmzde iki
ktphane kurulduunu nakleder. Ysuf el-In drlilim snfna soktuu Basradaki ktphane
bnn-Nedmde hiznetl-vakf, Makdisde drlktb eklinde geer. Mutezil fikirleri
yaymak iin tesis edilmi bu iki ktphaneden Basradakinde mezhebin doktrinini reten bir eyh
bulunmaktayd. Makdis ayrca, bu ktphanelere yaplan vakflarn Mutezile mezhebini renmek
isteyenlere baz imknlar saladn kaydeder. Yine onun rivayetinden Basradaki ktphanenin daha
zengin olduu ve daha geni bir okuyucu kitlesine hitap ettii renilmektedir. bnl-Esr ve bnl-
Cevz, 483 (1090) yl olaylarn zikrederlerken bu yln cemziyelevvelinde (Temmuz) mehdlik
iddia eden bir mneccimin taraftarlarnca Basrann yakldn ve bu srada iki ktphanenin yok
edildiini kaydeder. Aratrmaclar iki ktphaneden birinin bn Suvarn ktphanesi olduu
grndedir. Mackensen, Asent-tesmin bizzat mellifi tarafndan yaplm baz ilveleri
ihtiva eden nshasndaki bir kayttan hareketle bn Suvarn Mutezil fikirleri yaymak iin Reyde de
bir ktphane kurmu olabileceini syler.
Bveyh vezirlerinden Ebl-Fazl bnl-Amdin Reydeki nl ktphanesinin hfz- ktb
tarihi bn Miskeveyh idi. Onun ktphanesinde her ilimden deerli ve ndir kitaplar bulunmaktayd.
bnl-Amd, ktphanesi iin elde etmek istedii kitaplar satn alamazsa istinsah ettirirdi.
Kaynaklarda bu ktphanedeki kitaplarn 100 deve yk tuttuu belirtilmektedir. bn Miskeveyh,
Smn askerlerinin bnl-Amdin sarayn yamaladklarnda kitaplar dnda her eyini alp
gtrdklerini nakleder. bnl-Amd kitaplarnn yerinde durduunu grnce bn Miskeveyhe,
Gidenlerin yerini doldurmak mmkndr, kitaplarmn
yerini ise tutacak bir ey yoktur diyerek sevincini belli etmitir.
bnl-Amdin yannda yetien Bveyh vezirlerinden Shib b. Abbdn Reyde kurduu
ktphanenin katalogu on cilt tutmaktayd. Smn Hkmdar Nh b. Mansr, Shib b. Abbda
kendi hizmetine girmesi iin haber gnderdiinde bn Abbd, drt yz devenin tayamayaca
kitaplarn nakletmesinin mmkn olmadn ileri srerek zr dilemiti. Kendisi de lim ve air
olan Shib b. Abbd, saraynda zamannn en nl limlerini ve sanatkrlarn toplamt. Devrinde
yazlan birok eser ona ithaf edildii gibi bu eserlerin mellif nshalar Shib b. Abbdn
ktphanesinde yer almaktayd. Beyhaknin naklettiine gre Gazneli Mahmud 420de (1029) Reyi
aldnda kendisine Shib b. Abbdn ktphanesinde Rfizlikle ilgili baz kitaplarn bulunduu
bildirilmi, o da ktphanede mevcut kelm ilmine dair kitaplarn yaklmasn emretmiti.
Muhtemelen kitaplarn bir ksm da Gazneli Mahmud tarafndan Gazneye gtrlmtr. Reyi bu
hadiseden bir asr sonra ziyaret eden Selme b. Gysn rivayetinden anlaldna gre baz kitaplar
Reyde braklmt ve ktphane varln srdrmekteydi.
erefddevle ve Bahddevlenin vezirlerinden Eb Nasr Sbr b. Erderin Badatn Kerh
blgesinde 383 (993) ylnda kurduu ktphane ayn zamanda bir retim kurumuydu. Kaynaklar, bu
messesenin slm dnyasnda tesis edilen ilk vakf medrese olduunu kaydeder. Sbr b. Erder
ndir eserlerden meydana gelen ok deerli bir koleksiyon oluturmutu. Bu koleksiyonda nl hattat
bn Muklenin hattyla 100 mushaf mevcuttu. Drlilim diye adlandrlan ktphanede ilk kuruluunda
10.400 kitap vard. Daha sonra bu say yaplan balarla ve limlerin eserlerinin birer nshasn
ktphaneye vermeleriyle artmt. Ancak ktphaneye balanan her kitap kabul edilmemekteydi.
Bu ktphane 447 (1055) veya 451 (1059) ylnda Badatta kan bir yangnda yok olmutur (bk.
DRLLM).
i limi ve Sbr b. Erderin damad erf er-Radnin Badatta kurduu drlilimin iinde
hiznet drililim diye adlandrlan bir ktphane mevcuttu. erf er-Radnin kardei, lim ve air
erf el-Murtaznn yine Badatta tesis ettii ktphanede 80.000 ciltlik bir koleksiyon bulunduuna
dair rivayetler vardr. zzddevle Eb Klcrn vezirlerinden Eb Mansr b. ahmerdnn
Basrada kurduu ktphane bu ehirde tesis edilen en eski ktphanelerden biriydi. bnl-Esrin
nakline gre iinde nefis kitaplar bulunan ktphane Hasa bedevlerinin 348 (959) ylnda Basray
yamalamalar srasnda yok olmutur. Bveyh vezirlerinden Kvmddevle mdddin Eb Mansr
el-dil bn Mafennenin Frzbdda kurduu ktphanede mevcut kitap saysn bnl-Cevz
19.000, bnl-Esr ve bn Kesr 7000 olarak verirler. Ktphanede bn Muklenin hattyla 4000
varak mevcuttu. Bveyhler devrinde tesis edilen ktphaneler arasnda Adudddevlenin olu
erefddevlenin razda ve Mecdddevlenin Reyde kurduklar ktphaneleri de saymak gerekir.
Smnler. Horasan ve Mvernnehir blgesinde iki asr kadar hkm sren Smnlerin, hkmet
merkezi olan Buharada kurduklar zengin ktphaneden tarih kaynaklar bahsederse de bu konudaki
bilgilerin ou, Smn Hkmdar Nh b. Mansr devrinde bu ktphanede bulunmu ve bir sre
burada alm olan bn Sndan gelir. Herkese ak olmayan ktphaneden bn Sn, bir mm
propagandacs (d) olan olunun araclyla Nh b. Mansru tedavi ettii iin zel bir izinle
yararlanabilmiti. bn Sn ktphaneyi yle tasvir etmektedir: ok odal bir eve girdim; her odada
kitap sandklar st ste ylmt. Bir odada Arapa kitaplarla iir kitaplar, baka bir odada fkh
kitaplar ve bu ekilde her odada bir ilme ait kitaplar vard. Eski yazarlarn kitaplarnn fihristini
okudum ve bana lzm olanlarn aldm. Adlar bile birok kimse tarafndan bilinmeyen kitaplar
grdm. Bundan nce ve sonra bu kadar byk bir kitap topluluuna hibir yerde rastlamadm.
Kitaplar okudum ve faydalandm, herkesin kendi ilmindeki deerini renmi oldum. bn Snnn
elde ettii bilgilerin bakalar tarafndan renilmemesi iin bu ktphaneyi yaktna dair rivayetler
mslman mellifler ve aratrmaclarca kabule lyk grlmemitir. Smnler devrinde Horasanda
Belh, Merv ve Buharada bulunan medreselerin birounda ktphanelerin olduuna dair kaynaklarda
eitli rivayetler mevcuttur. Ayrca Horasanda Ebl-Fazl el-Belamnin, Bstte Eb Htim b.
Hayyn el-Bstnin, Heratta Ebl-Fazl el-Herevnin kurduklar ktphaneler Smnler
dnemindeki nemli ktphanelerdendir.
Ftmler. Kuzey Afrikada kurulan Ftm hnedan ksa zamanda Msr ele geirdi. i mezhebinin
hararetli savunucusu olan Ftmler, mezheplerini ve kltrn yaymak amacyla slm dnyasnn her
yanna dler gnderdikleri gibi Kahirede bu dleri eitmek iin ilm messeseler kurdular.
Bunlarn bir blmn de ktphaneler oluturdu. Kahirenin Ftmler tarafndan zaptndan bir yl
sonra Cevher es-Skllnin ina ettirdii Ezher Camiini Halife Azz-Billh bir medrese haline
getirdi. Ezherde ileriki dnemlerde Halife Hkim-Biemrillh ve dier halifelerin gayretleriyle
gelien ktphanenin temelinin bu dnemde atld sanlmaktadr. Minberin yaknndaki bir odada
bulunan kitaplar cami geniletilirken bu odann yklmas zerine camideki revaklarn arasna
yerletirilmitir.
Halife Muiz-Lidnillh ve Azz-Billh devirlerinde vezirlik makamnda bulunan Yakb b. Killis,
sadece idar ve iktisad alanlarda deil kltr sahasndaki gr ve tavsiyeleriyle de bu halifeler
zerinde etkili olmutur. Bir yahudi mhtedisi olan bn Killis, vezirlie geiinden itibaren her
pazartesi ve aramba gn saraynda dnemin fakih, filolog, air ve hfzlarn toplar, onlarla ilm
meseleleri tartrd. Sarayndaki mstensihler de birok nemli eseri istinsah ederek bn Killisin
ktphanesini zenginletirmekteydiler. Ulemya ak olan ktphane bn Killisin lmnden sonra
Halife Aziz-Billh tarafndan saray ktphanesine naklettirilmitir.
Babas Muiz-Lidnillh gibi mimari eserler yaptran ve Kahirede birka cami ile saray ina ettiren
Halife Azz-Billhn kitaba olan dknlne ve onun zamannda saray ktphanesinin
zenginletiine dair kaynaklarda rivayetler vardr. Tarihi Yahy b. Eb Tay, bu ktphanenin
dnyann harikalarndan biri olduunu ve slm leminde bundan daha byk bir ktphanenin
grlmediini nakleder. Azz-Billh devrinde sarayda hfz- ktblk grevinde bulunan Ali b.
Muhammed e-bst de ktphane hakknda nemli bilgiler vermekte ve sarayn krk odasnn bu
ktphaneye tahsis edildiini sylemektedir. Koleksiyonda mevcut kitap says hakknda 200.000 ile
2 milyon arasnda deien rakamlar veren kaynaklardaki bilgileri karlatran Hasan brhim Hasan,
Ftmler hakkndaki doktora tezinde bu saynn 600.000 civarnda olmas gerektii sonucuna varr.
Kitaplar duvarlar kaplayan raflara konularna gre
ayrlarak yerletirilmiti. Bu ktphanede eitli eserlerin ok sayda nshas bulunmaktayd. Bir gn
Halife Azz-Billhn huzurunda Hall b. Ahmedin Kitbl-Ayn sz konusu edilince halife,
ktphanecisine bu eseri getirmesini sylemi, o da biri mellif nshas olmak zere otuz nshasn
getirmiti. Tabernin Trur-rusl ve mlknn bir nshas halifeye hediye edildiinde saraydaki
koleksiyonda bu eserin biri mellif hatt olmak zere yirmi nshasnn daha bulunduu grlmt.
Dier bir vesileyle de bn Dreydin el-Cemheresinin 100 kadar nshasnn yer ald
renilmektedir. Ktphanede ktphanecilerin dnda iki mstensih ve iki ferr grevlendirilmiti.
Saray ktphanesi eitli tarihlerde byk kayplara uram ve Selhaddn-i Eyybnin 567 (1171-
72) ylnda Kahireyi fethinden sonra varl sona ermitir.
Halife Hkim-Biemrillhn 395te (1005) Kahirede drlhikme modelinde kurduu drlilim, ilk
bata Snn bir aratrma kurumu niteliinde idiyse de daha sonra smil propagandalarn
ynlendirildii bir merkez haline gelmitir. Hkim-Biemrillh byk bir zenle ina ettirip dettii
drlilimde zengin bir ktphane kurmutu. Kaynaklar, kuruluunda bu ktphanede mevcut eserlerin
genellikle Snn gr aksettiren kitaplar olduunu belirtir. Burada mevcut kitaplarn byk bir
ksm saray ktphanesindeki zengin koleksiyondan salanmt. Her snftan insana ak olan
ktphane, balangta Halife Hkim-Biemrillhn zel btesinden salanan gelirle
desteklenmekteydi. 400 (1010) ylnda Hkim btn hayrat iin bir vakf kurduunda buraya da
vakfn gelirinden 257 dinar ayrmt. Bu parann sarf yerlerinin zikredildii vakfiyede kt iin 90,
hfz- ktbn maa iin 48, kitaplarn tamiri iin 12, hademe iin 15, kt, kalem ve mrekkebi
mstensihlere ve okuyuculara tevzi edecek memur iin 12 dinar tahsis edilmiti. Ktphanede okuma
salonunun yannda toplant ve dersler iin ayr blmler vard. Burada yaplan ilm toplantlara
zaman zaman halife de katlrd. Tarihi Msebbihnin naklinden, Drlilim Ktphanesinin halka
ak olduu gibi okuyuculara istinsah iin gerekli olan kt, kalem, mrekkep ve hokkalarn cretsiz
saland anlalmaktadr. Drlilim, Vezir Efdal b. Bedr el-Ceml tarafndan 513 (1119) ylnda
kapatlmsa da 517de (1123) Vezir Memn el-Batihnin gayretleriyle baka bir binada tekrar
almtr. Ftmlerin saltanatna Eyybler tarafndan son verilinceye kadar drlilim hem bir
ktphane hem bir propaganda merkezi olarak faaliyetini srdrmtr. Ancak Makriznin bir
rivayetinden renildiine gre Hkim-Biemrillh, drlilimdeki kitaplarn byk bir blmn
bata Ezher olmak zere camiye gndermitir. Muhtemelen bu kitaplar drlilimin Snn bir
karaktere sahip olduu dnemde ihtiva ettii eserlerdi. Hkim-Biemrillh 402 (1011-12) ylnda
Kahirede ina ettirdii camide de bir ktphane tesis etmi ve Fustattaki Amr b. s Camiine ok
sayda mushaf ve kitap balamtr. Ayrca Kudste mevcut kiliselerden birinde bir drlilim
kurduuna dair rivayetler vardr. Ftmler devrinde tesis edilen ktphaneler arasnda Medrese-i
Fahriyye Ktphanesini, Vezir Efdal b. Bedr el-Ceml ve bn Ftikin kurduklar ktphaneleri,
ayrca Fustatdaki Drlilim Ktphanesini de zikretmek gerekir.
Eyyb Hkmdar Selhaddin, 567 (1171-72) ylnda Kahireyi ele geirip Ftm saltanatna son
verdiinde smil propagandasnn merkezi haline gelmi olan baz ktphaneleri datt. Daha nce
Halife Mstansr-Billh el-Ftm devrinde de drlilimle birlikte byk kayplara uram bulunan
saray ktphanesinin Ftm saltanat sresince devam eden hayat da bu arada son buldu. bn
Kesrin nakline gre Selhaddn-i Eyyb, bu zengin ktphaneden 100.000 veya 120.000 cilt kitab
veziri Kd el-Fzla verdi. Eb me el-Makdisnin naklettiine gre ise Kd el-Fzl bu
kitaplar satn alm, geri kalanlar gnlerce sren mzayedelerde satlmtr.
Eyybler. Yemenden Diyarbekire kadar geni bir blgede hkm sren Eyybler devrinde
medreseler bir eitim kurumu olarak kk ehirlere kadar yaylmt. Ortaa slm lemindeki
retim sistemi dikkate alnrsa bu medreselerin hemen hepsinde bir ktphane olduu sylenebilir.
Ancak kaynaklar, yalnz byk koleksiyonlardan oluan ktphaneler hakknda bilgi verdiinden bu
konuda sadece belli sayda medrese ktphaneleri bilinmektedir.
Eyybler dneminde kurulan en zengin ktphane Kd el-Fzl tarafndan 580 (1184) ylnda
Kahiredeki medresesinde tesis edilmitir. Selhaddn-i Eyybnin veziri Kd el-Fzl, Ortaada
slm leminde mevcut kitap merakllarnn arasnda ilk sray almaktayd. Safed, onun zel
ktphanesinde 200.000 civarnda kitap bulunduunu nakletmektedir. Kitaplarnn 100.000 veya
120.000 kadarn Ftmlerin saray ve drlilim ktphanelerinden salamt. Selhaddn-i Eyyb
midi aldnda bu ehirdeki byk ktphaneden de Kd el-Fzln yetmi yk kitap gtrd
rivayet edilir. Ayrca birok mstensihin istinsah ettii eserlerle zenginleen Kd el-Fzln
ktphanesindeki kitaplarn saysn 1 milyona kadar karan mellifler vardr. Kd el-Fzl, 580
(1184) ylnda Kahirede kendi adyla anlan medresesini kurduu zaman zel koleksiyonundan
ayrd 100.000 kitab burada tekil ettii ktphaneye koydu. Baz aratrmaclar bu rakamn
abartl olduunu ileri srer. Makriznin yaad dneme ulamayan ktphanenin eitli ihmaller
yannda 694te (1295) Msrda ba gsteren ktlk srasnda talebelerin baz kitaplar satmas
neticesinde byk kayba urad ve daha sonra dn alnan kitaplarn iade edilmemesi yznden
zamanla yok olup gittiine dair rivayetler vardr. Eyybler devrinde Muhammed b. dilin
Kahirede 621 (1224) ylnda kurduu drlhadiste de bir ktphane bulunmaktayd.
Eyybler zamannda amdaki medrese saysnda byk bir art oldu. Zengler devrinde yaplan
medreselere yenileri eklendii gibi daha nce inasna balanan medreseler de tamamland. Bunlarn
ounda, ayrca camilerde ve trbelerde ktphaneler kuruldu. zellikle Emeviyye Camiinde birok
kitap birikmiti. Eyybler dneminde de yeni ilveler oldu. Devrin byk limlerinden Tceddin
Ebl-Ymn el-Kind, toplad deerli kitaplar Maksret bn Sinna konulmak zere vakfetmiti.
Bu vakfn fihristini gren Eb me koleksiyonda yer alan 771 cilt kitabn Kuran, hadis, fkh, lugat,
iir, nahiv, sarf ve ulm-i evile dair eserler olduunu, ancak bunlarn bir blmnn
kaybolduunu nakleder.
erefeddin bn Urve, kitaplarn Emeviyye Camiinin dou ksmnda Mehed Urve diye anlan
blme konulmak zere vakfetmiti; hadis retilen bu blmde kitaplar iki dolaba yerletirilmiti.
Emeviyye Camiinin iindeki baz koleksiyonlar, el-Melikl-Muazzam s b. el-Melikl-dil
devrinde am Kads Cemleddin Ynus b. Bedrnn teklifi zerine bir araya toplanm, Mehed
Urvenin dousuna ve batsna konulan kitap dolaplarna yerletirilmiti. am daha sonraki bir
tarihte ziyaret eden bn Fazlullah el-mer burada kitaplarla dolu birok dolap grdn syler.
Emeviyye Camii kompleksi iinde yer alan ve Nreddin Mahmud Zeng tarafndan yaptrlp
Selhaddn-i Eyyb tarafndan ihya edilen Kellse Medresesinde bn Kd el-Fzl Ahmed b.
Abdrrahm, daha nce babas Kd el-Fzln kurduu ktphanenin yannda yeni bir ktphane
tesis etmi, Takyyddin Abdurrahman el-Yeldn kitaplarn bu ktphaneye balamtr.
Trbetl-Erefiyyenin inasndan sonra bu ktphane Cmi-i Emevdeki byk ktphaneye
katlmtr.
Emeviyye Camiinin kuzey kesinde el-Melikl-Eref Ms b. Muhammed b. Eyyb tarafndan
yaptrlan Trbetl-Erefiyyede de bir ktphane mevcuttu. bn Hallikn bu ktphaneden
Hiznetl-Erefiyye diye sz eder. Ktphanenin XIII. yzylda dzenlenen bir fihristi, sonundan
birka yapra eksik olarak gnmze kadar gelmitir. Zamanmza ulaan en eski ktphane
fihristlerinden biri olan bu fihristten anlaldna gre ktphanede bugn mevcut olduu bilinmeyen
epeyce deerli eserin nshas bulunmaktayd. Eyybler devrinde amda ina edilen en eski
medreselerden diliyye Medresesinin yapmna Nreddin Mahmud Zeng tarafndan balanm, el-
Melikl-dil Seyfeddin ve onun lmnden sonra da olu el-Melikl-Muazzam tarafndan
tamamlatlmtr. Kutbddin en-Nsbrnin talebelere vakfettii kitaplar medresenin eyvan
blmne konularak bir ktphane oluturulmutur.
Kfr b. Abdullah el-Hsm ibhddevlenin Tura nehri zerinde, Zekiyyddin b. Revhann
Emeviyye Camiinin dousunda Bblferdiste, Necmeddin Bedranin yine Bblferdiste, Eb
mer Muhammed b. Ahmed b. Kudme el-Hanbelnin Slihiyyede, Takyyddin b. ehinahn
Emeviyye Camiinin kuzeyinde kurduklar medreselerde, el-Melikl-Erefin veziri Mecdddin el-
Behnesnin trbesinde, Erefiyye ve Ziyiyye drlhadislerinde de birer ktphane vard. Eyyb
hkmdarlarndan el-Melikl-Eref Ms, amda 634 (1237) ylnda yaptrd medresesinde
deerli kitaplardan oluan bir ktphane kurmutu. Vakfiyesinde, aylk 18 dirhem cret alan hfz-
ktbn ve ktphane nzrnn yapacaklar iler ayrntl biimde belirtilmitir. Bu ktphaneye
devrin limlerinden birou kitaplarn vakfetmiti. Mool istilsnda tahrip edilen medrese bir sre
sonra ihya edilmi ve yaplan balarla burada tekrar bir ktphane kurulmutur.
Devrin muhaddislerinden Ziyeddin el-Makdis, Cmi-i Muzaffernin dousunda ve Ksiyn dann
eteklerinde kurduu, kendi adyla anlan drlhadisinde nemli bir ksmn bizzat istinsah ettii
eserlerden oluan bir de ktphane tesis etmitir. Daha sonra yaplan eitli vakflarla byk lde
zenginleen ktphanede birok eski tarihli yazma ile Tevrat ve ncil nshalar da vard. zellikle
hadis konusunda ihtiva ettii eserler bakmndan nemli olan bu ktphane Mool istilsnda byk
kayplara uram, bilinmeyen bir tarihte meriyye Medresesine nakledilmi, XIX. yzyln
sonlarnda Zhiriyye Ktphanesine katlmtr. Eyybler devrinde amda bir de hastahane
ktphanesi kurulmutur. eyhletbb Mhezzebddin ed-Dahvr, 621 (1224) ylnda Emeviyye
Camiinin gneyindeki evini ktphanesiyle birlikte vakfederek bir tp medresesi haline getirmitir.
Bu ktphanede ou tpla ilgili olmak zere 500 civarnda eser vard.
amn en byk ribtlarndan Smeystiye Hankahnda eskiden beri mevcut olan ktphane
Eyybler devrinde yeni kitap balaryla daha da zenginlemitir. Bu dnemde mevcut koleksiyona
katlan kitaplarn ou Halep Camii Ktphanesinden gelmiti. Selhaddn-i Eyyb, Halepi
aldnda Eb Sad Muhammed b. Abdullah Bndehye Halep Camii Ktphanesinden istedii
kitaplar almasn sylemi, o da buradan ve daha nce Ftm sarayndan ald kitaplar
Smeystiye Hankahna vakfetmitir.
Halepte Eyybler devrinde Zhiriyye ve erefiyye medreselerinde de birer ktphane
bulunmaktayd. Bunlardan birincisi Selhaddn-i Eyybnin oullarndan biri tarafndan Zhiriyye
Medresesinde, dieri erefeddin Abdurrahman el-Acem tarafndan kendi adyla anlan
medresesinde kurulmutur. Ali b. Ysuf b. Eyyb, Mekkede 594 (1198) ylnda yaptrd Reb
Ribtnda bir de ktphane tesis etmitir. Daha sonraki tarihlerde bu ribta baz kitap balarnn
yapld grlmektedir. Kudsn fethi zerine Selhaddn-i Eyyb ile dier Eyyb
hkmdarlarnn buradaki mescidde ve Nasriyye, Nehaviyye gibi medreselerde ktphaneler
kurduklarna dair kaynaklarda rivayetler mevcuttur.
Ammroullar (Ben Ammr). Kaynaklar, Trablusam ve civarnda hkm sren (1070-1109)
Ammroullarndan Trablusamda kurduklar drlilim dolaysyla vgyle sz eder. Zehebnin
nakline gre drlilimin tesisinden nce de bu ehirde baz ktphaneler bulunmaktayd. Ancak
bunlardan hibiri drlilim kadar hret kazanmamt. IV. (X.) yzyln sonlarnda ehri ziyaret eden
Ebl-Al el-Maarrnin buradaki ktphanelerden yararland bilinmektedir. ehrin Ftm
valisinin lm zerine bamszln iln eden Kad Eb Tlib Hasan b. Ammr, devletine merkez
yapt Trablusamda mensup olduu i mezhebinin akdesini yaymak ve propagandac yetitirmek
iin zengin bir ktphaneye sahip bir drlilim kurdu. Bata Ebl-Hasan Ali b. Muhammed b.
Ammr olmak zere dier Ammr emrleri bu ktphaneyi ok zengin bir hale getirdiler. Drlilim
slm dnyasnda o kadar hret kazand ki Trablus bir dnem Mednetdrlilim diye anld.
Kaynaklarda bu ktphanedeki kitap says hakknda 100.000 ve 3 milyon gibi olduka farkl
rakamlar mevcuttur. Ysuf el-I, 3 milyon rakamnn rvisi olan bn Eb Tayyn i olmas
dolaysyla bu konuda mbalaa etmi olabileceini belirtir ve Nveyrnin naklettii 100.000
rakamn daha mkul bulduunu syler. Baz kaynaklar ktphanedeki mushaf saysn 50.000, tefsir
saysn da 20.000 olarak verir. Yine kaynaklarn naklinden, buradaki eserlerin Hkim-Biemrillhn
saray ktphanesindeki gibi konularna gre farkl odalarda muhafaza edildii anlalmaktadr.
Tarihi Nsrddin bnl-Furt, Yahy b. Eb Taydan naklen bu ktphaneden bahsederken yle
der: Trablusamdaki drlilimin benzeri dnyann hibir yerinde grlmemitir. Bu ktphane
dnyann harikalarndan biriydi. Burada grevli 180 mstensihten otuzu gece gndz devaml
alrd. Ben Ammrn slm dnyasnn her yerinde mevcut adamlar satn aldklar kitaplarla
Drlilim Ktphanesini zenginletirmilerdi. Dnyann her yerinden buraya talebeler ve hocalar
gelirdi. Ben Ammr zamannda ilmin btn ubeleri, zellikle de mm doktrini gelimiti. Ben
Ammr bu doktrine mensuptu. Ktphanede Arapa eserlerin yannda Latince, Greke, Farsa ve
Sanskrite eserler de vard. Ancak bu ktphane uzun mrl olmam, Trablusamn 1109da
Hallar tarafndan igalinde drlilim nce yamalanm, ardndan yaklmtr. Olga Pinto,
drlilimin yaklnn mslman kaynaklarnda canl bir ekilde tasvir edilip
hristiyan tarihilerinin bu konudan hi bahsetmemesinden hareketle Lammensin, mslman
tarihilerin byle davranarak skenderiye Ktphanesinin yaklmasna benzer bir hadiseyi Hallara
mal etme gayretinde olabileceklerini ileri srdn nakleder. Pinto bu iddiaya mukabil, slm
kltrn ok az tanyan ve ondan nefret eden Hallarn her zaman ve her yerde ktphane tahrip
ettikleri iin hristiyan tarihilerin dikkatini ekmemi olabileceini syler.
Zengler. Musul, Halep ve am blgesinde hkm sren Zengler en parlak dnemlerini Nreddin
Mahmud Zeng devrinde yaamlardr. Babasnn lmnden sonra Zeng Devletinin am ve Halep
koluna hkmeden Nreddin Zengden bnl-Esr, Hulef-yi Ridn ve mer b. Abdlazzden
sonra gelen en dil ve slih hkmdar diye bahsetmektedir. Nreddin Zeng seferlerden elde ettii
ganimetleri ve servetini devletin imarna harcam; am, Humus, Hama, Halep ve Balebekte
camiler, medreseler, hastahaneler, kervansaraylar yaptrmtr. Devrinde kurulan krk iki medreseden
hemen hemen yars Nreddin Zengye aittir. Ktphaneleri slm dnyasnda bu asrda tesis edilen
medreselerin tamamlayc birer blm haline geldii de bilinmektedir. Bu bakmdan gerek
Nreddinin gerekse dier ahslarn kurduklar medreselerde bir miktar kitap bulunduu phesizdir.
Ancak kaynaklarda bunlarn sadece birka zikredilmektedir.
Nreddin Zeng Halepi ald zaman bu ehirde sadece bir medrese bulunmaktayd. Nreddin bu
ehirde Hanefler iin bir, filer iin medrese kurdu. Kaynaklar, Hanef medresesinde
Nreddinin bir de ktphane tesis ettiini nakletmektedir. Zeheb hkmdarn buraya birok deerli
kitap vakfettiini belirtir. Tarihi bn Askirin rencilerinden Muhammed b. Ali b. Ysir el-
Ceyyn el-Endelsnin bir sre burada hfz- ktb olarak alt bilinmektedir. Eb Bekir er-
Rin, Muhammed b. rih, Eb Bekir b. Ahmed ez-Zhir ve Ahmed b. Mahmd b. brhim bnl-
Cevher gibi limler kitaplarn bu ktphaneye vakfetmilerdir. zzeddin bn eddd (. 684/1285)
devrinde ktphane mevcut olmadna gre Zehebnin bu ehirde yakldndan bahsettii 10.000
ciltlik ktphanenin buras olmas muhtemeldir.
549 (1154) ylnda Nreddin Zeng am aldnda burada on bir medrese bulunmaktayd. Bunlara
alts Nreddin tarafndan olmak zere on bir yeni medrese eklendi. Onun amda bn Askir iin
kurduu drlhadis bu nevi medreselerin ilk rnei olarak kabul edilir. Baz yazma eserlerin
zerindeki vakf kaytlarndan medresede Nreddin Zengnin bir ktphane tesis ettii
anlalmaktadr. Kaynaklarn bildirdiine gre bu ktphaneye ulemdan Ahmed b. Muhammed el-
Cevher, emseddin Abdullah b. Ahmed b. Hulvniyye kitaplarn vakfetmilerdir. Nreddin
Zengnin amda 563te (1168) kurduu Medresetn-Nriyyetil-kbrda da bir ktphane
mevcuttu. Nuaym, buraya birok kitap vakfettiini syledii Nreddinin kabri de bu medresede
bulunmaktadr.
Nreddin Zengnin yaptrd hastahaneden amdakinde bir ktphane vard. Kitbesinden
anlaldna gre Bmristn- Nr ve Mristn- Nr diye adlandrlan hastahane 549 (1154)
ylnda tamamlanmtr. Ktphane hastahanenin eyvan blmndeki iki blmede bulunmaktayd.
Kaynaklarda, burada Ebl-Mecd b. Ebl-Hakemin Nreddinin hastahaneye vakfettii tbba dair
kitaplar okuttuu bildirilmektedir. Nreddin Zengnin Balebekte yaptrd Medresetn-
Nriyyede de bir ktphane mevcuttu. Zeng Devletinin Musul ve Halepte hkm sren koluna bir
sre hkmeden Nreddin Arslanah Zeng, Musulda filer iin ina ettirdii medresede bir de
ktphane kurmutu. Zeng Devletini Nsrddin Mahmddan sonra ele geiren ve Musulda bir
sre hkmran olan Vezir Bedreddin Ll saraynda zengin bir ktphane vcuda getirmiti.
Tarihi bnl-Esr onun hakknda bir kitap yazd gibi zaman zaman sarayna giderek kendisine eski
tarih kitaplar okurdu.
Resller ve Zeydler. Yemen blgesi tarih boyunca birka mslman hnedann hkimiyeti altna
girmi ve bu hnedanlardan zellikle Resller ile Zeydler dneminde blgenin kltr hayatnda
byk canlanma grlmtr. Kk kasabalara kadar yaylan camiler ve medreselerde
ktphanelere de yer verilmitir. Bunlarn slm dnyasnn urad istil hareketlerinden
etkilenmemesi ve Yemen blgesinde yetien limlerin eserlerini ihtiva etmesi nemli bir husustur. Bu
sayede asrlarca karanlkta kalm birok deerli eser gnmzde Yemen ktphanelerinde ortaya
kmaktadr. Mutezil ve smil mezhebiyle ilgili dikkate deer eserler bu ktphaneler sayesinde
gnmze ulaabilmitir.
eitli kaynaklardan renildiine gre Cmi-i Sana, Cmi-i Zebd, Mescidi Eir (Zebd), Cmi-i
Muzaffer (Taiz), Cmi-i mm Hd (Sada), Cmi-i bb, Cmi-i Ravza, Kubbet-i Talha (Sana),
Kubbetl-Mehd (Sana) ve Cmiuz-Zfirde (Zebid) ktphaneler mevcuttu. zellikle Taiz ve
Zebd blgelerinde toplanan medreselerde nemli ktphaneler bulunmaktayd. Resl sultanlarndan
el-Melikl-Meyyed Dvd bnl-Melikl-Muzafferin 672 (1273-74) ylnda Taizde kurduu
medresede zengin bir koleksiyondan oluan bir de ktphane vard. Kaynaklar burada mevcut kitap
saysn 100.000 olarak verir. Ktphanede grevli ondan fazla mstensihin istinsah ettii eserler de
koleksiyona katlrd. Dvd b. Muzafferin kitaba olan dknln bilenler ona hediye olarak
eitli eserleri takdim ederlerdi. Yktun hattyla Kitbl-Ennin bir nshas kendisine hediye
edildiinde cize olarak bir rivayete gre 200, dier bir rivayete gre 1000 Msr dinar vermiti.
Resl sultanlarndan el-Melikl-Eref smil b. Abbasn 800 (1398) ylnda Taizde, el-Melikz-
Zhir Yahy b. smilin yine ayn ehirde yaptrdklar Erefiyye ve Zhiriyye medreselerinde
ktphaneler vard. Zimrda 947de (1540) mam erefeddinin veya oullarndan Emr
emseddinin ina ettirdii medresede (Medreset-emsiyye) ulemdan bir zatn kurduu zengin
ktphane, kitaplar dn alp getirmeyen kiilerin davranlar ve blgeyi ele geiren Eb Friin
yamalamas sonucunda yok olup gitmitir. Taizde tesis edilen Medresetr-Rediyye, Medresetl-
Cevher, Medresetl-Abbsiyye, Medresets-Selme ve Zebdde kurulan Medresetl-meriyye,
Medreset bnil-Celld, Medreset Mehlibiyye, Medreset Mzcde ve Medreset Rdvniyyede
ktphaneler mevcuttu. Ceneddeki Mkl, bbdeki Esediyye ve Nzzriyye, Habaldeki Ben
Hadar ve Z-Yamideki bn Battal medreselerinde de ktphaneler bulunduu tarih kaynaklardaki
eitli rivayetlerden anlalmaktadr.
Seluklular. X. yzyln sonlarna doru mslman olup slm dnyasna giren Seluklular bir sre
Mvernnehirde atan kuvvetlerin hizmetinde asker oldular. Bu alanda gsterdikleri baarlardan
sonra Badata girerek Abbs halifelerini i Bveyhlerin vesayetinden kurtardlar ve askerliin
yannda kltr sahasnda da varlklarn ortaya koymaya baladlar. Kaynaklarda Turul Beyin veziri
Amdlmlk el-Kndrnin, Seluklu ordusu Badata girdiinde yamalanan Bveyh Veziri Sbr
b. Erderin ktphanesinden binlerce kitap ald ve bir ktphane tesis ettii nakledilirse de fazla
bilgi verilmez.
Seluklular, i dnceye kar Snn dncenin hkimiyetini salamaya altlar. Bveyhler ve
Ftmler dneminde i propaganda merkezi haline gelmi olan drlilimlerin karsna Snn
fikirleri ve inanlar retecek medrese modelini oluturdular. slm dnyasnda Seluklulara
gelinceye kadar medrese fonksiyonunu gren baz kurumlar mevcut idiyse de ilk tekiltl ve dzenli
medreseler Seluklu Veziri Nizmlmlk tarafndan tesis edilmitir. Nizmlmlk Seluklu
Devletinin Nbur, Belh, Musul, Herat, Merv, Basra, sfahan ve Tohristan gibi ehirlerinde birok
medrese kurdu. Bunlarn en nls Badattaki Nizmiye Medresesidir. Halife saraynn
yaknlarnda 457de (1065) yapmna balanan ve 459da (1067) tamamlanan medresenin bir
blmnde drlktb diye adlandrlan bir ktphane kurulmutu. Vakfiyesinden anlaldna gre
bu ktphanede bir hfz- ktble ona yardmclk yapan bir mrif grevlendirilmiti. Kaynaklarda
koleksiyonunun zenginliinden ve ok deerli kitaplar bulunduundan bahsedilirse de kitap says
hakknda bir rakam verilmez. eitli rivayetlerden ktphanenin sonraki devirlerde yaplan
balarla daha da zenginletii anlalmaktadr. 510 (1116) ylnda medresenin yaknnda kan bir
yangn dolaysyla ktphane boaltlm ve daha sonra yeniden yaplan raflara kitaplar tekrar
yerletirilmitir. bnl-Esrin naklettiine gre 589da (1193) Abbs Halifesi Nsr-Lidnillh,
Nizmiye Medresesinde yeni bir ktphane ina ettirmi ve bu ktphaneye kendi zel
koleksiyonundan setii ei bulunmaz binlerce kitab tatmt. Nizmiye Medresesinin Mool
istilsnda pek fazla zarara uramad nakledilir. Ancak bnl-Cevz zamannda 6000 kitab olan
ktphaneden gnmze herhangi bir eser ulamamtr. Nizmlmlkn sfahanda kurduu
medresede de kymetli eserlerden oluan ktphane 542 (1147) ylnda kan bir isyanda yaklmtr.
Seluklular devrinde Nbur, Merv, sfahan, Hemedan, Herat, Sava, Rey, Belh, Basra, Musul ve
Buhara gibi ehirlerde kurulan medreselerin ounda ktphane mevcuttu. Ykt el-Hamev kendi
zamannda sadece Mervde on ktphane bulunduunu nakleder. Bunlarn ou Seluklular
dneminde kurulmutu. Sultan Sencerin arabdar Azzddin Eb Bekir ez-Zencnnin tesis ettii
Azziyye Ktphanesinde 12.000 cilt kitap vard. Ayn ehirde yer alan ve Hiznetl-Kemliyye
diye adlandrlan ktphanenin kimin tarafndan kurulduu bilinmemektedir. Nizmlmlkn bu
ehirde tesis ettii Nizmiye Medresesinde de bir ktphane mevcuttu. ereflmlk Muhammed b.
Mansr el-Mstevf Mervde kurduu medresesine kitaplar vakfetmiti. Sultan Sencerin kaynaklarda
zikredilen ktphanesi de muhtemelen bu ehirde bulunmaktayd. Eb Ali Hasan b. Ali el-Kattnn
Mervde tesis ettii ktphane 536 (1142) ylnda Hrizm Hkmdar Atszn askerleri tarafndan
yamalanmt. Munddin Eb Bekir es-Semn ile ihbeddin es-Semnnin de Mervde birer
ktphane kurduklar bilinmektedir. Ayrca kaynaklarda bu ehirde Mecdlmlk, Hatuniyye,
Zamriyye adl ktphaneler bulunduuna dair rivayetler yer alr. Belhte de Eb Sad Hall b.
Ahmed b. smilin tesis ettii medresede bir ktphane vard. Ykt el-Hamev Sava ehrinden
bahsederken bu ehrin 617 (1220) ylna kadar mmur olduunu ve daha sonra Tatar kfirleri
tarafndan tahrip edildiini, bu arada dnyada misli grlmemi bir ktphanenin de yamalanarak
yok edildiini syler.
Serahs ehrinde Horasan Kdlkudt Muhammed b. Mansr es-Serahs bir hankah yaptrm ve
burada bir ktphane kurmutu. Sen onun iin yazd bir kasidede ktphaneyi de ver. Ayrca
Beyhak bu ehirde zengin bir ktphane bulunduundan sz ederse de ktphanenin kurucusu
hakknda bilgi vermez. sfahan ve Nbur camilerindeki ktphanelerin varlndan Yktun ve
Safiyyddin el-Ktib el-sfahnnin rivayetleri dolaysyla haberdar olunmaktadr. Kirman Seluklu
meliklerinden Mugsddin Muhammed Kirmanda bir ktphane yaptrp 5000 kitap vakfetmiti.
Anadolu Seluklular devrinde kurulan medreselerin birounda ktphane mevcuttu. eitli vakf
kaytlarndan Seluklu sultanlarnn ve mersnn zel ktphaneleri olduu anlalmaktadr. Bu
dnemde bir ilim ve irfan merkezi haline gelen Konyada ilk Seluklu ktphanesini emseddin
Altunaba tesis etmitir. II. Klcarslann olu Rkneddin Sleyman ah zamannda 598 (1202)
ylnda yazlan vakfiyeye gre Altunaba Medresesinde (ilk mtevellisinin plikioullarndan
olmas dolaysyla plikiolu Medresesi diye de anlr) bir ktphane kuran emseddin Altunaba,
vakf mtevelli ve nzrnn her yl ktphane iin ayrlan vakf gelirinden 100 dirhemle gerekli
kitaplar satn almasn ve mevcut koleksiyonu zenginletirmesini art komutur. Ayrca vakfiyede
rehin karlnda medrese dna dn kitap verilmesiyle ilgili bir kayt vard.
Sadreddin Konevnin Konyada eyh Sadreddin mahallesindeki hankahnda bir ktphane mevcuttu.
maretin 673 (1274) tarihini tayan Arapa kitbesinde burada kurulan drlktb ve vakfedilen
kitaplarla ilgili artlarn vakfiyede akland belirtilmitir. Caminin batsnda yer alan ktphanede
Sadreddin Konevnin ahs kitaplar yannda kendisinin ve vey babas Muhyiddin bnl-Arabnin
el yazsyla baz eserleri vard. Vakfiyesi bulunamadndan kurulu srasnda koleksiyonda mevcut
eserler tam olarak bilinememektedir. Ancak Konya vakf ve nfus defterinde Sadreddin Konev
Ktphanesindeki kitaplar gsteren 888 (1483) tarihli bir saym kaydnda 170 kitabn isminin
verildii bir liste yer alr. Bu listenin yardmyla ktphanenin muhtevas hakknda bilgi
edinilmektedir. Sirceddin el-Urmev evldndan Bedreddin Mahmdun zevcesi Kutlu Melek
Hatunun kurduu drlhuffzda ve emr-i hac olu Mstevf Ebs-Sen Mahmdun Nizmiye
Hankahnda birer ktphane tesis ettikleri vakf kaytlarndan renilmektedir. Seluklu
vezirlerinden Shib Atann Anadolunun eitli ehirlerinde kurduu medreselerde birer
ktphanenin mevcut olduu Sheyl nverin baz yazma eserlerdeki vakf kaytlarn incelemesiyle
ortaya kmtr.
Hrizmahlar ve Gurlular. Hrizm blgesinde Hrizmah Devletinin Anu Tegin kolunun hkm
srd dnemde (1077-1231) Merv, Merverrz, Grgen gibi ehirlerde ktphanelerin mevcut
olduu Ykt el-Hamev ve bnl-Esr gibi melliflerin rivayetlerinden anlalmaktadr. Mool
istilsndan nce Mervde yl kalan ve yazaca eseri iin malzeme toplayan Ykt bu ehirde
kendi zamannda bazlar cami, medrese ve hankahlarda, bazlar mstakil binalarda olmak zere on
ktphane bulunduunu syler. Ykta gre bu ktphanelerden genellikle rehin vermeden dn
alnabiliyordu ve kendisi de bundan olduka yararlanmt.
Hrizm hkmdarlarndan Atsz Hrizmah ile Muhammed Hrizmah ilim erbabn eser telifine
tevik iin byk gayret sarfetmiler ve Hrizmde birer ktphane kurmulardr. Muhammed
Hrizmahn ktphanesi 616da (1219) Mool istils srasnda yaklp yamalanmtr. bnl-
Esr, Gr Gyseddinin saraynda oturan ve 1206da vefat eden air Fahreddin Mbrek ah b.
Hasan el-Merverrznin, iinde kitaplar ve satran oynamaya mahsus yerler bulunan bir han
yaptrdn, burada limlerin kitap okuyup cahillerin satran oynadn nakleder. Hrizmah
Aleddin Tekiin veziri Nizmlmlk Mesd b. Ali, Hrizmde yaptrd medresede bir ktphane
kurmutu. fi Camii yaknnda, Nesevnin deyimiyle nce ve sonra emsali grlmemi byk bir
ktphane yaptran Grgen ulemsndan ehbeddin Hivek, Mool istilsnda bu kitaplardan ancak
en deerlilerini kurtarabilmi, dierleri yok olup gitmitir.
Gurlular dneminde Herat ehrinde yzlerce medrese olduu kaynaklarda zikredilir. Bu
medreselerden birounda ktphanenin bulunduu bilinmektedir. Ayrca Gur hkmdarlarndan
Aleddin Cihnsz ve ehbeddin Grnin birer ktphanesi mevcuttu. Sultan Gyseddin Gr 597
(1201) ylnda Mescidi Cmi-i Hert tamir ettirince burada bir ktphane tesis etmiti.
Memlkler. ki buuk asr sren Memlk saltanat sresince Msr, Suriye ve Irakta ina edilen
birok cami ve medresede ktphane kurulduu gibi daha nce yaplm olan bu tr messeselere
kitap koleksiyonlar vakfedilmitir. Ayrca baz trbe ve ribtlarda da ktphaneler tesis edildii
grlmektedir.
Eyybler devrinde Kahirede kurulan medreselere VII. (XIII.) yzyln ortalarndan itibaren
Memlkler tarafndan yenileri eklenmitir. Hkmdarlarn yan sra devlet adamlar, limler ve
ticaret erbab ou Kahirede olmak zere lkenin eitli blgelerinde birok medrese yaptrmtr.
Vezir Shib Baheddin Ali b. Hennnn 654te (1256) Shibiyye, el-Melikz-Zhir Baybars I. el-
Bundukdrnin 662de (1264) Zhiriyye, Mansr Kalavunun 683te (1284) Mansriyye, Emr
Seyfeddin Menkutamrn 698de (1299) Menkutamriyye, el-Melikn-Nsr Muhammed b.
Kalavunun 703te (1304) Nsriyye ve Emr Aleddin Taybarsn 709da (1309) Taybarsiyye,
Seyfeddin l-i Melik el-Cevgndrn 719da (1319) Melikiyye medresesini kurduu ve bunlarn
birer ktphanesi bulunduu kaynaklarda belirtilmektedir. Bunlardan Zhiriyye Medresesindeki
ktphane iki ksma ayrlmt ve alttaki ksma beytl-ktbil-esfel denilmekteydi. Makriz bu
ktphanenin kendi devrinde de mevcut olduunu syler. el-Melikz-Zhir I. Baybars adna amda
1278 ylnda yaptrlan medresede de bir ktphane bulunduu vakfiyesindeki bir kayttan
renilmektedir.
el-Melikl-Muzaffer II. Baybars, 703 (1304) ylnda meydana gelen depremde harap olan Hakm
Camiini tamir ettirdiinde burada bir de ktphane kurmutur. Ahmed b. Tolunun Kahiredeki
camisinde tesis ettii ktphane, el-Melikl-Mansr Hsmeddin Lin tarafndan dzenlenmi ve
zenginletirilmitir. Kahiredeki camilerden Cmi-i Zhir, Cmi-i Hatr ve Cmi-i zbek Erefde
de birer ktphane bulunmaktayd. Vakfiyesinden renildiine gre Ferec b. Berkukun 812de
(1409) Kalatlcebelde yaptrd Cmiul-ebyazda bir ktphane vard. Bbzveylede Sultan el-
Meyyed eyh el-Mahmdnin 822de (1419) tesis ettii Cmil-Meyyeddeki ktphane
Memlkler devrinde kurulan en zengin cami ktphanesidir.
VIII. (XIV.) yzylda Kahirede kurulan ihbiyye (726/1326), Sorutmaiyye (757/1356), Hicziyye
(761/1360), Beriyye (761/1360), Kazasker (762/1361), Lukalniyye (762/1361), Seyfeddin Olcay
(768/1367), Subaykiyye, Cey (768/1367), Eref abn (777/1375), Zhiriyye (788/1386), Erefiyye
(825/1422), Gavriyye (909/1503) ve Mahmdiyye medreselerinde birer ktphane vard. Bunlarn
arasnda en nls, Cemleddin Mahmd b. Ali el-stdr ez-Zhirnin 797de (1395) kurmu
olduu Mahmdiyye Ktphanesidir. Makriz bu ktphaneden bahsederken, Msr ve am
diyarnda misli yoktur. Burada her fenden kitap mevcuttur demektedir. Sehvden renildiine
gre ktphanenin hfz- ktb Kahr Osman et-Tag, vakf sahibinin darya kitap dn vermeme
artna uymayp ktphanedeki kitaplarn onda bir kadarn (400 cilt) zayi ettiinde 826 (1423)
ylnda grevinden azledilmi, kitaplar ok deerli olduundan ktphaneye nezaret etme iini bn
Hacer el-Askaln zerine almtr. bn Hacer ktphane iin biri alfabetik, dier konularna gre
olmak zere iki katalog hazrlam, kendi kitaplarn da bu ktphaneye balamtr. Ayn kaynakta,
Celleddin es-Sytnin eserlerinin ounu Mahmdiyye Ktphanesindeki kitaplardan
yararlanarak yazd belirtilmektedir. Celleddin es-Sytnin ayrca, bu ktphaneden dn kitap
verilmesiyle ilgili olarak yazd Bezll-Mechd f izneti Mamd adl bir rislesi vardr.
Cemleddin Mahmd, el-Melikl-Eref abn b. Hseyin b. Kalavunun Kahirede tesis ettii
medrese ve ktphanenin adn deitirmi, burada kendi adyla anlan bir medrese ve ktphane
kurmutur. Bu medrese bir sre sonra el-Melikn-Nsr Ferec Berkuk tarafndan lavedilip yerine
Nsriyye Medresesi yaptrlmtr.
Memlk sultanlarndan el-Melikl-Eref Seyfeddin Kaytbay, Mekkede Mescidi Harm yannda
tesis ettii medrese ve ribtta birer ktphane kurmutur. 884 (1479) ylnda yapm tamamlanan
medresedeki ktphaneye Sultan Kaytbay bir hfz- ktb tayin etmitir. Kutbddin en-Nehrevl,
ktphanedeki kitaplarn dn alan kiilerce kaybedildiini ve geriye sadece 300 kitap kaldn
sylemektedir. Sultan Kaytbay, Kudsteki Erefiyye Medresesini 887de (1482) tamir ettirdiinde
burada zengin bir koleksiyona sahip bir ktphane kurmutur. Sultan Berkuk da Kahirede 788 (1386)
ylnda iki saray arasnda ina ettirdii medreseye birok kitap vakfederek bir ktphane tesis etmiti.
Memlkler devrinde Msrda kurulan medreselerden Antab ve Mlikiyye medreselerinde de birer
ktphane bulunduu kaynaklardaki baz kaytlardan renilmektedir.
Ortaada slm devletlerinde kurulan hastahane ktphanelerine Memlkler de bir yenisini ilve
etmitir. el-Melikl-Mansr Kalavun es-Slihnin 684te (1285) yaptrd hastahanenin yer ald
klliyede bir ktphane bulunmaktayd. Buraya tayin edilen hfz- ktb aylk 40 dirhem cret
alyordu ve kendisine be yardmc verilmiti. Bu ktphaneye hekim bnn-Nefs de kitaplarn
balamt. Makrz ve Cebertnin nakillerinden ktphanedeki kitaplarn bir ksmnn kaybolduu,
bir ksmnn da kan bir yangnda yand anlalmaktadr.
Memlkler devrinde Kahire dndaki camilerde de ktphaneler tesis edilmiti. Emr zzeddin
Aydemirin Bulakta 737de (1337) yaptrd camisinde ve emseddin el-Vstnin yine Bulaktaki
camisinde birer ktphane vard. I. Baybars, Kahire dndaki camisinde kurduu
ktphaneye devrin ulemsndan Yahy b. Abdlvehhb b. Abdrrahm ed-Demenhr kitaplarn
balamt.
Hindistandaki Mslman Trk Devletleri. Smnlerin snrlarnda teekkl etmeye balayan
Gazneli Devleti tam bamszln Sultan Mahmud devrinde kazand. slm dnyasnda Snn
akdenin savunucusu olarak tannan Gazneli Mahmud, 420de (1029) Reyi Bveyhlerden aldnda
ehrin hkimi Mecdddevleyi buradan srd, baz Btn ve smilleri katletti, birtakm Rfiz
kitaplarn yaktrd. Bu arada Shib b. Abbdn 100.000 ciltlik ktphanesi byk zarar grd.
Tr-i Beyhade, Sultan Mahmud Reye geldiinde kendisine bu kitaplarn Rfiz ve mnkirlerin
eserleri olduunun sylendii ve onun da kelm ilmiyle ilgili baz kitaplar yaktrd nakledilir.
Ancak kaynaklar, Mahmudun zararsz grd yzlerce kitab baehir Gazneye gtrdn
belirtir. Mahmud bu arada Reyden, sfahandan ve fethettii dier ehirlerden getirdii kitaplarla
Gaznede yaptrd medresede bir ktphane kurdu. Gazneliler dneminde Nburda Sultan
Mahmudun kardei Nasr b. Sebk Tegin tarafndan tesis edilen Sadiyye Medresesinde bir
ktphane mevcuttu. Yine bu ehirdeki Eb Sad, Beyhakyye ve sferyniyye medreselerinde de
birer ktphane vard. Gazne ehrinde Sultan II. Mesdun kurduu ktphanenin bir sre hfz-
ktbln yapan air Mesd-i Sad-i Selmn, divannda yer alan eitli iirlerde ktphanenin
koleksiyonunun zenginliine ve dzenine temas eder. Gazneli Mahmudun ktphanesiyle ehirdeki
dier medrese ve cami ktphaneleri 550 (1155) ylnda Gazneyi alan Gur Sultan Aleddin Hseyin
tarafndan tahrip edilmitir.
Hindistanda Delhi sultanlar dneminde mstakil ktphaneler bulunduuna dair kaynaklarda
herhangi bir kayt mevcut deildir. Bu devirde baz sultanlara, devlet adamlarna, ulem ve meyihe
ait hususi ktphanelerden sz edilmekteyse de baka bilgi verilmemektedir. Ancak Nizmeddin
Evliynn Delhide hankahnda ve Lahor Valisi Gazi Hann Delhi Kalesinde birer ktphaneleri
olduu, air Emr Hsrevin Celleddin Halacnin saray ktphanesinde ktphaneci olarak
alt, Frzahn Cuvala mbedinden 1300 kitap ald bilinmektedir.
Ekber ah dndaki ilk Bbrl sultanlar ok iyi bir renim grmlerdi. Edebiyata ve sanata
dkn olduklarndan saraylar limlerin ve sanatkrlarn bir toplant yeri haline gelmiti. Bbrden
itibaren sarayda nemli bir ktphane teekkl etmeye balad. Saray ktphanesi dnda kendi
setii kitaplardan meydana gelen bir de zel ktphanesi bulunan Bbr, 933te (1527) Delhi
Kalesini aldnda Gazi Hann buradaki ktphanesinden baz kitaplar seip oullar Hmyun ve
Kmrn Mirzaya gnderdi. Tzk-i Bbrde bu kitaplarn ounun din eserler olduu ve ilerinde
fazla nemli saylabilecek eser bulunmad zikredilir. Bbr devrinde kurulan medreselerin ounda
da birer ktphane vard. Bbrn olu Hmyun sava meydanlarna bile bir miktar kitap gtrecek
kadar kitaba dknd. Bo zamanlarn ktphane haline getirdii Delhideki r ahn saraynda
geirirdi, lm de bu ktphanenin merdivenlerinden dmesiyle olmutur.
Ekber ah, kendisi okuma yazma bilmemekle birlikte saraynda limleri ve airleri toplar, onlarla
eitli meseleleri tartmaktan zevk alrd. Ebl-Fazln yn-i Ekberde naklettiine gre Ekber
ahn ktphanesi geni bir alana yaylm ve kitaplar deerlerine gre snflandrlmt. zel
olarak grevlendirilen kiiler her gn saraya gelip kitaplardan birkan alr ve Ekberin huzurunda
okurdu. Ebl-Fazl, Ekberin huzurunda bu ekilde okunan birok kitabn ismini vermektedir.
Saraydaki ktphanede mevcut koleksiyon eitli ktphanelerden gelen kitaplarla zenginlemiti.
Ekber ah 980de (1572) Gucert aldnda Gucert Sultan Ahmedin ve olu Muhammed ahn
burada kurduklar ktphaneleri datm, mevcut kitaplardan nemli bir blmn saraydaki
ktphanesine tatm, bir ksmn da eyh Abdlhak ed-Dihlev, Abdlkdir el-Bedn ve eyh
Feyz-i Hindye hediye etmitir.
Ekber ahn hanmlarndan Selime Sultan lim ve airdi. Cihangir, Tzktnda onun bu
zelliklerinden vgyle sz eder. Kaynaklar Selime Sultann okumaya ok dkn olduunu ve bir
ktphanesi bulunduunu bildirir. Ekber ah devrinin ileri gelen limlerinden ve devlet adamlarndan
bazlarnn da ktphaneler kurduu bilinmektedir. eyh Feyz-i Hindnin ktphanesindeki
koleksiyon ndir eserlerden mteekkildi ve aralarnda Feyznin eserleri de yer almaktayd.
ldnde ktphanede bulunan 4600 kitap Ekber ahn saraydaki ktphanesine nakledildi. Ekber
ah dneminde Cavnpr valisi olan Sipehslr Mnim Hann da bir ktphanesi vard. Mnim
Han kitap merakls olduundan devlet bykleri kendisine hediye olarak kitap gnderirdi.
Ktphanesindeki baz kitaplarn zerinde kendi el yazsyla temellk kaytlar bulunmaktadr. Ayn
devirde mevcut ktphanelerin en deerlisi Bayram Hann olu, Hn- Hnn lakabyla anlan
Abdrrahim Hana aitti. Ekber ahn saraynda yetien ve iyi bir renim gren Abdrrahim Han
dnemin sayl airleri ve limleri arasnda yer almaktayd. Gucertn baehri Ahmedbddaki
ktphanesi ok deerli ve ndir yazmalar ihtiva etmekteydi. Devrin airlerinin mellif hattyla
yazlm divanlar ve en gzel cilt rnekleri bu ktphanede yer almaktayd. Ktphane grevlileri
dnemin byk limleri arasndan seilmekteydi. Kitap tamiriyle grevli kiilerden baka
ktphanede nshas ndir eserleri kopya etmek iin birok mstensih grevlendirilmiti.
Cihangirin saraydaki ktphanesinin yannda ayrca zel ktphanesi vard ve bu ktphaneye ait
kitaplarn bir ksmn seyahatlerinde yannda gtrrd. Gucert ziyaret ettiinde bu ktphaneden
baz kitaplar ehrin ulemsna hediye olarak vermi ve her kitabn zerine bunu belirten bir kayt
dmtr. Cihangirin hanm Nurcihann ve Cihangir devrinde uzun sre Lahor ve Ahmedbdda
valilik yapan eyh Ferd Buhrnin de ktphaneleri bulunduu baz eserlerin zerindeki temellk
kaytlarndan renilmektedir. Bbrllerin saray ktphanesi ah Cihan ve Evrengzb zamannda
daha da zenginlemitir. ah Cihan devrinde bu ktphaneyi gren Alman seyyah Mandelsello
burada mevcut kitap saysn 24.000 olarak vermektedir. Bbrller dneminde eitli ehirlerde
kurulan medreselerin ve zviyelerin bazlarnda da ktphaneler mevcuttu.
Kuzey Afrikadaki Mslman Devletler. Kaynaklarda drs Sultan IV. Yahynn, Murbt Sultan
Ali b. Ysufun, Aleb Sultan II. brhimin ve Zr Sultan Muiz b. Bdsin ktphanelerinden sz
edilirse de hakknda bilgi bulunan ilk ktphane Muvahhid Sultan Ysuf b. Tfne aittir. Kitaba ve
zellikle felsefe konusunda yazlm eserlere byk ilgi duyan Ysuf b. Tfn felsefeye dair btn
kitaplarn ktphanesinde toplanmasn emretmi ve saraynda zengin bir ktphane
meydana getirmiti. Fasta 462 (1070) ylnda kurduu camide de bir ktphane tesis etmiti. Oullar
Ali b. Ysuf ve brhim b. Ysuf, bilhassa Endlsten gelen kitaplarla babalarnn sarayda toplad
koleksiyonu zenginletirmilerdir.
Muvahhid Hkmdar Abdlmmin el-Kmnin hem Merake hem Endlsteki saraynda
ktphanesi vard. Olu Eb Yakb Ysuf byk bir kitap meraklsyd ve Merrknin rivayetine
gre sarayda II. Hakemin Endlste kurduu ktphane kadar zengin bir koleksiyon oluturmutu.
Bunun olu Eb Ysuf Yakb el-Mansr, salad nemli eserlerle bu koleksiyonu daha da
zenginletirdii gibi Merakete yaptrd medreselerde ktphaneler tesis etmiti. Ancak I.
Abdlvhidin hali srasnda (621/1224) kan karklklarda saray ktphanesindeki kitaplarn
ou yamalanmtr. I. Abdlvhidden sonra tahta kan Eb Muhammed Abdullah el-dilin geri
kalan kitaplar yeni bir dzene koydurarak tekiltlandrd ktphane Mernlerin hkimiyeti ele
geirmesine kadar varln srdrmtr.
Bu dnemde kurulan medreselerin bir ksmnda da ktphaneler ve kitap koleksiyonlar mevcuttu.
Ancak kaynaklarda sadece Eb Ysuf el-Mansr, Ebl-Hasan e-rr, Abdrrahm b. Melcum, Eb
Abdullah Muhammed b. Yahy, Muhammed b. s el-Mminn, Eb Abdullah Muhammed b. Ahmed
es-Sib, bns-Sakkr ve bn Golandann kurduu ktphanelerden sz edilir. Bunlardan medrese
ktphanesi olan ilk ikisi halka ak olduu iin Maribde tesis edilen ilk umumi ktphanelerden
saylr. bn Fazlullah el-mer el-Meslik adl eserinde, Merakete Muvahhid Hkmdar Eb
Ysuf el-Mansrun saraynn yanndaki meydanda yaptrd medresede byk bir ktphane
kurduunu nakleder. rr diye bilinen Ebl-Hasan el-Gfik de Sebtede (Ceuta) yaptrd
medreseye hayat boyunca toplad kymetli kitaplardan oluan zengin koleksiyonunu vakfetmiti.
Lisnddin bnl-Hatb Miyrl-itiyr adl eserinde bu ktphaneden Hiznet ktbil-ulm
eklinde bahseder. Baz kaynaklardan renildiine gre ktphane IX. (XV.) yzyln balarnda
varln srdrmekteydi. Muvahhidler devrinde ayrca Karaviyyn Camiinde mevcut ktphane ve
kitap koleksiyonlarna yenileri katlmtr.
Muvahhidlerden sonra Maribde hkimiyeti eline geiren ve Fasta hkm sren Mern hnedanna
mensup hkmdarlarn birounun saraynda ktphaneleri mevcuttu. Baz rivayetlerden, Sebte Emri
Ebl-Ksm el-Azf ve Sebte Kads Ebl-Abbas Ahmed b. Muhammedin de ktphaneleri olduu
renilmektedir. Mern Hkmdar Eb Ysuf Yakb, spanyollara kar kaybettii bliyeden
ayrlrken yannda otuz kasa kitap getirmi ve bunlar Fasta Karaviyyn Camii yaknnda yaptrd
Yakbiyye Medresesindeki ktphanesine koydurmutu.
Mern hkmdarlarndan Eb nn Frisin saraynda bir ktphanesi olduu gibi seyahatlerinde
yannda bulundurduu dier bir koleksiyonu da (hizne mtenakkile) vard. Eb nn, Karaviyyn
Camiinin sa tarafnda bir ktphane kurmutur. Kapsnn zerindeki kitbeye gre 750
Cemziyelevvelinde (Austos 1349) yaptrlan ktphaneye hkmdarn eitli slm ilimlere dair
birok kitap vakfettii ve burada mevcut kitaplarn ktphane dna karlmasn yasaklad
anlalmaktadr. bn Haldn Kitbl-ber adl eserini tamamladnda bu ktphaneye vakfetmiti.
Karaviyyn Camiinde Muvahhidler ve Mernler devrinde kurulan ktphanelere Sadler dneminde
yenileri eklenmitir. Bu devirde burada mevcut ktphanelerin saysnn otuz e ykseldii
kaydedilmektedir. Mernlerin Fastaki hkimiyetinin sonlarna doru Marib ulemsndan
Abdlcebbr el-Fecc, Fekikte 5000 ciltlik bir ktphane kurmutur. Fetret devrinden sonra biraz
zarar gren ktphane Abdlcebbrn torunlarndan Abdlkdir b. Muhammedin gayretleriyle
yeniden tekiltlandrlmtr. 1165 (1752) ylnda dzenlenen bir vakf kaydndan ktphanenin
varln asrlarca srdrd anlalmaktadr.
Hafs hkmdarlarndan Eb Fris Abdlazz b. Ahmed el-Hafsnin Tunusta Zeytne Camiinde
kurduu ktphane zengin bir koleksiyona sahipti. Eb Abdullah Muhammed el-Mntasr bir miktar
kitap vakfettii ktphanenin yerini talebelere kolaylk salamak iin deitirmitir.
Maribin kltr tarihinde Sadler devrinin nemli bir yeri vardr. Bu dnemde Maribde eser
veren birok mellif yetimitir. Sad sultanlarnn ounun saraylarnda ktphanelerinin bulunduu
bilinmektedir. zellikle altnc Sad Hkmdar Ebl-Abbas Ahmed el-Mansrun ktphanesi
byk bir ne sahipti. ada bir kaynak ktphanedeki kitap saysn 32.000 olarak vermektedir.
eitli mslman hkmdarlarnn ve hristiyan krallarnn hediye ettii, ayrca Kahire ve
stanbuldan satn alnan eserlerle ktphane daha da zenginletirilmitir. Kaynaklardaki eitli
kaytlardan Ebl-Abbasn ktphanesinden baz melliflerin istifade ettii anlalmaktadr. Bunlar
arasnda Ahmed Bb et-Tinbkt, Ahmed el-Hacer, Makkar ve Merrknin adlar
zikredilmektedir. Ahmed el-Mansr, Karaviyyn Camiinin mihrabnn civarnda 1587-1591 yllar
arasnda bir ktphane kurmutur. Eb Mansrun oullarndan Zeydn en-Nsrn, babasnn ve
kardelerinin ktphanelerini bir araya getirerek tesis ettii ktphanede Latince kitaplar da
bulunuyordu. Zeydn en-Nsra kar giriilen bir isyan teebbsnde Zeydnn, baz ahs eyas
ile kitaplarn daha emin bir yere gtrmek iin ykledii Fransz gemisi spanyol korsanlar
tarafndan ele geirilmi ve 4000 kadar kitap spanyaya gtrlerek II. Philipin emriyle 1021
(1612) ylnda Escurial Ktphanesine konulmutur. Bu eserlerin ou Escurial Manastrnda 7
Mays 1671 tarihinde kan yangnda yanmtr.
Alevler devrinde de Maribde birok ktphane kurulmutur. Sultan er-Rid Karaviyyn Camiinin
yaknnda bir medrese, Fasta bir ktphane yaptrmtr. Kardei smilin sarayda zengin bir
ktphanesi mevcuttu ve aabeyinin Karaviyynde tesis ettii koleksiyonu, esir ettii her hristiyan
karlnda 100 kitap alarak daha da zenginletirdii gibi Meknesteki Cmiul-Ahdarn bir
blmnde bir ktphane kurmutur. Torunu Muhammed b. Abdullah, dedesinin Meknesteki
saraynda bulunan ktphanesinde mevcut 12.000 kitab Fasn eitli blgelerindeki cami ve
medreselere vakfetmitir. Dier Alev sultanlarnn da gerek saraylarnda mevcut ktphaneyi
gerekse Karaviyyn Camii ktphanelerini zenginletirmek ve gelitirmek iin altklar
grlmektedir.
Tunusta Hafs sultanlarndan Eb Fris Abdlazz, Zeytne Camiinde zengin koleksiyona sahip bir
ktphane kurmutu. Daha sonraki yllarda yine Hafs sultanlarndan Eb mer Osman b. Muhammed
el-Mansr ve Eb Abdullah Muhammed Mtevekkil bu camide birer ktphane tesis etmilerdir.
Osmanllar. Osmanl Devletine adn veren Osman Gazinin saltanat yllarnn
kltr tarihi bir yana siyas tarihini ve kronolojisini bile kesin izgilerle tesbit etmek mmkn
olmamaktadr. Paul Wittekin de belirttii gibi Seluk-Bizans snr boylarndaki gazi topluluklarndan
meydana gelen bu beylik iin en nemli mesele gaz idi. Osman Gazinin Bizansla mcadele iinde
geen devri ilm sahalardaki gelimelere ahit olamad. Aslnda siyas bakmdan bir varlk
gstermeye yeni balayan bir beylikte kltrel faaliyetlerin dikkat ekici bir seviyede olmamas
tabiidir. Ayrca Osmanllarn ilk yerletikleri blgelerin ve Bizanstan aldklar topraklarn
kendileriyle ortak bir kltr mirasna sahip olmayan yerler oluu da bu alandaki gelimenin yava
seyretmesine sebebiyet vermitir. Dolaysyla bu dnemde ilm messeselerin varlna dair
kaynaklarda herhangi bir kayda rastlanmamakta ve ktphaneden sz etmek mmkn olmamaktadr.
Orhan Gazi babasnn lm zerine tahta getiinde Osmanl Beylii siyas bakmdan kendini
komularna kabul ettirmiti. Birka yl sonra znik fethedildi ve burada Osmanllarn ilk medresesi
kuruldu. phesiz bu medreseyle birlikte retim iin gerekli olan baz kitaplar da temin edilmiti.
Fakat dnemin anlayna gre bir kitap dolabndan ya da kitap iin ayrlm bir odadan sz
edebilmek iin bir kayt bulunmamaktadr. Bu devirde znikte kurulan dier medreselerde ve Bursa
medreselerinde de ktphane olduuna dair bilgi yoktur.
I. Murad dneminde Osmanl lkesine Orhan Gazi devrinde balayan ulem aknnn hzland ve
yava yava gelien ilim hayat neticesinde bir kitap birikiminin balad grlmektedir. eite
nakledildiine gre bu dnem ulemsndan Molla Fenrnin zengin bir ktphanesi vard. Ancak bu
gelimelere ramen I. Murad devrinde kurulan medrese, mescid ve camilerde ktphane bulunduuna
dair bir kayda rastlanmamaktadr.
Yldrm Bayezid zamannda artk bir ilim ve kltr merkezi olan Bursada daha nce kurulan be
medreseye yenileri eklenmitir. Bunlardan Eyne Bey Suba Medresesinin st katnda mstakil bir
ktphane odas vard. Medresenin vakfiyesi bulunamadndan ktphanenin idaresi ve koleksiyonu
hakknda bilgi yoktur. Bursann Timur istilsna uramas ehrin ilk devir tarihi hakknda bilgi
edinmeyi gletirmektedir. Bu istil sonucunda muhtemelen baz kitap ve ktphaneler yok olmutur.
Bu devirde dier ehirlerde kurulan medreselerden Eyne Bey Subann Balkesirdeki
medresesinde ve Bolu Yldrm Medresesinde de birer ktphanenin bulunduu bilinmektedir.
elebi Mehmed dneminde tesis edilen ilm messeselerde ktphanenin varln gsteren tek kayt,
Merzifonda 820 (1417) ylnda tamamlanan elebi Mehmed Medresesindeki ktphaneye aittir.
Baz eserlerdeki temellk kaytlar da elebi Mehmedin zel bir ktphanesi olduunu
gstermektedir.
II. Murad devrinde salanan siyas birlikle kurumlarn istikrara kavumasndan ve zellikle
Edirnenin hkmet merkezi olmasndan sonra Osmanl kltr hayat canland. lim ve fikir
hareketleri bu hkmdar devrinde byk bir gelime gsterdi. II. Muradn Tunca nehri kysnda
kurduu Drlhadis Medresesinin 23 ban 838 (24 Mart 1435) tarihinde dzenlenen Arapa
vakfiyesinde medresedeki mderris ve talebeler iin baz kitaplar vakfedildii belirtilmise de bir
hfz- ktb tayin edilmemitir. 894 (1489) ylnda bir muhasebe defterindeki kaytlardan burada bir
hfz- ktbn grevlendirildii anlalmaktadr. Edirnenin hkmet merkezi olmasnn ardndan II.
Muradn burada erefeli Caminin avlusunda yaptrd Saatli Medresede bir ktphane
bulunduu yine muhasebe kaytlarndan renilmektedir. Bu devirde Edirnede kurulduu tesbit
edilen iki ktphaneden ilki Gazi Mihal Beyin 825te (1422) ina ettirdii camide, ikincisi Fazlullah
Paann 839da (1435-36) yaptrd mescidde hizmete almtr. Edirne dnda tesis edilen
ktphaneler arasnda Serhad Beyi s Beyin babas shak Beyin 848de (1445) skpteki
medresesi iinde kurduu ktphane Yugoslavya topraklarndaki en eski ktphanedir. II. Murad
devri vezirlerinden Sarca Paa, 846 (1442) ylnda Geliboluda yaptrd imaret ve medresesine
talebelerin yararlanmas iin on sekiz ciltten oluan kk bir kitap koleksiyonu vakfetmitir.
Timurta Paa olu Umur Beyin Bursa, Bergama ve Bigadaki vakflar iin deiik tarihlerde
dzenledii vakfiyeleri ve vakf kaytlar vardr. Zilkade 843te (Nisan 1440) hazrlanan vakfiyesine
gre Umur Bey, Bergamada yaptrd medreseye mderris ve talebelerin faydalanmas iin baz
Arapa eserlerle Bursadaki camisine cemaatin okumas iin otuz cilt Trke kitap vakfetmitir.
Daha sonraki tarihlerde dzenlenmi kaytlardan, Umur Beyin yirmi yla yakn bir mddet zarfnda
ktphaneyle ilgili olarak birka dzenleme yapt ve bu arada kitaplarnn saysn da 300 cilde
kartt anlalmaktadr.
Tesbit edilebilen kurulu devri ktphanelerinin genellikle medrese veya camilerde hizmet verdii
grlmektedir. Bunun tek istisnas, trbe ktphanelerinin ilki saylabilecek olan Yazcolu Mehmed
Efendinin Geliboludaki trbesinde yer alan ktphanedir. Kurulu devri ktphanelerinin ortak
zellii kk bir koleksiyona sahip olmalar, korunmas iin tayin edilen grevliye dk cret
verilmesi, genellikle bu grevin ktphanenin bulunduu hayr kurumunda vazifeli kimseler tarafndan
yaplmas, bazan da ktphane iin hibir grevlinin tayin edilmemesidir.
stanbulun fethiyle birlikte Osmanl Devleti bir imparatorlua dnmeye balar. II. Mehmed,
stanbulu idar merkez olduu kadar ayn zamanda bir kltr merkezi haline getirmek istediinden
fetihten ksa bir sre sonra ehri yeniden ina faaliyetine giriir. Fethin arkasndan yaplan ilk
binalardan biri Beyazttaki Eski Saraydr. Ftih Sultan Mehmedin Manisadan Edirne Sarayna
gtrd kitaplarn Eski Sarayn tamamlanmasnn ardndan buraya nakledildii bilinmektedir.
Fetihten sonra stanbulda kurulan ilk ktphane olan bu saray ktphanesi daha sonra Yeni Saraya
tanmtr. stanbuldaki ilk vakf ktphanesi, 858 (1454) ylnda eyh Muhammed b. eyh Hasan
Geyln tarafndan sur dibindeki (At skelesi) zviyesinde kurulmutur. Mahmud Paa Medresesinde
ve Eyp Klliyesindeki ktphaneler de stanbulda fethin ardndan kurulan vakf
ktphanelerindendir. Fethi mteakip bir blm medrese haline getirilen Ayasofya ve Zeyrek
kiliselerine Ftih Sultan Mehmed tarafndan mderris ve rencilerin ihtiyacn karlamak zere baz
kitaplar verilmise de buralarda bir ktphane tesis edilmemitir.
Ftih devrinde bata devletin eski merkezi Edirne olmak zere dier baz ehirlerde de ktphane
kurma almalarnn devam ettii grlr. andarlzde brhim Paann Edirnedeki imaretinde bir
ktphane tesis ettii ve bir hfz- ktb grevlendirdii 859-869 (1455-1465) yllar arasnda
dzenlenen vakfiyelerinden anlalmaktadr. Edirnede
Cmi-i Cedd mezzini Ali Fakh b. brhimin 875te (1470), mderris ve eyhlerden Mesud
Halfenin 885te (1480) kurduu ktphaneler de Ftih devri vakf ktphaneleridir. Ayn dnem
ulemsndan Molla Yegn diye tannan Mevln Mehmed b. Armaan, Bursada yaptrd
mescidinde 865 (1461) ylnda vakfettii 2800 kitaptan meydana gelen bir ktphane oluturmutur.
Osmanl mersndan Hzr Paann 870te (1466) Amasyadaki medresesi yannda ve s Beyin
874te (1469-70) skpteki medresesinde birer ktphane tesis ettikleri bilinmektedir.
II. Mehmed, stanbulda ina ettirdii klliye 875 Recebinde (Ocak 1471) tamamlannca ilk olarak
buradaki drt medresede drt ktphane kurmutur. Semniye medreselerinin drdnde tesis edilen
drt ktphanenin bir sre sonra Ftih Camiinde kurulan ktphaneye nakledildii, ayrca Ayasofya
ve Zeyrek medreselerinde bulunan kitaplarn getirilerek merkez bir ktphane oluturulduu
grlmektedir. Bu nakil ve birletirme ii, II. Bayezidin tahta geiinden ksa bir sre sonra 887de
(1482) yaplmtr.
Ftih Sultan Mehmed, kendi yaptrd birok hayr eserinin yannda maiyetinde bulunan devlet
adamlarn ve zenginleri de ehrin imar iin faaliyette bulunmaya tevik etmitir. stanbulda ve
devletin dier ehirlerinde hayr eserleri meydana getiren Sadrazam Mahmud Paa, stanbul ve
Haskydeki medreselerinde birer ktphane kurmutur. Ftihin vezirlerinden Gedik Ahmed
Paann Afyondaki klliyesinde bir ktphane bulunmaktayd. Ftih devri meyihinden eyh Vef
diye tannan Muslihuddin Mustafa iin ina edilen klliyede eyh Vef tarafndan vakfedilmi 381
kitaptan meydana gelen bir ktphanenin varl vakf kaytlarndan renilmektedir. eitli
konulardaki kitaplardan oluan bu ktphanenin XVI. yzyln sonlarnda hl eyh Vef
Zviyesinde mevcudiyeti bilinmekte ve Evliya elebinin naklettiine gre XVII. yzylda varln
korumakta idiyse de sonraki asrlarda bu kitaplarn ne olduu belli deildir. Konyada Sadreddin
Konev Derghnda ve Hoca Ferruh Mescidindeki ktphaneyle Beyehirde Suba Mescidindeki
ktphane de Ftih devrinden nce kurulmu olmalarna ramen Konya Osmanl topraklarna bu
padiah zamannda katldndan Ftih dnemi ktphaneleri arasnda saylabilir.
II. Bayezid dneminde Osmanl Devleti asker ve siyas alandaki durgunluun aksine ilm ve edeb
sahalarda byk bir gelime gsterdi. II. Bayezid, Topkap Saraynda Ftihin kurduu ktphaneyi
kendisine hediye edilen ve adna yazlan kitaplarla daha da zenginletirdi. Saraydaki zel
kitaplnda bulunan kitaplarn ilk ve son sayfalarn mhrleyen hkmdar bazlarnn zerine
temellk kayd koymutur. Bu ktphanenin hfz- ktb-i hssa diye adlandrlan bir de grevlisi
vard. II. Bayezidin 893 (1488) ylnda Edirnede yaptrd klliye iinde cami, medrese, imaret ve
drif ile birlikte ktphane de bulunuyordu. Klliyenin vakfiyesinden ktphanede din eserler
yannda tbb eserlerin de olduu, kitaplardan faydalanmann baz artlara baland anlalmaktadr.
II. Bayezid, bir sre valilik yapt Amasyada ina ettirdii klliyedeki camide bir kitapla da yer
vermitir. stanbuldaki Bayezid Klliyesi 911 (1505) ylnda tamamlanmtr. Burada bir
ktphanenin varlndan At Trihinde sz ediliyorsa da bu kayt daha sonraki devirlere ait olmas
ihtimalinden dolay ihtiyatla karlanmaldr. Ktphane hakknda mevcut en eski tarihli kaynak XVI.
yzyln sonlarna aittir ve bu kaytta medrese hfz- ktbne gnlk 3 ake cret verildii
belirtilmektedir.
II. Bayezidin kurduu ktphaneler dnda devrin devlet adamlar, limleri ve meyihi de eitli
yerlerde yaptklar hayr kurumlarnda ktphaneler tesis etmilerdir. Bu devirde stanbulda
kurulduu tesbit edilen dier ktphaneler unlardr: Aliyeli Muhyiddin diye bilinen Mevln
Muhyiddinin 907de (1501-1502) vakfettii yetmi bir kitaptan oluan ve daha sonra Ftih
Klliyesindeki ktphaneye nakledilen ktphane; Atik Ali Paann emberlitataki medresesinde
kurduu 119 kitaplk ktphane; eyhlislm Efdalzde Ahmed elebinin Ftih Camii yaknnda
yaptrd medresesindeki ktphane; ulemdan Muslihuddin elebi b. Ahmed elebi el-Yegnnin
100 kitabn vakfederek hayatta olduu mddete kendi tasarrufunda olmas, lmnden sonra
neslinden gelenlerin istifadesine sunulmas ve ardndan Bursa Ulucamiine konulmas artyla
kurduu ktphane. Yine bu dnemde tesis edilen ktphanelerden Edirnede 897 (1492) ylnda
Noktaczde diye anlan eyh Mehmed b. Ysufun tesis ettii tekke ktphanesinin otuz yedi eserden
oluan bir koleksiyonu vard. Ftih devri meyihinden Abdrrahim Karahisrnin Afyondaki
hayrat iin dzenledii 888 (1483) tarihli vakfiyesinde vakfettii 159 kitabn ad da belirtilmitir. II.
Bayezidin kadnlarndan Hsnahn olu ehinahn Manisa valilii srasnda 896da (1491)
Hatuniye Camiini yaptrd ve burada bir de ktphane kurduu kaydedilmektedir. II. Bayezid
devrinde tesis edilen ktphaneler arasnda kurucusu, yeri ve koleksiyonu bakmndan en ilgi ekici
ktphane, Mevln Kssahan Hac Muslihuddin Mustafa b. Cneydin Kandrann avl Hac
kynde yaptrd iki mescidde tesis ettii ktphanelerdir. 902 (1497) tarihli vakfiyesinde eitli
konulara dair 210 kitabn adyla koruma ve yararlandrma artlar bildirilmitir. Bu dnemde
Balkanlarda da iki ktphane tesis edilmitir. Bunlardan ilki, Manastr ve Selnik kadlklarnda
bulunan shak elebi b. s Fakih tarafndan Manastrdaki medresesinde 914te (1508) kurulmu
olup Manastrda Trk devrine ait ilk ktphanedir. Dieri ise 919da (1513) Prizrende air Sz
elebinin yaptrd mesciddeki ktphanedir.
II. Bayezid dneminde vakf ktphaneleri iin bir kaynak tekil eden zel ktphanelerin baz
nemli rnekleri ortaya kmtr. ehzade Korkutun ve Meyyedzdenin zengin ktphaneleri
olduu bilinmektedir. Kaynaklarda, Korkutun ktphanesinin bir yerden dier bir yere
nakledildiinde deve katarlaryla tand, Meyyedzdenin ktphanesinde 7000 ciltlik
koleksiyondaki eserlerin bazlarnn adlarnn bile duyulmad nakledilmektedir.
Yavuz Sultan Selim asker faaliyetleri yannda ilme, ulemya verdii deer ve kitaba dknlyle
de bilinir. Ancak ksa mr adn yaatacak hayr kurumlar yapmasna msaade etmemitir. Bu
devirde gerek yeni fethedilen Suriye, Msr gibi lkelerden gelen gerekse sahiplerinin lmyle
dalan zel ktphanelerden temin edilen kitaplarla sarayda byk bir koleksiyon meydana
getirilmi, bu koleksiyon daha sonraki dnemlerde Osmanl padiahlar tarafndan kurulacak olan
birok vakf ktphanesinin temelini oluturmutur. Bu devirde Mevln Blnin stanbulda eyh
Sleyman mahallesindeki mescidinde tesis ettii ktphanenin 925 (1519) tarihli vakfiyesinden kitap
mevcudunun 620 olduu, muhafaza iiyle mescidin imamnn grevlendirildii
anlalmaktadr. Sinan Paann kardei Ahmed b. Hzr Bey de Bursada yaptrd medresesine
kitaplarn balayarak bir ktphane kurmutur. Edirnede daha nce tesis edilen kk
koleksiyonlu mahalle ktphanelerine Kann Sultan Sleyman devrinde yenileri eklenmitir. 927
(1521) ylnda Hac Hasan b. Ali ve 934te (1528) Ksm b. Abdullah muallimhnelerinde benzer
artlarla iki ktphane kurmulardr.
XVI. yzyln son yarsnda yaptrlan medreselerin ounda ktphanenin artk tamamlayc bir unsur
olarak dnld grlmektedir. Hayreddin Paa (stanbul 941/1534-35), Abdlvsi b. Hzr
(Edirne 945/1538den nce), Kasm Paa (stanbul 951/1544; Bursa 960/1553), Rstem Paa
(stanbul 954/1547; Tekirda 960/1553), Sofu Mehmed Paa (Sofya 954/1547), Kann Sultan
Sleyman (Rodos), brhim Paa (stanbul), Mihrimah Sultan (stanbul 956/1549), Sekban Kara Ali
(stanbul), Hseyin Aa (Amasya), ehzade Mehmed (stanbul), Semiz Ali Paa (stanbul 973/1565-
66) medreselerinde birer ktphane vard. Bu devirde cami ve mescidlerde de ktphaneler
kurulmutur. Kann Sultan Sleymann sadrazamlarndan Makbul brhim Paa Hezargradda,
Hsrev Paa Diyarbekirde, Kiremitizde Sinan Bey Bursada, Cihan Bey stanbulda Ayasofya
yaknnda yaptrdklar cami ve mescidlerde birer hfz- ktb grevlendirerek ktphaneler tesis
etmilerdir. Badatta sitne-i Hz. Ali ve Ms el-Kzm trbe ktphaneleri, Yorgan Dedenin
stanbulda Gl Camii yaknndaki zviyesinde tekke ktphanesi (972/1565) ve Feridun Beyin
stanbulda mektebindeki ktphanesi (967/1560) bu dnemde kurulan deiik trde ktphanelerdir.
Medrese, cami, mektep, tekke ve trbe ktphaneleri dnda bu devirde, genellikle rnekleri ancak
XV ve XVI. yzyllarda grlen bir ktphane tr daha vardr ki imdiye kadar yaplan ktphane
snflandrmalarnda yer almamtr. ounlukla ulem snfndan olan kimselerin evlerinde veya
vakfettikleri binalarda kurduklar bu ktphanelerin ortak yan vakfiyelerinde vakfedilen kitaplardan
nce vakf yapann, ardndan neslinden gelenlerin, daha sonra mahalle limlerinin, slihlerinin ve bu
kitaplar anlayabilecek herkesin faydalanmas artnn konulmasdr. Edirne Drlhadisi
mderrislerinden Mevln Emr Hseyin b. Seyyid Mehmedin 941 (1534-35) tarihli yetmi yedi
ciltlik ve Mevln Aleddin b. Hac Sinann 952 (1545) tarihli yirmi be ciltlik, Kad Aleddin b.
Abdurrahmann 970 (1563) tarihli ve eyh shak b. Abdrrezzkn krk bir ciltlik kitap vakflaryla
kurulan ktphaneleri bu tre rnektir.
Kann Sultan Sleyman dneminde ktphanelerin medreselerin tamamlayc bir unsuru haline
gelmesine, deiik ktphane trlerinin mevcudiyetine ve yaygnlna ramen devrin en byk ilim
messesesi olan Sleymaniye Klliyesinde kurulu yllarnda ktphane mevcut deildi. Klliyede
ktphanenin ne zaman tesis edildii bilinmemekle birlikte eldeki belgelerden, caminin ibadete
alndan birka yl sonra Sleymaniyeye saray ktphanesinden baz eserlerin gnderilmeye
baland ve Sleymaniye Ktphanesinin temelinin bu tarihte atld sylenebilir. Sleymaniye
Klliyesi Ktphanesine hfz- ktb ve ktib-i ktb tayiniyle ilgili mevcut en eski belge 991
(1583) tarihini tamaktadr.
II. Bayezidin kz Seluk Sultann olu Gazi Hsrev Beyin Saraybosnada 944te (1537) kurduu
klliyede ve Drina nehri zerindeki Foa kasabasnda 1550 ylnda yaptrlan Hasan Nzr
Medresesinde birer ktphane kurulmutur. Kann Sultan Sleyman devri limlerinden Bedreddin
Mahmd b. Mevln Sleyman b. Aleddin Alinin Kayseride 966da (1559) tesis ettii
ktphanenin baz aratrmaclar tarafndan bedesten ktphanelerinin ilki ve tipik bir rnei olarak
kabul edildii grlmektedir. Ancak ayn tarihte dzenlenen vakfiyesinin incelenmesinden sonra bu
ktphanenin renciler iin kurulduu, bedestende bulunmasnn da vkfn, neslinden kimse
kalmaynca kitaplarn Bezzzistan diye mehur olan tccarlar arsna konulmas artndan ileri
geldii anlalmtr.
XVI. yzyln sonlarna doru zellikle padiah ve devlet adamlarnn byk merkezlerde, doum
yerleri veya grev yaptklar blgelerde ina ettirdikleri medreselerde genellikle bir ktphaneye yer
verildii grlmektedir. Sonraki yzylda da geliip yaygnlaacak olan bu medrese ktphanelerinin
rencilerin ihtiyalar gz nnde bulundurularak hazrlanm bir koleksiyonu ve II. Selimin
Edirnede Selimiye Camiindeki ktphanesi dndakilerin genellikle sadece birer hfz- ktb
vard.
II. Selimin kz ve Sokullu Mehmed Paann zevcesi smihan Sultan 976da (1568) Eypte
yaptrd medresede mderris, mud ve dnimendlerinin faydalanmas iin bir ktphane kurmutur.
Sadrazam Sokullu Mehmed Paa da stanbuldaki medrese ve hankahyla Bergostaki medresesinde
birer ktphane tesis etmitir. smihan Sultan ve Sokullu Mehmed Paann bu ktphanelerinin itina
ile hazrlanm kataloglar mevcuttur.
982de (1574) tamamlanan Selimiye Klliyesinde kurulan ktphane gerek koleksiyonunun
zenginlii gerekse katologunun mkemmeliyeti bakmndan dikkati eker. 987 (1579) tarihli
vakfiyesinde tayin edilen hfz- ktbden ikisinin hattatlk, naklk gibi vasflarnn olmas ve
gerektiinde kitaplarn eksik sayfalarn tamamlamalar istenmektedir. II. Selimin zmirde yaptrd
medresesinde de bir ktphane tesis ettii 977 (1569) tarihli vakfiyesinden anlalmaktadr.
III. Muradn annesi Nurbn Sultann skdarda Toptanda yaptrd klliyede medrese ve
drlhadis talebeleri iin bir ktphane kurulduu ve burada gnlk 3 ake cret alan bir hfz-
ktbn grev yapt bilinmektedir. Yemen ftihi Koca Sinan Paann 994 (1586) tarihli
vakfiyesinden anlaldna gre Sinan Paa stanbul, Aydn, Yeniehir ve Malkarada eitli
kurululara kitap vakfetmitir. stanbulda Divanyolunda bulunan trbesine de muhtemelen
lmnden sonra kendi kitaplar konularak bir ktphane tesis edilmitir. XVI. yzyln sonunda
stanbulda yaptrlan medreselerden eyhlislm Zekeriyy Efendi (1002/1594), Drssade Aas
Gazanfer Aa (1004/1596), Vezir Hadm Ahmed Paa (1004/1596) medreselerinde birer ktphane
bulunuyordu. Ayrca stanbulda III. Murad devrinde kurulmu iki ihtisas ktphanesi vardr.
Bunlardan biri saraydaki hekimlerin faydalanmas iin oluturulan kk koleksiyonlu bir
ktphanedir. Dieri ise stanbulda bir rasathne tesis eden Takyyddinin mneccimbal
srasnda bu rasathnede kurduu ktphanedir.
XVII. yzyln balarndan itibaren byk merkezlerde tesis edilen ktphanelerin yannda devletin
dier blgelerinde kurulan ktphanelerin saylarnda bir art grlr. Bunu halkn okuma yazma
orannn ykselmesinden ziyade medrese eitiminin yaygnlamasyla aklamak mmkndr. Mustafa
Dedenin Midillideki zviyesi iin 1010 (1601-1602) tarihli
vakfiyesiyle ve Lutfullah Efendinin Bursada Sultan Murad Medresesine 1016 (1607) tarihli vakf
kaydyla balad kitaplarla Meyyedzde Pr elebinin Amasyada Hatuniye Camii yannda
(1017/1608) ve Kaanikli Mehmed Paann skpte trbesinde (1017/1608) kurduu ktphaneler,
Kastamonuda bn- Vel Dergh Ktphanesi (1020/1611), Erzincan Kalesindeki Mevlev
Tekkesi Ktphanesi, Drssade Aas Ali Aa b. Yahynn memleketi olan Mostarda yaptrd
medresesinde, eyh Hsmeddinin Bursadaki zviyesinde (1021/1612) ve Sadrazam Mehmed
Paann Kayserinin Erkilet kasabasndaki klliyesinde (1081/1670) tesis ettikleri ktphaneler
bunlar arasnda saylabilir. Bu devirde yeni yaplan hayr eserlerinde ktphane kurmann yan sra
daha nce kurulan ktphanelere kitap ba yoluyla koleksiyonlar zenginletirme faaliyetleri de
grlmektedir. Ayrca bu asrda mevcut olan ktphanelerin koleksiyonlar incelendiinde hayr
sahibi kimselerin ellerine geen baz kitaplar bir vakfiye tanzim etmeden sadece kitaplarn bana
vakf mhr veya kayd koyarak vakfettikleri anlalr.
Vakf ve ariv kaytlarna gre XVII. yzyln balarndan ilk mstakil ktphanenin ortaya kt
1089 (1678) ylna kadar stanbulda kurulan byk medreselerin hemen hemen hepsinde birer
ktphane bulunmaktadr. Bu tarihler arasnda stanbulda tesis edildii bilinen Kuyucu Murad Paa
(1019/1610), Sultan I. Ahmed (1026/1617), Kazasker Hasan Efendi (1039/1630), eyhlislm
Abdrrahim Efendi (1060/1650), IV. Muradn annesi Mhpeyker Sultann yeniden tekiltlandrd
zdemirolu Osman Paa medreseleriyle Turhan Vlide Sultan tarafndan 1073te (1663)
tamamlatlan Yenicami Klliyesinde, Mimarba Kasm Aann ehzadebandaki drlhadisinde,
Abbas Aa b. Abdsselmn 1080de (1669) ina ettirdii drlkurrs ile Reslkttb Mustafa
Efendi b. Abdsselmn 1087-1088 (1676-1677) yllarnda dzenlettii iki vakfiyesiyle Balatta
tesis ettii medrese ve drlhadisinde birer ktphane vardr. Ayrca Bayram Paa, trbesinde
bulunan ktphanesini 1045te (1635) Hasekide ayn yerde yaptrd medresesinin talebeleri iin
kurduundan bunun da ayn dnemde tesis edilmi bir medrese ktphanesi olarak dnlmesi
gerekir.
XVII. yzyln ortalarnda kurulan iki cami ktphanesi kurulu ekli ve ileme artlar dolaysyla
dikkati eker. Mehmed Paa b. Sinan 1077de (1666-67) dzenledii vakfiyeyle merhum Mustafa
Efendinin yetmi bir cilt kitabn stanbulda Cibalide skp Camiine koymu ve onun vasiyeti
dorultusunda artlarn tesbit etmitir. Dier ktphane Konyada pliki Camiinde kurulmutur;
Mahmud Efendi b. Abdullahn vefatndan sonra vas tayin ettii mderris Ali Efendi b. Oru,
1083te (1672) dzenlettii bir vakfiyeyle pliki Camiine yetmi sekiz kitap brakmtr. Her iki
vakfiyede de fakir limlere dn kitap verilebilecei, ktphanelerin ileyii, bakm ve
kontrolnn mahalle halk tarafndan karlk beklenmeden yaplaca bildirilmitir.
XVII. yzyln sonlarna doru ulemya ve rencilere ak medrese ve trbe ktphaneleriyle hem
ulem ve rencilere hem de halka ak cami ve tekke ktphanelerine yeni bir ktphane trnn
eklendii grlr. leyi bakmndan dierlerinden pek farkl olmayan, ancak deiik bir bnyeye
sahip bulunan bu tr ktphanelerin en belirgin zellii mstakil bir binada kurulmu olmalar ve
grevlendirilen, baka bir ile uramamas istenen personeline daha fazla cret verilmesidir. Dier
zellikleri de zamanla bu tr ktphanelerde daha ncekilerde pek grlmeyen retim ve ibadet gibi
deiik bir faaliyetin ortaya kmasdr. Mstakil ktphanelerin ilk rnei olan Kprl
Ktphanesi 1089 (1678) ylnda Fazl Mustafa Paann dzenlettii vakf senediyle kurulmutur
(bk. KPRL KTPHANES).
Ayn yzyln sonunda tesis edilen nemli medrese ktphanesinden ikisi Kprl ailesine mensup
kimseler tarafndan kurulmutur. Kprl Mehmed Paann damad Merzifonlu Kara Mustafa Paa,
stanbul arkapda yapmn balatt klliyesinde bir ktphane kurulmas iin 1092 (1681)
tarihinde dzenlettii vakfiyesine ktphane ile ilgili baz artlar koydurmutur. Kprl Mehmed
Paann kardei Hasan Aann olu Amcazde Hseyin Paann Sarahanede Mimar Ayas
mahallesinde yaptrd klliyede mstakil bir meknda oluturulmu bir de ktphanesi mevcuttu.
eyhlislm Feyzullah Efendinin 1111 (1699) tarihli vakfiyesiyle Fatihteki medresesi yannda tesis
ettii ktphane ise zengin koleksiyonu ile dikkati eker. 1149da (1736) yaplan saymda Feyzullah
Efendinin vakfiye defterine kaytl 1965 kitap bulunmaktayd.
Yine XVII. yzyln sonlarnda Anadoluda kk koleksiyonlara sahip cami ve medrese
ktphanelerinin kurulmasna devam edildii, stanbulda ise kitaplarn vakfetmek isteyen zellikle
ulem snfndan kimselerin yeni ktphane tesis etme yerine kitaplarn daha nce kurulmu
ktphanelere ve hayr kurumlarna verdikleri grlmektedir. Fatihte Mustafa Bey mahallesinde
Halil Paa Camii imam Mehmed Efendi b. Himmet, camisinde bir dolaba koyduu seksen kitaptan
yararlanma artlarn 1093 (1682) tarihli vakfiyesinde belirtmitir. Mftzde Abdullah Efendi,
babas eyhlislm Minkrzde Yahy Efendinin skdarda yaptrd medresesinin bir odasn
ktphane haline getirip 425 kitabnn burada muhafazas iin 1099 (1688) ylnda bir vakfiye tanzim
etmitir.
III. Ahmedin saltanatnn ilk yllar i karklklar bastrmakla ve savalarla gemitir. 1718de
imzalanan Pasarofa Antlamas ile devletin batdaki mcadelelerine son verildi; bu tarihten sonra
Osmanl Devleti Lle Devri diye adlandrlan, daha ok sosyal ve kltrel faaliyetlerin younlat
bir dneme girdi. III. Ahmedin tahta kndan (1115/1703) Pasorafa Antlamasna kadar geen
devrede stanbulda ve dier blgelerde ktphane kurma almalarnn yava da olsa devam ettii
grlmektedir. stanbulda Vlide Sultann kethds Mehmed Efendi b. Veliyyddinin Galatadaki
drlhadisinde, Mehmed Efendi ile eyhlislm Mehmed b. Alinin medreselerinde birer ktphane
vard. III. Ahmedin, annesi Gln Vlide Sultan iin skdarda yaptrd, 1124te (1712) ibadete
alan caminin iinde kk bir ktphane bulunuyordu.
Daha nce kurulmu hayr messeselerine kitap vakf eklinde ktphane koleksiyonlarn
zenginletirmeye ynelik almalara bu dnemde de rastlanmaktadr. Abdlvehhb b. Ahmed, 1120
(1708) tarihli vakfiyesiyle Sivrihisar kazasnda Mahmud Hdy Camiine 130 kitap vakfetmitir.
Osman Rd Efendi, 1120de (1708) Konyann Hdim kazasndaki Ebsaid Mehmed Hdim
Klliyesinde bir ktphane kurmutur. Ankarada Sar Hatib Medresesinde Durud Dedenin tesis
ettii ktphaneye 1120 (1708) ylnda Sadrazam Ali Paa tarafndan bir miktar kitap vakfedilmiti.
Bunlardan baka Slih Paanin Sakzdaki medresesinde, brhim b. el-Hac Mustafann Kilisin
Kozluca mahallesinde, Nman Paann
Selnikteki medresesinde (1118/1706), Mehmed Aa b. brhimin Kemahtaki medresesinde
(1120/1708) ve Msrl Hseyin olu Hac smail Aann Saraybosnadaki Atmeydan
Medresesinde birer ktphaneleri olduu bilinmektedir.
III. Ahmed dnemi sadrazamlarndan ehid Ali Paa devlet adamlar ve sanat erbabn himaye
etmesi, zengin kitap koleksiyonu ve stanbulda Vefada kurduu ktphanesiyle mehurdur.
stanbuldan darya kitap ihracn yasaklamas onun kitaba kar ilgisini aka gstermektedir.
ehid Ali Paa, 1127 (1715) tarihli vakfiyesiyle ilk ktphanesini stanbulda Vefa skb
mahallesindeki konanda kurmutur. Onun tesis ettii ikinci ktphane, Kuzguncuk yanndaki stavroz
semtinde bulunan yalsnn bir odasnda bulunmaktadr. ehid Ali Paann bugn de kendi adyla
anlan ktphanesinin binas 1127de (1715) tamamlanm, 1128 (1716) tarihini tayan ikinci
vakfiye ile de faaliyete gemitir (bk. EHD AL PAA KTPHANES).
III. Ahmed, yllardan beri sarayda eitli kaynaklardan salanm binlerce kitabn kullanlmas ve
korunmas iin daha nce yaplan dzenlemeleri yeterli grmemi, Topkap Saraynda yeni ina
ettirdii ktphanede bu kitaplarn byk bir blmn toplamaya almtr. 1131de (1719) temeli
atlan ktphane 10 Muharrem 1132 (23 Kasm 1719) tarihinde byk bir merasimle almtr. III.
Ahmed, saray iindeki ktphanesinden baka Yenicamide Turhan Vlide Sultann trbesi yannda
1138 (1726) tarihli vakfiyesiyle bir ktphane tesis etmitir. III. Ahmedin sadrazam ve damad
Nevehirli brhim Paa, 1132 (1720) ylnda hanm Fatma Sultan ile birlikte yaptrdklar
ehzadebandaki drlhadiste bir ktphane kurmutur. Damad brhim Paann Nevehirde
1140ta (1728) yaptrd klliyede de kk bir ktphane bulunmaktayd.
III. Ahmed zamannda stanbulda ktphane kurma faaliyetlerine ve kltr sahasndaki nemli
gelimelere ramen devletin dier blgelerinde ktphane tesisi almalarnda bir yavalama
grlr. Bu dnemde stanbul dnda kurulduu tesbit edilen birka ktphane vardr. Bunlar
arasnda Abdullah Paa b. ehid Mustafa Paann Diyarbekirde yaptrd drlkurrda, Nman
Paann Selnikteki medresesinde, Fzl Ahmed Paann Kandiyedeki camisinde, Glnzde Nri
Paann 1134te (1722) Hamada, Bursal smil Hakknn 1135te (1723) Bursadaki camisinde,
Hac Abdrrahim Efendinin 1140ta (1727-28) Konyada Zincirli Medresede kurduu ktphaneler
saylabilir.
Patrona Halil syanndan sonra tahta kan I. Mahmudun saltanatnn ilk yllar bu isyann devlet
bnyesinde yapt tahribat tamir ve isyan teebbslerini bastrmakla geti. Kltr alannda Yalova
kt fabrikasnn kurulmas, matbaann yeniden faaliyete geirilmesi gibi baz almalarda
bulunulduysa da byk apta yenilikler yaplamad. Fakat I. Mahmud, amay baard byk
ktphane ile ktphanecilik tarihimizde mmtaz bir mevki kazand. Bu devirde Ayasofya, Fatih ve
Galatasaray ktphaneleri yannda stanbulda ve dier ehirlerde ok sayda ktphane tesis
edilmitir. stanbulda alan ktphaneler arasnda Hekimolu Ali Paann stanbulda
Davudpaadaki camisinin yannda 1151de (1738) kurduu ktphaneyle Edirne Kads Crullah
Veliyyddinin 1147de (1734) Ftih medreselerinden Ayak Medrese yannda ve eyhlislm
Damadzde Ebl-Hayr Ahmed Efendinin Sultan Selim Camiinde medrese talebeleri iin kurduklar
ktphaneleri zikretmek gerekir.
III. Ahmed ve I. Mahmud devrinde Drssade aalnda bulunan Hac Beir Aa Eypteki
drlhadisinde (1148/1735), Caalolundaki klliyesinde (1158/1745), Medine ve Zitovideki
medreselerinde birer ktphane tesis etmitir. Hac Beir Aann vakf ktphanelerinden baka
olduka zengin bir zel ktphanesi de olduu anlalmaktadr. ldnde sadece Karaaataki
hazine odalarnda, aralarnda Ktib elebinin el yazsyla Cihannmsnn da bulunduu 150 kadar
deerli kitap kmtr.
I. Mahmudun stanbulda yaptrd ktphaneler arasnda Ayasofya Ktphanesi gerek mimarisi
gerekse zengin koleksiyonu ve geni kadrosuyla dikkati ekmektedir. Ktphanenin vakfiyesi 1152de
(1739) hazrlanmsa da al merasimi iki ay sonra yaplabilmitir (bk. AYASOFYA [Ayasofya
Ktphanesi). Ayasofyadan sonra stanbulda ayn yl iinde iki nemli ktphanenin, ir Efendi
ve tf Efendi ktphanelerinin kurulduu grlmektedir. Defterdar tf Mustafa Efendinin
stanbulda Vefada tesis ettii ktphane, tf Efendinin oullar ve torunlar tarafndan eitli
tarihlerde ek vakfiyelerle zenginletirilmiti (bk. TIF EFEND KTPHANES). I. Mahmud devri
reslkttblarndan Mustafa Efendi Kastamonudaki medresesinde bir ktphane kurduu gibi
stanbulda da bir ktphane tesisi iin 1154te (1741) bir vakfiye dzenlemitir. Ancak ktphane
binasn olu ir Efendi yaptrdndan onun adyla anlmaktadr (bk. R EFEND
KTPHANES).
I. Mahmud stanbulda ayrca Sleymaniye Camiinde, sadrazam Kse Mustafa Bhir Paa ile
birlikte mevcut kitaplara yenilerini ilve edip 1165 (1752) ylnda cami iinde parmaklkla ayrlm
blmde bir ktphane kurmu, Galatasaray Mektebinde 1167de (1754) rencilerin kitap
ihtiyacn karlamak zere bir ktphane tesis etmitir. Yine bu devirde bata I. Mahmud olmak
zere devlet erkn, ulem ve dier snflara mensup kimseler genellikle retim kurumlarnda veya
yaknlarnda birok ktphane kurmulardr. Mahfzde Ahmed Paann Urfa Rdvniyede
(1147/1734), Hfzzde Osman Fakih Efendinin Amasyada Burmal Minare Camii iinde
(1147/1734), avu Mustafa Aann Belgradda medresesi yannda (1149/1736), Cihanzde el-Hac
Mehmed Aann Aydn Gzelhisarnda Ramazan Paa mahallesindeki medresesinde (1149/1736),
ehid Osman Paann Ni Kalesindeki camisinde ve Damad Mehmed Efendinin Yeniehir
Fenarda (1168/1755) tesis ettikleri ktphaneler daha nceki asrda kurulan kk mahall
ktphanelerin devamdr. I. Mahmud, stanbulda tesis ettii ktphaneler dnda Belgradda
(1156/1743) ve Vidin sancanda Fethlislmda da (1161/1748) birer ktphane yaptrmtr. I.
Mahmud, saltanatnn son yllarnda ina ettirmeye balad klliyesinde byk bir ktphane
kurmay planladndan bu ktphaneye konulacak baz kitaplar da hazrlatmt. Fakat klliye
bitirilmeden 1754te lnce yerine geen kardei III. Osman bu ii tamamlatm (1169/1756), adn
da Nr-i Osmn koymutur. III. Osman ve III. Mustafa devirlerinde sadrazamlk grevinde bulunan
Rgb Mehmed Paann yaptrd mektep, ktphane ve adrvan 1176 bannda (ubat-Mart
1763) tamamlanarak hizmete almtr.
III. Osmandan sonra tahta geen III. Mustafa, asker ve idar sahada giritii baz slahat
hareketlerinin yannda ilim sahiplerini himaye etmesiyle de tannmtr. 1187 (1773) tarihli
vakfiyesinden Llelide camisinin yannda yaptrd medresede bir ktphane kurduu
anlalmaktadr.
III. Mustafa saraydaki Bostanclar Ocanda da bir ktphane tesis etmitir. Bu ktphane
kuruluundan ksa bir sre sonra bilinmeyen bir sebepten dolay faaliyetini tatil etmi ve 1247de
(1831) II. Mahmudun emriyle Lleli Medresesine tanmtr. III. Mustafa devrinde iki defa
eyhlislm olan Veliyyddin Efendi, 1182 (1768) ylnda dzenledii vakfiyesiyle kitaplarn
Beyazt Camiinin sa tarafna bitiik olarak yaptrd ktphanesine koydurmutur. III. Mustafa
devri ulemsndan bazlar kitaplarn ktphanesi olmayan cami ve medreselere vakfetmilerdir.
eyh Abdllatif Efendinin Kasmpaadaki Cmi-i Kebre (1172/1758-59), eyh Abdlkerm b.
Ahmedin Eypte eyhlislm Mustafa Efendinin yaptrd medreseye (1178/1764-65), Erzurum
Kads Mehmed Zihni Efendinin Alaehirde eyh Sinan Camiine (1181/1767), Ayasofyada cuma
vizi brhim Efendinin Eypteki Cmi-i Kebre (1185/1771), Mehmed Efendinin Haseki Sultan
Camiine (1185/1771) kitaplarn vakfettikleri grlmektedir.
Ayn dnemde Anadoluda ve Rumelide yaptrlan baz medreselerde ktphanelere yer verildii
gibi mstakil ktphaneler de kurulmutur. Mehmed Emin Aa b. el-Hac Mustafann Edremit
(1169/1756) ve Seh Ali Efendinin Kstendildeki (1185/1771) medreselerinde birer ktphane
olduu bilinmektedir. Hekimolu Ali Paann divan efendisi Akoval Osman ehdnin, Bosna
sanca beyi shak Bey olu s Beyin 862 (1458) ylnda Saraybosnada yaptrd camisinin yanna
1173te (1759-60) ilve ettii ktphanede deerli kitaplarn yannda ariv malzemesi de
bulunmaktayd. Hac Nman Efendi Sivasta 1172de (1758-59) bir eme ve ktphane ina
ettirmitir. Arpa Emini Ali Aa b. Hseyinin Trnovada cami, mektep ve emesinin yannda bir de
ktphanesinin bulunduu 1176 (1762-63) tarihli vakfiyesinden renilmektedir. Hseyin Aa b.
Sleyman Aa, Bursada Kavakl mahallesinde Nakibend Hankah civarnda 1174te (1760-61)
yaptrd mescid ve ktphane iin 1194te (1780) hazrlatt ek vakfiyeyle yeni tahsisler yapmtr.
mer Efendinin 1172de (1758-59) Akehirde bir ktphane kurduu Abdurrahman Paann
Diyarbekir Ulucamiine, Tosunzde Mehmed b. Hallin Trnovada Osman Aann yaptrd
medreseye kitaplarn balad, Mft Abdullah Efendinin Erzincanda Cuma mahallesindeki
cami ve medresesinin yannda bir de ktphane tesis ettii yaplan baz aratrmalar ve vakf kaytlar
dolaysyla bilinmektedir.
III. Mustafann lm zerine Zilkade 1187 (Ocak 1774) tarihinde tahta kan I. Abdlhamid, babas
III. Ahmed devrinde balatlan baz slahat teebbslerini devam ettirmeye alm ve bu hususta
sadret makamn igal edenlere tam yetki vermitir. I. Abdlhamid, hayatnn elli yln sarayda
kapal olarak geirdikten sonra tahta ktnda Osmanl Devleti iin ok ar artlar ihtiva eden
Kk Kaynarca Antlamasn imzalamak zorunda kald. Asker ve idar sahadaki bozukluklarn bir
an nce dzeltilmesi gerektiini dndnden kkl icraata giriebilecek Seyyid Mehmed Paa,
Halil Hamd Paa gibi liyakatli sadrazamlar i bana getirdi. Bu devirde daha ok asker sahada
slahat hareketlerine arlk verilmekle beraber Kad brhim Efendinin vefatyla kapanan matbaann
yeniden faaliyete geirilmesi, ilk riyziye mektebinin almas ve baz ktphanelerin kurulmas gibi
eitim ve kltr alannda da almalar yapld. I. Abdlhamid Bahekapda bir klliye ina ettirmi
ve burada bir ktphane kurmutur (1195/1781). XVIII. yzyln ikinci yarsnda stanbul dnda
birka rneine rastlanan zengin koleksiyonlu, geni saylabilecek personel kadrosuna sahip mstakil
ktphanelerin bu asrn sonlarndan itibaren artk say bakmndan artt ve devletin dier ehirlerine
yayld grlmektedir.
1197 Muharreminde (Aralk 1782) sadrazamla getirilen Halil Hamd Paa memleketi Ispartada ve
Burdurda birer ktphane kurmutur (1783). Konyada 1210da (1795-96) Ysuf Aa tarafndan
tesis edilen ktphanenin 1209 (1794-95) tarihli vakfiyesinde tf Efendi, Rgb Paa ve Hamidiye
ktphaneleri vakfiyelerindekine benzer artlar konulmutur. Ysuf Aa ayrca skdarda Mihrimah
Sultan Camii iinde 377 kitaptan meydana gelen bir ktphane kurmutur.
Ahmed Aann Rodosta (1208/1793-94), Antalya mtesellimi Hac Mehmed Aa b. Hac Osmann
Antalyada (1211/1796), Mehmed Rid Efendinin Kayseride (1212/1797), Ysuf Ziy Paann
Kebanda (1212/1797), Mehmed Paann Prizrendeki (1220/1805) medresesi yannda Pazvandolu
Osman Paann Vidinde, Hatice Hanmn zmirde Mft Camii ve Medresesi yaknnda
(1221/1806) yaptrdklar ktphaneler stanbul dnda bu dnemde kurulan baz mstakil
ktphanelerdendir. Yine stanbul dnda tesis edilen Kiliste Uncuzde Hasan Efendi Ktphanesi,
Saraybosnada Msr Medresesi yannda Abdullah Kantemir Ktphanesi (1188/1774), Manisada
Karaosmanoullarndan Atullah olu Hac Osman Aann Nianc Paa Ktphanesi (1203/1789)
ve Ysuf Aa b. smilin Hanya Kalesindeki medresesinde kurduu ktphane (1203/1789) yannda
cami ve medreselere yaplm kitap vakflar da vardr.
I. Abdlhamidin ban 1193te (Austos 1779) sadrazamla tayin ettii, Kara Vezir diye mehur
olan Silhdar Seyyid Mehmed Paa, memleketi olan Nevehirin Arapsun kynde Reblhir
1194te (Nisan 1780) yaptrd cami, medrese ve emeden meydana gelen klliyesindeki
medresesinin dershanesine Muharrem 1195te (Ocak 1781) vakfettii 350 kitab koydurarak bir
ktphane oluturmutur. Ayrca Haracolu Cizyedarzde Baheddin Ahmed Efendinin Bursa
Medresesinde (1208/1794ten nce), Yeenzde Sleyman Beyin Somada Emr Hzr Camii
avlusundaki medresesinde (1206/1791-92), Mehmed Emin Efendinin Biga sancana tbi an
kasabasndaki medresesinde (1215/1800), Hac Ahmed Efendinin Kastamonuda Nmniyye
Medresesinde (1217/1802) tesis ettikleri medrese ktphaneleri ve Yeen Ali Paann Manastrda
Emr Bey Camiinde (1205/1791), eyh Mehmed Efendinin Nazillide Cmi-i Atkte (1211/1796-
97), Ahmed Aann zmirde Hisar Camiinde kurduklar ktphaneler bu dnemde
oluturulanlardandr.
stanbulda Murad Molla Ktphanesi 1189da (1775) Damadzde Mehmed Murad Efendi tarafndan
aramba semtinde yaptrlmtr. Tersne-i mire emini Selim Aann 1197 (1783) tarihli
vakfiyesiyle skdarda kurduu ktphanesinde retimin n planda tutulduu bilinmektedir. Esm
Sultann kethds elebi Mehmed Efendi, Sarahanede Dlgerolu Camii yannda bir ktphane
yaptrarak buraya 697 cilt kitap vakfetmitir.
III. Selim, babas III. Mustafann stanbul Llelideki medresesinde bulunan ktphanesini yeni
vakflar yaparak ve personel tayin ederek dzenli bir hale getirmi, ayn medresenin arsasnda yeni
bir ktphane kurmutur. III. Selim devrinde stanbulda mevcut ktphanelere
yaplan ek vakflar yannda yeni ktphane kurma almalar da grlr. eyh Mustafa Hulsi Efendi
Balatta (1212/1797), ulemdan Debbazde brhim Efendi Kl Ali Paa Medresesinde
(1216/1801) ktphaneler tesis etmilerdir. Abdlkadir Bey b. Mehmed Paann Bab
Mahkemesinde 1223 (1808) ylnda kurduu kk ktphane tesbit edilebilen ilk mahkeme
ktphanesi olmas bakmndan nemlidir.
II. Mahmud dneminde asker slahatlarn yannda idar sahada da dzenlemeler yaplm, nezaretler
kurulmu ve zellikle vakflar ilgilendiren hususlarda kkl deiikliklere gidilmitir. Bu
deiiklikler bir vakf messesesi olan ktphaneleri de etkilemitir. Bu devirde tesis edilen yeni
ktphanelerin kitap vakflarnn yannda, ktphanelerde devlet tarafndan kontrol ve dzenleme
almalarnn younlat grlr. Ayn dnemde stanbuldaki her caminin yannda veya iinde,
ayrca birok tekkede ktphane vard.
Deiik ehirlerde kurulan ktphane says artt gibi kasaba ve hatta kylerde bile ktphaneler
oluturulmutu. Dergh-i l kapcbalarndan Eridir mtesellimi Ylanlolu eyh Alinin
Eridirde (1223/1808), Vahd Paann Ktahyada (1226/1811), el-Hc Ahmed Aann Harputta
Kurunlu Camiinde (1227/1812), Msr Valisi Mehmed Ali Paann Kavalada birer ktphane
kurduklar grlmektedir. Baz vakf kaytlarnda ve yaplan aratrmalarda belirtildiine gre II.
Mahmud devrinde stanbul dnda tesis edilen dier ktphanelerin bir ksm unlardr: zmir Mft
Camii Ktphanesi (1234/1819), Bursada eyh Ahmed Gazz Ktphanesi, Burdurda eyh Mustafa
Efendi Ktphanesi (1239/1823-24), ankrda kir Efendi Ktphanesi (1243/1827-28),
Kastamonuda Ekmekiba yahut Merdiyye (1243/1827-28) ve Mnre Medresesi (1250/1834)
ktphaneleri, Kbrsta Ayasofya Camiinde Hac Ysuf Ktphanesi (1244/1828-29),
Kastamonunun Gedos kazasnda Gedos Mehmed Efendi Medresesi Ktphanesi (1247-1249/1831-
1833), Hazinedarzde Abdullah Paa Ktphanesi (1251/1835).
II. Mahmud devrinde stanbulda kurulan ktphaneler arasnda tekke ktphaneleri ilk sray
almaktadr: arambada Drlmesnev, Eyp Niancasnda eyh Murad, Kocamustafapaada
Feyziyye, Eypte Selmi Efendi, Unkapannda zeliyye, Galata Mevlevhnesinde Hlet Efendi
ve skdar iekide Selimiye Nakibend Derghnda Dhiliye Nzr Mehmed Said Pertev
Paann kurduu Selimiye ktphaneleri.
II. Mahmud, Medinede kendi adyla anlan bir medrese ve bu medresenin yannda birka bin kitap
mevcudu olan bir ktphane kurmutur. II. Mahmudun Mekkede de bir ktphane tesis etmek
istedii ve koleksiyonun tekiline alt biliniyorsa da salnda bu ktphaneyi kurduuna dair
bir kayt yoktur. Daha sonra Mekkede Sultan Abdlmecid tarafndan tesis edilen ktphane II.
Mahmudun bu teebbsnn bir rndr.
Bu dnemde ayrca ktphanelerin kontrol ve saymyla ilgili almalar yaplm, bu almalar
1242de (1826-27) Evkf- Hmyun Nezretinin kuruluuyla daha da younlamtr. Beyazt
Camiinin bitiiinde tesis edilen Veliyyddin Efendi Ktphanesine nakledilen Takprizde
brhim Efendi, Halil Efendi, Fenr olu emseddin, Tatar Abdullah ve Ebbekir Efendi
koleksiyonlarnn saym yaplarak mstakil bir katalog hazrlanmtr. 1235 (1820) ylnda Damad
brhim Paann ehzadebandaki medresesinde bulunan ktphanesinin ve 1236 Saferinde (Kasm
1820) Nuruosmaniye Ktphanesinin saymlar da yaplarak yeni kataloglar dzenlenmitir. 1242de
(1826-27) Bahekapda Vlide Sultan Trbesindeki kitaplarn yeni bir katalogu hazrlanm, Hac
Beir Aa Ktphanesindeki kitaplar Ayasofya Camiinin yanndaki byk trbeye nakledilmitir. II.
Mahmud, babas I. Abdlhamidin Medinedeki medresesinde kurduu ktphanenin dzenlenmesi
iin baz faaliyetlerde bulunmutur. 1246 (1830-31) tarihli bir belgeden anlaldna gre medrese
ve ktphane tamir edilmi, darya verilen 500 civarnda kitap tekrar ktphanede toplanm ve
yeni dolaplara yerletirilmitir. III. Mustafann tesis ettii iki ktphaneden biri olan Bostanclar
Ocandaki ktphane, II. Mahmudun emriyle saylarak 1247 (1831-32) ylnda Lleli Medresesi
Ktphanesine tanmtr. I. Mahmudun Ayasofyada kurduu ktphanenin 1247de (1831-32),
Merzifonlu Kara Mustafa Paann Divanyolundaki medresesinde bulunan ktphanesiyle
Veliyyddin Efendi Ktphanesinin 1248de (1832) saymlar yaplm ve kataloglar
dzenlenmitir. II. Mahmud, 1254 (1838) ylnda Harem-i erif mdrnn mracaat zerine Medine
ktphanelerinde bulunan eserleri ciltlemek iin birka mcellit gndermi, bunlar muhtelif
ktphanelerden pek ok kitab yeniden ciltlemi veya tamir etmitir.
Tanzimat dneminde vakf ktphane kurma ve mevcut ktphaneleri kitap balaryla
zenginletirme faaliyetleri devam etmitir. Bu devirde Batdaki rneklerine gre yeni ktphane
tesis etme ve Bat tarznda yeniletirme faaliyetleri grlmekteyse de vakf ktphanelerinin ynetimi
ve koleksiyonlarnn tekilinde byk deiiklikler meydana geldii sylenemez. Hsrev Paa
stanbul Eypte 1255te (1839) ve Sahaflar eyhizde olarak tannan Esad Efendinin Yerebatan
Saray yaknnda (1262/1846) kurduklar ktphanelerle eyh Mehmed Muradn arambada tesis
ettii Drlmesnev Ktphanesi (1260/1844), Abdurrahman Nfiz Paann Yenikap
Mevlevhnesinde (1267/1851), Kalkandelenli Mehmed Aann arambada kurduu yeni
medrese ktphanesi (1286/1869), Sultan Abdlazizin annesi Pertevniyal Sultann Vlide
Camiinde (1288/1871), II. Abdlhamidin Yldz Saraynda (1299/1882), Vech Paazde Kemal
Paann Sultanahmet civarnda Dml Baba Tekkesinde kurulan ktphanesi (1303/1886),
Eypte Hasan Hsn Paann (1312/1894-95) ve Hac Mahmud Efendinin Beikta Yahy Efendi
Derghnda tesis ettii ktphane (1319/1901), Tanzimattan sonra stanbulda kurulduu bilinen
vakf ktphaneleri arasnda saylabilir.
Tanzimattan sonra stanbul dnda da ktphaneler kurulmaya devam edilmitir. smil Paann
Halepte (1255/1839), Osman Paann Trabzonda Hatuniye Medresesinde 1260 (1844), Ahmed
Aann Sivas Grnde tesis ettii Kifiye Ktphanesi (1265/1849), Besim Aann Nevehirde
(1271/1855), Tahsin Aann rgpte (1272/1856), Kara Tava Ahmed Efendinin skpte
(1276/1859-60), Mustafa Paann kodrada (1277/1860-61), Kmil Paann Elazda
(1285/1868), Hac smil Aann ankrda Ali Bey Camiinde (1285/1868), Hac Abbasn
Kalkandelende ar Camiinde (1286/1869), Hac Mahmud Efendinin Cmi-i Kebrde
(1305/1888), Abdlkerim Paann Manastrda (1312/1894-95), Sabri Beyin Kalkandelende
(1312/1894-95) ve Ebbekir Efendinin skpte (1313/1895-96) tesis ettii ktphaneler bunlardan
bazlardr.
Ancak Tanzimat dneminde eitim ve retim alannda balayan yenileme sreci vakf
ktphanelerini nemli lde etkilemi, yenilemeye ayak uyduramayan bu kurumlar giderek toplum
iindeki fonksiyonlarn yitirmitir. Tanzimattan sonra vakf ktphanelerinin durumu zellikle XX.
yzyln balarnda ktye gitmitir. Bununla ilgili olarak yaplan ikyetler ktphanelerin dzenli
biimde almad, hfz- ktblerin aylklarnn yetersiz oluu yznden vazifelerini lykyla
yapmadklar, ktphaneler ehir iinde dank bir halde olduundan istifadenin zorlat, toplu
kataloglar bulunmad iin kitaplardan kolaylkla yararlanlamad, kitaplar uygun artlarda
muhafaza edilmedii iin durumlarnn gn getike ktye gittii gibi konular etrafnda
younlamaktayd.
Ktphanelerin bal bulunduu vakflarn idaresi XIX. yzyln balarna kadar Evkf- Hmyun
mfettiliince yrtlm, 1242 (1826-27) ylnda Evkf- Hmyun Nezreti kurulunca bu nezret
bnyesindeki Evkaf mfettiliine verilmitir. Tanzimattan sonra vakf ktphanelerinin sorumluluu
1326 r. (1910) ylna kadar Evkaf Nezreti ile Maarif Nezreti tarafndan paylalm, ardndan ya
Maarif Nezretine ya da Evkaf Nezretine braklmtr. Ancak bir sre devam eden ikili
sorumluluk ktphanelerin dzenli ilemesi bakmndan nemli bir saknca oluturmutur.
Tanzimat dneminde vakf ktphanelerinin fizik artlarnn iyiletirilmesi, dzenli kataloglarnn
hazrlanmas, toplu katalog tanzimi ve hfz- ktblerin cretlerinin iyiletirilmesi iin baz
almalar yaplmtr. Ancak btn teebbslere ramen vakf ktphanelerinin yeniden
organizasyonunda ve dzenli bir ekilde faaliyet gstermeleri konusunda pek baarl olunamamtr.
Asrlar boyunca sosyal ve kltrel hizmetlerin yrtlmesinde nemli pay olan vakf messesesinin
eitli sebeplerden tr zayflamas bu sisteme bal kurumlar da etkilemi ve ktphaneler de
bundan nasibini almtr. Sultanlarn ve devlet adamlarnn kurduu zengin vakflara sahip
ktphaneler bir dereceye kadar faaliyetlerini srdrebilmise de cami, mescid ve tekkelerde tesis
edilen, yeterli gelire sahip olmayan ktphaneler, grevlilerine maa deyemediinden hizmet
verecek personelden yoksun kalmtr. Vakf messesesinin dokunulmazl ve buna ilveten
imparatorluun sratle gerileyen iktisad vaziyeti devletin bu koleksiyonlarn muhafazas ynnde
alaca tedbirleri de zorlatrmtr.
Vakf ktphanelerinin gerilemesinin sebeplerinden biri de koleksiyonlarnn yapsdr. Daha ok
medrese rencilerinin ihtiyalar gz nnde bulundurularak klasik slm ilimlerine ait kitaplardan
oluan bu koleksiyonlarn kullanm medreselerin yerini yeni okullarn almasyla azalmtr. Bunlarn
vakf kuruluu olmas, bnyelerinde yenilik yapp dnemin ihtiyalarna cevap verecek hale
gelmelerini engellemitir. Sadece mevcut koleksiyonu korumaya ynelik bir yaplanma sonucunda
yeni eserlerin ktphaneye kazandrlmas mmkn olmaynca Cumhuriyet dnemine kadar vakf
ktphaneleri sadece medrese rencilerinin ve klasik slm ilimleri zerine aratrma yapacak
kimselerin bavurduu bir kurum haline gelmi, imparatorlukta medreselerin eski nemini
koruyamamas vakf ktphanelerinin de nemini azaltmtr.
BBLYOGRAFYA


Emevler-Abbsler. Mesd, Mrc-eheb (Abdlhamd), II, 72; Osman Ersoy, XVIII ve XIX.
Yzyllarda Trkiyede Kat, Ankara 1963, s. 12; Hseyin Emn, Trul-Ir fil-aris-
Selc, Badad 1385/1965, s. 399; Nabia Abbott, Studies in Arabic Literary Papyri, Chicago 1967,
II, 10-14; Youssef Eche, Les bibliothques arabes, Damas 1967, s. 13-14, 18, 21, 23-28, 53, 57, 58,
60-62, 128, 140, 180-184, 189; M. M. Azami, Studies in Early Hadith Literature, Indianapolis 1978,
s. 17; M. Mhir Hamde, el-Mektebt fil-slm, Beyrut 1981, s. 56-57, 87; G. Makdisi, The Rise of
Colleges, Edinburgh 1981, s. 24-27; Sami al-Sakkar, The Mustansiriyyah Madrasah and its Role in
Islamic Education, Arabian and Islamic Studies (ed. R. Bidwell), London 1983, s. 124; J. Pedersen,
The Arabic Book, Princeton 1984, s. 61; C. Avvd, azinl-ktbil-adme fil-Ir, Beyrut
1406/1986, s. 104, 115-117, 120-121, 158, 177-180, 218-219, 238-239; Yahy Mahmd St, el-
Vaf ve bnyetl-mektebetil-Arabiyye, Riyad 1408/1988, s. 46, 47, 80, 108; M. L. Wilkins,
Islamic Libraries to 1920, Encyclopedia of Library History (ed. A. Wiegand - D. G. Davis), New
York 1994, s. 296-301; M. Krd Ali, el-Ktb vel-mektebt fi-m, el-Muteaf, LXXIV,
Kahire 1929, s. 505-506; Olga Pinto, The Libraries of the Arabs During the Time of Abbasids, IC,
III/2 (1929), s. 216; a.mlf., Feth b. Hakan (trc. Hakk Dursun Yldz - Neyire Milan), TD, sy. 27
(1973), s. 42, 49; R. S. Mackensen, Moslem Libraries and Sectarian Propaganda, The American
Journal of Semitic Languages and Literatures, LI (1934-35), s. 87-88; a.mlf., Arabic Books and
Libraries in the Umaiyad Period-Concluded, a.e., LIV (1937), s. 52-55; a.mlf., Arabic Books and
Libraries in the Umaiyad Period, a.e., LII (1935-36), s. 248-251; LIII (1936-37), s. 240-245; Sh.
Inayatullah, Bibliophilism in Medieval Islam, IC, XII/2 (1938), s. 160; A. S. Qasimi, Libraries in
the Early Islamic World, Journal of the University of Peshawer, I/6 (1958), s. 1; Nc Marf,
Ulem Mstanriyye, Mecellet Klliyyetil-db, I, Badad 1959, s. 319; M. Hseyin ez-
Zebd, el-Merkiz-efiyye fil-Ir fil-arneynir-rbi vel-misil-hicr, el-
Merriul-Arab, XX, Badad 1981, s. 207-208; M. Hseyin Assf, el-Medresetl-
Mstanriyye f Badd, el-Fayal, sy. 51, Riyad 1981, s. 116; M. Rstem Dvn, el-Mektebt
fil-lemil-Arab vel-slm fil-aril-vas, el-Mevrid, IX/4, Badad 1981, s. 284; Kabir
Ahmad Khan, Library Movement in the Muslim World, IC, LVI/4 (1982), s. 305, 307; Fikret
Iltan, Memun, A, VII, 699; Abdllatf b. Abdullah Deh, Neetl-mektebetil-slmiyye ve
teavvrh att eviril-aril-Abbs, el-Arab, sy. 7-8 (1986), s. 487-489, 496; W.
Heffening - [J. D. Pearson], Maktaba, EI (ng.), VI, 197-199.

Endls Emevleri. Filib d Tarrz, azinl-ktbil-Arabiyye fl-fiayn, Beyrut 1947, I,
243-250; P. K. Hitti, History of the Arabs, London 1970, s. 563-564; M. Mhir Hamde, el-Mektebt
fil-slm, Beyrut 1981, s. 125; Mohamed Makki Sibai, Mosque Libraries: An Historical Study,
London 1987, s. 54-55; Stephan Roman, The Development of Islamic Library Collections in Western
Europe and North America, London 1990, s. 188-195; R. Hillenbrand, Medieval Cordoba as a
Cultural Centre, The Legacy of Muslim Spain (ed. Salma Khadra Jayyusi), Leiden 1992, s. 120-121;
J. R. y Tarrago, Biblifolos y Bibliotecas en la Espana musulmana, Disertaciones y Opscules, I,
Madrid 1928, s. 181-218 (ayn makalenin tercmesi iin bk. el-Mektebt ve hevtl-ktb f
sbnyal-slmiyye, trc. Ceml M. Muhriz, MMMA [Kahire], IV [1958], s. 77, 87, 90-91; V [1959],
s. 91-92, 96-97); R. S. Mackensen, Moslem Libraries and Sectarian Propaganda, The American
Journal of Semitic Languages and Literatures, LI (1934-35), s. 108-110; S. M. Imamuddin, Hispano-
Arab Libraries, Books and Manuscripts, JPHS, VII/2 (1959), s. 104, 106, 107-108; Mustafa Behcet
Mneccid, et-Talm fil-Endels fil-arnil-mis lil-hicr, dbr-rfideyn, X, Musul 1979,
s. 248-249; D. Wasserstein, The Library of al-Hakam II al-Mustansir and the Culture of Islamic
Spain, Manuscripts of the Middle East, V, Leiden 1990-91, s. 99-105; M. Marin, The Captive
Word: A Note on Arabic Manuscripts in Spain, al-Masaq, VIII, Leeds 1995, s. 155-169.

Hamdnler. Filib d Tarrz, azinl-ktbil-Arabiyye fil-fiayn, Beyrut 1947, I, 121-122;
Youssef Eche, Les bibliothques arabes, Damas 1967, s. 99, 130-131; Sad ed-Dvec, Trul-
Mevl, Musul 1402/1982, s. 192; Yahy Mahmd St, el-Vaf ve bnyetl-mektebetil-
Arabiyye, Riyad 1404/1988, s. 35-38; smail E. Ernsal, slam Dnyasnda Bir Ktphane Tr
Olarak Darlilimlerin Ortaya k, Prof. Dr. Osman Ersoya Armaan, Ankara 1990, s. 69, 73;
M. Rgb et-Tabbh, Drl-ktb f aleb admen ve aden, MMADm., XV/7-8 (1937), s.
300, 301; M. Hseyin ez-Zebd, el-Merkiz-efiyye fil-Ir fil-arneynir-rbi vel-
misil-hicr, el-Merriul-Arab, XX, Badad 1981, s. 213.
Bveyhler. Filib d Tarrz, azinl-ktbil-Arabiyye fil-fiayn, Beyrut 1947, I, 101-102,
161; Mafizullah Kabir, The Buwayhid Dynasty of Baghdad, Calcutta 1964, s. 169-170; a.mlf.,
Libraries and Academies During the Buwayhid Period-946 A.D. to 1055 A.D., IC, XXIII/1 (1959),
s. 31-33; Youssef Eche, Les bibliothques arabes, Damas 1967, s. 100, 101, 108, 111, 115, 116, 324;
H. Busse, Chalif and Grossknig, Die Buyiden im Iraq (945-1055), Wiesbaden 1969, s. 524, 528,
529; S. M. Imamuddin, Some Leading Muslim Libraries of the World, Bengladesh 1983, s. 30; C.
Avvd, azinl-ktbil-adme fil-Ir, Beyrut 1406/1986, s. 126-129, 139, 145, 223, 231,
234-235; Yahy Mahmd St, el-Vaf ve bnyetl-mektebetil-Arabiyye, Riyad 1408/1988, s.
37, 38, 45, 107; M. Mhir Hamde, el-Mektebt fil-slm, Beyrut 1998, s. 88, 89-90, 111-113, 130-
132, 145; Olga Pinto, The Libraries of the Arabs During the Time of the Abbasids, IC, III/2 (1929),
s. 225; R. S. Mackensen, Moslem Libraries and Sectarian Propaganda, The American Journal of
Semitic Languages and Literatures, LI (1934-35), s. 88, 90, 91, 93, 94; M. A. Muid Khan, As-Sahib
ibn Abbad as a Writer and Poet, IC, XVII/2 (1943), s. 176-205; M. Hseyin ez-Zebd, el-
Merkiz-efiyye fil-Ir, el-Merriul-Arab, XX, Badad 1981, s. 206-207, 210-211,
213, 214; Kabir Ahmad Khan, Library Movement in the Muslim World, IC, LVI/4 (1982), s. 308.
Smnler. Filib d Tarrz, azinl-ktbil-Arabiyye fil-fiayn, Beyrut 1947, I, 170-171;
M. Mhir Hamde, el-Mektebt fil-slm, Beyrut 1981, s. 109-110; V. V. Barthold, Mool stilsna
Kadar Trkistan (haz. Hakk Dursun Yldz), stanbul 1981, s. 15; Gulm Fruk Nlb Rahm, Seyr-i
Tr Kitbneh der Afnistn, Tahran 1361, s. 104-115; Olga Pinto, The Libraries of the Arabs
During the Time of the Abbasides, IC, III/2 (1929), s. 218.
Ftmler. Makrz, Msevvedet Kitbil-Mevi (nr. Eymen Fud Seyyid), London 1416/1995, s.
300-307; De Lacy Oleary, A Short History of the Fatimid Khalifate, Delhi 1923, s. 99-120; Zek M.
Hasan, Knzl-Fmiyyn, Kahire 1937, s. 27-34; Filib d Tarrz, azinl-ktbil-Arabiyye
fil-fiayn, Beyrut 1947, I, 177-198; Youssef Eche, Les bibliothques arabes, Damas 1967, s. 75-
77, 78, 80-81, 90, 93-95, 96-97, 122-123, 126, 249, 263; M. Mhir Hamde, el-Mektebt fil-slm,
Beyrut 1981, s. 84, 117, 120-121; Hasan brhim Hasan, Trud-devletil-Fmiyye, Kahire 1981,
s. 430, 435; R. G. Khoury, Une description fantastique des fonds de la bibliothque royale, Hizanat
al-kutup au Caire, Proceedings of the Nineth Congress of the Union europenne des arabisants et
islamisants (ed. R. Peters), Leiden 1981, s. 123 vd.; S. M. Imamuddin, Some Leading Muslim
Libraries of the World, Bengladesh 1983, s. 36; J. Pedersen, The Arabic Book, Princeton 1984, s.
114; Ph. K. Hitti, History of the Arabs, London 1986, s. 628; Sad smil Al, Mahidt-terbiyetil-
slmiyye, Kahire 1986, s. 410, 418-420, 431-436; Mohamed Makki Sibai, Mosque Libraries,
London 1987, s. 49-69; Yahy Mahmd St, el-Vaf ve bnyetl-mektebetil-Arabiyye, Riyad
1408/1988, s. 41, 70; M. Abdlmnim el-Hafc, el-Ezher f elf m, Beyrut 1408/1988, s. 60-61;
H. Halm, The Empire of Mahdi: The Rise of the Fatimids, Leiden 1996, s. 366-370; a.mlf., The
Fatimids and their Traditions of Learning, London 1997, s. 71-78; Eymen Fud Seyyid, el-Kitbl-
Arabiyyl-ma ve ilml-mat, Kahire 1997, s. 234-235, 238-241; Hzr Ahmed Atullah,
el-aytl-fikriyye f Mr fil-aril-Abbs, Kahire, ts. (Drl-fikril-Arab), s. 161-175; R.
S. Mackensen, Moslem Libraries and Sectarian Propaganda, The American Journal of Semitic
Languages and Literatures, LI (1934-35), s. 99, 100, 102; G. Wiet, Recherches sur les bibliothques
gyptienne aux Xe et XIe sicles, Cahiers de civilisation mdivale, VI (1963), s. 5-6, 7-9; Kabir
Ahmad Khan, Library Movement in the Muslim World, IC, LVI/4 (1982), s. 309; Abdullah Slih b.
s, el-Mektebetl-slmiyye f Mr fil-aril-Fm, lemI-ktb, VI/4, Riyad 1985, s.
506; Ghulam Ali Allama, Development of Libraries During the Fatimid Caliphate in Egypt, Sind
Quarterly, XIV/4, Karachi 1986, s. 31, 34; Ali Asgar r, lel-i Ufl-i Kitbneh-y slm,
yine-i Pejhe, IV/22, Kum 1372/1993, s. 371-372; J. Pedersen, Mescid, A, VIII, 50.
Eyybler. Nuaym, ed-Dris f tril-medris (nr. Cafer el-Hasen), Kahire 1988, s. 82, 91-93,
127, 205, 215, 293, 359, 361, 484; Filib d Tarrz, azinl-ktbil-Arabiyye fil-fiayn,
Beyrut 1947, I, 183-184; Youssef Eche, Les bibliothques arabes, Damas 1967, s. 47, 204-207, 209,
210, 214-216, 221-233, 236, 244-245, 251-255; I. E. Ghanem, Zur Bibliothekgeschihte von
Damascus 1115-1516, Bonn 1969, s. 45, 47, 48-50, 84-89, 101, 118, 122-123, 124, 126, 135-137,
145-150; Abdlcell Hasan Abdlmehd, el-areketl-fikriyye f llil-Mescidil-A fil-
areynil-Eyyb vel-Memlk, Amman 1980, s. 260-280; M. Krd Ali, a-m, Dmak
1403/1983, s. 191-194; Mohamed Makki Sibai, Mosque Libraries, London 1987, s. 70, 74; Ramazan
een, Selhaddin Eyyb ve Devlet, stanbul 1987, s. 327, 334, 335; Ahmed Fevz el-Heyb, el-
areket-iriyye f zemnil-Eyybn f alebe-ehb, Kveyt 1407/1987, s. 70-71; Kmil el-
Asel, el-Evf vet-talm fil-uds, el-aretl-slmiyye, Amman 1987, III, 144-146; Yahy
Mahmd St, el-Vaf ve bnyetl-mektebetil-Arabiyye, Riyad 1408/1988, s. 70, 81, 84, 85,
109-110, 113; E. Herzfeld, Damascus: Studies in Architecture III, AI, XI-XII (1988), s. 58; Eymen
Fud Seyyid, el-Kitbl-Arabiyyl-ma ve ilml-mat, Kahire 1997, s. 241-242; R. S.
Mackensen, Moslem Libraries and Sectarian Propaganda, The American Journal of Semitic
Languages and Literatures, LI (1934-35), s. 99; Esad Tales, Dru ktbi Filisn ve nefis
matih, MMADm., XX (1945), s. 234-235.
Ammroullar (Ben Ammr). Youssef Eche, Les bibliothques arabes, Damas 1967, s. 117-118; N.
Jidejian, Tripoli: Through the Ages, Beirut 1980, s. 48; Yahy Mahmd St, el-Vaf ve bnyetl-
mektebetil-Arabiyye, Riyad 1988, s. 48; mer Abdsselm Tedmr, Lbnn mines-siydetil-
Fmiyye attas-suti bi-yedi-albiyyn, Trablus 1994, s. 223-225, 288-302; Eymen Fud
Seyyid, el-Kitbl-Arabiyyl-ma ve ilml-mat, Kahire 1997, s. 237; Olga Pinto, The
Libraries of the Arabs During the Time of Abbasids, IC, III/2 (1929), 236-237; Abdullah Muhlis,
iznet Al el-Marib f rablusm, MMADm., XVIII/3-4 (1943), s. 123.
Zengler. Zeheb, Almn-nbel, II, 509; Nuaym, ed-Dris f trilmedris (nr. Cafer el-
Hasen), Kahire 1988, s. 99-100, 608; M. Krd Ali, a-m, Dmak 1925, s. 191-192; a.mlf.,
el-Ktb vel-mektebt fi-m, el-Muteaf, LXXIV, Kahire 1968, s. 2-3, 40-41, 49-53; Youssef
Eche, Les bibliothques arabes, Damas 1967, s. 212-213, 235, 243; N. Elissef, Nr ad-Dn, Damas
1967, III, 757, 758, 759, 761, 838, 843; I. E. Ghanem, Zur Bibliothekgeschichte von Damascus 1115-
1516, Bonn 1969, s. 82-84, 107-108, 144; Hasan Nasrullah, Tru Baalbek, Beyrut 1404/1984, II,
734; C. Avvd, azinl-tbil-adme fil-Ir, Beyrut 1406/1986, s. 26, 127-129; Yahy
Mahmd St, el-Vaf ve bnyetl-mektebetil-Arabiyye, Riyad 1408/1988, s. 47, 107; E.
Herzfeld, Damascus: Studies in Architecture I, AI, IX/1 (1968), s. 2-3, 40-41, 49-53; K. V.
Zettersten, Nr-ed-Dn, A, IX, 361.
Resller ve Zeydler. Filib d Tarrz, azinl-ktbil-Arabiyye fil-fiayn, Beyrut 1947, I,
152-153; smil b. Ali el-Ekva, el-Medrisl-slmiyye fil-Yemen, Beyrut 1986, s. 31, 35, 124,
127, 194, 203, 240, 248, 252-253, 268, 296, 318, 322, 348, 371; a.mlf., et-Trl-fikr f biril-
Yemen ve rih, MMLAr., IV/11-12 (1981), s. 79-81; Mohamed Makki Sibai, Mosque
Libraries, London 1987, s. 78; Yahy Mahmd St, el-Vaf ve bnyetl-mektebetil-Arabiyye,
Riyad 1408/1988, s. 85, 86, 87, 89.
Seluklular. Sheyl nver, Seluklular Zamannda Ktphaneler zerine Yeni rnekler ve Baz
Mlahazalar, TTK Bildiriler, III (1948), s. 642-647; a.mlf., Anadolu Seluklular Zamannda
Umumi ve Hususi Ktphaneler, Atatrk Konferanslar II: 1964-68, Ankara 1970, s. 8-10; Hseyin
Emn, Trul-Ir fiIaris-Selc, Badad 1385/1965, s. 395; Youssef Eche, Les
bibliothques arabes, Damas 1967, s. 169; Mehmet nder, Mevln ehri Konya, Ankara 1971, s.
117,121; Ghulam Rabbani Aziz, A Short History of Khwarazmshahs, Karachi 1978, s. 216; M. Mhir
Hamde, el-Mektebt fil-slm, Beyrut 1981, s. 84, 135-136; Gulm Fruk Nlb Rahm, Seyr-i
Tr Kitbneh der Afnistn, Tahran 1361, s. 122-133; Tuncer Baykara, Trkiye Seluklular
Devrinde Konya, Ankara 1985, s. 92; Erdoan Meril, Mslman-Trk Devletleri Tarihi, stanbul
1985, s. 178; a.mlf., Byk Seluklular Devri Ktphaneleriyle lgili Bir Deneme, Prof. Dr. Hakk
Dursun Yldz Armaan, Ankara 1995, s. 393-399; C. Avvd, azinl-ktbil-adme fil-
Ir, Beyrut 1406/1986, s. 147-149, 150-151; Sad Merzen Asr, el-aytl-ilmiyye fil-Ir
fil-aris-Selc, Mekke 1987, s. 180-203; Yahy Mahmd St, el-Vaf ve bnyetl-
mektebetil-Arabiyye, Riyad 1408/1988, s. 49, 67-68, 79; Ernsal, Trk Ktphaneleri Tarihi II, s.
30; Nrullah Kis, Medris-i Nimiyye ve Tesrt- lm ve ctim-i n, Tahran 1372, s.
176-181, 240-241; R. S. Mackensen, Four Great Libraries of Medieval Baghdad, Library
Quarterly, II (1932), s. 295; Mjgn Cunbur, Seluklu Devri Konya Ktphanesi, Seluk
niversitesi Seluk Dergisi, II/1, Konya
1986, s. 41-42; Mustafa Can, Seluklular Devri Konya Ktphaneleri Tarihesi, a.e., II/1 (1986),
s. 51.
Hrizmahlar ve Gurlular. Ghulam Rabbani Aziz, A Short History of Hhwarazmshahs, Karachi 1978,
s. 216; M. Mhir Hamde, el-Mektebt fil-slm, Beyrut 1981, s. 127-128; V. V. Barthold, Mool
stilsna Kadar Trkistan (haz. Hakk Dursun Yldz), stanbul 1981, s. 526; Gulm Fruk Nlb
Rahm, Seyr-i Tr Kitbneh der Afnistn, Tahran 1361, s. 133-146; Yahy Mahmd St,
el-Vaf ve bnyetl-mektebetil-Arabiyye, Riyad 1408/1988, s. 81.
Memlkler. Nehrevl, el-lm bi-almi Beytillhil-arm (Ahmed b. Zeyn Dahln, ulatl-
kelm iinde), Kahire 1305, s. 152; M. C. ehabeddin Tekinda, Berkuk Devrinde Memlk
Sultanl, stanbul 1961, s. 117-118; Abdllatf brhim, el-Mektebetl-Memlkiyye, Kahire 1962,
s. 15-35; Youssef Eche, Les bibliothques arabes, Damas 1967, s. 255-256, 258, 259, 260, 261, 264;
I. E. Ghanem, Zur Bibliothekgeschichte von Damascus 1115-1516, Bonn 1969, s. 128-130; Yahya
Mahmd St, el-Vaf ve bnyetl-mektebetil-Arabiyye, Riyad 1408/1988, s. 71, 73, 85, 88, 89,
90, 107, 112; M. Kemleddin zzeddin, el-areketl-ilmiyye f Mr: Devletl-Memlikil-
Cerkise, Beyrut 1990, s. 74-79; Seyyid en-Ner, Trul-mektebt f Mr: el-Arl-Memlk,
Kahire 1993, s. 16, 83, 86, 90; Eymen Fud Seyyid, el-Kitbl-Arabiyyl-ma ve ilml-
mat, Kahire 1997, s. 249-254; a.mlf., Nani admni f iretil-ktb, MMMA (Kahire),
IV/1 (1958), s. 128-129; Muhtrddin Ahmed, Mamd b. Al el-Ustadr e-hir, Mecelle-i
Ulm-i slmiyye, I/1, Aligarh 1960, s. 123-146; Fahreddin Flih, et-Talm f lli devletil-
Memlik, dbr-rfideyn, X, Musul 1979, s. 394; G. Leiser, The Endowment of the al-Zahiriyya
in Damascus, JESHO, XXVII/1 (1984), s. 44; Ali es-Seyyid Ali Mahmd, Mektebtl-uds f
ari selnil-Memlik, Mecelletl-mektebt vel-malmtil-Arabiyye, IV/4, London 1984,
s. 9; smil Ahmed smil, Medresets-Suln aytbay fil-Mescidil-arm, el-Arab, XIV/1-2,
Riyad 1979-80, s. 88.
Hindistandaki Mslman Trk Devletleri. Sh. Abdlaziz, The Imperial Library of the Mughuls,
Lahore 1967, s. 43-44, 49-52, 57; Bosworth, slm Devletleri Tarihi, s. 226; Gulm Fruk Nlb
Rahm, Seyr-i Tr Kitbneh der Afnistn, Tahran 1361, s. 133-146; A. Rakhi Butt,
Development of Libraries in Sind, Sindhological Studies, Karachi 1982, s. 87; S. M. Imamuddin,
Some Leading Muslim Librares of the World, Bengladesh 1983, s. 95-97, 99, 105-106; Olga Pinto,
The Libraries of the Arabs During the Time of the Abbasids, IC, III/2 (1929), s. 226; R. S.
Mackensen, Moslem Libraries and Sectarian Propaganda, The American Journal of Semitic
Languages and Literatures, LI (1934-35), s. 93; S. A. Zafar Nadvi, Libraries During the Muslim Rule
in India, IC, XIX/1 (1945), s. 329-331, 336-341, 342-347; Dharma Banu, The Mughul Libraries,
JPHS, II/4 (1954), s. 287, 292, 297-298; M. Hamidz-Zafar, Abd al-Rahim Khan-Khanan and his
Library, a.e., III/2 (1955), s. 119-122; Mohamed Taher, Dargah Libraries in India: A Comparative
Study, International Library Review, XVIII, Copenhagen 1986, s. 337-345; a.mlf. v.dr., Madrasa
Libraries in India, a.e., XXI (1989), s. 83-97; Mehd Hce Pr, Kitbneh-y Leknev, Mikt,
sy. 18-19, Mehed 1989, s. 172-194.
Kuzey Afrikadaki Mslman Devletler. Abdlhd et-Tz, Cmiul-araviyyn, Beyrut 1972, I,
123-124; II, 452-453; III, 668-669; a.mlf., Fehris matil-iznetil-aseniyye, Rabat 1983, s.
IV, V-VIII; Yahy Mahmd St, el-Vaf ve bnyetl-mektebetil-Arabiyye, Riyad 1408/1988, s.
51-52, 72-73; Th Vel, el-Mescid fil-slm, Beyrut 1409/1988, s. 573-574, 576-580; Latifa
Benjelloun-Laroui, Les bibliothques au Maroc, Paris 1990; Muhammed b. Abdlazz ed-Debb,
iznet bn Ysuf ve matih, nara triyye, el-Matl-Arabiyye fil-arbil-slm,
Drlbeyz 1990, s. 49-76; Sddk b. el-Arab, iznet bn Ysuf ve matih, nara triyye,
a.e., s. 77-93; a.mlf., Fihris mati izneti bn Ysuf bi-Merke, Beyrut 1994, s. 5-23; Ahmed-
Chouqui Binebine, Histoire des bibliothques au Maroc, Rabat 1992; M. Shatzmiller, The Berbers
and the Islamic State: The Marinid Experience in Protectorate Morocco, Princeton 2000, s. 90-91,
100-103, 169-171; Hasan Abdlvehhb, el-nye bil-ktb ve cemih f fryyetit-
Tnisiyye, MMMA (Kahire), I/1 (1955), s. 74; bnl-Hayyt, Mektebetl-Cmiil-araviyyn
abret-tr, el-Mecelletl-Maribiyye lit-tev vel-malmt, sy. 3, Tunus 1985, s. 11.
Osmanllar. Ayverdi, Osmanl Mimrsi I, tr.yer.; a.e. II, tr.yer.; a.e. III-IV, tr.yer.; stanbul
Vakflar Tahrir Defteri 953 (1546), tr.yer.; Sheyl nver, stanbul niversitesi Tarihine Balang:
Fatih, Klliyesi ve Zaman lim Hayat, stanbul 1946, tr.yer.; a.mlf., kinci Selime Kadar Osmanl
Hkmdarlarnn Husus Ktphaneleri Hakknda, TTK Bildiriler, IV (1952), s. 309-311; a.mlf.,
stanbulun lk Ktphanesi Hakknda, Akam Gazetesi, 31 Austos 1942, s. 5; a.mlf., Mahmud
Paa Vakflar ve Ekleri, VD, IV (1958), s. 65-76; Mjgn Cunbur, eyhlislm Veliyddin Efendi
Vakflar ve Ktphanesi, Necati Lugal Armaan, Ankara 1968, s. 165-189; a.mlf., Osmanl a
Trk Vakf Ktphanelerinde Personel Dzenini Gelitirme abalar, TTK Bildiriler, VII (1973),
II, 675-688; a.mlf., Vakfiyelere Gre Eski Trk Ktphanelerinin Ynetimi, Trk Ktphaneciler
Dernei Blteni, XI/1-2, Ankara 1962, s. 3-4; a.mlf., Kanun Devrinde Kitap Sanat, Ktphaneleri
ve Sleymaniye Ktphanesi, a.e., XVII/3 (1968), s. 134-139; Cahid Baltac, XV-XVI. Asrlarda
Osmanl Medreseleri, stanbul 1976, tr.yer.; Ernsal, Trk Ktphaneleri Tarihi II, tr.yer.; R. Tba
avdar, Tanzimattan Cumhuriyete Kadar Osmanl Ktphanelerinin Geliimi (doktora tezi, 1995),
Sosyal Bilimler Enstits, tr.yer.; Nazif ztrk, Trk Yenileme Tarihi erevesinde Vakf
Messesesi, Ankara 1995, s. 393; Selim N. Gerek, stanbul Ktphaneleri: Bunlarn lki Hakknda
Bir Yaz Dolaysyla, Akam Gazetesi, 27 Haziran 1942; mer Ltfi Barkan, Ayasofya Camii ve
Eyb Trbelerinin 1489-1491 Yllarna Ait Muhasebe Bilanolar, FM, XXIII/1-2 (1963), s. 375.
smail E. Ernsal
MMAR.
Ortaa Trk mimarlnda Byk Seluklularn sfahan, Nbur, Badat gibi ehirlerinin
medreselerinde nemli ktphaneleri vard (Badat Nizmiye Medresesi-1067). Sultan Sencerin
Merv ehri de ktphaneleriyle mehurdu. Anadoluda Artuklular ktphanelere verdikleri nemle
bilimin yaylmasna hizmet etmilerdir. Anadolu Seluklular dneminde de ktphanelerin varl
bilinmektedir. Osmanl dneminde stanbulun ilk ktphanesi Ftih Sultan Mehmedin kitaplaryla
Beyazttaki Eski Sarayda kurulurken XV. yzyln sonuna doru medrese ve klliyelerdeki
ktphaneler oald. Kann Sultan Sleyman devrinin 1534-1566 yllar arasna rastlayan
srecinde pek ok medrese ktphanesinin yan sra cami, tekke, zviye ve trbelerde de bir kitap
dolab veya odasndan meydana gelen ktphaneler oluturulmutur (bu eit ktphaneler iin gzel
bir rnek olan Sleymaniye Camii Ktphanesi cami iinde yer alr; caminin sa fevkan mahfili
altnda barok tun ebeke ile ayrlarak meydana getirilen kitaplk I. Mahmud dneminde yaplmtr).
XVII. yzyldan itibaren bir klliyenin paras olarak veya tamamen bamsz kk ktphane
binalar ina edilmitir. Divanyolunda Kprl Ktphanesi (1089/1678), ayn ad tayan klliye
iine Kprlzde Fzl Ahmed Paa tarafndan ilve edilmitir ve bamsz ktphane yaplarnn
ilk rneidir. Kare bir mekndan oluan ktphanenin zeri sekizgen kasnan tad sar kubbe ile
rtldr. Duvarlar ta-tula sralarndan oluur. meknda kubbe kalem iiyle bezenmitir.
Sarahanebandaki Feyzullah Efendi Ktphanesi (1111/1699) medrese odalarndan bamsz,
mescid-dershaneyle beraber avludan ykseltilmi ak bir sofa nnde yer almaktadr. Kare planl
sade mekn sar bir kubbe rter. orlulu Ali Paa Ktphanesi (1120/ 1708) arkapda ina
edilen klliyede yer alr. Kesme ta, iki katl bir yapdr. st aynal tonozla rtl dikdrtgen esas
mekn drt konsolla zemin kat zerine oturtulmutur. Bamsz dier bir ktphane yaps Vefada
ehid Ali Paa Ktphanesidir (1127/1715). Bodrum, zemin ve birinci kattan oluan binann
cepheleri ta-tula almak rgldr. Bodrum kat bir hava dehlizi gibiyken zemin kattaki mekn da
kitap deposu olmaldr. st katta birbirine balantl iki mekndan by dikdrgen planl olup
kubbe ve aynal tonozla rtldr. Okuma salonu
olan bu meknda ahap, ta ve ini dekorasyon bulunur. Merdiven nndeki dier mekn kare
planldr ve aynal tonozla rtlmtr.
ehzadebanda Damad brhim Paa Klliyesi iindeki ktphane (1132/1720) giri aksna gre
dershaneyle simetrik olacak biimde konumlanr. Ktphane kare planl olup st sar kubbeli kgir
bir yapdr; avlu cephesi boyunca uzanan revak ve ok pencereli mekn ile dikkat eker. III. Ahmed
Ktphanesi (1131/1719) Topkap Saraynn nc avlusunda bulunmaktadr. ki yandan mermer
merdivenle klan binada revakl bir blmle ktphaneye girilir. Ortadaki kubbeli kare mekn
yne doru, zeri ayna tonozla rtl dikdrtgen blmlerle alr. D cepheler mermer kaplamadr.
cepheler ise ini, al kabartma ve ahap ileriyle sslenmitir. skdar Ahmediye Ktphanesi
(1134/1722) klliyenin bnyesinde olup kesme tatan ina edilmitir. Zeminden ykseltilmi olan
bina kare planl ve tek kubbelidir. Yenicami Klliyesine eklenen ktphane (1138/1726), Vlide
Sultan Trbesinin girii yanna III. Ahmed tarafndan yaptrlmtr. Ta-tula almak rg
duvarlara sahip ktphanenin i mekn kare biimindedir ve zeri sekizgen kasnakl bask bir
kubbeyle rtldr. Hekimolu Ali Paa Ktphanesi (1145/1732) klliye planndaki konumuyla bu
yzyln benzer yaplarndan ayrlmaktadr. Cami avlusuna girii salayan beik tonozlu bir geit
zerinde ina edilmitir. Bol pencereli okuma salonu ferah, revakl bir dinlenme balkonuna alr.
Mirzazde eyh Mehmed Efendi Ktphanesi (1147/1734), eyhlislm Mehmed Efendi Klliyesi
iinde ve caminin arka ynnde ykk durumdadr. Moloz ta-tula rg duvarlara sahip dikdrtgen
meknn st rts tonozdu. Ayasofya I. Mahmud Ktphanesi (1153/1740), Ayasofyann
gneyindeki iki payandann arasna kesme tala ina edilmi ek bir yapdr. mekndan oluan
ktphanede giriin solundaki aynal tonoz rtl dikdrtgen okuma salonu bir taraftan tun
ebekelerle Ayasofya iine, dier taraftan pencereyle klk talna alr. Ikln dier
yannda bir kubbe ve aynal tonozla rtl dikdrtgen kitap deposu yer almaktadr.
1154te (1741) stanbulda iki bamsz ktphane daha ina edilmitir. Bunlardan ilki
Sultanhamamdaki ir Efendi Ktphanesi olup ktphane binas iki katldr. Birka blmden
meydana gelen yapda dikdrtgen okuma salonu aynal tonoz rtldr ve giri ynnde bir kubbe ve
iki apraz tonozla geniletilmitir. Bitiiinde kare planl bir kitap deposuna sahiptir. kincisi
Vefada tf Efendi Ktphanesidir. Kbik olmayan zgn plan balca zelliini tekil eder.
Ktphane zemin zerinde bir bodrumla kntl esas bir kattan oluur. Kitap deposu aynal tonoz
rtl ve dikdrtgen planldr. ok cepheli olarak dzenlenmi olan okuma salonu iki aynal tonozla
rtldr. Bu mekna be eyvan almaktadr.
Ftih Klliyesine I. Mahmud bir ktphane ekletmitir (1155/1742). Ktphane iki birimli giri ve
kare okuma salonundan oluur. Kare meknn ortasnda drt stunun tad merkez bir kubbe yer
alrken yanlarda ve giri aksnda aynal tonozlar, drt kede ise kk kubbecikler st rty
oluturur. Eminnnde Hac Beir Aa Klliyesinde yer alan ktphane (1158/1745) caminin bat
duvarndaki bir kapdan ulalan dikdrtgen planl, sade bir yapdr. Nuruosmaniye Ktphanesi
(1169/1756) klliye iinde ele alnm olup Trk-barok mimarlk slbunun zgn bir rneidir. Bir
mahzen kat zerine kesme tala ina edilmitir. Keleri krk drtgen biiminde ve tonoz rtl
blm kitap deposu, ikinci ksm okuma salonudur. Hareketli bir cepheye sahip keli oval okuma
salonu iten revakl bir yan galeriyle evriliyken drt stunun tad bir kubbe ve yanlarda yarm
kubbelerle rtldr. Sarahanebanda yer alan Amcazde Hseyin Paa Ktphanesi (1168/1755)
klliyeye sonradan ilve edilmi olup medresenin bir koluna bitiiktir. Avludan bir merdivenle
klan ve birok pencereden bol k alan tek kubbeli fevkan bir binadr. Avluya bakan yz kesme
ta, teki cepheleri tatula almak rgdr. Llelide Rgb Paa Ktphanesi (1176/1763) bir
bodrum zerinde ykselen kubbeli ve tonozlu bir yapdr. Asl kitaplk kat, tek gzl bir revakla
girilen n bina arkasnda yer alan kare bir mekndr. Ortada bir byk kubbe, drt ynde aynal
tonozlar ve kelerde birer kk kubbe st rty meydana getirir. Duvarlar ta-tula almak
rgyle oluturulurken meknn i sslemesinde ini, kalem ii ve metal ebeke dzenlemeleri
kullanlmtr. Veliyyddin Efendi Ktphanesi (1182/1768), Beyazt Camiinin batdaki tabhnesine
sonradan eklenmi kesme ta bir yapdr. Bir bodrum kat zerinde ykseltilmi ktphane, kubbeli
kare bir birim ve tonozlu dikdrtgen mekndan oluan bir plana sahiptir ve ok pencerelidir. Murad
Molla Ktphanesi (1189/1775) Fatih arambada bulunmaktadr. Sundurmal bir blmden geilen
kare ktphane meknnn st rts Rgb Paa Ktphanesi ile benzerlik gsterir. Duvarlar ta-
tula almak rgdr. sslemede malakr ve kalem ii kullanlmtr.
Bahekapda yer alan I. Abdlhamid Ktphanesi (Hamidiye Ktphanesi, 1195/1781) bir zemin,
bir asma ve bir esas kattan oluur. Hamidiye Medresesi giriinde balayan bir merdivenle
ulalan fevkan ktphanenin dikdrtgen planl ve tekne tonoz rtl kitapl aynal tonozla
rtl birimle yana doru geniler. Dikdrtgen okuma meknnn iki kesi iten ke pencereleriyle
pahlanmtr. zeri ayna tonoz rtl dikdrtgen bir kitap deposu da olan ktphanenin duvarlar ta-
tula almak rgdr. Eski bir gravrde duvarlarnn naklarla kapl olduu grlr ise de bugn
hibir iz yoktur. Hac Selim Aa Ktphanesi (1196/1782) skdarda bamsz bir yap olarak ina
edilmitir. Okuma salonuna zeri tekne tonozlu bir revakla girilir. Kare planl olan bu mekn
kubbeyle rtlmtr. Bitiiinde kitap deposu bulunan yapnn duvarlar ta rgdr. Hlet Efendi
Ktphanesi (1818) Galata Mevlevhnesi giriinde ina edilmi fevkan bir yapdr. Sokak
cephesinde okuma salonu, arkasnda kitaplk ve revak-teras gibi birimlerden oluan yap tonozlarla
rtlmtr. Yerebatan caddesindeki Esad Efendi Ktphanesi (1846) bir n mekndan sonra ortas
kare, iki tarafta ikier stunla yanlara doru geniletilmi tonozlu blmlerden olumaktadr. D ve
i mimarisi sslemesizdir. Yenikap Mevlevhnesi bnyesinde yer alan Abdurrahman Nfiz Paa
Ktphanesi (1851) bnisinin trbesi yanndadr. Biri kare, dieri kareye yakn dikdrtgen, apraz
tonozla rtl iki birimden meydana gelmitir. Bu dnemde ina edilmi ktphane yaplarndan
farkl olarak fevkan deildir. Eypte yer alan Hsrev Paa Ktphanesi (1859) hafif ykseltilmi
zeminde ina edilmi, birka dikdrtgen mekn ve uzun bir koridordan meydana gelmektedir. Mermer
cepheli ve bol sslemeli binann st rts kubbe ve tonozdur.
XVII. yzyldan itibaren stanbul dndaki ktphanelerde, camilerin ve medreselerin iinde yer
alanlardan baka bir klliye bnyesinde ya da bamsz olarak ele alnm yaplarla
karlalmaktadr. Nevehirde Damad brhim Paa Ktphanesi (1140/1728) ayn ad tayan
klliyede ina edilmi kare meknl, kubbeli bir yapdr. Sivas Hac Nman Ktphanesi de
(1172/1759) kare planl olup bir kubbeyle rtlmtr. Rodosta Hac Ahmed Aa Ktphanesi
(1208/1793-94) yanyana iki kubbeli kare birimden olumakta, nde okuma odas, arkada kitaplarn
muhafaza edildii mekn bulunmaktadr. Bamsz ktphane yaplarndan biri olan Konya Ysuf Aa
Ktphanesi (1210/1795-96) Selimiye Camii yannda yer alr. Kare planl ve kubbeli, kesme ta bir
yapdr. Bol pencereli binann drt kesi yuvarlatlm olup ayrca bu kelere arlk kuleleri
konmutur. Kayseri Mehmed Rid Efendi Ktphanesi (1212/1797), dikdrtgen plan iinde kubbeli
kare bir okuma salonu ve beik tonozla rtl dikdrtgen bir koridor ksmna sahiptir, drt kede
arlk kuleleri yer alr. Antalya Mtesellim Ktphanesi (1211/1796), ayn adl caminin yannda
ina edilmi kare planl ve kubbeli, kesme ta bir yapdr. Akhisar Zeynelzde Ktphanesi
(1212/1797), gney duvarndaki bir kntyla birlikte kare planl ve kubbeli bir yap olup nnde,
zeri iki aynal tonoz ve bir kubbeyle rtl gzl revak bulunmaktadr. Manisa Murdiye
Klliyesi iinde Karaosmanolu Hac Hseyin Aann yaptrd (1806) bir ktphane
bulunmaktadr. Sekizgen planl yapya zeri apraz tonozla rtl kk bir sakftan geilerek girilir.
Ta ve tula rgyle oluturulmu ktphane sekiz dilimli bir kubbeyle rtldr. Tire Necib Paa
Ktphanesi (1826), nnde kk kubbeyle rtl revak bulunan, kare planl ve kubbeli bir
yapdr. Lefkoe II. Mahmud Ktphanesi (1829) dikdrtgen planl olup kare ana mekn bir kubbeyle
rtldr. nde iki kk kubbeyle rtl, biri ak, dieri kapal iki mekndan oluan giri yer alr.
Manisa anigr Ktphanesi (1831), anigr Camii bitiiinde Karaosmanolu Hac Eyb Aa
tarafndan ina edilmitir; nnde kk kubbelerle rtl gzl revak bulunan kare planl ve
kubbeli bir binadr. rgp Tahsin Aa Ktphanesi (1856) kesme tala ina edilmi, kare planl ve
tek kubbeli ktphane yaplarndandr. Ktahya Molla Bey (brhim Bey) Ktphanesi (1855-1858),
ayn adl klliyede yer alm kare planl ve aynal tonozla rtl kgir bir binadr. Manisa Demirci
Mahmud elebi Ktphanesi (1862-1863) sekizgen planl ve kubbeli olup kesme tala ina
edilmitir. Burdur Hac smil Aa Ktphanesi (1886) kare plan zerine kubbeli, kesme tatan
kk bir yapdr. Sivas Ziy Bey Ktphanesi de (1908) kare planl ve ta bir yapdr.
Osmanl devri vakf ktphanelerinde ounlukla kare ve dikdrtgen planlar uygulanm, bazan da
kare mekn ii kolonlu veya ok meknl olarak tasarlanmtr. Baz rneklerde okuma salonlarnda
drt stunla merkez plan emas oluturulurken dikdrtgen planl meknlar iki stunla blmlenerek
kare birimler meydana getirilmitir. rt sisteminde aynal tonoz ve kubbe kullanlmtr. Tula ve
ta kullanm karakteristiktir. Binalarn bir avlu iine alnarak sokak grltsnden uzaklatrld ve
okuma iin sakin bir mekn oluturulduu grlr. Ktphanelerin konumlan gn na gre
ayarlanrken i aydnl bol pencereli dzenlemelerle salanr. Demesi topraktan yksee alnarak
hava akml bodrum kat tonozlar zerine oturtulan yaplar bylece rutubetten korunmu oluyordu.
Ayrca kaln duvarlar sesi ve nemi izole ederken yangnlara ve hrszla kar da nlemler alnmtr.
Ktphanelerin i dekorasyonunda sadelik hkimdir. Kitap dolaplar bazan demir ebekeler iine
alnm, bazan da ayr bir odada bulundurulmutur. Ss unsuru olarak ini ve kalem iinin kullanld
rnekler grlr. Kitaplar, bamsz binas olan ktphaneler dnda cami ve medreselerdeki
dolaplar
veya kitap odalarnn yan sra tekkeler, trbeler, vezir konaklar, saraylar, bedestenler, driflar
(hastahane), imaretler ve drlhadislerde toplanp korunuyordu.
BBLYOGRAFYA


Sheyl nver, Artkllar Ktphaneleri Hakknda Yeni Tetkikler, TTK Bildiriler, III (1948), s.
221-224; a.mlf., Seluklular Zamannda Ktphaneler zerine Yeni rnekler ve Baz Mlahazalar,
a.e., s. 642-646; Y. Turan Gktan, stanbul Haricindeki Osmanl Devri Ktphaneleri (lisans tezi,
1980), Ed. Fak. Sanat Tarihi; Nevcan zkan, Tarihi Geliim Sreci inde Ktphaneler (yksek
lisans tezi, 1987), Yldz niversitesi Mimarlk Fakltesi; Ernsal, Trk Ktphaneleri Tarihi II,
tr.yer.; a.mlf., Osmanllarda Kitap ve Ktphane Gelenei, Lle, sy. 3, stanbul 1985, s. 15-21;
Bahtiyar Erolu, Baz rnekleri ile Anadoluda Tarihi Trk Ktphane Mimarl (bilim uzmanl
tezi, 1990), S Fen Bilimleri Enstits; a.mlf., XVII.-XVIII. Yzyllarda , Bat ve Gneybat
Anadoluda Ktphane Mimarisi (doktora tezi, 1998), S Sosyal Bilimler Enstits; Erdoan
Meril, Byk Seluklular Devri Ktphaneleriyle lgili Bir Deneme, Prof. Dr. Hakk Dursun
Yldz Armaan, Ankara 1995, s. 393-399; Deniz Mazlum, XVIII. Yzyl stanbulunda Basl
Kitabn yks ve Ktphaneler, Prof. Doan Kubana Armaan, stanbul 1996, s. 45-50; Alime
ahin, stanbuldaki Osmanl Dnemi Ktphane Yaplar zerine Bir Aratrma ve Hac Beir Aa
Ktphanesi (yksek lisans tezi, 1997), Yldz Teknik niversitesi Fen Bilimleri Enstits; Aye
Nalan Yetikin (Kubilay), XVIII. ve XIX. Yzyl stanbul Ktphanelerinin Mimarisi (doktora tezi,
1998), stanbul Teknik niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; a.mlf., Ktphaneler-Mimari,
DBst.A, V, 176; Behet nsal, Trk Vakf stanbul Ktphanelerinin Mimari Yntemi, VD, XVIII
(1984), s. 95-124; Semavi Eyice, stanbul: Tarihi Eserler-Ktphaneler, A, V/2, s. 1214/111-114.

Aye Denknalbant

KVEYT
( )
Basra krfezinin kuzeybat kesinde bulunan Arap devleti.
I. FZK ve BEER CORAFYA
II. TARH
Resm ad Devletl-Kveyt olup yzlm 17.818 km, baehri Kveyt ve resm dili Arapadr.
Krfez Savandan nce 2 milyonu geen nfusu Irak istils srasnda 1.2 milyona inmi, 2003
tahminlerine gre ise 2.014.100e ykselmitir. dar olarak Ahmed, Fervniye, sime, Cehr ve
Havall olmak zere be muhafazaya ayrlmtr. lke kuzeyde ve batda 240 km. boyunca Irak,
gneyde 250 km. boyunca Suudi Arabistan ile komudur. Suudi Arabistan ile olan snr tabii bir
temele dayanmayp dz bir hat eklinde uzanr. Kveyt, I. Dnya Savandan nceki yllarda
Osmanl Devletinin Basra vilyetinin Basra sancana bal kazadan biri iken (Kveytin
devletlerinin bir paras olduu yolundaki Irak iddias buna dayanr) uzunca bir sre Trk
hkimiyetinde kaldktan sonra ngiliz himayesinde bir eyhlie dnt; 19 Haziran 1961 tarihinde
ngiliz Parlamentosunun karar ile bamsz bir devlet statsne kavutu.
I. FZK ve BEER CORAFYA
Kveyt topraklar attlarap deltasnn hemen gneyinde, byk gemilerin girmesine elverili derin
bir krfezin evresinde yer alr. Kveyt Halici denilen bu krfez dou-bat dorultusunda uzunluu
80, kuzey-gney dorultusunda genilii 20 kilometreyi bulan byk bir girinti meydana getirir.
Halicin karsnda ve orta yerde biri daha byk iki ada bulunmakta (Feyleke ve Mesken),
dolaysyla ieriye ayr kanaldan girilmektedir. Ancak bunlardan sadece gneydeki ar tonajl
gemilerin geebilmesine elverilidir. Bu sebeple de lkeye adn veren Kveyt ehri, XVII. yzyln
ilk yarsnda bu giriin kenarndaki bir burnun zerine kurulmutur. ehrin ve Kveyt krfezinin
yldz, Osmanl Devletinin byk ticaret merkezleriyle (stanbul, zmir, Badat, Basra, Halep, am)
Hindistan arasnda yaplan ticaretin, XVIII. yzyln ikinci yarsndan itibaren tonajlar giderek artan
gemilerin girilerine uygun olmayan Basra nehir limanndan Kveyte ynelmesi sonucunda
parlamaya balam ve bylece Kveyt btn Kuzeydou Arabistana hizmet eden en byk liman ve
antrepo durumuna gelerek ekonomik, stratejik, dolaysyla da politik nem kazanmtr. Buna paralel
olarak blgeye nce, halen lkeyi yneten Sabh ailesinin (l-i Sabh) mensup olduu Necid kkenli
Uneyze kabilesi, ardndan yine ayn kesimden Benr ve Hamed kabileleriyle Irak ve ran kkenli
dier baz kabileler gelerek yerlemilerdir; bunun sonucunda da blge bir emirlie dnmtr.
Buna ramen Kveyt, I. Dnya Savan izleyen 1920li yllarda dahi halk inci avcl, balklk,
tekne yapm ve snrl lde ticaretle uraan ve toplam nfusu 40-50.000 kiiyi gemeyen geri
kalm bir blge idi. Bu durum, 1936 ylnda petrol yataklarnn bulunmas ve 1946dan itibaren
petrol ihracatnn balamasyla kknden deimi, Kveyt hzla zengin ve bayndr bir refah devleti
haline gelmitir.
lke scak ve kurak bir l ikliminin etkisindedir. Yaz ortasnda scaklk glgede 40-45 C
dolayndadr; 50 dereceyi bulan ve hatta geen scaklklar da llmtr (Temmuz 1979da 51).
Yaz ve ilkbahar kurakln en iddetli olduu mevsimlerdir. Klar lk geer. En souk ay ortalama 8
derece ile ocak aydr. Bununla beraber scakln 0 (sfr) derecenin altna indii de grlmtr
(llen en dk scaklk 20 Ocak 1964te -6 C). klim ky ile i kesimler arasnda baz nemli
farkllklar gsterir. Byk ksm kasm-mart arasndaki souk dnemde den yalarn tutar
yllara gre 10-300 mm. arasnda deiir. lkbahar yalaryla ksa mrl baz otlar yeerir ve bu
ot topluluklarndan otlak olarak yararlanlr. Vahalarn says azdr. Bunlarn en by ve en
nemlisi Kveyt ehrinin batsndaki
Cehr vahasdr. lkede devaml su salayan kaynaklar ve srekli akan akarsular yoktur. Bu sebeple
nceleri ou hafife tuzlu kuyulardan salanan veya gemilerle Basradan getirilen ime suyu
gnmzde yksek kapasiteli artma tesisleriyle denizden temin edilmektedir (gnde 536.000 m3).
XX. yzyln ilk eyreine kadar dnyann en tenha ve en fakir lkelerinden biri olan Kveyt, petrol
yataklarnn bulunmas ve petrol ihracatnn balamasyla ykselen refah dzeyine paralel biimde
hzla deimi, 1910 ylnn 35.000 civarndaki nfusu 1939da 75.000e, 1957de 206.000e,
1970te 739.000e, 1980de 1.358.000e, 1990da 2.142.000e ulamtr. Krfez Sava ncesinde
grlen bu olaan st hzl nfus artndaki en byk etken d glerdir. Mesel 1990 ylnda
nfusun 1.316.000 kadarn saysal nemlerine gre Filistin, rdn, Msr, Irak, Suriye, Hindistan,
Lbnan, Pakistan ve Suud Arabistandan gelenler meydana getiriyordu ve bunlarn toplam nfustaki
oran 1957de % 45 iken 1990 ylnda % 61i amt. Bununla birlikte asl Kveytliler arasndaki
nfus art oran da yksektir (binde 38 dolaynda). Gnmzde zengin Kveyt Devletinin salad
eitli sosyal, siyasal ve mal hak ve yardmlardan ancak Kveyt doumlularla 1920den beri
Kveytte ikamet edenler faydalanabilmektedir.
1930dan itibaren inci avcl balca mteri olan Avrupa lkelerinin yaad ekonomik buhran,
Japonyann rekabeti ve daha sonra petrol yataklarnn bulunmas sebepleriyle nemini kaybetti. lk
petrol arama ve retme imtiyaz 1934te Anglo-Amerikan Kuwait Oil Co. irketine verilmi, iki yl
sonra bulunan petroln 1946 ylndan itibaren ihracna balanmtr. Petrol ihracat baz yllarda
meydana gelen deimelere ramen lkenin en byk gelir kaynan oluturmaya devam etmektedir
(ylda ortalama 35-40 milyar dolar). lkenin petrol yataklar ok zengindir; bilinen rezervin 13
milyar ton dolaynda olduu sanlmaktadr ki bu miktar dnya petrol rezervinin % 9una eittir. Bu
byk kaynak sayesinde Kveyt, kii bana ylda 15-20.000 dolar civarndaki mill geliriyle
dnyann en zengin lkeleri arasnda yer alr. Balca sanayi dallar da petrol ve petrokimya zerine
olup en nemli ihra maddeleri ham ve ilenmi petrol ile petrol rnleridir. 1988 ylnda 1.997
milyon Kveyt dinar (1 Kveyt dinar yaklak = 3,3 dolar) tutarndaki ihracatn 1.783 milyon dinar
(yaklak % 90) bata Japonya olmak zere Hollanda, talya, Tayvan ve Pakistan gibi lkelere
satlan petrol ve petrol rnlerinden salanmt. Ayn ylda ithaltn deeri 1.492 milyon dinar ve
ithalt yaplan balca lkeler de Japonya, Amerika Birleik Devletleri, Almanya, ngiltere ile talya
idi.
Bugn Kveyt bir refah devletidir ve petrolden elde edilen gelirin bir ksm ile vatandalarna her
alanda destek salar. Muhtalara para yardm, konut temini, cretsiz salk hizmetleri, parasz
retim, rencilere karlksz eitim bursu, kitap ve barnacak yer salanmas bu destein
kapsamndadr.
BBLYOGRAFYA


P. Bonnenfant, La pninsule arabique daujourdhui, Paris 1982; W. B. Fisher, Kuwait; Physical and
Social Geography, The Middle East and North Africa 1993, London 1993, s. 587; D-M. Fremy,
Quid, Paris 1993; E. Epstein, Kuwait, As.Af., XXV (1938), s. 595-603; R. M. Burrel, al-
Kuwayt, EI (ng.), V, 572-573; EBr., X, 547-549.

Srr Erin


II. TARH
Kveytin bulunduu blgedeki iskn tarihi eski alara kadar iner. zellikle liman giriinde yer alan
Feyleke adasnda yaplan arkeolojik kazlarda baz yerleme izlerine rastlanmtr. Bununla birlikte
Kveyt ehrinin ne zaman ortaya kt kesin olarak bilinmemektedir. Baz kaynaklarda burann
Kuzey Arabistandan gelen Utb kabilesi tarafndan XVIII. yzyln balarnda kurulduu belirtilir.
Tarih kaytlara gre Ssnler zamannda Arap aknlarna kar Frat nehri zerindeki Hitten
itibaren kazdrlan byk hendek Kveyt krfezinin kuzey kylarna kadar uzanmaktayd. 12 (633)
ylnda Hlid b. Veldin Ssn kuvvetlerini bu yrede bozguna uratt bilinmektedir. Blgenin
tarihiyle ilgili bilgiler zellikle XVI. yzyldan itibaren fazlalar. Bu yzyln balarnda Basra
krfezinin artan ticar nemi dolaysyla Hindistana ulam olan Portekizlilerin buraya gelip bir s
kurduklar, Kveyt adnn da buradaki kaleye nisbetle kk kale anlamna geldii zerinde
durulur. 1545 ylndan itibaren Basray tam olarak kontrol altna alan Osmanllar bu blgeye de
hkim oldular ve buray Basra beylerbeyilii snrlar ierisine kattlar. Osmanl idaresi altnda ilk
dnemlerde blgenin durumu hakknda ayrntl bilgi yoktur. Ancak XVIII. yzylda bir liman ehri
olarak ortaya kndan itibaren bir kaza merkezi haline gelmi olduu sylenebilir. XVII. yzyl
sonlarnda blgeye yerletirilen Uneyze urbannn bir kolu olan Utb kabilesinin eyhleri buraya
idareci olarak tayin edildi. Zamanla Utb kabilesinin kolundan l-i Sabh n plana kt ve XVIII.
yzyln sonlarndan itibaren kaymakamlar bu kabilenin eyhlerinden tayin edilmeye baland, dier
iki kol ise Kveyti terketti.
Kveytin bir liman ehri olarak hzl gelimesine 1760lardan sonra buraya gelen seyyah Carsten
Niebuhr da iaret eder. Ona gre ehirde 10.000 kii yayordu, bu nfus yaz aylarnda scaklar
yznden 3000e kadar iniyordu. Limanda 800 kadar tekne vard, halk balklk ve inci toplaycl
ile geiniyordu. Basrann ran igali altna girmesi (1776-1779) Hint ticaretini Kveyte kaydrd.
Bu sayede liman olduka hareketlendi ve ehir de byd; Halepten ve Akdeniz limanlarndan
krfeze ulaan yol zerinde nemli bir ticaret merkezi haline geldi. 1793te ngilizler, Basradaki
Osmanl idarecileriyle olan problem yznden ticar merkezlerini 1795e kadar Kveyte tadlar.
Fakat burann stratejik nemini koruyarak Kveyt zerindeki ilgilerini srdrdler. ngiltere, XVIII.
yzylda Arabistanda ortaya kan Sud ayaklanmasna kar Kveyti koruma bahanesiyle
Basradaki siyas memurunu da buraya nakletti (1820). Kveyt halk bu memuru Kveytten
karmaya alt. ngiltere de memurunu Kveyt Liman giriindeki Feyleke adasna yerletirerek
(1821) blgeyi yakndan izlemeye balad. Osmanl Devleti batda baka meselelerle uratndan
Kveyt kaymakam olan eyhler ngiltereden ekinerek Osmanl ynetiminden uzaklatlar. Fakat
Kveyt XIX. yzyl balarnda zaman zaman sarsntl dnemler geirdi. 1831de burada sadece
4000 kii yayordu. XIX. yzyln ikinci yarsnda durum deiti. Midhat Paann Badat valiliine
getirilmesi zerine (1869) Kveytin Osmanl Devleti ile olan balar glendi. Kveyt Kaymakam
eyh Abdullah es-Sabh, Necid seferine kan Midhat Paay Fav adasnda karlayarak ona destek
verdi. eyh Sabh seksen gemiden oluan bir filo ile denizden, kardei Mbrek de kalabalk bir
ordu ile karadan Midhat Paann yannda sefere katld. eyh Abdullahn yerine geen eyh
Muhammed es-Sabh, Osmanl Devletine balln srdrrken bir suikast sonucu ldrld
(1896). Bunun zerine
aile fertleri arasnda mcadele balad. Bbli, aile iindeki mcadelenin yatmasn bekleyerek
suikastn tertipleyicisi olduu ne srlen Mbrekin kaymakamln hemen onaylamad. Fakat
taraflarn ngiltereden yardm istemeleri zerine irsiyet kavgalarnn Kveytte meydana getirecei
tehlikeyi sezerek Mbrekin kaymakamln tasdik etti (1897). Blgede zengin petrol yataklarnn
kefedildii ve emperyalist glerin dikkatlerinin Ortadouya evrildii bir srada Mbrek es-
Sabh iki defa ngiltereye himaye teklifinde bulunduysa da ngiliz hkmeti bunu kabul etmedi. Fakat
Ruslarn Osmanl ynetiminden Kveyt Liman giriinde bir kmr deposu kurma imtiyaz aldklar
ve Kveyte kadar uzanacak olan Badat demiryolu imtiyaznn Almanyaya verildii ynndeki
haberler zerine Hindistan genel valisi Lord Curzon yzba Meadi Kveyte gndererek Mbrek
es-Sabh ile gizli bir antlama yapt (23 Ocak 1899). Antlamaya gre eyh ve vrisleri ngilterenin
izni olmadan baka bir devletin temsilcisini kabul etmeyecekti. ngiltere de eyhe 15.000 rupi
(yaklak 1000 sterlin) tahsisat balayacakt. ngiltere, eyhin istedii yazl garantiyi vermemekle
birlikte ondan topraklarnn bir ksmn ngiltereye kiraladna dair imzal bir belge almay baard.
Durumdan phelenen Osmanl merkez idaresi Basra liman memurunu Kveyte gnderdi. Memurun
eyh tarafndan kabul edilmemesi pheleri arttrd. II. Abdlhamid, Basra nakbleraf kaymakam
Receb Efendiyi Kveyte yollayarak gerek durumu renmek istedi (Ocak 1900). Mbrek es-
Sabh, ngiltere ile yapt gizli antlamay inkr etti. Ayrca Osmanl Devletine balln bildiren
imzal bir belgeyi de padiaha iletilmek zere Receb Efendiye verdi. Bu srada Kveyti ziyaret
eden Rusyann Badat konsolosunu bir Osmanl memuru sfatyla karlad. Bu ballndan dolay
Mbrek es-Sabha ikinci Mecd nian verildi ve mr-i mrnlk rtbesiyle paa yapld (20 Mays
1900). Padiahn ilgisi karsnda Mbrek es-Sabh, Kveytte kendi parasyla yaptrd camiye
onun adn verdi. Ayrca bal olduu Basra vilyetini ziyaret ederek (17-24 Kasm 1900) Kveyte
hibir yabanc devleti sokmayacana ve Osmanl Devletine bal kalacana dair Vali Muhsin
Paaya sz verdi. Mbrek es-Sabh bu szne ramen ngiltere ile imzalad gizli antlamaya
uygun davrand. Padiahn izniyle Kveyte giden Badat Demiryolu irketinden bir heyeti kabul
etmedi. ngilizlerin destek ve kkrtmalaryla Necid emrine kar sava at (Ocak 1901). Basra
Valisi Muhsin Paa durumu renmek iin Kveyti ziyaret etti (19 Mays 1901) ve eyh tarafndan
samimi bir ekilde karland. ngilizlerin Kveytte bir himaye sistemi oluturma abalar Rusya,
Fransa ve Almanyann da tepkisine yol at. ngiltere ise bu devletlere statkoyu korumaktan baka
bir amacnn olmadn bildirdi. Fakat 4000 asker ve mhimmat ykl Zuhaf adl Trk gemisinin
Kveyt Limanna girdii srada limandaki ngiliz gemisinin kaptannn ziyaret maksadyla geldii
Trk gemisi kaptanna Kveytin ngilterenin himayesinde olduunu syleyerek tehditlerde
bulunmas (24 Austos 1901) tartmalar yeniden balatt. ngilterenin stanbuldaki elisi, ngiliz
karlarnn korunmas konusunda Kveyt kaymakamyla antlama yaptklarn aklad. Trk
hkmetinin bunun devletler hukukuna aykr olduunu hatrlatmas zerine amalarnn statkoyu
korumak olduunu syledi. Nihayet karlkl verilen notalarla iki devlet arasnda Kveytte
statkonun korunmas konusunda antlama saland (11 Eyll 1901). Buna gre ngiltere Kveyti
igal etmeyecek veya himayesine almayacakt. Osmanl Devleti de buraya asker gndermeyecekti.
ngilterenin bu antlamaya dayanarak Kveyte yerlemesinden korkan padiah, hem ngilterenin
asl maksadn anlamak hem de Kveytte egemenlik haklarnn hl srdn gstermek iin Basra
nakbleraf ile vilyetten resm bir memurun Kveyte gnderilmesine karar verdi. Osmanl
heyetinin Kveyte gelii ngiltere tarafndan antlamaya aykr bulundu. Osmanl hkmeti de kendi
egemenlik haklarnn deimediini belirtti. Ancak ngilizler eitli bahanelerle Kveyte silh
ymay srdrd. Lord Curzon, Kveyti ziyaret ettikten sonra (Kasm 1903) Hindistan ordusunda
alan Notisi Kveyte konsolos olarak gnderdi (Austos 1904). Bblinin itiraz zerine
ngiltere bunun konsolos deil siyas memur olduunu bildirdi. Maa ve ikramiye adyla Mbrek es-
Sabha 100.000 rupi ile gda yardmnda bulunan siyas memur iin bir bina tahsis edildi ve
kapsna da ngiliz bayra ekildi. Blgede alan ngilizleri koordine eden bu memur Kveytin
idar ilerine de mdahale ediyordu. ngilizler, zengin petrol yataklarnn bulunduu yerleri
iaretleyerek Kveytin snrlarn tesbit etmeye baladlar. II. Abdlhamidin tahttan indirilmesinin
ardndan ngiltere Kveyt konusunda daha rahat hareket etme frsat buldu. Sadrazam Hakk Paa,
Badat demiryolu finansman konusunda ngiliz sermayesine kar duyulan endienin Kveyt
meselesinden kaynaklandn belirterek demiryolunun Badattan sonraki ksmnn Kveyt
meselesiyle birlikte ele alnp halledilmesini teklif etti (29 Aralk 1910). ngiliz Hariciye Nzr
Edward Grey, parlamentoda yapt bir konumada Kveyt eyhiyle antlama yaptklarn ve eyhi
koruma grevini stlendiklerini aklad (8 Mart 1911). Mzakere konularn Badat demiryolu,
Basra krfezi ve Osmanl gmrklerinin arttrlmas olmak zere grupta toplayan Edward Grey,
Kveyt konusunda eyh ile imzaladklar antlamalarn tannmas halinde Osmanl Devletinin Kveyt
zerindeki egemenlik haklarn ve eyhin bir Trk kaymakam saylmasn kabul edeceklerini bildirdi
(29 Temmuz 1911). ve
d olaylarn youn basksndan ancak ngilterenin desteiyle kurtulmann mmkn olduuna inanan
ttihatlar, ngiliz tekliflerini olumlu bularak eyhle yaptklar antlamalarn metinlerini istediler.
talyann Trablusgarpa saldrmasndan (19 Eyll 1911) sonra Edward Grey eyhle yaplan
antlamalarn metinlerini gnderdi (24 Ekim 1911). Osmanl hkmeti, Kveytte ngiliz karlarna
ve Osmanl egemenliine uygun bir antlamay kabul edeceini ngiltereye bildirdi (15 Nisan 1912).
ngiltere, krfezdeki btn haklarnn tannmas halinde gmrklerin % 4 arttrlmasna raz olaca
cevabn verdi (18 Temmuz 1912). Fakat Balkan Sava yznden herhangi bir giriimde
bulunulmad. Bbli Baskn ile tekrar iktidara gelen ttihatlar, eski sadrazamlardan Hakk Paay
fevkalde murahhas sfatyla Londraya gndererek (ubat 1913) mzakereleri balattlar. Daha nce
parafe edilen be mukavele Hakk Paa ve Edward Grey tarafndan imzaland (29 Temmuz 1913).
Basra krfeziyle civarna ait konularla ilgili mukavelelerden beincisinin ilk on maddesi Kveyt ile
ilgiliydi. Kveyt, Osmanl Devletine bal idar muhtariyete sahip bir kaza merkezi oluyordu.
Kaymakamn yine Osmanl padiah tayin edecekti. Osmanl ynetimi Kveytin i ilerine
karmayacak ve oraya asker gndermeyecekti. ngiltere de 11 Eyll 1901de teti edilen teminata
uygun olarak bu mukavelede belirlenen statkoda Osmanl hkmeti bir deiiklik yapmadka
Kveyt ile olan ilikilerinde bir deiiklik yapmayacak ve Kveyt zerinde himaye tesis etmeyecekti.
Osmanl Devleti, Badat demiryolunu Kveyt topraklar iinde de srdrmek isterse ngiltere ile
anlap ilgili tesisleri birlikte yapacaklard. I. Dnya Savann kmas zerine bu antlamalar
yrrle konulamad. ngiltere savata Basray ele geirince (22 Kasm 1914) Kveytin kendi
himayesinde olduunu iln etti. Fakat bundan holanmayan eyh Mbrek es-Sabh ve Kveyt ileri
gelenleri Kveyti ziyaret eden ngiliz Generali Hardingi karlamadlar (31 Ocak 1915).
Mbrekin vefatndan (30 Ocak 1916) sonra ngilizler, Niri eyh yapmak istedikleri halde halk
Slimi eyhliin bana getirdi (Aralk 1916). Slim, ngilizlerle daha nce yaplan antlamalar
tanmadn aklayarak Osmanl Devleti ile ilikilerini dzeltmeye zen gsterdi. ngiltere de
Kveyte kar ambargo uygulayp ticareti yasaklad. Slimin lmnn (27 ubat 1921) ardndan
eyhlie getirilen Cbirin olu Ahmed ngiltere ile ilikilerini dzeltti. Irak ile olan snrn
ngilizlerin yardm ile belirledi. Suudi Arabistan ile antlama imzalayarak (2 Aralk 1922) snr
meselelerini halletti. ngiliz ve Amerikan sermayesiyle kurulan Kuwait Oil Company adl irket
1936dan itibaren petrol karmaya balad. eyh Ahmedin vefatndan (1950) sonra eyh olan
Abdullah petrol gelirlerini planl bir ekilde lke kalknmasnda kulland. Kveyt, 19 Haziran
1961de tam bamszla kavutu ve eyh emr unvann ald. Irak ise Arap Birliine ye olan
Kveytin bamszln tanmad ve eyh Abdullahn Basra vilyetine bal olarak Kveyt kazas
kaymakalna tayin edildiini aklad. Kveyt, Irak saldrsna kar ngiltereden yardm istedi.
Arap Birlii de Kveytin bamszln korumak iin kuvvet gnderdi (Eyll 1961). Kveytin
Birlemi Milletlere ye olmasndan (Mays 1963) sonra Irak da Kveytin bamszln ve toprak
btnln tand (Ekim 1963). Arap Birlii askerleri ayn yl Kveyti terkettii halde ngiliz
askerleri 1971e kadar Kveytte kald. Kveytte yirmi kiilik kurucu meclisin hazrlad anayasaya
gre seilen meclis almalarna balad (Ocak 1963). eyh Abdullahn lmnn (24 Kasm
1965) ardndan eyh Sabh emr, Cbir de babakan oldu. Cbir daha sonra veliaht iln edildi
(Mays 1966).
Kveyt, Irak-ran sava (1980-1988) srasnda Irak tarafn tuttuu gibi Irak petrollerinin Kveyt
limanlarndan dnyaya satlmasn salad. Irak yanls politika izlemesi ranl gruplarn tepkisine yol
atndan 27.000 ranl ve dier yabanclar Kveytten karld (1985-1986). Irak, ran sava
srasnda petrol gelirlerinin bir ksmnn alnd iddiasyla Kveyti igal ederek (2 Austos 1990)
Kveytin Irakn on dokuzuncu vilyeti olduunu aklad. Kveyt yneticileriyle emr komu
lkelere snd. Nihayet Birlemi Milletlerin karar (nr. 678) gereince Amerikan ve ngiliz asker
gc tarafndan Irak kuvvetleri Krfez Sava ile Kveytten karld (28 ubat 1991). Srgndeki
Kveyt hkmeti ve emr Kveyte dnd. Kveyt savata byk tahribata urad. Kveyt ynetimi
yabanclarn saysn % 50nin altnda tutma ilkesini benimsedi. lkenin yeniden imar iin Amerika
ile on yllk bir savunma antlamas imzaland (19 Eyll 1991). Benzer bir antlama ngiltere ve
Fransa ile de yapld (1992).
BBLYOGRAFYA


Osman b. Bir en-Necd, Unvnl-mecd f tri Necd (nr. Abdurrahman b. Abdllatf l-
eyh), Riyad 1402/1982, I, 124, 209, 240; A Collection of Treaties, Engagements and Sanads
Relating to India and Neighbouring Countries (ed. C. U. Aitcheison), Calcutta 1892, XI/XXXVI,
tr.yer.; Ali Haydar Midhat, Midhat Paa, stanbul 1325, I, 102; Delll-alc (Tarih), III, 1511,
1512, 1513, 1526, 1527, 1530, 1536, 1545, 1546, 1548; Abdlazz er-Red, Trul-Kveyt,
Badad 1344, s. 37-38, 139-173; Ysuf b. s el-Kn, afat min tril-Kveyt, Kahire 1946, s.
24-25; H. R. P. Dickson, The Arab of the Desert, London 1949, s. 272; H. J. Whigham, The Persian
Problem, New York 1903, s. 101-105; L. Fraser, India Under Curzon and after, New Delhi 1968, s.
97-98; Abdlkerim Mahmd Garyibe, Trul-Arabil-ad, Beyrut 1984, s. 228-230; Alan
Rush, Al-Sabah: History-Genealogy of Kuwaits Ruling Family: 1752-1987, London 1987; Cevdet
Kk, Kuveyt zerinde Osmanl-ngiliz Nfuz Mcadelesi: 1896-1913 (profesrlk tezi, Marmara
niversitesi, stanbul 1989); Muhammed Mtevell - Mahmd Ebl-Al, Corfiyyetl-alc,
Kveyt 1413/1993, s. 461-469; Fr. F. Anscombe, The Ottoman Gulf: The Creation of Kuwait, Saudi
Arabia and Qatar, New York 1997, tr.yer.; L. Lockhart, Outline of the History of Kuwait, JRCAS,
XXXIV/3-4, London 1947, s. 262-274; N. H. Aruri, Kuwait; A Political Study, MW, LX/4 (1970),
s. 321-343; A. Grohman, Kuveyt, A, VI, 1130; R. M. Burrel, Kuwayt, EI (ng.), V, 573-575;
Failaka, The Oxford Encyclopedia of Archaeology in the Near East, New York 1997, II, 297-299.

Cevdet Kk - Mustafa L. Bilge

L HAVLE ve L KUVVETE
(bk. HAVKALE).

LN
( )
el-Melikl-Mansr Hsmddn Ln b. Abdillh el-Mansr (. 698/1299)
Memlk sultan (1296-1299).
Ali b. Aybek et-Trkmnnin memlklerindendir. Efendisi, el-Melikz-Zhir I. Baybars dneminde
Bizansa srgn edilince Lin Msrda Emr Seyfeddin Kalavun tarafndan satn alnd. Kalavunun
eski memlklerinden olan Linden ayrt edilmek iin ona es-Sagr, gzlerinin renginden dolay da
ukayr (ekar) lakab verildi. Emr Seyfeddinin saltanat lakab Mansra nisbetle Mansr
nisbesiyle anlr. el-Melikz-Zhir Baybarsn kz ile evlenen Lin, Baybars devrinde (1260-
1277) devdr- kebr olarak devlet hizmetinde bulundu. Bedreddin Slemi b. Baybarsn ksa
saltanatnda (1279) kendisine res nevbetil-cmedriyye unvan verildi. Ardndan bir asker
birlikle evbeke yrd ve oray istil etti. Kalavunun hizmetinde iken Dmaka saltanat nibi
tayin edilen Lin, Kalavunun saltanatn kabul etmeyip el-Melikl-Kmil lakabyla saltanatn iln
eden Dmak nibi Sungur el-Ekar tarafndan hapsedildi. Kalavun, Sunguru malp edince Lini
hapisten kurtararak Dmak saltanat nibliine iade etti. Lin, Kalavunun lhanllarn Suriyeye
yaptklar hcumlara kar kt sefere katld. Bu sefer srasnda meydana gelen savalarda cesaret
ve kahramanl ile kendini gsterdi (680/1281). Akkdaki karklklar sebebiyle Sultan el-
Melikl-Eref Hall b. Kalavunun balatt kuatmada bulundu (689/1290). Akknn fethinin
ardndan sultan baz emrlerle beraber Lini de hapsetti ve yerine Alemddin e-cyi getirdi.
Lin ksa bir mddet sonra affedilerek emrs-silhdr (mukaddemet elf) oldu ve iktlar iade
edildi. Knnesrn yaknlarndaki Kalatrrm kuatmasndan Dmaka dndklerinde Sultan el-
Melikl-Eref ile aralarndaki ihtilftan endie ederek evresinden uzaklamaya alrken yakalanp
Msra gtrld ve Kalatlcebelde hapsedildi; ancak Emr Bedreddin Baydarnn aracl ile
affedildi ve eski grevine dnd. Sultan el-Melikl-Eref hayatta olduu srece kendini gvende
hissetmeyen Lin, Emr Baydar ile i birlii yaparak onun ldrlmesini tertipledi. el-Melikl-
Erefin katli zerine Emr Baydar sultan iln edildi. Emr Baydar Msra giderken el-Melikl-
Erefin memlkleri tarafndan ldrlnce gizlenmek zorunda kalan Lin, el-Melikn-Nsr
Muhammed b. Kalavunun saltanat srasnda ortaya kt (Ramazan 693 / Austos 1294) ve
Mdebbirl-memleke Ketboann aracl ile affedildi. Lin bu dnemde halife, kadlar ve ileri
gelen emrler huzurunda ocuk yataki el-Melikn-Nsrn tahttan indirilip Ketboann iktidara
getirilmesini salad. Sultan Ketboa da onu Msr saltanat nibi tayin etti. Mool asll olan
Ketboann, Gzn Hann slmiyeti kabul etmesi dolaysyla kap kendisine snan 10.000den
fazla putperest Moolu (Oyratlar) himaye etmesi, onlara zengin iktlar vermesi emrleri ve halk
rahatsz etti. Artan huzursuzluktan dolay muhalif emrler ve Lin, Sultan Ketboann tahttan
indirilmesine karar verdiler. Ketboann adamlar katledildi, sultan yirmi kadar adamyla am
nibine snd. Lin, Sultan Ketboann hazinesine el koydu, bir ksm muhafzlarn kendi tarafna
ekti. Emrler, Ketboann saltanatna son verip Lini tahta karmay kararlatrdlar. Lin byk
trenlerle Msra girdi ve 18 Muharrem 696da (16 Kasm 1296) tahta oturdu. Saltanat Msrdaki
Abbs Halifesi Hkim-Biemrillh tarafndan kabul edildi ve hutbelerde ad okundu. Kuds, el-Hall,
Kerek, Nablus, Safed gibi byk nibliklerdeki emrler Kahireye temsilciler gndererek sultana
itaatlerini bildirdiler; Ketboa da yenilgiyi kabul ederek yeni sultana boyun edi. Dmakta emrler
ve kadlar Ketboay azledip Linin saltanatn benimseme karar aldlar.
Lin, Muhammed b. Kalavunun annesiyle birlikte Kerekte oturmasna karar verdi. Ketboann
kayrd Oyratlarn ileri gelenlerini hapsetti, dierlerini Msr ve Suriyede eitli blgelere datt.
Halife Hkim-Biemrillhn hareket sahasn geniletti. Dmaktan Kahireye getirterek drladl
nibliine tayin ettii Emr Alemddin ed-Devdryi Tolunolu Camiinin tamiri, yeni vakflar iin
arazi satn alnmas gibi ilerle grevlendirdi. Msr saltanat nibi Kara Sunguru azletti ve emrlerin
muhalefetine ramen yerine Emr Seyfeddin Meng Timur el-Hsmyi getirdi, daha sonra idareyi
ona brakt. Ancak Meng Timurun kendi kendine aziller ve tayinler yapmas, keyf harcamalarda
bulunmas ve Linden kendisini veliaht tayin etmesini istemesi aleyhinde bir grubun olumasna
sebep oldu. Sultan Lin, el-Melikz-Zhir Baybarsn srgndeki ailesini Msra getirtti. 697de
(1297-98) Ssin alnmasn istedi. Alemddin Sencer ed-Devdr kumandasndaki Msr askerine
katlan Dmak, Halep, Trablus, Hama, Safed birlikleriyle Tel Hamdn, Tel Bir ve Mara gibi
kaleler alnd. skenderun ve Adana zerine yaplan seferlerde birok ganimet ele geirildi. Ayn yl
er-Ravkul-Hsm adl dzenlemeyle emrlerin iktlar yeniden ayarland. Buna gre Sultan Lin
ve Meng Timurun memlkleri kayrlrken dier emrlerin iktlar yetersiz hale geliyordu, ayrca
asker says azalyordu. Bu durum emrler arasnda kin ve hasede sebep oldu. Sultan dzenlemeyi
deitirmek istediyse de Meng Timur bunu engelledi. Meng Timurun uygulamalar sivil ve
askerler arasnda lke genelinde byk bir rahatszla yol at. Emrler bu gidie son vermek iin
sultann ve Meng Timurun ldrlmesini kararlatrdlar. Linin saltanata gelmesinde yardmc
olan Grc el-Eref bu defa onun katledilmesini planlayanlarn banda yer ald. Durumu sezerek
kalede oturmaya ve muhtemel tehlikelerden korunmaya
alan Lin, 11 Reblhir 698 (16 Ocak 1299) tarihinde el-Kasrl-Cvnde Grc el-
Erefnin ynettii basknda ldrld ve cesedi Karfetssurya defnedildi. Ardndan da Meng
Timur katledildi. Linin yerine Muhammed b. Kalavun ikinci defa tahta karld.
Sultan Lin Arapay az bilir, buna karlk Trkeyi iyi konuurdu. Cesur, heybetli, ok atmada ve
mzrak kullanmada mhirdi. am saltanat niblii zamannda alak gnlllyle halkn sevgisini
kazanmt. limlerle sohbet eder, huzuruna girenleri ayakta karlard. bn Tolun Camiinde drt
mezhebe gre fkh dersleri, Kuran ve tp dersleri okutulmasn kararlatrd. Yetim ocuklarn
eitimi iin zel meknlar ayrd. eitli blgelerdeki cami, mescid, medrese gibi yaplar slah
ettirerek buralarn yeniden faaliyete gemesini salayan Lin saltanatnn balarnda yapt bu tr
ilerle halkn takdirini kazand. Baz airler onun hakknda methiyeler yazdlar.
BBLYOGRAFYA


Ebl-Fid, el-Mutaar, IV, 13-15, 26-31, 34-40; Zeheb, el-ber, III, 337-338, 340, 342, 386,
391, 393; bn Kesr, el-Bidye, XIII, 290-292, 295, 301, 307, 309, 312, 319-322, 330, 332, 334, 336,
339, 343, 346-350, 352; XIV, 2-3; bn Haldn, el-ber, V, 395-398, 404-412; Makrz, es-Slk,
III, bk. ndeks; Bedreddin el-Ayn, dl-cmn (nr. Muhammed Muhammed Emn), Kahire 1408-
1409/1988-89, II, 231, 243, 262, 276, 371, 379; III, 11, 56, 82-83, 114, 120, 123, 126-127, 130,
204-206, 238, 240, 270-272, 299, 311, 315, 345-350, 352-367, 383, 385, 389-393, 396-402, 407,
421, 423-436; bn Tarberd, en-Ncmz-zhire, VIII, 48-50, 67, 85-91, 95, 99, 107-109; a.mlf.,
el-Menhel-f, V, 64, 276; VI, 94-95; bn ys, Bediuz-zhr, I, 310, 348, 368-369, 378,
384, 386-387, 391-392, 394-395, 401; smail Yiit, Siyas-Dini-Kltrel-Sosyal slm Tarihi:
Memlkler, stanbul 1991, VII, 68-70; Samira Kortantamer, Bahri Memluklarda st Ynetim
Mensuplar ve Aralarndaki likiler, zmir 1993, s. 26, 44, 49, 128, 162; P. M. Holt, The Sultanate
of Lchn (696-8/1296-9), BSOAS, XXXVI (1973), s. 521-532; a.mlf., Ln, EI (ng.), V, 594-
595.

Asri ubuku

LDK BEYL
(bk. NANOULLARI).

LDKL MEHMED ELEB
(bk. MEHMED ELEB, Ldikli).

LADY MONTAGU, Mary Wortley
(bk. MONTAGU, Lady Mary Wortley).

LEDR
( )
Kime ait olduu bilinmeyen nazm paralarnn altna yazan belli deil anlamnda konulan ibare.
Toplum hfzasnda yer alm zl szler gibi (kelmkibar, atasz, vecize vb.) baz nazm paralar
da asrlar boyunca halk arasnda yaar. zellikle treye ve deer yarglarna uygun den bu tr
msra ve beyitler dilden dile dolarken ataszleri gibi yaygnlap topluma mal olduu vakit Arapa
(syleyeni) bilmiyorum anlamna gelen ledr diye nitelenir. Metinlerde ledr yerine sadece l
yazlmas yaygn olup bazan mehul diye kaydedildii de grlmektedir. Bununla anlam benzerlii
tayan anonim kelimesinin halk edebiyatnda syleyeni bilinmeyen ve ok defa ortak olan rnler
iin kullanlmasna karlk ledr, airi unutulmu veya nakledenin hatrlayamad iir paralar
hakknda kullanlmtr. Bazan airi bilinen msralarn kk deiikliklerle ledr olarak
kaydedildii de olmutur.
Bu tr msra ve beyitler iinde ataszleri gibi aklda kalc nitelikte olanlar ounluktadr. Bunlar
bazan bir ataszn konu ald gibi (Sylemekten sz uzar artar emek / Syleyenden dinleyen rif
gerek), bazan da kendileri atasz deeri kazanabilir (Buna kim lem-i imkn derler / Olmaz olmaz
deme, olmaz olmaz). Birtakm din esaslarn nazmen sylendii beyitler de zaman ierisinde bu vasf
kazanabilir (Ey azzim kl kr mln harsi olma pek / Rzkna Allah kefildir etme asl anda ek)
hak, adalet, drstlk vb. erdemlerin konu edildii hikem-didaktik beyitler, doruluu herkes
tarafndan kabul edilmi davran biimleriyle kii, toplum ve kurumlar eletiren fikirlerin yer ald
eitli nazm paralar da ayn nitelie sahip olabilir. Nitekim baz beyit ve msralar, aslnda bir
manzumede yer aldklar halde ihtiva ettikleri fikir yahut ifade gzellii sebebiyle n plana karak
btnden ayrlmakta ve manzumenin dier beyitlerinin, dolaysyla airin unutulmasna yol
amaktadr.
Toplumun takdirini kazanm bir beyit yahut msran muhtevas kadar syleni biimi de onun
hfzalara nakedilmesine vesile olmutur. ster tasavvufne (Aman lafz senin ism-i erfinle
msvdir / Annn derviin zikri amandr y Reslallah), ister hne (Gl trife ne hcet ne
iektir biliriz), isterse rindne (Kanat eylemektir re aza) olsun pek ok msra ve beyit asrlar
boyunca ledr imzasyla anlmtr. Ancak bu tr beyitler iinde insanlarn sk sk tekrarlayarak
rahatlayabilecekleri, deta dertlerini paylaabilecekleri, gemite kendilerine bir rnek grp teselli
bulabilecekleri felekten ikyet edenler nemli bir yer tutar. Bu durumda kiileri ilgilendiren husus
beyitlerin airleri deil o airlerin ifadelerindeki tecrbedir.
Sylendii gnden itibaren ledr olarak anlan beyit ve msralar da vardr. Baz siyas endieler,
insanlar arasndaki ilikiler, hiciv, mstehcenlik vb. sebepler bu tr iirlerin saysn arttrmtr.
Beyit ve msralar yannda manzumelerde de ortaya kan bu belirsizlik aslnda airin kendini
emniyete alma dncesiyle ilgilidir. Bylece air bana gelebilecek musibetlerden emin olmak iin
bilinmezlii tercih eder ve yazd iire bizzat kendisi l edr imzasn koyar. Kann Sultan
Sleymann ehzade Mustafay ldrtmesi dolaysyla sylenen mahlassz mersiyelerle (Mehmed
avuolu, ehzde Mustafa Mersiyeleri, TED, XII [1982], s. 641-686), bu hadiseden dolay
Vezrizam Rstem Paaya kzan airin, onun saraya damat seildii zaman czzaml olmadnn
anlalmasna elbisesinde bulunan bir bitin vesile olduunu telmih yoluyla syledii, Olcak bir
kiinin baht kav tlii yr / Kehlesi dahi mahallinde ann ie yarar ve Kendisi muhtc- himmet bir
dede / Nerde kald gayriye himmet ede gibi beyitler yahut mstehcen ifadeler ihtiva eden nazm
paralar bunlardandr.
Bu tabirin ilk defa kimin tarafndan ve ne zaman kullanld bilinmemekle birlikte yakn dnemlere
ait baz antoloji ve mntehabat mecmualarnda l edr yahut l eklinin kullanld grlr. Bu
mecmualarn alfabetik veya kronolojik tasnife tbi tutulanlarnda normal sralamann ardndan
mellifi bilinmeyen beyitlere yer verilmitir (mesel bk. Bursal Mehmed Thir, Mntehabt-
Mesri ve Ebyt, stanbul 1328; Recizde Ahmed Cevdet, Nevdirl-sr f mtlaatil-er,
stanbul, ts.; Rza Akdemir, Gldeste, Ankara 1990). Ancak bu tr beyitler iin ayr bir blm aan
eserler de vardr (mesel bk. Vasfi Mhir Kocatrk, Divan iirinde Mehur Beyitler, Ankara 1963, s.
81-93; . Hilmi Soykut, Trk iirinde Tasavvuf, Hikmet ve Felsefeyle Dolu Unutulmaz Msralar,
stanbul 1966, s. 1019-1150; mer Erdem,
Unutulmayan Msralar, stanbul 1994, s. 114-117).
BBLYOGRAFYA


Vasfi Mhir Kocatrk, Divan iirinde Mehur Beyitler, Ankara 1963, s. 80-93; S. Kemal
Karaaliolu, Ansiklopedik Edebiyat Szl, stanbul 1983, s. 447; L. Sami Akaln, Edebiyat
Terimleri Szl, stanbul 1984, s. 171; skender Pala, Ansiklopedik Dvn iiri Szl, Ankara
1995, s. 341; a.mlf., Byk stad Ledri, airlerin Dilinden, stanbul 1996, s. 109-114; Ali
Pskllolu, Edebiyat Szl, stanbul 1996, s. 88; Pakaln, II, 346.

skender Pala

LEDRYYE
( )
nsan aklnn Tanr ve evren hakkndaki mutlak gerei bilemeyeceini ileri sren felsef akm,
agnostisizm.
Arapada bilmiyorum anlamna gelen ledr fiilinden tretilmitir. Terim olarak ilk ortaya k
klasik slm dnce gelenei iinde, zellikle kelmclarn sofistler hakkndaki deerlendirme ve
eletirileri erevesinde gereklemi (Tehnev, I, 666), daha sonra modern mslman mellifler
tarafndan XIX. yzyl Bat felsefesinde benimsenen agnostisizme karlk olarak kullanlmtr
(smail Fenn, s. 25; Ceml Salb, II, 258). Yine modern kullanmda irfniyye eklinde ifade edilen
gnostisizmin (bk. RFNYYE) kart olarak lirfniyyenin daha uygun olaca ileri srlmtr
(ank, I, 87). Trkede bilinmezcilik eklinde karlanan agnostisizm, XIX. yzyln ikinci yars
boyunca bir Tanrnn var olup olmadnn bilinemeyecei iddias etrafndaki grleri ifade etmek
zere yaygnlk kazanmtr.
Sokrat ncesi filozoflarn tabiat aratrmalar sonrasnda ortaya kan sofistler, kantlanm bilgiye
ulamak yerine bir iddia konusunda muhatab ikna sanat olarak retorii felsef eitimin esas kabul
etmi, bu yndeki etkinlikleri bilginin imkn ve deeri konusunda agnostik, septik ve relativist
eilimleri beslemitir. Sofistlerden Protagoras, agnostisizmin temel yaklamn belirgin biimde
ortaya koyan bir filozoftur. Protagoras insann her eyin lt olduunu ileri srm, bu gr, alg
yahut inanlardan bamsz sabit bir gereklik olmad biimindeki bir ana fikre dayand iin
gerein bilgisinin de mmkn olmad eklinde bir sonu dourmutur. Protagorasa gre lt
zne olunca insann bilgi ve inanlarn belirleyen sabit bir gereklik ilkesi sz konusu olmayp
aksine insann alg, duygu ve zanlar d dnyann gerekliini belirlemektedir. Dolaysyla gerek
herkese gre bakadr ve her bir gr dierinden daha doru yahut daha yanl deildir. Protagoras,
tanrlarn varl ve mahiyeti konusunda bilgi edinmenin insann gcn at grndedir (Guthrie,
s. 234-235). Sofistler arasnda Protagoras gibi sbjektivist ve agnostik veya Gorgias gibi septik
filozoflarn yannda Diagoras, Prodicus ve Critias gibi ateistler ve Antisthenes gibi monoteistler de
vardr. Ancak septik, agnostik ve sbjektivistrelativist olanlarnn slmn klasik anda ortaya
konan Sfestiyye tasniflerine karlk geldii sylenebilir.
Agnostik ve septik tutumlarn slm dncesinin erken dnemlerinden itibaren tartma konusu
yapld grlmektedir. Bunda eski Fars kltr corafyasndan slm entelektel evrelerine,
zellikle de Cndipr okulundan Abbs saraylarna intikal eden sfest telakkilerin gndem
oluturmasndan balayarak eitli miller rol oynam grnmektedir. Arapaya evrilen felsef
metinlerde Sfestiyye ile ilgili olarak yer alan aktarmlar, yine i eilimli kelmclarn msum
imamn ilm otoritesini temellendirmek maksadyla nazar bilginin deeri hakknda phe uyandrma
gayretleri bu erevede zikredilmektedir. Nihayet din hakknda yaplan farkl yorumlarn, bir fikr
dinamizmi ifade ettii kadar neyin doru olduu konusunda tereddt uyandrc bir olumsuz etkiye yol
at da anlalmaktadr. Ear ve Mtrd gibi byk kelmclarn sofistlerle ilgili deerlendirme
ve eletirileri, Sfestiyye terimi etrafnda daha nceden olumu gndemin derinleerek devam
ettiini gstermektedir (Malt, s. 433-434; Kitbt-Tevd, s. 153-156; ayrca bk. Makdis, I, 48-
49). Eb Hafs el-Haddd ve bnr-Rvend gibi i eilimli melliflerin agnostik tarzdaki
yaklamlar nazar bilginin epistemolojik temellerini tehdit eder grnse de bunlar, Mutezilenin
teekklnden itibaren kelm ilmine duyulan yaygn gveni sarsmaya yetmemi, bu arada mantk
almalarnn hzla gelimesi sofistik yntemin geersizlii hakknda derin bir bilin oluturmutur.
zellikle Btn evrelerin besledii epistemolojik bunalmn Gazzl gibi etkili bilginlerin
gayretiyle almas sonucu agnostik ve septik tutumlar slm dnce geleneinde yaygnlk
kazanamamtr (Ess, s. 83-98).
Sofistleri gruplar halinde tasnif ederek agnostik eilimleri orada zikretmek slm kelmclarnn bir
uygulamasdr. bn Hazmin grup ad vermeden l bir tasnife gittii bilinmektedir (el-Fal, I, 43).
Nasrddn-i Ts, muhtemelen kelmclar kastederek bir topluluun felsef bir ekol sayd
sofistleri ledriyye (agnostikler), indiyye (septikler) ve indiyye (relativist / sbjektivistler) eklinde
gruba ayrdn belirtmekte, ledriyyeyi phe edenler ve phe edip etmediklerinden de phe
edenler eklinde tantmaktadr. Buradaki phe, bilginin imknszl hakkndaki kesin bir
septisizmden ok bilinmezci bir tutumu ifade etmektedir (Tell-Muaal, s. 40). Terimin benzeri
bir tasnif iinde bu kadar ak biimde kullanlmasna bn Teymiyyenin eserlerinde de
rastlanmaktadr. bn Teymiyye, filozoflarn Tanrnn sfatlar konusundaki tutumlarn ledriyye ile
karlatrmakta, ledriyyenin yan sra mtechile (bilgisizlik taslayanlar) kelimesini de
kullanmakta ve agnostiklerin temel tezini onlarn azndan, Biz hakikatin ve bilginin var olup
olmadn bilmiyoruz eklinde aktarmaktadr (Minhcs-snne, I, 231; II, 525).
Felsefe geleneinde sofistlik daha ziyade bir teknik (sna, mihne) olarak kavranm ve bu tekniin
genel ad olan safsata bir mantk disiplini olarak ele alnmtr. Frbye gre sofistler, baz
kimselerin zannettii ekilde Sfesty adl birinin nclnde kurulmu bir felsef ekol olmad
gibi bilginin imknn reddedenlerin toplu ad da deildir; safsata tekniini uygulama gcnde olan
herkes bu ad almaktadr (el-Elfl-mstamele, s. 105; kr. Nasrddn-i Ts, s. 40; bn
Teymiyye, Beynt-telbsil-Cehmiyye, I, 322). Filozofa gre temel ilevi hakikat konusunda
yanltmak (galat), saptrmak (telbs) ve aknla drmek (tahyr) olan safsatay mantn bir
disiplini olarak renmek ve bylece yanltc hikmetten (el-hikmetl-mmevvihe) korunmak gerekir
(l-ulm, s. 66). Frb gibi bn Snda da ledriyye terimine rastlanmamaktadr. Ancak
filozof, sofistlerin nc kkn imknszln reddedileriyle ilgili olarak zmlemelerde
bulunurken baz sofistler iin agnostik arm yapacak ekilde mtehayyir (akn, akl kark)
kelimesini kullanmaktadr. Buna gre iki eyin ayn anda doru olamayacan
bilen bir filozof bu konuda inatlaan sofisti bir ekilde susturmal, fakat gerei grmesi muhtemel
olan ve aslnda yol gsterilme ihtiyac iinde olan mtehayyiri de aydnlatmaldr (e-if, el-
lhiyyt [I], s. 49-50, 53). Fahreddin er-Rz ise metafizik bilginin imkn asndan agnostik tutum
gelitirenlerin kantlarn aktarmakta, cisimler hakkndaki bir meselede bile aknlk ve dehete
kaplan insan aklnn cisman olmayan varlklar, zellikle Tanry bilme konusunda ne durumda
olabilecei iddiasna dikkat ekmektedir (el-Melibl-liye, I, 41-59).
Ledriyye hakkndaki aklama ve eletiriler, Adudddin el-c ve onun nl rihi Seyyid erf el-
Crcnnin eserlerinde artk oturmu ekilleriyle yer almaktadr. Crcnnin aklamalarna gre
Sfestiyye hem akln a priori bilgilerini (bedhiyyt) hem de duyu alglarn inkr eden bir akmdr.
Bu akm ledriyye, indiyye ve indiyye olarak anlan gruptan olumaktadr. Ledriyye duraksama
(tevakkuf) tutumunu benimseyen gruptur. Ledriyyeye gre duyu ve aklla elde edilen alglarn
gereklik hakknda bilgi salad yolundaki fikirler duyumcu ve aklc akmlarca karlkl olarak
geersiz klndna gre bir yargya varmak iin akl ve duyular dnda baka bir yarg gcne
bavurmak gerekmektedir. Fakat bunun iin nazar aratrmadan baka bir yol yoktur. Nazar bilgi de
zorunlu bilgiler gibi akl kavrayn bir parasndan ibarettir. Eer nazar yolla ulalan yarg doru
kabul edilecekse bu bir dngye (devr) yol aacaktr. Dolaysyla bu mesele karsnda susup
agnostik kalmak icap eder. Crcnnin ledriyyeye verdii cevap udur: Eer kendileri bu gr ve
tutumlar konusunda kesin bilgiye sahiplerse bu onlarn ledr olmadklar anlamna gelir. Eer kesin
bilgiye sahip olmadklarn sylyorlarsa iddialarnn doruluu teziyle eliiyorlar demektir. Her iki
durumda da ledrliin temelsiz olduu ortaya kmaktadr. ndiyye denilen grup ise varln
gerekliini inkr konusunda ledriyye gibi duraksamayan, gereklii kesin ekilde inkr edenlerdir.
Onlar ledriyyeden ayran husus, ikincilerin eit gteki deliller karsnda besledikleri phenin
kesinlik tad iddiasdr. ndiyye ise eyann gerekliinin inanlar (itikad) tarafndan
belirlendiini ileri srer. Bu telakkiye gre her grubun gr kendince doru olup kartlarna gre
yanltr. Bunda bir samalk yoktur; nk hibir ey kendi bana doru olamaz; daima bir izflik
sz konusudur. Crcn de teki kelmclar gibi sofistlerin bir ekol olduunu dnmektedir (erul-
Mevf, I, 81).
Modern Batda agnostik terimini ilk defa 1869da kendi zihn tutumunu nitelemek iin kullanan
Huxley ateist, teist, panteist, materyalist, idealist, hristiyan veya serbest dnenler gibi akmlarn
varlk problemini kendilerince zdklerini, ancak problemin kendisi iin zlemez olduundan
emin bulunduunu ifade etmitir. Huxley, teorik akla dayal bilginin imknn sorguladklar iin
septik filozof David Hume ve kritisizmin byk filozofu Immanuel Kant ile kendini ayn safta
grmtr. Sir William Hamilton, Kant kendince yorumlayarak Tanr hakkndaki bilginin insan
aklnn snrlar iinde gerekleemeyeceini, Tanrnn mutlak ve sonsuz varlk olarak btn
izfetlerin tesinde ve bilinemez olduunu savunmutur. Henry Longueville Mansel de Hamiltonu
izleyerek onun fikirlerini Hristiyanlk savunmas lehine gelitirmi, Tanrnn mahiyeti hakknda
speklasyonlara girimenin bouna bir aba olduunu, balanma duygusunun ve mnev basiretin
tatmin etmek istedii ihtiyac ancak inancn yerine getirebileceini dnmtr. Herbert Spencer ise
bilimin bilinemezliin (nescience) snrnda durmas, dinin de bilinemeyen karsnda hu ile tatmin
olmas gerektiini ileri srmtr. Filozof, Hamilton ve Manselden yararlanarak bilginin izflii
zerinde de durmu, her eyi belirli izfetler iinde kavrayan zihnin nesnelerin biztih kendisini
kavramasnn mmkn olmadn, dolaysyla tabiat itibariyle kavranamaz olan gereklii kabul
etmede dinle bilimin uzlatn sylemitir. Leslie Stephan teologlara kar agnostisizmi savunmu;
Robert Flint de Hamilton ve dierlerinin benimsedii din nitelikli agnostisizmin ne olumlu ne de
olumsuz bir yargya varmaktan kanan yaklamlarn eletirerek onlarn tutumunun bilinmeyen bir
Tanr karsnda inanyor gibi yapp hilie tapmaktan te anlam tamayacan ileri srmtr.
James Ward da benzer eletiriler ortaya koymutur.
XIX. yzyln ikinci yarsnda hararetli tartmalara yol aan agnostisizmin XX. yzylda ayn
btnlk, sreklilik ve canlla sahip bir gndem oluturduu sylenemez. Gncel anlamyla tipik
bir agnostik olmak, Tanrnn yokluunu kantlamak iin zel bir aba iine girmeyen, ancak hayatn
da Tanrnn varl kabulne gre dzenlemeyen bir kii olmak demektir.
BBLYOGRAFYA


Tehnev, Kef, I, 666; smail Fenni, Lugate-i Felsefe, stanbul 1341, s. 25; M. Namk ank,
Byk Felsefe Lgat, stanbul 1954, I, 87-89; F. E. Peters, Grek Philosophical Terms, New York-
London 1967, s. 6; Ceml Salb, el-Muceml-felsef, Beyrut 1982, II, 258; Ear, Malt
(Ritter), s. 433-434; Mtrd, Kitbt-Tevd, s. 153-156; Makdis, el-Bed vet-tr, I, 48-49;
Frb, el-Elfl-mstamele fil-man (nr. Muhsin Mehd), Beyrut 1968, s. 105; a.mlf.,
l-ulm (nr. Osman M. Emn), Kahire 1968, s. 66, 80-82; Eb Hayyn et-Tevhd, el-mt
vel-munese (nr. Ahmed Emn - Ahmed ez-Zeyn), Beyrut 1373/1953, III, 193-195; bn Sn, e-
if el-lhiyyt (1), s. 48-53; bn Hazm, el-Fal (Umeyre), I, 43-45; Fahreddin er-Rz, el-
Melibl-liye minel-ilmil-ilh (nr. Ahmed Hicz es-Sekk), Beyrut 1407/1987, I, 41-59;
Nasrddn-i Ts, Tell-Muaal (Fahreddin er-Rz, Muaal iinde, nr. Th Abdurraf
Sad), Kahire, ts. (Mektebetl-klliyyetil-Ezheriyye), s. 40; Takyyddin bn Teymiyye, Minhcs-
snne (nr. M. Red Slim), Riyad 1406/1986, I, 231; II, 525; a.mlf., Beyn telbsil-Cehmiyye
(nr. Muhammed b. Abdurrahman b. Ksm), Mekke 1392, I, 322; Seyyid erf el-Crcn, erul-
Mevf, stanbul 1292, I, 81; J. van Ess, Skepticism in Islamic Religious Thought, God and Man in
Contemporary Islamic Thought (ed. Charles Malik), Beirut 1972, s. 83-98; E. Zeller, Outines of the
History of Grek Philosophy (trc. L. R. Palmer), New York 1980, s. 76-87; W. K. C. Guthrie, The
Sophists, Cambridge 1995, s. 50-51, 181-188, 234-235; Alfred E. Garvie, Agnosticism, ERE, I,
214-220; Ronald W. Hepburn, Agnosticism, The Encyclopedia of Philosophy (ed. Paul Edwards),
London-New York 1982, I, 56-59.

lhan Kutluer

LAFIZ
( )
Anlamlarn ses trnden remiz ve ekillerini ifade eden terim.
Szlkte atmak, azdaki bir eyi dar atmak, karmak anlamnda masdar olan lafz kelimesi ism-i
mefl mnasnda (melfz = atlan ey) kullanlr. nsan azndan kan anlamlanlamsz ses ve ses
gruplar ile onlar ifade eden harf ve harf gruplarnn oluturduu remizlere lafz denir. Bu sesler bir
anlam simgeliyorsa kelime (szck) ve kelm (sz) adn alr. Lafz cins, kelm da ona dahil nevi
olduundan lafz kelma gre daha kapsamldr.
Lafz bata nahiv ve belgat, fkh usul ve mantk olmak zere dille ilgili disiplinlerde farkl adan
ele alnarak farkl tasniflere konu olmutur. Kk anlamnn
da ifade ettii gibi lafz azdan kan havann dilin hareketiyle sese dnmesinden ortaya kar. Ses
lafzn asl unsuru olsa da belirli bir kesim (takt) ve dzen olmadan lafz tekil edemez. Bundan
dolay lafz, dil hareketiyle birlikte belli bir kesim ve dzenle azdan kan hava hareketine
denilmektedir (bn Sn, s. 32). Bu sebeple her bir sesin dierinden ayrlmas ve dierlerinden farkl
bir ekilde karldnn farkedilmesi gerekmektedir. Bu ayn zamanda sesin kt yerin de
(mahre) tasvir edilmesini birlikte getirir. Bu husus mstakil bir ilim halinde ele alnm ve zellikle
Kurann doru okunmasn salamak iin Arapa ile irtibatl olarak seslerin doru telaffuzu
konusunda tecvid adyla bir disiplin gelitirilmitir. Buna gre her sesin insann az ve boaz
yapsna gre k yerleri tesbit edilip alfabeye esas tekil eden sesler tehis edilmi, her mstakil
ses iin bir ekil konularak bugnk alfabeler ortaya karlmtr (Chiz, I, 58; Ali Kuu, s. 92). Bu
mesele mstakil ekilde ele alnp itikak ilminin konusunu oluturmutur (Ebu Yakb es-Sekkk, s.
14 vd.).
Tecvid ilminde ama lafz tekil eden sesin azdan doru olarak karlmas iken nahiv, belgat,
fkh usul ve mantk gibi disiplinler kendi konu ve amalarna uygun biimde lafz-anlam ilikisi
zerinde dururlar. Dillerdeki lafzlarn, belli anlam ve kavramlarn zgn ses ve harf remizleri olarak
kullanlmas, asrlar iinde o dilleri konuanlar arasnda tabii ekilde olumu bir sosyal mutabakata
(tevtu ve stlah) dayanr. Lafz anlaml hale getiren onun bir mna iin vazedilmesi ve
kullanlmasdr. Nahiv ilmi dilin anlaml biimde kullanlmasnn formel ynn ele alrken belgat
ve fkh usul lafzn mnaya delletiyle ilgilenir. Ancak belgatta tabii bir dilin kurallar dikkate
alnarak muktez-y hle uygun sz sylemenin artlar fkh usulnde Kuran ve hadis metnini
merkeze alp lafzn hkme delletinin kurallar belirlenmeye allr. Aralarnda birok ortak nokta
bulunduu iin bu ilim dallarnda lafzla ilgili terimler de genelde mterektir ve terimler, anlan
disiplinin birbiriyle zamana ve dneme gre deien ekillerde seyreden karlkl etkileimi iinde
gelimitir. Bu erevede nceleri nahiv dier disiplinlere malzeme salarken daha sonra hem mantk
hem fkh usul nahvi etkilemi, hem de birbirinden etkilenmitir. Bu srecin olgunluk dneminin
rnleri arasnda nahiv alannda Muharrem Efendinin Molla Cm Hiyesi, fkh usul alannda
zmirnin Mirt Hiyesi ve mantk alannda Ahmed Cevdet Paann Miyr- Sedd adl eseri
anlabilir.
Lafzn mna iin vazedilmesi kll olann cz olarak tahakkuku eklinde kabul edilmi, bunun kll
bir ekilde ele alnmas, bir tr metafizik olarak ve ilml-vaz adyla mstakil bir disiplinin
konusu haline getirilmitir. Vaz ilmi, dili mmkn klan neyse onu ele alp dilin rasyonel bir
temellendirmesini kendisine ama edinmitir. Bu konuda Adudddin el-cnin er-Risletl-
vaiyyesi ve bu risleye zellikle Osmanl ulems tarafndan yazlan ok saydaki erh ve hiye
nemlidir.
Nahiv ve Belgat. Lafz ses veya seslerin gerekleip gereklememesine, tek veya ok, anlaml veya
anlamsz olmasna gre hakiki-hkm / takdir, mhmel-mevz / mstamel, mfred-mrekkeb
kategorilerine ayrlr. Hakiki lafz, telaffuz edilen (seslendirilen, ses remizleri halinde dilden
dklen) kelime veya kelmdr. Hkm / takdir lafz ise telaffuz edilmeyen, ancak konuann
niyetinde bulunan lafzdr, Arap dilindeki mstetir zamirler (gizli zne) gibi. Lafz bu sebeple harf ve
sesten daha genel bir kavramdr. Hazfedilmi lafz baz durumlarda zikredilip seslendirilmesi
mmkn olduundan hkm deil hakiki lafz kategorisine girer. Mhmel lafz herhangi bir mnaya
dellet etmek zere vazedilmemi lafz iken mevz lafz bir mnaya dellet etmek zere vazedilmi
lafzdr. Hall b. Ahmed, Kitbl-Ayn adl szlnde ortaya koyduu zel sistem sayesinde Arap
dilinde kullanlan lafzlarn yan sra mhmel (anlamsz, metrk, faraz) lafzlar da tesbit etmitir.
Fahreddin er-Rz mfred lafzn, alfabe harflerinin adlar gibi bir mna iin vazedilmemi ve
kelimelerin lafz gibi bir mna iin vazedilmi olmak zere ikiye ayrlabileceini belirtmitir ki
mfred lafz terimi genellikle bu ikinci anlamda kullanlmaktadr. Mrekkeb lafz ise (cmle gibi)
birleik bir mnaya dellet eden lafzdr. Mrekkeb lafzn bir mna ifade etmeyecek ekilde olan da
dnlebilir. Rzye gre terkipler bir maksad anlatmak zere oluturulduu iin anlam ifade
etmeyen terkiplerin var olmadn sylemek mmkndr. Ayrca dil bilginleri farkl anlamlara
dellet eden ayn lafzlar mterek, ayn anlama dellet eden farkl lafzlar mterdif ve birbirine zt
anlamlara dellet eden ayn lafzlar ezdd eklinde adlandrmak suretiyle kategorilere ayrmlardr.
Mnaya dellet eden unsurlar arasnda lafza ilk srada yer veren Chiz dier unsurlar iaret, el
hesab (akd), yaz ve hl (nusbe) olarak sralamaktadr (el-Beyn, I, 58).
Lafzlarn dellet ettii eylerin zihin dndaki (hric) varlklar m yoksa zihindeki sretler mi
(imgeler) olduu hususu tartma konusudur. Abbd b. Sleyman es-Saymer, lafzlarla anlamlar
arasnda tabii bir ilikinin bulunduu grn ileri srerek sadece lafzlardan hareketle mnalarnn
bilinebileceini, kelimenin lafznn syleniinden anlamnn karlabileceini savunmutur. Bu gr
bir dereceye kadar tabiattaki seslerin taklidinden ortaya km kelimeler iin (onomatope) doru
olsa bile dillerin btn kelimelerine temil edilmesi mmkn deildir ve ayn eylerin farkl dillerde
farkl isimlerinin bulunmasn ve kart anlaml kelimeleri aklayamaz. Ayrca bu grn doru
kabul edilmesi her insann btn dilleri anlayabilecei sonucuna gtrr. bn Cinn ise lafzlarn
sesleri, harfleri ve vezinleriyle mnalar arasnda bir ilikinin bulunduunu ileri srm ve muhtelif
lafzlarla mnalar arasndaki ilikiyi izaha almtr (el-ai, II, 152-168).
IV. (X.) yzylda mantklarla gramerciler (Matt b. Ynus - Eb Sad es-Srf) arasnda lafz ve
mna ayrm konusunda bir tartma olmutur. Mantklar, kendilerinin btn dillerde geerli olan
mnalar zerinde durduklarn, gramercilerin ise belli dillerdeki lafzlar incelediklerini iddia
etmilerdir. Bunu kabul etmeyen gramerciler ise anlamlar zerinde de durduklarn belirtmiler ve
mantk ilminin evrensel olmayp Yunan grameri olduunu savunmulardr.
Rummn ve Eb Hill el-Asker gibi belgat limleri, vazolunduklar anlama dellet etmek zere
kullanlan lafzlar hakikat, baka bir anlama dellet etmek zere kullanlanlar mecaz olarak
adlandrmlardr. Abdlkhir el-Crcn ise anlamna dorudan dellet eden lafzlar hakikat,
dorudan dellet ettii bu mnadan sonra bu mnann da baka bir mnaya dellet ettii lafzlar
mecaz olarak deerlendirerek lafz delletle mnev dellet arasnda bir ayrma gitmitir
(Delill-icz, s. 262-263).
Belgat ilminde kelmn mna m yoksa lafz m olduu konusundaki tartmann ardnda itikad
mlhazalar bulunmaktadr.
nk Allahn kelm olan Kuran Onun sfatlarndan sayan ve mahlk olmad grn
benimseyen Ehl-i snnete gre kelm nefiste bulunan bir mna iken Kuran mahlk gren
Mutezileye gre kelm harfler ve iitilen sesler demek olan lafzdr.
Lafz ve mna konusu belgat ilminde ilk dnemlerden itibaren zerinde durulan hususlar arasnda
yer alr. Bu konuyu ilk inceleyenlerden Chiz fesahat kavram erevesinde lafz meselesini geni bir
ekilde aratrmtr. Ona gre fesahat sesler anlamndaki lafzla ve terkip edilmi harflerin uyumu
ile dorudan alkaldr. Harflerin kolay telaffuz edilir, akc ve dinleyenin houna gidecek tarzda
olmas fesahat bakmndan nem arzeder. Bu sebeple sz sylerken lafzlarn birbiriyle uyumlu ve
akc olacak ekilde seilmesi fesahat gstergesidir. Ayrca lafzlarn anlamlaryla ilikisi asndan
anlam bilinmeyen (garb / vah) lafzlarn kullanmndan kanlmas da fesahat ltleri
arasndadr. Bu konular daha sonra Kudme b. Cafer, Rummn, Eb Hill el-Asker, bn Re el-
Kayrevn ve bilhassa bn Sinn el-Hafc gibi limler tarafndan ayrntl biimde incelenmitir.
Chizin lafz kavramyla sadece harfleri ve sesleri kastetmedii, ayrca mnalarn brnd ekil
ve srete, baka bir deyile slp anlamndaki lafz gzelliine byk nem verdii grlr (el-
Beyn, I, 254). bn Kuteybe de baz iirlerin sadece lafznn, bazlarnn sadece mnasnn ve dier
bir ksm iirlerin hem lafznn hem mnasnn gzel olduunu sylemektedir ki onun lafzla kastettii
eyin iirin ses ve harflerinden ibaret olmad anlalmaktadr. Abdlkhir el-Crcn, kadm
limlerin lafz mnann sreti ve ekli anlamnda kullandklarn, bununla mecaz ve kinaye gibi
ifade tarzlarn kastettiklerini, ancak daha sonraki lafzc ekoln fesahati kelmn sadece ses ve
harfleri demek olan lafza indirgeyerek hataya dtklerini ve kadm limlerin maksadn
anlamadklarn ileri srmtr (Delill-icz, s. 365-366, 481-482).
Belgat ilminde lafzlar anlamlarn hizmetileri ve tbileri olarak kabul edildiinden cinas ve seci
gibi lafz sanatlarda anlam glgeleyecek tarzda arya kamak ho grlmemitir. Abdlkhir el-
Crcn eski ediplerin bu tr sanatlarla fazla uramadklarn, seciyyett-tab denilen, szn tabii
ak iinde ifadesini tercih ettiklerini belirtir. Ona gre makbul cinas ve gzel seci ancak anlamn
gerektirdii yerde bulunursa sz konusudur. Bu durumda aralarnda cinas veya seci bulunan
kelimelere daha uygun bir alternatif olamaz. Dolaysyla cinas ve seciin en gzel ve ho olan,
konuann hibir kast ve zorlamas olmakszn kendiliinden ortaya kandr (Esrrl-bela, s. 8-
9).
Klasik Arap edebiyat eletirisinde genellikle mna iirde ilenen fikir ve tema, lafz da slp olarak
deerlendirilmitir. Gelenekte ana temalar vg, yergi ve at gibi trlerle snrlandrlmtr. Ksa
zamanda ayn dncenin farkl slplarla ifade edilebilecei fikri ve buna bal olarak iirde
mnann m slbun mu nemli olduu sorusu ortaya kmtr. Hkim gr nceliin slba
verilmesi ynndedir. nk bu, airin ana temaya verdii ekildir. Edebiyat ve iir eletirmenleri,
bu esastan hareketle iirlerde ilenen temalar belirleyip intihal (serika) olgusunu buna gre ele alma
konusunda youn aba sarfetmiler ve ana temann ifadesini gelitiren deiiklikleri intihalin tesinde
edeb bir gzellik olarak kabul etmilerdir (bk. NTHAL).
BBLYOGRAFYA


Tehnev, Kef, II, 1296-1298; Kmus Tercmesi, III, 173; Hall b. Ahmed, Kitbl-Ayn (nr.
Mehd el-Mahzm - brhim es-Smerr), Beyrut 1408/1988, VIII, 161-162; Chiz, el-Beyn vet-
tebyn, I, 58, 67, 76, 136, 144, 254, 255; bn Kuteybe, e-ir ve-uar, Beyrut, ts. (Drs-
sekfe), I, 12 vd.; Kudme b. Cafer, Nad-ir (nr. Keml Mustafa), Kahire 1979, s. 28, 172;
Rummn, en-Nket f iczil-urn (el resil f iczil-urn iinde, nr. Muhammed
Halefullah - M. Zall Sellm), Kahire, ts. (Drl-marif), s. 79, 87-89; bn Cinn, el-ai (nr.
M. Ali en-Neccr), Kahire 1371/1952, II, 152-168; Eb Hill el-Asker, Kitb-nateyn (nr.
M. Ebl-Fazl - Ali M. el-Bicv), Kahire 1371/1952, s. 141-153, 268; bn Sn, Mericl-urf
(nr. ve trc. Pervz Ntil Hnleri), Tahran 1333; bn Re el-Kayrevn, el-Umde (nr. Muhammed
Karkazn), Beyrut 1408/1988, II, 1015-1018; bn Sinn el-Hafc, Srrl-fea, Beyrut 1402/1982,
s. 64-92; Abdlkhir el-Crcn, Delill-icz (nr. Mahmd M. kir), Kahire 1404/1984, s.
262-263, 365-366, 481-482; a.mlf., Esrrl-bela (nr. H. Ritter), stanbul 1954, s. 8-9; Fahreddin
er-Rz, el-Mal (nr. Th Cbir Feyyz el-Ulvn), Beyrut 1412/1992, I, 235-236; Eb Yakb
es-Sekkk, Miftul-ulm, Beyrut 1987, s. 14 vd.; bn Ya, erul-Mufaal, Beyrut, ts.
(leml-ktb), I, 18-19; Rad el-Esterbd, erul-Kfiye (nr. Ysuf Hasan mer), Tahran
1398/1978, I, 19-26; Ali Kuu, erur-Risletil-vaiyye (Adudddin el-cnin er-Risletl-
vaiyyesi ve Seyyid Hfzn iyesi ile birlikte), stanbul 1292, s. 92; Abdurrahman- Cm, el-
Fevid-iyiyye, stanbul 1307, s. 3; Syt, el-Mzhir f ulmil-lua ve envih (nr. M.
Ahmed Cdelmevl v.dr.), Beyrut 1987, I, 47-48; Abdullah el-Fkih, erul-uddin-naviyye
(nr. M. et-Tayyib brhim), Beyrut 1996, s. 58-59; Muharrem, eru Moll Cm, stanbul 1320, I,
12-67; Hammd Sammd, et-Tefkrl-bel indel-Arab, Tunus 1981, s. 263-288; Veld
Kassb, et-Trn-nad vel-bel lil-Mutezile, Devha 1985, s. 373-403; hsan Abbas,
Trun-nadil-edeb indel-Arab, Amman 1986, s. 98-100, 108; Sedat ensoy, Abdlkhir el-
Crcnde Anlam Problemi (doktora tezi, 2001), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 113-115; Khalil
Athamina, Lafz in Classical Poetry, IOS, XI (1991), s. 47-55; W. P. Heinrichs, Lafz and Mana,
Encyclopedia of Arabic Literature (ed. J. S. Meisami - P. Starkey), London 1998, II, 461-462.

Sedat ensoy

Fkh Usul.
er delillerden hkm elde etme kurallarn konu edinen fkh usulnde metodik tartmalar, hkmn
birincil kayna olan Kuran ve hadislerin hkme dellet eden metinleri etrafnda cereyan eder.
Bunun iin de lafz-mna ilikisi ve lafzn hkme delleti ilk dnemlerden itibaren fkh usulnn
temel konusunu tekil etmi, bu hususta mantk ve nahiv ilim dallarnn tanm ve tasniflerinden
yararlanlarak hem Kuran ve hadis metnini hem de genel olarak btn lisan ifadeleri kuatan bir
metodolojiye ulamaya allmtr. Ancak usulcler, lafz kelimesinin yaratlmlk zellii tayan
szlk anlamnn (atmak) armndan kanmak amacyla Kuran metnine lafz veya
lafzatullah demek yerine kelmullah, nazm gibi terimleri kullanmay tercih etmilerdir (bn
Melek, s. 9).
finin er-Rislesi veya Cesssn el-Ful fil-ul gibi ilk dnem usul kaynaklarnda lafzlarla
ilgili temel terimlerin yer ald grlse de lafzlarn taksiminin sonraki eserlerde giderek sistematik
hale geldii grlr. Mtekellimn yntemine gre telif edilen usul kitaplarnda yaplan tasniflerin
temel kaynann Cesssn el-Ful olduu, fukaha (Hanef) yntemine gre telif edilen eserlerin
daha ok Debsnin Tavml-edillesini esas ald sylenebilir. Gnmze ulaan usul kitaplar
arasnda mtekellimn metoduna gre telif edilmi usul eserlerinin ilki olarak kabul edilebilecek
Cesssn el-Fulnde lafzlar, hangi esasa gre tasnif edildikleri tasrih edilmeden daha ok
tartlan meselelere bal olarak ele alnmaktadr. Bu erevede lafzlar taksimde kullanlan hs,
m, muhkem, mtebih, mutlak, mukayyed, mkil, mcmel, hakikat, mecaz gibi terimler bu
eserde daha st bir sylemle temellendirilmemi bir ekilde bulunmaktadr. Mtekellimn yntemine
gre telif edilen Gazzl ncesi usul kitaplarnda, zellikle de Ebl-Hseyin el-Basr, Bklln ve
Cveynnin eserlerinde konularn bana kelm mukaddimeler konulmas dnda durum bundan
farkl deildir. Bu eserlerde mantk baz unsurlar kullanlmakla birlikte mantk henz bir st sylem
olarak kabul edilmedii iin lafzlarn taksimi konusunda fukaha yntemiyle telif edilen eserlerde
grld ekliyle sreklilik arzeden bir ablona rastlanmaz. Mtekellimn yntemine gre yazlan
eserlerdeki tasnif erevesinde tayin edici adm Gazzl tarafndan atlmakla birlikte nisbeten
istikrarl bir tasnif Rznin el-Mal ile ortaya kmtr. Gazzlden sonra telif edilen eserlerde
bir st sylem olarak mantn benimsenmesinin tasnife istikrar getirip mantkla mtereklii
arttrd grlr.
Rz, el-Malde lafzlar Gazzlnin Miyrl-ilmde yaptna benzer ekilde tasnif etse de
baz noktalarda ondan ayrlmaktadr (el-Mal, I, 219-418; Karf, I, 430-512; II, 531-663).
Lafzlarn mahiyetleri itibariyle vaza dayandn akladktan sonra Rz lafz dellet ettii mna ile
ilikisi bakmndan ksma ayrr. Bu ilikiler, lafzn dellet ettii mnann tamamn ifade etmesi
anlamnda mutabakat, bir ksmn ifade etmesi anlamnda tazammun ve bu mnann dndaki
baka bir mnay ifade etmesi anlamnda iltizam ilikisidir. Bu delletlerden mutabakat delleti
vaz olan ifade ederken dier ikisi akl dellet ekillerini tekil eder. Rznin lafzlar tasnifte esas
ald ilke esas itibariyle mantklar tarafndan kullanlan bu dellet eklidir. Bundan sonraki
tasnifler mutabakat ilikisine dayal olarak yaplmaktadr.
Tasniflerden birincisi mantn taksimini temellendirmeye yneliktir. Buna gre mutabakat ilikisi
kendi ierisinde mfred ve mrekkeb eklinde iki ksma ayrlr. Mfredin de cz ve kll olarak iki
ksm vardr. Bu tasniflerle birlikte Rz mantkta kullanlan cins, fasl, nev, hassa ve araz- mdan
oluan be kllye (klliyyt- hams) ulaarak taksimini tamamlar. Rznin mfredle ilgili ikinci
tasnifi dorudan doruya mna dikkate alnarak yaplmakta, bununla da nahiv ilmindeki tasnif
temellendirilmektedir. Buna gre mfred bir lafza eer mstakil bir mnaya dellet etmiyorsa harf,
mstakil bir mnaya dellet etmekle birlikte bir zaman ieriyorsa fiil, iermiyorsa isim denilir. sim
ak bir cz mnaya dellet ediyorsa alem, gizli bir mnaya dellet ediyorsa muzmar (zamir), kll
bir mnaya dellet ediyorsa cins adn alr. Rznin mfredle ilgili nc taksimi lafz ve mnadaki
birlik veya okluk ilikisine bal olarak yaplmakta ve bununla fkh usulndeki lafz taksimi
temellendirilmektedir. Buna gre eer bir lafz, tasavvuru baka bir eyle ortakla mani bir mnaya
dellet ediyorsa alem, baka bir eyle ortakla mani bulunmayp bu imkn mnalar arasnda eitse
mekkek, ayr lafzlar ayr mnalar ifade ediyorsa mtebyin, birden fazla lafz bir mnaya dellet
ediyorsa mterdif adn alr.
Bu tasniflerden sonra Rz, bir mnaya vazedilen lafzn farkl mnalar iin kullanlma ekillerini ele
alarak fkh usulndeki kavram ve tanmlara geer. Buna gre bir lafz vazedildii birinci anlam iin
kullanlyorsa hakikat, deilse mecaz veya nakildir. Eer nakil ri tarafndan yaplyorsa er lafz,
dili konuanlar tarafndan genel kabul erevesinde deil zel bir zmre, mesel bir ilmin mensuplar
tarafndan yaplmsa rf lafz denir ki ilimlerde kullanlan terimler bunun en nemli rneidir. Eer
vazedildii mnann dnda ikinci bir mna iin ikinci bir vaz gibi kullanlyorsa buna mecaz ad
verilir. Daha sonra fkh usulnde kullanlan mterek, mcmel, mevvel, zhir, nas, muhkem,
mtebih terimleri mfredin alt birimleri olarak zikredilir.
Fahreddin er-Rz mrekkeb lafzlar, nce sgann (mfhim) ilk elden talep olup olmamasna bal
olarak birinci ynden istifham, sual, emir ve iltimas ksmlarna ayrr. kinci ynden, yani sgann ilk
elden talep olmamas durumunda tasdikin sz konusu olduu ifadeleri haber, dierlerini temenni, rica,
yemin ve nid gibi ksmlara ayrr. Rz bu taksimin hasr yoluyla deil istikr yoluyla ulalm bir
taksim olduunu da ilve eder. ltizm dellet iinde de lafzlar iki ksma ayran Rz birinci
ksmda, lafzn mnaya delleti mnay mutabakat yoluyla gerektiren bir eyse buna iktiznn delleti,
mnaya tbi olarak sz konusu ise buna kaynan dikkate alarak akl veya er art demektedir.
Rz, fkh usul yannda mantn ve nahvin lafz taksimlerini de temellendirdii bu yaklamnda
esasen mantktan hareket etmekte, lafza ilikin terim ve ayrmlar mantn esasn oluturduu bir st
sylem ierisinde ele almaktadr. Onun bu yaklam, kendisinden sonra gelen ve eserlerini
mtekellimn yntemine gre telif eden Seyfeddin el-mid, bnl-Hcib, Kd Beyzv ve Zerke
gibi melliflere esas tekil etmitir.
Fukaha yntemine gre yaplan lafz tasnifleri klasik anlaytaki haline en yakn eklini Debsnin
Tavml-edillesinde bulmutur (s. 94-159). Debs, daha sonraki Hanef usulcleri tarafndan
derinletirilerek srdrlen bu tasnifini hangi ynleri dikkate alarak gelitirdiini aka ifade
etmemise de bu husus Hanef usulcleri tarafndan telfi edilmi, bunun yannda mantk alanndaki
gelimeler de gittike artan bir ekilde dikkate alnmtr. emsleimme es-Serahs, Debsnin
taksimini baz nemsiz farklarla kullanmakla birlikte tasnifi klasik haliyle ifade eden usulc Ebl-
Usr el-Pezdevdir. Pezdev muhtasar eserinde sadece tasnifi vermekle kalmaz, ayn zamanda bu
tasnifin yaplndaki cihetleri de ak bir ekilde ortaya koyar.
Hanef usul eserlerinde klasik hale gelen tasnif nce drt ayr cihetten yaplm, ardndan buna baka
cihetler de ilve edilerek bunlar daha ince bir hale getirilmitir. Lafzlarn taksiminde dikkate alnan
esas lafzn bir mnaya vazedilmi olmas ve bunun bu mna veya baka bir mna iin kullanlmasdr.
Bu erevede lafzlarn ele alnnda lafzn vazedildii mna, mtekellimnin lafz kullanm ve
lafzn muhataba gre anlalrlk derecesi eklinde ayr cihet sz konusudur. Buna muhatabn
kullanlan bir ifadeden mnaya ulama ekilleri de eklenerek drdnc cihet ortaya karlmaktadr.
Pezdev bunlara -btn bu kullanm ekillerinin zerinde dnerek-bunlar birbirleriyle ilikileri
ierisinde kavramay kendisine konu edinen beinci bir taksim ilkesi daha ilve eder. Beinci cihet
tam anlamyla bir meta-sylem olarak sz konusudur.
Taksimdeki ilk cihet lafzn mnaya vaz olup bunda dil kendi bana mtekellimi nceleyen bir
varlk olarak kabul edilmektedir. Lafz vaz ynnden kapsam dikkate alnp hs, m, mterek ve
mevvel olarak drt ksma ayrlr. Taksimde ikinci cihet, lafzn mtekellim tarafndan kullanmn
esas alr. Lafzlar mtekellim konumaya balamadan nce bir mnaya dellet eder. Ancak
mtekellim bir lafz vazedilen bu mna iin kullanabilecei gibi bu mnann dnda, fakat bununla bir
ekilde irtibatl olarak da kullanabilir.
Birinci kullanm ekline hakikat, ikincisine mecaz denilmektedir. Eer bir ifadenin hakikat veya
mecaz olduu hemen anlalyorsa buna sarih, eer bir lafz vazedildii mna dnda baka bir
mna iin kullanlyor, fakat aralarnda karne eksikliinden dolay bir irtibat kurulamyorsa buna
kinaye ad verilmektedir. Taksimdeki nc cihet, terkipten sonra mnann muhataba aklk veya
kapallnn dikkate alnmas ile ortaya kmaktadr. Bu cihetten lafzlar iki ksma ayrlarak mnann
akl asndan zhir, nas, mfesser ve muhkem; kapall asndan haf, mkil, mcmel ve
mtebih diye adlandrlmaktadr. Taksimdeki drdnc cihet, artk dorudan doruya lafzlarla
alkal olmayp zellikle mrekkeb lafzlardan hareketle mnaya nasl ulalaca sorusuyla ilgilidir.
Bu cihetten lafz ibare, dellet, iaret ve iktiz ile istidll olarak drt ksma ayrlmaktadr.
te yandan bu taksimlerde ortaya kan ksmlarn her biri fkh usul iindeki yeri, mnas, tertipleri
ve hkmleri daha st bir taksim olarak sz konusu edilmektedir. Pezdev tarafndan ortaya konan ve
Abdlazz el-Buhr tarafndan aklanan bu taksim, beinci bir taksim ciheti olarak Molla Hsrev
tarafndan ele alnd gibi zellikle Osmanl ulemsnn Mirtl-ule yazd hiye eserlerinde
geni bir ekilde incelenmektedir (zmr, I, 125). bnl-Hmm et-Tarrde, mtekellimn ve
fukaha metoduna gre kaleme alnan eserlerdeki tasnifleri uzlatrmaya almsa da bu bir deneme
olarak kalm, daha sonra yazlan eserlerde takip edilmemitir (bn Emru Hc, I, 69-340; II, 2-39).
BBLYOGRAFYA


Debs, Tavml-edille (nr. Hall Muhyiddin el-Meys), Beyrut 1421/2001, s. 94-159; Fahreddin
er-Rz, el-Mal (nr. Th Cbir Feyyz el-Ulvn), Beyrut 1412/1992, I, 175-418; Seyfeddin el-
mid, el-km f ulil-akm, Beyrut 1983, I, 16-112; bnl-Hcib, el-Mutaar, Bulak 1316, I,
115-197; Karf, Nefisl-ul f eril-Mal (nr. dil Ahmed Abdlmevcd - Ali M.
Muavvaz), Mekke 1418/1997, I, 430-512; II, 531-663; Takyyddin es-Sbk - Tceddin es-Sbk,
el-bhc f eril-Minhc, Beyrut 1404/1984, I, 194-221; Zerke, el-Barl-mu (nr. Abdlkdir
Abdullah el-n - mer Sleyman el-Ekar), Kveyt 1413/1992, II-III, tr.yer.; bn Melek, erul-
Menr, stanbul 1292, s. 9; bn Emru Hc, et-Tarr vet-tabr, Bulak 1316, I, 69-340; II, 2-39;
zmr, iye al Mirtil-ul, stanbul 1309, I, 125; A. Cneyd Kksal, Hanef Uslclerinin
Elfaz Taksimindeki Metodlar (yksek lisans tezi, 2001), M Sosyal Bilimler Enstits.

Tahsin Grgn

Mantk.
Grek felsefesinde lafz mantk ierisinde Aristo tarafndan sz konusu edilmekle birlikte bu konuyu
geni bir ekilde ele alan ilk filozof Frbdir. Organonda kelimeler homonim, sinonim ve paranim
olarak e ayrlm, bunlar da mfred ve mrekkeb eklinde yeniden tasnife tbi tutulmutr. Peri
Hermeniasta isim, fiil ve harf ile kll ve cz taksimleri ele alnarak mantn terminolojisi bunlar
zerine kurulmutur. Frb, Kind tarafndan balatlan sreci tamamlayarak Aristodaki mantk
anlayn ve mantk terimlerini nahiv ilminin baarlarndan hareketle yeniden ina ederken ayn
zamanda bir felsefe dili oluturmutur.
Aristoda henz tasavvurt-tasdkt ayrm sz konusu olmad iin kelimelerle onlarn mnalar
arasnda bir ayrm yaplmam, bundan dolay hric varlk ve zihn varlk ayrm sz konusu
edilmemitir (Bolay, s. 5-8). Bu ayrm yapan Frb, lafzlarla ilgili meseleleri ayn zamanda bir
anlam teorisi ierisinde ele alarak bu erevede dille d dnya arasndaki irtibat yeniden kurmutur.
Frb, her ne kadar genel olarak mant ve zel olarak da lafzlara dair konular incelerken birok
kavram Aristodan almsa da btn bu unsurlar bir anlam teorisi iinde hem yeniden ina etmi
hem de gelitirmitir.
bn Sn konumay (nutk) lafz ve mnev (i ve d) olmak zere iki ksma ayrr. Mnev nutuk
mantk ilminin, lafz nutuk nahvin konusunu tekil eder. Bu ynden konusu itibariyle mantn lafzlara
ihtiyac yoktur. Ancak i konumann kurallara uygun biimde gereklemesi gerekir. Mantk bundan
dolay ifadesi, retilmesi ve renilmesi iin lafzlar kullanmak zorundadr (e-if el-Man (1),
s. 22). Bu ynden lafzlar mnalar ifade vastas olmalar sebebiyle mantkta sz konusu edilmitir.
Sonuta mantk, mnalarn ilgili olduu varlklar da dikkate alp varlk-mna-lafz ilikisini kuran
bir varlk ve anlam teorisi oluturarak bu teori zerinden lafz meselesini ele almaktadr. Mantk,
formel (sr) olmas dolaysyla lafzlarla dorudan ilgili bir disiplin saylmasa da en azndan ifadesi
dilden bamsz olmad iin balangta lafza nemli bir yer vermemi, ancak zamanla lafz bir
konu olarak ele alm, bylece lafz bu disiplinin n artlarndan kabul edilmitir.
Bu erevede varlk mertebeleri birbirinden ayrt edilerek harite, zihinde, dilde ve yazda varlk
eklinde kavranm, her bir mertebe iin dilde ayr lafzlar kullanlmtr. Bu lafzlar umr
(dnmenin nesneleri, eyler), tasavvurt, elfz ve kitbttr (Kind, s. 154, 156; bn Sn, e-if
el-Man(3), s. 1; bn Hazm, IV, 95-97). Umr-dnce-dil arasndaki balant mantn asl konusu
olan dnce merkeze alnarak ifade edilmitir. Buna gre dnce eylerin zihindeki sr, mislt,
muhkt veya sretlerini anlatrken bu kavramlar lafzlarn mnalarn oluturmaktadr. Buradaki
varlk ve bilgi anlay, drt ayr mertebenin birbiriyle belirli bir ilikisine dayal olarak
anlalmaktadr. Buna gre yaz lafza, lafz tasavvurlara, tasavvurlar eylere dellet etmektedir.
eylerle tasavvurlar arasndaki iliki zorunlu bir iliki iken tasavvurlarla lafzlar arasndaki iliki,
eitli dillerde ayn eyin farkl isimlerle ifade edilmesinden de anlalaca gibi uzlamaya dayanr.
Ayn ey yaz iin de geerlidir. Buna karlk tasavvurlar ve onlarn dellet ettii eyler dillerden
bamszdr; bundan dolay mantk herhangi bir millete has olmayp evrenseldir (Aristo, I, 99; bnl-
Mukaffa, s. 25; Frb, Kitbl-urf, s. 76-77; bn Sn, e-if el-Man (3), s. 1-3, 5; en-
Nect, s. 17-18).
Mantk lafzdan ziyade mna ile alkal olduu iin Frbnin lafzlar ele al ekli belirli bir anlam
teorisi ierisinde gereklemi, lafzlar srf mnaya delletleri asndan ele alnrken burada tayin
edici olan anlam olmutur. Bu erevede lafzlar anlaml ve anlamsz olarak iki ksma ayrld gibi
anlam da basit ve mrekkeb ksmlarna ayrld iin lafzlar da buna bal olarak mfred ve
mrekkeb olarak ikiye ayrlmtr. Anlaml lafzlardan mfredler isim, fiil ve harflerden oluur.
Frb, hav dedii soru edatlarna zel bir ehemmiyet vererek bunlarn isimlerle birlikte
kullanlmasnn maklt (kategoriler) tesbitte tayin edici bir yeri olduunu ortaya koyar. Ayrca soru
edatlarna cevap oluturan tanmlarn yklem ksmlar, mnalarnn birok ey arasnda mterek
olup olmamasna bal olarak kll-cz ksmlarna ayrlr ve bunun zerinden be tmele
(klliyyt- hams) ulalr (Frb, Kitbl-urf, s. 62-64, 139-141; el-Elf, s. 41-68).
Frb ve bn Sn tarafndan gelitirilen mantk, Gazzl ile birlikte daha geni bir zemine
yerletirilerek yeni bir senteze doru adm atlm, bu erevede dellet bahisleri de nahiv ve fkh
usulndeki
gelimeler dikkate alnp geni bir ekilde incelenmitir (Gazzl, s. 25-80). Gazzlnin lafz
bahislerinde temsil ettii merhale bu ilmin birbiriyle telifi merhalesi olduu iin mteakip
dnemde zellikle Fahreddin er-Rzde grlen esasl neticelere ulalabilmitir. Bundan sonra telif
edilen mantk eserlerinin yannda fkh usul ve nahiv eserlerinin nemli bir ksmnda da -bu
alanlarn konularnn elverdii lde-ortak bir terminoloji gelitirilmi, bunun sonular btn
ilimlerin bir hlsas niteliindeki tefsir ilmine yansmtr. Bu etki, zellikle Rznin Meftul-
aybnda ve bu gelenek ierisinde Osmanl ulems tarafndan telif edilen Beyzv tefsiri
hiyelerinde ak bir ekilde grlmektedir.
Gazzl lafzlar yedi cihetten taksime tbi tutar. Birinci cihetten lafzlar dellet ettikleri mna ile
ilikileri asndan mutabakat, tazammun, iltizam eklinde ksma ayrlmaktadr. Mutabakat
ilikisinde mna ile lafz arasnda bire bir tetbuk (rtme) sz konusudur ve A denildiinde tam
ve eksiksiz olarak B kastedilmektedir. ltizam ilikisi Ann Bye deil, Bnin olmasnn n
artna dellet etmesi veya onun varlna bal olmasn ifade etmektedir. Buna karlk tazammun
ilikisi Ann B ile birlikte C veya Dyi de iine almasdr. Bu son iki dellet ekli mantk
tarafndan dikkate alnmaz; nk mantk basit mnalar ve bunlarn toplamn ifade eden mrekkeb
mnalarla ilgili bir ilimdir. kinci taksim mnann kendisi dikkate alnarak yaplmaktadr. Bu cihetten
mnalar, dolaysyla lafzlar kll ve cz diye ikiye ayrlmaktadr. nc taksim cihetinde vcd
mertebeleri dikkate alnmaktadr. Buna gre eylerin varlndan drt ayr mertebede sz etmek
mmkndr. Bunlar yanda veya d dnyada varlk, zihinde varlk, lisanda varlk ve yazda varlktr.
Buna gre yaz dile, dil zihne, zihin ise harite mevcut olana dellet eder. Drdnc taksim lafzlarn
delleti cihetinden yaplmakla birlikte burada lafzn yapsal olarak dikkate alnmas sz konusudur.
Burada da lafzlar mfred ve mrekkeb olarak ikiye ayrlmaktadr. Mfred bir paras alndnda bir
mna ifade etmeyen lafz, mrekkeb ise bir ksmnn da bir mna ifade ettii lafzdr. Mfred lafzlar
da kendi iinde isim, fiil ve harf ksmna ayrlmaktadr. Altnc taksim ciheti lafzlarn mnaya
nisbetinde ortaya kmaktadr. Buna gre lafzlar mterek, mtevt (bir cihetten eitlie dellet
eden), mterdif ve mtezyil (aralarnda irtibat olmayan) olmak zere drt ksma ayrlmaktadr.
Yedinci taksim lafzlar muhtelif eylere itiraki cihetini esas almaktadr. Burada da lafzlar, bir
anlam iin vazedilmi olan bir lafzn mnasebeti bulunan baka bir anlam iin kullanlmasn ifade
eden mster, dilde bulunan bir kelimenin eitli disiplinlerde farkl anlamlara gelecek ekilde
kullanlmas anlamnda menkul ve sadece isimleri mterek olan lafzlar olarak tasnif edilmektedir
(Miyrl-ilm, s. 43-59).
Gazzlnin Miyrl-ilmde yapt tasnif bilhassa Rz tarafndan mantk, fkh usul ve nahiv
ilimlerinin her biri iin yeniden ayrtrlm, bylece mantk disiplini ierisinde lafzlar sadece bu
disiplinin konusu ve meseleleriyle irtibatl olarak incelenmitir. Bu erevede mantk ilminin daha
sonraki tarihinde zellikle Sirceddin el-Urmevnin Meliul-envr, Ali b. mer el-Kazvnnin
e-emsiyye fil-avidil-manyye, Esrddin el-Ebhernin sc ve bn Abdekr el-
Bihrnin Slleml-ulm adl temel mantk metinlerine yazlan yzlerce erh ve hiyede (mesel
bk. Ahmed b. Abdullah, s. 25-52) ve Gelenbevnin el-Burhn ile XIX. yzyln ikinci yarsnda
klasik ilimlerin Trkeletirilmesi hareketi iinde telif edilen ok sayda mantk eserinin mukaddime
ksmnda bu disipline has meseleler olduka geni bir ekilde ele alnmtr.
BBLYOGRAFYA


Aristoteles [Aristo], Kitbl-bre (Manu Ariso iinde, nr. Abdurrahman Bedev), Beyrut
1970, I, 99-104; bnl-Mukaffa, el-Man (bn Bihrz, uddl-man iinde, nr. M. Tak
Dnipejh), Tahran 1357 h., s. 25; Kind, Fil-Felsefetil-l (Kind, Resil iinde), s. 154, 156;
Frb, Kitbl-urf (nr. Muhsin Mehd), Beyrut 1970, s. 62-64, 76-77, 139-141; a.mlf., el-
Elfl-mstamele fil-man (nr. Muhsin Mehd), Beyrut 1968, s. 41-68; a.mlf., Peri
Hermeneias Muhtasar (nr. ve trc. Mbahat Trker-Kyel), Ankara 1990, s. 21-40; bn Sn, e-
if el-Man(1), s. 22, 23; a.e.(3), s. 1-3, 5; a.mlf., en-Nect (nr. M. Tak Dnipejh), Tahran
1346 h., s. 9-10, 17-18; bn Hazm, et-Tarb li-addil-man (bn Hazm, Resil iinde, nr. hsan
Abbas), Beyrut 1983, IV, 95-97; Gazzl, Miyrl-ilm (nr. Ahmed emseddin), Beyrut 1990, s.
25-80; Muharrem, eru Moll Cm, stanbul 1320, I, 12-67; Ahmed b. Abdullah, ev alel-
Fenr, stanbul 1302, s. 25-52; Ahmed Cevdet Paa, Miyr- Sedd (Mantk Metinleri 2 iinde, haz.
Kudret Bykcokun), stanbul 1998, s. 13-20; M. Naci Bolay, Frb ve bn Snda Kavram
Anlay, stanbul 1990, s. 5-8, 19-26; Abdlkudds Bingl, Gelenbevnin Mantk Anlay, stanbul
1993, s. 19-25.

Tahsin Grgn

LAFZ
(bk. LAFIZ).

LAFZA-i CELL
( )
Allah ismi iin kullanlan bir tabir.
Szlkte kelime anlamna gelen lafza (lafz) ile azamet ve ycelik mnasndaki cellden (celle)
oluan lafza-i cell terkibi kayt ve kyas kabul etmeyen azamet ve ycelii ifade eden kelime
demektir ve yalnz Allah ismi iin kullanlr. Ayn mnada Trk kltrnde ism-i cell tabirine de
rastlanr. Lafz kavramnn kk anlam azndakini veya iindekini darya atmak olduundan baz
szlkler lafzullah terkibinin kullanlmasnn doru olmadn kaydeder (brhim Mustafa v.dr., s.
832). Bu telakki Kurn- Kermin metni iin de geerli olup lafzl-Kurn yerine nazml-
Kurn tabiri tercih edilmitir (et-Tarft, nam md.).
Kurn- Kermde bei Allhmme eklinde olmak zere 2702 yerde geen lafza-i cellin kelime
tr olarak isim veya sfat olduu, tremi nitelii tayp tamad, tremise kknn ne
olabilecei hususunda eitli grler ileri srld gibi lafza-i cell msiki ve hat sanatlarnda da
zel bir yere sahip olmutur (bk. ALLAH). Ayrca Allah ismi, Kuranda ve Arapa metinlerde ilk
kelime olarak bulunduu veya kendisine katlan nceki kelimeye ait son harfin harekesi stn yahut
tre olduu durumlarda
kaln sesle okunmu ve bu okuyu zt- ilhiyyeye bir sayg gstergesi olarak kabul edilmitir.
Tasavvuf ehlince Allah anmann ve Ona yakn olmann en veciz ifadesi olarak kabul edilen hve
(h) zamiri dorudan doruya Allahn ztn, dolaysyla btn vasflarn ihtiva eden lfza-i celli
simgeler (DA, XI, 410; ayrca bk. LH; SM-i AZAM).
Konuyla ilgili baz mstakil eserler kaleme alnm olup Mehmed b. Hamza el-Aydnnin Risle f
lafatillh (zmir Mill Ktp., nr. 1886) ve ehbeddin el-Hafcnin Vaul-alemiyye li-lafatil-
celle (Kayseri Rid Efendi Ktp., nr. 610) adl almalar bunlardan bazlardr.
BBLYOGRAFYA


Rgb el-sfahn, el-Mfredt, elh md.; Lisnl-Arab, elh md.; et-Tarft, nam md.;
Tcl-ars, elh md.; brhim Mustafa v.dr., el-Muceml-vas, stanbul, ts. (el-Mektebetl-
slmiyye), s. 832 (lfz md.); M. F. Abdlbk, el-Mucem, Allh md.; Ebl-Bek, el-Klliyyt, s.
172-173; A. Fischer, Zur Aussprache des Namens Allah, Islamica, I/4 (1925), s. 544-547; Bekir
Topalolu, Esm-i Hsn, DA, XI, 410.

Bekir Topalolu

LAFZIYYE
( )
Kuran lafzlarnn ve bunlar okumann mahlk olduunu kabul edenlere verilen ad.
Allaha nisbet edilen kelm sfatnn dorudan tecellisi konumundaki Kurann kadm veya hdis
olduu tartmalar srerken (bk. HALKUl-KURN) ortaya kan akmlardan biri de lafzyyedir.
Cehmiyye ve Mutezile limleri tarafndan Kuran lafzlarnn mahlk olduu ileri srldnde
bata Ahmed b. Hanbel olmak zere muhafazakr limler nce Kurann mahlk olup olmadn
tartmay uygun bulmam, fakat meselenin gittike bydn grnce, Kuran Allah kelm olup
mahlk deildir tarznda bir kanaat belirtmilerdir. Bu kanaat, Snn limler arasnda Kuran
telaffuz ediin ve lafzlarn yazmann mahlk olup olmad tartmalarna yol am ve ortaya kan
problem meseletl-lafz diye isimlendirilmitir. Kaynaklarda belirtildiine gre ilk defa Eb Ali
el-Kerbs (. 248/862), Kuran mahlk deildir, fakat onu telaffuz edi ve okuyu mahlktur
eklinde bir gr ortaya koyunca Ahmed b. Hanbel buna tepki gstermi, byle bir inancn bidat
olduunu belirterek sahibini Cehmiyyeden olmakla itham etmitir. Zira ona gre ne ekilde olursa
olsun Kuran ile mahlk kelimesinin bir arada zikredilmesi yanltr, byle bir ifade Cehmiyye ile
Mutezileyi bir ynden teyit etmek anlamna gelir (bn Teymiyye, XII, 207-211). Ahmed b.
Hanbelin bu tavr hadis limleri arasnda farkl tepkilere yol amtr. Aslnda Ahmed b. Hanbel,
Kuran telaffuz etmenin ve yazmann mahlk olmadn sylemedii, aksine bunu da bidat kabul
ettii halde Muhammed b. Yahy ez-Zhl, Eb Abdullah el-Ezd, shak b. Rhye, Eb Htim er-
Rz, Eb Bekir Ahmed b. Ali el-Mervez gibi muhaddisler szlerini bu dorultuda
yorumlamlardr. Bu gr Hanbellerin byk ounluu arasnda hkim olmutur.
Buhr, Dvd ez-Zhir ve bn Kuteybe gibi dier bir grup muhafazakr lim ise Kuran telaffuz
edile ilgili meselede Ahmed b. Hanbele ait szlerin yanl yorumlandn ve hatta bu konuda ona
aslsz baz rivayetlerin nisbet edildiini aklayarak insana ait bir fiil olmas dolaysyla Kuran
telaffuz etme, yazma ve okumann mahlk olduunu kabul etmek gerektiini belirtmilerdir (Buhr, s.
154; bn Kuteybe, s. 246-248). Bu gr benimseyenler Hanbeller tarafndan lafzyye diye
anlmtr. Nitekim Eb Abdullah bn Mende ile bn Eb Hafsn er-Red alel-lafyye adyla
risleler yazmalar (Zeheb, XII, 617-618) bunu gstermektedir. Daha sonra Kuran telaffuz edi ve
okuyuun yan sra lafzlarnn da mahlk olduunu syleyen Ehl-i snnet kelmclar lafzyye grubu
iinde dnlm ve tekfir edilmitir. Ebl-Hasan el-Ear, Kuran gerek anlamda telaffuz
etmenin mmkn olmadn belirterek onu telaffuz ediin mahlk olduunu ileri srmeyi isabetli
bulmaz. Ona gre lafz kelimesi azdaki bir nesneyi darya atmak anlamna gelir. Kuran cisim
olmadndan onun hakknda byle bir tabir gerek anlamnda kullanlamaz. u halde Kuran
telaffuz edi mahlktur veya deildir diye bir hkm vermek yanltr (bn Frek, s. 60-61). Eb
Nuaym el-sfahn, Kuran lafzlarnn ve onlar telaffuz etmenin mahlk olmadn syleyenleri
Hurfiyye diye adlandrm ve bu konuda er-Red alel-urfiyye vel-ulliyye adyla bir eser
yazmtr (bn Teymiyye, XII, 209).
Makdis, muhaddisler zmresinin eitli frkalardan olutuunu ve lafzyyenin bunlardan birini tekil
ettiini belirtir. Ona gre lafzyye Kuran telaffuz ediin mahlk olmadn syleyenlere verilen bir
ad olup Kerbsnin grn benimseyenlerden ibarettir (el-Bed vet-tr, V, 149). Kuran
telaffuz etmenin mahlk olduunu syleyenlere kavliyye ad da verilmitir. Muhtemelen ayn
kaynaktan yararlanan erf Yahy el-Emn de lafzyyeye verilen mnalardan birinin bu olduunu
zikretmitir (Muceml-frail-slmiyye, s. 205). Ancak her iki mellifin lafzyyeye bu anlam
yklemesi hataldr. Zira erken dnemden itibaren hemen hemen btn kaynaklara gre Kuran
telaffuz ediin mahlk olduunu ilk defa ileri sren kii Snn limi Eb Ali el-Kerbsdir ve bu
grnden dolay Ahmed b. Hanbelin tenkitlerine mruz kalmtr (Kitbs-Snne, I, 163-166;
Ear, s. 602; Sbk, II, 118-119). Gnmzde geleneksel hadis anlayn benimseyenlerle Selef-
Hanbel mezhebine bal olanlarn Kurann mahlk olmadn kabul etmekle birlikte telaffuzunun
yaratlm olduunu syledikleri grlmektedir.
BBLYOGRAFYA


Ahmed b. Hanbel, Kitbs-Snne (nr. Muhammed b. Sad b. Slim el-Kahtn), Demmm
1414/1994, I, 163-166; Buhr, alu eflil-ibd (Aids-selef iinde), s. 154; bn
Kuteybe, el-tilf fil-laf (Aids-selef iinde), s. 246-248; Ear, Malt (Ritter), s. 602;
Makdis, el-Bed vet-tr, V, 149; bnn-Nedm, el-Fihrist (Teceddd), s. 90; bn Frek,
Mcerredl-Malt, s. 60-61; Nesef, Tebratl-edille, I, 284-299; bn Eb Yal, abatl-
anbile, I, 278-279; Teym, el-cce f beynil-meacce ve eru adeti Ehlis-snne (nr.
Muhammed b. Reb b. Hd el-Medhal), Riyad 1411/1990, I, 224; bnl-Cevz, Menbl-mm
Amed b. anbel (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk - Ali M. mer), Kahire 1399/1979, s. 205-
207; bn Teymiyye, Mecmu fetv, XII, 207-211; Zeheb, Almn-nbel, XII, 617-618;
Sbk, abat, II, 118-120, 228-229; Ahmed sm el-Ktib, Adett-tevd f Fetil-br eri
ail-Bur, Beyrut 1403/1983, s. 217-219; erf Yahy el-Emn, Muceml-frail-slmiyye,
Beyrut 1406/1986, s. 205.

Yusuf evki Yavuz

LGAR HASAN ELEB
(bk. HASAN ELEB, Lgar).

LAGOS
Nijeryann eski baehri
(bk. NJERYA).

LAIMCI OCAI
Osmanllarda yer altnda tneller amak ve kaleleri ykmakla grevli asker snf.
Osmanl asker tekiltnda geri hizmet ktalarndan biri olan bu ocak adn yer alt tneli anlamna
gelen lamdan alr. Genellikle kale surlarn ykmak iin yer altndan tnel ama iine lam
balama, barut koyarak atelemeye ise lam atma denir. Tarih boyunca kale kuatmalarnda ska
kullanld anlalan bu ynteme Osmanllar dndaki Trk-slm devletlerinde de rastlanr. Ancak
zellikle kale kuatmalarnda olduka uzmanlam olan Osmanllarda etkili ekilde kullanlm ve
asker tekiltn nemli bir parasn oluturmutur.
Osmanllarda Lamc Ocann ilk defa ne zaman kurulduu bilinmemektedir. elebi Mehmed ve
II. Murad dnemlerinde lamclarn var olduuna dair bilgiler bulunmaktadr. Lamclarn ocak
eklinde tekiltlandrlmas, muhtemelen kuatlmas srasnda etkili rol oynadklar stanbulun
fethinden sonradr. Nitekim fetih srasnda kendilerinden faydalanlan lamclarn bir blmnn
Balkanlardaki maden ocaklarndan getirildii bilinmektedir. Ardndan bunun bir asker ocak
eklinde tekiltlanm olduu anlalmaktadr.
Hendese bilmeyi gerektiren lamclk tekilt en mkemmel eklini XVI. yzylda almtr. Kann
Sultan Sleyman devrinde (1520-1566) stanbul su kemerlerinin onarm ve inaatnda da kullanlan
lamclarn (Eyyb, s. 196) says kfi gelmediinde dardan takviye yaplrd. Nitekim 1566da
Sigetvar ve 1571de Kbrs seferlerine klrken eitli kazalardan lamc talebinde bulunulmutu.
Ayn ekilde 1594 Avusturya seferi iin stanbul ve Galata sakinlerinden yirmi be kii istenmiti.
1596da Eri seferine gidilirken gtrlen lamc adedi 500 idi. Eri Kalesi surlar altnda
karlkl alan tnellerde her iki taraf arasnda arpmalar olmu ve kalenin teslim olmasnda
lamclar nemli rol oynamt. 1669da Kandiye kuatmas srasnda da Kayseri, Samakov,
Sidrekapsi, Silistre, Nibolu ve stanbul taraflarndan 700 lamc arlmt. 1692 Girit seferine
ordu ile birlikte elli lamc katlmt. Lamclar son byk hnerlerini uzun sren Kandiye
kuatmasnda gstermiler ve Giritin tamamen fethinde byk rol oynamlard. Buradaki Trk
istihkm teknii orada bulunan Fransz Generali Vauban tarafndan renilmi ve zamanla Avrupaya
yaylmtr. Daha sonra ihmal edilen tekilt bozulmu, dirlikleri geliigzel ve ehil olmayanlara
verilen lamclarn says gittike azalmtr. Lle Devrinde ocak tekiltnn slahna allm,
1774 Kk Kaynarca Antlamasnn ardndan I. Abdlhamid dneminde (1774-1789) Sadrazam
Halil Hamd Paann gayretleriyle lamcla tekrar nem verilmi, ocaa lyk kiiler alnarak
bunlara geliri yksek timarlar tevcih edilmesine zen gsterilmitir. Kthnede yaplan lam
tlimlerine bazan padiah da gelerek baarl olanlar taltif etmitir (Vsf, s. 177).
III. Selim dneminde (1789-1807) Nizm- Cedd reformlar erevesinde Lamc Ocana da el
atld. 29 Eyll 1792de karlan nizamnmeye gre (BA, HH, nr. 3721) lamclar Humbarac
Ocana ve bu ocan nzrna baland, yoklamalar yaplarak mevcut olmayanlarn kaytlar silindi,
dierleri ise imtihana alnp yetenekli bulunanlar istihdam edildi, baarsz olanlarn iki yl
eitilmelerine karar verildi. Lamclar bundan byle srekli klalarnda kalarak eitim
greceklerdi. stanbul Halcolunda humbaraclar iin ina edilen kla civarnda Stlcede
lamclar iin de 125 neferlik iki kla yapld (BA, HH, nr. 13418). ki snfa ayrlacak
lamclardan birincisi lam balama tekniinde, dieri kpr, tabya ve kale yapma, siper kazma
gibi mimari ilimlerle hendesede uzmanlaacak, bu arada obs tlimi
yapacaklard. Eskiden olduu gibi aralarndan veya dardan ehil bir kii imtihanla lamcba
olarak grevlendirilecekti. Lamclarn artlar uygun olanlarndan ocak kethds, avu, alemdar
ve ktip gibi zbitler tayin edilecekti. Humbarac Oca nzr ve lamcba tarafndan timarllar
dnda, 30ar akelik yevmiye ile gen ve yetenekli kimselerden elli kii mlzm yazlacak, bunlar
yeteneklerine gre anlan snflara taksim edilecekti. Mahmud evket Paaya gre lamcba,
bana krmz kadifeden kalpak, zerine mintan ve alvar, ayana ise krmz yemeni giyerdi. Kyafet
olarak balarnda tadklar bir eritle humbaraclardan ayrlacaklard (Osmanl Asker Tekilt, s.
48, 49).
Ocaklarna yeni bir nizam verilen humbarac ve lamclarn klalar civarnda 1795 ylnda
Mhendishne-i Berr-i Hmyun aldktan sonra lamclar, sal ve cuma gnleri dnda burada
bata matematik ve hendese olmak zere teorik ve pratik meslek bilgilerle ilgili dersler grmeye
baladlar. Bu arada mhendishne hocalar lamclkla ilgili kitaplar telif ve tercme ettiler; bu
eserler Mhendishne-i Berr-i Hmyun Matbaasnda bastrld. 22 evval 1212 (9 Nisan 1798)
tarihli bir belgeye gre ocak mensuplarnn maalar yeniden dzenlendi, humbaraclar gibi bunlara
da yevmiye denmesi kararlatrld. 1806da lamclar Mhendishne-i Berr-i Hmyundan
ayrlarak mstakil hale getirilmek istendiyse de bu gereklemedi. ki yl sonra lamclar Humbarac
Ocann 7, 26, 36, 65. blklerine ilhak edildi ve Lamc Bl adyla mstakil bir birlik sayld.
Kabak syan, III. Selim dneminde Nizm- Cedd reformlar erevesinde ada eitimle
yetitirilmelerine zen gsterilen lamclarn da sonunu getirdi. II. Mahmud zamannda Yenieri
Ocann ilgas srasnda olumlu rol oynayan lamclar dier asker snflar gibi yeniden
tekiltlandrld. Askir-i Mansre-i Muhammediyye kurulurken Rumeli ve Anadoludaki lamclar
stanbula getirtilerek yoklamadan geirildi. Sipahilik unvanlar kaldrlp topular ve humbaraclarla
birlikte Tophne-i mire Mirliine baland. Mhendishnede eitilmelerine devam edilen
lamclar zamanla yerlerini modern istihkm snflarna brakmlar, II. Merutiyet dneminde ve
zellikle I. Dnya Savanda nemli faaliyetlerde bulunmulardr.
BBLYOGRAFYA


BA, MD, nr. 5, s. 648; nr. 7, s. 827; nr. 12, s. 75, 137, 402; BA, MAD, nr. 4049, s. 63; nr. 10116, s.
543-544; BA, Ali Emr, II. Mahmud, nr. 3052; BA, Cevdet-Asker, nr. 12165, 27559, 46778; BA,
HH, nr. 3713, 3721, 3722, 7852, 8510, 8795, 9408, 12506, 12515, 12529, 12531, 12533, 12534,
12558, 13418, 14922, 16304, 16702, 17584, 17593, 17642, 28728 A, 29436, 31509, 34868, 58411,
58412; BA, Dvn- Hmyun Tahvil Kalemi Defterleri, nr. 46, 47; BA, Knunnme-i Asker
Defterleri, nr. 5; Hadd, Tevrh-i l-i Osmn (nr. Necdet ztrk), stanbul 1991, s. 127, 432, 439;
Anonim Tevrh-i l-i Osmn (nr. F. Giese, haz. Nihat Azamat), stanbul 1992, s. 39, 57, 141;
Marsigli, Osmanl mparatorluunun Askeri Vaziyeti, s. 95; DOhsson, Tableau gnral, VII, 369;
Eyyb, Menkb- Sultan Sleyman (nr. Mehmet Akku), Ankara 1991, s. 196; brhim Km b. Ali,
Tlimnme-i Humbaracyn, Ktp., TY, nr. 6873; Halil Nuri, Trih, Ktp., TY, nr. 5996, vr.
189b-303a; Ahmed Cvid, Hadka-i Vekyi (nr. Adnan Baycar), Ankara 1998, s. 133-134, 137, 138;
Vsf, Trih (lgrel), s. 177; Mahmud Rif Efendi ve Nizm- Cedde Dair Eseri (nr. Kemal
Beydilli - lhan ahin), Ankara 2001, s. 74-75; Sahaflar eyhizde Esad Efendi, Trih (nr. Ziya
Ylmazer), stanbul 2000, s. 507 vd., 511, 610, 614; a.mlf., Terft- Kadme, s. 131; Mustafa Nuri
Paa, Netyicl-vukt (nr. Mehmed Glib Bey), stanbul 1327, IV, 111; Mehmed Dni,
Netcetl-Vekyi (nr. amil Mutlu), stanbul 1994, s. 66; Cevad Paa, Trh-i Asker-i Osmn,
Ktp., TY, nr. 4178, s. 63; Mahmud evket Paa, Osmanl Asker Tekilt ve Kyafeti (haz. Nurettin
Trsan - Semiha Trsan), Ankara 1983, s. 48, 49-50; Uzunarl, Kapukulu Ocaklar, I, 547, 550,
551, 553, 579, 604, 605; II, 9, 12, 19, 69, 120, 131-133, 137, 267; Kemal Beydilli, Trk Bilim ve
Matbaaclk Tarihinde Mhendishne, Mhendishne Matbaas ve Ktphnesi: 1776-1826, stanbul
1995, s. 28-29, 49, 59, 78, 83, 254, 332, 382; Pakaln, II, 347-352.

Abdlkadir zcan

LAV
( )
Dnlmeden sylendii iin kendisine bir hkm atfedilmeyen, varl ve yokluu nemsiz yemin,
sz
(bk. HEZL; MLYN; TALK; YEMN).

LAHAK
( )
Bir kitaba sehven yazlmad iin sayfa kenarna veya satrlar arasna sonradan ilve edilen kelime
yahut kelimeler iin kullanlan terim.
Szlkte yetimek, ulamak, katlmak, yapmak anlamlarndaki lihk (lahk, lhk) masdarndan
gelen lahak bir kimsenin veya eyin arkasndan yetien kimse, bir yazya sonradan ilve edilen ey
demektir. Hadis literatrnde, iml srasnda yazlmad iin sonradan sayfa kenarna veya satr
arasna ilve edilen kelime, cmle ya da metin iin kullanlr.
Hadisin yazlmas esnasnda herhangi bir sebeple atlanan kelime yahut cmlelerin sonradan ilve
edilmesi iin baz kurallar belirlenmitir. Tercih edilen usul, kelime veya ibarenin dt yerden st
satra doru bir izgi (atfe) ekilip ucu iki satr arasndan lahakn yazlaca tarafa doru eildikten
sonra kenara unutulan kelimenin yazlmasna balanmas eklindedir (Kd yz, s. 162). Lahaka
iaret etmek zere ekilen izginin fazla uzatlmamas gerekir. lve edilecek ksmn izgi ucunun tam
hizasnda olmasna ve tercihen sayfann sa tarafna yazlmasna dikkat edilmelidir. Yer msait ve
yazlacak ksm az olduunda lahak izginin tam hizasna yatay ekilde kaydedilir. Bu durumda satr
arasnda yeterli aklk varsa lahakn izginin hemen ucuna satr arasna yazlabilecei sylenmise
de bu pek uygun grlmemitir. Satr sonunda meydana gelen eksik yazmlarda ise lahak sayfann sol
tarafna kaydedilmelidir. Yazlacak ksm fazla ise daha sonra kabilecek dzeltmeler iin boluk
brakmak maksadyla izginin tam hizasndan balanmak zere yukarya doru dikey ekilde yazlmas
gerekir. Yazlacak olan ksmn iki veya daha fazla satr olmas halinde lahak sayfann sana
yazlacaksa satrlarn sonu izginin balad yer hizasndan yukarya doru ve i tarafa gelecek
ekilde, sol tarafa yazlacaksa izginin hizasndan yukarya doru ve satrn
sonu sayfann kenarna gelecek ekilde yazlr, sonuna da sahha ( ) kayd dlr.
lk hadis usul mellifi kabul edilen Rmhrmz, lahaka iaret eden izginin ilve edilecek ibareye
kadar uzatlmas ve lahaktan sonraki ilk kelimenin de buna eklenip sonuna sahha ( ) kaydnn
dlmesi gerektiini sylemise de daha sonraki muhaddisler byle bir uygulama ile sayfann ar
ekilde karalanacan ve dikkatin dalacan gz nnde bulundurarak izginin lahaka kadar
uzatlmasn uygun grmemiler, asl metinde var olan tekrarlardan ayrt edilememesi ihtimalinden
dolay lahaktan sonraki ilk kelimenin yazlmasn da doru bulmamlardr. Sadece sonuna krmz
mrekkeple ve daha kk karakterle veya son harfi eksik brakarak sahha ( ), sahha racea
( ) veya intehal-lahak ( ) gibi bir ibare yazmay tercih etmilerdir (bns-Salh, s.
194-195).
BBLYOGRAFYA


Lisnl-Arab, l md.; Rmhrmz, el-Muaddil-fl (nr. M. Accc el-Hatb), Dmak
1404/1984, s. 606-607; Hatb el-Badd, el-Cmi li-alr-rv ve dbis-smi (nr. Mahmd
et-Tahhn), Riyad 1403/1983, I, 279; Kd yz, el-lm (nr. Seyyid Ahmed Sakr), Kahire, ts.
(Drt-trs), s. 162-165; bns-Salh, Ulml-ad, s. 193-196; emseddin es-Sehv,
Fetul-mu, Beyrut 1403/1983, II, 193-198; Syt, Tedrbr-rv (nr. Abdlvehhb Abdllatf),
Beyrut 1399/1979, II, 79-82; Mcteba Uur, Ansiklopedik Hadis Terimleri Szl, Ankara 1992, s.
197-198.

brahim Hatibolu

LAHBB
(bk. HABB).

LAHC
(bk. LEHC).

LHCN
( )
rann kuzeyinde Hazar denizi ky eridinin ok yaknnda bir ehir.
Eski Farsada ipek anlamna gelen lh kelimesinin sonuna mekn ad yapan cn (gn) ekinin
getirilmesiyle oluturulan Lhcn ipek ehri demektir. Hamdullah el-Mstevf (XIV. yzyl)
burann orta byklkte ve ipek retilen bir ehir olduunu belirtir. sim benzerliinden
kaynakland anlalan bir efsaneye gre kuruluu Lhc b. Sm b. Nha dayandrlan Lhcnn ad
slm corafya kaynaklarnda ilk defa Lfcn eklinde Glnn gneydousundaki yedi byk
ehirden biri olarak uddl-lemde gemektedir. ehir eski kaynaklarda Drlimre,
Drlemn ve Lhcnlmbrek adlaryla da zikredilmitir.
Gln eyaletinin Sefdrd nehri dousunda kalan Biyp blgesinde kurulan emirlikler ou defa
hkimiyetlerini Lhcn iine alacak kadar geniletmilerdir. III. (IX.) yzyln balarnda Deylem
Hkmdar Vehsdnn topraklarnn bir parasn tekil eden Lhcn, ardndan Biyp blgesinde
kurulan Kavtum (Havsum) hnedannn hkimiyetine girdi. Zeydlerden Hasan el-Utr (. 304/917)
tarafndan kurulan bu hnedan Biyp blgesinde iliin yaylmasnda etkili oldu. Utr ailesi
siyas hkimiyetini IV. (X.) yzyln ortalarnda kaybetti. Bundan sonra uzun bir sre Lhcnn
tarihinde belirli bir gelime grlmez. XIII. yzyln ortalarnda lhanl Hkmdar Hlg
zamannda Nsrvend hnedanndan Cemleddin Sulk b. Sulk Lhcnda emr idi. Ardndan
Nsrvendler iki kola ayrld. Bu kollardan Lhcndakinin emri ah Nev, Olcaytu Han Glna
hkim olduunda ona boyun edi (705/1305-1306); arkasndan lhanllarla evlilik yoluyla akrabalk
kurarak hkmranln pekitirdi ve dier Gln emrlerini de kendine balad. VIII. (XIV.) yzyl
boyunca Biyp blgesinde mahall emirlikler arasnda sava hi eksik olmad. 792de (1390)
Seyyid Hd Kiy, Nsrvendlerin hkimiyetine son vererek blgeyi ele geirdi. Hd Kiynn
yerini alan Seyyid Ali Kiy, Mzendern Mara Seyyidlerinin de yardmyla Biypin tamamna
ve Kazvine kadar olan yerlere hkmranln kabul ettirdi. Mirza Ali b. Sultan Muhammed Kiy ise
(1478-1506) Kazvin, Sultniye, Tahran, Rey ve Vermini kontrolne ald. Bir ara Timurun
saldrlar karsnda vergi vermek zorunda kalmlarsa da (806/1403-1404) bu seyyidler 1000
(1592) ylna kadar blgedeki ynetimlerini srdrdler. Aile X. (XVI.) yzyln balarndan itibaren
Safevlere tbi olmakla birlikte son emrleri Ahmed Han, Safevlere tbi olmay reddederek on iki
yl boyunca snd stahrda, Osmanl-Safev sava srasnda Lhcnn Trklere verilmesi
ynnde faaliyetlerde bulunduu iin ah I. Abbasn tepkisini ekti. Ahmed Han, sava sonunda
ran-Osmanl antlamasnn imzalanmasnn ardndan saraya arld halde gitmedi. Bunun zerine
ah Abbas ordusuyla Glna girerek blgenin tamamn hkimiyetine ald (evval 1000 / Temmuz
1592). Ahmed Han stanbula kat ve lnceye kadar orada yaad. Safevler Biyp blgesine
Lhcnda oturan bir vali tayin ettiler.
ah Sleyman dneminde Hazar denizi kylarna Stefan Razin liderliinde saldran Kazaklara kar
hazrlanan ordu Biyp blgesinde toplanmt. Lhcn XVIII. yzyldan itibaren zaman zaman baz
tarih olaylara sahne oldu. Ruslar, 1724-1734 yllar arasnda Gln igalleri srasnda Lhcnda
iki kale ina ettiler. ehir 1774te Fmen Valisi Hidyet Hann otoritesine boyun edi. Kerim Han
Zend blgeyi yllk vergiye balad. Soy yoluyla gelen son vali Slr- Meyyed Mirza Ahmed Hana
1907de grevden el ektirildi. 1920de kurulup bir yl devam eden yerel Gln Sovyet Cumhuriyeti
zamannda Lhcn Ruslar tarafndan igal edildi; bundan sonra da blgedeki yerini Glnn merkezi
olan Ret ehrine kaptrd. Gnmzde Gln eyaletine bal bir ehristann merkezi olan Lhcn,
54.300 (2003 tah.) nfusuyla ticaret ve endstri merkezi olarak nemini srdrmektedir. pek ve
pamuk dokumacl ile evresinin limon ve ay retiminin ticaretinde mhim bir yere sahiptir.
Lhcn tarih gemiiyle birlikte birok mimari eser barndrr. eyh brhim Zhid-i Geyln
Trbesi (XV. yzyl), Aa eyh Ebl-Vech Trbesi (XVI. yzyl), Safevler dnemine ait ehr
Pdiah Trbesi,
Safev ve Kaar dnemlerinde onarlm olan X. yzyla ait Ekberiye Camii ve mtemiltyla
birlikte Kaar devrinde ina edilen cuma camisi bunlarn banda gelir.
BBLYOGRAFYA


uddl-lem (Stde), s. 149; Mstevf, Nzhetl-ulb (Strange ), s. 162, 163; G. Le Strange,
The Lands of the Eastern Caliphate, Cambridge 1905, s. 174; Abdlhseyin-i Sadiyn, Serzemn u
Merdm-i rn, Tahran 1369 h., s. 178-180; Fihristi Binh-yi Tr ve Emkin-i Bsitn-yi rn,
Tahran 1345 h., s. 130-131; Abdrref Hakkat, Ferheng-i Tr ve Corafy-yi ehristnh-yi
rn, Tahran 1376 h., s. 520-523; H. L. Rabino, Rulers of Lhcn and Fman in Gln Persia,
JRAS, III (1918), s. 85-92; V. Minorsky, Lhcn, A, VII, 5-6; C. E. Bosworth, Lhn, EI
(ng.), V, 602-604.

Rza Kurtulu

LHC, Abdrrezzk b. Ali
(

)
Abdrrezzk b. Al b. el-Hseyn el-Lhc el-Gln (. 1072/1661 [?])
ranl filozof, kelm limi ve air.
Lhcnda dodu. rann muhtelif ehirlerine seyahatler yapt. Kn ve sfahanda bulunduu
sralarda uzun sre Molla Sadr ile birlikte oldu ve ondan felsefe alannda dersler ald. Dier
hocalarnn kimler olduu bilinmemektedir; bir iirinde vgyle sz ettii Mr Dmdn
dncelerinden faydalandn kaydeder. iirlerinde kulland Feyyz mahlasnn kendisine hocas
ve kaynpederi Molla Sadr tarafndan verildii belirtilmektedir (Tebrz, IV, 362). Seyahatlerinin
ardndan Kuma yerleen ve hayatnn nemli bir ksmn orada geiren Lhc lmne kadar
Medrese-i Masmede ders verdi. rencileri arasnda Muhammed Sad el-Kumm ile birok eserin
yazar Mirza Hasan ve Mirza brhim adndaki oullar bulunmaktadr. Baz kaynaklar Lhcnin
1051de (1641) vefat ettiini kaydetmekteyse de (Hnsr, IV, 197; Ayn-a, VII, 470) bu
doru deildir. Zira ah II. Abbasn ynetimi devralmasndan (1642-1666) sonraki bir dnemde
Lhcnin hayatta olduu bilinmektedir. Ayrca Sermye-i mn adl eserini 1058de (1648) kaleme
almtr (EI2 [ng.], V, 605). Bu sebeple kayna tesbit edilemese de emseddin Sminin verdii
1072 (1661) tarihi (Kmsl-alm, V, 3457) isabetli grnmektedir. Divannda yer alan iirlerinde
Lhcnin ah I. Saf ile ah II. Abbastan vgyle sz etmesi ve birok eserini onlara ithaf etmesi
ad geen yneticilerle arasnn iyi olduunu gstermektedir. Bununla birlikte Molla Muhsin-i Kn
ve Kd Sad el-Kummnin ne kavumalarnn ardndan ah Abbas nezdinde itibardan dt
anlalmaktadr.
Molla Sadrnn nde gelen talebelerinden olan Lhc, sfahan felsefe ekol ierisinde yetimi
nemli bir ahsiyettir. Molla Sadrnn yannda bn Sn, Shreverd el-Maktl, Nasrddn-i Ts
gibi dnrlerin de onun zerinde byk etkisi vardr. Ayn zamanda bir kelm limi olan Lhc,
belirli semiyyt bahisleri dnda cedele dayanan kelmclara kar burhana bal kalan filozoflarn
grlerini desteklemitir. Abdullah Efendi el-sfahn, onun kelm konularn yer ald bir ksm
eserini felsef almalar olarak nitelendirmektedir (Riyl-ulem, III, 115). Lhcnin felsef
yaklamnda bn Snnn zel bir yeri vardr. Nitekim Tsye hayranln aka ifade etmesine
ramen bn Snnn grlerinden ayrld noktalarda Tsyi eletiriye tbi tutmu, yine bn
Snnn felsef sistemiyle uyumayan noktalarda Molla Sadrnn grlerini reddetmitir. Lhcnin
felsef grleri orijinal olmaktan ziyade eklektik bir karaktere sahiptir; bununla birlikte felsef
kavramlar ve problemleri inceleme ve tartma noktasnda ileri bir dzeye ulamtr. Modern
zamanlara kadar bir ksm eserlerinin yaygn biimde yararlanlan metinler olma zelliini korumas
onun bu niteliini ak ekilde ortaya koymaktadr.
rk gelenee bal sfmerep bir kiilie sahip olan Lhc, geree ulama noktasnda kef ve
mahedeye dayal sf yntemin akl yrtmeye dayal felsef yntemden stn olduu grndeydi.
Bununla birlikte sf yntemle elde edilen bilgilerin felsef yntemle elde edilen bilgilere ters
demeyeceini savunmaktayd. Bu temelden hareketle, Shreverd ve Muhyiddin bnl-Arabnin
sadece irk ya da ilhamla elde edilebileceini ileri srdkleri irfan retinin btn unsurlarn
reddetmitir. Nitekim sflerin kabul ettii vahdet-i vcd nazariyesini desteklemekle birlikte onlarn
bunu aklama biimine itiraz etmitir. Lhc airlik ynyle de Fars dili ve edebiyatnn nemli bir
simas idi. Divannda toplad iirleri bu hususu ortaya koymaktadr. Abdullah Efendi el-sfahn
onun fkh ve hadis alanlarnda yetersiz olduunu kaydetmektedir (a.g.e., III, 114).
Eserleri. 1. Gevher-i Murd. Safev Sultan ah II. Abbasa ithafen Farsa olarak kaleme alnan eser
ontoloji, ilhiyyt, nbvvet, immet ve med gibi felsefenin ve i kelmnn geleneksel konularna
dairdir. Tahranda 1271 (1855) ylnda yaymlanan kitabn daha sonra yeni basklar yaplmtr
(Tahran 1985, 1993). 2. Sermye-i mn f ibti ulil-aid bi-arl-burhn. Mellifin
1058de (1648) bir arkadann istei zerine Farsa olarak yazd eser Gevher-i Murdda ele
alnan konularn bir zeti mahiyetindedir (nr. Mirza Muhammed e-rz, Bombay, ts.). 3.
evriul-ilhm. Arapa yazlm olup Nasrddn-i Tsnin Tecrdl-aidine (Tecrdl-
kelm) yaplm geni ve orijinal bir erhtir. bnl-Mutahhar el-Hill, Mahmd b. Abdurrahman el-
sfahn ve Ali Kuu gibi limlerin erhlerinden alntlarn yapld ve grlerinin tartld eser
1311de (1893) Tahranda baslmtr. 4. Dvn. Mellifin Farsa iirlerinin topland eserde
yaklak 5000 beyit bulunmaktadr (Tahran 1990). 5. av al Mebii cevhiri-eril-Cedd
lit-Tecrd. Ali Kuunun Tsnin Tecrdl-aidine yapt erhin hiyesidir. Lhcnin
girite belirttiine gre eser kendisinin daha nce yapt geni erhin bir zeti niteliindedir. 6.
Talt alel-avil-aferiyye al eri lhiyytit-Tecrd. emseddin Hafernin Ali Kuu
erhinin ilhiyyt blmne yazd hiyeye Lhcnin talikidir. 7. iye al eril-rt.
Nasrddn-i Tsnin bn Snnn el-rt vet-tenbhtna yapt erhe yazlm bir hiyedir. 8.
iye al iyeti Abdillh el-Yezd al Tehbil-man. Abdullah el-Yezdnin
Teftznnin Tehbl-man vel-kelm adl eserine yapt erhin hiyesidir. 9. Tert. Farsa
yazlm olup tevhid, adalet ve ak konusunda yazlm risleyi ihtiva eder (Son be eserin yazma
nshalar iin bk. EIr., I, 155).
Kaynaklarda Lhcye nisbet edilen dier eserler de unlardr: erul-Heykl f ikmetil-ir
(Shreverdnin ikmetl-ir adl eserine yazlm bir erhtir); Risle f udil-lem; el-
Kelimet-ayyibe (Mr Dmd ile Molla Sadrnn varlk ve mahiyetle ilgili grlerinin
muhkemesine dairdir); Meriul-ilhm f eri Tecrdil-kelm (Tsnin Tecrdl-kelmnn
erhidir;
Abdullah Efendi el-sfahn bu kitabn evriul-ilhmdan farkl olduunu ve eksik kaldn
kaydetmektedir; bk. Riyl-ulem, III, 115). Bunlarn dnda Lhcye eru Fuil-ikem
adl bir eser nisbet edilmekteyse de (Hidyet, s. 228; EIr., I, 155) bunun Abdrrezzk el-Kye ait
olabilecei belirtilmektedir (Hnsr, IV, 198).
BBLYOGRAFYA


Abdullah Efendi el-sfahn, Riyl-ulem ve iyl-fual (nr. Ahmed el-Hseyn), Kum
1401, III, 114-115; Hidyet, Tekire-i Riyl-rifn, Tahran 1888, s. 228; Hnsr, Ravtl-
cennt (nr. Esedullah smiliyyn), Kum 1391/1971, IV, 196-198; Tebrz, Reynetl-edeb, IV,
361-363; Rieu, Supplement to the Catalogue of the Persian Manuscripts, s. 4-5, 205-206; Celleddin
tiyn, Seyr der r-i Mull Abdrrezz Lhc, Ydnme-i akm Lhc, Tahran
1374/1954, s. 92-155; Ayn-a, VII, 470-471; Seyyed Hossein Nasr, The Islamic Intellectual
Tradition in Persia (ed. Mehdi Amin Razavi), Richmond 1996, s. 53, 146, 163, 243, 258; M. Horten,
Die philosophischen und theologischen Ansichten von Lahici, Isl., III (1912), s. 91-131; Kmsl-
alm, V, 3457; A. H. Zarrinkoob, Lh, EI (ng.), V, 605; W. Madelung, Abd-al-Razzq b.
Al b. al-osayn, Lhj, EIr., I, 154-157.

mer Mahir Alper

LHC, Muhammed b. Yahy
( )
emsddn Muhammed b. Yahy b. Al-yi Gln el-Lhc (. 912/1506)
ranl mutasavvf-air.
Glnda Hazar denizine 20 km. mesafede bulunan Lhcnda dodu. iirlerinde Esr mahlasn
kulland iin Esr-yi Lhc olarak da tannr. Baz kaynaklarda (DMF, I, 153) onun kad ve air
olan Yahy-y Glnnin olu olduuna dair verilen bilgi, bu kiinin 952 (1545) veya 953te (1546)
deil en az yetmi seksen yl nce ld tesbit edildii takdirde dikkate alnabilir. Zira 849da
(1445) eyh Muhammed Nurbaha intisap ettii ve 912de (1506) ld bilinen Lhcden krk yl
sonra len bir kiinin onun babas olmas mmkn deildir. Lhcnin eserlerinden iyi bir renim
grd ve bata tefsir, kelm, hadis gibi din ilimler olmak zere dneminin ilimlerine vkf olduu
anlalmaktadr. Bu ilimlerin bir blmn yirmi yalarnda intisap ettii (Meftul-icz, s. 700)
Nurbahiyye tarikatnn kurucusu Muhammed Nurbah sayesinde elde etmi olmaldr. Lhc eyhi
lnceye kadar (869/1464) onun hizmetinde bulunduunu syler (a.g.e., s. 76). Timurlulardan
hruhun lmnden (850/1446) sonra eyhiyle birlikte raza giden Lhc bir ara Tebrize urad.
Burada alt ay kalp hac iin Mekkeye gitti (882/1477); hac dn ksa bir sre Yemende Zebd
ehrinde kald. Zebdde baba oul olmak zere iki kiiye Nurbahiyye hrkas giydirdi. eyhi
razda lnce onun yerine geen Lhc, Nriyye Hankah adyla grkemli bir tekke yaptrarak irad
faaliyetine balad. Burada Celleddin ed-Devvn ve Sadreddn-i rz gibi nl bilginler
tarafndan ziyaret edilip sayg grd gibi I. ah smil tarafndan da ziyaret edildi. Lhc razda
vefat etti ve hankahnn yanna gmld. Onun i mezhebine ar derecede bal olmakla birlikte
Snn mezheplere kar da hogrl olduu kaydedilmektedir (ster, II, 153).
Eserleri. 1. Meftul-icz f eri Glen-i Rz (Tahran 1264, 1301, 1320, 1316 h., 1337 h.).
ebsternin eserinin erhidir. Muhyiddin bnl-Arab ve Mevln Celleddn-i Rmnin etkisi
altnda bulunan Lhc, 877de (1472) yazmaya balad bu eserde Glen-i Rzn her beytini ok
geni bir ekilde erhetmi, bnl-Arab ve Mevln dnda Cneyd-i Badd ve Abdullah- Ensr
gibi eski sflerden de yararlanmtr. Eseri dnemin nl mutasavvf Abdurrahman- Cmye
gndermi, Cm de yazd bir rub ile takdirlerini bildirmitir. Kitap ayrca Muhammed b.
Mahmd- Dihdr- rz tarafndan ksaltlarak yaymlanmtr (Bombay 1312). Cemleddin Hulv
bu eseri zetleyip Cm- Dilnevz adyla Trkeye evirmitir (Sleymaniye Ktp., ehid Ali Paa,
nr. 1253). 2. Esrr-hd. Mevlnnn Menevsini rnek alan eser 3000i akn beyit ihtiva
eder. Kitap Seyyid Al-yi l-i Dvd tarafndan neredilmitir (Tahran 1368 h.). 3. Dvn. 519
gazel, terciibend, yetmi yedi rub, bir mstezaddan oluan eseri Bert-i Zencn Dvn- Er u
Resil-i emseddn Muammed Esr-yi Lhc adyla yaymlamtr (Tahran 1357 h.). Divann
sonunda Lhcnin mensur alt rislesi bulunmaktadr. Mekkede Yemenli eyh Hayret ve olu
smile giydirdii hrkayla ilgili Arapa risle dnda dier eserleri Farsadr. 4. Mnteab-
Menev-yi Mevlev. 874te (1469) derlenen eserde Menevnin anlalmas g beyitlerinin erhi
yaplmtr.
BBLYOGRAFYA


Lhc, Meftul-icz f eri Glen-i Rz (nr. Keyvn-i Sem), Tahran 1337 h., tr.yer.;
ayrca bk. neredenin girii, s. 2-94; a.mlf., Dvn- Er u Resil (nr. Bert-i Zencn), Tahran
1357 h., neredenin girii, s. e-kt; ebster, Glen-i Rz (trc. Abdlbki Glpnarl), stanbul
1989, s. XIV, XIX; ster, Meclisl-mminn, Tahran 1365 h., II, 150-156; Kef-unn, II,
1505; Hidyet, Tekire-i Riyl-rifn, Tahran 1305 h., s. 41; Fursat- rz, r- Acem,
[bask yeri yok] 1362 h. (ntirt- Bmdd), s. 462-463; Tebrz, Reynetl-edeb, Tebriz, ts., I,
125-126; Hnbb, Fihrist, IV, 4837-4838; Masm Ali ah, ari, III, 129-131, 487; Nefs,
Tr-i Nam u Ner, I, 319; Muhsin Kiyn, Tr-i nh der rn, Tahran 1369 h., s. 212;
Abdlhseyin Zerrnkb, Dnble-i Cstc der Taavvuf-i rn, Tahran 1369 h., s. 324-325;
a.mlf., Lh, EI (ng.), V, 604-605; Saf, Edebiyyt, IV, 455, 529-531; V, 642; Esr-yi Lhc,
DMF, I, 153; Necb Myil-i Herev, Esr-yi Lhc, DMB, VIII, 730-733.

Rza Kurtulu

LH
( )
Namaza imamla birlikte balad halde belirli mazeretler sebebiyle ara vermek zorunda kalarak
namazn bir ksmn imamla birlikte klamayan kimse.
Szlkte yetimek, yakalamak anlamndaki lah kknden treyen ve yetien, yakalayan anlamna
gelen lhi kelimesi bir fkh terimi olarak namaza imamla birlikte baladktan sonra gaflet, uyku,
cemaatteki ar izdiham ya da abdestinin bozulmas gibi mazeretler yznden ara vermek zorunda
kalarak namazn bir ksmn imamla birlikte klamayan kiiyi ifade eder. Fkh literatrnde lhi
teriminin genellikle Hanef fakihleri tarafndan kullanld, Mlik, fi ve Hanbel kaynaklarnda
bu konuya mesbk ile ilgili hkmler iinde temas edildii grlr.
Hanef mezhebine gre cemaatle veya mnferit olarak klnan bir namazda irad olmakszn abdesti
bozulan bir kimsenin gerekli artlara uymak kaydyla abdest alp namaz brakt yerden
tamamlamas ilemine bin ad verilir. Tek bana namaz klan kiinin bu durumda namazn yeni
batan klmas daha uygun grlmekle birlikte cemaatle klnan namazda cemaat sevabndan mahrum
kalmamak iin lhi durumunda olann abdest aldktan sonra kald yerden namaz tamamlamas daha
faziletlidir. Hanef mezhebine gre imama uyduktan sonra
belirli bir mazeret sebebiyle namaza ara veren kii, ara vermeyi gerektiren durumun ortadan
kalkmasndan sonra konumadan, dnya ileriyle megul olmadan brakt yerden namaza devam
edebilir. Eer imam namaz bitirmise imamn arkasnda namaz klyormu gibi namazn tamamlar.
mama uyan kimse gibi o da kraatte bulunmaz, imamn bekleyecek olduu sre kadar bekler. Sadece
rk ve secdedeki tesbihlerle oturutaki dua ve salavatlar okur. Sehiv secdesini gerektirecek bir hata
yapt takdirde imama uyan kimse durumunda olduu iin sehiv secdesi yapmaz.
Lhiin namaza ara vermesine sebep olan mazeret abdestini bozmamsa, mesel ayakta uyumu ve
rku karmsa uyandnda brakt yerden namaza devam eder; daha sonra imamla birlikte dier
rknlerin edsna yetiir. Eer kard rknle meguliyeti uzun srecek ve imama yetiemeyecek
durumda olursa imama uyar, yetiemedii rekat veya rknleri imam selm verdikten sonra
tamamlar. Muktednin namaz esnasnda abdesti bozulmusa hemen kar ve namaz bozan bir
davranta bulunmadan en yakn yerde abdest alr. Bu esnada imam namaz bitirmemise tekrar yerine
dner ve mmknse kard rkn veya rekatlar tamamlayp daha sonra imama uyar. Ancak
kard rknleri eda ettii takdirde imama yetiemeyeceini anlarsa dorudan imama uyar ve
yetiemedii rekat veya rknleri imam selm verdikten sonra tamamlar. Abdest alncaya kadar
imam namaz bitirmise eski yerine dnmesine gerek kalmadan bulunduu yerde namazn bitirir. Eer
imam sehiv secdesi yapacak olursa bu secdeyi namazn tamamladktan sonra yapar. Namaz klan bir
kimsenin son kadede teehhdden sonra abdesti bozulursa abdest alr ve selm verir. Mlik, fi
ve Hanbellere gre imamla birlikte namaza balad halde ara vermek zorunda kalan kimsenin
klamad rekatlar tek bana tamamlayabilmesi iin ara vermeyi gerektiren mazeretin abdesti
bozan bir durum olmamas gerekir.
Mlik mezhebine gre, imama uyduktan sonra ar kalabalk ve abdesti bozmayacak derecedeki
uyuklama gibi bir durum sebebiyle namazn baz rkn veya rekatlarn imamla birlikte klamayan
kimseyle ilgili hkmler rk, secde ya da rekatlar karm olmasna gre farkllk gsterir. mama
uyan kii rku veya rkdan dorulmay kard takdirde birinci rekatta ise o rekat klnmam
sayarak imamla birlikte namaza devam eder. mamn selmndan sonra rekat kaz eder. Bu durum
birinci rekatn dndaki rekatlardan birinde olursa o rkn eda ettikten sonra en ge ikinci secdede
imama yetiebileceini umuyorsa kard rknleri eda edip imama uyar. kinci secdede
yetiemeyecekse namazna imamla birlikte devam ederek geen rekat imamn selmndan sonra kaz
eder. Cuma namaznda izdihamdan dolay birinci rekatn secdesini imamla birlikte yapamayan kii o
rekat imam selm verdikten sonra tek bana klar. Eer imama uyan kimse bir veya iki secdeyi
imamla klamayp karmsa secdeyi yapt takdirde en ge sonraki rekatn rkunda imama
yetiebilecekse secdeleri yapp imama uyar. Ancak secde veya secdeleri yapt takdirde sonraki
rekata rkda bile yetiemeyecekse secde etmeyip imama tbi olur ve imamn selmnn ardndan
kalan rekat kaz eder. mama uyduktan sonra bir veya daha fazla rekat karmsa imam selm
verince klamad rekat veya rekatlar kaz eder.
fi fkh literatrnde lhi terimine rastlanmamakla birlikte baz durumlar asndan lhile
benzerlik gsteren muvf terimi yer almaktadr. lk rekatla veya dier rekatlardan birinde Ftiha
okuyacak kadar bir sre imama yetien kiiye muvfk ad verilir. Muvfk, herhangi bir zr
sebebiyle olsun ya da olmasn bir rknde imamdan geri kalrsa namaz geerlidir. Eer imama uyan
kii mazeretsiz olarak iki rknde geri kalmsa namaz geersiz olur. Gecikme, imama uyan kiinin
farz bir rknle megul olmas gibi bir mazerete dayanyorsa namazn geerliliine zarar vermez, geri
kald rknleri tamamlayarak devam eder. Muvfk, imamdan veya daha fazla rkn geride
kalrsa o rknleri brakp imama uyar ve rknlerini terkettii rekat imam selm verdikten sonra
klar. Mesel birinci rekatn farz kraatiyle megulken imam rkn ve secdeleri yapp ikinci rekata
kalkmsa birinci rekatn rk ve secdesini brakr, ikinci rekat klmakta olan imama uymaya
devam eder. Yapamad rk ve secdeleri imam selm verdikten sonra tamamlar.
Hanbel mezhebine gre imama uyan kimse namazda abdesti bozmayacak ekilde uyumak, unutmak,
gaflet gibi bir sebepten dolay bir veya daha fazla rekat imamla klamad takdirde kalan
rekatlarda imama uyar ve selmdan sonra kard rekatlar kaz eder. ayet bir ya da iki rknde
imamdan geri kalrsa, sonraki rekata yetiebileceinden emin ise kard rknleri eda eder ve
imama uyar. Eer o rkn yerine getirdii takdirde sonraki rekatta imama yetiemeyeceinden endie
ediyorsa o rkn brakp kalan rknleri imamla birlikte tamamlar ve imam selm verdikten sonra
eda edemedii rknlerin bulunduu rekat kaz eder. mamla birlikte hangi rekat klamamsa kaz
ederken o rekattaki kraatin yerine getirilmesi gerekir. Bir zr sebebiyle bir secdeyi imamla birlikte
yapamamas durumunda dier secdeyi imamla birlikte yapar. Kard secdeyi imam selm verdikten
sonra kaz eder.
Cemaat sevabn elde etmek iin lhile ilgili hkmleri uygulamakta yarar olmakla birlikte bu
konudaki ayrntlara dikkat etme konusunda baz glkler bulunduu ve namaz iin gerekli hu ve
huzur ortadan kalkabilecei iin lhi durumundaki kimselerin namazlarna yeniden balayp kendi
balarna klmalar imkn da vardr ve anlan sakncalarn bulunmas halinde bu daha uygun
grlmtr.
BBLYOGRAFYA


Lisnl-Arab, l md.; Tehnev, Kef, II, 1302; Kmus Tercmesi, III, 1000; Mlik b. Enes,
el-Mdevvenetl-kbr, Kahire 1324, I, 72, 146; bn Kudme, el-Mun, II, 14-15; bn Czey, el-
avnnl-fhiyye, Kahire 1985, s. 70-71; Osman b. Ali ez-Zeyla, Tebynl-ai, Bulak 1313,
I, 145 vd.; bnl-Hmm, Fetul-adr, I, 377-380; irbn, Munil-mutc, I, 256-257; emseddin
er-Reml, Nihyetl-mutc, Beyrut 1404/1984, II, 220-227; el-Fetval-Hindiyye, I, 90-93; bn
bidn, Reddl-mutr (nr. dil Ahmed Abdlmevcd - Ali M. Muavvaz), Beyrut 1994, II, 343-
350; Cezr, el-Mehibl-erbaa, I, 438-443; Vehbe ez-Zhayl, el-Fhl-slm ve edilleth,
Dmak 1405/1985, II, 209-221.

Hseyin Kayapnar

LHK
(bk. EBN b. ABDLHAMD).

LAHMLER
( )
III-VII. yzyllar arasnda Irakta hkm sren hristiyan Arap hnedan.
Soylar, Kahtnlerin Kehln koluna mensup Lahm b. Ad b. Hris b. Mrreye dayanr. Merib
Seddinin yklmasndan sonra Czm, mile ve Tenh kabileleriyle birlikte
Yemenden g ederek III. yzyln balarnda Iraka yerlemilerdir. Tenh kabilesinden Cezme el-
Ebra adl bir soylu, bu blgede 240 yl civarnda siyas ve asker faaliyetlere balayp eitli Arap
kabileleriyle savat ve 268de Tedmr (Palmira) Kraliesi Zeyneb (Zebb, Zenobia) tarafndan
ldrld. Bunun zerine kz kardeinin olu Amr b. Ad, Lahmlerin ilk hkmdar sfatyla iktidara
geldi. Baehri Hre olan Lahmlere bu sebeple Hreliler, kurucularna nisbetle Amr b. Ad oullar,
Amrn babasnn veya dedesinin baz rivayetlerde Nasr eklinde zikredilmesinden dolay Nasrler
ve krallar Mnzir adn tad iin Menzire de denmitir. Suriyede hkm sren dier Arap
hnedan Gassnler Bizans mparatorluuna, Lahmler ise Ssnlere balyd. Bizanstan ve
bedev Arap kabilelerinden gelebilecek saldrlara kar Ssnler iin bir tampon devlet vazifesi
gren Lahmler, zellikle IV-VI. yzyllarda Bizansllarla Gassnler karsnda yer alarak siyas ve
asker bakmdan nemli roller oynadlar.
Saylarnn yirmi kadar olduu bilinen Lahm hkmdarlarnn en mehuru Amr b. Adnin olu
mrulkaystr. 288-328 yllar arasnda hkm sren mrulkays, Esed ve Nizr kabilelerini
hkimiyeti altna alarak devletin bymesini salad; bu arada Hristiyanl kabul edip Ssnlerin
yannda Bizans ile de ittifak yapt. Daha sonra Suriye topraklarna girdiyse de Havranda (Nemre)
ld. Nemrede kefedilen mezarndaki 329 tarihli yazlar en eski Arap kitbelerindendir ve btn
Araplarn kral mrulkaysn Ssn ve Bizans devletleri tarafndan vekil olarak tanndndan
bahsetmektedir. Numn el-Aver zamannda (403-431) Hrede mehur Havarnak ve Sedir saraylar
yapld, Suriyeye Arap iir ve efsanelerine konu olan seferler dzenlendi. Numn el-Aver, Ssn
Devletinin baehri Medini basarak I. Yezdicerdin olu Behrm- Gru da tahta oturttu. VI.
yzyln ilk yarsnda Hre tahtnda yine byk bir hkmdar olan ve Mssem lakabyla tannan III.
Mnzir vard. Mnzir Bizansllara kar nemli baarlar elde etti; esir ald iki Bizans
kumandannn serbest braklmas iin mparator I. Iustinos ona eli gnderdi; 524 ylnda Hrenin
gneydousundaki Remle kasabasnda yaplan antlama ile esirler serbest brakld. III. Mnzir, 531
ylnda Urfann gneyinde Frat nehri kysnda yaplan Kallinikum savanda Bizans ordusunu
yenerek byk bir zafer kazand. 539da Gassn Kral Hris ile girdii atma 545 ylna kadar
sren Ssn-Bizans savana dnt. III. Mnzir, 554te Gassnlerle savarken Knnesrinde
Yevml-hyr denilen savata ldrld. Bazan annesine nisbetle Amr b. Hind diye de anlan III.
Mnzirin olu Amr dneminde 561 ylnda Bizans ve Ssn devletleri arasnda yaplan antlama
mttefikleri olan Gassn ve Lahmler iin de balayc idi ve karlkl atmaya girmemeyi, Arap
tcirlerinin belirlenen gzergh izlemek ve ilgili devlet makamlarndan izin almak artyla ticar
seyahatler yapabilmelerini karara balamaktayd.
Mehur Arap airleri Nbiga ez-Zbyn ve Ad b. Zeyd ile ilikileri sebebiyle dierlerine gre
hakknda daha fazla bilgi bulunan son Lahm hkmdar III. Numn b. Mnzir (580-602) gl bir
hkmdar olup kendisine kar kan Arap kabilelerini bastrd ve Hrede hkimiyetini
salamlatrd. Onun dneminde Hre balca kltr merkezlerinden biri haline geldi. Numn b.
Mnzir, kzn kendisine gndermesini isteyen Ssn kisrs Pervze red cevab verince Medine
arld. Numn, bana gelecek felketi tahmin ettii iin ailesiyle hazine ve silhlarn Bekir b.
Vil kabilesinin bir kolu olan eybnlere emanet edip Medine gitmek zorunda kald; burada bir
sre hapsedildikten sonra ldrld, bylece Lahm hnedan son buldu. Kisr buraya Tay
kabilesinden ys b. Kabsay vali tayin ederek yannda da ranl bir merzbn grevlendirdi. Vali
ys, eybnlerden Numnn ailesini, hazine ve silhlarn isteyince mehur Zkr sava vuku
buldu ve Ssnler yenildi.
Lahmlerin kurucusu Amr b. Ad, Maninin Ssnlerce ldrlmesinden sonra Maniheizmin
hmiliini benimsemiti. Bununla birlikte hnedann banda bulunanlarn ou Nestr
hristiyanlardand. lkede Bizansa tbi blgelerden buraya snan, bata Yakbler olmak zere
dier hristiyan mezheplerinin mensuplar da bulunuyordu. Ayrca zellikle Hre ve evresinde
putperestlik, Yahudilik, Mecslik ve Mazdeizm de yaygnd. Bunlarn mensuplar kendi
mbedlerinde serbeste ibadet edebiliyorlard.
Bereketli topraklara sahip olan Lahmler tarm ve hayvancln yannda ticaretle de urarlard. Her
yl Hrede kurulan panayra Suriye, Yemen, Uman, Hicaz, Bahreyn, ran ve Hindistandan pek ok
kervan gelirdi. Lahmler arasnda dericilik, kuyumculuk, bakrclk, demircilik ve dokumaclk ok
gelimiti.
Lahmler dneminde Hre ve Enbr ehirlerinde Arap dili, edebiyat ve yazs byk gelime
gstermitir. Lahm krallar edip ve airleri himayeleri altna almlar ve birok nl Chiliye
dnemi airini saraylarna davet etmilerdir. zellikle Hrede tp, eczaclk ve felsefe alanlarnda
nemli baz almalar da yaplmtr.
BBLYOGRAFYA


bnl-Kelb, Putlar Kitab: Kitb al-Asnm (trc. Beyza Dngen), Ankara 1969, s. 42, 46-47;
Belzr, Fth (Fayda), s. 184-192; Taber, Tr (Ebl-Fazl), III, 343-350; Ykt, Muceml-
bldn, II, 14-15; C. Zeydn, el-Arab ablel-slm, Beyrut, ts. (Drl-mektebetil-hayt), s. 278-
283; Cevd Ali, el-Mufaal, III, 155-314; ayrca bk. ndeks; Hitti, slm Tarihi, I, 127-128; Kehhle,
Mucem abilil-Arab, Beyrut 1402/1982, III, 1011-1012; Neet aatay, slm ncesi Arap
Tarihi ve Cahiliye a, Ankara 1982, s. 62-76; Irfan Shahid, Byzantium and the Arabs in the Fourth
Century, Washington 1984, bk. ndeks; a.mlf., Byzantium and the Arabs in the Fifth Century,
Washington 1989, bk. ndeks; a.mlf., Byzantium and the Arabs in the Sixth Century, Washington 1995,
I/1, bk. ndeks; a.mlf., Lamids, EI (ng.), V, 632-634; [a.mlf.] - H. Lammens, Lam, a.e., V,
632; H. Lammens, Lahm, A, VI, 6; M. J. Kister, al-Hra: Some Notes on its Relations with
Arabia, Arabica, XV, Leiden 1968, s. 143-169.

Mehmet Ali Kapar

LAHN
( )
Name, hata etmek ve hata anlamnda terim.
Szlkte name, ezgi, kraatte ve dilde hata etmek; szn maksadn anlamak gibi mnalara gelen
lahnin yaygn olan terim anlam dilde ve kraatte hata yapmaktr. Buna gre kelimelerin yapsnda ve
irabnda hata etmeye lahn denildii gibi Kuran okurken harflerin zat ve sfatlarnda hata yapmaya ve
yaplan hatalara da lahn denir. Kurn- Kermde bir yerde geen lahn (Muhammed 47/30) ima,
tariz, kinaye gibi rtl anlatm, hadislerde ise ezgi, name, teganni gibi mnalarda
kullanlmtr. Hz. merin bir sznde yer alan lahn dil, lisan olarak aklanmtr (Kmus
Tercmesi, ln md.; Wensinck, el-Mucem, ln md.). Fetihlerin sonucunda Arap olmayan
milletlerin Araplarla karmas zerine dilde hatal kullanmlar, kraatte hatal okuyular
ve hadislerde ifade bozukluklar ortaya kmtr. Bu durum Arap lugat ve gramer almalarnn
temel sebeplerinden saylmtr. II. (VIII.) yzyln ortalarndan itibaren Lahnl-mme, m telhan
fhil-mme, Lahnl-avm, Lahnl-havs gibi isimler altnda yazl metinlerde ve konumalarda
yaplan dil hatalarna dair birok eser kaleme alnmtr.
Lahnin name, ezgi, melodi gibi anlamlar iin kullanlmas Kurann makamla okunup
okunamayaca tartmasyla yakndan ilgilidir. Aralarnda Enes b. Mlik, Sad b. Cbeyr, Hasan-
Basr, brhim en-Neha, bn Srn, Mlik b. Enes ve Ahmed b. Hanbelin de bulunduu baz limler
Kuran lafzlarnn yaplarnn bozulabilecei, dikkatlerin mnadan makama evrilecei ve asl
gayeden uzaklalaca gibi gerekeler ileri srerek makamla Kuran okunmasn uygun
grmemilerdir. Bu grte olanlarn delillerinden biri, Kurann Arap lahniyle okunmasn ve Ehl-i
kitabn lahinlerinden saknlmasn emreden hadistir (Beyhak, II, 540). Ancak bu hadis bnl-Cevz,
Zeheb ve Heysem gibi limler tarafndan sahih grlmemitir (M. Abdrraf el-Mnv, II, 66).
Dier bir rivayette, teganni yaparak ezan okuyan bir kiiyi byle yapmamas iin Hz. Peygamberin
uyard naklediliyorsa da (Drekutn, I, 239) bu rivayetin de mnker olduu anlalmaktadr (Zeheb,
I, 205).
Hz. mer, Abdullah b. Mesd, Abdullah b. Abbas, Eb Hanfe, fi gibi limler, tecvid kurallarna
uymak kaydyla Kurann makamla okunabileceini sylerler. Esasen Kurn- Kermin kendi
nazmnda stn bir henk ve msiki mevcuttur. Ayrca Resl-i Ekremden Kurann makamla ve
gzel bir ekilde okunmasn tevik eden hadisler nakledilmitir (mesel bk. Buhr, Tevd, 50,
En, 102; Mslim, altl-msfirn, 232-238). Bu hadislerde Hz. Peygamberin kraatinin
dinleyenleri etkileyen bir zellikte tertl ile olduu grlmektedir.
Hatal okumak, hatal konumak, irab ve tecvidde hata etmek anlamnda kullanlan lahn balca iki
ksmda incelenir. 1. Lahn-i cel (ak yanl). Harflerin yapsnda ve zelliklerinde (zat ve sft-
lzimelerinde) yaplan hata olup bu tr hatalar Arapay ve Kuran okumasn bilen kiiler
farkedebilir. Bu hatalar bir harfi baka bir harfle deitirmek, harf ilve etmek, mevcut bir harfi
terketmek veya bir harfin harekesini deitirmek, harekeli harfi skin klmak, skin bir harfe hareke
vermek eklinde olabilir. Kuran okurken bu tr hatalardan -mnann bozulmamas durumunda bile-
saknlmas farz- ayn kabul edilmitir (Ali el-Kr, s. 28). 2. Lahn-i haf (gizli yanl). Harflerin
sft- rzalarnda meydana gelen hatalar olup bunlar ehil olmayan kimseler tarafndan anlalamaz.
Lahn-i hafde harfin zat (yaps) deimez, mna bozulmaz. hf, iklb, izhar, idgam gibi
uygulamalar terketmek yahut bunlar yanl yerde yapmak; vcip medleri eksik, tabii medleri fazla
uzatmak; r harfindeki tekrr yahut mm ve nn harflerindeki gunneler belirtilirken ifrat veya tefritte
bulunmak gibi hatalar lahn-i haf olup Kuran tilveti srasnda grlen bu tr hatalarn yaplmas
mekruh grlmtr.
BBLYOGRAFYA


Cevher, e-, ln md.; Rgb el-sfahn, el-Mfredt, ln md.; Kmus Tercmesi, ln
md.; Wensinck, el-Mucem, ln md.; Buhr, Tevd, 50, En, 102; Mslim, altl-
msfirn, 232-238; Drekutn, es-Snen (nr. Abdullah Him Yemn elMeden), Kahire, ts.
(Drl-mehsin), I, 239; Beyhak, uabl-mn (nr. M. Sad Besyn), Beyrut 1410/1990, II,
540; Ferr el-Begav, erus-snne (nr. uayb el-Arnt - M. Zheyr e-v), Beyrut 1403/1983,
IV, 486-489; Nevev, et-Tibyn f dbi ameletil-urn, Dmak, ts. (Drl-fikr), s. 58-64;
Zeheb, Mznl-itidl, I, 205; bn Kayyim el-Cevziyye, Zdl-med, Kahire 1369/1950, I, 133-
138; bn Kesr, Feill-urn, Beyrut 1385/1966, s. 54-61; bnl-Cezer, en-Ner, I, 211;
Syt, el-tn (Ebl-Fazl), I, 302-303; M. Abdrraf el-Mnv, Feyl-adr, Beyrut 1391/1972,
II, 66; Ali el-Kr, el-Mineul-fikriyye al metnilCezeriyye, Kahire 1308, s. 28.

Abdurrahman etin

HADS.
Hadiste lahn, Arap dilinin sz dizimini (nahiv) bilmemek yznden kelimeyi hatal telaffuz etmek
mnasnda kullanlr. Bir rvinin lahn yapmamas iin hadis tahsiline balamadan nce Arap
gramerini ve lugat renmesi, rivayet edecei hadisleri kitaptan deil Arap dilini iyi bilen ve
telaffuzu dzgn olan hadis liminin azndan duyarak nakletmesi tavsiye edilmektedir.
Lahn yaplan bir hadisi rvinin nasl rivayet etmesi gerektii zerinde tartlmtr. ab, Ksm b.
Muhammed b. Eb Bekir, Evz, Abdullah b. Mbrek gibi muhaddis ve fakihlerle Nadr b. meyl
gibi dil limleri, hem Araplarn hem Resl-i Ekremin kesinlikle lahn yapmamas sebebiyle
rivayetin doru eklinin nakledilmesi gerektii grndedir. Eb Mamer Abdullah b. Sahbere, bn
Srn ve Eb Ubeyd Ksm b. Sellm gibi limler ise rvinin, lahn yaplm bir hadisi gramer
kurallarna gre dzelterek rivayet etmeye kalkmasnn yeni hatalara yol aabileceini dikkate
almlar, bundan dolay rvinin hadisi iittii gibi hatal olarak rivayet etmesinin daha uygun
olacan sylemilerdir. bns-Salh bu gr, mna ile rivayet etmeye taraftar olmayanlarn lafza
ar ball olarak deerlendirmektedir. Ahmed b. Hanbelin ar telaffuz hatalarn tashih ettii,
nemsiz grd hatalara ise dokunmad bilinmektedir (Hatb el-Badd, s. 287).
bns-Salh gibi hadis limleri bir veya birka kelimesi eksik veya fazla olan yahut zerinde lahn
yaplan kelimelerin olduu gibi braklmasn, ancak dorusunun tazbb denilen bir ilemle
gsterilmesini uygun grmlerdir (bk. DABBE). Buna gre hatal olduu kabul edilen metin aynen
yazlacak, onun zerine bir dabbe iareti koyup dorusu sayfann kenarnda gsterilecektir
(Burhneddin el-Ebns, s. 367). Bir hadis kitabnn mellif nshasnda mnay bozmayan ibn gibi
bir kelime veya vav, elif gibi bir harfin bulunduu bilinir, fakat istinsah edilirken bu kelime yahut
harflerin sehven yazlmad anlalrsa herhangi bir aklama yapmadan, bazlarna gre ise ba
tarafna yan kelimesi ilve edilerek aslna uygun ekilde yazlabilecei belirtilmektedir.
Lahn yaplan hadis ifahen rivayet edilirken nce onun doru eklinin okunup ardndan hangi hocadan
nasl bir hata ile geldiinin sylenmesi gerektiini kabul edenler olduu gibi nce hatal eklinin,
sonra da dorusunun okunmasn uygun grenler de vardr. zzeddin bn Abdsselm lahn yaplm bir
hadisin rivayeti konusunda farkl bir kanaate sahiptir. Ona gre byle bir hadisi Hz. Peygamberin
sylemedii, talebenin de hocasndan onun doru eklini duymad dikkate alnmal ve bu hadis
rivayet edilmemelidir.
Hadis rivayetinde lahn bir tr yalanclk saylmaktadr. Arap dil limi Asma lahnin nahiv
bilmemekten kaynaklandn, yeterli dil eitimi almayan bir hadis talebesinin fasih konuan ve lahn
yapmayan Resl-i Ekremin hadislerini rivayet ederken, Kim benim azmdan bilerek hadis
uydurursa cehennemdeki yerine hazrlansn hadisinin tehdidi altnda bulunduunu ifade etmektedir.
Lahn yapmamasyla bilinen muhaddis Hammd b. Selemenin,
rencisine, kendisinden rivayet ettii hadiste lahn yapmas halinde hakknda yalan uydurmu
olacan sylemesi de bunu gstermektedir (Irk, III, 53).
BBLYOGRAFYA


Rmhrmz, el-Muaddil-fl (nr. M. Accc el-Hatb), Beyrut 1391/1971, s. 524-532; bn
Abdlber enNemer, Cmiu beynil-ilm (nr. Ebl-Ebl ez-Zheyr), Riyad 1414/1994, I, 339-
353; Hatb el-Badd, el-Kifye (nr. Muhammed el-Hfz et-Tcn), Kahire 1972, s. 284-287;
Burhneddin el-Ebns, e-eel-feyy min Ulmi bni-al (nr. Eb Abdullah M. Ali
Semek), Riyad 1418/1998, s. 252-257, 367; bnl-Mlakkn, el-Muni f ulmil-ad (nr.
Abdullah b. Ysuf el-Cdey), hs 1413/1992, I, 378-382; Irk, Fetul-mu, III, 53-58;
emseddin es-Sehv, Fetul-mu, Beyrut 1403/1983, II, 257-270; Syt, Tedrbr-rv (nr.
Abdlvehhb Abdllatf), Kahire 1385/1966, II, 105-110; Tecrid Tercemesi, I, 479-483; Subh es-
Slih, Hads limleri ve Hads Istlahlar (trc. M. Yaar Kandemir), stanbul 1997, s. 60-61, 268-270;
Abdlcebbr Ulvn en-Nyile, el-adn-nebeviyy-erf min medirid-dersin-nav,
dbr-Rfideyn, VIII, Musul 1981, s. 530-538.

M. Yaar Kandemir

LAHOR
Pakistann ikinci byk ehri.
Pakistann bat kesimindeki en byk yerleim birimi ve Pencap eyaletinin merkezi olup ndus
rmann kollarndan Ravinin sol kysnda kurulmutur. Baz Hindu tarihileri, ehrin adn
tanrkral Ramacandrann olu Lavaya (Loh) izfe etseler de gerekte adn nereden geldii
bilinmemektedir. Belzr, 44 (664) ylnda Muviye b. Eb Sfynn kumandanlarndan Mhelleb
b. Eb Sufrenin Bennah ve el-Ahvara (Lahorun Arapa ekli) sefer dzenlediinden
bahsetmektedir. 372de (982) yazlan uddl-lemde de Lahorun Mltan emrinin
hkimiyetinde bulunduu kaydedilir. ehir 991den sonra Hindhlerin, 1013-1014te Gazneli
Mahmudun eline geti. Sultan Mahmud, Lahor Kalesini tahkim ederek burada Horasandan getirdii
Trk ve Tacik askerlerinden oluan bir garnizon kurdu. Daha sonra Gaznelilerin en gzde ehri
haline gelen Lahor, devletin bamszln yitirmesinin ardndan varln koruyan dou kesiminin
merkezi oldu ve mstakil bir asker ve sivil yapya kavuturuldu. ehir Ouz saldrlarndan bunalan
Hsrev aha da (1152-1160) ev sahiplii yapt. Onun olu son sultan Hsrev Melik ise artk sadece
Lahor merkezli Pencap topraklarna hkmetmekteydi. Gazneliler dnemi boyunca Lahor, zellikle
sflerin youn faaliyetleriyle Hindistann slmlamas yolunda nemli bir konumda bulunmutur.
Sultan Mahmudun saltanatnda eyh Hseyin Zencn burada bir dergh kurdu; daha sonra gelen
Hcvr de vefatna kadar (465/1072 [?]) burada yaad. Bu dnemde Lahora pek ok lim, air,
sanatkr ve tccar yerlemitir.
582de (1186) Gur Sultan Muizzddin Muhammed Lahora hkim oldu. Onun lm zerine
kumandanlarndan Kutbddin Aybeg buraya yerletiyse de Sultan ltutm (1211-1236) Delhiyi
kendisine merkez seince ehir giderek nemini kaybetmeye balad. 1241de Mool tahribat ve
katliamn da geirdikten sonra Tuluklular dnemine kadar gelime imkn bulamayan Lahor Ldler
devrinde tahkim edildi. Bbr ahn Hindistana gelip Ld Sultanlna son vermesiyle el
deitiren ehir, bir ara Hmyunun saltanat srasnda taht iddiasnda bulunan kardei Kmrn
Mirza tarafndan igal edildi.
1588-1599 yllar arasnda Lahorda oturan Ekber ah Kemir, Kandehar, Belcistan ve Sindi
fethetmek iin buray s olarak kulland. ehir, yeniden eski nemini kazanmaya balad Ekber
dneminde el sanatlar, ipekilik, dericilik, halclk, demir iilii ve silh imaltnda byk
gelime kaydetti. yn-i Ekberde pek ok lke tccarnn Lahorda yaad, zellikle gemi
endstrisinin ok gelitii belirtilerek rmak yoluyla buradan Thattaya kadar yaplan gemi
tamaclndan bahsedilmekte ve bu bilgiden, Lahorun ticar ve iktisad hayatnn Hindistan ve
Ortadou ile bir btnlk salad anlalmaktadr. Ekberin halefi Cihangir ahn olu Hsrev
babasna kar ayaklandnda ksa bir sre Lahoru igal ettiyse de Cihangirin askerleri hemen onu
ve adamlarn cezalandrdlar. Cihangir 927den (1521) sonra Lahoru baehir yapt; bylece
buradaki ticar ve kltrel hayat yeniden canllk kazanmaya balad. ah Cihan zamannda su
kanallar alarak 135 km. uzaklktan ehre su getirildi. 1737de Ndir ah, Kbilden Lahora kadar
btn blgeyi hkimiyeti altna ald. Ndir ah 1739da Hindistandan ayrldysa da Lahor bu
tarihten sonra eski istikrarna bir daha kavuamad ve Ahmed ah Drrn zamannda da (1747-1773)
karklklar devam etti. ehir, XVIII. yzyln sonlarndan 1850lere kadar buray ele geiren
Sihlerin hkimiyetinde kald. Bu dnemde ehirdeki mslmanlarn kltrel varlklar ve
sosyoekonomik durumlar gittike ktleti. Bu tarihlerden 1947ye kadar ngilizlerce ynetilen
Lahor 1947den sonra Pakistan topraklarna katld.
ngiliz hkimiyetinde Pencap eyaletinin merkezi olma durumunu srdren Lahorda hzl bir ekilde
ngiliz kurumsallamas yaanmaya baland. Eski ehir geleneksel yapsyla devam ederken bir
taraftan da ngilizlerin idar ve sosyokltrel ihtiyalarn karlayacak Hind, slm ve Avrupa
zellikler tayan yeni binalar yapld. 1857 olaylarndan sonra ngilizlerin uygulad ayrmcln
etkisiyle ehirdeki mslmanlar ekonomik ve sosyal hayatta ok gerilerde kaldlar. Lahor, 1875te
kurulan ve Hindu milliyetiliini savunan Arya Samaj hareketinin nemli merkezlerinden biri haline
geldi. Buna karlk mslmanlar da 1895te Encmen-i Himyet-i slm tekiltn kurdular.
1907de Mslman Birliinin Lahor ubesi faaliyete geti. Lahorlular daha sonra Hindistan Hilfet
Hareketi ierisinde youn faaliyet gsterdiler.
23 Mart 1940ta Hindistanda iki devlet kurulmas karar ilk defa Lahorda akland. 1947de
kurulan Hindistan ve Pakistan arasnda Pencap blgesi ikiye ayrld ve Lahor Pakistanda kald.
Ancak bu arada mslman nfusa ynelik youn sindirme ve yldrma giriimleri oldu. Hindistan
snrnn ok yaknnda bulunan Lahor 1965 ve 1971de iki defa sava tehdidinde kald; buna ramen
gelimesi devam etti ve hzla kalabalklaarak 1941 ylnda 672.000 olan nfusu 1961de
1.296.000e ulat.
Lahor zellikle slm dnemdeki mimari eserleriyle nldr. Ancak en eskileri tekil eden Gazneli
yaplar ortadan kalkm, geriye daha ok Bbrl dnemi eserleri kalmtr. 1566da Ekber ah
Lahor Kalesinin yeniden inasn balatt; Cihangir, ah Cihan ve Evrengzb de nemli ilve ve
deiiklikler yaptlar. Ekber ayrca ehrin etrafn on kapl bir surla evirtmitir. Lahordaki
balca camiler tamam XVII. yzylda yaplan Meryem Zamn, Moti, Vezirhan, Anaga, Kanboh ve
100.000e yakn cemaat kapasitesiyle dnyann en byk camilerinden biri olan Bdh camileridir.
ehirde bu camilerden baka ounluu yine XVII. yzyla ve daha sonrasna ait olan birok trbe
bulunmaktadr. Bdh Camiinin hemen yanndaki Muhammed kbalin trbesi bunlardan biridir.
Lahorda Bbrl sultanlar tarafndan yaptrlan ve hemen tamam merkez bina, platform ya da
havuza kavuan, dik yry yollar ile dzenlenmi arba tarznda altdan fazla bahe yer
almaktadr (bk. BAHE). Ayrca btn nemli trbelerin etrafnda yksek duvarlarla evrili
baheler bulunmaktadr. Bu bahelerin en dikkat ekici olanlar, Ekber ahn Lahor Kalesini
yeniden ina ettirirken yapmn balatt ve Cihangir, ah Cihan ve Evrengzbin devam ettirdii
bahelerle Ali Merdn Hann 1052de (1642) 320.000 mlik bir alan zerine kurdurduu nl
lmr (lmr) Bahesidir. zellikle bu bahe 400den fazla adrvan ve fskyesi, su kanallar,
gl ve byk teras ile tarznn en gzel rnekleri arasnda yer alr.
1998 saymna gre 5.063.000 nfusu ile Pakistann Karaiden sonra ikinci byk ehri olan Lahor
ayn zamanda tarihi boyunca birok ilim, fikir ve sanat adam yetitiren nemli bir eitim ve kltr
merkezidir. Pencap niversitesi (1882), Government College, King Edward Medical College,
University of Engineering and Technology, Islamia College ve Kinnaird College gibi pek ok eitim
kurumunu barndran ehirde Kidizam Muhammed Ali Cinnah Ktphanesi de yer almaktadr.
Lahor gnmzde Pakistann en byk sanayi merkezlerinden biridir. lkenin toplam sanayi
kurulularnn yaklak % 20si burada bulunur; zellikle tekstil, demir elik ve kauuk sanayii ok
gelimitir. Lahor ayrca kara, hava ve demiryolu balantlar ile evresinin pirin ve budaynn
pazarland nemli bir tarmsal ticaret merkezi durumundadr.
BBLYOGRAFYA


Belzr, Ftul-bldn, Leiden 1968, s. 423; uddl-lem: The Regions of the World (trc. V.
Minorsky), London 1937, s. 89; Beren, Tr-i Frz h (nr. Seyyid Ahmed Han), Kalkta 1862,
s. 65; Ebl-Fazl el-Allm, n-i Akbar (ed. H. Blochmann), Kalkta 1866-67, I, 202; Cihngr,
Tzk-i Cihngr (nr. Seyyid Ahmed Han), Aligarh 1864, s. 26-29; Mn M. Kzm, lemgrnme
(nr. Hdim Hseyin - Abdlhay), Kalkta 1865-75, s. 290-332; M. Him Hf Han, Mnteabl-
Lbb (nr. K. D. Ahmed - W. Haig), Kalkta 1860-74, II, 212-216, 651-658; Abdlhamd Lahor,
Pdihnme, Kalkta 1866-72, II, 41-45, 168-170, 233-234; Nur Bah, Historical Notes on the
Lahore Fort and its Buildings, Archaeological Survey of India (1902-1903), s. 218-224; Zlfikar
Han Ardestn, Debistn- Mehib, Leknev 1904, s. 223-246; Scn Ry Bhndr, ulatt-
tevr (nr. Zafer Hasan), Delhi 1337/1918, s. 74-77; T. H. Thornton - H. R. Goulding, Old Lahore,
Lahore 1924; Muhammad Nzm, The Life and Times of Suln Mamd of Ghazna, Cambridge 1931,
s. 194-196; M. B. Malik, Lahore: Past and Present, Lahore 1952; Muhammad Waliullah Khan, Lahore
and its Important Monuments, Lahore 1961; C. E. Bosworth, The Ghaznavids, Edinburgh 1963, s. 76-
78; J. Burton Page, Wazr Khans Mosque, Splendours of the East (ed. R. E. M. Wheeler), London
1965, s. 94-101; Muhammed Slih Kanbh, Amel-i li (nr. Gulm Yezdn), Lahor 1967, I, 516-
520; II, 5-9; S. Crowe - S. Haywood, The Gardens of Mughal India, London 1972; Kanahay Ll,
Tr-i Lahor, Lahor 1977; Mirza Cafer Hseyin, adm Lahor k ir Bahr, Delhi 1981; S.
Muhammad Latif, Lahore: Architectural Remains, Lahore 1981; a.mlf., Lahore: Its History,
Architectural Remains and Antiquities, Lahore 1982; Mohammad Bqir, Lahore: Past and Present,
Lahore 1993; M. A. Chaghatai, Pre-Mughal Architecture of Lahore (Ghaznavide Period),
Proceedings of the Pakistan History Conference, II, Karachi 1953, s. 230-234; R. B. Whitehead,
Lhr, A, VII, 6-8; P. Jackson, Lhawr, EI (ng.), V, 597-599; P. A. Andrews, Lhawr
(Monuments), a.e., V, 599-601.

Sayd Athar Abbas Rzv

LAHS
( )
Suudi Arabistanda coraf blge.
el-Mntkat-arkyye idar blgesi de denilen ve douda Basra krfezine, kuzeyde Kveyt
civarnda Katfe, batda Devmt, Kariye ve ab dalarna, gneyde Katar yarmadasna kadar
uzanan ve yaklak 180 kmlik bir araziyi kaplayan bir vahalar blgesidir. e-arkyye blgesinin
nemli ehirleri baehir Demmm (2003 tah. 697.700), Hff (2003 tah. 292.800) ve Mberrezdir
(2003 tah. 293.900); Ukayr, Dahrn ve Hubr da ky eridindeki nemli ticaret ve liman ehirleri
durumundadr. Bu blge iin Arapa kaynaklarda kullanlan el-Ahs ve el-His (el-Has) adlar, yer
altnda oluan su birikintisi anlamndaki hisy kelimesinin oulu olup blgenin kaplad vahalarn
bu zelliini yanstmaktadr. Yalnz Osmanl kaynaklarnda grlen Lahs, Ahsnn harf-i tarifle
birlikte telaffuz edilmesinden doan bir yazm eklidir. Arap yarmadasnn en gzel tabiat
manzaralarnn grld Lahs genelde bir petrol blgesi olup bunun sadece Guvr kesiminden
karlan miktar toplam Suudi Arabistan petrollerinin % 40n tekil eder.
Aslnda sonradan Mminiye denilen bir ehrin ad olan Ahs zamanla btn blgeye temil
edilmitir. Ykt el-Hamev, Muceml-Bldnnda Ahsy Bahreynde bir ehir olarak tanmlar,
Makdis de hemen hemen ayn ifadeyi kullanr. ada aratrmaclardan Hamed el-Csir, bu ehri
Mberrezin gneydousu ile Hffun kuzeydousu arasnda gsterir. slmiyetin yayld ilk
yllarda Arap yarmadasnn bu ksmlar ranllarn ynetiminde bulunuyordu. Emevler dneminde
doan otorite boluu dolaysyla Ahs fitne oda oldu ve karklklar Abbsler devrinde de srd.
IV. (X.) yzyln balarna rastlayan Abbs Devletinin zayflad gnlerde isyanc Karmatlerin
kaynat bir yer haline gelen Ahs blgesinde Eb Sad el-Cennb, XI. yzyln son eyreine
kadar hkm srecek olan mstakil Bahreyn Karmat Devletini kurdu. 317de (929) Eb Thir el-
Cennb, Mekkeyi yamalayp byk bir katliam yaptktan sonra geri dnerken Hacerlesvedi de
beraberinde gtrm ve ta yirmi yl Ahsda kalmtr. Bu dnemde blgeyi ziyaret eden Nsr-
Hsrev, Sefernmesinde Ahsnn gelimi ve halknn topraa yerlemi bir ehir olduunu
sylemektedir (443/1051). Abdlkays kabilesinden Abdullah b. Ali el-Uyn, Karmatlere kar
girdii mcadeleden galip kt ve 1073 ylnda Uynler Devletini kurdu. Bu devletin ortadan
kalkmasnn ardndan blge eitli kabilelerin mcadele sahnesi haline geldi; l-i Ecvedin elinde
iken Portekiz tehlikesinin ba gstermesi zerine Osmanl Devleti tarafndan hkimiyet altna alnarak
Basra beylerbeyiliine baland (1547). Muhtemelen 1553ten sonra beylerbeyilie ykseltilen
Lahsda bazan bn Hamd adyla da anlan Ben Hlid kabilesinden l-i Hamd klyor ve slyne
olarak 200.000 ake alyordu. Aslnda Ben Hlid kabilesi Osmanl hkimiyeti ncesinde de
Lahsnn hkimiydi. Katf livsna 130.000 ake verildii dnemde Lahs beylerbeyine 900.000
ake deniyordu. Lahs beylerbeyiliine nceleri Badat ve Suriyede valilik yapm kiiler
getirilirken XIX. yzyln sonlarna doru Badat ve Basra valilerinin oullarnn tayin edildii
grlr. Bu da blgenin son dnemlerde kendi bana braklmadn ve deiik bir ekilde ana
vilyete daha baml hale getirilmi olduunu gsterir; bunun sebebi ise sklaan isyanlardr.
Ben Hlid kabilesi Osmanl Devletine kar ok defa itaat iinde olmu ve Lahsy ele geirmek
isteyenlerle mcadele etmitir. Buna karlk Osmanl Devleti de Ben Hlidle yumuak bir siyaset
iine girmi ve reislerini ho tutarak ballklarn temin edip blgenin ynetimi iin kendilerinden
yararlanmtr. Ancak XVIII. yzyln sonlarndan itibaren Sudlerin mdahaleleri neticesinde
blge iyice karm ve yaplan ikyetler Bbliyi bunaltmtr. Zira Badat ve Basra haclarnn
gzerghnda bulunan blgede seyahat edenlerin yollar kesiliyor ve mallar yamalanyordu. te
yandan Lahsnn hurma baheleri ve buday ziraatna uygun verimli topraklar dikkat ekiyor, herkes
buraya sahip olmak istiyordu. Yllardr blgede hkimiyetini srdren Ben Hlid kabilesinin
idaresine ilk kar kan Sudlerden Abdlazz b. Muhammed ve olu Emr Sud b. Abdlazz
(Sudl-kebr) oldu. Babas dneminde genelde asker harekt yrten Emr Sud Lahs
topraklarna girdi ve halktan biat ald. Bylece merkezleri Diriyede bulunan ve inan itibariyle
Vehhblii benimseyen Sudler blgeyi ele geirdiler; ardndan btn ziyaretghlar yktrdlar.
Ancak Lahs halknn ou bu hareketi tasvip etmedi ve buraya gnderilen emr ldrld;
arkasndan da halkn temsilcileri Diriyeye gidip Emr Sudun babas Abdlazze ikyette
bulundular. Bunun zerine blge dorudan Diriyeye baland (1796). Ayn yl Badat evresindeki
Osmanl Devleti taraftar Mntefik kabilesi blgeyi Sud hkimiyetinden kurtarabilmek iin bir sefer
dzenlediyse de kabile eyhi Sveyn b. Smir ldrlp harekat geri pskrtld. Bu olay zerinden
iki yl gemeden Badat Valisi Byk Sleyman Paann kethds Ali Paa kumandasnda
dzenledii sefer baarl oldu ve ilk defa Badat Osmanl ynetimiyle Sudler arasnda antlama
yapld (1798). Buna gre ynetimi tekrar Sudlere braklrken hac yollarnn gvenlii teminat
altna alnm oldu.
Osmanl Devleti 1818de, blgede etkili olan Vehhblik hareketini nlemek iin Msr Valisi
Kavalal Mehmed Ali Paaya emir verdi. Mehmed Ali Paa, olu brhim Paay Necid ve Lahs
tarafna Sudlerle mcadeleye gnderdi ve blgede yeniden Osmanl hkimiyeti kuruldu. Bu arada
ilerinde Abdullah b. Sud gibi liderlerin bulunduu bir grup Sud stanbula gtrlerek idam
edildi (1818). Bylece Lahsda tekrar Ben Hlid kabilesi eski gl durumuna kavutu. Ancak
brhim Paann blgeden ekilmesinin ardndan faaliyete geen Sud kuvvetlerinin banda Faysal
b. Trk, Ben Hlid kabilesini yenerek tekrar Lahsy ele geirdi. Bunun zerine Osmanl gleri
geri geldi ve Faysal yakalanarak Msra srgn edildi; te yandan Katf ve Ukayr sahillerine asker
yerletirildi (Ekim 1841). Bu sralarda Osmanl Devleti ile yaknlaan Sudlerden Abdullah b.
Sneyyn, Osmanl-Msr idaresinin vasal olarak Riyada yerleti ve Lahsya girmek iin
hazrland. Artk Lahs Ben Hlidle Sudler arasnda paylalacakt; nk Sudler de blgede
Osmanl hkimiyetini temsil etmeye balamlard. Nitekim 1861de Osmanllarn Necid kaymakam
pyesini verdikleri Faysal b. Trk, Necid ve Lahs arazisini ngilizlere kar savunmakla
grevlendirilmiti. Ancak sonradan ngilizlerin Lahs kylarnda dolamalar zerine Badat Valisi
Midhat Paa blgeyi Necid sanca ad altnda Basraya balad ve Faysal b. Trknin olu
Abdullah buraya mutasarrf tayin etti (1871). Bu tarihten XX. yzyln balarna kadar Abdullah b.
Faysal ile kardei Sud b. Faysal arasnda gelien Sudlerin liderlii mcadelesiyle, ngiliz
tahrikleriyle zaman zaman kzan kabileler aras hkimiyet
mcadelelerine sahne olan Lahsda bakaca nemli bir olay meydana gelmemitir.
XX. yzyln banda Lahsda ok sayda asker bulundurulduu ve Basra vilyeti tarafndan bu
blgenin yakndan kontrol edildii grlmektedir. nk blgede devaml surette ngiliz ajanlar
dolayor ve durumlarndan memnun olmayan kabile reislerini bularak onlarla hkmetleri adna
himaye anlamas yapmaya alyorlard. O yllarda Sudler l-i Red kabilesiyle mcadele
iindeydi; bunlarn her ikisi de mcadelede baarl olduktan sonra stanbuldan hkimiyetlerini
belgelemek iin gnderilecek bir beratla glenmek istiyordu. l-i Red kabilesi aslen
Cebeliemmerin hkimiydi; emri Hil ehrinde oturuyor, ok nceden beri burann camilerinde
hutbeler Osmanl padiah adna okunuyordu. 1902 yl banda Kveytte bulunan Sudlerin emri
Abdurrahman b. Faysal, Cebeliemmer Emri Muhammed b. Abdullahn lm zerine niden
harekete geerek Riyad taraflarna geldi ve olu Abdlazzi Lahsya gnderdi; arkasndan da l-i
Rede kar elde ettii baary Bbliye bir mektupla bildirerek Riyad ve Lahs blgelerini l-i
Redden temizlediini, buralar padiahn sadk tebaasndan biri sfatyla ynetmek istediini
bildirdi. Ancak olu Emr Abdlazzin ngilizlerle temas halinde olduunu renen Bbli yine l-
i Red tarafn tuttu. 1904te l-i Red Sudlere yenilince Osmanl Devleti blgeye 2000 kiilik
bir kuvvet gnderdi. ngilizlere gvenmenin yanl olduunu anlayan Abdurrahman b. Faysal anlama
talebinde bulundu. Daha sonra Basra valisi olan Muhlis Paa, Abdurrahman b. Faysal ve Kveyt
eyhi Mbrek grtler; neticede Abdurrahman b. Faysal Riyad kaymakamlna, olu Abdlazz
Uneyze (Kasm blgesi) yneticiliine getirildi. Bylece Sudler daha gl bir konuma geldiler;
bir yandan l-i Rede kar silh zoruyla, bir yandan da ngilizlerle gizli grmeler yaparak
Lahsya doru yaylmaya baladlar. 1906 ylnda da Osmanl Devletinin baarsz Necid
harektnn ardndan blgeyi tamamen nfuz alanlar iine aldlar.
1914te I. Dnya Sava sralarnda Bbli Lahsy da iine alan bir Necid vilyeti tekil etti. Fakat
bu sahillerdeki Osmanl hkimiyeti, Almanlar tarafndan yaplan Badat demiryolunun Basra krfezi
kylarna inmesi ihtimalinden ekinen ve Hindistan yoluyla ilgili btn nemli yerleri kontrol
altnda tutmak isteyen ngiliz politikas ile karlamt. te yandan Trablusgarp ve Balkan savalar
dolaysyla Irak ve Lahs blgelerindeki Trk birlikleri azaltlmt. Bu durumdan faydalanan
Abdlazz b. Sud Lahs blgesine hkim oldu ve merkezi Hffa yerleti (8 Temmuz 1913). Daha
nce Abdlazzi ho tutmak ve devlete sadakatini srdrmek amacyla kendisine maa balanmas
ve mahall kumandanla tayini hususunda karar karlmsa da olaylar dnld gibi gelimedi.
I. Dnya Sava ncesinde brhim Hakk Paa ile Sir Edward Grey arasnda imzalanan bir
anlamaya gre (29 Temmuz 1913) Lahs blgesi tamamen Osmanl Devleti ynetimine braklmt
ve ngiltere hkmeti Sudlerle hibir ilikiye girmeyecekti; dolaysyla bu anlama Lahs ve
Kveyt zerindeki btn hkimiyeti Osmanl Devletine veriyordu. Ancak savan balamasyla
anlama uygulanamad. te yandan ngilizler Abdlazz ile mnasebetlerini gelitirmeye altlar.
Bbli 1914 yl Temmuzunda Abdlazz ile bir anlama yapt. Buna gre gre Necid mutasarrfl
vilyete dntrlecek, valilik ve kumandanlk padiah fermanyla babadan oula geecek ekilde
Emr Abdlazz Paa bn Suda verilecekti. Abdlazz Paa tam yetkili olarak memurlar azil ve
tayin edebilecek, yerli ulemdan seecei nibleri de eyhlislmn tasdikine sunabilecekti. Vergiler
ise baz istisnalar dnda vilyete gelir kaydedilecekti. Bylece anlamayla Abdlazz, Lahsy da
iine alan Necid vilyetinin i ilerinde tamamen bamsz hale geliyordu. Ancak I. Dnya Sava
dolaysyla anlama geerliliini koruyamad. 26 Aralk 1915 tarihinde Osmanl Devletinin Lahs ve
Necid valisi sfatyla ngilizlerin karsna oturan Abdlazz bamszln iln etti ve onlara
bamszln garanti altna aldrd.
Tarihte Lahs ekonomisinin geni lde tarma ve ziraata dayal olduu bilinmektedir. Osmanl
Devleti blgeye nceleri, vergileri dzenlemek ve topra gelitirmek iin timar ve iltizam karm
bir uygulama getirmi, 1580lerden sonra yalnz iltizam sistemine geerek bunu yaklak asr
devam ettirmitir. Ancak Lahs sancann Osmanl hazinesine hibir zaman faydas olmam, aksine
zellikle son yllarnda devaml ekilde devletten yardm grmtr. Mutasarrflarn balca grevi,
Bbliden gelen emirler erevesinde bteyi gelirgider durumuna gre denkletirmekti. Uzak
kylerden zekt ve r tahsili ok zordu, ayrca Sudler gibi gler sk sk kendileri iin biat alp
arkasndan zekt topluyorlard. Lahs, bugn youn petrol retimi sebebiyle lkenin en zengin ve
yabanclarn fazlaca bulunduu en modern kesimlerinin banda gelmektedir.
BBLYOGRAFYA


Makdis, Asent-tesm, s. 93-94; Nsr- Hsrev, Sefernme (trc. Yahy el-Hab), Beyrut
1970, s. 142-145; Ykt, Muceml-bldn, I, 111-112; Cuinet, III, 314-333; Delll-alc
(Corafya), II, 818, 838, 935; V, 36; a.e. (Trih), III, 1379, 1422-1500; Sleyman ed-Dahil, Trul-
As, [bask yeri yok] 1331, tr.yer.; Mahmd kr el-ls, Tru Necd (nr. M. Behcet el-
Eser), Kahire 1343, s. 29-38; F. S. Vidal, The Oasis of al-Hasa, Aramco, Dhahran 1955, s. 42-73;
a.mlf., al-as, El2 (ng.), III, 237-238; a.mlf., al-Huff, a.e., III, 548-549; Hfz Vehbe,
amsne men f Cezretil-Arab, Kahire 1960, s. 11-12, 95-96, 104-106, 119-129; Muhammed
b. Abdullah l Abdlkdir, Tufetlmstefd bi-tril-As fil-adm vel-cedd (nr. Hamed
el-Csir), Riyad 1379/1960, s. 13 vd.; Ceml Zekeriyy Ksm, el-alcl-Arab, Kahire 1966, s.
169-350, 483-492; Osman b. Bir en-Necd, Unvnl-mecd f tri Necd (nr. Abdurrahmn b.
Abdllatf l-eyh), Riyad 1402/1982, I-II, tr.yer.; Zekeriya Kurun, Necd ve Ahsada Osmanl
Hkimiyeti, Ankara 1998; Jon E. Mandaville, The Ottoman Province of al-Has in the Sixteenth and
Seventeenth Centuries, JAOS, XC (1970), s. 486-513; Abdullah Ahmed ebbt, el-As, el-
Fayal, sy. 64, Riyad 1982, s. 35-43; Mustafa Nebl, el-Mnat-aryye: Siln-Nal ve-
eheb, el-Arab, sy. 298, Kveyt 1983, s. 68-90; Salih zbaran, XVI. Yzylda Basra ve Lahsa
Eyaletlerinde Osmanl Mali Uygulamalar, TT, XI (1989), s. 262-264; Besim Darkot, Ahs, A, I,
225.

Mustafa L. Bilge

LHT
( )
nsann ilh ve mnev yn anlamnda bir tasavvuf terimi, nstun kart
(bk. NST).

LAKLK
Dinle devlet ilerinin ayrln esas alan siyas-hukuk ilke.
Daha ok Bat uygarlnn kendine has fikr ve siyas geliimi erevesinde ortaya kan laiklik,
dnyada son bir buuk asrlk felsef tutumlarn kavranabilmesi asndan nemli bir yere sahiptir.
zellikle aydnlanma dncesi, Fransz htilli ve cumhuriyet kavramnn laik bir ahlk
anlayyla olan balants deerlendirmenin etik boyutlarnn ortaya karlmasn zorunlu
klmaktadr. Ayrca gnmzn siyasal ve toplumsal hareketliliinde kendini dne nazaran daha
byk apta hissettiren din tavr allar dnldnde din ve devlet ilikisini dzene koyan laiklik
prensibinin felsef temellerinin doru bir ekilde anlalmasnn gereklilii ortaya kar.
Laiklik (lacisme) terimi ilk defa ngilterede XVI. yzylda papaz olmayanlarn da kiliseleri
ynetebilmelerini isteyen fikir akmn ifade iin kullanlmtr. Etimolojisi itibariyle ruhban snfna
mensup olmayan, halktan olan anlamnda Yunanca laikos kelimesinden tretilmitir. Laikos Bat
dillerine laque eklinde gemi ve kelime buradan Trkeye girmitir. Laik ruhbanla, kilise
tekiltna, hatta din alana ait olmayan mnasndadr. Laiklik Fransada 1870 yllarndan itibaren
kullanlmaya balanmtr. Larousseta yer al 1873, Littr szlne yaplan zeyilde ortaya k
ise 1877dedir. Her iki kaynakta da kavram laik olann zellii eklinde tanmlanmaktadr. Emile
Littr laiklii siyas balamda ele almakta ve bu kavram din sz konusu olduunda devletin mutlak
tarafszl anlamnda irdelemektedir. Nitekim bu ilk anlam daha sonra da deimeyecek ve Bat
idrakinin temel yaklamlarndan biri olarak gnmzde de devletin siyas varl zerinde din
inanlarn sz konusu olmamas, onun btn din ve mezhepler karsnda tarafsz tavr almas, vicdan
ve inan zgrlne sayg gstermesi eklinde anlalacaktr. Laiklik kavramnn bir de eitime
ilikin temel bir tutuma iaret etmesi sz konusudur ki bu da retimin din bir temele gre ve
teolojinin gdmnde yaplmamas prensibidir.
Devlet ve din ilikileri deerlendirildiinde bunlarn belli bal iki kategoride dnlebilecei
farkedilir. Bunlardan ilkinde dinle devlet arasnda sk bir iliki sz konusudur. Buna gre devlet ya
belirli bir din veya mezhebin esaslarna gre ynetilir ki buna teokrasi ad verilir ya da belli bir
din veya mezhebi destekler yahut hkm srd lkedeki din hayat kontrol ve idare eder. kinci
kategoride ise devlet ve din tam anlamyla birbirinden ayrlmakta, ne devlet din alana mdahale
etmekte ne de inanlar devlet ilerinde bir etkide bulunabilmektedir ki buna laiklik ad verilmektedir.
Farkl uygulamalarnn da bulunabilecei bir an iin gzden uzak tutulursa kavramn z itibariyle
ifade ettii ey din ve devlet ilerinin birbirinden kesin olarak ayrldr. Tabiidir ki bu her iki taraf
iin de sz konusudur. Yani hem devlet her trl din veya kiliseden bamsz kalacak hem din ya da
dinler devlet katnda serbest olacaktr. deal olarak verilen bu tanmn uygulamada tam olarak
gereklemesi pek mmkn olmamaktadr. Zira hem devlet, din ya da dinlerin kendi alanna
karmamas iin tedbirler almak adna birtakm snrlayc dzenlemeler yapabilmekte, hem de din
alan toplumda oynad ahlk rol ve kendine ilikin bir eitim anlay dolaysyla devletle
paylamak isteyebilecei birtakm kayglar tayabilmektedir. Nitekim din olann, kendine has alan
ve mahiyet erevesinde inan ve ibadet zgrlne sahip olabilmesi kadar etik anlamda da
itibarnn korunabilmesi devletin megul olaca iler arasnda saylmaldr. Ayrca devletin
tarafszl bir kaytszlk eklinde anlalrsa farkl inan sistemleri karsnda taknlmas gereken
eitliki tavr ve bunlar arasndaki henkli bir arada oluu salamak gleecektir.
Felsef bir deerlendirme yaplacak olursa laiklik kavramnn, dalist bir teoloji anlayndan hareket
eden hristiyan Bat dnce tarihinin nemli bir gelime izgisinin zerinde yer ald grlr. Bu
bir taraftan, mmin olarak kalsa bile kilise karsnda zerkliini ve dnya karsnda beer
sorumluluunu farkeden insann bu sorumluluu insan olarak ve insanlk adna gerekletirme
mcadelesiyle, dier taraftan sadece devletin dinin vesayeti altndan kurtulmasyla deil insann da
dinin brakt bolukta devletin kutsallatrlmas eklinde tecelli edebilecek bir baskc ortamdan
kurtulup kendi kiiselliini ve farklln hissederek gelitirebilecei bir slbu ortaya koymak adna
yrtt modern bir sivil toplum arayyla ilgilidir.
lk yzyllarnda kendini devlet nezdinde kabul ettirebilmek iin zor dnemler geiren Hristiyanlk
IV. yzyldan itibaren Roma mparatorluunun resm dini haline gelmi ve bu tarihten sonra
toplumsal ve siyasal hayatn iine hkim unsur olarak girmitir. Fakat Yeniadan itibaren
deimeye balayan devlet anlaylar ve reform hareketleri dolaysyla kilisede ortaya kan
dogmatik paralanma ve yeni din tavr allar, bu kurumun hayatn btn zerindeki etkisinde
birtakm deiiklikler meydana getirmitir. Bu durum, filozoflarn din ve siyaset ilikilerini yeni
batan deerlendirmesi bakmndan nemli bir hareket zeminidir. Nitekim XVI. yzyldan XX.
yzyla kadar geen srede bu konuda pek ok yeni felsef grn ifade edildii grlr. Genel bir
alkanlktan yola karak bu grleri balca drt ana grupta toplamak mmkndr.
Bunlarn ilki, dinin siyaset zerindeki mutlak stnln dnen ve siyaseti dine bal bir
mekanizma eklinde gren grtr ki neredeyse hristiyan Ortaa ile z itibariyle bir zdelik
gsterir. Mnev alann dnyev ve tarih olana stnlnden hareketle her eyi akn bir Tanr
fikrine balayarak tasavvur eden ve yeryzndeki eylemin bu erevede bir anlam kazandn
savunan bu grn balca temsilcileri reform hareketini balatanlarn bizzat kendileri olan Luther
ve Calvin, daha sonra da Bodin, Bossuet ve De Maistredir. Bu grte, siyasetin dine balanmas
gerektii fikri aslnda her iki alann birbirine nazaran farkll kabul edilerek ileri srlmtr.
Bunlarn iinde yer alan Bodinin, yeni devlet anlaynn din bir temele ve amaca sahip olmas
gerektiini vurgularken ayn zamanda itikad birtakm kavgalardan ekindiini ifade ederek btn
vatandalar birletirebilecek tabii bir din anlayn gndeme getirmesi ilgintir.
Din ve siyaset ilikisini inceleyen ikinci gr dini siyasetin emrine onu deta ara haline getirerek
veren, fakat bunu yaparken de yine dinin vazgeilmez faydalln vurgulayan bak asdr. Bu
bak asn paylat dnlen Machiavel ve Montesquieu dinin toplumsal ilevini ve siyas
yararlln gndeme getirmekte ve onu devlet idaresine yardmda bulunabilecek tarafyla
deerlendirmektedir. Daha ileriye giderek dinin siyasetin hkimiyetine verilmesi gerektiini savunan
Hobbes ise bir hristiyan devlet fikri altnda onu devlet adna deta tketmektedir. Uzaktan Spinoza
ve Rousseaunun da bu grlerle bir yaknl dnlebilir.
nc gr, siyaset karsnda dinin ncelii ya da sonral konusunu eletirici bak asyla bir
tarafa brakarak onun toplumsal ve siyasal alanda farkl bir biimde yeniden ekillenmesini ya da
tamamen ortadan kalkmasn savunmaktadr. Bu bak asnn ilk dnrlerine gre zellikle
Hristiyanla ait geleneksel din formlar artk yeni toplumlara uyarlanabilir deildir; u halde onlarn
yerini laik ve rasyonel bir temelde icat ve ina edilecek
yeni bir din almaldr. Sz konusu gr topist toplumcu Saint Simonunki olduu kadar Proudhon ve
Auguste Comteun grdr. Bu sonuncusu, bilimsel ilerlemeleri ve sanayi hamlelerini
ynlendirecek ve hatta onlara hizmet edecek bir insanlk dininden bahsetmektedir. Yine bu erevede
deerlendirilebilecek olan, fakat ok daha radikal zmler arayan Karl Marx ve Engelse gre
toplumsal ve ekonomik artlarn deitirilmesiyle tam olarak ortadan kalkmas gereken din aslnda
insann kendi kendine bir yabanclamas (alination) eklidir.
Sonuncu ve ada laiklik kavram asndan en etken olan gre gre dinin mi siyasete, siyasetin mi
dine bal olmas gerektii sorusu anlamszdr. Zira bu konuda iki tarafn da birbirine nazaran tam bir
bamszl sz konusu olacaktr. Bu gr, her iki alann birbiri karsndaki zerkliinin herhangi
bir vesayete ihtiya duyulmayacak ekilde temellendirilmesini savunan bak asdr. Ayn zamanda
liberal ad da verilebilecek bu erevede tolerans fikrini olduu kadar istiklline sahip bir kilise
fikrini de savunan Lockeun, siyas iktidarn karsnda dinin mutlak zgrln savunan Benjamin
Constantn, demokratik ynelileri desteklemek suretiyle Hristiyanln siyas zgrlklerle
badaabileceini dnerek din deerlerin etkide bulunabilecei yeni bir toplumu zleyen, bu
sebeple de kilise ile devletin ayrlmasnn mutlak gerekli olduunu dnen Lamennaisnin ve
Tocquevillein adlar saylabilir.
Devlet ve din ilerinin birbirinden tam olarak ayrlmas eklinde dnlen laiklii bu son grten
hareketle deerlendirmek kavramn z bakmndan daha uygun olacaktr. zerinde durulmas
gereken bir husus da laikliin din asndan deil devlet asndan ortaya konan bir tutum olduudur;
laiklik karar ve tasarrufu devletin kendi mahiyeti hakkndaki bir karar ve tasarrufudur. Buna gre
herhangi bir dinin deil yalnz devletin laikliinden bahsedilebilir ve laikliin kurumsallamasn
salayacak olan ancak devlettir ya da vatandalarn devlet asndan ortaya koyabilecekleri bir
iradedir. Din alann bu tip bir kurumsallamay kabul etmede zorluklar yaayabilecei aktr. Bu
yzden laikliin benimsendii lkelerde devletin birtakm zorlamalarda bulunmas normal karlansa
da devletin bunu laiklik adna herhangi bir din tercihte bulunarak ya da bizzat kendi ideolojisini bir
din haline getirerek yapmamas esastr. Devlet adna din alann ar kontrol altnda tutulmasnn da
tanmna uygun bir laiklik anlayyla badamayaca bellidir. Bu son ifade edilenler dorultusunda
tarihte pek ok skntnn yaand bilinen bir gerektir. Fransa tarihi bunun en belirgin rneklerinden
biridir. Bu lkede kilise XVIII. yzyl sonundan XX. yzyl balarna kadar devletin vesayet ve
basks altnda tutulmu ve ancak daha sonra tam bir tarafszla doru yol almaya balamtr.
Laikliin mill hkimiyet fikriyle yakn ilgisi, onu destekleyici, hatta bir mnada onu aklayc rol
bu kavramn cumhuriyetle ne kadar ilikili olduunu farkettirir. u halde cumhuriyet devletinin mill
hkimiyet ruhunu tam olarak ortaya karabilmesi ve ona uygun bir genel kurumsallamay
gerekletirebilmesi baz zorlayc tedbirlere bavurulmasn gerekli klm olabilir. Ancak laiklik
ncelikle ve son tahlilde zgrletirici ve bunun iin de bnyesinde kurumlat toplumun
insanlarna sorumluluk ve kiilik kazandrc mahiyetiyle dnlmelidir.
Burada laikliin hkim olduu bir devlet dzenine muhatap ya da bu dzeni oluturan ferde ilikin
olarak nasl bir ahlk anlayn bulunmas gerektii sorusu akla gelmektedir. Bu aslnda bir
vatandalk ahlkdr. Sz konusu olan kamusal alandr ve laiklik prensibi bu alan, onu herhangi bir
inan ve grn dayatmac kontrol altnda tutan baskn unsurlardan ve zellikle de kilisenin
tasallutundan kurtarmay hedeflemektedir. Bu da yolu eitliki ve evrensel ynelili bir vatandalk
anlayna doru aacaktr. Byle bakldnda sadakat vatandalk sadakati, ballk vatandalk
ball olarak dnlecektir. Otorite ise herkesin bir vatanda olarak kendisi ve dierleri
karsnda sorumluluunu dayandrd ve kendisini karsnda bulduu genel iradenin kurumlam
ekli olan devlet otoritesinden bakas deildir. Bu erevede anlalan bir ahlk kamusal ortamda
cemaatlerden ok fertlere atfta bulunur; zgr ve sorumluluunu zerine alan bir ahlk kiilii temel
alr; onu aan ve kendisine tbi olunduu dnlen bir aknla gndermede bulunmaz. Bu ise bir
ileri merhalede din, metafizik ve hatta felsef mlahazalardan ok sz konusu alanda bilimin ve
bilimsel zihniyetin n plana karlmasn gerekli klar.
Fakat laikliin asl kendisiyle birlikte anlmasnn mutlak gerekli olduu husus devlet ve sivil toplum
ayrmdr. Zira hem laiklik bu ayrmn getirdii henkli yapnn ortaya kabilmesi iin temel bir
prensip hem de bu ayrm onun doru alglanp yaayabilmesi iin temel zemindir. Nitekim laiklik
zerine son yllarda dnenlerin bu ayrm zerindeki srarlar son derece dikkat ekicidir. Modern
devletin ilgileri daha ok genel ilgiler ve menfaatlerdir; bunun karsnda, ondan ayr bir ekilde
konumlanan ve iinde bireylerin zel ilgi ve menfaatlerini kollayp gdebilecekleri sivil bir toplumun
varl nemlidir. Devletin siyas topluluun genel menfaatleriyle megulken bireylerin zel
menfaatlerine nazaran d ve st bir konumda kalmas, fakat ayn zamanda kendine zel ve zgr,
geliim ve giriimlerle ina kabiliyetine sahip sivil bir toplumun olumasna imkn salamas arttr.
Bu, insann sahip olduu haklar balamnda deerlendirilecek olursa devlet ve sivil toplum
arasndaki ayrm, sz konusu haklarn vatandalk haklar ve insan haklar eklinde ayrlarak
deerlendirilmesini gerekli klar. Vatandalk haklar devletin oluturduu siyas toplulua ait
olmaktan doar ve bu devletin bir yesi olmakla ilgilidir. nsan haklar ise fertlerin sivil toplumun
yeleri olmalarndan dolay farkedilen haklardr. Ancak modern bir devlet anlayyla
farkedilebilecek bu kamusal ve zel alan ayrm, aslnda laikliin zerinde tam anlamyla yeerecei
bir ortam oluturmaktadr. Zira laiklik bir taraftan zerk bir devlet yapsnn zorunlu olduunu
dnrken dier taraftan bu devletin sayg duyup korunmasna ve salkl yaamasna katkda
bulunaca bir zel alan var saymak durumundadr. Bu erevede din de bu zel alana ilikin
grlmektedir. u halde devlet, insan haklarn ve sivil toplumu tanyp gzetmek durumunda
olduundan din zgrln kabul etmekte ve salkl bir din yaay da onun zat yapsna
mdahalede bulunmadan koruma altna alm bulunmaktadr.
BBLYOGRAFYA


M. Barbier, Religion et politique dans la pense moderne, Nancy 1987; a.mlf., La lacit, Paris 1995;
J. Baubrot, Vers un nouveau pacte laque?, Paris 1990; a.mlf., Lacit, Dictionnaire dthique et
de philosophie morale, Paris 1997, s. 809-815; G. Cornu, Vocabulaire juridique, Paris 1992.

Kenan Grsoy

slm Dnyasnda Laiklik.
slm lkelerinde laikliin ortaya k, tarih geliimi ve uygulanma ekilleriyle bu konulardaki
tartmalar laikliin doup yayld
Bat lkelerine gre farkllk gsterir. slm dnyasnda din otorite ile siyas otorite arasnda tarih
boyunca Batdakine benzer bir atma sz konusu olmadndan XIX. yzyln balarndan itibaren
grlen laiklik sreci i dinamiklerden ok d dinamiklerin ve gelimelerin etkisiyle balamtr. I
ve II. Dnya savalarn takip eden yllarda slm toplumlarnn bamszlklarn kazanmalar ve
ulus-devlet eklinde yaplanmalar ile birlikte din-devlet ilikileri, devletin kimlii ve ynetim
ekliyle ilgili tartmalar canlanm, farkl eilimler ve fikr oluumlar ortaya kmtr. Hilfetin din
deil millete braklmas gereken dnyev bir mesele olduunu ifade eden Osmanl limi Seyyid Bey
ile, slm dininin devlet hayatndan tamamen uzak tutulmas gerektiini el-slm ve ull-km adl
eserinde dile getiren Msrl lim Ali Abdrrzk gibi dnrlerin karsnda slmn siyas
otoritenin kayna olmas ve devletin kimliinin slm esaslara gre tanmlanmas gerektiini
savunan anlaylar da gelitirilmitir. Ali Abdrrzk tarafndan ifade edilen grler, slm
lkelerinin son yzyldaki bamszlk mcadelelerine ve yeni ulus-devletlerin oluumuna destek
verdii iin onaylanm, gelenekten kopuk olduu ve millet-devlet ban zayflatt iin de
eletirilmitir.
Bamszlklarn kazanma srecinde slm lkelerinin ounda devlet ynetimini elinde bulunduran
siyasetilerin ve Bat eitimi alm olan entelektellerin modernist bir slm yorumuna scak
baktklar veya laik ve milliyetilik ekseni etrafnda bir siyaset retmeye aba sarfettikleri grlr.
Bunun sonucu olarak siyaset, hukuk ve eitim alanlarnda Bat modellerini benimseme abalaryla
birlikte laikleme sreci de hz kazanmtr. Genellikle hukuk ve eitim alanlarndaki uygulamalar, bu
alanlarn din evrelerin ve geleneki ulemnn elinden karak devletin kontrolne gemesi sonucunu
dourmu, bir ksm lkelerde din faaliyetler dorudan devlet tarafndan dzenlenmitir.
slm lkelerindeki laikleme srecinde dikkat eken en nemli husus, Batnn kendi tarih ve
kltrel tecrbesinden hareketle ortaya kan ve gelimesi birka yzyl srm olan ilke ve
kurumlarn tarih gelenekleri, tecrbe ve deerleri farkl bir corafyada sorgulanmadan ve hzl bir
ekilde yerletirilmeye allmasdr. Anayasalarnda devletin laik olduu ifade edilen Trkiye,
Nijerya ve Senegal ile er hukuka dayal bir ynetim tarznn benimsendii Suudi Arabistan ve ran
bir tarafa braklrsa slm lkelerinin nemli bir ksm bu alanda karmak ve eklektik bir yap
arzeder. Din referansl hkmler ierenler de dahil slm lkelerinin anayasalar ve hukuk sistemleri
nemli lde Batl modellere dayanmaktadr. Mill ideolojiler, devlet kurumlar, siyasetiler ve
partiler de genellikle laik eilimlidir.
slm lkelerinde laiklik uygulamalar srecinde ounlukla yresel ve birbirinden bamsz olarak
ortaya kan muhalif baz etnik ve din topluluklar dnda bir ksm din-siyas oluumlarn zellikle
renciler ve entelekteller arasnda zemin bularak gelitii grlmektedir. Msrdaki hvn-
Mslimn ve Pakistandaki Cemat-i slm rneklerinde olduu gibi laiklik uygulamalarna muhalif
din-siyas hareketler, slm lkelerinde modern dnem sonrasnda yabanc deerler yerine yerli
deerlere yneli abalarn temsil ederek din hayatn hem zel hem sosyal ynn yrrle
koyabilecek bir slm toplumunun oluturulmasn hedeflemilerdir.
XIX. yzylda laik Bat deerleri daha ok ynetici sekin kesim tarafndan stn grlrken XX.
yzyln balarndan itibaren Bat eitimi alan yeni kuaklar bu deerleri daha abuk
benimsemilerdir. te yandan hem laiklik yanls hem kart kesimler tezlerini ispatlamada din
retiden geni lde yararlanmaya almlardr. Toplumu kendi gr ve ilkelerine gre
ekillendirmek isteyen bu eilimler arasndaki ilikiler baz slm lkelerinde sosyal bar ciddi
ekilde etkilemitir ve etkilemeye devam etmektedir. Bu genel giriin nda nde gelen slm
lkelerindeki laiklik uygulamalar konusunda u zel durumlar tesbit edilebilir:
Trkiye Cumhuriyeti laiklii her ne kadar resmen 1937 ylnda benimsemise de bu gelimeye yol
aan sre Cumhuriyet ncesine uzanr ve esas itibariyle Tanzimatn ilnyla balar. Glhne Hatt-
Hmyununun ilnyla birlikte hem adl yapda hem uygulanan kanunlarda nemli deiiklikler
yaplmaya balanm, bu dnemde ticaret, ceza, hukuk ve ceza yarglamas, Cumhuriyet dneminde de
meden hukuk alan Batl ve laik bir karaktere brnmtr. eriyye mahkemelerinin kalkmas,
hilfetin ilgas, Tevhd-i Tedrsat Kanununun kabul, tekke ve zviyelerle trbelerin kapatlmas ve
nihayet 1937de laikliin ak biimde anayasal bir prensip olarak Esas Tekilt Kanununda yerini
almas bu dnemde laiklik istikametinde atlm nemli admlar oluturmaktadr. Ayn ilke 1961 ve
1982 anayasalarnda da yerini ve nemini korumutur. 1982 anayasas laiklii Cumhuriyetin temel
niteliklerinden sayarak deitirilemeyecek ve deitirilmesi teklif edilemeyecek maddeler arasna
almtr (md. 4).
Laikliin en nemli argman din ve vicdan hrriyeti salamas ve btn dinlere eit mesafede
bulunmasdr. 1982 anayasas bir taraftan herkesin din ve vicdan hrriyetine sahip olduunu, 14.
madde hkmlerine aykr olmamak artyla ibadet, din yin ve trenlerin serbest bulunduunu, din
ve ahlk eitim ve retiminin devletin gzetim ve denetimi altnda yaplacan, din kltr ve ahlk
retiminin ilk ve orta retim kurumlarnda okutulan zorunlu dersler arasnda yer alacan
belirtirken dier taraftan kimsenin devletin sosyal, ekonomik, siyas veya hukuk temel dzenini
ksmen de olsa din kurallarna dayandrma veya siyas ya da kiisel kar yahut nfuz salama
amacyla din veya din duygularn yahut dince kutsal saylan eyleri istismar edemeyeceini ve
ktye kullanamayacan hkme balamtr. 24. maddenin gndermede bulunduu 14. madde ise
temel hak ve hrriyetlerin demokratik ve laik cumhuriyeti ortadan kaldrmay amalayan faaliyetler
biiminde kullanlmasn yasaklamaktadr. Temel hak ve hrriyetlerin durdurulmasn dzenleyen 15.
madde ise sava, seferberlik, skynetim veya olaan st hallerde dahi durdurulamayacak olan
temel haklar dzenlerken kimsenin din, vicdan, dnce ve kanaatlerini aklamaya
zorlanamayacana da yer vermektedir.
Laiklikle ilgili anayasada yer alan nemli bir dzenleme Diyanet leri Bakanl ile ilgili olandr.
136. madde, Genel idare iinde yer alan Diyanet leri Bakanl laiklik ilkesi dorultusunda, btn
siyas gr ve dnlerin dnda kalarak ve millete dayanma ve btnlemeyi ama edinerek
zel kanununda gsterilen grevleri yerine getirir hkmn getirmektedir. Laik bir lkede Diyanet
leri Bakanlnn varl zaman zaman eletiri konusu olmusa da din hizmetlerinin cemaatlere
braklmasnn da kendine zg problemler dourabilecei, gruplamalara yol aaca ve mill birlik
ve btnl bozabilecei ileri srlmtr. Anayasa Mahkemesine gre de
Hristiyanln aksine toplumsal-kamusal hayat da dzenleyen slm dininin ktye kullanlmas
devletin ve laiklik ilkesinin yok edilmesi sonucunu dourur. Bu sebeple Diyanet leri Bakanlnn
anayasal bir kurum yaplmas tarihten ve lke artlarndan szlen bir zorunluluktur ve Diyanet leri
Bakanlna bal bir din hizmetlileri snfnn varl da anayasaya aykr deildir (E 1970/53, K.
1971/76, 21/10/1971).
Arap lkelerindeki din-devlet ilikileri yeknesak bir tavr sergilemekten uzaktr. Msrda laik hukuk
messeselerinin kuruluu ve laiklik srecinin balangc Msr Valisi Hidiv smil Paa dnemine
kadar uzanr. XIX. yzyl sonlarnda grlen Msr milliyetilii genelde laiklii benimsemitir. Buna
karlk 1928de ortaya kan hvn- Mslimn hareketi slm bir topluma ve ynetim ekline dn
ars yaparak laik srece kar kmtr. Ancak Msr hukuk dzeni smil Paadan itibaren girdii
Batllama ve laikleme srecini devam ettirmitir. Yrrlkte olan Msr anayasas devletin dininin
slm ve yasamann kaynaklarndan birinin slm hukuku olduunu belirtmesine ramen temel hukuk
alanlarnda daha ok Fransz hukuku etkilidir; slm hukuku ahvl-i ahsiyye alannda snrl bir
uygulamaya sahiptir. Bununla birlikte hvn- Mslimn rgtnn ve geleneksel eitim kurumu Ezher
niversitesinin Msr toplumunda hl byk etkinlii vardr.
Suriye ve Irakta slm, devletin resm dini olarak kabul edilmekle birlikte ynetim zellikle sosyalist
Baas rejiminin hkim olmasndan sonra laik temellere ve uygulamalara dayanmtr. Her iki lkede
de Msr rneinde olduu gibi slm hukuku ahvl-i ahsiyye alannda snrl bir tatbikata sahiptir.
slm hukukunun uygulanmasna ve slm deerlere toplum hayatnda daha etkin biimde yer
verilmesine ynelik talepler otoriter Baas rejimleri tarafndan sk bir ekilde takip edilerek
cezalandrlmtr.
Fransz smrgesi olan Tunus, Cezayir ve Fas gibi Kuzey Afrika lkelerinde slmiyet, blgedeki
yabanc smrgeci glere kar toplum dayanmasnn temelini oluturmu ve zgn kimliin
tanmlanmasnda nemli rol oynamtr. Buna ramen bamszlk sonras i bana gelen siyas
sekinler laiklik konusunda kat Fransz rneini izlemilerdir. Bunun en belirgin rneini Tunus
oluturur. Tunusta er mahkemeler ve din vakflar kaldrlm, din kurumlar devlet kontrolnde
tutulmaya balanm, hukuk alannda nemli deiiklikler yaplmtr. Sz edilen Kuzey Afrika
lkelerindeki ekonomik zorluklar ve uygulanan din politikalar Tunusta Hizbn-nehda, Cezayirde
el-Cebhetl-slmiyyi lil-inkz (Front Islamique du Salut / FIS) gibi din referansl muhalefet
hareketlerini ortaya karm, demokratik mekanizmalarn kapal oluu byk sosyal atmalarn
ortaya kmasna yol amtr.
iliin devlet politikas olarak benimsendii randa laiklik ynndeki gelimeler esas itibariyle
Pehlev hnedannn kurulmasyla balar. Gerek Rz ah gerekse olu Muhammed Rz ah Pehlev
dneminde modernleme ve laiklik ynnde srekli bir aba sarfedilmi, slm hukukunun yerini laik
kanunlar alm, er mahkemelerin fonksiyonu zayflatlm, laik eitim sisteminin yerletirilmesine
allm, din kurumlar sk devlet kontrolne alnmaya ve ulem snfnn gc azaltlmaya gayret
edilmitir. Ancak i dnyasnda ulemnn asrlardr devam eden geleneksel gc, ekonomik
zorluklarla bouan halk kitlelerinin ve tccar snfnn honutsuzluu ile birleince ah ve rejimini
deviren kitlesel direniin ortaya kmasna yol amtr. 1979 ylnda ulem, pazar esnaf ve
tccarlar, laik ran milliyetileri, baz Marksistler ve ou eitimli olan kadnlarn bir araya
gelmesiyle yetullah Humeyn liderliinde gerekletirilen devrim sonrasnda lke geleneksel din
kurumlarn ve anlayn etkisine girmitir.
slm dnyasnn en kalabalk nfus younluunun bulunduu Gney ve Gneydou Asya slm
lkelerinde blgenin siyas, tarih, din, kltrel ve etnik yapsndan kaynaklanan farkllklar
uzlatran deiik ynetim biimleri ortaya kmtr. 1947de bamszln kazanan Pakistan
kurulu maksadna uygun olarak her zaman slm bir cumhuriyet olarak tanmlanmasna ramen laik
bir devlet olarak ynetilmitir. Hukuk yaps slm yasalarla laik kanunlarn bir mozaiini
oluturmaktadr. Bu yapda iktidarda bulunanlarn tercihlerine bal olarak zaman zaman slm,
zaman zaman laik uygulamalarn ar bast grlmektedir.
Halknn yaklak % 85i mslman olan ve slm dnyasnn nfus bakmndan en byk lkesini
tekil eden Endonezyada bamszln kazanlmasnn ardndan laik ve milliyeti grlerle slm
gruplarn eilimlerini temsil eden partilerin oluturduu bir parlamenter rejim ortaya kt. Sukarno
ve ondan sonra Suharto dneminde fertlerin hayatnda din deerlerin nemi kabul edilmekle birlikte
genel olarak din kurumlarn ve liderlerin siyasetten uzak durmalar vurgulanarak laik bir tutum
sergilendi. Bununla birlikte Endonezyada hem laik hem er mahkemeler bulunmaktadr. Nfusunun
% 45i mslman olan Malezyada ise slmiyet bir devlet dini olarak kabul edilmektedir. slm dini
Malaylarn mill kimliini oluturan unsurlardan biri durumundadr. Merkez hkmet dnda on
eyaletten oluan Malezyada dokuz eyaletin kendi din mahkemeleri mevcuttur.
1960 ylnda bamszln elde eden Senegalin ynetim ekli ve kurumlar Fransz modeliyle
uygunluk gsterir. Senegal anayasasnda devletin laik ve demokratik bir cumhuriyet olduu ifade
edilmitir. 1972de yrrle giren Aile Kanunu yalnzca ahvl-i ahsiyye ve miras hukuku
alanlarnda laik ve slm hukuk arasnda tercih yaplmasna imkn vermekte, dolaysyla slm
hukukuna snrl bir uygulama alan tanmaktadr. Afrikada dikkati eken bir dier devlet Nijeryadr.
Devletin laik nitelii anayasada, Federal devlet ya da herhangi bir eyalet hibir dini devletin resm
dini olarak kabul edemez eklinde ifade edilmitir. 1986 ylnda slm Konferans Tekiltna
yelik karar alan Nijerya hkmeti bu karar sebebiyle lkedeki hristiyan toplumun muhalefetiyle
kar karya geldi. Bunun zerine devlet bakan farkl din gruplar arasnda diyalog ve fikir
alveriini salamak amacyla yeleri mslmanlar ve hristiyanlar arasndan devlet bakan
tarafndan tayin edilmek zere Advisory Council of Religious Affairsi kurdu. 1999da mslman
nfusun youn olduu kuzey blgesindeki Zamfara eyaleti slm hukukunu yrrle koyma karar ald
ve iki yl iinde on bir kuzey eyaleti daha ayn dzenlemeyi yapt. Bugn ikili bir hukuk sisteminin
varln srdrd lkenin yarsnda er hukuk, dier yarsnda laik ngiliz hukuku
uygulanmaktadr. 1989-1990da Sovyetler Birliinin dalmasnn ardndan kurulan ve halklarnn
ounluu mslman olan Orta Asya Trk cumhuriyetlerinde laik devlet dzeni benimsenmitir.
slm lkelerindeki din-devlet ilikileri ve laiklik ynndeki gelimeler her zaman yerli ve Batl
aratrmaclarn ilgisini ekmi, bu alanda geni bir literatr olumutur.
Bunda din-devlet ilikilerinin salkl ve uzlamac bir zemine oturmam olmasnn rol vardr. Yine
slm dnyasnda meydana gelen rejim deiiklikleri veya teebbsleri de bu ilgiyi canl tutmakta
nemli rol oynamtr.
BBLYOGRAFYA


Ali Fuad Bagil, Din ve Liklik, stanbul 1954; etin zek, Trkiyede Liklik: Geliim ve Koruyucu
Ceza Hkmleri, stanbul 1962; D. Crecelius, The Course of Secularization in Modern Egypt,
Islam and Development (ed. J. L. Esposito), New York 1980, s. 49-70; P. B. Clarke, West Africa and
Islam, London 1982, s. 249-254; J. L. Esposito, Islam and Muslim Politics, Voices of Resurgent
Islam (ed. J. L. Esposito), New York 1983, s. 3-15; a.mlf., The Islamic Threat: Myth or Reality?,
Oxford 1999; P. J. Vatikiotis, Islam and the State, London 1987, s. 72-83; I. M. Lapidus, A History of
Islamic Societies, Cambridge 1988, s. 718-742, 879-917; Azz el-Azme, el-lmniyye min manrin
mutelif, Beyrut 1992; Bihterin Dinkol, 1982 Anayasas erevesinde ve Anayasa Mahkemesi
Kararlarnda Laiklik, stanbul 1992; Fawzy Mansour, The Arab World Nation State and Democracy,
London 1992; tar B. Tarhanl, Mslman Toplum Laik Devlet: Trkiyede Diyanet leri
Bakanl, stanbul 1993; Nazih Ayubi, Arap Dnyasnda Din ve Siyaset (trc. Yavuz Alogan),
stanbul 1993, s. 132-136; J. O. Voll, slam: Sreklilik ve Deiim II (trc. Cemil Aydn v.dr.),
stanbul 1995, s. 61-63, 234, 237, 251; Islamism and Secularism in North Africa (ed. J. Ruedy),
Washington 1996; R. Loimeier, The Secular State and Islam in Senegal, Questioning the Secular
State: The Worldwide Resurgence of Religion and Politics (ed. D. Westerlund), London 1996, s.
183-197; Niyazi Berkes, The Development of Secularism in Turkey, London 1998; R. W. Hefner,
Secularization and Citizenship in Muslim Indonesia, Religion, Modernity and Postmodernity (ed. P.
Heelas), Oxford 1998, s. 147-168; Mahmood Monshipouri, Islamism, Secularism and Human Rights
in the Middle East, Boulder 1998; Sami Seluk, Zorba Devletten Hukukun stnlne, Ankara
1998, s. 59-78; C. Steed - D. Westerlund, Nigeria, Islam Outside the Arab World (ed. D.
Westerlund - I. Svanberg), Surrey 1999, s. 56-76; Azzam Tamimi, The Origins of Arab Secularism,
Islam and Secularism in the Middle East (ed. J. L. Esposito - Azzam Tamimi), London 2000, s. 13-
28; R. al-Gannuchi, Secularism in the Arab Maghreb, a.e., s. 97-123; Blent Tanr - Necmi
Yzbaolu, 1982 Anayasasna Gre Trk Anayasa Hukuku, stanbul 2001, s. 85-96; M.
Tamadonfar, Islamism in Contemporary Arab Politics: Lessons in Authoritarianism and
Democratization, Religion and Politics in Comparative Perspectives (ed. T. G. Jelen - C. Wilcox),
Cambridge 2002, s. 144-165; Akif Emre ktem, Uluslararas Hukukta nan zgrl, Ankara 2002;
Dnyada Din-Devlet likileri: lkeler Aras Karlatrmalar (Gazeteciler ve Yazarlar Vakf),
stanbul 2002; Orhan Aldkat, Atatrk nklaplarndan Laiklik, Hukuk Fakltesi Mecmuas,
XLV-XLVII/1-2, stanbul 1982, s. 39-47; P. Salem, The Rise and Fall of Secularism in the Arab
World, Middle East Policy, IV/4, Oxford 1996, s. 147-160; Farooq Hassan, Religious Liberty in
Pakistan: Law, Reality and Perception, Brigham Young University Law Review, II/2, Provo 2002, s.
283-299; Niyazi ktem, Religion in Turkey, a.e., II/2, s. 371-403; Charles D. Smith, Secularism,
The Oxford Encyclopedia of the Modern Islamic World (ed. J. L. Esposito), New York 1995, IV, 20-
30.

Talip Kkcan

LAKAP
( )
Bir kimseye asl adndan ayr olarak sonradan taklan ikinci ad; eref pyesi; halife ve sultanlarn
hkimiyet almeti.
Arapa bir kelime olan lakab (oulu elkab) dilciler nebez ile aklarlar. Nebez, bir kimseye
gizli kalmasn istedii bir aybyla hitap etmek anlamna gelir. Ancak sonradan aslnda sfat, vasf
demek olan, genellikle kiinin severek ald, onu toplum iinde ycelten ad anlamndaki nat da
lakap karlnda kullanlmaya balanm (Kalkaend, V, 412), bylece lakap vg veya yergi
ifade eden isim ve sfat mnas kazanmtr. Chiliye dneminde kiinin, adndan baka sonradan
toplumun verdii bir de lakab olur, onun fizik veya karakter yapsn yanstan bu lakap bazan takdir,
bazan tahkir ifade ederdi. Kurn- Kermde inananlarn birbirlerini irkin lakaplarla armalar
yasaklanm ve bu davran tvbe edip vazgeilmesi gereken fsklk kapsamnda saylmtr (el-
Hucurt 49/11). slm ahlkna gre bir kiiye, ayn ismi tayan baka kiilerden ayrmak ve onun
tannd zelliini vurgulamak amacyla lakap takmakta bir saknca yoktur; mesel Abdlgan b.
Sade cmertliinden dolay niyetl-asel (bal kab), Meymn b. Eflaha tarif maksadyla el-
eber (uzun parmakl) denilmitir. Hz. Peygamber insanlar lakap ve knyelerinin en sevimlisiyle
armaktan holanr (Tabern, IV, 13), bunu bir mminin dieri zerindeki haklarndan sayard
(Kurtub, XVI, 330).
Kuranda geen Zlkifl ve Zlkarneyn gibi baz isimler aslnda birer lakaptr. Ayrca Mesh (l-i
mrn 3/45; en-Nis 4/157, 171, 172; el-Mide 5/17, 72, 75) Hz. snn, Znnn (el-Enbiy
21/87) Hz. Ynusun, sril (l-i mrn 3/93; Meryem 19/58) Hz. Yakbun lakabdr. Allah
brhimi dost edindi melindeki yetten (en-Nis 4/125) hareketle Hz. brhime Hallullah;
Allah Msya hitap ederek konutu yetinden (en-Nis 4/164) hareketle Hz. Msya
Kelmullah; ... biz ona ruhumuzdan fledik (el-Enbiy 21/91; et-Tahrm 66/12) yetlerinden
hareketle Hz. sya Rhullah; Allahn ol emriyle vcut bulduu ve bu sebeple Onun
kelimesi olarak vasflandrld iin (l-i mrn 3/39, 45; en-Nis 4/171) yine Hz. sya
Kelmetullah denilmitir. Resl-i Ekreme ise genlik anda drstlnden, gvenilirliinden
dolay kavmi tarafndan el-Emn lakab taklmt; bisetten sonra da kendisine Kurandaki birok
yetin delletiyle en-nebiyyl-mm, htemn-nebiyyn, hteml-enbiy, seyyidl-mrseln gibi
lakaplar taklmtr.
Reslullahn ashab iinde Hz. Eb Bekir el-atk, zl-hill, evvh, es-sddk, eyhlislm; Hz.
mer el-frk ve Hz. Eb Bekir ile birlikte eyhayn; Hz. Osman znnreyn; Hz. Ali haydar,
el-murtaz, esedullhil-glib, eb trb; Hz. Hamza esedullah ve seyyidhed; Hlid b.
Veld seyfullah; Cafer b. Eb Tlib tayyr ve zl-cenhayn; Huzeyme b. Sbit z-
ehdeteyn; Esm binti Eb Bekir ztnnitkayn; Hz. ie mml-mminn, es-sddka / es-
sdka gibi bir ksm Resl-i Ekrem tarafndan verilen lakaplar almlardr. Tarih seyir ierisinde
baz lakaplar sadece Hz. Alinin soyuna hasredilmitir ki bunlarn banda seyyid ve erif gelir
(bk. AL EVLDI).
Chiliye ve slm dnemlerinde airlerin bir ksm iirlerinde kullandklar ifadelerden mlhem
lakaplar almlardr. Tarafe, mtelemmis, nbiga, mmezzak, mlibl-esinne, teebbata erran
bunlardan bazlardr (Osman Muhammed Ali el-Abdile, s. 5, 6, 7-8, 12, 14, 17). Zibrikan (hafif
sakall), hebenneka (ksa boylu) gibi baz airlere ise bu lakaplar fizik zellikleriyle ilgili olarak
taklmtr.
Gelenein yaygn olduu kltrlerde ok defa lakap ismin yerini alr; hatta isimler unutulup
zerlerinde ihtilf edilir. slm tarihinde bunun rneklerine sk sk rastlanmaktadr. Eec (el-Abd)
(yara izli), Ahnef (b. Kays) (arpk bacakl), Arec (topal, aksak), Ame (bulank gren),
Tvs (b. Keysn) (erkek gzeli), Sefne (gemi, bir seferde ok yk tad iin bu lakap
verilmitir) bunlardan bazlardr. slm limlerinden Selib, Saleb, Saleb, mml-haremeyn,
Sbeveyhi, Chiz, Mberred gibi pek ou isimleri bilindii halde lakaplaryla mehur olmutur.
Hadiste, zellikle ricl ilminde lakap bilgisinin byk nemi vardr. Hadis limleri rvilerin
tannmas, bilhassa isim ve knyelerinde benzerlik olanlarn birbirine kartrlmamas iin lakap
bilgisine nem vermilerdir; bns-Salh bunu bir muhaddisin bilmesi gereken konular arasnda
sayar (Muaddime, s. 204 vd.). Ame, ecla (dilek), akra (kel), aver (tekgz), ahvel
(a), tavl (uzun), kasr (ksa) gibi fizik kusurlara dayanan sfatlar lakap olarak oka
kullanlm ve bu durum genellikle kt lakap saylmayp cerh gibi zaruretten dolay ciz
grlmtr. Rviler arasnda sadece lakaplaryla tannanlar olduka fazladr. Baz lakaplarn hangi
sebeplerle alndnn bilinmemesi sahipleri hakknda yanlmalara sebep olmutur. Abdullah b.
Muhammed ed-Dafin (zayf) lakab rivayette deil vcuta zayflndan dolay taklmtr; bunu
bilmeyen baz kimseler onun zayf bir rvi olduuna hkmetmilerdir. Muviye b. Abdlkerm ed-
Dle de itikad adan dallete dt iin deil Mekkeye giderken yolunu ard iin bu lakap
verilmitir. Bir kimsenin bazan ad, bazan lakabyla anlmas da iki ayr kiiden sz edildii
yanlgsn dourmutur. ok kullanlan lakaplarn sahipleri birbirlerinden ancak isim, knye veya
eserleriyle ayrt edilebilmilerdir. Lakap hakknda Ebl-Ferec bnl-Cevz, bnl-Farad, Hkim
en-Nsbr, Eb Bekir Ahmed b. Abdurrahman e-rz, bnl-Felek, bn Hacer el-Askaln, eyh
Abbas el-Kumm ve Syt gibi limler mstakil eserler yazmlardr (Kettn, s. 244-245).
Trklerde lakap takmak eski bir gelenektir. Kgarl Mahmud bunun iin at atmak tabirinin
kullanldn syler (Dvn Lugtit-Trk, III, 250). Trklerde ocuk belli bir yaa gelip bir
kahramanlk gstermedike ad (lakap) verilmezdi. Tirse Hann olu bir boay altedip boynunu
kestii iin Buga, Bre Beyin olu yol kesenlerle savap tccarlarn maln onlardan kurtard
iin Bams Beyrek adn almtr (Gkyay, s. 7, 34, 60). Orta Asya eski Trk devletlerinde ad
yannda lakap gelenei de vard. Bunlarda zellikle kara kelimesinin lakap olarak yaygnlk
kazand dikkati eker. Mesel Karaton, 410da Hun mparatorluunun bana geen hkmdarn
asl ad deil lakabyd (kara + ton = siyah renkli elbise, Pritsak, s. 259).
Abbslerden itibaren halifelerin tahta -Bat dillerinde taht ad (throne name) denilen-birer resm
lakapla ktklar grlr. lk defa Hulef-yi Ridn dneminde Hz. merin kulland emrl-
mminn unvanyla birlikte alnan veya halifeyi tahta karan kiilerce verilen bu resm lakap
nceleri seffh, mansr, mehd, hd, red, memn sfatlarndan olumutu. Yedinci halife Eb
shak Muhammedin Mutasm-Billh tercih etmesiyle lafza-i cellli hale dnt ve
gelenekleerek Msr Abbslerinin sonuncusu olan Mtevekkil-Alellah Muhammede kadar devam
etti. Abbs halifelerinin mehur olduklar, asl adlarnn yerini tutan bu resm lakaplarn benzerleri
(listesi iin bk. DA, I, 37, 38) Bat slm dnyasnda Ftm ve Endls Emev halifeleriyle hilfet
iddiasnda bulunan Murbtlar, Muvahhidler, Hafsler gibi eitli devletlerin hkmdarlar tarafndan
emrl-mminn unvanyla birlikte ve ayn kalplar ierisinde kullanlmlardr (mesel ilk Ftm
Halifesi mam Ubeydullah Mehd-Lidnillh, ilk Endls Emev Halifesi III. Abdurrahman Nsr-
Lidnillh lakaplarn almlard; bk. EMRl-MMNN; HLFET). Hilfet iddiasnda
bulunmayan Eyyb ve Memlk sultanlar da el-melikn-nsr, el-melikl-azz, el-melikz-zhir,
el-meliks-sad gibi melik kelimesiyle balayan lakaplar benimsemilerdir. Dou slm
dnyasnda hilfet iddia etmeyen ve Abbs halifesini (Badat, Msr) metb tanyan hkmdarlar
tahta ktklarnda halifeden saltanatlarnn tasdikini ve birer eref pyesi veya unvan olarak
kendilerine uygun grd lakaplar vermesini istemilerdir. Mesel Bveyhler imdd-devle,
izzd-devle, adudd-devle, Delhi sultanlar muzaffer, mansr, mchid gibi lakaplar
almlardr. Bu arada halifenin verdii lakab kendi konumuna, g ve kuvvetine gre az bulup itiraz
eden hkmdarlar da kmtr. Mahmd- Gaznev tahta geip sultan unvann kullanmaya
baladnda talebi zerine Halife Kdir-Billhn tevcih ettii yemnd-devle lakabn, ok geni
bir alanda hkimiyet kurmu olmasndan dolay yeterli bulmayarak ykseltilmesini istemi ve
ncekine ilveten emnl-mille lakabn da almtr (Nizmlmlk, s. 202). Halifeler sadece
sultanlara deil veliaht iln edilen ehzadelere, slm dnyasn sevindiren byk zaferleri
dolaysyla kumandanlara ve nemli devlet erknna da eitli lakaplar tevcih ederlerdi. Mesel Irak
amdi Ebl-Hasan Ali b. sya eyhd-devle ve sikatl-hazreteyn, Seluklu Veziri
Nizmlmlke daha nce verilen bu lakabna ilveten kvmd-dn ved-devle, radyy emril-
mminn lakaplar verilmiti. Ayn ekilde sultanlar da veliaht ehzadelere ve devlet adamlarna
uygun grdkleri lakaplar tevcih ederlerdi. Lakap verme srasnda byk trenler yaplrd.
Nizmlmlk Siysetnme adl eserinde lakaplarn nemine iaretle, Lakap onu tayan kiiye uygun
olmaldr der ve oalmalaryla deerlerinin azalacan, itibarlarnn kalmayacan belirterek
halife ve sultanlarn bu konuda hassas davranmalarn tavsiye eder. Ayrca lakaplar ve bunlarn
dzenlenmesi hakknda geni bilgiler verir (s. 192-204).
slm limleri ar vg ve kendini tezkiye anlam tayan, kiinin kibir ve gururuna sebep olan
lakaplarn kullanlmasn mekruh saymlardr (bn Kayyim el-Cevziyye, s. 94-95; bnl-Hac el-
Abder, I, 117 vd.; bn Hacer, Fetul-br, X, 468). Chiliye dnemi Araplarnda fizik
zelliklerine gre hayvanlara da ad vermek veya lakap takmak bir gelenekti. Bu gelenek Hz.
Peygamberin devesi Kasv (kula yark) rneinde olduu gibi slm dnemde de ciz
grlmtr.
slm tarihinde kiileri harekete geirmesi bakmndan nemli bir yeri bulunan, halife ve sultanlarn
devlet adamlarna eref pyesi niteliinde resm lakap tevcih etmeleri zamanla -Nizmlmlkn de
dikkat ektii gibi-ar derecede artarak deerinden ok ey kaybetmi, modern ada ise demokratik
lkelerde uygulamadan kalkmtr. Ancak hkimiyeti uhdesinde bulunduran millet meclisleri gerek
grdklerinde bu gelenei canlandrmaktadr. Mesel yalnz Trkiyeyi deil btn slm lemini,
zellikle Hint mslmanlarn ok sevindiren Sakarya zaferinden sonra Trkiye Byk Millet
Meclisi, bakumandan Mustafa Kemal Paaya gazi resm lakabn ve mir rtbesini vermi,
daha sonra bunu rnek alan Pakistan Parlamentosu da Muhammed Ali Cinnaha kid-i azam (ulu
nder) ve Liykat Ali Hana da kid-i millet lakaplarn vermitir.
BBLYOGRAFYA


Dvn Lugtit-Trk Tercmesi, III, 250; Msned, IV, 69; V, 380; Taber, Cmiul-beyn, XXVI,
132-133; a.mlf., Tr (Ebl-Fazl), V, 223; ayrca bk. ndeks; Tabern, el-Muceml-kebr (nr.
Hamd Abdlmecd es-Selef), Musul-Kahire 1405/1984, IV, 13; bnl-Farad, Kitbl-Elb (nr.
M. Zeynhm M. Azb), Beyrut 1992, s. 10; Nizmlmlk, Siysetnme (Kymen), s. 192-204;
Mcmelt-tevr vel-a (nr. Muhammed Ramazn), Tahran 1318 h., s. 416-430;
bnl-Kalnis, Tru Dma (Amedroz), s. 284; bnl-Esr, el-Kmil, bk. ndeks; bns-Salh,
Muaddimet bni-al (nr. Mustafa Db el-Bug), Dmak 1984, s. 204 vd.; Kurtub, el-Cmi,
XVI, 330; bn Fazlullah el-mer, et-Tarf (nr. Semr ed-Drb), Kerek 1413/1992; bn Kayyim
el-Cevziyye, Tufetl-mevdd bi-akmil-mevld, Beyrut 1403/1983, s. 94-95; bnl-Hac el-
Abder, el-Medal, Kahire 1401/1981, I, 117-124; bn Haldn, Mukaddime (trc. Sleyman Uluda),
stanbul 1982, I, 609 vd.; Kalkaend, ubul-a (emseddin), V, 412 vd., 447 vd.; VI, 3 vd.; bn
Hacer, Fetul-br (Hatb), X, 468, 469; a.mlf., Nzhetl-elbb fil-elb (nr. Abdlazz b.
Muhammed b. Slih es-Sedd), Riyad 1409/1989, I, 52, 74, 75, 93, 99, 143; II, 29, 221; Muhammed
b. Meyyed el-Badd, et-Tevessl ilet-teressl (nr. Ahmed Behmenyr), Tahran 1315 h.;
Mntecebddin Bed, Atebetl-ketebe (nr. Muhammed Kazvn - Abbas kbl), Tahran 1329 h.;
O. Pritsak, Qara Studie zur trkischen Rechtssymbolik, Zeki Velidi Togana Armaan, stanbul
1950-55, s. 259; Orhan aik Gkyay, Dedem Korkudun Kitab, stanbul 1973, s. 7, 34, 60; Sad
Seyyid Ubde, Edebt-tesmiye fil-beynin-nebev, [bask yeri yok] 1983 (Dru Msr), s. 100-110;
Hasan el-B, el-Elbl-slmiyye fit-tr vel-vei vel-r, Kahire 1989, s. 12, 16, 32,
36-37, 59, 63, 214; smail Yiit, Siyas-Din-Kltrel-Sosyal slm Tarihi: Memlkler, stanbul
1991, s. 81-82; Osman Muhammed Ali el-Abdile, Elb-uar beynel-Chiliyye vel-slm,
Kahire 1412/1991, s. 5, 6, 7-8, 12, 14, 17; Mcteba Uur, Ansiklopedik Hadis Terimleri Szl,
Ankara 1992, s. 72, 73, 74; Kettn, er-Risletl-mstetrafe (zbek), s. 244-245; Ali Sevim -
Erdoan Meril, Seluklu Devletleri Tarihi: Siyaset, Tekilt ve Kltr, Ankara 1995, s. 499-500;
Kuteybe e-ihb, Mucem elbi erbbis-suln fid-dvelil-slmiyye, Dmak 1995, s. 15, 16-
17, 117-122; Hanefi Palabyk, Valilikten mparatorlua Gazneliler, Devlet ve Saray Tekilt,
Ankara 2002, s. 114-129; S. D. Goitein, Nicknames as Family Names, JAOS, XC/4 (1970), s. 517
vd.; C. E. Bosworth, Lakab, EI (ng.), V, 618-631; D. S. Margoliouth, Names (Arabic), ERE,
IX, 136-140; Hakk Dursun Yldz, Abbsler, DA, I, 37, 38.
Nebi Bozkurt
Osmanllarda Lakap.
Osmanl padiahlarna ait lakaplarn bir ksm kendi dnemlerinde verilip resm literatrde yer
alrken bir ksm da ok sonra ayrt edici vasflarna gre taklmtr. I. Murad iin Hudvendigr,
I. Bayezid iin Yldrm, II. Bayezid iin Vel ve Sofu, I. Selim iin Yavuz lakaplar ya
kendi dnemlerinde yahut hemen sonra ortaya kmtr. II. Mehmedin Ftih, I. Sleyman iin
kullanlan Kann, II. Selimin Sar ve IV. Mehmedin Avc lakaplar daha sonraki asrlarda
ve zellikle XVIII ve XIX. yzyllarda yaygnlk kazanmtr. Yalnz I. Sleyman iin Muhteem
lakab daha kendi dneminde Avrupa literatrnde yer etmitir.
Osmanl brokrasisinde seyfiye, ilmiye ve kalemiye mesleklerinin teekkl ile birlikte meslek
mensuplar eitli zelliklerini yanstan lakaplarla tannmlardr. Bilhassa ktip zmreleri arasnda
ayn ad tayan birka kiiyi birbirinden ayrt edebilmek iin kendilerinin birtakm resm rumuzlarla
anld ve bunlardan bazlarnn asl adn ksaltmas olduu, daha sonra lakap haline dnt
dikkati ekmektedir. Mesel Ayn Ali Efendi, Lm Ali elebi, Dl Mehmed elebi gibi rnekler
yannda Feridun (Ahmed), l (Gelibolulu Mustafa ve Mehmed Emin l Paa), zz (Sleyman),
Subh (Mehmed), Rgb (Mehmed), Cevdet (Ahmed) gibi tannm ahsiyetlerin lakaplar zamanla
deta kendi asl adlarnn yerini almtr. Osmanllarda mesleklerin babadan oula gemesi gelenek
olduundan bir iki nesilden itibaren lakaplarn sonuna ... zdeler veya ... oullar eklenmeye
balanmtr.
Bata vezrizam olmak zere Osmanl devlet erknnn hemen her birinin bir lakab bulunmaktadr
(Sokullu, Pr, Kuyucu, Lala, Kprl, Topal, Melek, Zurnazen, Boynueri, Elmas, Arabac, Srmeli
vb.; bunlar iin bk. Danimend, V, 7-108). Osmanl brokrasisinde zellikle defterdarlara verilen
Mezbele-turpu Mahmud Efendi, Yahni-kapan Abdrrahim Efendi, Gizli-stma Hac brhim
Efendi, Ekin-iti Seyyid Feyzullah Efendi, Sopa-salan Kmil Ahmed Efendi gibi lakaplarn her
birinin verili hikyesi bulunmaktadr (a.g.e., V, 307-310).
Osmanl ulemsnn genel olarak lakaplarna bakldnda Fenrzde, ivizde, Drrzde,
Arapzde gibi aileye nisbetlerinin n plana kt grlmektedir. Osmanl dneminde kaleme alnm
baz tabakat kitaplarnda ulem biyografileri yazlrken isim tertibinde farkl kullanllara yer
verilmi, At biyografi bendlerinde ismi ne alrken eyh zellikle lakab n plana karmtr.
Burada ulemnn lakaplar kaydedilirken ounun mensup olduu ehre gre anld dikkati eker.
Bu dnemde devlet erknnn lakaplarn doum yerine, aile mesleine veya sanat alkanlna gre
verildii grlmektedir.
Osmanl geleneinde zellikle ilmiye mesleinde belli bal isimlere ait yaygn olarak kullanlan
lakaplar vardr. Ahmedin emseddin, Alinin Aleddin, Hseyinin Hsmeddin, Mahmudun
Bedreddin, Mustafann Muslihuddin, Ysufun Sinneddin veya Ziyeddin, brhimin
Tceddin, lyasn Fahreddin veya cddin ile kullanlmas yaygndr (zergin, XII/249
[1970], s. 5584). Lakaplar, corafyann veya ortamn deimesiyle Trkeden Arapa ve Farsaya
da dnebiliyordu. Konyada Kemikoullar ailesinin ama yerleince ayn anlama gelen
Azmzdeler diye mehur olduu bilinmektedir.
Anadoluda ailelerin slle veya soy ad olarak mutlaka bir lakab vard. Ancak bu lakap ekirdek
aileye deil birbiriyle akrabalk ba olan bir slleye aitti. Bu sebeple Anadolu kasaba ve
ehirlerinde hemen herkes birbirini lakabndan tanrd. Cumhuriyetin ilk yllarnda ve soyad
kanununun kabulnn (1934) ardndan uzun sre devam eden bu gelenek son otuz-krk ylda yaanan
youn g olgusu ile giderek kaybolmutur. Dier taraftan uygun olan baz lakaplar aynen veya baz
deiikliklerle soyad olarak da alnmtr.
Ortaa slm ve Trk ehirlerinin tarih, fizik ve toplumsal zelliklerine gre birer sfatla anlmas
yaygn bir gelenekti. Mekke-i Mkerreme, Medne-i Mnevvere, Kuds-i erif gibi kutsal ehirlere
ait zel sfatlar dnda dierlerinde dr ile balayp Arapa bir terkip halinde drlcell
(Erzurum), drlemn (sfahan, Tercan), drlfahr (Diyarbekir), drlfeth, drlmlk (Kayseri
ve Konya), drlfeyz (Harput), drliz (Amasya), drnnasr (Erzincan), mednetsselm ve
drsselm (Badat), drssugr (Antakya) vb. nitelemelere de rastlanr (TA, XII, 317-328).
BBLYOGRAFYA


At, Zeyl-i ekik, bk. Fihrist; eyh, Vekyiul-fuzal, tr.yer.; Danimend, Kronoloji2, V, 7-108,
307-310; O. Pritsak, Qara Studie zur trkischen Rechtssymbolik, Zeki Velidi Togana Armaan,
stanbul 1950-55, s. 259; Abdlkadir Donuk, Eski Trk Devletlerinde dar-Asker Unvan ve
Terimler, stanbul 1988; Mehmet pirli, lmiye Mensuplarnn mza ve Tasdik Formlleri, Tarih
Boyunca Paleografya ve Diplomatik Semineri: 30 Nisan - 2 Mays 1986, Bildiriler, stanbul 1988, s.
177-200; M. Kemal zergin, Trklerde Lkab Alma Adetlerine Dair, TFA, XII/249 (1970), s.
5583-5584; Erol zbilgen, slm Kltrnde sim Messesesi, lim ve Sanat, II/10, stanbul 1986,
s. 73-84; Feridun M. Emecen, Alinin Ayn: XVII. Yzyl Balarnda Osmanl Brokrasisinde
Ktib Rumuzlar, TD, sy. 35 (1994), s. 131-149; H. Busse, Izz al-Dawla, EI (ng.), IV, 293-
294; a.mlf., Iz al-Dn, a.e., IV, 294-295; C. E. Bosworth, Laab, a.e., V, 630-631; TA, XII,
317-328.

Mehmet pirli
LAKT
( )
Sahipsiz, buluntu ocuk anlamnda fkh terimi.
Szlkte bulmak, bir eyi yerden almak anlamndaki lakt kknden treyen ve bulunan ey
anlamna gelen lakt, fkhta terkedilmi ya da kaybolmu olup bakas tarafndan bulunan ve anne
babas da bilinmeyen ocuk demektir. Menbz da bu anlamdadr. Ayn kkten gelen lukata ise sahibi
bilinmeyen buluntu mal ifade eder. Terkedilmi ya da kaybolmu ocuu veya mal bulana mltakt,
bulma ilemine de iltikt denilir.
nsan hayatnn korunmas, insann temel haklarnn gvence altnda bulunmas ve bu amaca hizmet
eden tedbirlerin alnmas insan bir vazife olduu kadar dinin de gereidir. Kuranda bir kimsenin
hayatn kurtarmann btn insanlar kurtarma, bir kimseye hayat vermenin btn insanl yaatma
derecesinde vgye deer bir davran olduu belirtilmi (el-Mide 5/32), slmn temel retisinde
insan yeryzndeki en deerli varlk, insan hayatnn korunmas da dinlerin gnderili amalarndan
ve hukuk dzeninin temel ilkelerinden biri olarak grlmtr. eitli sebeplerle ebeveyni tarafndan
terkedilmi veya kaybolmu ocuklarn mmknse ebeveyninin bulunmas, deilse gvenli bir usulde
onlarn himaye altna alnp topluma kazandrlmas konusunun slm muhitinde din ve ahlk bir
dev olarak alglanp bu konuda hukuk teorisi oluturulmas ve bu kimseleri korumaya ynelik bir
dizi kuraln gelitirilmesi byle bir anlayn rndr. Konu, klasik fkh literatrnde genellikle
bamsz bir blm (kitap) halinde lakt bal altnda, bazan da lukata bahsinin alt konusu
olarak ele alnr. Hemen her dnemde ve toplumda aktel deerini koruyan bu konuda klasik fkh
doktrininde gelitirilen hkmler, bir ynyle fakihlerin iinde bulunduklar dnemin artlarn ve
imknlarn ve tecrbe birikimlerini yanstsa da neticede toplumdaki kimsesiz ocuklara sahip
klmasn ve onlarn korunmasn amalayan tedbir ve neriler niteliindedir. Toplumsal yapdaki
deimelere paralel olarak bu konuda kurumsal nlemler alnp yasal dzenlemelere gidilmesi de bu
tecrbenin yeni safhalarn tekil eder.
Mahiyeti ve artlar. Fakihler lakti terkedilerek kaybolmu ocuk (Ksn, VI, 197), himaye
edeni bulunmayan kaybolmu ocuk (Nevev, IV, 484), ebeveyni veya klelii bilinmeyen kk
ocuk (Rass, s. 612), ailesinin fakirlik korkusuyla yahut zina sulamasndan kurtulmak iin
terkettii canl ocuk (Muhammed b. Abdullah et-Timurt, IV, 269), nesebi ve klelii
bilinmeyen, yolda braklm veya kaybolmu gayri mmeyyiz kk (Haccv, IV, 405) eklinde
tanmlarlar. Tanmlardan bir ksm, kaybolmu yahut terkedilmi bir kimsenin hangi artlarda lakt
ahkmna tbi olacan belirlemeye alt iin ayrntldr. Haneflerle Mlikler, doumdan
itibaren drt be yana kadarki ocuklar bu kapsamda grrken filerle Hanbellerin ounluu,
gzetilmeye ihtiyalar bulunduundan dolay mmeyyiz kkle deliyi de buna dahil eder. Yaplan
tanmlardan, gerek kaybolmu gerekse ebeveyni tarafndan terkedilmi ocuklarn lakt hkmn
alaca anlalmaktaysa da burada esasen ebeveyni bilinmeyen ve halin delletinden terkedildii
anlalan ocuklar ve onlarn himaye altna alnmas sz konusudur. Kaybolmu ve ailesi tarafndan
aranan ocuklarda ise aslolan onlarn ebeveynine kavuturulmasdr.
ocuu bulan kimsenin onu himayesine almada nceliinin olabilmesi iin akll, bli, iyi ahlkl ve
ocuu koruyabilecek g ve imkna sahip bir kimse olmas gerekir. Byle olmad takdirde hkim
ocuu ondan alp bu vasflar tayan baka birine verir. Lakti himayesine alma hususunda kadnla
erkek arasnda bir fark gzetilmezse de baz Mlikler st emme andaki kklerde emzikli kadna
ncelik verirler. Fakihlerin ounluu, ebeveyninin mslman olduu anlaldnda bu ocuun gayri
mslime verilmesini ciz grmezken Hanefler bulann ocuu koruyacak ehliyete sahip olmasn
yeterli grr, ancak bu vasfa sahip gayri mslimin yanndaki laktin temyiz ana geldiinde
alnacan belirtirler.
Hkm. Kaybolmu veya terkedilmi halde bulunan bir ocuun iinde bulunduu durumdan
kurtarlmas bir insanlk grevidir. Fakihler bunu, Kurann iyilik zerinde yardmlamaya ve hayat
kurtarmaya (el-Mide 5/29, 32) dair emrinin kapsamna giren kif, yani bir ksm insanlar tarafndan
yerine getirildiinde dierlerinden sorumluluun kalkt din bir dev olarak grrler. ocuk hayat
tehlike iinde olup da ona sahip kacak baka kimse bulunmadnda ise bu grev farz- ayna
dnr. ocuu bulan kimsenin bu durumu ahitle tesbit etmesi, ocuun ileride kleletirilmesi
veya nesebinin zayi olmas tehlikesini nleyecei durumlarda vcip, byle bir tehlike bulunmadnda
ise mstehap grlmtr.
nsanda aslolan hrriyet olup klelik rz bir durum olduundan lakt aksi ispatlanmad srece hr
kabul edilir. Sahbe ve tbin limlerinin gr byle olduu gibi ilk dnemlerden itibaren de
uygulama byle olmutur (bn Hazm, IX, 162-163). Dinine gelince, esasen kk ocuk iin dinden
sz etmeye mahal olmasa da bula ermeden lmesi gibi baz muhtemel gelimeler sebebiyle laktin
tbi olaca din ahkm belirlemek gerekebilir. Bunun iin de fakihlerin ounluu laktin bulunduu
lke veya blgedeki hkim dinin esas alnacan sylerken Haneflerden mam Muhammed ile
Mliklerden Eheb bu konuda bulann dininin esas olaca grndedir.
Lakti bulan, onu bakm ve gzetimine almaya dier kimselere gre daha ok hak sahibidir. Ancak
ocuu nesebini zerine geirerek evlt edinmesi veya nesebini zayi etmesi ciz olmaz. Burada ama,
kimsesiz olan bu ocuun haklarnn korunmas ve topluma kazandrlmas olduundan bulan kimsenin
ocua bakp onu gzetecek ve yetitirecek ehliyette olmas gerekir. Deilse ondan alnp ehil olan
bir bakasna verilir. Mesel fakihlerce kk, deli, sefih, fsk, mezun olmayan kle ve fakir lakti
himayesine almaya bunun iin ehil grlmez.
Hadiste zikredilen, devlet bakannn velisi olmayanlarn velisi olacana dair genel kuraln
delletiyle (Tirmiz, Nik, 15; Eb Dvd, Nik, 19; bn Mce, Nik, 15) laktin velisi
prensip olarak devlet bakandr. Bulan kimse ancak hkimin karar vermesi halinde laktin velyetini
stlenebilir. Velisinin devlet olmas sebebiyle ocuk ldnde mirass veya aleyhine bir su
ilendiinde hak sahibi beytlml olduu gibi tazminat gerektiren bir fiil ilediinde de beytlml
sorumlu olur.
Laktle ilgili meseleler arasnda belki de en nemli olan nesebidir. Laktin ebeveyni bilinmediinden
kural olarak nesebi de yoktur. Baba olabilecek yata bir mslman onun kendi ocuu olduunu ileri
srdnde Hanefler, laktin nesep sahibi olmasn kolaylatrmak amacyla normal ispat hukuku
kurallarn iletmeksizin bu mcerret iddiay ocuu ona verebilmek iin yeterli grrler. Hanefler
bu konuda kyas terkederek istihsan yoluyla zm retmitir. Kyas burada dier alanlarda olduu
gibi iddiann bir delille ispatn gerektirmekteyse de ocuu himayede ehliyetsizlii sabit olmad
srece iddia sahibinin ikrarnn esas alnmas ocuk iin salt yarar ierdii ve baka bir ahsa zarar
da sz konusu olmad iin kyasn gerektirdii kural terkedilmektedir (Ksn, VI, 199).
Haneflerin bu grne fi ve Hanbeller de katlr. ddia sahibinin zimm olmas halinde ise
durum ksmen farkldr. Zimm iddiasn delille ispat ederse nesebi lehine tescil edildii gibi ocuk
da kendisine verilir. Mcerret iddia sahibi ise sadece nesep hakk doar ve ocuun kural olarak
mslman olduuna hkmedilerek zimmiye ocuu yetitirme (hidne) hakk verilmez. Klenin
mcerret iddiasnda da ocuun hrriyet hakk sakl tutulur. Bu kaytlar, ocuk iin en yararl olan
bulmak ve ona bu ynde bir gelecek hazrlamak amacyladr. Mlik fakihleri ilke olarak laktin
nesebinin delille ispatndan yanadr. Birden fazla kimse nesep iddiasnda bulunduunda fakihlerin
genel gr, mslman-zimm ayrm yaplmakszn normal ispat hukuku kurallarn iletmektir.
fi ve Hanbeller, nesep tesbitinde fiziksel zelliklere bakarak tesbitte bulunma usul olan kyfe
gibi zel tekniklerden de yararlanlmas taraftardr. Hanefler, nesep iddiasnda bulunanlarn
delillerinin eitlii halinde ocuk iin daha yararl olacan dndklerinden mslmana veya hr
kimseye ncelik verirler. Bir kadnn laktin kendi ocuu olduunu iddia etmesi halinde ise nesep
kocasna balanaca ve onun hukukunu da ilgilendirdii iin kural olarak bu iddiasn delille ispat
istenir.
Laktin beslenme, giyim, barnma gibi masraflar (nafaka), varsa zerinde bulunan veya ona hibe
edilenler gibi zel malndan, deilse bu tr harcamalara tahsis edilmi vakflardan, o da yoksa devlet
btesinden karlanr. ocuu bulan kimse, hkimden izin alarak bul sonras geri istemek zere
kendi malndan harcama yapabilir. Byle bir izin alnmazsa yaplan harcama ocuk lehine teberru
saylr.
Laktin bulunduu blgeden baka bir yere gtrlmesinin hangi durumda ciz olacana dair
zellikle fi ve Hanbel mezheplerindeki tartmalar ve kstlayc hkmler, gerek ocuun
bulunduu mahalden uzaa gtrlmeyip nesebinin ve ailesinin ortaya kmasna imkn hazrlamay,
gerekse ehirde bulunan ocuun kye ve gnlk hayat standard daha dk bir yere gtrlmesinde
veya uzak bir blgeye gtrlp kleletirilmesinin kolaylamasnda olduu gibi ocuun hak
kaybna uramasn nlemeyi amalamaktadr.
BBLYOGRAFYA


Tirmiz, Nik, 15; Eb Dvd, Nik, 19; bn Mce, Nik, 15; bn Hazm, el-Muall,
Kahire 1389/1969, IX, 162-166; rz, el-Mheeb, II, 434-440; Serahs, el-Mebs, X, 209-221;
Ksn, Bedi, VI, 197-200; bn Rd, Bidyetl-mctehid, stanbul 1985, II, 255-256; bn
Kudme, el-Mun, Kahire 1389/1969, VI, 112-136; sren, Akm-r, Beyrut 1418/1997;
Nevev, Ravat-libn (nr. dil Ahmed Abdlmevcd - Ali M. Muavvaz), Beyrut 1412/1992, IV,
483-518; bn Czey, el-avnnl-fhiyye, Beyrut, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye), s. 224-225;
bnl-Hmm, Fetul-adr (Kahire), V, 342-348; Erdebl, el-Envr li-amlil-ebrr, Kahire
1390/1970, I, 670-675; Rass, eru uddi bn Arafe, Muhammediye 1412/1992, s. 612-613;
Haccv, el-n, Beyrut, ts. (Drl-marife), IV, 405-410; bn Nceym, el-Barr-ri, V, 155-
161; Muhammed b. Abdullah et-Timurt, Tenvrl-ebr (bn bidn, Reddl-mutr [Kahire]
iinde), IV, 269; emseddin er-Reml, Nihyetl-mutc, Kahire 1386/1967, V, 446-464; bn
bidn, Reddl-mutr (Kahire), IV, 269-275; Bilmen, Kamus2, VII, 228-241; M. Mustafa eleb,
Akml-sre fil-slm, Beyrut 1397/1977, s. 709-712; Mahmd eltt, el-Fetv, Beyrut
1403/1983, s. 319-322; Abdlkerm Zeydn, Mecma Bu fhiyye, Badad 1407/1986, s. 351-
374; Saffet Kse, slam Hukukunda Bulunmu Mal ve ocuk (yksek lisans tezi, 1988), M Sosyal
Bilimler Enstits; ml Ysin Abdlmut el-Bndr, et-Terul-slm f riyetil-la ve
fil-luaa (doktora tezi, 1988), Cmiatl-Ezher Ferul-bent, el-Mektebetl-Merkeziyye, nr.
250; Orhan eker, slam Hukukunda ocuk, stanbul 1990, s. 193-205; Meryem Ahmed ed-Dastn,
Akml-la fil-slm, Kahire 1413/1992; E. Pritsch - O. Spies, slm Hukukunda Ksniye
Gre Bulunmu ocuk (trc. Sabri akir Ansay), AFD, IV/1-2 (1955), s. 13-15; A. M. Delcambre,
La, EI (ng.), V, 639; La, Mv.F, XXXV, 310-325.

Saffet Kse

LAL
( )
Klasik Trk edebiyatnda adndan en fazla bahsedilen kymetli bir ta.
Yakut cinsinden parlak krmz renkli ve saydam bir cevher olan lal ham maddesi billrlam
alminyum oksididir (grena, spinal); Seylan ta olarak da bilinir. Ahd-i Atkin birka yerinde ad
anlan lalin (mesel bk. Eyub, 28/18) brnceden ll eklinde Farsaya, oradan da Arapaya
getii sanlmaktadr (Dihhud, XXII, 222). Abbs hilfetinin ilk dnemlerine kadar bilinmeyen bu
kymetli ta rivayete gre byk bir deprem sonucu Bedahan yaknlarndaki Sekenan (?) dann
yarlmasyla ortaya kmtr. Kadnlar, adn kt yere nisbetle alan bu krmz tan daha ziyade
ak tonlarndan kpe yapmay det edinince deeri artm ve mcevherattan saylmaya balanmtr.
Dihhudnn eitli kaynaklardan derledii bilgilere gre lalin nar tanesi, erguvan ve pembe
meneke renginde grnd, yakuttan daha yumuak ve daha ak renkte tabiatnn mutedil, germ ve
huk olduu, kalp, zihin ve grme melekesine faydas dokunduu, ehveti tahrik ettii, stnde lal
bulunan kiinin korkulu rya grmedii, sevdav rahatszlklara iyi geldii ve erbet yaplarak
kullanld anlalmaktadr (a.g.e., XXII, 222-223). Lalin oluumuyla ilgili bir efsaneye gre ise
yerden beyaz renkte karlan ta taze kana bulanp gnete kurumaya braklarak renklendirilmitir
(Sd, I, 79).
Yakutun bir eidi olan lal ak krmz renginden bilinir. Lal kelimesiyle kurulmu tamlamalarda
pembe rengin n plana karlmas bu sebepledir. Lal-i rummn (nar tanesi renginde lal), lal-i
bdr (effaf, ak renkli lal), lal-i piyzeg (krmz renkli lal), lal-i revn (zm arab renginde
lal), lal-i byrek (gne kzl lal), lal-i ho-b (berrak lal) renginin eitli tonlarn ifade eden
tamlamalardr. Son tamlama sevgilinin dudandan kinaye olup dudak rengi olan pembeyi n plana
karr.
Eskiden beri kemer, gerdanlk, yzk, kpe, kadeh, hokka vb. eya yapm ile cilt sslemelerinde
kullanlan lal divan iirinde daha ziyade Bedahan adyla birlikte anlr (lal-i Bedah, lal-i
Bedahn vb.). Bu blgede karlan bir tr pembe yakuta bedah adnn verilmesi de (DA, V, 291)
airlerin lal ile bedah (bedahan = yakutlar) birlikte kullanmalarna ve bedahan kelimesiyle
zaman zaman her iki mnay da kastederek sanat gstermelerine yol amtr: Nakk bilindi nak
iinde / Lal oldu yan bedah iinde (Nesm).
Lal, ark edebiyatlarnda hemen daima sevgilinin duda yerine bir mazmun olarak kullanlmtr.
airler leb-i lal yerine mecz-i rf yoluyla yalnzca lal
dediklerinde pembe dudak anlalr: Canfed-y laliyim bir dilber-i canperverin / stemem ben
Hzrn olsun eme-i b- hayt (Fuzl). Klasik iirde lal kelimesi dudak yerine zikredilirken
genellikle tamlama halinde bulunur: Lal-i drefn (arasndan inci gibi dilerin grnd dudak),
lal-i kehrb (krmz dudak), lal-i meygn (arap renkli dudak), lal-i nb (pembe dudak), lal-i
eker-br (tatl szler syleyen dudak), lal-i gl-fen (gl saan dudak) bunlardandr: Elin elimde
san trumr sinemde / Gzm gznde lebim lal-i gl-fennda (Tevfik Fikret).
Lalin edebiyatta benzetme unsuru olarak kullanld bir baka madde de araptr ve Benzetme yn
yine lalin rengidir. Mey-i lal-gn (lal renkli arap), lal-i mzb (erimi lal gibi olan arap), lal-
i revn (akan lal, arap), arab- lal (lal renkli arap) gibi tamlamalar bu ilgiyi gsterir: elim
lal-i mzb saalm cralar / Hk-i glzr bugn kn- Bedahn edelim (Bk).
Edebiyatta lalin kana benzetilmesi de yine rengi dolaysyladr. zellikle kn kanl gz ya lal
kadar deerlidir. Ahmed Paann u beytinde kan oturmu gzler yakuta, akan yalar da lale
benzetilir: U ek krbn- Bedahn- ddeden / Rma katar- lal ile dr armaan eker.
Eski astroloji ilmine gre gne ve baz yldzlar madenler zerine tesir ederek onlarn mahiyetlerini
deitirir. Bedahanda karlan lal de nce beyaz renkte bir ta iken bu blgede Sheyl yldznn
etkisiyle kzarp deerli bir cevher olmu: Sheylin pertevi seng-i bedah lal eder lkin / Gzm
yan ykt eyledi drr-i bengu (Hayl Bey).
Lal Bedahanda kayalarn iinde sakl olduundan air onun meydana karlmas iin nce kayann
krlmas, sonra da cier kanyla boyanp gne nda bekletilmesi gerektiini dnr: Gz
yumunca her mjem yz hn- dil peyd eder / Te bir lal almaa bin kez leb-i kn per (Hayl
Bey). zellikle lalin cier kanyla gnete piirilmesi, ile ve gam ekmesi n haline
benzetildiinden ortaya lal-k mnasebeti kmtr. Bu dnceden yola klarak Farsada Ta
sabr ile lal olur eklindeki (Trkedeki Koruk sabr ile helva olur karl) atasz domutur.
Divan iirinde lal kelimesinin getii yerlerde dudak, renk, kan, arap, Bedahan, bedah gibi ilgili
kelimeler de zikredilerek tebih, tenasp, leff ner vb. edeb sanatlar yaplmtr.
BBLYOGRAFYA


Ferheng-i Frs, III, 3596-3597; bn Havkal, retl-ar, s. 327; Ykt, Muceml-bldn, I, 320;
Sd, erh-i Dvn- Hfz- rz, stanbul 1288, I, 79; J. Chevalier - A. Gheerbrant, Dictionnaire
des Symboles, Paris 1969, IV, 131; Mehmet avuolu, Necti Bey Dvnnn Tahlili, stanbul
1971, s. 70, 142, 167, 169; Harun Tolasa, Ahmet Paann iir Dnyas, Ankara 1973, s. 83, 259,
267, 320, 368, 444, 509, 512, 519; Cemal Kurnaz, Hayl Bey Dvn (Tahlili), Ankara 1987, s. 162-
163; skender Pala, Ansiklopedik Divan iiri Szl, Ankara 1989, I, 131; II, 75-76; Nejat
Seferciolu, Nev Dvnnn Tahlili, Ankara 1990, s. 91; Ahmet Talt Onay, Eski Trk
Edebiyatnda Mazmunlar (haz. Cemal Kurnaz), Ankara 1992, s. 71, 273-274; Z. Vesel, Sur la
terminologie des gemmes: Yqut et lal chez les auteurs persans, SIr., XIV/2 (1985), s. 147-155;
Barthold, Bedahan, A, II, 435; Pakaln, II, 353; Dihhud, Luatnme, XXII, 221-226; Mehmet
Saray, Bedahan, DA, V, 291-292; Mustafa Uzun, Bedahan, a.e., V, 292-293; Mustafa Kutlu,
Lal, TDEA, VI, 62-63; ML, VII, 781-782.

skender Pala

LALA
Osmanllarda ehzadelerin yetitirilmesinden sorumlu grevli.
Farsa olan ll kelimesi szlkte kul, kle; efendinin ocuuna bakmakla ykml hizmetkr
anlamna gelir. Tarih seyir ierisinde zamanla ileri gelenlerin, varlkl kiilerin, yksek dereceli
idarecilerin, bey, han, hkmdar ocuklarnn eitimiyle ilgilenen, onlara ynetim sanatn reten,
her trl bakmndan ve yetimesinden sorumlu olan kiileri ifade eden bir mna kazanmtr.
Bylece daha nceki atabeglik kurumunun bir benzeri olarak gelime gstermi, ancak bu kurum
kadar siyas bir nitelie sahip olmamtr (bk. ATABEG).
Lala kelimesinin Anadoluda Farsann etkisiyle XIII. yzyldan itibaren kullanlmaya baland
sanlmaktadr. Kelimenin atabeglik sfatn kazanmas muhtemelen XV. yzylda gereklemitir.
Aslnda atabegin lalala dnmesi yahut ikisinin ayn anlamda kullanlmasyla ilgili kaytlara XIV.
yzylda rastlanr. Anadolu Seluklu kaynaklarnda lala ve atabeg kelimelerinin birlikte getii
dikkati eker (Uzunarl, Medhal, s. 79). Yine Memlklerde, Akkoyunlu-Karakoyunlularda lala
tabiri hem sultan hem de mer ocuklarn eiten kimseler iin kullanlmtr (a.g.e., s. 273, 318).
Anadolu sahasnda eserini XIV. yzyln ilk eyreinde kaleme alan Eflk lala kelimesine yer
vermitir. Ayn ekilde bn Bb ve Aksarynin eserlerinde de lala kelimesi gemektedir. Bu durum
lalann atabeg karl olarak yerletiini gsterir. Fakat atabeglik gibi siyas bir kurum zelliine
sahip olmadndan Osmanllarda lala kelimesi atabeg kavram ierisinde veliahdn, hatta tahta
geen hkmdarn nibi, onun yerine devleti idare eden kii niteliini hibir zaman kazanmamtr.
lk Osmanl kaynaklarnda atabeg ve lala kelimelerine bir arada rastlanmaktadr. XV. yzyl
tarihilerinden Tursun Bey, Manisaya gnderilen ehzade Mehmede (Ftih Sultan Mehmed)
Zaanos Paann atabeg koulduunu yazar (Trh-i Ebl-Feth, s. 36). II. Bayezidin olu
ehinahtan sz ederken de onun lalasnn Karagz Bey olduunu belirtir (a.g.e., s. 207). II.
Muradn gazlarn anlatan anonim bir eserde gerek andarl Halil Paa gerekse hin Paa iin lala
tabiri ska geer (Gazavt- Sultn Murd b. Mehemmed Hn, s. 33, 56, 66). Yine burada, ehzade
Mehmedin Manisaya gnderilmesinden sonra onun blgedeki idareciliini kendisine refakat eden
iki lalasyla (Kassabolu Mahmud Bey ve Nianc brhim Bey) danarak yapmakta olduundan
bahsedilir (a.g.e., s. 2). Bu kaytlara ramen bir kurum olarak lalaln Osmanllarda ne zaman
ortaya kt hakknda herhangi bir bilgiye ulalamamaktadr. Baz aratrmaclar bunun I. Murad
devrinde bir messese haline geldiini kaydeder.
Ftih Sultan Mehmedin tekilt kanunnmesi, ehzade lalalnn resm bir nitelik kazanm
olduunun ilk nemli ve ak belgesini oluturur. Burada lalalk makamnn protokoldeki derecesine
iaret edilir ve yerinin mal defterdarnn altnda olduu belirtilir. Bu durum, bir tara grevi olmas
dolaysyla lalaln Osmanl merkez brokratik yaplanmasnn ve hiyerarisinin altnda
bulunduunu gsterir. Ancak daha sonra bu makamn giderek XVI. yzylda nem kazand ve ileri
derecelere ulat anlalmaktadr. Lala elkbndaki deimeler bunun bir gstergesidir.
Osmanl ehzadelerinin sancaa klar ve bulunduklar blgede idarecilik (sancak beylii)
yapmalar sebebiyle lalalar sadece onlarn eitiminden deil ayn zamanda mahall idareden de
sorumlu bir vasf kazanmtr. Tara ynetiminde ehzadenin maiyetinde bulunan
grevlilerin ba ve en nde geleni laladr. Lalalar ok defa Enderundan yetimi, tecrbeli,
gvenilir ahslar arasndan titizlikle seilir ve merkezden tayin edilirdi. lk dnemlerde lalalar
arasnda yerli mer ailelerine mensup kimselerin olduu bilinmektedir. XV. yzyln sonlarndan
itibaren genellikle kul asll devlet grevlileri bu makama getirilmitir. Lalalar sancak beyi,
beylerbeyi rtbesindeki devlet adamlar arasndan seilebildii gibi bu greve daha alt seviyede
hizmetliler de tayin edilebilirdi. Bu makamda srelerini tamamlayanlar ok defa daha yksek
dereceli tara grevlerine gnderilirdi. Mesel Manisaya yollanan ehzade Sleymann (Kann
Sultan Sleyman) lalas, defterdarlkta ve vezirlikte bulunmu tecrbeli devlet adam olan Kasm
Paa idi (Cellzde, s. 180-181). II. Selimin lalas olan Mustafa Paa sancak beyi iken onun
lalalna getirilmi, daha sonra beylerbeyiliklerde bulunmu ve ikinci vezirlie ykselmiti. III.
Mehmedin padiah oluu srasnda lalalk grevini yrten Mehmed Paa ise nce vezir olmu,
ardndan sadrazamla getirilmitir. Lalalarn grev sreleri sancak beylerine benzer tarzda iki yl
kadard. Baz durumlarda sk sk lala deiikliklerinin olduu grlmektedir. Bunun en nemli
sebebi, bulunduklar yerlerde ehzadeyi etki altna alarak bir g unsuru haline gelmelerini nlemek
olmaldr. Fakat yine de lalalk ileride daha yksek grevlere getirilmeyi salayan bir basamak haline
gelmitir. Bilhassa lalalklarnda bulunduklar ehzadelerin padiah olmas onlara byk bir nfuz ve
makam temin etmitir.
Lalann grevleri arasnda ehzadenin eitimi yannda onun siyas meselelere vukufuna yardmc
olmak, Dvn- Hmyunun kk bir modeli olan ehzade divanna vezir makamnda bakanlk
etmek, sancak askerleriyle sefere kmak yahut sefer vakti bulunduu blgenin byk blmnn
muhafaza hizmetini grmek, merkezle ehzade arasndaki ba salamak, herhangi bir meselede
merkezle dorudan irtibata gemek ve gereken tedbirleri almak bata geliyordu. Lalann idar
fonksiyonu ehzadenin yann kk olmas durumunda daha da nem kazanyordu. Yetikin
ehzadelerin yannda ise pasif bir konumda kalabiliyor, ehzadenin bizzat kendisi siyaset ve idarede
etkin oluyordu. Bu durumda lalalar ikinci planda kalrken vazifeleri daha ok merkezle ehzade
arasnda belirginleen bir ekil alyordu. II. Bayezidin oullar Yavuz Sultan Selim, Korkut, Ahmed
gibi ehzadelerin yanndaki lalalarn idar fonksiyonlar ve etkileri ok azd, bunlar deta ismen tayin
edilmi bir mevkide kalmlard. Buna karlk Ftih Sultan Mehmedin, Kann Sultan Sleymann,
II. Selimin, III. Murad ve III. Mehmedin lalalar siyas ve idar bakmdan n plana kmlardr.
Lalalarn idar yetki dereceleri zellikle Kann Sultan Sleymann olu ehzade Bayezid olaynn
ardndan artmtr. Bu hadiseden sonra yegne veliaht sanca haline gelen Saruhan sancann
merkezi Manisaya gnderilen ehzadelerin (III. Murad ve III. Mehmed) yannda bulunan lalalarn
btn idar ilerde n planda olduu, merkezden gnderilen hkmleri lala adna hitaben kaleme
aldklar dikkati ekmektedir (Emecen, s. 35). Lalalarn ehzadeler zerindeki denetiminin artmas
onlarn vazife alanlarn da giderek geniletmi, lalalar mahall tayinler, timar tevcihleri, muhafaza,
asayi temini gibi pek ok konuda yetkili konuma gelmitir.
Lalalk, III. Mehmedden sonra ehzadelerin sancaa kma usullerine nihayet verilmesiyle idar
ynn tamamen yitirmitir. Saltanat sistemindeki deime ve ehzadelerin sarayda sk bir gzetim
altnda tutulmalar, lalala sadece eitim fonksiyonunun n plana kt yeni bir sfat kazandrd
gibi kimliklerinin deimesine de yol amtr. ehzadelerin maiyetine harem aalarndan (has odal)
kii tayin edilmeye ve bunlarn en tecrbelisi ve yals balala unvanyla onun eitiminden
sorumlu tutulmaya balanmtr. Hadm aalardan seilen bu lalalar sarayda sadece ehzadenin
eitimiyle ilgilenmilerdir. Bunlarn XVII. yzylda saray iinde eitli entrikalara kartklar ve
bazlarnn byk nfuz sahibi olduklar bilinmektedir. IV. Mehmedin balalas Uzun Sleyman Aa,
Ksem Sultann katli iine karm, sarayda byk nfuz sahibi olmutur (Uzunarl, Osmanl
Tarihi, III/1, s. 257-260). Adlar eitli olaylar dolaysyla geen dier lalalar arasnda II.
Sleymann lalas Ahmed Aa, III. Selimin lalas Mahmud Bey, II. Mahmudun lalalar Anber Aa,
Recebpaazde Mehmed Bey ile Balala Tayyar Efendi zikredilebilir. Bu dnemlerde padiahlarn
vezrizamlara lala tabiriyle hitap etmeye baladklar da belirtilmelidir. Lala kelimesi eitici,
bakc anlamnda halk arasnda da yaygn bir ekilde kullanlmtr.
BBLYOGRAFYA


bn Bb, el-Evmirl-Aliyye (trc. Mrsel ztrk), Ankara 1996, I, 275; Aksary, Msmeretl-
ahbr (trc. Mrsel ztrk), Ankara 2000, s. 30; Eflk, riflerin Menkbeleri (trc. Tahsin Yazc),
Ankara 1995, II, 507-508; Gazavt- Sultn Murd b. Mehemmed Hn (nr. Halil nalck - Mevld
Ouz), Ankara 1978, s. 2, 33, 56, 66; Tursun Bey, Trh-i Ebl-Feth (nr. Mertol Tulum), stanbul
1977, s. 36, 207; Celalzde Mustafa elebi, Selimnme (nr. Ahmet Uur - Mustafa uhadar),
Ankara 1990, s. 180-181; bn Kemal, Tevrh-i l-i Osmn, VIII. Defter, s. 2, 20, 97; Ahmed Cvid,
Hadka-i Vekyi (haz. Adnan Baycar), Ankara 1998, s. 141; Mehmed Zeki, Maktl ehzadeler,
stanbul 1336, s. 2-3; Uzunarl, Osmanl Tarihi, III/1, s. 257-260; a.mlf., Medhal, s. 79, 273, 318;
a.mlf., Sancaa karlan Osmanl ehzadeleri, TTK Belleten, XXXIX/156 (1975), s. 659-696;
Feridun M. Emecen, XVI. Asrda Manisa Kazs, Ankara 1989, s. 35; J. Woods, Akkoyunlular (trc.
Sibel zbudun), stanbul 1993, s. 20; L. Peirce, Harem-i Humayun, Osmanl mparatorluunda
Hkmranlk ve Kadnlar (trc. A. Berktay), stanbul 1996, tr.yer.; Kenan Ziya Ta, Osmanllarda
Lalalk Messesesi, Isparta, ts.; smet Parmakszolu, Lala, TA, XXII, 456-457.

Tuncer Baykara

LALA MEHMED PAA
(. 1015/1606)
Osmanl vezrizam.
Bosnal ahinolu ailesinden olup Yayada (Jajce) dodu. Baz kaynaklarda Sokullu Mehmed Paa
ile akrabaln ifade etmek zere Tavil Mehmed Paa olarak da anlr. Saraya ne zaman ve nasl
alnd bilinmemektedir. Kaynaklarda yer alan ilk grevleri pekir aal, kk mrhurluk ve
byk mrhurluktur. Muhtemelen saraydaki hizmeti srasnda ehzadelerin eitiminde grev ald
iin Lala unvan ile anlmtr. 999 Reblhiri sonunda (24 ubat 1591) Saati Hasan Paann
yerine yenieri aas oldu ve Sadrazam Sinan Paann kt Avusturya seferine yenierilerle
birlikte katlma grevi ald. 9 evval 1002de (28 Haziran 1594) stanbuldan ayrld.
Sefer srasnda nemli grevleri baaryla yerine getirdi. Tata Kalesinin geri alnmas srasnda (29
evval 1002 / 18 Temmuz 1594) cesaretiyle takdir kazand. Fakat ertesi gn Sinan Paa tarafndan
azledildi. Bununla beraber Semartin ve Yank kaleleri kuatmalarnda bulundu ve Mihall Ahmed
Paa yerine Karaman beylerbeyiliine (Zilhicce 1002 / Austos 1594), ksa bir sre sonra da Satrc
Mehmed Paann azli zerine Anadolu beylerbeyiliine
(11 Muharrem 1003 / 26 Eyll 1594) getirildi.
Ferhad Paann ksa sren ikinci sadreti srasnda Eflak olaylaryla ilgilenmesinden dolay Lala
Mehmed Paa, Budin civarndaki askere serdar tayin edilerek snrn muhafazasyla grevlendirildi.
Arkasndan tekrar sadrazam olan Sinan Paa tarafndan muhasara altndaki Estergon Kalesine
yardma gnderildi; ancak etin geen mcadeleler esnasnda birliklerinden ayr dt ve 1400 atl
ile kaleye kapand. ok g artlar altnda altm yedi gn sren bu kuatma srasnda kaledeki
askerlerin basks sonucu ehri anlama yoluyla Avusturyallara teslim etti (Zilhicce 1003 / Austos
1595). Ardndan Budinde kalarak Yank, Papa, Tata, Pespirim (Weszprim), Polata, Semartin gibi
serhad kalelerinin muhafazasyla grevlendirildi. Bu sralarda kendisine vezirlik rtbesi de verildi
(Topular Ktibi Abdlkadir Efendi, s. 83, 88, 95; Selnikye gre vezirlii daha sonra Reblevvel
1005 / Kasm 1596 tarihindedir; s. 636). III. Mehmedin kaca Eri seferi hazrlklarndan olmak
zere Anadolu Beylerbeyi Vezir Lala Mehmed Paaya sek Kprs banda olmas emredildi.
Daha sonra Yank Kalesinin imdadna yetimek zere Budine gelmiken Eriye arld ve Eri
kuatmasna katld. Bunun hemen arkasndan Haovada yaplan meydan muharebesinde sa cenahta
grev yapt (Topular Ktibi Abdlkadir Efendi, s. 134; kr. Hasanbeyzde Ahmed, s. 193).
Ardndan Ktahya ve bal sancaklarnda teftite bulunmas ve blgeyi Cell taknlklarndan
korumas istendi (Reblhir 1005 / Aralk 1596). Ayn yl Satrc Mehmed Paann Varat seferine
itirak etmek zere Rumeli tarafna geti. Satrc Mehmed Paa ile buluup Bakada kladktan
sonra orduyla birlikte Varata hareket etti. Panovada Rumeli Beylerbeyi Veli Paann lm
zerine grevi ona verildi (14 Muharrem 1007 / 17 Austos 1598). Serdarla birlikte Bekereke
geldi, anad ve Arad kaleleri fethinde bulundu, ancak Varat alnamad. O k Peuyda geiren Lala
Mehmed Paa, nc defa sadrete getirilen brhim Paann serdarl srasnda mevcut grevine
ilveten serdarlk pyesiyle Budin muhafazasna tayin edildi (Reblevvel 1007 / Ekim 1598).
Ardndan Budin beylerbeyilii Rumeli beylerbeyiliine ilhak edilerek onun idaresine verildi
(Cemziyelevvel 1008 / Kasm 1599). Bu dnemde dikkatini Budinin gvenliini salamak zere
civardaki kaleler zerinde younlatrd. Lala Mehmed Paann da dahil olduu gl bir Osmanl
ordusu 1009 (1600-1601) ylnda Babofa ve Kanijeyi kuatp vire ile teslim ald (Topular Ktibi
Abdlkadir Efendi, s. 231-240). Pritinede klayan Mehmed Paa, Hisarckta bulunduu srada
Sadrazam Damad brhim Paann Belgradda vefat zerine onun da vasiyetiyle serdar kaymakam
olarak ordunun idaresini stlendi. Sadrazamla getirilen Yemii Hasan Paann asker
faaliyetlerinde nemli rol oynad. stolni Belgradn kuatld haberi zerine burann imdadna gitti.
Estergonun kaybedilmesinden sonra artk serhad ehri durumuna gelmi olan Budini kuatan
Avusturyallar geri ekilmeye zorlad. Merkezdeki gelimeler zerine stanbula dnen Yemii
Hasan Paann isteiyle nc vezirlikle Macaristan serdar oldu (12 Ramazan 1011 / 23 ubat
1603).
Sefer mevsiminin balamasyla birlikte youn bir faaliyet iine giren Mehmed Paa, Yemii Hasan
Paadan sonra sadrazamla getirilen Yavuz (Malko) Ali Paa tarafndan grevinde tutulmak
istendiyse de serhadde sadrazamdan bakasnn baarl olmasnn zor olduunu, II. Gazi Giray ve
Cell Hasan Paann hizmette istekli olmamalarnn bunu en iyi ekilde gsterdiini belirterek
serdarlk mesuliyetini stlenmedi. Sadrazamn Belgradda vefat etmesi zerine sadret mhr Lala
Mehmed Paaya verildi (9 Reblevvel 1013 / 5 Austos 1604).
Budin civarna giden Serdrekrem ve Sadrazam Lala Mehmed Paa Pete, Hatvan ve Va geri alp
civardaki kalelerin tahkimiyle megul oldu. Bu youn faaliyetler srerken bir yandan da iki taraf
arasnda bar grmeleri yaplyordu. Ancak Eri ile Estergonun deitirilmesi noktasnda
grmeler dmlendi. Bunun zerine Lala Mehmed Paann ana hedefi Estergon oldu ve Estergon
kuatmasna baland (24 Cemziyelevvel 1013 / 18 Ekim 1604). Otuz bir gn sren kuatma baarl
olmad. Belgrada gelen sadrazam k geirmek zere stanbula hareket etti (20 Ramazan 1013 / 9
ubat 1605) ve padiah tarafndan byk iltifatlarla karland. Baharla birlikte tekrar sefere kan
Mehmed Paa Estergona yneldi. nce etraftaki kk fakat mstahkem olan Cierdelen, Viegrad
ve Tepedelen kalelerini alp Estergonun savunma hatlarn zayflatt. Otuz be gnlk etin
mcadelelerden sonra kaleyi teslim ald (20 Cemziyelevvel 1014 / 3 Ekim 1605). Bylece on yl
nce Lala Mehmed Paa tarafndan vire ile braklan kale yine onun tarafndan vire ile ele geirilmi
oluyordu (Peuylu brhim, II, 301-308). Mehmed Paa bu zafer zerine ftih-i Estergon olarak
anlmtr (Nam, II, 157).
stanbula gitmeden nce Macar Prensi Istvan Bocskay, Pete karsnda 10.000 Macar askerinin de
katld byk bir trenle ta giydirerek Erdel kral tayin etti (Kasm 1605). Estergonun fethini
mjdelemek ve stanbula gitmek iin izin talep etmek zere Peuylu brhim Efendiyi stanbula
gnderdi (Peuylu brhim, II, 307). Kendisine gerekli izin verildiyse de daha sonra bu iznin ran
seferine kmak zere verildii, eer ark seferine gitmeyecekse ikinci vezirlikle orada kalp mhr
gndermesi istendi (Nam, I, 437). aresiz kalan Lala Mehmed Paa stanbula gelince (7 Zilkade
1014 / 16 Mart 1606) iyi karland ve padiahn huzurunda yaplan maverede ark serdarl iin
Kuyucu Murad Paa seildi. Rakibi Dervi Paann tahrikiyle mzakereler uzam ve nc
vezirlik verilerek Badat Beylerbeyi Nasuh Paann serdar olmasna emir kmsa da padiah sefer
iin Lala Mehmed Paay istiyordu. Sadrazam ise Avusturya ile bar artlarnn olgunlat, kendisi
ve Krm hannn bulunmad bir zamanda Bocskayn da yalnz kalaca, Macarlarn baz vaadlerle
kraldan koparlaca gibi tehlikeleri sralayarak her eye ramen garp, ark veya donanmadan hangisi
emredilirse hizmette bulunacan syledi. Ardndan kan emirde ran zerine gitmesi istendi
(Orhonlu, s. 96-97, 99-100, 105). Yz yze grlecek meseleler olduunu belirterek mlkat rica
ettiyse de ricas geri evrildi (a.g.e., s. 101, 107). Belgraddan acele ile geldiini, adamlarnn,
cephane ve dier harp levazmatnn Belgradda kaldn, onlar olmadan sefere kamayacan,
gelmelerinin beklenmesi halinde mevsimin geeceini, nemli bir iin yaplamayacan defalarca
yazd. Fakat padiah hibirini dinlemedi ve srarla yola kmasn istedi (a.g.e., s. 105, 107, 111-
112). Sonuta sefere gitmekten baka are olmadn anlaynca drdnc vezirlikle Murad Paay
Macaristan serdarlna tayin ettirip sefer hazrlklarna balad. Bu arada yakn adamlar Dervi
Paa tarafndan kendisinden uzaklatrld. Estergon fethinde byk hizmetleri geen adamlarndan
Yenieri Aas Hseyin Aa Halep beylerbeyiliine
gnderildi (a.g.e., s. 107). Yine yeeni ve serhadde nzl emini olan Kapcba Mustafa Aa
Kastamonu sancak beyi yapld. Bu uygulamalar yznden mneviyat bozulmu olarak skdarda
otan kurdu. Ancak burada zntsnden fel oldu. Buna ramen Dervi Paa mutlaka gitmesi
gerektii yolunda padiah tahrik etmeyi srdrd (Sf Mustafa, II, vr. 56b-57a). Hatta vefatndan iki
gn nce, eer derhal hareket etmezse hakkndan gelinecei yolunda bir emir daha yazdrtt. Mehmed
Paa 14 Safer 1015 (21 Haziran 1606) tarihinde vefat etti (Hasanbeyzde Ahmed, II, 299). Sunullah
Efendiye dayanarak Bki Paann bir ifadesine yer veren Peuylu, Dervi Paann Portekizli bir
hekimi elde ederek Lala Mehmed Paay son nefesinde zehirlettiini ileri srer. Cenaze namaz Ftih
Camiinde klnarak Eypte akrabas Sokullu Mehmed Paa trbesinin dna defnedildi.
Dnemin kaynaklarnda kendisinden daima olumlu sfatlarla bahsedilen Lala Mehmed Paann
akrabas olan ve on be yl hizmetinde bulunan Peuyluya gre Mehmed Paann tek kusuru ok
tasarruflu davranmasdr. Ancak Estergon fethinden sonra gazilere resm yetkileri dahilinde verdii
zemet ve timarlar dnda kendi parasndan 20.000 altndan fazla ikramda bulunmas onun
cmertliinin gstergesi olarak kabul edilir. ark seferine gnderilmek istendii srada on iki yllk
emeinin heba olacandan ekindii, kendisinin ncelii Avusturya mcadelesine vererek bunu
Osmanllarn lehine tamamlamak arzusunda bulunduu da ifade edilir. lmnden sonra vasiyetine
uyulmayarak mallarna el konulmu, ailesi bu sebeple zaruret iine dmtr.
BBLYOGRAFYA


Abd elebi, Zafernme-i Yank, Millet Ktp., Ali Emr Efendi, Manzum, nr. 1328, vr. 5b, 6a-b;
Selnik, Trih (pirli), bk. ndeks; Sf Mustafa, Zbdett-tevrh, Beyazt Devlet Ktp.,
Veliyyddin Efendi, nr. 2428, I, vr. 260b; nr. 2429, II, vr. 7a-b, 11a, 56b-57a; At, Zeyl-i ekik, s.
476, 479, 609, 688; Hasanbeyzde Ahmed, Trih (haz. Nezihi Aykut, doktora tezi, 1980), Ed.
Fak., Genel Kitaplk, nr. TE 57, II, 190-299, 325; Mehmed b. Mehmed er-Rm, Nuhbett-tevrh
vel-ahbr ve Trh-i l-i Osmn (haz. Abdurrahman Sarl, doktora tezi, 2000), Ed. Fak., Genel
Kitaplk, nr. TE 138, s. 469-649; ikinci ksm, s. 34-36; Topular Ktibi Abdlkadir Efendi, Trih
(haz. Ziya Ylmazer, doktora tezi, 1990), Ed. Fak., Genel Kitaplk, nr. TE 80, tr.yer.; Peuylu
brhim, Trih, II, 175-188, 246-252, 267-354; ayrca bk. tr.yer.; Ktib elebi, Fezleke, I, 186, 192,
246, 256-258, 272, 275-277, 288; Evliya elebi, Seyahatnme (haz. Seyit Ali Kahraman - Ycel
Dal), stanbul 2002, VI, 160-162, 171; Nam, Trih, I, 95, 134-194, 297-329, 398-445; II, 157;
Hadkatl-vzer, s. 52-54; Ayvansary, Vefeyt- Seltn, s. 28-29; Hammer (At Bey), VIII, 51-
52, 72-74; Uzunarl, Osmanl Tarihi, III/1, s. 116-117; III/2, s. 361-363; Danimend, Kronoloji,
III, 244, 535; V, 28; Cengiz Orhonlu, Osmanl Tarihine id Belgeler, Telhsler: 1597-1607, stanbul
1970, s. 28, 62, 71-72, 91-118; Bekir Ktkolu, Osmanl-ran Siyas Mnasebetleri: 1578-1612,
stanbul 1993, s. 275; W. J. Griswold, Anadoluda Byk syan: 1591-1611 (trc. lkn Tansel),
stanbul 2000, s. 35, 45, 99-100, 128-129; M. C. ehbeddin Tekinda, Mehmed Paa, Lala, A,
VII, 591-594; A. H. de Groot, Memed Paa, Ll, EI (Fr.), VI, 989-990.

Mahmut Ak

LALA MUSTAFA PAA
(. 988/1580)
Kbrs, irvan ve Grcistan ftihi unvanyla anlan Osmanl veziri.
Hayatnn ilk yllar hakknda bilgi yoktur. Kaynaklarda Bosnann Sokol kynden olduu, Yavuz
Sultan Selim zamannda (1512-1520) kardei Deli Hsrev Paa vastasyla saraya alnd, bir sre
Kann Sultan Sleymann berberbalnda bulunduu belirtilir. Daha sonra sipahi olanlar
zmresine giren Mustafa Aa anigrlik ve kk mrhurluk yapt. Rstem Paann vezrizaml
srasnda (951/1544) yeniden anigrlie getirildi ve Safed sancak beylii verilerek stanbuldan
uzaklatrld. Ardndan 5 ban 964te (3 Haziran 1557) ehzade Selime lala oldu (BA, A.RSK, nr.
1457). ehzade Selim ile Bayezidin taht kavgasnda etkili rol oynad. ki karde arasndaki gerilimi
trmandrd ve Selime avantaj salad. Bayezidin Selime yollad tehdit mektuplarn stanbula
bildirdii gibi padiahn Bayezide gnderdii nasihatnmeleri ele geirip bunlarn ehzadeye
ulamasn engelledi. ki karde arasnda Konyada meydana gelen savan (966/1559) ardndan
ortaya kan durumdan dolay Vezrizam Rstem Paann tepkisini ekti. Rstem Paa onu Selimin
lalalndan alp Pojega sancak beyliiyle uzaklatrmak istedi (24 Zilhicce 967 / 15 Eyll 1560).
ehzade Selimin araya girmesiyle Tmvar beylerbeyiliine nakledildi (27 Muharrem 968 / 18
Ekim 1560). Ancak bu vazifesine gitmedi ve ehzadenin yanndan ayrlmad. Yine ehzadenin
sayesinde grev yeri Van beylerbeyilii olarak deitirildi (15 Safer / 5 Kasm). ki yl sonra
Erzurum beylerbeyi (969/1562), ardndan Halep ve am beylerbeyi (19 Reblevvel 971 / 6 Kasm
1563) oldu. Uzun sre kald bu grevi srasnda II. Selimin padiah oluuyla vezrizamlk midi
belirdiyse de Sokullu Mehmed Paa bunu nleyici tedbirler ald. Onu mam Mutahharn isyann
bastrmak zere serdar olarak Yemene gnderdi (975/1567-68). Yemene gitmek iin Kahireye
geen Mustafa Paa, vaktiyle kardei Ayas Paann ehzade Bayezid olay srasnda idamna yol
at iin kendisine dmanlk besleyen Msr Beylerbeyi Koca Sinan Paann aleyhte telkinleri
zerine Sokullu Mehmed Paa tarafndan serdarlktan azledildi. Hakkndaki ikyetlerin tahkiki iin
ama dnmesi istendi. Bunun zerine ama gelip birka ay burada kaldktan sonra stanbula gitti,
hatrl kimseler sayesinde affedildii gibi altnc vezir oldu. Lalaln yapt ve bir bakma tahta
gemesini salad II. Selimin Kbrs seferine kma isteinin en hararetli destekisi oldu.
Vezrizam Sokullu Mehmed Paann muhalefetine ramen Venedike sava iln edilip Kbrs seferi
aldnda bu harektn serdarlna getirildi. Kbrsta uygulanacak sava planlarn hazrlayp
kuatlacak kalelerin tesbitini yapt. Onun istei dorultusunda Lefkoe Kalesinin kuatlmasna karar
verildi. Kalenin durumunu stanbula rapor eden Mustafa Paa buray 8 Reblhir 978de (9 Eyll
1570) ele geirdi. Ardndan Magosa kuatld ve 9 Reblevvel 979da (1 Austos 1571) alnp
Kbrsn fethi tamamland.
stanbula dndnde Vezrizam Sokullu Mehmed Paann desteini alan Mustafa Paa rakibi
Koca Sinan Paaya kar durumunu kuvvetlendirdi. 985teki (1577-78) ran seferi ikisi arasnda
ekimeyi
iyice arttrd. Bu ekime ayn zamanda Sokullunun yerine kimin geecei konusunda da belirleyici
olacakt. Rekabetin hzlanmas zerine nce her ikisi de sefere gitmekle grevlendirildi; Mustafa
Paa Erzurum, Sinan Paa Badat taraflarndan rana girecekti (22 evval 985 / 2 Ocak 1578). Fakat
bu durum her iki veziri de honut etmedi, ihtilfn daha da artmas zerine Sokullu Mehmed Paa
devreye girip Koca Sinan Paay grevden ald ve Lala Mustafa Paay Grcistan zerinden
irvann fethiyle tek yetkili serdar olarak vazifelendirdi. 27 Muharrem 986da (5 Nisan 1578)
skdara geen Mustafa Paa, ran snrlarna ulatnda ldrda Safev nc kuvvetlerini malp
etti (5 Cemziyelhir 986 / 9 Austos 1578), ardndan Tiflise girdi. Kr suyu zerinde Koyungeidi
mevkiinde bir baka Safev gc daha bozguna uratld. Mustafa Paa askerin geri dnme isteine
kar kp onlar yattrd ve giritii harekt tamamlamak zere irvana yrd. 13 Recebde (15
Eyll) Eree girdi ve daha sonra irvann fethi gerekleti. Alnan yerler drt beylerbeyilie
(eyalet) ayrld. Mustafa Paa, Safev beylerini Osmanl tarafna ekmek iin eitli giriimlerde
bulunup fethedilen yerlerde kalc bir yerlemeyi salamaya alt. Dastan ve Grc beylerinin
itaatini saladktan sonra k geirmek zere Erzuruma dnd. Bu srada 1578 ylnn son
gnlerinde gelen emirler zerine Kars Kalesinin tamiri ve snr boylarnn takviyesi iin Karsa
giden Mustafa Paa kalenin inasn tamamlad (29 Cemziyelhir 987 / 23 Austos 1579). Bir sre
burada kalp ekim aynda Erzuruma dndnde Sokullu Mehmed Paann ldrld haberini
ald. ok gemeden de rakibi Koca Sinan Paann tahrikleri neticesinde serdarlktan azledildi
(Zilkade 987 / Ocak 1580). stanbula dndnde padiahn huzuruna kma istei kabul grmedi.
Ancak Vezrizam Ahmed Paann vefat ve Koca Sinan Paann ran seferine kmas, o srada
merkezde divanda tecrbeli bir vezirin bulunmamas gibi sebeplerle sadret kaymakamlna
getirildi. Koca Sinan Paann basks ile vezrizamlk kendisine verilmedi ve sadret mhr Sinan
Paaya gnderildi. III. Murad, Mustafa Paaya sadret kaymakam olarak vezrizam gibi hareket
etme yetkisini verdiyse de o bundan memnun kalmad. Ya yetmii gemi olan Mustafa Paa az
sonra 25 Cemziyelhir 988de (7 Austos 1580) vefat etti. Tarihi l Mustafa Efendi, onun
leceini hissedip on yedi gn nce Eypte mezar yerini satn aldn belirtir.
Kaynaklarda akll ve tedbirli bir devlet adam olarak anlan Mustafa Paa, Msr Sultan Kansu
Gavrinin olu Mehmed Beyin kz Fatma Hanmla evlenmi, ondan olan olu Mehmed Paa Halep
beylerbeyiliine kadar ykselmitir. Ayrca Kann Sultan Sleymann olu ehzade Mehmedin kz
Hm Sultan ile evlilii (18 Cemziyelevvel 983 / 25 Austos 1575) dolaysyla hnedana akraba
olmutur. Mustafa Paann birok hayrat ve vakflar bulunmaktadr. Erzurumda bir klliye
(970/1562-63); amda 360 hcreli han (Lala Paa Han), hamam ve tekkeler; yine am civarnda
Kunaytirada cami ve imaret; Konya Ilgnda cami, bedesten, kervansaray; Tiflis ve Karsta ark
serdarl srasnda yaptrd iki cami balca eserleri arasnda yer alr. Ayrca Lefkoedeki
meriye Camiine vakflar tahsis etmitir. Magosada fetih sonras katedralden evrilen cami onun
adn tar. Mekke ve Medinede de baz hayrat vardr. l Mustafa Efendi uzun yllar onun
hizmetinde bulunmu ve ran seferi srasndaki faaliyetlerini Nusretnme adl eserinde anlatmtr.
BBLYOGRAFYA


BA, MD, nr. IV, hk. 1481-1484, 1537, 1646; nr. VIII, hk. 1359, 1360; nr. XIV, hk. 261, 521, 837; BA,
MAD, nr. 563, s. 161; BA, A.RSK, nr. 1457; l Mustafa Efendi, Ndirl-mehrib, TSMK, Revan
Kk, nr. 1290, vr. 10b, 13b vd.; a.mlf., Knhl-ahbr, Nuruosmniye Ktp., nr. 3409, vr. 99a, 224a,
237b-248b, 332a-333b; a.mlf., Nusretnme, TSMK, Hazine, nr. 1365, vr. 70b, 102a, 132b-133b,
250b, 259b; Selnik, Trih (pirli), I, 65, 78, 100, 117, 128; Lokmn b. Hseyin, Zbdett-tevrh,
Trk ve slm Eserleri Mzesi, nr. 1973, vr. 90a; Peuylu brhim, Trih, II, 20; Hammer (At Bey),
VII, 252; Vlt- Dma f ahdil-Omn, am 1949, s. 15; Hamza Gndodu, Erzurum Lala
Paa Klliyesi, Ankara 1992; C. H. Fleischer, Tarihi Mustafa li: Bir Osmanl Aydn ve Brokrat
(trc. Ayla Orta), stanbul 1996, s. 40-57, 77, 81-91; Necati Elgin, Lala Mustafa Paa ve Ilgnda
Yaptrd Cami, maret ve Han, Konya Halkevi Kltr Dergisi, XI/120-121, Konya 1948, s. 51-54;
erafettin Turan, Lala Mustafa Paa Hakknda Notlar ve Vesikalar, TTK Belleten, XXII/88 (1958),
s. 551-593; Bekir Ktkolu, Mustafa Paa, A, VIII, 732-736.

Bekir Ktkolu

LALA MUSTAFA PAA CAM
Kbrsta Magosada fetihten (XVI. yzyl) sonra katedralden evrilen cami
(bk. KIBRIS).

LALA MUSTAFA PAA KLLYES
Erzurumda XVI. yzyln ikinci yarsnda ina edilen klliye.
Erzurum il merkezinde yer alan klliye 970 (1562-63) ylnda Erzurum Beylerbeyi Lala Mustafa Paa
tarafndan yaptrlmtr. Cami, mektep ve hamamdan oluan klliyeye 1836-1839 yllar arasnda bir
muvakkithne ilve edilmitir. Klliyenin Vakflar Genel Mdrlnde yer alan vakfiyesi 971
(1563-64) tarihlidir. 1694, 1721, 1836-1839, 1851, 1870, 1889, 1962 ve 1971 yllarnda camide
onarmlar yaplmtr. Klliyeyi oluturan yaplardan mektep ve muvakkithne gnmze
ulamamtr.
Kesme ta malzeme ile ina edilen cami kare planl olup nnde be birimli bir son cemaat yeri
bulunmaktadr.
Mukarnas balkl alt stunun tad sivri kemerli aklklara sahip son cemaat yerinde birimlerin
zeri kasnaksz kubbelerle rtlm, geileri pandantiflerle salanm olan kubbelerin ileri kalem
ileriyle sslenmitir. Mihrap ekseni zerinde yer alan takap 1870 ylnda onarm grmtr. ie
silmelerden oluan barok ereveli kap mukarnasl yamakl olup altta bask kemerli akla
sahiptir. ki yanda altl stl ikier pencere arasnda birer mihrap nii bulunmaktadr. Alt sra
pencere stlerinde sr alt tekniinde kitbeli ini alnlklar dikkat ekicidir. Sadaki mihrap nii
zerinde para halinde mermer levhaya yazlm on drt satrlk bir kitbe vardr. Sultan IV.
Mehmed tarafndan yazdrlan bu emirnme 1080 (1669-70) tarihli olup evrede iftilikle geinen
halkn vergilerinin kaldrldn bildirmektedir.
21,20 21,10 m. lsnde kare planl harim ortada bir kubbe, drt ynde birer yarm apraz tonoz
ve drt kede birer kk kubbe ile rtlmtr. Sekizgen kesitli drt pye sivri kemerlerle
birbirine ve yandaki duvarlara balanmtr. Ortada yer alan byk kubbe 10,56 m. apnda olup
dtan sekizgen bir kasnaa sahiptir. 4,50 m. apndaki ke kubbeler kasnakszdr. Kubbe ve tonoz
ileri lotus, palmet, kvrk dal, rm ve akayk motiflerinden oluan kalem ileriyle sslenmitir. ift
sra pencerelerle aydnlanan meknda alt sra pencere stlerinde sr alt tekniinde ini alnlklar
bulunmaktadr. Son cemaat yerindeki takap dnda iki yanda yer alan birer kap ile de harime
balant salanmtr.
Dikdrtgen bir ereve ile snrlanan mihrap mukarnasl yamakl olup zerinde 970 (1562-63)
tarihli ina kitbesi vardr. Be kenarl mihrap niinin stnde de iki satrlk bir baka kitbe
mevcuttur. Yenilenmi ahap minberin bir zellii yoktur. Mihrabn sanda yer alan pyeye bitiik
mezzin mahfili sekizgen planldr. kiz stunlarla tanan mahfil XIX. yzyl eseridir. Harimin
kuzeyinde duvara paralel olarak yerletirilen ahap mahfil olduka basit ve sadedir. Gneydou
kesindeki kubbenin altnda nc bir mahfil bulunmaktadr. n sakfl olduu anlalan bir kap
ile balantl olan ve paa (bey) mahfili olarak adlandrlan bu mahfil hnkr mahfili geleneinde ele
alnmtr. Harimde ikisi kuzeyde kapnn iki yannda, ikisi kble duvarnda olmak zere drt adet
krs vardr. Pencerelerden duvar iine yerletirilen merdivenlerle ulalan bu krsler birer ahap
balkon gibi dzenlenmitir. Sade grnml ahap vaaz krss yenidir. Camiye vakfedilmi olan
amdanlar girift bitkisel sslemeleriyle dikkat eker. Harimin kuzeybat kesinde yer alan silindirik
gvdeli minare iki renkli ta malzeme ile ina edilmitir. Son cemaat yerinde yarm daire eklinde
knt yapan minareye bat ynnde bulunan yan kap ierisinden merdivenle ulalmaktadr.
Caminin kuzeyinde yer alan adrvan, XIX. yzyla ait baz paralarn yeniden kullanlmasyla
1971de yaptrlmtr. Eski adrvan hakknda bilgi bulunmamakla birlikte XIX. yzyla ait eski bir
yapdan getirilen alt ift ahap destek yksek kabartmal bitkisel ve figrl sslemeleriyle dikkat
ekmektedir.
Vaktiyle caminin batsnda yer alan mektep kare planl ve zeri kubbeyle rtl kesme tatan bir
yapyd ve eski fotoraflardan tesbit edilebildii kadaryla Seluklu geleneinde ina edilmiti.
Bugn kaybolmu olan kitbesine gre Kbe Mescidi adyla tannan bu yap 969 (1562) ylnda
mektebe dntrlmt. 1983te belediye tarafndan yktrlarak yeri park haline getirilmitir.
Camiden biraz uzakta Tebriz Kaps dnda yer alan hamam evresinin bozulmasndan dolay plk
Hamam adyla da tannmaktadr. Tek hamam olarak dzenlenen yap dikdrtgen bir alana
oturmaktadr. ki renkli tala rlen sivri kemer altnda dikdrtgen aklkl bir kapdan zeri tonozlu
n mekna geilir. Arkada yer alan 14,50 14,50 m. lsnde kare planl soukluk tromplu
geilere sahip aydnlk fenerli bir kubbeyle rtldr. Ilklk ise ortada kubbe, yanlarda tonoz rtye
sahiptir. Ortas kubbe ile rtl olan scakln ynnde tonoz rtl birer eyvan vardr. kisi
kelerde, biri yanda halvet hcresi kubbelerle rtlmtr. Arkada su deposu ile klhan
bulunmaktadr. Yap eitli dnemlerde onarm grm, son olarak 1985te mermer kaplamalar
yenilenmitir. 1836-1839 yllar arasnda Vali Osman Nri Paa tarafndan caminin yannda bir
muvakkithne yaptrlmtr. Gnmze ulamayan bu yapdan hibir iz kalmam olup yeri tam olarak
tesbit edilememektedir.
BBLYOGRAFYA


brahim Hakk Konyal, bideleri ve Kitbeleri ile Erzurum Tarihi, stanbul 1960, s. 230-247; Fgen
Knaav, Erzurum Osmanl Devri Camileri (lisans tezi, 1971), Ed. Fak. Sanat Tarihi, s. 8-12;
Hamza Gndodu, Erzurum Lala Paa Klliyesi, Ankara 1992; a.mlf., Erzurumda Osmanl Dnemi
Eserleri, Kaynaklar, sy. 5, Ankara 1987, s. 41-49; a.mlf., Erzurumda Trk-slam Yaplar, MK,
sy. 82 (1991), s. 23-29; erare Yetkin, Sinann Mimarisinde ini Ssleme, Mimarba Koca
Sinan: Yaad a ve Eserleri (nr. Sadi Bayram), stanbul 1988, I, 479-498; M. Orhan Bayrak,
Trkiye Tarihi Yerler Klavuzu, stanbul 1994, s. 219; Nusret am, Mimar Sinann Eserlerinde
Mahall Unsurlar, Trkler (nr. Hasan Celal Gzel v.dr.), Ankara 2002, XII, 111-120; a.mlf.,
Erzurum Kbe Mescidi, VD, XIX (1985), s. 119-125; a.mlf., Erzurum Lala Paa Camii
amdanlar, Lle, sy. 6, stanbul 1988, s. 114-121.

Ahmet Vefa obanolu

LALA MUSTAFA PAA KLLYES
Konyann Ilgn ilesinde XVI. yzyln ikinci yarsnda ina edilen klliye.
ehir merkezinde ar iinde Lala Mustafa Paa tarafndan yaptrlan klliye cami, sbyan mektebi,
imaret, frn, tabhne odalar, han, arasta ve sebilden olumaktadr. Cami kaps zerindeki
kitbeye gre 984 (1576) ylnda ina edilen klliyenin btn yaplar mevcut olup her biri vakfiyede
tek tek belirtilmitir.
Kesme ta malzeme ile ina edilen tek kubbeli cami, nnde birimli bir son cemaat yerine sahiptir.
Harim yaklak 16 17,30 m. lsnde kareye yakn planl olup zeri pandantiflerle geii salanan
kasnakl bir kubbe ile rtlmtr. Kurun kapl kubbe, kelere ikier tane gelecek ekilde
yerletirilen payanda kemerleriyle desteklenmitir. Cepheler, ikinci sra pencereler stnde yer alan
yatay silmelerle ikiye blnmtr. mekn, kble yn hari dier ynde derin sivri kemerlerle
yanlara doru geniletilmitir. Kuzeyde takapy dzenleyen iki, dou ve bat ynlerinde ortaya denk
gelen birer ayakla ikier sivri kemerli birim oluturulmutur. 1,35 m. derinlie sahip bu kemerli
birimlerin stne mekn ynde evreleyen mahfiller yerletirilmitir. Kuzeydeki mahfil kap
stnde ta konsollarn desteiyle biraz ne karlmtr. Mekn kuzeyde ve dier iki ynde drt sra
pencere ile aydnlatlmtr. Dou ve bat ynnde ilk iki sra pencereler sivri kemerli alnlkl ve
dikdrtgen aklkldr. Ayn zellikte pencereler gney ve kuzey ynlerinde yalnzca alt srada
uygulanmtr. st srada yer alan dier pencereler ise sivri kemerli aklklara sahiptir. Kubbenin
gbeinde, mihrabn, kapnn ve pencerelerin zerinde barok kalem ileri bulunmaktadr.
ki yanda yivli birer stune ile snrlanan mihrap mukarnasl olup be kenarl bir nie sahiptir. Niin
keleri zikzakl sslemeli, zarif stunelidir. Mukarnasn altnda her yzeyde birer rozet ilenmitir.
Daha aada ta zerine kalem ii olarak yaplan zarif bitkisel ssleme yatay bir biimde nii
dolanr. Dta silmelerle evrelenen mihrabn bordrlerinde de yer yer kalem iinden izler vardr.
Mihrabn ta ksm gen olarak dzenlenmi, kvrk dall ve rmli bir kompozisyonla sslenmitir.
Ahap minber, korkuluklar ve yan aynalarnn ajurlu geometrik kompozisyonlu oluu ile dikkat eker.
Bursa kemerli olarak dzenlenen kk ksm yksek kasnakl ve klhldr. Ahap vaaz krss
armud formda olup ajurlu korkulua sahiptir. Kuzeybat kesinde yer alan mezzin mahfili de
ahaptr. Bursa kemerli aklkl ahap direkler zerine oturan mahfile kuzey ynnde yer alan
merdivenle klr. Ahap konsollarla hafif da taan mahfilin tavan kasetlidir. Eskiden kalem ii
sslemeli olduu konsollarda ksmen farkedilen izlerden anlalmaktadr.
Son cemaat yeri kelerde ikisi baklaval, ortada ikisi mukarnas balkl drt stuna oturan sivri
kemerli aklklara sahiptir. Yalnzca mihrap eksenindeki kemer iki renkli ta rgldr. Birimlerin
zeri pandantiflerle geileri salanan kubbelerle rtlmtr. ki yandaki kubbeler sekizgen
kasnakldr. Sade silmelerle dikdrtgen ereve iine alnan ta kap kilit ta rozet sslemeli, sivri
kemerli bir dzenlemeye sahiptir. Alttaki kap akl bask kemerlidir. Kemer rgsnde gemeli
olarak renkli iki ta kullanlmtr. stte iki satrlk ina kitbesi, alnlkta siyah zemin zerine rmli
ve bitkisel sslemeli bir kompozisyon vardr. Kapnn iki yan mukarnasl birer nile
hareketlendirilmitir. Yanlarda sivri kemerli, alnlkl ve dikdrtgen aklkl birer pencere ile bask
kemerli aklkl birer kap bulunmaktadr. Kelere yakn yerletirilen bu kaplardan sadaki
minareye, soldaki mahfile geii salar. Kede yer alan minare beden duvarlar stne oturmaktadr.
Pabu ksm zerinde ykselen onaltgen gvdenin ortasnda sslemeli bir kuak bulunmaktadr.
Mukarnasl erefenin korkuluklar geometrik kompozisyonludur. Petek ksmnda da okgen olarak
devam eden minare kurun kapl bir klha sahiptir.
Cami avlusunda bugn yenilenmi bir adrvan vardr. Eskiden sekizgen planl ve zeri kurun kapl
klhla rtl bir adrvann varl bilinmektedir. Gnmze ulamayan bu adrvann onikigen su
haznesi ok harap olmutur. Haznenin bir yznde ortada tek daldan kan iein rozetlerle
sslenmi olduu, iki yannda da birer ibrik motifinin ilendii grlmektedir.
Vakfiyede iinde ktphanesi bulunan bir sbyan mektebinden bahsedilmektedir. Caminin bat
ynnde yer alan 7 13 m. lsnde dikdrtgen planl mektebin avluya alan bir kaps ile yine
ayn cephede avlu dna alan bir penceresi vardr. Gneyinde bir tepe penceresi olan yapnn zeri
aynal tonozla rtlmtr.
Avlunun batsnda kuzey-gney dorultusunda yerletirilmi olan imaret yanyana kubbeli birimden
oluur. Bunlardan kuzeydeki 8 8 m. lsnde kare planl ve tek kubbeli birimin vakfiyede
belirtilen mutfak olabilecei dnlmektedir. Gneyde yer alan dier mekn 8 17 m. lsnde ve
dikdrtgen planl olup
aydnlk fenerli iki kubbe ile rtlmt. Her birimin avluya alan birer kaps ve penceresi vardr.
Avlunun kuzeybat kesinde kemerli aklkl ve tonoz rtl iki mekn arastaya bitiik olarak
yerletirilmitir. Bunlarn vakfiyede odunluk olarak belirtilen yerler olduu tahmin edilmektedir.
Kuzeydou kesinde yer alan ve kuzeyden arastaya, doudan hana bitiik olan 5 15 m. lsnde
dikdrtgen planl bir yap vardr. Avluya bir kap ve pencere ile alan meknn zeri aynal tonozla
rtldr. inde iki adet baca ve tonozunda da havalandrma delikleri olan bu meknn vakfiyede ad
geen frn olduu kabul edilmektedir. Avlunun batsnda hana bitiik olarak yerletirilen kare planl
ve kubbeli odalar yer alr. lerinde birer ocak bulunan bu meknlar vakfiyede belirtilen tabhne
odalar olmaldr. Kuzeyde mevcut iki oda arasnda aynal tonozlu bir n mekn vardr. Odalarn
kaplar bu ara mekna, pencereleri ise avluya almaktadr. Gneydeki odann kap ve
pencereleri bat ynndedir. Avlunun dousunda han kapsnn yanlarnda biri aynal tonozlu, dieri
kubbeli iki mekn daha grlr. Her iki mekn da han kapsnn sahanlna almaktadr. Vakfiyede
belirtilen samanln tonozlu mekn, deponun da kubbeli mekn olabilecei belirtilmektedir.
Avlunun dou ynnde yer alan han klliyenin byk yaplarndan biridir. Yaklak 36 50 m.
lsnde olan yapnn ina kitbesi yoktur. Yalnzca orta meknda yer alan bir ocan ta konsolu
zerine kabartma olarak 992 (1584) tarihi ilenmitir. Hann muhtemelen bu tarihte tamamland
kabul edilmektedir. Kuzeyden arasta ile bitien yapnn zeri dou-bat ynnde be adet beik
tonozla rtlmtr. Ortada bir koridorla e blnen yap batda cami avlusuna, douda da alan
iki kapya sahiptir. Avlu ynndeki kapnn nnde yer alan sahanlk apraz tonozludur. Hann
kuzeyde yer alan mekn daha byk olup drt ayakla iki nefli, gneydeki ise ayakla iki nefli
olarak dzenlenmitir. te her meknda da ocak nileri mevcuttur. Ortadaki koridordan bir
merdivenle klan st katta tonoz rtl ve ocakl oda vardr.
Klliyenin kuzeyinde boydan boya uzanan 11 87 m. lsndeki arasta karlkl sralanm
dkknlardan olumaktadr. 70 metrelik ksm kapal, dier ksm zeri ak olarak dzenlenen arasta
sokanda kapal blmn iki ucunda ve iki yannda birer kap vardr. Tonoz rtl ve ocakl toplam
yirmi be dkknn bulunduu kapal blmn bedesten gibi kullanlm olduu dnlebilir.
Gneyde cami avlusuna alan kapnn sandaki dkknn dierlerine gre kaln tutulan duvarnda
bir sebil vardr. Vakfiyede belirtilen sebil bu olmaldr. zeri ak blm ise tonoz rtl yirmi
dkknl olarak dzenlenmitir.
BBLYOGRAFYA


Tlay Reyhanl, Osmanllarda Klliye Mimarisinin Gelimesi (doktora tezi, 1974), Ed. Fak. Sanat
Tarihi, s. 346-348; Metin Szen v.dr., Trk Mimarisinin Gelimesi ve Mimar Sinan, stanbul 1975,
s. 200-201, 232; Mustafa Cezar, Tipik Yaplaryla Osmanl ehirciliinde ar ve Klasik Dnem
mar Sistemi, stanbul 1985, s. 197-198; Oktay Aslanapa, Osmanl Devri Mimarisi, stanbul 1986, s.
288-289; Aptullah Kuran, Mimar Sinan, stanbul 1986, s. 284, 368; Tahsin Samur, Ilgnda Trk
Devri Yaplar, Konya 1992, s. 4-15.

Ahmet Vefa obanolu

LALA HN PAA
(. 788/1386 [?])
lk Osmanl beylerbeyi.
Baz kaynaklarda hin Lala diye anlr. Vakfiyesinde babasnn adnn Abdlmun olarak gemesi
onun sonradan mslman olup devlet hizmetine girdiine iaret eder. Belgrad Hk Efendinin
Hadikur-reyhn adl ei tercmesinde Orhan Gazinin zatl klelerinden olduu belirtilir (vr.
4b vd.). Kirmastide (bugnk Mustafakemalpaa) cami ve klliyesinin bulunmas ise bu kasabadan
olduu kanaatini vermektedir.
hin Paann hayat hakknda fazla bilgi yoktur. Osmanl kaynaklarnda Rumelideki faaliyetleriyle
ilgili olarak verilen bilgilerde yer yer karklk vardr. Bilinen ilk grevi Orhan Beyin olu
Muradn (I.) lalas olmasdr. Bu sebeple kaynaklarda Lala unvanyla anlmtr. ehzade Muradn
yannda zmit ve Bursada bulunduu anlalan Lala hin, byk ehzade Sleymann ni lm
zerine (758/1357) Rumeli yakasndaki fetihleri srdrmek amacyla Orhan Bey tarafndan kk
yataki ehzade Murad ile birlikte Geliboluya gnderildi (760/1359). Muradn yannda orlu,
Lleburgaz ve civar kalelerin fethinde nemli rol oynad. Ardndan 762 (1361) ylnda Edirnenin
fethini salad. Orhan Gazinin 1362de lmesi ve ehzade Muradn Bursaya gelmesi zerine
Rumelideki kuvvetlerin idaresi beylerbeyi sfatyla ona verildi. Hac lbey ve Evrenos Beyle
birlikte Rumelide fetihleri hzlandrd. Yeni ve Eski Zara ile Filibeyi ald, Sofyaya doru ilerledi.
Bu arada Rumeli ftuhatna kar tekil edilen bir Hal ordusunu Meri kysnda Hac lbey ile
birlikte ni bir baskn sonucu bozguna urattna dair Osmanl kaynaklarnda yer alan bilgiler
phelidir. 772 (1370-71) ylnda htiman ve Samakovu alan Lala hin Paann bu faaliyetleri
Kstendilde bulunan Bulgar kralnn Osmanllara yaknlamasna yol at. 1371de Srp mterek
kuvvetlerinin irmende bozguna uratlmasnda nemli rol oynad. Bunun ardndan Vezrizam
andarl Kara Halil Hayreddin Paann maiyetinde Makedonya ftuhatna katld; Kabaaa,
Kavala, Drama, Zihne ve Serezin alnmasn salad (Edirneli Oru Be, s. 46) ve muhtemelen Ni
fethinden hemen sonra 788 (1386) baharndaki Karaman seferinden nce vefat etti. Kirmastideki
trbesinde medfundur. Ner onun Bosna seferi sonrasnda (Cihannm, I, 239, 241), Hadd
avlanrken (Tevrh-i l-i Osmn, s. 101), Solakzde Sofyann zapt arefesinde (Trih, I, 52)
ldn kaydeder; Hoca Sdeddin ise 1389 Kosova Savana katldn belirtir (Tct-tevrh, I,
121). Lala ahin, baz Osmanl kaynaklarnda ve aratrmalarda Bosna ve Arnavutluk yresinde
1380lerde faaliyette bulunan Kefalya / Kavala hin ile kartrlmtr.
Filibe fethinden sonra blgenin eltik ziraatna almasn salayan ve ald esirlere, ordunun
gemesi iin dzenli yollar ve Meri nehri zerine kgir bir kpr yaptran Lala hin Paann
Bursada han (Bezir Han), mektep ve medresesiyle bir mahallesi vardr. Rivayete gre hin Paa,
Hisar iinde Balkpazar kaps civarnda bulunan bu medreseyi znikin fethi srasnda mahsur
kalanlara yardma gelen Bizans kuvvetlerini yenerek elde ettii ganimetle 740l (1339) yllarda ina
ettirmitir. Medresesi iin 749da (1348) dzenledii vakfiyesi mevcuttur. Medrese 1515, 1778,
1818, 1844 ve 1968 yllarnda onarm grm olup halen ocuk ktphanesi olarak kullanlmaktadr.
Mustafakemalpaada Kirmasti aynn yannda mescid, medrese, tekke, hamam, imaret ve trbeden
oluan klliyesi trbe dnda harap haldedir. Tekkesinin 1860l yllarda faal olduu bilinmektedir
(bk. LALA HN PAA KLLYES). Mescid ve tekkesinin kuzeyinde bulunan medresenin yerinde
ilkokul bulunmaktadr.
1948de onarlan trbesi belediye tarafndan depo olarak kullanlmaktadr. Vakf mtevellilii
kendisinden sonra byk olu Mehmed, ondan da torunlar Bl ve Hamzazdelere intikal etmitir.
Lala hin Paa, bu eserleri iin Kirmasti kasabasndaki yirmi sekiz dkknla Orhan Gazi zamannda
mlk edindii ky ve meralarn tamam olan sekiz ky vakfetmitir. Gnmzde Edirnenin
Lalapaa ilesine adn veren hin Paann soyundan gelen Bl ve Zfer beylerin camileriyle
Hamza Beyin trbesi de Kirmastidedir.
BBLYOGRAFYA


Lala hin Paa Vakfiyesi, VGMA, defter nr. 732, s. 74 vd.; Millet Ktp., Ali Emr Efendi, nr. 4471,
s. 299-305; Anonim Osmanl Kronii (haz. Necdet ztrk), stanbul 2000, s. 27-32; kpaazde,
Trih (Atsz), s. 126, 127-128, 129, 132, 133; Edirneli Oru Be, Oru Be Tarihi (nr. Atsz),
stanbul, ts., 39-46; Ner, Cihannm (Unat), I, 193, 195 vd., 239-241; Hadd, Tevrh-i l-i
Osmn (haz. Necdet ztrk), stanbul 1991, s. 82-85, 88-91, 98-101; Belgrad Hk Efendi,
Hadikur-reyhn, Nuruosmaniye Ktp., nr. 3234, vr. 4b vd.; Hoca Sdeddin, Tct-tevrh, stanbul
1280, I, 69, 72-79, 84-92, 102, 109-110, 114, 121; Solakzde, Trih (haz. Vahid abuk), Ankara
1989, I, 40-52; Hammer (At Bey), I, 207, 209, 212, 217, 219, 220, 222, 224; Ahmed Refik, Mehur
Osmanl Kumandanlar, stanbul 1318, s. 56-68; Ayverdi, Osmanl Mimrsi I, s. 92 vd.; Halil
nalck, Edirnenin Fethi (1361), Edirne: Edirnenin 600. Fetih Yldnm Armaan Kitab,
Ankara 1965, s. 144-148, 156; Trkiyede Vakf Abideler ve Eski Eserler, Ankara 1983, III, 315-
316; Mustafa Bilge, lk Osmanl Medreseleri, stanbul 1984, s. 23, 24, 27, 39, 91-94, 191, 299-305;
S. Yldz tken v.dr., Trkiyede Vakf Abideler ve Eski Eserler, Ankara 1986, IV, 525-529;
Stephen W. Reinert, Niten Kosovaya: I. Muradn Son Yllarna likin Dnceler, Osmanl
Beylii: 1300-1389 (trc. Gl aal Gven v.dr.), stanbul 1997, s. 186, 227-228; smet
Parmakszolu, Lala ahin Paa, TA, XXII, 458; Elizabeth A. Zachariadou, hn, Lala, EI
(ng.), IX, 211.

Abdlkadir zcan

LALA HN PAA KLLYES
Orhan Gazi dneminde Mustafakemalpaada ina edilen klliye.
Bursann Mustafakemalpaa ilesinde (eski Kirmasti) Kirmasti aynn yaknnda bir parkn iinde
yer alan klliye cami, medrese ve trbeden meydana gelmektedir. Rumeli Beylerbeyi Lala hin
Paann Reblevvel 749 (Haziran 1348) tarihli vakfiyesinde belirtildii zere caminin karsnda
bir de zviye bulunuyordu. Lala hin Paann Kirmastide imaret dnda klliyeye gelir salayan
hamam ve dkknlarla ayn zerine ahap bir kpr ina ettirdii eitli belgelerden
renilmektedir. Lala hin Paa bu eserleri, 740 (1339-40) yl civarnda znik yaknnda
Bizansllar ile yaplan Yalakbd (Yalova) Muharebesinde ele geirilen ganimetlerle ina
ettirmitir. Bugn klliyeden sadece trbe salam durumdadr. Cami tamamen yok olmu, erefesiyle
birlikte yklan minarenin alt ksm ile medrese duvarlarnn baz paralar da gnmze ulamtr.
Minarenin kare planl kaidesi kesme tala tuladan, pabu ve gvdesi sadece tuladan yaplmtr.
Minarede pabu ksmnn pahlanarak silindirik gvdeye baland grlr. Gvdenin alt ve st
kenarlarn ince birer bilezik snrlar. erefe altnn tuladan stalaktitli olduu baz eski
fotoraflarndan anlalmaktadr. Kaidenin douya bakan cephesinde bulunan mermer zerine talik
hattyla yazlm drt satrlk manzum kitbe, 1238 yl Receb ay banda (Mart 1823) minarenin
yenilendiini gstermektedir. Ayverdiye gre bu tamirat minarenin kaide ksmnn stndeki blmle
ilgilidir (Osmanl Mimrsi I, s. 190).
Caminin kuzeydousunda yer ald anlalan medresenin sadece kuzeydou ve kuzeybatya bakan
duvarlarnn bir ksm salam durumda iken Cumhuriyetin ilk yllarnda zerine bir okul yaplmtr.
ri bloklar halindeki kesme ta ve tuladan iilikleri olan bu duvarlarda kuzeydoudakinde dairev
ekilli iki sra pencere yer almaktadr.
Trbede kitbe bulunmamaktadr. Fakat vakfiyesinden anlald zere 749dan (1348) nce ina
edilmitir. 21 Muharrem 1202 (2 Kasm 1787) tarihinde onarlarak yapya yeni pencereler almtr.
Restorasyonu 1948de Maarif Vekleti tarafndan gerekletirilen trbe belediye tarafndan depo
olarak kullanlmaktadr. Kare planl gvdesinin zerine sivri klhl bir kubbeyle rtl olan trbe,
byk bir ihtimalle Bizans dnemine ait eski bir yapnn duvarlar ve baz mimari paralarndan
faydalanlarak ina edilmitir.
Yapnn en hareketli cephesi durumundaki gneydou cephesi Bizans karakteri tamaktadr. Bu
cephede drt adet kademeli yuvarlak kemer grlmektedir, bunlardan bat utaki kemerin iinde geni
bir pencere yer alr. Pencerenin mermerden yaplm konsantrik kemeri lotus yapraklaryla zengin bir
ssleme ihtiva eder. ki kemer arasndaki dairev tula rozet, hasr rgs eklindeki geometrik
gemeli bordr, bunun stndeki kemercik frizi ve at eteindeki ift sra kirpi saak hareketli bir
cephe meydana getirmektedir. Giri cephesi, ana eksen zerindeki kap ve bunun iki yannda alm
olan yuvarlak tula kemerli iki pencereye sahiptir. Kap lentosu ve alnl Bizans iidir. Dier
cepheler olduka sadedir. Gneybat cephesinde bir, kuzeybat cephesinde iki kk pencere grlr.
Yine Bizans malzemesi olan konsollarla tanan, kaln kaval silmelerin snrlad sekiz dilimli
yksek kubbesi Seluklu slbundadr. Ayverdi tarafndan tesbit edilen (a.g.e., s. 194, 197, rs. 276-
277), zerlerinde nesih hattyla yazlm dua ve srelerin yer ald sveler bugn yerinde
bulunmamaktadr.
Hibir izi kalmam olan zaviyenin caminin tam karsnda olduu vakfiyesinde belirtilmitir.
Ayverdi bu bilgiye dayanarak zaviyenin yeri iin caminin dousundaki eimli araziyi teklif eder
(a.g.e., s. 190, rs. 266). Bu yap 1278den (1861-62) sonraki bir tarihte ortadan kalkmtr. Yeri
bilinmeyen hamamn dkknlarla birlikte 967 (1560) ylnda tamire muhta olduuna dair bir belge
mevcuttur. Kirmasti aynn zerinde byk bir ihtimalle bugnk modern kprnn bulunduu
mevkide yaplm olan krk gzl ahap kprnn III. Ahmed devrinde (1703-1730) yenilendii
bilinmektedir.
BBLYOGRAFYA


Takprizde, e-ei, s. 8-9; J. von Hammer-Purgstall, Osmanl Devleti Tarihi (trc. Mmin
evik - Erol Kl), stanbul 1983, I, 76; Sicill-i Osmn, III, 132; F. W. Hasluck, Cyzicus, Oxford
1910, s. 75; Ayverdi, Osmanl Mimrsi I, s. 189-197, rs. 266-277; a.mlf., Osmanl Mimarisinin lk
Asr, Milletleraras Birinci Trk Sanatlar Kongresi (Ankara 19-24 Ekim 1959), Kongreye Sunulan
Tebliler, Ankara 1962, s. 75; a.mlf., Orhan Gaz Devrinde Mimr, A lhiyat Fakltesi Yllk
Aratrmalar Dergisi, I, Ankara 1957, s. 135-136, rs. 39-40; Uzunarl, Osmanl Tarihi, I, 573;
Cevdet ulpan, Trk Ta Kprleri, Ankara 1975, s. 95-96; Cahid Baltac, XV-XVI. Asrlarda
Osmanl Medreseleri, stanbul 1976, s. 571; Yldz Demiriz, Osmanl Mimarisinde Ssleme I: Erken
Devir 1300-1453, stanbul 1979, s. 634-637, rs. 699-705; Mustafa Bilge, lk Osmanl Medreseleri,
stanbul 1984, s. 191-192, 302; S. Yldz tken v.dr., Trkiyede Vakf Abideler ve Eski Eserler,
Ankara 1986, IV, 525-530, 713-714, rs. 289-293, ekil 135; Orhan Cezmi Tuncer, Anadolu
Kmbetleri II: Beylikler ve Osmanl Dnemi, Ankara 1991, s. 127-131.

Enis Karakaya

LLE
( )
ekil ve renk zellikleriyle edebiyatta ve ssleme sanatlarnda kullanlan iek.
Farsa bir kelime olan lle (Lat. tulipa) ok yllk, soanl ve otsu bir bitkinin addr. iekleri bir
sap zerinde bir tane olup iek rts alt paral, serbest, krmz, sar veya beyaz renkli olabilir.
Her parann dip ksmnda genellikle esmer renkli bir leke grlr. Gerek vatannn Orta Asya
olduu sanlan lle esas itibariyle yabani bir bitkidir. Trkiyede on be kadar tr bulunmaktadr.
ok iekliler de dahil yaklak 5000 eidi bahelerde ss bitkisi olarak yetitirilmektedir.
Romallar ve Bizansllar dneminde tannmayan lle Anadoluda XII. yzyldan itibaren ss bitkisi
olarak kullanlmaya balanmtr. Llenin Trkiyeden Avrupaya ne zaman gtrld kesin olarak
bilinmemektedir. Avusturya-Macaristan imparatorunun Kann Sultan Sleyman nezdindeki elisi
Ootgeer Giselijn van Busbekenin stanbuldan Avrupaya gtrd bitkiler arasnda lle
soanlarnn da bulunduu sanlmaktadr. 1559 Nisannda Augsburgda (Almanya) Hewartn
bahesinde iek aan lle tr svireli tabiat bilgini Konrad Gesner tarafndan tulipa turcarum
(Trk llesi) olarak adlandrlmtr. Lle tutkusu, btn dnyada zaman zaman lle delilii
(tulipomania) diye anlan ar boyutlara ulamtr. Bu tutkunun, llenin XVI. yzyl stanbulunda
kltr yoluyla ok sayda eidinin elde edilmesiyle artt ve XVIII. yzylda, zellikle sonradan
Lle Devri (1718-1730) denilen dnemde dorua ulat bilinmektedir. Bugn Avrupa lkelerinde
lle bitkisi iin kullanlan tulip kelimesi, Trklerin bu bitkiye tulipan adn verdiklerini
kaydeden Busbekenin htratna dayanmaktadr. S. W. Murray, bu ismin Trklerin balarna
sardklar tlbentle ilgili olduunu kaydetmektedir. Kelimenin sark biimindeki iek anlamnda
tlbentten gelmi olmas ihtimali kuvvetlidir.
stanbulda slah edilmi ilk lle eidini elde eden kiinin eyhlislm Ebssud Efendi olduunu
Tabib Mehmed Ak kitabnda kaydetmektedir. XVIII. yzyl balarna kadar yetien kfecilerle
bunlarn yetitirdii lle ve zerrin eitlerinin isimlerini veren Netyicl-eshr adl kitabn mellifi
Cerrahpaa Camii imam Mehmed b. Ahmed Ubeyd Efendi de en eski lle yetitiricisi olarak
Ebssud Efendiyi gstermekte ve elde ettii ilk lle eidine nr- adn (cennet nuru) ismi
verildiini yazmaktadr. XVI-XVII. yzyllarda stanbulda yetitirilen lle eitlerinin isimleri,
zellikleri ve yetitiricileri hakknda bilgi veren el yazmas rislelere gre bunlarn says 2000
civarndadr. XVIII. yzyldan balayarak deta bir yar haline gelen lle yetitiricilii yoluyla ekil
ve renk bakmndan farkl ve her birine ayr ad verilmi yzlerce lle trnn
ortaya kt bilinmektedir (Redhouse szlnde yirmi , Mnir Aktepenin yaymlad bir narh
listesinde 239 lle ismi bulunmaktadr; ayrca bk. Trk iek ve Ziraat Kltr zerine, tr.yer.).
stanbulda yetitirilen lle eitleri, biimleri ve renkleri hakknda en nemli bilgiler, Ekrem Hakk
Ayverdi koleksiyonunda bulunan ve Lle Mecmuas ad verilen al-bmde yer almaktadr. 1725
yllarnda oluturulduu sanlan bu mecmuada elli kadar stanbul llesi eidinin renkli resimleri
vardr. stanbulda elde edilen lle trlerinin biimleri bugn Avrupa llesi (kaba lle) olarak
bilinen lle eitlerinden ok farkldr. stanbul llesinin iei badem biiminde, periant paralar
ise (berkleri) haner eklinde ve ular t gibi ince, uzun ve sivridir. Sadrazam Damad brhim Paa
dnemi serkfecilerinden eyh Mehmed Llezr, Mznl-ezhr adl eserinin birinci blmnde
bir lle eidinin deerli saylabilmesi iin tamas gerekli olan yirmi kadar zellii anlatmaktadr.
Bu eser H. F. von Diez tarafndan Almancaya (1815), W. S. Murray tarafndan Almancadan
ngilizceye evrilip ksaltlarak The Habit of Flowers ismiyle yaymlanmtr.
Trk Edebiyatnda Lle. Llenin Trkiyede en ok sz edilen trleri rm lle, lle-i Numn,
Manisa llesi ve Girit llesidir. Rm lle krmz renklidir. Lle-i Numn akayk da denilen
gelinciktir. Yalnkat, katmerli, beyaz, sar, pembe, krmz ve alaca eitleri vardr. Bu iei
Hredeki Lahm hnedannn son hkmdar Numn b. Mnzir ok sevdii iin ona bu ad
verilmitir. ran mitolojisine gre yldrm yapran zerindeki i tanesine dm, i tanesi ve
yaprak alev alarak yannca lle ortaya kmtr. Bknin, Sehb- lutfun bn tene dillerden dir
etme / Bu detin bar yanm lle-i Numnyz cn beytinde bu inanca telmih vardr. Manisa
llesi akayk trnden, gnete aan kadehi beyaz, kenar havai bir iektir. Girit llesi ortas siyah
tohumlu, beyaz katmerlidir; baka renkleri de elde edilmitir. Anadoluda llenin da llesi, berr
lle, kara lle, lle-i ddr, lle-i hamr gibi adlarla anlan birok eidi bulunmaktadr (Kartal, s.
13-26).
Lleyi Anadoluya Trkler getirmi olmaldr. XIII. yzyldan balayarak Seluklu bidelerinde,
yazma kitap ve kaplarnda yer alan bu iei mevcut bilgilere gre iirde ilk kullanan kii, Llenin
yanaklar yalm yalm, nergisin gznden kap gizlenmede szyle Mevlndr. Divan iirinde ise
ilk defa XIV. yzylda Ahmed Cemd Hurd mesnevisinde, Niin glgn srer yzne lle
msrayla lleyi yzne allk sren bir gzel eklinde tasvir etmitir. XV. yzyldan sonra iirde
yaygn olarak kullanm alan bulan lleyi eyh, Nect, Ahmed Paa gibi airler eitli zellikleriyle
ele almlardr. XVI. yzylda Bknin, Jlelerden taknr tcna gevher lle / h oluptur emen
iklmine benzer lle beytiyle balayan lle redifli bir gazeli vardr. XVIII. yzylda Nedm,
eran vakti geldi llezrn ddesi ren ve, Lle fasl yd hengm bahar eyymdr nakaratl
arklaryla bahar lleyle zdeletirdii gibi birok gazel ve arkyla Lle Devrinin llelerini ve
lle bahelerini lmszletirmitir.
airler tarafndan llenin zerinde durulan nemli zelliklerinden biri krmz rengidir. Bu renk daha
ok sevgilinin utangaln sembolize etmekte, utangalndan dolay da lle ba kenarnda hacl
durmaktadr: Aceb mi b kenarnda dursa lle hacl / Ki llezr- cemlinde hr u zrndr
beytinde Ahmed Paa bu duruma telmihte bulunmutur. Utanga sevgilinin yana, n gz ya
llenin krmz rengine benzetilir ve tebh-i tafdl yoluyla bunlarn lleden stn olduu belirtilir.
Renginden dolay lle ayrca k, gnl, kan, yara, yz, yanak, gelin, kanl gz, gz ya, kanl kefen,
ate, era, gne, afak, kna, kzlba, arap (arb- llegn), lal, kse-i mercan, laln kadeh, al
sancak; ekil ynnden de kadeh, adr, asker, sancak beyi, serasker, attar, krmz fanus, etfal
(ocuk), klh, dil gibi unsurlara benzetilir. Lleden sz eden beyitlerde rengi dolaysyla kan
alamak, bar hun olmak, kan bulamak, kan yutmak, kanna girmek, kan imek, kanl olmak, kan
kurumak, nice demler grmek, yanp yaklmak gibi deyimlere de yer verilir.
Llenin ortasndaki siyahln sevgilinin yanaklarn kskanma veya onlara zenme sonucunda ortaya
kan bir yara olduu dnlr. Bu haliyle bazan barn dalayan bir k olur veya zerinde siyah
ben bulunan bir yz gibi tasavvur edilir. Bu siyahlk, gzlerine kara su inme eklinde de anlatld
gibi diman muattar klmak iin n kadehine amber koymasyla da izah edilir. Lle bazan
buhurdanlk tayan bir kiidir. Krmz yapraklar ate, siyah nokta ise ate zerine konmu ddr
yahut lle, elinde lalden yaplm bir srmedan olduu halde srme satmaktadr.
Da eteklerinde, rmak kylarnda talk yerlerde, ba, bahe, emen, sebzezar ve sahralarda yetien
yabani bir iek olan llenin ok abuk solmas ve suya fazla ihtiya duymas gibi zelliklerinden de
sz edilir. Bu durum ba kenarnda durma eklinde anlatlr ve bundan dolay lle garip olarak
tanmlanr. Miskin (miskn) nitelemesiyle de llenin, ortasndaki siyahla misk rengi ve kokusu
dolaysyla iaret edilir. Nect Beyin, Taradan geldi emen mlkne bgne diy / Devr-i gl
sohbetine lleyi iletmediler beyti ise llenin, lle-i sahrnin terkibinden dolay yabani ve meclis
dbn bilmeyen bir taral olarak dnldn ifade eder.
Lle kelimesi Allah lafznda yer alan harflerle yazlmakta, dolaysyla her ikisi de ebced deeri
olarak altm alt saysn vermektedir. Ref-i Kaly, Rumeli Kazaskeri emseddin Efendiye yazd
kasidesinde, Subhdem dnse nola mihr-i cemle lle / Oldu mazhar aded-i ism-i celle lle
beytiyle bu hususa iaret etmektedir. zzet Ali Paa da bu durumu, Mazhar- ism-i cell olmasa hakk
lle / Bulamazd bu kadar rtbe-i vl lle beytiyle dile getirmektedir. Baz mutasavvflarn mezar
talarna lle motifinin ilenmesi de bu benzerlikle ilgili olmaldr. Lle kelimesi tersinden okununca
hill kelimesi ortaya ktndan airler aks-i lle szyle de hille iaret ederler.
Lle kuma, hal, tahta, deri, sedef ve ta ilerinde nemli bir ssleme unsuru olarak da kullanlmtr.
Lle bin altn ise hle bedavadr ata sz iinde de yer alan lle zellikle halk trklerinde ve halk
iirinde daha ok gl, blbl, smbl, bahar gibi kelimelerle birlikte anlmtr (zbek, s. 136, 445,
475). Rya tbirnmelerinde lle ile ilgili eitli hususlara yer verilir. Bunlardan II. Bayezidin
ehzadesi ehinah adna yazlan Kmilt-tabr adl eserde lleye dair eitli ryalar tabir edilir.
BBLYOGRAFYA


Agh Srr Levend, Divan Edebiyat, stanbul 1943, s. 179-180; Ekrem Hakk Ayverdi, XVIII. Asrda
Lle, stanbul 1950; Mehmet zbek, Folklor ve Trklerimiz, stanbul 1975, s. 136, 445, 475; Turhan
Baytop - Brian Mathew, The Bulbous Plants of Turkey, London 1984, s. 100; Turhan Baytop, stanbul
Lalesi, Ankara 1992; a.mlf., Trke Bitki Adlar Szl, Ankara 1994, s. 195-196 (ayrca kitabn
sonunda 451-475 numaral fotoraflar); a.mlf., Osmanl Llesi, Lle, sy. 5, stanbul 1987, s. 3-8;
Beir Ayvazolu, Gller Kitab, stanbul 1992, s. 107-141; a.mlf., Lle, TDEA, VI, 63-64; Ahmet
Kartal, Klasik Trk iirinde Lle, Ankara 1998; Atilla entrk, Osmanl iiri Antolojisi, stanbul
1999, s. 27-28; skender Pala, Ansiklopedik Dvn iiri Szl, stanbul 1999, s. 251-252; Trk
iek ve Ziraat Kltr zerine: Cevat Rtden Bir Gldeste (haz. Nzm H. Polat), stanbul
2001, tr.yer.; Nurhan Atasoy, Hasbahe: Osmanl Kltrnde Bahe ve iek, stanbul 2002;
Feyzullah Daygil, stanbul inilerinde Lle, VD, II (1942), s. 223-232; M. Mnir Aktepe, Damad
brahim Paa Devrinde Lle, TD, IV/7 (1953), s. 85-126; a.mlf., Damad brahim Paa Devrinde
Lleye Dair Bir Vesika, TM, XI (1954), s. 115-130; I. Melikoff, La fleur de la souffrance.
Recherche sur le sens symbolique de lle dans la posie mystique turcoiranienne, JA, CCLV/5
(1967), s. 341-360; A. Sheyl nver, Trkiyede Lle Tarihi, VD, IX (1971), s. 265-276; Orhan
aik Gkyay, Divan Edebiyatnda iekler, TT, sy. 76 (1990), s. 30-33; sy. 77 (1990), s. 34-39;
Lle, SA, III, 1217-1219; Necdet Sakaolu, Lle, DBst.A, V, 178.
Turhan Baytop - Cemal Kurnaz
SANAT.
Lle, yar slplam ekliyle XVI. yzyln ilk yarsndan sonra Trk bezeme sanatlarnda nemli
bir yer tutar. Kann Sultan Sleyman devri saray nakhnesi sernakka Kara Memi, Trk
tezyinatnda yaprak ve goncasyla beraber izilen yar slplam gl, karanfil, lle ve bahar dal
motifleriyle yeni bir slp ve anlay getirmitir. Bu tarz ksa zamanda saray ve sanatkrlar
etkilemi, kitap, ini, maden, ahap ve dokuma sanatlarnda ok yaygn olarak kullanlmtr. Kara
Memi slbuyla beraber Trk motif gruplar arasna giren lle kazand farkl biim ve renkleriyle
ok beenilmi, ilgi grmtr. slplatrlm olmasna ramen karakterini kaybetmeyen bu lle
motiflerini farkl isimleriyle desen iinde XIX. yzyla kadar grmek mmkndr.
Yar slplam iek ve zengin lle motifleriyle tezhip edilmi kitap ve murakkalar arasnda en
gzel rnekleri, Kara Meminin olgunluk dnemini temsil eden Dvn- Muhibb ( Ktp., TY, nr.
5467) ve klasik desen iinde lle motiflerinin yer ald ah Mahmud murakkadr ( Ktp., FY, nr.
1426). Trk ve slm Eserleri Mzesinde (nr. 320) muhafaza edilen mushaf- erifin tlarnda
soanyla birlikte lle iei btn zellikleriyle yer almaktadr.
Krmz renk ve zarif ekliyle XVI. yzyln ikinci yarsndan sonra ini sanatnda grlen lle motifi
ilk defa, 950de (1543) yaplan ehzade Mehmed Trbesi ile daha sonra ina edilen Hadm brhim
Paa Camii inilerinde yaz aralarna serpitirilmi olarak yer alr. Rstem Paa, Sokullu Mehmed
Paa, Sultan Ahmed camileri ve Haseki Hrrem Sultan Trbesi ini tezyinatnda lle motifinin renk
ve desen eitlilii bakmndan en zengin rnekleri verilmitir. XVII. yzyln ini sanatnda lle
motifi yarm asr nceki zengin eit ve desen gzelliinden yava yava uzaklam, XVIII. yzylda
ise nemini kaybetmitir.
ini sslemelerinde lle ini kitbelerinde yaz arasndaki boluklar dolduran bir motif, bazan hat
ve yaprak motiflerinin ilerini sslemede kompozisyon gzelliini arttran bir eleman olarak
ilenmitir. Bazan da kompozisyon iinde tek bana veya ieklerle birlemi veya tepelik tarznda
oturtulmu olarak tezyin birlik meydana getirir.
Lle, ini sslemelerde tabii renklerine bal kalnmadan kompozisyonun renk hengine uyarak siyah
dnda btn renklerde boyanmtr. Kompozisyonu oluturan dier ssleme unsurlarnn oranlarna
uygun bir irilikte tasarlanan lle motifi gz hizasndaki inilerde kk, ykseklerde ise gzle eser
arasndaki uzaklk dnlerek byk yaplmtr (Daygil, sy. 2 [1942], s. 223-227). Lle motifleri
XVI. yzyl Bursa atma, stanbul kemha dokumalarnda ve ilemelerinde byk bir ustalk ve zevkle
ilenmi desen iinde yer almtr (TSM, nr. 31/4; Washington The Textile Museum, nr. 1.22).
Lle motifinin tura bezemesinde de bolca kullanld klasik dnem Trk buketlerinin iinde llesiz
bir desen izilmemitir. Lle motifinin Kann Sultan Sleyman devri tombak miferlerinde, Topkap
Saray Mzesinde bulunan silh koleksiyonunda yer alan at miferlerinde ok ustaca ilendii
grlmektedir.
BBLYOGRAFYA


Tahsin z, Trk Kuma ve Kadifeleri, stanbul 1951, II, 147; J. Carswell, From the Tulip to the
Rose, Studies in Eighteenth Century Islamic History, London-Amsterdam 1977, s. 328-355; elik
Glersoy, Lle ve stanbul, stanbul 1980; Yldz Demiriz, Osmanl Kitap Sanatnda Natralist
slpta iekler, stanbul 1986, s. 355-357; a.mlf., 18. Yzylda iek Ressaml, 18. Yzylda
Osmanl Kltr Ortam, stanbul 1998, s. 75-90; nci Birol - iek Derman, Tezyn Trk Sanatnda
Motifler, stanbul 1991, s. 113-128; Nurhan Atasoy, Hasbahe: Osmanl Kltrnde Bahe ve iek,
stanbul 2002, tr.yer.; Feyzullah Daygil, stanbul inilerinde Lle, VD, sy. 2 (1942), s. 223-227;
Tahsin Tunal, III. Sultan Ahmed ve Lle Devri, Hayat Tarih Mecmuas, VIII/5, stanbul 1972, s.
34-43; Talat S. Halman, Lle Devri Cokular, Kltr ve Sanat, sy. 34, Ankara 1997, s. 5-7;
Lle, SA, III, 1217-1219; Glnur Duran, Kara Memi, DA, XXIV, 362-363.

F. iek Derman

LLE DEVR
Osmanl tarihinin 1718-1730 yllar arasna sonradan verilen ad.
XVIII. yzyl Osmanl kroniklerinde Lle Devri ad altnda bir dnem tanmlamas mevcut deildir.
1718de Avusturya ve mttefiki Venedikle imzalanan Pasarofa Antlamasnn ardndan balayan
uzun bar dneminde bata Hali ve Boazii olmak zere iptil derecesine varan bir yaygnlkta
lle yetitirildiinden ilk defa Yahya Kemal Beyatl bu devir iin Lle Devri tabirini kullanmtr.
Tarihi
Ahmed Refik Altnay tarafndan 1913 ylnda kdam gazetesinde tefrika edilen makalenin ve iki yl
sonra baslan kitabn balnda kullanlan bu ad Osmanl tarih literatrnde yaygnlk kazanm,
Osmanl tarihinin bir zevk, elence, bar, yenileme ve sivil reform dneminin balangc olarak
anlalmtr.
Nevehirli Damad brhim Paann uzun sadret yllarn iine alan ve 1730da Patrona Halil syan
ile sona eren bu dnem Bat ile siyas, ekonomik ve kltrel ilikilerin gelitirildii zaman dilimini
ifade eder. Parise, Viyana ve Moskovaya gnderilen elilerden sadece diplomatik ve ticar
antlamalar imzalamalar deil Avrupa diplomasisi ve asker gc hakknda bilgi edinmeleri de
istenmitir. Parise XV. Louis nezdine gnderilen Yirmisekiz elebi Mehmed Efendi bata eitim
olmak zere Fransadan ok etkilenmi ve bunu stanbula tamtr. Bu arada ticar ilikiler de
gelimi, iki lke arasnda ylda 500 ticaret gemisi gidip gelmitir.
Yenileme politikasnn en nemli gstergesi, elebi Mehmed Efendinin olu Mehmed Said Efendi
ve brhim Mteferrikann gayretleriyle 1727de Mteferrikann stanbul Yavuzselimdeki evinde
kurulan matbaadr. Bir istihkm subay olan ve Osmanl hkmetinden iltica talebinde bulunan De
Rochefort, baz asker reform giriimlerinde bulunmusa da yenierilerin tehdidinden korkulduundan
bunda baarl olunamamtr. Bir Fransz mhtedisi olup Gerek Dvud Aa adyla anlan kii de
ehzadebanda ada anlamda ilk yangn sndrme kurumu olan Tulumbac Ocan kurmu
(Rid, V, 442), Boaz gvenlii iin Kz Kulesine fener konulmutur. Bu arada tersane slah
edilmi ve ilk defa ambarl gemilerin yapmna balanmtr. Teknoloji alannda, Seyyid Vehb ve
Mehmed Hzinin eserlerinde dnemin snnet elencelerinde kullanlan ve iinde be alt kii
bulundurabilen timsah eklinde deniz altdan da sz edilmektedir (Terziolu, XI, 265). Sanat ve
edebiyattan holanan Vezrizam Nevehirli Damad brhim Paa dnemin nl air, msikiinas ve
sanatkrlarn etrafna toplam, darya el yazmas kitap karlmasn yasaklamtr (Rid, IV,
311). Asl nemlisi, resm bir tercme heyeti kurularak Doudan ve Batdan nemli eserlerin
Trkeye evrilmesidir (eserlerin listesi iin bk. Aydz, II/3 [1997], s. 143 vd.).
Dnce alannda nemli deiikliklerin yaand on iki yllk bu devirde sistemli bir telif hareketi
olmutur. Vakanvis tarihleri dnda Seyyid Vehb dnemin elenceye dnk sosyal hayatn
Surnmesinde, Pasarofa Antlamasn ise Sulhiyyesinde ele almtr. Mellifi bilinmeyen Islahat
Takririnde Osmanl tarihinde ilk defa ciddi bir ekilde yenileme meselesi tartlmtr (Unat, I/2
[1941], s. 81 vd.). Bunlarn dnda dnemin res-i irn Osmanzde Ahmed Tib ile uar
tezkiresi mellifleri olan Saf, Slim ve smil Belin birok tercme ve telifi vardr. Baz eserler
ise Trkeden Franszcaya evrilmitir. Topkap Saraynda, Yenicamide ve Damad brhim
Paann ehzadebandaki klliyesi iinde ktphaneler tesis edilmi, air Nedmin hfz- ktb
olduu saray ktphanesinde dersler yaplm (Rid, V, 176-177; elebizde sm, s. 250-251),
inicilii gelitirmek iin Tekfur Saraynda bir ini imalthanesi kurulmu, znik ve Ktahya
imalthaneleri restore edilmi, kiremit imaline balanmtr. Bu arada bir dokuma atlyesi alm,
esnaf denetlenmi, i ve d ticaret gelitirilmitir. Yirmisekiz elebi Mehmed Efendinin lkeye
dnmesinden sonra stanbulda bata mimari olmak zere hemen her alanda Fransz tesiri, ssleme
sanatnda ise barok ve rokoko tarzlar kendini gstermitir.
Belgrad ormanlarndaki tatl sularn stanbula nakli iin bentler (elebizde sm, s. 200-202),
ehrin eitli yerlerinde de emeler yaptrlmtr. stanbulda yeni yollar ve iskeleler ina ettirilmi,
Kapal arnn yanan Sandal Bedesteni yenilenmitir. arlarda ekmek sat ve kahve ithali
denetlenmi, tabbet gelitirilmi, imtihansz tabipler meslekten uzaklatrlmtr. Tp alannda bata
Dervi mer if tarafndan olmak zere birok eser kaleme alnmtr. Nitekim stanbuldaki
ngiltere elisinin ei Lady Montagu, Trkiye Mektuplarnda (s. 66-67). Trkiyede baz
hastalklara, zellikle iek hastalna kar a yapldndan sz etmektedir. Boazii ve Hali
kylar kkler ve kasrlarla donatlmtr. Yirmisekiz elebi Mehmed Efendinin Fransadan
getirttii planlara gre ina edilen yaplarda Avrupa mimarisinin tesirleri grlmeye balam,
duvarlar Avrupal ustalar tarafndan Bat tarznda sslenmitir. Kklerin en nemlisi brhim
Paann gayretiyle iki ayda tamamlanan Kthanedeki Sdbd Kasr idi. Devlet adamlar
tarafndan bu mekn ksa srede enlenmi, Kthane deresinin iki taraf beyaz kklerle donatlm,
deta Paris civarndaki Versaillesa nazre olmutur. Dier kklerin en nlleri Salpazarndaki
Emnbd, Caalolundaki Ferahbd, Alibeykydeki Hsrevbd, Bebekteki Hmyunbd,
Defterdardaki Neatbd ve skdardaki erefbd kasrlardr. Ayrca skdar ve Kadky
sahillerinde kkler ina edilmitir. emelerin en nemlisi Bb- Hmyun nndeki III. Ahmed
emesi olup bu yap daha sonra Azapkap, Tophane ve skdar meydannda yaplanlara rnek
olmutur. Bu arada ehrin temizliine zen gsterilmi, surlar onarlm, birok kesi latif
bahelerle sslenmitir.
Damad brhim Paa, III. Ahmede daima sknet ve neeli bir ortam hazrlamaya zen gstermi, bu
dorultuda yaplan elence ve enliklerin sembol de lle olmutur. Sadece bahelerin deil pencere
pervazlarnn da en gzde iei olan llenin 839 tr yetitirilmi, yeni trlerin retimi iin
yarmalar dzenlenmitir. Lle soanlarnn fiyat ok artnca hkmet speklasyonlar nlemek
amacyla Ekim 1722de bir ferman karmak ve lle fiyatlarna narh koymak zorunda kalmtr
(Ahmed Refik, stanbul Hayat, s. 94-95). iekilik bu dnemde gelimi, bir meslek haline gelmi
ve bu alanda kfenme ad altnda kitaplar yazlmtr.
zellikle yaz gecelerinin elenceleri ok gsterili olmu, bata Beiktataki sahilsarayda olmak
zere llelerin altnda kandiller ve yryen kaplumbaalarn zerinde mumlar yaklarak raan
enlikleri yaplmtr. ok defa bu ziyafet ve elencelere eliler de katlr, bunlarn bazs yanlarnda
ressam da bulundururdu. Bu dneme ahit olan ressamlarn en nls, otuz yl stanbulda kalan Jean
Baptiste van Mour olup gnmze zellikle kyafet ve yaay tarzyla ilgili resimler brakmtr.
Yerli tasvirlerin en gzelleri ise minyatr sanats Levnye aittir. Gemi asrlara gre iyice
dnyevleen elenceler geni halk kitlelerince de benimsenmi ve sk sk verilen ziyafetler sonunda
nian tlimleri, at ve yzme yarlar, gre vb. etkinlikler yaplmtr. Lle mevsimi sona erip k
souklar balaynca bir yandan Sultan Ahmed ile veziri her taraf kapal meknlar starak lle ve
karanfil yetitirmeye alrken, te yandan helva ziyafet ve sohbetleri devreye girer, yaplan
lenlere airler, edipler ve msikiinaslar da davet edilirdi. Hnedan mensuplarnn snnet ve
evlilik dnleri gnlerce, hatta haftalarca sren elencelere yol aard.
Osmanl tarihi kaynaklar bu zevk ve safa dneminde sarayn da etkisiyle ahlk, yaay ve detlerde
deimeler baladn ve lks tketimin arttn belirtir. Devlet adamlarna orta snfn da
katlmasyla balayan ar harcamalarn, zellikle kadnlarn ar sslenmelerinin nlenmesi iin bir
ferman dahi karlmt. Edebiyatn temsilcisi olan Nedm, Lle Devrinin zellikle elenceye bakan
safhasn iirlerinde yanstrken dnemin tarihini Rid Mehmed, elebizde sm ve Arpaeminizde
Mustafa Smi yazmtr.
Bata padiah ve sadrazam olmak zere devlet riclinin gelenekleri zedeleyecek dereceye ve israfa
varan elence dknlkleri baz evreleri rahatsz etmekte gecikmedi. Sarayn lsz masraflar,
geleneklerden kopma, sadrazam tarafndan konulan ar vergiler bata ulem olmak zere halkn
byk ounluunun houna gitmiyordu. Asker reformlardan endie duyan yenieriler de gayri
memnun halk destekliyordu; zira bo vakitlerinde ticaretle uraan yenieriler gibi kk
zanaatkrlar da son konulan vergilerden memnun deillerdi. Baz ulemnn bu honutsuzluu
krklemesine ramen ayaklanma siyas sebeplerden dolay kt. Rusyann bir sredir Hazar
sahillerine kadar uzanan blgeyi igal etmesi, yre mslmanlarnn Osmanl padiahndan yardm
talepleri ve randa gelien olaylar Osmanl Devletinin dikkatini ister istemez douya evirmiti.
Baz bat ran ehirlerine giren Osmanllar ile Ruslar kar karya geldilerse de Fransann
stanbuldaki elisi Marquis de Bonnacn devreye girmesiyle 1724te bu devletle ebed sulh diye
anlan muksemenme imzaland ve rann baz ehirleri paylald. Ancak rann dousunda gelien
olaylar sonunda ah II. Tahmasbn tahttan indirilmesi zerine yeni ran hkimi Eref ah bu
anlamay kabul etmedi. 1726da yaplan Osmanl-ran savan Osmanllar kaybetti. Douda gelien
bu olaylar, merkezde III. Ahmede ve Sadrazam brhim Paaya muhalefeti giderek arttrd. II.
Tahmasb himayesine alarak Osmanl idaresindeki ran ehirlerini, bu arada Hemedan ve Tebrizi
alan Ndir Ali Hann (Ndir ah) baarlar hkmet kartlarn harekete geirdi. Sefer giderleri
iin yeni vergiler konmas da barda taran son damla oldu. Merkezdeki honutsuzlua taradaki
asayisizlik sonucu stanbula ynelik gler, artan isizlik ve esnafn karlat zorluklar da
eklenmiti. nemli devlet mevkilerine sadrazam ve eyhlislm yaknlarnn getirilerek baz kiilerin
nlerinin tkanmas iten ie iktidar kavgalarna yol amaktayd. zellikle sadrazamn,
akrabalarndan oluan bir ekip kurmu olmas ve bunlarn nemli grevlere getirilmesi en ok tepki
eken konuyu oluturuyordu. Sonunda Tebrizin elden kt, sadrazamn bunu gizledii, skdarda
toplanan, fakat bir trl sefere kmayan ordu gibi bahanelerle Patrona Halil nderliinde bir
ayaklanma patlak verdi. Patrona Halil syan olarak bilinen bu ayaklanma srasnda damad brhim
Paay feda eden III. Ahmed, silerin istei zerine taht da yeeni I. Mahmuda terketmek zorunda
kald. Saltanatnn ilk yllarnda silerin isteklerine boyun een yeni padiah onlarn lle bahelerini,
kkleri ve dier elence yerlerini tahrip etmesine engel olamad (Subh, s. 6 vd.). Bylece bu
dnemin zevk ve elenceye bakan yn sona erdiyse de yenileme ve Batya alm faaliyetleri
srd.
BBLYOGRAFYA


BA, MD, nr. 129, s. 185; nr. 133, s. 237; nr. 134 s. 156, 190; nr. 135, s. 303; Silhdar, Nusretnme, s.
384-385, 388-389, 396 vd.; Rid, Trih, IV, 311; V, 145-449; elebizde sm, Trih, stanbul
1282, tr.yer.; Mehmed Efendi, Le paradis des infidles (ed. Cl. Galland - G. Veinstein), Paris 1981;
Subh, Trih, s. 6 vd.; Destr Slih Tarihi (nr. Bekir Stk Baykal), Ankara 1962, tr.yer.; M. M.
Montagu, Trkiye Mektuplar: 1717-1718 (trc. Aysel Kurutluolu), stanbul, ts. (Tercman Gazetesi),
s. 66-67; Hammer, Byk Osmanl Tarihi (trc. Vecdi Brn), stanbul 1991, VII, 249 vd., 347 vd.; M.
de Bonnac, Mmoire historique sur lambassade du France Constantinople (ed. Ch. Schefer), Paris
1894, tr.yer.; Ahmed Refik [Altnay], Hicr On kinci Asrda stanbul Hayat: 1100-1200 (stanbul
1930), stanbul 1988, s. 63-68, 71, 77-81, 85-91, 94-97, 100-101, 105-107; a.mlf., Lle Devri (haz.
Haydar Ali Diriz), stanbul 1973; a.mlf., Eski Kthne lemleri, Akam, stanbul 7 Mart 1936;
1730 Patrona htilli Hakknda Bir Eser: Abdi Tarihi (nr. Faik Reit Unat), Ankara 1943;
Uzunarl, Osmanl Tarihi, IV/1, s. 147-148, 152 vd.; IV/2, s. 513 vd.; Mnir Aktepe, Patrona
syan, stanbul 1958; a.mlf., Kdhneye Dair Bz Bilgiler, Ord. Prof. smail Hakk
Uzunarlya Armaan, Ankara 1976, s. 335-374; a.mlf., Damad brahim Paa Devrinde Lle,
TD, IV/7 (1952), s. 85-126; V/8 (1953), s. 85-104; VI/9 (1954), s. 23-38; a.mlf., Ahmed III, DA,
II, 36-38; a.mlf., Dmd brahim Paa, Nevehirli, a.e., VIII, 441-442; B. Lewis, Modern
Trkiyenin Douu (trc. Metin Kratl), Ankara 1970, s. 46-48; M. L. Shay, The Ottoman Empire
from 1720 to 1734 as Revealed in Despatches of the Venetian Baili, New York 1978, s. 17 vd.;
Mehmet pirli, Lle Devrinde Tekil Edilen Tercme Heyetine Dir Baz Gzlemler, Osmanl
lm ve Meslek Cemiyetleri (haz. Ekmeleddin hsanolu), stanbul 1987, s. 33-42; Niyazi Berkes,
Trkiyede adalama, stanbul 2002, s. 42, 46-50, 63, 86; Arslan Terziolu, Trk-slm Kltr
erevesinde Uma Denemeleri, Otomatik Makinalar, Denizalt ve Roket Teknolojisi, Trkler (nr.
Hasan Cell Gzel v.dr.), Ankara 2002, XI, 265; Faik Reit Unat, III. Ahmed Devrine Ait Bir
Islahat Takriri, TV, I/2 (1941), s. 81-160; W. Heinz, Die Kultur der Tulpenzeit des Osmanischen
Reiches, WZKM, sy. 61 (1967), s. 62 vd.; N. Suner Pekin, Yahya Kemalle Konumalar ve
Hatralar, Yahya Kemal Enstits Mecmuas, sy. 3, stanbul 1988, s. 265; Salim Aydz, Lle
Devrinde Yaplan lm Faaliyetler, Divan: lm Aratrmalar, II/3, stanbul 1997, s. 143 vd.; Irne
Melikoff, Lle Devri, EI (Fr.), V, 645-648.

Abdlkadir zcan

EDEBYAT.
Gndelik hayatta, gzel sanatlarda, ilim ve teknik alanlarnda yenilemenin ksa fakat youn bir
dnemi olan Lle Devri edebiyatta da etkilerini gstermitir. Dnemi yaam olan airlerin
eserlerinin ounda toplum yaayyla divan iiri arasndaki ilikinin gemi yzyllara kyasla en
st seviyede olduu dikkati eker. Bu iliki bir taraftan rf ve detlerin, elence hayatnn, eitli
mekn tasvirlerinin, mahall zelliklerin karmak mazmun ve belgat oyunlarna sapmadan olduka
yaln ifadelerle iire yansmas, dier taraftan iirin her dnemden daha fazla eitli halk tabakalar
arasnda ve gndelik hayat iinde okunmas ve besteleriyle terennm edilmesi suretiyle olmutur. Bu
karlkl etkileimde, halkn itibar ettii devletlerinin gzel sanatlara ve edebiyata gsterdikleri
tevik edici ilginin de rol nemlidir. Bata devrin hkmdar III. Ahmed ve sadrazam Nevehirli
Damad brhim Paa olmak zere devlet riclinin iir, msiki, mimari, nak gibi sanat eserlerine
yakndan ilgi duymas saray evresinde sanatlarn yer almasna, bylece giderek estetik duyarla
sahip ahsiyetlerin yetimesine zemin hazrlyordu. Baka bir adan saray mensuplarnn ve stanbul
halknn elence hayatna ar dknl iiri de kaynan sath bir dnya lezzetinde ve
zevkperestlikte bulan bir hayat felsefesine (hdonisme) sevketmekteydi. Nedmin, Glelim
elenelim km alalm dnydan / Gidelim serv-i revnm yr Sdbda msralar bu felsefeyi
zetleyen bir forml olmutur.
ehrin yeniden imar, bata Kthane olmak zere stanbulun baz meknlarnda elence lemlerinin
tertibi, giderek yaygnlaan bir moda halinde saray, kasr, kk yahut eme, sebil, havuz ve
bahelerin inas gibi faaliyetler dnemin airlerini de kasideler ve tarih manzumeleri yazmaya
ynlendiriyordu. Sanatn devlet adamlarnca zendirilmesi ve sanatkrlarn himaye edilmesi airlerin
de hemen her frsat deerlendirip ramazniyye, ydiyye, itiyye, bahriyye, kasriyye gibi trlerde
iir yazmalarna vesile oluyordu. Bu dneme ait divanlarn kaside blmleri sosyal olaylarn, tarih
manzumeleri mimari tarihinin, arklar ve gazeller elence hayatyla sanat ve estetik anlaynn bir
bakma belgeleri durumundadr. Bu arada dnyev zevkleri terennm eden gazel ve ark gibi nazm
ekilleri de halk arasnda rabet gryordu. Yazn ak meknlara has elence ve enliklerde kn da
helva sohbetleri ve saz fasllarnda msiki ve iir birbirine bal iki sanat olarak itibardayd.
Lle Devrini idrak eden pek ok air, III. Ahmed ile veziri Damad brhim Paann sanat zevkine
uygun olarak deiik iirler yazyor, bunlardan zellikle Nedm, Seyyid Vehb, Nahf, Ahmed Neyl,
res-i irn Osmanzde Ahmed Tib, zzet Ali Paa, tarihi Rid Mehmed, Drr Ahmed Efendi,
eyhlislm Ebishakzde shak Efendi, Km, Mustafa Smi, Rsih, elebizde sm Efendi,
Nazm, Mnif ve Htif gibi airler, stanbuldaki sanat ve elence ortamndan ilham alarak yerli
hayat iirlerine yanstyorlard. Daha nceki yllarda balam olan mahalllik cereyan bilhassa bu
dnemde iire halk hayatndan ve halk zevkinden izgiler kazandrm, Trke, halk deyimleri ve halk
syleyileriyle zengin ve sade bir gzellie kavumutu. Drr Ahmed Efendinin kardei olan Sd
elebinin, Eer memdh ise Trk lisanda nazmperverlik
/ Sels vzh ister dinleyen fehm eyleyen an / Nice Trk denir ol ire kim her lafznn halli /
Lugatlar bakmaa muht ede meclisde yrn dedii anlay, devrin iir meclislerinde bir Trk
nazm ekli olan arklarn oalmasna ve hece vezniyle iirler sylemeye kadar varacak bir
mahalllik fikrine kap aralad. Bunun sonucu olarak divanlarda halk deyimleri, halk tresi ve halk
felsefesine ait ifadeler oalmaya balad. Bu anlayn bir bakma ncs saylan Nedmin divan
iirine getirdii yenilikler, Lle Devrinin Osmanl edebiyat ve sanatnda bir neoklasizm olarak
gcn hissettirmesine yol at. Bu dorultuda stanbula dair hayat sahnelerini iirletiren Nedm,
elence ve mahall hayat anlatt ark ve gazelleri kadar divan iirinin ak anlayn da hayata
yanstt; zihinlerdeki sevgiliyi sokaa indirerek dokunulabilen, hatta sitem edilebilen uh bir sevgili
haline getirdi.
an Nedm kadar nemli dier airi Seyyid Vehb de bu dneme ait olaylardan ilham alarak
manzumeler yazmtr. Saraya yaknl ile bata elence meclisleri olmak zere hayat ve zevki
ilgilendiren her ey onun konular arasndadr. Ayasofyaya alan Bb- Hmyun nndeki meydana
yaptrd eme iin bizzat III. Ahmedin, Besmeleyle i suyu Hn Ahmede eyle dua biimindeki
tarih msran, bana a kelimesini ilve ederek hem ebced ynnden hem de uygun bir kaside ile
tamamlamas onu Lle Devrinin nemli airleri arasna sokmutur. Padiah tarafndan verilen res-i
irn rtbesiyle airlii resmiyet kazanan Osmanzde Ahmed Tib ise bu dnemin sade dille yazan
gl airlerindendir.
Lle Devrinde Trk iiri ran geleneinin etkisinden syrlm, ran kaynakl klasik mesnevi konular
braklarak deiik konularda gazellerle mill nazm ekli olan arklar yannda yerli hayattan veya
tasavvuftan ilham alan mesneviler de yazlmtr. Bu dneme ait ark ve gazellerin daha ziyade
bestelenmek iin yazlm olmas dilleri ve konular ynnden onlar halka yaknlatrmakla
kalmam, msiki ile de btnlemelerine frsat tanmtr. Gerek pek ok airin ayn zamanda
msikiinas olmas, gerekse bestekr saysnda grlen art (eyhlislm Esad Efendi, Atrabl-
sr f tezkireti urefil-edvr [nr. H. S. Arel], Msiki Mecmuas, sy. 9-24, Kasm 1948 - ubat
1950) bu dnemde iirle msiki ilikisini aka gsterir. Bestekrlar arasnda Nazm, Ny Osman
Dede, Ebbekir Aa ile Kadzde Mustafa avu, icraclardan Reid elebi ile Eypl Mehmed
Rz devrin en nl msikiinaslarndandr. Bu devrin air ve bestekrlarndan ou ilm hayatn da
merkezinde yer alyor ve tercme heyetinde ye bulunuyordu (Uzunarl, IV/1, s. 153). nl nakka
Levn, pek ok edeb esere izdii minyatrler sayesinde renk ile iiri buluturmutur. Devrin
tezkirelerini ise Saf Mustafa, Slim ve smil Bel yazmtr.
Lle Devri yaand adan sonra da pek ok iire (bibl. Akay) ve edeb esere konu olmutur. Ahmet
Refikin (Altnay) dneme ad olan incelemesi Lle Devri: 1130-1143 (stanbul 1331), Mushibzde
Cellin Odeon Tiyatrosunda sahnelenen oyunu Lle Devri (1914), Faik li Ozansoyun Nedim ve
Lle Devri adl tiyatro eseri (stanbul 1950), Enver Behnan apolyonun Lle Devrinde air
Nedimin Ak ismini verdii tarih roman (Ankara 1952) ve Ahmet Kabaklnn air-i Cihan:
Nedim adl senaryo-roman (stanbul 1996) bu hususta yazlm mstakil eserlerden nemli
olanlardr.
BBLYOGRAFYA


Nedim, Dvan (nr. Abdlbki Glpnarl), stanbul 1951, neredenin nsz, s. I-XIII; Esad Efendi,
Atrabl-sr f tezkireti urefil-edvr (nr. Hseyin Sdeddin Arel, MM iinde), sy. 9-24 (1948-
50); M. M. Montagu, Trkiye Mektuplar: 1717-1718 (trc. Aysel Kurutluolu), stanbul, ts.
(Tercman Gazetesi), s. 139-142; Ahmed Refik [Altnay], Lle Devri, stanbul 1912, tr.yer.; brahim
Alettin [Gvsa], Nedim, stanbul 1932, s. 8-13; Uzunarl, Osmanl Tarihi, IV/1, s. 153; Nihad
Smi Banarl, Resimli Trk Edebiyt Trihi, stanbul 1979, II, 745-747; Hasibe Mazolu, Nedim,
Ankara 1988, s. IX-X; a.mlf., Nedimin Divan iirine Getirdii Yenilik, Ankara 1992, s. 1-10; Hasan
Akay, Fetihten Gnmze airlerin Gzyle stanbul, stanbul 1997, s. 997, 1002, ayrca bk. ndeks;
Muhammet Nur Doan, eyhlislm shak Efendi: Hayat, Eserleri ve Divannn Edisyon Kritii,
stanbul 1997, s. 26-27, 33-36; Muhsin Macit, Mahallleme Cereyan ve Nedm, Osmanl, Ankara
1999, IX, 711-717; Mustafa Armaan, Lle Devrinin Siyah Beyaz Fotoraf, stanbul Armaan IV,
stanbul 2000, s. 25-39; Emine Erolu, Cevad Rt Beyin Lle Devriyle lgili Yazlar, a.e., s.
143-156; skender Pala, Nedim ve Lle Devri, a.e., s. 75-86; Salim Aydz, Bilimsel Faaliyetler
Asndan Lle Devri, a.e., s. 159-193; Hayri Yenign, Lle Devri Bestekrlar, TY, I/4 (1960),
s. 47-48; II/5, s. 59-60; II/6, s. 53-54; II/7 (1960), s. 47-48; W. Heinz, Die Kultur der Tulpenzeit des
Osmanischen Reiches, WZKM, sy. 61 (1967), s. 62-116; Abdlkadir Karahan, Seyyid Vehb, A,
X, 543-547; Irne Melikoff, Lle Devri, EI (Fr.), V, 645-648; ztuna, BTMA, I, 472; Beir
Ayvazolu, Lle Devri, TDEA, VI, 64-65; Necdet Sakaolu, Lle Devri, DBst.A, V, 182-185.

skender Pala

LLEK
( )
Ebl-Ksm (Ebl-Hseyn) Hibetullh b. el-Hasen b. Mansr el-Llek et-Taber er-Rz (.
418/1027)
Hadis hfz, kelm limi ve fi fakihi.
Takunya yapp satt iin Arapada bu anlama gelen levlik kelimesine nisbetle Llek diye
tannd (Semn, V, 669). Taberistanl olup bir mddet orada yaadktan sonra nce Reye gitti,
ardndan Badata yerleti. Eb Hmid el-sferyn, Cafer b. Abdullah el-Fennk, s b. Ali b. s
el-Vezr, Eb Thir el-Muhallis, Ebl-Hasan bnl-Cnd, Eb Ahmed el-Farad, bn Ebl-
Fevris ve Eb Mesd ed-Dmaknin de aralarnda bulunduu yz akn hocadan hadis dinledi.
Kendisinden Hatb el-Badd, Ebl-Hasan Ali b. Hseyin el-Ukber, olu Eb Bekir Muhammed b.
Hibetullah ve bn Zehr Ahmed b. Ali et-Tureyss hadis rivayet etti. Badata g edinceye kadar
sadece hadis ilimleriyle megul olan Lleknin Eb Hmid el-sferynden fi fkh rendiine
dair bilgilerden hareketle (Hatb, XIV, 70; bnl-Cevz, VIII, 34) onu fi fakihleri arasnda
sayanlar olmusa da (Brockelmann, GAL, I, 192; Sezgin, I, 501) Sbknin abat-fiiyyetil-
kbrsnda yer almamas, kendisinin amel mezhebi konusunda kesin bir bilgi bulunmadn
gstermektedir.
yi bir hadis mnekkidi kabul edilen ve grlerine bavurulan Llek amelde ehl-i hads, itikadda
Selef yolunu benimsemitir (bn Kesr, XII, 25). Silef, Lleknin tedls yaptn sylemi, rviler
hakknda verdii baz bilgiler dolaysyla yanlmakla suland olmutur. Llek 6 Ramazan 418de
(10 Ekim 1027) Dneverde vefat etti. Erken yata ld iin hadis bilgisinden ve eserlerinden
yeterince istifade edilemedii belirtilmektedir.
Eserleri. 1. eru uli itidi Ehlis-snne vel-cema. eitli kaynaklarda es-Snne, erus-
snne, eru itidi Ehlis-snne, ucec uli itidi Ehlis-snne vel-cema, eru uceci
uli itidi Ehlis-snne vel-cema, Mehib Ehlis-snne gibi adlarla da anlr. Lleknin
hayatnn sonlarnda kaleme ald anlalan eserin mukaddimesinde Selefin snnete ball, akl
esas
alan Mutezilenin hadisi bilmedii, bidat karsnda limlerin tavr ve ehl-i hadsin stnl ele
alnm, daha sonra Allahn birlii, isimleri ve sfatlar, Ehl-i snnetin Kurana bak, Allahn
ztn dnmekten nehiy, kader, mcize, iman, gnah, tvbe, kabir, kyametin almetleri gibi konular
ilenmitir. Eser, Eb Muz Mahmd b. mm b. Mansr tarafndan el-Mnte min eri uli
itidi Ehlis-snne vel-cema adyla ihtisar edilmi ve mellifin Kermt evliyillh adl
kitabnn yine Eb Muz Mahmd tarafndan yaplan muhtasar ile birlikte yaymlanmtr (Cidde
1415/1994). Drl-ktbiz-Zhiriyyede (Hadis, nr. 325) es-Snen adyla kaytl bulunan nsha da
bu eser olmaldr. Ayrca kimlii tesbit edilemeyen bir kii rivayetlerin senedlerini kararak kitab
Kifl-umme f itidi Ehlis-snne adyla ihtisar etmi, bu muhtasar zerinde Abdullah Slih
el-Meykh, Cmiatl-mm Muhammed b. Sud el-slmiyyede (Klliyyet uslid-dn) yksek
lisans tezi hazrlamtr (1405/1985). Ahmed b. Sad b. Hamdn el-Gmid de eser zerinde doktora
almas yapm (1402, Cmiat mmil-kur klliyyet-era) ve bunu dokuz cilt halinde
yaymlamtr (Riyad 1405-1415/1985-1994). 2. Kermt evliyillh. Mellifin akaide dair
eserini ikmal eder mahiyetteki bu almann bir nshas Almanyada Leipzig Ktphanesinde
(Leipzig, nr. 318/2), bir blm de Chester Beatty Ktphanesinde (nr. 4644/1) bulunmaktadr
(Sezgin, I, 501). Kitap, Mutaaru Kermti evliyillhi azze ve celle adyla Eb Muz Mahmd
b. mm b. Mansr tarafndan ihtisar edilerek neredilmitir (yk. bk.). 3. Esm ricli-aayn
(Marifet esmi men fi-aayn). Gnmze ulamamakla birlikte Zeheb ve bn Hacer el-
Askaln gibi mellifler zellikle aaynda rivayeti bulunan eitli rviler hakknda bu eserden
yararlanmlardr (Zeheb, Mznl-itidl, II, 445-446; bn Hacer, I, 239-240, 311; II, 201, 241;
III, 156, 237; VII, 215). Kehhlenin Kitb Ricli-abe adyla mellife nisbet ettii alma da
muhtemelen ayn eserdir. 4. el-Eml. Meclis adyla kaytl, VII. (XIII.) yzylda istinsah edilen
birka meclise ait bir cz ile krknc meclise ait dier bir cz Drl-ktbiz-Zhiriyyede
bulunmaktadr (Mecmua, nr. 63, 68). 5. eru Kitbi mer b. el-ab. Hz. merin am melikiyle
yapt bir anlama zerine ona gnderdii mektubun erhi olduu anlalan eserden bn Kayyim el-
Cevziyye iktibaslarda bulunmutur (bk. bibl.).
BBLYOGRAFYA


Llek, eru uli itidi Ehlis-snne vel-cema (nr. Ahmed Sad Hamdn), Riyad, ts. (Dru
Tayyibe), neredenin girii, I, 69-101, 128-130; Hatb, Tru Badd, XIV, 70-71; Semn, el-
Ensb (Brd), V, 669; bnl-Cevz, el-Muntaam, VIII, 34; Zeheb, Tekiretl-uff, III, 1083-
1084; a.mlf., Almn-nbel, XVII, 419-420; a.mlf., Mznl-itidl, II, 445-446; bn Kayyim
el-Cevziyye, Akm ehli-imme (nr. Subh es-Slih), Beyrut 1403/1983, I, 744, 749, 752, 761-
764; snev, abat-fiiyye, II, 366; bn Kesr, el-Bidye, XII, 25; bn Hacer, Tehbt-
Tehb, I, 239-240, 311; II, 201, 241; III, 156, 237; VII, 215; Hediyyetl-rifn, II, 504;
Brockelmann, GAL, I, 192; Suppl., I, 308; Sezgin, GAS, I, 501, 513; Kettn, er-Risletl-mstetrafe
(zbek), s. 29, 31, 352, 365.

brahim Hatibolu

LLEL KLLYES
stanbulda XVIII. yzylda ina edilen klliye.
Sultan III. Mustafa tarafndan 1174-1177 (1760-1764) yllar arasnda yaptrlan klliye cami, imaret,
ar, dkknlar, emeler, sebil, trbe, medrese, han ve mumhaneden olumaktadr. Daha sonra
klliyeye bir de muvakkithne ilve edilmitir. 15 Muharrem 1178 (15 Temmuz 1764) tarihli
vakfiyesi Vakflar Genel Mdrl arivinde 642 numaral defterde kaytldr. Adn Lleli Baba
denilen bir vel trbesinden alan klliyenin inasna hassa bamimar Kara (Hac) Ahmed Aa
tarafndan balanm ve Mehmed Thir Aa tarafndan tamamlanmtr. 1782deki yangnda
klliyenin baz dkknlar yanm, harap olan cami 1197 (1783) ve 1262 (1846) yllarnda tamir
edilmitir. Klliye yaplarndan medrese gnmze ulamamtr.
Farkl ynlerde yuvarlak kemerli drt kap ile geii salanan byk bir d avlunun ortasnda yer
alan cami fevkan olup ta ve tula rgl almak duvarlara sahiptir. Harimi sekiz destekli byk bir
kubbe ile rtl caminin nnde adrvanl revakl bir avlu bulunmaktadr. ynde yelpaze
biiminde dzenlenmi merdivenlerle ulalan avlu kaplar yanlarda stun, keli pilastr, balk ve
silmelerle hareketlendirilmi olup yuvarlak kemerli aklklara sahiptir. Avluda stunlara oturan
yuvarlak kemerli revaklar on sekiz kubbe ile rtlmtr. Alt srada dikdrtgen, st srada yuvarlak
kemerli pencereler vardr. Be kubbeli son cemaat yeri ortasnda cmle kaps, iki yanda da caminin
dnda yer alan galerilere geii salayan birer kap bulunmaktadr. Her kap yuvarlak kemerli
aklkldr. Cmle kaps pilastr ve silmelerle dzenlenmi, stte C-S kvrml bir tala
sslenmitir. ki yanda yer alan mihrap nileri oval formlu geilere sahiptir. stteki balkonlar
(mkebbireler) C-S kvrml, oval biimli ta konsollara oturmaktadr. Caminin iki yannda yer
alan sofalar ikier aynal tonoz ve ikier oval kubbe ile rtldr. Mermer stunlara oturan ve on iki
yuvarlak kemerle da alan sofalarn kble duvarlarnda birer mihrap nii vardr.
Cami harimine biri mihrap ekseninde, ikisi kuzeyde yan sofalara alan yuvarlak kemerli kapyla
geilmektedir. Harim kble istikametinde dikine yerletirilmi ve mihrap ynnde biraz
geniletilmitir. Mekn rten ana kubbe sivri kemerler zerine oturan ve ikisi kuzeyde serbest, ikisi
mihrap sofas kelerinde, drd yanlarda duvar yzeylerinde toplam sekiz pye ile tanmaktadr.
Bu kubbe drd kelerde, ikisi mihrap ekseninde olmak zere alt yarm kubbe ile desteklenmitir.
Mihrap nndeki ve kuzeydeki yarm
kubbeler dierlerine gre daha derin tutulmutur. Kuzeyde son cemaat yeriyle birleen iki kede
birer kk kubbe vardr. Harim, duvarlar ve kubbe eteklerinde yer alan be sra pencereyle
aydnlatlmaktadr. Alt sra pencereler dikdrtgen, st sra pencereler yuvarlak kemerli aklkldr.
Yan duvarlarda nc sra pencereler yuvarlak olarak dzenlenmitir. Kuzeyde mahfile denk gelen
ikinci sra pencereler de dikdrtgen biimindedir. eride duvar yzeyleri serpantin brei, pembe
bre ve koyu gri renkte ta levhalarla kaplanmtr. zellikle mahfilin kuzey duvarnda iki adet renkli
ta kakma pano dikkat ekicidir. Pye balklar hizasndan yukarda yarm kubbelerle ana kubbenin
ii kalem ileriyle sslenmitir.
ki yanda birer stunla snrlandrlm olan mihrap mermerdir ve mihrap nii koyu yeil renkli tala
kaplanmtr. Ortada zincirden sarkan, altn yaldzla yaplm bir kandil motifi mevcuttur. Niin zeri
renkli talarla sslenmi C-S kvrml bir yamaa sahiptir. Mermer minber renkli talarla
sslenmitir. Keli pilastrlar ile keli yivli pilastrlarn kullanld minberde kap ve gei
aklklar yuvarlak kemerlidir. Gei aklklar zerinde her iki ynde Sultan III. Mustafann birer
turas ilenmitir. Renkli talarn kullanld korkuluk ve yan cepheler ise dzdr. Kk ksm drt
zarif stun zerine yuvarlak kemerli olarak dzenlenmitir. Etraf talarla sslenen kk onikigen bir
klhla rtldr. Ahap zerine fildii kakma vaaz krss klasik formdadr. Drt ayak zerinde
kbik gvde kare ve dikdrtgen panolara blmlenerek sslenmitir. Korkuluklar dz olan krsnn
srt ksm bitkisel kompozisyonludur. Harimin kuzeyinde ince zarif stunlara oturan yuvarlak
kemerlerin tad mahfil U eklinde yerletirilmitir. Cmle kapsnn iki yannda yer alan
merdivenlerle ulalan mahfilin dou ucu barok sslemeli kafesli olup hnkr mahfili olarak
dzenlenmi, yuvarlak kemerli bir kap ile caminin yannda yer alan hnkr rampasna balant
salanmtr. Hnkr rampas dta yuvarlak kemerli bir kapya sahip olup camiyle birletii kede
bir hel ve bir emeye sahiptir.
Son cemaat yerinin d kelerinde iki minare yer alm, okgen gvdeli ve tek erefeli minarelerden
doudaki hnkr rampas iinden ykselmitir. C-S kvrml, oval formlu profillerle geileri
salanan erefelerde dml gemeli, ajurlu ebekeler vardr. stte XIX. yzylda yenilenmi olan
ta klhlar boumlu ve yivlidir. Minarelere avlu dnda merdiven sahanlnda yer alan kaplarla
ulalmaktadr. Batdaki minarenin kaidesinde 1193 (1779) tarihiyle iki adet gne saati mevcuttur.
Revakl avlunun ortasnda yer alan adrvan, sekiz stuna oturan ve iki yan S kvrml yuvarlak
kemerlerle tanan geni saakl bir kubbeyle rtlmtr. Mermer su haznesi yuvarlak olup
plastrlarla blmlenmi, her bir yzey iri yaprak motifli aynalarla ilenmitir. Haznenin stnde
barok dzenlemeli, ajurlu, maden bir ebeke vardr.
Fevkan olarak ina edilen revakl avlulu caminin altnda ar bulunmaktadr. Hnkr rampas ile
Ordu caddesi ynndeki kapya doru biraz genileyen ar d avluya iki kap ile balanmaktadr.
Biri kuzeydouda revakl avlunun yan merdiveni altnda, dieri bat ynndeki avlu kaps nnde yer
alan ar kaplar yuvarlak kemerli ve dvme demir kanatldr. Bat ynndeki kap, iinde alt
dkknn bulunduu krk kollu bir koridorla arya balanr. ar cami ve revakl avlunun temel
planna gre dzenlenmitir. Altta kaln tutulan duvar ve pyeler arasnda ahap blmeli dkknlar
vardr. Kaln kemer ve tonozlarla rtlm olan ar, cami ve revakl avlunun beden duvarlar
altnda bulunan yuvarlak kemerli tepe pencerelerine sahiptir. 1957-1958 yllarnda Ordu caddesinin
geniletilmesi esnasnda kotun da drlmesiyle bu yndeki avlu duvar zerinde bir sra tonozlu
dkkn yaplm, arkada avlunun altnda da ok sayda dkkn ina edilerek eski arya
balanmtr. Caminin dou ynndeki avlu duvarnda bulunan dkknlar klliye ile birlikte
yaptrlmtr. Kuzeydeki baz dkknlar zamanla ortadan kalkm ve yerlerine binalar yaplmtr.
Gneydou kesinde yer alan avlu kapsnn solunda iki, sanda yedi dkkn tuladan yuvarlak
kemerli ve tonoz rtl olarak gnmze ulamtr.
Caminin d avlusunda kuzeybat kesinde ahane-imaret yer almaktadr. Kareye yakn dikdrtgen
planl bir i avluya sahip yapda frn, mutfak, yemekhane, kiler ve grevliler iin barnma meknlar
vardr. ki yan birer keli stunla snrlanan kap yuvarlak kemerli akla sahiptir. avlu dou ve
kuzey ynden revakldr. Gneyde bulunan fodla frnna doudaki revak iinde yer alan yuvarlak
kemerli kap ile geilir. Mekn aynal tonoz ve pandantiflerle geii salanan bir kubbe ile
rtlmtr. Kubbeli birim
avluya yuvarlak kemerli pencere ile almaktadr. ocakl frnda bacalardan ikisi kare, biri
sekizgen kesitlidir. Ocaklarn stnde bulunan hamurun yorulduu yer aynal tonoz rtldr. Frnn
bitiiindeki mekn mutfak olarak dzenlenmi olup buraya avluda pahl kede yer alan yuvarlak
kemerli kap ile geilir. Dikdrtgen planl mekn, ortada bir pyenin drt ynde kemerlerle
balanmas ile blmlenmitir. kisi kubbeli, ikisi aynal tonoz rtl yapda sekizgen kesitli iki baca
ile altgen kesitli iki aydnlk feneri bulunmaktadr. Batda yer alan dikdrtgen planl mekn
yemekhanedir. Kuzeydeki revak iinden yuvarlak kemerli kap ile geilen mekn tonoz rtldr ve
avluya iki pencere ile almaktadr. Kuzeyde mevcut kk oda ise kilerdir. Bu ynde revak iinde
bulunan bir merdivenle st katta yer alan ve grevliler iin ayrlm olan barnma birimlerine
ulalmaktadr.
Caminin batsnda ayr bir avlu iinde bulunan trbe ongen planldr. Pandantiflerle geii salanan
kubbe ile rtl yapnn nnde birimli bir revak vardr. cephesi da takn olarak
yerletirilen trbede her cephe iki sra pencerelidir. Cadde ynndeki alt sra pencereler bask
kemerli, dierleri dikdrtgen, st sra pencereler ise yuvarlak kemerli olarak dzenlenmitir. te bir
mihrap, her iki yannda mermer panolar, kapnn karsnda kadem-i sadet, mihrabn karsnda
dolap nileri bulunmaktadr. Duvar yzeyleri alt sra pencerelerin st hizasna kadar inilerle
kaplanmtr. Bu iniler XVI. yzyln mercan krmzl znik inileri olup skdar Sarayndan
sklerek buraya getirilmitir. Pencerelerin arasnda yer alan iri kitbe kua mekn dolanmaktadr.
Yukarda pencere aralarndaki duvar yzeylerinde pandantifler ve kubbede kalem ii sslemeler
vardr. Yakn zamana kadar ge devrin kalem ileriyle ssl olan yapda uygulanan raspa ile devrine
ait bitkisel kompozisyonlu orijinal kalem ileri bir miktar ortaya karlmtr.
Trbenin nndeki birimli revak ortada kubbe, yanlarda aynal tonozla rtlmtr. Yksek
kaideli zarif stunlara oturan ve yuvarlak kemerli aklklar bulunan revakn ge dnemde ahap bir
cameknla kapatlm olduu, kemer ilerinin de rlerek svand grlmektedir. Trbe iinde
sekiz ahap sanduka mevcuttur. III. Mustafa ile III. Selimin dnda III. Mustafann ocuklar
ehzade Mehmed, Hibetullah Sultan, Mihriah Sultan, erife Havv Sultan, Fatma Sultan ve Beyhan
Sultann burada yatt bilinmektedir. Trbenin sanda yapya bitiik olarak kare planl bir trbe
daha bulunmaktadr. Vakfiyede belirtilen bu yap, on mermer stunla tanan ve pandantiflerle geii
salanan bir kubbe ile rtldr. Burada III. Mustafann kadnlarndan Aynlhayat Kadn ile III.
Selimin bakadn Lefzar Kadn yatmaktadr. Avlunun batsnda zeri aynal tonoz rtl bir
trbedar odas mevcuttur. Hazrede yaklak otuz kadar kabir tesbit edilmitir. zellikle avlu duvar
nnde yer alan ve dilah Kadna (. 1218/1803) ait olan kabir maden ebeke ile bir kafes gibi
dzenlenmi olup dikkat ekicidir. Bu sebeple 1219 (1804) ylnda hazrenin cami avlusuna bakan
cephesinde bir hcet penceresi almtr.
Ordu caddesi zerinde d avlu kaps yannda yer alan sebil da takn be cepheli olarak
dzenlenmitir. Avludan yuvarlak kemerli kap ile nce kare planl ve aynal tonoz rtl bir n
mekna, bir pencere ile hazreye bakan bu mekndan da yine yuvarlak kemerli bir kap ile sebile
geilir. Dilimli cephelere sahip sebil yksek gvdeli olup geni saakl bir kubbe ile rtlmtr.
Altta keli pilastrlarla blmlenen etek ksm stnde zarif alt mermer stunla dzenlenen voltl
balkl ve C-S kvrml kemerli cepheler yer alr. Cephelerdeki maden ebekeler alt adet su
verme aklna sahip olup dikey akslarda yerletirilen oval kabaralarla ve bunlarn etrafnda ters
dz yerletirilen barok gemelerle ekillenmitir. Yukarda keli ve yivli pilastrlarla devam eden
gvdenin her yznde ikier satrl kitbeler vardr. Mermer bloklardan oluan geni saak barok
kvrml kompozisyonlarn alternatif uygulanmasyla sslenmitir. Klliyede devrinden kalma,
ikisi 1804te ilve edilmi be eme mevcuttur. Caminin gneydou kesindeki d avlu kapsnn
iki yannda birer eme vardr. Bunlar keli pilastrlarla snrlanan, stte barok kvrml tepelikle son
bulan zarif emelerdir.
Avlu duvarnn dou ynnde dkkn dizisi arasnda bir birim sivri kemerli eme olarak
dzenlenmitir. Mermer ayna ta dilimli ka kemerli olup ortada kabark rozet, iki yanda servi aac
motiflidir. Hazrenin bulunduu avlu duvar zerinde 1219 (1804) ylnda dilah Kadn iin alm
olan hcet penceresinin iki yannda barok dzenlemeli ince uzun birer eme bulunmaktadr. D
avluda caminin dou ynnde XIX. yzyl iinde bir su havuzu ina edilmi, fakat daha sonra
yklmtr. D avlunun bat ynnde byk bir su haznesi mevcuttur. Su haznesinin dou cephesinde
bir sra abdest musluklar bulunmaktadr. Kuzeydeki avlu kaps nnde ise hellar mevcuttur.
Yuvarlak kemerli bir kapdan hellarn bulunduu alana geilir. ynde U eklinde sralanan on
be hcre yuvarlak kemerli aklklara sahiptir. D avlunun bat ynnde rampal yolun
balangcnda kareye yakn dikdrtgen planl bir muvakkithne bulunmaktadr. Yap ta sveli kap ve
pencerelere sahiptir. Bugn nne ilve edilmi blmyle birlikte meruta olarak kullanlmaktadr.
Yapnn klliyeye 1770li yllarda eklendii tahmin edilmektedir.
Klliyenin dousunda yangnda evsiz kalanlar iin yaptrlan Harikzedegn apartmanlar bugn otel
olarak kullanlmaktadr; bu binalarn yerinde eskiden medrese bulunuyordu. Medresenin temelinin
1760 ylnda atld, dokuz odas ve bir dershanesinin olduu bilinmektedir. 1894 depreminde harap
olan yap 1911de yanm ve drt duvar haline gelmi, daha sonra yerine apartmanlar yaptrlmtr.
Medresede ayrca bir ktphane oluturulmutur (bk. LLEL KTPHANES).
Klliyenin kuzeyinde yer alan han Tahan olarak tannmakla beraber baz kaynaklarda Sipahiler,
ukur eme, Katrcolu Han adlaryla da zikredilmitir. Fethibey caddesi zerinde bulunan, kesme
ta rgl cepheye sahip hann dier cepheleri ta, tula almak rgldr. avlulu olarak
dzenlenen han iki katldr. Cephede yuvarlak kemerli kap akl ile nce ince uzun bir koridora,
daha sonra byk avluya ulalr. 27 14 m. lsndeki bu byk avlulu binann altnda
eskiden ahr olarak kullanlan bodrum kat mevcuttur. ki katl revakl avluda revaklar beik tonoz,
odalar ise aynal tonozludur. Bat ynnde ikinci avlulu blmle bunun da gneyinde nc avlulu
blm yer almtr. Yapdaki kemerler yuvarlak ve tuladan, pyeler kesme tatan kare kesitlidir.
Pencereler dikdrtgen, kaplar ise yuvarlak kemerli aklkldr. Yap bugn ar olarak
kullanlmaktadr. Caminin kuzeyinde d avlu duvarna bitiik olarak yer alan bir yap daha vardr.
Mumhne olarak tannan bu yap, nde ak avlu ile arkada aynal tonoz rtl kapal bir mekndan
olumaktadr. Tonozlu mekn nndeki avlu dnda yandan yuvarlak kemerli bir kap ve yuvarlak
kemerli pencere ile de caminin d avlusuna almaktadr.
Lleli Camii ve Klliyesi batdan gelen barok slbunun hkimiyetinde kendinden nce yaplan
Nuruosmaniye Camiinin aksine klasik Trk mimarisinden baz esaslarn ve izlerin yaatld bir
eser olarak Trk sanat tarihinde nemli bir yere sahiptir.
BBLYOGRAFYA


Sultan III. Mustafann Vakfiyesi, VGMA, nr. 642; Ayvansary, Hadkatl-cevmi, I, 23-24; Doan
Kuban, Trk Barok Mimarisi Hakknda Bir Deneme, stanbul 1954, s. 30-31, 107-108; Ekrem Hakk
Ayverdi, 19. Asrda stanbul Haritas, stanbul 1958, Pafta C4; Semavi Eyice, stanbul Minareleri,
Trk Sanat Tarihi Aratrma ve ncelemeleri, stanbul 1963, I, 65; Metin Szen v.dr., Trk
Mimarisinin Geliimi ve Mimar Sinan, stanbul 1975, s. 285-286; Ayda Arel, Onsekizinci Yzyl
stanbul Mimarisinde Batllama Sreci, stanbul 1975, s. 69-72; A. Sheyl nver, Osmanl
Trkleri lim Tarihinde Muvakkithaneler, Atatrk Konferanslar V: 1971-1972, Ankara 1975, s.
246-247; Ceyhan Gran, Trk Hanlarnn Geliimi ve stanbul Hanlar Mmrisi, Ankara 1978, s.
138-139; Oktay Aslanapa, Osmanl Devri Mimrisi, stanbul 1986, s. 395-398; G. Goodwin, A
History of Ottoman Architecture, New York 1987, s. 388-391; Nusret am, Osmanl Gne Saatleri,
Ankara 1990, s. 93-95; Hakk nkal, Osmanl Hanedan Trbeleri, Ankara 1992, s. 220-224; Filiz
zer, III. Mustafa Devrinin Mimari slubu, 9. Milletleraras Trk Sanatlar Kongresi, Bildiriler,
Ankara 1995, III, 59-68; mer Faruk erifolu, Su Gzeli: stanbul Sebilleri, stanbul 1995, s. 70-71;
Mbahat S. Ktkolu, XX. Asra Erien stanbul Medreseleri, Ankara 2000, s. 164-165; Glsn
Tanyeli, 18. Yzyl Osmanl Mimarlnda Yapm Sreci: Laleli Klliyesi rnei, Celal Esad
Arseven Ansna Sanat Tarihi Semineri Bildirileri (haz. Banu Mahir), stanbul 2000, s. 317-326;
a.mlf., Laleli Klliyesi, DBst.A, V, 190-193; Aras Nefti, Laleli Klliyesinin naat Sreci
(doktora tezi, 2002), stanbul Teknik niversitesi Sosyal Bilimler Enstits.

Ahmet Vefa obanolu

LLEL KTPHANES
Sultan III. Mustafann stanbulun Lleli semtindeki klliye iinde bulunan medresesinde kurduu
ktphane.
27 Muharrem 1174te (8 Eyll 1760) inasna balanan cami, medrese, imaret ve adrvan 2
Ramazan 1177de (5 Mart 1764) tamamlanarak padiahn da katld bir merasimle almtr. III.
Mustafann vakfiyesinde (VGMA, Kasa nr. 187) Lleli Medresesi Ktphanesi personeliyle ilgili
herhangi bir kayt yoktur. stanbul ktphanelerine dair listelerde ktphanenin kurucusu III. Mustafa
veya III. Selim gsterilmekte, kurulu tarihi olarak da 1217 (1802-1803) yl verilmektedir.
Sleymaniye Ktphanesinin Lleli blmnde yer alan kitaplarn ounun III. Mustafann vakf
mhrn tad dikkate alnarak (Dener, s. 43) bu ktphanenin kurucusunun III. Mustafa olduu
sylenebilirse de ayn padiahn Bostanclar Ocandaki ktphanesinin 1247de (1831-32), uzun
zamandan beri istifade edilemediinden II. Mahmudun emriyle Lleli Medresesi Ktphanesine
nakledilmi olmas sebebiyle (VGMA, Defter, nr. 642, s. 103-145) sadece vakf mhrnden hareketle
bu gr desteklemek zorlar. nk halen Lleli koleksiyonunda bulunan kitaplarn hangilerinin
Lleli Medresesinden, hangilerinin Bostanclar Oca Ktphanesinden geldiini belirlemek
gtr. Ancak Vakflar Genel Mdrl Arivindeki, Lleli Cmi-i erfi civarnda kin
medresesi dernunda olan ktbhne-i mnfesinde fil-asl mevz olan ktb-i erfe tam ktphane
tertibi olmayp nks olduuna ... ifadeli bir belge (VGMA, Defter, nr. 642, s. 145), III. Mustafann
Lleli Medresesinde bir ktphane kurduunu aka belirtmektedir.
Ktphanede mevcut koleksiyon, daha sonralar III. Selimin yapt vakflarla zenginletirilip
personel tayin edilerek dzenli bir hale getirildiinden baz aratrmaclar bu ktphaneyi III.
Selime nisbet etmilerdir (Dener, s. 43; Emsem, IX/1-2 [1960], s. 24). III. Selim medrese arsasna
yeni bir ktphane binas yaptrm ve bu bina iin de ktphane personeli grevlendirmitir. Bu
vakfn hazine defterine gre yeni yaplan ktphanede hfz- ktb, iki mstahfz, bir ferr ve bir
mcellit bulunmaktayd. III. Selim babasnn medrese iindeki ktphanesine de hfz- ktb,
mstahfz ve bir mcellit tayin etmitir (VGMA, nr. 93, Lleli Sultan Mustafa Hazine Defteri, s. 125-
127).
Lleli Medresesi 1911deki byk Aksaray yangnnda yanarak geriye drt duvar kalmsa da
(Ktkolu, s. 165) 11 Temmuz 1327 (24 Temmuz 1911) tarihli bir belgeden anlaldna gre
medrese iindeki ktphanenin kitaplar yangndan kurtulmutur (BA, MF. KTV, Dosya nr. 8, belge
nr. 23). 1914 ylnda Sultanselimde kurulan ktphaneye, 1918de de Sleymaniye Ktphanesine
nakledilip halen burada bulunan Lleli Ktphanesinde 3777 yazma eser mevcuttur. Ktphanenin
yazma fihristleri yannda (Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 3792; Yazma Balar, nr. 2732) Defteri
Ktbhne-i Lleli adyla matbu bir katalogu da vardr (Dersadet 1311).
BBLYOGRAFYA


emdnzde, Mrit-tevrh (Aktepe), II/A, s. 63-64; Halit Dener, Sleymaniye Umumi
Ktphanesi, stanbul 1957, s. 43; Gnay Kut - Nimet Bayraktar, Yazma Eserlerde Vakf Mhrleri,
Ankara 1984, s. 37-38; Ernsal, Trk Ktphaneleri Tarihi II, s.102-103, 119; Mbahat S.
Ktkolu, XX. Asra Erien stanbul Medreseleri, Ankara 2000, s. 164-165; O. Rescher, ber
Arabische manuscripte der Lleli-mosche, MO, sy. 7 (1913), s. 97-136; emim Emsem, Osmanl
mparatorluu Devrinde Trkiye Ktphanelerinin Tarihesi, Trk Ktphaneciler Dernei Blteni,
IX/1-2, Ankara 1960, s. 24.

smail E. Ernsal

LLEZR
( ( ) )
(. 1204/1789)
Osmanl limi, kad.
Mehmed Thir Llezr ed-Drret-hire adl rislesinde stanbulda doup bydn
kaydetmekte ve stanbul nisbesini kullanmaktadr (vr. 82b). Babas, Tefsir eyh Ahmed Efendizde
Llezr Mehmed Efendidir. Llezr sonralar Kad Mehmed diye hret bulmutur. Nisbesini,
Bursal Mehmed Thire gre, muhtemelen stanbulda oturduu Ftih Camii yaknlarndaki Llezar
semtinden, M. Mnir Aktepeye gre ise III. Ahmedin iekibas olan babas Llezr Mehmed
Efendiden almtr. Hseyin Ayvansary, dedesi tarafndan tamir edilen mescide babasna nisbetle
Llezr Mescidi adnn verildiini kaydetmekte ve Llezr adnda bir mahallenin bulunmadn
bildirmektedir (Hadkatl-cevmi, I, 190).
Llezr, tahsilini stanbuldaki eitli medreselerde tamamladktan sonra ilmiye snfna intisap
ederek mderris oldu ve 1786-1787de Eyp kadlnda bulundu. Bu grevden ayrlnca
Rumelihisarndaki evinde oturdu ve 30 Muharrem 1204te (20 Ekim 1789) vefat etti. Llezr erh
ve rislelerinin ounu kelm ve tasavvuf konularnda yazmtr. Eserlerinde Gazzl, Abdlkdir-i
Geyln, Fahreddin er-Rz, Muhyiddin bnl-Arab ve Sadrera Ubeydullah b. Mesd gibi
ahsiyetlere atfta bulunmu, kelmla tasavvufun sentezini yapmaya almtr.
Eserleri. Llezrnin tesbit edilebilen eserlerinin ou risle hacminde olup bunlar Sleymaniye
Ktphanesinde kaytl (Hafd Efendi, nr. 124, 130) Mecmau esrril-cevhirir-rniyye f
malai envri-evhirir-reyniyyede toplanmtr. 1. ed-Drretl-bey. bn Berrecnn,
Allahn yeri ve gkleri alt gnde yarattktan sonra ara istiv ettiini bildiren yet (el-Arf 7/54)
hakkndaki grlerinin erhidir (nr. 124/1, 130/1). 2. el-Ytetl-ar. Birgivnin nefiy ve
ispat ynyle kelime-i tevhidi ele alan grlerinin erhidir (nr. 124/2, 130/2). 3. el-Ytetl-
amr. Mtrdnin Tevltl-urnndan Ftiha sresinin 5. yetinin tefsirini erhetmektedir
(nr. 124/3, 130/3). 4. el-Cevhir-hire. Gazzlnin, Leyse fil-imkn ebda mimm kn
szne dair bir taliktir (nr. 124/6). 5. Risle f efaliyyeti reslil-beer al reslil-melike.
Necmeddin en-Nesefnin el-Aidinin sonunda yer alan ve insanlarla melekleri fazilet ynnden
karlatran blmn erhidir (nr. 124/10). 6. el-Mznl-mum f marifetil-ssil-mstam
(el-Mznl-avm). Gazzlnin el-ssl-mstam adl eserinin erhidir (Sleymaniye Ktp.,
Esad Efendi, nr. 1758, mellif hatt). 7. el-Cevhirl-alemiyye f tasri es-rrin-Nniyyetil-
kelmiyye. Hzr Beyin el-adetn-Nniyyesinin erhidir (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr.
1214, Hafd Efendi, nr. 142, Reid Efendi, nr. 141; Hac Selim Aa Ktp., nr. 648). 8. ez-
Zmrrdetl-ar. Abdlkdir-i Geylnnin salavt-i erfe hakkndaki grlerinin erhidir
(nr. 124/4). 9. et-Tibrl-amer f kelmi-eyil-Ekber. Muhyiddin bnl-Arabnin varlklar
mertebe halinde inceleyen devir nazariyesinin erhidir (nr. 124/5). 10. el-Kevkebd-drr f eri
altil-Me. Abdsselm b. Mee ait evradn erhidir (nr. 124/7). 11. ed-Drret-hire.
zelnin el-izbl-kebr adl eserinin erhidir (nr. 124/8). 12. Talt al mevia minel-
Fttil-Mekkiyye. el-Fttl-Mekkiyyenin er-Risletl-beeriyye adl blmnde yer alan
y harfinin esrarna dair grlerin erhidir (nr. 124/9). 13. Risle f defi itira Rb Memed
B f ail-Fu li-ey Ekber (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3771/2). Rgb Mehmed
Paa, Sefnesinde kendisinden nakilde bulunduu Hasan b. Abdrrezzak el-Lhicnin grlerine
itiraz ederek Muhyiddin bnl-Arabnin Fl-ikemi ile el-Fttl-Mekkiyyesinde ilham
ve Firavunun iman konularnda elikiler bulunduunu ileri srm, Llezr, bu rislesinde
Lhicyi savunup Rgb Paann grlerine kar kmtr. Rgb Paaya gre bnl-Arab
Fl-ikemde ilhamn Reslullahtan aldn kaydederken el-Fttl-Mekkiyyede
dorudan Allahtan aldn iddia etmektedir. Fta Firavunun iman ettiini syledii halde el-
Fttl-Mekkiyyede kfrne hkmetmektedir. Llezrnin bunlardan baka Mecmat-
alavt adl bir rislesiyle (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 1392) Muhyiddin bnl-Arabye
dair Arapa bir iiri bulunmaktadr (Sleymaniye Ktp., Hafd Efendi, nr. 124, vr. 38a).
BBLYOGRAFYA


Llezr, ed-Drret-hire, Sleymaniye Ktp., Hafd Efendi, nr. 124/8, vr. 82b; a.mlf., el-
Mznl-mum f marifetil-ssil-mstam, Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 1758, vr. 2a;
a.mlf., Mecmau esrril-cevhirir-rniyye, Sleymaniye Ktp., Hafd Efendi, nr. 124, vr. 38a;
a.mlf., el-Kevkebd-drr, Sleymaniye Ktp., Hafd Efendi, nr. 124, vr. 181b; Rgb Mehmed Paa,
Sefnetr-Rb ve defnetl-melib, Bulak 1255, s. 80; Ayvansary, Hadkatl-cevmi, I, 190;
Sicill-i Osmn, III, 243; Osmanl Mellifleri, I, 349-350; ul-meknn, I, 378; M. Mnir Aktepe,
Mehmet Thir, A, VII, 612; Llezr, ay Mehmed hir, EI (ng.), V, 644.

lyas elebi

LLZDE ABDLBK
( )
(. 1159/1746)
Bayram-Melm tarikatna mensup sf.
stanbulda dodu. nemli eseri Sergzeti yazd 1156da (1743) altm alt yanda olduunu
sylediine gre 1090 (1679) ylnda domu olmaldr. Babas Lal Mehmed Efendi, Bayram-
Melmlerinden Menev rihi Reslkttb Sar Abdullah Efendinin kz kardeinin oludur.
Days, Sar Abdullah Efendi vastasyla Bayram-Melmleriyle temas kurup dnemin kutbu Seyyid
Him Efendiden feyiz alan Lal Mehmed Efendi medrese tahsilini tamamlayp Mekke ve stanbul
kadlklarna kadar ykselmi, stanbul kads iken Magosaya srgne gnderilmi ve orada vefat
etmitir (1119/1707).
Lalzde Abdlbki Efendi din ve tasavvuf ilimleri lim-i rabbn, mil-i hakkn ve
mridim diye tanmlad babasndan rendi. Ondan Menevyi, bnl-Frz divann, Dvd-i
Kaysernin Ful-ikem erhini daha kk yalarda iken okudu. Riyziye ve felsefe ile megul
oldu. Medrese tahsilini tamamladktan sonra mderris olarak grev yapmaya balad. 1117
Ramazannda (Ocak 1706) Habyar mahallesindeki Ktib Mustafa Efendi Medresesi mderrisliinden
azledildii bilindiine gre (eyh, s. 628) onun bu tarihten birka yl nce mderrislie balad
sylenebilir.
Babas Mekkede kad iken tantklar Nakibend eyhi Murad Buhrye eyhin stanbula geldii
1120 (1708) ylndan sonra intisap eden Lalzde, bu dnemde III. Ahmedin kz ile nianlanp
damat unvann alan Ali Paann (Sadrazam Damad ehid Ali Paa) muallimi oldu (Mstakimzde,
vr. 74a). 1123te (1711) Tevki Cfer elebi Medresesi mderrisi iken Hoca Hayreddin
Medresesine nakledildi. Sadrazam Damad Ali Paann maiyetinde Mora seferine katlan Lalzde
(1126/1714) sefer dn eyhlislm Zekeriyy Efendi Medresesi mderrisi oldu. Avusturya
seferinde Damad Ali Paann Petro Varadin Savanda ehid dmesinin (1128/1716) ardndan
khinlik yapt sulamasyla tutuklanp Belgrad Kalesine hapsedildi (Rid, II, vr. 166a). Ali
Paann daha nce kard ferman gerei 1128 Ramazannda (Eyll 1716) greve balamak zere
Kuds kadlna tayin edilmi olduu halde azledilip Limniye srgne gnderildi (a.g.e., II, vr.
167b). Devlet nezdinde byk itibar olan eyhi Murad Buhr, onun affedilip Bursaya kendi yanna
gnderilmesi ricasnda bulunduysa da kendisi bu srada stanbula davet edildiinden serbest
braklmas gecikti. On sekiz ay Limnide srgnde kaldktan sonra stanbula dndnde eyhinin
vefat etmi olduunu (1132/1720)
sylediine gre (Mebde ve Med, vr. 86a) stanbula 1720den sonra gelmi olmaldr. Ardndan
Vlide Sultan Medresesi mderrisliine tayin edilen Lalzde bu grevi srdrrken 1137de
(1725) Kuds kadlna gnderildi, ancak bilinmeyen bir sebeple greve balamadan azledildi.
1143te (1730-31) Msr mollas, ertesi yl Mekke pyelisi oldu.
1149da (1736-37) stanbul kadlna getirilen Lalzdeye daha sonra Anadolu kazaskerlii pyesi
verildi. Hayatnn son dnemlerini Eypte yaptrd evde geiren Lalzde, 1153 (1740) ylnda
evinin yanna bir mekteple bir kalenderhne tekkesi ina ettirdi. Vefat ettiinde kalenderhnenin
bahesine defnedildi. Kalenderhnenin yerinde bugn Eyp Mftl binas bulunmaktadr.
Mstakimzde, yedi sekiz yalarnda iken babasnn bir bayram gn kendisini Lalzdeyi ziyaret
etmeye gtrdnde elini pme erefine nil olduunu anlatr ve lm tarihine iaret eden, Defter
erbb- mahabbet rihletim trhin / Lalzde Seyyid Abdlbki girdi cennete beytinin bizzat
Lalzdeye ait olduunu syler. Glen-i cennete glbn ola Lalzde msra lmne tarih
drlmtr.
lmiye snfna mensup olmasna ve uzun yllar mderrislik ve kadlk greviyle Osmanl
brokrasisinin iinde bulunmasna ramen Lalzdenin hayatnda tasavvuf daima n planda yer
almtr. Lalzde, Hac Bayrm- Velden itibaren devletin takibatna urayan, smil Mak,
Hamza Bl ve St Beir Aa adl kutublar idam edilen, Osmanl din ve kltr tarihinde nemli
bir yeri olan Bayram-Melmliine mensup bir aile evresinde yetimitir. Tarikatn tarihine ve
geleneklerine dair bilgileri babasndan ve byk days Sar Abdullah Efendinin babasna
anlattklarndan renmi, babasnn lm zerine tarikatn tamamen ie kapand eyhlislm
Pamakzde Ali Efendi ve ehid Ali Paann kutbiyyet dnemlerini bizzat yaam, bu konularda
bildiklerini hayatnn son dneminde yazd Sergzet adl eserinde anlatarak tarikatn tarih ve
geleneklerinin gnmze aktarlmasnda nemli bir katkda bulunmutur.
Bununla birlikte Seyyid Him Efendiye mensup olan babasnn lmnn ardndan eyhlislm
Pamakzde Ali Efendinin kutbiyyet dneminde (1677-1712) mrid aray iine girip Bayram-
Melm nevesiyle Hcegn tarikinin birbirine benzediini syleyerek Nakibend eyhi Murad
Buhrye intisap etmesi, Mebde ve Med adl eserini Nakibend balam iinde kaleme alp
Bayram-Melmliinden hi sz etmemesi, yaknnda bulunduu ehid Ali Paann kutbiyyet
dneminde (1712-1716) ve sonrasnda Murad Buhrye balln srdrmesi, Sergzette ehid
Ali Paann adn zikretmeden lm tarihini vererek bu tarihten beri tam yirmi sekiz yldr zamann
kutbunu bilmediini sylemesi gibi elikili ifadeler Lalzdenin kiiliini izah etmeyi
gletirmektedir. Bu ifadelerden, eyhlislm Pamakzde Ali Efendinin hi kimseyi kabul
etmedii tarikatn tamamen ie kapanma dneminde Lalzdenin gerekten onun ve ehid Ali
Paann kutub olduunu bilmedii, ehid Ali Paadan sonra da tarikatta gizliliin devam ettii,
Lalizdenin tarikatn dnda kald, ancak hayatnn Sergzeti yazd son dnemlerinde baz
bilgilere ulat, bu sebeple eserde verilen bilgilerin Bayram-Melmlerinin grlerini tam olarak
yanstmad sonucu karlabilir.
Eserleri. 1. Sergzet. Sar Abdullah Efendinin Semertl-fudndaki baz ksmlar dnda
Bayram-Melmlerinin tarih ve geleneklerine dair ilk mstakil eserdir. Mstakimzde Risle-i
Melmiyyesinde geni lde bu eserden yararlanm, hatta baz yerlerini aynen aktarmtr. Eserde
Somuncu Babadan balayarak tarikatn kurulu sreci anlatlm ve ehid Ali Paann vefatna
kadar gelen Bayram-Melm kutublarnn biyografileri verilmi, daha sonra Beyn- Mereb ve
Rev-i Melmiyyn, db- Tarkat- Ehl-i muhabbet ve Melmet, Keyfiyyeti Cemiyyet,
Kesb-i Ma balkl blmlerde tarikatn fikriyat incelenmi, ardndan Sar Abdullah Efendinin
Meslekl-uk adl manzumesiyle kendisinin bu manzumeye yapt zeyil iktibas edilmitir.
Eserin sonunda yer alan sebeb-i telf ksmnda Lalizdenin hayatna dair baz bilgiler
bulunmaktadr. Sergzetin, ayn zamanda iyi bir tlik hattat olan Lalzdenin hattyla bir nshas,
Topkap Saray Mzesi Ktphanesinde dier baz rislelerini de ieren mecmua iinde yer
almaktadr (Emanet Hazinesi, nr. 1274). Eser, Tarkat- aliyye-i Bayramiyyeden tife-i
Melmiyyenin anane-i irdetleri ve keyfiyyeti sohbetleri ve ak- mahabbetullha cmleden ziyade
rabetleri beyanndadr balyla tarihsiz olarak baslmtr. Basm srasnda baz ksmlarnn
karlm olduu grlmektedir. Kitap eksik ve zensiz bir sadeletirmeyle Sergzet, Aka ve
Aklara Dair ad altnda yaymlanmtr (stanbul 2001). 2. Mebde ve Med. Lalzde cebr ve
ihtiyr, ezel, ebed, n- dim, insann zuhuru, harflerin esrar, insn- kmil, hazart- hams vb.
tasavvuf konular ele ald bu hacimli eserinin (94 varak) sonunda Hcegn tarikatyla ilgili
bilgilere yer vermitir. Hayatna dair baz bilgilerin de yer ald eserin eitli nshalar
bulunmaktadr (Sleymaniye Ktp., Hac Mahmud Efendi, nr. 2366, 2456, 2471). 3. Zeyl-i Meslekl-
uk.
Sar Abdullah Efendinin Meslekl-uk adl manzumesine ayn vezin ve kafiyede krk yedi beyit
ekleyen Lalzde, bu beyitlerde Melmlere gre Hz. Peygamberden ehid Ali Paaya kadar gelen
kutublarn isimlerini zikretmitir. Bu iki manzume Sergzetin iinde ve Sdk Vicdnnin eserinde
yer almaktadr (Tomar-Melmlik, s. 71-83). 4. Hediyyetl-mtk. Meslekl-uk kasidesinin
erhidir. Lalzde bu eseri 1129 (1717) ylnda Limnide srgnde bulunduu srada yazmtr
(TSMK, Emanet Hazinesi, nr. 1312). 5. Risletl-Murdiyye fit-tarkatin-Nakibendiyye. Murad
Buhrnin, ba tarafnda Nakibend silsilesini ihtiva eden tarikat dbna dair Silsilet-eheb adl
Arapa eserinin tercmesi ve erhidir. Mellif nshas Sergzeti ieren mecmuann iinde
bulunmaktadr. 6. Tercme-i Risle-i nsiyye. Baheddin Nakibendin halifelerinden Yakb-i
erhnin Baheddin Nakibende intisap ediini anlatan ve tarikat dbna dair bilgi veren Farsa
rislesinin tercmesidir (Sleymaniye Ktp., Pertev Paa, nr. 636; TSMK, Hazine, nr. 247). 7.
Tercme-i Silsiletl-rifn ve tezkirets-sdkn. Yakb-i erhnin halifesi Ubeydullah Ahrrn
mridlerinden Muhammed Kd-i Semerkandnin Ubeydullah Ahrrn hayat, sohbet ve
kermetlerine dair eserinin baz blmlerinin tercmesidir (Sleymaniye Ktp., Pertev Paa, nr. 636).
8. Metlibl-vusl f hulsati Nevdirl-usl. Hakm et-Tirmiznin 291 hadisin erhini ihtiva eden
Nevdirl-ul adl eserinin zet evirisidir (Sleymaniye Ktp., Pertev Paa, nr. 61, nr. 332).
Lalzde ayrca Abdlkerm el-Clnin el-nsnl-kmilini (Sleymaniye Ktp., Mihriah Sultan,
nr. 167) ve aatl-yan ve zlfett-temkn adl rislesini (Sleymaniye Ktp., Pertev Paa, nr.
636) Trkeye evirmitir. Kaynaklarda Gazzlnin Kmy-y Sadetini de tercme ettii
(stanbul Belediyesi Atatrk Kitapl, Osman Ergin, nr. 432) ve Gd-y Rh (Sleymaniye Ktp.,
Ftih, nr. 2744) adl bir eserinin olduu kaydedilmektedir (Osmanl Mellifleri, I, 159). Ancak bu iki
eser muhtemelen ona ait deildir. Bursal Mehmed Thir, Lalzdenin er sicillerin yazl usulne
dair Zbdets-sukk adl bir eserinin bulunduunu kaydeder. Lalzde, Yetm mahlas ile iirler de
yazmtr, ancak iirlerinin says olduka azdr.
BBLYOGRAFYA


Lalzde Abdlbk, Sergzet (Baha Doramac zel Kitaplndaki mecmua iinde), vr. 141b-
199b; a.mlf., Mebde ve Med (a.e. iinde), vr. 1b-94b; Sar Abdullah Efendi, Semertl-fud,
stanbul 1288, s. 227-265; eyh, Vekyiul-fuzal, s. 365, 403, 518, 530, 628, 660, 724; Rid,
Trih, stanbul 1153, II, vr. 166a, 167a-b; Hseyin Ayvansary, Mecma-i Tevrh (haz. Fahri .
Derin - Vahid abuk), stanbul 1985, s. 268-269; Mstakimzde, Risle-i Melmiyye-i ttriyye,
Ktp., bnlemin, nr. 3357, vr. 73b-78a; Tomar-Melmlik, s. 71-83; Sicill-i Osmn, III, 299;
Osmanl Mellifleri, I, 159; Abdlbak [Glpnarl], Melmlik ve Melmler, stanbul 1931, s. 153-
155; Mehmet Nermi Haskan, Eyp Tarihi, stanbul 1993, I, 217-218; II, 22; Thierry Zarcone,
Histoire et croyances des derviches turkestanais et indiens Istanbul, Anatolia Moderna = Yeni
Anadolu, II, Paris 1991, s. 155.

Nihat Azamat

LM
()
Arap alfabesinin yirmi nc harfi.
Trk alfabesinde on beinci srada yer alan, ebced tertibindeki sras on iki, say deeri otuz olan
harfin ad Fenike alfabesinde lamd (vendire, baston), rmce ve brncede lamed (lamad),
Yunancada lambda ve Arapada lm olup baston veya vendire biimindeki Hiyeroglif remzinden
doup gelitii kabul edilir. Ebced tertibini esas alan Fenike alfabesinden doup gelimeleri
sebebiyle dnya alfabelerinin ounda on ikinci srada yer alr.
Lmn mahreci, dilin iki kenar ile dilin u ksmnn temas ettii st damak ve az dilerini izleyen
drt diin st ksmlar olarak geni bir alan kaplar. Sahip olduu cehr, beyniyye, istifl, terkk,
izlk, inhirf, infith ve zuhr sfatlarnn gerei olarak lm sesi karlrken dilin u tarafnn st
damaa kuvvetle dayanmasndan dilin st ksmnda nefes cereyan hapsolur (cehr), bu srada dilin u
ksm st damaa doru ykselip meylederek kavisli bir hal alr (inhirf); ancak dilin iki yanndan
nefes ak devam ettiinden nefesin tam akmas veya tam hapsolmas sz konusu deildir (beyniyye).
Dilin u taraf dndaki ksmlar ile st damak arasnn ak olmas (infith) ve dilin yukarya
ykselmeyerek aada kalmas (istifl) sebebiyle sylenii kolay (izlk), ince ve ak seik bir ses
(terkk, zuhr) kar. arkiyatlara gre lm sesi srtmeli (fricative), yanal (latrale), yumuak
(sonore) ve akc (liquide) bir nsz olup nefes ak dilin iki (bilatrale) veya tek (unilatrale)
yanndan olabilir.
Belirlilik (mrife) taks olan ve bu sebeple harf-i tarif / lm- tarif denilen taksnn sadece
lm mrife harfidir. Skin olmas sebebiyle ndeki hemze ona ulanarak seslendirme ilevi (vasl)
grr. Hall b. Ahmede gre birlikte mrife edatdr. Hurf- emsiyye ad verilen
harflerinden biriyle balayan bir kelimenin bana taks geldiinde lm
okunmayarak bu harflere katlr (idgm- emsiyye) ve kelimenin ilk harfi iki defa okunmak zere
eddelenir:

+ gibi. Bunlarn dnda kalan ve hurf- kameriyye ad verilen


harflerinde ise taksnn lm okunur (izhr- kameriyye): +
gibi. Ayrca lmelifte () asl harf elif olup skin olmas sebebiyle lm onun okunmasn salama
(vasl) ilevi grr (bn Cinn, I, 409-410).
Kuran kraatinde kelime sonundaki skin lm, arkadan gelen kelime bandaki rya katlarak
(idgm- mtekribeyn: mahrecleri birbirine yakn olan iki harfin idgam), skin nn ise kendisini
izleyen lma katlarak (idgm- bilgunne: gunnesiz -geniz sesi olmayan-idgam) telaffuz edilir:

gibi. Ayrca Allah kelimesinin lm, nde treli veya


stnl bir harf bulunup kendisine ulanmas durumunda kaln okunur.
Lm, kelimelerin yapsnda asl harf olarak bulunduu gibi zit (ziyade) harf olarak da gelir:
gibi. Ancak gibi iaret isimlerindeki bu ziyade
lmlarn uzaklk / uzaa iaret (lm- tebd) ve pekitirme ilevi grd belirtilir.
harfleri lma dnerek (ibdl) ikincil ve e anlaml kelimeler oluturduu gibi lmn, bata
ve en ok olmak zere harflerine dnerek de anlamda-ikincil kelimeler oluturduu
grlr: Hetele hetene, alis amis, lekz vekz, lemz hemz, cel cey ... gibi (Ebt-
Tayyib el-Lugav, II, 378-422).
Edat (mna harfi) olarak da kullanlan lmn cer lm, tarif lm, ibtid lm, emir lm, kasem lm
gibi eitleri vardr. btid lm, mbted ve haberiyle lev ve levlnn haberleri bana gelerek
pekitirme ilevi yapar. Kasem lm da hem yemin ifadesinin hem de cevabnn
bana dahil olup pekitirme vazifesi grr. Her iki tr lmn harekesi stndr. Cer lmnn
harekesi zamirlere ve nid ysnn hemen ardndan gelen mstegse (yardma arlan) bitiirse
stn, dierlerinde ise esredir. Gramer kitaplarnda cer harfinin istihkak, ihtisas, milk, tall,
olumsuzluu pekitirme / tekit (olumsuz kvn maddesinden sonra), kasem, taaccb, tadiye gibi
yirmiden fazla anlam rneklerle aklanmtr (mesel bk. Ebl-Ksm ez-Zeccc, Kitbl-Lmt,
tr.yer.; bn Abdnnr, s. 293-329; bn Him, s. 274-312). Zeccc, edat olan (harf-i man) lm
ayrntlaryla inceledii bir eser kaleme alarak otuz bir eit lmdan sz etmitir (bk. bibl.).
BBLYOGRAFYA


Lisnl-Arab, l md.; Sbeveyhi, Kitb Sbeveyhi (nr. Abdsselm M. Hrn), Kahire
1403/1983, II, 206-207, 237, 278, 376; IV, 240, 433-483; V, 344-345; Ebl-Ksm ez-Zeccc,
Kitbl-Lmt (nr. Mzin el-Mbrek), Beyrut 1412/1992; Ebt-Tayyib el-Lugav, Kitbl-bdl
(nr. zzeddin et-Tenh), Dmak 1379/1960, II, 378-422; bn Cinn, Srru natil-irb (nr.
Hasan Hindv), Dmak 1405/1985, I, 43-76, 321-411; II, 423, 652, 758, 818, 830; Eb Cafer
bnl-Bzi, el-n fil-rtis-seb (nr. Abdlmecd Katmi), Dmak 1403, I, 337-445; bn
Ya, erul-Mufaal, Beyrut, ts. (leml-ktb), X, 36-37, 45-46; Rad el-Esterbd, eru-
fiye (nr. M. Nur el-Hasan v.dr.), Beyrut 1402/1982, III, 250, 253; bn Usfr el-bl, el-
Mmtiul-kebr fit-tarf (nr. Fahreddin Kabve), Beyrut 1996, s. 145-147, 268; bn Abdnnr,
Rafl-mebn (nr. Ahmed M. el-Harrt), Dmak 1405/1985, s. 160-164, 293-329; bn Him,
Munil-lebb (nr. Mzin el-Mbrek - M. Ali Hamdullah), Beyrut 1985, s. 274-312; Syt, el-
Mzhir f ulmil-lua ve envih (nr. M. Ahmed Cdelmevl v.dr.), Kahire, ts. (Dru ihyil-
ktbil-Arabiyye), I, 476, 565; J. Cantineau, Esquisse, Paris 1960, s. 183, 288; H. Fleisch, Trait de
philologie arabe, Beyrouth 1961, I, 3, 224; a.mlf., Lm, EI (ng.), V, 644-645; smail Karaam,
Kurn- Kermin Faziletleri ve Okunma Kaideleri, stanbul 1984, s. 198-199, 210, 218-219, 222,
225-226, 233, 243, 249; Hasan Abbas, aiu urfil-Arabiyye ve menh, Dmak 1998, s.
79-83.

Ahmet Turan Arslan

LAMARTINE, Alphonse de
(1790-1869)
Fransz airi, yazar ve devlet adam.
Asil bir ailenin olu olarak 21 Ekim 1790da Mconda dodu. ocukluunu Mcon ve
yaknlarndaki Millyde geirdi. renimini mahall kilise okulunda, Lyonda Institution Puppier ve
Belleyde Collge des Pres de la Foida tamamlad. 1808-1819 yllar arasnda avare bir aristokrat
hayat yaayan Lamartinein edeb kiiliinin gelimesinde okuduu klasikler, XVIII. yzyl
filozoflar ve Kitb- Mukaddesin nemli rol vardr. 1811-1812deki talya seyahati, hayatnda
nemli bir dnm noktas oldu. Napolide ii bir kzla yaad ak birok eserine, zellikle
Graziella adl romannda idealize ederek iledii kadn kahramanna ilham kayna olmutur.
1820de duygusal ve samimi tonu ile ok beenilen, Fransz iirine yeni bir henk getiren Mditations
potiquesi yaymlad. Daha sonra Nouvelles mditations potiques ve Mort de Socrateta metafizie
yer verdi. Baz Avrupa ehirlerinde elilik ktibi ve atee olarak grev yapt bu yllarda
yaymlad Le dernier chant du plerinage dHarold romantik akmn nemli eserleri arasna girdi.
1830da din duygular ileyen ve panteizme geni yer veren Harmonies potiques et religieuses adl
iki ciltlik eserini neretti. 1832-1833te Lbnan, Suriye, Filistin ve stanbulu kapsayan uzun bir
yolculua kt. Seyahati gereklere ulamann tek yolu olarak gren air Douya, kutsal topraklara
yapt yolculuklardan din anlay, duygu ve dnceleri bakmndan byk bir deiim geirerek
dnd. Bu yolculuk srasnda kz Juliann lm airi derinden sarst. Voyages en orient hemen
tamam Osmanl snrlar iinde geen bu yolculuun kitabdr. 1833te milletvekili seilen Lamartine
1851e kadar devam eden siyas hayatnda liberal, insaniyetperver ve bar bir politika izledi.
Gl bir hatip olarak parlamentoda ok defa ark meselesi zerine yapt konumalarda Batnn
Douyu, zellikle Osmanllar iyi tanyamam olmaktan kaynaklanan yanl hkmler verdiini,
bylece btn dnyay yanlttn sk sk dile getirdi. 1847de yaymlanan Lhistoire des girondins,
siyas adan alkantlar iinde olan Fransz toplumuna itidalli ve meziyetli davran dersi veren,
gen nesillerin zihinlerinde devrim ateini krkleyen bir eserdir. 1848 olaylarnda gsteri yapan
sosyalistlerin kzl bayrakl gsterilerine kar renkli Fransz bayran savunmas, Lamartinei o
yl kurulan geici hkmette ksa bir sre dileri bakanlna getirdi, ancak 2 Aralk 1848deki
hkmet darbesiyle bu grevinden uzaklatrld.
Bu hayal krklyla 24 Nisan 1849da Sultan Abdlmecid ve Sadrazam Reid Paaya birer mektup
yazarak Trklere olan sevgisini ve derin dostluunu dile getirdi. stanbula yakn bir yerde, zmit
veya zmir yaknlarnda bir iftliin kendisine tahsis edilmesini istedi. Bu topraklarda modern
yntemlerle tarm yapmay planlayan Lamartinee Aydn yaknlarnda bir arazinin verilmesi uygun
grlerek devlete satn alnan iftlikler yirmi be yl sreyle kendisine verildi. 21 Haziran - 6
Austos 1850 tarihleri arasnda ikinci defa Trkiyeye gelen Lamartine, Ihlamur Kasrnda Sultan
Abdlmecid tarafndan kabul edildi. Daha sonra zmir ve Aydna giderek iftlik arazisini gezdiyse
de iletecek sermayeyi bulamadndan Trkiyeye yerlemekten vazgeti. Louis Napolonun
cumhurbakan seilmesiyle politik hayat sona erdi (1851). Fransz halknn Napolon serabna
kaplarak hrriyet yolundan dnmesi airin btn hayallerini ykt. Ardndan Les nouvelles
confidences (1851), Genevive histoire dune servante (1851), Le tailleur de pierres de Saint-Point
(1851), Lhistoire de la restauration (1851), Les visions (1853), Histoire des constituants (1854),
Histoire de la Turquie (1854-1855), Histoire de la Russie (1855), Cours familier de littrature
(1856-1869) adl eserlerini yaymlad. Politik hayatn vatanna ve insanln mutluluuna adayan air
mrnn son yllarn madd sknt iinde geirdi; Millydeki evini satmak zorunda kald (1860).
1867de III. Napolon hkmeti tarafndan kendisine 25.000 frank maa balanan Lamartine 28 ubat
1869da Pariste ld. lmnden sonra Mmoires indits (1870), Le manuscrit de ma mre (1871),
Des posies indites (1873) ve alt ciltlik Correspondance (1873-1875) adl eserleri neredildi.
Lamartine zengin imajlar, gl ritmi, henkli msralar ile XVIII. yzyln iirine kar bir tepki ve
yeni bir soluktur. iirlerindeki lirizm iinde ruh bulan metafizik
boyut, gl mistisizm ve panteizm airin sanatnn zgn ynleridir. Varln es-rar, ruhun
lmszl, tabiat, hatralarn tabiata emanet edilmesi gibi temalar eserlerinde lmszletirir.
Trkede ilk defa Sahakn (Ebru) Avrupada Mehur Ministoralarn Tercme-i Hallerine Dair
Rislesinde (1271/1855) ad geen Lamartine, edebiyat kimliinin yan sra politik ynyle de
Trk edebiyatnda uzun sre gncelliini korumu ve romantik akmn gelimesinde etkili olmutur
(Lamartineden Trkeye yaplan eviriler ve Trk edebiyatna tesirleri hakknda bk. bibl. Kefeli;
Kolcu). Trklerle ilgili olumlu dnceleriyle minnet duygusunun ifadesi olarak Trkiye Tarihi
(Histoire de la Turquie) adl sekiz ciltlik bir eser yazmas onun Trk dostu olarak anlmasnda nemli
bir faktrdr. 1854-1925 yllar arasnda Trkede Mditations potiques, Nouvelles mditations
potiques ve Recueillements potiquesten tercme edilen iirleri, nl Le Lac (gl) iirinin
tercmesi ve Graziella, Raphal gibi romanlar ile tannr. 1925 sonrasnda hayat, ahsiyeti ve
Osmanllar ile olan ilikileriyle n plana kar. 1940l yllardan sonra yaplan incelemelerde
Lamartinein Trklerin olumlu baz niteliklerinden sz etmesine ramen Anadolu topraklarnda
Avrupann bayraktarln yapmak istedii ve bir tr smrgeci siyaset ile Douya yaklat da
vurgulanmtr.
BBLYOGRAFYA


Ahmed Refik [Altnay], Lamartin, stanbul 1925; L. Bertrand, Lamartine, lhomme et son oeuvre,
Paris 1940; Reid Saffet Atabinen, Les turcs occidentaux et la Mditerrane, stanbul 1956, s. 9-43;
a.mlf., Lamartine, fervent ami des turcs, stanbul, ts. (Trkiye Turing ve Otomobil Kurumu); elik
Glersoy, Alphonse de Lamartine ve stanbul Yazlar, stanbul 1971, s. 5-65; Jale Parla, Efendilik,
arkiyatlk, Klelik, stanbul 1985, s. 41-55; H. Guillemin, Lamartine, Paris 1987; F. LHuillier,
Lamartine en politique, Strasbourg 1993; Emel Kefeli, 1854-1993 Yllar Arasnda Lamartineden
Trkeye Yaplan Tercmeler zerinde Bir Aratrma (doktora tezi, 1993), M Trkiyat
Aratrmalar Enstits; Ali hsan Kolcu, Ondokuzuncu Asr Trk Edebiyatnda Alphonse de
Lamartine Tercmeleri ve Tesirleri, Ankara 1999; Lmia Kerman, Lamartine et la Turquie,
DTCFD, XV/4 (1957), s. 109-188; XVII/1-2 (1959), s. 209-260; a.mlf., Lamartinein Osmanl
mparatorluunu Ziyareti Hakknda Dndkleri, Bat Dil ve Edebiyatlar Aratrmalar Dergisi,
II/3, Ankara 1976, s. 1-19; Taha Toros, Lamartine Trkiyede lmek stemiti, Hayat Tarih
Mecmuas, VI/63, stanbul 1970, s. 10-17; VI/64 (1970), s. 61-66; Vedad rs, Lamartine, Alphonse
de, TA, XXII, 462.

Emel Kefeli

LMEKN HSEYN EFEND
(. 1035/1625)
Bayramiyye-Melmiyye tarikatna mensup sf, air.
XV. yzyln ortalarnda Rumelide dodu. Hseyin olarak bilinen ad, divannn Saraybosna
nshasndaki (Gazi Hsrev Bey Ktp., nr. 3049) bir gazelin balnda Hsmeddin olarak
kaydedilmekte, baz iirlerinde Hsm ve Hsm mahlasn kulland grlmektedir. Ancak bu
nisbeyi tarikatn kutublarndan Hsmeddin Ankaravye hrmeten kullanm olmas mmkndr.
iirlerinde genellikle, tasavvufta mutlak fen makamnda olduunu simgeleyen evsiz barksz
anlamndaki Lmekn nisbesini mahlas olarak kullanm ve bu mahlasyla tannmtr.
Lmeknnin doum yeri hakknda farkl grler bulunmaktadr. Ktib elebi Bosnal olduunu
sylerken At onun doum yeri olarak Peteyi kaydeder. Bu konuda daha ayrntl bilgi veren Evliya
elebi de Tuna kenarndaki Pete ehrinden olduunu bildirir. Ktib elebinin Atnin eserinden
faydaland, ayrca Bosna ve Pete kelimelerinin yazm benzerlii gz nnde tutulursa
Lmeknnin Peteli olmas kuvvetle muhtemeldir. XVI ve XVII. yzyllarda Petenin mslman
nfusunun ounu Bonaklarn tekil ettii dikkate alnarak Petede domakla birlikte aslen Bosnal
olduu da sylenebilir. Ayvansarynin onun Makedonyada bulunan Horpeteden (Hrupite)
olduunu sylemesi kelimenin yine yazm benzerliinden kaynaklanan bir yanlma kabul edilebilir.
At, Ktib elebi ve Evliya elebi iir ve rislelerinden Arapa, Farsa ve din ilimlere vkf
olduu anlalan Lmeknnin tahsilini tamamladktan sonra tasavvufa yneldiini vurgulamakla
beraber bu konuda ayrntl bilgi vermemilerdir. Mstakimzde onun Peteli olduunu ve Kazzz
(peki) lakabyla tanndn syler. Geimini kendi el emeiyle kazanmann Melm ahlk
anlaynn bir gerei olduu dnlrse Lmeknnin tasavvuf yoluna girmeden nce ipeki es-
nafndan olduu, daha sonra da bu meslei devam ettirdii sylenebilir.
Lmeknnin stanbula ne zaman geldii ve Hamza Blden sonra kutbiyyet makamna geen
Bursal Hasan Kabdza ne zaman intisap ettii bilinmemektedir. Hasan Kabdzun 1010 (1601)
ylnda vefatnn ardndan kutub olan drs-i Muhtef dneminde ona tbi olarak kalbe bakclk
grevini srdren Lmekn mehur sf Olanlar eyhi brhim Efendiyi yetitirmitir. Vahdetnme
adl eserini Lmeknnin mnev emriyle kaleme aldn belirten brhim Efendi, Mfd
Muhtasarnda onu merd-i man olarak tanmlam ve eserde anlatt btn tarikatlarn zevk ve
irfannn onda toplandn sylemitir.
Lmekn temkinli davranlaryla smil Mak, Hamza Bl ve drs-i Muhtef ile ilgili
sulamalarla devlet, ulem ve dier tarikat mensuplar tarafndan thmet altnda tutulan tarikata bu
dnemde meruiyet ve itibar kazandrmtr. eyh Abdlmecid Sivs, Hamzavler ve drsler diye
and Bayram-Melmlerini kfr ve ilhd ile sularken Lmeknden saygyla bahsetmesi onun
temkinli bir tutum izlediini gstermektedir. Sadrazam Ferhad Paa da kendisinden feyiz alanlar
arasnda zikredilebilir.
stanbul niversitesi Cerrahpaa Tp Fakltesinin snrlar iinde kalan ah Sultan Camii yaknnda
ikamet edip
sohbet meclisleri dzenleyen Lmeknnin lm tarihi tezkirelerde 1034 (1625) olarak
verilmektedir. Ancak divannn stanbul nshasnda (Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 800) onun
21 Reblevvel 1035te (21 Aralk 1625) vefat ettii kaydedilmekte, brhim, Hsm ve Hd adl
mridlerinin dtkleri tarih beyitleri de bunu gstermektedir. Kabri ah Sultan Camii bahesinde
mihrabn nndedir. Kabrinin ba ve ayak ucunda dikdrtgen biiminde kitbesiz iki kaln ta
bulunmaktadr. Evliya elebi merd-i kmil ve rif billh- mil diye tanmlad Lmeknyi
salnda ziyaret ettiini ve sohbetiyle merref olduunu syler.
Eserleri. 1. Divan. ki kaside, altm be gazel, mesnevi tarznda sekiz manzume, terciibend, bir
terkibibend, iki murabba, dokuz kta ve mfredi ihtiva eden divandaki iirlerin Farsadr.
Lmeknnin iirleri tasavvuf grlerini yanstmas asndan nemlidir. Bununla birlikte samimi
ve zarif manzumeleri de vardr. Pk eyle gnl emesini t durulunca / Dik tut gzn gnlne
gnl gz olunca beytiyle balayan gazeline iir mecmualarnda ok sk rastlanmaktadr. ki nshas
bilinen divan (Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 800; Saraybosna Gazi Hsrev Bey Ktp., nr. 3049),
transkripsiyonlu metni ve Almanca tercmesiyle birlikte Slobodan Ili tarafndan yaymlanmtr
(Wiesbaden 1999). 2. Vahdetnme. nsn- kmil balamnda tasavvuf grlerini anlatt birka
sayfalk bu risle, Lmeknnin Snn kelm anlayyla asla badamayacak fikirlere sahip
olduunu gstermektedir. Birok nshas bulunan risleyi Bill Kemikli neretmitir (bk. bibl.). 3.
Risle-i Vahdet. Vahdet-i vcda dair rislenin eitli nshalar olup Lmeknnin mensuplarndan
Ahmed Hd tarafndan erhedilmitir (Vatikan Ktp., Vol Turco, nr. 335). 4. Esrrnme Tercmesi.
Mesnevi tarznda yazlm 537 beyit ihtiva eden eseri Abdlbaki Glpnarl Hlet Efendi nshasna
dayanarak nsn- Kmil adyla tantmtr. Mill Ktphanedeki nshasnn (nr. 5278) banda
eserin Ferdddin Attrn Esrrnmesinden yaplm semeler olduu kaydedilmitir. Eserin bir
nshas daha bulunmaktadr (Cambridge niversitesi Ktp., Broan, Or., nr. E 8).
Lmeknnin ayrca, biri kll eyin yerciu il aslih hadisini erheden (Sleymaniye Ktp., Hlet
Efendi, nr. 800, vr. 228b-229a), dieri vahdet-i vcda dair (Staatsbibliothek zu Berlin, MS, Or.,
oct., nr. 2761, vr. 48b-54a) Arapa ve atvr- sebaya dair Trke bir rislesi (Uppsala niversitesi
Ktp., O. Nova, nr. 656) mevcuttur. Lmeknnin, sem ve devrann aleyhinde bulunan Halvet eyhi
Belgradl Nrullah Mnr Efendiye, iki defa sadrete gelen ve 1003te (1595) idam edilen ran
savalar serdar Ferhad Paaya, dris Efendiye (muhtemelen drs-i Muhtef), Kuruncuzdeye
(muhtemelen Bosna Valisi Kuruncubazde Mustafa Paa), mridlerinden Aahisarl brhim
Efendi ve Hsm Dedeye (iki adet) yazd yedi mektubu tesbit edilmitir. eitli tasavvuf
meselelere temas eden bu mektuplardan Ferhad Paaya yazlann bir blm Abdlbaki Glpnarl
tarafndan yaymlanmtr. Belgradl Mnr Efendiye yazd mektup Mstakimzdenin eserinde yer
almaktadr (Risle-i Melmiyye, vr. 37a-39a).
BBLYOGRAFYA


At, Zeyl-i ekik, s. 64, 760; Olanlar eyhi brhim, Mfd Muhtasar (nr. Bilal Kemikli),
stanbul 2003, s. 151-152; Ktib elebi, Fezleke, II, 71; Evliya elebi, Seyahatnme, I, 380; Hseyin
Ayvansary, Vefeyt, Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 1375, vr. 43a; a.mlf., Mecma-i Tevrh
(haz. Fahri . Derin - Vhid abuk), stanbul 1985, s. 225; Mstakimzde, Mecelletn-nisb,
Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 628, vr. 376a; a.mlf., Risle-i Melmiyye-i ttriyye, Ktp.,
bnlemin, nr. 3357, vr. 35b-36b, 37a-39a; Hseyin Vassf, Sefne, II, 294-295; Osmanl Mellifleri,
I, 191; Mehmet Ali Ayni, Hac Bayram Vel, stanbul 1343, s. 123-125; Abdlbak [Glpnarl],
Melmlik ve Melmler, stanbul 1931, s. 80-84, 209-210; Mehmed Handzi, Husejn Lamekani,
Kalendar Narodna uzdanica, Sarajevo 1934, s. 148-161; Hazim abanovi, Knjizevnost muslimana
BiH na orijentalnim jezicima, Sarajevo 1973, s. 216-219; Fehim Nametak, Divanska knjizevnost
Bonjaka, Sarajevo 1997, s. 49-52; Slobodan Ili, Hseyin Lamekani, Ein osmanischer Dichter und
Mystiker und sein literarisches Werk, Wiesbaden 1999; a.mlf., Jedan persijski gazel Huseina
Lamekanija, Anali GHB, XIII-XIV (1987), s. 93-95; Bilal Kemikli, Hseyin Lmeknnin nsn-
Kmil Gr: Risle-i Vahdetnme, KAM, XXVI/3 (1997), s. 32-36; Nihat Azamat, brhim
Efendi, Olanlar eyhi, DA, XXI, 299.

Slobodan Il

LMELF
( )
Arap alfabesinde lm desteine yazlm skin med harfi olan elifin asl ekli.
Ana Smcede (Proto-Semitic / Common Semitic) sert nsz olarak kullanlan hemzenin (alef)
zamanla yumuayarak gerek ses deerini yitirmesi neticesinde ortaya kan ve yumuak elif, uzatan
elif (uzun fetha) olarak bilinen sesi tarih seyir iinde hemzeden ayrc iaretle gsterme teebbsleri
olmutur (DA, XVII, 190). Uzatan elifin lm destei eliinde gsterilmesi bunlar arasndadr.
erisinde lmelifin bulunduu bilinen en eski kitbe Reinier Dussaudnun kefettii, Nabat
alfabesiyle yazlm olan ve I. mrulkaystan (mrulkays b. Amr; . 328) sz edilen Dmak
civarndaki Nemre kitbesidir. Bundan sonra gelen ve yine Dmak civarndaki Zeb(e)d, Harrn,
mml-Ciml kitbelerinde de bu harfe rastlanr.
Lmelif, sanldnn aksine lm ve eliften oluan birleik bir harf olmayp lm desteine yazlm
skin med elifinden ibaret bir tek harftir. Harfleri ortaya koyann amac, onlarn birbiriyle nasl terkip
oluturduunu gstermek deil aksine her harfi mstakil olarak belirlemektir. Byle olmasayd dier
btn harflerin de birbiriyle terkip keyfiyeti verilirdi. Mberred ve bn Cinn gibi limler bu
grtedir (bn Cinn, I, 41; II, 651). bn Cinn lmelif ifadesinin, alfabe harfleri hakknda bilgisi
yetersiz kimselerin syleyii veya retme kolayl iin retmenler tarafndan kullanlan yanl bir
tabir sayldn, dorusunun b ( ), t ( ) gibi l () olduunu kaydeder (a.g.e., I, 43). Harf adlar
belirlenirken adn ilk sesinin o harfin sesini gstermesi esas alnmtr. Elif daima skin bir harf
olduu iin onunla balayan ve sesini hissettiren bir adn tekil edilmesi mmkn olmadndan buna
imkn veren vasl harfi olarak bana fethal bir lm getirilmek suretiyle l ad elde edilmi ve
bununla vasl lmndan sonra elifin uzun sesi hissettirilmi ve korunmutur.
L edat olarak dnld takdirde inne ve leyse gibi amel eder, mutlak olumsuzluk bildirir,
atf veya cevap harfi durumunda bulunur; ayrca nehiy ve ziyade harfi olarak da kullanlr.
BBLYOGRAFYA


bn Cinn, Srru natil-irb (nr. Hasan Hindv), Dmak 1405/1985, I, 41-47, 345-348; II,
409-411, 651-653; bn Abdnnr, Rafl-mebn (nr. Ahmed M. el-Harrt), Dmak 1405/1985, s.
329-345; Hasan b. Ksm el-Murd, el-Cened-dn f urfil-men (nr. Fahreddin Kabve - M.
Nedm Fzl), Beyrut 1413/1992, s. 290-303; Kalkaend, ubul-a, III, 6-8, 16-18; smail
Durmu, Hemze, DA, XVII, 190.

smail Durmu

LM ELEB
(. 938/1532)
Daha ok Molla Cmden yapt evirilerle tannan divan airi ve Nakibend eyhi.
878 (1473) ylnda Bursada dodu. Asl ad Mahmuddur. Babas II. Bayezidin hazine defterdar
Osman elebi, dedesi Yeiltrbenin naklarn yapan Nakka Ali b. lys Alidir. Genliinde
Bursa Murdiye Medresesinin hocalar olan Molla Ahaveyn ile Hasanzde Molla Mehmedden ders
ald. Daha sonra Nak eyhlerinden Emr Buhrye intisap etti ve Bursann zengin tasavvuf ve
kltr ortamnda tasavvuf ile edebiyat buluturan bir eyh olarak yaad.
Otuz yedi yanda eser vermeye balayan Lmi elebi mrnn geri kalan ksmn youn bir telif ve
tercme faaliyetiyle geirdi. stanbula hi gitmedii halde eserleriyle stanbul edebiyat ve tasavvuf
muhitlerinde tannd. Yavuz Sultan Selime takdim ettii Hsn Dil sayesinde 35 ake yevmiye ile
maaa balannca yalnz ilim ve tasavvufla, eser telif etmekle uraarak herhangi bir resm grev
almad. Lminin Hak ede rhunu d msrann gsterdii 938 ylnda vefat ettiinde bir tekkede
eyh olduu mezar tandaki el-merhm eyh Lmi b. Osman ibaresinden anlalmaktadr. Mezar
dedesi Nakka Alinin yaptrd Bursa Orta Pazar Camii hazresindedir. Hma Hatun adl bir
hanmla evlenmi olan Lminin Ahmed, Mehmed ve Abdullah adl olu ile Safiye adl bir kznn
olduu, bunlardan Mehmed elebinin Lem mahlasyla iirler yazd bilinmektedir.
Emr Buhrnin mnev kiiliiyle paralel olarak Nakbendlie olan ball, gen yata balatt
iir ve ina almalarnda onu yine bir Nak olan Molla Abdurrahman- Cmye ynlendirmi ve
daha sonra Cmnin nemli eserlerini Trkeye evirmesini salamtr. Nitekim bu tercme
younluu sebebiyle baz kaynaklar (mesel bk. k elebi, vr. 108b; Latf, s. 290) kendisini Cm-
i Rm olarak anm, bazs da bu lakab abartl bularak airlik ynnden Abdurrahman- Cm ile
kyas edilemeyeceini sylemitir (Knhl-Ahbrn Tezkire Ksm, s. 266-267).
Lmi elebi, ok iyi bildii Arapa ve Farsa sayesinde slm corafyasnn edebiyat ve tasavvuf
birikimini iyi deerlendirmi, bilhassa Molla Cmnin Farsa eserlerini tercme ederken nazm ve
nesirdeki baarsnn en st seviyesine kmtr. Gerek medresede rendii ilimler gerek tasavvuf
evrelerinde kazand irfan ve olgunluk gerekse aratrmacl, yapt tercmelerin monoton
eviriden ziyade gnn artlarna gre ekillenen adaptasyon almalar biiminde yazya
dklmesini salamtr. nzivy seven ar bal bir kiilie sahip bulunmasna ramen Lmi
elebinin tok szl ve hazrcevap olduu, fikirlerinde srarc, hatta zaman zaman hezliyyta meyyal
bulunduu bilinmektedir.
Lmi elebi divan edebiyatnn en ok eser veren temsilcilerinden biridir. Nazm, nesir ve nazm-
nesir kark olarak telif ve tercme ettii kitaplarnn says otuzu bulmaktadr. Divan edebiyat, o
gne kadar Trkede rnei bulunmayan baz ark mesnevilerini Lminin kaleminden tanm ve
yine onun yapt tercmeler sayesinde yeni konular edinmitir. Sanat gsterme endiesine fazla
kaplmayan Lmi elebi, oluturduu nazm ve nesir dili sayesinde bata tasavvuf muhitleri olmak
zere ilmiye ve sanat ortamnda hakl ve kalc bir hret kazanmtr.
Eserleri. Lmi elebi, erefl-insn adl kitabnn banda eserlerinden gece ve gndzn
saatlerine tekabl eden yirmi drdnn ismini sayar (Sleymaniye Ktp., Badatl Vehbi Efendi, nr.
1957, vr. 8b; Hac Mahmud Efendi, nr. 2454, vr. 7a). erefl-insn ve daha sonra yazdklaryla
saylar artan eserleri unlardr: A) Mensur. 1. Tercme-i evhidn-nbvve. Abdurrahman-
Cmnin siyer trndeki eserinin geniletilmi tercmesi olup 1876da stanbulda Matbaa-i
mirede baslm, Latin harfli basks da Muzaffer Ozak tarafndan gerekletirilmitir (1958). 2.
Tercme-i Nefehtl-ns (yazl 1521). Fthl-mchidn li-tervhi kulbil-mhidn adyla
da bilinen eser, Cmnin Nefetl-ns min aartil-uds adl evliya tezkiresinin geniletilmi
tercmesidir. 629 velnin hayat hikyesinin bulunduu eserin nemli bir yn de Anadoluda yetien
evliyay ihtiva etmesidir. Kitabn eski harfli iki basks 1270 (1854) ve 1289 (1872) yllarnda
stanbulda yaplm, Latin harfli basksn da Bugn gazetesi gerekletirmitir (1971). 3. Hsn
Dil. ranl air Fetthnin ayn adl alegorik eserinin evirisi olup manzum-mensur karktr (Millet
Ktp., Ali Emr Efendi, Manzum, nr. 13, 220, 375, 424, 431). 4. Mnzara-i Bahr u it. Bu da
manzum-mensur kark bir eserdir (stanbul 1873). 5. erh-i Dbce-i Glistn (yazl Ocak 1505).
Sad-i rzye ait eserin dbcesinin erhidir ( Ktp., TY, nr. 578, 1013). 6. Mnet- Mektib
(Nisbl-bela) (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3316). 7. Hall-i Muamm-y Mr Hseyin.
erh-i Esm-i Hsn, Mirtl-esm ve Cm- Cihnnm,
Tefelnme gibi adlarla da anlan eser, Mr Hseyin b. Muhammed rznin Allahn doksan dokuz
ismini konu alan muammalarnn erhidir (Sleymaniye Ktp., Murad Buhr, nr. 330, vr. 73b-79a). 8.
Menkb- veys el-Karan (Manisa l Halk Ktp., Ricll-gayb adyla, nr. 1307; TSMK, Hazine, nr.
283). 9. bretnme*. Tasavvuf-ahlk menkbelerden bahseder (stanbul 1273). 10. erefl-insn
(yazl 1527). Lminin bu nemli eseri, Resil vni-af adl Arapa felsefe
ansiklopedisinin yirmi birinci ksmnn evirisi olup insanlarla hayvanlar arasnda bir mnazaray
konu alr. Pek ok ktphanede 100e yakn nshas mevcuttur (mesel bk. Sleymaniye Ktp., Esad
Efendi, nr. 1508, 1509, 1894, 2740, 2741; Hac Mahmud Efendi, nr. 1719, 2454, 2467, 2769). 11.
Letifnme. inde baz mstehcen hikye ve hicivlerin de yer ald be blmlk bir eserdir.
Tercman 1001 Temel Eser serisi iinde Latfeler adyla Yaar alkan tarafndan yaymlanmtr
(stanbul 1978). 12. Nefsl-emr. Gzel davranlardan bahseden bir risledir (Sleymaniye Ktp.,
Mihriah Sultan, nr. 419/2). Lmi elebinin Risle-i Tasavvuf (Lminin Terekesinde de anlr
[Ernsal, bk. bibl.), Risle-i Arz, Risle-i Usl minel-fnn adl eserleri ise gnmze
ulamamtr.
B) Manzum. 1. Makteli Hseyin. Kerbel Vakasn anlatan eserin minyatrl bir nshas Trk-slm
Eserleri Mzesinde kaytldr (nr. 1958). 2. Selmn Ebsl. Cmden eviri felsef-alegorik ak
mesnevisidir ( Ktp., nr. 3088). 3. em u Pervne (yazl 1522). Tasavvuf-alegorik bir mesnevi
olup Ehl-i rzden tercmedir (Sadberk Hanm Mzesi Ktp., Hseyin Kocaba, nr. 299;
Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 2744; Hsrev Paa, nr. 604). 4. Gy u evgn. ranl air rif-i
Herevnin Hlnme olarak da bilinen tasavvuf-alegorik mesnevisinin evirisi olup Almanca bir
nszle birlikte 1994te Stuttgartta neredilmitir (bk. bibl., Nuran Tezcan). 5. Ferhdnme (Ferhd
rn). Ali r Nevnin eserinden uyarlamadr (Levend, s. 85-111). 6. Vmk u Azr. Unsrden
tercmedir (nr. J. von Hammer, Viyana 1833; nr. Gnl Ayan, Ankara 1998). Bu mesnevinin
sonuna Lmi elebi, Kann Sultan Sleyman iin Gl-i Sadberk adl bir kaside eklemitir. Baz
nshalarda 100, bazlarnda 102 beyit olan kaside Diyarbakr l Halk Ktphanesinde (nr. 2244)
ayr bir eser gibi kaytldr. 7. Kssa-i Evld- Cbir (Cbirnme) (Kef-unn, I, 533). 8. Lugat-
Manzme (Tuhfe-i Lmi). Farsa-Trke 177 beyitlik bir lugatedir (Manisa l Halk Ktp., nr.
1656/7). 9. Dvn- Er. Lminin ehrengz-i Bursa ve Hayretnmesini de iine alan divan, baz
tasavvuf terimlerin akland bir girile (dbce) be defterden olumaktadr (Millet Ktp., Ali
Emr Efendi, Manzum, nr. 380). Divandan seme iirler yaymlanmtr (bk. bibl. Burmaolu). 10.
ehrengz-i Bursa. Kann Sultan Sleymann Bursay ziyareti mnasebetiyle yazlmtr (nr. A.
Pfizmaier, Die Verherlichung der Stadt Bursa, Viyana 1839; nr. M. sen - H. Burmaolu, Bursa
ehrengizi, M Trklk Aratrmalar Dergisi, sy. 3 [1988], s. 57-106). 11. Vs Rmn. Fahreddin
Esad Grgnnin ayn adl mesnevisinden eviridir (Bursa l Halk Ktp., Umumi, nr. 2278). 12. Heft
Peyker. Nizm-i Gencevnin ayn isimdeki eserinden tercme olup Lminin lmnden sonra
damad Renzde tarafndan tamamlanmtr (k elebi, vr. 135a; Kef-unn, II, 2045).
Lmi elebinin ayrca Mevlidr-Resl ve Risle-i Hall-i Fl adl eserlerinin bulunduu
kaynaklarda belirtilmektedir.
Lmi elebi ve eserleri zerine yerli ve yabanc niversitelerde yirmi kadar tez hazrlanm olup
bunlardan bazlar halen devam etmektedir (Hatice Aynur, niversitelerde Eski Trk Edebiyat
almalar, Tezler, Yaymlar, Haberler Toplu Say 1-10, stanbul 2000).
BBLYOGRAFYA


Nuran Tezcan, Lmis Gy u evgn, Stuttgart 1994, s. 18-19; a.mlf., Bursal Lmi elebi,
TDe., VIII (1979), s. 305-343; H. Bilen Burmaolu, Bursal Lmi elebi Dvnndan Semeler,
Ankara 1989, s. 24-28; Seh, Tezkire (Kut), s. 164-166; k elebi, Meir-uar, vr. 108b-
111a, 135a; Latf, Tezkire, s. 290-294; Knhl-Ahbrn Tezkire Ksm (haz. Mustafa sen), Ankara
1994, s. 266-267; Knalzde, Tezkire, II, 830-834; Kef-unn, I, 533, 701, 905; II, 2045; Bel,
Gldeste, s. 177 (ayn bilgi: Kadir Atlansoy, Bursa airleri, Bursa 1998, s. 265-268); Hammer,
GOD, II, 20; Gibb, HOP, III, 20-27; Hediyyetl-rifn, II, 412; Gnl Ayan, Lmi Vmk u Azr:
nceleme-Metin, Ankara 1998; a.mlf., Lmi elebinin Hayat, Edeb Kiilii ve Eserleri,
Trkiyat Aratrmalar Dergisi, sy. 1, Konya 1994, s. 43-65; Agh Srr Levend, Lminin Ferhad
irini, TDAY Belleten (1964), s. 85-111; Gnay Kut Alpay, Lmi Chelebi and His Works,
JNES, XXXV/2 (1976), s. 73-93; a.mlf., Lmi elebi, TDEA, VI, 67-69; smail Ernsal, Trk
Edebiyat Tarihinin Ariv Kaynaklar II: Kanuni Sultan Sleyman Devrine Ait Bir nmt Defteri,
Osm.Ar., IV (1984), s. 5-6; a.mlf., Trk Edebiyat Tarihinin Ariv Kaynaklar IV: Lmi elebinin
Terekesi, TUBA, XIV (1990), s. 179-194; Erdoan Uluda, Lminin Salmn u Absl Adl
Mesnevisi, Atatrk niversitesi Trkiyat Aratrmalar Enstits Dergisi, sy. 8, Erzurum 1997, s.
67-77; Th. Menzel, Lmi, EI, III, 13-14; Abdlkadir Karahan, Lmi, A, VII, 10-15; B.
Flemming, Lmi, EI (ng.), V, 649-651.

Gnay Kut

LMYYETl-ACEM
( )
Turnin (. 515/1121 [?]) hret kazanmasn salayan ve enfernn Lmiyyetl-Arabna
nisbetle Lmiyyetl-Acem ad verilen lm kafiyeli kasidesi
(bk. TUR).

LMYYETl-ARAB
( )
Chiliye devri Arap airlerinden enfernn (. 525) lm kafiyeli kasidesi
(bk. ENFER).

LAMMENS, Henri
(1862-1937)
Belikal arkiyat.
1 Temmuz 1862de Belikann Gand ehrinde dodu. Felemenk asll olup rahip olarak yetiti.
1878de gittii Beyrutta Luvs eyhonun rencisi oldu. 1882de Cizvit okulunda ders vermeye
balad. 1892-1897 yllar arasnda ngiltere, svire ve Avusturyada kaldktan sonra 1897de
Beyruta geri dnd. Saint-Joseph niversitesine bal olarak 1907de alan Dou Fakltesinde
tarih dersleri okuttu. Bu dnemde slmn douu, Suriye ve Lbnan tarihi, Ortadoudaki
hristiyanlar, bunlarn Fransa tarafndan himayesi ve bamszlklarn elde etmeleri gibi konular
zerinde younlat. 1906-1916 yllar arasnda Araplarn Osmanl Devletinden bamszlklarn
kazanmalar iin alt ve Osmanllarn bastrmaya urat Arap milliyetiliini destekledi. Bu
hareketin nderlerinden Subhi Bey Bereket ile Emr ekb Arslan onun rencileridir.
1889 ylndan itibaren eser vermeye balayan Lammens slm ncesi Arap tarihi, Hz. Muhammedin
hayat ve ilk Emev halifeleri konusundaki almalaryla tannmaktadr. 1909-1910 yllarn
Kahirede Saint Famille Kilisesinde pazar vaazlar vererek ve aratrma yaparak geirdi. Burada
1911de Journal asiatiquete yaymlanan, Lge de Mahomet et la chronologie de la sra adl
makalesinde siyer kitaplarna eletiriler yneltti. Hz. Muhammedin hayatnn yeniden yazlmas
gerektiini syleyen ve Coran et tradition adl eserini bu maksatla kaleme alan Lammens kitabn
Msrda bastramad. Avrupada yaymlanan eser (Paris 1910) Hz. Muhammede bir hakaret olarak
grld. 1911-1914 yllar arasnda Institut Bibliquete ders vermek zere Romaya davet edilen
Lammens, burada tamamlad Fatima et les filles de Mahomet, notes critiques pour ltude de la sra
adl eserinde (Romae 1912) ilk dnem slm tarihilerini hadis kitaplarn kaynak olarak
kullandklar iin eletirdi ve verdikleri bilgilerin doru olmadn iddia etti.
Lammens, 1894 ve 1901-1903 yllarnda Cizvitlerin Beyrutta kardklar dergilerden el-Berin,
1927-1934 yllar arasnda el-Meriin mdrln yapt ve Franszca yazd makalelerini
Arapaya tercme ettirerek burada yaymlad. 1920den sonra Lbnanda kurulan Fransz smrgesi
dneminde birok konuda grlerine bavurulan Lammens, Nusayrler zerine yapt
aratrmalarda bu toplumu hristiyan asll gstermeye alt (Les nosairis furentils chrtiens? A
propos dun livre rcent, Revue de lorient chrtien, VI [Paris 1901], s. 33-50). arkiyat alanndaki
almalar sebebiyle Belika, Lbnan ve Fransa tarafndan madalyalarla dllendirildi. 1927
ylnda derek sakatlanan Lammens bu tarihten sonra evinden pek kamad ve 23 Nisan 1937de
Beyrutta ld.
Eserleri ve dersleriyle arkiyatln gelimesine nemli katk salayan Lammens Carl Heinrich
Becker, Ignaz Goldziher, Snouck-Hurgronje gibi dnemin nde gelen arkiyatlaryla yakn dostluk
kurmu, Louis Massignon ve Gaston Wiet gibi arkiyatlar tarafndan devaml ziyaret edilmi, La
Mecque la veille de lIslam adl eseri birok lim tarafndan kaynak olarak kullanlmtr. Carl H.
Becker, Prinzipielles zu Lammens Srastudien adl makalesinde (Isl., IV [1913], s. 263-269) onun
slm tarihi aratrmalarna yeni bir metot getirdiini syler.
Hz. Peygamberin erken vefat etmesinin Kuran yeniden ele alp ondaki baz boluklar
doldurmasna frsat vermedii, onun hayatn yceltmek amacyla hadislerin sonradan uydurulduu
gibi temelsiz iddialar ve eserlerindeki benzer fikirleri sebebiyle mslmanlarca genelde slm
dman olarak grlen Lammens pein fikirli oluu, almalarnda mevcut bilgiler yerine var
sayma dayal bilgilere bavurmas yznden eletirilmitir. Muhammed Hamdullah, Lammensin
Arap diline vukufunun zayf olduunu, kaynaklardan yapt alntlar yanl tercme ettiini, bu
sebeple aratrmalarna phe ile bakmak gerektiini syler. Nitekim Encyclopaedia of Islamn ilk
basmnda yazd maddelerin bir ksm ansiklopedinin ikinci basksnda baka melliflere
yazdrlmtr.
Henri Lammensin balca eserleri unlardr: Feridl-lua fil-fur (Beyrut 1889); Cours gradu
de traduction franaisearabe (Beyrouth 1891, 1925); Etudes de gographie et dethnographie
oriantales (Paris 1907); Etudes sur le rgne du calife omaiyade Moawiya Ier (Beyrouth 1907);
Quran et tradition: Comment fut la compose de la vie de Mahomet (Paris 1910); Mahomet fut-il
sincre? (Paris 1911); Tesrul-ebr f m yatev Lbnn minel-r (Beyrut 1913; el-Meri
dergisinde kan yazlarndan meydana gelmektedir); Le berceau de lIslam. LArabie occidentale
la veille de lhgire (Roma 1914); La Syrie: Prcis historique (Beyrouth 1921); lIslam: Croyances et
institutions (Beyrouth 1921, 1943); Le califat de Yazd Ier (Beyrouth 1921); La Mecque la veille de
lhgire (Beyrouth 1924); lArabie occidentale avant lhgire (Beyrouth 1928).
Lammensin ayrca La cit arabe de Taif la veille de lhgire (MFOB, VIII, Beyrouth 1922, s.
115-327); Lge de Mahomet et la chronologie de la sra (JA [1911], s. 209-250); Zid ibn Abhi,
viceroi de lIraq, lieutenant de Mowia Ier (RSO, IV [1912]); Mowia II ou le dernier des
sofinides (a.g.e., VII [1915]) gibi ok sayda makalesi bulunmaktadr.
BBLYOGRAFYA


K. S. Salibi, Islam and Syria in the Writings of Henri Lammens, Historians of the Middle East (ed.
B. Lewis - P. M. Holt), London 1962, s. 330-342; Hamdullah, slm Peygamberi, II, 911-912; Necb
el-Akk, el-Msterin, Kahire 1980, III, 293-296; Ahmed Bedev, Mevsatl-msterin,
Beyrut 1984, s. 347-349; A. L. C., Loeuvre du P. Lammens, RMM, XXVI (1914), s. 90-95; R.
Mouterde, Henri Lammens (1862-1937), En terre dIslam, XII/23, Paris 1937, s. 267-283; G. Levi
Della Vida, Ncrologie: Le pre Henri Lammens, Byzantion, XII, Bruxelles 1937, s. 701-708.

Ahmet Kavas

LANDBERG, Carlo de
(1848-1924)
sveli Arap dili limi.
Gteborgda dodu; aristokrat bir aileye mensup olup Landberg-Hallberger kontu unvann
tamaktadr. Pariste oturduu iin isminin Franszca syleniiyle tannmtr; ancak kendisi baz
eserlerinde adn eyh mer es-Sveyd (es-Sed) eklinde yazar. Asuroloji okuduu Pariste
Arapay rendikten sonra bilgisini
ilerletmek iin on yl kadar Arap lkelerinde kald ve eitli lehelerde Arap dili ve edebiyat ile
Araplarn sosyal hayat hakknda geni bilgi sahibi oldu. Bu arada halen New York Yale
niversitesinin ktphanesinde bulunan birok yazma eser derledi. Proverbes et dictons du peuple
arabe de la province de Syrie, section de Sayda balkl teziyle Leipzig niversitesinden doktor
unvann ald. Avrupal arkiyatlarn ilk kongrelerinden biri onun himayesinde 1889 ylnda
Stockholm ve Osloda dzenlendi.
almalarn daha ok Arapa eserlerin neri zerine younlatran de Landberg, Turaf Arabiyye
(Primeurs arabes) adl seriyi kardktan sonra Msr, Suriye ve Gney Arabistan leheleri zerinde
durdu, bu lehelerin szlklerini hazrlad; ayrca derledii metinleri Franszcaya, baz Franszca
eserleri de Arapaya evirdi. Nakd Arab (Critica Arabica) adyla yaymlad seride bir ksm
Arapa eserlerin eletirisine yer verdi; baz yazmalarn ktphane katalogunu tanzim etti. Hayat
boyunca sveli arkiyat Hermann Mller gibi Sm dillerle ndo-Germen dilleri arasnda eski bir
yaknln bulunduu fikrini savunmutu. Landberg svirenin baehri Bernde ld.
Eserleri. 1. Primeurs arabes (Turaf Arabiyye). ki blml Arapa metin neirleri serisidir. Birinci
blm (Leiden 1886) bn Kemalin Rislett-Tenbh al alail-chili ven-nebhini,
Burhneddin el-Biknin tefsirinden alnan Luabl-Arab bil-meysir fil-Chiliyyetil-l
balkl ksm, Murtaz ez-Zebdnin Rislet Nevetil-irtiy f aatil-meysir vel-dn ve
Eb Hill el-Askernin erhiyle birlikte Eb Mihcen es-Sekafnin divann; ikinci blm (Leiden
1889) Zheyr b. Eb Slmnn divann ve bunun entemer erhiyle Eb Mihcen ve Zheyr
divanlarnda aklanan kelimelerin indeksini kapsar. 2. Critica Arabica (Nad Arab, Leiden
1886-1898). Baz Arapa eserlerin eletirisine dair be blmlk seridir. 3. Proverbes et dictons du
peuple arabe de la province de Syrie, section de Sayda (Leiden 1883). 4. Bsim el-addd ve
Hrnrred (Leiden 1888). Kelime aklamalar ve Franszca tercmeleriyle birlikte Suriye ve
Msr halk azlarndan hikye metinlerini ihtiva eder. 5. el-Muribl-murib (Beyrut 1877, 1904).
Hans Christian Andersenin Franszca hikyelerinin Arapaya tercmesidir. 6. Etudes sur les
dialectes de lArabie mridionale (I-II, Leiden 1901-1913). Metin rnekleri, erh ve tercmeleriyle
birlikte Gney Arabistan lehelerinden Hadramut ve Datneye dair incelemelerdir. 7. Glossaire de
la langue des bdouins Anazah. Bedev Aneze lehesinin szldr. I. cildi Leidende (1919), II.
cildi Karl Wilhelm Zettersten tarafndan Uppsalada (1940) yaymlanan eser, bir Anezeli yerine
Havranl bir hristiyan iftinin rnek alnmas sebebiyle Jean Cantineau tarafndan otantik olmad
ileri srlerek eletirilmitir (Etudes, I, 3). 8. Glossaire datinois. Datne lehesi szl olup I. cildi
Leidende 1920de, II. cildi 1923te ve III. cildi yine Zettersten tarafndan 1942de yaymlanmtr.
Bu son iki eserinde yazar kelimelerin yakn ve uzak anlamlar, kk ve itikaklar ile rnek beyitlerin
izah ve leheler aras fark ve benzerlikler zerinde durmutur. 9. el-Fetul-uss fil-fetil-uds
(Leiden 1888). mdddin el-sfahnnin Hittn Sava, Kudsn fethi ve dier baz olaylar ihtiva
eden eserinin I. cildinin neridir. 10. Catalogue de manuscrits arabes provenant dune bibliothque
prive El-Medina et apportenant la maison E. J. Brill (Leiden 1883). 11. La langue arabe et ses
dialectes (Leide 1905). 12. Lehcet avrn meyyel bi-mucem (Leiden 1909). 13. a
Arabiyye cedde (Leiden 1883). Guillaume Spitta Beyin derleyip Franszcaya evirdii eserin
indeksidir. 14. Chez les bdouins (nr. A. Albert Kudsi-Zadeh, Leiden 1970).
BBLYOGRAFYA


J. Cantineau, Etudes sur quelques langues orientales, Cezayir 1936, I, 3; J. Fck, Die Arabischen
Studien in Europa, Leipzig 1955, s. 307-308; Zirikl, el-Alm, VI, 66; Necb el-Akk, el-
Msterin, Kahire 1980, III, 27-28; Abdurrahman Bedev, Mevsatl-msterin, Beyrut 1984;
Ebl-Ksm- Sehb, Ferheng-i verinsn, Tahran, ts., s. 223; Bibliographie der
Deutschsprachigen Arabistik und Islamkunde (ed. Fuat Sezgin), Frankfurt 1992, XV, 399-400;
Landberg, Brockhaus Enzyklopadie, Wiesbaden 1970, II, 71.

Mustafa iekler

LANE, Edward William
(1801-1876)
Arapa-ngilizce szlyle tannan ngiliz arkiyats.
Herefordda dodu. Orta renimini Bath ve Herefordda tamamlayp Cambridge niversitesine
girdiyse de daha sonra buradan ayrlarak Londraya geti ve gravr ressaml eitimi grd; bir
yandan da Arapa rendi. Arap dilinde ksa zamanda uzmanlk dzeyinde ilerleme kaydetmesi
arkiyat aratrmalarna ilgi duymasna yol at. 1825te Msra gitti ve dnem halinde toplam on
iki yl kadar orada kald. Bu gidilerinde Msrllarn rf, det, ahlk ve geleneklerine dair yazmay
dnd esere malzeme toplamak amacyla Osmanl kyafeti giyip Mansurefendizde adyla halk
arasnda yaad; zel dersler alarak Arapa yaz dilinin yannda halk dilini de rendi. Mslman bir
Msrl gibi yaayarak halkn din anlay hakknda geni bilgi edindi.
1828de ngiltereye dndkten sonra tuttuu notlardan rf ve detlerle ilgili olanlar Lord
Broughama gsterdi; o da The Society for the Diffusion of Useful Knowledgea Lanein bu konudaki
gzlemlerini geniletmesi iin tekrar Msra gnderilmesini teklif etti. Bylece 1833te ikinci defa
Msra giden Lane iki yl daha orada kald ve 1835te geri dnd; birka ay sonra da kaleme ald
eserini The Manners and Customs of the Modern Egyptians adyla yaymlad (London 1836).
Arkasndan Elf leyle ve leylenin ngilizceye evirisiyle ilgilendi. Ortaya koyduu alma eserin
Avrupa dillerine yaplan tercmeleri iinde aslna en uygun olandr; William Harvey tarafndan
resimlendirilip nce aylk fasikller halinde, ardndan ciltlenerek baslmtr (I-III, London 1839-
1841). Lanein koyduu zengin notlarn esere Ortaa Arap toplumunun kltr ve hayatna ilikin tam
bir ansiklopedi hviyeti kazandrd grlr. Daha sonra bu notlar, yeeni Stanley Lane-Poole
tarafndan Arabian Society in the Middle Age. Studies from the Thousand and One Nights adyla
mstakil olarak da yaymlanmtr (London 1883). Yine bu sralarda Kurann inan esaslaryla ilgili
yetlerini seip ngilizce tercme, not ve tefsirleriyle birlikte neretti: Selections from the urn
(London 1843).
Lane, 1842-1849 yllar arasnda Msrda geirdii nc devrede yazmay
planlad Arapa-ngilizce szlk iin malzeme toplad ve Ezher eyhi brhim b. Abdlgaffr ed-
Deskden yararland. Deskden, nce Sytnin szlk metodolojisine dair el-Mzhir f
ulmil-luasn, arkasndan yedi yl boyunca Murtaz ez-Zebdnin Tcl-arsunu okudu ve
eseri ngilizceye evirdi. Bu sebeple hazrlad szln temel kaynan Frzbdnin el-
msl-mui ile onun erhi olan Tcl-ars tekil eder. 1849da toplad malzemeyle
ngiltereye dnen Lane, Worthinge yerleti ve 10 Austos 1876da lmne kadar bu szlk
zerinde alt.
Lanee byk hret kazandran Arapa-ngilizce szl (An Arabic-English Lexicon), edeb
eserlerin taranmasndan karlm, eski szlklerde yer almayan birok yeni kelime veya anlam
iermesi, kelimelerin karlklarn titizlikle ve hatasz bir ekilde vermesi, yazarn Arap dili ve
edebiyatna dair derin bilgisine dayanan birok tenkit, talik ve erh ihtiva etmesi gibi ynleriyle
daha nceki benzer szlklerden ok stndr. Kazimirski, Badger ve Dozy gibi daha sonra szlk
yazan arkiyatlarn temel kaynan tekil eden eser bir Batlnn Arap diline yapt en byk
hizmet olarak kabul edilmitir. Mukaddimesi de Arap dili ve szlk almalarnn geliimi zerine
kaleme alnm bal bana bir alma olup byk bir deer tamaktadr. Eser i kapanda
yazldna gre iki kitap (ksm) halinde hazrlanm, bunlardan birincisi alfabetik dzende ve 3064
sayfa halinde sekiz cilt olarak baslm (London 1863-1893), ndir kelimeleri ierecei belirtilen
ikinci kitap ise baz malzemesi topland halde hi kaleme alnmamtr; bunda, ayn konuda
Dozynin Mlaul-mecimil-Arabiyye adl eserinin yaymlanmas etkili olmutur. Birinci
kitabn Lanein lmnden sonra neredilen son cildini baskya hazrlayan kiinin, stnde
yazmamasna ramen yeeni Stanley Lane-Poole olduu bilinmektedir. Msrda bulunduu sralarda
izdii, orijinalleri The Draft of the Description of Egypt ad altnda Oxford Bodleian
Ktphanesinde muhafaza edilen resimler de yine Lane-Poole tarafndan Cairo Fifty Years Ago
adyla neredilmitir (London 1896). Lanein ayrca Kuran, Arap edebiyat, Arap ahlk ve
detlerine dair birok makalesi baslmtr. En byk arkiyatlardan saylan Lanein hayat, kiilii
ve eserleri hakknda bata yakn dostu brhim ed-Desk olmak zere (Ali Mbrek, XI, 9-13)
birok kii tarafndan eitli almalar yaplmtr (balcalar iin bk. bibl.).
BBLYOGRAFYA


Ali Paa Mbrek, el-at-Tevfyye, Bulak 1305, XI, 9-13; S. Lane-Poole, The Life of Edward
William Lane, London-Edinburgh 1877; a.mlf., The Dictionary of National Biography, London 1949-
50, XI, 512-515; A. Arberry, Oriental Essays, London 1960, s. 87-121; Ahmed Emn, Feyl-r,
Kahire 1965, III, 39-66; a.mlf., at Alemiddn, e-efe, CXXVIII/1, Kahire 1360/1941, s.
749-754; Adl Thir Nr, Edvrd Vilyem Ln: el-Msteriul-kebr, Kahire 1973; Leila Ahmed,
Edward W. Lane, London-New York 1978; J. Rodenbeck, Edward Said and Edward William
Lane, Travellers in Egypt, London 1998, s. 233-243; G. Roper, Texts from Nineteenth-Century
Egypt, The Role of E. W. Lane, a.e., s. 244-254; H. L. Fleischer, Edward William Lane, ZDMG,
XXX (1876), s. 612-616; A. Borruso, Viaggi e scritti sullEgitto di Edward William Lane, Islm.
Storia e civilt, XVIII/1, Tripoli 1987, s. 41-47; J. Thompson, Of the Osmanlees, or Turks: An
Unpublished Chapter from Edward William Lanes Manners and Customs of the Modern Egyptians,
TSAB, XIX/2 (1995), s. 19-39; a.mlf., Edward William Lanes Description of Egypt, IJMES,
XXVIII (1996), s. 565-583; M. H. Mons, Edward W. Lane and Joseph McPherson: Two Images of
Islam, Mecellet Klliyyetil-db, LVII/3, Kahire 1997, s. 15-33; D. S. Richards, Edward Lanes
Surviving Arabic Correspendence, JRAS, Series 3, IX/1 (1999), s. 1-25.

smail Durmu - Phlp Sadgrove

LANE-POOLE, Stanley
(1854-1931)
ngiliz arkiyats.
Londrada dodu. arkiyatlardan Edward Stanley Poolen olu, Reginald Stuart Poole ve Edward
William Lanein yeenidir. Oxford ve Dublin niversitelerinde okudu. Doktorasn verdikten sonra
1874-1892 yllarnda British Museumun slm sikkeler blmnde ynetici olarak grev yapt ve
1894-1904 yllar arasnda Dublin niversitesi Trinity Collegeda Arapa profesr olarak alt.
Bu arada eitli bilimsel grevlerle 1883te Msrda, 1886da Rusyada, 1890da Avustralyada ve
1895-1897 yllarnda tekrar Msrda bulundu. 29 Aralk 1931de Londrada ld.
Lane-Poole, en nemli eserlerini British Museumda grev yaparken nmismatik alannda vermitir.
Essays in Oriental Numismatics adl ciltlik eseriyle (London 1874, 1877-1892) Coins of the
Urtuki Turkomans (London 1874) ve on ciltlik Catalogue of Oriental Coins in the British Museum
(London 1875-1890) bunlar arasndadr. Ayn dnemde Dou milletlerinin paralar ile ilgilenirken
hnedanlar hakkndaki belirsizlikleri ortadan kaldrmak iin eitli eserler kaleme almtr.
Bunlardan The Mohammadan Dynasties: Chronological and Genealogical Tables with Historical
Introductions adl eserinde (Westminster 1894) Hulef-yi Ridn ile Emev ve Abbs halifelerinin
ecerelerini verdikten sonra slm corafyasnn en batsndaki Endlsten balayarak douya doru
Hindistan ve Afganistana kadar kurulmu olan btn hnedanlarn ecerelerini tablolar halinde
dzenlemitir. Bu eser Dvel-i slmiye: Tarih Medhaller ile Takvim ve Ensb Cetvelleri
Muhtevdir adyla Trkeye (trc. Halil Edhem, stanbul 1927 [1345]) ve abat selnil-slm
adyla Arapaya (trc. Abbas kbal, Mekk Thir al-Kab, Ali el-Basr, Badad 1968) tercme
edilmitir. Ahmed Sad Sleyman da eseri Halil Ethem Eldemin tercmesinden Trud-dvelil-
slmiyye ve muceml-seril-kime ismiyle Arapaya evirmitir (I-II, Kahire 1972).
Stanley Lane-Poolen dier bir nemli kitab Turkeydir (London 1888). The Story of Nations
dizisinde kan eser Osmanl tarihini XIII. yzyldan balayarak ele almaktadr. Kitap, benzeri dier
Osmanl tarihlerinden, mesel bu alanda otorite kabul edilen von Hammer-Purgstalln Geschichte
des Osmanischen Reichesinden veya Sir Edward Creasynin History of the Ottoman Turksnden
daha anlalr ve kolay bir dile sahiptir. Lane-Poolen yank uyandran eserlerinden biri de Sindin,
VIII. yzylda Araplar tarafndan fethiyle balayarak XIX. yzyln ortalarnda Bbrllerin
yklmasna kadar uzanan mslman hkimiyetinin anlatld Mediaeval India under Mohammedan
Rule (A. D. 712-1764) adl eseridir (London 1903). Kitapta ele alnan dnemlerdeki kltrel
faaliyetlere ve paralarn zelliklerine de yer ayrlmtr.
A History of Egypt in the Middle Ages adl eserinde de (London 1901) Msrn Hz. mer zamannda
fethediliinden 1517de Osmanllara gemesine kadarki tarihine yer verilmitir. On bir blmden
oluan kitapta fetihten sonra Emevler ve Abbsler, Tolunoullar ve hdler, Ftmler, Eyybler
ve Memlkler dnemi btn kltrel zellikleriyle birlikte anlatlmaktadr. Saladin and the Fall of
the Kingdom of Jerusalem adl eseri (New York-London 1898), Seluklu Devletinin Melikahn
lmyle paralanmaya balamasndan dolay Hallarn Suriyeyi igallerinin kolaylamas,
Selhaddn-i Eyybnin hayat hikyesi, Msr ve Suriyeyi fethi, Hallara kar verdii savalar ve
ngiltere Kral I. Richard ile (Arslan Yrekli Riar) yapt dello hakkndadr. The Story of the
Moors in Spainde (London 1887, 1915) berya yarmadasndaki Gotlarn son yllarndan balayarak
mslmanlarn fetihleri, burada kurduklar medeniyet ve Nasrlerin (Ben Ahmer Sultanl) ykl
anlatlmaktadr. Bu eser atl-Arab f sbniy adyla Arapaya evrilmitir (trc. Ali el-
Crim, Kahire 1960). The Life of the Right Honorable Stratford Canning, Viscount de Redcliffe
(London 1888), Sultan Abdlmecid dnemiyle sonrasndaki Osmanl Batllama abalarnda nemli
bir rol oynayan ngilterenin stanbul sefiri Stratford Canningin hayat hikyesini anlatmaktadr.
Kitap, Can Ycel tarafndan sadece Trkiyeye ait paralar seilerek Lord Stratford Canningin
Trkiye Anlar adyla tercme edilmitir (Ankara 1959).
Lane-Poolen dier baz eserleri de unlardr: The Speeches and Tabletalk of the Prophet
Muhammad (London 1882, 1905); Le Coran, sa posie et ses lois (London 1882); Social Life in
Egypt (London 1884); Coins and Medals: Their Place in History and Art (London 1885); The Art of
the Saracens in Egypt (London 1886); The Story of Cairo (London 1902; Hasan brhim Hasan v.dr.
tarafndan Sretl-hire adyla Arapaya evrilmitir, Kahire 1993); The Prophet and Islam
(Lahor 1952).
BBLYOGRAFYA


S. Lane-Poole, Sretl-hire (trc. Hasan brhim Hasan v.dr.), Kahire 1993, tercme edenlerin
nsz, s. 11-13; L. A. Mayer, Bibliography of Muslim Numismatics, London 1939, s. 54-57; Necb
el-Akk, el-Mterin, Kahire 1980, II, 164; Ml Ch, ed-Dirstl-Arabiyye vel-slmiyye
f rbb, Beyrut 1982, s. 41-42; Halil Edhem, Stanley-Lane Poole, TTK Belleten, I/3-4 (1937), s.
673-678.

Ali Murat Yel

LNET
( )
Allahn ba ve merhametinden uzak olma anlamnda bir terim.
Szlkte kovmak, uzaklatrmak, iyilik ve faydadan mahrum brakmak anlamndaki lan kknden
tremi bir isim olup din bir terim olarak Allahn ba ve merhametinden uzak braklmay ifade
eder. Ayn kkten treyen meln ve lan kelimeleri kovulmu mnasna gelir. slm ncesi Hicaz-
Arap toplumunda ailenin veya kabilenin dna atlm kiiye lan denilirdi. Allahn rahmetinden
uzaklatrld iin eytan lan veya meln olarak da anlr. Lnetleme Allah tarafndan olursa
dnyada iyilik ve hidayetten, hirette lutuf ve merhametten mahrum brakma, insan tarafndan olursa
kfr, svme, hakaret, beddua anlamna gelir (Lisnl-Arab, lan md.; Kmus Tercmesi, IV,
750-752). Dier taraftan lnet kelimesinin mmin kii hakknda kullanlmas durumunda Allahn o
kiiyi iyi ve slih kimselerin mertebesinden uzaklatrmas, iledii gnah lsnde cezalandrmas
eklinde mecazi bir mna ifade edecei de belirtilmitir (Tehnev, II, 1309; Bedreddin el-Ayn, VIII,
417). Eine zina isnadnda bulunan, ancak bu hususta yeterli sayda ahit getiremeyen kocann hkim
huzurunda karsyla karlkl yeminleerek lnetlemesi usul (en-Nr 24/6-9) slm hukukunda lin
terimiyle ifade edilir.
Kuranda ve hadislerde lnet kelimesinin kullanmnn ounlukla Allah ve Resulne, zaman zaman
da meleklere, dier peygamberlere ve insanlara izfe edildii grlr (Wensinck, el-Mucem,
lan md.; M. F. Abdlbk, el-Mucem, lan md.). Kurn- Kermde krk bir yerde geen
lnet kavram hakaret (el-Arf 7/38), beddua (el-Bakara 2/159), Allahn rahmetinden
uzaklatrma (mesel bk. el-Bakara 2/88; el-Mide 5/78; el-Ahzb 33/57) anlamlarnda
kullanlmtr. Bu yetlerde Allahn kfirlere, mnafklara, zalimlere, din konularda yalan
syleyenlere, kasten adam ldrenlere, akrabalk balarn koparanlara, iftiraclara ve bozgunculuk
yapanlara lnet ettii, onlara kt bir var yeri olarak cehennemi hazrlad (el-Feth 48/6) bildirilir.
Ayrca eytan (Sd 38/78), d kavmi (Hd 11/60), Hz. Msya ve Tevratn hkmlerine kar
gelen yahudiler (el-Mide 5/13, 64, 78), Firavun ve beraberindekiler de (el-Kasas 28/42)
lnetlenenler arasnda zikredilmitir. Tefsir limlerinin ounluu Bakara sresinin 159. yetinde yer
alan linn (lnetleyenler) kelimesinin melekleri, peygamberleri ve slih kimseleri kapsad,
Kuranda lnetlenmi olan aa ifadesinin de (el-sr 17/60) zakkum aacna iaret ettii
grndedir (Fahreddin er-Rz, IV, 164; XX, 236).
Hadislerde de lnet kelimesinin hem Allahn rahmetinden mahrum braklma hem de beddua
mnalarnda getii grlmektedir. Hrszlk, ecinsellik, faizcilik, ana babaya kar gelme gibi
byk gnahlar ileyenlere Allah ve Resulnn lnet ettii belirtilmektedir. Ayrca slma ve
mslmanlara dman olanlarn (Buhr, Feil, 12), at tliminde canl hayvan hedef olarak
kullananlarn, arazi snrlarn deitirenlerin, karaborsaclk yapanlarn (Buhr, ebi, 25; bn
Mce, Ticrt, 6) lnetlendii bildirilmitir. Hadislerde lnete konu olan hususlarn genellikle
toplum dzenini, insanlar arasndaki huzur ve gveni bozan, din ve ahlk kntye sebep olan veya
bunlara zemin hazrlayan davranlar olduu anlalmaktadr. Bununla birlikte Hz. Peygamberin
beddua ve lnet okumaktan kand, ashabna da bu ynde tavsiyelerde bulunduu grlmektedir
(mesel bk. Buhr, Edeb, 44; Eb Dvd, Edeb, 45). Nitekim Resl-i Ekrem bir mmine lnet
etmenin onu ldrmek demek olduunu belirtmi, kendisinden baz kii ve kabilelere lnet etmesi
istendiinde bunu kabul etmemi (Mslim, Birr, 87), hayvanlara lnet etmeyi de yasaklamtr
(Mslim, Birr, 80).
slm bilginleri de Firavun ve Eb Cehil gibi, insanlara bask yaparak ac ektiren kfirlerle eytann
dnda herhangi bir kimseyi lnetle anmay, hatta lmeden nce iman etmesi ihtimalinden dolay
kfirlere dahi lnet etmeyi ciz grmemilerdir. bn Hacer el-Askaln, bir kimseye adn anarak lnet
etmenin onu gnah ileme konusunda srara veya tvbesinin kabul hususunda mitsizlie
sevkedebileceine dikkat ekerek bunun insan ynden uygun olmadn ifade eder (Fetul-br,
XXV, 210). Baz limler, lneti hak edenlere bile lnet okumann doru olmayacan belirtmilerdir
(mesel bk. Gazzl, III, 125-126). Bu sebeple ann ve eitli Rfiz gruplarnn, Hz. Alinin
hilfet hakkn gasbettiklerini ileri srerek ilk halife ile bata Muviye b. Eb Sfyn olmak zere
Emev hkmdarlarn ve genel olarak aya muhalif olanlar
lnetle anp bunu din bir gelenek haline getirmeleri i olmayan limler ve halk topluluklar
tarafndan byk bir tepkiyle karlanm, bu durum, slm dnyasnda i-Snn ayrlnn sreklilik
kazanmasnn balca sebeplerinden birini tekil etmitir.
BBLYOGRAFYA


Rgb el-sfahn, el-Mfredt, lan md.; Lisnl-Arab, lan md.; Tehnev, Kef, II, 1309;
Kmus Tercmesi, IV, 750-752; Wensinck, el-Mucem, lan md.; M. F. Abdlbk, el-Mucem,
lan md.; Buhr, Feil, 12, Cihd, 17, Edeb, 44, ebi, 25; Mslim, Birr, 80, 87-
88; bn Mce, Ticrt, 6; Eb Dvd, Edeb, 45; Gazzl, y (Beyrut), III, 123-126; Fahreddin
er-Rz, Meftul-ayb, IV, 164; XX, 236; Zeheb, el-Kebir ve tebynl-merim (nr.
Muhyiddin Mst), Beyrut-Dmak 1411/1991, s. 148-150; emseddin bn Mflih, el-db-
eriyye (nr. uayb el-Arnat - mer el-Kayym), Beyrut 1416/1996, I, 285-295; bn Hacer,
Fetul-br (Sad), XXV, 210; Bedreddin el-Ayn, Umdetl-r, Kahire 1392/1972, VIII, 417;
Cevd Ali, el-Mufaal, IV, 410; Muhammet Beyler, Hadislere Gre Lnet (yksek lisans tezi, 1996),
M Sosyal Bilimler Enstits, tr.yer.; Mustafa arc, Beddua, DA, V, 297-298.

Kmil Yaarolu

LAOUST, M. Henri
(1905-1983)
bn Teymiyye zerine aratrmalaryla tannan Fransz arkiyats.
Babas Emile Laoust Berber leheleri uzmanyd. M. Henri ailesiyle birlikte Fasa giderek bir
mddet orada kald. Ecole Nationale Suprieureden mezun olduktan sonra (1926) Paris Dou Dilleri
ve Medeniyetleri Enstits ile Sorbonne niversitesinde felsefe ve Arapa okudu. Kahiredeki
Institut Franais dArchologie Orientalede renim grd ve 1937 ylnda Institut Franais des
Etudes Arabes de Damasn nce sekreterliine, ardndan mdrlne getirildi. almalarnda
ncelii eski metinlerin ilm nerine verdii iin ok sayda eseri yaymland. Farkl
ktphanelerdeki yazma kitaplarn tesbit edilmesi amacyla enstitye bal aratrmaclarn serbest
almaya ynlendirilmesinde nemli katklar oldu.
Mdrlk yapt srece Suriyenin i meselelerinden uzak tuttuu enstitde sosyoloji ve siyaset
konular zerindeki almalarla fazla ilgilenmediyse de enstitnn lkesinin d siyasetine hizmet
etmesi amacyla kurulmu olmas dolayl da olsa Henri Laoustun gnlk siyasetten uzak kalmasna
imkn vermedi. Bu sebeple Fransz smrge idaresinin sivil ve asker memurlar burada belli
dnemlerde eitim grd. Laoust, slm ve Arap dnyas hakkndaki bilgisi ve lml ahsiyeti
sayesinde mslman evrelerle rahata mnasebet kurabiliyordu. Louis Massignonun telkiniyle
balad Takyyddin bn Teymiyye hakkndaki almalar Vehhblerin dnda Msr, Cezayir ve
Fastaki slah hareketlerinin bn Teymiyye ile yakndan ilgilendikleri dneme rastlamtr.
1946da Fransaya dnen Laoust, 1956 ylna kadar Lyon niversitesinde retim grevlisi olarak
alt. Louis Massignon, 1927de yaymlamaya balad Revue des tudes islamiques adl dergiyi
1956-1962 yllar arasnda Laoust ile birlikte idare etti. Onun 1962de lmnden sonra 1981 ylna
kadar derginin mdrln Laoust stlendi. Collge de Francea 1957de ye kabul edilen Laoust
burada Massignon tarafndan kurulan slm Sosyolojisi Krssnn bana geti (1962); 1975 ylna
kadar ders verdi ve ok sayda aratrmac yetitirdi. Louis Massignon, Jean Sauvaget, Regis
Blachre, J. Berque ve Claude Cahen gibi Laoust da zel ktphanesini buraya balayarak Arap,
Trk ve slm Tedkikleri Ktphanesinin olumasna yardmc oldu.
Henri Laoustun aratrmalar daha ziyade kelm, usl-i fkh, fkh ve tarih alannda younlat. XIX.
yzyl arkiyatlar gibi klasik konulara arlk verdii iin doktora konusu olarak bn Teymiyyenin
dnce yapsn tercih etti. Msrda bulunduu yllarda bu lkenin din ve siyas konumuyla da
ilgilenerek makaleler yazd. Islah hareketinin nderlerinden Red Rznn hilfet ve immete dair
eseri zerine hazrlad almasn ikinci tez olarak takdim etmek istediyse de hem yazarnn hayatta
olmas hem Msrn o dnemdeki konumu sebebiyle bundan vazgeti. bn Teymiyyenin itima ve
siyas fikirleri hakknda yapt asl teziyle devlet doktoru unvann alrken sonraki yllarda
gerekletirecei aratrmalarnn istikametini de bu almas belirledi. Bu tezini tamamlamak zere
bn Teymiyyenin fkh usul zerine yazd eseri ikinci tezi olarak takdim etti.
Daha sonraki yllarda Henri Laoust ilgi alann geniletti. Ebl-Al el-Maarr, Mverd, Gazzl, bn
Tmert, Mavaffakuddin bn Kudme, bnl-Mutahhar el-Hill, bn Kesr ve bn Haldn gibi
limlerin grleri zerine daha ok makale tarznda aratrmalar yapt. slm dininin geirdii tarih
sre iinde Hanbelliin konumunu belirlemek amacyla tarih kaynaklarna ve zellikle halifelik
konusunda bn Kesrin el-Bidye ven-nihyesine nem verdi, yalnz onun eserlerine dayal
makaleler yazd. Laoust, Snn mezheplere olan ilgisi yannda Hillnin eserleri nda i
mezhebine dair makaleler de yaymlad. Baz slm kaynaklarn Franszcaya evirirken bunlara
yazd giriler ve ekledii dipnotlar ilm aratrmalara nemli katklar olarak kabul edilmitir.
Ayrca slm lkeleri hukukular ile Fransz hukukular arasnda diyalog kurmaya gayret gsteren
Laoust, bu amala insan haklar ve slm konusunda ilk Riyadda yaplan toplantlarn ardndan
Paris, Viyana, Cenevre ve Strasburgda benzerlerinin dzenlenmesinde nemli rol oynad.
Eserleri. 1. Essai sur les doctrines sociales et politiques dIbn Taimiya (Kahire 1939). Muhammed
Abdlazm Ali tarafndan Naariyyt eyil-slm bn Teymiyye fis-siyse vel-ictim adyla
Arapaya evrilmitir (Kahire 1396/1976). 2. Contribution une tude de la mthodologie
canonique dIbn Taimiya (Kahire 1939). 3. Les schismes dans lIslam (Paris 1962, 1969, 1977).
slm mezhepleri konusunda aratrmaclar iin rehber kitap zellii tamaktadr. 4. La politique de
Ghazali (Paris 1970).
Tercmeleri. 1. Le califat dans la doctrine de Rasid Rida (Beyrut 1938). el-ilfe vel-immetl-
umnn evirisidir. 2. Le trait de droit public dIbn Taimiya (Beyrouth 1948). es-Siyset-
eriyye f lir-r ver-riyyenin tercmesidir. 3. La profession de foi dIbn Taymiyya
(Paris 1986). el-Adetl-Vyyenin evirisidir. 4. La profession de foi dIbn Batta (Damas
1958). e-er vel-bne al ulis-snne ved-diynenin tercmesidir. 5. Les gouverneurs de
Damas sous les mamlouks et les premiers ottomans
(Damas 1952). bn Tolunun lml-ver bimen vlliye niben minel-Etrk bi-Dmal-
kbrsnn evirisidir. 6. Histoire des pachas et des cadis de Damas depuis le rgne du Sultan Salim
(922-1156/1516-1744). Muhammed bn Cumann Kitbl-Bt vel-utnn tercmesi olup bir
nceki eserle birlikte yaymlanmtr. 7. Le prcis de droit dIbn Qudama (Beyrouth 1950). el-
Umde fil-fhil-anbelnin evirisidir.
Makalelerinden bazlar da unlardr: Le rformisme des salafiya (REI, VI/2 [1932], s. 175-224);
Le Caire et sa fonction dans lIslam contemporain (Afrique Franaise [1933], s. 318-321);
Lvolution politique et culturelle de lEgypte contemporaine (Entretiens sur lvolution des pays
de civilisation arabe [Paris 1937], s. 68-94); Quelques opinions sur la thodice dIbn Taimiya
(Mlanges Maspro, III [Le Caire 1937], s. 431-438); Un risala dIbn Taimiya sur le serment de
rpudiation (BEO, VII [1937-1938], s. 215-236); La biographie dIbn Taimiya daprs Ibn Katir
(a.g.e., X [1943], s. 115-162); Ibn Katr historien (Arabica, II [1955], s. 42-88); La critique du
sunnisme dans la doctrine dal-Hilli (REI, XXXIV [1966], s. 35-60); Les fondements de limamat
dans le Minhag dal-Hilli (a.g.e., XLVI [1978], s. 3-56); Comment dfinir le sunnisme et le
chiisme (a.g.e., XLVII/1 [1979], s. 3-17). Laoustun 1932-1980 yllar arasnda Revue de etudes
islamiqueste yaymlanan on bir makalesi D. Sourdel - J. Soudel-Thomine tarafndan Pluralismes
dans lIslam adyla kitap haline getirilmitir (Paris 1983; eserlerinin geni bir listesi iin bk. Sourdel,
LII [1984], s. 3-16).
BBLYOGRAFYA


Necb el-Akk, el-Msterin, Kahire 1980, I, 321-323; R. Avez, Linstitut franais de Damas au
palais Azem (1922-1946) travers les archives, Damas 1993, s. 148-150; D. Reig, Homo
orientaliste, Paris 1998, s. 104; Amar Samb, Hommage M. Henri Laoust, BEO, XXX (1978), s.
197-200; D. Sourdel - J. Soudel-Thomine, Henri-Laoust (1905-1983), REI, LII (1984), s. 3-16; G.
Makdisi, Henri Laoust (1905-1983), JA, CCLXXII (1984), s. 219-222.

Ahmet Kavas

LR
( )
Gney randa Lristan blgesinin merkez ehri
(bk. LRSTAN).

LRENDE
(bk. KARAMAN).

LR, Muslihuddin
( )
Molla Muslihuddn Muhammed (Mehmed) b. Salh b. Celliddn Mltev el-Lr (. 979/1572)
Hiye ve risleleriyle tannan lim.
916 (1510) yl civarnda bugn ran snrlar iinde bulunan Lristan blgesinin merkezi Lr
ehrinde dodu. Kaynaklarda geen Ensr, Sad ve Ubd nisbeleri, bizzat kendisi tarafndan
belirtildii zere ashaptan Sad b. Ubde el-Ensrnin soyundan gelmesiyle ilgilidir (Storey, I, 116).
Mr Gyseddin Mansr ve Mr Kemleddin Hseyin Lr gibi limlerden ders ald. 1530da
Hindistana gitti; Argun hnedan hkmdarlarndan Hseyin ah Arguna ve himayesine mazhar
olduu Bbrl Hkmdar Hmyuna hocalk yapt. Hmyunun lmnden (963/1556) sonra
meydana gelen karklklar sebebiyle Hindistan terkederek Halepe geldi. Ksa bir sre sonra
hacca gidip tekrar Halepe dnd. Ardndan stanbula geti. eyhlislm Ebssud Efendi ve dier
baz limlerle mbhaselerde bulunarak yetkinliini ispat etti ve 50 ake maala mderris tayin
edildi. Fakat umduu itibar bulamayan Lr maann azln bahane ederek stanbuldan ayrlp
Diyarbekire gitti. Vali skender Paa onu ok iyi karlad, kendisine ve ocuklarna hoca olarak
tuttu. Ayrca 967 (1560) ylnda Diyarbekirin en yksek medresesi olan Hsrev Paa (Hsreviye)
Medresesi mderrisliine ve Diyarbekir mftlne tayin etti. Lr bu grevini hayatnn sonuna
kadar srdrd ve Diyarbekirde vefat ederek Safa Camiinin hazresine defnedildi.
Muslihuddn-i Lr akl ve nakl ilimlerde geni bilgiye sahipti. Ktib elebi eserleri hakknda bilgi
verirken birounun benzerinin yazlmadn syler (Kef-unn, I, 60, 191; II, 1372). Lr
Arapa ve Farsa iirler de kaleme ald; stanbulda iken Ebssud Efendinin el-adetl-
mmiyyesine yazd nazre pek baarl bulunmamtr. iirde Kelm mahlasn kullanan Lr
muhtemelen Trke de biliyordu, nk Arapa ve Farsa bilmeyen skender Paann ocuklarna
hocalk yapmas mmkn olmazd.
Eserleri. 1. iye al Envrit-tenzl (Manisa l Halk Ktp., nr. 37). 2. Tefsru sretil-adr
(Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 3182). 3. erul-Erban lin-Nevev (Sleymaniye
Ktp., Amcazde Hseyin Paa, nr. 102; Ftih, nr. 781). 4. eru emilin-neb. Tirmiznin eserinin
Arapa ve Farsa erhidir ( Ktp., nr. 5544; Sleymaniye Ktp., Beir Aa, nr. 121, ehid Ali Paa,
nr. 477). 5. erul-rd f furi-fiiyye. bnl-Mukr el-Yemenye ait eserin erhi olup asl
ad Taynr-red ve tebynl-irddr (Kef-unn, I, 69). 6. Feril-Lr (erus-
Sirciyye). Hanef fakihi Sirceddin Muhammed b. Mahmd es-Secvendnin el-Feris-
Sirciyye adl eserinin erhidir (Sleymaniye Ktp., ehid Ali Paa, nr. 792). 7. iye al eril-
Mevf. Crcnnin Adudddin el-cye ait el-Mevfna yazd erh zerine hiyedir (a.g.e.,
II, 1893; Sleymaniye Ktp., Beir Aa, nr. 396). 8. iye al Meliil-enr. Beyzvnin
avliul-envrna Mahmd b. Abdurrahman el-sfahn tarafndan Meliul-enr adyla
yazlan erhin hiyesidir ( Ktp., nr. 2396). 9. Risle f bail-ari vel-med (Risle f
ibtil-aril-cismn) Kprl (Mehmed Asm Bey, nr. 224) ve Rid Efendi (nr. 11277)
ktphanelerinde nshalar bulunmaktadr. 10. Risle f beyni udretillh (Beyazt Devlet Ktp.,
Veliyyddin Efendi, nr. 3235). 11. Risle f burhnit-temnu f yeti Lev kne fhim lihe
(Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 3235; Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3790, Hsrev
Paa, nr. 244/2). 12. Risle f alli muleti ictimin-naayn (Sleymaniye Ktp., Damad
brhim Paa, nr. 791/5). 13. Risle fil-areke (Sleymaniye Ktp., Nfiz Paa, nr. 1220). 14. Risle
f bail-irde (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 385/6). 15. Risle f meseletil-ebd
(Sleymaniye Ktp., Damad brhim Paa, nr. 791/3). 16. Mecmur-resil (Sleymaniye Ktp.,
Damad brhim Paa, nr. 791). 17. Ba tammil-mterek (Gotha Ktp., nr. 87/2, 88/2;
Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 385/4). 18. Risle f tai slibtil-maml (Sleymaniye
Ktp., Damad brhim Paa, nr. 791/4). 19. Mridl-n eru Emiletil-bin (Millet Ktp., nr.
4328; Sleymaniye Ktp., Yazma Balar, nr. 1229; Rid Efendi Ktp., nr. 11287). 20. nmecl-
ulm (Millet Ktp., Feyzullah Efendi, nr. 2145). 21. iye alel-Muavvel. Sadeddin et-
Teftznnin belgata dair eserinin
hiyesidir (Hac Selim Aa Ktp., nr. 1027; Sleymaniye Ktp., Kl Ali Paa, nr. 867, ehid Ali
Paa, nr. 2188). 22. iye alel-Fevidi-iyiyye. Molla Cmnin bnl-Hcibe ait el-
Kfiye adl esere yazd erhe hiyedir (Kprl Ktp., Mehmed sm Bey, nr. 569; Sleymaniye
Ktp., Cell kten, nr. 439, ehid Ali Paa, nr. 2374). Lr nisbesi sebebiyle Abdlgafr-i Lr ile
(. 912/1506) Muslihuddn-i Lr birbirine kartrlarak Abdlgafrun ayn esere yazd hiye
Muslihuddine nisbet edilmitir (Serks, II, 1584; Abdlhd el-Fazl, s. 82). 23. iye al eri
Tehbil-man vel-kelm. Sadeddin et-Teftznnin eserine Celleddin ed-Devvn tarafndan
yazlan erhin hiyesidir (Rid Efendi Ktp., nr. 1438; Sleymaniye Ktp., ehid Ali Paa, nr. 1788,
Hac Beir Aa, nr. 105). 24. iye al eril- Mr al Hidyetil-ikme. Esrddin el-
Ebhernin Hidyetl-ikme adl eseri zerine Kd Mr Meybd tarafndan yaplan erhin
hiyesidir (stanbul 1271, 1289, 1302, 1307, 1309, 1318). Gelenbev de Lrnin hiyesine bir
hiye yazmtr (stanbul 1270). 25. erul-Audiyye fil-db. Adudddin el-cnin mnazara
kurallarna dair el-dbl-Audiyye adl rislesinin erhidir (Manisa l Halk Ktp., nr. 1373). 26.
Mirtl-edvr ve mirtl-abr. Farsa bir dnya tarihi olup Osmanl Padiah II. Selime takdim
edilmitir. Eserin son blmnde Kann Sultan Sleymann lmne kadar (974/1566) Osmanl
tarihine ve daha nce lm olan devlet adamlarnn, limlerin ve melliflerin bir listesine yer
verilir. Eser, Sadrazam Sokullu Mehmed Paann istei zerine Hoca Sdeddin Efendi tarafndan
dzeltilip geniletilmi ve dokuz blm Trkeye evrilmitir (Kef-unn, II, 1646). Yazma
nshalar Nuruosmaniye (nr. 3156) ve Sleymaniye (Ayasofya, nr. 3085; ir Efendi, nr. 245)
ktphanelerinde bulunmaktadr. Sahaflar eyhizde Esad Efendi, bu tercmeden de faydalanarak
Mirtl-edvr Zb-y Tevrh adyla yeniden tercmeye balamsa da tamamlayamamtr. rif
Nevh, Mirtl-edvr ve mirtl-abrn Timurlular dneminde Horasan ve
Mvernnehirde yaam limlerin hayatndan bahseden baz blmlerini neretmitir (bk. bibl.).
27. er-i Risle der lm-i Heyet. Ali Kuuya ait rislenin Farsa erhidir (Kef-unn, I,
900). Mellifin Bbrl Hkmdar Hmyuna takdim ettii Tekire f ilmil-heye bu eser
olmaldr (er-i Rislenin yazma nshalar iin bk. hsanolu v.dr., I, 181-182). 28. Risle f
tai ail-fecr (ieteyil-fecr) ve-afa. Lrnin, Mekkede iken fecirle afak arasndaki
farkn tesbiti konusunda sorulan bir soruya verdii cevab ihtiva eder (Sleymaniye Ktp., Lleli, nr.
2722/1).
BBLYOGRAFYA


Hsm Ali elebi, el-dl-manm f ikri eflir-Rm (Takprizde, e-eiun-
numniyye iinde), Beyrut 1395/1975, s. 419-422; At, Zeyl-i ekik, stanbul 1268, s. 169-172;
Kef-unn, I, 60, 69, 191, 475, 516, 900; II, 1060, 1116, 1251, 1372, 1646, 1893, 2029; bnl-
md, eert (Arnat), X, 510-511; Evliya elebi, Seyahatnme, IV, 55; Sicill-i Osmn, IV, 494;
Serks, Mucem, II, 1584; Brockelmann, GAL, II, 553-554; Suppl., II, 620-621; Hediyyetl-rifn,
II, 251; Nefs, Tr-i Nam u Ner, I, 355-356; Ahmed Gln-i Men, Tr-i Tekireh-y Frs,
Tahran 1350, II, 775-777; Babinger (ok), s. 105-106; mer Ferruh, Meliml-edebil-Arab
fil-aril-ad, Beyrut 1985, I, 456-459; Abdlhd el-Fazl, Fihristl-ktbin-naviyyetil-
maba, Zerk (rdn) 1407/1986, s. 82; Saf, Edebiyyt, V/1, s. 304-305; V/3, s. 1663-1669;
Storey, Persian Literature, I, 116-117; evket Beysanolu, Antlar ve Kitbeleri ile Diyarbakr
Tarihi, Ankara 1996, II, 448, 658-659; Ekmeleddin hsanolu v.dr., Osmanl Astronomi Literatr
Tarihi, stanbul 1997, I, 179-183; Khalid Alavi, The Life and Scholarship of al-Lari, Journal of the
Research Society of Pakistan, XVIII/3, Lahore 1981, s. 45-66; rif Nevh, Mirtl-edvr ve
mirtl-abr, Marif, XIII/3, Tahran 1375/1997, s. 91-113; Kmsl-alm, V, 3966; H.
Sohrweide, al-Lr, Muammad b. al, EI (ng.), V, 682.

Hulsi Kl

LRSTAN
( )
randa coraf bir blge.
Ad yrenin en nemli ehri Lrdan gelir; rann gneyindeki Zaros dalarnn gneydou ucuyla
Hrmz Boaz arasnda yer alan yar tropikal iklim zelliklerine sahip alan kapsar. Topraklar
farkl coraf zellikler tar; sahilleri nemli ve scak, i kesimleri ok scak ve kuraktr. Balca
geim kayna meyvecilik, sebzecilik ve koyun yetitiriciliidir. En yksek zirvesi Furgundur (Kh-i
Furgun, 3279 m.). Lristan ayn zamanda bir deprem kua zerinde yer alr.
XIII. yzyln sonunda Krbl civarna yerleen Mool gruplarnn yan sra XIV. yzylda Lr
ehrine nfuz eden Trkmenler, XVI. yzyldan itibaren Huncda grlmeye balayan Kakaler,
Yezdihastta Baharllar, k aylarn Servistan ve Krblde geiren baz Bir gruplar, Drc,
Syibn, Sahryba, Ekenn, Bdehir ve Cymda yaayan gebe ve yar gebe Trkler
blgenin balca sakinleridir; yerleik Araplar da sahil boyunca Benderabbas ve Benderlingada
otururlar. slmiyet, ilk zamanlarda Lristan blgesinde zellikle Snn tarikatlarnn arln
hissettirecek biimde yer alyordu; ilik Safevlerle birlikte yaygnlk kazand. Bugnk yerleik
Araplar Snn iken baz Trklerle dier gebe topluluklar idir. Lristann snrlarnn
deikenlii nfusu hakknda kesin bir rakam vermeyi mmkn klmamaktadr. Blgenin nemli
ehirleri Lr, Bdehir, Cym, Hunc, Fmistn- Lristan, Benderlinga ve Kavristandr; bunlarn en
by olan Lr son idar blnmede Fars eyaletine balanmtr.
ranla ilgili tarih kaynaklarda Lristandan ancak XIII-XIV. yzyllara gelince bahsedilmeye
balanr; daha ncesine ait bilinenler, genellikle balca ehirlere ait efsanev ve ksmen de
arkeolojik bilgiler niteliindedir. XIII-XVI. yzyllar arasnda blgede etnik kkenleri kesin ekilde
bilinmeyen, ancak bn Batttaya gre Trkmen asll olan bir hnedan hkm srm ve
babalarndan tevars ederek tahta geen on be emr zellikle bastrdklar sikkelerle istikrarl bir
grnm vermitir. 748de (1347) Lra gelen bn Battta buray byk arl ve suyu bol bir ehir
olarak tanmlar; ehirde fi dervilerine ait, ziyaretileri arlayan bir de zviyenin bulunduunu
syler.
XV. yzyln sonunda blgedeki ticar younluk, Portekizlilerin de grnmeye balamasyla Lrl
tccarlarn Hindistan kylarna kadar yaylmalarna ve gittikleri yerlerde mehur Lr sikkelerinin
tedavlde kalmasn salamalarna yol at. Safevlerin g kazanmasyla birlikte 1508de Lrl
eliler emrlerinin ah smile balln bildirmek iin raza gittiler ve o tarihten sonra Lr
emrleri emr-i dvn unvanyla Safevlere balandlar. XVI. yzyl Lristan ehirlerinde
zenginliklerin ve yapsal gelimelerin youn olarak yaand dnemdir. XVII. yzyl boyunca
Safevlerin gerileme devrine kadar Basra krfezine giden yollarn getii Lr ehri birok tccar,
seyyah ve diplomatn urak yeri oldu. Seyyahlar yollar ve seyahat artlarn ayrntl bir ekilde
anlatrlar ve zellikle blgedeki yabanc devletlerin ticar faaliyetleri hakknda ayrntl bilgi
verirler. Bu bilgiler arasnda, Hollandallarn Hrmz-Lr-raz-sfahan
ekseninde koloniyal almalarn younlatrmalar ve Portekizlilerin Benderkungdaki
yerleimlerini kuvvetlendirmeleriyle ilgili olanlar dikkat ekicidir. Bu skntl dnemde Lristan
ynetiminin de bir eit aile giriimcilii eklinde olduu anlalmaktadr.
Safevlerin zayflamas zerine karadan Belclerle Afganlarn, denizden Arap korsanlarnn
devaml saldrlarna mruz kalan Lristan, XVIII. yzyln ortalarna doru blgenin iinde
bulunduu kark durumdan faydalanan Nsr Han Lr adl bir ekiyann kontrolne girdi; Nsr Han
1750den sonra hkimiyetini krfez sahiline kadar geniletti. Ancak raz ve Kirman emrleriyle
mcadeleleri sonucunda gc zayflaynca ailesinden gelen valiler Zendlere ve arkasndan
Kaarlara bal kalarak ynetimlerini srdrdler. Kaar dneminin sonuna doru Lristan 1877de
Fars kkenli bir vezir ailesi olan Kavmlerin kontrol altna girdi. 1882de Lristan, Derb, Hamse
ve Fes valilii Kvmlmlk Mirza Ali Muhammed Hana verildi. 1913te yeni bir idar yaplanma
geiren Lristan 1938de Lr adyla bir idar blge (ehristan), 1955te drt ehrin (bah) bal
bulunduu Lristan adyla anlan ehristan haline getirildi. 1960tan itibaren yaplan dzenlemelerde
ise Lr ehri ve blgenin byk bir ksm Fars eyaletine (stan) balanrken Lristan adyla herhangi
bir idar yaplanmaya gidilmedi.
BBLYOGRAFYA


bn Battta, Travels in Asia and Africa (trc. H. A. R. Gibb), London 1953, s. 120-121; T. Herbert,
Travels in Persia: 1627-1629 (ed. W. Foster), London 1928, s. 55-61; Ahmed ktidr Lristn,
Lristn-i Kohen, Tahran 1334 h.; G. N. Curzon, Persia and the Persian Question, London 1966, II,
112, 114, 408, 426; Abdrrefi Hakkat, Ferheng-i Tr ve Corafy-yi ehristnh-yi rn, Tahran
1376 h., s. 519-520; V. Minorsky, Lr, A, VII, 15-17; Jean Calmard, Lr, Lristn, EI (ng.),
V, 665-674; Dihhud, Luatnme (Mun), XII, 17224-17225.

Rza Kurtulu

LARNAKA
Kbrsta Osmanllar zamannda ad Tuzla olan bir liman ehri.
Kbrsn gneydousunda, Lefkoeye 42 km. uzaklkta Doan Burnu ile Poyraz Burnu arasndaki
krfezde yer alr. Bugnk Larnaka, milttan nce 1000 yllarnda Fenike Kral Hiram tarafndan
kurulduu sanlan eski Kitionun yannda bulunmaktadr. Deniz tamaclndaki uygun konumu ve
zellikle Finikeliler zamannda nemli bir liman ve asker s olmas Eskialardan itibaren
Larnakay istilc kavimlerin hedefi yapmtr. Milttan nce VIII. yzyln sonlarnda Asurlularn
istils altnda ve uzun sren Grek-Pers savalar yznden tahribata uramtr. Stratejik nemi
buray Kbrs ele geirmek isteyenlerin ilk hedefi haline getirmitir. nce Asurlular, ardndan
srasyla Msrllar (m.. 560), Persler (m.. 525), Byk skender (m.. 333), Romallar (m.. 58)
ve Bizansllar (395) ehre hkim olmulardr.
Kbrsa ilk mslman aknlarnn balamasnn hemen ardndan Larnaka 632de ksa bir sre iin
mslmanlarn eline geti. Adann tamamnn fethi 649da tamamland. Muviye b. Eb Sfynn bu
son seferine Hz. Peygamberin stteyzesi mm Harm da katlarak Larnakada atndan dp ehid
oldu ve burada kendisine bir trbe yapld. slm hkimiyeti esnasnda adann savunmasna yeterince
nem verilmediinden 964te tekrar Bizansllar tarafndan zaptedildi. Bizans hkimiyeti, III. Hal
Seferi srasnda adann ngiliz Kral Arslan Yrekli Richard tarafndan alnmasna kadar srd
(1191). Richard tarafndan Dviyye (Templier) valyelerine satlan ada ertesi yl Suriye tahtndan
mahrum kalan Guy de Lusignana devredildi.
Lusignan hnedannn idaresindeki Larnakaya mslman aknlar 1425te tekrar balad; ilk
seferlerinde Larnakay yama eden Memlkler ertesi yl aday vergiye balad. Lusignan hnedan
bu tarihten sonra geriledi ve 1473te adann ynetimi Venedike devredilince Larnaka da
Venediklilerin ynetimi altna girdi. Kbrsn fethi iin hareket eden Osmanl donanmasnn
Limasoldan sonra geldii ikinci liman Larnaka oldu. 29 Muharrem 978de (3 Temmuz 1570)
Larnaka krfezine demir atan donanma ertesi gn serdar Lala Mustafa Paann emriyle karaya asker
kard. nce Piyle Paa askerleriyle Larnaka nlerine geldi; Larnakay korumakla grevli
Baglionenin Lefkoe ve Magosadan bekledii destei alamamas ve Rumlarn da Osmanllarla i
birlii yapmas zerine nemli bir direnile karlamadan ehri ele geirdi. Grazianiye gre, bir
ky ky olan Lefkarann yerli halk Trklerle i birlii yaptklar gerekesiyle Venedikli Yzba
Dimitri Laskari tarafndan barbarca kltan geirilmiti. 1878de Kbrsn idaresi ngilizlere
devredilince Larnaka da onlarn kontrol altna girdi. 1960ta Kbrs Cumhuriyeti kuruluncaya kadar
Larnaka ngiliz ynetiminde kald.
Larnakann gerek fizik yapsnda gerekse ekonomik ve kltr hayatnda en nemli gelimeler
Osmanl dneminde gerekleti. Bu dnemde ada ile birlikte burann da ekonomik alt yapsn tesbite
ynelik saym yapld ve Tuzla adyla bir kaza idaresi kuruldu. Fetihten itibaren Osmanllarn ehrin
kalknmas ve sosyoekonomik yapsnn glendirilmesi iin yaptklar almalar seyyah raporlar ve
ariv belgeleri sayesinde ayrntl bir ekilde renilmektedir. Fetihten hemen sonra Larnakay
ziyaret eden seyyahlarn da vurgulad gibi idar deiiklik ve tuzlalarn ihmali yznden deta
kk bir ky andran ehir, Teixeirann belirttiine gre kerpi ve tatan ina edilmi 300 hnelik
bir yerdi. lk Osmanl saymnn sonularna gre Larnaka mahalleden yoksun ve 80 ake yevmiyeli
bir kadya (nib) sahip kk bir kaza merkezidir, burada sadece altm hne ve mcerred
kaytldr. te yandan kazaya bal yirmi be ky ve be mezraada toplam 394 hne bulunmaktadr.
Bu rakamlara gre Larnaka merkezi iin tahminen 290-320
ve kaza geneli iin yaklak 2000 kiilik bir nfusa ulalabilir (TK, TD, nr. 64).
Fethin zerinden yarm asr gemeden Osmanllarn uygulad sistemli imar ve iskn sayesinde
Larnakann durumunda gzle grlr bir iyileme olduunu kaydeden seyyahlar da vardr. Mesel
Henry de Beauvau 1604te Larnakann nemli bir ihracat liman haline geldiini yazar. Pietro della
Valle ise (1625) bunlara ilveten Larnakann Levantta en sk uranlan yerlerin banda geldiini,
burada ok sayda yabanc tccarn ve konsolosun yaadn kaydeder. Seyyahlarn da belirttii gibi
balangta emniyetli olmayan kk liman, fetih sonrasnda buraya muhafzlar yerletirilmek
suretiyle emniyet altna alnmt. Bununla yetinmeyen Osmanl idaresi, Larnakay her bakmdan
gelitirme planlar erevesinde ehre 1625 ylnda bir kale yaptrarak asker yerletirmiti. Ayrca
ehirdeki konsolos ve tccarlarn can ve mal emniyetleri iin kendilerine korumalar tahsis edildi.
Bylece Larnakada ticar hayat canland, ehre youn bir yabanc akn balad, nfus ve refah
seviyesi ykseldi. 1683te Larnakaya urayan Van Bruyn, ehirde ok sayda Frank tccar
bulunduunu kaydettikten sonra evredeki tuzlalarn iyi iletildiini ve ok miktarda tuz ihra
edildiini belirtir. Ancak salgn hastalk gibi sebeplerle bu gelimenin zaman zaman kesintiye
urad anlalmaktadr. Nitekim XVII. yzyln sonlarnda buraya gelen Dapper, Mr. Robert ve
Pococke gibi, tuz madenlerinin gerilemekte olduunu ve limann salgn hastalklar sebebiyle tehlikeli
bir hal aldn kaydeden seyyahlar da az deildir. Bununla birlikte salgn hastalk ve haerata kar
yaplan mcadelenin baarl olmas, zellikle 1746da ehre muhassl Ebbekir Paa tarafndan su
getirilmesiyle Larnaka, her eye ramen XX. yzyl balarna kadar adann en nemli liman ve
konsoloslarn ikametgh yeri olma zelliini korumutur.
Fetihten sonra ehrin nem kazanmasnda ve nfusunun hem etnik hem din adan eitlenmesinde
phesiz Osmanllarn Larnakaya ynelik iskn siyasetlerinin byk rol olmutur. Magosann
alnmas zerine buradan karlan Katolikler ile Anadoludan getirilen Trklerin bir ksm
Larnakaya yerletirildi. XIX. yzyl ortalarna kadar nfusun etnik ve din yaps hakknda salkl
bilgiler bulunmamakla birlikte seyahatnmelerle eriyye sicillerindeki kaytlar ehrin ok
kozmopolit bir yapya sahip olduunu gsterir. 1850de yaplan bir saymda Larnakada 849
mslman, 2426 gayri mslim hne bulunduu belirlenmitir. Bu tarihten sonra da ehrin nfusu
srekli artm ve 1960ta 58.619a ulam olup bunun 12.630 kadar Trk idi. Trklerin hemen
tamam 1974 ylndan sonra adann kuzey kesimlerine g etmitir. 1999 tahminine gre Larnakann
nfusu 69.000dir.
Nfusun din ve etnik bakmdan eitlenmesinin ardndan Larnakann sosyal hayat olduka ilgin bir
hal almtr. Konsoloslarn yaptrd ve seyyahlarn gptayla sz ettii lks mlikneler ve
buralardaki yaant zaman zaman mslman halk arasnda tepkilere yol amtr. Larnaka,
Lefkoeden sonra hristiyan ve mslmanlarn i ie yaad ve en ok ilikide bulunduu yerlerden
biri olmutur. Yerli halk ile yabanc devletlerin temsilcileri arasnda da youn bir sosyal ve
ekonomik ilikinin varl dikkati eker. Mesel buradaki balyoslar, yasak olmasna ramen zaman
zaman yerli halka faizle bor verdiklerinden ihtilflar yaanm ve mahkeme nne kmlardr.
Ticaret mahkemesi kuruluncaya kadar bazan Larnaka kad nibine, bazan da Lefkoedeki kadya
intikal eden bu davalar balyoslarn cezalandrlmasna ve dolaysyla devletleraras anlamazlklara
yol amtr. Yine Osmanl dneminde adada kan baz isyanlarda yer yer konsoloslarn tahriklerinin
etkili olduu anlalmaktadr. Nitekim Mora isyannda Larnakadaki konsolos ve Rumlarn rolleri
bilinmektedir. Buradaki ngiliz ve zellikle Rus konsoloslarnn Osmanl aleyhtar hareketleri srekli
biimde destekledikleri belirtilmektedir.
Larnaka adann daryla balantsn salayan nemli bir tarm, ticaret, sanayi, turizm ve liman ehri
olarak gerek Magosann asker bir karargh gibi kullanlmas ve yabanclarn buradan karlmas,
gerekse Kbrs valisinin dorudan kontrol dnda bulunmas gibi sebeplerle konsoloslarla ticaret
ataeleri iin yeni bir i merkezi haline gelmitir. Nitekim ngiltere, Fransa, Venedik, Felemenk
Cumhuriyeti, Rusya, Avusturya, Toskana, Ragusa ve skandinavya lkelerinin konsoloslar buraya
yerlemi, bylece Larnakann ticar hayat olduka canlanmtr. Bundan dolay Kbrsta 1854te
kurulan ilk milletleraras ticaret mahkemesi burada faaliyete gemitir. Larnakann bu konumu dier
alanlarda olduu gibi eitim faaliyetlerine de yansmtr. Eldeki bilgiler, 1571-1600 yllarnda
Larnakada masraflar devlet tarafndan karlanan Larnaka Zuhr Sbyan Mektebinden baka yedi
adet daha sbyan mektebi bulunduunu, bu saynn XIX. yzyl boyunca artarak yirmiye ulatn
gsterir. Ynetimin 1878de ngilizlere devri esnasnda Larnakadaki yirmi okuldan on ikisinin
hristiyan okulu olduu tesbit edilmitir. Ayrca XIX. yzyldan itibaren Larnakada birka misyoner
okulu faaliyete gemitir.
Larnakann ekonomisinde tarm rnleri, tuzlalar ve liman hizmetleri nemli bir yer tutmaktayd. lk
tahrire gre retilen 1725 kile arpa (10.350 ake) ve 385 kile budayn (4620 ake) ehir ekonomisi
iindeki pay % 51 civarndayd. Snrl miktarda keten de (750 demet) retilmekte ve bundan 1500
ake gelir salanmaktayd. pek ve dier tarm rnleriyle beraber Larnaka kyls toplam 17.500
ake deerinde rn kaldryordu. Tuzlalar 100.000 ake gelir getirirken gmrk, kapan, pazar bac
ve ihtisab gibi vergiler 12.500 akeye ulamaktayd (TK, TD, nr. 64). Sonraki yllarda Larnaka
Limanndan yaplan tuz, keten, pamuk, ipek, ttn, kei boynuzu ve arap ihracat ehrin gmrk
gelirlerini daha da arttrmtr. Osmanl dneminin ardndan tarmsal rnlerde fazla eitlenme
olmamakla birlikte yaplan iyiletirmelerle tuz retimi, balklk, meyvecilik, sebze ve meyve
konservecilii gelimitir. Ayrca sigara, deri ve lastik kaplama fabrikalar da hizmete sokulmutur.
Ancak bugnlerde petrol ithalt, offshore bankaclk ve turizm en nemli sektrler arasna
girmitir. Larnaka burada bulunan ngiliz asker ss, Lefkoe-Larnaka karayolu, havaalan ve
elektrik santral sayesinde stratejik nemini gnmzde de korumaktadr.
Muviyenin Kbrs seferine katlan mm Harmn defnedildii yerde prehistorik byk tala
yaplan trbe ile yannda 1760 ylnda kurulan Trb Tekkesi ve 1816da Kbrs muhassl Seyyid
Mehmed Eminin yaptrd cami mslmanlar iin nemli ziyaretgh durumundadr (bk. HALA
SULTAN TEKKES). Larnakada Osmanl dnemine ait dier yaplar arasnda ulucami, Seyyid
Ahmed Camii ve baz emelerle Ebbekir Paa tarafndan yaptrlan su kemerleriyle kale anlabilir
(bk. KIBRIS [Mimari]).
BBLYOGRAFYA


TK, TD, nr. 64; BA, Askeriye, nr. 8743; BA, Rznme, nr. 1499, 1560; BA, A.NT, nr. 1258, 1262,
1355, 1383, 1421, 1422, 1424, 1438, 1441, 1442, 1444; BA, A.DVN, nr. 793;
C. D. Cobham, Excerpta Cypria: Materials for a History of Cyprus, with an Appendix on the
Bibliography of Cyprus, Cambridge 1908, tr.yer.; G. Mariti, Travels in the Island of Cyprus,
Cambridge 1909, tr.yer.; R. J. H. Jenkins, Cyprus Between Byzantium and Islam, A.D. 688-965,
Studies Presented to David Moore Robinson (ed. G. E. Mylonas - D. Raymond), St. Louis 1953, II,
1006-1014; Halil Fikret Alasya, Kbrs Tarihi ve Kbrsta Trk Eserleri, Ankara 1964, tr.yer.; Th.
Papadopoullos, Social and Historical Data on Population (1570-1881), Texts and Studies of the
History of Cyprus, Nicosia 1965, I, tr.yer.; Nejat Gyn, Trk Hizmetine Giren Baz Kbrs
Mdafileri, Milletleraras Birinci Kbrs Tetkikleri Kongresi: Trk Heyeti Teblileri, Ankara 1971,
s. 105-107; Mustafa Haim Altan, Belgelerle Kbrs Trk Vakflar Tarihi: 1571-1974, Girne 1986, I-
II, tr.yer.; a.mlf. v.dr., Archival Materials and Research Facilities in the Cyprus Turkish
Federated State: Ottoman Empire, British Empire, Cyprus Republic, IJMES, VIII (1977), s. 29-42;
H. J. Kornrumpf, An Historical Gazetteer of Cyprus (1850-1987) with Notes on Population, Frankfurt
1990, tr.yer.; J. Merkelbach, Die Prokolle des Kadiamtes Nicosia aus den Jahren 1105/06 (1693-
1695): bersetzung und Kommentierung, Frankfurt 1991, tr.yer.; R. C. Jennings, Christians and
Muslims in Ottoman Cyprus and the Mediterranean World, 1571-1640, New York-London 1993,
tr.yer.; a.mlf., The Population, Taxation and Wealth in the Cities and Villages of Cyprus, According
to the Detailed Population Survey (Defteri Mufassal) of 1572, JTS, X (1986), s. 175-191; a.mlf.,
Black Slaves and Free Blacks in the Cities and Villages of Cyprus, 1590-1640, JESHO, XXX
(1987), s. 286-301; a.mlf., Locust Problem in Cyprus, BSOAS, LI/2 (1988), s. 279-313; Yusuf
Halaolu, Settlement Policies in Cyprus During the Ottoman Period, Cyprus International
Symposium on Her Past and Present, Ankara 1994, s. 49-52; dris Bostan, Kbrs Seferi Gnl ve
Osmanl Donanmasnn Sefer Gzergh, Dnden Bugne Kbrs Meselesi (haz. Ali Ahmetbeyolu -
Erhan Afyoncu), stanbul 2001, s. 24; Halil Sahilliolu, Osmanl daresinde Kbrsn lk Yl
Btesi, TTK Belgeler, IV/7-8 (1967), s. 1-34; Kemal iek, Living Together: Muslim-Christian
Relations in Eighteenth-Century Cyprus as Reflected by the Shara Court Records, Islam and
Christian-Muslim Relations, IV/1, Birmingham 1993, s. 36-64; a.mlf., Osmanllar ve Zimmiler:
Papa Pavlosun slama Hakareti ya da Renklere syan, Toplumsal Tarih, V/25, stanbul 1996, s. 28-
33; a.mlf., Osmanl Devletinde Yabanc Konsolosluk Tercmanlar, TT, XXV/146 (1996), s. 17-
23.
Kemal iek

LT
( )
slm ncesi Arap toplumundaki putlardan biri.
slmdan nce Arap ok tanrclnda, stn bir varlkla (Allah) insanlar arasnda araclk ilevi
yklenmi olan ikinci derecedeki tanrlardan biri de Lt ad verilen puttur. Lt kelimesinin iki farkl
etimolojisi sz konusu edilmektedir. Arap mellifleri Lt adn krp ezmek, kartrmak, yourmak
anlamndaki lett kknden tretmektedir. Arapada zellikle arpa, ndiren de buday ununu su veya
yala kartrmaya lettes-sevk, bu ii yapana da lt denilmektedir. Rivayetlere gre, bu ekilde
hazrlad yemei Tifteki bir kayann yannda oray ziyarete gelenlere ikram etmeyi det haline
getiren bir kii Lt diye adlandrlm, lnce de kabri ziyaret yeri haline gelmi ve kendisine
tapnlmtr. Bu kiinin Sakfli olduu ve Amr b. Luhay tarafndan putlatrld veya Amr b.
Luhayyin kendisi olduu da nakledilmektedir. bnl-Kelb ise Tifteki kayann yannda buday
dvmeyi det edinmi bir yahudiden bahsetmektedir (Lisnl-Arab, ltt md.; Kitbl-Enm, s.
14, not 166).
Ment ve Uzz gibi Lt da Kuds mbedine Manasse tarafndan konulan (II. Krallar, 21/7) ve Yoiya
tarafndan yktrlan (II. Krallar, 23/6-7) kskanlk putu Astartenin ekillerinden (avatar) biridir;
ayn unvan Ugarit metinlerinde Aera iin sz konusudur. Bu husus dikkate alndnda arpa veya
buday unundan yiyecek eyler yapma ii, Eski Ahiddeki kskanlk takdimesi ad verilen ve
sadece arpa unundan yaplan bir brn uygulamasn (Saylar, 5/15) hatrlatmaktadr (T. Fahd, Le
panthon, s. 112). Tanrya tereya, un veya tahldan mmul takdimelerin sunulmas Sm geleneinde
bilinmektedir. Sunan bekisi (sdin) bu tr malzemelerden yiyecekler yapyor ve kutsal yemee
itirakin bir sembol olmak zere ziyaretilere ikram ediyor yahut satyordu. Dolaysyla Tifteki
kutsal kayann yannda yerlemi, kendisine getirilen kadnlarn sululuk veya susuzluunu tesbit iin
bu uygulamay yapan bir yahudi kohen ya da bir Arap khin dnlebilir. Takdim edilen arpa
unundan bir avu atee atlyor, kalanyla da din adam yolculara satmak veya vermek zere pide
yahut baka yiyecek yapyordu (byle bir uygulama iin bk. Heysem, IX, 264-265).
kinci etimolojiye gre lt kelimesi tanra anlamna gelen el-ilhenin bozulmu eklidir veya
Allah lafznn sonundaki he harfi kaldrlarak yerine menneslik eki olan t harfi getirilmek suretiyle
oluturulmutur (Rgb el-sfahn, el-Mfredt, Lt md.). Fakat Lt iin Rabbe veya Tye
denildii halde ilhe sfat hi kullanlmamakta, zellikle iirde ilhlatrlan gne ilhe diye
nitelenmektedir. Dier taraftan Lt ile el-ilhe arasnda bir tretme ilikisinin bulunmad, ayrca
sonundaki t harfinin menneslik taks olmayp kelimenin asl harflerinden olduu gerekesiyle bu
etimolojilere kar klmaktadr. Lt kelimesinin Akkadcadaki Tanr ismi Elin mennesi olan
Ilatn bir varyant olduu da dnlebilir; ancak ilhe gibi Ilatn da gnele (ems)
aynletirilmesine karlk Ltn gnele ilgili bir zellii yoktur. Lt kelimesi Herodotta Alilat,
Akkadca metinlerde Allatum eklinde gemekte, ayrca Safev, Palmir ve rm metinlerinde yer
almaktadr (EI2 [Fr.], V, 697). Kelimenin Arapada ynelmek anlamndaki leyy kknden geldii,
insanlar ona yneldikleri, onu tavaf ettikleri iin bu ismi ald da ileri srlmekte (Zemaher, V,
641), daha baka etimolojilerden de sz edilmektedir (Rz, XXVIII, 295, 297).
Etimolojisi ne olursa olsun slm ncesi Arap toplumunda Ment ve Uzz ile birlikte Lt en ok sayg
gren putlardand. Lt, Semd kavminin soyundan gelen Sakflilerin putu idi ve Mekkeden
tapnann bulunduu Tife, el-Batrdan (Petra) Hreye, Halepten Tedmre (Palmira) kadar
Yakndou corafyasnn her yerinde kendisine sayg gsteriliyordu. Bulunduu evreye gre farkl
ekiller alyor, Tifte kare biiminde beyaz bir tala, Tedmrde gerek bir kralie heykeliyle, hatta
kll vcutlu, buruuk aslan burunlu, yrtc ku kanatl ve ayakl, elinde ylan olan bir kadn eklinde
tasvir ediliyor (Maspero, I, 691; Sourdel, s. 73), Helenistik etkiyle Astarte gibi bir deniz veya Athena
gibi bir sava ilhesi haline dnyordu (Fahd, lArabie prislamique, s. 404).
En ilkel ekliyle Hicazda bulunan Lt sadece, altnda hediyelerin muhafaza edildii bir ukur
bulunan drt ke, nakl, beyaz bir kaya paras eklinde tasvir ediliyordu. Buraya Ltn
bekiliini yapan Sakf kabilesinden Attb b. Mlik oullar, tpk Kbe gibi zerinde rt bulunan ve
beytr-rabbe denilen bir bina yapmlard, ayrca mbedin grevlileri ve bekileri vard.
Kureyle birlikte btn Araplarn tzim ettii Lta ait Hicazn deiik yerlerinde sunaklar
mevcuttu; bunlardan biri de Nahlede bulunuyordu. Sakflilerin her seferden dnte ncelikle
ziyaret ettikleri bu mbede gelenler sadece kurban takdimiyle yetinmiyor, tavaf da yapyorlard.
Ltn tapnann bulunduu vadide Mekkedeki Hareme
tekabl eden kutsal bir blge vard ki burada da aa kesmek ve avlanmak yasakt.
Ltn Tifteki nemi, sunann bulunduu bu ehrin ekonomik ve turistik cazibesinden
kaynaklanyordu. Kureyliler ile Sakfliler arasndaki rekabet ve dmanlk sebebiyle Tifteki beyaz
ta Mekkedeki siyah tan (Hacerlesved) karl kabul edilmi ve Tif bir tr hac mekn
olmutur. Kabileler aras grmeler sonucunda Kureyliler, Tiflilere kar olmalarna ramen Lt
kltn benimsemilerdir. Uzzteyn (iki Uzz) diye adlandrlan Lt ve Ment eskiliklerine ramen en
nemlileri olan Uzznn kzlar olarak kabul edilmitir.
Ltn suna Hz. Peygamberin emriyle yklm, bu srada balarna bir felket gelmesinden
kayglanan Sakfliler ykm iini korku iinde izlemiler, kadnlar rtlerini yrtarak dvnmlerdir.
Mugre b. ubenin grevlendirildii ykm ii tamamlannca Resl-i Ekremin emriyle oradaki altn
ve deerli talardan oluan hazine Eb Sfyna verilmitir.
Kurn- Kermde Lt ismi Uzz ve Ment ile birlikte anlmaktadr (en-Necm 53/19-20; ayrca bk.
GARNK). Hadislerde mrik Araplarn Lt, Ment ve Uzzya yemin ettikleri, yanllkla Lt ve
Uzzya yemin eden kiinin hemen kelime-i tevhidi sylemesi gerektii belirtilmekte, Lt ve Uzzya
tapnlncaya kadar kyametin kopmayaca bildirilmektedir (Msned, I, 183, 186-187, 265, 303,
368, 370; Buhr, Edeb, 74; stin, 52, Eymn ven-nr, 5, 7; Mslim, ftl-
mnfin, 38).
BBLYOGRAFYA


Rgb el-sfahn, el-Mfredt, Lt md.; Lisnl-Arab, ltt md.; Mustafav, et-Ta, X, 249-
251; Msned, I, 183, 186-187, 265, 303, 368, 370; Buhr, Edeb, 74, stin, 52, Eymn ven-
nr, 5, 7; Mslim, ftl-mnfin, 38; bnl-Kelb, Kitbl-Enm (nr. ve trc. R. Klinke-
Rosenberg), Leipzig 1941, s. 14; Ezrak, Abru Mekke (Melhas), I, 125-127; Zemaher, Kef,
Riyad 1998, V, 641-642; Fahreddin er-Rz, Meftul-ayb, XXVIII, 295-297; Heysem,
Mecmauz-zevid, IX, 264-265; G. Maspero, Histoire ancienne des peuples de lorient classique,
Paris 1895, I, 691; D. Sourdel, Les cultes du aurn lpoque romaine, Paris 1952, s. 73; R.
Dussaud, el-Arab f Sriye ablel-slm (trc. Abdlhamd ed-Devhil), Kahire 1959, s. 111-126;
Cevd Ali, el-Mufaal, VI, 227-235; Toufic Fahd, Le panthon de lArabie centrale la veille de
lhgire, Paris 1968, s. 112; a.mlf., lArabie prislamique et son environnement historique et culturel,
Leyde 1989, s. 404; a.mlf., al-Lt, EI (Fr.), V, 697-698; F. V. Winnett, The Daughters of Allah,
MW, XXX (1940), s. 113-130.

Tevfk Fehd

LATF
( )
Allahn isimlerinden (esm-i hsn) biri.
Szlkte nazik ve merhametli davranmak, iyi muamele etmek anlamndaki lutf kknden sfat olan
latf kelimesi nazik ve yumuak davranan, yumuaklkla muamele eden demektir. Ayn kelime
letfet kknden tremi kabul edilerek ince ve effaf, kk ve hacimsiz olan mnasnda da
kullanlr. Latf Allahn isimlerinden biri olarak fiillerini rfk ile gerekletiren, kullarna iyilik ve
merhamet eden, yaratlmlarn ihtiyacn en ince noktasna kadar bilip sezilmez yollarla karlayan,
zt duyularla alglanamayan, en gizli ve ince hususlar dahi bilen anlamlarna gelir (Rgb el-
sfahn, el-Mfredt, lf md.; Lisnl-Arab, lf md.).
Latf ismi Kurn- Kermin yedi yerinde gemektedir. Her ne kadar baz limler latfte lutuf ve
ihsanda bulunma mnasnn ar bastn sylyorsa da (bn Frek, s. 53; Fahreddin er-Rz, s. 253-
254) Kurandaki btn kullanllarnda hi kimse tarafndan bilinip sezilemeyen en ince noktalara
vkf olma anlamnn hkim olduu grlmektedir. zellikle Allahn, insanlarn btn gizli
konumalar ile zihin ve gnllerinde barndrdklar dnce ve duygulara vkf olduunu ve yaratc
vasf tayan bir varln bilmemesinin sz konusu edilemeyeceini ifade eden yetlerde (el-Mlk
67/13-14), Hz. Lokmann, oluna t verirken her davrannn -hardal tanesi kadar bile olsa, bir
kayann iinde, gklerde veya yerin derinliklerinde de bulunsa-Allah tarafndan bilinip ortaya
karlaca yolunda uyarda bulunduunu beyan eden yette (Lokmn 31/16), ayrca Hz.
Peygamberin e-lerine hitap eden yette (el-Ahzb 33/34) geen latf isminin bilmeye ynelik
muhtevas aka ortaya kmaktadr. Bunun yannda Hz. Ysufun mazhar klnd ilh nimetlerden
sz eden (Ysuf 12/100), Cenb- Hakkn indirdii yamurla yer yzn yeertmesi ve kullarna
diledii nimetleri vermesinden bahseden (el-Hac 22/63; e-r 42/19) yetlerde geen latf isminde
ikram ve ihsan mnasnn arlk kazandn sylemek mmkndr. Enm sresinde hibir gzn
Allah idrak edemeyecei, fakat Onun yaratlmlarn btn idrak vastalarn ihata ettiini ifade
eden yette ise (6/103) hem zt- ilhiyyenin belli artlar erevesinde fonksiyoner olabilen insana
ait gz idrakinden mnezzeh olduu hem de kendisinin her eyi grp bildii mnas hkimdir. Latf,
yer ald yedi yetin beinde habr ismiyle birlikte ve ondan nce yer almtr. Bylece iki isim ilh
ilmin enginliini ve derinliini ifade etmede birbirini desteklemi, ayrca Allahn lutuf ve ihsannn
yerli yerinde oluunu vurgulamtr. Latf, hem Tirmiz (Daavt, 82) hem de bn Mcenin
(Du, 10) esm-i hsn listesinde yer alm, ayrca habr ismiyle birlikte baka hadis
rivayetlerinde de gemitir (Mslim, Ceniz, 103; Nes, Ceniz, 103).
Esm-i hsn zerinde duran limler, yukarda kelimenin Kurandaki kullanlna dayal olarak
verilen mnalara temas ettikten baka lutf kknn ierdii kk ve elimsiz olma anlamnn
Allaha nisbet edilemeyeceini vurgulamtr. Cenb- Hakkn insanlara olan lutuflarnn hem madd
hem mnev, hem dnya hayatna hem hirete ynelik olduu phesizdir. Ancak hiretle ilgili
lutuflarn mminlere has olaca unutulmamaldr. lh lutuflarn eitleri hakknda Kueyrnin
balatt bir anlatm tarz Gazzlde genileyerek devam etmi, Fahreddin er-Rz de Gazzlden
alntlar yapmtr (Levmiul-beyyint, s. 253-255). Gazzl, fiilde efkat ve nezaketle idrakte
nfuz ve incelik bir araya gelince lutfun mnasnn tamamlanacan syler ve bunun sadece Allahta
bulunduunu belirtir (el-Maadl-esn, s. 110-111). Yine Gazzl, latf isminden ilham alarak kulun
edinebilecei niteliin undan ibaret olduunu kaydeder: Allahn kullarna mfik davranmak;
Allaha ve hiret mutluluuna davet ederken iddet ve taassuba kaplmadan, tartmaya girmeden
nezaket ve yumuaklkla hareket etmek. Bu ar konusunda takip edilecek en gzel yntem ar
sahibinin kabul grm gzel davranlar sergilemesidir. Bu yntem tumturakl szlerden ok daha
etkili ve baarldr (a.g.e., s. 111).
Latf en gizli ve ince hususlar bilen mnasyla alm ve habr isimleri, kullarna iyilik ve merhamet
eden mnasyla ber, rahmn, raf ve kerm isimleri, zt duyularla alglanamayan anlamyla da
btn ismiyle muhteva yaknl iinde bulunur. Latf ismi bu mnalarn birincisine gre sbt,
ikincisine gre fiil, ncsne gre de tenzih isim ve sfatlar grubuna girer.
BBLYOGRAFYA


Rgb el-sfahn, el-Mfredt, lf md.; Lisnl-Arab, lf md.; Mslim, Ceniz, 103; bn
Mce, Du, 10; Tirmiz, Daavt, 82; Nes, Ceniz, 103; Mtrd, Tevltl-urn,
Hac Selim Aa Ktp., nr. 40, vr. 225b, 362b, 674a; Hattb, end-du (nr. Ahmed Ysuf ed-
Dekkk), Dmak 1404/1984, s. 62; Eb Abdullah el-Halm, el-Minhc (nr. Hilm M. Fde), Beyrut
1399/1979, I, 200, 202; bn Frek, Mcerredl-malt, s. 53; Abdlkhir el-Badd, el-Esm
ve-ft, Kayseri Rid Efendi Ktp., nr. 497, vr. 162b-165a; Kueyr, et-Tabr fit-tekr (nr.
brhim Besyn), Kahire 1968, s. 53-54; Gazzl, el-Maadl-esn (Fazluh), s. 110-111, 174; Eb
Bekir bnl-Arab, el-Emedl-a, Hac Selim Aa Ktp., nr. 499, vr. 58a-b; Fahreddin er-Rz,
Levmiul-beyyint (nr. Th Abdrraf Sad), Beyrut 1404/1984, s. 253-255.

Bekir Topalolu

LATFE
( )
Szlkte insanlar gldren, neelendiren ho ve gzel sz, zellikle aka, espri anlamna gelen
latife (oulu letif) kavram olarak szle ifade edilmesi g ince mna, kalbe doan duygu;
gldrecek tuhaf sz ve hikyeyi ifade eder. Latife ve daha sonraki adlandrlyla fkra anlatm
bakmndan hikye, gldrme ynnden de glmece karakteri tad iin bu iki tr arasnda
grlmtr (Levend, I, 156). Kgarl Mahmudun kg ve klt kelimeleriyle karlad, halk
arasnda ortaya kp insanlar gldren ey, halk arasnda gln olan nesne diye aklad tr iin
Krm, Kazan, Trkmenistan, zbekistan ve Uygurlarda latife kelimesi yaygndr. Ayrca Azerbaycan
Trkesinde, zarafat, Bakrt Trkesinde ayartv, Kazakada kaljn, Krgzcada tamaa, azil,
zbekede hzil, Tatarcada ayartu, Trkmencede deime, oyun etme ve Uygur Trkesinde
hzil, akak kelimeleri latife karl olarak kullanlmaktadr.
Trk edebiyatnda ilk yazl rneklerine Dvn lugtit-Trk, Kutadgu Bilig ve Dede Korkut
hikyeleri gibi slm edebiyatn ilk dnem eserlerinde rastlanan latifenin Osmanl devri edebiyat
iinde edeb bir terim halini alarak kullanlmas XVI. yzyldan sonradr. Bu dnemden itibaren
latifelerin toplanp yazld mecmualara letif, letifnme ad verilmitir. Latifeler mstakil bir
eser iinde bir araya getirildii gibi eitli konulardaki eserlerde de yer almtr. XIII. yzyldan
XIX. yzyla kadar bata Mevln Celleddn-i Rm olmak zere birok air ve dnr tasavvuf,
hikmet ve felsefeye dair eserlerinde nesilden nesile intikal eden latifelere yer vererek ifadelerini
zenginletirmitir. drs-i Bitlis, edeb slpla kaleme ald Het Bihit adl eserini iirler yannda
nemli miktarda latifeyle de sslemitir.
Latifeler sylendikleri dnemin dil ve slp zellikleriyle halk deyim ve syleyi unsurlarn
iermeleri yannda cemiyet hayatna ve tarih, edeb simalara k tutmalaryla da nem tar.
Bunlarn iinde zaman zaman maksad aan anlatmlara ve mstehcen olanlara da rastlanmaktadr.
Lmi elebi, derledii latifeleri olu Abdullah elebiye verirken onu insana bir ey kazandrmayan
ve bo akalardan ibaret olan bu szlere kar uyarr. Latifelerin bir sz oyunu olma zelliine de
iaret eden Lmi, bunlar deerli klan eyin ilerinde tadklar hikmetler olduunu belirtir.
Latifeleri toplayan balca almalar arasnda Hatibolunun (XIV-XV. yzyl) Letifnme
(Sleymaniye Ktp., Hac Mahmud Efendi, nr. 3326; Birgl zel yksek lisans almas olarak bu
eseri latin harflerine evirmitir, bk. bibl.), Lmi elebinin (. 938/1532) derlemeye balayp olu
Abdullah elebi tarafndan tamamlanarak tertip edilen Letifnme (Mecma-i Letif, Ktp., TY, nr.
762, 3814, 7622; Latin harfleriyle sadeletirilmi yaym, Latifeler, haz. Yaar alkan, stanbul
1978), Ztnin (. 953/1546) Letif, Hsam Sahrviyyl-Clgnin (XVI. yzyl) Kann Sultan
Sleyman adna hazrlad Harnme, Bursal Cinnnin (. 1004/1595) III. Muradn emriyle
hazrlad Bedyiul-sr, yazar bilinmeyen Rznme ( Ktp., TY, nr. 493), Fehm-i Kadmin (.
1057/1647) iinde seksenden fazla latifenin bulunduu Tercme-i Letyif-i Kmmeln,
Mneccimba Dervi Ahmed Dedenin (. 1113/1702) Ubeyd-i Zknnin Risle-i Dilg adl
eserinden evirdii Letifnme ( Ktp., TY, nr. 2578) ve Tokatl Ebbekir Knnin (. 1206/1792)
Letif ( Ktp., TY, nr. 3027, 5604) adl eserleri saylabilir.
Latife kelimesi, bu trn yeni bir hareket kazand XIX. yzyln ikinci yarsndan itibaren fkra,
nkte, nekre vb. kavramlarla e anlaml olarak kullanlmaya balanmtr. XIX. yzyln son
eyreinde daha ok szl gelenein mal olan bu tre ait rneklerin derlenip yaymland kitaplarda
letif adnn yan sra zellikle fkart (fkralar) kelimesi de yer almaya balamtr. Bu dnemde
hazrlanan derlemeler arasnda Fik Readn Gencne-i Letif (stanbul 1299), Mecma-i Letif
(stanbul 1315) ve Klliyyt- Letif (I-II, stanbul 1328); Ahmed Fehmnin Letif-i Fkart (stanbul
1304); Avanzde Mehmed Sleymann Mkemmel Hazne-i Letif (stanbul 1315); Mehmed
Tevfikin [aylak] Nevdirz-zarif (stanbul 1299), Letif-i Nasreddin (stanbul 1299), Bu dem
(stanbul 1299-1301) ve Hazne-i Letif (stanbul 1302-1303) adl eserleri ilk srada gelen
almalardr.
XX. yzyln ilk eyrei iinde nemli gelimeler gsteren edebiyat tarihi almalaryla halk
edebiyatnn bir rn olarak ele alnan bu tr iin bir sre latife ve fkra kelimeleri birlikte
kullanlm, daha sonra yaygn olarak fkra trn adn karlamtr. Gnmzde fkra halk
edebiyatnda bir terim olarak halkn meydana getirdii realist, gldrc kk hikyeler iin
kullanlmaktadr.
XIX. yzyln balarndan itibaren ve zellikle Cumhuriyet dneminde halk arasnda yaygn olarak
anlatlan fkralar zerinde eitli aratrmalar yaplmtr. Dursun Yldrmn Bekta tipine bal
fkralar zerinde yapt doktora almas yannda (bk. bibl.) Hikyet-i Hoca Nasreddin adyla
eitli ktphanelerde yer alan birok yazma kitap, ayrca Letif-i Hce Nasreddin Efendi, Mehur ve
Mterif Hce Nasreddin Letifi ve Kenarnda Mahfirze Sultan ile Rz- Nihn Hikyeleri adyla
birok defa baslm eserler mevcuttur (Bozyiit, s. 16-21). Bekta ve Nasreddin Hoca fkralarna
gre halk arasnda daha az yaygn olan fkralar ieren baz kitaplar da unlardr: Hasan Hseyin
Derin, Bekri Mustafa Fkralar (stanbul 1965); ncili avu ve Bekri Mustafa Fkralar (stanbul
1965); Erdoan Tokmakolu, Btn Fkralaryla Bekri Mustafa (stanbul 1983), Btn Fkralaryla
ncili avu (stanbul 1983); Selami Mnir Yurdatap Bekri Mustafann Latifeleri (stanbul 1970).
Bu arada doktor, renci, retmen, muhasip gibi meslek mensuplar veya topluluklar hakknda
anlatlan fkralardan olumu kitaplarn yan sra eitli yrelere ve mehur ahsiyetlere ait fkralar
ieren kitaplar da vardr (Bayrak, s. 317-322).
Daha ok szl gelenein rn olan fkralar balangtaki ferd karakterlerini
zamanla kaybederek anonim hale gelmilerdir. Bunlar, ksa ve youn ifadelere sahip olup genellikle
ayrntl tasvir ve tahkiyeden arndrlm, balang, gelime ve sonu blmlerini i ie bulunduran
tek bir vakaya dayanan, tek motifli anlatmlardr. Fkralar zamana ve mekna bal kalmayp bir
dnceye rnek gstermek, herhangi bir durumu aklamak veya toplantlarda konumaya canllk
katmak iin sylenir. Milletlerin ortak hayat grn, zek ve hazrcevaplln yanstan bu trn
rnekleri insanlar gldrrken dndren ve terbiye eden bir zellie de sahiptir. lerinde baya
rnekler grlmekle beraber incelik, felsef derinlik ve nkte tayan fkralar daha oktur. Esas esi
insan olan fkralarn konularn gln hayat olaylar, insantoplum ilikilerinde dnce ve davran
farklarnn dourduu atmalar, insanln dram gibi her trl hayat hadisesi tekil etmektedir.
Fars edebiyatnda da gzel ve ksa hikyeler iin latife kelimesi kullanlmtr. Bu trde letyifnme,
letyif ve zaryif, latfeh, gencne-i latfe, kekl gibi adlar altnda manzum ve mensur eserler
yazlmtr. Nimetullh- Velnin Leyift-taavvufu, Hseyin Viz-i Kifnin Leyif-
avifi (Tahran 1957) ve Mirza Mehd khnin Leif Zarifi gibi eserlerde konu irfan ve
hikmettir. Ayrca Sad-i rznin Glistn, Ubeyd-i Zknnin Risle-i Dilg ve Cmnin
Bahristn gibi eserlerinde de latife tr ksa ve z hikyeler yer alr.
BBLYOGRAFYA


Ahmet Bican Ercilasun v.dr., Karlatrmal Trk Leheleri Szl, Ankara 1991, I, 536-537;
Birgl zel, Letyifnme (yksek lisans tezi, 1995), M Sosyal Bilimler Enstits; Lmi, Latifeler
(haz. Yaar alkan), stanbul 1978, s. 11-12, 13, 86, 89, 146; Hilmi Yceba, Hiciv Edebiyat
Antolojisi, stanbul 1961, s. 86, 90; Hasan Basri antay, Zek Demetleri, stanbul 1962, s. 9, 16, 21,
76; Agh Srr Levend, Trk Edebiyat Tarihi, Ankara 1973, I, 156; Dursun Yldrm, Trk
Edebiyatnda Bektai Tipine Bal Fkralar, Ankara 1976, s. 1-13; Nevzat Gzaydn, Trk Fkralar
zerine Bir Tasnif Denemesi, Uluslararas Yunus Emre Sempozyumu Bildirileri, Ankara 1977, s.
204-207; Nihat Sami Banarl, iir ve Edebiyat Sohbetleri, stanbul 1982, s. 245; Pertev Naili
Boratav, Folklor ve Edebiyat-2, stanbul 1983, s. 292-295, 318-327; kr Elin, Halk Edebiyatna
Giri, Ankara 1986, s. 566-581; H. Esat Bozyiit, Nasreddin Hoca Bibliyografyas zerine Bir
Deneme, Ankara 1987; brahim Altunel, Anadolu Mahalli Fkra Tipleri zerine Bir Aratrma
(doktora tezi, 1990), S Sosyal Bilimler Enstits, s. 13; Fikri ve Felsefi Ynyle Nasreddin Hoca
Sempozyumu Bildirileri, Konya 1991, s. 40; Zeynep Korkmaz v.dr., Trk Dili ve Komposizyon
Bilgileri, Ankara 1991, s. 219; Saim Sakaolu, Trk Fkralar ve Nasrettin Hoca, Konya 1992, s. 13-
41; Hseyin Rezmc, Env-i Edeb, Mehed 1372 h., s. 181-184; M. Ali Taber, Zbdetl-r,
Tahran 1372 h., s. 338-340; skender Pala, Gldeste, Ankara, ts. (Aka Yaynlar), s. 1, 6, 7;
Mehmet Bayrak, Halk Glmecesi, Ankara 2001; Mehmet avuolu, Letyf-Nmeler ve Nasreddin
Hoca, Trk Edebiyat, XXIII/255, stanbul 1995, s. 23-24; Mustafa Kutlu, Letif, Letifnme,
TDEA, VI, 81; Fkra, Yeni Trk Ansiklopedisi, stanbul 1985, III, 916-917.

brahim Altunel

LATFE
( )
nsandaki ilh cevhere iaret eden tasavvuf terimi.
Szlkte ince, yumuak ey; aka anlamlarna gelen latfe kelimesi tasavvuf terimi olarak son
derece ince bir mna ifade eden, kelimelerle aka anlatlamayan, iaret yoluyla ehline
sylenilebilen, tadlarak ve yaanarak renilen bilgiler anlamnda kullanlmtr (et-Tarft,
lafe md.; Kn, s. 83). Sfler, insan insan yapan ve onun hakikatini oluturan ruhan cevhere
latfe-i rabbniyye veya rh-i menfh, bu ilh latifenin nefse en yakn mertebesine de latfe-i
insniyye adn vermilerdir. Latfe-i insniyyeye kalb, nefs-i ntka, hakkat-i insan da
denmektedir.
Sflere gre insan, ansr- erbaa denilen drt unsurla (toprak, su, hava ve ate) alt latifeden
meydana gelmitir. Bu alt latifeden biri halk lemine, dierleri ise emir lemine aittir. Halk lemine
ait olan latifeye nefs-i hayvn (nefs-i ehvn) ad verilir. Emir lemine ait olan latifeler kalb, ruh,
sr, haf ve ahfdr (bk. LETF-i HAMSE). Emir lemine ait olan latifelerin makam arn zerinde
olduundan bunlara l latifeler, halk lemine ait olan nefs-i hayvn ile drt unsurun makam arn
altnda olduu iin bunlara da sfl latifeler denmektedir. Cenb- Hak bir insan yarattnda drt
unsurla bu latifelerin her birini bedendeki yerlerine tevdi eder.
nsandaki ruhan latifeler insan insan yapan, onun eref-i mahlkt olmasn salayan ve onun
hakikatini oluturan ilh bir cevherdir. Akl- evvel, levh-i mahfz, hakkat-i Muhammediyye, nr-
Muhammed ve nefs-i kll gibi isimler verilen bu ilh hakikatin mazhar insandr. Onun insandan
baka hibir varlkta tecellisi sz konusu deildir. Bundan dolay insan madd yaps itibariyle
lem-i sagr (kk lem), tad bu ilh hakikat itibariyle lem-i kebrdir (byk lem) ve
yine bu sebeple insan Allahn yeryzndeki halifesi olarak kabul edilmektedir. Gklerin, yerin ve
dalarn yklenmekten korkup ekindii ilh emaneti insann yklenmi olmas da (el-Ahzb 33/72)
bundan dolaydr. nsandaki bu ilh latife Allah Telnn kn (ol) emriyle yaratlmtr, ancak
lmszdr; bedenin lmyle lmez. Cisim ve araz deildir; kendi kendiyle kimdir. Hem kendini
hem yaratcsn hem de evreni idrak eder. Bu zellikleriyle emir ve nehiylere muhatap klnmtr.
Sfler, her insanda yaratl itibariyle mevcut olan bu ilh latifenin fonksiyonlarn icra edebilmesi
iin seyr slk adn verdikleri ruh eitimin art olduunu sylemilerdir. Onlara gre byle bir
eitimden gemeyen insanlar nefs-i hayvnnin hkimiyeti altna girer, madd arzularnn esiri olur ve
mnev alanda hibir ilerleme kaydedemez. Tasavvuf ehlinin ve tarikat prlerinin gelitirip uygulad
seyr slk ad verilen terbiye usulleri insandaki ilh latifenin onun hayatna hkim olmasn
salamay amalar. Sfler, kmil bir mridin denetiminde uurlu ve disiplinli bir kulluk neticesinde
seyr slkn tamamlayan dervite ruhan latifelerin hkim hale geleceine, kalbinde mrifet ve
muhabbet-i ilh nurlar parlayacana, ilh mkefe ve mhedelere mazhar olacana inanrlar.
BBLYOGRAFYA


et-Tarft, lafe md.; Tehnev, Kef, II, 130; Serrc, el-Lma, s. 448; Kelbz, Taarruf
(Uluda), s. 250; Hcvr, Kefl-mahcb (Uluda), s. 536; Kueyr, Risle (Uluda), s. 183;
Gazzl, y, Kahire 1939, III, 3, 4; Kn, Ilt-fiyye, s. 83; Muhammed Prs, udsiyye
(trc. Abdullah Salh-yi Uk), stanbul 1323, s. 46; Ebl-Bek, el-Klliyyt, s. 469-471, 897-899;
brhim Hakk Erzurum, Marifetnme, stanbul 1330, s. 455-459; Gmhnev, Cmiul-ul,
stanbul 1276, s. 192-193, 222-224; Mehmed Nri emseddin en-Nakibend, Risle-i Murkabe,
stanbul 1282, s. 12-19; a.mlf., Mifthul-kulb, stanbul 1282, s. 15-19; Cafer Seccd, Ferheng,
Tahran 1403/1983, s. 48-50; rfan Gndz, Gmhnev Ahmed Ziyddin: Hayat-Eserleri-Tarkat
Anlay ve Hlidiyye Tarkat, stanbul 1984, s. 183-207; Hasan e-erkv, Mucem elfi-
fiyye, Kahire 1987, s. 245; Sleyman Uluda, Tasavvuf Terimleri Szl, stanbul 1991, s. 304-
305; Shigeru Kamada, A Study of the term sr (secret) in Sufi laif theories, Orient, XIX, Tokyo
1983, s. 7-27.

Osman Trer

LATF
(. 990/1582)
Tezkire yazar ve air.
Kastamonuda dodu. Evsf- stanbul adl eserinde geen baz ifadelerden hareketle ( Ktp., TY,
nr. 375, vr. 2b, 62a) 895-896 (1490-1491) yllarnda domu olduu sylenebilir. Asl ad Abdllatif
olup Latfyi mahlas olarak kullanmtr. Ceddi Ftih Sultan Mehmed devri airlerinden,
Akemseddinn olu Hamdi elebidir. Latf tahsiline Kastamonuda balad. Kendi eserlerinde ve
tezkirelerde verilen bilgilere gre i bulmak amacyla yirmi-yirmi be yalarnda iken stanbula gitti.
On-on be yl stanbulda kalan air, devrin defterdar skender elebiye sunduu mensur bir
bahriyye dolaysyla (Sleymaniye Ktp., Ali Nihad Tarlan, nr. 89, vr. 15b-16b) Belgrad maretinin
ktipliine tayin edildi. skender elebinin defterdarl 932-941 (1526-1535) yllarnda olduuna
gre tayini bu iki tarih arasnda ve Evsf- stanbulun telifinden sonra olmaldr. Kann Sultan
Sleyman devri inam kaytlarndan onun 939da (532-33) stanbulda bulunduu ve iki bayramda
sunduu kasideler karlnda beer yz ake inam ald anlalmaktadr (Ernsal, sy. 4 [1984], s.
16). Uzun sre Belgradda kalan Latf 950de (1543) stanbula dnerek yine baz imaret
ktipliklerinde bulundu. 953 (1546) ylnda tezkiresini hazrlayp Kann Sultan Sleymana takdim
etti ve Eb Eyyb-i Ensr Vakf ktipliine getirildi. 960ta (1553) bu grevinden azledilerek
Kann Sultan Sleymann Rodos maretinin ktipliine gnderildiyse de orada fazla durmayp
Msra geti. l Mustafa Efendi Msrda da ktiplikle megul olduunu syler (Knhl-ahbr,
Ktp., TY, nr. 5959, vr. 416a). Bir sre sonra stanbula dnen Latfnin son yllar hakknda yeterli
bilgi yoktur. k elebi 974te (1566-67) bitirdii tezkiresinde, Hl Msrda gh ir gh in ile
ibdet-i Hudya mvzibdir derken (Meiru-uar, vr. 107a) tezkiresini 994te (1586)
tamamlayan Knalzde Hasan elebi, onun stanbulda bulunduunu ve hayatnn son yllarn
yaadn ifade etmektedir (Tezkire, II, 835). Kefevnin Rznmesine ald Mesihzdeye ait bir
mektupta ise Latfnin 990da (1582) Msrdan Yemene giderken bindii geminin batmas zerine
boulduu bildirilmektedir ( Ktp., TY, nr. 4098, vr. 106a).
Tezkiresinde yer alan baz kaytlardan anlaldna gre Latf devrin hkmdarndan ve devlet
adamlarndan umduu ilgiyi grmemitir. Her ne kadar yazdklarnn halk arasnda yaylp
beenildiini ve eserlerinin padiah tarafndan takdir edilip bir ksmnn onun ktphanesine
konduunu sylyorsa da zikredilen kaytlarda her kaside sunuunda dier airlerden daha az ihsan
ald grlmektedir. yle anlalyor ki Latf devrinde airlik ynyle pek tannmamtr.
Genliinde 500 kadar gazel, otuz kaside yazarak bir divan tertip ettiini, sonradan kendini
gstermek iin in yolunun daha iyi bir yol olduunu farkederek buna girdiini ve yeni bir tarz ortaya
koyduunu belirten Latf kendisini byk airlerle deil mnlerle karlatrmaktadr. Kann
Sultan Sleyman dneminde derlenen Pervne Bey mecmuasnda Latfye ait ok az sayda gazel
bulunmas da onun yaad devirde airlik ynyle pek tannmadn gsterir.
Eserleri. Tezkiresinin mukaddimesinde kitap, risle, mneat ve makale olmak zere on iki adet telifi
olduunu syleyen Ltfnin balca eserleri unlardr: 1. Tezkiret-uar. Latfnin en nemli
eseri ve Tezkire-i Sehden sonra Anadolu sahasnda yazlan ikinci tezkire olup bir mukaddime,
fasl ve bir htimeden olumaktadr. Alfabetik tertibi, edeb tenkit ve hkmlerinin objektiflii gibi
zelliklerinden dolay orijinal bir eser kabul edilir. eitli ktphanelerde 100 civarnda nshasnn
bulunmas da grd rabetin bir ifadesidir. lk defa kdamc Ahmed Cevdetin bastrd eseri
(stanbul 1314), Mustafa sen, matbu nsha yannda yazma nshalarndan birini esas alarak
sadeletirip yaymlamtr (bk. bibl.). Eserin tenkitli metni, doksan yedi nshasn belirleyerek
ecerelerini ortaya koyan ve be nshay esas alp metni tesis eden Rdvan Canm tarafndan
hazrlanmtr (bk. bibl.). Uzun yllar ilim adamlarnca kaynak olarak kullanlan Ahmed Cevdet
nerinden hareketle varlan yarglarn bu sonuncu almadan sonra yeniden gzden geirilmesi
gerekmektedir. Salam olmayan bir yazmaya dayanan Ahmed Cevdet nerinde yer almayan birok
mlmat din, siyas ve itima tarih asndan nem tamaktadr. Tezkire, Osman Reer (Oskar
Rescher) tarafndan
Ahmed Cevdet neri esas alnp dokuz yazma nsha da kullanlarak Almancaya evrilmitir (Latifis
Tezkire, Tbingen 1950). 2. Evsf- stanbul. Bir mukaddime, alt fasl ve bir htimeden meydana
gelen bu risle 930da (1524) yazlmsa da mellif yeni bir mukaddime ekleyerek eserini 982de
(1574) III. Murada sunmutur. stanbulun zelliklerini ve halknn sosyal hayatn ortaya koyan
eserin Nermin Suner (Pekin) tarafndan hazrlanan yanllarla dolu bir neri mevcuttur (stanbul
1977). 3. Fusl-i Erbaa. Drt mevsimin zelliklerini anlatan, yer yer iirlerin de yer ald mensur
bir eserdir. Mnzara-i Latf adyla stanbulda baslan eser (1287), aslnda mstakil bir alma
olmayp mevsimlerle ilgili farkl zamanlarda kaleme alnan drt ayr rislenin (Fasl- Bahr, Fasl-
Tbistn, Fasl- Hazn, Fasl- Zemistn) bir araya getirilmesinden olumutur (Sevgi, Beinci
Milletleraras Trkoloji Kongresi, I, 263-265). 4. Nazml-cevhir. Hz. Alinin 207 hikmetli
sznn birer kta ile Trkeye tercmesinden ibarettir. Mukaddime ve htime ksmlar mensur,
alfabetik olarak dzenlenen szlerin tercmeleri ise manzumdur (stanbul Arkeoloji Mzesi Ktp., nr.
341, vr. 40b-66b). 5. Sbhatl-uk. 100 hadis tercmesi olup ba tarafta yer alan tevhid, nat,
sebeb-i telf ve evsf- pdih ile sondaki mnct ve tazarrut blmleri mesnevi
tarznda, hadis tercmeleri ise ktalar halindedir (nr. Ahmet Sevgi, Konya 1993). 6. Ensl-fusah.
Vezrizam Makbul brhim Paa hakknda nazm-nesir kark olarak sanatkrane bir slpla kaleme
alnan bu kk rislede Kannnin veziri tarafsz bir gzle deerlendirilmektedir. Rislede brhim
Paann faziletleri yannda zaaflarna da iaret edilmitir. 7. Evsf- brhim Paa. brhim Paann
katli zerine (. 942/1536) kaleme alnd anlalan bu mensur rislede paann meziyetleri
sralanmaktadr. Son iki risle, Latfnin ki Rislesi: Ensl-fusah ve Evsf- brahim Paa adyla
Ahmet Sevgi tarafndan yaymlanmtr (Konya 1986). kinci risle matbu tezkire nshasnda ve
Rdvan Canmn yaymlad tenkitli tezkire metninde de mevcuttur. 8. Esm sveril-Kurn.
Kurn- Kerm srelerinin isimlerini yirmi dokuz beyitte toplayan bir risledir. Latf, genliinde
bir divan tertip ettiini sylerse de (Tezkire, s. 298) bugne kadar byle bir eser ele gememitir.
Ancak eitli mecmualarda iirlerine rastlanmaktadr.
BBLYOGRAFYA


Latf, Tezkire, tr.yer.; a.e. (haz. Mustafa sen), Ankara 1990; a.e. (haz. Rdvan Canm), Ankara
2000; Seh, Tezkire, s. 138; k elebi, Meir-uar, vr. 106b-107b; Knhl-Ahbrn Tezkire
Ksm (haz. Mustafa sen), Ankara 1994, s. 268-269; Knalzde, Tezkire, II, 835-836; Kef-
unn, I, 387; Sicill-i Osmn, IV, 92; Osmanl Mellifleri, III, 134-135; W. Andrews, The Tezkire-i
uar of Latf as a Source for the Critical Evaluation of Ottoman Poetry (doktora tezi, 1970), The
University of Michigan; Ahmet Sevgi, Latfnin Rebiyye-i Ezhr Adl Eseri Kayp mdr?,
Beinci Milletleraras Trkoloji Kongresi, Tebliler: II. Trk Edebiyat, stanbul 1985, I, 263-265;
a.mlf., Latf (Hayat ve Eserleri) nceleme-Metin (doktora tezi, 1987), Gazi niversitesi Sosyal
Bilimler Enstits; a.mlf., Latfnin Gzden Kaan Bir Rislesi Yahut skender elebiye Sunduu
Bahriyye, S Fen-Edebiyat Fakltesi Edebiyat Dergisi, sy. 5, Konya 1990, s. 47-54; Byk Trk
Klsikleri, stanbul 1986, IV, 192-198; Halk pekten, Trk Edebiyatnn Kaynaklarndan Trke
uar Tezkireleri, Erzurum 1988, s. 50-61; Mustafa sen v.dr., air Tezkireleri, Ankara 2002, s. 35-
42; smail E. Ernsal, Trk Edebiyat Tarihinin Ariv Kaynaklar II: Kanun Sultan Sleyman
Devrine Ait Bir nmt Defteri, Osm.Ar., sy. 4 (1984), s. 16; Hseyin Ayan, Latfye Gre iir ve
ir, Atatrk niversitesi Sosyal Bilimler Enstits Dergisi, sy. 1, Erzurum 1993, s. 15-21; Nihat
etin, Latf, A, VII, 19-22; Abdlkadir Karahan, Tezkire, a.e., XII/1, s. 228; Mustafa Kutlu,
Latf, TDEA, VI, 71-72.

Ahmet Sevgi

LATFYE CAM
(bk. ABDLLATF CAM).

LATFOLU KONAI
Tokat il merkezinde bulunan XIX. yzyla ait konak.
Latifzdeler, Tokatn nfuzlu yan ailelerinden biri olup tapu sicil kaytlarndan renildiine gre
konak 1291 (1874) ylnda Latifzde Ms ve Osman tarafndan yaptrlmtr (zgen, s. 45-46).
Ayrca cephe mimarisi ve ssleme zelliklerinden XIX. yzyla ait olduu anlalan yapda klasik
slpta baz eski paralarn kullanlmas, burada daha nceleri bir evin bulunduunu ve Latifolu
Konann sz konusu evin yerine onun baz paralarndan da yararlanmak suretiyle yapldn
gstermektedir.
Bilhassa i ksmdaki sslemeleriyle dikkat eken iki katl konak Trk ev mimarisinde d sofal
denilen plan tipine gre ina edilmitir. L eklinde bir plann grld konan arkasnda,
ortasnda geni havuza sahip ta deli bir avlu bulunur. Konan bugn beyaz bir badana tabakasyla
rtl beden duvarlarnn aa karkaslarn arasnn kerpile doldurulmasndan ibaret bir teknikle
(hm) rld bilinmektedir. Alaturka kiremit kapl krma bir ats olan yapda at ile beden
duvarlarn da takn geni bir saak ayrr. Ahap saan alt yzeyi bezemelidir.
Konakta her iki katta da L eklinde bir plan uygulanmtr. Alt katta birbiriyle balantl iki ayr
sofa ve bu sofaya alan odalarla bir hamamdan oluan dzenleme grlr. ksmda yer alan sofaya
, avluya balanan dier sofaya ise hamamla balantl durumda olan bir oda alr. Kubbeli, iki
birimli kk hamamn dnda bu katta bir de mutfak yer alr. st katta uzunlamasna dikdrtgen bir
sofa ve bu sofayla balantl durumda oda mevcuttur. Ayn dorultuda sralanm bu odalardan en
byne sofann diyagonal bir geile keden baland bey odas, paa odas ya da selmlk
denilmektedir. ki blml olarak dzenlenen bu oda nde yatk dikdrtgen bir ksmla bunun
arkasndaki kubbeli blmden oluur. Arada bu iki blm birbirine balayan dilimli kemer burmal
stunlara oturmaktadr.
Latifolu Konandaki i ssleme ahap, al ve duvar resmi olarak grupta toplanabilir. Ahap
sslemeler i meknda olduka geni yer tutar. Odalarn ve sofalarn tavanlarnda, duvarlar stten
kuatan kornilerde, dolap kapaklar, kaplar, pencereler, raflar, nilerle kemer ve stun gibi mimari
elerde dekoratif bir ahap iilii grlmektedir.
Odalarn ivisiz olarak tamamen geme tekniinin baaryla uyguland, rlyef tarznda yksek
kabartma motiflere sahip kaplar kayda deer rneklerdir. zellikle bey odasnn tavan sslemesi n
plana kar. Ahap bezemeli tavann zengin bordrlerle evrili, aaya doru sarkt eklinde uzanan
yivli gbeiyle son derece zengin bir grnm meydana getirilmitir. Ayn odada yer alan ocan
davlumbaz ksmnda kk niler ve iri yaprak motiflerinden oluan al ssleme grlr. Ayrca alt
katta bey odasnn altna gelen, dou ynndeki oda ssleme zellikleri asndan dikkat ekicidir.
Burada, yine tavanda younlaan ahap sslemelerin dnda duvarlarda baz ksmlarda ift sra
halinde olmak zere cami, manzara, meyve, iek buketi tasvirli resimlere yer verilmitir. Gereki
bir anlayn hkim olduu bu ok renkli kompozisyonlar benzerlerine Anadoluda XVIII.-XIX.
yzyllarda cami, ev gibi yaplarda rastlanan rneklerdir. Odadaki ocan davlumbaz ve dayand
duvar, Osmanl inilerinin desenlerini hatrlatr tarzda tekrarlanan iekli vazo motifleriyle tekstil
karakterli bir bezemeye sahiptir. Bezeme al zerine renklendirilerek uygulanmtr.
Uzun yllar kendi haline terkedilen ve bu sebeple tahribata urayan yap, kapsaml bir restorasyonun
ardndan 1989 ylnda mze olarak ziyarete almtr. Geirdii restorasyonla bugn tamamen
yenilenmi olan Latifolu Kona d sofal tipteki planyla geleneksel Trk evlerine ait bir emay
srdrr. Yapnn cephe mimarisi ve ssleme zelliklerinde ait olduu dnemin etkisi aka
grlr. Konan st katnda porselen eya, silh, tak ve el ilerinden oluan eserler
sergilenmektedir.
BBLYOGRAFYA


Ersal Yavi, Tokat, stanbul 1986, s. 108-111; Mehmet nder, Trkiye Mzeleri, Ankara 1995, s.
252-253; Mutlu zgen, Geleneksel Anadolu Konutunun Oluumu Kapsamnda Tokat Latifolu
Konann Halkbilimi Asndan Deerlendirilmesi (lisans tezi, 2002), Hacettepe niversitesi Ed.
Fak.; Mahmut Akok, Tokat ehrinin Eski Evleri, A lhiyat Fakltesi Yllk Aratrmalar Dergisi,
II, Ankara 1958, s. 144-145; zkan Erturul, Zengin Bir Kltr Miras, Tokat Evleri ve Latifolu
Kona, Trkiyemiz, sy. 63, stanbul 1991, s. 54-61; Halit al, Trk Sivil Mimarisinin En Gzel
rnekleri, Tokat Evleri, Kltr ve Sanat, s. 24, Ankara 1994, s. 42-45; Metin Szen - Zeki Snmez,
Anadolu Trk Mimarisinde Konut, Anadolu Uygarlklar Ansiklopedisi, stanbul 1982, V, 870-874.

Selda Kalfazade

LAVTA
Telli bir msiki aleti.
Muhtemelen Almanca Laute veya talyanca liutodan Yunancaya laouto eklinde giren kelimenin
kkeni Arapa el-ddur. Trkeye Almancadan gemi olmaldr. Baz eski metinlerde lauta ve
lauta biimlerinde de yazlr. Lavta kelimesi Trkede anlamda kullanlmtr. 1. Organalojide
bir ses kutusu ile bir saptan oluan telli alglarn genel ad. Ksa ve uzun sapl olarak trlere ayrlan
lavtalar ayrca alnlarna gre yayl ve mzrapl olarak snflandrlr. Ud ksa sapl, tambur uzun
sapl lavtalarn en tipik rneidir. Ayrca ud ve tambur mzrapl; keman, kemene ve rebab yayl
lavtalardandr. 2. Rnesans ve erken barok dnemlerinde byk bir rabetle kullanlm olan Avrupa
saz. Trkede Avrupa lavtas, Rnesans lavtas gibi adlarla anlan bu saz uda ok benzemekte,
ancak sapnda perde balar bulunmaktadr. 3. XIX. yzyln ikinci yarsyla XX. yzyln ilk
eyreinde stanbuldaki gazinolarla algl kahvehanelerde fasl msikisi icra edilen profesyonel saz
takmlarnda yer alan tellimzrapl saz.
Yap bakmndan olduu gibi tn bakmndan da udla tambur aras bir saz olan ve gemii hakknda
ok az bilgi bulunan lavtaya Osmanl ve Dou minyatrnde aka tehis edilebilecek bir ekilde
rastlanmamaktadr. Evliya elebi, yaad dnemde stanbulda kullanldn syledii sazlar
arasnda lavtay zikretmez. emseddin Smi Kms-i Trksinde kelimenin Arapa uddan geldiini
ve bir nevi telli alg olduunu belirtir. Rauf Yekt Bey, lavtann bas ses veren bir alg olarak
bilhassa kemeneye refakat etmek ve Dou msikisinde uyumlu saylan akorlar desteklemek iin
kullanldn, ancak son zamanlarda ince saza alnmasnn doru olmadn belirtmitir.
Lavtann bilinen en eski resmi, Enderunlu Fzln 1793 tarihli Hbnnme ve Zennnme adl
eserinde yer almaktadr. Burada, tavan ad verilen dansya kemene ile birlikte bir lavtann elik
ettii grlmektedir. Ayrca ngiliz Thomas Allom (. 1872), talyan Amadeo Preziosi (. 1882) ve
Giovanni Brindesi (XIX. yzyl) gibi sanatlarn stanbul ehir hayatn yanstan resimlerinde lavtac
tasvirlerine de yer verilmitir. Sarayl bir kadnn tasvir edildii Allomun eserinin dndaki dier
tasvirlerde lavtaclarn Rum olduklar kyafetlerinden anlalmaktadr. Ortaada udun yan sra
kullanlan bir tr lavtann mevcut olduunu gsteren herhangi bir belgeye rastlanmamtr. Bir Dou
saz olan lavtann Maribler aracl ile spanyaya, oradan XIV. yzylda Fransaya ve dier
Avrupa lkelerine getii kabul edilmektedir.
Lavtann XIX. yzyldaki biimini Ortaa sonlarnda Bat Avrupada kazandktan sonra m
stanbula kadar yayld, stanbulun fethinden nce veya sonra bir ud tr olarak stanbul ve
evresinde mi doduu, yoksa daha yakn tarihlerde eitli yerel ud ve trlerinin kullanld
Balkanlarda yeni bir ud ekliyle mi ortaya kt kesin olarak bilinmemektedir. Yakn benzerlerine
Bat Avrupa ve Balkanlarda rastlanmad gz nne alnrsa lavtann stanbullu ltiyeler tarafndan
ekillendirilmi bir saz olduu ihtimali kuvvet kazanr. Bugn Yunanistanda laouto adyla anlan,
ud byklnde, armud gvdeli ve ksa perdeli sapl, metal telli iki tr saz kullanlmaktadr. Ayrca
yine son yllarda Yunanistanda laouto politiko denilen Osmanl lavtasnn da yaylmakta olduu
grlmektedir.
nceleri kemene ile birlikte daha ok keklerin dansna elik eden lavta XIX. yzyln ortalarnda
fasl heyetine girmitir. Tanbr Cemil Beye (. 1916) kadar yalnz Rum asll szendelerin daha ok
bir ritim saz gibi ald lavta Cemil Beyin elinde bir taksim sazna dnt. Cemil Beyden sonra
Refik Fersan ve Mesud Cemil Tel gibi szendeler tarafndan da icrada kullanlan lavtaya ilgi son
zamanlarda azalmtr. Fasl lavtaclarnn kulland ritmik mzrap vurular bazan alttan, bazan
stten btn tellere vurmaya dayalyd. Bir ksm dlerin de benimsedii lavta mzrab, babas da
lavtac olan d Yorgo Bacanostan (. 1977) sonra unutulmaya yz tutmutur. Trk msiki tarihinde
lavta icraclyla hret kazanm msikiinaslar arasnda yukarda zikredilenlerin dnda Hristo,
Andon ve Civan kardeler, Ovrik Efendi, Lutfi Bey zellikle zikredilmelidir.
Avrupa lavtasnda olduu gibi sapnda perde balar olan Osmanl lavtasnn gvdesi (ses kutusu)
udunki gibi armuddir. Hill biiminde 13, 15 veya 17 ahap dilimin yan yana yaptrlmasyla
yaplan gvde udun gvdesinden daha kk ve s olup uzunluu 44 cm., genilii 29 cm. ve
derinlii 14,5 santimetredir. Sap ise udunkinden uzundur (31 cm.). Dolaysyla tel boyu uda nazaran
10 cm. kadar fazla olup 68 santimetredir. Dzgn ve ska elyafl ladinden yaplan gsnde (ses
tablas) 8 cm. apnda fildii, baa, boynuz, sedef kapl ahap gibi malzemelerden oyulmu bir
kafesle kapatlan yuvarlak bir delik bulunur. Genellikle iki ucunda birer ku ba kabartmas yer alan
eii gse yapktr ve ayn zamanda tel takozu ilevi grr. Eikle gs delii arasnda daha ok
ince bir baa tabakasndan yaplan mzraplk yer alr. Bu ise mzrabn zedelemesine kar gs
korumak iindir. Udunki gibi esnek bir maddeden olan mzrap dar ve uzundur. Eskiden kartal telei
sap veya baadan yaplan mzraplar da kullanlrd. Udda olduu gibi ba parmakla iaret parma
arasnda kullanlan mzrap tellere bazan alttan, bazan stten vurulur. Burguluk da uddaki gibidir,
ancak daha kktr, sonunda aatan oyulmu bir ku ba figr bulunur.
Kemene ile birlikte en ok sslenmi Osmanl saz olan lavta ift olmak zere drt tellidir. Tek
olan en pest teldir (bam). Eskiden genellikle tellerin drd de ift olarak taklrd. Nev teli iin
eskiden barsak teller kullanlrd, gnmzde ise naylon teller taklmaktadr. Dier teller daha
nceleri olduu gibi gm veya bakr sargl ibriimdendir. Lavtann en yaygn akort biimleri
tizden peste doru yledir: Nev (orta sekizlideki re), rast (orta sekizlideki sol), yegh (pest
sekizlideki re), kaba rast (pest sekizlideki sol) veya nev (re), rast (sol), kaba rgh (pest
sekizlideki do), kaba acemairan (pest sekizlideki fa). Eski lavtalarda sapn bittii yerde tiz rgh
(tiz sekizlideki do) perdesi yer alrd. Gnmzde sap biraz uzatlan lavtada sapn sonuna tiz nev
(tiz sekizlideki re) perdesi balanmaktadr.
BBLYOGRAFYA


Mahmut Ragp Gazimihal, Musiki Szl, stanbul 1961, s. 147; Rauf Yekta, Trk Musikisi, s. 89-
90; Blent Aksoy, Avrupal Gezginlerin Gzyle Osmanllarda Musiki, stanbul 1994, s. 60, 277;
Mesut Cemil, Kaybolan Trk Saz Lvta, MM, XXV/276 (1972), s. 4-5.

Fikret Karakaya

LAWRENCE, Thomas Edward
(1888-1935)
Arkeolog ve ngiliz ajan.
16 Austos 1888de ngilterenin Galler blgesinde Tremadoc kasabasnda dodu. Arabistanl
Lawrence (Lawrence of Arabia) diye tannmtr. rlandada geni arazileri olan babas Baron
Edward Robert Chapman, eini ve drt kzn terkederek Dublinde ocuklarnn mrebbiyesi Sara
Maden Junner ile yaamaya balad ve bu sebeple aile adn deitirip Lawrence soyadn ald.
Einin boanma taleplerini reddetmesi ve zerindeki sosyal basklar yznden Saray ve ondan
doan ocuklar Thomas Edward ile Bobu yanna alp skoyaya gitti (1889). Bir sre Man
adasnda ve Fransann kuzey sahilindeki Dinard blgesinde yaayan aile ocuklarn eitimi iin
1896da ngiltereye dnp Oxfordda yerleti. Lawrencein ilk eitimini deiik blgelerde yapmas
onun eitli dilleri ve farkl hayat tarzlarn tanmasn salad. Ancak anne ve babasnn resmen evli
olmadklarn renmesi psikolojik durumunu etkiledi. Zaman zaman ailesinden uzaklaan Lawrence
1906da bisikletle Fransa turuna kt. Geri dndnde asker olmak iin Cornwalldaki bir topu
birliine yazld. Burada yaklak sekiz ay kald. Cornwalla giden babas askerlikten ayrlmas iin
gereken tazminat deyerek eve dnmesini salad.
Ayn yl St. Johns College iin yapt burs bavurusundan sonu alamayan Lawrence 1907de
Oxforddaki s Okulunun tarih bursunu kazand. Lawrencein gelecei iin endielenen babas, onu
Canon Christopher aracl ile Oxford niversitesinin iki arkiyatsyla tantrd. Bunlardan ilki
Oxfordda Arapa profesr olan David Margoliouth, ikincisi Ashmolean Mzesi mdr, arkeolog
ve ngiliz istihbarat rgtnde danmanlk yapan D. G. Hogarth idi. Hogarth Lawrencein deta
babaln stlendi. Ona arkeoloji zevkini alad. Kendisini ngiliz milliyetilii fikrini savunan
Round Table dergisi etrafndaki bir grup ile tantrd. Bu grubun Lawrencein fikir dnyasnn
olumasnda nemli katks olmutur.
Hogarthn ynlendirmesiyle 1907de Fransz atolar ve savalar konusunda almalar yapan
Lawrence, ertesi yl Suriye ve civarnda Hal asker mimarisi konulu bir tez yapmaya karar verdi.
almalar iin gereken malzemeleri Hogarth salad. Osmanl topraklarndaki aratrmalarnda
kendisine kolaylk salanmas iin resm izinler alnd. Arap topraklarnda nasl davranmas gerektii
hususunda Oxfordda yaayan Arap arkada N. Udeh ve seyyah Charles Doughtyden bilgi edinen
Lawrence 1909 Hazirannda Londradan yola kt ve 7 Temmuz 1909da Beyruta vard. Yapt
plana ve Hogarthn kendisine verdii haritalara gre o zamanki Suriye topraklarnda 1000 millik bir
seyahat gerekletirerek yolu zerindeki Hal kalelerini inceleyecekti. Beyruttan hareketle yaya
olarak Saydaya, oradan Safed, Taberiye, Nsriye ve Hayfaya gidip tekrar Akk zerinden
Saydaya dnd. Turistten ziyade bir yerli gibi hareket eden, Arap yiyecekleri yiyip Arap kyafetleri
giyen Lawrence, Arap topraklarndaki bu ilk tecrbesinin ardndan Trablusama yneldi. Oradan
Lazkiye, Antakya, Halep ve Urfaya gitti. Daha sonra ama geti. Bu gezisinde bir yandan
Arapa renip toplum yapsn tanrken te yandan teziyle ilgili malzeme toplad. 1910da
ngiltereye dnerek tezini sundu ve ok baarl bulundu.
1910 yaznda Hogarth, Lawrenceden Nizipin gneydousunda Suriye snrndaki Kargamta
British Museum adna srdrd Hitit arkeolojik kazlarna katlmasn istedi. O srada Osmanl
Devleti zerinde etkin olan ve ngilizleri rahatsz eden Alman nfuzuna kar ngiliz istihbarat
Anadoludaki bu tr faaliyetlerle yakndan ilgilenmekteydi. Lawrencein bu kazya katlmas dolayl
da olsa onu ilk defa ngiliz istihbaratnn emsiyesi altna soktu. Ancak bata Hogarth olmak zere
Lawrencei yetitirenler henz onu yeterli bulmadklarndan nce Beyrut yaknlarnda Cbeylde
Amerikan Misyoner Okuluna gndererek Arapasn gelitirmesini saladlar. Hogarth 1911
ubatnda Lawrence ile Cbeylde buluup birlikte seyahate ktlar. Beyrut, Hayfa, Nsriye,
Yermk gibi yerleri dolaarak Dera Hicaz Demiryolu stasyonuna kadar gittiler; oradan Humus ve
Halep zerinden Kargama ulatlar. Hogarth ksa bir sre sonra kaz iini Lawrencee brakp
Londraya dnd. Bu dnemde bedev Araplarn arasna kararak onlarn hayat tarzlarn,
geleneklerini renen Lawrencein bedevler arasnda sk sk dolamas Osmanl yetkililerinin
dikkatini ekti ve bir defasnda hapse atlacak kadar takibata urad. 1913 yaznda Londraya giden
Lawrence birka ay sonra tekrar Kargama dnd. 1914 yl banda Hogarthn tlimatyla Filistin
Aratrma Vakf adna bilimsel bir inceleme gezisine katld. ngiliz ordusundan yzba S. F.
Newcombeun nezaretinde gerekleen bu gezi, aslnda Sn lnde geitlerin ve su kaynaklarnn
yerini belirlemek iin yaplan bir asker istihbarat almasyd. Bylece Lawrencein o gne kadar
ngiliz istihbarat ile dolayl ilikisi dorudan ilikiye dnt. Alt hafta sren almalar srasnda
geitlerin ve su kaynaklarnn haritasn karan ekip Osmanl yetkilileri tarafndan Akabeye
sokulmad. Ancak Lawrence bir yolunu bularak kasabaya girdi ve nemli bilgiler edindi. Osmanl
demiryollaryla ilgili bilgiler toplamaya devam eden Lawrence, zellikle Toroslardaki demiryolu
geitleri hakknda ngiliz istihbaratna raporlar hazrlad ve raporlarn takdim etmek zere Haziran
1914te Londraya dnd.
Lawrence, I. Dnya Sava balaynca Hogarthn tavsiyesi zerine Kahiredeki Asker Haberalma
rgtnde grevlendirildi. Sonradan Arap Brosu ad verilen bu rgtte temen rtbesiyle
almaya balayan Lawrence, asker haritalar hazrlama ve zellikle Kanal Harektnn ardndan
ngilizlerin eline geen Osmanl esirlerini sorgulama ve bilgi toplama almalarnda grev yapt.
Ksa zamanda yzbala ykseldi, ancak snrl yetkilere sahipti. Bro hizmetleri dnda kendisine
verilen ilk grev, Ktlamrede ngiliz kuvvetlerini kuatan Osmanl kuvvetleri kumandan Halil
Paay kuatmay kaldrmas iin ikna etmekti. Mart 1916da Basraya giderek Halil Paaya
kuatmay kaldrmas iin 1 milyon -bazlarna gre 2 milyon-sterlin rvet teklif etti. Paadan ret
cevab alnca ilk operasyon grevinde baarsz oldu. Bu olaydan sonra Irakta bir Arap isyan
planlayan ngilizler bunun iin Lawrencei grevlendirdiler. lk i olarak eski Osmanl Meclisi
Mebsan yelerinden Sleyman Feyzi ile grerek kendisinden ngilizlerin hazrlayaca isyana
nclk etmesini isteyen Lawrence bu giriimden de istedii neticeyi alamad. Mays 1916da
Kahireye dnd.
Haziran 1916da Hicazda erf Hseyinin Osmanl Devletine kar ayaklanmasnn ardndan
Lawrence bu blgede grev almak istedi. Ekim 1916da Kahiredeki ngiliz Brosu sekreterlerinden
Ronald Storrs ile Ciddeye giderek erf Hseyin ayaklanmasnda yer ald. ngilizlerle erf
Hseyin ve oullar arasnda araclk yapmak ve isyann ngilizlerin lehinde sonulanmas iin
faaliyet gstermek zere grevlendirilen Lawrence bedevlere datlmak zere bol para ile
desteklendi. Lawrencein, 1916 ylnn son gnlerinden 1918 Ekiminde amn ngiliz kuvvetlerince
alnmasna kadar geen yirmi iki ay boyunca ayaklanan Araplarn banda bulunduu ve btn
eylemleri onun ynettii iddia edilmitir. Halbuki isyann planlanmasndan bile haberi olmam,
isyandan sonraki srenin bir yla yakn ksmn Kahire, Cidde ve Sveyte, alnndan sonra da
Kudsteki karargh merkezinde geirmitir. Fiilen asker harekta ve cephe gerisindeki bilgi
toplama faaliyetlerine katld sre be ay kadardr. Bu srede balca faaliyetleri Medinedeki Trk
birliine yardm salayan Hicaz demiryolunun tahrip edilmesi, baz Trk birliklerine baskn
yaplmas ve rtbesinin binbala ykseltilmesine vesile olan Akabe Limannn ele geiriliinde
bulunmasdr. erf Hseyin isyanndaki rol asker olmaktan ziyade siyasdir. Savan ardndan Bat
kamuoyuna, deta Osmanl Devletinin karsnda tek bana mcadele eden ve Osmanl ordularnn
Arap yarmadasndan karlmasn salayan yegne kii gibi sunulmas ayaklanmadaki rolnn
abartlmasna sebep olmutur. Sava sonrasnda ngiliz hkmetinin Araplara kar politikalarnda
Lawrencein dncelerini nemsememesi de onun ngiliz istihbaratnn ortaya koyduu suni bir
kahraman olduunu gstermektedir.
amn ngilizlerin eline gemesi zerine Londraya dnen Lawrence, burada erf Hseyinin
oullar ynetiminde Arap devletinin kurulmas iin faaliyet gsterdi. Bu srada ngiltereye giden
erf Faysala danmanlk yapt, siyonistlerle onun arasnda ara buluculuk giriimlerinde bulundu.
Siyonist hareketin, komular Araplarn hayat seviyesini ykselteceini savundu. Faysaln Paris
Bar Konferansna girebilmesi iin alt, ancak hibir giriiminde baarl olamad. Lawrencei
kullanp albay rtbesine ykselten ngiliz istihbarat artk onu devre d brakmaya balamt.
Lawrence de 1922de albay rtbesini terkedip kimliini gizleyerek Ross adyla hava kuvvetlerine
girdi. Kimlii anlalnca Shaw ismiyle tank birliine geti, ardndan tekrar hava kuvvetlerine dnd.
1927-1930 yllar arasnda Hindistanda alt, burada kendisine verilen grevler tamamen masa
ba ilerdi. 1935 ubatnda emekliye ayrld. Kulland motosikletle yapt kaza, bazlarna gre
ise suikast sonucunda 19 Mays 1935te ld.
Frsat bulduka bir eyler yazmay det edinen Lawrencein tannmasn salayan eseri Seven Pillars
of Wisdom adyla yaymlad htratdr. Htralarn 1919da kaleme almaya balam, ancak
muhtemelen ngiliz istihbaratnn istekleri zerine yaad btn olaylar anlatmamtr.
Olaylar daha ziyade ngiliz ovenizmine ve propaganda amacna ynelik olarak abartl bir dille
aktard, Trklere kar duyduu ar nefreti Arap sempatizanl ile rtmeye alt, srekli
deiken bir kimlik ortaya koyduu, bu arada yanl, yalan ve hatta iftira niteliinde bilgilere de
bavurduu grlmektedir. ngiliz aratrmaclar bile zaman zaman bu elikilere dikkat
ekmilerdir. lk olarak 1926da 128 adet baslp zel kiilere gnderilen kitabn ertesi yl Revolt in
the Desert balyla bir zeti yaymlanm, tam metni ise 1935te lmnden sonra baslmtr. 1910
ylnda tamamlad tezi Crusader Castels ile (1936, Oxford 1988) hava kuvvetlerinde alt
yllarda tuttuu gnln yannda (The Mint, Jonhatan Cape 1955) gazete ve dergilerde yaymlanm
birok makalesi bulunmaktadr.
BBLYOGRAFYA


T. E. Lawrence, Seven Pillars of Wisdom, Jonathan Cape 1964, tr.yer.; L. Massignon, Parole
donne, Paris 1962, s. 286-291; L. Thomas, With Lawrence in Arabia, London, ts., s. 73, 293; Ph.
Knightley - C. Simpson, The Secret Lives of Lawrence of Arabia, London 1969, s. 7-50; Subh el-
mer, Lavrens kem arafth, Beyrut 1969; J. E. Mack, A Prince of Our Disorder, The Life of T.
E. Lawrence, Boston 1976, s. 138-146; Vincent-Mansour Monteil, Lawrence dArabie le lvrier fatal
1888-1935, Paris 1987, tr.yer.; J. Wilson, Lawrence of Arabia, London 1989, tr.yer.; L. James,
The Golden Warrior: The Life and Legend of Lawrence of Arabia, London 1990, tr.yer.; A.
Hourani, Islam in European Thought, Cambridge 1991, s. 116-128; Orhan Kololu, Bedevi Lavrens
Arap Trk, stanbul 1993; Suleiman Mousa, T. E. Lawrence and His Arap Contemporaries, Ar.S,
VII (1985), s. 7-21; Salahi R. Sonyel, Albay T. E. Lavrence, Haimi Araplarn, Osmanl
mparatorluuna Kar Ayaklanmalar in Nasl Aldatt (ngiliz Belgelerine Gre), TTK Belleten,
LI/199 (1987), s. 231-255; Lawrence, Thomas Edward, EBr., XIII, 829-830.

Orhan Kololu

LYEZL
(bk. BEK).

LYHA
( )
Osmanl brokrasisinde rapor veya taslak tr belgeye verilen ad.
Arapa asll bir kelime olan liha dnlen bir eyin yaz haline getirilmesi anlamna gelir.
Osmanllar lyihay rapor ve taslak olmak zere iki ayr belge tr iin kullanmlardr. Rapor
mahiyetindeki lyihalar kendi ilerinde de birka gruba ayrlr. Bunlarn arasnda belki en ok
kullanlan ve en ok bilineni slahat lyihalar olup herhangi bir konuda dnlen slahatn bir kii
veya daire tarafndan kaleme alnm metni ve belgesidir. Osmanl tarihinde bu tr birok lyiha
hazrlanmtr. En mehurlar Tatarck Abdullah Efendi, Koca Ysuf Paa, Abdullah Birr Efendi,
Sdullah Enver, Fik Paa gibi ahslar tarafndan yazlm olanlardr. Bu gruba giren ikinci lyiha
tipi bir memuriyet veya tefti sonrasnda tesbit edilen hususlarn kaleme alnd belgelerdir. Bu tr
lyihalar iinde yabanc bir devlet nezdine gnderilen memurlarn intibalarn bildirdikleri lyihalar
da vardr. Mesel Yver Sleyman ve Yzba saf beylerin ran memuriyetleriyle ilgili lyihalar
bunlardandr (BA, Y.EE, nr. 14-117-126-7). nc tip lyihalar bir mesele hakknda gr bildirir
ki bunlara rnek olarak Mustafa Reid Paann Paris Muahedesi ve gayri mslim tebaaya verilen
imtiyaz ferman hakkndaki itirazlara cevap mahiyetinde olan lyihas gsterilebilir (Cevdet, I, 76-
83). Esbb- mcibe lyihalar ise yeni konulacak bir kanun veya bir kanunda yaplacak deiikliin
sebeplerini aklamak zere kaleme alnr. Elviye-i selse ile ilgili olarak hazrlanan lyiha bu gruba
rnek olarak verilebilir (BA, DUT, nr. 1/2-5). Taslak mahiyetindeki lyihalar kanunnme,
nizamnme, tlimatnme, mukavelenme, artnme gibi belgelerin taslaklar niteliindedir. Bunlar,
resm daireler tarafndan hazrlanabildii gibi devletle bir mukavele yapacak irket veya ahslar
tarafndan da kaleme alnp resm makamlara sunulabilirdi.
Lyihalarn btn dier belgeler gibi kdn st kenarna yakn bir yerinde hve iareti yer alr.
Biraz boluk brakldktan sonra lyihann neye dair olduu yazlr. Lyihalarda elkb bulunmaz.
Ancak yazlan makama gre takdim ifadesi deiik olur. Lyihalar mahiyetlerine gre kdndan
tertip ekline kadar farkllk gsterir. Rapor mahiyetinde olanlarda kullanlan ktlarn bykl
raporun uzunluuna gre deiir. ok uzun olanlar birka sayfa halinde ve defter eklinde yazlmtr.
Tek takrirlik kt kullanldnda marj sada, ift takrirlik kt kullanldnda marj yapran b
yznde sada, a yznde soldadr. Taslak niteliindeki lyihalar zerinde dzeltmeler
yaplabileceinden kdn kullanl da farkldr. Bunlarda lyiha metni ya
karn yark denilen ekilde, yani kt uzunlamasna ikiye blnerek bir yarsna yazlr veya defter
eklinde yapran b yzne yazlp sonraki yapran a yz bo braklrd. Bunun sebebi
kartma, ilve ve dzeltmelerin kmalar eklinde buralara yaplmasyd.
BBLYOGRAFYA


BA, rade-Meclis-i Mahss, nr. 3379; BA, DUT, nr. 1/2-5; BA, Y.EE, nr. 14-88/5-88-12, 14-117-
126-7, 8, 18-525/275-128-27, 25-1289-52-73, 37-313-47-112; Cevdet, Tezkir, I, 76-83; Mbahat
S. Ktkolu, Osmanl Belgelerinin Dili (Diplomatik), stanbul 1994, s. 335-339; Tatarck Abdullah,
Sultan Selm-i Slis Devrinde Nizm- Devlet Hakknda Mtlat, TOEM, VII/41 (1332), s. 257-
284; VII/42 (1332), s. 321-346; VIII/43 (1333), s. 15-34; Enver Ziya Karal, Ragp Efendinin
Islahat Lyihas: II. Mahmud Devri, TV, sy. 5 (1942), s. 356-368; a.mlf., Nizm- Cedde Dir
Lyihalar 1792, a.e., sy. 6 (1942), s. 414-425.

Mbahat S. Ktkolu

LZIM
(bk. LZUM).

LAZKYE
( )
Suriyenin en byk liman ehri.
Akdeniz kysndaki bnihn Burnu sayesinde iddetli frtnalardan korunan bir kesimde kurulmutur.
lkalardan beri nemli bir liman ehri konumunda olmasndan dolay blgede meydana gelen ticar
ve siyas mcadelelere sahne olmu ve sk sk iktidar deiikliine uramtr. Milttan nce tesis
edilen ehrin Fenikeliler dnemindeki ad Ramtha idi. Milttan nce III. yzylda I. Selefkos
tarafndan yeniden kurulan ehre annesi Laodiceye atfen Laodicea (Laodikeia) ad verilmitir.
Lazkiye (Latakia, el-Lzkyye) ismi de buradan gelmektedir. Milttan nce 64te Pompey tarafndan
Roma hkimiyetine alnan ehir Roma dneminde i savalara mruz kald ve nemli tahribata
urad. Milttan sonra IV. yzyln son eyreinde Bizans ynetimine girdi ve I. Iustinianos
zamannda Theodorias eyaletinin merkezi oldu.
Lazkiye, slmn yaylma srecinde Humus (Hms) Valisi Ubde b. Smit kumandasndaki slm
ordusu tarafndan fethedildi. ehirden kaan hristiyanlarn hara demeleri artyla dnmelerine izin
verildi ve kiliseleri korundu. ehrin ilk camisini de Ubde yaptrd. 720 yl civarnda Bizansllar
denizden saldrarak ehri tahrip ettiler ve halk esir aldlar. Emev Halifesi mer b. Abdlazz
dneminde esirler fidye karl kurtarld, ehir tekrar tamir ve ihya edilmeye baland. II. Yezd
ehrin yeniden yaplanmas almalarn devam ettirdi ve gvenliini arttrd (Belzr, s. 189-190).
Abbslerin ilk asrlarnda Lazkiyenin dikkate deer bir konuma sahip olmad grlmektedir. X.
yzylda bir sre Hamdnlerin hkimiyeti altnda kalan ehir 970te Bizans ynetimine girdi.
Lazkiyenin gneyi mslmanlarla Bizansllar arasnda yaklak bir asr snr vazifesi grd.
Bizansta i karklklarn etkili olduu XI. yzyln ortalarnda Lazkiye tekrar mslmanlarn eline
geti. 1086da Seluklu Sultan Melikah ehir ve evresine hkim oldu.
Lazkiyenin blgenin en nemli liman ehri olmas el deitirmesine sebep olmaktayd. I. Hal
Seferi srasnda 1098de Hallarn eline geti. Bu tarihten itibaren Bizans ile Hallar arasnda sk
sk el deitiren Lazkiye, 1108de Tankred tarafndan Antakya Prinkepslii ynetimine dahil edildi.
Atabeg mdddin Zeng adna Halepi ynetmekte olan Emr Savar 530da (1136) Lazkiyeye
aknlar dzenleyerek ok sayda esir ald. Ardndan Zengler ile Antakya Hallar arasnda nfuz
mcadelesi alan haline gelen Lazkiye 584te (1188) Selhaddn-i Eyybnin hkimiyetine girdi.
Hallar limanda bulunan Sicilya gemilerine bindirip gnderen Selhaddin cizye demeleri artyla
hristiyanlarn ehirde kalmasna msaade etti. Hallarn aralklarla ehri zaptetme teebbslerine
ramen 1260a kadar Eyyblerin Halep kolu ynetiminde kalan Lazkiye, bu tarihte Moollarn
Eyyblerin Halep koluna son vermesiyle Antakya Hallarnn eline geti. Msr Memlk Sultan I.
Baybarsn blgedeki Hal varln sona erdirme mcadelesi srasnda Lazkiye yllk 20.000 dinar
vergiye tbi tutuldu (673/1274-75) ve Kalavun tarafndan 686da (1287) Hal ynetimine son
verilmesiyle tamamen Memlk hkimiyetine girdi. Memlkler dneminde nce Trablusama,
ardndan Hamaya bal olarak ynetilen Lazkiye gelime gsterememi ve giderek nfus kaybna
uramtr. Ancak Ortaada Akdeniz ticaretinin nemli liman ehri olarak Antakya, Halep, Hama ve
Humusun antreposu hizmetini grd. Bu devirde baz ilim adamlar da yetitirmi olan Lazkiyenin
mehur simalar arasnda fi fakihi Nasrullah b. Muhammed b. Abdlkav el-Lzik, muhaddis
Esad b. Muhammed el-Lzik ve msiki limi Muhammed b. Abdlhamd saylabilir.
1516da Yavuz Sultan Selimin Halep ve Suriyedeki Memlk hkimiyetine son vermesiyle Lazkiye
Osmanl ynetimine girdi. lk dnemde Trablusam eyaletine bal sancak merkezi yaplan Lazkiye
uzun mddet iltizam usulyle ynetildi. Ktib elebi de Lazkiyeyi Trablus vilyeti muktaas
arasnda gstermektedir (Cihannm, s. 590). 1730da Lazkiyede bir sredir blgeyi idare eden
Azmzdelere kar gl bir ayaklanma oldu ve civar ehirlerde de etkisini gsteren isyan sonunda
ksa sreli de olsa Trablusam,
Lazkiye ve am gibi nemli merkezleri ynetmekte olan Azmzdelerin grevlerine son verildi.
1831-1840 Msr idaresi devrinde meydana gelen silhszlandrma, mecburi askerlik ve yksek vergi
uygulamalar Lazkiyede ayaklanmalara yol at. ehir ardndan am eyaletine baland ve 1864
Vilyet Nizamnmesine gre kurulan Suriye vilyetine tbi Trablus sancana bal bir kaza merkezi
haline geldi. 1880de kazadan oluan bir sancan merkezi oldu. XIX. yzyln ikinci yarsnda
Beyrutun bir liman ehri olarak hzla gelimesi Lazkiyenin nemini azaltt; 1887de Beyrut vilyet
statsne ykseltildi ve Lazkiye Beyruta bal bir sancak oldu. Bu stat Osmanl dneminin sonuna
kadar devam etti.
Osmanl ynetiminin son yllarnda rm 1331 (1915-16) tarihi itibariyle Lazkiye mutasarrfl drt
kaza ve drt nahiyeden mteekkil olup 147.694 kiilik toplam nfusun 51.259u Lazkiye kazasna
aitti. Bu nfusun 25.938i Snn, 20.796s Nusayr ve 4525i hristiyand. Hristiyanlarn byk
ounluunu Ortodokslar oluturmakta, ardndan srasyla Mrnler, Ermeniler ve Protestanlar
gelmekteydi. Lazkiye merkezine bal nahiyelerde de 7584 kiilik bir Trkmen nfusu vard (Mehmed
Refik - Mehmed Behcet, Beyrut Vilyeti II, s. 534, 570-576). ehirde elli cami ve mescidle sekiz
kilise bulunuyordu. Lazkiye blgenin en youn Nusayr nfusuna sahipti. II. Abdlhamid devrinde
Nusayrleri Snnletirme abalar erevesinde cami ve okul yapmna nem verilmekle birlikte
Nusayrlerin inanlarn koruduklar grlmektedir. II. Merutiyet dneminde Lazkiye Osmanl
meclisinde iki mebusla temsil edilmitir.
I. Dnya Sava sonunda Ekim 1918de Lazkiye ngilizler tarafndan igal edildi. Hemen ardndan
Fransz asker birlikleri de ehre girdi. Osmanl Devletinin blgeden ekilmesi zerine bamsz bir
Arap devleti ierisinde yer alacaklar beklentisiyle hareket eden Lazkiye ve Cebelinusayriyye ileri
gelenleri Franszlara kar direnmeye baladlar. 1920 San Remo Konferansnda Suriye ve Halep
vilyetlerinin Fransa manda ynetimine verilmesiyle Lazkiyede yeni bir dnem balad. Modern
Suriye snrlar ierisinde kalan blgeyi drt ayr idar birime ayran Franszlar Lazkiye, Tartus ve
Cebelinusayriyyeden oluan blgede Alevler topra ad altnda bir idar birim kurdular (1920).
Bu dnemden itibaren Nusayrler iin Alev tabiri kullanlmaya baland ve idar birimin ad
1922de Alevler Devleti olarak deitirildi. Franszlarn Alevleri ne karan politikalarna
Snnlerden tepki gelince 1930da idar birime Lazkiye hkmeti ad verildi. Bu ekime Suriye ile
birleme konusunda da yaand. Snnler am hkmetiyle birlemek isterken Alevler mevcut
statnn korunmasna almaktayd. 1936da yaplan bir dzenleme ile Lazkiye Suriyeye dahil
edilerek bir muhafaza merkezi oldu. Franszlarn 1946da Suriyeden ayrlmas zerine Lazkiye
tamamen merkez hkmetin ynetimine girdi.
Lazkiye Liman manda ynetimi dneminden itibaren gelimeye balamtr. Franszlarn blgedeki
asker varln glendirmede ve hkimiyetini pekitirmede limann vazgeilmez bir rol olmutur.
II. Dnya Savandan itibaren yeni yatrmlarla srekli gelitirilen liman, Suriye d ticaretinin
geliimine paralel olarak Lazkiyenin gelimesine de nemli katkda bulunmutur. Bu durum
Lazkiyenin nfus artnda da grlmektedir. 1960ta 68.000 olan nfus 1970te 126.000e ve
1987de 241.000e, 2003te 417.000e ulamtr. Bu nfusuyla Lazkiye Suriyenin am, Halep ve
Humustan sonra drdnc byk ehridir. ehrin merkezi olduu ayn adl idar blmn nfusu ise
1.143.000dir. Lazkiyede 1971de bir niversite kurulmutur. 1988 Akdeniz Oyunlar burada
dzenlendiinden gelimi spor tesislerine sahip olup alt yap bakmndan Suriyenin sahil turizmine
en uygun ehridir. rr ve ya fabrikalarnn yan sra balklk, deri tabaklama ve snger avcl
nemli gelir kaynaklardr. Lazkiye Limanndan ihra edilen rnler arasnda zift, tahl, pamuk,
ttn, meyve, bitkisel ya ve yumurta saylabilir.
BBLYOGRAFYA


Belzr, Fth (Fayda), s. 189-190; Makdis, Asent-tesm, s. 54, 154, 190; Ykt,
Muceml-bldn (Cnd), V, 6-7; Ktib elebi, Cihannm, s. 590; Salnme-i Vilyet-i Beyrut,
defa 7. (1326), s. 361-390; Mehmed Refik - Mehmed Behcet, Beyrut Vilyeti II: iml Ksm,
Beyrut 1334, s. 533-576; a.mlf.ler, Vilyet Beyrt, Beyrut 1987, II, 373-486; Mehmet Ali Ayni,
Hatralarm (Canl Tarihler: 2 iinde, nr. Trkiye Yaynevi), stanbul 1945, s. 64-76; Abdul-Karim
Rafeq, The Province of Damascus: 1723-1783, Beirut 1970, s. 107-118; Ramazan een, Salhaddn
Devrinde Eyybler Devleti, stanbul 1983, s. 105, 164, 210, 212, 231; Ali Sevim, Suriye ve Filistin
Seluklular Tarihi, Ankara 1983, s. 130, 133, 150, 252-253; Philip S. Khoury, Syria and the French
Mandate, Princeton 1987, s. 99-102, 520-525; A. Komnena, Alexiad (trc. Bilge Umar), stanbul
1996, s. 344, 348, 350, 352-353, 355-356, 362, 405, 426, 432; D. Douwes, The Ottomans in Syria,
London 2000, s. 197; hsan Cafer, el-Laye, el-Fayal, sy. 58, Riyad 1982, s. 35-41; Esat
Arslan, Trk zleri Asndan Suriyeye Genel Bak: Yzyl ncesi am ve Lazkiye Kentleri,
Asker Tarih Blteni, sy. 38, Ankara 1995, s. 125-155; Kmsl-alm, V, 3963-3964; E.
Honigmann - [Besim Darkot], Lzkiye, A, VII, 22-25; N. Elisseff, al-Liiyya, EI (ng.), V,
589-593.

it Tufan Buzpnar

LE COQ, Albert August von
(1860-1930)
Fransz asll Alman arkeolog ve Trkologu.
Berlinde dodu. Din savalar (1562-1568) srasnda Fransay terketmek zorunda kalan bir Fransz
Protestan (huguenot) ailesine mensup tccar bir babann
oludur. Berlindeki Fransz lisesini bitirdikten sonra inle ticaret yapan babasnn yannda
almaya balad. 1881de Londrada firmalarnn temsilciliini yrtt; ardndan Amerika Birleik
Devletlerine giderek ticaretle ilgilenmesinin yan sra tp okudu ve tahsilini 1887de tamamlayp
yl sonra Berline dnd. Fakat hekimliini daima ikinci planda tuttu ve bir yandan Museum fr
Vlkerkundede gnll olarak alrken bir yandan da Seminar fr Orientalische Sprachene devam
etti. Almanlarn 1901de Zencirli hynde (Gaziantep) yaptklar kazlara katld. Burada
bulunduu drt ay iinde Trkesini ilerletti ve derlemeler yapt. skenderun, Beyrut ve ama
geerek koleksiyonunu geniletti. Bu seyahatin sonucunda hazrlad Kurdische Texte balkl kitab
dolaysyla kendisine Kiel niversitesinden felsefe doktoru unvan verildi. Daha sonra Almanlarn
Orta Asyaya dzenledikleri aratrma gezilerine ve arkeoloji kazlarna katld. Drt dnem halinde
Turfan vahasnda younlatrlan bu aratrma gezilerinden (1902-1914) ikincisini (Eyll 1904 -
Aralk 1905) ve drdncsn (Ocak 1913 - ubat 1914) ynetti. Son seyahatinden dndkten sonra
Museum fr Vlkerkundenin Asya blm yneticiliine getirildi. I. Dnya Savann olumsuz
artlar altnda aratrma gezilerinde elde edilen buluntularn bu mzede sergilenmesi iin alt.
1925te de mzenin mdr oldu. 21 Nisan 1930da Berlinde ld.
Turfan aratrmalarnn son dnemine katlan Albert von Le Coq elde edilen binlerce deerli
yazma ile eitli duvar resimleri, pimi toprak, tahta ve bronzdan yaplm heykeller, tekstil
rnlerinden oluan arkeolojik buluntuyu Almanyaya gtrmtr. Eski bir Mani ktphanesinin
kalntlar arasnda bulduu yazmalar bu dinle ilgili ilk elden ve en geni bilgileri ihtiva eder.
Uygurolojinin kurucular arasnda saylan Albert von Le Coq bunlardan bir ksmn kendisi
neretmi, pek ou daha sonraki aratrmaclar tarafndan tasnif edilerek ksmen yaymlanmtr.
Eserleri. 1. Kurdische Texte (Berlin 1903). 2. Sprichwrter und Lieder aus der Gegend von Turfan.
Mit einer dort aufgenommenen Wrterliste (Leipzig 1910, Baessler-Archiv dergisinin eki olarak
verilmitir). 3. Chuastuanift, ein Sndenbekenntnis der manichischen Auditores (Berlin 1911). Ayn
eserin Stein tarafndan bulunan bir yazmasn Albert von Le Coq ngilizceye tercme etmi (Dr.
Steins Turkish Khuastuanift from Tunhuang, JRAS, [April 1911], s. 277-314), S. Himran bunu
Trkeye evirmitir (Huastuanift, Ankara 1941). 4. Die Abdl (Leipzig 1912). 5. Chotscho.
Faksimile-Wiedergaben der wichtigeren Funde der ersten Kniglich Preussischen Expedition 1904-
1906 nach Turfan in Ost-Turkestan (Berlin 1913; Graz 1979). Dou Trkistandaki Turfan blgesinde
kendi ynetiminde yaplan almalarnn seyri ve Budist maara manastrlar ile mbedlerde elde
edilen buluntular belgelenmektedir. Buluntularn byk bir ksm II. Dnya Savanda sergilendii
mzede bombalar altnda kald iin bunlarn resimlerini ihtiva eden kitabn nemi artmaktadr. 6.
Bemerkungen ber trkische Falknerei (Leipzig 1913). 7. Volkskundliches aus Ostturkistan (Berlin
1916). 8. Osttrkische Gedichte und Erzhlungen (Budapest 1919; KSz., XVIII [1918-1919]). 9.
Osttrkische Namenliste mit Erklrungsversuch (Stockholm 1922). 10. Die Buddistische Sptantike
in Mittelasien (I-VII, Berlin 1922-1933; Graz 1973-1975). Turfan gezilerinde elde edilen
buluntularn yaymland hacimli bir eserdir. 11. Bilderatlas zur Kunst und Kulturgeschichte Mittel-
Asiens (Berlin 1925; Graz 1977). 12. Auf Hellas Spuren in Ostturkistan: Berichte und Abenteuer der
II. Und III. Deutschen Turfan-Expedition (Leipzig 1926; Graz 1974). Eser Buried Treasures of
Chinese Turkestan: An Account of the Activities and Adventures of the Second and Third German
Turfan Expeditions (London 1928; Oxford 1985) balyla ngilizceye tercme edilmitir. 13. Von
Land und Leuten in Ostturkistan: Berichte und Abenteuer der 4. deutschen Turfan-Expedition (Leipzig
1928, 1982).
Le Coqun makalelerinden bazlar da unlardr: Ein manichisch-uigurisches Fragment aus Idiqut-
Schahri, (SBPAW, [1908], s. 398-414); Kktrkisches aus Turfan, (SBPAW, [1909], s. 1047-
1061); Ein christliches und ein manichisches Manuskriptfragment in trkischer Sprache aus Turfan
(Chinesisch-Turkistan), (SBPAW, [1909], s. 1202-1218); Trkische Manichaica aus Chotscho, I-
III, (Abhandlungen der Kniglich-Preussischen Akademie der Wissenschaften, Philosophisch-
Historische Klasse [1911, 1919/3, 1922/2]); Ein manichisches Buchfragment aus Chotscho,
(Festschrift fr V. Thomsen, Leipzig 1912, s. 145-154); Handschriftliche uigurische Urkunden aus
Turfan, (Trn [1918], s. 449-460); Kurze Einfhrung in die uigurische Schriftkunde, (SOS, XXII
[1919], s. 93-109); Das L-Kitb (KCs.A, I/1 [1925], s. 439-488).
BBLYOGRAFYA


Albert von Le Coq, Auf Hellas Spuren in Ostturkistan: Berichte und Abenteuer der II. Und III.
Deutschen Turfan-Expedition, Leipzig 1926, s. 8-9; a.mlf., Von Land und Leuten in Ostturkistan:
Berichte und Abenteuer der 4. deutschen Turfan-Expedition, Leipzig 1928, s. 1-11; W. B. Lockwood,
A Panorama of Indo-European Languages, London 1972, s. 243-244; Hasan Eren, Trklk Bilimi
Szl I: Yabanc Trkologlar, Ankara 1998, s. 204-206; a.mlf., Le Coq, Albert von, TA, XXII,
499-500; E. Waldschmidt, Albert von Le Coq, Ostasiatische Zeitschrift, XVI/6, Berlin 1930, s.
145-149; E. D. Ross, Albert von Le Coq (1860-1930), JRAS (1930), s. 964-967; C. Hhling, Der
weite Weg in die Oase von Turfan, Der Tagesspiegel, Berlin 18.09.2002.

Hilal Grgn

LE STRANGE, Guy
(1854-1933)
ngiliz arkiyats.
Henry LEstrange Styleman adl bir babann olu olarak Hunstantonda dodu; 1875 ylnda mahkeme
kararyla Styleman soyadn brakt. Hayatnn byk bir ksmn ngiltere dnda geiren Guy le
Strange, Pariste bulunduu bir srada Julius Mohlun etkisinde kalarak rana ve Fars edebiyatna
ilgi duymaya balad. Bu arada Stanislas Guyardn Arapa derslerine devam edip bu dili dilbilimci
dzeyinde renmeyi baard. 1877-1880 yllarn dilini ve kltrn daha iyi renmek amacyla
randa geirdi. Daha sonra Cambridgee yerleti ve eserlerinin ounu burada yazd. Kk yatan
beri grme bozukluu bulunan Guy le Strange, 1912 ylndan itibaren grme yeteneini kaybetme
noktasna geldiyse de almalarna devam etti. 23 Aralk 1933 tarihinde Floransada (talya) ld.
Eserleri. Feth Ali Akhoun Zade (Mirza): The Vazir of Lankuran (London 1882); A Concise
Dictionary, English-Persian (E. H. Palmer ile birlikte, London 1883); Account of a Short Journey
East of the Jordan (London 1885); Across the Jordan, Being an Exploration and Survey of Part of
Hauran and Jaulan
(Gottlieb Schumacher ve Laurence Oliphant ile birlike, London 1886); Abila of the Decapolis
(Gottlieb Schumacher ile birlikte, London 1889); Northern Ajln, Within the Decapolis (London
1890); Palestine Under the Moslems: A Description of Syria and the Holy Land from A.D. 650 to
1500 (bn Hurdzbih, Belzr, Yakb, bnl-Fakh, Ali b. Hseyin el-Mesd, Muhammed b.
Ahmed el-Makdis, Nsr- Hsrev, erf el-drs, Ykt el-Hamev ve Ebl-Ymn el-Uleym gibi
Arap tarihi ve corafyaclarnn eserlerinden setii baz blmlerin tercmesidir, I-II, London
1890; Frankfurt 1993); Diary of a Journey Through Syria and Palestine (Nsr- Hsrevin
Sefernmesinin Suriye ve Filistinle ilgili blmlerinin evirisidir, London 1893); Baghdad During
the Abbasid Caliphate, from Contemporary Arabic and Persian Sources (Oxford 1900; London 1924;
Frankfurt 1993); The Lands of the Eastern Caliphate: Mesopotamia, Persia and Central Asia, from the
Moslem Conquest to the Time of Timur (Cambridge 1905; Frankfurt 1993; Beir Fransis ve Korks
Avvd tarafndan Bldnl-ilfeti-aryye adyla Arapaya evrilmitir, Beyrut 1985);
Description of the Province of Fars in Persia at the Beginning of the Fourteenth Century A. D. (bnl-
Belhnin Farsnmesinin British Museumda bulunan muhtasar bir yazmasnn tercmesidir, London
1912); The Geographical Part of the Nuzhat al-Qulb (Hamdullah el-Mstevfnin Nzhetl-ulb
adl eserinin corafya blmnn neri ve evirisidir, Leiden-London 1915-1919; Frankfurt 1993);
Ibnul-Balkh: The Frsnma (R. A. Nicholson ile birlikte, London 1921, 1962; Frankfurt 1993); Don
Juan of Persia: A Shiah Catholic, 1560-1604 (1604te baslan Relaciones de Don Juan de Persia
adl eserin neri ve tercmesidir, London 1926); Embassy to Tamerlane, 1403-1406 (Timura eli
olarak gnderilen Ruy Gonzlez de Clavijonun [. 1412] anlarnn spanyolcadan evirisidir,
London 1928; Frankfurt 1994). Mellifin bunlarn dnda zellikle slm corafyaclar ve eserlerine
dair yaymlanm birok makalesi bulunmaktadr.
BBLYOGRAFYA


Necb el-Akk, el-Msterin, Kahire 1980, II, 75-76; R. A. Nicholson, Guy le Strange, JRAS,
sy. 2 (1934), s. 430-432.

Ali Murat Yel

LE TOURNEAU, Roger
(1907-1971)
Kuzey Afrika uzman Fransz arkiyats.
2 Eyll 1907 tarihinde Pariste dodu. Massillon Katolik Okulunu, Charlemagne Lisesini ve
Yksek retmen Okulunu (Ecole Normale Suprieure) bitirdi. 1929da Fasa dzenlenen okul
gezisi srasnda tant burada grevli bir generalin kzyla, kz kardei de Marib uzman arkiyat
Andr Adam ile evlenince Kuzey Afrikaya ilgisi artt. 1930da mezun olduktan sonra Fastaki
Mevly drs Kolejine Latince ve Franszca retmeni tayin edildi. Bir mddet Fastaki asker
birliklerin eitiminde de grev ald. 1935-1941 yllar arasnda kolejde mdrlk yapt. Bu tarih
ehirdeki mslman Arap medeniyetinden etkilendi ve Arapa rendi. Fastaki el sanatlar
konusunda 1933-1939 yllarnda B. Guyot ve L. Paye ile ortak makaleler yazp yaymlad. amdaki
Fransz Enstits mdr Robert Montagne ve lInstitut des Hautes Etudes Marocaines mdr
Evariste Lvi-Provenal ile tanmas arkiyatla olan ilgisini arttrd.
II. Dnya Savana sakatl yznden katlamayan Le Tourneau 1941de Tunus Kamu Eitimi ve
Gzel Sanatlar mdrlne getirildi. Almanlar Kasm 1942de Tunusa girince kendisini ve
arkadalarn tutuklayarak Berline gtrdler. Bir mddet kampta tutulduktan sonra Fransz
hkmetine teslim edildi. Paris civarnda gz hapsindeyken dostlarnn yardmyla tekrar balad
retmenlii brakarak Mays 1944te spanya zerinden Fasa kamaya alrken yakalanarak hapse
atld. Birka ay sonra serbest braklnca Fasa getiyse de devlet grevinden menedildi.
Paristeki Mslman daresi Yksek Tedkikleri Merkezi mdr olan Robert Montagne, Le
Tourneauyu yardmclna getirdi (1945-1947). Devlet memurluuna izin verilince 1947-1957
yllar arasnda Cezayir niversitesi Edebiyat Fakltesinde ve Yksek slm Aratrmalar
Enstitsnde slm tarihi dersleri okuttu. Burada Arapadan tercmeler yapt; Mevly drs
Kolejinde grevliyken balad, smrgecilik ncesi Fas ehrini konu alan doktora tezini
tamamlayarak 1949da Sorbonne niversitesinde savundu. kinci tez olarak da notlar ekleyip
tercme ettii bnl-Kalnisnin Tru Dmann 1075-1154 yllar arasndaki olaylarla ilgili
blmn takdim etti. 1951 ylnda UNESCO tarafndan Libyaya grevli olarak gnderildi.
Tez savunmasnn ardndan niversitede krs sahibi olan Le Tourneau, ayrca Cezayir Tarih
Cemiyetinin (Socit Historique Algrienne) faaliyetlerine katlarak genel sekreterliini yrtt.
1954 ylndan itibaren Cezayirin bamszlk mcadelesinin Fransa ile savaa dnmesi zerine
burada daha fazla kalamad. 1956da Lgion dHonneur madalyasyla taltif edilen Le Tourneau,
Cezayiri Fransann bir paras gibi gren meslektalarndan ayrlarak Fransaya dnd ve Aixen-
Provence niversitesinde slm medeniyeti profesrlne tayin edildi. Eski rencilerinin mill
hareketlerde nemli rol oynadklar sre zarfnda lkesiyle Marib lkeleri arasnda ara buluculuk
yapt. Bu niversitede okuyan Maribli rencilerle yakndan ilgilendi. Fransz aratrmaclarn da
Marib tarihi ve slm medeniyeti zerinde almaya tevik etti. Kurduu slm Aratrmalar
Blmnde aralarnda Robert Mantran, Andr Adam, Lucien Golvin ve Andr Miquelin de
bulunduu birok uzman toplad. Kuzey Afrika konusunda kitap ve dokman bakmndan dnyann en
zengin ktphanelerinden birini burada oluturdu. 1954 ylndan itibaren ders ve konferans vermek
zere Amerika Birleik Devletlerinin Princeton niversitesine gitmeye balayan Le Tourneau,
Kuzey Amerika Ortadou Aratrmalar Derneinin (MESA) kurucu yeleri arasnda ve International
Journal of Middle East Studies dergisinin yayn kurulunda yer alarak Amerika Birleik
Devletlerinde Ortadou aratrmalarnn gelimesine katk salad.
1958de kurduu Kuzey Afrika Aratrmalar Merkezinin bana Jean-Louis Migei geiren Le
Tourneau, 1962 ylndan itibaren yaymlanan Kuzey Afrika Yllndaki (Annuaire de lAfrique du
Nord) siyas kronik ksmn bizzat yazd. Cezayirde smrge dneminde neredilen, bata Revue de
la Mditerranenne ve Revue africaine gibi ondan fazla derginin faaliyetleri 1962de durdurulunca
1966 ylnda Revue de loccident musulman et de la Mditerrane adl dergiyi karmaya balad.
lmnden sonra derginin 1973 ylnda baslan 13-14 ve 15-16. saylar onun htrasna
karlmtr. Bu merkezin ad nce Akdeniz Afrikas Aratrma Merkezi (Centre de Recherche sur
lAfrique Mditerranenne), ardndan Mslman ve Akdeniz Toplumlar Aratrma Merkezi (Centre
de Recherche sur les Socits Musulmanes et Mditerranennes) olarak deitirildi. Son olarak da
Arap ve Mslman Dnyas Aratrmalar ve ncelemeleri Enstits (Institut de Recherches et
dEtudes sur le Monde Arabe et Musulman [IREMAM]) adn ald. Halen bu merkezde Afrika, slm
ve Dou uzman 100 kadar aratrmac almaktadr. Le Tourneau 7 Nisan 1971 tarihinde ld.
Eserleri. Fs avant le protectorat (Casablanca 1949; Muhammed Hacc ve Muhammed el-Ahdar
tarafndan Fs ablel-imye adyla Arapaya tercme edilmitir [Beyrut 1986]); lIslam
contemporain (Paris 1950); Damas de 1075 1154, traduction annote dun fragment de lHistoire de
Damas dbn al-Qalnis (Beyrut 1952); Histoire de lAfrique du nord (Paris 1952; Charles Andr
Julienin daha nce yaymlad eserinin II. cildinin yeniden gzden geirilmi ilveli basksdr);
Les dbuts de la dynastie sadienne jusqu la mort du Sultan MHammed ech-Cheikh (1557) (Alger
1954); Les villes musulmanes de lAfrique du nord (Algiers 1957); Fez in the Age of the Marinides
(Oklahoma 1961; Nicola Ziadeh eseri Fs f ari Ben Mern adyla Arapaya evirmitir [Beyrut
1967]); Lvolution politique en Afrique du nord musulmane 1920-1961 (Paris 1962); La vie
quotidienne Fs en 1900 (Paris 1965); The Almohad Movement in North Africa in the Twelfth and
Thirteenth Centuries (Princeton 1969; Emn et-Tayyib tarafndan areketl-Muvaidn fil-
arneyni-n aer ve-li aer adyla Arapaya tercme edilmitir [Tunus 1982];
makalelerinin ve dier almalarnn tamam iin bk. Revue de loccident musulman et de la
Mditerrane, sy. 10 [1971], s. 14-18). Le Tourneau, Encyclopdie de lIslam iin otuz madde
yazmtr.
BBLYOGRAFYA


Necb el-Akk, el-Msterin, Kahire 1980, I, 311; A. Adam, Roger Le Tourneau 1907-1971,
Revue de loccident musulman et de la Mditerrane, sy. 9, Aixen-Provence 1971, s. 9-14; L. Golvin,
Roger Le Tourneau. Lhomme, le savant, a.e., sy. 10 (1971), s. 9-13; E. Burke, III, Roger Le
Tourneau, 1907-1971, IJMES, III (1972), s. 361-363; D. Oppetit, Roger Le Tourneau (1907-1971).
Un intellectuel franais et le Maghreb, Correspondances, sy. 51, Rabat 1998, s. 9-16.

Ahmet Kavas

el-LELl-MASNA
( )
Sytnin (. 911/1505), Ebl-Ferec bnl-Cevznin el-Mevtnda uydurma diye gsterilen
hadisleri eletirmek zere kaleme ald eseri
(bk. el-MEVZT).

LEBBEYK
(bk. TELBYE).

LEBB-i HORASN
( )
(V./XI. yzyl)
ranl air.
Mahlas (Lebb) dnda ad ve hayat hakknda bilgi bulunmamaktadr. Nisbesinden Horasanl
olduu anlalmaktaysa da hangi ehrinden olduu belli deildir. Yakn arkada Ferruhnin 429da
(1037-38) lm zerine yazd mersiye onun bu tarihte hayatta bulunduunu gstermektedir. Avf,
Lebbnin Gazneliler dnemi airlerinden olup Gazneli Mahmudun kardei Ebl-Muzaffer Ysuf b.
Nsrddin iin bir kaside yazdn kaydederse de (Lbb, s. 527-528) bu kaside onun iin deil
agniyn emrlerinden Ebl-Muzaffer iin sylenmi olmaldr. Zira Gazneli Ebl-Muzaffer iin
yazlan kasidelerde daima Eb Yakb knyesi kullanlmtr. te yandan kasidenin Lebbye
aidiyeti de kesin deildir. Ferruhye mal edildii gibi Menihrye de nisbet edilir. Ancak son
aratrmalarda Lebbye ait olduu kanaatine varlmtr.
Lebbden bu kaside dnda szlklerde ahit olarak kullanlan snrl sayda beyit gnmze
ulamtr. Bunlar ekil bakmndan mesnevilerden alnm beyitlere benzemekteyse de konular belli
deildir. Btn bunlara ramen Lebbnin dneminin tannm airlerinden olduu anlalmaktadr.
Nitekim Mesd-i Sad-i Selmn onu seyyid-uar diye niteler. Ayrca Muhammed b. Hseyin
el-Beyhak Lebdyi std-i shan olarak kaydeder. Fakat eserin daha eski ve gvenilir birok
nshasnda bu ad Leys eklinde gemektedir. Dolaysyla buradaki std- shan sfatnn kesin
olarak Lebbye ait olup olmad bilinmemektedir. Esed-i Tsnin (. 465/1073) Luat-
Frsnde Lebbnin birok iirinin yer almas iirlerinin daha sonraki dnemlerde de yaygn
olduunu gstermektedir.
Lebbnin dank paralar halinde bulunan iirleri Jan Rypka ve M. Borecky tarafndan toplanarak
Archiv Orientaliann XIV. cildinde (1943), bir blm de Debr-i Siyk tarafndan Mihr dergisinin
VIII. cildinde (Tahran 1331 h./1952, s. 310-312, 367-377, 650-653) Lebb ve Er-i O adyla
neredilmitir.
BBLYOGRAFYA


Rdyn, Tercmnl-bela (nr. Ahmed Ate), stanbul 1949, s. 32, 121 vd.; Muhammed b.
Hseyin el-Beyhak, Tr (nr. Ali Ekber Feyyz), Mehed 1350 h., s. 83; Avf, Lbb, s. 527-528;
Hidyet, Mecmaul-fua, Tahran 1295, I, 494; Saf, Edebiyyt, I, 547-550; Rypka, HIL, s. 175;
M. Debr-i Siyk, Genc-i Bzyfte, Tahran 1354 h., s. 4-34; Melik-uar Bahr, ade-i
Lebb, yende, III, Tahran 1363/1944, s. 151-157; Dihhud, Luatnme, XXII, 17308-17312; J. T.
P. de Bruijn, Labb, EI (ng.), V, 583.

Rza Kurtulu

LEBD b. REBA
( )
Eb Akl Lebd b. Reba b. Mlik b. Cafer el-mir el-Cafer (. 40 veya 41/660 veya 661)
Chiliye devrinde de yaam olan (muhadram) muallaka sahibi slm airi.
Gen yata kabilesi adna Hre Hkmdar Numn b. Mnzire (580-602) gnderilen eli heyeti
iinde yer almasndan hareketle 550-570 yllar arasnda doduu tahmin edilmektedir. Soyu Ben
mir, Ben Kilb ve Ben Cafer kabilelerine dayanr. Ben Caferin ileri gelenlerinden
olan babas Reba cmertlii sebebiyle Rebu(Rebat)l-muktirn (fakirlerin bahar) adn almt.
Reba, Ben Cafer kabilesiyle Ben Esed arasndaki Yevm Zalk savanda lmt. Lebd gen
yata iir yeteneini kantlad. Numn b. Mnzire eli olarak gittiinde okuduu iirle hkmdar ve
beraberindekileri etkiledi. Numn kabilesi Ben mir aleyhine tahrik etmi olan air Reb b.
Ziyda ynelttii yergisiyle hkmdarn grlerinin kabilesi lehine deimesini salad.
Hz. Peygamberin kalplerini slma sndrmak amacyla zekt verdii kimseler (mellefe-i kulb)
arasnda bulunan Lebd kuvvetli gre gre 9 (631) ylnda mslman olmutur. Daha sonra gittii
Kfe ehrini kuranlar arasnda yer ald ve oullaryla birlikte buraya yerleti. Uzun bir mr srd
rivayet edilen Lebd 40 veya 41 (660 veya 661) ylnda Kfede vefat etti ve Ben Cafer b. Kilb
sahrasna defnedildi. mam finin byk bir air, Zrrumme ile Nbiga ez-Zbynnin
Araplarn veya kabilesi Hevzinin en byk airi diye niteledii Lebd, kendisini mrulkays b.
Hucr ve Tarafe b. Abdden sonra nc air olarak grr. Cumah onu nc tabaka Chiliye
airlerinden saymaktadr.
bn Sad, bn Kuteybe ve bn Hallikn gibi eski mellifler Lebdin mslman olduktan sonra iir
sylemediini kaydetmilerse de Brockelmann, mer Ferruh ve dier baz ada aratrmaclar,
iirlerindeki slm motiflere dayanarak onun mslman olduktan sonra da az miktarda iir
sylediini ileri srerler. Hz. Peygamber, Lebdin, yi biliniz ki Allahtan baka her ey btldr,
her nimet de phesiz zevle mahkmdur beytini takdir ederek, Hibir airin azndan bundan daha
doru bir sz kmad demitir. Lebdin iirlerinin ou fahriye trnde olup bunlarda garb
kelimelerle rlm sert bir slp hkimdir. Kendisini, kabilesini, atalarn ve ailesini yiitlik ve
cmertlikle vd bu iirlerinde devesine, le ve l hayvanlarna, iki ve av tasvirlerine yer
vermitir. Mslman olduktan sonra yazd iirlerde slmn ve Kurann etkisiyle slbunun
yumuad ve takv, slih amel, lm, hiret hazrl, dnyann fnilii gibi meviza ve hikemiyat
arlkl temalar iledii grlmektedir (evk Dayf, II, 91-95). Yldrm isabetiyle len kardei
Erbed iin yazd mersiye onun en gzel iirlerindendir.
Muallaka airleri arasnda yegne mslman air olan Lebdin belli bir olay veya sebebe bal
olarak deil kendi duygularn dile getirmek iin nazmettii muallakas, Theodor Nldekeye gre
bedev airlerin iirleri arasnda en gzel olanlarndandr. Muallakasnn ilk blm olan nesb
ksmnda eski konaklama yerlerinin tasvirine geni yer verilmi, ak temas ikinci planda tutulmutur.
Av sahneleri ve iret lemleri tasviriyle devam eden kaside kabile byklerinin methi ve kendi
cmertliiyle vnd ksmla sona erer. Kmil bahrinde yazlm seksen sekiz veya seksen dokuz
beyitlik kaside dier muallakalarla birlikte muallaka erhlerinin hepsinde yer alr. Eb Bekir bnl-
Enbr, Eb Cafer en-Nehhs, Hseyin b. Ahmed ez-Zevzen ve Hatb et-Tebrzye ait erhler en
nemli olanlardr. Almanca, ngilizce, Franszca, spanyolca, Trke, Farsa ve Urduca gibi birok
dile evrilen muallakann mstakil veya dier muallakalarla birlikte ok sayda basks yaplmtr
(Sezgin, GAS [Ar.], II/1, s. 74 vd.).
Lebdin divan Eb Amr e-eybn, Asma, bns-Sikkt, Ebl-Hasan Ali b. Abdullah et-Ts,
Muhammed b. Habb ve Skker gibi limler tarafndan erhedilmise de bunlardan sadece Tsnin
erhi eksik olarak zamanmza intikal etmitir. Lebdin divan Ysuf Ziyeddin el-Hlid (I. ksm
Viyana 1880), A. Huber - Brockelmann (II. ksm, Leiden 1891) ve Ts erhiyle birlikte hsan Abbas
(Kveyt 1962) tarafndan, ayrca 1966da Beyrutta (Dr Sdr) neredilmitir.
airin hayat, edeb ahsiyeti ve iirleri zerinde birok alma yaplm olup nemlileri unlardr:
William J. M. Sloane, The Poet Labid. His Life, Times, and Fragmentary Writings (Leipzig 1877);
Yahy el-Cbr, Lebd b. Reba el-mir (Badat 1382/1962); Zekeriyy Abdurrahman Sym,
iru Lebd b. Reba beyne chiliyyetih ve slmih (Kahire 1976); Mchid n ed-Dleym, el-
Cmletl-Arabiyye f Dvn Lebd (1977, yksek lisans tezi, Kahire niversitesi); brhim
Abdlbr, el-Muceml-luav li-Dvn Lebd (Kahire 1981); Hmid b. Cebr, Lebd b. Reba
ayath ve iruh (1977, yksek lisans tezi, Ezher niversitesi); Emel bint Abdullah et-Tuaym,
Lebd airen muaramen (1409/1989, yksek lisans tezi, Klliyyetl-db lil-bent, Demmm),
Hasan M. Cafer Nreddin, Lebd b. Reba el-mir, ayath ve iruh (Beyrut 1990), efk
Abdrrzk Eb Sade, Eerl-slm f iri Lebd b. Reba (Kahire 1948).
BBLYOGRAFYA


Lebd b. Reba, Dvn (nr. hsan Abbas), Kveyt 1962, tr.yer.; ayrca bk. neredenin girii, s. 3-42;
mrulkays v.dr., Yedi Ask (nr. ve trc. M. erefeddin Yaltkaya), stanbul 1943, s. 64-80; Cumah,
Ful-uar, I, 123, 135-136, 144; bn Habb, el-Muabber, s. 299-300, 472-473; Eb Htim
es-Sicistn, el-Muammern vel-vey (nr. Abdlmnim mir), Kahire 1961, s. 76-79; bn
Kuteybe, e-ir ve-uar (nr. Mfd M. Kumeyha), Beyrut 1401/1981, s. 123-128; Belzr,
Ensb, I, 227-228; Eb Bekir bnl-Enbr, erul-aidis-sebi-vlil-Chiliyyt (nr.
Abdsselm M. Hrn), Kahire 1963, s. 505-597; Eb Cafer en-Nehhs, erul-aidit-tisil-
mehrt (nr. Ahmed el-Hattb), Badad 1393/1973, I, 357-450; Ebl-Ferec el-sfahn, el-En,
XV, 291-306; XVII, 15-24; Merzbn, el-Mvea (nr. Ali M. el-Bicv), Kahire 1385/1965, s.
328, 357-359, 360; bnn-Nedm, el-Fihrist, Kahire, ts. (Matbaatl-istikme), s. 230; Hatb et-
Tebrz, erul-aidil-ar (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Kahire 1384/1964, s. 15-17;
Ahmed Emn e-inkt, erul-Muallatil-ar ve abru uarih, Beyrut, ts. (Drl-
kitbil-Arab), s. 123-136; Brockelmann, GAL, I, 36-37; Suppl., I, 64-65; a.mlf., Labd b. Raba,
EI (ng.), V, 583-584; Sezgin, GAS, II, 126-127; a.e. (Ar.), II/1, s. 74 vd.; evk Dayf, Trul-
edeb, II, 91-95; Butrus el-Bustn, debl-Arab, Beyrut 1989, s. 144-151; smail Hakk Sezer,
Lebd bin Raba ve Muallaasnda Tavr, Konya 1995; Ahmet Suphi Furat, Arap Edebiyat
Tarihi (Balangtan XVI. Asra Kadar), stanbul 1996, I, 80-81, 82; A. von Kremer, ber die
Gedichte des Labyd, SBAW, XCVIII/2 (1881), s. 555-603; A. Miquel, e-ar f Muallati
Lebd (trc. brhim en-Neccr), avliyytl-Cmiatit-Tnisiyye, XII, Tunus 1975, s. 63-85;
Sleyman Tlc, Byk Bir slm airi: Lebd, EAFD, X (1991), s. 173-180.

Sleyman Tlc

LEDN LM
(bk. BTIN LM).

LEFF NER
( )
Nesir veya nazm eklindeki anlatmda nceden zikredilen unsurlarn her biriyle ilgili eler getirme
anlamnda bed sanat.
Szlkte toplama, drme, bkme anlamna gelen leff ile datma, yayma mnasndaki ner
kelimelerinden oluan leff ner bed ilminde cmle elerinin kurulu ve diziliiyle ilgili, anlama
gzellik katan sz sanatlarndan biridir. Bu sanatta nce iki veya daha fazla unsur ayr
ayr yahut icmlen zikredilir (leff), ardndan bunlarn her biriyle ilgili eler getirilir (ner). lk
blmde yer alan elerin ikinci blmdeki unsurlardan hangisine ait olduu aka belirtilmez,
bunlar tayin etme ii okuyucuya braklr. Ner eleri lef blm unsurlarn tamamlayc ve
aklayc nitelikte olur.
Lef blmndeki unsurlar ayr ayr zikredilmise buna tafsilli leff ner, birden ok (mteaddit)
cz veya unsuru kapsayan bir tek lafz halinde gelmise icml (mcmel) leff ner ad verilir.
Tafsilli leff ner de ikinci grupta (ner) yer alan elerin birinci grup (lef) unsurlarnn srasna
gre olup olmamas bakmndan ikiye ayrlr; sraya riayet edilmise mrettep leff ner,
edilmemise gayri mrettep leff ner adn alr. Gayri mrettep olanda ikinci grup eler birinci
grup elerine gre apraz sralanmsa, yani leffin ilk unsuruyla ilgili e nerin sonunda yer alm,
dier eler de buna gre dizilmise buna maks leff ner ad verilir (Trk edebiyatnda
makst-tertb). eler hibir sra gzetilmeden kark sralanmsa muhtelit leff ner denir
(Trk edebiyatnda muhtelitt-tertb, muhtelift-tertb, mevve). Daha ok iirde vezin gerei
ortaya kan bu son tr kusur olarak grenler de vardr. nk leff ner sanat sz dizimine dahil
elerin belirli nisbetlerde sralanndaki uyuma dayanr. Trk edebiyatnda leff ner Arap
belgatndaki kurallaryla yer alm olup blmlenmesindeki kk isim deiiklikleri dnda fazla
bir fark bulunmamaktadr.
Aadaki rneklerde lef eleri byk harflerle, onlara tekabl eden ner eleri de kk harflerle
gsterilerek aklanmtr:
1. Mrettep leff ner.


_____ ____
B A

_____________ ________
b a
(el-Kasas 28/73)
Geceyle (A) ilgili olarak dinlenme (a), gndzle (B) ilgili olarak alma (b) eleri srayla
getirilmitir. Nbnin, Ba gel kadd ruh u hlin grp olsun hacl / Serv glden, gl karanfilden,
karanfil lleden beytinin ikinci msrandaki serv, gl, karanfil kelimeleri ilk msradaki karlklar
olan kad, ruh, hal srasn aynen takip etmektedir.
2. Maks leff ner.


__________ ______
B A

______________ _________
a b
(el-Bakara 2/214)
Bir yoruma gre b esi mminlerin, a esi Hz. Peygamberin sz olarak A (peygamber) ve
B (mminler) unsurlarna gre apraz ekilde sralanmtr. Melhnin zlf, ruh, mushaf
kelimelerine mukabil aksi istikamette tertibin gzetildii ve tefsr, yet-i nr, duhnn zikredildii,
Zlfnle ruhun mushaf- hsnnde nigr / Tefsrin eder yet-i nr ile duhnn beytinde de bu tr
sralama sz konusudur
3. Muhtelit leff ner.

/

b a c C B A
lgiler Aa, Bb, Ccdir.
cml (mcmel) leff nerde lef ksm iki ve daha fazla unsuru kapsayan bir tek lafz halinde gelir.
Ardndan bu unsurlarn her biriyle ilgili olarak ner ksm eleri takip eder. Bu kategoride lef ksm
mcmel olduundan ner ksm unsurlar iin tertip ya da tertipsizlik sz konusu deildir. rnekler:

A+B

(Hadis) b
lgiler Aa, Bbdir.


- -
b a A+B
(el-Bakara 2/111)
Ner ksmnn alm:
(a


(b


Lef ksmn oluturan oul zamir (vv: onlar) Msevler (A) ve sevler (B) olmak zere (ehl-i
kitap) iki unsuru kapsar. Bu sanat sayesinde her iki din mensubunun ayr ayr olan iddialar
birletirilerek ihtisar (cz) salanmtr.
Bazan lef ksm ayrntl, ner ksm mcmel gelebilir. Ak iplikin (el-aytul-ebya) fecr-i sdk,
kara ipliin (el-aytul-esved) fecr-i kzib olmas yorumuna gre u yet bu tre rnektir:


B A

b+a
(el-Bakara 2/187)
Aadaki form iinde gelenler leff nerin gzel bir tr olarak grlmtr (Teftzn, s. 427):
Ayrntl lef ksm + ayrntl ner ksm + nceki leffin mcmel hali. u rnekte olduu gibi:


___________________________________
A

______________________________
B

______________________ ___________
b a


___________
A + B
(el-Bakara 2/185)
lgili ibareler Aa ve Bb olup kr ksm (AB), hasta ve yolcuya tannan kaz ruhsat (A) ve
kolaylatrma nimetiyle (B) alkal olduundan ayrntl lef ksmn (A, B) icml bir ekilde
kapsamaktadr. Nefnin zlf, dil, sz- ak, sne lafzlaryla mnasebetli nr, klhan, gencne,
mrn kark bir ekilde sraland, Fikr-i zlfn dilde tb- sz- akn snede / Nrdr klhanda
gy mrdr gencnede beytinde de muhtelift-tertb veya mevve leff ner yaplmtr.
Bu sz sanatna lef adn veren, onu tanm ve rneiyle ilk aklayan limin Mberred olduu
belirtilmektedir (el-Kmil, I, 112; II, 740-741). bn Vek tre ayrnts bilinen mcmel, bn Sinn
el-Hafc ise lafzn lafza tertip zere hamli adlarn vermilerdir (el-Munf, II, 117; Srrl-
fea, s. 191-192). Zemaher, ilgili yetlerde lef ve tarkatl-leff (lef slbu) adlarn verdii
trle ilgili geni aklamalar yapm, daha sonraki belgat limleri buna ner terimini de
eklemilerdir. bn Hicce el-Hamev ve baz mteahhir dnem limlerinin bu sanata tayy ner
adn verdikleri grlmektedir.
Leff ner yaparken dikkat edilmesi gereken husus, sanat gsterme amacyla lafz n plana kararak
have, gayri mrettep leff nerde de unsurlar arasnda zihn intikalin kolayca salanamamasndan
dolay takde ve s-i hma dlmemesidir. Bu artlar gz nnde tutulduu
takdirde leff ner makbul olarak sze gzellik katan lafz sanatlardan saylr ve sze cz vasf
kazandrr.
BBLYOGRAFYA


Tehnev, Kef, II, 1301-1302; Thirlmevlev, Edebiyat Lgat, stanbul 1973, s. 90-92;
Mberred, el-Kmil (nr. Zeki Mbrek v.dr.), Kahire 1355/1936, I, 112; II, 740-741; bn Vek, el-
Mnf (nr. M. Rdvn ed-Dye), Dmak 1402/1982, II, 117; bn Sinn el-Hafc, Srrl-fea,
Beyrut 1402/1982, s. 191-192; Zemaher, el-Kef, Kahire 1373/1953, I, 172; III, 337-338;
Fahreddin er-Rz, Nihyetl-cz f diryetil-icz (nr. Bekr eyh Emn), Beyrut 1985, s. 289-
290; Eb Yakb es-Sekkk, Miftul-ulm (nr. Nam Zerzr), Beyrut 1403/1983, s. 425; Hatb
el-Kazvn, el- f ulmil-bela (nr. M. Abdlmnim el-Hafc), Kahire 1400/1980, II, 503-
504; Teftzn, el-Muavvel, stanbul 1309, s. 426-428; bn Hicce, iznetl-edeb, Kahire 1304, s.
76 vd.; Ankarav, Mifthul-belaga ve misbhul-fesha, stanbul 1284, s. 131-132; Muallim Naci,
Edebiyat Terimleri: Istlht- Edebiyye (haz. M. A. Yekta Sara), stanbul 1996, s. 113-116;
Abdurrahman Sreyy, Mznl-belga, stanbul 1305, s. 370-371; Diyarbekirli Said Paa,
Mznl-edeb, stanbul 1305, s. 353-354; Manastrl Mehmed Rifat, Mecmiul-edeb, stanbul 1308,
s. 351-353; Ahmed Cevdet Paa, Belgat- Osmniyye, stanbul 1987, s. 160-161; M. Kaya Bilgegil,
Edebiyat Bilgi ve Teorileri, stanbul 1989, s. 290-292.

smail Durmu - M. A. Yekta Sara

LEFKOE
Kuzey Kbrs Trk Cumhuriyetinin baehri.
Beparmak (Girne) dalaryla Karlda (Trodos) arasnda bulunan Mesarya (Mesaoria) ovasnn
ortasnda ve Kanldere (Pedias) rmann iki tarafnda denizden 150 m. ykseklikte kurulmutur.
ehrin etraf temelleri XIII. yzylda Lusignan hnedan zamannda atlan, fakat 1567 ylnda yklarak
yeniden ina edilen surlarla evrilidir.
Kurulu tarihi kesin olarak belirlenemeyen ehir nceleri Ledra, Bizans dneminde Levkosia adyla
anlm, 1192de Kbrs Templier valyelerinden satn alan eski Kuds kral Guy de Lusignan
tarafndan baehir yaplarak ad Nicosiaya evrilmitir. Guy de Lusignann kurduu Kbrs
Krallnn Bat Roma mparatorluu tarafndan tannmasnn ardndan ehrin din ve siyas adan
bir Latin baehrine dntrlmesi iin youn bir imar ve iskn faaliyeti balatld. nce
Katolikliin adada hkim mezhep haline getirilmesi amacyla burada bir bapiskoposluk kuruldu;
daha sonra baehirde bapiskoposlua lyk grkemli Saint Sophia Katedrali (imdiki Selimiye
Camii) yaptrld. Ayn zamanda Suriye ve civarndan getirilen, ilerinde tccar ve sanatkrlarn da
bulunduu gmenlerle ehir nfus ynnden takviye edildi. Bu faaliyetler sonucu Lefkoe, XIII.
yzyln balarndan itibaren nemli bir ticaret ve kltr merkezi haline geldi. 1211 ylnda W. von
Oldenburg buray suru olmayan, kalesi muhkem ekilde yeni yaplm, halk refah iinde, evlerinin
sslemeleri Antakyannkileri aratmayan kalabalk bir ehir olarak tasvir eder. 1350de ehre gelen
rahip Ludolf ise buradan dnyann en zengin asilzadelerinin yaad byk bir ehir diye bahseder.
Bu sralarda zenginlii ve artan stratejik nemi, Lefkoenin Dou Akdenizin hkim devletlerinin
ilgisini ekmesine sebep olmu, bir yl kadar (1372) Cenevizlilerin elinde kald gibi daha sonra da
Memlk Sultan Baybars tarafndan haraca balanmtr (1426). Buna ramen ehrin zenginlii
devaml surette artm ve eer Felix Faberin (1483) tasviri abartl deilse ksa srede dnyann
drt bir yanndan hristiyan ve kfir birok tccarn byk arlarnda Dounun her trl deerli
ta, baharat ve kokularn satt bir Levant ticaret merkezine dnmtr. Fakat bu durum uzun
srmemitir; 1489da aday ele geirerek Kbrs Kralln ortadan kaldran Venedikliler tarafndan
bir ticaret kolonisinden ziyade asker s olarak grlmesi, XVI. yzyln balarnda nfusunun
azalmasna ve her ynden gerilemesine yol amtr.
Osmanllar, 1570 yl Temmuzunda Kbrs almak iin harekete getiklerinde fazla bir direnile
karlamadklar gibi kendilerini kle yerine koyan ve vergi oranlarn ykselten Venediklilerden
kurtulmak isteyen yerli halktan taraftar, hatta fiil destek bile buldular. Buna ramen muhtemelen 25
Temmuzda Lefkoe nlerine gelen Osmanl ordusu uzun sren iddetli bir kuatmadan sonra ancak 9
Eyllde ehri ele geirebildi. Fetihten sonra buras yeni oluturulan Kbrs eyaletinin idare merkezi
yapld. Osmanllar, Venedikliler zamannda ihmale urayan ve nemini kaybeden Lefkoenin
geliimini salamak iin iskn ve ihy siyasetinin gerektirdii idar ve ekonomik tedbirleri hemen
yrrle koydular ve ncelikle Anadolunun eitli yerlerinden ve Suriyeden nfus naklettiler (BA,
MD, nr. 19, s. 334-335). Bu arada Ortodoks kilisesi tekrar ald ve Ortodoks reynn din-siyas
lideri (milletba) olarak bir bapiskopos tayin edildi.
Osmanllarn Kbrsta uygulad zorunlu iskn politikasnn zellikle Lefkoede baarya ulat
grlmektedir. nk fetihten on-on be yl sonra ehre gelen Batl seyyahlarn anlattklar burann
cami, trbe, ar ve mahalleleriyle herhangi bir Anadolu ehrinden farksz bir grnm aldn
ortaya koymaktadr. Fetihten bir yl sonra yaplan tahrirde ehrin merkezindeki yedi mahallede
11OO-1200 nfusun (yaklak 212-235 hne), krsal kesimdeki 116 ky ve elli yedi mezraada ise
yaklak 9000 kiinin (1786 hne) yaad tesbit edilirken 1596-1597de ehrin toplam nfusunun 4-
5000 kadar Trk olmak zere 30.000lere ulat grlmektedir. eriyye sicilleri zerindeki
almalardan Trklerle dier unsurlar arasndaki farkn XVII. yzylda ortadan kalkt, hatta XVIII.
yzyln balarnda ounluun Trklerden olutuu renilmekte ve 1850 tarihli bir vergi
defterinden bu durumun XIX. yzyln ortalarna kadar srd anlalmaktadr (2097 hneden
1057si Trk, 1040 gayri mslim). ngilizlerin 4 Nisan 1881de yaptklar
saymda ise 5653 (% 49) Ortodoks Rum, 5397 Trk (% 47), 181 Katolik, yetmi sekiz Mrn,
seksen sekiz Ermeni Gregoryen, doksan drt ngiliz Protestan ve yirmi iki yahudi olmak zere toplam
11.513 nfus tesbit edilmitir. Bylece balayan Trk nfusundaki d ehrin toplam nfusunun
artmasna ramen gnmze kadar devam etmitir. 1946 saymnda 34.485 olan ehir nfusunun
10.330u Trkt. 1960ta Kbrs Cumhuriyeti kurulduunda ehirde 19.823 Trk ve 40.769 Rum
yayordu. 1985 saymnda Lefkoenin Trk kesiminin nfusu 37.400 idi. 2003 tahminlerine gre
Trk kesiminin nfusu 45.800, Rum kesiminin ise 197.600dr.
XVI. yzylda dnya ticareti arlnn Atlantike kaymas, Venediklilerin sk asker ynetimi, sk
sk yaanan kuraklk ve ekirge saldrlar, byk depremler (1480, 1542), veba salgnlar ve
Osmanllarn Suriye ile Msr alarak ticaretin Halep zerine kaymasna yol amalar gibi
sebeplerle, Lefkoe fethedildiinde ekonomik canlln ve zenginliini tamamen kaybetmi durumda
idi. 1572 tarihli tahrir sonular da bu hususu dorulamakta ve ehirden elde edilen gelirler
toplamnn sadece 150.000 ake olduunu gstermektedir. Fetihle birlikte Osmanl Devleti bu kt
durumu deitirmek iin youn bir alma iine girdi. Bu almann olumlu sonular verdii ve
ehrin XVII. yzyln ortalarna doru ekonomik bakmdan canland Dedoyn, Sandys ve Lithgow
gibi Batl seyyahlarn anlattklarnn yannda mahkeme kaytlarndan ve narh listelerinden
anlalmaktadr. Bu belgeler zerindeki aratrmalar ehrin evresinde youn bir ziraatn, ehirde de
ticaret ve imaltn varlna iaret etmekte ve arpa, buday, msr, nohut, pamuk ve ipek, yourt,
peynir, pekmez, ya, sucuk, pastrma, zm, incir, zeytin, leblebi ve soan gibi pek ok rnn bol
miktarda pazarlandn gstermektedir. ehir evresinde tarm gibi hayvancln da ok gelitii,
debbahnelerden alnan gelirlerdeki arttan ve et fiyatlarnn ucuzluundan anlalmaktadr. eitli
atlyelerde ayakkab, kuma boyalar, ya, mum ve sabun retilmekteydi. Gerek retim gerekse i ve
d ticaret asndan en kazanl rnler pamuk, ipek ve arapt. Yn ve ynl kumalarn ticareti
sadece i piyasaya dnkt ve ok krlyd. Btn bu faaliyetler Lefkoeyi bir finans merkezi haline
getirmi, eitli yerlerden gelen tccarlar birbirleriyle bor alp verme gibi ilikilerde
bulunmulard. Sicil kaytlar, youn bir para alveriinin hem yerli mslman ve Rumlar arasnda
hem de yabanclar arasnda yaandn gstermektedir. Kaytlar, Trklerin daha ziyade bor veren
durumunda olduunu ve Rumlarn yannda yabanclarla da ortaklk oluturarak ithalt ve ihracat
yaptklarn ortaya koymaktadr. Buna karlk brokraside hristiyanlarn daha faal olduu kesindir.
Millet sistemi erevesinde hristiyanlardan vergi toplama ii kiliseye verildiinden Rumlar arasnda
mltezim ve emin olanlara sk rastlanmaktadr. Ayrca Lefkoede mimar ve tercmanlar her zaman
Rumlar arasndan kmtr.
Lefkoede Osmanl ynetimi boyunca sosyal hayatn zellikle sur iinde ok renkli ve uyumlu olduu
grlmektedir. Rum ve Trk ounluun dnda Ermeni, yahudi ve Mrnlerin de yaad ehirde
cemaatler aras ilikilerde hogrnn ve i birliinin hkm srd mahkeme kaytlarnn
incelenmesinden anlalmaktadr. 1580-1640 yllarna ait davalardan sadece % 19unun (532)
cemaatler arasnda, 1698-1726 yllar arasnda da % 25inin mslman ve gayri mslimler arasnda
cereyan etmesi bunu dorulamaktadr. ehirde zellikle Trk idaresi dneminde aznlk mahalleleri
olumam, XVIII. yzyln balarnda birka mahallede belirli bir etnik grubun ounluuna ramen
mslman ve gayri mslimler otuz bir kark mahallede ve bitiik evlerde yan yana bar iinde
yaamlardr. 1580-1640 yllar arasnda Lefkoede kaydedilen 378 emlk alm satmnn seksen
alts cemaatler arasnda gereklemitir.
ehirde kadnlar sosyal hayata ve ticarete dorudan katlmakta, ticarette bazan ortak, kefil veya kredi
aan durumunda olabilmekteydiler. Aratrmalara gre 100 kadndan yirmisi ev sahibiydi. Mslman
veya hristiyan kadnlar hakszla uradnda dorudan kadya bavurabiliyordu.
Fetihten sonra Lefkoede kurulan ve saylar hzla artan vakflar sosyal ve ekonomik hayatn
vazgeilmez unsurlaryd. ehrin su ihtiyacnn byk bir ksm ve cami, medrese, eme ve
kprlerin bakmlaryla altrlan personelin maalar bu kurumlar tarafndan karlanmaktayd.
Kbrsn ngiliz ynetimine devredildii 1878 ylnda yirmi sekiz Trk okulunun bulunduu
Lefkoenin eitim hayatnda da vakflarn rol byk olmutur.
Lefkoe, XX. yzylda genileyerek daire eklindeki surlarnn dna tamaya balad. 1963
atmalarndan sonra Birlemi Milletler Bar Gc tarafndan ehir Trk ve Rum kesimi olmak
zere ikiye ayrld. Bu blnme 1974 ylndaki Trk Bar Harekt neticesinde kesinlik kazand. Sur
iindeki eski ehrin daha byk
bir blm Trk tarafnda kald. Trk kesimiyle Rum kesimini birbirinden ayran ve kabaca doubat
dorultusunu izleyen Yeil Hat Ermu caddesinin gneyini takip eder.
Lefkoenin belli bal tarih eserleri arasnda, 1567de yeniden yaptrlan surlar dnda Saint
Sophia Katedrali (Selimiye Camii), Saint Catherine Katedrali (Haydar Paa Camii), Saint Augustin
Kilisesi (meriye Camii), Arap Ahmed Paa Camii, Azziye Tekkesi, Lefkoe Mevlevhnesi, Byk
Han, Kumarclar Han, Byk Hamam ve bedesten saylabilir (geni bilgi iin bk. KIBRIS [Mimari]).
BBLYOGRAFYA


Kbrs eriyye Sicilleri, nr. 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 14, 15, 22, 23, 25, 61; BA, MAD, nr. 3211, 5878,
7836, 9893, 10163, 10306; BA, KK, nr. 5285, 5322, 5877, 6496, 7048; BA, MD, nr. 19, s. 334-335;
BA, Askeriye, nr. 8743; BA, Rznme, nr. 1499, 1560; BA, A.NT, nr. 1258, 1262, 1355, 1383,
1421, 1422, 1424, 1438, 1441, 1442, 1444; BA, A.DVN, nr. 793; BA, Cevdet-ktisat, nr. 1090, 1107;
BA, Cevdet-Adliye, nr. 1002, 1508, 1570, 1778, 2156, 2218, 2513; BA, Mevkufat Defteri, nr. 2551;
TK, TD, nr. 64; H. Luke, Cyprus under the Turks (1571-1878), Oxford 1921, tr.yer.; Halil nalck,
Kbrsta Trk daresi Altnda Nfus, Kbrs ve Trkler, Ankara 1964, s. 27-59; a.mlf., Ottoman
PoIicy and Administration in Cyprus After the Conquest, Milletleraras Birinci Kbrs Tetkikleri
Kongresi: Trk Heyeti Teblileri, Ankara 1971, s. 59-77; a.mlf., A Note on the Population of
Cyprus, Journal for Cypriot Studies-Kbrs Aratrmalar Dergisi, III/1, Gazimausa 1997, s. 3-11;
E. de Lusignan, Description de toute lIsle de Cypre, Famagusta 1968, tr.yer.; Vergi H. Bedev,
Kbrs eri Mahkeme Sicilleri zerinde Aratrmalar, Milletleraras Birinci Kbrs Tetkikleri
Kongresi: Trk Heyeti Teblileri, Ankara 1971, s. 139-148; Halil Fikret Alasya, Tarihte Kbrs,
Ankara 1988, tr.yer.; Kemal iek, Zimmis (Non-Muslims) of Cyprus in the Sharia Court: 1110/39
A.H./1698-1726 A.D. (doktora tezi, 1993), Birmingham Univeristy, tr.yer.; a.mlf., Living Together:
Muslim-Christian Relations in Eighteenth-Century Cyprus as Reflected by the Sharia Court
Records, Islam and Christian Muslim Relations, IV/1, Birmingham 1993, s. 36-64; C. F.
Beckingham, The Cypriot Turks, JRCAS, XLIII/2 (1956), s. 126-130; Halil Sahilliolu, Osmanl
daresinde Kbrsn lk Yl Btesi, TTK Belgeler, IV (1967), s. 1-34; R. C. Jennings, The
Population, Taxation and Wealth in the Cities and Villages of Cyprus, According to the Detailed
Population Survey (Defteri Mufassal) of 1572, JTS, X (1986), s. 175-191; a.mlf., Locust Problem
in Cyprus, BSOAS, LI/2 (1988), s. 279-313; a.mlf., Lefoa, EI (ng.), V, 716-719; Nuri
evikel, 1570-1571 Trk Fethi ile Kbrsta Meydana Gelen Toplumsal Deiim Hakknda Bir
Tahlil Denemesi, Journal for Cypriot Studies-Kbrs Aratrmalar Dergisi, III/1, Gazimausa 1997,
s. 39-68.

Kemal iek

LEFKOE MEVLEVHNES
Lefkoede fetihten ksa bir sre sonra kurulan Mevlev tekkesi.
Fethin tarihini anlatan rif Dedenin Mevlev oluu dikkate alnarak Mevlevliin Kbrsa 1571de
fetihle birlikte girdii sylenebilir. Baz kaynaklarda, dergh binalarnn Lefkoede tekkede medfun
Emine adl bir hanmn balad arazi zerine XVII. yzylda yapld belirtilmekte, eitli ariv
belgelerinde ise tekke Arap Ahmed Paann vakflar arasnda zikredilmektedir. Mevlevhneden
bahseden en eski belgelerden biri olan 1003 (1595) tarihli eriyye sicilinden, Girne Kaps
yaknlarndaki tekkenin Arap Ahmed Paa vakflar arasnda bulunduu, burada bir mesnevhann
grevli olduu anlalmaktadr. Yine ayn belgede vakf sahibinin tekkenin bahesini halka mesire
yeri olarak vakfettii kaydedilmektedir. Bu bahenin bir blm 1960l yllarda ehitlie
dntrlmse de arpk kentlemeden buras da payn alarak beton yn haline gelmitir. 1016
(1607) tarihli dier bir belgede ise mevlevhnenin yerinin ehid Seyyid Ahmed Paann mal olduu
ve buraya Ferhad Paann emriyle mevlevhne ina edildii belirtilmektedir. Bu belgeye gre
Ferhad Paann bavurusu zerine Konya sitnesi seccdeniini eyh Ebbekir tarafndan Dervi
Sdeddin Lefkoe Mevlevhnesine eyh tayin edilmitir. Bunun yannda mesnevi okuyan eyhe 3
ake, imama 2 ake, mezzine 1 ake ve dier fukaraya 8er ake gnlk vazife verilmesini art
koan dier bir vakfiye ile grev datm merasiminden bahseden bir baka belge de gz nne
alnarak Lefkoe Mevlevhnesinin XVII. yzyln banda tekiltn tamamlam olduu
sylenebilir.
Tekkeye ilk eyh olarak tayin edilen Sdeddin Efendinin ardndan sebebi bilinmeyen bir aradan
sonra 1132de (1720) eyh Sadri Dede postniinlie getirilmi ve arkasndan srasyla Kbrsl eyh
Mustafa Siyh Dede, olu rif Efendi (. 1138/1726), Lefkoeli Hzr Dede (. 1140/1727),
Konyadan rif Dede (. 1179/1765), Kbrsl Seyyid Abdullah Dede (bir yl sre ile), Lefkoeli
eyh Mustafa Dede (. 1228/1813), Feyzullah Dede (. 1267/1851), Dervi Ali Dede ve Mustafa
Saffet Dede (. 1311/1893-94) postniin olmutur. Adann 1878de ngilizlere kiraland dnemde
mevlevhneye yaplan eyh tayinlerinde usulszlkler grlmeye balanmtr. 1894te Saffet
Dedenin olu Mehmed Celleddin Efendinin tayininde gelenee aykr olarak stanbuldan berat
karlamamtr. Mevlevhneye byk hizmetler veren eyh Mehmed Celleddin Efendi 12 Eyll
1931de vefat ettiinde Kbrs ngiliz idaresine gemi, adadaki Trk vakflarnn ynetimi de
ngilizlerin denetimine girmiti.
Celleddin Efendinin lmnden sonra Trkiyede di hekimlii renimi gren olu Saffet Bey
adaya dnd. Saffet Bey, eyhlik talebinde bulunmayp sadece babasnn idaresindeki vakflarn
ynetiminin kendisine verilmesini istedi. Zamann evkaf murahhas, yapt hizmetlerden dolay
kendisine ngiliz kraliyeti tarafndan sir unvan verilen M. Mnir Bey, tekke vakflarnn gelirlerini
ngiliz valisine bal Vakflar daresinde tutmak iin Saffet Beyin isteini reddetti. Bu srada,
Trkiyede tekke ve zviyelerin kapatlmas zerine Konyadan Halepe nakledilen elebilik
makamnda bulunan Muhammed Bakr elebi mevlevhnenin postniinliine Selim Dede Efendiyi
tayin etti. Ancak M. Mnir Bey dergh mhrleterek Selim Dedenin posta oturmasna engel oldu.
Konunun Masum Millet gazetesinde mill mesele haline dntrlmeye allmas zerine Selim
Dedenin derghtaki grevi maa karl stlenmesine izin verildi. Tekkenin vakflarnn ynetimi
ise ngiliz idaresinde kald. Selim Dede Efendi 1953 ylnda vefat edince elebilik makam onun
yerine olu Cemaleddin Efendiyi tayin etmek istediyse de ngiliz idaresi grevi Kbrsl Hfz efik
Efendiye
verdi. Ancak mevlevhne esasen dervilerini kaybetmi ve Kbrs Trk toplumu da Trkiye
Cumhuriyeti kanunlarn benimsemi bulunduundan Kbrsta Mevlevlik Selim Dedenin vefatyla
sona ermi oldu.
ehrin eski kesiminde Girne Kapsnn i tarafnda yer alan mevlevhne bugn, semhne ve buna
bitiik, kuzey-gney istikametinde ilerleyen birbiri yannda alt kubbe altnda yer alan trbe
ksmndan ibarettir. 1960 ncesi dervi odalar, mutfa ve misafir odalarnn ayakta olduu,
merutasnn 1970lere kadar kimsesiz ocuklar yurdu olarak kullanld bilinmektedir.
Mevlevhnenin en eski halini, 1880li yllarn balarnda ngiliz kaptan Kitchener tarafndan izilen
Lefkoe planndan renmek mmkndr. Dergh, belgelerde mtemilt ile birlikte mesire yeri
olarak tekkeye vakfedildii kaydedilen geni bahenin kuzey ksmndaki klliye olmaldr.
1934, 1962, 1967, 2002 yllarnda tamir gren ve gnmzde Lefkoe Trk Etnografya Mzesi olarak
kullanlan mevlevhneye Girne caddesine bakan bask kemerli bir takapdan girilmektedir.
Sslemesiz kesme tatan iki ereve iine alnm kapnn iki yanndaki talara birer stune yapacak
ekilde profil verilmitir. Kapnn bask kemerinin st ksmnda al sval bir ereve ierisine cel
talik yaz ile Y Hazreti Mevln ibaresiyle iki Mevlev sikkesi nakedilmitir. Giri, yanndaki
sivri kemerli bir ni ierisine yerletirilmi eme ile deta btnlemitir. emenin talik kitbesi
ok ypranm olduundan ancak baz kelimeleri okunabilmektedir.
Takapdan, asl hali daha geni olmas gereken bir alann T eklinde bir paras durumunda
bulunan avluya girilmektedir. Mevcut baz kemer kalntlar yannda daha nce yaplan eitli
planlarda avlunun gney tarafnda gsterilen kemer duvar izleri burasnn daha byk bir klliye
olduunu dndrmektedir. Avlunun kuzeybatsndaki bask kemerli bir kapdan derghn harimine
girilmektedir. Harim muhibban mekn, semhne ve mescid olmak zere blmden olumaktadr.
Binann tayc sistemi bu blnmeyle uyumaktadr. ki dikdrtgen pyeyi balayan kemer,
kuzey-gney istikametinde girii ve ayn zamanda yin izleyicilerine ait meknn semhneden
ayrmaktadr.
Pyeleri d duvarla balayan iki kemer kuzeydeki ykseltilmi mutrp mahfiliyle semhneyi, ayn
istikamette ilerleyen nc kemer ise gneyde yer alan mescidle semhneyi ayrmaktadr. Dier
ksmlardan iki basamak daha aada bulunan dairev sem meydannn etraf diz boyu yksekliinde
ahap parmaklkla evrilidir. Tamamen ahaptan ina edilen kuzeydeki mutrp mahfiline yine dik
ahap bir merdivenle klmaktadr.
Mescidde basit bir ni tekil eden mihrabn zerinde zeytin dal elenk motiflerinin oluturduu
boyal naklar bulunmaktadr. Mescidin kble duvarndaki bir kapdan Girne caddesi boyunca kuzey-
gney istikametinde bir aks zerinde uzanan trbelere geilmektedir. Birbirinden geni kemerle
ayrlan alt kubbe ile bir tonozun rtt sekiz gzl hacim dou ve batda pencerelerle darya
almaktadr. Trbe ksmnda on alt kabir bulunmaktadr. Mevlevhne eyhlerinden Siyh Dede,
rif Dede, Mustafa Dede, Feyzullah Dede, Mehmed Celleddin Efendi ve Selim dedelerin dergha
defnedildikleri bilinmektedir. Dier kabirlerin kimlere ait olduu tam olarak bilinmemekteyse de
kuzeyden itibaren birinci kabrin Selim Dedeye, ikinci kabrin Arap Ahmed Paaya, nc kabrin
eyh Celleddin Efendiye, onuncu kabrin bir eyhin lalas olduu bilinen Arap Abdullah Efendiye,
on altnc kabrin eyh hattat Feyzullah Dedeye ve eine ait olduu kabul edilmektedir.
BBLYOGRAFYA


KKTC Mill Arivi ve Aratrma Merkezi, eriyye Mahkeme Sicili, nr. 1; KKTC Vakflar Genel
Mdrl Arivi, eriyye Mahkeme Sicili, nr. 2; rif Dede, Kbrs Tarihesi, TSMK, Yeniler, nr.
2109; A. Papapetro, Memorandum on the Mevlevhne in Cyprus (Lefkoe 1932, KKTC Vakflar
Genel Mdrl Arivi); Halil Fikret Alasya, Kbrs Tarihi ve Kbrsta Trk Eserleri, Ankara
1964, s. 183; Emel Esin, Aspects of Turkish Civilization in Cyprus, Ankara 1965, s. 10-11; a.mlf.,
Turkish Art in Cyprus, Ankara 1969, s. 29; Turkish Monuments in Cyprus, Department of Antiquities
and Museum, Nicosia 1987, s. 16-17; Kbrsta Vakf Tarihi Eserler (haz. Sevin Andz), Lefkoa
1990, s. 28-30; Harid Fedai - Mustafa Haim Altan, Lefkoa Mevlevhnesi [bask yeri yok] 1997
(KKTC Mill Eitim ve Kltr Bakanl Yaynlar); Fikret uhadarolu - Filiz Ouz, Kbrsta
Trk Eserleri, Rlve ve Restorasyon Dergisi, sy. 2, Ankara 1975, s. 1-76; Netice Yldz,
Kbrsta Osmanl Kltr Mirasna Genel Bir Bak, Trkler Ansiklopedisi, Ankara 2002, s. 978-
979.

brahim Numan

LEH
Bugnk Polonya halknn tarihte anld ad
(bk. POLONYA).

LEHCE-i OSMN
( )
Ahmed Vefik Paann (. 1891) yazd Trkeden Trkeye ilk szlk.
Youn bir idar ve siyas hayat olan Ahmed Vefik Paa, grevinden azledildii 1873-1876 yllar
arasnda Lehce-i Osmnyi hazrlayarak yaymlam, bavekillikten ayrld 1882den sonra da
eserini gelitirip yeni bir tertiple ikinci basmn gerekletirmitir. Lehce-i Osmnnin ilk
basksnda (I-II, stanbul 1293, 1293 sayfa) hibir ayrm yapmadan Trke, Arapa ve Farsa
kelimeleri birlikte ele alan Ahmed Vefik Paa, ikinci basmn (I-II, stanbul 1306, 1455 sayfa) ilk
cildine Trke kelimelerle Trkelemi kabul ettii Arapa ve Farsa kelimeleri, ayrca Bat
dillerinden gelip gnlk dile yerleen kelimeleri alm, sadece yaz dilinde kullanlan Arapa ve
Farsa kelimelere de II. ciltte yer vermitir. Osmanlcay Trk dilinin
umumi kadrosu iinde ele almas ve Trk leheleri bahsi de dnemine gre yeni ve ileri bir gr
olarak yalnz ikinci basmn nsznde bulunmaktadr. Bu nszde Trk dilinin tarih ve coraf
yaylm iinde btn lehelerine gre genel bir tablo izilmi, Osmanl Trkesinin, batya uzanan
Trkmen lehesinin Anadoluda oluturduu bir ekli olduu ifade edilmitir.
Lehce-i Osmnnin asl szlk blmnn getirdii balca yenilikler unlardr: 1. Osmanl
Trkesindeki szler mmkn olduu kadar Dou Trkesindeki asllar ve eski ekilleriyle
gsterilmitir. Tremi ekillerinin yaamasna karlk unutulmu veya kullanlmaz olmu kk
kelimelere gtren, Osmanl Trkesiyle olan ilgiyi veya farklar gstermeye ynelen bu sistem,
eseri Dou Trkesine at iin Thory Jozsef ve Barbier de Meynard gibi Batl Trkologlarca
Trkenin mukayeseli incelemesine kaynak bir alma olarak gsterilmitir. Kulland kaynaklar
zikretmeyen Ahmed Vefik Paann szl hazrlarken Dou Trkesiyle yazlm eserlerden
faydaland anlalmaktadr (Babinger onun bir Dou Trkesi szl iin gerekli materyalleri
topladn, ancak byle bir szl meydana getirmediini belirtmektedir). 2. Trke kelimelerin
izahn tredikleri kkten hareketle, birleik szlerle tamlama ve deyimlerdeki kelime kmelerinin
etrafnda toplandklar taban sz veya mefhuma gre gstermeyi esas alan bir metot ortaya koymas
dikkate deer bir yeniliktir. Bir kkten kma szlerin ayr madde balarna dalmadan bir arada
bulunmas Trkenin kelime ve deyim tekilindeki zenginliini meydana karmtr. 3. Trke
kelimelerde gittike artan iml kargaasna ve Arap harflerinin Trkenin baz seslerini ifadede
yetersizliine zm getirmek iin Trkede bulunmayan seslere mahsus Arap harflerini
kullanmayan Dou Trkesindeki asl ekillere gre dzenlenmi bir iml sistemini teklif eder.
Ahmed Vefik Paa, Trkenin tek harfte toplanm ayr ve farkl seslerinin belli olmas iin her
birine zel iaret koydurduu deiik hurufat dktrp kullanmtr. 4. Trk tarihi, etnolojisi,
leheleri ve corafyasna dair maddeler szle kk bir Trkoloji ansiklopedisinin tasla
mahiyetini kazandrmtr. Bunlar arasnda stunluk yer igal eden Trk maddesi Ahmed Vefik
Paann Trk zihniyetini yanstmas bakmndan zikre deer. Lehce-i Osmnde baz kelimeler
iin Osmanl ve Dou Trkesinden rnek beyitler zikredilmise de bunlarn kimlere ait olduu
belirtilmemitir.
Trk dilinin lugat sahasnda temel eserlerinden saylan Lehce-i Osmn kendinden sonraki eyh
Sleyman Efendi, Redhouse ve Radloff gibi birok mellifin lugatlarna kaynak hizmetini grmtr.
emseddin Sminin Kms- Trksine ise balca temel tekil etmitir. Barbier de Meynardn
hazrlad Dictionnaire turcfranais, Supplment aux dictionnaires publis jusqu ce jour adl
byk lugat (Paris 1881-1886) dorudan doruya Lehce-i Osmnden kmtr. Daha nce Ahmed
Vefik Paann eseri hakknda bir tahlil ve tantma yazs kaleme alm olan Barbier de Meynard,
kitabnn nsznde lugatn Ahmed Vefik Paann Lehce-i Osmnsi sayesinde meydana getirdiini
aka ifade eder. Lehce-i Osmn ilk basmnn nerinden az sonra, Bat ilim leminde teden beri
esasen bilinmekte olan Ahmed Vefik Paann Petersburgdaki Msterikler Kongresine
arlmasna da vesile olmutu.
Lehce-i Osmnnin, aslnda Redhousea ait iken msveddelerini gren Ahmed Vefik Paann onu
kendine mal etmi olduuna dair emseddin Smi tarafndan nedense ortaya atlp Veled elebinin
daha ayrntl biimde tekrarlad aslsz bir iddia vardr. Redhousen Lehce-i Osmnden nce
neredilen Lugt- Osmniyyesinin Trke tek bir sz madde ba almayp srf Arapa ve Farsa
asll kelimelere yer vermi bulunmas itibariyle onunla hibir alkas olmayacann kesinlii
yannda, asl sz konusu edilmesi gereken Trkeden ngilizceye lugatnn da Lehce-i Osmnden
on yedi yl nce 1859da baslm olmas, hem de askerler, i ve ticaret adamlar iin pratik bir gaye
ile hazrlanm bulunmas dolaysyla yer verdii Trke szlerin onun yannda pek clz kalmas,
ayrca lugatnn asl byk ve en geni eklinin Ahmed Vefik Paann eserinin ilk basksnn
kndan ok sonra 1890da ortaya konulmu olmas gerei karsnda bu iddia kendiliinden
ker. Lugatnn 1890da, yani Lehce-i Osmn mellifi henz hayatta iken yaymlanan bu basksnn
nsznde Redhousen Ahmed Vefik Paann eserinden istifade ettiini, onun kendisine rehberlik
eden eserlerden biri olduunu belirtmesi bu iddiay bsbtn hkmsz klar.
Kendisinden sonra Trke iin birok lugat ortaya konmu olmasna ve tenkit edilecek taraflarna,
karklna, eitli kusurlarna ramen Lehce-i Osmn, kolayca tketilmez malzemesiyle bir
mracaat kayna olma deerini bugn de korumaktadr. Ahmed Vefik Paa Lehce-i Osmnye
koyduu, o gne kadar yaz dilinde kullanlmam pek ok kelimeyi kendi tiyatro tercmelerinde
kullanmtr (rnek iin bk. Tansel, XXVIII/110 [1964], s. 265-280).
Lehce-i Osmn, ikinci basm esas alnarak Recep Toparl tarafndan Latin alfabetik sistemine gre
yeni harflere evrilmi, her iki cildi iin ayrca Arap harflerine gre birer dizin ilve edilerek
yaymlanmtr (Ankara 2000).
BBLYOGRAFYA


J. W. Redhouse, A Turkish and English Lexicon, stanbul 1890, s. IX, XI, XII; I. Kuno, Trk Halk
Edebiyat, stanbul 1925, s. 6-7; Yusuf Akura, Trk Yl, stanbul 1928, s. 301-302; Sevim Gray,
Ahmet Vefik Paa, Ankara 1966, s. 39-50; Babinger (ok), s. 406; F. Tansel, Ahmed Vefik
Paann Eserleri, TTK Belleten, XXVIII/110 (1964), s. 252-255, 265-280; Avni Gztok, Trkiye
Trkesinin lk Szl Lehce-i Osman, EFAD, sy. 24 (1997), s. 29-37; Bahriye eri, XIX.
Yzyldan Osmanlca Bir Szlk Lehe-i Osmn, Kebike, III/6, Ankara 1998, s. 169-174;
Kmsl-alm, VI, 4688-4689; Ahmet Hamdi Tanpnar, Ahmed Vefik Paa, A, I, 209; Nihad
Smi Banarl, Resimli Trk Edebiyt Trihi, stanbul 1979, II, 1069.

mer Faruk Akn

LEHC
( )
Yemende bir ehir ve merkezi olduu idar blge.
Bugn atlaslarda daha ok el-Havta (al-Hawtah) adyla yer alan Lehic (Ar. Lahc), Gney Yemende
Adenin kuzeybatsnda kyya yakn bir dzlk zerinde kurulmutur. ehre adn veren Himyer
asll Lahc b. Vilin soyu Gavs b. Katan b. Arb b. Zheyr yoluyla Kahtna ular. Yine
Kahtnlerden Asbah b. Amr b. Hrisin Asbih adyla tannan ahfad da Lehicde yaard.
Yemenin mslmanlar tarafndan fethi srasnda slm hkimiyeti altna alnan Lehicde daha sonra
Abbs Halifesi Memnun Yemen valisi Muhammed b. Abdullah b. Ziyd, Ziydler hnedann
kurdu (203-402/818-1012). Bu dnemde Karmatler ehri ksa bir sre iin igal ettiler (293/906).
Ziydlerin ardndan Habe asll kleler iktidar ele geirdilerse de o srada Ben Man ailesi
Aden, ihr ve Hadramutla beraber Lehice de hkim oldu. 454te (1062) Adeni alan Suleyhlerden
Mkerrem Ahmed, Lehicin idaresini Zreylerden Abbas ile Mesda brakt (473/1080).
Zreylerin Lehicdeki hkimiyeti, Eyyblerden el-Melikl-Muazzam Turan ahn Yemeni
fethine (569/1174) kadar devam etti.
1174-1229 yllar arasnda Eyyblerin hkimiyetinde kalan Lehicde daha sonra Resller (1229-
1454) ve Thirler (1454-1517) hkm srdler. Thirlerden mir b. Abdlvehhb, Memlk
Sultan Kansu Gavriye bavurarak Kzldeniz limanlarna saldrmakta olan Portekizlilere kar
yardm istedi. Bunun zerine Kansu Gavri, o srada hizmetinde bulunan Osmanl denizcisi Selman
Reis ile birlikte Hseyin Bey kumandasnda bir donanma gnderdi; Kzldenizdeki Kemern adasna
yerleen Memlk ordusu erzak talepleri mir tarafndan reddedilince onun zerine yrd. Zebd ele
geirildi ve mir Sana nlerinde ldrlp Thirler hnedanna nihayet verildi. Bu gelimeler daha
sonra Osmanllarn blgeyi fethine yol at ve kan karklarla Portekiz saldrlar zerine Msr
Beylerbeyi Hadm Sleyman Paa yetmi alt gemiden oluan donanmasyla Adeni zaptetti (1538).
Osmanllar 1045 (1635) ylna kadar blgeyi ellerinde tuttular; bu tarihten itibaren Zeyd imamlar
etkili oldular. 1141de (1729), baz en-sb limlerine gre Kudann Havln kolundan gelen Abdel
kabilesinin (Abdil) reisi Fazl b. Ali, Zeyd imamlarna kar bamszln iln etti ve Lehici
baehir yapt. Bylece bir asrdan uzun bir sre bamsz yaayacak olan Lehic Sultanl kuruldu.
Abdellerden Lehic Sultan Ahmed b. Abdlkermin (1792-1827) 1802de ngiltere hkmetiyle bir
dostluk ve ticaret antlamas imzalamas ngilizlerin Kzldenizdeki varlklarna hukuk zemin
oluturdu. ngiliz Dou Hindistan irketi 1254 (1838) ylnda Osmanl Devletinin izniyle Adende
bir ticaret merkezi kurdu. Asl hedefleri oralarda varlklarn kantlamak olan ngilizler hukuk
bakmdan Osmanl Devletine tbi, fakat fiil bakmdan Lehic sultanna bal Adenin otoritesine
karmaya baladlar ve irketin bir gemisinin yamalanmas bahanesiyle buray igal ettiler. Sultan
Muhsin b. Fazl (1827-1847) ngilizlerle mcadeleye girdiyse de sonuta Adenin kaybn
nleyemedi ve igalin ardndan onlarla bir antlama imzalamak zorunda kald (1839). ngilizler,
Dou Hindistan irketi adna imzaladklar bu antlamaya gre Lehic sultan ile haleflerine ylda
6000 riyal demeye sz veriyorlard. Adenin kaybna bir trl raz olamayan Sultan Muhsin,
ngilizlere kar gizlice harekete getiyse de baar kazanamad ve hnedan mensuplar hari btn
Abdeller Adenden karld. Neticede Sultan Muhsin pepee imzalad iki yeni antlama ile (11
ubat 1843, 20 ubat 1844) ngilizlerin egemenlik ve himayelerini kabullenip dilerinden feragatle
yalnz iilerini yrtmeyi taahht etti. Bundan sonra ngilizler mahall kk sultanlklarla bir dizi
anlama yaparak hepsini dorudan kendilerine baladlar. 1846da Sultan Muhsin tekrar mcadeleye
balad; fakat ertesi yl ld ve yerine geen byk olu Ahmed (1847-1849) ngilizlere kar
teslimiyet politikas izledi. Muhsinin dier olu Ali ise (1849-1866) babasnn yoluna dnd. Fakat
bamszln elde etmek iin 18 Mart 1858de yapt son savata yenildi ve mecburen o da uzlama
yolunu seti. Osmanllarn 1873teki Yemen harekt srasnda ngilizler Lehici igal ettiler ve
politik basklarla harektn oraya kadar genilemesini engellediler. I. Dnya Sava srasnda sultann
ngilizlerle i birlii yapmas zerine Trk ordusu Lehice kadar geldi ve ngilizleri ehri tahliye
etmek zorunda brakt (1915). Osmanllar 1918 ylna kadar buray hkimiyetleri altnda tuttular; bu
tarihten itibaren Lehic sultanlar yine ngilizlerin himayesinde varlklarn srdrdler.
Aden smrgesini nce Bat Aden himayesi (Aden ve yakn evresi) ve Dou Aden himayesi
(Hadramut blgesi) olarak ikiye ayran ngilizler, 1947de bu idareleri Lehic liderliinde birletirip
Gney Arap Emirlikleri Federasyonu ad altnda bir devlet haline getirmeyi ve bu yeni Arap
devletinin Arap Birliine katlmasn salamay planladlar. Fakat Lehic sultan tarafndan Arap
Birliine sunulan teklif reddedildi. 1952de Lehic Sultan Fazln Yemene snmas zerine
ngilizler kardei Aliyi sultan iln ettiler. Ancak ngilizler blgede birleik bir Arap devleti
kurmaktan vazgemediler ve 1954te yeniden bu konuyu ortaya atarak aralarnda Lehic Sultan
Alinin de bulunduu yirmi kadar sultann tamamnn kar kmasna ramen sonunda Gney Arap
Emirlikleri Federasyonunu kurdurdular (1959). Bu devlet 1967de Gney Arabistan Federasyonuna
dnt ve nceleri ynetime karmayan Lehic Sultan Fazl b. Ali federal savunma bakan oldu.
1967ye kadar devam eden federasyon, ngilizlerin blgeden ekilip Gney Yemen Halk
Cumhuriyetinin (1970ten sonra Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti) kurulmasyla ortadan kalkt
(bk. YEMEN).
Lehic gnmzde nfusu 10.000i biraz aan, yeillikler iinde kk bir vaha ehri olmasna ramen
Aden Limann Yemenin dier merkezlerine balayan yol zerinde bulunmas sebebiyle nem
tamaktadr. Lehicin tarihte Gney Arabistan ehirleri arasnda siyas olduu kadar ilm adan da
nemli bir yeri vardr. Burada yetien fikir ve ilim adamlarnn banda edip Mslim b. Muhammed
el-Lahc, fakih bn M ve fakih
Muhammed b. Sad el-Frayd el-Lahcnin adlar saylabilir. Lehic ehrinin bugn merkezi olduu
Lehic idar blgesi 12.766 km geniliindedir ve yaklak 400.000 nfusa sahiptir.
BBLYOGRAFYA


Hemdn, fat Cezretil-Arab (nr. Muhammed b. Ali el-Ekva el-Hivl), Riyad 1974, s. 70-71,
203-205, 277-278, 343-344; Ykt, Muceml-bldn, V, 14; bn Htim, es-Siml-li-emen f
abril-mlk minel-uz bil-Yemen: The Ayybids and Early Raslids in the Yemen (nr. G. R.
Smith), London 1974-78, I-II; Emn er-Reyhn, Mlkl-Arab, Beyrut 1929, I, 175, 183, 338-427;
M. Keml Abdlhamd, el-stimrl-Birin f cenbil-Cezretil-Arabiyye, Kahire, ts., s. 11-
12, 55-57, 72, 97, 99, 103, 108, 150-151, 200-213; Seyyid Mustafa Slim, Tekvnl-Yemenil-
ad, Kahire 1963, s. 199-209; a.mlf., el-Veiul-Yemeniyye, Kahire 1982, s. 38, 331, 458, 469;
Ahmed Hseyin erefeddin, el-Yemen abret-tr, bidn 1384/1964, s. 25-26, 35; Ahmed b. Fazl
b. Ali Muhsin el-Abdel, Hediyyetz-zemen f abri mlki Lac ve Aden, Beyrut 1400/1980,
tr.yer.; hsan Sreyya Srma, Osmanl Devletinin Yklnda Yemen syanlar, stanbul 1980, s. 46-
49, 72, 162; The Middle East and North Africa (1984-85), London 1984, III, 784-787; R. N. Mehra,
Aden-Yemen, Delhi 1988, s. 177; G. R. Smith, Lac (trc. Hseyin Abdullah el-mer), el-
Mevsatl-Yemeniyye, Beyrut 1402/1992, II, 797-800; a.mlf., La, EI (ng.), V, 601-602;
Cengiz Orhonlu, XVI. Asrn lk Yarsnda, Kzldenizde Osmanllar, TD, XII/16 (1961), s. 14-15;
Kmsl-alm, V, 3987; Adolf Grohmann, Lahic, A, VII, 3-5; O. Lfgren, Adan, EI (ng.), I,
180-182.

Sm es-Sakkr

LEHSTAN
(bk. POLONYA).

LEHV
(bk. ELENCE; OYUN). LEKN, Abdsselm b. brhim
( )
Eb Muhammed (Ebl-Ferec) Abdsselm b. brhm b. brhm el-Lekn (. 1078/1668)
Mlik limi.
971 (1563) ylnda muhtemelen Kahirede dnyaya geldi. Babasnn doduu yerleim merkezine
nisbetle Lekn diye tannd. Tahsilini babas brhim el-Leknnin ders halkasnda tamamlad, onun
nde gelen rencileri arasnda yer ald. Necmeddin Muhammed b. Ahmed el-Gayt, Eb Abdullah
Muhammed b. Sinne ve Eb Abdullah Muhammed Abdlkdir el-Fs gibi limlerden ders ald
(Abdlhay el-Kettn, I, 118, 183; II, 890, 1027). renimini tamamladktan sonra ders okutmaya ve
eser yazmaya balad. Babasnn vefat zerine onun yerine Ezher mderrisliine getirildi.
Yetitirdii renciler arasnda Eb Slim el-Ayy, Ebl-Esrr Hasan b. Ali b. Muhammed el-
Acm ve Eb mir Ahmed en-Nefrv gibi isimler bulunmaktadr (Mahlf, s. 304; Abdlhay el-
Kettn, II, 811). Abdsselm el-Lekn 15 evval 1078 (29 Mart 1668) tarihinde Kahirede vefat
etti ve orada defnedildi.
Eserleri. 1. rdl-mrd li-Cevheretit-tevd. Babasnn Cevherett-tevd adl manzum akaid
rislesine yine kendisinin yazd Umdetl-mrd adl hacimli erhin brhim el-Lekn tarafndan
konulmu olan taliklerin mellif tarafndan yeniden dzenlenmesi suretiyle meydana getirilmi bir
erh mahiyetindedir (bk. CEVHERETt-TEVHD). 2. tfl-mrd li-eri Cevheretit-tevd.
rdl-mrdin geniletilmesiyle ortaya kan bir erh olup Ezherin lise ksmnda ders kitab
olarak okutulmutur. el-Emrl-Kebr es-Snbvnin iye al tfil-mrd adl eseriyle
birlikte baslmtr (Bulak 1282; Kahire 1300, 1309). brhim el-Bcr (Kahire 1279) ve
Muhammed Muhyiddin Abdlhamd (Kahire 1375/1955) bu erhe hiye yazmlardr. 3. Fetul-
mecd li-Kifyetil-mrd fil-kelm. Ebl-Abbas Ahmed b. Abdullah el-Cezirnin Kifyetl-
mrd fil-kelm adl manzum akaid rislesine Muhammed b. Ysuf es-Sens tarafndan yazlan el-
Menhecs-sedd f eri Kifyetil-mrd adl erh zerine yaplm bir erhtir. Eser zerine Dvd
Ali el-Fdl tarafndan tenkitli metin neri mahiyetinde bir doktora almas yapld (Rabat 1984)
kaydedilmektedir (Rpertoire des thses, s. 13). 4. Tervul-fud bi-mevlidi ayril-ibd.
Mevlidi neb konusunun tasavvuf neve iinde ele alnd bir eserdir. 5. btisml-ezhr min
riyil-abr f rebil-ebrr bi-mevlidil-abbil-mutr. 6. snl-beyn f tefsri mfredtil-
urn. 7. Muaddime fil- vel-maabbe. 8. Muaddimtl-ful. 9. ez-Zehrl-menr (bu
eserlerin nshalar iin bk. Brockelmann, GAL, II, 395-396; Suppl., II, 357, 419).
Abdsselm el-Leknnin bunlarn dnda u eserlerinin de bulunduu kaydedilmektedir: Fetul-
vad li-hidyetil-mrd, iye al Tekiretil-urub, es-Sircl-vehhc bi-eri kateyil-
isr vel-mirc (mellifin hocalarndan Necmeddin Muhammed b. Ahmed el-Gaytnin isr ve
mirac hakkndaki eserine yazlan bir erhtir).
BBLYOGRAFYA


Kef-unn, II, 1501, 1539; Muhibb, ulatl-eer, II, 416-417; Kdir, Nerl-men, II,
170-172; Mahlf, eceretn-nr, s. 304; Serks, Mucem, I, 473-474; II, 1592-1593; Brockelmann,
GAL, II, 325-326, 357, 395-396; Suppl., II, 357, 419; ul-meknn, I, 284; II, 8, 172; Hediyyetl-
rifn, I, 216, 571; Abdlhay el-Kettn, Fihrisl-fehris, I, 118, 183; II, 811, 890, 1027;
Rpertoire des thses et mmoires: 1953-1984, Rabat 1987, s. 13; Cezzr, Medill-mellifn, III,
1417; Mevsat almil-Marib (nr. Muhammed Hacc), Beyrut 1417/1996, IV, 1548-1549;
Muhammed el-Ber Zfir el-Ezher, el-Yevt-emne (abatl-Mlikiyye), Kahire
1420/2000, s. 149-150.

Metin Yurdagr LEKN, brhim b. brhim

( )

Eb shk (Ebl-mdd) Burhnddn brhm b. brhm b. Hasen el-Lekn (. 1041/1632)

Cevherett-tevd adl manzum akaid rislesiyle tannan Mlik limi.

Msrda Demenhr ehri yaknlarndaki Lekne adl yerleim merkezinde dnyaya geldi.
Kaynaklarda doum tarihi hakknda herhangi bir bilgiye rastlanmamtr. Olu Abdsselmn 971
(1563) ylnda doduu bilindiine gre genlik dnemi yllarna ait bir tahminde bulunmak
mmkndr. Sfmerep bir ulem ailesine mensup olduu anlalan brhim el-Leknnin tahsil
hayatna dair fazla bilgi yoksa da onun Msrdaki Mlik ulems arasnda sekin bir mevki
kazand, Ezherde mderrislik yapt yolundaki kaytlara ve telif ettii eserlere baklarak iyi bir
renim grd sylenebilir. Leknnin birok limden ders aldn belirten Muhibb, bunlar
arasnda dnemin fi ulemsndan bn Ksm el-Abbd ve emseddin er-Reml, Mlik
limlerinden Bedreddin el-Karf ve Slim b. Muhammed es-Senhr gibi isimlerle tarikattaki
mridlerinin adn zikretmitir (ulatl-eer, I, 6-7). Onun yetitirdii renciler iinde olu
Abdsselm el-Lekn yannda Hara, ebrmellis,
Ysuf el-Gay, Hseyin el-Hafc ve Ahmed b. Ahmed el-Acem gibi limler saylabilir. Sflie
temaylyle de tannan Leknnin 144 beyitten oluan Cevherett-tevd adl rislesini, eyhi
Ebl-Abbas ehbeddin Ahmed b. Osman e-ernbnin iaretiyle bir gecede yazd rivayet
edilmektedir. 1041 (1632) ylnda hac farzasn yerine getiren Lekn dn yolu zerindeki Akabe
(Eyle) yaknlarnda vefat etmi ve ld yerde defnedilmitir (Muhibb, I, 9).
Eserleri. 1. Cevherett-tevd*. Bata kendisi ve olu Abdsselm olmak zere birok lim
tarafndan erhedilen bu risle ilk defa Bulakta yaymlanm (1241), daha sonra erhleriyle birlikte
eitli basklar yaplmtr (mesel bk. Abdlvhid el-Mrgan, Buyetl-mrd li-Cevheretit-
tevd, Tunus 1938). 2. Menr ehlil-fetv ve avidl-ift bil-av. Mlik fetva usulne dair
bir eser olup Ziyd b. Muhammed b. Mahmd Humeydn tarafndan Sudandaki Omdurman
(mmdurmn) slm niversitesinde yksek lisans tezi olarak nere hazrlanm (Humaidn 1988)
ve ardndan Beyrutta yaymlanmtr (1412/1992). 3. Naatl-ivn bictinbi rbid-dun. 4.
iye al Mutaari all. Hall b. shak el-Cndye ait el-Mutaar*a Leknnin hocalarndan
Slim b. Muhammed es-Senhr tarafndan yazlan erhin hiyesidir. 5. al-vaar min
Nzhetin-naar f tavi Nubetil-fiker. bns-Salh e-ehrezrnin hadis ilimlerini altm be
nevi halinde inceledii Muaddimesinin bn Hacer el-Askaln tarafndan krk nevi daha eklenerek
yazlan Nubetl-fikere yine kendisinin yapt Nzhetn-naar adl erhe yazlm bir hiyedir.
Ktib elebi bu eseri Nzhetn-naar f tavi Nubetil-fiker eklinde kaydetmektedir (Kef-
unn, II, 1936). 6. (cmll-vesil ve) Behcetl-mefil (ve ecmell-vesil) bit-tarf bi-
rvti-emil. Tirmizye ait emiln-nebnin erhidir. 7. esSened f beyni uceci ehlil-ay
ver-rd. 8. erut-Tarb vet-teysr (bu eserlerin nshalar iin bk. Brockelmann, GAL, II, 412-
413; Suppl., II, 436-437). 9. Nerl-meir f men edrekthum min ulemil-arnil-ir.
Mellifin kendi hayatn anlatt ve hocalaryla dneminin ilim ehlini tantt meyaha trnde bir
eserdir (Muhibb, I, 7; Tnek, III, 35). 10. Tufet rriyyeti Al Ebhell bi-esndi cevmii
edir-Resl (Muhibb, I, 7; Hediyyetl-rifn, I, 30; Abdlhay el-Kettn, I, 130, 284-285). 11.
Kefl-krb li-mltil-abb vet-tevessl bil-mabb (bu tasavvuf kasidenin metni iin bk.
Muhibb, I, 8-9; Tnek, III, 37-38).
Leknnin kaynaklarda ad geen dier eserleri de unlardr: ulatt-tarf bi-deii erit-
Tarf (zzeddin ez-Zencnnin el-zz fit-tarf adl Arapa gramer kitabna Sadeddin et-
Teftznnin yazd erhin hiyesidir); Tavu el-fil-currmiyye; dl-cmn f
mesili-amn; Talul-ferid al eril-Aid (Teftznnin eserine yazlm bir
hiyedir); el-Bdrl-levmi min udri Cemil-cevmi (Tceddin es-Sbknin fkh usulne
dair eserine Celleddin el-Mahallnin yapt erhin hiyesidir).
BBLYOGRAFYA


arn, e-abat, II, 3; Kef-unn, I, 620; II, 1139, 1148, 1319, 1628, 1936; Muhibb,
ulatl-eer, I, 6-9; Kdir, Nerl-men, I, 289; Tnek, Muceml-muannifn (nr. Sddk
Keml el-Mekk), Beyrut 1344/1925, III, 33, 35, 37-38; Mahlf, eceretn-nr, s. 289, 291, 485;
Serks, Mucem, II, 1592; Brockelmann, GAL, II, 412-413; Suppl., I, 269, 611; II, 416, 436-437;
ul-meknn, I, 171, 203, 324; Hediyyetl-rifn, I, 30-31; C. Zeydn, db (Dayf), III, 359;
Abdlhay el-Kettn, Fihrisl-fehris, I, 130-131, 284-285; M. Watt, slm Tetkikler: slm
Felsefesi ve Kelm (trc. Sleyman Ate), Ankara 1968, s. 138-139; ffet Muhammed e-erkv,
brhim el-Len, Mucem almil-fikril-insn, Kahire 1984, I, 21-23; Mevsat almil-
Marib (nr. Muhammed Hacc), Beyrut 1417/1996, III, 1292; Emrullah Yksel, Cevherett-tevhd
/ Lekn, EAFD, sy. 6 (1986), s. 229-233.

Metin Yurdagr

LEKLER
Dastanda yaayan Kafkas halklarndan biri.
Dastann orta kesiminde, Dulti dann gney ve gneybat ksmlarnda Sulak nehrinin drt kolu
(Koysu) arasndaki blgede bulunan Lekler genellikle kaynaklarda Kaz / Gazi-Kumuk adyla anlr.
VIII. yzylda Eb Mslim kumandasndaki orduya boyun eerek Dastan iinde Kumuk kasabas ve
civar kylerinde slmiyeti kabul eden ilk topluluklardan biridir. slmiyetin yaylmasnda
gsterdikleri
abalar dolaysyla kendilerine Araplarca Gazi unvannn verildii zikredilir.
Leklerin idarecileri slmiyeti kabul etmeden nce avkal unvanyla anlyordu. Bu isim daha sonra
amhala dnt. amhaln nasl ortaya kt tartmal olmakla birlikte Lek / Gazi Kumuk
hkimleri amhal olarak adlandrld. amhallar VIII. yzyldan XVI. yzyl sonlarna kadar
ynetimlerini srdrdler. amhal obann 1578de lmnn ardndan hanlk drt olu arasnda
paylald ve eski gcn kaybetmeye balad. Daha sonra Tarku ve Buynak idarecisi olan byk
olunun hkimiyeti dierleri tarafndan tannd, amhallar ikametghlarn ovada bulunan Tarkuya
tadlar. 1639da Surhay Han Mirzann lm zerine miraslar Kumuku tamamen terkedince
(Grigoriantz, s. 192) dalarda yaayan Gazi-Kumuklar, amhal neslinden gelenlerden olmak zere
Arapa halk ve Leke lavai (yce, ulvi) kelimelerinden tretilen Halklavai adn verdikleri
reisleri i bana getirdiler.
XVI. yzyln son eyreinde Kafkaslarda Osmanl Devleti ile ran arasndaki nfuz mcadelesi
Gazi-Kumuklar da etkiledi ve bunlar 1578de Osmanl hkimiyetine girdiler. Bununla birlikte
Grc ve Kabartaylarla verdikleri mcadeleyi srdrdler. 1586da Grc Kahetya kral ittifak
halinde bulunduu Ruslardan yardm istedi. Astrahandan sonra dikkatini bu blgeye ynelten
Ruslar, Boyar Hvorstinin kumanda ettii bir kuvveti Lekler zerine gnderdiler. Bu kuvvetler
Tarkuyu alp Koysu ve Sulakta birer kale ina etti. Fakat arkasndan ar bir yenilgiye uratldlar
ve buradan ekilmek zorunda kaldlar.
ar Gudonovun Kafkaslarda yer edinmek ve daha nceki malbiyetin cn almak zere 1604te
biri Buturlin kumandasnda Kazandan, dieri Pleev kumandasnda Astrahandan gnderdii
birlikler Tarkuyu yeniden igal ettilerse de bir yl sonra olak Surhayn iki olu Sultan Buta ve
dil Giray tarafndan yenilgiye uratldlar. Bu iki malbiyet, Ruslarn Kafkaslardaki ilerleyiini
I. Petro dnemine (1689-1725) kadar durdurdu. Ruslara kar kazanlan zaferin ardndan Surhay Han
dier Dastan hanlaryla birlikte rana kar ayakland. Bu esnada Kuba ve ekiyi ranllarn
elinden kurtardklar gibi emhnin (amah) zapt esnasnda 3000 Rus tccarnn ldrlmesi,
1722 Afgan-ran savanda Rusyaya rana yardm bahanesiyle buralara mdahale etme frsat verdi.
Kafkaslara Rus mdahalesi olmadan nce Gazi-Kumuk Han amhal dil Giray 1718de Byk
Petroya sadakatini sunmu ve Ruslarn Kafkaslara ayak bast 1722 ylnda onlara yardmc
olmutu. Ancak bir yl sonra arla anlamazla derek Ruslar tarafndan yakalanm ve Beyaz deniz
kysndaki Arhangelske srgn edilmitir. Bu olayn hemen arkasndan amhallk Ruslar tarafndan
ortadan kaldrlm, fakat Petronun lm zerine yerine geen arie Anna Ivananovnann ranla
1732 ve 1735 yllarnda yapt antlamalarn ardndan Kafkaslardan ekilmesinden sonra Ndir ah
amhall yeniden ihdas ederek bu unvan dil Girayn oluna vermitir.
1768-1774 Osmanl-Rus savann ardndan imzalanan Kk Kaynarca Antlamas ile Kabartay Rus
topra olarak kabul edilince amhal Murtaza Ali 1776da Rus hkimiyetine girdi (a.g.e., s. 193).
Ruslarn ranla 1804-1813 yllar arasnda yaptklar savata Rusyaya bal bir han iken isyan eden
II. Surhay Han, 1811de General Hatunsev tarafndan malbiyete uratldktan sonra yardm temini
maksadyla Tebrize gitti. Bu arada Ruslar 1812de, onun hkimiyetinde bulunan Kuray Rus yanda
ve kendi can dman olan Arslan Hana vererek Krin Hanln meydana getirdi. Bir ara Gazi-
Kumuk, Surhay Hann eline gemise de rann Ruslarla yapt Glistan Antlamasnn (1813)
ardndan Surhay Han Ruslara boyun edi. Bu arada Osmanl-Rus sava srasnda (1806-1812)
Osmanl Devletinin dier Dastan hanlar yannda Gazi-Kumuk Han Surhay Hana da savaa
katlmas iin hkmler gnderdii tesbit edilmektedir (BA, HH, nr. 44645-B, K; BA, Nme-i
Hmyun Defteri, nr. X/I, s. 131). 5000 ruble maa ve tugenerallik rtbesiyle Ruslara bal olan
Gazi-Kumuk Han Surhay, blgedeki dier hanlar gibi Ruslarn 1817den itibaren Dastana ynelik
hareketinin tam bir hkimiyet kurma amac tadn farkedince isyan etti (BA, HH, nr. 44627).
1820de rak kuattysa da baarl olamad ve rana kat. Fakat mcadelesini 1826-1828 ran-
Rus savanda da srdrd (BA, HH, nr. 21863-U, K).
Kafkaslarda Osmanl Devleti ve ran gibi iki gcn ekilmesinin ardndan Ruslara kar verilen
mcadele mahall unsurlara dayanan Mrdiyye hareketleriyle devam etti. 1859 ylna kadar sren bu
savalar esnasnda Kumuk blgesi 1842de eyh mil tarafndan ele geirildi, fakat daha sonra
Ruslar tarafndan igal edildi. eyh milin 1842deki baarsnn hemen ardndan 1844te pek ok
Lek, Andi da silsilesinin eteklerine yerletirildi, bugn de buras Novo Lakskiy (yeni Lek) adyla
anlr. 1877-1878 Osmanl-Rus sava esnasnda arlk rejimine kar tekrar isyan eden Lekler, 20
Eyll 1877de Kumuk Kalesini ele geirdilerse de Ruslara malp oldular (Erckert, s. 255-256).
1917 Rus htilli sonrasnda da Ruslara kar mcadele ettiler, ancak 1920de bu hareketleri son
buldu.
Dastan corafyasnda eitli etnik gruplardan biri olan Gazi-Kumuklarn nfusu 1891de 23.824,
1926da 40.384, 1931de 51.000, 1959da 63.529, 1970te 85.822 idi (bunlarn 72.240 [% 84,2si]
Dastanda yaamaktadr). 1989 saymna gre toplam Dastan nfusu iinde % 6y oluturan
Leklerin nfusu 108.000i am olup gnmzde 120.000in zerinde olmaldr.
Gazi-Kumuklarn yerletii alan dalk olmas sebebiyle arazisi genelde kk ba hayvan
yetitiriciliine uygundur. Bu da Gazi-Kumuk halknn Dastandaki gmen iiler iinde en yksek
oran tekil etmesine yol amtr. Ayrca blgede kk apl da olsa deri, dokuma ve mlek
imalthanesi mevcut olup altn ve maden ilemecilii gelimitir. Kuzey Dastanda oluturulan yeni
Lek blgesinde bahecilik, tarm, baclk ve ipek bcei yetitiricilii yaplmaktadr.
Dastandaki Leklerden baka rann gneyinde Lurlarla kark olarak yaayan bir krt kabilesi
de Lek adyla anlr. Bunlarn adlar Farsada yz bin anlamndaki lekten gelir. erefnmeye
gre bunlar Zendlerin yannda rana bal ikinci derecede bir kabiledir. ah Abbasn emriyle
Lristana yerletirildikleri belirtilir.
BBLYOGRAFYA


BA, HH, nr. 21863-U, K; 44627; 44645-B, K; BA, Nme-i Hmyun Defteri, nr. X/1, s. 131; Kefeli
brahim Efendi, Tevrh-i Tatar Han ve Dastan ve Moskov ve Dest-i Kpak lkelerinindir,
Pazarck 1933, s. 48-49; Mehmed Efendi, Risle-i Ahvl-i Dastan ve Moskov ve Ahvl-i Mlk-i
Sire, Nuruosmaniye Ktp., nr. 3905, vr. 6a-8a; R. von Erckert, Der Kaukasus und seine Vlker,
Leipzig 1881, s. 248, 255-256; . Hakk Uzunarl, Osmanl Tarihi (Ankara 1959), Ankara 1995,
IV/I, s. 175-195; erafettin Erel, Dastan ve Dastanllar, stanbul 1961, s. 39, 99-102; Fahrettin
Krzolu, Osmanllarn Kafkas-Ellerini Fethi (1451-1590), Ankara 1976, s. 309, 310, 314; V. A.
Potto,
Kavkazskaya Voyna, Stavropol 1994, II, 189; J. F. Baddeley, Ruslarn Kafkasyay stilas ve eyh
amil (trc. Sedat zden), stanbul 1995, s. 41; Alexandre Grigoriantz, Kafkasya Halklar (trc. Doan
Yurdakul), stanbul 1999, s. 191-193; J. Marquart, Beitrge zur Geschichte und age von Eran,
ZDMG, XLIX (1895), s. 628-672; smail zsoy, Diller ve Milletler lkesi Dastan, Avrasya
Etdleri, sy. 4, Ankara 1996-97, s. 41-64; Ramazan zey, Kafkasya ve Kafkas lkeleri, a.e., sy.
17, Ankara 2000, s. 21-40; Kmsl-alm, VI, 3770; Mirza Bala, Kaz-Kumuk, A, VI, 523-525;
W. Barthold - [David K. Kermani], umu, EI (ng.), V, 381-384; V. Minorsky, Lak, a.e., V,
616-617; R. Wixman, La, a.e., V, 617-618; Laki, BSE, XXXV, 677-678; N. Kuznetsov,
Dagestan, Entsiklopedieskiy Slovar, XIX, 27-32; Laki, a.e., XXXIII, 258.
Mustafa Aydn

LEKNEV
( )
Hindistanda Uttar Prade eyaletinin merkezi olan ehir.
Ganj nehrine sol taraftan katlan Gumti (Gomati) rmann kenarnda kurulmutur. Leknevin
(Lucknow, Lakhnau) bilinen tarihi XIII. yzyln balarna kadar gider. 1394-1478 yllar arasnda
ark Sultanlnn hkimiyetinde kalan ehir daha sonra Delhi Sultanlnn, Hmyun ah
zamannda da Bbrllerin eline geti ve Ekber ah tarafndan Ayodha eyaletine baland. Bbrl
Devletinin son dnemlerinde fiilen bamsz hale gelen eyaletlerden Evedhde Nevvb hnedann
kuran safddevle Leknevi kendisine merkez yapt (1775); ngilizler 1819da son Evedh Nevvb
Gzddin Haydar kral iln edince de buras bir kraliyet baehri oldu. Blgenin 1856da ngiliz
idaresine girmesi zerine ve zellikle 1857deki byk ayaklanma srasnda Leknevde iddetli
arpmalar meydana geldi; ngilizler uzun sre burada muhasara altnda kaldlar. Hindistan Kongre
Partisi ile Hindistan Mslmanlar Birlii arasnda ngiliz ynetimine kar oluturulan, nl pasif
direni, Hilfet hareketlerinin temelini tekil eden ittifak (Leknev Pakt) Aralk 1916da burada
imzaland.
Hindistan slm kltrnde Badat, Kurtuba (Cordoba), Nbur ve Buhara gibi merkezlerle
kyaslanan Leknev, slm eitimin Hindistandaki en nemli messeselerinden olan Fireng Mahal
ile Nedvetl-ulemnn kurulduu yerdir. Eitimin yan sra Leknev ayrca Urdu edebiyatnn en iyi
rneklerinin verildii evrelerden biridir ve zellikle iirde kendine has bir ekol temsil eder.
Blgede arlkl olan i anlaynn da tesiriyle Kerbel, lm ve ehdet gibi temalar zerine ina
edilen mersiye trnn burada dorua ulatna inanlr. XIX ve XX. yzyllarn nemli
edebiyatlarndan olan ve Osmanllarla ilgili Doksan Harbini (1877-1878 Osmanl-Rus Sava)
konu alan bir roman (Hasan aur Angeline) ve ok sayda yazs bulunan Abdlhalm arar
Leknevlidir. ararn Leknevle ilgili eitli yerlerde kan yazlar gnmzde tekrar
yaymlanmtr (bk. bibl). Fkh ve hadis sahasnda yazd ok sayda eserle tannan Abdlhalm el-
Leknev ve babas Muhammed Abdlhay el-Leknev de bu ehirde yetien tannm limlerdendir.
Gerek Delhi Sultanlnn gerek Bbrllerin balca ehirleri arasnda yer alan Leknev bnyesinde
birok nemli mimari eser barndrmaktadr. Bunlar arasnda Br (byk) ve Chota (kk)
mambr ile baz camiler ve Topkap Sarayndaki Bb- Hmyun rnek alnarak yaplan Rm
Dervze bata gelir. Br mambr (saf mambr), Nevvb safddevle tarafndan 1784te On
Muharrem tziye trenleri iin ina ettirilmi, zel bir tarza sahip, 49 m. boyunda, 16 m. eninde ve 15
m. yksekliinde bir yapdr. Chota mambr ise Nevvb Muhammed Ali ah (1837-1842)
tarafndan kendisi iin bir trbe olarak yaptrlmtr; eserin yannda bir de Tac Mahalin kk
rnei yer almaktadr. Br mambrnn batsnda bulunan iki minareli ve kubbeli cami-
mescidin yapmna Muhammed Ali ah zamannda balanm, ancak bina onun lmnden sonra
tamamlanabilmitir. Evrengzb ahn ziyareti ansna ina ettirilen Evrengzb Camii kubbeli tipik
bir Hint-slm mimarisi rneidir; sekizgen minareleri Delhi Cuma Camiininkileri andrr. Trbeler
arasnda en eskisi 1479 tarihli eyh Muhammed Trbesidir.
Gnmzde Kuzey Hindistann en gelimi ticaret ve sanayi ehirlerinden biri olan Leknevin
lkedeki dier nemli merkezlerle kara, hava ve tren yolu balantlar mevcuttur. kliminin uygunluu
ve topraklarnn verimlilii sebebiyle evresinde her trl meyve, sebze, ttn ve tahl retimi
yaplmaktadr. Sanayi zellikle kt, deri, kimya, kozmetik ve mcevher alanlarnda gelimitir.
eitli ynlerden gelen demir yollarnn kavanda bulunmas Leknevi ayn zamanda demiryolu
malzemeleri reten bir sanayi merkezi durumuna getirmitir. Geleneksel el sanatlarndan gm ve
bakr eya yapm, ilemeli kadife retimi ve kuyumculuk nem tar. ehirde Leknev niversitesi,
slm lisans ve lisans st eitim veren Drlulm-i Nedvetl-ulem, Cmia Nizmiye, Sultnl-
medris ve Medresetl-vizn gibi kurumlarla ok sayda mze ve ktphane bulunmaktadr.
Leknevin 1951de 496.000 olan nfusu 1981de 895.721e, 2003te 2.294.000e ulamtr. ehrin
merkezi olduu Leknev idar biriminin nfusu ise 3.681.416dr (2001).
BBLYOGRAFYA


Abdul Halim Sharar, The Making of Colonial Lucknow: 1856-1877 (ed. V. T. Oldenburg), New
Delhi 1987; a.mlf., Lucknow: The Last Phase of an Oriental Culture (ed. Fakhir Hussain - E. S.
Harcourt), Delhi 1989; a.mlf., The Lucknow Omnibus (ed. R. Llewellyn - V. T. Oldenburg), Delhi
2001; F. Robinson, A Group of Lucknow Intellectuals in the Early Twentieth Century, Urdu and
Muslim South Asia: Studies in Honour of Ralph Russel (ed. C. Shackle), London 1989, s. 101-112;
Lucknow: Memories of a City (ed. V. Graff), New Delhi 1997; W. H. Siddiqi, Lucknow: The
Historic City, Rampur 2000; D. Nikolaziyade, Leknev, merkez min merakizil - aretil -
Arabiyyetil - slmiyye fil-Hind, Mecellet Tril-Arab vel-lem, XXXIV-XXXV/125-
126, Beyrut 1989, s. 25-31; R. B. Whitehead, Laknav, A, VII, 8-9; Abdus Subhan, Lanaw, EI
(ng.), V, 634-635; P. A. Andrews, Lakhnaw (Monuments), a.e., V, 635-637; Abdlhamit Birk,
Hindistan (Hindistanda slm Aratrmalar), DA, XVIII, 98-99.

Azmi zcan

LEKNEV
( )
Ebl-Hasent Muhammed Abdlhay b. Muhammed Abdilhalm b. Muhammed Emnillh es-Sihlev
el-Leknev (1848-1886)
Hindistanl muhaddis ve Hanef fakihi.
Bandada (Hindistan) dodu. Soyu Eb Eyyb el-Ensrye dayand iin Ensr nisbesiyle de anlr.
Babas hadis, fkh ve akl ilimlere dair otuzdan fazla eser vermi bir limdir. Leknev on yanda
iken Kuran ezberledi, babasndan akl ve nakl ilimleri rendi. Hfzlk yapt yllarda Farsa,
belgat ve hat dersleri ald. On yedi yanda renimini tamamladktan sonra babasyla gittii
Haydarbdda Medresetn-Nizmiyyede iki yl eitim retim faaliyetinde bulundu.
Babasyla hacca gitti (1863), dnnde Haydarbdda tedrs ve telif hayatna devam etti. Babasnn
Haydarbdda kadlk ve Adletn-Nizmiyyede yneticilik grevinde iken vefat etmesi zerine
(1868) bu grev kendisine verilmek istendiyse de kabul etmeyip Bandaya dnd ve amcas
Muhammed Mehdnin kzyla evlendi.
Leknev, ikinci hacc srasnda Ahmed b. Zeyn Dahln ve bn Humeydden Mekkede, Muhammed b.
Muhammed el-Arab el-Marib, Abdlgan b. Eb Sad el-mer el-Mceddid ve Ali el-Harr
elMedenden Medinede baz eserlerin rivayeti iin iczet ald. Babasnn days Muhammed
Nimetullah b. Nrullah el-Ensrden matematik ve akl ilimler, Muhammed Hdim Hseyin el-
Muzafferprden Farsa ve riyziyyt rendi. Hamdddin Ferhden fkh okudu. Ksa mrne
ramen Zahr Ahsen en-Nimev, Muhammed Abdlbk el-Leknev, drs b. Abdlal en-Nekrm
gibi pek ok renci yetitirdi (Veliyyddin en-Nedv, s. 120-145). Leknev 30 Reblevvel 1304te
(27 Aralk 1886) vefat etti. Kaleme ald biyografisinde kendisinde sdk rya grme zelliinin
bulunduunu, meydana gelecek olaylar hakknda rya yoluyla aka veya iaretle bilgi sahibi
klndn, bu yolla sahbe ve ileri gelen limlerle grerek kendilerinden faydalandn ileri
srmtr (er-Ref vet-tekml, neredenin girii, s. 28).
Usul ve fr ilimlerinde sz sahibi olan Leknev delillerden hkm karmada olduka mhirdi.
Hanef olmasna ramen mezhebin grne muhalif ak bir delil bulduunda mezhebin grn
kabul etmezdi (Abdlhay el-Hasen, el-lm, VIII, 1268). Hadis ilimleri ve fkh yannda tefsir,
tarih, ensb, edebiyat, felsefe ve mantkla da megul olan Leknev, ngiliz idaresinin Hint alt ktasn
igalinin en youn yaand dnemde dinin temel kaynaklarna dn hareketine nem vermi, bu
durum halkn kendisine olan gvenini arttrm, Seyyid Ahmed Han nclnde devam eden ngiliz
yanls abalarn halk nazarndaki etkisinin azalmasnda nemli rol oynamtr.
Eserleri. 120ye yakn almas bulunan Leknevnin tahkik ederek nerettii kitaplara mukaddimeler
yazmak, eserin mellifi, rihleri, o sahada yazlan dier eserler hakknda bilgi vermek, eserin
muhtelif nshalarna bavurarak gvenilir bir nsha ortaya koymak ve gerekli yerlere notlar dmek
suretiyle o zamana gre yeni bir tahkik usul gelitirdii kabul edilmitir (Veliyyddin en-Nedv, s.
158-159). Belli bal eserleri unlardr: Hadis. 1. et-Talul-mmecced al Muvaail-mm
Muammed. mam Mlikin el-Muvaann Muhammed b. Hasan e-eybn rivayetinin erhidir
(Leknev 1297, 1306 [tabask], 1346; nr. Takyyddin en-Nedv, I-III, Dmak 1412/1991). 2. er-
Ref vet-tekml fil-cer vet-tadl. Cerh ve tadl konusundaki belli bal yanlglar ortaya koyan
eser Leknevnin salnda Mznl-itidlin eki olarak yaymlanm (Leknev 1301/1884, 1309),
daha sonra Abdlfetth Eb Guddenin tahkikiyle neredilmi (Halep 1383/1963; Beyrut 1388/1968),
Eb Gudde 3. baskdan itibaren (Beyrut 1407/1987) esere hacminden daha geni dipnotlar eklemitir.
3. el-rl-merfa fil-abril-meva. Ad baz kaynaklarda yanl olarak el-Envrl-
merfa eklinde kaydedilen eser (Kehhle, XI, 235; Abdlhay el-Kettn, II, 729), belirli gn ve
gecelerde klnmas tavsiye edilen nfile namazlara dair mevz olduunda ittifak veya ihtilf edilen
rivayetleri bir araya getirmektedir (Leknev 1304; nr. M. Sad Besyn Zall, Beyrut 1405/1984). 4.
el-Ecvibetl-fla*. Hadis meselelerine dair kendisine sorulan on sorunun cevabn ihtiva
etmektedir (nr. Abdlfetth Eb Gudde, Halep 1384/1964). 5. ayrl-aber f eni ayril-beer.
Ezan konusunda sorulan sorulara cevap vermek ve bu husustaki hadislerin shhat durumunu aklamak
zere yazlm bir risle olup Mecmatr-resilis-sitte iinde yaymlanmtr (Leknev 1303,
1323). 6. erul-nil-an. bnl-Cezerye ait eserin erhidir (Leknev 1278, 1306; Mekke
1304, 1307). 7. aferl-emn f Mutaaril-Crcn. Seyyid erf el-Crcnnin el-Mutaar f
ulil-ad (ed-Dbcl-mheb) adl eserinin erhidir (Leknev 1304; nr. Takyyddin en-Nedv,
Dubi 1415/1995; nr. Abdlfetth Eb Gudde, Beyrut 1416). Leknev ayrca bns-Salh e-
ehrezrnin Ulml-adini Muaddimet bnis-al adyla neretmitir (Leknev 1304
[tabask]).
Fkh. 1. Umdetr-riye f alli eril-Viye. Eserde Sadrerann erul-Viyesindeki
grlerin Kitap, Snnet ve sahbe kavlinden delilleri kaydedilmekte, Hanef imamlarnn farkl
kanaatlerine de iaret edilmektedir. Mellifin esere Muaddimet Umdetir-riye adyla yazd
giri Umdetr-riye ile birlikte neredilmitir (Leknev, ts.; Delhi 1916 [tabask]). Leknev bu
eser zerine es-Siye f kefi m f eril-Viye adyla bir alma daha yapmtr (Lahor 1976,
1987). 2. Meyyiletd-dirye li-muaddimetil-Hidye. Burhneddin el-Mergnnnin el-
Hidyesi zerine yazlan eserde Hidyenin ilk iki cildinde geen limlerin hal tercmeleri verilmi
ve kapal grlen baz hususlar aklanmtr. Kitap el-Hidyenin Hint basklarnn ba tarafnda
neredilmitir (Leknev 1314; Delhi 1306, 1328, 1331). Leknev ayrca Muaddimetl-Hidye adyla
bir eser daha yazm, burada Mergnn, eseri, metodu, baz fkh terimlerle eserin ikinci yarsnda
geen ricl hakknda bilgi vermitir. Babasnn el-Hidyeye yazd notlar iyetl-Hidye
adyla geniletmi, bu alma da el-Hidye ile birlikte yaymlanmtr (Leknev 1324). 3. en-
Nfiul-kebr limen yuliul-Cmia-ar. mam Muhammedin el-Cmius-sarinden
kolayca faydalanlmas iin kaleme alnan eserde ahslar, eserler ve fakihlerin tabakalar hakknda
bilgi verilmitir (el-Cmiu-ar iinde, Leknev 1303, 1323; Mecmatr-resilis-sitte
iinde, Beyrut 1406/1986). Leknevnin ayn kitap zerinde bir de hiyesi bulunmaktadr (Leknev
1291). 4. el-Leifl-mstasene bi-cemi uabi hris-sene. Cuma hutbeleri ve vaazlar
srasnda yaplan hatalarn dzeltilmesi iin kaleme alnm olup ayrca her ay iin beer hutbenin yer
ald bir eserdir (Leknev 1311). 5. Tal ale-erfiyye eris-Sirciyye. Muhammed b.
Muhammed es-Secvendnin el-Feris-Sirciyyesi zerine Seyyid erf el-Crcnnin yazd
erhin hiyesidir (Leknev 1284). 6. yetl-mal fm yeteallau bin-nil. Bizzat mellifin
eser zerine kaleme ald aferl-enfl adl hiyesiyle birlikte yaymlanmtr (Leknev 1305). 7.
Tedvrl-felek f ulil-cemati bil-cinni vel-melek (Leknev 1304). 8. et-Taul-acb fit-
tevb (Leknev 1291/1874, 1304). 9. kml-anara f akmil-besmele (Leknev 1305). 10.
fdetl-ayr fil-istivk bi-sivkil-ayr (Leknev 1304). 11. kmn-nefis f edil-ekr bi-
lisnil-Fris (Mecmatr-resilil-ams iinde, Leknev 1303). 12. metl-cce al ennel-
ikr fit-teabbd leyse bi-bida (Leknev 1291, 1337; nr. Abdlfetth Eb Gudde, Halep 1966,
1410/1990; nr. Muhammed Nreddin Merb Bencr el-Mekk, Kahire 1415/1994). 13. el-f an
ehdetil-mere fil-ir (Mecmatr-resilis-seb iinde, Leknev 1299, 1310).
14. mml-kelm fm yeteallau bil-rati alfel-imm. Mellifin ayl-amm adl
talikiyle birlikte Leknevde (1304) ve Osman Cuma Zamriyye tarafndan Ciddede (1411/1991)
yaymlanmtr. 15. el-nf f kmil-itikf (Mecmatr-resilil-ams iinde, Leknev 1303).
16. Tufetl-ayr f iyi snneti seyyidil-ebrr (Leknev 1288/1872, Mecmaur-resili-
emn iinde, Leknev 1305). Eseri Abdlfetth Eb Gudde mellifin Nubetl-enr adl talikiyle
birlikte neretmitir (Halep-Beyrut 1412/1992). 17. Tufetn-nbel f cematin-nis.
Kadnlarn kendi aralarnda cemaatle namaz klmalarna dairdir (Mecmatr-resilis-seb
iinde, Leknev 1299, 1310). 18. Tufet-alebe f tai mesir-raabe. Mellifin Tufetl-
kemele adl hiyesiyle birlikte neredilmitir (Leknev 1307). 19. Tervul-cinn bi-teri kmi
rbid-dun. Mecmatr-resilil-ams iinde mellifin Zecr erbbir-reyyn an rbid-
dun adl eseriyle birlikte yaymlanmtr (Leknev 1303). 20. el-avll-czim f suil-addi bi-
nikil-merim (Leknev 1302). 21. Cemul-urer f reddi Nerid-drer. Babasnn inikkul-
kamere dair eserine Ahmed Ali el-Mustafabdnin yazd reddiyeye cevap olan eser
Mecmatr-resili-emn iinde neredilmitir (Leknev 1305). 22. el-Felekd-devvr f
ryetil-hill bin-nehr (Mecmatr-resilis-seb iinde Leknev 1299, 1310). 23. Refus-
setr an keyfiyyeti idlil-meyyit ve tevchih ilel-ble fil-abr. Eser zerine Muhammed
Abdlgafr er-Ramaznprnin bir taliki olup onunla birlikte Mecmatr-resilis-sitte iinde
yaymlanmtr (Leknev 1303). 24. Zecr-bbn ve-eybe an irtikbil-ybe (Leknev, ts.
[Matbau Enver Muhammed]). 25. Sibatl-fikr fil-cehr bi-ikr (Mecmatr-resilis-sitte
iinde, Leknev 1303, 1322, 1340; nr. Abdlfetth Eb Gudde, Beyrut-Halep 1408/1988). 26. el-
Heshese bi-nail-vu bil-ahaha (Mecmatr-resilis-sitte iinde, Leknev 1303). 27. el-
avll-eref fil-fet anil-muaf (Haydarbd 1286). 28. tl-mute-n bi-fetil-mutedn
(Mecmatr-resilis-seb iinde, Leknev 1299). 29. Hidyetl-mutedn il fetil-mutedn
(Cmiat Aligarh el-slmiyye, Mahttt-i Fireng Mahal, nr. 1/184). Son eser Kuran tilveti
srasnda yaplan bidatlara dairdir. 30. es-Sayl-mekr f reddil-Mehebil-mer. Ber es-
Sehsevnnin el-Mehebl-mer f ziyreti seyyidil-ubr adl eserine reddiyedir (Leknev
1296). 31. Umdetn-nei f terkil-abi (Leknev, ts., [el-Matbaul-Ysuf]). 32. el-avll-
menr f hilli ayri-hr (Mecmatr-resilis-seb iinde, Leknev 1299, 1310). Mellif bu
eseri zerine el-avll-menr alel-avlil-menr adyla bir talik yazmtr (Cmiat Aligarh
el-islmiyye, Mahttt-i Fireng Mahal, nr. 60/352). 33. el-Kelml-cell fm yetealleu bil-
mindl. Havlu dbyla ilgili meselelerin ele alnd bir risledir (Mecmatr-resilis-seb
iinde, Leknev 1299). 34. el-Kelml-mbrem f nail-avlil-muaail-mukem (Leknev
1290). Mellif, Hz. Peygamberin kabrini ziyaret etmenin vcip deil mstehap olduunu ileri sren
Allme Sehsevnye cevap vermek zere eserini Urduca olarak kaleme alm, Sehsevn kendisine
el-avll-manr f ziyreti seyyidil-ubr adyla bir reddiye yaznca Leknev yine Urduca olarak
el-Kelml-mebrr f reddil-avlil-manru yazmtr (Leknev 1291). 35. Mecma-i Fetv* (I-
III, Leknev 1314). 36. Nzhetl-fikr f sbati-ikr (Leknev 1291, 1337; Kanpr 1299; nr.
Hseyin Mahlf, Kahire 1380, 1968). Mellif bu eserine en-Nefa bi-taiyetin-Nzhe adyla bir
talik yazmtr (Leknev 1337).
Tarih ve Tabakat. 1. el-Fevidl-behiyye* f tercimil-anefiyye. Leknev bu eserine et-
Talts-seniyye alel-Fevdil-behiyye adyla bir ilve yapm, bu da el-Fevidl-behiyye
ile birlikte yaymlanmtr (Leknev, ts. [Matbaa-i eme-i Feyz]; Kahire 1324/1906; nr. Ahmed
Zab, Beyrut 1418/1998). el-Fevidl-behiyye zerine Muhammed Bedreddin Eb Firs en-
Nasn bir talik yazmtr. 2. arabl-emil bi-tercimil-efl. el-Fevidl-behiyye ve et-
Taltn ardndan hazrlanan eserde ou Hanef olmak zere eitli mezheplere mensup 399
limin hal tercmesiyle mehur eserleri hakknda bilgi verilmitir. Eser Mecmatr-resilis-sitte
iinde (Leknev 1303) ve el-Fevidl-behiyyenin Ahmed Zab nerinin sonunda yaymlanmtr.
Leknev ayrca Risle f tercimi fuali Hind adyla bir eser daha yazm, bu da sz edilen
mecmua iinde yaymlanmtr (Leknev 1303). 3. asretl-lem bi-vefti merciil-lem.
Babasnn hayatna dairdir (Leknev, ts. [el-Matbaul-Ysuf]; Mecmatr-resili-emn
iinde, Leknev 1305).
Dier Eserleri. 1. et-Tibyn f eril-Mzn. Mzn-arf adl Farsa bir esere yazd erh olup
bu eseri zerine Farsa olarak yazd Tekmiletl-Mzn ve eruh adl bir almas daha vardr
(Leknev, ts. [el-Matbaul-Ysuf]). 2. mtin-alebe fi-iyail-mkile. Mellif hatt bir
nshas mevcuttur (Cmiat Aligarh el-slmiyye, Mahttt-i Freng Mahal, nr. 16/163). 3. Tal
al iyetir-Rediyye eri-erfiyye. Seyyid erf el-Crcnnin mnazara ilmine dair e-
erfiyye adl eserine Abdrred el-Cavnprnin yazd er-Rediyye adl erhi zerinde yaplan
bir almadr (Leknev 1366). 4. el-Hidyetl-mutriyye erur-Risletil-Audiyye. Adudddin
el-cnin mnazaraya dair rislesinin erhidir. Eserin mellif hattyla olan nshas Cmiat Aligarh
el-slmiyyede bulunmaktadr (Mahttt-i Freng Mahal, nr. 286/1007). 5. el-fdetl-are f
mebai nisbeti sbi arain are (Delhi 1326). 6. Talul-amil al tals-seyyidiz-
zhid el-mtealli bi-eril-meykil. ehbeddin el-Maktl es-Shreverdnin Heykiln-nruna
Devvnnin yazd erh zerine yaplm bir almadr (Leknev 1304). 7. et-Talul-acb li-
alli iyetil-Cell li-mant-Tehb. Devvnnin sz edilen almas zerinedir (Cmiat
Aligarh el-slmiyye, Mahttt-i Freng Mahal, nr. 172/1186). 8. alll-mula f bail-mechlil-
mula. Bihrnin Slleml-ulm adl kitabndaki mechll-mutlak kavramn aklamak zere
kaleme alnm reddiye mahiyetinde bir almadr (Kanpr 1308). Leknev, ayn kitap zerine
Hidyetl-ver il livil-hd (Leknev 1281) ve Mibud-dc f livil-hd (Cmiat
Aligarh el-slmiyye, Mahttt-i Freng Mahal, nr. 95/1109) adyla iki eser daha kaleme almtr.
Mellifin ayrca el-ytl-beyyint al vcdil-enbiy fi-abat (Cmiat Aligarh el-
slmiyye, Mahttt-i Freng Mahal, nr. 10/190 [mellif hatt]), el-iye al avil-ayl al
eril-aid, Dfiul-vesvs f eeri bn Abbs (Leknev, ts. [el-Matbaatl-Ysuf]) adl
eserleri vardr. Onun baz melliflerle yapt ilm mnakaalara dair almalar da bulunmaktadr
(Veliyyddin en-Nedv, s. 219-317).
Leknevnin hayatna dair Veliyyddin en-Nedv el-mm Abdlay el-Leknev allmetl-Hind
ve imml-muaddin vel-fuah (Dmak 1415/1995), eserleri hakknda da Abdlfetth Eb
Gudde
Melleftl-mm el-Leknev (Halep, ts. [el-Matbaatl-slmiyye]) adyla birer alma
yapmlardr.
BBLYOGRAFYA


Leknev, er-Ref vet-tekml, neredenin girii, s. 18-39; a.mlf., en-Nfiul-kebr, Beyrut 1986, s.
154; a.mlf., et-Talul-mmecced al Muvaai Muammed (nr. Takyyddin en-Nedv),
Dmak 1412/1991, neredenin girii, I, 38-44; a.mlf., Tufetl-ayr bi-iyi snneti seyyidil-
ebrr (nr. Abdlfetth Eb Gudde), Beyrut 1412/1992, neredenin girii, s. 31-37; Serks, Mucem,
s. 1597; ul-meknn, I, 114; Kehhle, Muceml-mellifn, XI, 235; Abdlhay el-Hasen,
Nzhetl-avr, VIII, 234-239; a.mlf., el-lm bim f tril-Hind minel-alm, Beyrut
1420/1999, VIII, 1249, 1268-1270; Abdlhay el-Kettn, Fihrisl-fehris, II, 729; Abdlvehhb es-
Sbn, Uynl-melleft (nr. Mahmd Fhr), Halep 1992, I, 75-76; Veliyyddin en-Nedv,
el-mm Abdlay el-Leknev allmetl-Hind ve imml-muaddin vel-fuah, Dmak
1415/1995; Halid Zaferullah Daudi, Pakistan ve Hindistanda ah Veliyyullh ed-Dihlevden
Gnmze Kadar Hadis almalar, stanbul 1995, s. 175-181; Muhammed Ered el-Azam en-
Nedv, el-mm Ebl-asent Muammed Abdlay el-Leknev, el-Bal-slm, XXXI/7,
Leknev 1987, s. 92-95; Sh. Inayatullah, Abd al-ayy, Abul-asant Muammad, EI (ng.), I, 66;
F. Robinson, Abd al-ayy, Abul-asant Muammad, EIr., I, 114-115.

brahim Hatibolu

LEMAT
( )
Fahreddn-i Irknin (. 688/1289) tasavvufa dair Farsa eseri
(bk. FAHREDDN-i IRK).

LEMEZT
( )
Cemleddin Hulvnin (. 1064/1654) Halvet eyhlerinin biyografisine dair eseri.
Tam ad Lemezt- Hulviyye ez Lemet- Ulviyyedir. Mellif eserin mukaddimesinde slih
kimselerin anld yere rahmet ineceini, eyhlerin hayat hikyesini kaleme almakla hem kendisinin
hem okuyucularn bu rahmetten yararlanacan umarak kitab 1018 (1609) ylnda I. Ahmed
zamannda yazmaya baladn, ancak bu zatlar hakkyla anlatamayaca endiesiyle bundan
vazgemek zereyken grd bir rya ile telife devam ettiini ve 1030 Zilhiccesinde (Ekim-Kasm
1621) II. Osman devrinde tamamladn ifade eder. Buna gre kitabn I. Ahmede takdim edildiine
dair bilginin (Levend, s. 430) doru olmad anlalmaktadr.
Eser mukaddimeden sonra otuz iki blme (lemza), her blm ayrca alt blme (zika)
ayrlmakta ve htime ksmyla sona ermektedir. Mukaddimede srasyla ilk drt halife, drt byk
mezhep imam, Hz. Alinin mnev halifeleri olduu belirtilen Selmn- Fris, Kmeyl b. Ziyd,
Cbir Ensrnin (Cbir b. Abdullah) ve on iki imamn menkbelerine yer verilmitir. lk drt halife
anlatlrken Resl-i Ekremin her birine telkin ettii zikir trlerine de iaret edilmitir. Ayrca Hz.
Peygamberden sonra Hz. Eb Bekire geen hilfetin sr olduu, esas mnev hilfetin ilk olarak
Hz. Aliye verildii belirtilmitir. Bu erevede btn tarikat silsilelerinin Hz. Ali vastasyla
Reslullaha ulat, dolaysyla kendisine gizli zikir telkin edilen ve Nakibendiyye silsilesinde yer
alan Selmn- Frisnin de Hz. Alinin halifesi olduu ileri srlmtr. Bununla birlikte onun Hz.
Eb Bekire varan silsilesi de kaydedilmitir.
Her eyhin ileri gelen drt halifesinden zika balklar altnda anlatldktan sonra eyhin
yerine geen, silsilenin kendisiyle devam ettii drdncs lemza bal ile ele alnmtr. Hasan-
Basr ile balayan ilk lemzadan itibaren silsile Habb el-Acem, Dvd et-T, Marf-i Kerh, Ser
es-Sakat, Cneyd-i Badd, Mimd ed-Dnever, Muhammed ed-Dnever, Vechddin mer,
Ebn-Necb es-Shreverd, Kutbddn-i Ebher, Rkneddn-i Sincs (Scs), ehbeddin Mahmd
et-Tebrz, Cemleddin el-Ezher (Tebrz), brhim Zhid-i Geyln, Ah Muhammed Hrizm, Pr
mer el-Halvet, Ah Mrem el-Halvet, zzeddin Trkman, Pr Sadreddn-i Hiyv vastasyla
Seyyid Yahy-y irvnye ulamakta, Yahy-y irvnden sonra iki kola ayrlmaktadr. Pr
Muhammed Erzincn, elebi Halife (Ceml-i Halvet), Snbl Sinan, Merkez Efendi, Ykub Efendi
ve Necmeddin Hasanla devam ederek Hasan Adlde son bulan birincisi Snbl; Dede mer
Ren, brhim Glen, Ahmed Hayl, Ali Safvet ve eyh Hasanla (Hasen-i Ahsen) devam
ederek eyh brhimde son bulan ikincisi de Glen silsilesi olarak kaydedilmitir. Yahy-y
irvnden itibaren Halvetiyyede daha baka silsileler de meydana geldii halde yalnzca ikisinin
kaydedilmi olmas mellifin bu iki silsileden iczetli olmas dolaysyladr.
Eserin htime ksm iki tetimme ile hatm-i kitb blmlerinden olumaktadr. Birinci tetimmede
mellifin bizzat grt ve silsilelerini tesbit ettii krk iki eyhin biyografisi anlatlmtr. Bu
ksmda tarikat ayrm gzetilmemi, Halvetlerle birlikte Bayramiyye, Nakibendiyye, Kbreviyye,
Zeyniyye, Bedeviyye, Kdiriyye ve Mevleviyye eyhleri de anlatlmtr. Bu bakmdan eser,
Halvetiyye iin temel kaynak olmakla birlikte dier tarikatlar iin de kaynak nitelii tamaktadr.
kinci tetimmede tarikat silsileleri tesbit edilemeyen devrin eyhlerine ve bir tarikata intisap ettii
halde sonradan cezbeye kaplarak meczuplar zmresine katlan toplam on kiiye yer verilmitir.
Kitabn sonundaki blmde (hatm-i kitb) mellif kendi hayatn yazmtr. Eser mukaddimede yirmi
iki, lemza ve zikalarda 130, htimede mellifle birlikte elli alt olmak zere toplam 208 tarikat
mensubunun hayat hikyesini ihtiva etmektedir.
Hulv yararland elliye yakn kaynan adn eserin giri blmnde kaydetmi, bir ksm bilgileri
de eyhi Necmeddin Hasan Efendiden aldn belirtmitir. Kaynaklar arasnda sf
menkbnmeleriyle birlikte tarih ve tabakat kitaplar da vardr. Metin iinde bavurulan bu eserlerin
zaman zaman ad zikredilmitir. Mellif ele ald konular yer yer manzum olarak ifade etmektedir.
eyhlerin hayat hikyesi ve menkbeleri anlatldktan sonra o lkenin ve evresinin hkmdarlar da
zikredilmi, nemli tarih olaylara yer verilmitir. Ayrca baz eyhlerin veciz szleri ve kaleme
aldklar kitaplarn isimleri de kaydedilmitir. Eserde bir ksm yanllklar ve mbalaal ifadeler de
bulunmaktadr. Mellif, kendi devrinde yaayan eyhlerin biyografilerini kaydederken anlatt
kerametlerden bir ksmn bizzat mahede ettiini belirtmitir.
Bata stanbul Sleymaniye (Hlet Efendi, nr. 281; Hac Mahmud Efendi, nr. 4546; Dml Baba,
nr. 565), Millet (Ali Emr Efendi, nr. 1100, 1101), stanbul niversitesi (TY, nr. 1894) ve Ankara
niversitesi Dil ve Tarih-Corafya Fakltesi (smail Saib Sencer, nr. 722) ktphaneleri olmak
zere eserin birok yazma nshas bulunmaktadr. Henz ilm neri yaplmayan Lemeztn, Mehmet
Serhan Tay tarafndan Millet Ktphanesindeki (eriyye, nr. 1100) muahhar bir nshas
sadeletirilerek gerekletirilen nerinde (Tercman 1001 Temel Eser, I-II
[XV. lemzann sonuna kadar], stanbul 1980; Marmara niversitesi lhiyat Fakltesi yaynlar,
stanbul 1993) baz hatalar bulunmaktadr.
BBLYOGRAFYA


Cemleddin Hulv, Lemezt, Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 281; eyh, Vekyiul-fuzl, s.
552; Ukzde brhim, Zeyl-i ekik (nr. H. J. Kissling), Wiesbaden 1965, s. 544; Mstakimzde,
Mecelletn-nisb, Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 628, vr. 188b; Sicill-i Osmn, IV, 320;
Osmanl Mellifleri, I, 61; Hseyin Vassf, Sefne, III, 218; Agh Srr Levend, Trk Edebiyat
Tarihi, Ankara 1973, s. 430.

Reat ngren

LEMS
( )
nsann be duyusundan biri; dokunma duyusu
(bk. DUYU).

LEMTNE
( )
Bir Berber kabilesi.
ounluu gebe hayat yaayan Berber Sanhce topluluuna mensup byk bir kabile olan
Lemtnenin (Lmtne) ana yurdu Bat Sahrdr. Kabilenin genellikle Berber olduu kabul
edilmekle beraber baz mslman nesep limleri kkenlerinin Himyerlere dayandn ve
Yemenden Afrikaya geldiklerini ileri srmlerdir.
Erkekleri, gzleri hari yzlerini lism ile (pee / rt) rttklerinden dolay Lemtne kabilesi
kaynaklarda Mlessimn (Mlessemn: yzleri peeli) olarak da anlr. ldeki ar scaklar ve
kum frtnalarna kar korunma ihtiyacnn erkekler iin byle bir kyafet tarzn ortaya karm
olmas kuvvetle muhtemeldir. Lemtneliler arasnda, az blgesinin rtlmesi gereken yer saylmas
sebebiyle rtld veya balangta dnlere has olan bu kyafetin zamanla yaygnlat ya da
Lemtneli erkeklerin dman aldatmak amacyla savalarda kadn kyafetine girerek yzlerini
rttkleri eklinde daha baka aklamalar da yaplmaktadr. Erkeklerin aksine Lemtneli kadnlarn
yzleri rtl deildir.
Gebe olarak yaadklar iin srekli yer deitiren kabile mensuplar nce Eyzel dann gneyine
doru yayldlar, buradan, bugnk Moritanyann dousundaki topraklar ele geirdikten sonra
gneyde Sudan snrlarna kadar uzandlar. V. (XI.) yzyl ortalarna doru, daha nce dier baz
Berber kabilelerinin nfuzu altnda bulunan Moritanyann Adrar blgesini istil ettiler. Bu blgede
yaptklar Azukki Kalesi, Sicilmse ile Ganay, dolaysyla Sudan birbirine balyordu. Maribin
en ilek ticaret yolunu kontrol eden bu gzergha hkimiyetleri sayesinde nemli bir gelir kaynana
kavutular. Ayn yzyln ikinci yarsnda, gnmzde Fasn gneybatsndaki Nl el-Aks ve
Tazugatn krsal kesimleri de Lemtnenin kontrol altna girdi.
Balangta kabile hayatna gebelik hkimdi, buna bal olarak hayvanclk yegne geim kaynan
tekil etmekteydi. Eb Ubeyd el-Bekr (. 487/1094) bu kabilenin ziraat ve zenaata tamamen yabanc
olduunu, hatta ekmek yapmay bilmediklerini, ylda bir defa mslman tcirlerin uramas sayesinde
ekmek yeme imknna kavutuklarn, esas itibariyle et ve stle beslendiklerini belirtir (el-Murib, s.
164). Kabilenin bir blm, ancak mild VIII. yzyldan itibaren devlet kurma seviyesine karak
yerleik hayata gemitir.
Lemtne kabilesinin slm diniyle tanmasn, Ukbe b. Nfiin 60-64 (680-684) yllarnda Kuzey
Afrikada gerekletirdii fetih hareketine kadar gtrmek mmkndr. Daha sonra Emevlerin
Kuzey Afrika valilerinden bnl-Habhbn gnderdii bir ordu Lemtnenin de yaad Bat
Sahrya girdi. Ukbe b. Nfiin torunlarndan Abdurrahman b. Habb 127de (745) bir defa daha Bat
Sahrya ulat ve burada slm dinini yaymak iin gayret gsterdi. Marib-i Aksda kurulan
drslerin de blgede slmiyetin yaylmasna katk salad bilinmektedir. III. (IX.) yzylda
Lemtnenin ve Sanhceye mensup dier kabilelerin slm dinine girileri tamamlanmt. Bununla
birlikte bu kabilelerin slmlamasnn byk lde yzeysel kald anlalmaktadr. Nitekim V.
(XI.) yzyln ilk yarsnda, aralarnda Lemtnenin de bulunduu Sanhce kabilelerine slmiyeti
retmek zere blgeye giden ve daha sonra Murbtlar Devletinin kuruluuna nclk eden fakih
Abdullah b. Ysn el-Czl, kabile liderleri dahil olmak zere halkn slm hakknda fazla bir ey
bilmedii gereiyle karlamt. Hatta baz kabile kollarnda putperestlik dneminin inan ve
ibadetleri hl varln korumaktayd. Abdullah b. Ysn, Senegal nehrinin Atlas Okyanusuna
dkld yerde bir ribta yerleerek burada ounluu Lemtneli olan ok sayda talebe yetitirdi
ve onlar slm dinini retmeleri iin kabilelerine gnderdi.
Lemtnelilerin II. (VIII.) yzyldan nceki siyas faaliyetleri hakknda bilgi yoktur. Endlste I.
Abdurrahmann i banda bulunduu dnemde (756-788), Bat Sahrda Lemtnelilerin
nclnde Sanhceye bal dier kabilelerin de iinde yer ald bir devlet kurulmutu.
Kaynaklarda bu devletin bana gemi Lemtneli baz hkmdarlarn isimleri verilmektedir.
Bunlardan ilki Talekkindir. Hkmdarlk sresi belli olmayan bu kiinin yerine Tiltn
(Tayvaltn) b. Tikln b. Talekkin geti. Bu mslman hkmdarn zamannda gneyde zencilerle
meskn Bildssdan topraklarna seferler dzenlendi; bu seferlerle o srada Bat Sudann en gl
devleti olan Gana Krall zayflatld, bylece Nijer kylarna kadar Bat Sahrnn tamam
hkimiyet altna alnd. Ayrca blgedeki yirmi kadar mahall hnedan bu devlete baland.
Tiltndan sonra srasyla Yalattan ve Temm hkmdar oldu. Temmin 300de (912-13)
lmnden 420 (1029) ylna kadar i karklklarla dolu bir dnem yaand. IX. yzyl ortalarnda
ayn corafyada Evdegat (Awdaghost) Krallnn ortaya kmas Lemtnenin liderlik ettii
kabileler federasyonunun zlmesine yol at. X. yzyl sonlarnda Gana Krallnn yeniden
glenerek Evdegat Kralln kertmesi bu kralln Lemtne zerindeki bask ve kontroln
ortadan kaldrd. Abdullah (Ubeydullah) isimli reislerinin nderliinde yeniden toparlanan
Lemtneliler, V. (XI.) yzylda Muhammed Tarena adl bir yneticinin idaresinde Cdle ve
Massfe gibi kabileleri de iine alan bir kabileler federasyonu oluturdular. Muhammed Tarenadan
sonra ynetim Lemtneden Cdleye geti. Cdleden ynetimi nce Yahy b. brhim, ardndan
olu brhim b. Yahy ald. Yapt hac yolculuu dnnde Sanhce kabileleri arasnda slm
dinini retmesi amacyla blgeye getirilen fakih Abdullah b. Ysn burada en byk destei
Lemtnelilerden grd. Abdullah, blgede din ve siyas olaylar ynlendirecek kadar gc artnca
Sanhceli kabilelerin nderlerini toplayarak onlar emirliin Lemtneye verilmesine raz etti ve
Yahy b. mer el-Lemtnyi emirlie getirdi. Bylece Lemtnenin nclnde Murbtlar
Devletinin temeli atlm oldu. Murbtlar zamanla Bat Sahr,
Marib ve Endls snrlar iine alarak byk bir devlet kurdular. Ordunun en gzde birlikleri
Lemtnelilerden meydana getirildi. Bat Sahrda gebe durumundaki Lemtnelilerin bir blm
Marib ve Endlste yerleik hayata geirildi. Murbtlar Devletinin ynetici kadrosu byk
lde Lemtnelilerden olutuu iin kaynaklarda bu devlet genellikle ed-Devletl-Lemtniyye
(Devletl-Lemtniyyn) eklinde anlmaktadr. 541de (1147) Maribde Murbtlar Devletinin
Muvahhidler tarafndan yklmas sonucu Lemtne kabilesinin nce Bat Sahrda, ardndan Marib
tarihinde belli aralklarla elde etmi olduu siyas stnlk son buldu. Gnmzde Moritanyada
Lemtne adyla varln srdren kabileler vardr.
BBLYOGRAFYA


bns-Sagr, Abrl-eimmetir-Rstemiyyn (nr. Muhammed Nsr - brhim Behhz), Beyrut
1406/1986, s. 25, 63, 107, 111; bn Havkal, retl-ar, II, 100-102; Bekr, el-Murib, s. 163-170;
bn zr, el-Beynl-murib, IV, 8 vd.; bn Fazlullah el-mer, Meslikl-ebr (trc. Gaudefroy -
Demombynes), Paris 1927, s. 43, 60, 141; bn Eb Zer, el-Ensl-murib, Rabat 1972, s. 122-184;
bnl-Hatb, el-a, I, bk. Fihrist; II, 110, 111, 116; III, 300; IV, 347 vd.; el-ulell-meviyye f
ikril-abril-Merrkiyye (nr. Sheyl Zekkr - Abdlkdir Zimme), Rabat 1979, bk. Fihrist;
bn Haldn, el-ber, VI, 180-188; Selv, el-sti, II, 3-78; A. Bel, La religion musulmane en
Berbrie, Paris 1938, I, 211-231; Hasan Ahmed Mahmd, ym devletil-Murbn, Kahire 1956,
s. 45 vd.; J. S. Trimingham, A History of Islam in West Africa, Oxford 1962, s. 20 vd.; J. M. Abun-
Nasr, A History of the Maghrib in the Islamic Period, Cambridge 1987, s. 77-91; Hseyin Mnis,
Trul-Marib, Beyrut 1992, s. 9, 89, 426; G. S. Colin, Lemtne, A, VII, 31; T. Lewicki,
Lamtna, EI (ng.), V, 652-654; Chantal de la Veronne, anha, a.e., IX, 18; M. Canard,
Lamtna, Encyclopaedia of the World Muslims (ed. N. K. Singh - A. M. Khan), II, 827-830.

Mehmet zdemir

LEN TERN
( )
Hz. Msnn Cenb- Hakk grme talebine verilen Sen beni gremezsin anlamnda karlk.
Kurn- Kermde, Tr da yresinde bir ate gren Hz. Msnn, Size bir haber veya snmanz
iin ate getiririm diyerek ailesinin yanndan ayrlp oraya gittii, vadinin kysnda daha nce ate
olarak grd aatan kendisine, Ey Ms! Bil ki ben btn lemlerin rabbi olan Allahm diye
seslenildii anlatlmaktadr (el-Kasas 28/29-30). Sfler, bu olay erevesinde Cenb- Hakkn
Msya aa sretinde tecelli edip onunla konumasn Msnn sfat tecellisine mazhar olmas
eklinde yorumlamlardr. Bu tr bir olayda tecelli olunann vcudu fni olmam ve ikilikten
(isneyniyyet) kurtulmamtr. Bu srada Ms kelm ve idrak sahibi olduu, yani ikilikten
kurtulmad iin Allah kendisine kelm sretiyle tecelli etmitir. Bu tr tecelliye sr tecelli de
denir.
Yine Kuranda Msnn Allah grme-yi talep ederek, Rabbim, bana kendini gster, seni
greyim dedii, rabbinin de ona, Sen beni gremezsin (len tern), fakat u daa bak, eer yerinde
durabilirse beni grrsn diye cevap verdii, tecell neticesinde da parampara edince Msnn
baylp dt (mahv), nihayet kendine gelince (sahv), Senin duyu tesi olduunu kabul eder, sana
tvbe ederim, ben mminlerin ilkiyim dedii bildirilmektedir (el-Arf 7/143). Bu yeti sfler,
sfat tecellisine mazhar olduktan sonra Hz. Msnn Cenb- Hakk taayyn rtlerinden syrlm
olarak grmeyi, yani zt tecellisine mazhar olmay talep ettii eklinde yorumlamlardr. Grme
eylemi gren ve grleni gerektirmesi, bunun da sfat tecellisinin vuku bulduu ikilik mertebesine
dayanmas sebebiyle bu mertebede zt tecellisi mmkn deildir. Allah bu imknszl bildirmek
iin Msya, Ben grlmem demeyip, Beni gremezsin demitir. Bu hitap srasnda Ms
Cenb- Hakla konuma halinde idi. Konumann onda vcud bakyyesi bulunduunu, yani onun
henz ikilik halinden olduunu gsterdiini syleyen sflere gre len tern ifadesi aslnda, Sende
ikilik hali bulunduka beni gremezsin anlamna gelir. Allahn tecell suretiyle da parampara
etmesi ve Msnn kendinden gemesi ise ikilikten kurtularak zt tecellisine mazhar olduunu
gsterir. Zt tecellisinde tecelli olunan kiinin izf varl damlann denize karmas gibi zt- ilh
denizinde mahv olmas sonucunda gren, grlen ve grme eylemi ayn ey saylr ve idrak
edilemeyecek baka eit bir ryet hasl olur. yetin devamndaki ifadelerden sfler, Cenb-
Hakkn Msnn talebini kabul ederek ona zt tecellisiyle tecelli ettii, paralanp yok olan dan
Msnn izf vcudu olduu anlamn karmlardr. Seyyid Nigrnin, Terk-i variyyet ile
sylesen erin erin / Len tern demez ol yr hveyd grnr beytinde zhir ve btn btn taayyn
alkalarndan syrlan kiinin zt tecellisine mazhar olaca yolunda bir yorumu benimsediini
sylemek mmkndr.
yetin sonunda Hz. Msnn, Ben iman edenlerin ilkiyim demesi ikilik halinde Allahn
grlemeyeceine ilk iman edenin kendisi olduunu belirtmesi ve bu halde zt tecellisi talebinde
bulunmasnn yersiz bir davran olduu uuruna ulat eklinde yorumlanmtr. Zt tecell
srasndaki grmenin gzn eyay idraki trnden bir grme olmadna, bu srada tecelli olunann
varlnn yok olduuna ve bu halin szle deil zevkle anlalabileceine zellikle dikkat ekilmitir.
Len tern ifadesi slm edebiyatlarda daha ziyade bir telmih unsuru olarak kullanlm; Arap ve ran
iirinde kn gnln istil eden sevgilinin kendini ona gstermemesi len tern sylemiyle temsil
edilmitir. Len tern ifadesinin belli bir eyi sembolize etmekle snrl kalmayp deiik kavram ve
mnalarn dile getirilmesine vesile olduu durumlar da vardr. airlerin idrak, ilham ve sz
sylemedeki stnlk iddialaryla airane vnmelerinde len tern bir Allah vergisi yeteneini
temsil eder: Nktede lem harf olmaz bana gy benim / Her ne sylersem cevb- len terndir
szm (Nef). kn sevgilinin cemalini grme arzusuna da len tern cevab misal gsterilir.
Eylemiken len tern bang-i Msy ham / Dil yine eyler temenn ryet-i ddrn (rfan Paa)
beytinde bu husus anlatlmtr. Eriilmesi zor halleri ve imknsz isteme de len ternye telmih
edilmitir: Ne var kandrsan ihsnnla setr-i len ternyi / Ceml-i pk-i b-emsl-i b-ebh
grsnler (Srr Paa).
BBLYOGRAFYA


Kueyr, Risle (Uluda), s. 302, 394; Mevln, Mesnev (trc. Veled zbudak), stanbul 1974, V, 318;
VI, 192, 193, 242, 243; a.mlf., Fhi m fh (trc. Ahmet Avni Konuk, haz. Seluk Eraydn), stanbul
1994, s. 35; Sultan Veled, btidnme (trc. Abdlbaki Glpnarl), Ankara 1976, s. 39; Muhammed
Prs, Tevhide Giri: Fasll-hitb Tercmesi (trc. Ali Hsrevolu), stanbul 1988, s. 537-538;
Agh Srr Levend, Divan Edebiyat, stanbul 1943, s. 119; Ahmet Avni Konuk, Fussl-hikem
Tercme ve erhi (haz. Mustafa Tahral - Seluk Eraydn), stanbul 1992, IV, 213-215; a.mlf.,
Tedbrt- lhiyye Tercme ve erhi (haz. Mustafa Tahral), stanbul 1992, s. 329, 392; Ahmet Talt
Onay, Eski Trk Edebiyatnda Mazmunlar ve zah, Ankara 1992, s. 300-302.

skender Pala

LENGHLAR
Pakistanda Pencap eyaletinin Mltan blgesine hkim olmu bir hnedan.
Hint-Pakistan topraklarndaki nemli tarih ticaret yollarndan birinin gzerghnda bulunan Mltan,
yaklak 300 yl Delhi Sultanlna bal bir eyalet olarak kaldktan sonra Seyyidler dneminin
sonlarna doru bamsz bir konuma gelmitir. Zayflayan Delhi devlet otoritesinin yol at
karklklar srasnda halk, eyh Muhammed Ysuf Kueyr adnda bir kumandan ynetici semi, o
da Mltan bamsz bir ekilde ynetmeye balamt. Bir mddet sonra Belclerin Lengh
kabilesinden Rai Sahra adnda bir kii muhtemelen 855 (1451) ylnda Mltan ele geirerek
Lenghlar devrini balatt (Lengh ynetiminin Rai Sahrann babas Budhan Sindi tarafndan 841de
[1437] kurulduunu kabul eden tarihiler de bulunmaktadr; bk. Ahmad Nabi Khan, s. 79). Kutbddin
unvanyla hkm sren Rai Sahrann 874te (1469) vefat etmesi zerine tahta byk olu I. Hseyin
geti. Lengh hnedannn en yetenekli yesi saylan Hseyin ah sultanln snrlarn Shorkt,
Chinit, Kahrr ve Dhankta kadar geniletti; bu arada Mltan geri almaya alan Delhi Sultan
Behll ahn seferlerini de durdurdu. Bu durum Hseyin ahn itibarn arttrd ve komu
blgelerde yaayan birok Belc kabilesi onun hkimiyetini tanyarak Mltan topraklarna g etti.
Hseyin ah, Delhi Sultan Behll ahn 1488de lmnden sonra yerine geen skender ah
zamannda Ldlerle olan ilikilerini dzeltmek istedi ve iki sultanlk arasnda snrlar tayin eden
bir antlama yapld.
Bata Gucert olmak zere dier komu sultanlklarla da iyi ilikiler kuran ve zellikle eitim ve
kltre nem veren Hseyin ah, otuz yl kadar hkm srdkten sonra idareyi olu Frz Hana
devrederek tahttan ekildi. Ancak gen Frz veziri mdlmlk ile anlaamad; vezirin olu, Frz
ahn adamlarndan biri tarafndan ldrlnce mdlmlk de Frz ah zehirletti. Bunun zerine
Hseyin ah idareyi tekrar eline aldysa da ksa bir sre sonra vefat etti (26 Safer 904 / 13 Ekim
1498) ve yerine Frzun olu Mahmud ah geti. Ancak Mahmudun ynetimdeki zaaflar veziri Cm
Bayezid ile arasn at; vezir Bayezid, Delhi Sultan skender Ldye eli gndererek kendisine
balln bildirdi; skender ah da ona yardm etmesi iin Lahor Valisi Devlet Han grevlendirdi.
Bunun zerine Devlet Han, Mahmud ahn Bayezidin zerine gnderdii orduyu sava olmadan
durdurdu ve sultan anlamaya zorlayarak Bayezidin Sharkt hkimliini kabul ettirdi.
Mahmud dneminde Lengh hnedalnn gittike azalan itibar 1525te Argunlu Hseyin ahn
hcumu ile daha da ktleti. Hseyin aha kar 80.000 kiilik bir ordu ile direnen Mahmud, sava
srasnda kavga ettii veziri ve damad c Han tarafndan zehirletildi; arkasndan da Mahmudun
ocuk yataki olu Sultan II. Hseyin ah tahta geirildi ve ynetimi c Han eline ald. c Han,
ilk i olarak topraklarn bir ksmn verip Argunlarla bar yaptysa da bu bar kalc olmad;
1526da Mltan Kalesini kuatan Argunlar halkn alk ve sefalet iinde srdrd bir yllk
direniten sonra ehre girdiler ve seksen yldan fazla devam eden Lengh hnedanlna son verdiler
(Reblhir 933 / Ocak 1527).
BBLYOGRAFYA


Firite, Glen-i brhm, Leknev 1867, II, 325-331; CHIn., III, 503-505; Hameed ud-Din, Multan
in the 9th/15th and 10th/16th Centuries, Journal of Indian History, XL, Trivandrum 1962, s. 24;
Ahmad Nabi Khan, Multan History and Architecture, Islamabad 1983, s. 78-83; A. S. Bazmee Ansari,
Husayn h Langh I-II, EI (ng.), III, 633-634.

Azmi zcan

LENK FAHTE
( )
Trk msikisi usullerinden.
Farsada topal gvercin, aksak veyik kuu anlamna gelen bu tabir Trk msikisinin kk
usullerinden biri olup on zamanldr. Usuln i yapsnda bir aksaklk zelliinin bulunmas sebebiyle
aksak fahte de denilmi, yirmi zamanl fahte usulnn sadece zaman says bakmndan tam yars
olduu iin ayrca nm fahte adyla anlmtr.
Usul, bir alt zaman ile bir drt zamann (bir yrk sem ve bir sofyan) veya dier bir gre gre
bir iki zamana iki adet zaman ile sonda yine bir iki zamann (bir nm-sofyan, iki sem ve bir nm-
sofyan) birbirine eklenmesiyle yahut bir be zamana bir zamann ve bir iki zamann (bir Trk
aksa, bir sem ve bir nm-sofyan) sralanmasyla meydana gelmitir. Usuln yaps gerei beinci
zaman sonunda (ikinci darb) bir aksaklk ve altnc zamanla (nc darb) onu takip eden drdnc
darb arasnda bir senkopun (baym) yer almas usulde gizli bir aksaklk zellii meydana getiren
unsurlardr.
Lenk fahte usulnn 10/8lik birinci ve 10/4lk ikinci mertebeleri varsa da daha ok ikinci
mertebesi kullanlmtr. Usul, kk usuller arasnda yer almasna ramen ark gibi kk
formlarda deil perev, beste, Mevlev yinlerinin belli blmlerinde, yani byk formlardaki
eserlerde kullanlmtr. Nak bestelerin pek ou bu usulle llm ve deta nak bestelerin
geleneksel usul durumuna gelmise de bundan, bu usulle sadece nak bestelerin meydana
getirilebilecei anlam karlmamaldr. Zira lenk fahte usulyle llm murabba besteler de
bulunmaktadr.
Zek Dedenin szinak makamnda, Serde hev-y kkl dilde hayl-i cnan ve hicazkr
makamnda, Hicr-i lebinde yrin bir dil ki oldu nho; Hammzde smil Dedenin ehnaz-
bselik makamnda, Nevrze erdin ey gnl; Ali Rifat Beyin nihvend makamnda, Zlfn
grenlerin hep baht siyh olurmu; Mehmet Suphi Ezginin hicaz makamnda, Baktka hsn-i
nna hayrn olur klarn msrayla balayan nak besteleriyle Hammzde smil Dedenin,
Cn beni aknla ferzne eden sensin msrayla balayan hicaz-bselik murabba bestesi bu usulle
llm eserlerden bazlardr.
Lenk fahte usulnn ematik gsterilii:
BBLYOGRAFYA


Subhi Ezgi, Nazar-Amel Trk Musikisi, stanbul 1935, II, 65-66; zkan, TMNU, s. 619-620; Rauf
Yekta, Trk Musikisi, s. 115-116; H. Sdeddin Arel, Trk Msiksi Nazariyat Dersleri, Ankara
1991, s. 105-106.

smail Hakk zkan

LEON, Afrikal
(bk. HASAN el-VEZZN).

LEPANTO
(bk. NEBAHTI).

LESKOFALI GALB
(1829-1867)
Encmen-i uar topluluu airlerinden.
Leskofada dodu. Ad Mustafa Galibdir. Leskofa kaymakam smil Paa ile Tt Hanmn
oludur. Soyu baba tarafndan skp Valisi ehsuvar Paaya, anne tarafndan Nili Hfz Paaya
dayanr. Galibin renimi ve yetimesi hakknda yeterli bilgi yoktur. Babasnn mecburi ikamet iin
gnderildii (Nisan 1845) Afyonkarahisara onunla beraber gittii, 1846da stanbula geldii,
1849da Sadret Mektb Kalemine girerek iki yl alt bilinmektedir. Veliyyddin Paa Bosna
valiliine giderken (1852) onu da divan ktibi olarak yannda gtrd; bir yl kadar sonra paann
Paris bykeliliine tayini zerine Galib, Bosna vilyetine bal Banaluka kaymakamlna getirildi.
ok gemeden istifa ederek stanbula dnd (Mays 1853). 1854te Krm Muharebesi esnasnda
Bahriye kitbeti greviyle Krmda bulundu. Babasnn Hakkri-Van valilii srasnda onun divan
ktibi olarak Vana gitti (Austos 1856); Vanda Arap ve Fars edebiyat zerine eitim ald.
stanbula dnnde yine Sadret Mektb Kalemine girdi (1859) ve burada Nmk Kemal ile
brhim Hlet Efendiyi tand. Bu grevi Galibin edebiyat dnyasna adm atmas iin bir vesile
oldu. Ardndan srasyla Trablusgarp eyaleti gmrk emanetinde (1861), Rusuktaki Tuna vilyeti
dare Meclisi bakitbetinde (1864), Halep mektupuluunda (1865), ksa bir sre Giritte Nil
Paann mektupuluunda (1866) bulundu. 1867de stanbula dnd ve 12 Aralkta iki iptils
yznden henz otuz sekiz yanda iken ld. Mezarnn yeri hakknda kaynaklar Topkap veya
Edirnekap kabristanlarn zikrediyorsa da gnmzde bu mezarlklarda Galibe ait herhangi bir kabir
mevcut deildir.
Nakibendlik ve Bektalik gibi temelde birbirine aykr gibi grnen iki yola yakn durmakla
kalmayp tasavvufa ait terminolojisini Mevlevlik zerine oluturan Galib, ruhundaki huzursuzluu
din inancyla tatmin edecek kadar dindar olmakla birlikte siyas ve fikr hayatna yn veren
mahfillerde ikisiz olamayacak derecede serbesttir. Gen Osmanllar, Merutiyet sempatizanlar ve
saltanat aleyhtarlaryla olan mnasebetleri onun gerek ahs gerek fikr gerekse sanat hayatn
derinden etkilemitir. Nmk Kemal ve Recizde Mahmud Ekremin edeb kimliklerinin
olumasnda nemli bir rol oynad, hatta Nmk Kemalin nl Hrriyet Kasidesini onun, Olup
mecrh- peykn- havdis tir-i devlet / Demdem hn akar emim gibi ehbl-i milletten beytini
okuduktan sonra yazd bilinmektedir; o gne kadar divan airlerinin bu tarzda manzumeler
syledikleri pek grlmemitir.
XIX. yzyln banda klasik iir anlay devrin siyas dnceleri ve yenilik hareketleri arasnda
gitgide seviye kaybetmi ve divan edebiyat bir tr savunma konumuna dmt. Bu ortamda
insinin yeni iir iin yaptklarna karlk Galib de eski iir iin zemin hazrlyor, genleri buna
ynlendiriyordu. Sonradan Ercmen-i uar adyla bir edebiyat akmna dnecek olan bu anlay
daha ziyade Galibin iir evresinde teekkl eder. Yeni iir karsnda klasik iirin mdafaas
saylabilecek bu tutum Galibi Nil-i Kadm, Fehm-i Kadm ve eyh Galibe uzanan bir mcerret
fikirler mdafii yapar. Bununla birlikte bazan sosyal ierikli iirlere yneldii, bazan da evresindeki
genlere sebk-i Hindnin soyut kavramlarn ve girift syleyilerini rnek gstererek tasavvuf
szlnden alnm ltl ve aydnlkla ilikili kelimeleri tavsiye ettii grlr. Onun tasavvufa
ilgisinin biraz da iir diline yanstmak istedii arpc syleyilerin zorlamasyla ortaya kt
sylenebilir; byk mutasavvf airlerin ruh rpnlar, mit ve hasretleri onda grlmez. Buna
karlk iir, nutk (sz), hayal, parlak mazmunlar ve cemal gibi konular anlatrken yksek bir baar
gsterdii, mbalaa ve fahriye gibi kendi kimliini n plana karan bir slbu benimsedii
sylenebilir.
Leskofal Galib, klasik iirin tr ve ekil bakmndan yeni imknlar aramasndan yanadr. Bylece
yumuayacak olan klasik iir, kabuunu krp toplum gerekleriyle mutabakat kurarak salkl bir
dnm yapabilecektir. Nitekim Tanzimat dneminde Batl trlerin edebiyatmza girmesinde ve
yeni araylarn temelinde de bu anlay vardr. Nazreciliin, airlerce taklit ve sz oyunlarna
dntrlmesi yerine daha gzelini ortaya koymas gerektiine inanan Galibin bu dnceleriyle
divan iirini slaha alt, Encmen-i uarnn da bu gayretle doduu kabul edilir. Galib iirin
muhtevasnda eski airler gibi davranrken bunu ifade edi ve sunu bakmndan yenidir. Eski
airlerin tebli slbu Galibde telkin slbuna dnr. Bunun iin vecize gibi msralar
sylemekten geri durmaz (Mni-i rzk olann rzkn Mevl kessin; Hlini herkes beyn eyler
lisn- hl ile gibi).
airin bugn drt adet mektubu ile bir divan bilinmektedir. Mektuplarnda nesrinin olduka baarl
bir seviyeye ve dilinin salam bir slba ulat grlr. bnlemin Mahmud Kemalin dedii gibi,
Galib Bey -mr vef edip de Edebiyt- Ceddenin mazhar- rabet olduu zamanlar idrak
etseydi-tarz- kadmde gsterdii kudreti beyn tarz- ceddde daha mebzul, daha bed srette ibraz
edebilirdi (Leskofal Galib Bey: Divan, s. 41).
Galib, Rh- Sn adn verdii ilk divann yirmi alt-yirmi yedi yalarnda iken tertip etmise de
bu eser airin Vanda bulunduu srada yanmtr. lmne kadar geen yaklak on yl iindeki dier
iirlerinden elde kalanlar, uzun bir basm maceras yaadktan sonra (zgl, s. 30-34)
bnlemin Mahmud Kemal tarafndan derlenip Leskofal Galib Bey: Divan adyla ve hal tercmesini
de ihtiva eden geni bir nszle birlikte yaymlanmtr (1335). Klasik divan tertibine fazla uymayan
bu eser bir kta, 120 kadar gazel, mteferrik ktalar, mfredler ve matlalaryla bir divane
grnmndedir. Leskofal Galib hakknda Hac Ali ahin bir yksek lisans tezi hazrlamtr
(1995, Erciyes niversitesi Sosyal Bilimler Enstits).
BBLYOGRAFYA


Sicill-i Osmn, III, 616-617; Osmanl Mellifleri, II, 135; bnlemin, Son Asr Trk airleri, I, 441-
449; a.mlf., Leskofal Galib Bey: Divan, stanbul 1335, s. 3-47; smail Habip [Sevk], Trk
Teceddd Edebiyat Tarihi, stanbul 1340, s. 361-366; Nail Tuman, Tuhfe-i Nil (haz. Cemal Kurnaz
- Mustafa Tat), Ankara 2001, II, 722; Ahmet Hamdi Tanpnar, XIX. Asr Trk Edebiyat Tarihi,
stanbul 1956, s. 232-236; Nihad Sami Banarl, Resimli Trk Edebiyat Trihi, stanbul 1979, II,
973-974; Namk Kemalin Mektublar (haz. mer Faruk Akn), stanbul 1972, s. 477, 485, 486; M.
Kayahan zgl, Leskofal Galib, Ankara 1987, s. 1-45; smail nver, Leskofal Galib, Byk
Trk Klsikleri, stanbul 1988, VIII, 154-155; Erdoan Erbay, Eskiler ve Yeniler: Tanzimat ve
Serveti Fnun Neslinin Divan Edebiyatna Bak, Erzurum 1997, s. 216-217; Mustafa Uzun, Galib
Bey, Mustafa, TDEA, III, 272-273.

skender Pala

LE
Arnavutlukta tarih bir ehir.
Bugn Lej (Lezh [Lisi]) adyla da anlan ehir Arnavutlukun kuzeyinde, kodrann (Shkodr) 36
km. gneydousunda yer alr. Drin nehrinin sol kys zerinde bulunmakta olup birbirinden bir boyun
noktasyla ayrlan iki tepenin eteinde kurulmutur. Bu tepelerin daha yksek olannda eski Ilirya
ehri olan Lisinin (Lissos) kalntlar, dierinde tarih Kann Sultan Sleyman Kalesi mevcuttur.
Osmanl dneminde (1478-1912) Dukagin sancann liman olan Le baz zamanlarda sancak beyinin
ikamet yeri olmutur. XVII. yzyldan itibaren kk slm bir merkez haline gelmitir. talyan
kaynaklarnda ehir Alessio olarak geer.
Antik Lissos ehri tarihte ilk olarak milttan nce 385 ylnda zikredilmektedir. Milttan nce II.
yzyln balarnda ehre ait parann da var olduu belirtilmektedir. Mlttan nce 213 ylnda
Makedonyal Filip ve milttan nce 168 ylnda Romallar tarafndan igale uramtr. Barbar
kavimlerin 592deki igali srasnda ykld bir daha toparlanamad. Anna Comnena, Alexiade adl
eserinde ehrin eski bir Bizans kalesi olduundan sz eder. Bu ise yukarda ad geen Kann Sultan
Sleyman Kalesinin yerinde bulunuyordu. Le XIII. yzylda Srbistan Devletine dahil oldu. ar
Duann Srp mparatorluunun yklmasndan sonra (1355) Le ehri Bali ailesinin kk
prensliinin bir paras oldu. 1387de Paul ve Lek Dukagjin adl Arnavut asilzadeleri, Bali
hnedannn kontrolnden karak buray Arnavut Dukagjin (Dukakin) Prensliinin merkezi haline
getirdiler ve 1393 Maysna kadar Lei idare ettiler. Ancak Osmanl basks karsnda kaleyi
Venediklilere braktlar ve ehrin dousunda yer alan dalk blgeye ekildiler. 1398 ylnda Tanu
Dukagjin Osmanl idaresine balandysa da 1402de Ankara Sava sonras tekrar bamszln iln
etti.
1404-1430 yllar arasnda Venedikliler nehrin kenarndaki ehrin aa ksmlarn surlarla
evirdiler. Bizansllardan kalma kaleyi ise harabe olarak terkettiler. 1444 Martnda ehir,
Venediklilere ait olmasna ramen, skender Bey (Skanderbeg) liderliinde Osmanl kart bir
ittifakn (Lidhja e Lezhs) topland yer olarak n kazand.
1468 ylnda skender Bey Lete ld ve Aziz Nikolas Katedraline gmld. Bu tarihten sonra
Dukagjin ailesinin baz yeleri Osmanl hizmetine girdi. Ftih Sultan Mehmedin skenderiye
(kodra) seferi srasnda Le, Rumeli Beylerbeyi Davud Paa ve Anadolu Beylerbeyi Sleyman Paa
tarafndan Venediklilerden alnd. ehirden ayrlanlar kendi evlerini kamadan nce atee verdiler.
Osmanl tarihisi Tursun Bey ehir fethedildikten sonra kalenin tahrip edildiini yazar (Trh-i Ebl-
Feth, s. 178).
1501 ylnda ksa sren Osmanl-Venedik savanda Venedikliler Lee yeniden hkim oldular. Bar
yapldnda da ehrin surlarn yktlar. 927-928 (1521-1522) yllarnda Kann Sultan Sleyman
ehri ele geirince tepedeki harap kaleyi tekrar yaptrd. Kaleye ve iindeki camiye ait Arapa ina
kitbesi halen ehir mzesinde mevcuttur.
937 (1531) tarihli Osmanl kaytlarna gre Lein kodra sancana bal 144 hneli bir kasaba
olduu anlalmaktadr (BA, TD, nr. 367). 1535 dolaynda daha sonra kodra sancak beyi olan
Prizrenli Kukli Mehmed Bey, Lete elli dkkn ve iki kervansaray yaptrd. 999 (1591) tarihli tahrir
defterindeki kaytlarda Le Dukakin (Dukagjin) sancana bal, 141 hristiyan ve alt mslman
aileyi barndran bir varo olarak geer (TK, TD, nr. 63, vr. 5a-6b). Bu rakamlara gre Le, XVI.
yzyl boyunca toplam 750 kii dolaynda sivil nfusa sahip olmutur.
XVII. yzylda ehir ok hzl bir gelime kaydetti. 1614te Lei ziyaret eden Katolik piskopos
Marino Bizzi ehirde 500 Trk evini grdn belirtir. XVII. yzyln ilk yllarnda artan mslman
nfusun ihtiyac dolaysyla ehrin eski katedrali camiye evrildi. Ktib elebi, Lein Dukakin
sancann bir paras olduunu, Zadrima blgesi civarnda yer aldn, sakinlerinin isyankr
Arnavutlar olduunu zikreder. 1072de (1662) Evliya elebi, Lei Dukakin sancanda yer alan bir
voyvodalk ve sancak merkezi olarak belirtir. 1079 (1668) tarihli bir Osmanl btesinde Dukakin
sancanda Le Kalesinin garnizonu olarak 126 askerin bulunduu kaytldr. XVIII. yzyln son
eyreinde III. Selim daha sonra Selimiye Camii olarak bilinen kilise / camiyi yeniden ina ettirdi.
Ayn yllarda Ermeni corafyac nciciyan Lei iinde 1000 ev bulunan bir yer olarak tanmlar.
Tanzimat dneminde eski Dukakin sanca lavedildi. Le de ayn adl vilyetin kodra sancana
bal bir kaza merkezi oldu. Kmsl-Alma gre 1896 ylnda Lete drt cami ve 5300 kii
bulunmaktayd. Zadrima nahiyesi ve Malsia ile (dalk blge) birlikte Le kazas ounluu
mslman yaklak 30.000 nfusa sahipti.
Le kk bir ehir olarak kald. 26 Mart 1967 tarihinde, Arnavutluktaki komnist rejim tarafndan
balatlan din zgrl kart kongre burada yapld. 1970-1975 yllar arasnda Selimiye Camii ve
XVI. yzyldan kalma kk hamam onarld. 1978 ilkbaharnda arkeologlar Selimiye Camiinin
(eski katedral) altnda skender Beyin sandukasn buldular. 15 Nisan 1979 depreminde ehir ve
Selimiye Camii ar hasar grd, ehir hemen yenilendi. Cami ise tamamen yklarak yerine skender
Bey iin bir ant yapld. Komnist idarenin knn ardndan Lete mtevazi bir slm hayat
tekrar yaama imkn buldu. XIX. yzylda Lein nfusu 3500 olmasna ramen 1936daki nfusu
1000, 1991de ise 9250 kadard. Kann Sultan Sleyman Kalesinin kalntlar bugne ulamtr.
BBLYOGRAFYA


BA, TD, nr. 367; TK, TD, nr. 63, vr. 5a-6b; Tursun Bey, Trh-i Ebl-Feth (nr. Mertol Tulum),
stanbul 1977, s. 178; Evliya elebi, Seyahatnme, VI, 106-107; Th. Ippen, Durch Zadrima nach
Alessio, Zur Kunde der Balkanhalbinsel (ed. Carl Patsch), Vienna-Leipzig 1904, s. 55-61; A. Buda
v.dr., Historia e Popullit Shqiptar, Prishtin 1979, I, 249-307; Selami Pulaha, Lufta Shqiptaro-Turke
n Shekullin XV-Burime Osmane, Tiran 1968, s. 47-48, 57, 71-73, 93-95, 105-109, 111-124, 163-
173, 206-243, 263-268, 285-289, 316-323; M. Kiel, Ottoman Architecture in Albania, 1395-1912,
stanbul 1990, s. 191-198; a.mlf., Lesh, EI (ng.), V, 724-725; Hysni Myzyri, Historia e Popullit
Shqiptar, Tiran 1994, s. 50-69; P. Thngjilli, Historia e Popullit Shqiptar, Tiran 2000, s. 144-202;
Franjo Raki, Izvetaj barskoga nad-biskupa Marina Bizzia o svojem putovanju godine 1610,
Starine, XX, Zagreb 1888, s. 184-199; Hasan Kalei, Prizrenac Kukli Beg i njegove zadubine,
POF, VIII-IX (1960), s. 143-168; Frano Prendi, Lieu de spulture de Sknderbeg, St.A (1966), s.
159-167; W. Shtylla, Banjat e mesjets s von n Shqipri, Monumentet, sy. 7-8, Tirana 1974, s.
128-134; Kmsl-alm, V, 3991-3992; F. La, Lezha (Lisi), Fjalor Enciklopedik Shqiptar,
Tiran 1985, s. 609-611; K. Bo., Lidhja e Lezhs, a.e., s. 620; P. Baku v.dr., Lezha, Fjalor
Enciklopedik, Tiran 2002, s. 417.

Machel Kel

LEKER
(bk. ORDU).

LEKER-i BZR
( )
Afganistann Sicistan blgesinde harabeleri bulunan tarih ehir.
Afganistann gneybatsnda Hilmend nehri kysnda Bst ehri (bugn Kala-yi Bist, Lekergh)
yaknlarnda, Sebk Tegin (977-997) tarafndan kurulduu tahmin edilmektedir. Rakip Trk gulm
gruplarnn hkim olduu Bst ehrini alan ve hkimiyet alann Tohristan ve Zemindvere kadar
genileten Sebk Tegin, blgenin gvenlii asndan stratejik neme sahip olduu iin buray tercih
etmiti. Burada Smnlere bal Trk gulmlar tarafndan ina edilen baz yaplar bulunmaktayd.
V (XI) ve VI. (XII.) yzyllarda gelimi olduu anlalan ehir, zellikle asker amalarla kurulmu
bir yerleim birimi olup genellikle devlet daireleri, saraylar ve klalardan ibaretti. ehir burada ina
edilen ve kalntlar gnmze kadar gelen saraylaryla mehurdur. Leker-i Bzr kurulu amac,
saraylar ve mimari zellikleriyle birok adan Abbsler tarafndan kurulan Smerr ehrini
hatrlatmaktadr. Bst Kalesinin kuzeyinde bir asker garnizon olarak gelien Leker-i Bzra baz
Ortaa Arap kaynaklarnda Farsa lekerin karl olmak zere el-Asker denildii grlmektedir
(Makdis, s. 304-305). Beyhak de Gazneli Sultan I. Mesudun Bst ehrinde daha nce asker kamp
ve eitim amal olarak (lekergh) kullanlan yerde birok yeni yap ina ettiini ve bir ksmnn
halen ayakta olduunu belirtirken buraya atf yapm olmaldr (Tr, s. 149).
Leker-i Bzrn iki defa ciddi tahribata urad anlalmaktadr. Bunlardan ilki, yaylmac
politikasyla bilinen Gurlu Hkmdar Aleddin Cihansz dnemine rastlamaktadr. Gazneliler
zerine yryen Cihansz, 545 (1150) ylnda Gazne ve Bst ehirlerinin yan sra Leker-i Bzr
da yakp ykt. Blgede Gaznelileri etkisiz hale getirip hkimiyeti ele geiren Gurlular bir sre sonra
buradaki saray ve yaplar tamir ettiler. Leker-i Bzr ikinci ve son derecede ar tahribata
Hrizmahlarn topraklarna saldran Moollarn Gney Afganistan istils srasnda urad
(618/1221).
ehirde yaplan aratrmalar ve arkeolojik kazlarda Hilmend nehri kysnda biri kuzeyde, biri
gneyde ve bir dieri ikisinin ortasnda olmak zere sarayn bulunduu tesbit edilmitir. Ortadaki
iki katl dikdrtgen biimindeki saray en eskisi olup Smnler dneminde ina edildii tahmin
edilmektedir. Bu saraylarn en grkemlisi olarak dikkat eken gney saray ise Sultan Mahmd-
Gaznev dnemine (998-1030) tarihlenmektedir. Saray, geni bir avlu evresinde uzunlamasna
tasarlanm simetrik bir emaya sahiptir. Drt eyvan emasna bal avlunun kuzeyinde giriinde
mescidin de bulunduu taht salonu vardr. Duvarlarn alt ksmnda Sultan Mahmudun hassa ordusunu
canlandran ve belge nitelii tayan tasvirler sanat tarihi asndan ayr bir nem tamaktadr.
Duvarlarnda eitli yazlarn ve yetlerin yer ald sarayda tesbit edilen bir kitbede son rakam
okunamayan tarihin 550li yllarda (1155-1164 aras) sarayn tamirine dair olduu tahmin
edilmektedir. Sarayn yanbanda uzanan, eitli dkknlarn yer ald anlalan pazar caddesinde o
dneme ait paralar ve anak mlek bulunmutur. Kuzeydeki saray, gneydeki byk sarayn plann
ana hatlaryla kk lde tekrarlar. Bunlarn dousunda baheler, av park, avlular ve ikinci
derecede binalar geni bir alan kaplamaktadr.
Leker-i Bzr kazlar srasnda byk sarayn gneyinde ortaya karlan ulucami Trk-slm cami
mimarisi tarihinde nemli bir yere sahiptir. Mahmd- Gaznev
veya en ge I. Mesud dneminde yaplm olduu kabul edilen cami, geni saray manzumesinin d
sur duvarna bitiik olarak meydana alan durumu ile aslnda bir ordugh camisi niteliindedir.
Mihrap nnde kare planl meknn stnn kubbe ile rtlm olmasyla dikkat eken cami, bu
adan Anadolu Trk mimarisinde takip edilebilecek bir gelime izgisinin balangcn tekil
etmektedir.
BBLYOGRAFYA


Makdis, Asent-tesm, s. 304-305; Muhammed b. Hseyin el-Beyhak, Tr (nr. Ali Ekber
Feyyz), [bask yeri yok] 1991 (ntirt-i Hce), s. 149; Oktay Aslanapa, Trk Sanat, stanbul 1972,
I, 39-45; C. E. Bosworth, The Ghaznavids, Their Empire in Afghanistan and Eastern Iran: 994-1040,
Beirut 1973, s. 104, 119, 134, 139, 140; a.mlf., The Later Ghaznavids: Splendour and Decay: 1040-
1186, Edinburgh 1977, s. 118, 150; a.mlf., Lakar-i Bzr, EI (ng.), V, 690-692; D.
Schlumberger - J. Sourdel-Thomine, Lashkari Bazar: Une rsidence royale ghaznevide et ghoride,
Paris 1978; Sheila Blair - Jonathan Bloom, Early Empires of the East, Islam: Art and Architecture
(ed. M. Hattstein - P. Delius), Cologne 2000, s. 334-335; R. Hillenbrand, The Architecture of the
Ghaznavids and Ghurids, Studies in Honour of Clifford Edmund Bosworth (ed. C. Hillenbrand),
Leiden 2000, II, 134, 147-151, 190; D. Schlumberger, Le palais ghaznevide de Lashkari Bazar,
Syria, XXIX, Paris 1952, s. 251-270; Ara Altun, Gazneliler (Mimari), DA, XIII, 484-485.

Casim Avc

LEKER-i BZR ULUCAM
Gney Afganistanda Leker-i Bzrda XI. yzyla ait Gazneli camii
(bk. GAZNELLER).

LETF-i HAMSE
( )
Nakibend-Mceddidiyye ve Hlidiyye tarikatlarnda seyr slk usul.
Mceddidiyye ncesi Nakibend kaynaklarnda nemli bir yeri olmayan letif-i hamse konusu,
Mceddidiyyenin kurucusu mm- Rabbn tarafndan tarikatn seyr slk metodu olarak
temellendirilmitir. Ona gre insanda bei halk, bei de emir lemine ait on latife (letif-i aere)
vardr (Gmhnev, I, 208). Halk lemine ait latifeler ansr- erbaa ile (hava, su, toprak, ate)
nefistir. Emir lemine ait latifeleri de kalp, ruh, sr, haf, ahf eklinde sralayan mm- Rabbn,
Nakibendiyye tarikatnda seyr slkn kalp latifesinden balayarak emir lemine ait bu be latife
ile (letif-i hamse) srdrlmesi usuln ortaya koymutur. Halifelerinden Mr Muhammed Numna
gre bu be latifeden her biri iin insan vcudunda bir yer takdir edilmi ve bu yerlerde younlaarak
zikir yapma usul Mceddidiyyede seyr slkn nemli bir unsuru haline gelmitir (Tosun, s. 308).
Kalp latifesinin yeri sol memenin iki parmak altnda sveyd denilen bir noktadr. Ruhun yeri sa
memenin iki parmak altnda, srrn yeri sol memenin iki parmak stnde, hafnin yeri sa memenin iki
parmak altnda, ahfnn yeri de gsn ortasdr. Halk lemine ait nefsin yeri alnn tam ortasdr
(Gmhnev, I, 63).
Letif-i hamse en dta kalp, en ite ahf olmak zere tasavvur edilir. Kalp latifesinin bedenle yani
madd lemle, ahf latifesinin Cenb- Hakla irtibat bulunduunu, kalbin bir ynnn madd leme,
bir yannn ulv leme dnk olduunu dnen baz Nakibend eyhlerine gre bu be latife
arasnda zhir-btn ilikisi vardr. Dtaki itekinin zhiri, iteki dtakinin btn ve hakikatidir. Bu
grte olanlara gre her latife dierinden farkldr, yani latifeler arasnda farkllk zdedir. te
yandan letif-i hamsenin ayn latifenin mertebelere gre deien isimleri olduu, baz mertebelerde
ona kalp, beer kaytlardan kurtulup saf olduunda ruh, saflk artnca sr, daha da olgunlanca haf
dendiini, letifte z itibariyle farkllk bulunmadn syleyenler de vardr. ounluun gr de
budur.
Nakibendiyye tarikatnda slik seyr slke kalp latifesinden balar. Kalp, ar ve levh-i mahfzun
insan bedenindeki mukabili olarak kabul edilir. Kalp latifesi zikrinde slike tevecch, istifar ve
salt selmdan sonra 3000 defa ism-i celli (Allah) zikretmesi telkin edilir. Slik, kalbinde bu
latifenin nuru olan sar nur tecelli edinceye kadar ism-i celli zikretmeye devam eder. Kalbi
kendiliinden zikreder hale gelince slike ruh latifesinin zikri telkin edilir. Zikrin tesiriyle kalbin bu
ilh tecelliye mazhar olmasna veled-i kalb veya vildet-i sn ad verilir.
Slik, ruh latifesinin kendisine tarif edilen yerine tevecch ederek kalp latifesine ait ism-i celli 3000
defa zikrettikten sonra ruh latifesi iin de 500 defa zikreder. Bu latifenin krmz renkteki nuru slikin
ruhunu kaplaynca slik ruhunu zikirden alkoyamaz hale gelir. Bu mertebede mrid slike sr
latifesinin zikrini telkin eder.
Kalp ve ruh latifesinin zikirlerini yapan slik, mahede makam olan sr latifesinin mahalline
tevecch ederek bu latifenin beyaz olan nuru zuhur edinceye kadar yine 500 defa ism-i celli
zikreder. Daha sonra tevecch rubbiyyet tecellilerinin mahalli olan haf latifesine intikal ettirilen
slik, nceki latifelerin zikriyle birlikte 500 defa ism-i celli haf zikri iin ifa eder. Bu latifenin
siyah nuru slikte zuhur edince ahf latifesinin zikri kendisine telkin edilir. Cenb- Hakkn btn
isim ve sfatlarnn tecelli ettii ahf mertebesinde slik nceki btn latifeler iin zikrettikten sonra
ahf mahalline tevecch ederek ism-i celli 500 defa da bu latife iin ahfnn yeil nuru zuhur ve
dier btn latifeler kendiliinden zikreder hale gelinceye kadar zikre devam eder.
Kalp latifesinin zikrini tamamlayan slikin Hz. demin kademi zere olduu, ruh latifesinde Hz. Nh
ve brhimin, sr latifesinde Hz. Msnn, haf latifesinde Hz. snn, latifelerin en latifi olan
ahfda ise Hz. Peygamberin kademi zere bulunduu, yani onlarn velyet makamna ulat kabul
edilir. Emir leminin ruhan latifelerinin zikri olan letif-i hamseyi tamamlayan slike daha sonra
letif-i nefs, letif-i kl ve nefy isbat zikirleri retilir.
Halvetiyye gibi nefsin mertebelerini slke esas olarak alan tarikatlarda ise seyr slk, atvr-
seba ad verilen nefsin yedi mertebesi (emmre, levvme, mlhime, mutmainne, rziye, marziye,
kmile) iin belirlenen yedi ism-i ilh (kelime-i tevhid, Allah, h, hak, hay, kayym, kahhr)
zikredilerek yaplr.
BBLYOGRAFYA


Muhammed Prs, Risle-i Kudsiyye (trc. Abdullah Selh-yi Uk), stanbul 1323, s. 46; Mehmed
Nri emseddin en-Nakibend, Risle-i Murkabe, stanbul 1282, s. 12-19; Gmhnev,
Cmiul-ul (nr. Edb Nasrddin), Beyrut 1998, I, 63, 208, 215-217; M. Emn el-Krd,
Tenvrul-ulb (nr. Necmeddin Emn el-Krd), Halep 1411/1991, s. 572-574; rfan Gndz,
Gmhnev Ahmed Ziyddn: Hayat-Eserleri-Tarkat Anlay ve Hlidiyye Tarkat, stanbul
1984, s. 188; Sleyman Uluda, Tasavvuf Terimleri Szl, stanbul 1991, s. 307; Necdet Tosun,
Baheddin Nakibend, stanbul 2002, s. 308-310.

Osman Trer

LETFNME
( )
Latife trnden gldrc ksa metinleri bir araya getiren eserlerin ortak ad
(bk. LATFE).

LETFl-HAYL
( )
Drbnin (XII./XVIII. yzyl [?]) Farsa tezkire kitab
(bk. DRB).

LETFt-TAVF
( )
Fahreddn-i Safnin (. 939/1532) latife ve gzel szleri derledii Farsa eseri
(bk. SAF, Fahreddin).

LEVH
( )
Seyr slkn balarnda olan dervilerde meydana gelen ksa sreli mnev aydnlanma (tecell)
anlamnda tasavvuf terimi
(bk. LEVM).

LEVM
( )
Slikte gnl aydnlanmasn ifade eden tasavvuf terimi.
Tasavvuf kaynaklarnda slikin gnl dnyasnn aydnlamasn salayan nur kavramnn eitli
dereceleri iin farkl terimler kullanlmtr. Adm adm nefsin karanlklarndan uzaklap mrifet
gneinin aydnlna yaklamaya balayan slikin gnlnde beliren alacakaranlk levih (tekili
liha), afan skp ortaln aydnlanmas levmi (tekili lmia), gnlde mrifet gneinin douu
tavli (tekili tlia) kelimeleriyle ifade edilmitir. Bu aydnlanma derecesinin tesirleri birbirinden
farkldr. Levih imek gibidir, slikin gnln niden aydnlatr ve hemen kaybolur. Levmi
levihten biraz daha parlak, biraz daha kalcdr; bir an iin sliki kendinden alr. Tavli levmiden
daha srekli ve gldr. Seyr slke yeni balayan slikte grlen bu mtevazi haller onun daha
sonraki mnev geliimi iin nemli ip ular ierir. Abdlkerm el-Kueyr bu terimin ifade ettii
anlamlarn birbirine yakn olduunu, aralarnda kayda deer bir fark bulunmadn syler.
ehbeddin es-Shreverd de levih, levmi, tavli, bevdih, vki, kdih terimlerinin ayn mnann
farkl kelimelerle ifade edilmesinden ibaret olduunu, aralarnda nemli bir fark bulunmadn
belirtir. Levih, levmi ve tavli terimleri genellikle nur veya envr kelimesine izafe edilerek
kullanlr (levihul-envr / levihun-nr, levmiul-envr / levmiun-nr). Tasavvufta nur kavram
ve onun eitli ekilleri ok nemli olduundan sfler genellikle yazdklar eserlere de nurla ilgili
isimler vermilerdir. Eb Nasr es-Serrcn el-Lma, Fahreddn-i Irknin Lemat,
Abdurrahman- Cmnin Levmi ve Levii bunun rnekleridir (bk. NR).
BBLYOGRAFYA


et-Tarift, avli, Levmi md.leri; Serrc, el-Lma, s. 412, 422; Hcvr, Kefl-
macb, Tahran 1338 h., s. 500; Bakl, er-i aiyyt, Tahran 1360 h./1981, s. 556, 558;
Shreverd, Avrif, s. 588; bnl-Arab, el-Ftt, Kahire, ts., II, 388, 557; Kueyr, er-Risle (nr.
Abdlhalm Mahmd), Kahire 1395/1966, s. 228; Kn, Ilt-fiyye, s. 64, 72, 74;
Ziyeddin Naheb, Silks-slk, Tahran 1369, s. 12; Gmhnev, Cmiul-ul, Kahire 1298, s.
17, 22, 24.

Sleyman Uluda

LEVMUl-BEYYNT
( )
Fahreddin er-Rznin (. 606/1210) Allahn isim ve sfatlarna dair eseri.
Rznin Allahn isim ve sfatlar hakknda bir eser yazd belirtilmekle birlikte bu alma
kaynaklarda Tefsr esmillhil-sn (bnl-Kft, s. 191), erul-esmil-sn (Sbk, VIII,
87), eru esmillhil-sn (bn Hallikn, IV, 249), Levmiul-beyyint f eri es-millh
ve-ft (Kef-unn, II, 1569) gibi farkl adlarla kaydedilmitir. Mellifin kendisi kitabnn
mukaddimesinde eserinin adn Levmiul-beyyint fil-esm ve-ft (s. 17), Meftul-
aybnda ise Levmiul-beyyint f tefsril-esm ve-ft (XV, 70) eklinde zikretmitir. Kitap,
Gurlularn Bmiyn ve Tohristan kolu hkmdar Ebl-Meyyed Baheddin Sm b. Muhammed b.
Mesda (1192-1206) ithafen yazlmtr.
Levmiul-beyyint blmden (ksm) olumaktadr. Prensipler ve n Bilgiler (mebd ve
mukaddimt) adn tayan birinci blm, kitaptaki ynteme dair ksa bir girile birlikte esm-i hsn
hakknda genel konularn akland on fasldan meydana gelir. Burada isim -msemmya dair eitli
grler zikredilmi, ardndan isim-sfat mnasebeti, isimlerin tevkflii, tasnifi, zt sfatlar, Allah
esm-i hsn ile zikretmenin fazileti, fikir ve zikir arasndaki ilikide fikrin asl, zikrin onun rn
olduu ve doksan dokuz isimle balantl olarak tek saynn nemi hakknda baz aklamalarda
bulunulmutur. Esm-i hsn ile dua ve niyazda bulunmann faydalarna dair deliller sralandktan
sonra ism-i azam konusundaki farkl grler zikredilerek byle bir ismin insanlar tarafndan
bilinmesinin mmkn olmad belirtilmitir.
Eserin te ikisini oluturan, Ana Konular (maksd ve gyt) balkl ikinci blmde ilh isimler
esm-i hsn hadisindeki sraya gre ele alnmtr. Burada nce tasavvuf literatrnde byk nem
tayan hve (h) zamiri zerinde durulmu (kr. DA, XI, 410), ardndan lafza-i cell ve ona bal
olarak kelime-i tevhid hakknda geni aklamalara yer verilmitir. Daha sonra rahmn ve
rahmden balanarak doksan dokuzuncu isim olan sabra kadar her ismin etimolojik izah ve
erhi yaplmtr. Konular ilenirken yer yer Eariyye kelmclarnca gelitirilen delillerden
hareketle muhaliflerin grleri cevaplandrlr. Ayrca hemen her isme ait meselelerin
aklanmasnn ardndan bu isimle Allah nitelemenin hikmet ve faydalarna temas edilir.
Ekler ve Tamamlayc Bilgiler (levhik ve mtemmimt) adn tayan nc blm iki fasldan
meydana gelmektedir. Birinci faslda, naslarda Allaha nisbet edilmeyen ve Rz tarafndan zt
isimleri diye adlandrlan ey, kadm, ezel, vcibl-vcd, dim, cisim, cevher kelimeleri
hakknda ksa bilgiler verilmi ve son iki kavramn zt- ilhiyyeye izfe edilemeyecei
vurgulanmtr. kinci faslda, naslarda Allaha nisbet edilmekle birlikte ieriklerinde beer
zellikler tayan ve mellife sft- maneviyye denilen muht, karb, mdebbir, mahabbet, rz,
sahat, gadab, muvlt-mudt, kerhiyet kavramlar ele alnmtr.
Levmiul-beyyint, Gazzlye ait el-Maadl-esndan sonra esm-i hsn konusunda
bavurulan nemli bir eserdir. Kitapta ilh isimlerin etimolojisi
ve aklamas yannda kelm izahlara da yer verilmitir. Hemen her ismin sonunda tasavvuf-ahlk
izahlar yaplmsa da mellif bu konuda faydaland Kueyr ve Gazzlnin eserleri kadar baar
salayamamtr. Kitapta yer yer -Meftul-aybda da grld zere-gereksiz tasniflere ve havi
andran aklamalara da rastlanmaktadr. Mevcut atflardan anlaldna gre Eb Sleyman el-
Hattb, Hris el-Muhsib, Eb shak el-sferyn, bn Kuteybe, Ebl-Berekt el-Badd ve
Gazzl gibi limlerin eserleri Levmiul-beyyintn kaynaklar arasnda yer alr. Kitapta ele
alnan baz konularn ilenii Abdlkhir el-Baddnin el-Esm ve-ft ile de benzerlik
arzeder.
Mteahhir dnemlerde esm-i hsnya dair yazlan eserlerin kaynaklarndan birini oluturan
Levmiul-beyyint bu niteliini gnmze kadar srdrmtr. Ali Osman Tatlsunun hazrlad
Esml-Hsn erhinde (Ankara 1957) ve Ahmed e-erebsnin Lehl-esml-sna adl
eserinde (Beyrut 1402/1981-82) Levmiul-beyyinttan faydalanld tesbit edilmitir.
Levmiul-beyyint baz arkiyatlarn almalarna da konu tekil etmitir (bk. bibl.). eitli
yazma nshalar bulunan eser (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 1664, Lleli, nr. 1552, Hasan
Hsn Paa, nr. 1158; Konya Ysuf Aa Ktp., nr. 4713; Kayseri Rid Efendi Ktp., nr. 498)
Muhammed Bedreddin el-Halebnin tashihiyle yaymlanm (Kahire 1323), ayrca Th Abdrraf
Sadn tahkikiyle baslmtr (Kahire 1396/1976; Beyrut 1404/1984).
BBLYOGRAFYA


Fahreddin er-Rz, Levmiul-beyyint (nr. Th Abdrraf Sad), Beyrut 1404/1984; a.mlf.,
Meftul-ayb, Beyrut 1410/1990, XV, 70; bnl-Kft, brl-ulem, s. 191; bn Hallikn,
Vefeyt, IV, 249; Sbk, abat (Tanh), VIII, 87; Kef-unn, II, 1569; Brockelmann, GAL, I,
668; Suppl., I, 922; G. C. Anawati, Un trait des noms divins de Fakhr al-Dn al-Rz, le Lawmi
al-baiyint fil-asm wal-ift, Arabic and Islamic Studies in Honor of Hamilton A. R. Gibb (ed.
G. Makdisi), Leiden 1965, s. 36-52; a.mlf., Rahman et rahim dans les Lawami al-bayyinat de Fakhr
al-Din al-Razi, Islamic Theology and Philosophy: Studies in Honor of George F. Hourani (ed. M. E.
Marmura), Albany 1984, s. 63-77; M. Slih ez-Zerkn, Farddn er-Rz ve rhl-kelmiyye
vel-felsefiyye, [bask yeri ve tarihi yok] (Drl-fikr), s. 72-73; Muhammed Arui, Abdlkahir el-
Badd ve el-Esm ves-Sft Adl Eseri (doktora tezi, 1994), M Sosyal Bilimler Enstits,
tr.yer.; Bekir Topalolu, Esm-i Hsn, DA, XI, 404, 407, 410.

Muhammed Arui

LEVANT
Avrupa literatrnde X. yzyldan balayarak Akdenizin dou kylarndaki lkelere verilen ad.
Latince meydana kma, ykselme anlamndaki levareden tretilen kelime gnein doduu yn
iaret eden bir anlam tar. talyanca levante Franszca ve ngilizceye levant eklinde girmitir.
Levant kavram iine hangi lkelerin girdii hususunda farkl grler olmakla birlikte balangta
Ege adalar ile Trkiyenin Ege ve Akdeniz kylar iin kullanld anlalmaktadr. Hal seferleri
srasnda Suriye, Filistin ve Kbrs ile Msr, XIII. yzylda Krma kadar uzanan Karadeniz
blgesini kapsam iine ald grlmektedir. mit Burnu yolunun kefinden sonra Uzakdou
lkelerine Uzak Levant denilmitir. I. Dnya Savann ardndan Levant ad yalnzca Suriye ve
Lbnan iin kullanlmtr. Fransz mandasna verilen bu lkeler bamszlklarn kazanncaya kadar
bir ksm literatrde Levant devletleri diye anlmt (bk. bibl.).
Dou Akdeniz kylarnn Levant olarak adlandrlmasnda, Bizans Devletinden serbest ticaret izni
alma giriiminde bulunan Ortaalarn denizci talyan ehir devletlerinin nemli rol vardr. Levant
ticaretine ilk ynelen talyan ehri gneydeki Amalfi olmutu. Amalfililer, daha X. yzylda
Avrupada ok aranan ecza ve boya ham maddeleriyle ipekli kumalar Bizans baehrinden ya da
skenderiyeden talyaya tamaya baladlar. Ancak ehir yzyln sonlarnda Norman Krallna
balannca Venedik Levantta stn duruma gemiti. Venedikin ardndan XII. yzyl balarnda Pisa
ve yzyln sonlarnda Cenova bu ticarette pay sahibi olma ve blgede koloniler kurma yarna
giriti.
Venediklilerin Avrupa ile Levant arasndaki faaliyetleri, Roma-Germen mparatorluu ile Bizans
mparatorluu arasnda haber tayclyla balad. 992 ylnda Bizans topraklarnda ticaret yapma
hakkn kazandlar. Bu haklar daha sonralar geniletilmise de 1097de stanbula giren Hallara
katlmalar Bizansla ilikilerine glge drd. Bundan yararlananlar Pisallar oldu. Tam
bamszln 1099da kazanabilen Cenova ancak 1142 dolaylarnda Bizansla bir ticaret anlamas
yapabilmiti.
Hal seferleri ticareti Suriye ve Filistine, arkasndan Msra kaydrd. Bu seferler srasnda
ordular Levanta tayan Ceneviz ile Venedik yrede kurulan Kuds, Antakya, Urfa (Edessa),
Trablusam krallklarndan ve prensliklerinden ok geni ticar imtiyazlar elde etti. talyan tccarlar
Msr ile de daha youn ticar ilikiler kurdular. Geri Asya mallar Suriye pazarlarnda da
bulunuyordu, fakat bu mallarn limanlara tanmas iin uzun ve pahal olan bir kervan yolculuu
gerekliydi. Halbuki skenderiyede bunlar daha ucuza elde etmek mmknd. An